İÇİNDEKİLER

GİRİŞ
1. Bazı iddialardan örnekler 2. Resmi tarih 3. Yasaların, gerçekleri açıklamaya engel olduğu iddiası 4. Devlet arşivlerinin durumu 5. İngiliz belgeleri 6. Tarih yazarlığı hakkındaki görüşler

BİRİNCİ BÖLÜM
VAHİDETTİN

1. M.Kemal aleyhindeki iddialara giriş 2. Vatan ve Hürriyet Partisi (1905-1906) 3. Hareket Ordusu (1909) 4. Balkan Savaşı (1913). 5. Çanakkale Savaşı (1915). 5/1. Savaşın çok kısa bir özeti. 5/2. Çanakkale bir zafer midir? 5/3. TRT'nin 18 Mart 1988 günü yayımladığı Çanakkale programı.

de

1. Vahidettin'in kısa hayat hikâyesi 2. Vahidettin'in kişiliği 3. Saltanatın kaldırılması ve Vahidettin'in hain ilan edilmesi 4. Vahidettin'in İstanbul'dan ayrılmasının sebepleri 5. Ayrılış hazırlıkları 6. Vahidettin'in ayrılışı ve sonrası (Malta, Hicaz, Cenova, San Remo) 7. Vahidettin'in ayrılışını nasıl değerlendiriyorlar? 8. San Remo günleri 9. Vahidettin'in cesareti 10. Bazı görgü tanıklarının Vahidettin hakkındaki görüşleri 11. Ölümü 12. Birinci Bölümün sonu

bi

İKİNCİ BÖLÜM
MUSTAFA KEMAL

an

_8

1. Mütareke. 2. Vahidettin ile M.Kemal'in tanışmaları. 3.Kurtuluş Savaşı konusuna girmeden önce eğlencelik birkaç örnek.. 4.Vahidettin ve D.Ferit hükümetleri hakkında bazı ön bilgiler. 4/1. Anadolu'da durum. 4/2. Bu facialar karşısında İstanbul yönetiminin 1919'daki tutumu. 5.Vahidettin'in vatanseverliğinin kanıtı olarak ileri sürülen olaylar. 6.Vahidettin ve Kurtuluş Savaşı. 6/1. Milli Mücadele'yi ilk düşünen ve planlayan Vahidettin imiş. 6/2. Vahidettin'in planının özü neymiş?. 6/3. Planın uygulamaya konulması. 6/3.1. M. Kemal'i Anadolu'ya göndermek için işgalcilerin gözlerini boyamaya yönelik bir görev uydurulmuş: 6/3.2. M.Kemal'i bu göreve Vahidettin seçmiş. 6/3.3. M.Kemal'in atanmasına karşı çıkanlar olmuş ama Vahidettin

de

bi

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

VAHİDETTİN VE M.KEMAL

an

5/4. M.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolü konusunda farklı yaklaşımlar. 5/5. Zafer kimin?. 5/6. M.Kemal'in rolünün sonradan büyütüldüğü. 5/7. Çanakkale Savaşı'nı nasıl değerlendiriyorlar?. 5/7.1. Genel değerlendirmeler. 5/7.2. İlk gün ve Arıburnu savaşları. 5/7.3. M.Kemal, kendiliğinden değil, emirle hareket etmiş.. 5/7.4. M.Kemal ordunun tüm yedeklerini kullanarak savaşı tehlikeye atmış. 5/7.5. Arıburnu savaşlarında M.Kemal'in başarısız olduğu ve askeri savurganca kullandığı. 5/7.6. M.Kemal'in düşmanı denize dökemediği. 5/7.7. Meğer M.Kemal izinsiz ricat etmiş. 5/7.8. Anafartalar ve Conkbayırı savaşları. 5/7.9. Bizimkiler ne diyorlar?. 5/7.10. M.Kemal'in saatinin parçalanması. 5/7.11 Çanakkale'nin boşaltılması sırasında M.Kemal neredeymiş?. 5/7.12. Enver Paşa- M.Kemal çekişmesi. 5/7.13.M.Kemal'in parlak bir asker olmadığı. 5/7.14. Resmi tarih, M.Kemal ve Çanakkale. 6. Suriye Cephesi. 7. Mütarekeye doğru. 8. İkinci Bölümün sonu.

_8

dinlememiş. 6/3.4. Vahidettin M.Kemal'i neden Anadolu'ya göndermiş?. 6/4. İşin doğrusu. 6/5. Vahidettin planını yalnız M.Kemal'e açıklamış. 6/6. M.Kemal Anadolu'ya gitmek istemiyormuş, Vahidettin ikna etmiş. 6/7. Vahidettin neden Anadolu'ya ve Milli Mücadele'nin başına geçmemiş?. 6/8. Planın ayrıntıları. 6/8.1. Meclis'in kapatılması, Tevfik Paşanın istifaya zorlanması, Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi de planın ayrıntılarındanmış. 6/8.2. Vahidettin bazı genç komutanları ve devlet adamlarını da aynı plan gereğince Anadolu'ya göndermiş. 6/8.3. Vahidettin birçok yere mektuplar yazmış. 6/8.4. M.Kemal Anadolu'dayken, Vahidettin ile bağlantı kurarak fikir üretiyormuş. 6/9. Vahidettin M.Kemal'e bir hatt-ı hümayın vermiş. 6/10. M.Kemal'e bol para da verilmiş. 7. Bandırma gemisi. 8. M.Kemal - İngiliz gizli anlaşması masalı. 8/1. M.Sabri Efendi. 8/2. İngilizlerin M.Kemal ile ilişki kurması. 8/3. Gizli anlaşmanın amacı ve M.Kemal'in tavsiyesi üzerine, Yunanlıların İzmir'e çıkarılması. 8/4. Yunanlıların İzmir'e çıkmalarının gerçek öyküsü. 8/5. İngilizler ile M.Kemal neden kolayca uzlaşmışlar?. 8/6. K.Mısıroğlu'na göre iki muamma. 8/7. M.Kemal-İngiliz ilişkisini kanıtlamak için ileri sürülen örnekler ve doğruları. 9. Vahidettin neden ve ne zaman M.Kemal'e karşı olmuş?. 10. Milliyetçilerin suçlanması, fetvalar, Kuva-yı İnzibatiye, Kuva-yı Seferiye, isyanlar, idam kararları ve öteki faaliyetler. 10/1. Vahidettin'in Damat Ferit'i 4.defa sadrazamlığa atamasının gerçek öyküsü. 10/2. Milliyetçileri suçlama. 10/3. Fetvalar. 10/4. Kuva-yı İnzibatiye. 10/5. Kuva-yı Seferiye. 10/6. İsyanlar. 10/7. İdam kararları . 10/8. Bolşeviklik suçlaması ve Milli Mücadele karşıtı dernekler. 10/9. İşbirlikçi basından örnekler. 11..Şehzade Ömer Faruk Efendi konusu. 11.1. Veliaht Abdülmecit Efendi konusu. 12. Sevres Andlaşması . 13. Vahidettin, Damat Ferit ve İstanbul hükümetleri ile ilgili belgeler,bilgiler

de

bi

an

_8

ve notlar [19 Ocak 1919-20 Ekim 1920]. 14..Vahidettin'in anıları ve beyannamesi. 14/1. Anıları. 14/2. Beyannamesi ve ilgili belgeler[ 21 Ekim 1920-25 Ekim 1922]. 15. Ek belgeler. 16. Vahidettin'le ilgili bir televizyon dizisi. 17. Üçüncü Bölümün sonu.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
KURTULUŞ SAVAŞI Birinci Kısım KURTULUŞ SAVAŞI'NIN NİTELİKLERİ HAKKINDAKİ İDDİALAR 1.Kurtuluş Savaşı‘nın bir Türk-Yunan savaşı olduğu.. 1/1. Birinci Dünya Savaşı öncesi gizli anlaşmalar. 1/2. Savaş içinde yapılan gizli anlaşmalar. 1/3. Mondros Mütareke Anlaşması. 1/4. Sevres Andlaşması ve Üçlü Anlaşma ile ilgili görüşmeler. 1/5. Sevres Andlaşması. 1/6. Üçlü Anlaşma. 1/7. Bu sürecin kısa bir değerlendirmesi. 2.İngilizlerin Yunanlılara yardım etmediği. 3.Emperyalistlerin Anadolu'yu yerleşmek niyetiyle işgal etmedikleri ve savaşmadan da gittikleri. 4.Kurtuluş Savaşı'nın antiemperyalist bir savaş olmadığı. 5.Kurtuluş Savaşı‘nın bir kurtuluş savaşı olmadığı. 6.Kurtuluş Savaşı‘nın emperyalist bir savaş olduğu. 7.Kurtuluş Savaşı hakkındaki öteki iddialar ve doğrular.

de

1.İnönü savaşları. 1/1. Birinci İnönü Savaşı ve Ethem olayı. 1/2. Birinci İnönü Savaşı'nın gerçek öyküsü. 1/3. Birinci İnönü Savaşı 'zafer' mi, yoksa 'başarı' mı?. 1/4. Bizimkiler ne diyorlar?. 1/5. İkinci İnönü Savaşı. 1/6. Bakalım bizimkiler ne diyorlar?.

bi

an
İkinci Kısım SAVAŞLAR

_8

1/7. Ek iddialar . 1/8. H.Suphi Tanrıöver'in telgrafı. 2.Kütahya-Eskişehir savaşları. 3. Sakarya Savaşı. 4.Büyük Taarruz . 4/1. Yunan kayıpları. 4/2. 30 Ağustos Savaşı. 4/3. Zaferden sonra.

Üçüncü Kısım LOZAN, HİLAFET VE EK KONULAR 1.Lozan Andlaşması. 1/1. Bazı iddialar ve masallar. 1/2. M.Kemal, Halife olmak istiyormuş!. 1/3. M.Kemal'in, her yerde, hilafeti göklere çıkaran konuşmalar yaptığı iddiası ve askerlerin terhis edilmesi sorunu. 1/4. Öteki iddialar. 2..Hilafet. 2/1. İngilizler ve hilafet. 2/2. Emir Ali ve Ağa Han. 2/3. Mektup olayı. 2/4. Tepkiler. 2/5. Hilafetin tarihçesi ve kaldırılmasının sonuçları. 2/6. Hilafetin kaldırılması için yapıldığı iddia edilen hazırlıklar. 3..Kazım Karabekir konusu. 3/1. K.Karabekir ve kitapları. 3/2. Başlıca iddiaları 3/3. Bir Karabekir masalı. 3/4. Karabekir'in yakın tarihe meraklı damadı. 3/5. Karabekir ve kolordusu hakkında bazı ilginç görüşler. 4..İstiklal Mahkemeleri. 4/1. Bazı iddialar, masallar. 4/2. Bize Nasıl Kıydınız adlı film ve 4 televizyon programı. 4/3. Bir televizyon programı daha.. 4/4. Sonuç. 5..İngiltere- Yunanistan ilişkileri hakkındaki belgeler ve notlar [9 Kasım 1919 19 Ekim 1922].. 6..Kurtuluş Savaşı'nın stratejisi. 6/1. Dış siyasette uygulama. 6/2. İç siyasette uygulama..

de

bi

an

_8

Dördüncü Kısım SON KONULAR 1.Anılar. 2.Yalanlar, dolanlar, yanlışlar. 3.Sonuç 4.Atatürk Kanunu 5.Gazi Mustafa Kemal Atatürk. 6.Son söz. 7.Ekler. 7/1. Falih Rıfkı Atay'ın bir yazısı. 7/2. 37 yıldır gizli kalmış çok önemli bir gerçek. 7/3. İslam ahlak . Çanakkale haritası . Enver Paşanın gerçek el yazısı ile sahte el yazısı örneği. Kaynakça. Dizin.

de

bi

an

_8

KISALTMALAR
ATASE = Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Dairesi (eski Harp Tarihi Dairesi) Atatürk = Kinross, Atatürk, Bir Milletin Yeniden Doğuşu Atatürk'le Beraber = M.Müfit Kansu, Erzurum'dan Ölünceye Kadar Atatürk'le Beraber bç.= Basılmamış çeviri 1918-1923 İstiklal Savaşı = Nurettin Peker, 1918-1923 istiklai Savaşı, Resim ve Vesikalarla İnebolu-Kastamonu Havalisi C. = Cilt CG Yol = A. Dilipak, Cumhuriyete Giden Yol Dış Politika = S.R.Sonyel, Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika GRYT Ansiklopedisi = Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi GCZ = Gizli Celse Zabıtları (tutanakları) Güney Asya Müslümanları = Mim Kemal Öke, Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası ve Türk Milli Mücadelesi Hayatı ve Eseri = Hikmet Bayur, Atatürk- Hayatı ve Eseri Hilafet = K.Mısıroğlu, Geçmişi ve Geleceği ile Hilafet İng. Belgeleri = Jeschke, Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri İngiliz Belgelerinde = Bilal N.Şimşir, İngiliz Belgelerinde Atatürk İngiliz İstihbarat Servisi = S.R.Sonyel, Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz istihbarat Servisinin Türkiye'deki Eylemleri İstanbul Hükümetleri = Sina Akşin, İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele KA Günlüğü = Utkan Kocatürk, Kaynakçalı Atatürk Günlüğü KS Günlüğü = Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü Lozan = K.Mısıroğlu, Lozan, Zafer mi Hezimet mi Milli Mücadele Başlarken = Tevfik Çavdar, Milli Mücadele Başlarken Sayılarla Vaziyet ve Manzarayı Umumiye M.M.Başlarken = M.Tayyip Gökbilgin, Milli Mücadele Başlarken M.M.Hatıraları = A.F.Cebesoy Milli Mücadele Hatıraları Mondros = TİH, 1.C., Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı Osm.T.Kronolojisi = İ.H.Danişment, izahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi Sakarya'dan İzmir'e = Bilal N.Şimşir, İngiliz Belgeleri ile Sakarya'dan İzmir'e S.Mücahitler = K. Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler Sina-Filistin Cephesi = Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi dizisi, Sina Filistin Cephesi TC Kronolojisi = Utkan Kocatürk, Atatürk ve TC Tarihi Kronolojisi TC'de Tek Parti = Mete Tuncay, TC'nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması TİH = Türk İstiklal Harbi [dizisi, ATASE yayını] TKS Kronolojisi I/ll = Jeschke, Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi I/II T.Ü. Tezler 2 = Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler, 2.cilt T.Ü. Tezler 5 = Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler, 5.cilt XX. Yüzyıl = Hikmet Bayur, XX. Yüzyılda Türklüğün Tarih ve Acur Siyasası Üzerindeki Etkileri V.G.Cehenneminde = T.Mümtaz Göztepe, Vahidettin Gurbet Cehenneminde V.M.Gayyasında = T. Mümtaz Göztepe, Vahidettin Mütareke Gayyasında Yunan Askeri Tarihi = 1919-1922 Küçük Asya Seferinin Özetlenmiş Tarihi ZC = TBMM Zabıt Cerideleri (tutanak dergileri) Kaynakçada, adları kısaltılan kitapların künyesinin sonuna • işareti konulmuştur.

de

bi

an

_8

GİRİŞ
1. Bazı iddialardan örnekler Uzun zamandan beri Vahidettin, M.Kemal ve Kurtuluş Savaşı hakkında, bazı kitap, gazete ve dergilerle televizyon kanallarında, resmi tarihe de, resmi tarih dışındaki pek çok esere de ters düşen yeni iddialar, görüşler ileri sürülüyor, yorumlar yapılıyor. Bazıları kısaca şöyle: □ M.Kemal İngiliz ajanıdır, □ M.Kemal'in Çanakkale'deki rolü küçüktür, □ Suriye Cephesinde M.Kemal'in ihaneti yüzünden yenildik, □ Yunanlılar, M.Kemal'in tavsiyesi üzerine İzmir'e çıkartılmıştır, □ Vahidettin, Damat Ferit, Ali Kemal vb. hain değildir, □ M.Kemal'i Anadolu'ya, milli mücadeleyi başlatması için Vahidettin göndermiş, ayrıca bol para ve bir de hatt-ı hümayun (padişah buyruğu) vermiştir, □ Kurtuluş Savaşı antiemperyalist bir savaş değildir, bir kurtuluş savaşı da değildir, hatta 'son tahlilde... Kürdistan'ın bir bölümünün ilhakıdır'.1 □ Kurtuluş Savaşı bir Türk-Yunan savaşıdır, abartıldığı kadar da önemli değildir, □ 1. ve 2. İnönü savaşları masa başında uydurulmuş zaferlerdir, □ Büyük Taarruzda Yunanlılar imha edilememiş, denize dökülememiş, kaçmalarına göz yumulmuştur vb... Bu iddialara yer vermediği için resmi tarihi de kıyasıya suçluyorlar: □ "...Hakikate kıyılmış ve Kurtuluş Savaşının gerçek yüzünü örten şal, aradan elli yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ bir türlü kaldırıl amamıştır. [..] Yarım asırdan beri devam eden pespaye yalanlar... Tahsi-sat-ı mestureden (örtülü ödenekten) cömert ihsanlarla (bağışlarla) yazdırılmış kitaplar..." (Kadir Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.32; Lozan Hezimet mi Zafer mi, 1.C., s.51) □ "... doğruların yanlış, yanlışların doğru olarak gösterilmeye çalışıldığı ve bütün bunların da her türlü dayatmalarla millete zorla öğretildiği 'yalan söyleyen tarih'..." (H.Hüseyin Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.9) □ "...Tarihi hadiseler ters yüz edilmiş, kahramanlar ile hainler yer değiştirmiştir... Gerçekler, günlük politikanın emrinde ve hizmetinde, icab eden değişi kliklere uğratılarak kullanılmıştır." (Vehbi Vakkasoğlu, Son Bozgun, 1.C., s.6, 20) □ "Yakın tarih tahrif edilmiş (değiştirilmiş), Milli Mücadele'nin gerçek dışı bir versiyonu geliştirilmiştir." (Fikret Başkaya, s.25) □ "...resmi tarihe inanmıyoruz... Yeni tetkikler, resmi tarihi bir yalanlar h eyulasına çeviriyorlar." (Hüseyin Yılmaz, İnkılap Kurbanları, s.6; Cumhuriyetin

de

bi

an

_8

2. Resmi tarih

Resmi tarih kısaca şöyle tanımlanabilir sanıyorum: Okunması zorunlu ana çizgilerden oluşan, pedagojik amaçlı, yönlendirici ilk ve orta öğretim ders kita pları.5 Kurtuluş Savaşı, M.Kemal ve Türk devrimi hakkındaki resmi, özel, Türkçe ya da yabancı dilde yayımlanmış bütün eserlerin, yıllara göre toplam sayıları şöyle: 1941: 227 7 1953: 433 1960: 1.130 8 1968: 3.959 9 1974: 7.010 10
6

de

İlk Yıllarında Devlet Terörü, s.59-60) □ "Bu ülkede yaklaşık yetmiş yıldır, ilkokuldan üniversite son sınıfa kadar eğitimin her kademesinde, bütünüyle sübjektif gözle kaleme alınmış, gerçek dışı, hayal ürünü, saptırma bilgilerle dolu "resmi tarih" okutulagelmiştir... Resmi tarih doğruları yeni nesilden saklıyor... Yakın tarih hâlâ sisler altında..." (Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi, 1.C., takdim yazısı; 2.C., s.114.121) 2 □ "Resmi tarihin aldatıcı masalları..." (Abdurrahman Dilipak, İhtilaller Dönemi, s.8) □ "Gerçek tarihle ilgisi olmayan neşriyat, tarihi günlük politikanın oyuncağı haline getirip ikbal sahiplerinin arzuları istikametinde yazıp söylemeyi âdet edinen sözde tarihçilerle yapılmış ve ortaya atılan o yalan laflar, yıllar boyu, mektep sıralarından gazete ve mecmua sütunlarına kadar her yerde o kadar çok tekrarlanmıştır ki bugün o yalan lafların gürültüsünden, gerçek tarihin sesi d uyulmaz olmuştur," (Mustafa Müftüoğlu, Yalan Söyleyen Tarih Utansın, 1.C., önsöz) □ "Resmi tarih masalları !" (Nokta Dergisi, s.10, 5 Mayıs 1991) □ "Türkiye'de tarih... inanılması çok zor bir masal niteğindedir." (Yalçın Küçük, Aktüel Dergisi, s.44, Sayı 36/1992) □ "Resmi tarih tezi, Türkiye'de yalanlarla dolu bir şekilde ele alınmış ve sunulmuştur." (Mehmet Altan, Kanal 6'da, 16 Mayıs 1995 Salı günü akşamı, Pusula programı) 3 Bu iddialar doğru mu, değil mi ? ● Hepsini, gerçeğe saygılı bir tarih meraklısı ve Kurtuluş Savaşı'na katkı-da bulunmuş herkese mihnet duyan biri olarak ele alıp değerlendirmeye karar verdim. Yakın tarihimizle ilgili genişçe bir kitaplığım ve arşivim vardı zaten. Gereken yeni kitapları da topladım ya da yakınlarımın ve öğrencilerimin yardımıyla fotokopilerini sağladım. Televizyonda yapılan konuşmaları kaydettim. İki yıl süren kesintisiz bir çalışma sonunda, bu kitapçık ortaya çıktı. Gerçek tarihçil erin bu cüretimi bağışlayacaklarını umut ederim.4

bi

an

_8

1995'te bu sayının 10.000'i çoktan geçmiş olduğu rahatça söylenebilir. Bu yayınların acaba yüzde kaçı, eleştirilmesi moda olan resmi tarih? Bunu yaklaşık olarak saptamak için şu üç kaynağı tarayıp değerlendirdim: 1. Türk Dil Kurumu'nun yayımladığı Atatürk'e Saygı adlı derlemenin sonu ndaki S.N.Özerdim'in hazırladığı 'kılavuz bibliografya ',11 2. Türker Acaroğlu'nun hazırladığı, Açıklamalı Atatürk Kaynakçası,12 [1981'e kadar bu konularda yayımlanmış eserlerin en önemlilerinden 500'ünün özellikleri ve özetleri, iki cilt] 3. Yapı ve Kredi Bankası'nın Atatürk Kitaplığı katalogu,13 [kitaplıkta bulunan 1200 özgün eserin künyesi]14 Bu üç esere göre resmi tarihlerin ya da resmi tarih niteliğindeki yayınların o rtalama oranı, % 1,3. 10.000 eser içinde, ortalama oranın, yüzde birin çok altına düştüğünü söyl emek yanlış olmaz sanırım.15 O kadar eleştirilen resmi tarihin, yakın tarihle ilgili bütün yayınlar arasındaki ağırlığı işte bu kadar.16 Öteki yayınların oranı ise, % 98,7. Tabii, ders kitaplarının, öğrencilerce okunmalarının zorunlu olması gibi önemli bir özelliği var. Resmi tarih gerçeklere uygunsa, bu özellik bir sakınca sayılmaz. Ama değilse, gerçeklerden habersiz masal çocukları yetiştiriyoruz demektir. Fikret Başkaya, "Sovyetler Birliği'nde devrimden bu, yana 'resmi gerçeğin' (resmi tarihin) tam on defa değiştirildiğini" yazıyor17 ve şöyle devam ediyor: "Bizde aşağı yukarı 1920'lerin sonları ve 1930'ların ortalarına kadarki döne mde oluşturulmuş bir 'resmi tarih' ve 'resmi gerçek' varlığını sürdürmektedir. Burada tartışılması gereken, nasıl olup da 'resmi gerçek' ve 'resmi tarih'in ciddi bir eleştiriye uğramadan ve yara almadan veya çok az aşınmaya uğrayarak bu kadar uzun süre varlığını sürdürebilmiş olmasıdır." Sahi, acaba neden resmi tarih, bunca yıldır ciddi bir yara almadı ve pek az aşınmaya uğradı? İki olasılık var: a. Ya doğru olduğu için dayanıyor, b. Ya da dayanıklılığı doğruluğundan değil, daha başka sebeplerden kaynaklanıyor. Fikret Başkaya'ya göre bu dayanıklılık, resmi tarihin doğruluğundan kaynaklanmamaktadır: "Bunun, hem Türkiye'deki sermaye birikiminin aldığı özgün biçim, hakim sınıfların niteliği veya sınıfsal ittifakın yapısı ve tarihsel süreklilik, hem de aydınların devlet içindeki ve devlet karşısındaki konumları ile ilgili yanlan var... Bizimki gibi ülkelerde ve bürokratik baskı rejimlerinin geçerli olduğu ülkelerde (Çin, son dönem öncesi SSCB, Doğu Avrupa, Küba vb.), bilimsel bilginin (sosyal bilim) göreli bağımsızlığı da ortadan kalkmakta, bağımlılık mutlak bir nitelik kazanmaktadır. Böyle bir göreli özerklik yokluğu, toplumda irrasyonel (akla aykırı), bilim dışı, iç tutarlılığı olmayan bir toplum ve tarih versiyonunun ortaya çık-

de

bi

an

_8

masına sebep olmakta [dır]."18 Ama Başkaya'nın dikkate almaktan özenle kaçındığı bir olgu var. 'Kurtuluş Savaşı, M.Kemal ve sonrası' ile ilgili kitapların % 98'inden fazlası özel ça-lışma. Bu yazarların kimi Türk, kimi değil; kimi sağcı, kimi solcu; kimi Doğ ulu, kimi Batılı. Dinleri, sınıfları, konumları, eğitimleri, meslekleri, dünya görüşleri başka başka insanlar ve çok büyük çoğunluğu da resmi tarihi doğruluyor. Entelektüelliğin başlıca niteliğinin 'gerçeği ortaya çıkarmak' olduğunu yazan Başkaya,19 bu farklılıkları görmezden gelerek, hepsini aynı şablona sığdırmış. Vahidettinci yazarlar da, resmi tarih çizgisini sürdüren bütün tarihçileri ve araştırmacıları -aynı yaklaşımla- bir kaba koyuyor ve şöyle suçluyorlar: □ "Hakikate saygısız birçok inkılap dalkavuk ve yobazı..." (K.Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.83) □ "Kiralık kalemler..." (K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.21) □ "Tarih yalancıları..." (V.Vakkasoğlu, Son Bozgun, 3.C., s.6) □ "Gerçeği söylemek yerine dalkavukluk etmeyi tercih edenler... M.Kemal ve İnönü'nün meddahları... Masalvari kitaplar yazmaktan başka iş yapmayanlar." (GRYT Ans.LC, s.133, 319, 374) vb... Ama mesela Yunanlı A.A.Pallis, Kuva-yı Milliyeci İbrahim Ethem, tarihçi Bernard Lewis, gazeteci Ö.Sami Coşar, Bulgar gazeteci Paruşev, bilim adamı Seha L.Meray, Eski Kızılordu komutanlarından Büyükelçi S.İ.Aralov, yedeksubay Şevket Soğucalı, Hindli araştırmacı Sinha, gazeteci İlhami Soysal, Tunuslu bilim adamı Abdülvahap Boudhima, bilim adamı Sina Akşin, Fransız Türkolog J.L.Bacque Grammont, öğretmen Baki Öz, Pakistanlı bilim adamı Yakup Mughul, yazar Attilâ İlhan, İngiliz bilim adamı A.J.Toynbee, yazar Peyami Safa, İtalyan Yüzbaşı Baj Makario, araştırmacı Fethi Tevetoğlu, Alman bilim adamı G. Jeschke, Arjantinli yazar Blanco Villalta, Avusturyalı Dagobert von Mikusch, Pakistanlı bilim adamı Hanif Fauk, araştırmacı Zeki Sarıhan, tek bir şablona sığdırılabilir, resmi tarihi doğrulayan tutumları, 'çıkarcılık ve dalkavukluk'la açıklanabilir mi? Yakın tarihimizle ilgili özel eserlerin, genel olarak resmi tarih doğrultusunda olmasının gerçek sebebini, bütün iddiaları görüp değerlendirdikten sonra, birli kte bulacağız.

3. Yasaların, gerçekleri açıklamaya engel olduğu iddiası
Bu konudaki iddiadan bir örnek: □ "Bu satırların naçiz muharriri, Türk Kurtuluş Savaşının gerçek veçhesi üzerine resmen çekilmiş bulunan örtüyü kaldırmaya muktedir değildir. Kanunlar, bugün için böyle bir şeye asla imkân vermemektedir." (Kadir Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.33) Yazar 'kanunlar' diyor ama aslında tek kanundan şikâyetçi: Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlarla İlgili 5815 sayılı Kanun. Bu kanunla ilgili iddialar ve görüşler, dördüncü bölümde ele alınacaktır. Sakın bu kanundan dolayı, gerçekleri öğrenemeyeceğiz diye üzülmeyin. Ne söylemek

de

bi

an

_8

istiyorlarsa hepsini apaçık, düpedüz yazıyorlar ama bir yandan da sızlanıyorlar. Niye mi sızlanıyorlar? İlerledikçe anlayacağız.

4. Devlet arşivlerinin durumu
İleri sürülen iddialardan biri de, devlet arşivlerinin, 'gerçeklerin anlaşılmaması için' kapalı tutulduğu. İşte birkaç suçlama örneği: □ "Yetmiş yıldır kat kat kilitli bodrumlarda gizlenmiş belgeler..." 20 □ "Bir kısım Meclis zabıtları (tutanakları), İstiklal Mahkemesi dosyaları gibi çok mühim tarihi malzeme hâlâ gözlerden uzak tutulmaktadır. [..]Vesikalardan (belgelerden) bir kısmı hâlâ saklanmakta, araştırmacılardan gizlenmektedir." 21 □ "Yakın tarihimizde cereyan eden bir yığın mühim hadiselerin perde arkası, iç yüzü, gerçek mahiyeti ortaya konulamamış, sağlıklı değerlendirmesi yapılamamıştır. Bunun da temel sebebi, başta Çankaya ve Genelkurmay Başkanlığı arşivi olmak üzere yakın tarihin belgelerini bağrında saklayan arşivlerin sivil araştırmacılara kapalı oluşu(dur)." 22 □ "Tarihi ile bu kadar çok övünen devlet, savaş tarihi arşivlerini, resmi tarihçilerin dışında hiç kimseye açmıyor." 23 Bu iddiaların gerçek olup olmadığını anlamak için arşivlerimizin durumuna çabucak bir göz atalım. 4/1. TBMM Arşivi

1. İstiklal Mahkemeleri ile ilgili dosyalar, hiç olmazsa 1973'ten beri araştırmacılara açıktır.24 Prof.Dr.Ergün Aybars'ın bu dosyalara dayanarak hazırladığı 1920-1923 dönemi İstiklal Mahkemeleri hakkındaki doktora tezi, 1975 yılında Bilgi Yayınevi'nce yayımlanmıştır;25 1923-1927 dönemi İstiklal Mahkemeleri hakkındaki doçentlik tezi de 1982'de Kültür Bakanlığınca yayımlandı. Ahmet Nedim de Ankara İstiklal Mahkemesi (1926) tutanaklarını 1993'te yayımladı. 26 2. TBBM Gizli Celse Zabıtları (1920-1937), TBMM'nce 1980'de yayımlanmıştır. 4/2. Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler (ATASE) Arşivi Bu arşivde, Osmanlı dönemine ilişkin olanlarla birlikte yedi milyona yakın askeri belge,27 ayrıca Atatürk'ün ölümünden 25 yıl sonra açılmak üzere Ziraat

de

bi

an

_8

4/3. Cumhurbaşkanlığı Arşivi

Bu arşivde bulunan Atatürk dönemi belgeleri, uzunca bir zaman araştırmacılara açık kalmıştı; 1991 yılında, bilgisayara geçmek amacıyla geçici olarak kapatılmıştır. Ama bu arşivde bulunan belgelerin kopyaları yalnız ATASE'de değil, Türk Tarih Kurumu'nda da var.31 Doğrudan bu arşivden ya da TTK' ndaki fotokopilerden yararlanmış, değişik yıllara ilişkin birkaç yazarın ve eserinin adı: Lord Kinross (Atatürk- Bir Milletin Yeniden Doğuşu, Sander Y., İstanbul, 1966) Uluğ İğdemir (Sivas Kongresi Tutanakları, TTK Y., Ankara, 1969) Prof.Dr.B.Sıtkı Baykal (Heyet-i Temsiliye Kararları, TTK Y., Ankara, 1974) Doç.Dr. Mim Kemal Öke (Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası ve Türk
Milli Mücadelesi, Kültür ve Turizm B.Y., Ankara, 1988)

4/4. Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü ve Türk Tarih Kurumu Arşivleri
Bunlar da araştırmacılara kapalı değil. Sözü uzatmamak için her iki arşivden birden yararlanılarak yazılmış yeni bir örnek vermekle yetineceğim: Dr.Sıtkı Aydınel'in 'Güneybatı Anadolu'da Kuva-yı Milliye Harekâtı' adlı araştırması, Kültür Bakanlığınca 1993'te yayımlandı. Araştırmacı bu kitabı için şu dosyaları

de

bi

an

_8

Bankası kasalarında korunup 1964 yılında Genelkurmay'a teslim edilen Atatürk'ün özel mektupları ile özel not defterlerinden oluşan- Atatürk özel arşivi ile Cumhurbaşkanlığı arşivinin kopyası bulunmaktadır. 1. Bu arşive dayanan Kurtuluş Savaşının Askeri Tarihi 16 cilt olarak yayımlanmıştır. Bu arşivden yararlanılarak hazırlanmış üç yeni kitabın adı: Doç.Dr. İsmail Özçelik, Milli Mücadelede Güney Cephesi, Kültür Bk.Y., Ankara, 1992; Dr.Mesut Aydın, Milli Mücadele Döneminde TBMM Hükümeti Tarafından İstanbul'da Kurulan Gizli Gruplar ve Faaliyetleri, Boğaziçi Y., İstanbul, 1992; Dr.Bülent Çukurova, Kurtuluş Savaşında Haberalma ve Yeraltı Çalışmaları, Ardıç Y., İstanbul, 1994.28 2. ATASE'nin başvuru kitaplığında, Kurtuluş Savaşı ile ilgili Yunanca, İtalyanca, Fransızca vb. kitapların çevirileri ile yayımlanmamış çeşitli anılar, tümen ve alay tarihçeleri, harp cerideleri bulunuyor. ATASE araştırma kitaplığından herkes yararlanabilmektedir. 3. Atatürk'ün özel arşivindeki mektuplar ve defterlerindeki notlar, üç kitap halinde29 ve geri kalanlar ise 75,77,79,80 ve 82 sayılı Askeri Tarih Belgeleri dergisinde yayımlanmıştır. Atatürk özel arşivi de araştırmacılara açıktır.30

de bi 5. Vahdettin Anadolu'daki halk hareketini örgütlemek istiyordu. 1920-1937 dönemine ilişkin Gizli Celse Zabıtları 1980'de eksiksiz yayımlandı. T. Bu yüzden. Tarih Vesikaları. Türk Tarih Kurumu (Alb. İngiliz belgelerinin incelemeye açılmadığının doğru olmadığını aşağıda göreceğiz.35 Durum bu. İngilizler bu şeki lde Müslümanların Hıristiyan ahali üzerindeki baskısını İstanbul'u kullanarak bloke etmek ve İstanbul'a alternatif bir hareket başlamasını ümit ediyorlardı. Ne yazık ki bu döneme ilişkin İngiliz belgeleri hâlâ çok özel sebepler ve birtakım siyasi mülah azalarla İngiliz yasaları ile belirlenen süreler.35) Dilipak. çeşitli vesilelerle tevil edilmek suretiyle aşılarak izleyicilere sunulmamaktadır. (s. İstiklal Mahkemeleri dosyaları. □ Abdurrahman Dilipak diyor ki: "M.cildi 1981'de. TİTE.33 Lozan Kurulu ile Ankara arasındaki tüm yazışmalar ise 1990 ve 1994'te 34 yayımlandı.32 Başbakanlık arşivinde bulunan M.incelemiş: T. yanlış bilgi veriyor. resmi tarihler ve pek çok özel kitap. araştırmacılara kapalıydı. bu çalışmanın sonunda. ● Kurtuluş Savaşı hakkında yazılmış ilk Türk eserlerinde. ilk defa Prof. Bu amaçla birçok temas ve görüşmelerin vuku bulması mümkündür. 1967'de ise.399) Bu arşivlerde bulunan belgeler. 2. Harp Tarihi Vesikaları (Askeri Tarih Belgeleri). s. Türk Tarih Kurumu (Tevfik Bıyıklıoğlu arşivi). çünkü İngiliz arşivlerinin büyük bölümü.İnkılap Tarihi Enstitüsü (Cavit Aker arşivi).Jeschke yayımlamıştır. Öyleyse neden böyle yazıyorlar? Bu sorunun cevabını. Meclis Zabıtları 1920'den beri yayımlanıyor. ● Sözü bağlayayım. 1939'a k adarki bütün belgeler serbest bırakıldı. İng iliz belgeleri bilinmeden yazılmıştı." (Cumhuriyete Giden Yol.cildi 1982'de. Askeri Bülten. İngiliz belgeleri an _8 .Kemal ile ilgili belgeler 1982'de.İnkılap Tarihi Enstitüsü (Ali Orhan İlkkurşun arşivi).Dr. TTK. ATASE. Osmanlı Arşivi gibi arşivlerden birçok yazar harıl harıl yararlanıyor. birlikte bulacağız.Bekir Sami Günsav arşivi).Kemal'in Samsun'a çıkışından herkes kendine göre bir fayda gözetiyordu. Belleten. Bu belgelerin bizimle ilgili olanlarını.36 İngiliz belgelerinin ilk bölümü 1944'te araştırmacılara açılmış ve belgeler yavaş ama sürekli olarak yayımlanmaya da başlamıştır. Dışişleri arşivinde bulunan Kurtuluş Savaşı ve Atatürk dönemine ilişkin temel belgelerin 1. en azından 22 yıldan beri araştırmacılara açık. 1960'lı yıllar a kadar pek az İngiliz belgesine rastlanır. Çankaya. sistematik olmamakla birlikte. Atatürk Araştırmaları Merkezi dergisi ile Belgelerle Türk Tarihi ve Türk Kültürü gibi dergilerde yayımlanıyor.

birçok anı..40 Bu kitapta ilk kez İngiliz parlamentosu tutanaklarından da yararlanılmıştır. cildi yayımlandı: "İngiliz Belgelerinde Atatürk.46 1973'te Bilal N. genel bir kural olarak. İkinci İnönü Savaşı sonu ile Büyük Taarruz dönemini kapsayan bu zengin araştırmayı. (Toplam 37 sayfa) 1970 yılında ise G. İngiliz Dışişleri arşivinin FO 371 ve FO 424 sayılı serilerden başka. İngiliz Dış Politika Belgeleri'nin 1. beyaz kitapları (Commend Papers).Şimşirin yeni ve önemli araştırmasının 1.45 Ryan. Salahi R.41 Jeschke bu araştırmasında.42 Araştırmacı Dış Politika Belgeleri 1. Documenti diplomatici della Pace Oriental).43 Kabine tutanakları (Cabinet Archives. özet olarak diyor ki: "Arşivlerin elli yıllık kapalılık süresi. (198 sayfa) Araştırmacı. (308 sayfa) 38 Celal Bayar'ın 1968'de yayımlanan Ben de Yazdım adlı 8 ciltlik kitabında.serisinin I-XVII. 5. sayılarında.. günlük ve gazeteleri de taramış ve özetlerini aktarmıştır.ve 2. sayılı seri) ile İngiliz Kabinesine sunulmuş rapor ve muhtıraları da (Cabinet Papers) incelemiştir. [Oysa] Aynı dönemde Türkiye ile ilgili İngiliz Dışişleri Bakanlığı arşivinin yalnız bir dizisinde 723 cilt belge vardı.44 Yazar. serisinin (30 Ekim 1918-1922) yanında birçok kaynağa da gönderme yapmakta ve belgelerin çok kısa özetlerini vermektedir. FO 454-559 sayılı serilerde bulunan gizli belgeler ile Balfour. Jeschke'nin "Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri" y ayımlandı (285 sayfa). 1972'de Bilal N. Jeschke'nin "Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi" çıktı. Bu genel kuraldan ilk ayrılan ülke İngiltere oldu. 1. öte yandan sistematik belge yayınlarını da sürdürmektedir. serisinde bulunan bazı belgelere yer verilmiştir.-39 Bunu 1970'te Taner Baytok'un kitabı izledi... 1969 yılında. Türk Kültürü dergisinin 85. 1919-1938. İtalyan belgelerini (Giannini I ve II. hemen hemen her ülkede uygulanagelmektedir. cildindeki 683 belgeden yararlanmış. 1973'te Salahi R. Crow gibi İngiliz yetkililerinin özel belgelerini. 1919-1923 yılları Türkiyesi üzerine yayımlanan İngiliz belgeleri birkaç ciltte toplanmıştı. Curzon. İngiliz devlet arşivlerinin kapalılık süresi elli yıldan otuz yıla indirildi. 23. yine G. Paris Barış Konferansı ile ilgili ABD resmi belgelerini (Papers Rela-ting to the Foreign Relation of the USA). Kitabın önemli bir özelliği de. çeşitli monografi ve yabancı doktora tezlerini de taramış. ilk kez Yunan siyasi belgelerine geniş biçimde yer vermiş olması.Şimşir'in "İngiliz Belgeleri ile Sakarya'dan İzmir'e (19211922)" adlı araştırması çıktı (546 sayfa).sayılar. İngiliz belgeleri ile yetinmemiş.47 Yazar. Herhalde yayımlanmış İngiliz belgeleri ile yetinilemezdi.C.. (216 sayfa) 1971'de. Kemal ve Milli Mukavemet. 1957) 37 Bu belgelerden büyükçe bir bölümünü 1967'de Erol Ulubelen yayımladı.Sonyel'in "Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika" adlı eserinin birinci cildi izledi. İngiltere bir yandan arşivlerini araştırıcılara açarken.(Die Welt des İslam. İngiliz Dış Politika Belgeleri 1. ve 89. Doğrudan doğruya arşive inip de bi an _8 . ciltlerindeki 756 belge ile XVII. Ayrıca İngiliz Dışişleri Bakanlığı arşivi (Foreigne Archives) belgelerini de yeniden taramış.Sonyel'in bir monografisi yayımlandı: 1919 Yılı İngiliz Belgelerinin Işığında M.

50 (420 sayfa) 1978'de Doç. Avam ve Lordlar Kamaralarının tutanaklarından da yararlanmış. Dilipak. H.49 1296 sayfası Kurtuluş Savaşı dönemi ile ilgilidir." (s. Yazarın 18981914 dönemine ilişkin British Documents'ten de yararlandığı anlaşılıyor.. Mim Kemal Öke'nin İngiliz Belgelerinde Lozan Barış Konferansı (1922-1923) adlı belge derlemesi katıldı.55 • Peki.51 (333 sayfa) Kürkçüoğlu. 320 s.. Ank ara. (347 sayfa) 54 Sözün özü.Dr. Bilimsel dürüstlük kaygısıyla bütün belgeleri kitabımıza almayı uygun hatta gerekli bulduk. Belgeleri seçerken sübjektif davranmadık.300 kadar arşiv cildini taradık.. S. Hasım bir tarafın belgeleri olmaları dolayısıyla bunların karşıt görüşleri savunmalarını olağan karşıladık. İngiliz arşivlerinin araştırmacılara kapalı olduğunu ileri sürüyor? Aranıp da bulunamayan belgeler ne hakkında? Bu çalışmanın sonuna doğru.Kemal'in kendisini veya politikasını yermeye kalkışmış belgelere de rastladık. XI -xıv) 4 ciltte tamamlanan araştırmada.Bayur'un. bu sorunun cevabını da yine birlikte bulacağız. III. (2. M. de bi an _8 .097 sayfa) 1974'te. neden bir kısım İngiliz belgelerinin gizlendiğini. Tarih yazarlığı hakkındaki görüşler Resmi tarihe yöneltilen eleştirileri ve alternatif tarihleri incelemeye geçmeden önce.. 1974'te Doğan Avcıoğlu'nun 4 ciltlik "Milli Kurtuluş Tarihi" adlı araştırması yayımlandı. toplam 997 belgenin orijinali ile Türkçe özeti yer almaktadır. Bulabildiğimiz belgelerin hepsini k itabımıza aldık. sayfaları Kurtuluş Savaşı ile ilgilidir. XX. ek olarak. (208 belge. çeşitli araştırmalara ve resmi dokümanlara dayanmaktadır.. Yazar.R. 6.. yaklaşık 15 yıllık bir dizi yoğun çaba ve bizi yakından ilgilend iren binlerce İngiliz belgesi.52 (602 sayfa) Akşin. Toplam olarak 1. 19191939 dönemine ilişkin İngiliz belgeleri ile belli başlı anılara. "Türk-İngiliz İlişkileri" adlı çalışması yayımlandı. Yüzyılda Türklüğün Tarih ve Acun Siyasası adlı eseri çıktı. Kurtuluş Savaşı'nın ilginç bir kesimine ışık tutan ve yine İngiliz belgelerine dayanarak yazdığı "Malta Sürgünleri"ni kitaplığımıza kazandırdı. konuyla ilgili tüm İngiliz belgeleri ile Başbakanlık arşivi (Meclis-i Vükela zabıtları) ile Dışişleri Bakanlığı arşivini de (Mütareke ile ilgili dosyalar) taramış. Bunlara 1983'te. 1983'te de Sina Akşin'in "İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele" adlı geniş araştırması yayımlandı. Ömer Kürkçüoğlu'nun. bütün bu araştırmaları yok sayıp.Şimşir.Sonyel'in son eseri yayımlandı: "Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri.) 53 Son olarak da 1995'te. resmi tarihe şiddetle çatan bazı yazarların tarih yazımı konusundaki görüşlerini de aktarmak istiyorum.. (C.araştırmayı gerekli gördük.) 1976'da Bilal N." TTK Y. I. V.48 Eserin 153-370. Okuyunca beğeneceksiniz.

Vahidüddin. s.. s..214) □ "Bugün tarih de adeta bir laboratuar ilmi haline gelmiştir. 1. şu kitabımızla bazı tarihi olaylara ışık tutarak. Üstelik -bazen.Hüseyin Ceylan. onlar kadar sağlam anılara. Hilafet. sizin okuduğunuz kitaplarda yazmaz. 140) □ "Bu korkunç hak ve hakikat kalpazanlığı karşısında biz. tarihin ne olup olmadığını belirleyen bu nefis söz. önsöz) □ "Tamamen belgelere dayandırılmış olarak hazırlanan bu araştırma. s. s. 3. Kısaca söylemek gerekirse.C. Şuradan veya buradan ele geçmiş herhangi bir vesikayı kafi telakki ederek (kesin belge sayarak) işe koyulmak ve sadece bunlar'a ihticac etmek (yetinmek). öyle çarıklı erkan-ı harp rivayet ve hikâyelerini dikkate almayacaklar.C. Vakkasoğlu.tek bir vesikaya (belgeye) istinat da (dayanmak da) tarihçiyi şaşırtıcı neticelere sürükler. s. tanıklara ve 'kapı gibi sağlam' belgelere dayanarak yazdıklarını söylüyorlar. □ "Bu iddiamızı tam bir fikir namusuyla ana tezimiz olarak başa alıyor ve en ince teferruatına kadar ispatını boynumuza borç biliyoruz. Malumdur ki tarihi hadiseleri. onları ortaya çıkaran müessirlerden (etkenlerden) ayıklayarak ele almak caiz (doğru) değildir... Yalan Söyleyen Tarih Utansın." (H." (K.." (V. Son Bozgun.19) □ " 'Kronolojiyi temel sayan. 1. kanıtlanmış ciddi ve gerçek belgelere.C. doğruluğu araştırılıp kontrol edilmiş. başka belgelerle karşılaştırılmış. tarih değil.. ' Evet. kronolojik tasniflerle yazılır. Osmanoğulları'nın Dramı.Dilipak.339) □ "Bugün müspet bir ilim ve bütün ilimler gibi gayesi gerçekleri aydınlatıp ortaya çıkarmak olan tarih. çarıklı erkan-ı harp rivayetleri ve hikâyelerinden ayırmak gerekmez mi? 'Siz bilmezsiniz.9) de □ "[İncelenen] devrin hadise ve şartlarını biraz bilmek lazımdır. s.Mısıroğlu. inceledikleri dönemin ve olayın şartlarını dikkate alarak. Başka Açıdan Kemalizm. Büyük Oyun.Müftüoğlu. Kısakürek. ünlü tarihçi Wels'e aittir. olayları his ve arzularına göre yorumlamadan olduğu gibi yansıtan. ancak doğruluğu sabit vesikalara ve onlar kadar sağlam hatıralara dayanılarak. gerçeği tek bir belgeye de bağlamayacaklar. araştırıcıyı çok defa yanlış neticelere götürür.Kandemir'den aktaran ve benimsediğini yazan V.Demek ki iddialarını." (N." (F. Onun için de gerçekleri ortaya çıkarmak için kendine mahsus birtakım ispat usulleri vardır.. en küçük ayrıntısına kadar adalet ve haktanırlık ölçüleriyle değerlendirecekler. 1. güvenilir tanıklara dayayacaklar. "Dürüst tarihçilik" yapacaklarına güvence de veriyorlar. Son Bozgun. s.17) □ "Tarihi..Mısıroğlu.C." (M. artık yerini belgelere bırakmamalı mı?" (A.F.' diye başlayan sözlü hatıralar.Vakkasoğlu. olayları his ve arzularına göre yorumlamayacaklar. hoşa giden masal yazmış olursunuz. en ince ayrıntıyı bile adalet ve haktanırlık ölçüsünde kaydeden bir dikkat olmadan hadiseleri (olayları) değerlendirmeye kalkışırsanız. yalan söyleyen tarihi utandırmaya çalıştık." (K. 56 Yakın tarihimizin doğrusunu. ele geçen vesikaların sıhhat (doğruluk) derecelerini araştırmak ve bu vesikaları icabında başkalarıyla mukayese (karşılaştırmak) ve kontrol etmek gibi prensiplere riayet etmeksizin (uymaksızın) sıhhatli bir araştırma yapılamaz. Şu gözlerin gördükleri gördükleri. tarih açısından değer taşıyan.9) bi an _8 .

Ankara.Ceylan. Bunun için hatıratlar başta olmak üzere yüzlerce belge taradık. belgelere dayanılarak düzeltilmeli. bildiğim ve bilmediğim daha birçok kaynak olduğunu belirtmeliyim. Bir tarih. hatta üniversite ders kitabı. aynen tekrarlanmasını istediği bir 'resmi söylemle' kısırlaştırma çabası içindedir. önyargıyla. İnsanın beyinselliğini. (Kâzım Karabekir Anlatıyor. Büyük Oyun. resmi ve gayr-i resmi diye ayırmak da doğru değildir. eleştirel tarihçilik.66. kulaktan dolma bilgiyle yapılacak bir iş değil. lise.. gazete ve dergilere ve kaydettiğim televizyon programlarına gönderme yaptım. Bir tarihin ancak doğru olup olmadığı tartışılabilir. ne gayr-i resmi olduğundan dolayı doğru. belgelerle ortaya koymaktır. 87) Acaba doğru mu söylüyorlar? Yoksa okuyucularına. Gelin. ayak üstü. Rıza Nur'un M. öğretmenler ile ders kitapları dışındaki objektif ve ayrıntılı araştırmalar ve dürüst anılar doldurur ve tamamlar. Kurtuluş Savaşı'nın yalnız askeri yönü 16 cilt. araştırma tembelliği.Başkaya. Paradigmanın İflası. öyle ulu orta. Yazarları: Bünyamin Ateş. ayrı bir tür oluşturuyor ve tarih için geçerli bir kaynak değeri taşımıyorlar. Geniş ve sağlıklı bir tarih bilgisinin yanında. bu vatan için yaptıklarını. Türkiye'yi çağa ulaştırmak için tabu bellediğimiz yalan ve yanlışları teker teker tespit edelim. Mustafa Kaplan. ancak gerçeğin özünü ve ana çizgilerini yansıtır ve sadece belli başlı kişileri ve olayları vurgular. Uğur Mumcu.17.Mercangil. metotsuz. En uzunu bile genişçe bir özet niteliğindedir. Burhan Bozgeyik. bilgi ve kaynak yetersizliği. Atatürk. ne resmi olduğu için yanlıştır. bütün olayları ve kişileri kapsamaz. bir tarih kitabı. Geride. Alışageldiği bir garnizon kültürü içinde. Kurtuluş Savaşı ile ilgili bazı özel yayınlarda... Yanlış varsa eleştirilmeli. dinci örgütlere parasız dağıtıldığını yazmaktadır.Kemal'i karalayan anılarının. Boşlukları.. Bu yüzden... M. hayatı bire bir yansıtamaz. resmi tezlerin itirazsız tekrarlanmasını ister. s. geneli etkiyecek ağırlıkta olmamakla birlikte. s. Atatürk Bibliografyası. Ankara.59. 1. 189/21 . yine belgelere dayanılarak eksikleri tamamlanmalıdır. tarih metodunu bilmeyi ve ansiklopedik kültüre sahip olmayı da gerektiriyor. Rıza Nur'un anıları gibi patalojik yayınlar ise.1953. Devrimler ve Cumhuriyet Türkiyesi ile ilgili 4) 6) 7) 8) de bi an _8 . gelişigüzellik. olay ve belgelere yer vermediği için resmi tarihleri eleştiriyorlar. Atatürk ve Devrim Kitapları Katalogu. Herbert Melzig. s. hayali.dipnotun son paragrafı) Prof.. 1941. Suudi Arabistan'da basılıp. sebeplerden kaynaklanan irili ufaklı hayli yanlış ve sübjektif değerlendirmeler bulunduğunu da belirtmeliyim. Bitlis Derneği Y. yanlışları dolayısıyla elbette eleştirilebilir. sahte bir tarihi benimsetmek ve gerçekleri değiştirmek için bu sözlerle bir ön hazırlık mı yapıyorlar? Birlikte göreceğiz! Notlar 1) 2) 3) F.. Tarihi. ciddi bir iştir. İsmail Arar. Gönderme yaptığım bütün kitapların künyesi. yayına hazırlayanların nitelikleri. Mehmet Altan 20 ve 27 Mayıs 1995 Sabah gazetesinde şöyle yazıyor: "Türkiye yönetimi.C. (Türk İstiklal Harbi [TİH] dizisi) Celal Bayar'ın anıları 8 cilt. dayanaksız. bütün kişi. sadece kitaplığımda ve belgeliğimde bulunan kitaplara. Kısacası. unutkanlık. Ama bu.H. bu kadar uzun ve ayrıntılı olabilir mi? Zaten ne kadar uzun olursa olsun." (H. dikkatsizlik. Bir orta okul. 5) Bir kısım yazarlar. geniş bir hazırlığa ihtiyaç gösteren.. Resmi ya da gayr-i resmi bir tarih.□ "[Amacımız] Sultan Vahdeddin'in." İlke olarak. Kurtuluş Savaşı.778 sayfa ve ancak Erzurum Kongresine kadarki dönemi içeriyor. 2. kitabın sonundaki 'kaynakça' bölümünde verilmiştir. dar görüşlülük vb.

Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nce yazılıp 1931'de basılmış olan tarih dizisinin "Türkiye Cumhuriyeti" başlıklı 4.. Çünkü sanık adı belirtilmek şartıyla her dosyayı incelemek kabil. 1974. II.C. 1. TTK Y. İşaret Y.Küçük. 1960.e. si Kültür Bakanlığınca (1981). İşb. Arşiv yetkilisi dedi ki: "Dosyalar olaya ve mahkemeye göre değil. sayı 36 (1994). 1993. (Kürt-İslam Ayaklanması. kâğıt fabrikasına gönderilerek hamur yapıldığı söylenmektedir. Atatürk Kaynakçası.. s.. 666) Yapı ve Kredi Bankası Y. 1919-1925.. a. 1960. cildi de bulunuyor. İstanbul.g.e. Acaroğlu şöyle diyor: "işte Atatürk'ün gözden geçirdiği Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi tarihi budur. N. (GRYT Ansiklopedisi.. ve III. böyle çocukça bir söylentiyi aktarmakla yetinmiyor.. sanık adlarına göre tasnif edilmiştir. Bilgi Y." Bozgeyik.7." (s. Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları. 5. Bu tür desteksiz atışların daha patırtılılarını da göreceğiz.Y.Baskı. Türkiye Üzerine Tezler 2.. 1973 (Bu değerli ve yararlı kitaplık ne yazık ki kapatıldı). s. Atatürk'ün doğumunun 100'üncü yılı dolayısıyla yayımlanan 485 tanıtma.. 1950-51 döneminde okutulan kitabından (Yeni Tarih Dersleri. "Arşivin. bu sebeple incelemelerine imkân olmadığını yazılı olarak bildirmiş. 1969. Kur.. eskiyazı bilen Türk ve yabancı bilim adamlarına ve araştırmacılara açık olduğunu".634. TBMM arşivindedir. İstanbul.Ethem. s. Gökman.C.Vakkasoğlu.1995 günü. a. Orta III).. takdim yazısı. İstanbul..7.g. ise ATASE Başkanlığınca (1992. Atatürk Özel Arşivinden Seçmelerin I.14.g. Künyesini verdiği kitapların arasında. T. X.g. s. 1975. de bi an _8 . 1991) Bütün dosyalar ve belgeler. Burhan Bozgeyik şöyle yazıyor:"İstiklal Mahkemesi gibi. Yeni Asya Gazetesi Y. Hasan Mezarcı'nın önsözü.9) 10) 11) 12) 13) 14) 15) 16) 17) 18) 19) 20) 21) 22) 23) 24) 25) 26) 27) 28) 29) Kitaplar. Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları.Zuhuri Danışman adlı bir tarihçi.e. ancak incelemek istedikleri (Doğu Anadolu olaylarıyla ilgili) belgelerin.C.. s.. 'Şeyh Sait Ayaklanması dosyalarının tasnif dışı olduğunu' ileri sürmektedir. en azından bu dosyanın incelemeye kapalı olduğu anlamını çıkararak. İnönü adının geçmemesi için İnönü savaşları ile Mudanya anlaşmasını ve Lozan'ı çıkartmıştı. Türk Dil Kurumu Y. İşaret Y. (Leman Şenalp. ek cilt I. Ankara. 1. 1993 V. 1924 yılı müfredat programına göre yazılmış olan Asr-ı Hazırda Türkiye Tarihi adlı ilk tarih dersi kitabından 1973 yılı ders kitaplarına kadar bütün resmi tarihlerin dökümü var. s. a. bizde de A. bugün ortada yoktur!" (Ç. M. s.Y. sebebini öğrenmek için telefon ettim. İstanbul. Kısa bir süre sonra bu ayıp düzeltildi. İstanbul. s.e.271.g.6.. İhsan Ezherli ile yapılan konuşma)" İstiklal Mahkemeleri. Askeri Tarih Bülteni.) Bu ifadeden. Y. bir müessese ile ilgili arşiv belgelerinin. a. Bir yanlış anlaşılma olmuş herhalde. Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi 1. Arşiv Md. Atatürk ve Devrimleri Tarihi Bibliografyası. araştırma yapmak isteyen GRYT Ansiklopedisi yazarlarına.. Ankara.165) Doğu olayları ile ilgili belgelerin bu aşamada araştırmacılara kapalı olduğu anlaşılıyor. Baha Matbaası. s. Ankara. a. ATASE Başkanlığı. s. İstanbul. bir de kesin yargıda bulunuyor: "Bu mahkemelere ait on binlerce belge.e. 1981. araştırma ve inceleme kitabının bile 436'sı özel yayın.. Devlet Kitapları Müdürlüğü. "tasnif aşamasında olduğunu ve bu konuda Başkanlıkça bir yayın hazırlığı olduğunu".Kaplan. ilk yayın tarihinin 1991 olduğunu sanıyorum. Ankara. 1984) Yeni devletin. Uğur Mumcu.16. İstanbul..7.Alb. 1994) yayımlanmıştır.. Hiçbir dosya incelemeye kapalı değil" (23.16. rejimi yerleştirmek ve ideolojisini benimsetmek için yoğun ve sürekli bir yayın etkinliği göstermediği anlaşılıyor.

. bu masalları okudukça.47.1982. Türkiye. s.Bıyıklıoğlu'dur: Atatürk Anadolu'da. TDV İslam Araştırmaları Merkezi Y. Ciltler Nisan 1919. (1. Atatürk'le İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921). s.Ali Kayabal. B. Milliyet Y. FO 424 sayılı seri.Ekim 1922 dönemine ilişkin belgeleri içermektedir. TBMM arşivi için Meclis Başkanının.TTK Y.XII/dipnot. 273 vd. doğrularıyla birlikte Dördüncü Bölümün Lozan paragrafında göreceğiz. TTK Y. TTK Y. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. bocaladıklarını anlıyor. mikrofilm. s. Ankara. başarılı ve yanılmaz bir örgüt sananlar olabilir. Hürriyet Y. daha fazla ertelenemez..kısım.30) 31) 32) 33) 34) 35) 36) 37) 38) 39) 40) 41) 42) 43) 44) 45) 46) 47) 48) 49) 50) 51) 52) 53) 54) 55) Örnek: Dr. İstanbul.1. Anadolu Üzerindeki Göz (İonian Vision).. Pan-İslamizm. Mesela H. 2. (Son olarak..Bayur.1994.. Sakarya'dan İzmir'e. 4. 213 vd.. arşivini pek az araştırmacıya açtığı ise bir gerçek. s. İstanbul Matbaası. cilt 1979'da. raporlarda yer alan bilgi ve iddiaların doğrularını da kısaca belirtmesi. 2 cilt.. belgelerin değerini azaltmıyor. Lozan Telgrafları. İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye. İstanbul. çev: Halim İnal. Yunan ve bazı İngiliz belgelerinden yararlanmışsa da hepsi 1914'e kadarki dönemle ilgilidir. cilt 1973.Şimşir.Mesela Başbakanlık arşivinde 50 milyon belge olduğu anlaşılıyor. Araştırma iste klerine cevap bile vermedikleri anlaşılıyor. TTK Y.20 'Bütün belgelerin fotokopisi' deniyor. Cumhurbaşkanlığı arşivi için Genel Sekreterliğin. Herhalde bu işleri kolaylaştırmak şart. Azmi Özcan'ın bu konudaki açıklaması. Başbakanlık (Osmanlı) arşivi için Başbakanlığın izni gerekiyor. Ankara.. Milliyet Y. Dışişleri Bakanlığının.Langhorne'un Documents on British Foreign Policy 1919-1939/XVIII. sayı 4/ Nisan 1984. Sovyet. Göyünç.C.M. belgelerin bir bölümü..cilt 1982'de yayımlanmıştır. 2. İstanbul..Dr. Prof. masal.e.) Bu çalışmadan ilk söz eden ve yararlanan da T.313. Doğu İşleri. Gerçekten böyle mi.Aydın. 715 gizli belge. İstanbul. FO 406 sayılı seri: Gizli yayınlar (belgeler). Mısıroğlu'nun.. s. cildinin ikinci bölümünden alındığını açıklıyor ve bunu belirtmediği için araştırmacıyı ağır şekilde eleştiriyor. 626 belge.Smith.. A.70-71) Ama araştırmacıya dönük bu kusur. Ankara. belgeler sistematik bir biçimde yayımlanmadığı için ayrıntılara inmek isteyen araştırmacıların işi hâlâ kolay değildir. Ankara. Atatürk'ün Milli Dış Politikası. (B.. İngiliz belgeleri. Fransız. sayı / 1967) yayımlanmıştır. Ankara. Ankara. Sonyel'den. Başnur Matbaası. Şunu da söylemek gerek. Türk İnkılabı Tarihi (10 kitap) için yayımlanmış Alman.1 vd.N. 2. Prof. Ankara.. cilt 1975'te.. 1992). daha önce yazılmış Türk resmi tarihlerini. İngiliz ve Yunan kaynaklarından yararlanmış iki başka önemli eser: M. 3..N. ciltleri. birkaç küçük ayrıntı dışında. Sakarya Savaşı sırasında Türk Cephe emirlerini ele geçirmek gibi şaşırtıcı başarıları yok değil. bilgisayar gibi kolay arama ve ulaşma sistemleri çoğunlukla kurulamadığı. Çeviren Cemal Köprülü. Bu sorunun bir çözüme kavuşturulması. Kültür Bakanlığı Y. 1959. a. İngilizlerin neden birçok konuda yanıldıklarını. TTK Y.) Ama bu kitaptaki istihbarat raporlarının çoğu. Ankara. FO 371 sayılı seri: Genel yazışmalar. yaygın ününe aldanarak. David Walder. işlenmemiş bilgi yerine. 1970..L. Lord Curzon'un belgeleri hakkında ileri sürdüğü bazı iddiaları.Siyasal Bilgiler Fakültesi Y. TTK Y. 1981/1982. Ankara.. Arşivlerimizde kaba tasniften ince tasnife geçilemediği. (Hayat Tarih dergisi.N. sayı 5/1965) Ayrıca.g. Cem Y. tanıtma yazısında. Yön dergisinde de(197. insan. Çağdaş Y. (Tarih ve Toplum.. Bilgi Y. de bi an _8 . 1921 yılı '117' cilt. bilmiyorum. Avusturya. çev: M. TTK Y. 2 cilt. Başbakanlık Y. tüm belgelerin. s.48 ve 49. İngiliz İstihbarat Servisini.Ü. 1990. Çanakkale Olayı (The Chanak Affair). İstanbul. hiç olmazsa doğru bilgilerin alınabileceği kaynakları işaret etmesi beklenirdi. cilt 1986. Şimşir. Bu serinin 46. Ankara. Ankara. 1974. 1922 yılı '116'cilt.

56) doğrulamaktadır. abartıya ve süslemeye kaçmadıklarını gösteren çok önemli bir göstergedir.. İstanbul 1969) görüp inceleyemediğim için bu mini araştırmanın dışında bırakmak zorunda kaldım. Ali Kemal Meram'ın Belgelerle Türk-İngiliz İlişkileri Tarihi adlı kitabını (Kitaş Y.. Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz Belgeleri. 1. de bi an _8 . a.Sonyel.C.XI vd.. s. Türk tarihçilerinin.e.g. Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri.R. s. 349 vd.. Bu. itidal çizgisini korumuş olduklarını. S. s.163. İngiliz belgeleri ve türleri için genel bilgi: Jeschke.

Sultan Vahidettin'in asla hain olmadığını.57 Dört aylıkken babası ölür. annesi Gülistu hanım. Vahidettin'in kısa hayat hikâyesi Doğumu 1861. 87) Bu.Murat de bi an _8 .C. Bu yüzden kendisine hain damgası vurulmuştur. 184) □ "Sultan Vahidettin." (V. Ceylan.23." (K.. en dikkatli şekilde planladı. s. Hani şu bize vatan haini olduğu. birçok kitapta "hain" olarak niteleniyor. 1. İstanbul. 3.Kemal'i milli mücadele için Anadolu'ya olağanüstü yetkilerle gönderen bizzat Padişah olmuştur. bütün Osmanlı padişahları gibi vatanperverdir.Vakkasoğlu. s. Türk Ülküsü.. Bu cümleden olarak yaverlerinden M.156. çeşitli yayınlara ve belgelere göre Kurtuluş Savaşı'na karşı olanların başında. doğrudan doğruya Vahidüddin'dir.C.Kemal Paşayı geniş yetki ve imkânlarla donatarak Anadolu'ya gönderdi. Vahidettin. Buna karşılık bazı yazarlar. bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen. tam te rsine Vahdeddin'in bu vatan için yaptıklarına karşılık olarak ona ihanet edilmiştir. Fakat hain değil. s. son Osmanlı Padişahı Vahidettin geliyor. değil mi. görelim. ufukta beliren vahim tehlikelere karşı Anadolu'da bir direniş hareketi düşünüp. [.Çocukluğu ve gençliği kapalı bir ortamda geçer..H. 155) □ "Anadolu'nun kurtuluş hareketinin başlamasının bir numaralı kahramanı Sultan Vahdeddin'dir.Kısakürek.. 1958) □ "Milli şahlanış hareketinin fikirde müellifi (yaratıcısı) ve bu maksatla M. s. Vahüdiddin. Osmanoğulları'nın Dramı. adeta hakkı yenmiş bir gizli kahr aman! Doğru mu. Abdülmecit'in 30 çocuğundan 23'üncüsü. bildiğimiz Vahidettin'den farklı biri. Büyük Oyun.Mısıroğlu.." (Nihal Atsız. 1. mesela şöyle diyorlar: □ "Osmanlı padişahlarının en talihsizidir. Amcası Abdülaziz ile ağabeyleri V. s.85.BİRİNCİ BÖLÜM VAHİDETTİN Resmi tarihlere.Kemal Paşayı Anadolu'ya gönderen. ilkokul birinci sınıftan itibaren söylenen Sultan Vahideddin." (N. Son Bozgun.F. Babası otuz ikinci Padişah Abdülmecit. Türk İstiklal Savaşı olmayacak ve kurtuluş sağlanamay acaktı. Vahidüddin olmasaydı.79) □ "M." (H.] Sultan Vahdeddin vatana ihanet etmemiş. hatta Kurtuluş Savaşı'nı onun başlattığını ileri sürüyor.

Resmi tarih. 'Eline hangi sazı alsa bilerek çalardı. • Sırasında ağlayan ve ağladığını da saklamayan biri.2. damadı İ. Anadolu silaha sarılır.66 Birçok Vahidettinci yazar. TBMM. Vahidettinciler ise tersini iddia ediyorlar.60 İstanbul'dan apar topar ayrılırken tek oğlu Ertuğrul'u yanına alması.65 • Dindar ama yobaz değil. bi an _8 ve II.(1916). İslam alemine bir beyanname yayımlar. darbe ve savaşlara tanık ve Veliaht Yusuf İzzettin Efendi intihar edince Veliaht olur.58 Vahidettin. iki kızı var (Ertuğrul.59 1923'te. yeni Hicaz Kralı Hüseyin'in davetinden yararlanarak Malta'dan Mekke'ye geçer (Ocak 1923]. M. Vahidettin'i daha yakından tanıyalım: . Ağabeyi Sultan Reşat'ın ölümü üzerine de 4 Temmuz 1918'de.Mahmut Kemal İnal diyor ki: "Eserleri üstadça idi. bu olaydışında ağzına damla içki koymadığını yazıyorsa da. Vahidettin. bunların başında da daima konyak vardı. bir İngiliz savaş gemisiyle Malta'ya gidecek bunun üzerine TBMM. Vahidettin'in yerine Veliaht Abdülmecit Efendiyi Halife seçecektir. yakın adamı Tütüncübaşı Şükrü Bey tersini söylüyor: "(Hünkâr] istediği öte beriyi bana aldırtırdı. değdirerek içer gibi yapmak inceliğini gösterir. Vahidettin'in kişiliği • Kızı Sabiha Sultana yazdığı mektubun üslubu. Şimdi." 67 de Bu bölümde. İmparatorun şerefine şampanya kadehini kaldırır. metinler genellikle sadeleştirilmiştir. Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı devletine başkaldırmış olan eski Mekke Şerifi. iyi bir baba olduğunu gösteriyor. masanın kurallarına uyar. yakınlarının. Bu iddiaların tamamını göreceğiz. içmese de ağzına. 58 yaşında tahta çıkar.Hakkı Okday'ın anlattıkları. 63 Hazinedarlarından bir hanımla bu mevzuda konuşurken hangi sazı çaldığını sordum. 17 Kasım 1922 Cuma sabahı İstanbul'dan ayrılarak. Yanlış bilgi ve gerçeğe aykırı iddiaları işaretledim ve doğruları belirtmeye çalıştım. İtalya'nın Riviera bölgesindeki San Remo kentine yerleşir ve 1926'da vefat eder. Mütarekeyi işgaller izler.62 • İyi bir besteci. Kısa hayat hikâyesi böyle. Ulviye. tarafsız kişilerin tanıklığına ve bazı sağcı tarihçilerin yazdıklarına ve geçerli belgelere dayanılmış.Abdülhamit'in tahttan indirilmelerine. Vahidettin ve eniştesi Damat Ferit ile yakınlarının. Sabiha). dostlarının. Milli Mücadeleye karşı çıktıklarını ve önlemeye çalıştıklarını ileri sürüyor. İ. Çalmadığı saz yoktu' dedi. Bir oğlu.Kemal'in öncülüğünde Kurtuluş Savaşı başlar ve bu çetin mücadele Lozan Andlaşması ile noktalanır. Mısır'da yaşamak ister ama İng ilizler uygun görmeyince. Padişah-Halifenin Veliahtı sıfatıyla. Mesela Almanya'yı ziyareti sırasında verilen bir ziyafette." 64 • Çok sigara içiyor. 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırır. ihtilal.61 • Yakınlarına cömert. Veliaht iken Avusturya ve Almanya'ya resmi ziyaretler yapmıştır.

arabadan inince.162)." 72 • Nihal Atsız. hiçbir kaynakta." 77 □ Başkâtibi Ali Fuat Bey de..Hakkı'nın yeğeni Şefik Okday diyor ki: "Osmanlı Sarayı da Avrupalılaşmak yolunda ufak bir adım daha atmış. 'Bu bir felaket!' diye sızlanır."iyi bir binici olduğunu".M. adamları bastonu almayı unutmuşlardır.Hakkı ile gizlice buluşmakta olan. 'silahşorluğunu' ve 'iyi bir binici olduğunu' doğrulayan bir kayıt göremedim.. nikâhlı da olsalar.69 Amerikan 'Associated Press' muhabiri ile 1919 Aralık ayının ortalarında yaptığı konuşmada şöyle der: "Türk kadınlarının hürriyetlerine kavuşmaları için önümüzde açık bir büyük saha bulunuyor.74 _8 . misafirlerini bu tablonun altında oturarak kabul etmekte sakınca gö rmez.Hakkı'yı davet eder ve -zaten İ. Onlara Amerikalı kız-kardeşlerinin statülerini vermek suretiyle ve dinimiz delaletiyle (yardımıyla) en iyi surette başaracağımıza inanmaktayım." (s. buna rağmen Vahidettin düğünden önce. önemli olaylar karşısında çok heyecanlandığını açıklıyor." 70 Geleneğe göre Osmanlı hanedanına mensup kızları. Denilebilir ki bu haliyle de vletin en sadık timsali. Tahta çıkış töreni dolayısıyla Topkapı'ya ge ldiği zaman." 76 □ Hususi doktoru Reşat Paşa. çocukluk ve gençliği türlü hastalıklar içinde geçmiştir. Padişahlığında Ali Fuat Beye defalarca söylediğine göre..71 İ.. Başkâtibi tabanca taşıdığını yazıyor ama tabanca taşımakla silahşorluk başka başka şeylerdir.kızı Ulviye Sultan'a takdim eder. hastalıklı bir genç. amcam da kork usuz olarak Sultanla buluşma imkânını elde etmişti. damadı İ. nahif..68 San Remo'daki köşkün alt katında bulunan misafir salonunun duvarında büyük bir çıplak kadın tablosu asılıdır. romatizmadan muzdarip olup yol yürümekte zahmet çeker. "Osmanlı hanedanı içinde silahşorluğu ve biniciliği ile ünlü olduğunu" yazıyor. T.. bastonunu ister. "Ziyade de bi an 1922'de Malta'da Tigne Villası salonlarında verilen yılbaşı balosuna da katılır. birkaç örnek: "Pek müteheyyiç (heyecanlı) bir halde bulunduğundan.Göztepe de. Bunlardan bir tanesi Sevres Muahedesi (andlaşması) şeraitini (şartlarını) ve metnini tetkik için teşkil edilen Saltanat Şûrasına riyaset (başkanlık) etmek üzere salona girecekleri anda vukua gelmişti.73 Dönemiyle ilgili bütün kaynakları taradım. bir Fransız gazetesinde yayımlanan açıklamasında diyor ki: "Padişah çok asabi ve sinirleri vehme mütemayil olacak kadar zayıftı..• Sağlığı ve sinir sistemi: "Şehzadeliğinde zayıf.] Diğer bir baygınlık da Malaya zırhlısı ile İstanbul'dan müfareket (ayrılma) kararının İngiltere devletince kabul edildiğinin Yaver (Kiraz) Hamdi Paşa tarafından arzı sırasında vukua gelmişti. Halifeliği sürdürdüğünü ilan eden Vahidettin. [. Mühim anlarda birkaç defa baygınlık geçirmiş ve derhal müdahaleye lüzum hasıl olmuştu. kocaları düğünden önce göremezler." 75 Padişahlığında da sağlıklı değil.

hasta olduğunu bahane edip. sinir si steminin sağlam olmadığı anlaşılıyor. gereken metinliği ve soğukkanlılığı gösteremediğini de göreceğiz. □ Meclis Başkan Vekili Hüseyin Kazım Bey: "Padişah son derece heyecanlı idi. s." (Sultan Abdülhamit. Diğer özellikleri: Gençliğinde Abdülhamid'e 'jurnalcilik' yaptığı oldukça yaygın bir söylenti. s. hatta kendi dilini bile hakkıyla öğretmemek yüzün- de bi an (çok) heyecanlı olmasıyla.Ziya Uşaklıgil şöyle aktarmaktadır: "Bir aralık Sultan Reşat'ın oğlu Necmettin Efendi beni ve Lütfi (Simavi) B eyi kardeşlerinden uzakça bir yere çekerek hemen aynen şu sözleri söyledi: 'Amcamız Vahidettin Efendiden sakınınız!' " 81  Öğrenimi: □ İ. "Zaten hey ecanlı bir haldeydi." (s. _8 .124) □ İ. zamanın gereğine uygun biçimde eğitim görmek. 175).254). büsbütün sinirlenerek. 171) □ Başmabeynci Lütfi (Simavi) Bey bu durumdan. Parmakları arasındaki sigarasını düşürecek kadar elleri titriyordu.80 □ Vahidettin'e güvensizliğin Abdülhamit'ten sonra da sürdüğünü gösteren bir olayı Sultan Reşat'ın Başkâtibi H.. öğretim ve eğitimlerine itina edilmemek.. Kelimeleri güçlükle kullanıyordu. 172) □ Rauf Orbay: "Vahidettin umulabileceğinden fazla heyecanlı idi. "Abdülhamit zamanı ndaki kötü şöhreti" diye söz etmektedir.Kemal İnal'ın açıklaması: "Bir devletin idaresini yüklenmek için şehzadeler..Baytok.M..8. devlet işlerini iyi idare etmenin zorluğunu açıklamaya gerek yoktur. düşünce doğruluktan. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı.1920 günlü raporu: "Heyecanlı hali dikkati çekiyordu." 78 □ Vahidettin'le ilk defa görüşen Yüksek Komiser Amiral de Robeck'in 21.. kalb rahattan yoksun olacağından. Abdülhamit'in Başkâtibi Tahsin Paşa diyor ki: "Vahdeddin Efendinin Sultan Hamid'e sürekli havadis taşıyıp getirdiği mevsuken (doğru olarak) rivayet edilirdi ki bunun jurnalcilikten bir farkı yoktu.. □ II.Kemal İnal: "Cebinde tabanca bulundurarak." (T.M. sağlık durumu ve tanık olduğu eski ve yeni olaylar dolayısıyla." 79 Yaşı.255) vb. Lütfi Simavi Bey sigarayı yerden kaldırarak tablaya koydu." (s. Birçok olay karşısında. dünya olaylarıyla ilgilenmek ve onlar hakkında bilgil i olmaya çalışmak ve bir devlet adamı olarak yetişmek gerekirken. vehimli büyük kardeşi Abdülhamit'i taklit etmesi." (s.." (s.. "Gayet heyecanlı bir vaziyette. onun gibi daima bir suikast beklemekte ve kendini korumaya hazır old uğunu göstermektedir. Böyle bir korkunç bekleyiş içinde.

hatta lakırdı söyleyebildiğine bile kani değillerdi." 85 _8 . şu bilgiyi veriyor: "Çocukluk ve gençliği türlü hastalıklar içinde geçmiş. Bundan sonra başka konulara geçildi." 82 □ Vahidettin'in öğrenimi hakkında N.. Padişah hazretleri adına önce uygun ve saygılı cümlelerle başsağlığı dilediler. Fikirlerini kâğıt üzerine koymakta zahmet çekmezdi." (s." (s."]84 □ Vahidettin. Ekser vükela kendisinin iyi söz söylediğine değil. ciddi bir tahsil görmeye imkân bulamamıştır.274 vd." 87 de bi an den ne türlü zararlar doğduğunu açıklamak ve kanıtlamak için sayfalar doldurmak icab eder. Şeyhülislam Musa Kazım Efendiye durumunu açık yüreklilikle itiraf etmiştir: "Ben bu makam için hazırlanmadım. Kendisinin konuşmayı pek iyi idare ettiğini belirtmek isterim. Vahidettin Efendi.33) □ Başkâtibi Ali Fuat Bey: "Sultan Vahidettin kardeşi Sultan Reşat kadar Arapça ve Farsçayı bilmezse de. [. Zira pek iyi biliyordum ki o zamanlar şehzadeler bilgisizlik içinde yaşarlardı.Fazıl Kısakürek.. [. şayet bir şey öğrenebilmişlerse.) □ Başmabeynci Lütfi (Simavi). bu yüzden layıkiyle okumaya. Halleri acımaya layık olan bu zavallılar. Vahidettincilerin dilinde şu biçimi almış: "Fıkıh bilgini idi. Şaşmış bir haldeyim. Fakat buna da şaşmadım ve bu bilgi yoksulluğunun kabahatini kendisine yüklemek istemedim. Fakat takdir-i ilahi ile bana teveccüh etti. konuşması. akl-ü kiyaset (akıl ve uyanıklık) ve evsaf-ı bergüzide (seçkin nitelikler) ise İmparator hazretlerinden bed' ile (başlayarak) kendileriyle temasta bulunanlarca fevkalade takdir olunmuştur.] Cin fikirli ve seri-ül intikal (çabuk kavrayışlı) idi.] Devrin en iyi hukukçuları kadar fıkıh bilirdi. o da sırf kendi heves ve gayretleriyledir ki Vahidüddin de onlardan biridir. o da fıkıhla (İslam hukuku ile) ilgilenmişti. o zamanın üslubuyla şunları söylüyor: "Veliaht hazretlerinin meftur oldukları (yaradılışında bulunan) nezaket. Fakat bir adamı birkaç kere yanına kabul edip de kendisine alıştıktan sonra gittikçe açılarak bazen bir saat düzgün söylerdi. Vahidettin'in Şehzade iken Avusturya'ya yaptığı ziyareti şöyle anlatmış: "Veliaht hazretleri İmparator tarafından İmparatoriçe hazretlerine takdim olundular.." (s. Bu tanışmada tercüman olarak sadece ben hazır bulundum. bu ağır vazifeyi üstlendim.24) □ Rıza Tevfik: "Kasden açmış olduğum hükümet şekilleri bahsinde biraz konuşunca derhal anladım ki [Vahidettin'in] bu konularda bilgisi yoktur. Yazması. bana dua ediniz. [.. [.] Vükelayı (bakanları) topluca kabul ettiği sırada gözlerini kapayıp her kelime ağzından birer ikişer dakikada çıkmak suretiyle ve hafif sesle birkaç söz söylerdi." 86 Lütfi Bey Almanya ziyareti için de." 83 [Ali Fuat Beyin verdiği bu bilgi.] Bu makama gelmeyi beklemiyordum. zekâsı: □ Ali Fuat Bey: "Kitabeti (yazılı anlatımı) ve imlası düzgündü.

" 89 □ Amiral de Robeck'in raporu: "Büyük bir karakter gücüne veya şahsiyete sahip olmamakla beraber çok samimi ve nazik bir zat olup oldukça zihni bir idrak de göstermektedir.. İngiliz Belgeleri. Hilafet.. Dritnavtlarıyla (büyük savaş gemileri ile) mücehhez (donatılmış) bir kuvvet karşısında bulunuyorum. □ Anlaşılan eskiden beri gizli iş yapmaya eğilimi var ki Başkâtip H. (V.XIII.93 • Birçok devlet işlerini gizlice yürütmeye meraklı. s. entrikaya. İstanbul hayat ve maişetiyle az çok uyuşmuş bir Anadolu softası şivesiyle söz söylüyordu. Görüp İşittiklerim.23) • Sultan Reşat'tan sonra tahta çıkmasını. İstanbul'da [Çengelköy'deki köşkünde] ilk buluştuğumuz vakit..Gurbet Cehenneminde.Z.. 229) • Ağzı sıkı. bigarezane (kinsiz) ve bitarafane (tarafsızca) idare-yi umur edecek (işleri yönetecek) bir halefim (bir yeni Padişah adayı) olsaydı. Kronolojisi. adamlarını istihareye yatırıp geleceği keşfetmeye çalışır. şahsiyetini olduğu gibi göstermekte artık sakınca görmüyor.218." 94 □ Tahta çıkınca. karışık girişimlere düşkünlüğü olan Vahideddin Efendi. tabir ettirir. [halkın] kendisini milli bir ümit timsali haline getiren bu ruh halinden yazık ki yararlanamadı." (Osm. savaş ve baskıdan yılgın ve yanık halk." (G. □ Danişmend diyor ki: "Sultan Vahidüddin..Jeschke. 42. saltanat tahtının kuş tüyünden minderleri üzerine oturup gömülmedim..□ Almanya gezisine katılan M. s.. T. tallahi kabul etmezdim. Biraz okuyup yazmış.C. İstanbul Elçiliği eski çevirmeni A. bir gün yeniden tahtına döneceğini umut eder. 21. İstanbul'u terk ettikten." 92 • Rüyaya inanır. umutla karşılar. IV. Aramızda ciddi ve samimi sohbetler oldu.8. No. yeni Padişah için gerçekten talihsizlik olmuştur. Düşündüm ki bu zat akıllı olmalıdır. o dönemi bilenlerce anlaşılması kolay olan sebep ve şartların tesiri altında garip bir hal gösteren Veliaht. gördüğü bir rüyaya dayanarak. billahi. ömrümün devr-i ahırında (son döneminde) bu bar-ı azimi (büyük yükü) vallahi. □ Vahidettin diyor ki: "Eğer akilane (akıllıca). kendisini tamamen serbest gördükten ve bilhassa muhataplarının güvenilir adamlar olduğunu anladıktan sonra.442)90 • Savaşın ağır bir yenilgiyle bitmesi ve acı sonuçları.Kemal de. şöyle yazıyor: ".91 Ben milletin ateşli külü üzerine oturdum. Ledoulx. s.. Hayret ettim.1920 günlü mülakat hakkında rapor.31. bu görgü tanıklarını doğrulamaktadır: "Vahidettin bu sözleri çok ağır fakat düzgün söylüyordu. Br. hakkında bilgi toplamak isteyen Fransız Dışişleri Bakanlığına. Uşaklıgil. s. gizli düzenlere.7. s. 6 Temmuz 1918 günü bir not de bi an _8 ...Yaradılışında hileye." 88 □ Osmanlı Mebusan Meclisi Başkan Vekili Hüseyin Kazım Beyin izlenimi de şöyle: "Vahideddin'i ilk defa görüyordum.

• Rol yapması: • Meşrutiyetçi değil. Çehresinde hastalıktan en küçük bir iz görülmüyordu. bu kurulun verec eği kararlarla bağlı olmayacaktır. bazı kimseleri gizlice özel dairesinde k abul eder. açılmasını engellemek mümkün olmayınca da hastalık bahane ederek açış konuşması yapmaktan kaçınır. Başmabeynci olduğum halde. bu kadar ustaca hasta rolü oynayışına hayran kalmıştım.Fuat Beyi değil de adamı Refik Beyi kullanır (s. Sarayda nizamsızlık (kuralsızlık) ve intizamsızlık (düzensizlik) günden güne ve hissedilir şekilde artmaktaydı. yabancıların amansızlığından ve baskısından şikâyet eder. [. Padişah böylelikle güya çok ustaca bir siyaset güttüğü kanaatindeydi.240)." 98 Meclis-i Mebusanı. İzzet Paşaya tek bir kelime bile söyletmedi. Parlamento hakkındaki düşüncesi. Sesi de son derece gür ve sağlamdı." 97 bi an _8 verir. çağının bütün hükümdarlarının tersine. Büyük bir şaşkınlığa uğradım. Biraz önce müthiş hasta görünen Padişah şimdi tamamiyle iyileşmişti.) □ Başmabeynci Lütfi Bey daha açık yazmaktadır: "Mart 1919.. ağır ve muzda -rip görünmeye çalışan bir sesle İspanyol gribinden çok zahmet çekmekte olduğunu öyle bir halde ve öyle bir dilde anlattı ki buna ben de inandım ve gerçekten üzü ntü duydum. hükümetle haberleşmek için görevi bu olan A. Padişah yorgun.Fuat Bey özetle şöyle diyor: "Bu baskı neden dolayı.] İzzet Paşayı uğurlayarak tekrar Padişahın yanına döndüm. mütarekeden az önce. 210).. Şeyhülislam Musa Kazım Efendiye açıklamış. hatta İtilaf Devletleri (İngilizler. ilk seferinde. Ali Fuat Beye. [. Padişahça seçilecek üyelerden oluşan bir kurul kurmak gereklidir. . Bu bakımdan parlamentonun yerine. yerinde göreceğiz.12.188. vakitli vakitsiz.99 Ama onu da açılı- de □ "A.182vd.İzzet Paşa ile birlikte huzura girdik.1918) kapatır. Kısaca şö yle: "Şeriatte müşavere (danışma) varsa da danışılacak kimseler ancak ulema ve İslam büyükleridir. "Her gün yüzlerce gizli yazı aldığını" söyler (s.] Padişahın hiçbir şeyi olmadığı halde. Eski Sadrazamı görünce Padişahın takındığı tavır ve hareket dikkatimi çekti.162). Hep kendisi konuştu. Tabii Padişah. bazı temasları gizlice yürütür (s. kim ve ne oldukları belli olmayan adamların. olumsuzdur. 27 Ocak 1919 günü. s. Notunda Vahidettin'i "içten pazarlıklı "diye nitelemektedir. Fransızlar vb) uyruğundan. benden gizli birçok kimselerin. ikincisini açmak istemez." 96 Bu gizli ilişkilerin ayrıntısını. görüyordum. Açıkça mutlakiyetçi saltanattan yanadır. 181). en gerekli olduğu bir sırada (21. Padişahın huzuruna kabul edildiklerini duyuyor. benim için esrarla dolu bir konuşma olarak kalmıştır. kimler tarafından ve hangi aracı ile yapılıyordu? Açıklamadığı için bu. Bu konudaki görüşünü." (s.95 □ Adına gelen yazıların açılmadan kendisine verilmesini emreder (Görüp İşittiklerim. A.

Vahidettinci bir yazardan dinleyelim: de "Yunan idaresine geçen Selanik'e giderek. tersine "hayırlı bir iş" olarak değerlendirir. İstanbul yönetimi. Hükümetlerin kuruluşuna ve işine karışır. Derviş Vahdeti'nin karanlık derneğine de üye olduğu anlaşılıyor. Damat Ferit'in de bir ara Başkan olduğu108 bu partinin. Vahidettin'in. Kurtuluş Savaşı dönemindeki tutumunu. taraf tutmuş ilk Şehzade. s." (s. en ileri batıcılık yanlılarına kadar her çeşit muhaliften oluşmuş bir tepki partisi.197)108 bi an Hürriyet ve İtilaf.107 Derviş Vahdetinin mahkemede verdiği ifadeye göre. partinin liderlerinden Sadık Bey hakkında şu bilgiyi vermektedir: _8 . tabansız ve devre dışı kalacaktır.374. İngilizler tarafından tutuklanıp Malta'ya götürülmelerini. 1911'de. İttihat ve Terakki iktidarının Türkiye'yi mahvettiğinden söz ederek. gidecek.Rıza Nur da anılarında şöyle yazıyor: "Yakovalı Rıza Bey Sinop'ta sürgündü. gücünü yitirecek.37. ülkeyi Meclise dayanmayan. Arnavutluk'ta isyan yapacak. Arnavutları isyana teşvik ettiğimi ben kendi elimle yazdım.şından 3 ay sonra. [. 11 Nisan 1920'de kapatacak. Bu kusur değil iftiharım sebebidir.istemişti. 378) Mahmut Şevket Paşa. Kaçıracağım. (Sina Akşin.38) Kısacası günlük politikaya karışmış. çok kısa bir süre sonra. İttihatçılar hükümetini devirdik. oradan Rus İmparatoruna bir telgraf çekmiş. dolayısıyla yalnız saraya bağlı hükümetlerle yönetmek istediğini gösteriyor. sırf İttihat ve Terakki iktidarını devirmek amacıyla biraraya gelen. İstanbul Hükümetleri. Onunla İttihatçılar aleyhinde anlaştık. bir İttihatçı hareketi ve bolşeviklik olarak gör ecek ve sonuna kadar da bu saplantısını sürdürecektir. • İttihat ve Terakki Partisi'nin amansız bir düşmanı.105 □ Lütfi Simavi. gırtlağına kadar günlük siyasete gömülmüş din adamlarından." (s. (Görüp İşittiklerim.104 • Hürriyet ve İtilaf Partisine yakınlığı: □ Hürriyet ve İtilaf Partisinin kurucularından ve üyelerinin çoğu gibi eski bir İttihatçı olan Dr. s.] Gidip katıldı. bu işe el koymasını -açıkçası Rusya'nın Osmanlı Devleti'ne saldırmasını. Veliaht ve Padişahtır. devletin yargı hak ve yetkisine bir tecavüz olduğunu düşünmez.103 İttihatçıların.102 Damat adaylarının bile 'İttihatçılığa bulaşmamış olmasına" çok önem vermiştir..218) Çağın baskın eğiliminin milliyetçilik olduğunu bir türlü kavrayamayan çevresi gibi o da Milli Mücadele'yi. Vahidettin'in daha şehzade iken bir 'takım' kurduğunu ve siyasi olaylara karıştığını ileri sürmektedir. Osmanlı Meclisi tarihe gömül ecektir.101 Bu çağdışı tutumu yüzünden.100 Olaylar ve belgeler.

Türkiye'nin idaresini mümkün olduğu kadar çabuk ele alması için Britanya Hükümetinden istirhamda bulundu. tayin edilmeyince Abdü lhamit'e gücendi. İttihatçıların kendilerine zulmettiğini iddia eden Ermenilerle birlikte hareket edip onlara katıldıkları gibi. İltifat görmeyince bu sefer ona da düşman oldu. General Milne'in 16 Aralık 1918 günlü raporunun özetini aktarıyorum: □ "Padişah. Üçüncü Bölümde geniş olarak ele alınacak. Meclisin İttihatçılar tarafından seçilmiş olması sebebiyle dağıtılmasını isteyen İngilizlerle de aynı şekilde düşünüyorlardı." (Son Sadra-"zamlar. Abdülme-cit'in damadı olduğu için Sultan Aziz koluna. ‗inemlekette İttihatçılardan taş üzerinde taş. görgü tanıklarının yardımıyla izleyelim. İntikam duygusu iliklerine işlemiş olan bu zümre. Damat olunca Londra Elçiliğini istedi.111 Ferit Paşa. yoğun ve ciddi uyarılara rağmen beş kez Sadrazamlığa getirdiği Damat Ferit'i de tanımak gerekiyor. İçteki muhaliflerin. özellikle Veliaht Abdülmecit'e uzak..Ferit'in Dahiliye Nazırı): "Altıncı Mehmet. s. sonra devleti teslim etti.C. İngiliz Belgeleri. Hürriyet ve İtilaf Partisi yandaşı olduğu için dışladığı bir adam. öyleyse kendisine ihanet etmesi düşünülemez.96) Vahidettin'in şehzadeliğinden beri yakınlık duyduğu parti. Ala frangalıkta frenkleri de geçmişti. bugünü ve geleceği Vahidettin'in varlığına bağlı. dıştaki düşmanlarla ortaklaşa yürüttükleri kin harekâtının parolası.109 işte böyle uğursuz ve işbirlikçi bir parti. Vahidettin de eskiden ‗inelun' derdi. kolay tatmin olacağa be nzemiyordu. omuz üzerinde baş bırakmamak' olmuştu.Vakkasoğlu. • Vahidettin'in İngilizciliği: Vahidettin'in. Son Bozgun.112 İttihatçıların da. [ikincisi dünürü Tevfik Paşadır].. İngiliz emelleriyle inanılmayacak uygunluğa bakınız: İstanbul'un işgali karşısında Hürriyet ve İtilaf Partisi. Reşit (Rey) Bey (D. tek üzüntüsünün." (Jeschke. böyle bir önlemin bu denli geciktirilmesinden doğduğunu açıklıyordu. Bu görüşle Damat Ferit Paşaya sarılarak İttihat hükümetinin düş- de bi • Sadrazam Damat Ferit Paşa: an Bu konu. s..4) _8 . sevincini gizlemiyor. Hürriyet ve İtilaf Partisinin kuruluş çalışmalarına katıldı. 1853 doğumludur. Son Sadrazam Tevfik Paşa Ferit'ten 'yalancı' diye söz ederdi. düşmanlarımızla aynı seviyede ve hizada görünmekten bile çekinmemişlerdir.□ "Hürriyet ve İtilafçılar." (V. İttihat ve Terakki Derneğine yaranmak ve bu yolla büyük bir makam yakalamak için derneğin meddahı kesildi. Şimdilik. Bunlardan birincisi eniştesi Ferit Paşa. S.M. □ İ.2029-2094)110 □ A. güvenilir ancak iki kişi bulabilmişti. Kemal İnal: "[özettir] Ferit Paşa. Pek uzun olan tırnaklarından herkes iğrenirdi. 1. Vahidettin'in ablası Mediha Sul-tan'ın ikinci kocasıdır. Britanya memurlarının kontrol maksadıyla memleket içine gönderilmesini ve Britanya subaylarının idareye yardımda bulunmalarını rica etti. Onunla Vahideddin arasındaki ilişkiyi.

Bütün hali ve hareketleri incelenirse cahilliğine ek olarak teleyyün-ül dimaği ile malul (beyni sulanmış) olduğuna hükmetmek zaruri idi. Adeta Hünkârı kendi tekeli altına almak isterdi.43.. S.Kemal İnal: de bi an _8 . kendi taht ve tacını feda edecek derecede tutkunluk gösterdi. [.2037.. ne bir yazı sunmasını ve ne de muhalif bir gazetenin Padişah tarafından görülmesini isterdi. biri de -Mediha Sultanın ilk eşinden olan." (S. sonraları nedense fikrini değiştirmişti. 'Aman efendim. Öyle bir zamanda. son Sadrazam ve Padişahın dünürü): "[İlk] kabineyi kurmak için uğraşırken. bunlar bir saç ayağıdır: Biri bizim hemş ire (Damat Ferit'in eşi Mediha Sultan). Ferit Paşa ile yardakçılarının.273.425.. orası nezaretler gibi değildir' dedim.2037.") □ Lütfi Simavi: "Vaktiyle 'kız kardeşini bu adama vermekle budalalık ettiğini' yakınlarına söylediğini duyduğum Padişah. biri kocası Ferit Paşa. 244) □ Tevfik Paşa (Okday.114 Oysa tahta çıkmasından sonra kızkardeşine saygı ve Ferit Paşaya karşı da." (s. 69) □ İ. bir koca nezareti nasıl idare ederim' dedi. onun büyük güvenini kazanmış ve onun gözünde memleketin en değerli devlet adamlarından biri imiş gibi görülmeye başlamıştı. Sami'ye de sevgi ve övgü ile davranmaktaydı... Vahdettin tahta çıktıktan bir süre sonra. devletin kanun ve düzenini bilmelidir. 'Danıştay'ı hiç idare edemem.. Tevfik Paşa kabinesinin devrilmesini dört gözle bekliyo rdu. 531) □ Ali Fuat Türkgeldi: "[Vahidettin'in yakın adamı olan] Refik Beyden işittiğime göre Padişah şehzadeliğinde.. 276) □ Rıza Tevfik: "Damat Ferit Paşa.] Hali. düşüncesi kısa. 'Danıştay Başkanlığını alınız. 496. ondan sonra da kendisini Sadrazamlığa getirmiştir. Makam tutkunu olduğunu ve kendine çok güvendiğini fark ettim." (s.. Damat Ferit. daha kolaymış gibi Sadr azamlığı kabul etti.M. s. Acemi cinci hoca gibi cinleri topladı da dağıtamadı.. hiç olmazsa öyle görmek istediğimiz Su ltan Vahidettin.oğlu Sami' dermiş. İ..mesine kadar eniştesi ile aile muhabbeti yapmış.. hareketi cali (yapmacık). Dar bir saray muhiti içinde otuz şu kadar yıl yaşadığı için dünyadan kesinlikle haberi yoktu. Ne kimsenin Padişah ile görüşmesini. 46.Sadrazamlar'dan alıntı. gerçekten çok yazık ki.. 44." (s. ben [önemli bir] işte bulunmadım.. En büyük marifeti de gösterişi idi. önüne çıkmaları kendisi için bir felaket oldu. bilgisi daha kısa idi." (Son Sadrazamlar. 'Siz de bir nezaret (nazırlık/bakanlık) kabul etseniz' dedim.. 2079)113 □ Ali Fuat Türkgeldi: "Ferit Paşa mütelevvin-ül mizaç (değişken mizaçlı). ben bilmiyorum.. rica ederim ısrar buyurmayın' dedi. Avrupa'nın umumi siyasi tarihini de bilmiyordu.115 Ferit Paşa hakkındaki bu derece tutkunluğunun sebeblerini anlayamamışımdır.Kemal İnal'ın eki: "Sonra. çünkü oraya başkanlık edecek kimse. Olayların gelişiminden ve içinde bulunduğumuz durumdan tamamen habersizdi. Ayan'da (senatoda) arkadaşımız olan Ferit Paşaya." (s.. bukalemun meşrep (her renge girer) bir adam olup bugün ak dediğine yarın kara der ve esas fikrinin ne olduğu bilinmezdi.214.. Zeki olarak bildiğimiz. 'Dünyada üç melun vardır.M. eniştesinin elinde daima bir kötülük aracı (asli: alet-i şer) olmaktan kendini kurtaramadı.

eniştesinin bu oyununa gelmesidir. tahsili orta derecede.Hakkı (Okday): "Kayınpederim Sultan Vahideddin'in Ferit Paşa hakkındaki anlaşılmaz bağlılığını. 4 Ekim 1920. fakat gayet mağrur. bizler gibi yakınları da. Başkâtibinin yaradılış itibariyle zekâsından bahsettiği Sultan Vahideddin'in bu gözbağcılığa bütün varlığı ile inanması. Padişahı şuna kesin olarak inandırmıştır ki İstanbu l'u işgalleri altında bulunduran düşmanlar ancak kendisi iş başında bulunduğu müddetçe yumuşak davranacaklardır ve şayet kendisi iktidardan uzakta bulunursa. ancak ve ancak kendisine itimat etmekte... Türkiye'ye kan kusturacaklardır. her şeyden şüphelenen."117 □ Dr. kendi düşüncesi gibi doğru düşünce dü nyada yok zanneder. çok gizli ve kişiye özel yazı: "Ferit.. hatta bendeganının (yakın adamlarının) ve yaverlerinin büyük bir çoğunluğu da hiçbir vakit anlayamamışlardır.C. muhakeme ve mantığı gayet bozuk ve yanlış." (Son Sadr azamlar. Sultan Vahideddin Han gibi vesveseli. 171. 2053) □ Hüseyin Kazım Kadri: "Damat Ferit'in başarısızlığı ve cahilliği ve tecrübesizliği ile her işte üzülecek duruma düştüğü ardarda anlaşılmış ve çevresinden de yararlanmaya kabiliyet gösteremediği ve Padişahı da sorumluluklarına ortak etmekten uzak kalmadığı defalarca görülmüş iken. söyleyecek kadar cehalet ve alçaklık göstermişti]. irfan ve iz'anda onun gibi olduklarını kanıtlarlar."Böyle bir adamdan devlete ve millete hizmet bekleyenler de. İşte Enişte Paşanın Sultan Vahideddin Han'ın gözleri önünde canlandırdığı umacı. açıklanması kabil olmayan bir haldir. 190) de bi an _8 . bu realitedir. maddi ve manevi sorumluluk. bir şeyden şüpheleniyorduk: Bu da Enişte Paşanın.. devlet ve millete türlü zararlar vereceğinden. her türlü usul ve kanuna hiç uymaz. Çünkü seçtiği kimse akılca. o kimseden çok Padişaha düşer. s. Hükümetin başına getirilecek kimsenin her türlü üstün nitelikleri olan seçkin biri olmasına dikkat e tmek Padişahın en önemli görevidir. kendi uydurması birtakım hayal ürünü tehlikelerle karşı karşıya bırakıp onu korkutmak suretiyle birtakım emellerine muvaffak olabildiğidir. Uzun boylu. Zira gerek İngilizler. Hünkârı. 'Sultana etki eden tek insan olduğunu' söylüyor. zekâsı sınırlı." (TürkTarihi. aklı başında vükelası da (vekilleri de). henüz barış yapmamış düşmanlar gayet insafsız hareket edecek. pek müstebit ve mütehakkim. Türk tarihinin Osmanlı kısmının en uğursuz. Şu kadar ki. Bu zatı yakından tanırım. her kelimeyi ağzından ölçü ile çıkaran bu vehimli (kuruntulu) Hükümdar bütün bu safsatalara nasıl inanıyordu?"116 □ Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a.. gayet kendini beğenmiş..2051. kararsız. 1. Vahideddin'in ona olan sevgi ve güveninin azalmam ası. s. Paris Konferansında. gerekse Fransızlar. benim gibi Padişahın damadı sıfatıyla pek yakınında bulunanlar.. Mesela Damat Ferit Paşa. İşin asıl tuhaf tarafı. hele sağduyusu. düşüncesini kanunların üstünde sayar bir adamdı.Rıza Nur: "Ferit Paşa. en hain bir siması olmuştur." (s. her kim olursa olsun. devlet dizginlerini onun idare etmesini arzulamaktadırlar. yetenekçe ve ahlakça güvenilir ve halkın istediği biri değilse. 283) □ İ.. Toros dağlarından aşağıda (ötede) Türk mevcut olmadığını.

Diyor ki: "Vahideddin'in etrafı içinde en sorumlu ve hatalı olanlardan biri Damat Ferit 'tir. Bu beş sadrazamlığındaki korkunç uygulamaların ayrıntılarına bu kitabın sayfaları müsait değildir.. hatta ne de Damat Ferit Paşa idi. Sultan Vahdeddin'in de felaketini hazırlamıştır. katiyyen hain olmamakla beraber. sekiz gündür... hem devleti bu hale koydu. zekâsının kıtlığı ve şahsi kinlerini öne katması yüzünden devletin işlerini çıkmaza sokmuş. Bugün kabahati bunlara yıkan kalemşor ve politik acıların üstadları olan İttihatçılardı..hakim olan bu Balkan serserisinin bütün hayatı. O zaman hükümet. Sultan Vahideddin'in ‗inelun' dediği Damat Ferit serserisine niçin devlet idaresini teslim ettiği karanlıktır ama Damat Paşanın bütün mel'unlukları. hainliğini k abul etmeyen sadece iki kişi var.] Milli Kıyam'ın. nasıl olup da Sultan Vahidüddin'e o kadar sokulup etkilemiş olduğuna hayret etmemek ve bu hali. Su ltan Vahidüddin'in zekâsıyla bağdaştırmak kabil değildir. ne mal olduğunu çok iyi bildiği Damat Ferit gibi bir kâbusu musallat etmesi ve her dediğ ini kabul edivermesidir."118 □ Nihal Atsız: "Damat Ferit Paşayı birkaç defa sadrazamlığa getirmiştir.Hami Danişmend: "Sultan Vahidüddin'in eniştesi.' [. Bunu anlamak güçtür. İmparatorluğumuzun son yıllarında devlet idaresine -maalesef. Damat Ferit serserisinin kaçtığını duyduğunda söylediği söz. O devrin pek buhranlı olan şartlarının geti rdiği şaşkınlık ve zorunlukların tahlil ve münakaşasına bu eserde imkân yoktur. □ İlki Kadir Mısıroğlu.119 Bu Damat Ferit Paşa." (Türk Ülküsü. 6 Ekim 1923 günü Nis şehrinde gebermiştir. İngilizlere uşaklık ettiğidir.86) □ Mustafa Müftüoğlu: "Damat Ferit beş kere sadrazamlık yapmıştır ve sadrazamlık süresi. Osmanlı yıkılışının en mühim sebeblerinden olan yoz ve çürümüş devşirme ruhunu her manasıyla sürdüren bu vatansız ve imansız Balkan serserisinin. İhtimal ki İngilizlerin baskısı ile onu sadrazam yapmıştır. Çünkü Damat Ferit'ten nefret ettiği malumdur.121 Hükümeti bu duruma getirenler de ne Sultan Vahideddin. toplam bir sene. öyle bir zamanda memleketin başına. s.."120 • Yakın tarihimizle ilgilenenler arasında. Gerçekten gayet bilgili ve kuvvetli bir şahsiyete sahip olan Damat Ferit Paşa. hem gitti. Damat Ferit'i savunan.Vahidettinci yazarların bu konudaki kanıları da şöyle: □ İ.. Damat Ferit Paşanın Osmanlı Devleti'ne sadrazamlık değil.. Allahın inayetiyle zafere ulaşması üzerine Damat Ferit İstanbul'da barınamamış ve 1922 yılının 22 Eylül Cuma günü gizlice yurt dışına kaçmış. ana-baba bir kardeşi olan Mediha Sultanın uğursuz kocası Arnavut Damat Ferit Paşadır. işgal kuvvetleri elinde bir nevi kukla durumundaydı.. olanca çıplaklığı ile tespit edilip ayrı bir kitapta toplanmalı ve ibret belgesi olarak evlatlarımıza okutulmalıdır. Sultan Vahidüddin'in hiçbir surette örtbas edilemeyecek en büyük hatası.. şu olmuştur: 'Çapkın. bugün olanca dehşetiyle gözler önündedir ve bilinen gerçek. Sultan Vahideddin'in. bir ay.. ‗inelun' diye andığı bir insanı birkaç kere sadrazamlık makamına getirmiş olması elbette sebebsiz değildir. Damat Ferit'i bilhassa de bi an _8 .. burada izahı imkânsız olan çeşitli sebeplerle çok hatalı bir politika takip etmiştir.122 Sultan Vahideddin.

Hanedan Meclisi de her şeyi bırakmış su çantasının bizim elimize geçmesine engel olacak birtakım itirazlar icat ediyordu. s. her nasılsa İngilizlere inanmış. Anılarında diyor ki: "[Babamın] Beylerbeyi Sarayında.127 Bunlar da İngilizlerin. şahsiyet ve vatanseverliğini mümkün olduğu kadar göstermekten de geri kalmamıştır. Diğer taraftan.124 Üstelik o. Bu zatlar huzurdan çıktıktan sonra yalnız kaldık.(!) Hükümet merkezi işgal edilmiş. böyle bir zor altında. s.□ Bu konudaki ilk tanık II. M. M. Padişah bu zatlara haremdeki (Padişahın özel dairesi) ve mabeyindeki (Padişahın resmi dairesi) kasaların içinde bulunan eşya ve mücevherler hakkında bilgi ve emirler vermekte idi. gerçek hilafına.69) Mısıroğlu ailesine kalırsa. Çanta Beylerbeyi'nde mühürlü olarak bir iki ay kalmıştı. "Vahidettin Efendinin Paraya Karşı Olan Aşırı Sevgisi" başlığı altında şöyle yazıyor: "Bir iş için Padişahın (Vahidettin) huzuruna çıktığım zaman orada Başkâtip Ali Fuat Bey ile Hazine-yi Hassa (Hanedan hazinesi) Genel Müdürü Refik Beyi buldum.Kemal ile İngilizler arasındaki gizli anlaşmayı (!) bilmediği için belki bazı yanlışlıklar yapmışmış. Damat Ferit Paşa. Herkes tarafından muhteviyatı (içindekiler) merak ediliyor ve bir an önce açılması aile efradı (üyeleri) tarafından arzu ediliyordu.40-42) □ İkincisi ise. Damat Ferit'in yaptığı bu küçük yanlışlıklar (!) da. Bu traji-komik iddiayı uzatmanın bir anlamı yok. Sultan Reşat'ın özel kasalarındaki parayı saydırmakta olduğu- de bi • Vahidettin'in parayla ilgisi hayli tartışmalı. bunların arasında. elinden her türlü selahiyet ve iktidarı fiilen alınmış bir Hükümdar. Ankara Hükümetini değil. an İngilizlerin zoruyla işbaşında tutmuştur. M.Abdülhamid'in kızı Şadiye Osmanoğlu. İstanbul Hükümetini suçlu duruma sokarak Hilafetin yıkılmasını temin etmek (sağlamak) olduğunu anlamakta çok geç kalmıştır." 128 □ Lütfi Simavi de anılarında. onların asıl maksatlarının. bilhassa başta geliyordu.Kemal-İngiliz gizli anlaşması da."125 (Sarıklı Mücahitler. Ferit Paşayı sadrazamlığa getirmiş bulunmaktan dolayı kınanamaz. _8 . Sultan Vahidettin. daha bir müddet meraklı safh alar arzederek devam etmiştir." (Kuva-yı Milliye'nin Kadın Kahramanları. Damat Ferit Paşanın riyasetindeki hükümetin birçok icraatına icabında karşı çıkmak suretiyle.Kemal Paşa ve Kuva-yı Milliye'ye karşı görünmelerinden doğmuştur. İkinci ve Üçüncü Bölümlerde ele alınacak. çantanın dedikodusu mübalağalı şekilde sarayın hademelerine kadar kulaktan kulağa yayılmıştı. Aynur Mısıroğlu: "Damat Ferit Paşa bu bildiride ifade edildiği gibi asla 'hain' değildir. 126 Belki siyasetinin yanlış ve hatalı tarafları vardır. Damat Ferit hain değilmiş ama zavallı adamcağız. vefat ettiği odada bulunan eşyalar arasındaki (içi mücevher dolu] 'su çantasının' hikâyesi.123 Birçok kereler onu bu makamdan uzaklaştırmışsa da işgal kuvvetlerinin zorlaması ile yeniden tayine mecbur ka lmıştır. Sultan Vahidettin.

resmi soruşturmayla sabit olmuştur. Dünyanın bütün kanunları baba malını evlada verdiği halde Sultan Vahidüddin'in bunları götürmeye tenezzül etmemesi. malî ahlak bakımından Sultan Vahidüddin. Sultan Reşat'a ait bulunan bu para ve mücevhe rler. haremdeki kasanın anahtarlarının ağabeyinin ölümünden ancak bir hafta sonra bulunmasının kendisinde bazı kuşkular uyandırdığını bildirdi.] verilmesi hem kanunun. hazine dairesine iade ettikten sonra firar ettiği (kaçtığı). bunun üzerinde durmak istemiyorum. bugüne kadar yazılıp söylenenlerin tamamen aksinedir. şahsi miras olarak padişahtan padişaha geçen Hazine-yi Humayun'a (Saltanat hazinesine) katiyyen dokunmamış ve hatta öz babasına ait olan kıymetli eşyaya bile el sürmeyip hepsini millete bırakmış olmasında gösterilebilir. efsanevi bir namus ve istikamet (doğruluk)eseridir.000'i altın ve kalanı banknot (kâğıt para) olarak 30. 3. emirlerindeki insanların her türlü mal ve mülküne sahip çıktıklarını bilirdim ama koskoca Osmanlı hanedanında.] Padişahlar resmen bir makbuz vermek suretiyle Hazine-yi Hümayun'daki her şeyi getirtip yanlarında alakoyabilirlerdi. Bir zamanlar Altıncı Mehmet sözündeki 'altıncı' kelimesinden kinaye olarak altın seven adam manası çıkarılmak suretiyle itham edilmiştir.. babasından kendisine intikal eden her şeyi bile Hazine-yi Hümayun'a göndermiştir. Çadırda yaşayan kabile ve aşiret reislerinin. memleketten kaçarken. Bunlara neden saygı gösterilmedi.] Bu doğru değildir. Kasalardan çıkan paranın miktarı. [.Danişmend şöyle diyor: □ "Bu son Osmanlı Padişahının muhtelif taksiratı (kusurları) içinde para ve umumiyetle servet hırsından da bahsedilir.. bununla birtakım saray eşyası ve sofra t akımları yaptırdığını büyük bir şaşkınlık içinde öğrendim.H. Memleketten pek haklı sebeblerle ayrılırken. hem şeriatın emrettiği açık bir gerçekti.000 lira idi. devletin kendisine verdiği ödenekten biriktirilmiş paralarla meydana gelmişti.. [. Altıncı Mehmet'in bırakıp gittiği muhteşem mücevherler içinde.nu. O böyle yapmadığı gibi yanındaki kıymetli eşyaları da oraya teslim edip daha evvel bunlar için verdiği makbuzu geri almak yolunu tutmuştur. de bi an _8 ."129 Buna karşılık İ." (K. Altıncı Mehmet bu kadarla da yetinmemiş. Halbuki gerçek. şahsi (kişisel) mirası mahiyetinde. Buna dair Hazine-yi Hassada elbet bir kayıt olmalıdır. buna benzer olayların geçeceğini aklıma bile getirmezdim. Bu müh im meziyetinin en büyük delili. eğer şimdi yanlış hatırlamıyorsam.Mısıroğlu.."130 Danişmend'in yaklaşımını paylaşan günümüz Vahidettincileri de şöyle yazıyorlar: □ "Sultan Vahideddin'in birçok meziyeti yanında bir de efsanevi dürüstlüğünü belirtmek icap eder. Birçok siyasi hatalarına karşılık. Onun mirasının oğullarına [. yeryüzünde misli pek az bulunabilecek kadar namusludur.. onun kanuni mirasçılarına vermeyip kendi keyfince harcadığını. bilinmez bir sona gittiği halde. babası Sultan Mecid'in murassa ve ortasında dikdörtgen şeklinde pırlanta büyük bir taş bulunan sorgucu da vardır. o sırada oturduğu Yıldız Sarayında ve yanında bulunan musanna (sanat eseri) ve murassa (değerli taşlarla bezeli) bir altın çekmeceyi. Vahideddin isteseydi bu usulü tatbik etmek suretiyle bütün Hazine-yi Hümayun'u beraberinde götürebilirdi. Sultan Vahidettin'in ağabeyinden kalan bu parayı.

Hükümdarlar tarafından. İ. Eskiden para da bulunurmuş.H. Bu hazine.11.Nazif Tepedelenlioğlu. bu hazinenin sadece mutemedidir (güvenilir koruyucusu). Bunlar. Saltanat Hazinesinde.1969) □ "Giderken Hazine'den hemen hemen kendine ait eşyalar dışında hiçbir şey almadı. Hazine-yi Hümayun'dan makbuz mukabilinde 'Kıyametname' adlı kitabı getirtmiş ve minyatürleri iki milyon değerinde olan eseri. saltanat makamına aittir. Geri yollamak istediğiniz kitabın iki. bu yazarların gittikçe köpürterek yazdıkları yazıların da.Cevat Ulunay.H. Padişahın babadan kalma. Hiç olmazsa bunu bir ihtiyat olarak yanınızda alıkoymanız doğru değil midir?' [ dediler. 30. savaş ganimetleri. bazı eşyayı ancak geçici olarak ve makbuz karşılığı saraya aldıra- de bi an _8 . ötekuse İ.1966) Görülüyor ki İ. belki de üç milyona alıcısı hazırdır. saltanat hazinesi.ı Mübareke' ile Yavuz Selim'den beri sıkı bir kayıt altına alınmış olan değerli eşyalar. onlara kim bu hediyeleri verirdi? Binaenaleyh bu kıymet biçilmez eşyada benim kadar milletin de hakkı vardır. O zaman yakınları. Son anda yolda okumak için istediği Kuran-ı Kerim'in altın bir mahfaza içinde olduğunu öğrenince. 95) □ "Sultan Vahideddin İstanbul'dan çıkmadan evvel. Roma'dan altın mahfazayı Beytülmale (hazineye) ait olduğu için İstanbul'a geri iade etti (Ne Türkçe). Oysa. Ben bu ih aneti kabul edemem. Bunlar sizin malınızdır. vardır. Neden mi? Çünkü Osmanlı Devletinde iki hazine vardı: Biri. Osmanlı devlet düzeni ve töresi ile zerre kadar ilgisi yoktur.Danişmend'in ve izleyicilerinin iddia ettikleri gibi Padişaha değil. yani dış hazine. padişahlara gelen armağanlar.Bu Hazine kayıtsız şartsız milletin malıdır. 'Emanat." (N."132 □ "[Vahidüddin Han] Malaya zırhlısına binerken eşsiz devlet hazinesinden bir kıl dahi almamak soyluluğunu göstermişti.H. devlet hazinesi demek olan Hazine-yi Birun.Danişmend'in ve öteki Vahidettinci yazarların söz konusu ettikleri Hazine-yi Enderun yani iç hazine. 'Bu Gözler Neler Gördü?'.Osmanoğulları'nın Dramı. s. Yeni İstiklal gazetesi. bugünün parasıyla (!) elli bin lira para ile gitmiştir.. Tarihçi Ubucini diyor ki: ". padişah yadigârları vb. Hazine-yi Humayun'daki her şeyi. Saray Hazinesinden çaldığı dört buçuk milyon altın vardı.' " (R. hesabını kimseye vermekle mükellef olmadığımız. Hüküm süren Sultan. 'Padişahım! Hazine-yi Hümayununuzdaki bütün eşya." 133 Padişah. Tercüman gazetesi. şahsi malımızdır. makbuzunu getirterek yine Hazineye iade etmişti. 18. Hami Danişmend. Bir padişahın bu hazineyi dilediği gibi kullanma yetkisi yoktur.] Sultan Vahdeddin şu cevabı verdi: 'Haklısınız. Fakat ecdadım bu milletin hükümdarları olmasalardı. İ. Öteki yazarlar da bu ifadeye kapılıp coşmuşlar.Danişmend'in ifadesinin de. Milyonları bile götürmesi işten değilken."131 □ "[Vahideddin] tamamen Padişaha ait olan Hazine-yi Hassa'dan bir kuruş almadığı gibi baba yadigârı elmaslı bir sorguç ile altın bir çekmeceyi makbuz karşılığı bırakarak gitmiştir. kişisel malı olarak anlatıyor ve buna uygun sonuçlar çıkarıyor..11. Halbuki Napolyon [kaçarken] yanındaki sandıklarda. ecdadınıza ve hanedanınıza hediye edilen eşyadır.

yanında kâğıt para '50 bin' lira. Topkapı Sarayı'nda duruyor!136 Bu yüzden Vahidettin'in. yükte hafif. Samiha Ayverdi." (Saray ve Ötesi. Bu değişmez töre sayesindedir ki 500 yıllık Hazine-yi Hümayun. Peki.139 Buna ek olarak saltanat mülklerinden gelen gelirler de vardır. "İstese bütün Hazine-yi Hümayun'u beraberinde götürebilirdi". her padişahın dilediği gibi kullanabileceği bir baba mirası değil. Kur'an mahfazasını geri vermesi doğal bir olaydır. pek müreffeh ve pek muntazam bir saray hayatına yetti.137 Ama o zaman ona da -Napolyon gibi.Z. çok zengindi. hem Osmanlı gerçeğine.bilir.142 T.Hazine-yi Hassa Genel Müdürlüğünün kayıtları yayımlanmadığı için mütarekeden sonra. anlaşılan aile içi para ilişkilerinde zayıf ama töreye karşı dikkatli. söz konusu nesneleri birlikte götüremez miydi? K.000 altındır. bozulmaz töre gereğidir. Kızı Sabiha Sultan. "Hazineye dokunmamış". geçici olarak yanında bulunan ve Hazine-yi Hümayun'a ait olan altın çekmeceyi. Kapı yüzlerce yıllık töre gereği Yavuz Sultan Selim'in mührüyle mühürlenir. Her şey kayda geçer. gelmişse miktarını bilmiyoruz. Vahidettin. toplam 1. Oysa son zamanlardaki en müsrif padişahlar bile içten ve dıştan borç almış ama bu hazinedeki değerlere el uzatmamışlardır. • İstanbul'dan ne kadar para ile ayrıldı? Bu konusundaki iddialar çeşitli.141 Refi Cevat Ulunay '20. Ağabeyi Sultan Reşat'ın aylık ödeneği 20. saltanata ait bir müze-hazinedir. ötekiler de gözü kapalı inanıyor. Bu geliri yok saysak bile Vahidettin'in aylık ödeneği.000 İngiliz lirası'143 aldığını ileri sürüyorlar. s.138 Zaten Hazine-yi Hümayundan bir şeyler alıp götürmesi de gereksizdi. bugünün (1995 Temmuz) parasıyla (1 Reşat altını = 4 milyon lira) en azından 80 milyar lira tutuyor. Ancak -ödenek ve mülklerle ilgili işlemleri yapan. Durum bu iken.181) Tabii Vahidettin'e de aynı ödenek verilmiştir. Göztepe '35.Uşaklıgil özetle şöyle diyor: "Sultan Reşat'a verilen aylık ödenek ve bu mülklerden gelen gelirler birleşince. Vahidettin istese. saltanat mülklerinden gelir gelip gelmediğini.140 H.000 altın'.020. pahada ağır bazı şeyleri pekâlâ götürebilirdi.hırsız denilirdi. "Milyonları bile götürmesi işten değildi" gibi dayanaksız ve yavan cümleler. Vahidettin. Kıyametname'yi. Çünkü ihtiyacı yoktu.Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi koca Hazine'nin tümünü değilse de. 500 yıllık saltanat ve devlet töresinin cahili mi ki "Bunlar.000 altın (yaklaşık 40 tri lyon lira) ödenek almış demektir. Hazine odalarına giriş çıkış bile çok ayrıntılı kurallara bağlanmıştır. "Babasının elmaslı sorgucunu almamış". 1918 Temmuzundan 1922 yılı Kasım ayına kadar 51 ay tahtta kaldığına göre devletten.135 Öyle olmasa bu görkemli hazineden geriye bir efsane kalırdı.134 Kısacası bu hazine.M. 'küçük bir cep harçlığı' ile ay- de bi an _8 . hesabını kimseye vermekle mükellef olmadığımız şahsi malımızdır" demiş olsun? Besbelli ki Refi Cevat Ulunay uyduruyor. hem Vahidettin'e saygısızlıktır.

25 kişilik hizmetli kadrosunun aylığı.272) Hüseyin Avni (Ulaş.Cevat Ulunay 20-000 altın diyor ki 152 kilo eder. Ama bu kadar para.000 altın. ilerde de tanık olacağız.Kemal Paşaya özel.145 Biri ötekini tutmayan ifadeler. • Vahidettin'in cesareti. Yanına aldığı paranın miktarı hakkında Vahidettin bir açıklama yapmamış148 tır. Vahidettin'in yanında ve hesabında 23.Dönem Zabıt Ceridesi.000 altın bulunuyor. kendini yıllarca Halife ordusu diye tanıttı. bir İngiliz bankasındaki hesabında da 20.144 Tütüncübaşı Şükrü ise. Zaten buna yakın bir parası olmasa. Buna Mediha Sultan ile Kral Hüseyin'in. son sadrazam Tevfik Paşanın M.000 lira kâğıt para ya da küçük bir cep harçlığı ile karşılanamaz. Antalya): "O tahtta oturan kimsenin (Vahidettin) cani olduğunu bilemiyorduk. Bu bile bugünün (1995) parasıyla 92 milyar lira eder. bacağı kırılsaydı da saltanat şûrasında Sevres Andlaşmasını kabul için ayağa kalkmasaydı. bir beyanname ile olsun.000 altın' bulunduğunu açıklamaktadır. genel görüşme konusu olur. Vahidettin'in bazı maceracılara yardım için verdiği paralar. Rasih Hoca (Kaplan. Tevfik Paşa 'Ankara ile Bab-ı Ali arasında hakiki bir ikilik yoktur' diyor. San Remo'daki villada yaşayan 40 kişinin yiyip içmesi. bir el çantası ve bir kişi taşıyabilir mi? Bu tür hesapsız iddialara. Tevfik Paşa makam-ı hilafetten bahsediyor! Makam-ı hilafet nerede? Vahidettin. yaver Zeki'nin lükse ve kumara harcadıkları. 'Vahidettin'in yanında 3. Tütüncübaşı Şükrü Beyin verdiği oldukça makul bilgiyi esas alırsak. Durumu görmüş. O gün konuşan milletvekillerinin (Efendi ve Hoca diye anılacak olanlar. temsilcilerini İstanbul'a değil. Ankara'ya göndermiştir!149 Milletin aleyhinde hareket eden bu kişiler haindir!" (I. paragrafında. o tantanalı sürgün hayatı yaşanamazdı. Vahidettin. İslam alemi kör değil. üç buçuk yılda nasıl bitti? Bunun cevabını San Remo'da yaşanan gösterişli hayatı görünce bulacağız.146 Dr. Meclis Başkanlığına resmi olarak yazdığı iki yazı. saltanat ve İstanbul hükümetleri hakkındaki kanı ve düşüncelerini özetle ve sadeleştirerek aktaracağım. Üçüncü Bölümde ele alınacak. ilerde ayrıntısını göreceğimiz desteklerini de eklersek. Kurtuluş Savaşı ile ilişkisi ise. C. 40 odalı köşkün kirası. Vahdettin‘in kullandığı gurbet parası 140 milyarı geçiyor. Evet yalnız Bolu hadisesi de bi an rıldığını yazıyor. din bilginleridir). Çoğu da inandırıcı değil. 50. TBMM'nde. Evet canidir! Çünkü bunca kıyım yapan Yunan ordusu.3. 24. Saltanatın kaldırılması ve Vahidettin'in hain ilan edilmesi 30 Ekim 1922 Pazartesi günü.Reşat Paşa tarafından taşındığı ve 'Sultan Vahdeddin'in bütün nakdî servetini (parasını) ihtiva ettiği söylenen bir el çantasına'147 152 kilo altın sığar mı? 152 kilo ağırlığı. s. düşman bu propagandayı yaparken o. _8 . R. Erzurum): "Türkiye halkı geçmişteki sisteme isyan etmiştir. 'Y unan ordusu neden Halife ordusu oluyormuş?' demek cesaretini gösteremedi. bu bölümün 9.

bu adamları lanetliyorlar.(isyanı).e. yerine genç ve milli bir Türkiye devleti kurulmuştur ve bütün hakimiyet ondadır. Anadolu milletine uzatmış ve İstanbul hükümetini lanetlemiştir. Gasp edilen hakkımızı geri almak ve yaşamaya layık bir millet olduğumuzu dünyaya ispat etmek için toplandık.. TBMM' nin kesin emriyle ve ilk fırsatta.g. zavallı mabetlerimizi. kişiliğinin sonucudur. Sevres Andlaşmasının üzerinde duruyor. doğudaki en uzak köşelere kadar fesat ellerini sal-masalardı. İstiklal Muharebesini yaparken ve İstanbul aleyhimize bir cihat fetvası çıkarmış iken. bize karşı silah kullansınlar diye kandıranlar. Bunlar idrakten. Hilafet perdesi altında. milletimizi şu alçağın (aslı: leîmin) adıyla kirletmemek için buna bir son verelim. O halde Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış. İstiklal Savaşının başlangıcında. memleketi alt üst edecek bir hale düşürecek yasa dışı sıfatlar takınmalarına. esirliğin gereği değil. saltanat cinayetlerine kadar kapı açmalarına... İsyan etmedik.e. ellerini bize. kendi şahsım adına ve kumandan olarak söylüyorum. (Gülmeler.275) Rıza Nur (Sinop): "Türk milleti... İslam kardeşlerimizi. İstiklal Mahkemesi ile bu adamlara gereken işlemi yapalım. bunun İslam aleminde büyük etki yapacağını' yazıyor. 'eğer Bab-ı Âli barış konferansına gitmezse. Bu hareket. gerek Irak'ta sürekli İslam askerleri ile savaşmak zorunda kaldım. gerek Çanakkale'de.Karabekir Paşa (Edirne): "Kötü ruhlar (asli: ervah-ı habise) gibi karşımıza çıkan bu adamlar. 282) Müfit Efendi (Kurutluoğlu.278) K. s. Halbuki bugün. vatana ihanet suçu işlediklerini bildirmektir!" de bi an _8 . üç yıl önce TBMM'ni toplayarak kararını vermiştir: Hakimiyet milletindir. İstanbul'da oturan bir küçük zümredir. Kendilerine verilecek cevap. s. hakkımızı istiyorduk.g. ayakları.281. Tevfik Paşa. bu şerefli günlere iki yıl önce kavuşurduk. Genel Savaşta cihad ilan edilmiş iken. Bütün şehitlerimiz. bütün İslam muhitinin mukaddesatına kayıtsız kalan Vahidettin'e biat ettiği için sağ elime nefretle bakıyorum. vicdandan yoksun birtakım insanlar. Kırşehir): "İstanbul'dakiler bizi onlara karşı isyan etmiş olarak ilan ettiler. Yozgat hadiseleri sesleri) Sevres'i imza eden Bab-ı Ali değil mi? Tevfik Paşa sadrazam sıfatını kullanmak için hangi mühürü kullanıyor? O mührü kimden almıştır? (Vahidettin'den sesleri) O mühür benim memleketimin. Bir an önce. hatta benim birliklerimin. bütün gazilerimiz. malikâne gibi zorla gasbedilmesi sonucu kullanılan cinayet mühürüdür. s. s.274.280)150 Hacı İlyas Sami Efendi (Muş): "İslamın hayatına. doğuda İslam. TBMM hiçbir zaman fırsat vermeyecektir." (a." (a. mescitlerimizi. karargâhımın içine kadar Ferit Paşa melunu zehirli mektuplar göndermemiş olsaydı. Müthiş bir esirlik çemberi altında olduğu için bu Padişahın böyle haince hareket ettiğini sanacak arkadaşlar bulunur." (a. O mühür milletin idam kararını mühürledi.g. Konya hadisesi vardır.g. bacakları kopmuş kardeşlerimiz..e.e." (a.

(a. s. Türkiye'de Büyük Millet Meclisi ve onun hükümet ve ordularını oluşturarak.315) 152 Görülüyor ki Vahidettin'in hainliği..284..291. "Padişah ve İstanbul hükümeti hakkında koğuşturma yapılmasına" da karar verecektir.294) Diyarbakır milletvekili Hacı Şükrü Efendi. Saray ve Bab-ı Âli'nin (hükümetin) bilgisizliği ve akılsızlığı yüzünden devlet.. s. hem dış düşmanlarına karşı ayaklanmış ve hem de o düşmanlarla birleşip millet aleyhine harekete gelmiş olan Saray ve Bab-ı Âli'ye karşı mücadeleye atılarak.... Saray ve Babı Âli ile fiilen ve silahla ve bilinen çetin zorluklar ve acı yoksunluklar içinde savaşıma girişmiş ve bugünkü kurtuluş gününe ulaşmıştır.g. Kurtuluş Savâşı'nın kısa bir özeti yapılıyor.e. (306 sayılı karar.e.g. s. Bence düşmanların da sonuncusu (Vahidettin) bugün halledilmelidir!" (a. Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve gerçek sahibi olan Türk milleti.g. s. dış düşmanlar.g. İstanbul'da düşmanlar ile işbirliği yapmış olanların.g. resmi tarihçilerin ya da 'devrim kalemşörlerinin' bir iddiası. hâlâ saltanat ve Osmanlı ailesinin haklarından söz etmelerini görmekle. şaşkınlığa uğramış bulunuyoruz. Anadolu'da.313) Saltanatın kaldırılması hakkındaki iki maddelik karar.. "İstanbul hükümetinin ve Vahidettin'in. sonunda tarihe karışmış bulunduğu bir anda. 1/2 Kasım 1922 gecesi kesinleşir. Saray ve Bab-ı Âli'nin hainliğini gördüğü zaman.(a.289)151 TBMM o gün. s. 285) Ali Fuat Paşa (Cebesoy. Türk milleti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararıdır.. yakıştırması. Bu karar kaldırılabilir mi? Nasıl kaldırılabilir? Sonra neler olur? İşte size üç ilginç bulmaca! de bi an _8 . besmele ile taşlanmasını" önerir. (Bravo. bir anayasa çıkararak. vermiştir.e. Bir bölümünü sadeleştirerek aktarıy orum: "Birkaç yüzyıldır.Avni ve Ziya Hur-şit'in de bulunduğu 14 kişi de.e. s. yaşa sesleri) Önce bu kişiyi tahtından indirelim!" (a. "İstanbul hükümetinin. onun birinci maddesiyle egemenliği Padişahtan alıp doğrudan millete. aralarında H.e. büyük felaketler içinde korkunç biçimde çalkandıktan sonra. milli varlığın ruh ve manasına aykırı olan yazısına cevap bile verilmemesini" ister. (Karar sayısı 308) Karara sadece bir milletvekili muhalif kal-mıştır. Hal böyleyken. Ankara): "Hâlâ İstanbul entrikası son bulmuyor.. 292) Saltanatın kaldırılması hakkında Rıza Nur'un yazdığı önerinin gerekçesinde. iftirası filan değil." (a. bu görüşmelerin ışığında.286) Nusret Efendi (Erzurum): "Bab-ı Âli ve Saray ölmüştür. (s.

Mısıroğlu'na göre: "Sultan Vahidettin'i son derece düşündüren ve endişelendiren bir hadise oldu. Vahdettin'in de öyle asılacağında şüphe yoktur" yolundaki sözlerini son derece korkmuş ve.4. onu vatan hainliği ile suçlayan bir karar almıştı..] İzmit'e götürülüp parça parça edilmiş Ali Kemal misali vardır ve onu bu hale getiren Nurettin Paşa. ayrılış sebebi olarak. Eski devrin önde gelen Nazırlarından (bakanlarından) olup Milli Mücadele'ye karşı yazılar yazan Ali Kemal Bey.158 Bu durumda kendisini emniyette hissetmeyen [. cumhuriyet kurmak için kararlı idiler. Esasen bir gün önce de TBMM. doğup büyüdüğü ve hükümdarı olduğu vatandan (17 Kasım 1922 günü) ayrılmak zorunda kalmıştır.102 vd."153 Vahidettinci yazarların154 görüşleri de şöyle: □ K."156 (Osmanoğulları'nın Dramı.94)160 □ N. Asla İngiliz emellerine alet olmamak şartıyla bu mevzuda onları vazifeye davet etmek hakkıdır. de bi an _8 ." (S. bir başka yerde de şöyle diyor: "Hanedana hakaret edilmesini önlemek amacıyla. can kaygısına düşmüştü.. Vahidettin'in İstanbul'dan ayrılmasının sebepleri □ Önce. "Vahidettin. aynı şeyin Vahidüddin'e de yapılacağını ilan etmiştir.Fazıl Kısakürek: "Önünde [. O zamanlar İslam kitlelerinin büyük kısmı İngiliz idaresinde olduğuna göre. Halife sıfatıyla alaka isteyebileceği tek devlet İngiltere'dir. Uzun nefs muhasebe ve murakabelerinden sonra kararını veriyor: Vatanı terk edecektir. İstanbul'da yakalanıp zorla İzmit'e götürülmüş ve orada Nurettin Paşanın emriyle askerlere linç ettirilmiş? Saraya her gün Sultan Vahideddin için iyi düşünülmediğini gösteren haberler gelmekteydi. Bunlar. Hatta tramvaylara tebeşirle 'Kahrolsun Sultan Vahideâdin!' diye yazılmıştı. s. saltanatı yüzüstü bırakıp kaçmanın.274)159 □ Mısıroğlu. heyecanlı nutuklar veriyor. s. Bazı kimseler.157 Araya karışan bazı kötü maksatlılar. Bu vaziyette ne yapmalı? Ya memlekette kalıp başına gelecekleri tevekkül ve teslimiyetle beklemek yahut sultanlık vasfını kaybetmiş ve adi bir fert düzeyine inmiş insan sıfatıyla vatan dışına göçmek..dinleyelim. Fransız Büyük İnkılabı olaylarını taklit." (Hilafet.Mücahitler. dünyanın gözünde gayet ağır ve namus kırıcı bir hareket olduğunu düşünemez ve vaktiyle Sultan Cem ve Mustafa'nın acı sonunu bilmez bir kimse değildi.] Padişah vatanından ayrılmak mecburiyetinde kalmıştır. Sultan Vahideddin hakkında da ileri geri konuşuyorlardı. Vahidettin'in son Başkâtibi Rıfat Beyi.) "Halk zafer sarhoşluğu içindeydi. 'Asılacağı' sözü halk arasında konuşulmaya başlamıştı. Fakat onun bir de Halifelik sıfatı var ki yüz milyonlarca Müslümana şamil bulunmakta ve bu bakımdan mahalli (yerel) kararların üstünde bir mahiyet arz etmekte.. etmekte oldukları "O zaman Fransız hükümdarı ihtilalciler tarafından nasıl idam edildi ise. akşamları fener alayları tertip ediyordu. Halife sıfatıyla hakarete uğramak istemeyen Padişah. s. Gündüzleri meydanda toplanıyor.

s. hem de yoktu. Vahidettin nasıl direnebilirmiş: "İstanbul'da kalıp Ankara hükümetine karşı söz gelimi. İngilizlerin desteği ile fiili mücadeleye girişebilirdi. Vahdettin için muzaffer Türklerle İstanbul içinde dövüşmeyi göze alırlar de bi an _8 ." (S. bunu olsun kabule mecbur değiller midir?" (S. Vahidettin ikisini de reddetmiştir. Onun şahsı ve tahtından başka bir şey düşünmediğini söyleyip yazanlar." (Vahidüddin. s. Acaba İngilizler. göz çıkarıyor. s.161-162) Anadolu'ya geçen bir tek Şehzade var: Ömer Faruk. 'Kal ve gerekirse öl!' diyemiyor. Mücahitler. Vahidettin'in kaçış sebeplerini şöyle açıklamış: "Rükneddin Sami Bey.] □ K. Hemen kıymet ölçümüzü belirtmek için kaydedelim ki Vahidüddin'in asil kalbinde. bu bakımdan tehlike de vardı. gerek gösterdiği bütün iyi niyetlerine Anadolu'dan sert ve menfi (olumsuz) karşılık gelmiş olmasının. Şöyle ki ona fenalık yapmak isteyen kimseler. iki hususu şimdiden açıklamak doğru olacak: Vahidettin'in gösterdiği bütün iyi niyetlere. kaş yapayım derken. 3. iki kere Vahidettin'e TBMM'ni tanımasını teklif etmiş. Yani Vahidettin'in Milli Mücadele'ye katılmak için Şehzadeler yolladığı iddiası da gerçeğe aykırıdır. tahtında kalmak için işgalci İngiliz kuvvetleri ile vatanı kurtarmış Türk ordusunu çarpıştıracak! Mısıroğlu.Mücahitler.Ayverdi. s.. bu hazin karara sevketmiş olduğunu söylemiştir. 197) □ Mediha Sultanın oğlu Sami Beyin çocuklarından Rükneddin Bey. İngiliz Belgeleri. Vahidettin'in kaçmasını içine sindirememiş olacak ki başka sebepler de ileri sürerek haklılığını pekiştirmeye çalışıyor ama olayı da doğal yatağından taşırıyor: "Acaba Sultan Vahideddin'in vatandan ayrılmasını gerektirecek ölçüde hayatına karşı ciddi bir tehlike var mıydı? Doğrusunu isterseniz hem vardı. Fakat bunlar. hatta Milli Mücadele'ye iştirak için gönderdiği Şehzadelerin geri çevrilmiş bulunması gibi sebeblerin onu. son derece vatansever ve hamiyetli bir kimse olmasına rağmen. Diyelim ki Vahidettin'in gözü bunu isteyecek kadar karardı." (Aktaran S.195) [Ayrıntıları Üçüncü Bölüme bırakarak. Bu şehzadenin anılarını da Üçüncü Bölümde aktaracağım. Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. Anadolu'dan sert ve olumsuz karşılık geldiği doğru değildir. hakikaten vardı.C.Mısıroğlu düşünüyor.Mısıroğlu. gerek fikirlerine itimat etmek gafletinde bulunduğu Ferit Paşanın hatalı kışkırtmalarının. s.94) Az önce TBMM'nin verdiği karardan söz eden kendisi değil miydi? Artık herhangi bir kişinin girişimi söz konusu olabilir mi? Vahidettin'in de TBMM'ne karşı direnebileceği düşünülemez. bu kadar büyük bir şecaat (kahramanlık) ve ulviyete (büyüklüğe) yer yoktur. O da Vahidettin'den gizli olarak İnebolu'ya gelir. Ama K.94) Yani Halife-Sultan. Padişahın memleketi kendi arzusu ile terk etmek çaresizliğinde kaldığını. (Jeschke. böyle bir emeli gerçekleştirebilirler miydi? İşte burası çok şüphelidir.İçinden bir ses. Bakın. Vahidettin iyi niyetini belirtecek herhangi bir davranışta bulunmamıştır ki sert ve olumsuz bir karşılık gelmiş olsun! Tersine Ankara.

yine böyle kesin bir ifade ile ne diyor: □ "İstanbul'daki işgal kuvvetleri ve özellikle İngilizler ile Ankara'nın mümessilliğini yapan şahıslar. hem de İngilizler hesabına sultanı belli doğrultulara sevk etmeye memurdu. O derece ki gurbete bile kendisiyle birlikte çıkmış ve ondan ölünceye kadar ayrılmamıştı. yüzbaşı. Sarıklı Mücahitler kitabında.Mısıroğlu bir başka kitabında. bu iddiasını daha da genişleterek şöyle devam ediyor: "Reşat Paşa. Meşhur Kuva-yı İnzibatiye Kumandanı Süleyman Şefik Paşa da onlardandı.163 İngilizler o zaman Yahudilikle çok haşır neşir olduklarından.164 Reşat Paşanın kendisinden af dileyen bu mektubu. Mason olmasına rağmen yine de asgari bir vicdan sahibiymiş ki San Remo'da. s. 276) Yazar böyle diyor ama hiçbir dediğini kanıtlamıyor. diğer bir çok vesaikle (belgeyle) birlikte Sultan Vahideddin merhum tarafından zembille şömineye atılıp yakılmıştır. s. bu boş varsayımları ve yersiz yorumları bir yana bırakıp Mısıroğlu'nun yeni bir iddiasını dinleyelim: "Fakat hadiseyi hem saraydaki. alacak durumda mıydılar?161 Alsalar. Vahideddin'in tehlikeyi ciddi kabul etmesini gerektiren bir hava ihdas etmişti (yaratmıştı).Kemal'in casuslarından biri idi. Bakınız.] Miralay Fahri Bey güya Sultan Vahidettin merhumun en yakınlarındandı. Bu haberlerin asıl kaynağı İngiliz entelicansı idi. Ankara ve M. Üstelik bu görevinden memnun da değil. bir kısmı Ankara'da bulunan (!) ve İngiliz entelicansı ile irtibatta (bağlantıda) olan bu adamlar.151. Sultan Vahideddin merhuma karşı oynanan bu oyunu [İstanbul'dan uzaklaştırma] birlikte planlamışlardı.95) □ K." (s. bütün konuştuklarını akrabası Niyazi Bey vasıtasıyla [Ankara'nın temsilcisi] Refet Paşaya saati saatine bildirmiştir.276) Doğrular: Fahri Engin o tarihte albay değil.Mücahitler. bir ipucu bile vermiyor. ilerde çok rastlayacağız. hem Ankara'daki adamları (!) vasıtasıyla başından beri çok mükemmel bir surette planlayan İngiliz entelicansı (gizli servisi). Mesela Padişah adına General Harington'la bu meseleyi görüşen Miralay (Albay) Fahri (Engin) Bey.162 Her gün saraya yeni bir ihbar yapılıyor ve Padişah'ın bir suikasde uğrayacağı bildiriliyordu. böylesi dayanaksız iddialarına. [. Padişaha 'onu aldatıp ihanet ettiği' yolunda bir mektup yazıp bırakarak intihar etmiştir. suret-i haktan görünerek Padişahı bu harekete (kaçmaya) sevk için çok mahirane (ustaca) bir rol oynadılar. Alternatif tarih yazıcılarının. aynı yazar. Vahidettin'in 'en yakını değil. sonuç ne olurdu acaba? İyisi mi.mıydı.94. Kısacası aklına va gönlüne göre bir senaryo yazıyor.. Hem masondu." (Hilafet. Yakınlarından bizzat dinlediğimize göre. bu kimseler de masonlardan seçilmişti. verdiklere sözlere ve tarih metodu hakkındaki açıklamalarına rağmen. de bi an _8 . Bir kısmı sarayda. sadece sarayda görevli deniz yaveri. Muhbirler ise Padişahın itimadını kazanmış resmi şahıslardı. ayrılmak için daha önce başvurduğunu açıklıyor. Mesela vefatına kadar Sultan Vahideddin'in yanından ayrılmayan hususi doktoru Reşat Paşa bunlardan biri idi." (S.

bir müddet Padişah. Ayrılış hazırlıkları Son İstanbul hükümeti. Harington'un daveti ve Padişahın izniyle yalnız bir kere konuşuyor. Aşağıda okuyacaksınız. Yani bu ayrıntı dışında. geçici olarak. Fahri Engin hakkındaki bilgilerin tümü gerçeğe aykırı. 3. tarih sır asıyla şöyle: □ Erzurum Kongresi sürerken Damat Ferit 30.. hayatlarının korunması için İngilizlerden defalarca güvence istemiş ve almışlardır. 4 Kasımda istifa eder. s.168 6 Kasım 1922 günü Ali Kemal'in milliyetçilerce tutuklandığı haberi İstanbul'da bomba gibi patlar. Vahidettin'e önceden güvence vermişlerdir.385 vd. için her şeyi yapacaklarına dair 1920'de yaptıkları vaadi (sözü) hatırlatır. götüreceklerse Mısır'a mı. Fakat halk tamamiyle kayıtsız kaldı. Çünkü Vahidettin ve Damat Ferit.. Padişahlardan hiçbirisi bu derece sefalet ve hakarete düştükten sonra.5." (Biraz da Ben Konuşayım. Kendisini [güvenli bir yere] götürüp götürmeyeceklerini. öteki kanıtsız iddiaları nasıl ciddiye alınabilir? Vahidettin'in.169 □ R. yakın bir tehlike vukuunda. İngiliz Elçiliğine koşup sığınmaya başlarlar. gerçekten akrabası Niyazi Bey aracılığıyla Refet Paşaya göndermiştir. İstanbul'da kalmış.166 Meraklısı için Amiral Fahri Engin'in bu konuda yaptığı geniş açıklamanın adresini veriyorum: Yakın Tarihimiz.167 yerli ve yabancı basın Vahidettin aleyhinde haberlerle doludur. Rumbold. . çünkü Harington'la sürekli değil. şahsını korumak. Cumhuriyet döneminde Donanma Komutanı olmuş. gerçeğin bu kadar uzağına düşen yazarın... yine mevkiini muhafazaya çalışmamıştı.7.Daha.' 170 Görülüyor ki İngilizler. Yazının tek doğru noktası ise şu: Fahri Engin bu tek konuşma hakkındaki raporunu. barış görüşmelerine katılacakları için ve-daya gelen İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold ile Baştercüman Ryan'ı kabul eder ve uzun görüşmenin sonunda. İngilizler ile Ankara temsilcilerinin ortak oyunu sebep olmuş değildir. • Askerlik hayatı ortada olan Amiral Fahri Engin hakkında bile. İstanbul'da kaldı ve arabasıyla şehri dolaşmak suretiyle teveccüh (ilgi.Tevfik diyor ki: ". Çünkü çok öncesi var. Kurtuluş Savaşı'na karşı olanlar dalga dalga.C. 10-15 kişiyle her yere gidebileceğini söyler. (3) Harington'la yaptığı konuşmaları Refet Paşaya saati saatine intikai ettirmiş olduğu da yanlış.. İngilizlere sığınmasına ve İstanbul'dan ayrılmasına. Bu konunun başlıca evreleri.165 amiralliğe kadar yükselmiştir. Halk galeyan halindedir.1919 da İngiliz Yüksek Ko- de bi an _8 Yazarın iddia ettiği gibi Vahidettin'le gurbete de birlikte çıkmamıştır.191) Vahidettin 6 Kasım 1922 günü. 'Britanya makamlarının. s. dolayısıyla ölünceye kadar Vahidettin'den ayrılmamış olduğu da bütünüyle gerçeğe aykırı. Vahidettin'in istememesine rağmen. Kıbrıs'a mı götüreceklerini sorar. dostluk) kazanmak istedi. Mısır'a gitmesinin imkânsız olduğunu. nedense başka bir elçiliğe değil de.

Yüksek Komiserliğe.Hohler'den. dolayısıyla kendilerine her türlü saygının gösteri lmesi.9. Sivas Kongre'sinin sona ermesinden sonra ve istifa etmeden önce. Yeni Yüksek Komiser Rumbold'dan Lord Curzon'a: ".171 □ Yüksek Komiser Amiral Calthorpe bu görüşmeyi 31.1920.1919'da. Sizce." 179 □ 10... tahttan indirilmesine ve belki öldürülmesine yol açmaktan korktuğu için müttefiklerin desteğine güvenip güvenemeyeceğini" öğrenmek ister. Padişahı ve Ferit'i koruyacağı yolunda bir vaatte bulunabilmesi için yetki verilmesi. ancak talimat gelene kadar gerekirse meselenin lehlerine mütalaa edileceği (düşünüleceği) cevabını verir. bu hususta Londra'nın talimatına ihtiyaç olduğu..1919'da Londra'ya duyurur. 1920. "Padişahla kendisinin ve taraftarlarının hayat ve özgürlüklerinin güvenlik altına alınmasını" bir daha rica eder."177 □ 4.174 Amiral de Robeck "Sultan'ın.miserliği Siyasi Müşaviri Tom B.176 □ 1. Hohler. "Her ikisinin de mütareke şartlarına uyarak bunları uygulamak yönünde ellerinden geleni yaptıklarını. Padişahın ve yakınlarının kişisel güvenliğinden kaygı duyduğu. onlara dokunulmaması ve güvenliklerinin korunması için tedbir alınması gerektiğini" bildirir. bu defa yeni Yüksek Komiser Amiral de Robeck'ten. 29. çok gizli: "İngiliz Yüksek Komiserliğince Damat Ferit Paşaya şu yolda bir mesaj gönd erilmesi düşünülmektedir: İstifadan sonra memleketi terk etmek isterse Ferit Paş aya yardım edileceği.1921.. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Tahttan çekilmesi halinde Padişahın yurt dışına çıkmasına İngiltere'nin yardım edeceği fakat tahttan çekilmemesi için ısrar edilmesi.... "Padişah ve Damat Ferit'in kişisel güvenlikleri konusunda gerekli önlemlerin alınmasını" onaylar. kendisinin ve adamlarının selametini sağlayacak her türlü tedbirin alınacağı" hakkında güvence verir..172 □ İngiliz Dışişleri Bakanlığı 18."İngilizlerin istediği her bir kişinin tutuklanıp cezalandırılmasını sağlamaya hazır olduğunu" bildirir...Padişah güvence altındadır.175 □ Vahidettin 1920 yılı başında da.173 □ Damat Ferit.8.." 180 □ 7 Eylül 1922 (Türk birlikleri İzmir ve Bursa önünde)..7. bir İngiliz aracılığıyla Yüksek Komiser Calthorpe'a.. milliyetçilerin iktidara gelmeleri halinde kendisinin. İngiltere'nin.10. memlekette kalırsa kendisinin ve Padişahın korunmalarına çalışılacağı. Tahttan mutlaka çekilmek isterse Padişahın Türkiye dışına çıkmasına yardım edileceği.1919'da.10.10. General Haring ton'dan Rumbold'a: "Padişahın korunması için alınacak önlemler konusuna dikkatinizi çekerim. Amiral de Robeck'in Lord Curzon'a yolladığı yazının özeti: "Ferit Paşanın. "geniş ölçüde eyleme geçerse bir ihtilali tahrik edip hiçbir yarar sağlanamadan. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a. "Lüzumu halinde Padişahla kendisinin güvenliklerinin İngilizler tarafından korunup korun-mayacağını" sorar.12.. Ne var ki. Padişah için hangi geminin ayrılması uygun görülür?" 181 □ 11 Eylül 1922.1920. Rumbold'dan Harington'a: "Padişah İstanbul'dan ay- de bi an _8 ." 178 □ 6.

