P. 1
Turgut Özakman - Vahidettin, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele

Turgut Özakman - Vahidettin, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele

2.33

|Views: 459|Likes:
Yayınlayan: debian_8
Son yılların, günümüze ışık tutan en geniş ve şaşırtıcı araştırması. Yakın tarihimize yönelik başlıca yalanları, yanlışları ve yutturmacaları büyük bir sabırla derleyen ve titizlikle değerlendiren Turgut Özakman, yüzlerce yerli ve yabancı objektif kaynağa dayanarak gerçekleri açıklamakta, bilinen kıvrak üslubu ile bir kısım yorucu ve ayrıntılı bilgiyi bile, bir solukta okunacak biçimde sunmaktadır.Bütün tarihseverlerin ve yakın tarihimizle ilgili gerçekleri öğrenmek isteyenlerin, başucu ve başvuru kitabı olacak bir çalışma. Eserde değinilen yalan, yanlış ve yutturmacaların çoğu ile belki de ilk kez karşılaşacak, çok şaşacak, çok gülecek, belli bir amaçla nasıl bir sahte tarih yaratılmak istendiğini görerek, Türkiyenin geleceği bakımından çok da düşüneceksiniz. Çeşitli iddiaları değerlendirilen eski yeni yazar ve siyasetçilerden bazıları:H.E. Adıvar, Çetin ve Mehmet Altan, Fikret Başkaya, Burhan Bozgeyik, Hasan Hüseyin Ceylan, Fatih Çekirge, İ.H. Danişmend, Abdurrahman Dilipak, Tarık Mümtaz Göztepe, Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Ahmet Kabaklı, Kazım Karabekir, Necip Fazıl Kısakürek, Cemal Kutay, Yalçın Küçük, Prof. Dr. Faruk Özerengin, Emine Şenlikoğlu, H. Suphi Tanrıöver, Mete Tunçay, Vehbi Vakkasoğlu ve ötekiler...
Son yılların, günümüze ışık tutan en geniş ve şaşırtıcı araştırması. Yakın tarihimize yönelik başlıca yalanları, yanlışları ve yutturmacaları büyük bir sabırla derleyen ve titizlikle değerlendiren Turgut Özakman, yüzlerce yerli ve yabancı objektif kaynağa dayanarak gerçekleri açıklamakta, bilinen kıvrak üslubu ile bir kısım yorucu ve ayrıntılı bilgiyi bile, bir solukta okunacak biçimde sunmaktadır.Bütün tarihseverlerin ve yakın tarihimizle ilgili gerçekleri öğrenmek isteyenlerin, başucu ve başvuru kitabı olacak bir çalışma. Eserde değinilen yalan, yanlış ve yutturmacaların çoğu ile belki de ilk kez karşılaşacak, çok şaşacak, çok gülecek, belli bir amaçla nasıl bir sahte tarih yaratılmak istendiğini görerek, Türkiyenin geleceği bakımından çok da düşüneceksiniz. Çeşitli iddiaları değerlendirilen eski yeni yazar ve siyasetçilerden bazıları:H.E. Adıvar, Çetin ve Mehmet Altan, Fikret Başkaya, Burhan Bozgeyik, Hasan Hüseyin Ceylan, Fatih Çekirge, İ.H. Danişmend, Abdurrahman Dilipak, Tarık Mümtaz Göztepe, Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Ahmet Kabaklı, Kazım Karabekir, Necip Fazıl Kısakürek, Cemal Kutay, Yalçın Küçük, Prof. Dr. Faruk Özerengin, Emine Şenlikoğlu, H. Suphi Tanrıöver, Mete Tunçay, Vehbi Vakkasoğlu ve ötekiler...

More info:

Categories:Types, Research
Published by: debian_8 on Apr 26, 2013
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
See more
See less

12/27/2015

İÇİNDEKİLER

GİRİŞ
1. Bazı iddialardan örnekler 2. Resmi tarih 3. Yasaların, gerçekleri açıklamaya engel olduğu iddiası 4. Devlet arşivlerinin durumu 5. İngiliz belgeleri 6. Tarih yazarlığı hakkındaki görüşler

BİRİNCİ BÖLÜM
VAHİDETTİN

1. M.Kemal aleyhindeki iddialara giriş 2. Vatan ve Hürriyet Partisi (1905-1906) 3. Hareket Ordusu (1909) 4. Balkan Savaşı (1913). 5. Çanakkale Savaşı (1915). 5/1. Savaşın çok kısa bir özeti. 5/2. Çanakkale bir zafer midir? 5/3. TRT'nin 18 Mart 1988 günü yayımladığı Çanakkale programı.

de

1. Vahidettin'in kısa hayat hikâyesi 2. Vahidettin'in kişiliği 3. Saltanatın kaldırılması ve Vahidettin'in hain ilan edilmesi 4. Vahidettin'in İstanbul'dan ayrılmasının sebepleri 5. Ayrılış hazırlıkları 6. Vahidettin'in ayrılışı ve sonrası (Malta, Hicaz, Cenova, San Remo) 7. Vahidettin'in ayrılışını nasıl değerlendiriyorlar? 8. San Remo günleri 9. Vahidettin'in cesareti 10. Bazı görgü tanıklarının Vahidettin hakkındaki görüşleri 11. Ölümü 12. Birinci Bölümün sonu

bi

İKİNCİ BÖLÜM
MUSTAFA KEMAL

an

_8

1. Mütareke. 2. Vahidettin ile M.Kemal'in tanışmaları. 3.Kurtuluş Savaşı konusuna girmeden önce eğlencelik birkaç örnek.. 4.Vahidettin ve D.Ferit hükümetleri hakkında bazı ön bilgiler. 4/1. Anadolu'da durum. 4/2. Bu facialar karşısında İstanbul yönetiminin 1919'daki tutumu. 5.Vahidettin'in vatanseverliğinin kanıtı olarak ileri sürülen olaylar. 6.Vahidettin ve Kurtuluş Savaşı. 6/1. Milli Mücadele'yi ilk düşünen ve planlayan Vahidettin imiş. 6/2. Vahidettin'in planının özü neymiş?. 6/3. Planın uygulamaya konulması. 6/3.1. M. Kemal'i Anadolu'ya göndermek için işgalcilerin gözlerini boyamaya yönelik bir görev uydurulmuş: 6/3.2. M.Kemal'i bu göreve Vahidettin seçmiş. 6/3.3. M.Kemal'in atanmasına karşı çıkanlar olmuş ama Vahidettin

de

bi

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

VAHİDETTİN VE M.KEMAL

an

5/4. M.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolü konusunda farklı yaklaşımlar. 5/5. Zafer kimin?. 5/6. M.Kemal'in rolünün sonradan büyütüldüğü. 5/7. Çanakkale Savaşı'nı nasıl değerlendiriyorlar?. 5/7.1. Genel değerlendirmeler. 5/7.2. İlk gün ve Arıburnu savaşları. 5/7.3. M.Kemal, kendiliğinden değil, emirle hareket etmiş.. 5/7.4. M.Kemal ordunun tüm yedeklerini kullanarak savaşı tehlikeye atmış. 5/7.5. Arıburnu savaşlarında M.Kemal'in başarısız olduğu ve askeri savurganca kullandığı. 5/7.6. M.Kemal'in düşmanı denize dökemediği. 5/7.7. Meğer M.Kemal izinsiz ricat etmiş. 5/7.8. Anafartalar ve Conkbayırı savaşları. 5/7.9. Bizimkiler ne diyorlar?. 5/7.10. M.Kemal'in saatinin parçalanması. 5/7.11 Çanakkale'nin boşaltılması sırasında M.Kemal neredeymiş?. 5/7.12. Enver Paşa- M.Kemal çekişmesi. 5/7.13.M.Kemal'in parlak bir asker olmadığı. 5/7.14. Resmi tarih, M.Kemal ve Çanakkale. 6. Suriye Cephesi. 7. Mütarekeye doğru. 8. İkinci Bölümün sonu.

_8

dinlememiş. 6/3.4. Vahidettin M.Kemal'i neden Anadolu'ya göndermiş?. 6/4. İşin doğrusu. 6/5. Vahidettin planını yalnız M.Kemal'e açıklamış. 6/6. M.Kemal Anadolu'ya gitmek istemiyormuş, Vahidettin ikna etmiş. 6/7. Vahidettin neden Anadolu'ya ve Milli Mücadele'nin başına geçmemiş?. 6/8. Planın ayrıntıları. 6/8.1. Meclis'in kapatılması, Tevfik Paşanın istifaya zorlanması, Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi de planın ayrıntılarındanmış. 6/8.2. Vahidettin bazı genç komutanları ve devlet adamlarını da aynı plan gereğince Anadolu'ya göndermiş. 6/8.3. Vahidettin birçok yere mektuplar yazmış. 6/8.4. M.Kemal Anadolu'dayken, Vahidettin ile bağlantı kurarak fikir üretiyormuş. 6/9. Vahidettin M.Kemal'e bir hatt-ı hümayın vermiş. 6/10. M.Kemal'e bol para da verilmiş. 7. Bandırma gemisi. 8. M.Kemal - İngiliz gizli anlaşması masalı. 8/1. M.Sabri Efendi. 8/2. İngilizlerin M.Kemal ile ilişki kurması. 8/3. Gizli anlaşmanın amacı ve M.Kemal'in tavsiyesi üzerine, Yunanlıların İzmir'e çıkarılması. 8/4. Yunanlıların İzmir'e çıkmalarının gerçek öyküsü. 8/5. İngilizler ile M.Kemal neden kolayca uzlaşmışlar?. 8/6. K.Mısıroğlu'na göre iki muamma. 8/7. M.Kemal-İngiliz ilişkisini kanıtlamak için ileri sürülen örnekler ve doğruları. 9. Vahidettin neden ve ne zaman M.Kemal'e karşı olmuş?. 10. Milliyetçilerin suçlanması, fetvalar, Kuva-yı İnzibatiye, Kuva-yı Seferiye, isyanlar, idam kararları ve öteki faaliyetler. 10/1. Vahidettin'in Damat Ferit'i 4.defa sadrazamlığa atamasının gerçek öyküsü. 10/2. Milliyetçileri suçlama. 10/3. Fetvalar. 10/4. Kuva-yı İnzibatiye. 10/5. Kuva-yı Seferiye. 10/6. İsyanlar. 10/7. İdam kararları . 10/8. Bolşeviklik suçlaması ve Milli Mücadele karşıtı dernekler. 10/9. İşbirlikçi basından örnekler. 11..Şehzade Ömer Faruk Efendi konusu. 11.1. Veliaht Abdülmecit Efendi konusu. 12. Sevres Andlaşması . 13. Vahidettin, Damat Ferit ve İstanbul hükümetleri ile ilgili belgeler,bilgiler

de

bi

an

_8

ve notlar [19 Ocak 1919-20 Ekim 1920]. 14..Vahidettin'in anıları ve beyannamesi. 14/1. Anıları. 14/2. Beyannamesi ve ilgili belgeler[ 21 Ekim 1920-25 Ekim 1922]. 15. Ek belgeler. 16. Vahidettin'le ilgili bir televizyon dizisi. 17. Üçüncü Bölümün sonu.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
KURTULUŞ SAVAŞI Birinci Kısım KURTULUŞ SAVAŞI'NIN NİTELİKLERİ HAKKINDAKİ İDDİALAR 1.Kurtuluş Savaşı‘nın bir Türk-Yunan savaşı olduğu.. 1/1. Birinci Dünya Savaşı öncesi gizli anlaşmalar. 1/2. Savaş içinde yapılan gizli anlaşmalar. 1/3. Mondros Mütareke Anlaşması. 1/4. Sevres Andlaşması ve Üçlü Anlaşma ile ilgili görüşmeler. 1/5. Sevres Andlaşması. 1/6. Üçlü Anlaşma. 1/7. Bu sürecin kısa bir değerlendirmesi. 2.İngilizlerin Yunanlılara yardım etmediği. 3.Emperyalistlerin Anadolu'yu yerleşmek niyetiyle işgal etmedikleri ve savaşmadan da gittikleri. 4.Kurtuluş Savaşı'nın antiemperyalist bir savaş olmadığı. 5.Kurtuluş Savaşı‘nın bir kurtuluş savaşı olmadığı. 6.Kurtuluş Savaşı‘nın emperyalist bir savaş olduğu. 7.Kurtuluş Savaşı hakkındaki öteki iddialar ve doğrular.

de

1.İnönü savaşları. 1/1. Birinci İnönü Savaşı ve Ethem olayı. 1/2. Birinci İnönü Savaşı'nın gerçek öyküsü. 1/3. Birinci İnönü Savaşı 'zafer' mi, yoksa 'başarı' mı?. 1/4. Bizimkiler ne diyorlar?. 1/5. İkinci İnönü Savaşı. 1/6. Bakalım bizimkiler ne diyorlar?.

bi

an
İkinci Kısım SAVAŞLAR

_8

1/7. Ek iddialar . 1/8. H.Suphi Tanrıöver'in telgrafı. 2.Kütahya-Eskişehir savaşları. 3. Sakarya Savaşı. 4.Büyük Taarruz . 4/1. Yunan kayıpları. 4/2. 30 Ağustos Savaşı. 4/3. Zaferden sonra.

Üçüncü Kısım LOZAN, HİLAFET VE EK KONULAR 1.Lozan Andlaşması. 1/1. Bazı iddialar ve masallar. 1/2. M.Kemal, Halife olmak istiyormuş!. 1/3. M.Kemal'in, her yerde, hilafeti göklere çıkaran konuşmalar yaptığı iddiası ve askerlerin terhis edilmesi sorunu. 1/4. Öteki iddialar. 2..Hilafet. 2/1. İngilizler ve hilafet. 2/2. Emir Ali ve Ağa Han. 2/3. Mektup olayı. 2/4. Tepkiler. 2/5. Hilafetin tarihçesi ve kaldırılmasının sonuçları. 2/6. Hilafetin kaldırılması için yapıldığı iddia edilen hazırlıklar. 3..Kazım Karabekir konusu. 3/1. K.Karabekir ve kitapları. 3/2. Başlıca iddiaları 3/3. Bir Karabekir masalı. 3/4. Karabekir'in yakın tarihe meraklı damadı. 3/5. Karabekir ve kolordusu hakkında bazı ilginç görüşler. 4..İstiklal Mahkemeleri. 4/1. Bazı iddialar, masallar. 4/2. Bize Nasıl Kıydınız adlı film ve 4 televizyon programı. 4/3. Bir televizyon programı daha.. 4/4. Sonuç. 5..İngiltere- Yunanistan ilişkileri hakkındaki belgeler ve notlar [9 Kasım 1919 19 Ekim 1922].. 6..Kurtuluş Savaşı'nın stratejisi. 6/1. Dış siyasette uygulama. 6/2. İç siyasette uygulama..

de

bi

an

_8

Dördüncü Kısım SON KONULAR 1.Anılar. 2.Yalanlar, dolanlar, yanlışlar. 3.Sonuç 4.Atatürk Kanunu 5.Gazi Mustafa Kemal Atatürk. 6.Son söz. 7.Ekler. 7/1. Falih Rıfkı Atay'ın bir yazısı. 7/2. 37 yıldır gizli kalmış çok önemli bir gerçek. 7/3. İslam ahlak . Çanakkale haritası . Enver Paşanın gerçek el yazısı ile sahte el yazısı örneği. Kaynakça. Dizin.

de

bi

an

_8

KISALTMALAR
ATASE = Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Dairesi (eski Harp Tarihi Dairesi) Atatürk = Kinross, Atatürk, Bir Milletin Yeniden Doğuşu Atatürk'le Beraber = M.Müfit Kansu, Erzurum'dan Ölünceye Kadar Atatürk'le Beraber bç.= Basılmamış çeviri 1918-1923 İstiklal Savaşı = Nurettin Peker, 1918-1923 istiklai Savaşı, Resim ve Vesikalarla İnebolu-Kastamonu Havalisi C. = Cilt CG Yol = A. Dilipak, Cumhuriyete Giden Yol Dış Politika = S.R.Sonyel, Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika GRYT Ansiklopedisi = Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi GCZ = Gizli Celse Zabıtları (tutanakları) Güney Asya Müslümanları = Mim Kemal Öke, Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası ve Türk Milli Mücadelesi Hayatı ve Eseri = Hikmet Bayur, Atatürk- Hayatı ve Eseri Hilafet = K.Mısıroğlu, Geçmişi ve Geleceği ile Hilafet İng. Belgeleri = Jeschke, Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri İngiliz Belgelerinde = Bilal N.Şimşir, İngiliz Belgelerinde Atatürk İngiliz İstihbarat Servisi = S.R.Sonyel, Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz istihbarat Servisinin Türkiye'deki Eylemleri İstanbul Hükümetleri = Sina Akşin, İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele KA Günlüğü = Utkan Kocatürk, Kaynakçalı Atatürk Günlüğü KS Günlüğü = Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü Lozan = K.Mısıroğlu, Lozan, Zafer mi Hezimet mi Milli Mücadele Başlarken = Tevfik Çavdar, Milli Mücadele Başlarken Sayılarla Vaziyet ve Manzarayı Umumiye M.M.Başlarken = M.Tayyip Gökbilgin, Milli Mücadele Başlarken M.M.Hatıraları = A.F.Cebesoy Milli Mücadele Hatıraları Mondros = TİH, 1.C., Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı Osm.T.Kronolojisi = İ.H.Danişment, izahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi Sakarya'dan İzmir'e = Bilal N.Şimşir, İngiliz Belgeleri ile Sakarya'dan İzmir'e S.Mücahitler = K. Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler Sina-Filistin Cephesi = Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi dizisi, Sina Filistin Cephesi TC Kronolojisi = Utkan Kocatürk, Atatürk ve TC Tarihi Kronolojisi TC'de Tek Parti = Mete Tuncay, TC'nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması TİH = Türk İstiklal Harbi [dizisi, ATASE yayını] TKS Kronolojisi I/ll = Jeschke, Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi I/II T.Ü. Tezler 2 = Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler, 2.cilt T.Ü. Tezler 5 = Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler, 5.cilt XX. Yüzyıl = Hikmet Bayur, XX. Yüzyılda Türklüğün Tarih ve Acur Siyasası Üzerindeki Etkileri V.G.Cehenneminde = T.Mümtaz Göztepe, Vahidettin Gurbet Cehenneminde V.M.Gayyasında = T. Mümtaz Göztepe, Vahidettin Mütareke Gayyasında Yunan Askeri Tarihi = 1919-1922 Küçük Asya Seferinin Özetlenmiş Tarihi ZC = TBMM Zabıt Cerideleri (tutanak dergileri) Kaynakçada, adları kısaltılan kitapların künyesinin sonuna • işareti konulmuştur.

de

bi

an

_8

GİRİŞ
1. Bazı iddialardan örnekler Uzun zamandan beri Vahidettin, M.Kemal ve Kurtuluş Savaşı hakkında, bazı kitap, gazete ve dergilerle televizyon kanallarında, resmi tarihe de, resmi tarih dışındaki pek çok esere de ters düşen yeni iddialar, görüşler ileri sürülüyor, yorumlar yapılıyor. Bazıları kısaca şöyle: □ M.Kemal İngiliz ajanıdır, □ M.Kemal'in Çanakkale'deki rolü küçüktür, □ Suriye Cephesinde M.Kemal'in ihaneti yüzünden yenildik, □ Yunanlılar, M.Kemal'in tavsiyesi üzerine İzmir'e çıkartılmıştır, □ Vahidettin, Damat Ferit, Ali Kemal vb. hain değildir, □ M.Kemal'i Anadolu'ya, milli mücadeleyi başlatması için Vahidettin göndermiş, ayrıca bol para ve bir de hatt-ı hümayun (padişah buyruğu) vermiştir, □ Kurtuluş Savaşı antiemperyalist bir savaş değildir, bir kurtuluş savaşı da değildir, hatta 'son tahlilde... Kürdistan'ın bir bölümünün ilhakıdır'.1 □ Kurtuluş Savaşı bir Türk-Yunan savaşıdır, abartıldığı kadar da önemli değildir, □ 1. ve 2. İnönü savaşları masa başında uydurulmuş zaferlerdir, □ Büyük Taarruzda Yunanlılar imha edilememiş, denize dökülememiş, kaçmalarına göz yumulmuştur vb... Bu iddialara yer vermediği için resmi tarihi de kıyasıya suçluyorlar: □ "...Hakikate kıyılmış ve Kurtuluş Savaşının gerçek yüzünü örten şal, aradan elli yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ bir türlü kaldırıl amamıştır. [..] Yarım asırdan beri devam eden pespaye yalanlar... Tahsi-sat-ı mestureden (örtülü ödenekten) cömert ihsanlarla (bağışlarla) yazdırılmış kitaplar..." (Kadir Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.32; Lozan Hezimet mi Zafer mi, 1.C., s.51) □ "... doğruların yanlış, yanlışların doğru olarak gösterilmeye çalışıldığı ve bütün bunların da her türlü dayatmalarla millete zorla öğretildiği 'yalan söyleyen tarih'..." (H.Hüseyin Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.9) □ "...Tarihi hadiseler ters yüz edilmiş, kahramanlar ile hainler yer değiştirmiştir... Gerçekler, günlük politikanın emrinde ve hizmetinde, icab eden değişi kliklere uğratılarak kullanılmıştır." (Vehbi Vakkasoğlu, Son Bozgun, 1.C., s.6, 20) □ "Yakın tarih tahrif edilmiş (değiştirilmiş), Milli Mücadele'nin gerçek dışı bir versiyonu geliştirilmiştir." (Fikret Başkaya, s.25) □ "...resmi tarihe inanmıyoruz... Yeni tetkikler, resmi tarihi bir yalanlar h eyulasına çeviriyorlar." (Hüseyin Yılmaz, İnkılap Kurbanları, s.6; Cumhuriyetin

de

bi

an

_8

2. Resmi tarih

Resmi tarih kısaca şöyle tanımlanabilir sanıyorum: Okunması zorunlu ana çizgilerden oluşan, pedagojik amaçlı, yönlendirici ilk ve orta öğretim ders kita pları.5 Kurtuluş Savaşı, M.Kemal ve Türk devrimi hakkındaki resmi, özel, Türkçe ya da yabancı dilde yayımlanmış bütün eserlerin, yıllara göre toplam sayıları şöyle: 1941: 227 7 1953: 433 1960: 1.130 8 1968: 3.959 9 1974: 7.010 10
6

de

İlk Yıllarında Devlet Terörü, s.59-60) □ "Bu ülkede yaklaşık yetmiş yıldır, ilkokuldan üniversite son sınıfa kadar eğitimin her kademesinde, bütünüyle sübjektif gözle kaleme alınmış, gerçek dışı, hayal ürünü, saptırma bilgilerle dolu "resmi tarih" okutulagelmiştir... Resmi tarih doğruları yeni nesilden saklıyor... Yakın tarih hâlâ sisler altında..." (Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi, 1.C., takdim yazısı; 2.C., s.114.121) 2 □ "Resmi tarihin aldatıcı masalları..." (Abdurrahman Dilipak, İhtilaller Dönemi, s.8) □ "Gerçek tarihle ilgisi olmayan neşriyat, tarihi günlük politikanın oyuncağı haline getirip ikbal sahiplerinin arzuları istikametinde yazıp söylemeyi âdet edinen sözde tarihçilerle yapılmış ve ortaya atılan o yalan laflar, yıllar boyu, mektep sıralarından gazete ve mecmua sütunlarına kadar her yerde o kadar çok tekrarlanmıştır ki bugün o yalan lafların gürültüsünden, gerçek tarihin sesi d uyulmaz olmuştur," (Mustafa Müftüoğlu, Yalan Söyleyen Tarih Utansın, 1.C., önsöz) □ "Resmi tarih masalları !" (Nokta Dergisi, s.10, 5 Mayıs 1991) □ "Türkiye'de tarih... inanılması çok zor bir masal niteğindedir." (Yalçın Küçük, Aktüel Dergisi, s.44, Sayı 36/1992) □ "Resmi tarih tezi, Türkiye'de yalanlarla dolu bir şekilde ele alınmış ve sunulmuştur." (Mehmet Altan, Kanal 6'da, 16 Mayıs 1995 Salı günü akşamı, Pusula programı) 3 Bu iddialar doğru mu, değil mi ? ● Hepsini, gerçeğe saygılı bir tarih meraklısı ve Kurtuluş Savaşı'na katkı-da bulunmuş herkese mihnet duyan biri olarak ele alıp değerlendirmeye karar verdim. Yakın tarihimizle ilgili genişçe bir kitaplığım ve arşivim vardı zaten. Gereken yeni kitapları da topladım ya da yakınlarımın ve öğrencilerimin yardımıyla fotokopilerini sağladım. Televizyonda yapılan konuşmaları kaydettim. İki yıl süren kesintisiz bir çalışma sonunda, bu kitapçık ortaya çıktı. Gerçek tarihçil erin bu cüretimi bağışlayacaklarını umut ederim.4

bi

an

_8

1995'te bu sayının 10.000'i çoktan geçmiş olduğu rahatça söylenebilir. Bu yayınların acaba yüzde kaçı, eleştirilmesi moda olan resmi tarih? Bunu yaklaşık olarak saptamak için şu üç kaynağı tarayıp değerlendirdim: 1. Türk Dil Kurumu'nun yayımladığı Atatürk'e Saygı adlı derlemenin sonu ndaki S.N.Özerdim'in hazırladığı 'kılavuz bibliografya ',11 2. Türker Acaroğlu'nun hazırladığı, Açıklamalı Atatürk Kaynakçası,12 [1981'e kadar bu konularda yayımlanmış eserlerin en önemlilerinden 500'ünün özellikleri ve özetleri, iki cilt] 3. Yapı ve Kredi Bankası'nın Atatürk Kitaplığı katalogu,13 [kitaplıkta bulunan 1200 özgün eserin künyesi]14 Bu üç esere göre resmi tarihlerin ya da resmi tarih niteliğindeki yayınların o rtalama oranı, % 1,3. 10.000 eser içinde, ortalama oranın, yüzde birin çok altına düştüğünü söyl emek yanlış olmaz sanırım.15 O kadar eleştirilen resmi tarihin, yakın tarihle ilgili bütün yayınlar arasındaki ağırlığı işte bu kadar.16 Öteki yayınların oranı ise, % 98,7. Tabii, ders kitaplarının, öğrencilerce okunmalarının zorunlu olması gibi önemli bir özelliği var. Resmi tarih gerçeklere uygunsa, bu özellik bir sakınca sayılmaz. Ama değilse, gerçeklerden habersiz masal çocukları yetiştiriyoruz demektir. Fikret Başkaya, "Sovyetler Birliği'nde devrimden bu, yana 'resmi gerçeğin' (resmi tarihin) tam on defa değiştirildiğini" yazıyor17 ve şöyle devam ediyor: "Bizde aşağı yukarı 1920'lerin sonları ve 1930'ların ortalarına kadarki döne mde oluşturulmuş bir 'resmi tarih' ve 'resmi gerçek' varlığını sürdürmektedir. Burada tartışılması gereken, nasıl olup da 'resmi gerçek' ve 'resmi tarih'in ciddi bir eleştiriye uğramadan ve yara almadan veya çok az aşınmaya uğrayarak bu kadar uzun süre varlığını sürdürebilmiş olmasıdır." Sahi, acaba neden resmi tarih, bunca yıldır ciddi bir yara almadı ve pek az aşınmaya uğradı? İki olasılık var: a. Ya doğru olduğu için dayanıyor, b. Ya da dayanıklılığı doğruluğundan değil, daha başka sebeplerden kaynaklanıyor. Fikret Başkaya'ya göre bu dayanıklılık, resmi tarihin doğruluğundan kaynaklanmamaktadır: "Bunun, hem Türkiye'deki sermaye birikiminin aldığı özgün biçim, hakim sınıfların niteliği veya sınıfsal ittifakın yapısı ve tarihsel süreklilik, hem de aydınların devlet içindeki ve devlet karşısındaki konumları ile ilgili yanlan var... Bizimki gibi ülkelerde ve bürokratik baskı rejimlerinin geçerli olduğu ülkelerde (Çin, son dönem öncesi SSCB, Doğu Avrupa, Küba vb.), bilimsel bilginin (sosyal bilim) göreli bağımsızlığı da ortadan kalkmakta, bağımlılık mutlak bir nitelik kazanmaktadır. Böyle bir göreli özerklik yokluğu, toplumda irrasyonel (akla aykırı), bilim dışı, iç tutarlılığı olmayan bir toplum ve tarih versiyonunun ortaya çık-

de

bi

an

_8

masına sebep olmakta [dır]."18 Ama Başkaya'nın dikkate almaktan özenle kaçındığı bir olgu var. 'Kurtuluş Savaşı, M.Kemal ve sonrası' ile ilgili kitapların % 98'inden fazlası özel ça-lışma. Bu yazarların kimi Türk, kimi değil; kimi sağcı, kimi solcu; kimi Doğ ulu, kimi Batılı. Dinleri, sınıfları, konumları, eğitimleri, meslekleri, dünya görüşleri başka başka insanlar ve çok büyük çoğunluğu da resmi tarihi doğruluyor. Entelektüelliğin başlıca niteliğinin 'gerçeği ortaya çıkarmak' olduğunu yazan Başkaya,19 bu farklılıkları görmezden gelerek, hepsini aynı şablona sığdırmış. Vahidettinci yazarlar da, resmi tarih çizgisini sürdüren bütün tarihçileri ve araştırmacıları -aynı yaklaşımla- bir kaba koyuyor ve şöyle suçluyorlar: □ "Hakikate saygısız birçok inkılap dalkavuk ve yobazı..." (K.Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.83) □ "Kiralık kalemler..." (K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.21) □ "Tarih yalancıları..." (V.Vakkasoğlu, Son Bozgun, 3.C., s.6) □ "Gerçeği söylemek yerine dalkavukluk etmeyi tercih edenler... M.Kemal ve İnönü'nün meddahları... Masalvari kitaplar yazmaktan başka iş yapmayanlar." (GRYT Ans.LC, s.133, 319, 374) vb... Ama mesela Yunanlı A.A.Pallis, Kuva-yı Milliyeci İbrahim Ethem, tarihçi Bernard Lewis, gazeteci Ö.Sami Coşar, Bulgar gazeteci Paruşev, bilim adamı Seha L.Meray, Eski Kızılordu komutanlarından Büyükelçi S.İ.Aralov, yedeksubay Şevket Soğucalı, Hindli araştırmacı Sinha, gazeteci İlhami Soysal, Tunuslu bilim adamı Abdülvahap Boudhima, bilim adamı Sina Akşin, Fransız Türkolog J.L.Bacque Grammont, öğretmen Baki Öz, Pakistanlı bilim adamı Yakup Mughul, yazar Attilâ İlhan, İngiliz bilim adamı A.J.Toynbee, yazar Peyami Safa, İtalyan Yüzbaşı Baj Makario, araştırmacı Fethi Tevetoğlu, Alman bilim adamı G. Jeschke, Arjantinli yazar Blanco Villalta, Avusturyalı Dagobert von Mikusch, Pakistanlı bilim adamı Hanif Fauk, araştırmacı Zeki Sarıhan, tek bir şablona sığdırılabilir, resmi tarihi doğrulayan tutumları, 'çıkarcılık ve dalkavukluk'la açıklanabilir mi? Yakın tarihimizle ilgili özel eserlerin, genel olarak resmi tarih doğrultusunda olmasının gerçek sebebini, bütün iddiaları görüp değerlendirdikten sonra, birli kte bulacağız.

3. Yasaların, gerçekleri açıklamaya engel olduğu iddiası
Bu konudaki iddiadan bir örnek: □ "Bu satırların naçiz muharriri, Türk Kurtuluş Savaşının gerçek veçhesi üzerine resmen çekilmiş bulunan örtüyü kaldırmaya muktedir değildir. Kanunlar, bugün için böyle bir şeye asla imkân vermemektedir." (Kadir Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.33) Yazar 'kanunlar' diyor ama aslında tek kanundan şikâyetçi: Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlarla İlgili 5815 sayılı Kanun. Bu kanunla ilgili iddialar ve görüşler, dördüncü bölümde ele alınacaktır. Sakın bu kanundan dolayı, gerçekleri öğrenemeyeceğiz diye üzülmeyin. Ne söylemek

de

bi

an

_8

istiyorlarsa hepsini apaçık, düpedüz yazıyorlar ama bir yandan da sızlanıyorlar. Niye mi sızlanıyorlar? İlerledikçe anlayacağız.

4. Devlet arşivlerinin durumu
İleri sürülen iddialardan biri de, devlet arşivlerinin, 'gerçeklerin anlaşılmaması için' kapalı tutulduğu. İşte birkaç suçlama örneği: □ "Yetmiş yıldır kat kat kilitli bodrumlarda gizlenmiş belgeler..." 20 □ "Bir kısım Meclis zabıtları (tutanakları), İstiklal Mahkemesi dosyaları gibi çok mühim tarihi malzeme hâlâ gözlerden uzak tutulmaktadır. [..]Vesikalardan (belgelerden) bir kısmı hâlâ saklanmakta, araştırmacılardan gizlenmektedir." 21 □ "Yakın tarihimizde cereyan eden bir yığın mühim hadiselerin perde arkası, iç yüzü, gerçek mahiyeti ortaya konulamamış, sağlıklı değerlendirmesi yapılamamıştır. Bunun da temel sebebi, başta Çankaya ve Genelkurmay Başkanlığı arşivi olmak üzere yakın tarihin belgelerini bağrında saklayan arşivlerin sivil araştırmacılara kapalı oluşu(dur)." 22 □ "Tarihi ile bu kadar çok övünen devlet, savaş tarihi arşivlerini, resmi tarihçilerin dışında hiç kimseye açmıyor." 23 Bu iddiaların gerçek olup olmadığını anlamak için arşivlerimizin durumuna çabucak bir göz atalım. 4/1. TBMM Arşivi

1. İstiklal Mahkemeleri ile ilgili dosyalar, hiç olmazsa 1973'ten beri araştırmacılara açıktır.24 Prof.Dr.Ergün Aybars'ın bu dosyalara dayanarak hazırladığı 1920-1923 dönemi İstiklal Mahkemeleri hakkındaki doktora tezi, 1975 yılında Bilgi Yayınevi'nce yayımlanmıştır;25 1923-1927 dönemi İstiklal Mahkemeleri hakkındaki doçentlik tezi de 1982'de Kültür Bakanlığınca yayımlandı. Ahmet Nedim de Ankara İstiklal Mahkemesi (1926) tutanaklarını 1993'te yayımladı. 26 2. TBBM Gizli Celse Zabıtları (1920-1937), TBMM'nce 1980'de yayımlanmıştır. 4/2. Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler (ATASE) Arşivi Bu arşivde, Osmanlı dönemine ilişkin olanlarla birlikte yedi milyona yakın askeri belge,27 ayrıca Atatürk'ün ölümünden 25 yıl sonra açılmak üzere Ziraat

de

bi

an

_8

4/3. Cumhurbaşkanlığı Arşivi

Bu arşivde bulunan Atatürk dönemi belgeleri, uzunca bir zaman araştırmacılara açık kalmıştı; 1991 yılında, bilgisayara geçmek amacıyla geçici olarak kapatılmıştır. Ama bu arşivde bulunan belgelerin kopyaları yalnız ATASE'de değil, Türk Tarih Kurumu'nda da var.31 Doğrudan bu arşivden ya da TTK' ndaki fotokopilerden yararlanmış, değişik yıllara ilişkin birkaç yazarın ve eserinin adı: Lord Kinross (Atatürk- Bir Milletin Yeniden Doğuşu, Sander Y., İstanbul, 1966) Uluğ İğdemir (Sivas Kongresi Tutanakları, TTK Y., Ankara, 1969) Prof.Dr.B.Sıtkı Baykal (Heyet-i Temsiliye Kararları, TTK Y., Ankara, 1974) Doç.Dr. Mim Kemal Öke (Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası ve Türk
Milli Mücadelesi, Kültür ve Turizm B.Y., Ankara, 1988)

4/4. Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü ve Türk Tarih Kurumu Arşivleri
Bunlar da araştırmacılara kapalı değil. Sözü uzatmamak için her iki arşivden birden yararlanılarak yazılmış yeni bir örnek vermekle yetineceğim: Dr.Sıtkı Aydınel'in 'Güneybatı Anadolu'da Kuva-yı Milliye Harekâtı' adlı araştırması, Kültür Bakanlığınca 1993'te yayımlandı. Araştırmacı bu kitabı için şu dosyaları

de

bi

an

_8

Bankası kasalarında korunup 1964 yılında Genelkurmay'a teslim edilen Atatürk'ün özel mektupları ile özel not defterlerinden oluşan- Atatürk özel arşivi ile Cumhurbaşkanlığı arşivinin kopyası bulunmaktadır. 1. Bu arşive dayanan Kurtuluş Savaşının Askeri Tarihi 16 cilt olarak yayımlanmıştır. Bu arşivden yararlanılarak hazırlanmış üç yeni kitabın adı: Doç.Dr. İsmail Özçelik, Milli Mücadelede Güney Cephesi, Kültür Bk.Y., Ankara, 1992; Dr.Mesut Aydın, Milli Mücadele Döneminde TBMM Hükümeti Tarafından İstanbul'da Kurulan Gizli Gruplar ve Faaliyetleri, Boğaziçi Y., İstanbul, 1992; Dr.Bülent Çukurova, Kurtuluş Savaşında Haberalma ve Yeraltı Çalışmaları, Ardıç Y., İstanbul, 1994.28 2. ATASE'nin başvuru kitaplığında, Kurtuluş Savaşı ile ilgili Yunanca, İtalyanca, Fransızca vb. kitapların çevirileri ile yayımlanmamış çeşitli anılar, tümen ve alay tarihçeleri, harp cerideleri bulunuyor. ATASE araştırma kitaplığından herkes yararlanabilmektedir. 3. Atatürk'ün özel arşivindeki mektuplar ve defterlerindeki notlar, üç kitap halinde29 ve geri kalanlar ise 75,77,79,80 ve 82 sayılı Askeri Tarih Belgeleri dergisinde yayımlanmıştır. Atatürk özel arşivi de araştırmacılara açıktır.30

● Kurtuluş Savaşı hakkında yazılmış ilk Türk eserlerinde. sistematik olmamakla birlikte.İnkılap Tarihi Enstitüsü (Cavit Aker arşivi). 1939'a k adarki bütün belgeler serbest bırakıldı.Jeschke yayımlamıştır. İstiklal Mahkemeleri dosyaları. Askeri Bülten. çeşitli vesilelerle tevil edilmek suretiyle aşılarak izleyicilere sunulmamaktadır. İngiliz belgelerinin incelemeye açılmadığının doğru olmadığını aşağıda göreceğiz. İng iliz belgeleri bilinmeden yazılmıştı. Meclis Zabıtları 1920'den beri yayımlanıyor.32 Başbakanlık arşivinde bulunan M. İngiliz belgeleri an _8 . Çankaya. Dışişleri arşivinde bulunan Kurtuluş Savaşı ve Atatürk dönemine ilişkin temel belgelerin 1. ilk defa Prof. 1920-1937 dönemine ilişkin Gizli Celse Zabıtları 1980'de eksiksiz yayımlandı. ATASE. 2.İnkılap Tarihi Enstitüsü (Ali Orhan İlkkurşun arşivi).cildi 1982'de.Kemal ile ilgili belgeler 1982'de. Tarih Vesikaları.cildi 1981'de.33 Lozan Kurulu ile Ankara arasındaki tüm yazışmalar ise 1990 ve 1994'te 34 yayımlandı. s. Harp Tarihi Vesikaları (Askeri Tarih Belgeleri).Dr.35) Dilipak. Atatürk Araştırmaları Merkezi dergisi ile Belgelerle Türk Tarihi ve Türk Kültürü gibi dergilerde yayımlanıyor.incelemiş: T. resmi tarihler ve pek çok özel kitap. Belleten. araştırmacılara kapalıydı. Öyleyse neden böyle yazıyorlar? Bu sorunun cevabını. Bu belgelerin bizimle ilgili olanlarını. ● Sözü bağlayayım. bu çalışmanın sonunda.399) Bu arşivlerde bulunan belgeler. Türk Tarih Kurumu (Alb. de bi 5. Türk Tarih Kurumu (Tevfik Bıyıklıoğlu arşivi).Bekir Sami Günsav arşivi). Bu yüzden.Kemal'in Samsun'a çıkışından herkes kendine göre bir fayda gözetiyordu. birlikte bulacağız. Osmanlı Arşivi gibi arşivlerden birçok yazar harıl harıl yararlanıyor. 1960'lı yıllar a kadar pek az İngiliz belgesine rastlanır. çünkü İngiliz arşivlerinin büyük bölümü. TİTE. T. □ Abdurrahman Dilipak diyor ki: "M. Ne yazık ki bu döneme ilişkin İngiliz belgeleri hâlâ çok özel sebepler ve birtakım siyasi mülah azalarla İngiliz yasaları ile belirlenen süreler." (Cumhuriyete Giden Yol. Bu amaçla birçok temas ve görüşmelerin vuku bulması mümkündür.35 Durum bu. (s. İngilizler bu şeki lde Müslümanların Hıristiyan ahali üzerindeki baskısını İstanbul'u kullanarak bloke etmek ve İstanbul'a alternatif bir hareket başlamasını ümit ediyorlardı. TTK. Vahdettin Anadolu'daki halk hareketini örgütlemek istiyordu. 1967'de ise. yanlış bilgi veriyor.36 İngiliz belgelerinin ilk bölümü 1944'te araştırmacılara açılmış ve belgeler yavaş ama sürekli olarak yayımlanmaya da başlamıştır. en azından 22 yıldan beri araştırmacılara açık.

İtalyan belgelerini (Giannini I ve II.. FO 454-559 sayılı serilerde bulunan gizli belgeler ile Balfour. özet olarak diyor ki: "Arşivlerin elli yıllık kapalılık süresi.44 Yazar. Herhalde yayımlanmış İngiliz belgeleri ile yetinilemezdi. Crow gibi İngiliz yetkililerinin özel belgelerini. genel bir kural olarak. Kemal ve Milli Mukavemet. 1969 yılında. Doğrudan doğruya arşive inip de bi an _8 . Jeschke'nin "Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi" çıktı. 1957) 37 Bu belgelerden büyükçe bir bölümünü 1967'de Erol Ulubelen yayımladı. serisinin (30 Ekim 1918-1922) yanında birçok kaynağa da gönderme yapmakta ve belgelerin çok kısa özetlerini vermektedir.41 Jeschke bu araştırmasında. İngiliz devlet arşivlerinin kapalılık süresi elli yıldan otuz yıla indirildi.C. İngiliz Dış Politika Belgeleri'nin 1. İngiliz Dışişleri arşivinin FO 371 ve FO 424 sayılı serilerden başka. ve 89. (308 sayfa) 38 Celal Bayar'ın 1968'de yayımlanan Ben de Yazdım adlı 8 ciltlik kitabında. çeşitli monografi ve yabancı doktora tezlerini de taramış. cildindeki 683 belgeden yararlanmış. (198 sayfa) Araştırmacı.(Die Welt des İslam.46 1973'te Bilal N. İkinci İnönü Savaşı sonu ile Büyük Taarruz dönemini kapsayan bu zengin araştırmayı. sayılarında. 1.42 Araştırmacı Dış Politika Belgeleri 1. sayılı seri) ile İngiliz Kabinesine sunulmuş rapor ve muhtıraları da (Cabinet Papers) incelemiştir. öte yandan sistematik belge yayınlarını da sürdürmektedir. İngiliz Dış Politika Belgeleri 1.Şimşirin yeni ve önemli araştırmasının 1.Sonyel'in bir monografisi yayımlandı: 1919 Yılı İngiliz Belgelerinin Işığında M. ilk kez Yunan siyasi belgelerine geniş biçimde yer vermiş olması. Salahi R..-39 Bunu 1970'te Taner Baytok'un kitabı izledi. ciltlerindeki 756 belge ile XVII. Kitabın önemli bir özelliği de.43 Kabine tutanakları (Cabinet Archives. 23. 1972'de Bilal N.sayılar.45 Ryan. (Toplam 37 sayfa) 1970 yılında ise G. 1919-1938.ve 2.serisinin I-XVII. Documenti diplomatici della Pace Oriental). birçok anı.Sonyel'in "Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika" adlı eserinin birinci cildi izledi. serisinde bulunan bazı belgelere yer verilmiştir.. 1973'te Salahi R. (216 sayfa) 1971'de..40 Bu kitapta ilk kez İngiliz parlamentosu tutanaklarından da yararlanılmıştır. beyaz kitapları (Commend Papers). Jeschke'nin "Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri" y ayımlandı (285 sayfa). Curzon. İngiliz belgeleri ile yetinmemiş. 5.47 Yazar. günlük ve gazeteleri de taramış ve özetlerini aktarmıştır. Bu genel kuraldan ilk ayrılan ülke İngiltere oldu. Türk Kültürü dergisinin 85. [Oysa] Aynı dönemde Türkiye ile ilgili İngiliz Dışişleri Bakanlığı arşivinin yalnız bir dizisinde 723 cilt belge vardı.Şimşir'in "İngiliz Belgeleri ile Sakarya'dan İzmir'e (19211922)" adlı araştırması çıktı (546 sayfa). İngiltere bir yandan arşivlerini araştırıcılara açarken. Ayrıca İngiliz Dışişleri Bakanlığı arşivi (Foreigne Archives) belgelerini de yeniden taramış. cildi yayımlandı: "İngiliz Belgelerinde Atatürk. Paris Barış Konferansı ile ilgili ABD resmi belgelerini (Papers Rela-ting to the Foreign Relation of the USA).. yine G. 1919-1923 yılları Türkiyesi üzerine yayımlanan İngiliz belgeleri birkaç ciltte toplanmıştı. hemen hemen her ülkede uygulanagelmektedir.

bütün bu araştırmaları yok sayıp. 320 s. XI -xıv) 4 ciltte tamamlanan araştırmada. H..Kemal'in kendisini veya politikasını yermeye kalkışmış belgelere de rastladık. konuyla ilgili tüm İngiliz belgeleri ile Başbakanlık arşivi (Meclis-i Vükela zabıtları) ile Dışişleri Bakanlığı arşivini de (Mütareke ile ilgili dosyalar) taramış. Kurtuluş Savaşı'nın ilginç bir kesimine ışık tutan ve yine İngiliz belgelerine dayanarak yazdığı "Malta Sürgünleri"ni kitaplığımıza kazandırdı. Belgeleri seçerken sübjektif davranmadık." (s. (347 sayfa) 54 Sözün özü. V. bu sorunun cevabını da yine birlikte bulacağız. I. 6.R.Şimşir.. Ömer Kürkçüoğlu'nun. İngiliz arşivlerinin araştırmacılara kapalı olduğunu ileri sürüyor? Aranıp da bulunamayan belgeler ne hakkında? Bu çalışmanın sonuna doğru. neden bir kısım İngiliz belgelerinin gizlendiğini.. (208 belge. Yüzyılda Türklüğün Tarih ve Acun Siyasası adlı eseri çıktı. ek olarak. XX.) 53 Son olarak da 1995'te. Yazar..300 kadar arşiv cildini taradık. Dilipak. toplam 997 belgenin orijinali ile Türkçe özeti yer almaktadır. Bulabildiğimiz belgelerin hepsini k itabımıza aldık. "Türk-İngiliz İlişkileri" adlı çalışması yayımlandı.Bayur'un. de bi an _8 ..097 sayfa) 1974'te.51 (333 sayfa) Kürkçüoğlu. (C. (2... Hasım bir tarafın belgeleri olmaları dolayısıyla bunların karşıt görüşleri savunmalarını olağan karşıladık.49 1296 sayfası Kurtuluş Savaşı dönemi ile ilgilidir. M. sayfaları Kurtuluş Savaşı ile ilgilidir.Sonyel'in son eseri yayımlandı: "Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri. S.55 • Peki. Tarih yazarlığı hakkındaki görüşler Resmi tarihe yöneltilen eleştirileri ve alternatif tarihleri incelemeye geçmeden önce. III. 19191939 dönemine ilişkin İngiliz belgeleri ile belli başlı anılara.52 (602 sayfa) Akşin. 1983'te de Sina Akşin'in "İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele" adlı geniş araştırması yayımlandı. Bunlara 1983'te.Dr. Toplam olarak 1." TTK Y. yaklaşık 15 yıllık bir dizi yoğun çaba ve bizi yakından ilgilend iren binlerce İngiliz belgesi. Yazarın 18981914 dönemine ilişkin British Documents'ten de yararlandığı anlaşılıyor.50 (420 sayfa) 1978'de Doç. Mim Kemal Öke'nin İngiliz Belgelerinde Lozan Barış Konferansı (1922-1923) adlı belge derlemesi katıldı. 1974'te Doğan Avcıoğlu'nun 4 ciltlik "Milli Kurtuluş Tarihi" adlı araştırması yayımlandı. çeşitli araştırmalara ve resmi dokümanlara dayanmaktadır. resmi tarihe şiddetle çatan bazı yazarların tarih yazımı konusundaki görüşlerini de aktarmak istiyorum.48 Eserin 153-370. Ank ara. Okuyunca beğeneceksiniz. Avam ve Lordlar Kamaralarının tutanaklarından da yararlanmış.) 1976'da Bilal N.araştırmayı gerekli gördük. Bilimsel dürüstlük kaygısıyla bütün belgeleri kitabımıza almayı uygun hatta gerekli bulduk.

F. önsöz) □ "Tamamen belgelere dayandırılmış olarak hazırlanan bu araştırma. onları ortaya çıkaran müessirlerden (etkenlerden) ayıklayarak ele almak caiz (doğru) değildir. şu kitabımızla bazı tarihi olaylara ışık tutarak. 56 Yakın tarihimizin doğrusunu. s. başka belgelerle karşılaştırılmış. öyle çarıklı erkan-ı harp rivayet ve hikâyelerini dikkate almayacaklar. tanıklara ve 'kapı gibi sağlam' belgelere dayanarak yazdıklarını söylüyorlar. Son Bozgun.Kandemir'den aktaran ve benimsediğini yazan V. 1." (N. ünlü tarihçi Wels'e aittir. Şu gözlerin gördükleri gördükleri.. olayları his ve arzularına göre yorumlamadan olduğu gibi yansıtan.Mısıroğlu... Üstelik -bazen.9) bi an _8 . Hilafet." (F. en küçük ayrıntısına kadar adalet ve haktanırlık ölçüleriyle değerlendirecekler.339) □ "Bugün müspet bir ilim ve bütün ilimler gibi gayesi gerçekleri aydınlatıp ortaya çıkarmak olan tarih. Kısakürek. ele geçen vesikaların sıhhat (doğruluk) derecelerini araştırmak ve bu vesikaları icabında başkalarıyla mukayese (karşılaştırmak) ve kontrol etmek gibi prensiplere riayet etmeksizin (uymaksızın) sıhhatli bir araştırma yapılamaz.. güvenilir tanıklara dayayacaklar.. tarih açısından değer taşıyan. s." (K. Osmanoğulları'nın Dramı. Kısaca söylemek gerekirse. kronolojik tasniflerle yazılır. Vahidüddin. s." (H." (V. onlar kadar sağlam anılara. Onun için de gerçekleri ortaya çıkarmak için kendine mahsus birtakım ispat usulleri vardır.19) □ " 'Kronolojiyi temel sayan. yalan söyleyen tarihi utandırmaya çalıştık.17) □ "Tarihi. artık yerini belgelere bırakmamalı mı?" (A..' diye başlayan sözlü hatıralar. gerçeği tek bir belgeye de bağlamayacaklar.C.Mısıroğlu. kanıtlanmış ciddi ve gerçek belgelere. s. sizin okuduğunuz kitaplarda yazmaz. Vakkasoğlu. doğruluğu araştırılıp kontrol edilmiş.C... ancak doğruluğu sabit vesikalara ve onlar kadar sağlam hatıralara dayanılarak. 140) □ "Bu korkunç hak ve hakikat kalpazanlığı karşısında biz.Müftüoğlu.C. s. en ince ayrıntıyı bile adalet ve haktanırlık ölçüsünde kaydeden bir dikkat olmadan hadiseleri (olayları) değerlendirmeye kalkışırsanız.tek bir vesikaya (belgeye) istinat da (dayanmak da) tarihçiyi şaşırtıcı neticelere sürükler." (K. hoşa giden masal yazmış olursunuz. s.Demek ki iddialarını.Dilipak.Vakkasoğlu. 1. □ "Bu iddiamızı tam bir fikir namusuyla ana tezimiz olarak başa alıyor ve en ince teferruatına kadar ispatını boynumuza borç biliyoruz. 1. olayları his ve arzularına göre yorumlamayacaklar. Son Bozgun. Büyük Oyun. araştırıcıyı çok defa yanlış neticelere götürür." (M. s. 3. tarih değil. Şuradan veya buradan ele geçmiş herhangi bir vesikayı kafi telakki ederek (kesin belge sayarak) işe koyulmak ve sadece bunlar'a ihticac etmek (yetinmek). "Dürüst tarihçilik" yapacaklarına güvence de veriyorlar. çarıklı erkan-ı harp rivayetleri ve hikâyelerinden ayırmak gerekmez mi? 'Siz bilmezsiniz. inceledikleri dönemin ve olayın şartlarını dikkate alarak.Hüseyin Ceylan. ' Evet.214) □ "Bugün tarih de adeta bir laboratuar ilmi haline gelmiştir. Malumdur ki tarihi hadiseleri.C. Başka Açıdan Kemalizm. Yalan Söyleyen Tarih Utansın.9) de □ "[İncelenen] devrin hadise ve şartlarını biraz bilmek lazımdır. tarihin ne olup olmadığını belirleyen bu nefis söz.

gazete ve dergilere ve kaydettiğim televizyon programlarına gönderme yaptım. İsmail Arar." İlke olarak. kulaktan dolma bilgiyle yapılacak bir iş değil.. dayanaksız. Yazarları: Bünyamin Ateş. En uzunu bile genişçe bir özet niteliğindedir. Kurtuluş Savaşı ile ilgili bazı özel yayınlarda. unutkanlık. Bir orta okul. Mehmet Altan 20 ve 27 Mayıs 1995 Sabah gazetesinde şöyle yazıyor: "Türkiye yönetimi. belgelere dayanılarak düzeltilmeli. dinci örgütlere parasız dağıtıldığını yazmaktadır. Geride. Kısacası. ciddi bir iştir. Bitlis Derneği Y. dikkatsizlik..17. ancak gerçeğin özünü ve ana çizgilerini yansıtır ve sadece belli başlı kişileri ve olayları vurgular.66. 87) Acaba doğru mu söylüyorlar? Yoksa okuyucularına. eleştirel tarihçilik. Suudi Arabistan'da basılıp. Atatürk. yine belgelere dayanılarak eksikleri tamamlanmalıdır. dar görüşlülük vb. Tarihi. öğretmenler ile ders kitapları dışındaki objektif ve ayrıntılı araştırmalar ve dürüst anılar doldurur ve tamamlar. hayali. Ankara. 1. bir tarih kitabı. sahte bir tarihi benimsetmek ve gerçekleri değiştirmek için bu sözlerle bir ön hazırlık mı yapıyorlar? Birlikte göreceğiz! Notlar 1) 2) 3) F. Atatürk ve Devrim Kitapları Katalogu. Kurtuluş Savaşı. lise. bütün kişi.Mercangil. Rıza Nur'un anıları gibi patalojik yayınlar ise. tarih metodunu bilmeyi ve ansiklopedik kültüre sahip olmayı da gerektiriyor. Uğur Mumcu. ne gayr-i resmi olduğundan dolayı doğru.□ "[Amacımız] Sultan Vahdeddin'in. belgelerle ortaya koymaktır. bütün olayları ve kişileri kapsamaz. Mustafa Kaplan. s. yanlışları dolayısıyla elbette eleştirilebilir. ayak üstü. metotsuz. Herbert Melzig. 2. bildiğim ve bilmediğim daha birçok kaynak olduğunu belirtmeliyim. Atatürk Bibliografyası. Bir tarihin ancak doğru olup olmadığı tartışılabilir. Rıza Nur'un M. resmi ve gayr-i resmi diye ayırmak da doğru değildir. 189/21 . Ama bu. sadece kitaplığımda ve belgeliğimde bulunan kitaplara.." (H. Kurtuluş Savaşı'nın yalnız askeri yönü 16 cilt.. s. 1941. Bir tarih. ayrı bir tür oluşturuyor ve tarih için geçerli bir kaynak değeri taşımıyorlar. yayına hazırlayanların nitelikleri. Ankara. hatta üniversite ders kitabı.1953. bu vatan için yaptıklarını. Bunun için hatıratlar başta olmak üzere yüzlerce belge taradık..59. Büyük Oyun. olay ve belgelere yer vermediği için resmi tarihleri eleştiriyorlar.C.Kemal'i karalayan anılarının. Bu yüzden. Gönderme yaptığım bütün kitapların künyesi. Gelin.778 sayfa ve ancak Erzurum Kongresine kadarki dönemi içeriyor.Başkaya. kitabın sonundaki 'kaynakça' bölümünde verilmiştir. gelişigüzellik. Türkiye'yi çağa ulaştırmak için tabu bellediğimiz yalan ve yanlışları teker teker tespit edelim. Yanlış varsa eleştirilmeli. İnsanın beyinselliğini. önyargıyla. Burhan Bozgeyik.Ceylan. bilgi ve kaynak yetersizliği. geneli etkiyecek ağırlıkta olmamakla birlikte.dipnotun son paragrafı) Prof. resmi tezlerin itirazsız tekrarlanmasını ister. Paradigmanın İflası. M. hayatı bire bir yansıtamaz. Boşlukları. (Türk İstiklal Harbi [TİH] dizisi) Celal Bayar'ın anıları 8 cilt. Resmi ya da gayr-i resmi bir tarih. Geniş ve sağlıklı bir tarih bilgisinin yanında. 5) Bir kısım yazarlar. bu kadar uzun ve ayrıntılı olabilir mi? Zaten ne kadar uzun olursa olsun.. geniş bir hazırlığa ihtiyaç gösteren. aynen tekrarlanmasını istediği bir 'resmi söylemle' kısırlaştırma çabası içindedir. Alışageldiği bir garnizon kültürü içinde. Devrimler ve Cumhuriyet Türkiyesi ile ilgili 4) 6) 7) 8) de bi an _8 . öyle ulu orta. (Kâzım Karabekir Anlatıyor... ne resmi olduğu için yanlıştır. araştırma tembelliği. s.H.. sebeplerden kaynaklanan irili ufaklı hayli yanlış ve sübjektif değerlendirmeler bulunduğunu da belirtmeliyim.

Kısa bir süre sonra bu ayıp düzeltildi.634. ilk yayın tarihinin 1991 olduğunu sanıyorum. s. sebebini öğrenmek için telefon ettim. 1993 V. ATASE Başkanlığı.g. Y. 1969. 1973 (Bu değerli ve yararlı kitaplık ne yazık ki kapatıldı). 1919-1925. a.Y. "Arşivin. X. Atatürk ve Devrimleri Tarihi Bibliografyası. si Kültür Bakanlığınca (1981). 1924 yılı müfredat programına göre yazılmış olan Asr-ı Hazırda Türkiye Tarihi adlı ilk tarih dersi kitabından 1973 yılı ders kitaplarına kadar bütün resmi tarihlerin dökümü var.." (s.Baskı. Acaroğlu şöyle diyor: "işte Atatürk'ün gözden geçirdiği Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi tarihi budur. Hasan Mezarcı'nın önsözü. s. ise ATASE Başkanlığınca (1992.Kaplan. kâğıt fabrikasına gönderilerek hamur yapıldığı söylenmektedir.7. Ankara. a." Bozgeyik. (GRYT Ansiklopedisi.. "tasnif aşamasında olduğunu ve bu konuda Başkanlıkça bir yayın hazırlığı olduğunu". İstanbul.Zuhuri Danışman adlı bir tarihçi. bir müessese ile ilgili arşiv belgelerinin. Baha Matbaası. ve III. T. sayı 36 (1994). 1975.e. cildi de bulunuyor. Arşiv Md.271. a. bizde de A. 1984) Yeni devletin.165) Doğu olayları ile ilgili belgelerin bu aşamada araştırmacılara kapalı olduğu anlaşılıyor. 1993. (Kürt-İslam Ayaklanması. Çünkü sanık adı belirtilmek şartıyla her dosyayı incelemek kabil. Uğur Mumcu. Devlet Kitapları Müdürlüğü. Türkiye Üzerine Tezler 2. İnönü adının geçmemesi için İnönü savaşları ile Mudanya anlaşmasını ve Lozan'ı çıkartmıştı.. Künyesini verdiği kitapların arasında. 1960. s.Küçük. 1. İstanbul. s.. Ankara. 1950-51 döneminde okutulan kitabından (Yeni Tarih Dersleri.. İşaret Y..16. İstanbul.. 1981.) Bu ifadeden..e. araştırma ve inceleme kitabının bile 436'sı özel yayın. Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nce yazılıp 1931'de basılmış olan tarih dizisinin "Türkiye Cumhuriyeti" başlıklı 4. ek cilt I. bugün ortada yoktur!" (Ç. İhsan Ezherli ile yapılan konuşma)" İstiklal Mahkemeleri. Ankara. TBMM arşivindedir. N. Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları.. Türk Dil Kurumu Y. Atatürk'ün doğumunun 100'üncü yılı dolayısıyla yayımlanan 485 tanıtma. M. böyle çocukça bir söylentiyi aktarmakla yetinmiyor.1995 günü. 1974. 666) Yapı ve Kredi Bankası Y. Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları.C. araştırma yapmak isteyen GRYT Ansiklopedisi yazarlarına. s. a.e. s. TTK Y. İstanbul. Orta III). Burhan Bozgeyik şöyle yazıyor:"İstiklal Mahkemesi gibi. bu sebeple incelemelerine imkân olmadığını yazılı olarak bildirmiş. sanık adlarına göre tasnif edilmiştir. Hiçbir dosya incelemeye kapalı değil" (23. 'Şeyh Sait Ayaklanması dosyalarının tasnif dışı olduğunu' ileri sürmektedir.....Y.g. Askeri Tarih Bülteni. 1994) yayımlanmıştır.7.6. 1. İstanbul. Gökman..g.C..7. İşaret Y. de bi an _8 .e. Atatürk Özel Arşivinden Seçmelerin I. ancak incelemek istedikleri (Doğu Anadolu olaylarıyla ilgili) belgelerin. Ankara. en azından bu dosyanın incelemeye kapalı olduğu anlamını çıkararak. s. Bu tür desteksiz atışların daha patırtılılarını da göreceğiz.g. Bilgi Y. Atatürk Kaynakçası. İstanbul. Arşiv yetkilisi dedi ki: "Dosyalar olaya ve mahkemeye göre değil..9) 10) 11) 12) 13) 14) 15) 16) 17) 18) 19) 20) 21) 22) 23) 24) 25) 26) 27) 28) 29) Kitaplar.. Kur. 1991) Bütün dosyalar ve belgeler.C. (Leman Şenalp. İstanbul. II. 1960.14. takdim yazısı. Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi 1.Ethem.Alb. Bir yanlış anlaşılma olmuş herhalde. 5. rejimi yerleştirmek ve ideolojisini benimsetmek için yoğun ve sürekli bir yayın etkinliği göstermediği anlaşılıyor. s. s. bir de kesin yargıda bulunuyor: "Bu mahkemelere ait on binlerce belge.16.. İşb.g. Yeni Asya Gazetesi Y.e. s.Vakkasoğlu. a. eskiyazı bilen Türk ve yabancı bilim adamlarına ve araştırmacılara açık olduğunu".

ciltleri. Prof. 4. masal. İngilizlerin neden birçok konuda yanıldıklarını. Ciltler Nisan 1919.. (B. belgelerin bir bölümü. Mısıroğlu'nun.Siyasal Bilgiler Fakültesi Y.Bıyıklıoğlu'dur: Atatürk Anadolu'da. Cem Y. TDV İslam Araştırmaları Merkezi Y. İstanbul.. hiç olmazsa doğru bilgilerin alınabileceği kaynakları işaret etmesi beklenirdi. 2. İstanbul. s. 2. Ankara. sayı / 1967) yayımlanmıştır.20 'Bütün belgelerin fotokopisi' deniyor. Ankara. Türkiye. FO 371 sayılı seri: Genel yazışmalar.N. yaygın ününe aldanarak.) Ama bu kitaptaki istihbarat raporlarının çoğu..C. Azmi Özcan'ın bu konudaki açıklaması. mikrofilm. 1992). Ankara... İstanbul Matbaası.48 ve 49. Çanakkale Olayı (The Chanak Affair). Sonyel'den.) Bu çalışmadan ilk söz eden ve yararlanan da T. B. daha önce yazılmış Türk resmi tarihlerini. FO 406 sayılı seri: Gizli yayınlar (belgeler). Mesela H.Langhorne'un Documents on British Foreign Policy 1919-1939/XVIII. 1981/1982. cilt 1975'te. insan. doğrularıyla birlikte Dördüncü Bölümün Lozan paragrafında göreceğiz. Çeviren Cemal Köprülü. cildinin ikinci bölümünden alındığını açıklıyor ve bunu belirtmediği için araştırmacıyı ağır şekilde eleştiriyor. daha fazla ertelenemez. sayı 4/ Nisan 1984. Lord Curzon'un belgeleri hakkında ileri sürdüğü bazı iddiaları.g.1982. arşivini pek az araştırmacıya açtığı ise bir gerçek.70-71) Ama araştırmacıya dönük bu kusur. Bu sorunun bir çözüme kavuşturulması. 1990. Ankara. Kültür Bakanlığı Y. Başbakanlık Y. Çağdaş Y. s.Dr. s.. 1974. Atatürk'ün Milli Dış Politikası. İstanbul.Smith. bu masalları okudukça. bilgisayar gibi kolay arama ve ulaşma sistemleri çoğunlukla kurulamadığı.. Ankara. a. İstanbul. İstanbul. Başbakanlık (Osmanlı) arşivi için Başbakanlığın izni gerekiyor.. de bi an _8 . Arşivlerimizde kaba tasniften ince tasnife geçilemediği.L. FO 424 sayılı seri. belgelerin değerini azaltmıyor.N. Araştırma iste klerine cevap bile vermedikleri anlaşılıyor.Aydın. Bilgi Y.47. s. Göyünç. Ankara. raporlarda yer alan bilgi ve iddiaların doğrularını da kısaca belirtmesi. bilmiyorum.Şimşir. Ankara. başarılı ve yanılmaz bir örgüt sananlar olabilir.. 626 belge. Türk İnkılabı Tarihi (10 kitap) için yayımlanmış Alman.. TBMM arşivi için Meclis Başkanının. (Son olarak. 2 cilt.Ali Kayabal.Bayur.1 vd.XII/dipnot.TTK Y. Sovyet.Ekim 1922 dönemine ilişkin belgeleri içermektedir. çev: Halim İnal. Avusturya.kısım. s. s.M. TTK Y. cilt 1986. İngiliz İstihbarat Servisini. (Tarih ve Toplum. Ankara. TTK Y..1994. 1921 yılı '117' cilt.. Ankara. Anadolu Üzerindeki Göz (İonian Vision). İngiliz belgeleri. tanıtma yazısında.. Lozan Telgrafları..30) 31) 32) 33) 34) 35) 36) 37) 38) 39) 40) 41) 42) 43) 44) 45) 46) 47) 48) 49) 50) 51) 52) 53) 54) 55) Örnek: Dr.. tüm belgelerin. İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye.cilt 1982'de yayımlanmıştır. çev: M. Cumhurbaşkanlığı arşivi için Genel Sekreterliğin. 2. 273 vd. İngiliz ve Yunan kaynaklarından yararlanmış iki başka önemli eser: M. TTK Y. TTK Y. Ankara. Herhalde bu işleri kolaylaştırmak şart. Yunan ve bazı İngiliz belgelerinden yararlanmışsa da hepsi 1914'e kadarki dönemle ilgilidir. TTK Y. Gerçekten böyle mi. Pan-İslamizm. 3. David Walder.N. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı.1. 2 cilt. belgeler sistematik bir biçimde yayımlanmadığı için ayrıntılara inmek isteyen araştırmacıların işi hâlâ kolay değildir.Mesela Başbakanlık arşivinde 50 milyon belge olduğu anlaşılıyor. Dışişleri Bakanlığının.313. Bu serinin 46. 715 gizli belge.Ü. 213 vd... (Hayat Tarih dergisi. Sakarya Savaşı sırasında Türk Cephe emirlerini ele geçirmek gibi şaşırtıcı başarıları yok değil.. sayı 5/1965) Ayrıca. bocaladıklarını anlıyor..e. A. Doğu İşleri. 1959. (1. Şunu da söylemek gerek. 1970. Milliyet Y. cilt 1973. TTK Y. Ankara. birkaç küçük ayrıntı dışında. Atatürk'le İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921). işlenmemiş bilgi yerine. Şimşir. cilt 1979'da. Yön dergisinde de(197. Hürriyet Y. Sakarya'dan İzmir'e. Başnur Matbaası. Fransız. Milliyet Y. 1922 yılı '116'cilt. Prof.

XI vd. abartıya ve süslemeye kaçmadıklarını gösteren çok önemli bir göstergedir. 1. Ali Kemal Meram'ın Belgelerle Türk-İngiliz İlişkileri Tarihi adlı kitabını (Kitaş Y. İstanbul 1969) görüp inceleyemediğim için bu mini araştırmanın dışında bırakmak zorunda kaldım.e.R. Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz Belgeleri. Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri. s. a.. Bu.. s. 349 vd. de bi an _8 . itidal çizgisini korumuş olduklarını. İngiliz belgeleri ve türleri için genel bilgi: Jeschke.Sonyel. Türk tarihçilerinin.g. s..56) doğrulamaktadır.163. S.C..

.BİRİNCİ BÖLÜM VAHİDETTİN Resmi tarihlere. 1. Hani şu bize vatan haini olduğu.H. 3. Ceylan." (Nihal Atsız. Vahüdiddin." (K. birçok kitapta "hain" olarak niteleniyor. ufukta beliren vahim tehlikelere karşı Anadolu'da bir direniş hareketi düşünüp. mesela şöyle diyorlar: □ "Osmanlı padişahlarının en talihsizidir.Vakkasoğlu. 1958) □ "Milli şahlanış hareketinin fikirde müellifi (yaratıcısı) ve bu maksatla M.. [. Büyük Oyun. Vahidettin. Sultan Vahidettin'in asla hain olmadığını.Kısakürek. Türk Ülküsü. 1. ilkokul birinci sınıftan itibaren söylenen Sultan Vahideddin. s.79) □ "M.Kemal Paşayı geniş yetki ve imkânlarla donatarak Anadolu'ya gönderdi.57 Dört aylıkken babası ölür.C. bildiğimiz Vahidettin'den farklı biri. Vahidettin'in kısa hayat hikâyesi Doğumu 1861..] Sultan Vahdeddin vatana ihanet etmemiş.C. Amcası Abdülaziz ile ağabeyleri V.Kemal'i milli mücadele için Anadolu'ya olağanüstü yetkilerle gönderen bizzat Padişah olmuştur. tam te rsine Vahdeddin'in bu vatan için yaptıklarına karşılık olarak ona ihanet edilmiştir.. s. Babası otuz ikinci Padişah Abdülmecit. Abdülmecit'in 30 çocuğundan 23'üncüsü. 155) □ "Anadolu'nun kurtuluş hareketinin başlamasının bir numaralı kahramanı Sultan Vahdeddin'dir. adeta hakkı yenmiş bir gizli kahr aman! Doğru mu. annesi Gülistu hanım. Türk İstiklal Savaşı olmayacak ve kurtuluş sağlanamay acaktı. Bu cümleden olarak yaverlerinden M. bütün Osmanlı padişahları gibi vatanperverdir." (N. 87) Bu. bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen. s.Çocukluğu ve gençliği kapalı bir ortamda geçer. Son Bozgun. en dikkatli şekilde planladı. s." (V. s. doğrudan doğruya Vahidüddin'dir. İstanbul. görelim.156.Mısıroğlu.F. 184) □ "Sultan Vahidettin..23. Vahidüddin olmasaydı. son Osmanlı Padişahı Vahidettin geliyor. çeşitli yayınlara ve belgelere göre Kurtuluş Savaşı'na karşı olanların başında. Fakat hain değil. hatta Kurtuluş Savaşı'nı onun başlattığını ileri sürüyor. değil mi.Kemal Paşayı Anadolu'ya gönderen.Murat de bi an _8 ." (H. Buna karşılık bazı yazarlar. Osmanoğulları'nın Dramı.85. Bu yüzden kendisine hain damgası vurulmuştur.

Milli Mücadeleye karşı çıktıklarını ve önlemeye çalıştıklarını ileri sürüyor. 58 yaşında tahta çıkar. bunların başında da daima konyak vardı. tarafsız kişilerin tanıklığına ve bazı sağcı tarihçilerin yazdıklarına ve geçerli belgelere dayanılmış.58 Vahidettin. darbe ve savaşlara tanık ve Veliaht Yusuf İzzettin Efendi intihar edince Veliaht olur. bu olaydışında ağzına damla içki koymadığını yazıyorsa da. İtalya'nın Riviera bölgesindeki San Remo kentine yerleşir ve 1926'da vefat eder. damadı İ.2. Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı devletine başkaldırmış olan eski Mekke Şerifi. 'Eline hangi sazı alsa bilerek çalardı. bir İngiliz savaş gemisiyle Malta'ya gidecek bunun üzerine TBMM." 67 de Bu bölümde. bi an _8 ve II.66 Birçok Vahidettinci yazar. yakın adamı Tütüncübaşı Şükrü Bey tersini söylüyor: "(Hünkâr] istediği öte beriyi bana aldırtırdı. Çalmadığı saz yoktu' dedi. Veliaht iken Avusturya ve Almanya'ya resmi ziyaretler yapmıştır. Yanlış bilgi ve gerçeğe aykırı iddiaları işaretledim ve doğruları belirtmeye çalıştım. Bir oğlu. yeni Hicaz Kralı Hüseyin'in davetinden yararlanarak Malta'dan Mekke'ye geçer (Ocak 1923]. 17 Kasım 1922 Cuma sabahı İstanbul'dan ayrılarak. 63 Hazinedarlarından bir hanımla bu mevzuda konuşurken hangi sazı çaldığını sordum.(1916). Ulviye. Padişah-Halifenin Veliahtı sıfatıyla.Abdülhamit'in tahttan indirilmelerine. Anadolu silaha sarılır. iyi bir baba olduğunu gösteriyor. • Sırasında ağlayan ve ağladığını da saklamayan biri.Kemal'in öncülüğünde Kurtuluş Savaşı başlar ve bu çetin mücadele Lozan Andlaşması ile noktalanır. Vahidettin. Vahidettin'in kişiliği • Kızı Sabiha Sultana yazdığı mektubun üslubu.65 • Dindar ama yobaz değil. Bu iddiaların tamamını göreceğiz.60 İstanbul'dan apar topar ayrılırken tek oğlu Ertuğrul'u yanına alması. M. Şimdi. içmese de ağzına. dostlarının.Hakkı Okday'ın anlattıkları. Vahidettin'i daha yakından tanıyalım: . metinler genellikle sadeleştirilmiştir. Vahidettinciler ise tersini iddia ediyorlar. Mütarekeyi işgaller izler.62 • İyi bir besteci. Mısır'da yaşamak ister ama İng ilizler uygun görmeyince. Resmi tarih. Vahidettin ve eniştesi Damat Ferit ile yakınlarının. İ.59 1923'te. 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırır. iki kızı var (Ertuğrul. masanın kurallarına uyar. Ağabeyi Sultan Reşat'ın ölümü üzerine de 4 Temmuz 1918'de. İmparatorun şerefine şampanya kadehini kaldırır. yakınlarının." 64 • Çok sigara içiyor.Mahmut Kemal İnal diyor ki: "Eserleri üstadça idi. değdirerek içer gibi yapmak inceliğini gösterir. TBMM. İslam alemine bir beyanname yayımlar. Mesela Almanya'yı ziyareti sırasında verilen bir ziyafette. ihtilal. Sabiha). Vahidettin'in yerine Veliaht Abdülmecit Efendiyi Halife seçecektir.61 • Yakınlarına cömert. Kısa hayat hikâyesi böyle.

" 76 □ Hususi doktoru Reşat Paşa. Padişahlığında Ali Fuat Beye defalarca söylediğine göre."iyi bir binici olduğunu". birkaç örnek: "Pek müteheyyiç (heyecanlı) bir halde bulunduğundan..73 Dönemiyle ilgili bütün kaynakları taradım. bastonunu ister. kocaları düğünden önce göremezler." 77 □ Başkâtibi Ali Fuat Bey de. buna rağmen Vahidettin düğünden önce. Mühim anlarda birkaç defa baygınlık geçirmiş ve derhal müdahaleye lüzum hasıl olmuştu. 'Bu bir felaket!' diye sızlanır.69 Amerikan 'Associated Press' muhabiri ile 1919 Aralık ayının ortalarında yaptığı konuşmada şöyle der: "Türk kadınlarının hürriyetlerine kavuşmaları için önümüzde açık bir büyük saha bulunuyor..M. "Ziyade de bi an 1922'de Malta'da Tigne Villası salonlarında verilen yılbaşı balosuna da katılır. nikâhlı da olsalar. amcam da kork usuz olarak Sultanla buluşma imkânını elde etmişti. misafirlerini bu tablonun altında oturarak kabul etmekte sakınca gö rmez.• Sağlığı ve sinir sistemi: "Şehzadeliğinde zayıf. [.71 İ. adamları bastonu almayı unutmuşlardır." 70 Geleneğe göre Osmanlı hanedanına mensup kızları.. T.Göztepe de. önemli olaylar karşısında çok heyecanlandığını açıklıyor.Hakkı'nın yeğeni Şefik Okday diyor ki: "Osmanlı Sarayı da Avrupalılaşmak yolunda ufak bir adım daha atmış. Denilebilir ki bu haliyle de vletin en sadık timsali. bir Fransız gazetesinde yayımlanan açıklamasında diyor ki: "Padişah çok asabi ve sinirleri vehme mütemayil olacak kadar zayıftı." 72 • Nihal Atsız.68 San Remo'daki köşkün alt katında bulunan misafir salonunun duvarında büyük bir çıplak kadın tablosu asılıdır.Hakkı'yı davet eder ve -zaten İ.162). Onlara Amerikalı kız-kardeşlerinin statülerini vermek suretiyle ve dinimiz delaletiyle (yardımıyla) en iyi surette başaracağımıza inanmaktayım. romatizmadan muzdarip olup yol yürümekte zahmet çeker. Halifeliği sürdürdüğünü ilan eden Vahidettin. Başkâtibi tabanca taşıdığını yazıyor ama tabanca taşımakla silahşorluk başka başka şeylerdir.. arabadan inince.Hakkı ile gizlice buluşmakta olan. nahif. hastalıklı bir genç. Tahta çıkış töreni dolayısıyla Topkapı'ya ge ldiği zaman.74 _8 ... Bunlardan bir tanesi Sevres Muahedesi (andlaşması) şeraitini (şartlarını) ve metnini tetkik için teşkil edilen Saltanat Şûrasına riyaset (başkanlık) etmek üzere salona girecekleri anda vukua gelmişti.] Diğer bir baygınlık da Malaya zırhlısı ile İstanbul'dan müfareket (ayrılma) kararının İngiltere devletince kabul edildiğinin Yaver (Kiraz) Hamdi Paşa tarafından arzı sırasında vukua gelmişti. hiçbir kaynakta. damadı İ. 'silahşorluğunu' ve 'iyi bir binici olduğunu' doğrulayan bir kayıt göremedim. "Osmanlı hanedanı içinde silahşorluğu ve biniciliği ile ünlü olduğunu" yazıyor.kızı Ulviye Sultan'a takdim eder." (s. çocukluk ve gençliği türlü hastalıklar içinde geçmiştir.." 75 Padişahlığında da sağlıklı değil.

Böyle bir korkunç bekleyiş içinde. Birçok olay karşısında.255) vb. □ Meclis Başkan Vekili Hüseyin Kazım Bey: "Padişah son derece heyecanlı idi. dünya olaylarıyla ilgilenmek ve onlar hakkında bilgil i olmaya çalışmak ve bir devlet adamı olarak yetişmek gerekirken. "Zaten hey ecanlı bir haldeydi..8." 79 Yaşı.Ziya Uşaklıgil şöyle aktarmaktadır: "Bir aralık Sultan Reşat'ın oğlu Necmettin Efendi beni ve Lütfi (Simavi) B eyi kardeşlerinden uzakça bir yere çekerek hemen aynen şu sözleri söyledi: 'Amcamız Vahidettin Efendiden sakınınız!' " 81  Öğrenimi: □ İ.. "Abdülhamit zamanı ndaki kötü şöhreti" diye söz etmektedir." (Sultan Abdülhamit. 172) □ Rauf Orbay: "Vahidettin umulabileceğinden fazla heyecanlı idi. onun gibi daima bir suikast beklemekte ve kendini korumaya hazır old uğunu göstermektedir.Baytok.. Parmakları arasındaki sigarasını düşürecek kadar elleri titriyordu.. Diğer özellikleri: Gençliğinde Abdülhamid'e 'jurnalcilik' yaptığı oldukça yaygın bir söylenti. s." (s." (s.M." 78 □ Vahidettin'le ilk defa görüşen Yüksek Komiser Amiral de Robeck'in 21. devlet işlerini iyi idare etmenin zorluğunu açıklamaya gerek yoktur.M. büsbütün sinirlenerek. sinir si steminin sağlam olmadığı anlaşılıyor. vehimli büyük kardeşi Abdülhamit'i taklit etmesi. s. sağlık durumu ve tanık olduğu eski ve yeni olaylar dolayısıyla. □ II. Kelimeleri güçlükle kullanıyordu. öğretim ve eğitimlerine itina edilmemek. Abdülhamit'in Başkâtibi Tahsin Paşa diyor ki: "Vahdeddin Efendinin Sultan Hamid'e sürekli havadis taşıyıp getirdiği mevsuken (doğru olarak) rivayet edilirdi ki bunun jurnalcilikten bir farkı yoktu.254).1920 günlü raporu: "Heyecanlı hali dikkati çekiyordu. hasta olduğunu bahane edip. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. 171) □ Başmabeynci Lütfi (Simavi) Bey bu durumdan. 175)..124) □ İ.Kemal İnal: "Cebinde tabanca bulundurarak. zamanın gereğine uygun biçimde eğitim görmek..80 □ Vahidettin'e güvensizliğin Abdülhamit'ten sonra da sürdüğünü gösteren bir olayı Sultan Reşat'ın Başkâtibi H." (s. _8 .Kemal İnal'ın açıklaması: "Bir devletin idaresini yüklenmek için şehzadeler." (s. düşünce doğruluktan. gereken metinliği ve soğukkanlılığı gösteremediğini de göreceğiz. Lütfi Simavi Bey sigarayı yerden kaldırarak tablaya koydu. hatta kendi dilini bile hakkıyla öğretmemek yüzün- de bi an (çok) heyecanlı olmasıyla." (T. "Gayet heyecanlı bir vaziyette.. kalb rahattan yoksun olacağından..

Şaşmış bir haldeyim. bana dua ediniz." 82 □ Vahidettin'in öğrenimi hakkında N. şayet bir şey öğrenebilmişlerse. akl-ü kiyaset (akıl ve uyanıklık) ve evsaf-ı bergüzide (seçkin nitelikler) ise İmparator hazretlerinden bed' ile (başlayarak) kendileriyle temasta bulunanlarca fevkalade takdir olunmuştur." 87 de bi an den ne türlü zararlar doğduğunu açıklamak ve kanıtlamak için sayfalar doldurmak icab eder. Vahidettin Efendi. [.] Cin fikirli ve seri-ül intikal (çabuk kavrayışlı) idi."]84 □ Vahidettin. [. Bundan sonra başka konulara geçildi. Zira pek iyi biliyordum ki o zamanlar şehzadeler bilgisizlik içinde yaşarlardı." 83 [Ali Fuat Beyin verdiği bu bilgi. [.. Fakat takdir-i ilahi ile bana teveccüh etti. Bu tanışmada tercüman olarak sadece ben hazır bulundum..." (s.Fazıl Kısakürek.33) □ Başkâtibi Ali Fuat Bey: "Sultan Vahidettin kardeşi Sultan Reşat kadar Arapça ve Farsçayı bilmezse de. konuşması. o da fıkıhla (İslam hukuku ile) ilgilenmişti. ciddi bir tahsil görmeye imkân bulamamıştır.24) □ Rıza Tevfik: "Kasden açmış olduğum hükümet şekilleri bahsinde biraz konuşunca derhal anladım ki [Vahidettin'in] bu konularda bilgisi yoktur." (s. Kendisinin konuşmayı pek iyi idare ettiğini belirtmek isterim." 86 Lütfi Bey Almanya ziyareti için de. Vahidettin'in Şehzade iken Avusturya'ya yaptığı ziyareti şöyle anlatmış: "Veliaht hazretleri İmparator tarafından İmparatoriçe hazretlerine takdim olundular. o da sırf kendi heves ve gayretleriyledir ki Vahidüddin de onlardan biridir. Fakat buna da şaşmadım ve bu bilgi yoksulluğunun kabahatini kendisine yüklemek istemedim.] Vükelayı (bakanları) topluca kabul ettiği sırada gözlerini kapayıp her kelime ağzından birer ikişer dakikada çıkmak suretiyle ve hafif sesle birkaç söz söylerdi." 85 _8 . şu bilgiyi veriyor: "Çocukluk ve gençliği türlü hastalıklar içinde geçmiş. bu yüzden layıkiyle okumaya. Vahidettincilerin dilinde şu biçimi almış: "Fıkıh bilgini idi.] Bu makama gelmeyi beklemiyordum. o zamanın üslubuyla şunları söylüyor: "Veliaht hazretlerinin meftur oldukları (yaradılışında bulunan) nezaket. Fakat bir adamı birkaç kere yanına kabul edip de kendisine alıştıktan sonra gittikçe açılarak bazen bir saat düzgün söylerdi. hatta lakırdı söyleyebildiğine bile kani değillerdi. Şeyhülislam Musa Kazım Efendiye durumunu açık yüreklilikle itiraf etmiştir: "Ben bu makam için hazırlanmadım. zekâsı: □ Ali Fuat Bey: "Kitabeti (yazılı anlatımı) ve imlası düzgündü. Halleri acımaya layık olan bu zavallılar. bu ağır vazifeyi üstlendim. [. Yazması.) □ Başmabeynci Lütfi (Simavi).] Devrin en iyi hukukçuları kadar fıkıh bilirdi.. Ekser vükela kendisinin iyi söz söylediğine değil.274 vd. Padişah hazretleri adına önce uygun ve saygılı cümlelerle başsağlığı dilediler." (s. Fikirlerini kâğıt üzerine koymakta zahmet çekmezdi.