] Padişah beni iç mabeyn dairesinde kabul etti. öbürünün ise yüksek rütbeli biri olduğunu.. Durum düzelince memlekete dönerler. en çok Müslüman tebaya malik bir devlet olan İngi ltere'den bekliyorum." 185 □ T.Bir çarşamba günü [15 Kasım] yemekte iken Sultanın yaverinin geldiğini bildirdiler. Rumbold.Göztepe.G. bu yüzden daha az göze çarpacak birini bulacağını söyledi. Padişah isterse.rılmak isterse. Fransız ve İtalyan Yüksek Komiserlerini bir toplantıya çağırır (9 Kasım 1922) ve Harington'u da uyarır. Sultanla senelerce beraber bulunmuş olan doktoru dahil bütün saray halkının aleyhe döndüğünü ve Sultanın da Cuma selamlığına çıktığı zaman öldürüleceğini zannettiği için hay atını kurtarmam için bana haber yolladığını bildirdi. Sonunda hiçbir şey söylemedi. Çünkü Vahidettin'in Harington'a yolladığı yazının de bi an _8 . bu işler hakkında Harington'la temasta olduğunu öğrendim. sadece 'Gidebilirsiniz' dedi. Vahidettin'den bir haber alamadığı için telaşlanan Harington. 13 Kasımda Vahidettin'in bilgisi ve izniyle İngilizce bildiği için kendisini çağırtır. bir olaya tanık değilse. [..] Vahidettin bu ara M. uydurmaktan çekinmeyen sevimli bir yazar. s. Malaya gemimizle Malta'ya nakledebiliriz. etrafında güvenebileceği yalnız iki kişi bulunduğunu. 6 Kasım 1922 konuşmasından sonra. Vahidettin'in güvenliğini bi rlikte sağlamak amacıyla. birini sık sık haberleşme aracı olarak kullandığı için kimliğinin anlaşıldığını. □ Rumbold. Vahidettin'in Harington'a şöyle bir mektupla başvurduğunu iddia ediyor: "Son olaylar üzerine hürriyet ve hayatımı tehlikede görmekteyim.M.Kemal ile bağlantı kurmak isteyecek ama bu isteğini sonuçlandırmayacaktır. Arkasında robdöşambr vardı. bu talebin yazı ile yapılmasını istemek zorunda kaldım.] Benimle ikinci bir temas olmadı. 6 Kasım'da. Osmanlı saltanatı ve İslam hilafeti üzerindeki bil irs vel istihkak (babadan ve haklı olarak) haiz bulunduğum meşru ve mukaddes haklarımı tamamiyle muhafaza etmek şartı ile hayatımın muhafazasını.Cehenneminde. Teklifi dinledi. Fakat Padişahın eşlerinden birinin erkek kardeşi olan Yarbay Zeki'nin. herhangi bir telkin ya da baskıda bulunmuş değiller. üzgün." (V." 184 □ Gerisini Harington şöyle anlatıyor: ". son raporunda özetle diyor ki: "Sultan bana. sizinle ve buradaki Deniz Kuvvetleri Komutanımızla görüşeceğim." [Son haberleşme için Mızıka-yı Hümayun ve Hademeyi Hassa Komutanı ve kayınbiraderi Yarbay Zeki'yi kullanacaktır. yüzü traşlı. Bu yaverin Mızıka Komutanı olduğunu öğrendim. Bu mektup da onlardan biri.16) Göztepe.183 Vahidettin'in yaverlerinden Fahri Engin'in verdiği bilgiye göre.' [. 182 Aralarındaki gizli yazışmalardan da anlaşılıyor ki Vahidettin'in kaçması iç)n İngilizler. kendisini. Tabiatiyle Su ltanı kaçırmakla suçlanmak istemediğim için.. □ Olayı Fahri Engin'den dinleyelim: "Harington beni yalnız olarak kabul etti ve bana söyleyeceği teklifin çok mahrem olduğunu ve bunu ancak Padişahın kendisine arz etmekliğim icap ettiğini söyleyerek şöyle dedi: 'Vaziyet Türkiye'de gittikçe fena bir şekil alıyor..

1958 yılında yayımlanmış olan kitabının 49. ailesini dilediği yere nakledememektedir. Yıldız Sarayı'nın yan kapısından alınacaktır. sayfasında bulunuyor. 16 Teşrin-i sani 1922. B. K. s. İngilizler elinde adeta esirden farksız bulunduğunu göstermektedir.aslı şudur: "İstanbul'da hayatımı tehlikede gördüğümden. Öyle ya. 85 yaşındayken. N. s.262) Tevfik Paşanın oğlu ve Vahidettin'in yaverlerinden Ali Nuri Okday." (Hilafet. 125. Abdülmecit Efendinin mektubunu. yeni bir Halife seçilmesi için önce Abdülmecit Efendiyle temas edilir. Belki bir fert (birey) olarak çıkıp gitti.188 186) Yazının Türkçe ve İngilizce orijinallerinin fotokopisi Tevfik Bıyıklıoğlu'nun Atatürk Anadolu'da adındaki. hazreti rahatlatsa. ve Harington'un anılarının.200) Oysa Vahidettin Halifeliği bırakmamış ve sığınma yazısınıda o sıfatla imzalamıştır.Mısıroğlu bu olayın devamı hakkında. kısaca şöyle yazıyor: "Ertesi günü yani 18 Kasım 1922'de Rauf Orbay. İngiltere devlet-i fehimesine iltica (sığınır) ve bir an evvel İstanbul'dan mahall-i ahara naklimi (başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. Ali Nuri Okday'ın yaşlılıktan kaynaklanan bu tür yanlış bilgileri ile Üçüncü Bölümde yeniden karşılaşacağız. s. Vahidüddin de tahttan indirilmişti. bankadaki hesabından kendisi para çekememekte.220) Vahidettin'in İngilizlere sığındığının anlaşılması üzerine. s.Şimşir." (Vahidüddin. Ankara'da 101 pare top atılarak padişahlık kaldırılmış. Mısıroğlu diyor ki: "[Bunlar] Sultan Vahidettin'in. 17 Kasım 1922 Cuma sabahı. büyük hayretle şunu ekliyor: "Uçak mevcut olmayan bir devirde. bu süratin sebebini çözememiş olan Mısıroğlu'na. Abdülmecit Efendi kabul ettiğini bir yazıyla İstanbul'daki Ankara temsilcilerine bildirir." (Hilafet.N. Neyse.Kısakürek'e şu bilgiyi veriyor: "Vahidettin Padişah sıfatı ile kaçmadı.F.Göztepe'nin uyduruk mektubunu yayıml amasını nasıl yorumlamalı? (Son Padişah Vahdettin. Cumhuriyet gazetesi.281) Sonra. Padişah. Vahidettin'in yazılı talebini alır almaz Harington hazırlığa koyulur." İmza: "Müslümanların Halifesi Mehmet Vahideddin'' 186 Düşmana sığınan yani resmi esareti kabul eden bir Halifenin halifeliği devam eder mi?187 Tabii ki etmez. de bi an _8 . İcra Vekilleri Heyetinin toplantısında okumuştu. O da üzerinden sıyırdıkları bütün sıfatların içinden. 27 Kasım 1973. asıl mektubu değil de T.M. (Ayrıca. şu sürate bakınız!" Biri. o tarihte telgraf diye bir haberleşme aletinin çoktan icat edilmiş ve kullanılmakta olduğunu hatırlatsa da. 371/7962) Vahidettin hakkında bir kitap yazan araştırmacı-yazar Yılmaz Çetiner'in. kendisine kalan fert hakkıyla çıkıp gitti. FO.

6. Vahidettin'in ayrılışı ve sonrası Saraydan oğlu Ertuğrul ve Başmabeyinci Ömer Yaver Paşa, özel doktoru Reşat Paşa, Hademe-yi Hassa ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanı yarbay (kimine göre albay; San Remo'dayken yaver diye anılacak) Zeki, Seccadecibaşı İbrahim, Esvabcıbaşı Küçük İbrahim, Tütüncübaşı Şükrü, Berberbaşı Mahmut Beyler, 2.Musahip Mazhar Ağa, 3.Musahip Hayrettin Ağayla birlikte ayrılır (10 kişi). T.M.Göztepe'ye göre, 'General Harington, muhafızlarıyla birlikte Yıldız Sarayına, Vahidettin'in ayağına kadar gelmiş, aynı otomobile binmişler'. (s.17) Oysa General Harington anılarında, bu işe ayırdığı görevlilerin, Vahidet-tin'i, oğlunu ve maiyetini iki ambulans ile deniz kıyısına getirdiklerini, kendisinin kıyıda beklediğini anlatıyor ve diyor ki: "Saatlerce sürmüş gibi görünen bir beklemeden sonra Sultanı taşıyan ambulansın yolda lastiği patlamış olduğunu öğrendim, bunun bir zararı olmadı, vaktinde geldiler ve ben de kendisini motoruma alarak Malaya gemisine teslim ettim."189 Yine Göztepe'ye göre, 'Vahidettin, İngiliz zırhlısının güvertesine ayağını basarken gürlemeye başlayan selam topları (!) arasında, geminin kıç tarafına dönmüş ve orada dalgalanan İngiliz bayrağını selamlamış.' (a.g.e., s.17) Kısakürek ise, Vahidettin'in İngiliz bayrağını selamlamasını atlayarak sahneyi şöyle süslüyor: "İngiliz zırhlısına geçerken top sesleriyle selamlanan, forsu direğe çekilen ve muzaffer bir Hakan muamelesi gören Vahidüddin..." (Vahidüddin, s.207) Harington ise anılarında, selam topları ne gezer, gizliliği sağlamak için bi rçok sıkı önlem aldığını anlatıyor ve diyor ki: "Vahidettin'i kaçırdığımızı dört saat müddetle [Yıldız camisindeki Cuma namazına kadar] kimse bilmedi." 190 (N.H.Uluğ, Halifeliğin Sonu, s.81)191 Siz kime güvenirsiniz, olayın doğasına da ters düşen bu dayanaksız iddialara mı, yoksa olayın tanığı ve düzenleyicisi olan General Harington'a ve o gün t utulmuş resmi tutanaklara mı? • İngilizlere sığındığı ve İstanbul'dan ayrıldığı anlaşılınca, Şeriye Vekili Vehbi Efendinin fetvası ve Meclis'in kararı ile Vahidettin Halifelikten alınır ve Meclis, Abdülmecit Efendiyi Halife seçer. (Z.C., 24.C, s.564 vd.) • Vahidettin bir süre Malta'da kalacaktır. Göztepe'nin anılarında, Hicaz Kralı Hüseyin'in bu sırada Vahidettin'e yolladığı telgrafın metni de var. Göztepe'ye göre Kral Hüseyin, Vahidettin'e şöyle hitap ediyormuş: "Yeryüzünün Halifesi ve umum İslamların İmamı, Emirülmüminin Efendimiz Hazretleri!" 192 Bu mektubu, Kısakürek (s.210) ve Mısıroğlu (Osmanoğulları'nın Dramı, s.186) ile araştırmacı-yazar Yılmaz Çetiner de (s.284) Göztepe'den aktararak veriyorlar. N.F.Kısakürek'in kitabında mektubun metnini gören Türkolog J.L.Bacque Grammont ile H.Mammeri'nin, "VI. Mehmet'in Sürgündeki Hac Yolculuğu ve Birkaç Bildirisi" adlı araştırmalarının 14.no.lu dipnotunda şu görüş ileri sürü lmektedir: "Osmanlılarla ilişkilerini koparmasından sonra, Kral Hüseyin'in tutumuna dair bildiklerimiz, kendisinin VI.Mehmet'i Halife olarak tanıdığını ifade edecek şekil-

de

bi

an

_8

de ona hitap etmiş olması ihtimalini çok uzak kılmaktadır. Bu nedenle Kısakürek'in [gerçekte Göztepe'nin] metni, çok büyük bir olasılıkla uydurmadır." (Tarih ve Toplum dergisi, s.60, 16. Sayı/ Nisan 1985)193 Göztepe'nin, Vahidettin'in Harington'a yazdığını iddia ettiği uydurma mekt ubu daha önce görmüştük; aynı tutumu sürdürdüğü anlaşılıyor. Zaten bu son mektubu, herhangi bir kaynak da doğrulamıyor. • Grammont ve Mammeri, Fransa'nın Kahire Büyükelçiliği ve Cidde Başkonsolosluğu raporlarından yararlanarak, Vahidettin'in Malta'dan Cidde'ye k adarki yolculuğunun ayrıntılarını veriyorlar. Aşağıdaki düzeltmeler içinbu araştırmayı, ayrıca B.N.Şimşir'in Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan 'Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu' adlı dizi yazısında geçen İngiliz belgelerini esas aldım. □ Göztepe, Vahidettin'in Malta'dan Süveyş'e Barham zırhlısı' ile geldiğini yazıyor (s.66, 68, 69, 73). Oysa Fransa'nın Kahire Elçiliği raporuna göre, Port Sait'e 'Ajax zırhlısı' ile gelmiştir (Tarih ve Toplum, s.54/ 16. sayı) Bu konudaki İngiliz belgeleri daha da ayrıntılı: Kral Hüseyin 'Vahidettin'in Cidde'ye kadar bir İngiliz savaş gemisi ile yollanmasını' ister ve 'bunun, İngiltere'nin prestijine daha uygun olacağını' ileri sürer ama İngiltere reddeder. Ajax Vahidettin'i 9 Ocak'ta Port Sait'e bırakır. Bir gece orada bekletilir, ertesi günü Clematis adlı ikinci sınıf bir yolcu gemisine bindirilir. .Clematis de ancak Süveyş'e kadar götürecek, Vahidettin bir gece de burada kalacaktır. (B.N.Şimşir, Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu, 28 Kasım 1973, Cumhuriyet) • Göztepe'ye göre Vahidettin Süveyş'ten Cidde'ye de şöyle gelmişmiş: "Bir İran kumpanyasına ait bulunan ve o tarihlerde İran bayrağı ile seyrüsefer eden biricik Acem vapuru bulunan 'Zemzem' isimli bir yolcu vapuru, Hicaz hükümeti tarafından kiralanarak Sultan Vahidettin'in Hicaz seyahatine tahsis edilmişti... Vapur pruva direğine, ortasında beyaz şualı bir güneş bulunan alzeminli Hanedan-ı Âl-i Osman forsunu çekerek Kızıldeniz'e açılmıştı."(s.74) Karşılamada bulunan Cidde Başkonsolosunun raporuna göre, Vahidettin Cidde'ye, 15 Ocak 1923 sabahı, Mısır'ın Hidiv Deniz Şirketine ait, „Mansura' adlı mütevazi bir gemi ile gelir. Vapurun direğinde hanedan forsu değil, Türk bandırası vardır; üstelik gemi Vahidettin'e ve yanındakilere de tahsis edilmiş değildir, çünkü 'patates torbaları ve domates sepetleri ile yüklüdür'. Fransız Başkonsolos, Vahidettin'in böyle bir gemi ile gelmesinin, şehirde olumsuz bir hava yarattığını yazıyor. (Tarih ve Toplum, s.54/16. sayı) General Allenby, Kızıldeniz'de sefer yapan bu üçüncü sınıf yolcu gemisinin uygun olmadığını Londra'ya bildirmiştir ama Londra üzerinde bile durmaz. (B.N.Şimşir, aynı yer) • Göztepe'ye göre Vahidettin Cidde'de şöyle karşılanmış: "[Sultan Vahiddedin] gemiden römorköre atlar atlamaz, denizin yüzünü do lduran irili ufaklı yüzlerce yelkenliden bir çığlıktır kopmuştu. Denizin yüzü bir Lale devrinden nişan verirken, Cidde toprakları da çeşitli karşılama şenlik-leriyle çınlıyordu." (s.77)194 Fransız Başkonsolos ise günlük raporunda, 'Kral Hüseyin ve Veliahtı Ali'nin, şehre kadar Vahideddin'e refakat ederek, halkın genel ilgisizliği arasında ikam e-

de

bi

an

_8

tine tahsis edilen yere götürüp yerleştirdiklerini' bildiriyor ve şunları ekliyor: "Bu gibi merasimlerde âdet olduğu üzere Peygamberin sancağının karşılamada açılmaması dikkati çekmişti. Bana kalırsa Hicaz Kralının bu hareketi, Vahideddin'i Halife sıfatıyla karşılamadığını ifade eden kararının sonucudur." (Tarih ve Toplum, s.54/ 16. sayı) Karşılamayı, Connflower adlı bir İngiliz gemisinin kaptanı da izlemiştir. İzlenimlerini İngiliz Deniz Bakanlığına şöyle bildirir [özet]: "Cidde halkı bu karşılamaya... siyasi veya dini bakımdan tamamen kayıtsız kalmıştır." (B.N.Şimşir, aynı yer) Bir yanda, bu yolculukta bulunmayan ve olayı 45 yıl sonra anlatan T.M.Göztepe ve R.C.Ulunay, öte yanda, bu olayları izleyen ve aynı gün belgel eyip tarihe teslim eden görgü tanıkları! Bizimkilerin, ne kadar ayrıntılı yalan söylediklerine dikkatinizi çekerim. • Vahidettin Mart 1923'te İngilizlere, 'Sağlık durumunun Hicaz'da kalmaya müsait olmadığını' yazarak, Eğer büyük İngiliz Devleti bir sakınca görmezse Hayfa veya civarına yerleşmek istediğini' bildirir.195 (K.Mısıroğlu, Lozan, 3.C., s. 164) Olayın devamını İngiliz belgelerinden izleyelim: İngiltere hükümeti, Taif'te oturmasının uygun olacağını bildirir. Sömürgeler Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı 28 Nisan'da şu ortak kararı açıklarlar: "Eski Sultan'ın İngiliz topraklarında kalması arzu edilmemektedir." Kullandıkları sürece pek saygılı davrandıkları Vahîdettin, artık İngilizler için önemini yitirmiştir. Bunun üzerine General Allenby, İskenderiye'ye gelen Vahidettin'i, apar topar İsviçre'ye yollatır.196 Ama İngilizler, Lozan'da barış görüşmeleri yapıldığı sırada, Vahidettin'in İsviçre'de oturmasını da sakıncalı bulacaklardır.197 Emperyalist ahlakı bu: Kullan, at! Vahidettin 20 Mayıs 1923'te Cenova'ya çıkar. • Şimdi de T.M.Göztepe'den, Vahidettin'in Cenova'da nasıl karşılandığını dinleyelim. Belki bu sefer doğruyu yazıyordur. "Cenova limanında İtalyan toprağına ayağını basan sabık Padişah, bu limanda eniştesi ve eski Sadrazam Damat Ferit, Mediha Sultanın oğlu Prens Sami ve onun oğlu Bahattin Beyler, Kuva-yı İnzibatiye Kurmay Başkanı Miralay Yanyalı Tahir Bey ve İtalyan Kralı Viktor Emmanuel ile o zamanki İtalyan Başvekili Mussolini tarafından karşılanmış ve doğruca, hususi bir trenle San Remo'ya hareket etmişti." (V.G.Cehenneminde, s.99-100) Bu şatafatlı ve resmi karşılanış, Vahidettinci yazarların çoğunun kitabında yer alıyor. Almaz mı? Eski bir hükümdarın, İtalyan Kralı ile Başbakanı tarafından karşılanması önemli bir olay. Fakat gerçek böyle değil. Nereden mi biliyorum? Vahidettin'in, 1923 yılında, İstanbul'da bulunan kızı Sabiha Sultana yazdığı, üstelik Kadir Mısıroğlu'nun yayımladığı mektuptan. Vahidettin mektubunda diyor ki: "Cenova'ya muvasalatımızda (geldiğimizde) gayr-i resmi (resmi olmayan)

de

bi

an

_8

hükümet-i mahalliyeden (yerel hükümetten yani Cenova belediyesinden) pek ciddi hürmet gördüm. Bir hafta ikametim (kalmam) esnasında her güna (her türlü) teslihata mazhar oldum (kolaylığı gösterdiler). Akıbet (sonunda) San Remo'ya geldim." (Osmanoğulları'nın Dramı, s.197)198 Ne Kral söz konusu, ne Başbakan, ne öteki karşılayıcılar, ne de özel bir trenle doğruca San Remo'ya hareket! Vahidettinciler, Vahidettin'in mektubunu biraz dikkatle okusalardı, Göztepe'nin palavrasına kapılmazlardı. Ama yazan Vahidettin de olsa, "kim okur, kim dinler, varak-ı mihr-i vefayı?" 199 • Böylece, Vahidettincilerin, gerçekleri nasıl değiştirdiklerini, ayrıntılı sahneler bile uydurduklarını, az çok öğrenmiş bulunuyoruz. Daha da ayrıntılı masall arını ilerde göreceğiz! 7. Vahidettin'in ayrılışını nasıl değerlendiriyorlar? □ İ.Hami Danişmend: "Herhalde makamına ve atalarının yiğitliğine layık olan hareket, kaçmak değil, her vaziyette ölümü göze almak ve hatta ölmekti. Fakat bir rivayete göre Vahidüddin o kadar metin değildir. Dahiliye Nazırı A.Reşit Beyin anılarında, onun bu zayıf tarafı şöyle izah edilir: ‗memleketlerin mukadderatına hakim olanları başkalarından ayıran azim ve sebat ve hayatı hiçe sayma gibi meziyetlerden nasibi az, belki kibrini bile feda edecek kadar kendini düşünür idi.' " (Osm. T. Kronolojisi, 4.G., s.444) □ Nihal Atsız: "Vahdeddin'in ikinci yanlışı [Atsız'a göre birinci yanlışı, D.Ferit'i sadrazam yapması] İngilizlere sığınmasıdır. Hayatını tehlikede gördüğü için böyle yaptığı muhakkaktır. Hayatı tehlikede olan insanların her çareye başvurması da normaldir. Fakat Osmanoğulları gibi yüzlerce yıldan beri ölümle kaynaşmış ve onu bir sevgili gibi bağrına basmaya alışmış bir hanedanın temsilcisi olarak Sultan Vahdeddin'in ölümden korkması, kendine yakışmamıştır." (Türk Ülküsü, s.86)200 □ Samiha Ayverdi: "[Saltanatın kaldırılması kararı üzerine] Altıncı Sultan Mehmet, bilhassa siy asi basiretten mahrum Sadrazam Ferit Paşanın baskısı ve teşviki de eklenince, bu siyasi oldu bittiyi, ne kavrayabilmiş, ne hazmedebilmişti. Aksine, altı yüz yıllık Osmanlı tahtının tasfiyesi kararı ile irkilip küserek, açılmakta olan yeni devre ve bu devrin kendisini hiçe saymasına küsüp fikir selametini kaybeder hale gelmiş bulunduğu da bir hakikattir. [..] Sultan Vahideddin, aleyhinde birleşmiş olan bütün şartlara rağmen, icap ettiği takdirde, tahtının yanı başında ölmeyi bilmeli, fakat her şeye rağmen bir İngiliz harp gemisiyle memleketi terk etmeyi kabul etmemeli idi." (Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, 3.C., s. 194)

de

bi

an

_8

□ Vahidettin'in son başkâtibi Rıfat Bey: "Hanedan arasında böyle iki firar (kaçış) olayı vardır. Biri Sultan Cem, diğ eri Sultan Mustafa'dır. Fakat bunlar henüz şehzade iken firar ettiler ve sonları ne kadar acı oldu. Hükümdar olmuş olanlar kaçmamıştır. Bir Hükümdar, özellikle Halife bu küçüklüğü nasıl yapar, hayret!" (Aktaran, N.H.Uluğ, s.79) □ Şehzade Abdürrahim Efendi: "Bu hadise hepimizi müteessir etmiştir. Gazetelerden öğrendiğimizde hayretler içinde kaldık." (19 Kasım 1922, Tanin'den aktaran, KS Günlüğü, 4.C., s.842) □ Vahidettin'in yaveri Ali Nuri Okday: "... Kendi rızası ile ecnebi himayesine giren bir Halifenin, bu deni (alçakça) hareketiyle Müslümanların gözünde, Halifeliği düşer." (Bir mektubundan aktaran, oğlu Şefik Okday, Son Sadrazam ve Oğulları, dizi yazı, 8.bölüm, 29.12.1988, Milliyet) □ Şehzade Mahmut Şevket Efendi: "Padişah Mehmet Vahdettin, İstanbul'dan bir İngiliz harp gemisi ile uzaklaşmakla hata etmiştir. Bunu kabul ederim. Esasen o bu kararı kendi başına almış, hanedana mensup tek bir Şehzade bile kendisini takip etmiş değildir. O bunu niye yaptı? Sadece şahsı için duyduğu kaygıdan." (Röportajı yapan Murat Sertoğlu, 6 Temmuz 1967, Tercüman gazetesi)201 □ Hasan Hüseyin Ceylan: "Bize göre, Halife-Sultan Vahdettin'in hayatındaki bu tek hata, yapılmaması gereken ve hele hele vatanseverlikte bir zirve olan Vahdettin'in, hiç yapmaması gereken bir eylemdi." (Büyük Oyun, 2.C., s.27)202 □ Son olarak da, dilini sadeleştirerek Vahidettin'i dinleyelim: "Bu ayrılığım, özellikle dünya savaşından sonra, kendi yaptıklarının hesabını vermek durumunda bulunanlara karşı, yaptıklarımın hesabını vermekten korkmak kabilinden olmayıp, belki hiçbir kanuna uymayan insanlar elinde, savunma ve söz hakkından yasaklı bir halde, hayatımı göz göre göre tehlikeye teslim etmek gibi Allah buyruğunun ve sağduyunun kabul etmeyeceği bir şeyden kaçınmak ve hem de 'El-firaru mimma layütak min sünen-il mürselin (takat getirilemeyecek güçlüklerden kaçmak peygamberlerin sünnetlerindendir)' sözünü dikkate alarak, vekili olduğum şanlı Peygamberin Mekke'den Medine'ye göçmesi örneğine uymaktan ibarettir." (Vahidettin'in 1923'te Mekke'de yayımladığı beyanname, K.Mısıroğlu, Hilafet, s.196)203 Bazı dostlarının suçlamalarını da, Vahidettin'in savunmasını da okudunuz. Kaçmakta ve İngilizlere sığınmakta haklı mıydı, değil miydi? Kararı siz verin.

de

bi

an

_8

8. San Remo günleri □ T.M.Göztepe, San Remo'yıı şöyle anlatıyor: "San Remo, son zamanlarını tam bir istirahat ve sessizlik içinde geçirmek isteyen servet sahipleri ve canının kıymetini bilir zevk ve keyif ehilleri için kuru lmuş bir dünya cenneti gibidir." (V.G.Cehenneminde, s.111) Önce oldukça küçükçe bir villa kiralanır. 1924 Martında ise, İstanbul'da bıraktığı eşleri ve eşlerinin yardımcıları geleceği için Manolya (Magnoli) Villası adını taşıyan bir büyük köşk tutulur.204 □ Yeni köşkü, Göztepe'den dinleyelim: "...Nefis bir saray yavrusu olan villa, 40 odası, 15 dönümden geniş bir port akal, limon korusu ve bahçesi bulunan, beyaz renkli mükellef bir kasırdı. [..] İstanbul'dan gelen harem erkânı arasında başharemi Nazikeda, ikinci haremi Meveddet Kadınefendiler ile son haremi Nevzat ve hemşiresi Nesrin Hanımlar ve Sultan Vahdeddin'in 2. Hazinedarı ile birkaç saraylı bulunuyordu. [..] Derhal kadınefendileriyle, hazinedar ustalarıyla mükellef bir harem hayatı vücuda gelmiş, musahipler, yaverler ve esvapçıbaşıdan ibriktarbaşına kadar bütün beyler kadrosu kuruluvermiş ve meşhur Mabeyn-i Hümayun tam tertip canlanmıştı. [..] Osmanlı İmparatorluğunun bütün teşrifat ve merasim usulleri olanca titizliği ile korunuyordu [..] Sultan Vahdeddin'in hususi hizmetine ayrıca Natalina (Natalia) isimli, ufak tefek ve sarışın bir İtalyan kızı tayin edilmişti. [..] Bu kasrın tam ka rşısında küçük ve zarif bir kasır (küçük köşk) daha vardı; Sultan Vahidettin sar ayının bir nevi mabeyn dairesi haline getirilmişti. [..] Yaver Zeki bu küçük kasırda kalıyordu. Burası, dominyonlarda vazife alan zengin ve hakim-i mutlak İngiliz müstemlekecilerine (sömürgecilerine) parmak ısırtacak bir refah ve konfor bolluğu içinde yüzüyordu. [..] Kasrın bütün kapılarında şık İtalyan polislerinden çifter çifter selam ve ihtiram (saygı) memurları nöbet bekliyor...205 Küçük kasırda da çifter çifter İtalyan kızları pervane gibi dolaşarak hizmet ediyorlardı." (V.G. Cehenneminde, s.100, 101, 112, 140, 147) □ "Sultan Vahideddin... adamlarına Padişahlığı esnasında aldıkları maaşları, gurbette de fazlasıyla ve düzenli olarak veriyordu... Bu bol maaşlı kapı yoldaşlarına gün doğmuştu. Hepsi de İstanbul'daki ikbal günlerinde aldıkları maaşlardan yüksek aylık alıyor, ayrıca da Yıldız Sarayının meşhur mutfağını aratmayacak mükellef ve zengin bir mutfak sofra sofra yemekler yetiştiriyordu. Öğle ve akşam yemeklerine burada bir de mükellef sabah ve ikindi kahvaltıları ilave edilmişti. Yıldız Sarayının o zengin ve meşhur mutfağı, çeşit ve nefisliğinden çok şey kaybetmeden San Remo'da da devam ediyordu." (a.g.e., s.107) □ "Bu küçük Yıldız Sarayında yaşayanlar, Vahidettin'in 25 kişiden fazla olan maiyeti (hizmet eden kişiler) ve saray mensuplarıyla birlikte 40 kişiye yakındır." (a.g.e., s.138, 166)206 Şu sürgün hayatına bakınız! Sanki Padişah, maiyetiyle birlikte San Remo'da yaz tatili yapıyor. Kadrosu da hayli hovarda: □ "Yaver Zeki'den başka iki içki düşkünü ve keyif ehli daha vardı. Bunlar-

de

bi

an

_8

dan biri İkinci Musahip Mazhar Ağa, diğeri de Tütüncübaşı Şükrü Bey. Bunlar sakızlı mastika ve düz rakının adeta küplüsü olmuşlardı. Şükrü, San Re -mo'ya gelince işi adamakıllı ayyaşlığa dökmüş ve postu San Remo meyhanelerine ve pavyonlarına kurmuştu. [..] Mazhar Ağa da akşam olup da içki zamanı gelince kafayı iyice tütsüleyip körkütük oluyordu. [..] Üçüncü Musahip Hayrettin Ağa da şehrin gezip tozma yerlerini, zevk ve sefa köşelerini karış karış biliyordu. (..] Yaverler, mabeynciler, ağalar ve beyler, mirasyediler gibi bir sayfiye ve tebdilhava hayatı sürüyorlardı."207 Bu gereksiz, özenti, gösterişli hayata, bu hesapsızlığa ve savurganlığa para mı dayanır? Biraz daha ilerleyelim ve gurbet parasının erimesinin ikinci ve daha şaşırtıcı sebebini de görelim. Vahidettin, bazı serüvencilerin, Türkiye Cumhuriyeti ve M.Kemal aleyhindeki projelerini paraca destekler, San Remo'da kaldıkları sürece yemek ve içki dahil bütün otel giderlerini de öder.208 □ T.M. Göztepe diyor ki: "Sultan Vahidettin, San Remo'ya geldiği günden beri, çeşit çeşit teşkilat projeleri ile buraya akın eden bir sürü muhalefet grupları, sabık Padişahın sayılı ve sınırlı servetinden hayli paralar vurup Paris'in, Londra'nın zevk ve sefahat y erlerinde, bu paraların altından girip üstünden çıkmışlar." (V.G. Cehenneminde, s. 148) Göztepe, ayrıca birkaç örnek vererek, bu projelerin niteliğini ve anlamını da aydınlatıyor: • Vehip (Kalçi) Paşa,209 Gümülcineli İsmail, eski Şeyhülislam M.Sabri Efen210 di ve Damat Ferit'in Dahiliye (İçişleri) Nazırı Mehmet Ali, San Remo'ya gelirler. □ Vehip Paşa söze şöyle başlar: "M.Kemal'i taht ve tacıyla birlikte yerle bir etmek başlıca emelimdir." Gelenlerin amacı, "M.Kemal gibi kişilerin hakkından gelip gurbet köşelerinde sürünmekten kurtulmak buna hazırlık olmak üzere de "Paris'te bir gazete çıkarmaktır. " 211 Bu tasarıyı gerçekleştirebilmek için Vahidettin'den para isterler. Vahidettin 2.000 İngiliz lirası verir.212 • Mevlanzade Rıfat, San Remo'ya ilk defa, '1922'de Yunanistan'da iktidarı ele geçirmiş bulunan ihtilal hükümetinin reisi General Plastiras'ın temsilcisi olduğunu söyleyen bir Yunanlı albayla birlikte' gelir ve 'Yunanistan ile Vahidettin arasında, Ankara'ya karşı bir kombinezon (anlaşma) yapmak iste-diğini' bildirir... Vahidettin, Mevlanzade Rıfat'a da para verecektir. 213 • Mevlanzade'nin ikinci gelişini, Göztepe şöyle antatıyor: 'Bu sefer bambaşka bir şahsiyet olarak gelmişti. O artık bir Türkiye muhalefet politikacısı değil, bir Kürt ihtilalcisi idi... Yanında Edirne'nin Yunanistan tarafından işgali sıralarında Edirne mebusu sıfatıyla Yunan Mebusan Meclisine iltihak eden Neyir214 isimli bir vatansızı getirmişti." Göztepe, Mevlanzade'nin bu seferki teklifinin ayrıntılarını açıklamıyor ama

de

bi

an

_8

bazı anahtar kelimeler veriyor: "Kürt şeyhleri... Mühim bir sır... Büyük vazife… Komite... Bomba patlatmak..." 215 Fakat Vahidettin'de 'paralar suyunu çektiği için bu defa hatırları ve gönülleri kırılmadan baştan savılırlar.' Bununla birlikte, 'yine Vahidettin hesabına kaldıkları oteldeki masraflar, hatırı sayılır bir yekûn teşkil etmiştir.'216 Türkiye Cumhuriyetini devirmek... Yunanlılarla kombinezon... Kürt ihtilali... Komite... Bomba... Tüyleriniz ürpermiyor mu? Başka kitaplarda da bu tür San Remo kaynaklı birçok şaşırtıcı iddia var.217 Kapanmış bir yarayı kaşımamak için bilgi aktarmaktan kaçınıyorum ve konuyu, Göztepe'nin bir özetiyle kapatıyorum: "Sultan Vahideddin'in ölümüne kadar, San Remo'da çok meraklı ve esrarlı hadiseler geçecek, politika entrikalarına şahit olunacak, nice hacıların koltuklarının altından haçları çıkacak, siyaset perdesi altında, hatıra gelmez dolandırıcılık vakaları, 'teşkilat' namı altında vurgunculuk sahneleri seyredilecektir."218 Vahidettin'in servetini eriten sebeplerin üçüncüsüne ve sonuncusuna geldik. • Paranın, Vahidettin'in mutemedi olarak Dr.Reşat Paşada durduğunu ve masrafları onun yaptığını görmüştük. Göztepe'ye göre, "bu mühim paranın sarf ve idaresini eline geçirmek için çırpınan yaver Zeki, bu yüzden Dr.Reşat Paşaya diş bilemektedir."219 "Günlerden bir gün (15 Mart 1924 günü) Sultan Vahideddin, kasrın alt katı ndaki bir odada otururken, ani bir silah sesinden sonra, kapısının önüne, müthiş bir feryat kopararak ağır bir cismin yuvarlandığını işitmiş ve dışarı fırladığı zaman, başhekimi Reşat Paşanın kanlar içinde yere serildiğini görmüştü. Sultan Vahidettin pek eski ve emektar doktorunu bu feci vaziyette görünce, büyük bir heyecanla, 'Ne yaptın paşa?' diye üzerine kapanmıştı. Saray mensupları vaka yerine yetiştikleri zaman Reşat Paşayı can vermekle meşgul bir halde buldular. Sertabib yarı açık gözlerini Sultan Vahdeddin'e dikerek, 'Efendim, ben ölüy orum,' diyebilmiş ve kendinden geçmişti. Sırt üstü yere serilmiş olan paşanın sağ eli açıktı ve biraz ötesinde küçük bir browning tabanca yerde duruyordu. Paşa, intihar mı, cinayet mi olduğu hâlâ layıkıyla aydınlanamayan, esrarlı bir ölümle hayata veda edecek ve bu paralan har vurup harman savurmak fırsatı tamamiyle Zeki'nin eline geçecektir."220 İdareyi eline geçiren Zeki'nin San Remo'daki öteki marifetlerini görmeden önce, Dr.Reşat Paşanın ölümü üzerinde biraz duralım. Olay İstanbul'a yansıyınca basın, "Paşanın Vahidettin'le beraber gitmekten pişman olduğunu, Ankara ile temasa geçtiği ve Türkiye'ye dönme izni aldığını, Padişaha bağlı Tarikat-ı Selahiye adlı örgütün,221 paşayı bu ihaneti yüzünden öldürdüğünü" yazar. Üçüncü Musahip Hayrettin Ağaya göre olay eğer cinayet ise, mutlaka yaverlerden [ve Tarikat-ı Selahiye adlı gizli örgütten] Kiraz Hamdi Paşa tarafından hazırlanmış ve Zeki tarafından uygulanmıştır." Dr.Reşat Paşanın damadı Salih (Keçeci) Bey dava açar. Zeki, yokluğunda idama mahkum edilir. 222 Gelelim Yaver Zekiye. Zeki, kıskandığı için Vahidettin'i bırakıp saraydan ayrılan Çerkez güzeli İnşirah Hanımın erkek kardeşidir. 223 İstanbul'dayken, son görevi Hademe-yi Hassa

de

bi

an

_8

9. Vahidettin'in cesareti

Bu olaylara rağmen, bazı yazarlar, Vahidettin'in cesur olduğunu söylüyo rlar.229 Söz gelimi K.Mısıroğlu, "Sultan Vahideddin asla korkak değildi.. Şehzadeliğinden beri onun gayet cesur bir insan olduğunu gösteren pek çok vak'a vardır... Bunun pek çok delilinden bir ikisini zikredelim." diye yazıyor ve üç örnek ver iyor. Zaten kaynaklardaki örnekler de bu kadar, başka örnek yok. □ "... Bab-ı Ali baskınını müteakip takibe (koğuşturmaya) maruz kalan Mülazım (teğmen) Şaban Efendi, Şehzade Vahideddin Efendinin Çengelköy'deki köşküne sığınır. Yakalamak için gelen polislere Vahidettin der ki: 'Bana mensup olan, sarayıma iltica eden, masumiyeti de bence malum olan (?) bir adamı, garezkâr düşmanlarına teslim edemem. Zorla içeri girmek isteyenleri vururum. Beni öldürmedikçe Şaban Efendiyi alamazlar.' "230 Kanuna aykırı ama doğruysa, sahiden cesur bir davranış. Yazık ki Padişahlığı sırasında, İngilizler karşısında titrediğini göreceğiz. □ "Veliaht iken Almanya'ya yaptığı ziyarette, siperleri dolaşırken, umulmadık

de

bi

ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanlığıdır. General Harington'la son gizli temasları yapmakla görevlendirildiği için "Padişahın kaçmasını ben sağladım, hayatını bana borçlu" diye böbürlenir.224 Dr .Reşat Paşayı öldüren ya da öl-dürdüğü sanılan Zeki'nin San Remo'daki birkaç marifeti: Musahip Mazhar Ağayı dövüp, tabancasının kabzasıyla burnunu kırar. (V.G. Cehenneminde, s. 111) Vahidettin'in özel hizmetine bakan İtalyan kızını gebe bırakır ve zavallı Vahidettin iş kapansın diye birçok para öder. (a.g.e., s. 101) "[Ele geçirdiği serveti] vur patlasın, çal oynasın, har vurup harman savu -rur... delice bir hırsla giyime ve içkiye harcar, sonunda kumarda bitirir." (a.g.e., s.141, 154)225 Para bulmaları için Vahidettin'e ve Mediha Sultan'ın oğlu Sami'ye baskı yapar, Vahidettin'e "Ulan" diye bağırır, (a.g.e., s.177) 226 Ve adamı kovamazlar! N.Fazıl Kısakürek, Vahidettin'in "bu şirret adamı kovacak hamleyi gösterememesini", 'ulan' hitabına bile "bir karşılıkta bulunamamasını", "nice A vrupa kral hanedanından hiçbirinde mevcut olmayan bir asalet fakat korkunç bir zaaf (zayıflık, güçsüzlük)" olarak değerlendiriyor ve şöyle devam ediyor: □ "Allah ona hiç kimseye karşı durabilecek mukavemet bünyesi vermemiş, bunun yerine sultanî bir vekar ve asaletle her şeye katlanma seciyesi vermiş."227 Daha da şaşırtıcı bir bilgi aktarayım. Son çare olarak Mediha Sultan'ın yüzüğü satılacak ve alınan 8.000 İngiliz lirası, idare etmesi için yine Zeki'ye verilecektir! (V.G. Cehenneminde, s.157)228 Çünkü, "Zeki'ye karşı Sultan Vahideddin başta olduğu halde, gözünün üzerinde kaşın var diyecek cesareti hiç kimse kendinde bulamamaktadır." (a.g.e., s.144)

an

_8

bir tehlikeye karşı başını eğmesi ihtar edildiği zaman şu cevabı verir: Türk başı düşman karşısında eğilmez!' "231 Bu ziyarette Başmabeynci Lütfi Simavi de bulunmuştur. Lütfi Simavi anılarının 364. sayfasında '2.Wilhelm istihkâmlarını ve Kolmar batısındaki cepheyi ziyaretlerini' ayrıntılı olarak anlatmaktadır. Ama Vahidettin'in her olumlu davranışını raporuna aldığı halde, bu cesaret sahnesinden hiç söz etmiyor! □ "[Kılıç Alayından sonra] Eyüp'te arabalara binileceği sırada Talat Paşa Çanakkale Boğazı'ndan düşman tayyare filoları geçmiş olduğuna dair telgraf aldığını haber vermişse de Hünkâr, 'Onlar mütemeddin (uygar) adamlardır, böyle dini merasim (!) esnasında taarruz etmezler' diyerek telaş eseri göstermedi."232 Padişahın o kadar güvendiği uygar İngiliz uçakları, 18 Ekim günü, savunmasız İstanbul'a uygarca saldıracak, elli kişinin ölmesine, yüz kadar İstanbullunun yaralanmasına yol açacaklardır.233 • Şimdi de Milli Mücadele dönemine ait bir sahne görelim. İşgal güçlerinin İstanbul'da yönetime resmen el koyduğu gün (16.3.1920) Vahidettin, Sivas milletvekili Rauf (Orbay), Balıkesir milletvekili Abdülaziz Mecdi Hoca (Tolon) ve Konya milletvekili Vehbi Hoca (Çelik)'dan oluşan Meclis Kurulunu kabul etmiştir. Bu ilginç görüşmede yapılan konuşmaları aktarıy orum: "Vahidettin - Bu adamlar (İngilizler) daha çok şey yaparlar, her istediklerini yaparlar! Her şeye cüret edebilirler! Meclis'teki sözlerinize ve hareketlerinize dikkat ediniz! Vehbi Hoca - Efendimiz, onların kudreti milleti yıldıramayacaktır. Millet azimlidir, kararlıdır, Hakkın yardımıyla, haklarından gelecektir. Milletiniz, memleketi de, sizi de kurtaracaktır. Müsterih olunuz padişahım. Vahidettin - Hoca! Hoca! Dikkatli olun! Bu adamlar, her istediklerini yaparlar! Mecdi Hoca - Padişahım, bu kâfirlerin kudreti zahiridir, şu gemilerin top menzili dışına çıkamaz. Senin milletinin yüreği, onların demirinden metindir. Millet, istiklali uğruna giriştiği mücadeleden muhakkak muzaffer çıkacaktır. Endişe buyurmayınız. Vahidettin - Hoca, vaziyet meydanda! Hadiseler ortada! Bu adamlar isterlerse yarın Ankara'ya giderler! Rauf- Efendimiz, biz huzurunuzda milleti temsilen bulunuyoruz. Millet, haysiyet ve istiklale aykırı bir kaydı kabul etmemeye kesin kararlıdır. Eğer milletin hislerine tercüman olduğumuza kani iseniz, arz ediyoruz ki milletin sizden istirhamı (ricası), haysiyet ve istiklale aykırı bir antlaşmaya ve sözleşmeye imza koymamanızdır. Aksi takdirde istikbali çok karanlık görüyoruz. Vahidettin - Rauf Bey, millet koyun sürüsü! Bu sürüye bir çoban lazım! İşte o da benim! " 234 Yolda, Vehbi Hoca, derin bir acı içinde olan Mecdi Hoca'nın omuzuna elini koyar, 'Gam çekme efendi...' der, ' Allah büyüktür! Bu millet kurtarıcısını bul acaktır. Milleti koyun sürüsü saymak, rıza-yı ilahiye de aykırıdır. Yaşarsak, çok şey göreceğiz.' " 235 • Son olarak da İngilizlerin izlenimini gösterir bir örnek: "... Sultan, Yıldız'da

de

bi

an

_8

titreye titreye oturmaktadır... Belki de bazı hadiselerin kendini taç ve tahtından yoksun kılacağından korkmaktadır. Bu hanedana mensup hiç bir Prens (şehzade), halkını idare edebilecek kâfi (yeterli) kaabiliyet ve enerjiye sahip görünmemektedir." 236 10. Bazı görgü tanıklarının Vahidettin hakkındaki görüşleri □ II. Abdülhamid'in Başkâtibi Tahsin Paşa: "Sultan Hamid, Vahideddin Efendiyi bu derece beğenmekle pek aldanı-yordu. Çünkü Vahideddin Efendi, Sultan Hamid'e bir maksat ve çıkar karşılığınd a hizmet ediyordu, yoksa Sultan Hamid'e hiç sevgisi ve bağlılığı yoktu. Nitekim, inkılaptan (1908'den) sonra, Sultan Hamid aleyhinde en ileri gidenlerden biri Vahideddin Efendi olmuştu... Vahideddin Efendinin readet-i ahla-kiyesi (ahlakının bozukluğu) sonra bütün feciliği ile kendini göstermiş ve saltanat makamına geçince, yaltaklanma ve dalkavukluk huyu gereğince, bu sefer kuvvet ve nüfuz sahibi gördüğü yabancı ve düşman millete sokulup yanaşma yolunu tutmuş ve melanette (kötülükte) daha ileri giderek, vatanlarını düşman istilasından kurtarmak için gaza ve bu uğurda canlarını feda eden Türkleri vurdurmaktan çekinmemiştir." (Sultan Abdülhamid, s. 171) □ Vahidettin'in Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi: "Aşırı derecedeki tevehhüm (kuruntu) ve tereddütü, öteki meziyetlerini örterdi... Sultan Vahdettin, Sultan Reşat'tan daha aklı başında ve daha bilgili old uğu halde inat ve israrının, vehimliliğinin ve kararsızlığının kurbanı oldu... Sultan Reşat'ın kalbi daha temizdi... Onurlu bir zat olduğundan, mütarekeden sonra Vahdettin'in uğramış olduğu hücumlara uğrasaydı, ya felç olup yatar yahut yür eğine inip ölüp giderdi." 237 □ İngiliz Yüksek Komiserliği Siyasi Müşaviri T.B.Hohler'in 4 Kasım 1919 günlü raporu: "Hükümdar zayıf karakterli olup pek cesur olmamasına rağmen yüksek prensip ve emellere sahip görünmektedir." (G.Jeschke, İngiliz Belgeleri, s.6; Br.IV, No. 578) □ Amiral de Robeck'in raporu: "Büyük bir karakter gücüne veya şahsiyete sahip olmamakla beraber çok samimi ve nazik bir zat olup oldukça zihni bir idrak de göstermektedir." (G.Jeschke, İng.Belgeleri, s.7; 21.8.1920 günkü mülakat hakkında rapor, Br.XIII, No.23) □ A.Reşit Rey: "Oldukça zeki fakat fazla müteenni (fazla temkinli) ve müteredditti (tereddütlüydü/ kararsızdı). Diyebilirim ki anlayış ve kavrayışta hızlı, karar ve harekette yavaş idi." 238

de

bi

an

_8

□ Rıza Tevfik: "Kendisi bir kukla durumunda idi." (Biraz da Ben Konuşayım, s.191) □ İ.M.Kemal İnal: "Eski Adliye Nazırı İbrahim Bey, yeni Padişahın kendisine şöyle dediğini bi rkaç gün sonra bana nakletmişti: 'Aczim var, korkuyorum. Maddeten hiç bir şeyden korkmam. Fakat pek ağır bir vazife yüklendim. Allah'tan korkarım.' Padişahın aczini itiraf etmesi, Allah'tan korktuğunu ve pek ağır bir vazife yüklendiğini.söylemesi, haktanırlığını, doğru söylediğini belirttiği için takdire değer. Fakat aczini ve pek ağır bir vazife yüklendiğini itiraf eden bir kimsenin, tecrübeli ve yeterli olanları kullanmak ve onlardan yararlanmak gerekirken, Ferit Paşa gibi hükümet yönetiminde aczi ve devlet işlerinde tecrübesizliği bilinen ve halkın güveninden yoksun olan bir adamı, öyle tehlikeli bir zamanda, ardarda sadraza mlık makamına getirip türlü zararlara sebep olması, sözüyle özünün birbirine u ygun olmadığını göstermiştir. Allah'tan korkan, Allah'ın yasakladığı şeyleri, özellikle emaneti, yani millet işlerini, ehil olmayanlara vermekten sakınır." 239 □ Dr.Rıza Nur: "Yeryüzünden nice milletler gelmiş geçmişler, azametli saltanatlar kurmuşlar, sonra da batmışlardır; fakat batarken hepsinin padişahları başlarında bulunmuş, düşmanlarıyla dövüşmüşlerdir. Halbuki bizim yıkım ve istiklal davamızda padişahımız, vatan düşmanlarıyla birleşmiş, millet aleyhinde hareket etmiştir." (Türk Tarihi, 1.C., s.198) □ Hüseyin Kazım Kadri: "Benim anladığıma göre, Vahideddin medeni cesaretten yoksun, müteredd it (kararsız) bir adamdı. Ferit Paşa adeta bu adamı büyülemişti. Her şeyi onun gözüyle görür ve onun kafasıyla düşünürdü." (s.201) □ Damadı İsmail Hakkı Okday: "Kayınpederim hem zeki, hem mütereddit (kararsız) ve vesveseli (kuşkucu) bir hükümdardı." 240 □ Şehzade Abdülhalim Efendi: "Bu hanedan bitmiştir. Bizden millete hiç bir hayır beklenemez artık. Bizi bir tarafa atarak, millet kendini kurtarmalıdır!" 241 □ Son Halife Abdülmecit Efendi: "O hain, yalnız vatanımıza hıyanet etmedi, hanedanımızın şerefiyle de oynadı. Artık vatandan da, hanedanımız sicilinden de kovulan bu adamdan bahsetmiyelim." (Aktaran N.F.Kısakürek, s.209)242

de

bi

an

_8

11. Ölümü "1926 yılı 15/16 Mayıs gecesi kalp rahatsızlığından vefat etmiştir.243 Ailesinin isteği üzerine otopsi yapıldıktan sonra cenazesi Şam'a nakledilmek için tahnit edilmişse de 120 bin lira borcu olduğu için İtalyan alacaklıları tarafından tabutuna varıncaya kadar haciz koydurulmuş, sırf bu yüzden cenaze bir ay evinde ka lmış (?) ve nihayet kızı Sabiha Sultan para tedarik edip haczi kaldırtarak Şam'a naklettirip Sultan Selim Camiinin bahçesine defnettirilmiştir." 244 12. Birinci Bölümün sonu Bu bölümde yer alan bilgilere, belgelere ve tanık ifadelerine dayanarak, Vahidettin hakkında şu hükmü vermek, haksızlık olmaz sanıyorum: Kusurları meziyetlerini aşan bir insan, dönemin gerektirdiği niteliklere sahip olmayan, sıradan ve zayıf bir hükümdar. Peki, hain miydi? Buna, Üçüncü Bölümde, Kurtuluş Savaşı sırasındaki tutumunu ve bunu beli rten belgeleri de gördükten sonra, siz karar vereceksiniz.

Notlar
57) 58)

59)

60) 61) 62) 63)

64)

65) 66) 67)

İ.H. Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, 4.C., s.441. Ahmet Kabaklı ise nedense, tarihi gerçekleri bir yana iterek, şöyle yazıyor: "Son Padişah VI.Mehmet Vahüdiddin, 17 Kasım 1922'de, Veliaht Abdülmecit Efendiyi Halife ilan etti." (Temellerin Duruşması, s. 145) Şaka mı, baskı yanlışı mı, yoksa sayın Kabaklı kimsenin bilmediği bir sırrı mı açıklıyor? Oysa Vahidettin, sonuna kadar Halife olduğunu ileri sürmüş, Abdülmecit Efendi için de şöyle demiştir: "Bizim budala, demek ki saltanatsız hilafete razı yani tekke şeyhi olacak. Gerçi bu kadarı da [ona] çoktur ya." (Aktaran Tütüncübaşı Şükrü Bey, Yakın Tarihimiz, 3.C., s.388) K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.192'de, Mısır'da kalamamasının sebebini, Kral Fuat'ın karşı çıkmasına bağlıyor ama asıl sebebin İngilizlerin izin vermemesi olduğunu ilerde göreceğiz. İ.H. Okday, Yanya'dan Ankara'ya. Ali Fuat Türkgeldi, Görüp işittiklerim, s.177, 216, 227. San Remo'da bir süre Vahidettin'in yanında kalan T.Mümtaz Göztepe'nin anılarında bu konuda birçok ayrıntı var. (V. Gurbet Cehenneminde) T.M. Göztepe, Vahidettin'in bestelediği bir şarkıdan söz ederken, cümlenin başında 'mahur makamında', cümlenin sonunda ise 'beyati makamında' diye yazıyor. (Vahidetti n Mütareke Gayyasında, s.188) Yılmaz Çetiner ise aynı şarkının makamının 'suzidil' olduğunu ileri sürüyor (Son Padişah Vahidettin, s.292) Tek şarkı, iki araştırmacı, üç makam! Son Sadrazamlar, s.2102; Murat Bardakçı, Vahidettin'in 41 şarkısının notalarının yayımlanacağını açıklamıştı (Hürriyet, 5 Kasım 1995), bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmiyorum. Rıza Tevfik (Bölükbaşı), Biraz da Ben Konuşayım, s.32. Lütfi Simavi, Osmanlı Sarayının Son Günleri, s. 360. Yakın Tarihimiz, 3.C., s.388; Malta'da, sadece 20-30 Kasım 1922'de İngilizlerin yaptığı

de

bi

an

_8

68) 69) 70) 71) 72) 73) 74) 75)

76) 77) 78) 79) 80) 81) 82)

85)

86) 87) 88) 89) 90) 91)

92)

93) 94) 95) 96) 97)

de

bi

83) 84)

masrafları gösterir çizelgeye göre, "Vahidettin ve "maiyetinin şarap masrafı 5 İngiliz lirası" tutmuştur. (B.N. Şimşir, Vahdettin'in Kaçışı ve 'Sonu, 28 Kasım 1973 Cumhuriyet gazetesi [F.O, 371/9118/E. 172: Colonial Office'den Foreign Office'e yazı, 3.1.1923]) Osman Öndeş'in Malta gazetelerinde yer alan haberlere dayanarak hazırladığı bir yazı: Vahideddin Malta'da (Hayat Tarih Mecmuası, Mart 1971) V.Gurbet Cehenneminde, s.147. G.Jeschke, Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz Belgeleri, s.6, mülakat 17.12.1919 günlü The Times'da yayımlanmış. İ.H.Okday, s. 206. Şefik Okday, Son Osmanlı Sadrazamı ve Oğulları, 7.bölüm, 28.12.1988, Milliyet. Türk Ülküsü, s.86; V.Gurbet Cehenneminde, s.34. Görüp işittiklerim, s. 141. N.F.Kısakürek, Vahidüddin, s.24; M.Kemal İnal diyor ki (sadeleştirilmiştir): "Abdülmecit'in evladı içinde sıhhati ve şuuru tam, tahta layık bir şehzade görülmedi denilemezse de görülenlerdede nice acaip haller görüldüğü inkâr edilemez." Son Sadrazamlar, 4.C., s. 2094. A.F.Türkgeldi, Görüp işittiklerim, s.138; aksi gibi o gece Topkapı Sarayının duvarı yanındaki hamam yanar, yangın Harem dairesine sıçrayacak korkusuyla hayli telaş edilir. a.g.e., s.209. Rauf Orbay'ın Hatıraları, 2.C., s.241, Yakın Tarihimiz. Son Sadrazamlar, s.2101. Lütfi Simavi, s. 353. Saray ve Ötesi, 1.C., s.65. Son Sadrazamlar, s. 2095; "Sultan Reşat, Manisa mebusu sıfatıyla İstanbul'a avdet ettiğim sırada beni kabul eylemişti. 'Siz Manisa mebusu olmuşunuz, pek mahzuz oldum. Bu Manisa Arnavutlukta mı?' dediği zaman kendimi kaybettim ve ne cevap vereceğimi şaşırdım. [..] Saltanat taraftarı olsam bile bu kadar cahil ve gafil padişahları ilzam edemezdim (tutamazdım)." (Hüseyin Kazım Kadri, Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım, s.248) A.F.Türkgeldi, a.g.e., s.275. Nihal Atsız, s.86; K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.88; Hilafet, s.274. Öteki Vahidettinciler de bu abartıyı tekrar ediyorlar. Son Sadrazamlar, 4.C., s.2095 vd.; bu bilgi yetersizliği ve ehliyetli danışmanlar kullanmamak yüzünden, Vahidettin'in iç ve dış olaylara, doğru bir teşhis koyamadığını göreceğiz. Lütfi Simavi, s.348, 366. Osmanlı Tarihi Kronolojisi, 4.C., s.442. F.Rıfkı Atay, Atatürk'ün Bana Anlattıkları, s.29, Sel Y. Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım, s.163. Tahta çıkış yazısına eklemek üzere hazırladığı 10 maddelik not, bu umudu haklı gösterecek niteliktedir. (Ayrıntısı için, S.Selek, Anadolu İhtilali, s.24-25) Belki de bu düşüncesi yüzünden, Temmuz 1919 ve Ekim 1920'de, tahtından ayrılmayı düşündüğü ya da bu izlenimi bıraktığı halde bu kararı verememiştir. (Jeschke, İngiliz Belgeleri, s.241vd.) Acaba kendisi akıllıca, kinsiz ve tarafsız yönetti mi? Bunu, olayları izlerken anlayacağız. Görüp işittiklerim, s.183; H.Hüseyin Ceylan, 'Vahidettin'in, savaşın felaketlerinin sebebi1 olarakda suçlandığını ileri sürüyor. (Büyük Oyun, 1.C., s.17) Hiçbir kaynakta böyle bir suçlamaya rastlamadım! Kendi icad edip kendi karşı çıkmış. Gölge boksu yapıyor. Görüp İşittiklerim, s.151, 179, 207. H.Z.Uşaklıgil, a.g.e., 1.C., s.226. Tarih ve Toplum, 17. Sayı (Nisan 1985), s.59, dipnot 4 [Fransız Diplomatik Arşivi, Seri E (1918-1929), Dosya 87, s. 107-109 'a dayanarak] Lütfi Simavi, s.489. a.g.e., s.442; iki yakını da, kolayca yalan söylediğini aktarıyor: Görüp İşittiklerim, s.179; Lütfi Simavi, s. 202.

an

_8

H. Mektubun tam metni ve Sadık Beyin öteki densizlikleri için bkz: Ali Birinci.C.1. politika ile uğraşan Şehzade Vahidettin'i ağır biçimde suçlamakta.207.202. (Hayat dergisi. s. Görüp İşittiklerim. zorunlu sebeplere. bütün parti anlaşmazlıklarında.40) Rıza Tevfik bu sözleri doğruluyor (sadeleştirilmiştir): "Damat Ferit Paşa hanedana pek saygılı. 217 vd.Kazım Kadri. Veliaht Y." (s.. Türkiye'de Siyasi Partiler.169. fakat hakikatte yalnız ailenin Sultan Mecit koluna bağlı idi ve Sultan Mecit ile Sultan Aziz evladı arasındaki geçimsizlikte de payı vardır. 220. 5..Okday.C. Ali Fuat Türkgeldi'nin verdiği birçok örnek var: s.] İlerde Padişah olduktan sonra bu partiye olan bağlılığını açığa vuracak. 254.98) 99) 100) 101) 102) 103) 104) 106) 107) 108) 109) 110) 111) 112) 113) 114) de bi an _8 105) O zamanki Posta ve Telgraf Nazın Haşim (Sanver) Beye dayanarak Celal Bayar. ötekinin aşırılığı ise Vahdettin'e. s. s.. hem devletin. s.162 vd.. mütareke yıllarında Damat Ferit'i arka arkaya sadrazamlığa getirerek.158. Vahideddin Efendi. Ama tarihte.Şevket Paşanın ölümü ile biten darbe girişiminde." (Biraz da Ben Konuşayım. s. "Sabiha Sultan. ulusal olmayan 'hilafete.Kronolojisi. dine dayalı ve İngilizci' bir düzen. s.252. Hürriyet ve İtilaf Fırkası. s. İngiliz Belgeleri. kız kardeşiyle yeğenini bilakis çok sevdiğini ve hiç sevilmeyen damadın Sadrazam olmasına sebeb olarak birtakım mücbir (zorlayıcı) sebebler ile tesirler (etkiler) altında kaldığından bahsetti.1438.81) Vahidettin. Ben. hem Ankara hükümetine karşı olan Hüseyin Kazım Kadri bile şöyle demektedir: "İttihatçılık hissini ve imanını bu vatanda ebediyen imha eden Anadolu milli hareketi oldu ve bütün bir memleketin İttihatçılıktan kurtulmasını temin etti. 247." (Osm. Tersine D.Şevket Paşa da günlüğünde."sinsi ve kirli rolleri" olduğunu yazıyor.H. Lütfi Simavi diyor ki: "[Şehzade Vahideddin'e ] Damat Ferit Paşanın Sadık Beyle birlikte kurmuş olduğu [Hürriyet ve İtilaf adlı] partiye kendisinin onursal başkan olduğu hakkında ortada bazı söylentilerin dolaştığını duyduğumu.212) Celal Bayar.Z. adı geçen partiye onursal başkan olmasa bile. s.322." (Hatıralarım. s. İstanbul Hükümetleri.265) D. Feylezof Rıza Tevfik gibi ilginç ve karanlık kimselerle ilerde sık sık karşılaşacağız." (Aktaran Sina Akşin. hanedan üyelerinin hiçbir partiye mensup olamayacaklarını ileri sürerek bu söylentileri yalanlamakta olduğumu söyledim. Oysa hem İttihatçılara. H. oysa beyannamesinde "meşrutiyet gereklerine uyduğunu" iddia edecektir. 159) T. sayı 8/18 Şubat 1965) İ. ona karşı bir sempati besliyordu. s.442) Bütün Vahidettinciler de.Tunaya. Türk mantalitesini kapsayamaz. 31 Mart olayında. İngiliz Yüksek Komiserliği . Doğrusunu söylemek gerekirse bu söylentiler pek de temelsiz değildi. s. hem kendisinin felaketini hazırlayacaktı. (Ben de Yazdım. gelenekçi. s. sivil paşalar olarak Bab-ı Âli'yi onun istediği biçimde yönetebilecek adamlardı. [. babasının sadece Damat Ferit'i sevmediğini. D." (İstanbul Hükümetleri. s. partinin önde gelenleri arasında bulunan Şeyhülislam M.paragraf) Sina Akşin.Z. dipnotları. Hatıralarım.16) M.320. s. bu 'zorlayıcı sebep ve baskılardan' biri bile belgelenmiş değildir. M.. baskı gibi mazeretlere sarılıyorlar. 203 (dipnot 170). Vahidettin'in. özellikle 26. Ali Kemal. 245.T." (İstanbul Hükümetleri. bu sözün katiyen doğru olmadığını. Jeschke. 263 vd.İzzettin Efendinin. Ali Birinci.Tunaya. 212. 46) Sina Akşin diyor ki: "Hısımı olan Tevfik ve Ferit. C.4. Ben de Yazdım. s.Ferit. siyasal duruma göre almaşık (alternatif) imkânlar tanıyordu. s. T. bu tutumun doğru olmadığını kendisine ancak böyle dolaylı bir yolla anlatabilirdim. (Üçüncü Bölüm. ve 27. Birinin ılımlılığı. Vahidettin'in emelini şöyle özetliyor:" Mutlakiyetçi ya da en azından otoriter.Sabri.Ferit'i Sadrazam yapmadan önce de Mondros Mütarekesi görüşmelerine Başdelege olarak gitmesi için şiddetle ısrar etmiştir. Vahidettin'in Çengelköy'deki köşkünü "fesat yuvası" diye nitelediğini aktarmaktadır.Ferit'in bir sözü: "Benim conception'um. 258. Hürriyet ve İtilaf Fırkası.

İzzet Paşa. asıl hainliğini ise. İstanbul Hükümetleri.. ahlaki ve siyasi bir sorun. budu gibidir. Birinci Dünya Savaşı'nın milli kahramanlarından olmasına rağmen.443. s. Kukla ya da işbirlikçi hükümetlerin başlarına gelenler için yakın tarihe şöyle bir göz atmak yeter. (Jeschke. bu sultanzadenin ilgisi vardır. ne yeni bir tarih yazılabilir. İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye.Naili Paşa komutasındaki Türk birlikleri de.115) 116) 117) 118) 119) 120) 121) 122) 123) 124) 125) 126) 127) 128) 129) 130) 131) Baştercümanı Andrew Ryan'a. K. Gerçeğin böyle olmadığını.H. Üçüncü Bölümde göreceğiz. işgal altındaki Fransa'nın Dışişleri Bakanı Laval'i.72) İ. Damat Ferit'i kimin tercih ettiğini gösteriyor. birkaç sayfa sonraysa. s. Ali Rıza Paşa. '20 cürüm' (suç)işlemiş olduğunu belirtiyor.H. Cumhuriyete Giden Yol. hiç bir bilinçli aydın da korumaz. onlara kuklalık etmelerinin mazereti olarak ileri sürülebilir mi? İşbirliği yapmak. Acaba hangi olumsuz icraatına karşı çıkmış? Mısıroğlu açıklasa da herkes bilse. (S.Müftüoğlu. Üçüncü Bölümde bu talihsizişbirliğinin şaşırtıcı ayrıntılarını göreceğiz. Hiçbir İngiliz belgesinde. yalnız Damat Ferit değildir. Apaçık olayları ve belgeleri görmezden gelerek. Demek ki D. A.[. 443. yenilginin sorumlusu.. kuklalık etmek. Sultanın ısrarlı olduğunu" açıklamıştır. daha İngilizler İstanbul'a gelmedenönce. Geldikten sonra yaptıklarını. Almanlarla işbirliği yaptığı için kurşuna dizmiş.Reşit (Rey) Beyi de düşünmüştür.Karabekir. s. halkın coşkun gösterileri arasında. zaten böyle birbaskıya ihtiyaçları da yok.Kronolojisi.210 vd. öylekaçınılmaz." (Aktaran N. Vahidettin'in." kendisinin iktidara gelmesi gerektiği konusunda.299. İstanbul'a giriyorlardı. Damat Ferit hiç istemediği halde. 1.4. aynı sebeple ömür "boyu hapse mahkûm etmiş ve ölene kadar hapiste tutmuştur. Ama bu durum. "Biz onu idare ederiz" diye güvence vermesi.C. olmazsa meziyet değildir. s. sonraki yöneticilerin işgalcilerle işbirliği yapmalarının. bu dönemdeki Devlet Başkanı Mareşal Petain'i bile.) Damat Ferit. Haftada bir veya iki defa Saraya gelir ve dayısı Vahidettin ile saatlerce konuşurlardı.hükümetleri zamanında.Dilipak. Damat Ferit'in ilk üç hükümetinin. C. 1920 yılında gösterecektir! Hayatımın Acı ve Tatlı Günleri. 4. 4. s. gençliğinde bir İngiliz mürebbiyesinin eline verilmiş yahut bir İngiliz öğretmeni tarafından yetiştirilmiş olmasından dolayı. Sivas Anadolu Kadınları Müdafaa-yı Vatan Cemiyeti'nin 24. Erol Ulubelen.C. s.. Vahidettin Roma'ya gitmedi ki mahfazayı de bi an _8 . s. asabi ve ukala dümbeleği bir zat idi. İ. ve 5. 42) Bu tür kukla. Rahip Fru denilen şahsı saraya dadandırmakta. daima İngiliz kakası karıştırır.Akşin.. insanın kolu. mütareke anlaşması için Damat Ferit'i Mondros'a Başdelege olarak göndermek için girişimlerde bulunması. savunmaz.177 vd.1919 günlü bir yazısında. çünkü Vahidettin'le işbirliği halindeler.269.Okday. Osm. 9. s.49.Danişmend. Evet. İkinci Dünya Savaşı biter bitmez. olmazsa olmaz bir durum değil. (istiklal Harbimiz. Üçüncü Bölümde göreceğiz. s. ilgili belge: 371/4215-76104) Vahidettin'in son Başkâtibi Rıfat Bey özetle diyor ki: "Sultanzade Sami.452) Öyleyse? A.hükümetlere 'işbirlikçi hükümet' denir. s. yani hırsız olmamak bir meziyet midir? Fakat siyasi namus büyük bir meziyettir!" (s. Mütareke döneminde Vahidettin'in Sadrazamlığa getirdiği kişi.] Mali namus sahibi olmak. s. Talat Paşa'dan söz ederken şöyle diyor: "Mali namus meselesi. eğer eksik olursa kusur sayılır. Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi için Vahidettin'e baskı yapıldığını gösteren bir bilgi de yok. Kronolojisi. hiçbir ciddi ülke ve sağlıklı bir toplum bunları bağışlamaz. Üçüncü Bölümde belgeleriyle göreceğiz. ne resmi tarih eleştirilebilir.441.382. eğri doğru her şeyi Padişaha anlatırdı. aynı gün Ş.383vd. İttihat ve Terakki Partisi iktidarıdır.1920 tarihli beyannamesi. süngü zoruyla mı beş kez Sadrazamlığa geldi? Reddetmesine ne engel vardı? Bu makama pek hevesle geldiğini bütün tarafsız tanıklar söylemektedir. Salih Paşa gibi kimseleri de Sadrazam olarak seçmiştir. Mesela Fransa.T. Kronoloji II.Ferit Paşanın Sadrazam olması. Yalan Söyleyen Tarih Utansın.Uluğ..H.117. s. Şuradan buradan işittiği.A.4.İzzet Paşa itiraz edince de. Osmanlı T. İngilizlerin baskısı olmadığını.9. A. M. TevtıK Paşa.

Karaağaçlı.15) K.Z. Hazine-yi Hümayun.C. elli bin altın biçiliyordu. s. s. Biz Hünkârın bunu mutlaka cebine koyduğunu sanıyorduk.8.C.Musahip Mazhar Ağanın verdiği bilgiye dayanarak. maden vb.C. Sayı.000 altın idi. Resimli Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi.s. İstanbul.Sertoğlu. s.Ulunay'ın anlattığına inanırsanız. s. haklı olarak. s. yılda 500. Mısıroğlu şu bilgiyi veriyor: "Sultan Vahdeddin'in vatandan ayrılışından sonra hazine dairesinde yapılan tespitler.125.C.Z.281. 4. tarihi ve kıymetli bir Kur'an'ı yanında aiakoyduğunu ve Hicaz Kralı Hüseyin'e hediye ettiğini' ileri sürüyor.315-335.000 lira ziyafet ve seyahat ödeneği (s.. Gurbet Cehenneminde." (Son Mücahitler. (V.Z. Meğer geri vermiş.C. Göztepe'nin verdiği bilgi doğru ise.132) 133) 134) 138) 139) 140) 141) 142) 143) 144) 145) de 137) bi 136) an 135) oradan geri yollasın! T. 3." (Hayat Tarih mecmuası.Bu meşhur ve çok kıymetli kitabı. Karal. Hazine-yi Hassa. T...Mısıroğlu da kabul ediyor fakat miktarı hakkında.İ. 3. s.Uzunçarşılı.. 2.M. Tahsin Öz. 2. Mukaddes Emanetleri birlikte götürmesi içinVahidettin'e hayli baskı yaparlar. Resimli Tarih Mecmuası.. herhangi bir tahminde bulunmuyor. (V. Buna dair o zaman tutulan zabıt (tutanak) Topkapı Sarayı Müzesi arşivinde 35 numarada kayıtlı 'ilmühaber ve Kuyudat-ı Saire Defteri'nde mahfuzdur. San Remo'da iken.Uşaklıgil. s. güya İşgal Kuvvetleri Zabıta Komutanı Albay Maksivel' gibibir destekçi de bulmuşlar. s. Gurbet Cehenneminde.. İstanbul'dan hareketimizden bir ay kadar evvel Topkapı Sarayından getirtmiş. Osmanlı Tarihi. s.Uşaklıgil. her şeyin yerli yerinde olduğunu [. bir hayır kurumuna dahi hibe edemez. s.C. 1976. Osmanlı Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü. nasılsa yanına alıp getirmeyi akıl edememiş. yanında alıkoymuştu. Padişah ile hükümetin ortak kararıyla. 2. Bu Vatanı Terk Edenler.C. ayrıca H. Damla Y.203).. s. Sultan Reşat'ın Başkâtibi de aynı gerçeği şöyle yazmış: " Hazine-yi Hümayun eşyası.217 vd.. 'Hazret-i Osman'ın yazdığı söylenen.s. Ağustos 1951) M. Osmanoğulları'nın Dramı. (Hilafet.H. Ayrıca 'bugünün parasıyla elli bin lira' ne demek acaba? Türkiye 1850. Yakın Tarihimiz. Ceb-i Hümayun maddeleri. s. Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. odasında.Z." (H. 100. Hazine-yi Hümayun. s.. (İ.. 18. s. kızkardeşi Mediha Sultandan 8..) de ancak gelirinden yararlanabilir.. Ve buna ömrünün sonuna kadar yanmıştı. s. C. s.000 İngiliz lirası.G.C. Saltanata ait mülklerin (çiftlik.1969. s. V. (Hurşit Paşa. Hayat Tarih. Vehbi Vakkasoğlu. Tanzimattan önce. Gurbet Cehenneminde. 157. (Prof.157) 25 Kasım 1922 günlü Chronicle _8 .M. 1965/5.449) Osmanlı T.443. Kronolojisi. 1.] göstermiştir.Pakalın.11.. R. Padişahtan Padişaha geçen fakat Padişahın tasarruf (kullanım) hakkı bulunmayan bir müze gibidir. ayrıca yıllık 50. (V. Z. Vahidettin'in yakın çevresi bu işe çoktan teşnedir.Göztepe.C. Osmanlı Devletinin Saray Teşkilatı.. E.. s.C.. . M.Uzunçarşılı. değerli elmaslarla süslü olan bu kitaba. kayıtlara gerekli özenin gösterilmediği dönemler olduğu da anlaşılıyor. 1. arazi.Göztepe ise. Teşkilat ve Teşrifatımız.171. Bankada hesabı olduğunu K.62). s.68 vd." (Yakın Tarihimiz. Yazar Hazine-yi Hassa ile Hazine-yi Hümayun'u birbirine karıştırıyor. 183) Para darlığı yüzünden. Fevkalade nefis cildi bile nadide taşlar. saltanatın malı olup hünkârların şahsi tasarrufu dairesinden hariç (kullanım alanının dışında) kaldığı için.388) Kısacası uydurup uydurup yazıyorlar! Bari birbirlerinin kitaplarını bir zahmet okuyup da ağız birliği etseler. 51.322. giderayak Topkapı Sarayı Muhafızlığına tayin edilen Vahidettin'in kayınbiraderi Zeki ve bazı kafadarları da.. 1965/3.137 vd. 1.. s. bazı avaninin (değerli kap kaçağın) iç Hazineden çıkarılıp darphaneye gönderildiği.902. Tercüman gazetesi.388. 180. Ali Şeydi Bey. s.Cehenneminde.92). sarayların tamiri de devlete ait.H. Hiçbirinin mülkiyeti yeni padişaha geçmediği için bu mülkleri satmak bir yana.195. C. 90) H. Hicaz Kralından 3.27) Abdülhamit'in bu tür gelirlerden aldığı para.171) Vahidettin'le birlikte İstanbul'dan ayrılan Tütüncübaşı Şükrü ise ikisini de tekzip ediyor: ". Sultan Reşat'ın Başyaveri Hurşit Paşa anılarında diyor ki: "Topkapı Sarayı hazinesi. 91 ve 92. 3.Uşaklıgil. Çev. Hazret-i Osman'ın bizzat eliyle yazdığı kati şekilde ifade edilen bu Kur'an-ı Kerimi.000 altın destek gördüğünü iddia ediyor. s.

Ancak bu.) Büyük Doğu ve Büyük Cihat dergisindeki bazı yazılar da bu niteliktedir. Yeni Halife'nin kıyafet ve vazifelerini tespit etmekle ona bir hat çizebiliriz.Mısıroğlu'nun Sarıklı Mücahitleri (1967).000 lira almış.000 = 152. cildin üçüncü baskısında kitaba yeni bilgiler eklenmiş: 1." (O.Kısakürek. idam kararları. s.540) Ankara'da Afganistan. sebebiyle bu akım çok güçlenecektir. kendisine hizmet etmiş olanlara da nadide (seçkin) hediyeler dağıtmış. s.000 lira yatırmış. suçlu olduğundan sözümüzden çıkmayacağını.M. Vahidettin'i öven ilk genişçe yazı. Cumhuriyet gazetesi) Lord Kinross.000 gram ya da 152 kilo. Sebep olarak da. isyanlar. "İngiliz belgelerine göre İngiltere Dışişleri Bakanlığı. Hayat Tarih. türlü dinsel içerikli bildiriler.Türkgeldi. kışkırtmalar vb. baskı 503 sayfa. Sonra şu üç kitap yayımlanıyor: (1) N.269) Rıza Tevfik de anılarında.Karabekir diyor ki M. Kuva-yı İnzibatiye.Gurbet Cehenneminde. Vahideddin Mütareke Gayyasında (1969. K. İlk ciltte. Hilâfetin gerekli olduğundan da söz etmiştir. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. Nihal Atsız'ın görüşlerinin çoğunu kaynak göstermeden ve genişleterek kullanıyor. bir konferasında 'hilafetin çoktan çürümüş ve taaffün etmiş (kokmuş) bir laşe olduğunu' söylemiş olduğunu açıklıyor (s. Malta'da bulunduğu sırada Vahidettin'in servetini araştırmış." (Atatürk. üçüncüsü ise 150'liklerden Tarık Mümtaz Göztepe'nin yazdığı Vahideddin Gurbet Cehenneminde (Temmuz 1968) adlı kitaptır.44) Babanzade İ. Ayrıca Fransız bankalarında da parası olduğu anlaşıldı ve bir süre sonra harcamasına izin verildi.Şimşir.' Fevzi Paşa da benim mütalaamı kabul etmekle kararımız: Padişahlığın lağvı ve Hilafetin Âl-i Osman'da kalması ve Halife olarak Mecit Efendinin getirilmesi. mücevher cinsinden bir servetti.1971 Mart) 5. Utkan Kocatürk'ün verdiği de bi an _8 . Tutanağın 312.'s. Hezimet mi" adlı kitabın 1964'te yayımlanan ilk cildi izler. bu kitap önce gazetede tefrika edilmiştir). 28 ve 29 Kasım 1973.Uluğ. Kazım Karabekir Anlatıyor. Kısacası hilafet aleyhindeki akım yeni değildir. Ocak 1956. millete karşı olduğu kadar. 3.Mısıroğlu.Hakkı Bey de Meclis-i Mebusan'da şöyle demiş: Hilâfet bir bergüzâr-ı tarihidir (tarihi bir hatıradır). önerinin karma komisyona havalesi için çabalamaz.53) Nusret Efendi uzun konuşmasında. Böylece yaşamasına bol bol yetecek parası vardı. Ayrıca 3. V. cilt genişletilerek Hilafet adıyla yeni bir kitap olarak da yayımlandı. s.1. bankadaki mücevherlerine karşılık da 50.7 gram x 20. tarihe karşı da bizi küçük düşürür.F. yazar.72 vd."eğer Mecit Halife olursa. Buna karşı benim mütalaam şu idi: ‗Millete baği (haydut) diyen. Ziya Hurşit'in de karara karşı olmadığı.85 vd. Karşı oyun sahibi Ziya Hurşit'tir (Lazistan). açıklamalar. Nihal Atsız'ın 1958'de yayımlanan Türk Ülküsü 'Altıncı Mehmet' başlıklı bölümdür. dayanak göstermeden şöyle yazıyor: "İngiliz Elçiliği. Sultanın paralarıyla değerlerinin dışarıya gönderilmesine aracılık etmişti. K. (s.Kemal Paşa Vahidettin'in [Halife olarak] kalmasını istiyordu.F. ve 315.000 İngiliz lirası kadar bir serveti bulunduğunu tespit etmişti." (U. Zafer mi. cilt 1973'te. Ayrılmadan önce Malta fakirlerine sarf edilmek üzere Genel Valiye 100 İngiliz lirası hibe etmiş." (A. (2) T. N.H. "Sultan Vahideddin Osmanlı Bankasına 75.Vahideddin Malta'da. bize zorluk çıkarabileceğini ileri sürüyordu. (Resimli Tarih Mecmuası. s. bu konudaki önergeyi de imzalamazdı. Karşı olsa. 3. Bir Milletin Yeniden Doğuşu. 1911'de Süleyman Nazif de hilafet aleyhinde şöyle yazmıştır: "Hilafet bizim için daima bir bar (yük) olmuş ve dört asırdan beri şevket-i milliyemizi (milli büyüklüğümüzü) kemirmekle tegaddi edip (gıdalanıp durmuştur. baskı 330. sayfaları incelenirse. sonraki baskılardan bu bölümü çıkarmıştır.407). Ama Kurtuluş Savaşı sırasında. Buhara temsilciliği vardır.Öndeş. milli hükümetimize karşı Halife Ordusu gönderen bu adamı tutmak. (2.) İkinci eser yine K. cilt ise 1992'de yayımlandı.37.. s. Bunları Kadir Mısıroğlu'nun yazdığı "Lozan.100.Göztepe. para değil. s.Mumcu. Azerbaycan ve İran büyükelçilikleri. Vahidüddin (Eylül 1968." (Bilal N. bir İngiliz Bankasında 20. bizi asi diye fetva çıkararak idama mahkûm eden ve düşmanlarımızla birleşerek.146) 147) 148) 149) 150) 151) 152) 153) 154) Ajansı'nın haberine göre. fetvalar. kendisine söz verilmediği için muhalif kaldığı anlaşılır.

..Mısıroğlu. Bayram nedeniyle gençler. olayın görgü tanığı Rahmi Apak açıklıyor. genellikle bu yayınlara dayanıyorlar. daha önce gördüğümüz gibi 30 Ekim günü alınmıştır. bakınız. (s. İşi gücü köşk yaptırıp yıktırmak." (Büyük Oyun. Ordu Komutanı Nurettin Paşa.... s. s. başlarında bayrak olduğu halde.98) Ali Kemal'i Nurettin Paşanın nasıl linç ettirdiğini de. R. s.." (Vahidüddin. yıllarca yaşadığı ve hükmettiği Osmanlı topraklarından ayrılmak durumunda kalmıştı. s. 16 Kasım'da değil. saraya molotof kokteyller atılması..g. Abdülmecit'in de bi an _8 . Yıldız Sarayı'nın etrafında suikast planlarının çoğalması. İstanbul'a giderken. 3) K. Şahane bir yalandan ibaret olan bir donanma kurmuştur.18. 4.25) "Mehmet Reşat: irade ve dayatma kabiliyeti.. 800) Rıza Nur da. Osmanoğulları'nın Dramı (1976) Öteki bütün Vahidettinci yazarlar. 263 vd. birbirlerinin kitaplarındaki kanıtsız.e.Danişmend de aynı hatayı yapmış: Osm. s.. N. 2. "İnşallah yakında Vahideddin'i de getirip. bu garip adamı..XIX).Ceylan. s.g. Avrupa.47-54.g. çünkü Ankara'ya gelip mahkeme karşısında hesap vermesi lazımdır. Kel Sait'in topladığı ayak takımıdır. "Tek kişiye kölelik devrinin geçtiğini" söyleyecektir.16.468..1945 tarihleri arasinda Yeni Sabah gazetesinde yayımlandığı anlaşılıyor. 2. Kaynakçalı Atatürk Günlüğü... Yahya Kemal. s. Mütareke Gayyasından Gurbet Cehennemine adı altında.Mısıroğlu'nun yazdığı gibi askerler değil. özetin özeti olarak aktarıyorum: "Abdülaziz: Abdülmecit'ten daha müsrif. pelteyi beton gösterecek kadar zayıf.19.Nur karşı çıkar: "Onu İnebolu'dan yola çıkaracağız. (a." (a. esnaf dernekleri ve diğer halk kitleleri.. göstericilerin toplanarak. belgesiz iddiaları gösteriyor..810) H.. s. Söz konusu karar.17.. mızıkalar çalarak." (Siyasi ve Edebi Portreler. Osmanlı borcunu 300 milyon altına çıkardı.. Danişmend'in yanlışına ne demeli? "4 Kasım günü İstanbul'da ‗millet saltanatı bayramı' başladı.21. 7 Kasım 1922 günü İstanbul'da gazetecilere. müşaviri olduğu Lozan Kurulu'yla birlikte bir akşam İzmit'te kalır. 4.S. Günlüğü. Teğmen Cevdet'in anısı: H. Devlet ağacına aşı yapmak yerine onu kökünden zehirlemek manasına. bu bilgileri nasıl değiştirmiş ve güncelleştirmiş: "Halife Vahdettin.C. Okullar..147 ve 172) bu doğrultuda açıklamaları yer alıyor. K. İ. Melek kadar yumuşak fakat insan olduğuna göre 'şapşal' sıfatını giymeye mahkûm bir Padişah.265) Ali Kemal'i İstanbul'da tutuklayıp İzmit'e götüren polis memuru Mazlum ile İzmit'te Ordu karargâhında sorgulayan Necip Ali'nin (Küçüka) anıları için: Asım Us.1944-1.Kısakürek'in.H. (70lik Bir Subayın Hatıraları.C.92) ve Lozan adlı kitaplarında da (3. Bir numaralı mason olarak Yahudilik ve kozmopolitlik kütüğüne kaydedilmiş ilk Osmanlı Halife ve Padişahı. s.2. ilk kitapla bu kitabın ana çizgilerinin. Şark Mahfeline gelip TBMM'ne bağlılıklarını bildirmeye başladılar.C.C.H.155) 156) 157) 158) 159) 160) bilgiden. bu tür gönderme ve dipnotlar araştırma yapmış gibi bir görüntû vermeye çalışıyorlar. 16. Haydi Mısıroğlu tarihçi değil.e. milli şarkılar söyleyerek. K. s. s. İnzibat Yzb.423 vd.. cezasını-vereceğim!" der. Kronolojisi." (a.Himmetoğlu.. Yemekte.Murat: Deli. Ali Kemal'in İstanbul'dan nasıl kaçırıldığını ve İzmit'te linç edildiğini anlattıktan sonra.. Baştan başa bayraklarla donatılmış İstanbul'da..e.." (O günkü gazetelere dayanarak. Bu arada bazı yabancı kitaplara da karşılığı olmayan göndermeler yapıyorlar! Bu oyunbazlığın"örneklerini göreceğiz. İstanbul ve Yardımları.F..8. sonra tekrar yaptırıp yine yıktırmak. çok yanlış devam edip geliyor.) Ama linç edenler. Tarih metodu bakımından da çok ilginç bir tutumları var: Dayanak olarak. Muhteşem bir sirk atı gibi seyislerinin emrine bağlı bir insan.38. ‗Muhteşem Süleyman'ın torunu bu mu?' diye hayret ve istihzalı (alaylı) bir nezaket ile seyreder. 61) "Son Halife Abdülmecit: Kof bir azamet içinde kuklaların en sefili. s. bazı Padişahlar hakkındaki görüşlerini.27) Ayrıca Sarıklı Mücahitler (s.23) "V.. hayatının tehlikede olduğunu düşünerek. İstanbul. s. herkesin gözü önünde 'kahrolsun Vahdettin!' diye slogan atmaları ve sarayın duvarlarına da 'Vahdettin defol!' yazılarının yazılması üzerine.C. T. 1930-1950. İddiaları ve bilgileri hiç denetlemedikleri için de bunlarda bulunan pek. fener alayları da yapıldı. okullarını üç gün tatil ettiler. 1966.. 1..

g. Şimşir. Minelbab ilelmihrap. 147. zebunküş ve ahmak sözler. sayı 211. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. R. Lozan.e. s. s.183) İngilizlerin Vahidettin'e karşı ikiyüzlü bir politika güdüp gütmediklerini. 217 vd.H.. "Prens (!) Sami Beyzade Fethi Sami Bey. Oysa kendi bile diyor ki: "Başka vesikalarıda görmenin gereğini kim kavrar.9 (Br. 2. Bir yanardağ üzerinde oturuyoruz. Dış Politika I.N. İngiliz Belgelerinde. böyle sert ifad eler yoktur.e. s.152) Dayanağı olmayan uyduruk bir süsleme. Bakmış olsaydı.151) Nasıl inanacağız buna? Fethi Bey bunu kimseye açıklamıyor da yıllarca sonra.. s.C. s.219) Hem bu kadar haklı bir şikâyette bulunup hem de zahmetten kaçmak olur mu? Mustafa Müftüoğlu. İngiliz Belgelerinde." (B.. Jeschke. a. Refet Paşa da' Budala. özeti s. Kenti terk edebiliriz.340.1973 (1. s. Açıklasa da hep birlikte doğruyu öğrensek.IV No. s..LX.110. orijinali s. 26. orijinali s. İngiliz Belgeleri. orijinali s. İstanbuldaki İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold'un Curzon'a telgrafı (22 Eylül 1922): "General Harington pek kaygılı. (Yalan Söyleyen Tarih Utansın. Jeschke'nin Kurtuluş Savaşı Kronojisi'nin 2.121.. s. S. yalnız Vahidettin'i değil.s. neden ayrıldığını anılarında (Üçüncü Bölüm.e. a. İstanbul Hükümetleri.Karay. 1171.Şimşir." (a.N. Hepsi Mısıroğlu'nun yakıştırması. a. a. muhayyilesini zorlayıp gerçeği alt üst etmezdi. s. İstanbul'da 20 bin silahlı Rum.37. B.. XXXVIII. s. Refet Paşaya 'Padişahı İngilizler yarın sabah kaçırıyorlar' diye ağlayarak haber vermiş. s.241.N. XCIII. özeti s. s. a.Şimşir. 4. özeti s. E.209) TC'nin hiçbir resmi tarihinde. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı.. s. birçok kişiyi de yurtdışına kaçırmışlardır.e.248-249." (Hilafet. s...11. İngilizlerin Vahidettin'e destek vermediklerini ileri sürüp duruyorlar! de bi an _8 .XCIV.235. konuyu daha da saptırıyor: "Ankara hükümetince tayin ettirilen (!) Padişah yaverlerinden genç bahriyeli. hayatını tehlikede görünce İstanbul'dan ayrılmayı kararlaştırmış ve bu maksatla General Harington'a müracaat etmişti. s.. B. Jeschke. B.269. Jeschke.e.. cildine bakıp (s. daha doğru bir ifadeyle. s. Rıza Tevfik. Üçüncü Bölümde belgeleriyle göreceğiz. )a.145 vd.. Çünkü Vahidettin.C.e. Sonyel.Mısıroğlu.g. orijinali 338.Ulubelen. Reşat Paşanın intihardan önce yazıp bıraktığı mektubun canlı şahididir. Kuvvetlerimiz yetersiz. ne ağlıyorsun' vb. bu konuşmanın genişçe bir özeti Jeschke'de var. özeti XCII. yıllardan beri planladıkları ikiyüzlü siyasetin istenen sonucuydu.C. Bu. paragraf 14'te) açıklamaktadır. 66.529) . 110. Sami Bey şehzade değil! Öyleyse neden Prens? Hele Prens. bölüm). Taner Baytok. CXVI) Mısıroğlu bir başka kitabında da diyor ki: "Sultan Vahideddin.e.Şimşir..İngilizlerin arayıp da bulamadığı. İngiliz Belgelerinde.g. Yerinde göreceğiz. 'efendi' dendiğini biliyoruz. kim bu zahmete katlanacak derecede haktanırdır.11) bu kısa bilgiyi almış ama bu kısa bilginin dayandığı asıl kaynağa bakmamış. Rıza Tevfik. B.Şimşir. s." demişmiş. oysa Vahidettinciler sürekli.N.N. bu Padişahlar ve son Halife hakkında." (Hilafet.g.. Cumhuriyet gazetesi. B.e. Şehzadelere de 'bey' değil. Jeschke.g. İngiliz Belgelerinde Türkiye. doğruyu öğrenir.Mısıroğlu." (K.N.g. Vahidettin hâlâ milliyetçilerin bolşevik ve azınlıkta oldukları kanısındadır. 3.C. orijinali s.g.337. s. s. Biraz da Ben Konuşayım.. ne üzülüyor. İngiliz Belgeleri. özeti s..Mısıroğlu'nun kulağına fısıldıyor? Ayrıca Osmanlı teşrifatında 'prens'in karşılığı 'şehzade'dir. a. 8.Şimşir. acaba neden yalnız K. bir o kadar da silahlı Türk var.g. s. R. E. Belleten. K.245 vd..161) 162) 163) 164) 165) 166) 167) 168) 169) 170) 171) 172) 173) 174 175) 176) 177) 178) 179) seciyesini gösteren bu adi... İngiliz Belgelerinde. Sina Akşin.İngilizler bu sözlerini tutmuşlar. 268. Bey ne demek? Bu konuları en iyi Yılmaz Öztuna bilir.Ulubelen.245.

J. orijinali s. Harington'un anılarından aktaran N. Kral Hüseyin'in adı zikredilmektedir ki bu olgu da mektubun uydurma olduğunu kanıtlıyor.44) Hindistan Müslümanlarının görüşünü yansıtan bir gazeteden: de bi an _8 . Jeschke. ne de Hüseyin'in kendini Halife ilan etmesine önem vermiştir.Uluğ.G." (Vahidüddin. şöyle yazıyor: "Vahdeddin. Vahidettin'in İngilizlere ne kadar teslim olduğuna ilginizi çekerim.61.180) 181) 182) 183) 184) 185) 189) 190) 191) 192) 193) 194) 195) 196) 197) 198) 199) 200) 201) 202) S.. (14 Kasım 1969.385 vd. bulunmadığı karşılama sahnesini. Zaten 1919'dan beri Hicaz'ın birçok kesimlerinde hutbede.g.H. 11256) Ama İslam alemi genel olarak. aynı tefrika. oradan Hicaz'a gitmiş. Ama kaçtıkları için Enver.217. K. s. Cumhuriyet gazetesi. Kronolojisi II.Şimşir. ümmet dönemi sona ermiş.N.R.C. daha da süslü anlatıyor.C. s..g. Yakın Tarihimiz. (Tarih ve Toplum. R.Cehenneminde. Abdurrahman Dilipak ise şöyle yazıyor: "Vahdettin'in gidişi gizli değildi.C.N. s. olayı ayrıntılı olarak kaydetmiştir.980) Şerif Hüseyin'le Vahidettin arasında bir anlaşmazlık çıktığı.G. s. basın açıklamasının ancak öğleden sonra yapılmasını ister. ayrıca. İnsana fazla ters de gelmiyor. 29 Kasım 1973.58. Fransa Başkonsolosu. bir yabancı elçiliğe sığınacak kadar bedbaht ve seciyesiz adam. s. s..Grammont-Mammeri. 4. İngiliz Belgeleri." (Hayat ve Hatıratım.319) Alternatif tarihçiliğin ilkeleri yavaş yavaş beliriyor: Uysa da uymasa da.397. 'niçin ölmeyip de kaçtığını ileri sürerek onu vatan ihaneti ile suçlandırması. s.Kısakürek. Çünkü şartlar bütünüyle değişmiş. Cumhuriyet gazetesi. a. "Hayfa.sıkışınca. s. orijinali s. Halifesiz Elli Yıl.H. s.76. Şerif Hüseyin biraz sonra Vahidettin'i kovmuş.. s.Kutay. B. 24 Mart 1974.Şimşir. 20..148) Bu da bir görüştür.250.397. a. Malta'ya.XCII.Sonyel. ne Vahidettin'in halifeliğinin sürdüğünü kabul etmiş. dipnotlar: 42. (C. 117) Hicaz'ı atladığı gibi.C..Şimşir aynı yerde) V.Uluğ. Cumhuriyet) Nitekim 7 Mart 1924 "günü Hü-seyin halifeliğini resmen ilan edecektir. 3.bölümü.e.. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. s." (C. Tercüman) Doğrusu: Vahidettin. Kıbrıs veya İsviçre'ye yerleşmek istediğini" bildirmiştir.L. s. Dış Politika. Vahidettin'i Yıldız'dan almakla görevlendirilenlerden biri olan İngiliz Yüksek Komiserliği tercümanı Mattews. "Sabık Sultanın. ne Abdülmecit'in halifeliğini ciddiye almış. ve50/16.e.. Malaya gemisi saat dokuz sularında İstanbul'dan ayrılacaktır. belgelerin künyeleri var. 2. özeti XCI. Fransa'nın Cidde Başkonsolosunun raporlarına dayanarak. genel ilgisizlik içinde. akıl ve mantık işi değildir.11 (14 Kasım 1922). 2 Mayıs 1923'te bir ticaret gemisiyle Cidde'den ayrıldığını" belirtiyorlar. a.sayı) B. özeti s. Jeschke.Mısıroğlu ise diyor ki: "Hiç kimsenin.N. Vahidettin'in beklenenden önce Hicaz'ı terk etmesinden anlaşılıyor ama Hüseyin'in Vahdettin'i kovduğu doğru değildir. (Bilal N-Şimşir.g. dipnot: 51/16.Cevat Ulunay. Yakın Doğuda da milli devletler dönemi başlamıştır. G.e.Yol. 4." (Lozan." (C. sayı) A. Dr. Kronoloji II. her gerçeğin aksini iddia etmek! Vahidettin de.. s.80.Dilipak ise. s. hiçbir kaynakta bu iddiayı doğrulayan bir kayıt bulunmuyor.N. Vahidettin'in değil. s. Yol. Talat ve Cemal Paşaları neden aşağılıyor? Arada ne fark var? N. bekle nenden 15 gün önce. Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi. (B. Vahidettin'in "Hacdan birkaç hafta önce. (Tarih ve Toplum. Vahidettin'i de. 27 Kasım 1973. B. ve son bölüm. hiç görmediği Roma'ya yolluyor. s. 3. Halifeliğin Sonu. Harington'un anılarından aktaran N..C.39. San Remo'ya gelip yerleştiğini" bildirmektedir.Şimşir. Malta'ya gittiğinin gizli tutulmasını. 1 Haziran 1923 günlü raporunda.. yani Hac görevini yerine getirmeden. dizi yazının 1.11 (15 Kasım 1922).F. Malta üzerinden Roma'ya gitti. Abdülhamit'in sadrazamlarından Sait Paşa için diyor ki: ".Rıza Nur anılarında şöyle yazıyor: "Vahidettin İngiliz harp gemisiyle kaçtı.

159. Kürt-islam Ayaklanması.215-217) Ankara'nın Roma Temsilcisi Celalettin Arif Beyin 30 Mayıs 1923 günlü raporu: "İtalyan hükümeti kendisini polis nezareti (gözetimi) altında bulunduruyor. sonuna kadar Britanya hükümeti ve düşmanlarla teşrik-i mesai ederek." (Aktaran Mim Kemal Öke. s. ben de kapı hizasında duran Yaver Paşaya baktım. 143. harekat-ı şahsiye ve siyasiyesiyle.203) 205) 206) 207) 208) 209) 210) 211) 212) 213) de 204) "Halife-yi mazul Vahideddin. Yıllığı 600 İngiliz lirasına. Vehip Paşa ile Çanakkale Savaşı dolayısıyla ilerde bir daha karşılaşacağız. Mevlanzade Rıfat.. 'Çünkü halk Padişahlarını başlarında görürse bir genel ayaklanma olur ki düşman buna karşı duramaz' dedim. efali ile ilam ve ilan eylemştir.Dilipak ise şöyle yazıyor: "Aç yaşadı ama onurlu öldü. aldatılmaya razı olmadığını.539 vd.R. s. büyük bir pişkinlikle T.Şükrü Esmer. Çünkü alem-i islam.' dediler. (A. s.G.Cehenneminde. uluorta meydana koymuş olmasıdır. İngiltere hükümeti. düşmandan memleketimizi kurtarmak için ne gibi çare düşünüyorsunuz?' dedi." (Atatürk'le Beraber. Üçüncü Bölümde bilgi verilecektir. Şaşırdım. Şubat 1920'de Meclis'e katılır. s. 150.Göztepe de katılacaktır: "Bu dakikadan itibaren ben de şu dört başı mamur villanın daimi ve itibarlı sakinlerinden biri oluyordum… Berlin'de carııma tak diyen kıtlığın ve karşılaştığım sayısız zorlukların burada ağız tadıyla acısını çıkaracağıma iyiden iyiye aklım kesmeye başlamıştı. 'Heyet-i Temsiliye benim saltanat tacımın pırlantalarıdır. büyük atalarınız gibi milletin başına geçmenizi teklif ediyorum.141) Vahidettin'in ölümüne. Cumhuriyeti devirip yeniden iktidara gelmek için! V.Sonyel.1921 günlü İngiliz istihbarat raporunda da.186).' dedim." (B. kendilerine mali yardım yapılırsa.204) A. Yol. Vahidettin'le konuşmasını şöyle anlatıyor[özet]: "İlk söze başlayarak. yüzündeki perdeyi kaldırmış ve alem-i islamın bazı köşelerince meçhul kalan hüviyet ve amal-i gayr-i meşruasını.M.159. saltanat ve hilafeti kurtardınız. s.kadar da köşkte kalır.Sabri Efendi hakkında.s.11. Ben de. Bu geniş kadroya.Cehenneminde. s.) Anadolu'ya geçmesi önerilince. 4.128vd. 2.Cehenneminde. ulu atalarının başkentinden kaçmak olarak niteleyen Vahidettin.16.Cehenneminde.' dedim." (S.G. V. YakınTarihimiz. M. Hindistan veya diğer diyar-ı islamiyeden birisine ikame eylemekle bir şey kazanamayacaktır. İslamı ve Anadolu'yu temsil eden BMM hükümetini ezmek ve mücehedatını akim bırakmak ve binnetice alem-i islamı baltalamak gayesini takip etmiştir.216) bi an _8 . sert bir tavırla ayağa kalktı:'Beyefendi. Vahidettin'le Sen Remo'da Bir Karşılaşma. 'Beyefendi. s. Yunan davasını desteklemeyi kabullendikleri biliniyor.Müfit Kansu. 127.G. 'Efendimizin Anadolu'ya hatta Bursa'ya kadar teşrifleriyle {gelmeleriyle) mesele hallolunur. 144. Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası. 'Ne suretle?' dedi.Mumcu.C." [s.184. odadan çıkmak lazım geldiğini anlattı. Ben de bunu galiba biraz sert söylemiş olacağım ki Vahdettin cevap vermeyerek başını sağa doğru çevirdi ve denize bakmaya başladı. bir işaretle görüşmenin sona erdiğini. bütün ayrılıkçı Kürt hareketlerinde yer alan bir politikacı-yazardır. V... bu şahs-ı menfuru. M. Bir temenna ederek (selam vererek) kapı dışarı çıktım. (U.121) M..G. bunu. s. Buna cevaben. Açıkçası. İngiliz İstihbarat Servisi.. Allah sizden razı olsun. Nihayet. İstanbul'u teşrif etmeyecekler mi? Kendisiyle buluşmaya hasretim. artık intibaha gelmiş (uyanmış) ve her hangi kisve ile olursa olsun. s.Kemal Paşa hazretleri inşallah afiyettedirler.59. Britanya hükmetine ilticasıdır ki bununla. Bizim Diplomatlar. vatan ve milleti. O zaman Bursa henüz Yunanlılar tarafından işgal edilmemişti.N. 'Hayır. En son ihaneti.Sivas Kongresi Heyet-i Temsiliyesi üyelerinden olduğu için Vahidettin'in kendisini görmek istediğini haber verirler. son Osmanlı Meclisi'ne milletvekili seçilmiştir. gizlice İstanbul'dan ayrılacaktır. Şöyle böyle bir cevap ile karşılık verdim.110." (C. fakat bu sözüm Vahidettin'i öfkelendirdi.140. s. 24.Müfit Kansu anılarında. milletin ve vatanın bu sıkışık ve zor zamanında.C.282) V. M.10. hayatı söz konusu olunca. Mevlanzade Rıfat için özetle şöyle deniyor: "Mevlanzade Rıfat ile öteki Kürt önderlerin.Şimşir. büyük atalarımın başkentinden bana firar mı (kaçmayı mı) teklif ediyorsunuz?' demesi üzerine.G..

herhalde paranın bittiği sıralarda. 1 . s. sayı 111. s. 'Türkiye İnkılabının İçyüzü' adlı kitabı ve bazı iddiaları dolayısıyla. Yani yardım isteyen Vahidettin değil.hal ve tavrından [Vahidettin'in] maddi sıkıntı içinde olduğunu. Oraya geleyim.Mücahitler.100. Edirne İstatistik Md.. Sonra Kahire'de evlenmiş. 209.. Mesela H. Sonra karısıyım diye Mısır'a gelmiş.e. 150'likler listesinin 2. ne rezalet bu be! Çarşıya çıkamıyorum.Aybars.208) Bu iddianın kaynağı H.tarihte henüz yardıma da ihtiyacı yok.N.Kemal'den para yardımı istediğini yazıyorlar. 263'e dayanarak. Görüp İşittiklerim. paşanın gayretkeşlik ettiği anlaşılıyor.açmış. s. 1. s. Sarıklı Mücahitler. H.Soyak'ın verdiği bilgi farklı.100. İşi pek gizli tutmalıyım. Zeki'nin Vahidettin'e söylediklerinin tamamı şu: "Ulan. Sarıklı Mücahitler.. Yılmaz Çetiner "Son Padişah Vahdettin" adlı kitabında. rezil ü rüsva olacaksınız. saray orkestrasının şefidir.. Şeyh Sait İsyanı. s.e.' Bu adam casus da.21. Yunan parası ile Hakikat adında bir gazete çıkarır ve Türkiye aleyhinde yayınlar yapar.. Hem velinimetine ihanet ediyor. Zaten kız kardeşi de Zeki'ye lanet okuyur.. kerhane. Nihal Atsız.F. evkaftan aylık bağlatmış.Avcıoğlu. s. Söz konusu Osmanlı paşası. Show dergisi. bu yeni yaver. Bazı yazarlar Vahdettin'in. Vahidettin'e yardımda bulunmasını rica etmiş.Rıza Soy ak‘ın anılarıdır. 220.) Zeki'nin. E. 1934'te emekliye ayrılır. eski Hademe-yi Hassa ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanı Zeki'den şöyle söz ediyor: "Zeki Bey(Önger) sarayın Mızıka-yı Hümayun Müdürüdür.C. 1958'de ölür. San Remo'dan.Kemal'den.Kısakürek.Neyir. 30 Nisan 1995. zaferden sonra Selanik'e kaçar. Fakat bana yazacağınız mektubu şu adrese yazınız. S. Bizim Diplomatlar.Gurbet Cehenneminde.g.315-316.Şimşir. Üstelik o. V.384. s. Milli Mücadele Basını.159vd. de bi an _8 .91.C. K.e. Türk Ülküsü. Benim kardeşim alçaktır. Dr. nihayet Zengibar'a gitmiş. Ayrıntı için: Prof.C.g. 335 vd.' Bu kadın Vahidettin'in müstefresi (odalığı) idi. V. 391393. s.Mısıroğlu.) Buna karşılık. Eder.g.207. Edirne'de Yunan desteğiyle çıkarılan Te‘min gazetesinin sahibi (Mustafa) Neyir hakkında kısa bilgi için: O. ona hizmet ediyor.. Üngör'dür. çok ahlaksız bir çirkeftir.R. (B.262.91. 980 vd.bana mektup yazdı. 140.31) Ama "H. Cehenneminde. Diyor ki:' Beni sokağa atan Vahidettin gibi bir adama gitti de yaver oldu.Reşit Rey.214) 215) 216) 217) 218) 219) 220) 221) 222) 223) 224) 225) 226) 227) 228) 229) 230) 231) 232) Böyle bir olan Mevlânzade'yle. Büyük Oyun. yurt dışında yaşayan bir Osmanlı paşasının aracılığı ile M. a. s. orada görevli askerlerin kumandanıdır. 1923 yılı yazında.Dr. Musiki Muallim Mektebi'nde Müdürlük yapar.s. s. kendisini Nil'e atmış.208) M..207 vd.114. Milli Kurtuluş Tarihi 1. para alıp almadığı belli değil. birkaç kuruş alırım umuduyla. Mızıka-yı Hümayun'un müdürü değil.C. Gördüklerim-Yaptıklarım.g.91. İstiklal Mahkemeleri. s. dipnot 2) Cemal Behçet.91. ". a.G. dipnot) Bir cümleye bu kadar çok ve şaşırtıcı yanlışı sığdırmak da büyük ustalık! İstiklal Marşının bestecisi Zeki Beyin soyadı Önger değil. Mücahitler. Vahidettin'in ilişkileri hakkında gizli raporlar gönderdiği anlaşılıyor.ayıptır. kurtarmışlar. " (s. Biraz utanmak lazımdır!" Vahidüddin.Rıza Nur.85'e dayanarak." (3. N. Yaver Zeki ise. Cumhurbaşkanlığı Orkestrasında şeflik. Vahidettin haber almasın.Ceylan. 378. şimdi orada 'Padişah karısıyım' diyor ve bir kerhane işleti-yormuş. s. İstiklal Marşımızı aynı Zeki Bey bestelemiştir. 108. Sinoplu ve Çerkesdi.16.C. A.. 15. boşanmış. M. Mızıka-yı Hümayun'un Müdürü değil. s. (Mesela D. (1. a.H. bir ara gerçekten Ankara hesabına çalıştığı ve Cenova Konsolosluğu aracılığı ile Roma Büyükelçiliğimize.Bardakçı. s. sırasında yer almaktadır ve 1930'larda Nis'te intihar etmiştir. yeniden karşılaşacağız. (a.218. s. yardıma muhtaç bulunduğunu sezdim" diye yazmış ve M.. s.Ergün Aybars.e. Diyor ki: 'Size söyleyeceğim pek mühim sırlar var. s.. s..146'ya dayanarak. İstiklal Mahkemeleri s. bu iki kardeş için şu bilgiyi veriyor: "Zeki. Üçüncü Bölümde. s.R.Sami Coşar. s.Soyak. s. S.

F. N. Son Sadrazamlar.Okday. 275.. Çünkü derin ve şiddetli bir mümindir..4. s. (Yakın Tarihimiz. Yakın Tarihimiz. parasının tam bittiği anda bu ölümü kendisi hazırlamıştır. 8 Kasım 1918 günü de söylemiştir. Hohler'in 4 Kasım 1919 günlü raporu.C. Br. s.Kronolojisi.6. İngiliz Belgeleri.233) 234) 235) 236) 237) 238) 239) 240) 241) 242) 243) 244) İ. 172 vd. İstanbul Hükümetleri. No.H. 441 ve 444'ten aktarılmıştır.. Metin sadeleştirilmişitir. IV.354.240.240) C.2096 vd.. s.444. 2. A. İngiliz Yüksek Komiserliği siyasi müşaviri T.316. belgelere ve olgulara dayalı genel bir analiz: S. 276. Osm. G. C.H.Okday. 380. s. üstü kapalı ve dikkatli bir dil ile Vahidettin'i nasıl eleştirdiğini hatta aşağıladığını dikkatinize sunarım. 4..Kutay.. Yakın Tarihimiz. A.Kronolojisi. İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu. s. s.T. s. s. Vahidettin hakkında. 225) Osm. İ.Türkgeldi'nin. 4.C. Onun intihar kastı güttüğüne ihtimal verilemez. 591-600." (Vahidüddin.C. yani intihar etmiş.F. s.B. Vahidettin aynı sözü Rauf Orbay'a. de bi an _8 .C..578. s.s.C.Jeschke. s. 2.. s.Akşin.F. 3.T.274.Kısakürek diyor ki: "Vahidettin'in Başyaveri Avni Paşaya göre Padişah.Türkgeldi.

tarihi.Küçük'ün. sağda Kadir Mısıroğlu.3 tanıklık eden de o sıraca Kemal'in milletvekili yaptığı iki kişidir. onunla ilgili her olayı. Ama bir kısmı. Hareket Ordusu ve Çanakkale.Küçük diyor ki: "M.Kemal'e karşı. Y.] "1919 yazına kadar Kemal'in yanında hiç politika bulunmuyor. bir parti değil. annesinden başlayarak1 bütünüyle karalamaya. Ben bar bar bağı rıyorum. tarih sırasına göre aktaracağım. S-255) İlkinden başlayalım.Kemal'in şişirme bir geçmişe ihtiyacı olduğunu hiç sanmıyorum. İleri sürülen bütün iddiaları. s.Kemal aleyhindeki çeşitli iddialara giriş Bazıları M. M.Ü.Kemal için 'Vatan ve Hürriyet partisi kurmuş' deniliyor. geçmişini güzelleştirebilecek biçimde yazmak ve yazdırmak durumundadır.Tezler 5. 'sonradan eklendiğini ya da güzelleştirildiğini' iddia ettiği üç konu var: Vatan ve Hürriyet Partisi. sonraki döneme de lider olarak taşımaya yetecek önem ve ağırlıktadır. Tezler 5.. Bu tarihi rol onu. Mesela Y." (T. Ortaya atan Kemal Paşadır.Kemal'i. s.4 Bir tarih dergisinde bunların yayımlanması utanç kaynağı olmalıdır. Vatan ve Hürriyet partisinin tümüyle bir hayal olması ihtimali çok yüksek görünüyor." 2 [. gizli bir 'cemiyet'tir. Vatan ve Hürriyet Partisi (1905-1906) □ Y.İKİNCİ BÖLÜM MUSTAFA KEMAL 1 M. ilk kez 1937 yılında ortaya atılıyor. Ayrıca bir bölümü. solda Yalçın Küçük.Küçük diyor ki: "Geçmişinde başarıdan çok başarısızlık olan bir kimse. tarihin M. 1.Ü. Tezler 5.Küçük yanılıyor.255) M. yalnız Milli Mücadele ve sonraki dönemdeki bazı düşünce ve uygulamalarını eleştirmekle yetinmiyor. Önce." (T. Olabilir.Kemal'e göre değiştirildiğini de ileri sürüyor. En çalışkanları. Yönetimini sağlama almış bir lider. yazan Afet (İnan).Ü. Herkes M. bu arada Milli Mücadele'yi de küçültmeye çabalıyorlar.Kemal'den yana olacak değil ya.47) Y. (T. ihtilal lideri olursa ve iktidarda kalırsa. Vatan ve Hürriyet. ne zaman kurmuş' diye. otuz yıl sonra kendisinin geçmişe dönük hayal ettiği bir proje ile ilgili iki [yalancı] tanık bulmakta güçlük çekmeyebilir. Zaten z aferle sonuçlanan Milli Mücadele'nin siyasi ve askeri lideriydi. 2. kaynaklarda de bi an _8 .

Kemal var (s. M.. bunun Hareket Ordusu'nun girdiği İstanbul'da. Faik Reşit Unat'ın bulduğu bir ders kitabıdır.Kemal.247) Fakat işe bakın." Bunun üzerine. Bu iddiasını. Derhal bir mektup yazarak bunun doğru olamayacağını iddia ettim. Öyle anlaşılıyor ki kuvvetler "İstanbul'a hareket" ediyor ve kendisi bulunmuyor (s. burada Tümen Kurmay Başkanı olarak Yüzbaşı M. s.5 3.Küçük'ün doğru olmadığını iddia ettiği birinci yurttaşlık bilgisi buydu. Demek ki doğruymuş! Bu tek konuda Y. hiçbir kayıt veya işaret yok (s.." (s. M. Hareket Ordusu (1909) .Kemal hakkındaki tezlerine8 ve M. çünkü Y. 1912'de Selanik'te basılmış. M.Ü. Konu ilk defa 1937'de ortaya atılmış da değildir: M.71)7 Y. M.36).10 Hayretle diyor ki: "Bir kaynakta Çatalca'da Hareket Orduları savaş düzenini bulabildim. Hepsini görelim: 3/1.247). M. ilk kez varlığını öğrendiği bir kaynakta değişik bir bilgiye rastlamış. Kemal'in Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul'a yürüdüğü konusunda.Kemal'in birlikte bir fotoğrafını yayımlayarak.Küçük. kitabını yazadururken yeni bir kaynak daha keşfediyor: Rauf de bi an _8 3.Tezler 5. Uğur Mumcu. Suriye'de gizli bir örgütün (Vatan ve Hürriyet Cemiyeti)6 üyesi olduğunu ve bu örgütün Selanik'te bir şubesini kurduğunu doğrulayan iki bağımsız kaynak var: İlk kaynak.Abbas'a yazdırdığı ve Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayımlanan hayat hikâyesine dayandırıyor9 ve şunları yazıyor: "[Hayat hikâyesinde] M.Kemal'in ünlü olmasından çok önce 1913'te Alman generali İmmhof tarafından yazılmış bir makaledir.Küçük şu dört iddiada bulunuyor." (s. İkin ci kaynak.53). gerekçelerimden birincisi.56).örgüt'. düzen ile bağlarını sürdürüyor (s.Kemal'in. 2.Kemal Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul'a geldiği ve savaştığı iddiasında hiç bulunmuyor.Kemal'in Çatalca'ya kadar geldiğini k abul ediyor ama daha ileri gittiğine ihtimal vermiyor: "Çatalca'da kaldığı anlaşılıyor.Ali Aybar'ın anılarını Cumhuriyet gazetesinde yayımladığı sırada.62). Bürokratik mekanizmalar içinde kalarak yükselmeyi planlayan Kemal.36). hem Mekadonya'daki silahlı özgürlük hareketlerinin. Ciddi kaynaklarda bu konu ayrıntılı olarak incelendiği için ben sadece Hollandalı araştırmacı Eric Jan Zürcher'in Milli Mücadelede İttihatçılık adlı kitabından bir parçayı olduğu gibi aktarıp bu konuyu kapatacağım: "M. Bu anlatımda İstanbul'a geldiği iddiası bile bulunmuyor (T. Hüsnü Paşa ile M. bir U dönüşü yapıp M.Kemal'in 1919'da C.Kemal Hareket Ordusu ile İstanbul'a gelmemiştir. 'komite' diye de niteleniyor. Sirkeci'de çekilmiş olduğunu iddia etti.Kemal'in Çatalca'ya geldiğine dair bir işaretin olmadığı noktasında toplanıyordu (s. hem de İstanbul'a yürüyüşün dışında kalarak." Sayfalarca süren bu tür kesin ifadelerden ve yakıştırmalardan sonra birdenbire iş değişiyor. çok ön ce daha 1922'de Ahmet Emin Yalman'a bu konuyu anlatmış ve açıklaması 10 Ocak 1922 günlü ve 1468 sayılı Vakit gazetesinde yayımlanmıştır.

bunun M.Şevket Paşa.Karma Tümen'in] başına geçiyor. bunun üzerine şöyle yazıyor: "Bakırköy'e kadar geldiği anlaşılıyor.Küçük. Çatalca'da toplanıp Bakırköy'e ilerleyen birliklerin14 komutanı H.247) Kendi de daha önce. bu ilk oluşturulan gücün [1. Y." (s. 19 Nisan 1909 günü Hareket Ordusu adına yayımlanan iki bildiri de.15 Bu yüzden de." (s.Hüsnü Paşadır. Y.Kemal de onun.56) Ve şu sonuca varıyor: "M.Ordu Komutanı M. M.302)11 Y. Dördüncü iddiası dolayısıyla bu konuya yeniden döneceğiz.302)12 Ve bu konudaki bilimsel dansına. 3/3.. kendi karşı çıkıyor. 3/2. çok sonraki yıllarda.247) Ama 200 sayfa sonra.17 Yani Bakırköy'de kalmamış.] 13 Ama M.Kemal Paşanın Hareket Ordusu Kurmay Başkanlığı. gerçeği az çok yansıtmış ama farkında bile değil. daha çok bir kariyer subayı. Kemal'in ise bu tür hareketlenmelerle bir ilgisi görülmüyor.Kemal Hareket Ordusu Komutanı değildir. İstanbul'un o zaman Makriköy denilen Bakırköy telgrafhanesinde görmüştüm. şöyle yazıyor: "Bir kaynakta Çatalca'da Hareket Orduları savaş düzenini bulabildim.Kemal Paşayı ilk defa.] Redif Tümeni Komutanı Hüseyin Hüsnü Paşanın Kurmay Başkanı olduğu anlaşılıyor. M. dördüncü iddiasına kadar kısa bir ara ver iyor. Hareket Ordusu düzensiz.Kemal var." (s.Kemal'in İstanbul'a gelmediği düşüncesine saplanıp kaldığı ve olayı pek az incelediği için gerisini bir türlü çözememiş. Kendi ileri sürüyor.Kemal'in İstanbul'da." (s.Küçük'ün bir başka iddiası da M.Orbay'ın kırk yıllık anıları! Rauf Orbay anılarında şöyle demektedir: "M. İstanbul'a da gelmiştir! de bi an _8 . yani Hareket Ordusu'nun Kurmay Başkanıdır.16 3. M.Hüsnü Paşanın imzasını taşımaktadır.Şevket Paşa Selanik'ten gelip de komutayı devralıncaya kadar. Hareket Ordusu Kumandanı Mahmut Şevket Paşanın emirlerini yazdırıyordu. redif kuvvetleri [11. (s. Kemal Paşa yeni yönetimin başı olarak durumunu sağlama alınca.Kemal olmadığıdır.Kemal'in Hareket Ordusunun Kurmay Başkanı olmadığı." (s. Kesin olan." (s.255) Zaten böyle bir iddiada bulunan yok. H. 1909 yılı Nisanında. Oysa gerçek çok açık ve basit: M. şöyle yazıyordu: 31 Mart gerici asker başkaldırısı Selanik'te duyulunca bir kuvvet gönderilmesi düşünülmüştür. Telgraf Müdürünün koltuğunda Mahmut Şevket Paşa oturuyordu. Rauf Beyin anılarından.Küçük. Kemal Paşayı süslemek için icad edilmiş bir bilgidir. [. burada Tümen Kurmay Başkanı olarak Yüzbaşı M. M Kemal de bunun erkan-ı harp subayı ya da Kurmay Başkanıdır.Redif Tümeni] komutanı Hüseyin Hüsnü Paşa. Erkan-ı Harbiye Kolağası (kurmay önyüzbaşı) rütbesinde idi." diye yazıyor. "M. ancak 22 Nisan 1909'da gelecek ve Hareket Ordusu'nun komutasını üstlenecektir. karışık ve bir anlamda gerçekten derme çatma bir kuvvet olduğu için gerçek Kurmay Başkanının olup olmadığı ve varsa kimliği üzerinde karar vermek kolay görünmüyor.36) [Kurmay Başkanıdır ve bu göreve 13 Ocak 1909'da atanmıştır.Şevket Paşanın karargâhında çalıştığı da anlaşılıyor. Diyor ki: "Hareket Ordusu eninde sonunda bir ihtilalci yürüyüşüdür.

2. hem yeni yazıya çevrimi var. resmi tarihi değil ama Y. Rıza Nur'un malum ve mahut anıları.18 Gerçek de bu.Küçük'ün doğru olmadığını kanıtladığını iddia ettiği ikinci yurttaşlık bilgisi de buydu. M.Nur'un yazdıklarını.Mısıroğlu'nda.Kemal 20 Mayısta Selanik'e döner." (s. "kerhen19 bulunduğu gönüllü ordu İstanbul için sokak savaşı yaparken.Kemal'in Çatalca'da kaldığını" ileri sürüyor. Bu vaka üzerine Makedonya'dan giden kıtaların ve ilk devirde Edirne'den bunlara katılan kuvvetlerin Kurmay Başkanı olarak İstanbul'a geldim.cildinin yayımından bir yıl önce.." (A. Dr. Y.247) Yoksa bütün tezleri iflas edecek! Zehi tasavvur-u batıl. Ama bu konudaki iddiası da doğru çıkmadı.. Y. M. M.Yalman. s.Kemal'in bütün tanıklar sağ ve ortada iken.e. Atatürk Özel Arşivinden Seçmeler dizisinin üçüncüsünü yayımladı. 1994 yılında.Ü. İçinde M. "Çankaya arşivleri açıldığı takdirde. doğruları ile birlikte veriyorum: "Balkan Harbinde son devrede Bulgar ordusu Tekirdağı'nda ve daha yukarılarda bulunuyordu. emir taslakları bulunmaktadır.C.Küçük'ün iddia ettiği gibi tanıklar hayattan ve ortadan çekilince. Başlangıçta kumandan Hüsnü Paşaydı." de bi an _8 . 10 Ocak 1922 günlü Vakit gazetesinde yayımlanan açıklaması kanıtlamaktadır. Y. (47 -74. Kemal'in İstanbul için savaştığına dair bir iddia da bulunmuyor. a.56) Kendi de bir Kurmay Başkanının elde tüfek doğrudan savaşa katılmasının söz konusu olmayacağını kabul ediyor ve "kurmay görevi karargâhta yapılır" diye yazıyor ama yine de ve ille.Küçük. çok sonradan icad edilmiş olmadığını da. yani T.Kemal'in önemli bir rolü olmadığıdır.Kemal Paşanın bu özel not defteri. 4.Kemal bu açıklamasında. çünkü M. Bu k onuyu Çanakkale paragrafında ele alacağım. Onun bu konudaki iddiasının kaynağı. tarihin alt üst olacağından kuşku duymuyorum" diye yazıyordu (s. Hareket Ordusunun İstanbul'da aldığı askeri önlemlerle ilgili birçok notlar. adlar. Kurmay Başkanlığı görevinin. M.Kemal'in Har eket Ordusu ile İstanbul'a girdiğini ve askeri düzenlemelere etkin olarak katıldığını belgeliyor. zehi hayal-i muhal!20 Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Dairesi (ATASE).Küçük'ün kendine göre yazmaya yeltendiği özel tarihi alt üst ediyor.258) 3/4.Küçük'ün bu konudaki dördüncü iddiası da şu: "Bütün tarihi kendi adına göre yazdırmasına karşın. Y. Balkan Savaşı (1913) Sıra K.M. sayılar. resmi tarihin yazdığı da bu.Küçük'ün adım adım ve inleye inleye kabul etmek zorunda kaldığı gerçeği kısaca belirtmektedir: "31 Mart vakası oldu.E. R. bilgiler. sayfalar) Y. (s. Üçüncü iddiası Çanakkale'de M.g.Tezler'in 5.Kemal Paşanın 1909 yılına ait 10 sayılı özel not defterinin hem aslı. Çünkü defterde.256). ne Kemal Paşadan ve ne de resmi tarih yazıcılarından çıkan.

M. 1918'de dönecektir. başından sonuna kadar içinde yaşadığı Kurtuluş Savaşı hakkında verdiği basit bilgilerin bile ne kadar yanlış ve uydurma olduğunu. Gelibolu'ya yapılacak bir Yunan çıkarmasından çekinmiştir. 10. Bulgar ordusunun geri çekilmesini sağlamak ve Edirne'yi kurtarmak. Bulgar ihtiyatlarının karşı taarruzu ile dağılarak kaçmaya başlarlar. Amaç. Patlayan fırtına da çıkarmayı zorlaştırır." (Doğrusu: Bnb.Kemal'in bu hıyaneti yapmasının sebebi. Hareketten bir sonuç alınmaz. Kolordunun karaya çıkan tümeninin de geri çekilmesini emreder. Beş yıl sonra yarım yamalak öğrendiği olayları. 10. Rıza Nur'a yakışır bir zırva! Bu kolordunun Komutanı.Kemal ise Harekât Şubesi Müdürü)." (Rıza Nur'un anıları. Nizamiye Tümeni de geriye alınır. Dr.. Bolayır karşısında bulunan Bulgar tümenine taarruz edilecek. iyice de bi an _8 ." (Doğrusu: Kolordu). Ne fecidir. Başkomutan A.Ali Fethi Kolordu Kurmay Başkanıdır.21 "Bunun erkan-ı harbi (kurmayı) Ali Fethi (Okyar) ile M. Plan kısaca şöyle: Hurşit Paşa komutasındaki "10. C. ruh dengesinin iyice bozulduğu 1927'de.Rıza Nur'un. iki tümeniyle [Nizamiye Tümeni ve 27.C. komutayı Harekât Şubesi Müdürü Bnb.Kolordu.(Doğrusu: Tekirdağ'ın yukarılarında değil.M. 2. Bu düzensiz çekilme Şam Tümeninin diğer birliklerine de yayılır. "Enver'in (Enver Paşa) tertibi üzere aynı zamanda bunlar da Bulgarlara hücum edecekler.Kolordu [Kurmay Başkanı Yarbay Enver].Şam Tümeninin Arap askerleri savaşı bırakıp çapulculuğa kalkar.Şam Tümeni] taarruza geçer.Kolordu da zamanında yetişip taarruza geçemeyince. Olay bu. Bu arada Mürettep Kolordu. Balkan Savaşı'nın bu bölümü sırasnda yurt dışındadır. Enver'in şeref kazanmaması. kararlaştırılan günde [8 Şubat 1913]. bu şerefi kendisinin almasıdır. Mürettep Kolordu.Kemal'di.M. Harekât Şubesi Müdürünün hücum ettirdiğini ileri sürmek.Rıza Nur Dosyası adlı kitabımda. 8 Şubat günü Şarköy'e çıkarma yapacak ve Gelibolu'daki Mürettep Kolordu ile birlikte. Bulgarların ilerlemesinden değil.Nur. Başkomutanlıkça hazırlanmıştır. Fakat Enver'in hücumunu beklemeden.22 Bir kolorduyu. s." (Doğrusu: Plan Enver tarafından değil. Bulgarların Marmara kıyısındaki kanadını geri atar ama sisli bir havada. Ertesi sabaha kadar ancak bir tümenin çıkarılması tamamlanabilir.Kemal Bulgarlara hücum etti ve perişan olup kaçtı. Bnb. s. yani olaydan 14 yıl sonra yazarken." (Doğrusu: Başkomutan. çıkarma gemilerinin 4-5 saat gecikmesi yüzünden.Kemal'e bırakmış. Fakat 10. ayrıntılı olarak açıklamıştım. Bulgar tümenlerini mahvedeceklerdi. (2. Bulgar mevzilerine giren 27. Çatalca savunma hattının karşısında) "Tarafımızdan Gelibolu yarımadasına bir ordu gönderilmişti.407) ve ancak beş yıl sonra. Kurmay Başkanıyla kahvede tavla mı oynuyordu?) "Artık Bulgarların Gelibolu yarımadasına girmesinden korkulup Enver'in kuvveti de oraya gönderildi.)23 "M.İzzet Paşa. Tertip yapıldı. Üstelik R. Bizde böyle hıyanetler cezasız kalır. kararlaştırılan zamanda Şarköy'e çıkarma yapamaz.407) Dr.

kurmay başkanı. Kolordu Kurmay Başkanı Bnb. Kolordu bu ileri harekâtında ciddi bir Bulgar mukavemeti ile karşılaşmadı.26 Enver ile M. haklı çıkması mümkün mü? Edirne için bir yarış vardır ama o da Bolayır olayından beş buçuk ay sonra. (1) Zayiat. ufak tefek artçı çatışmaları oluyordu ama önemli bir savaş da vermiyorduk. K. Şarköy çıkarması sırasında uğradığı bozgun ve sebep olduğu büyük kayıp (22.Ali Fethi'nin. 22 Te mmuz 1913'tedir.Kemal. Bu yarışın ayrıntısını.Hakkı Okday'ın anılarından izleyelim. bu iddialarını.142)24 Hangi yanlışı düzeltmeli? Bir kolordunun yenilgisi. Sadrazama kadar yansımış. bu olaydan ancak 9 ay sonra.cildinin 148-151. Sofya'ya sürgün edilmez. 2. "gösterdiği sebepler askeri ve mantıki bakımdan tatminkâr (doyurucu) değildir" diye eleştiriyor ve şu cümleyi ekliyor: "Dr.Kemal. söz konusu olaydan altı ay sonra. olay Başkomutana. Harekât Şubesi Müdürüne yüklenilir mi? O kolo rdunun komutanı. Bolayır Kolordusunun bozgununun. 867 er Yaralı : 41 subay. 27 Ekim 1913'tedir.000 kişi) yüzünden Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa tarafından Sofya'ya sürgün edilmiştir.Mürettep Kolordunun Kurmay Başkanlığına getirilir. M. 'başarısızlığın sebeplerini açıklayan' broşürünü de. s.Kemal ve Fethi Beylerin. Balkan Harbi gibi erken bir devrede.Kemal aleyhinde ya.27 (3) M. Başkomutan Vekilliği ise savaşa girdikten sonradır.28 Enver de.Mürettep Kolordu Komutanlığına da vekalet edecektir." (Hilafet. Ara sıra.Kemal'in Sofya ATASEmiliterliğine" atanması. derin askeri bilgisiyle (!).29 Kısacası bu alternatif tarih yazarının iddiaları. Kaçan Bulgarları k ovalamaktaydık. K. Kahraman Edirne'yi Bulgar pençesinden kurtarmak. 2. Edirne'nin geri alınması şerefini Enver Paşaya kaptırmamak gayesinden doğmuş dehşetli bir bozgun olduğunu kaydetmektedir.Mısıroğlu'nun yazdığı gibi 22. hatta. yaklaşmıştı ki arkamızdan tozu dumana katarak yaklaşan bir otomobil de bi an _8 .Rıza Nur.000 kişi değil. M. sayfalarında genişleterek tekrar ediyor. 22.151) İddiasını Rıza Nur'a dayandıran bir yazarın.Kemal'in arasındaki soğukluk daha da artmıştır ama M. tümenlerin komutanları yok mu ? İnsan bir iddiada bulunur ama hiç olmazsa enini boyuna denk düşürür.birbirine karıştırıp çarpıtmış. Kolordu Edirne'ye 10 km. bu gazi şehri yeniden fethetmek şeref ve neşesi içinde uçuyorduk.30 "Edirne'yi Bulgarlardan geri almak gayesi ile harekete geçtik.Mısıroğlu hemen bu bilgiden (!) yararlanıp yanlışları derinleştirerek şöyle yazıyor: "M.679 kişidir: Şehit : 15 subay.1913' ten itibaren 1. Lozan adlı kitabının 1. Ocak 1914'te Harbiye Nazırı ve paşa olacaktır. böyle kesin kon uşabilmek için de olayı biraz olsun inceler.7." (s. tersine 1. iki anlamıyla da tarihe uymuyor! Ama Mısıroğlu.Mürettep Kolordu Komutanlığı Emir Subayı İ. 1801 er Kayıp : 55 er (Toplam: 2679)25 (2) Mürettep Kolordu ile 10-Kolordu yetkilileri arasında gerçekten tartışma çıkmış.

bizim kolorduyu geride bırakarak. Buna çalıştıklarını da sırasıyla göreceğiz. 1. Halbuki Edirne'ye yaklaşıncaya kadar Bulgar kuvvetlerini kovalayan. Edirne'yi geri alma şerefini başkalarına mal etmeyi hazmedememiş. yanımızdan hışımla geçti ve Edirne istikametinde uzaklaştı.-17.11. Her şey umut verici görünmektedir. Birleşik Filo Komutanlığına Amiral de Robeck. Enver Bey o sırada başka bir kolordunun (Doğrusu: Sol Kanat Ordusu) Kurmay Başkanı bulunuyordu.2. 25. Savaşın çok kısa bir özeti Bu konudaki değişik iddiaları görmeden önce. Çanakkale Savaşının çok kısa bir özetini vermek istiyorum.11. Bu suretle 'Edirne Fatihi' unvanını kazanmış oldu." (Yanya'dan Ankara'ya. Girişteki tabyaları susturulur.11. Deniz Bakanlığına Çanakkale'ye taarruz için hazırlanan planı sunar. Amiral Souchon kumandasındaki Osmanlı filosu Odesa ve Sivastopol'ü bombardıman eder.1914 Churchill. s. on dördü gündüz. 1915 Savaş Komitesi.Kemal'in asker yanını da örselemek ama bu yetmez ki.içinde bulunan Hürriyet Kahramanı Enver Bey. 5.Mısıroğlu da havada kapıp biraz daha şişirmiş! Çünkü amaç. İngiliz birlikleri Basra körfezine çıkar. Edirne'ye giren ilk komutan sıfatıyla Edirne'nin fuzuli fatihi olmak hevesine kapılmıştı. Savaş Komitesine Çanakkale Boğazı'na taarruz edilmesini önerir. Bu süre içinde Boğaz'ı ve Bolayır'ı.1915 Birleşik Filo. biz Edirne'ye on kilometre yaklaşmış olduğumuz bir sırada.190) Kısacası Rıza Nur bir balon uçurmuş. Ç anakkale'deki ve Kurtuluş Savaşı'ndaki rolünü de küçültmek gerek. 11. 1.10. İngiliz kara birlikleri Mondros adasında toplanmaya başlar. M. yirmi biri gece olmak üzere bombalayacaktır. 1914 29. K.1914 İngiliz-Fransız Birleşik Filosu. 3. 28. Ruslar da İstanbul Boğazı'na çıkarma için hazırlık yaparlar. Kara Kuvvetleri Başkomutanlığına Orgeneral İan Hamilton atanır.1. 1915 Amiral Carden. Mayın arama ve tarama etkinliği kesintisiz sürdürülür.1914 Rus ordusu Doğu Beyazıt sınırını geçer. Çanakkale Boğazı bütün gemilere kapatılır.1914 de bi an _8 . 19. arkamızdan bir otomobile atlayıp. Çanakkale Savaşı (1915) 5/1. Çanakkale Boğazı girişindeki ve orta kesimdeki tabyaları (korunaklı sabit bataryalar) tahribe çalışır. 9. Çanakkale Boğazı giriş tahkimatını bombardıman eder. Çanakkale Boğazı'nın donanmayla zorlanmasına karar verir. dümdar (ardçı) savaşlarını veren bizim kolordu idi. 18 Mart günü Boğaz'ın 27. Fakat fırsatı kaçırmak istememiş.3.

gizlice 30 kadar mayın bırakacak ve düşman karakol gemilerine ve mayın tarayıcılara görünmeden geri dönecektir. sekiz buçuk ay sürecektir. 8/9 Ocak 1916'da Seddül-bahir kesimini boşaltarak çekilirler.Türk Ordusu kurulur ve Mareşal Liman von Sanders. yazısının başlığı şöyle: "Çanakkale Savaşı: Zafer mi. savaş planına göre üç sıra olarak dizilmiş gemiler (15 İngiliz.3-24. Nusret'in bıraktığı mayınlara çarparak batmış. Ama Nusret mayın gemisi.31 24 Mart 1915 Çanakkale'nin savunulması için 5.): 213. Sefa Kaplan'ın Çanakk ale Savaşını ele alan bir yazısı var. hasta. 25 Nisan 1915 Gün doğmadan. Yas mı?" Dergi yazarı.1915 Çanakkale'ye asker çıkarmak için hazırlık. Çanakkale'nin aşılması için deniz ve kara kuvvetlerinin birlikte hareket etmelerine karar verir.32 İki yanın kayıpları (25 Nisan 1915-8 Ocak 1916) Türkler'in genel kaybı (şehit. 308 savaş ve nakliye gemisi ve çıkarma aracıyla Boğaz'ın Asya yakasına ve Gelibolu'nun çeşitli kesimlerine çıkarma başlar. İstanbul yolunu açamayan Müttefik kuvvetleri. 19/20 Aralık 1915'te Arıburnu. 17/18 Mart gecesi. çünkü Boğaz'ın mayınlardan temizlenmiş olduğunu sanan 16 savaş gemisinden 3'ü.Ordu Komutanlığına atanır. 18 Mart 1915 (Deniz savaşı) Sabah.Küçük ve Vahidettinci yazarların neler dediklerini gözden geçirebiliriz. İngiliz ve Fransızlar 800 ölü.882 33 Müttefikler'in genel kaybı: 252. Birleşik Filo bu süre içinde de. Goliath. Çanakkale bir zafer midir? Aktüel dergisinin 18 Mart 1992 günlü 36. 3 kruvazör. Tarafların insan kayıpları: Türk tarafı 97 şehit ve yaralı. sayısında. Yedi saat sonra Birleşik Filo geri çekilir. esir vb. 28. Triumph ve Majestic savaş gemileri ile birçok nakliye gemisi kaybedecektir. 5. _8 . birçok yardımcı savaş gemisi.000 34 Artık Çanakkale Savaşı hakkında bazı aydınlarımız ile Y. 3'ü topçu ateşi ve mayın dolayısıyla ağır yara almış. Çetin Altan'ın bu doğrultudaki görüşlerine yer vermiş. kuvvetinin üçte birini yitirmiştir. 3 torpidobot da sulara gömülmüş. yaralı. 27 Mart 1915 İngiliz Savaş Komitesi.Birleşik Filonun çok güçlü ateş desteği altındaki müttefik kara kuvvetleri ile Türk birlikleri arasındaki kanlı savaş 25 Nisan 1915'ten 1916 yılının başına k adar. Karanlık Liman ile Morto Limanı önüne. 4 Fransız zırhlısı. Aktarıy o- de bi an donanma ile zorlanmasına karar verilir. 5/2.4. torpidobot ve mayın aramatarama gemisi) Çanakkale Boğazı'nı zorlayıp Marmara'ya geçmek üzere ilerlemeye başlarlar.

Prof.1914). bir an önce savaşa girelim diye Almanların bizi nasıl zorladıklarını. Almanların. belki Feldmareşal Liman von Sanders için o sıralarda bir zafer idi ama hiçbir Alman'ın burnunun kanamadığı bu kanlı plan bizim için tam bir Alman kazığıydı. hem gereksizdi.43 Bu yüzdendir ki Almanlar denizaltı savaşına önem vermişler fakat sonunda yalnız karada değil.. aslında 'Çanakkale Yası' olarak anımsandığı zaman düzelebilir oradaki optik hata. Ama donanmasının bir bölümünü daha Çanakkale'ye yollayamaz mıydı? Alman savaş gemilerinin bunu gerçekleştirebilmeleri için önce tehlikeli Manş ya da Kuzey Denizinden.] Her yıl kutladığımız Çanakkale Zaferi.40 Savaş patlamadan kısa bir süre önce. Deniz savaşı. Zira İngiliz Donanması bile tek başına Alman Donanmasından çok daha güçlüydü.42 Osmanlı hükümetinin isteği üzerine Almanya. bu hem imkânsız. Kaldı ki Çanakkale Boğazı gibi dar bir su geçidinde bir deniz savaşı yapılamayacağı için bir karşı-donanmaya da gerek yoktu..Kemal'in anılarında. Rauf Orbay'ın. Böyle ters sonuçlu zafer nerede görülmüştür? Adına Çanakkale Zaferi dediğimiz şey. Birinci Dünya Savaşında Alman Genelkurmayının kendi donanmasını riske etmeden. Almanların Akdeniz'de. Çanakkale savaşlarının bir zafer olarak gösterilmesiyle başlar. Hikmet Bayur'un bu olayları yabancı belgelerle destekleyen kitabında. Ama "Alman Genelkurmayının kendi donanmasını riske etmeden. Bu da mümkün değildi. düşman donanmasını Çanakkale'de bizim 250 bin köylüyü öldürterek durdurması. M.37 Yüzbaşı Selahattin'in. Almanya'nın.rum: "Bizdeki optik hatalar.35 [. öteki Midilli adını alarak Osmanlı Donanmasına katılırlar.8.44 b. platonik bir yaklaşımdır. Çünkü 250 bin kişi öldükten sonra İstanbul yine işgal edildi. kendi üzerlerindeki baskıyı azaltmak için bizi doğuda Rusya'ya saldırmaya ve güneyde de İngilizlere karşı Kanal hareketine özendirdiklerini artık her ilgili biliyor. kendi ülkesini korumayı bir yana bırakıp da bütün donanmasını Osmanlıların yardımına yollamasını istemek. Almanların bize attıkları kazıklarla ilgili birçok örnek yer almaktadır. 'Akdeniz Tümeni' adı altında sadece iki savaş gemisi vardır: Göben ve Breslau. İngiliz ağır- de bi an _8 . İngiliz Akdeniz Filosu ile Fransız deniz kuvvetlerini yenmeleri gerekirdi.Wallach'ın38 ve Peter Hopkirk'in39 eserlerinde. o tarihte Genelkurmay İstihbarat Şubesi Müdürü olan Kazım Karabekir. Çanakkale Boğazı'nın Alman Donanmasıyla savunulması söz konusu bile olmamıştır çünkü az sonra açıklanacağı gibi." cü mlesinin anlamı ne? Daha doğrusu bir anlamı var mı? a. İstanbul'a hareket etmeleri emrini verir (3/4 Ağustos 1914). zafer filan değildir. o sırada Adriyatik'te bulunan bu iki gemiye. Gemiler 10 Ağustos 1914 günü Çanakkale Boğazını geçerek Marmara'ya girer. sonra da İngilizlerin elindeki müstahkem Cebelitarık Boğazından geçmeleri ve Akdeniz'de. düşman donanmasını Çanakkale'de bizim 250 bin köylüyü öldürterek durdurması. iki kitabında anlatır. Jehuda L. Biri Yavuz Sultan Selim.41 İngiltere'ye sipariş ettiğimiz ve parasını peşin ödediğimiz iki savaş gemisini İngiliz hükümetinin teslim etmeyeceği anlaşılınca (2." 36 Türk-Alman anlaşmasından sonra.Dr. denizde de yenilmişlerdir..

gençler için kısa bir açıklama yap mak istiyorum. toplam kayıp 97. Birinci Dünya Savaşında. General von Seck diyor ki: "Almanya'da kolordu komutanlığı için uygun görülmeyen biri. Öbür yanına gelince. Ordu Komutanının bu sakat savunma anlayışıyla. Çanakkale'de Ordu Komutanı olmadan önce. Liman von Sanders'in sakat savunma anlayışıdır. 'donanmanın ateş gücünden çok çekinmesi' ve 'Türk birliklerinin dayanıklılığına güvenememesinden' kaynaklandığı anlaşılacaktır ama yine de ilk 24 saat içindeki tutumu hayli düşündürücüdür. Niye yanıldığını belirtmeden önce. İkinci Dünya Savaşında Dunkerque muharebesinde İngiliz ve Fransızlara karşı zafer kazandılar ama sonunda iki harbi de kaybettiler. Kütahya-Eskişehir muhare- de bi an _8 .47 Fakat Liman Paşa. kayıp vermemek için hemen teslim mi olacaktık? d." 48 İşin asıl hazin.830 ediyor. acı yanı bu. Söz gelişi Almanlar. tarihin derinliklerinde kalmış olan bu durumu ele alsa. toprağa verdiklerimizin sayısı.0rdu Komutanlığına Liman von Sanders'i getiren de.45 Gerçi Liman Paşanın bu davranışının. EnverPaşadır. c.lıklı Birleşik Filo ile iki kıyıdaki toplar. Ku rmay Kurulunun çoğunluğu da Türk'tü. Bu işin bir yanı.Altan. Alman genelkurmayı değil. Kısacası. Harp ve muharebe terimlerinin ikisini de savaş kelimesi ile kar-ladığımız için aralarındaki fark ortaya çıkmıyor. ayrıntısını aşağıda göreceğiz.Altan diyor ki: "250 bin kişi öldükten sonra İstanbul yine işgal edil di. o günkü ölü ve yaralı Alman kaybı da 18'dir.46 Çanakkale'de kurulan 5. Bir harp. Tannenberg muharebesinde Ruslara karşı.084'tür. tartışmaya değer bir konu açmış olurdu. zafer filan değildir. Batı Cephesindeki Alman birlikleri üzerindeki baskıyı hafifletmek istemesinden kuşkulanmışlardır. Alman Donanması yardıma koşmadı diye Çanakkale'yi savunmayacak. Yunanlılar da. Bazı Türk subayları. 57. • Düşman donanmasının Boğazı zorladığı 18 Marttaki kaybımızı daha önce vermiştim: Şehit ve yaralı olarak toplam 79. o topları kullanacak olanların direnci ve mayın hatları arasında geçecektir. Böyle ters sonuçlu zafer nerede görülmüştür? Adına Çanakkale Zaferi değimiz şey. Madem ki gerçekleri konuşacağız. birçok değişik türdeki birçok muharebe'den oluşur. subay ve er. Bütün savaş boyunca. ne Almanların donanmalarını riske etmeleri mümkündü. Hastanede ölenleri de bu sayıya eklersek.000 kayıp az mı? Küçük bir kent nüfusu kadar! • Ç.49 76. Çanakkale Savaşı'ndaki yüksek kaybın sebebi. şu sürüp gelen '250 bin şehit' edebiyatını da artık bir yana bırakalım. İngiliz birliklerini Çanakkale topraklarında tutarak. bir büyük birlik komutanı olarak. hiçbir muharebede bulunmamıştır. zaman ve mekân akımından farklı. ne de A lman donanmasının Çanakkale'ye gelmesi gerekiyordu. şehit olanlar 250 bin değil. Türkiye'ye gelmeden önce Kassel'da bulunan 22." Çetin Altan yanılıyor. en fazla 75. Süvari Tümeni'nin komutanıydı. bütün Türk ordusunun yeniden teşkilini (kurulup düzenlenmesini) üzerine alacaktı. Ç. Sanders'in Kurmay Başkanı da.

(s.Kemal Beyin bir rolü yoktu. bu vesile ile bazı çevrelerin ve yazarların konuya yaklaşımını da şimdiden görmüş oluruz... Şiirde de hiçbir isim geçmemektedir.. Programın büyükçe bir bölümü. 71) □ Yeni Nesil gazetesi: de bi an _8 . 1. İstanbul ve Boğazlar hakkındaki hiçbir tasarılarını gerçekleştiremeden de 'geldikleri gibi gittiler'. M. Müttefiklerin İstanbul'u işgal etmeleri. rütbesi kaymakam (yarbay) olan M.Kemal ismi yoktur. Verdun. Çanakkale zaferi dolayısıyla yayımladığı bir program sorun olmuştu.besini kazandılar ama harbi kaybedip çöktüler. (Ekim 1923) Asıl ters sonuçlu olan zafer. Çünkü 18 Mart 1915 günü noktalanan muharebelerde böyle bir isim yoktur. s.61) □ Mustafa Kaplan: "Atatürk'e yer verilmemesi programa inandırıcılığı artırmıştır. □ Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi: "Program. Çanakkale. Ancak şiirin ve metnin içinde yama gibi kalacağını gördüğümüz için va zgeçtik. s. yanlışı gerçek zannedenler kazan kaldırdılar. Ancak programda M.Akif Ersoy'un Boğaz Harbi adlı şiirinden yola çıkılarak yazılmıştır.C. 1918'de Çanakkale ve İstanbul'u işgal ettiler ama Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması üzerine.C. Plevne.Kemal'in adının hiç geçmemesi. Yanya. Antep. Tıpkı Kanije.. büyük tepkilere ve tartışmalara yol açtı. Biz Atatürk'ü vermeyi düşündük.51 Yanlışlarla beyin yıkamanın vakti geçmiştir. Çünkü Çanakkale harbinin merhum Akif tarafından ebedileştirilen tabloları..58) Olayın tarihi gerçeklere uygun bir şekilde sahnelen mesi üzerine.63." (Aktaran. 1.Kemal sadece o harplerde bulunmuş bir yarbaydır. acaba hangisi? 5/3. Çanakkale zaferini küçültmez.61)" □ Tuncay Öztürk (programın yapımcısı): "Program metni. Bu konu ile ilgili birkaç yazıdan örnekler vereceğim. Çanakkale muharebesinden 4 yıl sonra.60) 18 Mart'a kadar deniz muharebeleri cereyan etmiştir ve M. Daha sonra cereyan eden kara muharebeleri esnasında ise.C. 1914 kışı ile 18 Martı arasında cereyan eden deniz hücumlarına gösterilen mukavemet esnasında gerçekleşmiştir. s.Akif'in Ça nakkale şiirinin görüntülenmesinden oluşuyordu. O kısımda. M. Galipler. Stalingrad gibi. M. Etkisi birkaç yıl sürdü. (1.. GRYT Ans. tarih yanlışı yapmadığı için ister istemez Atatürk'ten bahsetmemişti. TRT'nin 18 Mart 1988 günü yayımladığı Çanakkale programı TRT'nin 18 Mart 1988 günü. Edirne." 50 (GRYT Ans.. (s. Birinci Dünya Harbinde kazandığımız muharebelerden biridir ve tam bir savunma zaferidir.

Bir kara birliği komutanının.' " (36.. kısacası hiçbirinin üzerinde durmadığı bir husus var: 18 Mart törenlerinde yalnız 18 Mart deniz zaferi anılmaz çünkü Çanakkale Zaferi yalnız o günkü savaştan ibaret değil. 66) Yazarlar.55 O yüzden de 18 Mart Çanakkale Günü. Asıl kaybın verildiği muharebe de bu.Kemal: 'Bu tamamiyle bir deniz harekâtıdır.Kemal'den söz edilmesi çok doğaldır. vurgulaya vurg ulaya belirtiyorlar. ondan söz etmemek ve söz edilmemesini savunmaktır.Kemal'den söz edilmediği için programı kınayanları. □ Bunların en kıdemlisi. hiçbir komutanın rolü olduğunu kabul etmeyenler bulunuyor. böyle eleştiriyor ve M. 1. Deniz ve kara zaferleri. Neden doğal ve doğru olduğunu yerinde göreceğiz. M. GRYT Ans.. o da Sultan V. son hadise ortaya koymuştur. sayı.53 Ruşen Eşrefe şunları söylüyor M." (Yeni Nesil. [.Ü.65) □ Aktüel yazarı Sefa Kaplan: "Belki şaşıracaksınız ama M.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolü konusunda farklı yaklaşımlar • En uçta.5 ay süren kara muharebeleri var. Askeri bakımdan da Padişah adına Başkumandanlığa vekâlet eden Enver Paşa birinci sırada yer alır. deniz ve kara savaşlarını birlikte anmak üzere 'Çanakkale Günü' olarak kabul edilmiştir.. Ama bir kısmının unuttuğu. geride 8. 18 Mart.Küçük: "Türkiye'de her yılın Mart ayının on sekizinde top atışlarıyla kutlanan zafer bu kısa süreli deniz savaşıdır. deniz savaşında işi ne? Bu yazarlar. kendi ürettikleri bir hayale saldırıyorlar.Kemal harbin bilfiil içinde değildir. Tahlil adlı imzasız köşe yazısından aktaran.. 12-18 Mart 1992) □ Y. s.64. 5/4.] İstibdatla tarihe yön verip suni olarak şekillendirmenin bir çare olmadığını. Çünkü ülkeyi o idare etmektedir.Kemal Paşa." (T. Emperyalist donanmanın 18 Mart 1915 tarihinde durdurulmasında Kemal'in hiçbir rolü bulunmuyor. Doğal ve doğru o lmayan. s.. 21 Mart 1988. gazeteci Ali Kemal: de bi an _8 . 18 Marttaki savaşta kendisinin pek fazla rolü olmadığını yine kendisi söylüyor..Kemal'in o günkü deniz savaşına katılmadığını da. M."Aslında Çanakkale zaferi kutlanırken birinin isminden mutlaka bahsedilecekse..Mehmet Reşat'tır.52 Çanakkale zaferi onun idaresi altında kazanılmıştır. Oysa katıldığını iddia eden hiç kimse yok!54 Bunu belirtmek için zahmete girmek bile gereksiz. Zaferin nüvesini (çekirdeğini) teşkil eden deniz savaşları yapılırken. o gün birarada kutlanır. Tezler 5. Kıyı savunması Cevat Paşa Hazretlerinin emri altında bulunuyordu.C. çok uzun yıllardan beri. M. işbirlikçi ve Milli Mücadele düşmanı. M. bir kısmının da ağız kalabalığına getirip unutturmaya çalıştığı.

"57 (s. yararı olm amış.. [1919 tarihli hayat hikâyesinde]56 Gelibolu'da görev yaptığını belirtiyor ve hiçbir kahramanlık iddiasında bulunmuyor. s. kahraman komutanı imkânsız bir mücadele alanıdır. Çanakkale yalnız Mehmetçiğin şaheseridir. muhakkak ki kötü sevk ve idaredir.429 vd. önlerine düşüp taarruza kaldıran subayların da..Ü. asıl kahramanlar unutturulmuştur: □ Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi: de bi an _8 .67. s.) □ K.Kemal'in rolü vardır ama önemli değildir. 4.Kemal'in] hanesine yazmak. sayı 12/Ocak 1971) □ İ. 255) Ve sözünü şöyle bağlıyor: "Gelibolu savaşını bir yarbayın [yani M.. s. HTM.C.Kutlu.. onun cehennemle boğuşup muzaffer çıkan imanı ile milli kudretidir.Mısıroğlu: "Çanakkale muharebeleri Mehmetçik için büyük bir şeref olduğu halde. hepsi başarısız. Tezler 5..Kemal.Kemal Paşa olsa bile!" (Lozan. tarihin tam bir falsifikasyonu (çarpıtılması) ve aklın tümden bozulması demek oluyor. Gelibolu. Kronolojisi. bütün yönetim ye komuta kadrosunun da hiçbir etkisi. her iki tarafta da kütlelerin inatçılığı ve kahramanlığı söz konusu olabiliyor. İstanbul'u kurtaran.Küçük: "Gelibolu. Kahramanlar. Ali Kemal. Mehmetçik denilen eşsiz Türk neferine aittir. Buna göre.. Gelibolu'da ancak inatçı kütleler savaşabiliyor.35) Bu yazarlara kalırsa Çanakkale Savaşını. • Bir kısım yazarlara göre ise.Hami Danişment: "Türk tarihinin en muhteşem destanlarından olan Çanakkale menkıbesinin bütün şan ve şerefi. Anlaşılan sekiz buçuk ay süren Çanakkale Savaşı.. Yalnız şu kadarını söyleyelim ki.". mutlak yalan ve sahtekârlıktan başka bir şey olmaz. katkısı. (s. ne bilmem ne paşa idi. Bunun uzun ve teferruatlı sebepleri üzerinde durmuyoruz. T." (Osm. oradaki kumandanlardan herhangi birisine 'kahramanlık' veya 'kurtarıcılık' sıfatları elbetteki izafe edilemez. meydan kavgası gibi bir şey. kahraman erlerimiz kendi başlarına kazanmışlar. 1.Kemal'e zaferden bir pay düşmesin! Bu hırsla. ne Liman Paşa.Çanakkale müdafaasının en birinci kahramanı. sonradan abartılmış. Tümden sağduyuya aykırı bu ucuz iddiaların tek sebebi var: Aman M. Edilirse.83) M. s. orada kumandanlık etmiş subaylar için hiç de yüz ağartıcı değildir. iki bin şehit ve yaralı vermiş olan subayların ve komutanların hakkını yemekten bile çekinmiyorlar. topografyası gereği (!) kahramanı olmayan bir direniştir. Çanakkale'de M." (Aktaran Ş. Muharebede zayiatın (kayıpların) bir numaralı etkeni. Çanakkale sırtlarına dört yüz bin (Sayı daha da arttı!) vatan evladını gömen bir subay kadrosunun muvaffakiyetinden elbette bahsedilemez. biri bile kahraman değil. Ateşe bile atılmaktan korkmayan Türk askeri idi. Bu kumandan M..156) □ Y." (T...74.C.. sadece iki taraftan savaşa katılan sıradan askerlerdir. Onları eğitip yetiştiren..

C.. sırada (?) olmasına rağmen. 21 Mart 1988 günlü Tahlil adlı imzasız köşe yazısından aktaran GRYT Ans..) □ Yeni Nesil: "Kara savaşlarında M.Kemal'in sarih ifadesine rağmen koskoca destanın sevabını.62) □ Çetin Altan: "Çanakkale şayet zaferse. s. M. Ancak nedense zaferin ganimeti.C." (1. (s. Yarbay M.Kemal'in de uzunca bir süre.." (CG Yol.Kemal'in rütbesi yarbaydı. s. Alman General Liman von Sanders. (1.. Onun ve diğer paşaların tedbir. sevk ve idaresi.Kemal ve onun rütbesindeki subaylara sıra gelinceye kadar.C.sayı. yenilgiler de komutanların adıyla kaydedilir tarihe."58 □ Yalçın Küçük: "M.l. sonradan kendine göre biçimlendirmiştir Ç anakkale Savaşlarını. mantığa ve akla sığar mı?" (20 Mart 1988 günlü Yeni Nesil gazetesinden aktaran GRYT. ikisi de yanlış.Kemal'e boca etmek insafa.. Vehip.Kemal Beyin 'Çanakkale Kahramanı' zannedilmesine sebep olmuştur. Yazar iki bilgi veriyor.C. 250 bin şehidin (!) kanı ile Çanakkale destanı yazılmıştır.C. s.Kemal Paşanın [Çanakkale] kahramanlığı da. s." (Aktüel.101) M.85) Padişah adına ordular Enver Paşanın emrinde savaştı. Esat ve Vehip Paşa gibi askeri simalar önde gelir..21. ondan başkasına verildi."121) Devletin kitaplarının yanında. İstiklal Harbinde bile vatanı kurtardığı söylenemez. Cevat ve Selahattin Adil Paşalar unutturuldu. harekât subayı (!) olarak savaşa katılır.115-116) □ Abdurrahman Dilipak: "Fevzi Çakmak'la (!) Liman von Sanders arasında çıkan bir ihtilaf yüzünden M.133. Kurtuluş Savaşını yönetmesi de bi an _8 . Ans. paşalar vardı." (Yeni Nesil. yarbay rütbesi ile ve komuta kedemesinde 17. 3. Çanakkale'yi tümüyle M.55) M. Resmi tarih yazımı.Kemal Paşa. (s. plan.Kemal. 36. TRT'nin de aynı yanlışı tekrarlaması. padişah adına Başkumandan Vekili de Enver Paşaydı. Bu gerçeklere. anma günlerinde adını bile anmadığımız Çanakkale Cephesi Komutanı Alman Generali Liman von San-ders'e ait olmak gerekir."Çanakkale zaferinin gerçek kahramanları. s.65) □ Bünyamin Ateş: "M.. Onun üzerinde albaylar. pek böyle bir iddiası yoktur aslında. Çanakkale'de. Doğrular aşağıda. s.Kemal kara harplerinde geri planda vazife yaptı. bunun başarısı. Çanakkale'de göğsünü düşmana siper etmiş 1887 subaydan sadece birisidir. Cevat Paşalar var komutan olarak. hatta M.Kemal.Kemal'e mal etmek olacak iş mi yani? M. götürüp M. 1 . (s. resmi tarih onu gerçek kahraman göstermiştir. Esat. 12-18 Mart 1992) □ Ahmet Altan: "M. Çünkü harekâtın tüm planlarını o hazırlamıştır ve zaferler de.Kemal'in tümeni yedeğin yedeği idi. Haydi Liman'ı geçelim..

"Ordu. daha sonraki zamanlarda. Bir zaferi. kahramanları da eklemek haktanırlık gereğidir. sayı. □ Mete Tuncay. s. Başkomutan Vekili Enver Paşaya değil. Teğmen Mevsuf. Çünkü savaşta zaferleri komutana izafe. Suriye yenilgisi sırasında da Yıldırım Orduları Grubunun Komutanıydı. kafası.61 Bunlara Üsteğmen Hasan.Kemal'e ait değildir. Çanakkale'de M. komutanın mensup olduğu millete. yenilgiyi ise orduyu oluşt uran millete yazmak gibi benim cahili olduğum bir gelenek mi var? Ya da bu g elenek. Ordu Osmanlı ordusu. En üstte bulundukları için zaferi Sultan Reşat'la Enver Paşaya yakıştıranlar da var ama zaferi. Aylar süren Gelibolu direnişini.ve liderliğini perçinlemesinden sonra yaratılıyor. gerçeğe aykırılık. Sultan Reşat'ın hesabına yazmak gülünç olur.Kemal'in rolü. örnek-siz bir savaştır.60 son mayınları döken Nusret mayın gemisinin kaptanı Yüzbaşı Hakkı Bey ile Müstahkem Mevki Mayın Komutanı Yüzbaşı Nazmi (Akpınar) Beydir.Kemal için mi geçerli?62 Çanakkale Türk kanı. çok fazla abartılıyor. 36." (Aktüel. Çobanlı)59 ile savaşı saat 14. tarihe haksızlık. Kemal Bey daha çok kuzeyde. emeği ve silahı ile kazanılmış. İlki 18 Mart deniz muharebesi. Çanakkale'de iki ayrı muharebe var. ancak aptal tarihçilerin işi olabilir. 'Çanakkale Zaferi' deyimi ikisini birden kapsıyor. Bu ikiz zaferin ortak bir kahramanı yoktur. Çanakkale direnişinde M.. Osmanlı ordusu. ne var ki zafer Almanların. ne var ki zafer Almanların.Ordu Komutanı Halil Paşanın adına yazılmıştır.." (T. Mete Tuncay gibi bir eleştirel tarihçinin bu yaklaşımına hayret ettim.9 Ocak 1916 arasındaki kara muharebeleri sırasında ordu Komutanı olan Liman Paşanın durumunu tartışmadan önce. Enver Paşa da söz konusu olamaz.Kemal'in kısmî başarısı vardır ama zafer M. 255) □ Mete Tuncay: "Tamam. komutanın milletine mal etmek de mi gelenek ? Ne zamandan beri? Liman Paşa. Seyid Onbaşı vb. Çünkü geçerli kurala göre zafer. inancı. Tezler 5. Çanakkale zaferini Almanlara armağan ediyor. yalnız Çanakkale ve M. bir ihtiyat tümeninin başında bulunuyor. Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Bey (ilerde paşa.Ü.63 Böyle bir zaferi Almanlara armağan etmek. 248.. orada dövüşenlere ve şehit olanlara saygısızlık olmaz mı? Almanlar de bi an _8 .00'e kadar yöneten Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı Yarbay Selahattin Adil Bey. 6. • 18 Mart deniz savaşının önde gelen kahramanları. Çünkü savaşta zaferleri komutana izafe etmek bir gelenektir. 12-18 Mart 1992) Önce elma ile portakalı birbirinden ayıralım. 25 Nisan 1915 .. hemen bir konuyu netleştirmek gerekiyor. Anafartalar'daki anlık bir çıkıya (?) bağlamak. savaşı planlayan ve birlikleri doğrudan yöneten komutanına yazılır: Nitekim Kut-ül amare zaferi.etmek bir gelenektir" diyor ve Liman Paşa Alman diye. ikincisi 25 Nisanda başlayan ve Ocak 1916'da biten kara muharebeleri.102. Suriye yenilgisini de Alman yenilgisi olarak mı kabul edip değerlendireceğiz? Yoksa zaferi.

Adil'in ve Çanakkale Savaşı'na da katılmış olan askeri tarih yazarı E. 30 km.Adil.bile bütününe sahip çıkmaya cesaret edememişler. Anafarta çıkarmasına (Ağustos 1915) kadar da bu yanlış görüşte ısrar eder. 235. Neden 'belki'? Çanakkale savaşlarıyla ilgili Türk askerî kitaplarında.64 Yöneltilen eleştiriler şöyle özetlenebilir: Liman Paşa.71 Bu plan gereğince. Türk komutanların kıyılara yerleştirdikleri birlikleri geriye aldırır.66 Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin'in (Altay).Belen. 247) Liman Paşa. . 237)73 Liman Paşa.Adil 236.Belen diyor ki: "Halbuki bu bölgede düşman. 7-8 kilometre ilerlemekle Boğaz tahkimatının gerisine çıkabilirdi. düşmanı durdurmanın çok pahalıya mal olmasına yol açar. Almanlara değil ama belki kişisel olarak Liman von Sanders'in (ya da Türklerin andığı gibi Liman Paşanın) adına yazılabilirdi. savaş içinde belirtilmiştir. 236. düşmanın Gelibolu yarımadasının boynuna (Saros körfezinin bitimine) veya Beşige'ye (Anadolu yakasında bir kesim) çıkacağına inanır. S." (s.65 Mesela 3. Saros -Bolayır çevresinde bulunan iki tümeni yerinde bırakır ve asıl savaş yerine (güneye) göndermez.Korgeneral Fahri Belen'in68 başlıca eleştirilerini. Türk askerlerinin bu eleştirileri sonradan icad edilmiş değildir.Tümen) bırakır. Gelibolu'daki karargâhından ayrılıp de bi an _8 . yaptığı savunma planının zaafını. (S. F.Kolordu Komutanı Esat Paşanın. (S. 5/5. Bu görüş farkı. 'kuvvetleri merkezde toplamak ve nereye çıkarma yapılırsa oraya taarruz etmek' diye özetlenebilecek bir savunma planı yapar. birçok eleştiri ve suçlama daha yer almaktadır. daha önce Türk komutanların hazırladığı 'düşmanı mümkün o lduğu kadar kıyıda karşılama' planını ve buna dayalı düzeni.Adil.Kolordu ve Tümenler. 261 )69 Bu yüzden ilk savaş günü. Liman Paşa'nın bir komutan olarak övülüp büyütüldüğünü hiç görmedim. kıyılardaki alaylar da birer tabura indirilir. Sadece F. birliklerin donanmanın ezici ateşine dayanamayacağı70 düşüncesiyle değiştirir. F. F.Belen. çıkarmanın başladığı sabah.67 bunun birçok kanıtından sadece dördüdür. Türk askerî tarihinde ve askerî inceleme kitaplarında.Kemal'in Enver Paşaya yolladığı Liman Paşa aleyhindeki yazı. F. düşmanın Seddülbahir ve Kabatepe'ye çıkacağını düşünmektedirler. birçok kararı yüzünden acı bir biçimde eleştiriliyor. 86. 3. kenarından kıyısından zafere ortak olmaya çalışmışlardır. Mete Tuncay'ın dili sürçtü herhalde.240. (S. Altay. M.lik bir kıyıyı bir tümenin savunması mümkün değildir. tam tersine. ardarda yaptırdığı taarruzlarda dökülen Türk kanıyla kapatmaya çalışmıştır.244) Düşman bu sebeple her çıktığı yerde tutunacaktır.72 Mesela yarımadanın en güneyinde (Seddülbahir'de) sadece bir tümen (9. çok özet olarak aktarıyorum: Müstahkem Mevki Komutanlığı. Ama Liman Paşa yanlış bir tahminle. Zafer kimin? Kara savaşının zaferi.Altay'ın. Yarbay S.Adil'in anılarında yer alan olaylar ve yargılar.

Albay Çevat Bey (Çobanlı). savaşın ilk günlerinde. güneyde kıyamet koparken. onların anılmamalarını eleştiriyorlar: Esat (Bülkat) ile Vehip (Kalçi) Paşalar Niye yalnız ikisinin anılmasını istiyorlar acaba? Çanakkale'deki üst komutanlar bu ikisinden ibaret değil ki. Albay Ahmet Fevzi Bey. Bu bakımdan. Çanakkale zaferi. Weber Paşa. İçlerinden pek azının bu isimleri bildiğini tahmin ediyorum. Kaldı ki savaşla ilgili törenler. hizmet ve kusurlarıyla zaten askerî tarihlerimizde yer alıyor. Çolak Faik Paşa. geçmemesini eleştiriyorlar. (S. Yine bir Alman olan von der Goltz Paşayı saygıyla anan Türk askerî kamu oyu. bu sebeple emir almadan harekete geçmek zorunda kalacaktır.76 Liman Paşa. 88) M. kara savaşlarına katılmış iki kardeş komutanın adını ererek. birlikleri gece taarruzlarına zorlar. Mehmet Ali Paşa. 18/19 Mayıs gecesi yaptırdığı ve bize 9. Albay Nikolai Bey.000 kayba mal olan bir başka taarruz için de şöyle diyor: "Bahis konusu taarruzun tarafımdan işlenmiş bir hata olduğunu itiraf ederim. F.Altay. (F.75 İki tümenimiz toplam 16.Belen.Tümen ile henüz yoldan gelmiş olan 15. 248) Gelen her yeni birliği ceph eye sürerek. bazısı da önemli sayılabilecek bir savaş yönetmemiştir. sonuçları zorlukla ve ancak bol kan dökülerek düzeltilebilmiş yanlış tahminlerine ve yanlış savunma planına rağmen. bu manasız taarruzlarla erimelerine yol açar.Kemal'in dışında. Liman Paşa. Bu hatayı düşman kuvvetini iyi takdir edememekle ve elimizdeki az topçu kuvvetiyle ve çok sınırlı cephaneyle bu işi başaracağımızı önceden hesaplayamamakla işledim.98) Liman Paşa'nın. Trommer Paşa. bir seminer ya da sempozyum değil ki savaş uzun uzun irdelensin.Kemal. Liman Paşanın. bazı sıradışı nitelikleri ve özellikle eğitime yönelik başarılı hizmetleri olmakla birlikte. tartışılsın ve Liman Paşanın yanlışları ve bunların acı sonuçları açıklanıp eleştirilsin.Adil. Kolordu Komutanı yetkisiyle grup komutanı olan Albay M. Albay Kannengiesser Bey. savaşlar gün gün incelenir. 247. törenlerde de adının geçmesini istiyor. havası da. yalnız bir bölümünü aktardığım yanlışlarının ağır bastığı daha açık olarak görülebilir. Albay Ali Rıza Bey.Saros'a gider.Tümeni bir gece taarruzuna kaldırır. Bu taarruzu Alman Albay von Sonderstern yönetir. Başkomutanlıkça yollanmakta olan takviyeleri bekleyip cephelerden birine hazırlıklı ve etkili taarruz yapacağı yerde. (F. on kolordu ve grup komutanı daha var. milli değerlerin vurgulanmasından daha doğal ne olabilir?77 • Bazı yazarlar da. gece de orada kalıp ancak ertesi günü döner. belgeler harita yardımıyla okunursa. 250) Liman Paşa anılarında.Adil.000 kayıpla geri çekilecektir. M.74 Kimseye karar yetkisi de bırakmamıştır. inceleme ve araştırmalarda söz konusu ediliyor ama bazı yazarlar. Liman Paşaya daima uzak ve soğuk kalmıştır. bu yüzden olsa gerek. Bilenlerin de anmamaları doğaldır. amaçları da değişik olaylardır. Milli ve kısa süreli bir tören. anılmasından daha zarif bir harekettir." (s.Fevzi Paşa (Çakmak). anılmaması. Zaten bir savaşa katılan bütün de bi an _8 .Belen. her rütbeden Türk askerinin inanılmaz çabası ve can cömertliği ile kazanılmıştır. Çünkü bazısı kısa süreli ve geçici komutanlık yapmıştır. (S. Bu tür duygu ortamlarında. 246) 3 Mayıs gecesi 7.

an _8 .Kemal hakkında birkaç kısa not: M. Kol-ordu Komutanı Esat Paşa81 ve Albay M.78 Fakat Vehip Paşanın Güney Grup Komutanı olarak Çanakkale'deki hizmet süresi sadece üç aydır (9 Temmuz-9 Ekim 1915). Yaptıklarından dolayı zamanında bir kahraman sayılmıyor. Esat Paşa bile kendi yazdığı hayat hikâyesinde. bu kadar çok birliğe ve bu kadar geniş bir alana komuta etmemiştir. bu kadar uzun zaman. iddiaların.79 Sed-dülbahir kesimindeki on bir savaşın yalnız üçünde bulunmuş.Sonuç 76. Çanakkale Savaşı boyunca. 3.Ü. Bu görevi. Çanakkale zaferine katkıda bulunanlar ar asında kardeşi Vehip Paşaya yer vermiyor."87 (T.Kemal'siz ne anlatılabilir. M.000 şehit ve üç yüz bine yakın gazi. kimseye haksızlık olmadığını göreceğiz. sekizinde bulunmamıştır.Kemal'in en başta anılmasının.. Bu. ordu komutanlığı niteliğinde bir komutanlık demektir. 'rolü abartılmıştır' vb. 16. M. elbette 18 Mart kahramanlarını ve Yahya Çavuş'tan Esat Paşaya kadar birçok kahramanı da anmak gerekir. tek tek anılamayacağına göre. "geri planda görevli". bazı sağcı yazarlarca da paylaşılan bir iddiasına yer vermek istiyorum.Kemal Paşadır" diyor.Kemal savaşa yarbay olarak başlamıştır ama beş hafta sonra.. 1 Haziran 1915'te albay olacaktır. Yalçın Küçük'ün. 5/6. Yanya savunmasındaki hizmetleriyle ün kazanmış iki komutan. Y. gerçekle ilgisi olmadığını. "yarbay". Anafartalar Grup Komutanı olarak emri altında 3 kolordu (2.80 Çanakkale'de en uzun bulunan üst komutanlar. Yoksa her tarih kitabı. M. 30 Nisan'da gümüş imtiyaz madalyası alır. kolordular)85 toplanır. "harekât subayı" diye önemsizleştirmek için çırpındıkları M. Esat Paşa da "Çanakkale'de kesin sonuç sağlayan Anafartalar kahramanı M. Albay Cevat Bey. telefon rehberine dönerdi. 'Kısmî başarısı vardır'.Küçük kesin bir dille diyor ki: "Kemal Paşa için parlak bir askeri geçmiş yaratmak için bulunabilen ve seçilen tek yer Gelibolu oluyor.Kemal'in rolünün sonradan büyütüldüğü Çanakkale Savaşının ayrıntılarına girmeden önce. ve 15. de bi komutanların adları ancak ayrıntılı askeri tarihlerde bulunabilir.83 bunu altın ve gümüş liyakat madalyaları izleyecektir."yedeğin yedeği".86 Onunla birlikte. ister istemez bir seçme yapmak zorunlu. Liman Paşa dışında hiçbir komutan.82 • Çanakkale savaşlarını ya hiç bilmeyen ya da bildiğini de çarpıtarak anlatan yazarların. Çanakkale. ayrıntısıyla göreceğiz. ne de anlaşılabilir.. Kahramanlığının ilanı çok sonraki yıllara denk düşüyor. Çanakkale'den ayrıldığı tarih olan 10 Aralığa kadar sürecektir.84 8 Ağustos'ta Anafartalar Grup Komutanlığına getirilir. Elbette yalnız önemli olanlar vurgulanacak. Esat ve Vehip Paşalar.Kemal' dir.

Bu büyük zaferi. fakat şahsen görüşmemiştik. orada bulunan bir zat. İşte bu sırada.Kemal Bey adında bir miralay (albay) kazanmış. Trene bineceğimiz sırada.. Allah. devletime hizmeti geçenlerden razı olsun! (Sultan Abdülhamit'in Hatıra Defteri. s.Tezler 5.88 Oraya gittik.Vakkasoğlu da diyor ki: "[1919'da) Halk ve hatta münevver zümre (aydınlar). Milliyet gazetesi) □ Ali Fuat Türkgeldi: "Anafarta hücumu. Bu kitapta 'Ordunun Destanı' adlı uzun bir manzume yer almaktadır.Emin Yurdakul'un 1915 Eylülünde Tan Sesleri' diye bir şiir kitabı yayımlanmıştır. 15 Eylül 1915 tarihini taşıyan bu manzumenin ilk dörtlüğünde M Kemal'den söz edilir..Kemal Paşa ile Miralay Naci Bey (Eldeniz) de bulunmaktaydı. de bi an _8 .1992. 1917 yılı Aralık ayında.C.Kemal adı bu şiirle girmiştir. M. 19. Her vasıta ile ceph eden haber almaya çalışıyordum. M. büyük zayiata uğratıldığını yazıyorlardı. M. 158) □ Lütfi Simavi:91 "Bu gezide. s. 28.. Çanakkale'deki övünç ve gurur verici hizmetleriyle. s. 'Tanışmıyor musunuz?' diye sorarak bizi birbirimize takdim etti. Sirkeci garında. o sırada İstanbul'da bulunan Çanakkale kahramanlarından M.Tümen Kumandanı M.Kemal Beyi kucakladı ve bugüne kadar göstermiş olduğu kahramanlıklardan dolayı takdirlerini bildirdi. Gazi hazretlerinin himmet-i mahsusaları ile def olundu ve kendisi Anafartalar Kahramanı unvanını ihraz eyledi (kazandı). 118) □ Eski Sultan Abdülhamit: "Hayatımın en karanlık günlerini bu devrede yaşadım.. herkes gibi ben de kendisini gıyaben tanıyordum. Enver Paşa. o vakitki Veliaht Vahidettin Efendinin beraberinde Almanya'ya gideceğimiz gün gördüm." (Son Bozgun." (Görüp İşittiklerim.Kemal Paşayı ilk defa olarak. Çıkartma yapmaya muvaffak olmuş ama ordumuzun karşısında mıhlanıp kalmıştı. ummaya bile cesaret edemediğim zafer haberi ulaştı. Çanakkale 'de düşmanın durdurulduğunu.Kemal Paşayı tanımamaktadır. s. tam tersini söylüyorlar: □ Esat Paşa: "Bugün (11 Mayıs 1915) Enver Paşa.248) V.. Sanıyorum Türk şiirine M.3.83) □ Vecihi Timuroğlu: "M. M.. Fakat İngiliz ve Fransız donanmasının Çanakkale Boğazı'nı zorladığı ve giremediği bir hakikatti. 3. Ben bir türlü bu haberlere inanamıyordum. s. yaverleri ve erkan-ı harbi (kurmayları) ile karargâhıma geldi."90 (Aktaran Oktay Akbal. Muhafız Kumandanı Asım Beyi sık sık Saraya göndererek sahih (doğru) malumat almak için çırpınıyordum.Kemal Beyin karargahı hâlâ Kemalyeri'ndeydi. Gazeteler." 89 (Esat Paşanın Anıları. Rabbime şükürler olsun ki.19/ dipnot) Ama tanıklar ve belgeler.

48.Fikret'in eşine. 91. Tanışmaktan duyduğum şeref ve iftihar duygularımı bildirdim. İstanbul. s. s. bugünkü muhavereden (konuşmadan) daha fazla mı bir heyecan duyacaktım? Memleketin en tehlikeli zamanlarında..84) □ Kont Sforza: "M. 1." (Yanya'dan Ankara'ya. Sayı. Kanije müdafii Tiryaki Hasan Paşa ile yahut Plevne aslanı Gazi Osman Paşa ile görüşmek mukadder olsaydı.Kemal Beyefendi' diye takdim etmiştim.Kemal'in ünü halk arasında yaygındı.Kemal Paşayı da yanına almıştı..XXVI) □ Amiral Webb'ten Sir R. 3. kendisine refakat etmek üzere. s. can verircesine vazife başına atılan bu kahramanın elini sıktım.Kemal gibi büyük bir kahramana malik olduğumuzu gösterdi. s.Şimşir. Tarih Çanakkale vakasını kaydederken hiç şüphesiz M.Z. (M.Kemal. İngiliz Belgelerinde Atatürk. Mustafa Kemal adını da belleklerine eklemeli ve kurtarıcılarımı zdan birinin de o olduğunu unutmamalı.N. bu mülakat ilk olarak 1918 yılında Yeni Mecmua'nın Çanakkale özel sayısında yayımlanmıştır..Kemal Paşa.356. 1. 28 Mart 1918. 'Anafartalar kahramanı meşhur Miralay M.C." (19. aktaran M.Zekeriya Sertel): "Osmanlı tarihinin en şerefli bir sayfasını işgal edeceğine şüphe olmayan Çanakkale başarısı. Devrin Yazarları.Kemal ve Çevat Paşaların isimlerini de altın harflerle yazacaktır. Sadrazam tarafından de bi an _8 .C. (Anafartalar Kumandanı M. s. İngiliz Belgeleri.." (23 Haziran 1919. bir İstanbul çocuğu ruhu ile derin bir şükran olduğu halde yanından ayrıldım.)92 □ Rıza Tevfik: "Aşiyan'da Tevfik Fikret'e yapılan ilk anma töreni için..49) □ M.Kaplan. Biraz da Ben Konuşayım. orada bulunanlara ve T. 1930." (1919. Büyük Mecmua." (20 Mart 1919. İçimde ona karşı derin bir hürmet.Hizmetlerinden ve başarılarından dolayı kendisini orada tebrik ettim. orada çarpışan Türklük ruhunu.. Eşref Ünaydın: "Ben.1918. o zaman "Anafartalar Kahramanı" diye anılan M. Jeschke. B. Hamit Matbaası.8. s. geldiği zaman kendisini kapıda karşılamış ve ihtifale başlamadan evvel. s..Graham'a: "Çanakkale Savaşı'nda bir hayli ün yapan M..Kemal ile Mülakat.329) □ R. Büyüklerini tanımak mecburiyetinde olan gençlik.101) □ Amiral Cartorpe'tan Lord Curzon'a: "Çanakkale Savaşı'nda ün yapmış bulunan M. 381) □ İsmail Hakkı Okday (Vahidettin'in damadı): "Vahideddin Efendi bu seyahate çıkarken. Türklük fedakârlığını ispat ettiği gibi bir de M." (Osmanlı Sarayının Son Günleri.

Ü. E. de bi an _8 . Birini ötekiyle karşılaştı rmak. hem Türkiye'de. 4. mırıl mırıl ne masallar anlatıyordu: "Ortaya çıkardığım bulguların şaşırtıcı olduğunu biliyorum! (T. Çanakkale muharebelerinde Anafartalar'da.Kemal Paşa. s. dünyaya baş kaldırmıştır.Samsun'a müfettiş olarak gönderildi. sayı.Bardakçı.Küçük." (28 Haziran 1919. tarihin bugünkü nesilden beklemekte olduğu kutsal görevi yükselten ve yücelten bu saygıdeğer komutanı. belge sayısı 433) □ Albayrak gazetesi (Erzurum): "Anafartalar'da milli şerefi.Toynbee: "M. bu defa da vatanı kurtaracaktır.98. s. s." (26 Şubat 1921/4069. bir savunma harbi olması bakımından Milli Mücadeleye son derece benzer fakat elde edilen başarı bakımından Milli Mü-cadele'yle karşılaştırılamayacak kadar büyük bir şerefi haizdir. C. Çanakkale'de.Mısıroğlu: Çanakkale muharebeleri. İlki.Ulubelen. Çanakkale Savaşı'nı nasıl değerlendiriyorlar? 5/7. Milli Mücadele'de Erzurum." (s. s." (Lozan.C.. anılmaya değer. ne iyi niyet ve mantıkla bağdaşır.168-170) □ Tevhid-i Efkâr gazetesi: "Çanakkale'de iki defa İstanbul'u kurtarmış olan M." (Turkey/Türkiye. sert ama iman etmiş olan M. parlak subaylar için bir model olmaktan uzak düşüyor.Kemal Paşa.41) Benim geliştirdiğim tezlerden birisi.94) □ L'îllustration dergisi: "Kararlı.Dursunğlu.155-156.C. ne de amaç ve imkânlar bakımından doğru olur. İngilizler karşısında kazandığı büyük zafer. s. 292-293) Her iki olay da bizim için çok değerli ve anlamlı. aktaran İ. İngiliz kuvvetlerini durdurduğu zaman. kitabın orijinali 1926'da yayımlanmıştır) Oysa Y.192.353) M.21) □ Arnold J. Taşhan'dan Kadifekale'ye.1. Tezler 5.Kemal.Kemal.Kemal'in hiçbir planda önemli olmadığıdır. Amasya'yı b uluncaya kadar M. s. 1.9) Doğru ve bilimsel tarihin." (14 Temmuz 1919. Askeri ve siyasi sonuçları bakımından da tamamen iki ayrı olay.366) Şimdi ne diyeceğini merak etmez misiniz? 5/7.." (31 Ağustos 1921. bugün de Milli Müc adele'nin başında görmek. KS Günlüğü. benim işaret ettiğim doğrultuda yazılacağından kuşku duymuyorum! (s. Genel değerlendirmeler □ K. Meslekten askerdir. hem Almanya'da bir kahraman olarak tanınmıştı. (s. mutlu bir görüntüdür. s.

Kaynaktaki bilgiyi de ya abartıyor ya da değiştiriyorlar. tüm askeri tarih kitaplarından93 ilke olarak yararlanmıyorlar.000 kayıp vermişler. baskın. birbirine iki yatak kadar çok yakın dereler. Seçtikleri bu maksatlı ve kısır yöntem yüzünden Çanakkale Savaşını öğememişler. bazı ciddi kaynaklara gönderme yaparak sahte bir bilimsellik havası yaratmaya çalışıyorlar ama hepsi dekoratif. ayırd-etmek çok zor görünüyor. ötekisi ise kesin bir zaferle sonuçlanmış şerefli bir harp. yalnız Conk-bayırı için 50. Gelibolu savaşının askerlik sanatı ile ilgili bir yanı bulunmuyor.Ü.Küçük. Y. GRYT Ansiklopedisi yazarları ve Y. Bunun için de en basit ayrıntılarda bile yanılıyorlar. Conkbayırı gibi yerleri ele geçirmek için didinip durmuş. vadiler. Kaba Tepe.Küçük'ü okuyunca." (T. Aksi gibi Çanakkale zaferinde M. bilgi kırıntıları toplayıp kendi niyetl erine uygun bir mozaik oluşturuyorlar. bunu sağlamak umuduyla şöyle bir yöntem kullanmışlar: Çanakkale savaşları ile ilgili. bilgi boşluklarını yakıştırmalar ya da mantık dışı yorumlarla dolduruyorlar.. strateji. Tezler 5. askerlik sanatıyla ilgili görünmüyor. hiç bir gönderme.. esaslı bir konuda değil.95 Talihsiz İngilizler.68) İngilizler. diğerinden daha önemli veya stratejik olduğu üzerinde her türlü tartışma yapılabilir. çevirme. Bazı kitap ve anılardan. kuşatma. M. savunma. mevzi savaşı filan gibi gereksiz düşünce ve işlerle oyalanıp durmuşlar. Tezler 5. taarruz. Abdul rahman Burnu (Herhalde Abdurrahman Bayırı'nı kastediyor) ve sayısız sırt ile vadiden hangisinin daha önemli olduğunu tartmak pek zor olmalıdır.Kemal'in de büyük rolü ve payı var. İşte bazı örnekler. taktik. Hangi sırt. ne yapmalı da bu rolü ve payı küçültmeli? K.Ü.Küçük gibi kavramamış olan komutan ve kurmaylarsa. sırtlar ve tep eler topoğrafyasıdır. s. Savaş Tepe (?).94 Arada bir. ister İngiliz. 68. kazanmaya mahkûm görünüyor.Küçük: "[Gelibolu savaşı] düzenli birliklerin yaptığı bir gerilla mücadelesidir. tahkimat. Yazar. yarma.□ Y.65. bayır. bazı gelişmeleri anlatmak için alıntı yapmak zorunda kalırlarsa. nedense Kocaçimen. M. İnattır ve ölüm-kalım savaşıdır." (T. vadi veya tepenin. araziyi değerlendirmeyi ve savaş planlarını buna göre yapmayı bir yana bırakarak. Çimen Tepe (Kocaçimen demek istiyor olmalı). parçalar. kanat.. s. direnek noktası.Kemal'in daha sonra de bi an _8 sonu yenilgiyle bitmiş bir harp içinde kazanılmış şerefli bir muharebe. ölecek daha çok kütlesi bulunan ve şu veya bu şekilde bunu ileri sürebilen taraf..Kemal'in övüldüğü kısımları büyük bir dikkatle atlıyor ya da zorlama yorumlarla gölgelemeye çalışıyorlar. Gelibolu'da savaş. . sırf liderine karşı olduğu için Milli Mücadele'yi küçültmek amacıyla Çanakkale'yi büyütüyor. Çanakkale'de onun gibi bir kurmayları olmadığına kimbilir ne kadar y anacaklar! 96 "Gelibolu savaşında hiçbir zaman bir cephe çizgisi. cephe. ister Türk. amaçlarına denk düşen cümleler.Mısıroğlu. 81) Durumu Y. hurraaaaa deyip yığın halinde ilerlemeleri gerekirken. Hay şaşkınlar hay! "Gelibolu. Öyleyse.

düşman kuvvetlerinin Sarıbayır'ı98 da ellerine geçirecekleri ve böylece ilerleyerek Boğaz'ı açacaklarını düşünme ve ileri sürmenin fazla inandırıcı olamayacağını sanıyorum.. (s." (s. kahraman komutanı imkânsız bir savaş yaşanıyor.Ve tezini bir daha açıklıyor: "Bir komutan savaşı olmayan bir savaşta. 'Gediz Cephesi' deyip duruyor (Çerkes Ethem'in Hatıraları. 49. 157.85) Son cümleyi trajik akıbeti ile başbaşa bırakarak." (T.Tümen Komutanı olarak göstermesi pek gerçeklere uymamaktadır.Kemal var. bir satıh üzerinde gerçekleşiyor. Anafartalar'da bir tümenin bulunduğunu sanan K." (Lozan. Daha önce de belirttim. kahraman komutanı imkânsız bir mücadele alanıdır.Tümenine çıkarmayı haber verdi. bayırlar.101) Yarımadanın kuzeyindeki bütün savaşlar. 1.C. hiçbir ciddi tarih yazıcısının ciddiye almasını. s.Ü. bir cephe mücadelesidir. Kurtuluş Savaşı'ndan daha çok Gelibolu'ya uygun düşüyor. biz bu sözleri ciddiye alalım.Mısıroğlu diyor ki: "Anafartalar'daki 9. yine Kemal Paşanın daha sonra kullandığı bir sö zcükle.100 M. (s.Tümenin komutanı. bir yüzey savaşı değil.Küçük'ün de bu karavana atışa hararetle de bi an ünlenen sözcüğüyle bir cephe hattı bulunmuyor. Aynı zamanda her tepe önemsizdir. Tezler 5.84)" _8 . ha bire.Kemal'in]."99 "Gelibolu. birkaç bilgi yanlışı daha sergiliyorum: □ Savaşın başladığı gün. Tezler 5. s.Kemal'in]. Haydi. Çerkes Ethem'in gerillaları temizlendikten sonra. sath-ı müdafaa var' sözü." (1. sözünü ettiği o yerlerin çevresinde yaşanıyor ve oralarda da hep M. 107). bir Alman zabiti olan Kannengiesser'di.97) Y. s. s. "Eğer Çunuk Bayırı'nda97 başarılı olmaları halinde.Küçük'ün bu önemli açıklamasından haberi olmayan Çerkes Ethem de. sırtlar ve tepelerden oluşan bir yüzey. 158) □ Buna karşılık GRYT Ansiklopedisi de şöyle yazıyor: "Mısıroğlu'nun.Küçük bu yerlerin.Ü.C. gelgelelim İngilizleri inandırmak zor görünüyor. Conkbayır ise onun anahtarıdır. s.104. Albay Kannengiesser'i 9. bu yüzden Y. 'cepheler'. bir ihtiyat tümeninin komutanının [M..Kemal'in önemsiz olduğunu kanıtlamak için çabalıyor. imkân dahilinde göremiyorum. 'Garp Cephesi'. savaş dereler.) Doğrusu: İkisi de atıyor! Aşağıda Y. Ansiklopedi bu yanlışı. Kemal'in 'hatt-ı müdafaa yok. 'Salihli Cephesi'..Kemal'in ihtiyatta olan 19. 'Nazilli Cephesi'. d olayısıyla da M. Bu bölge komutanının Vehip Paşa olduğu katidir.. 27. kahraman olma imkânı bulunmuyor. Gelibolu'da her tepe önemlidir. Gelibolu'da hiçbir komutanın [M. bütün birlikleri aşarak savaşı kazanmak ve kahramanlık iddiasında bulunmasını. Mes ela Anzak Kolordusu Komutanı General Birdvvood diyor ki: "Sarıbayır Boğaz'ın kalesi.67) Tekrar etmekte yarar var. Kurtuluş Savaşı.13." (T. sürekli tekrar ediyor.

91 )110 Doğrusu: Bu tarihte Vehip Paşa Gelibolu'da değil. bütün mücadeleyi ihtiyat tümeni komutanı olarak bu savaşa katılan Kemal Beyin adına yazabilmek için yalnız tarihin falsifikasyonu (çarpıtılması) yeterli olmayabilir.105 Doğrusu: 16. o tarihte Kannengiesser.Tümen.. gözetleme hizmeti ile vazifelendirilen bu 9.112 Saros Grubu Mayıs de bi an _8 . Gelibolu'nun güneyinde bulunan 5.89.katıldığını göreceğiz. pek çok tümen komutanını bir kenara atarak.Kemal atanınca.G.106 A." (1. s. yarımadanın ta doğu kıyısında. İki ayrı kişi. Tabur. s. Kemal Bey. "daha sonraki unvanıyla Mareşal Fevzi Çakmak'tır.Alayına bağlı 3.Kolorduya komuta etmektedir.102 Komutanı da o tarihte ne Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi Kannengiesser.. çok geniş bir cephe üzerinde bulunuyo rdu. Bunların emrinde tümenler ve tümen komutanları var.Tümenin komutanı oluyor. ne de bizim ansiklopedistlerin ileri sürdüğü gibi Vehip Paşa. savunmadan daha çok. 9 Temmuzda Gelibolu'ya gelecektir. Fevzi Çakmak'in kocaman bir resmini de koyarak sayfayı süslemiş. Esat ortada.Kolordunun Komutanı Albay Fevzi Bey.Fevzi (Çakmak) Paşa.Ü.Küçük'e göre. yerine Albay M. o da aksi gibi M. tam bu sırada. ihtiy ata ayrılmış 19. Bir ordu komutanını. bu iddiaları. s.125). general de değil.. İlk günü bütün Anafartalar kesiminde sadece bir tabur var. Albay Halil Sami Bey. güneyinde de Vehip Paşa kumandasındaki birlikler bulunuyordu. Anzakların karşısındaki bölgeye komuta ediyor. kuzeyde.107 Hem Hikmet Bayur. Ansiklopedi.. 81. ve 85. Türk kuvvetlerinin yerleşimi de. Vehip güney bölgesine. GRYT Ansiklopedisinde de aynı şeyler yazılı: "Müttefiklerin ciddi hücumuna uğrayan bölgenin kuzeyinde Esat Paşa kumandasındaki birlikler. meğerse şöyleymiş: "Gelibolu. Kannengiesser için general diyor. Kolordu Komutanı Albay (Beylerbeyli) Ahmet Fevzi Bey başka biri.Kemal'in 19. Fevzi Bey ile Fevzi Paşayı karıştırmasınlar diye okuyucularını uyarmışlar da. Saros'dan Anafartalar kesimine getirtilen ve Anafartalar Grup Komutanlığına atanan 16. Bolayır'da Fevzi Bey var. Ordunun komutanı Kara savaşlarının başlamasından iki buçuk ay sonra.104 □ GRYT Ansiklopedisine göre. 25 Nisanda çıkarma başlarken. iki kolordu komutanını.C. Üstelik M. çok parlak iki komutan olan Esat ve Vehip Paşaların komutasında iki kolorduya ayrılmış bulunuyor. Trakya'daki 2.101 9 Tümenin karargâhı ise." (1. sayfalarda da tekrar ediyor. hem Celal Erikan.103 Mısıroğlu.. Tezler 5.Fevzi Bey de daha İstanbul'da.. Ağustosta. İstanbul'a dönecek. nedir.." (T. aynı zamanda aklı bozmak zorunludur. (Kavaklı) Mustafa Fevzi (Çakmak) Paşa başka.108 □ Y. daha sonra da Viyana askeri ATASEliğine tayin edilip savaş bitene kadar orada kalacaktır.111 O tarihte A.66.)109 Aralarında yanlış değiş tokuşu mu yapıyorlar. Maydos'da.Tümeninin 77. Müttefiklerin gözünü diktiği Seddülbahir bölgesi (yarımadanın en güneyi) Vehip Paşanın kumandası altındaydı.Fevzi Bey. o tarihte Anafartalar'da değil..

aşağıda gör eceğiz. Kanlısırt.113 Savaş başladığı zaman Gelibolu'da. 19. uzaktaki Alçı Tepeyi ele geçirmek ve yarımadanın güneydeki en dar yeri olan Kaba Tepe-Maydos çizgisine de bi an _8 .Kemal ile bozmak da zorunludur. aklı M. Düz Tepe. yarımadanın belkemiği olarak nitelendir ilen bir yükselti kütlesi (İngilizler buraya Sarıbayır diyorlar) vardır. Seddülbahir kesimi: İlk hamlede. Besim Tepe. ilk gün Liman Paşa 7. çeşitli kollar halinde ve gittikçe alçalarak iner. öyle bol keseden attıkları gibi 'tümenler '. İlk gün ve Arıburnu savaşları 25 Nisan 1915 günü düşman.sonunda kurulacak ve Fevzi Bey bu grubun komutanlığına o zaman getirilecektir. 'birlikler' değil. Arazinin özelliği: Gelibolu yarımadasınının ortasında. Sarıbayır yükseltisi. Kabatepe-Arıburnu kesimi: Öğleye kadar Kabatepe-Conkbayırı-Kocaçimen Tepe çizgisini ele geçirerek. Bu yüksekliği elinde bulunduran taraf.Kemal olduğu için ilk günkü savaşı. Kuzey Arıburnu ile Kaba Tepe arasına. daha savaşın ilk günü. 2 tümen (Anzak Kolordusu) de Kabatepe-Arıburnu arasına çıkmaya başlar.Kemal'in ihtiyat tümeni komutanı olması konusuna gelince.117 Düşmanın planı özetle şöyle: Asya yakasında Kumkale kesimi: Oradaki 2 Türk tümenini yerinde tutup Gelibolu'ya geçirilmelerini önlemek için az kuvvetle çıkarma yapıp oyalama savaşı yapmak ve çekilmek. 3 düşman tümeni Gelibolu yarımadasının Seddülbahir kesimine.2.Tümeni) kuzeyden kuşatmak. kıyıdan 6 km. onunla ilgili hususl arı öne alarak özetleyeceğim. taarruzu doğuya doğru geliştirmek ve böylece Seddülbahir'deki Türk kuvvetlerini (yani 9. Küçük'ün üslubuyla söyleyeyim.00'de. Tartışma konusu M. Kırmızısırt vb. adı geçenlerden yalnız Esat Paşa bulunuyordu ama onun emrinde de. Saros Körfezi: Bolayır çevresine çıkarma yapacak gibi aldatıcı hareketlerde bulunmak. gibi savaşlarda adları çok geçecek olan tepeler ve mevkiler.115 5/7. Saros'a ve Asya kesiminde Beşige'ye çıkarma yapacakmış gibi davranır. sabah saat 08. Beşike limanlarına ise çıkarma yapacak gibi aldatıcı hareketlerde bulunmak. Sanki bütün savaş boyunca ihtiyat tümeni komutanı kalmış gibi M.Tümenin ihtiyat birliği olma niteliği sona erecektir.Tümeni Saros'a sevk ettiği için yalnız bir tümen kalmıştı: 9. Kemalyeri. Seddülbahir kesimi dışındaki bütün muharebeler bu sarp bölgede geçecektir.114 Savaşı işte bu bilgi düzeyi ile analiz edip değerlendiriyorlar.Kemal'den sürekli 'ihtiyat tümeni komutanı' diye söz etmenin sebebi yalnız bilgisizlikle açıklanamaz. bu kolların üzerindedir.116 Kocaçimen Tepesi bu yükseltinin en yüksek noktasıdır. Tümen! M. 24 saatte toplam 75. Conkbayırı.000 asker çıkarılacaktır. Ege denizi ve Boğaz'a kadar olan bütün araziyi denetimi altına alacağı için duruma egemen olur. bir düşman alayı Asya yakasındaki Kumkale civarına.

Tümendir. s.lik kıyıda sadece küçük birlikler halinde yayılmış olan bir tek tabur var. Türk savunma sistemini çökertmek.Alay Komutanı. ve 26.ulaşmak. s.Tümenden 27. 3.119 5. karşısında yalnız 9. durum dengelenmese bile direnme gücü artar. düşmanın sayıca ezici üstünlüğü ve donanmanın korkunç ateşi altında eriye eriye gerilemeye başlayacaklardır.Tümen Komutanı kabul etmeyecektir.Tümen Komutanı. ordunun genel savunma sistemi hatırlatılarak red olunmuştur. 'alayının hemen o kesime hareket etmesini' teklif edecek ama 9. bu 4 tümenden biri kuzeyde.Kemal. o sabah.) Liman Paşaya bağlı ve ordunun genel ihtiyatı olan ve M. merkezde bir yerde bulunuyor (Bigalı-Maltepe).10: 9. Tümeni de (Komutanı Alb. Kaba Tepe-Arıburnu arasındaki kesiminin kıyı güvenliği de. Maltepe'deki kuvvetinizden bir taburu. Saros'tan ve Anadolu yakasından bilgi gelmediğini.30: 9. toplam 6 tümen (50. keşif için tümen süvari bölüğünü Conkbayırı kesimine yollar ve birliklerine alarm verir (Belen. 27. Rumeli yakasında 4 tümen. s. yine 9.Tümenin kıyıda bulunan zayıf kuvvetleri karşılayacak ve erime pahasına akşama kadar direnecektir. bu tümenin nasıl kullanılacağı konusunda bir talimat da bırakmamıştır.Aker. komutanı Alb.88. Remzi Alçıtepe) Saros'a sevk edince. Maydos civarında bulunuyor.Tümene bağlı küçük ve birbirinden uzak birlikler bulacaktır. s. Arıburnu'ndan Kabatepe sırtlarını sarmaktadır. 2. 12 km.Tümeni) Seddülbahir'de birkaç ayrı noktaya çıkan düşman birliklerini. yarımadada yalnız 2 tümen kalır. 107) ve Esat Paşa ile telefonla konuşur.Altay. tümenlerin yerleşimi de şöyle: Anadolu yakasında.Türk Ordusunda.245.120 Tümenin ihtiyattaki 25. 27. Weber Paşa komutasında 2 tümen.Tümen Komutanlığına şu mesajı verir: "Düşman. (Ötekisi. s.129) Saat 05. Çanakkale Boğazına bakan Kilitbahir yaylasını (platosunu) işgal etmek118 ve Boğaz'a ve iki yakadaki tabyalara egemen olan bu alandan. Yakınlığınız dolayısıyla. Alay Komutanı (Yb. Liman Paşa. oraya gitmiş. Saat 05. Saros kesiminde (5 Tümen. (F.Basri Somel).32) Bu arada M. Alayları yetişince. asıl çıkarmanın Saros-Bolayır kesimine yapılacağını tahmin ederek.Halil Sami Bey komutasındaki 9. fakat Ordu Komutanının izni olmadan kullanılması mümkün değil. Biri. tüm çıkarma yerlerinin daha belli o lmadığını öğrenir. Liman Paşa. Seddülbahir'e ve Arıburnu'na çıkarmanın başladığını bildirir. 9.000 kişi) var. (Erikan.Kemal'in komuta ettiği 19. Bu tek taburun kıyı boyunca yayılmış küçük birli kleri. Kitap.Şefik Aker). Çanakkale Cephesi.Alaya aittir.Sami Bey. çıkarmadan önce. Seddülbahir ve Arıburnu'na çıkan düşman.121 Kısacası. Kabatepe'nin kuzeyindeki Arıburnu'na karşı olan sırtlara ivedilikle gönderip sonucunu bildi rmenizi de bi an _8 .Tümen komutanı Albay H. Kolorduya ve 19. Ş. M. 19.Tümen'e. savaşın ilk saatlerinde.Kemal'in ordu emrindeki 19. s. Seddülbahir ve Arıburnu kesimlerine çıkan kuvvetlerin ortak hedefi.97 vd. alayını ileriye yanaştırmayı ve bölgenin en kritik kıyılarını daha kuvvetli tutmayı birkaç kez önermişse de.Tümen ise. Liman Paşanın savunma planına göre bu alayın da büyük kısmı hayli geride.Kitap. (2. 25 Nisan sabahı Gelibolu'da bulunan 7.Kolordu Komutanı Esat Paşaya bağlı olan Alb.

demek ki vuku buluyordu. s.Erikan. (C.33.135) Saat 10.Kemal.25: 9.88) Saat 06. (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. 133) Böylece ihtiyatta bekleyen bir tümen olma niteliği sona erer.Kemal karargâhta bıraktığı Kurmay Başkanı Bnb. s. 19.Kemal ile Mülakat.H. s. 19) Ve ordunun iznini bek lemeden 'bir alay ve bir dağ bataryası ile' başından beri tehlikeli bulduğu Arıburnu kesimine yetişmeye karar verir.Kemal diyor ki: ".101.Erikan.Erikan.Tümenin orduca nerede kullanılacağı daha belli değildir. (Erikan.rica ederim. düşmanın Kabatepe civarında önemli kuvvetle karaya çıkmaya teşebbüsü.76. (Erikan. Alayı. 132) Saat 07. Kitap. Tümen Kurmay Başkanını karargâhta bırakarak bizzat oraya gidiyorum..19) Saat 08. Komutan Atatürk.Tümen Komutanından 27. (C.4. Komutan Atatürk." (Stratejik ve Taktik S onuçlar Serisi. tümenin kalan iki alayının da Kocadere'ye yaklaştırılması emrini verir ve kararını yeni bir raporla da Kolorduya bildirir. s. de bi an _8 . (C.Tümen Komutanı da alayla beraber gidiyor. İrtibat tesisi ile (bağlantı kurarak) tevhid-i hareket ediniz (birlikte hareket ediniz). Alayını.45: 9.Erikan.Alayı Arıburnu'na doğru yola çıkarır. Çanakkale Cephesi 2. (C. s.130) Saat 05. s. kıyının 100 metre yakınına kadar sokulmuş bazı savaş gemilerinin ateş desteği altında.Alay ve bir dağ bataryasını şimdilik o tarafa hareket ettiriyorum. Conkbayırı'na ulaşmış.10: M. s.30: 9.122 M." (Ş.Kemal Gelibolu'daki 3. s. 57. F. kuzeyde Conkbayırı doğrultusunda ilerlemiş. batıya doğru taarruzunu sürdürmesi haberini yollar. 3 topunu düşmana kaptırarak geri çekilmiştir.47) Saat 09. Komutan Atatürk.Tümene ulaşır.Tümenin yardım isteyen mesajı 19. s.000 kişiye ulaşmıştır.Aker s.Erikan. Saat 08.Kemal 57. herhalde evvelce tahmin ettiğim gibi bütün tümenimle düşmana yönelmenin kaçınılmaz olduğunu takdir ediyordum. Düşmanın kuvvet ve durumunu anlamak. tümenin başına geleceğimi arz ederim.24: M. gecikmeli olarak.00: Anzak (Avustralya-Yeni Zelanda) birlikleri. s. Komutan Atatürk." (Bayur..129) Genel durum henüz aydınlanmadığı için 19.Alay (Komutanı Bnb.134) Bu sırada Anzakların karaya çıkan kuvveti 12.İzzettin Çalışlar'a. Bu işin içinden bir taburla çıkmak mümkün olamayacağını. s. düşmanın kuzey (sol) kanadına taarruza kaldırır. 130.123 9.Tümen Komutanı.Kemal'in yazılı emri. Tümen büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek bir durum olunca. güneydoğuda Kanlısırt ve Kemalyeri'ne yaklaşmışlardır.4. M.Altay. No.Alayına da. öteki iki alayına da harekete hazırlamalarını emreder. iki taburlu 27.Alay Komutanına emir: "19. s. s.50: M.Tümen şimdi 57.Tümenin 27. Saat 07.Kolordu Komutanı Esat Paşaya özetle şu raporu yollar: "Düşmanın Kocadere batısındaki sırtları (Conkbayırı kesimi) işgal etmesine meydan vermemek için. (Ş.Avni) ve Dağ Topçu Taburuyla birlikte Kocaçimen'e doğru yola çıkar.00: M. 57.Aker.135) Kanlısırt'ta bulunan batarya da. Erikan s. Kocaçimen istikametine hareket ettirdi.Kemal'in ATASE Arşivinde bulunan Arıburnu Muharebeleri Raporu'ndan aktaran C.00: Anzaklar. s." (M. 16) Saat 10. (M. No. ona göre gerekli tedbirleri almak üzere.

hep ilk hatta bulunacaktır. kuzeyden 19.. Hızla ele geçirileceği umulan Kaba Tepe. muharebenin sonuna kadar da öyle kalacak.. 109 vd. muharip (muharebe eden) bir birliktir. 27.. Askerler Sarıbayır'a ulaşmaya çalışıyorlar..Tümenin.Kemal'e verir (F. 25 Nisan'da günlüğüne yazdıkl arından bazı cümleleri birlikte okuyalım: "Sabah. raporun tam metni için R..Conkbayırı..124 Ateş.Tümeni kuzeyden kuşatmış olacaktı. Kaba Tepe açıklarındayız. bir başka ifade ile 2 tümen toplanmış olacaktır. yerlerine ileri sürebileceğim yeni kuvvetler olmadığından. Alaylar) takviye edilir. daha ilk saatlerde bölgeye egemen olan Conkbayırı ve Koca-çimen'i ele geçirerek Boğaz yolunu açmış ve Seddülbahir'i savunan 9.. düşman.Tümeni Beşige civarında boş yere tutarak. doğudan 27. ve 7. 19. M. Savaş gemileri Türk siperleri üzerine mermi yağdırıyor. İngiliz Harp Tarihi de dahil.. Zafere ulaşma yolundayız. malzeme ve sayı üstünlüğüne karşı denge.Kemal'in tümeni... 6 alay.134.Kemal. askerlerinin. aldıkları bütün yerleri Türklere bırakarak kıyıdaki sırtlara kadar geri çekileceklerdir. Maruzatımın ne derece ciddi olduğunun farkındayım: Eğer bura- de bi an _8 .Tümenleri Saros civarında." (Gelibolu Günlüğü.' Buna karşılık düşmanın sahte çıkarma gösterilerine kapılan Liman Paşa. Avustralyalılar Türk ordusunu Maltepe'den (Sarıbayır'ın doğusu) tamamen silkip atarlarsa. Şimdi de Başkomutan General Hamilton'un. birliklerinin feci durumunu gece yarısı.. dağılabileceklerinden endişe duyduklarını arz ettiler.Alayın taarruzları karşısında. belki de savaşı sona erdirecek olan bu çok tehlikeli gelişmenin önüne geçmiştir. Arıburnu'nda savaşan kuvvetlerin komutasını M.. Özet için esas aldığım kitaplar. 2.Eşref. bütün Anzak birlikleri.00'den itibaren M.) O gün yapılan kanlı savaşlar sonunda. Birlikler yarın sabah da ateşe maruz kalırlarsa. ancak kanla sağlanacak125 ve savaş sonuna kadar da böyle korunabilecektir.Kocaçimen çizgisi çok uzakta kalmıştır.. Türklerin bir sürpriz yapıp bu manzarayı bozmayacaklarını ümid ederim.. 20.. Anzak Kolord usu Komutanı General Birdvvood'un raporundan öğrenecektir: "Tümen ve tugay komutanlarım. 26-27 Nisan günleri gelen iki yeni alayla da (33.Belen. s. s. ayrıntılar için Çanakkale Cephesi.92-103) Umutlu Başkomutan. durum bir fiyasko ile sonuçlanabilir. Gelibolu yarımadası kazanılmış olacak. artık ihtiyattaki bir birlik değil. Gelibolu'daki 2 tümenimizi.28. s. Alay da 19..Kemal..s.Yüzyılda Osmanlı Devleti s 247). Arıburnu savaşının ilk gününü şöyle değerlendiriyorlar: 'M. Sabah gittiği Saros'tan öğle üzeri dönen Esat Paşa.Tümen. Dalgalar halinde ilerliyor ve kaybolan izler ardında yeni dalgalar beliriyor.126 Görüldüğü gibi sabah saat 08.Tümene bağlanır.. hızla hareket edip Anzak birliklerini sert bir taarru zla geri sürerek. düşmana taarruz etmek için Ordu Komutanının iznini bekle-seydi. Ateş hattından durmadan yaralı gelmekte ve çetin arazide birlikler toparlanamamaktadır. ve 64. 5. Birleşik Filonun yüzlerce ağır ve uzun menzilli topu tarafından desteklenen düşman kuvveti karşısında yalnız bırakırlar. Asya Grubu Komutanı Weber Paşa da 11.Kitap. Böylece M Kemal'in komutası altında.

Kıyıdaki daracık bir alana sürülüp sıkıştırılan düşman.. K. yıllar sonra Atatürk soyadını alan Türkiye Cumhuriyetinin tek adamına yaranmak isteyen çevreler.Kemal'in emirle hareket ettiğini kanıtlamak için çırpınıp duruyorlar.Moorehead.Ordunun yedeği olan 19. etkisi bu kadar şiddetli olan Türk başarısıyla sona ermiştir. Birkaç sayfa geri dönenler. s. siper kazdırınız!" (Hamilton. Şunuk Bayırı128 istikametine sevk ederek. Şimdi bır gün için bizimkilerin ne gibi iddialarda bulunduklarını izleyelim. Yanlışları. kendiliğinden değil. siper kazdırınız." (Lozan.Tümene de bir rapor göndererek acele bir taburluk yardım istemiş. Çanakkale Geçilmez. boşatmanın ancak üç günde yapılabileceğini söyleyince Hamilton. M. ne bir tek düşman askeri! Düşman Arı-burnu ile Seddülbahir'e çıkıyor. 5/7. Arıburnu. ilerlemekte olan düşmana karşı süngü hücumu yaptırdı.Mısıroğlu diyor ki: "Anafartalar'daki (!) tümenin kumandanı. M.Kor. İnsan bir savaşı analiz etmeye yeltenmeden önce. Anafartalar nire. Burada anlaşılamayan bir nokta belki şu olabilir: Acaba 5..Tümen Komutanının. saat beş buçukta (!). General Birdwood'a. Gelibolu Günlüğü. şöyle yorumluyor: "Demek ki vaziyetin ehemmiyetini gören Güney Cephesi Kumandanı (!).. s. savaşın özetinde doğruları bulabilir. s. sonu şöyle biten umutsuz bir mesaj yollar: . o günkü sonucu bir yana bırakıp M. başarı kesin bir zafere dönüştürülemez. emirle hareket etmiş Savaşın önemi ve sonucu yanında.Tümenine bu çıkarmayı haber verdi ve bir taburla sol kanadını (!) takviye etmesini istedi.Kemal'den ricada bulunmasını". bu üçüncü derece bir konu ama Mı-sıroğlu ve ansiklopedistler.Kemal. Neşelenmeniz için aktarıyorum: □ K.Kemal'in ihtiyatta olan 19... basit bir krokiye olsun göz atmaz mı? Anafarta -lar'da bu sırada ne bir Türk tümeni var. "bir tabur yollaması için M.Alayından iki yüz kişiyi (!). ister istemez.Emniyete kavuşuncaya kadar sadece siper kazdırınız. ortaya müthiş bir karikatür çıktığını da görürsünüz. bu boşaltma bir an önce yapılmalıdır!" (A. Bu emir üzerine M. (!) işareti ile vurgulayıp geçmeyi tercih ettim. hadiseyi çarpıtma yoluna gitti- de bi an _8 .yı boşaltacaksak. 106) Arıburnu kesiminde ilk savaş günü.195-198)127 İlgili amiral. sadece Ordu Kumandanı Mareşal Liman von Sanders'in mi emriyle hareket edecekti (!). ordunun umumi yedeği olan 19. Esat Paşa'dan mı emir alacaktı (!) veyahut da başı sıkışan yakın birli klerin imdat istemesine de kulak verecek miydi? Bu husus iyice aydınlatılmadığı için (!).105.Kemal. öze llikle İngiliz donanmasının kesintisiz ve yoğun ateşi yüzünden yazık ki denize dökülemez. 9. Seddülbahir ve Conk-bayırı nire? □ GRYT Ansiklopedisi ise.C. Mısıroğlu'nun yazdıklarını haritaya uygularsanız.158)129 Her satırında bir yanlış var ama düzeltmeye üşeniyorum artık.Tümen.3. tümeninin 57. 1. yoksa direkt bağlı bulunduğu (!) 3.

üçünün de M.109)131 an _8 ler.Alayını ve 9. tümeninin 72.Tümen de 'd irekt olarak' Esat Paşaya değil. s..Küçük diyor ki: "Bu monografi de (A. Alayı." (s. üstelik biri de öğretmen! [O sırada Güney Cephesi Komutanlığı diye bir makam yok. bu konuyu kesin olarak kapatabiliriz değil mi? 5/7.Kemal lehine sonuç vereceği için susmayı tercih edip gerçeği örtüyorlar.4.38)133 Her türlü atmasyona son veren bu açıklamalardan sonra.. Liman Paşaya bağlıdır.Ordunun ihtiyatlarını.Moorehead'in Çanakkale Geçilmez adlı kitabı). Y. tümeninin öteki alaylarının savaş hattına yaklaştırılması emrini kim verdi? Bunları da dürüstçe ve gerçekçi olarak açıklamak g erekmez mi? Gerekir ama böyle bir açıklama M. tümeninin 57.Sami ya da Vehip Paşa.Küçük'ün yakıştırması.103. daha önce geliştirdiğim düşünceleri destekliyor. izin almadan kullandığı ve bütün hareketi tehlikeye attığı.Tümen ile ve hiçbir yerden emir almadan. Albay Kannengiesser ya da Albay H..Alaylarını [ilerletip] Maltepe ile Kocadere arasında ihtiyatta tutmuş duru mda buldum. Bu isimlerden hangisi o gün 9. hele Liman Paşa ile Esat Paşanın bugün için söylediklerinden hiç söz açmıyorlar." (s.Kemal." (Türkiye'de Beş Yıl. Daha 25 Nisan sabahı.Esat Paşayı da dinleyelim: "[Saros'tan döndüğüm zaman]132 M.Kemal'den rütbece üstün olduğu açıktır ve dolayısıyla da acele bir taburla Conkbayırı'na yardım etmesini emir buyurmaları normaldir! " (1. sınırlı bir Anzak kuvvetlerine karşı M. kendiliğinden muharebeye girerek. 104) Bu sözleri okur yazar olmayan biri söylese. Oysa ansiklopedinin üç yazarı da yüksek öğrenim görmüş. s.Alayı ve bataryayı kimin emriyle yola çıkarıp savaşa soktu.Tümen komutanının kim olduğunu kesin olarak öğrenmek istiyorsanız.Kemal'in. 19. M-Kemal ordunun tüm yedeklerini kullanarak savaşı tehlikeye atmış a Y. 19. Ama 57. düşmanı sahile kadar püskürtmüş ve bundan sonra da üç ay süre ile kırılmaz bir azimle devamlı düşman saldırılarına karşı koymuştu.. Ansiklopedistlere not: Aydınlanmak ve 9. kimseden izin almadan Arıburnu'na doğru göndermiş. Ona tam anlamıyla güvenilebilirdi. açıklıkla yazılıyor.Kemal'in nerede ise bütün 5. bir taburunu yola çıkarmak için emir aldığını kabul edelim..Tümenin başında bulunursa bulunsun.C.95) Anzak kuvvetlerinin sınırlı olduğu. O sırada sahile de bi Çünkü Liman Paşa şöyle diyor: "İlk askeri başarısını Trablusgarp'te130 gösteren M.Tümene bağlı olup Arıburnu-Kaba Tepe hattı gerisinde bulunan 27. sorumluluk ve görevden zevk duyan bir komutan özelliğine sahipti. gülüp geçilir. ve 77. Neden mi? . bir zahmet ciddi kaynakları okuyun!] Bu yakıştırma ve yanlışlarla oyalanmamak için M.Kemal Beyi.

□ K."135 Yani M.Moorehead'in yazdığı ile Y. 57.Moorehead'in.158)139 Ayrıntıların tümü yanlış. Moorehead'in bu saptamasını.. s." (Lozan.Küçük..Kemal'in komutan olarak o hayrete değer mesleği. yeni bir yaklaşım sanarak heyecana kapılmış.Kemal. C.M.136 Y. sonra da o iki yanlış aktarılmış cümleye dayanarak yorum yap. Okuyunca neden atladığını anlayacaksınız. Fakat hiçbir netice alamadı. Arıburnu Savaşlarında M. o noktada (Conkbayırı) b ulunmasıydı.178) Bir bütünden yalnız işine gelen iki cümleyi al. ilk aşamada sad ece bir alayını ileri sürmüş. daha durum tam aydınlanmamışken verdiği kararın önemini ve riskini belirtiyor. Çünkü aksi takdirde Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar. Çünkü M. bir başka yerde. tümeninin 57.Erikan'ın bu konudaki değerlendirmesini daha önce aktarmıştım..134 Ayrıca A.Mısıroğlu.. ilerlemekte olan düşmana karşı süngü hücumu yaptırdı.C.Kemal elindeki kuvvetleri kolayca yutulabilecek küçük küçük lokmalar haline getirmek suretiyle düşman üzerine de 5/7.Küçük'ün yaptığı özet arasında da ciddi fark var. Şunuk Bayırı (yani Conkbayırı) istikametine sevk ederek. Kaldı ki Moorehead de durumu abartıyor. onu da yanlış aktar. o anda belli olurdu. Eğer İttifak güçleri." (s. Y. bu iki cümlesinin dayanağı olan cümlelerini de atlamış.Küçük. o andan itibaren başlamıştır. bu deha sahibi küçük rütbeli Türk komutanının tam o anda. işin bu yanını aydınlatmaktan dikkatle kaçınarak. sonuç da doğru değil. Moorehead diyor ki: "Bir tümen komutanı olarak M. saat beş buçukta.Kemal'in.Kemal'in. 1. Türkler ise beş taburdu. Liman'ın elindeki bu yedek tümeni kullanmaya yetkisi yoktu. hiçbir belge ve kanıt göstermeden diyor ki: "M. kalan iki alayını ise yeni bir duruma ya da ordu emrine göre kullanmak üzere harekete hazır halde tutmakla yetinmiştir.Kemal. A. İttifak devletleri adına harekâtın en kötü rastlantılarından biri.Kemal yine hiçbir netice elde edemedi. Alayın mütebaki (kalan) kısmını süngü hücumuna kaldıran ve bunun da erimesinden sonra emrindeki iki Arap alayı138 ile aynı taarruzları tekrarlayan M.Kemal'in başarısız olduğu137 ve askeri savurganca kullandığı bi an 8 tabur çıkmış bulunuyordu ve yeni birlikler de çıktıkça savaşa katılıyorlardı. şu askerî eleştiride bulunuyor: "Burada dikkat edilecek husus şudur ki M. bir başka çıkarma planlamış olsalardı. pekâlâ o sabah Conkbayırı'nı ele geçirebilirler ve savaşın kaderi orada. Moorehead diyor ki: ".5. durum umutsuz olurdu. Conkbayırı'ndan ta kıyıya kadar neden çekildiler acaba. 'bütün hareketi tehlikeye attığını' değil. yargıda bulun! Ne derler buna? _8 .Alayından iki yüz kişiyi. izinleri o kadardı da akşam olunca kendiliklerinden mi deniz kıyısına geri döndüler? □ Mısıroğlu. Sadece bir soru sorup geçeceğim: Conkbayırı'na kadar ilerlemiş olan Anzaklar.

Alay.Mısıroğlu. önce.. bu kamilen şehit olan 57.Tümenin 57. gümüş imtiyaz madalyaları ile taltif edildiler. Allahtan da. s..Tümenin elindeki tek sağlam alay...C. "Aynı hadisenin yorumunu yapan Kadir Mısıroğlu ise Lozan isimli eserinde şöyle diyor" diye yazarak.Alay çarpışmıştır.Alayın soldan. Artık bu neticenin. neden ikinci derece önem taşıyorlar? O gün Arıbur-nu'na çıkanlar bütünüyle Anzaklardır ve Çanakkale savaşları boyunca da.106) Hangi yanlışı düzeltmeli? (1) Acaba Anzaklar. Kahraman K. bir alayı şehit etme pahasına durdurmanın.. kıyı başına kadar sürülmemişler miydi? Bundan hiç de bi an _8 . Sonra da bu taburun arkasından batarya ile yetişen tekmil 57. uyduruyor! Sonra da." Bizim ansiklopedistler. Zırvalamak zorunlu olmadığı halde. ve 9.Alay ile M. yani bütün mesuliyet (şeref demeye dilleri varmıyor!) 19.Kemal Beye bağlı bulunan 57. pek de o kadar mübalağa edilecek bir kahramanlık olmadığı görülebilir. Bahsi geçen kahramanlığı gösteren ve M. (!) Müttefik kuvvetlerin ikinci derece önem taşıyan (!) Anzak birliklerini.Alayındır. Zaten ordunun ihtiyatı olan 19.. o gün kamilen (bütünüyle) şehit olmuşlardır. kuldan da korkmadan.Kemal'in bir hizmetini olsun kabul etmişler diye h emen umuda kapılmayın! İşte. bu uyduruk bilgilere dayanarak. bu alıntının hemen arkasından.Kemal. önce olduğu yerde durduruldu. (2) 25 Nisandaki muharebe de.Tümene bağlı 27. henüz net bir şekilde ortaya konamamıştır. Ki o cephede bir de 9. Kemalyeri üzerinden yaptıkları süngü hücumu ile Anzaklar yüz geri ettirildi ve sahil yakınlarına kadar sürülüp atıldılar. Normal bir asker mantığı ile bu hareket tarzını izah etmeye i mkân yoktur. yoksa Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi kumanda hatasından mı kaynaklandığı. küçük lokmalar halinde düşmanın üzerine sevketmemiştir. Anzaklar. devamı geliyor] Fakat burada Mısıroğlu'nu doğrulayan bir nokta var. ikincide daha büyük kuvvetler sevki gerekmez miydi?" (Lozan.Tümenine bağlı 57. bu sarp araz ide yürüyüş derinliği uzamış olan 57. Buraya kadar pervasızca yaklaşmış olan düşman. Mısıroğlu niye böyle yapıyor.158) M.Tümene bağlı 27. kumandanları başta olmak üzere.Kemal Beyin 19. Sonra da özetle şöyle diyorlar: "Anzak tugaylarının Conkbayırı'nda durdurulduğu doğrudur. s.sevk etmektedir.Alay idi. İlk hücumda netice alınamayınca.. elindeki kuvveti. düşmanın üstün kuvvetinden mi. Armstrong bile böyle bir iddiada bulunmuyor. Alayları vaktinde harekât sahasına yetişmeleri ve düşmana kahramanca saldırışları ile öne çıktılar ve altın.Tümenin 27. Vahidettincilerin askeri otoritesinin yukarda aktardığım eleştirisine yer veriyorlar. [Sonunda M. Bu durduruşta en mühim pay.Kemal] bir yandan da emir subayı ile gönderdiği emirle. 'normal asker mantığı' adına değerlendirme yapıyor. Bu muharebelerde 19.Tümende değildir.C. anlamıy orum." (1.Alayın kolbaşındaki taburunu Conkbayırı'na yetiştirdi. □ Ansiklopedi yazarları. 9. '1915'te Çanakkale'de Türk' adlı kitaptaki özetten şu paragrafı aktarıyorlar: ". 1.Alayın Conkbayırı'ndan ve 27. Anzakları sadece Conkbayırı'nda durdurmaktan ibaret değildir. en iyi onlar savaşmıştır.. [M.

Bu iddianın iki kaynağı var.. ilki R.Ü. 2.295) Ama M.Aker. s. 13 Ağustos Cuma günü şehit olacaktır. Mayıs ayı sonuna kadar (doğrusu: Mayıs ayı başına kadar) Anzak bölgesinde hayatta kalan bir tek Türk askeri olmazdı.20) İkincisi ise H. Hiç olmazsa o günkü sonucun alınması için şehit olanlara saygı gösterseler.. çünkü hepsi şehit olmuştur. M.Tümenin bir alayı olarak çalışmıştır.. (M. ancak gerektikçe anl a- de bi an _8 . amacı dışında olduğu için.Alay.95) ve Robert Rhodes James'in Gallipoli (Gelibolu) adlı eserinden aldığı bir cümleyi ileri sürüyor." (T.69): "Eğer Kemal'e kalsaydı.sayfada. önemli bir kaynak. Kemal'e bırakılması halinde.60 ve dipnot) İşte böyle.Küçük aynı görüşü genişleterek paylaşıyor: "Gelibolu'nun savaş tarihini yazan yabancı araştırıcılar. meşhur bir alaydır bu.Yabancı araştırmacılar (!).Bayur. s.söz yok." (Ş.Küçük.Alay da 25 Nisanda ağır kayıp vermiştir ama 'kamilen yok' olmadığı şundan anlaşılır ki 57.. 3. bizimkiler dut yemiş bülbüle dönüyor ya da ilerde göreceğiz. iyice genişletip 'yaz ortasına kadar' yayıyor: ".Bayur'un şu notu: "Atatürk. Y.Alayın o gün şehit olduğu iddiası da doğru değil. çok üstün kuvvetlere saldıran ve savaş gemilerinin ateşini de yiyerek hemen kamilen (neredeyse bütünüyle) yok olan 57.. Kemal'in israf derecesinde asker kullandığında birleşiyorlar" diyor (T. bu andan itibaren 19. zamanında açıklanmış ya da sonradan incelemeye açılmış bütün İngiliz belgelerini incelemiş. Müttefikler hakkında verdiği bilgiler doğru olsa gerek..Kemal o mülakatta diyor ki: ". İş M. saat 11." (s. üç ay sonra.143 (4) 27. s. yaz ortasına kadar canlı bir Türk askerinin bile kalmayacağını açıkça yazabiliyorlar. 95.Alay..95)145 'Yabancı araştırmacılar' diyor ama böyle yazan ikinci bir araştırmacı bulam adım! • Bu yakıştırmalara kısa bir ara verip. (3) Komutanıyla birlikte bütün 57.30'dan itibaren. orijinaldeki 'the beginning of May' (Mayıs ayı başı).Avni Bey.Alayın Komutanı H.57. şu Mr. İngilizlerin içinde bulundukları koşulları ve yaptıkları yanlışları öğrenmek isteyenler için zengin malzemeyle dolu.Ü.140 25 Nisan günü hiçbir tabur komutanı da şehit olmamıştır.144 □ Y. Mr. Cümleyi yine yanlış çevirmiş.141 Öteki bütün alaylar gibi elbette 57. yalana başvuruyorlar.Kemal ve H. 6 Mayısa kadar tek takviye almadan142 bütün taarruzlara katılacaktır. Savaş süresince oluşmuş bir durumu belirtiyorlar.Ks. Tezler 5. Çünkü 57.Tümenin şehit komutanı Hüseyin Avni Beyi dâima sevgi ile anardı. "26 Nisan günü. Tezler 5. komutanı Şefik Aker'in ifadesiyle." (Türk İnkılabı Tarihi. cümleyi çevirirken Mayıs ayı sonuna kadar genişlettiği süreyi. Alaya gelince.Eşrefin "M.Kemal ile Mülakat" adlı eserindeki bir cümle.C. s.146 Buna karşılık Türk tarafını.James. Alay Komutanının o gün şehit olduğunu söylemedikleri gibi.Küçük'ün çevirisiyle "Mayıs ayı sonu" olmuş (T.Kemal'in) emir ve kumandasına girmiş. 12 Mayısta yarbaylığa terfi edecek.Ü. s. James'in kitabı üzerinde biraz duralım.Kemal'in başarısına dayanınca. Tezler 5. savaşa katılan askerlerin bir kısmının mektuplarını ve anı defterlerini derlemiş ve İngilizler açısından Çanakkale Savaşı'nı ayrıntılı bir biçimde yazmış. alayın o gün 'kamilen şehit olduğunu' da söylemiyorlar.." Y.

(s. s. Müttefikler de çok azimli ve kararlı. 375. 109) ve hiçbir dayanak göstermeden şöyle bir sahne yazıyor: "Türkler teslim olmaya pek istekliydiler ve zahmetle zirveye tırmanan iki bölük Yeni Zelandalıyı.. 147 aralarında Binbaşı Zeki adında bir not yazarına rastlamadım. genellikle "koordinasyonsuz.Alay eridi. Bazı Türk kaynaklarından yararlandığı anlaşılıyor ama hiçbirinin künyesini vermiyor." 152 Seddülbahir'deki birliklerin Komutanı General Hunter Weston da. küçümseyici sözlerin eşliğinde yansıtıyor. 377.149 Türk taarruzlarını. bu yüzden 400. işte bu kaynaklardan elde ettiği bilgilerin bazısını aynen aktarmış. Türkler bakımından işte böyle bir şey.379)150 Y. Bu uğurda hiçbir kayıp büyük sayılmaz!" diye yazıyor. hangisi.Kemal'e özgü bir tutum gibi göstermek.Kemal'in Arıburnu ve Anafartalar'la ilgili rapor ve tarihçesinden çok kısa alıntılar yapmış. 57. kaba. (Çevirici. Armstrong'un mahut kitabına. Liman von Sanders ve bazı Alman subaylarının (Prigge. "bir Türk tarihçisi" ya da "Türk resmi tarihi" deyip geçiyor.268. İddia. Türkiye ve Türkler ile ilgili bilg iler için daha çok. bu savaşın Türkler açısından taşıdığı anlamı da kavradığını söylemek hayli zor. İngiliz yazarı H. onlar da ne pahasına olursa olsun sonuç almak istiyorlar. konu yine de bi an _8 .James. sadece 1962'de Çanakkale'yi gezdiği sırada kendisine kolaylık gösteren Türk askerî makamlarına teşekkür ediyor. Kim. Kannengiesser ve Mühlman'ın) anılarına dayanıyor. Her neyse.. Bu üstünlük ve zaafın. bu amaçla da dar bir alana yüz binlerce asker yığıyorlar. Bu yüzden hiçbir Türkle ve Türk kuruluşu ile ilişki kurmamış (s. Arıbunu cephesinde de.000 er ve subay M. 378) Çanakkale ile ilgili bütün yayınları gözden geçirdim. Yzb. dipnot) Dört yerde de.Küçük'ün her satırına gözü kapalı inandığı kitap. belli değil. Hangi belgelere. Türk komutanlarına ve askerî tarihçilere dayanarak daha önce belirtmiştim. "Girişilen sefer başarılı olursa. kaynaklara.Kemal'den alıntıların pek doğru olarak çevrilmemiş olduğunu b elirtmektedir.Alayın 1. dağınık" vb. gibi eleşt irici.153 İki tarafın toplam genel kaybı. Savaş boyunca ne yalnız 57. uzmanlara dayanarak böyle yazdığını açıklamaya da gerek duymuyor. İstanbul'daki ABD Elçisi Morgenthau. tezahürat ve alkışla karşıladılar!" (s. Türk askerini de.Tabur Komutanı olduğunu açıkladığı Zeki adındaki bir binbaşının 'notlarından' parçalar veriyor. Seddülbahir cephesinde de. bunu yalnız M. mükâfatı çok büyük olacaktır. Düşman sayıca ve ateşçe çok üstün.XIII).C.IX ve 57. • Bu arada K.Armstrong'dan yaptığı bir alıntıya da değinmek istiyorum.Kemal'in emri altında şehit oldu. Çanakkale Savaşını hiç anlamamış olmak demektir. Mr. sonuca -hem de nasıl bir sonuca!. Churchill diyor ki: "Çanakkale'de 500 metre bir ilerleyiş. Bir iki yerde de M.Mısıroğlu'nun.000'i aşar. Türk kayıplarına yol açtığı için Liman Paşayı eleştiren bir Türk askerî tarih yazarını "nankörlükle" suçluyor (s. bazısını ise oryantalist bir bakışla148 kendine göre işleyip süslemiş. M. Liman Paşanın savunma planı yanlış. ancak kan fedakârlığı ile dengelenip kapatılabildiğini.151 Gelelim sadede.tıyor. Sertlik Çanakkale Savaşının genel özelliğidir. ileri bir tarihteki olaya ilişkinse de. ne 76.atılmış bir adımdır.

19. s.Kemal'in planladığı taarruzu öğrenince bunu saçma bularak engelledi.156 Beraberinde Hüseyin Cahit (Yalçın) ve şehzade Ömer Faruk Efendi vardır. Lozan. Enver Paşa Kemal'in askerleri boş yere kırdığını söylüyordu.Yeni teşkil edilen 18.C. 29 Haziran saat 22. 'lüzu msuz taarruzlarla emrindeki askerleri israf ettiğini' söyledi. M. kıyametler koptu.167. bu arada M. 26.328-329)155 Doğrular: 1). zaten daha önce.Yalçın. s. M. M.Mısıroğlu'nun hemen benimseyip aktardığı. Armstrong'un iddiası şu: ". M. 29/30 Haziran gecesi yapılmıştır. M. Ama saldırı tam bir felaketle sonuçlanınca. (Rapor. hatta Esat Paşa bu taarruz için 18." (Grey Wolf. böylesine beceriksiz kumanda altında bile kahramanca çarpışmış oldukları için takdirlerini bildiriyo rdu.Kemal. s. 162) Grup Komutanlığından olumsuz bir emir gelmeyince. Düşman Arıburnu'nda yer yer ateş baskınlarına girişmektedir.Kemal'in Anzak cephesine düzenlediği bir saldırıyı iptal edince.C.Alay. Enver Paşa. ayran ikram ettiği. Enver Paşanın karışmasıyla planının bozulduğunu ifade ediyordu. s. ‗kıyametler koptuğundan‘ tek kelime bile etmiyor.00'te taarruzu başlatır.157 O gün öğleden sonra. Tam bu sırada. 26 Haziranda değil.223) H. ‗M. s. s. Yani Cephe (Grup) Komutanı Esat Paşanın taarruza izin vermediği iddiası doğru değildir. Alan Moorehead'in.Tümen‘in taarruzu. Haziranda Enver Paşa. (s. Enver Paşa ise birliklere bir genelge göndererek.Kemal de karşı taarruza karar verir. Haziran ayında İstanbul'dan gelerek savaş bölgesine yapmış olduğu periodik ziyaretlerden birinde.74'ten akt aran Mısıroğlu. GRYT Ansiklopedisinin de baştacı ettiği bu iddiaları154 değerlendirmeden önce. bu dayanaksız iddia hakkındaki süslemelerini de görelim: "Enver Paşa. mevcudu bir hayli azalmış bulunan 19.Tümen emrine verildi.. Liman ikisinin arasını güçlükle buldu. 57.172.159. 1." (Çanakkale Geçilmez.Tabur Komutanlığından alınan habere göre bu tabur cephesine taarruza kalkar.Kemal‘in karargâhını da ziyaret ederler.Kemal hemen istifasını verdi. tümen bandosunun Carmen operetinden bir parça çaldığı‖ gibi ayrıntılara kadar her şeyi anlatıyor ama ‗hakaretamiz tenkitlerden‘. suçlamalar yeniden başladı. Esat Paşanın anılarında da böyle bir olayın izi yok.)158 Liman Paşanın. Kitap.Kemal‘in istifasından‘. Ordu Komutanlığı ve Kuzey Grubu Komutanlığı karargâhları ile bazı birlikleri.Kemal bu taze kuvvetle 28 Haziran'da yeni bir taarruz planl adı ise de Cephe Kumandanını ikna edip gerekli müsaadeyi alamadı. 3). Liman von Sanders'in Enver Paşa nezdindeki ısrarlı teşebbüsleri sonunda bu istifa durdurulduğu gibi istenen taarruz izni de verildi. (2.Kemal‘in kıyafeti. s..Alay da bütünüyle mahvoldu. düşman cephesinin 'can alıcı bir noktası olan' Yükseksırt'a taarruz için Grup Komutanı Esat Paşanın onayını almış. Alayı ve bir havan bataryasını tümen emrine vermiştir. (Rapor.asker israfı ile ilgili.. ―M.20'de Grup Komutanlığına bildirir. Alayın 1. H. Başkomutan Vekili sıfatıyla cepheyi teftişe geldi. Enver Paşanın hakaret dolu tenkitlerine içerleyerek istifa etti. de bi an _8 . 29 Haziranda Gelibolu‘ya gelmiştir. s. 2). Bozkurt'un son çevirisinde.Kemal. M. saat 24. Ne yazık ki bu taarruzdan da sonuç alınamayarak taze kuvvetlerden oluşan 18.47-48) K. 168) Alaylarına taarruz hazırlığı yaptırır ve durumu. M.224 vd.Cahit Yalçın anılarında.

7.Kemal'in istifa ettiği de doğru değildir. hayali ayrıntılarla iyice şişirip aktarmış.159 (Esat Paşanın 14. London. 5) Taarruz gün ağarırken. M.Kitap. sona erer.Moorehead de bu yalancı pastanın üstüne sahte tüy dikmiş! Yabancı kaynaklardaki her bilginin doğru olduğunu sanmak. önce Güney Grubu Sağ Kanat Komutanı Faik Paşayı.Kemal'i suçlayan bir genelge gö nderdiği" iddiası da doğru değildir. (2.164)." (Sunday Times). sonra da Grup Komutanı Weber Paşayı görevden alır." Sadi Borak. Yunan gazetecisi Spanuidi'nin konuşma ve yazılarının yanında.Moorehead'in sözünü ettiği genelge içeriği ile uzak-yakın ilgisi olan tek kelime.Armstrong. _8 . 6) 30 Haziranda Arıburnu'ndan Seddülbahir'e geçen Enver Paşa. hatta bir ima bile bulunmamaktadır. 211) Buna karşılık. tarihçiler için kaynak olacak nitelikte değildir. Bütün çabalara rağmen.Enver Paşa yuvarlak bir ifadeyle ‗yaklaşık bin kişi‘ diyor. 1925) 1933'te de. • Haron Courtenay Armstrong. Enver ile M. "Bu kitap gerçek bir hikây eyi değil. A.Kemal'in taarruzunu eleştirmekle yetinecektir. Ordu Komutanlığına yolladığı 3 Temmuz günlü kapalı telgraf emrinin bir maddesinde. aynı kefeye koymamış.Kemal‘e göre ‗800 kişiden fazladır‘ (s.Kemal'in çekişmelerini ve bu son olayı şöyle bir duymuş ama ciddi bir inceleme yapmamış. kitapla ilgili bazı tepkileri derlemiştir.1915 günlü ve 1675 sayılı yazısı. grup gözetleme yerinden taarruzu izler.Kemal'in taarruzu ile Güney Grubunun yaptığı taarruzu. istihbaratçı olarak İstanbul'da bulunmuş bir İngiliz yüzbaşısıdır. Arıburnu Muharebeleri Raporu.bunun üzerine M. Liman ve Esat Paşaların yazılarında.Kitap. mütareke yıllarında. Enver. (Enver Paşanın 3. (Armstrong'tan Bozkurt M. o tarihteki bazı yabancı gazetelerde çıkan makalelerden da alıntılar yapmış: "Bu kitap. bu sefer 3. Enver Paşanın "birliklere M. A. (John Lane.1915 günlü yazısı.7.Herriot'nun. Arıburnu Muharebeleri Raporu. Kuzey Grubu karargâhında bulunan Enver Paşa.Alayın 'tamamen mahvolduğu' iddiası da gerçeğe aykırıdır.183. Tümenin kaybı.Kemal ve İftiralara Cevap) Fransız devlet adamı E. Kut-ul-Ammare'de Türklere esir düşmüş." (The Observer) de bi Sonuç an 4). Sözün özü. mütareke gözlemlerini ve anılarını anlattığı Turkey in Travail'dır. 172) Güney Grubunun yaptığı karşı taarruzun başarılı olmaması üzerine. o da arkasında kötü bir ün bırakarak memleketine döner.Zığındere muharebesini izler. Yükseksırt geri alınamamıştır. Tanzimat dön eminden kalma sakat bir alışkanlıktır. Armstrong ve Gray Wolf adlı kitabı hakkında kısa bir bilgi sunmak istiyorum. s. İlk kitabı. Yeri gelmişken. kulaktan dolma bilgiyi. ikinci ve bizimle ilgili son kitabını yayımlar: "Gray Wolf: Mustafa Kemal. M. s. Yine istihbaratçı olan ve birçok kirli işler çeviren Yüzbaşı Bennet gibi. s. 165) Yani Enver Paşanın taarruzu engellediği de. s.165) Yani 18.160 Demek ki M. (2. merak uyandıran bir sinema filminin senaryosunu andırıyor.

23. Taarruz.5. bu cevabın tamamı var: s.' S.Küçük diyor ki: "S. kitabı için kolay tesir ve satış başarılarından başka bir şey aramadığını gösterir. birçok doğrunun y anında. o başka bir şey. Bunda başarı elde edilmemekle beraber. başarılı tahlil ve tasvirler yok değildir. M..Mısıroğlu'nun ilgi ve bilgisine sunulur. 'gerçekleşmemiş bir zafer için önceden telgraf çekmiş 'mi oluyor?163 Tabii ki hayır! Çünkü her taarruz emrinde.6)161 Kısacası. Bir bakıma kitabı değerlendiren. yanlışlara sürekleyen. Tehlikeli. gerçekle besliyor! İlginç kitabının kapağına da. fakat hakikat aleyhine tehlikeli bir eser haline getiren de budur.30'da. hedefine ulaşır ya da ulaşamaz. arka plana kendi senaryolarını yerleştiriyor. birliklere bir hedef verilir de ondan böyle yazıyorlar. İngiliz İmparatorluğu'nu ezen adam!"162 K. de bi an Necmettin Sadak.kitaptaki belli başlı yanlışlara işaret eder ve doğruları açıklar. baskın suretiyle düşmana şiddetle hücum ve işgal ettiği mevzileri ele geçirerek düşmanı denize dökecektir. Peyami Safa. doğru yansıtıyor. Atatürk'ün karakterine.89) Esat Paşa da bir emrinde aynı şeyi yazıyor: "Kuzey Grubu. çünkü bir hakikat lokomotifinin peşine takılan bir sürü yalan ve iftira vagonu da. tamamını doğru sanıp ciddiye alanı. Genel gerçekleri. cildine yazdığı önsözde şöyle diyor: "[Armstrong'un] sokak rivayetlerine değer vermeyi tercih etmesi. hakikat istikametinde yol almakta. Bu eserde.Kemal'in verdiği bilgilere dayanarak. M. çevirisinin 1.5/7. Oysa Armstrong'un Çanakkale Savaşı hakkında verdiği bilgiler arasında. s. birliklerimiz Conkbayırı-Kanlısırt hattında sağlam bir yere yerleşmiş oldular. (7 Aralık 1932.Ü. Gelibolu'da.Adil anılarında şunları bildiriyor: '19. Borak'ta.Kemal ve Çanakkale Savaşı hakkında şu i lginç cümleyi koymuş: "1915'te.55) N. Tezler 5. aynı derecede doğru görünmek şansını kazanmaktadır." (s. düşmanın tamamen kıyıya atıldığı ve yalnız Arıburnu'nda kalan zayıf bir bölümün de 26 Nisan sabahı şafakla denize döküleceği haber veriliyo rdu. -Sadi Borak'ın yazdığına göre.Adil böylece Kemal Beyin gerçekleşmemiş bir zafer için önceden telgraf çektiğini yazmış oluyor.1915) öğleden önce saat 03. yarın (19. pek çok da yanlış var." (T. Yani bir istihbaratçı olarak iyi bildiği gri propaganda tekniğini ku llanıyor: Yalanı. Çanakkale ile ilgili pek az yanlışını cevaplamaya değer bulmuş ya da savaş ayrıntılarına yer vermek istememiş. 138) Esat Paşa da. hususi hayat ve davranışlarına ait oldukça doğru hükümler. _8 ." (Arıburnu Muharebeleri Raporu. s. Akşam. tuzaklarla dolu bir kitap. Sadak.Tümen Kumandanlığından 25/26 Nisan gecesi Müstahkem Mevkie gelen bir telgrafta..Kemal'in düşmanı denize dökemediği □ Y. M.6.

düşman Arıburnu'na yakın bir kumsaldan karaya çıktığı sırada.Kemal de ilk hattan gelen bu rapor ve mesajlar ile esirlerin verdikleri bilgileri ve kendi gözlemlerini ‗denize‘ ya da ‗sahile dökülme‘ diye üst komutanlığa ve öteki birliklerine duyurmuş.104.Moorehead'in ve R. Besbelli ki ilk hatta savaşan komutanlar.Kemal'in [yine Esat Paşanın anılarında yer alan] 'düşmanın den ize döküldüğünü' bildiren bir raporuna daha değindikten sonra şöyle yazıyor: "Kemal'in bu son derece abartılı raporlarıyla ilgili olarak Esat anılarında. M. ya gemilere binip kaçar ya da teslim olur. Tezler 5. Kemal izinsiz ricat etmiş (geri çekilmiş) □ Y. (A. Anzak Kolordusunun içine düştüğü durumu yansıtan sayfaları okuyanlar. boşaltmanın güçlüğünü belirtmeleri üzerine. Çünkü Anzak birlikleri kaçmaya hazırlanıyorlardı.195. çaresiz.yazık ki mümkün olamamıştır.Küçük diyor ki: "Esat Paşanın özet olarak yayımlanan anılarından.56) 3) Zaten bir ordunun.254)165 5/7. Hiçbir ciddi tarih kitabında M. moloz yığını gibi denize süpürüldüğü ya da topuyla tüfeğiyle denize çekilerek toptan boğulduğu tarihte görülmemiştir.R.178.James'e göre. zaten savaş sona ererdi. ve 9. s.Y.90) Doğrular: 1) Yalnız Arıburnu‘nda değil.Kemal düşmanı denize döktüğü için değil.Ü. denize kadar gerileyen bir düşmanın gemilere binip kaçtığını ya da bu durumun eşiğinde bulunduğunu anlatmak için kullanılan bir deyim. çok tekrarlanan ve kendisini kahraman yapan bir iddiasını doğrulamıyor. s. Bilebildiğim kad arıyla 'denize dökme'.R. Meğer M. ‗düşmanın denize döküldüğü‘ hakkında daha başka raporları da var. Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarının galibi olduğu için kahraman diye anılmaktadır. Arıburnu.James'in kitaplarında.James. Çanakkale Geçilmez.Küçük." (T.Kemal‘in. bu tür değerlendirmelerini haksız bulmazlar. s.Muharebesi Raporu.7. Ama yetkililerin. askerî edebiyatta. arkası denize yaslanan bir birlik. böylece Kemal Paşanın en yakın komutanı. Seddülbahir‘de de düşmanı denize dökme. birlikleri ile birlikte geriye gel- de bi an _8 .vd. Gelibolu Günlüğü. (Hamilton. sığındıkları yerlere yapışıp kalmışlardır. kıyı şeridine sığınan Anzakla-rın paniğini.R.Küçük nerede okumuş acaba? 2) M. s. Kemal'in. Gelibolu Harekâtı. R. hatta bazılarının sandallara bindiklerini görüp durumu böyle bildiriyo rlar.Y..Tümenler bugün düşmanı denize dökmeyi başaramamışlarsa da ilerlemesini önlemişlerdir' diye yazıyor.158. A.Kemal‘in düşmanı toptan denize döktüğüne ilişkin bir ifade görmedim. s. M. Dökebilseydik. İngilizler 9 Mayısta bile hâlâ Arıburnu kesimini boşaltmayı görüşmekteydiler. s. Moorehead. olayı ateş perdesi arkasından izleyen ileri hat komutanlarının. '19. R.164 M.

Ü.Ü. Bunun içindir ki tümeniniz yerinde kalarak.Küçük. Tezler 5..Kemal aleyhinde bir olay yakaladığını sanmanın esrikliği içi nde.73) Öyle anlaşılıyor ki Kemal hiç kimseden emir almadan bir ricat hareketine girişiyor. mevzilerini terk ettiği. hemen saldırıya geçiyor: ―Fahrettin (Altay) anılarında.diği. ölmek var. normal bir durumda önemli bulunmayabilir. Esat Paşanın verdiği bu kısa bilginin önünü ardını araştırsa. bir krokiye bakarak Eğer Tepe‘nin nerede olduğunu öğrense. Orgeneral Fahrettin Altay. Ancak ayrıntısıyla araştırılmasının benim işim olmadığını belirtmek durumundayım. Bu k adar da değil. Kolordu Komutanının sert çıkışıyla düşmanın üzerine gittiği anlaşılıyor. Ancak tarihin bu kadar abartıldığı bir zamanda araştırılmasının gereğine kesinlikle inanıyorum. s.90) ama Y. ya küllemek. tıpkı Vahidettinci arkadaşları gibi savaşın hiçbir ayrıntısını bilmediği için boşa kılıç sallıyor.Küçük‘ün ricat (geri çekilme) diye allayıp pullayarak anlattıklarının tek kaynağı işte bu dört cümle! Kurmay Başkanı Fahrettin Altay anılarında. s. baltayı taşa vurmazdı!167 Ama bu zahmete ancak gerçeğe saygı duyanlar katlanır. çünkü az sonra. birlikleri ile birlikte geriye gelmişti? Hani mevzilerini terk etmişti? Hani hiç kimseden emir almadan bir ricat hareketine girişmişti? de bi an _8 . M. Tümenini. Bu ricat mıdır? Esat Paşa da savaşın ilk günü.Kemal.87) Bulduğum kaynak ve anılarda Kemal'in izinsiz olarak düşmanın üzerine gitmesi yerine.39)166 Y. (T. koşulları ve savaşın akışını incelese. Tezler 5. karargâhından ayrılıp Bolayır'a gitmişti. (s. ‗Beyefendi. bu hesapça o da mı ricat etmiş oluyor? Peki.86) Bütün bunlar doğru mu? Mustafa Kemal Gelibolu'da ricat etti mi? Araştırılması gerek iyor. s. Ne olmuş yani? Bir Tümen Komutanı. Kemal‘in ricat ettiğini yazamıyor… Savaşta komutana sormadan. neydi o gürültülü iddialar? Hani M. Esat Paşanın yazdıklarını şimdilik doğru kabul edelim. yıllar sonra ve Kemal Paşa öldükten sonra yayımladığı anılarında bile Kemal‘den korkusundan kurtulamıyor. bu olayın aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak olan sebebini ve aslını anlatmış (s. Y.89) Y. kendisinin [Esat Paşanın] 'ölmek var." (s. gerekirse düşmana saldıracaktır. hiç olmazsa olayın hangi gün geçtiğini saptasa. tarihte birçok örnekleri görüldüğü üzere bu çekilişi bozgun sayarak istediğiniz yerde durmayarak kaçmaya kalkışacaktır. 'şimdilik' diyorum.‖ (Esat Paşanın anıları. askerimiz eğitimi henüz noksan olduğundan.Küçük'ün amacı gerçeği ortaya çıkarmak değil.Kemal Bey yanıma geldi.Küçük. (s. dönmek yok' emriyle geriye gönderdiği anlaşılıyor.Bu sırada M. Kolordu Komutanıyla görüşmek için geriye gelmiş. ya saptırmak. yalnız Esat Paşanın şu paragrafını gösterebiliyor: ". izinsiz olarak düşmanı bırakıp geri dönmesi söz konusu ediliyor. 'bulduğum kaynak ve anılarda' diyor ama bu iddiasına dayanak olarak..Küçük.88) Y. cepheyi ve mevzii bırakıp geri gelmeye ‗ricat‘ adı veriliyor. düşman donanması tarafından yapılan ve birçok kayıplara sebebiyet veren ateş yağmurundan kurtarmak için Eğer Tepe'ye geri almak düşüncesinde olduğunu söyledi. dönmek yok!‘ dedim.‖ (T. belleğinin Esat Paşaya oyun oynadığını göreceğiz.

s. Bu noktada bir an durup.39) Esat Paşanın anlattığına göre durum bu. Kum Tepe-Sarıburun arasındaki tekmil cüz ü tam (birlik) kumandanları benimle Eğer Tepe'de (Kayal Tepe'nin iki kilometre kuzeybatısında bir başka tepe) bağlantı sağlayacaklardır. öğle üzeri. savaşa sürmek için! Zaten Conkbayırı'nın batı ve güney eteklerinde düşmanla boğuşmakta olan de bi an _8 . ve 27.Kemal'e. Tümenini. düşmana taarruz etme kte olan 57. böyle de değil. yine Esat Paşanın ifadesiyle.Tümenin büyük kısmını (yani kalan iki alayı) Kayal Tepe'ye (Kum Tepe karşısında bir tepe) yanaştıracağım ve bizzat oraya gideceğim. Eğer Tepeye geri mi almış ? Hayır! Esat Paşaya göre "geri almayı düşünüyormuş".Kemal. Kaba Tepe ile Seddülbahir arasında bulunan kritik bir yer.26) Bekleyen iki alayını harekete geçirmek için hızla Maltepe kesimine hareket eder.112 ve 28. Saros'tan Maltepe'deki yeni karargâhına gelmiş olan Esat Paşa da. savaşın ilk günü olan 25 Nisanda.Kitap.Alayının bulunduğu Maltepe'ye gelir. (Saat 13. Ama gerçek. durumu görmek için ileri çı kmıştır. ayrıca 27.Kemal'in. (2.Kitap. Arıburnu Raporu.Alaylara şu emri verir: ". Karşılaşırlar.50'de Esat Paşaya yo llamış olduğu raporu hatırlayalım. kroki. tümenin başına geleceğimi arz ederim. Esat Paşa ile karşılaşmış.Taarruzlar devam edecektir. Esat Paşa ne diyor. s. o sabah saat 07." (Esat Paşanın anıları.168 2) 9. Doğrular: 1) Olay. Seddülbahir'deki birlikleri kuşatabilir. Elde. (Demek ki düşünce suçu işlemiş!) Paşa uygun görmeyince de.30'da.112. "Tümenini ateş yağmurundan kurtarmak için Eğer Tepe'ye geri almak düşüncesinde olduğunu söyledi". Düşmanın Kum Tepe ve Seddülbahir bölgelerinde de karaya çıktığı haber alındı. Kum Tepe kıyısına çıkan düşman. 3) Saat 12.Tümenden gelen bir süvari subayı. Bunun üzerine M.Alayını görür ve onu derhal Kum Tepe yönüne yola çıkarır. sabahleyin ileri yanaştırılmasını emrettiği 77. 'Kum Tepe'ye çıkarma yapıldığı'nı söyler.. s. Ben.Alayın da gerisine düşer. bu düşmanı durd uracak başka bir kuvvet de yok. s.169 Kum Tepe. savaşın en kritik ânında ve bütün şiddetiyle devam ettiği sırada geçmiştir.Oysa ne yapmış? Tek başına ve kendi karargâhına gelmiş. 19. Arıburnu kesiminin güneyinde." Tümenin büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek tehlikeli bir haber almış ve tümeninin başına gelmiş: Birliklerini geri çekmek için değil. ancak savaş heyecanı ile Kaba Tepe yerine.. Raporunun sonunda diyordu ki: "Tümen büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek bir durum olunca.00) Bu sırada. tam tersine. M." (2. o sırada Conkbayırı'nda bulunan M. "cepheye geri dönerek bölgeyi kahramanca savunup düşmanı bir adım dahi ile rletmemiş. 113) Oradan da 72. Kolordu Komutanlığına gönderilmiş bir raporun özetini sözlü olarak aktarır.

72. bir de ona bakalım.Kemal.176 Kısacası düşman. yakınında bulunan bir mevki değil. Bazı örneklerini ilerde göreceğiz. 27. gibi günü. ve 27.Alaya. yani savaş hattının çok dışındaki. M. derleyip toparlama yapmamış. Esat Paşanın anılarında verilen bilgilerin yanlışlığını ve tutarsızlığını kolayca anlar. Kum Tepe'ye çıkarma olmadığı. birçok ayrıntıyı atladığını. Y.Alayın sağ kanadına yollar. İngiliz Resmi Harp tarihi: "25 Nisanda M . bu birliklerin hemen gerisinde. saat saat belgelenmiş olaylara ve o andaki savaş durumuna ve birliklerin konumuna tümden aykırı. Bu yüzden askeri tarihlerde. savaşın genelini yansıtmadığını görebilir. bekleme halinde.Küçük'ün anlattığı ricat (!) öyküsünün aslı astarı bu. Esat Paşanın söylediklerini çalakalem kaydetmiş. güneydoğusunda. yeri ve yetkililerin adlarının kayıtlı olduğu.Alayı alıp o kesime gitmek istediğini söyler. çıkarılan İlk Anzak Kolordusu'nun. Bu.173 Esat Paşanın anılarını gözden geçirenler. belleğinin oyunu. Arıburnu çevresindeki durumu derhal kavramış olmakla. boşluklarla ve Türkçe yanlışlarıyla dolu. 'yenildik' diyor ve başarısından dolayı M. ordudan başka hiçbir kurumumuzda yok.Kemal.Kemal'i "kaderin adamı" diye niteleyecektir.Alayları. süvari subayının tepe adlarını karıştırdığı anlaşılır.Kemal'i övüyor. bugünkü başarısından dolayı M. Çünkü anılarının bu parçası.172 4) Peki. 77. M. de bi an _8 . somut ve geçerli belgeler esas alınmaktadır. 77. kaç mermi sarf ettiğini. savaş dışı bir k esimde. Conkbayırı'nın 10 km. Tümeninin öteki iki alayı ise Maltepe çevresinde. Bu yüzden anılar.170 Kolorduya gelen raporla M. uzak bir yer. Esat Paşaya.Alayını da Conkbayırı'na. Kitabın sonundaki basit krokimize bakan. Bunun üzerine M. rapor.Kemal'in aldığı bilgi karşılaştırılır. Esat Paşa da sonradan bir düzeltme.Kemal. • Acaba düşman bugün için ne diyor. O kadar ki Esat Paşanın verdiği bazı çok isabetli kararlar bile doğru dürüst açıklanmış değil."175 Churchill de anılarında. tutanak. savaşın dişlerinden koparıp da Eğer Tepe'ye çekmek mümkün değildir.57. şimdi de 72. 57. Kum Tepe'ye değil. harp ceridesi. Kendi de Conkbayırı'na döner.Alayın sol kanadına yanaşması için emir yollar. ku vve cetveli vs. gelişigüzel.Kemal'in bağlantı noktası olarak seçtiği Eğer Tepe adı kalmış herhalde. Gerisi. hangi gün. • Yıllarca sonra yazılan ya da anlatılan savaş anılarının çoğunda bu tür birçok ayrıntı yanlışı bulunmaktadır. anılara pek az yer verilmekte. Kum Tepe'nin karşısında. dağınık. Çünkü Eğer Tepe. önemli olayları bile ancak kalın çizgilerle aktardığını. h edefine erişmemesini ve yenilgisini sağlamıştı. aldığı bilgiye dayanarak Kum Tepe'ye çıkarma yapı ldığını. Anlaşılan Avni Bari. Yazık ki böyles ine düzenli ve ayrıntılı bir kayıt sistemi.171 Ordudan hâlâ hiçbir talimat almamış olan iki dertli komutan durumu değerlendirirler. İngiliz kuvvetlerinin kıyıda saplanıp kalmaları sonucunu doğurmuştur.Alayını oraya sevk ettiğini. ayrıntılı olarak öğrenebiliyoruz. o andaki durumla tamamen ilgisiz. Esat Paşa olayı niye böyle anlatmamış? Esat Paşa anılarını 1946'da Avni Bari adında birine söyleyip yazdırmış. 80 yıl önce bir bataryanın. saati. emir.174 Esat Paşanın aklında. Bu sayede.

Tümen (Cephesi: Kırmızısırt'tan Kaba Tepe'ye kadar). Moliere'de bile yok! 5/7. Bütün yaz bu taarruz için hazırlık yapılır. Kuzey Grubu Komutanı Esat Paşa. s. saldırı saatleri. Türk cephesinin sağ açığından geçip. Arıburnu'ndaki Anzak birliklerinin bir bölümü.bizimkilerse. sağ kanadının açığından ve kuzeyinden kuşatılmış olaca ktır. iki de uçak gemisi eklenir. 'hayır. hemen ihtiyatındaki 5.180 Bu kritik yerin elden çıkması üzerine. öbür bölümü ise (asıl taarruz bi rlikleri. böylece Arıburnu'ndaki Türk cephesi. Anafartaların karşısında bulunan Suvla koyuna da gizlice yeni bir kolordu daha çıkarılacaktır.178 Asker sayısı 125.Kemal. 16. 16. Bundan sonra her hava hücumuna 12 uçak birden katılacaktır. solda 16. kıyı korumasında. sol kanat açığındaki 9. Savaş 6 Ağustos günü.Küçük kızacak ama. başarılı değildi' diye feryat ediyorlar. Anzak Kolordusu 25. ne münasebet.Tümen kesiminde cephenin yarılması tehlikesi baş gösterir.000 kişi) iki kol halinde. Anafartalar ve Conkbayırı savaşları Bizimkilerin bu konudaki görüşlerini aktarmadan önce. ihtiyatta. Her kesim için.318) Ortak hedef.Tümene de cepheye yaklaşması emrini verir.yine Conkbayırı ve Kocaçi-men Tepesidir (Sarıbayır bloku)! Çünkü bu savaşı kazanmak için bu yüksek blokun ele geçirilmesi şarttır.177 Yapacakları analizlerin tadına varmak için bu özeti okumanızı tavsiye ederim. Bunun için Anzak Kolordusundan ayrılacak birlikler ile Suvla'ya çıkarılan iki tümenli kolordu ilerleyip birleşerek bu bloku ele geçirecek. -Y. estağfurullah.Tümen ardarda taarruz ederse de Kanlısırt'ı geri alamaz.Tümenin arkasına yanaştırır. çok yoğun bombardımanlardan sonra başlar. birçok gemiden başka. ilk aşamada 20.000 kişiyle takviye edilecek. Bu sırada Arıburnu kesimindeki Türk cephe hattında yalnız iki tümen var: Sağda M.000 kişiye yükselir. Türk Komutanlığını şaşırtmak amacıyla.179 Bir Anzak birliği 17.Kemal'in 19. 9. 5. Ağustosta genel bir taarruza geçmeyi kararlaştırır.Tümen cephesine taarruz eder ve Kırmı-zısırt'ın güneyinde bulunan Kanlısırt'ı (İngilizler buraya Tek Çam Tepesi diyorlar) bir hamlede ele geçirir. Savaş Bakanı Mareşal Kitchener'in yeni birlikler vermeyi kabul etmesi üzerine General Hamilton. Bunun üzerine Ordu Komutanlığı da de bi an _8 . asla yenilmediniz! O gün Arıburnu'nda bulunan kuvvetlerin başındaki M. 16. bu savaşların da çok kısa bir özetini vermek istiyorum. geniş bir kavis çizerek Conkbayırı-Kocaçimen'e doğru ilerleyecektir. 16. Aynı gün Güney kesiminde de (Seddülbahir'de) kuzey kesimine kuvvet kaydırılmasını önlemek amacıyla gösteriş taarruzları yapılacaktır. Tümen geride. Böyle harika bir güldürü sahnesi. (Moore-head. Cephane üretimi bütünüyle Çanakkale'ye ayrılır. Filoya.30'da. farklı biçimde ayarlanmıştır. Savaş 6 Ağustos günü başlayacaktır. ayrıca Arıburnu'nun daha kuzeyinde.8.Tümeni (Cephesi: Sazlı Dere'den Kırmızısırt'a kadar).Tümen ise Arıburnu ile Seddülbahir arasında. o kesimdeki Türk cephesine taarruz ederek bunları geri sürmeye çalışacak.Tümeni.

sayı. s. BTTD. küçük deniz izliyordu. s. çıkarma filosunu şöyle anlatıyor: " Filonun ilk kademesi. 3. (R. s.R." (s. Şahin Tepe'ye yerleşen düşmanın makineli tüfek ateşiyle yaralanır. kroki 38. genişliğindeki sarp bir arazi şeridinden.389. ikisi de açılarak savaş düzeni alır. "Merak etme Beyefendi.Tümeni (Komutanı Yarbay Cemil Conk) kuzeye kaydırır.338. iki bölüğünü de tümen bataryalarını korumak üzere Conkbayırı'na yollar.182 7 Ağustos: Arıburnu Cephesinde kalan Anzak birliği. saat 07. hastane gemileri. Sayı 27. 'olası bir düşman taarruzuna karşı kuvvetli tutulması' için Esat Paşayı uyardığı.Tümen. bütün taarruzları kırılır. büyük sallar izliyordu. Bir başka Anzak birliği de.349) Durumu izleyen Esat Paşa.Kitap. Times nehrine özgü römorkörler ve yelkenliler vardı.181 Aynı saatte iki tümen de Suvla'ya çıkmaya başlamıştır. Keşif yaparken." (BTTD. 19.) Anzak taarruz kolları da. s. Tanrının yardımıyla püskürtülmüştür. Şubat 1987.Tümene ardarda taarruz eden düşman. Düşmanın de bi an _8 . Son bölümü ise transatlantiklerden Manş Denizi araba vapurlarına.113) Ve Anzak taarruz kolları ile Suvla'ya çıkan kolordunun karşısında. düşmanın taarruz doğrultusunu kapayan ilk kuvvetler bunlar olacaktır. Sizden de. İngiliz Harp Tarihi.Tümenin sol kanadına üç kere daha taarruz ederse de yine başarılı olamaz.Kemal'in. Tümen Komutanı Albay Kannengiesser. s. bu muharebelerin askeri ve politik bakımdan zirve noktasını teşkil ediyordu. Gelibolu Harekâtı.52. Bunların arkasına da kurtarma sandalları ve salapuryalar dizilmişti.183 Anzak sağ taarruz kolu ise. İngiliz resmi harp tarihi. aynı akşam. 9. ihtiyatındaki bir taburu Kocaçimen'e.Güney Grubunun ihtiyatındaki 4. saat 22. Bunun üzerine Esat Paşa 16. Sazlıdere vadisi ile Azmak Dere arasındaki 5 km. İstif halindeki bu birlikleri on torpido muhribi taşıyordu.00'de.Kitap. Kanlısırt'ı geri alamaz ama Anzak birliğinin daha fazla ilerlemesini engelley ecektir. M.James. derhal [kaybedilen] siperlerin geri alınması haberini kesinlikle beklerim. 9. Bu on torpidoyu.00'de Conkbayırı'na ulaşacaktır. M. Türk ileri karakollarını atarak Conkbayırı yakınındaki Şahin Tepe'yi ele geçirir. Daha birlikleri gelmemiştir. Tümenin iki alayı vardır. sabah. o kesimden sorumlu olan Yarbay Willmer Müfrezesinin küçük ve yayılmış birliklerinden başka birlik yoktur." (3. Filonun arasında ise kruvazörler. (3. 24. 16. Tümeni Conkbayırı'na hareket ettirir. sabaha karşı. bordasında büyük bir mavnayı ve arkasında bir karakol gemisini yedekte çekmekteydi. kablo ve balon gemileri. kendi kesiminin dışında olmakla birlikte.39. Conkbayırı-Kocaçimen Tepesi hattında o sırada hiçbir kuvvet yoktur. Her muhrip. Kuzey Denizine özgü balıkçı tekneleri. her neye mal olursa olsun.Kemal. Mayıs 1987) Liman Paşa anılarında diyor ki: "Sekiz buçuk ay süren Çanakkale seferinin ortalarına rastlayan Anafartalar çıkarması. buharlı yatlar.39) Burası.Tümenine ardarda taarruz eder.Kitap. kuzeye doğru ilerlemeye başlarlar. M.Tümene şu emri yollar: "19.Kemal'in 19. [buradan] gelemezler!" dediği yerdir. yandan çarklı vapurlara kadar hemen hemen dünyada mevcut her çeşit büyük. Esat Paşanın da. on bin askeri savaş alanına götürüyordu. komutayı Kurmay Başkanı Binbaşı Hulusi Bey üstlenir.

A. saat 21.Kitap. Albay Fevzi Beyi Anafartalar Grup Komutanlığından alır. s. 25-30 metre bir mesafe vardır. 9. 9. Bazı yerlerde. ortada 9.Tümen Komutanlığına atar. Anafarta ovasına yayılan ve ovayı çevreleyen tepelere yürüyen düşmana taarruz ederek durdurmak. 'kolordu komutanı yetkisiyle' 19. (Esat Paşanın anıları.Alayı. Türk cephesi batıdan ve kuzeyden kuşatılmış olacak ve iş bitecektir. Anafartalar civarında toplanan bütün birliklerin komutasını. askerin yol yorgunu olduğunu vb.Kemal'i getirir. Anafartalar Grup Komutanlığına getirir. (23.Fevzi Beyi.359) Liman. Suvla'ya çıkmış birlikler de Anafartalar ovasını çevreleyen tepelere doğru ilerlemektedir. sağda Willmer müfrezesinden birkaç küçük birlik. Durum kritikleşmektedir. Saros Grubunu oluşturan 7. çok yorulmuş.Tümen Komutanı Albay M. Önlenememesi halinde. 3.Alaylar) Esat Paşa 24.Tümenin bir alayı. Conkbayırı çevresinde. oraya yürüyen düşmana taarruz etmekle görevlendirir. rastlantı eseri karargâhında bulunan. yüzü batıya dönük olarak soldan sağa şu düzeni almıştır: Solda M. ve 24. Conkbayırı kesimindeki Türk cephesi.Kitap. s. 3.Tümeni yollar.Kitap. tarafların arasında.sağ taarruz kolu (Yeni Zelandalılar+Gurkhalar) hücuma kalkar. ateş altında kalınca da bir yere saklanır. Arıburnu cephesinin kuzey (sol) kanadında bulunan de bi an _8 . Yeni kurulan Anafartalar Grubu Komutanı A. Anafartalar ovasında ilerleyen düşmana.366) Bu kritik durumda. 8 Ağustos: Gün. Liman Paşa anılarında şöyle diyor: "O akşam. Hemen bir tugay yola çıkarılır. Şahin Tepeye taarruz ederse de sonuç alamaz. ileri sürerek taarruz etmeyi ardarda ertelemektedir.Alay o gece Conkbayırı'na ulaşıp savaşa girer ama cephesindeki düşmanı geri sürmeyi başaramaz. adım adım gerileyen küçük Türk birliklerinin ateşinden de hayli kayıp vermiştir.30'da. s. s. bu birliklerin Anzak taarruz kollarıyla birleşmesini önlemektir. artık Conkbayırı kesimi kendisine ait olmadığı halde. (Çanakkale Cephesi. (Çanakkale Cephesi. Yarbay Cemil Conk'un ve Yarbay Willmer'in birliklerini de.185 Liman Paşa. Conkbayırı-Kocaçimen'deki kuvvetlerin komutanlığına. o da iki alaylı Ali Rıza Bey komutasındaki 8. (Çanakkale Cephesi.354) Daha sarp yoldan ilerleyen Anzak ikinci taarruz kolu (sol kol) ise.270)184 24. Conkbayırı'nda ciddi bir komuta kargaşalığı yaşanmaktadır. Tümenlerin görevi. Conkbayı-rı'ndaki bunalımı öğrenen Esat Paşa. Ama küçük Türk birliklerinin direnmeleri ve Kolordu Komutanı General Stopfort'un ağırdan alması yüzünden. Gece. 4.Fevzi Bey ise. Güney Grup Komutanı Vehip Paşadan yardım ister.45'te. çok kanlı taarruz ve karşı taarruzlarla geçer. yerine.Kemal'in yolladığı bölükler.Tümen. demiryolu işleriyle ilgili Yarbay Pötrich'i 9. geldikleri anda. ve 12. 3. Esat Paşanın emrinden alarak.Fevzi Beyin komutası altına verir. Ayrıca. Liman Paşa. bu ilerleyiş çok yavaş gelişmektedir. Tümen Komutanı Yarbay Cemil Conk getirilecektir. Yarbay Pötrich gelir ama türlü komuta sorunları çıkarır. Saat 13. Kocaçimen'e taarruzu ertesi güne erteler ve takviye ister.Tümen bu ilk hücum dalgasını durdurur. Saros Grubunu (iki tümen) Anafartalar kesimine yola çıkarır ve Saros Grubu Komutanı Albay A.

00'da. saat 04. gecikmiş taarruzu başlatmak için gece yarısına doğru.Kemal akşama kadar taarruzu yönetir. çarpışmanın başl amasından bir buçuk saat sonra.417) Şimdi biz de General Hamilton'la birlikte gözlerimizi." (s. düğümün çözüleceği Conkbayırı-Kocaçimen kesimine çevirelim. fakat bu manzaranın fecaati karşısında adeta paralandı. M. genel durumu ve eski komutanın verdiği emirlerin ana çizgilerini öğrenebilecektir. Askerleri." (R. kıçlarından alevler. M. Askerler darmadağınık bir halde her tarafa kaçışıyorlardı. İngiliz resmi harp tarihinde deniliyor ki: "Bir Türk komutanı. Gözlerimi Sarıbayır'dan (Conkbayırı-Kocaçimen kesimi) ayıramıyordum. Sadece tepeler kaybedilmekle kalmamış. 109) M. Birliklerin durumu hakkında. binlerce kişilik yığınlar halinde.Alay Komutanı Yarbay Şefik Aker'e bırakır. Birkaç dakika içinde bütün subaylar öldürüldü. sorumluluk ve görevden zevk duyan bir komutan özelliğine sahipti. 19.R. Gün doğmadan taarruza geçilmesi gerekmektedir. s.30'da Anafartalar Grubunun karargâhına gelir. Çanakkale savaşlarının kaderine hakim olmuştu. Ona tam anlamıyla güvenilebilirdi.389) General Hamilton da o günü şöyle anlatıyor: "Yüreğim. Bugün Esat Paşanın isteği üzerine Vehip Paşa son olarak iki alay daha (28. Makineli tüfeklerin yoğun ateşinden fundalıklar tutuşmuştu.Kemal. haberleşme ve sağlık hizmetlerini de düzenler ve yazılı taarruz emrini.' (s. 109) M. acı bir manzaraya tanık oluyordu. Gelibolu Harekâtı. çeşitli yerlerden sahile doğru sürüldü. yarımadadaki mücadelelerin ortasında katılaşmıştı. hatta denize kadar çekilmişlerdi.Kemal ancak bütün kurmay subayları toplayıp tek tek bilgi alarak. s.57) Alan Moorehead Anafartalar taarruzunu şöyle anlatıyor: "Bu korkunç bir hücumdu ve İngiliz birliklerini yok etti. Grup Kurmay Başkanı da açık ve ayrıntılı bilgi veremez. ve 41. kalkmaz.. s. Beni ayakta tutan Sarıbayır'ın görünüşüydü. 9 Ağustos [1. Anafartalar Muharebesi]: Liman Paşa anılarına şöyle devam ediyor: "Nitekim 9 Ağustos sabahı erkenden.Kemal Beye verdim. 01. A." (Çanakkale Geçilmez. evvelce üç defa emredildiği halde yapılamayan taarruz yapıldı ve düşman. Artık birliklere yeni bir savaş düzeni vermeye vakit yoktur. Ama 28. Güneş doğarken Triad'ın güvertesinden durumu seyretmekte olan General Hamilton. Tabur ve tugay karargâhları.Tümen Komutanı Albay M. Buralara gizlenmiş askerler.Fevzi Bey çadırında uyumaktadır. dağ yollarından Anafartalar kesimine hareket eder. Suvla ovasına doğru. silindirle ezilmiş gibi oldular.Alaylar) yollamıştır. karmakarışık kaçışıyorlardı. dumanlar saçarak tavşanlar gibi ortaya çıkıyorlardı.19.186 Anafartalar'a ilerleyen İngiliz Kolordusu ile Conkbayırı-Kocaçimen kesimine taarruz eden Anzak taarruz kollarının birleşmesi engellenir. O âna kadar ihmal edildiği anlaşılan yiyecek.Kemal." (BTTD. sayı 26.Alay ancak gece yarısından sonra Conkbayırı'na de bi an _8 . durum tam bir çöküş halini almıştı.00'te haber subayları ile tümenlere yollar.Tümen Komutanlığını 27. askerlerden bir kısmı tam bir kaçış halinde tuz gölüne.James. Saat 06.

James. M.R.□ R. Taarruzdan önce topçu ateşi açılmayacak. tam ortamıza 6 tane 12 inçlik monitör mermisi indirdi. taarruza hazırlanılır.‘ ― (Gelibolu Harekâtı. s. o gece ve ertesi gün için gerekli emirleri verdikten sonra.372) 8.R.Kemal‘in de bi an _8 ulaşır. o heyecanla Boğaz doğrultusunda ilerlemeye karar verir. Binbaşı Allanson bu olayı raporunda şöyle anlatıyor: "Koyda bir parlama gördüm ve kendi donanmamız.Alayların unutulmaz süngü hücumu ile başlar. bir ara Conkbayırı Tepesi'nin zirvesini ele geçirir ama ağır zayiatla geri sürülür.408) Anzakların verdiği 12. olay tartışma konusu ol acaktır. biri hayli zayiat vermiş olan iki alayı ile bir süngü hücumu yaptırarak Conkbayırı‘nı düşmandan temizlemeye karar vermiştir.Kemal. M. düşmandan tümüyle silinip süpürülür. 41. mermiler atıldığı vakit arka yamaçta bulunduğu ve oradan İngiliz gemilerini görmesine imkân olmadığı açıkça bellidir… Ancak. 8. Besim Tepe'nin (İngilizler Q Tepesi diyor) güney zirvesini ele geçirir. Müthiş bir karışıklık oldu.Tümenin Kurmay Başkanı itiraz ederse de. Sebebi ilerde anlaşıl acak.409.Tümenin. Wellington Taburu.30‘da yola çıkar. iki tümenden fazladır. Allanson‘un kendi ifadesinden. dipnotlar)188 Bu basit konu üzerinde bu kadar durmamı bağışlayınız. ayrıca 157. muharebenin seyrini değiştirdiğini iddia etmek. Conkbayırı-Besim Tepe-Kocaçimen hattının çeşitli kesimlerine. Öteki tümenler de bu hücu mla birlikte. bu mermileri donanmanın attığında ısrar etmesi üzerine. o meşhur tepenin akıbetini tayin edemezdi.R. 17. Allanson'un iddiasını reddeder. s. müfrezenin ortasında altı tane mermi patlar. dalga dalga taarruz etmektedirler. 10 Ağustos (Conkbayırı Muharebesi): M. birinci ve ikinci taa rruz kademeleri sık avcı hattı. Derin bir sessizlik içinde. bu yükseklikten Çanakkale Boğazı'nı. Conkbayırı ve çevresi. James. daha 100 metre ilerlemeden.Kemal‘in işareti ve 23. Conkbayırı-Kocaçimen cephesi karşısındaki düşman. bir Amerikan askeri yazarının dediği gibi. Gelibolu Harekâtı. ve 24. Gece yarısından sonra güneyden gelerek 8. Binbaşı Allanson. Gelibolu Harekâtı. ‗hücum başladıktan 56 saat sonra atılan birkaç mermi. Esef edilecek bir faciaydı bu.Tümenin.000 kayıp içinde187 100-200 arasında olduğu anlaşılan bu küçük kaybın askeri açıdan hiçbir önemi yoktur ama Binbaşı Allanson'un. Taarruz.Kemal. kendi kesimleri karşısındaki düşman birliklerine taarruza kalkarlar. Bu sırada Anzak birlikleri. dolayısıyla M. Yaralı olmasına rağmen." (R. durumu yanlış yorumlamak olur. üçüncü taarruz kademesi ise yanaşık düzen halinde hücum edecektir. ve 158. maceralı bir yolculuktan ve akşamdan sonra Conkbayı-rı‘ndaki 8. M. mermilerin bahriye mermisi olduklarında ve arkasından geldiğinde ısrar etti.Alayın ise ne zaman ulaşabileceği belli değildir. Conkbayırı zirvesinin arka tarafında. Alçı Tepe'nin arkasındaki yolları gören ilk ve son İngiliz olur.Tümenin karargâhına gelir.401) Binbaşı Allanson'un emrindeki tabur ise kanlı bir boğuşmadan sonra. Donanma. s. (R.Kitap.Kemal kararından dönmez. gün doğmadan. bu felaketin.James de diyor ki: "Allanson. s. (3. .

güneş iyice yükseldiği vakit.kurtulamadı. kahramanlığın.56.Kemal yeniden Anafartalar'daki grup karargâhına döner. İngiliz kuşatması bütünüyle suya düşmüştür.James..59. Şaşkınlıktan serseme dönen İngilizler. yaylaya büyük sayılar halinde vardılar. Kaçanlardan çoğu dere yataklarında kaybolduklarından. bu hücumu nasıl değerlendirdiklerini görelim: "Türk taarruzu dehşet verici bir manzaraydı.1915'te çektiği telgraf. bir mermi saatini parçaladı ama o kırbacını kaldırarak İngiliz hatlarına doğru ilerledi. • Bundan sonraki olayları anlatmadan önce.. İngiliz resmi tarihi.Kemal‘den azar işitecektir. k aranlık. bütün kesimlerde kırılır. (Alayın komutanı Alman Binbaşı Hunker‘dır.. Gelibolu Harekâtı. sayı 28/ Haziran 1987) Anafartalar kesiminde de.Kemal. savaşı uzaktan izlediği için M. BTTD.8. General Baldwin'in adamları.) Şahin Tepe'den atılamayan düşmanın ve donanmanın yoğun ateşi yüzünden. yoğun Türk kitlelerini gördüler.. 15 Ağustos: Bugün başlayan ve inatla ertesi günü de sürdürülen İngiliz taarruzu yine Anafarta ovasında ve ovadaki tepelerde kırılacak ve bu başarısızlık üzerine İngilizler üst komutanları değiştireceklerdir. bunları karşılamak üzere ayağa kalktılar. Dört saat sonra. Çanakkale Geçilmez.. yeniden takviye alarak.emri altına giren 28. daha dolgun. ufuk hattının üzerinden boşanan." (General Hamilton'un Mareşal Kitchener'e 17. Conkbayırı ve zirvedeki siperler hemen çiğnendi ve İngilizlerin askerlerinden hiçbiri -1..000 kişi kayıp vermişlerdir. s. mücadelenin bütün örneklerini vermişlerdi.Oglander.190 de bi an _8 ." (A.." (A. Ele geçirme görevi verilir ama yorgun alay ancak en yüksek sırtı ele geçirebilecektir. Anafartalar doğrultusunda bir daha taarruz etmek için hazırlığa girişirler.R.421) "Şafaktan birkaç dakika önce M.00'da. büyük bir komutana sahip olmanın. 10 Ağustos öğle vakti. s. BTTD.Alaya da Şahin Tepe‘yi.. Baldwin ve subaylarının hemen hepsi ölmüş bulunuyor ve kalanlar. saatlerdir durmadan savaşan coşkun birlikleri de dinlendirmek amacıyla taarruz durdurulur. Bu muharebeler sonunda İngilizler. minicik yaylada bi nden fazla ölü veya ölmekte olan subay ve er bırakarak." (R. askerliğin.391) "Son 24 saat içerisinde Türkler. ümitsizliğin verdiği cesaretle. Suvla ve Anzak cephelerinde. çok daha çılgınca olmuştu. düzenin. Sarıbayır sırtlarında tek bir İttifak Devleti askeri kalmamıştı.000'den fazlaydılar. sayı 28/ Haziran 1987)189 "Türk ordusu kahramanca savaşmakta ve mükemmel surette sevk ve idare edilmektedir. Anzaklar bu muharebede 12. s. derelere sığı nmak üzere geri çekiliyorlardı. hiçbir önemli tepe İngilizlerin elinde bulunmuyordu. Saat 10.. Türkler cephenin bütün hakim noktalarına yerleşmişlerdi.. Türkler. s.Moorehead. sabahleyin başlayan İngiliz taarruzu. M.. İngiliz resmi tarihi. İngilizler. Bir kez daha şanslarını denemek için yeniden hazırlığa başlarlar. fırtına gibi süratle aşağıya gidiyorlar ve o kadar kısa bir zaman görünüyorlardı ki sağ kalan coşkun fanatikler. İngiliz ve Avustralyalı yazarların ve General Hamilton'un. düşman siperleri önünde ayağa kalktı. kendilerinden bir daha haber alınamadı. önceden sahip bulundukları üstünlüklerini yitirdiler. Bu saldırı Suvla'dakinden daha şiddetli. ateş etmeden süngüleriyle ilerleyen.

R.000 kişidir. Bizzat yaptığı keşif sonunda. İşte bu taarruzda kazanılan zafer sonunda Türkler. Çanakkale Geçilmez.Moorehead." (s. bu büyük ve son taarruzu kırmakla kalmayacak. Gelibolu Harekâtı. Liman Paşa. bir kere daha ve son olarak taarruza geçerler. Anafartalar Muharebesi]: İngilizler ihtiyat tümenlerini de karaya çıkartarak. üstün şahıs.Kemal'di. Artık Gelibolu'dan çekilme zamanı gelmiştir. bir piyade tümeninin b aşında. şu genel değerlendirme ile bitmektedir: "Çanakkale'de geleceği elinde tutan komutan. İngilizlere parlak bir karşı taarruz yapmıştır. Çanakkale muharebelerinde göstermiş olduğu çok yüksek sevk ve idare. Katılan asker sayısı bakımından bu. s.396. Conkbayırı'nda.Kemal Paşa. James.21 Ağustos [2. s. yalnız bu da değildir. İngiliz ordugâhları tamamen deniz kenarında bulunmaktadır ve bu dar k esime hakim tepler kamilen Türk ordusunun elindedir. tam bir yenilgiye uğramıştır. ancak donanmalarının himayesinde muhufaza edebildikleri şerit halindeki sahil kesiminde ve tahkimat yapmak suretiyle tutunabilmişlerdir. Gelibolu yarımadasında. Türk ordusuna parlak bir zafer daha sağlamıştır.R. İngilizlerin hakim noktaları elde edemeyerek dar kıyıda sıkışıp kalmaları ve 9 Ağustosta [Suvla-Anafartalar kesimindeki] İngiliz kolordusunun iflas ve hezimetinin de başlıca sebebi yine Gazi M. fedakârlık ve feragat. hedefine erişmemesini ve mağlubiyetini sağlamıştı. Anafartalar Grubu Komutanlığı kendisine verilince. Çanakkale Savaşı'nın en büyük muharebesidir. İngilizler. s. Gelibolu Harekâtı. bir başka cephede. hem de bu yeni İngiliz kolordusunu hezimete uğratmıştı.432) Savaş bütün gece ve ertesi gün de sürer. bu çekilişi kayıpsız gerçekleştirmiş olmalarıdır. M. Gelibolu yarımdasında başarısı. 452) 15 Ekim günü Başkomutan General Hamilton da görevden alınır. (A. İngiliz kolordusunun karaya çıktıktan sonraki gecikmiş hareketini hem durdurmuş. Çanakkale Geçilmez. açık bir deha örneği vermiştir. Çanakkale de bi an _8 . Müttefiklerin Çanakkale'deki tek başarısı. Çanakkale Savaşı hakkındaki İngiliz resmi tarihi. Alman Genel Karargâhına şu bilgiyi verir: "İngilizlerin büyük kuvvetlerle giriştiği Anafarta çıkarması. Başlangıçta M.R. Arıburnu'nda olduğu gibi. R. İngiliz kuvvetlerinin kıyıda saplanıp kalmaları sonucunu doğurmuştur. Bu önemli bir sebep olarak.Kemal'den başkası değildi. derhal yaptığı sert ve şiddetli bir hareketle.Kemal'in yönettiği Anafartalar Grubu. her türlü övgünün üzerindedir ve bu hususta ne söylense azdır. Ocak başında da Süddülbahir'den çekilmeyi başarırlar.James. 25 Nisanda.394. İngilizler için sonun başlangıcı olur.118) Bu savaş. harbin sevk ve idaresi yönünden çok dikkati çeken. Aralık sonunda Suvla ve Anzak'tan. M. Arıburnu çevresindeki durumu derhal kavramış olmakla. Anafartalar kesiminde ve Suvla körfezinde de. Anzak Kolordusunun karaya çıkarıldığı ilk günde. bütün düşman birliklerini çıkış hatlarına kadar geriye sürecektir. 6 Ağustos'tan beri verdikleri kayıp 45. (Moorehead. Anafartalar'da İngiliz kolordusunun ileri hareketini durdurup hezimete uğrattıktan 24 saat sonra.

s. s.Kitap. Bu suretle Çanakkale savaşlarının kaderinde.00‘de. hızlı yürüyebilmek için. sayı 32/Ekim 1987) Yenilen düşman bile M. saat 05. sıcak çorbalarını içer ve ‗birkaç saat uyurlar‘. taarruza geçmesi veya müdafaada bulunması.9. 25-40 km. dinlenmeleri için bir buçuk ay önce Güney Cephesinden çekilip bu kesime gönderilmiştir. askerin mutlaka ve en az bir gece istirahat ederek. 7 Ağustos günü. tek tayin edici rolü oynamış. Bizimkiler ne diyorlar? a. 3. Albay M. Üstelik yol yorgunluğu ile taarruz etmek. 5/7.Conk. s. Anafartalar kesimine gelir. gideceği yere yaklaşık 60 km. s. mesafede bulunuyordu. Çanakkale'nin kaderini tayin etmiştir." (Lozan. iki alayını yola çıkarması emri.00‘de yola çıkarılmıştır. bu yolu katetmenin verdiği yorgunluk üzerindeyken.Kemal'in üstün deha ve zekâsıyla etkili olduğu bir tarihi anlatır..Kitap.Kitap. bu alaylar da öğle üzeri yola çıkarılır. dinlenirler. ve 12. Gelibolu muharebeleri. (3..191 Bir de bizimkileri dinleyelim. Bir daha İngilizler bu hakim yeri ele geçirememiş ve Türklerle savaşamamıştır.45 ve 08. bütünüyle.Mısıroğlu diyor ki: "İngilizlerin çıkarma yaptığı mıntıkaya yetişmek üzere kolordusuyla hareket emrini alan Fevzi Bey.40‘da verilmiş ve alaylar.Tümene. saat 07. alayların bulundukları yeregöre.boğazına hakim olan Sarıbayır sırtına yerleşmişler ve kesin olarak orada tutunmuşlardır. 1.Kitap. ‘küçük ağırlık‘ denilen muharebe ağırlıklarını almışlardır." (BTTD. (Fevzi Beyin raporundan aktaran.. Kısacası. sıcak bir çorba içip birkaç saat uyku uyumadıkça.Kolorduyu oluşturan 7. (Çanakkale Cephesi. 3.Tümenin yola çıkarılması emri de.Alayı dışındaki bütün birlikler. (Çanakkale Cephesi. imkansız den ecek bir şeydi. 7 Ağustos sabahı.. Ordu emrine göre alaylar yanlarına. 7 Ağustos saat 01.50.Tümenin 36.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolünü işte böyle değerlendiriyor. M. birçok örneği olan de bi an _8 . s.405) 2) 7. s. Bu mesafeyi bir kolordunun bütün ağırlıklarıyla süratle aşıp cepheye yetişmesi ve ilerlemiş düşman kuvvetleri karşısında. Albay A. 3. onu bulunduğu mevkiden alıp yerine bir başka kumandan tayin etme hevesine (!) kapıldı. 163) Doğrular: 1) 16. 12. bütün ağırlıklarını değil. taarruz etmesinin kaabil olmadığını ve ancak böyle bir istirahatten sonra şafakla taarruza geçebileceğini kati bir lisanla ifade etmesi üzerine fevkalade canı sıkılan Liman von Sanders.404) Yürünecek mesafe de 60 km.Kemal'in atanması olayı □ K. taarruza geçmez.397) 12.86) Yani yoldan gelir gelmez. C. arasındadır.398) 3) 7 Ağustos saat 22. s.C.Fevzi Beyin yerine.. değil. (Çanakkale Cephesi.00‘de verilir.Tümenler. Emrindeki askerlerin hayatı üzerine bir kumara girişmeyi vicdanı asla caiz görmeyen Fevzi Bey.162.

verilen emri icra ederim‘ demesine rağmen.00'de Ordu Kurmay Başkanı. Niçin taarruz etmedi?'" A.88) Olayı. Taarruzu yarın şafak zamanına (9 Ağustos sabahına) bıraktım ve ona göre icap eden emri verdim.00'te de. Fevzi Beyin yerine M. ‗Ben askerim. Bendeniz ise emirlerinin icr asında tehlike gördüğümden. Bu arada 36. (3. 8 Ağustos günü saat 10.86) 6) Liman Paşa.Fevzi Bey bu emri de yerine getirmez. 3.Conk. Esasen bugün taarruz etmemeye karar vermiş ve ona göre tertibat almış olduğumdan.Kemal'i tayin etmesi teklif ve telkininde bulundu.Kitap.402) 4) Saros Grubunun birlikleri. 12.Mısıroğlu'nu dinlemeye devam edelim: "İşte bu sırada Liman von Sanders'in yanında bulunan ve M. saat 15. Liman Paşanın yerinde olsaydınız. siz ne yapardınız? K. Fevzi Beyin kendi raporunu esas alarak aktardım. 8 Ağustos öğle üzeri. telefonla Fevzi Beyi arar ve der ki: "Liman Paşanın yanındayım. Bunun üzerine kendisine telefon edilen M.Fevzi Bey raporunda. bu defa bir kolorduya hükmetmek fırsatı çıkınca. 5 nci Ordu Kumandanı Liman von Sanders" (Fevzi Beyin raporundan aktaran.Kemal için bir kolordu kuma ndanlığının. [Mesela Sakarya Savaşında birçok tümen.Conk. emir ve kumandayı mumaileyhe (adı geçene) tevdi ile İstanbul'a hareketiniz rica olunur. biraz sonra gelen şu emirle görevden alınır ve İstanbul'a postalanır: "Anafartalar Grubu Kumandanlığına tayin edilen M. Albay A. meçhul bir arazide. Önemli olanı şu ki M. dinlenmeden savaşa girmiştir.Kemal'in İttihatçı arkadaşlarından olan Kazım (İnanç) Bey.Kitap. düşmana taarruz için emir göndermiştim. s.Fevzi Bey raporunda diyor ki: ―12. A. s.Tümenin Mestan Tepe‘de bulunan düşmana taarruza geçmesini emreder. Liman Paşa. Raporunda bu tavrının gerekçesini şöyle açıklıyor: ".Kemal Beyin muvasalatıyla (gelmesiyle) beraber.. şu cevabı verdiğini açıklıyor: ". s. s.Alay da sağ kanat gerisine yanaşır.Fevzi Beyin isteği üzerine ertelenecektir.hücumun yarın şafak zamanına tehir edilmesini (ertelenmesini) rica ettim. s. 'Ne olursa olsun. Vahidettincilerin övdüğü A. benim emrim icra olunacaktır!' buyurdular. Ayrıca. C.gece karanlığı nda.Fevzi Beyin raporudan aktaran.Tümen Komutanı S. C. s. benbu taarruzu da bugün yapmayı doğru bulmadım. yapılan teklifi hiç duraksamadan kabul etti.. bir emir subayı ile 'akşam taarruz edilmesi' için yazılı emir yollar. C. bu tümenlerin 8 Ağustos sabahı yapması gereken taarruz da. (Çanakkale Cephesi..doğalbir olaydır. C.Adil Beyin.‖ (A." (Fe yzi Beyin raporundan aktaran.. Kendileri soruyorlar.87) Akşam saat 22. Kabul etmediler.Conk. gerekli düzeni alırlar. icra etmedim (yapmadım).30‘da. Liman Paşanın bu emrinin de bir tesiri olmadı. herhalde hezimeti mucip bir hareket idi.404) 5) Suvla kesimindeki İngiliz hareketinin gittikçe gelişmesi üzerine.Kemal.Conk.88) Ordu Komutanının bir türlü harekete geçiremediği A.] Cephedeki öteki askerler de iki gündür uykusuzdu ve durup dinlenmeden savaşmaktaydılar. 'Ben bugün Fevzi Beye.Fevzi Beyin raporundan aktaran. uzun mesafeler aştı ktan sonra. o güne kadarki askeri hayatı bakımından biraz ağır bir yük olduğunu de bi an _8 . uzun bir yürüyüşle hücum etmek." (A.Fevzi Bey.

Kemal diyordu ki: 'Bütün kuvvetler bir elden idare olunursa." (On Yıl Savaş.Altay.00'de Kazım Beyi y eniden arar.272) F. Paşa- de bi an _8 . Zaten tereddüt etmese." (On Yıl Savaş. s.45'te (teklifimizden 8 saat sonra) M. Conkbayırı kesimine. onun emrindeki kolorduya tayin edildi. Ayrıca Mısıroğlu. Tümen Kumandanı M. Anafartalar'a gelen kuvvetleri de benim emrime verirseniz. Kazım (İnanç) Beyin. Anafartalar'a çıkmış ve çıkmakta olan büyük düşman kuvvetlerini dikkatle ve ona göre genel önlemler alarak.ve böyle bir yükün altından kalkabilmesinin mümkün olup olmadığını soran K azım Beye. ‗Az gelir!‘ dedim.Tümen Komutanı M." Bu sırada telefon konuşması kesildi. ‗Çare kalmadı mı?‘ sorusuna verdiğim cevapta. hepsi. Nitekim 21.'[dedim.] .Altay saat 20. 'Ne münasebet." (Lozan. Tersine. Liman von Sanders Paşa Hazretleri adına beni telefon başına çağırdı.109) Esat Paşa da olayı şöyle anlatıyor: "Conkbayırı'na komuta etmek üzere.C. gülerek Esat Paşaya döndüm. s. M.Kemal ile Kazım Beyin konuşmalarına kulak misafiri olur. 'İttihatçılık gayretiyle M. ‗Bütün mevcut kuvvetlerin komutam altına verilmesinden başka çare kalmadığını‘ söyledim. başarı elde edilebilir. 110) 2) M. Bu sebeple. Esat Paşa ve kendi adına. sevk ve idareyi birleştirmek ve sağlamak gerekiyordu. 'Bizim teklifimiz olan kolordu komutanlığını çok gördüler. s. Kurmay Başkanının. o zaman kabul ederim. s. bu olayı anılarında şöyle aktarıyor: "M.‖ (Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe. M. ‗Çok gelmez mi?‘ dedi.Kemal Beyin görevlendirilmesi lüzumunu Ordu Komutanına bildirmek üzere Kurmay Başkanım Fahrettin aracılığı ile Ordu Kurmay Başkanına telefon ettirdim. Az bile gelir! Derhal kabul ediyorum. "Derhal kabul ediyorum.Kemal Beyin kolordu komutanı olarak bu bölgeye verilmesini Esat Paşaya söylediğini' yazıyor. (On Yıl Savaş. s. Durum genelleşmiş.Kemal Bey.Altay anılarında.Kemal'in bu konudaki kısa açıklaması da şöyle: "Ordu Kurmay Başkanı. bu teklifi K azım Beye telefonla duyurur ama Kazım Bey Liman Paşanın kabul edeceğini sanmadığını söyler. 'işlerin kötü gitmekte olduğunu gör erek. Komutanın durumu nasıl gördüğümü ve düşüncemi sorduğunu bildirdi. telefon hatları karışmıştır. Paşaya söyle. kudretli bir komutanın atanması gerektiğini.Kemal'in Anafartalar Grup Komutanlığına tayin edildiği emri geldi. şimdi ordu komutanı yapmaya mecbur olacaklar.109) F. "Çok gelmez mi?" diyerek kendi teklifiyle çelişkiye düşer miydi? 4.Kemal'in Kazım Beye. s. 163) Hepsi yanlış! Doğrular: 1) Kurmay Başkanı F. 1.. bu konudaki teklifleri tereddütle karşıladığını gösteriyor. tayinimi emretsin!' demiştir. Kazım Beyin. Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak 19. buradaki durumu bilen 19. (On Yıl Savaş. Kendisine Conkbayırı'nın durumunun kritikliğini ve durumun düze ltilmesi için daha bir an kaldığını ve bu ânın da kaybedilmesi halinde felaketin pek muhtemel olduğunu bildirdim.26)192 3) Bu konuda kaynakların hiçbirinde.Kemal'in atanmasını teklif ve telkin ettiğini' gösteren bir ifade yer almıyor. onun için de M.