" 89 □ Amiral de Robeck'in raporu: "Büyük bir karakter gücüne veya şahsiyete sahip olmamakla beraber çok samimi ve nazik bir zat olup oldukça zihni bir idrak de göstermektedir. □ Vahidettin diyor ki: "Eğer akilane (akıllıca). Kronolojisi. Aramızda ciddi ve samimi sohbetler oldu. 229) • Ağzı sıkı. (V..1920 günlü mülakat hakkında rapor. tallahi kabul etmezdim. bir gün yeniden tahtına döneceğini umut eder.31. billahi.Jeschke. □ Anlaşılan eskiden beri gizli iş yapmaya eğilimi var ki Başkâtip H. s. savaş ve baskıdan yılgın ve yanık halk.442)90 • Savaşın ağır bir yenilgiyle bitmesi ve acı sonuçları. IV. 6 Temmuz 1918 günü bir not de bi an _8 .XIII. Hayret ettim.. ömrümün devr-i ahırında (son döneminde) bu bar-ı azimi (büyük yükü) vallahi.93 • Birçok devlet işlerini gizlice yürütmeye meraklı.. şahsiyetini olduğu gibi göstermekte artık sakınca görmüyor.Gurbet Cehenneminde.23) • Sultan Reşat'tan sonra tahta çıkmasını. saltanat tahtının kuş tüyünden minderleri üzerine oturup gömülmedim. s. İstanbul'u terk ettikten.. No. Biraz okuyup yazmış. umutla karşılar. Uşaklıgil..C. Ledoulx. şöyle yazıyor: ".7. karışık girişimlere düşkünlüğü olan Vahideddin Efendi. □ Danişmend diyor ki: "Sultan Vahidüddin. bu görgü tanıklarını doğrulamaktadır: "Vahidettin bu sözleri çok ağır fakat düzgün söylüyordu... Düşündüm ki bu zat akıllı olmalıdır. s." 88 □ Osmanlı Mebusan Meclisi Başkan Vekili Hüseyin Kazım Beyin izlenimi de şöyle: "Vahideddin'i ilk defa görüyordum. Dritnavtlarıyla (büyük savaş gemileri ile) mücehhez (donatılmış) bir kuvvet karşısında bulunuyorum. tabir ettirir.. o dönemi bilenlerce anlaşılması kolay olan sebep ve şartların tesiri altında garip bir hal gösteren Veliaht.Yaradılışında hileye. İstanbul Elçiliği eski çevirmeni A. 21. [halkın] kendisini milli bir ümit timsali haline getiren bu ruh halinden yazık ki yararlanamadı. İngiliz Belgeleri. T. entrikaya.. bigarezane (kinsiz) ve bitarafane (tarafsızca) idare-yi umur edecek (işleri yönetecek) bir halefim (bir yeni Padişah adayı) olsaydı.8. gizli düzenlere. s.." (G." 94 □ Tahta çıkınca.91 Ben milletin ateşli külü üzerine oturdum.Z. yeni Padişah için gerçekten talihsizlik olmuştur.□ Almanya gezisine katılan M. gördüğü bir rüyaya dayanarak." (Osm. Hilafet. Görüp İşittiklerim. kendisini tamamen serbest gördükten ve bilhassa muhataplarının güvenilir adamlar olduğunu anladıktan sonra.218." 92 • Rüyaya inanır. İstanbul hayat ve maişetiyle az çok uyuşmuş bir Anadolu softası şivesiyle söz söylüyordu. hakkında bilgi toplamak isteyen Fransız Dışişleri Bakanlığına. İstanbul'da [Çengelköy'deki köşkünde] ilk buluştuğumuz vakit. Br. s. adamlarını istihareye yatırıp geleceği keşfetmeye çalışır. 42.Kemal de.

hatta İtilaf Devletleri (İngilizler. ilk seferinde.İzzet Paşa ile birlikte huzura girdik." (s.) □ Başmabeynci Lütfi Bey daha açık yazmaktadır: "Mart 1919. bu kadar ustaca hasta rolü oynayışına hayran kalmıştım.• Rol yapması: • Meşrutiyetçi değil. Eski Sadrazamı görünce Padişahın takındığı tavır ve hareket dikkatimi çekti. Başmabeynci olduğum halde. Açıkça mutlakiyetçi saltanattan yanadır. benim için esrarla dolu bir konuşma olarak kalmıştır. Parlamento hakkındaki düşüncesi. 181). Büyük bir şaşkınlığa uğradım. olumsuzdur.1918) kapatır. Ali Fuat Beye. A. Padişah böylelikle güya çok ustaca bir siyaset güttüğü kanaatindeydi. açılmasını engellemek mümkün olmayınca da hastalık bahane ederek açış konuşması yapmaktan kaçınır. Tabii Padişah. bazı temasları gizlice yürütür (s." 96 Bu gizli ilişkilerin ayrıntısını.99 Ama onu da açılı- de □ "A. benden gizli birçok kimselerin. mütarekeden az önce. görüyordum.188. Fransızlar vb) uyruğundan. Bu bakımdan parlamentonun yerine. s. . Hep kendisi konuştu.Fuat Beyi değil de adamı Refik Beyi kullanır (s. ikincisini açmak istemez. hükümetle haberleşmek için görevi bu olan A. bu kurulun verec eği kararlarla bağlı olmayacaktır." 97 bi an _8 verir. Padişah yorgun. yabancıların amansızlığından ve baskısından şikâyet eder. Padişahça seçilecek üyelerden oluşan bir kurul kurmak gereklidir. [. ağır ve muzda -rip görünmeye çalışan bir sesle İspanyol gribinden çok zahmet çekmekte olduğunu öyle bir halde ve öyle bir dilde anlattı ki buna ben de inandım ve gerçekten üzü ntü duydum." 98 Meclis-i Mebusanı. Sarayda nizamsızlık (kuralsızlık) ve intizamsızlık (düzensizlik) günden güne ve hissedilir şekilde artmaktaydı.162).95 □ Adına gelen yazıların açılmadan kendisine verilmesini emreder (Görüp İşittiklerim. "Her gün yüzlerce gizli yazı aldığını" söyler (s. yerinde göreceğiz. kimler tarafından ve hangi aracı ile yapılıyordu? Açıklamadığı için bu. Çehresinde hastalıktan en küçük bir iz görülmüyordu.] İzzet Paşayı uğurlayarak tekrar Padişahın yanına döndüm. 210). çağının bütün hükümdarlarının tersine.. İzzet Paşaya tek bir kelime bile söyletmedi. Sesi de son derece gür ve sağlamdı. 27 Ocak 1919 günü. Notunda Vahidettin'i "içten pazarlıklı "diye nitelemektedir.12.Fuat Bey özetle şöyle diyor: "Bu baskı neden dolayı. Kısaca şö yle: "Şeriatte müşavere (danışma) varsa da danışılacak kimseler ancak ulema ve İslam büyükleridir. Şeyhülislam Musa Kazım Efendiye açıklamış. kim ve ne oldukları belli olmayan adamların.240). Bu konudaki görüşünü.182vd. vakitli vakitsiz. Padişahın huzuruna kabul edildiklerini duyuyor. bazı kimseleri gizlice özel dairesinde k abul eder.. [. en gerekli olduğu bir sırada (21.] Padişahın hiçbir şeyi olmadığı halde. Biraz önce müthiş hasta görünen Padişah şimdi tamamiyle iyileşmişti.

tersine "hayırlı bir iş" olarak değerlendirir. partinin liderlerinden Sadık Bey hakkında şu bilgiyi vermektedir: _8 . Hükümetlerin kuruluşuna ve işine karışır. Bu kusur değil iftiharım sebebidir. 1911'de. sırf İttihat ve Terakki iktidarını devirmek amacıyla biraraya gelen.38) Kısacası günlük politikaya karışmış.. en ileri batıcılık yanlılarına kadar her çeşit muhaliften oluşmuş bir tepki partisi. taraf tutmuş ilk Şehzade. gidecek. Onunla İttihatçılar aleyhinde anlaştık.105 □ Lütfi Simavi." (s.104 • Hürriyet ve İtilaf Partisine yakınlığı: □ Hürriyet ve İtilaf Partisinin kurucularından ve üyelerinin çoğu gibi eski bir İttihatçı olan Dr. Vahidettin'in.218) Çağın baskın eğiliminin milliyetçilik olduğunu bir türlü kavrayamayan çevresi gibi o da Milli Mücadele'yi. 11 Nisan 1920'de kapatacak. İstanbul Hükümetleri. bu işe el koymasını -açıkçası Rusya'nın Osmanlı Devleti'ne saldırmasını. çok kısa bir süre sonra. (Sina Akşin.197)108 bi an Hürriyet ve İtilaf.107 Derviş Vahdetinin mahkemede verdiği ifadeye göre. Veliaht ve Padişahtır.istemişti. İttihatçılar hükümetini devirdik. devletin yargı hak ve yetkisine bir tecavüz olduğunu düşünmez." (s. oradan Rus İmparatoruna bir telgraf çekmiş.37. ülkeyi Meclise dayanmayan. Vahidettinci bir yazardan dinleyelim: de "Yunan idaresine geçen Selanik'e giderek.103 İttihatçıların. bir İttihatçı hareketi ve bolşeviklik olarak gör ecek ve sonuna kadar da bu saplantısını sürdürecektir. s. Kaçıracağım. Derviş Vahdeti'nin karanlık derneğine de üye olduğu anlaşılıyor. gırtlağına kadar günlük siyasete gömülmüş din adamlarından. • İttihat ve Terakki Partisi'nin amansız bir düşmanı.101 Bu çağdışı tutumu yüzünden.374.Rıza Nur da anılarında şöyle yazıyor: "Yakovalı Rıza Bey Sinop'ta sürgündü. 378) Mahmut Şevket Paşa. gücünü yitirecek. dolayısıyla yalnız saraya bağlı hükümetlerle yönetmek istediğini gösteriyor.102 Damat adaylarının bile 'İttihatçılığa bulaşmamış olmasına" çok önem vermiştir. Arnavutluk'ta isyan yapacak. Osmanlı Meclisi tarihe gömül ecektir. İttihat ve Terakki iktidarının Türkiye'yi mahvettiğinden söz ederek.100 Olaylar ve belgeler. Arnavutları isyana teşvik ettiğimi ben kendi elimle yazdım.] Gidip katıldı. tabansız ve devre dışı kalacaktır. İstanbul yönetimi. İngilizler tarafından tutuklanıp Malta'ya götürülmelerini. s. Vahidettin'in daha şehzade iken bir 'takım' kurduğunu ve siyasi olaylara karıştığını ileri sürmektedir. Damat Ferit'in de bir ara Başkan olduğu108 bu partinin. Kurtuluş Savaşı dönemindeki tutumunu. (Görüp İşittiklerim.şından 3 ay sonra. [.

İngiliz emelleriyle inanılmayacak uygunluğa bakınız: İstanbul'un işgali karşısında Hürriyet ve İtilaf Partisi. İltifat görmeyince bu sefer ona da düşman oldu. Üçüncü Bölümde geniş olarak ele alınacak. Damat olunca Londra Elçiliğini istedi. görgü tanıklarının yardımıyla izleyelim." (V. Türkiye'nin idaresini mümkün olduğu kadar çabuk ele alması için Britanya Hükümetinden istirhamda bulundu. s. Pek uzun olan tırnaklarından herkes iğrenirdi. tek üzüntüsünün.□ "Hürriyet ve İtilafçılar.Vakkasoğlu. kolay tatmin olacağa be nzemiyordu. omuz üzerinde baş bırakmamak' olmuştu.. Reşit (Rey) Bey (D.111 Ferit Paşa." (Jeschke. bugünü ve geleceği Vahidettin'in varlığına bağlı. İttihat ve Terakki Derneğine yaranmak ve bu yolla büyük bir makam yakalamak için derneğin meddahı kesildi. Bunlardan birincisi eniştesi Ferit Paşa. • Vahidettin'in İngilizciliği: Vahidettin'in. Vahidettin'in ablası Mediha Sul-tan'ın ikinci kocasıdır.. güvenilir ancak iki kişi bulabilmişti. 1853 doğumludur. Hürriyet ve İtilaf Partisi yandaşı olduğu için dışladığı bir adam. Kemal İnal: "[özettir] Ferit Paşa.Ferit'in Dahiliye Nazırı): "Altıncı Mehmet. İntikam duygusu iliklerine işlemiş olan bu zümre. dıştaki düşmanlarla ortaklaşa yürüttükleri kin harekâtının parolası.4) _8 .2029-2094)110 □ A. Son Bozgun. s. Son Sadrazam Tevfik Paşa Ferit'ten 'yalancı' diye söz ederdi. sevincini gizlemiyor. Abdülme-cit'in damadı olduğu için Sultan Aziz koluna. ‗inemlekette İttihatçılardan taş üzerinde taş. sonra devleti teslim etti. düşmanlarımızla aynı seviyede ve hizada görünmekten bile çekinmemişlerdir.96) Vahidettin'in şehzadeliğinden beri yakınlık duyduğu parti. İngiliz Belgeleri. yoğun ve ciddi uyarılara rağmen beş kez Sadrazamlığa getirdiği Damat Ferit'i de tanımak gerekiyor. Britanya memurlarının kontrol maksadıyla memleket içine gönderilmesini ve Britanya subaylarının idareye yardımda bulunmalarını rica etti. öyleyse kendisine ihanet etmesi düşünülemez.109 işte böyle uğursuz ve işbirlikçi bir parti.112 İttihatçıların da. Hürriyet ve İtilaf Partisinin kuruluş çalışmalarına katıldı. Şimdilik. özellikle Veliaht Abdülmecit'e uzak. Bu görüşle Damat Ferit Paşaya sarılarak İttihat hükümetinin düş- de bi • Sadrazam Damat Ferit Paşa: an Bu konu. Ala frangalıkta frenkleri de geçmişti. İttihatçıların kendilerine zulmettiğini iddia eden Ermenilerle birlikte hareket edip onlara katıldıkları gibi. General Milne'in 16 Aralık 1918 günlü raporunun özetini aktarıyorum: □ "Padişah. □ İ. tayin edilmeyince Abdü lhamit'e gücendi. Vahidettin de eskiden ‗inelun' derdi.. İçteki muhaliflerin. 1. S. [ikincisi dünürü Tevfik Paşadır]. Onunla Vahideddin arasındaki ilişkiyi. Meclisin İttihatçılar tarafından seçilmiş olması sebebiyle dağıtılmasını isteyen İngilizlerle de aynı şekilde düşünüyorlardı.C." (Son Sadra-"zamlar. böyle bir önlemin bu denli geciktirilmesinden doğduğunu açıklıyordu.M.

Vahdettin tahta çıktıktan bir süre sonra. önüne çıkmaları kendisi için bir felaket oldu. 'Danıştay'ı hiç idare edemem. En büyük marifeti de gösterişi idi. 'Danıştay Başkanlığını alınız. bunlar bir saç ayağıdır: Biri bizim hemş ire (Damat Ferit'in eşi Mediha Sultan).." (s.. ne bir yazı sunmasını ve ne de muhalif bir gazetenin Padişah tarafından görülmesini isterdi.] Hali.Kemal İnal: de bi an _8 . bukalemun meşrep (her renge girer) bir adam olup bugün ak dediğine yarın kara der ve esas fikrinin ne olduğu bilinmezdi. 531) □ Ali Fuat Türkgeldi: "[Vahidettin'in yakın adamı olan] Refik Beyden işittiğime göre Padişah şehzadeliğinde. 2079)113 □ Ali Fuat Türkgeldi: "Ferit Paşa mütelevvin-ül mizaç (değişken mizaçlı). S. s. Ayan'da (senatoda) arkadaşımız olan Ferit Paşaya." (Son Sadrazamlar. İ. ben bilmiyorum..") □ Lütfi Simavi: "Vaktiyle 'kız kardeşini bu adama vermekle budalalık ettiğini' yakınlarına söylediğini duyduğum Padişah.. 'Dünyada üç melun vardır.oğlu Sami' dermiş..115 Ferit Paşa hakkındaki bu derece tutkunluğunun sebeblerini anlayamamışımdır. Avrupa'nın umumi siyasi tarihini de bilmiyordu.. Makam tutkunu olduğunu ve kendine çok güvendiğini fark ettim. 276) □ Rıza Tevfik: "Damat Ferit Paşa. 44. ondan sonra da kendisini Sadrazamlığa getirmiştir. 46. Bütün hali ve hareketleri incelenirse cahilliğine ek olarak teleyyün-ül dimaği ile malul (beyni sulanmış) olduğuna hükmetmek zaruri idi. gerçekten çok yazık ki.mesine kadar eniştesi ile aile muhabbeti yapmış. onun büyük güvenini kazanmış ve onun gözünde memleketin en değerli devlet adamlarından biri imiş gibi görülmeye başlamıştı.214.. rica ederim ısrar buyurmayın' dedi. Olayların gelişiminden ve içinde bulunduğumuz durumdan tamamen habersizdi.M.43. 244) □ Tevfik Paşa (Okday. hiç olmazsa öyle görmek istediğimiz Su ltan Vahidettin.273. devletin kanun ve düzenini bilmelidir. Acemi cinci hoca gibi cinleri topladı da dağıtamadı. eniştesinin elinde daima bir kötülük aracı (asli: alet-i şer) olmaktan kendini kurtaramadı. çünkü oraya başkanlık edecek kimse.. 496. biri kocası Ferit Paşa. 69) □ İ. Damat Ferit.. orası nezaretler gibi değildir' dedim. 'Siz de bir nezaret (nazırlık/bakanlık) kabul etseniz' dedim. [... bir koca nezareti nasıl idare ederim' dedi.Kemal İnal'ın eki: "Sonra. Tevfik Paşa kabinesinin devrilmesini dört gözle bekliyo rdu. Adeta Hünkârı kendi tekeli altına almak isterdi. Zeki olarak bildiğimiz. Ferit Paşa ile yardakçılarının..425. 'Aman efendim. Öyle bir zamanda. bilgisi daha kısa idi.." (s.2037. Ne kimsenin Padişah ile görüşmesini.Sadrazamlar'dan alıntı. son Sadrazam ve Padişahın dünürü): "[İlk] kabineyi kurmak için uğraşırken. Sami'ye de sevgi ve övgü ile davranmaktaydı.2037." (s." (s. biri de -Mediha Sultanın ilk eşinden olan..M. daha kolaymış gibi Sadr azamlığı kabul etti. Dar bir saray muhiti içinde otuz şu kadar yıl yaşadığı için dünyadan kesinlikle haberi yoktu. kendi taht ve tacını feda edecek derecede tutkunluk gösterdi... hareketi cali (yapmacık). ben [önemli bir] işte bulunmadım." (S.. sonraları nedense fikrini değiştirmişti.114 Oysa tahta çıkmasından sonra kızkardeşine saygı ve Ferit Paşaya karşı da. düşüncesi kısa.

her kim olursa olsun. söyleyecek kadar cehalet ve alçaklık göstermişti]. zekâsı sınırlı. Türk tarihinin Osmanlı kısmının en uğursuz.. Başkâtibinin yaradılış itibariyle zekâsından bahsettiği Sultan Vahideddin'in bu gözbağcılığa bütün varlığı ile inanması. 283) □ İ. devlet ve millete türlü zararlar vereceğinden. İşin asıl tuhaf tarafı. henüz barış yapmamış düşmanlar gayet insafsız hareket edecek. Şu kadar ki. kendi düşüncesi gibi doğru düşünce dü nyada yok zanneder. Paris Konferansında.. her kelimeyi ağzından ölçü ile çıkaran bu vehimli (kuruntulu) Hükümdar bütün bu safsatalara nasıl inanıyordu?"116 □ Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a. bir şeyden şüpheleniyorduk: Bu da Enişte Paşanın. çok gizli ve kişiye özel yazı: "Ferit." (TürkTarihi. açıklanması kabil olmayan bir haldir. fakat gayet mağrur. eniştesinin bu oyununa gelmesidir. Hükümetin başına getirilecek kimsenin her türlü üstün nitelikleri olan seçkin biri olmasına dikkat e tmek Padişahın en önemli görevidir. Çünkü seçtiği kimse akılca. 4 Ekim 1920. tahsili orta derecede.. muhakeme ve mantığı gayet bozuk ve yanlış. bizler gibi yakınları da. her türlü usul ve kanuna hiç uymaz. kararsız. gerekse Fransızlar. düşüncesini kanunların üstünde sayar bir adamdı. aklı başında vükelası da (vekilleri de)."Böyle bir adamdan devlete ve millete hizmet bekleyenler de. Türkiye'ye kan kusturacaklardır. yetenekçe ve ahlakça güvenilir ve halkın istediği biri değilse. s. 'Sultana etki eden tek insan olduğunu' söylüyor. 1.2051.. Uzun boylu. 2053) □ Hüseyin Kazım Kadri: "Damat Ferit'in başarısızlığı ve cahilliği ve tecrübesizliği ile her işte üzülecek duruma düştüğü ardarda anlaşılmış ve çevresinden de yararlanmaya kabiliyet gösteremediği ve Padişahı da sorumluluklarına ortak etmekten uzak kalmadığı defalarca görülmüş iken. Padişahı şuna kesin olarak inandırmıştır ki İstanbu l'u işgalleri altında bulunduran düşmanlar ancak kendisi iş başında bulunduğu müddetçe yumuşak davranacaklardır ve şayet kendisi iktidardan uzakta bulunursa. benim gibi Padişahın damadı sıfatıyla pek yakınında bulunanlar. Zira gerek İngilizler." (Son Sadr azamlar. İşte Enişte Paşanın Sultan Vahideddin Han'ın gözleri önünde canlandırdığı umacı." (s. hele sağduyusu. o kimseden çok Padişaha düşer.. en hain bir siması olmuştur. maddi ve manevi sorumluluk. pek müstebit ve mütehakkim. 171. irfan ve iz'anda onun gibi olduklarını kanıtlarlar. Bu zatı yakından tanırım.. Sultan Vahideddin Han gibi vesveseli. ancak ve ancak kendisine itimat etmekte. Vahideddin'in ona olan sevgi ve güveninin azalmam ası. gayet kendini beğenmiş..Hakkı (Okday): "Kayınpederim Sultan Vahideddin'in Ferit Paşa hakkındaki anlaşılmaz bağlılığını.Rıza Nur: "Ferit Paşa. Toros dağlarından aşağıda (ötede) Türk mevcut olmadığını. hatta bendeganının (yakın adamlarının) ve yaverlerinin büyük bir çoğunluğu da hiçbir vakit anlayamamışlardır. Hünkârı. devlet dizginlerini onun idare etmesini arzulamaktadırlar. bu realitedir. her şeyden şüphelenen. 190) de bi an _8 ."117 □ Dr. s.C.. Mesela Damat Ferit Paşa. kendi uydurması birtakım hayal ürünü tehlikelerle karşı karşıya bırakıp onu korkutmak suretiyle birtakım emellerine muvaffak olabildiğidir.

zekâsının kıtlığı ve şahsi kinlerini öne katması yüzünden devletin işlerini çıkmaza sokmuş. Sultan Vahideddin'in. olanca çıplaklığı ile tespit edilip ayrı bir kitapta toplanmalı ve ibret belgesi olarak evlatlarımıza okutulmalıdır."118 □ Nihal Atsız: "Damat Ferit Paşayı birkaç defa sadrazamlığa getirmiştir. ‗inelun' diye andığı bir insanı birkaç kere sadrazamlık makamına getirmiş olması elbette sebebsiz değildir." (Türk Ülküsü. Su ltan Vahidüddin'in zekâsıyla bağdaştırmak kabil değildir. Damat Ferit Paşanın Osmanlı Devleti'ne sadrazamlık değil. Damat Ferit'i bilhassa de bi an _8 . toplam bir sene. İmparatorluğumuzun son yıllarında devlet idaresine -maalesef. Allahın inayetiyle zafere ulaşması üzerine Damat Ferit İstanbul'da barınamamış ve 1922 yılının 22 Eylül Cuma günü gizlice yurt dışına kaçmış. Damat Ferit serserisinin kaçtığını duyduğunda söylediği söz. O devrin pek buhranlı olan şartlarının geti rdiği şaşkınlık ve zorunlukların tahlil ve münakaşasına bu eserde imkân yoktur.. işgal kuvvetleri elinde bir nevi kukla durumundaydı. Sultan Vahidüddin'in hiçbir surette örtbas edilemeyecek en büyük hatası. hainliğini k abul etmeyen sadece iki kişi var. İngilizlere uşaklık ettiğidir.119 Bu Damat Ferit Paşa."120 • Yakın tarihimizle ilgilenenler arasında.. sekiz gündür.Hami Danişmend: "Sultan Vahidüddin'in eniştesi.hakim olan bu Balkan serserisinin bütün hayatı.. Osmanlı yıkılışının en mühim sebeblerinden olan yoz ve çürümüş devşirme ruhunu her manasıyla sürdüren bu vatansız ve imansız Balkan serserisinin. hem devleti bu hale koydu. Çünkü Damat Ferit'ten nefret ettiği malumdur. Sultan Vahideddin'in ‗inelun' dediği Damat Ferit serserisine niçin devlet idaresini teslim ettiği karanlıktır ama Damat Paşanın bütün mel'unlukları..Vahidettinci yazarların bu konudaki kanıları da şöyle: □ İ. katiyyen hain olmamakla beraber. 6 Ekim 1923 günü Nis şehrinde gebermiştir. O zaman hükümet. s. şu olmuştur: 'Çapkın. hatta ne de Damat Ferit Paşa idi.86) □ Mustafa Müftüoğlu: "Damat Ferit beş kere sadrazamlık yapmıştır ve sadrazamlık süresi... nasıl olup da Sultan Vahidüddin'e o kadar sokulup etkilemiş olduğuna hayret etmemek ve bu hali. □ İlki Kadir Mısıroğlu. Diyor ki: "Vahideddin'in etrafı içinde en sorumlu ve hatalı olanlardan biri Damat Ferit 'tir.121 Hükümeti bu duruma getirenler de ne Sultan Vahideddin. Bugün kabahati bunlara yıkan kalemşor ve politik acıların üstadları olan İttihatçılardı.122 Sultan Vahideddin. bir ay..' [. İhtimal ki İngilizlerin baskısı ile onu sadrazam yapmıştır. öyle bir zamanda memleketin başına. Gerçekten gayet bilgili ve kuvvetli bir şahsiyete sahip olan Damat Ferit Paşa. burada izahı imkânsız olan çeşitli sebeplerle çok hatalı bir politika takip etmiştir. Bunu anlamak güçtür.. Sultan Vahdeddin'in de felaketini hazırlamıştır. hem gitti. ana-baba bir kardeşi olan Mediha Sultanın uğursuz kocası Arnavut Damat Ferit Paşadır.. Damat Ferit'i savunan.. Bu beş sadrazamlığındaki korkunç uygulamaların ayrıntılarına bu kitabın sayfaları müsait değildir. bugün olanca dehşetiyle gözler önündedir ve bilinen gerçek.] Milli Kıyam'ın.. ne mal olduğunu çok iyi bildiği Damat Ferit gibi bir kâbusu musallat etmesi ve her dediğ ini kabul edivermesidir.

M.69) Mısıroğlu ailesine kalırsa."125 (Sarıklı Mücahitler. M. M.127 Bunlar da İngilizlerin. elinden her türlü selahiyet ve iktidarı fiilen alınmış bir Hükümdar. Ferit Paşayı sadrazamlığa getirmiş bulunmaktan dolayı kınanamaz. s. s. gerçek hilafına. onların asıl maksatlarının. Herkes tarafından muhteviyatı (içindekiler) merak ediliyor ve bir an önce açılması aile efradı (üyeleri) tarafından arzu ediliyordu. Padişah bu zatlara haremdeki (Padişahın özel dairesi) ve mabeyindeki (Padişahın resmi dairesi) kasaların içinde bulunan eşya ve mücevherler hakkında bilgi ve emirler vermekte idi. Damat Ferit hain değilmiş ama zavallı adamcağız. Bu traji-komik iddiayı uzatmanın bir anlamı yok. Bu zatlar huzurdan çıktıktan sonra yalnız kaldık. İkinci ve Üçüncü Bölümlerde ele alınacak.(!) Hükümet merkezi işgal edilmiş. daha bir müddet meraklı safh alar arzederek devam etmiştir.Abdülhamid'in kızı Şadiye Osmanoğlu.124 Üstelik o. bunların arasında.123 Birçok kereler onu bu makamdan uzaklaştırmışsa da işgal kuvvetlerinin zorlaması ile yeniden tayine mecbur ka lmıştır. _8 . Sultan Reşat'ın özel kasalarındaki parayı saydırmakta olduğu- de bi • Vahidettin'in parayla ilgisi hayli tartışmalı. Hanedan Meclisi de her şeyi bırakmış su çantasının bizim elimize geçmesine engel olacak birtakım itirazlar icat ediyordu. Çanta Beylerbeyi'nde mühürlü olarak bir iki ay kalmıştı. Sultan Vahidettin. Sultan Vahidettin. an İngilizlerin zoruyla işbaşında tutmuştur. bilhassa başta geliyordu.Kemal-İngiliz gizli anlaşması da. "Vahidettin Efendinin Paraya Karşı Olan Aşırı Sevgisi" başlığı altında şöyle yazıyor: "Bir iş için Padişahın (Vahidettin) huzuruna çıktığım zaman orada Başkâtip Ali Fuat Bey ile Hazine-yi Hassa (Hanedan hazinesi) Genel Müdürü Refik Beyi buldum. Damat Ferit Paşa. her nasılsa İngilizlere inanmış. çantanın dedikodusu mübalağalı şekilde sarayın hademelerine kadar kulaktan kulağa yayılmıştı. 126 Belki siyasetinin yanlış ve hatalı tarafları vardır. Damat Ferit Paşanın riyasetindeki hükümetin birçok icraatına icabında karşı çıkmak suretiyle.40-42) □ İkincisi ise. vefat ettiği odada bulunan eşyalar arasındaki (içi mücevher dolu] 'su çantasının' hikâyesi." (Kuva-yı Milliye'nin Kadın Kahramanları. Ankara Hükümetini değil. Damat Ferit'in yaptığı bu küçük yanlışlıklar (!) da. böyle bir zor altında.Kemal Paşa ve Kuva-yı Milliye'ye karşı görünmelerinden doğmuştur.□ Bu konudaki ilk tanık II." 128 □ Lütfi Simavi de anılarında. Diğer taraftan. Anılarında diyor ki: "[Babamın] Beylerbeyi Sarayında. Aynur Mısıroğlu: "Damat Ferit Paşa bu bildiride ifade edildiği gibi asla 'hain' değildir. İstanbul Hükümetini suçlu duruma sokarak Hilafetin yıkılmasını temin etmek (sağlamak) olduğunu anlamakta çok geç kalmıştır.Kemal ile İngilizler arasındaki gizli anlaşmayı (!) bilmediği için belki bazı yanlışlıklar yapmışmış. şahsiyet ve vatanseverliğini mümkün olduğu kadar göstermekten de geri kalmamıştır.

bilinmez bir sona gittiği halde. 3. bununla birtakım saray eşyası ve sofra t akımları yaptırdığını büyük bir şaşkınlık içinde öğrendim.."130 Danişmend'in yaklaşımını paylaşan günümüz Vahidettincileri de şöyle yazıyorlar: □ "Sultan Vahideddin'in birçok meziyeti yanında bir de efsanevi dürüstlüğünü belirtmek icap eder..Danişmend şöyle diyor: □ "Bu son Osmanlı Padişahının muhtelif taksiratı (kusurları) içinde para ve umumiyetle servet hırsından da bahsedilir. bunun üzerinde durmak istemiyorum. eğer şimdi yanlış hatırlamıyorsam.. Altıncı Mehmet'in bırakıp gittiği muhteşem mücevherler içinde. hazine dairesine iade ettikten sonra firar ettiği (kaçtığı).nu. Sultan Reşat'a ait bulunan bu para ve mücevhe rler. efsanevi bir namus ve istikamet (doğruluk)eseridir. Buna dair Hazine-yi Hassada elbet bir kayıt olmalıdır." (K. o sırada oturduğu Yıldız Sarayında ve yanında bulunan musanna (sanat eseri) ve murassa (değerli taşlarla bezeli) bir altın çekmeceyi."129 Buna karşılık İ.H. Halbuki gerçek. Çadırda yaşayan kabile ve aşiret reislerinin. onun kanuni mirasçılarına vermeyip kendi keyfince harcadığını. O böyle yapmadığı gibi yanındaki kıymetli eşyaları da oraya teslim edip daha evvel bunlar için verdiği makbuzu geri almak yolunu tutmuştur. bugüne kadar yazılıp söylenenlerin tamamen aksinedir. babası Sultan Mecid'in murassa ve ortasında dikdörtgen şeklinde pırlanta büyük bir taş bulunan sorgucu da vardır. şahsi miras olarak padişahtan padişaha geçen Hazine-yi Humayun'a (Saltanat hazinesine) katiyyen dokunmamış ve hatta öz babasına ait olan kıymetli eşyaya bile el sürmeyip hepsini millete bırakmış olmasında gösterilebilir.] Padişahlar resmen bir makbuz vermek suretiyle Hazine-yi Hümayun'daki her şeyi getirtip yanlarında alakoyabilirlerdi.] Bu doğru değildir. [.. devletin kendisine verdiği ödenekten biriktirilmiş paralarla meydana gelmişti. şahsi (kişisel) mirası mahiyetinde. haremdeki kasanın anahtarlarının ağabeyinin ölümünden ancak bir hafta sonra bulunmasının kendisinde bazı kuşkular uyandırdığını bildirdi. buna benzer olayların geçeceğini aklıma bile getirmezdim. memleketten kaçarken. Vahideddin isteseydi bu usulü tatbik etmek suretiyle bütün Hazine-yi Hümayun'u beraberinde götürebilirdi.000 lira idi. de bi an _8 . Bir zamanlar Altıncı Mehmet sözündeki 'altıncı' kelimesinden kinaye olarak altın seven adam manası çıkarılmak suretiyle itham edilmiştir. hem şeriatın emrettiği açık bir gerçekti.. Birçok siyasi hatalarına karşılık.] verilmesi hem kanunun. malî ahlak bakımından Sultan Vahidüddin. Kasalardan çıkan paranın miktarı. babasından kendisine intikal eden her şeyi bile Hazine-yi Hümayun'a göndermiştir.Mısıroğlu. emirlerindeki insanların her türlü mal ve mülküne sahip çıktıklarını bilirdim ama koskoca Osmanlı hanedanında. Onun mirasının oğullarına [. Dünyanın bütün kanunları baba malını evlada verdiği halde Sultan Vahidüddin'in bunları götürmeye tenezzül etmemesi. [.000'i altın ve kalanı banknot (kâğıt para) olarak 30. Bunlara neden saygı gösterilmedi. yeryüzünde misli pek az bulunabilecek kadar namusludur. Bu müh im meziyetinin en büyük delili. Sultan Vahidettin'in ağabeyinden kalan bu parayı. resmi soruşturmayla sabit olmuştur. Memleketten pek haklı sebeblerle ayrılırken. Altıncı Mehmet bu kadarla da yetinmemiş.

vardır. bugünün parasıyla (!) elli bin lira para ile gitmiştir. yani dış hazine. şahsi malımızdır.1966) Görülüyor ki İ. 'Bu Gözler Neler Gördü?'. s. Padişahın babadan kalma. Milyonları bile götürmesi işten değilken.Danişmend'in ve izleyicilerinin iddia ettikleri gibi Padişaha değil. ecdadınıza ve hanedanınıza hediye edilen eşyadır.Danişmend'in ifadesinin de. padişah yadigârları vb. Geri yollamak istediğiniz kitabın iki. 18. kişisel malı olarak anlatıyor ve buna uygun sonuçlar çıkarıyor. Hami Danişmend. saltanat hazinesi. Tercüman gazetesi. savaş ganimetleri. Ben bu ih aneti kabul edemem. bazı eşyayı ancak geçici olarak ve makbuz karşılığı saraya aldıra- de bi an _8 . İ. Roma'dan altın mahfazayı Beytülmale (hazineye) ait olduğu için İstanbul'a geri iade etti (Ne Türkçe). bu yazarların gittikçe köpürterek yazdıkları yazıların da.1969) □ "Giderken Hazine'den hemen hemen kendine ait eşyalar dışında hiçbir şey almadı.Danişmend'in ve öteki Vahidettinci yazarların söz konusu ettikleri Hazine-yi Enderun yani iç hazine."132 □ "[Vahidüddin Han] Malaya zırhlısına binerken eşsiz devlet hazinesinden bir kıl dahi almamak soyluluğunu göstermişti.Bu Hazine kayıtsız şartsız milletin malıdır. O zaman yakınları.. hesabını kimseye vermekle mükellef olmadığımız. belki de üç milyona alıcısı hazırdır. makbuzunu getirterek yine Hazineye iade etmişti. 'Emanat. İ. Bunlar. 30." (N. 95) □ "Sultan Vahideddin İstanbul'dan çıkmadan evvel. saltanat makamına aittir.11. Tarihçi Ubucini diyor ki: ". bu hazinenin sadece mutemedidir (güvenilir koruyucusu). Eskiden para da bulunurmuş. Son anda yolda okumak için istediği Kuran-ı Kerim'in altın bir mahfaza içinde olduğunu öğrenince. Hazine-yi Humayun'daki her şeyi. Hiç olmazsa bunu bir ihtiyat olarak yanınızda alıkoymanız doğru değil midir?' [ dediler.Osmanoğulları'nın Dramı. ötekuse İ."131 □ "[Vahideddin] tamamen Padişaha ait olan Hazine-yi Hassa'dan bir kuruş almadığı gibi baba yadigârı elmaslı bir sorguç ile altın bir çekmeceyi makbuz karşılığı bırakarak gitmiştir.H. Yeni İstiklal gazetesi. 'Padişahım! Hazine-yi Hümayununuzdaki bütün eşya. Bu hazine.' " (R. Hazine-yi Hümayun'dan makbuz mukabilinde 'Kıyametname' adlı kitabı getirtmiş ve minyatürleri iki milyon değerinde olan eseri. Saray Hazinesinden çaldığı dört buçuk milyon altın vardı. Hükümdarlar tarafından. Neden mi? Çünkü Osmanlı Devletinde iki hazine vardı: Biri. Bunlar sizin malınızdır.11. Fakat ecdadım bu milletin hükümdarları olmasalardı. Oysa.H.. Osmanlı devlet düzeni ve töresi ile zerre kadar ilgisi yoktur. Saltanat Hazinesinde. devlet hazinesi demek olan Hazine-yi Birun. Öteki yazarlar da bu ifadeye kapılıp coşmuşlar. Bir padişahın bu hazineyi dilediği gibi kullanma yetkisi yoktur. padişahlara gelen armağanlar. Halbuki Napolyon [kaçarken] yanındaki sandıklarda.Cevat Ulunay. Hüküm süren Sultan.] Sultan Vahdeddin şu cevabı verdi: 'Haklısınız.H." 133 Padişah. onlara kim bu hediyeleri verirdi? Binaenaleyh bu kıymet biçilmez eşyada benim kadar milletin de hakkı vardır.Nazif Tepedelenlioğlu.ı Mübareke' ile Yavuz Selim'den beri sıkı bir kayıt altına alınmış olan değerli eşyalar.

139 Buna ek olarak saltanat mülklerinden gelen gelirler de vardır. hem Osmanlı gerçeğine. pahada ağır bazı şeyleri pekâlâ götürebilirdi. yükte hafif. bozulmaz töre gereğidir. Her şey kayda geçer. söz konusu nesneleri birlikte götüremez miydi? K.134 Kısacası bu hazine. çok zengindi. • İstanbul'dan ne kadar para ile ayrıldı? Bu konusundaki iddialar çeşitli. Kur'an mahfazasını geri vermesi doğal bir olaydır. yanında kâğıt para '50 bin' lira. Kapı yüzlerce yıllık töre gereği Yavuz Sultan Selim'in mührüyle mühürlenir. gelmişse miktarını bilmiyoruz. Kızı Sabiha Sultan.181) Tabii Vahidettin'e de aynı ödenek verilmiştir. 500 yıllık saltanat ve devlet töresinin cahili mi ki "Bunlar.000 altın'. bugünün (1995 Temmuz) parasıyla (1 Reşat altını = 4 milyon lira) en azından 80 milyar lira tutuyor. "Babasının elmaslı sorgucunu almamış". Hazine odalarına giriş çıkış bile çok ayrıntılı kurallara bağlanmıştır. "İstese bütün Hazine-yi Hümayun'u beraberinde götürebilirdi".141 Refi Cevat Ulunay '20.Z. ötekiler de gözü kapalı inanıyor.140 H.137 Ama o zaman ona da -Napolyon gibi. Göztepe '35.M. Topkapı Sarayı'nda duruyor!136 Bu yüzden Vahidettin'in.000 altındır. geçici olarak yanında bulunan ve Hazine-yi Hümayun'a ait olan altın çekmeceyi.020." (Saray ve Ötesi. pek müreffeh ve pek muntazam bir saray hayatına yetti. 'küçük bir cep harçlığı' ile ay- de bi an _8 . hesabını kimseye vermekle mükellef olmadığımız şahsi malımızdır" demiş olsun? Besbelli ki Refi Cevat Ulunay uyduruyor. Kıyametname'yi. Çünkü ihtiyacı yoktu.000 altın (yaklaşık 40 tri lyon lira) ödenek almış demektir.Uşaklıgil özetle şöyle diyor: "Sultan Reşat'a verilen aylık ödenek ve bu mülklerden gelen gelirler birleşince. saltanat mülklerinden gelir gelip gelmediğini. Oysa son zamanlardaki en müsrif padişahlar bile içten ve dıştan borç almış ama bu hazinedeki değerlere el uzatmamışlardır. Ancak -ödenek ve mülklerle ilgili işlemleri yapan. Durum bu iken.bilir.hırsız denilirdi. s. 1918 Temmuzundan 1922 yılı Kasım ayına kadar 51 ay tahtta kaldığına göre devletten. hem Vahidettin'e saygısızlıktır.Hazine-yi Hassa Genel Müdürlüğünün kayıtları yayımlanmadığı için mütarekeden sonra. "Milyonları bile götürmesi işten değildi" gibi dayanaksız ve yavan cümleler. Ağabeyi Sultan Reşat'ın aylık ödeneği 20. saltanata ait bir müze-hazinedir.142 T. Vahidettin istese.138 Zaten Hazine-yi Hümayundan bir şeyler alıp götürmesi de gereksizdi. Samiha Ayverdi. toplam 1. anlaşılan aile içi para ilişkilerinde zayıf ama töreye karşı dikkatli.Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi koca Hazine'nin tümünü değilse de. Bu değişmez töre sayesindedir ki 500 yıllık Hazine-yi Hümayun. her padişahın dilediği gibi kullanabileceği bir baba mirası değil. Peki.135 Öyle olmasa bu görkemli hazineden geriye bir efsane kalırdı. Vahidettin.000 İngiliz lirası'143 aldığını ileri sürüyorlar. "Hazineye dokunmamış". Vahidettin. Bu geliri yok saysak bile Vahidettin'in aylık ödeneği.

Vahidettin'in yanında ve hesabında 23. saltanat ve İstanbul hükümetleri hakkındaki kanı ve düşüncelerini özetle ve sadeleştirerek aktaracağım. 'Vahidettin'in yanında 3. R. Saltanatın kaldırılması ve Vahidettin'in hain ilan edilmesi 30 Ekim 1922 Pazartesi günü. din bilginleridir). bir İngiliz bankasındaki hesabında da 20. paragrafında. ilerde ayrıntısını göreceğimiz desteklerini de eklersek. düşman bu propagandayı yaparken o. bir el çantası ve bir kişi taşıyabilir mi? Bu tür hesapsız iddialara. son sadrazam Tevfik Paşanın M.272) Hüseyin Avni (Ulaş.Cevat Ulunay 20-000 altın diyor ki 152 kilo eder.Dönem Zabıt Ceridesi.146 Dr. Durumu görmüş. Bu bile bugünün (1995) parasıyla 92 milyar lira eder.Kemal Paşaya özel. Yanına aldığı paranın miktarı hakkında Vahidettin bir açıklama yapmamış148 tır. Buna Mediha Sultan ile Kral Hüseyin'in.Reşat Paşa tarafından taşındığı ve 'Sultan Vahdeddin'in bütün nakdî servetini (parasını) ihtiva ettiği söylenen bir el çantasına'147 152 kilo altın sığar mı? 152 kilo ağırlığı. Erzurum): "Türkiye halkı geçmişteki sisteme isyan etmiştir. San Remo'daki villada yaşayan 40 kişinin yiyip içmesi. Rasih Hoca (Kaplan. bir beyanname ile olsun. Ankara'ya göndermiştir!149 Milletin aleyhinde hareket eden bu kişiler haindir!" (I. üç buçuk yılda nasıl bitti? Bunun cevabını San Remo'da yaşanan gösterişli hayatı görünce bulacağız. temsilcilerini İstanbul'a değil. Tütüncübaşı Şükrü Beyin verdiği oldukça makul bilgiyi esas alırsak. Vahdettin‘in kullandığı gurbet parası 140 milyarı geçiyor. bu bölümün 9. C.000 altın bulunuyor.3. o tantanalı sürgün hayatı yaşanamazdı. ilerde de tanık olacağız. Evet yalnız Bolu hadisesi de bi an rıldığını yazıyor. 25 kişilik hizmetli kadrosunun aylığı. Üçüncü Bölümde ele alınacak.000 lira kâğıt para ya da küçük bir cep harçlığı ile karşılanamaz. İslam alemi kör değil. genel görüşme konusu olur. yaver Zeki'nin lükse ve kumara harcadıkları. kendini yıllarca Halife ordusu diye tanıttı. TBMM'nde. 40 odalı köşkün kirası.145 Biri ötekini tutmayan ifadeler. Antalya): "O tahtta oturan kimsenin (Vahidettin) cani olduğunu bilemiyorduk. Ama bu kadar para. Zaten buna yakın bir parası olmasa.000 altın. 'Y unan ordusu neden Halife ordusu oluyormuş?' demek cesaretini gösteremedi. bacağı kırılsaydı da saltanat şûrasında Sevres Andlaşmasını kabul için ayağa kalkmasaydı. Vahidettin'in bazı maceracılara yardım için verdiği paralar. O gün konuşan milletvekillerinin (Efendi ve Hoca diye anılacak olanlar. Tevfik Paşa 'Ankara ile Bab-ı Ali arasında hakiki bir ikilik yoktur' diyor. Meclis Başkanlığına resmi olarak yazdığı iki yazı. 50. _8 .144 Tütüncübaşı Şükrü ise. 24. Evet canidir! Çünkü bunca kıyım yapan Yunan ordusu. Tevfik Paşa makam-ı hilafetten bahsediyor! Makam-ı hilafet nerede? Vahidettin. Çoğu da inandırıcı değil. s.000 altın' bulunduğunu açıklamaktadır. Vahidettin. Kurtuluş Savaşı ile ilişkisi ise. • Vahidettin'in cesareti.

malikâne gibi zorla gasbedilmesi sonucu kullanılan cinayet mühürüdür. s.Karabekir Paşa (Edirne): "Kötü ruhlar (asli: ervah-ı habise) gibi karşımıza çıkan bu adamlar. 'eğer Bab-ı Âli barış konferansına gitmezse. Kendilerine verilecek cevap.. Kırşehir): "İstanbul'dakiler bizi onlara karşı isyan etmiş olarak ilan ettiler. mescitlerimizi. saltanat cinayetlerine kadar kapı açmalarına.e.e.. bütün gazilerimiz. bacakları kopmuş kardeşlerimiz. gerek Çanakkale'de. Gasp edilen hakkımızı geri almak ve yaşamaya layık bir millet olduğumuzu dünyaya ispat etmek için toplandık." (a. vicdandan yoksun birtakım insanlar. zavallı mabetlerimizi. gerek Irak'ta sürekli İslam askerleri ile savaşmak zorunda kaldım.. esirliğin gereği değil. doğudaki en uzak köşelere kadar fesat ellerini sal-masalardı. O halde Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış..g.280)150 Hacı İlyas Sami Efendi (Muş): "İslamın hayatına.278) K.e. doğuda İslam. memleketi alt üst edecek bir hale düşürecek yasa dışı sıfatlar takınmalarına. İstiklal Savaşının başlangıcında. milletimizi şu alçağın (aslı: leîmin) adıyla kirletmemek için buna bir son verelim. İstiklal Mahkemesi ile bu adamlara gereken işlemi yapalım. hakkımızı istiyorduk. Bunlar idrakten. Tevfik Paşa..g.g. İsyan etmedik. O mühür milletin idam kararını mühürledi.281." (a. bunun İslam aleminde büyük etki yapacağını' yazıyor. kendi şahsım adına ve kumandan olarak söylüyorum. Konya hadisesi vardır. 282) Müfit Efendi (Kurutluoğlu. s. (Gülmeler. Yozgat hadiseleri sesleri) Sevres'i imza eden Bab-ı Ali değil mi? Tevfik Paşa sadrazam sıfatını kullanmak için hangi mühürü kullanıyor? O mührü kimden almıştır? (Vahidettin'den sesleri) O mühür benim memleketimin. bütün İslam muhitinin mukaddesatına kayıtsız kalan Vahidettin'e biat ettiği için sağ elime nefretle bakıyorum.274. s.g." (a. bu şerefli günlere iki yıl önce kavuşurduk. yerine genç ve milli bir Türkiye devleti kurulmuştur ve bütün hakimiyet ondadır. İslam kardeşlerimizi. ellerini bize. İstanbul'da oturan bir küçük zümredir. Halbuki bugün. İstiklal Muharebesini yaparken ve İstanbul aleyhimize bir cihat fetvası çıkarmış iken. ayakları. Müthiş bir esirlik çemberi altında olduğu için bu Padişahın böyle haince hareket ettiğini sanacak arkadaşlar bulunur. Bir an önce. TBMM' nin kesin emriyle ve ilk fırsatta. hatta benim birliklerimin.e. Hilafet perdesi altında. bu adamları lanetliyorlar. vatana ihanet suçu işlediklerini bildirmektir!" de bi an _8 .275) Rıza Nur (Sinop): "Türk milleti. Anadolu milletine uzatmış ve İstanbul hükümetini lanetlemiştir. Bu hareket." (a.(isyanı). Genel Savaşta cihad ilan edilmiş iken. s. TBMM hiçbir zaman fırsat vermeyecektir. Sevres Andlaşmasının üzerinde duruyor.. kişiliğinin sonucudur. bize karşı silah kullansınlar diye kandıranlar. karargâhımın içine kadar Ferit Paşa melunu zehirli mektuplar göndermemiş olsaydı. Bütün şehitlerimiz. üç yıl önce TBMM'ni toplayarak kararını vermiştir: Hakimiyet milletindir.

s.294) Diyarbakır milletvekili Hacı Şükrü Efendi. hâlâ saltanat ve Osmanlı ailesinin haklarından söz etmelerini görmekle. onun birinci maddesiyle egemenliği Padişahtan alıp doğrudan millete.e.g. Bir bölümünü sadeleştirerek aktarıy orum: "Birkaç yüzyıldır.286) Nusret Efendi (Erzurum): "Bab-ı Âli ve Saray ölmüştür. vermiştir. iftirası filan değil. s. (Bravo. s..313) Saltanatın kaldırılması hakkındaki iki maddelik karar. hem dış düşmanlarına karşı ayaklanmış ve hem de o düşmanlarla birleşip millet aleyhine harekete gelmiş olan Saray ve Bab-ı Âli'ye karşı mücadeleye atılarak..g.291.315) 152 Görülüyor ki Vahidettin'in hainliği. (s. aralarında H..284. sonunda tarihe karışmış bulunduğu bir anda. "İstanbul hükümetinin..(a.Avni ve Ziya Hur-şit'in de bulunduğu 14 kişi de.. Saray ve Bab-ı Âli'nin hainliğini gördüğü zaman. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararıdır. Türk milleti. Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve gerçek sahibi olan Türk milleti. 1/2 Kasım 1922 gecesi kesinleşir. s.e. Bu karar kaldırılabilir mi? Nasıl kaldırılabilir? Sonra neler olur? İşte size üç ilginç bulmaca! de bi an _8 . şaşkınlığa uğramış bulunuyoruz. milli varlığın ruh ve manasına aykırı olan yazısına cevap bile verilmemesini" ister. Bence düşmanların da sonuncusu (Vahidettin) bugün halledilmelidir!" (a. Saray ve Babı Âli ile fiilen ve silahla ve bilinen çetin zorluklar ve acı yoksunluklar içinde savaşıma girişmiş ve bugünkü kurtuluş gününe ulaşmıştır.g. "Padişah ve İstanbul hükümeti hakkında koğuşturma yapılmasına" da karar verecektir. dış düşmanlar. Saray ve Bab-ı Âli'nin (hükümetin) bilgisizliği ve akılsızlığı yüzünden devlet. büyük felaketler içinde korkunç biçimde çalkandıktan sonra." (a.g. s. resmi tarihçilerin ya da 'devrim kalemşörlerinin' bir iddiası. besmele ile taşlanmasını" önerir.e. Ankara): "Hâlâ İstanbul entrikası son bulmuyor.289)151 TBMM o gün. Türkiye'de Büyük Millet Meclisi ve onun hükümet ve ordularını oluşturarak. (Karar sayısı 308) Karara sadece bir milletvekili muhalif kal-mıştır. İstanbul'da düşmanlar ile işbirliği yapmış olanların. bu görüşmelerin ışığında. Kurtuluş Savâşı'nın kısa bir özeti yapılıyor. 285) Ali Fuat Paşa (Cebesoy. (a. yaşa sesleri) Önce bu kişiyi tahtından indirelim!" (a. (306 sayılı karar...e.. "İstanbul hükümetinin ve Vahidettin'in. Hal böyleyken. bir anayasa çıkararak. 292) Saltanatın kaldırılması hakkında Rıza Nur'un yazdığı önerinin gerekçesinde. yakıştırması. s.e. Anadolu'da..g.

İstanbul'da yakalanıp zorla İzmit'e götürülmüş ve orada Nurettin Paşanın emriyle askerlere linç ettirilmiş? Saraya her gün Sultan Vahideddin için iyi düşünülmediğini gösteren haberler gelmekteydi. ayrılış sebebi olarak. Esasen bir gün önce de TBMM. can kaygısına düşmüştü. etmekte oldukları "O zaman Fransız hükümdarı ihtilalciler tarafından nasıl idam edildi ise.Fazıl Kısakürek: "Önünde [. akşamları fener alayları tertip ediyordu. Vahidettin'in İstanbul'dan ayrılmasının sebepleri □ Önce. 'Asılacağı' sözü halk arasında konuşulmaya başlamıştı. bir başka yerde de şöyle diyor: "Hanedana hakaret edilmesini önlemek amacıyla." (S."156 (Osmanoğulları'nın Dramı.158 Bu durumda kendisini emniyette hissetmeyen [. Vahidettin'in son Başkâtibi Rıfat Beyi. s. Halife sıfatıyla hakarete uğramak istemeyen Padişah. s.102 vd. Sultan Vahideddin hakkında da ileri geri konuşuyorlardı. heyecanlı nutuklar veriyor.. Gündüzleri meydanda toplanıyor.dinleyelim.) "Halk zafer sarhoşluğu içindeydi... cumhuriyet kurmak için kararlı idiler. O zamanlar İslam kitlelerinin büyük kısmı İngiliz idaresinde olduğuna göre. Asla İngiliz emellerine alet olmamak şartıyla bu mevzuda onları vazifeye davet etmek hakkıdır. Halife sıfatıyla alaka isteyebileceği tek devlet İngiltere'dir. saltanatı yüzüstü bırakıp kaçmanın. Eski devrin önde gelen Nazırlarından (bakanlarından) olup Milli Mücadele'ye karşı yazılar yazan Ali Kemal Bey. "Vahidettin. doğup büyüdüğü ve hükümdarı olduğu vatandan (17 Kasım 1922 günü) ayrılmak zorunda kalmıştır. s. Fakat onun bir de Halifelik sıfatı var ki yüz milyonlarca Müslümana şamil bulunmakta ve bu bakımdan mahalli (yerel) kararların üstünde bir mahiyet arz etmekte.] İzmit'e götürülüp parça parça edilmiş Ali Kemal misali vardır ve onu bu hale getiren Nurettin Paşa. Hatta tramvaylara tebeşirle 'Kahrolsun Sultan Vahideâdin!' diye yazılmıştı.Mısıroğlu'na göre: "Sultan Vahidettin'i son derece düşündüren ve endişelendiren bir hadise oldu.. aynı şeyin Vahidüddin'e de yapılacağını ilan etmiştir.274)159 □ Mısıroğlu.94)160 □ N." (Hilafet.] Padişah vatanından ayrılmak mecburiyetinde kalmıştır. Bunlar."153 Vahidettinci yazarların154 görüşleri de şöyle: □ K. Bu vaziyette ne yapmalı? Ya memlekette kalıp başına gelecekleri tevekkül ve teslimiyetle beklemek yahut sultanlık vasfını kaybetmiş ve adi bir fert düzeyine inmiş insan sıfatıyla vatan dışına göçmek. dünyanın gözünde gayet ağır ve namus kırıcı bir hareket olduğunu düşünemez ve vaktiyle Sultan Cem ve Mustafa'nın acı sonunu bilmez bir kimse değildi.Mücahitler. de bi an _8 . Uzun nefs muhasebe ve murakabelerinden sonra kararını veriyor: Vatanı terk edecektir. Vahdettin'in de öyle asılacağında şüphe yoktur" yolundaki sözlerini son derece korkmuş ve. onu vatan hainliği ile suçlayan bir karar almıştı.157 Araya karışan bazı kötü maksatlılar.4. Bazı kimseler. Fransız Büyük İnkılabı olaylarını taklit.

Diyelim ki Vahidettin'in gözü bunu isteyecek kadar karardı. 'Kal ve gerekirse öl!' diyemiyor. s.Mücahitler. Fakat bunlar. Padişahın memleketi kendi arzusu ile terk etmek çaresizliğinde kaldığını. Vahidettin nasıl direnebilirmiş: "İstanbul'da kalıp Ankara hükümetine karşı söz gelimi. Mücahitler. Hemen kıymet ölçümüzü belirtmek için kaydedelim ki Vahidüddin'in asil kalbinde. bunu olsun kabule mecbur değiller midir?" (S. 197) □ Mediha Sultanın oğlu Sami Beyin çocuklarından Rükneddin Bey." (Aktaran S. kaş yapayım derken. Vahdettin için muzaffer Türklerle İstanbul içinde dövüşmeyi göze alırlar de bi an _8 . Acaba İngilizler. gerek fikirlerine itimat etmek gafletinde bulunduğu Ferit Paşanın hatalı kışkırtmalarının. hakikaten vardı. göz çıkarıyor.İçinden bir ses. s. Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. gerek gösterdiği bütün iyi niyetlerine Anadolu'dan sert ve menfi (olumsuz) karşılık gelmiş olmasının.94) Yani Halife-Sultan.Mısıroğlu. İngiliz Belgeleri. son derece vatansever ve hamiyetli bir kimse olmasına rağmen. bu hazin karara sevketmiş olduğunu söylemiştir.] □ K. bu kadar büyük bir şecaat (kahramanlık) ve ulviyete (büyüklüğe) yer yoktur. Bu şehzadenin anılarını da Üçüncü Bölümde aktaracağım. Yani Vahidettin'in Milli Mücadele'ye katılmak için Şehzadeler yolladığı iddiası da gerçeğe aykırıdır. iki hususu şimdiden açıklamak doğru olacak: Vahidettin'in gösterdiği bütün iyi niyetlere.C. 3. Bakın.161-162) Anadolu'ya geçen bir tek Şehzade var: Ömer Faruk..94) Az önce TBMM'nin verdiği karardan söz eden kendisi değil miydi? Artık herhangi bir kişinin girişimi söz konusu olabilir mi? Vahidettin'in de TBMM'ne karşı direnebileceği düşünülemez. hatta Milli Mücadele'ye iştirak için gönderdiği Şehzadelerin geri çevrilmiş bulunması gibi sebeblerin onu. Vahidettin ikisini de reddetmiştir. Vahidettin'in kaçış sebeplerini şöyle açıklamış: "Rükneddin Sami Bey. Şöyle ki ona fenalık yapmak isteyen kimseler.Ayverdi. Vahidettin iyi niyetini belirtecek herhangi bir davranışta bulunmamıştır ki sert ve olumsuz bir karşılık gelmiş olsun! Tersine Ankara. (Jeschke. s. Ama K. tahtında kalmak için işgalci İngiliz kuvvetleri ile vatanı kurtarmış Türk ordusunu çarpıştıracak! Mısıroğlu. hem de yoktu. böyle bir emeli gerçekleştirebilirler miydi? İşte burası çok şüphelidir." (Vahidüddin. Onun şahsı ve tahtından başka bir şey düşünmediğini söyleyip yazanlar. O da Vahidettin'den gizli olarak İnebolu'ya gelir.Mısıroğlu düşünüyor.195) [Ayrıntıları Üçüncü Bölüme bırakarak. bu bakımdan tehlike de vardı." (S. İngilizlerin desteği ile fiili mücadeleye girişebilirdi. s. Vahidettin'in kaçmasını içine sindirememiş olacak ki başka sebepler de ileri sürerek haklılığını pekiştirmeye çalışıyor ama olayı da doğal yatağından taşırıyor: "Acaba Sultan Vahideddin'in vatandan ayrılmasını gerektirecek ölçüde hayatına karşı ciddi bir tehlike var mıydı? Doğrusunu isterseniz hem vardı. s. iki kere Vahidettin'e TBMM'ni tanımasını teklif etmiş. Anadolu'dan sert ve olumsuz karşılık geldiği doğru değildir.

Alternatif tarih yazıcılarının. Mesela Padişah adına General Harington'la bu meseleyi görüşen Miralay (Albay) Fahri (Engin) Bey. Mesela vefatına kadar Sultan Vahideddin'in yanından ayrılmayan hususi doktoru Reşat Paşa bunlardan biri idi. O derece ki gurbete bile kendisiyle birlikte çıkmış ve ondan ölünceye kadar ayrılmamıştı. Bir kısmı sarayda. hem Ankara'daki adamları (!) vasıtasıyla başından beri çok mükemmel bir surette planlayan İngiliz entelicansı (gizli servisi). Kısacası aklına va gönlüne göre bir senaryo yazıyor. bir ipucu bile vermiyor. Sarıklı Mücahitler kitabında. bir kısmı Ankara'da bulunan (!) ve İngiliz entelicansı ile irtibatta (bağlantıda) olan bu adamlar. Bu haberlerin asıl kaynağı İngiliz entelicansı idi.276) Doğrular: Fahri Engin o tarihte albay değil. bütün konuştuklarını akrabası Niyazi Bey vasıtasıyla [Ankara'nın temsilcisi] Refet Paşaya saati saatine bildirmiştir.94. Padişaha 'onu aldatıp ihanet ettiği' yolunda bir mektup yazıp bırakarak intihar etmiştir. diğer bir çok vesaikle (belgeyle) birlikte Sultan Vahideddin merhum tarafından zembille şömineye atılıp yakılmıştır. de bi an _8 . ayrılmak için daha önce başvurduğunu açıklıyor.163 İngilizler o zaman Yahudilikle çok haşır neşir olduklarından. aynı yazar. böylesi dayanaksız iddialarına. Hem masondu. yüzbaşı. Muhbirler ise Padişahın itimadını kazanmış resmi şahıslardı. s. hem de İngilizler hesabına sultanı belli doğrultulara sevk etmeye memurdu. [.] Miralay Fahri Bey güya Sultan Vahidettin merhumun en yakınlarındandı. ilerde çok rastlayacağız.162 Her gün saraya yeni bir ihbar yapılıyor ve Padişah'ın bir suikasde uğrayacağı bildiriliyordu. bu iddiasını daha da genişleterek şöyle devam ediyor: "Reşat Paşa. Vahidettin'in 'en yakını değil. 276) Yazar böyle diyor ama hiçbir dediğini kanıtlamıyor.151.mıydı.Mısıroğlu bir başka kitabında. Vahideddin'in tehlikeyi ciddi kabul etmesini gerektiren bir hava ihdas etmişti (yaratmıştı). alacak durumda mıydılar?161 Alsalar. yine böyle kesin bir ifade ile ne diyor: □ "İstanbul'daki işgal kuvvetleri ve özellikle İngilizler ile Ankara'nın mümessilliğini yapan şahıslar. Ankara ve M." (Hilafet.Kemal'in casuslarından biri idi. Üstelik bu görevinden memnun da değil. suret-i haktan görünerek Padişahı bu harekete (kaçmaya) sevk için çok mahirane (ustaca) bir rol oynadılar.Mücahitler. Sultan Vahideddin merhuma karşı oynanan bu oyunu [İstanbul'dan uzaklaştırma] birlikte planlamışlardı. Yakınlarından bizzat dinlediğimize göre. Meşhur Kuva-yı İnzibatiye Kumandanı Süleyman Şefik Paşa da onlardandı. bu boş varsayımları ve yersiz yorumları bir yana bırakıp Mısıroğlu'nun yeni bir iddiasını dinleyelim: "Fakat hadiseyi hem saraydaki." (S. s. verdiklere sözlere ve tarih metodu hakkındaki açıklamalarına rağmen." (s.95) □ K. bu kimseler de masonlardan seçilmişti.164 Reşat Paşanın kendisinden af dileyen bu mektubu. sonuç ne olurdu acaba? İyisi mi. Mason olmasına rağmen yine de asgari bir vicdan sahibiymiş ki San Remo'da. Bakınız. sadece sarayda görevli deniz yaveri..

169 □ R.191) Vahidettin 6 Kasım 1922 günü. şahsını korumak. İngilizler ile Ankara temsilcilerinin ortak oyunu sebep olmuş değildir. Mısır'a gitmesinin imkânsız olduğunu.. Fahri Engin hakkındaki bilgilerin tümü gerçeğe aykırı. Kendisini [güvenli bir yere] götürüp götürmeyeceklerini. bir müddet Padişah. yine mevkiini muhafazaya çalışmamıştı.167 yerli ve yabancı basın Vahidettin aleyhinde haberlerle doludur.C.1919 da İngiliz Yüksek Ko- de bi an _8 Yazarın iddia ettiği gibi Vahidettin'le gurbete de birlikte çıkmamıştır.. Padişahlardan hiçbirisi bu derece sefalet ve hakarete düştükten sonra. Çünkü Vahidettin ve Damat Ferit. s. tarih sır asıyla şöyle: □ Erzurum Kongresi sürerken Damat Ferit 30. Bu konunun başlıca evreleri.166 Meraklısı için Amiral Fahri Engin'in bu konuda yaptığı geniş açıklamanın adresini veriyorum: Yakın Tarihimiz. Cumhuriyet döneminde Donanma Komutanı olmuş..Daha. Harington'un daveti ve Padişahın izniyle yalnız bir kere konuşuyor.Tevfik diyor ki: ". (3) Harington'la yaptığı konuşmaları Refet Paşaya saati saatine intikai ettirmiş olduğu da yanlış. s. . hayatlarının korunması için İngilizlerden defalarca güvence istemiş ve almışlardır. Ayrılış hazırlıkları Son İstanbul hükümeti. 10-15 kişiyle her yere gidebileceğini söyler. dostluk) kazanmak istedi. İstanbul'da kalmış. Halk galeyan halindedir.385 vd. Aşağıda okuyacaksınız. Kurtuluş Savaşı'na karşı olanlar dalga dalga. barış görüşmelerine katılacakları için ve-daya gelen İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold ile Baştercüman Ryan'ı kabul eder ve uzun görüşmenin sonunda. 4 Kasımda istifa eder. öteki kanıtsız iddiaları nasıl ciddiye alınabilir? Vahidettin'in. 3. İngiliz Elçiliğine koşup sığınmaya başlarlar.168 6 Kasım 1922 günü Ali Kemal'in milliyetçilerce tutuklandığı haberi İstanbul'da bomba gibi patlar. Yani bu ayrıntı dışında. geçici olarak. Vahidettin'in istememesine rağmen. • Askerlik hayatı ortada olan Amiral Fahri Engin hakkında bile. çünkü Harington'la sürekli değil. dolayısıyla ölünceye kadar Vahidettin'den ayrılmamış olduğu da bütünüyle gerçeğe aykırı.5. gerçeğin bu kadar uzağına düşen yazarın. Kıbrıs'a mı götüreceklerini sorar.' 170 Görülüyor ki İngilizler. Vahidettin'e önceden güvence vermişlerdir.165 amiralliğe kadar yükselmiştir." (Biraz da Ben Konuşayım. gerçekten akrabası Niyazi Bey aracılığıyla Refet Paşaya göndermiştir. yakın bir tehlike vukuunda.. nedense başka bir elçiliğe değil de.. Yazının tek doğru noktası ise şu: Fahri Engin bu tek konuşma hakkındaki raporunu. Çünkü çok öncesi var. 'Britanya makamlarının. götüreceklerse Mısır'a mı. İngilizlere sığınmasına ve İstanbul'dan ayrılmasına. İstanbul'da kaldı ve arabasıyla şehri dolaşmak suretiyle teveccüh (ilgi. için her şeyi yapacaklarına dair 1920'de yaptıkları vaadi (sözü) hatırlatır.7. Rumbold. Fakat halk tamamiyle kayıtsız kaldı.

"İngilizlerin istediği her bir kişinin tutuklanıp cezalandırılmasını sağlamaya hazır olduğunu" bildirir. "Padişah ve Damat Ferit'in kişisel güvenlikleri konusunda gerekli önlemlerin alınmasını" onaylar.1920. "geniş ölçüde eyleme geçerse bir ihtilali tahrik edip hiçbir yarar sağlanamadan. Sizce.. Padişahın ve yakınlarının kişisel güvenliğinden kaygı duyduğu.1919'da Londra'ya duyurur. memlekette kalırsa kendisinin ve Padişahın korunmalarına çalışılacağı.171 □ Yüksek Komiser Amiral Calthorpe bu görüşmeyi 31.. 1920.. milliyetçilerin iktidara gelmeleri halinde kendisinin.8.."177 □ 4. ancak talimat gelene kadar gerekirse meselenin lehlerine mütalaa edileceği (düşünüleceği) cevabını verir.10. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a. 29.Hohler'den.176 □ 1. İngiltere'nin. Yeni Yüksek Komiser Rumbold'dan Lord Curzon'a: ". Amiral de Robeck'in Lord Curzon'a yolladığı yazının özeti: "Ferit Paşanın. çok gizli: "İngiliz Yüksek Komiserliğince Damat Ferit Paşaya şu yolda bir mesaj gönd erilmesi düşünülmektedir: İstifadan sonra memleketi terk etmek isterse Ferit Paş aya yardım edileceği.175 □ Vahidettin 1920 yılı başında da. bu hususta Londra'nın talimatına ihtiyaç olduğu. Yüksek Komiserliğe.1919'da. Padişahı ve Ferit'i koruyacağı yolunda bir vaatte bulunabilmesi için yetki verilmesi. dolayısıyla kendilerine her türlü saygının gösteri lmesi. Ne var ki." 180 □ 7 Eylül 1922 (Türk birlikleri İzmir ve Bursa önünde). tahttan indirilmesine ve belki öldürülmesine yol açmaktan korktuğu için müttefiklerin desteğine güvenip güvenemeyeceğini" öğrenmek ister.9.173 □ Damat Ferit..12. Sivas Kongre'sinin sona ermesinden sonra ve istifa etmeden önce." 179 □ 10.miserliği Siyasi Müşaviri Tom B.174 Amiral de Robeck "Sultan'ın. bu defa yeni Yüksek Komiser Amiral de Robeck'ten.7.. onlara dokunulmaması ve güvenliklerinin korunması için tedbir alınması gerektiğini" bildirir. Rumbold'dan Harington'a: "Padişah İstanbul'dan ay- de bi an _8 ." 178 □ 6... Padişah için hangi geminin ayrılması uygun görülür?" 181 □ 11 Eylül 1922... Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Tahttan çekilmesi halinde Padişahın yurt dışına çıkmasına İngiltere'nin yardım edeceği fakat tahttan çekilmemesi için ısrar edilmesi. Tahttan mutlaka çekilmek isterse Padişahın Türkiye dışına çıkmasına yardım edileceği.1919'da. kendisinin ve adamlarının selametini sağlayacak her türlü tedbirin alınacağı" hakkında güvence verir.10.Padişah güvence altındadır... "Her ikisinin de mütareke şartlarına uyarak bunları uygulamak yönünde ellerinden geleni yaptıklarını. General Haring ton'dan Rumbold'a: "Padişahın korunması için alınacak önlemler konusuna dikkatinizi çekerim.1921.1920. "Padişahla kendisinin ve taraftarlarının hayat ve özgürlüklerinin güvenlik altına alınmasını" bir daha rica eder..10. bir İngiliz aracılığıyla Yüksek Komiser Calthorpe'a. Hohler.172 □ İngiliz Dışişleri Bakanlığı 18.. "Lüzumu halinde Padişahla kendisinin güvenliklerinin İngilizler tarafından korunup korun-mayacağını" sorar.

' [. 6 Kasım'da. üzgün. Sultanla senelerce beraber bulunmuş olan doktoru dahil bütün saray halkının aleyhe döndüğünü ve Sultanın da Cuma selamlığına çıktığı zaman öldürüleceğini zannettiği için hay atını kurtarmam için bana haber yolladığını bildirdi.. [. yüzü traşlı. Padişah isterse. Teklifi dinledi. en çok Müslüman tebaya malik bir devlet olan İngi ltere'den bekliyorum. öbürünün ise yüksek rütbeli biri olduğunu. □ Rumbold. bir olaya tanık değilse. 13 Kasımda Vahidettin'in bilgisi ve izniyle İngilizce bildiği için kendisini çağırtır. etrafında güvenebileceği yalnız iki kişi bulunduğunu. birini sık sık haberleşme aracı olarak kullandığı için kimliğinin anlaşıldığını.] Padişah beni iç mabeyn dairesinde kabul etti. □ Olayı Fahri Engin'den dinleyelim: "Harington beni yalnız olarak kabul etti ve bana söyleyeceği teklifin çok mahrem olduğunu ve bunu ancak Padişahın kendisine arz etmekliğim icap ettiğini söyleyerek şöyle dedi: 'Vaziyet Türkiye'de gittikçe fena bir şekil alıyor." (V.. Vahidettin'den bir haber alamadığı için telaşlanan Harington. Bu mektup da onlardan biri.. Vahidettin'in güvenliğini bi rlikte sağlamak amacıyla. Bu yaverin Mızıka Komutanı olduğunu öğrendim." [Son haberleşme için Mızıka-yı Hümayun ve Hademeyi Hassa Komutanı ve kayınbiraderi Yarbay Zeki'yi kullanacaktır.16) Göztepe. Çünkü Vahidettin'in Harington'a yolladığı yazının de bi an _8 ." 184 □ Gerisini Harington şöyle anlatıyor: ". Sonunda hiçbir şey söylemedi. Vahidettin'in Harington'a şöyle bir mektupla başvurduğunu iddia ediyor: "Son olaylar üzerine hürriyet ve hayatımı tehlikede görmekteyim. herhangi bir telkin ya da baskıda bulunmuş değiller. Osmanlı saltanatı ve İslam hilafeti üzerindeki bil irs vel istihkak (babadan ve haklı olarak) haiz bulunduğum meşru ve mukaddes haklarımı tamamiyle muhafaza etmek şartı ile hayatımın muhafazasını.] Vahidettin bu ara M. uydurmaktan çekinmeyen sevimli bir yazar.Cehenneminde. bu yüzden daha az göze çarpacak birini bulacağını söyledi.Kemal ile bağlantı kurmak isteyecek ama bu isteğini sonuçlandırmayacaktır.Bir çarşamba günü [15 Kasım] yemekte iken Sultanın yaverinin geldiğini bildirdiler. s..183 Vahidettin'in yaverlerinden Fahri Engin'in verdiği bilgiye göre. Malaya gemimizle Malta'ya nakledebiliriz.rılmak isterse.G." 185 □ T. Durum düzelince memlekete dönerler. son raporunda özetle diyor ki: "Sultan bana.] Benimle ikinci bir temas olmadı. sizinle ve buradaki Deniz Kuvvetleri Komutanımızla görüşeceğim. bu talebin yazı ile yapılmasını istemek zorunda kaldım. kendisini. bu işler hakkında Harington'la temasta olduğunu öğrendim. Fransız ve İtalyan Yüksek Komiserlerini bir toplantıya çağırır (9 Kasım 1922) ve Harington'u da uyarır. Rumbold. 6 Kasım 1922 konuşmasından sonra.Göztepe. sadece 'Gidebilirsiniz' dedi.M. Arkasında robdöşambr vardı. Tabiatiyle Su ltanı kaçırmakla suçlanmak istemediğim için. Fakat Padişahın eşlerinden birinin erkek kardeşi olan Yarbay Zeki'nin. 182 Aralarındaki gizli yazışmalardan da anlaşılıyor ki Vahidettin'in kaçması iç)n İngilizler.

188 186) Yazının Türkçe ve İngilizce orijinallerinin fotokopisi Tevfik Bıyıklıoğlu'nun Atatürk Anadolu'da adındaki.F. sayfasında bulunuyor. 85 yaşındayken. Ankara'da 101 pare top atılarak padişahlık kaldırılmış. İngiltere devlet-i fehimesine iltica (sığınır) ve bir an evvel İstanbul'dan mahall-i ahara naklimi (başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim.M. s. Ali Nuri Okday'ın yaşlılıktan kaynaklanan bu tür yanlış bilgileri ile Üçüncü Bölümde yeniden karşılaşacağız. o tarihte telgraf diye bir haberleşme aletinin çoktan icat edilmiş ve kullanılmakta olduğunu hatırlatsa da. kendisine kalan fert hakkıyla çıkıp gitti. kısaca şöyle yazıyor: "Ertesi günü yani 18 Kasım 1922'de Rauf Orbay. Mısıroğlu diyor ki: "[Bunlar] Sultan Vahidettin'in.Göztepe'nin uyduruk mektubunu yayıml amasını nasıl yorumlamalı? (Son Padişah Vahdettin. N.Mısıroğlu bu olayın devamı hakkında. de bi an _8 . (Ayrıca. bu süratin sebebini çözememiş olan Mısıroğlu'na. şu sürate bakınız!" Biri.220) Vahidettin'in İngilizlere sığındığının anlaşılması üzerine.281) Sonra. bankadaki hesabından kendisi para çekememekte.262) Tevfik Paşanın oğlu ve Vahidettin'in yaverlerinden Ali Nuri Okday. Belki bir fert (birey) olarak çıkıp gitti. Öyle ya. 17 Kasım 1922 Cuma sabahı. Neyse." (Hilafet. O da üzerinden sıyırdıkları bütün sıfatların içinden. 125. 371/7962) Vahidettin hakkında bir kitap yazan araştırmacı-yazar Yılmaz Çetiner'in. s. 16 Teşrin-i sani 1922. ailesini dilediği yere nakledememektedir. büyük hayretle şunu ekliyor: "Uçak mevcut olmayan bir devirde. 27 Kasım 1973.Kısakürek'e şu bilgiyi veriyor: "Vahidettin Padişah sıfatı ile kaçmadı. İngilizler elinde adeta esirden farksız bulunduğunu göstermektedir.aslı şudur: "İstanbul'da hayatımı tehlikede gördüğümden. yeni bir Halife seçilmesi için önce Abdülmecit Efendiyle temas edilir. ve Harington'un anılarının. İcra Vekilleri Heyetinin toplantısında okumuştu. FO." (Vahidüddin. K. Cumhuriyet gazetesi.N. Vahidettin'in yazılı talebini alır almaz Harington hazırlığa koyulur. s." İmza: "Müslümanların Halifesi Mehmet Vahideddin'' 186 Düşmana sığınan yani resmi esareti kabul eden bir Halifenin halifeliği devam eder mi?187 Tabii ki etmez. Padişah. Yıldız Sarayı'nın yan kapısından alınacaktır.200) Oysa Vahidettin Halifeliği bırakmamış ve sığınma yazısınıda o sıfatla imzalamıştır." (Hilafet. Abdülmecit Efendi kabul ettiğini bir yazıyla İstanbul'daki Ankara temsilcilerine bildirir. asıl mektubu değil de T. Vahidüddin de tahttan indirilmişti. B. Abdülmecit Efendinin mektubunu. hazreti rahatlatsa.Şimşir. s. 1958 yılında yayımlanmış olan kitabının 49. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu.