Kolordu193 ve Vehip Paşanın bu noktaya yığdığı ihtiyat kuvvetleridir.Tümen bir hayli geride bulunduğundan. asıl önemli olanlar. Yani bu noktada. Kanuni'ye de hiçbir zafer mal edilemez. sayfalarını gösteriyor.Mısıroğlu. M. bu tarihen ve fiilen doğru değildir.Willmer Müfrezesi ve bir süvari tugayı! □ "Fakat tuhafı şu ki 19. bir savaşı başlatan. Fevzi Beyin istediği mühletten bile fazla oldu. yöneten ve başarıya ulaştıran komutanın. ister istemez geçmiş oluyordu. bir birliği talim ettirmiş değildir.Kemal Bey de zaten ancak 9 Ağustos sabahında yeni birliğine ulaşabilmişti. 2) "Vehip Paşanın bu noktaya (yani Anafartalar'a) yığdığı kuvvetler" ifadesi de bütünüyle gerçeğe aykırıdır.. 1. Çünkü burada dövüşen. 1.) de ya söyle.Kemal'in talim ve tensiki altındaki 19.Tümen.Kitap. 16.406.C.Kitap. Söz konusu sayfalarda böyle bir konuşma yok! Hazret yine karşılıksız çek yazmış! Mısıroğlu devam ediyor: □ "Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak 19. Yavuz'a. parmak hesabıyla bile doğruyu bulurlardı. 3. Kolordudan başka. çünkü Anafartalar Grubunda. ilk aşamada şu birlikler de bulunmaktadır: 4..Doğrular: (1) Bu çarpık mantığa göre.Kemal.Kemal'in tayininin mantıki hiçbir ciheti yoktu.S. s. 16.C. Kema l'in taarruz edilmesi istenilen noktaya kadar gelinceye kadar geçen zaman.Fevzi B eyin karargâhına 8/9 Ağustos gecesi.Kemal Bey.Anafartalar Savaşı) elde edilen başarı.C.Tümen.164) M. M. 5. s. Mısıroğlu'nun bu yanlışını da kopyalamış: "Albay M. (Çanakkale Cephesi. onun emrindeki kolorduya tayin edildi. 9.Kolordu Komutanlığına değil.Tümen değil." (1. çünkü hiçbiri. 8." (Lozan. 01.127) İsteseler.Kemal. taarruzu fiilen gerçekleştirebilmek için M. 8 Ağustos akşamı taarruz etmesi emredilen A.Kemal'e mal edilmek istenmişse de. kroki 50. M.R.164) bi an _8 .Fevzi Beyin. tayinimi emretsin!" dediğini yazıyor ve dayanak olarak da. o cepheye birlik yollayan komutanlar. Fatih'e. taarruzu 9 Ağustos sabahına bıraktığını az önce görmüştük. □ "Ertesi gün cereyan eden hücumlarda (1. Anafartalar Grup Komutanlığına tayin edildi. 1. İkisi arasında fark var. 3. Yb.Tümen. 'tarihen ve fiilen' bir önemi yok. Bu takdirde. birlikleri talim ettirenler ile emir ya da istek üzerine." (K. s. □ GRYT Ansiklopedisi.Kemal. s.) Gecikme söz konusu değildir. F. talip olduğu görevi..30'da gelmiş ve M.Tümen.409 vd. Fevzi Beyin çok iyi donatıp talim ettirmiş olduğu 16. Çünkü Vehip Paşanın yolladığı toplam 6 alaydan194 biri bile Anafartalar Savaşı'na katılmamıştır. Çünkü cepheye derhal ulaşabilecek bir mesafede bulunmadığı için fiilen mümkün olmayan bir taahhütte bulunmuş oluyordu. Yani Fevzi Beyin istediği mühlet. Lozan. tam zamanında yerine getirerek. Ama niyetleri bu değil. ve 92.. yine 9 Ağustos sabahı birlikleri taarruza geçirmiştir. s." (Lozan. M.Tümen Kumandanı M. (Çanakkale Cephesi.164) Yine yanlış.C.Atay'ın Çankaya adlı kitabının 1969 baskısının 91.. A.

1.Bununla beraber yine de her iki taraf da çok büyük kayıplara uğramışlardır. Sarıbayır'ı (!) işgal ettiler. öyle kıtalar filan değil.Mısıroğlu.Mısıroğlu: ". bir karayolları haritası bile bulundursaydı. iki ayrı savaş. s avaşın evrelerini gösteren 38-43.196 Yanlışları işaretledim ama özeti atlamış olanlar için birkaç kısa açıklama yapmak istiyorum. kendi kuvvetlerini topa tutmuş ve onların ricatlerine (geri çekilmelerine) sebep olmuştur. İşte bugüne kadar anlatıla anlatıla bitirilemeyen Anafartalar Kahramanlığı'nın iç yüzü kısaca bundan ibarettir.. '9. Temmuz‘da değil. Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarının aslı ne imiş? □ K. taze kuvvet getirerek 9. kuzey ile güney kesimleri arasında.. tarihte ender rastlanan bir hata ile İngilizler.C. krokiler.) 6 Ağustostan 21 Ağustosa kadar süren bu çok kanlı ve kapsamlı muharebeleri. eski mevzilerini yeniden işgal edebildiler (!).Kemal'in yönettiği Conkbayırı taarruzu ise 10 Ağustosla yapılacaktır! İnsanın içinden. Arıburnu.Kitap. sadece Yarbay Willmer müfrezesinin bazı küçük birliklerinin bulunduğunu görmüştük.) de bi an _8 . Bu arada. bunları yazmaktan kaçınırdı.. 1. Birkaç adım daha atabilseler (!). Bu taarruzun geliştiği ve yöneldiği kesimlerde. birbirlerinden ayırmadan. İngiliz kıtaları (!) süngü nizamında ilerliyorlardı. Taarruz muvaffakiyetle neticelendi (!) ve Alman generali (!) Kafınengiesser yaralandı. M.164) Anafartalar ve Conkbayırı savaşları.C. Boğaz sahiline inmiş bulunacaklardı." (Lozan. (3.Tümen. Şiddetli topçu ateşiyle Türk kıtaları çekiliyor (!). Ayrıca. s.. s. Türklerin eski mevzilerini yeniden işgal etmesi‘ diye özetlemek için Çanakkale Savaşı hakkında açılmış özel ve yoğun bir bilgisizlik kursundan geçmiş olmak gerekir. 1) İngiliz taarruzu. Çanakkale‘ye hakim bütün tepeler boşalıyordu‖ ifadesi de anıtsal bir yanlış.Tümenlerin cephesine yapılmış bir taarruz ve donanmanın yanlış ateşi sonucu. 6 Ağustosta başlar.b.195 İşte o zaman Türkler. Birçokları yaralandı ve kalanlar da mütereddit bir surette kaçmaya başladılar. savaş alanı dışındadır. İşte tam bu esnadadır ki İngiliz donanması. Mısıroğlu önünde. ve 19.159 vd. 2) 6 Ağustos‘ta 9. Çanakkale'ye hakim bütün tepeler boşalıyordu (!). zaman ve yer bakımından. bilindiği gibi birinci hatta değil. Anafartalar ve Conkbayırı muharebelerini. bilindiği gibi Conkbayırı kesiminde olmuştur. 3) ―Şiddetli topçu ateşiyle Türk kıtaları çekiliyor. onun cephesine bir taarruz olmamıştır. gerçeği az çok kavrar." (Lozan. ve 19. donanmalarından kendi bataryalarına ateş açtılar. 'İngiliz donanmasının kendi kuvvetlerini topa tutması' (?) diye anılan olay da Anafartalar'da değil. sanki hepsi bir yerde ve aynı zamanda yapılmış tek bir muharebeymiş gibi şöyle özetliyor: "Temmuzda (!) İngilizler. Çanakkale‘ye hakim tepelerde zaten hiç kimse yoktu ki boşaltıldığından söz edilebilsin. Tümenlerin cephesinde yeniden taarruza geçtiler (!). 1. Anafartalar kesimi ve muharebesiyle hiçbir ilgisi yok! Kaldı ki 6 mermi olayı da 9 Ağustos'ta geçer. "Edep yahu!" diye haykırmak geliyor! Ve K. Birdenbire topçu ateşi kesildi. ve 2.

donanmalarından kendi bataryalarına ateş açtılar. s." diyor... nasıl oluyorsa.30) 5) Mısıroğlu'na kalırsa. Oysa Sarıbayır. Allanson'un ele geçirdiği yer de. öyleyse sahile inip Boğaz kıyısında temiz hava mı almalı. C. Çanakkale destanı. "Türkler de geri gelip eski mevzilerini işgal ediyorlar.James. ne Conkbayırı'dır. vadiler. savaş biterdi. Mısıroğlu'nun İngiliz kıtaları diye şişirerek anlattığı kuvvet de. 6 mermi yiyince çözülüp kaçsın? Cepheye yayılmış ve hedefe yaklaşmış dört tugay. bir de tanık gösteriyor: Yüzbaşı Armstrong! Bu yazar. Çanakkale Geçilmez. Binbaşı Allanson'un taburu.Sarıbayır'ı işgal ettiler. Doğrusunu göreceğiz.. tepeleri boşaltan Türk kıtalarından hiçbiri.. tarihte ender rastlanan bir hata ile İngilizler. Gelibolu Harekâtı. dere yataklarından oluşan 100 km.4) Mısıroğlu. hoşgörünüze sığınarak tekrar ediyorum." Metnin aslı böyle değil..R. yoksa çay saati geldi. Sarıbayır'ı. işgal edilse. Büyük zayiata sebebiyet vererek199 onları geri çekilmeye mecbur etti. ışık hızıyla aşıp Sarıbayır'a ulaşmış: ". ne de koca Sarıbayır! Kocaçimen ile Conkbayırı arasında bulunan. neredeyse sona ermek üzere." Hayret! Donanma bataryalara ateş açmışsa.Moorehead. yürüyüp sahile inseler ya. O sıra Gelibolu'da 15 Türk tümeni var ama anlaşılan. A. adına bakarak..400."197 Eyvah. Ee.. o ünlü Conkbayırı muharebesinin aslı buymuş..Conk. de bi an _8 . o koca Sarıbayır'ı hızla ve kolayca işgal edivermiş. ateşini bizzat kendisine (!) tevcih etti. sonra ne olmuş? ". s. (R. Bö ylece bir İngiliz taburu. Birkaç adım daha atabilseler. İngiliz Donanması. 'olayı şöyle izah ediyormuş': "İngiliz kıtaları (!) Koca Çemen Boğol noktasını (?) süngü hücumu ile zaptettiler ve Türkleri sırtın öbür tarafına attılar. uçurumlar. çünkü bataryaların üstüne düşen altı mermi. bir yerde durup da savunmaya geçmeyi göze alamamış. Boğaz sahiline inmiş bulunacaklardı. o uzun ve engebeli yolu. "Birdenbire topçu ateşi kesildi. Allah Allah! Bu tereddütün sebebi ne ola ki? Belki şu iki olasılık arasında tereddüt geçirmişlerdir: Yol açık.. Türkleri bitirmek üzereler. bu sahneyi böyle mi anlatmış? Yoksa Mısıroğlu. boyunlar.198 Birçokları yaralandı ve kalanlar da mütereddit bir surette kaçmaya başladılar." Anlaşılan hazret.Bu arada.. geçitler. Fakat.. o gün tatildelermiş ki kıllarını bile kıpırdatmamışlar. taarruza kalktığı gün.376. geriye kaçıp maviş Ege denizine karşı misk gibi Seylan çayı mı içmeli? Anlaşılan bu kısa tereddüt ânından sonra karara varıyor ve bu sefer bilatereddüt (tereddüt etmeden) çay saatine yetişmek için geriye kaçıyorlar.. ilerdeki piyadelerine. neden birkaç uzun İngiliz adımı daha atmıyorlar? Atamıyorlar. bir tepenin bayırı sanıyor. iki zirveli Besim Tepe'nin güney zirvesi.200 sırf 6 mermi yüzünden geri çekilir mi? Bakalım Armstrong. s. Fakat müthiş bir hata neticesi." İşte Vahidettincilerin askeri otoritesi Mısıroğlu'na göre. Zaten kâğıttan bir ordu mu ki bu. kare genişliğinde koskoca bir kütle. kalanlar da mütereddit (tereddütlü) bir surette geri kaçıyorlar. sırtlar. ". Yani sportmen düşman. □ Mısıroğlu. İngiliz kıtaları süngü nizamında ilerliyorlardı. tepeler. üç-beş kilometre ilerde yürüyen hassas piyadeleri de yaralıyor.

. Ne altı de bi an _8 . bunları geri atamamıştı. □ Mısıroğlu. İngiliz gazetecisi Ashmet-Barlett'in. Ashmet-Barlett'in kitabının 212.. Türklerin yaptığı karşı taarruz muvaffak olamamış. Hintli (Gurkha) ve İngiliz askerlerinden müteşekkil bir kol. İngilizleri Kocaçimen'den biraz aşağıya sürmeye muvaffak olmuştu. Peyami Safa çevirisi.Kemal telefonda. süngü takarak boyuna hücum etmiş. işler yoluna girecek. göreceksiniz. s." (Lozan.. Dahası var.Kemal'e telefon ettiler.. korkunç naralar atarak. Elini kaldırıp ileri doğru atıldı. var olmayan bilgilere dekoratif göndermeler yapmaktan.59-61. kendi adamlarına ağır (!) zayiat verdirerek. Conkbayırını temizlemişler. Gül Çağalı Güven'in yeni çevirisi. Şafak sökerken Türkler. Kurşunlardan biri göğsüne geldi fakat saatinin üstünden sekerek. cesaret verici idi. yanlışlıkla bunların üzerine ateş açmış. cesaretlerini artı rmıştı. savaşları da.. s. Bir başka köşede.. Buradan Türk hatlarını yan ateşine alıyorlardı. sesi gayet soğukkanlı. geri çekilmeye mecbur etmişti. Bozkurt. burada bulunan Türkleri önlerine katarak kovalamaya başlamıştı. Siperleri tıka basa askerle doldurdu. Birbirlerine yakın olmak. sıcağı sıcağına. Türkler.Kemal ön siperlere geldi. sayfasından aldığını söylüyor ama inanmak çok zor.' Akşam sekizde. M. Pırıl pırıl yanan süngü dalgasına dayanmak imkânı yoktu. [10 Ağustos] sabaha karşı M.161) Mısıroğlu. Nitekim. ilgisiz sayfalara. M. çünkü kendisi.C. Yeni Zelandalılar.Kemal'in yönettiği Conkbayırı süngü hücumunun günlerini de. savaş mekânlarını da. Kendisi de aralarında dolaşıyor. vaziyeti kurtarmışlardı. sahildeydiler. adı geçen gazeteci. birbirinden ayırıyor. peşinden geliyordu.202 Mısıroğlu'nun çarpıtması bu kadarla kalmıyor. bu husus İngiliz Genelkurmayı raporlarında zikredilmiştir. Hemen geleceğim. biraz daha yukarı (?) çekilmişti. yirmi dört saat dayanın. onlara cesaret veriyordu. bu cümleyi.S. M.Armstrong'un yazdıklarını değiştirerek mi aktarıyor? Armstrong'un ne yazdığını görelim: "[9 Ağustos günü]201 Conkbayırı ve Kocaçimen için muharebeler. 'Merak etmeyin!' diye bağırdı. bir aşağı bir yukarı devam ederken. asıl metinleri işine geldiği gibi değiştirip aktarmaktan sabıkalı. Fakat İngiliz donanmasının büyük topları. kâh bir taraf. 1. Öte yanda." (Armstrong. Türk zaferini de altı mermi yiyen bir düşman kolunun geri çekilmesine bağlamıyor. konuşarak.Kemal Conkbayırı'na dönmüştü. İki İngiliz taburunu ezip geçtiler. Anafarta önünde işleri düzene s okana kadar. kitabında şöyle yazdığını da iddia ediyor: "Sarıbayır'ın İngilizler tarafından tahliyesine (boşaltılmasına) İngiliz donanmasının ateşi sebep oldu.. gülüşerek. altı mermi olayının geçtiği gün ile M. 13 Eylül 1915 günlü Times gazetesinde yayımlanan yazısında. kâh öteki taraf. 'Ben. Sarıbayır'ın boşaltılmasının sebebinin. O gece hazırlık yaptı. birbirine üstünlük gösteriyordu. ona dokunmadı.52-54) Armstrong dahi.. Conkbayırı sırtlarında. Bütün Türk piyadesi de. İngilizler onu açıkta görünce ateş ettiler. 10 Ağustos günkü olağanüstü Türk hücumu olduğunu yazıyor.

işte bu dört tugay (20 tabur) sökülüp atılacaktır! 7) O tarihte Conkbayırı-Kocaçimen Bölgesi Komutanlığını yürüten 4. bildiğimiz gibi 4 İngiliz tugayı (20 tabur)daha bulunuyordu. Çanakkale Geçilmez.Conk. 6) Üstelik Allanson'un taburu da. Bundan kurtulmanın biricik çaresi ise. fecirle beraber son derece şiddetli bir saldırışla süngü hücumu yaptılar. Conkbayırı hücumunu 'devler savaşı' diye niteleyip övüyor. 10 Ağustos sabahı Türkler.55.James. Anafartalar ve Conkbayırı'nda elde edilen başarıları küçültmek için çabalayıp duruyor. 390) Söz konusu tabur. bu hareketin. Conkbayırı'nı bize kaptırmamaya çalıştılar ve başardılar. açıkça belirtildiğini ekliyor. Canlı Tarihler'in VI. söz konusu mermilerin Türk bataryalarının mermileri olduğunu yazıyor.381. düşman ricatine (çekilişine) bir mazeret teşkil edip etmeyeceği hususu değil. bugün kuşkusuz pek büyük cesaret ve yiğitlikle savaştılar. R. fiilen böyle bir vakanın (yani düşmanın çekilmesinin) olup olmadığı noktasıdır. hatıratında. 409. bir gün önce geçen sıradan bir olayı. böyle yazdığı için Cemil Conk'a da sataşıyor: □ "M. cildinde yayımlanmıştır. İngiliz resmi tarihinin 112.204 Ertesi günü. 1947 yılında. Ama 1959'da yayımlanan Conkbayırı Savaşları adlı kitabında. s..Kemal'in ölümünden 9 yıl sonra. kısaca değinmiştir. askerlikte mazeret teşkil etmez.R. 60) Mısıroğlu. İngiliz yenilgisinin sebebi olarak göstermek.Kitap. s. Bu bö lgenin değer ve önemini takdir eden Türkler. Bu kitabında. General Hamilton'un raporu. İngiliz kumandanının sözü. bu tartışmalı bombalama konusuna. soyadını Conker (!) alan bir kimse bile. bu konuyu daha ayrıntılı olarak ele alır.609)203 İkinci tanık da. Binaenaleyh Conkbayırı savunmasını kendine mal ederek. Ashmet-Barlett'in yazısını özet olarak aktarıyorum: "Bu muharebe. A.mermiden söz ediyor. kendi topçu ateşlerinin tesiri altında kaldıklarından dolayı çekildikl erini iddia etmiştir. aktaran C. s. Gelibolu Harekâtı.Conk.' Halbuki söz konusu olan. General Hamilton'un raporunun yanı sıra. Çünkü muharebede her asker kendi topçu ateşinin tesiri altında kalabilir. Conkbayırı'ndan." (3. bilakis ile rlemektir..mevziini bırakıp geri çekilmiş bile olsaydı. Hayatlarını hiçe sayan ve ölümle alay edercesine yapılan bu hücum karşısında birliklerimiz sırtın eteklerine doğru çekilmek zorunda kaldılar. İngilizlerin kendi askerlerini yanlışlıkla topa tutmaları meselesi hakkında şunları söylemektedir: 'Bu muharebeye dair rapor veren İngiliz kumandanlarından biri (Bnb. (s.55. mevkiini bırakıp geri çekilmek değil. mevzilerini boşaltıp geri kaçmamış. gece de yerini yeni bir birliğe bırakmıştır. ne Türk başarısını 9 Ağustos'taki altı mermi olayına bağlayacak kadar komik oluyor. Buna karşılık Mısıroğlu. Allanson) ise. çünkü Conkbayırı çevresinde. bu muharebeyi kendine mal etmek isteyen Cemil Conk Paşa.C.Kemal'i suni bir surette medih gayretlerine rağmen. bu gerçeğin. devler memleketinde bir devler muharebesi idi. (Allanson'un raporu. sayfasında da.Moorehead. anılarında. Tümen Komutanı Yarbay Cemil Conk'un (ilerde paşa) kısa anıları. bunun Türkler açısından fazla bir önemi olmazdı. İngiliz donanması- de bi an _8 . '100metre kadar açıldıktan sonra' yine Besim Tepe'nin güney zirvesine geri dönmüş ve geceye kadar beklemiş. M.

ve 64. 9. alçakgönüllüğe ve haktanırlığa bakınız. aktarıyorum: "Yerli ve yabancı eserlerde. yani kendi hatasından dolayı 'ricat etmiş. tarih yazılır mı? 2) Mısıroğlu. yedi satır sonra. nedir? 3) Mısıroğlu'nun iddiasına göre. Cemil Paşa ile M. oranın kahramanca müdafaasını. kumandanını orada bulundurmuştur. daima büyük gayret ve kahramanlıkla mukabil taarruzlar yaptırarak. ne de M.Kemal gelmeden önce. kavgası yapmıştır. Conker yapmış. 10 Ağustosa kadar. hezimete uğramış' Mısıroğlu inatla. kaynakları karşılaştırmalı bir surette inceleyenler. Bu kesimde 4." (Lozan. bunda bir hak ve şeref payı olmadığını.Alay Komutanı Yb. düşman hamlelerini durdurmuştur. kendi komutanlığı altında yapılmış olan Conkbayırı savaşlarının şerefini bile arkadaşlarının adına yazıyor.Servet Bey (General Yurdatapan).Alay Komutanı Yb. 'düşman.Alaydan iki tabur bulunmuştur. ne Conkbayırı savaşlarını kendine mal etmeye çalışmıştır. Yalnız Conkbayırı'nın temizlenmesi. teslimde tereddüt etmezler. şeref taksimi kavgası yapan" biri olarak sergilemekten çekinmiyor. ya okumamış ama okumuş gibi yorumlayarak okuyucuyu aldatıyor. "Bu muharebeyi kendine mal etmek isteyen.Tümenin Conkbayırı'na yetişmesi ile tehlikenin önlenmiş olduğu kanaati.Kemal Paşa ile şeref taksimi.Alayları yapmıştır. Cemil Conk'un Conkbayırı Savaşları adlı kitabını.Tümenden yalnız 11. Conkbayırı müdafaasını nefsine hasreden.C. istenildiği kadar şeref taksimi kavg ası yapıla dursun. Çünkü Cemil Conk Paşa anılarında da. Her şeyin hakkını vermek gerekir.. bir de Mısıroğlu'nun kaba üslubuna ve dayanaksız suçlamalarına! Bu satırları yazan insanı. [komutanı olduğum] 4. onları da gözünü kırpmadan harcıyor.nın böyle bir hataya düştüğü hususundaki iddiayı reddetmemek ve ancak bunun bir mazeret teşkil etmeyeceğini beyan eylemek suretiyle. Tekrar ediyorum. Vicdansızlık bu değilse. Bu itibarla. İngiliz ve Anzak kolordularının Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarında uğradıkları yenilgileri.24) Bir şu cümlelerdeki inceliğe. Bu şehit ve gazileri rahmet ve saygıyla anacağına..Tümenin 25. 25. çok önemli bir yanlıştır. bağlamak için çırpına çırpına helak oluyor. Conkbayırı'nın en çetin ve kanlı boğuşmalarını. 161) Doğrular: 1) Başlangıçta Conk diye yazdığı soyadını. Tam tersine. 4) Mısıroğlu sonunda diyor ki: "Aslında hiçbiri için bunda (yani bu zaferde) de bi an _8 .. yalnız talih. işte bu 9 Ağustos'taki yanlış bombalanma yüzünden.Kemal Paşa arasında. s. yalnız 9. 1.Kemal'in bir başarısını daha perdeleyebilmek uğruna. bunda benim tümenimin hiçbir tesiri olmamış. Bu dağınık zihin ve bu sallapati tutumla. M. ya da okumuş ama gerçeği göz göre göre saptırıyor. Conkbayırı ilk iki gün. 64. yedi bin beş yüz Türk'ün kanı ve canı pahasına gerçekleştirilmiştir. düşmanın kendi hatasından doğmuş bulunan bir hezimetin. kendi yağı ile kavrulmuş. bu ayrıntılı kitabında da." (s. gerçeği teslim etmiş olmaktadır. M. aslında hiçbiri için de.Nail şehit olmuş.Tümenin iki alayının yiğit ve fedakâr er ve suba yları yapmış. Orada canlarını veren kahraman şehitlerin ruhları önünde saygı ile eğilirim ve sağ kalan fedakâr gazilerin namlarını överek anarım. altı mermiye ve bir taburun geri çekilmesine.

" Sevsinler böyle karşılaştırmalı incelemeyi! Hazretin yararlandığı iki kaynak var: Armstrong ile İngiliz gazetecisi Ashmet-Barlett'in kitaplarından alınmış.Doğrular: 1) M.Tümeni. başka belgelerle karşılaştırılmış. bazı yerleri sahiden düşmana terk etmiş bile olsaydı. teslimde tereddüt etmezler. Arıburnu'ndaki cephemizin sağ yanında bulunan 19. Terk edilmemiş yerlerin geri alınması da elbette söz konusu olmaz. kendi sorumluluğum altında Anafartalar cephesine göndereceğimi Esat Paşaya söyledim. sarp ve çetin araziden geçmek.Tümenin emri altına girmiştir)205 ve bir topçu bataryasını Seddülbahir'den alarak Anafartalar cephesine (Doğrusu: Conkbayırı'na) gönderdim. □ Mısıroğlu. bu bilgiyi Mısır'dayken Osmanlı hanedanından Mahmut Şevket Efendiye. o yerleri nasıl geri alacaklardı ki? de bir hak ve şeref payı olmadığını. savaş hali bu. devamlarını da vermiyor. onlar kadar sağlam anılara. Arıburnu'nda bulunan 19.Şevket Efendi de yıllarca sonra. M. güvenilir tanıklara dayayacaklar. 28.Şevket Efendi'nin aklında doğru kalmış ve doğru aktarmış. doğruluğu araştırılıp kontrol edilmiş. yolladığı iki alay. s. Fransa'da iken Mısıroğ-lu'na aktarmış. Bu alaylar mukabil taarruza geçtiler (!). hepsi iflas ederdi. bu yutturmacalarına. kaynakları karşılaştırmalı surette inceleyenler. Vehip Paşa demişmiş ki: ". bi an _8 . tarih açısından değer taşıyan. Bu iki paragrafın karşısında ise bütün Türk ve İngiliz resmi yayınları. Hangi günlere ilişkin bilgiler olduklarını açıklamıyor. Conkbayırı'ndaki kuvvetlerini takviye etmek için yolladığı birlikler. geniş bir kavis çizmek zorunda kalmazlardı. kısa iki paragraf! Hepsi bu.. o kadar uzak. ve 48. olayları his ve arzularına göre yorumlamayacaklar. Vehip Paşanın yolladığı iki alay ise Conkbayırı'na gelmişlerdir.Kitap'ta bulunan ve savaş durumunu günü gününe yansıtan krokilere bir göz atmak yeter. 2) Düşman. gerçeği tek bir belgeye bağlamayacaklar. kanıtlanmış ciddi ve gerçek belgelere.Kemal'in tümeni. anılar ve gerçeğin ta kendisi duruyor. Mı-sıroğlu da doğru not etmiş ise Vehip Paşa. Vehip Paşa.Kemal tümeninin düşmana terk ettiği yerleri (!) yeni baştan geri aldılar (!)" (Lozan 1. Vehip Paşanın verdiği bir bilgiyi de e kliyor. Seddülbahir'deki ihtiyatın bir kısmını. Conkbayırı'nda savaşan 8.Kemal'in 19. üstelik yanlış günlere oturtarak okuyuc ularını aldatmaya çalışıyor.Tümeni geri sürebilse.160) Eğer M. 3) M.Alay) mürekkep bir tümeni (böyle bir tümen yok. özel araştırmalar..Tümen. Bunu anlamak için 3. savaş sonuna kadar Arıburnu cephesinde kalmış. Sormanın sırasıdır: Hani "iddialarını. M. Conkbayırı'nda savaşan Vehip Paşanın alayları.Anafartalar'daki müşkil vaziyeti anlayarak. en küçük ayrıntısına kadar adalet ve haktanırlık ölçüleriyle değerlendireceklerdi?" Yalandan vergi alınsa. cephesindeki bir kısım araziyi elden çıkarmış da olabilirdi ama çıkarmamıştır.C. incelemeler. açıkça yalan söylüyor ve yanlış bilgi veriyor. Esat Paşanın 16.Tümene yolladığı emri de hatırlatırım..Alaylardan (Doğrusu: 41 .

İngilizlerin. (Doğrusu: Değildi!) Nitekim M.Moorehead. □ GRYT Ansiklopedisi de.C. BTTD. Çanakkale Cephesi. Zaten durmuyor olsalardı.James. A. Anafartalar Grubu Komutanı Albay M.Kemal'in cephesi olan Suvla-Anafartalar kıyılarında tutunabilmişler" de. s. Kısacası.C. 391. bu çarpıtmalara kendince katkıda bulunuyor: "M. her yerde. ve16. ayrıca 3. yeni İngiliz hükümetinin Çanakkale'de kesin sonuç elde etmek amacıyla gönderdiği kuvvetler. Gelibolu Harekâtı.R. sadece Anafartalar Grup Kumandanı olan Albay M.Kolordunun başına geçerek Anafartalar bölg esindeki İngiliz kolordusunun karşısına çıkarken.371. ne emrinde kalan iki tümenin bir ilgisi vardır.‖ (s. bu alıntıyı şöyle değerlendiriyor: "Atatürk'ün Genel Sekreterliğini de yapan Bayur da itiraf ediyor ki müttefik kuvvetleri. pek ustalıkla stratejik baskın yaptıktan ve iki gün boyunca Gelibolu yarımadasının anahtarı olan Conkbayı-rı'nı elde tuttuktan sonra oradan atılmış ve Suvla-Anafartalar bölgesinde dar bir kıyıda sıkışıp kalmışlardı. s. cephelerindeki İngilizleri denize mi dökmüşler? Söz konusu bile değil! Hepsi yerli yerinde duruyor. H. s. Çanakkale Geçilmez. Arıburnu ve Seddülbahir cephesi Komutanları Esat ve Vehip Paşalar..) ve Conkbayırı da paşanın mıntıkasında idi. 3.. 'sadece M." (1. İngiliz resmi tarihi.Kemal Beyin cephesi olan Suvla-Anafartalar kıyılarında tutunabilmişlerdir. 421.Bayur'un Türk İnkılabı Tarihi adlı kitabından şu alıntıyı yapıyor: ".Kemal Bey Anafartalar Grup Kumandanı tayin edilince. Taarruz. ordu emri ile Kuzey Grubundan alınıp Anafartalar Grubuna bağlanmıştır. Böylelikle.129) Bunlar uydurma ve saptırma yarışına çıkmışlar. saat 22. 7 Ağustos günü.Kitap. s.Tümenler kalmıştı. "İngilizler. Esat Paşa da Arıburnu Grup Kumandanı idi (Doğrusu: Kuzey Grubu K.Kemal'in kararı. yalan bağımlısı olmuşlar! de bi an _8 .227) 2) 10 Ağustos günü yapılan Conkbayırı taarruzu ile ne Esat Paşanın.10'da. 10 Ağustos günü Esat Paşanın kuvvetleri de Conkbayırı'nı geri almışlardı.372 vd.. Conkbayırı nire. (R. düzeni ve yönetimi altında yapılmıştır. Doğrular: 1) Conkbayırı-Kocaçimen bölgesi ile burada bulunan bütün birlikler." (1.Kemal Bey 9 Ağustosta kendi grubundaki 16." (Lozan.Kemal'in cephesinde' kalan İngilizleri de denize süpürüvermezler miydi? Bu yazarlar.59.. 6 Ağustosta başlayan yeni taarruzları da istenileni vermemişti. sayı 28/Haziran 1987.131) Ee.265.C.131) Gayri Ciddi Ansiklopedi. 397) Esat Paşa da anılarında bu durumu açıklıyor: ―Benim emrimde yalnız 19. krokiler) □ GRYT Ansiklopedisi. ve 43. s.Bir daha tekrar edeceğim: Arıburnu nire. bu yalanın da eni boyuna denk düşmemiş.Kitap. ayrıca 42. sadece "M. (Esat Paşanın anıları.. 1.. s. s. Anafartalar nire ? Bir ortaokul atlasına bakmak bile akıllarına gelmiyor. bütün birliklerimiz toplanıp.

2. Küçük sonra şöyle devam ediyor: □ "Daha sonra böyle onurlu bir şarapnelin.Küçük de diyor ki: □ "Esat Paşa. Gelibolu'da her tepe önemlidir.Tezler 5." (s. işte bu şarapnel nedeniyle oluyor. 1918 Martında anlatmışlar.Küçük. 1918'de. Küçük buraya bir dipnot işareti koyarak. Neden Anafartalar Kahramanı diyoruz? M. Ekim 1986) Zırvalamak yasak değil. "M.dururken.' Böylece bir şarapnel parçası Türkiye tarihine girmiş oluyor.90)207 Yani M. daha sonra. yani o da Mısıroğlu gibi 1. fazla inandırıcı olamayacağını sanıyorum.Kemal'in Kurmay Başkanı Yüzbaşı İzzettin'in (Çalışlar). Yüzbaşı İzzettin'in anıları arasında kalmasına bazılarının gönlü elvermiyor.10. 5/7. M.Kemal sendromuna yakalanmış olanların şu hallerine bakınız! Yılların sırasını bile dikkate almıyorlar.Eşref'e.Ü. bu yazıdan bir yıl önce.Tezler 5. de bi an _8 . sayfanın altında şu açıklamayı yapıyor: □ 'Kemal Paşa. Oysa kendi de belirtmiş. 'Çunuk Bayırı'nda [Conkbayırı'nda yani] durdurulduğunu yazıyor.Kemal'in Anafartalar'daki rolü de ehemmiyetsiz. anılarında. 'bu şarapnel misketlerinden bir tanesi de paşanın göğsünü okşamıştır' diyor.Anafartalar muharebesini bütünüyle yok sayıyor. söze karışarak. 1919 başında.'" Y.206 Bir başka açıklaması da şöyle: "M.Kemal'in saatinin parçalanması Y. bu olayı R.Kemal için Anafartalar'daki rolü ehemmiyetsiz diyorum. bir anlamda açığa alınıyor. Sarı Ba-yır'ı da ellerine geçirecekleri ve böylece ilerleyerek Çanakkale Boğazı'nın en dar geçidini kontrolleri altına alarak Boğaz'ı açacaklarını düşünme ve ileri sürmenin. İzzettin'in yazısı 1919'da yayımlanmış. M. daha önce de belirttim. Aynı zamanda her tepe önemsizdir. s." (T." demiş. M. bu özgürlüğün iyice tadını çıkarıyor. terfi ettirilmiyor. Bir cep saatinin paşanın yaşamını kurtarması. önümüzde patlayan bir gemi mermisinin dip tablası benimle Teğmen Fethi'nin omuzları arasından geçerek önümüze düştü.Eşrefe anlatırken.Anafartalar muharebesi nden de haberi yok galiba. denizden açılan top ateşinden söz ediyor ve tam bu sırada yaveri Yüzbaşı Ce-vat. M. 101) Bir açıklamasında da.□ Y. Harp Tarihi dergisindeki yazısından bir paragraf aktarmayı gerekli görüyor ve ben de buraya alıyorum: 'Bir aralık topçu tabur komutanı Binbaşı Nafiz ve batarya komutanı Teğmen Fethi ile batarya gözetleme yerinde -ki burası açık bir toprak çukuruydu.101) Sonra da ciddi ciddi şöyle diyor: "Çunuk Bayır'da başarılı olmaları halinde düşman kuvvetlerinin.Küçük ise Suvla'ya çıkartma yapan İngiliz kolordusunun. (T. s." Y.Kemal bu savaştan sonra.Ü. Gelibolu'yu R.Kemal'in göğsüne çarpan şarapnel olayının daha sonra uydurulduğunu söylemek istiyor. Y.Kemal ve Cevat [Abbas] ise." (Erkekçe dergisi.

anlam vermek mümkün o l- de bi an _8 .286 İngiliz bulunuyordu. boğazdaki düşman gemilerine taşınıp yüklenmesini fark edemeyen bir kumanda heyetinin..Yesari böyle yazdığına göre.Mısıroğlu: ".048. M.C.Kemal Beye verme gayretkeşliğinin bir ürünü olan şu satırlara.. başarı kazanan komutanların adları ve başarıları ilan edildiği halde. kahramanlıkla veya en azından kumandanlıkla ne ilgisi olabilir?" (Lozan.. s.Kemal. Anafartalar Kahramanı [M. s. zabitlere.Kemal'in adının anılmasına izin vermemiştir.138) M. 2. küçük zabitlere bağışlamışmış.' (1..165) Mısıroğlu. H.209 □ GRYT Ansiklopedisi soruyor: "Peki. sonra da albay olan M.]" (Türkiye İnkılabı Tarihi. önceleri sadece doksan bin kişi olduğu halde. M. M. akan sular durur. Oysa Albay M.C.Kemal çekişmesi □ 'GRYT Ansiklopedisi. Arıburnu ve Suvla kesiminde 83. o sırada Çanakkale'de yedeksubay adayı olarak bulunan yazar Mahmut Yesari'nin bir yazısına dayanarak.Kemal. ihtiyacı olan erkana. muharebe safhalarını başından buraya kadar takip ettikten sonra.Kemal oradaymış! Mübarek olsun! 5/6.Kemal önlemiştir.C.M. Ama ansiklopedi.Çanakkale'deki düşman kuvvetleri.Bayur'dan şu alıntıyı yapıyor: "İkinci defa olarak İngilizlerin. M. Enver Paşa . 3. önce yarbay.5/7. M.Kemal] nerede idi?" İstanbul'daydı.12. yerine Güney Grubundan 5.Kolordu Komutanı Fevzi (Çakmak) getirilmiştir. İstanbul'da sansür. ne önemi var? Meğerse M.. s. Seddülbahir'de 35. O aynı zamanda İstanbul'u da ikinci defa kurtarmış ve Rusya'nın Boğazlar yoluyla yardım görmesi ihtimalini ortadan kaldırmıştır. yarımadanın ortasındaki dar yerinden Marmara kıyılarına ulaşmak ümitleri kırılmış ve her iki defasında da bu işi aynı adam.Kemal'in bu boşaltma sırasında Gelibolu'da olmadığını belir tmiyor.. 1.Kemal'in boşaltma sırasında Çanakkale'de bulunduğunu ileri sürüyor. rahatsızlığı sebebiyle 10 Aralık 1915'te Gelibolu'dan ayrılmış.Kemal ve Fevzi Paşanın sicil dosyalarının210 ve askeri belgelerin filan. olduğu gibi. aklına geleni yazmayı sürdürüyor hazret.357) Sonra da şu yorumda bulunuyorlar: "Çanakkale Zaferini. M.. önce. düşmanın bu gayet mahir (ustaca) çekilişi sırasında.11 Çanakkale'nin boşaltılması sırasında M. kalan ganimetlerden payına düşeni M. Muazzam düşman kuvvetl erinin..Yesari diyormuş ki: İngilizler çekildikten sonra. Alma nya'da ve bütün savaşan devletlerde.Kısım.208 İngilizlerin o tarihte 'dört yüz bin kişi kadar olduğu' da doğru değildir.Kemal neredeymiş? □ K. sonraları dört yüz bin kişiye kadar çıkmıştı..

kendisinin muharebeler içinde fazla rolünün olmamasından ve bir de ondan daha kıdemli bir sürü kumandanın bulunmasıdır. 140. 132. bir yıllık bir yarbaydır ve emrindeki iki alay (!) bütünüyle şehit olmuştur. buna Enver kızmış. rahmetli Küçük Talat Beyi telaşa düşürmüştü.Rıfkı Atay (Akşam gazetesi yazarı): "Enver Paşanın adamları. Merkez-i Umumi ile mecmua sahibi.305) □ Abidin Daver (Tasvir-i Efkâr gazetesi yazarı): "Bu muharebeler sırasında." (1. Ziya Gökalp'in Yeni Mecmuası." (T.) □ F. bunu somut terfi veya ödüllendirmelerle kanıtlayamayınca.muyor. bu bahsedilmeyişin kabahatini Enver P aşanın çekemezliğine yüklüyorlar. her zaman kullanılan bir 'şeytan' var. 18 Mart 1915'te hiç yoktur. daha ziyade M. Anafartalar Grup Kumandanlığı ise.C. Çanakkale zaferi üzerine 'Harp Mecmuası'na M. O nüshada Çanakkale zaferi başarısı. Evet. sorumluluğu hep Enver'in kıskançlığına bağlıyor.Kemal'in bir resmi konulmasını bile kıskanmışlar. Bir yazı ki yanlışsız. s. s. Tezler 5. basında sansür tatbik ettirmek şeklinde belirmesi biraz garip kaçıyor. s.Kemal'in resimlerini neşrettirmek istemezdi. Arıburnu muharebelerinde. mecmua baskıda iken M. s... merkez azasından dostum.. Merhum Enver Paşa ile arası çok açık bulunduğu için askeri sansür.Ü. bakalım onlar ne diyor: □ Refik Halit Karay: "Harbin son yılında." (Bir Ömür Boyunca.Kemal Paşa Türkiye'nin tek adamı olduktan sonra ona bağlayanlar.189 vd. tarihçi.Kemal Bey arasında bir çekişmenin olduğu bilin iyor ama bu çekişmenin. o günkü İstanbul basınında. Çanakkale muharebelerinde M. iht iyat tümeni kumandanı.].103) Birkaç tanık dinleyelim. Gerçekler böyle olunca. Enver Paşa ile M. şaşa- de bi an _8 . yalansız tek satırı yok!) □ Y.Kemal Paşanın eseri olarak kabul ediliyordu. Son saatte mecmuanın içine. bir şeyler yapılarak.Kemal Bey. Boğaz'ı ve İstanbul'u birkaç defa kurtarmış olan o kahraman kumandanın resmini basmak için ne güçlükler çektiğimizi şimdi tessürle hatırlıyorum. M.Küçük: "Türk tarih yazıcılığında. kendisinden bahsedilmemiştir. M. Çanakkale Zaferini.Kemal Beyi "zafer kazanmış" gibi göstermeye kalkmak. son günlerini yaşayan Başkumandan Vekilinin öfkesi yatıştırılmıştı. yani bir yarbaydan bahsetmek.. Kemal'in parlak başarılarını saydıktan sonra. Alman kumandanının büyük kıtada resmi konulmuş. Çanakkale hususi nü shası çıkardığı zaman.Kemal'in klişesini Liman von Sanders'in klişesi ile değiştirmişlerdi. O günün basınında. ister istemez." (Aktaran da." (Çank aya. ne kadar realist bir davranış olabilir ki? M. M. Ordu Kumandanını kızdıran ve bu yüzden azlolan Albay Fevzi Çakmak Beyin (!) askeri ve planı ile yürümüştür.Kemal'in adının geçmemesi. Ruşen Eşref'in o nüshadaki mülakat şekilli yazılarını dikkatle okumuş[tum.. terfi etmeyi hak etmiş bir subaya.

haber ver. bilinmez.. 171) □ Sultan Abdülhamit: ".Kemal'in bu başarısına rağmen. M. 'bir altın saat' diyecektim ama hem dedikodusundan çekindim. değil mi? Hiçbiri de resmi tarihçi değil. bana haber verdiler. yüzgeri ettirdi ya. savaş sanatında parlaklığına işaret eden bir de bi an _8 .1.'. s.Kemal'i kendine rakip olarak görür ve onu kıskanırdı. derhal şu cevabı verdi: 'Bu Enver'e ait bir iştir.Düşmanı olduğu yere mıhlayan M. Dr.Küçük: "Kemal'in bütün yaşamı boyunca. tehlikeli bir sükûneti vardı. Fransa gibi iki büyük devletin ordusunu.13.Kemal Paşayı daima kendisine rakip görür ve onu çekemezdi. Uzaktan yüzünü iyice seçemedim ama sıradan askerlere benzemiyordu.caksınız ama GRYT Ans. M.Kemal Paşa. s.. ben de göreyim' demekle yetindim. İkimiz de kendisini Selanik'ten tanırdık. Meziyetlerini takdir eder ve severdik. Talat Paşa böyle bir soru ile karşılaşacağını biliyor olacak. s." (İmparatorluğun Çöküşü. Abit Efendiye yakınlık göstermesi. Bir gün Merkez-i Umumi'de. Talat Paşanın da bulunduğu toplantıda.381) □ M.Nazım heyecanlı bir ifade ile.. Devletimin yüzünü ağartmış bir paşanın. Gerçekten bir defa daha gelmiş. Çanakkale savaşları sona erip Anafartalar Kahramanı M." (Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri. Bunlar küçük şeyler! Çanakkale'de. 'Bir daha arkadaşına (Salih Bozok'a) gelecek olursa. Bundan memnun oldum.Kemal'in lafı geçti.Şükrü Bleda (İttihat ve Terakki Partisi Genel Sekreteri): ". hepimiz gibi Dr. 101 ve 102) Bu kadar tanık yeter. 'Paşa. neden hâlâ terfi ettirilmeyişi.Kemal'in terfi meselesi neden bu kadar uzadı?' diye so rdu. Muvaffakiyeti için dua ettim.Kemal İstanbul'a döndüğü günlerde idi.C." (Osmanlı Sarayının Son Günleri.159) □ Lütfi Simavi Bey (Başmabeynci): "Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa. İngiltere. M. hem oldukça geçim sıkıntısı içinde olduğum için bir şey söylemedim. Enver Paşanın kendisinden niçin çekindiğini o zaman anladım.Kemal'in şahsında kendisi için bir rakip mi görürdü. Sırtında bir pelerin vardı ve arkadaşına veda ediyordu.M. M.Nazım'ın da dikkatini çekmişti. Bunu Talat Paşa tutuyormuş. bir şahsiyeti olduğunu anlatıyordu. kendisine (oğlu Abit Efendiye) iki ceylan yavrusu hediye etmiş. Biraz vakti halim olsa. ona karşı daima soğuk ve çekinser davranırdı." (Sınıf Arkadaşım Atatürk.. Talat (Paşa) ile aramızda..Kemal'in parlak bir asker olmadığı □ Y.140) a Ali Fuat Cebesoy: "Enver..211 5/7. s. Oğluma mün asip bir mukabelede bulunmasını hatırlattım. M. Oysa Enver. donanmasını durdurdu. bana lazım olan odur. s. M..

Enginsoy.8. ister istemez Yusuf Bayur gibi vazifeli zevatlarla (Ne Türkçe!). s. Resmi tarih. hiçbir zaman arkadaşlarından önce görmüyor.Kemal Paşa. sadece muharebenin değil. Kemal. s. süratli şimşek çakması içinde yaşayan insandır.14. İlk baskısının tarihi 1931. GRYT Ansiklopedisinin yazarları. Yine devletin kitaplarının yanında." (Aktaran Ali Fuat Erden." [History of the Great War Military Operation. gerçeklerin hiç de şu anlatılanlara benzemediğini görmüşlerdir. derleyen.Ü. Dahi. Deha. S.. bir harbin. Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti'nden bir k urul.1915 günlü mektup.C." (T. " (1. Yarbay M.tek kanıtın bulunabileceğini sanmıyorum.27) 5/7. AAMD. s.208) □ General Aspinal C. s. sayı 19] □ Mareşal Birdwood (Çanakkale'de Anzak Kolordusu komutanı): "Atatürk kadar kahraman ve yüce gönüllü bir komutan tanımadım!" (Atatürk için Diyorlar ki. yıllardır bu hep böyle zannedilmiştir. her an çaktırdığı şimşeklerle sıradan insanların karanlıklarını yırtabilen insan oluyor.C. M.. Atatürk. 2. TRT'nin de aynı yanlışı tekrarlaması. bu iddiası ile başbaşa bırakmaktır." (Liman Paşanın Enver Paşaya yazdığı 10. 133) de □ General Mac Arthur: "Askerlik dehasıyla insanlık idealini Atatürk kadar nefsinde birleştirmiş bir adamı tanımıyorum.. Tezler 5. Kemal'de hiçbir deha işareti de göremiyorum. kendi inisiyatifi ile giriştiği hareketlerle.] Öyle ki kendisine takdirimi ve şükranımı tekrar tekrar ifade ettim. Devletin resmi tarihi böyle olursa. M.70) En iyisi Y. olağanüstü hızlı görebilmektir.132. başkalarının açtığı aydınlıktan yürüyen liderler kategorisine giriyor. Ama gençler için M. bu bölümü şöyle eleştiriyorlar: "Başından beri Çanakkale muharebelerinin seyrini takip edenler. Galipoli (İngiliz resmi tarihi). aktaran Sadi Borak.Kemal'in askerliği ile ilgili birkaç görüşü aktarmak istiyorum: □ Liman von Sanders: "Albay M. 'Tarih III' adlı bir ders kitabı yazmıştır.132)212 bi an _8 .Çiller.Küçük'ü.485'ten çeviren C.Kemal Beyi. [.Oglander (Çanakkale askeri tarihi yazarı): "Bir tümen komutanının üç ayrı yerde. s. yetkili ve cesur bir subay olarak tanıdım. Dahi. s.Kemal ve Çanakkale Orta öğretimde okutulmak üzere. Öyküleriyle Atatürk'ün Özel Mektupları. hatta bir ulusun kaderini değiştirecek yücelikte bir zafer kazandığı tarihte pek az görülür. s. vatanın bu büyük savaşta hizmetlerine muhakkak surette muhtaç olduğu çok müstesna kaabiliyetli.. bu kitabın 1933 baskısında da aynen yer alan Çana kkale Savaşı bölümüne yer verdikten sonra.80.F. gerçeği söylemek yerine dalkavukluk etmeyi tercih edenler yüzünden.Kemal Beyin 'Çanakkale Kahramanı' zannedilmesine sebeb olmuştur.

Petain'in ne kadar kötü bir Fransız olduğuna kendi milletini inandırmak için Fransız tarihinin bir şerefine. M.Kemal kendi inisiyatifiyle derhal Arıburnu mıntıkasına yetişerek taarruz ve düşmanı sahilde tuttu. 1933 baskısı.167) de bi an _8 ." (1931 baskısı. Conkbayırı muharebesi sırasında bir mermi parçası ta kalbinin üzerine gelmiş iken.307-308)213 Ağırlıklı olarak İngiliz kaynaklarına dayanarak yaptığım özetten ne farkı var bu anlatımın? İngiliz resmi tarihi.Kemal Bey. M. Türk'ün talihi onu muhafaza etmişti. Hatta o şeref Petain'in adından ayrılmamıştır.Kemal'i. Anafartalar ile Conkbayırı muharebelerini de öyle değerlendiriyor. Suvla limanı istikametinde. resmi tarihimizden çok daha ateşli ve coşkun değil miydi? Ee? • Mısıroğlu'na göre. önemli ve savaşın kaderini değiştiren ve etkileyen hiçbir muharebe yok! Bu muharebeler. İkinci Dünya Harbi'nde. demek ki Ç anakkale Destanı gibi laflar da palavra! F. Kaybedilen yerleri de. bu arada İngiliz donanması da yanlışlıkla kendi askerinin üzerine 6 mermi atmış.Atay diyor ki: "Mareşal Petain. s. hatırlayacaksınız. Türk Ordusunun Gelibolu Yarımadasında. düşman kuvvetleri yapışıp kaldıkları Arıburnu'nun yalçın yamaçlarından ileri bir adım bile atamadılar. s. Almanlarla işbirliği ettiği için Fransız vatanseverleri tarafından mahkûm edilerek bir zindan köşesinde ölmüştür. hakaret ve iftira etmeyi düşünmemiştir. Yarımadanın boşaltılmasına kadar düşmanın ilerlemek için yaptığı müteaddit taarruzlar. bizim bu ilk resmi tarihimizden daha fazla övüyor ve yüceltiyor. Hiçbir Fransız politikacısı.Kemal Çanakkale savunması ile İmparatorluğun başkentini istiladan kurtardı. önemsiz muharebelerse.R.İtilaf Devletleri Gelibolu yarımadasına kuvvetler çıkardıkları zaman..150. Vehip Paşanın yolladığı iki alay geri alıvermiş." (Çankaya. dünyanın en muntazam ve mükemmel ordularına karşı gösterdiği kahramanca mukavemet ve onları ricate (geri çekilmeye) mecbur ederek kazandığı büyük zafer. Türk neferinin ve Türk milletinin fıtri (doğuştan gelen) fedakârlığını ve yüksek hasletlerini en iyi anlayan ve ondan istifade etmesini bilen M.Şimdi bu ilk resmi tarihin. M.214 Böyle diyor ama kuzey kesiminde. cebindeki saatin parçalanmasile hayatı kurtulmuştu.Kemal'i buldu. üzerinde durulmayacak kadar basit bir çatışmaydı. sıradan.Kemal'in eşsiz dehası sayesinde olmuştur. Türk cephesini yandan.. Conkbayırı'ndan ve Anafartalar'dan çekilerek kıyıya dönmüş. Miralay (Albay) M. İngiliz ve Avustralyalı yazarların ve tanıkların değerlendirmeleri bile. Anafartalar'dan çevirmek için çıkan yüz bin kişilik (Lord) Kiçner ordusu da karşısında M. Çanakkale Savaşı ile ilgili bölümünü aktarıyorum: ". Fakat Mareşal Petain'in Birinci Dünya Harbi'nde Fransız ordusuna kazandırdığı şeref.Kemal'in komuta ettiği bu üç muhar ebeden başka. büyük. s. bunun üzerine İngiliz ordusu. Conkbayırı'nda ve Kocatepe'de (Kocaçimen Tepesi'nde) yaptığı şanlı taarruzlarla Kiçner ordusunu da mağlup etti ve ordumuzun vaziyetini bir kere daha tehlikeden kurtardı. bir milli şeref olarak kalmıştır. şiddetli hücumlar hep sonuçsuz kaldı. M. Arıburnu. Ağustos günleri.

s. Bu konudaki iddialarının da gerçeğe aykırı olduğunu görmüştük.136) Vakkasoğlu.C. Neresinden bakılsa. ne kimse Ayasofya'ya çan takmaya cesaret edebilirdi. tarihle oynuyor. Tarihin tahrifatını (değiştirilmesini) ortadan kaldırarak. şöyle yazardı: "Efekt: Kahkaha sesleri yükselir!" • Çanakkale konusunu.Veliaht'ın şahsını korumak için bir taburun görevlendirilmesi.R. 1. (Çankaya. senarist bu cümleden sonra.R. s.15. ikinci konu Hareket Ordusu idi. sadece 2. s.Atay yazmıştır ama anlattığı olay 1919'da geçmiştir. Vakkasoğlu.. Vahidettinci yazar Vehbi Vakkasoğlu'nun bir iddi ası ile bitirmek istiyorum: "Sultan Vahideddin. Ayasofya etrafında sipere sokmuş ve şu emri vermişti: 'Camiye çan takmak veya müze yapmak isteyenlere ateş ediniz!' " (Bu Vatanı Terk Edenler. Tezler 5.Veliaht idi. Vahidettin'i de. Çünkü bir başka kitabında F. ordunun kendi şahsını korumakla görevlendirdiği taburu. Açıkçası. fütursuzca 1915'e aktarmış. kısacası tarihin gözünün içine baka baka masal söylüyor.255) İlk konu Hürriyet ve Vatan Partisi. Ayrıca.Bizimkiler ise. 98) Bu bir film senaryosu olsaydı. Çanakkale Boğazı'nın zorlandığı tehlikeli zamanlarda. ne de Ayasofya'nın müze yapılması söz kon usuydu. doğru tarih yazımı ve geçerli bir tarih felsefesine başlangıç yapabildiğimi düşünüyorum.Küçük ne demişti: "Üç yurttaşlık bilgisinin doğru olmadığını kanıtlayabilmiş durumdayım." (T. mizah sanatını parlatan iki iddiasını daha aktarayım: "Resmi tarihi altüst ettiğimi kabul ediyorum. bu olayın 1919'da geçtiğini de biliyor. olmamış ve de olamaz bir olay uyduruyor. isted iği gibi ve dilediği yerde kullanamaz. şahsını korumakla görevli bir taburu. Bunu açıkça yazmak dururken. 2. uydurmuş. kendini de gülünç duruma düşürüyor. ancak ve belki Hoko Moko kabilesi gibi ilkel bir toplulukta olur.51)215 Nasıl? İki cümlede yedi yanlış! 215) Meraklısı için not: Böyle bir söylenti çıktığını ve halkın telaşa kapıldığını F. Böyle kural dışı olaylar. s. meşruti bir Sultan bile. hakkıdır. Üstelik 1915'te. gülünç bir masal! Ayasofya 1935'te müze yapılmıştır. Bu iki konudaki iddialarının doğru olmadığını görmüştük. Çanakkale Savaşı olduğu sırasında Vahidettin.Ü. Tezler 5. Vahidettin'e Çanakkale Savaşı'ndan da bir pay çıkarabilmek için olayı. s. de bi an _8 . 185) Yani gerçeği bildiği halde." (T.Kemal'in önemini azaltabilmek umudu ile Türk tarihinin kaç şerefini birden hoyratça çiğnemekten çekinmiyorlar! • Y.Atay'ın bu yazısından alıntılar yapmış. Son olarak. cumhuriyetçi ve laik olduğu ya da komünist olmadığı için M. Üçüncüsü ise Çanakkale kon usundaydı.Ü. (Son Bozgun. bu kararı eleştirebilir. usulden değildir.

Yazarın kasdettiği M. ne sağındaki 4.6.Ordu artıkları. Doğrular. Peki. 8.Kemal? Mısıroğlu'nun...Ordu üzerine dönüyor. Önce Büyük Doğu'da Dedektif X-1 imzası ve Hakikat başlığıyla yayımlanan ciddi (!) yazıda yer alan iddiaları aktarıyorum: "Şeria nehrinin sağında 4.216 meşhur İngiliz casusu Lavrens (Lawrens) aracılığıyla emeline muvaffak oldu. [M. 7. Albay Lavvrens'in aracılığı. Şam'a doğru mahşeri bir ana-baba akışıyla kulaç atarken. ve 8. (Mısıroğlu bu palavraya bir de Lawrens'i ekliyor) Nihayet 31 Ağustos 1918. Az sonra daha açık yazacak. ne de solundaki 8.. M.Ordu hiçbir baskı görmeden (!) Haleb'e çekilmiş ve orada karargâh ku rmuştur. Vaziyet tek kelimeliktir: Kahhari hezimet (Tam yenilgi)! 4. İngiliz Entellijansı (gizli servisi).30) Sanırsınız ki Mısıroğlu.Ordular var. Hayır. ilerde de belirtilecektir. İngiliz kumandanı Allenbi ile hususi temaslarda bulunduğunu da bir gün tarih tespit edecektir." Bir tek kelimesi bile doğru olmayan. İngiliz ordusu hemen bu yarıktan içeri dalarak.C. tarih boyunca misli görülmemiş bozgun seli halinde.Ordu ile 8.Kemal'dir.Mısıroğlu diyor ki: "Önemle belirtilmesi gereken tarihi bir gerçek vardır ki o da.Ordu ise.Kemal'in komutanı olduğu] 7.Ordunun gerisine düşüyor ve bu orduyu kuşatıp kamilen esir alıyor. daha orduların konumunu bile bilmiyor) Bu arada M. Birdenbire. s. her tarafta başarılı savunmalarla vatanımızı koruyabilmiş olmamızdır. "Dedektif X" imzasıyla yayımlanmış olan yazılı bir hezeyandır.Bu bölgede Türk ordusunu yenilgiye uğratabilmek için İngiliz Entelli -jansı hummalı bir faaliyete geçti.. s. bir ihanete ku rban gittiğimiz Filistin Cephesi hariç tutulursa. İhanet. işte Dedektif X-1'in bu hezeyanları..Orduya ve bilhassa Ordular Grubuna hiçbir haber vermeden ve hiçbir şey sızdırmadan. 1. derhal 4. Yıldırım Ordular Cephesi denilen ve 4.. İşte bunun üzerine memleket tek kalemde tepetaklak olmuş ve Mondro s'un imzası zorunluğu doğmuştur. herhangi bir maddi menfaat bahis mevzuu olmaksızın. solunda da 7. birdenbire Bisan istikametinde son süratle çekilmeye başlıyor. ve 8.Sabri'nin genel bir iddiası ile Büyük Doğu dergisinin 25. cephe üzerinde müthiş bir yarık hasıl olmuş ve 4.Ordu. eski Şeyhülislam M.Mısıroğlu'nun bu gülünç iddialarının kaynağı." (Lozan.Ordu. miğde bulandırıcı bir laf salatası! Mısıroğlu'nun esin kaynağı.Orduya. Ancak Tul-u Kerem mevkiindeki Cevat Paşa birkaç kişilik maiyeti ile zor bela kurtulabiliyor.Ordu.sayısında. birbirinden uzakta ve temassız halde kalmışlardır. General Allenby ve casus Lawrens'le gizlice ilişki kurarak.217 yenil- de bi an _8 . Vaziyeti birdenbire ve tepeden inme haber alan 4.Kemal Paşanın. (Dedektif X-l." (Sarıklı Mücahitler.Sabri'nin iddiasını daha sonra ele alacağım. Suriye Cephesi □ K. Filistin Cephesindeki ihanetten söz ederken. nasıl ihanet etmiş M. İlerde bu hususu daha açıkça belirtecek: ". İngiliz baskısı oradan. Arapları kasdediyor.168) K. şimdilik üstü kapalı ifadesine göre. Ordulardan teşekkül eden cepheyi çökertebilmek İçin Yahudi asıllı İngiliz Başkumandanı General Allenbi (Allenby). Haleb'e doğru akmaya başlıyor.7.

Hayvanların bitkinliği o dereceye varmıştı ki bazı bataryaların birkaç yüz metre içinde mevzi değiştirmeleri için verdiğim emirler bile güçlükle yerine getirilebiliyordu. 306. 294. Sina'dan Kudüs'ün 50 km. kuzeyine kadar çekilmek zorunda kalmıştır. görevden her defasında. o da varsa. Birkaç aydan beri. boşlukları makineli tüfeklerle doldurmak gerekiyordu. kan içinde kalmış ayaklarla dönüyorlardı. Keşif kolları. cephede bulunuyordu ve altı aydan beri yeni gelmiş hiçbir tümen yoktu.5 kilo. 308. mevzilerde kalıp direnmenin daha güvenli olduğuna karar verdim.Kemal-İngiliz gizli anlaşmasını (!) şimdilik bir yana bırakıp Filistin/Suriye cephesindeki savaşın doğrusunu görelim. 11 Eylül tarihli telgrafında her türlü yardımın yapılacağını yine vaad etti. kendiliğimizden geri çekilerek Teberiye gölü ile Yermuk vadisi arasında bir mevziye girmeyi düşündüm ama Türk askerlerinin yürüyüş kaabiliyeti çok azalmış olduğu ve koşum hayvanlarının da artık çekiş kuvvetleri kalmadığı için. bu sıcak yaz mevsiminde pek çok kurban verilmesine sebep oldu. Yazlık elbisesi olmayan. Topçu cephanesi de o kadar az geliyordu ki bataryalarda hiçbir zaman gereken sayıda cephane bulunmuyordu.' üç yıl içinde.1917 günlü raporu. 95 km. 312)221 Akdeniz ile Şeria nehrinin doğusundaki Maan bölgesi arasında. Ama bu vaadlerin biri olsun yerine getirilmedi. Malarya ve dizanteri. Ayaklarını paçavralarla sarıp savaşıyorlardı. Enver Paşa. 309.lik bir cephede. (Liman Paşanın 13. s. Subayların çoğu bile düzgün bir ayakkabıdan yoksundu. 307. Kendi ayaklarında. 295. Daha 1917 sonunda asker kaçaklarının sayısı 300.222) Enver Paşa ise. geriye işin özü olan savaş kalır. doğrudan tenlerine giydikleri bu kalın kumaş altında ve 55 -65 derece sıcaklıkta. Süvarilerin atları da acınacak durumda idi. ne kadar zahmet çektikleri açıktır. iyice zayıflamış Suriye ve Irak cephelerini takviye edeceği yerde. yırtık çarıklar vardı hatta çok defa bu bile yoktu. doğudaki iki ordumuzu. Sekiz tümen altı aydan fazla bir süredir değiştirilmeden.000'i aşmıştır. 1918 Martında Yıldırım Orduları Grubu Komutanı olan Liman Paşa. Tümenlerin mevcutları pek az olduğu için ilk hatlarda az piyade bulundurmak.283. çok zaman susuz kalıyor. arpa verilebilen hayvanlar. Azerbaycan'a ve Kafkasya'ya doğru yürütmektedir. ancak kalın yün kumaş giyen (bunlara paçavra demek daha yerindedir) ve dörtte üçünden fazlasının artık iç çamaşırı da kalmayan Türk erlerinin. Bir İngiliz taarruzu başlamadan. Türkiye'de Beş Yıl."220 (s. M. günde ancak 1-1. yenerek. ihtiyat kuvvet bulunmadığı için mümkün değildi.gi ve General Allenby'nin emeline kavuşması gibi arabesk süslemeleri çıkarın. 'Büyük Turan İmparatorluğu' hayali içinde219 İran'a.12. yenilerek ve gittikçe zayıflayarak. Suriye Cephesindeki acı durumu anılarında özetle şöyle anlatıyor: "Yıpranan tümenlerin geriye alınması ya da değiştirilmesi. ölü İngiliz erlerinin ayaklarındaki çizme ya da postalları gıpta ile seyrediyorlardı. durumu yukarda açıklanmış olan üç Türk ordusu bulunuyor: Akdeniz de bi an _8 . • Savaşın özeti 218 Türk ordusu savaşa savaşa. 303. Türk askerleri. her üç orduda her gün yüzlercesi ölüyordu.

622) 7. Komutanı Cevat Çobanlı Paşa. (Filistin-Sina Cephesi. s. Yüzyılda Osmanlı Devleti.Ordunun karşısında bulunan. muharebe birliklerinden tamamen yoksun. süvaride 4 misli üstünler.300 tüfek gücünde. s. ne Ordular Grubu Komutanlığının ve ne de orduların elinde yedek kuvvet bulun uyor. amele tabur ları. (F. ortadaki 7.) Cevat Paşa bunun üzerine istifa ederse de.331) İngiliz ordusu. Bu kesime 384 top yığılır. İngilizler. iki! (Türkiye'de Beş Yıl.tarafında 8. s." (Türkiye'de Beş Yıl. (Filistin-Sina Cephesi. s.Belen.385 İngiliz altınıdır. 8. Şeria nehrinin batı kıyısı ile doğusunda ise Cemal (Mersinli) Paşanın 4.000 tüfek.368. deniz kıyısından yarmaktır.Ordu ile 8. 2 tümenli öteki İngiliz Kolordusu ise.lik yerden (8.Ordu cephesine taarruz edecek. Genel olarak. 552 top gücünde.Kolordu cephesi) yarmaya çalışacak. bu cepheyi Şeria nehrine y akın bir noktadan (20.Ordu cephesinde 5 kat. 20. 4. İngilizlerin deniz kıyısından taarruz edeceklerini bildirir. 35.Ordunun ön hatlarında bulunan ve kuvvetlerine oranla çok geniş bir cepheyi tutan tümenlerinin gerisinde. günde 43. Ortada.Kolordunun cephesi) cepheyi yarayacak.615) General Allenby'nin planı. 10 km. bu kesimde.lik bir boşluk bulunuyordu.000 kılıç. asıl taarruzdan bir gün önce.366. FilistinSina Cephesi.Ordu cephesinin sağında bulunan 22.000 motorlu araç. Ordusu. (Liman. 314.223 17 Eylülde.000 tüfek.Türk KolordusununKomutanı Albay Refet (Bele) Bey.Ordu emrindeki 1.vardı. Tümenler.307) Üç ordunun toplam mevcudu ise. s. s.000. s. 8. kroki 54) 4. s. s.000 muharip er ve sadece 20.307.000 deve.Belen. İngiliz cephesinin sağ yanını koruyacaktı. Yüzyılda Osmanlı Devleti. Türk cephesini. tamirhaneler.Belen. 6 tümenli İngiliz piyade kolordusu. 20.000'e yükselir.620 vd.Ordu yer alıyor. 20. yarma bölgesinde ise 14 kat üstünlük sağlamışlardır.100 tüfekli bir tümenden başka. 200 km.000 kişi.Ordunun sol açığında da. Geri bölgede çalışan işçi sayısı 135. 40. hastaneler vs. bunun üzerine. piyadede 3 misli. Filistin-Sina Cephesi. Cevat (Çobanlı) Paşa durumu hemen Liman Paşaya duyurur ve takviye ister.616) "7. 56. (F.Orduya sığınan Hindli bir çavuş. Filistin ve Suriye'yi ele geçirmek için çok büyük hazırlık yapmışlardır. 67. otomobil kolları.320) İngilizler ise. tüm kadro 400. İkmal noktaları ve birliklerde 6.' (F. depolar. 100. 622. Cepheye kadar günde altı yüz bin galon arıtılmış su akıtan boru hattı ile demiryolu döşenir. s.Kemal Paşanın komutasındaki 7. saldırıya geçmek için İngilizlerden emir bekleyen Faysal komutasındaki Arap birlikleri bulunuyor. uçak alanları. ayrılmadan olayların içinde kalacak ve ordusunun dağıldığını görecektir. 11. Liman Paşa bu istek ve öneriyi kabul etmez. açılan gediklerden Türk cephesinin gerisine sarkacaktır. Bütün cephedeki uçaksavar topunun sayısı.Ordu cephesine taarruz.615.Ordu222 var.000 at toplanır.Yüzyılda Osmanlı Devleti. 18 Eylül Çarşamba de bi an _8 . 623. mevzilerini geride bulunan bataklık bölgeye çekip cephesinin daraltılmasını önerir. onun gerisinde toplanacak olan 4 tümenli süvari kolordusu. Filistin -Sina Cephesi. 8. Bu kadronun yalnız yiyecek gideri. Sağ kanadı denize dayalı olan 22. bir tümen ve bir tugaydan kurulu Chaytor Grubu ise. ortalama 1. M. s. Burada menzil birlikleri.

"Yarım saatte bir değişen İngiliz uçak filolarının attıkları bombalar." (FilistinSina Cephesi. birçok kez karşı taarruza kalkarak düşmanı durdurur. Düşman cepheyi yarmayı başaramaz. s. saat 17.Kolordu (2 tümenli) bulunuyor.Kemal. 19 Eylül 1918 Perşembe günü. (Filistin-Sina Cephesi. 8.632. (Türkiye'de 5 Yıl.. 19/20 Eylül gecesi. Ordular Grubunun sağ yanı." (Liman von Sanders. tehlikeyi o kadar y akın görmediği için erteler. iki zayıf tümen tarafı ndan tutulan birinci hat mevzileri. s. s.Ordunun sağ kanat birlikleri.vd.224 Bundan sonraki harekât için düşüncemse. 316) 07. Ordular Grubu Komutanlığına.günü başlar. araçlar Tul-u Kerem'e (kuzey doğuya) çekilirler. 8. topçular.Kolordunun özellikle sol kanadına yüklenir.631) Bunun üzerine.Orduların arkasından geçerek. Tümen.633)225 Liman Paşa. (FilistinSina Cephesi.632) Liman Paşa. ve 7. ve 7.30'da İngiliz Süvari Kolordusu. k arargâh dağılacaktır. sol kanadını da (16. Tul-u Kerem yönüne sevk eder. s. Aynı zamanda.320) Liman Paşa.Ordu cephesinde. 20. oradan buradan tasarruf ettiği birlikleri. 8. s.319) Bu arada bir İngiliz süvari tümeni. Şeria nehrine yakın kesimde de Ali Fuat (Cebesoy) Paşa komutasındaki 20.Ordu Komutanı.629) 20. "Eğer geride biraz ihtiyat kuvvet bulunsaydı. Şeria nehri üzerindeki Bisan geçidini tutması tehlikesi belirmiştir. İkinci hat me vzileri de yer yer çöker ve cephe yarılır.314. s. 05. sağda Albay İsmet (İnönü) komutasındaki 3.30'da Ordular Grup Karargâhının bulunduğu Nasıra'yı basacak. İngilizlerin durdurulması mümkün olabilirdi" diyor. (F. Asıl süvari kitlesi ise kuzeye ve doğuya doğru ilerler.635) Fakat 20 Eylül sabahı. Ordular Grup Komutanlığından. İleri hatta bulunan 163. komşu Ordu Komutanlıklarına ve Yıldırım Ordular Grubuna bildirir.Alay. (Liman von Sanders. (Filistin -Sina Cephesi. bir kısım maiyeti ile de bi an _8 . Oysa 8.Kolordu cephesinde. Türkiye'de 5 Yıl. gaz mermileri kullandığını bildirir. 7. her türlü düşman hareketine açılır. s. s.368) "Bu kararını. kroki 55) Tul-u Kerem kısa zamanda mahşer yerine döner.30'da. Refet Bele'nin komuta ettiği 22.Yüzyılda Osmanlı Devleti. düşman topçusunun.Belen. ve 19. (Filistin-Sina Cephesi. sağ kanadı açıkta kalacak olan ortadaki 7. fakat Bisan geçidinin güvence altına alınmasını. s. Düşman gece.Kolordu (2 tümenli). s. önceden hazırlanmış olan ikinci hatta çekilmeye karar verir. s.45'te. tutulacak olan bu hattın kesin olarak savunulmasından ibarettir. açılan kıyı yolundan kuzeye doğru hızla ilerlemeye başlar. saat 03. Gün topçu ateşi ile geçer.319) 8.Tümenler ile Alman Asya Kolu) geceleyin geriye çekeceğini bildirir. (Türkiye'de 5 Yıl. 20. Liman Paşa. piyadeler. solda." (Filistin-Sina Cephesi. sonraki harekât için direktif ister. özet olarak şu direktifi verir: "Ordu için gösterilen gerideki savunma hattıyla aynı fikirdeyim. çok yoğun topçu ateşiyle yıkılır. s.630. deniz kıyısından ilerleyen İngiliz Süvari Kolordusunun bir kolu. kroki 55) İngilizlerin asıl ve kesin sonuçlu taarruzu. Türkiye'de 5 Yıl.Ordu cephesinde başlayacaktır.Ordunun.Ordu Komutanı M. (Filistin-Sina Cephesi. Tul-u Kerem'e girer. yolları insan ve hayvan ölüleri ve nakil vasıtası parçalarıyla doldurur.Kolordunun sol kanadındaki 26. Asıl kitlenin. daha geniş bir çekiliş durumunda kullanabileceği tek güvenli geçit budur.

en kısa yoldan Şeria'nın doğusuna geçilmesi gerektiği düşüncesinde.Kolordu karargâhına uğrayıp bu kararı bildirmeyi de ihmal etmez. 4. henüz savaş yeteneğini yitirmemiş bazı birliklerinin bulunduğunu öğrenince. ve 20. s. 3.Kemal Paşa. Bisan'ın tutulduğu anlaşıldığından.Ordu o gece çekilip yerleştiği yeni mevzilerde.226 Bu sırada İngiliz Süvari Kolordusu durmadan doğuya doğru ilerlemektedir.645 vd. tutsak olmaktan güçlükle kurtulurlar.Ordu Komutanı Cevat Paşa.Kolordu karargâh mensupları. görüş birliğine varırlar.45te. Kurmay Başkanı ile birkaç subay ve 20. Cemal Paşa birliklerini kuzeye çekmeye hazırlandığını bildirir. s. (Filistin-Sina Cephesi. çekilişi çok ağırlaştırır. cephesine yönelmiş düşman taarruzuna direnmeye çalışmaktadır. 654) Kalabalık filolar halindeki düşman uçakları. çekilmenin güvenliği için alınacak önlemleri bildirir.641) 7.Ordu karargâhı düşman süvarisinin taarruzuna uğrar.Ordunun iki kolordusu savaşarak yeni hatta çekilmektedir. komşu birliklerle bağlantıyı koruyarak.30'da Taberiye'ye ulaşır. daha gerideki bir hatta çekilmelerini emreder.Ordu Komutanı Cemal (Mersinli) Paşa ile bağlantı kurabilir.649. (Filistin-Sina Cephesi.Ordu Komutanlığına saat 13. Durum birlikte değerlendirilir.) Bu sırada 7. Ordunun Nablus'u boşaltarak Beyt-i Hasan'a gideceği. 7.647) İngiliz uçakları. Bisan'ın güneyinde.Ordu karargâhına gelirler. (Filistin-Sina Cephesi. Şeria nehrinin doğusuna geçmek ve geçitleri tutmak için taarruzunu şiddetlendirir. 3. s. Bir kolu akşama doğru. Şeria nehrine doğru vadilerde ilerleyen düzensiz birliklerini yakalar ve üst üste saldırarak ağır kayıp verdirir. 15. 8. (Filistin-Sina Cephesi.Kolordu birliklerini de sürekli hırpalamaya başlamışlardır.30'da ulaşacaktır. 7.Ordu karşısında bulunan Chaytor Müfrezesi. s.00'de yürüyüşe geçer.227 Yolların tıkanmış olması. M. düşman taarruzu şiddetle devam ettiği için elinde kalan son birlikleri. emir subayları ve Kurmay Başkanıyla Beyt-i Hasan'a hareket eder.636) 8. Cevat Paşa.Kemal. Giderken. Bu bilgi. Karargâhın geri kalanı da saat 18. Öbür kolu ise 8.Nasıra'dan ayrılır.657) de bi an _8 .Orduların belli başlı bütün çekiliş yolları kapanmıştır. (Filistin-Sina Cephesi. Bisan kesimine ulaşır. s. iki kolordusuna. Nablus çıkışında. s. Emir Faysal komutasındaki Arap birliği de demiryollarını ve haberleşme hatlarını sabote ederek İngilizlere yardım etmektedir.Ordunun yeni durumuna uymak için 13. 21 Eylül günü öğle üzeri. ve 7. bunların başına gitmeye karar verir. (Filistin-Sina Cephesi. Akşam üzeri M. Cevat Paşa ve Refet Bey. Komutanlar. taşınamayacak malzemenin tahribini. 659)228 8.Ordu Komutanı. (Fili stin-Sina Cephesi. önceden haber verdiği hattın da gerisine çekmeye k arar verir. Ancak 4.Ordunun elde kalan birlikleri de dağınık bir biçimde Tul-u Kerem'den Nablus'a çekilmektedir. Nablus'daki askeri ve sivil makamlara duyurulur.Ordunun. s.641. (Filistin-Sina Cephesi. 8. 637) 8. (Filistin-Sina Cephesi. 642) 8. devrilen araçlar yolları tıkar. Bisan geçidi ile kuzeyindeki köprüyü denetimi altına alır. 8. s.Ordunun kuzeye çekilme yolunu (C enin) keser.

673. geçitleri tutan düşman süvarisini yarmak ve zorla nehri aşmak için harekete geçilmesini emreder. Kolordu ve tümen karargâhları ile zayıflamış birlikler. Dera kesiminde de bi an _8 . Ama Bisan'dan doğu kıyısına geçmiş bir düşman süvari birliği ya klaşarak. Ayrıca bir süvari birliği de bu tümene saldırır. (Filistin-Sina Cephesi.Ordunun birlikleri ile İngilizlere ve Araplara tutsak vere vere geriye çekilen.Kolordu.açtır. yeniden 7.229 Geçiş gün doğmadan sona erer. Düşman topçusu da. Geçişin korunması için gerekli düzen alınır. 3. Cephane çok az kalmış.672) 4. doğusunda ve batısında düşman hareketlerinin çoğaldığı nehrin uzak bir noktasından (İrbit üzerinden) geçerek kuzeye çekilmeye karar verir. Bazı komutanlar muharebeye son verilmesini isterler.Ordu karargâhına katılmıştır.Ordu karargâhına gelir. 3. kroki 57) Bu sırada 3. 22 Eylül gün ağarmadan nehir kıyısına ulaşılacaktır.Keşifler. Disiplini sağlamak için sert önlemler alınır. Asker bitkin ve. s.Ordunun kalan birlikleri ve kurtulabilen geri birimler. s. nehri geçecek birlikleri korumak üzere artçı bırakılarak. 23 Eylül günü.Kolordudan ise haber yoktur. kuzeyden ve güneyden kuşatılmak üzeredir. s. güneydeki tümenin geçit yerini ateş altına alır.667) Biraz güneyde bulunan 20. Düşman süvarilerinin. Bugün bazı küçük birlikleri ile doğu kıyısına geçmiş olan 8. gecikmiş 4.Ordunun Şeria batısında bulunan 24. s. s. soyunmuş erlerin tuttukları iplerle işaretlenir ve hayvanların ya da erlerin sırtında karşıya geçilir. Bisan güneyindeki kesimden. kolordu ile nehir arasına sokuldukları görülmektedir.Kolordu birlikleri de sahra toplarını tahrip ederek. (Filistin-Sina Cephesi.231. kaçak toplama ve alım işleri dolayısıyla çevreyi iyi tanıdığını açıklayınca. Bir yerleşim merkezine ulaşmak için Aclun dağlarını aşmak üzere dinlenmeden yola çıkarlar. M. su ve yiyecek bitmiştir. Albay İsmet teslim olmanın askeri namusla bağdaşmayacağını söyleyerek reddeder. 22/23 Eylül akşamı yola çıkılır. Kuzeydeki tümenin öncüsü düşmanla çatışmaya girer. teslim tutanağı hazırlandığını öğrenince. 4. Gerisinde harekete elverişsiz bir arazi bulunan bu kolordu.657) 21/22 Eylül gece yarısı. (F ilistinSina Cephesi. Geçiş. (Filistin-Sina Cephesi. 50-60 metre genişliğindeki nehrin geçilebilir yeri.Ordunun güney kanadında bulunan bazı birlikler ve perakendeler de 7. zikzaklı bir yol izlemekt edir. zorlukla nehri geçer.675)230 24 Eylül sabahı savaşarak geçitlere yanaşırlar. artçı olarak bırakılmış Süvari Tümenini geri atacak ve doğu kıyısına geçebilmiş olan bu askerlerin bir bölümünü yok edecektir. Albay İsmet.Kemal. (Filistin-Sina Cephesi. "Böyle bir tutanağı getiren kişiyi öldüreceğini" söyleyerek yılgınlığı bastırır. Şeria nehrini geçmenin mümkün olmadığını göstermektedir. s.Tümeninin süv ari bölüğü komutanı. Dağlık. onun bilgisinden yararlanmaya karar verilir. top ve makineli tüfek ateşi altında ve savaşa savaşa gerçekleştirilir.676) 7. Şeria'ya yaklaşmaya çalışmaktadır. doğu kıyısına çıkmayı başarırlar.Ordu Komutanı Cevat Paşa.Süvari Tümeni. nehir kıyısına ulaşmak için yürüyüşe geçilir. Geçit. İki tümen geçitlere doğru ilerler. yolsuz ve uçurumlu bir bölgeden geçilecektir. (Filistin-Sina Cephesi.

Kurtuluş Savaşı içindeki M. mesela Harbiye Nazırlığına gelebilmekti. İngilizler ile M. M. 'malumdur' deyip geçiyor..Kemal'in bir mevki elde etmek için İngilizlerle ilişki kurduğu iddiasına değinmek istiyorum: Yazar bu konuda hiçbir belge ve tanık göstermiyor.biraraya gelirler.690. hilafet ve buna benzer meselelerin söz konusu olduğu söylenemez. devlet kademelerinde bir yere. Enver'in sağladığı Alman desteğine benzer bir destek sağlayarak. Savaşın hesapsız idare edilmesine de karşı çıkmıştır..142 vd. M. Bu paralellik Filistin/Suriye Cephesinde de devam ediyor. neden İngiliz taraftarı olmayı gerektirsin? Mısıroğlu'nun yazılarından. İngiliz aleyhtarı olduğu anlaşılıyor. onunla Türkiye'nin gelecekteki kimliği üzerinde anlaşmanın gereğini ortaya çıkarmıştır. ayrıca Lozan. Ancak olayların gelişmesi. İngiliz süvari kolordunun takibi. s. Bu ağırlıkta bir iddia.Kemal gizlice anlaşıyorlar.Kemal'i Anadolu'ya gönderebilmek gibi önemli bir rol sahibi kılınca.Kemal Sofya'dayken. Arap birliklerinin ve yağmacı aşiretlerin saldırıları altında. değişik kitaplarından derleyerek biraraya getirmeye çalıştım. (F. 20.Kemal-İngiliz ilişkileri. s.232 Vahidettin de savaşa karşıydı. davul zurna eşliğinde açıklar. binnetice (sonuç olarak) İngiliz taraftarı mevkiine sürüklendiği malumdur (!).682) Liman Paşa. dayanaksız. Üçüncü ve Dördüncü Bölümlerde ele alınacak. Sofya'da. c.Kemal Genelkurmayın Almanlara teslim edilmesine ve savaşa girilmesine gerçekten karşıydı. bilinen (!!!) bir husustur. Türkiye'nin gelecekteki kimliği ve hilafetin yarını üzerinde. birçok yerde yayımlandı. öyleyse onu da. b. sağır sultan bile duyardı.. s. 28 Eylül günlü yazılı emriyle M. □ Mısıroğlu'nun bu savaş hakkındaki şaşırtıcı iddialarını." (Hilafet.Kemal'in Anadolu'ya gitmesi söz konusu olunca.338) Savaşın ve Şam'a kadar çekilişin. kaçınılmaz bir şart mıdır? 3) Yazarın iddialarına göre: a. Haleb'in düştüğü 25/26 Ekim 1918 gününe kadar sürecektir. 1.Belen. onun ve Almanların aleyhtarı. Fakat bu safhalarda M.. Elinde belge olsa. s. 107) 1) M. s.Kemal-İngiliz anlaşmasına sonra yeniden değinmek üzere Mısıroğlu'nu okumaya devam edelim: de bi an _8 . M. kanıtsız ileri sürülür mü? Vahdettincilere özgü bir yöntem bu. M. M.Bu konudaki yazı ve açıklamaları. olsa olsa.Kemal Paşanın. Şimdilik.Kemal ile İngilizler arasında. Filistin Cephesinde de devam ettiği. belgelere dayalı gerçek hikâyesi bu. doğrularıyla birlikte topluca aktarıy orum: "M.233 2) Enver'in ve savaşın karşısında olmak.Yüzyılda Osmanlı Devleti. böyle temelsiz. IRA ve Sinn Fein taraftarı olarak mı kabul edeceğiz? Karşıt gücün yanı nda yer almak.370. (Filistin-Sina Cephesi. Rayak'ta kuvvet toplamaktadır. Filistin-Sina Cephesi. Çekiliş. Amaç.C. Hilafetin amansız düşmanı olan İngilizlerle bu paralelliğin. sırf bir mevki elde etmek için İngilizlerle ilişki kuruyor. Türkiye'de 5 Yıl. s.Kemal Paşayı Rayak'a çağırır ve Rayak Cephesi Komutanlığına atar.

karargâhından kalpağını bile alamadan kaçıp kendini Şam'a zor. M. bi an _8 . "ordumun sağ kanadındaki ordu esir oldu" diyor. Abdülaziz Hanci'den mi kaynaklanıyor.Kemal'in söylediklerinin aslı şu: "Gece muharebe ile geçti. Abdülaziz Hanci adlı Mısırlı bir yazarın. aslından değil de. sonra kitap olarak da çıkmıştır. Ordulara haber vermeden. ani bir şekilde ricat etmesiyle ortaya çıkmıştır. Ama M. ayıp ettiği açıktır. Buradan düşman süvarisi geçti.Kemal Paşanın ayrıntılı açıklamak istemediği olayların içyüzü şudur" deyip yazısına devam ediyor. 7.Kemal‘in bu savaşla ilgili anı ve açıklamalarını...234 bu cephede o kadar ani bir çöküş oldu ve bu hal. Liman von Sanders'in karargâhına kadar ulaştı.Ordu Kumandanı olarak Nablus'a gitti. Liman von Sanders'ti. o derece süratli bir bozguna yol açtı ki kilometrelerce geride bulunan Ordu K umandanları bile canlarını güçlükle kurtarabildiler.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşa.Kolordu Kumandanı İsmet (İnönü) Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kalmıştı.Ordu kumandanı Cevat (Mersinli) Paşa. çöllerden aşarak. M. Onun cepheye gelmesinden sadece birkaç gün sonra İngilizler yeniden taarruza geçtiler. Önce bi rkaç hususu açıklamak gerekiyor: 1) M. İkisinin arasında. Kendisi diyor ki: 'Bu gece şiddetli bir muharebe ile geçti ve ordumun sol cenahı (kanadı) bozuldu ve esir düştü. ve 8. ordumu Şam'a kadar getirebildim.174) Mısıroğlu. Liman von Sanders'in karargâhını bastı. kestirmek zor.C. Ordumla sahralar ve nehirler geçerek.. sağ ve solundaki 4.' " (Lozan. 7. Burada çekilen zorlukların açıklaması uzun sürer. 8. 7. yalanla gerçek arasındaki kadar büyük fark var! Bu fark. "M.□ Mısıroğlu devam ediyor: "Filistin Cephesi'nde üç ordumuz vardı.Kemal Paşanın. Cephe genel karargâhı Nasıra'da bulunuyordu. Şam'a ricate mecbur oldum.Ordu Kumandanı ise M.Ordulardan kurulu olup Yıldırım Orduları adını alan bu kuvvetlerin Cephe Kumandanı. 2) M. s.65) (3) "Ordumun sol kanadı bozuldu ve esir düştü" demiyor. 31 Ağustos 1918'de (Mısıroğlu da hiçbir savaşın başlama tarihini bilmiyor !).." (Atatürk'ün Hatıraları.. 1. anıların Arapçasını yeniden Türkçeye çevirip kullanıyor.Kemal Paşa idi. 8. 4.Kemal‘in anılarına dayanarak yazdığı Arapça ‘Müzekkerat-ı Kemal Paşa‘ adlı kitaptan çevirerek aktarıyor.Ordu Kumandanı M. devletimizi Mondros Mütarekenamesini imzalamaya mecbur bırakan bu hezimet esnasında. Ama ikisinden birinin.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşa. Hakimiyet-i Milliye ve Milliyet gazetelerinde yayımlanmış. (!)" "Bu hezimet. ve 8. s. 4. 1. (!) Bu de □ "M. s.Kemal Paşa.Kemal‘in anlattıkları ile Mısıroğlu‘nun Abdülaziz Hanci‘den aktardıkları arasında büyük fark var. 1926‘da. (Lozan. Benim ordumun sağ kanadındaki ordu esir oldu ve boş kalan bu cepheden geçen düşman süvarileri. 7.174) Yani Türkçesi ve aslı varken. Mısıroğlu.C. nehirlerden geçerek. Hakikat anlaşılmıştı fakat neye yarar? Anlatılması uzun sürecek güçlükler içinde. Gerçekten. yoksa Mısıroğlu mu böyle çevirmiş.Kemal‘in bu savaşla ilgili anıları. devamını sonra aktaracağım.atmış ve burada 3.

" (Hil afet.. 730.suretle merkezi durumdaki 7. Rabat Fas'ta bir şehir !) gelen M. s.Kemal Paşa. bütün kıtaat ve cephelerde kumandanlık kalmamıştı. Hilafet." (Lozan. 'Umum Cenup Orduları K umandanı sıfatıyla (?) M.. Rayak civarındaki kuvvetler ise Ali Fuat Paşanın emrinde ve bu kuvvetlerin hepsi şimale doğru hareket etsinler.000 ölçekli Andrees atlasında bile bulamadım. 1. Doğrular: 1) Baş kısımdaki uydurmaların doğrusunu daha önce belirtmiştim.176 vd.Kemal Paşa. yorumladığımız gibi olduğunu M. karargâhını 200 km. s.' 236 Gazetecilere (M. Cephe kumandanı tayin edildi.R. daha önce.) Mısıroğlu'na göre Suriye savaşı böyle olmuşmuş. s. Çünkü Yıldırım Ordular karargâhı. Yedinci Ordunun isminden ve bazı döküntül erinden başka bir şey kalmamıştı. Türkiye'de 5 Yıl. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı Halep'ten Fatıma'ya (?) naklolundu ve Yıldırım Ordular Kumandanlığına. Kalan kuvvetlerin kumandasını Cemal Paşa'ya terk ederek235 trene atlayıp Rabat'a (Doğrusu Rayak'tır." 238 "Gerçekten altı yüz kilometrelik (?) mesafeyi.açıldığı bir sırada.Kemal. atlarken de Halep Kumandanına emir vermiş: 'Halep ve civarındaki kuvvetleri şimale çekin.720.Ordu karargâhı. 30 Ekimde ise Raco'ya alınır. Binaenaleyh mecnunane bir emir verdim.Kemal Paşa. yer adları indeksi de bulunan.146} "Diğer kumandanlar gibi M.Ordu karargâhıdır. sağ ve soldaki Yedinci ('Sekizinci' demek istiyor ama zihni yine dağınık herhalde) ve Dördüncü Orduları arkadan kuşatarak (!) yetmiş beş bin esir ve üç yüz yetmiş beş adet top ele geçirmişlerdir.Kemal'in emri üzerine Halep'ten çekilen.Ordunun ani ve habersiz ricati ile (!) cephede açılan boşluktan saldıran İngilizler.Kemal Paşa da sekiz kişilik maiyeti ile resmi e lbiselerini bile giyemeden (!). bu olayı gazetecilere şöyle anlatmıştır: 'O gece şunu anladım ki. yanında (?) bulunan şoförüne işaretle yavaşlayan otom obiline atlamış.. 25/26 Ekim akşamı Halep'ten Katma'ya.Kemal Paşa da doğrulay arak. s.351) 7. fakat burada da duramamıştır. burada kendi ifadesine göre. 'ahalinin hücumuna uğramış ve sokak muharebeleri yapmış!'239 Kendisine ateş. Şam'a bıraktığımız kuvvetler İsmet Beyin. Bu döküntüleri Suriye'nin kuzeyinde. 7. kendisini Şam'a atmış (!).C.Atay ile Mahmut Soydan'ı kastediyor herhalde) bir askeri emir gibi not ettirilmiş bulunan bu sözlerin man ası açıktır: 'İstikamet kuzey.' demektedir. Halep'te topl amak ve orada yeni bir karar vermek lazım geliyordu.Kemal'in anılarını anlattığı F.' 240 "Bu emir üzerine. 'Umum Cenup Orduları Kumandanı' gibi bir unvanla 'cep- de bi an _8 . 1/ 400.145 vd. 734) Fatıma adındaki yeri. herkes başının çaresine baksın!'237 Filhakika bu emrin hakiki mahiyetinin. (3) M. orada harp edeceğiz!. (Filistin-Sina Cephesi.. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı değil. 2) M. yani ancak 25 günde (?) geçilebilecek bir yolu süratle aşıp Halep'e gelen M. Fakat bu unvan da onun Halep civarında yeni bir müdafaa hattı teşkil ederek düşmanı du rdurmasını temin edemedi. 1935 baskısı. s. s. daha geride bulunan Adana'ya çekti.728. 'Bu hareket amelî idi. 22 Ekimde Halep'ten ayrılarak 24 Ekim Perşembe günü Adana'ya gelmiş bulunuyordu. (Filistin-Sina Cephesi.

242 Filistin-Sina Cephesi." diye yazıyor. daha geride bul unan Adana'ya çekti' diyor ki bu da tamamen uydurmadır. bir saat süren çarpışmalardan sonra bu taarruzu kırdı. akşama doğru şehri (Haleb'i) boşalttı. karargâhını 200 km. karargâhını Adana'ya çektiği ifadesi de yanlıştır. M.s. 7. 4) 'Fakat bu unvan da onun.95. 1. doğruları öğrenmeye vakit ayıramadığı anlaşılıyor. şehrin batısından kuzeye çekildiler.Kemal'in. s.31. zırhlı otomobiller ve piyadelerin de katıldığı bir taarruz yaptı.. Bu sebeple de senaryoyu.Tümen.45'te düşmanın dört süvari alayı.Sabri Efendi'nin yazısı ve M.352. düşmanı Halep kuzeyinde durdurmuştur. 7. "M. aynen alıp yayımlamış.□ A.Sabri Efendiye göre Kurtuluş Savaşı.45-47) bi an he kumandanı' tayin edilmemiştir. Üçüncü ve Dördüncü Bölümde ele alınacak.)243 K." (Türkiye'de 5 Yıl. s.İzzet Paşanın emri ile 30 Ekim günü.. Buna bir 'evveliyat' uydurmak gerek.Mısıroğlu. (CG Yol. Ama bu gizli ilişkiyi. s. her zamanki gibi hiç d enetlemeden. belge? Yok ama ne de □ Vehbi Vakkasoğlu. (Türkiye'de 5 Yıl.730) Ayrıntılar üzerinde.Kemal Paşanın kurduğu savunma hattı. 20.Mücahitler.7 ve 8. bu konuda ne yazıyor: "M.Kemal-İngiliz ilişkisinin son perdesi. Eski Şeyhülislam. Ali Fuat Paşanın k omutası altında bulunan ve Bedeviler tarafından yakından takip edilen 1.353. Sofya'dan başlatıyor. Yıldırım Ordular Grubu Komutanının Liman Paşa old uğu gerçeğini gözardı ederek. Peki. M.726-730) Tamam mı? M. inandırıcı olmayacak.Kemal Paşa.Ordu Komutanı M.Kolordu adını alan bu tümenler. (Son Bo zgun.C.Kemal görevi devralmak için oraya gitmiştir. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı çoktan Adana'daydı. M. Halep civarında yeni bir müdafaa hattı teşkil ederek düşmanı durdurmasını temin edemedi.Ordusu. Saat 10. Bundan sonraki günlerde M. daha ayrıntılı bilgi için Filistin-Sina Cephesi. 1. Haleb'in 8 km.) • Artık M. _8 . birçok taarruza uğradı ama hepsini geri püskürtmeyi başardı. Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığına tayin ol unur241 ve görevi.Dillipak da.Tümenler.Kemal ile İngilizler arasındaki şu gizli anlaşma masalına değinebiliriz.ordu) kesin olarak imha ve tasfiyesi ile sonuçlanmıştır. Bakalım Liman Paşa.Kemal Paşanın 7. yazarın gerçekleri sürekli olarak saptırıp çarpıttığını belirtmek için duruyorum.Kemal'in son Filistin görevi. s. Liman Paşadan Adana'da devr alır. (K. kendi komutasındaki üç ordunun (4. Sadrazam A.Kemal ile İngilizler arasındaki gizli anlaşmaya dayanan bir oyunmuş.0rdu Komutanıyken. İngiliz işbirlikçisi ve 150'liklerden M. 26 Ekim sabahı. yazım yanlışlarıyla birlikte. ve 11. Dilipak'ın yazmaktan ve konuşmaktan. kuzeyindeki Höyük Tepeleri'nde mevzilendiler. s. s. S.Mısıroğlu bu senaryoyu pek sevmiş. birdenbire Kurtuluş Savaşı'yla başlatmak. Mısıroğlu'nun yazdıklarını.

İngiliz'lerle anlaşmaktır. Bu hale göre iki ihtimal var: Ya bu olayı başka birinden duymuş (Bunu da açıklamıyor. Dedetif X-l'nin masalından yararlanarak. Ömer Lütfi Bey ya da Kazım Paşadan öğrenmiş olsa.1. Belgeler. Bu v aziyetten kurtulmak için tek çare. olduğundan başka türlü anlatmak gerek. s. anılar var ama önemli değil. iman ve namusu ile tanınmış bir zattır ve elyevm (şimdi) sağdır. araya da Entellijans Servis. İngilizlerle anlaşma teklifini şu surette nakletmiş ve bu neşriyat tekzip edilmemiş bulunmaktadır: 'Günün birinde M. Büyük Doğu dergisindeki yazılı hezeyanda yer alan şu ayrıntıyı da aktarıyor: "8 Eylül 1950 tarih ve 25 numaralı Büyük Doğu dergisi. 1) Ne zaman olmuş bu olay? Büyük Doğu yazarına göre. 'Enver'den şikâyet etmiş ve İngilizlerle anlaşmak gerektiğini' söylemiş. ―günün birinde‖!Yani tarihi belli değil. 2) Peki. o zaman hayatta bulunan Ömer Lütfi Bey adında bir zatın muh atap olduğu. Yıldırım Orduları Levazım Reisi Merzifon-lu Miralay (Albay) Ömer Lütfi Bey (İstiklal Harbi sırasında Nafıa Vekili) ile Ordular Grubu Erkan-ı Harp Reisi (Kurmay Başkanı) Diyarbekirli Kazım Paşayı nezdine (yanına) çağırıyor ve diyor ki: 'Enver Paşanın idaresi. bu tür hezeyanlara değil.' Sonra? Şiddetle reddettikleri bu ihanet teklifini Harbiye Nazırlığına.. Büyük Doğu dergisinin tarih polisi Dedektif X-1. tarihten sıkılmadan. bilgiyi kimden almış? Bu da belli değil.175) Şu palavranın üzerinde biraz duralım. Başka hiçbir çıkar yol kalmamıştır!' Her iki asker de bu teklifi şiddetle reddediyor ve böyle bir hareketin korkunç bir şey olacağını söylüyorlar ve yerlerine gidiyorlar. Ama bu yetmeyeceği için savaşı da. harp tarihleri. de bi an _8 .Kemal Paşa. bu inanılmaz hadis eyi naklederken. senaryosuna bir de Suriye Cephesini ekliyor. her iki asker de bu teklifi şiddetle reddetmiş ve böyle bir hareketin korkunç bir şey olacağını sö ylemiş ve yerlerine gitmişlermiş. □ Mısıroğlu.Kemal. bu iki kişiyi Nablus'a çağırmış. nasıl olsa kimse araştı rmaz. Genelkurmaya. önüne ne koysan yer. Mısıroğlu. ciddi belgelere dayanılarak yazılır. Teklif neticesiz kalıyor. Albay Lawrens gibi bazı esrarlı sözcükler sokuşturuyor. doğruluğunun kanıtı olarak ileri sürüyor. gerçeklere aykırı bir biçimde anlatmaya koyuluyor. bilenler de. (İşbu Ömer Lütfi Bey. M. onun da çaresi var: Lafazanlıkla işi boğuntuya getirmek ve hakaret etmek!244 Ve savaşı. 3) İddiaya göre.)' " (Lozan. uydurmuş. Her yazı yalanlanır mı? Hele böyle bir saçmalamayı kim ciddiye alıp da yalanlar? Tarih.önemi var. Bir kurcalayan çıkarsa. orduyu ve vatanı her yerde felakete sürüklüyor. bu uyduruk yazının 'yalanlanmamış olmasını'. ya bu tür iddiaları zırva buldukları için susarlar ya da bir tartışmaya bulaşmamak için karışmazlar. bunu elbette altını çizerek belirtirdi. okuyucu nasıl olsa kurcalamaz. araştırmalar. çünkü böyle yalanı her babayiğit söyleyemez) ya da ve açıkçası.C.

Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi'nin 19. niye gereksiz yere bunlara açılmış? Ve bir Ordu Komutanı. TBMM'ne Amasya milletvekili olarak katılacak ve Bayındırlık Bakanı olacaktır. ani bir şekilde ricat ettiği".Kemal Paşanın da kaçarak.246 Bütün bu komutanlara rağmen böylesi bir ihanet gerçekleştirilebilir mi? Ordusunu kimseye haber vermeden geri çekmesi yeterli idiyse. 3.Kolordu Komutanı olarak görev alacaktır. anlatmayacak. M. ne karar yetkileri.1921)248 Kazım Paşa (İnanç) da. cepheye yayılmış iki kolordusunu (4 tümenini).Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşanın. bu kuşku uyandırıcı. 'komşu birliklerden gizli olarak geri çekilmeleri' için emir verdiğini varsay alım. gümbürtüsü olmayacak. kıy amet kopmayacak.Savunma Bakanlığı Müsteşarı. Ordular Grubu Komutanı. bir buçuk yıl sonra da. Sonra? Kolordu Komutanları. M. C. Sakarya Savaşı sırasında Başkomutanlık Bürosu Başkanı. hiç kimse konuşmayacak. bunlar da so nradan İngiliz ajanı mı oldular acaba? Ömer Lütfi (Yasan) Beyin. (27.Kemal'in liderliğini ve komutanlığını kabul ettiklerine göre.Liman Paşaya. yazmayacak. iki ordu komutanı.1920 -14. dört tümen ve bütün bağlı birlikler. karargâh arkadaşlarına bildirmişler mi? Hayır! Hele 'iman ve namusu ile tanınmış' Ömer Lütfi Bey acaba neden susmuş? Böyle bir ihanet teklif ini saklamak da ihanete ortak olmak değil midir?245 M.958 10.Kemal'i yücelten anıları. sağ ve solundaki 4. sebepsiz ve gereksiz yere. trene atlayıp Rayak'a geldiği. tek başına karar vererek. sebepsiz emri. Büyük Taarruz'da da 6. "Diğer kumandanlar gibi M. tümenlere. kendisini Şam'a attığı. • Mısıroğlu'nun iddialarını topluca hatırlayalım: "7. ve 8.Kolordu Kumandanı İsmet Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kaldı- de bi an _8 . kendini Şam'a zor attığı ve burada 3.Kolorduya bağlı 1.Kemal Paşanın. bu tümenlerden birinin." "8. sekiz kolordu ve on dört tümen komutanı daha bulunuyor. Kolordu Komutanlarına.11.Ordu Kumandanı M.12.961'inci sayfalarında yayımlanmıştır! Mısıroğlu'na duyurulur. "Ortadaki 7. M. bu yüzden Türk ordusu bozguna uğrayacak ama bu olayın hiçbir yankısı. burada da duramayıp kalan kuvvetlerin kumandasını Cemal Paşaya terk ederek. tümen komutanları da alay komutanlarına yollayacak. sessizce toparlanıp geri çekilecek.Kemal neden bu etkisiz iki kişiye açılıyor? Ne kuvvetleri var. iki yanındaki ordulara haber vermeden.Ordunun ani ve habersiz ricati ile cephede açılan boşluktan İngilizlerin saldırdığı". sekiz kişilik maiyeti ile resmi elbiselerini bile giyemeden.Ordulara haber vermeden.Tümen Komutanı olan Alman Yarbay Guhr bile ağzını açmayacak!247 Böyle bir şey olabilir mi? Osmanlı ordusu toptan hain mi? 4) Oysa. O geniş cephede. 'iman ve namusu ile tanınmış' Merzifonlu Ömer Lütfi (Yasan) Bey. 1920'de Anadolu'ya geçecek. ani olarak nasıl geri çekebilir ? Bu kararının gerekçesini Kolordu Komutanlarına nasıl açıklar? Böyle bir şey olamaz ya. gereksiz. cildinin 10.Kutay'ın yayımladığı.

Bu sözler. bilgisizce ve maksatlı iddialar!250 D Vehbi Vakkasoğlu da şöyle yazıyor: "M. gelen haberlere göre M. düzmece. baştan sona yalan.ğı. yanlış." (Mareşal Çakmak'ın Hatıraları. Alman Kurmayı ve M. 'Paşam. ne de Cevat Paşa Şam'da İsmet Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kalmıştır." (aynı yer. Enver Paşanın bu kararının gerekçesini (!) belirten iki cümle daha var ki Vakkasoğlu onları vermiyor: "Enver Paşa memleketin batmak ve kendisinin gitmek üzere olduğunu biliyordu. hiç olmazsa bir Türk paşasını harcamaya karar vermiş bulunuyordu.sütun) Doğrular: 1) Liman Paşanın Kurmay Başkanı. Alman generali ile birlikte çekilmek zorunda kalmış. savaşı izlerken gördük.Kemal Paşa.. Eylülün ilk haftasında değil. ne İngilizler o boşluktan yararlanarak ilerlemiş. İngilizler büyük bîr taarruza geçmişler ve bir hamlede tekmil Filistin ve Suriye'yi ele geçirmişlerdi.C. Hürriyet gazetesi. aynı suçu işleyen bütün Alman general ve subaylarını da kurşuna dizdirmeniz gerekebilir. bir hamlede ele geçirmediklerini' bilmez mi? Bilmeyen o değil.. o cephede bulunan 7. zaman zaman şiddetlenmiş ve tehlikeli safhalar arz etmiştir. 1.Kemal Paşa. Biraz düşündükten sonra bir şey demeden odadan çıktı. Adalet bunu icap ettirir." Ne M. onun adına 'hatırat' uyduran kişiler! Fevzi Çakmak'ı (!) dinlemeye devam edelim: "General Liman von Sanders. de bi an _8 . İngilizlerin tekmil Filistin'i. Mareşal Fevzi Çakmak hatıratında bu olayı şöyle anlatıyor. 'M. daha 1917'de ele geçirmişlerdi ve Fevzi Paşa o tarihte. Anı şöyleymiş: "Eylülün ilk haftasında Suriye'den çok fena haberler geldi. Ben bu acı haberi öğrendiğim anda Enver Paşa. bir top güllesi gibi bulunduğum odaya girdi.Kemal Paşa ord usunu bırakıp kaçmış.Kemal Paşalar (?) da geri çekilmek zorunda kalmışlardı. Eğer kendisini kurşuna dizdirmeye kararlı iseniz.' dedim. Kazım (İnanç) Paşadır. Ve gider ayak böyle delice bir son emir vermekten vaz geçti.252 Fevzi Paşa. üzerinde büyük bir tesir yaptı. Son Bozgun. Velhasıl gerçeklere aykırı.249 Birinin bile doğru olmadığını.bölüm.Ordunun komutanıydı. kaderini bağlamış bulunduğu Almanları memnun etmek üzere. İngilizler de. Hemen cesaretimi topladım. olmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığını. 11 Nisan 1975'ten aktarılarak. Bu tehlikeli safhalardan biri de Suriye bozgunundan hemen sonra cereyan etmiş ve neredeyse M. vs.Kemal Paşa resmi elbiselerini bile gi ymeden kaçmış. yanındaki ordulara haber vermeden çekilmiş. Odada daha bazı arkadaşlar da vardı. s.. 18/ 19 Eylülde başlamıştır. Giderayak. ne M." Artık hepimiz biliyoruz ki İngiliz taarruzu. Filistin'in çok büyük bir bölümünü. Beni görünce. Hemen kurşuna dizilmesi için emir verece-ğim!'253 dedi. 1.49) Fevzi Çakmak'ın sözde anılarında. 2."251 Ve Fevzi Çakmak'ın anısını (!) aktarıyor.Kemal Paşanın idamına sebep olacak hale gelmişti. Alman değil.Kemal Paşa ile Enver Paşa arasındaki zıddiyet.

Süleyman Külçe'nin. yanlışları ve abartilarıyla birlikte aktarıyor. Mütarekeye doğru □ K. Murat Sertoğlu'na verdiğim notlar bunlardır. kendi de gerçeğe aykırı bazı eklemeler yapmıştır. 10 Nisan 1975) Oysa bu tefrikada yer alan anıların büyük çoğunluğu. s. 2) Cephenin yarıldığı ve orduların çekildiği haberi İstanbul‘a ulaştığısırada. İşte bu zat..Sertoğlu bunları nasıl yutmuş. büyük ölüye ve tarihe karşı son ödevimi tamamlamış bulunduğuma inanıyorum. bu kitabı yazarken. Fevzi (Çakmak) Paşa. S. dergi ve kitaplarda yayımlanmış kısa anılar ile bilgilerden de yararlanmıştır ama derlediği yazılardaki bilgi yanlışlarını olduğu gibi bırakmış..256 7. cahilce ve Uydurma bir anı.Külçe'nin yalan-yanlış yazdıklarını. F. Filistin-Sina Cephesi.sayfa. (M. Filistin‘de yakalandığı amipli dizanteri hastalığından dolayı. Aktarmakla yetinmiyor.Uşak Emniyet Müdürüydü. bunların arasına. Ben de bunları not ederdim. gerçeklere ve sağduyuya aykırı türlü uyduruk polisiye sahneler de ekliyor.656) Enver Paşanın gerçekleri bilmediği. diyor ki: "Rahmetli amcam her zaman bin bir olay içinde geçmiş askerlik ve politika hayatı hakkında hatıralarını anlatırdı. Gençlik. s. Adnan Çakmak. Beykoz‘daki evinde yatıyordu." (Hürriyet. Peki bu anıları imal eden kim ya da kimler? Anlatan Fevzi Çakmak'ın yeğeni Adnan Çakmak..Çakmak'ı yüceltmemiş. ve 11.254 (S. İşte bütün bunları düşündüğüm içindir ki rahmetli amcam Mar eşal Fevzi Çakmak'ın bana anlattıklarını.88) Bir görevi ve Harbiye Nezaretinde bir odası yoktu ki ‗odasına dalan Enver Paşa‘ ile böyle bir konuşma yapmış olabilsin? 3) Olaylar.Mısıroğlu diyor ki: de bi an _8 . Fevzi Çakmak'ın ölümünden tam 25 yıl sonra. (Türkiye‘de 5 Yıl. onun ağzından dinlediğim gibi nakletmekle.255 S. düşünülemez.Kurmay Kurulunda da Türkler çoğunluktadır. yazık ki yalancı duruma düşürmüş ve küçültmüştür. bütünüyle ham. suçlanabilir ama 'Almanlarımemnun etmek üzere hiç olmazsa bir Türk paşasını harcamaya karar verdiğini'iddia etmek. o da ayrı sorun!) Bu uydurma anılar ve anılardaki bu cins yalanlar.. s. Fevzi Çakmak'tan dinlemiş ve not etmiş gibi.328. sözde anıların Kurtuluş Savaşı ile ilgili bölümlerini incelerken.Külçe. 1959'daki utanç verici Uşak olayları sırasında. .. yukardaki örnekte olduğu gibi. 1. bazı gazete. pek kaba ve haksız bir yakıştırmadır. daha somut olarak göreceğiz. 'Mareşal Fevzi Çakmak-Askeri ve Hususi Hayatı' adlı kitabından devşirilmiştir. Kıcacası. ilk günlerde kesintili de olsa. yazan da Murat Sertoğlu! □ Adnan Çakmak. Bunu.Külçe. sürekli İstanbul‘a bildirilmekteydi. 4) Enver Paşa birçok açıdan eleştirilebilir. bu büyük adamı hakkıyla tanıyamamaktadır.

Gayyası. İ.İzzet Paşaya çektiği ayrı bir telgrafla talip olacaktır.] Gerçekten. hükümeti ku rma görevini Tevfik Paşaya verir.73) M. Harbiye Nazırlığına. T. Bu telgrafında Talat Paşanın başkanlığındaki kabinenin düşürülerek. aynen M:Kemal‘in teklif ettiği gibi de kurulmuş değildir. 'Bahçe Telgrafı' diye meşhurdur. Halep'ten Padişaha bir telgraf çeker. Tevfik Paşa.Kemal. (Hükümet listesi.. V. Telgraf. s.211) "Saray.Kemal bu telgrafında. Rauf (Orbay). kendisinin ise Harbiye Nazırlığına getirilmesi. Hatıralar. Osmanlı Devletinin can de bi an _8 . ayrıca İsmet (İnönü).'Bahçe Telgrafı' diye meşhur olduğu. Fethi (Okyar).Göztepe." (Lozan 1.' Fethi Beyle Fevzi Paşa bu hükümete girmişti. s.Kemal.Danişmend. 'A.258 A.. A." (Son Bo zgun. Azmi Beyler ile Şeyhülislam Hayri Efendi ve kendisinin katılacağı bir hükümet kurulmasını zorunlu gördüğünü. Vahidettin. hükümeti kurmayı başaramadığını 10/11 Ekim gecesi Padişaha bildirir. Tevfik ve A.259 M.Kemal Paşa. s. 1. 3) Hükümet. 'Sadaretin A." (Hilafet. s.H. 4. bu kimselerden kurulacak bir hükümetin duruma egemen olabileceği kanısında olduğunu‘ yazmaktadır.M. yerine iş görebilir bir kabine teklif eder.İzzet Paşalarla görüşür ve görevi. bu kez A.C.C.İzzet Paşanın Sadrazamlığa. bu telgraftan sonra Talat Paşa hükümeti istifa etti ve A.İzzet Paşaya verilmesini.. İzzet Paşa Sadrazam. Talat Paşanın önerisini uygun bularak.179) "Bu telgraf. Mısıroğlu ürünüdür. İsmet Bey ve Fevzi Paşanın hükümete alınmasını yazmış değildir. Paşanın teklif ettiği kabinede." (Hilafet. İsmet ve Fevzi Paşalarla Fethi Bey (Okyar) gibi daha bazı kims elerin de dahil olacağı yeni bir kabinenin kurulması' ricasında bulundu.728) 1) Telgraf da. s.168)261 □ Vehbi Vakkasoğlu'da. Fevzi Paşa (Çakmak) ve Fethi (Okyar) da bulunacaktı. 1. (İ..29‘da var!) 4) Bu telgrafla kendisine açıkça Harbiye Nazırlığı verilmesini de istememiş. s.211) Doğrusu: Talat Paşa Sadrazamlıktan 8 Ekimde istifa edince.257 O gece Padişah Talat.C. Adana'nın Bahçe kasabasından Padişaha çektiği bir telgrafla..İnönü. Osm.Rasim Ferit (Talay) Beye yollanmıştır.C.İzzet Paşa kabinesi 14 Ekim 1918'de kurulur.Kemal'in Talat Paşa hükümetinin düşürülmesini teklif ettiğini.728. Adana'nın Bahçe kasabasından değil. M. T.260 2) M. s.İzzet Paşa başkanlığında yeni hükümet kuruldu.C. (Filistin -Sinâ Cephesi. kendisi Harbiye Nazırı olacak. (İslam Ansikloped isi. Kronolojisi.449) M. gerçeği başka türlü çarpıtıyor: "M. Halep'ten çekilmiştir. Talat Paşa hükümetinin de bu teklif üzerine istifa ettiğini yazmak. İsmail Canpulat.1. Başyaver Naci Bey aracılığıyla Padişaha iletilmek üzere Dr.Kemal ise bu tarihlerde Halep'tedir ve 25 Ekim akşamına kadar da orada kalacaktır. s."Kemal Paşa.İzzet Paşaya önerir. Tahsin (Uzer).M. yapılan teklifi aynen benimseyerek o kabineyi teşkil eylemiştir. sadece hükümette yer almak istediğini belirtmiştir. [. s.

İnal. Ne biçim Osmanlıcı bunlar? Osmanlı Devletinin son günlerini bile bilmiyorlar!262 Öteki yanlışları aşağıdaki paragrafta açıklanacak.1982-1985) 2) Mısıroğlu. birbi rlerini gayet iyi tanıyorlar.İzzet Paşanın. Yemen'deyken kurmayı (1910). maddesine dayanılarak gerçekleştirilmiştir.148) Şu M.73) Rauf Orbay'ın anılarından.M. (A.Kemal sorumluymuş! □ Mısıroğlu bir başka yerde de şöyle yazıyor: "Osmanlı devleti. "Bu yeni kabinenin benim telgrafımla alakadar (ilgili)olup olmadığı hakkında bir şey diyemem" diyor. de bi an _8 . Fethi ve Rauf Bey ile Fevzi Paşanın kabineye dahil edildiklerini ve İsmet Paşanın ise Harbiye Nezareti Müsteşarlığına tayin edildiğini görüyoruz. Harbiye Nazırlığını elinde tutmuştur. M.Kemal'e bu kadar olağanüstülük yüklemeyi beceremediler. s. cephenin yıkılmasını sağlıyor. Bu amaçla da diyor ki: □ "Mondros Mütarekenamesini imzalayan kabine.234) 4) Mısıroğlu.163) İsmet Bey.çekişme dönemini hiç bilmemek demektir.C. M.178) Yani işgallerden de M.İnönü.Kemal'in talimatıyla hareket eder bir robot durumuna düşürüyor. Son Sadrazamlar. Vakkasoğlu ve GRYT Asiklopedisi (2. bu yüzden mütareke anlaşmasını imzalamak zorunda kalacak olan hükümeti. Hatıralar.. 1. hükümete girecek kimselerin.Karabekir. doğrudan A.İzzet Paşanın hükümetinde yer aldığını yazıyorlar ki bu da yanlıştır.8.M. A. sonra da. İsmet Beyin Harbiye Müsteşarlığına atanmasını isteyecektir ama o tarihten bir yıl sonra.İzzet Paşa.C.İzzet Paşanın anılarında da Mısıroğlu‘nun iddiasını doğrulayacak hiçbir işaret bulunmuyor. (K.C. İ.Kemal'in üzerine yıkmak. s.Kemal.İzzet Paşanın sadarete getirildiğini. 1. s.Cebesoy. s. Yıldırım Orduları cephesindeki bu bozgunun doğurduğu yılgınlıkla Mondros Mütarekenamesini imzaya mecbur kaldı. Sultan Va hideddin üzerindeki tesir ve nüfuzunun devam etmekte olduğunu gösteren bir hadise olarak. 3 Ekim 1919‘da ve Ali Rıza Paşa hükümeti zamanında. Fevzi (Çakmak) Paşanın A. bir telgrafıyla kurduruveriyor! Hiç kimse de gık demiyor.İzzet Paşa tarafından Müsteşarlığa getirilmiştir. Niyeti.232).Hatıraları. kabinenin M. A. 2." (Hilafet.‖ (Hilafet.Ordu Komutanıykende (1916) Kurmay Başkanıdır.51 vd.)263 A. (Atatürk'ün Hatıraları.C.Tarihimiz.Kemal bile. s. s.F. □ Mısıroğlu devam ediyor: ―Sebep olduğu (!) müthiş hezimete rağmen M.Kemal'in tavsiyesi üzerine kurulan bu kabinedir! Aziz vatanımızın sonradan uğradığı işgaller de bu mütarekenamenin 7. İstiklal Harbimiz. bir bildiği mi var? Yoo..Kemal'in telgrafından daha önce kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bazı dalkavukları bile M.Kemal'in telgrafına uyularak kurulduğu konusunda neden bu kadar kesin konuşuyor ve Vahdettin'i M. (İ. bu telgraf üzerine A. İkisi de eski silah arkadaşı.264 3) Albay İsmet Bey ise. M. (Y. s.Kemal Paşanın. s." (Lozan.Kemal'in sınırsız kudretine bakınız! Önce. s. 1.K. M..149) 1) M. mütarekeanlaşmasının sorumluluğunu da M. s.

bir hesaba dayanmayan yanlışlıklar hoş görülebilir. kasıtlı bir iftira olduğunu anlar. belki de bundan daha fazla karşı koyabilirlerdi.290-309. Bu tarihte. Afet İnan'ın bu yazıyla bağlantılı bir yazısı daha var ki Y. s. Sultan Vahidettin de kendisini fahri yaverine seçmiştir. resmi adı Mekteb-i Fünun-u Harbiye-yi Şahane olan Harbiye'ye. bu konudaki görüşünü. Suriye Cephesinin çökmesi. biraz tarih bilgisi olan bir kimse. O devirlerin şartlarını bilen.605-610.268 Asıl tehlike buydu. silah altındaki Osmanlı Ordusunun mevcudu da. çarpıtmalara.Rıza Nur Dosyası adlı kitabımdan aktarıyorum: "Bu iddiada bulunanlar. anılarında şöyle yazıyor: "Türkler.Küçük onu bildirmiyor: Mukaddes Tabanca. M. mütareke istenmesinin sebeplerinden bindir ama tek sebebi değildir. Çünkü ezilmemiş olan 2. Bulgari stan 19 Eylülde mütareke istemiş.160) 3 Aralık 1986 günlü Yeni Nesil gazetesinde yayımlanan açıklaması. anayurdun eşiğinde.Kemal Paşanın rahmetli annesi konusundaki bu çirkin iddianın. sayı 2.. Allenby'ye daha dört-beş ay.121) Belleten. 1937 Müfit Özdeş.. hatta gerçeklerin açığa çıkmasına yardımcı oldukları için yararlı bile sayılabilirler. tartışıyor ve hüküm veriyorlar.61) Ama İstanbul'da panik erken başlamıştır. A. 8. cayır cayır yazıyor. Sultan Abdülhamit devrinde askeri okula girmiş.1.Yalman'ın Gördüklerim ve Geçirdiklerim adlı kitabının 2'nci de Buraya kadar ki iddia ve açıklamalardan anlaşıldığı gibi özellikle Vahidettinci yazarlar ve Y.Ama bu kadar kudretli Paşa.000'i aşıyor.Ordu ile az-çok toparlanmış 7. Mülakatın tam metni. (Mondros. s. Antakya-Halep kuzeyi arasında kurulan savunma çizgisini (aşağı yukarı bugünkü sınırımızı) tutmuş. cephe gerisi teşkilleriyle birlikte 400.E."266 Haklı.l.Ordu.265 İngiliz Generali Tawnshend." (s. nedense Harbiye Nazırı olmayı başaramıyor. eklemelere. izin vermediği için adını açıklayamadığım bir sultanın. bir devri ve son üç Padişahı da küçülttüklerinin farkında değiller. konuşuyor.1. Belleten. s. Dr. Daha da sunturluları. yakın tarihimizin belli başlı olaylarını ya hiç bilmiyor ya da pek az biliyorlar. arkasını Anadolu'ya dayamıştır. belki en önemli sebep bile değildir. Üçüncü ve Dördüncü Bölümde! bi an _8 .1937. İstanbul üzerine yürümek üzere Meriç sınırına yaklaşmıştır. Mustafa Cantekin.Küçük. Masum. Ama mahcup olmaktan hiç korkmadan. maksatsız.C. kısacası masallara ne demeli? Bugüne kadar herhalde bu kadar çok yalanı birarada görmemişsinizdir. daha sonra da erkan-ı harp (kurmaylık) sınıflarına devam etmiş.267 Çünkü Avusturya hükümeti 14 Eylülde barış girişiminde bulunmuş. C. Kuzey Yunanistan'da bulunan General Milne kuvvetleri de. C. (Aktaran GRYT Ans. s. sayı 3-4. Sultan Reşat zamanında paşalığa terfi etmiş. İkinci Bölümün sonu Notlar 1) 2) 3) 4) 5) Osmanlı hanedanından. M. u ydurmalara.Kemal Paşa. Ama biri biterken öbürü başlayan saptırmalara.

C.Ü. 2. A. Milli Mücadelede İttihatçılık.Salahattin. kendi elyazısıyla olan taslak. (K.625-629'daki rapor ve Sina Akşin.Kemal ile] Hareket Ordusu İstanbul'u işgal ile isyan bastırıldıktan sonraki günlerde.Sami Kızıldoğan.C. (K. Hareket Ordusu İstanbul'a girince.104. Belleten.304) M. Kazım Özalp. Y. Uluğ İğdemir. Şeriatçı Bir Ayaklanma/ 31 Mart Olayı."(T. 1970'te yayımlanmış olan Şeriatçı Bir Ayaklanma adlı eserinde bol bol kullanmıştır. İnsan topluluklarıyla ilişki kuramıyor (s. bir sıralama ve sınıflama yapmadan yazıyor.. Ben bu operasyon kelimesinin Türkçeye tercümesini düşünerek 'Hareket Ordusu' dedim.Fethi Tevetoğlu. s. s. s.Zürcher. Halbuki bütün ordu hürriyet ordusu durumundaydı. s. kitabın Ç. E.E.e. de bi an _8 .Küçük. sayfalarında. Yb. s. Ayrıca Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti'nden bir kurulun yazdığı. KA Günlüğü." (Y. sayı 3/4. s. s.Hasan İzzet. Fahri Belen. Atatürk'ün Askeri Kişiliği.F.. Yb... s. sayfalarında bulunmaktadır. sayfasında da bu konuya yer verilmiştir.Kemal tarafından hazırlanmıştır. Çatalca'ya gönüllüler ve çetelerden başka. İttihat ve Terakki Cemiyeti. Atatürk'ün 2.kısım. a.Küçük'ün ancak 1995'de varlığını keşfettiği bu kaynağı. Abdülhamid'in Düşüşü adıyla 1990'da yayımladı. İttihat ve Terakki Cemiyeti. Bazı arkadaşlar 'Hürriyet Ordusu' dediler.Hikmet Bayur. sayı 15/Temmuz 1989. Y.daha sağlıklı bir yaklaşım içinde olması beklenirdi. M.) Bu konuda ayrıca: H.3 vd. Vahidettinciler zaten böyle ama akademik kariyerden gelen birinden.37). Dr. 31 Martta Yabancı Parmağı. s.Tarih. C. 2.Dr. Konuyla ilgili bazı kitaplar: İttihat ve Terakki Katib-i Umumisi M.. s. F.C. M.Karabekir olan ikinci bir karma tümen daha gelecektir. (Doç.g. s. s.Kemal sözünü ettiği 'bazı arkadaşların' Alb.Kemal'in 1919'a kadar devrimci mücadelenin dışında geçen bir yaşamı var (T.Dr.Şevket Paşanın karargâhında rastgeldikçe görüşürdüm.Belen.10. AAMD.Karabekir. ve 258. s.66.52. Sonra sefirlere (elçilere) ikinci bir beyanname yazdık. sonra Vatan ve Hürriyet adını almış. Y.Kemal şöyle anlatıyor: "Hareket Ordusu adını ben buldum.32) Kaynak şu: Francis McCullagh..J. Ama artık Kurmay Başkanı değildir.Sina Akşin. Oysa Orbay diyor ki: "[M.. Sina Akşin. Ankara) Cemiyet önce Vatan adıyla kurulmuş.Cemal olduğu anlaşılıyor.. London. H. Politikaya ve özgürlük mücadelesine uygun bir yapısı yok (s. S.67. 1. s.161.259) M.Karabekir Anlatıyor. Doğan Avcıoğlu.19.583'de. cemiyetle ilgili açıklama ise 257.90 vd.Gülersoy'ca yapılan çevirisi.Orbay'ın anılarının devamını vermiyor..Tezler 5.Yüzyılda Osmanlı Devleti.C.. s. İmparatorluğun Çökuşü. s.R. s. Bildiri M. Hareket halindeki kuvvetlerin durumunu göstermek için 'Hürriyet Ordusunun Operasyon Kuvvetleri' denildi.Bayur. Atatürk'ün Yaşamı. Bak. Vatan ve Hürriyet. s.Cebesoy..266.Ü.41). The Fail of Abdülhamit. Atatürk-İttihat ve Terakki.Ordu'dan.Unat. 2. bulunmuştur. Hayatı ve Eseri. Belleten. 2.1937.456) Sayfalar arasındaki büyük farklara bakıp da aradaki sayfaları dikkate almadığımı sanmayın sakın. sayı 102/ 1962. Edirne'deki 2..34.. 2. Sina Akşin.44).Karabekir. Atatürk'ten Anılar. (Maarif Vekaleti Y. R. Atatürk Arşivinden Seçmeler III'de var. C.Yalman. Tezler 5.6) 7) 8) 9) 10) 11) 12) 13) 14) 15) 16) 17) 18) cildinin 253.Bayar.65 vd. Bildirinin tam metni.456) Utkan Kocatürk. Prof. Sınıf Arkadaşım Atatürk. Uğur Mumcu. s.614. Mesele şundan ibaretti: İstanbul'a hitaben bir beyanname yazmak lazım geldi. s. Kendine güveni olmayan bir kişiliğe sahip görünüyor (s. Yorumu size bırakarak aktarıyorum: "M.Şevket Paşanın karargâhı Harbiye Nezaretindedir." Hayat hikâyesinde yer alan bilgi şöyle: "31 Mart hadisesi üzerine Selanik'ten İstanbul'a hareket eden kuvvetlerin Erkan-ı Harbiye Reisliğinde (Kurmay Başkanlığında). Kurmay Başkanlığına Ali Rıza Paşa getirilecektir..42). F. 1910.Meşrutiyet İnkılabının Hazırlanması Rolüne Ait Bir Belge.Küçük daldan dala atlıyor.9 vd. (A. 1931'de yayımlanmış 'Tarih III' adlı kitabın 141. K.Şükrü Bleda. Çünkü Y.98. komutanı Şevket TurgutPaşa ve Kurmay Başkanı K. s. Jön Türkler ve İttihat ve Terakki.Bayar. 20.C. O zaman bunun manasını kimse anlamamıştı. Türk İnkılabı Tarihi. Ne imza konulması münasip olacağını düşündük. Böyle arabesk bir üslubu var.

Sofya ATASEmiliterliğine atanarak 'uzaklaştırıldığını' ileri sürüyor. 1.. Genel kayıp (şehit. 26) Erik Jan Zürcher. s. Haziran 1938. sayı 13/ Mart 1986 vd. Mürettep Kolordu diye anılıyor... 28) Zürcher.Kemal'in) zaferiymiş gibi göstereceğiz derken. ATASE Y. F. 3.276) 32) Özetin dayanakları: Çanakkale Cephesi.27) 22) Bu konuda 228 sayfalık.. s.Hakkı Okday'ın anılarını K.108. yaralılardan 24 bini.81.Kitap. 6.009 kişi katılmış. (Askeri Yönüyle Atatürk. 1993) Savaşa ikmal erleriyle birlikte toplam 350. sayı 15) 29) Fahrettin Altay. M. AAMD. ayrıntılı bir inceleme var: Kur. s.Sertoğlu.289. 25) Kur. Gallipoli/ Çanakkale Geçilmez. 33) Çanakkale Cephesi. s.746'sı hastanelerde ölmüştür. 197 yaralı ve 1 kayıp er. 1.475. tıbbiyeli ve okur-yazar olduğu sanılmaktadır.sayı/1965. 24) A.Şevket Paşaya [Mektup]. (s. Fethi Okyar ve Cemal'in (Büyük Cemal Paşa) ısrarıyla kabul ettiğini yazıyor.746= 75.Erikan.203) 34) Alan Moorehead. s. s. Gelibolu Günlüğü.Hikmet Bayur. İstanbul'da yaşadığını yazıyor.. Fahri Belen. 30) İşin komik yanı. tedaviden sonra yeniden cepheye dönmüştür. daha sonra Bolayır Kolordusu adını alacaktır.Kısım.Özalp "Fethi Beyin teklifiyle. başarılı bir yarbayın (yani M. kayıp. 1915'te bütün Osmanlı ordusunun üst birimleri Almanlara teslim edilmişti ve bütün istihbarat doğal olarak onlarda toplanıyordu. s.Şevket Paşanın Günlük Not Defteri. 3/1965. 3.19 vd. Şehit sayısı: 57." (Cumhuriyete Giden Yol. Bu iddiasının birdayanağı var mı? Var tabii. s. 158 şehit. M.211.830.618. s.Kitaplar. s. bu ne güzel boş hayal! 21) Kısaca.Kitap. 1. s. Komutan Atatürk. Türk İnkılabı Tarihi. İttihat ve Terakki Kongresinde yaptığı ve dernek yöneticilerinin görüşlerine ters düşen konuşması yüzünden. Tam adı 'Bahr-i Sefit (Akdeniz) Boğazı Kuva-yı Mürettebesi. ve 3.499. C.500) Hastanelerde ölenlerle birlikte genel şehit sayısı: 57. M. Ayrıca. Hayat dergisi. (Birinci Dünya Harbi. 2.16) Birkaç satır aşağıda da.164 vd.35. (s. yüzlerce belgeye dayalı. s. esir) sayısının yüz bin kadarının öğretmen.Hüsnü Ersu. İngilizlerin Gelibolu Seferinin Resmi Tarihi. [. İan Hamilton.C.. yaralı.3. U.8).C.Tevetoğlu ise.847.. Yirminci Yüzyılda Osmanlı Devleti.g. 1912-13 Balkan Harbinde Şarköy Çıkarması ve Bolayır Muharebesi. sarmaş dolaş yaşamış insanların bir anda birbirlerinin boğazına 19) de bi an _8 . Dolayısıyla Ermenilere karşı oluşturulan Osmanlı politikasında doğrudan Almanların parmağı vardır.Cumhuriyet gazetesi. M.Kemal'in ATASEmiliterliği.F. On Yıl Savaş ve Sonrası.] Bin yıl birlikte. istemeden.108.. Mufassal Osmanlı Tarihi. 2. 5. s. 27) C. 3.Aspinall Oglander. BTT Dergisi.20 vd. (Atatürk ve İttihat ve Terakki. s. 20.Hüsnü Ersu. "Gördüklerini bir objektif sadakatiyle tespit ve ifade etmiştir" diye övdüğü yazarın kitabını okumadığı anlaşılıyor. Ama önsözünde.Kitap. s.143.Yb.Kemal istemeden görev almışmış. yaralı sayısı: 96..Mısıroğlu yayımlamıştır. zorla demektir.113) K.e. 35) ÇetirıAltan şöyle devam ediyor: "Biz Alman Feldmareşalinin bir anlık zaferini. Çanakkale Cephesi.Yüzyılda Osmanlı Devleti." diyor (Atatürkten Anılar.Yb.164 vd. Bu birşey değil. Gelişmeleri sık sık Madam Corinne'e yazıyordu.084+18.1986. Atatürk'ün Yaşamı. Dilipak'ın asıl yanlışlarını ve emsalsiz incilerini ilerde göreceğiz. 109 sayılı Askeri Mecmua'nın tarih eki.084. Askeri Yönüyle Atatürk. 3.500 ve 4 sayılı cetvel. s. kendi kutsal saplantıları! 20) Bu ne güzel fos istek. İsmet Görgülü. 23) F.Kitap.Belen. Mahmut Şevket Paşanın Günlük Not Defteri.Kemal Sofya'da iken burada kendisine bir de Fransız sevgili bulmuştu. 3 Kasım 1914-18 Mart 1915 arası toplam zayiatımız ise 21 şehit ve 4 yaralı subay. yaralılardan 18. s. M. (Çanakkale Cephesi. 31) Çanakkale Cephesi. yine aynı yılda Alman Genelkurmayı tarafından planlanmış olan Türk-Ermeni dramlarının savunmasını üstlenmek durumunda kaldık. Tuğg.İğdemir. Alan Moorehead.. mülkiyeli. İ.'Kerhen'.Kemal'den M. Madame Corinne'in İtalyan olduğunu. s. s. Ankara. s. Hayat dergisi. idari Faaliyetler ve Lojistik. On Yıllık Harbin Kadrosu..Dilipak da diyor ki: "M. (a.

Ankara. Bir Askeri Yardımın Anatomisi (1835-1919). Osmanlı Bankası (1896). Sason"(1893). Meğerse hiçbiri olmamış... bunu mesela Kumkapı (1890). Yüzbaşı Selahattin'in Romanı.. Richard Humble. 4. Birinci Dünya Savaşı başladıktan sonra. Kamuran Gürün. Muş. 20. H. 3. 'gerekenlerin başka yere nakil ve iskan ettirilmeleri hakkındaki i 3 maddelik kanun kabul edilmiştir. 1. s. Bunlardan U-21.McCallum. Yas günü olması lazım. Van (1896). birçok milletlerarası evrelerden geçtiğini.C. Rauf Orbay. AAM dergisi. s.C.36) 37) 38) 29) 40) 41) 42) 43) 44) sarılması. Belgelerle Ermeni Sorunu. Triumphe ve Majestic'i. ATASE Y.157. Diyarbakır (1895).126.Atay." Türk-Ermeni konusu. Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik? İlhan Selçuk.e...sayı. araya Osmanlı politikacısını tanıyan yabancı bir Genelkurmay girmeden olamazdı zaten.345. Eğer Aktüel yazarı. Trabzon (1895).L. 3.6. tarihi belgeler ış»ğında yapılan ve farklı bir perspektif içeren bir analiz. Bitlis. Türk İnkılap Tarihi.' Allah Allah! Biz de saf saf. askerden kaçmaları. Ç. Ermeni Dosyası. 1966/1. 1967/10. 1992) Çetin Altan. Bunları hiç kimse kurcalamaz. Ve Türk-Ermeni dramlarından sorumlu olan yabancı genelkurmay. İngiliz ve Rus etkisi ile geliştiğini.J. Çanakkale Savaşı'nın aslında bir yas günü olması gerekir. Kazım Karabekir. Berlin Genelkurmayı idi. bir anda birbirlerinin boğazına sarılırlar. Mart 1994.Wallach. iddia şu: 'Bin yıl birlikte. 1. s..Tuchman. (Dr. Mim Kemal Öke. sunuş.Yüzyıl Tarihi.. Çanakkalesi Cephesi. Osmanlı Ermenileri. Konuyla ilgili birkaç kitap: Esat Uras." 28. Mondros'tan Mudanya'ya. Aktüel yazarı diyor ki: "Çetin Altan'ın söyledikleri.511) Liman Paşa anılarında şöyle diyor: de bi an _8 .. s. s.. her şey 1915'te ve bir anda başlamış. sarmaş dolaş yaşamış olan Türkler ve Ermeniler.7-38.382 vd. Berlin Genelkurmayının araya girmesi sonucu. Yozgat (1893). 1." Onca doğru sözün arasında. Ermenilerin 1880'de isyan hazırlıklarına koyulduklarını. 136. Prof.Sason (1897). Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi. s. Ermenilerin Ruslara casusluk yapmaları. s. bu görüşleri 8 Temmuz 1996 günlü Yeni Yüzyıl'da. bu amaçla çeşitli dernek ve terör örgütleri kurduklarını. Yakın Tarihimiz.201 vd. Doğu Cephesindeki ordularımızı takviye için yola çıkarılan perakende birlikleri vurmaları. 1. askerleri kaçmaya teşvik etmeleri gibi olaylar üzerine 14 Mayıs 1915'te.Kitap. s. bizim köylülerimizi kalkan olarak kullandı ki? Kendi armadasını riske etmedi. Atatürk'ün Bana Anlattıkları.C. U-14 ise bir İngiliz denizaltısını batırır. a.İ. " (Milliyet. 20 Haziran 1890'da Erzurum'da ilk ayaklanmayı başlattıklarını. 28 Temmuz 1996) Birinci Cihan Harbine Neden Girdik.Altan'ın yazısını doğru özetleyip aktarmışsa ve Çetin Altan da şaka yapmıyorsa. İngiliz armadasını Akdeniz'de karşılamadı da. bazı yerlerde ayaklanmaları (Zeytun.R. B. 2.Bayur.g.Yüzyıl Tarihi. 1915 yılında. Yıldız suikastı (1905). s. Amiral Dönitz'ın Hatıraları. mesela s.Şimşir. s.. Zeytun (1896).Görgülü Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. (Kanun metni için: S. bu çalışmanın sınırları dışında ama birkaç satır yazmadan da geçemeyeceğim.. Amasya (1895).20 vd.16 vd. Elazığ vb). şu tarihi belgeleri açıklasa da optik yanlışlıklarımızı düzeltsek. Adana (1909) gibi birçok kanlı ve üzücü olayın izlediğini sanıyorduk. Bab-ı Ali (1895).C. Binlerce araştırmacı hayal görmüş.Bayur. 1. bu yanlışların işi ne? Nilgün Cerrahoğlu ile yaptığı sohbette de aynı görüşü savunuyor: ""250 günde 250 bin kişi öldürülür mü? Bu oldu Çanakkale'de. Dr. yer yer ayaklanma hazırlığı içinde olmaları.sayı. 13 denizaltı yollamıştır.Ks. Van. Bilal Ş.B..12:2. 1. 250 gün içinde 250 bin kişi öldürmeyi de müthiş bir başarıymış gibi gösterirsiniz. Almanya Türkiye'ye ve Akdenize çeşitli zamanlarda. Merzifon (1895). İstanbul'un Doğusunda Bitmeyen Oyun... Hayat Tarih Mecmuası. Hayat Tarih Mecmuası. F. 20.Niye Alman donanması. Neşe Düzel'le yaptığı konuşmada da tekrar ediyor: "Çanakkale Savaşı'nı. yüzyılda ortaya çıktığını. R.Tansel. s.. H. Ermeni Dosyası.C. Ermeni Sorunu. Korkunç Takip. Ermeni sorununun 19." Aktüel yazarı..

anlaşma gereğince bir üst rütbe ile çalıştı (müşir/mareşal).4. M. s. M. O kara cihetine. ders dışı kitaplardan öğrenilir. s.. İngiliz harp gemilerinin muharebe meydanından çekildikleri yolunda Alman gazetelerinde yer alan haberler tamamen yanlıştır. vaktinden önce süvari orgeneralliğine yükseltildi (1914). s.Kemal'in açıklamasına. 1919'da Almanya'ya döndü ve orgeneral olarak emekli oldu. Çanakkale. 18 Mart 1996 günü.6. s. şiir dışı bölümler ve bu bölümleri destekleyen görüntüler de vardır.293) Kültür Bakanlığı da. Yani feldmareşal olmadı.88/0232 sayılı yazısına bağlı rapor. tıpkı Çanakkale Günü gibi bütün savaşları kucaklamaktadır. ben deniz cihetine bağlı idik. "Hindu".1988 gün ve RTYK-01. s. Anlaşılan bu sevgili gençler. geriye dönüp Alçıtepe yolunu tuttuk. Bir Yardımın Anatomisi. 18 Mart sabahı böyle başlamıştı. M. (22.Kemal'le beraberdik. s. şöyle bir başlık atmış: "Bize Hiç de Böyle Anlatmamışlardı".Kitap. Alan Moorehead.C. 18 Mart gününün sabahı Cevat Paşa hazretleri. M.C. Milliyet gazetesinde.45) 46) 47) 48) 49) 50) 51) 52) 53) 54) "Denizaltılarımızın Çanakkale'de gösterdikleri faaliyet sonunda. dolayısıyladır.71) Doğrusu. Arıburnu Savaşları ve 27. bir daha veriyorum: 18.000 şehit ve 150. 1922 yılında yayımlanan anılarına Malta'da başlamıştır. ancak bu temel sorunun çözümünden sonra anlamlı bir irdeleme konusu olabilir. Bu konuyla ilgili." (Lozan.Kemal 18 Mart ile ilgisini Ruşen Eşrefe şöyle anlatır: "Benim bu harekâtla alakam." (Türkiye'de Beş Yıl. 1. (Radyo ve Televizyon Yüksek Kurulu'nun 5. Tezler 5. s.18. yayımlanmış ve okunmayı bekleyen pek çok kitap var! Üçüncü Bölüm. ya da gerçeği bile bile çarpıtıyor. O esnada ilk düşman mermisi başımızın üstünden geçerek Alçıtepe'ye düştü.000 hastanelerde vefat etmiş yaralı. s. "tüfek" gibi sözler. Alman İmparatoru tarafından. Türkiye'de Beş Yıl.500] Programda yalnız şiir değil. Fatih Çekirge'de de göreceğiz. 3. "tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya". Efsane gerçeği bastırıyor! [Hastanede ölenlerin sayısının doğrusunu. Sultan Reşat'ın. Türkiye'de. Asıl tartışılacak üst sorun şu: Savaştan kaçınmak mümkün müydü? Savaş böyle mi yönetilmeliydi ya da nasıl yönetilmeliydi gibi sorunlar.Kemal ile Mülakat. Gelibolu'da. Seddülbahir'e gittik.Akif in şiirini ya okumamış.. 1918'de İngilizlerce tutuklanarak Malta'ya sürgün edildi.77) de bi an _8 ." (Yakın Tarihimiz.Küçük.Kaplan. Türkiye'ye tümgeneral olarak geldi (1913). Çanakkale Savaşı'ndaki kayıplarımız için şöyle yazıyor: "250.. bir ihtiyat tümenin yarbay rütbesindeki komutanını ziyaret etmesi imkân dahilinde görülmüyor. ülkeyi yönettiğini ileri sürmek için yalnız tarih. (Liman von Sanders. s.000 olarak verdi.1995.Alay.121. Maydos yakınındaki karargâha giderek. Gül Dirican da. Kendisine Seddülbahir sahil mıntıkasındaki tertibatı göstermek üzere beraber Kirte'ye gittik." (T. elbette okulda anlatılmaz. Şiirde geçen "en kesif ordular". usule ve savaşın gereklerine denk düşmüyor. ya okumuş anlamamış..472.Ü. sözü Cevat Paşa'ya bırakmak olacak. Düşman donanmasının ilerlemekte olduğunu görünce.1. Cevat Paşa özetle diyor ki: İlk gün M. A.A. şehit sayısını 253. Çanakkale Anıtı için sanatçılara yaptığı duyuruda. s. "ufacık bir karaya ne hayasızca tahaşşüd (yığılma)". yazmaktan okumaya vakit bulamıyorlar. asıl Sefa Kaplan şaşırmış görünüyor! Belli ki bu konuda pek hazırlıksız. Sultan Reşat hakkında da tam bir bilgisizlik içinde yüzmek şarttır. deniz savaşlarıyla mı ilgili? O şiir de. meşrutiyet döneminde. "lağım".Pallis'in Yunanlıların Anadolu Macerası kitabını okuyunca şaşırmış ve kitabı tanıtmak için yazdığı yazıya.19. 7.746. Maydos'ta bulunan karargâhıma geldi.15) Y.11.Kemal'in verdiği bu kısa bilgiye bile gözükapalı itiraz ediyor ve diyor ki:" Söylediklerinin gerçekle hiçbir ilgisini bulamıyorum.77.99) Albay Şefik Aker. Cevat Paşanın. hukuk ve siyasetten haberli olmamak yetmez. İşte. Milliyet) Böyle ayrıntılar ve özel konular. Çanakkale Geçilmez. "Avustralya ile beraber Kanada". s. rütbesi bazı politik sebeplerle. bu kitabın 111-135. sayfaları Liman von Sanders'le ilgilidir ve çok ilginç ayrıntılar içermektedir) Mısıroğlu. paragrafta aynı şaşırmayı." (M.) M. Yalnız.

Dr. sadece o güne kadar bulunduğu görevleri sıralamaktadır.59. Milliyet." (Hayat Mücadeleleri. daha önce bir derece aşağı indirilmiş olduğu için Cevat Çobanlı.55) 56) 57) 58) 59) 60) 61) Bu gelenek ilk defa bu yıl (1996) değişti. sayı 2. Prof. bu hayat hikâyesini. AAMD." (Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. s. Üsteğmen Gehl'in. zaferin bütün şerefini. milyonlarca insanın hayatına mal olan büyük taarruzlar yapılmıştı.E.Adil anılarında şöyle yazıyor: "[Savaş sona erince] hepimiz bu büyük günün zaferinden dolayı kumandanımızı usule göre tebrik ettik. Ayrıca bu isim diğer kaynaklarda hiç yer almadığı gibi Almanlar tarafından hazırlanan. Bunun en iyi örneği. gazeteci Velit Ebüzziya Beyin sorduğu 21 sorudan birinin cevabı olarak.sayfa) Birçokları gibi onun da rütbesi.Dr. 'Boğaz ortasındaki mayın hatlarının düzenlenmesinde çalıştığını.Küçük'ün. Fakat bunlardan hiçbiri.Küçük. "17. s. yaveri Cevat Abbas'a dikte ettirmiştir. dolaylı olarak bile övdüğü bir tek konuşması yoktur! A. Yüzbaşı Hakkı'nın adının yazılı olduğunu açıklıyor ve diyor ki: "Bir bahriye mühendisinin bir gemiye komutan olması çok uzak bir ihtimaldir.İsmet Görgülü. Nutuk'un 3.118. sayı 28/ Mart 1994) de bi an _8 . (Türkiye'de Beş Sene. 18.Altan bu sözleri. cephenin gerçek kahramanı olamayacağını" ileri sürmüşler. Nusret gemisinin günlüğünde. Liman Paşa. Dinamit adlı Tv. Hayret! Y. o günden bu yana da defalarca basılmış olan Nutuk'u bile okuyup incelememiş. s. M. Demek ki Y. Gelibolu kıyısına geçmiş ve saat 14. M." (Hayat Tarih.8.Ergün Aybars'ın da katıldığı ve kendisinin yönettiği.Dr. (F. Ama program. s. Churchill'in anılarında.Altay. Oysa tam ve doğru metni.lu belge. Nusret'in döktüğü mayınlar kadar harbin devamına ve düşmanın istikbaline müessir olacak bir başarı gösterememiştir.Kemal hiçbir zaman 'kahramanlık iddiasında' bulunmuş. Daima başkalarını yüceltmiştir. 'siyasi yaşamını yirmi yıl ileri atan ve Savaş Bakanı Lord Kitchener'inkini yıkan kişinin.Eşrefin 1918'de. s. Nusret gemisinin bahriye mühendisi Reyder'in komutası altında olduğunu' yazıyor. 'Anafartalar Kahramanı M. Hizmetlerinin değerlendirilmesini ise geleceğin gerçeğe saygılı tarihçilerine bıraktığı anlaşılıyor. sıradaki (?) birisinin. programında söylemiş ve katılanların düşüncelerini sormuş. ciddi bir inceleme yapmışcasına fikir yürütüyor! M. Milliyet gazetesine ek olarak yayımlanan İstiklal Savaşı Gazetesi'nde (1969-70) gördüğünü yazıyor. 12 dakikalık bu bölüm makaslanarak yayımlanmış! (Prof. nihayet doğruyu keşfedip 71. sayfada "Boğaz'ı savunan komutanlardan" olduğunu yazmış. 18 Marttan az önce yerleştirdiği mayınların da bu zaferde rolü olsa gerektir" diye yazıyor. Ayrıca Anafartalar Günü de kutlandı.Kemal ile Mülakat' yaptığını söylemiş. söz konusu hayat hikâyesini. 40. sabah erkenden Çanakkale kasabası civarında bulunan karargâhından. 29 Ekim 1996. 30. Mart 1972) Bu başarıya Almanlar ortak olmaya kalkışmışlardır.222-228) Y. 1756'dan 1939'a kadar Türkiye'de vazife alan Alman subayları açıklayan Duetsche Offiziere in der Türkei isimli kitapta da bu isim ve hatta benzeri dahi yer almamaktadır.Kemal ve Kurtuluş Savaşı hakkında. 18 Mart 1915 günü paşa değil. kendini övmüş değildir ki.Küçük ilk kez 1927'de eski yazıyla. süvari olarak Yüzbaşı Reyder'in değil. "Türkiye'de mayın uzmanı olarak çalışan Üsteğmen Gehl'in Erenköy körfezine.75) Ama bir sonraki dipnotta sözü edilecek olan eserde. sayfada 'Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı" olduğunu açıklamış.00'e doğru dönmüştür. Ama M.Mühlmann ise.83) Cevat Bey. Mete Tuncay. Murat Belge ve Asaf Akat. S. arkadaşlarına ve ordunun subay ve erlerine paylaştırmıştır. Ama yanlış tarihte. Churchill diyor ki: "1915 yılında bütün Avrupa'da. albaydır.Kemal. sayfada "Çanakkale'de topçu komutanı" diye tanıtmış. Dr. Bu kısa hayat hikâyesinde. 1934'te yeni yazıyla basılan. insanlarımızı bilmedikleri konuda konuşmaya ve ahkam kesmeye zorlayan özel ve gizli bir yasa mı var? Ergün Aybars.Kemal olduğunu' yazdığını ve R.Aybars. Kendini. '18 Marttan az önce yerleştirilmiş mayınlarla1 ilgisi olmadığını.Adil'i. cildinde var: 144 no. daha Dünya Savaşı bitmeden. 68. S.1924'te Dumlupınar'da yaptığı konuşmadır.

bir istihkâm bölüğü idi. Esat Paşanın 6 cilt olan anılarının sadece 3.278. 3 Mayıs 1915 günlü bu çok dikkate değer yazıdan bazı parçalar: "Sanders Paşa hazretleri bizi. cildi.221) Almanların olayla ilgisi. Kitap. İhsan Ilgar. ağır muharebeler ve zayiat yüzünden kısa zamanda 40'a düştü. Yüzyılda Osmanlı Devleti. cephe yarılır ve dağılır. uysal bir ihtiyar olan" Alman Amiral Marten Paşadan geldiğini açıklamaktadır.] Çanakkale harp sahnesinde bulunun Alman er. ayın 19'unda deniz kıyısından (Batıdan) büyük ölçüde bir taarruz yapılacağını haber verdi. ilk batarya 15 Kasım'da. bizim orduları.81. s. (1. "sevimli.. Kasım 1990) 20. o noktaya kadar zaferi bir Türk-Alman ortak zaferi olarak gösteren yazarın." (İ.) Bu da gösteriyor ki Liman Paşayı eleştirmek. Hindli bir asker. Esat Paşanın anılarını. s. 1. ancak bu son mayınları dökme teklifinin.107) bi an _8 .0rdu emrine. Haziran sonuna doğru. astsubay ve subayların sayısı ise en çok 500 kişiye çıkmıştır. Liman Paşa'nın planını açıklayan 26. Liman Paşanın yanlış planını savunuyor. ikinci ve son batarya ise Aralık 1915'te gelecektir. s.1915 günlü yazısı ise 218 220. 8.000'dir. sayfalarında bulunuyor. İngilizlerin Gelibolu'dan sessizce çekilmeyi başarmaları üzerine. çok dikkatli okumak gerekiyor. bu kadar. başta von Sanders olmak üzere bütün Almanlar. s. Çanakkale Cephesi adlı askerî tarihin 1. bizim memleketi tanımadığı ve layıkıyla tetkikatta bulunacak kadar bir zamana malik olamadığından. 200 mevcutlu bu bölük. iklimin etkisi. Ilgar'ın açıklamaları ve yorumları ile dolu. Türk görüşünü belirleyen belgeler. İngiliz taarruzunu inatla doğu kanadından bekleyecektir. Cildi. gerekli yazım işaretleri konulmadığı ve tutarlı bir sayfa düzeni yapılmadığı için bunlardan ayırdetmek hayli zor. Baha Matbası. s. Alman Arşiv Kurulu 1927'de Genel Harp Olayları dizisini yayımlar. 3. kaptanın Yüzbaşı Hakkı. İ. İlk Alman topçu cephanesi Çanakkale'ye savaş sona ermek üzereyken. 8.62) 63) 64) 65) 66) 68) 69) 70) 71) de 67) Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı Yb. Dr. Türkleri aldatmaya ve şaşırtmaya çok güzel muvaffak olmuşlardı.Bayur. Ne hoş ticaret! Alman katkısının derecesini Liman Paşadan dinleyelim: "5." (Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. M.Carl Mühlmann'ın yazdığı 'Çanakkale Muharebesi-1915'tir. Bu anıların bir kısmı. Ama Liman Paşa görüşünü korudu.Kemal'in rolünü küçültmekten başka bir şey düşünmeyen GRYT Ansiklopedisi.366) H. 2. 1975. AAM dergisi. Çanakkale ile ilgilidir. Dr.93. Esat Paşanın Çanakkale Anıları.100. Liman Paşa Suriye Cephesindeyken de. Bunun dışında Çanakkale'ye Almanya'dan başka kuvvet gönderilmedi. 28 Mayıs 1921 günlü İleri gazetesinde.. beslenme tarzı.121) Çanakkale Savaşına katılan Türklerin sayısı ise 350. mayınları hazırlayıp atanların da Yüzbaşı Hafız Nazmi ve arkadaşları olduğunu. s. Türk İnkılabı Tarihi.G. 105) Almanlar kâra ortak çıkıyorlar. s.İsmet Görgûlü'nün verdiği bilgiye göre. Bu birlik..101." (F. (Hayat Mücadeleleri..Görgülü.Adil de. haz. dizinin 16. yay.S.Tümen Komutanının yeni düzene yazılı itirazı: Çanakkale Cephesi. (Eğil Dağlar. Kitabının 212-216. [. zararı Türklerin hesabına yazıyorlar.. 20.0rdu Komutanı Cevat Paşa (Çobanlı) cephenin kendi bölgesinden yarılacağını anlamıştı.Görgülü. Yahya Kemal gibi sivil bir yazar bile. şöyle yazdığını aktarıyor: "İtiraf etmek gerekir ki İngilizler.161 vd.0rdu yok olur. s.5. sayfalarında.Belen.." (Türkiye'de Beş Yıl. Belen özetle diyor ki: "Bu onda 'sabit fikir' haline gelmişti.224. Atatürk'ün Arıburnu Muharebeleri Raporu ve Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe Adlı Eserlerinde Yer Almayan Emir ve Raporlardan Bir Demet. Yüzyılda Osmanlı Devleti. Liman Paşanın yeni yayımlanmış olan anılarını çok ağır bir dille eleştirmekte ve 'ellerini Türk kanıyla yıkadığını' yazmaktadır. Çanakkale muharebeleri sırasında hizmet gören tek ve biricik Alman birliği geldi. İstanbul. daha sonra ortaya çıkmış bir tutum değil! 9.] Vatanımızın müdafaasında kalp ve vicdanları bizim kadar daraban etmeyeceğine (çarpmayacağına) şüphe olmayan. [. s. sahilde ihraç (çıkarma) noktalarını kamilen açık bırakacak tertibat almış ve düşmanın karaya asker ihracını teshil eylemiştir (kolaylaştırmıştır). Sayı 19.Kısım. 307 sayfalık kitabın üçte biri. Kasım 1915'te. İngiliz ordusu batıdan (deniz kıyısından) taarruza geçer.C. Hayat (1959) ve Hayat Tarih (1965/3) dergilerinde de yayımlanmıştır.

s.Hayatı ve Eseri. (Hayat Mecmuası.23 . milli tarihlerde ve genel olarak edebiyatta bu geleneğe pek uyul madığını gözlüyoruz." diye yazıyor." (T. Y. düşmanın Türk direncini çökertebilmek amacıyla çıkarma yapabileceği kesimler çok azdır ve bellidir. kitabın sonunda Esat Paşanın kendi yazdığı hayat hikâyesi var.Kolordu Komutanı General Esat.K.102. Kolordu Kurmay Başkanı Fahrettin Bey (Altay) vermiştir (F. 36. Sadi Borak.James de İngilizleri.359 (Harp Tarihi Dairesince verilen bilgiye göre). [.79 ve 82. sayı.1919 yılı yaz ortalarına gelindiği zamanda bile.Altay. Esat Paşa da anılarında şöyle diyor: "Bu tarihi adın günlük emirle yapılmasını ve haritalara kaydını emrettim. krokiler. Suriye cephesindeki savaşlardan söz ederken.Ü.398) Söz konusu yere bu adı 3.Görgülü. Kitap'ta bulunun 13..Tümeni güney bölgesine göndermesi için verdiği bir emirle Ordu Komutanını uyardı. No. Esat Paşa anılarında bu madalyaların verilmesini 27 Mayıs 1915'te kendisinin önerdiğini yazmaktadır.72) 73) 74) 75) 76) 77) 82) 83) 84) 85) 86) 87) 88) de 79) 80) 81) bi 78) Çetin Altan da savunuyordu: "Çanakkale şayet zaferse. s. Atatürk. "Liman Paşa ne yazık ki bölgeyi yalnız bir iki motor veya otomobil gezintisi ile pek yüzeysel bir bakışla görmüş. her milletin kendi komutanlarını ya da birliklerini öne çıkardığına tanık olmaktayız. Türk Komutanlar ile Liman Paşanın planı arasındaki büyük farkı göstermektedir. Alman komutan.93. Fakat geç kalınmıştı. s. Ama komutan ve ordu aynı milletten değilse.473) Savaşın başından 10 Aralık 1915'e kadar. " (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi.235) Çanakkale Cephesi. hevesli ve genç bir gazeteci-yazar olan Ruşen Eşref tarafından.102. Esat Paşa da savaşın başından 3 Kasım 1915'e kadar hizmet görmüş.R. doğal olarak daha çok Anzakları anlatır. "3. Atatürk.24) Komutanla ordu aynı millettense. s. İ. Liman Paşa da anılarında.. televizyon dizisi). film. 3 Kasımda 1. İ. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. Liman von Sanders. İngiliz R.. 137.102.Alayın Tarihçesi. 1918 yılı Mart ayında ortaya atılıyor. subay ve birliklerine öncelik ve ağırlık vermiştir. (Yanya Savunması ve Esat Paşa. bu bakımdan düşmanı eldeki kuvvetlerle kıyıda karşılamak mümkündü. s. Yanya Savunması ve Esat Paşa. H. nitekim madalyalar Sultan'a ve direnişi yöneten en üst düzey komutanlara veriliyor. s. ikinci Dünya Harbindeki muharebeler anlatılırken (roman. Çanakkale Cephesi Komutanı Alman generali Liman von Sanders'e ait olmak gerekir. 88. ve 7. zaferi komutana izafe etmek bir gelenektir. Çanakkale Cephesi.Ordu Komutanlığına atandığı için Çanakkale'den ayrılmıştır. s. s. Komutanlığın yabancı ele teslimi ve bu planın tamamen tersinin uygulanışı cidden çok üzücüdür ve bize çok pahalıya mal olmuştur. bunun fazla tutmadığı anlaşılıyor.4. Hayat an _8 . On Yıl Savaş. General Lütfi Doğancı.Tümenleri o bölgeden ayırmıyordu. Yanya Savunması ve Esat Paşa.87. ve 15. Çanakkale Savaşı yazarlarından Avustralyalı Alan Moorehead. s.255) Y.. Çünkü harekâtın tüm planlarını o hazırlamıştır. S. Nihayet Başkomutanlık (İstanbul) bunun farkına vardı ve 26 Nisan akşamı 5.Bayur. sayı 29 /1959) Kaynak taraması yapmadığı anlaşılan Y. ilk kez. Bu taarruzun büyük kayıp ve başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Sondenstern'in yerine Weber Paşa atanır. 1.Görgülü. Tezler 5. bunun başarısı. s. On Yıllık Harbin Kadrosu. s."(Aktüel. Yanya Savunması ve Esat Paşa. (s." (s. Bu nedenle 5.Adil. s. 57.93).Küçük'ün bu tür dayanaksız yorumlarına ve gerçeğe aykırı iddialarına daha çok tanık olacağız. kahraman susuzluğu yaşayan ülkede." (Esat Paşanın Hatıraları. 3.Küçük kitabının bir başka sayfasında da şöyle yazıyor: "Kemal'in Anafartalar Kahramanlığı. 12-18 Mart 1992) Bu konudaki Türk eleştirisi çok kısaca şöyle: Gelibolu'da. özel durumlarını görememişti.] Liman von Sanders'te bir Saros fobisi vardı.Küçük ise şöyle yazıyor: "Gelibolu'da hiçbir komutana 'kahraman' denmez. çıkarmanın merkez kesimine yapılacağını değerlendirmiş ve Çanakkale savunmasını buna göre planlayıp kurmuştu.

C. Sel yayınları arasında çıkmıştır.12) 97) Y.Tezler 2.Conk. Londra. sayı 30.178. ormanlık vb.634) Bu yüzden Türk harp tarihlerinden yararlanmaktan kaçınıyorlar. şiir ve fotoğraf. R. s." (S. (Lozan." (Aktaran C.1959) Esat Paşa. kuvvetini çoğaltmış olur. içinde pek çok yanlış bulunan kitabına dayanıyor. 95)A.Küçük'ün bile "M. GRYT Ansiklopedisi yazarlarının dayanakları ise.Kemal'i öven bütün bölümlerin uzağından geçiyor.Güngör. olayların tarihlerini değiştiriyor. s. Küçük de. kapalı. yanık yerler. Çev.James'in ve A.101) Kitapta. bir yerde de İngiliz gazeteci Ashmead-Barlette'in La Verite sur les Dardanelles adıyla Fransızcaya çevrilmiş olan (Orijinali: The Uncensored Dardanelles. arızasız.Eğitim Bakanlığının 1957 yılında. gerek stratejik. Kumandanlarımızın Harp Hatıraları. 1996'da Arba Yayınevi tarafından yayımlanmıştır.. sarp yamaçlı. 96)Çanakkale savaşları hakkındaki İngiliz harp tarihini yazan General Aspinall Oglander diyor ki: "Conkbayırı'nın 1915 Ağustosundaki hayati önemini veya bu yüksek noktanın İngilizlerin elinde bulunmasıyla Türklerin maruz kalacakları tehlikeyi anlamak için pek az bir askeri bilgi yeter. sayısında (1985). M. Açık. (1.Albay S. M. Ne yapsınlar? Zorunlu olarak dedikodu tarihçiliği yapıyorlar! 94) Mesela Mısıroğlu esas olarak. 92) Tarih ve Toplum dergisinin 16. tarih eğitimiyle hiçbir ilgileri olmayan emekli subaylara açmak. Ama 'Genelkurmayın yayımladığı kitap' diye tanıtıyorlar.Küçük ise. (T. s..81.Moorehead'in kitaplarından yararlanıyor ama ikisini de dikkatle okumamış.C. (s. 1936'da.R. s.43) Y.. Hayat Tarih mecmuası ile Yıllar Boyu Tarih dergisinde yayımlanmış özetlerini okumuşlar. Y. Bizi de kitabın bu kısım ilgilendiriyor zaten. önemli rol oynar.42) Yüzbaşı H. kısa bilgi sunulacaktır.Ü. tartışmalara yol açmış. ". yoksa "gayr-i ciddi" mi olduğuna karar veremiyor.S. "Savaş tarihi arşivlerini. Bozkurt'un tamamı. s.tam bir Kemalist telkin altında yetişen subaylardan kurulu" diye niteliyor. Şöyle diyor: "Hayatımın son yıllarında duyduğum en büyük zevk. (Armstrong ve kitabı hakkında. olduğuna göre harekâtı zorlaştırır ya da kolaylaştırır. Bu sebeple araziden yararlanmasını bilen komutan. orta öğretim öğrencilerine parasız dağıtılmak için bastırdığı 103 sayfalık bir anma kitabıdır.Moorehead.. Gül Çağalı Güven) Mısıroğlu.C. 1. Harp Tarihi Dairesince hazırlanmış 14 sayfalık basit bir Çanakkale Savaşı özeti var. Harp Tarihi Dairesini. Yeni Mecmua'nın bu özel sayısı hakkında geniş bilgi var.78) "Arazi.Kemal'e kinle dolu İngiliz istihbaratçısı" diye nitelediği (T. s. Peyami Safa'nın çevirisiyle. Kitap. gerek taktik hareketlerde.Kip. bildiğimiz Conkbayırı.. (Lozan. ilerde. çünkü o da M..C.Mecmuası. memleketi kurtaran o harikulade şahsiyetle bir zaman silah arkadaşlığı yapmış bulunmamdır. Tezler 5. tarihi örtmeye çalışmak demek[tir." (Kur.34) 90) "Ey bugüne şahit olan sarp hisarlar / Ey kahraman Mehmet Çavuş siperleri / Ey Mustafa Kemaller'in aziz yeri / Ey toprağı kanlı dağlar.]" diyor. 19 Mayıs 1919'a kadarki bölümü.Armstrong'un Grey Wolf (Bozkurt) adlı. Y. "1915'te Çanakkale'de Türk" adlı tek bir kitapçık. 1. kendisine doğal bir yardımcı kazanmış." 91) Lütfi Simavi'nin anıları ilk defa 1924'te yayımlanmıştır.Kemal'i övüyor.Ü. Çanakkale Geçilmez. Çanakkale Savaşı ile ilgili bütün bilgilerinin kaynağı işte bu 14 sayfalık basit özet! Ayrıca Liman von Sanders'in anıları ile General Hamilton'un güncesinin de tamamını değil. (1. gazeteci Selahattin Güngör'le yaptığı uzunca konuşmanın bir yerinde. Mısıroğlu da "Şunuk Bayırı" diyor. Türkiye'ye sokulması yasaktı. maksadına göre bir düzenleme yapıyor. 1927) kitabından bir paragraf aktarıyor. İngiliz harp tarihinden de uzak duruyorlar. s.C. gerisi anı. Fakat bu iki yazarın savaş hakkında verdiği bilgilerin tamamını aktarmıyor. Askeri Kamus.Küçük'ün "Çunuk Bayır" dediği yer. şöyle bir tarayıp ya da birine taratıp yalnız işine gelen birkaç paragrafı almış. s. Göreceğiz.158) Yalnız birkaç yabancı kitaptan yararlandıkları için 89) de bi an _8 . İnsan 6 ciltlik ansiklopedinin "gayr-i resmi" mi. okusa Çanakkale Savaşını kavrardı.139) Bu bilgi düzeyi ile gerçekleri tersine çevirmeye yelteniyorlar. s. kesik. Çok arızalı.62-65) 93) Mısıroğlu.

(C. Fevzi (Çakmak) Paşa sanıyor. Kocaçimen. kişileri de birbirine karıştırıyorlar. s. HTM. Conkbayırı.Fevzi Beyi.Tümen Komutanı sanan ansiklopedistler.lu kroki.Adil.e.Küçük.98) 99) 100) 101) 102) 103) 104) 105) 106) 107) 108) 109) 110) 111) 112) yerleri. sanki tersini yazan olmuş gibi. s. Kitap. Y. Besim Tepe.98. Beteutung und Verlauf der Kämpfe 1915.Görgülü.. Kitap.Kemal'in ordu ihtiyatındaki bir tümenin komutanı olduğunu kanıtlamak azmiyle M. Çanakkale Cephesi.e. yaman adam.e. 2.21) İ. İ. s. Vehip Paşa ne Malta'ya sürülmüş. Çanakkale Cephesi." Bu cümleden o anlamı çıkarmak da büyük bir beceri.Görgülü. s. s. 1927. Bozkurt.Tümen kumandanı olan Albay H.Nihat tarafından Türkçeye çevrilmiş ve 1927'de Genelkurmayca yayımlanmıştır. (Çanakkale Cephesi.Kemal'in bu görevden ayrıldığı 10 Aralık 1915'te. Malta'ya sürülen subayların tam listesi.84) Bu bilgi de doğru değil. Kannengiesser Haziran ortasında 9. s. (İ. Kitap. s..17) Sonradan generalliğe terfi eden Hans Kannengiesser.g." Oysa gösterdiği kaynakta deniliyor ki: "Anafartalar Cephesi kumandanlığında bir ara Fevzi Paşa (Mareşal Fevzi Çakmak) da bulunmuştur. verdiği yanlış bilginin kaynağını da göstermiş: "Hayat Tarih mecmuası. Türk İnkılabı Tarihi.Belen. Berlin.Fevzi Beyin de adlarının geçmediğini görür. a. Armstrong yanlış yazıyor. 192) Vehip Paşa.. (Malta'ya sürülenlerin genel listesi: B. Vehip Paşa hakkında bilgi verirken de. Selahattin Çiller. Ansiklopedi. ne istediğini gayet iyi biliyor. sayfasında. s. s.. Çanakkale Cephesi. s. olayları kavrayamayınca şöyle yazıyorlar: "Ama Vehip Paşanın kumandayı ele alış tarihi bizce tam tespit edilememiştir. 9.Larcher'in La Guerre Turque Dans Le Guerre Mondiale adlı eserinin 212. (s.Görgülü. s.G. a. o tarihte Gelibolu'da bulunmadıklarını anlardı. 90) yeterli bilgi var! Vehip Paşa. Liman Paşa da anılarında Vehip Paşanın cepheye geliş tarihini belirtiyor (s.Tümen komutanı olacaktır. s. s. 1972/5. "Batum'da yaptığı söylenen milyonluk bir petrol yolsuzluğu suçuyla tevkif edildiğini" ileri sürüyor.Kemal'den şöyle söz ediyor: "M. M. Tezler 5'in 85. (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı 2. Hayatı ve Eseri. 'İngilizler tarafından tutuklanarak Malta'ya götürüldüğünü.) Ama yaptığı Fransızca alıntıya şöyle bir göz ucuyla olsun bakmamış. Hayat Mücadeleleri s. Dünya Harbinde Türk Harbi. Çanakkale'yle ilgili bir anı-tarih yayımlamıştır: Gallipoli.s. Fevzi (Çakmak) Paşa gerçekten Anafartalar Cephesi Komutanlığına vekalet edecektir ama dört ay sonra. s. Lorel-Hardi diksiyonuyla adlandırıyorlar. de bi an _8 .91) Vehip Paşayı 9. ilk tutuklama furyası sırasında yakalanıp Bekirağa Bölüğü'ne hapsedil-mişse de oradan kaçıp İtalya'ya gitmiştir. M. Kitap.Bayur. 3. Mart 1965.Sami Beyin ne zaman kumandayı bıraktığı veya devrettiği ise açıklık kazanmamamıştır.50. 2. İ.21) T.(!) Asıl 9.159.Görgülü.415-420. ayrıca.C. 2. s. Vehip Paşanın da.Safa.Göztepe." (Aktaran.M.C. Yol.100) ve bizimkiler Ordu Komutanının anılarını bile okumadan Çanakkale'yi analize yelteniyorlar. M.M..C. Armstrong'un kitabı. 2.79.. Vehip Paşanın. S.82. baksa.Şimşir. s." Günahı boynuna! (V.. (F. 1. Kemal. (P. a. Gayyasında.Ks.71. 3 cilt olarak Yb.27) Abdurrahman Dilipak da. 2. s.80.237 vd.7. Düztepe'nin yer aldığı yükselti kütlesine İngilizlerin verdiği ad. A. 10 Yıllık Harbin Kadrosu.(Söz konusu kitap. Malta Sürgünleri. 17. ayrıca 15 No.N. Komutan Atatürk. Aktaran H.Bayur. s. 1.57) Çanakkale Cephesi. s.222).98) Bizimkiler inceleme özürlü oldukları için yalnız tarihleri değil. A. s. 1.260. ayrıca.34. 18.Erikan. Kitap..332.g. sayfasında bulunan bilgileri Fransızca olarak aktarmış.88. ne de Malta'dan kaçmıştır. Mısıroğlu'nun bu yanlışının kaynağı.79. oradan kaçtığını' ileri sürüyor. On Yıllık Harbin Kadrosu.Görgülü. Atatürk için Diyorlar ki.1915'te 'ordu komutanı yetkisiyle Güney Grubu Komutanlığına' getirilecektir. C.(!)" Ansiklopedistlere not: 10 Yıllık Harbin Kadrosu adlı kitapta (s. Mısıroğlu da bu yanlışı bize satıyor. bu kitabında M. Her kararı kendi başına veriyor.g. H. İ.

Kemal'in ihtiyat tümeni komutanı olduğu. düşmanı ilk karşılayan 27. İlk hatta bulunan bir birlik. s.Alay ile 19.Tümenin 25 Nisandaki hareketleri inceleniyor).4.' (Belleten.113) 114) 115) 116) 117) 118) 120) 121) 122) de bi an 119) a. F.Tümen vardı.7) GRYT Ansiklopedisinin yazarları.Tümen. 5. C. (R.James.Belen. Ordu emir vermekte gecikiyor. Kendisinden _8 . s.Ordunun kurulup (25 Mart) LimanPaşanın Ordu Komutanlığına atanması ve birlikleri yeniden düzenlemesinden sonradır." (Çanakkale Cephesi.g. 1. s. zaten bir kısım kuvvetini ihtiyat olarak geride bulundurmak zorundadır.R.605) Fahrettin (Altay) diyor ki: "M. s. BTTD. Yarbay M. Çanakkale ve Atatürk. ordunun ihtiyatı olarak Yarbay M.35. Alayları da emrindeydi. yani ilk hatta.Tümen idi. s.Kemal'in 19. s. 1.. Liman Paşa bu öneriyi de reddetti. sayı 9) . tümenin..315) Arazi ve taktik noktalar hakkında daha fazla bilgi için Şefik Aker.Kemal Beyin kumandasında bulunan 19.Tümen ise ordunun ihtiyatı. İngiliz resmi harp tarihinden: "İstila kuvvetleri 25 Nisan'da Seddülbahir ve Anzak (Arıburnu)çevresinde karaya çıkarıldığı vakit. Liman Paşanın planı uyarınca.85) Sayfanın başına da. Aspinall Oglander'in yazdığı İngiliz resmi tarihi: Gelibolu. GRYT Ansiklopedisi yazarları. XX/80.72.Bayur.Dr. A..Kemal'i önemsizleştirebilmek için bu basit özeti bile anlamamış görünmeyi göze alıyorlar. Y.88) Liman Paşa bu sırada Bolayır'dadır. Gelibolu Harekâtı. 9.Kemal.Küçük'ün şifa bulmaz bir takıntısı. ordu ihtiyatı olur mu? Askercilik oynayan çocuklar bile olmayacağını bilir. sayı 19... s. Her savaşacak birlik.Çaycı. s.. "M. Çanakkale Cephesi adlı askeri tarihin 2.Tümen. 9. 9.Kemal'in tümeninin ordu ihtiyatı olması.. Sayı 13. gerekli emirleri almak üzere kendisini (Liman Paşayı) aramaya gittim.F. Kitap..84.Kemal savaşın başlamasından önce. 20. burayı alacakları ümit ediliyordu. tehlikeli gördüğü Arıburnu kesimine kaydırılmasını istemiş. General Hamilton.34.Tümeni. s. Oglander.641 vd. oradan soruluyor. birliğinin.. Mart 1986) "Çanakkale Boğazı'nın merkez tahkimatını bu plato (Kilitbahir) korumaktadır. Bu tümen ordunun emrinde olduğundan. AAMD.15) "Mareşal Liman von Sanders'in planı. "Bütün tertipler. Tuğgeneral C.. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No. O kadar ki 18 Mart günü bile ihtiyat tümeni komutanı olduğunu ileri sürüyor. Kilitbahiryaylasına hücum ederek. Conkbayırı) bağlı"diyor. düşman çıkarma faaliyetine göre ihtiyatındaki kuvvetlerini kullanmada serbest bulunuyordu." (s. bu bilgiyi bakınız nasıl yorumluyorlar: "Genelkurmayın da açıkladığı gibi düşman ordusu ile yüzyüze gelecek olan Osmanlı ordusunun ihtiyat birliği 9." (s. Kitap. s.Erikan.13 vd." (A. (s. 9. Esat Paşa da diyor ki: "Durumu bildirmek.Tümenin alaylarının yerleşimi açıklandıktan sonra da şöyle deniyor:". hiç olmazsa Kocaçimen Tepeye yaklaştırılmasını önerdi. s. H. kendi ihtiyatlarını ancak savaş başladıktan sonra kullanabildiğini belirtmek istiyor. M.C.Tümenin 26. adeta bu planın uygulanmasını kolaylaştırıyordu.. sayılı kroki."(Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No.71) Soyadıyla ters orantılı bir yanlış. 9. Hayatı ve Eseri. Söz konusu özet.12) '1915'te Çanakkale'de Türk' adlı kitapçıkta yer alan özette.Tümen.235-239 ve 15. Gelibolu'nun muhtemel çıkarma noktalarında görevli bir birlik.Tümenin gerisinde.Kemal'in tümeni yedeğin yedeğiydi" diye iri harflerle başlık atmışlar! 9. Sarı Bayır'ın doruklarına (Kocaçimen. Kitabı. "(1. (Prof. Çanakkale ve M. s.ve 27. Liman Paşa kabul etmemişti. Komutan Atatürk. Çanakkale Cephesi. Özet için yararlandığım kaynaklar: Esat Paşanın anıları.Kemal Beyin kumandasında 19.. 18 Martta M. AAMD. Yüzyılda Osmanlı Devleti. yani yedeğin yedeği idi. Esat Paşanın Kurmay Başkanı Fahrettin (Altay) özetle diyor ki:' M. bu sakat anlayış yüzünden. Fahri Çeliker. Bigalı-Maltepe çevresinde. Maydos-Seddülbahir-Morto limanı kıyılarının korunmasıyla görevliydi ve ayrıca. M.Alay).e. Çünkü M. iki gün sonra İngiliz ve Avustralyalı piyadelerin. kuvvetinin gerekenden daha çoğunu geride tutmaktadır. 4 (27.Alay Komutanı Yarbay Şefik Aker'in anı-raporu (Arıburnu Savaşları ve 27.Kemal de Arıburnu'na hareketine müsaade istiyor...

tamamen hareketsizliğe mahkûm edilerek. bu kural dışı kararın doğru ve gerekli olduğunu kanıtlamasaydı. s. Bu hareketinin sorumluluğuna göğüs gerecekti. iki Alman subayının eli altında bulunan kanat kuvvetleri. anılarını 1919'da yazan Liman Paşa. kükrüyor ve gökteki yıldızları titreten bir şiddetle patlıyordu.95) C.102. s. 15 inçlik ağır topl ar. (On Yıl Savaş. Bu defa organize bir gayretle merkeze yükleniyor. mevzilenmiş birliklerimizin üzerinden geçerek. 8. s. 'ilerde Atatürk soyadını alacak olan Türkiye Cumhuriyetinin tek adamına yaranmak için hadiseyi çarpıtan' ilk kişi oluyor! Kolordu karargâhı. Y. s. tarihi de tepetaklak etmiş.85. s. Tezler 5. 10 Yıllık Harbin Kadrosu.Küçük.77." (Esat Paşanın anıları. 'Ordu emrinin ancak dört saat sonra geldiğini" kaydetmektedir. isterseniz keyfe göre hareket deyiniz. (T. Esat Paşanın cümlesini aktarıyor: "M. gözlerimiz nefes kesici sarı infilaklardan yarı yarıya kör halde. Düşman hedefi yok artık. Mermiler. herhalde M. hazret 'Conkbayırı' demek istiyor. ilerde göreceğiz.. işte. düşman çimenlik bir arazi parçasından geçmek istiyor.Kemal'in verdiği bu riskli kararı.4.Kemal ile Mülakat." (Gelibolu Günlüğü." Y. Arıburnu kesimi: Queen Elizabeth bütün gücüyle düşman üzerine çullandı. 106 vd." (M." (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. 'Cyrenaique'ı.. düşman topraklarını hallaç pamuğu gibi atıyor. Gelibolu'dan Maltepe'ye alınmıştır. Bozkurt. derhal görevden alacak ve cephe gerisine postalayacaktır.Alayı. M.. bunlar. çok kısa bölümleri yayımlanmış anılarından bazı aktarmalar yapmak istiyorum. (Gelibolu Günlüğü. "25 Nisan günü. Arıburnu'na doğru göndermiş buldum. 9. bu taarruzdan önce 57. Arazinin yapısı gereğince. kimseden izin almadan.24) Hamilton'un.. isterseniz ayaklanma.Kemal'in hareketi ne diye nitelendirilebilir? İsterseniz gördüğü bir tehlikeyi ortadan kaldırmak ve süren durumdan kurtulmak için üstün bir inisiyatifle hareket. Prince of Vales kruvazörü.38) F. tümenin 57.. s. s. Liman Paşanın anılarının Almancasında 'Syrenaica'.Kemal'le ilgili bu pasajın da sadece ilk cümlesini vermiş. Frasızcasında ise 'Cyrenaique' diye geçiyor (Türkçesi Bingazi'dir).Altay. s.51). hem olayların gelişiminden. Conkbayırı kesimine çok önem veren M.Fevzi Beyi. Arkasından Queen Triumph. M. kemik." (Komutan Atatürk. Bu anlayışa göre. hem de savaştan sonraki resmi ve özel yayınlardan anlaşılıyor. tepenin yüksek yamaçlarını cehenneme çeviriyor. s. Bu yanlışların kaynağı da Armstrong'un kitabı (P. Kulaklarımız mumla tıkalı. denizden bombardımana ilişkin bazı notları: "25 Nisan.Kemal Beyi.Alayını.Tümene bağlı olup Arıburnu-Kaba Tepe hattı gerisinde bulunan 27. Bu yerin adı. 'Suriye' diye çevirmiş ve yalnız cümlenin anlamını değil. Baccante. ölmeyi emrediyorum..Alayın subaylarına şöyle diyecektir: "Ben size taarruz etmeyi emretmiyorum...Kemal.Küçük de bi an _8 .Kolordu Komutanı A. işte bu cehennem ateşi altında dövüştüler. düşmanın karaya çıkmasına ve tutunmasına fırsat verilmiştir. s. 26 Nisan.Kemal de aynı akıbete uğrardı. emrini savsaklayan 16.Ü. yazılan tarihe ciddi kuşkular getirecek boyutlara ulaşıyor. yüksek patlayıcı madde doldurulmuş mermileriyle. dipnot) M.Kemal övüldüğü için gerisini kesmiş. ilk gün birliklerinin üçte birini kaybettiklerini yazıyor. bu arada. 131) Liman Paşa. No.115) İzninizle tercümanlık yapayım. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir (geçebilir).. Taş.Erikan.123) 124) 125) 126) 127) 128) 129) 130) 131) 132) 133) yapılacak hareket hakkında hiçbir talimat alamadım. Esat Paşa Saros'tan Maltepe'ye öğle üzeri döner. Y. General Hamilton. et yığınları birbirine karışıyor. derhal Türklerin üzerine çevirdiği toplarıyla ateşe başlıyor. Eğer olayların gelişimi. Queen Lizzie zırhlısı derhal yakalıyor.Küçük diyor ki: "Esat Paşanın. toprak. Arıburnu kesimi:Türklerin dehşetli karşı taarruzları başladı.Safa. birçok açıdan değerlendirdikten sonra diyor ki: "M." Bu açıklamadan sonra..30) Conkbayırı'na önem vermekte ne kadar nakli olduğu. London zırhlıları toplarıyla ölüm saçmaya başlıyorlar.) Çanakkale Savaşında Türkler. Majestic. tetiklerebasılıyor. Her top alev saçıyor.5 ay.

M. Bunları toplayarak cepheye gönderdik. s. (P.103) İngiliz harp tarihine dayanarak. s. Nitekim cümlenin tamamını nokta noktasız olarak yukarda okudunuz. GRYT Ansiklopedisi diyor ki: "Takviyeli müttefik birliklerinin Seddülbahir'de çakılıp kaldıklarına kimse itiraz etmiyor. ne zaman ve nerelerde savaşa soktuğunu. s. Yanya Savunması ve Esat Paşa. 82) Fahrettin Altay diyor ki: "[Arıburnu'nda savaş devam ederken] 72. bir nüshasının ise ATASE Arşivinde olduğu belirtiliyor. Savaştan önce M. Kitap.69-71) ve diyor ki: "Biz o güne kadar bu alayın erlerini Türk sanıyorduk ve bu sebepten dolayı [M.100) Kimler gerçekleri saptırıp farklı göstermeye çalışıyor. Çanakkale Cephesi. 86. esasen sarsılmış ve gerilere atılmış olan Anzakları deniz kenarına dökmek ümidini bize vermişti. kimler doğruyu yazıyor.Görgülü.Kemal Beyin solumuza sevk ettiği] bu alayın yapacağı bir taarruzla.Aker de 77. Arap alaylarını.. sayfalardaki komutanlar çizelgeleri.Arap Alayı erlerininin. Hepsinin Toriçelli borusu kadar boş olduğunu göreceğiz.000 kişiye çıkacaktır. tam bir yıl sonra. 2. olduğundan farklı göstermek isteyenler ile gerçeği olduğu gibi aktarmaya çalışan kaynakların (!) anlatma metodları değişik görülüyor. düşman mevcudu ertesi günü de 15. Çanakkale Savaşı'nın.32) de bi an _8 . anıların sadece bir bölümünü (3. On Yıl Savaş. 'yazılan tarihe ciddi kuşkular getirecek' nitelikte değildir.86) 1) Esat Paşanın anılarının hiçbir yeri.Küçük. 25 Nisan 1916'da yapılacaktır.Tümenin başında Yarbay M. Y. Türk askerlerine arkadan ateş ettiklerini. görmüştük. 8. Çanakkale Geçilmez. s.Piyade Alayı Tarihçesi. Ama mesele Arıburnu'na yapılan Anzak çıkarmasına gelince iş çatallaşıyor ve kaynakların verdiği bilgiler. 83. Bu cepheleri anlatan tezat. Arıburnu mıntıkasında daha yedi aydan fazla bir müddetle kan dökülmesine belki yegâne sebep.Kemal Beyin o günkü durumunu. Y.111. savaşın bütününü bilmediği için anı parçalarını.Kemal. 'anıların aslında. 87. 179.Kemal Beyin bulunmasından ileri geliyor.Kemal aleyhinde bir ifade varmış da yayına hazıdayan o bölümü atlamış' gibi bir kuşku uyandırmaya çalışıyor. hep birlikte ve ibretle göreceğiz. 3) Esat Paşanın tam anılarının bir nüshasının Harp Akademileri kütüphanesinde. Geri kalan bölümlerin. Bu karışıklığı çözebilmek için değişik kaynakların verdikleri bilgileri. On Yıllık Harbin Kadrosu.71) M. s. hele ansiklopedi nasıl doğru sentez yapıyor.. 2.134) 135) 136) 137) 138) 139 140) 141) şöyle devam ediyor: "Yazılmayan (yani nokta nokta geçilen) kısımlar bana ait değil. s. Bozkurt. Kitap. birbirini pek tutmuyor. 105) İsteyenin inceleyebileceğini sanıyorum. s. 10 Yıllık Kadrosu. "Kendi Kalemiyle Hayat Hikâyesi". s. s.Moorhead'den aktardığı (s. Belki siz çözebilirsiniz. Alay sancağına madalya takılması töreni.Alay Komutanı Ş.51) İ. biraraya getirerek. Çanakkale Cephesi. bu yüzden de eksantrik yorumlarda buluyor. s. (Yanya Savunması ve Esat Paşa. savaş hattına sessizce yaklaşmaları gerekirken hücum çığlıkları atarak düşmanı uyardıklarını uzun uzun açıklıyor (s. 19. nasıl kaçıp fundalıklara gizlendiklerini.322. Verilen bilgilerden.Küçük'ün A.119. Mısıroğlu'nun bu yanlışlarının kaynağı yine Armstrong'un kitabı.107-108.95) 27. Öyleyse Y.89. (10 Yıllık Harbin Kadrosu. (57. doğru sentezi yapmaya çalışacağız. alaydan kaçan birçok Arap erinin çadırlarda saklandıklarını ve nargile içmekte olduklarını gördük." (1." (s. tümenindeki iki Türk alayıyla değiştirilen bu yeni alayların (72. Esat Paşanın kendisi yazıyor. (Altay. 88.cilt) oluşturduğu da anlaşılıyor. 85. ilk alaylarının geri verilmesini istemiş ama kabul edilmemiştir.ve77. Esat Paşanın anılarından kısa bölümleri yayımlayana ait bulunuyor." (s.Küçük niye böyle yazıyor? Ben çözemedim.Arap Alayının çadırlı ordugâhında. bu alay erlerinin Arap olması oldu.Kemal'in. nasıl.Daha sonra Türkiye Cumhuriyetinin yıllarca Reisicumhurluğunu yapan M. savaşın akışı içine yerleştirmeyi başaramıyor. 2) Aktardığı cümlede bulunan biçimindeki boşluğa dikkati çekerek.95) uzunca bölümün doğru çevirisi için.Alaylar) yerine. 2.C.Safa. öteki savaşlar ve eğitim hizmetleriyle ilgili olduğunu."(s. Kitap. Oysa anıların 1975'te yapılmış tek baskısı var ve benim elimdeki nüshada böyle nokta nokta bir boşluk yok.

şimdiye kadar ilerledikleri (!) mesafe ile Gelibolu yarımadasının tümünü ele geçirmiş olmaları gerekirdi.Tümenin 25-27 Nisan günlerine ilişkin kaybının "bine yakın yaralı olduğunu" söylüyorsa da (s. Buna karşılık Esat Paşa. süsleme hastalığına. 57. 2. kaynak göstermeden.C.Kolordu Komutanı Esat Paşaya geçer.Kemal'in Arıburnu Kuvvetleri komutanlığı sona erer. Alan Moorehead'te de rastlıyoruz.James'in. Esat Paşanın da sırf Vehip Paşanın ağabeyisi olduğu için 17 Mayıstan itibaren Arıburnu Grubu Kumandanlığını üstlendiğini yazıyor ki gerçeklere dayanmayan bir iddiadır. LDurrell'in Kıbrıs'ın Acı Limonları. O gün savaşan yalnız 57.. yanlışlar ve yalanlar. 20. çünkü savaşın şiddetini yansıtmıyor. s.Kemal Beyde idi.Kemal kuvvetlerinin o günkü kaybının 2.C.336'daki dipnot) Görüldüğü gibi. Türk cephesi hakkındaki yanlışlıklarını düzeltse! Şahane tembelliğimiz yüzünden.Ks.Bayur.C." (Çanakkale Cephesi.Mısıroğlu'nun Armstrong'tan yaptığı bu alıntıyı. 19.H. Peki bu yakıştırmalar. Bu günden sonra o yine 19.e.Alayın Tarihçe'sine göre alay savaşa 49 subay ve 3. s.2. GRYT Ansiklopedisi de aynen aktarmış ama sürekli Mısıroğlu'dan yararlanıyor görünmemek için kaynak olarak. Armstrong'un ve R. de bi an _8 .72. 201). Roman olsa sorun yok amatarih yazdıkları iddiasındalar. 3.328. A.143.70. a.Bayur. Yazamazdı da. O Vehip Paşanın ağabeyisidir.. onun verdiği sayı da. 130) 17 Mayıs'ta.283. Alayın hemen bütünüyle yok olduğunu".Tümen Komutanıdır.Tümen Komutanı kalır ve Arıburnu Grubunun komutası. Batılıların doğuya ve doğululara -üstten. "57. Şişirme. GRYT Ansiklopedisi bu olaydan şöyle söz ediyor: "Bu hadiseyi nakleden Y. s. eksiklerini tamamlamış: 31.OyaBatum Menteşe. 1918 yılında Suriye Cephesinde esir düşen 57.33. Türk Dili dergisi." (1. s.. yayımlanmış Türkçeeserlerin tam listesi bulunuyor. (Atatürk. Kitap. 19) Kayıp 2. s. 57. Türklerin Başarısı.. sayı 525 (Eylül 1995).142) 143) 144) 145) 146) 147) 148) 149) 150) 151) 152) 153) 154) Çanakkale Cephesi.g.123. zahmet edip Moorehead'in. Ks.638 erle girmiştir.93) H. Dagobert von Mikusch'un kitabının Fransızca çevirisinin 104.000 kişi olduğunu' yazıyor.62). K. 'M. artık sadece 19. Biri de. o kıyamet günleri içinde yapılmış kabataslak bir tahminden öteye geçmiyor. Böylece M.Alayın 'harp ceridesi' (birliğin resmi güncesi) bulunamadığı için alayın tarihçesinde kayıplarla ilgili açık ve tutarlı bilgi yok.bakışı hakkında yeni bir çalışma için: Prof. 'Vehip Paşanın. Çünkü Vehip Paşa daha Gelibolu'ya gelmemişti. Yüzyıl Tarihi.R.lu dipnotlar.Alay olmadığı gibi. Kısacası bu konuda ne söylenip yazılsa spekülasyon olur. sonra da. yeri geldiği için Vehip Paşanın ağabeyisi olduğunu belirtiyor.125. (s. Liman Paşa Başkomutanlığa yazdığı bir raporda (9. Sadece. uydurmalar ne? Cevap: Alaturka alternatif tarihçilik! 'Açıkça yazabiliyorlar' ne demek ? Engel mi var a efendim? Uydur uydur yaz! Alan Moorehead'in İngilizlerle ilgili birçok bilgi ve değerlendirme yanlışını da düzeltmiş.Bayur'un ne yazdığına bakalım: "17 Mayısa kadar orada (Arıburnu'nda) komuta M." (3. Alayın 'hemen bütünüyle yok olduğu" iddiası da havada kalıyor. 10 Yıllık Harbin Kadrosu ile Çanakkale Cephesi adlı kitapların sonunda. H. Hayali Doğu. 168. s.. bu değişikliğin olduğu tarihte (17 Mayısta)Güney Cephesi Komutanı olduğunu' yazmıyor. 180.Kitap.. 3. (1. 2.Dr. sayfasını göstermiş.1915) diyor ki: "İngilizlerin her yazdığına inanmak gerekseydi.369-371.Moorehead de aynı dikkatsizlikle.110) Bir de Y. 'Esat Paşanın sırf Vehip Paşanın kardeşi olduğu için 17 Mayıstan itibaren Arıburnu Komutanlığını üstlendiğini' de yazmıyor..Bayur.Belen. 2.C. 1iC.000 kişi ise. Türk İnkılabı Tarihi. 138. Ünlü Lord Kinross da aynı yanlışı sürdürüyor.ayrıca Thierry Hentch. Yanlış yanlışı doğurur.s.H. kök salıyor.162 ve 175 No. s. Kitabın askeri açıdan kısa bir eleştirisi: F. Kuzey Grup Komutanlığı kurulur ve bu kesimdeki bütün birlikler Esat Paşaya bağlanır. Seddülbahir bölgesinden mesul (sorumlu) Güney Cephesi Kumandanının Ve-hip Paşa olduğunu. (s.6.48.

sayfaya.1996. Kitabın yeni ve tam çevirisi Bozkurt adıyla çıktı. çevirinin ikinci cildi ve cevaplar yayımlanamadı. 16.39) Esat Paşanın bundan sonra gelen cümlesini vermiyor. s. 'kişiye. sayısında (25 Kasım 1996).e." (Askeri Kamus.149.176. 11 Mayıstadır.Benois Mechin. 2.Kemal! Sarışın yüzü ve gergin bakışlarında ürkütücü bir karar bulunan bu adam. s.224vd.Kitap. Kuva-yı Medya dergisinin 33. 2. Kurt ve Pars. O cümle şöyle: ―Kendileri cepheye dönerek bölgeyi kahramanca savunup.Şevket Paşa olayı anlatılıyor. kendi açısından haklı olarak. bizde pek itibar görüyor ve kuşkuya düşülmeksizin bütünüyle benimseniyor.155) 156) 157) 158) 159) 160) 161) 162) 163) 164) 165) s. Arba Y.C.175. o da taarruz hazırlığından ve son taarruzdan hiç haberi yokmuş gibi bir hava içinde. 24Eylül (Çanakkale Cephesi. Bu tür tartışmalı kitapların. emrin bu bölümünü. Göz boyama değil de ne bu? İlerde.Küçük. Anzaklarla büyük amaçları arasında..Kitap.180. 29 Haziran." Yayınevi kapandığından. birçok yalan ve mübalağaları sezeceklerdir. s. 28 Temmuz. İstanbul. Birini açıklayacağım: Anzakları koruyan savaş gemilerinin. düşmanı bir adım dahi ilerletmedi. (Çanakkale Cephesi.94. Peyami Safa şöyle devam ediyor: "İki ciltte tamamlanacak olan olan bu çevirinin sonunda. artçıların yürüyüş koluna geçmeleri ile -yani geri yürüyüşe geçmekle.nihayetlenen muharebe safhasıdır. Çünkü basılı ve hele yabancı imzalı yalanlar. yalnız bir engel vardı: M. (a.g.Mısıroğlu'nun da yine bu her derde deva 104. bambaşka bir konuda gönderme yaptığını göreceğiz. Armstrong ve kitabı hakkında ilginç açıklamalar var. özel olarak' M.143-144) "Çanakkale'de. okuyucudan bu kitabı şüpheli bir dikkatle okumasını rica ederim. 2.‖ Y. 468) Esat Paşanın anıları.Küçük'ün ricatın (çekilmenin) anlamını da bilmediği.Kemal. belki daha ölçülü yazardı. s. 460. savaşlarla ilgili yanlışları. raporunun 165 ve 166.Kitap. bu emri Esat Paşaya iletir. H.136) Enver Paşanın Gelibolu'ya geldiği tarihler: 11 Mayıs. Hayat mecmuası. kitaptaki bazı yanlışları düzeltmeye çalışmış.Moorhead gibi şişirip süslememiş. emri ve buna dayanarak Liman ve Esat Paşaların yolladıkları yazıları. 3.Altay. 23 Ağustos. 1908 olayları ve M.000 kişidir. s.83'teki dipnot veF.Kemal ile Enver Paşa arasında sebebi ve içeriği bilinmeyen bir tartışma olmuştur ama o birbuçuk ay daha önce. olayın zamanını kestirebilse. düşmandan uzaklaşmak için yaptığı harekettir.207) Eleştirisi şöyle: 'Hazırlanmadan ve bir maksada dayanmadan yapılmış bir taarruz. sayı 35. Çev. 263.46) Burada ne ricat söz konusu. Gül Çağalı Güven. s. bu taarruzdan habersizmiş gibi davranmalarını açıkça eleştirmiş. M. Ayrıntı için: Esat Paşanın anıları.Kemal'e yollar. s. tam bir editioncritique olarak basılmasının gerekli olduğuna inanıyorum.Kitap. Cevaplarımıza sıra gelinceye kadar." (J. Çeviren. sayfada Çanakkale Savaşı ile ilgili tek bir hece bile yok. s. Liman Paşanın aynı nitelikteki emirleri için.' Liman Paşa. isteyerek veya mecburen. Sekiz gün süren 3. olduğu gibi bırakmış. Ricatın tanımı şöyle: "Muharebe eden bir ordunun veya kıtaatın (birliklerin). M. Armstrong'un delilsiz iddialarını ve yanıldığı birçok noktayı göstermeye çalışacağım.Kemal. K. 19. sayfalarına almış ve ikisinin de. Kitap. 1959.Yalçın'ın Siyasal Anıları.Tümen emrinde sadece kısa menzilli ve küçük çaplı 36 top vardı. çoğu büyük çaplı olan 255 topuna karşılık. fotokopisi önümde duruyor: 104.. Başkomutan Enver Paşanın eleştirisini de cevaplamıştır. hiç araştırmadan Lord Kinross da kullanmış ama hiç olmazsa A. 2. Çözülme (sıyrılma) ile başlayarak.. Sağduyuları kuvvetli olanlar. Armstrong'un verdiği bu asılsız bilgiyi. bunu beceremediği için 166) 167) 168) de bi an _8 . s.119) Kitabın Fransızcasını Milli Kütüphane'de buldum. Harp tarihleri bunun birçok sebebini sıralıyor.181 vb. M. bitkin Türkleri dar Conkbayırı tepesinde dayandırıyor ve sırf kendi kişiliğinin etkisiyle müttefik kuvvetlerini bir bozgunla karşı karşıya bulunduruyordu. elbette ne de firar! Y. (Çanakkale Cephesi. s. s.. Zığındere muharebesindeki Türk kaybı y. Ama. firar (kaçma) ile karıştırdığı anlaşılıyor.

bu olayı ayrıntıları ve belgeleri ile açıklıyor. ve 27. R.4. s. Türk cephesi ile ilgili bazı ayrıntılar için de Çanakkale Cephesi 3.88) Bunu yazarken.Kemal'in bu muharebe boyunca verdiği çeşitli emirler. Yanya Savunması ve Esat Paşa. Y. Viyana ATASEmiliterliğine gönderilecektir.. yanlış rapor yazan bir subay olduğu böylece kanıtlanmış oluyor!" (T. içindekilerin çoğu yıkıntı altında kalarak hayatlarını yitirmiştir. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. M.C. s. 2.R. M.25 vd. s. s. ancak bunun sorumlusunun. Arıburnu Raporu. 2. Tezler 5. ―tehlikeli görüyorum‖gibi deyimler. Kitap ile Cemil Conk‘un Conkbayırı Savaşları adlı kitabından yararlandım. yetkim dışı bir harekette bulunmam. s.259) Esat Paşa anılarında diyor ki: "Gerçi Conkbayırı. (s.115 vd.270) Fevzi Beyin.Kemal.Kemal'in sonunda haklı çıktığını da görmezden geliyor.) Bazı kaynaklarda yalnız bu kolordudan. Enver Paşa tarafından önce emekli edilir. neresinden tutarsa fili ona göre tarif eden kör gibi.C.21.103. 2.. saat 16..384) "Sabah 05. sayısında ve Çanakkale Cephesi.Kemal ile Mülakat. 3. s. 19. Gelibolu yarımdasının ve dolayısıyla Çanakkale Boğazı'nın en önemli. s. No. s. s. İngilizler. Fevzi Beyin bu sert savaşların aradığı nitelikte bir komutan olmadığını gösteriyor.Moorehead‘in Çanakkale Geçilmez. ağır bombardıman yüzünden çökmüş.255] aktaran H.000 kişi.5 ve devamında.Kitap. Anafartalar Muharebatına ait Tarihçe'de (s. 2. "Kendi Kaleminden Özgeçmişi". Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe. (Harp Tarihi D.kısım.40'ta düşman. Churchill'in anılarından [The World Crisis.Bayur. s.Kitap.26'da var! Olay hakkında geniş ayrıntı için: Arıburnu Raporu.88) M. Türk siperlerinin önünde sona eren 500 metre uzunluğunda bir tünel kazar ve top ateşi sona erer ermez.Alayın cephelerinde bir lağım patlatarak.50.Kitap. Türk siperlerini örten kalaslar da. sonra emeklilik işlemi gerialınacak ama bir cepheye değil.25-27. ―muvaffakiyet ümit etmiyorum‖." (s. 9 Ağustosta yavaşlayıp 13 Ağustosta kesilecektir.Ü. 3. s. ―muvaffakiyet beklenemez‖.169) 170) 171) 172) 173) 174) 175) 176) 177) 179) 180) 181) 182) 183) 184) 185) 186) de bi an _8 178) de. bir süvari bölüğü. (Çanakkale Cephesi.lu siperimize saldırmış ise de kayıplar verdirilerek üç bölgeden de geri atılmıştı.Conk. s.253) M. bu tartışmaları. Çanakkale Cephesi." (s. s. ―çok tehlikeli‖. (1.295. Sayı 32/ Ekim 1987.Kûçük de belirtiyor: "Anıların her ayrıntısına güvenmemek gerekiyor.83 vd. ayrıca AAMD'nin 19.112. s. BTTD.Altay. s. 3.Tümen Komutanının yolladığı raporun aslı. Güneydeki (Seddülbahir) taarruz 6 Ağustosta. s. Esat Paşa anılarında diyor ki: "Kanlısırt'ı koruyan 47." (s. ―meçhul arazi‖.Altay'la aklınca şöyle alay ediyor: "Kemal'in ricat ettiği.32. Cemil Conk‘un kitabında var. Özet için öncelikli olarak A. 3. asıl kendi bilgisizliğini kanıtladığının farkında bile değil.Taburdan da ancak elli yaralı ercik kalmıştı.36. bu olay hakkında Enver Paşaya verdiği raporun tamamı. 2. bu sorumluluğu üzerime alıyordum.) Dört piyade taburu.Taburunun hemen hemen hepsi şehit düşmüştü.113. Anafartalar Grubuna bağlı ise de. toplam 3. kilidi sayılabilecek bir yer olması dolayısıyla. 9. s. 18.Tümen cephesini gece yarısından itibaren şiddetli topçu ateşi altına alarak. Savunma Bakanı Mareşal Kitchener'e izafetle 'Kitchener Ordusu' diye söz edilmektedir.Kitapta . Türk İnkılabı Tarihi. Y.Küçük.) Raporunda. anılarında bu yanlışlığı anlatan F. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No.55) Gelibolu Seferinin Resmi Tarihi. 'kumandanlık çekişmesi' başlığı altında veriyor. Ordu Komutanı Liman Paşanın.21.Taburunun büyük kısmı. Arıburnu Raporu. s.." (Esat Paşanın anıları. s.C. Çanakkale Cephesi.00 başlayacak.4. (C. Y. bazılarında ise bütün İngiliz birliklerinden. tünelin ağzındaki kum torbalarını kaldırarak baskın halinde hücuma geçerler. 8 Ağustosta.90.44).James‘in Gelibolu Harekâtı adlı kitapları ile İngiliz Resmi Harp Tarihini esas aldım. F. İstanbul‘a dönünce. üç batarya. Bu emirler hakkında raporunda kullandığı. bir bilgi parçasına yapışıp kalem oynatıyor.Alayın 1. bir istihkam bölüğü. ilerleyen düşmanaüç defa taarruz etmesi için emir verdiğini ama çeşitli gerekçelerle üçünü de dinlemediğini açıkça yazıyor. 31 No. Olayın önemini zerre kadar kavramadığı anlaşılan GRYT Ansiklopedisi. ―hezimeti mucip olur‖.

savaşın sayısız cilvelerinden biri sayıp mesele yapmıyorlar. (104. bu atama için Enver Paşanın iznini aldığını tahmin ediyor. sayfasına gönderme yapıyor. ve 41 . s. grubunda iki tümen. bir başka konu için yine bu sayfaya gönderme yapmıştı. (2.Kemal.Alaylar (Esat Paşanın isteği üzerine). Bilindiği gibi 9 Ağustosta M. s. s. bu kanlı savaşın sonucu bakımından bir önem taşımadığı açıktır. 25.Tümen (ordu emri ile). var olmayan bir hesabı karşılık göstererek.54) Ashmead-Barlett.Kitap.Kemal'in olağanüstü kişiliği olmuştur. dip not işareti vererek.Anafartalar Savaşı'nı yönetiyordu. Conkbayırı-Besim Tepe-Kocaçimen Tepesi kesimi karşısında bulunan takviyeli iki Anzak tümeninin.Altay. Gallipoli adlı ünlü filmi çeken ve Müttefiklerin yenilgisini anlatan Peter Weir da sakın Kemalist olmasın? M. ateş hattında dövüşecek kimse kalmaz.R. bir süvari alayı toplanmıştır. Armstrong sonra şöyle devam ediyor: ".. s.sayı. 1.James. s. Anafartalar kesiminde. uzakta.187) 188) 189) 190) 191) 192) 193) 194) 195 196) 197) 198) 199) 200) 201) 202) 203) 204) bulunmaktadır. 7-10 Ağustos arasındaki kaybı 12. 100-200 kaybın. Asya Grubunda iki tümen var. s. 2 alaylı 8.293) Ne kadar bilimsel ve dürüst bir değerlendirme.61). (F. eldeki bu bir avuç asker ile M. de bi an _8 . Allanson'a göre '150' (Allanson'un raporundan aktaran C." (Lozan. 2 alaylı 4. R. Atatürk'ün Hatıraları. s. BTTD.Atay. 1.6. Sayı 26/ Nisan 1987. Buna karşılık Mısıroğlu şöyle yazıyor: "Sadece bir Albay sıfatıyla küçük bir bayırı tutmuş bulunan M. 'mütereddit' kelimesinden hemen sonra. İngiliz resmi tarihi.59. biraz daha ayrıntılı anlatmaktadır. sayfanın karşılığı. 1 . Vehip Paşanın grubunda dört tümen.Kemal. Dagobert von Mikusch'un La Resurrection d'un Peuple adıyla Fransızcaya çevrilen kitabının 104.R. (F.Ilgar. anılarında.. gerçeği tersine çevirmek için her yolu deniyorlar.8) F. Taburlar.R. Mısıroğlu. s. İkisi de." (General Hamilton. GRYT Ansiklopedisi de. 27. değil mi? M.190. çeviride 118 ve 119. cümlenin ortasında. Armstrong'un ve Mısıroğlu'nun büyüttükleri kayıp bu kadar. (R. Kayıp sayısı. Yine bu birlikler. 25 Nisan günü öğleden sonra. uzun sûredir siperlerde bulunduklarından.Conk. Esat Paşanın anıları.Conk.1915) Türk askerinin namusuna 10 şiling değer biçen Asmead-Barlett bile gerçeğin hakkını veriyor da bizim alternatif tarih yazıcıları. s. Liman Paşanın.500 kişi vardır. (Lozan. s. s. 3.Kemal'in emri altında yedi tümen. Yalnız Conkbayırı'nın yakın çevresinde 5.James'e göre '100'den fazla' (s. çek yazıyorlar! Dagobert von Mikusch'un kitabının Türkçesi. adam başına 10 şiling bahşiş verileceği söylenir ve kendilerine dokunulmayıp affedilecekleri ilan edilirse. Bu sırada Esat Paşanın.Türklere zaferi kazandıran ve yarımada ile İstanbul'u kurtaran.C.Kemal.404) Mısıroğlu'nun "Fevzi Beyin çok iyi teçhiz ve talim ettirmiş olduğunu" yazdığı birliklerin gerçek durumu böyle. Hatırlayacaksınız.178) 'Bu tümenlerin mevcutları kısmen tamamlanabilmişti.. General Hamilton'a şu öneride bulunur: "Türk askerlerine. sayfalardır) Kisbsiz ta o kadar cehl olmaz Cehlin ol mertebesi sehl olmaz En yakın Boğaz sahili 7 km.' (Çanakkale Cephesi. her asker silahı ve teçhizatı ile gelip teslim olur.000 kişidir. yürüyüş yeteneklerini büyük ölçüde yitirmiş ve idmansızlaşmışlardı. General Hamilton‘un savaş raporundan aktaran C. s. İngiliz Resmi Tarihi'ne göre ise '200'den fazladır' (BTTD.115) Gerçek askerler bu gibi aksilikleri.Türk Alayı da kendi topçusunun ateşi altında kalmıştır. Gazi Mustafa Kemal adıyla yayımlanmıştır.50).409). bu olayı. 26.119) Söz konusu sayfada Çanakkale Savaşı ile ilgili herhangi bir bilgi yok.71.Tümen ile 28. ortalama olarak 300-800 kişiyle gelebilmişlerdi.Kitap. Gelibolu Harekâtı. yoldaki döküntülerden dolayı.." (Gül Çağalı Güven'in çev.Altay'ın Hayat Mecmuasında (1958) yayımlanan anılarından aktaran İ.C.

Edirne halkı onu çok büyük gösterilerle karşılamıştı.414..205) 206) 207) 208) 209) 210) 211) 212) 213) 214) 216) 217) 218) 219) 220) 221) s. (Çekilişlerini örtmek için İngilizlerin aldığı başarılı önlemler için. Kuzey Grubu Komutanı Alb. Güney Bölgesi Komutanı Hilmi Paşa. 4. On Yıl Savaş.C. Çanakkale Cephesi. 498.Başk.s. Anafartalar Müfrezesi Kurmay Başkanı Haydar Mehmet (Alganer) de Liman Paşa ile M.Kısım." (O zaman 3." (Jeschke.Sonyel. Fevzi Çakmak.Kemal.) İngiliz resmi tarihine dayanarak.0rdu de bi an _8 .C. Belleten. s. Türkiyede Beş Yıl. 30 Mayıs 1920 günü. 2.12. 1. M. 1.. 10 Ağustosta Conk Bayırı'na gelmiş. iki ay sonra Gelibolu yarımadasını boşaltıp çekilip gitmeye mecbur kalıyorlardı. s. Ankara. kendi top mermileri düştüğü için sahile kadar çekilmek mecburiyetinde kaldığından bahsedilir. geri çekilmekte yıldırım gibi hareket etmesiyle tarihe mal olmuştu bu ordumuz.Fevzi (Çakmak) Paşa. zafer tamamı ile bizim olmuştu. anlattıkları olayların görgü tanıklarıdır.Her ikisi de. Belgeleri.C. Komutan Atatürk.Dr. 69. Anafartalar Grubu Komutanı M.110. s. s. s. Yeni yıldızın ışığı büyümeye başlamış. yeni karaya çıkan düşmana karşı tertip ettikten sonra.Kitap.22'de de var.Kitap. ordusunun Sina Cephesinde görevlendirilmesi üzerine. İran'da olduğu gibi. 4.381 vd. İşte M. M. s.268. s. 3. hürriyet kahramanlarınkini geçer gibi olmuştu.Kemal'in saatlerini nasıl değiştirdiklerini anlatıyorlar.202) Özet için dayanaklar: Sina-Filistin Cephesi.Kolordu Kur. İng.Kemal. Celal Erikan. (Maarif Vekaleti Y.Altay. 64. The Sunday Times gazetesi.71. işte bu durumdaki Türk ordusuyla şöyle alay ediyor: "Düşmanın üzerine gitmekte değil.44..Kemal-Enver Çatışması (1919-1922). 'Tarih IV."(Osm. s. Geniş bilgi için: S.43) M. Artık ümitleri kalmayan İngilizler. Çanakkale Cephesi. her tarafta Anafartalar kahramanına saygı. askerinin üzerine. Askeri Yönüyle Atatürk. s.89.1986 günlü Yeni Nesil gazetesinden aktaran. saatin parçalanmasını.Hami Danişmend de şöyle yazıyor: "[İngilizlerin] Bu muharebelerde. s. No..493. Yıldırım Ordular Komutanı General Falkenhayn'ın emrinde çalışmak istemediğini ileri sürerek 7.181. ünlü İngiliz ajanı Albay T. Liman von Sanders. Bu konuda. Prof.C.R.425) İşte size. Bu açıklamadan bir cümle: "Türkiye'de.121. Meraklısı için not: Cemil Conk'un kitabının 68.Kemal 10 Ağustosta yalnız İstanbul'un değil. ne yazık. s. 16. iki ayrı yerde ve iki ayrı zamanda muharebe eden iki İngiliz kolordusunun birden.. oradaki kuvvetleri de düzenlemiş ve bir saldırı yaparak. F.C. 3. bütün bir memleketin işgalini önlemişti." (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı.Kemal daha önce de (Eylül 1917) 7.114) Aynı metin.Yüzyılda Osmanlı Devleti. 1. Selahattin. 20. Çanakkale Cephesi.] Albay M. "9 Ağustosta M.Kolordu K. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. artık oldukları yerde mıhlanıp kalmış.Alay Komutanı Servet (Yurdatapan). biraz daha kısa olarak. düşman kuvvetlerini geri atmaya muvaffak olmuştu.Belen. Boşaltma sırasındaki komutanlar: Ordu Komutanı Liman Paşa.486 vd.Kocatürk.482.Belen.1931) İ. 3.Kronolojisi. Anafartalar'a gelen kuvvetleri. [.Ali Rıza. s. Mısıroğlu'nun yakıştırması olduğunu sanıyorum. yazık ki Mısıroğlu'nun canını sıkacak bir belge sunmak zorundayım. Lawrens'in bir açıklamasını yayımlamıştır. Süleyman Külçe.E.Kitap. olarak Edirne'ye gönderilmiş. GRYT Ans. s. F.. 20. "üzerlerine kendi top mermileri düştüğü için sahile çekildiklerini" kayda değer bir ihtimal olarak gören bir masalcı tarih yazarı daha! Allenby'nin Yahudi asilliği olduğunun.93."(Son Bozgun. KA Günlüğü. Yzb.Kemal'in saati de bu savaşta parçalanmıştı.209. ki tek müttefikimiz Sultandır. İngilizlerin büyük ümitlerle gelen kolorduları. s. Halil Paşanın yaveridir) Vehbi Vakkasoğlu.418) On Yıllık Harbin Kadrosu. sayfasında.46.Yüzyılda Osmanlı Devleti.S. sayfasında. s. s. 3.T. Enver Paşanın Halil (Kut) Paşaya telgrafı: "Büyük Turan imparatorluğunun Hazer kenarındaki zengin bir konak yeri olan Baku şehrinin zaptı haberini büyük bir meserretle (sevinçle) karşılarım. F. Ordu Komutanı olarak Suriye'de (Halep) bulunmuş. U.

s. 660." (E. s. Acaba nasıl bir görev tatmin ederdi Dilipak'ı? Ayrıca.165) Emir Hüseyin'in oğlu Faysal. ordunun mevcut itibariyle azlığını ve birliklerin perişan halini gördü ve aldandığını anladı.Kemal Paşa bile az daha esir olacaktı.) Liman Paşa diyor ki: "Uzun süredir hasta yatan Fevzi (Çakmak) Paşa. 4. anılarında.370) M. Ben karargâhımla Beyt-i Hasan'dayım. kendini yücelten bu konuya hiç değinmemek inceliğini gösteriyor.27) 7.30'da. Osmanlı saltanatını yıkma zamanı geldi.Kolorduyukurtarmak ve bunu demiryolu ile kuzeye nakletmek uygun olurdu.222) 223) 224) 225) 228) 229) 230) 231) de 227) bi 226) Komutanlığından ayrılmıştır. Enver ona gerçeklerden uzak rakamlar vermiş ve ordunun durumunuda hayli elverişli göstermişti. buraya gelince. bu görevi önemli bulmuyor.Kemal'e bir oldu bitti ile kabul ettirilmiştir. dipnot) Liman Paşa diyor ki: V. M. bu noktaya kuvvet yetiştirilmesi hayat ve memat sorunudur. 1921'de Çerkes Ethem olayı ile ilgili görülerek. Liman Paşa ile bağlantı sağlayamayan Enver Paşanın telgrafına verdiği cevap: "8. Emir zabiti Yüzbaşı Bedri Bey.Ulubelen. an _8 . bir süre sonra affedilmiştir. iki gün kaybedilir. 20.C.Ordu Komutanlığına önce vekaleten Nihat (Anılmış) Paşa. s.Ordu. kesinlikte 8 Eylül olduğunu ileri sürüyor. düşman süvarisini yararak.İnönü.Orduların Şeria nehrini geçişlerini güven altına almaya yetişemez.Kemal o cephede bulunurken. Hicaz'daki kolordu feda edilerek. (Filistin-Sina Cephesi.. (Atatürk'ün Hatıraları. üstelik Maan'daki 2.Kemal'in.Kemal'in Nablus'a geliş tarihinin. 21 Eylül saat 01.118. s.) Sadi Borak.. Doğu Kafkasya'da bir göreve atandıklarından.Kemal Paşa getirildi. Türk-Müslüman imparatorluğunun yıkılmasında asıl kuvvet olan Araplar. İstanbul'da yayımladığı Yarın gazetesi (1929) ile Serbest Fırka'yı destekler.56-61) A. Serbest Fırka kapanınca Bulgaristan'a geçer ve Yarın'ı yayınlamayı orada sürdürür.(KA Günlüğü. Bu alayın komutanı ve alay karargâhının diğer erkanı.s. Her halde kuzeyden. Bu yüzden 7. geniş ölçüdebir çekilme emri vermek gerekirdi. bilmediği konularda susmayı neden denemiyor acaba ? Bu seferki görev M. daha sonra o ay içinde asaleten M.Yüzyılda Osmanh Devleti.300 vd. ve 8. s.368) 4. s.Yüzyılda Osmanlı Devleti.316) Fahri Belen'in değeriendirmesi: "19 Eylül günü.0rduyu Vadi-i Fara kuzeyine çekmeye çalışıyorum. herhangi bir savaş olmamıştır ki bir yararlılık gösterip gösteremediği ileri sürülebilsin? Bu muhterem." (Lozan. Ordu henüz düzenini korumaktadır.Kemal Paşa.Belen. Şeria nehrinde tesadüfi bir geçit buldu.Dilipak diyor ki: "Filistin cephesinde pek önemli bir göreve getirilmediği gibi bir yararlılık da gösteremedi. 1 Ağustosta uzun bir izin alarak ayrıldı." (Türkiye'de 5 Yıl.Kolordusu da bütünüyle tutsak düşer. M. Büyük şef hayatını bu suretle kurtarabildi. s." (Filistin-Sina Cephesi.176) Bu uydurma yazının yazarı Arif Oruç. belge no.Ordu kalmamıştır. şimdi ödüllerinin ne olacağını bilmek istiyorlar. " (Türkiye'de 5 Yıl. İstanbul'dan oraya gitmişler ve bu subayların yerine ise kimse tayin edilmemişti. hiç yedeği bulunmayan cephesinin gerisine çekti. Çanakkale muharebelerinde tanıdığım bu değerli komutan. s. çeşitli sebeplerle hemen çekilemez. (Atatürk. bu zamana kadar mevzilerinde kalabilmişti.Ordu henüz taarruza uğramamış.Ordu Komutanı ama anlaşılan Dilipak. s." (CG Yol.Alayın iki taburunu. Araplara şu bildiriyi yayımlar: "…Uyanınız! Elele vererek.330..! " (20. 1. La Fontaine'nin kurbağası gibi şişinenlerin kulakları çınlasın! Fahri Belen diyor ki: "İki düşman arasında kalan kolordunun. yarma haberi alındıktan sonra. (Ana Britannica. 278) Mısıroğlu'na göre. Bisan'ı tutturmaya çalışıyorum. birçok kaynaktan farklı olarak M. Maan'daki 2.60 vd." (20. Ancak yiyecek ve cephane durumu düşünülmeye değer. s.Yüzyılda Osmanlı Devleti. 17/195) İ. s. Bulgaristan'da yayımlanan Yarın gazetesinin 20 Mayıs 1934 günlü sayısında çıkan yazısında Arif Oruç şöyle yazıyormuş: "Bizzat M. 7. 12 Ağustostan itibaren gelmeye başlayan 109. sürgün cezasına çarptırılmış. Grup komutanlığı ile irtibatım yoktur. F.Ordu.656) Emir Faysal'ın 11 Ağustos 1919 günlü mektubu: "Bütün Müslümanların gözleri İngiltere'ye dikilmiştir. 7. sağlamdır.

bütün kuvvetlerin kumandanı olan Liman von Sanders Paşanın malumat edinmesi için kendisine yolladım. Aralık 1914/ Sofya) M. Adeta delice bir emir verdim.68) M. Jeschke. Liman Paşanın. Sokak muharebesini idare ettiğim noktanın yakınında şoför bekliyordu. Bu siyaset. 24 Kasım 1918'de.369370) "Ben. s.70 vd. memleketimiz dışında bir tek Osmanlı neferi kalmasına tahammül etmez.Kemal ile arkadaşları arasındaki teşhis. Filistin-Sina Cephesi. s. belge No.. s. 31 Ekim 1918 günü birliklere yolladığı veda yazısının ilk cümlesi: _8 .Kemal'in çabalarıyla 7. M. Aslı: "Amelî kararım şu idi: Ortada kalan. s.) Aslı: "Hücum edenler yenilip kaçtılar." (Atatürk'ün Hatıraları. s.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Öyküleriyle Atatürk'ün Özel Mektupları." (20.3) Vahidettin. benim orada bıraktığım İsmet Beyin emri altında. yanlış olarak 31 Ağustos diye yazmış. Belgeleri. Liman von Sanders bu teklifimi kabul etti.705'te var.Kemal ve karargâhı.710. sonuna kadar Almanlarla birlikte bulunarak kurtulmanın zaruri olduğu açıktır. 20 Eylül 1917'de. savaşın başladığı tarihi.34. bu hususta hiç olmazsa Bulgarlar kadar müstakil ve kıskanç olmalarını gerekli görürüm. buna göre hareketinizi tanzim ediniz. son âna kadar saklamak siyaseti olmalıdır. Emri. (Vahidettin'in 1923 beyannamesi: Hilafet. Otomobile binmeden evvel Halep Kumandanına emirlerimi ve talimatımı verdim.710 vd. Almanya'ya haber vermeden ayrı bir barış yapmayı düşünmüş ve bunun için girişimlerde bulunmuştur." (Hikmet Bayur.maddesi üzerine gelmiştir. bir savunma siyaseti ve elimizde bulunan kuvvetleri ve bir tek neferi. Belgeleri. sömürge şekline sokmak ve memleketimizin bütün kaynaklarını kendi ellerine almak siyasetine karşıyım ve yöneticilerin. Liman von Sanders. Liman von Sanders.Kemal'den Salih'e (Bozok) mektup. Detektif X-1. ondan sonra yeni bir karar almak. s..186 ve 210.232 233) 234) 236) 237) 238) 239) 240) 241) 242) de bi an 235) ateş altında nehri geçişi. Fakat Almanların. (Filistin-Sina Cephesi. s. Şehirde vaziyete tamamen hakim olduk. Sükûnet geldi.bu esef verici hadise olmazdı.688) Abdülaziz Hanci'den çevirerek aktarıyor. 693." (M.125'ten sadeleştirilerek) Gelecekte olacakları adeta resimleyen bu rapor. Suriye'nin şimali sonunda toplamak. Bugün içinde bulunduğumuz bataklıktan. Yedinci Ordunun unvanı ve birçok enkaz. tarihte az görülen olaylardandır. Verdiğim talimatta esas olan şu nokta vardı: 'Bu akşam Halep ilerisindeki kuvvetleri geriye çekeceğim.' Vakalar dilediğim gibi geçti. Bunu bizzat ben yapacaktım. İng. Halep sokak muharebesi 25 Ekimde olmuştur. Akşam oldu. Hayatı ve Eseri. Bu emrin esaslı noktaları şunlardır: Şam'da bulunan bütün kuvvetler. Burada genç kolordu komutanının cesareti ve azmi şahlanmış gibidir. s. Liman Paşanın 28 Eylül günlü yazılı emrinin 3. " (Atatürk'ün Hatıraları. Bunları Halep'te. s.67-68) M. 724. Halep'e 5 Ekim sabahı gelmiş.. bakış ve seziş farkını da belirtiyor. gerçek sanıp benimsemiş.352) M. (Filistin-Sina Cephesi. s. s. Türkiye'de 5 Yıl.726 vd. Mısıroğlu da. M. bulunduğum noktaya yanaştı. İngiliz ve Araplarla muharebe edeceğim. emir ve kumanda kalmamıştır. s.Borak. kendiliğinden değil. Türkiye'de 5 Yıl.352) Harp Tarihi Vesikaları dergisi.Kemal Rayak'a. Emrin bir suretini.Ordu. 27. yarın Halep'in şimal garbında...Sayı. Vahidettin. (Filistin-Sina Cephesi. The Daily Mail muhabirine diyor ki: "Eğer ben tahtta olsaydım. s.Kemal'in.Kemal'in 1 Ekim günlü bu emrinin aslı ve tamamı. s. İng. s. Büyük Doğu dergisinde yayımlanan 'Dedektif X-1'in yazısına dayanıyor. Aslı şöyle: "O akşam bende bir uyanma oldu: Bütün cephelerde ve bütün kuvvetler üzerinde. Almanların bu savaşı kazanacaklarına kesinlikle inanmıyorum. bu zaruretten ve harbin devamından yararlanarak bizi.. S. Suriye Cephesinin çökmesinden önce.Askeri siyasetimiz. Rayak taraflarındaki kuvvetler Ali Fuat Paşanın kumandası altında. 'herkes başının çaresine baksın!' diye yorumlayabilmek için Mısıroğlu olmak gerek. Filistin-Sina Cephesi.1) Çünkü bu savaşla ilgili hiçbir kitabı okumuş değil. bu süre içinde yeniden düzenlenip kurulmuştur. işaret ettim. s. şimale (kuzeye) hareket edeceklerdir. Halep'ten Başkomutanlığa yolladığı raporun bazı cümleleri: "." (Jeschke." (Atatürk'ün Hatıraları.

Türk İnkılabı Tarihi. Vakkasoğlu'nundayandığı sahte 'hatırat'ın içyüzü aşağıda açıklanacak. s.Kemal. Söz konusu yayının.Kemal Paşanın birçok harpte şeref kazanmış kudretli ellerine bırakmak zorunda olduğum şu anda." (Liman von Sanders. s.Kolordu.179) Büyük Doğu'nun yazdığı doğru olsa M. s. 3. bu eleştiriye cevap verirken. Birinci el anıları bile ihtiyatla okumak ve denetleyerek dikkate almak gerekiyor. harp tarihi yazarı C. 'Cavit Bey.Mısıroğlu.66. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. Dr. Bundan sonra M.Çakmak'ın anıları olmadığını hemen belirteyim. s. Hayatı ve Eseri. mantığını sevsinler.8192. Tevfik Paşa. Nusret Baycan. s. Son Sadrazamlar. Son Sadrazamlar. 1. 4. 32-33.353) M.Rasim Ferit'in (Talay) yolladığı şifreli telgraftan öğrenir. 69. Gerçeğe allerjisi var. M. Türkiye'de 5 Yıl. Türk Parlamento Tarihi. Hayatı ve Eseri. Yıllardır bu anılar arasında dolaşıp duran biri olarak şunu söyleyebilirim: Gerçekleri değiştirmeden yazan ya da anlatanların sayısı pek az. 36-38..Reşit (Rey) Beyin anılarına dayanarak.Bayur. (M.243) 244) 245) 250 252 253 254) 255) 256) 257) 258) 259) 260) 261) de bi 251 an _8 246) 247) 248) 249 "Ordular Grubunun sevk ve idaresini.Bayur. s. 1715) M.s. Halep'ten İstanbul'a gelerek. kuruluş 4.164) A.Kemal. Ve bunca yoksunluğa ve güçsüzlüğe rağmen. s. Telgrafın tam metni için: H. emrim altında. 236. 157/1976) 9 Ekim 1917-1 Ağustos 1918. pespaye yalanlar. niyeti ve bilgi eksikliği devreye giriyor.Kısım. 78-86. Çünkü bir de ikinci kişinin bakış açısı. TBMM Vakfı Y. Ama ciddi kaynaklara bağlanmak hazretin işine gelmiyor. Ö. çirkin mugalata.Bayur. 220.. kitap ve anı var.19.baskısının önsözünde. 3. 179. Bu sözde anılardaki gerçeklere aykırıiddialar bulunduğuna ilk önce. 1. M. şu nazik ve edebi sözleri kullanıyor: İnkılap yobazı. Mısıroğlu. hastalığının devam etmesine rağmen. 4. sonuna kadar silahının namusunu korumuş olan bir orduya da sürekli haksızlıkediyor. (MareşalFevzi Çakmak'ın Anılan ve Atatürk. ayrıca.Vakkasoğlu onları sessizce atlamış.Kemal'in Harbiye Nazırlığına tayin edilmesi için kulis yapacaktır. İsmet Beyin komutanı olduğu 3. sayı 16/Kasım 1989.K. 96-99.710. Tevfik Paşanın hükümeti kurmakta zorluklarla karşılaştığını. s.38-52) Alb.180. Şam'a girmeden.(I. şehrin güneyinden geçmiştir.C. 66.. F. Yunanistan'da çıkardığı haftalık Yarın gazetesinin 1 ve 2 Kasım 1929 günlü sayılarında yayımlanmış. 1. AAMD.cildin 3. Hikmet Bayur'a şöyle açıklamış: . 148-152.C. bu ihanet teklifinden (!) iki ay sonra. s. s. 1966 yılında. Ö. Lozan. 1.Lütfi Beyi eline özel şifre vererek İstanbul'a yollar.Ömer Lütfi Bey. M. 3. s. s.164 vd. Hayatı ve Eseri.İnal.. acemi silahşor. Mısıroğlu'nun Lozan adlı kitabının 1.inönü'nün Hatıraları. İlk defa.Akçakayalıoğlu dikkati çekmiştir. şu zavallı kemalistler. 26-28. (H. Genelkurmay Başkanlığı görevini kabul edecektir. Ankara. Belleten.134) Büyük Doğu'da ya da Bulgaristan'da yayınlanan bir gazetede çıkmış dayanaksız iki yazı yada Mısır'da yayınlanmış bir kitabın yanlış çevirisi yerine. (K. 24 Aralık 1918'de. tatlı su frenkleri' vs. Mareşal Fevzi Çakmak. 121. H. 141-142. memur ve erlerin hepsine candan teşekkürlerimi sunarım. s.C.İnal. s.C. İstanbul Hükümetleri.C.Kemal'in Harbiye Nazırı olması için çalışır mıydı? Denize düşen yılana sarılıyor.C.164. züppe yazar.. Sina Akşin.C..Kemal'e karşı olanlar da yalana! Filistin-Sina Cephesi.. Hayri Efendi ve Rahmi Beylerin kabineye alınmasını Talat Paşanın istediğini' açıklamaktadır. 4. Yakın Tarihimiz. 1995.152. her an tetikte durarak okumak şart. 191. (Rauf Orbay'ın Hatıraları. Osmanlı imparatorluğu'nun yararına savaşmış bütün subay.1715-1716.Kemal neden Harbiye Nazırı olmak istediğini.Cildinin ilk baskısı üzerine bir eleştiri yazısı yayımlamış. onlardan yararlanabilirdi.K. Filistin-Suriye Savaşı hakkında yayınlanmış o kadar askeri tarih. Hele böyle ikinci el anıları.Kemal'i öven dokuz satır var ama V. Adnan Çakmak'ın yararlandığı sayfalar: 12-17.156) Askeri tarih yazarı Cihat Akçakayalıoğlu.Lütfü Bey M. 214. M.Sabri Efendinin iddiaları. M. s. (Lozan. mantık fukarası.C.

448) İzzet Paşa. dış kaynaklı belgelerden yararlanılarak. ne de görüş alınır. 3.166) İ.Kısakürek'e şöyle demiş: "Birçoklarının sandığı gibi Harbiye Nazırı olmak değil. 4.LC.154) A.250'den aktaran H.159.22'de biografisi var) öyle bir tablo çizer ki kabine üyeleri.Bayur. (14 Ekim 1918. 1. 144 vd. M."(Hatıralar.Tarihimiz.116.Yüzyılda Osmanlı Devleti.İzzet Paşa kabinesinin 18 Ekim günlü toplantısına.728 vd. Üçüncü Bölümde göreceğiz. s. Batı Trakya'dan ile rleyen General Milne komutasındaki İngiliz ordusu idi. Padişah da bunu kabul etmiştir." (20. s. (TİH.1.167) Vakkasoğlu ile GRYT Ansiklopedisi.145) Ordulardan ne bilgi istenir.84.Sayı. . s.Orbay..C. Genelkurmay temsilcisi olarak Kurmay Binbaşı Ali Nuri Bey (Okday. M. s. s.262) 263) 264) 265 267 268 de bi an _8 266 "Padişah ve hükümeti alıp Anadolu'ya çekilmek.115 vd. Sina Akşin. s. Sadrazam olmak gayesini güdüyordu. 1968 yılında. ayrıntılı bir biçimde anlatılmaktadır.Kemal'in Padişahtan. Hayatında hiç savaş görmemiş.449) Askeri tarihçi F. s.C. İ.169) Bu iddianın kaynağı. Yakın Tarihimiz.Bayur.. s. Osm..H. Türk inkılabı Tarihi.Kronolojisi. GRYT Ans. (Y. s.696. 1.C. Başkanı Alman Generali von Seckt'e danışmıştır. Y.377) İstanbul'a yürüyecek birlik ve komutanının kim olacağı konusundaki İngiliz ve Fransız çekişmeleri hakkında: H. ömrü yaverlikte geçmiş olan bu subay (Tarih ve Toplum. Sir Charles V. s. Harbiye Nezareti ile Başkumandanlık Erkan-ı Harbiye Riyasetini de elinde tutmuştur." (Vahidüddin.19. s.C. Hayatı ve Eserleri.F. bu gelişimler. 4.) A. Osm. hedefini.Danişmend.Bayur.Şükrü Bleda. Ma Campagne de Mesopatamie (1915-1916). İstanbul Hükümetleri. Mondros. s. s.F. N..C. s. s.Kısım.. 'harbi durdurmaktan başka çare kalmadığına' karar verirler.. T. 673. s.Okday. Hayatı ve Eseri.c. Ondan başka bu iddiada bulunan olmadığını sanıyorum» A.Nuri Okday'ın tanıklığının ne derece sağlıksız olduğunu. Kronolojisi. (R. Tawnshend..İzzet Paşa da yalnız Genelkurmay 2. memleketin kuvvetini müsait şartlarda değerlendirerek çok iş yapabilirdi.(H.İnönü de şöyle diyor: "Atatürk'e hakim olan fikre göre. (Son Bozgun.C. 4. sayfalarında.Belen diyor ki: "En yakın tehlike.63) H.C. mütareke ve barış görüşmelerini oradan idare etmek". s. 6. (Rauf Orbay.80 vd.kısım. A. vaziyetini iyi bilen bir hükümet.Bayur'un Türk İnkılabı Tarihi adlı eserinin 3. 4.Tarihimiz. Tevfik Paşanın oğlu) katılır ve cephelerdeki durumu açıklar. 'kendisini sadrazam yapmasını istediğini' yazıyorlar. Vahidettin'in yaverlerinden Ali Nuri Okday'dır.N. Cavit Bey ile iki İttihatçının kabineye alınmasını Talat Paşa şart koşmuş.T.s.1.

C. 1.84) Bu kuşku ve kaygı içinde.Tarihimiz. 'Almanya'da demokratik bir idare olmadığını' ileri sürerek reddetmiştir.3 Savaş sonunda rejimlerin ve hanedanların durumu bu. verdiği notun birinci maddesi. s. 'Kumandan ve zabitlerden. özet olarak şöyl edir: "Hilafet.C.1 Yenilgi üzerine Bulgar Kralı Ferdinant da tahttan çekilmek zorunda kalır (4 Ekim 1918). s. 1. eniştesi Damat Ferit'e dört elle sarılır ama hükümet dayatınca.5 Ama Vahidettin. Bunun için çok da ısrar etmiştir..ÜÇÜNCÜ BÖLÜM VAHİDETTİN VE MUSTAFA KEMAL 1. Kayser Wilhelm'in tahtı da sallanmaktadır. s.155)4 'Yalnız kendini ve tahtını düşündü' şeklindeki suçlamalara yol açan ilk somut ve belgeli davranışı budur. zaten bütün hanedanları sarsmıştı. Mütareke □ K. Saraya rağmen ve Sultanın etkisi dışında ortaya çıkmıştır. Bunu Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun parçalanması ve Avusturya'da 30 Ekimde cumhuriyet ilan edilmesi izler. ordunun idareye el koyacağından kaygılanmasını da ekleyebiliriz.180) Bu kuşkuya. 179) .Mısıroğlu diyor ki: □ Vahidettin'in.İzzet Paşa kesinlikle itiraz etmiş ve böylece. Sebebi kısaca şöyle açıklanabilir: Çarlığın yıkılması ve Çar Nikola'nın öldürülmesi. Mondros Mütarekenamesinin imzası. s. Rauf Orbay anılarında özetle diyor ki: 'Sultan Vahidettin..2 Çünkü Almanya'nın yaptığı ateşkes ve barış teklifini Başkan Wilson.' (Y. ısrarından caymak zorunda kalır. mütareke anlaşması için eniştesi Damat Ferit'i memur etmek istediği doğrudur. kısa zamanda kuşkulanmasına ve kaygılanmasına gerek ol- de bi an _8 "[Sultan Vahideddin] bu görüşmeleri yürütmeye Damat Ferit Paşayı memur etmek istiyordu. delegelere verilecek talimata eklenmesi için hükümete iki maddelik bir not yollar. galiplerin kendisini de tahttan düşürecek bir karar vermelerinden kuşkulanıyordu. Türkiye'yi bin türlü facianın beklediği apaçık iken. M . Bu tayine A." (Lozan. Bunun üzerine. kendisine bir fenalık gelip gelmiyeceği' olmuştur. Vahidettin'in bu fırtınadan kaygı duyması doğaldır.Kemal'e sorduğu ilk soru. (Atatürk'ün Hatıraları. saltanat ve hanedan haklarının korunması!' (Görüp İşittiklerim.

belgelere ve tanık ifadelerine de uymuyor. Saray Başkâtibi Ali Fuat Bey aracılığıyla Padişaha. Görüp İşittiklerim.F. Zaten Vahidettin kabinenin çekilmesini değil. serçe parmağının bir işaretinin kesin buyruk sayıldığı büyük bir sosyal kuvvettir. Medemki bu sosyal kuvvetin ipleri elimizde. sadece bazı Nazırların değiştirilmesini istemiştir.154)8 Damat Ferit'i Başdelege yaptıramayan Vahidettin. kabineyi hemen değiştirirdi. Aynı yöntem. öteki ise Kurul Kâtibi Ali Türkgeldi'nin. İstanbul'a o sevinçle döner ve kamuoyuna o yolda bilgi verirler.180. Görüp İşittiklerim. gözyaşları içerisinde ateşkes anlaşmasını imzalamışlardır. İçinde sui istimale (kötü kullanıma) elverişli maddeler vardı. bütün nazırlar da kesin tavır almış. C. Çünkü emperyalistler Doğuda.Türkgeldi.Birincide de. şöyle der: "Mütareke imzalandı.76) an madığını anlar. Bu sebeple onu Müttefiklerin teklif ettiği 10 tarzda ve aynen kabul eden hükümeti değiştirdi. ecnebiler yanımıza gele- de bi "Bahriye Nazırı (Deniz Bakanı) Rauf (Orbay) Başkanlığındaki heyet.□ Vakkasoğlu diyor ki: İmza sahnesini anlatan sadece iki eser var: Biri Rauf Orbay'ın anıları. bu mütarekenin ilerde nasıl uygulanacağını çok iyi kavramıştı.79) Vahidettin'in kabineyi." (Son Bozgun. ikincide de. 'Kuva-yı Milliyeciler. Ali Fuat Türkgeldi. Tam tersine Türk Kurulu. ısrar halinde topluca istifa edeceklerini bildirmişlerdir. s. s. Bir hükümdarla onun kullarını idare etmek. 'Mondros ve Mudanya Mütarekelerinin Tarihi' adlı eseri. 1.' 7 Kurtuluş Savaşı'nın sonuna kadar Vahidettin'i destekleyeceklerdir. 1. "Padişahın hareme girip soyunmuş olduğu" söylenerek baştan savılır. . üyeler.9 Anlaşılan desteksiz atış. çok başarılı bir anlaşma yapıldığı vehmi içinde sevinçlidir.Mısıroğlu şöyle yazıyor: "Sultan Vahideddin. Delegeler.C. yoldan geçerken halkın toz içinde yere kapandığı. Damat Ferit'in Başdelege olarak gönderilmesine itiraz eden sadece A.. Padişah hükümetince verilecek emirleri dinlemeye çağrılır. □ K. (A. saltanat rejimini tercih etmektedirler. s. Öyle olsa. Ahmet Rıza Beye. anlaşmanın 'göz yaşları içerisinde imzalandığını' gösterir hiçbir bilgi bulunmuyor.İzzet Paşa da değildir. Mondros'tan dönen delegeler kurulunu kabul etmez. _8 ." (Osmanoğulları'nın Dramı. s. onu kullanalım ve bu kuvveti zayıflatmayalım!"6 İstanbul'un işgal edilmesi üzerine İşgal Kuvvetleri Komutanlığınca yayımlanan bildiride de. Padişahın emirlerine uymadıkları için suçlanır ve herkes. gelişmelere de. s. 156) Vahidettin'in bu önemli konuya yaklaşımı da böyle. demokratik rejimle yönetilen özgür bir yurttaşlar topluluğunu idare etmekten çok daha kolaydır. (Rauf Orbay. Yakın Tarihimiz. Mareşal Liautey Fransız sömürgesi olan Annam'ın İmparatoru hakkında diyor ki: "O. Vahidettinci tarih yazıcılarının ortak niteliği. mütareke anlaşmasını beğenmediği için değiştirdiği iddiası.

64)12 Vahidettin'in sonraki davranışları. Antep vilayeti Maraş'a naklediliyormuş. Bana. 10 Kasım 1918'e kadarki süre içinde. İzzet Paşa kabinesi istifa etsin. Türk ordusunun sınır boylarındaki kısımlarını esir almaya kalkışacaklar veyahut bunları memleket içine sokulmak zorunda bırakarak terhisini sağlayaca klardı. Mustafa Kemal Paşa. Atatürk'ün Hatıraları. onlara uygun bir kabine kurmak telaşındaydı.' (İstanbul Hükümetleri. 'Artık milletin bundan sonra kendi haklarını kendisinin araması ve müdafaa etmesi.□ "İstanbul'dan Gaziantep'e gelirken Katma istasyonunda M. İstasyon binasındaki karargâhında 'nereden geldiğimi. Hususi ve gayr-i resmi bir surette bunu anlatınız.VIII) Siyah dizili cümle. nasıl?' Teşkilat yapmalı. Ordu Adana'ya çekildikten sonra. Öyle tahmin ederim ki İngilizlerin doğuda asırlarca devam eden dostluğu ve lütufkar siyaseti değişmeyecektir. Paşa dedi ki: 'Memlekette adam kalmadı mı? Kendinizi müdafaa etmek çaresini düşününüz!' Hayretle sordum. Biz onların müsamahasını (hoşgörüsünü) daha sonra elde ederiz. sadece kabinedeki İttihatçıların ayrılmasını sağlamaktır.73) □ "M. Şayet bu iki zat. milli bir kuvvet vücuda getirmeli! Kendinizi müdafaa edin! Ben istediğiniz silahı veririm!' Gerçekten o zaman Paşanın emri üzerine verilen silahlar. s. kayınvaldem ve akrabalarım var.Kemal'in girişimlerinden hiç söz etmiyorlar.' dediler. ağır olmalarına rağmen kabul edelim. bu kadar dahi bir varlık gösteremeyeceğini söyledi. bu yargıyı defalarca doğrulayacaktır! Üstelik Vahidettin. 'Antep'te hemşirem. Vardığımız ortak kanı şu idi: İngilizler ve onu izleyerek öbür itilaf devletleri. istifalarını verip çekilmeyecek olurlarsa. T. özellikle cihat fetvası veren Hayri Efendinin yerlerine. İngilizlerin müsamaha ve lütfunu elde etmek amacıyla giriştiği aralıksız girişimleri yerinde göreceğiz. s.Kemal'e karşı olan yazarlar.Atay. Vatanımızı her türlü savunma ve direnme araç ve imkânlarından yoksun bıraktıktan sonra da arzularını zorla ve baskıyla kabul ettireceklerdi. Sina Akşin özetle diyor ki: 'Osmanlı devletinin ve Osmanlı hanedanının alın yazısını İtilaf (galip devletler) belirleyecekti.İzzet Paşanın hükümetinin yerine gelecek bir hükümetin.İzzet Paşa sizin dostunuzdur."11 Bu hususu Ali Fuat Türkgeldi de doğrulamaktadır. 'yarın Adana'ya teşrif ediniz. Çapulcular şehir yakınlarına gelerek yağmaya başlamışlar. Vahidettin. Sizinle mühim şeyler konuşacağım. oldu bittilerle memleketimizi işgal edecekler. mütareke filan dinlemeyecekler. nereye gittiğimi' sordu. Söz veriyorum.Kemal Paşayla buluştum. Onları başka tarafa nakil için gidiyorum' dedim. Harp zamanında Heyet-i Vükelada bulunan iki zatın bu aralık Heyet-i Vükelada bulunmalarını uygun görmüyorum." (Jeschke. İngiliz Belgeleri. A.Bıyıklıoğlu. vükela (bakanlar) ile temasta bulunacaklar. M. düşman ayağı altında kalacaklar. Son olayları birlikte gözden geçirdik. müdafaa teşkilatının çekirdeğini teşkil etmiştir.Kemal Paşa. s. • M. 162) Görüldüğü gibi Vahidettin'in amacı. içi dinamit dolu anlaşmayı da şöyle değerlendirir: "Bu şartları." (Ali Cenani'den aktaran F. Birkaç örnek vermek istiyorum: _8 .Kemal Paşaya tesadüf ettim. Başkumandanlık Kurmay Başkanlığı ile yaptığı yazışmaları gösterdi.2. barış olacak. ben yine İzzet Paşayı kabine kurmaya memur ederim. s. bununla birlikte bir hükümet değişikliğinde. Cavit Beyin. Atatürk Anadolu'da. uygun birilerini tayin etsin. Hükümetin çok mütereddit davrandığını ve mütarekenin fesh edilmesinden korktuğunu. A. 'Ne ile. s. Ertesi günü Adana'ya giderek M.R. Vahidettin'in mütareke boyunca izleyeceği siyasetin özetidir. bizlerin de mümkün ol- de bi an cekler. (Görüp İşittiklerim.

uzak değildir. s. daha ağır şartlar altında memleketi ezeceklerini.M. bu tarihlerde. kendini kızağa aldırmış bir kamu görevlisi olarak. 'Aramızda tam bir anlaşma var paşam' cevabını verdim.Kemal Paşa. İngilizlerin bütün Anadolu'yu işgal etmesini i stemektedir. müsaade edilecek midir? [. ateşle engel olunmasını emrettim. M. birliklerini bırakarak.Kemal . . İstanbul'da yaşaması çok düşündürücüdür.71) Vahidettin ise.] Orduları terhis edecek ve İngilizlerin her dediğine boyun eğecek olursak.Kemal Paşanın. mütareke hükümlerine İtilaf devletlerinin riayet etmeyeceklerini. mütarekenin uygulanması konusunda. 3-8 Kasım 1918 tarihleri arasında.Dönem Adana Milletvekili Damar (Zamir) Arıkoğlu. bir süre önce İngilizlerle el altından anlaşarak cepheyi çökertmiş olduğunu iddia ediyorlar! Gerçekler nerede. Suriye. harp boyunca omuzunda taşımıştı.İzzet Paşa arasındaki yazılı çekişmeden. bilim ve tarih yazımı olacağını sanmıyorum.. icabında bütün Anadolu'yu hükmü altına alacak derecede dahi olursa.Kemal'in İngilizler hakkındaki düşüncelerini belirttiği için hiç söz etmiyorlar. A. Başkaları var. 'Durumu iyi görmediğini.duğu kadar bu yolu göstermemiz ve bütün ordu ile beraber yardım etmemiz lazımdır. Bu kuvvet mesela." (4 Kasım 1919.Fuat Cebesoy.İzzet Paşa'ya yazdığı yazılardan.Kemal'in.Kemal'e karşı olan yazarlar. Kemal Paşanın. birliğini ve silahını bırakmayan ve bu nedenle de bi an _8 . İngiliz Komutanlığı tarafından bildirilir' buyuruluyor. kuvveti olmayan bir general. yarın Toroslar'a kadar olan Kilikya mıntıkasının ve daha sonra Kony a-İzmir hattının işgaline gerek olduğu şeklindeki tekliflerinin birbirini izleyeceği ve sonuç olarak ordumuzun kendileri tarafından sevk ve idaresi. Adana'nın ileri gelenlerini ve söz sahibi kimselerini nezdine davet ederek. s. İlerde göreceğiz! M. Kimsede bu doğru sözü dinleyecek takat ve kuvvet yoktu."14 Vahidettinciler.. sadeleştirerek bazı cümleler aktarmak istiyorum: "…'Toros tünellerini işgal edecek kuvvetin sayısı. Hatıraları. böyle düşünen ve davranan M. Sadrazam ve Harbiye Nazırı V. bunun üzerinde düşünmeden.. bizim hazretler nerede? Gerçekle aralarında. şimdiden işgal kuvvetlerine karşı koymak ve hazırlıkta bulunmak için aralarında bir teşkilat kurmalarını." (1.13 [. lazım gelen silah ve malzemenin tarafından temin edileceğini' istikbali görür gibi anlattı... Filistin ve Kanal seferlerinin bütün ağırlığını. münasip yerlerde siper kazmalarını.' dedi ve sonra aynı fikirde olup olmadığımı sordu. Irak. bugüne kadar olduğu tarzda karşılık verildiği ta kdirde.A.Küçük diyor ki: □ "Mondros Bırakışmasından sonra. İngilizlerin ihtiraslarının önüne geçmeye imkân kalmayacaktır. aşılmaz bir utanç duvarı var sanki! • Y. [.) İskenderun'a her ne sebep ve bahane ile asker ihracına (çıkarılmasına) t eşebbüs edecek İngilizlere. Yıldırım Orduları Komutanı M. Mondros Bırakışmasına karşın. Adana'nın büyük zayiata uğrayacağını. M. Çok yazık ki harp bıkkınlığı. hatta Osmanlı Hükümeti Bakanlarının Britanya Hükümeti tarafından seçilmesi gibi teklifler karşısında kalınacağı günler. halkı çok durgun ve hareketsiz bir hale getirmişti. Çukurova.28 vd. Hatıralarım. A.) □ "Mütarekenin maddeleri ağır şartlar ihtiva ettiğinden M.] İngilizlerin tekliflerine. bugün Payas-Kilis hattına kadar olan araziyi isteyen İngilizlerin.M.

İzzet Paşa kendisini İstanbul'a çağırır. 'kuva-yı milliyeci ya da kuva-yı milliyeye yardımcı olmak' da eklenecektir.38) Doğrusu: İşgalciler. bu iddia dolayısıyla tutuklanıp Malta'ya gö nderilirler. Rauf Orbay ve Albay İsmet Bey gibi Fevzi (Çakmak). s.17 M. Mısıroğlu şöyle devam ediyor: □ "Kont Sforça (Sforza). sekizinci suç olarak. bütün savaşa katılanları.. s.Şimşir. 222. 137) 4) Bazı komutanlar. İsmet (İnönü) ve Rauf (Orbay) Beyin. 'Ermeni kırımına katıldığı' iddiasıyla tutuklanıp Malta'ya sürülecektir. (Mesela. dört genel başlık altında toplanabilir: Savaş yasa ve törelerine aykırı davranmak. terhisten istisna ediliyormuş.Kemal'in tevkif edilmemesi düşündürücüdür. yalnız Medine Komutanı Fahrettin Paşadır.174 vb.daha sonra Büyük Britanya işgalcileri tarafından savaş suçlusu sayılan generaller biliniyor. 1.97. içte asayişin sağlanması ve sınırların korunması için gereken ordu miktarı. Albay S.Vakkasoğlu: "M. s. (B.." Son Bozgun.193) de bi an _8 (1) M. Lozan. İngiliz esirlerine kötü davranmak ve subaylarına hakaret etmek. Ermeni olaylarına karışmış olmak." (Lozan. Y.191. Malta Sürgünleri. s. Cevat (Çobanlı). M. gerçekten tutuklanıp Malta'ya sürülmüşlerdir ama bunun çeşitli sebepleri vardır. Donanmanın hemen teslimi istenildiği halde.) • Bir kısım Vahidettinciler.Adil Beyler de tutuklanmamışlardır.C. s. mütareke hükümlerine uymakta kusur etmek ve hükümlerin uygulanmasına engel olmak.205.. Hiçbiri. 200) . birliğini ve silahını bırakmayan komutan. 5 Şubat 1919'da.İzzet ve Nurettin Paşalar. Ama bu yüzden değil.Kemal 'birliklerini bırakarak' kendiliğinden İstanbul'a dönmüş değil: dir.C. Hilafet.N. 'birliğini ve silahını bırakmadığı' için tutuklanıp sürülmemiştir. 206. savaşa katıldıkları halde tutuklanmamış olmalarına. Cevat ve Cemal Paşalar vb. V. M. 1. s. Albay Refet (Bele). Kazım (İnanç). galiplerce belirlenmiş suçları işlemiş değillerdi. Çünkü hiçbiri.16 Toptan 'savaş suçu' diye anılan bu yedi suç grubu. Bu yedi suça. 7 Kasım 1918'de Yıldırım Orduları Grubu ile 7. 223 vb. kuşku uyandırıcı ifadelerle değiniyorlar. Kazım Karabekir. Bu yüzden.N. Kara Vasıf ve Galatalı Şevket Beyler. Tezler 5.Şimşir." (T. (B. Cemal (Mersinli).Ordu karargâhları İstanbul hükümetince lağvedilir.C.Kemal Harbiye Nezareti emrine alınır ve A.Kemal'in. s.Kemal. Ali Fuat (Cebesoy). İngilizlerin kara ordusuna karşı mutedil (yumuşak) davrandıklarını söylüyor. Malta Sürgünleri. savaş suçlusu sanıyorlar. Rauf. 1920'de.. kendilerine göre yedi suç grubu belirler ve İstanbul hükümetine bildirirler. 1. K. Mısıroğlu. bu mütarekeden bahsederken. kara ordusunun kaldırılmasından veya hemen silahları bırakmasından bahsedilmiyormuş. Albay Fahrettin (Altay). Tersine sadece seferberliğin kaldırılması istenirken.Ü. 3) Mütarekeye rağmen.15 2) Harbiye Nezareti emrine alınmasını da o istemiş değildir ki 'kendini kızağa çektirdiği' ileri sürülebilsin. 218. Nihat (Anılmış).

kendi çıkarları için kullanılabilir bir 18 mevkiye koyabilsinler.193) Böylece.Mısıroğlu'na göre Kont Sforza "bunda gizli bir maksat görüyor" ve diyormuş ki: "İngiltere Hükümeti. "sınırların korunması ve iç asayişin sağlanması için gereken asker ve jandarma sayısının beraber saptanması".22 de bi Mısıroğlu. isteyerek sürdürdüğü bu tutumun. 'memlekette büyük şöhreti vardır. Bilerek. mütareke anlaşmasının 5. yani Padişahın daha Anadolu'da bir kuvvet kurulmasını hayalinden bile geçirmediği zamanda. 3) Mütareke anlaşmasının 5. gerçeği anlardı.Mısıroğlu. Yenik bir devletin sınırlarını açık bırakan ve iç asayişi gözardı eden bir tek mütareke anlaşması yoktur. bu iddiasına dayanak olarak Dagobert von Mikusch'un kitabının 164. sayfada. bu çekişme bütün ordu Ankara'nın emrine girinceye kadar sürmüştür. Kurtuluş Savaşı daha çabuk biterdi. s.C.Mısıroğlu. ibret verici belgelerle ve ayrıntılı olarak belirtilmektedir. kesinlikle doğru değildir. işgalciler ve Osmanlı makamları arasında uzun süre çekişme konusu olmuş." □ "Bu durumdan anlaşılıyor ki daha mütarekenin imzası günü.Kemal . Osmanlı devletinin mirasçıları arasında şimdiden bir anlaşmazlık görüyor ve bilinen ikiyüzlü siyasetiyle şunu istiyor: Eğer Müttefiklerin talepleri İngilizleri sıkacak bir şekil alırsa.194) . sayfasını gösteriyor.Kemal Paşayı Sultan Vahideddin'den önce bulmuşlardır.. Doğu sınırındaki Türk birliklerini İngilizlerin emrine vermek için gizli bir girişimleri olur ama İngilizler . göz boyamak ve okuyucusunu aldatmak için bu sahte kaynak gösterme yoluna. bu iddia ile ilgili bir tek kelime bile bulunmuyor! (Türkçe çeviride 190. sınırların ve iç asayişin korunması için belli sayıda asker ve jandarma bulundurulmasına imkân verildiğini bilir. s.. hatta bunun için M.Reşit Paşanın. Kurtuluş Savaşı ile ilgili bölümünü açıyor ve şöyle devam ediyor: 1) Kont Sforza. maddelerine baksaydı. Bu arada Vahidettin ve Hariciye Nazırı M.20 Kara kuvvetlerine karşı ölçülü davranıldığı iddiası. sayfalar) K. çok ağır bir adla anıldığını sanıyorum. M.Kemal Paşa da İstanbul'da galip devletlerin ileri gelenleri ile münasebette bulunuyor ve onlardan talimat alıyordu. M. M. maddesi uyarınca. 1." (Lozan. Keşke doğru olsaydı. Sforza'nın anılarıyla oyalanacağına.21 4) Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı adlı kitapta. uygulamanın nasıl hukuka ve ahlaka aykırı bir tarzda ve ne kadar haşince yapıldığı. ve 6. gittikçe daha sık başvurmaya başladı.C. Ama 164.İngiliz gizli anlaşması masalının. bu kuvvetin kurulmasını düşünmeye başlamışlar." (Lozan. ordunun nasıl soyulup güçsüzleştirildiği. her mütareke anlaşmasında.Kemal Paşayı.kabul etmezler. ve 191. Kont Sforza'nın iddiasına gelince: an _8 □ "Sultan Vahideddin ve Sadrazam Ferit Paşa. İngilizler Kont Sforça'nın fikrine göre. 1.19 2) K. hukukta. itimat edilecek namuslu insandır' diye İngilizlere karşı müdafaa edip Anadolu'ya göndermeye çalışırken. henüz direnme yeteği olan Türkleri.

Kemal 1908 yılının başında İttihatçılara katılmıştır. Veliahtın gözüne girmek için Enver ve İttihatçı yönetim aleyhinde konuştuğunu iddia ederek. ikbal (yükselme) yolunda ilk ciddi adımını atmıştır. özendirilen Pontuscu Rum çeteleri faaliyete geçer. Bu gezi 15 Aralık 1917de başlamış ve 4 Ocak 1918 'de sona ermiştir (20 gün). Kurtuluş Savaşı.Şevki (Subaşı) vb. Kürtler ve Çerkesler okşanır..Kemal Paşa. Veliaht Vahideddin Efendinin. M. Kongrede. yanındaki subaylardan biri de M. Almanya gezisi ile başlıyor. s.Mısıroğlu ile gerçek. açık gerçekleri maksatlı olarak tersine çeviriyor. Amaç. Kars'a girecek ve İstanbul'u işgal edeceklerdir. _8 . topların kamalarını. kendisi de bu yönde fikirler ileri sürerek.Kemal'in tanışmaları □ "Onu bu vazifeye tayin eden İttihat ve Terakki hükümeti olduğu halde. Kemal'di. de Heyette sadece iki subay var: Biri askeri danışman Albay Naci (Eldeniz) Bey.. mütareke sınırlarını aşarak ilk aşamada Güneydoğu Anadolu'ya." (Hilafet.)24 İşgal kurulları. güneyde de Fransızlar. Derneğin Türk milliyetçiliğini savunan radikal kanadına mensuptur. her ciddi araştırmacının kabul ettiği bir gerçektir. ötekisi de geziye ordu temsilcisi olarak katılan M.Kemal'in. Ermeni birliklerinden yararlanırlar. iç isyanlar körüklenir vb.27 Mısıroğlu. Müttefik birlikleri. 22 Eylül 1909'daki 2. Türkiye'yi parçalayıp ezerek. aslında Enver Paşadan ve İttihatçılardan yanadır ama bir mevki kapmak için onların aleyhinde görünür. M. Doğrular: 1. s. bir daha emperyalistlere kafa tutamayacak hale getirmektir. Nihat (Anılmış). birlik komutanlarının da işgalcilerden saklayabildiği silah_ve cephane ile başlamıştır. 143) Yani M. tüfeklerin mekanizmalarını toplar.Kemal.23 arkasından da bütün ordu komutanlıklarını kaldırır. Doğuda İngilizler.272 vd.İstanbul derhal terhise başlanmasını emrederek orduların iskelete dönmesini çabuklaştırır. Y. komutanların yurt içine taşıtabildiği. Karadeniz kıyısı boyunca. 'askerlerin siyaset dışı kalması tezini' savunduğu için derneğin ileri gelenler inin düşmanlığını kazandığı. Enver'e ve İttihatçı hükümetlerin yönetim tarzına karşı olduğu. (Mondros. Vahidettin ile M. hiç barışmayacaklar mı? 2.26 bi □ K.25 Ordu iyice güçsüzleşince de. Yunan ordusu İzmir'e çıkarılır ve y ayılmalarına yeşil ışık yakılır. bu seyahatte.Mısıroğlu'nun bu geziyle ilgili iddiaları: "Hasta olan Sultan Reşat'ın yerine Alman Cephesini ziyarete giden Veliaht Vahideddin Efendinin. M." an Vahidettin ile M. K. birçok silahı da denetimi altında tutabileceği ambarlara taşıtır. Enver Paşa ve İttihatçıların şiddetle aleyhinde olduğunu görünce.Kemal ilişkisi.Kemal. Trakya'ya.

beni hayatınız müddetince kendinize bend edeceksiniz (bağlayacaksınız)' mukaddi-mesiyle (diye söze başlayarak). Bunların gözlem olabilmesi için yazarlarının olaylara tanık olmaları. orada bulunmaları gerekirdi. Size öyle bir teklifte bulunac ağım ki eğer kabul ederseniz. her araştırmacı. Hilafet.Kemal'in bu yolla. 'ikbal yolunda ilk ciddi adımını attığı' iddiası da d uruma ve gelişime hiç uymayan bir yakıştırma. istemeyen inanmaz. Veliaht.Armstrong ve Dagobert von Mikusch'un kitaplarından yaptığı alıntılara yer veriyor. Bu alıntılardaki yanlış.' (Bu paragrafın kaynağı da Dagobert 31 von Mikusch. s. M. Şu halde. Vahidettin zamanında da yine ordu komutanlığı yapacaktır. M.93 imiş. Hilafet. şu ya da bu yönde süsleyemez. İstanbul'a gidince bir ordu kurulmasını talep ve kendisini de bu orduya Erkan-ı Harp Reisi (Kurmay Başkanı) yapmasını teklif etti.Kemal'in anılarına dayanarak yazmışlar ama doğru aktarmamışlar. rütbesi ve nişanları alınacak. 29 Hilafet. s.Kemal'i de kendi istediği gibi konuşturamaz. 'Reddecekler!' dedi. abartı. s. ayrıca Mısıroğlu da yanlış çeviriyor. M. bir üçüncü kişinin tanıklığı da söz konusu değil. Ama dürüst bir yazar. yine yabancı aktarıcılara başvuruyor. çünkü bütün görüşmeler ikisinin arasında geçiyor. ikincisinde ise Anadolu'ya (1919 Mayıs). 'Cesaret edemeyecekler. bu sırada zaten ordu komutanıdır. s.Kemal. anıları keyfine ve maksadına göre değiştiremez.Kemal Paşa şöyle cevap verdi: 'Daima göz önünde bulundurmak ve ona sadakatle (sadık olarak) hizmet şartıyla. s.Kemal Paşaya Veliaht hakkındaki fikrini sormuştu.120 imiş. Mısıroğlu. Ayrıca." (Bu paragrafın kaynağı.96 imiş. s. İki yazar da söz konusu paragrafları. H. bir hususu belir tmek istiyorum: a." (Hilafet. Veliahta. İkisi de olayların tanığı d eğil.C. Onlara gösteriniz ki hesaba katılması lazım gelen birisiniz. Armstrong.144) □ "Seyahatleri esnasında bir gün de Naci Paşa. Bu mu ikbal? □ "Buna dair birkaç yabancı gözleminden söz edelim. idama mahkûm edilecektir. s. saptıramaz. c. bu alıntıl arı "ecnebi gözlemi" diye sunuyor. 'Sizden sarahatle (açıkça) bir şey söylemek müsaadesi isteyeceğim.143) □ "Dostlukları o kadar ilerlemişti ki bir gün Berlin'de. M. bu konularda yalnız M. Aktarmadan önce. 'İstanbul'a gidince 30 görüşürüz' cevabını verdi.Kemal. Vahidettin ile M." (Bu paragrafın kaynağı. üstelik doğru olarak aktarıp aktarmadıklarını da denetlemiyor. İsteyen inanır. İlkinde. M. hem de ilerdeki görüşmeleri hakkında. Veliaht.Kemal'in tanışmaları ve görüşmeleri hakkında bilgi veren bir tek kaynak var: M. bu adam ile çok iş görülebilir. trende kendisi ile dost olmuş. Filistin/Suriye cephesine gönderilir (1918 Ağustos). M. Adlon Oteli'nde M. Zat-ı necabetpenahileri gölgede kalmamalısınız' dedi. M.Kemal'in anıları!28 Hem bu gezideki.Kemal.143) Mısıroğlu bu cümleden sonra.Kemal'in anılarına dayanmak zorunda. Veliaht kendisine karşı pek büyük itimat izhar ederek. paşayı daha önce tanımadığından dolayı teessürlerini beyan etmiştir.□ "Veliaht Vahideddin Efendinin zekâ ve dirayetinden takdirle bahseden M.Kemal.144) de 2. b. bu tek kaynak dururken. İkinci görevine başlamasından iki ay sonra ordudan ayrılmak zorunda kalacak. Armstrong. Vahidettin bir açıklama yapmamamıştır. değiştirme ya da süslemeleri belirtmek için anıların aslını da dipnot olarak vereceğim: bi an _8 .

kendi adına pek güzel yararlanmış ve seyahat esnasında Veliahta azami surette tesir ederek. ne diyordu? 'Kronolojiyi temel sayacaksın.Kemal. ötekiler ancak törenlere katılır.Kemal'e fahri yaverlik bir yıl sonra. en ince ayrıntıyı bile adalet ve haktanırlık ölçüsünde kaydedeceksin! Olayları bunlara dikkat etmeden değerlendirmeye kalkışanlar. s.Önder. herhangi bir sıfat ve görevle de bulunmuş değildir! (İ.Okday‘ın anılarında bilgi var. 144) Bu yolculuk sırasında yaverliği söz konusu olan. sonradan kendisinin yaveri olabilmek imkânını elde etmiştir. bir onur unvanı olup gerçek yaverlik değildir. hoşa giden masal yazmış olurlar. Yanya'dan Ankara'ya. bu seyahat esnasında. (s.9) 3. beraberindeki damadı Şehzade Ömer Faruk Efendiye.Kemal'in İttihatçı aleyhtarı ve hilafete bağlı olduğu tarzında rapor vererek. M. s. Mısıroğlu'nun muhayyilesinin ürünü olduğunu söylemeye gerek yok. Atatürk'ün Almanya ve Avusturya Gezileri. çeşitli suretlerde yoklamış ve sonuç olarak Veliaht'a. Ömer Faruk Efendi o tarihte damat." (Hilafet. İ. olayları his ve arzularına göre yorumlamadan olduğu gibi yansıtacaksın. 3. M.32 M. eğlencelik birkaç örnek de 1. sonra da yalnız belli başlı iddialara değineceğim.35 Kısacası. bir yıl dört ay sonra. tarih değil. s. Almanya'ya giden heyette. gerçeği ters yüz etmeler o kadar çok ki hepsinin doğrusunu açıklamaya ömrüm yetmez. Kurtuluş Savaşı konusuna girmeden önce. Asıl yaverlik hizmetini birkaç kişi yapar.Kemal'in hakiki düşüncelerini sezdirmeden öğrenip kendisine rapor etmesini emretmişti. M. İttihat ve Terakki'nin kendisine olan itimadından. • Ünlü tarihçi Wells.329." (Hilafet. 29 Nisan 1919‟da evleneceklerdir. Oysa Abdülmecit‘in oğlu Ömer Faruk Efendi ile Vahidettin‘in kızı Sabiha Sultan. bi an _8 .Mısıroğlu'nu izlemeyi sürdürelim: □ "Yukardaki izahattan anlaşılacağı üzere M. ilerde Anadolu'ya gönderilmesi esnasındaki güvene zemin (ortam) hazırlamıştı. 22 Eylül 1918'de verilecektir.H.Kemal değil. yanlışlar. onu yol boyunca. En basit gerçekleri bile bilmediklerini göstermek için yakın tarihimizle ilgili bazı yanlışlarından örnekler vereceğim. s.33 Fahri yaverlik. Bu gezi 15 Aralık 1917‟de başlayıp 4 Ocak 1918‟de bitmiştir. M. Bu sırada damat adayı olanlar hakkında. hatta damat adayı bile değildir.34 Mısıroğlu bu konuyu şöyle kapatıyor: □ "Bu hususdaki diğer bir gerçek de şudur: Veliaht Vahideddin Efendi.Hakkı Okday. Geri kalan ayrıntıların. Ömer Faruk Efendi de.366-372) 2.145) Oooof! Kaç atmasyon bir arada.' Bu tür yalanlar. Ömer Faruk Efendi. Albay Naci (Eldeniz) Beydir.

önsöz) K. 1. Veliaht Abdülmecit'in oğludur. bakanlık. Rauf Orbay hiç Meclis Başkanlığı yapmamıştır. Malta'ya sürülenleri. Suat Hayri Ürgüplü ise Hayri Efendinin oğludur. 1. □ "K.. Tam liste.Ceylan bol keseden rütbe ve makam dağıtmaya devam ediyor.879 vd. Müdafaa-yı Hukukçu milletvekillerinin.C. Din-Devlet İlişkileri. 27 ay sonra terfi eden.Kemal ve Fevzi Çakmak! □ "Eski Meclis Başkanlarından Rauf Orbay. Aferin! □ "Birinci Dünya Savaşı'nın insan zayiatı 371.Dilipak. Vahidettin'in milli mücadeleye katkısını kanıtlamak için "yüzlerce belge taradığını" iddia ediyor (Büyük Oyun.. M.49.Karabekir ordu komutanlığından korgeneral olarak ayrılmış ama askerlikle ilişiği kesilmediği için 1. s. K. CG Yol. Kemal'den daha yüksek rütbeye sahipti." (H.C.451. (On Yıllık Harbin Kadrosu.Hüseyin Ceylan. (KA Günlüğü.C.Hüseyin Ceylan.Hüseyin Ceylan..Baycan. 128) H.58) 'Felah-ı Vatan'. Çeşitli Cephelerde K.Kemal 1 Nisan 1916'da.Ceylan. İstanbul'dan 676 siyasi tutukluyu Malta'ya sürdü." (H. B.87) ama Ömer Faruk Efendinin Vahidettin'in oğlu olmadığını bilmiyor.Dili pak. Din-Devlet İlişkileri. sayfalarında var. Dilipak'ın Erz urum'da çalışmaya başladığını iddia ettiği bu grup da ne ? Anlayan beri gelsin!36 de bi an _8 . s. s. 1. İstanbul Mebusan Meclisi'nde kurduğu grubun adıdır. CG Yol. s. s. M. s." (H. büyükelçilik.1927'de. 12. s. CG Yol." (A." (GRYT Ansiklopedisi. Cumhuriyet döneminde milletvekilliği. s.N.127) Fetvayı veren Şeyhülislam Hayri Efendidir.Şimşir'in Malta Sürgünleri kit abının 415-420.. İngilizler.686 kişi idi.1.Rauf Orbay'ın biografisi.114) Mareşal değildir.H.C. s.C.Larousse.Dilipak..H." (A.Kemal'e verildiği iddia edilen altınlar ile İstiklal Mahkemelerince verilmiş idam kararlarının sayısı konusunda da göreceğiz. N.nin iki mareşali var: M.1. resim altı) M. AAMD.. açıktan orgeneralliğe (1. Bu abartma huyunu.) □ "Sultan Vahideddin'in oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendi. s. 131) Bir meclis grubunun şubesi olmaz. (A..C'nde Tek Parti. T. sayı 11/Mart 1988) Demek ki GRYT Ansiklopedisi yazarlarına göre.□ "[1914 yılındaki] cihat fetvasını Şeyhülislam Suat Hayri Ürgüplü imzalamıştı. beş kat fazla gösteriyor. Büyük Oyun. s. T.C. çünkü yolculuk gidip gelme otuz gün sürüyor.Tuncay. DinDevlet İlişkileri.Ceylan... 3." (H.. daha yüksek rütbe sahibi oluyor.C.. (Türk Parlamento Tarihi. M. Karabekir Paşa. s. □ ". bilgi toplama? Ömer Faruk.11.280) Huy canın altındadır.C..Karabekir. Vahidettin'in de damadı. Bu nasıl belge tarama. İstanbul'daki grup hafta sonu tatili için Erzurum'a gelmiş de olamaz. H.485) □ "Şark (Doğu) Cephesi Kumandanı Mareşal Kazım Karabekir.Karabekir ise 28 Temmuz 1918'de mirliva (paşa) olmuşlardır. 1. (KA Günlüğü. □ "Erzurum'da da Felah-ı Vatan grubu çalışmalarına başladı. Dilipak. s.78) H. 6 Şubat 1920'de.359.. s.H. senato başkanlığı ve başbakanlık yapmıştır! (M.199.508.C.43) Sürülenlerin tamamı 144 kişi.Ferikliğe) yükseltilmiştir. s.

Vahidettin'in aynı tarihli iradesiyle. Dilipak.Kemal. □ "13 Eylül 1920'de M. başkanı da Fethi Okyar. hiçbir zaman kurulmamıştır. resmen ve hukuken kapatılmış ve bu karar zorla uygulanmıştır. s. o kadar önemsediği hilafetin kaldırıldığı tarihi bile bilmi- de bi an _8 ." (A. CG Yol. s. bu progr ama dayanarak bir anayasa tasarısı hazırlayacak ve ilk anayasa. TKS Kronoloji I. 20 Ocak 1921'de kabul edilerek yürürlüğe girecektir. düşmana karşı savaşan milli kuvvetleri tepelesin diye ve Vahidettin'in de imzasını taşıyan bir kararname ile. CG Yol. Milletvekilleri İstanbul Muhafızı M. Son Sadrazamlar.62) 'Yanlışlıklar Komedyası' tam gaz sürüyor: . "Vekiller Heyetinin siyasi. Müdafaayı Hukuk Cemiyetlerini. CG Yol. CG Yol.Kemal.439)37 □ "11 Nisan 1920'de Osmanlı Meclis-i Mebusanı fiilen kapandı. s. uzun görüşmelerden sonra. hilafetin kaldırılmasının üzerinden 20 gün geçmeden Lozan Kon-ferans çahşmalarına başlanmıştı. Yazarın broşür sandığı Halkçılık Programı. 24. (Jeschke.. Düzce isyanı başladı.. idari." (A. sadece 9 Kasım 1922 günü. Karma Kurul. s. (ZC. içtimai. tartışılır ve karma bir kurula havale edilir.□ "Said-i Nursi birinci Mecliste.C.Dilipak. hükümet beyannamesi ol arak okunur. s.39 □ "Daha Mudanya Mütarekesinin üzerinden 20 gün geçmeden hilafet kaldırılmış. 6.Natık Paşa ve beraberindekiler tarafından dağıtılır ve kapılar kilitlenir. CG Yol. Cumhuriyet Halk Fırkasına dönüştürme yolundaki ilk adımlarından birini atmış oluyordu. Serbest Fırka ise 1930 kurulacak olan bambaşka bir parti. Gençler için not: K. Düşmana karşı savaşmak. 13 Eylül günü TBMM'nde.98.Said-i Nursi TBMM'nde milletvekili olarak hiç bulunmamış.M. İstiklal Harbinde Ayaklanmalar. s. ne de Cumhuriyet tarihini. oturumu dinleyici locasından izlemiştir.65) Osmanlı Meclis-i Mebusanı. CG Yol. Müdafaa-yı Hukuk Cemiyetlerinin CHFna dönüştürülmesi ile hiçbir ilgisi yok. 2. s. vatanın kurtarılması yolunda çalışan aktif bir milletvekilidir!" (A." (A.80) Tarih meraklılarının artık kahkahalarla güldüklerini tahmin ediyorum. s.Dilipak. 18 Nisan günü 'Kuva-yi İnzibatiye' adını taşıyan bir birlik kurulmuştur ama Ankara'da değil İstanbul'da.C. askeri görüşlerini hülasa eden ve idari teşkilat hakkındaki kararlarını gösteren bir programdır"..119)40 Şu işe bakın! Yazar. Bir daha tekrarlamak ihtiyacını duyuyorum: Bunlar ne Osmanlı tarihini biliyorlar. (TİH." (A. Karabekir Paşa. 'M. "Halkçılık Programı" adı altında bir broşür hazırladı ve TBMM üyelerine dağıttı. 11 Nisan 1920'de fiilen değil. Bu hareketi ile M. 1924'te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kurucularından biri ve başkanıdır." (A. 120) □ "Cumhuriyet Halk Fırkasına karşı Serbest Fırkayı kuran Kazım Karabekir Paşa. s. devletin kuruluşuyla ilgili en önemli belgelerden birini.2057-2058)38 □ "18 Nisanda. İ.Kemal'in hazırladığı broşür' sanıyor ve öyle tanımlıyor. s.Dilipak. Yani Halkçılık Programının.Dilipak.İnal.81) Dilipak.65) Ankara'da 'Kuvve-yi İnzibatiye' adıyla bir birlik.Dilipak. Serbest Fırkanın değil. daha çok iç isyanlara karşı koymak amacıyla Ankara'da Kuvve-yi İnzibatiye kuruldu.K.

s.e. s.Taçalan. Kulaksızzade Mehmet Efendinin evine zorla girilir. sürekli olarak İstanbul'a bildirilecektir:  27_Mayıs 1919: Aydın işgal edilir. İzmir limanındaki gemisinden kıyıyı (daha doğrusu kıyımı) seyreden bir İngiliz deniz subayı. (T.153) Yunan ordusunun İzmir'e 1920'de değil. yerel yetkililerce de. birçok ırza tecavüz ve yağmalama ol ayı. öteki 6 aylık olan iki çocuğu.21 44) 2. (D. Kordonboyunda şehit edilen Yzb. 550 ev ve 30 dükkân kül olur. Bu.Yalazan. Yunan askerleri. Vahidettin ve D. hazrette pek de yadırganmıyor. Daha bu tür binlerce eğlendirici yanlış var. ortalıkta Yunanlıların da İzmir'e bir çıkarma yapacakları söylentileri dolaşmaya başlamıştı. nasıl bir tavır takındıklarını görelim.g. 1. kızı ve kızının biri beş yaşında. Anadolu'da durum Anadolu ne durumdaydı? Sessiz sedasız savaş yaralarını mı sarıyordu.Mısır oğlu. s.C. (T. Hilafet. bu sırada rıhtımda 'su' diye inleyen yaralı bir Türk erinin üzerine çömelen bir Rum kadının. Mısıroğlu'nun bile bildiğini sanıyorum. s. Ege'de Kurtuluş Savaşı Başlarken s.. yağma ve kundaklama başlar. kendisi. 1.92)43 Bu olaylar. Birçok mahalleden biri olan Cuma mahallesinde çıkarılan yangın sonucu.Ferit hükümetleri hakkında bazı ön bilgiler 4/1. Kendisine yardımı olur umuduyla doğru tarihleri bildiriyorum.yor." (K. Kıyım. de bi an _8 .Yalazan. yokluğundan yararlanarak evine girdikleri bir subayın eşine tecavüz ettikten sonra 4-5 yaşındaki kızının bikrini de parmakla bozarlar. a.42 Birkaç somut örnek: 1 İzmir'de. buna rağmen o gün akşama kadar Yunanlıların ve Rumların çılgınlıkları sürer. herhalde bir dizgi yanlışı.Walder. Ama bunları bir yana bırakıp. Ali Nadir Paşanın emrine uyarak. süngülenerek öldürülür. Çanakkale Olayı. İzmir'in işgali ve işgali izleyen kırk güne ilişkin birkaç örnek: • 15 Mayıs 1919: İzmir'deki askeri birlikler.16) 2. 15 Mayıs 1919'da çıktığını. 50'nin üzerinde ölü. binden fazla sivil kayıp.Necati Beyin 8 yaşındaki oğlu. yoksa kan gölüne mi dönmüştü? Konuyu yaymamak için örnekleri Ege'den aldım. Önce Vahidettin ve İstanbul yönetiminin. eşi. babasının cesedi üzerine kapanınca. Türkiye'de Yunan Vahşeti ve Soy Kırımı Girişimi. K.41 Sonuç: 500'den fazla subay ve er. (N. askerin ağzına işediğini görür. şehit ve yaralı. Yunanlılar işgal sınırlarını genişlettikçe yayılıp artacak.. Yunanlılar çocuğu da süngülerler. 4. Ama öteki yanlışlarına bakarak diyebiliriz ki böyle bir yanlış. Milli Mücadele'ye karşı. Mudanya Mütarekesinin imzalanması: 11 Ekim 1922! Lozan Konferansının çalışmaya başlaması: 20 Kasım 1922! Hilafetin kaldırılması: 3 Mart 1924! □ "1920 yılı Mayıs ayı başına gelindiği zaman. belli başlı konuları ele almak istiyorum.253) 3. İzmir'e çıkan Yunanlılara direnmezler.

hem de sahip çıkmak için çırpınanlara engel olmaya çalışır. Çok acı olaylar sonucu seksen bine yakın Türk Bergama'dan göç edecektir. s.C. s. Bu facialar karşısında İstanbul yönetiminin 1919'daki tutumu Sadece küçük bir bölümü aktarılmış olan bu acı olayları bilen İstanbul yön etimi. zorla şehir dışına götürülüp öldürülür. s.1. mukavemete mecbur kaldılar.(T.C. 277. katile karşı canımızı koruyoruz. Redd-i İlhak ve Müdafaa-yı Hukuk gibi yeni kurulan milli örgütlerin telgraflarının çekilmesini yasaklar ve Yunanlılarla çatışmaya başlamış olan milli kuvvetlerin bastırılıp dağıtılması için genelge yayımlar (18 Haziran 1919.Hanıma tecavüz ettikten sonra. 1....g.49 de bi an _8 . erkeklerinin gözleri önünde tecavüz edilir.Rıfkı Atay da Akşam gazetesinde şöyle yazar: ".48 • Hükümet. (KS Günlüğü. (T.Halit Karay. jandarmalar ve bine yakın sivil öldürülür. yağma ve öldürme başlar. Tecavüz.e.Sade düşmana karşı vatanı değil. 1. 100) Ama İstanbul." (Eski Saat. İstanbul Hükümetleri.g.e...261. 1. s. Aşağı Kozdibi mahallesinden 18 yaşındaki……. R. (T..C. s..307)." (Yunan Mezalimi. s. s... geleceğine. devletin bağımsızlığına ve onuruna sahip çıkmaz.43).g. s.. namusuna.g. ellerini kesip dişilik organına sokarak öldürürler.g.Yalazan.e.27)45 • 29 Mayıs 1919: Söke'nin Yoran köyünde . 3.Yalazan. a.. Jeschke.•Eşraf ve memurlardan38 kişi. eşine kocasının gözü önünde tacavüz edilir..22) 3. ezan okuyan müezzinler kurşunlanır. Sonra da Yunan askerleri evlere zorla girerek yağma ve tecavüze girişirler. s. halkın bu tepkisini. s.e. hiç olmazsa el altı ndan destek ve cesaret mi verir? Yazık ki hayır! Pek kısa bir süre bocaladıktan sonra. (T.36) • 4 Haziran 1919: Nazilli işgal edilir.327) • 25 Haziran 1919: Balatçık istasyonunda Yunan Muhafızları tarafından trenden indirilen İslam yolcuların kadınlarına. s. a..Akşin. İstanbul yönetiminin tutumunu belirten bazı örnekler: • Dahiliye Nazırı Ali Kemal.29 46) Kadir Mısıroğlu bile diyor ki: "Müslümanlar. evine barkına. (KS Günlüğü. tarlasına tapanına.. (T. a. s. a. TKS Kronolojisi I.47 direnişi söndürmeyi kararlaştırır.Yalazan.318) • 17 Haziran 1919: Menemen kıyımı. işgalin protesto edileceği İstanbul mitinglerini yasaklar (KS Günlüğü.34) • 12 Haziran 1919: Yunanlılar Bergama'yı işgal ederler. Efendinin evi yağma edilir. çoluğuna çocuğuna.e.. Minelbab ilel Mihrap.Yalazan. S. s... 'isyan' diye niteleyecektir! 4/2. a. 2.190) F. Kaymakam. İşte İzmir'in işgalini izleyen 40 gün içince. hem halkın ırzına. Bu durumdan şikâyetçi olan bir kişiyi kurşuna dizerler. Kısacası. her ne pahasına olursa olsun.Yalazan.127. bu durumda ne yapar? Yer yer direnişe geçen halka. Yunan devriyeleri..

. • Jandarma Genel Komutanı Kemal Paşa. 2.Ferit hükümeti..Akşin..Kemal.Kemal ve Rauf Beyin tutuklanmasını kararlaştırır (Jeschke. İngiliz Belgeleri. s.7.Kandemir. Jeschke.. s. Sivas Kongresinin dağıtılması için 3 Eylül 1919'da. 1. Denizli Mutasarrıflığına verdiği emirle Alaşehir Kongresi'nin de engellenmesini isteyecektir (H. yeni Elazığ Valisi Ali Galip51 ile Ankara Valisi Muhittin Paşayı görevlendirirler (K.Karabekir.28) • Dahiliye Nazırı Adil. s. Arkadaşları ve Karşısındakiler.84.202..Akşin.447 vd. Ş. hususi birtakım teşkilat kurulmasına ve halktan bu yolda mali ve bedeni isteklerde bulunulmasına. S.478). 250..Turan. TKS Kronolojisi I.Akşin.. Batı Anadolu'ya gelerek. 13 Ağustosta. İstanbul Hükümetleri. İstiklal Harbimiz. Çarıklı. M." (Jeschke.7.34). Gökbilgin.32). kararın orduya tamimi: 8.Karabekir. İstanbul Hükümetleri. s. s. sayı 2.211. s.28). belge no.. İstanbul Hükümetleri.Çarıklı. 550).1919'da.138.242.C.48.1919.ellerine kelepçe vurularak adi bir suçlu gibi gözetim altında İstanbul'a gönderilmesi.• D. sivil ve asker her türlü yetkilinin bu kongreyi önleyip dağıtması için 20 Temmuz 1919'da emir verir ve özetle şöyle der: "Padişahımız Efendimiz Hazretlerinin arzu ve iradelerine ve vatanın yüksek menfaatlerine tamamiyle aykırı olan bu hareketin engellenmesi." (2 Ağustos 1919. s. KS Günlüğü. s. s. Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri.Akşin." (KS Günlüğü. İstiklal Harbimiz.C.." (1919 Temmuz sonu.50 • Dahiliye Nazırı Adil'in demeci: "İzmir'de çete teşkil edenleri dağıtmak için icab ederse askeri kuvvete müracaat edeceğiz. s. H. Erzurum'a Vali atanan Reşit Paşaya şöyle der: "Birtakım celali eşkiyası türedi ise de bunlar imha edilecektir.140) Gazetelere de şu demeci verir: "İzmir'de çete teşkil edenleri dağıtmak için icap ederse askeri kuvvete müracaat edeceğiz. S. 2. s. Kuva-yı Milliye'yi dağıtmaya çalışır (TİH. kongrenin öncül erinden H. 13 Ağustos 1919'da Balıkesir Kongresi'nin dağıtılmasını ister. Valiliğin izni ile toplanan Erzurum Kongresini yasa dışı ilan eder. askeri ve mülki makamlarca asla meydan verilmemesi ve müteşebbisleri hakkında takibat-ı şedide icrası (şiddetli koğuşturma yapılması).53 • Vahidettin.). s. s. 8 Ağustos 1919'da şu genelgeyi yayımlar: "Teşkilat-ı Milliye adı altında toplanan kuvvetlerin gecikilmeksizin dağıtılması. HTVD. Jeschke. 1. M." (S. İstiklal Harbimiz. 2. • Dahiliye Nazırı Adil ve Harbiye Nazırı Süleyman Şefik Paşa.C. kongre toplamak. s." (KS Günlüğü. direnişte bulunmak gibi etkinliklerin önlenmesi için Tahkik Heyetleri oluşturulur (S. s.Ferit hükümeti. s. 21 Haziran 1921 günlü kararıyla Milli Mücadele'ye karşı açıkça tavır alır: "Her ne ad ile olursa olsun.. s.555 vd. İng.).111). 20 Eylül 1919'da yayımladığı beyanname ile hükümetin bu uy- de bi an _8 . F. 247. 137.145)..M.57).. bu emre dayanarak İzmir Valisi Kambur İzzet.. 29.164 vd. s. M. s. s.C. İng. • D. • Dahiliye Nazırı Adil.C. M.kısım. Belgeleri.52 • Çete kurmak." (K. K..M. • Dahiliye Nazırı Adil. Başlarken. İstanbul Hükümetleri.Karabekir.Muhittin Çarıklı'nın tutuklanması için şu emri verecektir: ".54 • Vahidettin. • Damat Ferit. Belgeleri. 2.170.388.

55 • Hepsi sonuçsuz kalan bu kösteklemeleri. sınırda bir kulübeye girmekle benim sarayıma girmek arasında bir fark yoktur. bu tutumu sü rdürdüğünü ilerde göreceğiz. sindirme. İstanbul yönetiminin teslimiyetçi ve işbirlikçi politikasını benimsemeyecek. s. İkinci Bozkır Ayaklanması (20 Ekim-4 Kaşım 191961). Nasihat Kurulu'nun Başkanı Şehzade Abdürrahim Efendiye şöyle demiştir: "Millet bizim yolumuzdadır. Damat Ferit hükümetleri.177) de gulamalarını savunur. Milli Mücadele. yok etme girişimlerine rağmen.62 Sormak hakkımızdır: Bu Hükümdar. 1. Bosna ve Hersek Müslümanlarının yardım istekleri..1919'da. İstanbul Hükümetleri.67 Durum bu.Kemal'i Anadolu'ya göndermişti? Esat (İleri) Hoca.176." (s. bi an _8 . Vahidettin'in vatanseverliğini kanıtlamak için türlü masallar uy durmaya. kısacası sahte bir tarih üretmeye çalışıyorlar. Şeyh Recep olayı (18 Ekim 191958). genel olarak Ali Fuat Türkgeldi'nin anılarına dayanmaktadır.63 bu hükümet64 mi halktan ve Milli Mücadeleden yanaydı?65 Bu Hükümdar mı Milli Mücadeleyi planlamış ve M.] Zat-ı Şahane gözlerinden yaş gelerek. onun yerine. Vahidettin'in vatanseverliğinin kanıtı olarak ileri sürülen olaylar Vahidettincilerin gösterdikleri örnekler. Vahdettin ertesi günü der ki:] 'Bence Al-i Osman'ın mülküne girdikten sonra. Birinci Bozkır Ayaklanması (27 Eylül-4 Ekim 191960). ancak birkaçı belirtilmiş olan bu çeşit engelleme. iyi bir barış andlaşması yapılacağını vaad eder (!) ve D. Ancak uluhiyet (Tanrı) kuvvetine muhtaç. çocukça senaryolar yazmaya.' dedi.Akşin.Vahidettinci tarih yazıcılarının hiçbiri bu olaylardan söz etmiyor. Ali Fuat Türkgeldi ağlar. Urla'da Rumların yaptıkları kıyım. bugün de ben ağlıyorum. milliyetçilerin açtığı zor ama onurlu yoldan yürüyecektir. hatta nübüvvet (nebilik) kuvveti bile kâfi gelmez. İstanbul yönetiminin. Ne yapayım? Buna beşeriyet kuvveti. dağıtma. Sizin yolunuzda kimsecikler yürümez!"66 Gerçekten de Anadolu halkı. sonuna kadar Milli Mücadele'ye karşı. K.. Birinci Anzavur Ahmet Ayaklanması (25 Ekim-30 Kasım 191959).5.581. Adapazarı olayları (Ekim 1919 57). Burdur'a yerleştirilen ve evleri Ermenilere geri verilince aç ve sokakta kalan Vanlıların yakınmaları hakkındaki yazıları okuması üzerine. Hürr iyet ve İtilaf Partisi56 ve İngilizlerin desteklediği yerel ayaklanmalar ve olaylar izleyecektir. Ama . Hepsini eksiksiz olarak aktarıyorum: □ "[Fransızların bazı sultan ve şehzade evlerinin boşaltılıp kendilerine verilmesini iste meleri üzerine.Özalp. s.' " (s. milli mücadeleyi hazırlayan ve devamını sağlayan bütün etkinlikleri kınar. ' Dün siz ağlıyordunuz..58).C. 176) □ "[Ali Fuat Türkgeldi'nin.Ferit hükümetine güvenilmesin! ister (S.

o törenin vekar ve gereğini unutarak. bir kez olsun teselli edici. teslimiyetçiliği seçtiği ve yanlış bir yol tutarak. okulu. yetimle. (2) Zaten Vahidettin. Kars'ı geri alan Doğu Cephesi birliklerine olsun. 14.72 Bu ağlayıp sızlanmalarının dışında. Duygusuz bir insan bile bu olaylara kayıtsız kalamaz. gönül alıcı. Urfalılar. Adanalılar. vatan ve milletseverliğini belirtecek bir açıklaması.73 hastayla.Saltanat Şûrasını açtıktan sonra] Abdülmecit Efendi. bu olaylara ûzülmediği için değil. Ama bu örnekler. Eba Eyyüb-ül Ensari hazretlerinin türbesinde yapılan geleneksel kılıç kuşanma töreninde. Hatırlaya69 cağınız gibi toplantıya girmeden önce de bayılmıştı. Sevres Andlaşmasına hiç üzülmediğini iddia eden yok. ve 15. Ama üzülmek başka. 'Benim milletimin ocağı yanıyor. yurdu. hüngür hüngür ağlıyordu.227) Ali Fuat Beyin anlattığı olaylar bu kadar. Sultanın iki gözünden yaş akıp 'Karılar gibi ağlıyorum!' diyordu. kanıtlamaya yeter mi? (1) Sultan Vahidettin'in yenilgiye. paragraflarında. ben onu düşünüyorum. umut verici bir cümle söylemiş midir?74 Hayır! Anadolu'nun kazandığı herhangi bir başarıyı kutlamış mıdır? Hayır! Söz gelişi. bir selam yollamış mıdır? Hayır! Ege'de ve Marmara'nın doğusunda Yunanlılar.216. ırza geçerken." (s. Fransız ve Ermenilere karşı namus kavgası verirlerken. Bazı Vahidettinciler ile hanedana saygı duyanlar. ezan ok uyanlara ateş edip eğlenirken. 'Bugünler için mi kılıç kuşanıyoruz?' de bi an _8 . ne ehemmiyeti var?' 70 dedi. 1. Rumeli ya da Ege göçmeniyle ilgilenmiş midir? Hayır! Hiç moral ve umut verici bir açıklama yapmış mıdır? Hayır! Onca çocuğunu şehit vermiş olan milletine. askeri birliği ziy aret etmiş.□ "[26 Mayıs 1919'da. tahtını ve hanedan hukukunu korumak için Milli Müc adele'yi engellemeye ve söndürmeye çalıştığı için suçlanıyor. Mersinliler. ) □ "[Yıldız sarayındaki özel dairesinde çıkan yangın üzerine ağlayan bekçiye:] Vahdettin. desteklemek bir yana. kendi evim yanmış. halkın çaresizliğine. basına yansımış ya da kayda geçmiş hiçbir jesti yok. Şimdi bu ek iddiaları görelim: • K. bu ağlayıp sızlanma sahnelerinin yetersizliğini iyice kavramış olmalılar ki vatanseverliğini doğrular um uduyla üç iddia daha ileri sürüyorlar. belgeleri ve kendi itirafları ile göreceğiz. bunun için zahmeti ve tehlikeyi göze almak başka şeydir. Vatan sınırl arından gelen yenilgi haberlerinin derin ıstırabı ile kıvranarak. her gün cinayet işlerken. orta kattaki özel dairelerine dönmek üzere melul ve mahzun bir halde servis merdivenlerin68 den inerken. bu bölümün 13.. İzmir'in işgaline. doğru düşünüp gereğini ya pmak. koltuğuna girerek. bir tek gaziyle. hiç olmazsa bu olaylarla ilgilendiğini gösterir bir tek açıklaması olmuş mudur? Hayır! İngilizler yakaladıkları Kuva-yı Milliyecileri asarken77 sesini çıkarmış mıdır? Hayır! Yunan ordusunu 'Halife'nin ordusu' olarak gösteren propagandayı yalanlamış mıdır? Hayır! Tavrını. Vahidettin'in vatanseverliğini kanıtlar mı." (s.75 bu davranışları hiç protesto etmiş midir?76 Hayır! Mesela Antepliler. Vahidettin sarayından çıkıp da bir hastaneyi.71 Tanığın dürüstlüğünden kimsenin kuşkusu bulunmuyor.Mısıroğlu diyor ki: "Daha tahta çıktığı gün. Maraşlılar.

bu yüzden oldukça iyimserdir. s. çünkü bunlardan başka kaynak yok.Mısıroğlu'nun ve kopyacısı H. tahta çıktıkları gün. c. Yaver olmadığı gibi kılıç kuşanma töreni sırasında. Ceylan'ın yazıları. olaylar sırasını bile bilmediklerini belli de bi an _8 . Doğrular: 1. Yanya‘dan Ankara‘ya. (A. ağlamaktan töreni izleyemez hale gelmiş ve Yaver Ömer Paşanın. ne de hükümette.352) 2. yazarın. İzmir'de oturmakta olan emekli bir paşadır. kılıç kuşanmazlar. L. Devrin başı göklerde din adamı Şeyh Sünusi hazretleri tarafından yapılan bir dua ile ke ndisine Hazret-i Ömer'in kılıcı takılırken o. Padişahlar. i. Osmanlı saray teşrifatını da. Batıda da henüz yakın bir tehlike görünmüyor. dolu dizgin Kafkasya ve İran içine ilerliyorlar. s. doğrusu 'Ömer Yaver Paşa'dır." (S. Bu sahnenin uydurma olduğu.Okday. Osmanlı Sarayının Son Günleri. Vahidettin ve dönemi ile ilgili bir araştırma yapmadıklarını. Görüp İşittiklerim.24) d. ordu ve donanmaya beyannamesi de.80 Kısacası Vahidettin'in. kılıç alayı törenini de hiç bilmediğini gösteriyor.83 Vahidettin'in Başmabeynciliğine ise. Başyaver ile öteki saray mensupları ve devlet ileri gelenlerinin bulunduğu kurallı bir törende.Simavi. s.400. Padişahı daha hüngür hüngür ağlatacak bir durum da yok. Padişahın y averi sanıyor. Hazret. Bu uydurmaları okuyup da inananlara ne yazık!85 K. Padişahın yanına sokulup da kulağına. Mısıroğlu. Osmanlı töresiyle de bir ilgisi bulunmamaktadır. ne sarayda görevlidir. s.Mücahitler. kılıç kuşanma töreninde Vahidettin‘in ağladığına ilişkin tek kelime bulunmuyor. Suriye ve Irak cephelerinde durgunluk sürüyor. Nitekim Vahidettin de 4 Temmuz 1918'de tahta çıkmış ama kılıç kuşanma töreni 30 Ağustos 1918 günü yapılmıştır. s. "bu tavrın padişahlık vekar ve mehabetine yakışmayacağı hususundaki niyazını fısıldaması" ise hiç mümkün değildir. O tarihte. bu tavrın padişahlık vekar ve mehabetine yakışmayacağı husususundaki niyazını (yalvarışını) kulağına fısıldamasıyla kendine gelebilmişti. ayrıntılardan da belli: a. "tahta çıktığı gün kılıç kuşandığı" ifadesinin gerçekle de. Hükümetinde Harbiye Nazırlığına atandığı için yollanan özel bir deniz aracıyla İstanbul'a getirtilecektir. Başmabeyinci. Vahidettin'in ilk Hatt-ı Hümayunu da.45)78 Bu iddia bütünüyle uydurmadır. daha sonra yapılır.Hakkı Okday gibi üç görgü tanığının anıları ve töreni gazeteci olarak izl eyen R.H. Başmabeyncisi Lütfi Simavi ve damadı İ.F.79 Dört kitapta da.8* b.H.84 resmi görevi olmayan emekli bir paşanın.82 Yenilgi ve tehlike haberleri. Eylül ortasından sonra yağmaya başlayacaktır. Tevfik Paşanın 2. (Jeschke. Vahidettin‘in kılıç kuşanma törenini anlatan sadece dört kaynak var: Vahidettin‘in Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi.Türkgeldi. 'Yaver Ömer Paşa' diyor. adı Ömer Yaver olan paşayı. 3. yani kılıç kuşanma töreninden 4 ay sonra.Eşref Ünaydın‘ın İki Saltanat Arasında adlı kitapçığı. Mısıroğlu da iddiasını bir kaynağa dayandıramıyor. İlk defa Ocak 1919'da.diyordu.146. Doğuda ise Osmanlı birlikleri. Böyle bir masal. Muhayyilesini çalıştırmış. Kılıç kuşanma töreni. galiba bu sıralama yanlışı yüzünden. Hanedan ileri gelenleri ile Başkâtip. 31 Mart 1919'da atanır. TKS Kronolojisi I.