6. Vahidettin'in ayrılışı ve sonrası Saraydan oğlu Ertuğrul ve Başmabeyinci Ömer Yaver Paşa, özel doktoru Reşat Paşa, Hademe-yi Hassa ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanı yarbay (kimine göre albay; San Remo'dayken yaver diye anılacak) Zeki, Seccadecibaşı İbrahim, Esvabcıbaşı Küçük İbrahim, Tütüncübaşı Şükrü, Berberbaşı Mahmut Beyler, 2.Musahip Mazhar Ağa, 3.Musahip Hayrettin Ağayla birlikte ayrılır (10 kişi). T.M.Göztepe'ye göre, 'General Harington, muhafızlarıyla birlikte Yıldız Sarayına, Vahidettin'in ayağına kadar gelmiş, aynı otomobile binmişler'. (s.17) Oysa General Harington anılarında, bu işe ayırdığı görevlilerin, Vahidet-tin'i, oğlunu ve maiyetini iki ambulans ile deniz kıyısına getirdiklerini, kendisinin kıyıda beklediğini anlatıyor ve diyor ki: "Saatlerce sürmüş gibi görünen bir beklemeden sonra Sultanı taşıyan ambulansın yolda lastiği patlamış olduğunu öğrendim, bunun bir zararı olmadı, vaktinde geldiler ve ben de kendisini motoruma alarak Malaya gemisine teslim ettim."189 Yine Göztepe'ye göre, 'Vahidettin, İngiliz zırhlısının güvertesine ayağını basarken gürlemeye başlayan selam topları (!) arasında, geminin kıç tarafına dönmüş ve orada dalgalanan İngiliz bayrağını selamlamış.' (a.g.e., s.17) Kısakürek ise, Vahidettin'in İngiliz bayrağını selamlamasını atlayarak sahneyi şöyle süslüyor: "İngiliz zırhlısına geçerken top sesleriyle selamlanan, forsu direğe çekilen ve muzaffer bir Hakan muamelesi gören Vahidüddin..." (Vahidüddin, s.207) Harington ise anılarında, selam topları ne gezer, gizliliği sağlamak için bi rçok sıkı önlem aldığını anlatıyor ve diyor ki: "Vahidettin'i kaçırdığımızı dört saat müddetle [Yıldız camisindeki Cuma namazına kadar] kimse bilmedi." 190 (N.H.Uluğ, Halifeliğin Sonu, s.81)191 Siz kime güvenirsiniz, olayın doğasına da ters düşen bu dayanaksız iddialara mı, yoksa olayın tanığı ve düzenleyicisi olan General Harington'a ve o gün t utulmuş resmi tutanaklara mı? • İngilizlere sığındığı ve İstanbul'dan ayrıldığı anlaşılınca, Şeriye Vekili Vehbi Efendinin fetvası ve Meclis'in kararı ile Vahidettin Halifelikten alınır ve Meclis, Abdülmecit Efendiyi Halife seçer. (Z.C., 24.C, s.564 vd.) • Vahidettin bir süre Malta'da kalacaktır. Göztepe'nin anılarında, Hicaz Kralı Hüseyin'in bu sırada Vahidettin'e yolladığı telgrafın metni de var. Göztepe'ye göre Kral Hüseyin, Vahidettin'e şöyle hitap ediyormuş: "Yeryüzünün Halifesi ve umum İslamların İmamı, Emirülmüminin Efendimiz Hazretleri!" 192 Bu mektubu, Kısakürek (s.210) ve Mısıroğlu (Osmanoğulları'nın Dramı, s.186) ile araştırmacı-yazar Yılmaz Çetiner de (s.284) Göztepe'den aktararak veriyorlar. N.F.Kısakürek'in kitabında mektubun metnini gören Türkolog J.L.Bacque Grammont ile H.Mammeri'nin, "VI. Mehmet'in Sürgündeki Hac Yolculuğu ve Birkaç Bildirisi" adlı araştırmalarının 14.no.lu dipnotunda şu görüş ileri sürü lmektedir: "Osmanlılarla ilişkilerini koparmasından sonra, Kral Hüseyin'in tutumuna dair bildiklerimiz, kendisinin VI.Mehmet'i Halife olarak tanıdığını ifade edecek şekil-

de

bi

an

_8

de ona hitap etmiş olması ihtimalini çok uzak kılmaktadır. Bu nedenle Kısakürek'in [gerçekte Göztepe'nin] metni, çok büyük bir olasılıkla uydurmadır." (Tarih ve Toplum dergisi, s.60, 16. Sayı/ Nisan 1985)193 Göztepe'nin, Vahidettin'in Harington'a yazdığını iddia ettiği uydurma mekt ubu daha önce görmüştük; aynı tutumu sürdürdüğü anlaşılıyor. Zaten bu son mektubu, herhangi bir kaynak da doğrulamıyor. • Grammont ve Mammeri, Fransa'nın Kahire Büyükelçiliği ve Cidde Başkonsolosluğu raporlarından yararlanarak, Vahidettin'in Malta'dan Cidde'ye k adarki yolculuğunun ayrıntılarını veriyorlar. Aşağıdaki düzeltmeler içinbu araştırmayı, ayrıca B.N.Şimşir'in Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan 'Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu' adlı dizi yazısında geçen İngiliz belgelerini esas aldım. □ Göztepe, Vahidettin'in Malta'dan Süveyş'e Barham zırhlısı' ile geldiğini yazıyor (s.66, 68, 69, 73). Oysa Fransa'nın Kahire Elçiliği raporuna göre, Port Sait'e 'Ajax zırhlısı' ile gelmiştir (Tarih ve Toplum, s.54/ 16. sayı) Bu konudaki İngiliz belgeleri daha da ayrıntılı: Kral Hüseyin 'Vahidettin'in Cidde'ye kadar bir İngiliz savaş gemisi ile yollanmasını' ister ve 'bunun, İngiltere'nin prestijine daha uygun olacağını' ileri sürer ama İngiltere reddeder. Ajax Vahidettin'i 9 Ocak'ta Port Sait'e bırakır. Bir gece orada bekletilir, ertesi günü Clematis adlı ikinci sınıf bir yolcu gemisine bindirilir. .Clematis de ancak Süveyş'e kadar götürecek, Vahidettin bir gece de burada kalacaktır. (B.N.Şimşir, Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu, 28 Kasım 1973, Cumhuriyet) • Göztepe'ye göre Vahidettin Süveyş'ten Cidde'ye de şöyle gelmişmiş: "Bir İran kumpanyasına ait bulunan ve o tarihlerde İran bayrağı ile seyrüsefer eden biricik Acem vapuru bulunan 'Zemzem' isimli bir yolcu vapuru, Hicaz hükümeti tarafından kiralanarak Sultan Vahidettin'in Hicaz seyahatine tahsis edilmişti... Vapur pruva direğine, ortasında beyaz şualı bir güneş bulunan alzeminli Hanedan-ı Âl-i Osman forsunu çekerek Kızıldeniz'e açılmıştı."(s.74) Karşılamada bulunan Cidde Başkonsolosunun raporuna göre, Vahidettin Cidde'ye, 15 Ocak 1923 sabahı, Mısır'ın Hidiv Deniz Şirketine ait, „Mansura' adlı mütevazi bir gemi ile gelir. Vapurun direğinde hanedan forsu değil, Türk bandırası vardır; üstelik gemi Vahidettin'e ve yanındakilere de tahsis edilmiş değildir, çünkü 'patates torbaları ve domates sepetleri ile yüklüdür'. Fransız Başkonsolos, Vahidettin'in böyle bir gemi ile gelmesinin, şehirde olumsuz bir hava yarattığını yazıyor. (Tarih ve Toplum, s.54/16. sayı) General Allenby, Kızıldeniz'de sefer yapan bu üçüncü sınıf yolcu gemisinin uygun olmadığını Londra'ya bildirmiştir ama Londra üzerinde bile durmaz. (B.N.Şimşir, aynı yer) • Göztepe'ye göre Vahidettin Cidde'de şöyle karşılanmış: "[Sultan Vahiddedin] gemiden römorköre atlar atlamaz, denizin yüzünü do lduran irili ufaklı yüzlerce yelkenliden bir çığlıktır kopmuştu. Denizin yüzü bir Lale devrinden nişan verirken, Cidde toprakları da çeşitli karşılama şenlik-leriyle çınlıyordu." (s.77)194 Fransız Başkonsolos ise günlük raporunda, 'Kral Hüseyin ve Veliahtı Ali'nin, şehre kadar Vahideddin'e refakat ederek, halkın genel ilgisizliği arasında ikam e-

de

bi

an

_8

tine tahsis edilen yere götürüp yerleştirdiklerini' bildiriyor ve şunları ekliyor: "Bu gibi merasimlerde âdet olduğu üzere Peygamberin sancağının karşılamada açılmaması dikkati çekmişti. Bana kalırsa Hicaz Kralının bu hareketi, Vahideddin'i Halife sıfatıyla karşılamadığını ifade eden kararının sonucudur." (Tarih ve Toplum, s.54/ 16. sayı) Karşılamayı, Connflower adlı bir İngiliz gemisinin kaptanı da izlemiştir. İzlenimlerini İngiliz Deniz Bakanlığına şöyle bildirir [özet]: "Cidde halkı bu karşılamaya... siyasi veya dini bakımdan tamamen kayıtsız kalmıştır." (B.N.Şimşir, aynı yer) Bir yanda, bu yolculukta bulunmayan ve olayı 45 yıl sonra anlatan T.M.Göztepe ve R.C.Ulunay, öte yanda, bu olayları izleyen ve aynı gün belgel eyip tarihe teslim eden görgü tanıkları! Bizimkilerin, ne kadar ayrıntılı yalan söylediklerine dikkatinizi çekerim. • Vahidettin Mart 1923'te İngilizlere, 'Sağlık durumunun Hicaz'da kalmaya müsait olmadığını' yazarak, Eğer büyük İngiliz Devleti bir sakınca görmezse Hayfa veya civarına yerleşmek istediğini' bildirir.195 (K.Mısıroğlu, Lozan, 3.C., s. 164) Olayın devamını İngiliz belgelerinden izleyelim: İngiltere hükümeti, Taif'te oturmasının uygun olacağını bildirir. Sömürgeler Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı 28 Nisan'da şu ortak kararı açıklarlar: "Eski Sultan'ın İngiliz topraklarında kalması arzu edilmemektedir." Kullandıkları sürece pek saygılı davrandıkları Vahîdettin, artık İngilizler için önemini yitirmiştir. Bunun üzerine General Allenby, İskenderiye'ye gelen Vahidettin'i, apar topar İsviçre'ye yollatır.196 Ama İngilizler, Lozan'da barış görüşmeleri yapıldığı sırada, Vahidettin'in İsviçre'de oturmasını da sakıncalı bulacaklardır.197 Emperyalist ahlakı bu: Kullan, at! Vahidettin 20 Mayıs 1923'te Cenova'ya çıkar. • Şimdi de T.M.Göztepe'den, Vahidettin'in Cenova'da nasıl karşılandığını dinleyelim. Belki bu sefer doğruyu yazıyordur. "Cenova limanında İtalyan toprağına ayağını basan sabık Padişah, bu limanda eniştesi ve eski Sadrazam Damat Ferit, Mediha Sultanın oğlu Prens Sami ve onun oğlu Bahattin Beyler, Kuva-yı İnzibatiye Kurmay Başkanı Miralay Yanyalı Tahir Bey ve İtalyan Kralı Viktor Emmanuel ile o zamanki İtalyan Başvekili Mussolini tarafından karşılanmış ve doğruca, hususi bir trenle San Remo'ya hareket etmişti." (V.G.Cehenneminde, s.99-100) Bu şatafatlı ve resmi karşılanış, Vahidettinci yazarların çoğunun kitabında yer alıyor. Almaz mı? Eski bir hükümdarın, İtalyan Kralı ile Başbakanı tarafından karşılanması önemli bir olay. Fakat gerçek böyle değil. Nereden mi biliyorum? Vahidettin'in, 1923 yılında, İstanbul'da bulunan kızı Sabiha Sultana yazdığı, üstelik Kadir Mısıroğlu'nun yayımladığı mektuptan. Vahidettin mektubunda diyor ki: "Cenova'ya muvasalatımızda (geldiğimizde) gayr-i resmi (resmi olmayan)

de

bi

an

_8

hükümet-i mahalliyeden (yerel hükümetten yani Cenova belediyesinden) pek ciddi hürmet gördüm. Bir hafta ikametim (kalmam) esnasında her güna (her türlü) teslihata mazhar oldum (kolaylığı gösterdiler). Akıbet (sonunda) San Remo'ya geldim." (Osmanoğulları'nın Dramı, s.197)198 Ne Kral söz konusu, ne Başbakan, ne öteki karşılayıcılar, ne de özel bir trenle doğruca San Remo'ya hareket! Vahidettinciler, Vahidettin'in mektubunu biraz dikkatle okusalardı, Göztepe'nin palavrasına kapılmazlardı. Ama yazan Vahidettin de olsa, "kim okur, kim dinler, varak-ı mihr-i vefayı?" 199 • Böylece, Vahidettincilerin, gerçekleri nasıl değiştirdiklerini, ayrıntılı sahneler bile uydurduklarını, az çok öğrenmiş bulunuyoruz. Daha da ayrıntılı masall arını ilerde göreceğiz! 7. Vahidettin'in ayrılışını nasıl değerlendiriyorlar? □ İ.Hami Danişmend: "Herhalde makamına ve atalarının yiğitliğine layık olan hareket, kaçmak değil, her vaziyette ölümü göze almak ve hatta ölmekti. Fakat bir rivayete göre Vahidüddin o kadar metin değildir. Dahiliye Nazırı A.Reşit Beyin anılarında, onun bu zayıf tarafı şöyle izah edilir: ‗memleketlerin mukadderatına hakim olanları başkalarından ayıran azim ve sebat ve hayatı hiçe sayma gibi meziyetlerden nasibi az, belki kibrini bile feda edecek kadar kendini düşünür idi.' " (Osm. T. Kronolojisi, 4.G., s.444) □ Nihal Atsız: "Vahdeddin'in ikinci yanlışı [Atsız'a göre birinci yanlışı, D.Ferit'i sadrazam yapması] İngilizlere sığınmasıdır. Hayatını tehlikede gördüğü için böyle yaptığı muhakkaktır. Hayatı tehlikede olan insanların her çareye başvurması da normaldir. Fakat Osmanoğulları gibi yüzlerce yıldan beri ölümle kaynaşmış ve onu bir sevgili gibi bağrına basmaya alışmış bir hanedanın temsilcisi olarak Sultan Vahdeddin'in ölümden korkması, kendine yakışmamıştır." (Türk Ülküsü, s.86)200 □ Samiha Ayverdi: "[Saltanatın kaldırılması kararı üzerine] Altıncı Sultan Mehmet, bilhassa siy asi basiretten mahrum Sadrazam Ferit Paşanın baskısı ve teşviki de eklenince, bu siyasi oldu bittiyi, ne kavrayabilmiş, ne hazmedebilmişti. Aksine, altı yüz yıllık Osmanlı tahtının tasfiyesi kararı ile irkilip küserek, açılmakta olan yeni devre ve bu devrin kendisini hiçe saymasına küsüp fikir selametini kaybeder hale gelmiş bulunduğu da bir hakikattir. [..] Sultan Vahideddin, aleyhinde birleşmiş olan bütün şartlara rağmen, icap ettiği takdirde, tahtının yanı başında ölmeyi bilmeli, fakat her şeye rağmen bir İngiliz harp gemisiyle memleketi terk etmeyi kabul etmemeli idi." (Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, 3.C., s. 194)

de

bi

an

_8

□ Vahidettin'in son başkâtibi Rıfat Bey: "Hanedan arasında böyle iki firar (kaçış) olayı vardır. Biri Sultan Cem, diğ eri Sultan Mustafa'dır. Fakat bunlar henüz şehzade iken firar ettiler ve sonları ne kadar acı oldu. Hükümdar olmuş olanlar kaçmamıştır. Bir Hükümdar, özellikle Halife bu küçüklüğü nasıl yapar, hayret!" (Aktaran, N.H.Uluğ, s.79) □ Şehzade Abdürrahim Efendi: "Bu hadise hepimizi müteessir etmiştir. Gazetelerden öğrendiğimizde hayretler içinde kaldık." (19 Kasım 1922, Tanin'den aktaran, KS Günlüğü, 4.C., s.842) □ Vahidettin'in yaveri Ali Nuri Okday: "... Kendi rızası ile ecnebi himayesine giren bir Halifenin, bu deni (alçakça) hareketiyle Müslümanların gözünde, Halifeliği düşer." (Bir mektubundan aktaran, oğlu Şefik Okday, Son Sadrazam ve Oğulları, dizi yazı, 8.bölüm, 29.12.1988, Milliyet) □ Şehzade Mahmut Şevket Efendi: "Padişah Mehmet Vahdettin, İstanbul'dan bir İngiliz harp gemisi ile uzaklaşmakla hata etmiştir. Bunu kabul ederim. Esasen o bu kararı kendi başına almış, hanedana mensup tek bir Şehzade bile kendisini takip etmiş değildir. O bunu niye yaptı? Sadece şahsı için duyduğu kaygıdan." (Röportajı yapan Murat Sertoğlu, 6 Temmuz 1967, Tercüman gazetesi)201 □ Hasan Hüseyin Ceylan: "Bize göre, Halife-Sultan Vahdettin'in hayatındaki bu tek hata, yapılmaması gereken ve hele hele vatanseverlikte bir zirve olan Vahdettin'in, hiç yapmaması gereken bir eylemdi." (Büyük Oyun, 2.C., s.27)202 □ Son olarak da, dilini sadeleştirerek Vahidettin'i dinleyelim: "Bu ayrılığım, özellikle dünya savaşından sonra, kendi yaptıklarının hesabını vermek durumunda bulunanlara karşı, yaptıklarımın hesabını vermekten korkmak kabilinden olmayıp, belki hiçbir kanuna uymayan insanlar elinde, savunma ve söz hakkından yasaklı bir halde, hayatımı göz göre göre tehlikeye teslim etmek gibi Allah buyruğunun ve sağduyunun kabul etmeyeceği bir şeyden kaçınmak ve hem de 'El-firaru mimma layütak min sünen-il mürselin (takat getirilemeyecek güçlüklerden kaçmak peygamberlerin sünnetlerindendir)' sözünü dikkate alarak, vekili olduğum şanlı Peygamberin Mekke'den Medine'ye göçmesi örneğine uymaktan ibarettir." (Vahidettin'in 1923'te Mekke'de yayımladığı beyanname, K.Mısıroğlu, Hilafet, s.196)203 Bazı dostlarının suçlamalarını da, Vahidettin'in savunmasını da okudunuz. Kaçmakta ve İngilizlere sığınmakta haklı mıydı, değil miydi? Kararı siz verin.

de

bi

an

_8

8. San Remo günleri □ T.M.Göztepe, San Remo'yıı şöyle anlatıyor: "San Remo, son zamanlarını tam bir istirahat ve sessizlik içinde geçirmek isteyen servet sahipleri ve canının kıymetini bilir zevk ve keyif ehilleri için kuru lmuş bir dünya cenneti gibidir." (V.G.Cehenneminde, s.111) Önce oldukça küçükçe bir villa kiralanır. 1924 Martında ise, İstanbul'da bıraktığı eşleri ve eşlerinin yardımcıları geleceği için Manolya (Magnoli) Villası adını taşıyan bir büyük köşk tutulur.204 □ Yeni köşkü, Göztepe'den dinleyelim: "...Nefis bir saray yavrusu olan villa, 40 odası, 15 dönümden geniş bir port akal, limon korusu ve bahçesi bulunan, beyaz renkli mükellef bir kasırdı. [..] İstanbul'dan gelen harem erkânı arasında başharemi Nazikeda, ikinci haremi Meveddet Kadınefendiler ile son haremi Nevzat ve hemşiresi Nesrin Hanımlar ve Sultan Vahdeddin'in 2. Hazinedarı ile birkaç saraylı bulunuyordu. [..] Derhal kadınefendileriyle, hazinedar ustalarıyla mükellef bir harem hayatı vücuda gelmiş, musahipler, yaverler ve esvapçıbaşıdan ibriktarbaşına kadar bütün beyler kadrosu kuruluvermiş ve meşhur Mabeyn-i Hümayun tam tertip canlanmıştı. [..] Osmanlı İmparatorluğunun bütün teşrifat ve merasim usulleri olanca titizliği ile korunuyordu [..] Sultan Vahdeddin'in hususi hizmetine ayrıca Natalina (Natalia) isimli, ufak tefek ve sarışın bir İtalyan kızı tayin edilmişti. [..] Bu kasrın tam ka rşısında küçük ve zarif bir kasır (küçük köşk) daha vardı; Sultan Vahidettin sar ayının bir nevi mabeyn dairesi haline getirilmişti. [..] Yaver Zeki bu küçük kasırda kalıyordu. Burası, dominyonlarda vazife alan zengin ve hakim-i mutlak İngiliz müstemlekecilerine (sömürgecilerine) parmak ısırtacak bir refah ve konfor bolluğu içinde yüzüyordu. [..] Kasrın bütün kapılarında şık İtalyan polislerinden çifter çifter selam ve ihtiram (saygı) memurları nöbet bekliyor...205 Küçük kasırda da çifter çifter İtalyan kızları pervane gibi dolaşarak hizmet ediyorlardı." (V.G. Cehenneminde, s.100, 101, 112, 140, 147) □ "Sultan Vahideddin... adamlarına Padişahlığı esnasında aldıkları maaşları, gurbette de fazlasıyla ve düzenli olarak veriyordu... Bu bol maaşlı kapı yoldaşlarına gün doğmuştu. Hepsi de İstanbul'daki ikbal günlerinde aldıkları maaşlardan yüksek aylık alıyor, ayrıca da Yıldız Sarayının meşhur mutfağını aratmayacak mükellef ve zengin bir mutfak sofra sofra yemekler yetiştiriyordu. Öğle ve akşam yemeklerine burada bir de mükellef sabah ve ikindi kahvaltıları ilave edilmişti. Yıldız Sarayının o zengin ve meşhur mutfağı, çeşit ve nefisliğinden çok şey kaybetmeden San Remo'da da devam ediyordu." (a.g.e., s.107) □ "Bu küçük Yıldız Sarayında yaşayanlar, Vahidettin'in 25 kişiden fazla olan maiyeti (hizmet eden kişiler) ve saray mensuplarıyla birlikte 40 kişiye yakındır." (a.g.e., s.138, 166)206 Şu sürgün hayatına bakınız! Sanki Padişah, maiyetiyle birlikte San Remo'da yaz tatili yapıyor. Kadrosu da hayli hovarda: □ "Yaver Zeki'den başka iki içki düşkünü ve keyif ehli daha vardı. Bunlar-

de

bi

an

_8

dan biri İkinci Musahip Mazhar Ağa, diğeri de Tütüncübaşı Şükrü Bey. Bunlar sakızlı mastika ve düz rakının adeta küplüsü olmuşlardı. Şükrü, San Re -mo'ya gelince işi adamakıllı ayyaşlığa dökmüş ve postu San Remo meyhanelerine ve pavyonlarına kurmuştu. [..] Mazhar Ağa da akşam olup da içki zamanı gelince kafayı iyice tütsüleyip körkütük oluyordu. [..] Üçüncü Musahip Hayrettin Ağa da şehrin gezip tozma yerlerini, zevk ve sefa köşelerini karış karış biliyordu. (..] Yaverler, mabeynciler, ağalar ve beyler, mirasyediler gibi bir sayfiye ve tebdilhava hayatı sürüyorlardı."207 Bu gereksiz, özenti, gösterişli hayata, bu hesapsızlığa ve savurganlığa para mı dayanır? Biraz daha ilerleyelim ve gurbet parasının erimesinin ikinci ve daha şaşırtıcı sebebini de görelim. Vahidettin, bazı serüvencilerin, Türkiye Cumhuriyeti ve M.Kemal aleyhindeki projelerini paraca destekler, San Remo'da kaldıkları sürece yemek ve içki dahil bütün otel giderlerini de öder.208 □ T.M. Göztepe diyor ki: "Sultan Vahidettin, San Remo'ya geldiği günden beri, çeşit çeşit teşkilat projeleri ile buraya akın eden bir sürü muhalefet grupları, sabık Padişahın sayılı ve sınırlı servetinden hayli paralar vurup Paris'in, Londra'nın zevk ve sefahat y erlerinde, bu paraların altından girip üstünden çıkmışlar." (V.G. Cehenneminde, s. 148) Göztepe, ayrıca birkaç örnek vererek, bu projelerin niteliğini ve anlamını da aydınlatıyor: • Vehip (Kalçi) Paşa,209 Gümülcineli İsmail, eski Şeyhülislam M.Sabri Efen210 di ve Damat Ferit'in Dahiliye (İçişleri) Nazırı Mehmet Ali, San Remo'ya gelirler. □ Vehip Paşa söze şöyle başlar: "M.Kemal'i taht ve tacıyla birlikte yerle bir etmek başlıca emelimdir." Gelenlerin amacı, "M.Kemal gibi kişilerin hakkından gelip gurbet köşelerinde sürünmekten kurtulmak buna hazırlık olmak üzere de "Paris'te bir gazete çıkarmaktır. " 211 Bu tasarıyı gerçekleştirebilmek için Vahidettin'den para isterler. Vahidettin 2.000 İngiliz lirası verir.212 • Mevlanzade Rıfat, San Remo'ya ilk defa, '1922'de Yunanistan'da iktidarı ele geçirmiş bulunan ihtilal hükümetinin reisi General Plastiras'ın temsilcisi olduğunu söyleyen bir Yunanlı albayla birlikte' gelir ve 'Yunanistan ile Vahidettin arasında, Ankara'ya karşı bir kombinezon (anlaşma) yapmak iste-diğini' bildirir... Vahidettin, Mevlanzade Rıfat'a da para verecektir. 213 • Mevlanzade'nin ikinci gelişini, Göztepe şöyle antatıyor: 'Bu sefer bambaşka bir şahsiyet olarak gelmişti. O artık bir Türkiye muhalefet politikacısı değil, bir Kürt ihtilalcisi idi... Yanında Edirne'nin Yunanistan tarafından işgali sıralarında Edirne mebusu sıfatıyla Yunan Mebusan Meclisine iltihak eden Neyir214 isimli bir vatansızı getirmişti." Göztepe, Mevlanzade'nin bu seferki teklifinin ayrıntılarını açıklamıyor ama

de

bi

an

_8

bazı anahtar kelimeler veriyor: "Kürt şeyhleri... Mühim bir sır... Büyük vazife… Komite... Bomba patlatmak..." 215 Fakat Vahidettin'de 'paralar suyunu çektiği için bu defa hatırları ve gönülleri kırılmadan baştan savılırlar.' Bununla birlikte, 'yine Vahidettin hesabına kaldıkları oteldeki masraflar, hatırı sayılır bir yekûn teşkil etmiştir.'216 Türkiye Cumhuriyetini devirmek... Yunanlılarla kombinezon... Kürt ihtilali... Komite... Bomba... Tüyleriniz ürpermiyor mu? Başka kitaplarda da bu tür San Remo kaynaklı birçok şaşırtıcı iddia var.217 Kapanmış bir yarayı kaşımamak için bilgi aktarmaktan kaçınıyorum ve konuyu, Göztepe'nin bir özetiyle kapatıyorum: "Sultan Vahideddin'in ölümüne kadar, San Remo'da çok meraklı ve esrarlı hadiseler geçecek, politika entrikalarına şahit olunacak, nice hacıların koltuklarının altından haçları çıkacak, siyaset perdesi altında, hatıra gelmez dolandırıcılık vakaları, 'teşkilat' namı altında vurgunculuk sahneleri seyredilecektir."218 Vahidettin'in servetini eriten sebeplerin üçüncüsüne ve sonuncusuna geldik. • Paranın, Vahidettin'in mutemedi olarak Dr.Reşat Paşada durduğunu ve masrafları onun yaptığını görmüştük. Göztepe'ye göre, "bu mühim paranın sarf ve idaresini eline geçirmek için çırpınan yaver Zeki, bu yüzden Dr.Reşat Paşaya diş bilemektedir."219 "Günlerden bir gün (15 Mart 1924 günü) Sultan Vahideddin, kasrın alt katı ndaki bir odada otururken, ani bir silah sesinden sonra, kapısının önüne, müthiş bir feryat kopararak ağır bir cismin yuvarlandığını işitmiş ve dışarı fırladığı zaman, başhekimi Reşat Paşanın kanlar içinde yere serildiğini görmüştü. Sultan Vahidettin pek eski ve emektar doktorunu bu feci vaziyette görünce, büyük bir heyecanla, 'Ne yaptın paşa?' diye üzerine kapanmıştı. Saray mensupları vaka yerine yetiştikleri zaman Reşat Paşayı can vermekle meşgul bir halde buldular. Sertabib yarı açık gözlerini Sultan Vahdeddin'e dikerek, 'Efendim, ben ölüy orum,' diyebilmiş ve kendinden geçmişti. Sırt üstü yere serilmiş olan paşanın sağ eli açıktı ve biraz ötesinde küçük bir browning tabanca yerde duruyordu. Paşa, intihar mı, cinayet mi olduğu hâlâ layıkıyla aydınlanamayan, esrarlı bir ölümle hayata veda edecek ve bu paralan har vurup harman savurmak fırsatı tamamiyle Zeki'nin eline geçecektir."220 İdareyi eline geçiren Zeki'nin San Remo'daki öteki marifetlerini görmeden önce, Dr.Reşat Paşanın ölümü üzerinde biraz duralım. Olay İstanbul'a yansıyınca basın, "Paşanın Vahidettin'le beraber gitmekten pişman olduğunu, Ankara ile temasa geçtiği ve Türkiye'ye dönme izni aldığını, Padişaha bağlı Tarikat-ı Selahiye adlı örgütün,221 paşayı bu ihaneti yüzünden öldürdüğünü" yazar. Üçüncü Musahip Hayrettin Ağaya göre olay eğer cinayet ise, mutlaka yaverlerden [ve Tarikat-ı Selahiye adlı gizli örgütten] Kiraz Hamdi Paşa tarafından hazırlanmış ve Zeki tarafından uygulanmıştır." Dr.Reşat Paşanın damadı Salih (Keçeci) Bey dava açar. Zeki, yokluğunda idama mahkum edilir. 222 Gelelim Yaver Zekiye. Zeki, kıskandığı için Vahidettin'i bırakıp saraydan ayrılan Çerkez güzeli İnşirah Hanımın erkek kardeşidir. 223 İstanbul'dayken, son görevi Hademe-yi Hassa

de

bi

an

_8

9. Vahidettin'in cesareti

Bu olaylara rağmen, bazı yazarlar, Vahidettin'in cesur olduğunu söylüyo rlar.229 Söz gelimi K.Mısıroğlu, "Sultan Vahideddin asla korkak değildi.. Şehzadeliğinden beri onun gayet cesur bir insan olduğunu gösteren pek çok vak'a vardır... Bunun pek çok delilinden bir ikisini zikredelim." diye yazıyor ve üç örnek ver iyor. Zaten kaynaklardaki örnekler de bu kadar, başka örnek yok. □ "... Bab-ı Ali baskınını müteakip takibe (koğuşturmaya) maruz kalan Mülazım (teğmen) Şaban Efendi, Şehzade Vahideddin Efendinin Çengelköy'deki köşküne sığınır. Yakalamak için gelen polislere Vahidettin der ki: 'Bana mensup olan, sarayıma iltica eden, masumiyeti de bence malum olan (?) bir adamı, garezkâr düşmanlarına teslim edemem. Zorla içeri girmek isteyenleri vururum. Beni öldürmedikçe Şaban Efendiyi alamazlar.' "230 Kanuna aykırı ama doğruysa, sahiden cesur bir davranış. Yazık ki Padişahlığı sırasında, İngilizler karşısında titrediğini göreceğiz. □ "Veliaht iken Almanya'ya yaptığı ziyarette, siperleri dolaşırken, umulmadık

de

bi

ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanlığıdır. General Harington'la son gizli temasları yapmakla görevlendirildiği için "Padişahın kaçmasını ben sağladım, hayatını bana borçlu" diye böbürlenir.224 Dr .Reşat Paşayı öldüren ya da öl-dürdüğü sanılan Zeki'nin San Remo'daki birkaç marifeti: Musahip Mazhar Ağayı dövüp, tabancasının kabzasıyla burnunu kırar. (V.G. Cehenneminde, s. 111) Vahidettin'in özel hizmetine bakan İtalyan kızını gebe bırakır ve zavallı Vahidettin iş kapansın diye birçok para öder. (a.g.e., s. 101) "[Ele geçirdiği serveti] vur patlasın, çal oynasın, har vurup harman savu -rur... delice bir hırsla giyime ve içkiye harcar, sonunda kumarda bitirir." (a.g.e., s.141, 154)225 Para bulmaları için Vahidettin'e ve Mediha Sultan'ın oğlu Sami'ye baskı yapar, Vahidettin'e "Ulan" diye bağırır, (a.g.e., s.177) 226 Ve adamı kovamazlar! N.Fazıl Kısakürek, Vahidettin'in "bu şirret adamı kovacak hamleyi gösterememesini", 'ulan' hitabına bile "bir karşılıkta bulunamamasını", "nice A vrupa kral hanedanından hiçbirinde mevcut olmayan bir asalet fakat korkunç bir zaaf (zayıflık, güçsüzlük)" olarak değerlendiriyor ve şöyle devam ediyor: □ "Allah ona hiç kimseye karşı durabilecek mukavemet bünyesi vermemiş, bunun yerine sultanî bir vekar ve asaletle her şeye katlanma seciyesi vermiş."227 Daha da şaşırtıcı bir bilgi aktarayım. Son çare olarak Mediha Sultan'ın yüzüğü satılacak ve alınan 8.000 İngiliz lirası, idare etmesi için yine Zeki'ye verilecektir! (V.G. Cehenneminde, s.157)228 Çünkü, "Zeki'ye karşı Sultan Vahideddin başta olduğu halde, gözünün üzerinde kaşın var diyecek cesareti hiç kimse kendinde bulamamaktadır." (a.g.e., s.144)

an

_8

bir tehlikeye karşı başını eğmesi ihtar edildiği zaman şu cevabı verir: Türk başı düşman karşısında eğilmez!' "231 Bu ziyarette Başmabeynci Lütfi Simavi de bulunmuştur. Lütfi Simavi anılarının 364. sayfasında '2.Wilhelm istihkâmlarını ve Kolmar batısındaki cepheyi ziyaretlerini' ayrıntılı olarak anlatmaktadır. Ama Vahidettin'in her olumlu davranışını raporuna aldığı halde, bu cesaret sahnesinden hiç söz etmiyor! □ "[Kılıç Alayından sonra] Eyüp'te arabalara binileceği sırada Talat Paşa Çanakkale Boğazı'ndan düşman tayyare filoları geçmiş olduğuna dair telgraf aldığını haber vermişse de Hünkâr, 'Onlar mütemeddin (uygar) adamlardır, böyle dini merasim (!) esnasında taarruz etmezler' diyerek telaş eseri göstermedi."232 Padişahın o kadar güvendiği uygar İngiliz uçakları, 18 Ekim günü, savunmasız İstanbul'a uygarca saldıracak, elli kişinin ölmesine, yüz kadar İstanbullunun yaralanmasına yol açacaklardır.233 • Şimdi de Milli Mücadele dönemine ait bir sahne görelim. İşgal güçlerinin İstanbul'da yönetime resmen el koyduğu gün (16.3.1920) Vahidettin, Sivas milletvekili Rauf (Orbay), Balıkesir milletvekili Abdülaziz Mecdi Hoca (Tolon) ve Konya milletvekili Vehbi Hoca (Çelik)'dan oluşan Meclis Kurulunu kabul etmiştir. Bu ilginç görüşmede yapılan konuşmaları aktarıy orum: "Vahidettin - Bu adamlar (İngilizler) daha çok şey yaparlar, her istediklerini yaparlar! Her şeye cüret edebilirler! Meclis'teki sözlerinize ve hareketlerinize dikkat ediniz! Vehbi Hoca - Efendimiz, onların kudreti milleti yıldıramayacaktır. Millet azimlidir, kararlıdır, Hakkın yardımıyla, haklarından gelecektir. Milletiniz, memleketi de, sizi de kurtaracaktır. Müsterih olunuz padişahım. Vahidettin - Hoca! Hoca! Dikkatli olun! Bu adamlar, her istediklerini yaparlar! Mecdi Hoca - Padişahım, bu kâfirlerin kudreti zahiridir, şu gemilerin top menzili dışına çıkamaz. Senin milletinin yüreği, onların demirinden metindir. Millet, istiklali uğruna giriştiği mücadeleden muhakkak muzaffer çıkacaktır. Endişe buyurmayınız. Vahidettin - Hoca, vaziyet meydanda! Hadiseler ortada! Bu adamlar isterlerse yarın Ankara'ya giderler! Rauf- Efendimiz, biz huzurunuzda milleti temsilen bulunuyoruz. Millet, haysiyet ve istiklale aykırı bir kaydı kabul etmemeye kesin kararlıdır. Eğer milletin hislerine tercüman olduğumuza kani iseniz, arz ediyoruz ki milletin sizden istirhamı (ricası), haysiyet ve istiklale aykırı bir antlaşmaya ve sözleşmeye imza koymamanızdır. Aksi takdirde istikbali çok karanlık görüyoruz. Vahidettin - Rauf Bey, millet koyun sürüsü! Bu sürüye bir çoban lazım! İşte o da benim! " 234 Yolda, Vehbi Hoca, derin bir acı içinde olan Mecdi Hoca'nın omuzuna elini koyar, 'Gam çekme efendi...' der, ' Allah büyüktür! Bu millet kurtarıcısını bul acaktır. Milleti koyun sürüsü saymak, rıza-yı ilahiye de aykırıdır. Yaşarsak, çok şey göreceğiz.' " 235 • Son olarak da İngilizlerin izlenimini gösterir bir örnek: "... Sultan, Yıldız'da

de

bi

an

_8

titreye titreye oturmaktadır... Belki de bazı hadiselerin kendini taç ve tahtından yoksun kılacağından korkmaktadır. Bu hanedana mensup hiç bir Prens (şehzade), halkını idare edebilecek kâfi (yeterli) kaabiliyet ve enerjiye sahip görünmemektedir." 236 10. Bazı görgü tanıklarının Vahidettin hakkındaki görüşleri □ II. Abdülhamid'in Başkâtibi Tahsin Paşa: "Sultan Hamid, Vahideddin Efendiyi bu derece beğenmekle pek aldanı-yordu. Çünkü Vahideddin Efendi, Sultan Hamid'e bir maksat ve çıkar karşılığınd a hizmet ediyordu, yoksa Sultan Hamid'e hiç sevgisi ve bağlılığı yoktu. Nitekim, inkılaptan (1908'den) sonra, Sultan Hamid aleyhinde en ileri gidenlerden biri Vahideddin Efendi olmuştu... Vahideddin Efendinin readet-i ahla-kiyesi (ahlakının bozukluğu) sonra bütün feciliği ile kendini göstermiş ve saltanat makamına geçince, yaltaklanma ve dalkavukluk huyu gereğince, bu sefer kuvvet ve nüfuz sahibi gördüğü yabancı ve düşman millete sokulup yanaşma yolunu tutmuş ve melanette (kötülükte) daha ileri giderek, vatanlarını düşman istilasından kurtarmak için gaza ve bu uğurda canlarını feda eden Türkleri vurdurmaktan çekinmemiştir." (Sultan Abdülhamid, s. 171) □ Vahidettin'in Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi: "Aşırı derecedeki tevehhüm (kuruntu) ve tereddütü, öteki meziyetlerini örterdi... Sultan Vahdettin, Sultan Reşat'tan daha aklı başında ve daha bilgili old uğu halde inat ve israrının, vehimliliğinin ve kararsızlığının kurbanı oldu... Sultan Reşat'ın kalbi daha temizdi... Onurlu bir zat olduğundan, mütarekeden sonra Vahdettin'in uğramış olduğu hücumlara uğrasaydı, ya felç olup yatar yahut yür eğine inip ölüp giderdi." 237 □ İngiliz Yüksek Komiserliği Siyasi Müşaviri T.B.Hohler'in 4 Kasım 1919 günlü raporu: "Hükümdar zayıf karakterli olup pek cesur olmamasına rağmen yüksek prensip ve emellere sahip görünmektedir." (G.Jeschke, İngiliz Belgeleri, s.6; Br.IV, No. 578) □ Amiral de Robeck'in raporu: "Büyük bir karakter gücüne veya şahsiyete sahip olmamakla beraber çok samimi ve nazik bir zat olup oldukça zihni bir idrak de göstermektedir." (G.Jeschke, İng.Belgeleri, s.7; 21.8.1920 günkü mülakat hakkında rapor, Br.XIII, No.23) □ A.Reşit Rey: "Oldukça zeki fakat fazla müteenni (fazla temkinli) ve müteredditti (tereddütlüydü/ kararsızdı). Diyebilirim ki anlayış ve kavrayışta hızlı, karar ve harekette yavaş idi." 238

de

bi

an

_8

□ Rıza Tevfik: "Kendisi bir kukla durumunda idi." (Biraz da Ben Konuşayım, s.191) □ İ.M.Kemal İnal: "Eski Adliye Nazırı İbrahim Bey, yeni Padişahın kendisine şöyle dediğini bi rkaç gün sonra bana nakletmişti: 'Aczim var, korkuyorum. Maddeten hiç bir şeyden korkmam. Fakat pek ağır bir vazife yüklendim. Allah'tan korkarım.' Padişahın aczini itiraf etmesi, Allah'tan korktuğunu ve pek ağır bir vazife yüklendiğini.söylemesi, haktanırlığını, doğru söylediğini belirttiği için takdire değer. Fakat aczini ve pek ağır bir vazife yüklendiğini itiraf eden bir kimsenin, tecrübeli ve yeterli olanları kullanmak ve onlardan yararlanmak gerekirken, Ferit Paşa gibi hükümet yönetiminde aczi ve devlet işlerinde tecrübesizliği bilinen ve halkın güveninden yoksun olan bir adamı, öyle tehlikeli bir zamanda, ardarda sadraza mlık makamına getirip türlü zararlara sebep olması, sözüyle özünün birbirine u ygun olmadığını göstermiştir. Allah'tan korkan, Allah'ın yasakladığı şeyleri, özellikle emaneti, yani millet işlerini, ehil olmayanlara vermekten sakınır." 239 □ Dr.Rıza Nur: "Yeryüzünden nice milletler gelmiş geçmişler, azametli saltanatlar kurmuşlar, sonra da batmışlardır; fakat batarken hepsinin padişahları başlarında bulunmuş, düşmanlarıyla dövüşmüşlerdir. Halbuki bizim yıkım ve istiklal davamızda padişahımız, vatan düşmanlarıyla birleşmiş, millet aleyhinde hareket etmiştir." (Türk Tarihi, 1.C., s.198) □ Hüseyin Kazım Kadri: "Benim anladığıma göre, Vahideddin medeni cesaretten yoksun, müteredd it (kararsız) bir adamdı. Ferit Paşa adeta bu adamı büyülemişti. Her şeyi onun gözüyle görür ve onun kafasıyla düşünürdü." (s.201) □ Damadı İsmail Hakkı Okday: "Kayınpederim hem zeki, hem mütereddit (kararsız) ve vesveseli (kuşkucu) bir hükümdardı." 240 □ Şehzade Abdülhalim Efendi: "Bu hanedan bitmiştir. Bizden millete hiç bir hayır beklenemez artık. Bizi bir tarafa atarak, millet kendini kurtarmalıdır!" 241 □ Son Halife Abdülmecit Efendi: "O hain, yalnız vatanımıza hıyanet etmedi, hanedanımızın şerefiyle de oynadı. Artık vatandan da, hanedanımız sicilinden de kovulan bu adamdan bahsetmiyelim." (Aktaran N.F.Kısakürek, s.209)242

de

bi

an

_8

11. Ölümü "1926 yılı 15/16 Mayıs gecesi kalp rahatsızlığından vefat etmiştir.243 Ailesinin isteği üzerine otopsi yapıldıktan sonra cenazesi Şam'a nakledilmek için tahnit edilmişse de 120 bin lira borcu olduğu için İtalyan alacaklıları tarafından tabutuna varıncaya kadar haciz koydurulmuş, sırf bu yüzden cenaze bir ay evinde ka lmış (?) ve nihayet kızı Sabiha Sultan para tedarik edip haczi kaldırtarak Şam'a naklettirip Sultan Selim Camiinin bahçesine defnettirilmiştir." 244 12. Birinci Bölümün sonu Bu bölümde yer alan bilgilere, belgelere ve tanık ifadelerine dayanarak, Vahidettin hakkında şu hükmü vermek, haksızlık olmaz sanıyorum: Kusurları meziyetlerini aşan bir insan, dönemin gerektirdiği niteliklere sahip olmayan, sıradan ve zayıf bir hükümdar. Peki, hain miydi? Buna, Üçüncü Bölümde, Kurtuluş Savaşı sırasındaki tutumunu ve bunu beli rten belgeleri de gördükten sonra, siz karar vereceksiniz.

Notlar
57) 58)

59)

60) 61) 62) 63)

64)

65) 66) 67)

İ.H. Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, 4.C., s.441. Ahmet Kabaklı ise nedense, tarihi gerçekleri bir yana iterek, şöyle yazıyor: "Son Padişah VI.Mehmet Vahüdiddin, 17 Kasım 1922'de, Veliaht Abdülmecit Efendiyi Halife ilan etti." (Temellerin Duruşması, s. 145) Şaka mı, baskı yanlışı mı, yoksa sayın Kabaklı kimsenin bilmediği bir sırrı mı açıklıyor? Oysa Vahidettin, sonuna kadar Halife olduğunu ileri sürmüş, Abdülmecit Efendi için de şöyle demiştir: "Bizim budala, demek ki saltanatsız hilafete razı yani tekke şeyhi olacak. Gerçi bu kadarı da [ona] çoktur ya." (Aktaran Tütüncübaşı Şükrü Bey, Yakın Tarihimiz, 3.C., s.388) K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.192'de, Mısır'da kalamamasının sebebini, Kral Fuat'ın karşı çıkmasına bağlıyor ama asıl sebebin İngilizlerin izin vermemesi olduğunu ilerde göreceğiz. İ.H. Okday, Yanya'dan Ankara'ya. Ali Fuat Türkgeldi, Görüp işittiklerim, s.177, 216, 227. San Remo'da bir süre Vahidettin'in yanında kalan T.Mümtaz Göztepe'nin anılarında bu konuda birçok ayrıntı var. (V. Gurbet Cehenneminde) T.M. Göztepe, Vahidettin'in bestelediği bir şarkıdan söz ederken, cümlenin başında 'mahur makamında', cümlenin sonunda ise 'beyati makamında' diye yazıyor. (Vahidetti n Mütareke Gayyasında, s.188) Yılmaz Çetiner ise aynı şarkının makamının 'suzidil' olduğunu ileri sürüyor (Son Padişah Vahidettin, s.292) Tek şarkı, iki araştırmacı, üç makam! Son Sadrazamlar, s.2102; Murat Bardakçı, Vahidettin'in 41 şarkısının notalarının yayımlanacağını açıklamıştı (Hürriyet, 5 Kasım 1995), bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmiyorum. Rıza Tevfik (Bölükbaşı), Biraz da Ben Konuşayım, s.32. Lütfi Simavi, Osmanlı Sarayının Son Günleri, s. 360. Yakın Tarihimiz, 3.C., s.388; Malta'da, sadece 20-30 Kasım 1922'de İngilizlerin yaptığı

de

bi

an

_8

68) 69) 70) 71) 72) 73) 74) 75)

76) 77) 78) 79) 80) 81) 82)

85)

86) 87) 88) 89) 90) 91)

92)

93) 94) 95) 96) 97)

de

bi

83) 84)

masrafları gösterir çizelgeye göre, "Vahidettin ve "maiyetinin şarap masrafı 5 İngiliz lirası" tutmuştur. (B.N. Şimşir, Vahdettin'in Kaçışı ve 'Sonu, 28 Kasım 1973 Cumhuriyet gazetesi [F.O, 371/9118/E. 172: Colonial Office'den Foreign Office'e yazı, 3.1.1923]) Osman Öndeş'in Malta gazetelerinde yer alan haberlere dayanarak hazırladığı bir yazı: Vahideddin Malta'da (Hayat Tarih Mecmuası, Mart 1971) V.Gurbet Cehenneminde, s.147. G.Jeschke, Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz Belgeleri, s.6, mülakat 17.12.1919 günlü The Times'da yayımlanmış. İ.H.Okday, s. 206. Şefik Okday, Son Osmanlı Sadrazamı ve Oğulları, 7.bölüm, 28.12.1988, Milliyet. Türk Ülküsü, s.86; V.Gurbet Cehenneminde, s.34. Görüp işittiklerim, s. 141. N.F.Kısakürek, Vahidüddin, s.24; M.Kemal İnal diyor ki (sadeleştirilmiştir): "Abdülmecit'in evladı içinde sıhhati ve şuuru tam, tahta layık bir şehzade görülmedi denilemezse de görülenlerdede nice acaip haller görüldüğü inkâr edilemez." Son Sadrazamlar, 4.C., s. 2094. A.F.Türkgeldi, Görüp işittiklerim, s.138; aksi gibi o gece Topkapı Sarayının duvarı yanındaki hamam yanar, yangın Harem dairesine sıçrayacak korkusuyla hayli telaş edilir. a.g.e., s.209. Rauf Orbay'ın Hatıraları, 2.C., s.241, Yakın Tarihimiz. Son Sadrazamlar, s.2101. Lütfi Simavi, s. 353. Saray ve Ötesi, 1.C., s.65. Son Sadrazamlar, s. 2095; "Sultan Reşat, Manisa mebusu sıfatıyla İstanbul'a avdet ettiğim sırada beni kabul eylemişti. 'Siz Manisa mebusu olmuşunuz, pek mahzuz oldum. Bu Manisa Arnavutlukta mı?' dediği zaman kendimi kaybettim ve ne cevap vereceğimi şaşırdım. [..] Saltanat taraftarı olsam bile bu kadar cahil ve gafil padişahları ilzam edemezdim (tutamazdım)." (Hüseyin Kazım Kadri, Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım, s.248) A.F.Türkgeldi, a.g.e., s.275. Nihal Atsız, s.86; K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.88; Hilafet, s.274. Öteki Vahidettinciler de bu abartıyı tekrar ediyorlar. Son Sadrazamlar, 4.C., s.2095 vd.; bu bilgi yetersizliği ve ehliyetli danışmanlar kullanmamak yüzünden, Vahidettin'in iç ve dış olaylara, doğru bir teşhis koyamadığını göreceğiz. Lütfi Simavi, s.348, 366. Osmanlı Tarihi Kronolojisi, 4.C., s.442. F.Rıfkı Atay, Atatürk'ün Bana Anlattıkları, s.29, Sel Y. Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım, s.163. Tahta çıkış yazısına eklemek üzere hazırladığı 10 maddelik not, bu umudu haklı gösterecek niteliktedir. (Ayrıntısı için, S.Selek, Anadolu İhtilali, s.24-25) Belki de bu düşüncesi yüzünden, Temmuz 1919 ve Ekim 1920'de, tahtından ayrılmayı düşündüğü ya da bu izlenimi bıraktığı halde bu kararı verememiştir. (Jeschke, İngiliz Belgeleri, s.241vd.) Acaba kendisi akıllıca, kinsiz ve tarafsız yönetti mi? Bunu, olayları izlerken anlayacağız. Görüp işittiklerim, s.183; H.Hüseyin Ceylan, 'Vahidettin'in, savaşın felaketlerinin sebebi1 olarakda suçlandığını ileri sürüyor. (Büyük Oyun, 1.C., s.17) Hiçbir kaynakta böyle bir suçlamaya rastlamadım! Kendi icad edip kendi karşı çıkmış. Gölge boksu yapıyor. Görüp İşittiklerim, s.151, 179, 207. H.Z.Uşaklıgil, a.g.e., 1.C., s.226. Tarih ve Toplum, 17. Sayı (Nisan 1985), s.59, dipnot 4 [Fransız Diplomatik Arşivi, Seri E (1918-1929), Dosya 87, s. 107-109 'a dayanarak] Lütfi Simavi, s.489. a.g.e., s.442; iki yakını da, kolayca yalan söylediğini aktarıyor: Görüp İşittiklerim, s.179; Lütfi Simavi, s. 202.

an

_8

16) M. mütareke yıllarında Damat Ferit'i arka arkaya sadrazamlığa getirerek. ve 27. 5. zorunlu sebeplere. siyasal duruma göre almaşık (alternatif) imkânlar tanıyordu.1438. Ali Birinci..98) 99) 100) 101) 102) 103) 104) 106) 107) 108) 109) 110) 111) 112) 113) 114) de bi an _8 105) O zamanki Posta ve Telgraf Nazın Haşim (Sanver) Beye dayanarak Celal Bayar. s." (İstanbul Hükümetleri. Vahidettin'in emelini şöyle özetliyor:" Mutlakiyetçi ya da en azından otoriter.Kronolojisi. Ben. s. (Üçüncü Bölüm.] İlerde Padişah olduktan sonra bu partiye olan bağlılığını açığa vuracak. H. s.T. Ali Kemal." (Biraz da Ben Konuşayım. dine dayalı ve İngilizci' bir düzen. 212.202. "Sabiha Sultan. oysa beyannamesinde "meşrutiyet gereklerine uyduğunu" iddia edecektir. 258. C. s..4. 245.H. 263 vd." (Hatıralarım." (Aktaran Sina Akşin. Veliaht Y. özellikle 26.Şevket Paşanın ölümü ile biten darbe girişiminde. Vahideddin Efendi.C. Hürriyet ve İtilaf Fırkası. s. H.Ferit'in bir sözü: "Benim conception'um. babasının sadece Damat Ferit'i sevmediğini.Z. fakat hakikatte yalnız ailenin Sultan Mecit koluna bağlı idi ve Sultan Mecit ile Sultan Aziz evladı arasındaki geçimsizlikte de payı vardır.Okday.212) Celal Bayar. ötekinin aşırılığı ise Vahdettin'e. politika ile uğraşan Şehzade Vahidettin'i ağır biçimde suçlamakta. ona karşı bir sempati besliyordu.Tunaya. bu sözün katiyen doğru olmadığını. 254. dipnotları. İngiliz Yüksek Komiserliği . Türk mantalitesini kapsayamaz. (Hayat dergisi.. Vahidettin'in Çengelköy'deki köşkünü "fesat yuvası" diye nitelediğini aktarmaktadır. s."sinsi ve kirli rolleri" olduğunu yazıyor. 203 (dipnot 170). s. Vahidettin'in. hem devletin. Mektubun tam metni ve Sadık Beyin öteki densizlikleri için bkz: Ali Birinci. Birinin ılımlılığı. Hatıralarım. s. (Ben de Yazdım.81) Vahidettin. gelenekçi.169. hanedan üyelerinin hiçbir partiye mensup olamayacaklarını ileri sürerek bu söylentileri yalanlamakta olduğumu söyledim...Tunaya.322.Kazım Kadri. 217 vd. İstanbul Hükümetleri. Doğrusunu söylemek gerekirse bu söylentiler pek de temelsiz değildi.İzzettin Efendinin. 247.320. bu 'zorlayıcı sebep ve baskılardan' biri bile belgelenmiş değildir." (Osm. bu tutumun doğru olmadığını kendisine ancak böyle dolaylı bir yolla anlatabilirdim. Jeschke. 31 Mart olayında. Görüp İşittiklerim. kız kardeşiyle yeğenini bilakis çok sevdiğini ve hiç sevilmeyen damadın Sadrazam olmasına sebeb olarak birtakım mücbir (zorlayıcı) sebebler ile tesirler (etkiler) altında kaldığından bahsetti.265) D. Ben de Yazdım. İngiliz Belgeleri. s. hem Ankara hükümetine karşı olan Hüseyin Kazım Kadri bile şöyle demektedir: "İttihatçılık hissini ve imanını bu vatanda ebediyen imha eden Anadolu milli hareketi oldu ve bütün bir memleketin İttihatçılıktan kurtulmasını temin etti. sivil paşalar olarak Bab-ı Âli'yi onun istediği biçimde yönetebilecek adamlardı. Ama tarihte. 159) T. partinin önde gelenleri arasında bulunan Şeyhülislam M. s.Z.Ferit'i Sadrazam yapmadan önce de Mondros Mütarekesi görüşmelerine Başdelege olarak gitmesi için şiddetle ısrar etmiştir.207. M. [. 220. D. Ali Fuat Türkgeldi'nin verdiği birçok örnek var: s.1. T. s. Tersine D. Oysa hem İttihatçılara. adı geçen partiye onursal başkan olmasa bile.40) Rıza Tevfik bu sözleri doğruluyor (sadeleştirilmiştir): "Damat Ferit Paşa hanedana pek saygılı.paragraf) Sina Akşin. 46) Sina Akşin diyor ki: "Hısımı olan Tevfik ve Ferit.252. Türkiye'de Siyasi Partiler." (İstanbul Hükümetleri. sayı 8/18 Şubat 1965) İ.442) Bütün Vahidettinciler de. bütün parti anlaşmazlıklarında.Ferit. Feylezof Rıza Tevfik gibi ilginç ve karanlık kimselerle ilerde sık sık karşılaşacağız.162 vd." (s. s. s. ulusal olmayan 'hilafete. s. baskı gibi mazeretlere sarılıyorlar.Sabri.Şevket Paşa da günlüğünde.158. s. Hürriyet ve İtilaf Fırkası. s. Lütfi Simavi diyor ki: "[Şehzade Vahideddin'e ] Damat Ferit Paşanın Sadık Beyle birlikte kurmuş olduğu [Hürriyet ve İtilaf adlı] partiye kendisinin onursal başkan olduğu hakkında ortada bazı söylentilerin dolaştığını duyduğumu.C. hem kendisinin felaketini hazırlayacaktı.

Sivas Anadolu Kadınları Müdafaa-yı Vatan Cemiyeti'nin 24..1919 günlü bir yazısında. İngilizlerin baskısı olmadığını.Karabekir. Demek ki D. hiçbir ciddi ülke ve sağlıklı bir toplum bunları bağışlamaz. savunmaz. Üçüncü Bölümde göreceğiz.4. 4. A. s. Üçüncü Bölümde bu talihsizişbirliğinin şaşırtıcı ayrıntılarını göreceğiz. s.Kronolojisi.1920 tarihli beyannamesi. onlara kuklalık etmelerinin mazereti olarak ileri sürülebilir mi? İşbirliği yapmak. C.72) İ. s. Yalan Söyleyen Tarih Utansın. Gerçeğin böyle olmadığını.452) Öyleyse? A. "Biz onu idare ederiz" diye güvence vermesi.H. 443. Damat Ferit'i kimin tercih ettiğini gösteriyor. Üçüncü Bölümde göreceğiz. gençliğinde bir İngiliz mürebbiyesinin eline verilmiş yahut bir İngiliz öğretmeni tarafından yetiştirilmiş olmasından dolayı. (istiklal Harbimiz. TevtıK Paşa.382. ilgili belge: 371/4215-76104) Vahidettin'in son Başkâtibi Rıfat Bey özetle diyor ki: "Sultanzade Sami.T. bu dönemdeki Devlet Başkanı Mareşal Petain'i bile. ne resmi tarih eleştirilebilir. s. Haftada bir veya iki defa Saraya gelir ve dayısı Vahidettin ile saatlerce konuşurlardı. (S. olmazsa meziyet değildir. aynı sebeple ömür "boyu hapse mahkûm etmiş ve ölene kadar hapiste tutmuştur. Osm. süngü zoruyla mı beş kez Sadrazamlığa geldi? Reddetmesine ne engel vardı? Bu makama pek hevesle geldiğini bütün tarafsız tanıklar söylemektedir.210 vd. İkinci Dünya Savaşı biter bitmez. Erol Ulubelen.Okday.299. budu gibidir. A." kendisinin iktidara gelmesi gerektiği konusunda. Şuradan buradan işittiği.Ferit Paşanın Sadrazam olması.4.H.Reşit (Rey) Beyi de düşünmüştür. Cumhuriyete Giden Yol. s. sonraki yöneticilerin işgalcilerle işbirliği yapmalarının. Kronoloji II. s. bu sultanzadenin ilgisi vardır. daha İngilizler İstanbul'a gelmedenönce. 1920 yılında gösterecektir! Hayatımın Acı ve Tatlı Günleri. Mütareke döneminde Vahidettin'in Sadrazamlığa getirdiği kişi. halkın coşkun gösterileri arasında. Vahidettin Roma'ya gitmedi ki mahfazayı de bi an _8 . hiç bir bilinçli aydın da korumaz.9. Geldikten sonra yaptıklarını.177 vd. s. aynı gün Ş.115) 116) 117) 118) 119) 120) 121) 122) 123) 124) 125) 126) 127) 128) 129) 130) 131) Baştercümanı Andrew Ryan'a.İzzet Paşa itiraz edince de. Evet. öylekaçınılmaz.] Mali namus sahibi olmak. Salih Paşa gibi kimseleri de Sadrazam olarak seçmiştir..Uluğ. '20 cürüm' (suç)işlemiş olduğunu belirtiyor.) Damat Ferit. İ. birkaç sayfa sonraysa. Hiçbir İngiliz belgesinde.117. ahlaki ve siyasi bir sorun. Damat Ferit'in ilk üç hükümetinin. Apaçık olayları ve belgeleri görmezden gelerek. eğri doğru her şeyi Padişaha anlatırdı. Kronolojisi.C. İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye.49.H. asabi ve ukala dümbeleği bir zat idi. Üçüncü Bölümde belgeleriyle göreceğiz. Vahidettin'in. mütareke anlaşması için Damat Ferit'i Mondros'a Başdelege olarak göndermek için girişimlerde bulunması.443. İstanbul'a giriyorlardı. 4.Danişmend.. Osmanlı T.hükümetlere 'işbirlikçi hükümet' denir. İttihat ve Terakki Partisi iktidarıdır. Kukla ya da işbirlikçi hükümetlerin başlarına gelenler için yakın tarihe şöyle bir göz atmak yeter. daima İngiliz kakası karıştırır. 42) Bu tür kukla. K.C. yalnız Damat Ferit değildir.A. ne yeni bir tarih yazılabilir.Müftüoğlu.İzzet Paşa. insanın kolu. Birinci Dünya Savaşı'nın milli kahramanlarından olmasına rağmen. s. Ama bu durum. Mesela Fransa. Sultanın ısrarlı olduğunu" açıklamıştır.269. olmazsa olmaz bir durum değil. (Jeschke. 9.. yenilginin sorumlusu. kuklalık etmek.Akşin. Rahip Fru denilen şahsı saraya dadandırmakta. Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi için Vahidettin'e baskı yapıldığını gösteren bir bilgi de yok. ve 5. İstanbul Hükümetleri. eğer eksik olursa kusur sayılır. Almanlarla işbirliği yaptığı için kurşuna dizmiş. s. çünkü Vahidettin'le işbirliği halindeler.Dilipak.383vd. s. işgal altındaki Fransa'nın Dışişleri Bakanı Laval'i. Damat Ferit hiç istemediği halde.Naili Paşa komutasındaki Türk birlikleri de. asıl hainliğini ise. s. 1. yani hırsız olmamak bir meziyet midir? Fakat siyasi namus büyük bir meziyettir!" (s.[. s. Talat Paşa'dan söz ederken şöyle diyor: "Mali namus meselesi. Ali Rıza Paşa.hükümetleri zamanında. M. Acaba hangi olumsuz icraatına karşı çıkmış? Mısıroğlu açıklasa da herkes bilse.." (Aktaran N. zaten böyle birbaskıya ihtiyaçları da yok.441.

. 1. Hazine-yi Hassa. s. 180.Uzunçarşılı. Ali Şeydi Bey.68 vd..Uşaklıgil. kayıtlara gerekli özenin gösterilmediği dönemler olduğu da anlaşılıyor. Hiçbirinin mülkiyeti yeni padişaha geçmediği için bu mülkleri satmak bir yana. s.İ.Ulunay'ın anlattığına inanırsanız. Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. Sultan Reşat'ın Başkâtibi de aynı gerçeği şöyle yazmış: " Hazine-yi Hümayun eşyası.449) Osmanlı T.C. Z. 183) Para darlığı yüzünden.Göztepe ise.388..) de ancak gelirinden yararlanabilir.s. değerli elmaslarla süslü olan bu kitaba. Padişah ile hükümetin ortak kararıyla. E. Padişahtan Padişaha geçen fakat Padişahın tasarruf (kullanım) hakkı bulunmayan bir müze gibidir. 1965/3. s. 91 ve 92.s. 2. San Remo'da iken.G. sarayların tamiri de devlete ait.. kızkardeşi Mediha Sultandan 8. Vahidettin'in yakın çevresi bu işe çoktan teşnedir. arazi.Uşaklıgil.322. Gurbet Cehenneminde. Resimli Tarih Mecmuası. 2. Hazret-i Osman'ın bizzat eliyle yazdığı kati şekilde ifade edilen bu Kur'an-ı Kerimi. Tahsin Öz. 1976.902.. Hayat Tarih. 3.281.. s. Sayı.315-335. Ayrıca 'bugünün parasıyla elli bin lira' ne demek acaba? Türkiye 1850.Z. İstanbul'dan hareketimizden bir ay kadar evvel Topkapı Sarayından getirtmiş. (İ. . (Prof. Mısıroğlu şu bilgiyi veriyor: "Sultan Vahdeddin'in vatandan ayrılışından sonra hazine dairesinde yapılan tespitler.Karaağaçlı.62). güya İşgal Kuvvetleri Zabıta Komutanı Albay Maksivel' gibibir destekçi de bulmuşlar. giderayak Topkapı Sarayı Muhafızlığına tayin edilen Vahidettin'in kayınbiraderi Zeki ve bazı kafadarları da. Fevkalade nefis cildi bile nadide taşlar. s. Buna dair o zaman tutulan zabıt (tutanak) Topkapı Sarayı Müzesi arşivinde 35 numarada kayıtlı 'ilmühaber ve Kuyudat-ı Saire Defteri'nde mahfuzdur.. s.C." (Son Mücahitler.Göztepe. (V.H.443. (V. (Hurşit Paşa.171. Çev. Karal.157) 25 Kasım 1922 günlü Chronicle _8 . Gurbet Cehenneminde. 2. V.171) Vahidettin'le birlikte İstanbul'dan ayrılan Tütüncübaşı Şükrü ise ikisini de tekzip ediyor: "." (H.. s. Hazine-yi Hümayun. C. yılda 500..Bu meşhur ve çok kıymetli kitabı. 1..000 lira ziyafet ve seyahat ödeneği (s.C. Bu Vatanı Terk Edenler. s.Musahip Mazhar Ağanın verdiği bilgiye dayanarak.H.000 İngiliz lirası.000 altın destek gördüğünü iddia ediyor. Göztepe'nin verdiği bilgi doğru ise. 90) H. Ve buna ömrünün sonuna kadar yanmıştı.. İstanbul. 3.217 vd.Z.8.Z. Vehbi Vakkasoğlu. Ağustos 1951) M... saltanatın malı olup hünkârların şahsi tasarrufu dairesinden hariç (kullanım alanının dışında) kaldığı için.C. s.Sertoğlu.125. s.11. 1. maden vb. 4. s. herhangi bir tahminde bulunmuyor. Osmanoğulları'nın Dramı. Mukaddes Emanetleri birlikte götürmesi içinVahidettin'e hayli baskı yaparlar. 1965/5. R. ayrıca yıllık 50. bir hayır kurumuna dahi hibe edemez. s. Ceb-i Hümayun maddeleri.C. Osmanlı Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü. 157.203). Biz Hünkârın bunu mutlaka cebine koyduğunu sanıyorduk. Hicaz Kralından 3.. C. 3. s. 18.Mısıroğlu da kabul ediyor fakat miktarı hakkında. (V. s. Tercüman gazetesi. s. Damla Y.1969. Yakın Tarihimiz.Uşaklıgil.M. Saltanata ait mülklerin (çiftlik. Osmanlı Devletinin Saray Teşkilatı.Cehenneminde.15) K. odasında.Z. Tanzimattan önce. s.C.Uzunçarşılı. s. T. bazı avaninin (değerli kap kaçağın) iç Hazineden çıkarılıp darphaneye gönderildiği. (Hilafet. tarihi ve kıymetli bir Kur'an'ı yanında aiakoyduğunu ve Hicaz Kralı Hüseyin'e hediye ettiğini' ileri sürüyor. Resimli Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi.C.137 vd.. s.388) Kısacası uydurup uydurup yazıyorlar! Bari birbirlerinin kitaplarını bir zahmet okuyup da ağız birliği etseler. Meğer geri vermiş.132) 133) 134) 138) 139) 140) 141) 142) 143) 144) 145) de 137) bi 136) an 135) oradan geri yollasın! T. Bankada hesabı olduğunu K. M.27) Abdülhamit'in bu tür gelirlerden aldığı para.] göstermiştir. 100. ayrıca H. Kronolojisi.195.. Hazine-yi Hümayun. s. haklı olarak. Sultan Reşat'ın Başyaveri Hurşit Paşa anılarında diyor ki: "Topkapı Sarayı hazinesi. Yazar Hazine-yi Hassa ile Hazine-yi Hümayun'u birbirine karıştırıyor.000 altın idi. Osmanlı Tarihi.92). s. nasılsa yanına alıp getirmeyi akıl edememiş. 51.C.C. 'Hazret-i Osman'ın yazdığı söylenen. Gurbet Cehenneminde.Pakalın. her şeyin yerli yerinde olduğunu [.M." (Hayat Tarih mecmuası. s.." (Yakın Tarihimiz. Teşkilat ve Teşrifatımız. yanında alıkoymuştu.C. s.. elli bin altın biçiliyordu.

Vahideddin Malta'da. Karşı olsa. Malta'da bulunduğu sırada Vahidettin'in servetini araştırmış." (A. isyanlar. kendisine söz verilmediği için muhalif kaldığı anlaşılır. mücevher cinsinden bir servetti. (2. bizi asi diye fetva çıkararak idama mahkûm eden ve düşmanlarımızla birleşerek.85 vd."eğer Mecit Halife olursa. cilt ise 1992'de yayımlandı. Nihal Atsız'ın görüşlerinin çoğunu kaynak göstermeden ve genişleterek kullanıyor. 3. bir konferasında 'hilafetin çoktan çürümüş ve taaffün etmiş (kokmuş) bir laşe olduğunu' söylemiş olduğunu açıklıyor (s.Türkgeldi. önerinin karma komisyona havalesi için çabalamaz.000 gram ya da 152 kilo." (O. s. Böylece yaşamasına bol bol yetecek parası vardı. "Sultan Vahideddin Osmanlı Bankasına 75.Kısakürek. Vahidüddin (Eylül 1968.1. baskı 330.Gurbet Cehenneminde. s. idam kararları. Hezimet mi" adlı kitabın 1964'te yayımlanan ilk cildi izler. s. Sonra şu üç kitap yayımlanıyor: (1) N. Azerbaycan ve İran büyükelçilikleri.7 gram x 20. tarihe karşı da bizi küçük düşürür. Bir Milletin Yeniden Doğuşu. ve 315. millete karşı olduğu kadar. kendisine hizmet etmiş olanlara da nadide (seçkin) hediyeler dağıtmış. Vahidettin'i öven ilk genişçe yazı. s. Sebep olarak da.44) Babanzade İ.Karabekir diyor ki M. K.146) 147) 148) 149) 150) 151) 152) 153) 154) Ajansı'nın haberine göre. milli hükümetimize karşı Halife Ordusu gönderen bu adamı tutmak. Yeni Halife'nin kıyafet ve vazifelerini tespit etmekle ona bir hat çizebiliriz.M." (Atatürk.Mumcu. V. Bunları Kadir Mısıroğlu'nun yazdığı "Lozan. açıklamalar. Hayat Tarih. Ayrıca Fransız bankalarında da parası olduğu anlaşıldı ve bir süre sonra harcamasına izin verildi.1971 Mart) 5." (Bilal N. bir İngiliz Bankasında 20. Nihal Atsız'ın 1958'de yayımlanan Türk Ülküsü 'Altıncı Mehmet' başlıklı bölümdür.Şimşir.540) Ankara'da Afganistan.Kemal Paşa Vahidettin'in [Halife olarak] kalmasını istiyordu. (s. sonraki baskılardan bu bölümü çıkarmıştır. cilt 1973'te. kışkırtmalar vb.F. Vahideddin Mütareke Gayyasında (1969.) Büyük Doğu ve Büyük Cihat dergisindeki bazı yazılar da bu niteliktedir. Hilâfetin gerekli olduğundan da söz etmiştir. Kısacası hilafet aleyhindeki akım yeni değildir. 1911'de Süleyman Nazif de hilafet aleyhinde şöyle yazmıştır: "Hilafet bizim için daima bir bar (yük) olmuş ve dört asırdan beri şevket-i milliyemizi (milli büyüklüğümüzü) kemirmekle tegaddi edip (gıdalanıp durmuştur.53) Nusret Efendi uzun konuşmasında. Buna karşı benim mütalaam şu idi: ‗Millete baği (haydut) diyen. sebebiyle bu akım çok güçlenecektir. Ama Kurtuluş Savaşı sırasında. dayanak göstermeden şöyle yazıyor: "İngiliz Elçiliği. Utkan Kocatürk'ün verdiği de bi an _8 .Mısıroğlu'nun Sarıklı Mücahitleri (1967). Ayrılmadan önce Malta fakirlerine sarf edilmek üzere Genel Valiye 100 İngiliz lirası hibe etmiş. suçlu olduğundan sözümüzden çıkmayacağını. bu kitap önce gazetede tefrika edilmiştir).100. üçüncüsü ise 150'liklerden Tarık Mümtaz Göztepe'nin yazdığı Vahideddin Gurbet Cehenneminde (Temmuz 1968) adlı kitaptır. türlü dinsel içerikli bildiriler.H. bankadaki mücevherlerine karşılık da 50. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu.Göztepe. s.269) Rıza Tevfik de anılarında.' Fevzi Paşa da benim mütalaamı kabul etmekle kararımız: Padişahlığın lağvı ve Hilafetin Âl-i Osman'da kalması ve Halife olarak Mecit Efendinin getirilmesi.000 = 152. 28 ve 29 Kasım 1973. Ancak bu.Öndeş.000 lira yatırmış.72 vd.37.Hakkı Bey de Meclis-i Mebusan'da şöyle demiş: Hilâfet bir bergüzâr-ı tarihidir (tarihi bir hatıradır). "İngiliz belgelerine göre İngiltere Dışişleri Bakanlığı. Buhara temsilciliği vardır. Kuva-yı İnzibatiye. 3. Tutanağın 312..407)." (U. sayfaları incelenirse.'s. Karşı oyun sahibi Ziya Hurşit'tir (Lazistan). baskı 503 sayfa. N. cildin üçüncü baskısında kitaba yeni bilgiler eklenmiş: 1. (Resimli Tarih Mecmuası. Ayrıca 3.Uluğ. Cumhuriyet gazetesi) Lord Kinross. para değil.F. s. yazar. bu konudaki önergeyi de imzalamazdı. (2) T. Sultanın paralarıyla değerlerinin dışarıya gönderilmesine aracılık etmişti. Ziya Hurşit'in de karara karşı olmadığı.000 lira almış. Zafer mi.000 İngiliz lirası kadar bir serveti bulunduğunu tespit etmişti. İlk ciltte. bize zorluk çıkarabileceğini ileri sürüyordu.) İkinci eser yine K. Ocak 1956. K. cilt genişletilerek Hilafet adıyla yeni bir kitap olarak da yayımlandı. Kazım Karabekir Anlatıyor.Mısıroğlu. fetvalar.

"Tek kişiye kölelik devrinin geçtiğini" söyleyecektir.810) H.H. saraya molotof kokteyller atılması. ‗Muhteşem Süleyman'ın torunu bu mu?' diye hayret ve istihzalı (alaylı) bir nezaket ile seyreder.155) 156) 157) 158) 159) 160) bilgiden. herkesin gözü önünde 'kahrolsun Vahdettin!' diye slogan atmaları ve sarayın duvarlarına da 'Vahdettin defol!' yazılarının yazılması üzerine.468. s." (Büyük Oyun." (Siyasi ve Edebi Portreler. Bu arada bazı yabancı kitaplara da karşılığı olmayan göndermeler yapıyorlar! Bu oyunbazlığın"örneklerini göreceğiz.423 vd.38. bu bilgileri nasıl değiştirmiş ve güncelleştirmiş: "Halife Vahdettin.. Mütareke Gayyasından Gurbet Cehennemine adı altında. esnaf dernekleri ve diğer halk kitleleri.17. hayatının tehlikede olduğunu düşünerek. s... R.C. pelteyi beton gösterecek kadar zayıf. Osmanlı borcunu 300 milyon altına çıkardı.21. başlarında bayrak olduğu halde. s. 1. Kaynakçalı Atatürk Günlüğü.. 4. s.g.. Abdülmecit'in de bi an _8 .. N." (O günkü gazetelere dayanarak. Şark Mahfeline gelip TBMM'ne bağlılıklarını bildirmeye başladılar. sonra tekrar yaptırıp yine yıktırmak. özetin özeti olarak aktarıyorum: "Abdülaziz: Abdülmecit'ten daha müsrif. Söz konusu karar..F. okullarını üç gün tatil ettiler. 1930-1950. Yıldız Sarayı'nın etrafında suikast planlarının çoğalması. Yemekte. Melek kadar yumuşak fakat insan olduğuna göre 'şapşal' sıfatını giymeye mahkûm bir Padişah.147 ve 172) bu doğrultuda açıklamaları yer alıyor.27) Ayrıca Sarıklı Mücahitler (s. İşi gücü köşk yaptırıp yıktırmak. (70lik Bir Subayın Hatıraları. bazı Padişahlar hakkındaki görüşlerini. mızıkalar çalarak.g.. 3) K. Günlüğü. 4.XIX).. genellikle bu yayınlara dayanıyorlar.C. s.Mısıroğlu'nun yazdığı gibi askerler değil. Bayram nedeniyle gençler.Nur karşı çıkar: "Onu İnebolu'dan yola çıkaracağız. İnzibat Yzb. bu tür gönderme ve dipnotlar araştırma yapmış gibi bir görüntû vermeye çalışıyorlar." (a.. belgesiz iddiaları gösteriyor.Ceylan. Osmanoğulları'nın Dramı (1976) Öteki bütün Vahidettinci yazarlar.19.Himmetoğlu.e. 2. milli şarkılar söyleyerek.C..) Ama linç edenler..92) ve Lozan adlı kitaplarında da (3.C. 800) Rıza Nur da.g...25) "Mehmet Reşat: irade ve dayatma kabiliyeti. göstericilerin toplanarak.265) Ali Kemal'i İstanbul'da tutuklayıp İzmit'e götüren polis memuru Mazlum ile İzmit'te Ordu karargâhında sorgulayan Necip Ali'nin (Küçüka) anıları için: Asım Us. 2.47-54.98) Ali Kemal'i Nurettin Paşanın nasıl linç ettirdiğini de.. Haydi Mısıroğlu tarihçi değil. Avrupa. s. Baştan başa bayraklarla donatılmış İstanbul'da. Tarih metodu bakımından da çok ilginç bir tutumları var: Dayanak olarak. Şahane bir yalandan ibaret olan bir donanma kurmuştur...Kısakürek'in. cezasını-vereceğim!" der.Mısıroğlu. çünkü Ankara'ya gelip mahkeme karşısında hesap vermesi lazımdır. fener alayları da yapıldı.H.e." (a. 263 vd. bakınız. Kronolojisi.2. s. 16 Kasım'da değil.. yıllarca yaşadığı ve hükmettiği Osmanlı topraklarından ayrılmak durumunda kalmıştı.. İstanbul. Ordu Komutanı Nurettin Paşa.. "İnşallah yakında Vahideddin'i de getirip. Teğmen Cevdet'in anısı: H. K.. K..e. ilk kitapla bu kitabın ana çizgilerinin..23) "V. İstanbul'a giderken.16. (s. bu garip adamı. Muhteşem bir sirk atı gibi seyislerinin emrine bağlı bir insan. Bir numaralı mason olarak Yahudilik ve kozmopolitlik kütüğüne kaydedilmiş ilk Osmanlı Halife ve Padişahı. Ali Kemal'in İstanbul'dan nasıl kaçırıldığını ve İzmit'te linç edildiğini anlattıktan sonra. 16.Murat: Deli. İstanbul ve Yardımları.. 61) "Son Halife Abdülmecit: Kof bir azamet içinde kuklaların en sefili. Yahya Kemal.1944-1.. Danişmend'in yanlışına ne demeli? "4 Kasım günü İstanbul'da ‗millet saltanatı bayramı' başladı. 1966. daha önce gördüğümüz gibi 30 Ekim günü alınmıştır.. s. Okullar..Danişmend de aynı hatayı yapmış: Osm. İ.1945 tarihleri arasinda Yeni Sabah gazetesinde yayımlandığı anlaşılıyor. olayın görgü tanığı Rahmi Apak açıklıyor. birbirlerinin kitaplarındaki kanıtsız.8.18. müşaviri olduğu Lozan Kurulu'yla birlikte bir akşam İzmit'te kalır.C." (Vahidüddin. Devlet ağacına aşı yapmak yerine onu kökünden zehirlemek manasına. s.. (a. 7 Kasım 1922 günü İstanbul'da gazetecilere. s. Kel Sait'in topladığı ayak takımıdır.S. s. çok yanlış devam edip geliyor. s. s. T. İddiaları ve bilgileri hiç denetlemedikleri için de bunlarda bulunan pek.

. 26. s. Oysa kendi bile diyor ki: "Başka vesikalarıda görmenin gereğini kim kavrar. muhayyilesini zorlayıp gerçeği alt üst etmezdi. Şimşir. oysa Vahidettinciler sürekli.161) 162) 163) 164) 165) 166) 167) 168) 169) 170) 171) 172) 173) 174 175) 176) 177) 178) 179) seciyesini gösteren bu adi. "Prens (!) Sami Beyzade Fethi Sami Bey.37. İngiliz Belgelerinde Türkiye.C. İngiliz Belgeleri.İngilizler bu sözlerini tutmuşlar. Bu.529) .Ulubelen. 4. E. s.Şimşir. Jeschke.. CXVI) Mısıroğlu bir başka kitabında da diyor ki: "Sultan Vahideddin." (Hilafet.219) Hem bu kadar haklı bir şikâyette bulunup hem de zahmetten kaçmak olur mu? Mustafa Müftüoğlu.e. 268.e. orijinali 338. Sami Bey şehzade değil! Öyleyse neden Prens? Hele Prens. İngilizlerin Vahidettin'e destek vermediklerini ileri sürüp duruyorlar! de bi an _8 .g.Mısıroğlu. B. orijinali s. Sina Akşin..e.g. Bey ne demek? Bu konuları en iyi Yılmaz Öztuna bilir.110. Cumhuriyet gazetesi. hayatını tehlikede görünce İstanbul'dan ayrılmayı kararlaştırmış ve bu maksatla General Harington'a müracaat etmişti. neden ayrıldığını anılarında (Üçüncü Bölüm. a. Kuvvetlerimiz yetersiz.N.g. K. s. S.. 'efendi' dendiğini biliyoruz. bu konuşmanın genişçe bir özeti Jeschke'de var. Sonyel. kim bu zahmete katlanacak derecede haktanırdır. Jeschke. 8.N. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu.269. s." demişmiş. böyle sert ifad eler yoktur.9 (Br. ne ağlıyorsun' vb." (a.e. İstanbuldaki İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold'un Curzon'a telgrafı (22 Eylül 1922): "General Harington pek kaygılı." (K. )a.245 vd. Vahidettin hâlâ milliyetçilerin bolşevik ve azınlıkta oldukları kanısındadır. E.IV No. s.. s. 147. Biraz da Ben Konuşayım. s.Şimşir. R. Rıza Tevfik. B.g. Belleten. s.152) Dayanağı olmayan uyduruk bir süsleme.Mısıroğlu. 2. Dış Politika I. B. acaba neden yalnız K. a. 3.340.N.. Bir yanardağ üzerinde oturuyoruz. (Yalan Söyleyen Tarih Utansın.Ulubelen.245..g. cildine bakıp (s. s. s. 1171. İstanbul'da 20 bin silahlı Rum. yıllardan beri planladıkları ikiyüzlü siyasetin istenen sonucuydu. a." (B. Jeschke.C.151) Nasıl inanacağız buna? Fethi Bey bunu kimseye açıklamıyor da yıllarca sonra. a.. İngiliz Belgeleri. Kenti terk edebiliriz. a. paragraf 14'te) açıklamaktadır.11) bu kısa bilgiyi almış ama bu kısa bilginin dayandığı asıl kaynağa bakmamış. s.e.e. a. İngiliz Belgelerinde.209) TC'nin hiçbir resmi tarihinde. Çünkü Vahidettin..11.. Bakmış olsaydı. orijinali s. Refet Paşa da' Budala.C. s. Şehzadelere de 'bey' değil. XXXVIII.H.1973 (1. Üçüncü Bölümde belgeleriyle göreceğiz. Rıza Tevfik.Şimşir. İngiliz Belgelerinde. 66. B..LX.İngilizlerin arayıp da bulamadığı. yalnız Vahidettin'i değil. Jeschke'nin Kurtuluş Savaşı Kronojisi'nin 2. ne üzülüyor.. özeti s. s.Mısıroğlu'nun kulağına fısıldıyor? Ayrıca Osmanlı teşrifatında 'prens'in karşılığı 'şehzade'dir. doğruyu öğrenir." (Hilafet. bu Padişahlar ve son Halife hakkında. özeti s. s.g.e.XCIV. orijinali s.s. sayı 211. s.241.N. s. Lozan. Minelbab ilelmihrap. Reşat Paşanın intihardan önce yazıp bıraktığı mektubun canlı şahididir.N.. Hepsi Mısıroğlu'nun yakıştırması.121.g. XCIII. R. Yerinde göreceğiz. özeti s.g. s. bölüm).e. zebunküş ve ahmak sözler. birçok kişiyi de yurtdışına kaçırmışlardır. bir o kadar da silahlı Türk var... İngiliz Belgelerinde.Şimşir. İngiliz Belgelerinde..235.145 vd. s.Şimşir. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. özeti s. 217 vd.183) İngilizlerin Vahidettin'e karşı ikiyüzlü bir politika güdüp gütmediklerini.C. İstanbul Hükümetleri.337. daha doğru bir ifadeyle... Jeschke. orijinali s.. özeti XCII. Refet Paşaya 'Padişahı İngilizler yarın sabah kaçırıyorlar' diye ağlayarak haber vermiş. B. Açıklasa da hep birlikte doğruyu öğrensek. konuyu daha da saptırıyor: "Ankara hükümetince tayin ettirilen (!) Padişah yaverlerinden genç bahriyeli. s.N.Karay. Taner Baytok.248-249. s. 110.

Kral Hüseyin'in adı zikredilmektedir ki bu olgu da mektubun uydurma olduğunu kanıtlıyor.148) Bu da bir görüştür. sayı) A.11 (14 Kasım 1922).Grammont-Mammeri.XCII. Vahidettin'in beklenenden önce Hicaz'ı terk etmesinden anlaşılıyor ama Hüseyin'in Vahdettin'i kovduğu doğru değildir. 3. dipnotlar: 42.58. (B. bekle nenden 15 gün önce. Kronolojisi II. s.Kısakürek.Şimşir.76. (Bilal N-Şimşir.. ve son bölüm.C.. daha da süslü anlatıyor. a.N.Sonyel.H. Halifeliğin Sonu. ayrıca. s." (C. s.180) 181) 182) 183) 184) 185) 189) 190) 191) 192) 193) 194) 195) 196) 197) 198) 199) 200) 201) 202) S. 2.Şimşir. s.Şimşir. ve50/16. Yakın Doğuda da milli devletler dönemi başlamıştır. B. ümmet dönemi sona ermiş. ne de Hüseyin'in kendini Halife ilan etmesine önem vermiştir. Vahidettin'i de. Abdurrahman Dilipak ise şöyle yazıyor: "Vahdettin'in gidişi gizli değildi. Jeschke. Yakın Tarihimiz. Malta'ya gittiğinin gizli tutulmasını.N.R. s... orijinali s. s..g. s. San Remo'ya gelip yerleştiğini" bildirmektedir.G. aynı tefrika. Cumhuriyet) Nitekim 7 Mart 1924 "günü Hü-seyin halifeliğini resmen ilan edecektir. Talat ve Cemal Paşaları neden aşağılıyor? Arada ne fark var? N. (Tarih ve Toplum.61.. her gerçeğin aksini iddia etmek! Vahidettin de..397.397.C. 3." (Hayat ve Hatıratım. İngiliz Belgeleri.C. Ama kaçtıkları için Enver. dizi yazının 1. oradan Hicaz'a gitmiş. (C. Dr. Abdülhamit'in sadrazamlarından Sait Paşa için diyor ki: ". Vahidettin'in "Hacdan birkaç hafta önce.Dilipak ise. Zaten 1919'dan beri Hicaz'ın birçok kesimlerinde hutbede. yani Hac görevini yerine getirmeden. Fransa'nın Cidde Başkonsolosunun raporlarına dayanarak. (14 Kasım 1969.L.e. özeti s. 24 Mart 1974. hiç görmediği Roma'ya yolluyor.385 vd.217. Malaya gemisi saat dokuz sularında İstanbul'dan ayrılacaktır.319) Alternatif tarihçiliğin ilkeleri yavaş yavaş beliriyor: Uysa da uymasa da. Dış Politika. ne Vahidettin'in halifeliğinin sürdüğünü kabul etmiş.bölümü.Uluğ. özeti XCI. orijinali s. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. s.39. K. İnsana fazla ters de gelmiyor. 'niçin ölmeyip de kaçtığını ileri sürerek onu vatan ihaneti ile suçlandırması.980) Şerif Hüseyin'le Vahidettin arasında bir anlaşmazlık çıktığı. a. Vahidettin'in değil.Rıza Nur anılarında şöyle yazıyor: "Vahidettin İngiliz harp gemisiyle kaçtı. dipnot: 51/16. s. belgelerin künyeleri var. bulunmadığı karşılama sahnesini.sıkışınca.. "Sabık Sultanın.Yol. R. 4.Cevat Ulunay. Kronoloji II. akıl ve mantık işi değildir. Jeschke. G. Harington'un anılarından aktaran N.G.. Fransa Başkonsolosu..C. Vahidettin'i Yıldız'dan almakla görevlendirilenlerden biri olan İngiliz Yüksek Komiserliği tercümanı Mattews.g. Cumhuriyet gazetesi. 27 Kasım 1973. basın açıklamasının ancak öğleden sonra yapılmasını ister.N." (Vahidüddin. 20. 2 Mayıs 1923'te bir ticaret gemisiyle Cidde'den ayrıldığını" belirtiyorlar. Şerif Hüseyin biraz sonra Vahidettin'i kovmuş.N. olayı ayrıntılı olarak kaydetmiştir.Kutay. genel ilgisizlik içinde. J.11 (15 Kasım 1922). "Hayfa. Kıbrıs veya İsviçre'ye yerleşmek istediğini" bildirmiştir. (Tarih ve Toplum.g. s.e. Çünkü şartlar bütünüyle değişmiş. bir yabancı elçiliğe sığınacak kadar bedbaht ve seciyesiz adam. hiçbir kaynakta bu iddiayı doğrulayan bir kayıt bulunmuyor.F.C. s. Yol. 1 Haziran 1923 günlü raporunda.Uluğ.H. s. Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi.44) Hindistan Müslümanlarının görüşünü yansıtan bir gazeteden: de bi an _8 . a. Cumhuriyet gazetesi. Malta'ya. 4.sayı) B. 11256) Ama İslam alemi genel olarak." (Lozan. 29 Kasım 1973.80. B." (C. s. s. s. Halifesiz Elli Yıl.Mısıroğlu ise diyor ki: "Hiç kimsenin. Harington'un anılarından aktaran N.. Vahidettin'in İngilizlere ne kadar teslim olduğuna ilginizi çekerim. şöyle yazıyor: "Vahdeddin. s.Şimşir aynı yerde) V.250.Cehenneminde. 117) Hicaz'ı atladığı gibi. ne Abdülmecit'in halifeliğini ciddiye almış.e. Malta üzerinden Roma'ya gitti. Tercüman) Doğrusu: Vahidettin.

216) bi an _8 . s.G. Cumhuriyeti devirip yeniden iktidara gelmek için! V. 159. bir işaretle görüşmenin sona erdiğini. Şubat 1920'de Meclis'e katılır. saltanat ve hilafeti kurtardınız." [s. Buna cevaben.282) V.128vd.Sonyel..140. uluorta meydana koymuş olmasıdır.. s. 'Heyet-i Temsiliye benim saltanat tacımın pırlantalarıdır. s. Britanya hükmetine ilticasıdır ki bununla. s.Göztepe de katılacaktır: "Bu dakikadan itibaren ben de şu dört başı mamur villanın daimi ve itibarlı sakinlerinden biri oluyordum… Berlin'de carııma tak diyen kıtlığın ve karşılaştığım sayısız zorlukların burada ağız tadıyla acısını çıkaracağıma iyiden iyiye aklım kesmeye başlamıştı. Şöyle böyle bir cevap ile karşılık verdim. büyük bir pişkinlikle T. sonuna kadar Britanya hükümeti ve düşmanlarla teşrik-i mesai ederek.Sivas Kongresi Heyet-i Temsiliyesi üyelerinden olduğu için Vahidettin'in kendisini görmek istediğini haber verirler.) Anadolu'ya geçmesi önerilince. İngiltere hükümeti. İstanbul'u teşrif etmeyecekler mi? Kendisiyle buluşmaya hasretim.Sabri Efendi hakkında.10.59.16. sert bir tavırla ayağa kalktı:'Beyefendi.184. Allah sizden razı olsun. Ben de.Şükrü Esmer. s. ulu atalarının başkentinden kaçmak olarak niteleyen Vahidettin. V. M.. Yunan davasını desteklemeyi kabullendikleri biliniyor. Vehip Paşa ile Çanakkale Savaşı dolayısıyla ilerde bir daha karşılaşacağız. hayatı söz konusu olunca. 150.Kemal Paşa hazretleri inşallah afiyettedirler.110. büyük atalarımın başkentinden bana firar mı (kaçmayı mı) teklif ediyorsunuz?' demesi üzerine. büyük atalarınız gibi milletin başına geçmenizi teklif ediyorum. artık intibaha gelmiş (uyanmış) ve her hangi kisve ile olursa olsun. Vahidettin'le Sen Remo'da Bir Karşılaşma.M. Bizim Diplomatlar.186). 24. 'Beyefendi. s.R. kendilerine mali yardım yapılırsa. 'Çünkü halk Padişahlarını başlarında görürse bir genel ayaklanma olur ki düşman buna karşı duramaz' dedim. 127.Müfit Kansu. efali ile ilam ve ilan eylemştir. aldatılmaya razı olmadığını. 144. Vahidettin'le konuşmasını şöyle anlatıyor[özet]: "İlk söze başlayarak. İngiliz İstihbarat Servisi. fakat bu sözüm Vahidettin'i öfkelendirdi.C. yüzündeki perdeyi kaldırmış ve alem-i islamın bazı köşelerince meçhul kalan hüviyet ve amal-i gayr-i meşruasını.G. 'Efendimizin Anadolu'ya hatta Bursa'ya kadar teşrifleriyle {gelmeleriyle) mesele hallolunur. V. s. (U. YakınTarihimiz.G.204) A.Şimşir. s. vatan ve milleti. En son ihaneti. O zaman Bursa henüz Yunanlılar tarafından işgal edilmemişti.' dedim. Açıkçası.215-217) Ankara'nın Roma Temsilcisi Celalettin Arif Beyin 30 Mayıs 1923 günlü raporu: "İtalyan hükümeti kendisini polis nezareti (gözetimi) altında bulunduruyor. bütün ayrılıkçı Kürt hareketlerinde yer alan bir politikacı-yazardır. harekat-ı şahsiye ve siyasiyesiyle.G.203) 205) 206) 207) 208) 209) 210) 211) 212) 213) de 204) "Halife-yi mazul Vahideddin." (B.1921 günlü İngiliz istihbarat raporunda da.539 vd. Kürt-islam Ayaklanması." (Atatürk'le Beraber. Mevlanzade Rıfat için özetle şöyle deniyor: "Mevlanzade Rıfat ile öteki Kürt önderlerin.' dediler. (A.11..121) M. 4. milletin ve vatanın bu sıkışık ve zor zamanında. Bir temenna ederek (selam vererek) kapı dışarı çıktım. s. Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası." (Aktaran Mim Kemal Öke. ben de kapı hizasında duran Yaver Paşaya baktım.. son Osmanlı Meclisi'ne milletvekili seçilmiştir." (C. Bu geniş kadroya. M. Yıllığı 600 İngiliz lirasına.Cehenneminde.Mumcu.s.N.Müfit Kansu anılarında. odadan çıkmak lazım geldiğini anlattı. Çünkü alem-i islam.kadar da köşkte kalır.Cehenneminde. M. Ben de bunu galiba biraz sert söylemiş olacağım ki Vahdettin cevap vermeyerek başını sağa doğru çevirdi ve denize bakmaya başladı.159. s.. 'Hayır. düşmandan memleketimizi kurtarmak için ne gibi çare düşünüyorsunuz?' dedi. bu şahs-ı menfuru. Üçüncü Bölümde bilgi verilecektir." (S.G. 2. Hindistan veya diğer diyar-ı islamiyeden birisine ikame eylemekle bir şey kazanamayacaktır.Cehenneminde.Dilipak ise şöyle yazıyor: "Aç yaşadı ama onurlu öldü. İslamı ve Anadolu'yu temsil eden BMM hükümetini ezmek ve mücehedatını akim bırakmak ve binnetice alem-i islamı baltalamak gayesini takip etmiştir.' dedim.Cehenneminde.C. Şaşırdım. Nihayet. gizlice İstanbul'dan ayrılacaktır. 143. bunu. 'Ne suretle?' dedi.141) Vahidettin'in ölümüne. Mevlanzade Rıfat. Yol.

s. de bi an _8 . 263'e dayanarak.G. Gördüklerim-Yaptıklarım. çok ahlaksız bir çirkeftir." (3. " (s.85'e dayanarak.C. s. Türk Ülküsü. bir ara gerçekten Ankara hesabına çalıştığı ve Cenova Konsolosluğu aracılığı ile Roma Büyükelçiliğimize. Söz konusu Osmanlı paşası. A. s. yeniden karşılaşacağız. Vahidettin'in ilişkileri hakkında gizli raporlar gönderdiği anlaşılıyor.208) M. sayı 111. para alıp almadığı belli değil.. s.' Bu kadın Vahidettin'in müstefresi (odalığı) idi. s.Gurbet Cehenneminde.g. N. (Mesela D. 220. Musiki Muallim Mektebi'nde Müdürlük yapar.. a. Benim kardeşim alçaktır. dipnot 2) Cemal Behçet. Bizim Diplomatlar. s. kurtarmışlar. İstiklal Mahkemeleri. Üstelik o. Ayrıntı için: Prof.91. sırasında yer almaktadır ve 1930'larda Nis'te intihar etmiştir.114. saray orkestrasının şefidir. s.F. s. birkaç kuruş alırım umuduyla. 1958'de ölür. Görüp İşittiklerim.C. herhalde paranın bittiği sıralarda. Show dergisi. Zaten kız kardeşi de Zeki'ye lanet okuyur. Sonra Kahire'de evlenmiş..açmış. Yani yardım isteyen Vahidettin değil.Bardakçı. Fakat bana yazacağınız mektubu şu adrese yazınız.tarihte henüz yardıma da ihtiyacı yok. Vahidettin'e yardımda bulunmasını rica etmiş. Üçüncü Bölümde. Yunan parası ile Hakikat adında bir gazete çıkarır ve Türkiye aleyhinde yayınlar yapar.. 140.Ergün Aybars.100. Mızıka-yı Hümayun'un müdürü değil. 209.ayıptır.207 vd. Edirne'de Yunan desteğiyle çıkarılan Te‘min gazetesinin sahibi (Mustafa) Neyir hakkında kısa bilgi için: O.Kısakürek. E. nihayet Zengibar'a gitmiş. Şeyh Sait İsyanı. (1.Kemal'den para yardımı istediğini yazıyorlar. V.Mücahitler. S. Yaver Zeki ise. yardıma muhtaç bulunduğunu sezdim" diye yazmış ve M. Üngör'dür.Soyak. ". Mücahitler. Edirne İstatistik Md. a.' Bu adam casus da. s. paşanın gayretkeşlik ettiği anlaşılıyor. Diyor ki: 'Size söyleyeceğim pek mühim sırlar var..s. S.Rıza Soy ak‘ın anılarıdır.g. 980 vd. s. 1 . Hem velinimetine ihanet ediyor.. ona hizmet ediyor. Cehenneminde. 378. 1. a. ne rezalet bu be! Çarşıya çıkamıyorum. bu yeni yaver. Zeki'nin Vahidettin'e söylediklerinin tamamı şu: "Ulan. 335 vd. evkaftan aylık bağlatmış.g.) Buna karşılık.. s.214) 215) 216) 217) 218) 219) 220) 221) 222) 223) 224) 225) 226) 227) 228) 229) 230) 231) 232) Böyle bir olan Mevlânzade'yle. dipnot) Bir cümleye bu kadar çok ve şaşırtıcı yanlışı sığdırmak da büyük ustalık! İstiklal Marşının bestecisi Zeki Beyin soyadı Önger değil.C.Aybars. İstiklal Marşımızı aynı Zeki Bey bestelemiştir. s..146'ya dayanarak. eski Hademe-yi Hassa ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanı Zeki'den şöyle söz ediyor: "Zeki Bey(Önger) sarayın Mızıka-yı Hümayun Müdürüdür.Ceylan.159vd. kendisini Nil'e atmış.Mısıroğlu.Reşit Rey.e. zaferden sonra Selanik'e kaçar.Avcıoğlu. H.. İstiklal Mahkemeleri s.e. s. boşanmış. Yılmaz Çetiner "Son Padişah Vahdettin" adlı kitabında. Mızıka-yı Hümayun'un Müdürü değil.C. 150'likler listesinin 2.bana mektup yazdı. orada görevli askerlerin kumandanıdır.218.Soyak'ın verdiği bilgi farklı. Bazı yazarlar Vahdettin'in. 1934'te emekliye ayrılır. s. s.207. (B. Mesela H.C. Sinoplu ve Çerkesdi. Büyük Oyun.Şimşir. Nihal Atsız. 1923 yılı yazında.hal ve tavrından [Vahidettin'in] maddi sıkıntı içinde olduğunu. Diyor ki:' Beni sokağa atan Vahidettin gibi bir adama gitti de yaver oldu. Oraya geleyim.91. s..31) Ama "H. bu iki kardeş için şu bilgiyi veriyor: "Zeki.e. Eder. kerhane.H.Kemal'den.100. Dr. şimdi orada 'Padişah karısıyım' diyor ve bir kerhane işleti-yormuş. s. s. İşi pek gizli tutmalıyım. Milli Mücadele Basını.262. Sonra karısıyım diye Mısır'a gelmiş. 'Türkiye İnkılabının İçyüzü' adlı kitabı ve bazı iddiaları dolayısıyla.. rezil ü rüsva olacaksınız. V. 30 Nisan 1995.384.Neyir. Vahidettin haber almasın.Rıza Nur. Sarıklı Mücahitler. s. s.g.208) Bu iddianın kaynağı H.21. M. Milli Kurtuluş Tarihi 1.Sami Coşar.16. yurt dışında yaşayan bir Osmanlı paşasının aracılığı ile M.R. 108..91.R. s. Sarıklı Mücahitler.315-316.) Zeki'nin. Cumhurbaşkanlığı Orkestrasında şeflik.e. Biraz utanmak lazımdır!" Vahidüddin. 15. K. San Remo'dan. 391393.91.Dr. (a.N.