Genelkurmay'da da çalıştığı anlaşılıyor: Y.Hakkı Okday. diğer taraftan Sultan Vahidettin'in yaveri bulunuyor. TKS Kronolojisi I. de bi an _8 .Hakkı Okday da sadece sevindiğini kaydetmekle yetiniyor ki bu ifadenin de doğru olmadığını göreceğiz. Damat Ferit'in baskısı sonucu görevden uzaklaştırılmış88 ve yerine Avni Paşa atanmıştır. Nitekim Ali Nuri'nin oğlu Şefik Okday şöyle yazıyor: "Babam Ali NuriBey.) Yani pek gezegen biri olup ara sıra sarayda bulunmaktadır. "[Vahidüddin] 'her zafer haberini alışında şükür secdesine varmakta ve saadetinden uçmaktadır' demiş. Sonuna kadar Vahidettin'e bağlı kalan Avni Paşa bile N.Kısakürek'in yazdığına göre. gelişigüzel davranan bu kimselerin.Hakkı Okday kardeşler de bu konuda bâzı iddialar ileri sürüyorlar.F. 1. s. bu zafer dolayısıyla şükür secdesine kapanmak bir yana. N. A.Bölüm.Hakkı'nın ayrıldığı tarihten sonra da. tek savaş ve zafer var: Büyük Taarruz! Oysa Vahidettin. serbest iş hayatına atılmak için ilk denemelerini yapıyordu. gerçekleri alt üst ediyorlar. zaman z aman askeri bilgi verdiği düşünülebilir. R. 'Vahidettin'in her zafer haberi alındığında şükür secdesine kapandığından' söz etmiyor. 28 Ocak 1922'de milliyetçilere katılmak üzere.347-349) Haklı. saptırıyor. s. 194) Tersine. (14.Kısakürek'e. •• Ali Nuri ve 1.89 İ. Çünkü Ali Nuri'nin asıl görevi Harp Akademisinde öğretmenliktir. 144 vd. Bu tür tarih Zati Sungurluklarına.ediyor. s. 8. 15 Nisan 1920'de. Kurtuluş Savaşı hakkında ciddi bir araştırma yapmış olmaları düşünülebilir mi? Yapmadıkları için de rahat rahat uyduruyor.388) (2) Saray Kurmay Başkanı İ. bir taraftan Harp Akademisindeki görevine devam ediyor. İkisi de Tevfik Paşanın oğlu ve Vahidettin'in yaveri. kardeşi Ali Nuri'den hiç bahsetmiyor.388. hükümetin ricasına rağmen. Çünkü: (1) Başyaver Naci Bey.Tarihimiz. kaydırıyor. paragrafta açıklaması var) Ama bu ifadesinin. yalnız yardımcısı Yüzbaşı Neşet'in (Bora) adını veriyor. Milliyet. İ. ayrıca da akşamları Alman firmaları ile mektuplaşıyor. "zaman zaman Padişaha.Hakkı Okday ayrıca Saray Kurmay Başkanı ve Vahidettin'in damadı. saraydaki küçük kurmay teşkilatını ve Vahidettin'e askeri durum hakkında nasıl bilgi verdiğini anlatırken. milli orduyu kutlamamış. 14 Eylül 1922. çok tanık olacağız.Orbay'ın anılarından. 416)91 (3) Bu hale göre. s. (4) Zaten Vahidettin bile. s." (Son Osmanlı Sadrazamı ve Oğulları. üstünkörü. harita üzerinde askeri bilgj verdiğini anlatan" Ali Nuri (Okday) Bey.116. (Yanya'dan Ankara'ya.192)87 Bu bilgiye inanmak çok zor.C.Nuri'nin. İ. kayınpederi Vahidettin'den ve eşinden gizli olarak Anadolu'ya geçip orduya katılacaktır.F. ancak bu tarihten sonra Vahidettin'e.Ekim/1967." (Vahidüddin. gerçeklerle uyuşmadığını da belgeleri ile göreceğiz. hükümetin kutlamasını da uygun görmemiştir. bu zaferdendolayı büyük endişeye kapıldığını göreceğiz. Jeschke. 28 Aralık 1988. yani Milli Mücadele düze çıktıktan sonra.. (Yanya'dan Ankara'ya.90 (s.Hakkı Okday. Milli Mücadeleye ancak 1921 yılının sonuna doğru taraftar olduğunu ileri sürmektedir.86 Yüceltmeye çalıştıkları Vahidettin konusunda dahi bu kadar gevşek. (BTTD. Ama İ.

Babam da. uydurma anılara. Tarihçi Fustel de Coulanges. teville.. Milli Mücadeleyi coşkuyla izliyor olsa.Okday. gerçeklere denk düşmeyen bir yaşlı anısı. daha doğrusu rüyası. Vahidettin gibi cin fikirli biri ise.58. tahtı düşündü. bütün Vahidettincilerin ortak iddiası.Okday şöyle bir cevapla işin içinden çıkmaya çalışıyor: "Evet. masal bile denemez. "Ya Abdülmecit benim yerime geçerse?" gibi pek ilkel ve çocukça bir mazeret ileri sürmez. Vahidettin'in vatanseverliği hakkındaki üçüncü ve en önemli iddiada: Milli Mücadeleyi Vahidettin planlamış ve M. Eskiden padişahlar başa geçer ve düşmana karşı harp ederdi.. onun üzerine Sultan Vahidettin ne dese beğenirsiniz? 'Ya Veliaht Abdülmecit yerime geçerse?' Yani Vahidettin. M. varsayıma ve sahte belgelere dayanılarak. sözü Anadolu heyetine bıraktığı da doğru değildir.H. ilhamla. şu anısını anlatıyor: "[Babam. Başlangıçta da söylemiştim. ne aleyhindeki sözleri. Tarih ve Toplum dergisinin yazarı Arı İnan'la Şubat 1975'te yaptığı ve banda alınmış bir konuşmasında ise. karşı tavır almazdı. bütün kusuru Damat Ferit'in üzerine yıkıp Vahidettin'i korumaya çalışmaktadır. Diyor ki: □ "Sultan Vahidettin.Hakkı Beyin. Londra Konferansı'ndan] İstanbul'a döndükten sonra Padişah Vahideddin. anılarında eski kayınpederine vefalı davranarak. hiç olmazsa hareketsiz kalır. Çünkü masal dahi kendi mantığı içinde tutarlı olmak zorundadır. öğrencileri eski olaylar hakkında bir hüküm vermeye yeltendikleri zaman şöyle dermiş: "Bir kâğıt parçası (belge) var mı? Başka söz dinlemem!"93 de bi an _8 . tahminle. İlerde.sayı. maksada.' demiş.Kısacası." (s. Ali Nuri'ninki. bu çabalara bütün yüreğimle katılırım.H. öyle sanıldığı gibi Milli Mücadele'mizin." Arı İnan soruyor: "Ama öte yandan da 'Anadolu'daki memleketi kurtarma mücadelesini tasvip ediyordu (doğru buluyordu)' diyordunuz?" 96 yaşındaki İ. Padişaha öyle cevap veremez.İngiliz oyununun kurbanı olmuş ve hizmetleri örtbas edilmişse.Kemal'i yetki ve para ile donatarak Anadolu'ya yollamış. anılarını anlattığı sıradaki zihinsel durumunu daha iyi anlayacağız. Vahidettin. ne Vahidettin lehindeki sözleri gerçeği yansıtıyor. İ.Kemal . son padişah Vahidettin'i 'hain' sıfatından temizleme çabalarını anlıyorum. bir anısını daha okuyacak. amacım gerçeği savunmak.Okday da. düşman o rduları tarafından yok edilmesini katiyen arzulamaz. olsa olsa yöntemiyle. Zat-ı şahanenize de bunu tavsiye ederim.H. Bu.388) (1) İ. isteğe ve keyfe göre yazılan şeye. dedikoduya. memleketi düşünmedi. önyargıyla. 'Burada Anadolu-İstanbul diye ayıracak bir şey yok. Acaip karakterli bir adamdı. tarih değil. bilakis zaferi dört gözle beklerdi. Hanedana saygı duyanların. Ama söylentiye. s.92 ••• Şimdi sıra. Biz hepimiz aynı memleketin çocu klarıyız. Eğer Vahidettin. 5." (Tarih ve Toplum. Mayıs 1984) (2) İ. 'Paşa ne yaptınız? Siz sözü Anadolu heyetine bıraktınız!' dedi. Tevfik Paşanın Londra Konferansında. Tevfik Paşa gibi kapıkulu biri de. masal olduğu da başı ndaki tekerleme bölümüyle dürüstçe belli edilir.

buna karşı ilk tedbirleri düşünüp planlayan.. Yalan. işgalcilerin kontrolünden geçtiklerini. Osmanoğulları'nın Dramı. tarih açısından hiçbir değer taşımadıklarını gördük.33) Mısıroğlu. tam 360 gün sonra. çeşitli başlıklar altında toplayarak sunuyorum.Mısıroğlu." (K. Mevlanzade'nin iddiasını doğrulayıp süslemek isterken.C." (K. Gerçi şimdiye kadar ileri sürdükleri iddiaların. Türkiye İnkılabının İç Yüzü.. M.96 □ "Yunanlıların İzmir'e Müttefiklerin izniyle bir çıkarma yapacakları hakkında söylentiler duyulmaya başlanmıştı.Mısıroğlu.Kemal Paşayı geniş bir yetki ve özel bir talimatla galip devletlerin İstanbul'da bulunan temsilcilerinin bilgisi dışında. Vahidettin ve Kurtuluş Savaşı Bu konuda ileri sürülen iddiaları. 6/1.Mısıroğlu ilk gerekçenin tutarsızlığını görünce. gizlice Anadolu'ya göndermiştir. tanıkları ve şu çürütülemez olduğu ileri sürülen belgeleri görelim.Kemal İstanbul'dan 16 Mayıs 1919'da ayrılmış. s. bu konudaki belgelerin 'cerh edilmez' (çürütülmez) nitelikte olduğunu yazıyor. Sultan Vahideddin. İki yanlışına değineyim: M. gizlice gönderilmemiştir. Vahdettinciler de bu son iddialarını kanıtlamak için bazı belgeler ve tanıklar gösteriyorlar. 94 Bandırma gemisinin. Sarıklı Mücahitler.. Ama bu sefer çok kesin konuşuyorlar. 'Sevres sulh projesi' ise Osmanlı hükümetinin temsilcisi Tevfik Paşaya.10) İddiaları.Kemal ve Kurtuluş Savaşı aleyhindeki kitabı' dır. 11 Mayıs 1920'de. Yu- de bi an _8 . 'Sevres sulh projesi' teklifini alınca. yani gidişin gizlice olmadığını da M. Milli Mücadele'yi ilk düşünen ve planlayan Vahidettin imiş □ "VI Mehmet Vahideddin Han. 150'liklerden ve Birinci Bölümde bazı marifetlerini öğrendiğimiz Mevlanzade Rıfat'ın 1929'da Halep'te basılan 1993'te Türkiye'de de yayımlanan.Bu cümle çağdaş tarih yöntemini de özetlemektedir. (1. GRYT Ansiklopedisi. bunun için M. galip devletlerin temsilcilerinin bilgisi dışında. Bu sefer devreye Yunan tehlikesini sokuyor. yanlış ve martaval yığını bir laf çorbası. s.95 □ "[özet]..Kemal Paşayı olağanüstü yetkilerle donatıp Anadolu'ya gönderen [Sultan Vahideddin'dir]. yine gerçeği ters yüz ve olaylar sırasını da tepe taklak ediyor. Söz gelimi. bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen en dikkatli bir şekilde planladı. yeni bir senaryo yazmak gereğini duymuş. Anadolu'da milli bir kuvvet hazırlamayı düşünmüş ve bu kuvveti meydana getirmek için yakınında bulunanların telkini ile yaverlerinden M. Çünkü M.Kemal. 6.Kemal açıklamıştır. Paris'te teslim edilmiştir. Anadolu'da bir mukavemet (direniş) hareketi düşünüp." (Mevlanzade Rıfat. Ama ilerde. s.209) Bu konudaki birçok iddianın ilk kaynağı. s.79) K. ufukta beliren ko rkutucu tehlikelere karşı.

s. açıklamalarını okuyacağız. Bu oyun. karşı karşıya olacaktır...180.İstanbul ve Ankara. bunlarla ilgili binlerce belge. Vahidettin'in aleyhinde olan bu son cümleyi. iddiaları gözden geçirmeye devam edelim.193." (K. s. Vahidettin'in bir planı olduğunun kanıtı diye kullanıyor: □ "Bu sözler. düşmana karşı Anadolu ile el ele. o Kuva-yı İnzibatiye.Kemal. 'hiçbir iddia gizli kalmasın' diyerek.Kemal Paşanın da hatıralarında anlattığı gibi. 1. tanık.87) Ama Vahidettin'e o kadar yakın olan Başkâtip Ali Fuat Beyin anılarında Vahidettin'in böyle bir kararı olduğunu belirten.Mısıroğlu. Milli Mücadele'ye karşı görünecek.Mısıroğlu. vasıtamla (aracılığımla) onlardan emin olmak istiyor." (V. o Anzavur. Bunu Samiha Ayverdi. tatlı tatlı şöyle açıklıyor: ".S.C. bambaşka anlamdaki bir cümledir..Vakkasoğlu."97 Mısıroğlu. Son Bozgun. M. bir siyasi komplo. Padişah ve İstanbul Hükümeti. 6/3." (3. ayrıca K. şöyle düşündüğünü anlatıyor: "Bu son cümle bende bir şüphe uyandırdı. minnacık bir ipucu bile yer almıyor. • Bu gerekçesi uydurma ve biri ötekini tutmaz iddiaların esin kaynağı. s. paragraflarında.. o Yunanlıları desteklemeler. Vahidettin'in kendi itirafları filan nedir? Eğer bu bir oyunsa. M. bu iddiaları açıkça yalanlıyor.. 1.. Zaten Vahidettin de. bir ince politika olarak başlatılmış. böylece İngilizler uyutulacakmış. Lozan.Kemal'in anılarında geçen. Biz yine de. Sultan Vahideddin'in zihninde bir plan mevcut olduğunu..C.Mısıroğlu'nu izliyor:98 □ "Bizzat M. o idam kararları.Saray ve hükümet..151) Vakkasoğlu da duraksamadan K.C. Olsa yazardı. bu bölümün 14.191. an _8 . o isyanlar. bu oyunu büyük bir ciddiyet ve teatral bir kudretle oynamışlardır. bu görüşmeden önce. ve 15. Demek ki yarın Padişahın öyle bir hareket yapmak ihtimali vardır ki ordunun vatanperver (vatansever) kumandan ve zabitleri müteessir olabilir (üzülebilirler). Hilafet. o milliyetçileri tepelemek için İngilizlere türlü türlü önerilerde bulunmalar. buna olsa olsa Kanlı Nigar oyunu denilebilir. Padişahın verilmiş bir karârı olmalı idi. Zat-ı şahane (padişah) beni kandırarak. Vahidettin'in planının özü neymiş? bi nan tehlikesini de kesinlikle ve üstüne bastıra bastıra reddettiğine tanık olacağız. s. Bu acımasız oyunun kanlı ayrıntılarını ilerde okuyacağız. iki hasım (düşman) pozunda. gösteriyordu. Osmanoğulları'nın Dramı. Milli Mücadele'yi planladığı umudunu veren bir tek cümlecik...80) Ama o fetvalar. Vahidettin'in kuşku uyandıran bir sorusu üzerine.. Planın uygulamaya konulması de 6/2. Padişahın verilmiş bir kararı vardır.

"Yıldırım Kıtaları Müfettişliğine çevrilir ve 2 Şubat 1919'da da Cemal Paşa (Mersinli) bu müfettişliğe atanır. bu plan gereğince.102 İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe'nin bir notası üzerine.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için işgalcilerin gözlerini boyamaya yönelik. iç asayişin düzeltilmesi gibi göstermelik bir amaçla. vicdan rahatı içinde şehadet edebiliriz. [.Bu konuyla ilgili iddialar da şunlar: 6/3.H. orduyu mütareke koşullarına göre yeniden düzenlemek için çalışmalar yapılagelmektedir. s. s. s. 1." (K. ordu komutanlıkları kaldırıldığı için doğrudan Genelkurmaya bağlı durumda kalan 9.Mücahitler. S.Mısıroğlu." (K. hatta ifa ettiği vazifeyi sağlayan insan olduğunu.100 kurulacak üç Ordu Müfettişliği emrinde toplamayı kararlaştırır. Büyük Oyun. Türkiye İnkılabının İç Yüzü. Mısıroğlu. yerine başkası gönderilecekti.48) □ "Bu cümleden olarak yaverlerinden M. 154) □ "M. M.Kemal bu görevi kabul etmeseydi. M.Ordu Komutanlığının adı.Kemal Paşayı geniş yetki ve i mkânlarla donatarak Anadolu'ya gönderdi. 2.48.2. Hilafet.103 M.24 vb.101 İlk olarak. 6/3. ordu müfettişi sıfatıyla göndermeye karar verdi. s." (V.154. s. Bütünüyle yanlış.C. Bu da Sultan Vahideddin'in eseridir. saray ve hükümet için de büyük önem taşıyordu.. 9. s.Kemal seçilir. 1.Ceylan. göstermelik bir . GRYT Ans. birinin de doğuya gönderilmesi gerekir ve bu görev için M.Başkanı Kazım Paşa'nın önerisi ile söz konusu tasarının bir parçası daha..Ordu Müfettişliği geçici adıyla uygulamaya geçirilecektir. K..79) □ "Vahideddin'in. M. H. s.Mücahitler. ilerde açıklanacağı üzere.Kemal Paşayı bu harekete memur eden insan. M. O sırada.Kemal'i Anadolu'ya gönderen ve üstün yetkiler ver erek işini kolaylaştıran.. bu fırsattan yararlanılarak.C. Mısıroğlu. s. sırf bu amaç için kurulmuştur. Osmanoğulları'nın Dramı. Bunun üzerine.. S. Son Bozgun. 9." Osmanlı Genelkurmayı.Mısıroğlu. C.Vakkasoğlu.Kemal'i bu göreve Vahidettin seçmiş □ "Padişah.147) de bi an _8 . Çünkü notada değinilen sorunları çözmek. İşte yakın tarihimizde 'Milli Mücadele' adı verilen Türk-Yunan muharebesi105 ve onun sonucu olan zaferin gerçekleşmesini sağlayan hareketlerin ilki ve en önemlisi budur. Bu yazarlara göre.görev uydurulmuş Bu görüşü ileri sürenler: Mevlanzade Rıfat.Ordu Müfettişliği. Hilafet.1.Kemal'i. Halbuki gerek Birinci Büyük Millet Meclisi'nde ve gerekse Erzurum Kongresinde bu hususta pek çok tartışmalar olmuştur. Kolorduyu. Sultan Vahided-din'dir."104 (K.] Bu durum bir türlü yazılamıyordu. s. 28 Aralık 1918'de. l.234. Genelkurmay 2.167.

A. •İkinci tanık. Mütareke senesinde. Anı şu: " 'Fıtnat' demiş mareşal. Vahidettin'in planı gereği uydurulmuş bir görev değil. O hepimizden bilgili.ahlaksızlığı var mıdır?' 'Haşa padişahım. Vahidettincilerin bu konudaki iddiasını doğrulamıyor. ilk akla gelen M. üstelik Vahidettin'in de bir ısrarı yok.Yeğen'in Sabahattin Selek'e verdiği bilgiye göre.' 'Beceriksiz ve kabiliyetsiz midir?' 'Hayır efendimiz. Anadolu'nun kurtuluşu için Samsun'a gönderme fikri tamamen Halife-Sultan Vahideddin'e aittir.212) (1) M.. tanığın anlattıkları. emekli Deniz Albayı Yavuz Senemoğlu. Anadolu İhtilali.24) Bu konudaki tanıkları dinleyelim. San Remo'da. bugünkü tutumumuz ve davranışlarımız uygun değil. Radi Azmi Yeğen. 'Paşa.Kemal değil. tane tane konuşmaya başladı.C. kabiliyetli ve dinamiktir. Tercüman gazetesine yazdığı bir yazıda.Kemal Paşaya verilen görev. M. Mecburum bu sırrı kendimle beraber mezara götürmeye. bir Cuma selamlığından sonra Sultan Vahidettin beni huzuruna kabul etti. Sonra yarı kapalı gözleriyle ağır ağır. 'Durumu görüyorsunuz. Bana Anadolu'da teşkilat kurarak memleketi şu karanlık durumdan kurtarabilecek paşaların bir listesini yapıp getirin. Kısacası. ölüm yıldönümü dolayısıyla.. Böyle bir göreve ve bu görevi yürütecek birine gerçekten ihiiyaç var.Selek. Padişah ilgililere onu da hatırlatıyor. Fıtnat Hanımdan dinl ediği bir anıyı anlatmış. s. s. Bu yü zden uygun biri aranıyor. Büyük Oyun.' 'Bir namussuzluğu. Fevzi Çakmak'ın eşi Fıtnat Çakmak." (H. sadece uyarıda bulunmuş. sabık Sultan kendisine demiş ki: "Samsun'a bir müfettiş gönderileceğini öğrenince. Bu işler ancak Anadolu'da teşkilatlanarak kurtarılabilir.Kemal Paşayı da namzedler (adaylar) meyanında nazar-ı itibare alınız (arasında dikkate alınız) diye ikaz eyledim (uyardım). öyle işgalcilerin gözünü boyamak için ortaya atılmış. Dikkatle okuduktan sonra bir müddet sustu. • Birinci tanık.H." (S.□ "M.106 R.Ceylan.' Ertesi Cuma yine selamlıktan sonra huzura girip hazırladığım listeyi verdim. yaveranımdan (yaverlerimden) erkan-ı harp mirlivası (kurmay tuğgeneral/tümgeneral) M. (2) Anıya göre.Kemal Paşaya güvenerek.Kemal Paşa hırsız mıdır?' 'Haşa (hayır) padişahım. 'öyle bir şey biliyorum ki ortaya çıkıp söylememe.' 'O halde niçin bu listeye onun adını yazmadınız? ' Hiç düşünmeden cevap verdim: de bi an _8 . 1. 'Paşa' dedi. Fevzi Çakmak'ın 24.

• Üçüncü tanık, Çankaya Köşkünde garson olarak çalışan Cemal Gran-da.109 Bu tanığı N.F.Kısakürek ileri sürüyor. Üstadı dinleyelim: "Gazetemden evime bir telefon mesajı geldi. - Bir zat sizi görmek istiyor ve gayet mühim bir ifşada bulunacağını söylüyor. Şu anda burada. Bu gibi müracaatlara, muvazeneli ve muvazenesiz, ciddi ve hafif soyundan alışmış ve onlardan kanıksamış olduğum için sordum: - Kimmiş? Mevzuu neymiş? - Hiçbir şey söylemiyor. Ancak sizinle konuşabilirmiş. - Verin telefonu! Telefonda itimat edici bir ton: - Tefrikanızla alakalı olarak size vereceğim bir vesika (belge) var. Bunu ne burada telefonda söyleyebilirim, ne de başkasına emanet edebilirim. Sizinle ka rşılaşmam lazım. Ses tonundan aldığım itimat duygusundan mıdır, o anda içime doğan histen midir, nedir, meçhul şahsa, - Öyleyse evime gelin, görüşelim! Dedim ve adresimi verdim. Beyaz saçlı, esmer, 60 yaşlarında kadar görünen, gayet terbiyeli bir tavır sah ibi bir insan. Hal ve kıyafetine göre, ancak okur-yazar halk tabakasından biri hissini veriyor; fakat muntazam konuşuyor ve kulaktan kapma bir kültürcük taşıdığını belirtiyor. Hemen söze başladı. - Vahidüddin tefrikanızı dikkatle okuyorum. Orada iddia ettiğiniz bir şey var: M.Kemal Paşayı Anadolu'ya Milli Mücadeleyi açma vazifesi ile Sultan Vahidüddin'in. gönderdiği. Ben bu hakikati bizzat Atatürk'ün ağzından, Umumi Kâtibine söylerken işitmiş olan insanım. Allah var. Allah ve tarih huzurunda bu hakikate şahitlik etmek isterim."

de

bi

an

_8

'Padişahım, M.Kemal Paşa yenilik, bilhassa öteden beri cumhuriyet taraftarıdır.' Padişah elindeki kâğıdı atar gibi masanın üzerine bıraktı. Ayağa kalkıp pencereye döndü. Limanda demirli itilaf devletleri (İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan) gemilerini göstererek, 'Paşa, Paşa, bu gemileri görmek kanıma dokunuyor. Bu memleket kurtulsun da isterse cumhuriyet olsun.107 Kendisine selamımla birlikte tebliğ ediniz, haftaya Cuma günü M.Kemal Paşayı göreceğim.' " (Tercüman gazetesi, 10 Nisan 1976) Anı burada bitiyor. Yani Fevzi Çakmak, hem bu sırrı kendisiyle birjikte mezara götürmeye .mecbur olduğunu söylüyor, hem de gürül gürül eşine anlatıyor; eşi de bu büyük sırrı, Senemoğlu'nun yazdığına göre, ziyaretine gelmiş olan bu bayram misafirinin (yazarın) "tarihe meraklı olduğunu öğrenince", kelimesi kelimesine aktarıyor; tarihe meraklı yazar, "hayret ve dehşete düşmesine rağmen" not almıyor, çünkü "bu bilginin bir gün kendisine lazım olacağını düşünemiyor", nedense Fıtnat H anımın ölümünü bekliyor ve nihayet, 1976 yılında "açıklamaya karar veriyor." Ne laflar! V.Vakkasoğlu ile H.Hüseyin Ceylan da bu anıyı, ciddi bir kanıt diye aktarıyorlar. (Son Bozgun, 1.C., s.134; Büyük Oyun, 1.C., s.26)108

Cemal Granda duyduğunu anlatır, söylediklerini N.F.Kısakürek'in oğlu el yazısıyla yazar, Cemal Granda da imzalar. N.F.Kısakürek'in Vahidüddin adlı kitabının 205. sayfasında bu ifadenin fotokopisi var. Granda'nın konuyla ilgili ifadesi, fotokopiye göre şöyle: "1928-29 senelerindeydi. Kazım Karabekir Paşa bazı neşriyat yapıyor ve bunlarda İstiklal Mücadelesinin sadece kendisi ve M.Kemal Paşa tarafından kazanılmış olduğunu iddia ederek, başka hiç kimseye hisse vermiyordu. Atatürk bu iddialara fevkalade öfkeleniyordu. Bir gün huzurunda Umumi Katip Tevfik (Bıyıklıoğlu) Bey bulunurken, kahve götürmek vesilesiyle oturdukları salona girdiğim zaman şu sahneye şahit oldum. Atatürk, Tevfik Beye diyordu ki: 'Bunlar ne gülünç iddialardır! Vatanı Kazım Karabekir Paşa ile ben kurtarmışım? Hiç böyle şey olur mu? Böyle iddia sahiplerini akıl doktorlarına muayene ettirmek lazım. Koca bir vatan, nasıl olur da sadece iki kişi tarafından kurtarılab ilir? İşin hakikatini istersen, beni bu işe memur ederek Anadolu'ya Vahideddin gönderdi. Beni bulup gönderdiğine göre, asıl kurtarıcının Vahideddin olması lazım gelir" Allah'ın bildiği bu hakikati, tarihe ve Türk milli vicdanına arz etmeyi110 mukaddes bir vazife bilirim. Bu mevzudaki bütün iddialarınız aynen doğrudur. 12 Ağustos 1967 (ya da 1968, iyi okunmuyor) imza: Cemal." (Vahüdiddin, s.205 ve ona dayanarak GRYT Ans., 1.C., s.170)111 K.Karabekir'in, tartışmaya yol açan mektupları, 1928-29'da değil, 1933'te, Milliyet gazetesinde çıkan bir dizi yazı dolayısıyla yayımlanmıştır. O tarihte Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri de Tevfik Bıyıklıoğlu değil, H.Rıza Soyak'tır.112 M.Kemal'in "böyle iddia sahiplerini akıl doktorlarına muayene ettirmek lazım" cümlesinin aslı da şöyledir: "Bu mektubu yazan üzerinde akıl doktorlarının dikkat nazarını celbederim". Tek cümlelik bir cevap olarak Mayıs 1933'te Milliyet gazetesinde yayımlanmıştır.113 Cemal Granda, tarihi, tanıkları ve M.Kemal'in sözünü yanlış hatırlıyor ama kahve verirken, kulak misafiri olduğu konuşmayı tek kelimesini bile unutmadan ve kendi ifadesine göre tam kırk yıl sonra, hatırlayıp aktarıyor! Bununla da kalmıyor, 1918'den beri geçen bütün olayların iç yüzünü biliyo rmuş gibi 'bu mevzudaki bütün iddialarınız aynen doğrudur' diye de güvence ver iyor! Sanki tanık değil, bütün olayların kahramanı. Geçiniz! • Dördüncü tanık, Erzurum Kongresi'ne Sivas delegesi olarak katılan Fazlullah Moran. Vehbi Cem Aşkun, Sivas Kongresi adlı kitabında, Fazlullah Moran'ın Erzurum Kongresi hakkındaki anılarına da yer vermektedir. Fazlullah Hocanın anılarının, konumuzla ilgili kısmını aktarıyorum: "Cuma tatilinden bilistifade (yararlanarak), arkadaşım Ziya Beyle Gazi Paşayı114 ziyarete gittik. Bize, İstanbul'un müttefik devletlerin işgal-i askeriyesi altında bulunduğunu ve Padişahın adeta esir olduğunu ve onlar orada bulundukça iradesi nafiz (geçerli) olmadığından, buna nihayet vermek üzere, kendisini gizlice

de

bi

an

_8

davet ederek bu hizmeti ifa etmek için Anadolu'ya gönderildiğini ve [P adişahın] iki elini açarak, 'Aman oğlum, milletimin yüksek sesini işitmeliyim!' dediğini yana yakıla anlattı." (s.73) V.Cem Aşkun, "[1919'da] bu memleket kültürüne 38 sene vakf-ı nefs etmiş (kendini vermiş) bir bilgindi" (s.59) dediğine göre, Fazlı Efendi o sırada yaklaşık 58 yaşında. Anılarını anlattığı zaman, yaşının 84 olduğu anlaşılıyor. (1) Herhalde ilerlemiş yaşı ve yorgun zihni yüzünden, Erzurum Kongresi hakkında verdiği bilgiler, birkaç basit ayrıntı dışında, bütünüyle yanlış. Bir örnek olarak Erzurum Kongresinin ilk üç günü hakkında verdiği bilgileri (!) sunuyorum: "Erzurum mümessillerinden Kadı Raif Efendi, kürsüye çıkarak, 'Efendiler Kongreyi açıyorum!' dedi. Bunu müteakip (bunun üzerine) Trabzonlulardan birisi de, 'Biz İttihatçıların riyasete (başkanlığa) geçmelerini istemiyoruz, in aşağı!' hitabıyla karşılanan Hoca Raif Efendi kürsüden indi. O gün daha başka [kimse kürsüye] çıkmadığı için dağıldık. Ertesi gün de diğer biri kürsüye gelerek, 'Mu hterem Beyler, Kongre açıldı!' dedi. Bunu tanıyanlardan biri, 'Bizim İtilafçılarla (Hürriyet ve İtilaf Partililerle) alakamız yoktur. Sen de aşağı buyur!' dediler. O gün de öyle geçti. Ben kendi kendime düşündüm. Burada içtima eden zevatın (toplanan kimselerin) herhalde ya İttihatçı, ya İtilafçı (Hürriyet ve İtilaf partili) olması muhakkaktır. Bitaraf (tarafsız) kimsenin bulunmaması icap eder. Kıymetli günlerimizin bu suretle heder olmasına (boşa gitmesine) çok canım sıkılıyordu.. Üçüncü gün oldu. Yine herkes yerli yerinde oturuyordu. Kürsüye çıkan kimse olmadı. Ben hiç olmazsa bir gün kazanmak ve diğer boş geçen günler gibi bugünü de kaybetmemek ümidiyle kürsüye çıkmayı bir, diğer arkadaşım gibi hakarete maruz kalarak kürsüden inmeyi iki ayıp telakki ederek, oturduğum yerden ayağa kalktım ve 'Muhterem Beyler, aziz arkadaşlar' hitabıyla söze başlayarak dedim ki.." (s.66 vd.) Şu hale bakın! O kadar ümit bağlanan ve heyecanla toplanan kongrede, her kürsüye çıkan aşağı indiriliyor, iki gün böyle oturularak geçiyor, Erzurum Kon gresi bir türlü açılamıyor, bereket versin ki üçüncü gün Fazlı Hoca konuşuyor da, üyeler görevlerini ve kapıya dayanmış tehlikeyi hatırlıyor, Hocanın önerisi üzerine de M.Kemal Paşayı, seçim filan yapmadan Başkanlık kürsüsüne davet ediyorlar, Kongre de çalışmaya başlıyor! GRYT Ansiklopedisi de, bu saçmalamanın tamamına, "Delegeler kürsüye kim çıksa, hemen aşağı indiriyorlardı!" gibi bir başlık altında, ciddi ciddi yer vermiş. (1.C., s.215) (2) V.Cem Aşkun, bir yandan Fazlı Hocanın, yaşlılık uydurmalarını aktarıyor, bir yandan da şu nazik notlara yer veriyor: "Herhalde rahmetli Hoca Fazlullah Moran, hafızasında bu işi, bu mesele ile ilgili olmayan başka bir tartışma ile karıştırmış olacak..." (s.66) "Sayın Hocamız mutlaka hafızalarındaki başka bir ola yla bunu karıştırmış olacaklar..." (s.68) "Yanlış aksettirilmiş..." (s.71) Başka bir şey eklemek istemiyorum.115 • K.Mısıroğlu, beşinci tanık olarak. K.Karabekir Paşayı gösteriyor: "[Sultan Vahideddin] K.Karabekir Paşayı huzuruna kabul edip de bütün ümitlerin genç

de

bi

an

_8

paşalarda olduğunu söyledikten sonra, Anadolu'ya daha kimlerin gönderilmesini tavsiye edebileceğini sormuş. K.Karabekir Paşa, M.Kemal Paşanın adını söyleyince, bunu memnuniyetle kabul etmiş,116 zaten kendi yaveri olan M.Kemal Paşaya büyük güveni olduğu için onu huzuruna davetle konuşmuş ve Anadolu'ya giderek teşkilat yapması için kırk bin altın vermiştir." (Osmanoğulları'nın Dramı, s.88) K.Karabekir Paşa, Padişahla iki kere, 6 Aralık 1918 ve 11 Nisan 1919'da görüşmüş ve bu dönemle ilgili iki kitabında da bu konuda bilgi vermiştir . Ne Vahidettin'in kendisine, "Anadolu'ya daha kimlerin gönderilmesini tavsiye edeb ileceğini sorduğunu" yazıyor, ne de kendisinin "M.Kemal'in adını verdiğini." (K.Karabekir, İstiklal Harbimiz, s.9; İstiklal Harbimizin Esasları, s.33,34)117 Mısıroğlu yine masal yazıyor. Para konusu ayrıca ele alınacak. • Altıncı tanık olarak, yazar Falih Rıfkı Atay'ı ileri sürüyorlar. □ N.F.Kısakürek diyor ki: "Postacı geldi ve bir gazete getirdi. Bir okuyucunun gönderdiği 19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesi. Bu gazetenin altıncı sayfasında, Falih Rıfkı imzası yla çıkmış 'Atatürk Samsun'a gidiyor!' başlıklı bir hatıra yazısının ikinci başlığı, Vahidüddin'in ağzıyla M.Kemal Paşaya söylenmiş şu sözlerden ibaretti: 'Paşa, paşa! Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin! Bunların hepsi tarihe geçmiştir! Şimdi yapacağın hizmet, hepsinden de mühim olabilir! Paşa, sen devl eti kurtarabilirsin!'118 Devleti kurtarmak, Samsun'da asayişi temin etmekle olmayacağına göre, M.Kemal Paşanın Anadolu'ya niçin gönderildiği, Falih Rıfkı gibi kalemle de doğrulanıyor demektir." (Vahidüddin, s.206) F.R.Atay o yazıda, N.F.Kısakürek'in iddia ettiği gibi, M.Kemal'in milli bir mücadele açması için Padişah tarafından Anadolu'ya gönderildiğini doğrulamıyor. Çünkü söz konusu yazıda, yalnız Atatürk'ün anılarına yer vermiştir; Padişahın söylediği cümle, Atatürk'ün anılarında yer almaktadır. (Atatürk'ün Hatıraları, s.122) Yazıda, Vahidettin'in sözlerini, M .Kemal'in yorumu izliyor ama N.F.Kısakürek. onu atlayarak yalnız Vahidettin'in sözlerini ele alıyor ve iddiasını doğrulayan bir ifade olarak kullanıyor. Böyle sansürlü bir yöntemle gerçek yansıtılab ilir mi? M.Kemal'in yorumunu görelim: "Bu son sözlerden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle samimi mi konuşuyor? O Vahdettin ki ecnebi hükümetlerin yüzüncü derecedeki aletleri ile temas arayarak, devletini ve saltanatını kurtarmaya çalışıyordu. Bütün yaptıklarından pişman mıydı? Aldatıldığını mı anlamıştı?... Veliahtlığında, padişahlığında, bütün his ve fikirlerini, temayüllerini, sahtekârlıklarını tanıdığım adamdan, nasıl yüksek ve asil bir hareket bekleyebilirdim? Memleketi kurtarmak lazımdır, istersem bunu yapabilirmişim. Nasıl? Hemen hüküm verdim: Vahdettin demek istiyor ki hiçbir kuvvetimiz yoktur. Tek mesnedimiz (dayanağımız) İstanbul'a hakim olanların siyasetine uymaktır. Benim memuriyetim, onların (işgalcilerin)

de

bi

an

_8

şikâyet ettikleri meseleleri halletmektir.119 Eğer onları memnun edebilirsem, memleketi ve halkı bu siyasetin doğru olduğuna inandırabilirsem ve- bu siyasete karşı gelen Türkleri tedip edersem (hizaya sokarsam), Vahdettin'in arzularını yerine getirmiş olacaktım.120" (Atatürk'ün Hatıraları, s.122-123'ten aktarılarak, Dünya gazetesi, a.g.y., 5.sütun)121 □ K.Mısıroğlu da bu konuda diyor ki: "Bu sözleri M.Kemal'in ağzından nakleden Falih Rıfkı ve haberin kaynağı olan şahıs (M.Kemal), Vahideddin'in vatan kurtarmak hususundaki karar ve azmi ile yaverine verdiği vazifenin hakiki mahiyetini ortaya koyan bu sözleri, su-i tefsire uğratmak (yanlış anlaşılmasını sağlamak) için çok yorulmuşlarsa da güneş balçıkla sıvanamamıştır. Çünkü M.Kemal Paşa sadece bir müfettiş 122 olarak gönderilmiş olsa, ona 'vatanı kurtarabilirsin' demek biraz saflık, hatta aptallık olmaz mı? Öyle ya, Samsun havalisindeki asayişsizliği yerinde görüp incelemek üzere gönderilen bir müfettişten, böyle büyük bir iş beklenebilir mi? Hem de zekâsı M.Kemal Paşa tarafından bile tasdik edilmiş bulunan Sultan Vahideddin gibi bir şahsiyet tarafından! İsteyenler, M.Kemal ve F.Rıfkı'nın o tefsirlerini (yorumlarını) okusunlar da astarın yüze nasıl uymadığını görsünler." (Hilafet, s. 159) 1. Vahidettin'in o sözlerini, M.Kemal'in kendisi aktarıyor. Hem aktaracak, hem de 'yanlış anlaşılmasını sağlamak' için çabalayıp yorulacak! Böyle şey olurmu? O sözler, yanlış anlaşılmasını sağlamak için çabalamayı gerekiyor idiyse, niye yorulsun, anlatmaz ya da başka türlü anlatıp geçerdi. 2. F.R.Atay, o yazısında, yalnız M.Kemal'in anılarını aktarmış, herhangi bir yorumda bulunmamıştır. 3. Amiral Calthorpe, 21 Nisan 1919'da, Osmanlı hükümetine sert bir nota verir. (Notanın metni: Jeschke, İngiliz Belgeleri, s. 104) Vahidettini heyecanlandıran, M.Kemal'e verilen görevin önemini artıran ve Vahidettin'e o cümleleri söyleten, söz konusu notanın 3. maddesindeki tehdittir. Bu konu aşağıda ele alınacak. Vahidettin'in o tehditten ve gelişmelerden kaynaklanan heyecanlı sözlerini, N.F.Kısakürek ve öteki Vahidettinciler gibi yorumlayabilmek için Vahidettin'in sonraki tutumunun da bu yorumlar doğrultusunda olması gerekmez miydi? Oysa tam tersini görüyoruz. İşgalcilere karşı duran milli kuvvetler, bastırılıp dağıtı lmak istenecektir. a GRYT Ansiklopedisi yazarları ve A.Dilipak'ın, F.R.Atay'ın yazısını görmedikleri belli. Görseler bu iddiayı sürdürmezlerdi. Görmedikleri için olsa gerek, F.R.Atay hakkındaki iddiayı, iç rahatlığı içinde, daha da ileri götürüyorlar: "19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesinde, 'Atatürk Samsun'a gidiyor' başlıklı bir hatıra yazısı kaleme alan F.R.Atay da, M.Kemal Paşayı Anadolu'ya bizzat son Osmanlı Padişahı 6.Mehmet Vahidüddin'in gönderdiğini ifade etmişti." (GRYT Ans.LC, s.173) "F.R.Atay da, M.Kemal'i Anadolu'ya Vahdettin'in gönderdiği görüşündedir ve görüşlerini 19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesinde yazmıştır." (A.Dilipak, CG Yol, s. 146) Yalnız tarihe değil, okuyucularına da ayıp ediyorlar.

de

bi

an

_8

• Sekizinci tanık, Abdülaziz'in torunlarından Şehzade Mahmut Şevket Efendi. Diyor ki: "... Mehmet Vahdettin Amcam.. Anadolu'da bulunan kuvvetlerin dağılmaması ve orada milli bir cephe kurulmasını istiyordu. Bu işi de ancak M.Kemal Paşanın başarabileceğine inanıyordu, işte kendisinin 14 Mayıs 1335 (1919) tarihini taşıyan fermanı.. Anladığınız gibi M.Kemal Paşayı sadece asayişi sağlamak ve bazı kimselerin iddia ettikleri gibi orduyu dağıtmak, mukavemetleri yok etmek için değil, vatanı bölük bölük işgal eden yabancı ellerden kurtarmak için gerekli her şeyi yapmak üzere göndermiştir." (Aktaran Murat Sertoğlu, 6 Temmuz 1967, Tercüman gazetesi) 1. Şehzade, Vahidettinci tarih yazıcıları gibi iddiasını, sadece M.Kemal‘e verildiği söylenen uydurma bir fermana (Padişah buymğuna) dayandırıyor. Başka hiçbir kanıt, gözlem, tanık ileri sürmüyor. 2. Bu fermanın (hatt-ı hümayunun/Padişah buyruğunun), sonradan üretilmiş bir belge olduğunu da, az sonra göreceğiz. Tanıklar bunlar. Ve H.H.Ceylan şöyle diyor: "Bilimsel bir gerçek olarak belirtmeliyiz, ki a'dan z'ye tüm boyutlarıyla M.Kemal'i Samsun'a gönderen Vahdettindir." (Büyük Oyun, 1.C., s.24)126 Ne kadar da kesin konuşuyor değil mi? Ama bu nasıl bilimsel bir gerçek ki hiçbir ciddi belgeye, güvenilir bir tek t anığa ya da sağlıklı bir tanıklığa dayanmıyor. Peki, Vahidettin ne diyor acaba? Bunların söylediklerinin tam tersini! 1923'te, Mekke'de yayımladığı beyannamesinde diyor ki:

de

bi

an

_8

• Yedinci tanık, Refet (Bele) Paşa. R.Bele, bir gün Ankara Palas'ta, N.Fazıl Kısakürek'e, birkaç tanığın önünde demiş ki: "Sultan Vahidüddin, 1.Dünya Savaşı'ndan sonraki felaketi, millette hiçbir ferdin hissedemeyeceği mikyasta, derinden duymuş, vatanın kurtarılması yolunda genç kumandanları Anadolu'ya dağıtmış ve bu işin başına geçmesi için de maddi ve manevi her fedakârlığı göstererek, M.Kernal'i seçmiş ve Anadolu'ya göndermiş olan insandır." (Vahidüddin, s.178 vd.) N.F.Kısakürek ekliyor: "İlk ihtiyaç anında, biri doktor, öbürü mebus ve üçüncüsü büyük bir tüccar olan şahitlerin isimlerini verebilirim." (s.179) 1. Bu kitap, Refet Bele'nin ölümünden (1963) beş yıl sonra yayımlanmıştır. 2. Üstad, 1950'lerde dinlediğini yazdığı bu açıklamaya,123 Refet Paşa yaşadığı sürece, Büyük Doğu dergisinde yer vermemiştir. 3. 'İlk ihtiyaç anında açıklayacağını' söyleyerek, tanıkların adlarını vermekten kaçınmıştır.124 4. R.Bele, son olarak Sabahattin Selek'le 1.8.1962 günü görüşmüş, ilginç açıklamalar yapmış ama N.F.Kısakürek'in değindiği konuda, tek kelime bile söylememiştir. (Anadolu İhtilali, s.148)125 Yorumunu siz yapın!

"M.Kemal'i Anadolu'ya gönderen kabineye mümaşat ettim (uydum)."127 İşte bu kadar! 6/3.3. M.Kemal'in atanmasına karşı çıkanlar olmuş ama Vahidettin dinlememiş □ K.Mısıroğlu: "[Sultan Vahideddin] kendisine yapılan itirazları dahi dinlememiştir. Bunlardan biri olarak Enver Paşanın, 'Harbiye Nezareti' başlıklı kâğıt üzerine yazdığı ve Sultan Vahideddin'e gönderdiği mektup aynen şöyledir: 'Harbiye Nezareti Mahrem Velinimetimiz, sebeb-i hayatımız, babamız, Padişahımız, efendimiz hazretlerine, Yapmış olduğumuz tahkikat neticesi, evvelce arz etmiş olduğum veçhile (g ibi) M.Kemal'in Anadolu'ya gönderilmesi, badi-i felaketimiz (felaketimize sebep) olacaktır. İstanbul'da Kavaklı Sadık, Kadıköylü Kemal ve Karaağaç Fişek Fabrikası Müdürü Kürt Bilal vesaireden müteşekkil bir heyet kurmuşlar. Fransız nakliye şirketlerinin ve bazı eşhasın (kimselerin) maddi yardımları ile aleyhimize isyan hazırlamaktadırlar. Bendenizin hemen Rusya'ya hareketim farz olmuştur. M.Kemal'i vaki davete icabet ettiremedim. 'Enver benim için Yusuf İzzetin'e yaptığını bana da yapacak' demiş. Emirlerinize intizardayım efendim hazretleri. Tarih: Şifre 21.14 35 Enver (imza)' Sultan Vahideddin'i bu hususta telkin ve tesir altına almak ve bu suretle M.Kemal Paşanın Anadolu'ya gönderilmesini önlemeye çalışmak isteyen başka kimseler de vardır. Fakat o bunların hiçbirini dinlememiş ve M.Kemal Paşa'yı her türlü imkânla donatarak Anadolu'ya göndermiştir.128" (Osmanoğulları'nın Dramı, s.84 vd.; Enver mektubunun klişesi. s.85'te) Buyrun size, bir tarih Zati Sungurl uğu daha! K.Mısıroğlu'nun, uydurma olduğu her kelimesinden anlaşılan böyle bir sahte belgeyi, gerçek bir belge diye yayımlaması da gösteriyor ki o dönem hakkındaki kültürü, baklava yufkası kadar ince. Öyle olmasa, görür görmez sahteliğini anlar, ayıplanacağından çekinerek yayımlamaktan kaçınırdı. 1. Sahte mektup, Osmanoğulları'nın Dramı adlı kitabın 85. sayfasında yayımlanmıştır. Şevket Süreyya Aydemir'in Enver Paşa adlı kitabının 3 . cildinin 530' uncu sayfasında da, Enver Paşanın yazdığı gerçek bir mektubun klişesi yer alıyor. İkisi arasındaki farkı anlamak için eski yazı bilmeye gerek bile yok, ü stün körü bir biçimsel karşılaştırma yeterli. (Örnekler kitabın sonunda) 2. Mektubun tarihi yok. Ayrıca, açık bir mektuba, şifre anahtarı yazılmaz. 3. Bir Padişaha, oğlu bile 'sebeb-i hayatımız', 'babamız' filan diye laubalice hi-

de

bi

an

_8

tap edemez. 4. Enver Paşa, birkaç arkadaşıyla birlikte, 1-3 Kasım 1918 arasında, Tür kiye'yi terk etmiştir.129 M.Kemal ise o tarihte, Yıldırım Ordular Grubu Komutanı olarak daha Adana'da. (Jeschke, TKS Kronolojisi I, s.2) Yani Anadolu'ya atanması olasılığı ufukta bile görünmüyor. 5. Diyelim ki Enver Paşa bu mektubu daha sonra, yurt dışından yolladı: M.Kemal'in atandığı 29 Nisan 1919 ile İstanbul'dan ayrıldığı 16 Mayıs 1919 tarihleri arasında Enver Paşa yolda, Almanya'dan Moskova'ya gitmek için çırpınıp durmaktadır. Üç defa uçak kazası geçirir, tutuklanır, kaçırılır, Riga'da hapse girer vb. (Ş.S.Aydemir, Enver Paşa, 3.C., s.519, 521) O kargaşalıkta, bu bilgiyi kimden alacak, bu mektubu nasıl ve neden yazacak, nasıl yollayacak? Üstelik, yanında Harbiye Nezareti başlıklı kâğıt ne arıyor? Velhasıl sahte olduğu paçalarından akan bir uyduruk belge.130 6. Zaten yazının içeriği de bütünüyle deli saçması.131 Vahidettincilerin bilgi düzeylerine bakınız ki bazıları, bu sahte mektubu, sahici bir belgeymiş gibi kabul edip okuyucularına sunuyor, yorumlar yapıyorlar, velhasıl bilgisizliğin sefasını sürüyorlar: V.Vakkasoğlu, Bu Vatanı Terk Edenler, s.49; H.H.Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.48; A.Dilipak, CG Yol, s.142. GRYT Ansiklopedisi, sahte mektubu yayınlamakla birlikte, "Şifre numarası bulunan fakat tarihi bulunmayan bu vesikanın orijinalliği tartışılabilir." demiş. (1.C., s.168) Eh, milimetrik de olsa, bu da bir gelişmedir. □ Bu konuda T.M.Göztepe de diyor ki: "Sadrazam Damat Ferit, 4 Mayıs 1919 Pazar günü, öğleden önce Yıldız sar ayında Padişahın huzuruna kabul edilir ve M.Kemal Paşanın 9.Ordu Kumandanlığına tayini iradesini alır, oradan doğruca Bab-ı Âli'ye gelir, toplantı halinde bulunun Nazırlara meseleyi açar, fakat Şeyhülislam M.Sabri Efendi, Adliye Nazırı Vasfı Hoca ve iki Nazır daha (?), bu atamaya muhalefet ederler." (V. M. Gayyasında, s.181) Göztepe yazısına şöyle devam ediyor: "Damat Ferit Paşa, itiraz edenlere dö ndü ve kati bir ifadeyle şu sözleri söyledi: 'İşbu tayin keyfiyeti, doğrudan doğruya şevketmeap efendimizin karihayı şahanelerinden sadır olmuştur. Hikmet ve kerametine (!) hepimizin kani bulunduğumuz padişahımızın iradelerine karşı ağız açamayacağınızdan eminim.' 132" (V. M. Gayyasında, s.182) T.M.Göztepe'yi birinci bölümden tanıyoruz. Çizgisini azimle koruyarak yine tarihi gönlüne göre süslüyor: 1. M.Kemal'in 9.Ordu Müfettişliğine atanma kararnamesi, Padişah Vahid-ettin tarafından, 4 Mayıs 1919 günü değil, 30 Nisan 1919 günü onaylanmıştır.133 2. Adliye Nazırı da, o tarihte, Vasfi Hoca değil, (Üryanizade) M. Cemil'dir.134 3. Padişahın onayı ile sonuçlanıp kesinleşmiş üçlü kararnameye, adı geçen Nazırların açıkça muhalefet ettikleri iddiasına inanmak mümkün değil. Çünkü atanmasından daha önemli olan M-Kemal'in görev ve yetkileriyle ilgili talimat, bu Nazırların da bulunduğu hükümetçe görüşülüp oybirliği ile kabul edilmiştir.135

de

bi

an

_8

6/3.4. Vahidcttin M.Kemal'i neden Anadolu'ya göndermiş? Bu konudaki iddialar: D "[M.Kemal'e] Verilen vazife görünüşte Ordu Müfettişliği, hakikatte ise o rdu dışında bir ihtiyat kuvveti hazırlamaktı." (Mevlanzade Rıfat, Türkiye İnkılabının İç Yüzü, s.209) □ "Teşkilat yapması için..." (N.Atsız, Türk Ülküsü, s.86) □ "Milletten gelen ayarlı, ancak göz korkutma planında bir direnme için..." (N.F.Kısakûrek, Vahidüddin, s. 161-162) □ "Milli Mücadele kararı, bir M.Kemal Paşa-Sultan Vahideddin anlaşması olarak başlamıştır. Bu anlaşmayı Büyük Millet Meclisi tutanakları bizzat M.Kemal Paşanın ağzından, bütün açıklığı ile nakleder. (Tutanaklarda böyle bir şey yok!) Memleketin korkunç ve felaketli istilası karşısında Sultan Vahideddin, pek sevdiği ve itimat ettiği yaveri M.Kemal Paşaya, Anadolu harekâtının başına geçerek, yer yer çete faaliyetlerine girmiş olan müdafaa mihraklarını (odaklarını), kendi merkezi etrafında toplamasını ve İstanbul'un da bu harekete el altından ve bütün .gücü ile yardım edip iştirak edeceğini (katılacağını) vaad eder."136 (Samiha Ayverdi, Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, 3.C., s.190) □ "İstanbul.. Anadolu'ya gönderilecek zabitan (subaylar) ve müfettişlerle, Anadolu'daki kurtuluş hareketini koordine etmek istiyordu. Vahdettin'in planı buydu.. Vahdettin, Anadolu'daki halk hareketini örgütlemek istiyordu." (A.Dilipak, CG Yol, s.34, 35) □ "Devleti düştüğü tehlikeden kurtarmak üzere..." (V.Vakkasoğlu, Son Bozgun, 1.C., s.138) □ "Anadolu'nun kurtuluşu için..." (H.H.Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.24) Diyeceksiniz ki K.Mısıroğlu'nun bu konuda bir görüşü yok mu? Olmaz olur mu? Bu tek konuda bile birkaç çeşit görüşü var: □ "Sultan Vahideddin, dahiyane bir buluşla, teklif edilecek muahedenin (antlaşmanın) melhuz menfi şeraitinin (tahmin edilen olumsuz koşullarının), Türk milleti tarafından asla kabul edilmeyeceğini göstererek birtakım nümayiş (gösteri) ve mitingler tertip etmesi maksadıyla M.Kemal Paşayı Anadolu'ya göndermiştir. Dikkat oluna ki Yunan harbi için değil. Yunan henüz ortada yoktur!" (K.Mısıroğlu, Lozan, 1.C., s. 106) □ "[M.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için) ikna ediş, Milli Mücadele için değil, Sevres'in ıslahını (düzeltilmesini) temin edebilecek birtakım protesto hareketleri içindi." (K.Mısıroğlu, S.Mücahitler, s.49) □ "Sultan Vahideddin, Anadolu'da milli bir kuvvet teşkili ile kötü bir sulh teklifi karşısında, bu kuvvete istinat ederek (dayanarak) birtakım fiili mukavemet hareketlerinde bulunmak ve bu suretle saltanat ve hilafeti ayakta tutabilmek ümidini besliyordu." (K.Mısıroğlu, Hilafet, s.154) □ "Yunanlıların İzmir'e Müttefiklerin müsaadesiyle bir çıkarma yapacakları hakkında söylentiler duyulmaya başlanmıştı. Sultan Vahideddin, ufukta bel iren vahim tehlikelere karşı, Anadolu'da bir mukavemet (direniş) hareketi düşünüp, bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen en dikkatli bir şekilde planladı.

de

bi

an

_8

Bu cümleden olarak yaverlerinden M.Kemal Paşayı geniş selahiyet (yetki) ve imkânlarla teçhiz ederek (donatarak) Anadolu'ya gönderdi." (K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.79) Her yazar ayrı telden çalıyor. Mısıroğlu'nun görüşleri ise, her kitabında değişiyor.137 Çünkü Vahidettin'in böyle amacı olduğunu ve M.Kemal'e -ya da bir başkasına- bu anlamda bir söz söylediğini doğrulayan, kanıtlayan hiçbir tanık, belge, mektup, anı defteri, günlük, not, iz, işaret, belirti, ima bulunmuyor. Ne yapsınlar, zorunlu olarak uyduruyorlar. Bizzat Vahidettin'in, bütün bu iddia ve masalları, 1923 yılında yayımladığı beyannamesinde reddettiğini de, 14. paragrafta göreceğiz!138 6/4. İşin doğrusu: • Neden Doğuya bir Ordu Müfettişinin atanması gerekti? Gelişimin çok kısa bir öyküsü: 1. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe ile Fransız Yüksek Komiseri Amiral Amet, daha Kasım 1919 sonunda, "Samsun'da Türklerin, Hıristiyanları toptan öldürmek için silahlandırıldıkları" görüşündedirler. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.102; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.242) Oysa gerçek tam tersinedir. S ilahlananlar, bu kesimdeki Rumlardı. Çünkü Sinop batısından Trabzon'a kadar bir Rum Pontus Devleti kurmayı düşlüyorlardı.139 Zamanla Türkler de silahlanacaklardır. 2. İngilizler, 11 Kasım 1918 günü, "Türkiye ile Rusya arasında, harpten ö nceki hudut ötesinde bulunan bütün Türk birliklerinin geri alınmasını" isterler . (Mondros, s.229) Hükümet, üç sancaktaki askeri birliklerin 1878 sınırlarının gerisine çekilmesini kararlaştırır, (Mondros, s.230)140 Osmanlı ordusu üç sancaktan (Batum, Kars, Ardahan) çekilir. Batum İngilizlerce işgal edilir. (26 Aralık 1919) Ermeni ve Gürcü saldırılarına karşı korunmak için Türkler, Ahıska, Ahikelek, Ardahan, Artvin, Oltu, Kars, Kağızman, Sarıkamış, Iğdır ve Nahçıvan bölgelerinde, milli şûralar ve milis birlikleri kurarlar. Bunların en önemlisi Kars'ta kurulan Güneybatı Kafkas Cumhuriyeti'dir. (1 Ocak 1919 Mondros, s.241)141 3. İngilizler, kış ortasında 1914 sınırı gerisine çekilmek zorunda bırakılan 9. Türk ordusunda, terhis ve fazla silahların teslim edilmesi işlerinin hızlı gitmediğinden de şikâyet ederler. İngiltere Karadeniz Kuvvetleri Komutanı General Milne, 17 Şubat 1919'da '9.Ordu Ordu Komutanı Y.Şevki Paşanın Ordu Komutanlığından uzaklaştırılmasını ve yerine, verilecek emirleri uygulayacak birinin atanmasını' ister. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.102; Mondros, s.244)142 4. Doğu illerinde asayişin korunması büyük önem taşıyordu. Çünkü Mütareke Anlaşmasının 24.maddesi gereğince, Bitlis, Van, Erzurum, Diyarbakır ve Elazığ illerinde (İngilizce metinde "altı Ermeni vilayeti" denilmektedir) çıkacak bir karışıklık, galip devletlere bu illeri işgal hakkını vermekteydi. İngilizlerin buraları işgal için kendi askerleri yerine, Çukurova bölgesinde Fransızların yaptı-

de

bi

an

_8

ğı gibi sınırda bekleyen Ermeni birliklerini kullanması da uzak bir ihtimal deği ldi. 5. İngiliz Y.Komiser Yardımcısı Amiral Webb, 13 Şubat 1919'da, İngiliz Dışişleri Bakanlığına şöyle yazar: "...Normal şartlara dönüş, bütün bölgenin tamamen silahtan tecrit edilmesi (silahsızlandırılması) ile mümkündür..." (Jeschke, İng.Belgeleri, s.103; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.242) 6. İngilizler 9 Mart 1919'da Samsun'a ancak 200, 30 Martta Merzifon'a 50 İngiliz askeri gönderirler. Ayrıca Teğmen Perring ile Yüzbaşı Hurst de, bölgede inceleme yaparlar. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.103; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri,s.243) 7. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe, 21 Nisan 1919'da, Osmanlı Hariciye Nazırlığına bir nota verir. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.104; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.243) Notanın içeriği özetle şöyledir: 'a. Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Sivas kesimlerinde, askeri durumun iyi olmadığı (terhis ve silahların teslimi işinin yavaş gittiği), b. Çeşitli kaynaklardan öğrenildiğine göre, bu kesimlerde, baştan başa şûralar (Sovyetler) kurulduğu, c. Şûraların, ordunun denetimi altında, asker topladıkları, d. Bu hal derhal durdurulmazsa, işlerin 'ciddiyet kesbedebileceği'.143 e. Şûraların asker toplamalarının engellenmesi için derhal talimat verilmesi.‟ 8. Ayrıca 25 Nisan günü D.Ferit, Y.Kom.Yardımcısı Amiral Webb'e "Hükümetin, halkın silahtan tecridi (silahsızlandırılması) faaliyetine girişmeye karar verdiğini" açıklar ve bu konuda İngilizlerin de yardımcı olmasını diler. (Jeschke, İng.Belg., s. 107; hükümet kararı: 28.4.1919, S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.285) 9. Vahidettin ve Damat Ferit'i, bölgenin işgal edilmesi tehlikesi kadar, doğudagerçekten şûralar kurulmuş olması ihtimali de telaşlandırmış ve korkutmuş olmalıdır.144 İşlemler hızla sonuçlandırılır ve M.Kemal'e de, 'göreve başlaması için acele etmesi' bildirilir. (HTVD sayı 1, belge No. 4; İşlemlerin hızla sonuçlandırılmasında, Kazım (inanç) Paşanın rolünün de olduğu anlaşılıyor.)145 10. Osmanlı Hariciye Nazırlığı, İngiliz Yüksek Komiserliğine, imparatorlukHükümetinin, asayişin herhangi bir şekilde bozulmasını önlemek için M.Kemal Paşayı, bu havalide bulunan Osmanlı kıtalarına (birlikl erine)146 Umumi Müfettiş tayinettiğini' bildirir. (Jeschke, İng.Belgeleri, s. 104) 11. M.Kemal'e »verilen askeri ve mülki görev ve yetkiler,147 işte bu olgu ve olayların sonucudur. M.Kemal'e verilen talimatın başlıca hükümleri: a. Bölgedeki asayişin düzeltilmesi, asayişsizlik sebeplerinin saptanması, b. Silah ve cephanenin bir an önce toplattırılıp koruma altına alınması, c. Şûralar varsa ve asker topluyorlarsa, bunun kesinlikle engellenmesi, d. Şûraların kapatılması. (Mülki yetki verilmesinin sebebi de bu.)148 Olayların gelişimi, belgeler, işlemin hızı, verilen görev ve talimat gösteriyor ki: 1. Bu görev, M.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için uydurulmuş bir görev değildir.

de

bi

an

_8

2. Bu görevin, Milli Mücadele'yi başlatmak için verildiği iddiasının gerçeklerlehiçbir ilgisi yoktur. 3. Vahidettin'in ya da hükümetin amacı, gerçekten M.Kemal'in öncülüğü ile devletin tüm tehlikelerden kurtulmasını sağlamak idiyse, öyleyse M.Kemal'i n eden Doğuya gönderdiler? Mesela Konya, bütün kritik kesimlere aynı uzaklıkta, Dörtyol, Afyon, Kütahya, Eskişehir, Ankara ve İstanbul'a demiryolu ile bağlantılı, zengin hinterlanda sahip bir merkez, Milli Mücadele'yi başlatmak için.en uygun yer ve 2.Ordu Müfettişliğinin karargâhı da orada. Neden oraya yollamadılar? Çünkü İngilizlerin işaret ettikleri yer, doğudaydı da ondan. Bu yüzden de M.Kemal, İngilizlerce gösterilen yere gönderilmiştir.149 Ama M.Kemal, çok değil 6 ay sonra, Konya'ya benzer konumda olan Ank ara'ya gelecektir. Silahlı bir mücadeleyi başlatmak gibi bir düşünce, Vahidettin'in de, Damat Ferit'in de akıllarının ucundan bile geçmiyordu. Çünkü D.Ferit'in 30 Martta Amiral Calthorpe'a verdiği tasarıyı, ilerde göreceğiz: Tam bir teslimiyetle İngiltere'ye bağlanmak! •• Neden bu görev için M.Kemal seçildi?

Harbiye Nazırı Şakir Paşa, M.Kemal'le konuşurken diyor ki: "Ben Sadrazam Paşa (Damat Ferit) ile görüştüm. Sizi uygun gördük."150 Neden M.Kemal? İki olasılık var: 1. Gerçekten bu işin üstesinden M.Kemal'in geleceğini düşündükleri için. Öyleyse Damat Ferit'e ve Şakir Paşaya, M.Kemal'i kim ya da kimler tavsiye etti?151 Bu konuda çeşitli tahmin ve iddialar bulunuyor: Dahiliye Nazırı M.Ali, Bahriye Nazırı Avni Paşa, Fevzi Çakmak, Hazine-yi Hassa Umum Md. Refik Bey, Dr.Esat Paşa vb.152 Vahidettin'in, M.Kemal'i hatırlatmış olması da olaylara pek aykırı düşmeyen ama henüz kanıtlanmamış bir olasılık. Kısacası, hepsi söylenti. 2. Damat Ferit, M.Kemal'in Ayan Başkanı Ahmet Rıza Bey ile yeni bir kabine kurmak için ilişki kurduğunu sandığı,153 İstanbul'da uslu durmayacağını da kestirdiği için bu vesile ile onu İstanbul'dan uzaklaştırmak istedi. M.Kemal uzaklaştırıldığını düşünüyor. (Nutuk, 1.C., s.7)154 H.Bayur diyor ki: "Bu yönü, o zaman Kurmay Başkanı olan Mareşal Fevzi Çakmak, Harbiye Nazırı Şakir Paşadan duymuş olduğunu bize anlatmıştır." (Atatürk, Hayatı ve Eseri, s.291) Jeschke ise bunu kabul etmiyor. (İng. Belgeleri, s.113) Yani bu olasılık da tartışmalı. Bu konuda tek kesin gerçek şu: Sebep ne olursa olsun, eğer Vahidettin, bu atama kararını onaylamasaydı, M.Kemal'in 9.Ordu Müfettişi olarak Anadolu'ya geçmesi mümkün olmazdı.155 Vahidettincilerin iddiaları bu çerçeve içinde kalsa, sorun yok. Ama bu onaya, taşıyamayacağı amaçlar, anlamlar ve işlevler yükleyerek, binlerce belgeye, ol guya, tanığa rağmen, tarihi tersine çevirmeye çalışıyorlar. İddiaları izlemeye devam edelim.

de

bi

an

_8

6/5. Vahidettin planını yalnız M.Kemal'e açıklamış
□ N.F.Kısakürek, kanıtsızlığa gerekçe bulmak ve durumu kurtarmak için bu planın çok gizli olduğunu, hükümetten bile saklandığını ileri sürüyor. Diyor ki:" "İngilizlere karşı bir aldatmaca olarak oynanan bu oyun, Vahidüddin tarafından, kendi öz hükümetine de aynı şekilde telkin edilmiştir.. M.Kemal Paşayı yeni vazifesine tayin ettiren, ne Harbiye Nazırı, ne Sadrazamdır. Sadece ve sadece, gayesini hükümetinden bile saklamış olan Padişahtır... Ancak birkaç faninin ruh mahzeninde (?) gizli kalmış[tır]" (s. 157, 162, 192) Peki, kim bu birkaç fani? Ses yok.

6/6. M.Kemal Anadolu'ya gitmek istemiyormuş, ..Vahidettin ikna etmiş Bu iddianın sahibi, Vahidettin'in yaveri ve Tevfik Paşanın oğlu Ali Nuri Okday'dır. N.Fazıl Kısakürek'in bu konudaki yazısını, gereksiz ayrıntıları çıkararak aktarıyorum:
□ "Seksen küsur yaşındaki Ali Nuri Beyefendiyi, Sultan Vahidüddin hakkında en nadide bilgilerin sahibi olması gereken eski ve müstesna biri olarak telefonla aradım. Şu cevabı verdi: 'Oteldeki daireme buyrunuz, görüşelim.' Hemen gittim. Birkaç hoş beş lafından sonra hemen mevzua girdim. 'Umumi Harp sona erip de İmparatorluğun çöküşü demek olan mütareke ve işgal günlerinde, [Sultanın] tavrı nasıl oldu?' [Bu soru üzerine Ali Nuri Bey yan odadan küçük bir hatıra defteri alarak İzmir'in işgal tarihini bulur.] 'İzmir'in işgalinden bir gün sonra, 16 Mayıs Cuma günü... Cuma selamlığından (namazından) sonra, M.Kemal Paşa huzura davet ve kabul edildi. Sultan Vahideddin onu Anadolu'ya geçmeye ikna etti.' Telaşla doğruldum: İkna mı etti? M.Kemal Paşanın bu hususta ikna edilmeye ihtiyacı mı vardı?' Söz, bu naziklerin naziği can noktasına gelince, muhatabım toparlanarak tane tane devam etti: 'İzah edeyim. M.Kemal Paşanın huzura kabul edilişinden bir iki saat sonra, Başyaver Naci Bey, yaverler odasına geldi ve haykırdı: 'Hünkâr (padişah) M.Kemal Paşayı ikna edebildi!' Bu haykırış kelimesi kelimesine aklımdadır. İkna tabiri yerindedir.' 'M.Kemal Paşanın gayesi Anadolu'ya geçmek değil miydi?' Muhatabım, delmek istediğim zarın nezaketini anladı. Küçük bir fikir hazırlığından sonra cevap verdi: 'Ben M.Kemal Paşayı, büyük bir asker ve kumandan tanırım. Öbür meziyetleri üzerinde söyleyecek bir sözüm yoktur. M.Kemal Paşanın gayesi, o zamanki hükümete girmekten başka bir şey değildi. Hem de birçoklarının sandığı gibi Harbiye Nazırı olmak değil, Sadrazam olmak gayesini güdüyordu. 1919 ilkbaharında vaziyet şöyleydi: Şark ordumuz silahları bırakmıyor ve ortada, İtilaf devletleriyle (galiplerle) aramızın yeniden açılacağı korkusu hüküm sürüyordu. M.Kemal Paşa da kudretli ve iradeli bir kumandan biliniyordu. Bu kanaat bilhassa Hünkâra aitti. M.Kemal Paşanın o günlerdeki kanaat ve görüşü ise, İstanbul hükümetinin İtilaf kuvvetlerine karşı direnmesi, isteklerini kabul ettirmesiydi. İşte bu tavrı göstermek için hükümeti eline almak istiyordu. Halbuki bu kanaat ve görüş, siyasi ve ameli (pratik) bir fayda temin edemezdi. Zira Mondros Mütarekesini imzalamış olan mağlup hükümetten, galip düşmanlara karşı bir direnme, karşı koyma iktidarı beklenemezdi.' Ali Nuri Beyefendinin sözünü kestim: 'Böyle olunca, o an için kabineye girmek imkânını bulamayan M.Kemal Paşadan, milli hareketi

de

bi

an

_8

evvelden planlamış ve gaye edinmiş olması beklenemez.' Muhatabım bu dikkate cevap vermeden devam etti: 'M.Kemal Paşa Anadolu'ya gönderilmiştir. Onu göndermekte ancak iki gaye olabilirdi: Ya İngilizlerin isteğine uygun şekilde, Şark Ordusunu silahsızlandırması ve Doğudaki mukavemeti kırması için yahut da tam aksi olarak, milli bir mukavemet ve hareket zemini (ortamı) açması için... 'Hangisi olduğunu sanıyorsunuz?' 'Ben sadece ihtimalleri kaydediyor ve hadiselere ait unsurları veriyorum. Dileyen, dilediği gibi hükmetsin. Ben kendi hesabıma, ayrıca bir tefsir (yorum) yapmayı emin bir yol görmüyorum. E min olduğum tek nokta, M.Kemal Paşanın, Anadolu'ya geçmek üzere Padişah tarafından ikna edildiğidir.' " (Va-hîdüddin, s.148-155)

N.F.Fazıl Kısakürek, 1968'de anılarını anlatan Ali Nuri Beyin "80 küsur yaşında" olduğunu yazıyor, doğrusu 85'tir.156 85 yaşındaki bu tanığa göre, 'Vahidettin, bir iki saat süren bir çabadan sonra, M.Kemal'i Anadolu'ya geçmesi için ikna etmiş!' Hem de ne günü? Kesinlikle belirttiğine göre, 16 Mayıs 1919 Cuma günü, öğle namazından sonra, hareketten birkaç saat önce. İşe bakın! İşlemler bitmiş, M.Kemal, annesiyle kız kardeşini Şişli'deki eve aldırmış, bölgesindeki bazı birlik ve illerle yazışmaya başlamış bile,157 resmi makamlar ve arkadaşları ile vedalaşmış, karargâh mensupları yolculuğa hazır, gemi istim üstünde, fakat M.Kemal hâlâ Anadolu'ya gitmek istemiyor, mızıklanıyormuş. Böyle bir şey olabilir mi? Usul gereğince son günkü Cuma selamlığına da katılıyor ve Hamidiye Camisinin mahfil-i hümayununda (padişahlara mahsus odasında) Vahidettin tarafından, bazı kimselerle birlikte kabul ediliyor.158 Az sonra yola çıkacak. Ama Ali Nuri'ye bakarsanız, bunca işlem ve hazırlığa rağmen, M.Kemal hâlâ gitmek niyetinde değilmiş, gitmemek için ayak sürüyormuş, zavallı Padişah, son günü, cami mahfilinde, hem de bir iki saat mücadele ederek,159 M.Kemal'i ancak son dakikada ikna edebilmişmiş... Öyle komik bir iddia, daha doğrusu öyle çocukça bir hayal oyunu ki ne ma ntığa uyuyor, ne gerçeğe, ne olayların akışına, ne gelişime, ne belgelere!160 Bu yaşlılık fantezisini, ciddi bir kanıt sayan alternatif tarih yazıcılarımız şunlar: V.Vakkasoğlu (Son Bozgun, 1.C., s.130), A.Dilipak (CG Yol, s.143), GRYT Ansiklopedisi (1.C., s.168) ve K.Mısıroğlu (S. Mücahitler, s.490; Lozan, 1.C., s.106). • Hayali ikna sahnesi Ali Nuri Okday'ın bu iddiasından yola çıkan N.F.Kısakürek, hayali bir ikna sahnesi yazmış. Bu hayali sahneyi şöyle savunuyor: "Bize denilebilir ki, 'bu tiyatro konuşmaları gibi hayalden uydurma hissini v eren lafları nereden çıkarıyorsun? İlmî ve tarihî hakikatleri belirtmek için mutlaka vesikaya (belgeye) istinat ettirilmeleri (dayandırılmaları) gereken bu dialogları, kimlerin şahadetleri (tanıklıkları) ile ispat edebilirsin?' Cevabımız şudur: Evvela beni dinleyin! Sonra da ispatını isteyin!" 161 Şimdi bu hayali sahneyi izleyelim:

de

bi

an

_8

Nihayet.167 Böyle bir hareketin idaresini.'162 Derken Vahidüddin gelen kahveyi M.F. Vahidettin neden Anadolu'ya bizzat geçmediğini anlatıyor. Milli mukavemet ruhu. vatanın kalbi olarak. Onu ve onunla birlikte topyekûn vatanı. Böylece Avrupa. [Burada N. Size düşen iş. nihayet milli şahlanış hareketinin düğüm noktası olan ve tarihe intikal edeceği gün.Kemal Paşaya eliyle verdikten ve yine eliyle sigara ikram ettikten sonra devam ediyor: 'Böyle yakın oturuşumuz ve fısıldarcasına konuşmamız en münasip şekildir. Anadolu'nun her yerinde. Bahanelerin.Kemal Paşayı] Vahidüddin. haklarımızı Konferans masasında daha iyi koruyabilmemiz için ancak göz korkutma planında. Artık Yunanlıya kadar yol veren bu son işgal. saray ve devlet olanca emniyetini kaybetmiş bulunuyor. eminim ki büyük bir infial ve karşı koyuşa vesile olacaktır. Şu sarayın duvar tuğlaları arasında bizi kimbilir kaç kulak dinlemektedir. her tarafa emniyet verici en münasibiyle de alakalı makamlara derhal tayininizi irade ettim.[M. Vahidüddin. pencereden düşman donanmasını göstererek. daha sonra aktaracağım. üzerimize farzdır. İşgal kuvvetleri. 164 vatan çapında bir hadise teşkil edeceği muhakkak bulunan şu hitap karşısında kalıyor: 'Paşa! Türkiye'yi kurtarmak için İstanbul'dan her hangi bir hareket beklemeye imkân yoktur. küçük salonda. düşman pençesinin içindedir. uyumayan. bu ruhu büsbütün alevlendirerek. O da.Kemal Paşa. taşıdığınız vasıflar bakımından sizi bu ldum. gerekirse istiklali için canını fedaya amade bir millet karşısında olduğunu de bi an _8 . birçok kaynak tarafından belirtildiği gibi şöyle diyor: 'Paşa. Düşman kuvvetlerine.. parça parça kendini göstermeye başl amıştır. Ve tezimiz bakımından.".] Sulh Konferansının hazırlanmakta olduğu şu an. Bu ayrı bir konu olduğu için konuşmanın bu bölümünü. hissedilir şekilde. imparatorluğun şu anda kalble rabıtaları büsbütün çözülmüş eczasından sonra elde kalan mazlum ve çilekeş anav atandır. Sizi Anadolu'ya. hususiyle İngilizlere ve hükümete karşı. destek teşkil edebilir.'163 Bu üsluptan fevkalade hislenen ve tesir altına giren M. hangi kumandana emanet edebileceğimi uzun uzun düşü ndüm. vücudun kalbi çevreleyici temel azasından başka hiçbir şey kurtaramaz. Yani Anadolu! Anadolu'ya geçmek ve orada milli bir kıyama (ayaklanmaya) zemin açmak lazımdır. M. sîzin Samsun'a asayişi iade edeceğiniz ve şarktaki ordu mukavemetini kaldıracağınız kanaatini besleyeceklerdir. bu son karşılaşma neticesinde ol uyor.166 İçinde bulunduğumuz şartlar karşısında. kendisiyle dizleri birbirine dokunacak şekilde yakın oturuyor. gidiş sebebiniz ayrıdır. her ne oluyorsa. devlet merkezinden gelmeyip de milletten gelen ayarlı bir direnme ise.Kemal Paşaya. işte bu milli kıyam zeminini açmanız için gönderiyorum. Öbür işgal mıntıkaları da malumunuz.Kısakürek'in hayaline göre..165 İstanbul. o plan taşırılmadıkça. namlularını saraya çevirmiş olan düşman toplarını görüyor musun? Bu vaziyet karşısında. ayakta kabul ediyor ve sonra ona yer göstererek. orduyu da içine alan bir daire merkezinde bütünleştirmek ve teşkilatlandırmaktır. vücuttan. tek merkezli ve yekpare bir milli hareket. Gerçek sebebi yalnız siz ve ben bileceğiz. Henüz haber almış bulunduğumuza göre Yunanlılar İzmir'i işgale başlamışlardır.

çünkü bunu doğrulayacak bir tek davranışı yok. bir cami mahfilinde bu kadar uzun ve gizli bir konuşma yapılamayacağını kestirdiğinden. Hatta bu hareket.'168 Padişah.Kemal Paşa. eski yaverin 'ikna edildi' demesinde. gözlere gösterilmeyen ve ancak birkaç faninin ruh mahzeninde gizli kalan bu telkinlerden sonra M.F."]169 Ayrıca elinize.Kısakürek bile. hatırlarsınız. Yani milli şahlanışın muvaffak olabilmesi için mutlaka.000 liralık bir makbuz. tam bir te slimiyetle huzurdan ayrılıyor ve bir gün sonra Bandırma vapuruyla Samsun 'a hareket ediyor. işte bu gayeyi gerçekleştirmek üzere geçecek ve Allahın inayetiyle muvaffak olacaksınız. şu sözü söylüyor: 'Muvaffak ol!' Padişahın M.. Evet paşa. 'kesin nitelikte olduğunu' ileri sürdüğü birkaç belgeden de söz ediyor: Mesela Dahiliye Nazırı M. İstanbul. Başyaver Naci Beyin de yaverler odasına gelip 'Hünkâr M.Kemal'i Anadolu'ya gönderenin Vahidettin olduğu. askeri ve mülki idare dehasıyla. 163) Yani kendi gösterdiği tanığın ifadesine.Kemal Paşayı ikna etti!' diye haykırmasında belirttiği gibi henüz tereddütlü olduğu besbelli bulunan bu mevzuda. [N. topyekûn milli kurtuluş hareketine temel teşkil eden fakat tarihi ıstırabından çatlatacak şekilde toprağa gömülen. bir rivayete göre de 60 bi ndir. tanığın ifadesini. Vahidettin'in milli bir mücadele açılmasını düşündüğünü ve önerdiğini ileri süremiyor.Kemal'i yasal ve amacı belli bir görev için Anadolu'ya göndermek ile milli bir mücadele açması için göndermek arasında. her zaman ileri sürülebilir. bir hatt-ı hümayun (Padişah buyruğu) ve eski Şeyhülislam M. bir rivayete göre 42.Kemal'in bir gün sonra Bandırma vapuruyla Samsun'a hareket ettiğini' yazıyor. bana ve hükümetime aykırı diye de gösterilebilir. Son onay makamı saltanat makamı olduğu için M.172 Bunların tarih açısından değerini sırası geldikçe göreceğiz.) altın veriyorum. Ama N.anlar ve şartlarını hafif tutabilir.Kemal Paşaya.Sabri Efendinin kitabı." (Vahüdiddin. hatıra kabilinden size bir hediye verecekler (Üzerine Padişahın adına ait ilk harfler işlenmiş olan altın saat). teşebbüslerinizde muvaffak olmanız ve gereken itimat ve selahiyeti telkin edebilmeniz için bir de hatt-ı hümayun tutuşturulacaktır. Ali Nuri Bey. Kısakürek kitabında. hatta bu tarihi saptamak için hatıra defterine bakmıştı.170 Gidiniz ve vatanı kurtarınız! Artık bu davaya ve onun tatbiki prensipine kanaat getirmiş bulunuyor musunuz?' M. 3. ikna sahnesinin 16 Mayıs Cuma günü geçtiğini iddia etmiş.. Ama M.160-163) 1. Göz korkutma planında ayarlı bir direniş.(s.Fazıl'ın notu: "Tamamiyle tespit edilemeyen bu rakam.Kısakürek de. N.F. Anad olu'ya. kendi itiraz ediyor! 4. s. dağlar kadar fark var!171 2.Kemal'le ikna için 15 Mayıs Perşembe günü konuştuğunu ve 'M. bir rivayete göre 30. en ince bir sanat.. ne demek? Böyle 'ayarlı bir direniş' ile galip devletler nasıl hizaya getirilecekti acaba? de bi an _8 .Kemal'e son sözü: 'Size bu büyük davada muvaffak olmanız için kesemden (. Tarafımdan ayrıca. onun için de ancak 'göz korkutma planında ayarlı bir direnişten' söz ettiğini yazabiliyor. 6 sayfa sonra kendi değiştiriyor ve Padişahın M.Ali'nin Paris'te çıkardığı gaz etede yayımladığı 1. devlet ve Padişah dışında vücut bulması ve düşmanlarımıza azami telaş ve dehşet vermeyecek çapı muhafaza etmesi lazımdır.

176 Bizim alternatif tarih yazıcıları.Kemal'in Anadolu'ya atanması ve ayrılması sırasında.H.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin'in M. hanedan mensuplarının çok büyük bir çoğunluğu.Okday anılarını 1970'lerin ilk yıllarında yazmıştır. Sevres'in ıslahını (düzeltilmesini) temin edebilecek birtakım protesto hareketleri içindi. hiç bilgi alış verişinde bulunmadılar mı? Olay doğru olsa. o kadar geniş yetkilerle donatıp geniş bir karargâh kadrosuyla Doğu Anadolu'ya yollamaya. keşke ve sahiden böyle düşünmüş ve bu sözleri söylemiş olsaydı. M.174 Ancak unutmamak gerekir ki bu ikna ediş. duvar yükseldikçe eğriliği artar. bu yüzden o sahneye tanık olamadı. Türkiye.Fuat Cebesoy ve Rauf Orbay'ın anılarını okumasını tavsiye ederim. Vahidettin neden Anadolu'ya ve Milli Mücadele'nin başına geçmemiş? de bi an _8 . anılarında bu konuya değinmez miydi? Üstünde bile durmamış. Kendi adıma böyle düşünüyor ve diyorum ki Osmanlı Hanedanının son Padişahı Vahidettin de. Bu konudaki bazı ek iddialar: □ K.Kemal ve rejim aleyhinde tek söz söylememiştir. bir ordu komutanını. eline bir hatt-ı hümayun vermeye ne gerek vardı? Yok. birtakım protesto hareketlerini başlatmak idiyse.147) Anlaşılıyor ki alternatif tarih yazıcılığının bir başka yöntemi de şu: Al eline kalemi. 6. cebine mi lyonlarca lira koymaya. M.Mücahitler. üzerine Ali Galip şaşkını yollandı ve M. hem Saray Kurmay Başkanı.Kemal Paşayı Anadolu'ya göndermek için çok uğraştığını ve ısrarla ikna edebildiğini.Kemal idama mahkûm edildi? Efendim? □ A.Kemal'in Anadolu'ya ilişkin bir düşüncesi olmadığını 175 göstermektedir. İ. yaz işine geleni! Dilipak'a.Dilipak: "Gelişmeler. hem Vahidettin'in sürekli yaveri. 1970'e kadar. bir gün belki de çok doğru bir şey. hem de damadı olan İ. hiçbir maceraya katılmamış. s.' Bizimkiler de gerçeğin yerine hayallerini koydukları için yazdıkları gittikçe daha tutarsız ve çelişik oluyor: Eğer amaç. Cumhuriyetten sonra. Diyelim ki o gün orada değildi. direnişi örgütlesin diye yollandıysa.173 Yalnız bu tavır bile Osmanlı Hanedanına saygı duymaya yeter. Milli Mücadele için değil.Okday. vekar ve onurunu korumuş. 50 yıldır bu iki kardeş biraraya gelip de o günleri hiç konuşmadılar. Ama hayali bir sahne ile tarihi tatmin etmek mümkün değil ki. A. 7 Mayıs 1919'da kadar M." (S. niye ordudan istifa zorunda bırakıldı. Vahidettin'e elbette Ali Nuri Beyden daha yakındır ama bu önemli olaydan anılarında hiç söz etmiyor. tutuklanması kararlaştırıldı. s.H. yazacaklar ama korkarım ki artık kimse inanmayacak! 6/7.5. o zaman kabinede bulunan Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi de açıkça doğrulamakta ve ifade etmektedir.49) Şeyh Sadi anlam olarak diyor ki: 'Duvarcı ilk tuğlayı eğri koymuşsa." (CG Yol.

Nitekim Anadolu'ya geçmeden evvel M.50. bir yandan da İstanbul'dan ayrılmasının siyasi mahzurları (sakıncaları) yüzünden. cesareti. s.□ Bunun sebebini Vahidettin adına yine N." (Bu Vatanı Terk Edenler. sağlığı. ucuz edebiyat yapmak. Son Bozgun. ben İstanbul'dan ayrılırsam düşman. İstanbul'a bir daha çıkmamak üzere yerleşirlerdi. fetvalar çıkartıyordu.C. hem de şehri bir daha geri alamayız. bu teşebbüs milli kıyamı en üstün derecesine çıkarır amma milletimiz için bir felaket. s.97 vd.Kısakürek açıklıyor. başta M. artık ikinci bir davranışa imkân bırakma-macasına bastırırlar. 3.Kemal Paşaya. cephelerden son zafer müjdeleri gelinceye ve Refet Paşa kumandasında bir kısım milli kuvvet vaziyete hakim oluncaya kadar.Vakkasoğlu:: "Padişah işgalcilerin elinde tam manasıyla esirdi181 ve istediği şeyi yapmaktan çok uzaktı. gözyaşlarını içine akıtarak geçirmek suretiyle İstanbul'un elimizde kalmasını temin etmiştir. topyekûn üzerimize saldırırlar ve topyekûn tasfiyemize giderler.178 Hareketi de. Vahidettin M. Eğer ben gizlice hazırlanıp Anadolu'ya ve milli mukavemetin başına geçecek olursam. ben burayı beklemeye mecburum' demişti. hiç şüphesiz müstevliler (istilacılar). intihar gibi bir şey olur. 'Oğlum.F.193) □ K. bir daha dönemeyecek. Padişah ve Halife olarak niçin bizzat Anadolu'ya geçip milli şahlanışı en yüksek merkeze kavuşturmayı düşünmüyorsunuz? Niçin bizzat Anadolu ayaklanmasının başına geçmiyorsunuz? Böyle bir teşebbüs. İstanbul'daki acı ve elemli günleri. İkinci ve daha önemli sebeb ise.C. hem ecdat haz inelerini mahveder.Kemal'e güya şöyle der: "Hatıra şöyle bir sual gelebilir: Ya siz. boğulmasına sebep olmak neticesini doğurur.Kemal Paşa. [Sultan Vahideddin] onların tahammül edilmez baskılarına rağmen.177 toparlanırlar. biri ötekini tutmaz hayali sahneler ve düzmece tarihler yazmak yerine.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin. şehir otomatikman işgal kuvvetlerine devredilmiş olacaktı. sinir sistemi." 179 (Vahidüttin." (Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. yaman bir de bi an _8 . hareketi başlamadan boğmak.) □ V.Mücahitler. kuva-yı milliyecileri idama mahkûm ediyor. Onun için sen git.147) Böyle bahane ve mazeretler aramak. bir yandan tarihi ve milli hazinelerin yağmalanmaması. Bu da artık sulhe ve yeniden şart koşma imkânına kökünden sed çeker. s. kültürü. masal söylemeye gerek kalmayacak: 'Ne yazık ki son Pad işahın yaşı..." (S.180 İşte bu mecburiyet yüzündendir ki milli mücadeleyi kötüler görünüyor ve ona karşı kuvvet sevk ediyor. tahtının yanında kalmaya mecburdu. s. Az önceki hayali sahneye göre. İstanbul'da oturmayarak Anadolu'daki milli harekâtın başına geçseydi. Padişah İstanbul'u bir terk etseydi. alıştığı hayat düzeni. dişlerini sıkıp şu gerçeği bir itiraf edebilseler. O zaman İtilaf devletleri şu anki tereddütlü vaziyetlerini bir anda değiştirirler.161) □ Samiha Ayverdi: "Sultan Vahideddin. s. işin aldığı önem karşısında. 1.

C..460) Başkâtip Ali Fuat Türkgeldi ise.274)186 M. Onun istifasından sonra da Ferit Paşa Sadrazamlığa getirildi. kararın nasıl verildiğini. bu sebeble kabinede.8) Dahiliye Nazırı M.37) Aynı bilgiyi Hariciye Nazırı Nabi Bey de. "Tevfik paşa ile Meclisi feshe karar verdiklerini" açıklayacaktır.Kemal ile Vahidettin'in görüşmesinden bir gün sonra. M. Vahidettin'in kafasındaki planın parçaları olduğunu ileri sürüyor. M. (İ. Padişah tarafından istifaya zorlandı. s. Tevfik Paşa 'kabineye güvensizlik oyu verileceğini öğrendiğini. Osmanlı Sarayının Son Günleri. Anayasanın 7. gerçekten. Görüşmede başka kimse bulunmadığına ve M.. M. Planın ayrıntıları Bazı yazarlara göre Vahidettin'in planı. s. Gerçekten görüşmenin ertesi günü Padişahın yazılı bir buyruğu ile Meclis dağıtıldı. Son Sadrazamlar. M.1 .Kemal de anılarında böyle bir açıklama yapmadığına göre. bir yandan da M.'182 6/8." (K. en gerekli olduğu anda Meclisi dağıtacak.Kemal ile görüşmesinden sonra ortaya çıkan tavır ve harekâtı aydınlatmaya başlamıştı. (Jeschke. Padişah da 'İttihatçılar. ne plan! Vahidettin.Kemal'in önerisi ya da isteği üzerine gerçekleştiği izlenimini vermeye çalışıyor. 152.Damat Ferit'i getirecek ve bunlar.Mücadele Hatıraları. (M.Meclisin kapatılması. 4.Kemal'i Anadolu'ya göndermekten ibaret değilmiş.Simavi.Fuat Cebesoy'a söyler. (L. huzura çağrıldım. Meclisin de bi an _8 .Ali Bey de bir gün önce.) Ne plan. çeşitli ayrıntıları da varmış: 6/8.Şerif Paşa da olayı doğruluyor. Ayan Meclisi'nde.İnal.M. Tevfik Paşanın istifaya zorlanması. s.C. yerine de -herhalde Tevfik Paşadan daha vatansever (!) olduğu için. Mısıroğlu. s. s. Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi de planın ayrıntılarındanmış □ "Bu planın ne olduğu. (Yakın Tarihimiz. (1) Mısıroğlu.Kemal ile herhangi bir ilgisi yoktur.185 Padişahın has adamı Damat Ferit.Kemal'in muh alefetine rağmen güven oyu almış olan Tevfik Paşa.Mı-sıroğlu. Hilafet.1720) Vahidettin de Lütfi Simavi'ye. Milli Mücadeleyi başlatma planının ilk adımları olarak yorumlanacak!183 İnsanın dili tutuluyor. velinimetlerine (liderlerine) karşı bir vefa gösterisinde bulunmak istiyorlar. bir yandan bu kararların. 2. maddesi uyarınca Meclisin dağıtılması için Padişahın iznini almaya karar verdiklerini' söyledi. TKS Kronolojisi I. 21 Aralık 1918'de dağıtılmıştır ama M.K. Meclisin feshedileceğini A. Tevfik Paşayı istifa ettirecek. Rauf Orbay'a vermiştir. Vahideddin'in. sadeleştirerek ve gereksiz ayrıntılardan ayıklayarak aktarıyorum: "21 Aralık 1918 Cumartesi sabahı. s. kabineyi onlar düşürmeden önce. neye dayanarak bu iddiada bulunuyor? Hayal gücüne!184 (2) Meclis.kurtuluş savaşının başına geçmeye uygun ve yatkın değildi. daha 2 Aralıkta Meclisin dağıtılması gerektiğini ileri sürmüştür. hiçbir yoruma yer bırakmayacak kadar açık anlatıyor.

A. (A. Padişah. Tevfik Paşanın yerine Damat Ferit'in gelmesi. aman kanuna aykırı bir şey olmasın diye titriyor' demiş.36 vb. doğrusu büyük cesaret! (3) Tevfik Paşa kabinesi de. bir planın hızla ve ardarda gerçekleştirilmiş parçaları gibi anlatıyordu. s. Doğrular: (1) a. CG Yol.6/8. bunun tersini yazmaya kalkışmak.172.Türkgeldi.Konya'da bulunan Yıldırım Kıtaatı Müfettişliğine 2 Şubat 1919 tarihinde Cemal (Mersinli) Paşa atanmıştır. s. bu hususun Meclisi feshetme kararında yer almasının uygun olacağını söyledim ama kabul görmedi. s.F.F.2. bazı genç komutanları ve devlet adamlarını da.Kısakürek. Tevfik Paşa 13 Ocak 1919'da istifa eder ama Vahidettin sadrazamlığı yine Tevfik Paşaya verir. Tevfik Paşanın ayrılmasından sonra Padişah beni yanında alakoyarak neden bu kararı verdiğini anlattı: 'Sizden sır çıkmaz. Görüp İşittiklerim. s. 5 Temmuz 1919'da. böylece dayılık bizde kalır' dedi. İng. 'Siz hayat hakkınızı korumak için faaliyet gö stermelisiniz. 27 Ocak 1919 günü de şöyle dert yanar [sadeleştirilmiştir]: "Ecn ebiler pek amansız! Bize baskı yaparak Meclisi dağıttırdılar. Eğer gereken faaliyeti göstermezseniz.191 Onun yerine bakan Albay Selahattin Bey de bir süre sonra. Gerçek ile Mısıroğlu'nu birarada görmek.Türkgeldi. s. Ertesi günü huzura kabulümde. s. Dahası var: Tevfik Paşa 23 Şubat 1919'da ikinci defa istifa edecek ve Vahidettin de bir daha ve yine Tevfik Paşayı sadrazamlığa getirecektir.182)190 Bu kanıtlar orta yerdeyken. hiç kısmet olmayacak galiba.) Oysa Mısıroğlu bütün bunları. bi an _8 . Mısıroğlu'nun yazdığı gibi Vahidettin tarafından hemen istifaya zorlanmış değildir.45) Cemal Paşa. 'Başkâtip Bey pek korkak.184 ve 195 vd.168)189 Vahidettin. kimseye bilgi vermeden İstanbul'a gidecek ve Kurtuluş Savaşına katılma- de dağıtılması daha doğru olur. bir kere kafalarına koydukları bir şeyi çıkarmıyorlar ve 'o katiller heyetinin188 seçtiği Meclisi nasıl tutuyorsunuz? Siz neye dayanıyorsunuz?' diyorlar' dedi. 'Ecnebilerin zihniyeti bizimkine uymuyor. Ecnebiler (işgalciler) bu Meclisi seçilmiş saymıyorlar. daha işin başındayken.Di-lipak. Görüp İşittiklerim. 10 günlük izinle İstanbul'a gider ve bir daha geri dönmez. (Jeschke. Vahidettin. ancak 4 Mart'ta gerçekleşecektir.' 187 Yeni seçimlerin 4 ay sonra yapılmasının anayasa hükmü olduğunu hatırlatarak.F." (A. aynı plan gereğince Anadolu'ya göndermiş Bu masalı benimseyen bazı Vahidettinciler: N." (Görüp İşittiklerim. Padişah benden sonra Lütfi Simavi Beye.Belgeleri. hayat hakkınızı da kaybetmiş olursunuz diyorlar' dedi. Meclisin dağıtılmasının gerekliliğini tekrarladıktan sonra. 179.

(TİH2. K. ucunda beyaz mendil sallanan bir sopa ile esir kafilesinin başında yürümekten utanmaz. Anılarında.Karabekir.194 vd. Cilt. İzmir'deki 17. K. "Yunanlıların ilerlemeye devam etmeleri halinde.1.Kolordu Komutanlığına atanmış olması bile Vahidettincilerin iddiasını tek başına iflas ettirmeye yeter! İstanbul.M. Hatıraları.250 vd." (2. s. s. 1919 Nisan ayında görevden alınacak. Bazı subayları ilk önce Doğu Karadeniz'e.179-183) 1919'da.156) d. Ege'de mukavemet (direniş) teşkilatları kurmakla vazifelendirilen Bahriye Nazırı Rauf Bey (Orbay).194 (İstiklal Harbimiz.117)192 b. İstiklal Harbimiz.113) de bi an _8 . Harbiye Nezaretine. M.C.Cebesoy. (M. İzmir'deki 17.F. s..Kolordu Komutanlığına atanabilmek için türlü girişimlerde bulunduğunu. Çünkü Ali Nadir Paşanın hiçbir işe yaramayacağı. zaten 20. zorlukla sonuç aldığını ve ancak 12 Nisan'da İstanbul'dan ayrılabildiğini uzun uzun ve yakınarak anlatıyor.Kolordu Komutanıdır.196 Yalnız Ali Nadir Paşa gibi bir zavallının. s. yerine Selanik'i hiç savunmadan Yunan ordusuna teslim eden emekli paşalardan Ali Nadir Paşa yollanacaktır.C. Vahidettin'in verdiği herhangi bir görevden de hiç söz etmiyor. . Kolordu Komutanlığına atanır. gerçekten birtakım paşalar ve emekli subaylar yollamaya yeltenecektir ama Milli Mücadeleyi söndürsünler diye. (S. İzmir'in de hiç direnmeden Yunanlılara teslim edilmesini emreder. oradan Doğu Anadolu'ya gönderirken. s. Anadolu'da bulunan bütün paşalar bunlar.197 □ Bu konuda GRYT Ansiklopedisi. 28 Aralık 1918'de. s.193 Vahidettin'in ünlü planında (!) İzmir'i korumak yer almıyordu herhalde.Karabekir.Kolordu karargâhı. doğuda bulunun 15.Kolordu Komutanı Nurettin Paşa. atanma biçimleri ve tutumları da böyle. Nitekim bu şaşkın paşa.46) c. Tekirdağ'da bulunan 14. Anadolu'daki Milli Mücadele harekâtını başlatmıştır.yacaktır! (A. Ege'de KurtuluşSavaşı Başlarken. K. 271) Başlangıçta tutumu budur. 6 Haziran 1919'da Balıkesir'e alınır. tedavi için izinli olarak İstanbul'a gelmiş ve izni bitince de (Şubat 1919 sonunda) görevine dönmüştür. (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı. Milli Mücadele'ye kazanılacaktır. s.Karabekir Paşa. (N. s.. Çerkes Ethem Beyle de temas kurmuş ve onu vazifeye davet etmişti. s.Taçalan.Mücadele Hatıraları. bu zorunluk dolayısıyla Anadolu'ya geçer. Mondros'tan Mudanya'ya.9-18) 195 e.Tansel. İstiklal Harbimiz. Anadolu'daki bazı birliklerin başına. güvendiği devlet adamları ile subaylara vazifeler vererek.. İzmir'deki 17. bir Yunan teğmeninden tokat yer ve bu içi geçmiş paşa. Tekirdağ'da bulunan 14.Kolordu Komutanı Yusuf İzzet (Met) Paşa. Ali-Fuat Cebesoy Paşa. Yunan ordusu yayılırken.54) 14..229. mukavemet edilip edilmeyeceğini" sorar. 'genç paşaların Anadolu'ya gönderildiği' masalının iç yüzü de bu. daha da ileri gidiyor ve şöyle yazıyor: "Sultan Vahidüddin. 1.Kolordu karargâhının Yunanlılara teslim olrnası üzerine. Vahdettincilerin ikide bir ileri sürdükleri. geçmişteki başarısızlıklarından ve yaşından bellidir. Ama bir süre sonra. bazılarını da Ege'ye göndermişti (!).Kısım. s.

mektup." (CG Yol." (CG Yol.190) Bu da böyle. paşalar ve bazı Meclis üyeleri. s. Rauf Bey-Ethem ilişkisinin doğrusunu da.Dilipak diyor ki: "Vahdettin birçok yere yazdığı mektuplarda. (Dünya prömiyeri!) Çünkü şimdiye kadar kimse böyle bir iddiada bulunmamıştı. sürekli olarak M. Vahidettin'le bağlantı kurarak fikir üretiyormuş □ Şu inci de A. Anzavur Ahmet (Balıkesir'e Mutasarrıf).6/8.Kemal ve Vahidettin arasındaki işbirliği ve fikir üretimi. bir önceki atış rekorunu kırıyor! M. v atanın kurtarılması yolunda gayrete çağırıyordu.401-404. Birkaçının adını vereyim: Kambur İzzet (İzmir'e Vali). Abdurrahman Bey (Adana'ya Vali). Dilipak'ın Türk tarihine armağanı: "Bir yandan Vahdeddin.. Vahidettin ve hükümetleri hakkındaki olumsuz düşüncelerini. 15) Pes! Rauf Bey anılarında. kayıt. s." (K. kösteklemektir. İstanbul.. bi an 6/8. hiç olmazsa birinin içeriğini ve kime yazıldığını açıklasa da uydurmadığına inansak. s.4.200 . pul kadar bir belgecik bile yok! Varsa. halk hareketini teşvik etmek için birçok yere mektup yazdığını. Ali Galip (önce Elazığ'a.16-18)199 Vahidettin ise. s. Milli Hareketin gelişmesi yönünde fikir üretiliyordu. Her biri Milli Mücadele'ye bir Yunan alayı kadar zarar vermiştir. ansiklopedi yazarlarından Burhan Bozgeyik.Dilipak açıklıyor. (s. s. herhalde telepati yoluyla oluyor.. M. Anadolu'ya M. Anadolu'ya gerçekten bazı devlet adamları (!) yollamıştır ama görevleri "milli mücadele harekâtını başlatmak" değil. ayrıntılı olarak açıklamaktadır. halk hareketini teşvik ederek. 3.59)201 A. Çünkü birlikte fikir ürettiklerini belgeleyen bir tek kanıt. sonra Sivas'a Vali). bir yandan hükümetin belli başlı üyeleri. Hilafet. Dördüncü Bölümde göreceğiz. Vahidettin birçok yere mektuplar yazmış _8 Aynı iddiayı.3. Rauf Beyden şöyle söz ediyor: "Muhalefete ön ayak olmak küstahlığını gösteren Rauf Bey. Gümülcineli İsmail ile Nemrut Mustafa (Bursa'ya Vali). de □ A. telgraf. Böyle fütursuzca yazdığına göre elinde belgeler olmalı. açıklamasını rica ederim. tanık. anı. Osman Kadri (Bolu'ya Mutasarrıf). Çerkez Ethem adlı masal kitabında da ileri sürüyor. ilk kez A.Kemal'le birlikte verdikleri karar sonucu geçtiğini.198 (Yakın Tarihimiz.Dilipak her iddiasında.36) Vahidettin'in.Kemal tarafından aranarak. Artin Cemal (Konya'ya Vali).C.. Şu mektupların hepsini değil. 2. 1923'te yayımladığı beyannamesinde. İbrahim Bey (İzmit'e Mutasa rrıf)..Mısıroğlu..C.Kemal Anadolu'dayken.

6/9.Sabri Efendiye verilmiş." • .238. büyük atalarımın ülkesiyle halifelik ve saltanatı. 239) □ K. o da M.Mısıroğlu. M. San Remo'da verilmiş ya da oradan yollanmış.Kemal'e gizlice verildiği iddia edilen şu hatt-ı hümayunun (Padişah buyruğunun) sadeleştirilmiş metnini görelim: "Padişahlığım yaverlerinden Tuğgeneral M. İki farklı açıklama.Mısıroğlu'na göre ise.Kemal Paşanın elindeki fermanın bir suretini alıp saklamıştır. bir ihtiyat olmak üzere (?). hatt-ı hümayunu ilk yayımlayan Sabahattin Selek'i.Mücahitler. Sabahattin Selek tarafından Türk kamuoyuna duyurulmuştur. Bozuk cümleden kesin bir anlam çıkmıyor. Bunun el yazısıyla kopyasını çıkarmasının sebebi şudur: M.Kemal'e.Sabri Efendiye verdiği bu ferman sureti. ne mutlu size.205 Avni Paşa da bu emri yazıp vermekle beraber. s. Halep'te oturan Kadıköy Belediyesi . Çıkarabildinizse. ölümünden birkaç ay önce. Şeyhülislam M. memurlara ve halka bildirilmesini buyururum.)207 (1) Mevlanzade Rıfat'a göre. yayımlanmak üzere gönderilmiş olduğunu bildiğimden istedim ve yukarı aynen aktararak. zor ve tehlikeli alana sürüklediğinden. Rıfat'a vermiş.55 vd.56'da. asayişi sağlamak ve arzularıma aykırı hallerin başgöstermesini tümüyle engellemek için çaba harcayarak. M. bu hattı-ı hümayunun bir sureti ile bazı belgeleri. Önce M. Vahidettin.Mısıroğlu yayımlamıştır. hükümetimin kararı gereğince atandığınız bölgede.Kemal Paşa. o yoldan da K. "bu belgenin de bi an _8 . nihayet bizim elimize kadar gelmiştir.Mevlanzade Rıfat ve K. Razi Azmi Ye-ğen'e. Mısıroğlu. (2) K..Mısıroğlu'na ulaşmış. kendisini Anadolu'ya götürecek geminin kumandanına emir verebilmek için Avni Paşadan gemi kapt anına hitaben yazılı bir emir istemiştir.206 Sonradan gurbette. s. suret Avni Paşa tarafından eski Şeyhülislam ve150'liklerden M. tarihe bir hizmet hediye etmiş oldum.eski müdürü.Kemal'e bir hatt-ı hümayun vermiş Bu konu ilk kez. Genel Savaş'ın Müttefikler hesabına kaybedilmesi üzerine meydana gelen siyasi durum. Padişah buyruğunun sureti. 150'liklerden Mevlanzade Rıfat'ın 1929 yılında Halep'de basılan 'Türk İnkılabının İç Yüzü' adlı kitabında ortaya atılmış ve hattı-ı hümayunun sureti." (s. şöyle açıklıyorlar: □ Mevlanzade Rıfat: "Merhum Sultan Vahideddin Han. bu belgenin suretlerini nasıl elde ettiklerini. selamla203 rımla birlikte askerlere. suretin fotokopisi." (S. milletimin dokunulmazlığının güçlenmesi ve ülkemin saldırgan ellerden kurtulması için hep birlikte hareket edilmesini.Mısıroğlu: "Bu fermanın (Padişah buyruğunun) yayımladığımız sureti. Bahriye Nazırı ve bir zaman da yaver-i ekrem olan204 Avni Paşanın el yazısıyladır.202 Daha sonra da K. muhterem arkadaşım Azmi Beye (Radi Azmi Yeğen). San Remo şehrinde.

Üstelik M.Selek'e. bu son görüşme sırasında verilmiş olmalı.Kemal-Avni Paşa görüşmesi sırasında bu gayet gizli buyruk.Mücahitler.Kemal'e verilmiş değildir. sonra Bab-ı Âli'ye uğrar. bu Padişah buyruğundan.Ali Bey ve Bahriye Nazırı Avni Paşa ile konuşur. bu gayet gizli ve bir gün önce verilmiş buyruğun varlığını nasıl. Bahriye Nazırı Avni Paşa. Buyruğun tarihi.212) Mısıroğlu'nun yaptığı açıklama ise.Kemal'den alıp suretini çıkarmış olamaz! (4) Mısıroğlu'nu üzmemek için 14 Mayıs 1919 tarihli gizli buyruğun. (K. DahiliyeNazırı M.Kemal. R. eğer gerçekten verildiyse. (Anadolu İhtilali. Öğrenmiş olsa bile. S. Söz gelimi "Atandığınız bölgede" deniyor.Kemal göstermese. Vahidettincilerin hiçbir iddiasını karşılamıyor. sahte bir belgenin pazarlamacısı olmaktan kurtulamazlar! (6) Buyruğun ifadesi de bulanık. Vahidettin'in tasarladığı de bi an _8 .Kemal. gemi hareket etmeyecek.Kemal'e. 15 Mayıs 1919 Perşembe günü M.55) b. yeterli değil. Avni Paşa. gayet gizli bir Padişah buyruğunu görmek istemeye cesaret edebilir mi? Vapur kaptanına emir yazmak için böyle bir belgeyi görmesine gerek mi vardı? M. Avni Paşa‘dan Bandırma kaptanına hitaben bir yazı alır. en yakın arkadaşlarına bile söz etmemiş.211. neden ve hemen Avni Paşaya göstersin? Gösterir mi? Ayak üstü suretini çıkarmasına niçin izin versin? Verir mi? (5) Vahidettinciler. herhangi bir biçimde M.Kemal'e ulaştırılmış olduğunu. (3) Çünkü: a.212 M. buyruk suretinin kendisine verildiğinden ya da yollandığından hiç söz etmiyor. 14 Mayıs 1919 Çarşamba.Azmi Yeğen de. henüz M. herkesten sakladığı gayet gizli buyruğu. Söz konusu gayet gizli buyruk.208 Bence haksızlık ediyor. Bu duruma göre. akla ilk gelen bu basit sorulara makul açıklamalar getirmedikleri sürece. emrindeki küçük bir geminin kaptanına emir vermek için bunlar yetmiyormu ki ayrıca Padişah buyruğunu da görmek istiyor? Böyle özel bir buyruk olmasa ve bu buyruğu Avni Paşa görmese ya da M.Kemal. o akşam ya da 15 Mayıs Perşembe sabahı.Kemal. olmayan bir belgeyi M. oradan ayrılıp Yıldız Sarayı'na gelir ve Vahidettin'le görüşür. önce Genelkurmaya gelip Cevat ve Fevzi Paşalara veda eder.209 c. Çünkü Mevlanzade.Mısıroğlu. kimden ve ne zaman öğrenmiş de M.s. Öyleyse. onun da bu gayet gizli buyruğu alelade bir mektup gibi cebinde gezdirdiğini varsayalım ve olayı bir de bu duruma göre değerlendirelim: a. güven verici bir açıklama yapmamış. S.Kemal'den isti-yor? b. Osmanlı devletinin Ordu Müfettişi Anadolu'ya geçemeyecek miydi? c.211 en dar zamanda dahi yararlanmamıştır.doğru olup olmadığı konusunda tereddüt belirten devrimbaz kalemşor" diye azarlıyor. M. s. Padişahın onayladığı atama kararı ve Avni Paşa‘nın da üyesi bulunduğu kabinenin verdiği olağanüstü yetkilerle Ordu Müfettişi olarak yola çıkmıyor mu? Bir Bahriye Nazırına.210 M.

Nokta dergisi de ciddiye almış: Resmi Tarihin Aldatıcı Masalları başlıklı yazı. anılarında yazmazlar mıydı? Tek kelime bile etmiyorlar! Refet Paşa da böyle bir belgeden haberdar olmadığını.G.170) Açığa vurulmayacak idiyse.171. 1.6/10.212) (7) Bu sahteliği üzerinden akan belgeyi ciddi bir kanıt olarak kabul eden y azarlar: N.F. Hepsini görelim.Mısıroğlu ise tam tersini yazıyor: "M. N.Kemal'in görev alanıyla mı sınırlı? a. 13. s.Ceylan.217 (1) O kadar çok yarış atının beslenip yetiştirilmesi için ciddi ve büyük bir tesis. 1.. s." (Lozan. Ali Fuat Paşa. '40. ötekiler ya söylenti ya uydurma.Kısakürek. 5 Mayıs 1991. bi an Milli Mücadele. s. bütün kumandan ve valilere.Dilipak. Padişahın gayreti düşman devletlerin gözüne batar kaygısıyla biraz müphem. s.) de Vahidettin'in verdiği ileri sürülen parayla ilgili iddia. K.86) Belgesi.Kemal'e verilmiş olan ferman -ı hümayun.Kemal'e bol para da verilmiş □ İlk iddia Nihal Atsız'dan: "[Vahidettin] M.145. memur ve halka tebliği" emrediliyor? Açıklanamayacak bir buyruk.000 altının mühim kısmı için'. Çengelköy'deki köşkünün bahçesinde. ne işe yarar? b. Vahidettin'in Çengelköy'deki köşkünü uzun uzun anlatıyor ama Vahidettin'in at merakından da. tanığı. n e de böyle bir tesisten söz eden birini duyduk.-(Anadolu İhtilali.C.213 _8 .F. eskiden beri beslediği değerli yarış atlarını satmak suretiyle elde edilmiştir.216 birçok değerli yarış atı beslediğinin dikkatten kaçtığı ve bu olayı kimsenin bilmediği düşünülemez. A.. s. s." (Türk Ülküsü..Kısakürek.C. Bu takdirde.Kemal Paşaya teşkilat yapması için 40. ne böyle bir tesise imkân var. geniş bir eğitici ve bakıcı kadrosu gerekir. hiçbir kanıta dayanmıyor. Sivas Valisi Reşit Paşa buyruğu görmüş olsalar.. GRYT Ans.C. F. Güvercin merakından bile söz edilirken.214 Bu paranın önemli kısmı. on beş kadar yarış atı satmış olması gerekir.H. belki açığa vurulur da.Hakkı Okday.000 altın vermiştir.215 Önce şunu belirteyim: Vahidettin'in.186) Laf ola beri gele! Padişah buyruğundan söz eden bir tek komutan ve vali bile yok. Son Bozgun. (s. H.1.Yol..33.22 ve 333 vd. ne böyle bir tesisin kalıntısına rastlandı. kanıtı olmayan bir iddia. Hükümetçe verildiği ileri sürülen paralardan sadece biri belgeli. M.Altay. Padişah ve hükümet tarafından gizlice onaylandığı izlenimini vermiştir. M.Ferman. s.l.Vakkasoğlu. 'eskiden beri değerli yarış atları beslediğini' belirten hiçbir kaynağa rastlamadım. s." (Vahidüddin. Mesela K. bu yeni hareketin.139. Sabahattin Selek'e açıklamış. Büyük Oyun. C. s.ve karanlık yazılmış [tır]. Damadı ve süvari binbaşısı İ.168. neden buyruğun "asker. Diyelim ki at yetiştirdiği doğru.C. milli bir mücadeleyi kapsamayan bu ifade yetersizliğinekılıf uydurmak için diyor ki: ". V. atlarından da hiç söz açmıyor. s.Karabekir.

altı sandık eder.000 altın: 7.220 Nasıl taşıdılar beş ton altını? Vahidettin'in M.6 gr. neden hiçbiri bugüne kadar bu altınlar konusuna değinmedi? Neden gerektikçe altınları harcamayıp da ona buna muhtaç oldular? Kırk bin altının Samsun'dan Ankara'ya kadar nasıl taşındığı da. K. kimsenin doğrulatmadığı "iyi bir binici olduğu" iddiasının. motordan Bandırma gemisine.Kemal‘e verilen para miktarını. Çok iyi bir binici olan Sultan Vahideddin. Ama sağlığı sebebiyte uzun yıllardır ata binemediği halde ve at ticareti yapmak da bir Osmanlı Veliahtına ve Padişahına yakışmayacağına göre.Karabekir Paşa.Kemal'e 40. Amasya'ya. kim satın alır.000 altına yani 4. gemiden Samsun rıhtımına. Bu araçlara 3-4 kişi binerek yolculuk yapıyorlar. Bu bir şey değil. 50 kilo olsa. Erzincan'a.000 = 304.Kemal ile yaveri Cevat Abbas acaba Yıldız Sarayı'ndan Şişli'ye kadar nasıl ve gizlice taşıdılar? Taşıyabilirler mi? Yoksa bu altınları. neden bugüne kadar böyle bir açıklama yapmadı? (7) Altınlar herhalde sandıklara yerleştirilmiştir.000 altın nasıl taşınabilir' sorununa da değinmekte yarar var. mütareke döneminin çetin koşulları içinde.Mesela Refet Paşa. rıhtımdan motora.Kemal sandıklarda altın olduğunu arkadaşlarına söylediyse. Vahidettinciler tarafından gözü kapalı kabul ediliyor: □ K. Rauf Bey bu esrarlı sandıklardan neden hiç söz etmiyorlar? M. at satma olayına hazırlık olmak üzere uydurulmuş bir hikâye olduğu anlaşılıyor.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin. Altı sandık dolusu altın. X 40. gayet kıymetli yarış atları de bi an _8 .000 altın verdiği hakkındaki iddia.219 (6) Verilen buyruğun açıklanmasından bile çekinen saray. altın sayısı arttıkça güçleşecek. anlaşılır bir meraktır. başlı başına bir bilmece.000 gram.Vahidettinciler. gazete haberi olmazmıydı? Böyle bir haber yok. Yanlarında da özel eşyaları. Erzurum'a. biri bile "bunlar nedir?" diye sormaz mı? . .218 (4) Vahidettin'in. Ankara'ya nasıl taşınır? Kimler taşır? Hiç kimsenin ilgi ve merakını çekmez. Şişli'deki eve gizlice Vahidettin'in güvenilir adamları mı getirdi? Eğer böyleyse.Reşat Paşayı Zeki'nin öldürdüğünü açıklamaktan çekinmeyen bu yakın adamlardan biri olsun. üç döküntü otomobil var.906 kiloya kadar yükseltiyorlar! Oysa M. 866.Olsa ilgisini çekmez ve yazmaz mıydı? (2) Vahidettin'in atlarından biri bile yarışlara katılsa. Yarışlara sokmayacaksa. Şişli'den Galata rıhtımına. Kayseri'ye. M. Her sandık. kırk bin altın. 'ben satın aldım. (5) Şimdiden '40. neden satın alır ve o atları ne yapar? Şimdiye kadar atları satın alanlardan biri bile. M. neden besliyordu o kadar çok atı? Birkaç soylu ve değerli ata sahip olmak. o kadar çok yarış atı beslemesinin sebebi ne? (3) O kadar atı. oradan Havza'ya. yani 304 kilo eder. oradan Mıntıka Palas oteline. Sivas'a. Kırşehir'e. 40. masal bu ya.Kemal ve arkadaşlarının ellerinde ancak. açıkça bu kadar p ara vermiş olamayacağına göre. tüfekler ve dosyalar var. bu sayı ve ağırlıktaki altını. Vahidettin'in konyak içtiğini ya da Dr. aşağıda okuyacağız. Çünkü bu sorunun çözümü. bu iş için lüzumlu parayı da şahsi atlarını satarak temin etmiştir. şu kadar altın ödedim' diye bir açıklama yapmış d eğil.

bunun düzenlenmesi işinin de İstanbul Harbiye Nezaretince yapılması karara bağlanıyor.devamlı surette para göndermiştir. Türkiye İnkılabının İçyüzü. s. maddesi şöyle: "Aydın Kuva-yı Milliyesinin takviyesi ve iaşelerinin teshil vetemini. Protokolde.) Aydın cephesinin ihtiyacı için kullanılmak üzere Donanma Cemiyetinin elinde bulunan paralardan dört yüz bin lira talep etmiş. s.Şevket Efendinin gül hatırı için inanacağız. Bu Vatanı Terk Edenler. Tamamı da söz konusu edilmemiş.Atsız'a dayanarak. s. Donanma Cemiyetinin 400. s. hükümetin bir kaçamak yapmaması içinkaynak gösterilmiş ve bu amaçla Donanma Cemiyetinin parasının kullanılabileceğine de işaret edilmiş." (N. belge aramaya ne gerek var? Maksat Vahidettin'in namı kurtulsun! (2) Mısıroğlu'nun sözünü ettiği 'bir başka dört yüz bin lira' olayının aslı da şu: a. 177) Nutuk'ta yer alan bilgi işte bu.143.000 altını M.Mısıroğlu. GRYT Ans. M.000 liralık bir makbuzun fotokopisini gösteriyor.beslerdi. Öyle ince eleyip sık dokumaya. Protokolün 8. Bu suretle elde edilen 40. V. 4. 6 Temmuz 1967. 1.Vakkasoğlu. Yani M. Bu husus Harbiye Nezaretince tanzim olunur..Kemal'e] en geniş yetkileri ve lüzumlu parayı da vermiştir. İstanbul hükümeti de bu isteği yerine getirmiştir.Kemal. Onu da M.000 lira gönderdiğini iddia ediyor ama kanıt olarak da. 400. Bu paranın tutarı da 400." (Nutuk. bu kadar da değil ama açıklamıyor!) Bu kadar parayla neler olmaz!" (S. Benim bildiğime göre paşaya.000 lirasından lüzumu kadarı hükümet tarafından bu maksada tahsis kılınabilir.000 lira istemiyor. 1. s. Şehzade Mahmut Şevket Efendi yapıyor: □ "[Vahideddin. M. Son Bozgun." (Mevlanzade Rıfat. Vahidettin'in 400.49.49.C. sayfasını gösteriyor.000 lira ne olacak peki? Eh. Bu konudaki genel iddialardan ilkini görelim: □ "[M. Üstelik . s."Gerektiği kadarı bu de bi an _8 .Kemal Paşa bizzat itiraf ediyor. s.C.Kemal Paşaya] devlet veznesinden ve örtülü ödenekten 100.000 altına baliğ olmuştur (varmıştır).180 vb. düşününüz. Damat Ferit hükümeti yerine gelen Ali Rıza Paşa hükümetinin temsilcisi Salih Paşa ile Heyet-i Temsiliye arasında Amasya'da görüşmeler ya-pilır (Ekim 1919) ve bazı protokoller düzenlenir. 66.. gerek bizzat kendisi.C..50 vd. S. (Ama Nutuk'ta verilen bilgi böyle değil.Şevket Efendi. sanki kanıtlanmış gibi bu iddiaya sarılarak diyor ki: □ "Dört yüz bin altın ne demektir.) (1) M.Mücahitler.000 lira tutarında para verilmişti.bir başka dört yüz bin lira meselesi daha var. b..Kemal Paşaya verdi. Ali Rıza Paşa hükümetinin. (Dayanak olarak da 1927 baskısı Nutuk'un 209. M. gerekse kurulan çeşitli hükümetler vasıtasıyla -ki bilhassa Ali Rıza Paşa hükümeti zamanında. Kalan 399.Mücahitler. az sonra sözü edilecek olan 1. 1. artık ona da.237) Vahidettinçiler bu sayıyı gittikçe artırıyorlar.)221 Sırada. Açık artırmanın öncülüğünü. doğr udan doğruya Aydın Kuva-yı Milliyesine yardım etmesini istiyor. Tercüman gazetesi) K.Kemal'e hükümetçe verildiği ileri sürülen paralar var." (Murat Sertoğlu'nun röportajı.

Kemal Paşa Anadolu'ya giderken kendisine makbuz karşılığı olarak Dahiliye Nezareti örtülü ödeneğinden yirmi beş bin lira vermiş bulunan o zamanın Dahiliye Nazırı M. toplayıp kendisine vermişlerdir. birçok belge arasında. s. çok büyük bir paraymış gibi "Bu parayla neler olmaz!" diye çığlık atıyor.222 Sevres Andlaşmasını alıp geri dönmek için Paris'e giden kurul üyelerine ise toplam 280. Fransada 'Zincire Vuru lmuş Cumhuriyet' isimli bir gazete çıkardı. 133) 1984 ya da 1985'te. M.25. bu hususu kendisine sormuş ve şu cevabı almıştım: "Makbuzun M. makbuz hakkında herhangi bir bilg ide vermemektedir.225 Zira sağdan soldan başka makbuzlar da ortaya çıkmaktadır.Selek'in kitabından almış.Ali'nin gazetesindeki klişeyi görmüş.223 2.000 liralık makbuzun klişesini Türkiye'de yayımlamış olan hiç kimse yok. M. (2) S.Ali'nin gazetesinde yayımlandığını. O paranın tamamı verilmiş olsaydı bile.403 vd. (Lütfi Simavi Bey. s. gördüğünü yazmış ya da 25. Toulon'a götürecek olan Gülcemal vapuru bile 70..C. (Anadolu İhtilali.Kemal'e Dahiliye Nezareti ödeneğinden verilen 1. Aydın cephesinin acaba kaç gününü karşılardı.□ "Anlaşıldığına göre hangi vekalette ne kadar para varsa.Kemal'in ve karargâh mensuplarının 3 aylık aylıkları.Gökbilgin. aktarıyor. "İstanbul hükümeti bu isteği yerine getirmiştir" dediğine de bakmayın. Hani öteki makbuzlar? Derin ve zengin bir sessizlik. M. Çünkü gazeteyi görmüş değil. bin liralık makbuzdan daha önemli olan bu 25. Mısıroğlu'nun.Ödenen belgeli para bu kadar. Bunlardan birini daha zikredelim: M.Selek. de bi an _8 işe ayrılabilir" denmiş.000 liralık makbuzun fotokopisi de. M.Mısıroğlu fütursuzca devam ediyor: .Mücahitler.) Dedikoduları ve hayalleri bir yana bırakıp gerçeklere dönelim. Damat Ferit'i.000 lira.224 Ama K. yollukları verilen %50 zam.000 frank verilmiştir! (T.Selek de görmemiş.51) (1) Mısıroğlu.000 liralık makbuzun klişesini yayımlamıyor. bu derneği kapatıp malvarlığına el koyacaktır.. 2.Başlarken. s.459) c. bu kuru bilgiyi S."226 Yani gazeteyi ve makbuzun klişesini S. hükümetin Aydın Kuva-yı Milliyesine yardım edip etmediği. söz konusu gazetede yayımlandığını yazmakla birlikte.M." (S. Bu gazetede.sağdan soldan başka makbuzlar da ortaya çıkıyor' diyor ama sadece 25. Belgeli ve yasal ödemeler şunlardır: 1.Ali Bey. Ama bildiğim kadarıyla. gazetenin tarihini de. Çünkü kısa bir süre sonra Damat Ferit. Radi Bey (Radi AzmiYeğen) söylemişti. b u paraya ait makbuzun fotokopisini neşretmiştir. Ama hayrettir ki Mısıroğlu. böyle bir makbuzun klişesinin. MAli'nin gazetesinde yayımlanmış. 'hangi Vekalette para varsa toplayıp kendisine vermişlerdir. s. (3) S. onu hesap etmiyor. Mısıroğlu.000 liralık bir makbuzdan söz ediyor.000 altın harcanarak süslenmiştir.Selek görmemiş ama makbuzun fotokopisi yayımlanmış olabilir . Basın İlan Kurumu'nun Bayramoğlu'ndaki Tatil Köyü'nde. ettiyse ne kadar ettiği bilinmemektedir.Yazdığına göre.

elimi sıkı sıkı sıktı: 'Muvaffak olunuz!' dedi. s.Dilipak: ". Sonuç: M. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığının 1982'de yayımladığı.000 + 25.Kemal'in ağzından şöyle bitirir: "Vahdettin ayağa kalktı. Y a- de bi an _8 .000 lira verildiği kabul edilse bile. s. M.Kemal.Mısıroğlu: "Kendisine külliyetli paralar verildi. başka adres veriyor..Vakkasoğlu: "M.000 altın para verilerek. Anadolu'daki kurtuluş hareketini örgütlemek için gönderilmişti.. o para Pontus çetelerine karşı kurulan Türk çetelerini desteklemeye ve yeni önlemler almaya bile yetmez. M. sayfasından alıntı yapıyor ama alıntının sonunda.Kemal Paşaya verilen paralar milyonlarla ifade edilmektedir.227 Velhasıl M. bu doğrultuda tek mektup yok! Dilipak yine desteksiz atmış." (Lozan. kusuruna bakmayın! Nedir bulduğu gerçek? Açıklayayım: Veda sahnesini anlatan E." (Son Bozgun. s. kaynak olarak... s... dedikodu yapmaya ve masal anlatmaya bayılıyorlar: □ K. Son atıcı. "Enver Behnan Şapolyo olayı şöyle anlatıyor" diyor ve onun K. Sarayı terk ettim. s. Bu zaman bir kadife kutu içinde birtakım da hediyeler verdi. 1.Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi adlı kitabının 302. Bu mektuplar Başbakanlık Arşivi'nce yayımlanmıştır. sadece aylıklar.155. emekli Binbaşı Süleyman Beyin 900 lirası ile Müdafaa-yı Hukuk Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin buna eklediği 100 liraya muhtaç olmalarından anlaşılıyor.Kemal'e ve karargâhına verilen kanıtlanabilir para.'de Erzurum.138) M.C. 105 belgeyi içeriyor.C. M. Geldik bu hesapsız kitapsız atışların doruk noktasına." [CG Yol.000 lira önemli değil. (C.Hüseyin Ceylan! Yazar.Dursunoğlu. H.M. Hilafet.25.185.164. 157) □ A. 1.. 300. Vahidettin ile M. Söz konusu kitap..Şapolyo.Kemal'in 15 Mayıs 1919 günkü veda sahnesiyle başlıyor. Anadolu'da halk ayaklanmasını örgütlemek için büyük miktarda para ile Samsun'a gönderiliyordu. Ötesi dedikodu ve büyüklere masal.] □ V. sonradan yapılan % 50 zam ve 1.Müfit Kansu da. Erzurum'dan ayrılırken. Atatürk ile İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921) adlı kitaptır. belgelenmemiş bir iddiadır. 'Atatürk'ün Bana Anlattıkları' adlı kitabın 78. yolluklar.000 liradır. sayfasını gösteriyor (17. para gittikçe ürüyor.186. M. bu yüzden de alıntıyı nerden yaptığını unutmuş. bunun coşkusu içinde. para ile ilgili iddiasına.Kemal'e 25. bu görüşmeyi.228 Ama Vahidettinciler. Önemli olan gerçek olup olmadığı. dipnot). Cebine yüz binlerce altın konmuştur.143)229 Farkında mısınız.Kemal'in daha sonraki mektupları bunu doğrulamaktadır. bu paranın 4 ay içinde bittiği ve hiç paralarının kalmadığı. M.000 lira verildiği de.B. parasızlıkla ilgili birçok olay anlatmaktadır. Bu nasıl iş? Çünkü yıllardır kims enin çözemediği bir düğümü çözmüş.41.Kemal'e 1.

29)230 □ Ceylan heyecanla diyor ki: "M. içinde 304 kilo altın bulunan kadife kutuyu M. K.Kemal'e vermiş. vatanın kurtuluşu için ortaya koyduğu tarifsiz ve tanımsız (!) bir jestten başka bir şey değildir. sabah Samsun'a varacak. Sinop'tan ayrılmış.232 Bu kadar büyük bir miktarın. Üstelik bu altınlar Sultan Vahdettin'in tamamen şahsi servetidir.Kemal'e Sultan Vahdeddin'in verdiği şahsi parasının toplamı. kendisine ait yarış atlarını satarak bu birikimi elde etmiş ve bunu da kadife kutu içersinde M. 304 kiloyu tüy gibi kaldırabileceklerini neden daha önce düşünemedim? Sonra.. Naim Süleymanoğlu'ndan daha güçlü kuvvetli olduklarını.verim Cevat Abbas'la gecenin karanlığında. normal bir harc-ı rah (yolluk) veya Dokuzuncu Ordu Müfettişliği için verilmiş bir tahsisat olmasına da imkân yoktur. Vahidettin ve M.B. bu 'tarifsiz ve tanımsız' jestin yanında. 1. kadife kutu içersindeki para ve altının muhtevasını öğrendiğimizde. Tarih önünde vicdan sahibi herkesi çarpacak olan bir gerçekle karşılaşıyoruz.302. 1995 Ocak ayı verileriyle bir Reşat altını 3 ." Şu tatlı masalı kesip de araya girmeyeyim diyorum ama mümkün olmuyor ki! 18 Mayıs 1919 akşamı. s. Öyleyse son taksit.. Büyük Oyun. Hay Allah razı olsun! Ben de boş yere. derin düşünceler içinde. M. kim taşıyabilir. s.] Kaldı ki M. [Paranın verildiği garanti de şimdi sıra niteliğini açıklamaya geldi!] Olsa olsa. bu kadar altın nasıl taşınır.Kemal gibi büyük adamların. ne koysan alıyor." (E.Sultan Vahiddedin bana saraydan ayrılırken bir kadife kutu içersinde birtakım da hediyeler verdi.231 Bu arada Nihal Atsız'ın iddiasının nasıl değiştirilip.Kemal'e 18 Mayıs 1919 akşamına kadar verilen müteaddit (birçok) yardımların toplamı. öyle altı tane sandığa filan da gerek yokmuş. açık de- de bi an _8 . kırk bin Osmanlı altını ki bunlar bugün Reşat altın dediğimiz altınlardır. şimdi bu kadife kutu içersinde neler olduğunu biraz açmaya çalışalım.000 altın. Çünkü Sultan Vahdettin gayet kıymetli. Yıldız Tep elerini aşarak Şişli'ye geldik.. düpedüz vızıltı kalır. Meğer.Kemal'i Anadolu'ya ve Samsun'a göndermeye ikna ettikten sonra.Kemal'in kendi ağzıyla açıkladığı bu olayda.000 altının tamamının Vahidettin'e mal edildiğine de dikkatinizi çekerim. Dişimizi sıkıp H. 40. Sultan Vahdeddin'in.5 milyon olduğu için M.H.Ceylan'ın akıcı bir Türkçeyle anlattıklarını dinlemeye devam edelim: □ "Bugünkü verilerle ele alacak olursak. Bafra Burnu açıklarında. kaç sa ndığa sığar diye kafa patlatıp duruyordum.Şapolyo. bir cep saatinin kadife kutusuna sığabiliyormuş.000 (kırk bin) altındır. kendisine kadife kutu içersinde verdiği altının miktarı tamı tamına 40. Sanki kadife bir kutu değil. o da almış ve koltuğunun altına sıkıştırıp saraydan ayrılmış. dört yüz bin altına yükselmiştir. [Ne kadar doğru söylüyor! Vatan için ölmek filan. 40.!' Geliniz.Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi. Ali Cengiz'in torbası. yani açık denizde. Bandırma vapuru.Kemal'e vermiştir. Ocak 95 verileri için tam tamına 140 milyar Türk lirasıdır." Demek ki Vahidettin.C. bir cümleye dikkat çekmek ist erim: '. bu tamamen Sultan Vahdeddin'in.

makam-ı hilafet ve tek kişi de. bir vesika deposudur' diye yazıyo r- de bi an _8 . Öyleyse kitabı bulup okumuş. s.Kemal'e mi?) para ve altınlar. Hangi vasıta ile ulaştırılmış olabilir? Benim aklıma şunlar geliyor: Maşallah Helikopteri. Vahidettin'in makam denizaltısı.Kemal ve arkadaşları. Böylece verilen para da 866. [1. İslam dünyasının en büyük alimlerinden biri olan ve Vahdeddin döneminin Şeyhülislamlığını yapan M.000 altın talep etmiş. Halife-Sultan Vahdeddin'in emriyle (!) bu istek de yerine getirilmiştir. nerede ne bulduysa vermeye çalışmıştır.Ceylan. yaklaşık tam (Ne Türkçe!) 30 trilyon Türk lirasına tekabül etmektedir (30 trilyon TL.Sabri'ye mi. 18 Mayıs akşamı. Artık muhteremi daha fazla yormayalım da. M.nin karşılığıdır) ki Türk siyasi ve kültür hay atımızda ilk kez gündeme getirdiğimiz (!) bu rakamlarla Anadolu'da nelerin yapılabileceği gayet iyi anlaşılacaktır. cildinin 469. şu 400.Asırda yetişmiş.Kemal'e yardımlar da yapılmıştır. biz ona bakalım. malum açıklamasına gönderme yapıyor.Ceylan da.C. □ H. yani makam-ı hilafet. açık denizde. 20. Anadolu'nun ihtiyacı görülmesi için İstanbul hükümeti tarafından M. Bu kadar para ve altın yardımının dışında. Çünkü ortaya çıkan başka makbuzlar da vardır. Padişahın kendisine verdiği (Kime? M.Kısakürek.Kemal'e İstanbul hükümeti.nizdeki gemiye nasıl yetiştirildi? H. bu heyecanlı film sahnesine neden anılarında yer vermemişler. M. meşhur 'Mevkuf-ul Akl ' isimli eserinde bilgi vermekte [dir].H.000 liranın son taksitinin. Çünkü sahici bir araştırmacı. "Her olayı kendi nezaketi ve tarih disiplini içinde analiz etmeye ve irdelemeye çalıştığını" (!) açıklıyor.H. veriliş tarzı ve gayesi nakledilmektedir. N. Alternatif Tarih Balonu..000 lira hakkında bilinenleri tekrar ediyor. sayfasına gö nderme yapıyor. görüp incelemediği bir kitaba doğrudan gönderme yapmaz. Padişah tarafından verilen altın liraların mi ktarı. bu bilgiyi nereden aldığını belirtir. ya da Deniz Kızı Eftalya ile. peyderpey (parça parça). 'Bu kitapta. M.F. İşte bu büyük maddi yardımın arkasındaki tek adres.000 altına ve 4. bir çare bulup yetiştirmişler ya. Doğrusu ayıp etmişler.000 altın234 toplam Ocak/95 altın hatlarına göre.) Bu miktarı da M. Aydın cephesinde savaşan askerlere yardım ulaştırmak için Donanma Cemiyeti'nin elinde bulunan paralardan 400. kendisine bütün bu yaptıklarına rağmen 'vatan haini' damgası vurulmak ist enen Halife-Sultan Vahdeddin'dir.Sabri'nin malum kitabının yine 1.906 kiloya ulaştı!] Yine bizim için en önemli belgelerden biri de. M.000 liralık makbuzu ileri sürüyor ve devam ediyor:] Ayrıca şu da anlaşılıyor ki M.Kemal bizzat ikrar ve itiraf etmektedir.Kemal'e nasıl teslim edildiğini biz keşfetmeye çalışalım. 1." (Büyük Oyun. O. [Bu sefer de mahut 25. anlamadım.Ceylan devam ediyor: "Üstelik Samsun'a hareket edene kadar verilen miktarlardan başka. Bu masala en çok Deniz Kızı Eftelya y akışıyor değil mi? Her neyse.Sabri Efendinin verdiği bilgilerdir.233 Öyleyse bu konuyu da analiz edip irdelemiştir elbette.H. geniş yetki ve selahiyetler hakkında.Şevket Efendinin 5 Temmuz 1967'de Tercüman gazetesinde yayımlanan.29-32) H. (Burada M. Bu kadar parayla neler olmaz ki! Bugünkü rakamlarla 840. bir dört yüz bin altın meselesi daha var. Damat Ferit'in Ah İngiltere adlı özel yatı.

. Hepsi uydurma. Anlaşılıyor ki N. bugüne kadar okuduğumuz tarihi gerçeklerin.. Mısıroğlu da. cildinin iki sayfasına. [468 ve 469. eledik ve İktidar Oyunu'nun bu keskin sahnesini hazırladık. tarihe katkıda bulunmuyor? Çünkü kitabı Mısıroğlu'ndan başka gören yok. Alptekin Müderrisoğlu'nun Kurtuluş Savaşının Mali Kaynakları adlı eserini tavsiye ederim. Pro gramın hazırlayıcısı ve sunucusu Fatih Çekirge.Sabri Efendinin kitabı • Sonuç: 7.. geçerli. onun verdiği bilgileri benimseyen öteki yazarlar da. [. Bazı soruları burada hiç çekinmeden soralım! İşte bu sorulan ararken bulduğumuz bir örnek: Bu örnek. • M. kanı. kitap elinin altında. sağlam. kitabının iki sayfasını birtakım belgesiz. Sonuç olarak. O zaman tarihe biraz daha ışık tutarak. aslında nasıl da tartışılabilir olduğunu or-teya koyuyor.du. Bu örnek. Bu yüzden birçok kişiyle konuştuk. söz konusu kitabın sadece 1. Bu anlamda çok önemlidir. veriliş tarzı ve gayesini gösteren bilgi ve belgeleri çevirip yayımlasa ya. M. programın başında dedi ki: "Kolay bir araştırma. sayfalara] gönderme yapıyorlar.F. Şu altın liraların miktarı... Cumhuriyet döneminde yaşanan cemaatdevlet-tarikat ilişkilerinin de yanlış aktarılmış olabileceğini anlatmak adına. el yordamıyla ama emin adımlarla ilerleyebiliriz sanıyorum. dayanaksız iddia ve isnatlara ayırmış. bi an _8 Dikkat etmişsinizdir. bu muazzam sahnede. parası ve malı ile kazanılmıştır. ATV'de bir program yayımlandı: İktidar Oyunu. Derledik. Şişirdikleri kitap bu.Kemal ve Kurtuluş Savaşı'na ilişkin sadece iki dedikodu sayfası bulunmaktadır.] Öyleyse işin temeline inelim. kolay bir senaryo değil bu. Niye yapmıyor bu tarihi hizmeti? Neden bu belge ve bilgileri çevirerek. mantıklı.. bizce önemli ve tarihsel bir iddia ile başlıyor. Bu iki sayfadan yapılan aktarmalar şunu gösteriyor: Sarığına kadar politikaya batmış olan M.Sabri Efendi. Hiçbir belgenin yer almadığı da belli.235 Gerçeği öğrenmek isteyenlere. halkın canı. Ne güzel işte. Bandırma gemisi 5 Nisan 1995 akşamı. Türkçesi yetersiz ama İmam-Hatip Lisesi ve İlahiyat Fakültesi mezunu olduğuna göre herhalde iyi Arapça biliyordur. Türkiye'nin daha güzel günlere gitmesi için paslanmış tabuların yıkıldığı bir dönemdeyiz. Mısıroğlu mutlaka aktarırdı." de Para konusundaki hiçbir iddiaları. belgeli. kanıtlı değil.Kısakürek'in vesika deposu sandığı kitapta. yakıştırma! Kurtuluş Savaşı. İçinde dişe dokunur bilgi ve bir tek belge olsa.

Bir taka ile yol iz bilmeyen bir kaptanın gözetiminde.Kemal. İngiliz işgal kuvvetlerinden kaça kaça. Çekirge de. s abah namazından sonra. fırsattan yararlanarak. hepinizin Cumhuriyet tarihi bilgilerinizi yoklayıp belki de biraz sendeletecek. üzerine türküler yakılan Yavuz'dan da büyükmüş demek ki! Fatih Çekirge.H. sağa sola vurarak. Peki ama bu nasıl olabilir? Bunca yıl okul kitaplarında öğrendiğimiz bu tarihi gerçek. d ahası. Çekirge'nin tarih bilgisini yoklamış. Yalanla dolanla Cumhuriyet oturmaz. yine Çekirge 'de:] "Gerçekten şaşırtıcı değil mi? H. bu önemli ve tarihsel iddianın Bandırma gemisiyle ilgili olduğunu anlıyoruz.Ceylan'ın sesi. Oysa yayından önce Meydan Larousse ansiklopedisine şöyle bir göz atmış olsaydı. Galip Efendi de şöyle diyor: "Bunlar tarihi vaka. Enver Ziya Karallara varıncaya kadar böyle söylenmiş.236 sendelemekten de. yayına hazırlık yapıldığı sıralarda. birdenbire kocaman bir vapurun fotoğrafı dolduruyor. Bandırma gemisi ile cemaat-devlet-tarikat ilişkilerinin ilgisi ne? Sabırlı olun. de bi an _8 . suları boşaltarak.Ceylan devam ediyor:] "İşte Bandırma vapuru!" [Ve ekranı.Ceylan.[Anlaşılan bu ilişkileri aydınlatacak çok önemli bir belge bulmuş. bir dairenin yüksekliği 3 metredir yahu. hiç dümen bilmediği için yanlışlıkla önce İnebolu'ya çıktık denilerek. H.Çekirge devam ediyor:] "İddianın sahibi. birkaç balon patlatıp F. esip gürlüyor.Kemal'in] Samsun'a gidişini nasıl tarif edeyim size.Ceylan." [Bir an sonra. önce. Oraya gelmeden. ayılmadan ve uyanmadan dinliyor. Vahidettin'in M. gülünç bir iddiaya aracılık etmekten de kurtulurdu.H. aslında büyük bir gemi olduğunu söylüyor. Anlaşılan H. İşin gerçeğini söyle!" Rufai Tarikati Şeyhinin bu önemli uyarısından (!) sonra söz. bağrını bu yalan rüzgârına açmış.H. Samsun'a ayak bastığı iddia edilir.Ceylan şöyle devam ediyor: "[M.H. 19 Mayıs sabahı." [Allah Allah! Yavuz zırhlısının boyu bile 186 metreydi!238 Bandırma. küçük bir taka olarak bildiği o pusulasız vapurun. F.H. (Aaaaaa! Şu bizim H. her an batabilecek bir taka ile kıyıdan kıyıdan Samsun'a gidebilmiştir. onu açıklay acak.. sonunda.Kemal'i "Anadolu'nun kurtuluşu için yolladığını". herhalde d enizcilik tarihi uzmanı olmalı ki burada Rufai Tarikatı Şeyhi Galip Efendi'ye söz veriyor. su almış. bu şahane resmin üzerine düşüyor:] "Buyrun! Yaklaşık 236 metre uzunluğunda. Hasan Hüseyin Ceylan.Ceylan!) Sizi biraz çocukluk günlerinize götürecek. Oooo! Ad eta orta boy bir transatlantik! H.] H. Ceylan'ın iddialarına önce inanamadık. Emin Oktay'dan tutunuz.. Refah Partisi'nin önemli bir ismi." [Emin Oktay ve Enver Ziya Karal'ın böyle yazıp yazmadıklarını aşağıda göreceğiz! H.H. "cebinden 146 milyar lira verdiğini" ileri sürüyor. Bandırma gemisi hakkında doğru bilgi bulur.Çekirge'yi sendeletmiş.Ceylan.H. bakmış eksi 273 (mutlak sıfır). Çekirge bizim de sendeleyeceğimizi sanıyor. Çekirge'nin şu son kelimesi üzerinde duracağım. çok zor durumda. nasıl böylesine çarpıtılabilir? Bu niye yapılır? Oysa bizim bildiğimiz kadarı ile M. Çekirge. bugüne kadar hepimizin.237 baca yüksekliği 19 metre yüksekliğinde. 19 metre ne demek. şimdi oraya geliy orum. Bunlar gizlenmesin. bunu biraz sonra açıklayacak. Bütün dikkatimizi ekrana topluyoruz.

Bandırma'yı.Kemal'in bayrağı altında toplanmış olanların gerçekleştirdiği bir mucize midir. yakın geçmişimizle ilgili gerçeklerden kuşkuya düşürerek. bu acıları ve coşkuları unutturmaya çalışıyor ve dikkatleri böyle zırvalara çekmeye çalışıyor. Ayrıca bizim gençliğimizde. İstanbul ne. Çünkü Kurtuluş Savaşının daha dumanı üstündeydi. Ankara ne. yelken ve kürekle hareket eden. 8-10 metre boyunda. bu bir hülya mıdır. "bugüne kadar hepimizin küçük bir taka olarak bildiğimizi" söyleyerek. bu yolculuğu de bi an _8 . Bu konuşmayı sonra vermek üzere. kaptan için 'yol iz bilmiyor' demiş ki? Kim. işbirlikçi kim. kendi kurguladıkları bir uyduruk tarihe inandırma tuzakları olduğu besbelli değil mi? Şimdi gelelim. Taka.H. tam gaz uyduruyor! Ama bir gerçek olan fırtınayı ise abartı sanıyor. Sevres ne. (Türkiye İnkılabının İçyüzü.Ceylan'ın yeni Zati Sungurluğuna. gerçekten bizler de şaşırdık ama bu zırvalara inanıp da ekrana getirdiği için! İlk Bandırma vapuruyla hiç ilgisi olmayan. hiç kimse böyle ıvır zıvır k onularla ilgilenmez. Dört yıl süren yaman bir mücadelenin sonucu bir yana bırakılıp da Bandırma'nın boyu poşu ile neden uğraşılıyor acaba? Bu çabaların. hoşgörü ne. geçim derdine düşmüş ve pek az okuyan insanlarımızı. biz Bandırma'nın taka olmadığını biliyoruz! Bize hiç kimse o geminin taka olduğunu söylemedi. saray ne. Dört bir yanımız. din tüccarı kim. kapitülasyon ne. Hayır efendim. Mücahedat-ı Milliye Hatıratı' adlı kitabında.Hakkı Okday. H. sonradan Bandırma adı verilmiş bir başka geminin fotoğrafını yutturmaya çalışan H.239)243 Bandırma gemisinde bulunanlardan biri olan Yarbay M. işgal devriyelerinin nalça sesleri ile İzmir kordonunda Türk süvarilerinin nallarının şakırdaması arasındaki fark ne. azıcık bilgi ve biraz sağduyu yeter. Kim dersiniz? Söyleyeyim. Çünkü biri. hiç kimse kamuoyunu böyle dış kapının mandalı konularla meşgul etmezdi.Çekirge ayrıca.Arif.Dr. bağnazlık ne. s. tam bağımsızlık ne. yoksa M. 1924'te yayımlanan 'Anadolu İnkılabı.]: Evet. TBMM ne. acıyı ve zafer coşkus unu iliklerine kadar yaşamış insanlarla doluydu.Sonra dedik ki bunu en yetkili kurum olan Türk Tarih Kurumu Başkanına da soralım. bunları bilen. cilerin öncüsü Mevlanzade Rıfat'tır.Ceylan'a aracı olduğu için.242 Bir kruvazörün Bandırma'yı takip ettiğini ilk ortaya atan da yine Vahidettin-.Yusuf Halaçoğlu gelecek ve kısa bir konuşma yapacak. daha çok balıkçılıkta kullanılan bir kıyı teknesidir. Doğu Karadeniz bölgesine özgü. Vahidettin'in damadı İ." [Bundan sonra ekrana TTK Başkanı Prof.H.Kemal'e haber vermiştir. Çekirge'nin sözlerini ele almak istiyorum.Kemal ve arkadaşları.H. Masal yazmaktan vakit bulup araştırmıyor ki doğruları öğrenebilsin. bir İngiliz savaş gemisinin Bandırma'yı izleyeceğini sanıyorlar. Bandırma gemisine taka diyenin aklından şüphe etmek için doktor olmaya bile gerek yok. Kim.239 Bu yutturma iddialar ile devlet-tarikat sorunu arasında ilişki kurmaya çabaladığı için.Ceylan. böyle bir tehlike olduğunu M. Şimdilerde birileri. Lozan ne. kuva-yı milliyeci kim.240 F. kaptanın 'hiç dümen bilmediğini' yazmış ki? Kim? Kim? Böyle birileri yok! H.241 Bandırma ise buharlı bir gemi. M. gerçek dindar kim. herkesi kendi bilgisizliğine de ortak ediyor.

Akşam 9. aldığı bir hab ere göre. tekne gibi sallanıyordu. Yaver Muzaffer (Kılıç) Beyden öğrendiğime göre. Kaptana 'sahilden uzaklaşmamasını. bildiğimiz bu. Kaptana yola çıkmak de bi an _8 . maiyetinde (emrinde) çalıştığı bir damattan (Vahidettin'in damadı İsmail Hakkı Okday)246 aynı şeyleri öğrendiğini bildirdi.. beni büroma (çalışma odama) götüren bir dostum. Yolculuğu o da şöyle anlatıyor: "Hafiften hafiften esen rüzgâr. İstanbul'dan ayrılmadan önce kulağımıza. İngilizlerin Boğaz'dan çıktıktan sonra.Kemal'in bu konuyla ilgili olarak anlattıkları da şu. "Artık Şişli'deki evi bırakmak üzereyiz. Evdeki vedaları bitirmiştim.. Bir taraftan Karadeniz'in müthiş fırtına ve dalgalarından kurtulmak. Geceyi pek fena. içindekilerle beraber Bandırma'yı Karadeniz'in azgın sularına gömecekleri söylentisi çalınmıştı.Sinop'tan Samsun'a doğru yola çıktık. Paraketeyi dalgalar kopardığından."244 □ Aynı vapurda bulunan Kur.30'da İn ebolu'ya girdik.." (Hayat dergisi..şöyle anlatıyor: □ "Acaba Boğaz dışında bir İngiliz torpidosu tarafından küçük Bandırma vapurumuz durdurulacak mıydı? Samsun'a ayak basıncaya kadar bu şüphe ve tereddüt kaybolmadı. [. kaç mil gittiğimizi de bilmiyorduk. birden yerini şiddetli bir fırtınaya bıraktı. resmi tarihçilerin uydurduğu şeyler değildir.. M." (Hayat dergisi. Sandallarla vapura gittik.Kemal'in karargâh subaylarından biridir. bir İngiliz gemisinin Bandırma'yı durduracağından ya da batıracağından kuşkulanmaları da. Daha sonra... Hatta ka ptan köprüsüne çıkıp kaptanla konuştuğunu görmüştük.Bnb.] Hemen karar verdim. Hepimiz yataklara serildik. hem de çok tehlikeli geçirdik. arkamızdan bir torpido yollayarak...Hüsrev Gerede de o yolculuğu özetle şöyle anlatmaktadır: "[Silah ve cephane denetiminden sonra] akşamın sekiz buçuğunda Boğaz'dan çıktık.. usulen rotasını sahilden uzak tutmak mecburiyetinde idi.. Fırtınadan ufacık gemi. bu yolculukta bulunan. vaktiyle uzun müddet yanımda çalışan bir erkan-ı harp (Kurmay Yüzbaşı Neşet Bora) da gelerek. ayın 18'inde öğleye doğru Sinop limanına girebildik. sayı 21/ Mayıs 1969)245 Kısacası Samsun yolcularının. fındık kabuğu gibi oynamaya başlamıştı. Baktım ki rıhtıma yanaşmış olacağını sandığım vapur. Fakat endişemize rağmen torpido görünmedi. Bandırma vapuru Galata rıhtımında hazır. muayyen saatte rıhtımda toplanmış olacaklardı.Kemal Paşa da buna sinirlenmekte idi. Biz açıldıkça deniz de kabardıkça kabardı. Otomobil kapımın önünde idi. yahut vapurun Karad eniz'de batırılacağını söyledi. Allahın inayeti ile batmadan. diğer taraftan İngiliz torpidosunun karanlık hayalinden kaçmak isteyen bu küçük teknenin yolcuları. . fırtınanın şiddeti sebebiyle gemi süvarisi. benim ya hareketime müsaade edilmeyeceğini. uzaklardadır. Karargâhımızdan olanlar. □ M. çok sıkıntı çekmişlerdi. azgın fırtına da. Gecenin karanlığı içinde büsbütün korkunçlaşan Karadeniz'in hırçın dalgaları üzerinde Bandırma gemisi. sayı 7/ Mayıs 1956) □ Üsteğmen Hikmet Gerçekçi de. fazla durmadan Sinop'un yolunu tuttuk. M. Yıldırımla vurulmuşa döndüm. otomobile atlayarak Galata rıhtımına geldim. icap ederse baştan karayı dahi göze almasını' emretmiş.. Denizin çok dalgalı olması. Tam bu sırada gelerek.

pusulamız da biraz bozuk. altına da şunları yazmışlar: '70 yıllık resmi tarihin kitaplarında.Kemal.takip ede ede. Telaşlanıp kuşkulanmakta haklılar. Maatteessüf yokmuş." (Atatürk'ün Hatıraları. Yirmi yedi yıllık ihtiyar kaptan. hareket hazırlıklarını çabuklaştırmasını söyledim. Gelip gidildiğine göre. Geniş tutuklamaların başladığı çok karanlık bir dönem yaşanmaktadır.. yol iz bilmeyen bir kaptanla yola çıkılan Bandırma vapurunun fotoğrafı! Osmanlı donanmasına bağlı.124125) M. Hareket ettik. kaptana kıyıdan gitmesini söylüyor. Bir kararsızlık da olabilir diye düşündüm. Dört görgü tanığının ağzından Samsun yolculuğunun hikâyesi bu. Mümkün olduğu kadar kıyıları takip etmesini tavsiye ettim.Kemal bu kuşkusundan dolayı. Atatürk'ü Samsun'a götüren gemi. Samsun'a bir an evvel ayak basmak için o kadar acele ediyordum ki zaman kaybetmektense tehlikeye göğüs germeyi tercih ettim. hatta Sinop'ta inip yolculuğa karadan devam etmeyi bile düşünüyor. 'Ne aksi.. kırık dökük. vapur muydu. pusulasının bulunm adığını. hiç takaya benziyor mu? Sultan Vahdettin tarafından Kurtuluş Savaşı'nın meşalesini yakmakla görevlendirilen M. Bu defa Ankara'daki kitap fuarına (15-23 Nisan). Bugünkü bilgilerimize dayanarak. Anadolu'nun bir kara parçasına ayak basmaktan ibaretti. kendi koşulları içinde değerlendirmek zorundayız. Aynı tertiple seyahat ederek. Zabit ve askerler. resmi tarihin büyük oyununu faş ediyorlardı: Bandırma vapuru 236 metre boyunda koca bir gemidir. Bilmem neden. aldanmışız. taka mıydı? Sanki takaydı diyen varmış gibi. 19 metre baca yüksekliğindeki bu dev şilep.Kemal ve arkadaşları da gereksiz yere kuşkuya kapıldıkları için de eleştirilemez. nihayet Samsun limanına vardık. dışarı çıktılar. Bandırma'nın çürük çarık bir taka. bir geminin fotoğrafını asıp.247 Çünkü bundan sonra benim tek istediğim. acaba bunlarla şehirdekiler arasında bir muhabere mi (habe rleşme mi) vardı? Maksat beni tevkif etmekse. kaptanının yol iz ve dümen bilmeyen biri olduğunu. Karadeniz boğazından çıkarken. Bundan istifade edebi lmek için kaptana. çünkü o karışık dönemde bu. Milliyet'teki 30 Nisan 1995 günlü yazısında. demir aldırmaya başladı.H. kaptana tehlikeli ihtimalleri anlattım. özetle şöyle demektedir: "Son olarak bir de Bandırma vapuru safsatası çıkardılar. 236 metre uzunluğunda.Kemal de bi an _8 . Tekrar Bandırma vapuruna bindik.250 (16 Nisan 1995) Artık herhalde yanlışlarını anlarlar. M. Oradakilerle görüşerek. Samsun'a kolaylıkla gidilebilecek yol olup olmadığını soruşturdum. Kısa bir araştırma yaptık ve doğrusunu yazdık. günlerce yollarda kalacaktık. Muht eremler. televizyo ndaki bir programa yutturdular. susarlar sanıyorduk. Sahili. Ben kaptan yerinde idim.için emir verdimse de Kız Kulesi açıklarında muayeneye tabi tutulduk. Cevap verdi. □ Hasan Pulur. Birkaç ecnebi zabit ve askeri bizi yoklayacaklar mıydı? Muayene uzayıp gitti.' dedi. İ. M.248 Çok zorluk çekecek. evvela Sinop'a geldik. Okday boş yere telaşlandığı. uzak bir olasılık değildir.249 bir İngiliz gemisinin Bandırma'yı izlediğini anlatmıyor! Her olayı. İstanbul'dan gizlice yola çıktıklarını. s. bizlere taka diye öğretilen. Sıkılıyordum. Kasabaya çıktım. pusulası olmayan. 'bu denizi pek iyi tanımam. baca yüksekliği 19 metredir! Önce bunu. bütün bu şeylere lüzum yoktu.

Ya böyle yazan hiçbir resmi tarih kitabı yoksa. • Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. dediğim gibi. nal gibi harflerle "Bize yalan söylediler!" diye yazıyordu. Kanal 6'da yayımlanan Pusula programında bir daha ele alındı. F. 'doğrular islam Ansiklo pedisi'nde bile mevcuttur' demiştim. O programdaki konuşmasını. bilinmeyen bir şey değildir anlamını vermek istedim. ancak kıyıdan gidebilen bir Bandırma vapurunun hızıyla.□ Prof.Dr.Dr. Halbuki bugün. maiyetiyle birlikte Anadolu'ya geçmesi için tahsis edilen taka." [Böylece H.Çekirge sansürledi] □ Bandırma vapuru konusu. İstanbul hükümeti tarafından. sonradan ekliyor. konumuzla ilgisi olmayan kısımları çıkararak. Hasan Pulur'a bir açıklama gönderiyor.Halaçoğlu. pusulası olmayan ve zor hareket eden ve hatta Karadeniz'in bu engin dalgalarına dayanacak gücü bile olmayan. İngilizlerden de kaçarak.Ceylan'ın iddiasını.252 Ve asıl yalancılar ve destekçileri. Öte yandan. konumuzu ilgilendiren bölümünü de aynen aktarıyorum: ". demiştim. tarihi doğru gördüğü zaman. 16 Mayıs 1995 akşamı. Türk Tarih Kurumu'nun Bilim Kurulu toplantı salonu nda yer almaktadır'.253 Kaldı ki belgelerde de bunun böyle olmadığı görülüyor..Çekirge'nin İktidar Oyunu adlı programında yaptığı kısa konuşma..Yusuf Halaçoğlu da katıldı. Prof. oyunlarından kurtulacaktır. Birçok gazetede bu fotoğrafın ikinci Bandırma gemisine ait olduğu açıklandı. 'biz her zaman hakikati arayan. programdaki konuşmasında yer almıyor! Ya bunları söylemedi. ya da söyledi ama F. bariz örneklerden bir tanesi bu.Yusuf Halaçoğlu'nun. kısa süre içinde açığa çıktı. Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile ilgili olarak da. aktarıyo- de bi an Paşaya. Tabii. İngilizlerin de oluruyla 16 Mart 1919 Cuma günü öğleden sonra İstanbul'dan hareketle. programda söylediğim bu kadar değildi." [Ama söylediğini iddia ettiği bu sözlerin çoğu.Dr. Özellikle 'bile' kelimesini sarf ettim ki bu. sadece yıllar önce yayımlanmış olan İslam Ansiklopedisinde bile bunun aksi yazıyor. işte bu gemidir!' " Pulur'un verdiği bu bilgiye ben de bir şey ekleyeyim: Afişin üstünde de. işte Atatürk'ün külü stür bir vapurla. gerçek manada öğretelim ki ben şundan eminim.251 Ama kimin yalan söylediği. Nitekim sözlerimin devamında. yeni bir yalana kadar sustular. daha sonra. Birtakım kişilerin de şeyinden.Dr. 5 Mayıs 1995 günü Olaylar ve İnsanlar köşesinde yayımlanan bu açıklamanın. hem gençlerimiz. çok daha iyi yolda olacaktır. 'büyük Atatürk de. Tarihimizi. Bu programın ilgili bölümünü. 'bu bilgiler İslam Ansiklopedisinde bile var'. Atatürk'ün Samsun'a nasıl çıktığı sorusuna da. dolaylı olarak doğrulamış oluyor. 'Atatürk Bandırma vapuruyla İngilizlerden kaçarak değil. olduğu gibi aktarıyorum: "Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile ilgili tarih kitaplarında. onu buldukça da söylemeye cüret eden insanlar olmalıyız' demektedir ve bu deyişi. Bu programa Prof.Dr. gençlerimize. A. onlardan gizlice Samsun'a gittiği şeklinde kayıtlar vardır. İşte en açık.Taner Kışlalı.H. 19 Mayıs sabahı Samsun'a çıkmıştır' dedim ve ekledim.Y. Ergun Aybars ile birlikte Prof. hayli tartışma konusu olmuştu. hem halkımız. o zaman ne yapacak TTK Başkanı?] _8 .

Atatürk Samsun'a nasıl çıktı diye soruldu. Programın hazırlayıcısı ve sunucusu Ümit Zileli. İslam Ansiklopedisi'nde bile çürük olmadığı yazılı..Karal ile Emin Oktay'ın ve 1928'den beri ilk okul. tarih kitaplarımızda biraz bu konu saptırılmış. normal. orta ve lise tarih kitapları duruyor... Karadeniz'in azgın suları ile boğuşarak. yani izlenecek olursa. Y.Halaçoğlu .Ceylan'ın gerçeklerle arası zaten bozuk.Halaçoğlu . ben sadece şöyle bir ifadede bulundum. geçmişte Emin Oktay'ın tarih kitabında olduğu gibi İstanbul'dan kaçarak gizlice gitmedi. eksiksiz aktarıyorum. Atatürk Samsun'a dedim.H.Halaçoğlu ..Z. birkaç kitap karıştırıp gerçeği öğrenmeye çalışamaz mıydı? Başkanı olduğu kurumda. Değil mi efendim? Bir yanlış.. çok daha doğru ve iyi bir yolda olabileceğ imizi ifade ettim. çürük değil. İşin ilginç yanı. demiyeyim de veya yanlış bir biçimde ortaya konmuştur. hem İngilizlerin haberi olarak. Çünkü ben gemiyle ilgili hiçbir beyanat vermedim. dedim. gerçekten.H.. Mesele budur. tarihimizde bu tür çarpıtmalar ve yanlışlar var. Hem İstanbul hükümetinin.. ee. o konuyla ilgili. Kulaktan dolma. gerçekleri araştırmadan konuşuyor. E. de bi an _8 . zamanın iyisi bir vapu rdur. Halaçoğlu'na diyor ki: "Ü.Halaçoğlu . Y. Bandırma dökü ntü. Emin Oktay döneminden itibaren şöyle bir baktığımızda. orta okul ve liselerde okutulan başlıca tarih kitaplarından alıntılar yapacağım: Hepsinde.Orada bir fazlalık var yalnız. Masamın üzerinde. benim programda sadece.Ceylan'ın Emin Oktay'ın tarih kitabı hakkındaki iddiasını da hâlâ paylaşıyor..Zileli . fakat TTK Başkanı Y. hem Vahdettin'in.Zileli . gençlerimize gerçekleri öğretmeliyiz' gibi bir şeyle de toparlamışınız.. H. Bana sorulan sualde. Ü. Ü. dedim... doğrusu öğretildiği takdirde gençlerimize ve insanlarımıza.Ceylan'ın iddialarını özetledikten sonra...Ondan sonra mikrofon size dönmüş galiba ve 'Evet. Enver Ziya Karal ile Emin Oktay'ın254 kitapları da. bilgisi dahilinde Samsun'a Bandırma vapuru ile çıktı. Tabii Prof..Nedir efendim? Y. konumuzla ilgili olarak ne yazılıysa. Y. Bir bilim adamı ve çok önemli bir kurumun Başkanı olarak. değişik yıllara ilişkin belli başlı ilk okul yurt bilgisi..Zileli . yanlış öğretilmemesi gerektiği. H... orada sözü edilen kısım. ham bilgiyle ahkâm kesilir mi? Artık "Emin Oktay'dan Enver Ziya Karallara varıncaya kadar böyle söylendiği" iddiasını ele alabiliriz. Onun dışındaki ilk söylediğiniz kısımla ilgili herhangi bir şeyim yok. t arihin doğrusunun öğretilmesi. milyonların önüne yeniden çıkmadan önce. Bunun ötesinde herhangi bir. Türkiye'nin en zengin kitaplı klarından biri var. pusulası olan bir vapurdur. H. Tarih kitaplarımızda.Peki efendim. askeri tarihler de. burada sanıyorum ki.Şimdi.Halaçoglu da.H.Zileli . Ben de.Halaçoglu.Affedersiniz.rum. programın yapımcısı Fatih Çekirge ile.Bunu ben. Ü. İngilizlerden kaçarak Samsun'a çıkmadı. Y. ne takadan bahsettim.Programda yalnız." Söylediğini iddia ettiği bu sözler de ilk programdaki konuşmasında yok! Açıkl adıkça yeni cümleler ekliyor..

" (M. Yeni Tarih. ordu müfe ttişliği vazifesiyle Anadolu'ya gidiyordu. 19 Mayıs 1919 günü Samsun'da Anadolu'ya ayak bastı. Tarih IV.23. İstanbul. s." (Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti.Ziya Karal.a. Orta III. İstanbul. 14. Devlet Matbaası. s.63. Remzi K.124.Yalçın. TC İnkılap Tarihi. M.Basımevi. s. güvendiği arkadaşlarını yanına alarak karargâhını kurdu ve 16 Mayıs akşamı İstanbul'dan Bandırma vapuru ile Samsun'a hareket etti. 1950) □ "M.. Ordu Müfettişliği vazifesini alarak. 15 Mayıs 1919'da.Ziya Karal. Orta III. İstanbul.." (E. Orta Okul ve Lise: □ ".234) □ "Hükümet kendisine ordu müfettişliği teklif etti.g.Cumhuriyeti Tarihi. s..Sınıf. Yunanlılara karşı koymak için hazırlıklar yaparken. T.Oktay. 1981) de bi an _8 . 19 Mayıs sabahı da Samsun'a çıktı.14. Yunanlılar İzmir'e asker çıkardıktan dört gün sonra. MEB y. İstanbul. M. 1958) □ "M. Bu vazifeyi hemen kabul etti. bu sırada Anadolu'ya geçti. İlk Okul 5.Ahmet Sevengil..Kemal de 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. memleketin en kötü günlerinden biri olan. 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan ayrıldı. 1958) b. Ş. M. T.Kemal Paşa." (M." (E." (E. Yunan ordusu İzmir'e ayak bastıktan bir gün sonra. İstanbul. a. Anadolu topraklarına ayak basıyordu. 134.. Anadolu'da bir ödev al arak (3. 5. İzmir'de kurulan Redd-i İlhak cemiyeti.Kemal de 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı.26. İlk Okul: □ "Çanakkale'de büyük yararlık ve kahramanlık göstermiş olan kumandanlarımızdan M. İstanbul. s. s.Kemal. s. İstanbul'dan Anadolu'ya hareket etti ve Samsun iskelesine çıktı (19 Mayıs). Yunan ordusu İzmir'e ayak bastıktan bir gün sonra.Cumhuriyeti Tarihi. Üçüncü Ordu Müfettişliği ödeviyle 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan çıktı.. 3. Bir Y.Su -A. Suhulet Kitapevi.Mumcu. s.." (R. Anadolu topraklarına ayak basıyordu. İstanbul." (Zuhuri Danışman. 1931 [İlk resmi tarih budur]) □ "Hükümet kendisine ordu müfettişliği teklif etti. M.K.Kemal Samsun'a hareket ediyor ve 19 Mayıs'ta Samsun'da. Yeni tarih. 1957) □ "M. 15 Mayıs 1919'da.Arkın-O.Kemal.Oktay.E. Ders Kitapları Türk Ltd. 19 Mayıs günü Samsun'da Anadolu'ya ayak bastı.e. 1928) □ ". ilk Mekteplere Yurt Bilgisi..Ordu Müfettişliği). Atak Y. İlk Okul 5.117." (E.Kemal Samsun'a hareket ediyor ve 19 Mayıs'ta Samsun'da. İstanbul. s. İzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edildiği günden bir gün sonra.Bu sırada kendisine Samsun'da Ordu Müfettişliği teklif ettiler. s..Kemal 16 Mayıs 1919'da çürük bir vapurla255 İstanbul'dan Samsun'a hareket etti.223." (Emin Oktay. M. Yeni Tarih Dersleri. 1945) □ "15 Mayıs 1919'da Yunanlılar hiçbir sebep yokken İzmir'e çıkmışlardı.. M. geçen dersimizde gördüğümüz gibi.Kemal Paşa. 1952) □ "Bu maksatla.

. Ankara.Mısıroğlu. S. M.H. gizlice gitti diyorlardı? Hiçbirinde.Ceylan ile TTK Başkanı Prof. TRT nihayet 21 Aralık 1987'de [açıkladı].00'da TTK santralinden Halaçoğlu'nu aradım.c. Emin Oktay.Y. hani pusulasız diyorlardı.  M. H.. Anlattım. hani kaptan ne yol iz biliyor. ne Vahdeddin'den ve ne de İngilizlerden gizli Samsun yolculuğuna çıkmadığı görülecektir. s..H..Halaçoğlu'nun iddia ettikleri gibi bir ifade yok! Üstelik çoğunda Bandırma gemisinin adı bile geçmiyor. Bandırma vapuru ile İstanbul'dan hareket edecek ve 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkacaktır. Harp Tarihi Dairesi Y. Gizlice gittiğini yazan tek kişi M. Halaçoğlu yerine döner dönmez haber vereceğini söyleyerek numaramı aldı. Peki.Mücahitler." (TİH. 16 Mayıs 1919 tarihinde. Sekreter hanım.12) □ "Aşağıdaki bilgiler incelendiğinde.. Böyle bir açıklamaya önce bu kitapta yer vermek için 4 Ocak 1996 Perşembe günü." (A. ne dümen diyorlardı. s. M.133) Az önce hepsini gördük. sonra da ona hücum ediyorlar.Kemal'in İstanbul'dan gizlice Samsun'a hareket ettiği yazmıyor. kadrosuna göre ikmal ettirerek. CG Yol. 5 Mayıs 1991.Kemal'in İstanbul'dan ayrılışı ile ilgili öteki iddialar: □ "Anadolu'ya kaçarak geçmiş değil. Sekreterine bağladılar.Kemal'in." (H.69) Kaçarak geçtiğini söyleyen kim ki?256 □ "Bütün resmi tarih kitaplarında ve ideolojide anlatılan.Dr. hani yanlışlıkla önce İnebolu'ya çıktılar diyorlardı.Karal ve onlardan sonraki resmi tarihçiler taka diyorlardı. Halaçoğlu konferanstaymış.Kemal'e karşı olan yazarların piri Mevlanzade Rıfat'tır! (Türkiye İnkılabının İçyüzü. hiçbir resmi tarih kitabında. hani İngiliz işgal kuvvetlerinden kaça kaça.H. Askeri tarih: □ "M." (K. 1962)  Hani. Nokta Dergisi.Kemal Paşa. müfettişlik karargâhını. Yıllardır ketmedilen (saklanan) bu gerçeği. 1 cild. s.Dr.Y.Ceylan'ın yine uydurduğu anlaşılıyor. Prof. M. saat 16.Halaçoğlu'nun tutumunu nasıl niteleyeceğiz? M. H. Bu kitabı baskıya verinceye kadar Halaçoğlu'dan ses çıkmadı. bu konuda bir açıklama yapmak zorunda olduğunu sanıyorum. s.00'den sonra yerinde olur' dedi ve niçin aradığımı sordu. şeklindedir.Kemal'in kurduğu Türk Tarih Kurumu'nun Başkanının. Allah ıslah etsin! de bi an _8 . E. hani gizlice diyorlardı.195.Atatürk'ün Türkiye'yi işgal kuvvetlerinden kurtarmak ve Anadolu'da kurtuluş meşalesini yakmak adına İstanbul'dan gizlice Samsun'a hareket ettiği.Z..K.Ceylan.209) Hayali bir yel değirmeni kuruyor. s. '18.Dilipak..

ötekisi de bir iki kelimesini değiştirip uyduruk cümleyi kendine mal ediyor. 1. bu iddianın fikir babası. böylece resmi tarihin bir yanlışını bulmuş gibi hava atıyorlar! Pek çocukça bir numara! Eğer bu numarayı yutanlar varsa.Kemal." (V.Kemal'in anılarında.C. Padişahtan gizli olarak atanabilir mi? Atama kararındaki üç imzadan birinin.37) Türkçesine mi şaşarsınız.Sabri Efendi.Kemal'in olduğu.14)257 □ "Yıllarca yürütülmüş yağcılık edebiyatı neticesi.Bu gerçeği. ne de kitaplarda! Vahidettinciler. Bandırma vapurunda tek başına M.. ilk defa 1987'de TRT'nin açıkladığı da Dilipak uydurması.Mısıroğlu'nun açıklamasından anlaşıldığına göre.Kemal'e karşı olanların tekelinde mi? 8. Padişahın olması. üç binbaşı.C. 1. 9. s. bir yarbay.Kemal ile İngilizler de Vahidettin'e karşı_ gizlice anlaşmışlarmış. H.95) Efendi hazretleri. o da M. 150'liklerden M. İngilizlere karşı gizli bir anlaşma yapmışlardı ya. anayasa hukuku gereğidir. Yunanistan'da çıkardığı haftalık de bi an _8 . s. Bir paşa. Vodvil kurgusunu andıran eğlenceli bir durum! K.Kemal Paşanın bulunduğunu sanmaktadır.Kemal'in anılarında var.155) □ "Yıllarca yürütülmüş dayatmacı resmi tarih yalanlanınca. beş yüzbaşı. bu tek örnekten yola çıkarak ve işe resmi tarihleri de katarak genel bir suçlamada bulunmak.İngiliz gizli anlaşması masalı Vahidettincilere göre.141. üç üsteğmen. Beşinci Murat'ı örnek alıp bütün O smanlı Padişahlarının deli olduğunu söylemekten ne farkı var? Yoksa yalan-yanlış yazı yazmak." (H. 1.H. s. verdiği bilginin ilkelliğine mi? Vapurda bir tek paşa var.Mücahitler.Kemal. Damat Ferit hükümetlerinde dört kere Şeyhülislam258 olarak görev almış. meğerse M. s.Vakkasoğlu. iki şifre kâtibi. Son Bozgun. Büyük Oyun. ne resmi tarihlerde. Bandırma'da tek başına M. Atatürk'le Samsun'a Çıkanlar. M.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu. bugünkü nesil. s. bu konuda ayrıntılı bilgi var. Büyük Oyun.Ordu Müfettişliğine. 1. GRYT ansik lopedisi de yer vermektedir.. Ötekiler: Üç albay. M.C. önce bir iddiada bulunup sonra da bu iddiayı şiddetle yalanlıyor ve herkesin bildiği gerçekleri kendileri keşfetmiş gibi açıklıyor.Ceylan.. aynı iddiaya.Fethi Tevetoğlu. Vahidettin ile M. (S.37) Biri uyduruyor..H. Bandırma vapurunda tek başına M.Kemal Paşanın bulunduğunu sanmaktadır. genç nesil. dürüst bir yaklaşım olur muydu? Bunun. ne öteki anılarda. s. ne M.Kemal . 1926'da Hakimiyet-i Milliye ve Milliyet gazetelerinde yayımlanan M. yalnız M. Aziz Nesin'e selam olsun! Böyle yalan-yanlış bilgilere yer veren özel bir kitap olsaydı bile. □ "[Bandırma vapurunda] tam 19 üst düzey paşa ve devlet yetkilisi vardır.Ceylan. (Dr.C.

bu cinayetle de ilgilidir. s. politikaya merak salar.Sabri Efendi. özetle şöyle diyor: "Bir toplantıda. Bu arada suikastçılarla da görüşmeler yapmıştır.Şevket Paşa öldürülecektir (11 Haziran 1913).Abdülhamit'in kitaplık memurluğunda bulunur. ders vermeye başlar. 25 Ocak 1913 günü Bab-ı Âlinin basılıp hükümetin devrilmesine karar verildi ama İttihat ve Terakki daha hızlı davranıp Bab-ı Âli'yi basarak iktidarı ele geçirdi. 217)261 Bunun üzerine Hürriyet ve İtilaf Partisi yöneticilerinin bir kısmı yurt dışına kaçarlar (M.Sabri ve Gümülcineli'den mürekkep bir klik teşekkül etmiş.Sabri Efendiyi tanıyalım. (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. de bi an _8 . s." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. parti Gümülcineli İsmail. 8/1. İngilizler hesabına casusluk yapmayı kabul ederler. 1908'de Tokat milletvekili olarak Meclis'e girer. Türk ordularının ve halkının üzerine tayyarelerle atılır. merhum Şeyhülislam M. sonra Yunanistan'a geçecektir. s. yeni bir darbe girişimi hazırlıklarına katılacak ve Sadrazam M.Sabri'nin hakimiyetine girdi." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. s. önce İttihat ve Terakki'nin yanında. fenalık ve edepsizlik başlamıştı. parti yönetimi ihtilal komitesi halini aldı. eğitimini ilerletir. İslam dü nyasının en büyük alimlerinden biri' olarak niteledikleri M.209) Vahidettincilerin 'büyük din bilgini'. ancak istenen neticenin alınamaması üzerine geri dönmüştür.Sabri Yunanistan'dan Mısır'a geçer." (Hayat ve Hatıratım. 'allame'. Basri Bey ve M.212) M. İstanbul'a gelir. medrese eğitimi görür. M. M.Sabri Efendi [dir. daha sonra Ahali Partisi (1910) ile Türk siyasi hayatının en karanlık kuruluşu olan Hürriyet ve İtilaf Partisinin (1911) kurucuları arasında yer alır.]" (Hilafet.259 Mısıroğlu diyor ki: "Bu muammaya (bilmeceye) ilk defa ve isabetle parmak basan.Sabri de Mısır'dan Romanya'ya döner. Türkçe gazetelere yazılar yazar. Ali Birinci'nin verdiği bilgilere göre Talat ve Cemal Paşalarla Polis Müdürü Azmi Beyin de öldürülmesi düşünülmüş fakat gerçekleştirilememiştir. 1900-1904 arasında." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. burada Türk hükümeti aleyhinde bir gazete çıkarması temin edilerek.264 Mesela "Gümülcineli İsmail savaşın başlamasından (1914) birkaç ay sonra İngilizler tarafından Selanik'e gönderilir. '20. Rıza Nur diyor ki: "Maatteessüf (yazık ki) çabucak Sadık. II.Yarın gazetesinin 1 ve 2 Kasım 1929 günlü sayılarında açıklamış.Sabri de Romanya'ya kaçacak.Sabri Efendi Tokat'ta doğar.Sabri Efendi Pi-re'den İstanbul'a gelmiş. Gümülcineli İsmail'in hükümet darbesi yapma önerisi üzerine parti başkanı ve bazı üyeler istifa ettiler.198.277)260 Önce bu belgesiz iddianın sahibi M. Ama çok geçmeden.370) Bu parti hakkında geniş bir araştırma yapmış olan Ali Birinci. bir kısmına ise hükümetçe yurt dışına gitmeleri tavsiye edilir (Mesela Ali Kemal ve Rıza Nur'a). s.196. asırda yetişmiş. Ali Birinci diyor ki: "Hadise günü M.262 Gümülcineli İsmail ise bir daha siyasetle uğraşmayacağına dini ve namusu üzerine yemin ettiği için sürgün cezasına uğramaktan kurtulur. s.219) Bu arada M.263 Mısır'da bulunan kaçak İtilafçılardan 20-30 kadarı.

reisi olduğu Hürriyet ve İtilaf Partisi Umumi Merkezi adına imzala- de □ Mevlanzade Rıfat diyor ki: "M. M.. İngiliz Muhipler (sevenler) Derneğinin'de Onursal Başkanlarından biridir. Paris'te bulunan Damat Ferit'e vekalet de etmiştir.Sabri Efendinin. Kürdistan Cemiyeti adındaki siyasi bir kurul ile müşterek.Sabri Efendi..M. bu amaçla D." (V. Teslim olmak isteyen askerlerin. birkaç kere Yüksek Komiserliğe başvurarak İngili zlerin desteğini istemiştir. vatanın parçalanmasına yol açan bir anlaşmayı. Ferit hükümetini devirmek ve Sadrazam olmak için çevirdiği oyunları da (Eylül 1920).231. Şeyhülislam oldu. İngilizlerin Türk dostu oldukları. Gayyasında. Hürriyet ve İtilaf partisi. saraya hulul etmiş (sokulmuş).Birinci. M.M. sayfalarında ayrıntılı olarak anlatmaktadır.. İngiliz casusu Sait Mollanın kurduğu. İngiliz himayesine girmekten başka kurtuluş yolu olmadığını iddia edenlerdendir." (Türkiye İnkılabının İçyüzü.Sabri'nin yakalanıp Türkiye'ye gönderilmesi. (T.. Mütareke olur olmaz İstanbul'a dönüp yeniden politikaya sıvanacaktır. Türkleri İttihatçıların zulmünden kurtarmak istedikleri dile getirilir.267 Bütün milleti Hürriyet ve İtilaf Fırkasından uzaklaştıran ve bir gün de tiksindiren ana sebeplerden biri. s. 11.219) M.Sabri Efendi. 'Anadolu'ya karşı daha şiddetli davranılmasını isteyen' M. Milli Mücadele'nin şiddetli düşmanıdır.Sabri Efendinin yazdıkları da bu doğrultuda mıydı? Bu husus açıkça beli rtilmemiş ama Türk birlikleri Romanya'ya (Galiçya) gelince. Hürriyet ve İtilaf Fırkası. 232) bi an Rıza Nur.76) □ Göztepe. inat ve ihtirası iman haline gelmişti.268 □ Celal Bayar şöyle yazıyor: "M. Feci vaziyette bulunan devlet hazinesinden on beş bin lira sürgün tazminatı almıştı. Dediği dedikti. bu gazeteleri özetle şöyle anlatıyor: "Gazetelerde." (Türk Tarihi.110'dan aktaran A..Z. 'bütün subaylar İttihatçıdır' diyor da başka bir şey demiyordu.Sabri.266 M. Başkanı olur. kendi fırkasını içinden çıkılmaz bir duruma düşüren müzmin ve hasta bir zihniyetin adeta öncüsü idi.Göztepe de şu bilgiyi veriyor: "M. kitabının 342-353.437) _8 .Tunaya. İstanbul-Anadolu anlaşmazlığının başladığı dönemde.Sabri Efendi. İngilizlere teslim olanların refah içinde yaşadıkları belirtilir. ellerini nasıl havaya kaldırmaları gerektiği de rejimle gösterilir. bu olasılığı güçlendiriyor. s.C. s. s. Sultan Vahideddin Hanın indinde söz ve nüfuz sahibi olmuştu. Türkiye'de Siyasi Partiler.Sabri Efendi. s.□ T. Bilecik'te oturmaya mecbur edilir. bu sakat zihniyetti. Sultan Abdülhamit sarayının tatlı lo kmalarının lezzeti henüz damağından çıkmayan M. Hürr iyet ve İtilaf Partisini canlandırır265 ve İngiliz casusu Sadık Bey grubunun önde gelen adlarından biri ve partinin 2.Sabri Efendi. İngiliz ATASEmiliteri General Deedes'in 27 Şubat 1919 günlü raporuna göre.

Görüp işittiklerim. M. 2. cildimizde belgeleriyle. İngilizleri memnun etmeyecek önerilere karşı çıktığını açıklayarak göze girmeye çalışır ve direnişten yana olan Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşayı gammazlamayı da ihmal etmez.. 'M. s. s. dipnot 194) Her işe.Kemal'i geri çağırmak için yaptıkları girişimden dolayı teşekkür eder'. İstanbul Hükümetleri.270 Kendisi ile birlikte 150'likler listesinde yer alacak olan oğlu İbrahim ile birli k- de bi an _8 .Sabri Efendi şöyle feryat (!) ediyordu: 'Ne günlere kaldık! Darülfünunda (üniversitede) kız ve erkek talebe dizdize oturuyor." (Ben de Yazdım. 385. s.Sabri'den şikâyet ederek. "Artık el aman bu softa hükümetinden!" diyecektir. 'Kuva-yı Milliyecilerin katli vaciptir' fetvasını yazan odur.44) Türk ordusunun zaferinden sonra.Türkgeldi.Akşin. 8 Haziran 1919'da. Avni Doğan. kızlarla erkekler birlikte okuyor diye feryat ediyor! Hafazanallah! Dahiliye Nazırı Adil gibi bir adam bile.F. (Anıların 8. 'Kardinal Richlieu'ye özenmekle' suçlar. bu sırada Şeyh Sait ayaklanması bastırılmış ve yakalanan sanıkların muhakemeleri başlamıştır.Başlarken.100) Devlet çökmüş.9) Hayatından birkaç çizgi daha: V. yine İngilizlerin bulduğu bir yük gemisi ile kapağı Mısır'a atar. Görüp İşittiklerim. 'Musul üzerinde Türklerin hak iddia etmelerinin gülünç olduğunu' ileri sürer. (A. General Deedes'e. M.C. her atamaya karışır. Nemrut Mustafa'nın Bursa valiliğine getirilmesinin de onun eseri olduğu anlaşılıyor.C. efendi hazretleri bunca felakete gözlerini kapamış. Kuruluş ve Sonrası. 'Müslüman barbarlar' diye niteler.. (Gökbilgin. bütün yoldaşlarıyla birlikte ve suçluların telaşı içinde İngiliz Elçiliğine sığınacaktır. s.) Kurucularından ve yöneticilerinden olduğu Cemiyet-i Müderrisin. s. ciltten sonrası yayı mlanmadı) Sadrazam Vekili olduğu sırada Ali Galip'i Sivas Kongresi üzerine yürümeye teşvik edenler arasındadır.. Türklerin.Vakkasoğlu diyor ki: "[Mütareke sırasında] çarşaflı kız talebeler.M. Türkleri. Yakın tarihimizin gizli kalmış bu büyük ihanetine ve onu hazırlayanlara.2640. Kuva-yı Milliyeciler "kudurmuş haydutlar" diye anılmaktadır. C.269 Sonra yine Yunanistan'a sığınır. Ermeniler gibi Kürtleri de imhaya çalıştıklarını' iddia eder. Bir daha geri dönmeye yüzü olmadığından ailesini de yanına alarak. temas edeceğim. millet yere serilmiş.376. 1. Bildiride.Bayar'ın açıklamaya fırsat bulamadığı İstanbul-Kürt anlaşmasının metnini yayımlamıştır: Kurtuluş. 9. 8.F. (S.' " (Son Bozgun. Bu arada İtalya'ya geçerek Vahidettin'i ziyaret eder.343. 25 Eylül 1919'da bir bildiri yayımlar. (A.242) Bütün Hürriyet ve İtilaf Partisi yöneticileri gibi onun da en belirgin özelliği İngiliz işbirlikçisi olmasıdır. s.mıştır. yani daha ilk adımda. s. erkeklerle birarada ders yapıyorlardı. her yere kendi adamlarını yerleştirmeye çalışır. İtalyan basınında yer alan bir bildiri yayımlar. s. birkaç gün sonra Turgut Paşa istifa etmek zorunda kalacaktır. imza eden Dürrizade'dir.242) İdeal arkadaşı Albay Sadık ise onu. 'hükümet içi tartışmalarda.C. ilgili belge: FO 371/4158-94640. eski Dahiliye Nazırı Mehmet Ali ile birlikte. İstanbul Hükümetleri. Peyam-ı Sabah gazetesinde M. işgal başlamış.Türkgeldi.Akşin. (S.

Mısıroğlu. yasaların gerçeğin açıklanmasını engellediğinden yakınarak. Padişaha ve makam-ı Hilafete oyun etmek fırsatını kaçırma-mışlardı. Ama eteğinde ne kadar taş varsa hepsini dökmekten de geri durmuyor." (Aktaran K.Kemal'e yansıtarak rahatlamaya çalışmış. daha da sıkışırsa. Harb-i Umumi (Birinci Dünya Savaşı) neticesinde. bilerek kabahatli duruma düşürdükleri Hilafet'i bu alış veriş içinde. bu iddiayı kanıtlamayı üzerine almış. Bunların biri de projektion. söz oyunlarıyla suçları örtmeye çabalamış. komitacı ve pol itikacı bir din adamı! İnsanların. çalıştığı derneklerin. İngilizleri savsaklamakla vakit geçirdiği ve M. M. eğer gerçek durumu senaryosuna uyduramazsa. Dördüncü Bölümde de Lozan. 'muamma' (bilmece) diyor.96) Her türlü dayanaktan yoksun. s.te Yunanistan'da.Ferit ikilisinin girişimlerini açıklayan birçok İngiliz belgesi bulunmaktadır. sanki bildiği başka şeyler varmış da söyl eyememiş izlenimi bırakmaya çalışıyor.Kemal-İngiliz pazarlığı masalıyla. hiçbir zaman bu kıyamı (ayaklanmayı)273 tam bir ciddiyetle bastırmak yolunu seçmeyerek. gülünç bir iddia! M. içinde yer aldığı hükümetlerin -ve sarayın. [Lozan'da] komisyon olarak aldılar. M.Mücahitler. yüz binlerce olaydan oluşmuş sarmal bir sürecin içinden. işte bu ibret verici gizli ilişkileri külleyip unutturmaya çalışıyorlar. soyut.Kemal ile).İngilizciliğini. Ankara'ya yönelttiği eleştirilerde ölçüyü o kadar kaçırır ki sonunda Yunanlılar bile aylığını keserler. kendisinin.Sabri Efendi de. yani kusur ve zaaflarını başkalarına yansıtma.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu ileri süren M.Kemal'le onlara oyun oynamaya çalıştığı sırada. İzmir'i geçici de olsa. iç çatışmalarını hafifletmek için başvurdukları birtakım yollara. Sa bri Efendi. partisinin. İkinci Bölümde görmüştük. İngilizler de aynı adamla (M. Şimdi senaryonun son iki sahnesine geldik: Kurtuluş S avaşı ile Lozan! Bu bölümde Kurtuluş Savaşı hakkındaki iddialar ele alınacak.Sabri Efendinin yazısının özeti şöyle: "Padişah.Mısıroğlu.274 İstanbul'daki Hilafet Hükümetinin elinden alarak.271 M.272 □ M. Vahidettin-D.276 İngilizler ile asıl gizli pazarlık yapanlar. tekrar Mısır'a döner.Ferit ikilisidir. M. S. Birçok Vahidettinci de bu tutumu açıkça yâ da örtülü bir üslupla paylaşıyor. çıplak. psikolojide savunma mekanizmaları deniyor. uygun olduğunu sandığı bazı örnekler alıp kanıt diye ileri sürüyor. Yarın ve Peyam-ı İslam gazetelerini çıkarır.Mısıroğlu. olduğu gibi aktarıyorum: de bi an _8 . Mısıroğlu'nun bu konudaki bütün iddialarını. Bu amaçla düzenlediği senaryonun Sofya ve Suriye sahnelerini. K. 1954'te orada ölür. Vahidettin-D. Kardinal Richlieu ile Cinci Hoca karması. Yunanlılara veren ve sonra bunu Ankara'nın laik hükümetine geri veren275 İngilizler. işte böyle. Vahidettinciler.Sabri Efendinin hayranı K. ilerde çoğunu okuyacağız. bu sahneleri süslemek için yine bazı ayrıntılar uyduruyor. alem-i İslam'a sezdirmeden.

s. M. (Mektubun metni: Nutuk. Evet. Rahip Fru ile İstanbul'dayken. 377) Kendi yaptığı sanki başka bir şey mi? □ "Başından sonuna kadar İngilizlerin hakiki niyet ve faaliyetleri tespit edilmeden.93 vd. cümlenin sonunu da saklıyor.Kemal.Kemal'in bu cümleyi ne zaman ve neden söylediğini açıklamıyor.Kemal'in Rahip Fru'yu aşağılamakiçin söylediği sözleri.Kemal Rahip Fru'ya ağır bir uyarı mektubu gönderir.. övgüymüş ve İstanbul'dayken söylemiş gibi sunuyor. adalete hizmetkâr bir zat-ı faziletkâr telakki etmiş olduğunu' bizzat ifade etmektedir. insaniyete hadim.Kemal.279 Her İngilizle konuşan. M. Pera Palas otelinin müdürü. s. ne Sultan Vahideddin ve ne de Kurtuluş Savaşı'nın yazılmasına imkân yoktur. suçlamak için! 2. 4. Böyle bir şeyin yapılabilmesine imkân vermeyen bi r- de bi an _8 . M. M. İstanbul'dayken Rahip Fru ile adam sanarak görüşmüş! Ne var bunda? İngiliz ajanı olduğu anlaşıldıktan sonra Fru'ya saygı göstermeye devam mı etmiş. 1.8/2."278 Yani Mısıroğlu.216) Görüşmeyi Rahip Fru'nun istediğini ve neler konuşulduğunu da anılarında anlatmıştır: s. örnekler göstererek yüzüne vurduktan sonra Rahip Fru'ya diyor ki: "Sizi.162. Rahip Fro'yu 'insaniyete hadim.Mısıroğlu şöyle yazıyor: "İngilizlerin İstanbul'da gizli teşkilatını yapan.Kemal Nutuk'un 5. (s. ama M. sayfalarında Rahip Fru'dan söz eder ama övmek için değil. 205.. hülasa Doğuda İngilizlerin siyasi emellerini sağlamaya çalışan Rahip Fro (Frew). Hatta M." (Hilafet. s..Kemal Paşa. Bunda ne kadar aldandığımı. adalete muhabbetkâr bir zat-ı faziletkâr telakki etmiştim. 209 ve 287. yoksa bütün melunluklarını belgeleriyle açıklayıp emperyalist metodlar kon usunda gözümüzü mü açmış? Kaldı ki konuştuğu daha başka İngilizler de var. M. 1954'ten beri.. hemen İngiliz ajanı mı olur? Nitekim Mısıroğlu da özet olarak diyor ki: □ "[Hizb-ut tahrir] hareketiyle hemen hemen ilk kurulduğu yıllardan itibaren. İngilizlerin M.Kemal ile temasa geçmişti." (Son cümle için kaynak olarak M. mektubunda.Kemal Paşa. temasım olmuştur. son malumat-ı mevsukanın teyit etmekte olduğunu iblağ ile kesp-i şeref eylerim.c. tam tersine çevirerek. 181.)277 Doğrular: 1. Yadırgayıp kendilerine ısınmamı engelleyen hususlardan biri de budur. Sait Molla ile birlikte çevirdikleri kanlı dalavereleri.216) M. Onlardan pek çok kimseyi tanıdım.Kemal ile ilişki kurması □ a K. İngiliz Muhipleri Cemiyetini kuran.366. Herkesi İngiliz ajanlığı ile itham ederler (suçlarlar).Kemal'in Nutuk'unu gösteriyor: Hilafet. 3. "görüşüp tartıştığını" belirtiyor. Eylül 1919 sonunda. Fransız fakat İngiliz ajanı Mösyö Marten aracılığıyla birçok defalar (?) gerçekleşen görüşmelerinde. Sait Molla'nın Rahip Fru'ya yazdığı gizli mektuplarının ele geçirilmesinden sonra. Bi rçokları ile münakaşalar ettim ve kendilerine asla ısınamadım. ne M. 27.

Bu sağlandıktan sonra Yunanistan'a yardımı kesecek ve onların Anadolu içlerinde kendi başlarına devam ettirmeye güçleri yetmeyeceği muhakkak olan askeri harekâtlarını sonuçsuz bırakacaklardı. sayfasında. s. hâlâ layıkıyla anlaşılamamış olan bir oyun oynamışlardır. Masal yazacaklarına. Şöyle ki: Yunanlıları sonuna kadar desteklemek kararında değillerdi. açıklanmış belgeleri okuyup inceleseler ya! Ama bu yazarlar. yayımlanmış araştırmaları. M. Bundan doğacak hukuki sorumluluğu üstlenmeye hazırım. daha emin bir tabirle söylemek gerekirse." (K. 'M. Venizelos'a İzmir'e çıkarma yapmak izni vermekle. s. bu üçüzlü muammayı. 'gizli bir anlaşma'dan da.çok yasal engellerin mevcut olduğu da malumdur. s. ellerinde daha başka belgeler ve bilgiler var da açıklamaktan korkuyorlarsa. lütfen bana yollasınlar. dostmuş gibi davranılarak oynanan bu oyu nlar.Kemal ve İngilizlerle ilgili sorunlarda kazandığı yoğunluk ve naziklik akla durgunluk verecek derecededir. 'bu anlaşmanın daima gizli kalacağından' da söz eden bir tek kelime bile yok!280 Mısıroğlu yine gözünü kırpmadan uydurmuş! an □ "Dagobert von Mikusch'a bakarsanız.Mısıroğlu: "İngilizler. Öyle ki hilafet sorununda en önemli noktayı teşkil eden bu konunun gerektiği şekilde şerh ve izahına -bugün için.Mısıroğlu. s. Böylece. tahta geçtiği gün (!) başlamıştır." (Kaynak.277) 8/3. 164) _8  Daha ne yazacaklar acaba? Bununla birlikte. araştırmalar ve bütün İngiliz belgeleri ortada. o zamanın Hilton'u de bi □ Von Mikusch'un kitabının 224. gerçekleri açıklamak yerine." (K. hem Yunanlılara. S.Mısıroğlu. Maksat.Kemal'in İngilizlerle gizli bir anlaşma yapmakta olduğunu ve bu anlaşmanın daima da gizli kalacağını' kabul etmek gerekir. Hilafet.224 imiş: Hilafet. bir taraftan bütün İslam dünyasının ve bu arada pek doğal olarak petrolü bulunan Arap Yarımadası'nın dayanak ve birlik noktası olan halifelik yıkılırken. 'bir muvazaa' (danışıklı oyun) olarak niteliyor. hem de bize.95) Oysa olayları aydınlatacak anılar. kendi icat ettikleri uyduruk bir tarihe inanacak bir kitle yaratmayı tercih ediyorlar.von Mikusch.Sabri Efendi. halifeliği yıkacak bir bunalım yaratmaktı. D. Yunanlıların İzmir'e çıkarılması □ K. Fakat baştan bunu onlara belli etmediler. Bunun M. □ "Sultan Vahideddin merhuma. ben açıklayayım.Mücahitler. Yunan'a üstün gelecek olan Anadolu'daki askeri başlar da istenen inkılaplar için tartışılmaz bir otorite kazanacaktı.Kemal'in tavsiyesi üzerine.en küçük ölçüde bir imkân mevcut değildir. Haydi! . Gizli anlaşmanın amacı ve M. Türkiye'deki İslami rejimi. Bu planın.

ayrıntılarıyla görüp okumakta. ne için ve ne gün için saklıyorlar acaba? Bu yalanlara. Yakışıksız senaryolar uyduruyor. reddedemedikleri zaferlerini bile.Kemal'in su katıksız bir İngiliz casusu olduğu.Kemal'i.Rıza Nur'un anılarının 3. hiç olmazsa küçültmek için çırpınıp duruyorlar. Milli Mücadele'ye karşı koymaya zorlayacaklarmış. gerçeğe zulmediyorlar! □ Dr. bugünkü çarpık mevzuatımız karşısında genişçe açıklanması imkânsızdır. Buyrun size bir hafta sonu bilmecesi: Bir devlet.Mesela. bunun da İngiliz petrol politikasına bağlı bulunduğu hususlarını. kendi varlığına ve niteliğine yönelmiş böylesi bir yalan sağnağı karşısında. iz'ana."281 Meğerse Yunanlıların İzmir'e çıkmasını M. radikal bir reformcu olduğu için sevmiyor. sebeplerine. ayıp ediyor. yalan olduğu üzerinden akan bu senaryoyu pekiştirmek için bakınız. bütün bunların da Türkiye'yi mutlak surette İslam dünyasından koparmak ve İslam dünyasının liderliğinden uzaklaştırmak amacıyla planlandığı. neden bu kadar vurdumduymaz davranır? de demek olan Pera Palas oteli salonlarında başlayıp Londra ve Ankara'ya kadar uzayan pazarlıkları ve bunun dakik teferruatının (ince ayrıntılarının). binlerce araştırmaya. Açıkça yazıyorlar da. mantığa. İngilizler bu plan (!) gereğince. muhtelif Avrupa memleketlerinde yayımlanmış kitaplarda. Türk. Üniversiteler. yalana dolana başvuruyor. olayların öncesi ve sonrasına. günaha giriyor.Bu akıl dışı yalanın sadece bu iki kitapta kalmadığını da göreceğiz. Atatürk Kültür-Dil ve Tarih Yüksek Kurulu. bu görevlilerin yerine. dikkatli okuyucular. Bütünüyle akla ziyan. neler uydurmuş: ". beğenmiyor olabilirler. Ama bununla yetinmiyorlar ki. s. Yunan askerinin İzmir'e çıkarılışının İngilizlere. tarihi ters yüz etmeye yelteniyor. bir yandan Kuva -yı Milliyecilere el altından yardım edecek.212. Trilyonlarca liraya mal olan ne görkemli bir suskunluk! Bilgilerini. Atatürk Araştırma Merkezi.Kemal tarafından telkin ve ilham edildiği. dipnot 227) Aşağıda okuyacaksınız.. milyonlarca belgeye. öte yandan da halkın gözünde küçük düşürmek amacıyla Vahidettin'i ve İstanbul hükümetlerini. Kısacası.  Buna karşılık. yüzlerce anıya. belgeli ve delilli olarak. yetkilerini ve devletin önlerine serdiği imkânları. gerçeğe saygılı bazı aydınlar ve köşe yazarları tepki gösteriyor. belgeli başarılarını inkâr ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı. Türk-Yunan muharebesinin sadece bir muvazaadan (danışıklı dövüşten) ibaret bulunduğu.Kemal telkin ve ilham etmiş! İki yandan toplam üç yüz bin insan ölmüş ve yaralanmış ve bu bir danışıklı dövüşmüş!282 bi an _8 . sağduyuya. M." (Hilafet.cildine önsöz yazan Dursun Satılmışoğlu. Türk Tarih Kurumu. kanıtlanmış hizmetlerini. gittikçe yayılıp genişleyen bu tür iddiaları yalanlamak ve doğruyu açıklamak için kıllarını bile kıpırdatmıyorlar. Türkiye'ye gelince yakın dostlarına anlatmaktadırlar. M.. Yunan ve İngiliz tarihlerine aykırı bir ayıp masal! M.

" (Hilafet. Kasımdan beri Ege'de açık ya da kapalı biçimde Yunan-İtalyan yarışması yaşanmıyor. İngiltere ve Fransa. Venizelos-Konstantin anlaşmazlığı giderek gelişecek ve Konstantin.Kemal tüm ilişkilerini dahiyane bir ustalıkla sürdürüyordu.Kemal 30 Nisanda atandığına ve Dörtler Konseyi'nin İzmir'in Yunanlılara verilmesi hakkındaki kararının tarihi ise 6 Mayıs 1919 olduğuna göre. İngiliz askeri heyetinin kaldığı. M.212. Yunanlıların İzmir'e çıkartılmasına ne zaman ve nasıl karar verildiğini de şöyle anlatıyor: "Yunan'ın İzmir'e çıkartılması ve bundan dolayı bir Milli Mücadele ihtiyacının doğması. 16 Aralık 1912'de atılır. 1913'te Venizelos şöyle der: "Artık gözlerimizi Doğuya (Anadolu'ya) çevirme zamanı geldi. 131) 284 M. Çünkü uzun bir geçmişi olan dallı budaklı bir konu bu.289 Grey'in önerisi suya düşer. s.. İngiliz Başbakanı Edward Gray. görevliden oluşan Barış Konferansında bu konu o güne kadar hiç görüşülüp tartışılmamış fakat M. Ama Kral Konstantin'le savaşa girme konusunda anlaşamazlar. hilafeti kaldırmak için buldukları bu gizli çözüm birdenbire devreye giriyor ve Barış Konferansı da hemen kabul ediveriyor! Bu iddiada bulunanlar.286 2.Dilipak da sessiz ve derinden giderek. uzmandan. işgal kuvvetleri karargâhı görünümündeki bu mekânda.5 Mayıs arasında yapılmış olması gerekiyor. Şimdi bu konunun kısa öyküsünü görelim.. Pera Palas'ta olan birtakım pazarlıkların eseridir ki bunun izah edileceği yer burası değildir. Yani bu tarihe kadar Yunanlıların. "bütün Yunanlıları ve eski Yunan toprakl arını bir bayrak altında toplama gibi bir ülküsü (megali idea). s.Kemal'e bu vazife (Ordu Müfettişliği) verildikten sonra.290 5. yüzlerce delegeden. ileri sürülen bu pazarlıkların 30 Nisan." (CG Yol..285 galip devletlerin böyle bir niyeti yok. 227 sayılı dipnot)283 □ A." (S. Yunanlıların İzmir'e çıkmalarının gerçek öyküsü 1.İstanbul'un o zamanki Hilton'u demek olan Pera Palas oteli salonlarında başlayıp Londra ve Ankara'ya kadar uzayan pazarlıklar..Mücahitler. ya da sağlıklarında çok ciddi bir arıza var. 23 Ocak 1915'te.288 4. İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilebileceğini bildirir. 1917'de tahtını oğluna bırakmak zorunda kalacaktır.Kemal ve pazarlığı yürüten İng iliz ajanının.49) ".Kemal'in] Pera Palas mülakatlarını (buluşmalarını) da buna eklemek gerek. İtalya'ya verilmesi ni kabul ederler. Çarlığın kabul etti- de bi an _8 . Lloyd George -Venizelos işbirliğinin temeli. saflarına çektikleri İtalya'yı ödüllendirmek için bir anlaşmayla İzmir ve çevresinin.Bu vurdumduymazlık sürüp giderse bir gün ne olur? □ K. ya Bermuda çukuru kadar derin bir bilgisizlik içinde yüzüyorlar. danışmandan. Rusya'nın oluru koşuluyla. şöyle yazıyor: "(M. M.291 Kasım 1917'de Rusya'da kurulan yeni rejim. savaşa katılması koşuluyla. s.Mısıroğlu."287 3. İzmir hakkında bir isteği ve girişimi. 8/4.

293 Bu isteğini. (14) İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe.86)297 9. s. 9 Mart'ta. çoğunlukla kabul eder. 5 Şubat'ta. Londra'ya gelen Başbakan Venizelos.296 Venizelos. 28 Mart günü Antalya'yı işgal eder..57) Dışişlerinden Vansittart da karşıdır. İtalya.63) 2 Kasım 1918'de.294 (7) Ege'de ve Barış Konferansı kulislerinde. 63) (13) Komisyon. Yunan toprak isteklerinin bir komisyonca incelenmesine karar verir. de bi an _8 ." (Aktaran D. (Jeschke. s. s.24)298 (12) İtalyanlar. bir oldu bitti halinde. 25. 14 Ekim 1918'de. anlaşmanın kendi açısından geçerli olduğunda direnecektir. Konya ve Muğla'ya doğru yayılmaya başlarlar. s.90)299 Kesin kararı Yüksek Konsey verecektir.ği bütün anlaşma ve yükümlülükleri tanımadığını ilan eder.Smith. On iki Adalar ve Kıbrıs için henüz sonuçtan emin değilim. Yunanlıların Anadolu Macerası. Anlaşmanın hükü msüzlüğü İngiltere tarafından İtalya'ya bildirilir. iç bölgeleriyle birlikte bize verileceğine hemen hemen kesin gözüyle bakabiliyorum. (Jeschke. (Jeschke. (Jeschke. (Jeschke. s. s.Komiserlik Siyasi Yardımcısı Yarbay İan Heathcote-Smith! (1. 'Bazı Türk topraklarının işgali gerekiyorsa. 3-4 Şubat 1919'da. Anadolu Üzerindeki Göz.Sonyel.L.A. İng. Belgeleri.. Barış Konferansı.. s. Belgeleri.Kitsikis.61) (10) Amiral de Robeck. Anadolu'ya çıkacağız ve öyle ümit ediyorum ki içinde Rumların yaşadığı bütün illere girmemize göz yumulacaktır.C.292 6. Yunan birliklerinin de bu operasyona katılmasını' önerir. vekili Repoulis'e şöyle yazacaktır: "İzmir ve Ayvalık'ın. İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilmesinin Yüksek Konsey'e önerilmesini. Yunan Propagandası.23. İng.Pallis." (M. Bütün Trakya'yı alacağız ve büyük devletlerle birlikte İstanbul'un da ortak hakimi olacağız. İng. Belgeleri. 3 Nisan günlü raporunda özetle şöyle der: "Yunan Krallığı'nın. TKS Kronolojisi I.295 (8) Venizelos isteklerini.Belgeleri.48) ' (11) Yunanlı gazeteci ve işadamı Teodor Petrakopulos. Barış Konferansı'nın 'Onlar Şûrası' önünde sözlü olarak da açıklar.R. İngiliz-Yunan Dostluk Örgütü'nün propagandalarına fazla kulak verilmemesini öğütler.Komiser Yardımcısı Amiral Webb ve Y. İng."300 S. 30 Aralık 1918 günlü uzun bir muhtıra ile pekiştirecektir. Yunanistan. en iyimser olanımızın bile hayalinden geçmeyecek ölçüde büyük ve güçlü bir devlet haline gelecek. Lord Curzon'a. 30 Mart günü. İngiltere Dışişleri Bakanına bir mektup göndererek. İzmir için Yunan ve İtalyan çekişmesi ve yarışması başlar. şimdilik kimseye açmaman ricasıyla bazı şeyler söyleyeceğim. İzmir'e Yunanlıların çıkarılmasına karşı olan İstanbul'daki öteki iki İngiliz yetkilisini de açıklıyor: Y. Başbakan Venizelos'un. Bu hareket ilgili taraflardan hiçbirisinin mutluluğuna hizmet etmeyecektir. Lloyd George'a gönderdiği bir muhtıra ile Yunanistan'ın Batı Anadolu'ya talip olduğunu resmen bildirir. Ege Denizi'nin doğu kıyılarına kadar yayılmasına izin verilmeyeceğini ümit etmek isterim. s. s.61. (Jeschke. 25 Mart günü kendisine şunları söylediğini yazıyor: "Sana. anılarında. Savaşın sona ereceği belli olur olmaz. A.

bu kararın yeni bir savaşı başlatmak anlamına geldiğini söyleyerek." (M.George 9 Mayıs akşamı Venizelos'la yemek yer ve özetle şunları söyler: "Yunanistan.Pallis. s.83) (15) İngiltere Genelkurmay Başkanı Mareşal Wilson da.L.Evans.A.George'un danışmanı Harold Nicolson da şöyle diyor: "Bu cahil ve sorumsuz adamların. Günlüğüne de şu notu düşer: "Bütün bunlar delilik!" (M.C. Yunanlıların Anadolu Macerası.68)306 de bi an _8 . Yunanistan'ı Ege Denizi ve Marmara'ya hakim. s. (L.301 Curzon özetle diyor ki: "Görüştüğüm bütün yetkililer ile danıştığım bütün kaynaklar arasında. (D. Pallis diyor ki: "L. s.Evans. Biz Yunanlıların İzmir'e asker çıkarmalarını kabul etmeliyiz."(S. "Kışkırtıcı Yunan isteklerine karşı teslimiyet gösterilmemeli!" diyecektir.58) (17) İtalyan Başbakanı Orlando. İtalyan yayılmacılığı görüşülür. 24 Nisan'da. 6 Mayıs günü.L. s.302 (18) İtalya'nın Fiume'ye ve İzmir'e savaş gemileri yolladığını. İtalya'nın tutumunu daha geniş bir şekilde ele alırlar.91)304 Mareşal Wilson.Smith.Sonyel. s." Clemenseau: "Benim de itirazım yok!" Böylece. Lloyd George'a. İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesine şiddetle karşı çıkar.Walder.İng. Barış Konferansı'nı terk eder.George şöyleder: "İtalya'nın bizi Asya'da bir oldu bittiyle karşılaştırmasına izin vermeyeceğimiz konusu nda bir kez daha diretiyorum. Türkiye'nin Paylaşılması.93) Venizeloscu A. Anadolu Üzerindeki Göz. 1.Kitsikis.162) (20) ABD Başkanı Wilson.L.Smith. Anadolu'nun Üzerindeki Göz. 90. Ortadoğu'yu bir pastayı böler gibi parça parça etmeleri. kuvvetli ve varlıklı bir devlet olarak görmek hususunda samimi bir arzu duyduğu gerçekti.Kitsikis.90) (19) 5 Mayıs günü Yüksek Konsey'de. Yakın Doğu'da büyük olasılıklara sahiptir ve bu olasılıklardan yararlanabilmek için askerlik yönünden olabildiğince güçlenmeniz gerekir. Bu arada J.R. bütün kabine üyelerine dağıttığı 18 Nisan günlü muhtırasıyla. Dış Politika.George'un. İngiltere Başbakanı L. İng.163)305 L. s. s.43) (21) L. Belgeleri. Wilson'u Yunanlılara daha çok yaklaştıracaktır. Yunan Propagandası." (Aktaran D. Yüksek Konsey. s. Belgeleri. s." (A.89.Smith. Churchill'in de karara kesinlikle karşı olduğunu vurgulamaktadır.89) D. 4 Nisan'da yolladığı mektupta."303 Başkan Wilson konuyu şöyle noktalayacaktır: "Niçin onlara şimdiden asker çıkarmalarını söylemiyorsunuz? Buna bir itirazınız var mı?" L. (M.A. Başkan Wilson'un Fiume sorunundaki tutumu yüzünden.62) (16) O tarihte Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Lord Curzon. s. s. doğrusu dehşet verici bir şeydi. A.L.George: "Hiçbir itirazım yok.93. şiddetle protesto edecektir.George ve Fransız Başbabakanı Clemenceau. (M. s. (Jeschke. s.. Çanakkale Olayı.Pallis. Türkiye'nin Paylaşılması. Yunanlıların Anadolu Macerası. Orlando dönmeden bir gün önce.Smith. Anadolu Üzerindeki Göz. Yunan ordusunun İzmir'e çıkmasını kararlaştırır. Barış Konferansının taraftar olduğu söylenen bu siyasanın bir felakete değilse bile geniş ölçüde kargaşalıklara yol açacağına dair kesin bir fikir birliği vardır. 2 Mayıs günü haber alan Başkan Wilson dehşetli sinirlenir: "İtalya'nın tutumu kuşkusuz saldırgan bir tutumdur ve barışı tehdit etmektedir!" İtalyanların tavrı.92.A. L.

Kemal'den gelecek cevabı beklediklerini ileri sürmek. Bu haberlerin. s. Tersine. Yunan Propagandası. 13Mayısta Kuşadası'nı işgal ederler. bir yerden sızıp açığa çıkması gerekirdi. bu binlerce sıradan ya da gizli belgede.Ryap ve Bennett'in anılarında da bir ipucu yok. bu konuyla ilgili belgeler gizlendi diyelim ama yayımlanmış binlerce belge var ve hiçbirinde.(22) İtalyanlar.307 (26) 15 Mayıs 1919'da İzmir'e Yunan çıkarması başlar. İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesini 30 Mart'ta uygun görmüştü. İzmir istihkâmları.309 Bununla da bitmiyor. 3. bu senaryoyla bağlantılı ya da böyle bir senaryonun varlığını düşündürebilecek bir ifadecik bulunmuyor.34) (24) Yunan çıkarma gemileri. bu beklenilmez durumdan kuşkuya düşüp sebebini araştırmaz ya da hiç olmazsa bu kuşkuyu belirtmezler miydi? de bi an _8 . ABD Başkanı ile İngiliz ve Fransız Başbakanlarının. ." (D. 13 Mayıs günü yola çıkarlar. Harington. TKS Kronolojisi I.200) Bu olayın çok kısa ve belgeli öyküsü de böyle.Sabri Efendi. A. 1. Komisyon.Kitsikis. 12 Mayıs'ta Marmaris'i. Görülüyor ki Yunanlıların İzmir'e çıkması. 11 Mayıs'ta Bodrum'u. Yunan Propagandası. Barış Konferansı'nın içyüzünü hiç çekinmeden anlatan Nicolson'un kitabında da. milletvekilleri. kökü yıllar öncesine giden. (Jeschke." (D. 2. Diyelim ki M.Mısıroğlu'nun iddiası doğru. İngiltere. Şimdiye kadar çoktan. kendisine bu haberi ileten Yunanistan'ın Londra Elçisi Kaklamanos'a şöyle yazar: "Verdiğiniz güzel haberler için teşekkür ederim. söz konusu senaryonun tam karşıtı olan kararlar. Müttefik askerleri tarafından işgal edilir. acizane çalışmalarımın eseri olduğunu sanıyorum. Londraİstanbul. düşüncelerini bütün çıplaklığı ile not etmiş olan Mareşal Wilson'un günlüğünde de. görüşler ve öneriler yer alıyor.30) (23) 13 Mayıs günü Dörtler Toplantısı'nda Başkan Wilson şöyle diyecektir: "Yunanistan İzmir'in (kentin) bütününü alacaktır. kesin karar için M. Zaten birçok insanla bağlantılı olan bu çaptaki ve çok uzun süreli bir operasyonun. (25) 14 Mayıs'ta.Kitsikis. hükümet üyeleri. Birleşmiş Milletler adına Yunanistan'ın yönetimine bırakmayı teklif ediyorum. sadece gülünç bir iddiadır. memurlar. Ankara yönetimine el altından yardım ediyor olsaydı. Anılarında nice devlet sırrını açıklamış olan Churchill'in yazdıklarında da. Öyle 30 Nisan -5 Mayıs arasına sığdırılabilecek basit bir sorun ve ayaküstü bir karar değil. basamak basamak gelişmiş. İlin geri kalan kısmınıda. sonuna kadar gizli kalması da imkânsızdır. Nerde onlar? Haydi. s. askerler. s. Bir de Türk cephesi var.308 (27) Silah taciri Basil Zaharof. Ama böyle çok yanlı bir senaryonun planlanması ve aşama aşama uygulananabilmesi için bu işi en azından yüzlerce kişinin bilmesi. son yüzyılın en önemli ve acı olaylarından biri.Satılmışoğlu ve K. bu konuyla ilgili küçücük bir işaret dahi yer almıyor. D. hakkında yüzlerce kitap yazılmış. Londra-Paris arasında pek çok yazışma yapılmış olması gerekirdi.

140 vd. eğer Batı Anadolu'yu Yunanlılar yerine bir büyük devlet işgal etseydi. 188. meğerse şuymuş: "M. 4. çok ayrıntılı bir olayı. A. 279 vd. s. Lozan.121)312 Alternatif tarih yazıcıları için düşünceleri doğrultusundaki 'bir söylenti'. yalnız birkaç Vahidettinci tarafından ileri sürülen bu iddiayı ciddiye almıyor? Pek kaba ve maksatlı bir yalan da ondan.211. neden bu oyunu bugüne kadar ortaya çıkaramadı acaba? Ve neden hiçbir tarihçi.. 61. 1. 53-55. Kurtuluş Savaşı bir bütündür. R. halkın çabuk uyanmasına sebep olduğu doğrudur. bu daha da iyi anlaşılacak. çok yönlü..163. Ankara ile İngilizler arasındaki ilişkiler topluca incelenirken. Son Bozgun.Rıza Nur gibi kafayı M. GRYT Ansiklopedisi. Bu gelişmemiş çocuk masalını savunan öteki tarih yazıcılarından bazıları: V. s. s. s. K. 293 vd. Fransızlara karşı verilen silahlı mücadele! Kurtuluş Savaşı gibi çok aşamalı.F.Vakkasoğlu.311 Ama bu iddiada bulunanların unuttukları bir olay var: Güney Anadolu'da.310 Yunan işgalinin.Karabekir'i.Cebesoy'u bir yana bırakıyorum.313 8/6.Kemal neden kolayca uzlaşmışlar? bi K.C.Mısıroğlu'na göre iki muamma □ "Günlerdir oyalanan M.. A. hatta gülünç sonuçlara varması.Orbay'ı. birkaç belgeyi ya da olayı değerlendirerek yorumlamaya kalkışanların yanlış.Mısıroğlu'na göre bunun sebebi. CG Yol.□ K.Dilipak. 3. 248. yalnız bir ucundan tutularak açıklanamaz. kârdır. çok cepheli. Milli Mücadele'yi genişletip hızlandırdığı. Dr.. 'kanaat'." (Hilafet.Kemal Paşanın sonradan gerçekleştirdiği inkılapların cümlesinin mevcut olduğu iddia edilmiştir.C. s. 109-112. 244. İngilizler ile M. olayların başka türlü gelişeceğini.C. 'bir iddia' hatta 'dedikodu' yeterli.Kemal Paşanın koyu bir İttihatçı olduğu ve kamil yaşına kadar da bu siyasi fırkanın içinde ve onların fikirleriyle yoğrulduğu muhakkaktır. hatta Milli Mücadele'nin başlamay acağını iddia ya da ima ediyorlar. yalnız bir açıdan inceleyerek. Yoksa bunlar da İngiliz ajanı mıydı? Ya Yunanlı ya da Müslüman araştırmacılar? Yakın tarihi didik didik eden yüzlerce araştırmacıdan hiç değilse biri..90-105. kaçınılmaz bir durumdur. M.Kemal Paşa için tam hareket edeceği gün 'İngilizler de 8/5.Kemal ile bozmuş birinin anılarında bile böyle bir kuşkunun gölgesine rastlanmıyor. Kanıta manıta gerek yok. 3. İttihat ve Terakki Cemiyetinin bilinen programına rağmen bir de gizli programı (?) vardı ki bunda. Yaz gitsin! Biri inansa. Hilafetin ilgası (kaldırılması) keyfiyetinin ise İttihatçılarca çok önceden düşünülüp planlandığı fakat buna fiilen imkân bulunamadığı yaygın bir kanaattir.35. an _8 . 118. 250. • Bazı yazarlar.

Alay.Alay bulunuyordu.Kemal'i. dördüncü bölümde topluca göreceğiz. M.. Merzifon'da 10. iki tarafı karşı karşıya getirmek ve İstanbul hükümeti ile Halifeyi. daha sonra da devam etmiştir ki bunun pek çok örneğinden bir ikisini gösterelim.Kemal'in Anadolu'ya gidişi kendi bilgileri ve izinleri dışında olmuş gibi. M. Bu tarz hareketle İngilizler. İngilizlerin bu fırsatı kullanamamış olmasına üzüldüğü anlaşılıyor. İngilizlerin çıkardıkları kanlı ve kansız zorlukların ve sorunların başlıcalarını. geri çağırması için Bab-ı Ali'ye baskı yapmaya koyuldular? Doğrusu bu bir muammadır. güya ona engel olmak yoluna gitmeleri ve bu maksatla İstanbul hükümetlerince Kuva-yı Milliye'nin takbihini (suçlanmasını) istemeleri. yalnız M. binlerce olay ara- de bi an _8 . İngilizler. İngilizlerin milliyetçilere çıkardıkları zorluk. milli gaye aleyhinde göstererek halkın gözünden düşürmek maksadını gütmüşlerdir. hayli eğleneceksiniz.314 2. Şimdi Mısıroğlu'nun. meri (yürürlükteki) kanunlar önünde açıklanması imkansız bir muammadır. subayı hatta hangi eri tutuklayıp da İstanbul'a getirebildiler ki? Bu cesareti.Kemal'in hemen geri çağrılmasını nasıl açıklayabilir? Çaresizlik içinde. Amasya'da 5. ne zaman nasip olacak?" (S.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu ileri süren bir yazar.Kafkas Tümeni karargahı ve 9. Amma Samsun ve Merzifon havalisinde İngiliz askerleri yok muydu? Neden onu tutuklayıp İstanbul'a göndermediler de. Anadolu'da bulunan hangi komutanı.Türk Tümeninin karargahı ile 45. s. Bakalım buna benzer kördüğümleri çözmek. Tuhafı şu ki haydi M. 163) 'Pek çok örnek' diyor ama bula bula ancak aktaracağım örnekleri bulabilmiş. sanki M. K.Kemal -İngiliz ilişkisini kanıtlamak için ileri sürülen örnekler ve doğruları Mısıroğlu diyor ki: "İngilizlerin Kuva-yı Milliye'ye karşı bu ilgileri.Kemal'i geri çağırmalarından ve İstanbul hükümetinden Kuva-yı Milliye'yi suçlamasını istemelerinden mi ibaret? Olmadığını elbette kendi de biliyordur ama senaryosuna ters düştüğü için hepsini yok sayıyor. yine 'muamma' deyip geçiyor.Mısıroğlu'nun. 'sobe' deyip kaçıyor.Kemal el çabukluğuna getirip tutuklanmadan gemiye bindi diyelim. s. Havza'da 56.315 Komutanını üç buçuk düşmana teslim etmiş birlik var mı tarihte? Kaldı ki İngilizler." (Hilafet. □ "İngilizler. Samsun'da ve Merzifon'da bulunan birkaç yüz askere güvenip de mi tutuklayacaklardı? O sırada Samsun'da 15.. M.tarafından yakalanıp tutuklanacağı' söylentisi çıktı." (Hil afet.82) Mısıroğlu durumu yine çuvala sığdıramadığı ve senaryosuna uyduramadığı için çaresizlik içinde. Örnekleri görünce.Alay. bir de güçlü oldukları ve hükümetten destek gördükleri İstanbul'da gösterebilmişlerdir. 160) 1. Eskişehir'deki Kuva-yı Milliye Komutanı Atıf Bey dışında. s. mütarekenin başlangıcında Batum'da. 8/7. M.Mücahitler.Alay.

.Kolordu Komutanı Refet Bele'den gelen 13.Kemal bu durumu şöyle yorumluyor: "İtiraf etmeliyim ki bu tarz ve tavırdan memnun olmadım. Samsun'daki İngilizlerin de Hamit Beyin yerinde kalması için İstanbul'a başvurdukl arını yazar. ateşle karşı koyacağını. geçimsiz. Mondros'tan Mudanya'ya.37) Bu olay ve M. 1." (Hilafet. ilgili belgeler: B. s. D. İngilizlerin Kuva-yı Milliye'ye destek verdiğini değil. (Nutuk.43)318 □ "M. O tarihte daha Erzurum Kongresi bile toplanmamış.Kemal'in İngilizlerle ilişkili gibi görünen herkesten kuşkulandığını gö sterir. Bu kimsenin daha sonra Dahiliye Nazırı ile arası bozulduğu için görevden alınmasına karar verildiği halde İngilizler. bu adı Sally Flood diye veriyor) Ali Fuat Paşanın yanına bir kurmay binbaşı ile Eskişehir İngiliz kontrol subaylarından oluşan bir heyet gönderdi. 1. 14 Temmuz 1919'da M. Samsun'daki İngiliz subayına bildirmiştir. yerinde bırakılması için İstanbul hükümetine başvurmuşlardır. Refet Bey komutayı ona vermede acele etmemeli.7..C.Kemal'i ve milli hareketi desteklemekle ne ilgisi var? □ "25 Eylül 1919 tarihinde yani daha Kuva-yı Milliye'nin herhangi bir varlığı görülmeden önce.320 Ama Samsun'da asayişin düzelmesine yardımı olur. kaynak: Nutuk) Nutuk'ta bu konu.39-43) Mısıroğlu. İngiliz Belgelerinde. Pontus olayları dolayısıyla gerginliğin arttığı şehirde.Kolordu Komutanlığı görevini devralmak üzere geldiğini.42.Avcıoğlu. 3. İstanbul-Anadolu ayrılığı söz konusu bile değil.317 Albay Selahattin'in Albay Refet Beyin yerine gönderilmesinin sebebi de şu: Albay Refet Bey. Deli Hamit diye ünlü. 'İstanbul'dan bir İngiliz gemi-siyle Albay [Çolak] Salahattin Beyin 3. s. 'İstanbul hükümetince görevinden alınmış olduğunu duyduğunu' bildirir." (Nutuk. Samsun Müfettişliğine (doğrusu: Mutasarrıflığına) Ha-mit Bey adında birini tayin ettirmişti. derhal verilmesi doğal olan hüküm. s. s.C.163. Milli Kurtuluş Tarihi. 163. 2. 1. az-çok güvenli bir ortam sağlamış olan Hamit Beyin yerinde kalmasını istemesinin.41. s. s. (S.sından bulup da kanıt diye ileri sürdüğü bütün örnekleri aktarıyorum: □ "Albay Salahattin Beyi (Köseoğlu)316 Anadolu'ya bir İngiliz gemisi götürmüştür. kaynak: yine Nutuk) Hamit Bey Mülkiye'den 1902'de mezun olmuş eski bir idarecidir. General Salliklad (Jeschke.36. bu kimsenin İngiliz görüşüne hizmet edeceği için kendisine güven duyulduğudur.Kemal Paşa.Şimşir.Kemal'in yorumu. 3. ıkına sıkına sinekten yağ çıkarmaya çalışıyor. Hamit Bey İstanbul hükümetince atanmış ve İstanbul hükümetini temsil eden bir yönetici. Refet Bele.. Bu heyet. maddesi. Refet Bele de..Kemal'e. M. Bu hüküm bir zan (sanı) gücünde olsa bile. Salahattin Bey onu değiştirmek için hem de bir İngiliz gemisi ile geldiğine göre.C.N. 'İngilizlerin ahval-i dahiliyeye (iç de bi an _8 .145. M. oldukça tutarsız biridir.C. M. Samsun'daki İngiliz subayının. 1 sayılı dipnotun 4." (Hilafet.1210. Samsun Mutasarrıflığına319 Refet Bele'nin tavsiyesi ve M.C.1919 günlü bir telgraf dolayısıyla yer almıştır. 38. Merzifon'a İngiliz askeri yollanırsa. Refet Beyin benimle olan işbirliği İstanbulca biliniyor. Harbiye Nezaretinin kendisine de aynı gemi ile İstanbul'a dönmesini emrettiğini' bildirir.Kemal'in önerisiyle tayin edilmiştir.Tansel. hiç olmazsa bizim de görüşümüzü almalıydı.

) Kongresi. Yani halk çoktan uyanmış. Balıkesir (1. genel bir anlam kazanacaklardır. Ayrıca. Nazilli (1. s. Bu tepkilere yol açan olaylardan bazılarını ve İstanbul'un vurdumduymaz ve olumsuz tutumunu görmüştük. yeni bir savaşa yol açacak her türlü çatışmadan uzak durmaya çalışacaklardır. 3 Kasım 1918. 2. 1.) Kongresi.322 Kuzeydoğuda Karadeniz şeridi boyunca ve Doğuda da bütün sınır ve sınır ötesi Türk kesimlerinde çete/kuva-yı milliye/milis birlikleri kurulmuş. Nazilli (2. örgütlenmiş ve silahlı direnişe geçmiştir. 4 Eylül. işte bu gelişmelerdir. Trabzon Muhafaza-yı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin İl Kongresi. 17 Haziran 1919.) Kongresi. bir daha ve pek görkemli bir biçimde açığa çıkıyor. 16 Ağustos 1919. bu kadar çabuk silkinip ayağa kalkmış olan milleti ile gurur duyar ve İngilizlerin neden böyle davrandıklarını kavramaya çalışır. birkaç varlık örneği hatırlatayım. 1919 Sivas Kongresi. Yunan. '25 Eylül 1919'da Kuva-yı Milliye'nin herhangi bir varlığı görülmediğini' ileri süren yazara. Vilayat-Şarkiyye Müdafaa-yı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin Erzurum İl Kongresi. belki o büyük yıkımın altından.323 General Sally Flood'un A. O kadar ki Yunan Komutanı. ilk tepkiler bireysel ve yereldir. 6 Ağustos 1919. 23 Temmuz. 3.164. Kars Büyük Kongresi." (Hilafet.) Kongresi. Erzurum Kongresi. 13 Şubat 1919. 16 Eylül 1919. kaynak: Nutuk) Mısıroğlu'nun Kurtuluş Savaşı'nı hiç bilmediği. İzmir Müdafaa-yı Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti'nin İzmir Kongresi. 26 Temmuz 1919.olaylara) ve Kuva-yı Milliye'ye katiyen (kesinlikle) müdahele etmeyeceklerine (karışmayacaklarına)' dair söz verdi. Bu gelişmelerden sonra İngilizler. 17 Mart 1919. 28 Haziran 1919. 1. Örgütlenmeler: 7 Kasım 1918. Balıkesir (2. 11/12 Eylül günü İstanbul'la haberleşmenin ve ilişkinin kesilmesine karar vermiş ve karar bütün illere duyurulmuştur.) Kongresi. 25 Eylüle kadar bütün Ege ve Kocaeli'nde.Fuat Paşaya birkaç subay yollayarak çatışmayı engellemek istemesinin genel sebebi. genişleyip yaygınlaşabilecek. Bu karara uymayan bir iki yerin yöneticisi de bi an _8 . ve 2. Muğla Kongreleri. 19 Eylül 1919.321 Güneyde. çok gerekmedikçe. Özel sebepler de şunlar: a. 1 ve 5 Haziran 1919. daha Haziran 1919'da Venizelos'a telgraf çekerek. açıklama yapmadan önce. Tabii. Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi'nin kuruluşu. İstanbul hükümetinin engelleme girişimleri üzerine Sivas Kongresi. 'Tam bir Türk seferberliği (!) karşısında bulunduğunu' bildirecektir. Balıkesir (3. Alaşehir Kongresi. Fransız ve Ermeni birlikleri ile Rum ve Ermeni çeteleri ile çarpışmaya çoktan başlamışlardır. Zamanla gelişip birleşerek.

ağırlıklarıyla birlikte önce Samsun'a. Ankara'ya gidemez. 25 Eylülde.Kolordu Komutanlığına emekli Kiraz Hamdi Paşayı atar. Eskişehir'deki millicileri yıldırmak için İngilizlere dayanarak sıkıyönetim ilan edecek. s. 'Kuva-yı Milliye'nin memnun olup olmayacağını' sordular. gelişimi aktarmıyor.Karabekir.. bu kuvvet İngilizleri. dipnot 47)] bi an _8 ..F.325 Bu arada Mutasarrıf Hilmi. Dr.H. cephe daraltmak için 4 Ekimde Samsun'daki asker- de arasında Eskişehir Mutasarrıfı Hilmi Bey de vardır. s. İstanbul Hükümetleri.164. özellikle Eskişehir'de bulunan birliği takviye ederler.Şimşir.579.Akşin. c.328 İngilizler bir süre sonra. Malta Sürgünleri.M.□ "Yine aynı tarihlerde İngilizler.R. Vahidettin'den yana bir tarihçi.C. Anadolu'da harekât-ı milliyenin gelişmesinden dolayı. s. 2 Ekimde Damat Ferit istifa edecektir.Sonyel.C. Kiraz Hamdi Paşa apar topar İstanbul'a kaçar. üstelik aynı gün (21 Eylül) İngilizler ile milliciler arasında. (29 kişi. 4 Ekim günü Mutasarrıf Hilmi öldürülür. İngilizler Kütahya'yı bırakmak zorunda kalırlar. s.Kronolojisi." (Hilafet. İstanbul hükümeti de. s. Ali Fuat Paşayı bir mektup ile tehdit eder. Dış Politika 1.61) Bunun üzerine Kuva-yı Milliye.324 Eskişehir'deki Kuva-yı Milliye Komutanı Yarbay Atıf Beyi de 7 Eylülde tutuklayıp İstanbul'a gönderirler. İzmit'e çekeceklerdir. (Gökbilgin. Kuva-yı Milliyece 'pek memnun oluruz' cevabı verildi. Bunun üzerine İngiliz generali.Danişment versin: "Bunun sebebi.352. Kuva-yı Milliyeciler demiryolu köprüsünü attığından. ayrıca S.316 vd." (İ.. General Sally Flood. Merzifon'dan Samsun iskelesine gidinceye kadar hırpalamıştır. İngilizlerin tehlikede kalmış olmalarıdır. Eskişehir'de de yönetimi ele alır. Ankara'daki 20. Mısıroğlu olayın yalnız ilk evresini anlatıp ortamı ve sebepleri açıklamıyor. Bilal N. İngilizleri ve İngilizcileri . Onlar da Merzifon'daki kuvvetlerini.Başlarken.Ali Fuat Paşa da.264)330 Anadolu'da sıkışan İngilizler. Doğu Anadolu ile Batı Anadolu'yu birbirinden ayırmak ve milliyetçilerin birleşmesini önlemek amacıyla İzmit-Eskişehir-Konya demiryolunu bütünüyle denetimleri altına alır. Osm. T.Tahsin Beyle birlikte birkaç milliciyi öldürtecektir. M.461. Eskişehir'i de boşaltarak. d.Danişment. s.Eskişehir'den ayrılmaya zorlamaktır. Amaç.Hatıraları.C. Telgraf hatları kesilir.327 Olay bu. İngilizler. Kuva-yı Milliye'yi bastırmak için yeni bir kuvvet oluşturmaya kalkışır. K. sonra da ahkâm çıkarıyor. oradan da İstanbul'a çektiler. İstanbul'un işgali üzerine onlar da tutuklanırlar.M.Cebesoy. s. (A.329 Merzifon'un boşaltılmasında Reşitbeyzade Sırrı Beyin teşkil ettiği mahalli kuvvetin büyük hizmeti olmuş.H. ayaklanacak. M. S. kaynak: Nutuk) Bu iddianın cevabını.326 1/2 Ekim gecesi Eskişehir halkı. Kütahya'da silahlı çatışma çıkar. 2. 147) Anadolu'da pek az İngiliz subayı ve askeri kalır. b. s. çoğunlukla milis birliklerinden kurulu bir kuvvet ile Eskişehir'i kuşatır. İstiklal Harbimiz. Merzifon'da bulunan İngiliz kuvvetlerinin geriye alınması halinde. Kiraz Hamdi Paşa Eskişehir'e gelir. 21 Eylülde birkaç subayını yollayarak Ali Fuat Paşayı uyarır ama kuşatma kaldırılmaz.. İ. 4. orada kalır ve Mutasarrıf Hilmi Beyle birlikte. Anadolu demiryolunu denetim altında tutan 3 taburu.

'Bu mütareke şartlarına aykırıdır. sadece Baha Sait'in mektubu ile Baku'da yaptığı 11 Ocak 1920 günlü tuhaf anlaşmanın metnini.Kemal'in İstanbul'da Albay İlyaçev ile görüştüğünü ilk defa kimin yazdığını saptayamadım ama ilk yazan her kimse. Samsun'a çıktıktan sonra Havza'da. 165.Kemal'in İstanbul'dayken İlyaçev'le görüştüğünü yazmıyor.. s.Yerasimos. İstiklal Harbimiz. Ankara'ya yollar (Nisan 1920).165. de bi an _8 .333 □ "Ayrıca. s." (Hilafet. bu itirafla. Volga kıyısında Çaritsin çevresinde çarpışmaktadır. Baha Sait'in yaptığı anlaşmanın üzerinde bile durmaz.Karabekir'in kitabının o sayfalarını okumaya zaman ayıramamış ki aynı yanlışı yapıyor. bu sırada Ankara'dadır ve Meclisin açılışı için hazırlık yapmaktadır.s.Sonyel gibi çalışkan bir bilim adamı bile.83) Oysa İstiklal Harbimizin bu konuyla ilgili sayfalarını (2.Kemal Paşa.Kemal.Mısıroğlu bile Vahidettin'in Milli Mücadele'yi desteklemediğini. Anadolu'ya gitmek üzere iken İstanbul'da Ruslarla temasta bulunmuştur.Karabekir. M. 591595) dikkatle okuyanlar görürler ki Karabekir. İlyaçev konusundaki yanlışlarını kolayca fark edip düzeltebilirler. bastırmak için kuvvet kullanmak istediğini itiraf etmiş!332 Ee. s. Karakol Cemiyeti'nden Baha Sait'le Baku'da yapılan anlaşmayı onaylatmak için 1920 yılının ilk aylarında İstanbul'a getirir ve Kara Vasıfla ilişki kurar. 1. 3.) K.s. onun yaptığı bu yanlışlık sürüp geliyor. M.leri de İstanbul'a çekeceklerdir. İtilaf devletleri temsilcileri buna asla izin vermediler. baskıda 593'tür. kaynak: Masalcı H. M. tabii onaylamaz da. M.Kemal] Karabekir'in açıkladığına göre. Diyor ki: "[M. 342)334 1. Albay Budiyenni bu tarihte. K. S.. İstiklal Harbimiz adlı kitabın ilgili sayfalarını dikkatle okurlarsa. Mısıroğlu ve bu masala inananlar. bu garip anlaşmayı. 2. Kısacası. Albay Budiyenni başkanlığındaki bir heyetle görüşmelerde bulunduğu bilinmektedir. Bu temaslarda.Ertürk'ün İki Devrin Perde Arkası adlı kitabı." (Hilafet.onaylaması için M. İlyaçev ile ne 'Anadolu'ya gitmek üzere İstanbul'da iken' görüşmüştür. İstanbul'da iken İlyaçev adında bir Sovyet albayıyla görüşmüştür.338. (Budiyenni'nin anılarına dayararak.C. s.baskıda. s.Kemal'in Rauf ve Kara Vasıf Beylere yazdığı iki mektubu aktarıyor. Bu sayfanın sayısı 2. Rus Albayı İlyaçev ile M.R." (Hilafet. Türk-Sovyet İlişkileri. S." (Dış Politika. 164) K.618 vd. ne de Ankara'da. Kara Vasıf Bey de. s. bütün iddiaları gümlemiş olmuyor mu? □ "M. imiş.Kemal'e. terhis yerine yeniden silahlanma mı yapacağız?' dediler.Kemal Paşa arasında neler görüşüldüğü bugüne kadar açıklanmamıştır. Anadolu'daki isyanı bastırmak üzere güvenilir kuvvetlerinden iki tümen teşkil edip Anadolu'ya göndereceğini söyleyince. Bu belgelere göre olayın aslı şu: 1.Karabekir'in İstiklal Harbimiz kitabına dayanarak.331 □ "1919 yılında Sultan Vahideddin.579-582. Albay İlyaçev. kaynak: K. Buradaki müzakereler tam yirmi iki gün sürmüştür.

) 1. (TİH. Budiyenni'den ya da herhangi bir Sovyet kurulundan söz etmemektedir.8792)336 . sayfalar. kesintisiz sürüyor! □ "Ruslar bu sıralarda Balıkesir'de bulunan Kazım (Özalp) Paşaya da gizli bir Rus delegesi göndererek.) Yani yutturmacılık yöntemi. Çünkü bilhassa İstanbul'daki görüşmelerin antikomünist Ruslarla olmak ihtimali galiptir (çoktur) (!).Günlüğü. Yorumlarının hüzün verici naivliği bir yana. daha İstanbul'dan ayrılmadan. İngilizlerin daha sonra komünizme karşı Batum'a çıkarma yapacak kadar ileri gitmeleri.(!) Fakat Samsun'daki görüşmelerin (Havza demek istiyor) komünist Ruslarla olduğuna da şüphe yoktur.Budiyenni'nin Havza'da olması mümkün değildir.R. Bu temasın. Havza'dan K. arkadaşlarına bilgi verirdi. Mısıroğluda hiç incelemeden kopya çekip.Ertürk.İngiliz Tümeni tarafından işgal edilmiştir. M. s. İstiklal Harbimiz. İngiliz entelijansına mensup bazı kimselerle de gizlice görüşmüştü.Sinan Yıllığı/1973. daha 24 Aralık 1918 günü. Mısıroğlu. Bu konuda bir belge olmadığı gibi hiçbirinin anılarında da böyle bir bilgi yer almıyor. s. M. son cümle için dayanak olarak Dagobert von Mikusch'un kitabının 164 ve 292. İngiliz belgelerine dayanarak açıklamıştı!337 □ "[K. kendi fikirlerine çekmeye çalışmışlardır.s. sayfalarında da.c.161) 2. Sözü neden uzatıyorum ki? Mete Tuncay. dipnot 87) Eğer aynı anda iki yerde bulunabilmek gibi bir kerameti yo ksa. 2. Mısıroğlu'nun iddiasına dayanak olabilecek tek kelime yok! (Türkçe çeviride 190-191. H. 'görüşmelerin tam 22 gün sürdüğünü ' iddia ediyor. yanlış bilgi vermeye aynı hızla devam ediyor: Batum. Sovyetler-Ankara ilişkileri hakkında bazı bilgiler verdikten de bi an _8 108. 12 Haziran'da Amasya'ya geçmiştir! (KA. Esasen M.Mısıroğlu'nun bu kitabının yayımlanmasından yıllarca önce.) 3.Hasanoğlu. böylece H. (K.Kemal Havza'da 17 gün kalmış (25 Mayıs-11 Haziran).von Mikusch'un 164 ve 292.510 vd.Karabekir.Ertürk'ün yanlışına kuyruk takıyor.Sonyel.. K.59 vd.Kemal. 1. bu gizli Rus delegesinin (!) bir İngiliz ajanı olduğunu." (Hilafet. 1979) 4. Gerçekten böyle bir temas olsaydı.166) S.Kemal Paşa ile görüşüp anlaşmaya imale eden (yönlendiren) İngiliz entelijansına (gizli servisine) mensup kimseler olmuştur (!).Mısıroğlu. yer almamaktadır.Kemal. sayfalarını gösteriyor. s. 'M. küçük bir kasabada ve kalabalık karargâh mensuplarından gizli olarak gerçekleştirildiği de düşünülemez. D. Sovyetlerle kurulan bu ilk temas hakkında.335 5." (Hilafet. s. 27. (Çev: A.□ "İhtimal ki Rus heyetini M. SSCB Bilimler Akademisi tarafından hazırlanmış olan 'Ekim Devrimi Sonrası Türkiye Tarihi' adlı kitapta da bu uydurma. Sovyetler'e ilişkin görüş ve bilgileri bildiren Binbaşı Hüsrev Gerede de. yazdığı gibi sonra değil.Kemal Havza'da 22 gün kalmıştır' diye yazıyor. bu görüşü kuvvetlendirmektedir. İstanbul. 338-339. M.Kemal-Budiyenni görüşmesinin masal olduğunu kanıtlamış: Atatürk'le İlgili Olarak Uydurulmuş Bir Hikâye. s.Karabekir'e uzun bir mektup yazarak. 165. Bilim Y.

2. ticarete başlamış iki eski İngiliz subayıdır. evvelki taahhütlerdi (önceki söz vermelerdi). birinci derecede Rusya'ya şirin görünerek bir parça yardım koparmak! Yahut da evvelce arz etmiş olduğumuz üzere." (Görüşmenin tutanağı:Bilal N.Kemal ile ilişki kurmaya çalışacak ama Henry'in sözünün doğru olmadığı ortaya çıkacaktır. bir görüşme yapıldığı doğrudur.Kemal ile İngilizler.340 4. Bunun da sebebi.Kemal'in askeri niyetleri hakkında bilgi toplamasını ister. 'M. Harington bu bilgiyi ciddiye alarak M. sel yüzünden İnebolu'dan ileri gidemez ve İnebolu'da bulunan Refet Paşa ile görüşürler. Mesela son olarak 600 top sağlandığını. özet: s.Kemal tarafından tayin edilen Refet Paşa ile Harington'un Erkan-ı Harbiyesinden gönderdiği murahhaslar (delegeler)..)343 6. Mısıroğlu'nun iddiası ile bir ilgisi yok! Çünkü Refet Paşanın söylediklerinin özeti şöyle: "Türkiye meşruti bir Hükümdarca yönetilecek ve bu Hükümdar aynı zamanda Halife olacaktır. madencilikle ilgilenmektedirler. gayet akortlu (uyumlu) bir şekilde faaliyette bulunmuşlardır. genel konularda da yuvarlak sözler etmiş. bu konuda 1919'da.Kemal'in tutuklattığı İngiliz askerleri ile M.200) Bu anlaşma gereğince. 172. hani M. sayfasında. ilk adımı o atmalı!" 3.Şimşir. orijinal metin: s. İnebolu civarında bir çiftlikte toplanarak siyasi ve iktisadi şeyler görüşürler. İnebolu'ya geçmek için izin istedikleri zaman General Harington. bu ilgi ile İngilizleri korkutmak!338 Ancak M Kemal Paşa. Harington'un erkan-ı harbiyesi ile ilgileri yoktur.1.68-136)342 5. madde için. İstanbul'da Hilafet ve Türkiye'nin geleceği hakkında kesin anlaşmaya varmışlardı? Bu yeni anlaşmanın sebebi ve gereği ne? Ne olacak. Harington'a.165. Edgar Pech.CXXI. B. Stourton'un raporundan anlaşıldığına göre Refet Paşa. Saltanat ve Hilafet hakkında da çok kısa da olsa. Sakarya'dan İzmir'e.453 vd.339 ayrıca der ki: "M. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi bir de bi an Doğrular: _8 sonra diyor ki:] Teferruatına giremediğimiz böyle bin türlü tehlikeli faaliyet ve propagandanın ortaya çıkmasına sebep neydi? Hiç şüphesiz.Kemal sizinle görüşmeye pek hevesli' dediği anlaşılıyor. sonunda Ruslara veda ederek İngilizlerle kayıtsız şartsız beraber olmuştur. s. Bu hareket tarzını zorunlu hale getiren amiller (etkenler) Lozan'da ortaya çıkmıştır.N.) . kısaca söylemek gerekirse." (Hilafet. Saltanat ve Hilafete ilişkin birtakım siyasi meseleyi de söz konusu etmişlerdi. ' (Kaynağı. Henry'den. (1-4. Anadolu'da dört cephane fabrikası olduğunu' söylemiş. s. Mısıroğlu öyle münasip görüyor. Mesela '1921 senesi[nde] M. s. Henry ve Stourton. Les Allies et Turqui.341Henry'nin İnebolu dönüşü.Kemal İngilizlere yaklaşmak istiyorsa.Kemal Paşa. İngiliz Belgeleri.C. İstanbul'un işgali üzerine M. Hilafeti halkın gözünden düşürmek için İstanbul'daki işgal kuvvetleri ile Ankara'daki M. Edgar Pech'in kitabının 200. Refet Paşa ile 12 Haziran 1921'de görüşen Henry ve Stourton. Ama Refet Paşanın söylediklerinin.Şimşir. bu iki İngilizle hayli dalga geçmiş. 3.

İngiliz Belgelerinde. bütün işgal güçlerini tedirgin etmeye başlamıştır. Müttefiklerin." (Jeschke. Askeri kuvvet kullanmak icap edecek. İstanbul yönetimiyle birlikte İngilizleri de çok rahatsız eder. Sivas Kongresinin toplanması. 1. M. s. bütün ciddi kitaplarda var." (B.211) 11 Eylül 1919: Sivas Kongresi'nin bildirisi! 17 Eylül 1919: İngiltere Karadeniz Ordusu Başkomutanı General Milne'in raporu: "Hükümet ve Müttefik devletleri kuvvetsizdirler.e.Kemal karşısında İngiliz aslanının prestiji sarsıldı.345 İstanbul'un işgaline yol açan olayların ve karar sürecinin. Bu yeni Türkiye'ye barış şartlarını empoze etmek kolay olmayacak.Komiser Amiral de Robeck..C." (E. 'heyet-i nasıha' adı altında yine kendileri götürmüşlerdir. s. İstanbul'un resmen işgaline ve onunla birlikte başka önlemlerin de alınmasına karar vermelerinin sebepleri ve belgeleri.Kemal'in hareketi Anadolu'da bağımsız bir cumhuriyete doğru gelişiyor..72) de bi an _8 . s. Curzon'a şunları yazar: "M. milli kuvvetlerin Batıda ve Güneydeki etkinlikleri. Ancak önemli olan şudur ki İngilizler bu hareketi. • İstanbul'un resmen işgalinin gerçek öyküsü Erzurum ve Batı Anadolu kongreleri. 10 Ekim 1919: Y. İngiliz denetim subaylarının." (Jeschke.Kemal'in tesiri gittikçe artıyor. 173) Siz hiç bu kadar sunturlu bir palavra duymuş muydunuz? İngilizlerin Meclisi basmaları ve bazı milletvekilleri ile birçok milliyetçiyi tutuklamaları. belgeli öyküsünü özet olarak görelim.Ulubelen.Kemal Paşa ve Rauf Orbay ile anlaşarak yapmışlardı. kesinlikle yer almamaktadır. 2 Ekim 1919: Ali Rıza Paşa hükümeti kurulur.Komiser de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Anadolu'daki milli hareketin baskısıyla D. M. a.LVIII/134)346 20 Ekim 1919: General Milne'in raporu: "Milli liderler. Mütarekeyi imzalayan Türkiye'nin yerinde. s. (Jeschke.Şimşir.344 Bu ne bitmez tükenmez yalan yağmuru! □ "İngilizler bu hususta o kadar /mahirane (ustaca) bir siyaset takip ettiler ki İstanbul'daki Meclis-i Mebusan'ı basıp dağıtmaları bile. Hatta Ankara'ya kaçacak mebusların pek çoğunu. TKS Kronolojisi I. Olaylar şöyle gelişir: 9 Eylül 1919: Y.64) 24 Eylül 1919: Vali Artin Cemal Konya'dan kaçar. mebusların (milletvekillerinin) Ankara'ya gitmeleri ve bu suretle İstanbul'u çökerterek orasının güçlenmesini sağlamak içindi.Ferit hükümeti istifa etti.66) 1 Ekim 1919: D." (Hilafet.ifade de. s.N. bugün bambaşka bir Türkiye var. Hakikaten İstanbul'daki Meclis-i Mebusan'ın dağıtılmasında.g. Ankara'nın kuvvetlenmesini ve siyasi faaliyetlerin merkezi haline gelmesini istemek gibi anlaşılması güç bir İngiliz siyasetinin ilgisi olduğunda şüphe yoktur..Ferit istifa eder. TKS Kronolojisi I.. s. M. İstanbul'un resmen işgali kararı ile bağlantılı bir olaydır. artık ordunun silahlarını toplayamaması. silahlı direnişe iyiden iyiye kendilerini kaptırmışlar.

s.C.Gökbilgin. M. ortak bir nota ile milli kuvvetleri destekledikleri anlaşılan Harbiye Nazırı Cemal Paşa ile Genelkurmay Başkanı Cevat Paşanın. 1. Görüp İşittiklerim.254. s... 48 saat içinde görevden alınmalarını isterler.Komiser..Gökbilgin.Kemal başlıca düşmanımızdır!" (Jeschke.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Fransız Y.Şimşir. Belgelerinde.80) 26 Aralık 1919: Y. 27 Ocak 1920: Gelibolu civarında ve Fransız askerlerinin gözetimi altında bulunan Akbaş silah ve cephane depolarını. Misak-ı Milli'yi kabul eder.LXIX/188) 11 Aralık 1919: Y. İstiklal Harbimiz. İng. s. 4 Ocak 1920: Lord Curzon.N. s. s. 1. s. Maraş ve Antep kentlerine girmeye başlarlar. Köprülülü Hamdi ile Dramalı Rıza348 ve arkadaşlarının basarak silah ve cephaneyi Anadolu'ya kaçırmaları. İngilizler Bandırma'ya iki bölük asker çıkararak şehri işgal ederler. (KS Günlüğü.Kemal ve Heyeti Temsiliye Ankara'ya gelir. (K. TKS Kronolojisi I.C. s.. hatta savaştakinden daha fazla güçlük çıkaran bir Türkiye var!" (T. Türklerin İstanbul'da bırakılmasının.XCIII/300) 12 Ocak 1920: Antep savaşı başlar. milli akımı daha güçlendireceği.XCIX/336) 20 Ocak 1920: Üç Y.434)349 4 Şubat 1920: Y. M. s.307)347 20 Ocak 1920: Maraş savaşı başlar.Belgelerinde.C.28 Ekim 1919: Konya-Bozkır asileri İngilizlerden yardım isterler.2.Şimşir..M. B. kabine üyelerine. s.N.Şimşir.F.C. gizli bir toplantı yaparak.Komiser V..N.Komiserde Robeck'in raporu: "İstanbul'un resmen işgali gereklidir. (K.80) 11 Aralık 1919: General Milne." (B. (Jeschke.N. 1.88 vd.Komiser Amiral de Robeck'ten.. Avam kamarasında şöyle konuşur: "Karşımızda. Bunun için Türkleri İstanbul'dan atmak. TKS Kronolojisi I. işgal güçlerinin şiddetli tepkilerine yol açar.s. 1. Kısa bir süre sonra Türklerle bu kuvvetler arasında kıyasıya bir boğuşma başlayacaktır. s.C.CIX/381) 28 Ocak 1920: Meclis-i Mebusan.Başlarken.105)' 8 Kasım 1919: Lloyd George. s. General Milne'e: "M..73) 29 Ekim 1919: Bölgeyi İngilizlerden devralan Fransızlar.Başlarken. s..Şimşir. savaşta olduğu gibi barışta da güçlük çıkaran. İngiliz Belgelerinde..C.Karabekir.. s. 2.Kemal hareketinin bastırılması için çok büyük bir kuvvet gerekiyor. 2.76. İngiliz Belgelerinde. 'itaatsizlik ettikleri için Cemal ve Cevat Paşaların azlini' ister." (Jeschke. Türk milli hareketine karşı kuvvet kullanmak gerekecek. düzenli Türk kuvvetlerinin de Fransız askerlerine saldırdığını belirterek mütarekenin artık fiilen bitmiş sayılacağını' söyledi.TKS Kronolojisi I.C.TKS Kronolojisi I.Özalp. 18 Ocak 1920: Y.180) 10 Kasım 1919: Y. şöyle özetlenebilecek olan bir muhtıra dağıtır: "Türklerin Avrupa ile ilişiğini kesmek. A.Komiser de Robeck'in raporu: "M.82) 27 Aralık 1919: M. s.. 'Maraş bölgesinde durumun ciddi olduğunu. İng.Türkgeldi. B.N..." (Jeschke.Komiseri. İngiliz Belgelerinde. 1. 1. TKS Kronolojisi I.C. Milli Mücadele.CIII/364) de bi an _8 . Ermeni birlikleri ile birlikte Urfa.." (B.Şimşir. (T...M. (Jeschke." (B.. Amiral Webb'ten Lord Curzon'a:". s.C.

R.N....C. 1. (TİH.257)." (B. s.206) 12 Şubat 1920: Fransızlar Maraş'tan çekilir ve Kuva-yı Milliye Maraş'a gi-rer. Çukurova‘da Ermeni kıyımı yapıldığına dair haberler alındığı…351 Müttefiklerin prestijinin sarsıldığı… Artık Türkiye‟ye karşı harekete geçmek gerektiği…” (B. (TİH. 1.25.. İstanbul'daki İngiliz ve Fransız Yüksek Komiserlerinin ortak önerileri görüşülür: İstanbul'da yönetimin işgalcilere devredilmesi.Şimşir. Ma-raş ve Antep'e saldıran Kuva-yı Milliye birliklerinin arkasında düzenli ordunun olduğunu söylediği. General Milne İstanbul'da kuvvet yığınağı yapmak düşüncesinde. Dış Politika.CX /388) 28 Şubat 1920: Galip devletler temsilcilerinin Londra‘da yaptıkları toplantıda Başbakan L.. (TİH.. İngiliz Belgelerinde. KS‘da İstanbul ve Yardımları..CXI vd. 1...Kemal Paşa ile Meclis telgrafhanesi ile haberleştikleri.. Türk halkıdır.Ulubelen.. İngiliz Belgelerinde. İngiliz Belgelerinde. s.. s. dipnot) 21 Şubat 1920: İngiliz askeri haberalma raporu: "İstanbul'daki milliyetçilerin M. Barış şartları nisbeten yumuşak olduğu takdirde.Komiser Amiral de Robeck.C.C.CV/371) 16 Şubat 1920: İstanbul yönetiminin ve İngilizlerin destekledikleri Anza-vur'un ikinci isyanı.CVIII vd.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Milliyetçi direnişi kırmak için harekete geçilmesi ve İstanbul'un işgal edilmesi. s.C. milliyetçilerin tutuklanması ve Meclis'in kapatılması.Şimşir.95) 13 Şubat 1920: Y.Şimşir. Milliyetçi harekete karşı silah kullanmak gerekeceği..N. (H.434) 24 Şubat 1920: Yüzbaşı Butler'in raporu: "General Gouraud'nun.4.İngiliz Belgelerinde.) 29 Şubat 1920: Görüşü sorulan Y. 1. Urfa..N. 1. Maraş'a saldırılmasını." (B.C." (B. Osmanlı Meclisi'nin milliyetçi örgütün İstanbul'da siyasi bir parçası durumunda olduğu..C. 1. s. Sultanın etrafında toplayıp milliyetçilere karşı bir cephe kurulabilece- de bi an _8 .Kemal'e baskı yapması gerektiği.6 Şubat 1920: Y. Akbaş depolarının boşaltılması ve Müttefik nöbetçilerinin yakalanmasını şiddetle protesto eder. barışı kabul edecek Türkleri.Şimşir. 1../403.Kemal Paşa tarafından.Şimşir. s.." (B.George‘nin konuşması: ―Fransız‘ların Maraş‘tan çekildiklerine. s. 1. Meclis'te milletvekillerinin ateşli konuşmalar yapmalarını.CIV/366) 8/9 Şubat 1920: Kuva-yı Milliye Urfa'yı kuşatır ve şehre girer.27)350 17 Şubat 1920: Misak-ı Milli açıklanır! (Türk Parlamento Tarihi.N.82 vd. 5. s.C.C.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Anado-lu'daki bütün hareketler... s..Şimşir.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Her ihtimale karşı hazır bulunmak gerektiğinden.CVIII /379) 23 Şubat 1920: Y.. s. Bizim aldığımız kararlara hürmet etmeyen tek halk.. s. milli hareketin parçaları olarak tertiplenmektedir.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Damat Ferit Paşanın tekrar başa geçirilemediği. Müttefiklerin M..N.. s. (Tutanaklara dayanarak S.C. 23 Şubat 1920: Bazı yeni İngiliz savaş gemileri İstanbul‘a gelir ve karayaasker çıkarırlar.C... M.Sonyel.C. s. T." (E./381) 23 Şubat 1920: Y.Himmetoğlu. Baytok. 104) 10 Şubat 1920: Galip devletler temsilcilerinin Londra'daki toplantısında. 6.C. s. 4. 1. İngiliz Belgelerinde.N. İngiliz Belgelerinde. (B.

N."(B.Komiserler toplanarak. İstanbul'un işgal edileceği ve barış şartları kabul edilinceye kadar işgal altında tutulacağı.F. İngiliz Belgelerinde.N. s.C.C.C." (B.Cebesoy. 1.CXIII/411) 2 Mart 1920: Y. 1. (TC Kronolojisi.. s. İngiliz Belgelerinde. Harbiye Nezareti ve PTT işgal edilir..138) 12 Mart 1920: Lord Curzon'un.. Osmanlı hükümetince derhal red ve inkâr edilmeleri. önde gelen milliyetçileri tutuklama emrinin nasıl uygulanacağını görüşürler.N. 3.. polis teşkilatına el konulur. 6 erimizi şehit eder..CXIV/413) 3 Mart 1920: Ali Rıza Paşa hükümeti istifa eder.Şimşir." (B.N.C...40'da verdikleri ortak nota: "İstanbul saat 10. İngiliz Belgelerinde..Kemal kuvvetlerinin ezilebileceği..309)356 Aynı gün Vahidettin. Sivas milletvekili Rauf (Orbay).s.355 İşgal Kuvvetleri Komutanlığının tebliği (özet): "2. Osmanlı idaresinde kalacak yerlerde.. Türkleri İstanbul'dan yoksun bırakmamaktır. M. 15 erimizi yaralar." (B. s.M.354 Bir İngiliz birliği. Balıkesir milletvekili Abdülaziz Mecdi Hoca (Tolon) ve Konya milletvekili Vehbi Hoca (Çelik)'dan oluşan Meclis Kurulunu saat 17. Şehzadebaşı karakolunu basar. o gücü desteklemek ve sağlamlaştırmaktır. Şimşir.." (A.00'dan itibaren işgal edilecek.Elçisine..N. 8 Mart 1920: LGeorge .Venizelos görüşmesi sırasında..Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Fransa_ Y. İngiliz Belgelerinde.Hatıraları. alınan kararlar hakkında verdiği bilgiler: "Kilikya'da (Çukurova'da) asayişi Fransızların sağlayacağı.Şimşir. Yunanistan'ın üzerine alabileceği.‖ (B.Şimşir..Kemal'in bertaraf edileceği.CXVI/427)352 8 Mart 1920: Salih Paşa hükümeti kurulur.Şimşir.. 1.N.C.357 Bu görüşmeyi birinci bölümde vermiştim.CXXII/460) Tren ve vapur seferleri durdurulur. Hatırlamanıza yardımcı olmak için yalnız Vahidettin'in sözlerini akta- de bi an _8 .Kemal ve milli hareketin öbür liderlerinin.. 1. M.. Sivil ve asker 150 milliyetçi Türk tutuklanır.... Harbiye Nezaretine. İngiliz Belgelerinde.CXVIII /422) 10 Mart 1920: Londra'da alınan kararlar: "İstanbul işgal edilecek. M..Komiserlerin Sadrazam Salih Paşaya 09. 1.. bu kararın değiştirilmesi muhtemeldir. s.N. İki tümenle M.. s. Venizelos'un ileri sürdüğü görüşler: "Türkiye'ye barış şartlarını kabul ettirme görevini.Komiseri ile İstanbul'un işgali ve milli hareket liderlerine karşı sert önlemler alınması konularında düşünce birliğine vardık..CXX/453)353 16 Mart 1920: İstanbul'daki Y. 5 Mart 1920: Y.s.Komiser Amiral de Robeck‘ten Lord Curzon‘a: ―İstanbul‘u işgal etme düşüncesini General Milne de kabul etti.. saltanat makamının gücünü kırmak değil.00'de kabul eder. Müttefik devletlerin niyeti." (B.1. Eğer Anadolu'da genel karışıklık ve Hıristiyan kıyımı gibi olaylar olursa.CXIX /444) 10 Mart 1920: İstanbul'daki Y.Şimşir.C. Tutuklamalar 18 Marta kadar devam edecektir. polis teşkilatına ve PTT'ye el konulacak!" (B. İngiliz Belgelerinde. Vaşington'daki İngiliz B.Şimşir. İngiliz Belgelerinde.C. bütün yollar tutulur. s.ği. Müttefik devletlerin niyeti. s. 1 .

Üçüncü önlem olan 'hükümetçe milli liderlerin red ve inkâr edilmesi' konusu ise. 315 milletvekili ise. ilerde ele alınacak.. asker.140 vd. Y. s. Allah şifa versin! bi an _8 .C. Vatan Hizmetinde.Kemal ve Rauf Orbay ile anlaşarak yaptıklarını" ileri sürüyor.359 Ayrıca bazı milletvekili. s. İstiklal Harbimiz.280 vd. s.Rıza Nur. Ankara'yı yatıştırmak umuduyla Heyet-i Nasıha (öğüt kurulu) olarak. s.Kemal Tengirşenk. sadece 88 kişidir.360 Sıkıyönetim ilan edilir. (Görüp İşittiklerim. 1.542) Görülüyor ki İstanbul'un işgali.• Salih Paşa hükümeti. Ankara'ya sadece dört milletvekili yollamıştır: Bunlar Dr. her istediklerini yaparlar! Hoca. gazetelere sansür konur.Rıza Nur. "İngilizlerin bu hareketi. Malta dönüşü Ankara'ya gelecek olanlarla birlikte. ileri gelen milliyetçilerin tutuklanmasıdır ki bu da 16-18 Mart tarihlerinde gerçekleştirilir.F. Bütün sokak duvarlarına. Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım.363 İkinci önlem. Vehbi Efendi. İstanbul'la her türlü ilişkiyi keser. Y. İngilizlerin bilgisi altında. gittikçe gelişen ve güçlenen milli hareketi cezalandırmak ve hazırlanan barış andlaşmasının itirazsız imzalanmasını sağlay acak ortamı hazırlamak için müttefiklerce ortaklaşa alınan önlemlerden biridir.361 Buna karşılık aynı gün.Kemal'in emriyle de Anadolu'da bulunan bütün İngiliz subay ve erleri tutuklanacaktır. İstanbul ile Anadolu arasındaki tek kara ve demiryolu geçidi olan Geyve Boğazı'nı ele geçirirler. (A. Edirne Milletvekilleri Şeref (Aykut) ve Faik (Kaltakkıran) Beylerle İstanbul Milletvekili Numan Ustayı alırlar. M.320.. Meclis sarılır.. her istediklerini yaparlar! Her şeye cüret edebilirler! Meclisteki sözlerinize ve hareketlerinize dikkat ediniz! Hoca! Hoca! Dikkatli olun! Bu adamlar. (29 kişi) Osmanlı Meclisi de.Kazım Kadri.Kemal Tengirşenk. s. vaziyet meydanda! Hadiseler ortada! Bu adamlar isterlerse yarın Ankara'ya giderler! Rauf Bey. ilerleyen milli kuvvetler.) Bu dört milletvekilinden başka hiçbir milletvekili. Ertesi günde yine Meclisten zorla. heyet-i nasıha üyesi olarak ve İngilizlerin bilgisi ve yardımıyla Ankara'ya gelmiş değildir! Mısıroğlu yine masal söylüyor! Osmanlı Meclisi üyesi olup da İstanbul'dan kaçarak TBMM'ne katılanlar. millet koyun sürüsü! Bu sürüye bir çoban lazım! İşte o da benim!"358 Aynı akşam.Cebesoy. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi. idareci ve gazeteciler daha tutuklanıp Malta'ya sürüleceklerdir. (Dr.520 vd.yapıştırılır. H. K. s. "milliyetçilere yardım edenin ölüm cezasına çarptırılacağını" ilan eden afişler . Rauf ve Kara Vasıf Beyler tutuklanırlar. (Türk Parlamento Tarihi. M. İngilizlerin tutumunu protesto için tatil kararı alır.Kemal bunlardan kuşkulanmış ve Ankara'ya kadar gözetim altında getirtmiştir. Ve Mısıroğlu.260) Yunan işgali altında olmayan bütün demiryollarına el konulur.Karabekir. Abdullah Azmi Efendidir. İngilizce ve Türkçe.362 Anadolu. M.39)364 de rıyorum: "Bu adamlar daha çok şey yaparlar. Ankara'nın yaptırdığı yeni seçimlerde seçilerek Meclis'e katılmıştır. s. Oysa TBMM'nin tam üye sayısı 403'tür.

Milli Andın özü şudur: "Bölünmez.Kemal'in tutuklattığı bütün İngilizler karşılıklı serbest bırakılacak. yalnız Padişahın kulları ile İngilizcilere ait.Şimşir." (Hilafet. dileyen İstanbul'a.(12) "Dagobert von Mikusch.176) Uydurma devam ediyor! Çünkü Dagobert von Mikusch'un kitabının hiçbir sayfasında. sayfalarına bakanlar. (13) "Daha önemli olanı şudur ki Rauf Bey. s. Ankara keçileri! Kurban bayramı mı yaklaştı? Ecelinize ayağınızla mı geldiniz?"367 3.Kemal Paşanın bu en yakın arkadaşını. adı geçen eserinde. s. esasları Erzurum ve Sivas Kongrelerinde belirlenmiş ve taslağı Ankara'da hazırlanmış olan Milli Andı (Misak-ı Milli'yi) kabul ve ilan edecektir (Şubat 1920). İstanbul'a gelmeye başlar. böyle bir ifade bulunmamaktadır."366 İşgalciler de barış sorununun sona ereceği ümidiyle Meclisin açılmasını beklerler. 12 Ocak 1920'de İstanbul'da açılan Meclis-i Mebusan'a Sivas mebusu olarak girmiştir. yalanı kuyruğundan yakalayabilirler. İstanbul da. hür ve bağımsız bir Türkiye!"368 Bu karara öncülük eden milletvekilleri. İstanbul'a uğrayan gemiden çıkmayarak. dileyen Türk İnebolu'ya inecektir. işgalcilerin de onayı ile seçim yapılmasına karar vermiştir. daha İstanbul'a adım attığı anda tutuklamak yerine.Kemal Paşadan sonra ikinci derecede faal bir şahsiyet bulunduğu halde.392 vd. Öyle ya.365 M. İstanbul'un işgaliyle ilgili olan 237-243. M.Danişmend de Sivas Kongresine katılmıştı. (Bilal N. Bekir Sami'nin imzaladığı adaletsiz sözleşme yerine. İngilizlerin bu yardımlarını bile bile yaptıklarını.174) 1. Yüksek Komiser de Robeck'e şöyle der: "Meclisin başlıca görevi. dolayısıyla ve kanıtlı bir şekilde ortaya koymaktadır. (Vahidettincilerin pek beğendiği İ.. tıpkı Mısıroğlu gibi Refik Halit Karay da sinirlenir. En iyisi bütün milliyetçilerin denize atılmalarıydı ama ne çare ki Sakarya zaferi üzerine. Ankara temsilcisi Hamit Bey ile yelkenleri suya indiren İngiliz Y. 23 Ekim 1921'de.H. Dokunulmazlıkları olduğunu sanan yeni milletvekilleri. başta Rauf Bey olmak üzere. Onu da İngiliz ajanı olduğu için mi tutuklamadılar acaba?) Malta dönüşünde. uslu uslu barış andlaşmasını bekleyeceğine. Tevfik Paşa.Kemal Paşanın yanına gitmesine ses çıkarmadılar. Son Osmanlı Meclisi.Belgeleri. İngilizlerin.Mısıroğlu'dan özür dileriz! 4. bunun bir hata sonucu olmadığını. 16 Mart günü tutuklanacak ve Malta'ya götürüleceklerdir. s. Bu gecikmeden dolayı K. Sevres antlaşmasının bir an önce onaylanabilmesi için Meclisi toplamaktan başka çare kalmadığını gören saray ve hükümet. Malta Sürgünleri. Anadolu milletvekillerinin İstanbul'a gelmelerine. İngilizler.Komiseri Rumbold arasında. Malta dönüşü Rauf Beyin İnebolu'ya inmesine izin vermeleri de Mısıroğlu'nun canını sıkmış. 2."(Hilafet. Jeschke. 16 Mart işgali sorununu inceleyerek. dokunulmazlık da. İnebolu'dan M. barışı onaylamaktır. de bi an _8 . Şom kalemiyle şöyle yazar: "Merhaba Sivas kuzuları. ona anlamlı bir hareket olarak Meclisin dağılmasına kadar dokunmadılar. yeni bir değiş-tokuş anlaşması yapılmıştır: Malta'da bulunan Türklerin tümü ile M. İng. Kuva-yı Milliyecilere yardım edeceklerin idam edileceklerine dair sokaklara çarşaf gibi ilanlar asmış bulundukları halde. Türkçe çevirinin.

175) Mugalatanın bu kadarını Kadı Karakuş bile beceremez! Peki o kanıtlar.Sagir olayı. Ayıp derler bir şey vardır! (17) "İngilizler. İddia edenlerin konum ve durumuna bakan. Tamam mı? (14) "Aynı şekilde İsmet Paşa da.Kemal'e karşı düşmanlıklarını gösteren birçok örnekten sadece biridir. kendi aralarındaki gizli yazışmalarda 'casus' olduğunu açıklamalar.) Rauf Bey de.174) 1.193 vd. ustaca bir biçimde ortaya çıkarılmış bir siyasi taktik idi." (Hilafet. itiraflar. onu tutuklamayı acaba niçin düşünmemişlerdir?" (Hilafet. tanıklar. Hiçbir ciddi eserde. bazı milletvekilleri ve subaylar ile birlikte İstanbul'dan kaçarak Ankara'ya ikinci kere. 10 Şubatta geri döner) Geldiği de ilan edilmemiştir. bir yalanı savunmak için bu destanı reddediyor. ayrıntılı ve belgeli bir biçimde anlatılmaktadır.s. s. bir kere Ankara'ya katıldıktan ve bu katılış gösterişli bir surette kamuoyuna ilan edildikten sonra. ancak o zaman ilan edilecektir. s. zekâ ve cesaret dolu bir destandır." (Hilafet. onlar ne? M.Kemal ile her görüşen. (15) "Hatta [Hindli] Mustafa Sagir'in 'casus' sıfatı ile M. o da mı İngiliz ajanıydı yoksa? 2. M. tutanaklar. Allah Allah! Bir şeyi olsun doğru bilip doğru yazamayacak mı bu alternatif tarih yazıcıları? 3. Anadolu harekâtını başarılı kılacak silahları kaçırmalarına göz yummak da İngiliz siyasetinin bir gafleti değil. herhangi bir yolcu gibi trene binip Ankara'ya gelmiştir. Padişahı. Neden tutuklanmadığı da daha önce savaş suçluları paragrafında açıklanmıştı. İsmet Bey. İngilizlerin bu kaçakçılığı önlemek için aldıkları birçok sert önlem açıklanıp belgelenmiştir. birçok Malta sürgünü vatanseverle birlikte İnebolu'ya iner.Kemal Paşayı öldürtmek (!)369 üzere Ankara'ya gönderilmesi ve sonradan M. Ağa Hanı araya sokmalar. bu konudaki belgeler. ilk defa.372 Şimdi biri çıkmış. Bu konuyla ilgili birçok anı ve araştırma yayımlanmış. savaş tutsağı saydırarak geri almak için çevirdikleri numaralar.Kemal Paşaya dolaylı bir surette ihbar edilerek yakalattırılıp astırılması da. din kardeşliği etkisiyle. (20 Ocak 1920.371 (16) "Dikkat edilirse. İstanbul'un işgalinden sonra. İngiliz siyasetinin gerçek yüzünü gizlemek maksadıyla yapılmış bir hareketti. İstanbul'daki silah depolarının kapılarına Hindli Müslümanları koyarak. Kuva-yı Milliyecilerin bu depolardan.370 Dipnotta adı verilen kitaplarda bu olay. zorla götürülmüş olsa bile. İsmet Paşanın Ankara'ya zorla götürüldüğü gibi bir iddia yer almıyor. Bu anlamlı ziyarete de İngilizler seyirci kalarak. M. İngilizlerin Mustafa Sagir'in idamına engel olmak için yaptıkları baskılar. İsmet Bey.174) İstanbul'dan Anadolu'ya silah kaçakçılığı. hain gösterebilmek için birtakım hareketlere zorluyor- de bi an _8 . Mısıroğlu'nun uydurduğu gibi İngilizlerin görünüşü kurtarmak için giriştikleri bir entrika değil. neden tutuklansın? Amasya'ya gelen Salih Paşayı da tutuklamadıklarına göre. Sagir'in itirafları. tanıklar. s. bu tür yakıştırmaların sebebini kolayca anlar. 3 Nisan'da gelecek ve bu katılmalar. elini kolunu sallayarak İstanbul'a gelip tekrar Ankara'ya dönmüştür.

de bi an _8 . bu vazife ile Anadolu'ya gönderilmeden çok evvel. yalnız M .375 Bu kitapları okuyan ve bu sahte göndermelere.Kemal Paşanın saltanat ve hilafete bağlılık ifade eden beyanlarına.Mısıroğlu'nun.377 Öyleyse K. • K. millet niteliğini koruyabilir mi? Bir kere daha sormadan edemeyeceğim: Sonra ne olacak? 9. ikincisinin de danışıklı dövüş olduğunu söyleyerek işi kapatmaya çalışıyorlar. Yüz binlerce gencin. gitgide hiçbir ortak gerçek kalmayacak.lardı: Halifenin İngiltere'ye karşı güya bir muvazaa (danışıklı dövüş) silahı olarak başvurduğu Kuva-yı İnzibatiye ve mahut fetvalar gibi.Mücahitler. nasıl bir yalan bombardımanı altında olduğuna dikkatinizi çekmek istedim. Ama M. Bu konuyu Dördüncü Bölümde ele alacağım.172vd. Vahidettin'in Milli Mücadele'ye değil. hilafetin de aleyhinde bir hissiyat taşıyordu.Ferit hükümetinin. sanki kanıtlamış gibi Lozan Andlaşmasına da bağlıyor. M. Boş laflar. komik yorumları aktardığım için beni bağışlayınız. çocukça yorumlar.)373 Kuva-yı İnzibatiye ve fetvalar konusunu. az sonra ele alacağım. yazılanları doğru sanan ve sanacak olan gençler ile aramızda. uydurmalar. M.Kemal'e karşı olduğunu iddia ediyor. M. Vahidettin neden ve ne zaman M. çünkü bu iki olayı örtbas etmek mümkün değil: Fetvalar ve Kuva-yı İnzibatiye. elbette Vahidettin'in rızasını alarak ve İngilizlerin de isteği ile daha işin başında. Halbuki o. atmasyonlar. bu tarihten öncesine ilişkin bir bahane bulmak zorunda. kanıtsız iddialar.Kemal'in Anadolu'ya geçmesinden öncesine ve geçtikten hemen sonrasına ilişkin iki sebep bulmuş. Milli Mücadele'ye de karşı olduğunu gösteren olaylar. (S. Geride daha yüzlerce olay. kuşku uyandırmaya çalışmalar.376 İki ayrı tarihe inanan bir millet. kaydırmalar. bu masallara kapılarak.Kemal'e karşı olmasına da bir gerekçe uydurmak gerek. Aramış. Ne etmeli de Vahidettin'i bu kötü durumdan kurtarmalı? Mısıroğlu. çok daha önce Akaretler'deki evinde açıklamış bulunmaktadır.Mısıroğlu. zorlamalar. ileri sürdüğü örnekler bu kadar. Bu ipe sapa gelmez saçmaları.Kemal'e değil. Kemal'e karşı olmuş? Vahidettinciler. Bu hususu. Mısıroğlu'nun bulduğu şu iki sebebi görelim: I. bu belgesiz. değiştirmeler. M. Ama kendileri de farkındalar ki Vahidettin'in -ve Damat Ferit'in-. Evvela şu husus bilinmelidir ki Sultan Vahidettin. 29 Temmuz 1919'da. Vahidettin aleyhindeki yalnız iki olayı anarlar. saltanatın da. on binlerce belge var. eski teşkilat-ı mahsusacılardan Albay Hüsamettin Ertürk'e. D.Kemal'e karşı gözüken sonraki tavır ve hareketlerini. taramış. sadece bu ikisinden oluşmuyor. önceleri inanmıştı. "Sultan Vahidettin'in vatanın kurtuluşuna memur ettiği M. s.Kemal ve Rauf Beylerin tutuklanmalarına karar vermiş olduğunu görmüştük. Sonuç: Karavana!374 Sonra da bu iddiasını. dayanaksız ifadelere." (Hilafet. binlerce tanık. nasıl izah edebileceğimiz sorulabilir. Birincisinin süngü zoruyla verildiğini. çarpıtmalar.

Çünkü. 'tahtı devireceğini.79) 1. Kaynak: H.F. yumurta yokken. Pera Palas'a iner. 'annesinin Akaretler'deki evinde.338 'dir..Kemal Paşanın Samsun'a geldikten sonra Rus heyeti ile Havza'da yaptığı görüşmeyi de nakleden Albay Hüsamettin Ertürk. 22 Ağustostan önce. s. hesaplı bir insanın. ortada fol yok. sadece.. İ.. Havza. (Atatürk'ün Hatıraları.Ertürk yine masal anlatmış. Bu da de bi an _8 .Ertürk.İnönü. Enver Paşanın yakını Hüsamettin Beye.Ertürk'ün anılarında (79.) Bakalım haklı mı? 1. M.. Akaretler'deki evde. 2 Aralık 1918'den sonra. Onun sırf şahsına (M. Üstelik H. 'Hüsamettinciğim' diye hitap ederek. s.Kemal Adana'dan 13 Kasım 1918'de İstanbul'a döner. bu görüşmelerde de onun. M.Kemal ancak o tarihe kadar. birkaç gün de Salih Fansa'nın evine geçer. Çünkü M.s. M. H. kendi açısından haklı sayılması gerekir.58. M.381 Hiç tanımadığı H.Ertürk'ün anılarının yine 79. A. bir gün senin Teşkilat-ı Mahsusa mensuplarından.Okyar. orada oturmayı sürdüren annesini ziyaret etmek için gidecektir. 2 Aralıkta da Şişli'deki eve taşınır. sayfasına gönderme yapıyor.. sonra da şöyle demişmiş: "İşte Hüsamettinciğim. II.378 Akaretler'deki eve. H." (s. Olsa.78. M.Ertürk. Sultan Vahidettin elbette kendisine cephe alacaktı. doğrusu s. Akaretler'deki evde oturmaktaydı. kaynak olarak H. bu fal hikâyesini Hüsamettin Beye anlatmış'. o gün için mevcut olan rejime karşı düşünceler taşıdığını ve Rus heyeti ile bu hususta anlaşmalar yaptığını beyan etmektedir. Trablus'dayken bir bedevi M. s.Cebesoy gibi yakın arkadaşlarına bile açmış değil. bir gece. ballandırarak yazardı. Daha ilk adımında.Kemal gibi tedbirli. Kaldı ki böyle bir amacı olduğunu. Akaretler'deki evde yapılması da olası değil. a. "Ayrıca M. annesi ile kızkardeşini de Şişli'ye aldırır. çeşitli anılara göre.Ertürk'ün anılarından bile anlaşılıyor. zımni (üstü kapalı) de olsa.Kemal de.58 vd. bunun için Teşkilat-ı Mahsusa'nın yardımını istediğini' söylemiş olabileceği düşünülebilir mi? b. Enver Paşa Başkomutan Vekili ve hanedanın damadı! Teşkilat-ı Mahsusa da doğrudan Enver Paşaya bağlı.' diyor! Şu halde bu konuşma. İki Devrin Perde Arkası. ortaya koyunca.Orbay.79) 2. F. hilafet ve saltanat aleyhtarlığını. Ayrıca o tarihte İttihat ve Terakki bütün hışmıyla iktidarda.Ertürk'e niye açsın? H. annesi ve kız kardeşiyle birlikte." Hüsamettin Bey de şöyle cevap vermişmiş: "Hele o günler gelsin de paşam.86)379 Azbir zaman sonra.Kemal'in falına bakmış.Ertürk "anlaşmalar yapıldığını" da yazmamıştır.380 Böyle bir konuşmanın.Kemal'e) karşı olan bu tavır ve hissiyatında da.Kemal'in Suriye'ye hareket ettiği 22 Ağustos 1918 gününden önce yapılmış. herhalde hizmetinizde bulunmaktan zevk duyacağız. 'sen bir taht devireceksin' demiş. Akaretler'deki evde misafir kabul etmiyor.Albay Budiyenni konuşmasının masal olduğunu da daha önce görmüştük." (Sarıklı Mücahitler. bana bu sözleri söyleyen falcının rüyasını hakikat yapmak hususunda yardım bekleyeceğim. İstanbul'dayken R. onun Anadolu'ya ilk ayak bastığı yer demektir.Kemal. aralarında hiçbir yakınlık olmadığı H. sayfa) yazdığına göre. 'bir gece.

Ferit'ten önlemler almasını istedi? (Buyruğun tam metni.386 Y. Vahidettin'in yalnız M.. İngiliz Belgelerinde. resmi tarihlere de. Mesela bütün Kuva-yı Milliyecilerin öldürülmesini din görevi (!) sayan fetvalara neden engel olmadı? Sadece bu örnekler bile.Ferit'i Sadrazamlığa atarken (4. Mesela milliyetçilerin üzerine iki tümen yollamak için İngilizlerden neden izin istedi? d.Komi-serlerce yeterli görülmez. 1923'te yayımladığı beyannamede bile. fetvalar. Y. Fevzi Çakmak. isyanlar. Zaten bu uyduruk iki sebebe dayandırılan iddia. Oysa bizim alternatif tarih yazıcıları. milli liderleri suçlama konusundaki [sakıngan] tutumu.Şimşir.Edib'in ne ilgisi var? c.1920).Kemal Paşa ile milli hareketin öteki liderlerinin açıkça red ve inkâr edilmesi!" (B. onun ve Nazırlarının Milli Mücadele aleyhindeki davranış ve sözlerine neden hiçbir tepki göstermedi. resmi olmayan tarihlere de. Öyleyse Vahidettin.385 Belge ancak belge ile çürütülebilir. neden Milli Mücadele'yi isyan olarak niteledi ve Milli Mücadele'yi boğması için D. Y. ilerde verilecek. milliyetçilere düşman bir hükümetin başa geçmesini önlemek niyetinden ileri geliyor.Komiserler bu metnin de değiştirilmesini isterler. Mesela onca uyarıya rağmen Damat Ferit hainini neden 1920 Nisanında Sadrazamlığa getirdi. 16 Mart'ta.. Milliyetçilerin suçlanması. 2.Komiser Amiral de Robeck'in 30 Mart tarihli rapor özeti: "Hükümetin.10. masalla karşı çıkıyorlar! an _8 .. Milli harekete düşman bir hükümetin başa geçmesi ve milli hareketi bastırma yoluna gitmesi tercih edilir. Mesela D. 26 Mart'ta ikinci bir ortak nota daha verirler: "Yüksek Barış Konseyinin kararına dayanan bu isteğe gecikmeden uyulması ve M.Kemal'e değil.Rıfat Efendi ve Şeriye Vekili (Din İşleri Bakanı) Mustafa Fehmi Efendi gibi dinadamlarının idam kararlarını neden onayladı?383 b. Vahidettin.4. s. idam kararları ve öteki faaliyetler Y. Kuva-yı Seferiye. Salih Paşa hükümetinden 'milli liderlerin derhal red ve inkâr edilmesini' istediklerini görmüştük.CXXV) İkinci nota gereğince Salih Paşa hükümetinin hazırladığı metin.. 1. şu basit soruları bile karşılamıyor: a. her yaptıklarını onayladı? e.Şimşir.N.Komiserlerin. Nurettin Paşa ile Ankara Müftüsü M. Kuva-yı İnzibatiye. Rauf Beye neden karşı?382 Mesela Ali Fuat Cebesoy. Hele Halide Edib'in idam kararını onaylamasının sebebi ne? Kuva-yı Milliye için 'zorla asker ve para toplamak' ile H. de bi Mısıroğlu'nun özel ürünü. bütünüyle Milli Mücadele'ye. Bu tutumumun belgeleri ve kendi itirafları ilerde verilecek." (B.)384 f. Zaman kazanmak istiyorlar. dolayısıyla bağımsızlığa karşı olduğunu kanıtlıyor..C. Hükümet yeni bir metin daha hazırlar. N. İngiliz Belgelerinde. Türkiye'yi zafere ve bağımsızlığa ulaştıran Milli Mücadele'yi isyan olarak nitelemektedir.

Kazım Beyin. Ermeni Patriğini de getiririm.Ferit'e karşı!) Ali Fuat Türkgeldi şöyle yazıyor: □ "Hüseyin Kazım Bey. 'Eğer Ferit Paşa İngilizlerden sağlam bir söz almışsa. Ferit Paşayı tekrar Sadrazam tayin etmeye karar verdi.1. çok fena ve sonu tehlikeli bir durumdayız. işgalcilerin istediği gibi bir bildiri yayımlamaktansa. Damat Ferit'i 4.Ferit'i Sadrazamlığa atama de bi an _8 .260) H.Ferit'i yeniden ve dördüncü defa Sadrazamlığa tayin eder. getireceğim!' cevabını vermiş[tir]. nasıl ve neden dördüncü defa Sadrazamlığa atadığını görelim. sadrazamlığı önce Tevfik Paşaya teklif eder.C. D. İşgalcilerin bu isteğini. Fakat böyle bir söz almamış ise kendisinin Sadrazamlığı memlekette pek fena tesir yaratacağından." (Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım. D. Vahidettin olgusunu daha iyi kavramak için. Beni görünce.260 vd. Padişahı da uyarır.CXXVI) Baskıya dayanamayan Salih Paşa hükümeti. s. yani Vahidettin'in en güvendiği üç kişi de D. s.Kazım Kadri huzura kabul edilince. Tevfik Paşa kabul etmez. bunu yapmasın!' dedi. Bu ünlü sahneyi yine Ali Fuat Türkgeldi'den dinleyelim: □ "H.387 Meclis İkinci Başkanı Hüseyin Kazım Kadri. Ne yaparsanız yapın ve Padişahı bu kararından döndürünüz. Fakat bir türlü iknaya muvaffak olamadık.Kazım Kadri: □ "O gün gazetelerde yayımlanan. Hahambaşıyı da getiririm' demiş ve kendisi 'Getirirsiniz ama bir yararı olmaz' diye karşılık verince. Padişah. biz de elbirliği ile çalışırız. s. 171. 10/1. bundan sonraki gelişmeyi şöyle anlatıyor: □ "[Vahidettin'in Başmabeyncisi] Ömer Yaver Paşa bana telefon ederek. Padişahın D. s. Ferit Paşanın sadarete gelmesi bir felaket. Padişah kendisini sadrazamlığa getirsin. huzura çıkmadan odama gelerek.389 5 Nisan 1920'de.390 H. 'Ben istersem Rum Patriğini de. 2 Nisan 1920'de istifa etmeye karar verir. Başkâtip Ali Fuat Bey ile Refik Bey de bu fikirdedir.. 'Aman azizim. 'Ferit Paşanın Sadrazam yapılmasının memleket ve saltanat için felaket sebebi olacağını' söylemesi üzerine.)388 Vahidettin. birçok sözlü ve yazılı uyarıya rağmen. Damat Ferit'i. nihayet bu işte sizin aracılığınıza müracaata karar verdik.Ferit hükümeti yerine getirecektir." (Görüp İşittiklerim. defa Sadrazamlığa atamasının gerçek öyküsü Salih Paşanın istifası üzerine Vahidettin. saraya gelmemi ihtar etti.. Hünkâr." (Görüp İşittiklerim. Onu bu fikrinden vaz geçirmek için uğraştık durduk. 'Ben böyle karar verdim.. Vahidettin'in. bir facia olacaktır!' dedi.

Fakat Ferit Paşa. iyi bir etki yaratacağı ihsas edildi (üstü kapalıca bildirildi.2053) Olayı Ali Fuat Türkgeldi de doğruluyor: □ "[Ferit Paşanın İngilizlerden sağlam bir söz alıp almadığı keyfiyetini sormam üzerine] Padişah söz aldığını belirterek "Evet!" dedi. bu kargaşalıkların bilinen düzenleyicileri ve kışkırtıcıları hakkında kanun hükümlerinin uygulanması ve fakat aldatılarak katılmış ve alet olmuş olanlar hakkında genel af ilanı ile bütün ülkede asayiş ve düzenin sağlanıp sağlamlaştırılması için gereken önlemlerin hızla ve kesinlikle alınıp tamamlanması ve bütün sadık tebamızın hilafet ve saltanat makamına olan sadakat ve bağlılıkla- de bi an _8 . A.M. Çünkü bir ay sonra o insafsız Sevres Andlaşması tebliğ edilecek. Damat Ferit'te aradıklarını fazlasıyla bulurlar: D. bilinen ehliyet ve görüşünüz dolayısıyla size verilmiş ve Şeyhülislamlığa da Dürrizade Abdullah Efendi uygun görülmüştür. hükümete katılması için kendisini teşvik ederken şöyle dediğini yazmaktadır: □ Hükümetin bizzat sizin başkanlığınızda bulunmasının uygun olacağını biliyorum.7. İngiltere hükümeti gözünde güvenilir olduğundan. Padişah mı bizi aldattı?" (s. Allah saklasın. 5. A. birçok konuda onları da geçecektir. Son zamanlarda görünen olaylara göre bu isyan halinin devamı.Reşit Rey. Anayasanın 27.Reşit Rey'in anılarından öğreniyoruz.maddesi gereğince kurduğunuz yeni Vekiller Kurulu onaylanmıştır. bunca uyarı ve bu kadar aldanışa rağmen bir türlü uyanmayan ve ayılmayan Vahidettin. milliyet adı altında meydana getirilen kargaşalıklar kötü bir hale sokmuş ve buna karşı şimdiye kadar alınmasına çalışılan uzlaşıcı önlemler faydasız kalmıştır. yalnız işgalcilerin istediklerini yerine getirmekle kalmayacak. üzerine korkunç bir sorumluluk alıyordu. Son Sadrazamlar. Vahidettin'in Milli Mücadele'ye bakışını yansıtan bu önemli belgeyi sadeleştirerek sunuyorum: "Salih Paşanın istifası üzerine Sadrazamlık. Bütün suçu D. şu sırada iş başına getirilirse.buyruğu. Çünkü Vahidettin. korkunç hallere sebeb olabileceğinden.Ferit'in üzerine yıkmak ve Vahidettin'in bir kusuru olmadığını ileri sürmek de mümkün değildir. s. Mütarekenin yapılmasından başlayarak yavaş yavaş iyileşmeye yüz tutan siyasi durumumuzu. sezdirildi).260) Ali Fuat Türkgeldi böyle acı acı sormakta haklı. 31. Acaba İngilizler mi Ferit Paşayı.175. ve son defa Sadrazamlığa atayacaktır!391 Salih Paşa kabinesine istediklerini yaptıramayan işgalciler. D. Vahidettin'in tutumunu gösteren bu buyruğun metni aşağıda verilecek) Vahidettin'in neden Damat Ferit'i tayin ettiğini.Ferit'i. hükümetin siyaset ve hareket tarzını gösteriyor ve bunu bizzat belirleyen Padişah da. Ferit Paşa mı Padişahı. bir süre sonra istifa edecek olan D.1920'de yeniden ve inatla.Ferit. s. Padişahın.İnal.Ferit'i Sadrazamlığa şu buyrukla atamıştır.K." (İ." (Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım.

48. Ali Fuat de bi an _8 .rının güçlendirilmesi ve bunlarla birlikte. İngiliz Yüksek Komiserliğine. dinsel nitelikli bir iç savaş açar. 2.395 Aynı gün fetvalar da açıklanır! Böylece İstanbul yönetimi. Padişahın manevi nüfuzundan başka.Kemal Paşa. Mütareke Gayyasında. Kazım Paşa [İnanç]. Bandırma bölgesinde Anzavur'dan başka. Listede şu adlar da yer almaktadır: M. silah kullanmak kararını açıkladı." (T. s.Baytok. D. Milliyetçiler aleyhinde yayımlanacak bildiri ile fetvaları. kesin isteklerimizdendir. 7. 3. T. K. Ferit Paşa. milliyetçilere karşı sevk edilebileceğini söyledi.Şimşir. milli namusu korumak.Komiser yardım vaadetti. Vahidettin'in yazılı bir buyruğu ile kapatılır ve tarihe gömülür. Bu ziyaretle ilgili olarak bir tutanak tutulmuştur.Karabekir Paşa.Ferit'in niyetlerini açıklayan bu çok önemli belgenin özetini veriyorum: "1. Hükümetin Anzavur‘u paşalığa yükselttiğini belirtti. tamamiyle İngilizlere uygun bir yol izleyeceğini söyledi. Anadolu'ya gizli ajanlar yollaması için Y. Kayseri ve Elazığ taraflarında da bazı kişilerin. İzmit. milli hareketi bastırmak programıyla başa geçtiğini belirterek.Ferit.260. s. Ertesi günü Osmanlı Mebusan Meclisi de. 6. Ferit Paşa. 22 Nisanda. V.C.Ulubelen. belge no.100) Acaba hangi milletin tarihinde böyle bir hain vardır? Damat Ferit hükümeti. Göztepe. E. 11 Nisan günü.Komiseri de Robeck'i ziyaret eder. büyük devletlerle içten ve güven verici ilişkiler kurulması ve millet ve devlet çıkarlarının hak ve adalet esasına dayanılarak savunulmasına özen gösterilmesi. uçakla Anadolu'ya dağıttırmak için yardım istedi. Damad Ferit. s. Trabzon. suçlayan bir beyanname (bildiri) yayımlar.8. s. Bolu. uygulanmasını istediği acımasız program bu!392 Damat Ferit'in sadrazamlığa başlaması dolayısıyla Bab-ı Âli'de yapılan törende. kıyımı ve istilayı durdurmak için kanını sebil eden Kuva-yı Milliyecilere ve askerlere karşı. …. İngiliz Belgelerinde. 7 Nisanda.Y. Anzavur kuvvetleri için silah istedi. tutuklayıp Malta'ya sürülmelerini istediği kişilere ilişkin yeni bir liste daha verir." (Bilal N. geleneğe aykırı olarak ilk defa bir İngiliz subayı da bulunacaktır. 2. 9. barış şartlarının ölçülü (yumuşak) olmasına ve bir an önce barışın imzalanmasına çalışılması ve o zamana kadar her türlü mali ve ekonomik önlemlere başvurularak genel sıkıntıların olabildiğince hafifletilmesi.267) Masalcıların vatansever diye savundukları Vahidettin'in.M. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. İng. bu hareket liderlerine karşı.XXVII.394 4. belge No. ….393 D. milliyetçi liderleri ve Milli Mücadele'yi red ve inkâr eden.