Türkgeldi'nin. s.240.T.H.. s. 276.Okday. Br.Akşin..C..354.. parasının tam bittiği anda bu ölümü kendisi hazırlamıştır. yani intihar etmiş.578.240) C. s.233) 234) 235) 236) 237) 238) 239) 240) 241) 242) 243) 244) İ. 4. s.s. s. s. 8 Kasım 1918 günü de söylemiştir.Kısakürek diyor ki: "Vahidettin'in Başyaveri Avni Paşaya göre Padişah. 441 ve 444'ten aktarılmıştır. Vahidettin aynı sözü Rauf Orbay'a.. 591-600. s. İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu.Kronolojisi.F.T..4..F.316.2096 vd. Metin sadeleştirilmişitir.B.H. s. Yakın Tarihimiz. No. İngiliz Belgeleri.444. Son Sadrazamlar. Onun intihar kastı güttüğüne ihtimal verilemez.C. 172 vd. 275.F. 2.6. Çünkü derin ve şiddetli bir mümindir. G. İngiliz Yüksek Komiserliği siyasi müşaviri T." (Vahidüddin.Kutay. Yakın Tarihimiz. Hohler'in 4 Kasım 1919 günlü raporu.C..Jeschke. üstü kapalı ve dikkatli bir dil ile Vahidettin'i nasıl eleştirdiğini hatta aşağıladığını dikkatinize sunarım. IV. N. C. A. 3. İ.274. Osm. 380.C. (Yakın Tarihimiz. 225) Osm. 4.Okday. A. de bi an _8 .Türkgeldi. s. s.C. s. belgelere ve olgulara dayalı genel bir analiz: S.Kronolojisi. 2. İstanbul Hükümetleri. s. Vahidettin hakkında.

yalnız Milli Mücadele ve sonraki dönemdeki bazı düşünce ve uygulamalarını eleştirmekle yetinmiyor.Küçük'ün.Ü. Vatan ve Hürriyet partisinin tümüyle bir hayal olması ihtimali çok yüksek görünüyor. tarihi. geçmişini güzelleştirebilecek biçimde yazmak ve yazdırmak durumundadır. ilk kez 1937 yılında ortaya atılıyor. (T.Kemal'in şişirme bir geçmişe ihtiyacı olduğunu hiç sanmıyorum. solda Yalçın Küçük. sağda Kadir Mısıroğlu. kaynaklarda de bi an _8 . 2. tarihin M. En çalışkanları. Mesela Y. Yönetimini sağlama almış bir lider. Tezler 5. ihtilal lideri olursa ve iktidarda kalırsa.. Ortaya atan Kemal Paşadır. İleri sürülen bütün iddiaları." 2 [. Zaten z aferle sonuçlanan Milli Mücadele'nin siyasi ve askeri lideriydi.4 Bir tarih dergisinde bunların yayımlanması utanç kaynağı olmalıdır. 'sonradan eklendiğini ya da güzelleştirildiğini' iddia ettiği üç konu var: Vatan ve Hürriyet Partisi.3 tanıklık eden de o sıraca Kemal'in milletvekili yaptığı iki kişidir. Ayrıca bir bölümü. annesinden başlayarak1 bütünüyle karalamaya. Ben bar bar bağı rıyorum.Kemal'e karşı.47) Y. Vatan ve Hürriyet Partisi (1905-1906) □ Y.Küçük yanılıyor.255) M.Ü.Kemal'den yana olacak değil ya. tarih sırasına göre aktaracağım.Küçük diyor ki: "Geçmişinde başarıdan çok başarısızlık olan bir kimse. Vatan ve Hürriyet. s. bu arada Milli Mücadele'yi de küçültmeye çabalıyorlar. sonraki döneme de lider olarak taşımaya yetecek önem ve ağırlıktadır.İKİNCİ BÖLÜM MUSTAFA KEMAL 1 M. 1. otuz yıl sonra kendisinin geçmişe dönük hayal ettiği bir proje ile ilgili iki [yalancı] tanık bulmakta güçlük çekmeyebilir. Hareket Ordusu ve Çanakkale. S-255) İlkinden başlayalım.] "1919 yazına kadar Kemal'in yanında hiç politika bulunmuyor. Olabilir. Y. Tezler 5.Küçük diyor ki: "M. s.Tezler 5." (T. gizli bir 'cemiyet'tir. bir parti değil. M. Önce. ne zaman kurmuş' diye.Kemal'i. onunla ilgili her olayı.Kemal'e göre değiştirildiğini de ileri sürüyor." (T. Bu tarihi rol onu.Ü.Kemal için 'Vatan ve Hürriyet partisi kurmuş' deniliyor.Kemal aleyhindeki çeşitli iddialara giriş Bazıları M. yazan Afet (İnan). Herkes M. Ama bir kısmı.

kitabını yazadururken yeni bir kaynak daha keşfediyor: Rauf de bi an _8 3.Abbas'a yazdırdığı ve Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayımlanan hayat hikâyesine dayandırıyor9 ve şunları yazıyor: "[Hayat hikâyesinde] M. Suriye'de gizli bir örgütün (Vatan ve Hürriyet Cemiyeti)6 üyesi olduğunu ve bu örgütün Selanik'te bir şubesini kurduğunu doğrulayan iki bağımsız kaynak var: İlk kaynak. Ciddi kaynaklarda bu konu ayrıntılı olarak incelendiği için ben sadece Hollandalı araştırmacı Eric Jan Zürcher'in Milli Mücadelede İttihatçılık adlı kitabından bir parçayı olduğu gibi aktarıp bu konuyu kapatacağım: "M. M." (s.247) Fakat işe bakın. bir U dönüşü yapıp M. hem de İstanbul'a yürüyüşün dışında kalarak. çünkü Y.71)7 Y. Bu anlatımda İstanbul'a geldiği iddiası bile bulunmuyor (T.36). hem Mekadonya'daki silahlı özgürlük hareketlerinin.56)..Kemal var (s. Demek ki doğruymuş! Bu tek konuda Y. Uğur Mumcu.Kemal'in birlikte bir fotoğrafını yayımlayarak. Faik Reşit Unat'ın bulduğu bir ders kitabıdır." (s.Kemal'in ünlü olmasından çok önce 1913'te Alman generali İmmhof tarafından yazılmış bir makaledir. Bürokratik mekanizmalar içinde kalarak yükselmeyi planlayan Kemal. Bu iddiasını. 'komite' diye de niteleniyor. burada Tümen Kurmay Başkanı olarak Yüzbaşı M.Kemal Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul'a geldiği ve savaştığı iddiasında hiç bulunmuyor.53). 2. bunun Hareket Ordusu'nun girdiği İstanbul'da.Küçük." Sayfalarca süren bu tür kesin ifadelerden ve yakıştırmalardan sonra birdenbire iş değişiyor. M. 1912'de Selanik'te basılmış. M.10 Hayretle diyor ki: "Bir kaynakta Çatalca'da Hareket Orduları savaş düzenini bulabildim.62). çok ön ce daha 1922'de Ahmet Emin Yalman'a bu konuyu anlatmış ve açıklaması 10 Ocak 1922 günlü ve 1468 sayılı Vakit gazetesinde yayımlanmıştır. Öyle anlaşılıyor ki kuvvetler "İstanbul'a hareket" ediyor ve kendisi bulunmuyor (s.Ü.Kemal'in 1919'da C.. Konu ilk defa 1937'de ortaya atılmış da değildir: M.Küçük'ün doğru olmadığını iddia ettiği birinci yurttaşlık bilgisi buydu.36).Kemal Hareket Ordusu ile İstanbul'a gelmemiştir. M. gerekçelerimden birincisi.Kemal'in. Hareket Ordusu (1909) .Ali Aybar'ın anılarını Cumhuriyet gazetesinde yayımladığı sırada." Bunun üzerine.5 3. Derhal bir mektup yazarak bunun doğru olamayacağını iddia ettim. s.Kemal'in Çatalca'ya kadar geldiğini k abul ediyor ama daha ileri gittiğine ihtimal vermiyor: "Çatalca'da kaldığı anlaşılıyor. Kemal'in Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul'a yürüdüğü konusunda.Tezler 5.Kemal.Küçük şu dört iddiada bulunuyor. Sirkeci'de çekilmiş olduğunu iddia etti. Hüsnü Paşa ile M. hiçbir kayıt veya işaret yok (s.örgüt'. Hepsini görelim: 3/1. M. İkin ci kaynak. düzen ile bağlarını sürdürüyor (s.Kemal hakkındaki tezlerine8 ve M. ilk kez varlığını öğrendiği bir kaynakta değişik bir bilgiye rastlamış.Kemal'in Çatalca'ya geldiğine dair bir işaretin olmadığı noktasında toplanıyordu (s.247).

Orbay'ın kırk yıllık anıları! Rauf Orbay anılarında şöyle demektedir: "M.] Redif Tümeni Komutanı Hüseyin Hüsnü Paşanın Kurmay Başkanı olduğu anlaşılıyor. M. Y.15 Bu yüzden de. Dördüncü iddiası dolayısıyla bu konuya yeniden döneceğiz.Küçük. Hareket Ordusu düzensiz.247) Kendi de daha önce. Kemal Paşayı süslemek için icad edilmiş bir bilgidir.302)12 Ve bu konudaki bilimsel dansına. (s. 3/2.Küçük." (s.Şevket Paşa Selanik'ten gelip de komutayı devralıncaya kadar." diye yazıyor. burada Tümen Kurmay Başkanı olarak Yüzbaşı M. şöyle yazıyordu: 31 Mart gerici asker başkaldırısı Selanik'te duyulunca bir kuvvet gönderilmesi düşünülmüştür.Kemal de onun. İstanbul'un o zaman Makriköy denilen Bakırköy telgrafhanesinde görmüştüm. Oysa gerçek çok açık ve basit: M.Kemal'in İstanbul'a gelmediği düşüncesine saplanıp kaldığı ve olayı pek az incelediği için gerisini bir türlü çözememiş.16 3. Çatalca'da toplanıp Bakırköy'e ilerleyen birliklerin14 komutanı H. kendi karşı çıkıyor. Kendi ileri sürüyor. karışık ve bir anlamda gerçekten derme çatma bir kuvvet olduğu için gerçek Kurmay Başkanının olup olmadığı ve varsa kimliği üzerinde karar vermek kolay görünmüyor.Hüsnü Paşadır. bunun M. M Kemal de bunun erkan-ı harp subayı ya da Kurmay Başkanıdır.Kemal'in Hareket Ordusunun Kurmay Başkanı olmadığı.Kemal'in İstanbul'da.Kemal Paşayı ilk defa.] 13 Ama M. Telgraf Müdürünün koltuğunda Mahmut Şevket Paşa oturuyordu..56) Ve şu sonuca varıyor: "M.Küçük'ün bir başka iddiası da M. Kemal'in ise bu tür hareketlenmelerle bir ilgisi görülmüyor. Erkan-ı Harbiye Kolağası (kurmay önyüzbaşı) rütbesinde idi.Şevket Paşanın karargâhında çalıştığı da anlaşılıyor. redif kuvvetleri [11.Redif Tümeni] komutanı Hüseyin Hüsnü Paşa." (s. bunun üzerine şöyle yazıyor: "Bakırköy'e kadar geldiği anlaşılıyor. [. bu ilk oluşturulan gücün [1." (s.Kemal var. H. M.302)11 Y." (s. dördüncü iddiasına kadar kısa bir ara ver iyor. Hareket Ordusu Kumandanı Mahmut Şevket Paşanın emirlerini yazdırıyordu.17 Yani Bakırköy'de kalmamış.255) Zaten böyle bir iddiada bulunan yok. "M. 19 Nisan 1909 günü Hareket Ordusu adına yayımlanan iki bildiri de. Diyor ki: "Hareket Ordusu eninde sonunda bir ihtilalci yürüyüşüdür. Kemal Paşa yeni yönetimin başı olarak durumunu sağlama alınca. yani Hareket Ordusu'nun Kurmay Başkanıdır." (s.Şevket Paşa. 1909 yılı Nisanında. gerçeği az çok yansıtmış ama farkında bile değil. şöyle yazıyor: "Bir kaynakta Çatalca'da Hareket Orduları savaş düzenini bulabildim." (s. çok sonraki yıllarda.Kemal Hareket Ordusu Komutanı değildir. M. İstanbul'a da gelmiştir! de bi an _8 . 3/3. Y.Kemal olmadığıdır. ancak 22 Nisan 1909'da gelecek ve Hareket Ordusu'nun komutasını üstlenecektir. daha çok bir kariyer subayı.Kemal Paşanın Hareket Ordusu Kurmay Başkanlığı.247) Ama 200 sayfa sonra.Hüsnü Paşanın imzasını taşımaktadır. Kesin olan.Karma Tümen'in] başına geçiyor.Ordu Komutanı M. Rauf Beyin anılarından.36) [Kurmay Başkanıdır ve bu göreve 13 Ocak 1909'da atanmıştır.

(47 -74. M. (s." (A. resmi tarihi değil ama Y.E. resmi tarihin yazdığı da bu.Kemal'in önemli bir rolü olmadığıdır. Kemal'in İstanbul için savaştığına dair bir iddia da bulunmuyor.M. Balkan Savaşı (1913) Sıra K.Küçük. s. "kerhen19 bulunduğu gönüllü ordu İstanbul için sokak savaşı yaparken. 2. Bu vaka üzerine Makedonya'dan giden kıtaların ve ilk devirde Edirne'den bunlara katılan kuvvetlerin Kurmay Başkanı olarak İstanbul'a geldim.g. Çünkü defterde. çünkü M.Kemal'in bütün tanıklar sağ ve ortada iken. sayfalar) Y. Y. Başlangıçta kumandan Hüsnü Paşaydı.Küçük'ün bu konudaki dördüncü iddiası da şu: "Bütün tarihi kendi adına göre yazdırmasına karşın.258) 3/4. Atatürk Özel Arşivinden Seçmeler dizisinin üçüncüsünü yayımladı.Kemal'in Çatalca'da kaldığını" ileri sürüyor..256). ne Kemal Paşadan ve ne de resmi tarih yazıcılarından çıkan. Ama bu konudaki iddiası da doğru çıkmadı. M.C." (s. M. Dr. R. sayılar. Bu k onuyu Çanakkale paragrafında ele alacağım. hem yeni yazıya çevrimi var. adlar. Y.Kemal 20 Mayısta Selanik'e döner.Tezler'in 5. tarihin alt üst olacağından kuşku duymuyorum" diye yazıyordu (s. Hareket Ordusunun İstanbul'da aldığı askeri önlemlerle ilgili birçok notlar.Küçük'ün iddia ettiği gibi tanıklar hayattan ve ortadan çekilince.Küçük'ün kendine göre yazmaya yeltendiği özel tarihi alt üst ediyor.56) Kendi de bir Kurmay Başkanının elde tüfek doğrudan savaşa katılmasının söz konusu olmayacağını kabul ediyor ve "kurmay görevi karargâhta yapılır" diye yazıyor ama yine de ve ille.Kemal'in Har eket Ordusu ile İstanbul'a girdiğini ve askeri düzenlemelere etkin olarak katıldığını belgeliyor. zehi hayal-i muhal!20 Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Dairesi (ATASE).Yalman. emir taslakları bulunmaktadır. yani T. bilgiler.Ü. Onun bu konudaki iddiasının kaynağı. M. a. 10 Ocak 1922 günlü Vakit gazetesinde yayımlanan açıklaması kanıtlamaktadır.Kemal Paşanın 1909 yılına ait 10 sayılı özel not defterinin hem aslı.247) Yoksa bütün tezleri iflas edecek! Zehi tasavvur-u batıl.Mısıroğlu'nda. İçinde M. Y. "Çankaya arşivleri açıldığı takdirde. 4. Üçüncü iddiası Çanakkale'de M.e. 1994 yılında. Kurmay Başkanlığı görevinin. doğruları ile birlikte veriyorum: "Balkan Harbinde son devrede Bulgar ordusu Tekirdağı'nda ve daha yukarılarda bulunuyordu.Küçük'ün adım adım ve inleye inleye kabul etmek zorunda kaldığı gerçeği kısaca belirtmektedir: "31 Mart vakası oldu.Nur'un yazdıklarını.Kemal bu açıklamasında..cildinin yayımından bir yıl önce.Kemal Paşanın bu özel not defteri.18 Gerçek de bu. Y.Küçük'ün doğru olmadığını kanıtladığını iddia ettiği ikinci yurttaşlık bilgisi de buydu. çok sonradan icad edilmiş olmadığını da. Rıza Nur'un malum ve mahut anıları." de bi an _8 .

Beş yıl sonra yarım yamalak öğrendiği olayları. Harekât Şubesi Müdürünün hücum ettirdiğini ileri sürmek.407) Dr.Rıza Nur'un.M. Bolayır karşısında bulunan Bulgar tümenine taarruz edilecek. Nizamiye Tümeni de geriye alınır. Mürettep Kolordu.İzzet Paşa." (Doğrusu: Kolordu).22 Bir kolorduyu. Amaç. Başkomutanlıkça hazırlanmıştır. Fakat Enver'in hücumunu beklemeden. 2. M. Bu arada Mürettep Kolordu. Kolordunun karaya çıkan tümeninin de geri çekilmesini emreder. Hareketten bir sonuç alınmaz.. Rıza Nur'a yakışır bir zırva! Bu kolordunun Komutanı. Bu düzensiz çekilme Şam Tümeninin diğer birliklerine de yayılır." (Rıza Nur'un anıları.Kemal'e bırakmış. Başkomutan A." (Doğrusu: Başkomutan. Enver'in şeref kazanmaması.Kemal ise Harekât Şubesi Müdürü). 10. 10. Bulgarların Marmara kıyısındaki kanadını geri atar ama sisli bir havada. Patlayan fırtına da çıkarmayı zorlaştırır.C.)23 "M. "Enver'in (Enver Paşa) tertibi üzere aynı zamanda bunlar da Bulgarlara hücum edecekler. C." (Doğrusu: Plan Enver tarafından değil. ayrıntılı olarak açıklamıştım. Fakat 10.Kolordu da zamanında yetişip taarruza geçemeyince. Bizde böyle hıyanetler cezasız kalır. kararlaştırılan zamanda Şarköy'e çıkarma yapamaz.407) ve ancak beş yıl sonra. çıkarma gemilerinin 4-5 saat gecikmesi yüzünden. (2.Kolordu [Kurmay Başkanı Yarbay Enver].M.Şam Tümeni] taarruza geçer.Kemal Bulgarlara hücum etti ve perişan olup kaçtı.Nur. Gelibolu'ya yapılacak bir Yunan çıkarmasından çekinmiştir. Dr.Rıza Nur Dosyası adlı kitabımda.Ali Fethi Kolordu Kurmay Başkanıdır. iyice de bi an _8 . Bulgar ordusunun geri çekilmesini sağlamak ve Edirne'yi kurtarmak. Bulgar mevzilerine giren 27. iki tümeniyle [Nizamiye Tümeni ve 27.Kolordu. 1918'de dönecektir. komutayı Harekât Şubesi Müdürü Bnb. yani olaydan 14 yıl sonra yazarken. Balkan Savaşı'nın bu bölümü sırasnda yurt dışındadır. 8 Şubat günü Şarköy'e çıkarma yapacak ve Gelibolu'daki Mürettep Kolordu ile birlikte. bu şerefi kendisinin almasıdır.Şam Tümeninin Arap askerleri savaşı bırakıp çapulculuğa kalkar." (Doğrusu: Bnb.21 "Bunun erkan-ı harbi (kurmayı) Ali Fethi (Okyar) ile M. Bulgarların ilerlemesinden değil. kararlaştırılan günde [8 Şubat 1913]. Plan kısaca şöyle: Hurşit Paşa komutasındaki "10. Ertesi sabaha kadar ancak bir tümenin çıkarılması tamamlanabilir. s. s. Bulgar tümenlerini mahvedeceklerdi. Ne fecidir. Üstelik R. Tertip yapıldı.Kemal'di. Bulgar ihtiyatlarının karşı taarruzu ile dağılarak kaçmaya başlarlar.Kemal'in bu hıyaneti yapmasının sebebi. ruh dengesinin iyice bozulduğu 1927'de. Kurmay Başkanıyla kahvede tavla mı oynuyordu?) "Artık Bulgarların Gelibolu yarımadasına girmesinden korkulup Enver'in kuvveti de oraya gönderildi. Olay bu. başından sonuna kadar içinde yaşadığı Kurtuluş Savaşı hakkında verdiği basit bilgilerin bile ne kadar yanlış ve uydurma olduğunu.(Doğrusu: Tekirdağ'ın yukarılarında değil. Bnb. Çatalca savunma hattının karşısında) "Tarafımızdan Gelibolu yarımadasına bir ordu gönderilmişti.

Ocak 1914'te Harbiye Nazırı ve paşa olacaktır. K. Şarköy çıkarması sırasında uğradığı bozgun ve sebep olduğu büyük kayıp (22. 22. olay Başkomutana. kurmay başkanı. Sofya'ya sürgün edilmez.Kemal. Kolordu Kurmay Başkanı Bnb. Bolayır Kolordusunun bozgununun. tersine 1.Kemal'in Sofya ATASEmiliterliğine" atanması. 'başarısızlığın sebeplerini açıklayan' broşürünü de.000 kişi) yüzünden Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa tarafından Sofya'ya sürgün edilmiştir. Kaçan Bulgarları k ovalamaktaydık. 22 Te mmuz 1913'tedir.cildinin 148-151. bu iddialarını. Lozan adlı kitabının 1.679 kişidir: Şehit : 15 subay.Kemal aleyhinde ya. Kolordu Edirne'ye 10 km. "gösterdiği sebepler askeri ve mantıki bakımdan tatminkâr (doyurucu) değildir" diye eleştiriyor ve şu cümleyi ekliyor: "Dr. 2. iki anlamıyla da tarihe uymuyor! Ama Mısıroğlu. bu olaydan ancak 9 ay sonra.142)24 Hangi yanlışı düzeltmeli? Bir kolordunun yenilgisi.Kemal ve Fethi Beylerin. s.Kemal. böyle kesin kon uşabilmek için de olayı biraz olsun inceler. ufak tefek artçı çatışmaları oluyordu ama önemli bir savaş da vermiyorduk. tümenlerin komutanları yok mu ? İnsan bir iddiada bulunur ama hiç olmazsa enini boyuna denk düşürür.Mürettep Kolordunun Kurmay Başkanlığına getirilir." (Hilafet. Sadrazama kadar yansımış.birbirine karıştırıp çarpıtmış. Ara sıra. Bu yarışın ayrıntısını.Mürettep Kolordu Komutanlığı Emir Subayı İ.Rıza Nur.Mısıroğlu'nun yazdığı gibi 22. 867 er Yaralı : 41 subay. (1) Zayiat.Mısıroğlu hemen bu bilgiden (!) yararlanıp yanlışları derinleştirerek şöyle yazıyor: "M." (s.28 Enver de.Mürettep Kolordu Komutanlığına da vekalet edecektir. yaklaşmıştı ki arkamızdan tozu dumana katarak yaklaşan bir otomobil de bi an _8 .26 Enver ile M. M. söz konusu olaydan altı ay sonra.27 (3) M. sayfalarında genişleterek tekrar ediyor.29 Kısacası bu alternatif tarih yazarının iddiaları.30 "Edirne'yi Bulgarlardan geri almak gayesi ile harekete geçtik. Balkan Harbi gibi erken bir devrede. Harekât Şubesi Müdürüne yüklenilir mi? O kolo rdunun komutanı.151) İddiasını Rıza Nur'a dayandıran bir yazarın. Kolordu bu ileri harekâtında ciddi bir Bulgar mukavemeti ile karşılaşmadı. 2. M. 27 Ekim 1913'tedir. Edirne'nin geri alınması şerefini Enver Paşaya kaptırmamak gayesinden doğmuş dehşetli bir bozgun olduğunu kaydetmektedir.1913' ten itibaren 1. haklı çıkması mümkün mü? Edirne için bir yarış vardır ama o da Bolayır olayından beş buçuk ay sonra. Kahraman Edirne'yi Bulgar pençesinden kurtarmak.000 kişi değil. hatta. bu gazi şehri yeniden fethetmek şeref ve neşesi içinde uçuyorduk. 1801 er Kayıp : 55 er (Toplam: 2679)25 (2) Mürettep Kolordu ile 10-Kolordu yetkilileri arasında gerçekten tartışma çıkmış.Hakkı Okday'ın anılarından izleyelim.7.Kemal'in arasındaki soğukluk daha da artmıştır ama M.Ali Fethi'nin. K. Başkomutan Vekilliği ise savaşa girdikten sonradır. derin askeri bilgisiyle (!).

yanımızdan hışımla geçti ve Edirne istikametinde uzaklaştı." (Yanya'dan Ankara'ya. İngiliz birlikleri Basra körfezine çıkar. Birleşik Filo Komutanlığına Amiral de Robeck. Fakat fırsatı kaçırmak istememiş. Amiral Souchon kumandasındaki Osmanlı filosu Odesa ve Sivastopol'ü bombardıman eder.içinde bulunan Hürriyet Kahramanı Enver Bey. 5. Ruslar da İstanbul Boğazı'na çıkarma için hazırlık yaparlar. 1. Deniz Bakanlığına Çanakkale'ye taarruz için hazırlanan planı sunar. Girişteki tabyaları susturulur.3. s. Çanakkale Boğazı giriş tahkimatını bombardıman eder. Çanakkale Savaşı (1915) 5/1.190) Kısacası Rıza Nur bir balon uçurmuş. Bu süre içinde Boğaz'ı ve Bolayır'ı. Çanakkale Boğazı bütün gemilere kapatılır. Ç anakkale'deki ve Kurtuluş Savaşı'ndaki rolünü de küçültmek gerek.1. Savaş Komitesine Çanakkale Boğazı'na taarruz edilmesini önerir.1914 de bi an _8 . Çanakkale Boğazı girişindeki ve orta kesimdeki tabyaları (korunaklı sabit bataryalar) tahribe çalışır. Kara Kuvvetleri Başkomutanlığına Orgeneral İan Hamilton atanır. 11.1914 Rus ordusu Doğu Beyazıt sınırını geçer. Mayın arama ve tarama etkinliği kesintisiz sürdürülür.1914 İngiliz-Fransız Birleşik Filosu. Bu suretle 'Edirne Fatihi' unvanını kazanmış oldu. biz Edirne'ye on kilometre yaklaşmış olduğumuz bir sırada. bizim kolorduyu geride bırakarak. dümdar (ardçı) savaşlarını veren bizim kolordu idi. 1915 Amiral Carden. Halbuki Edirne'ye yaklaşıncaya kadar Bulgar kuvvetlerini kovalayan. arkamızdan bir otomobile atlayıp. 19. 3. İngiliz kara birlikleri Mondros adasında toplanmaya başlar.11.2. Edirne'ye giren ilk komutan sıfatıyla Edirne'nin fuzuli fatihi olmak hevesine kapılmıştı.-17. K. 1. 28.10. Savaşın çok kısa bir özeti Bu konudaki değişik iddiaları görmeden önce. yirmi biri gece olmak üzere bombalayacaktır. Çanakkale Savaşının çok kısa bir özetini vermek istiyorum. 1914 29. Enver Bey o sırada başka bir kolordunun (Doğrusu: Sol Kanat Ordusu) Kurmay Başkanı bulunuyordu.1914 Churchill. Edirne'yi geri alma şerefini başkalarına mal etmeyi hazmedememiş. Çanakkale Boğazı'nın donanmayla zorlanmasına karar verir.Mısıroğlu da havada kapıp biraz daha şişirmiş! Çünkü amaç. 9.1915 Birleşik Filo. on dördü gündüz.11.11. M. Her şey umut verici görünmektedir. 1915 Savaş Komitesi. 25. 18 Mart günü Boğaz'ın 27.Kemal'in asker yanını da örselemek ama bu yetmez ki. Buna çalıştıklarını da sırasıyla göreceğiz.

5. Çetin Altan'ın bu doğrultudaki görüşlerine yer vermiş. 27 Mart 1915 İngiliz Savaş Komitesi. Karanlık Liman ile Morto Limanı önüne. Çanakkale'nin aşılması için deniz ve kara kuvvetlerinin birlikte hareket etmelerine karar verir. Yedi saat sonra Birleşik Filo geri çekilir. Yas mı?" Dergi yazarı. 4 Fransız zırhlısı. 3 torpidobot da sulara gömülmüş.Türk Ordusu kurulur ve Mareşal Liman von Sanders. Tarafların insan kayıpları: Türk tarafı 97 şehit ve yaralı. birçok yardımcı savaş gemisi.31 24 Mart 1915 Çanakkale'nin savunulması için 5. torpidobot ve mayın aramatarama gemisi) Çanakkale Boğazı'nı zorlayıp Marmara'ya geçmek üzere ilerlemeye başlarlar. sekiz buçuk ay sürecektir. Çanakkale bir zafer midir? Aktüel dergisinin 18 Mart 1992 günlü 36. 3 kruvazör. hasta. yaralı.1915 Çanakkale'ye asker çıkarmak için hazırlık. 3'ü topçu ateşi ve mayın dolayısıyla ağır yara almış.Birleşik Filonun çok güçlü ateş desteği altındaki müttefik kara kuvvetleri ile Türk birlikleri arasındaki kanlı savaş 25 Nisan 1915'ten 1916 yılının başına k adar. sayısında. Birleşik Filo bu süre içinde de.000 34 Artık Çanakkale Savaşı hakkında bazı aydınlarımız ile Y. _8 . İngiliz ve Fransızlar 800 ölü. kuvvetinin üçte birini yitirmiştir.3-24.4. 19/20 Aralık 1915'te Arıburnu.Küçük ve Vahidettinci yazarların neler dediklerini gözden geçirebiliriz. 28. 17/18 Mart gecesi. 18 Mart 1915 (Deniz savaşı) Sabah.Ordu Komutanlığına atanır. gizlice 30 kadar mayın bırakacak ve düşman karakol gemilerine ve mayın tarayıcılara görünmeden geri dönecektir. Triumph ve Majestic savaş gemileri ile birçok nakliye gemisi kaybedecektir. Nusret'in bıraktığı mayınlara çarparak batmış. Sefa Kaplan'ın Çanakk ale Savaşını ele alan bir yazısı var. Goliath. Ama Nusret mayın gemisi. savaş planına göre üç sıra olarak dizilmiş gemiler (15 İngiliz. 5/2.): 213.32 İki yanın kayıpları (25 Nisan 1915-8 Ocak 1916) Türkler'in genel kaybı (şehit. yazısının başlığı şöyle: "Çanakkale Savaşı: Zafer mi. İstanbul yolunu açamayan Müttefik kuvvetleri.882 33 Müttefikler'in genel kaybı: 252. çünkü Boğaz'ın mayınlardan temizlenmiş olduğunu sanan 16 savaş gemisinden 3'ü. 308 savaş ve nakliye gemisi ve çıkarma aracıyla Boğaz'ın Asya yakasına ve Gelibolu'nun çeşitli kesimlerine çıkarma başlar. esir vb. Aktarıy o- de bi an donanma ile zorlanmasına karar verilir. 25 Nisan 1915 Gün doğmadan. 8/9 Ocak 1916'da Seddül-bahir kesimini boşaltarak çekilirler.

43 Bu yüzdendir ki Almanlar denizaltı savaşına önem vermişler fakat sonunda yalnız karada değil. sonra da İngilizlerin elindeki müstahkem Cebelitarık Boğazından geçmeleri ve Akdeniz'de. Kaldı ki Çanakkale Boğazı gibi dar bir su geçidinde bir deniz savaşı yapılamayacağı için bir karşı-donanmaya da gerek yoktu. Almanların bize attıkları kazıklarla ilgili birçok örnek yer almaktadır. Ama "Alman Genelkurmayının kendi donanmasını riske etmeden.Dr. Zira İngiliz Donanması bile tek başına Alman Donanmasından çok daha güçlüydü. Almanların.rum: "Bizdeki optik hatalar. 'Akdeniz Tümeni' adı altında sadece iki savaş gemisi vardır: Göben ve Breslau. düşman donanmasını Çanakkale'de bizim 250 bin köylüyü öldürterek durdurması. kendi ülkesini korumayı bir yana bırakıp da bütün donanmasını Osmanlıların yardımına yollamasını istemek.41 İngiltere'ye sipariş ettiğimiz ve parasını peşin ödediğimiz iki savaş gemisini İngiliz hükümetinin teslim etmeyeceği anlaşılınca (2. iki kitabında anlatır.8.1914).40 Savaş patlamadan kısa bir süre önce. Biri Yavuz Sultan Selim. İngiliz ağır- de bi an _8 . Rauf Orbay'ın. Gemiler 10 Ağustos 1914 günü Çanakkale Boğazını geçerek Marmara'ya girer. Çanakkale Boğazı'nın Alman Donanmasıyla savunulması söz konusu bile olmamıştır çünkü az sonra açıklanacağı gibi. Almanya'nın. belki Feldmareşal Liman von Sanders için o sıralarda bir zafer idi ama hiçbir Alman'ın burnunun kanamadığı bu kanlı plan bizim için tam bir Alman kazığıydı.. platonik bir yaklaşımdır.35 [. Çünkü 250 bin kişi öldükten sonra İstanbul yine işgal edildi. İstanbul'a hareket etmeleri emrini verir (3/4 Ağustos 1914). Bu da mümkün değildi.. Deniz savaşı.Kemal'in anılarında.] Her yıl kutladığımız Çanakkale Zaferi. o sırada Adriyatik'te bulunan bu iki gemiye. o tarihte Genelkurmay İstihbarat Şubesi Müdürü olan Kazım Karabekir. Böyle ters sonuçlu zafer nerede görülmüştür? Adına Çanakkale Zaferi dediğimiz şey. Birinci Dünya Savaşında Alman Genelkurmayının kendi donanmasını riske etmeden. hem gereksizdi. Prof.." cü mlesinin anlamı ne? Daha doğrusu bir anlamı var mı? a. Almanların Akdeniz'de. Hikmet Bayur'un bu olayları yabancı belgelerle destekleyen kitabında." 36 Türk-Alman anlaşmasından sonra. Jehuda L. öteki Midilli adını alarak Osmanlı Donanmasına katılırlar. bu hem imkânsız. bir an önce savaşa girelim diye Almanların bizi nasıl zorladıklarını. denizde de yenilmişlerdir. zafer filan değildir. aslında 'Çanakkale Yası' olarak anımsandığı zaman düzelebilir oradaki optik hata.42 Osmanlı hükümetinin isteği üzerine Almanya. düşman donanmasını Çanakkale'de bizim 250 bin köylüyü öldürterek durdurması.37 Yüzbaşı Selahattin'in. M.44 b.Wallach'ın38 ve Peter Hopkirk'in39 eserlerinde. Çanakkale savaşlarının bir zafer olarak gösterilmesiyle başlar. kendi üzerlerindeki baskıyı azaltmak için bizi doğuda Rusya'ya saldırmaya ve güneyde de İngilizlere karşı Kanal hareketine özendirdiklerini artık her ilgili biliyor. Ama donanmasının bir bölümünü daha Çanakkale'ye yollayamaz mıydı? Alman savaş gemilerinin bunu gerçekleştirebilmeleri için önce tehlikeli Manş ya da Kuzey Denizinden. İngiliz Akdeniz Filosu ile Fransız deniz kuvvetlerini yenmeleri gerekirdi.

Altan diyor ki: "250 bin kişi öldükten sonra İstanbul yine işgal edil di. acı yanı bu. c. Sanders'in Kurmay Başkanı da. • Düşman donanmasının Boğazı zorladığı 18 Marttaki kaybımızı daha önce vermiştim: Şehit ve yaralı olarak toplam 79. Bütün savaş boyunca." Çetin Altan yanılıyor. ne de A lman donanmasının Çanakkale'ye gelmesi gerekiyordu. Çanakkale'de Ordu Komutanı olmadan önce. o günkü ölü ve yaralı Alman kaybı da 18'dir. ayrıntısını aşağıda göreceğiz. tartışmaya değer bir konu açmış olurdu. toplam kayıp 97. şehit olanlar 250 bin değil. Tannenberg muharebesinde Ruslara karşı. Hastanede ölenleri de bu sayıya eklersek. Niye yanıldığını belirtmeden önce.lıklı Birleşik Filo ile iki kıyıdaki toplar. gençler için kısa bir açıklama yap mak istiyorum. Bazı Türk subayları. Bir harp.Altan.830 ediyor. hiçbir muharebede bulunmamıştır. Birinci Dünya Savaşında. Böyle ters sonuçlu zafer nerede görülmüştür? Adına Çanakkale Zaferi değimiz şey. zafer filan değildir. en fazla 75.47 Fakat Liman Paşa. Öbür yanına gelince. Kısacası. İngiliz birliklerini Çanakkale topraklarında tutarak. subay ve er. tarihin derinliklerinde kalmış olan bu durumu ele alsa. birçok değişik türdeki birçok muharebe'den oluşur. EnverPaşadır. Bu işin bir yanı. Liman von Sanders'in sakat savunma anlayışıdır. İkinci Dünya Savaşında Dunkerque muharebesinde İngiliz ve Fransızlara karşı zafer kazandılar ama sonunda iki harbi de kaybettiler. Alman genelkurmayı değil." 48 İşin asıl hazin. ne Almanların donanmalarını riske etmeleri mümkündü.45 Gerçi Liman Paşanın bu davranışının. zaman ve mekân akımından farklı. Söz gelişi Almanlar. kayıp vermemek için hemen teslim mi olacaktık? d. Ç. Harp ve muharebe terimlerinin ikisini de savaş kelimesi ile kar-ladığımız için aralarındaki fark ortaya çıkmıyor. toprağa verdiklerimizin sayısı.46 Çanakkale'de kurulan 5.49 76. Madem ki gerçekleri konuşacağız. Türkiye'ye gelmeden önce Kassel'da bulunan 22. General von Seck diyor ki: "Almanya'da kolordu komutanlığı için uygun görülmeyen biri. o topları kullanacak olanların direnci ve mayın hatları arasında geçecektir. 'donanmanın ateş gücünden çok çekinmesi' ve 'Türk birliklerinin dayanıklılığına güvenememesinden' kaynaklandığı anlaşılacaktır ama yine de ilk 24 saat içindeki tutumu hayli düşündürücüdür. Yunanlılar da. Çanakkale Savaşı'ndaki yüksek kaybın sebebi. 57. Alman Donanması yardıma koşmadı diye Çanakkale'yi savunmayacak. Ku rmay Kurulunun çoğunluğu da Türk'tü. Süvari Tümeni'nin komutanıydı. bir büyük birlik komutanı olarak. Batı Cephesindeki Alman birlikleri üzerindeki baskıyı hafifletmek istemesinden kuşkulanmışlardır.0rdu Komutanlığına Liman von Sanders'i getiren de. Kütahya-Eskişehir muhare- de bi an _8 .084'tür. şu sürüp gelen '250 bin şehit' edebiyatını da artık bir yana bırakalım. Ordu Komutanının bu sakat savunma anlayışıyla. bütün Türk ordusunun yeniden teşkilini (kurulup düzenlenmesini) üzerine alacaktı.000 kayıp az mı? Küçük bir kent nüfusu kadar! • Ç.

büyük tepkilere ve tartışmalara yol açtı.61)" □ Tuncay Öztürk (programın yapımcısı): "Program metni. Edirne. Bu konu ile ilgili birkaç yazıdan örnekler vereceğim. Çanakkale zaferini küçültmez." 50 (GRYT Ans. tarih yanlışı yapmadığı için ister istemez Atatürk'ten bahsetmemişti. 71) □ Yeni Nesil gazetesi: de bi an _8 . 1.51 Yanlışlarla beyin yıkamanın vakti geçmiştir. Çanakkale muharebesinden 4 yıl sonra. acaba hangisi? 5/3. Daha sonra cereyan eden kara muharebeleri esnasında ise. Etkisi birkaç yıl sürdü. Müttefiklerin İstanbul'u işgal etmeleri. Stalingrad gibi. M. Birinci Dünya Harbinde kazandığımız muharebelerden biridir ve tam bir savunma zaferidir. (s. yanlışı gerçek zannedenler kazan kaldırdılar. M. (1.58) Olayın tarihi gerçeklere uygun bir şekilde sahnelen mesi üzerine.Akif'in Ça nakkale şiirinin görüntülenmesinden oluşuyordu. Ancak şiirin ve metnin içinde yama gibi kalacağını gördüğümüz için va zgeçtik. Yanya.. Tıpkı Kanije. M. Ancak programda M.. 1914 kışı ile 18 Martı arasında cereyan eden deniz hücumlarına gösterilen mukavemet esnasında gerçekleşmiştir. Çünkü Çanakkale harbinin merhum Akif tarafından ebedileştirilen tabloları. rütbesi kaymakam (yarbay) olan M. □ Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi: "Program. Galipler.besini kazandılar ama harbi kaybedip çöktüler. (Ekim 1923) Asıl ters sonuçlu olan zafer. Plevne.. Biz Atatürk'ü vermeyi düşündük. Verdun. O kısımda.. Çanakkale..Kemal sadece o harplerde bulunmuş bir yarbaydır.Kemal Beyin bir rolü yoktu. 1918'de Çanakkale ve İstanbul'u işgal ettiler ama Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması üzerine. Çünkü 18 Mart 1915 günü noktalanan muharebelerde böyle bir isim yoktur.C. Çanakkale zaferi dolayısıyla yayımladığı bir program sorun olmuştu.C.C.60) 18 Mart'a kadar deniz muharebeleri cereyan etmiştir ve M..61) □ Mustafa Kaplan: "Atatürk'e yer verilmemesi programa inandırıcılığı artırmıştır. Programın büyükçe bir bölümü.63.Akif Ersoy'un Boğaz Harbi adlı şiirinden yola çıkılarak yazılmıştır. Antep.Kemal ismi yoktur. bu vesile ile bazı çevrelerin ve yazarların konuya yaklaşımını da şimdiden görmüş oluruz. İstanbul ve Boğazlar hakkındaki hiçbir tasarılarını gerçekleştiremeden de 'geldikleri gibi gittiler'. s. Şiirde de hiçbir isim geçmemektedir. (s. s." (Aktaran. GRYT Ans.. TRT'nin 18 Mart 1988 günü yayımladığı Çanakkale programı TRT'nin 18 Mart 1988 günü. s. 1.Kemal'in adının hiç geçmemesi.

Deniz ve kara zaferleri.55 O yüzden de 18 Mart Çanakkale Günü. M. Çünkü ülkeyi o idare etmektedir.Kemal: 'Bu tamamiyle bir deniz harekâtıdır. 5/4. o gün birarada kutlanır.Kemal'in o günkü deniz savaşına katılmadığını da.Kemal'den söz edilmesi çok doğaldır.' " (36. 1. M. Zaferin nüvesini (çekirdeğini) teşkil eden deniz savaşları yapılırken.Mehmet Reşat'tır. kendi ürettikleri bir hayale saldırıyorlar. Askeri bakımdan da Padişah adına Başkumandanlığa vekâlet eden Enver Paşa birinci sırada yer alır. ondan söz etmemek ve söz edilmemesini savunmaktır."Aslında Çanakkale zaferi kutlanırken birinin isminden mutlaka bahsedilecekse. Oysa katıldığını iddia eden hiç kimse yok!54 Bunu belirtmek için zahmete girmek bile gereksiz. s..Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolü konusunda farklı yaklaşımlar • En uçta. böyle eleştiriyor ve M. Emperyalist donanmanın 18 Mart 1915 tarihinde durdurulmasında Kemal'in hiçbir rolü bulunmuyor.Kemal'den söz edilmediği için programı kınayanları. s. Tezler 5. o da Sultan V.52 Çanakkale zaferi onun idaresi altında kazanılmıştır.5 ay süren kara muharebeleri var. Ama bir kısmının unuttuğu. 66) Yazarlar.. 18 Mart. son hadise ortaya koymuştur. Neden doğal ve doğru olduğunu yerinde göreceğiz. M. geride 8. işbirlikçi ve Milli Mücadele düşmanı.65) □ Aktüel yazarı Sefa Kaplan: "Belki şaşıracaksınız ama M. Asıl kaybın verildiği muharebe de bu. GRYT Ans. çok uzun yıllardan beri. 12-18 Mart 1992) □ Y..." (Yeni Nesil. Kıyı savunması Cevat Paşa Hazretlerinin emri altında bulunuyordu. deniz savaşında işi ne? Bu yazarlar. vurgulaya vurg ulaya belirtiyorlar.64. bir kısmının da ağız kalabalığına getirip unutturmaya çalıştığı. 21 Mart 1988. deniz ve kara savaşlarını birlikte anmak üzere 'Çanakkale Günü' olarak kabul edilmiştir. M.C. Doğal ve doğru o lmayan.Kemal Paşa. [. □ Bunların en kıdemlisi.Kemal harbin bilfiil içinde değildir. gazeteci Ali Kemal: de bi an _8 .Küçük: "Türkiye'de her yılın Mart ayının on sekizinde top atışlarıyla kutlanan zafer bu kısa süreli deniz savaşıdır. Tahlil adlı imzasız köşe yazısından aktaran.53 Ruşen Eşrefe şunları söylüyor M. hiçbir komutanın rolü olduğunu kabul etmeyenler bulunuyor. sayı...Ü.] İstibdatla tarihe yön verip suni olarak şekillendirmenin bir çare olmadığını.." (T. 18 Marttaki savaşta kendisinin pek fazla rolü olmadığını yine kendisi söylüyor. Bir kara birliği komutanının. kısacası hiçbirinin üzerinde durmadığı bir husus var: 18 Mart törenlerinde yalnız 18 Mart deniz zaferi anılmaz çünkü Çanakkale Zaferi yalnız o günkü savaştan ibaret değil.

Çanakkale müdafaasının en birinci kahramanı. bütün yönetim ye komuta kadrosunun da hiçbir etkisi.Mısıroğlu: "Çanakkale muharebeleri Mehmetçik için büyük bir şeref olduğu halde. Gelibolu. yararı olm amış.Ü. Çanakkale'de M. asıl kahramanlar unutturulmuştur: □ Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi: de bi an _8 . Ali Kemal.. Çanakkale sırtlarına dört yüz bin (Sayı daha da arttı!) vatan evladını gömen bir subay kadrosunun muvaffakiyetinden elbette bahsedilemez. iki bin şehit ve yaralı vermiş olan subayların ve komutanların hakkını yemekten bile çekinmiyorlar.83) M. Tezler 5. topografyası gereği (!) kahramanı olmayan bir direniştir. s.. biri bile kahraman değil.Kutlu. s. orada kumandanlık etmiş subaylar için hiç de yüz ağartıcı değildir.. mutlak yalan ve sahtekârlıktan başka bir şey olmaz.. muhakkak ki kötü sevk ve idaredir. her iki tarafta da kütlelerin inatçılığı ve kahramanlığı söz konusu olabiliyor. Ateşe bile atılmaktan korkmayan Türk askeri idi. sadece iki taraftan savaşa katılan sıradan askerlerdir. kahraman erlerimiz kendi başlarına kazanmışlar.67.Kemal.Hami Danişment: "Türk tarihinin en muhteşem destanlarından olan Çanakkale menkıbesinin bütün şan ve şerefi. T.. s. Çanakkale yalnız Mehmetçiğin şaheseridir.74. tarihin tam bir falsifikasyonu (çarpıtılması) ve aklın tümden bozulması demek oluyor. kahraman komutanı imkânsız bir mücadele alanıdır.Kemal'in] hanesine yazmak. Kahramanlar.429 vd. 255) Ve sözünü şöyle bağlıyor: "Gelibolu savaşını bir yarbayın [yani M. Anlaşılan sekiz buçuk ay süren Çanakkale Savaşı. (s. HTM. önlerine düşüp taarruza kaldıran subayların da. Edilirse."57 (s. [1919 tarihli hayat hikâyesinde]56 Gelibolu'da görev yaptığını belirtiyor ve hiçbir kahramanlık iddiasında bulunmuyor. onun cehennemle boğuşup muzaffer çıkan imanı ile milli kudretidir. İstanbul'u kurtaran.. Kronolojisi. Gelibolu'da ancak inatçı kütleler savaşabiliyor. katkısı. oradaki kumandanlardan herhangi birisine 'kahramanlık' veya 'kurtarıcılık' sıfatları elbetteki izafe edilemez." (Osm. Onları eğitip yetiştiren.) □ K.Küçük: "Gelibolu. sayı 12/Ocak 1971) □ İ. 4.156) □ Y.Kemal'in rolü vardır ama önemli değildir. Bunun uzun ve teferruatlı sebepleri üzerinde durmuyoruz. 1. Mehmetçik denilen eşsiz Türk neferine aittir.." (T. ne Liman Paşa.." (Aktaran Ş. sonradan abartılmış. ne bilmem ne paşa idi.C. s.Kemal'e zaferden bir pay düşmesin! Bu hırsla. Yalnız şu kadarını söyleyelim ki.Kemal Paşa olsa bile!" (Lozan.. hepsi başarısız. Tümden sağduyuya aykırı bu ucuz iddiaların tek sebebi var: Aman M. Buna göre. • Bir kısım yazarlara göre ise. Muharebede zayiatın (kayıpların) bir numaralı etkeni.C..".35) Bu yazarlara kalırsa Çanakkale Savaşını.. meydan kavgası gibi bir şey. Bu kumandan M..

Alman General Liman von Sanders. sevk ve idaresi." (Aktüel.Kemal'in tümeni yedeğin yedeği idi. s.Kemal'in de uzunca bir süre.115-116) □ Abdurrahman Dilipak: "Fevzi Çakmak'la (!) Liman von Sanders arasında çıkan bir ihtilaf yüzünden M. 3. yarbay rütbesi ile ve komuta kedemesinde 17.Kemal'e mal etmek olacak iş mi yani? M. M." (1. götürüp M. bunun başarısı. Ans. plan. Doğrular aşağıda. Bu gerçeklere.. Çanakkale'de.Kemal Paşa. Haydi Liman'ı geçelim. (s. s. Çanakkale'de göğsünü düşmana siper etmiş 1887 subaydan sadece birisidir. 21 Mart 1988 günlü Tahlil adlı imzasız köşe yazısından aktaran GRYT Ans.C. Cevat Paşalar var komutan olarak.Kemal'in sarih ifadesine rağmen koskoca destanın sevabını.. Yazar iki bilgi veriyor. (1. 12-18 Mart 1992) □ Ahmet Altan: "M. Resmi tarih yazımı.. 1 . 250 bin şehidin (!) kanı ile Çanakkale destanı yazılmıştır.. Yarbay M."Çanakkale zaferinin gerçek kahramanları. yenilgiler de komutanların adıyla kaydedilir tarihe. TRT'nin de aynı yanlışı tekrarlaması.C. s.sayı. paşalar vardı.Kemal."58 □ Yalçın Küçük: "M.C.Kemal. Çünkü harekâtın tüm planlarını o hazırlamıştır ve zaferler de. Çanakkale'yi tümüyle M." (Yeni Nesil.Kemal Paşanın [Çanakkale] kahramanlığı da.85) Padişah adına ordular Enver Paşanın emrinde savaştı. 36.Kemal'e boca etmek insafa. pek böyle bir iddiası yoktur aslında.Kemal kara harplerinde geri planda vazife yaptı. ikisi de yanlış.Kemal ve onun rütbesindeki subaylara sıra gelinceye kadar." (CG Yol.."121) Devletin kitaplarının yanında.. Esat.62) □ Çetin Altan: "Çanakkale şayet zaferse. padişah adına Başkumandan Vekili de Enver Paşaydı. Ancak nedense zaferin ganimeti.101) M.Kemal'in rütbesi yarbaydı. harekât subayı (!) olarak savaşa katılır. Esat ve Vehip Paşa gibi askeri simalar önde gelir.C.) □ Yeni Nesil: "Kara savaşlarında M. mantığa ve akla sığar mı?" (20 Mart 1988 günlü Yeni Nesil gazetesinden aktaran GRYT.C. sonradan kendine göre biçimlendirmiştir Ç anakkale Savaşlarını.133.65) □ Bünyamin Ateş: "M. ondan başkasına verildi. (s. s. anma günlerinde adını bile anmadığımız Çanakkale Cephesi Komutanı Alman Generali Liman von San-ders'e ait olmak gerekir.21. Onun ve diğer paşaların tedbir.. sırada (?) olmasına rağmen. (s. Onun üzerinde albaylar. s.55) M.. Kurtuluş Savaşını yönetmesi de bi an _8 . s.l. Vehip. İstiklal Harbinde bile vatanı kurtardığı söylenemez. Cevat ve Selahattin Adil Paşalar unutturuldu. resmi tarih onu gerçek kahraman göstermiştir. hatta M.Kemal Beyin 'Çanakkale Kahramanı' zannedilmesine sebep olmuştur.

" (T. Suriye yenilgisini de Alman yenilgisi olarak mı kabul edip değerlendireceğiz? Yoksa zaferi.Kemal'in kısmî başarısı vardır ama zafer M. Çanakkale'de iki ayrı muharebe var.Ordu Komutanı Halil Paşanın adına yazılmıştır. 255) □ Mete Tuncay: "Tamam. Başkomutan Vekili Enver Paşaya değil.00'e kadar yöneten Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı Yarbay Selahattin Adil Bey. savaşı planlayan ve birlikleri doğrudan yöneten komutanına yazılır: Nitekim Kut-ül amare zaferi.etmek bir gelenektir" diyor ve Liman Paşa Alman diye. Osmanlı ordusu. ne var ki zafer Almanların. örnek-siz bir savaştır. yenilgiyi ise orduyu oluşt uran millete yazmak gibi benim cahili olduğum bir gelenek mi var? Ya da bu g elenek.Kemal'in rolü. ancak aptal tarihçilerin işi olabilir. Anafartalar'daki anlık bir çıkıya (?) bağlamak. Seyid Onbaşı vb. kafası. İlki 18 Mart deniz muharebesi. emeği ve silahı ile kazanılmış. "Ordu.102. Suriye yenilgisi sırasında da Yıldırım Orduları Grubunun Komutanıydı. Teğmen Mevsuf. komutanın milletine mal etmek de mi gelenek ? Ne zamandan beri? Liman Paşa. sayı. 248. çok fazla abartılıyor. Tezler 5. Çünkü geçerli kurala göre zafer.. Çanakkale zaferini Almanlara armağan ediyor. Bu ikiz zaferin ortak bir kahramanı yoktur. ikincisi 25 Nisanda başlayan ve Ocak 1916'da biten kara muharebeleri.9 Ocak 1916 arasındaki kara muharebeleri sırasında ordu Komutanı olan Liman Paşanın durumunu tartışmadan önce. yalnız Çanakkale ve M.Kemal'e ait değildir.. inancı. s. 25 Nisan 1915 . Çünkü savaşta zaferleri komutana izafe. Çanakkale direnişinde M. gerçeğe aykırılık. Aylar süren Gelibolu direnişini. Çobanlı)59 ile savaşı saat 14. □ Mete Tuncay. Bir zaferi. tarihe haksızlık.61 Bunlara Üsteğmen Hasan. • 18 Mart deniz savaşının önde gelen kahramanları. 'Çanakkale Zaferi' deyimi ikisini birden kapsıyor.. 36. Çünkü savaşta zaferleri komutana izafe etmek bir gelenektir. komutanın mensup olduğu millete.Ü.60 son mayınları döken Nusret mayın gemisinin kaptanı Yüzbaşı Hakkı Bey ile Müstahkem Mevki Mayın Komutanı Yüzbaşı Nazmi (Akpınar) Beydir. Ordu Osmanlı ordusu. 12-18 Mart 1992) Önce elma ile portakalı birbirinden ayıralım. Kemal Bey daha çok kuzeyde. bir ihtiyat tümeninin başında bulunuyor. hemen bir konuyu netleştirmek gerekiyor. ne var ki zafer Almanların.." (Aktüel.63 Böyle bir zaferi Almanlara armağan etmek. Mete Tuncay gibi bir eleştirel tarihçinin bu yaklaşımına hayret ettim. daha sonraki zamanlarda.Kemal için mi geçerli?62 Çanakkale Türk kanı. 6. orada dövüşenlere ve şehit olanlara saygısızlık olmaz mı? Almanlar de bi an _8 . Enver Paşa da söz konusu olamaz.ve liderliğini perçinlemesinden sonra yaratılıyor. kahramanları da eklemek haktanırlık gereğidir. Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Bey (ilerde paşa. En üstte bulundukları için zaferi Sultan Reşat'la Enver Paşaya yakıştıranlar da var ama zaferi. Sultan Reşat'ın hesabına yazmak gülünç olur. Çanakkale'de M.

236. Bu görüş farkı. (S.66 Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin'in (Altay).bile bütününe sahip çıkmaya cesaret edememişler. çıkarmanın başladığı sabah. 7-8 kilometre ilerlemekle Boğaz tahkimatının gerisine çıkabilirdi. 5/5. ardarda yaptırdığı taarruzlarda dökülen Türk kanıyla kapatmaya çalışmıştır. 30 km.Kolordu ve Tümenler. kıyılardaki alaylar da birer tabura indirilir. 261 )69 Bu yüzden ilk savaş günü.244) Düşman bu sebeple her çıktığı yerde tutunacaktır. düşmanı durdurmanın çok pahalıya mal olmasına yol açar. S.Adil'in anılarında yer alan olaylar ve yargılar. Gelibolu'daki karargâhından ayrılıp de bi an _8 .Adil'in ve Çanakkale Savaşı'na da katılmış olan askeri tarih yazarı E. birçok kararı yüzünden acı bir biçimde eleştiriliyor. 86. 'kuvvetleri merkezde toplamak ve nereye çıkarma yapılırsa oraya taarruz etmek' diye özetlenebilecek bir savunma planı yapar. kenarından kıyısından zafere ortak olmaya çalışmışlardır. F.Adil 236." (s.65 Mesela 3.Kolordu Komutanı Esat Paşanın. Sadece F.72 Mesela yarımadanın en güneyinde (Seddülbahir'de) sadece bir tümen (9.Kemal'in Enver Paşaya yolladığı Liman Paşa aleyhindeki yazı. M. Türk askerî tarihinde ve askerî inceleme kitaplarında. daha önce Türk komutanların hazırladığı 'düşmanı mümkün o lduğu kadar kıyıda karşılama' planını ve buna dayalı düzeni.Adil. Zafer kimin? Kara savaşının zaferi. Saros -Bolayır çevresinde bulunan iki tümeni yerinde bırakır ve asıl savaş yerine (güneye) göndermez.Korgeneral Fahri Belen'in68 başlıca eleştirilerini. 247) Liman Paşa. F.240. Ama Liman Paşa yanlış bir tahminle. (S.Adil. Anafarta çıkarmasına (Ağustos 1915) kadar da bu yanlış görüşte ısrar eder.Belen diyor ki: "Halbuki bu bölgede düşman.71 Bu plan gereğince. Almanlara değil ama belki kişisel olarak Liman von Sanders'in (ya da Türklerin andığı gibi Liman Paşanın) adına yazılabilirdi. . yaptığı savunma planının zaafını. savaş içinde belirtilmiştir. düşmanın Gelibolu yarımadasının boynuna (Saros körfezinin bitimine) veya Beşige'ye (Anadolu yakasında bir kesim) çıkacağına inanır.lik bir kıyıyı bir tümenin savunması mümkün değildir. Altay.Belen.67 bunun birçok kanıtından sadece dördüdür. birliklerin donanmanın ezici ateşine dayanamayacağı70 düşüncesiyle değiştirir. Liman Paşa'nın bir komutan olarak övülüp büyütüldüğünü hiç görmedim. birçok eleştiri ve suçlama daha yer almaktadır. Neden 'belki'? Çanakkale savaşlarıyla ilgili Türk askerî kitaplarında.Altay'ın. F. 237)73 Liman Paşa. çok özet olarak aktarıyorum: Müstahkem Mevki Komutanlığı. 3. düşmanın Seddülbahir ve Kabatepe'ye çıkacağını düşünmektedirler. Yarbay S. Türk askerlerinin bu eleştirileri sonradan icad edilmiş değildir. (S. 235. Mete Tuncay'ın dili sürçtü herhalde. Türk komutanların kıyılara yerleştirdikleri birlikleri geriye aldırır. tam tersine.Belen.Tümen) bırakır.64 Yöneltilen eleştiriler şöyle özetlenebilir: Liman Paşa. F.

tartışılsın ve Liman Paşanın yanlışları ve bunların acı sonuçları açıklanıp eleştirilsin. 250) Liman Paşa anılarında. bazı sıradışı nitelikleri ve özellikle eğitime yönelik başarılı hizmetleri olmakla birlikte. Milli ve kısa süreli bir tören. Bu tür duygu ortamlarında.Fevzi Paşa (Çakmak). sonuçları zorlukla ve ancak bol kan dökülerek düzeltilebilmiş yanlış tahminlerine ve yanlış savunma planına rağmen. on kolordu ve grup komutanı daha var. 18/19 Mayıs gecesi yaptırdığı ve bize 9. bu sebeple emir almadan harekete geçmek zorunda kalacaktır.Belen. Weber Paşa. Çünkü bazısı kısa süreli ve geçici komutanlık yapmıştır.Kemal'in dışında. Albay Çevat Bey (Çobanlı). anılmaması.98) Liman Paşa'nın. Mehmet Ali Paşa. M.Tümen ile henüz yoldan gelmiş olan 15. bu manasız taarruzlarla erimelerine yol açar. (F. Liman Paşa. milli değerlerin vurgulanmasından daha doğal ne olabilir?77 • Bazı yazarlar da.Belen. Albay Nikolai Bey." (s. 247. Çolak Faik Paşa.75 İki tümenimiz toplam 16.Saros'a gider. anılmasından daha zarif bir harekettir. Zaten bir savaşa katılan bütün de bi an _8 . Liman Paşaya daima uzak ve soğuk kalmıştır. (S.000 kayba mal olan bir başka taarruz için de şöyle diyor: "Bahis konusu taarruzun tarafımdan işlenmiş bir hata olduğunu itiraf ederim. Bu bakımdan. 248) Gelen her yeni birliği ceph eye sürerek. bir seminer ya da sempozyum değil ki savaş uzun uzun irdelensin.Adil. havası da. birlikleri gece taarruzlarına zorlar. (S. Albay Ali Rıza Bey. Trommer Paşa.Adil. amaçları da değişik olaylardır. bu yüzden olsa gerek. Bu taarruzu Alman Albay von Sonderstern yönetir. geçmemesini eleştiriyorlar. yalnız bir bölümünü aktardığım yanlışlarının ağır bastığı daha açık olarak görülebilir. törenlerde de adının geçmesini istiyor. Albay Kannengiesser Bey.Tümeni bir gece taarruzuna kaldırır. Bu hatayı düşman kuvvetini iyi takdir edememekle ve elimizdeki az topçu kuvvetiyle ve çok sınırlı cephaneyle bu işi başaracağımızı önceden hesaplayamamakla işledim. Liman Paşanın. F.76 Liman Paşa. belgeler harita yardımıyla okunursa. İçlerinden pek azının bu isimleri bildiğini tahmin ediyorum. Başkomutanlıkça yollanmakta olan takviyeleri bekleyip cephelerden birine hazırlıklı ve etkili taarruz yapacağı yerde. Çanakkale zaferi. Kolordu Komutanı yetkisiyle grup komutanı olan Albay M. güneyde kıyamet koparken. savaşın ilk günlerinde. 88) M. bazısı da önemli sayılabilecek bir savaş yönetmemiştir. Kaldı ki savaşla ilgili törenler.000 kayıpla geri çekilecektir. hizmet ve kusurlarıyla zaten askerî tarihlerimizde yer alıyor. inceleme ve araştırmalarda söz konusu ediliyor ama bazı yazarlar.Altay. onların anılmamalarını eleştiriyorlar: Esat (Bülkat) ile Vehip (Kalçi) Paşalar Niye yalnız ikisinin anılmasını istiyorlar acaba? Çanakkale'deki üst komutanlar bu ikisinden ibaret değil ki. Albay Ahmet Fevzi Bey. Yine bir Alman olan von der Goltz Paşayı saygıyla anan Türk askerî kamu oyu. (F. Bilenlerin de anmamaları doğaldır. kara savaşlarına katılmış iki kardeş komutanın adını ererek. 246) 3 Mayıs gecesi 7. savaşlar gün gün incelenir.Kemal. gece de orada kalıp ancak ertesi günü döner.74 Kimseye karar yetkisi de bırakmamıştır. her rütbeden Türk askerinin inanılmaz çabası ve can cömertliği ile kazanılmıştır.

30 Nisan'da gümüş imtiyaz madalyası alır. 3. ne de anlaşılabilir. gerçekle ilgisi olmadığını. Çanakkale. Liman Paşa dışında hiçbir komutan. Elbette yalnız önemli olanlar vurgulanacak.79 Sed-dülbahir kesimindeki on bir savaşın yalnız üçünde bulunmuş.82 • Çanakkale savaşlarını ya hiç bilmeyen ya da bildiğini de çarpıtarak anlatan yazarların. de bi komutanların adları ancak ayrıntılı askeri tarihlerde bulunabilir.83 bunu altın ve gümüş liyakat madalyaları izleyecektir. elbette 18 Mart kahramanlarını ve Yahya Çavuş'tan Esat Paşaya kadar birçok kahramanı da anmak gerekir. Çanakkale'den ayrıldığı tarih olan 10 Aralığa kadar sürecektir. ordu komutanlığı niteliğinde bir komutanlık demektir.Ü. tek tek anılamayacağına göre. Esat Paşa bile kendi yazdığı hayat hikâyesinde. ister istemez bir seçme yapmak zorunlu.. Kahramanlığının ilanı çok sonraki yıllara denk düşüyor. sekizinde bulunmamıştır.Kemal'in rolünün sonradan büyütüldüğü Çanakkale Savaşının ayrıntılarına girmeden önce.."87 (T.. ayrıntısıyla göreceğiz.Kemal' dir.Sonuç 76. Yaptıklarından dolayı zamanında bir kahraman sayılmıyor. Anafartalar Grup Komutanı olarak emri altında 3 kolordu (2. kimseye haksızlık olmadığını göreceğiz.Kemal savaşa yarbay olarak başlamıştır ama beş hafta sonra. "geri planda görevli". Esat ve Vehip Paşalar.Kemal hakkında birkaç kısa not: M. "harekât subayı" diye önemsizleştirmek için çırpındıkları M.78 Fakat Vehip Paşanın Güney Grup Komutanı olarak Çanakkale'deki hizmet süresi sadece üç aydır (9 Temmuz-9 Ekim 1915). M. Bu görevi.Küçük kesin bir dille diyor ki: "Kemal Paşa için parlak bir askeri geçmiş yaratmak için bulunabilen ve seçilen tek yer Gelibolu oluyor. 1 Haziran 1915'te albay olacaktır. Kol-ordu Komutanı Esat Paşa81 ve Albay M. 5/6.Kemal Paşadır" diyor. 'rolü abartılmıştır' vb. bu kadar çok birliğe ve bu kadar geniş bir alana komuta etmemiştir.80 Çanakkale'de en uzun bulunan üst komutanlar. 'Kısmî başarısı vardır'. iddiaların. Esat Paşa da "Çanakkale'de kesin sonuç sağlayan Anafartalar kahramanı M.Kemal'in en başta anılmasının. Albay Cevat Bey. Bu. Yoksa her tarih kitabı.Kemal'siz ne anlatılabilir. Çanakkale Savaşı boyunca. Yanya savunmasındaki hizmetleriyle ün kazanmış iki komutan. kolordular)85 toplanır.000 şehit ve üç yüz bine yakın gazi. Yalçın Küçük'ün."yedeğin yedeği".84 8 Ağustos'ta Anafartalar Grup Komutanlığına getirilir. Y. bazı sağcı yazarlarca da paylaşılan bir iddiasına yer vermek istiyorum. M. 16. "yarbay". telefon rehberine dönerdi. M. Çanakkale zaferine katkıda bulunanlar ar asında kardeşi Vehip Paşaya yer vermiyor.86 Onunla birlikte. an _8 . ve 15. bu kadar uzun zaman.

Kemal Beyi kucakladı ve bugüne kadar göstermiş olduğu kahramanlıklardan dolayı takdirlerini bildirdi.Kemal adı bu şiirle girmiştir. s. Her vasıta ile ceph eden haber almaya çalışıyordum. yaverleri ve erkan-ı harbi (kurmayları) ile karargâhıma geldi.. tam tersini söylüyorlar: □ Esat Paşa: "Bugün (11 Mayıs 1915) Enver Paşa. Gazeteler.Kemal Paşayı ilk defa olarak.Emin Yurdakul'un 1915 Eylülünde Tan Sesleri' diye bir şiir kitabı yayımlanmıştır. Bu büyük zaferi. Allah. s. s. herkes gibi ben de kendisini gıyaben tanıyordum. Sirkeci garında. 28.248) V." 89 (Esat Paşanın Anıları.Kemal Beyin karargahı hâlâ Kemalyeri'ndeydi." (Son Bozgun.83) □ Vecihi Timuroğlu: "M. M.C. 15 Eylül 1915 tarihini taşıyan bu manzumenin ilk dörtlüğünde M Kemal'den söz edilir. Ben bir türlü bu haberlere inanamıyordum. o vakitki Veliaht Vahidettin Efendinin beraberinde Almanya'ya gideceğimiz gün gördüm.Tümen Kumandanı M. büyük zayiata uğratıldığını yazıyorlardı.Kemal Paşayı tanımamaktadır. fakat şahsen görüşmemiştik. 'Tanışmıyor musunuz?' diye sorarak bizi birbirimize takdim etti. Sanıyorum Türk şiirine M. Enver Paşa.. 3. 118) □ Eski Sultan Abdülhamit: "Hayatımın en karanlık günlerini bu devrede yaşadım. İşte bu sırada.Kemal Bey adında bir miralay (albay) kazanmış. orada bulunan bir zat. M. Fakat İngiliz ve Fransız donanmasının Çanakkale Boğazı'nı zorladığı ve giremediği bir hakikatti..Kemal Paşa ile Miralay Naci Bey (Eldeniz) de bulunmaktaydı.... Gazi hazretlerinin himmet-i mahsusaları ile def olundu ve kendisi Anafartalar Kahramanı unvanını ihraz eyledi (kazandı)."90 (Aktaran Oktay Akbal.Tezler 5.1992.3. M. de bi an _8 . devletime hizmeti geçenlerden razı olsun! (Sultan Abdülhamit'in Hatıra Defteri.88 Oraya gittik. s. Muhafız Kumandanı Asım Beyi sık sık Saraya göndererek sahih (doğru) malumat almak için çırpınıyordum.Vakkasoğlu da diyor ki: "[1919'da) Halk ve hatta münevver zümre (aydınlar). ummaya bile cesaret edemediğim zafer haberi ulaştı.19/ dipnot) Ama tanıklar ve belgeler. Çanakkale 'de düşmanın durdurulduğunu. 158) □ Lütfi Simavi:91 "Bu gezide. Çanakkale'deki övünç ve gurur verici hizmetleriyle. Milliyet gazetesi) □ Ali Fuat Türkgeldi: "Anafarta hücumu. Bu kitapta 'Ordunun Destanı' adlı uzun bir manzume yer almaktadır. M. 1917 yılı Aralık ayında. Trene bineceğimiz sırada. s. Rabbime şükürler olsun ki. 19." (Görüp İşittiklerim. o sırada İstanbul'da bulunan Çanakkale kahramanlarından M. Çıkartma yapmaya muvaffak olmuş ama ordumuzun karşısında mıhlanıp kalmıştı.

1. Sadrazam tarafından de bi an _8 . 381) □ İsmail Hakkı Okday (Vahidettin'in damadı): "Vahideddin Efendi bu seyahate çıkarken. 3..84) □ Kont Sforza: "M. Büyük Mecmua. 91.XXVI) □ Amiral Webb'ten Sir R.48.Kemal ile Mülakat. bu mülakat ilk olarak 1918 yılında Yeni Mecmua'nın Çanakkale özel sayısında yayımlanmıştır.Graham'a: "Çanakkale Savaşı'nda bir hayli ün yapan M. 1..Hizmetlerinden ve başarılarından dolayı kendisini orada tebrik ettim.356. Sayı. aktaran M. (Anafartalar Kumandanı M. Büyüklerini tanımak mecburiyetinde olan gençlik. orada bulunanlara ve T.Kemal'in ünü halk arasında yaygındı. o zaman "Anafartalar Kahramanı" diye anılan M.Kemal gibi büyük bir kahramana malik olduğumuzu gösterdi..)92 □ Rıza Tevfik: "Aşiyan'da Tevfik Fikret'e yapılan ilk anma töreni için. 'Anafartalar kahramanı meşhur Miralay M." (Yanya'dan Ankara'ya.1918. İçimde ona karşı derin bir hürmet. Jeschke. Eşref Ünaydın: "Ben. Tarih Çanakkale vakasını kaydederken hiç şüphesiz M." (20 Mart 1919.Kemal Paşa.Zekeriya Sertel): "Osmanlı tarihinin en şerefli bir sayfasını işgal edeceğine şüphe olmayan Çanakkale başarısı. can verircesine vazife başına atılan bu kahramanın elini sıktım. s.Kemal Beyefendi' diye takdim etmiştim. kendisine refakat etmek üzere.Z. Mustafa Kemal adını da belleklerine eklemeli ve kurtarıcılarımı zdan birinin de o olduğunu unutmamalı. İngiliz Belgelerinde Atatürk. geldiği zaman kendisini kapıda karşılamış ve ihtifale başlamadan evvel. Devrin Yazarları. orada çarpışan Türklük ruhunu. 1930.8..C. s. Hamit Matbaası.49) □ M." (Osmanlı Sarayının Son Günleri. B.Kemal.101) □ Amiral Cartorpe'tan Lord Curzon'a: "Çanakkale Savaşı'nda ün yapmış bulunan M..." (19.329) □ R. bugünkü muhavereden (konuşmadan) daha fazla mı bir heyecan duyacaktım? Memleketin en tehlikeli zamanlarında.C. 28 Mart 1918." (23 Haziran 1919. s." (1919. bir İstanbul çocuğu ruhu ile derin bir şükran olduğu halde yanından ayrıldım. (M. s. İstanbul. Biraz da Ben Konuşayım. s. s.N. İngiliz Belgeleri.Kemal ve Çevat Paşaların isimlerini de altın harflerle yazacaktır. Kanije müdafii Tiryaki Hasan Paşa ile yahut Plevne aslanı Gazi Osman Paşa ile görüşmek mukadder olsaydı. s.. Tanışmaktan duyduğum şeref ve iftihar duygularımı bildirdim.Kaplan. Türklük fedakârlığını ispat ettiği gibi bir de M.Fikret'in eşine.Kemal Paşayı da yanına almıştı.Şimşir..

Çanakkale Savaşı'nı nasıl değerlendiriyorlar? 5/7." (31 Ağustos 1921.Kemal. Genel değerlendirmeler □ K.Toynbee: "M. bu defa da vatanı kurtaracaktır.C. tarihin bugünkü nesilden beklemekte olduğu kutsal görevi yükselten ve yücelten bu saygıdeğer komutanı.Ulubelen. mutlu bir görüntüdür.Ü.Kemal Paşa. hem Almanya'da bir kahraman olarak tanınmıştı. ne de amaç ve imkânlar bakımından doğru olur. Birini ötekiyle karşılaştı rmak.366) Şimdi ne diyeceğini merak etmez misiniz? 5/7.98. s. Çanakkale muharebelerinde Anafartalar'da. parlak subaylar için bir model olmaktan uzak düşüyor. de bi an _8 . s.192.Samsun'a müfettiş olarak gönderildi. İngiliz kuvvetlerini durdurduğu zaman." (Turkey/Türkiye.155-156. (s. İlki. bugün de Milli Müc adele'nin başında görmek. sert ama iman etmiş olan M." (s. benim işaret ettiğim doğrultuda yazılacağından kuşku duymuyorum! (s. s. E. aktaran İ. 292-293) Her iki olay da bizim için çok değerli ve anlamlı. Tezler 5.. belge sayısı 433) □ Albayrak gazetesi (Erzurum): "Anafartalar'da milli şerefi. s. Taşhan'dan Kadifekale'ye. s.Mısıroğlu: Çanakkale muharebeleri.9) Doğru ve bilimsel tarihin. kitabın orijinali 1926'da yayımlanmıştır) Oysa Y. 1..94) □ L'îllustration dergisi: "Kararlı.Küçük.Kemal.168-170) □ Tevhid-i Efkâr gazetesi: "Çanakkale'de iki defa İstanbul'u kurtarmış olan M. Çanakkale'de.Kemal'in hiçbir planda önemli olmadığıdır. bir savunma harbi olması bakımından Milli Mücadeleye son derece benzer fakat elde edilen başarı bakımından Milli Mü-cadele'yle karşılaştırılamayacak kadar büyük bir şerefi haizdir. 4.21) □ Arnold J. hem Türkiye'de." (Lozan.1." (26 Şubat 1921/4069. İngilizler karşısında kazandığı büyük zafer. Milli Mücadele'de Erzurum. sayı.41) Benim geliştirdiğim tezlerden birisi." (14 Temmuz 1919. Askeri ve siyasi sonuçları bakımından da tamamen iki ayrı olay.C.Kemal Paşa. s. s. Amasya'yı b uluncaya kadar M.353) M. KS Günlüğü." (28 Haziran 1919.Bardakçı.Dursunğlu. Meslekten askerdir. dünyaya baş kaldırmıştır. C. ne iyi niyet ve mantıkla bağdaşır. anılmaya değer. mırıl mırıl ne masallar anlatıyordu: "Ortaya çıkardığım bulguların şaşırtıcı olduğunu biliyorum! (T.

Küçük. savunma. Conkbayırı gibi yerleri ele geçirmek için didinip durmuş. Kaba Tepe. taktik. mevzi savaşı filan gibi gereksiz düşünce ve işlerle oyalanıp durmuşlar. bunu sağlamak umuduyla şöyle bir yöntem kullanmışlar: Çanakkale savaşları ile ilgili.Ü..65. Abdul rahman Burnu (Herhalde Abdurrahman Bayırı'nı kastediyor) ve sayısız sırt ile vadiden hangisinin daha önemli olduğunu tartmak pek zor olmalıdır. araziyi değerlendirmeyi ve savaş planlarını buna göre yapmayı bir yana bırakarak. Öyleyse. direnek noktası. bazı ciddi kaynaklara gönderme yaparak sahte bir bilimsellik havası yaratmaya çalışıyorlar ama hepsi dekoratif. bilgi boşluklarını yakıştırmalar ya da mantık dışı yorumlarla dolduruyorlar. GRYT Ansiklopedisi yazarları ve Y. s. Aksi gibi Çanakkale zaferinde M. hiç bir gönderme. . İnattır ve ölüm-kalım savaşıdır. sırf liderine karşı olduğu için Milli Mücadele'yi küçültmek amacıyla Çanakkale'yi büyütüyor. kazanmaya mahkûm görünüyor. ister İngiliz. nedense Kocaçimen. M. strateji. bazı gelişmeleri anlatmak için alıntı yapmak zorunda kalırlarsa.Kemal'in de büyük rolü ve payı var.95 Talihsiz İngilizler.. parçalar. kanat. Kaynaktaki bilgiyi de ya abartıyor ya da değiştiriyorlar." (T. Çimen Tepe (Kocaçimen demek istiyor olmalı).000 kayıp vermişler.Kemal'in övüldüğü kısımları büyük bir dikkatle atlıyor ya da zorlama yorumlarla gölgelemeye çalışıyorlar. yarma.68) İngilizler. Bazı kitap ve anılardan. ötekisi ise kesin bir zaferle sonuçlanmış şerefli bir harp. Gelibolu savaşının askerlik sanatı ile ilgili bir yanı bulunmuyor.□ Y. 68. 81) Durumu Y.Küçük: "[Gelibolu savaşı] düzenli birliklerin yaptığı bir gerilla mücadelesidir. cephe. ister Türk. vadi veya tepenin. tüm askeri tarih kitaplarından93 ilke olarak yararlanmıyorlar. baskın.Küçük gibi kavramamış olan komutan ve kurmaylarsa. amaçlarına denk düşen cümleler. yalnız Conk-bayırı için 50. askerlik sanatıyla ilgili görünmüyor. çevirme. bayır. Tezler 5. İşte bazı örnekler. esaslı bir konuda değil. ayırd-etmek çok zor görünüyor. tahkimat.Ü. ne yapmalı da bu rolü ve payı küçültmeli? K.Küçük'ü okuyunca. Gelibolu'da savaş.Mısıroğlu. Çanakkale'de onun gibi bir kurmayları olmadığına kimbilir ne kadar y anacaklar! 96 "Gelibolu savaşında hiçbir zaman bir cephe çizgisi. Yazar. birbirine iki yatak kadar çok yakın dereler.. Savaş Tepe (?). M. s. Bunun için de en basit ayrıntılarda bile yanılıyorlar. Seçtikleri bu maksatlı ve kısır yöntem yüzünden Çanakkale Savaşını öğememişler. diğerinden daha önemli veya stratejik olduğu üzerinde her türlü tartışma yapılabilir. hurraaaaa deyip yığın halinde ilerlemeleri gerekirken. Y.. bilgi kırıntıları toplayıp kendi niyetl erine uygun bir mozaik oluşturuyorlar. ölecek daha çok kütlesi bulunan ve şu veya bu şekilde bunu ileri sürebilen taraf.Kemal'in daha sonra de bi an _8 sonu yenilgiyle bitmiş bir harp içinde kazanılmış şerefli bir muharebe.94 Arada bir. Tezler 5. taarruz. vadiler." (T. Hangi sırt. Hay şaşkınlar hay! "Gelibolu. sırtlar ve tep eler topoğrafyasıdır. kuşatma.

ha bire.13. s. s. s. Kemal'in 'hatt-ı müdafaa yok.Kemal'in önemsiz olduğunu kanıtlamak için çabalıyor. bir Alman zabiti olan Kannengiesser'di. 157. sath-ı müdafaa var' sözü..Küçük bu yerlerin.97) Y.Kemal'in ihtiyatta olan 19. sürekli tekrar ediyor. bir cephe mücadelesidir. sözünü ettiği o yerlerin çevresinde yaşanıyor ve oralarda da hep M." (1. bütün birlikleri aşarak savaşı kazanmak ve kahramanlık iddiasında bulunmasını.Küçük'ün de bu karavana atışa hararetle de bi an ünlenen sözcüğüyle bir cephe hattı bulunmuyor. Tezler 5. Kurtuluş Savaşı'ndan daha çok Gelibolu'ya uygun düşüyor." (T. Çerkes Ethem'in gerillaları temizlendikten sonra.Tümen Komutanı olarak göstermesi pek gerçeklere uymamaktadır. hiçbir ciddi tarih yazıcısının ciddiye almasını."99 "Gelibolu. Aynı zamanda her tepe önemsizdir.Küçük'ün bu önemli açıklamasından haberi olmayan Çerkes Ethem de.Ve tezini bir daha açıklıyor: "Bir komutan savaşı olmayan bir savaşta.67) Tekrar etmekte yarar var. kahraman komutanı imkânsız bir mücadele alanıdır.Ü. 'cepheler'. d olayısıyla da M. düşman kuvvetlerinin Sarıbayır'ı98 da ellerine geçirecekleri ve böylece ilerleyerek Boğaz'ı açacaklarını düşünme ve ileri sürmenin fazla inandırıcı olamayacağını sanıyorum. Conkbayır ise onun anahtarıdır. kahraman komutanı imkânsız bir savaş yaşanıyor. bir yüzey savaşı değil. 107).) Doğrusu: İkisi de atıyor! Aşağıda Y. imkân dahilinde göremiyorum. Anafartalar'da bir tümenin bulunduğunu sanan K.C. 'Salihli Cephesi'. 'Gediz Cephesi' deyip duruyor (Çerkes Ethem'in Hatıraları.101) Yarımadanın kuzeyindeki bütün savaşlar. s. Kurtuluş Savaşı. 1. bayırlar.104. Ansiklopedi bu yanlışı. yine Kemal Paşanın daha sonra kullandığı bir sö zcükle. Haydi.Tümenin komutanı. biz bu sözleri ciddiye alalım. s. 49.. savaş dereler. Bu bölge komutanının Vehip Paşa olduğu katidir. birkaç bilgi yanlışı daha sergiliyorum: □ Savaşın başladığı gün. (s. 27..Tümenine çıkarmayı haber verdi. kahraman olma imkânı bulunmuyor. 'Garp Cephesi'. Tezler 5.Kemal'in].C. (s. sırtlar ve tepelerden oluşan bir yüzey.Mısıroğlu diyor ki: "Anafartalar'daki 9. bu yüzden Y." (T. gelgelelim İngilizleri inandırmak zor görünüyor. bir satıh üzerinde gerçekleşiyor.100 M. Gelibolu'da her tepe önemlidir.84)" _8 . Mes ela Anzak Kolordusu Komutanı General Birdvvood diyor ki: "Sarıbayır Boğaz'ın kalesi.. 'Nazilli Cephesi'." (Lozan.Ü. Albay Kannengiesser'i 9. Gelibolu'da hiçbir komutanın [M.85) Son cümleyi trajik akıbeti ile başbaşa bırakarak." (s. "Eğer Çunuk Bayırı'nda97 başarılı olmaları halinde. Daha önce de belirttim.Kemal'in]. bir ihtiyat tümeninin komutanının [M. 158) □ Buna karşılık GRYT Ansiklopedisi de şöyle yazıyor: "Mısıroğlu'nun.Kemal var.

İlk günü bütün Anafartalar kesiminde sadece bir tabur var.. ihtiy ata ayrılmış 19. Ansiklopedi. çok parlak iki komutan olan Esat ve Vehip Paşaların komutasında iki kolorduya ayrılmış bulunuyor.105 Doğrusu: 16. o da aksi gibi M. Maydos'da.Kemal atanınca. o tarihte Anafartalar'da değil. aynı zamanda aklı bozmak zorunludur." (T.Tümenin komutanı oluyor. bütün mücadeleyi ihtiyat tümeni komutanı olarak bu savaşa katılan Kemal Beyin adına yazabilmek için yalnız tarihin falsifikasyonu (çarpıtılması) yeterli olmayabilir. Ağustosta.Küçük'e göre. nedir. Kannengiesser için general diyor. Tabur.. Saros'dan Anafartalar kesimine getirtilen ve Anafartalar Grup Komutanlığına atanan 16.)109 Aralarında yanlış değiş tokuşu mu yapıyorlar... Albay Halil Sami Bey. Tezler 5. Kolordu Komutanı Albay (Beylerbeyli) Ahmet Fevzi Bey başka biri. bu iddiaları.Kolordunun Komutanı Albay Fevzi Bey. Fevzi Bey ile Fevzi Paşayı karıştırmasınlar diye okuyucularını uyarmışlar da. meğerse şöyleymiş: "Gelibolu.106 A. kuzeyde..108 □ Y. yerine Albay M. Fevzi Çakmak'in kocaman bir resmini de koyarak sayfayı süslemiş.107 Hem Hikmet Bayur.C.111 O tarihte A. hem Celal Erikan.Tümen. 81. yarımadanın ta doğu kıyısında.Ü. (Kavaklı) Mustafa Fevzi (Çakmak) Paşa başka. Bolayır'da Fevzi Bey var. Vehip güney bölgesine. sayfalarda da tekrar ediyor. daha sonra da Viyana askeri ATASEliğine tayin edilip savaş bitene kadar orada kalacaktır. Kemal Bey. ve 85. Anzakların karşısındaki bölgeye komuta ediyor. Türk kuvvetlerinin yerleşimi de.katıldığını göreceğiz.Fevzi Bey. ne de bizim ansiklopedistlerin ileri sürdüğü gibi Vehip Paşa. Trakya'daki 2. İki ayrı kişi.102 Komutanı da o tarihte ne Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi Kannengiesser. Bunların emrinde tümenler ve tümen komutanları var. pek çok tümen komutanını bir kenara atarak." (1. s.112 Saros Grubu Mayıs de bi an _8 . "daha sonraki unvanıyla Mareşal Fevzi Çakmak'tır.Fevzi Bey de daha İstanbul'da. Gelibolu'nun güneyinde bulunan 5. Ordunun komutanı Kara savaşlarının başlamasından iki buçuk ay sonra. o tarihte Kannengiesser.G.103 Mısıroğlu. çok geniş bir cephe üzerinde bulunuyo rdu. GRYT Ansiklopedisinde de aynı şeyler yazılı: "Müttefiklerin ciddi hücumuna uğrayan bölgenin kuzeyinde Esat Paşa kumandasındaki birlikler." (1. İstanbul'a dönecek.Kemal'in 19.. 25 Nisanda çıkarma başlarken.89.104 □ GRYT Ansiklopedisine göre.Tümeninin 77. general de değil. Üstelik M.66. s..125).101 9 Tümenin karargâhı ise. Müttefiklerin gözünü diktiği Seddülbahir bölgesi (yarımadanın en güneyi) Vehip Paşanın kumandası altındaydı. 91 )110 Doğrusu: Bu tarihte Vehip Paşa Gelibolu'da değil.Alayına bağlı 3. Bir ordu komutanını. tam bu sırada.Fevzi (Çakmak) Paşa. gözetleme hizmeti ile vazifelendirilen bu 9. 9 Temmuzda Gelibolu'ya gelecektir. iki kolordu komutanını. güneyinde de Vehip Paşa kumandasındaki birlikler bulunuyordu..Kolorduya komuta etmektedir. s. Esat ortada. savunmadan daha çok.

3 düşman tümeni Gelibolu yarımadasının Seddülbahir kesimine.sonunda kurulacak ve Fevzi Bey bu grubun komutanlığına o zaman getirilecektir. sabah saat 08.114 Savaşı işte bu bilgi düzeyi ile analiz edip değerlendiriyorlar. Beşike limanlarına ise çıkarma yapacak gibi aldatıcı hareketlerde bulunmak. Kabatepe-Arıburnu kesimi: Öğleye kadar Kabatepe-Conkbayırı-Kocaçimen Tepe çizgisini ele geçirerek. Arazinin özelliği: Gelibolu yarımadasınının ortasında. 24 saatte toplam 75. Sarıbayır yükseltisi. uzaktaki Alçı Tepeyi ele geçirmek ve yarımadanın güneydeki en dar yeri olan Kaba Tepe-Maydos çizgisine de bi an _8 . Tümen! M. Sanki bütün savaş boyunca ihtiyat tümeni komutanı kalmış gibi M. bir düşman alayı Asya yakasındaki Kumkale civarına. taarruzu doğuya doğru geliştirmek ve böylece Seddülbahir'deki Türk kuvvetlerini (yani 9. daha savaşın ilk günü. Bu yüksekliği elinde bulunduran taraf. Saros'a ve Asya kesiminde Beşige'ye çıkarma yapacakmış gibi davranır. yarımadanın belkemiği olarak nitelendir ilen bir yükselti kütlesi (İngilizler buraya Sarıbayır diyorlar) vardır.Tümeni) kuzeyden kuşatmak.113 Savaş başladığı zaman Gelibolu'da. Düz Tepe.116 Kocaçimen Tepesi bu yükseltinin en yüksek noktasıdır. aşağıda gör eceğiz.Tümeni Saros'a sevk ettiği için yalnız bir tümen kalmıştı: 9. kıyıdan 6 km.2.Kemal'den sürekli 'ihtiyat tümeni komutanı' diye söz etmenin sebebi yalnız bilgisizlikle açıklanamaz. Saros Körfezi: Bolayır çevresine çıkarma yapacak gibi aldatıcı hareketlerde bulunmak.Kemal ile bozmak da zorunludur. aklı M. Kuzey Arıburnu ile Kaba Tepe arasına. adı geçenlerden yalnız Esat Paşa bulunuyordu ama onun emrinde de. 19. Ege denizi ve Boğaz'a kadar olan bütün araziyi denetimi altına alacağı için duruma egemen olur. bu kolların üzerindedir. Seddülbahir kesimi dışındaki bütün muharebeler bu sarp bölgede geçecektir. Tartışma konusu M. İlk gün ve Arıburnu savaşları 25 Nisan 1915 günü düşman. Besim Tepe. Kemalyeri. gibi savaşlarda adları çok geçecek olan tepeler ve mevkiler.115 5/7.000 asker çıkarılacaktır. Kırmızısırt vb. çeşitli kollar halinde ve gittikçe alçalarak iner. 'birlikler' değil. Küçük'ün üslubuyla söyleyeyim. 2 tümen (Anzak Kolordusu) de Kabatepe-Arıburnu arasına çıkmaya başlar.117 Düşmanın planı özetle şöyle: Asya yakasında Kumkale kesimi: Oradaki 2 Türk tümenini yerinde tutup Gelibolu'ya geçirilmelerini önlemek için az kuvvetle çıkarma yapıp oyalama savaşı yapmak ve çekilmek. Kanlısırt. ilk gün Liman Paşa 7.Kemal'in ihtiyat tümeni komutanı olması konusuna gelince.Kemal olduğu için ilk günkü savaşı.00'de. öyle bol keseden attıkları gibi 'tümenler '. onunla ilgili hususl arı öne alarak özetleyeceğim. Seddülbahir kesimi: İlk hamlede.Tümenin ihtiyat birliği olma niteliği sona erecektir. Conkbayırı.

Türk savunma sistemini çökertmek. Maydos civarında bulunuyor. yarımadada yalnız 2 tümen kalır.88.Tümendir. savaşın ilk saatlerinde. Seddülbahir ve Arıburnu kesimlerine çıkan kuvvetlerin ortak hedefi.Tümene bağlı küçük ve birbirinden uzak birlikler bulacaktır. Liman Paşa. asıl çıkarmanın Saros-Bolayır kesimine yapılacağını tahmin ederek.000 kişi) var.Türk Ordusunda. karşısında yalnız 9.Tümen komutanı Albay H. Alayları yetişince.Kitap. bu 4 tümenden biri kuzeyde. s.32) Bu arada M. 12 km. çıkarmadan önce. 107) ve Esat Paşa ile telefonla konuşur.Kemal'in ordu emrindeki 19.Tümen Komutanlığına şu mesajı verir: "Düşman.Tümen Komutanı.Kemal'in komuta ettiği 19.Tümenden 27. Çanakkale Boğazına bakan Kilitbahir yaylasını (platosunu) işgal etmek118 ve Boğaz'a ve iki yakadaki tabyalara egemen olan bu alandan. durum dengelenmese bile direnme gücü artar. yine 9.121 Kısacası. o sabah. tümenlerin yerleşimi de şöyle: Anadolu yakasında. Seddülbahir ve Arıburnu'na çıkan düşman. Rumeli yakasında 4 tümen. Weber Paşa komutasında 2 tümen. alayını ileriye yanaştırmayı ve bölgenin en kritik kıyılarını daha kuvvetli tutmayı birkaç kez önermişse de. Seddülbahir'e ve Arıburnu'na çıkarmanın başladığını bildirir. Maltepe'deki kuvvetinizden bir taburu.Tümen'e. 3. ordunun genel savunma sistemi hatırlatılarak red olunmuştur.Kolordu Komutanı Esat Paşaya bağlı olan Alb. s.ulaşmak. s. Kaba Tepe-Arıburnu arasındaki kesiminin kıyı güvenliği de. Çanakkale Cephesi.30: 9.Alaya aittir.Tümen ise.Aker. Kabatepe'nin kuzeyindeki Arıburnu'na karşı olan sırtlara ivedilikle gönderip sonucunu bildi rmenizi de bi an _8 .Sami Bey. (Erikan. 'alayının hemen o kesime hareket etmesini' teklif edecek ama 9. Saros kesiminde (5 Tümen.) Liman Paşaya bağlı ve ordunun genel ihtiyatı olan ve M. Yakınlığınız dolayısıyla. Tümeni de (Komutanı Alb.120 Tümenin ihtiyattaki 25. Liman Paşanın savunma planına göre bu alayın da büyük kısmı hayli geride.Halil Sami Bey komutasındaki 9.245. 27. Ş.129) Saat 05. (Ötekisi.10: 9. M.119 5. keşif için tümen süvari bölüğünü Conkbayırı kesimine yollar ve birliklerine alarm verir (Belen. Saros'tan ve Anadolu yakasından bilgi gelmediğini. merkezde bir yerde bulunuyor (Bigalı-Maltepe). Remzi Alçıtepe) Saros'a sevk edince.Tümeni) Seddülbahir'de birkaç ayrı noktaya çıkan düşman birliklerini. (F.Tümen Komutanı kabul etmeyecektir. fakat Ordu Komutanının izni olmadan kullanılması mümkün değil. 2. komutanı Alb. düşmanın sayıca ezici üstünlüğü ve donanmanın korkunç ateşi altında eriye eriye gerilemeye başlayacaklardır. Bu tek taburun kıyı boyunca yayılmış küçük birli kleri.Basri Somel). 27. (2.lik kıyıda sadece küçük birlikler halinde yayılmış olan bir tek tabur var. ve 26.Şefik Aker). 19. tüm çıkarma yerlerinin daha belli o lmadığını öğrenir. Liman Paşa. 25 Nisan sabahı Gelibolu'da bulunan 7. 9. Arıburnu'ndan Kabatepe sırtlarını sarmaktadır. Alay Komutanı (Yb.Tümenin kıyıda bulunan zayıf kuvvetleri karşılayacak ve erime pahasına akşama kadar direnecektir. s.Alay Komutanı. bu tümenin nasıl kullanılacağı konusunda bir talimat da bırakmamıştır. Kolorduya ve 19.Altay. oraya gitmiş. Biri. s. Saat 05.Kemal.97 vd. s. toplam 6 tümen (50. Kitap.

Tümen Komutanı. Kitap.Erikan. M. 19) Ve ordunun iznini bek lemeden 'bir alay ve bir dağ bataryası ile' başından beri tehlikeli bulduğu Arıburnu kesimine yetişmeye karar verir.Alay Komutanına emir: "19. tümenin başına geleceğimi arz ederim." (Bayur.00: Anzak (Avustralya-Yeni Zelanda) birlikleri.10: M. (C. Tümen büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek bir durum olunca. Saat 07. Kocaçimen istikametine hareket ettirdi.rica ederim.Kemal diyor ki: ". s.Kemal ile Mülakat.130) Saat 05. de bi an _8 .Avni) ve Dağ Topçu Taburuyla birlikte Kocaçimen'e doğru yola çıkar. kuzeyde Conkbayırı doğrultusunda ilerlemiş. düşmanın kuzey (sol) kanadına taarruza kaldırır. s. s. s.Kolordu Komutanı Esat Paşaya özetle şu raporu yollar: "Düşmanın Kocadere batısındaki sırtları (Conkbayırı kesimi) işgal etmesine meydan vermemek için. s. Conkbayırı'na ulaşmış.129) Genel durum henüz aydınlanmadığı için 19. (Erikan.00: M. Komutan Atatürk. No. ona göre gerekli tedbirleri almak üzere. s.Tümenin yardım isteyen mesajı 19.19) Saat 08.25: 9. kıyının 100 metre yakınına kadar sokulmuş bazı savaş gemilerinin ateş desteği altında. 133) Böylece ihtiyatta bekleyen bir tümen olma niteliği sona erer. batıya doğru taarruzunu sürdürmesi haberini yollar.Erikan.30: 9.Erikan. Alayını.Kemal.. s. düşmanın Kabatepe civarında önemli kuvvetle karaya çıkmaya teşebbüsü. Bu işin içinden bir taburla çıkmak mümkün olamayacağını. 57. s. Tümen Kurmay Başkanını karargâhta bırakarak bizzat oraya gidiyorum.Alayına da.135) Saat 10.İzzettin Çalışlar'a. F.24: M.88) Saat 06. 57. No. Erikan s. (C. 16) Saat 10. 3 topunu düşmana kaptırarak geri çekilmiştir. Alayı. (M.123 9. s. (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi.50: M.Erikan. s.Erikan.76.Altay.Tümen şimdi 57.33. öteki iki alayına da harekete hazırlamalarını emreder. iki taburlu 27. İrtibat tesisi ile (bağlantı kurarak) tevhid-i hareket ediniz (birlikte hareket ediniz).000 kişiye ulaşmıştır.Tümenin 27. tümenin kalan iki alayının da Kocadere'ye yaklaştırılması emrini verir ve kararını yeni bir raporla da Kolorduya bildirir.Alay ve bir dağ bataryasını şimdilik o tarafa hareket ettiriyorum.47) Saat 09..122 M. güneydoğuda Kanlısırt ve Kemalyeri'ne yaklaşmışlardır. 19.Aker s. (Ş.Kemal Gelibolu'daki 3. 132) Saat 07.Alay (Komutanı Bnb. s.Kemal'in yazılı emri.Tümen Komutanı da alayla beraber gidiyor. Komutan Atatürk. Çanakkale Cephesi 2.00: Anzaklar.101.4.Kemal'in ATASE Arşivinde bulunan Arıburnu Muharebeleri Raporu'ndan aktaran C.Tümen Komutanından 27." (Stratejik ve Taktik S onuçlar Serisi. gecikmeli olarak.134) Bu sırada Anzakların karaya çıkan kuvveti 12.45: 9. (C.Alayı Arıburnu'na doğru yola çıkarır. Komutan Atatürk. demek ki vuku buluyordu.Aker." (M." (Ş. s.Kemal 57. (C. Komutan Atatürk.4. herhalde evvelce tahmin ettiğim gibi bütün tümenimle düşmana yönelmenin kaçınılmaz olduğunu takdir ediyordum. 130.Tümene ulaşır.Kemal karargâhta bıraktığı Kurmay Başkanı Bnb. s. Saat 08.135) Kanlısırt'ta bulunan batarya da. s. Düşmanın kuvvet ve durumunu anlamak.H. (Erikan.Tümenin orduca nerede kullanılacağı daha belli değildir.

hızla hareket edip Anzak birliklerini sert bir taarru zla geri sürerek.Kocaçimen çizgisi çok uzakta kalmıştır. İngiliz Harp Tarihi de dahil.Kemal'e verir (F. Hızla ele geçirileceği umulan Kaba Tepe. Sabah gittiği Saros'tan öğle üzeri dönen Esat Paşa. Maruzatımın ne derece ciddi olduğunun farkındayım: Eğer bura- de bi an _8 . düşmana taarruz etmek için Ordu Komutanının iznini bekle-seydi.Tümeni Beşige civarında boş yere tutarak. Gelibolu'daki 2 tümenimizi.. Zafere ulaşma yolundayız... Alay da 19.) O gün yapılan kanlı savaşlar sonunda. Türklerin bir sürpriz yapıp bu manzarayı bozmayacaklarını ümid ederim.s.Kemal'in tümeni.. Birlikler yarın sabah da ateşe maruz kalırlarsa.. Böylece M Kemal'in komutası altında. ve 64. ve 7.. Ateş hattından durmadan yaralı gelmekte ve çetin arazide birlikler toparlanamamaktadır. ayrıntılar için Çanakkale Cephesi. Özet için esas aldığım kitaplar. bir başka ifade ile 2 tümen toplanmış olacaktır. Arıburnu'nda savaşan kuvvetlerin komutasını M. Avustralyalılar Türk ordusunu Maltepe'den (Sarıbayır'ın doğusu) tamamen silkip atarlarsa. 109 vd. Anzak Kolord usu Komutanı General Birdvvood'un raporundan öğrenecektir: "Tümen ve tugay komutanlarım.134. s. muharebenin sonuna kadar da öyle kalacak.. artık ihtiyattaki bir birlik değil. 25 Nisan'da günlüğüne yazdıkl arından bazı cümleleri birlikte okuyalım: "Sabah." (Gelibolu Günlüğü. 6 alay. dağılabileceklerinden endişe duyduklarını arz ettiler. Askerler Sarıbayır'a ulaşmaya çalışıyorlar. kuzeyden 19.Tümene bağlanır..' Buna karşılık düşmanın sahte çıkarma gösterilerine kapılan Liman Paşa. hep ilk hatta bulunacaktır. Kaba Tepe açıklarındayız. daha ilk saatlerde bölgeye egemen olan Conkbayırı ve Koca-çimen'i ele geçirerek Boğaz yolunu açmış ve Seddülbahir'i savunan 9. ancak kanla sağlanacak125 ve savaş sonuna kadar da böyle korunabilecektir. s. 5.Belen. raporun tam metni için R.Yüzyılda Osmanlı Devleti s 247).Kitap. yerlerine ileri sürebileceğim yeni kuvvetler olmadığından. Arıburnu savaşının ilk gününü şöyle değerlendiriyorlar: 'M. Şimdi de Başkomutan General Hamilton'un.Tümenin. 2..Tümeni kuzeyden kuşatmış olacaktı.28. Alaylar) takviye edilir. askerlerinin..Kemal. 19..Tümenleri Saros civarında.Alayın taarruzları karşısında. M. durum bir fiyasko ile sonuçlanabilir. Gelibolu yarımadası kazanılmış olacak. Dalgalar halinde ilerliyor ve kaybolan izler ardında yeni dalgalar beliriyor.Kemal. bütün Anzak birlikleri.92-103) Umutlu Başkomutan.Eşref. s... düşman.. aldıkları bütün yerleri Türklere bırakarak kıyıdaki sırtlara kadar geri çekileceklerdir.00'den itibaren M. muharip (muharebe eden) bir birliktir. birliklerinin feci durumunu gece yarısı.Conkbayırı.. doğudan 27.Tümen. belki de savaşı sona erdirecek olan bu çok tehlikeli gelişmenin önüne geçmiştir. Savaş gemileri Türk siperleri üzerine mermi yağdırıyor. Birleşik Filonun yüzlerce ağır ve uzun menzilli topu tarafından desteklenen düşman kuvveti karşısında yalnız bırakırlar. 27. malzeme ve sayı üstünlüğüne karşı denge.126 Görüldüğü gibi sabah saat 08.. Asya Grubu Komutanı Weber Paşa da 11. 26-27 Nisan günleri gelen iki yeni alayla da (33. 20.124 Ateş...

başarı kesin bir zafere dönüştürülemez.. Mısıroğlu'nun yazdıklarını haritaya uygularsanız. (!) işareti ile vurgulayıp geçmeyi tercih ettim. etkisi bu kadar şiddetli olan Türk başarısıyla sona ermiştir. kendiliğinden değil. 5/7. şöyle yorumluyor: "Demek ki vaziyetin ehemmiyetini gören Güney Cephesi Kumandanı (!). ister istemez.Ordunun yedeği olan 19. ilerlemekte olan düşmana karşı süngü hücumu yaptırdı. Şunuk Bayırı128 istikametine sevk ederek. Neşelenmeniz için aktarıyorum: □ K.Kemal.Emniyete kavuşuncaya kadar sadece siper kazdırınız. bu üçüncü derece bir konu ama Mı-sıroğlu ve ansiklopedistler. Burada anlaşılamayan bir nokta belki şu olabilir: Acaba 5. yıllar sonra Atatürk soyadını alan Türkiye Cumhuriyetinin tek adamına yaranmak isteyen çevreler.Moorehead.Tümene de bir rapor göndererek acele bir taburluk yardım istemiş. emirle hareket etmiş Savaşın önemi ve sonucu yanında. siper kazdırınız.3.195-198)127 İlgili amiral.C.Alayından iki yüz kişiyi (!).. sonu şöyle biten umutsuz bir mesaj yollar: . s. Anafartalar nire. Yanlışları. ne bir tek düşman askeri! Düşman Arı-burnu ile Seddülbahir'e çıkıyor. s. M.Kemal'in ihtiyatta olan 19.158)129 Her satırında bir yanlış var ama düzeltmeye üşeniyorum artık.Mısıroğlu diyor ki: "Anafartalar'daki (!) tümenin kumandanı. 9. hadiseyi çarpıtma yoluna gitti- de bi an _8 . boşatmanın ancak üç günde yapılabileceğini söyleyince Hamilton.Tümen Komutanının. K. ordunun umumi yedeği olan 19. o günkü sonucu bir yana bırakıp M.Kemal'den ricada bulunmasını". bu boşaltma bir an önce yapılmalıdır!" (A. Çanakkale Geçilmez." (Lozan. Şimdi bır gün için bizimkilerin ne gibi iddialarda bulunduklarını izleyelim. sadece Ordu Kumandanı Mareşal Liman von Sanders'in mi emriyle hareket edecekti (!). "bir tabur yollaması için M. Arıburnu. 106) Arıburnu kesiminde ilk savaş günü.Tümenine bu çıkarmayı haber verdi ve bir taburla sol kanadını (!) takviye etmesini istedi.yı boşaltacaksak.Kor. ortaya müthiş bir karikatür çıktığını da görürsünüz. saat beş buçukta (!).Kemal'in emirle hareket ettiğini kanıtlamak için çırpınıp duruyorlar. tümeninin 57. Seddülbahir ve Conk-bayırı nire? □ GRYT Ansiklopedisi ise.. Kıyıdaki daracık bir alana sürülüp sıkıştırılan düşman. İnsan bir savaşı analiz etmeye yeltenmeden önce.Kemal. yoksa direkt bağlı bulunduğu (!) 3... siper kazdırınız!" (Hamilton.105.Tümen. Esat Paşa'dan mı emir alacaktı (!) veyahut da başı sıkışan yakın birli klerin imdat istemesine de kulak verecek miydi? Bu husus iyice aydınlatılmadığı için (!). öze llikle İngiliz donanmasının kesintisiz ve yoğun ateşi yüzünden yazık ki denize dökülemez. General Birdwood'a. Gelibolu Günlüğü. Bu emir üzerine M. savaşın özetinde doğruları bulabilir. basit bir krokiye olsun göz atmaz mı? Anafarta -lar'da bu sırada ne bir Türk tümeni var. s. 1. Birkaç sayfa geri dönenler. M.

üçünün de M. s.Kemal lehine sonuç vereceği için susmayı tercih edip gerçeği örtüyorlar.109)131 an _8 ler. düşmanı sahile kadar püskürtmüş ve bundan sonra da üç ay süre ile kırılmaz bir azimle devamlı düşman saldırılarına karşı koymuştu. s. M-Kemal ordunun tüm yedeklerini kullanarak savaşı tehlikeye atmış a Y.Tümen komutanının kim olduğunu kesin olarak öğrenmek istiyorsanız. tümeninin 57. 104) Bu sözleri okur yazar olmayan biri söylese. 19.Tümene bağlı olup Arıburnu-Kaba Tepe hattı gerisinde bulunan 27. üstelik biri de öğretmen! [O sırada Güney Cephesi Komutanlığı diye bir makam yok. Ona tam anlamıyla güvenilebilirdi. gülüp geçilir.Moorehead'in Çanakkale Geçilmez adlı kitabı). bir zahmet ciddi kaynakları okuyun!] Bu yakıştırma ve yanlışlarla oyalanmamak için M.. daha önce geliştirdiğim düşünceleri destekliyor.103.Kemal'in.Küçük diyor ki: "Bu monografi de (A.Esat Paşayı da dinleyelim: "[Saros'tan döndüğüm zaman]132 M. Neden mi? . tümeninin 72..Sami ya da Vehip Paşa. Y.Tümenin başında bulunursa bulunsun. tümeninin öteki alaylarının savaş hattına yaklaştırılması emrini kim verdi? Bunları da dürüstçe ve gerçekçi olarak açıklamak g erekmez mi? Gerekir ama böyle bir açıklama M.4. kimseden izin almadan Arıburnu'na doğru göndermiş.Tümen de 'd irekt olarak' Esat Paşaya değil.Alaylarını [ilerletip] Maltepe ile Kocadere arasında ihtiyatta tutmuş duru mda buldum. O sırada sahile de bi Çünkü Liman Paşa şöyle diyor: "İlk askeri başarısını Trablusgarp'te130 gösteren M. Bu isimlerden hangisi o gün 9. izin almadan kullandığı ve bütün hareketi tehlikeye attığı. kendiliğinden muharebeye girerek.Alayı ve bataryayı kimin emriyle yola çıkarıp savaşa soktu. Ama 57..Küçük'ün yakıştırması.Kemal.Kemal'in nerede ise bütün 5. Albay Kannengiesser ya da Albay H. 19." (s. açıklıkla yazılıyor. ve 77. Daha 25 Nisan sabahı.. bir taburunu yola çıkarmak için emir aldığını kabul edelim.Kemal Beyi.Ordunun ihtiyatlarını. bu konuyu kesin olarak kapatabiliriz değil mi? 5/7. Ansiklopedistlere not: Aydınlanmak ve 9.Tümen ile ve hiçbir yerden emir almadan..Alayını ve 9. sınırlı bir Anzak kuvvetlerine karşı M. hele Liman Paşa ile Esat Paşanın bugün için söylediklerinden hiç söz açmıyorlar.C." (Türkiye'de Beş Yıl. sorumluluk ve görevden zevk duyan bir komutan özelliğine sahipti." (s. Liman Paşaya bağlıdır.95) Anzak kuvvetlerinin sınırlı olduğu.Kemal'den rütbece üstün olduğu açıktır ve dolayısıyla da acele bir taburla Conkbayırı'na yardım etmesini emir buyurmaları normaldir! " (1.38)133 Her türlü atmasyona son veren bu açıklamalardan sonra. Alayı. Oysa ansiklopedinin üç yazarı da yüksek öğrenim görmüş.

bu deha sahibi küçük rütbeli Türk komutanının tam o anda. sonra da o iki yanlış aktarılmış cümleye dayanarak yorum yap.. Arıburnu Savaşlarında M. yargıda bulun! Ne derler buna? _8 . tümeninin 57. 'bütün hareketi tehlikeye attığını' değil. bu iki cümlesinin dayanağı olan cümlelerini de atlamış.C." (s.Küçük. A. pekâlâ o sabah Conkbayırı'nı ele geçirebilirler ve savaşın kaderi orada. İttifak devletleri adına harekâtın en kötü rastlantılarından biri. o andan itibaren başlamıştır. şu askerî eleştiride bulunuyor: "Burada dikkat edilecek husus şudur ki M. Fakat hiçbir netice alamadı.M.Kemal yine hiçbir netice elde edemedi.Mısıroğlu. Moorehead diyor ki: "Bir tümen komutanı olarak M. Eğer İttifak güçleri.Kemal elindeki kuvvetleri kolayca yutulabilecek küçük küçük lokmalar haline getirmek suretiyle düşman üzerine de 5/7. Liman'ın elindeki bu yedek tümeni kullanmaya yetkisi yoktu.Kemal.□ K.Moorehead'in yazdığı ile Y. Türkler ise beş taburdu.Erikan'ın bu konudaki değerlendirmesini daha önce aktarmıştım. işin bu yanını aydınlatmaktan dikkatle kaçınarak." (Lozan. bir başka yerde.Moorehead'in. o anda belli olurdu.134 Ayrıca A. Moorehead'in bu saptamasını.Kemal'in. Alayın mütebaki (kalan) kısmını süngü hücumuna kaldıran ve bunun da erimesinden sonra emrindeki iki Arap alayı138 ile aynı taarruzları tekrarlayan M. daha durum tam aydınlanmamışken verdiği kararın önemini ve riskini belirtiyor. sonuç da doğru değil.178) Bir bütünden yalnız işine gelen iki cümleyi al.Kemal'in başarısız olduğu137 ve askeri savurganca kullandığı bi an 8 tabur çıkmış bulunuyordu ve yeni birlikler de çıktıkça savaşa katılıyorlardı. Kaldı ki Moorehead de durumu abartıyor. C. Çünkü aksi takdirde Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar.Alayından iki yüz kişiyi. 1. Çünkü M. durum umutsuz olurdu.Küçük'ün yaptığı özet arasında da ciddi fark var. Okuyunca neden atladığını anlayacaksınız. o noktada (Conkbayırı) b ulunmasıydı. onu da yanlış aktar.158)139 Ayrıntıların tümü yanlış.. Conkbayırı'ndan ta kıyıya kadar neden çekildiler acaba. 57. hiçbir belge ve kanıt göstermeden diyor ki: "M. ilk aşamada sad ece bir alayını ileri sürmüş. Sadece bir soru sorup geçeceğim: Conkbayırı'na kadar ilerlemiş olan Anzaklar.5. saat beş buçukta. yeni bir yaklaşım sanarak heyecana kapılmış. izinleri o kadardı da akşam olunca kendiliklerinden mi deniz kıyısına geri döndüler? □ Mısıroğlu.. s.Kemal."135 Yani M. kalan iki alayını ise yeni bir duruma ya da ordu emrine göre kullanmak üzere harekete hazır halde tutmakla yetinmiştir.136 Y. bir başka çıkarma planlamış olsalardı. Y.. Moorehead diyor ki: ". Şunuk Bayırı (yani Conkbayırı) istikametine sevk ederek.Kemal'in. ilerlemekte olan düşmana karşı süngü hücumu yaptırdı.Kemal'in komutan olarak o hayrete değer mesleği.Küçük.

önce." Bizim ansiklopedistler. Normal bir asker mantığı ile bu hareket tarzını izah etmeye i mkân yoktur. "Aynı hadisenin yorumunu yapan Kadir Mısıroğlu ise Lozan isimli eserinde şöyle diyor" diye yazarak. yoksa Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi kumanda hatasından mı kaynaklandığı. elindeki kuvveti.158) M. bu sarp araz ide yürüyüş derinliği uzamış olan 57. kıyı başına kadar sürülmemişler miydi? Bundan hiç de bi an _8 .Alayın Conkbayırı'ndan ve 27. Anzaklar. neden ikinci derece önem taşıyorlar? O gün Arıbur-nu'na çıkanlar bütünüyle Anzaklardır ve Çanakkale savaşları boyunca da. 'normal asker mantığı' adına değerlendirme yapıyor. kumandanları başta olmak üzere.Kemal Beyin 19.. bu uyduruk bilgilere dayanarak. Mısıroğlu niye böyle yapıyor. Sonra da özetle şöyle diyorlar: "Anzak tugaylarının Conkbayırı'nda durdurulduğu doğrudur.C.Alay ile M. [Sonunda M.. Artık bu neticenin. Ki o cephede bir de 9.Tümenine bağlı 57.106) Hangi yanlışı düzeltmeli? (1) Acaba Anzaklar. yani bütün mesuliyet (şeref demeye dilleri varmıyor!) 19. küçük lokmalar halinde düşmanın üzerine sevketmemiştir.C. [M. bu alıntının hemen arkasından.. ikincide daha büyük kuvvetler sevki gerekmez miydi?" (Lozan. '1915'te Çanakkale'de Türk' adlı kitaptaki özetten şu paragrafı aktarıyorlar: ". Bu durduruşta en mühim pay.Kemal. Anzakları sadece Conkbayırı'nda durdurmaktan ibaret değildir. Kahraman K. pek de o kadar mübalağa edilecek bir kahramanlık olmadığı görülebilir.Tümenin 27.Tümene bağlı 27.Kemal] bir yandan da emir subayı ile gönderdiği emirle. s.sevk etmektedir. en iyi onlar savaşmıştır. gümüş imtiyaz madalyaları ile taltif edildiler. Alayları vaktinde harekât sahasına yetişmeleri ve düşmana kahramanca saldırışları ile öne çıktılar ve altın.Alay idi. s.Tümenin elindeki tek sağlam alay. (2) 25 Nisandaki muharebe de." (1.Tümenin 57.Tümene bağlı 27. o gün kamilen (bütünüyle) şehit olmuşlardır... Sonra da bu taburun arkasından batarya ile yetişen tekmil 57. □ Ansiklopedi yazarları. Kemalyeri üzerinden yaptıkları süngü hücumu ile Anzaklar yüz geri ettirildi ve sahil yakınlarına kadar sürülüp atıldılar. Armstrong bile böyle bir iddiada bulunmuyor. önce olduğu yerde durduruldu. kuldan da korkmadan. Zırvalamak zorunlu olmadığı halde. Vahidettincilerin askeri otoritesinin yukarda aktardığım eleştirisine yer veriyorlar.Alayındır.. (!) Müttefik kuvvetlerin ikinci derece önem taşıyan (!) Anzak birliklerini. Zaten ordunun ihtiyatı olan 19. 1.Alayın kolbaşındaki taburunu Conkbayırı'na yetiştirdi. Bahsi geçen kahramanlığı gösteren ve M. bu kamilen şehit olan 57.Tümende değildir. Bu muharebelerde 19.Alayın soldan. İlk hücumda netice alınamayınca..Kemal'in bir hizmetini olsun kabul etmişler diye h emen umuda kapılmayın! İşte. bir alayı şehit etme pahasına durdurmanın. 9. anlamıy orum. Buraya kadar pervasızca yaklaşmış olan düşman. uyduruyor! Sonra da..Alay çarpışmıştır.Kemal Beye bağlı bulunan 57.Alay. ve 9. Allahtan da. devamı geliyor] Fakat burada Mısıroğlu'nu doğrulayan bir nokta var. düşmanın üstün kuvvetinden mi. henüz net bir şekilde ortaya konamamıştır.Mısıroğlu.

" (T. önemli bir kaynak. çok üstün kuvvetlere saldıran ve savaş gemilerinin ateşini de yiyerek hemen kamilen (neredeyse bütünüyle) yok olan 57. Hiç olmazsa o günkü sonucun alınması için şehit olanlara saygı gösterseler." (Türk İnkılabı Tarihi.295) Ama M. (M.Küçük'ün çevirisiyle "Mayıs ayı sonu" olmuş (T. Alay Komutanının o gün şehit olduğunu söylemedikleri gibi. 12 Mayısta yarbaylığa terfi edecek. Müttefikler hakkında verdiği bilgiler doğru olsa gerek.söz yok.Tümenin bir alayı olarak çalışmıştır. 13 Ağustos Cuma günü şehit olacaktır.60 ve dipnot) İşte böyle. yaz ortasına kadar canlı bir Türk askerinin bile kalmayacağını açıkça yazabiliyorlar.Alay da 25 Nisanda ağır kayıp vermiştir ama 'kamilen yok' olmadığı şundan anlaşılır ki 57..C.sayfada.Yabancı araştırmacılar (!). yalana başvuruyorlar. 3. ancak gerektikçe anl a- de bi an _8 . İş M..Ü. Tezler 5. zamanında açıklanmış ya da sonradan incelemeye açılmış bütün İngiliz belgelerini incelemiş.Ü.Bayur'un şu notu: "Atatürk..Kemal o mülakatta diyor ki: ".Alayın o gün şehit olduğu iddiası da doğru değil..Kemal'in) emir ve kumandasına girmiş. 6 Mayısa kadar tek takviye almadan142 bütün taarruzlara katılacaktır.Bayur. s. İngilizlerin içinde bulundukları koşulları ve yaptıkları yanlışları öğrenmek isteyenler için zengin malzemeyle dolu.Alay. bizimkiler dut yemiş bülbüle dönüyor ya da ilerde göreceğiz.Küçük. Tezler 5.Ü. s.Kemal ve H. şu Mr. savaşa katılan askerlerin bir kısmının mektuplarını ve anı defterlerini derlemiş ve İngilizler açısından Çanakkale Savaşı'nı ayrıntılı bir biçimde yazmış.69): "Eğer Kemal'e kalsaydı.. Mr. M. 95." (Ş. s. orijinaldeki 'the beginning of May' (Mayıs ayı başı).57. komutanı Şefik Aker'in ifadesiyle.141 Öteki bütün alaylar gibi elbette 57." (s. "26 Nisan günü. alayın o gün 'kamilen şehit olduğunu' da söylemiyorlar. iyice genişletip 'yaz ortasına kadar' yayıyor: ". s.James." Y. (3) Komutanıyla birlikte bütün 57. Çünkü 57.Alayın Komutanı H. 2. Cümleyi yine yanlış çevirmiş. çünkü hepsi şehit olmuştur. James'in kitabı üzerinde biraz duralım. saat 11.95)145 'Yabancı araştırmacılar' diyor ama böyle yazan ikinci bir araştırmacı bulam adım! • Bu yakıştırmalara kısa bir ara verip.Küçük aynı görüşü genişleterek paylaşıyor: "Gelibolu'nun savaş tarihini yazan yabancı araştırıcılar.Aker.95) ve Robert Rhodes James'in Gallipoli (Gelibolu) adlı eserinden aldığı bir cümleyi ileri sürüyor.Ks. Bu iddianın iki kaynağı var. Kemal'e bırakılması halinde. Savaş süresince oluşmuş bir durumu belirtiyorlar..146 Buna karşılık Türk tarafını.20) İkincisi ise H. Y. cümleyi çevirirken Mayıs ayı sonuna kadar genişlettiği süreyi.144 □ Y. s. üç ay sonra..30'dan itibaren. Tezler 5. ilki R. meşhur bir alaydır bu.Eşrefin "M. Alaya gelince.143 (4) 27.Kemal ile Mülakat" adlı eserindeki bir cümle. bu andan itibaren 19. Kemal'in israf derecesinde asker kullandığında birleşiyorlar" diyor (T. Mayıs ayı sonuna kadar (doğrusu: Mayıs ayı başına kadar) Anzak bölgesinde hayatta kalan bir tek Türk askeri olmazdı. amacı dışında olduğu için.140 25 Nisan günü hiçbir tabur komutanı da şehit olmamıştır.Kemal'in başarısına dayanınca.Tümenin şehit komutanı Hüseyin Avni Beyi dâima sevgi ile anardı.Avni Bey..Alay.

genellikle "koordinasyonsuz.Kemal'in emri altında şehit oldu. Bu üstünlük ve zaafın.Kemal'in Arıburnu ve Anafartalar'la ilgili rapor ve tarihçesinden çok kısa alıntılar yapmış. • Bu arada K. gibi eleşt irici. Bazı Türk kaynaklarından yararlandığı anlaşılıyor ama hiçbirinin künyesini vermiyor. dipnot) Dört yerde de. onlar da ne pahasına olursa olsun sonuç almak istiyorlar.Küçük'ün her satırına gözü kapalı inandığı kitap. bunu yalnız M. 147 aralarında Binbaşı Zeki adında bir not yazarına rastlamadım.Kemal'e özgü bir tutum gibi göstermek. dağınık" vb. İngiliz yazarı H. Türk komutanlarına ve askerî tarihçilere dayanarak daha önce belirtmiştim. Hangi belgelere. sonuca -hem de nasıl bir sonuca!. hangisi. uzmanlara dayanarak böyle yazdığını açıklamaya da gerek duymuyor. Armstrong'un mahut kitabına.Tabur Komutanı olduğunu açıkladığı Zeki adındaki bir binbaşının 'notlarından' parçalar veriyor. mükâfatı çok büyük olacaktır.000'i aşar. Bu uğurda hiçbir kayıp büyük sayılmaz!" diye yazıyor. (s.151 Gelelim sadede. Savaş boyunca ne yalnız 57. İstanbul'daki ABD Elçisi Morgenthau. Seddülbahir cephesinde de. Sertlik Çanakkale Savaşının genel özelliğidir. bu amaçla da dar bir alana yüz binlerce asker yığıyorlar.Kemal'den alıntıların pek doğru olarak çevrilmemiş olduğunu b elirtmektedir.Alay eridi. bu yüzden 400.000 er ve subay M. Mr. 109) ve hiçbir dayanak göstermeden şöyle bir sahne yazıyor: "Türkler teslim olmaya pek istekliydiler ve zahmetle zirveye tırmanan iki bölük Yeni Zelandalıyı. Türk askerini de. küçümseyici sözlerin eşliğinde yansıtıyor. Çanakkale Savaşını hiç anlamamış olmak demektir. kaynaklara.XIII). Bu yüzden hiçbir Türkle ve Türk kuruluşu ile ilişki kurmamış (s. ileri bir tarihteki olaya ilişkinse de. Arıbunu cephesinde de.tıyor. bazısını ise oryantalist bir bakışla148 kendine göre işleyip süslemiş.Mısıroğlu'nun. Kannengiesser ve Mühlman'ın) anılarına dayanıyor. "bir Türk tarihçisi" ya da "Türk resmi tarihi" deyip geçiyor. 377. s. Bir iki yerde de M.. Türkler bakımından işte böyle bir şey. Churchill diyor ki: "Çanakkale'de 500 metre bir ilerleyiş. 378) Çanakkale ile ilgili bütün yayınları gözden geçirdim. kaba. ancak kan fedakârlığı ile dengelenip kapatılabildiğini.Armstrong'dan yaptığı bir alıntıya da değinmek istiyorum.Alayın 1. Liman von Sanders ve bazı Alman subaylarının (Prigge.James. 57.379)150 Y. belli değil. (Çevirici. sadece 1962'de Çanakkale'yi gezdiği sırada kendisine kolaylık gösteren Türk askerî makamlarına teşekkür ediyor. Türk kayıplarına yol açtığı için Liman Paşayı eleştiren bir Türk askerî tarih yazarını "nankörlükle" suçluyor (s. M. "Girişilen sefer başarılı olursa. işte bu kaynaklardan elde ettiği bilgilerin bazısını aynen aktarmış. 375." 152 Seddülbahir'deki birliklerin Komutanı General Hunter Weston da. Kim. tezahürat ve alkışla karşıladılar!" (s. Liman Paşanın savunma planı yanlış.153 İki tarafın toplam genel kaybı. Müttefikler de çok azimli ve kararlı. konu yine de bi an _8 . Her neyse.IX ve 57.. İddia. Yzb.C. bu savaşın Türkler açısından taşıdığı anlamı da kavradığını söylemek hayli zor.atılmış bir adımdır. Türkiye ve Türkler ile ilgili bilg iler için daha çok. Düşman sayıca ve ateşçe çok üstün.149 Türk taarruzlarını. ne 76.268.

Tabur Komutanlığından alınan habere göre bu tabur cephesine taarruza kalkar.)158 Liman Paşanın.asker israfı ile ilgili. M.Alay.Kemal'in planladığı taarruzu öğrenince bunu saçma bularak engelledi.Yalçın.Kemal‘in istifasından‘. 57. Enver Paşa ise birliklere bir genelge göndererek.Kemal‘in karargâhını da ziyaret ederler.167. s.47-48) K. Enver Paşa. Haziranda Enver Paşa.Kemal. H.20'de Grup Komutanlığına bildirir. M. Ama saldırı tam bir felaketle sonuçlanınca.Alay da bütünüyle mahvoldu. böylesine beceriksiz kumanda altında bile kahramanca çarpışmış oldukları için takdirlerini bildiriyo rdu.157 O gün öğleden sonra. Tam bu sırada. s. bu arada M. Ordu Komutanlığı ve Kuzey Grubu Komutanlığı karargâhları ile bazı birlikleri. de bi an _8 . Düşman Arıburnu'nda yer yer ateş baskınlarına girişmektedir. s. Başkomutan Vekili sıfatıyla cepheyi teftişe geldi." (Grey Wolf.223) H.C.328-329)155 Doğrular: 1). 'lüzu msuz taarruzlarla emrindeki askerleri israf ettiğini' söyledi. bu dayanaksız iddia hakkındaki süslemelerini de görelim: "Enver Paşa.C. M. 29/30 Haziran gecesi yapılmıştır. Bozkurt'un son çevirisinde. tümen bandosunun Carmen operetinden bir parça çaldığı‖ gibi ayrıntılara kadar her şeyi anlatıyor ama ‗hakaretamiz tenkitlerden‘." (Çanakkale Geçilmez. Enver Paşanın karışmasıyla planının bozulduğunu ifade ediyordu. Ne yazık ki bu taarruzdan da sonuç alınamayarak taze kuvvetlerden oluşan 18. Esat Paşanın anılarında da böyle bir olayın izi yok. saat 24. s. 1. hatta Esat Paşa bu taarruz için 18.Mısıroğlu'nun hemen benimseyip aktardığı. Liman von Sanders'in Enver Paşa nezdindeki ısrarlı teşebbüsleri sonunda bu istifa durdurulduğu gibi istenen taarruz izni de verildi. ―M. s. ‗M.Cahit Yalçın anılarında. M. s. 26 Haziranda değil.159. (Rapor.Kemal. M.Kemal‘in kıyafeti.00'te taarruzu başlatır. kıyametler koptu. GRYT Ansiklopedisinin de baştacı ettiği bu iddiaları154 değerlendirmeden önce. 29 Haziranda Gelibolu‘ya gelmiştir. 2). Yani Cephe (Grup) Komutanı Esat Paşanın taarruza izin vermediği iddiası doğru değildir.Tümen emrine verildi. 29 Haziran saat 22.Yeni teşkil edilen 18.Kemal bu taze kuvvetle 28 Haziran'da yeni bir taarruz planl adı ise de Cephe Kumandanını ikna edip gerekli müsaadeyi alamadı. M. Enver Paşa Kemal'in askerleri boş yere kırdığını söylüyordu.Tümen‘in taarruzu.74'ten akt aran Mısıroğlu. Alan Moorehead'in. 168) Alaylarına taarruz hazırlığı yaptırır ve durumu. Armstrong'un iddiası şu: ". ayran ikram ettiği. düşman cephesinin 'can alıcı bir noktası olan' Yükseksırt'a taarruz için Grup Komutanı Esat Paşanın onayını almış. 26.. Haziran ayında İstanbul'dan gelerek savaş bölgesine yapmış olduğu periodik ziyaretlerden birinde. mevcudu bir hayli azalmış bulunan 19. 162) Grup Komutanlığından olumsuz bir emir gelmeyince.156 Beraberinde Hüseyin Cahit (Yalçın) ve şehzade Ömer Faruk Efendi vardır.172. Enver Paşanın hakaret dolu tenkitlerine içerleyerek istifa etti. 3). (Rapor. (2. suçlamalar yeniden başladı..Kemal de karşı taarruza karar verir. 19. Liman ikisinin arasını güçlükle buldu.Kemal hemen istifasını verdi. Lozan. s. zaten daha önce. s. Alayı ve bir havan bataryasını tümen emrine vermiştir. (s. ‗kıyametler koptuğundan‘ tek kelime bile etmiyor. Kitap.224 vd. M. Alayın 1..Kemal'in Anzak cephesine düzenlediği bir saldırıyı iptal edince.

Moorehead de bu yalancı pastanın üstüne sahte tüy dikmiş! Yabancı kaynaklardaki her bilginin doğru olduğunu sanmak." (The Observer) de bi Sonuç an 4).Kitap." (Sunday Times). 172) Güney Grubunun yaptığı karşı taarruzun başarılı olmaması üzerine. o tarihteki bazı yabancı gazetelerde çıkan makalelerden da alıntılar yapmış: "Bu kitap. Tanzimat dön eminden kalma sakat bir alışkanlıktır.Enver Paşa yuvarlak bir ifadeyle ‗yaklaşık bin kişi‘ diyor. M. Arıburnu Muharebeleri Raporu. 165) Yani Enver Paşanın taarruzu engellediği de. • Haron Courtenay Armstrong. s.164). (2.165) Yani 18.Alayın 'tamamen mahvolduğu' iddiası da gerçeğe aykırıdır. s.7.Kemal'i suçlayan bir genelge gö nderdiği" iddiası da doğru değildir.Kemal'in taarruzunu eleştirmekle yetinecektir. İlk kitabı. Liman ve Esat Paşaların yazılarında. hayali ayrıntılarla iyice şişirip aktarmış. Enver. sona erer. Yine istihbaratçı olan ve birçok kirli işler çeviren Yüzbaşı Bennet gibi.159 (Esat Paşanın 14.Herriot'nun.160 Demek ki M. merak uyandıran bir sinema filminin senaryosunu andırıyor.Kemal‘e göre ‗800 kişiden fazladır‘ (s.Moorehead'in sözünü ettiği genelge içeriği ile uzak-yakın ilgisi olan tek kelime. o da arkasında kötü bir ün bırakarak memleketine döner. Kut-ul-Ammare'de Türklere esir düşmüş. bu sefer 3. 6) 30 Haziranda Arıburnu'ndan Seddülbahir'e geçen Enver Paşa." Sadi Borak. London. grup gözetleme yerinden taarruzu izler. Tümenin kaybı. A. Bütün çabalara rağmen. sonra da Grup Komutanı Weber Paşayı görevden alır.Zığındere muharebesini izler. Arıburnu Muharebeleri Raporu. 5) Taarruz gün ağarırken. ikinci ve bizimle ilgili son kitabını yayımlar: "Gray Wolf: Mustafa Kemal.183. (2.Kemal'in çekişmelerini ve bu son olayı şöyle bir duymuş ama ciddi bir inceleme yapmamış. Yükseksırt geri alınamamıştır.Kemal'in istifa ettiği de doğru değildir. (Enver Paşanın 3. Armstrong ve Gray Wolf adlı kitabı hakkında kısa bir bilgi sunmak istiyorum. Kuzey Grubu karargâhında bulunan Enver Paşa. (John Lane. Yunan gazetecisi Spanuidi'nin konuşma ve yazılarının yanında. önce Güney Grubu Sağ Kanat Komutanı Faik Paşayı. kulaktan dolma bilgiyi. Enver ile M.Kitap. A. Ordu Komutanlığına yolladığı 3 Temmuz günlü kapalı telgraf emrinin bir maddesinde. hatta bir ima bile bulunmamaktadır. _8 .Kemal ve İftiralara Cevap) Fransız devlet adamı E. tarihçiler için kaynak olacak nitelikte değildir. Sözün özü. M.bunun üzerine M. "Bu kitap gerçek bir hikây eyi değil. aynı kefeye koymamış.7. 211) Buna karşılık.1915 günlü ve 1675 sayılı yazısı. s. Yeri gelmişken.Armstrong. (Armstrong'tan Bozkurt M.Kemal'in taarruzu ile Güney Grubunun yaptığı taarruzu. s.1915 günlü yazısı. Enver Paşanın "birliklere M. kitapla ilgili bazı tepkileri derlemiştir. mütareke gözlemlerini ve anılarını anlattığı Turkey in Travail'dır. 1925) 1933'te de. mütareke yıllarında. istihbaratçı olarak İstanbul'da bulunmuş bir İngiliz yüzbaşısıdır.

Akşam. Sadak. yanlışlara sürekleyen. çevirisinin 1. Gelibolu'da.Adil anılarında şunları bildiriyor: '19. Oysa Armstrong'un Çanakkale Savaşı hakkında verdiği bilgiler arasında. Tehlikeli.Mısıroğlu'nun ilgi ve bilgisine sunulur.' S. Atatürk'ün karakterine.5. birliklerimiz Conkbayırı-Kanlısırt hattında sağlam bir yere yerleşmiş oldular.6)161 Kısacası. baskın suretiyle düşmana şiddetle hücum ve işgal ettiği mevzileri ele geçirerek düşmanı denize dökecektir. cildine yazdığı önsözde şöyle diyor: "[Armstrong'un] sokak rivayetlerine değer vermeyi tercih etmesi." (Arıburnu Muharebeleri Raporu. 'gerçekleşmemiş bir zafer için önceden telgraf çekmiş 'mi oluyor?163 Tabii ki hayır! Çünkü her taarruz emrinde.Ü.kitaptaki belli başlı yanlışlara işaret eder ve doğruları açıklar.Adil böylece Kemal Beyin gerçekleşmemiş bir zafer için önceden telgraf çektiğini yazmış oluyor. o başka bir şey. yarın (19." (T.23.1915) öğleden önce saat 03. _8 . fakat hakikat aleyhine tehlikeli bir eser haline getiren de budur.Kemal ve Çanakkale Savaşı hakkında şu i lginç cümleyi koymuş: "1915'te.Kemal'in verdiği bilgilere dayanarak.Tümen Kumandanlığından 25/26 Nisan gecesi Müstahkem Mevkie gelen bir telgrafta. hususi hayat ve davranışlarına ait oldukça doğru hükümler.Küçük diyor ki: "S. aynı derecede doğru görünmek şansını kazanmaktadır. başarılı tahlil ve tasvirler yok değildir. (7 Aralık 1932. birliklere bir hedef verilir de ondan böyle yazıyorlar.89) Esat Paşa da bir emrinde aynı şeyi yazıyor: "Kuzey Grubu. Bu eserde. düşmanın tamamen kıyıya atıldığı ve yalnız Arıburnu'nda kalan zayıf bir bölümün de 26 Nisan sabahı şafakla denize döküleceği haber veriliyo rdu. pek çok da yanlış var." (s.. M. -Sadi Borak'ın yazdığına göre. hakikat istikametinde yol almakta. Tezler 5. s. gerçekle besliyor! İlginç kitabının kapağına da. Borak'ta. Peyami Safa. s. tamamını doğru sanıp ciddiye alanı. Bir bakıma kitabı değerlendiren. arka plana kendi senaryolarını yerleştiriyor. Çanakkale ile ilgili pek az yanlışını cevaplamaya değer bulmuş ya da savaş ayrıntılarına yer vermek istememiş. İngiliz İmparatorluğu'nu ezen adam!"162 K.55) N. kitabı için kolay tesir ve satış başarılarından başka bir şey aramadığını gösterir. M. çünkü bir hakikat lokomotifinin peşine takılan bir sürü yalan ve iftira vagonu da. tuzaklarla dolu bir kitap.Kemal'in düşmanı denize dökemediği □ Y. doğru yansıtıyor. bu cevabın tamamı var: s. Yani bir istihbaratçı olarak iyi bildiği gri propaganda tekniğini ku llanıyor: Yalanı. birçok doğrunun y anında.6. Bunda başarı elde edilmemekle beraber. hedefine ulaşır ya da ulaşamaz.5/7.. 138) Esat Paşa da. M. de bi an Necmettin Sadak. Taarruz. Genel gerçekleri.30'da.

(A. Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarının galibi olduğu için kahraman diye anılmaktadır.195. R. s. Çanakkale Geçilmez.Küçük nerede okumuş acaba? 2) M.Y.Kemal'in [yine Esat Paşanın anılarında yer alan] 'düşmanın den ize döküldüğünü' bildiren bir raporuna daha değindikten sonra şöyle yazıyor: "Kemal'in bu son derece abartılı raporlarıyla ilgili olarak Esat anılarında. s.254)165 5/7. Moorehead. çok tekrarlanan ve kendisini kahraman yapan bir iddiasını doğrulamıyor. ‗düşmanın denize döküldüğü‘ hakkında daha başka raporları da var. hatta bazılarının sandallara bindiklerini görüp durumu böyle bildiriyo rlar.Ü. Kemal izinsiz ricat etmiş (geri çekilmiş) □ Y.Muharebesi Raporu. böylece Kemal Paşanın en yakın komutanı. kıyı şeridine sığınan Anzakla-rın paniğini.Y." (T..Kemal de ilk hattan gelen bu rapor ve mesajlar ile esirlerin verdikleri bilgileri ve kendi gözlemlerini ‗denize‘ ya da ‗sahile dökülme‘ diye üst komutanlığa ve öteki birliklerine duyurmuş. zaten savaş sona ererdi. Tezler 5.vd. (Hamilton. Seddülbahir‘de de düşmanı denize dökme.James.Küçük. Gelibolu Günlüğü.R.7.R. arkası denize yaslanan bir birlik.James'e göre. Dökebilseydik.James'in kitaplarında. ve 9.158.Küçük diyor ki: "Esat Paşanın özet olarak yayımlanan anılarından. Meğer M.Kemal düşmanı denize döktüğü için değil. s. sığındıkları yerlere yapışıp kalmışlardır. düşman Arıburnu'na yakın bir kumsaldan karaya çıktığı sırada. Besbelli ki ilk hatta savaşan komutanlar. A. denize kadar gerileyen bir düşmanın gemilere binip kaçtığını ya da bu durumun eşiğinde bulunduğunu anlatmak için kullanılan bir deyim. Anzak Kolordusunun içine düştüğü durumu yansıtan sayfaları okuyanlar.Kemal‘in.164 M. s.Moorehead'in ve R. Çünkü Anzak birlikleri kaçmaya hazırlanıyorlardı. M.R.178. birlikleri ile birlikte geriye gel- de bi an _8 . s. çaresiz. M. moloz yığını gibi denize süpürüldüğü ya da topuyla tüfeğiyle denize çekilerek toptan boğulduğu tarihte görülmemiştir. askerî edebiyatta. olayı ateş perdesi arkasından izleyen ileri hat komutanlarının.104. Bilebildiğim kad arıyla 'denize dökme'.Tümenler bugün düşmanı denize dökmeyi başaramamışlarsa da ilerlemesini önlemişlerdir' diye yazıyor.yazık ki mümkün olamamıştır. Kemal'in.90) Doğrular: 1) Yalnız Arıburnu‘nda değil. Ama yetkililerin. Gelibolu Harekâtı. boşaltmanın güçlüğünü belirtmeleri üzerine. İngilizler 9 Mayısta bile hâlâ Arıburnu kesimini boşaltmayı görüşmekteydiler. Arıburnu. Hiçbir ciddi tarih kitabında M. '19. R. bu tür değerlendirmelerini haksız bulmazlar. ya gemilere binip kaçar ya da teslim olur.Kemal‘in düşmanı toptan denize döktüğüne ilişkin bir ifade görmedim. s.56) 3) Zaten bir ordunun.

Ü.90) ama Y.Kemal Bey yanıma geldi. koşulları ve savaşın akışını incelese.‖ (Esat Paşanın anıları. Kemal‘in ricat ettiğini yazamıyor… Savaşta komutana sormadan. Bu k adar da değil. izinsiz olarak düşmanı bırakıp geri dönmesi söz konusu ediliyor. s. 'şimdilik' diyorum.Kemal. baltayı taşa vurmazdı!167 Ama bu zahmete ancak gerçeğe saygı duyanlar katlanır.diği. normal bir durumda önemli bulunmayabilir. Bunun içindir ki tümeniniz yerinde kalarak.‖ (T. neydi o gürültülü iddialar? Hani M.Küçük. bu hesapça o da mı ricat etmiş oluyor? Peki. (s. Tümenini. Tezler 5. Tezler 5. askerimiz eğitimi henüz noksan olduğundan.Kemal aleyhinde bir olay yakaladığını sanmanın esrikliği içi nde. s. düşman donanması tarafından yapılan ve birçok kayıplara sebebiyet veren ateş yağmurundan kurtarmak için Eğer Tepe'ye geri almak düşüncesinde olduğunu söyledi. bu olayın aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak olan sebebini ve aslını anlatmış (s.Bu sırada M. Ne olmuş yani? Bir Tümen Komutanı. gerekirse düşmana saldıracaktır.86) Bütün bunlar doğru mu? Mustafa Kemal Gelibolu'da ricat etti mi? Araştırılması gerek iyor. bir krokiye bakarak Eğer Tepe‘nin nerede olduğunu öğrense. Esat Paşanın verdiği bu kısa bilginin önünü ardını araştırsa.Küçük.73) Öyle anlaşılıyor ki Kemal hiç kimseden emir almadan bir ricat hareketine girişiyor. Esat Paşanın yazdıklarını şimdilik doğru kabul edelim. tarihte birçok örnekleri görüldüğü üzere bu çekilişi bozgun sayarak istediğiniz yerde durmayarak kaçmaya kalkışacaktır.Küçük‘ün ricat (geri çekilme) diye allayıp pullayarak anlattıklarının tek kaynağı işte bu dört cümle! Kurmay Başkanı Fahrettin Altay anılarında. dönmek yok!‘ dedim. mevzilerini terk ettiği. karargâhından ayrılıp Bolayır'a gitmişti. Orgeneral Fahrettin Altay. hiç olmazsa olayın hangi gün geçtiğini saptasa. Ancak tarihin bu kadar abartıldığı bir zamanda araştırılmasının gereğine kesinlikle inanıyorum. çünkü az sonra. (T. ya saptırmak.39)166 Y.87) Bulduğum kaynak ve anılarda Kemal'in izinsiz olarak düşmanın üzerine gitmesi yerine. Ancak ayrıntısıyla araştırılmasının benim işim olmadığını belirtmek durumundayım. kendisinin [Esat Paşanın] 'ölmek var.Küçük.. Kolordu Komutanının sert çıkışıyla düşmanın üzerine gittiği anlaşılıyor." (s. hemen saldırıya geçiyor: ―Fahrettin (Altay) anılarında. ‗Beyefendi.Ü. Bu ricat mıdır? Esat Paşa da savaşın ilk günü. s. ya küllemek. birlikleri ile birlikte geriye gelmişti? Hani mevzilerini terk etmişti? Hani hiç kimseden emir almadan bir ricat hareketine girişmişti? de bi an _8 . yıllar sonra ve Kemal Paşa öldükten sonra yayımladığı anılarında bile Kemal‘den korkusundan kurtulamıyor.89) Y.88) Y. cepheyi ve mevzii bırakıp geri gelmeye ‗ricat‘ adı veriliyor.. ölmek var. (s. dönmek yok' emriyle geriye gönderdiği anlaşılıyor. yalnız Esat Paşanın şu paragrafını gösterebiliyor: ". M.Küçük'ün amacı gerçeği ortaya çıkarmak değil. 'bulduğum kaynak ve anılarda' diyor ama bu iddiasına dayanak olarak. tıpkı Vahidettinci arkadaşları gibi savaşın hiçbir ayrıntısını bilmediği için boşa kılıç sallıyor. Y. belleğinin Esat Paşaya oyun oynadığını göreceğiz. Kolordu Komutanıyla görüşmek için geriye gelmiş.

50'de Esat Paşaya yo llamış olduğu raporu hatırlayalım. Esat Paşa ile karşılaşmış.Kitap. Seddülbahir'deki birlikleri kuşatabilir. Karşılaşırlar. Kum Tepe kıyısına çıkan düşman. kroki.00) Bu sırada. Saros'tan Maltepe'deki yeni karargâhına gelmiş olan Esat Paşa da.39) Esat Paşanın anlattığına göre durum bu.Kemal. Tümenini. bu düşmanı durd uracak başka bir kuvvet de yok." (Esat Paşanın anıları. o sırada Conkbayırı'nda bulunan M.Kemal'e. Eğer Tepeye geri mi almış ? Hayır! Esat Paşaya göre "geri almayı düşünüyormuş". düşmana taarruz etme kte olan 57.168 2) 9. ve 27.Alayını görür ve onu derhal Kum Tepe yönüne yola çıkarır. Kolordu Komutanlığına gönderilmiş bir raporun özetini sözlü olarak aktarır. Ama gerçek. "cepheye geri dönerek bölgeyi kahramanca savunup düşmanı bir adım dahi ile rletmemiş." (2. ayrıca 27. sabahleyin ileri yanaştırılmasını emrettiği 77. Elde. Kaba Tepe ile Seddülbahir arasında bulunan kritik bir yer. 3) Saat 12. Bunun üzerine M.Tümenden gelen bir süvari subayı.Oysa ne yapmış? Tek başına ve kendi karargâhına gelmiş. tümenin başına geleceğimi arz ederim. o sabah saat 07.30'da. Raporunun sonunda diyordu ki: "Tümen büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek bir durum olunca." Tümenin büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek tehlikeli bir haber almış ve tümeninin başına gelmiş: Birliklerini geri çekmek için değil. böyle de değil. Bu noktada bir an durup. Kum Tepe-Sarıburun arasındaki tekmil cüz ü tam (birlik) kumandanları benimle Eğer Tepe'de (Kayal Tepe'nin iki kilometre kuzeybatısında bir başka tepe) bağlantı sağlayacaklardır. (Saat 13. savaşın en kritik ânında ve bütün şiddetiyle devam ettiği sırada geçmiştir. s.169 Kum Tepe. M.112 ve 28.. s.Alayın da gerisine düşer. (Demek ki düşünce suçu işlemiş!) Paşa uygun görmeyince de. Arıburnu kesiminin güneyinde. tam tersine. Doğrular: 1) Olay. durumu görmek için ileri çı kmıştır. yine Esat Paşanın ifadesiyle. 'Kum Tepe'ye çıkarma yapıldığı'nı söyler.. savaşın ilk günü olan 25 Nisanda. Ben. ancak savaş heyecanı ile Kaba Tepe yerine. 113) Oradan da 72. Arıburnu Raporu.Alayının bulunduğu Maltepe'ye gelir.26) Bekleyen iki alayını harekete geçirmek için hızla Maltepe kesimine hareket eder. s. Esat Paşa ne diyor. Düşmanın Kum Tepe ve Seddülbahir bölgelerinde de karaya çıktığı haber alındı.Alaylara şu emri verir: ".Tümenin büyük kısmını (yani kalan iki alayı) Kayal Tepe'ye (Kum Tepe karşısında bir tepe) yanaştıracağım ve bizzat oraya gideceğim. (2.Kemal'in. "Tümenini ateş yağmurundan kurtarmak için Eğer Tepe'ye geri almak düşüncesinde olduğunu söyledi". öğle üzeri. s.112. 19. savaşa sürmek için! Zaten Conkbayırı'nın batı ve güney eteklerinde düşmanla boğuşmakta olan de bi an _8 .Kitap.Taarruzlar devam edecektir.

174 Esat Paşanın aklında. Tümeninin öteki iki alayı ise Maltepe çevresinde. şimdi de 72.Kemal'i "kaderin adamı" diye niteleyecektir. 72. birçok ayrıntıyı atladığını. Esat Paşaya. kaç mermi sarf ettiğini. saati. bu birliklerin hemen gerisinde.57. İngiliz Resmi Harp tarihi: "25 Nisanda M . harp ceridesi.Alayın sağ kanadına yollar. önemli olayları bile ancak kalın çizgilerle aktardığını. hangi gün. Kendi de Conkbayırı'na döner. emir. savaşın genelini yansıtmadığını görebilir. gelişigüzel.Alayın sol kanadına yanaşması için emir yollar. Esat Paşanın anılarında verilen bilgilerin yanlışlığını ve tutarsızlığını kolayca anlar.Küçük'ün anlattığı ricat (!) öyküsünün aslı astarı bu. Kum Tepe'nin karşısında. tutanak. gibi günü.Kemal. de bi an _8 .172 4) Peki. bugünkü başarısından dolayı M. güneydoğusunda. Arıburnu çevresindeki durumu derhal kavramış olmakla. 27. M. dağınık.171 Ordudan hâlâ hiçbir talimat almamış olan iki dertli komutan durumu değerlendirirler. ordudan başka hiçbir kurumumuzda yok. M. Esat Paşa olayı niye böyle anlatmamış? Esat Paşa anılarını 1946'da Avni Bari adında birine söyleyip yazdırmış. 'yenildik' diyor ve başarısından dolayı M. uzak bir yer. süvari subayının tepe adlarını karıştırdığı anlaşılır. anılara pek az yer verilmekte. h edefine erişmemesini ve yenilgisini sağlamıştı. çıkarılan İlk Anzak Kolordusu'nun.173 Esat Paşanın anılarını gözden geçirenler. Bu yüzden askeri tarihlerde. • Acaba düşman bugün için ne diyor.Alayını da Conkbayırı'na.Kemal. ku vve cetveli vs. Bunun üzerine M.Kemal'in aldığı bilgi karşılaştırılır. Esat Paşanın söylediklerini çalakalem kaydetmiş. boşluklarla ve Türkçe yanlışlarıyla dolu. somut ve geçerli belgeler esas alınmaktadır. Conkbayırı'nın 10 km.170 Kolorduya gelen raporla M. • Yıllarca sonra yazılan ya da anlatılan savaş anılarının çoğunda bu tür birçok ayrıntı yanlışı bulunmaktadır. 80 yıl önce bir bataryanın.Kemal'i övüyor. Bu sayede. Yazık ki böyles ine düzenli ve ayrıntılı bir kayıt sistemi. 77."175 Churchill de anılarında. 77. belleğinin oyunu.Alayı alıp o kesime gitmek istediğini söyler. Kum Tepe'ye değil. Gerisi. Esat Paşa da sonradan bir düzeltme. savaşın dişlerinden koparıp da Eğer Tepe'ye çekmek mümkün değildir.Alaya. derleyip toparlama yapmamış. yeri ve yetkililerin adlarının kayıtlı olduğu. Çünkü Eğer Tepe. saat saat belgelenmiş olaylara ve o andaki savaş durumuna ve birliklerin konumuna tümden aykırı. yakınında bulunan bir mevki değil.Kemal.Alayını oraya sevk ettiğini. o andaki durumla tamamen ilgisiz. savaş dışı bir k esimde. İngiliz kuvvetlerinin kıyıda saplanıp kalmaları sonucunu doğurmuştur.176 Kısacası düşman. ayrıntılı olarak öğrenebiliyoruz. 57. yani savaş hattının çok dışındaki. Anlaşılan Avni Bari. Y. Bazı örneklerini ilerde göreceğiz. Kum Tepe'ye çıkarma olmadığı. bir de ona bakalım. Kitabın sonundaki basit krokimize bakan. Bu. bekleme halinde.Kemal'in bağlantı noktası olarak seçtiği Eğer Tepe adı kalmış herhalde. aldığı bilgiye dayanarak Kum Tepe'ye çıkarma yapı ldığını. ve 27. Çünkü anılarının bu parçası. rapor. O kadar ki Esat Paşanın verdiği bazı çok isabetli kararlar bile doğru dürüst açıklanmış değil. Bu yüzden anılar.Alayları.

Moliere'de bile yok! 5/7.Tümen ise Arıburnu ile Seddülbahir arasında. Bütün yaz bu taarruz için hazırlık yapılır. Cephane üretimi bütünüyle Çanakkale'ye ayrılır.Tümen (Cephesi: Kırmızısırt'tan Kaba Tepe'ye kadar).8. 5. 16. estağfurullah.Tümen cephesine taarruz eder ve Kırmı-zısırt'ın güneyinde bulunan Kanlısırt'ı (İngilizler buraya Tek Çam Tepesi diyorlar) bir hamlede ele geçirir. Böyle harika bir güldürü sahnesi.178 Asker sayısı 125. ayrıca Arıburnu'nun daha kuzeyinde. Savaş 6 Ağustos günü başlayacaktır.bizimkilerse. Bunun üzerine Ordu Komutanlığı da de bi an _8 . bu savaşların da çok kısa bir özetini vermek istiyorum. sol kanat açığındaki 9. Kuzey Grubu Komutanı Esat Paşa. o kesimdeki Türk cephesine taarruz ederek bunları geri sürmeye çalışacak.Tümenin arkasına yanaştırır. farklı biçimde ayarlanmıştır. Bu sırada Arıburnu kesimindeki Türk cephe hattında yalnız iki tümen var: Sağda M.Tümen kesiminde cephenin yarılması tehlikesi baş gösterir. ne münasebet.179 Bir Anzak birliği 17. Türk cephesinin sağ açığından geçip. böylece Arıburnu'ndaki Türk cephesi.000 kişi) iki kol halinde.000 kişiyle takviye edilecek.Kemal.Tümen ardarda taarruz ederse de Kanlısırt'ı geri alamaz. Bundan sonra her hava hücumuna 12 uçak birden katılacaktır.Tümeni.000 kişiye yükselir. 16. Tümen geride.Tümene de cepheye yaklaşması emrini verir. geniş bir kavis çizerek Conkbayırı-Kocaçimen'e doğru ilerleyecektir. Filoya.Kemal'in 19. asla yenilmediniz! O gün Arıburnu'nda bulunan kuvvetlerin başındaki M. saldırı saatleri. 'hayır. Anzak Kolordusu 25.yine Conkbayırı ve Kocaçi-men Tepesidir (Sarıbayır bloku)! Çünkü bu savaşı kazanmak için bu yüksek blokun ele geçirilmesi şarttır. Her kesim için. 16. Savaş Bakanı Mareşal Kitchener'in yeni birlikler vermeyi kabul etmesi üzerine General Hamilton. Ağustosta genel bir taarruza geçmeyi kararlaştırır.180 Bu kritik yerin elden çıkması üzerine. Savaş 6 Ağustos günü. Bunun için Anzak Kolordusundan ayrılacak birlikler ile Suvla'ya çıkarılan iki tümenli kolordu ilerleyip birleşerek bu bloku ele geçirecek.Tümeni (Cephesi: Sazlı Dere'den Kırmızısırt'a kadar). sağ kanadının açığından ve kuzeyinden kuşatılmış olaca ktır.177 Yapacakları analizlerin tadına varmak için bu özeti okumanızı tavsiye ederim. Aynı gün Güney kesiminde de (Seddülbahir'de) kuzey kesimine kuvvet kaydırılmasını önlemek amacıyla gösteriş taarruzları yapılacaktır. (Moore-head.Küçük kızacak ama. kıyı korumasında. Arıburnu'ndaki Anzak birliklerinin bir bölümü. başarılı değildi' diye feryat ediyorlar. ihtiyatta. 16. Anafartalar ve Conkbayırı savaşları Bizimkilerin bu konudaki görüşlerini aktarmadan önce. ilk aşamada 20.30'da. hemen ihtiyatındaki 5. Türk Komutanlığını şaşırtmak amacıyla. öbür bölümü ise (asıl taarruz bi rlikleri.318) Ortak hedef. s. Anafartaların karşısında bulunan Suvla koyuna da gizlice yeni bir kolordu daha çıkarılacaktır. iki de uçak gemisi eklenir. solda 16. çok yoğun bombardımanlardan sonra başlar. 9. -Y. birçok gemiden başka.

sayı. İngiliz resmi harp tarihi. Bir başka Anzak birliği de. çıkarma filosunu şöyle anlatıyor: " Filonun ilk kademesi. bütün taarruzları kırılır. s. buharlı yatlar. Daha birlikleri gelmemiştir.52.Kitap. 'olası bir düşman taarruzuna karşı kuvvetli tutulması' için Esat Paşayı uyardığı. Gelibolu Harekâtı." (BTTD. iki bölüğünü de tümen bataryalarını korumak üzere Conkbayırı'na yollar.Tümenine ardarda taarruz eder. İstif halindeki bu birlikleri on torpido muhribi taşıyordu.James. M. s. Mayıs 1987) Liman Paşa anılarında diyor ki: "Sekiz buçuk ay süren Çanakkale seferinin ortalarına rastlayan Anafartalar çıkarması. büyük sallar izliyordu. Conkbayırı-Kocaçimen Tepesi hattında o sırada hiçbir kuvvet yoktur. Keşif yaparken. Sizden de. kuzeye doğru ilerlemeye başlarlar. Tümenin iki alayı vardır. Bunların arkasına da kurtarma sandalları ve salapuryalar dizilmişti. Bunun üzerine Esat Paşa 16. Bu on torpidoyu. Filonun arasında ise kruvazörler. bordasında büyük bir mavnayı ve arkasında bir karakol gemisini yedekte çekmekteydi. Kuzey Denizine özgü balıkçı tekneleri.Kemal'in.Tümenin sol kanadına üç kere daha taarruz ederse de yine başarılı olamaz. Esat Paşanın da. Son bölümü ise transatlantiklerden Manş Denizi araba vapurlarına. Sazlıdere vadisi ile Azmak Dere arasındaki 5 km. M.338. Tümeni Conkbayırı'na hareket ettirir.Tümene ardarda taarruz eden düşman. saat 07.349) Durumu izleyen Esat Paşa.389. kendi kesiminin dışında olmakla birlikte. s. "Merak etme Beyefendi. [buradan] gelemezler!" dediği yerdir.113) Ve Anzak taarruz kolları ile Suvla'ya çıkan kolordunun karşısında. hastane gemileri.Kitap. kroki 38. o kesimden sorumlu olan Yarbay Willmer Müfrezesinin küçük ve yayılmış birliklerinden başka birlik yoktur. komutayı Kurmay Başkanı Binbaşı Hulusi Bey üstlenir. M. Tanrının yardımıyla püskürtülmüştür. sabah.Tümene şu emri yollar: "19. Şubat 1987.Kitap. 16.181 Aynı saatte iki tümen de Suvla'ya çıkmaya başlamıştır.Kemal'in 19.Güney Grubunun ihtiyatındaki 4.) Anzak taarruz kolları da.39. sabaha karşı.00'de. ihtiyatındaki bir taburu Kocaçimen'e.182 7 Ağustos: Arıburnu Cephesinde kalan Anzak birliği.183 Anzak sağ taarruz kolu ise.Kemal.39) Burası. s. yandan çarklı vapurlara kadar hemen hemen dünyada mevcut her çeşit büyük. saat 22. küçük deniz izliyordu. Kanlısırt'ı geri alamaz ama Anzak birliğinin daha fazla ilerlemesini engelley ecektir. kablo ve balon gemileri. on bin askeri savaş alanına götürüyordu." (3.Tümeni (Komutanı Yarbay Cemil Conk) kuzeye kaydırır. 3. Şahin Tepe'ye yerleşen düşmanın makineli tüfek ateşiyle yaralanır. 19.R. s. derhal [kaybedilen] siperlerin geri alınması haberini kesinlikle beklerim. (R." (s. aynı akşam. 9. Times nehrine özgü römorkörler ve yelkenliler vardı. 9. Tümen Komutanı Albay Kannengiesser. Sayı 27. Her muhrip. BTTD. İngiliz Harp Tarihi. bu muharebelerin askeri ve politik bakımdan zirve noktasını teşkil ediyordu.Tümen. 24. düşmanın taarruz doğrultusunu kapayan ilk kuvvetler bunlar olacaktır. genişliğindeki sarp bir arazi şeridinden. her neye mal olursa olsun. (3. ikisi de açılarak savaş düzeni alır. Düşmanın de bi an _8 . Türk ileri karakollarını atarak Conkbayırı yakınındaki Şahin Tepe'yi ele geçirir.00'de Conkbayırı'na ulaşacaktır.

9.359) Liman. Conkbayırı kesimindeki Türk cephesi. 25-30 metre bir mesafe vardır. 8 Ağustos: Gün. 3. 'kolordu komutanı yetkisiyle' 19. bu birliklerin Anzak taarruz kollarıyla birleşmesini önlemektir. tarafların arasında. ileri sürerek taarruz etmeyi ardarda ertelemektedir. Anafartalar civarında toplanan bütün birliklerin komutasını. Arıburnu cephesinin kuzey (sol) kanadında bulunan de bi an _8 . 4. (Çanakkale Cephesi. ve 12. s. askerin yol yorgunu olduğunu vb. Şahin Tepeye taarruz ederse de sonuç alamaz.Kitap. adım adım gerileyen küçük Türk birliklerinin ateşinden de hayli kayıp vermiştir.Kitap. çok kanlı taarruz ve karşı taarruzlarla geçer. (Esat Paşanın anıları. Güney Grup Komutanı Vehip Paşadan yardım ister.354) Daha sarp yoldan ilerleyen Anzak ikinci taarruz kolu (sol kol) ise. (23. Saros Grubunu oluşturan 7.Alaylar) Esat Paşa 24. ortada 9.270)184 24. Bazı yerlerde. Liman Paşa. Anafarta ovasına yayılan ve ovayı çevreleyen tepelere yürüyen düşmana taarruz ederek durdurmak. yüzü batıya dönük olarak soldan sağa şu düzeni almıştır: Solda M.185 Liman Paşa.Kemal'i getirir.Fevzi Beyi. Conkbayırı'nda ciddi bir komuta kargaşalığı yaşanmaktadır. Conkbayı-rı'ndaki bunalımı öğrenen Esat Paşa.sağ taarruz kolu (Yeni Zelandalılar+Gurkhalar) hücuma kalkar. Anafartalar ovasında ilerleyen düşmana. A.Kitap. Yeni kurulan Anafartalar Grubu Komutanı A. Liman Paşa anılarında şöyle diyor: "O akşam.Fevzi Bey ise. s. 9. Hemen bir tugay yola çıkarılır. s. Yarbay Pötrich gelir ama türlü komuta sorunları çıkarır.Tümeni yollar. Gece. Ama küçük Türk birliklerinin direnmeleri ve Kolordu Komutanı General Stopfort'un ağırdan alması yüzünden.Tümenin bir alayı.Fevzi Beyin komutası altına verir. Suvla'ya çıkmış birlikler de Anafartalar ovasını çevreleyen tepelere doğru ilerlemektedir. Tümen Komutanı Yarbay Cemil Conk getirilecektir. demiryolu işleriyle ilgili Yarbay Pötrich'i 9. Conkbayırı çevresinde. Durum kritikleşmektedir. artık Conkbayırı kesimi kendisine ait olmadığı halde.Tümen bu ilk hücum dalgasını durdurur. Yarbay Cemil Conk'un ve Yarbay Willmer'in birliklerini de. ve 24. sağda Willmer müfrezesinden birkaç küçük birlik.366) Bu kritik durumda.Kemal'in yolladığı bölükler. o da iki alaylı Ali Rıza Bey komutasındaki 8. Önlenememesi halinde. Tümenlerin görevi. saat 21. Conkbayırı-Kocaçimen'deki kuvvetlerin komutanlığına. s. Saros Grubunu (iki tümen) Anafartalar kesimine yola çıkarır ve Saros Grubu Komutanı Albay A. Türk cephesi batıdan ve kuzeyden kuşatılmış olacak ve iş bitecektir.Tümen Komutanı Albay M. 3. ateş altında kalınca da bir yere saklanır. Albay Fevzi Beyi Anafartalar Grup Komutanlığından alır.Alayı. (Çanakkale Cephesi. oraya yürüyen düşmana taarruz etmekle görevlendirir.Alay o gece Conkbayırı'na ulaşıp savaşa girer ama cephesindeki düşmanı geri sürmeyi başaramaz.Tümen Komutanlığına atar.Tümen. Kocaçimen'e taarruzu ertesi güne erteler ve takviye ister. bu ilerleyiş çok yavaş gelişmektedir. yerine.30'da. çok yorulmuş. Esat Paşanın emrinden alarak. 3. Saat 13. geldikleri anda. rastlantı eseri karargâhında bulunan.45'te. Ayrıca. Anafartalar Grup Komutanlığına getirir. (Çanakkale Cephesi.

acı bir manzaraya tanık oluyordu. Saat 06. karmakarışık kaçışıyorlardı.Alay ancak gece yarısından sonra Conkbayırı'na de bi an _8 . sorumluluk ve görevden zevk duyan bir komutan özelliğine sahipti. binlerce kişilik yığınlar halinde. fakat bu manzaranın fecaati karşısında adeta paralandı. 109) M. s.57) Alan Moorehead Anafartalar taarruzunu şöyle anlatıyor: "Bu korkunç bir hücumdu ve İngiliz birliklerini yok etti. A. Grup Kurmay Başkanı da açık ve ayrıntılı bilgi veremez." (BTTD. Buralara gizlenmiş askerler. Birliklerin durumu hakkında. durum tam bir çöküş halini almıştı. s. 19. Anafartalar Muharebesi]: Liman Paşa anılarına şöyle devam ediyor: "Nitekim 9 Ağustos sabahı erkenden. Güneş doğarken Triad'ın güvertesinden durumu seyretmekte olan General Hamilton. Askerler darmadağınık bir halde her tarafa kaçışıyorlardı." (Çanakkale Geçilmez. askerlerden bir kısmı tam bir kaçış halinde tuz gölüne.186 Anafartalar'a ilerleyen İngiliz Kolordusu ile Conkbayırı-Kocaçimen kesimine taarruz eden Anzak taarruz kollarının birleşmesi engellenir. ve 41. yarımadadaki mücadelelerin ortasında katılaşmıştı.Alay Komutanı Yarbay Şefik Aker'e bırakır.00'te haber subayları ile tümenlere yollar. genel durumu ve eski komutanın verdiği emirlerin ana çizgilerini öğrenebilecektir." (R. kalkmaz. Beni ayakta tutan Sarıbayır'ın görünüşüydü. sayı 26. İngiliz resmi harp tarihinde deniliyor ki: "Bir Türk komutanı. kıçlarından alevler. Ama 28. Gelibolu Harekâtı. dağ yollarından Anafartalar kesimine hareket eder. Gözlerimi Sarıbayır'dan (Conkbayırı-Kocaçimen kesimi) ayıramıyordum.. çarpışmanın başl amasından bir buçuk saat sonra. M. haberleşme ve sağlık hizmetlerini de düzenler ve yazılı taarruz emrini.00'da.James. silindirle ezilmiş gibi oldular." (s. Bugün Esat Paşanın isteği üzerine Vehip Paşa son olarak iki alay daha (28.30'da Anafartalar Grubunun karargâhına gelir. dumanlar saçarak tavşanlar gibi ortaya çıkıyorlardı.' (s.Kemal.Fevzi Bey çadırında uyumaktadır. Gün doğmadan taarruza geçilmesi gerekmektedir. s. Sadece tepeler kaybedilmekle kalmamış. düğümün çözüleceği Conkbayırı-Kocaçimen kesimine çevirelim. Ona tam anlamıyla güvenilebilirdi. 109) M.417) Şimdi biz de General Hamilton'la birlikte gözlerimizi. Askerleri. saat 04. Artık birliklere yeni bir savaş düzeni vermeye vakit yoktur.389) General Hamilton da o günü şöyle anlatıyor: "Yüreğim.Kemal akşama kadar taarruzu yönetir.Alaylar) yollamıştır. Makineli tüfeklerin yoğun ateşinden fundalıklar tutuşmuştu. Suvla ovasına doğru. Birkaç dakika içinde bütün subaylar öldürüldü.Tümen Komutanı Albay M. gecikmiş taarruzu başlatmak için gece yarısına doğru. Çanakkale savaşlarının kaderine hakim olmuştu. 9 Ağustos [1.Kemal Beye verdim. evvelce üç defa emredildiği halde yapılamayan taarruz yapıldı ve düşman. O âna kadar ihmal edildiği anlaşılan yiyecek. hatta denize kadar çekilmişlerdi.Kemal. M.R.Kemal ancak bütün kurmay subayları toplayıp tek tek bilgi alarak. 01. çeşitli yerlerden sahile doğru sürüldü.19. Tabur ve tugay karargâhları.Tümen Komutanlığını 27.

Binbaşı Allanson bu olayı raporunda şöyle anlatıyor: "Koyda bir parlama gördüm ve kendi donanmamız. M.Tümenin. Allanson'un iddiasını reddeder. kendi kesimleri karşısındaki düşman birliklerine taarruza kalkarlar. Gelibolu Harekâtı." (R. 10 Ağustos (Conkbayırı Muharebesi): M. s. Derin bir sessizlik içinde.Kemal‘in işareti ve 23. Esef edilecek bir faciaydı bu. Allanson‘un kendi ifadesinden.R. Taarruzdan önce topçu ateşi açılmayacak.Kemal.Tümenin Kurmay Başkanı itiraz ederse de. o heyecanla Boğaz doğrultusunda ilerlemeye karar verir. gün doğmadan. tam ortamıza 6 tane 12 inçlik monitör mermisi indirdi.James de diyor ki: "Allanson. bu mermileri donanmanın attığında ısrar etmesi üzerine. Müthiş bir karışıklık oldu.30‘da yola çıkar. dipnotlar)188 Bu basit konu üzerinde bu kadar durmamı bağışlayınız.408) Anzakların verdiği 12. 41. M. taarruza hazırlanılır.000 kayıp içinde187 100-200 arasında olduğu anlaşılan bu küçük kaybın askeri açıdan hiçbir önemi yoktur ama Binbaşı Allanson'un.Tümenin karargâhına gelir. Gelibolu Harekâtı. Gece yarısından sonra güneyden gelerek 8. Bu sırada Anzak birlikleri. ‗hücum başladıktan 56 saat sonra atılan birkaç mermi.R. bu yükseklikten Çanakkale Boğazı'nı. birinci ve ikinci taa rruz kademeleri sık avcı hattı. (R. müfrezenin ortasında altı tane mermi patlar.‘ ― (Gelibolu Harekâtı. Conkbayırı zirvesinin arka tarafında. Donanma.409.Kemal kararından dönmez. James. (3. Conkbayırı ve çevresi. maceralı bir yolculuktan ve akşamdan sonra Conkbayı-rı‘ndaki 8. mermiler atıldığı vakit arka yamaçta bulunduğu ve oradan İngiliz gemilerini görmesine imkân olmadığı açıkça bellidir… Ancak. iki tümenden fazladır. biri hayli zayiat vermiş olan iki alayı ile bir süngü hücumu yaptırarak Conkbayırı‘nı düşmandan temizlemeye karar vermiştir. ayrıca 157.372) 8.James. s. o meşhur tepenin akıbetini tayin edemezdi.Alayın ise ne zaman ulaşabileceği belli değildir. dalga dalga taarruz etmektedirler. bu felaketin.401) Binbaşı Allanson'un emrindeki tabur ise kanlı bir boğuşmadan sonra. üçüncü taarruz kademesi ise yanaşık düzen halinde hücum edecektir. bir Amerikan askeri yazarının dediği gibi. Conkbayırı-Besim Tepe-Kocaçimen hattının çeşitli kesimlerine. s. s. ve 158. o gece ve ertesi gün için gerekli emirleri verdikten sonra. daha 100 metre ilerlemeden. Öteki tümenler de bu hücu mla birlikte. mermilerin bahriye mermisi olduklarında ve arkasından geldiğinde ısrar etti. Conkbayırı-Kocaçimen cephesi karşısındaki düşman. 17. Taarruz.□ R. Alçı Tepe'nin arkasındaki yolları gören ilk ve son İngiliz olur. durumu yanlış yorumlamak olur.Tümenin. . M. düşmandan tümüyle silinip süpürülür.Kemal‘in de bi an _8 ulaşır. Sebebi ilerde anlaşıl acak. ve 24.Kemal.Kitap. muharebenin seyrini değiştirdiğini iddia etmek. 8.R. bir ara Conkbayırı Tepesi'nin zirvesini ele geçirir ama ağır zayiatla geri sürülür.Alayların unutulmaz süngü hücumu ile başlar. Wellington Taburu. Yaralı olmasına rağmen. dolayısıyla M. Besim Tepe'nin (İngilizler Q Tepesi diyor) güney zirvesini ele geçirir. olay tartışma konusu ol acaktır. Binbaşı Allanson.

askerliğin. Anafartalar doğrultusunda bir daha taarruz etmek için hazırlığa girişirler. düzenin. 10 Ağustos öğle vakti.) Şahin Tepe'den atılamayan düşmanın ve donanmanın yoğun ateşi yüzünden.Oglander.Alaya da Şahin Tepe‘yi. Anzaklar bu muharebede 12." (R. kendilerinden bir daha haber alınamadı. mücadelenin bütün örneklerini vermişlerdi. Dört saat sonra.emri altına giren 28. yoğun Türk kitlelerini gördüler. ufuk hattının üzerinden boşanan.190 de bi an _8 .59. • Bundan sonraki olayları anlatmadan önce. İngiliz kuşatması bütünüyle suya düşmüştür...391) "Son 24 saat içerisinde Türkler. Türkler cephenin bütün hakim noktalarına yerleşmişlerdi. bu hücumu nasıl değerlendirdiklerini görelim: "Türk taarruzu dehşet verici bir manzaraydı.Kemal. s. yeniden takviye alarak. sayı 28/ Haziran 1987) Anafartalar kesiminde de. bunları karşılamak üzere ayağa kalktılar.. Şaşkınlıktan serseme dönen İngilizler. kahramanlığın. Suvla ve Anzak cephelerinde.Kemal yeniden Anafartalar'daki grup karargâhına döner. minicik yaylada bi nden fazla ölü veya ölmekte olan subay ve er bırakarak.000'den fazlaydılar. fırtına gibi süratle aşağıya gidiyorlar ve o kadar kısa bir zaman görünüyorlardı ki sağ kalan coşkun fanatikler.. savaşı uzaktan izlediği için M. Ele geçirme görevi verilir ama yorgun alay ancak en yüksek sırtı ele geçirebilecektir. daha dolgun. Kaçanlardan çoğu dere yataklarında kaybolduklarından.R. k aranlık. İngiliz ve Avustralyalı yazarların ve General Hamilton'un. derelere sığı nmak üzere geri çekiliyorlardı. İngilizler.00'da. Sarıbayır sırtlarında tek bir İttifak Devleti askeri kalmamıştı. Saat 10. büyük bir komutana sahip olmanın. sabahleyin başlayan İngiliz taarruzu. General Baldwin'in adamları. BTTD. 15 Ağustos: Bugün başlayan ve inatla ertesi günü de sürdürülen İngiliz taarruzu yine Anafarta ovasında ve ovadaki tepelerde kırılacak ve bu başarısızlık üzerine İngilizler üst komutanları değiştireceklerdir.. Çanakkale Geçilmez. bütün kesimlerde kırılır.James.kurtulamadı...1915'te çektiği telgraf.Kemal‘den azar işitecektir. Türkler. s." (A. yaylaya büyük sayılar halinde vardılar.. sayı 28/ Haziran 1987)189 "Türk ordusu kahramanca savaşmakta ve mükemmel surette sevk ve idare edilmektedir. bir mermi saatini parçaladı ama o kırbacını kaldırarak İngiliz hatlarına doğru ilerledi. Bu saldırı Suvla'dakinden daha şiddetli." (General Hamilton'un Mareşal Kitchener'e 17.8. Bu muharebeler sonunda İngilizler.. hiçbir önemli tepe İngilizlerin elinde bulunmuyordu.421) "Şafaktan birkaç dakika önce M. BTTD. ateş etmeden süngüleriyle ilerleyen. İngiliz resmi tarihi. güneş iyice yükseldiği vakit.Moorehead.. çok daha çılgınca olmuştu. Conkbayırı ve zirvedeki siperler hemen çiğnendi ve İngilizlerin askerlerinden hiçbiri -1. ümitsizliğin verdiği cesaretle. Baldwin ve subaylarının hemen hepsi ölmüş bulunuyor ve kalanlar. Bir kez daha şanslarını denemek için yeniden hazırlığa başlarlar. düşman siperleri önünde ayağa kalktı. s. s. önceden sahip bulundukları üstünlüklerini yitirdiler. saatlerdir durmadan savaşan coşkun birlikleri de dinlendirmek amacıyla taarruz durdurulur. M. Gelibolu Harekâtı." (A.000 kişi kayıp vermişlerdir.56. İngiliz resmi tarihi. (Alayın komutanı Alman Binbaşı Hunker‘dır..

hedefine erişmemesini ve mağlubiyetini sağlamıştı. bu çekilişi kayıpsız gerçekleştirmiş olmalarıdır.Kemal Paşa. (A. R. Liman Paşa.James. Çanakkale Savaşı hakkındaki İngiliz resmi tarihi.396. s." (s.Kemal'den başkası değildi. Aralık sonunda Suvla ve Anzak'tan. 452) 15 Ekim günü Başkomutan General Hamilton da görevden alınır.R. İngiliz kuvvetlerinin kıyıda saplanıp kalmaları sonucunu doğurmuştur. (Moorehead.394. Başlangıçta M. her türlü övgünün üzerindedir ve bu hususta ne söylense azdır. Anzak Kolordusunun karaya çıkarıldığı ilk günde.432) Savaş bütün gece ve ertesi gün de sürer. M.Kemal'in yönettiği Anafartalar Grubu. Çanakkale Geçilmez. Gelibolu yarımadasında. Çanakkale de bi an _8 . M.Kemal'di. Anafartalar Muharebesi]: İngilizler ihtiyat tümenlerini de karaya çıkartarak. Gelibolu yarımdasında başarısı. tam bir yenilgiye uğramıştır. İngilizler. bir başka cephede. İşte bu taarruzda kazanılan zafer sonunda Türkler. yalnız bu da değildir. üstün şahıs. Çanakkale Geçilmez.000 kişidir. İngiliz kolordusunun karaya çıktıktan sonraki gecikmiş hareketini hem durdurmuş. Çanakkale Savaşı'nın en büyük muharebesidir. Alman Genel Karargâhına şu bilgiyi verir: "İngilizlerin büyük kuvvetlerle giriştiği Anafarta çıkarması. ancak donanmalarının himayesinde muhufaza edebildikleri şerit halindeki sahil kesiminde ve tahkimat yapmak suretiyle tutunabilmişlerdir. James. Anafartalar kesiminde ve Suvla körfezinde de. Arıburnu çevresindeki durumu derhal kavramış olmakla. Artık Gelibolu'dan çekilme zamanı gelmiştir. bütün düşman birliklerini çıkış hatlarına kadar geriye sürecektir. İngilizlere parlak bir karşı taarruz yapmıştır. Anafartalar'da İngiliz kolordusunun ileri hareketini durdurup hezimete uğrattıktan 24 saat sonra. Bizzat yaptığı keşif sonunda. Türk ordusuna parlak bir zafer daha sağlamıştır. İngilizler için sonun başlangıcı olur. Anafartalar Grubu Komutanlığı kendisine verilince. s.Moorehead. şu genel değerlendirme ile bitmektedir: "Çanakkale'de geleceği elinde tutan komutan. R. 6 Ağustos'tan beri verdikleri kayıp 45. hem de bu yeni İngiliz kolordusunu hezimete uğratmıştı. Arıburnu'nda olduğu gibi. derhal yaptığı sert ve şiddetli bir hareketle. açık bir deha örneği vermiştir. Katılan asker sayısı bakımından bu. Bu önemli bir sebep olarak. s. bu büyük ve son taarruzu kırmakla kalmayacak. harbin sevk ve idaresi yönünden çok dikkati çeken. Conkbayırı'nda. Gelibolu Harekâtı. 25 Nisanda.118) Bu savaş. Ocak başında da Süddülbahir'den çekilmeyi başarırlar.21 Ağustos [2. İngilizlerin hakim noktaları elde edemeyerek dar kıyıda sıkışıp kalmaları ve 9 Ağustosta [Suvla-Anafartalar kesimindeki] İngiliz kolordusunun iflas ve hezimetinin de başlıca sebebi yine Gazi M. fedakârlık ve feragat. Gelibolu Harekâtı. bir kere daha ve son olarak taarruza geçerler. Müttefiklerin Çanakkale'deki tek başarısı. İngiliz ordugâhları tamamen deniz kenarında bulunmaktadır ve bu dar k esime hakim tepler kamilen Türk ordusunun elindedir.R. bir piyade tümeninin b aşında. Çanakkale muharebelerinde göstermiş olduğu çok yüksek sevk ve idare.

Albay A. Emrindeki askerlerin hayatı üzerine bir kumara girişmeyi vicdanı asla caiz görmeyen Fevzi Bey. bu yolu katetmenin verdiği yorgunluk üzerindeyken. 5/7.398) 3) 7 Ağustos saat 22. 25-40 km. 7 Ağustos günü. Bir daha İngilizler bu hakim yeri ele geçirememiş ve Türklerle savaşamamıştır. (Çanakkale Cephesi. Albay M.. arasındadır. 12. (Çanakkale Cephesi. 3.00‘de verilir.Tümenler. taarruz etmesinin kaabil olmadığını ve ancak böyle bir istirahatten sonra şafakla taarruza geçebileceğini kati bir lisanla ifade etmesi üzerine fevkalade canı sıkılan Liman von Sanders. dinlenmeleri için bir buçuk ay önce Güney Cephesinden çekilip bu kesime gönderilmiştir.50. birçok örneği olan de bi an _8 . 163) Doğrular: 1) 16. 7 Ağustos sabahı.404) Yürünecek mesafe de 60 km.Kitap. hızlı yürüyebilmek için.86) Yani yoldan gelir gelmez. sıcak çorbalarını içer ve ‗birkaç saat uyurlar‘.9.. Gelibolu muharebeleri. sayı 32/Ekim 1987) Yenilen düşman bile M. 1." (Lozan. 3.Kolorduyu oluşturan 7. Bizimkiler ne diyorlar? a. s. onu bulunduğu mevkiden alıp yerine bir başka kumandan tayin etme hevesine (!) kapıldı. ‘küçük ağırlık‘ denilen muharebe ağırlıklarını almışlardır. Üstelik yol yorgunluğu ile taarruz etmek. askerin mutlaka ve en az bir gece istirahat ederek.Conk.191 Bir de bizimkileri dinleyelim.00‘de yola çıkarılmıştır.Kitap. Ordu emrine göre alaylar yanlarına. s.Kemal'in üstün deha ve zekâsıyla etkili olduğu bir tarihi anlatır.Tümene. M.. saat 05. Kısacası. bütün ağırlıklarını değil. s. taarruza geçmesi veya müdafaada bulunması. s..45 ve 08. sıcak bir çorba içip birkaç saat uyku uyumadıkça.boğazına hakim olan Sarıbayır sırtına yerleşmişler ve kesin olarak orada tutunmuşlardır. s. bu alaylar da öğle üzeri yola çıkarılır.Alayı dışındaki bütün birlikler. saat 07. Anafartalar kesimine gelir. (3. (Fevzi Beyin raporundan aktaran.Kemal'in atanması olayı □ K.C.Tümenin yola çıkarılması emri de. Çanakkale'nin kaderini tayin etmiştir.Kitap.Mısıroğlu diyor ki: "İngilizlerin çıkarma yaptığı mıntıkaya yetişmek üzere kolordusuyla hareket emrini alan Fevzi Bey.40‘da verilmiş ve alaylar. iki alayını yola çıkarması emri. bütünüyle.Kitap.Tümenin 36. Bu mesafeyi bir kolordunun bütün ağırlıklarıyla süratle aşıp cepheye yetişmesi ve ilerlemiş düşman kuvvetleri karşısında. gideceği yere yaklaşık 60 km." (BTTD.405) 2) 7. değil. taarruza geçmez. s.Fevzi Beyin yerine. mesafede bulunuyordu. imkansız den ecek bir şeydi. alayların bulundukları yeregöre. s. dinlenirler. ve 12.162. (Çanakkale Cephesi. C.00‘de. 3.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolünü işte böyle değerlendiriyor.. tek tayin edici rolü oynamış. Bu suretle Çanakkale savaşlarının kaderinde.397) 12. 7 Ağustos saat 01.

düşmana taarruz için emir göndermiştim. 12." (A.Fevzi Bey. s.Conk. s..Kemal Beyin muvasalatıyla (gelmesiyle) beraber. siz ne yapardınız? K.Fevzi Beyin isteği üzerine ertelenecektir. C.88) Ordu Komutanının bir türlü harekete geçiremediği A.." (Fe yzi Beyin raporundan aktaran. Vahidettincilerin övdüğü A.Kitap. 8 Ağustos öğle üzeri.Tümen Komutanı S. bu tümenlerin 8 Ağustos sabahı yapması gereken taarruz da. 8 Ağustos günü saat 10. uzun bir yürüyüşle hücum etmek.88) Olayı.00'te de.gece karanlığı nda. emir ve kumandayı mumaileyhe (adı geçene) tevdi ile İstanbul'a hareketiniz rica olunur. Kendileri soruyorlar.hücumun yarın şafak zamanına tehir edilmesini (ertelenmesini) rica ettim.402) 4) Saros Grubunun birlikleri. Esasen bugün taarruz etmemeye karar vermiş ve ona göre tertibat almış olduğumdan. benbu taarruzu da bugün yapmayı doğru bulmadım. 5 nci Ordu Kumandanı Liman von Sanders" (Fevzi Beyin raporundan aktaran. Fevzi Beyin yerine M. Kabul etmediler.Fevzi Bey raporunda. Liman Paşanın yerinde olsaydınız.Tümenin Mestan Tepe‘de bulunan düşmana taarruza geçmesini emreder. biraz sonra gelen şu emirle görevden alınır ve İstanbul'a postalanır: "Anafartalar Grubu Kumandanlığına tayin edilen M.Fevzi Bey raporunda diyor ki: ―12. ‗Ben askerim. Albay A. C. bir emir subayı ile 'akşam taarruz edilmesi' için yazılı emir yollar.Fevzi Beyin raporundan aktaran. Önemli olanı şu ki M. C. Liman Paşanın bu emrinin de bir tesiri olmadı.Conk. Ayrıca. verilen emri icra ederim‘ demesine rağmen. s. Fevzi Beyin kendi raporunu esas alarak aktardım.30‘da. icra etmedim (yapmadım).. [Mesela Sakarya Savaşında birçok tümen.404) 5) Suvla kesimindeki İngiliz hareketinin gittikçe gelişmesi üzerine. s. o güne kadarki askeri hayatı bakımından biraz ağır bir yük olduğunu de bi an _8 . Raporunda bu tavrının gerekçesini şöyle açıklıyor: ".87) Akşam saat 22. dinlenmeden savaşa girmiştir. Taarruzu yarın şafak zamanına (9 Ağustos sabahına) bıraktım ve ona göre icap eden emri verdim. uzun mesafeler aştı ktan sonra. (3. 3. s. s. Bu arada 36. Bendeniz ise emirlerinin icr asında tehlike gördüğümden. Bunun üzerine kendisine telefon edilen M. benim emrim icra olunacaktır!' buyurdular.Fevzi Beyin raporudan aktaran. herhalde hezimeti mucip bir hareket idi. saat 15. şu cevabı verdiğini açıklıyor: ".Alay da sağ kanat gerisine yanaşır.‖ (A. Liman Paşa. meçhul bir arazide.00'de Ordu Kurmay Başkanı.Conk.doğalbir olaydır. (Çanakkale Cephesi.Kemal için bir kolordu kuma ndanlığının. bu defa bir kolorduya hükmetmek fırsatı çıkınca..Mısıroğlu'nu dinlemeye devam edelim: "İşte bu sırada Liman von Sanders'in yanında bulunan ve M. Niçin taarruz etmedi?'" A. C.Adil Beyin.Kemal'in İttihatçı arkadaşlarından olan Kazım (İnanç) Bey.Kitap. 'Ben bugün Fevzi Beye.Kemal'i tayin etmesi teklif ve telkininde bulundu.Conk. A. gerekli düzeni alırlar. yapılan teklifi hiç duraksamadan kabul etti.Kemal.86) 6) Liman Paşa. telefonla Fevzi Beyi arar ve der ki: "Liman Paşanın yanındayım. 'Ne olursa olsun.Fevzi Bey bu emri de yerine getirmez.] Cephedeki öteki askerler de iki gündür uykusuzdu ve durup dinlenmeden savaşmaktaydılar.

Kazım (İnanç) Beyin. Az bile gelir! Derhal kabul ediyorum.Kemal Bey.45'te (teklifimizden 8 saat sonra) M. 'Bizim teklifimiz olan kolordu komutanlığını çok gördüler. s. Liman von Sanders Paşa Hazretleri adına beni telefon başına çağırdı.ve böyle bir yükün altından kalkabilmesinin mümkün olup olmadığını soran K azım Beye. 'işlerin kötü gitmekte olduğunu gör erek.109) Esat Paşa da olayı şöyle anlatıyor: "Conkbayırı'na komuta etmek üzere. s. ‗Çare kalmadı mı?‘ sorusuna verdiğim cevapta. M. Bu sebeple. buradaki durumu bilen 19. (On Yıl Savaş.272) F. ‗Az gelir!‘ dedim.Kemal Beyin kolordu komutanı olarak bu bölgeye verilmesini Esat Paşaya söylediğini' yazıyor. Paşa- de bi an _8 . Kazım Beyin.Kemal Beyin görevlendirilmesi lüzumunu Ordu Komutanına bildirmek üzere Kurmay Başkanım Fahrettin aracılığı ile Ordu Kurmay Başkanına telefon ettirdim.Kemal diyordu ki: 'Bütün kuvvetler bir elden idare olunursa. Kurmay Başkanının. bu olayı anılarında şöyle aktarıyor: "M. başarı elde edilebilir. Tersine. Esat Paşa ve kendi adına. "Çok gelmez mi?" diyerek kendi teklifiyle çelişkiye düşer miydi? 4. şimdi ordu komutanı yapmaya mecbur olacaklar. Kendisine Conkbayırı'nın durumunun kritikliğini ve durumun düze ltilmesi için daha bir an kaldığını ve bu ânın da kaybedilmesi halinde felaketin pek muhtemel olduğunu bildirdim. "Derhal kabul ediyorum. Komutanın durumu nasıl gördüğümü ve düşüncemi sorduğunu bildirdi.C. Conkbayırı kesimine.Kemal ile Kazım Beyin konuşmalarına kulak misafiri olur. s. Ayrıca Mısıroğlu. 'İttihatçılık gayretiyle M. M. 1.. Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak 19. s." Bu sırada telefon konuşması kesildi. gülerek Esat Paşaya döndüm.'[dedim.Kemal'in Kazım Beye. ‗Bütün mevcut kuvvetlerin komutam altına verilmesinden başka çare kalmadığını‘ söyledim.26)192 3) Bu konuda kaynakların hiçbirinde. onun için de M. Nitekim 21. Durum genelleşmiş. kudretli bir komutanın atanması gerektiğini.] .Kemal'in bu konudaki kısa açıklaması da şöyle: "Ordu Kurmay Başkanı.Altay. bu teklifi K azım Beye telefonla duyurur ama Kazım Bey Liman Paşanın kabul edeceğini sanmadığını söyler.109) F. bu konudaki teklifleri tereddütle karşıladığını gösteriyor.Altay saat 20. Paşaya söyle. 163) Hepsi yanlış! Doğrular: 1) Kurmay Başkanı F. Zaten tereddüt etmese.Kemal'in atanmasını teklif ve telkin ettiğini' gösteren bir ifade yer almıyor." (On Yıl Savaş.Tümen Komutanı M.Altay anılarında. Anafartalar'a gelen kuvvetleri de benim emrime verirseniz. s. Anafartalar'a çıkmış ve çıkmakta olan büyük düşman kuvvetlerini dikkatle ve ona göre genel önlemler alarak. s. 'Ne münasebet. sevk ve idareyi birleştirmek ve sağlamak gerekiyordu. onun emrindeki kolorduya tayin edildi. o zaman kabul ederim. (On Yıl Savaş. hepsi.‖ (Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe.Kemal'in Anafartalar Grup Komutanlığına tayin edildiği emri geldi." (Lozan. telefon hatları karışmıştır. Tümen Kumandanı M. 110) 2) M. ‗Çok gelmez mi?‘ dedi." (On Yıl Savaş. tayinimi emretsin!' demiştir.00'de Kazım Beyi y eniden arar.

'tarihen ve fiilen' bir önemi yok. Bu takdirde. taarruzu 9 Ağustos sabahına bıraktığını az önce görmüştük. □ "Ertesi gün cereyan eden hücumlarda (1. asıl önemli olanlar.Tümen. Söz konusu sayfalarda böyle bir konuşma yok! Hazret yine karşılıksız çek yazmış! Mısıroğlu devam ediyor: □ "Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak 19.Kitap.Tümen. Anafartalar Grup Komutanlığına tayin edildi.Tümen bir hayli geride bulunduğundan.Kemal. Çünkü burada dövüşen. o cepheye birlik yollayan komutanlar.Kemal Bey. yöneten ve başarıya ulaştıran komutanın. 5. Lozan. parmak hesabıyla bile doğruyu bulurlardı.Kemal Bey de zaten ancak 9 Ağustos sabahında yeni birliğine ulaşabilmişti. bu tarihen ve fiilen doğru değildir. 16." (Lozan. 1. Yani Fevzi Beyin istediği mühlet." (K. Fevzi Beyin çok iyi donatıp talim ettirmiş olduğu 16.Kitap. Çünkü cepheye derhal ulaşabilecek bir mesafede bulunmadığı için fiilen mümkün olmayan bir taahhütte bulunmuş oluyordu. M. 2) "Vehip Paşanın bu noktaya (yani Anafartalar'a) yığdığı kuvvetler" ifadesi de bütünüyle gerçeğe aykırıdır.164) bi an _8 .Kolordu Komutanlığına değil..Kemal. (Çanakkale Cephesi.Kemal'in tayininin mantıki hiçbir ciheti yoktu. s.Anafartalar Savaşı) elde edilen başarı. 01. taarruzu fiilen gerçekleştirebilmek için M.Kemal.Willmer Müfrezesi ve bir süvari tugayı! □ "Fakat tuhafı şu ki 19.406. Fatih'e. 9. Yavuz'a. ister istemez geçmiş oluyordu.) de ya söyle.Kemal'e mal edilmek istenmişse de.) Gecikme söz konusu değildir. (Çanakkale Cephesi..409 vd.Mısıroğlu." (1.164) Yine yanlış. s.. bir savaşı başlatan. İkisi arasında fark var.Fevzi B eyin karargâhına 8/9 Ağustos gecesi. Yani bu noktada. bir birliği talim ettirmiş değildir.Doğrular: (1) Bu çarpık mantığa göre. çünkü Anafartalar Grubunda. talip olduğu görevi. Çünkü Vehip Paşanın yolladığı toplam 6 alaydan194 biri bile Anafartalar Savaşı'na katılmamıştır.C. F... 3. M. 8 Ağustos akşamı taarruz etmesi emredilen A.Tümen.127) İsteseler. 1.C. çünkü hiçbiri." (Lozan.C. s.Tümen. tam zamanında yerine getirerek. Fevzi Beyin istediği mühletten bile fazla oldu.164) M. 16. 1. onun emrindeki kolorduya tayin edildi. Mısıroğlu'nun bu yanlışını da kopyalamış: "Albay M. ve 92. ilk aşamada şu birlikler de bulunmaktadır: 4. Kema l'in taarruz edilmesi istenilen noktaya kadar gelinceye kadar geçen zaman.30'da gelmiş ve M. tayinimi emretsin!" dediğini yazıyor ve dayanak olarak da. Ama niyetleri bu değil. A.Tümen Kumandanı M.Atay'ın Çankaya adlı kitabının 1969 baskısının 91.S.C. 8. M.Fevzi Beyin. sayfalarını gösteriyor.Kemal'in talim ve tensiki altındaki 19. s. M. s.R. Yb. yine 9 Ağustos sabahı birlikleri taarruza geçirmiştir.Kolordu193 ve Vehip Paşanın bu noktaya yığdığı ihtiyat kuvvetleridir. Kolordudan başka. □ GRYT Ansiklopedisi. birlikleri talim ettirenler ile emir ya da istek üzerine. kroki 50. Kanuni'ye de hiçbir zafer mal edilemez.Tümen değil. 3.

s avaşın evrelerini gösteren 38-43. öyle kıtalar filan değil.Mısıroğlu: ". Birkaç adım daha atabilseler (!). İngiliz kıtaları (!) süngü nizamında ilerliyorlardı.Kemal'in yönettiği Conkbayırı taarruzu ise 10 Ağustosla yapılacaktır! İnsanın içinden.Mısıroğlu. 1. İşte bugüne kadar anlatıla anlatıla bitirilemeyen Anafartalar Kahramanlığı'nın iç yüzü kısaca bundan ibarettir. zaman ve yer bakımından. '9. Türklerin eski mevzilerini yeniden işgal etmesi‘ diye özetlemek için Çanakkale Savaşı hakkında açılmış özel ve yoğun bir bilgisizlik kursundan geçmiş olmak gerekir. M.) 6 Ağustostan 21 Ağustosa kadar süren bu çok kanlı ve kapsamlı muharebeleri. 3) ―Şiddetli topçu ateşiyle Türk kıtaları çekiliyor.. ve 19. Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarının aslı ne imiş? □ K. Taarruz muvaffakiyetle neticelendi (!) ve Alman generali (!) Kafınengiesser yaralandı. eski mevzilerini yeniden işgal edebildiler (!).195 İşte o zaman Türkler." (Lozan..Tümenlerin cephesine yapılmış bir taarruz ve donanmanın yanlış ateşi sonucu.) de bi an _8 . bilindiği gibi Conkbayırı kesiminde olmuştur. kendi kuvvetlerini topa tutmuş ve onların ricatlerine (geri çekilmelerine) sebep olmuştur. sadece Yarbay Willmer müfrezesinin bazı küçük birliklerinin bulunduğunu görmüştük..C. Temmuz‘da değil. s. 1) İngiliz taarruzu. 6 Ağustosta başlar. Çanakkale'ye hakim bütün tepeler boşalıyordu (!). "Edep yahu!" diye haykırmak geliyor! Ve K.159 vd. Bu taarruzun geliştiği ve yöneldiği kesimlerde. 1. krokiler. Anafartalar kesimi ve muharebesiyle hiçbir ilgisi yok! Kaldı ki 6 mermi olayı da 9 Ağustos'ta geçer. Tümenlerin cephesinde yeniden taarruza geçtiler (!). sanki hepsi bir yerde ve aynı zamanda yapılmış tek bir muharebeymiş gibi şöyle özetliyor: "Temmuzda (!) İngilizler. Birçokları yaralandı ve kalanlar da mütereddit bir surette kaçmaya başladılar. donanmalarından kendi bataryalarına ateş açtılar.164) Anafartalar ve Conkbayırı savaşları. 2) 6 Ağustos‘ta 9. 'İngiliz donanmasının kendi kuvvetlerini topa tutması' (?) diye anılan olay da Anafartalar'da değil. taze kuvvet getirerek 9.Tümen. (3. onun cephesine bir taarruz olmamıştır. Mısıroğlu önünde. Çanakkale‘ye hakim tepelerde zaten hiç kimse yoktu ki boşaltıldığından söz edilebilsin. birbirlerinden ayırmadan. ve 2.196 Yanlışları işaretledim ama özeti atlamış olanlar için birkaç kısa açıklama yapmak istiyorum.C. bunları yazmaktan kaçınırdı. Boğaz sahiline inmiş bulunacaklardı. tarihte ender rastlanan bir hata ile İngilizler. Sarıbayır'ı (!) işgal ettiler. Çanakkale‘ye hakim bütün tepeler boşalıyordu‖ ifadesi de anıtsal bir yanlış.b. bilindiği gibi birinci hatta değil. kuzey ile güney kesimleri arasında. Bu arada." (Lozan. savaş alanı dışındadır.Kitap. Şiddetli topçu ateşiyle Türk kıtaları çekiliyor (!). Arıburnu.. iki ayrı savaş. Anafartalar ve Conkbayırı muharebelerini.Bununla beraber yine de her iki taraf da çok büyük kayıplara uğramışlardır. s. gerçeği az çok kavrar. ve 19. Ayrıca. bir karayolları haritası bile bulundursaydı. Birdenbire topçu ateşi kesildi. İşte tam bu esnadadır ki İngiliz donanması. 1.

nasıl oluyorsa. bir tepenin bayırı sanıyor. savaş biterdi. Yani sportmen düşman. neredeyse sona ermek üzere.200 sırf 6 mermi yüzünden geri çekilir mi? Bakalım Armstrong.376. kare genişliğinde koskoca bir kütle.30) 5) Mısıroğlu'na kalırsa.."197 Eyvah. Ee. Mısıroğlu'nun İngiliz kıtaları diye şişirerek anlattığı kuvvet de. tepeler." Hayret! Donanma bataryalara ateş açmışsa. Çanakkale Geçilmez.James. İngiliz Donanması. çünkü bataryaların üstüne düşen altı mermi. s. ne Conkbayırı'dır.. Allah Allah! Bu tereddütün sebebi ne ola ki? Belki şu iki olasılık arasında tereddüt geçirmişlerdir: Yol açık. üç-beş kilometre ilerde yürüyen hassas piyadeleri de yaralıyor. o gün tatildelermiş ki kıllarını bile kıpırdatmamışlar. o uzun ve engebeli yolu. Boğaz sahiline inmiş bulunacaklardı. bir yerde durup da savunmaya geçmeyi göze alamamış. Birkaç adım daha atabilseler. "." Anlaşılan hazret. İngiliz kıtaları süngü nizamında ilerliyorlardı. o koca Sarıbayır'ı hızla ve kolayca işgal edivermiş. A.Conk. o ünlü Conkbayırı muharebesinin aslı buymuş. vadiler. donanmalarından kendi bataryalarına ateş açtılar.." diyor.Moorehead..Bu arada.. Gelibolu Harekâtı. s. taarruza kalktığı gün. ateşini bizzat kendisine (!) tevcih etti. ilerdeki piyadelerine. Fakat..Sarıbayır'ı işgal ettiler. tarihte ender rastlanan bir hata ile İngilizler. adına bakarak. O sıra Gelibolu'da 15 Türk tümeni var ama anlaşılan." Metnin aslı böyle değil. tepeleri boşaltan Türk kıtalarından hiçbiri.R.. C. de bi an _8 . kalanlar da mütereddit (tereddütlü) bir surette geri kaçıyorlar.400. □ Mısıroğlu. işgal edilse. dere yataklarından oluşan 100 km. 6 mermi yiyince çözülüp kaçsın? Cepheye yayılmış ve hedefe yaklaşmış dört tugay. uçurumlar. geçitler.4) Mısıroğlu. hoşgörünüze sığınarak tekrar ediyorum. Çanakkale destanı.. öyleyse sahile inip Boğaz kıyısında temiz hava mı almalı. yürüyüp sahile inseler ya. sırtlar. Binbaşı Allanson'un taburu. Türkleri bitirmek üzereler. yoksa çay saati geldi. 'olayı şöyle izah ediyormuş': "İngiliz kıtaları (!) Koca Çemen Boğol noktasını (?) süngü hücumu ile zaptettiler ve Türkleri sırtın öbür tarafına attılar. boyunlar." İşte Vahidettincilerin askeri otoritesi Mısıroğlu'na göre. "Birdenbire topçu ateşi kesildi. Büyük zayiata sebebiyet vererek199 onları geri çekilmeye mecbur etti. ne de koca Sarıbayır! Kocaçimen ile Conkbayırı arasında bulunan. ışık hızıyla aşıp Sarıbayır'a ulaşmış: ".. geriye kaçıp maviş Ege denizine karşı misk gibi Seylan çayı mı içmeli? Anlaşılan bu kısa tereddüt ânından sonra karara varıyor ve bu sefer bilatereddüt (tereddüt etmeden) çay saatine yetişmek için geriye kaçıyorlar. bir de tanık gösteriyor: Yüzbaşı Armstrong! Bu yazar. Oysa Sarıbayır.198 Birçokları yaralandı ve kalanlar da mütereddit bir surette kaçmaya başladılar. bu sahneyi böyle mi anlatmış? Yoksa Mısıroğlu. iki zirveli Besim Tepe'nin güney zirvesi. s. Doğrusunu göreceğiz. Zaten kâğıttan bir ordu mu ki bu. "Türkler de geri gelip eski mevzilerini işgal ediyorlar. Bö ylece bir İngiliz taburu. Fakat müthiş bir hata neticesi... sonra ne olmuş? ". (R. Sarıbayır'ı.. neden birkaç uzun İngiliz adımı daha atmıyorlar? Atamıyorlar. Allanson'un ele geçirdiği yer de.

13 Eylül 1915 günlü Times gazetesinde yayımlanan yazısında. Bir başka köşede." (Armstrong. Hemen geleceğim. Sarıbayır'ın boşaltılmasının sebebinin.Armstrong'un yazdıklarını değiştirerek mi aktarıyor? Armstrong'un ne yazdığını görelim: "[9 Ağustos günü]201 Conkbayırı ve Kocaçimen için muharebeler.52-54) Armstrong dahi. konuşarak. biraz daha yukarı (?) çekilmişti. Türkler... □ Mısıroğlu. yirmi dört saat dayanın.59-61. Dahası var. O gece hazırlık yaptı. ilgisiz sayfalara. adı geçen gazeteci. M. 1. çünkü kendisi. M. yanlışlıkla bunların üzerine ateş açmış. Gül Çağalı Güven'in yeni çevirisi. kendi adamlarına ağır (!) zayiat verdirerek. Nitekim. Anafarta önünde işleri düzene s okana kadar. kâh bir taraf. Conkbayırını temizlemişler." (Lozan. Ashmet-Barlett'in kitabının 212. s. süngü takarak boyuna hücum etmiş.202 Mısıroğlu'nun çarpıtması bu kadarla kalmıyor. Buradan Türk hatlarını yan ateşine alıyorlardı.. birbirine üstünlük gösteriyordu. İngilizler onu açıkta görünce ateş ettiler. M.161) Mısıroğlu. 'Ben. Öte yanda. göreceksiniz. sıcağı sıcağına. İki İngiliz taburunu ezip geçtiler. Fakat İngiliz donanmasının büyük topları. onlara cesaret veriyordu. Bütün Türk piyadesi de..Kemal telefonda. Bozkurt.. ona dokunmadı. [10 Ağustos] sabaha karşı M. Türklerin yaptığı karşı taarruz muvaffak olamamış. Siperleri tıka basa askerle doldurdu. 10 Ağustos günkü olağanüstü Türk hücumu olduğunu yazıyor. geri çekilmeye mecbur etmişti.S. kitabında şöyle yazdığını da iddia ediyor: "Sarıbayır'ın İngilizler tarafından tahliyesine (boşaltılmasına) İngiliz donanmasının ateşi sebep oldu.Kemal ön siperlere geldi. birbirinden ayırıyor. vaziyeti kurtarmışlardı.Kemal Conkbayırı'na dönmüştü. gülüşerek.' Akşam sekizde. sahildeydiler. Pırıl pırıl yanan süngü dalgasına dayanmak imkânı yoktu. s. Şafak sökerken Türkler. 'Merak etmeyin!' diye bağırdı. Kendisi de aralarında dolaşıyor. bu husus İngiliz Genelkurmayı raporlarında zikredilmiştir. Peyami Safa çevirisi. sesi gayet soğukkanlı. burada bulunan Türkleri önlerine katarak kovalamaya başlamıştı. Ne altı de bi an _8 .C. var olmayan bilgilere dekoratif göndermeler yapmaktan. işler yoluna girecek. sayfasından aldığını söylüyor ama inanmak çok zor. Kurşunlardan biri göğsüne geldi fakat saatinin üstünden sekerek. altı mermi olayının geçtiği gün ile M. bu cümleyi.. korkunç naralar atarak. İngiliz gazetecisi Ashmet-Barlett'in. bir aşağı bir yukarı devam ederken. İngilizleri Kocaçimen'den biraz aşağıya sürmeye muvaffak olmuştu. asıl metinleri işine geldiği gibi değiştirip aktarmaktan sabıkalı.Kemal'in yönettiği Conkbayırı süngü hücumunun günlerini de. bunları geri atamamıştı..Kemal'e telefon ettiler. kâh öteki taraf. Hintli (Gurkha) ve İngiliz askerlerinden müteşekkil bir kol. peşinden geliyordu. Yeni Zelandalılar.. savaşları da. cesaret verici idi. Birbirlerine yakın olmak. cesaretlerini artı rmıştı. Conkbayırı sırtlarında. savaş mekânlarını da. Elini kaldırıp ileri doğru atıldı. Türk zaferini de altı mermi yiyen bir düşman kolunun geri çekilmesine bağlamıyor.

409. İngilizlerin kendi askerlerini yanlışlıkla topa tutmaları meselesi hakkında şunları söylemektedir: 'Bu muharebeye dair rapor veren İngiliz kumandanlarından biri (Bnb. Binaenaleyh Conkbayırı savunmasını kendine mal ederek.' Halbuki söz konusu olan. sayfasında da.James. bu muharebeyi kendine mal etmek isteyen Cemil Conk Paşa. Çünkü muharebede her asker kendi topçu ateşinin tesiri altında kalabilir. Allanson) ise. 1947 yılında. 390) Söz konusu tabur. (s. Bundan kurtulmanın biricik çaresi ise. 60) Mısıroğlu. R. bu tartışmalı bombalama konusuna.Moorehead. fecirle beraber son derece şiddetli bir saldırışla süngü hücumu yaptılar. Conkbayırı'nı bize kaptırmamaya çalıştılar ve başardılar. devler memleketinde bir devler muharebesi idi. mevzilerini boşaltıp geri kaçmamış. İngiliz yenilgisinin sebebi olarak göstermek. mevkiini bırakıp geri çekilmek değil. kendi topçu ateşlerinin tesiri altında kaldıklarından dolayı çekildikl erini iddia etmiştir.Kemal'in ölümünden 9 yıl sonra.381. General Hamilton'un raporunun yanı sıra. askerlikte mazeret teşkil etmez.204 Ertesi günü. bu hareketin. bildiğimiz gibi 4 İngiliz tugayı (20 tabur)daha bulunuyordu. açıkça belirtildiğini ekliyor. Conkbayırı hücumunu 'devler savaşı' diye niteleyip övüyor. anılarında. bilakis ile rlemektir." (3. bu konuyu daha ayrıntılı olarak ele alır. General Hamilton'un raporu. Canlı Tarihler'in VI.R. soyadını Conker (!) alan bir kimse bile. '100metre kadar açıldıktan sonra' yine Besim Tepe'nin güney zirvesine geri dönmüş ve geceye kadar beklemiş.Conk. bu gerçeğin. Ashmet-Barlett'in yazısını özet olarak aktarıyorum: "Bu muharebe. bugün kuşkusuz pek büyük cesaret ve yiğitlikle savaştılar. fiilen böyle bir vakanın (yani düşmanın çekilmesinin) olup olmadığı noktasıdır. s.Kemal'i suni bir surette medih gayretlerine rağmen.55. Bu kitabında. bunun Türkler açısından fazla bir önemi olmazdı. böyle yazdığı için Cemil Conk'a da sataşıyor: □ "M. gece de yerini yeni bir birliğe bırakmıştır. düşman ricatine (çekilişine) bir mazeret teşkil edip etmeyeceği hususu değil. söz konusu mermilerin Türk bataryalarının mermileri olduğunu yazıyor. işte bu dört tugay (20 tabur) sökülüp atılacaktır! 7) O tarihte Conkbayırı-Kocaçimen Bölgesi Komutanlığını yürüten 4. ne Türk başarısını 9 Ağustos'taki altı mermi olayına bağlayacak kadar komik oluyor. hatıratında. Bu bö lgenin değer ve önemini takdir eden Türkler. Hayatlarını hiçe sayan ve ölümle alay edercesine yapılan bu hücum karşısında birliklerimiz sırtın eteklerine doğru çekilmek zorunda kaldılar. 6) Üstelik Allanson'un taburu da. aktaran C. A. İngiliz donanması- de bi an _8 . Buna karşılık Mısıroğlu. İngiliz resmi tarihinin 112. 10 Ağustos sabahı Türkler.C.Kitap.. Conkbayırı'ndan. Ama 1959'da yayımlanan Conkbayırı Savaşları adlı kitabında.mevziini bırakıp geri çekilmiş bile olsaydı.609)203 İkinci tanık da.mermiden söz ediyor.Conk. Çanakkale Geçilmez. Gelibolu Harekâtı. İngiliz kumandanının sözü. M. kısaca değinmiştir. bir gün önce geçen sıradan bir olayı. cildinde yayımlanmıştır..55. s. Tümen Komutanı Yarbay Cemil Conk'un (ilerde paşa) kısa anıları. (Allanson'un raporu. çünkü Conkbayırı çevresinde. s. Anafartalar ve Conkbayırı'nda elde edilen başarıları küçültmek için çabalayıp duruyor.

Nail şehit olmuş.Alayları yapmıştır.. 'düşman. kaynakları karşılaştırmalı bir surette inceleyenler.Kemal gelmeden önce.nın böyle bir hataya düştüğü hususundaki iddiayı reddetmemek ve ancak bunun bir mazeret teşkil etmeyeceğini beyan eylemek suretiyle. oranın kahramanca müdafaasını. Conkbayırı'nın en çetin ve kanlı boğuşmalarını. 161) Doğrular: 1) Başlangıçta Conk diye yazdığı soyadını. İngiliz ve Anzak kolordularının Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarında uğradıkları yenilgileri. kavgası yapmıştır. 64. ne Conkbayırı savaşlarını kendine mal etmeye çalışmıştır. Bu kesimde 4.. altı mermiye ve bir taburun geri çekilmesine. kumandanını orada bulundurmuştur. nedir? 3) Mısıroğlu'nun iddiasına göre. M.Tümenin 25. düşmanın kendi hatasından doğmuş bulunan bir hezimetin.. M. kendi yağı ile kavrulmuş. şeref taksimi kavgası yapan" biri olarak sergilemekten çekinmiyor. Conkbayırı müdafaasını nefsine hasreden. ya da okumuş ama gerçeği göz göre göre saptırıyor. [komutanı olduğum] 4.Servet Bey (General Yurdatapan). çok önemli bir yanlıştır. yalnız talih. Tekrar ediyorum. Bu şehit ve gazileri rahmet ve saygıyla anacağına. aslında hiçbiri için de.Tümenin Conkbayırı'na yetişmesi ile tehlikenin önlenmiş olduğu kanaati. yedi bin beş yüz Türk'ün kanı ve canı pahasına gerçekleştirilmiştir. bağlamak için çırpına çırpına helak oluyor. gerçeği teslim etmiş olmaktadır. kendi komutanlığı altında yapılmış olan Conkbayırı savaşlarının şerefini bile arkadaşlarının adına yazıyor. 10 Ağustosa kadar." (Lozan.Tümenin iki alayının yiğit ve fedakâr er ve suba yları yapmış. ya okumamış ama okumuş gibi yorumlayarak okuyucuyu aldatıyor. Cemil Conk'un Conkbayırı Savaşları adlı kitabını.Kemal'in bir başarısını daha perdeleyebilmek uğruna.Tümenden yalnız 11. yani kendi hatasından dolayı 'ricat etmiş. Orada canlarını veren kahraman şehitlerin ruhları önünde saygı ile eğilirim ve sağ kalan fedakâr gazilerin namlarını överek anarım. Çünkü Cemil Conk Paşa anılarında da. 9. bir de Mısıroğlu'nun kaba üslubuna ve dayanaksız suçlamalarına! Bu satırları yazan insanı.Kemal Paşa ile şeref taksimi." (s.24) Bir şu cümlelerdeki inceliğe. Conkbayırı ilk iki gün. Her şeyin hakkını vermek gerekir. bunda bir hak ve şeref payı olmadığını. düşman hamlelerini durdurmuştur. onları da gözünü kırpmadan harcıyor. Tam tersine. Vicdansızlık bu değilse. yalnız 9. ne de M. tarih yazılır mı? 2) Mısıroğlu. bunda benim tümenimin hiçbir tesiri olmamış. alçakgönüllüğe ve haktanırlığa bakınız.Alaydan iki tabur bulunmuştur.Alay Komutanı Yb. teslimde tereddüt etmezler. işte bu 9 Ağustos'taki yanlış bombalanma yüzünden. ve 64. Yalnız Conkbayırı'nın temizlenmesi. 1. 25. Bu itibarla. istenildiği kadar şeref taksimi kavg ası yapıla dursun. aktarıyorum: "Yerli ve yabancı eserlerde. daima büyük gayret ve kahramanlıkla mukabil taarruzlar yaptırarak. Cemil Paşa ile M. Bu dağınık zihin ve bu sallapati tutumla.Alay Komutanı Yb. yedi satır sonra. Conker yapmış.C. 4) Mısıroğlu sonunda diyor ki: "Aslında hiçbiri için bunda (yani bu zaferde) de bi an _8 .Kemal Paşa arasında. hezimete uğramış' Mısıroğlu inatla. "Bu muharebeyi kendine mal etmek isteyen. s. bu ayrıntılı kitabında da.

Arıburnu'ndaki cephemizin sağ yanında bulunan 19.. teslimde tereddüt etmezler.Tümeni geri sürebilse. güvenilir tanıklara dayayacaklar. Conkbayırı'nda savaşan 8. Fransa'da iken Mısıroğ-lu'na aktarmış. anılar ve gerçeğin ta kendisi duruyor. kendi sorumluluğum altında Anafartalar cephesine göndereceğimi Esat Paşaya söyledim. Hangi günlere ilişkin bilgiler olduklarını açıklamıyor.Kemal tümeninin düşmana terk ettiği yerleri (!) yeni baştan geri aldılar (!)" (Lozan 1. Vehip Paşa. M. en küçük ayrıntısına kadar adalet ve haktanırlık ölçüleriyle değerlendireceklerdi?" Yalandan vergi alınsa. üstelik yanlış günlere oturtarak okuyuc ularını aldatmaya çalışıyor. Arıburnu'nda bulunan 19. savaş hali bu. □ Mısıroğlu.Tümenin emri altına girmiştir)205 ve bir topçu bataryasını Seddülbahir'den alarak Anafartalar cephesine (Doğrusu: Conkbayırı'na) gönderdim. Seddülbahir'deki ihtiyatın bir kısmını. sarp ve çetin araziden geçmek. özel araştırmalar.Tümene yolladığı emri de hatırlatırım. bi an _8 . Conkbayırı'ndaki kuvvetlerini takviye etmek için yolladığı birlikler. o kadar uzak. kaynakları karşılaştırmalı surette inceleyenler.Şevket Efendi de yıllarca sonra.Anafartalar'daki müşkil vaziyeti anlayarak. hepsi iflas ederdi." Sevsinler böyle karşılaştırmalı incelemeyi! Hazretin yararlandığı iki kaynak var: Armstrong ile İngiliz gazetecisi Ashmet-Barlett'in kitaplarından alınmış. Bunu anlamak için 3. Terk edilmemiş yerlerin geri alınması da elbette söz konusu olmaz.C.Şevket Efendi'nin aklında doğru kalmış ve doğru aktarmış. kanıtlanmış ciddi ve gerçek belgelere.Kemal'in tümeni. o yerleri nasıl geri alacaklardı ki? de bir hak ve şeref payı olmadığını. kısa iki paragraf! Hepsi bu.160) Eğer M.Doğrular: 1) M. gerçeği tek bir belgeye bağlamayacaklar. cephesindeki bir kısım araziyi elden çıkarmış da olabilirdi ama çıkarmamıştır. bazı yerleri sahiden düşmana terk etmiş bile olsaydı. s. 28. Bu alaylar mukabil taarruza geçtiler (!). Vehip Paşanın yolladığı iki alay ise Conkbayırı'na gelmişlerdir. Conkbayırı'nda savaşan Vehip Paşanın alayları. Sormanın sırasıdır: Hani "iddialarını.. bu bilgiyi Mısır'dayken Osmanlı hanedanından Mahmut Şevket Efendiye. M.. Vehip Paşanın verdiği bir bilgiyi de e kliyor. olayları his ve arzularına göre yorumlamayacaklar. incelemeler.Kemal'in 19.Alaylardan (Doğrusu: 41 . açıkça yalan söylüyor ve yanlış bilgi veriyor.Kitap'ta bulunan ve savaş durumunu günü gününe yansıtan krokilere bir göz atmak yeter. devamlarını da vermiyor. 3) M. 2) Düşman. bu yutturmacalarına. yolladığı iki alay. Vehip Paşa demişmiş ki: ". tarih açısından değer taşıyan.Tümen. doğruluğu araştırılıp kontrol edilmiş. Mı-sıroğlu da doğru not etmiş ise Vehip Paşa.Alay) mürekkep bir tümeni (böyle bir tümen yok. başka belgelerle karşılaştırılmış. onlar kadar sağlam anılara.Tümeni. ve 48. geniş bir kavis çizmek zorunda kalmazlardı. Esat Paşanın 16. savaş sonuna kadar Arıburnu cephesinde kalmış. Bu iki paragrafın karşısında ise bütün Türk ve İngiliz resmi yayınları.

59.265. ordu emri ile Kuzey Grubundan alınıp Anafartalar Grubuna bağlanmıştır. ayrıca 42. 397) Esat Paşa da anılarında bu durumu açıklıyor: ―Benim emrimde yalnız 19. (Esat Paşanın anıları.Kemal Bey Anafartalar Grup Kumandanı tayin edilince. Esat Paşa da Arıburnu Grup Kumandanı idi (Doğrusu: Kuzey Grubu K.." (Lozan." (1. Arıburnu ve Seddülbahir cephesi Komutanları Esat ve Vehip Paşalar. 3.129) Bunlar uydurma ve saptırma yarışına çıkmışlar.. Zaten durmuyor olsalardı. bu yalanın da eni boyuna denk düşmemiş. ne emrinde kalan iki tümenin bir ilgisi vardır.Kemal'in kararı.C.. bu alıntıyı şöyle değerlendiriyor: "Atatürk'ün Genel Sekreterliğini de yapan Bayur da itiraf ediyor ki müttefik kuvvetleri.Moorehead. (Doğrusu: Değildi!) Nitekim M.. Taarruz.Kemal'in cephesi olan Suvla-Anafartalar kıyılarında tutunabilmişler" de. ve16. 6 Ağustosta başlayan yeni taarruzları da istenileni vermemişti. s. pek ustalıkla stratejik baskın yaptıktan ve iki gün boyunca Gelibolu yarımadasının anahtarı olan Conkbayı-rı'nı elde tuttuktan sonra oradan atılmış ve Suvla-Anafartalar bölgesinde dar bir kıyıda sıkışıp kalmışlardı.Kemal Beyin cephesi olan Suvla-Anafartalar kıyılarında tutunabilmişlerdir. Kısacası. s.‖ (s. 421.James.372 vd. saat 22." (1.C. s.Kitap. 'sadece M. A. s. krokiler) □ GRYT Ansiklopedisi. H.Tümenler kalmıştı. Conkbayırı nire. (R. Çanakkale Geçilmez.Kemal'in cephesinde' kalan İngilizleri de denize süpürüvermezler miydi? Bu yazarlar. Çanakkale Cephesi. s. ayrıca 3..Kitap.131) Ee.C. düzeni ve yönetimi altında yapılmıştır. Anafartalar Grubu Komutanı Albay M.131) Gayri Ciddi Ansiklopedi. her yerde. 10 Ağustos günü Esat Paşanın kuvvetleri de Conkbayırı'nı geri almışlardı.10'da.Kolordunun başına geçerek Anafartalar bölg esindeki İngiliz kolordusunun karşısına çıkarken.R. 1..Bayur'un Türk İnkılabı Tarihi adlı kitabından şu alıntıyı yapıyor: ". "İngilizler. 7 Ağustos günü. İngiliz resmi tarihi. sadece "M. 391. bu çarpıtmalara kendince katkıda bulunuyor: "M. cephelerindeki İngilizleri denize mi dökmüşler? Söz konusu bile değil! Hepsi yerli yerinde duruyor. □ GRYT Ansiklopedisi de.) ve Conkbayırı da paşanın mıntıkasında idi. Gelibolu Harekâtı.227) 2) 10 Ağustos günü yapılan Conkbayırı taarruzu ile ne Esat Paşanın.Kemal Bey 9 Ağustosta kendi grubundaki 16.371. sadece Anafartalar Grup Kumandanı olan Albay M.Bir daha tekrar edeceğim: Arıburnu nire. BTTD. ve 43. Anafartalar nire ? Bir ortaokul atlasına bakmak bile akıllarına gelmiyor. yalan bağımlısı olmuşlar! de bi an _8 . bütün birliklerimiz toplanıp.İngilizlerin. Doğrular: 1) Conkbayırı-Kocaçimen bölgesi ile burada bulunan bütün birlikler. s. yeni İngiliz hükümetinin Çanakkale'de kesin sonuç elde etmek amacıyla gönderdiği kuvvetler. sayı 28/Haziran 1987. Böylelikle. s.

Kemal'in Anafartalar'daki rolü de ehemmiyetsiz. 1918 Martında anlatmışlar.Kemal'in Kurmay Başkanı Yüzbaşı İzzettin'in (Çalışlar). 101) Bir açıklamasında da.' Böylece bir şarapnel parçası Türkiye tarihine girmiş oluyor. Neden Anafartalar Kahramanı diyoruz? M. (T.Anafartalar muharebesi nden de haberi yok galiba. Yüzbaşı İzzettin'in anıları arasında kalmasına bazılarının gönlü elvermiyor. bu olayı R. Küçük buraya bir dipnot işareti koyarak.10. söze karışarak.Kemal için Anafartalar'daki rolü ehemmiyetsiz diyorum.Eşrefe anlatırken.Kemal ve Cevat [Abbas] ise. Aynı zamanda her tepe önemsizdir. Sarı Ba-yır'ı da ellerine geçirecekleri ve böylece ilerleyerek Çanakkale Boğazı'nın en dar geçidini kontrolleri altına alarak Boğaz'ı açacaklarını düşünme ve ileri sürmenin. s. 'Çunuk Bayırı'nda [Conkbayırı'nda yani] durdurulduğunu yazıyor. Küçük sonra şöyle devam ediyor: □ "Daha sonra böyle onurlu bir şarapnelin. sayfanın altında şu açıklamayı yapıyor: □ 'Kemal Paşa." (s.90)207 Yani M. 1918'de. fazla inandırıcı olamayacağını sanıyorum. işte bu şarapnel nedeniyle oluyor. Gelibolu'da her tepe önemlidir. Bir cep saatinin paşanın yaşamını kurtarması. 1919 başında." Y.Kemal bu savaştan sonra. İzzettin'in yazısı 1919'da yayımlanmış. daha sonra.206 Bir başka açıklaması da şöyle: "M. önümüzde patlayan bir gemi mermisinin dip tablası benimle Teğmen Fethi'nin omuzları arasından geçerek önümüze düştü.Tezler 5.Ü. Gelibolu'yu R.Küçük de diyor ki: □ "Esat Paşa." (Erkekçe dergisi.Eşref'e. M. Oysa kendi de belirtmiş. daha önce de belirttim. bir anlamda açığa alınıyor. de bi an _8 .Küçük ise Suvla'ya çıkartma yapan İngiliz kolordusunun.'" Y.Kemal'in göğsüne çarpan şarapnel olayının daha sonra uydurulduğunu söylemek istiyor. M." (T. yani o da Mısıroğlu gibi 1. 2.Kemal'in saatinin parçalanması Y. "M.□ Y. terfi ettirilmiyor. anılarında. M. M. Y. bu özgürlüğün iyice tadını çıkarıyor. Harp Tarihi dergisindeki yazısından bir paragraf aktarmayı gerekli görüyor ve ben de buraya alıyorum: 'Bir aralık topçu tabur komutanı Binbaşı Nafiz ve batarya komutanı Teğmen Fethi ile batarya gözetleme yerinde -ki burası açık bir toprak çukuruydu. 'bu şarapnel misketlerinden bir tanesi de paşanın göğsünü okşamıştır' diyor.Ü. bu yazıdan bir yıl önce. 5/7. denizden açılan top ateşinden söz ediyor ve tam bu sırada yaveri Yüzbaşı Ce-vat. Ekim 1986) Zırvalamak yasak değil.Küçük.Anafartalar muharebesini bütünüyle yok sayıyor. s.Tezler 5.dururken.Kemal sendromuna yakalanmış olanların şu hallerine bakınız! Yılların sırasını bile dikkate almıyorlar." demiş.101) Sonra da ciddi ciddi şöyle diyor: "Çunuk Bayır'da başarılı olmaları halinde düşman kuvvetlerinin.

Kemal.C. M.]" (Türkiye İnkılabı Tarihi. başarı kazanan komutanların adları ve başarıları ilan edildiği halde. M..048. Enver Paşa .Kemal'in boşaltma sırasında Çanakkale'de bulunduğunu ileri sürüyor.' (1. yerine Güney Grubundan 5. O aynı zamanda İstanbul'u da ikinci defa kurtarmış ve Rusya'nın Boğazlar yoluyla yardım görmesi ihtimalini ortadan kaldırmıştır. Arıburnu ve Suvla kesiminde 83. önce yarbay.138) M.. H..Yesari diyormuş ki: İngilizler çekildikten sonra. kahramanlıkla veya en azından kumandanlıkla ne ilgisi olabilir?" (Lozan. İstanbul'da sansür.Mısıroğlu: ". Alma nya'da ve bütün savaşan devletlerde.Kemal'in adının anılmasına izin vermemiştir. aklına geleni yazmayı sürdürüyor hazret. akan sular durur.Kısım. olduğu gibi. ne önemi var? Meğerse M. muharebe safhalarını başından buraya kadar takip ettikten sonra.Kemal neredeymiş? □ K.208 İngilizlerin o tarihte 'dört yüz bin kişi kadar olduğu' da doğru değildir. M. Oysa Albay M.Çanakkale'deki düşman kuvvetleri. sonraları dört yüz bin kişiye kadar çıkmıştı.Kemal Beye verme gayretkeşliğinin bir ürünü olan şu satırlara.C. 2. Seddülbahir'de 35. 3.. M. Ama ansiklopedi. Muazzam düşman kuvvetl erinin. sonra da albay olan M.. küçük zabitlere bağışlamışmış. M. o sırada Çanakkale'de yedeksubay adayı olarak bulunan yazar Mahmut Yesari'nin bir yazısına dayanarak. yarımadanın ortasındaki dar yerinden Marmara kıyılarına ulaşmak ümitleri kırılmış ve her iki defasında da bu işi aynı adam.Yesari böyle yazdığına göre.Kemal ve Fevzi Paşanın sicil dosyalarının210 ve askeri belgelerin filan.Kemal'in bu boşaltma sırasında Gelibolu'da olmadığını belir tmiyor.Kemal.Bayur'dan şu alıntıyı yapıyor: "İkinci defa olarak İngilizlerin. rahatsızlığı sebebiyle 10 Aralık 1915'te Gelibolu'dan ayrılmış.M. anlam vermek mümkün o l- de bi an _8 .12..Kolordu Komutanı Fevzi (Çakmak) getirilmiştir. s. M.. düşmanın bu gayet mahir (ustaca) çekilişi sırasında. boğazdaki düşman gemilerine taşınıp yüklenmesini fark edemeyen bir kumanda heyetinin.Kemal] nerede idi?" İstanbul'daydı..11 Çanakkale'nin boşaltılması sırasında M. Anafartalar Kahramanı [M..5/7. s. ihtiyacı olan erkana. önceleri sadece doksan bin kişi olduğu halde.209 □ GRYT Ansiklopedisi soruyor: "Peki. kalan ganimetlerden payına düşeni M.Kemal oradaymış! Mübarek olsun! 5/6. 1.286 İngiliz bulunuyordu. önce.C.165) Mısıroğlu. zabitlere.Kemal çekişmesi □ 'GRYT Ansiklopedisi.Kemal önlemiştir. s.357) Sonra da şu yorumda bulunuyorlar: "Çanakkale Zaferini.

O nüshada Çanakkale zaferi başarısı. basında sansür tatbik ettirmek şeklinde belirmesi biraz garip kaçıyor. Kemal'in parlak başarılarını saydıktan sonra. tarihçi.Kemal'in klişesini Liman von Sanders'in klişesi ile değiştirmişlerdi. merkez azasından dostum. O günün basınında.Kemal'in bir resmi konulmasını bile kıskanmışlar.Ü. Ziya Gökalp'in Yeni Mecmuası. ne kadar realist bir davranış olabilir ki? M.189 vd. Merhum Enver Paşa ile arası çok açık bulunduğu için askeri sansür.. buna Enver kızmış. s. sorumluluğu hep Enver'in kıskançlığına bağlıyor. Merkez-i Umumi ile mecmua sahibi. M.Kemal Paşanın eseri olarak kabul ediliyordu. Ruşen Eşref'in o nüshadaki mülakat şekilli yazılarını dikkatle okumuş[tum.." (T. Evet. Enver Paşa ile M. her zaman kullanılan bir 'şeytan' var. daha ziyade M." (Çank aya.Kemal'in resimlerini neşrettirmek istemezdi. Anafartalar Grup Kumandanlığı ise. M. Arıburnu muharebelerinde. rahmetli Küçük Talat Beyi telaşa düşürmüştü. 18 Mart 1915'te hiç yoktur.Kemal'in adının geçmemesi. Çanakkale hususi nü shası çıkardığı zaman. kendisinin muharebeler içinde fazla rolünün olmamasından ve bir de ondan daha kıdemli bir sürü kumandanın bulunmasıdır.muyor. yalansız tek satırı yok!) □ Y.) □ F.Kemal Beyi "zafer kazanmış" gibi göstermeye kalkmak. bunu somut terfi veya ödüllendirmelerle kanıtlayamayınca. s. Son saatte mecmuanın içine.. Çanakkale zaferi üzerine 'Harp Mecmuası'na M. M. Tezler 5. o günkü İstanbul basınında. Bir yazı ki yanlışsız. 140.Kemal Bey arasında bir çekişmenin olduğu bilin iyor ama bu çekişmenin. iht iyat tümeni kumandanı." (Bir Ömür Boyunca. Alman kumandanının büyük kıtada resmi konulmuş." (Aktaran da. bakalım onlar ne diyor: □ Refik Halit Karay: "Harbin son yılında.C. Çanakkale Zaferini. 132. kendisinden bahsedilmemiştir. Gerçekler böyle olunca.Küçük: "Türk tarih yazıcılığında.Kemal Bey. Çanakkale muharebelerinde M.Kemal Paşa Türkiye'nin tek adamı olduktan sonra ona bağlayanlar. ister istemez.]." (1. yani bir yarbaydan bahsetmek. Ordu Kumandanını kızdıran ve bu yüzden azlolan Albay Fevzi Çakmak Beyin (!) askeri ve planı ile yürümüştür. Boğaz'ı ve İstanbul'u birkaç defa kurtarmış olan o kahraman kumandanın resmini basmak için ne güçlükler çektiğimizi şimdi tessürle hatırlıyorum.305) □ Abidin Daver (Tasvir-i Efkâr gazetesi yazarı): "Bu muharebeler sırasında. şaşa- de bi an _8 . terfi etmeyi hak etmiş bir subaya. s. s. mecmua baskıda iken M.Rıfkı Atay (Akşam gazetesi yazarı): "Enver Paşanın adamları. bir şeyler yapılarak. bu bahsedilmeyişin kabahatini Enver P aşanın çekemezliğine yüklüyorlar.. son günlerini yaşayan Başkumandan Vekilinin öfkesi yatıştırılmıştı. bir yıllık bir yarbaydır ve emrindeki iki alay (!) bütünüyle şehit olmuştur..103) Birkaç tanık dinleyelim.

'bir altın saat' diyecektim ama hem dedikodusundan çekindim.Kemal'in lafı geçti. tehlikeli bir sükûneti vardı.Kemal'in şahsında kendisi için bir rakip mi görürdü. M.Kemal'in parlak bir asker olmadığı □ Y. savaş sanatında parlaklığına işaret eden bir de bi an _8 ." (Sınıf Arkadaşım Atatürk. İkimiz de kendisini Selanik'ten tanırdık. Sırtında bir pelerin vardı ve arkadaşına veda ediyordu.13..211 5/7." (Osmanlı Sarayının Son Günleri. Abit Efendiye yakınlık göstermesi. 101 ve 102) Bu kadar tanık yeter. Talat Paşa böyle bir soru ile karşılaşacağını biliyor olacak. M. donanmasını durdurdu. Devletimin yüzünü ağartmış bir paşanın. bana haber verdiler. yüzgeri ettirdi ya. M. Bunlar küçük şeyler! Çanakkale'de.Kemal Paşa. bana lazım olan odur. bilinmez. Muvaffakiyeti için dua ettim. s. Bunu Talat Paşa tutuyormuş.Nazım heyecanlı bir ifade ile. neden hâlâ terfi ettirilmeyişi. ben de göreyim' demekle yetindim.Kemal'in bu başarısına rağmen.C.. Gerçekten bir defa daha gelmiş.159) □ Lütfi Simavi Bey (Başmabeynci): "Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa.Kemal Paşayı daima kendisine rakip görür ve onu çekemezdi. Oysa Enver.Nazım'ın da dikkatini çekmişti. Dr. s. Meziyetlerini takdir eder ve severdik. Talat Paşanın da bulunduğu toplantıda.M... s. haber ver.Kemal'i kendine rakip olarak görür ve onu kıskanırdı. Çanakkale savaşları sona erip Anafartalar Kahramanı M.'.1.Kemal İstanbul'a döndüğü günlerde idi. Biraz vakti halim olsa. Enver Paşanın kendisinden niçin çekindiğini o zaman anladım. s. M. 'Bir daha arkadaşına (Salih Bozok'a) gelecek olursa. Uzaktan yüzünü iyice seçemedim ama sıradan askerlere benzemiyordu. bir şahsiyeti olduğunu anlatıyordu.Düşmanı olduğu yere mıhlayan M..Kemal'in terfi meselesi neden bu kadar uzadı?' diye so rdu. değil mi? Hiçbiri de resmi tarihçi değil.381) □ M. 'Paşa.Şükrü Bleda (İttihat ve Terakki Partisi Genel Sekreteri): ". Bundan memnun oldum..Küçük: "Kemal'in bütün yaşamı boyunca. ona karşı daima soğuk ve çekinser davranırdı.caksınız ama GRYT Ans. 171) □ Sultan Abdülhamit: ". Fransa gibi iki büyük devletin ordusunu. M. Talat (Paşa) ile aramızda. Bir gün Merkez-i Umumi'de. s. kendisine (oğlu Abit Efendiye) iki ceylan yavrusu hediye etmiş. derhal şu cevabı verdi: 'Bu Enver'e ait bir iştir.140) a Ali Fuat Cebesoy: "Enver. hem oldukça geçim sıkıntısı içinde olduğum için bir şey söylemedim. hepimiz gibi Dr.." (İmparatorluğun Çöküşü." (Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri. M. İngiltere. Oğluma mün asip bir mukabelede bulunmasını hatırlattım.

Atatürk. s.8. s. gerçeği söylemek yerine dalkavukluk etmeyi tercih edenler yüzünden. Kemal. hatta bir ulusun kaderini değiştirecek yücelikte bir zafer kazandığı tarihte pek az görülür..Çiller.70) En iyisi Y.tek kanıtın bulunabileceğini sanmıyorum. M. Galipoli (İngiliz resmi tarihi). bu bölümü şöyle eleştiriyorlar: "Başından beri Çanakkale muharebelerinin seyrini takip edenler.Kemal Beyin 'Çanakkale Kahramanı' zannedilmesine sebeb olmuştur...] Öyle ki kendisine takdirimi ve şükranımı tekrar tekrar ifade ettim. s. vatanın bu büyük savaşta hizmetlerine muhakkak surette muhtaç olduğu çok müstesna kaabiliyetli.F. 133) de □ General Mac Arthur: "Askerlik dehasıyla insanlık idealini Atatürk kadar nefsinde birleştirmiş bir adamı tanımıyorum. " (1.Ü.14. s.C. AAMD.208) □ General Aspinal C.80. ister istemez Yusuf Bayur gibi vazifeli zevatlarla (Ne Türkçe!). Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti'nden bir k urul.132. Tezler 5. her an çaktırdığı şimşeklerle sıradan insanların karanlıklarını yırtabilen insan oluyor. hiçbir zaman arkadaşlarından önce görmüyor.1915 günlü mektup. Yine devletin kitaplarının yanında. İlk baskısının tarihi 1931.Oglander (Çanakkale askeri tarihi yazarı): "Bir tümen komutanının üç ayrı yerde." (Liman Paşanın Enver Paşaya yazdığı 10. bu iddiası ile başbaşa bırakmaktır. Devletin resmi tarihi böyle olursa. Yarbay M. bir harbin. s. GRYT Ansiklopedisinin yazarları. Kemal'de hiçbir deha işareti de göremiyorum. 2. s. TRT'nin de aynı yanlışı tekrarlaması. Dahi. başkalarının açtığı aydınlıktan yürüyen liderler kategorisine giriyor. bu kitabın 1933 baskısında da aynen yer alan Çana kkale Savaşı bölümüne yer verdikten sonra. olağanüstü hızlı görebilmektir.. M. sadece muharebenin değil. derleyen." (T. sayı 19] □ Mareşal Birdwood (Çanakkale'de Anzak Kolordusu komutanı): "Atatürk kadar kahraman ve yüce gönüllü bir komutan tanımadım!" (Atatürk için Diyorlar ki. Resmi tarih. S.Enginsoy.485'ten çeviren C. kendi inisiyatifi ile giriştiği hareketlerle.Küçük'ü. gerçeklerin hiç de şu anlatılanlara benzemediğini görmüşlerdir.Kemal Paşa. yetkili ve cesur bir subay olarak tanıdım.Kemal'in askerliği ile ilgili birkaç görüşü aktarmak istiyorum: □ Liman von Sanders: "Albay M." [History of the Great War Military Operation. Ama gençler için M.132)212 bi an _8 . [.27) 5/7. aktaran Sadi Borak. süratli şimşek çakması içinde yaşayan insandır. Öyküleriyle Atatürk'ün Özel Mektupları. s.Kemal ve Çanakkale Orta öğretimde okutulmak üzere. 'Tarih III' adlı bir ders kitabı yazmıştır. Dahi. yıllardır bu hep böyle zannedilmiştir.Kemal Beyi.C. Deha." (Aktaran Ali Fuat Erden.

Türk Ordusunun Gelibolu Yarımadasında. Fakat Mareşal Petain'in Birinci Dünya Harbi'nde Fransız ordusuna kazandırdığı şeref. üzerinde durulmayacak kadar basit bir çatışmaydı.İtilaf Devletleri Gelibolu yarımadasına kuvvetler çıkardıkları zaman.Kemal'in eşsiz dehası sayesinde olmuştur. Anafartalar ile Conkbayırı muharebelerini de öyle değerlendiriyor..Kemal kendi inisiyatifiyle derhal Arıburnu mıntıkasına yetişerek taarruz ve düşmanı sahilde tuttu.. Almanlarla işbirliği ettiği için Fransız vatanseverleri tarafından mahkûm edilerek bir zindan köşesinde ölmüştür.Kemal Bey.307-308)213 Ağırlıklı olarak İngiliz kaynaklarına dayanarak yaptığım özetten ne farkı var bu anlatımın? İngiliz resmi tarihi. Türk cephesini yandan. bir milli şeref olarak kalmıştır.167) de bi an _8 . önemsiz muharebelerse.Kemal'in komuta ettiği bu üç muhar ebeden başka. Suvla limanı istikametinde. Çanakkale Savaşı ile ilgili bölümünü aktarıyorum: ". düşman kuvvetleri yapışıp kaldıkları Arıburnu'nun yalçın yamaçlarından ileri bir adım bile atamadılar. M. şiddetli hücumlar hep sonuçsuz kaldı. bizim bu ilk resmi tarihimizden daha fazla övüyor ve yüceltiyor. İkinci Dünya Harbi'nde. Ağustos günleri. 1933 baskısı.Kemal Çanakkale savunması ile İmparatorluğun başkentini istiladan kurtardı. s.Kemal'i. Miralay (Albay) M.R. Vehip Paşanın yolladığı iki alay geri alıvermiş. büyük. Hiçbir Fransız politikacısı.Kemal'i buldu. s. bu arada İngiliz donanması da yanlışlıkla kendi askerinin üzerine 6 mermi atmış. Türk'ün talihi onu muhafaza etmişti. hakaret ve iftira etmeyi düşünmemiştir. M. cebindeki saatin parçalanmasile hayatı kurtulmuştu. M.150. s. M.214 Böyle diyor ama kuzey kesiminde. dünyanın en muntazam ve mükemmel ordularına karşı gösterdiği kahramanca mukavemet ve onları ricate (geri çekilmeye) mecbur ederek kazandığı büyük zafer. Hatta o şeref Petain'in adından ayrılmamıştır. Anafartalar'dan çevirmek için çıkan yüz bin kişilik (Lord) Kiçner ordusu da karşısında M. Conkbayırı muharebesi sırasında bir mermi parçası ta kalbinin üzerine gelmiş iken. sıradan. önemli ve savaşın kaderini değiştiren ve etkileyen hiçbir muharebe yok! Bu muharebeler.Atay diyor ki: "Mareşal Petain. bunun üzerine İngiliz ordusu." (1931 baskısı. Türk neferinin ve Türk milletinin fıtri (doğuştan gelen) fedakârlığını ve yüksek hasletlerini en iyi anlayan ve ondan istifade etmesini bilen M." (Çankaya. demek ki Ç anakkale Destanı gibi laflar da palavra! F. Petain'in ne kadar kötü bir Fransız olduğuna kendi milletini inandırmak için Fransız tarihinin bir şerefine. Kaybedilen yerleri de.Şimdi bu ilk resmi tarihin. hatırlayacaksınız. Arıburnu. Conkbayırı'nda ve Kocatepe'de (Kocaçimen Tepesi'nde) yaptığı şanlı taarruzlarla Kiçner ordusunu da mağlup etti ve ordumuzun vaziyetini bir kere daha tehlikeden kurtardı. Conkbayırı'ndan ve Anafartalar'dan çekilerek kıyıya dönmüş. İngiliz ve Avustralyalı yazarların ve tanıkların değerlendirmeleri bile. Yarımadanın boşaltılmasına kadar düşmanın ilerlemek için yaptığı müteaddit taarruzlar. resmi tarihimizden çok daha ateşli ve coşkun değil miydi? Ee? • Mısıroğlu'na göre.

Ü. kendini de gülünç duruma düşürüyor. uydurmuş.136) Vakkasoğlu. fütursuzca 1915'e aktarmış." (T. isted iği gibi ve dilediği yerde kullanamaz. (Çankaya.51)215 Nasıl? İki cümlede yedi yanlış! 215) Meraklısı için not: Böyle bir söylenti çıktığını ve halkın telaşa kapıldığını F. ancak ve belki Hoko Moko kabilesi gibi ilkel bir toplulukta olur. Ayasofya etrafında sipere sokmuş ve şu emri vermişti: 'Camiye çan takmak veya müze yapmak isteyenlere ateş ediniz!' " (Bu Vatanı Terk Edenler.Küçük ne demişti: "Üç yurttaşlık bilgisinin doğru olmadığını kanıtlayabilmiş durumdayım. Bu konudaki iddialarının da gerçeğe aykırı olduğunu görmüştük. 98) Bu bir film senaryosu olsaydı. Vahidettin'e Çanakkale Savaşı'ndan da bir pay çıkarabilmek için olayı. ne kimse Ayasofya'ya çan takmaya cesaret edebilirdi. (Son Bozgun. Son olarak. ordunun kendi şahsını korumakla görevlendirdiği taburu.Veliaht'ın şahsını korumak için bir taburun görevlendirilmesi. s.. bu kararı eleştirebilir. 1. sadece 2.Atay yazmıştır ama anlattığı olay 1919'da geçmiştir. Bunu açıkça yazmak dururken. Tezler 5. tarihle oynuyor. Vakkasoğlu. gülünç bir masal! Ayasofya 1935'te müze yapılmıştır. bu olayın 1919'da geçtiğini de biliyor. Neresinden bakılsa. şahsını korumakla görevli bir taburu. Üçüncüsü ise Çanakkale kon usundaydı. Bu iki konudaki iddialarının doğru olmadığını görmüştük. s.Bizimkiler ise. Vahidettinci yazar Vehbi Vakkasoğlu'nun bir iddi ası ile bitirmek istiyorum: "Sultan Vahideddin. Çünkü bir başka kitabında F. s.R. Üstelik 1915'te. Tarihin tahrifatını (değiştirilmesini) ortadan kaldırarak. Çanakkale Boğazı'nın zorlandığı tehlikeli zamanlarda. Tezler 5. hakkıdır. de bi an _8 . Çanakkale Savaşı olduğu sırasında Vahidettin. senarist bu cümleden sonra.C. olmamış ve de olamaz bir olay uyduruyor.Ü.Veliaht idi. doğru tarih yazımı ve geçerli bir tarih felsefesine başlangıç yapabildiğimi düşünüyorum. şöyle yazardı: "Efekt: Kahkaha sesleri yükselir!" • Çanakkale konusunu. Ayrıca. Böyle kural dışı olaylar.Atay'ın bu yazısından alıntılar yapmış. usulden değildir. ikinci konu Hareket Ordusu idi. s.R. ne de Ayasofya'nın müze yapılması söz kon usuydu. s. meşruti bir Sultan bile. Açıkçası. 2. kısacası tarihin gözünün içine baka baka masal söylüyor." (T. Vahidettin'i de. mizah sanatını parlatan iki iddiasını daha aktarayım: "Resmi tarihi altüst ettiğimi kabul ediyorum. 185) Yani gerçeği bildiği halde. cumhuriyetçi ve laik olduğu ya da komünist olmadığı için M.15.255) İlk konu Hürriyet ve Vatan Partisi.Kemal'in önemini azaltabilmek umudu ile Türk tarihinin kaç şerefini birden hoyratça çiğnemekten çekinmiyorlar! • Y.

8.. ilerde de belirtilecektir." Bir tek kelimesi bile doğru olmayan.Ordu.Ordunun gerisine düşüyor ve bu orduyu kuşatıp kamilen esir alıyor. M... "Dedektif X" imzasıyla yayımlanmış olan yazılı bir hezeyandır.Sabri'nin iddiasını daha sonra ele alacağım. General Allenby ve casus Lawrens'le gizlice ilişki kurarak." (Sarıklı Mücahitler. eski Şeyhülislam M. 1.Ordu.sayısında.Orduya ve bilhassa Ordular Grubuna hiçbir haber vermeden ve hiçbir şey sızdırmadan. Albay Lavvrens'in aracılığı. her tarafta başarılı savunmalarla vatanımızı koruyabilmiş olmamızdır. ne de solundaki 8.216 meşhur İngiliz casusu Lavrens (Lawrens) aracılığıyla emeline muvaffak oldu.Bu bölgede Türk ordusunu yenilgiye uğratabilmek için İngiliz Entelli -jansı hummalı bir faaliyete geçti. Ancak Tul-u Kerem mevkiindeki Cevat Paşa birkaç kişilik maiyeti ile zor bela kurtulabiliyor..Ordu üzerine dönüyor.217 yenil- de bi an _8 .Ordular var. s.Sabri'nin genel bir iddiası ile Büyük Doğu dergisinin 25. Birdenbire..Ordu ile 8. nasıl ihanet etmiş M. birbirinden uzakta ve temassız halde kalmışlardır.Mısıroğlu'nun bu gülünç iddialarının kaynağı.Mısıroğlu diyor ki: "Önemle belirtilmesi gereken tarihi bir gerçek vardır ki o da.6. cephe üzerinde müthiş bir yarık hasıl olmuş ve 4. ve 8. İlerde bu hususu daha açıkça belirtecek: ".Ordu. Yıldırım Ordular Cephesi denilen ve 4. ve 8.C. derhal 4. Suriye Cephesi □ K. Hayır. Doğrular. İngiliz baskısı oradan.Orduya.168) K. solunda da 7. ne sağındaki 4. Haleb'e doğru akmaya başlıyor. Arapları kasdediyor. İngiliz Entellijansı (gizli servisi). [M. 7.Kemal'in komutanı olduğu] 7. birdenbire Bisan istikametinde son süratle çekilmeye başlıyor.7. (Dedektif X-l.Kemal Paşanın. miğde bulandırıcı bir laf salatası! Mısıroğlu'nun esin kaynağı.Ordu artıkları. İşte bunun üzerine memleket tek kalemde tepetaklak olmuş ve Mondro s'un imzası zorunluğu doğmuştur. herhangi bir maddi menfaat bahis mevzuu olmaksızın. Önce Büyük Doğu'da Dedektif X-1 imzası ve Hakikat başlığıyla yayımlanan ciddi (!) yazıda yer alan iddiaları aktarıyorum: "Şeria nehrinin sağında 4. İngiliz ordusu hemen bu yarıktan içeri dalarak. Peki. Filistin Cephesindeki ihanetten söz ederken. Şam'a doğru mahşeri bir ana-baba akışıyla kulaç atarken.30) Sanırsınız ki Mısıroğlu. bir ihanete ku rban gittiğimiz Filistin Cephesi hariç tutulursa. işte Dedektif X-1'in bu hezeyanları.Ordu ise.Kemal? Mısıroğlu'nun. İngiliz kumandanı Allenbi ile hususi temaslarda bulunduğunu da bir gün tarih tespit edecektir. (Mısıroğlu bu palavraya bir de Lawrens'i ekliyor) Nihayet 31 Ağustos 1918. Ordulardan teşekkül eden cepheyi çökertebilmek İçin Yahudi asıllı İngiliz Başkumandanı General Allenbi (Allenby).Ordu hiçbir baskı görmeden (!) Haleb'e çekilmiş ve orada karargâh ku rmuştur.Kemal'dir. Az sonra daha açık yazacak. Vaziyet tek kelimeliktir: Kahhari hezimet (Tam yenilgi)! 4. şimdilik üstü kapalı ifadesine göre. Vaziyeti birdenbire ve tepeden inme haber alan 4. İhanet. daha orduların konumunu bile bilmiyor) Bu arada M." (Lozan. Yazarın kasdettiği M. s. tarih boyunca misli görülmemiş bozgun seli halinde..

12. 303. kan içinde kalmış ayaklarla dönüyorlardı. M. bu sıcak yaz mevsiminde pek çok kurban verilmesine sebep oldu. o da varsa.' üç yıl içinde. geriye işin özü olan savaş kalır. her üç orduda her gün yüzlercesi ölüyordu. Ayaklarını paçavralarla sarıp savaşıyorlardı. Kendi ayaklarında. Türkiye'de Beş Yıl. Bir İngiliz taarruzu başlamadan. çok zaman susuz kalıyor. arpa verilebilen hayvanlar."220 (s. 95 km. yenilerek ve gittikçe zayıflayarak. Keşif kolları. yırtık çarıklar vardı hatta çok defa bu bile yoktu. 295. ancak kalın yün kumaş giyen (bunlara paçavra demek daha yerindedir) ve dörtte üçünden fazlasının artık iç çamaşırı da kalmayan Türk erlerinin. Yazlık elbisesi olmayan. Süvarilerin atları da acınacak durumda idi. günde ancak 1-1. doğrudan tenlerine giydikleri bu kalın kumaş altında ve 55 -65 derece sıcaklıkta. Tümenlerin mevcutları pek az olduğu için ilk hatlarda az piyade bulundurmak. Hayvanların bitkinliği o dereceye varmıştı ki bazı bataryaların birkaç yüz metre içinde mevzi değiştirmeleri için verdiğim emirler bile güçlükle yerine getirilebiliyordu. Suriye Cephesindeki acı durumu anılarında özetle şöyle anlatıyor: "Yıpranan tümenlerin geriye alınması ya da değiştirilmesi. 309.gi ve General Allenby'nin emeline kavuşması gibi arabesk süslemeleri çıkarın. Sina'dan Kudüs'ün 50 km. 312)221 Akdeniz ile Şeria nehrinin doğusundaki Maan bölgesi arasında.Kemal-İngiliz gizli anlaşmasını (!) şimdilik bir yana bırakıp Filistin/Suriye cephesindeki savaşın doğrusunu görelim. Malarya ve dizanteri. cephede bulunuyordu ve altı aydan beri yeni gelmiş hiçbir tümen yoktu. boşlukları makineli tüfeklerle doldurmak gerekiyordu. 308. Topçu cephanesi de o kadar az geliyordu ki bataryalarda hiçbir zaman gereken sayıda cephane bulunmuyordu. Sekiz tümen altı aydan fazla bir süredir değiştirilmeden. 11 Eylül tarihli telgrafında her türlü yardımın yapılacağını yine vaad etti. mevzilerde kalıp direnmenin daha güvenli olduğuna karar verdim. 294. (Liman Paşanın 13. kuzeyine kadar çekilmek zorunda kalmıştır.222) Enver Paşa ise.000'i aşmıştır. 1918 Martında Yıldırım Orduları Grubu Komutanı olan Liman Paşa. Enver Paşa. ne kadar zahmet çektikleri açıktır. s. 'Büyük Turan İmparatorluğu' hayali içinde219 İran'a. Ama bu vaadlerin biri olsun yerine getirilmedi.283. Azerbaycan'a ve Kafkasya'ya doğru yürütmektedir.lik bir cephede. görevden her defasında.1917 günlü raporu. Birkaç aydan beri. ölü İngiliz erlerinin ayaklarındaki çizme ya da postalları gıpta ile seyrediyorlardı. • Savaşın özeti 218 Türk ordusu savaşa savaşa. kendiliğimizden geri çekilerek Teberiye gölü ile Yermuk vadisi arasında bir mevziye girmeyi düşündüm ama Türk askerlerinin yürüyüş kaabiliyeti çok azalmış olduğu ve koşum hayvanlarının da artık çekiş kuvvetleri kalmadığı için. durumu yukarda açıklanmış olan üç Türk ordusu bulunuyor: Akdeniz de bi an _8 . doğudaki iki ordumuzu. iyice zayıflamış Suriye ve Irak cephelerini takviye edeceği yerde. 306. yenerek. Türk askerleri. ihtiyat kuvvet bulunmadığı için mümkün değildi. Daha 1917 sonunda asker kaçaklarının sayısı 300. 307.5 kilo. Subayların çoğu bile düzgün bir ayakkabıdan yoksundu.

Filistin -Sina Cephesi.Türk KolordusununKomutanı Albay Refet (Bele) Bey. 8. s.000 kişi.Ordunun karşısında bulunan.Ordu ile 8.Ordunun sol açığında da.307) Üç ordunun toplam mevcudu ise.Ordu222 var. 2 tümenli öteki İngiliz Kolordusu ise.331) İngiliz ordusu.000. s. Liman Paşa bu istek ve öneriyi kabul etmez.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Ordusu. yarma bölgesinde ise 14 kat üstünlük sağlamışlardır. 8. 40. Komutanı Cevat Çobanlı Paşa. bir tümen ve bir tugaydan kurulu Chaytor Grubu ise. 11. 20. kroki 54) 4. 623.Ordunun ön hatlarında bulunan ve kuvvetlerine oranla çok geniş bir cepheyi tutan tümenlerinin gerisinde.223 17 Eylülde. bunun üzerine.) Cevat Paşa bunun üzerine istifa ederse de. depolar. 552 top gücünde. İkmal noktaları ve birliklerde 6. (F.Ordu cephesinin sağında bulunan 22.Ordu yer alıyor.tarafında 8. günde 43. bu kesimde. Geri bölgede çalışan işçi sayısı 135. saldırıya geçmek için İngilizlerden emir bekleyen Faysal komutasındaki Arap birlikleri bulunuyor.' (F. 10 km. s. bu cepheyi Şeria nehrine y akın bir noktadan (20. s. s.000'e yükselir. piyadede 3 misli. 18 Eylül Çarşamba de bi an _8 . mevzilerini geride bulunan bataklık bölgeye çekip cephesinin daraltılmasını önerir. 6 tümenli İngiliz piyade kolordusu. 200 km.Kolordu cephesi) yarmaya çalışacak." (Türkiye'de Beş Yıl.lik bir boşluk bulunuyordu. Şeria nehrinin batı kıyısı ile doğusunda ise Cemal (Mersinli) Paşanın 4.Belen. s.000 kılıç. ne Ordular Grubu Komutanlığının ve ne de orduların elinde yedek kuvvet bulun uyor.Belen. Türk cephesini. İngilizlerin deniz kıyısından taarruz edeceklerini bildirir.000 tüfek. Bu kesime 384 top yığılır. uçak alanları. muharebe birliklerinden tamamen yoksun. (Filistin-Sina Cephesi.366. Bu kadronun yalnız yiyecek gideri.Orduya sığınan Hindli bir çavuş. 20.385 İngiliz altınıdır. asıl taarruzdan bir gün önce.Belen. ortadaki 7.000 tüfek.300 tüfek gücünde. onun gerisinde toplanacak olan 4 tümenli süvari kolordusu. ayrılmadan olayların içinde kalacak ve ordusunun dağıldığını görecektir. s. deniz kıyısından yarmaktır.100 tüfekli bir tümenden başka. (F.Kolordunun cephesi) cepheyi yarayacak.620 vd.368.622) 7.000 deve. 4.Ordu cephesinde 5 kat.615) General Allenby'nin planı. s. Bütün cephedeki uçaksavar topunun sayısı. FilistinSina Cephesi.615.lik yerden (8. açılan gediklerden Türk cephesinin gerisine sarkacaktır.vardı. Burada menzil birlikleri.307.320) İngilizler ise. 20. otomobil kolları. 8. Tümenler.000 motorlu araç. s. İngilizler. M.616) "7. (Liman. 35. Filistin ve Suriye'yi ele geçirmek için çok büyük hazırlık yapmışlardır.Kemal Paşanın komutasındaki 7. 100.000 muharip er ve sadece 20. Filistin-Sina Cephesi. ortalama 1. 314. tüm kadro 400. hastaneler vs.Ordu cephesine taarruz edecek.Ordu emrindeki 1. İngiliz cephesinin sağ yanını koruyacaktı. Cevat (Çobanlı) Paşa durumu hemen Liman Paşaya duyurur ve takviye ister.000 at toplanır. Sağ kanadı denize dayalı olan 22. tamirhaneler. Ortada. s.Ordu cephesine taarruz. iki! (Türkiye'de Beş Yıl. 67. Yüzyılda Osmanlı Devleti. süvaride 4 misli üstünler. amele tabur ları. Yüzyılda Osmanlı Devleti. s. 56. Genel olarak. (Filistin-Sina Cephesi. 622. Cepheye kadar günde altı yüz bin galon arıtılmış su akıtan boru hattı ile demiryolu döşenir.

Tul-u Kerem'e girer. fakat Bisan geçidinin güvence altına alınmasını. İleri hatta bulunan 163.Ordu cephesinde.368) "Bu kararını. ve 7. 20. Ordular Grubu Komutanlığına. s. deniz kıyısından ilerleyen İngiliz Süvari Kolordusunun bir kolu. topçular.Orduların arkasından geçerek.Kolordu (2 tümenli) bulunuyor. ve 7. Şeria nehrine yakın kesimde de Ali Fuat (Cebesoy) Paşa komutasındaki 20.Kolordunun sol kanadındaki 26.45'te. Oysa 8. önceden hazırlanmış olan ikinci hatta çekilmeye karar verir. k arargâh dağılacaktır. Gün topçu ateşi ile geçer.Kolordunun özellikle sol kanadına yüklenir. iki zayıf tümen tarafı ndan tutulan birinci hat mevzileri. kroki 55) İngilizlerin asıl ve kesin sonuçlu taarruzu. s. Düşman gece. her türlü düşman hareketine açılır. tehlikeyi o kadar y akın görmediği için erteler. (Filistin -Sina Cephesi. s.. s. s.224 Bundan sonraki harekât için düşüncemse.632) Liman Paşa. Ordular Grubunun sağ yanı.30'da İngiliz Süvari Kolordusu. çok yoğun topçu ateşiyle yıkılır. solda. Ordular Grup Komutanlığından.vd. sol kanadını da (16. Liman Paşa. (Türkiye'de 5 Yıl. İngilizlerin durdurulması mümkün olabilirdi" diyor. "Yarım saatte bir değişen İngiliz uçak filolarının attıkları bombalar. oradan buradan tasarruf ettiği birlikleri. 8. s. s.30'da. gaz mermileri kullandığını bildirir.Kolordu cephesinde. açılan kıyı yolundan kuzeye doğru hızla ilerlemeye başlar.Ordunun sağ kanat birlikleri. araçlar Tul-u Kerem'e (kuzey doğuya) çekilirler. bir kısım maiyeti ile de bi an _8 . s." (FilistinSina Cephesi. İkinci hat me vzileri de yer yer çöker ve cephe yarılır. s. Türkiye'de 5 Yıl. (Filistin-Sina Cephesi.Tümenler ile Alman Asya Kolu) geceleyin geriye çekeceğini bildirir.319) 8.Kolordu (2 tümenli).30'da Ordular Grup Karargâhının bulunduğu Nasıra'yı basacak.Ordunun. 20. 8. 05. (Filistin-Sina Cephesi.Belen. sağda Albay İsmet (İnönü) komutasındaki 3." (Liman von Sanders.632. Tul-u Kerem yönüne sevk eder.630. tutulacak olan bu hattın kesin olarak savunulmasından ibarettir.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Asıl süvari kitlesi ise kuzeye ve doğuya doğru ilerler. özet olarak şu direktifi verir: "Ordu için gösterilen gerideki savunma hattıyla aynı fikirdeyim. Türkiye'de 5 Yıl. düşman topçusunun. (Liman von Sanders.319) Bu arada bir İngiliz süvari tümeni. (FilistinSina Cephesi. sağ kanadı açıkta kalacak olan ortadaki 7. Tümen.Ordu Komutanı M. Düşman cepheyi yarmayı başaramaz.635) Fakat 20 Eylül sabahı. 19 Eylül 1918 Perşembe günü.Ordu Komutanı. s. yolları insan ve hayvan ölüleri ve nakil vasıtası parçalarıyla doldurur. saat 17.Kemal." (Filistin-Sina Cephesi. (F. 7.günü başlar. Refet Bele'nin komuta ettiği 22.320) Liman Paşa. Şeria nehri üzerindeki Bisan geçidini tutması tehlikesi belirmiştir. 8. daha geniş bir çekiliş durumunda kullanabileceği tek güvenli geçit budur.Alay. (Filistin-Sina Cephesi. komşu Ordu Komutanlıklarına ve Yıldırım Ordular Grubuna bildirir.629) 20. ve 19. sonraki harekât için direktif ister.631) Bunun üzerine.Ordu cephesinde başlayacaktır. 316) 07. Aynı zamanda. kroki 55) Tul-u Kerem kısa zamanda mahşer yerine döner. "Eğer geride biraz ihtiyat kuvvet bulunsaydı. s. 19/20 Eylül gecesi. piyadeler. (Türkiye'de 5 Yıl. s. saat 03. Asıl kitlenin. birçok kez karşı taarruza kalkarak düşmanı durdurur.633)225 Liman Paşa.314.

641.636) 8.Kemal Paşa. (Filistin-Sina Cephesi. emir subayları ve Kurmay Başkanıyla Beyt-i Hasan'a hareket eder. (Filistin-Sina Cephesi. görüş birliğine varırlar.Ordunun. 8. Şeria nehrine doğru vadilerde ilerleyen düzensiz birliklerini yakalar ve üst üste saldırarak ağır kayıp verdirir.Ordu karşısında bulunan Chaytor Müfrezesi. 642) 8. 7.Kemal. Bisan kesimine ulaşır. (Filistin-Sina Cephesi.Orduların belli başlı bütün çekiliş yolları kapanmıştır. çekilişi çok ağırlaştırır.Ordu Komutanı Cevat Paşa. M. Kurmay Başkanı ile birkaç subay ve 20. iki kolordusuna. Akşam üzeri M. taşınamayacak malzemenin tahribini. 15. 3.Ordu karargâhına gelirler. s. (Filistin-Sina Cephesi. (Filistin-Sina Cephesi. s.45te. cephesine yönelmiş düşman taarruzuna direnmeye çalışmaktadır.Kolordu karargâh mensupları.30'da ulaşacaktır.Ordunun iki kolordusu savaşarak yeni hatta çekilmektedir. s. ve 7. düşman taarruzu şiddetle devam ettiği için elinde kalan son birlikleri. en kısa yoldan Şeria'nın doğusuna geçilmesi gerektiği düşüncesinde. 659)228 8. Bisan geçidi ile kuzeyindeki köprüyü denetimi altına alır.Ordu Komutanı.Ordu karargâhı düşman süvarisinin taarruzuna uğrar. Cemal Paşa birliklerini kuzeye çekmeye hazırlandığını bildirir. Bu bilgi.226 Bu sırada İngiliz Süvari Kolordusu durmadan doğuya doğru ilerlemektedir. komşu birliklerle bağlantıyı koruyarak. 21 Eylül günü öğle üzeri. çekilmenin güvenliği için alınacak önlemleri bildirir.Kolordu birliklerini de sürekli hırpalamaya başlamışlardır.641) 7. Bisan'ın güneyinde. Ordunun Nablus'u boşaltarak Beyt-i Hasan'a gideceği. Komutanlar. Öbür kolu ise 8. Nablus'daki askeri ve sivil makamlara duyurulur. Emir Faysal komutasındaki Arap birliği de demiryollarını ve haberleşme hatlarını sabote ederek İngilizlere yardım etmektedir. s. Şeria nehrinin doğusuna geçmek ve geçitleri tutmak için taarruzunu şiddetlendirir. 3. Durum birlikte değerlendirilir.649.645 vd. bunların başına gitmeye karar verir. s.657) de bi an _8 .Ordu o gece çekilip yerleştiği yeni mevzilerde. Karargâhın geri kalanı da saat 18. daha gerideki bir hatta çekilmelerini emreder. devrilen araçlar yolları tıkar. 654) Kalabalık filolar halindeki düşman uçakları. s. 8. henüz savaş yeteneğini yitirmemiş bazı birliklerinin bulunduğunu öğrenince.647) İngiliz uçakları.Kolordu karargâhına uğrayıp bu kararı bildirmeyi de ihmal etmez. (Filistin-Sina Cephesi. tutsak olmaktan güçlükle kurtulurlar.Ordu Komutanı Cemal (Mersinli) Paşa ile bağlantı kurabilir. ve 20.) Bu sırada 7.Ordunun elde kalan birlikleri de dağınık bir biçimde Tul-u Kerem'den Nablus'a çekilmektedir.Ordunun kuzeye çekilme yolunu (C enin) keser.Ordu Komutanlığına saat 13. (Filistin-Sina Cephesi. 4. Bisan'ın tutulduğu anlaşıldığından. (Filistin-Sina Cephesi. (Fili stin-Sina Cephesi. Cevat Paşa ve Refet Bey.00'de yürüyüşe geçer. s. Nablus çıkışında. Giderken.Nasıra'dan ayrılır. 7.227 Yolların tıkanmış olması. Bir kolu akşama doğru. 8. Ancak 4.30'da Taberiye'ye ulaşır. s.Ordunun yeni durumuna uymak için 13. önceden haber verdiği hattın da gerisine çekmeye k arar verir. Cevat Paşa. 637) 8.

676) 7. 50-60 metre genişliğindeki nehrin geçilebilir yeri. (Filistin-Sina Cephesi. 4. s. nehir kıyısına ulaşmak için yürüyüşe geçilir. s. kolordu ile nehir arasına sokuldukları görülmektedir.Ordunun Şeria batısında bulunan 24. s.Tümeninin süv ari bölüğü komutanı. güneydeki tümenin geçit yerini ateş altına alır. top ve makineli tüfek ateşi altında ve savaşa savaşa gerçekleştirilir. "Böyle bir tutanağı getiren kişiyi öldüreceğini" söyleyerek yılgınlığı bastırır. 23 Eylül günü. Geçişin korunması için gerekli düzen alınır. su ve yiyecek bitmiştir.231. onun bilgisinden yararlanmaya karar verilir. soyunmuş erlerin tuttukları iplerle işaretlenir ve hayvanların ya da erlerin sırtında karşıya geçilir. Dağlık.Ordu karargâhına gelir.Kemal. doğu kıyısına çıkmayı başarırlar. (Filistin-Sina Cephesi. Kolordu ve tümen karargâhları ile zayıflamış birlikler. Albay İsmet. Albay İsmet teslim olmanın askeri namusla bağdaşmayacağını söyleyerek reddeder. (F ilistinSina Cephesi. Ayrıca bir süvari birliği de bu tümene saldırır. teslim tutanağı hazırlandığını öğrenince. Şeria'ya yaklaşmaya çalışmaktadır. yeniden 7. Bisan güneyindeki kesimden.Ordunun birlikleri ile İngilizlere ve Araplara tutsak vere vere geriye çekilen. zikzaklı bir yol izlemekt edir.Kolordu birlikleri de sahra toplarını tahrip ederek. (Filistin-Sina Cephesi.229 Geçiş gün doğmadan sona erer.Süvari Tümeni. 22 Eylül gün ağarmadan nehir kıyısına ulaşılacaktır. kaçak toplama ve alım işleri dolayısıyla çevreyi iyi tanıdığını açıklayınca.657) 21/22 Eylül gece yarısı. 22/23 Eylül akşamı yola çıkılır. Geçit.Keşifler. zorlukla nehri geçer. s.667) Biraz güneyde bulunan 20. doğusunda ve batısında düşman hareketlerinin çoğaldığı nehrin uzak bir noktasından (İrbit üzerinden) geçerek kuzeye çekilmeye karar verir. 3. yolsuz ve uçurumlu bir bölgeden geçilecektir.Kolordu. Dera kesiminde de bi an _8 . Gerisinde harekete elverişsiz bir arazi bulunan bu kolordu. 3.673. M. Geçiş. Ama Bisan'dan doğu kıyısına geçmiş bir düşman süvari birliği ya klaşarak. Cephane çok az kalmış. nehri geçecek birlikleri korumak üzere artçı bırakılarak.Ordunun güney kanadında bulunan bazı birlikler ve perakendeler de 7. Bazı komutanlar muharebeye son verilmesini isterler. gecikmiş 4.açtır. (Filistin-Sina Cephesi. Asker bitkin ve. Düşman süvarilerinin. s. Bugün bazı küçük birlikleri ile doğu kıyısına geçmiş olan 8. Disiplini sağlamak için sert önlemler alınır. Bir yerleşim merkezine ulaşmak için Aclun dağlarını aşmak üzere dinlenmeden yola çıkarlar.672) 4. geçitleri tutan düşman süvarisini yarmak ve zorla nehri aşmak için harekete geçilmesini emreder. artçı olarak bırakılmış Süvari Tümenini geri atacak ve doğu kıyısına geçebilmiş olan bu askerlerin bir bölümünü yok edecektir. Kuzeydeki tümenin öncüsü düşmanla çatışmaya girer. kuzeyden ve güneyden kuşatılmak üzeredir. Şeria nehrini geçmenin mümkün olmadığını göstermektedir. (Filistin-Sina Cephesi.Kolordudan ise haber yoktur. kroki 57) Bu sırada 3.Ordu karargâhına katılmıştır. Düşman topçusu da.675)230 24 Eylül sabahı savaşarak geçitlere yanaşırlar. s. İki tümen geçitlere doğru ilerler.Ordunun kalan birlikleri ve kurtulabilen geri birimler.Ordu Komutanı Cevat Paşa.

binnetice (sonuç olarak) İngiliz taraftarı mevkiine sürüklendiği malumdur (!). s. bilinen (!!!) bir husustur. Üçüncü ve Dördüncü Bölümlerde ele alınacak. böyle temelsiz. IRA ve Sinn Fein taraftarı olarak mı kabul edeceğiz? Karşıt gücün yanı nda yer almak." (Hilafet. Savaşın hesapsız idare edilmesine de karşı çıkmıştır. s.370. Enver'in sağladığı Alman desteğine benzer bir destek sağlayarak. Elinde belge olsa.682) Liman Paşa. Türkiye'de 5 Yıl. 28 Eylül günlü yazılı emriyle M. onun ve Almanların aleyhtarı. Çekiliş. İngiliz süvari kolordunun takibi.. belgelere dayalı gerçek hikâyesi bu. Filistin Cephesinde de devam ettiği. (Filistin-Sina Cephesi. Haleb'in düştüğü 25/26 Ekim 1918 gününe kadar sürecektir. (F. onunla Türkiye'nin gelecekteki kimliği üzerinde anlaşmanın gereğini ortaya çıkarmıştır.Kemal'in bir mevki elde etmek için İngilizlerle ilişki kurduğu iddiasına değinmek istiyorum: Yazar bu konuda hiçbir belge ve tanık göstermiyor.biraraya gelirler. M. Türkiye'nin gelecekteki kimliği ve hilafetin yarını üzerinde. hilafet ve buna benzer meselelerin söz konusu olduğu söylenemez. Filistin-Sina Cephesi.232 Vahidettin de savaşa karşıydı.Kemal'i Anadolu'ya gönderebilmek gibi önemli bir rol sahibi kılınca. Ancak olayların gelişmesi. 20. neden İngiliz taraftarı olmayı gerektirsin? Mısıroğlu'nun yazılarından. mesela Harbiye Nazırlığına gelebilmekti. M. 107) 1) M.Kemal Paşayı Rayak'a çağırır ve Rayak Cephesi Komutanlığına atar. Bu paralellik Filistin/Suriye Cephesinde de devam ediyor. c. 1. Hilafetin amansız düşmanı olan İngilizlerle bu paralelliğin.Kemal'in Anadolu'ya gitmesi söz konusu olunca. devlet kademelerinde bir yere. İngilizler ile M.Kemal Genelkurmayın Almanlara teslim edilmesine ve savaşa girilmesine gerçekten karşıydı.Kemal Paşanın.C. s. sağır sultan bile duyardı. Kurtuluş Savaşı içindeki M. Bu ağırlıkta bir iddia. 'malumdur' deyip geçiyor.233 2) Enver'in ve savaşın karşısında olmak. İngiliz aleyhtarı olduğu anlaşılıyor. değişik kitaplarından derleyerek biraraya getirmeye çalıştım. sırf bir mevki elde etmek için İngilizlerle ilişki kuruyor. Şimdilik. kaçınılmaz bir şart mıdır? 3) Yazarın iddialarına göre: a. birçok yerde yayımlandı. s. ayrıca Lozan. dayanaksız. □ Mısıroğlu'nun bu savaş hakkındaki şaşırtıcı iddialarını. öyleyse onu da.. s.Kemal-İngiliz anlaşmasına sonra yeniden değinmek üzere Mısıroğlu'nu okumaya devam edelim: de bi an _8 . s. olsa olsa. Arap birliklerinin ve yağmacı aşiretlerin saldırıları altında. Amaç.Bu konudaki yazı ve açıklamaları. Rayak'ta kuvvet toplamaktadır. M. Fakat bu safhalarda M.690. davul zurna eşliğinde açıklar.Yüzyılda Osmanlı Devleti.338) Savaşın ve Şam'a kadar çekilişin. b. Sofya'da.Belen.Kemal-İngiliz ilişkileri.Kemal gizlice anlaşıyorlar.Kemal Sofya'dayken.142 vd.Kemal ile İngilizler arasında. M.. doğrularıyla birlikte topluca aktarıy orum: "M.. kanıtsız ileri sürülür mü? Vahdettincilere özgü bir yöntem bu. M.

İkisinin arasında.Kemal‘in bu savaşla ilgili anıları. Önce bi rkaç hususu açıklamak gerekiyor: 1) M.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşa. ve 8.Kemal Paşa.Kemal‘in anlattıkları ile Mısıroğlu‘nun Abdülaziz Hanci‘den aktardıkları arasında büyük fark var. ordumu Şam'a kadar getirebildim. Liman von Sanders'in karargâhına kadar ulaştı. 1. Ordumla sahralar ve nehirler geçerek. devamını sonra aktaracağım.174) Yani Türkçesi ve aslı varken. 7. Mısıroğlu. sağ ve solundaki 4. Abdülaziz Hanci'den mi kaynaklanıyor. 8. 2) M.□ Mısıroğlu devam ediyor: "Filistin Cephesi'nde üç ordumuz vardı. bi an _8 .Kemal‘in bu savaşla ilgili anı ve açıklamalarını. o derece süratli bir bozguna yol açtı ki kilometrelerce geride bulunan Ordu K umandanları bile canlarını güçlükle kurtarabildiler. Onun cepheye gelmesinden sadece birkaç gün sonra İngilizler yeniden taarruza geçtiler. Hakimiyet-i Milliye ve Milliyet gazetelerinde yayımlanmış. Ama M. s. Burada çekilen zorlukların açıklaması uzun sürer. 1926‘da. s. "ordumun sağ kanadındaki ordu esir oldu" diyor. Şam'a ricate mecbur oldum." (Atatürk'ün Hatıraları. 7. Ama ikisinden birinin.Kemal Paşa idi. Ordulara haber vermeden. Cephe genel karargâhı Nasıra'da bulunuyordu. 7. M.. Benim ordumun sağ kanadındaki ordu esir oldu ve boş kalan bu cepheden geçen düşman süvarileri.Ordulardan kurulu olup Yıldırım Orduları adını alan bu kuvvetlerin Cephe Kumandanı.Kemal Paşanın. Hakikat anlaşılmıştı fakat neye yarar? Anlatılması uzun sürecek güçlükler içinde..Ordu kumandanı Cevat (Mersinli) Paşa. "M. nehirlerden geçerek. kestirmek zor.atmış ve burada 3. Buradan düşman süvarisi geçti. ani bir şekilde ricat etmesiyle ortaya çıkmıştır. 31 Ağustos 1918'de (Mısıroğlu da hiçbir savaşın başlama tarihini bilmiyor !).Kolordu Kumandanı İsmet (İnönü) Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kalmıştı.Ordu Kumandanı olarak Nablus'a gitti.65) (3) "Ordumun sol kanadı bozuldu ve esir düştü" demiyor. Gerçekten.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşa. devletimizi Mondros Mütarekenamesini imzalamaya mecbur bırakan bu hezimet esnasında. ve 8.Ordu Kumandanı ise M. 4.Ordu Kumandanı M. anıların Arapçasını yeniden Türkçeye çevirip kullanıyor.C. (!) Bu de □ "M.234 bu cephede o kadar ani bir çöküş oldu ve bu hal. (Lozan. Kendisi diyor ki: 'Bu gece şiddetli bir muharebe ile geçti ve ordumun sol cenahı (kanadı) bozuldu ve esir düştü.. yoksa Mısıroğlu mu böyle çevirmiş.. 1.174) Mısıroğlu. s.Kemal'in söylediklerinin aslı şu: "Gece muharebe ile geçti. 7. Abdülaziz Hanci adlı Mısırlı bir yazarın. yalanla gerçek arasındaki kadar büyük fark var! Bu fark.C. M. (!)" "Bu hezimet.Kemal Paşanın ayrıntılı açıklamak istemediği olayların içyüzü şudur" deyip yazısına devam ediyor. Liman von Sanders'ti.' " (Lozan. karargâhından kalpağını bile alamadan kaçıp kendini Şam'a zor. aslından değil de. ayıp ettiği açıktır. sonra kitap olarak da çıkmıştır. çöllerden aşarak. 4..Kemal‘in anılarına dayanarak yazdığı Arapça ‘Müzekkerat-ı Kemal Paşa‘ adlı kitaptan çevirerek aktarıyor. Liman von Sanders'in karargâhını bastı. 8.

1.açıldığı bir sırada.R." (Lozan. (Filistin-Sina Cephesi.351) 7. s. 1935 baskısı. Doğrular: 1) Baş kısımdaki uydurmaların doğrusunu daha önce belirtmiştim. Kalan kuvvetlerin kumandasını Cemal Paşa'ya terk ederek235 trene atlayıp Rabat'a (Doğrusu Rayak'tır. 'Umum Cenup Orduları K umandanı sıfatıyla (?) M. 'ahalinin hücumuna uğramış ve sokak muharebeleri yapmış!'239 Kendisine ateş. yorumladığımız gibi olduğunu M.Kemal.' 236 Gazetecilere (M. Hilafet.720.' demektedir. Rabat Fas'ta bir şehir !) gelen M. (3) M. burada kendi ifadesine göre. s. yani ancak 25 günde (?) geçilebilecek bir yolu süratle aşıp Halep'e gelen M. atlarken de Halep Kumandanına emir vermiş: 'Halep ve civarındaki kuvvetleri şimale çekin.Kemal Paşa.Kemal'in emri üzerine Halep'ten çekilen. Çünkü Yıldırım Ordular karargâhı. sağ ve soldaki Yedinci ('Sekizinci' demek istiyor ama zihni yine dağınık herhalde) ve Dördüncü Orduları arkadan kuşatarak (!) yetmiş beş bin esir ve üç yüz yetmiş beş adet top ele geçirmişlerdir.. Binaenaleyh mecnunane bir emir verdim.176 vd. 'Umum Cenup Orduları Kumandanı' gibi bir unvanla 'cep- de bi an _8 . bu olayı gazetecilere şöyle anlatmıştır: 'O gece şunu anladım ki. daha geride bulunan Adana'ya çekti.146} "Diğer kumandanlar gibi M. (Filistin-Sina Cephesi.Kemal Paşa. Fakat bu unvan da onun Halep civarında yeni bir müdafaa hattı teşkil ederek düşmanı du rdurmasını temin edemedi. 734) Fatıma adındaki yeri." (Hil afet.Atay ile Mahmut Soydan'ı kastediyor herhalde) bir askeri emir gibi not ettirilmiş bulunan bu sözlerin man ası açıktır: 'İstikamet kuzey. 1/ 400.. Halep'te topl amak ve orada yeni bir karar vermek lazım geliyordu. yanında (?) bulunan şoförüne işaretle yavaşlayan otom obiline atlamış. s.Kemal Paşa da sekiz kişilik maiyeti ile resmi e lbiselerini bile giyemeden (!).) Mısıroğlu'na göre Suriye savaşı böyle olmuşmuş. s. 7. 'Bu hareket amelî idi. Cephe kumandanı tayin edildi.. s.000 ölçekli Andrees atlasında bile bulamadım. karargâhını 200 km. 730. yer adları indeksi de bulunan.Kemal Paşa. Rayak civarındaki kuvvetler ise Ali Fuat Paşanın emrinde ve bu kuvvetlerin hepsi şimale doğru hareket etsinler. 22 Ekimde Halep'ten ayrılarak 24 Ekim Perşembe günü Adana'ya gelmiş bulunuyordu." 238 "Gerçekten altı yüz kilometrelik (?) mesafeyi. Yedinci Ordunun isminden ve bazı döküntül erinden başka bir şey kalmamıştı. 2) M.145 vd.' 240 "Bu emir üzerine..Kemal Paşa da doğrulay arak.Ordu karargâhı. orada harp edeceğiz!.Ordu karargâhıdır. bütün kıtaat ve cephelerde kumandanlık kalmamıştı. kendisini Şam'a atmış (!). Yıldırım Ordular Grubu karargâhı değil.Ordunun ani ve habersiz ricati ile (!) cephede açılan boşluktan saldıran İngilizler. fakat burada da duramamıştır.Kemal'in anılarını anlattığı F. 25/26 Ekim akşamı Halep'ten Katma'ya.suretle merkezi durumdaki 7. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı Halep'ten Fatıma'ya (?) naklolundu ve Yıldırım Ordular Kumandanlığına. herkes başının çaresine baksın!'237 Filhakika bu emrin hakiki mahiyetinin.728. Türkiye'de 5 Yıl. Şam'a bıraktığımız kuvvetler İsmet Beyin. Bu döküntüleri Suriye'nin kuzeyinde. daha önce. s. 30 Ekimde ise Raco'ya alınır.C.

daha ayrıntılı bilgi için Filistin-Sina Cephesi.Tümenler. S.Mısıroğlu. kuzeyindeki Höyük Tepeleri'nde mevzilendiler.Kemal Paşanın 7.Ordu Komutanı M. M. ve 11. yazım yanlışlarıyla birlikte. aynen alıp yayımlamış.ordu) kesin olarak imha ve tasfiyesi ile sonuçlanmıştır.Kemal ile İngilizler arasındaki şu gizli anlaşma masalına değinebiliriz.45'te düşmanın dört süvari alayı. karargâhını 200 km. Halep civarında yeni bir müdafaa hattı teşkil ederek düşmanı durdurmasını temin edemedi.Kemal'in. s. belge? Yok ama ne de □ Vehbi Vakkasoğlu. s.Kemal ile İngilizler arasındaki gizli anlaşmaya dayanan bir oyunmuş.730) Ayrıntılar üzerinde. Bundan sonraki günlerde M. Sofya'dan başlatıyor. inandırıcı olmayacak. doğruları öğrenmeye vakit ayıramadığı anlaşılıyor. s. 1.) • Artık M.Kemal görevi devralmak için oraya gitmiştir. Buna bir 'evveliyat' uydurmak gerek. 1. Sadrazam A. 4) 'Fakat bu unvan da onun. birdenbire Kurtuluş Savaşı'yla başlatmak. (Son Bo zgun. Liman Paşadan Adana'da devr alır.95. Saat 10..242 Filistin-Sina Cephesi.C. kendi komutasındaki üç ordunun (4.)243 K. Haleb'in 8 km. akşama doğru şehri (Haleb'i) boşalttı." diye yazıyor.Sabri Efendi'nin yazısı ve M. 20.31.□ A. birçok taarruza uğradı ama hepsini geri püskürtmeyi başardı.Kemal Paşanın kurduğu savunma hattı.352. Üçüncü ve Dördüncü Bölümde ele alınacak.Sabri Efendiye göre Kurtuluş Savaşı.s. İngiliz işbirlikçisi ve 150'liklerden M. zırhlı otomobiller ve piyadelerin de katıldığı bir taarruz yaptı. Bakalım Liman Paşa. şehrin batısından kuzeye çekildiler.İzzet Paşanın emri ile 30 Ekim günü.Ordusu. M. 7. Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığına tayin ol unur241 ve görevi. Bu sebeple de senaryoyu.45-47) bi an he kumandanı' tayin edilmemiştir.Kemal Paşa. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı çoktan Adana'daydı. (K.. "M. _8 . s. 26 Ekim sabahı." (Türkiye'de 5 Yıl.Mısıroğlu bu senaryoyu pek sevmiş. yazarın gerçekleri sürekli olarak saptırıp çarpıttığını belirtmek için duruyorum. (Türkiye'de 5 Yıl. bu konuda ne yazıyor: "M. 7. daha geride bul unan Adana'ya çekti' diyor ki bu da tamamen uydurmadır. Yıldırım Ordular Grubu Komutanının Liman Paşa old uğu gerçeğini gözardı ederek. Ama bu gizli ilişkiyi. düşmanı Halep kuzeyinde durdurmuştur. Mısıroğlu'nun yazdıklarını. Peki. M. s. Dilipak'ın yazmaktan ve konuşmaktan. Ali Fuat Paşanın k omutası altında bulunan ve Bedeviler tarafından yakından takip edilen 1.Kemal'in son Filistin görevi.Kolordu adını alan bu tümenler.Tümen. karargâhını Adana'ya çektiği ifadesi de yanlıştır. Eski Şeyhülislam.726-730) Tamam mı? M.Dillipak da.Mücahitler.7 ve 8. bir saat süren çarpışmalardan sonra bu taarruzu kırdı. s. her zamanki gibi hiç d enetlemeden. (CG Yol.Kemal-İngiliz ilişkisinin son perdesi.353.0rdu Komutanıyken.

onun da çaresi var: Lafazanlıkla işi boğuntuya getirmek ve hakaret etmek!244 Ve savaşı. □ Mısıroğlu. araştırmalar. M. uydurmuş. Başka hiçbir çıkar yol kalmamıştır!' Her iki asker de bu teklifi şiddetle reddediyor ve böyle bir hareketin korkunç bir şey olacağını söylüyorlar ve yerlerine gidiyorlar. Teklif neticesiz kalıyor. Ömer Lütfi Bey ya da Kazım Paşadan öğrenmiş olsa. de bi an _8 . Büyük Doğu dergisindeki yazılı hezeyanda yer alan şu ayrıntıyı da aktarıyor: "8 Eylül 1950 tarih ve 25 numaralı Büyük Doğu dergisi. 3) İddiaya göre. İngiliz'lerle anlaşmaktır. ciddi belgelere dayanılarak yazılır. okuyucu nasıl olsa kurcalamaz. Albay Lawrens gibi bazı esrarlı sözcükler sokuşturuyor. önüne ne koysan yer. 1) Ne zaman olmuş bu olay? Büyük Doğu yazarına göre. 'Enver'den şikâyet etmiş ve İngilizlerle anlaşmak gerektiğini' söylemiş. bilgiyi kimden almış? Bu da belli değil. gerçeklere aykırı bir biçimde anlatmaya koyuluyor.Kemal Paşa. nasıl olsa kimse araştı rmaz. iman ve namusu ile tanınmış bir zattır ve elyevm (şimdi) sağdır. bunu elbette altını çizerek belirtirdi. Büyük Doğu dergisinin tarih polisi Dedektif X-1.)' " (Lozan. Bu hale göre iki ihtimal var: Ya bu olayı başka birinden duymuş (Bunu da açıklamıyor. bu tür hezeyanlara değil. çünkü böyle yalanı her babayiğit söyleyemez) ya da ve açıkçası. s.önemi var.1. tarihten sıkılmadan.175) Şu palavranın üzerinde biraz duralım. Genelkurmaya. ya bu tür iddiaları zırva buldukları için susarlar ya da bir tartışmaya bulaşmamak için karışmazlar.C. senaryosuna bir de Suriye Cephesini ekliyor. 2) Peki. harp tarihleri. ―günün birinde‖!Yani tarihi belli değil. Her yazı yalanlanır mı? Hele böyle bir saçmalamayı kim ciddiye alıp da yalanlar? Tarih. doğruluğunun kanıtı olarak ileri sürüyor. Mısıroğlu. Belgeler. her iki asker de bu teklifi şiddetle reddetmiş ve böyle bir hareketin korkunç bir şey olacağını sö ylemiş ve yerlerine gitmişlermiş. bu uyduruk yazının 'yalanlanmamış olmasını'. bu inanılmaz hadis eyi naklederken. araya da Entellijans Servis. orduyu ve vatanı her yerde felakete sürüklüyor. Bir kurcalayan çıkarsa. Yıldırım Orduları Levazım Reisi Merzifon-lu Miralay (Albay) Ömer Lütfi Bey (İstiklal Harbi sırasında Nafıa Vekili) ile Ordular Grubu Erkan-ı Harp Reisi (Kurmay Başkanı) Diyarbekirli Kazım Paşayı nezdine (yanına) çağırıyor ve diyor ki: 'Enver Paşanın idaresi. bilenler de. anılar var ama önemli değil.' Sonra? Şiddetle reddettikleri bu ihanet teklifini Harbiye Nazırlığına. Ama bu yetmeyeceği için savaşı da. bu iki kişiyi Nablus'a çağırmış. Bu v aziyetten kurtulmak için tek çare. (İşbu Ömer Lütfi Bey.. İngilizlerle anlaşma teklifini şu surette nakletmiş ve bu neşriyat tekzip edilmemiş bulunmaktadır: 'Günün birinde M. olduğundan başka türlü anlatmak gerek. o zaman hayatta bulunan Ömer Lütfi Bey adında bir zatın muh atap olduğu. Dedetif X-l'nin masalından yararlanarak.Kemal.

O geniş cephede. gümbürtüsü olmayacak.1921)248 Kazım Paşa (İnanç) da. ne karar yetkileri. ve 8. M. bu tümenlerden birinin. ani bir şekilde ricat ettiği".Kemal'in liderliğini ve komutanlığını kabul ettiklerine göre. 3. ani olarak nasıl geri çekebilir ? Bu kararının gerekçesini Kolordu Komutanlarına nasıl açıklar? Böyle bir şey olamaz ya. Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi'nin 19. sebepsiz ve gereksiz yere. Büyük Taarruz'da da 6. cildinin 10.11. dört tümen ve bütün bağlı birlikler. anlatmayacak. iki ordu komutanı. Ordular Grubu Komutanı.Kolordu Kumandanı İsmet Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kaldı- de bi an _8 . "Ortadaki 7. M. sebepsiz emri.Kemal Paşanın da kaçarak.Kemal Paşanın. bir buçuk yıl sonra da. yazmayacak. cepheye yayılmış iki kolordusunu (4 tümenini).Ordulara haber vermeden.Kolorduya bağlı 1.Kolordu Komutanı olarak görev alacaktır. M. TBMM'ne Amasya milletvekili olarak katılacak ve Bayındırlık Bakanı olacaktır. kendini Şam'a zor attığı ve burada 3.Kemal'i yücelten anıları. • Mısıroğlu'nun iddialarını topluca hatırlayalım: "7. (27.958 10. kıy amet kopmayacak.961'inci sayfalarında yayımlanmıştır! Mısıroğlu'na duyurulur.1920 -14. sekiz kişilik maiyeti ile resmi elbiselerini bile giyemeden. iki yanındaki ordulara haber vermeden. Sonra? Kolordu Komutanları. gereksiz. "Diğer kumandanlar gibi M.246 Bütün bu komutanlara rağmen böylesi bir ihanet gerçekleştirilebilir mi? Ordusunu kimseye haber vermeden geri çekmesi yeterli idiyse. hiç kimse konuşmayacak. bunlar da so nradan İngiliz ajanı mı oldular acaba? Ömer Lütfi (Yasan) Beyin. kendisini Şam'a attığı.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşanın. Kolordu Komutanlarına. sekiz kolordu ve on dört tümen komutanı daha bulunuyor. Sakarya Savaşı sırasında Başkomutanlık Bürosu Başkanı.Kutay'ın yayımladığı. tümenlere. tümen komutanları da alay komutanlarına yollayacak. 1920'de Anadolu'ya geçecek.Tümen Komutanı olan Alman Yarbay Guhr bile ağzını açmayacak!247 Böyle bir şey olabilir mi? Osmanlı ordusu toptan hain mi? 4) Oysa. sağ ve solundaki 4.12.Kemal neden bu etkisiz iki kişiye açılıyor? Ne kuvvetleri var." "8.Liman Paşaya.Ordunun ani ve habersiz ricati ile cephede açılan boşluktan İngilizlerin saldırdığı". tek başına karar vererek.Ordu Kumandanı M. C. bu kuşku uyandırıcı. 'iman ve namusu ile tanınmış' Merzifonlu Ömer Lütfi (Yasan) Bey. niye gereksiz yere bunlara açılmış? Ve bir Ordu Komutanı. karargâh arkadaşlarına bildirmişler mi? Hayır! Hele 'iman ve namusu ile tanınmış' Ömer Lütfi Bey acaba neden susmuş? Böyle bir ihanet teklif ini saklamak da ihanete ortak olmak değil midir?245 M.Savunma Bakanlığı Müsteşarı. 'komşu birliklerden gizli olarak geri çekilmeleri' için emir verdiğini varsay alım. bu yüzden Türk ordusu bozguna uğrayacak ama bu olayın hiçbir yankısı. trene atlayıp Rayak'a geldiği. sessizce toparlanıp geri çekilecek. burada da duramayıp kalan kuvvetlerin kumandasını Cemal Paşaya terk ederek.

Alman değil." (aynı yer.Kemal Paşa. yanlış.Kemal Paşa. Beni görünce. olmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığını. s. üzerinde büyük bir tesir yaptı. 'Paşam. Velhasıl gerçeklere aykırı.' dedim. o cephede bulunan 7. Hemen kurşuna dizilmesi için emir verece-ğim!'253 dedi.252 Fevzi Paşa. onun adına 'hatırat' uyduran kişiler! Fevzi Çakmak'ı (!) dinlemeye devam edelim: "General Liman von Sanders. Alman generali ile birlikte çekilmek zorunda kalmış.Kemal Paşa ord usunu bırakıp kaçmış.sütun) Doğrular: 1) Liman Paşanın Kurmay Başkanı. hiç olmazsa bir Türk paşasını harcamaya karar vermiş bulunuyordu. ne de Cevat Paşa Şam'da İsmet Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kalmıştır. 18/ 19 Eylülde başlamıştır. Eğer kendisini kurşuna dizdirmeye kararlı iseniz.C. gelen haberlere göre M. Son Bozgun. Mareşal Fevzi Çakmak hatıratında bu olayı şöyle anlatıyor. bir hamlede ele geçirmediklerini' bilmez mi? Bilmeyen o değil. daha 1917'de ele geçirmişlerdi ve Fevzi Paşa o tarihte. Biraz düşündükten sonra bir şey demeden odadan çıktı. de bi an _8 .Kemal Paşa resmi elbiselerini bile gi ymeden kaçmış."251 Ve Fevzi Çakmak'ın anısını (!) aktarıyor. Kazım (İnanç) Paşadır. Hürriyet gazetesi. Ve gider ayak böyle delice bir son emir vermekten vaz geçti. savaşı izlerken gördük..249 Birinin bile doğru olmadığını. 1. Odada daha bazı arkadaşlar da vardı.49) Fevzi Çakmak'ın sözde anılarında. Bu sözler. vs. Eylülün ilk haftasında değil.Kemal Paşa ile Enver Paşa arasındaki zıddiyet. ne İngilizler o boşluktan yararlanarak ilerlemiş.Ordunun komutanıydı. Filistin'in çok büyük bir bölümünü. Ben bu acı haberi öğrendiğim anda Enver Paşa. 11 Nisan 1975'ten aktarılarak. baştan sona yalan. Bu tehlikeli safhalardan biri de Suriye bozgunundan hemen sonra cereyan etmiş ve neredeyse M." Artık hepimiz biliyoruz ki İngiliz taarruzu. Giderayak. İngilizlerin tekmil Filistin'i. 1. ne M. aynı suçu işleyen bütün Alman general ve subaylarını da kurşuna dizdirmeniz gerekebilir. İngilizler de. Alman Kurmayı ve M.ğı. İngilizler büyük bîr taarruza geçmişler ve bir hamlede tekmil Filistin ve Suriye'yi ele geçirmişlerdi. zaman zaman şiddetlenmiş ve tehlikeli safhalar arz etmiştir. yanındaki ordulara haber vermeden çekilmiş.Kemal Paşalar (?) da geri çekilmek zorunda kalmışlardı. Enver Paşanın bu kararının gerekçesini (!) belirten iki cümle daha var ki Vakkasoğlu onları vermiyor: "Enver Paşa memleketin batmak ve kendisinin gitmek üzere olduğunu biliyordu. Anı şöyleymiş: "Eylülün ilk haftasında Suriye'den çok fena haberler geldi.bölüm." Ne M. düzmece.Kemal Paşanın idamına sebep olacak hale gelmişti. Adalet bunu icap ettirir.. 'M. bir top güllesi gibi bulunduğum odaya girdi." (Mareşal Çakmak'ın Hatıraları. 2. bilgisizce ve maksatlı iddialar!250 D Vehbi Vakkasoğlu da şöyle yazıyor: "M.. Hemen cesaretimi topladım. kaderini bağlamış bulunduğu Almanları memnun etmek üzere.

Bunu. Fevzi (Çakmak) Paşa. Murat Sertoğlu'na verdiğim notlar bunlardır. onun ağzından dinlediğim gibi nakletmekle.. . s. Fevzi Çakmak'tan dinlemiş ve not etmiş gibi. Gençlik. Beykoz‘daki evinde yatıyordu.656) Enver Paşanın gerçekleri bilmediği.Uşak Emniyet Müdürüydü. yazan da Murat Sertoğlu! □ Adnan Çakmak.. bu kitabı yazarken. ilk günlerde kesintili de olsa. daha somut olarak göreceğiz. Ben de bunları not ederdim. İşte bu zat.. Filistin‘de yakalandığı amipli dizanteri hastalığından dolayı.254 (S.Sertoğlu bunları nasıl yutmuş. yukardaki örnekte olduğu gibi. (Türkiye‘de 5 Yıl. 10 Nisan 1975) Oysa bu tefrikada yer alan anıların büyük çoğunluğu.Kurmay Kurulunda da Türkler çoğunluktadır.328. o da ayrı sorun!) Bu uydurma anılar ve anılardaki bu cins yalanlar.Külçe. 2) Cephenin yarıldığı ve orduların çekildiği haberi İstanbul‘a ulaştığısırada. sözde anıların Kurtuluş Savaşı ile ilgili bölümlerini incelerken.. gerçeklere ve sağduyuya aykırı türlü uyduruk polisiye sahneler de ekliyor. (M. diyor ki: "Rahmetli amcam her zaman bin bir olay içinde geçmiş askerlik ve politika hayatı hakkında hatıralarını anlatırdı. Peki bu anıları imal eden kim ya da kimler? Anlatan Fevzi Çakmak'ın yeğeni Adnan Çakmak." (Hürriyet. bazı gazete.. dergi ve kitaplarda yayımlanmış kısa anılar ile bilgilerden de yararlanmıştır ama derlediği yazılardaki bilgi yanlışlarını olduğu gibi bırakmış.88) Bir görevi ve Harbiye Nezaretinde bir odası yoktu ki ‗odasına dalan Enver Paşa‘ ile böyle bir konuşma yapmış olabilsin? 3) Olaylar. ve 11. bu büyük adamı hakkıyla tanıyamamaktadır. Aktarmakla yetinmiyor.255 S. Filistin-Sina Cephesi. İşte bütün bunları düşündüğüm içindir ki rahmetli amcam Mar eşal Fevzi Çakmak'ın bana anlattıklarını. Adnan Çakmak. bütünüyle ham. 'Mareşal Fevzi Çakmak-Askeri ve Hususi Hayatı' adlı kitabından devşirilmiştir. düşünülemez. Fevzi Çakmak'ın ölümünden tam 25 yıl sonra. bunların arasına. Mütarekeye doğru □ K. suçlanabilir ama 'Almanlarımemnun etmek üzere hiç olmazsa bir Türk paşasını harcamaya karar verdiğini'iddia etmek.Mısıroğlu diyor ki: de bi an _8 . 1959'daki utanç verici Uşak olayları sırasında. büyük ölüye ve tarihe karşı son ödevimi tamamlamış bulunduğuma inanıyorum. 4) Enver Paşa birçok açıdan eleştirilebilir. sürekli İstanbul‘a bildirilmekteydi. Kıcacası. yazık ki yalancı duruma düşürmüş ve küçültmüştür. Süleyman Külçe'nin.256 7. 1.Külçe. s. pek kaba ve haksız bir yakıştırmadır.sayfa. yanlışları ve abartilarıyla birlikte aktarıyor.Külçe'nin yalan-yanlış yazdıklarını. cahilce ve Uydurma bir anı. S.Çakmak'ı yüceltmemiş. F. s. kendi de gerçeğe aykırı bazı eklemeler yapmıştır.

kendisinin ise Harbiye Nazırlığına getirilmesi. aynen M:Kemal‘in teklif ettiği gibi de kurulmuş değildir. Tevfik Paşa. Tevfik ve A.İzzet Paşaya önerir. 'A..C.168)261 □ Vehbi Vakkasoğlu'da." (Hilafet. A.] Gerçekten. s. İsmail Canpulat.Kemal Paşa.211) "Saray. Başyaver Naci Bey aracılığıyla Padişaha iletilmek üzere Dr.Kemal.. T. (İslam Ansikloped isi. (Hükümet listesi. Talat Paşanın önerisini uygun bularak.M. Adana'nın Bahçe kasabasından değil. kendisi Harbiye Nazırı olacak."Kemal Paşa.İzzet Paşa başkanlığında yeni hükümet kuruldu.C.Danişmend. s. 4.C. s." (Lozan 1.İzzet Paşa kabinesi 14 Ekim 1918'de kurulur.259 M.İzzet Paşanın Sadrazamlığa.728) 1) Telgraf da. hükümeti ku rma görevini Tevfik Paşaya verir. s. Paşanın teklif ettiği kabinede. 'Sadaretin A.449) M. yapılan teklifi aynen benimseyerek o kabineyi teşkil eylemiştir. yerine iş görebilir bir kabine teklif eder.Kemal'in Talat Paşa hükümetinin düşürülmesini teklif ettiğini. [. (Filistin -Sinâ Cephesi.. Vahidettin.C.İzzet Paşaya verilmesini. Hatıralar. M.İzzet Paşaya çektiği ayrı bir telgrafla talip olacaktır.257 O gece Padişah Talat. s. Mısıroğlu ürünüdür. Adana'nın Bahçe kasabasından Padişaha çektiği bir telgrafla. bu kez A.C.İzzet Paşalarla görüşür ve görevi. hükümeti kurmayı başaramadığını 10/11 Ekim gecesi Padişaha bildirir. İsmet ve Fevzi Paşalarla Fethi Bey (Okyar) gibi daha bazı kims elerin de dahil olacağı yeni bir kabinenin kurulması' ricasında bulundu. s." (Hilafet.29‘da var!) 4) Bu telgrafla kendisine açıkça Harbiye Nazırlığı verilmesini de istememiş.Gayyası." (Son Bo zgun.Göztepe.. Osm. Harbiye Nazırlığına.258 A. Fethi (Okyar). ayrıca İsmet (İnönü). s. 3) Hükümet. 'Bahçe Telgrafı' diye meşhurdur.' Fethi Beyle Fevzi Paşa bu hükümete girmişti.H. Tahsin (Uzer).. sadece hükümette yer almak istediğini belirtmiştir. s. bu telgraftan sonra Talat Paşa hükümeti istifa etti ve A. Osmanlı Devletinin can de bi an _8 .1. İ.Rasim Ferit (Talay) Beye yollanmıştır. Rauf (Orbay).179) "Bu telgraf. Azmi Beyler ile Şeyhülislam Hayri Efendi ve kendisinin katılacağı bir hükümet kurulmasını zorunlu gördüğünü.Kemal ise bu tarihlerde Halep'tedir ve 25 Ekim akşamına kadar da orada kalacaktır. Fevzi Paşa (Çakmak) ve Fethi (Okyar) da bulunacaktı. Kronolojisi.M. Bu telgrafında Talat Paşanın başkanlığındaki kabinenin düşürülerek.Kemal. İsmet Bey ve Fevzi Paşanın hükümete alınmasını yazmış değildir. 1.İnönü. s. V. Halep'ten çekilmiştir. bu kimselerden kurulacak bir hükümetin duruma egemen olabileceği kanısında olduğunu‘ yazmaktadır. Talat Paşa hükümetinin de bu teklif üzerine istifa ettiğini yazmak. Telgraf.211) Doğrusu: Talat Paşa Sadrazamlıktan 8 Ekimde istifa edince.260 2) M.'Bahçe Telgrafı' diye meşhur olduğu. gerçeği başka türlü çarpıtıyor: "M.Kemal bu telgrafında. İzzet Paşa Sadrazam. (İ. T. 1. Halep'ten Padişaha bir telgraf çeker.73) M.728.

s. İsmet Beyin Harbiye Müsteşarlığına atanmasını isteyecektir ama o tarihten bir yıl sonra. "Bu yeni kabinenin benim telgrafımla alakadar (ilgili)olup olmadığı hakkında bir şey diyemem" diyor.Kemal'in talimatıyla hareket eder bir robot durumuna düşürüyor.C. İnal.M. İkisi de eski silah arkadaşı.İzzet Paşa. birbi rlerini gayet iyi tanıyorlar.Kemal. Fevzi (Çakmak) Paşanın A.8." (Hilafet. hükümete girecek kimselerin.Kemal'in sınırsız kudretine bakınız! Önce. Harbiye Nazırlığını elinde tutmuştur. Vakkasoğlu ve GRYT Asiklopedisi (2. Yıldırım Orduları cephesindeki bu bozgunun doğurduğu yılgınlıkla Mondros Mütarekenamesini imzaya mecbur kaldı. (A. □ Mısıroğlu devam ediyor: ―Sebep olduğu (!) müthiş hezimete rağmen M. de bi an _8 . (Y.178) Yani işgallerden de M. M.K.C. bu telgraf üzerine A. mütarekeanlaşmasının sorumluluğunu da M. İ.163) İsmet Bey.149) 1) M.M. s.Cebesoy.F.Kemal'in tavsiyesi üzerine kurulan bu kabinedir! Aziz vatanımızın sonradan uğradığı işgaller de bu mütarekenamenin 7. s. Son Sadrazamlar.çekişme dönemini hiç bilmemek demektir.Kemal'in üzerine yıkmak..1982-1985) 2) Mısıroğlu.Karabekir.İzzet Paşanın.Ordu Komutanıykende (1916) Kurmay Başkanıdır.İzzet Paşa tarafından Müsteşarlığa getirilmiştir. İstiklal Harbimiz.‖ (Hilafet. s. (İ. s.Kemal'in telgrafından daha önce kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. 1. (Atatürk'ün Hatıraları..)263 A. A.C. Fethi ve Rauf Bey ile Fevzi Paşanın kabineye dahil edildiklerini ve İsmet Paşanın ise Harbiye Nezareti Müsteşarlığına tayin edildiğini görüyoruz. bu yüzden mütareke anlaşmasını imzalamak zorunda kalacak olan hükümeti. Yemen'deyken kurmayı (1910). s. bir bildiği mi var? Yoo. bir telgrafıyla kurduruveriyor! Hiç kimse de gık demiyor. sonra da.148) Şu M. Bu amaçla da diyor ki: □ "Mondros Mütarekenamesini imzalayan kabine. s.Hatıraları. (K. s. Hatıralar. doğrudan A. Niyeti.51 vd. s." (Lozan. 3 Ekim 1919‘da ve Ali Rıza Paşa hükümeti zamanında. A.Kemal bile. M.Kemal Paşanın. M.Kemal sorumluymuş! □ Mısıroğlu bir başka yerde de şöyle yazıyor: "Osmanlı devleti.Kemal'in telgrafına uyularak kurulduğu konusunda neden bu kadar kesin konuşuyor ve Vahdettin'i M.İzzet Paşanın sadarete getirildiğini. kabinenin M.İzzet Paşanın anılarında da Mısıroğlu‘nun iddiasını doğrulayacak hiçbir işaret bulunmuyor. 1. Bazı dalkavukları bile M. cephenin yıkılmasını sağlıyor..73) Rauf Orbay'ın anılarından. s.İnönü. M.Tarihimiz.İzzet Paşanın hükümetinde yer aldığını yazıyorlar ki bu da yanlıştır. 1.232). Sultan Va hideddin üzerindeki tesir ve nüfuzunun devam etmekte olduğunu gösteren bir hadise olarak. Ne biçim Osmanlıcı bunlar? Osmanlı Devletinin son günlerini bile bilmiyorlar!262 Öteki yanlışları aşağıdaki paragrafta açıklanacak.264 3) Albay İsmet Bey ise.C. maddesine dayanılarak gerçekleştirilmiştir.Kemal'e bu kadar olağanüstülük yüklemeyi beceremediler. 2.234) 4) Mısıroğlu.

resmi adı Mekteb-i Fünun-u Harbiye-yi Şahane olan Harbiye'ye.000'i aşıyor.l.268 Asıl tehlike buydu. Bulgari stan 19 Eylülde mütareke istemiş.Küçük onu bildirmiyor: Mukaddes Tabanca. Bu tarihte.290-309. 8. İstanbul üzerine yürümek üzere Meriç sınırına yaklaşmıştır.Yalman'ın Gördüklerim ve Geçirdiklerim adlı kitabının 2'nci de Buraya kadar ki iddia ve açıklamalardan anlaşıldığı gibi özellikle Vahidettinci yazarlar ve Y. Dr.Rıza Nur Dosyası adlı kitabımdan aktarıyorum: "Bu iddiada bulunanlar. Masum.605-610. arkasını Anadolu'ya dayamıştır. belki de bundan daha fazla karşı koyabilirlerdi. silah altındaki Osmanlı Ordusunun mevcudu da. Allenby'ye daha dört-beş ay. s. çarpıtmalara. Sultan Vahidettin de kendisini fahri yaverine seçmiştir. cayır cayır yazıyor.61) Ama İstanbul'da panik erken başlamıştır. s. Çünkü ezilmemiş olan 2.Ordu. İkinci Bölümün sonu Notlar 1) 2) 3) 4) 5) Osmanlı hanedanından. s. (Aktaran GRYT Ans. Kuzey Yunanistan'da bulunan General Milne kuvvetleri de. sayı 3-4. (Mondros.Kemal Paşa.Ordu ile az-çok toparlanmış 7. tartışıyor ve hüküm veriyorlar. bir devri ve son üç Padişahı da küçülttüklerinin farkında değiller. Mustafa Cantekin. C.1937. M. Ama mahcup olmaktan hiç korkmadan. A. yakın tarihimizin belli başlı olaylarını ya hiç bilmiyor ya da pek az biliyorlar. Belleten. konuşuyor. Daha da sunturluları.121) Belleten. hatta gerçeklerin açığa çıkmasına yardımcı oldukları için yararlı bile sayılabilirler. u ydurmalara.267 Çünkü Avusturya hükümeti 14 Eylülde barış girişiminde bulunmuş. anayurdun eşiğinde. bir hesaba dayanmayan yanlışlıklar hoş görülebilir. bu konudaki görüşünü.Ama bu kadar kudretli Paşa. mütareke istenmesinin sebeplerinden bindir ama tek sebebi değildir. Afet İnan'ın bu yazıyla bağlantılı bir yazısı daha var ki Y.1.C. nedense Harbiye Nazırı olmayı başaramıyor." (s. daha sonra da erkan-ı harp (kurmaylık) sınıflarına devam etmiş.Kemal Paşanın rahmetli annesi konusundaki bu çirkin iddianın. O devirlerin şartlarını bilen.. Sultan Reşat zamanında paşalığa terfi etmiş. kasıtlı bir iftira olduğunu anlar. sayı 2."266 Haklı. belki en önemli sebep bile değildir.Küçük. 1937 Müfit Özdeş. Antakya-Halep kuzeyi arasında kurulan savunma çizgisini (aşağı yukarı bugünkü sınırımızı) tutmuş. kısacası masallara ne demeli? Bugüne kadar herhalde bu kadar çok yalanı birarada görmemişsinizdir. anılarında şöyle yazıyor: "Türkler. Sultan Abdülhamit devrinde askeri okula girmiş. s. maksatsız. M.265 İngiliz Generali Tawnshend. C. Suriye Cephesinin çökmesi. biraz tarih bilgisi olan bir kimse.1. Üçüncü ve Dördüncü Bölümde! bi an _8 . Mülakatın tam metni. eklemelere. Ama biri biterken öbürü başlayan saptırmalara. izin vermediği için adını açıklayamadığım bir sultanın..160) 3 Aralık 1986 günlü Yeni Nesil gazetesinde yayımlanan açıklaması.E. cephe gerisi teşkilleriyle birlikte 400.

Belleten.104..Cebesoy. Atatürk-İttihat ve Terakki.Yüzyılda Osmanlı Devleti. F. (Maarif Vekaleti Y. sonra Vatan ve Hürriyet adını almış. S. (K.259) M. 2. s. O zaman bunun manasını kimse anlamamıştı. Vatan ve Hürriyet. Türk İnkılabı Tarihi.6) 7) 8) 9) 10) 11) 12) 13) 14) 15) 16) 17) 18) cildinin 253.Karabekir. Uğur Mumcu. Bak. Yorumu size bırakarak aktarıyorum: "M. Çatalca'ya gönüllüler ve çetelerden başka. (A. Şeriatçı Bir Ayaklanma/ 31 Mart Olayı. (Doç.34.." (Y.Ü.65 vd. A. Ankara) Cemiyet önce Vatan adıyla kurulmuş. Milli Mücadelede İttihatçılık..19. Atatürk'ün 2. cemiyetle ilgili açıklama ise 257. s. 1910.g.Yalman. s. R. E.Meşrutiyet İnkılabının Hazırlanması Rolüne Ait Bir Belge." Hayat hikâyesinde yer alan bilgi şöyle: "31 Mart hadisesi üzerine Selanik'ten İstanbul'a hareket eden kuvvetlerin Erkan-ı Harbiye Reisliğinde (Kurmay Başkanlığında).3 vd.Küçük'ün ancak 1995'de varlığını keşfettiği bu kaynağı. Bildiri M. Atatürk'ün Yaşamı.. s.C. 2. İttihat ve Terakki Cemiyeti. sayı 102/ 1962.Dr. s.583'de.Bayar.41). Konuyla ilgili bazı kitaplar: İttihat ve Terakki Katib-i Umumisi M. 1.C. C. sayfalarında.32) Kaynak şu: Francis McCullagh. Jön Türkler ve İttihat ve Terakki.C. Abdülhamid'in Düşüşü adıyla 1990'da yayımladı. Y. İnsan topluluklarıyla ilişki kuramıyor (s. s..daha sağlıklı bir yaklaşım içinde olması beklenirdi.Kemal ile] Hareket Ordusu İstanbul'u işgal ile isyan bastırıldıktan sonraki günlerde.C. Kendine güveni olmayan bir kişiliğe sahip görünüyor (s.Salahattin. s. Hareket halindeki kuvvetlerin durumunu göstermek için 'Hürriyet Ordusunun Operasyon Kuvvetleri' denildi. sayfasında da bu konuya yer verilmiştir.Dr. The Fail of Abdülhamit.Gülersoy'ca yapılan çevirisi.625-629'daki rapor ve Sina Akşin. s.e.Sina Akşin.C.Belen. 2.. Atatürk'ten Anılar. kitabın Ç.Şükrü Bleda. Böyle arabesk bir üslubu var. s. M.F. Uluğ İğdemir. komutanı Şevket TurgutPaşa ve Kurmay Başkanı K.. Y.. Yb. Mesele şundan ibaretti: İstanbul'a hitaben bir beyanname yazmak lazım geldi. 1970'te yayımlanmış olan Şeriatçı Bir Ayaklanma adlı eserinde bol bol kullanmıştır. 1931'de yayımlanmış 'Tarih III' adlı kitabın 141. Hayatı ve Eseri. kendi elyazısıyla olan taslak. s. sayfalarında bulunmaktadır..Kemal şöyle anlatıyor: "Hareket Ordusu adını ben buldum..456) Sayfalar arasındaki büyük farklara bakıp da aradaki sayfaları dikkate almadığımı sanmayın sakın.10. Prof.66. Dr. s.Orbay'ın anılarının devamını vermiyor. Kurmay Başkanlığına Ali Rıza Paşa getirilecektir. C. s.Hikmet Bayur. s. ve 258.Hasan İzzet.37). Ama artık Kurmay Başkanı değildir. Ben bu operasyon kelimesinin Türkçeye tercümesini düşünerek 'Hareket Ordusu' dedim. Sınıf Arkadaşım Atatürk."(T. Hareket Ordusu İstanbul'a girince. s. Sina Akşin. 20.90 vd.Karabekir olan ikinci bir karma tümen daha gelecektir.Bayar. de bi an _8 . Çünkü Y.Ordu'dan. (K.266.R. 2.98. Yb.Fethi Tevetoğlu.Kemal'in 1919'a kadar devrimci mücadelenin dışında geçen bir yaşamı var (T. Edirne'deki 2.161. s..Bayur. Tezler 5. Y. a. 2.Küçük daldan dala atlıyor. Fahri Belen.52.42).Tezler 5. bir sıralama ve sınıflama yapmadan yazıyor. İttihat ve Terakki Cemiyeti. s. Doğan Avcıoğlu. K. bulunmuştur. F. s..Tarih. Atatürk Arşivinden Seçmeler III'de var. İmparatorluğun Çökuşü.Ü. sayı 3/4.Zürcher. Bildirinin tam metni. Sonra sefirlere (elçilere) ikinci bir beyanname yazdık.Kemal tarafından hazırlanmıştır.456) Utkan Kocatürk. Ayrıca Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti'nden bir kurulun yazdığı.614.Sami Kızıldoğan.67. s.Küçük.Kemal sözünü ettiği 'bazı arkadaşların' Alb.) Bu konuda ayrıca: H.Şevket Paşanın karargâhı Harbiye Nezaretindedir. Ne imza konulması münasip olacağını düşündük.. Kazım Özalp. Politikaya ve özgürlük mücadelesine uygun bir yapısı yok (s. London. Bazı arkadaşlar 'Hürriyet Ordusu' dediler. 31 Martta Yabancı Parmağı. Sina Akşin.Şevket Paşanın karargâhında rastgeldikçe görüşürdüm.9 vd. Belleten. sayı 15/Temmuz 1989.44). KA Günlüğü.. s.E.304) M. H. s.Cemal olduğu anlaşılıyor. Vahidettinciler zaten böyle ama akademik kariyerden gelen birinden.J. s.kısım. Oysa Orbay diyor ki: "[M. AAMD.Karabekir. Atatürk'ün Askeri Kişiliği.Karabekir Anlatıyor.Unat. Halbuki bütün ordu hürriyet ordusu durumundaydı. M.1937.

[.143. Çanakkale Cephesi. M. yaralı sayısı: 96. s.Hakkı Okday'ın anılarını K. bu ne güzel boş hayal! 21) Kısaca. İan Hamilton.19 vd. s.499. 3. 20. C. 35) ÇetirıAltan şöyle devam ediyor: "Biz Alman Feldmareşalinin bir anlık zaferini. kendi kutsal saplantıları! 20) Bu ne güzel fos istek. Bu iddiasının birdayanağı var mı? Var tabii.C. U. s.Tevetoğlu ise. s. Haziran 1938. Madame Corinne'in İtalyan olduğunu.. M. On Yıllık Harbin Kadrosu.81. tıbbiyeli ve okur-yazar olduğu sanılmaktadır. 2.847. "Gördüklerini bir objektif sadakatiyle tespit ve ifade etmiştir" diye övdüğü yazarın kitabını okumadığı anlaşılıyor.289.500) Hastanelerde ölenlerle birlikte genel şehit sayısı: 57." diyor (Atatürkten Anılar. ve 3. s. 28) Zürcher. s.Kemal'in ATASEmiliterliği. 1.3. sayı 15) 29) Fahrettin Altay." (Cumhuriyete Giden Yol. Dilipak'ın asıl yanlışlarını ve emsalsiz incilerini ilerde göreceğiz. zorla demektir. s.500 ve 4 sayılı cetvel.] Bin yıl birlikte. Bu birşey değil.475. s. 1915'te bütün Osmanlı ordusunun üst birimleri Almanlara teslim edilmişti ve bütün istihbarat doğal olarak onlarda toplanıyordu.164 vd.Dilipak da diyor ki: "M.Kemal istemeden görev almışmış. 197 yaralı ve 1 kayıp er. Gallipoli/ Çanakkale Geçilmez.Şevket Paşanın Günlük Not Defteri. 24) A.Sertoğlu.Yb.. Türk İnkılabı Tarihi.Cumhuriyet gazetesi. s. Gelibolu Günlüğü. Hayat dergisi. Mahmut Şevket Paşanın Günlük Not Defteri. 1912-13 Balkan Harbinde Şarköy Çıkarması ve Bolayır Muharebesi. M. ayrıntılı bir inceleme var: Kur. 26) Erik Jan Zürcher.. 3 Kasım 1914-18 Mart 1915 arası toplam zayiatımız ise 21 şehit ve 4 yaralı subay.084+18. yine aynı yılda Alman Genelkurmayı tarafından planlanmış olan Türk-Ermeni dramlarının savunmasını üstlenmek durumunda kaldık. Fethi Okyar ve Cemal'in (Büyük Cemal Paşa) ısrarıyla kabul ettiğini yazıyor.e.Hüsnü Ersu. esir) sayısının yüz bin kadarının öğretmen.276) 32) Özetin dayanakları: Çanakkale Cephesi. Ankara.1986. 158 şehit. BTT Dergisi.Erikan.203) 34) Alan Moorehead. ATASE Y.. 3/1965.164 vd. Ayrıca. yaralı.20 vd. 1.Kemal'den M. yaralılardan 18.İğdemir. Genel kayıp (şehit. Yirminci Yüzyılda Osmanlı Devleti. s. sayı 13/ Mart 1986 vd. Alan Moorehead. 30) İşin komik yanı. İttihat ve Terakki Kongresinde yaptığı ve dernek yöneticilerinin görüşlerine ters düşen konuşması yüzünden.'Kerhen'. s.Belen.Hikmet Bayur. İngilizlerin Gelibolu Seferinin Resmi Tarihi. Dolayısıyla Ermenilere karşı oluşturulan Osmanlı politikasında doğrudan Almanların parmağı vardır...Kitap. (s. idari Faaliyetler ve Lojistik. Tam adı 'Bahr-i Sefit (Akdeniz) Boğazı Kuva-yı Mürettebesi.Mısıroğlu yayımlamıştır.Yüzyılda Osmanlı Devleti.sayı/1965.084.Hüsnü Ersu. Komutan Atatürk. s..108. 25) Kur.Yb. 1993) Savaşa ikmal erleriyle birlikte toplam 350. Askeri Yönüyle Atatürk.Kitap.Kitap. (Atatürk ve İttihat ve Terakki. yaralılardan 24 bini.. s. (Birinci Dünya Harbi.Şevket Paşaya [Mektup].Kitap. 33) Çanakkale Cephesi. Gelişmeleri sık sık Madam Corinne'e yazıyordu.g. Mürettep Kolordu diye anılıyor.Kısım.618. s. 3. İsmet Görgülü. (s. Hayat dergisi.211. On Yıl Savaş ve Sonrası. M. 2.746= 75. AAMD.8). istemeden. İ. F. (a. s.. Fahri Belen. Ama önsözünde.Kemal Sofya'da iken burada kendisine bir de Fransız sevgili bulmuştu.F. (Çanakkale Cephesi. 1.35. 3.113) K.. s. yüzlerce belgeye dayalı. İstanbul'da yaşadığını yazıyor. s. (Askeri Yönüyle Atatürk. daha sonra Bolayır Kolordusu adını alacaktır. 31) Çanakkale Cephesi. Şehit sayısı: 57. sarmaş dolaş yaşamış insanların bir anda birbirlerinin boğazına 19) de bi an _8 . 23) F.27) 22) Bu konuda 228 sayfalık. 109 sayılı Askeri Mecmua'nın tarih eki. kayıp. Tuğg. 5.16) Birkaç satır aşağıda da.Özalp "Fethi Beyin teklifiyle.108. 27) C. s. s.Kitaplar.746'sı hastanelerde ölmüştür. Atatürk'ün Yaşamı.Aspinall Oglander.Kemal'in) zaferiymiş gibi göstereceğiz derken. tedaviden sonra yeniden cepheye dönmüştür. Sofya ATASEmiliterliğine atanarak 'uzaklaştırıldığını' ileri sürüyor. s..830.C. Mufassal Osmanlı Tarihi. M.009 kişi katılmış. 3. başarılı bir yarbayın (yani M. 6. mülkiyeli.

yüzyılda ortaya çıktığını. Binlerce araştırmacı hayal görmüş.Bayur. İngiliz armadasını Akdeniz'de karşılamadı da. U-14 ise bir İngiliz denizaltısını batırır.. Belgelerle Ermeni Sorunu. Bilal Ş. 2. (Dr. ATASE Y.. Çanakkalesi Cephesi. Neşe Düzel'le yaptığı konuşmada da tekrar ediyor: "Çanakkale Savaşı'nı." Onca doğru sözün arasında. 1.. Dr. Kazım Karabekir. " (Milliyet. Ç. 20.36) 37) 38) 29) 40) 41) 42) 43) 44) sarılması. 1. sunuş.Yüzyıl Tarihi.20 vd. H.Şimşir. Osmanlı Bankası (1896).157. 1. Konuyla ilgili birkaç kitap: Esat Uras. 136.R. 4. İngiliz ve Rus etkisi ile geliştiğini. bu çalışmanın sınırları dışında ama birkaç satır yazmadan da geçemeyeceğim. Mim Kemal Öke. 1967/10. 3.C. askerleri kaçmaya teşvik etmeleri gibi olaylar üzerine 14 Mayıs 1915'te. Yakın Tarihimiz. Türk İnkılap Tarihi..C.L." Türk-Ermeni konusu.12:2. yer yer ayaklanma hazırlığı içinde olmaları. Korkunç Takip. 20. bunu mesela Kumkapı (1890). İstanbul'un Doğusunda Bitmeyen Oyun.Wallach. bu amaçla çeşitli dernek ve terör örgütleri kurduklarını.. Adana (1909) gibi birçok kanlı ve üzücü olayın izlediğini sanıyorduk. Aktüel yazarı diyor ki: "Çetin Altan'ın söyledikleri.sayı. mesela s. s. Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik? İlhan Selçuk. Ermeni sorununun 19..Atay.345.. Bitlis. s. Richard Humble. Ankara. askerden kaçmaları. Prof.511) Liman Paşa anılarında şöyle diyor: de bi an _8 .. s. Mondros'tan Mudanya'ya.C.126. Hayat Tarih Mecmuası. Bunları hiç kimse kurcalamaz.' Allah Allah! Biz de saf saf. Birinci Dünya Savaşı başladıktan sonra.Tansel. bazı yerlerde ayaklanmaları (Zeytun. Çanakkale Savaşı'nın aslında bir yas günü olması gerekir." Aktüel yazarı. Yas günü olması lazım. Ve Türk-Ermeni dramlarından sorumlu olan yabancı genelkurmay. Doğu Cephesindeki ordularımızı takviye için yola çıkarılan perakende birlikleri vurmaları... Ermeni Sorunu. Van. 1.B. Amiral Dönitz'ın Hatıraları.382 vd. AAM dergisi.Altan'ın yazısını doğru özetleyip aktarmışsa ve Çetin Altan da şaka yapmıyorsa. şu tarihi belgeleri açıklasa da optik yanlışlıklarımızı düzeltsek. Triumphe ve Majestic'i.g.Yüzyıl Tarihi. araya Osmanlı politikacısını tanıyan yabancı bir Genelkurmay girmeden olamazdı zaten.Tuchman. Yıldız suikastı (1905). Zeytun (1896). 20 Haziran 1890'da Erzurum'da ilk ayaklanmayı başlattıklarını. Elazığ vb).J. Bir Askeri Yardımın Anatomisi (1835-1919). Rauf Orbay. Berlin Genelkurmayı idi. s.Ks. (Kanun metni için: S. Ermenilerin 1880'de isyan hazırlıklarına koyulduklarını. Yozgat (1893). Amasya (1895). Atatürk'ün Bana Anlattıkları. tarihi belgeler ış»ğında yapılan ve farklı bir perspektif içeren bir analiz. Mart 1994. 250 gün içinde 250 bin kişi öldürmeyi de müthiş bir başarıymış gibi gösterirsiniz. Meğerse hiçbiri olmamış.. Kamuran Gürün. 3.. Bab-ı Ali (1895).Kitap. s.Niye Alman donanması. 28 Temmuz 1996) Birinci Cihan Harbine Neden Girdik. Van (1896). 1.sayı.Sason (1897). s. Merzifon (1895).. 1. Sason"(1893).6. s.. iddia şu: 'Bin yıl birlikte. Yüzbaşı Selahattin'in Romanı. 1992) Çetin Altan.e. Ermeni Dosyası. Eğer Aktüel yazarı. her şey 1915'te ve bir anda başlamış. Bunlardan U-21. Almanya Türkiye'ye ve Akdenize çeşitli zamanlarda. s. 1915 yılında. Ermeni Dosyası.." 28. F. bu yanlışların işi ne? Nilgün Cerrahoğlu ile yaptığı sohbette de aynı görüşü savunuyor: ""250 günde 250 bin kişi öldürülür mü? Bu oldu Çanakkale'de. 13 denizaltı yollamıştır. R. Diyarbakır (1895). 1966/1.Görgülü Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. sarmaş dolaş yaşamış olan Türkler ve Ermeniler. H. Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi. B. s.. s. birçok milletlerarası evrelerden geçtiğini. a. bu görüşleri 8 Temmuz 1996 günlü Yeni Yüzyıl'da.201 vd.McCallum.Bayur.16 vd. s. bir anda birbirlerinin boğazına sarılırlar.C.7-38.C. Muş. bizim köylülerimizi kalkan olarak kullandı ki? Kendi armadasını riske etmedi. 'gerekenlerin başka yere nakil ve iskan ettirilmeleri hakkındaki i 3 maddelik kanun kabul edilmiştir. Berlin Genelkurmayının araya girmesi sonucu.İ. Osmanlı Ermenileri. Trabzon (1895). Ermenilerin Ruslara casusluk yapmaları. Hayat Tarih Mecmuası.

Cevat Paşa özetle diyor ki: İlk gün M. yazmaktan okumaya vakit bulamıyorlar. Bu konuyla ilgili.000 şehit ve 150. Türkiye'de." (Lozan. Anlaşılan bu sevgili gençler. Düşman donanmasının ilerlemekte olduğunu görünce. 1918'de İngilizlerce tutuklanarak Malta'ya sürgün edildi. "tüfek" gibi sözler. şöyle bir başlık atmış: "Bize Hiç de Böyle Anlatmamışlardı". geriye dönüp Alçıtepe yolunu tuttuk. Çanakkale Geçilmez.88/0232 sayılı yazısına bağlı rapor.Küçük. "lağım".. ben deniz cihetine bağlı idik.11.6. Türkiye'de Beş Yıl. (Liman von Sanders. Arıburnu Savaşları ve 27. M. bir daha veriyorum: 18.Kitap.) M. Kendisine Seddülbahir sahil mıntıkasındaki tertibatı göstermek üzere beraber Kirte'ye gittik. vaktinden önce süvari orgeneralliğine yükseltildi (1914). Gelibolu'da.1988 gün ve RTYK-01. "Avustralya ile beraber Kanada".Kemal 18 Mart ile ilgisini Ruşen Eşrefe şöyle anlatır: "Benim bu harekâtla alakam.293) Kültür Bakanlığı da.19. Türkiye'ye tümgeneral olarak geldi (1913). s. şiir dışı bölümler ve bu bölümleri destekleyen görüntüler de vardır. Cevat Paşanın. s.71) Doğrusu. s. İşte.746. paragrafta aynı şaşırmayı. s. bir ihtiyat tümenin yarbay rütbesindeki komutanını ziyaret etmesi imkân dahilinde görülmüyor. 3. Fatih Çekirge'de de göreceğiz. meşrutiyet döneminde.A. dolayısıyladır.77) de bi an _8 . s. elbette okulda anlatılmaz. tıpkı Çanakkale Günü gibi bütün savaşları kucaklamaktadır. (Radyo ve Televizyon Yüksek Kurulu'nun 5. "ufacık bir karaya ne hayasızca tahaşşüd (yığılma)". s. Maydos yakınındaki karargâha giderek.18. 7. 18 Mart gününün sabahı Cevat Paşa hazretleri. asıl Sefa Kaplan şaşırmış görünüyor! Belli ki bu konuda pek hazırlıksız. İngiliz harp gemilerinin muharebe meydanından çekildikleri yolunda Alman gazetelerinde yer alan haberler tamamen yanlıştır.. Gül Dirican da.77. 1.121. Sultan Reşat hakkında da tam bir bilgisizlik içinde yüzmek şarttır. usule ve savaşın gereklerine denk düşmüyor.Kemal ile Mülakat. yayımlanmış ve okunmayı bekleyen pek çok kitap var! Üçüncü Bölüm. M.. şehit sayısını 253. sayfaları Liman von Sanders'le ilgilidir ve çok ilginç ayrıntılar içermektedir) Mısıroğlu. s.. "Hindu".Kemal'le beraberdik.Kemal'in açıklamasına.Kaplan. ders dışı kitaplardan öğrenilir. Asıl tartışılacak üst sorun şu: Savaştan kaçınmak mümkün müydü? Savaş böyle mi yönetilmeliydi ya da nasıl yönetilmeliydi gibi sorunlar. Çanakkale. Şiirde geçen "en kesif ordular". M. 1922 yılında yayımlanan anılarına Malta'da başlamıştır. Yani feldmareşal olmadı. O esnada ilk düşman mermisi başımızın üstünden geçerek Alçıtepe'ye düştü. ancak bu temel sorunun çözümünden sonra anlamlı bir irdeleme konusu olabilir.Pallis'in Yunanlıların Anadolu Macerası kitabını okuyunca şaşırmış ve kitabı tanıtmak için yazdığı yazıya.99) Albay Şefik Aker. Maydos'ta bulunan karargâhıma geldi. Alan Moorehead.Alay. deniz savaşlarıyla mı ilgili? O şiir de.1. sözü Cevat Paşa'ya bırakmak olacak.000 olarak verdi.000 hastanelerde vefat etmiş yaralı.C." (Yakın Tarihimiz. hukuk ve siyasetten haberli olmamak yetmez. Alman İmparatoru tarafından. 1919'da Almanya'ya döndü ve orgeneral olarak emekli oldu. Tezler 5. Çanakkale Savaşı'ndaki kayıplarımız için şöyle yazıyor: "250.500] Programda yalnız şiir değil. s. O kara cihetine. Sultan Reşat'ın.1995.Akif in şiirini ya okumamış.Kemal'in verdiği bu kısa bilgiye bile gözükapalı itiraz ediyor ve diyor ki:" Söylediklerinin gerçekle hiçbir ilgisini bulamıyorum." (Türkiye'de Beş Yıl. bu kitabın 111-135. ya da gerçeği bile bile çarpıtıyor. Çanakkale Anıtı için sanatçılara yaptığı duyuruda. anlaşma gereğince bir üst rütbe ile çalıştı (müşir/mareşal). Yalnız. Bir Yardımın Anatomisi. rütbesi bazı politik sebeplerle. ya okumuş anlamamış. "tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya". (22. s.C.45) 46) 47) 48) 49) 50) 51) 52) 53) 54) "Denizaltılarımızın Çanakkale'de gösterdikleri faaliyet sonunda." (M. Milliyet) Böyle ayrıntılar ve özel konular. A.15) Y. ülkeyi yönettiğini ileri sürmek için yalnız tarih. s. Milliyet gazetesinde. s.Ü. Efsane gerçeği bastırıyor! [Hastanede ölenlerin sayısının doğrusunu.472.4. 18 Mart 1996 günü." (T. M. 18 Mart sabahı böyle başlamıştı. Seddülbahir'e gittik.

30. Nusret'in döktüğü mayınlar kadar harbin devamına ve düşmanın istikbaline müessir olacak bir başarı gösterememiştir." (Hayat Tarih. sayı 2. programında söylemiş ve katılanların düşüncelerini sormuş. Liman Paşa. sayfada "Çanakkale'de topçu komutanı" diye tanıtmış. Bu kısa hayat hikâyesinde.118. sadece o güne kadar bulunduğu görevleri sıralamaktadır. Mart 1972) Bu başarıya Almanlar ortak olmaya kalkışmışlardır. sabah erkenden Çanakkale kasabası civarında bulunan karargâhından. söz konusu hayat hikâyesini. Ayrıca bu isim diğer kaynaklarda hiç yer almadığı gibi Almanlar tarafından hazırlanan. cildinde var: 144 no. yaveri Cevat Abbas'a dikte ettirmiştir.75) Ama bir sonraki dipnotta sözü edilecek olan eserde. M." (Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. bu hayat hikâyesini. 1934'te yeni yazıyla basılan.Kemal olduğunu' yazdığını ve R. Dr. sayfada 'Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı" olduğunu açıklamış.Kemal ile Mülakat' yaptığını söylemiş. o günden bu yana da defalarca basılmış olan Nutuk'u bile okuyup incelememiş. Murat Belge ve Asaf Akat. insanlarımızı bilmedikleri konuda konuşmaya ve ahkam kesmeye zorlayan özel ve gizli bir yasa mı var? Ergün Aybars. 1756'dan 1939'a kadar Türkiye'de vazife alan Alman subayları açıklayan Duetsche Offiziere in der Türkei isimli kitapta da bu isim ve hatta benzeri dahi yer almamaktadır. s.Aybars. Mete Tuncay. M.Dr.Dr. Üsteğmen Gehl'in. s.Adil'i. S. S.00'e doğru dönmüştür." (Hayat Mücadeleleri. '18 Marttan az önce yerleştirilmiş mayınlarla1 ilgisi olmadığını. s. (F.Ergün Aybars'ın da katıldığı ve kendisinin yönettiği. Kendini. Daima başkalarını yüceltmiştir. 29 Ekim 1996. Dinamit adlı Tv. süvari olarak Yüzbaşı Reyder'in değil. Yüzbaşı Hakkı'nın adının yazılı olduğunu açıklıyor ve diyor ki: "Bir bahriye mühendisinin bir gemiye komutan olması çok uzak bir ihtimaldir. Nusret gemisinin bahriye mühendisi Reyder'in komutası altında olduğunu' yazıyor.Altay.lu belge. Demek ki Y. cephenin gerçek kahramanı olamayacağını" ileri sürmüşler.8. sıradaki (?) birisinin. zaferin bütün şerefini.Küçük ilk kez 1927'de eski yazıyla. Churchill diyor ki: "1915 yılında bütün Avrupa'da. Ayrıca Anafartalar Günü de kutlandı. Ama program. Bunun en iyi örneği. 'Boğaz ortasındaki mayın hatlarının düzenlenmesinde çalıştığını.Mühlmann ise. 'siyasi yaşamını yirmi yıl ileri atan ve Savaş Bakanı Lord Kitchener'inkini yıkan kişinin. "Türkiye'de mayın uzmanı olarak çalışan Üsteğmen Gehl'in Erenköy körfezine.222-228) Y.E.1924'te Dumlupınar'da yaptığı konuşmadır. Ama M. Prof. daha önce bir derece aşağı indirilmiş olduğu için Cevat Çobanlı. Hizmetlerinin değerlendirilmesini ise geleceğin gerçeğe saygılı tarihçilerine bıraktığı anlaşılıyor. kendini övmüş değildir ki. 40. daha Dünya Savaşı bitmeden.83) Cevat Bey.sayfa) Birçokları gibi onun da rütbesi. s. sayfada "Boğaz'ı savunan komutanlardan" olduğunu yazmış. sayı 28/ Mart 1994) de bi an _8 . s. Churchill'in anılarında.Küçük'ün. Ama yanlış tarihte. ciddi bir inceleme yapmışcasına fikir yürütüyor! M.İsmet Görgülü. arkadaşlarına ve ordunun subay ve erlerine paylaştırmıştır. "17. Milliyet gazetesine ek olarak yayımlanan İstiklal Savaşı Gazetesi'nde (1969-70) gördüğünü yazıyor. gazeteci Velit Ebüzziya Beyin sorduğu 21 sorudan birinin cevabı olarak. Nutuk'un 3. Dr. Milliyet. 18 Marttan az önce yerleştirdiği mayınların da bu zaferde rolü olsa gerektir" diye yazıyor. nihayet doğruyu keşfedip 71. (Türkiye'de Beş Sene. 18. AAMD. Fakat bunlardan hiçbiri. Nusret gemisinin günlüğünde. 68.55) 56) 57) 58) 59) 60) 61) Bu gelenek ilk defa bu yıl (1996) değişti.Adil anılarında şöyle yazıyor: "[Savaş sona erince] hepimiz bu büyük günün zaferinden dolayı kumandanımızı usule göre tebrik ettik. Gelibolu kıyısına geçmiş ve saat 14.Küçük. Hayret! Y. dolaylı olarak bile övdüğü bir tek konuşması yoktur! A.Kemal ve Kurtuluş Savaşı hakkında.Kemal.Kemal hiçbir zaman 'kahramanlık iddiasında' bulunmuş.Eşrefin 1918'de.59. milyonlarca insanın hayatına mal olan büyük taarruzlar yapılmıştı. 'Anafartalar Kahramanı M. 12 dakikalık bu bölüm makaslanarak yayımlanmış! (Prof.Altan bu sözleri. 18 Mart 1915 günü paşa değil. albaydır. Oysa tam ve doğru metni.

Belen. s.Carl Mühlmann'ın yazdığı 'Çanakkale Muharebesi-1915'tir. Sayı 19.62) 63) 64) 65) 66) 68) 69) 70) 71) de 67) Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı Yb. Hindli bir asker.81.101. Çanakkale ile ilgilidir." (F.Tümen Komutanının yeni düzene yazılı itirazı: Çanakkale Cephesi. Esat Paşanın 6 cilt olan anılarının sadece 3. Türk görüşünü belirleyen belgeler. [. (1. Liman Paşa Suriye Cephesindeyken de. İhsan Ilgar. Çanakkale muharebeleri sırasında hizmet gören tek ve biricik Alman birliği geldi.Görgülü. 3 Mayıs 1915 günlü bu çok dikkate değer yazıdan bazı parçalar: "Sanders Paşa hazretleri bizi. zararı Türklerin hesabına yazıyorlar.000'dir. Türkleri aldatmaya ve şaşırtmaya çok güzel muvaffak olmuşlardı. Kasım 1915'te. 3. beslenme tarzı.. yay." (İ. Kitabının 212-216. Bunun dışında Çanakkale'ye Almanya'dan başka kuvvet gönderilmedi. bizim orduları." (Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. şöyle yazdığını aktarıyor: "İtiraf etmek gerekir ki İngilizler.C. Atatürk'ün Arıburnu Muharebeleri Raporu ve Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe Adlı Eserlerinde Yer Almayan Emir ve Raporlardan Bir Demet.278. iklimin etkisi.5. Cildi.100. ancak bu son mayınları dökme teklifinin. s.] Çanakkale harp sahnesinde bulunun Alman er. Kasım 1990) 20. bir istihkâm bölüğü idi.0rdu yok olur. ilk batarya 15 Kasım'da. sayfalarında. astsubay ve subayların sayısı ise en çok 500 kişiye çıkmıştır.224. İngiliz ordusu batıdan (deniz kıyısından) taarruza geçer.161 vd. ağır muharebeler ve zayiat yüzünden kısa zamanda 40'a düştü. o noktaya kadar zaferi bir Türk-Alman ortak zaferi olarak gösteren yazarın. (Eğil Dağlar. daha sonra ortaya çıkmış bir tutum değil! 9. 2. Yüzyılda Osmanlı Devleti.221) Almanların olayla ilgisi. 8. İ. Esat Paşanın anılarını. Baha Matbası.0rdu Komutanı Cevat Paşa (Çobanlı) cephenin kendi bölgesinden yarılacağını anlamıştı.. Liman Paşanın yanlış planını savunuyor. 8. Dr. İngiliz taarruzunu inatla doğu kanadından bekleyecektir. İstanbul.. kaptanın Yüzbaşı Hakkı. s. 200 mevcutlu bu bölük. haz. Liman Paşanın yeni yayımlanmış olan anılarını çok ağır bir dille eleştirmekte ve 'ellerini Türk kanıyla yıkadığını' yazmaktadır. uysal bir ihtiyar olan" Alman Amiral Marten Paşadan geldiğini açıklamaktadır.. ayın 19'unda deniz kıyısından (Batıdan) büyük ölçüde bir taarruz yapılacağını haber verdi. mayınları hazırlayıp atanların da Yüzbaşı Hafız Nazmi ve arkadaşları olduğunu. Esat Paşanın Çanakkale Anıları. s. s. Ne hoş ticaret! Alman katkısının derecesini Liman Paşadan dinleyelim: "5. Alman Arşiv Kurulu 1927'de Genel Harp Olayları dizisini yayımlar.0rdu emrine. Ilgar'ın açıklamaları ve yorumları ile dolu. cephe yarılır ve dağılır. Dr. Türk İnkılabı Tarihi.Bayur.S..121) Çanakkale Savaşına katılan Türklerin sayısı ise 350. başta von Sanders olmak üzere bütün Almanlar. Kitap. 1.Kısım. M.Adil de. Bu anıların bir kısmı.366) H. Yahya Kemal gibi sivil bir yazar bile. Haziran sonuna doğru. Yüzyılda Osmanlı Devleti. s.1915 günlü yazısı ise 218 220. s. [. İlk Alman topçu cephanesi Çanakkale'ye savaş sona ermek üzereyken. sahilde ihraç (çıkarma) noktalarını kamilen açık bırakacak tertibat almış ve düşmanın karaya asker ihracını teshil eylemiştir (kolaylaştırmıştır). sayfalarında bulunuyor. cildi. Ama Liman Paşa görüşünü korudu. 20. çok dikkatli okumak gerekiyor. s. Belen özetle diyor ki: "Bu onda 'sabit fikir' haline gelmişti. bizim memleketi tanımadığı ve layıkıyla tetkikatta bulunacak kadar bir zamana malik olamadığından. 307 sayfalık kitabın üçte biri. bu kadar. Hayat (1959) ve Hayat Tarih (1965/3) dergilerinde de yayımlanmıştır. Liman Paşa'nın planını açıklayan 26. 1975. ikinci ve son batarya ise Aralık 1915'te gelecektir.] Vatanımızın müdafaasında kalp ve vicdanları bizim kadar daraban etmeyeceğine (çarpmayacağına) şüphe olmayan. "sevimli. AAM dergisi.93.Kemal'in rolünü küçültmekten başka bir şey düşünmeyen GRYT Ansiklopedisi. Çanakkale Cephesi adlı askerî tarihin 1.İsmet Görgûlü'nün verdiği bilgiye göre. İngilizlerin Gelibolu'dan sessizce çekilmeyi başarmaları üzerine.. 28 Mayıs 1921 günlü İleri gazetesinde.) Bu da gösteriyor ki Liman Paşayı eleştirmek. gerekli yazım işaretleri konulmadığı ve tutarlı bir sayfa düzeni yapılmadığı için bunlardan ayırdetmek hayli zor.Görgülü. (Hayat Mücadeleleri. dizinin 16. s.107) bi an _8 ." (Türkiye'de Beş Yıl.G. Bu birlik. 105) Almanlar kâra ortak çıkıyorlar.

Fakat geç kalınmıştı. Yanya Savunması ve Esat Paşa. Liman Paşa da anılarında.Görgülü. Ama komutan ve ordu aynı milletten değilse. s. s.James de İngilizleri. Nihayet Başkomutanlık (İstanbul) bunun farkına vardı ve 26 Nisan akşamı 5. Çanakkale Cephesi. Türk Komutanlar ile Liman Paşanın planı arasındaki büyük farkı göstermektedir. s. kitabın sonunda Esat Paşanın kendi yazdığı hayat hikâyesi var. milli tarihlerde ve genel olarak edebiyatta bu geleneğe pek uyul madığını gözlüyoruz. Komutanlığın yabancı ele teslimi ve bu planın tamamen tersinin uygulanışı cidden çok üzücüdür ve bize çok pahalıya mal olmuştur. s. Liman von Sanders. s.102. s. Kitap'ta bulunun 13." (Esat Paşanın Hatıraları. s. "3. Tezler 5. subay ve birliklerine öncelik ve ağırlık vermiştir. Çanakkale Savaşı yazarlarından Avustralyalı Alan Moorehead. s. Yanya Savunması ve Esat Paşa. 1. Çanakkale Cephesi Komutanı Alman generali Liman von Sanders'e ait olmak gerekir." (s. 10 Yıllık Harbin Kadrosu.1919 yılı yaz ortalarına gelindiği zamanda bile.R.23 .93.Görgülü. Sadi Borak.79 ve 82. televizyon dizisi). sayı 29 /1959) Kaynak taraması yapmadığı anlaşılan Y.Kolordu Komutanı General Esat." diye yazıyor.255) Y.359 (Harp Tarihi Dairesince verilen bilgiye göre). 137. ve 15. s. 3 Kasımda 1.Küçük'ün bu tür dayanaksız yorumlarına ve gerçeğe aykırı iddialarına daha çok tanık olacağız. çıkarmanın merkez kesimine yapılacağını değerlendirmiş ve Çanakkale savunmasını buna göre planlayıp kurmuştu.102.Tümeni güney bölgesine göndermesi için verdiği bir emirle Ordu Komutanını uyardı. S. İ. hevesli ve genç bir gazeteci-yazar olan Ruşen Eşref tarafından. özel durumlarını görememişti.87. ilk kez."(Aktüel.. Esat Paşa anılarında bu madalyaların verilmesini 27 Mayıs 1915'te kendisinin önerdiğini yazmaktadır. 88. her milletin kendi komutanlarını ya da birliklerini öne çıkardığına tanık olmaktayız. bunun başarısı. 57. bu bakımdan düşmanı eldeki kuvvetlerle kıyıda karşılamak mümkündü.Ordu Komutanlığına atandığı için Çanakkale'den ayrılmıştır.Hayatı ve Eseri. Atatürk. nitekim madalyalar Sultan'a ve direnişi yöneten en üst düzey komutanlara veriliyor. Kolordu Kurmay Başkanı Fahrettin Bey (Altay) vermiştir (F. "Liman Paşa ne yazık ki bölgeyi yalnız bir iki motor veya otomobil gezintisi ile pek yüzeysel bir bakışla görmüş. bunun fazla tutmadığı anlaşılıyor.24) Komutanla ordu aynı millettense. kahraman susuzluğu yaşayan ülkede. " (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi.Adil. Alman komutan.K. krokiler. General Lütfi Doğancı. 1918 yılı Mart ayında ortaya atılıyor.Küçük ise şöyle yazıyor: "Gelibolu'da hiçbir komutana 'kahraman' denmez. İngiliz R. Esat Paşa da anılarında şöyle diyor: "Bu tarihi adın günlük emirle yapılmasını ve haritalara kaydını emrettim. 12-18 Mart 1992) Bu konudaki Türk eleştirisi çok kısaca şöyle: Gelibolu'da. (Yanya Savunması ve Esat Paşa. düşmanın Türk direncini çökertebilmek amacıyla çıkarma yapabileceği kesimler çok azdır ve bellidir. Bu taarruzun büyük kayıp ve başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Sondenstern'in yerine Weber Paşa atanır. film.Altay.. (Hayat Mecmuası.Alayın Tarihçesi.] Liman von Sanders'te bir Saros fobisi vardı. 36.Ü... İ.Tümenleri o bölgeden ayırmıyordu. s. No. Esat Paşa da savaşın başından 3 Kasım 1915'e kadar hizmet görmüş. On Yıllık Harbin Kadrosu. s." (T. [. ve 7. Y. On Yıl Savaş. zaferi komutana izafe etmek bir gelenektir.235) Çanakkale Cephesi.Bayur. Çünkü harekâtın tüm planlarını o hazırlamıştır. Hayat an _8 . doğal olarak daha çok Anzakları anlatır. H. Suriye cephesindeki savaşlardan söz ederken. Bu nedenle 5. 3.102.4.473) Savaşın başından 10 Aralık 1915'e kadar. (s.Küçük kitabının bir başka sayfasında da şöyle yazıyor: "Kemal'in Anafartalar Kahramanlığı.398) Söz konusu yere bu adı 3. Atatürk. sayı.93). s. Yanya Savunması ve Esat Paşa. ikinci Dünya Harbindeki muharebeler anlatılırken (roman.72) 73) 74) 75) 76) 77) 82) 83) 84) 85) 86) 87) 88) de 79) 80) 81) bi 78) Çetin Altan da savunuyordu: "Çanakkale şayet zaferse.

Çanakkale Geçilmez.Conk.101) Kitapta. (Armstrong ve kitabı hakkında. Tezler 5. Türkiye'ye sokulması yasaktı. Çev. Harp Tarihi Dairesini. GRYT Ansiklopedisi yazarlarının dayanakları ise. bildiğimiz Conkbayırı. okusa Çanakkale Savaşını kavrardı." (Aktaran C. gerek taktik hareketlerde.Kip. Londra.. Kumandanlarımızın Harp Hatıraları. tartışmalara yol açmış. Harp Tarihi Dairesince hazırlanmış 14 sayfalık basit bir Çanakkale Savaşı özeti var. gerek stratejik. "Savaş tarihi arşivlerini. olayların tarihlerini değiştiriyor. Çok arızalı.34) 90) "Ey bugüne şahit olan sarp hisarlar / Ey kahraman Mehmet Çavuş siperleri / Ey Mustafa Kemaller'in aziz yeri / Ey toprağı kanlı dağlar.Kemal'i öven bütün bölümlerin uzağından geçiyor. 1. (s. bir yerde de İngiliz gazeteci Ashmead-Barlette'in La Verite sur les Dardanelles adıyla Fransızcaya çevrilmiş olan (Orijinali: The Uncensored Dardanelles. (Lozan. s.178.C. Yeni Mecmua'nın bu özel sayısı hakkında geniş bilgi var. memleketi kurtaran o harikulade şahsiyetle bir zaman silah arkadaşlığı yapmış bulunmamdır. Y." (Kur. içinde pek çok yanlış bulunan kitabına dayanıyor.Mecmuası. İnsan 6 ciltlik ansiklopedinin "gayr-i resmi" mi. 95)A.Kemal'e kinle dolu İngiliz istihbaratçısı" diye nitelediği (T.." (S... Göreceğiz. s. M.43) Y. Y. ilerde. Peyami Safa'nın çevirisiyle.158) Yalnız birkaç yabancı kitaptan yararlandıkları için 89) de bi an _8 .Albay S.81. gerisi anı. Ne yapsınlar? Zorunlu olarak dedikodu tarihçiliği yapıyorlar! 94) Mesela Mısıroğlu esas olarak.Küçük'ün bile "M. önemli rol oynar.tam bir Kemalist telkin altında yetişen subaylardan kurulu" diye niteliyor.Ü. Sel yayınları arasında çıkmıştır. Askeri Kamus.Eğitim Bakanlığının 1957 yılında. Bu sebeple araziden yararlanmasını bilen komutan. 92) Tarih ve Toplum dergisinin 16. s. Hayat Tarih mecmuası ile Yıllar Boyu Tarih dergisinde yayımlanmış özetlerini okumuşlar.42) Yüzbaşı H. sayı 30..C. kuvvetini çoğaltmış olur. tarihi örtmeye çalışmak demek[tir. s. kapalı. kendisine doğal bir yardımcı kazanmış. olduğuna göre harekâtı zorlaştırır ya da kolaylaştırır. s. yoksa "gayr-i ciddi" mi olduğuna karar veremiyor. (1. (Lozan.Moorehead'in kitaplarından yararlanıyor ama ikisini de dikkatle okumamış. Bozkurt'un tamamı. s.Ü. s. 19 Mayıs 1919'a kadarki bölümü.634) Bu yüzden Türk harp tarihlerinden yararlanmaktan kaçınıyorlar. kısa bilgi sunulacaktır.62-65) 93) Mısıroğlu.C. ormanlık vb.78) "Arazi. şöyle bir tarayıp ya da birine taratıp yalnız işine gelen birkaç paragrafı almış. şiir ve fotoğraf. Bizi de kitabın bu kısım ilgilendiriyor zaten. Şöyle diyor: "Hayatımın son yıllarında duyduğum en büyük zevk.James'in ve A. 1936'da." 91) Lütfi Simavi'nin anıları ilk defa 1924'te yayımlanmıştır. (T. R. tarih eğitimiyle hiçbir ilgileri olmayan emekli subaylara açmak..Moorehead. maksadına göre bir düzenleme yapıyor. Açık. İngiliz harp tarihinden de uzak duruyorlar.Armstrong'un Grey Wolf (Bozkurt) adlı. Çanakkale Savaşı ile ilgili bütün bilgilerinin kaynağı işte bu 14 sayfalık basit özet! Ayrıca Liman von Sanders'in anıları ile General Hamilton'un güncesinin de tamamını değil. 1927) kitabından bir paragraf aktarıyor. (1. 1.C.S. arızasız. 1996'da Arba Yayınevi tarafından yayımlanmıştır.R.Küçük ise. orta öğretim öğrencilerine parasız dağıtılmak için bastırdığı 103 sayfalık bir anma kitabıdır. kesik. gazeteci Selahattin Güngör'le yaptığı uzunca konuşmanın bir yerinde.Tezler 2. Kitap.139) Bu bilgi düzeyi ile gerçekleri tersine çevirmeye yelteniyorlar. Ama 'Genelkurmayın yayımladığı kitap' diye tanıtıyorlar.Kemal'i övüyor. "1915'te Çanakkale'de Türk" adlı tek bir kitapçık.12) 97) Y.1959) Esat Paşa. s.C. Fakat bu iki yazarın savaş hakkında verdiği bilgilerin tamamını aktarmıyor. Mısıroğlu da "Şunuk Bayırı" diyor. sarp yamaçlı.]" diyor. Küçük de. ".Küçük'ün "Çunuk Bayır" dediği yer. s. çünkü o da M. Gül Çağalı Güven) Mısıroğlu. M.Güngör. yanık yerler. sayısında (1985). 96)Çanakkale savaşları hakkındaki İngiliz harp tarihini yazan General Aspinall Oglander diyor ki: "Conkbayırı'nın 1915 Ağustosundaki hayati önemini veya bu yüksek noktanın İngilizlerin elinde bulunmasıyla Türklerin maruz kalacakları tehlikeyi anlamak için pek az bir askeri bilgi yeter.

Armstrong'un kitabı.Belen. s. Armstrong yanlış yazıyor.260. HTM. Kemal. (İ. Besim Tepe. s. ilk tutuklama furyası sırasında yakalanıp Bekirağa Bölüğü'ne hapsedil-mişse de oradan kaçıp İtalya'ya gitmiştir. Vehip Paşanın da. M. baksa. 2.Tümen kumandanı olan Albay H.Fevzi Beyin de adlarının geçmediğini görür.. oradan kaçtığını' ileri sürüyor.21) T. o tarihte Gelibolu'da bulunmadıklarını anlardı.82. 1. Gayyasında... sayfasında bulunan bilgileri Fransızca olarak aktarmış..17) Sonradan generalliğe terfi eden Hans Kannengiesser. ayrıca.Görgülü. 2. Komutan Atatürk.M.84) Bu bilgi de doğru değil. 2.Görgülü. s. 1972/5. s.71. Lorel-Hardi diksiyonuyla adlandırıyorlar.Nihat tarafından Türkçeye çevrilmiş ve 1927'de Genelkurmayca yayımlanmıştır. (P. 1. On Yıllık Harbin Kadrosu. s.21) İ." (Aktaran.) Ama yaptığı Fransızca alıntıya şöyle bir göz ucuyla olsun bakmamış. Kannengiesser Haziran ortasında 9. (Çanakkale Cephesi. İ.. s.Görgülü.g." Bu cümleden o anlamı çıkarmak da büyük bir beceri. 'İngilizler tarafından tutuklanarak Malta'ya götürüldüğünü.Bayur. A. Mart 1965. Tezler 5'in 85. 1927.e.Sami Beyin ne zaman kumandayı bıraktığı veya devrettiği ise açıklık kazanmamamıştır..C. verdiği yanlış bilginin kaynağını da göstermiş: "Hayat Tarih mecmuası.79. ne istediğini gayet iyi biliyor. "Batum'da yaptığı söylenen milyonluk bir petrol yolsuzluğu suçuyla tevkif edildiğini" ileri sürüyor. (C. yaman adam.(Söz konusu kitap. Çanakkale Cephesi.237 vd.88. 192) Vehip Paşa. ayrıca 15 No.. Y. Kitap. s. a. Yol. Bozkurt. Hayatı ve Eseri. Mısıroğlu da bu yanlışı bize satıyor. Fevzi (Çakmak) Paşa gerçekten Anafartalar Cephesi Komutanlığına vekalet edecektir ama dört ay sonra. 9. H.57) Çanakkale Cephesi. s. M.Ks.34. s.(!)" Ansiklopedistlere not: 10 Yıllık Harbin Kadrosu adlı kitapta (s. 1.Tümen komutanı olacaktır.Bayur. Berlin. Mısıroğlu'nun bu yanlışının kaynağı. Dünya Harbinde Türk Harbi. bu kitabında M. Hayat Mücadeleleri s.Görgülü.98) Bizimkiler inceleme özürlü oldukları için yalnız tarihleri değil.s. s. (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı 2.332. Kitap. 17.7. s. s.Görgülü. olayları kavrayamayınca şöyle yazıyorlar: "Ama Vehip Paşanın kumandayı ele alış tarihi bizce tam tespit edilememiştir. Çanakkale Cephesi. Kocaçimen. Selahattin Çiller. 2.Küçük.C.g.lu kroki. s. 3 cilt olarak Yb. ayrıca. s.Göztepe.N. Kitap.50.Kemal'in bu görevden ayrıldığı 10 Aralık 1915'te. Vehip Paşanın.Tümen Komutanı sanan ansiklopedistler. s.(!) Asıl 9.Kemal'in ordu ihtiyatındaki bir tümenin komutanı olduğunu kanıtlamak azmiyle M. Kitap. M.27) Abdurrahman Dilipak da. de bi an _8 . a. Ansiklopedi. 18. Kitap.M. s.e..Adil. Türk İnkılabı Tarihi. a.G.222). Aktaran H. Malta Sürgünleri.Şimşir. Düztepe'nin yer aldığı yükselti kütlesine İngilizlerin verdiği ad. Conkbayırı. kişileri de birbirine karıştırıyorlar." Oysa gösterdiği kaynakta deniliyor ki: "Anafartalar Cephesi kumandanlığında bir ara Fevzi Paşa (Mareşal Fevzi Çakmak) da bulunmuştur. Liman Paşa da anılarında Vehip Paşanın cepheye geliş tarihini belirtiyor (s.79.80.Safa.Fevzi Beyi. 3. Fevzi (Çakmak) Paşa sanıyor. 2. S.98) 99) 100) 101) 102) 103) 104) 105) 106) 107) 108) 109) 110) 111) 112) yerleri. s.Larcher'in La Guerre Turque Dans Le Guerre Mondiale adlı eserinin 212. (s.91) Vehip Paşayı 9.1915'te 'ordu komutanı yetkisiyle Güney Grubu Komutanlığına' getirilecektir. s. Çanakkale Cephesi. Atatürk için Diyorlar ki. Beteutung und Verlauf der Kämpfe 1915. s. 90) yeterli bilgi var! Vehip Paşa. Her kararı kendi başına veriyor.e. İ. s.100) ve bizimkiler Ordu Komutanının anılarını bile okumadan Çanakkale'yi analize yelteniyorlar. sayfasında.98. A. Çanakkale'yle ilgili bir anı-tarih yayımlamıştır: Gallipoli. C.C. sanki tersini yazan olmuş gibi." Günahı boynuna! (V. (Malta'ya sürülenlerin genel listesi: B.Kemal'den şöyle söz ediyor: "M.Erikan.415-420. Malta'ya sürülen subayların tam listesi.159. Vehip Paşa hakkında bilgi verirken de.g. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. ne de Malta'dan kaçmıştır. (F. Vehip Paşa ne Malta'ya sürülmüş. İ.

Her savaşacak birlik. Kitap.113) 114) 115) 116) 117) 118) 120) 121) 122) de bi an 119) a.Tümen idi.Kemal de Arıburnu'na hareketine müsaade istiyor. kuvvetinin gerekenden daha çoğunu geride tutmaktadır. Çanakkale Cephesi adlı askeri tarihin 2. düşmanı ilk karşılayan 27.Tümen. s. (s. sayılı kroki.Tümenin 25 Nisandaki hareketleri inceleniyor). AAMD. zaten bir kısım kuvvetini ihtiyat olarak geride bulundurmak zorundadır. 20.315) Arazi ve taktik noktalar hakkında daha fazla bilgi için Şefik Aker. Aspinall Oglander'in yazdığı İngiliz resmi tarihi: Gelibolu. H.Tümenin alaylarının yerleşimi açıklandıktan sonra da şöyle deniyor:".Alay Komutanı Yarbay Şefik Aker'in anı-raporu (Arıburnu Savaşları ve 27. düşman çıkarma faaliyetine göre ihtiyatındaki kuvvetlerini kullanmada serbest bulunuyordu.4. tehlikeli gördüğü Arıburnu kesimine kaydırılmasını istemiş. Liman Paşa bu öneriyi de reddetti. Ordu emir vermekte gecikiyor.Tümenin gerisinde. Kilitbahiryaylasına hücum ederek..Tümenin 26. s.. tümenin.James. 5. bu bilgiyi bakınız nasıl yorumluyorlar: "Genelkurmayın da açıkladığı gibi düşman ordusu ile yüzyüze gelecek olan Osmanlı ordusunun ihtiyat birliği 9.12) '1915'te Çanakkale'de Türk' adlı kitapçıkta yer alan özette. XX/80.Kemal'in ihtiyat tümeni komutanı olduğu. adeta bu planın uygulanmasını kolaylaştırıyordu.84. Oglander.. Gelibolu Harekâtı. s.71) Soyadıyla ters orantılı bir yanlış.Kemal'i önemsizleştirebilmek için bu basit özeti bile anlamamış görünmeyi göze alıyorlar.. (Prof.72. Esat Paşa da diyor ki: "Durumu bildirmek..Küçük'ün şifa bulmaz bir takıntısı.641 vd. 9.34." (Çanakkale Cephesi. "M. Maydos-Seddülbahir-Morto limanı kıyılarının korunmasıyla görevliydi ve ayrıca. Komutan Atatürk. O kadar ki 18 Mart günü bile ihtiyat tümeni komutanı olduğunu ileri sürüyor.' (Belleten. s. s.Erikan.7) GRYT Ansiklopedisinin yazarları. Çünkü M. 9. Bu tümen ordunun emrinde olduğundan. s. Kendisinden _8 . Sarı Bayır'ın doruklarına (Kocaçimen. gerekli emirleri almak üzere kendisini (Liman Paşayı) aramaya gittim. kendi ihtiyatlarını ancak savaş başladıktan sonra kullanabildiğini belirtmek istiyor. s.13 vd.Ordunun kurulup (25 Mart) LimanPaşanın Ordu Komutanlığına atanması ve birlikleri yeniden düzenlemesinden sonradır. burayı alacakları ümit ediliyordu..Bayur.Kemal'in tümeninin ordu ihtiyatı olması. s. sayı 19.Alay).Dr. (R. s. oradan soruluyor.. "Bütün tertipler.35.Alay ile 19. 4 (27. Kitabı.e.Tümen ise ordunun ihtiyatı. İngiliz resmi harp tarihinden: "İstila kuvvetleri 25 Nisan'da Seddülbahir ve Anzak (Arıburnu)çevresinde karaya çıkarıldığı vakit."(Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No. Gelibolu'nun muhtemel çıkarma noktalarında görevli bir birlik. Çanakkale ve Atatürk.C. Yarbay M.." (s. sayı 9) . Mart 1986) "Çanakkale Boğazı'nın merkez tahkimatını bu plato (Kilitbahir) korumaktadır.g. GRYT Ansiklopedisi yazarları.88) Liman Paşa bu sırada Bolayır'dadır.Tümen. Kitap. Çanakkale ve M.Belen.235-239 ve 15. ordunun ihtiyatı olarak Yarbay M.." (s. 9.F. yani ilk hatta. iki gün sonra İngiliz ve Avustralyalı piyadelerin.R. Söz konusu özet. birliğinin. "(1. Conkbayırı) bağlı"diyor.Kemal savaşın başlamasından önce.. yani yedeğin yedeği idi. Sayı 13.Kemal Beyin kumandasında bulunan 19.Kemal'in tümeni yedeğin yedeğiydi" diye iri harflerle başlık atmışlar! 9. Çanakkale Cephesi. 18 Martta M. M.Kemal Beyin kumandasında 19. Liman Paşa kabul etmemişti. 9. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No. Özet için yararlandığım kaynaklar: Esat Paşanın anıları. 1.85) Sayfanın başına da. Tuğgeneral C.Kemal'in 19. Y.. s. bu sakat anlayış yüzünden.605) Fahrettin (Altay) diyor ki: "M. hiç olmazsa Kocaçimen Tepeye yaklaştırılmasını önerdi.. Hayatı ve Eseri.ve 27.Tümeni. 9. 1. A.Çaycı. s. ordu ihtiyatı olur mu? Askercilik oynayan çocuklar bile olmayacağını bilir.Tümen vardı.15) "Mareşal Liman von Sanders'in planı. Liman Paşanın planı uyarınca." (A. AAMD.Tümen.. General Hamilton. M. C. s. Fahri Çeliker. Bigalı-Maltepe çevresinde. F. Yüzyılda Osmanlı Devleti. BTTD.. Esat Paşanın Kurmay Başkanı Fahrettin (Altay) özetle diyor ki:' M. Alayları da emrindeydi.Kemal. İlk hatta bulunan bir birlik.

yazılan tarihe ciddi kuşkular getirecek boyutlara ulaşıyor. hazret 'Conkbayırı' demek istiyor. (On Yıl Savaş. Bu defa organize bir gayretle merkeze yükleniyor.Erikan.Küçük diyor ki: "Esat Paşanın.95) C." Y. Conkbayırı kesimine çok önem veren M. düşman çimenlik bir arazi parçasından geçmek istiyor." (Gelibolu Günlüğü.Kemal övüldüğü için gerisini kesmiş. et yığınları birbirine karışıyor. birçok açıdan değerlendirdikten sonra diyor ki: "M. s.24) Hamilton'un. Frasızcasında ise 'Cyrenaique' diye geçiyor (Türkçesi Bingazi'dir).Kemal ile Mülakat. hem de savaştan sonraki resmi ve özel yayınlardan anlaşılıyor. tamamen hareketsizliğe mahkûm edilerek.4. toprak. Eğer olayların gelişimi. Y. derhal görevden alacak ve cephe gerisine postalayacaktır. s.. Bozkurt. kimseden izin almadan.Kemal de aynı akıbete uğrardı. s.Altay. Mermiler. London zırhlıları toplarıyla ölüm saçmaya başlıyorlar.Kemal. bunlar.Küçük. işte. s. Düşman hedefi yok artık. ölmeyi emrediyorum. ilerde göreceğiz. Baccante. Bu anlayışa göre. "25 Nisan günü.Alayını. 'Cyrenaique'ı.115) İzninizle tercümanlık yapayım. tarihi de tepetaklak etmiş. herhalde M. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir (geçebilir). isterseniz ayaklanma. Gelibolu'dan Maltepe'ye alınmıştır. yüksek patlayıcı madde doldurulmuş mermileriyle. mevzilenmiş birliklerimizin üzerinden geçerek. Bu yanlışların kaynağı da Armstrong'un kitabı (P. (T.Kemal'in verdiği bu riskli kararı. 106 vd. Esat Paşa Saros'tan Maltepe'ye öğle üzeri döner.Kemal Beyi. M.. Bu yerin adı. 26 Nisan. M. düşmanın karaya çıkmasına ve tutunmasına fırsat verilmiştir. tepenin yüksek yamaçlarını cehenneme çeviriyor. s. Kulaklarımız mumla tıkalı. Queen Lizzie zırhlısı derhal yakalıyor. anılarını 1919'da yazan Liman Paşa. Arıburnu kesimi: Queen Elizabeth bütün gücüyle düşman üzerine çullandı. 8." (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi.) Çanakkale Savaşında Türkler. (Gelibolu Günlüğü. Arkasından Queen Triumph. tetiklerebasılıyor. 15 inçlik ağır topl ar.85.30) Conkbayırı'na önem vermekte ne kadar nakli olduğu. Her top alev saçıyor. s. kükrüyor ve gökteki yıldızları titreten bir şiddetle patlıyordu. 'Suriye' diye çevirmiş ve yalnız cümlenin anlamını değil.. düşman topraklarını hallaç pamuğu gibi atıyor.. denizden bombardımana ilişkin bazı notları: "25 Nisan.Alayın subaylarına şöyle diyecektir: "Ben size taarruz etmeyi emretmiyorum. Liman Paşanın anılarının Almancasında 'Syrenaica'.Kemal'in hareketi ne diye nitelendirilebilir? İsterseniz gördüğü bir tehlikeyi ortadan kaldırmak ve süren durumdan kurtulmak için üstün bir inisiyatifle hareket. No. s. iki Alman subayının eli altında bulunan kanat kuvvetleri.Küçük de bi an _8 .Ü.Safa. Arıburnu'na doğru göndermiş buldum.5 ay. 'Ordu emrinin ancak dört saat sonra geldiğini" kaydetmektedir. s. bu taarruzdan önce 57. Majestic. bu kural dışı kararın doğru ve gerekli olduğunu kanıtlamasaydı.. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. Prince of Vales kruvazörü.Fevzi Beyi.. Tezler 5.77. General Hamilton.Tümene bağlı olup Arıburnu-Kaba Tepe hattı gerisinde bulunan 27. 131) Liman Paşa..Alayı. s." (Komutan Atatürk. bu arada. Taş. 'ilerde Atatürk soyadını alacak olan Türkiye Cumhuriyetinin tek adamına yaranmak için hadiseyi çarpıtan' ilk kişi oluyor! Kolordu karargâhı. isterseniz keyfe göre hareket deyiniz. Esat Paşanın cümlesini aktarıyor: "M.102.Kemal'le ilgili bu pasajın da sadece ilk cümlesini vermiş." (Esat Paşanın anıları. hem olayların gelişiminden." Bu açıklamadan sonra.123) 124) 125) 126) 127) 128) 129) 130) 131) 132) 133) yapılacak hareket hakkında hiçbir talimat alamadım. 9.Kolordu Komutanı A. işte bu cehennem ateşi altında dövüştüler. emrini savsaklayan 16.38) F. dipnot) M. Bu hareketinin sorumluluğuna göğüs gerecekti." (M. kemik. çok kısa bölümleri yayımlanmış anılarından bazı aktarmalar yapmak istiyorum.51). tümenin 57. ilk gün birliklerinin üçte birini kaybettiklerini yazıyor. gözlerimiz nefes kesici sarı infilaklardan yarı yarıya kör halde. s. Y.. Arıburnu kesimi:Türklerin dehşetli karşı taarruzları başladı. Arazinin yapısı gereğince. derhal Türklerin üzerine çevirdiği toplarıyla ateşe başlıyor...

Kitap. hep birlikte ve ibretle göreceğiz. s. 88.71) M. nasıl kaçıp fundalıklara gizlendiklerini. Arıburnu mıntıkasında daha yedi aydan fazla bir müddetle kan dökülmesine belki yegâne sebep. 'yazılan tarihe ciddi kuşkular getirecek' nitelikte değildir. On Yıllık Harbin Kadrosu.Kemal aleyhinde bir ifade varmış da yayına hazıdayan o bölümü atlamış' gibi bir kuşku uyandırmaya çalışıyor. Esat Paşanın anılarından kısa bölümleri yayımlayana ait bulunuyor.Kemal. s. Çanakkale Savaşı'nın.Alay Komutanı Ş.134) 135) 136) 137) 138) 139 140) 141) şöyle devam ediyor: "Yazılmayan (yani nokta nokta geçilen) kısımlar bana ait değil. Verilen bilgilerden.111.Safa. Kitap. Öyleyse Y. s. 179. sayfalardaki komutanlar çizelgeleri.69-71) ve diyor ki: "Biz o güne kadar bu alayın erlerini Türk sanıyorduk ve bu sebepten dolayı [M. bu alay erlerinin Arap olması oldu. GRYT Ansiklopedisi diyor ki: "Takviyeli müttefik birliklerinin Seddülbahir'de çakılıp kaldıklarına kimse itiraz etmiyor. bir nüshasının ise ATASE Arşivinde olduğu belirtiliyor. (P. savaşın akışı içine yerleştirmeyi başaramıyor. Arap alaylarını. Oysa anıların 1975'te yapılmış tek baskısı var ve benim elimdeki nüshada böyle nokta nokta bir boşluk yok.C.89. düşman mevcudu ertesi günü de 15..Daha sonra Türkiye Cumhuriyetinin yıllarca Reisicumhurluğunu yapan M.Küçük niye böyle yazıyor? Ben çözemedim." (1. s. 10 Yıllık Kadrosu.Küçük'ün A.Kemal Beyin o günkü durumunu. esasen sarsılmış ve gerilere atılmış olan Anzakları deniz kenarına dökmek ümidini bize vermişti. (Altay. olduğundan farklı göstermek isteyenler ile gerçeği olduğu gibi aktarmaya çalışan kaynakların (!) anlatma metodları değişik görülüyor.000 kişiye çıkacaktır.Alaylar) yerine. Bu karışıklığı çözebilmek için değişik kaynakların verdikleri bilgileri.Arap Alayı erlerininin. (10 Yıllık Harbin Kadrosu.Arap Alayının çadırlı ordugâhında. 2. tam bir yıl sonra. (57.100) Kimler gerçekleri saptırıp farklı göstermeye çalışıyor.Kemal Beyin solumuza sevk ettiği] bu alayın yapacağı bir taarruzla.Moorhead'den aktardığı (s. öteki savaşlar ve eğitim hizmetleriyle ilgili olduğunu.Görgülü.32) de bi an _8 . alaydan kaçan birçok Arap erinin çadırlarda saklandıklarını ve nargile içmekte olduklarını gördük."(s. 2. Savaştan önce M.107-108. 83. tümenindeki iki Türk alayıyla değiştirilen bu yeni alayların (72.Piyade Alayı Tarihçesi.103) İngiliz harp tarihine dayanarak. s. doğru sentezi yapmaya çalışacağız. 19. bu yüzden de eksantrik yorumlarda buluyor. Hepsinin Toriçelli borusu kadar boş olduğunu göreceğiz. On Yıl Savaş. savaş hattına sessizce yaklaşmaları gerekirken hücum çığlıkları atarak düşmanı uyardıklarını uzun uzun açıklıyor (s. 82) Fahrettin Altay diyor ki: "[Arıburnu'nda savaş devam ederken] 72.51) İ. görmüştük. 'anıların aslında. s. 2. ne zaman ve nerelerde savaşa soktuğunu. biraraya getirerek. Alay sancağına madalya takılması töreni. ilk alaylarının geri verilmesini istemiş ama kabul edilmemiştir. "Kendi Kalemiyle Hayat Hikâyesi".119.Kemal Beyin bulunmasından ileri geliyor. Y. (Yanya Savunması ve Esat Paşa. Belki siz çözebilirsiniz." (s..Küçük. Esat Paşanın kendisi yazıyor. kimler doğruyu yazıyor. s. M. 86.cilt) oluşturduğu da anlaşılıyor. Y.95) uzunca bölümün doğru çevirisi için.Kemal'in. birbirini pek tutmuyor. Çanakkale Geçilmez. anıların sadece bir bölümünü (3. s. Türk askerlerine arkadan ateş ettiklerini. Geri kalan bölümlerin. Bu cepheleri anlatan tezat.Tümenin başında Yarbay M. 85.95) 27. Bunları toplayarak cepheye gönderdik. s.322. nasıl.ve77. s. 105) İsteyenin inceleyebileceğini sanıyorum. Çanakkale Cephesi. Bozkurt.86) 1) Esat Paşanın anılarının hiçbir yeri. 2) Aktardığı cümlede bulunan biçimindeki boşluğa dikkati çekerek. Yanya Savunması ve Esat Paşa." (s. 8. Nitekim cümlenin tamamını nokta noktasız olarak yukarda okudunuz. hele ansiklopedi nasıl doğru sentez yapıyor. Kitap.Aker de 77. 25 Nisan 1916'da yapılacaktır. 87. Mısıroğlu'nun bu yanlışlarının kaynağı yine Armstrong'un kitabı. savaşın bütününü bilmediği için anı parçalarını. Ama mesele Arıburnu'na yapılan Anzak çıkarmasına gelince iş çatallaşıyor ve kaynakların verdiği bilgiler. 3) Esat Paşanın tam anılarının bir nüshasının Harp Akademileri kütüphanesinde. Çanakkale Cephesi.

19. 57. s. zahmet edip Moorehead'in. sayı 525 (Eylül 1995). Kısacası bu konuda ne söylenip yazılsa spekülasyon olur..Bayur.Tümen Komutanıdır.000 kişi ise.1915) diyor ki: "İngilizlerin her yazdığına inanmak gerekseydi. Kitabın askeri açıdan kısa bir eleştirisi: F. 3. Ünlü Lord Kinross da aynı yanlışı sürdürüyor. artık sadece 19. Ks. 1iC.Belen. 'Esat Paşanın sırf Vehip Paşanın kardeşi olduğu için 17 Mayıstan itibaren Arıburnu Komutanlığını üstlendiğini' de yazmıyor. (1. s. s. 130) 17 Mayıs'ta. GRYT Ansiklopedisi bu olaydan şöyle söz ediyor: "Bu hadiseyi nakleden Y. Yüzyıl Tarihi.Alayın 'harp ceridesi' (birliğin resmi güncesi) bulunamadığı için alayın tarihçesinde kayıplarla ilgili açık ve tutarlı bilgi yok. Böylece M.. (s. GRYT Ansiklopedisi de aynen aktarmış ama sürekli Mısıroğlu'dan yararlanıyor görünmemek için kaynak olarak. Türklerin Başarısı.110) Bir de Y. s. 'M. Hayali Doğu. Armstrong'un ve R. 138.162 ve 175 No.e. Seddülbahir bölgesinden mesul (sorumlu) Güney Cephesi Kumandanının Ve-hip Paşa olduğunu.143. 180.93) H.369-371. 3.Bayur'un ne yazdığına bakalım: "17 Mayısa kadar orada (Arıburnu'nda) komuta M.Alay olmadığı gibi. Alayın 'hemen bütünüyle yok olduğu" iddiası da havada kalıyor. s. kök salıyor.638 erle girmiştir. eksiklerini tamamlamış: 31.Alayın Tarihçe'sine göre alay savaşa 49 subay ve 3. kaynak göstermeden." (3.g.. şimdiye kadar ilerledikleri (!) mesafe ile Gelibolu yarımadasının tümünü ele geçirmiş olmaları gerekirdi.. (Atatürk.62). Kuzey Grup Komutanlığı kurulur ve bu kesimdeki bütün birlikler Esat Paşaya bağlanır." (Çanakkale Cephesi.bakışı hakkında yeni bir çalışma için: Prof. o kıyamet günleri içinde yapılmış kabataslak bir tahminden öteye geçmiyor. Bu günden sonra o yine 19. Batılıların doğuya ve doğululara -üstten. Peki bu yakıştırmalar. 20. Buna karşılık Esat Paşa.lu dipnotlar.H.OyaBatum Menteşe. H.Kolordu Komutanı Esat Paşaya geçer. 2. Sadece.125. O gün savaşan yalnız 57.ayrıca Thierry Hentch. yanlışlar ve yalanlar. sonra da.2. Alan Moorehead'te de rastlıyoruz.Moorehead de aynı dikkatsizlikle.72. 19) Kayıp 2.6.Mısıroğlu'nun Armstrong'tan yaptığı bu alıntıyı.Tümen Komutanı kalır ve Arıburnu Grubunun komutası.48. s. süsleme hastalığına. Yanlış yanlışı doğurur. Liman Paşa Başkomutanlığa yazdığı bir raporda (9. 1918 yılında Suriye Cephesinde esir düşen 57. 2. (s.C.C.336'daki dipnot) Görüldüğü gibi. "57. Esat Paşanın da sırf Vehip Paşanın ağabeyisi olduğu için 17 Mayıstan itibaren Arıburnu Grubu Kumandanlığını üstlendiğini yazıyor ki gerçeklere dayanmayan bir iddiadır. Şişirme.123. 'Vehip Paşanın.C. yayımlanmış Türkçeeserlerin tam listesi bulunuyor..33.70.Kemal'in Arıburnu Kuvvetleri komutanlığı sona erer.. yeri geldiği için Vehip Paşanın ağabeyisi olduğunu belirtiyor. Çünkü Vehip Paşa daha Gelibolu'ya gelmemişti.Kitap. onun verdiği sayı da.R. de bi an _8 . 10 Yıllık Harbin Kadrosu ile Çanakkale Cephesi adlı kitapların sonunda. sayfasını göstermiş. çünkü savaşın şiddetini yansıtmıyor. O Vehip Paşanın ağabeyisidir. 168.000 kişi olduğunu' yazıyor.283.Ks.328. 57. Biri de.Kemal kuvvetlerinin o günkü kaybının 2. Türk İnkılabı Tarihi. Kitap. Roman olsa sorun yok amatarih yazdıkları iddiasındalar. Yazamazdı da.. uydurmalar ne? Cevap: Alaturka alternatif tarihçilik! 'Açıkça yazabiliyorlar' ne demek ? Engel mi var a efendim? Uydur uydur yaz! Alan Moorehead'in İngilizlerle ilgili birçok bilgi ve değerlendirme yanlışını da düzeltmiş.Bayur. A. Türk Dili dergisi. LDurrell'in Kıbrıs'ın Acı Limonları. bu değişikliğin olduğu tarihte (17 Mayısta)Güney Cephesi Komutanı olduğunu' yazmıyor.Kemal Beyde idi.s. Dagobert von Mikusch'un kitabının Fransızca çevirisinin 104.Tümenin 25-27 Nisan günlerine ilişkin kaybının "bine yakın yaralı olduğunu" söylüyorsa da (s." (1. Türk cephesi hakkındaki yanlışlıklarını düzeltse! Şahane tembelliğimiz yüzünden.C. 201). s. K.142) 143) 144) 145) 146) 147) 148) 149) 150) 151) 152) 153) 154) Çanakkale Cephesi. 2.H. a.Dr.James'in.Bayur. Alayın hemen bütünüyle yok olduğunu".

16. K. Kitap. bu taarruzdan habersizmiş gibi davranmalarını açıkça eleştirmiş. Bu tür tartışmalı kitapların. fotokopisi önümde duruyor: 104.Küçük.Kemal! Sarışın yüzü ve gergin bakışlarında ürkütücü bir karar bulunan bu adam.Küçük'ün ricatın (çekilmenin) anlamını da bilmediği. tam bir editioncritique olarak basılmasının gerekli olduğuna inanıyorum.Mısıroğlu'nun da yine bu her derde deva 104.180. özel olarak' M. Arba Y. H. kitaptaki bazı yanlışları düzeltmeye çalışmış. 29 Haziran. savaşlarla ilgili yanlışları. 11 Mayıstadır." (Askeri Kamus.g. Ricatın tanımı şöyle: "Muharebe eden bir ordunun veya kıtaatın (birliklerin).Yalçın'ın Siyasal Anıları.46) Burada ne ricat söz konusu.Benois Mechin. Peyami Safa şöyle devam ediyor: "İki ciltte tamamlanacak olan olan bu çevirinin sonunda. 468) Esat Paşanın anıları. 24Eylül (Çanakkale Cephesi. düşmandan uzaklaşmak için yaptığı harekettir. Çeviren. Kuva-yı Medya dergisinin 33. Ama.Moorhead gibi şişirip süslememiş.155) 156) 157) 158) 159) 160) 161) 162) 163) 164) 165) s. bu emri Esat Paşaya iletir. artçıların yürüyüş koluna geçmeleri ile -yani geri yürüyüşe geçmekle. o da taarruz hazırlığından ve son taarruzdan hiç haberi yokmuş gibi bir hava içinde.e.. Kitabın yeni ve tam çevirisi Bozkurt adıyla çıktı. 23 Ağustos. Çünkü basılı ve hele yabancı imzalı yalanlar. sayfalarına almış ve ikisinin de. düşmanı bir adım dahi ilerletmedi. Anzaklarla büyük amaçları arasında. 2. (Çanakkale Cephesi.Kitap.Tümen emrinde sadece kısa menzilli ve küçük çaplı 36 top vardı. 28 Temmuz. İstanbul. Çev. Armstrong ve kitabı hakkında ilginç açıklamalar var. M. bambaşka bir konuda gönderme yaptığını göreceğiz.143-144) "Çanakkale'de. 2. Sağduyuları kuvvetli olanlar. raporunun 165 ve 166. s. (Çanakkale Cephesi.. s. s. kendi açısından haklı olarak. sayısında (25 Kasım 1996). s. isteyerek veya mecburen. 1908 olayları ve M.207) Eleştirisi şöyle: 'Hazırlanmadan ve bir maksada dayanmadan yapılmış bir taarruz. çoğu büyük çaplı olan 255 topuna karşılık. bunu beceremediği için 166) 167) 168) de bi an _8 .94.‖ Y. s. elbette ne de firar! Y. Göz boyama değil de ne bu? İlerde. 2.nihayetlenen muharebe safhasıdır.' Liman Paşa. Sekiz gün süren 3.1996. birçok yalan ve mübalağaları sezeceklerdir. Birini açıklayacağım: Anzakları koruyan savaş gemilerinin.Kitap.Şevket Paşa olayı anlatılıyor. Zığındere muharebesindeki Türk kaybı y. s.224vd. belki daha ölçülü yazardı. Cevaplarımıza sıra gelinceye kadar.. s.Kemal. Gül Çağalı Güven. Armstrong'un delilsiz iddialarını ve yanıldığı birçok noktayı göstermeye çalışacağım. emrin bu bölümünü. sayfaya. 2.Altay. 460.C.Kitap. Başkomutan Enver Paşanın eleştirisini de cevaplamıştır. çevirinin ikinci cildi ve cevaplar yayımlanamadı. sayfada Çanakkale Savaşı ile ilgili tek bir hece bile yok. Hayat mecmuası." Yayınevi kapandığından.Kitap.149. 3.39) Esat Paşanın bundan sonra gelen cümlesini vermiyor. bitkin Türkleri dar Conkbayırı tepesinde dayandırıyor ve sırf kendi kişiliğinin etkisiyle müttefik kuvvetlerini bir bozgunla karşı karşıya bulunduruyordu.181 vb. olduğu gibi bırakmış. s. s.119) Kitabın Fransızcasını Milli Kütüphane'de buldum. (a. Armstrong'un verdiği bu asılsız bilgiyi.176. 19.000 kişidir. 1959. 263. O cümle şöyle: ―Kendileri cepheye dönerek bölgeyi kahramanca savunup. s. bizde pek itibar görüyor ve kuşkuya düşülmeksizin bütünüyle benimseniyor.136) Enver Paşanın Gelibolu'ya geldiği tarihler: 11 Mayıs. M.Kemal. yalnız bir engel vardı: M. olayın zamanını kestirebilse. emri ve buna dayanarak Liman ve Esat Paşaların yolladıkları yazıları. Liman Paşanın aynı nitelikteki emirleri için. okuyucudan bu kitabı şüpheli bir dikkatle okumasını rica ederim. 'kişiye." (J.175. Kurt ve Pars. firar (kaçma) ile karıştırdığı anlaşılıyor. M. Ayrıntı için: Esat Paşanın anıları.. Çözülme (sıyrılma) ile başlayarak. sayı 35.Kemal'e yollar.Kemal ile Enver Paşa arasında sebebi ve içeriği bilinmeyen bir tartışma olmuştur ama o birbuçuk ay daha önce. hiç araştırmadan Lord Kinross da kullanmış ama hiç olmazsa A.83'teki dipnot veF. s. Harp tarihleri bunun birçok sebebini sıralıyor.

Alayın 1.Kitap.5 ve devamında. bir istihkam bölüğü. ilerleyen düşmanaüç defa taarruz etmesi için emir verdiğini ama çeşitli gerekçelerle üçünü de dinlemediğini açıkça yazıyor." (Esat Paşanın anıları.112. 'kumandanlık çekişmesi' başlığı altında veriyor.255] aktaran H. yanlış rapor yazan bir subay olduğu böylece kanıtlanmış oluyor!" (T.James‘in Gelibolu Harekâtı adlı kitapları ile İngiliz Resmi Harp Tarihini esas aldım. ve 27.) Raporunda. Özet için öncelikli olarak A.384) "Sabah 05. s.Tümen Komutanının yolladığı raporun aslı.4. Türk İnkılabı Tarihi.Kemal ile Mülakat. Y. s.25-27.Kemal'in sonunda haklı çıktığını da görmezden geliyor. bu olay hakkında Enver Paşaya verdiği raporun tamamı. Arıburnu Raporu. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No. 9 Ağustosta yavaşlayıp 13 Ağustosta kesilecektir. ağır bombardıman yüzünden çökmüş. 3. yetkim dışı bir harekette bulunmam. toplam 3. s. "Kendi Kaleminden Özgeçmişi".44).36. Enver Paşa tarafından önce emekli edilir. ancak bunun sorumlusunun. İngilizler." (s.000 kişi.88) Bunu yazarken. 3. Savunma Bakanı Mareşal Kitchener'e izafetle 'Kitchener Ordusu' diye söz edilmektedir. Çanakkale Cephesi. M. s.21.) Bazı kaynaklarda yalnız bu kolordudan. ―hezimeti mucip olur‖.55) Gelibolu Seferinin Resmi Tarihi. 9.Conk.Altay. Anafartalar Grubuna bağlı ise de.Kitap. 2. bu olayı ayrıntıları ve belgeleri ile açıklıyor. bu sorumluluğu üzerime alıyordum. Bu emirler hakkında raporunda kullandığı. ―muvaffakiyet ümit etmiyorum‖.25 vd. s. s.Ü. Türk siperlerinin önünde sona eren 500 metre uzunluğunda bir tünel kazar ve top ateşi sona erer ermez. Esat Paşa anılarında diyor ki: "Kanlısırt'ı koruyan 47.. Arıburnu Raporu. ―tehlikeli görüyorum‖gibi deyimler. 3. s. F. s." (s.Tümen cephesini gece yarısından itibaren şiddetli topçu ateşi altına alarak. bir bilgi parçasına yapışıp kalem oynatıyor. 2. Türk cephesi ile ilgili bazı ayrıntılar için de Çanakkale Cephesi 3.C. Sayı 32/ Ekim 1987. No.Alayın cephelerinde bir lağım patlatarak. s. 19.Taburunun hemen hemen hepsi şehit düşmüştü. anılarında bu yanlışlığı anlatan F. Tezler 5. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe. ―çok tehlikeli‖. s. bazılarında ise bütün İngiliz birliklerinden. Yanya Savunması ve Esat Paşa. 18. tünelin ağzındaki kum torbalarını kaldırarak baskın halinde hücuma geçerler.32. Y.21.253) M. neresinden tutarsa fili ona göre tarif eden kör gibi. Gelibolu yarımdasının ve dolayısıyla Çanakkale Boğazı'nın en önemli. s. (1. (C.Taburunun büyük kısmı.26'da var! Olay hakkında geniş ayrıntı için: Arıburnu Raporu. s. (s. Olayın önemini zerre kadar kavramadığı anlaşılan GRYT Ansiklopedisi. Cemil Conk‘un kitabında var. üç batarya. s. 2.Altay'la aklınca şöyle alay ediyor: "Kemal'in ricat ettiği..Kemal. bir süvari bölüğü.88) M.Kitap. Viyana ATASEmiliterliğine gönderilecektir.Küçük. Ordu Komutanı Liman Paşanın.C. Güneydeki (Seddülbahir) taarruz 6 Ağustosta. s.lu siperimize saldırmış ise de kayıplar verdirilerek üç bölgeden de geri atılmıştı.295. ayrıca AAMD'nin 19. (Harp Tarihi D. 2.103.50. M..169) 170) 171) 172) 173) 174) 175) 176) 177) 179) 180) 181) 182) 183) 184) 185) 186) de bi an _8 178) de.Kemal'in bu muharebe boyunca verdiği çeşitli emirler. Kitap ile Cemil Conk‘un Conkbayırı Savaşları adlı kitabından yararlandım. sonra emeklilik işlemi gerialınacak ama bir cepheye değil. s.Moorehead‘in Çanakkale Geçilmez.Kitapta ..115 vd. asıl kendi bilgisizliğini kanıtladığının farkında bile değil.Bayur.R. s." (s.40'ta düşman. (Çanakkale Cephesi.C. Çanakkale Cephesi. kilidi sayılabilecek bir yer olması dolayısıyla.4. Y. 2. içindekilerin çoğu yıkıntı altında kalarak hayatlarını yitirmiştir. 31 No. sayısında ve Çanakkale Cephesi.00 başlayacak. Fevzi Beyin bu sert savaşların aradığı nitelikte bir komutan olmadığını gösteriyor. BTTD. 3. ―muvaffakiyet beklenemez‖. Türk siperlerini örten kalaslar da. ―meçhul arazi‖. 8 Ağustosta. bu tartışmaları. R. Churchill'in anılarından [The World Crisis.83 vd. saat 16. s.kısım.) Dört piyade taburu. İstanbul‘a dönünce.259) Esat Paşa anılarında diyor ki: "Gerçi Conkbayırı.Kûçük de belirtiyor: "Anıların her ayrıntısına güvenmemek gerekiyor. Anafartalar Muharebatına ait Tarihçe'de (s.270) Fevzi Beyin.90.Taburdan da ancak elli yaralı ercik kalmıştı. s.113. s.

eldeki bu bir avuç asker ile M. çek yazıyorlar! Dagobert von Mikusch'un kitabının Türkçesi. (2. 1.. s. uzakta. Yine bu birlikler.' (Çanakkale Cephesi.61).000 kişidir. bir süvari alayı toplanmıştır. Bilindiği gibi 9 Ağustosta M.Türklere zaferi kazandıran ve yarımada ile İstanbul'u kurtaran. ortalama olarak 300-800 kişiyle gelebilmişlerdi.Kemal'in olağanüstü kişiliği olmuştur.Conk. Conkbayırı-Besim Tepe-Kocaçimen Tepesi kesimi karşısında bulunan takviyeli iki Anzak tümeninin. her asker silahı ve teçhizatı ile gelip teslim olur. s. Atatürk'ün Hatıraları. ateş hattında dövüşecek kimse kalmaz. yürüyüş yeteneklerini büyük ölçüde yitirmiş ve idmansızlaşmışlardı. 1 .Conk. grubunda iki tümen. 25 Nisan günü öğleden sonra. bu kanlı savaşın sonucu bakımından bir önem taşımadığı açıktır. General Hamilton‘un savaş raporundan aktaran C.Tümen (ordu emri ile). Gallipoli adlı ünlü filmi çeken ve Müttefiklerin yenilgisini anlatan Peter Weir da sakın Kemalist olmasın? M.. Armstrong'un ve Mısıroğlu'nun büyüttükleri kayıp bu kadar.Altay'ın Hayat Mecmuasında (1958) yayımlanan anılarından aktaran İ. sayfanın karşılığı.6.Tümen ile 28. sayfasına gönderme yapıyor." (Gül Çağalı Güven'in çev.Kemal'in emri altında yedi tümen.293) Ne kadar bilimsel ve dürüst bir değerlendirme.Kemal. 2 alaylı 8. 26. Vehip Paşanın grubunda dört tümen.sayı.409)." (General Hamilton.James. Gelibolu Harekâtı. s. (104. (F. s. 3.C.Alaylar (Esat Paşanın isteği üzerine). savaşın sayısız cilvelerinden biri sayıp mesele yapmıyorlar. (F. 1. Buna karşılık Mısıroğlu şöyle yazıyor: "Sadece bir Albay sıfatıyla küçük bir bayırı tutmuş bulunan M. çeviride 118 ve 119. Gazi Mustafa Kemal adıyla yayımlanmıştır. s. s. Hatırlayacaksınız. biraz daha ayrıntılı anlatmaktadır. İkisi de. Taburlar. Kayıp sayısı. bu olayı.Kemal.178) 'Bu tümenlerin mevcutları kısmen tamamlanabilmişti. Sayı 26/ Nisan 1987.54) Ashmead-Barlett.115) Gerçek askerler bu gibi aksilikleri. 100-200 kaybın.R. Allanson'a göre '150' (Allanson'un raporundan aktaran C. BTTD.187) 188) 189) 190) 191) 192) 193) 194) 195 196) 197) 198) 199) 200) 201) 202) 203) 204) bulunmaktadır. anılarında.Altay. 2 alaylı 4. 7-10 Ağustos arasındaki kaybı 12." (Lozan. Esat Paşanın anıları. bir başka konu için yine bu sayfaya gönderme yapmıştı. de bi an _8 .Ilgar. Anafartalar kesiminde. s. yoldaki döküntülerden dolayı.1915) Türk askerinin namusuna 10 şiling değer biçen Asmead-Barlett bile gerçeğin hakkını veriyor da bizim alternatif tarih yazıcıları.500 kişi vardır. Asya Grubunda iki tümen var. İngiliz Resmi Tarihi'ne göre ise '200'den fazladır' (BTTD.Kitap. s. Yalnız Conkbayırı'nın yakın çevresinde 5. gerçeği tersine çevirmek için her yolu deniyorlar. s. 'mütereddit' kelimesinden hemen sonra.Kitap. 27. General Hamilton'a şu öneride bulunur: "Türk askerlerine. Mısıroğlu.Türk Alayı da kendi topçusunun ateşi altında kalmıştır. cümlenin ortasında.8) F. değil mi? M. adam başına 10 şiling bahşiş verileceği söylenir ve kendilerine dokunulmayıp affedilecekleri ilan edilirse. Bu sırada Esat Paşanın. Armstrong sonra şöyle devam ediyor: ". s.404) Mısıroğlu'nun "Fevzi Beyin çok iyi teçhiz ve talim ettirmiş olduğunu" yazdığı birliklerin gerçek durumu böyle. Dagobert von Mikusch'un La Resurrection d'un Peuple adıyla Fransızcaya çevrilen kitabının 104. var olmayan bir hesabı karşılık göstererek. GRYT Ansiklopedisi de. s. (R.Atay. 25. R.190. Liman Paşanın. İngiliz resmi tarihi.Anafartalar Savaşı'nı yönetiyordu. dip not işareti vererek.C..71. bu atama için Enver Paşanın iznini aldığını tahmin ediyor. (Lozan.Kemal. s.James'e göre '100'den fazla' (s. sayfalardır) Kisbsiz ta o kadar cehl olmaz Cehlin ol mertebesi sehl olmaz En yakın Boğaz sahili 7 km. uzun sûredir siperlerde bulunduklarından..R.R. ve 41 .119) Söz konusu sayfada Çanakkale Savaşı ile ilgili herhangi bir bilgi yok.59.50).

İngilizlerin büyük ümitlerle gelen kolorduları. 1.Her ikisi de. Süleyman Külçe.89. Artık ümitleri kalmayan İngilizler.1986 günlü Yeni Nesil gazetesinden aktaran.Kolordu K." (Jeschke. düşman kuvvetlerini geri atmaya muvaffak olmuştu.Kemal.E.Yüzyılda Osmanlı Devleti.425) İşte size. 69.93. 4.Kemal 10 Ağustosta yalnız İstanbul'un değil. M. Belleten..381 vd.C. Ordu Komutanı olarak Suriye'de (Halep) bulunmuş. Kuzey Grubu Komutanı Alb.. Edirne halkı onu çok büyük gösterilerle karşılamıştı.268. Yzb. No.C.. zafer tamamı ile bizim olmuştu.Başk. (Çekilişlerini örtmek için İngilizlerin aldığı başarılı önlemler için. s.Kemal-Enver Çatışması (1919-1922).Altay.. askerinin üzerine.202) Özet için dayanaklar: Sina-Filistin Cephesi. 498. F. s. Bu konuda. iki ay sonra Gelibolu yarımadasını boşaltıp çekilip gitmeye mecbur kalıyorlardı.Sonyel. F. s. U. s. Komutan Atatürk.43) M. sayfasında. işte bu durumdaki Türk ordusuyla şöyle alay ediyor: "Düşmanın üzerine gitmekte değil. "9 Ağustosta M."(Son Bozgun. yazık ki Mısıroğlu'nun canını sıkacak bir belge sunmak zorundayım. s.S. s. Lawrens'in bir açıklamasını yayımlamıştır. Askeri Yönüyle Atatürk. s. ünlü İngiliz ajanı Albay T. artık oldukları yerde mıhlanıp kalmış. Ankara.Belen. oradaki kuvvetleri de düzenlemiş ve bir saldırı yaparak.Kemal daha önce de (Eylül 1917) 7. s. Yeni yıldızın ışığı büyümeye başlamış. iki ayrı yerde ve iki ayrı zamanda muharebe eden iki İngiliz kolordusunun birden.Belen. geri çekilmekte yıldırım gibi hareket etmesiyle tarihe mal olmuştu bu ordumuz. 20. [.Kronolojisi. İşte M.C.0rdu de bi an _8 . KA Günlüğü.44. sayfasında. 4. Bu açıklamadan bir cümle: "Türkiye'de.T. Çanakkale Cephesi. Selahattin. 3. yeni karaya çıkan düşmana karşı tertip ettikten sonra. s. Anafartalar Müfrezesi Kurmay Başkanı Haydar Mehmet (Alganer) de Liman Paşa ile M. Halil Paşanın yaveridir) Vehbi Vakkasoğlu. 2. hürriyet kahramanlarınkini geçer gibi olmuştu.1931) İ.Kitap.Alay Komutanı Servet (Yurdatapan). anlattıkları olayların görgü tanıklarıdır.s."(Osm. olarak Edirne'ye gönderilmiş. s.Yüzyılda Osmanlı Devleti.Kemal'in saatlerini nasıl değiştirdiklerini anlatıyorlar.205) 206) 207) 208) 209) 210) 211) 212) 213) 214) 216) 217) 218) 219) 220) 221) s. Prof.] Albay M. 1. On Yıl Savaş.Kolordu Kur. Geniş bilgi için: S. Türkiyede Beş Yıl.414. kendi top mermileri düştüğü için sahile kadar çekilmek mecburiyetinde kaldığından bahsedilir. bütün bir memleketin işgalini önlemişti. biraz daha kısa olarak. saatin parçalanmasını. (Maarif Vekaleti Y. 20. s.418) On Yıllık Harbin Kadrosu. ne yazık. Enver Paşanın Halil (Kut) Paşaya telgrafı: "Büyük Turan imparatorluğunun Hazer kenarındaki zengin bir konak yeri olan Baku şehrinin zaptı haberini büyük bir meserretle (sevinçle) karşılarım. 10 Ağustosta Conk Bayırı'na gelmiş. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. Çanakkale Cephesi.Kısım. ordusunun Sina Cephesinde görevlendirilmesi üzerine. 3." (O zaman 3. 16. M. s. 1.C. s. 3.R.482.Hami Danişmend de şöyle yazıyor: "[İngilizlerin] Bu muharebelerde.Ali Rıza.Fevzi (Çakmak) Paşa.71. ki tek müttefikimiz Sultandır.46. "üzerlerine kendi top mermileri düştüğü için sahile çekildiklerini" kayda değer bir ihtimal olarak gören bir masalcı tarih yazarı daha! Allenby'nin Yahudi asilliği olduğunun.Kitap.Kemal. s. 64. Meraklısı için not: Cemil Conk'un kitabının 68.209.110. 3.Kemal'in saati de bu savaşta parçalanmıştı. s.) İngiliz resmi tarihine dayanarak. Belgeleri. Boşaltma sırasındaki komutanlar: Ordu Komutanı Liman Paşa. 'Tarih IV. s.. Fevzi Çakmak. Anafartalar Grubu Komutanı M.486 vd. Celal Erikan.114) Aynı metin. Anafartalar'a gelen kuvvetleri." (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı.Kocatürk. her tarafta Anafartalar kahramanına saygı.12. Yıldırım Ordular Komutanı General Falkenhayn'ın emrinde çalışmak istemediğini ileri sürerek 7.Kitap. 30 Mayıs 1920 günü. F.. Çanakkale Cephesi.493.C. Mısıroğlu'nun yakıştırması olduğunu sanıyorum.121.181. Liman von Sanders. Güney Bölgesi Komutanı Hilmi Paşa.22'de de var. GRYT Ans. İran'da olduğu gibi.Dr. The Sunday Times gazetesi. İng.

anılarında. 278) Mısıroğlu'na göre. Her halde kuzeyden.Kemal Paşa bile az daha esir olacaktı. (Filistin-Sina Cephesi.30'da.. bilmediği konularda susmayı neden denemiyor acaba ? Bu seferki görev M.Kolordusu da bütünüyle tutsak düşer. Emir zabiti Yüzbaşı Bedri Bey.Yüzyılda Osmanlı Devleti.Kemal'e bir oldu bitti ile kabul ettirilmiştir." (Filistin-Sina Cephesi.Ordu henüz taarruza uğramamış. üstelik Maan'daki 2. dipnot) Liman Paşa diyor ki: V. 7. kesinlikte 8 Eylül olduğunu ileri sürüyor. 1.s." (Türkiye'de 5 Yıl.Kolorduyukurtarmak ve bunu demiryolu ile kuzeye nakletmek uygun olurdu. Türk-Müslüman imparatorluğunun yıkılmasında asıl kuvvet olan Araplar. ordunun mevcut itibariyle azlığını ve birliklerin perişan halini gördü ve aldandığını anladı. s. Büyük şef hayatını bu suretle kurtarabildi. s.27) 7.118. 17/195) İ.Ordu Komutanı ama anlaşılan Dilipak. Osmanlı saltanatını yıkma zamanı geldi. (Atatürk. 4. 1921'de Çerkes Ethem olayı ile ilgili görülerek. M. " (Türkiye'de 5 Yıl." (20." (Lozan.316) Fahri Belen'in değeriendirmesi: "19 Eylül günü. s. s. düşman süvarisini yararak. sürgün cezasına çarptırılmış.Alayın iki taburunu. M. Bu alayın komutanı ve alay karargâhının diğer erkanı. (Atatürk'ün Hatıraları..Dilipak diyor ki: "Filistin cephesinde pek önemli bir göreve getirilmediği gibi bir yararlılık da gösteremedi.Kemal'in Nablus'a geliş tarihinin. La Fontaine'nin kurbağası gibi şişinenlerin kulakları çınlasın! Fahri Belen diyor ki: "İki düşman arasında kalan kolordunun. çeşitli sebeplerle hemen çekilemez.Kemal Paşa getirildi. (Ana Britannica. Serbest Fırka kapanınca Bulgaristan'a geçer ve Yarın'ı yayınlamayı orada sürdürür. İstanbul'da yayımladığı Yarın gazetesi (1929) ile Serbest Fırka'yı destekler. sağlamdır. hiç yedeği bulunmayan cephesinin gerisine çekti. s. Ancak yiyecek ve cephane durumu düşünülmeye değer.222) 223) 224) 225) 228) 229) 230) 231) de 227) bi 226) Komutanlığından ayrılmıştır. bu görevi önemli bulmuyor. s. bir süre sonra affedilmiştir. s. 21 Eylül saat 01.0rduyu Vadi-i Fara kuzeyine çekmeye çalışıyorum.) Sadi Borak. Enver ona gerçeklerden uzak rakamlar vermiş ve ordunun durumunuda hayli elverişli göstermişti. F. 12 Ağustostan itibaren gelmeye başlayan 109. Doğu Kafkasya'da bir göreve atandıklarından. Ben karargâhımla Beyt-i Hasan'dayım.176) Bu uydurma yazının yazarı Arif Oruç. s.! " (20. kendini yücelten bu konuya hiç değinmemek inceliğini gösteriyor.Orduların Şeria nehrini geçişlerini güven altına almaya yetişemez.330." (E.368) 4. yarma haberi alındıktan sonra. iki gün kaybedilir.Kemal Paşa. şimdi ödüllerinin ne olacağını bilmek istiyorlar.300 vd. Acaba nasıl bir görev tatmin ederdi Dilipak'ı? Ayrıca.Belen. Ordu henüz düzenini korumaktadır.60 vd.56-61) A. bu noktaya kuvvet yetiştirilmesi hayat ve memat sorunudur. s. Çanakkale muharebelerinde tanıdığım bu değerli komutan.Ordu..Yüzyılda Osmanh Devleti. 7. Grup komutanlığı ile irtibatım yoktur. Maan'daki 2. Şeria nehrinde tesadüfi bir geçit buldu. daha sonra o ay içinde asaleten M.(KA Günlüğü. Araplara şu bildiriyi yayımlar: "…Uyanınız! Elele vererek.Ordu Komutanlığına önce vekaleten Nihat (Anılmış) Paşa.) Liman Paşa diyor ki: "Uzun süredir hasta yatan Fevzi (Çakmak) Paşa. an _8 . Hicaz'daki kolordu feda edilerek. 20. Bisan'ı tutturmaya çalışıyorum.Kemal o cephede bulunurken. belge no. Liman Paşa ile bağlantı sağlayamayan Enver Paşanın telgrafına verdiği cevap: "8. geniş ölçüdebir çekilme emri vermek gerekirdi. bu zamana kadar mevzilerinde kalabilmişti.İnönü.370) M. birçok kaynaktan farklı olarak M. ve 8.Ordu.Kemal'in.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Bu yüzden 7. herhangi bir savaş olmamıştır ki bir yararlılık gösterip gösteremediği ileri sürülebilsin? Bu muhterem. s.165) Emir Hüseyin'in oğlu Faysal.Ulubelen. buraya gelince. Bulgaristan'da yayımlanan Yarın gazetesinin 20 Mayıs 1934 günlü sayısında çıkan yazısında Arif Oruç şöyle yazıyormuş: "Bizzat M. 660.656) Emir Faysal'ın 11 Ağustos 1919 günlü mektubu: "Bütün Müslümanların gözleri İngiltere'ye dikilmiştir. s. İstanbul'dan oraya gitmişler ve bu subayların yerine ise kimse tayin edilmemişti. 1 Ağustosta uzun bir izin alarak ayrıldı.Ordu kalmamıştır.C." (CG Yol.

24 Kasım 1918'de. ondan sonra yeni bir karar almak.. Verdiğim talimatta esas olan şu nokta vardı: 'Bu akşam Halep ilerisindeki kuvvetleri geriye çekeceğim. Halep sokak muharebesi 25 Ekimde olmuştur.67-68) M. Filistin-Sina Cephesi.Askeri siyasetimiz.688) Abdülaziz Hanci'den çevirerek aktarıyor. Burada genç kolordu komutanının cesareti ve azmi şahlanmış gibidir. Bugün içinde bulunduğumuz bataklıktan. Liman von Sanders bu teklifimi kabul etti. bakış ve seziş farkını da belirtiyor. 693.) Aslı: "Hücum edenler yenilip kaçtılar. (Filistin-Sina Cephesi. gerçek sanıp benimsemiş. Halep'e 5 Ekim sabahı gelmiş. yarın Halep'in şimal garbında.Kemal Rayak'a.125'ten sadeleştirilerek) Gelecekte olacakları adeta resimleyen bu rapor.Kemal'in çabalarıyla 7. 724." (Atatürk'ün Hatıraları.Kemal'in.3) Vahidettin. 31 Ekim 1918 günü birliklere yolladığı veda yazısının ilk cümlesi: _8 .Sayı. s. Akşam oldu. (Vahidettin'in 1923 beyannamesi: Hilafet. M.68) M. s.710 vd. 20 Eylül 1917'de. (Filistin-Sina Cephesi. s. Suriye Cephesinin çökmesinden önce. M. s. Sokak muharebesini idare ettiğim noktanın yakınında şoför bekliyordu. s. Bunları Halep'te." (Atatürk'ün Hatıraları. bu süre içinde yeniden düzenlenip kurulmuştur.Kemal'den Salih'e (Bozok) mektup.1) Çünkü bu savaşla ilgili hiçbir kitabı okumuş değil. (Filistin-Sina Cephesi. sömürge şekline sokmak ve memleketimizin bütün kaynaklarını kendi ellerine almak siyasetine karşıyım ve yöneticilerin.bu esef verici hadise olmazdı. Liman von Sanders.232 233) 234) 236) 237) 238) 239) 240) 241) 242) de bi an 235) ateş altında nehri geçişi. s. Bunu bizzat ben yapacaktım. Aralık 1914/ Sofya) M.Kemal ile arkadaşları arasındaki teşhis. Hayatı ve Eseri.. Sükûnet geldi. The Daily Mail muhabirine diyor ki: "Eğer ben tahtta olsaydım.Kemal'in 1 Ekim günlü bu emrinin aslı ve tamamı. s. işaret ettim. Şehirde vaziyete tamamen hakim olduk. Aslı: "Amelî kararım şu idi: Ortada kalan. Jeschke.369370) "Ben. s.maddesi üzerine gelmiştir.34. Türkiye'de 5 Yıl. İng. Detektif X-1. s. 27. Liman Paşanın. bir savunma siyaseti ve elimizde bulunan kuvvetleri ve bir tek neferi.726 vd. Rayak taraflarındaki kuvvetler Ali Fuat Paşanın kumandası altında. benim orada bıraktığım İsmet Beyin emri altında. Emrin bir suretini. Filistin-Sina Cephesi. Belgeleri. Adeta delice bir emir verdim. Emri." (M. Öyküleriyle Atatürk'ün Özel Mektupları. Fakat Almanların. s. s. bütün kuvvetlerin kumandanı olan Liman von Sanders Paşanın malumat edinmesi için kendisine yolladım.' Vakalar dilediğim gibi geçti.. şimale (kuzeye) hareket edeceklerdir. S. Almanya'ya haber vermeden ayrı bir barış yapmayı düşünmüş ve bunun için girişimlerde bulunmuştur. belge No. Bu siyaset." (Jeschke. Liman Paşanın 28 Eylül günlü yazılı emrinin 3.Yüzyılda Osmanlı Devleti. memleketimiz dışında bir tek Osmanlı neferi kalmasına tahammül etmez. bu hususta hiç olmazsa Bulgarlar kadar müstakil ve kıskanç olmalarını gerekli görürüm.352) Harp Tarihi Vesikaları dergisi..352) M. Yedinci Ordunun unvanı ve birçok enkaz. s. s. Suriye'nin şimali sonunda toplamak. s. bu zaruretten ve harbin devamından yararlanarak bizi.Kemal ve karargâhı. Büyük Doğu dergisinde yayımlanan 'Dedektif X-1'in yazısına dayanıyor. son âna kadar saklamak siyaseti olmalıdır.." (Hikmet Bayur. Bu emrin esaslı noktaları şunlardır: Şam'da bulunan bütün kuvvetler. İng. buna göre hareketinizi tanzim ediniz. s. savaşın başladığı tarihi. emir ve kumanda kalmamıştır. sonuna kadar Almanlarla birlikte bulunarak kurtulmanın zaruri olduğu açıktır.Ordu. Otomobile binmeden evvel Halep Kumandanına emirlerimi ve talimatımı verdim.705'te var. " (Atatürk'ün Hatıraları." (20. tarihte az görülen olaylardandır.. kendiliğinden değil.Borak. Vahidettin. bulunduğum noktaya yanaştı. Liman von Sanders. s. Halep'ten Başkomutanlığa yolladığı raporun bazı cümleleri: ".186 ve 210. Mısıroğlu da. İngiliz ve Araplarla muharebe edeceğim. 'herkes başının çaresine baksın!' diye yorumlayabilmek için Mısıroğlu olmak gerek. Aslı şöyle: "O akşam bende bir uyanma oldu: Bütün cephelerde ve bütün kuvvetler üzerinde. Almanların bu savaşı kazanacaklarına kesinlikle inanmıyorum.70 vd. yanlış olarak 31 Ağustos diye yazmış. Türkiye'de 5 Yıl.710. Belgeleri.

İlk defa. 1. kitap ve anı var. s. Dr. 1. hastalığının devam etmesine rağmen. (K. 66. Vakkasoğlu'nundayandığı sahte 'hatırat'ın içyüzü aşağıda açıklanacak. 78-86. Genelkurmay Başkanlığı görevini kabul edecektir.Lütfi Beyi eline özel şifre vererek İstanbul'a yollar.Lütfü Bey M.Sabri Efendinin iddiaları.180.. 148-152. şu zavallı kemalistler. Mareşal Fevzi Çakmak.Kemal. 'Cavit Bey. harp tarihi yazarı C.(I. Ö. Sina Akşin. s. M. M. 179.C.Kemal'i öven dokuz satır var ama V. Hele böyle ikinci el anıları.179) Büyük Doğu'nun yazdığı doğru olsa M. Hayatı ve Eseri. AAMD.Kemal neden Harbiye Nazırı olmak istediğini.C. 96-99. 4. Birinci el anıları bile ihtiyatla okumak ve denetleyerek dikkate almak gerekiyor.164 vd.164. M. Ankara. Hayatı ve Eseri. s.19.C.. 220.s.38-52) Alb. 24 Aralık 1918'de. Çünkü bir de ikinci kişinin bakış açısı. Belleten. 1.C. Ö. s. memur ve erlerin hepsine candan teşekkürlerimi sunarım.Vakkasoğlu onları sessizce atlamış. Türk İnkılabı Tarihi.134) Büyük Doğu'da ya da Bulgaristan'da yayınlanan bir gazetede çıkmış dayanaksız iki yazı yada Mısır'da yayınlanmış bir kitabın yanlış çevirisi yerine.243) 244) 245) 250 252 253 254) 255) 256) 257) 258) 259) 260) 261) de bi 251 an _8 246) 247) 248) 249 "Ordular Grubunun sevk ve idaresini. Lozan.164) A. Yunanistan'da çıkardığı haftalık Yarın gazetesinin 1 ve 2 Kasım 1929 günlü sayılarında yayımlanmış. s. (Lozan. 191. 4. emrim altında. s.8192. Bu sözde anılardaki gerçeklere aykırıiddialar bulunduğuna ilk önce. s.Reşit (Rey) Beyin anılarına dayanarak.Kemal. (MareşalFevzi Çakmak'ın Anılan ve Atatürk. 141-142.C. Adnan Çakmak'ın yararlandığı sayfalar: 12-17. Tevfik Paşanın hükümeti kurmakta zorluklarla karşılaştığını. sayı 16/Kasım 1989. Telgrafın tam metni için: H.Çakmak'ın anıları olmadığını hemen belirteyim." (Liman von Sanders. M. 1966 yılında.. (H. s.C. Hayri Efendi ve Rahmi Beylerin kabineye alınmasını Talat Paşanın istediğini' açıklamaktadır. 3. mantığını sevsinler. kuruluş 4. tatlı su frenkleri' vs.İnal.baskısının önsözünde.152. Türkiye'de 5 Yıl. Türk Parlamento Tarihi.C.Rasim Ferit'in (Talay) yolladığı şifreli telgraftan öğrenir. s. Son Sadrazamlar. 1715) M. şu nazik ve edebi sözleri kullanıyor: İnkılap yobazı. Bundan sonra M. her an tetikte durarak okumak şart.Bayur. 121.Kemal'in Harbiye Nazırlığına tayin edilmesi için kulis yapacaktır. bu ihanet teklifinden (!) iki ay sonra. 236. 32-33.Mısıroğlu.1715-1716.Cildinin ilk baskısı üzerine bir eleştiri yazısı yayımlamış. Osmanlı imparatorluğu'nun yararına savaşmış bütün subay. Mısıroğlu'nun Lozan adlı kitabının 1.K. s. çirkin mugalata. (M. Mısıroğlu. Gerçeğe allerjisi var.C. s. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. bu eleştiriye cevap verirken. 69.156) Askeri tarih yazarı Cihat Akçakayalıoğlu. onlardan yararlanabilirdi. acemi silahşor.353) M.Kemal'e karşı olanlar da yalana! Filistin-Sina Cephesi.cildin 3. niyeti ve bilgi eksikliği devreye giriyor. 4. ayrıca. Ama ciddi kaynaklara bağlanmak hazretin işine gelmiyor.Bayur. 3. Son Sadrazamlar. sonuna kadar silahının namusunu korumuş olan bir orduya da sürekli haksızlıkediyor.Kısım. F. şehrin güneyinden geçmiştir..Ömer Lütfi Bey.. züppe yazar. s. İstanbul Hükümetleri. Yakın Tarihimiz. 3. Filistin-Suriye Savaşı hakkında yayınlanmış o kadar askeri tarih. İsmet Beyin komutanı olduğu 3. 26-28.Bayur. Şam'a girmeden. M. 36-38.710. s.Kemal'in Harbiye Nazırı olması için çalışır mıydı? Denize düşen yılana sarılıyor. Ve bunca yoksunluğa ve güçsüzlüğe rağmen.Kemal Paşanın birçok harpte şeref kazanmış kudretli ellerine bırakmak zorunda olduğum şu anda.K. 157/1976) 9 Ekim 1917-1 Ağustos 1918. 1.. TBMM Vakfı Y.inönü'nün Hatıraları.Akçakayalıoğlu dikkati çekmiştir. Hayatı ve Eseri.. s. pespaye yalanlar. Tevfik Paşa. 214. Halep'ten İstanbul'a gelerek. (Rauf Orbay'ın Hatıraları.66.İnal. Yıllardır bu anılar arasında dolaşıp duran biri olarak şunu söyleyebilirim: Gerçekleri değiştirmeden yazan ya da anlatanların sayısı pek az. mantık fukarası. Söz konusu yayının. Hikmet Bayur'a şöyle açıklamış: . s. H. 1995.Kolordu. Nusret Baycan.

C.(H.Bayur'un Türk İnkılabı Tarihi adlı eserinin 3... (Rauf Orbay. s.22'de biografisi var) öyle bir tablo çizer ki kabine üyeleri. s.İzzet Paşa kabinesinin 18 Ekim günlü toplantısına. s. s. Osm.Kemal'in Padişahtan. s. Yakın Tarihimiz. (14 Ekim 1918.c.115 vd. Başkanı Alman Generali von Seckt'e danışmıştır.250'den aktaran H. (R. T.C.84. .262) 263) 264) 265 267 268 de bi an _8 266 "Padişah ve hükümeti alıp Anadolu'ya çekilmek. s.Belen diyor ki: "En yakın tehlike. (Y. İstanbul Hükümetleri. Padişah da bunu kabul etmiştir.449) Askeri tarihçi F. 'harbi durdurmaktan başka çare kalmadığına' karar verirler. ne de görüş alınır. 4.696." (Vahidüddin. s. ömrü yaverlikte geçmiş olan bu subay (Tarih ve Toplum.LC. Tawnshend. Hayatı ve Eserleri.kısım. s. 1. Genelkurmay temsilcisi olarak Kurmay Binbaşı Ali Nuri Bey (Okday. ayrıntılı bir biçimde anlatılmaktadır. Sir Charles V.İnönü de şöyle diyor: "Atatürk'e hakim olan fikre göre.728 vd. İ. s.) A. s. Hayatı ve Eseri.Bayur.1. s. Mondros.63) H..19. 144 vd. Sadrazam olmak gayesini güdüyordu..Okday.H.448) İzzet Paşa. GRYT Ans.C. Sina Akşin.C. Y.. (TİH.166) İ.N. Ma Campagne de Mesopatamie (1915-1916). Osm.Orbay. Vahidettin'in yaverlerinden Ali Nuri Okday'dır.Kısakürek'e şöyle demiş: "Birçoklarının sandığı gibi Harbiye Nazırı olmak değil. mütareke ve barış görüşmelerini oradan idare etmek".Bayur. (Son Bozgun.Tarihimiz.377) İstanbul'a yürüyecek birlik ve komutanının kim olacağı konusundaki İngiliz ve Fransız çekişmeleri hakkında: H.167) Vakkasoğlu ile GRYT Ansiklopedisi. N. Tevfik Paşanın oğlu) katılır ve cephelerdeki durumu açıklar. memleketin kuvvetini müsait şartlarda değerlendirerek çok iş yapabilirdi. M. 'kendisini sadrazam yapmasını istediğini' yazıyorlar.F.İzzet Paşa da yalnız Genelkurmay 2. vaziyetini iyi bilen bir hükümet. s. s. 4. s. Üçüncü Bölümde göreceğiz." (20. 4.s. M.. sayfalarında. dış kaynaklı belgelerden yararlanılarak. Hayatında hiç savaş görmemiş.Şükrü Bleda. Harbiye Nezareti ile Başkumandanlık Erkan-ı Harbiye Riyasetini de elinde tutmuştur.169) Bu iddianın kaynağı. Türk inkılabı Tarihi.1. 3.. hedefini. s. Cavit Bey ile iki İttihatçının kabineye alınmasını Talat Paşa şart koşmuş.Kronolojisi. A. Kronolojisi. 4.159.Sayı. bu gelişimler.Danişmend.Tarihimiz.116.Yüzyılda Osmanlı Devleti.C.154) A.F. Ondan başka bu iddiada bulunan olmadığını sanıyorum» A."(Hatıralar. s.Nuri Okday'ın tanıklığının ne derece sağlıksız olduğunu.Bayur.T. 1968 yılında. 1.C. Batı Trakya'dan ile rleyen General Milne komutasındaki İngiliz ordusu idi. s.145) Ordulardan ne bilgi istenir. 6.80 vd. 673.Kısım.C.

s.1 Yenilgi üzerine Bulgar Kralı Ferdinant da tahttan çekilmek zorunda kalır (4 Ekim 1918). s. mütareke anlaşması için eniştesi Damat Ferit'i memur etmek istediği doğrudur.ÜÇÜNCÜ BÖLÜM VAHİDETTİN VE MUSTAFA KEMAL 1.3 Savaş sonunda rejimlerin ve hanedanların durumu bu. Bu tayine A. verdiği notun birinci maddesi. özet olarak şöyl edir: "Hilafet. zaten bütün hanedanları sarsmıştı. kısa zamanda kuşkulanmasına ve kaygılanmasına gerek ol- de bi an _8 "[Sultan Vahideddin] bu görüşmeleri yürütmeye Damat Ferit Paşayı memur etmek istiyordu.C.155)4 'Yalnız kendini ve tahtını düşündü' şeklindeki suçlamalara yol açan ilk somut ve belgeli davranışı budur. M . Kayser Wilhelm'in tahtı da sallanmaktadır.Kemal'e sorduğu ilk soru. 'Almanya'da demokratik bir idare olmadığını' ileri sürerek reddetmiştir.. galiplerin kendisini de tahttan düşürecek bir karar vermelerinden kuşkulanıyordu.C. Sebebi kısaca şöyle açıklanabilir: Çarlığın yıkılması ve Çar Nikola'nın öldürülmesi.Tarihimiz.2 Çünkü Almanya'nın yaptığı ateşkes ve barış teklifini Başkan Wilson.180) Bu kuşkuya. Türkiye'yi bin türlü facianın beklediği apaçık iken. Bunun için çok da ısrar etmiştir. Saraya rağmen ve Sultanın etkisi dışında ortaya çıkmıştır. delegelere verilecek talimata eklenmesi için hükümete iki maddelik bir not yollar. Bunun üzerine. 1.Mısıroğlu diyor ki: □ Vahidettin'in. 1. Mondros Mütarekenamesinin imzası.İzzet Paşa kesinlikle itiraz etmiş ve böylece.. eniştesi Damat Ferit'e dört elle sarılır ama hükümet dayatınca. saltanat ve hanedan haklarının korunması!' (Görüp İşittiklerim. 179) . ordunun idareye el koyacağından kaygılanmasını da ekleyebiliriz. s. 'Kumandan ve zabitlerden.' (Y. (Atatürk'ün Hatıraları. Bunu Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun parçalanması ve Avusturya'da 30 Ekimde cumhuriyet ilan edilmesi izler. s. kendisine bir fenalık gelip gelmiyeceği' olmuştur. ısrarından caymak zorunda kalır. Vahidettin'in bu fırtınadan kaygı duyması doğaldır." (Lozan. Rauf Orbay anılarında özetle diyor ki: 'Sultan Vahidettin.84) Bu kuşku ve kaygı içinde. Mütareke □ K.5 Ama Vahidettin.

Mareşal Liautey Fransız sömürgesi olan Annam'ın İmparatoru hakkında diyor ki: "O. öteki ise Kurul Kâtibi Ali Türkgeldi'nin.79) Vahidettin'in kabineyi. 'Kuva-yı Milliyeciler.Türkgeldi. bu mütarekenin ilerde nasıl uygulanacağını çok iyi kavramıştı. mütareke anlaşmasını beğenmediği için değiştirdiği iddiası. Yakın Tarihimiz.Mısıroğlu şöyle yazıyor: "Sultan Vahideddin. anlaşmanın 'göz yaşları içerisinde imzalandığını' gösterir hiçbir bilgi bulunmuyor. onu kullanalım ve bu kuvveti zayıflatmayalım!"6 İstanbul'un işgal edilmesi üzerine İşgal Kuvvetleri Komutanlığınca yayımlanan bildiride de. 'Mondros ve Mudanya Mütarekelerinin Tarihi' adlı eseri.Birincide de. Görüp İşittiklerim. İstanbul'a o sevinçle döner ve kamuoyuna o yolda bilgi verirler. Zaten Vahidettin kabinenin çekilmesini değil. belgelere ve tanık ifadelerine de uymuyor. Delegeler.' 7 Kurtuluş Savaşı'nın sonuna kadar Vahidettin'i destekleyeceklerdir. 156) Vahidettin'in bu önemli konuya yaklaşımı da böyle. kabineyi hemen değiştirirdi. saltanat rejimini tercih etmektedirler. "Padişahın hareme girip soyunmuş olduğu" söylenerek baştan savılır. Aynı yöntem. s. ikincide de. Vahidettinci tarih yazıcılarının ortak niteliği. Görüp İşittiklerim. Damat Ferit'in Başdelege olarak gönderilmesine itiraz eden sadece A. s. 1." (Osmanoğulları'nın Dramı. Bir hükümdarla onun kullarını idare etmek. çok başarılı bir anlaşma yapıldığı vehmi içinde sevinçlidir.F. Medemki bu sosyal kuvvetin ipleri elimizde.180. serçe parmağının bir işaretinin kesin buyruk sayıldığı büyük bir sosyal kuvvettir.9 Anlaşılan desteksiz atış. şöyle der: "Mütareke imzalandı. bütün nazırlar da kesin tavır almış. Ahmet Rıza Beye. Bu sebeple onu Müttefiklerin teklif ettiği 10 tarzda ve aynen kabul eden hükümeti değiştirdi. yoldan geçerken halkın toz içinde yere kapandığı. s. (A. 1. Padişahın emirlerine uymadıkları için suçlanır ve herkes. Ali Fuat Türkgeldi. Saray Başkâtibi Ali Fuat Bey aracılığıyla Padişaha. ecnebiler yanımıza gele- de bi "Bahriye Nazırı (Deniz Bakanı) Rauf (Orbay) Başkanlığındaki heyet.76) an madığını anlar.□ Vakkasoğlu diyor ki: İmza sahnesini anlatan sadece iki eser var: Biri Rauf Orbay'ın anıları.154)8 Damat Ferit'i Başdelege yaptıramayan Vahidettin.İzzet Paşa da değildir." (Son Bozgun. _8 . s. ısrar halinde topluca istifa edeceklerini bildirmişlerdir. üyeler.C. sadece bazı Nazırların değiştirilmesini istemiştir. demokratik rejimle yönetilen özgür bir yurttaşlar topluluğunu idare etmekten çok daha kolaydır. gözyaşları içerisinde ateşkes anlaşmasını imzalamışlardır. Mondros'tan dönen delegeler kurulunu kabul etmez. Tam tersine Türk Kurulu. Öyle olsa. Çünkü emperyalistler Doğuda. □ K