Sevenleri de.F. istifa ederek şerefini koruyabilirdi. bir yere sürer. Hiç kimseye sadrazamlığı kabul ettiremeyen ve düşman iradesine boyun eğmek zorunda kalan Padişah. sanki M. belki onu tahtından indirir. İsmail Fazıl Paşa. onu aklayabilmek için türlü türlü masallar uydurmak zorunda kalmazlardı. Damat Ferit hükümeti de. sık sık yürürlükteki kanunlardan yakınıyor ama ağzına ve aklına ne gelirse yazmaktan da geri kalmıyor! Nitekim bir satır sonra. Vahidettin de. yürürlükteki kanunlar önünde izahı imkânsız bir muammadır.Vahidettin için pek şerefli ve hayırlı bir sonuç olurdu. 2. 'Milli Mücadele liderlerini ve Milli Mücadele'yi reddetmekten ve suçlamaktan' kaçınabilir. baskı üzerine baskı neticesinde iş. Görgü tanıkları da herhangi bir baskıdan söz etmiyorlar.Mısıroğlu. s.Mücahitler. Bu. Albay S. için için dua etmekle yetinip düşman iradesine hemen boyun eğeceğine.Ferit hükümeti. Damat Ferit'i Sadrazam yapması için Vahidettin'e baskı yaptıklarını gösteren bir ipucu bulunmuyor.Kemal'in Anadolu'ya gidişi kendi malumatları.Adil Bey. dördüncü defa Ferit Paşaya düştü ve bu son hükümet teşekkülüyle İstanbul. de bi an _8 . iç isteğine uyup tam bir hükümdar gibi direnseydi. S. 1.82) N. Nihat Paşa [Anılmış]. dışından." (K. işgalcilerin isteğini tereddütsüz yerine getirmiştir. Salih Paşa hükümeti gibi.Mısıroğlu. Albay Selahattin [Köse]. hatta izinleri dışında olmuş gibi güya ona engel olmak yoluna gitmeleri ve bu maksatla Kuva-yı Milliye'nin suçlanmasını istemeleri. İngilizlerin hoşuna gideceği umuduyla atadığını Ali Fuat Beye itiraf ettiğini az önce görmüştük. en fazla da hapsederlerdi. Albay Cafer Tayyar [Eğilmez].. bu ibret verici olaylarla ilgili olarak bütün masallarını.. ne olurdu? İşgalciler. Milli Şahlanış Hareketinin zaferine için için dua ederken.Mücahitler. S. Biz de şimdi bu soylu ve yürekli tavrı yüzünden onu saygıyla anardık. ona aykırı görünmek felaketine tahammül gösteremeyecek de ne yapacak?" (Vahidüddin. İngilizlerin.Kısakürek ise olayı farklı şekilde açıklıyor: □ "Salih Paşa kabinesi de galip devletlerin Anadolu aleyhindeki tekliflerini kabul etmeyince. konu sırasına göre aktarıyorum: 10/2.396 Vahidettincilerin. iki tarafı karşı karşıya getirmek ve İstanbul Hükümeti ile Halife'yi.Paşa [Cebesoy]. Yakup Şevki Paşa [Subaşı]. Albay Behiç [Erkin].82) Mısıroğlu. Zaten Vahidettin'in. milli gaye aleyhinde göstererek. Damat Ferit'i. malum senaryoyu devreye sokuyor: □ "Bu tarz hareketle İngilizler. Padişahın iç isteğine rağmen." (K. s. Ama D. Milliyetçileri suçlama □ "İngilizler. 3. halkın gözünden düşürmek maksadını gütmüşlerdir. Albay İsmet [İnönü]. Milli Harekete cephe almış oldu. Muhittin Paşa [Okyayüz] vb. Hiçbir kaynakta.

bu fetvayı verdirmeyiniz ve Anadolu hareketinin meşruluğuna (yasallığına) dil uzatmayınız!' diyebilmesi imkânsızdır." (N. böylece Milli Hareketin gelişmesini sağlamak ve bu başarıyı. Sonunda Dürrizade Abdullah bulunmuş ve Vahidettin de Dürrizade'yi Şeyhülislamlığa getirmiş..399 İstanbul yönetimi.82) □ "Fetvayı veren. şöyle bir durup vicdanını yoklayacağı yerde." (A. Mısırlıoğlu. İstanbul hükümetinin meşruiyeti (yasallığı) tartışmasına girdi. Kuva-yı Milliciler aleyhindeki bu fetva ile hiçbir ilgisi yoktur.191) □ "Ankara kendi varlığını ve İstanbul'dan bağımsız kişiliğini ortaya koyduktan sonra.Kemal hakkında bir fetva yayımlamıştı. fetva makamına atamış işte. S. Vahidüddin. Mısıroğlu." (K. Bu takdirde bizzat kendisinin yükte hafif pahada ağır nesi varsa omuzlayıp (ee.. Bu konuda İstanbul hükümeti de bir tartışmanın içine girmiş ve Ankara hükümeti ve M. onları da geçmiştir.Vahidettin yazık ki işgalcilere karşı durmak yürekliliğini gösterememiş.] İstanbul fiilen kaybettiği savaşı. istenilen fetvayı vermemek için istifa edip şerefle köşesine çekilmiş. CG Yol. fetva yoluyla kazanmayı denedi. Ama bunda da başarılı olamadığı gibi daha da zor duruma düştü. hem bunları açıklıyor. mal canın yongasıdır) Anadolu'ya geçmesi gerekir ki bu da. her dediklerini yapmış. sorumluluğu yok mu? de bi an _8 . Milli Hareketi Müttefik kuvvetlerine boğdurmaya yol açar. İstanbul'da kalıp düşmanlara ümit vermek. Her emrimizi yerine getirmeğe hazırdı. s. hem de. Dürrizade ise kabinenin uygun görmesi ile İngiliz baskısından kurtulmak için bu fetvayı vermek üzere aranıp bulunmuş ve o makama getirilmişti.64) Bu iddiaları değerlendirelim: 1. Vahidüddin aksine. Padişahın. vakit geçirmeden istenilen nitelikte fetva verecek bir adam aramaya koyulmuş. bunun hiç vebali. Kuva-yı Milliciler aleyhindeki bu fetva ile hiçbir alakası yoktur" diyor. Tarih önünde. 'Hayır. İngilizlerin baskısı ile ortaya çıkmıştır. İlgisi başka nasıl olabilirdi? Fetvaları kendi yazıp imzalayacak değildi ya! imzalayacağı anlaşılan adamı.Dilipak. D. [."397 10/3.Mısıroğlu'nun pek sevdiği Yüzbaşı Armstrong diyor ki: "Padişahın lehinde bulunmak bize göre en sağlam siyasetti. Fetvalar Vahidettincilerin bu konudaki iddia. "Padişahın. tevil ve savunmaları şöyle: □ "Karşısındakilerin her vesile ile aleyhinde oldukları Şeyhülislam Dürrizade'nin fetvası.Kısakürek..F. K. s. Haydarizade İbrahim Efendi.Ferit Paşanın Şeyhülislamı Dürrizade olduğu gibi398 verdiren de Ferit Paşadır ve kenardan hadiseleri dikkatle takip edici düşman kuvvetlerine karşı Padişahın. s. istenilen fetvayı vermemek için makamını terk etmişti. icabında vatan haini görünmeye kadar gidecek bir fedakârlıkla yerine getirmek makamındadır. günahı. Mücahitler. bu tavır karşısında. düşman baskısına mukavemet edemeyerek. Padişah tarafından veya onun emir ve rızası ile değil. Esasen kendisinden önce Şeyhülislamlık makamını işgal eden Haydarizade.

öldürenler gazi sayılır. milletin gözü açılacak ve halkın bilgisizliğini sömürenler. tek tek veya topluca öldürmek. İngiliz. bayrağı korumak farzdır. s. Sebep ne olursa olsun. namusu. kan gölüne çevirir. Yunanlılar İzmire çıkar çıkmaz. bu fetvaların. Ulunay'ın Alemdar'ı ve Ali Kemal'in Peyam-ı Sabah'ı gibi gazetelerde yayımlanır. öz ellerimizle yıkımını hazırlamak.403 Foreigne Office (İngiliz Dışişleri Bakanlığı) dosyalarında bu iddiayı destekleyebilecek hiçbir şey yoktur."401 Amasya'da yayımlanan küçük Emel gazetesi bile. Şeyhülislam da. Fetvalar ve hükümet bildirisi. ecnebi ısrarı değil. Özellikle Vahidettin. din düşman emeline alet edilemez' dememişlerdir. din gereği ve görevidir."400 2. 7..Jeschke şöyle diyor: "Damat Ferit İngilizlerin ısrarlı olduklarını ve bu ısrar karşısında Hariciye Nazırı sıfatıyla fetva ilanını kabul ve taahhüd ettiğini' iddia etmiştir.Belgeleri. bu anlayışı paylaşacak ve Milli Mücadele'ye destek verecektir. Halife olarak.408 Hepsini minnet ve rahmetle anıyoruz. 'bu fetvalar Türkiye'yi böler. dini. karşı fetvalar yayımlayarak bu ihanetin karşısına dikilir.C. halka şöyle demiştir: "Vatanı.410 Sonunda. Buna karşılık. dinin düşman çıkarları için kullanılmasına isyan edecektir: "Vatanı müdafaasız bir hale koymak. Fransız ve Yunan uçaklarıyla Anadolu'ya atılır.Sabri Efendinin yazıp hazırladığı fetvaları kuzu kuzu imzalar. de bi an _8 .İnal.406 5. 6.2056) 404 4. s. Hiçbir müdafaa vasıtası olmayan bir Müslüman dahi yerden üç taş alarak düşmana atmaya mecburdur. İngiliz subayları." (A."407 Binlerce din adamı ve bilgini. Prof. Ermeniler ve ajanlar tarafından dağıtılır. hangi din ve namusta vardır?"402 3. konsoloslar. Bir de gerçek vatansever Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendiyi düşününüz.. Son Sadrazamlar.Reşit Beyin anılarından aktaran. dinin özüne ters olduğunu söyleyebilecek mevkidedir ama o da susmayı yeğler. R. tarihte örneği olmayan fetvaları yazar ya da M. milyonlarca dindar. Fetvaların İngiliz baskısı ile verildiği konusunda. garaz ve hamakat (ahmaklık) eseri olduğu malum. Fetvaları şöyle özetleyebiliriz: "Padişahtan izinsiz olarak istilacılara karşı direnen milliyetçileri. Ben fetva veriyorum.Hazret-i Muhammet diyor ki: "Sizin ateşe atılmaya en cüretkârınız.Reşit Rey de anılarında şöyle demektedir: "Fetvanın. uzun yıllar sineceklerdir. Anadolu'daki 153 yurtsever din bilgini ve müftü.153) O kabinede Nazır olarak bulunan A.M.K. kardeş kavgasına yol açar.405 Ve Dürrizade Abdullah Efendi. " (İng. hükümet üyeleri de. vicdanı titremeksizin.409 Anadolu yer yer cadı kazanına döner. Bu uğurda ölenler şehit. fetvaya en ziyade cüret göstereninizdir. İ.

. neden devreye bir de Yunanlıları soksunlar?412 Eğer sorun Edirneye İstanbul'un asayişi idiyse.10/4. Kuva-yı İnzibatiye Bu konudaki bütün iddia ve masalların kaynağı. Kuva-yı İnzibatiye İngilizlerin desteği ile donatılıp törenle İzmit'e yollanıp milli kuvvetlere saldırtılmak üzere ve Padişah. yalanını kanıtlamak için Vahidettin'e söylettiği bu ipe sapa gelmez sözleri biraz irdeleyelim: a. S. TBMM'nin kabul ettiği 150 kişilik sürgün listesi içinde Kuva-yı İnzibatiye mensuplarından 7 kişi yer almaktadır.411 Kuva-yı İnzibatiye Mitralyöz Kumandanı ve Damat Ferit'in Yaveri T. bu arada.M. s. 282. "tam manasıyla bir muvazaadan ibaret olduğunu" ileri sürerek sorumluluğunu ve katıldığı olayın çirkinliğini hafifletmeye çalışmış. Ya Girit'te bir işarete bakan Yunan inzibat kuvvetleri (?) İstanbul ve Edirne'ye girerek. Edirne ile İstanbul'dan mı ibaret? Müttefikler.M. Vahidettin'i de küçük düşüren bu uyduruk sözlere can simidi gibi sarılıyorlar: □ "O Kuva-yı İnzibatiye ki Sultanın. Anadolu'daki Kuvayı Milliye'den filan değil de bu iki şehirdeki asayişsizlikten mi şikâyetçiler? 16 Mart günü resmen el koydukları İstanbul'da. Anadolu Olağanüstü Genel Müfettişliğine atanan Müşir (Mareşal) Zeki Paşaya güya demişmiş ki: ".M. 4. İzmit'e gönderdi? b. Gayyasında.Mücahitler. güneşi balçıkla sıvamak mümkün olmadığından. hilafet makamı ve Halifeyi gözden düşürerek yıkabilmek için bunun oluşturulması ve kurulması için saraya yapmadık baskı bırakmıyorlardı. İstanbul hükümeti.M. bu konuya oldukça uzun bir yer ayırmıştır.Göztepe'dir.Gayyasında.Göztepe'nin Vahidettin'e söylettiği son sözler. Memleket. Hele T. kabinenin çıkarıp dağıttığı fetva beyannameleri yüzünden."413 (K.271.C. bu apaçık ve kaçınılmaz sonucu göremeyecek kadar kısa akıllı mıydı? Kurtuluş Savaşı hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmeyen Vahidettinci-ler. Halbuki İngilizler. ya da Edirne'ye yollamadı da tam tersi yöne. s. mizah şaheseri: Milliyetçileri öldürmenin farz olduğu hakkında fetvalar yayımlanmış. asayişi neden Yunanlılara bıraksınlar? İstanbul'u birbirlerinden bile kıskanırlarken. tanığı olduğu türlü pislikleri de açıklamıştır.95) de bi an _8 . İkincisini kabul ettik ve bu vaadimizin kuru bir sözden ibaret olmadığını ispat için de bir miktar askeri kuvvet teşkil ettik. s.Avrupalılar. Kuva-yı İnzibatiye'yi neden İstanbul'da tutmadı. memleketimizin asayişini ellerine alacaklar yahut da biz.Mısıroğlu. T. bu asayişi bizzat kendimiz sağlamaya razı olacağız.440) Göztepe. Anzavur Kuvayı Milliye'nin üzerine salınmış. İstanbul hükümeti bu suretle bazı hatalara düşmüştür.318) Göztepe'ye göre Vahidettin." (V. kanlı bir kardeş kavgasına döndüğünü görüyorum. Kuva-yı İnzibatiye'nin. Sırf görünüşü kurtarmaya yönelik olan bu tedbirlerin.Göztepe'nin anılarıdır.M. bunlardan biri de ilk Nigehbancılardan. (V.291) T. s.M. en zayıf noktamızı bulup oradan saldırdılar. (TBMM Gizli Celse Zabıtları. 'kanlı kardeş kavgasından' yakınıyor! Yani Vahidettin. İngilizleri oyalamak için güya bir muvazaa (danışıklı dövüş) silahıydı.. anılarında..Göztepe'nin.

gayet politik bir davranışla idare eden Padişah. Adapazarı ve Hendek arasındaki köprüyü tahrip eder. Kısakürek. bu hareketin liderlerine karşı. sadece göz boyamaya muhsus kaşkarikolardan (kandırmacalardan) olduğu ve hiçbir harekete girişemeksizin eridiği ve hatta milli cepheye katıldığı. Anzavur kuvvetleri için silah istedi. milli hareketi bastırmak programıyla başa geçtiğini belirterek. belki Vahidüddin'in gizli talimatıyla meydana geldiği. Bu İngiliz baskısını. s. isyandır. milli kuvvetlere iltihak edeceklerdir. İzmit. Aynı gün. İzmit. Bolu. Trabzon. Adapazarı'nda Kuva-yı Milliye aleyhinde bir gösteri düzenlenir.415)416 . Padişahın emir ve rızası hilafına olarak onlara silah çekmek küfürdür.C. Yunanlılara karşı harpedilmesine razı değildir.Komiseri de Robeck'i ziyaret eden Damat Ferit'in söylediklerini hatırlayalım: a. telgraf ve telefon hatlarını keserler.420 Anzavur şöyle der: ―Padişah. Küçük Asya Türklüğünü alem haritasından silecek bu son darbeyi önlemek üzere. 191) □ "Anadolu'nun ayaklanmasından şiddetle kuşkulanan İngiltere. Milli Mücadele. silahları.C. s. s.Y. milletimi ben tedibe (hizaya/yola getirmeye) gücüm yeter' der ve böylece Anadolu'yu. Ferit Paşa. (H. Karamürsel ve Bandırma‘da milli kuvvetlere ve halka ateş açarak bu çapulculara yardım etmekten geri kalmazlar. Müttefik orduların istilasından korumuş olur. Bursa üzerinden (!) Anadolu'ya sevk etme faaliyetindedir ki bu sözde tedip kuvvetleri.Özkan. Ahmediye Cemiyeti ileri gelenlerinin telkini sonucu olsa gerek.Doğrular: 1.] c.." (S.418 'paşa' rütbesiyle ödüllendirilerek Balıkesir Mutasarrıflığına atanır." 2. cephaneleri ve bütün ağırlıklarıyla beraber. Vahidüddin. milliyetçilere karşı sevk edilebileceğini söyledi [.191 vd. Milli Mücadele hareketini [bastırmayı] sade Yunanlılara bırakmayıp kendi askerleri ve kendi silahlarıyla dağıtacağını söyleyerek. Kayseri ve Harput (Elazığ) taraflarında da bazı kişilerin. (K. İngilizlere.‖419 İngiliz uçakları. İşte İstanbul.Özalp. 3. Yunanlılar bizim dostumuzdur. şayet İstanbul hükümeti Anadolu harekâtına karşı koymayacak olursa. (!) İstanbul hükümeti Kuva-yı İnzibatiye adı altında ordular hazırlatarak.F. emekli ve alaylı jandarma binbaşısı Anzavur Ahmet.. "421 Anzavur beş gün sonra yenilip İstanbul‘a kaçacaktır. olayların üslubundan belli. Padişaha baskı yapmaya başlamıştır.Ayverdi. Bandırma bölgesinde Anzavur‘dan başka.417 4. s.. b.115)422 de bi an _8 a "Kuva-yı İnzibatiye ve sair namlar altındaki kuruluşların da." (N.93) 3. Harekete geçirilen bazı kişiler.414 bütün bunların da. 11 Nisanda Fetvalar ve hükümet beyannamesi ilan edilir. Milli Mücadele'ye muhalif ve karşı tavır takınmayı kabul eder görünür. 7 Nisan 1920 günü İng. Anzavur Ahmet'in programı şudur: "Melun Kuva-yı Milliye ileri gelenlerini yakalayıp İngiliz ordusuna ve kanununa teslim etmek... Padişahın manevi nüfuzundan başka silah kullanmak kararını açıkladı. İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele Karşıtı Faaliyetleri. 1. savaş gemileri ve kara birlikleri. 'Siz kenarda durun.

Genelkurmay Başkanlığı yerine. Hükümet. dipnot no. 6. yüksek aylıklarla bu birliğine katılmaya teşvik edilir. 12.M.M. Jeschke.120 vd. V.Göztepe. Hükümetin desteği ile Anzavur. A.6.Gayyasında.Kemal'e karşı Kürtlerin kullanılmasını da önerir".C.000 kişi) Sakat kalanlara ve şehit olanlara (!) tazminat verilecek.A.Ferit'e bağlı olmak üzere özel bir Kurmay Kurulu kurulur (Karargâh Erkan-ı Harbiye-yi Hususiyesi). M. Her şeyden evvel asayişin temini (sağlanması) elzemdir (çok gereklidir). D.M.342 vd.98) 6.Gayyasında. Dr.288 vd. eskiden beri milliyetçilere karşı kurmayı tasarladığı kuvvetin oluşturulması için harekete geçer. kolordu komutanı yetkisinde olacak. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu. Harbiye Nezaretinde. çavuşlara 35. T. TİH. İstanbul Merkez Komutanı M. D. s. Kuva-yı İnzibatiye Komutanı. Gayyasında. (Jeschke..Gayyasında.425 9.Sofuoğlu.C. V. s. s.283 vd. İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanlığına başvurarak. tabur komutanlarına 100. s.M. TKS Kronolojisi I.Gayyasında.378.) 14." (T. M. İngiliz denetimi de bi an _8 .. Y. Damat Ferit.)423 8.5.. 6.120. Kuva-yı İnzibatiye ile ilgili bütün kararlar.399. TKS Kronolojisi I. İstanbul'da da gönüllü toplamaya başlar. s.M.343 vd.C.) 12. s. 3 alay ve 1 topçu taburundan oluşacak. İttihatçılar ve Kuva-yı Milliyeciler Halifeye isyan ettiler ve köyünüzü ve evinizi yıkıp evlatlarınızı öldürüyorlar! Bunları vurmak için 30 lira aylık ile asker yazılınız!" (ATASE ve TTK arşivlerindeki belgelere dayanarak. (T.Göztepe. bir kararname ile milli kuvvetleri bastırmak üzere Kuva-yı İnzibatiye adında bir birlik kurulmasını kabul eder.Ferit.283)424 Fakir halk.F.M. s.Gökbilgin. (TİH.C.1440) 11. (TİH.Cebesoy.. 20 Nisanda. buradan verilir. esirlikten dönmüş olan askerlerin kaldığı Selimiye Kışlasında şöyle bir konuşma yapar: "Halifenin fermanıyla geldim. 120) 10. 2.Ferit. s. "M.000 lira ödemesi emri verilir. Kararnameler Vahidettin tarafından onaylanacak ve 24 Nisanda ilan edilip yürürlüğe girecektir.. başçavuşlara 40.) 7. (TİH. 17 Nisanda... Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu.343. şiddetli para sıkıntısına rağmen bu kuruluşa 1. s. V.C. özellikle Adapazarı-Düzce yöresine adamlar yollanır. 5. (Kadro toplamı..A. s.. Biliyorsunuz ki memleket bir buhran geçiriyor. üsteğmenlere 70.Ferit. Kuva-yı İnzibatiye Kararnamesinden bazı hükümler: Kuva-yı İnzibatiye tümeni. alay komutanlarına 150 lira aylık ödenecek. kıdemli yüzbaşılara 90.Göztepe. Asker toplamak için çeşitli yerlere.M. doğrudan D. 6.Sofuoğlu. teğmenlere 60..Komiser de Robeck'e.M. (T.280 vd.. 401.Göztepe. Ayrıca Bolu bölgesinde oluşturulacak bir Kuva-yı İnzibatiye birliği içinde Bolu Mal Sandığına. s. Erlere 30. Her bölük 250 kişi..830 lira ödenek ayrılır.M.250. bir yandan da. dört bölük bir tabur. V.Sofuoğlu. Harbiye Nezaretini vekaleten eline alır ve Nezarete ilk geldiği gün şöyle der: "Ben bu makama bir maksad-ı mahsusla (özel bir amaçla) geldim..99) 13.Hatıraları s. (Başbakanlık arşivine dayanarak. D. V. aylığından başka 500 lira da ek ödenek alacaktır.Natık Paşa. T.282.. s.M. A. yüzbaşılara 80. s. Aynı gün ikinci bir kararname ile de.Başlarken. s. dört tabur bir alay olacak.M. Müttefiklerin iznini ve desteğini alarak. 121. Göztepe.. Dr. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu s.

V.Sofuoğlu. Ermeni çetelerini de İzmit'in kuzeyine yerleştirirler.289) Dahiliye Nezareti. s. Kuva-yı İnzibatiye Komutanlığına.Kemal'in idama mahkûm edilmesinden iki gün sonra. (TİH. 154) 22. s.Cebesoy.Alayının ilk kafilesi. M. törenle sancak verilir. 6. dipnot 88) 15. s.430 (Jeschke. (Jeschke. 15 Mayıs 1920 günü.000 lira' diyor). Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin karargâhı.434 13 Mayısta Kandıra'yı işgal eder.412. T.Göztepe bu kutlama yolculuğunu ve ziyaretini özet olarak şöyle anlatıyor: "Sultan Vahidettin.. Vahidettin. TKS Kronolojisi. şehrin çevresini tel örgülerle çevirir. s.100)426 16.M. İzmit körfezinde demirli ve Müttefiklerin gözetimi altında olan Yavuz zırhlısını seçer.58. Sevres'in Osmanlı temsilcilerine tebliğinden üç.432 Kuva-yı İnzibatiye'den önce harekete geçerek parsayı toplamak için bu çevreden de gönüllü toplar. s. İng. 413) 20. Anzavur'u kutlamaya gelecektir. Körfezde birkaç parça da savaş gemisi bulunmaktadır. milliyetçileri yargılamak üzere Divan-ı Harpler kurulması hakkındaki kararname yayımlanır. (A. s.M.123.357) 21.Ferit.428 (TİH. 16 Kuva-yı İnzibatiye gazisini (!) 5. 13 Mayıs günü.435 Kanlı çarpışmalardan sonra. doğusuna yerleşir. Anadolu'daki demiryollarından çekilip İzmit'te toplanan İngiliz birlikleri.410. M.Belgeleri.. s.C.C.F. İzmit'in 2 km. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin 1.Ferit. 29 Nisan'da İzmit'e yollanır.000 tüfek. D.M. 2. 101) 18.122) 19. S. Kuva-yı İnzibatiye'nin bir an önce harekete geçmesini ister. Göztepe. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu.. s. 6. (TİH.Alaylar orada kurulacaktır. Balıkesir'e gitmeyi artık göze alamayan Anzavur'a yeni bir unvan ve görev verir: Kuva-yı Seyyare Umum Kumandanlığı!431 Anzavur İzmit'e bir İngiliz torpidosuyla gelir.100)427 17. (A. TKS Kronolojisi I. s. Bu arada D. üçüncü gün. TKS Kronolojisi I. bir ayağı atının altında kalır.C. (Jeschke.000 lira (Anzavur '5. (Jeschke.M. Geyve Boğazı'nı ele geçirmek ve Anadolu yolunu açmak amacıyla taarruza geçer. 29 Nisanda Kuva-yı İnzibatiye'ye. eniştesinin seyahatine resmi yatını tahsis etmiş ve Baş- de bi an _8 .433 10 Mayıs günü Adapazarı'nı. milliyetçileri bir an önce tepeleme telaşı yüzünden. (T. kuruluşundan 9 gün sonra. dereceden Mecidiye nişanı ile ödüllendirir. s. 1914'te ordudan uzaklaştırılmış olan emekli Süleyman Şefik Paşa atanır.Ferit hükümeti. Kuva-yı İnzibatiye'den bir birlikle takviye edilerek. Gayyasında. Atatürk Anadolu'da. Komuta makamı olarak. ve 3. emekli Müşir Zeki Paşa Umumi Müfettişliğe atanır.436 Anzavur atından düşer.altındaki Maçka Silahhanesinden silah ve cephane almak için izin ister ve istediği izin verilir.437 23. TBMM'nin açıldığı gün.Bıyıklıoğlu. Anzavur kuvvetleri dağılır. Anadolu Fevkalade Müfettiş-i Umumiliği adı altında bir yeni bir teşkilat daha kurar ve Abdülhamit döneminden kalma.121)429 İstanbul'da toplanan subay (!) ve erler. Kurmay Başkanı Şah İsmail adındaki bir kaatildir. bir kısmı İzmit'e doğru kaçar. T. 500-600 kişilik gruplar halinde İzmit'e sevk edilecek. 20 Mayıs günü İzmit'e. Ama iki gündür yolladığı başarı haberlerine inanan D. 600 sandık cephane alarak İzmit'ten ayrılır ve Adapazarı yakınlarına sokulur.. s.. 6. 2. 28 Nisanda.Hatıraları.Şefik Paşadan 15.

Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin 2.nın raporu443. 6... 2.Alay Komutanları ile 3. s.yaveri Avni Paşa ile ikinci mabeyncisi Salim Beyi uğurlamaya göndermişti. (TİH. kendisine pek ağır bir istifaname verdim. 4 top ve 4 makineli tüfek ele geçirirler.136. İzmit'i saran milli kuvvetlerin üzerine bomba atar.412)442 Bu taarruzu bekleyen milli kuvvetler de aynı anda karşı taarruza geçerler. A. sahra ve dağ topları ile İzmit'in doğusundan taarruza geçer.438 Ertuğrul yatı. Karaya çıkan Sadrazam için İzmit yöneticileri.M. Cemil (Topuzlu) Paşa anılarında diyor ki: "Ferit Paşanın bu esnada İstanbul'da bulunmamasından istifade ederek.133-136) Vahidettincilere. Bakalım. becerebildiği kadar ve inatla dövüştüğünün. bir süvari birliği.Hatıraları. ve 3. Fakat kuzeydeki Ermeni çetelerinin inatçı direnişi üzerine sonuç alınamaz. kısa zamanda yenilecek. Düzce ve Bolu isyanları bastırılır. Vahidettincileri mi haklı çı- de bi an _8 .C. bazı Boşnak ve Çerkez çeteleri. Gizliden gizliye. Hendek. yani göz boyama amacıyla kurulmadığının açık kanıtlarıdır. İngiliz birlikleri de.C. s. Yavuz zırhlısının yanına demirledi.129)440 25. bu zoraki törene katılmamıştır. çok ağır şartlarla bize sundukları muahedeyi (Sevres'i) kabul etmeye taraftar olduğunu görünce. İngilizler.Ferit.) Vahidettin'in. Büyük umutlar bağlanan Halife Ordusu (!). s. hayal kırıklığı içinde geri dönecektir. bu kuru kalabalık ertesi günü bir gemiye doldurulup İstanbul'a postalanacaktır) 28. bazı mühim icraatta bulunduk. belgelere dayalı gerçek ve utandırıcı öyküsü böyle. Kuva-yı İnzibatiye adı verilen ve memleketi ikiye ayırmaya çalışan serseri... (A. büyük kısmı İzmit'e doğru kaçacak. yeniden Kuva-yı İnzibatiye'yi kurmaya ve galip devletlerin.444 29.Alay K.445 [. Nafıa Nazırı (bayındırlık bakanı) Dr.C. uyutmak.. s.C. (TİH. İsyanları idare etmek üzere İstanbul'dan gönderilen Kurmay Yarbay Hayri de yakalanır ve idam edilir. İlk iş olarak Kuva-yı İnzibatiye denilen çapulcu güruhunun mukannen (yasal) tahsisatını (ödeneğini) kestik. 6. İzmit'teki çuha fabrikasını tahrip ederler.441(TİH. s. 6.Fuat Paşa o gece. 24. Son olarak bir de Vahidettin'i dinleyelim. bütün silah ve ağırlıkları ile milli kuvvetlere katıldığı ileri sürülen bu birliğin. Kuva-yı İnzibatiye'nin ileri birlikleri ile Anzavur artıklarını dağıtarak Adapazarı ve Sapanca'yı geri alır. Birkaç İngiliz uçağı. üç piyade alayı."439 Anzavur'un bozguna uğradığını öğrenen D. s. 14 Haziran 1920 sabahı. (TİH. aldatmak için kurduğu iddia edilen. M. bu raporları okumalarını öneririm! 27. Kuva-yı İnzibatiye Tümeni. hatta müttefik devletlerinin temsilcilerinin arzuları hilafına (aykırı olarak) da bu teşkilatı külliyen (tümden) ilga etmek (dağıtmak) cesaretini gösterdik.111) 26.] Birkaç gün sonra Ferit Paşa da [Paris'ten] İstanbul'a geldi. İngilizleri kandırmak. 6. her ihtimale karşı.Alay 1 Tabur Komutanının savaş raporları. çapulcu güruhuna ait teşkilatın yeniden canlandırılmasını takbih ettim (suçladım)!" (80 Yıllık Hatıralarım. bir baskınla kuzeyden İzmit'e girmeye karar verir. Geri kaçırılan toplar ve çekilen bütün subay ve erlerin silahları da.. 23 Mayıs günü harekete geçen Ali Fuat Paşa emrindeki birlikler.Cebesoy.209 vd.. büyük bir karşılama programı tertip etmeye çalışmışlarsa da halk. bir kısmı ise milli kuvvetlere katılacaktır. İngilizlere teslim edilir. bu birliğin. Kuva-yı İnzibatiye'yi cesaretlendirmek için milli kuvvetlerin üzerine ateş açarlar.F.

sabıkalılardan ve sırf yağma hırsı ile hareket eden birtakım şahıslardan mürekkep.91) Ayrıca. Çanakkale Olayı. 12 Temmuz 1920. 154. Eski Saat.R." (Peyam-ı Sabah gazetesi.Kemal taraftarlarını resmen mahkûm etmiş ve hilafet ile vatana hain olduklarını ilan eylemiştir. üstelik bundan sonraki 5.448 İngilizler gelmeden önce. Bu açıklamayı yapan Ali Rüştü Efendi.Kemal ordusu. General Paraskevopulos ordusu. yoksa onların masal anlattıklarını mı söylüyor? 1923'te yayımladığı beyannamede diyor ki (sadeleştirilmiştir): "Bağlı olduğu devleti tanımayan M.karıyor. D.Göztepe.Kemal'i tepelemek için üzerine askeri kuvvet gönderilmesine lüzum gösteren hükümetlere uymamda. kendi programımıza dahil bulunan bir hareketi niye protesto etmeli? M. Yunan ordusunun başarısı için dua edilmesini de ister!447 Yunan başarısının kaç cana ve kaç ırza mal olduğunu açıklamak gereksiz. M. bu Yunan ilerleyişini nasıl karşılamıştır dersiniz? Yunan ordusu ilerlerken. Yunan ordusu tarafından yapılan harekâtı protesto etmek niyetinde midir?" Ali Rüştü Efendinin cevabı: "Hükümetimiz. Belgeleri. O. emperyalistler. 22 Haziranda Batı Anadolu'da ve 20 Temmuzda Trakya'da harekete geçirirler. ayrıca F. s. Boulogne Konferansı. şimdi sürat ve şiddetle harekâta devam eyleyecek olursa. M. s.Damat Ferit hükümetinde de yerini koruyacaktır.. bütün hükümetlerin kuruluşuna karışan Sultan Vahidettin. Tevfik Paşayı istifaya zorlayan. bir ordudur. (T.589 vd. asilere layık olduğu cezayı vermektir. Sevres Andlaşmasına Doğru. birkaç haftada Ankara surları önünde bulunacaktır. İzzet Paşaya ısrar eden.C.Walder.M. 3.M. sorumlu hükümet ile hükümdarlık makamının karşılıklı ilişkisine ait meşrutiyet gereklerinden ayrılmamak arzusu ve bazı zorunlu siyasi sebepler etkili olmuştur. s. (Jeschke.194)446 Velhasıl Vahidettin de. 107) Peki. bu açıklamayı yapan Ali Rüştü'nün hükümetten uzaklaştırılması için kılını bile kıpırdatmaz. D.. s. İng. Kuva-yı Seferiye Kuva-yı İnzibatiye macerası.Atay.Olcay. Gayyasında. Devamı da var. öteden beriden toplanmış haydutlardan. 21 Haziran 1920 günlü tutanak. V.. aktaran KS. General Paraskevopulos komutasındaki Yunan ordusunu. şu vatansever (!) İstanbul yönetimi. D. Binaenaleyh vazifesi. Günlüğü. O halde.Ferit hü- de bi an _8 . bir gazeteci. s." (Hilafet. birkaç İttihatçının hükümetten ayrılması için A. s.Kemal'in yani milli kuvvetlerin tepelenmesi (tenkili) için üzerine kuvvet gönderildiğini kabul ve itiraf ediyor Nokta! • Anzavur ve Kuva-yı inzibatiye macerasının fiyasko ile sonuçlanması üzerine.Ferit'in yeni Adliye Nazırı Ali Rüştü Efendi'ye şu soruyu soruyor: "Hükümet. burada noktalanmıyor. s.338)449 10/5..124.

Komiserleri. de bi an _8 . olası bir Kuva-yı Milliye hareketine karşı kuvvetlerini güvence altına almak için Gebze'ye çekecek. Fransız Y.. Anadolu'ya karşı askeri harekete geçilmesinin. milliyetçileri yatıştırmak için başka çareler aramanın daha yararlı olacağını bildirir.Komiseri. İngiliz Harbiye Nezareti. Lord Curzon'a gelişmeleri şöyle özetler: "Hükümete baskı yaparak. Müşir Zeki Paşa. Ağustos başında. Kuva-yı Milliye'ye karşı. Bu sırada Müttefik Y. Anadolu'ya bir kurul gönderilmesini isteyeceğiz. Harbiye Nezareti. İngiliz Y. bu görüşmede Fransa Y.000 kişilik bir kuvvet kurulmasından yana olur ve bu kuvvetin milliyetçilere katılmaması için Müttefik subaylarının komutasına verilmesini şart koşar. bu sırada başlamış olan 2. ilk aşamada 15.000 kişilik jandarma ve 15. Çekilmesinin yerinde olacağını ileri sürüyor. İngilizlere başvurarak. durumu daha da kötüleştireceğini. Kuva-yı İnzibatiye'nin eski 2. milliyetçilerle uyuşmayı imkansız görüyor. Sevres'i Ankara'ya da kabul ettirmek için bir kurulun Anadolu'ya gönderilmesi projesini de görüşmektedirler.Komiseri Amiral de Robeck. ayrıca bu birliklerin eğitim ve yönetimi için Müttefik subayların görevlendirilmesini talep eder.Komiseri. Kuva-yı Seferiye'nin kuruluş çalışmaları hakkında bilgi verir ve Kuvayı Milliye'ye karşı yapılacak harekâtın ayrıntılı planını açıklar.450 Yıl sonunda A. Kuva-yı Seferiye'nin karargâhının Adapazarı'nda kurulmasını önerir.İzzet Paşa kurulu Bilecik'e hareket eder. Sadrazamlığa sunduğu 30 Ağustos ve 8 Eylül 1920 günlü yazılarında. Yalnız bu altı olgu bile. "M. İngilizler de.Düzce ayaklanmasının yarattığı elverişli koşullardan yararlanılabileceği görüşündedir... 25. • Vahidettin'in Damat Ferit'e verdiği buyruk. bir yandan. 25 Ağustos 1920'de. 17 Eylülde İtalya. Fransa da bu görüşe katılacaktır. yeni bir kuvvetin kurulması ve bunların silahlandırılması için izin ister. fetvalar. Ferit iktidarda kaldığı sürece.000 kişilik yeni iki tümen kurmayı tasarlar. 1 Ekim 1920'de.Ferit hükümetinin beyan-namesi. İlk tümenin Büyükdere'de kurulmasına başlanır. 11 Ekimde. Ferit Paşa.Alay Komutanı Bekir Sıtkı. 'Ferit Paşanın değiştirilmesi gerektiğini' de söyler. 25.. 20 Eylülde. Dahası da var.. bu kuvvetin araç ve gereçlerini İngiltere'den satın almak istediklerini açıklar. işlemlerin daha hızlı yürütülmesi için bazı görüşler ileri sürer. Fransız Y. 1920 Temmuzunda.kümeti. Anzavur. Kuva-yı İnzibatiye ve Kuva-yı Seferiye.. D. Anadolu'ya bir kurul gönderilmesi konusunu Vahidettin'le görüşürler.Komiserler. kurulla birlikte kuvvet de gönderilmesinden yana.Komiseri. İzmit'i Yunanlılara bırakacaklardır. Vahidettin'in ve İstanbul yönetiminin Milli Mücadele ve tarih karşısındaki hazin durumu kanıtlamaya yeter." Y.Kemal'in [yani Milli Mücadele'nin] kaldırılmasına karar verildiğini" bildirerek. 16 Ekimde Damat istifa edecek.000 kişilik bir kuvvetin kurulmasının uygun görüldüğünü bildirir. ikinci bir yazı ile de.

63. de bi an _8 . Vahidüddin. D. ilişkiler. bunlara katılmadığı. s. Bazı Vahidettincilerin bu olaylar hakkındaki görüşleri şöyle: □ ―Yer yer Anadolu isyanlarına gelince. 'geleceği önceden görmek' olduğunu ileri sürüyorlar ama bu konudaki bilgiler. “geleceği görenler” başlatmış. gelişimler gösteriyor ki isyanları. isyanların sebebi “içtihat farkıdır”. bu hususu açıklarsa. sarayca tahrik edilmek şöyle dursun. gaipten bilgi mi almışlar. Bir daha sorsam ayıp olur mu acaba: Hani Vahidettin Milli Mücadele'yi destekliyordu? 4. Vahidettinci yazarlar. müneccim miymiş bunlar. isyanların sebebinin. karma bir imparatorluk toplumunun safiyetinden. İncir çekirdeğini doldurmaz konularda sayfalarca yazı yazanların.Kısakürek. doğuda ve batıda boy gösteren isyanların çoğu.F.‖ (N. bu çok acı olaylar hakkındaki görüşleri böyle ve bu kadar. s. 64) □ H. hakikati ortaya dökemeyen sarayın çelişkili vaziyetinden doğan şeyler olduğu.. Üç dört yıl sonra neler olacağını. remil mi atmışlar.191) □ K. M. s.Kemal‘in Osmanlı Devleti ve İslam dini.Kemal bu yönde şiddetle eleştiriliyordu. ne de ‗yürüyün‘ denil-mediği. 137)451 □ A. hazin bir gerçeği doğruluyor. M.‖ (CG Yol. türlü hastalık ve zaaflarından yararlanan iç ve dış güçlerin başlattığı. yakın tarihimize büyük bir katkıda bulunmuş olur.452 isyan hareketlerinin doğup gelişmesinde önde gelen faktörlerden biri idi… Vahdettin.Kemal'in düşüncelerini sezinleyen (!) Vahidettin'in. bunların da. geleceği önceden nasıl gördükleri ise başlı başına bir sorun.H. 2.Mısıroğlu‘na göre. (DinDevlet ilişkileri.Ferit hükümetleri.Kemal ve Ankara hükümeti hakkındaki umutlarını büyük ölçüde yitirmişti.96)453 1. rüyasını mı görmüşler. ne ‗durun‘. falcı. İsyanları haklı göstermeye çalışıyorlar. 'içtihat farkı'. Hilafet hakkındaki düşüncelerini seziyor olmalı idi ki destek verdiği halk ayaklanmalarında. (Hilafet.Ceylan‘a göre de. yine hadiselerdeki üslup ifadesinden anlaşılır. 'dini kaygılar' ya da.C. isyanların sebebinin dini kaygılar olduğunu ileri sürüyor: ―Yurdun birçok kesiminde. Dilipak. 1. birazdan bazı sahnelerini göreceğimiz bu isyanlara destek verdiğini de açıkça yazarak. Bu isyancıların. belgeler. Hilafeti kurtarmak için başlatılan hareketin. çok acı sahnelerin yaşandığı olaylardır.Ceylan.10/6. giderek Hilafete karşı bir tehdit oluşturmaya başlaması ve dini karakterini yitirmesi. İsyanlar Anadolu isyanları.Dilipak.H. binlerce kişinin öldüğü. içlerine mi doğmuş? Yoksa derin bilg ileri ile geleceği mi okumuşlar? H. isyanları. M. dini kaygılarla ortaya çıkıyordu. M. 1919 ya da 1920'de. 3. son zamanlarda. nasıl bilmişler acaba? Keramet sahibi. bakıcı.

vaadler. Pınarbaşı'na doğru geliyorlar! Onlarla birlik olup Kuva-yı Milliyecileri yeneceğiz!" (Şevki Yazman. Rumlar. gerek de yok.Hürriyet. görüş farkı diye yorumlanıp bağışlanamaz. Mısıroğlu ve Dili-pak'ın ileri sürdüğü iddialar üzerinde durmakta yarar görüyorum: a. ne bilgileri içtihat sahibi olacak düzeydedirler. Böyle şey olur mu? b.. İngilizler.Nasuhi Bilmen diyor ki:"Bu pek büyük bir uzmanlık işidir. şeriat hükmüne ve Padişah fermanına dayanarak. yüreklendirmeler ve halka örnek olmak üzere harekete geçirilen Anzavurlar. ya düpedüz haindir. yalanlar. bir din terimi olarak kullanmışsa.455 Ö. ajanlar. bu şaklabanlara hadlerini bildirmelidir!" 30 Ekim 1920'de. Delibaşlar. benzer olaylar hakkında verilmiş içtihata ve icma-ı ümmete dayanarak bir dini mesele hakkında görüş belirtme. bazıları kendini.. işbirlikçilik. D. Görüşler arasında fark bulunması çok doğal bir durum. 'görüş'tür. sırt sıvazlamalar. Birkaç örnek: □ Delibaş Mehmet'in tellalı şöyle bağırır: "Halifenin müttefiki olan İngilizler. içtihat kelimesini.. (KS Günlüğü. her amaca hizmet edebilir. Ama casusluk. bir din terimi olarak anlamı ise.. Düzce. doğal olmayan bulunmaması. Çukurova'da Fransızlar da halkı Kuva-yı Milliye'ye karşı kışkırtmaya çalışırlar ama başarı kazanamazlar. Manisa Mutasarrıfı Hüsnü. 2. kısaca şu: Kuran'a. sözlük anlamıyla değil de. bildiriler. bize en kestirme yolu gösterdiler!"454 Fetvalar. görüş farkı yüzünden Yunanlılara hizmet etmiştir.37) Eğer yazar. İngiliz Y. Sonunda. kendi askerini arkadan vurmayı bile caiz gören. Ermeniler. Peyam-ı Sabah'ta şöyle yazar: "Anadolu Türkleri. 'İçtihat'ın sözlük anlamı. İslamiyet. İçtihadın.Ferit'in 7 Nisan günü. Sait Molla görüş farkı yüzünden İngilizlere ajanlık yapmıştır. ne de davranışları bir içtihata dayandırılabilecek niteliktedir. böyle davranmaya elverişli." (Büyük İslam İlmihali. Yunanlılar kışkırtmış. dolanlar. İstiklal Savaşı Nasıl Ol- de bi an _8 . Ali Rüştü Efendi.. düşmana hizmet gibi eylemler. hadislere.C.427) Bu doğrultudaki bütün bilgi ve belgeleri. her yerde ve her zaman suçtur. paralar. Zile. ya cahil. istenilen yana çekilebilir. demeçler. Kısacası. Amacı. Yozgat isyancılarını över.. körüklemiş ve desteklemişlerdir. s. sonuç vermeyeceği besbelli olan bu kanlı olayların içinde bulur.. göz boyamalar. Yine de birkaç kışkırtma ve destekleme örneği vereyim: 13 Nisan 1920'de Ali Kemal. önüne ve işine gelenin istediği gibi içtihatta bulunabileceği bir din midir? Hâşâ! Kaldı ki isyancılar. s.Komiseri Amiral de Robeck'le yaptığı görüşmenin tutanağı ile Sait Molla'nın Rahip Fru'ya yolladığı mektuplar. ya meczup. Anadolu halkına oynanan oyunları açıklamak bakımından yeterli kanıtlardır. ve İtilaf Partisi yöneticileri ve uzantıları ile bazı dernekler. görüş farkı yüzünden Yunan ordusunun başarısı için dua edilmesini istemiştir. Yoksa şöyle sonuçlara varırız: Ermeniler görüş farkı yüzünden Abdülhamit'i öldürmeye kalkışmışlardır. bu mütevazi çalışmaya sığdırmak mümkün değil. sebebi ve tahrikçileri çok açık olmakla birlikte. 6 Kasım 1920'de de şöyle yazar: "Konyalılar (yani Delibaş ve avanesi) ayaklanarak. emirler. bu yaklaşımı ile İslamiyete haksızlık etmektedir.

17-18 Şubat 1920) 2.du. Fuat Umay'dan aktaran R.253) □ Konya halkını kışkırtmaya çalışanlar da halka derler ki: "Kim milliyetçilerle birlikte Yunan'a karşı giderse."458 (U. Allah tarafından gönderildim. 6. Bolu isyanından birkaç sahne (özet):459 "2 Mayıs 1920 günü. diğer devletlerle birlik olduğumuz halde mağlup olduk.62. Zavallı Kani Beyin naaşı idi.10-13. bu alçakların kirli ayakları altında mı göreceğiz? Ertesi günü derste idim. 64. vücudunu parça parça etmişler. Dayanamadım. "Bayırdan. Bu saldırıya Bolu ve Düzce'ye yakın bazı köyler de katılmıştı. yanlış ve haksız olarak 'dini kaygı' diye nitelediği duyguları da aşağıdaki isyan sahnelerinde göreceğiz: 1. Zavallı şehidin vücudunu arabadan süngülerle çıkarmışlar.69) □ Gerede isyanı öncülerinden Divitli Eşref Hoca da der ki: "Büyük savaşta. bütün kainatla harp edeceğim. canavarlar. şer'an kâfirdir. Herhalde Balkan harbinin Bulgarları. Dilipak'ın. s. Anzavur isyanından birkaç sahne (özet):. Cesedini. s. bağırarak ve koşarak getiriyorlar. ne vücudunu. S. Hatıralarım.Özkök. Şimdi de tek başımıza İngilizlere meydan okuyoruz. Ne başını bırakmışlar. Düzce-Bolu İsyanları.İğdemir. parça parça etmişler zavallıyı. Akşama doğru bir tellal." (Gerede'de isyancıların eline düşen Dr.C.Arıkoğlu. s.195) □ İsyancı Şeyh Eşref şöyle der: "Ben sahib-i şeriatım. Ankara'ya karşı ayaklanan Düzce asileri Bolu'ya yürüdüler. Bu en büyük küfürdür. bunlardan daha insaflı idiler... Kani Beyin bulunduğu evi soyup soğana çevirmişler. kirli ayaklarıyla çiğnemişler. Mondros'tan Mudanya'ya.127) □ Cami kapılarına şöyle yaftalar yapıştırılır: "[M..63)456 Bunlar mı görüş ya da içtihat?457 c. asker ve memurlar dinsiz ve kâfirdir!" (TİH. alçaklar. Biga Ayaklanması ve Anzavur Olayları.Kemal'in] arkasına düşmek ve emrine itaat etmek. şer'an küfürdür.C. Bütün ulema. kaçtım.' dedi. daha ölmeden merdivenden atmışlar. hatta edep yerini açarak sürükleye sürükleye getirmişler. 3. iç elbisesi ile bir cesedi sürükleyerek. 'Hamdi Beyi getiriyorlar. eshab-ı kiramın adlarıyla çağırır'. s. '[Akbaş cephaneliğini boşaltıp Anadolu'ya kaçıran gözüpek ekibin başkanı] Hamdi Beyin cesedi akşama gelecek' diye haber verdi. Hademe kapıyı açtı. s.. 'çevresindekilerden bazılarını da. elbiselerini soyarak. Bu vatan fedaisinin haydutlar elindeki bu halini görmek istemiyordum.. Karısı boş düşer!" (D.Tansel. Anladım. Of! Bu koca kahramanın cesedini. Hamdi Beyin mübarek naaşını. s." (S. 3 Mayıs sabahı her de bi an _8 .

288 vd. eski lise binasının kırık camları ile kestiler ve korkunç işkencelerle öldürdüler. 'Nutuk verirsin ha. uyarılara rağmen saklanmayan Ali Kemali Hocanın üzerine yürüyüp sürükler gibi götürdüler. 'İngilizler-Yunanlılar' paragrafında göreceğiz..113. Yoz- de bi an _8 . gerçeği açıklıyor: "Adapazarı.' dedi ve son nefesini verdi. Düzce. Ertesi günü subayın kıpırdadığını pencereden gören bir doktorun hanımı kocasına haber verdi. Ellerine geçirdikleri askerleri. itme kakma içi nde Abdürrahim Hanına getirdiler. Bıçakla vücudunu delik deşik ettiler ve belediye önüne attılar.99-102. Halifeye karşı gelirsin ha. darbe. Eve dolanlar. 'Ben sizleri affettim. 19 Kasım 1920 günü. Ankara'dakilerin burada başı olursun ha. Yaşlı Hocanın bedeni. Hoca geceyi ibadetle geçirdi. 6.) Bu bilinçsiz. s. Halife düşmanı! Sarığından.taraftan şehire saldırdılar. hükümet konağını ele geçirdi. sabahın tenhalığından faydalanarak subayı memleket hastanesine kaldırttı. Ali Kemali Hocanın evine silahlı bir güruh yolladı. kanlı.. ünlü Sivaslı din bilgini Ali Kemali Efendi vardı.. şeriatını seven bizimle olsun!' çağrısı ile Konya halkını kendisine katılmaya davet etti. Müftü Ömer Vehbi Hoca. birlikler Afyon'daydı..C. Delibaş.. Ali Kemali Hocayı. hapisaneye boşalttı. Padişahını. sükûnetle ve sadece. Millicilere asker toplarsın ha. Delibaş. Alaattin Tepesinde hazırlanan savunma hattının gerisine çekilmişlerdi. s. bu kadar zulme dayanamadı. Fakat kudurmuş asiler durumu öğrendiler ve derhal hastaneye gelerek subayın boynuna bir ip geçirdiler ve sokaklarda sürükleyerek öldürdüler. sakalından utan!' dedi. azımsanmayacak kuvvetiyle. Dördüncü Bölümde.Akif Ersoy. Konya'da askeri birlik yoktu. 'Halifesini. gerçek dindarlara da hakarettir.) 3... Ak sakalı kan içinde kalmış olan Hoca.. Genç subayın çok yarası vardı ama ölmemişti. son bir dipçik darbesi ile yere serildi... Bolu'da kalan (Devrekli) Abdülkadir adında çok genç bir subayı da soyarak ve işkence yaparak Bolu sokaklarında dolaştırdılar." (TİH. Delibaş'ın Yunan uşağı olduğunu.' diyorlardı. Olayların içinde yaşayan M. İdareciler. yolda türlü hakaret. 'Haydi gelsin de M. Hocayı ikindi üzeri Piri Mehmet Paşa Camiine yine sürükleyerek götürüp kapattılar. milletvekili Rıfat Efendi Hoca. 'Yarabbi! Sen bu cahil insanlara insaf hissi ihsan ve onları affet. Çünkü ne yaptığınızı bilmeyecek kadar cahilsiniz. zalim. haince davranışları. bir araba ile getirip hükümet meydanına attılar. Mahallelerde tellallar dolaştırarak.." (Cemal Kutay. s. her şeyden önce dine saygısızlık.' diye cevap verdi.. dini kaygı ve duygulara bağl amak. Kastamonu Nasrullah Camiinde verdiği va'azda. R. Asiler yolda Hocayı mütemadiyen dipçikliyor. Binbaşı İhsan'ı şehit ettiler. İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu.. Düzce-Bolu İsyanları...Özkök. Sırada. Doktor. Utanmadan soydular. Listenin başında Konya Müdafaa-yı Hukuk Derneği Başkanı. Tahir Efendi Hoca vardı. Şimdi sıra ibret-i alem için öldürülecek Kuva-yı Milliyecilere gelmişti.Kemal Paşa kurtarsın seni. "İşte Şeyhülislamın fetvasının hükmü yerine geldi!" diye bağırdılar. Konya isyanından birkaç sahne (özet): "Delibaş Mehmet Ağa. şehidi çıplak halde sokak ortasında bıraktılar. 3 Ekim 1920 Pazar sabahı Konya'ya girdi. Postaneyi basarak haberleşmeyi kesti. yolun yarısında. Hocanın naşını da rahat bırakmadılar.103. Birkaç çapulcu koşuşarak onu soydu. Sabah camiden alınarak sorguya çekilmek üzere Arslanlı Kışlaya götürüldü. Allah da sizi affetsin.

ancak bazı kesimlerde ve çok sınırlı olarak katıldığı bu isyanlar. Yarbay Seyfi Düzgören ve Ankara Müftüsü M. kendi adamları tarafından öldürülecektir.gat. İsmail Fazıl Paşa. Hükümet kuvvetleri bunları Hakk'ın yardımı ile tepeleyecektir. mesela milliyetçilerin 'bolşevik oldukları' yayılır. genellikle idam kararları konusunda susmayı tercih ediyorlar. Dr. s." (A. Birkaç örnek: İngilizler halka. Bolşeviklik suçlaması ve Milli Mücadele karşıtı dernekler • Milliyetçiler aleyhinde geniş bir propaganda başlatılır. 11 Mayıs tarihli bu Divan-ı Harp kararı. Biga. 24 Mayısta Vahdettin tarafından da tasdik edilecektir. kimin hesabına birbirimizin gırtlağına sarıldığımızı anlamak zamanı. Kızıl Hançer Cemiyeti. Albay Bekir Sami Günsav. bolşevik hareketi olarak ilan eder ve der ki: "Padişahımız bunları 'asın' diye ilan etmiş. Y.İzzet Met Paşa. Konya isyanları. Yarbay Hüseyin Hüsnü. s. Delibaş Mehmet ise. Kara Vasıf.Kemal'in idama mahkûm olduğunu belirtiyor. Nurettin Paşa.. Alfret Rüstem. Ankara Meclisi'ne katılacak milletvekillerinin bolşevik oldukları propagandasını yaparak. Ankara'ya karşı açık bir mücadele içine girmekt edir. ya çarpışmalarda yok edilmiş ya da yakalanarak hakkettikleri cezalara çarptırılmışlardır. Fevzi Çakmak. Meclisin açılmasını önlemeye çalışırlar. CG Yol. Böylece artık İstanbul. Mu- de bi an _8 .Adnan Adıvar. ord unun bu en zayıf döneminde bile hızla bastırılmış. Yusuf Kemal Tengirşenk. Albay Fahrettin Altay. Bekir Sami Kunduk. hep o melun düşmanların işidir. şeriat fetvasını vermiş. İdam kararları □ "M. İsmet İnönü. Artık kime hizmet ettiğimizi."463 Adana'da Fransız desteği ile çıkan gazeteler de aynı temayı işlerler: "Milli hareket bolşevikliktir!"464 • Milliyetçilere karşı yeni dernekler kurulur ve kurulu olanlar da milliyetçilere karşı kullanılır: Askeri Nigehban-ı Vatan Cemiyeti. Cami Bey. Refet B ele.70)460 Vahidettinciler. bütün elebaşılar.Kemal İstanbul hükümetince idama mahkûm edilmişti. Halide Edip Adıvar. Milli Mücadele'nin neredeyse bütün öncülerini ve pek çok subayı idama mahkûm etmiştir. Oysa İstanbul. zannediyorum ki gelmiştir!" (TC Kronolojisi. H. 10/7. Alb.Rıfat Börekçi461 ile Din İşleri Bakanı Mustafa Fehmi Gerçeker! 10/8.462 İstanbul'un Bolu'ya mutasarrıf olarak atadığı Osman Kadri de yayımladığı bir bildiri ile milli direnişi.Dilipak.Suphi Tanrıöver. Celalettin Arif. Bazıları: Ali Fuat Cebesoy. Gönen. Bozkır.Selahattin Köseoğlu. Dilipak da yalnız M.214) Sonuç Halkın.

. Bu ne çocukça hayaldir! Bütün cihanın kuvvetine karşı. bir kafese gi rmiş.Kemal) □ 9 Ocak 1920. bir şeyler olacak. şuracıkta her işimiz. cirimleri kadar yer yakarlar. en namuslu.hafaza-yı Mukaddesat Cemiyeti. Siyasi Mağdurlar Cemiyeti. Teali-yi İslam (İslamı Yüceltme) Cemiyeti. Milli kuvvetler. harpten ezilmiş olan zavallı Anadolu'nun kuvveti ile kafa tutmasının ne hükmü olabilir?" (Jeschke. Sanki bir şeyler oluyor. uydurmasyonun bu şekline ben de dayanamayacağım." (R. Hilafet Cemiyeti (Mudurnu) vb." (R.ile ilgili İngiliz Belgeleri. Muhafaza-yı Saltanat Cemiyeti.. mütarekeden sonra hemen İngiltere devleti ile beraber yürümek için siyasi teşebbüste bulunmaktı.Kemal) □ 14 Kasım 1919. Alemdar: "İstiklal diye bağıranlar. Beyannameler.Kemal ve Rauf Bey ikbal hırsı içindedirler. Alemdar: "Dünyanın en adil. Hayriye-yi İslamiye Cemiyeti (Adana). blöfün sırası mı? İstedikleri kadar kafama vursunlar: Hangi teşkilat. oturuyoruz. İslam alemi için hiçbir tehlike yoktur. kötü niyetlidir.468 10/9. Sabah: "İngiltere en büyük İslam devletidir!" □ 14 Ağustos 1919. s.Kemal ve arkadaşlarının hareketine öncelikle son verilmesi gerekir.Ulunay) □ 8 Ocak 1920. bir gürültü. Muhafaza-yı Mukaddesat Cemiyeti. en haşmetli devleti olan İngiltere. hangi kuvvet." (A.Karay) □ Şubat 1920. Halkın gözü önünde.466 İngiliz Muhipler Cemiyeti. Peyam: "Kurtuluşumuza en sön darbe.465 Kürt Teali Cemiyeti. İlayı Vatan Cemiyeti.467 Tarik-i Salah Cemiyeti.Kemal Paşa. bu onursuz tutumu şiddetle desteklemiş ve halkı milliyetçilere karşı kışkırtmıştır... Hülyanın.S.H. Peyam-ı Sabah: "Anadolu'da ne yaptığını bilmeyen M. Anadolu Cemiyeti.. Peyam: "M. sen deli misin?'" (R.. Alemdar: "Bizim için tutulacak yegâne kurtuluş yolu.C..H." (A. bu [milli] harekettir." (Ali Kemal)469 □ 11 Ekim 1919. Alemdar: "Bir patırdı.142) □ 29 Ekim 1919..Karay) de bi an _8 . Siyasetten habersizdirler. Ayol. İngiltere'nin güvenilir eline teslim etmekte. Peyam: "Anadolu'nun yeni Celalileri [milliyetçiler].C. Dört tarafımız açık. Alemdar: "İslam kilidinin anahtarını. Renin (Adana): "M..Cevat Ulunay) □ 31 Ağustos 1919. hangi kahraman? Hülyanın bu derecesine. mavzerli bir heyetin kuru sıkı tehd idi ile iş yürür mü?" (R. ateş olsalar. telgraflar." □ 7 Ağustos 1919. Birkaç örnek [bir kısmı özetlenmiş ve bazı kelimeler sadeleştirilmiştir]: □ 14 Temmuz 1919. İşbirlikçi basından örnekler İşbirlikçi basın. Anadolu'da bir hare-ket-i milliye vücuda getirmeye çalışıyor.Kemal) □ 19 Kasım 1919.. Halas-ı Vatan Cemiyeti. her kuvvetimiz meydanda." (R. Dünya vaziyeti biliyor.Ulunay) □ 28 Eylül 1919.." (A. Bari K avuklu gibi ben de sorayım: 'Kuzum Mustafa. Alemdar: "Çarıklı. . K.

C. Alemdar: "Yunanlılar.Ulunay) □ 23 Mart 1920.□ 3 Şubat 1920. Alemdar: "Anadolu Kemalistlerden temizlenecektir!" □ 1 Mayıs 1920. Peyam-ı Sabah: "Fenalığın kaynağı Kuva-yı Milliye. her şeyden önce eşkiyaya (milliyetçilere) haddini bildirecek[tir]." (İmza: Ayın." (Sait Molla'nın demeci) de bi an _8 .Ulunay) □ 22 Mart 1920." (A. Alemdar: "Milli teşkilatı yok etmek.Ulunay) □ 23 Mart 1920. Peyam-ı Sabah: "Dost bir devletin (İngiltere'nin) aleyhinde bulunan M.Kemal cezalandırılmalı. Ahmet Anzavur Beyin bugün de bir resmini yayımlamak suretiyle sayfalarımızı süslüyoruz. vurur. Alemdar: "Ahmet Anzavur Beyin." (A. kaf) □ 4 Nisan 1920.C. Nihayet gittiler. tasfiyeye muhtaçtır. Peyam-ı Sabah: "Düşmanlar..Ulunay) □ 7 Nisan 1920.Ulunay) □ 2 Mart 1920.C." (R.Kemal) □ 15 Mart 1920.C. uğurlar olsun!" (R. böyle teşkilat. Kuva-yı Milliye denen o serserilerin hakkından gelir!" (A." (Asaf Muammer) □ 16 Mart 1920. Alemdar: "Bu Meclis (son Osmanlı Meclisi) milli iradeyi temsil edemez. böyle idarenin sonuçları böyle olur!" (R. Peyam-ı Sabah: "Ciddi bir hükümet.Ulunay) □ 6 Nisan 1920. büyük devletlerin kırgınlığına sebep olabilir. dine.Ferit Paşa hazretleri. kırar. ilerde görülecek kıymetli hizmetlerine de bir delildir. geçirir. elif. Halifeye." (Hafız İsmail) □ 7 Mart 1920. bugün İstanbu l'un işgal edildiği gündür!) □ 17 Mart 1920. Alemdar: "Hükümet. Dahildeki Müslümanlar bilmelidirler ki o alçaklara karşı çıkanlar. bütün çıkarlarımızı mahv ve berbat etmektedir. Vahidettin'in Meclisi fesh etmesi üzerine.Ulunay." (R.Kemal) □ 13 Nisan 1920. teşkilat-ı milliyeden bin kere daha iyidir!" (A." (R. Alemdar: "D. şimdiye kadar göste rmiş olduğu gayret ve kahramanlık. Alemdar: "Mebusan Meclisi." (A. Alemdar: "Böyle Meclis..C. Kuva-yı Milliye adı altına sığınan bu haydutların kafasına bir yumruk indiremiyor.Ulunay. unutulmaz hizmetlerde bulunmuş olacaklardır." □ 9 Nisan 1920. Alemdar: "Tek çarenin galiplerle uyuşmak ve anlaşmak olacağı bu kafasızlarca ne zaman anlaşılacak?" (R. Peyam-ı Sabah: "Kuva-yı Milliye ancak çetecilik yapar.C. Onlara karşı yapılacak bir hareket.C." (R. Alemdar: "Kuva-yı Milliyecilerin kafalarına vurmak lazımdır!" (R.C.) □ 23 Nisan 1920.Kemal) □ 29 Nisan 1920. Alemdar: "Bilmiyorlar ki İngiltere tehdite gelmez ve biz bunu yapmakla kendimizi büsbütün mahvederiz. Alemdar: "Birtakım sorumsuz ve durumu kavrayamamış askerlerin.Kemal) □ 10 Şubat 1920. Milli Harekât adı altında takındıkları tutumlar. layık olduğu akıbete uğradı.. Peyam-ı Sabah: "Milli hareket boşa gitmeye mahkûmdur. bugünkü galiplerimizin bir müttefikidir. millete. Kemal) □ 5 Mart 1920. millet için var olma meselesidir..

Ferda: "Ayaklanmak için sebep yoktur. Peyam-ı Sabah: "Ankara Türkiye'yi felakete sürüklüyor. M.Kemal) □ 6 Şubat 1921. Ferda (Adana): "Kahraman Delibaşın başarısı üzerine Düzmece Mustafa'nın (M.. Peyam-ı Sabah: "Büyük Millet Meclisi. Selimiye Camiini şereflendirmişler ve Müftü Hilmi Efendi ve yanındakiler tarafından karşılanmışlardır. Te'min (Edirne): "Dün öğleden sonra saat beşte.Kemal'in) kaçmaya hazırlandığı söylenmektedir. Avrupa medeniyeti." (A.) □ 18 Ekim 1920. çılgınlıktan başka bir sıfat verilemez." (A. bu yazıdan sonra 'Artin Kemal' diye anılacaktır. Anadolu'yu bu zararlı haşarattan temizleyecektir.C." (R. Peyam-ı Sabah: "Hükümet." (Bu gazetenin sahibi olan Yunan işbirlikçisi M.Kemal.. 'Kars'ın Sükûtu' başlığını taşımaktadır (Kars'ın düşman eline geçmesi!)." (Ömer Fevzi)470 □ 8 Eylül 1920. Peyam-ı Sabah: "Anadolu'nun henüz istilaya uğramayan yerlerini. kuvvet bakımından ve her açıdan bu derece fark varken. Fransızlar bizim iyiliğimizi istiyorlar!" (Adana Vali V. canilerden temizlemelidir.Kemal. Kan. İrşat (Balıkesir): "M. Abdurrahman Beyin demeci) □ 20 Aralık 1920." (A. akılsız fikirsiz zorbalardan. Bolşeviklerle elele ver erek Ermenistan'a yürüdüler.Kemal) □ 13 Ağustos 1920. kısa zamanda M." (A. Kars'ı işgal ettiler. Peyam-ı Sabah: "Avrupa ile başa çıkmayı.Neyir hakkında Birinci Bölümde bilgi verilmişti) □ 4 Eylül 1920. Ali Fuatlardan.Kemallerden. Yunanlı generaller. askeri ve mülki ileri gelenler ve Metropolit Efendi hazretleri. [Yunanlı] Genel Vali Beyefendi hazretleri. nihayet meramlarına erdiler. Ali Kemal." (Filozof R." Yazı. asırlardan beri Asya'nın hangi kavmi başardı ki.Kemal) de bi an _8 . Alemdar: "M. Ermenistan'a taarruz ile onu da tamamladık. Ferda: "Kuva-yı Milliye adı altında meydana atılmış soyguncularda bir varlık hissedenlere diyorum ki: Millici ve çeteci. mal. ilimce de...Tevfik) □ 5 Ağustos 1920.□ 28 Mayıs 1920.Kemal) □ 5 Kasım 1920. Anadolu direnişi bir blöftür."471 □ 27 Ekim 1920.Kemal) □ 11 Temmuz 1920.Ulunay) □ 17 Ekim 1920. son devrin Kabakçı Mustafa'sıdır. Peyam-ı Sabah: "Demek işlemediğimiz bir hata kalmıştı. can.Kemal kuvveti denilen çapulcuları tamamen tenkil edecektir (tepeleyecektir). onlarla muharebelere girişilemez. Peyam-ı Sabah: "(Ankara yöneticilerinin] Yunanlılara hâlâ meydan okumalarına.. Alemdar: ". 11 Kasımda da şöyle yazacaktır: "Ankara yaranı. o ipsiz sapsız. biz başarabilelim?" (A.Yunanistan. ne pahasına olursa olsun. küçük heriflerin eseridir..Kemal tarihe şüphesiz nam bırakacak fakat siyasi deliler arasında. soyguncu ve yağmacı demektir!" (Şahap Azmi) □ 12 Ocak 1921. Yunanlılarla.Kemal) □ 7 Ağustos 1920. aramızda akılca da. temizlenmelidir!" (A. Anadolu'daki idareye son verilmesini istemelidir. Hürriyet ve adaletin saygıdeğer temsilcisi olan Başvekil Venizelos hazretlerinin sağlığı için Müftü Efendi tarafından güzel bir dua okumuş ve hazır bulunanlar şükran duyg ularını belirterek duaya katılmışlardır." (A. [Ankara'dan] barış şartlarının (Sevres) aynen kabul edilmesini.

gaddar bir idare kurdu. b iraz da memleketi düşünseler. Bu millete yazıktır." (A. Fransız ve italyanlarla imzaladığı. ordu teşkilinde (kurmada) büyük başarı kazanmıştır. Şimdi Yunanlılar Ankara kapılarına dayandılar. Peyam-ı Sabah: "Bekir Sami aşırılara yenildi ve çekildi.Kemal. Başka bir barışçı ve uzlaşmacı siyaset ile bu memleketi. hükümeti ele aldı.Kemal) □ 19 Ağustos 1921." (A.Kemal. Peyam-ı Sabah: "Ankara. Türk namusunu yine kurtardı! Kemal o rduları. Büyük devletlerle. bu türedi. Alemdar: "Ordu.Kemal. özellikle İngiltere ile uzlaşmalıyız. Peyam-ı Sabah: "M. oysa 8 Eylülde bu orduyu. Ankara'nın Teşkilat-ı Esasiye'sinden Moskova ile ittifakına kadar." (A.Kemal ile uzlaşamaz!" (R." (A.Kemal) □ 20 Mayıs 1921." (A.Kemal) □ 16 Haziran 1921. Peyam-ı Sabah: "Mukadderatımızı Ankara'ya bırakmama- de bi an _8 . İlk hamlede muvaffak oldu gibi göründü.Kemal) □ 4 Nisan 1921. O. bir süre sessizliğe gömülür. Avrupa'nın en asri usulüne göre harp ediyorlar" (R. İstiklal-ı tammın mümkün olmadığını bu beylerin..□ 7 Şubat 1921.. faaliyete.G. 2. Peyam-ı Sabah: "Biz.Kemal) □ 26 Temmuz 1921. Sakarya Savaşı dolayısıyla..inönü zaferi üzerine. zamanı münasip buldu. devlet gemisini şapa oturtmaya çalışıyor. M. Peyam-ı Sabah: "Yunan ordusu bozgun halinde geri çekiliyor!" (A.Kemal) □ 19 Haziran 1921. Bu milletin kurtuluşunu düşünenler. hakkımızın topla tüfekle alınacağı gibi ham bir hayale kapılmamıştır.. Peyam-ı Sabah: "İstanbul..Ulunay.Ulunay) □ 13 Şubat 1921." (A. Peyam-ı Sabah: "Bu macera (Milli Mücadele) artık devam edemez.Kemal) □ 26 Temmuz 1921. O hiçbir yerde dikiş tutturamaz. Ankara'dakiler barış istemiyor. Peyam-ı Sabah: "Bolşeviklik çukuruna yuvarlanan Ankara'nın arkasından ayrılmalıyız. dahili ve harici hiçbir siyasetini tasvip edenlerden değiliz." (A.Kemal) □ 3 Mayıs 1921. sonra yine bilinen türkülerine başlar. M. 'çapulcular' diye aşağılıyordu!) □ 5 Nisan 1921. Bekir Sami Beyin. Mahut yazarların tutumu yine değişiyor!) □ 13 Haziran 1921.Kemal'e barınacak yer kalmayacak. icraata geçmelidir." (A.." (R. ufak bir aşireti bile idare edemezler. bir hükümeti değil. Peyam-ı Sabah: "Ankara." (Hakkı Halit [Refik Halit'in kardeşi]) □ 16 Haziran 1921." (A. Alemdar: "İstanbul.) □ 1 Ocak 1922. Peyam-ı Sabah: "Yunanistan'ı yensek bile Müttefiklere kılıç çekemeyiz. İngiliz.C. Bu hayal ile kainata meydan okuduk. bu kıratta adamlar (Ankara yöneticileri). paşaların bilmeleri lazım. şu çukurdan kurtarmak mecburiyetindedir.Ulunay) □ 8 Şubat 1921. Milli And'a aykırı anlaşmalar yüzünden istifa ettirilmesi üzerine.. Sakarya zaferinden sonra.." (A. Ankara Meclisindekiler..C. bu irfanda. Peyam-ı Sabah: "Bu idrakte. milli birlik bozulmasın diye Ankara'yı artık örnek olarak alamaz. Alemdar: "Ankara'nın istiklal-i tamcıları (tam bağımsızlıkçıları) kimi aldatıyorlar.. Alemdar: "Ne olurdu Yarabbi.Kemal) □ 2 Ağustos 1921.

.." (A.Faruk'u Vahidettin'in yollamadığını Mısıroğlu da biliyor!) Sultan Vahidettin'in. Mihran Efendinin bir açıklaması yayımlanır.Kemal) □ 29 Haziran 1922.Kemal) □ 26 Ağustos 1922." (A. (Ama Ö.Kemal Paşanın saltanat ve hilafete karşı kötü emeller beslediği bir kere daha belli oldu.Faruk anılarında. ' demekle ye- de lıyız. bin kere. irfanca bu derece yanıldığımız için yalnız kalemimizi kırmak değil. Peyam-ı Sabah: "[Ankara yönetimine] Beyler. Hiç hata etmediğimiz iddiasında değiliz. Peyam-ı Sabah: "Her fert içtihatında serbesttir. Öyle olduğu için [Ankara'nın] içtihatına muhalif kanaatta bulunanlara. Peyam-ı Sabah: ".) □ 2 Eylül 1922. Gayyasında."472 (A.Kemal) □ 4 Mayıs 1922. Fakat esef ederim ki şimdiye kadar olduğu gibi şimdiden sonra da olaylar gösterecektir ki biz yanılmış olmayacağız!" (A. Peyam-ı Sabah: "Türk'ün bayramı!" (A.Kemal) □ 9 Eylül 1922.Kemal) □ 10 Eylül 1922. Biz her ne sebebe dayanırsa dayansın. hürmet edilm esini isteriz. Peyam-ı Sabah: "Bu goygoycular da uğursuz selefleri gibi (İttihatçılar) memleketi tam bir çöküntüye. Biz de içtihatımızda yanılabiliriz. Büyük Taarruz'un gelişmesi üzerine..Mesela Edirne ve İzmir kurtulur-sa." (A. Ali Kemal gazeteden uzaklaştırılmıştır.. milli hareketin başına hanedandan birinin geçmesini arzu etmiş ve bu maksatla Şehzade Ömer Faruk Efendiyi Anadolu'ya göndermiştir. Fakat akılca.. hiçbir zaman bir fayda göreceğimizden emin değiliz. ağalar! Yanılıyorsunuz. Peyam-ı Sabah: "Kabul ediyoruz ki Anadolu'nun son zaferi. Şehzade Ömer Faruk Efendi konusu □ K. Bu mücadelelerimizden." (A.Kemal'in.. bir serabı hakikat sanıyorsunuz.Kemal Paşa tarafından geri çevrilerek İstanbul'a gönderilen Ömer Faruk Efendiyi huzuruna çağıran Sultan Vahidettin'in ona cevabı şu olmuştur: 'Seni kabul etmeyeceğini biliyordum oğlum.. bozguna sürüklüyorlar... Muhaliflere düşen vazife. s.. Fakat M. tam tersine söylüyor!) Çünkü M. insanlığımızdan bile istifa ederiz. Peyam-ı Sabah gazetesinde. H. bir milletin ebedi başarılarına bir sayfa daha ilave eder. hatalarını itiraf ederek arz-ı teslimiyet etmek[tir]. Veyahut da Ömer Faruk Efendinin kendiliğinden Anadolu'ya gitmiş olduğu kabul edilse bile (Bu keskin dönüşün sebebi şu: Çünkü Ö. bizlerin kanaatinin yanlışlığını ortaya koymuş bulunuyor. Sizler. lakin siyaseten hiçbir fayda temin etmez. silaha sarılmanın bu memleket için bir selamet ve kurtuluş yolu olduğuna inanmamıştık. yüz bin kere yanılıyorsunuz ve yanlış yoldan gidiyorsunuz.11.Kemal. (V. sevincimizden çıldırırız.Kemal) □ 31 Ağustos 1922. en azından bu harekete muvafakat etmiş (izin vermiş) kabul edilmesi gerekir. Peyam-ı Sabah: "Bu şanlı mücadeleler.Ertürk ve Albay Budiyenni ile yaptığı konuşmaları öğrenince (!)] Sultan Vahidettin." (A. Türk olmak itibariyle seviniriz.433)474 bi an _8 ...M.Mısıroğlu'nun bu konudaki iddiasını aktarıyorum: "İş bu şekle girince [yani M.Kemal)473 □ 11 Eylül 1922 günü.

s.479 Bu telgrafın tarihine dikkat edilirse. Y. Bu telgraf M. 27 Nisan 1921 (1337) olduğu görülür.482 Anadolu'ya geçtiği sırada 23 yaşında.486 Göğsü hiçbir hizmet karşılığı olmayan nişanlarla dolu.sayfada. Şevki Subaşı gibi komutanlar. Padişahın damadı ve hanedana mensup olan bir Şehzadenin476 Anadolu'ya gitmesi. nasıl geçecekti acaba Milli Mücadele'nin başına? Hangi sıfatla? Meclis Başkanı mı olacaktı? Yaşı dolayısıyla milletvekili seçilmesine bile imkân yok ki Meclis Başkanı olabilsin. bild irinin yayımlandığı tarihi de biliyor!) Diğer birçok tarihi belgelerde olduğu gibi bunda da hilafet ve saltanata bağlılık açıkça belirtiliyor. yalnız M. 4 Şubatta bir çocukları olmuş.475 İzni veya muvafakati dışında gitmiş olsaydı." (S. gülünç bir iddia ki insan. İsviçre'nin Territet kasabasında yaz tatili yapmaktadır.478 Bunun sebebi de M. Fevzi Çakmak. yoksa bu iddiaları ciddiye alanları düşünüp hüzünlenmeli mi.Kemal'in telgrafının tarihi doğru. yakışıklı. kestiremiyor.484 Piyade yüzbaşısı. Türkiye dört bir yanından işgal altına alınırken. Vahidettin'in.Kemal Paşadan aldığı siyasi telgraftı.Kemal'in Ö. dipnotta bu bildirinin metnini de veriyor! Öyleyse. M. 1898 doğumlu. Düşünüp taşınmadan yapılacak bir iş değildi.Faruk'a yolladığı telgraftır) bu hususu aydınlatmaktadır. K.• Bu yutturmacaları değerlendirmeden önce.480 Almanca ve Fransızca biliyor.Mücahitler. Nurettin Paşa. ikincisi M. (59. 1919 Haziranında.Bele.485 Kurmay Albay Asım Gündüz'den özel ders alıyor. kahkaha ile gülmeli mi. elbette birçok yorum ve olaylara yol açabilirdi. Avusturya'nın Trezyanum Askeri Kolejini bitirmiş.. Milli Mücadele'nin başına geçmesi için Anadolu'ya yolladığını iddia ettiği Şehzade bu. gerisi baş- de bi an tinmiştir.Kemal imzası ile bütün millete hitaben bir beyanname dağıtılmıştı. Ömer Faruk Efendi. İşte Mısıroğlu'nun. Vahidettin'in Kurtuluş Savaşı'nın başına geçmek üzere Anadolu'ya gönderdiği iddia edilen Ömer Faruk Efendiyi tanıyalım.483 Vahidettin'in kızı Sabiha Sultanla bir yıldan beri evli.481 Ama Türkçe tahsili ve edebiyatı zayıf. İnebolu'dan geri dönmüştü. bu 23 yaşındaki operet askerinin emrine girecekler ve Ömer Faruk Efendi de onlara emir mi verecekti? Öylesine ölçüsüz. R.Şevket Efendi tarafından (Tercüman gazetesi yazarı Murat Sertoğlu'na) verilen ikinci belge de (birincisi sahte hatt-ı hümayundu.. Yani henüz hiçbir zafer kazanılmış değildir.) _8 .İnönü.Cebesoy. 61. Şehzade M. ona ceza vermesi icap etmez miydi? Böyle buhranlı bir zamanda.F. telgrafın klişesi var. Hatta TBMM'nde İkinci Grup adı ile anılarak muhafazakârlıklarıyla tanınmış bulunan muhalif mebusların ısrar ve sıkıştırması üzerine Meclis adına. Öteki bilgilere gelince.Kemal. Yoksa askeri kolej bilgisi ve sıfır savaş deneyimi ile Başkomutan olup savaşı mı yönetecekti? M.Karabekir. Son Halife Abdülmecit Efendinin oğludur. Meclis açılalı da henüz dört gün olmuştur. ateşli. A. yakışıksız.Kemal hakkındaki şüpheleri kuvvetlendirmiş ve Sultan Vahidettin'i asla tatmin etmemişti. toy bir Şehzade.59-63. İ.477 Sultan Vahidettin'in milli hareketin başına geçmesi maksadıyla Anadolu'ya gönderdiği Şehzade Ömer Faruk Efendi.

Çünkü ilk bölümünü. Vapur Sirkeci'de rıhtıma yanaştı. sayı 30/ 1952. 2. İstanbul'a döndüğüm zaman İngilizler tarafından yakalanacak. İstanbul'a yaklaştıkça korku ve heyecandan titriyordum..İnönü Sava- de bi an _8 .1557)487 Hani Vahidettin yollamıştı? Olayın kahramanı tam tersini söylüyor! Vahidettin'in intikam alacağını düşünerek tir tir titriyor zavallı.Kemal Paşadan geliyordu. Ben bahçeye inmiştim. Şehzade Ömer Faruk Efendi. bunu da muvafık görmedikleri takdirde doğru Avrupa'ya gönderilmeme müsaade edilmesini rica ettimse de cevap verilmedi.Ceylan da bilmektedir. 1951 Ekim ayında. (Yalan Söyleyen Tarih Utansın.C. Hamdolsun. siyasi bir düşüncem olmadığını. O zaman 23 yaşında idim.278) Oysa onun kitabının adı da pek iddialı: Yalan Söyleyen Tarih Utansın! Hani amaçları. Ömer Faruk'un İnebolu'ya geldiği sırada. Birer birer gözümün önüne geliyordu..114. Sarayın bana karşı takınacağı tavır. bu açıklamanın baş kısmını almış ama sonunu o da vermiyor. 1. O tarihe kadar. (Büyük Oyun. Tecrübesizdim. 'henüz hiçbir zafer kazanılmamışmış. arzu ettikleri takdirde beni dosdoğru cepheye sevk etmel erini ve bunu da muvafık (uygun) görmedikleri takdirde.. TBMM açılmış.. Bu telgraf bizzat TBMM Reisi M. Bir kanun neferi (inzibat) geldi. Doğruca eşim Sabiha Sultanın evine gittim. gerçeği ortaya çıkarmaktı? Tarih gibi ciddi bir bilim dalını bile mizaha dönüştürüyorlar. Resimli Tarih Mecmuası'nın yazarı Mehmet Ataker'e. 23 Şubat 1920'de Ardahan ve Artvin geri alınmış. 28 Eylül 1920'de Sarıkamış'ı. beni diledikleri yerde enterne etmelerini (göz altında tutmalarını) fakat İstanbul'a dönemeyeceğimi bildirerek. 30 Ekim 1920'de Kars'ı. 1 Nisan 1921 günü 2. s. kaynak göstermeden aktarıyor ama yukarıda okuduğunuz son bölümü saklıyor.H. Anzavur serserisi ile Kuva-yı İnzibatiye tepelenmiş." (Resimli Tarih Mecmuası. Mısıroğlu'na göre.' 488 İtiraf edeyim ki bilgisizliğin bu derecesine ne dendiğini bilmiyorum. 4. selam vererek bir telgraf uzattı. ya da Kemalist. isyanlar bastırılmış. Mustafa Müftüoğlu. 12 Kasım 1920'de Iğdır'ı kurtarmış. Kroker Oteline hapsedilecek veya Malta'ya sürülecek. öğle yemeğini yedik. Vahidettin'in intikam almaya kalkması. belki de öldürülecektim. Derin bir sükût-u hayale uğramıştım. batıda da düzenli ordu kurulmuş.İnönü Savaşı. Gümrü Andlaşması imzalanmış.C. s.tan başa atmasyon: 1. korkularım boşuna çıktı. Sakın o da İngiliz ajanı. "İstanbul'dan kayınpederi Vahidettin'den habersiz ayrılıp İnebolu'ya geldiğini" açıklamış ve açıklamasını da şöyle tamamlamıştır: "İnebolu'da eşraftan birinin evinde. s. ancak vazife-yi vataniye ve askeriye için geldiğimi. 10/11 Ocak 1921'de 1. Bunun üzerine derhal ikinci bir telgraf çekerek. ya da gizli bir resmi tarihçi olmasın? Ömer Faruk'un bu açıklamasını H. Doğu Cephesi birlikleri. İskenderiye'de. Eşyalarımı bir hamala verdim. teessürüm pek derin oldu.115) Kitabına neden 'Büyük Oyun' adını koyduğu anlaşılıyor.

Sovyetler Birliği ve Afganistan ile dostluk andlaşmaları yapılmış.]" Bu da yeni bir Zati Sungurluk! Çünkü söz konusu TBMM beyannamesinin..şı kazanılmış. 25 Nisan 1920'de yayımlanmıştır. Mısıroğlu ayrıca. Hatta TBMM'nde İkinci Grup adı ile anılarak muhafazakarlıklarıyla (tutuculuklarıyla) temayüz etmiş (tanınmış) bulunan muhalif mebusların ısrar ve sıkıştırması üzerine Meclis adına. milli hareket gelişmeye başlar başlamaz. Abdülmecit ve Ömer Faruk Efendiler. yoksulluğa ve güçlüğe rağmen bir yıl içinde daha ne olsun? 3." (Vahidüddin. Ö.Kemal hakkındaki şüph eleri kuvvetlendirmiş ve Sultan Vahidettin'i asla tatmin etmemişti. 146) □ V. geriye döndürülmüştü. s. bile bile bir yıl sonraya kaydırıyor.F. Onca kösteklemeye. (1. "Meclis açılalı dört gün olmuştur" diye yazıyor. bir yıl dört gün olmuştur! (369 gün!) Ya sahiden bilmiyor. Bu davranışa ne ad verilir? Üstelik 25 Nisan 1920'de. hatta geçtiğini fakat M. beyannamenin metnini ve tarihini biliyor ve yayın tarihini. Sizce hangisi daha ayıp? 4. Diğer birçok tarihi vesikalarda olduğu gibi bunda da hilafet ve saltanata bağlılık açıkça belirtiliyordu. Mısıroğlu diyor ki: "Bu telgraf M. 50) 489 Mısıroğlu.Vakkasoğlu: "Anadolu'ya geçip Milli Mücadele'ye katılmak isteyen Şehzadelere490 bile Ankara hükümetince müsaade olunmamış.50)491 de bi an _8 . saraya ne gözle bakıldığının şaşmaz delilidir. M.Kısakürek: "Anadolu'ya geçmek isteyen Veliaht Abdülmecit Efendinin karşısına çıkardıkları engel. 23 Nisan 1920'de açıldığını ilk okul çocukları bile bilir. Müttefikler Ankara'yı da Londra Konferansı'na çağırmak zorunda kalmışlardır.Faruk İnebolu'ya geldiği gün. □ N. Meclis açılalı dört gün değil. Meclis'in 23 Nisan 1921'de değil. s. ne 'İkinci Grup' vardır.Kemal imzası ile bütün millete hitaben bir beyanname (bildiri) dağıtılmıştı. ne de bu bildirinin yayı mlanması için birilerinin baskı yapmasını gerektirecek bir durum. Ömer Faruk'un yaşını-başını düşünerek. bizden değildir!" 11/1. Milli Mücadele'nin başına geçemeyeceğini dikkate alıp işi daha ciddileştirmek gereğini duyuyor ve Veliaht Abdülmecit Efendinin de Anadolu'ya geçmek istediğini.Dönem Zabıt Ceridesi.C. Veliaht Abdülmecit Efendi konusu Bazı yazarlar.." (Bu Vatanı Terk Edenler. 1. onun gelişinden tam bir yıl önce ve Meclisin açılışından iki gün sonra. Hazret-i Muhammet diyor ki: "Aldatan. Ömer Faruk'un İnebolu'ya gelişi ile hiçbir ilgisi yok. ya da bildiği halde okuyucularını aldatmak için doğruyu yazmıyor. s.Kemal'in buna da engel olduğunu yazıyorlar..

[Babam] nihayet Yümnü Beye. Aşağıya indim. bize artık ihtiyaç kalmamıştı. Kendi yaverim topçu binbaşısı Faik Bey.Kemal'in babasını davet ettiğini fakat babasının daveti reddettiğini doğruluyor. Kapı vuruldu. Fakat ben bunu tabiidir ki bilemezdim ama kararımı vermiştim." (Resimli Tarih Mecmuası. o kadar.F. TBMM .495 'O halde.1. bunu benden beklemesin!' dedi..Kemal tarafından "İstiklal mücadelesi yapan milletin başına geçmek üzere" davet edildiğini ama babasının kabul etmediğini işte böyle anlatıyor. M. 'Kemalist.494 Memleket işgal altındaydı. yoksa tarihten ve tarihçilerden özür dileyerek. Tam vaktinde geldiler.493 'Ben M.' Yaver de aynı fikirdeydi.Kemal her şeyi yapacağımdan şüphe etmesin. üçüncüsü ise (Roma Sefiri) Cami Beydendi.Kemal'den geliyorum. Vahdettin tahtında oturuyor. Yaver ilave etti: 'Siz gidiyorum deyiniz. nasıl gidebilirdi.. Lakin benim de hilafetim ilan edilecek. ailenizi ve saltanatınızı kurtarmış olursunuz. aynen Sultan Vahidettin olayında olduğu gibi.Ceylan da şöyle yazıyor: "Yetmiş yıldır Türkiye'de tarih adına öğretilenler ise. 'Muvaffak olduğunuz takdirde. Anadolu'dan gelen zat. Gece saat üçte.Kısakürek'in yanlışını düzeltmesine artık imkân yok. İçinden çıkan bir mektupta şunlar yazılıydı: 'İstiklal için mücadele eyleyen milletimizin başına geçmek üzere Anadolu'ya geçmeniz mütemennadır (diliyoruz) efendim. 1499 dv. buyrun: "Bir akşam Nişantaşında evimde oturuyorduk. sayı 29 /Mayıs 1952. Oysa Abdülmecit Efendinin oğlu Ömer Faruk Efendi bile. 'sizi bir asker görmek istiyor' dediler. Ona. Ama öteki yazıcılar ne yapacaklar? Ömer Faruk'u da. Babam bunları okuyunca şaşırdı. hiçbir şey değişmez. Hepsi de aynı mealde (anlamda) idiler. M. gerçekleri kabullenip yanlışlarını mı düzeltecekler? Göreceğiz! □ H. Fakat kızım Neslişah o sıralarda doğmak üzereydi. anlayamıyordum. para karşılığı gerçekleri örten resmi tarihçi' diye tahkir mi edecekler. arka kapıdan gelmeleri için haber gönderdim.' dedim.' dedi ve bir zarf uzattı.' Babam hâlâ düşünüyordu. O esnada vaziyetler değişmiş. babası Abdülmecit'in.. 'Hiç tereddüt etmeyiniz. ben ikilik yapamam.Reisi M.) Oğlu. s.Kemal' İkinci mektup Hamdullah Suphi Beyden..H. sizi Anadolu'ya geçirmek için bütün tertibat alınmıştır' dedi. 'M. Oraya gelirdim.Kemal tarafından çağrıldığını ve Abdülmecit Efendinin de bu davetten kaçarak Milli Mücadele'ye katılmadığını hep bir masal gibi de bi an _8 .496 N. 'Bugün gidiyoruz derseniz her şey hazır. gayet mühim bir mevzuu görüşmek üzere Anadolu'dan gelen bir zatla birlikte bu gece ne olursa olsun bizi görmek istediğ ini yazı ile bildirmişti. memleketinizi. Ailemi doğum esnasında yalnız bırakamayacağımı anladım. Yümnü Bey.492 Vakit gece yarısına geliyordu. dalkavuk. ben giderim!' dedim. babamın eski yaveri Yümnü (General Üresin) Beydi. Gitseniz iyi olur. Onları gizlice içeri aldık. Babam (Veliaht Abdülmecit) zarfı açtı. devrimbaz kalemşor. Bu yüzden üç ay kaybettim. Veliaht Abdülmecit olayında da olmuş ve Veliah-tın Anadolu'ya bizzat M.

Mücahitler.C.) 12. M. Vahidettin onaylasa bile bu işlem. H.674 vd. Abdülmecit'in Milli Mücadele'ye katılmasını M. Hatıralarım.Mısıroğlu: "Sultan Vahidettin.C/361) de bi an _8 ." (S.Şimşir. Yani asıl masal. Ama kendi de iş işten geçtikten sonra Anadolu'ya geldiğini itiraf ediyor.500 Bu bakımdan. Yümni Üresin ve H. 2. BTTD.Rıza Nur şöyle yazar: "Hanedanın tereddi etmiş (yoz/dejenere) bir aile olduğunu bilirdim. D.. 14 Ekim 1920.C. cephede de yararlanılamayacağı açıktır. ikinci sebep Mecit'tir.H.Ferit'in de verdiği cesaretle. Bu ailenin mahvına birinci sebep Vahidettin.Yılmaz Altuğ.. Saraydan başka yerlerde yaşayamıyorlardı. "Milli Mücadele için zaman kazanmak" olduğunu ileri sürüyor. s. fakat Abdülmecit'in bu daveti k abul etmediğini. (Prof. doğrudur. (A.Dr. Zaten bir gece ambarda yolculuk yaptığı için yürüyemeyecek kadar hastalanan bu nazik delikanlıdan. Ankara'nın işine yarar diye "hemen onaylamak istemediğini" söylemiştir: "Sultan. 1.498 2." (Hayat ve Hatıratım. İkisinde de tersi anlatılıyor! 3.) 1. onayl amamak için direnmiştir. B.Kemal'in Abdülmecit'i davet ettiğini. Anadolu'daki milliyetçi ateşi körükleyeceğini söyledi. Mısıroğlu bunun sebebinin. Bu hareketi beni kendisinden iğrendirdi.Gündüz. andlaşmayı.57. İşte bu vakadır ki o gün beni Osmanlı hanedanını bu milletin başından atmak lüzumuna kani etmişti. Bunlar yalnız keyif ve rahat düşünüyorlar.. Kadınlaşmış şeylerdi. Yümnü Üresin'in anılarında da.. andlaşma yine proje olarak kalacaktı. 4.42) 5.anlatagelmişlerdir. tam tersine." (Büyük Oyun. s. Sevres. Gelip de millet için çalışır mı? Görüldü ki artık bu aileden hayır yok.. Ertürk'ün anılarını göstermiş. andlaşmaları onaylama yetkisi." (Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a 'çok gizli' iş aretli yazı. Abdülmecit Efendinin ve oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendinin Milli Mücadele'ye kendi arzuları ile katılmak istediklerini ve fakat asıl M.maddesine göre.N.Kemal'in bu teşebbüsleri özenle engellediğini görürüz. s. Abdülmecit'in gelmeyi reddetmesine çok kızan Dr. Ömer Faruk'un geri çevrildiği ise.Kemal'in 'özenle engellediği' yolunda hiçbir ifade yok.111) Oysa Vahidettin. sayı 32/ 1970) Başlangıçta Müttefikler. Abdülmecit Efendinin eski yaveri Yümnü Güresin (doğrusu: Üresin497) Paşanın hatıralarında bu konuyla ilgili anlatılan uzun bir hatırattan bile. (Lozan.Ertürk'ün anılarında da. Fakat Mecit'e itimat ve hörmetim vardı.. Demek bu ailede bir fert bile kalmamış. hukuki bir değer taşımayacak. s. s. s.. H. andlaşmayı onaylamayı savsaklamıştır.Ceylan'ın söyledikleridir. bu iddialarına dayanak olarak. andlaşmanm hemen onaylanmasının. andlaşmanın Vahidettin tarafından onaylanması için ısrar etmişlerse de Vahidettin. Sevres Andlaşması 499 □ K. Sevres Andlaşmasını onaylamaktan kaçınmış. olayın tanığı oğlundan dinledik.C. İngiliz Belgelerinde. Ayan ve Mebusan Meclislerinindir.42) Osmanlı anayasasının 7. 1.

Hadi Paşa. 1. S. İşittiklerim. M. D. s. yurda dönüşünü müteakip açıkça ifade edilmiş bulunduğu gibi.132) □ "Sultan Vahidettin. 3.506 TBMM ise. Sevres Andlaşmasını.Kemal Paşanın muvafakatiyle (uygun görmesiyle) gerçekleştiği.C." (Lozan.299503) □ "Sevres'in imzalanması..117." (Gördüklerim.. M.Kemal Paşa ile aralarında geçen yazışmaları ispatlayan birkaç mektup da adı geçen eserde yer almış bulunmaktadır. K. s.XCVII vd. halen ellerinde bulunan 'Edebi ve Siyasi Hatıralarım' adlı basılmamış eserde de geniş olarak anlatılmakta ve bu hususta M. s.Mısıroğlu.Reşit Rey'in anılarına dayandırıyor.107. İttihatçı hükümet erkanının baskı ve ısrarına rağmen.Sonyel. İng. Yunanistan Küçük Asya'da. P. Reşit (Rey) Bey. Rıza Tevfik ve Reşat Halis Beyler tarafından 10 Ağustos 1920 günü. s. Yunanistan'da da seçimi kaybeden Venizelos iktidardan düşer.Belgeleri.C. diyor ki: "Zat-ı Şahanenin bu andlaşmayı. B. yetkili bir tanık olarak Sultan Vahidettin'in Sevres Andlaşmasını imza etmemek için hükümete rağmen direndiğini belirtmiştir.Kemal Paşa ile yapılan muhabere (haberleşme) ve sağlanan mutabakat (uyuşma) üzerine gerçekleşmiştir. s. kuşkusuzdur.333507). Dış Politika. s.C.1920'de. Nazırların değil. İngiliz Belgelerinde. bakınız ne hoş masallar anlatıyor: □ "Milli Mücadele için zaman kazanmak bakımından zaruri olan bu hareketin.. Sevres'i imza eden heyetten Filozof Rıza Tevfik tarafından. mirasçılarının ifade ettiklerine göre. Bu arada şartlar değişir: D.504 M.Mısıroğlu. Dahiliye Nazırı A.501 (Jeschke.) Sevres Andlaşması. onaylamamakta ısrar etmiştir. S.44) Mısıroğlu. 2.L Smith. İttihatçı Nazırların (!) baskı yaptığı iddiasını.N.Dönem ZC." (K. Anadolu Üzerindeki Göz.238 vd. s. İngiliz ve Fransızlar. Damat Ferit hükümeti ile Saltanat Şûrasının kararı üzerine. 2.Şimşir. s. 1. meğerse M.502 Sevres'e bütünüyle karşı koyan Ankara'nın silahla zorlanması yolunu seçecek ve bu amaçla Yunan Ordusunu kullanacaklardır.505 Vahidettin'in rızası olmadan imzalanamayacağı da tartışılmaz bir gerçektir.204-206. 19.109. (General Stratigos.C. Damat Ferit'in baskı yaptığını açıklamaktadır.Helmreich. özellikle Fransa'nın karşı olduğu Konstantin tahtına döner..s. Çanakkale Olayı. s.R.C. bu andlaşmanın imza edilmesine karar ve oy verenler ile imza edenleri hain ilan eder (TBMM 1.C. Lozan.111 vd.) İstanbul hükümetine baskı yapmak yerine.8. Paris'te imzalanmıştır.Walder.Reşit Rey anılarında.. 1. anılarında. Oysa A.. andlaşmanın onaylanması için ısrar etmeyi durdururlar.Vahidettin'in daha sonraki davranış ve açıklamalarının da.Mısıroğlu'nu d efalarca yalanladığını belgeleriyle göreceğiz.C. Sadrazamın (D. Ankara İstiklal Mahkemesi de 7 Ekim 1920'de.Ferit istifa eder.Mücahitler.. bu iddiasını kanıtlamak amacıyla. s. Sevr Entrikaları.Kemal ile uyuşarak i mzalamış! Mısıroğlu." (K. de bi an _8 . s.110) İstanbul yönetimi.Ferit'in) baskısına rağmen onaylamaktan kesinlikle kaçındığı. Ankara'nın kabul etmeyeceği bir andlaşmanın onaylanmasının bir anlamı olmayacağı da iyice anlaşılmıştır..

Bouillon bile.C. hararetle Sevres'in imzalanması gerektiğini savunuyor!508 Başka bir hatıratı olmadığını da ideal ve sürgün arkadaşı R.511 2. bu yüzden de kesinleşmeyerek proje halinde kalmıştır. 64-77.Kemal'in. Sevres'in imzalanması sorumluluğunu bile. Sevres Andlaşmasının imzalanmasını uygun gördüğü ve bu konuda yazışmalar yapıldığı. s.Kemal'i sorumlu tutacak. 3. s.510 Hatta Ankara'da TürkFransız görüşmeleri başladığı zaman (13 Haziran 1921) F. telif hakkı tamamen Mısıroğlu'na ait bir masal! O kabinenin üyesi olan Reşit Rey ile Dr. gerekse 22 Mart 1922 günlü barış teklifinde. Gerek Londra Konferasında (Şubat 1921).Mısıroğlu.Karay açıklamıştır. örnek metin niteliğini koruyacaktır. sayfaları." (K. 88-94. 1993 yılında kitap olarak yayımlandı. 'Biraz da Ben Konuşayım' adını taşıyan kitabın 27-29. Belgeleri. Rıza Tevfik. Sevres Andlaşmasını bütünüyle geçersiz kılan. birtakım uydurma sebepler ileri sürerek.147) □ "Sevres Andlaşmasını [onaylamayarak] Vahidettin geçersiz kılmıştır.509 Yürürlüğe girmediği halde bazı maddeleri.. (E. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi bir açıklama yapmamıştır! 2. (Bir Ömür Boyunca. İng.Ferit Paşa ile Hadi Paşa. Rıza Tevfik'in 1948 yılında Yeni Sabah gazetesinde tefrika edilen. böyle bir şeyin sözünü bile etmiyorlar. 251) Ama K.42) Doğrular: 1. tarihi hiçe sayarak. Sevres Andlaşmasının bir olgu olduğunu ileri sürecektir.Mücahitler. S.Kemal'in üzerine yıkmaya yelteniyor. s.Cemil Paşanın (Topuzlu) anıları yayımlandı. kafası kadar dağınık anıları ile bazı mektupları derlenerek. Sevres Andlaşması ile ilgili. 1. Çünkü Lozan Andlaşmasına kadar bütün siyasi ilişki ve görüşmelerde. TBMM Ordusunun kesin zaferi ve Lozan Andlaşmasıdır!512 de bi an _8 . imza koyan öteki devletler de onaylamamış. böyle bir iddiada bulunmuyor.204-205) ama yok saymamışlardır. 142-143. M. sadece bazı maddelerinin yumuşatılması ya da değiştirilmesi düşünülmüştür.Aybars. o tarihlerdeki doğal afetle rden bile M.Mısıroğlu. (Jeschke. Doğrular: 1. Fakat Mısıroğlu'nun iddiasını doğrulayan bir tek kelime bile yok. İşin tuhafı. Osmanlı Ayan ve Mebusan Meclisleri toplanamadıkları için onaylanmamış. uygulanmaya başlanmıştır. s.H.83. Rıza Tevfik ve Reşat Halis Beyler hakkında idam cezası verir. M. Pişman filan da değil. Sevres esas alınmış. Sevres Andlaşması. 110-139. Neredeyse. Sevres Andlaşmasını. Vahidettin bile son beyannamesinde.

Belgeleri. kabinedeki arkadaşlarım. The Daily Mail muhabiri G.261 ve 274) • Y.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'in. kalbimi yaralamıştır.8) 1919: • Y.144) • Y. Britanya'ya tam bir sempati besliyor. 'şiddetle harekete geçtiği takdirde bir ihtilal çıkarsa.4) • Karadeniz Ordusu Başkomutanı General Milne'in 16 Aralık 1918 günlü raporu: "Padişah. Padişah." (Jeschke.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'in 30 Aralık 1918 günlü raporu: "Hariciye Nazırı [M.. 517 Demiryollarını sıkıca murakabemizde bulunduruyoruz ve istediğimiz her şeyi müsadere ediyo- de bi an _8 . 'kendim.516 Jeschke." (Jeschke..4..Belgeleri. İngiltere tarafından idare edilmekliğimizdir' dedi.Graham'a gönderdiği 19 Ocak 1919 günlü mektuptan: "Görünürde memleketi işgal etmed iğimiz halde. s. mektubun orijinali: s. S. Damat Ferit ve İstanbul hükümetleri ile ilgili belgeler. Türkiye'nin idaresini mümkün olduğu kadar çabuk ele alması için Britanya Hükümetinden istirhamda bulundu. Dışişleri Bakanlığından R.Reşit Paşa]. İngiliz Yüksek Komiserliğinden gelecek herhangi bir işarete göre davranmaya hazır olduğunu' bildirmiş. basınlarını denetliyor. Adalet çok geçmeden yerini bulacaktır." (S. s. tarih sırasına göre aktarıyorum. İngiliz hükümetinin. Britanya memurlarının kontrol maksadıyla memleket dahiline gönderilmesini ve. Sami Beyi514 Ordu Karargâhına göndererek. s. s..Ward Pri -ce'a şöyle der: "İngiliz milletine kuvvetli sevgi ve hayranlık duygularımı. Britanya subaylarının idareye yardımda bulunmalarını rica etti. 'daima İngiliz dostu olduğunu. 1918: • Vahidettin. Ermenilerin öldürülmeleri. Sultan ve geniş bir halk kitlesi adına katiyet ve ciddiyetle temin ederim ki umumun arzusu. Şimdi. işledikleri suçlara aldırmaksızın serbest bırakıyoruz. bilgiler ve notlar Bazı belge ve bilgilere gerektikçe yer verilmişti. şimdi valileri tayin ediyor veya görevlerinden uzaklaştırıyoruz. İng.. İng. İng." (Jeschke. s.Akşin.13. İstanbul Hükümetleri.s. şimdi bütün ümidini İngiltere'ye bağladığını' İngilizlerin istediği her bir kişinin tutuklanıp cezalandırılmasını sağlamaya hazır olduğunu' söylemiş. Müttefiklerin desteğine güvenip güvenemeyeceğini' sormuş.Hükümetleri.Komiser Calthorpe'un İngiltere Dışişleri Bakanına yolladığı 10 Ocak 1919 günlü mektubun özeti: "Padişahla uzun bir görüşme yapan bir İngiliz şahsiyetinin515 verdiği bilgiye göre. 4)513 • İngiliz Yüksek Komiseri (Büyükelçisi) Amiral Calthorpe'un 4 Aralık 1918 günlü raporu: "Sultan.Belgeleri.145-147.Belgeleri. İng. babam Sultan Abdülmecit'ten miras aldım. öteki belge ve bilgilerin başlıcalarını. ilgili belge: 371/ 4172-13592.. polisleri yönetiyor. 24 Kasım 1918'de. kendisini Halifelik makamında desteklemeye niyeti olup olmadığını' öğrenmek istemiş ve bu meseleye çok büyük önem verdiğini belirtmiş ve.Akşin. Vahidettin.Belgeleri.4." (Jeschke. İst. zindanlarına girerek Rum ve Ermeni tutukluları.. barışın beklenilmesi halinde geç kalınmış olacağını söyledi. İng. s.

İngiliz Y..Akşin.000 Ermeniyi öldürttü.230) • 15 Mart 1919. İstanbul Hükümetleri.." (S. (S. İstanbul Hükümetleri.522 bugün takip ettiği gayenin Osmanlı Hükümetini.198) 521 • Damat Ferit. Yetki 5 Şubat 1919'da verilecektir." (Aktaran S.44. s.Akşin.. şöyledir: "1.s.Sonyel. Osmanlı Devletini bir İngiliz sömürgesi yapmayı amaçlayan bu projenin başlıca hükümleri.Komiserliğine gönderir ve tutuklamalar dolayısıyla gösterilebilecek tepkilerden çekindiğini bildirerek. s.. Padişaha bu güvenceyi vermek için Londra'dan yetki talep eder.. ilgili belge: 371/4172-13694)519 • Dahiliye Nazırı A. İngiltere. Moniteur Oriental gazetesine demeci: "İttihat ve Terakki 800.Akşin.." (S. Türkiye'de yerleşmemiz için pek arzulu. 30 Mart 1919'da. Osmanlı Nezaretlerinde (bakanlıklarında) gerekli görülen yerlere İngiliz Müsteşarlar tayin edilmesini kabul edecektir..Komiserlik danışmanlarından Hohler'e.229) • Amiral Webb'in 11 Mart 1919 günlü yazısı: "D.Ferit. Dış Politika.R. İngiltere'nin Osmanlı Devleti'ni himayesine alması için görüşmelerde bulunurlar. 28 Şubat 1919'da Paris'te Lord Harding'i. İng.s. (S.C. İstedikleri herhangi bir kimseyi tutuklamaya hazır olduğunu" bildirir. Amiral aynı günlü raporunda bu görüşme hakkında şunları bildiriyor: ". (S. Bildiğiniz gibi Padişah bizi buraya yerleştirmek istiyor. 3. s. s.Ferit kabinesi..Kendisinin ve Padişah efendisinin ümitlerinin Allah'tan sonra İngiltere Krallık Hükümetinde toplandığını beyan etti ve bunun Londra'ya bildirilmesini istedi. İstanbul Hükümetleri.229) • Damat Ferit. 167)520 • D.Akşin. de bi an _8 . İngiltere Türkiye'nin dışa karşı bağımsızlığını korumak ve iç asayişi sağlamak için gerekli gördüğü yerleri 15 yıl süreyle işgal edecektir. kısacası güvence talep. ilgili belge: FO 4164-19127) • Amiral Calthorpe'un 19 Ocak 1919 günlü yazısı: "Padişah.eder." (S. düşünülmesi mümkün olan en İngiliz yanlısı kabinedir. S. böyle bir durumda İngilizlerin tutumunun ne olacağını bir daha öğrenmek ister. Dahiliye Nazırı Artin Cemal'in. İstanbul Hükümetleri.150. belgeleri. Ermenistan. [Doğu Anadolu'dan verilecek topraklarla]523 bağımsız veya özerk bir Ermeni cumhuriyeti haline getirilecektir. 168) • Vahidettin. İstanbul Hükümetleri. İstanbul Hükümetleri. 5 Mart 1919'da. 2. 1. İngiltere Devletine mutlak bir teslimiyetle bağlamak olduğunu" söyler ve Sultanla birlikte hazırladığını belirttiği gizli bir proje verir. s.9. s. 21 Ocak 1919'da.. Politikamız süngünün keskin ucuna dayanıyor. s.. henüz sadrazamlığa getirmediği Damat Ferit'i.Reşit (Rey) Bey. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral de Ro-beck'i ziyaret ederek. İstanbul Hükümetleri." (Jeschke. Beyrut eski Valisi Halil Paşa ise 6 Mart 1919'da İngiltere'nin İstanbul eski elçisi Mallet'yi ziyaret ederek.. 9 Mart 1919'da da Amiral Webb'i ziyaret eder.Akşin.Akşin. "Babası Abdülmecit'in onu [Vahidettin'i] İngiliz devletine ve İngilizlere dostluk duyguları ile yetiştirdiğini.Akşin."Bütün umudunun Allah'ta ve İngiltere'de olduğunu. İslam dünyası üzerinde ek bir denetleme aracına sahibiz. özet olarak.ruz. Y. Halife elimiz altında bulundukça..518 Calthorpe.

İng.50.Şimşir. s.Belgeleri.N. 17 Haziran 1919'da. 10) • 6 Mayıs 1919'da Sait Molla. Calthorpe da. Br. D. İng. Bu muhtırada.Ferit'in Paris'e gitmeden önce (29 Mayıs 1919) kendisinden..5) • 1919 Temmuz ortalarında.Belgeleri. İngiliz Belgelerinde.C. Türkiye'de çok büyük tepkilere yol açacaktır. Paris'te Barış Konseyi önünde muhtırasını okur. Amiral Calthorpe'u 3 Haziran 1919'da ziyaret eder ve "Yokluğu sırasında Padişahın kişisel güvenliği bakımından kaygılı olduğunu" söyler. 6. s. "Delegeler heyetindeki meslekdaşlarına bile ifşa edilemeyecek bazı hususların [İngilizlere] bildirilmesine aracılık etmek üzere bir İngiliz memur tutup tutamayacağını" sorduğunu Londra'ya rapor eder.C. İstanbul Hükümetleri.Kemal'i geri çağırdıkları için" General Deedes'e teşekkür eder. Osmanlı Devletinin kalan ülkesinin birliğinin ve İngiltere'ye bağlılığının sağlanmasını" ister. s.Komiser Amiral Calthorpe'un 5 Nisan 1919 günlü raporunda Damat Ferit için şöyle yazıyor: "Şahsına iyice güveneceğimiz bir kimse.526) • Vahidettin.Belgeleri. 409. İstanbul Hükümetleri. "İngiltere ile gizli bir anlaşmaya varılarak.Ferit bu konuyu. R.571.4.Sabri Efendi.. Belediye ve parlamento seçimleri.Belgeleri.. (S.. bu ricasını göz önünde tutacağını" bildirir.9) • Y. İstanbul Hükümetleri.Belgeleri. s. s. ilgili belge: FO 371/4229-83495) • Amiral Calthörpe'un 6 Haziran 1919 günlü raporuna göre."(Jeschke.IV. (S.Mümtaz Paşa ve saray mabeyncilerinden de bi an _8 . 15 yıl müddetle Valinin Müşaviri olarak görev göreceklerdir. İng. s. "M. saltanat ve hilafetin İngilizler elinde bulunduğunu gören Mısır ve Hindistan Müslümanlarının da İngiltere'ye dost olmanın gereğine inanacaklarını" söyler. H. Hayatı ve Eseri.233. Jeschke."524 (Amiral de Robeck'in 3 Nisan günlü raporuna dayanarak. S. Belgelerinde. İngiliz konsoloslarının kontrolleri altında yapılacaktır. her ile bir Başkonsolos tayin edecek ve bunlar. aynı raporunda şöyle demektedir: "Padişahın yalnız kendi kişisel güvenliğini düşündüğü.XXIII/11) • D.Bayur. s.238) • D. İng. İstanbul Hükümetleri.398. (Jeschke.XII/6) • 8 Haziran 1919.Akşin. s. (B.5. s.. "Türkçenin -dolayısıyla Türkiye'nin. 15 Temmuz 1919'da The Morning Post gazetesi muhabirine der ki: "Ben daima İngiltere'ye hayranlık besledim ve daima İngiltere'ye dost bir siyasetin destekleyicisi oldum.C. ilgili belge: FO 371/4229-92736) Calthorpe. İngiltere.270 vd. maliyeyi sıkı bir kontrole tabi tutmak hakkına sahip olacaktır.Akşin. ilgili belge: FO 371/4156..754. İngiliz askeri ATASEsine." (Jeschke. Dış Politika. dipnot 13)525 • Y.. 8 Eylül 1919'da Amiral Webb'e bir daha açacaktır: Jeschke.N.Sonyel. "İngiltere Osmanlı Devletinin yönetimine el koyarsa. s. s.371.Şimşir. Şeyhülislam M. İngiltere. İng. (S.R.Akşin. s. İstanbul Hükümetleri.Akşin. D. 1. 5.Komiser Amiral Calthorpe. Tevfik Paşa da. s." (B.Akşin.güney sınırının Toroslar olduğunu" ileri sürer. 1. (S. "İsteğine uygun olarak Yıldız Sarayına yakın kışlalara İngiliz askerleri yerleştirilmiş bulunduğunu. İng.5 ve 38 ve S.1. s. devlet merkezinde ve illerde. s..Ferit. bu ifade.Ferit.

İngiltere'nin denetimi altında olacak. Vahidettin'in talimatı ile İsviçre'deki İngiliz Elçisine de." (B.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'ten Lord Curzon'a: "Bugünkü hükümetin (D.N.XXXVIII/66) • 5 Ağustos 1919. 2. 6." (S. Türkiye'nin bütünlüğünü ve bağımsızlığını tanıyacak.488 vd. Şimşir.XXXIII/48. İttihatçıların büyük paralarla (!) körükleyip yönettikleri ve savaş sırasında subay olmuş gençlerin yürüttüğü bir harekettir. Mısır ve Kıbrıs üzerindeki bütün haklarından vazgeçecek. Boğazlar ve İstanbul.Akşin. 8 Ağustos 1919'da.Akşin.)527 • D. Türkiye bağımsız bir Kürdistan'ın kurulmasına karşı çıkmayacak.. Y.. Kuva-yı Milliye'nin dağıtılması için emir verir.Ferit) galip devletler bakımından makbul fakat pek zayıf olduğu. s.Ferit Hükümeti.C.. (S. gerekirse fiili olarak sağlamasına yardımcı olacak ve hilafet gücünü.Ferit. Amiral Calthorpe'den Lord Curzon'a: "Bugünkü Osmanlı hükümetinin desteklenmesine karar verildiği. s.N.XXXIX/69) • D..N. 555) • 30 Temmuz 1919'da D.Şimşir.Şimşir.572 vd. Dış Politika. s. 7. 1. (Jeschke.Ferit. İngiliz Belgelerinde. Barış koşullarına dönüldükten sonra Padişah." (B. 8. Milliyetçi akımları önlemek ve yönetimi korumak için İngiltere bir zabıta kuvveti örgütleyecek. İstanbul Hükümetleri. s. (Ş. nişanları geri alınır ve fahri yaverliği kaldırılır.Akşin. D. M.Şimşir. 1. İngiliz Belgelerinde. Müslümanların bulunduğu İngiliz sömürgelerinde.. Osmanlı delegelerinin bu esaslara uygun taleplerini desteklemeyi kabul eder. 5.Akşin." (B..TKS Kronolojisi I. İstanbul Hükümetleri.484. (S.N. İstanbul Hükümetleri. maddedeki esasları genişletip genelleştirecek gizli bir anlaşma yapacak.Sonyel. Bu. s. s. s. Türkiye. Temps gazetesi muhabiri Psalty'ye şöyle der:"Milliyetçi hareket. İngiltere'nin Suriye ve Elcezire (Kuzey Mezopotamya) üzerindeki egemenliğini. İngiliz Belgelerinde. İngiliz hükümeti ile 4.69) • 12 Eylül 1919'da. 1... ayrıca S. 4 Eylül 1919'da. Dahiliye Nezareti kanalıyla bütün illere. (B.C.Akşin. anlaşma gayr-i resmi nitelikte olup İngiltere. 1.R. s.Ferit ile üç İngiliz temsilcisi arasında. s. İngiliz Y. s.407) • 22 Temmuz 1919'da İngiliz ve Fransız Y.509. ilgili belge: FO 371/5117-E 260/83/44) ABD Y.Komiseri. S..Komiserleri şu karara varırlar: "Padişahın desteklenmesi ve her çeşit ihtilale karşı konulması.XLI/73) • D.1. İstanbul Hükümetleri. İstanbul Hükümetleri. 4.C. Maddeleri [özet]: an _8 ."Yalnız Allah'a ve İngiltere'ye güvendiğini" tekrarlar. "İngiliz himayesi isteyen bir muhtıra" verirler. İngiliz Belgelerinde. İngiltere'den yana kullanacak. 1. s. 3.C. İngiltere. İngiltere ile Osmanlı Devleti arasında.Kemal askerlikten çıkarılır.. İn- de bi Emin Bey. Türkiye. 26 Ağustos'ta.Ferit hükümetinin 9 Ağustos 1919 günlü kararıyla. Osmanlı-İngiliz gizli anlaşması imzalanır.Komiserliğinden Hohler'e.C.56528) • 9 Ağustos 1919.

İstanbul Hükümetleri. s.198. kuvvet kullanarak milliyetçileri durdurmalarını istedi.205) Birçok Türk ve yabancı yazar. Kürtlere özerklik vereceği vaadinde bulundu.Şimşir. anlaşmanın varlığını kuşku ile karşılamaktadır. Dış Politika.39. s.Kemal şöyle yazıyor: "Doğrulanması ve kanıtlanması için aslının ele geçmesine çalışılmaktadır. İngilizlerin her isteğini kabul edebilecek kadar zayıftır. hükümet değişikliğinin arzu edilmeyeceği..Smith'e söyledikleri: "Sadrazam Ferit Paşa.Akşin.XLIX/107) • 30 Eylül 1919'da.Ferit). İngiliz otoritelerinden... Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Sultan.Ferit. (S. ilgili belge: FO 371/4158-129060. s.141). s. s..C. İngiliz Belgelerinde. s. Belleten. 1.Şimşir. İngiliz Belgelerinde.Karabekir'e teller. sayı 135/1970 Temmuz)530 • D. 356.giltere-İran arasındakine benzer bir anlaşma imzalanacağına dair yaygın söylent iler olduğunu bildirmiştir. Milli hareketin önemini kavrayamamaktadır.Şimşir. İngiliz Belgelerinde." (E. 9 Aralık 1919'da.Kemal.571." (B.s." (24 Aralık 1919'da Dışişlerinin cevabı: "İyi yaptınız!" Robeck devam ediyor:) "Sultan kendisini bize teslim etti.C.N.Ferit'in yaveri Kemal Bey'in.Şimşir.Komiserliğinden Hohler'in hazırladığı muhtıra: "Osmanlı hanedanının artık tükenmiş göründüğü. İngiliz kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı.Ulubelen. (1919 İngilizOsmanlı Gizli Antlaşması.Sonyel.." (Jeschke. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Geçende Sultan benimle görüşmek istedi. belge no. TKS Kronolojisi I. 530) • D. s. Çünkü tek dayanağı İngiltere hükümetidir. (S. E. bu belgeyi kendisinin elde etmiş olduğunu. de bi an _8 ..C.R. ancak bir Amerikan gazetesinde yayımlanmasının daha tesirli olacağını düşündüğünden.LVH/132) • Amiral Webb'in 8 Ekim 1919 günlü raporu: "Eski Sadrazam (D. İngiliz Belgelerinde. M.XLVII/102] • Amiral de Robeck'in 19 Eylül 1919 günlü raporu: "Şimdiki Osmanlı hükümetinin desteklenmesi."milli hareketi ezmek için ya bir Türk kuvvetinin gönderilmesine izin verilmesini ya da Müttefiklerin stratejik noktaları işgal etmelerini " önerir.Baytok.C. s.. 'sayıları 500'ü geçmeyen bir avuç subay tarafından başlatıldığını' söyler.N. s.437-449." (B." (B.C.Ferit.R. s. onu anılan gazeteye verdiğini bizlere söylemiştir ve olayın kesin olarak doğruluğu üzerinde direnmiştir. reddettim. s. Yalnız S.N.LVIII/133) • İngiliz Y.32 vd.Komiserliğinden Hohler'e şu bilgiyi verir: "Damat Ferit bana.Sonyel. 13 Eylül 1919'da.I. s. s.C. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. D. KSGünlüğü. B. "529 Anlaşma metni 22 Ocak 1920'de The New York Herald Tribune gazetesinde yayımlanır.578. s.Baytok.. [S.. yeni Y.Komiser de Robeck'i ziyaret ederek. eğer [yeniden] Sadrazam olursa. T. 1. 1. H.Bayur şöyle yazıyor: "F. 1. İngiliz Belgelerinde. 1.J. İngiliz ATASEmiliteri Yb.. Şimşir.LXVIII/185) • Seyid Abdülkadir. 30 Eylül 1919'da.) • 15 Aralık 1919.1. 12 Aralıkta K. aynı görüşmede milli hareketin. Padişahın tahtından indirileceğinden kaygı duyduğunu söyledi. anlaşmanın doğru olduğunu kabul ediyor.N. dipnot) Ele geçirilen anlaşma suretini M. İstanbul Hükümetleri." (B." (T. İngiliz Y.Bouillon..201.N.Ulubelen.Akşin.80." (Hayatı ve Eseri.

Sultandır. 2.99) • D...Sonyel.Şimşir.XXVII/29) • 20 Nisan 1920.Komiser V.. aynı zamanda İngiltere'nin de düşmanıdır..XLVI/117531) • 30 Mayıs 1920.2... s. s.... s. hatta Sivas'a kadar gitmeleri emredilse.Şimşir.Belgeleri.. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Sadrazam D.XXXVI/81) • 27 Mayıs 1920. s.." (E.C.R.Şimşir.) • 30 Nisan 1920..C.000 kişilik bir kuvvet kurup silahlandırmak istediği.N. İngiliz Belgelerinde.. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D. s. İngiliz Belgelerinde. 2.. KS Günlüğü. İngiliz Y.N.. İngiliz istihbarat raporu: "İstanbul hükümetinin. ilerleyişleri askeri bir yürüyüş niteliğinde olur..278) • 10 Haziran 1920. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Milliyetçilere karşı kuvvet kutlamasında İstanbul hükümetinin desteklenmesinin uygun olduğu." (E Ulubelen. s.XXXI/44) • 23 Nisan 1920." (B.LXIX/226) • 16 Temmuz 1920 günü D. s.N. 23 Haziran 1920'de.. İngiliz Belgelerinde. İngiliz Belgelerinde.XXXIV/65 vd..C.262. de bi an _8 ..C. anlaşılan Veliaht Abdülmecit'i gözden çıkarmışlar: S.80.C. gönderileceği. 2. Amiral de Robeck'ten Curzon'a: "Damat Ferit yerinde kalabilirse. Bandırma'da bir anlaşma imzaladığı. s.Ferit. s.250) 1920: • 25 Mart 1920 günlü İngiliz askeri istihbarat raporu: "İstanbul'da milliyetçi liderlerin tevkiflerinin Padişahı rahatlattığı..N.. s.. 2..Ferit] hükümetini tamamen destekleyecekleri. "Türkiye'yi. s. çok faydalı olabilir. Anadolu halkını [milliyetçilere karşı] ayaklandırma konusunda bir komite kurduğu.. O gün söylediklerinden bazı bölümler: "Milliyetçiler yalnız Türk hükümetinin değil." (B.. Albay Lawrens'in demeci: "Türkiye'deki tek müttefikimiz..Ulubelen. 2. s.Ferit'in. İngiliz istihbarat raporu: "Yunan Başkomutanı ile Anzavur'un adamlarından] Şah İsmail'in.." (B. İngiliz Belgelerinde." (B.N..N." (Jeschke." (B.11) • 15 Temmuz 1920. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "İngiliz Yüksek Komiserliğinin.. 2. Galip devletlerin [D.C.Şimşir.XXI/3) • 11 Nisan 1920. s. belge no.67) • 6 Haziran 1920. Dış Politika.C. 3." (The Sunday Times.Komiserini ziyarete ederek. 2. Şimşir.Ferit'in Nazırları Reşit Rey ve Cemil (Topuzlu) Paşa..Şimşir.C. nereden gelirse gelsin." (B. Türk köylüsü. Barış andlaşmasından şikâyet eden Sadrazama. İng.' (B. İngiliz Belgelerinde. Eğer Yunanlılara Ankara'ya.Amiral Webb'ten Lord Curzon'a: "Anzavur'a ulaştırılmak üzere Karabiga'ya cephane vs.. milliyetçilere karşı kuvvetlerin silahlandırılmasına müsaade edeceği. antlaşmanın çok sert olacağının mütarekeden beri söylendiğini hatırlattığı. İngiliz Belgelerinde..C. Anadolu asilerini bastırmak için 10. İngiltere'nin idaresine vermek suretiyle bu memleketi adil bir barışa ve sükûna kavuşturmak isteğinde ısrar ederler.C..Şimşir. yapılacak bir barış teklifini kabule hazırdır.N.. istikbaldeki Türk devleti için İngiliz himayesi istedi ve yeni Prensin (yeni veliahtın) tamamen İngiliz dostu olarak yetiştirileceğini söyledi. 2. Y..Ferit... Amiral de Robeck'i ziyaret eder.

A.C. s.Kemal'den nefret ediyorsunuz.. aracılar yardımıyla yürütülüyordu..Ferit bir süre işbaşında kalırsa. güvenebileceğimiz tek sadrazamdır... TKS Kronolojisi I. 8 Ağustos 1920'de. s. Vahidettin'i. İngiliz Belgelerinde. Siz M...Şimşir. 2.. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı.N. Amiral de Robeck'ten Lord Curson'a: "D. s.C.LXXXVII/314) • 23 Eylül 1920. Bu yardım İngiltere'nin desteği şeklinde olmalıydı. M. cahilce ve canavarcadır..Ferit. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Sadrazamın 15000 kişilik ordu kurmasına İngiltere'nin bir itirazı olmadığı. Türkiye'de düzenin yeniden sağlanmasına yardımcı olmayı kabul etmesi şartı ile Padişahtan aşağıya doğru herkes. B.. çıkarlarımız açısından iyi olacak. s. de bi an _8 .C..Sonyel. çünkü o bolşevikliği getirmek istiyor." (B. s.Ferit'i. milli hareketi bastırmak için 15. 2.LXXXVIII/317 vd. 103.000 kişilik asker ve 25. s. çünkü o sizin yaptığınız anlaşmayı (Sevres'i) kabul etmiyor. Osmanlı Genelkurmayı'nın Anadolu hareketini bastırmak için planlar hazırladığı.. İng." (S.Ferit bana geldi.Kemal'i sevmezler. çünkü antlaşmayı (Sevres'i) yalnız imzalamakla yetinmeyip onaylanmasını da sağlayacak. 124) • Y. Dış Politika. yaşayabilmek için bir dostun yardımına muhtaçtı.533 Türkiye.N.C. Dış Politika.. O halde Kürtleri.Ulubelen.. 142) • 23 Eylül 1920. İngiliz Belgelerinde. mesut geleceklerin ışıklı bir başlangıcı olarak kabul ettiğini söyledi. cesaretlendirmeliyiz.' " (E.Baytok.532 İngiltere'nin.56) • Y..Komiserine yazdığı mektuptan: "Osmanlı hükümetinin Sevres andlaşmasmı imzalamakla yüklendiği görevleri yerine getireceği.Ferit Paşanın İngiliz Y.Baytok. İki aydır hazırlanmakta olan askeri projenin uygulanabilmesi için kırk bin kişilik bir ordu kurulması gerektiği.." (B..s.. (9 ve 30 Eylül 1920 günlü İngiliz istihbarat raporlarına dayanarak.LXX/233) • 1 Ağustos 1920.. S." (Jeschke.Komiserler. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D." (T." (T.Ferit'in.LXXXVI/314) • 24 Eylül 1920.Komiser de Robeck'in 11 Eylül 1920 günlü raporuna. o günkü görüşme hakkındaki raporundan bazı parçalar: "Sultan." (Jeschke.85. s.Şimşir.Erzurum'a kadar hiçbir direnme ile karşılaşmazlar. Geleneksel İngiliz dostluğunu da çiğnemişlerdi.Sonyel.. 2. yabancı subaylar ve 25 milyon borç istediği. B. s..123.000 kişilik jandarma kuvveti kurmak için izin. 2..85) • Veliaht Abdülmecit.C. dedi ki: 'Kürt liderleri M. içinde bulunduğu ânı.R..C. gizlice Yunan Başbakanı Venizelos'la da ilişki kurmaya çalışır. s.Şimşir.R. 2. Sevres Andlaşmasının imzalanmasına taraftar bulunmaktadır.264. İngiliz Belgelerinde.Şimşir. asker taşımak için gemi. İngiliz Belgelerinde. S.. Lord Curzon'un düştüğü not: "D. 2.Kemal'e karşı birlikte kullanalım.) • D. belge no. Amiral de Robeck'in.N..LXVIII/222) • 28 Temmuz 1920.N.Ryan'a şu açıklamayı yapar: "Anadolu'daki hareket haince. s.C. 2. D. Macera düşkünü bir avuç insan tarafından memleketin felakete sürüklendiğini acı bir dille tenkit etti. ancak Sevres Andlaşmasının Osmanlı temsilcileri tarafından imzalanmasından sonra 21 Ağustos 1920 günü ziyaret etmişlerdir.Sonyel.N. s.Şimşir. İngiliz Belgelerinde.. Belgeleri." (B.R. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D. O güne kadar ilişkiler.

Ortaya çıkan facialara ve olaylara karşı. milliyetçiler aleyhinde konuştuğu. 2. 14/1. 2. anıların bir kısmını Vahidettin yazmış.Ferit. yerini Vahidettin'in dünürü Tevfik Paşa alır. Vahidettin'in anılarından aktardığı örnekler şunlar: □ "Yazdıklarım okunduğunda da görüleceği gibi mütareke senelerinde. Keşke yanılıyor olsam. İngiliz Belgelerinde. dedelerinin yarım kalmış anıları ile birlikte mektu plarını ve belgelerini. 126.. Milliyetçilerin iktidara gelmesinden ve kendi kişisel güvenliğinden kaygı duyduğu.N. bir kısmını da eski Başyaver Avni Paşaya dikte ettirmiş. önce anılarını sunmak istiyorum.C/361) • 22 Ekim 1920.. öteki Y. s. Anıları Vahidettin'in son söz niteliğindeki ve ağırlığındaki beyannamesini sonraya bırakarak.G. İngiliz Belgelerinde.535 Yakında yayımlayacağını açıklıyor.534 Vahidettin'in torunları. 100. Dünya Savaşı'nın sorumlularından bana kalan musibetlere karşı şahsımı siper ettim.) • 11 Ekim 1920 günü. 20 Ekim 1920'den sonraki dönemle ilgili belgeleri görmeden önce..C. gerçi kalkan olamadım ise de..Şimşir.dipnotta belge künyeleri var.N. Vahidettin'in anıları ve beyannamesi _8 ." (B.. s. yayımlaması için kendisine teslim etmişler." (B." (B..CIV/381) Vahidettin'in eniştesi D.. 2.Komiserlerle birlikte Vahidettin ile görü-şen Amiral de Robeck'in. 14 Ekim 1920 günlü raporu: "Sultanın.C. Çünkü bu örnekler gösteriyor ki eski Padişahın.. özellikle Kurtuluş Savaşı'nın bilmediğimiz bazı gerçeklerini aydınlığa çıkaracağını düşünerek heyecanlandım ama Bardakçı.N.. Padişahı tahtından ayrılmak zorunda bırakacak kadar ısrar etmek istemedikleri.CIII/372) • 23 Ekim 1920. anılarının bütününde de.. paratoner vazifesi gördüm ve öyle zannediyorum ki bütün musibetleri üzerime de bi an 14. Bardakçı'nın verdiği bilgiye göre. genel olarak İngiliz ve Fransız Yüksek Komiserlerine söyledikleri ile az sonra sunacağım beyannamesinde açıkladığı düşünceleri koruyacağı anlaşılıyor. Padişahın ise zayıf karakterli olduğu. Murat Bardakçı'nın bir yazısı çıktı. İngiltere ve Fransa'nın.. s. 12 Mayıs 1996 günlü Hürriyet gazetesinde. s. Şimşir. Bardakçı'nın. İngiliz Belgelerinde. 20 Ekim 1920'de istifa eder ve yurt dışına kaçar. anılardan bazı bölümler aktarmış. Vahidettin'i dinleyelim. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Son zamanlarda Ferit Paşayı Padişahtan başka destekleyen kalmadığı.C.Şimşir. 2. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Sevres Andlaşmasının hemen onaylanması konusunda. Anıların..Dışpolitika. onları okuyunca heyecanım söndü.

Gerçe malum sebepler yüzünden. Devlet tehlikede ve İstanbul sallantıda idi. Beyannamesi 536 □ K. de bi an _8 . M.çektim. asla ihanet etmedim. saltanat makamını kabul etmem. Hayli mücadele ettim ama mağlup oldum. Anadolu'da yenilirseniz. Hatasızlık iddia edemem. Hilafetin ortadan kaldırılacağına asla inanmak istememem.Kemal Paşa ile haberleşiyoruz. Böylelikle anlaşma olmasa bile hiç olmazsa husumetlerini (düşmanlıklarını). dinime. Bana teklif ed ilen şekildeki [saltanatsız] Hilafete. mütareke hükümetlerine. muhalefete uğradım: 'Böyle bir maceraya giremezsiniz.Mısıroğlu diyor ki: "Artık bundan böyle Sultan Vahideddin devri için yazıp konuşacak olanlar.. Ama ecdadımdan miras kalan saltanat hakkımdan ve Hilafetten hiçbir vakit ve asla feragat etmedim ve etmeyeceğim. sadece D." □ "Dört sene süren Dünya Savaşı'ndan sonra. Tevfik.. İzzet. aldanmam. hicret (göç) ettim. ne karşı koymak. nihayet gurbetlere attı."." □ "Talih ve kader bizi vatanımızdan ayırdı. arzu ettiğim kadar hizmete vakit ve imkân bulamadım ise de.Ferit Paşadır. Onun istemediği. geçici olarak tehlikeli bölgeden ayrılmaya karar verdim. bütün musibetlere göğüs germek zorunda kaldım. rahmetli biraderim Sultan Reşat'tan sonra. bu müdafaanamedeki (yazılı savunmadaki) fikirleri kaale (dikkate) almamazlık edemezler. □ "Gitmekle. Ama Anadolu'ya gitme konusunu etrafımdakilere açtığım zaman. İkincisi. vatanı kurtarmaya çalıştım." Yoruma gerek var mı? 14/2. Ali Rıza ve Salih Paşalar gibi devletin ve milletin kalburüstü isimlerine talihimi bağlayarak. kurtuluşumuz için babam Abdülmecit Han'dan miras aldığım İtilaf devletlerine [galiplere] yakınlık politikasını. Başlıca üç hatam oldu. İngilizlerin zıddına hareket etmemek ve Fransızlarla İngilizleri gücendirmemek şeklinde. Alla-hın takdiri ve kısmetimiz böyle imiş. Şimdi burada. uyuşmacı bir siyaseti seçmiştim. zelil ve sefil bir halde kalmaktansa. şiddet ve nefretlerini azaltmaya çalışıyo rdum. kaçmadım. ne baş eğmek imkânı görmeyerek. kamuoyunda sükûn ve durumda açıklık belirinceye kadar. Birincisi." □ "Ben de insanım. Üçüncüsü. Ecdadımın sarıkları aynı zamanda kefenleri idi. halis muhlis Türk olan Osman-oğulları'nın memleketten sürgün edilip. başta Ferit Paşa olmak üzere. kendimi feda ederek. Elverir ki tarafgir olmasınlar (taraf tutmasınlar)!" (Hilafet. Şahsen mü stakil bir siyasetim yoktu ama. Anad olu'da at sırtında olmalıydık.184vd. vekili olduğum şanı yüce Peygamberin yaptığını yaptım." □ "Her tarafı istila eden inkılap ve ihtiras içinde bunaldım. vat anıma ve milletime. Zaferden sonra gelip size bağlılığını bildirecek. vaziyeti kim kurtarır?' dediler. Allah göstermesin. s.537) Haklı.

şiddetle İttihat ve Terakki iktidarını eleştiriyor ve "memlekette anlaşılmaz maksatlarla yer yer yangınlar çıkartmakla" (Ermeni olayları) suçluyor. s.31538) M. böylece aleyhimizdeki genel hıncın geçeceği uygun zamanı bekle- de bi an _8 . "Savaşa katılmamıza kesinlikle razı olmadığını.Kemal için de şöyle yazıyor: ".. gerçeğe aykırıdır.. bu iddiaya inanmayı güçleştirmektedir. Halkça anlaşılması zor. Bu anlaşmadan dolayı Rauf Orbay'ın gafletini eleştirmesine bir şey denemez. Dini. Fethi (Okyar) ve M. s. Daha sonra. hiç incelemediği. Ayrı bir barış için çeşitli girişimlerde bulunduğunu açıklıyor ki bunu. Jeschke de doğrulamaktadır.Çünkü Vahidettincilerin iddialarının doğru olup olmadığını anlamak için başvurulacak en sağlam belge. önyargısını şaşırtıcı bir ısrarla koruduğu anlaşılıyor." Bunda haklı. Üslubu da zaman zaman kabalaşıyor. Sonra şöyle diyor: "O günler göz önüne getirilirse.Kemal için kabul edilebilir hiçbir mazeret yo ktur.. bir yandan da dışarıya karşı siyasi girişimlere d evam etmek. gerçeklere uymuyor.. Beyannamenin aslı. mütareke yapılmasını kaçınılmaz hale getiren M. Kuva-yı Milliyecileri de. Milli Mücadele'yi desteklediğini yana yana kanıtlamaya çalıştıkları Vahidettin. Kara günlerin eşiğinde tahta çıkmıştır. beyannamesinde şöyle nitelendiriyor: ". geri alınması mümkün olmayan bir adım atmaktan çekinmek. Yine sadeleştirerek s unuyorum: □ "Mütarekeden sonra izlediğim yol. bu iddiayı uzaktan olsun destekleyen bir kayıt yer almıyor. sonradan böyle kaba bir üslupla suçlaması. (A. in sanı kuşkuya düşürüyor: Ya o zaman doğru konuşmamış. ağdalı bir dili var. beyannamesine Birinci Dünya Savaşı'na girişimizle başlıyor. Vahidettin'in beyannamesi. Rauf. mütareke görüşmelerine katılmamıştır.Kemal'i. Hiçbir kaynakta da. Onun için bu yanlış ve haksız iddianın üzerinde yeniden durmayacağım. Fethi Okyar. Devletin belli başlı kuvvetinin büyük kısmını esir vererek. (İng. daha önce aktarmış olduklarımın dışında kalan belli başlı bölümlerini inceleyebiliriz." Bu konu İkinci Bölümde tartışılmıştı. zilletle Toros eteklerine sığınması yüzünden. Ama Fethi Okyar'ın "anlaşmanın yapılmasına bilfiil katıldığını" yazıyor ki bu iddia. iktidarda da Padişaha dahi söz hakkı tanımayan ve hele Vahidettin'e hiç yakınlık duymayan İttihat ve Terakki Partisinin bulunması.Türkgeldi. Mondros ve Mudanya Mütarekeleri Tarihi. Savaşın başlangıcında Veliaht bile olmaması. Ama bir zamanlar "namağlup kumandanım" diye övdüğü M. bu arada bir yandan memlekette makul ve ölçülü bir ıslahata ve icraata hız vermek. (aslı: şirzime-yi kalile539)" 540 Artık beyannamenin Milli Mücadele'yle ilgili. milleti.Kemal'e getiriyor. Ermenileri zorla göç ettirme kararının sebeplerini. vatanı şüpheli ve karışık askerlerle öteki sınıflardan oluşmuş küçük bir azınlık.1) Mondros anlaşması dolayısıyla da sözü. Dört yıl hükümdarlık yaptığı halde. bu göreve geldiğim zaman. Kurtuluş Savaşı hakkında verdiği bilgilerin büyük çoğunluğu da. Belgeleri. ya şimdi doğru söylemiyor! Vahidettincilerin. orta boy 10 sayfa. beni karşılayan zorlukların önem derecesi ve büyüklüğü takdir olunur.. elindeki bütün vasıtalarla savaşın tahribatını ve sakıncalarını sınırlamaya çalıştığını" ileri sürüyor. Vahidettin.

yüz binlerce insan göç yoluna düşmüş. bu açıklamanın tam tersi girişim ve etkinliklerde bulunmuştur. hayatı sönecek. Vahidettin bunlardan hiç söz etmiyor. Milli Mücadele.. Çukurova'dan sonra. yıkılmış.541 Meclisleri kapatmak. Kütahya. bundan başka bir şey değildir. Sevres Andlaşması taslağının Osmanlı Temsilcilerine tebliğ edildiği 11 Mayıs 1920'den beri.542 □ "Olayın Yunan meselesi haline dönüşmesi. on binlerce gazi ve mazlum. Dördüncü Bölümde göreceğiz.. Çünkü bu işgal. büyük ve galip devletlerin ortaklaşa verdikleri kesin bir kararın tebliği niteliğinde olduğu için hakkımızdaki genel hıncın geçeceği zamana kadar beklemek ve siyasi girişimlerle yetinmek. yanlış bir adım atmaktan çekinilecek. 4. Uşak. yalnız siyasi girişimlerle yetinilecek ve hakkımızdaki genel hıncın geçeceği ve üç büyüklerin insafa geleceği zamana kadar(?) el pençe divan beklenecek. doğru bir yol olarak görünüyordu." Oysa İstanbul yönetimi.545 Anadolu'nun üçte biri yanmış. kesin olarak bilinmekteydi. hiç değilse.. nesi varsa % 40'ını vererek orduyu desteklemiş. Yunanistan'daki siyasi durumun değişmesi ve üç büyüklerin aralarının açılmasından sonra ortaya çıktı. Balıkesir." İşgalin geçici olmadığı. Bursa. □ "İzmir işgali olayı karşısında izlediğim yol ve amaç da. Ondan önce bu mesele. Kuva-yı Milliye'yi yok etmeye çalışmak vb. İzmir. Halk.." Şu teslimiyetçiliğe bakınız: Üç büyükler Yunanlıların İzmir'i işgal etmesine karar vermiş. Fransa'nın Ankara Anlaşmasını imzalaması üzerine İngiltere ile Fransa arasında kısa süren bir gerginlik olduğu doğrudur. Afyon. Ayrıca.. Aydın. Bu anlaşmanın tarihi de. Kasım/Aralık 1920'dir.543 2. Büyüklere karşı durulmaz! □ "İşgalin geçici nitelikte olması. kararlı ve sürekli olarak. hiçbir zaman. bir Türk-Yunan mücadelesine dönüşmemiştir ama eski Padişaha zorluk çıkarmamak için olayın. öyleyse yapılacak bir şey yok.. Sakarya zaferi kazanılmış ve üstünlük Türklere geçmiş. anası ağlayacakmış. Bu arada birçok Türkün canı yanacak. saraya bağlı hısım-akraba hükümetleri kurmak. Hilafeti İngilizlerin hizmetine sunmak. Fransızlar da. üç büyük devletin kesin ve ani bir kararına d ayandığı gibi mesele de. galiplerin hoşuna gitmek için suçlular yaratmak ve idam kararlarını uygulamak.544 3. ne yapalım. yani Venizelos'un iktidardan ayrılması ve Konstantin'in tahtına geri dönmesinin tarihi. 20 Ekim 1921'dir. Mesele.. Manisa.mek için vakit kazanmaktan ibaretti. Antep. (13 Eylül 1921) Artık sıra son savaşa ge l- de bi an _8 . Bazılarını hatırlatayım: İngiltere'nin sömü rgesi olmak için öneride bulunmak. büyük devletler meselesi olarak görünmekteydi. Binlerce şehit ve kurban. Ekim 1921'de Türk-Yunan meselesine dönüştüğünü kabul edelim ve Ekim 1921 tarihine kadar Türkiye'de neler olduğuna bir bakalım: Bu tarihe kadar Yunanlılar. Yunan meselesi halini aldıktan sonra.. Urfa ve Maraş'ı işgal etmişler. Eskişehir ile Tekirdağ ve Edirne'yi. harpte mağlup olmamak şartı ile direnme gösterilmesine bende taraftar idim" 1. Yunanistan'daki siyasi durumun değişmesi. İki olay arasında bir yıl fark var. emir büyük yerden.

Sevres'i onaylamak gerektiğini kabul ettiği. Müttefikler arasında bir anlaşmazlık yok.CV/382)549 • 8 Kasım 1920. o olay 8 ay sonra gerçekleşecek. milliyetçileri teslim olmaya çağıracağı. iktidarı süresince. Amiral de Robeck:ten Lord Curzon'a: "[İstanbul yönetimince] Anadolu'ya gönderilecek [A. s. saltanata ve Vahidettin'in İngilizci politikasına bağlı kalacak.Ferit'in çekilmesi ve yerine Tevfik Paşanın geçmesinin gerçek sebebi.C. Anlaşılan son Sadrazam Tevfik Paşanın son iktidarını kastediyor. harıl harıl işgal ediyor ve Türk direncini bastırmaya çalışıyor. Türk-Yunan meselesi halini aldığı için iktidara getirilmiş bir hükümet olduğu' iddiası da doğru değildir. İngiliz Belgelerinde. D. D. Yunanistan'da iktidar henüz değişmemiştir.Kemal'i Milli Mücadele'yi başlatması için Anadolu'ya yollayan. Bu bakımdan." Ali Rıza ve Salih Paşa hükümetleri. Şu halde bu son hükümetin.546 Tevfik Paşa.Ferit'in. sözde tarafsızlıklarını da ilan etmiş değiller.547 Vahidettin'in ölçülerine göre alternatifi olmadığı için de. 2 Ekim 1919 ile 2 Nisan 1920 arasında görev yaptılar. hem ılımlı bir insan olduğu.N. saltanatın kaldırılacağı güne kadar Sadrazamlığını sürdürecektir. Demek ki söz konusu ettiği hükümetler.miştir: Büyük Taarruz! Vahidettin. başka bir deyişle zafere beş kala taraftar olduğunu söylüyor. Öyleyse olay.548 İşte bu döneme ilişkin ibret verici bazı belge ve bilgiler: • 24 Ekim 1920. Onlardan sonra ise. hükümetleri geliyor. Vahidettin'in. şöyle özetlenebilir: Anadolu'ya karşı yürütülen sertlik politikasının ters teptiği nihayet kavranılmış ve Kuva-yı Milliye'yi kuvvet ve entrika ile bastırmanın mümkün olmadığı anlaşılmıştır. ve 5. Milli Mücadele'yi planlayan. 2.Bu his ile Kuva-yı Milliye'ye eğilimli birtakım hükümetleri de iktidara getirdim. destekleyen Vahidettin'dir' şeklindeki masalı da bütünüyle ve kesin bir şekilde yalanlayıp reddetmiş oluyor! Umud ederim ki Vahidettinciler artık bu masala son verirler! □ ". (5 Nisan 1920 . hem de şartlar artık sertliğe elve rmediği için Damat Ferit tarzı ahmakça önlemlere baş vurmayacak ama Ankara politikasını da hiçbir zaman desteklemeyecek.İzzet Paşa] heyetinin. son Tevfik Paşa hükümetini. gerçeklere ters düşme ktedir. Fransızlar İngilizlerden Güney Doğu Anadolu bölgesini devralmış.Şimşir. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Tevfik Paşa hükümetinin. Bu ifadesi ile de." (B. Müttefikler arasında da bir anlaşmazlık yok. 'Kuva-yı Milli-ye'ye eğilimli olduğu' için iktidara getirdiğini iddia etmesi de.. ancak milliyetçilerden çekin- de bi an _8 .16 Ekim 1920) Herhalde bunlar da değil. direnişe ancak bu tarihten sonra. 'olay.. Yunanistan'da bir siyasi değişiklik söz konusu değil. (21 Ekim 1920-4 Kasım 1922) Tarihlerden de belli ki bu hükümet kurulduğu sırada da. 'M. henüz 'Yunan meselesi halini' almamış. Milli Mücadele'yi söndürmeye çalışan 4. bunlar değil. barış şartlarını görüşmeyeceği. Bu tarihlerde.. tersine.

Ermenilere toprak verilmesini kabul ettiği. Bazı Çerkeslerin Yunanlılarla işbirliği yaptıkları.C. İngiliz Y. Rumbold'un.) • Abdülmecit'in 7 Ocak 1921'de. İngiliz Belgelerinde.diği için derhal onaylamak istemediği ve bu işi Anadolu ile temas sonuna kadar ertelemek arzusunda olduğu. 163) • 25 Nisan 1921. İngiliz Belgelerinde. Vahidettin'in. M. Padişahın. pısırık ve temkinli olduğu için hakim rol oynayamadığı.C./262) • 7 Nisan 1921 günlü İngiliz gizli istihbarat raporuna göre: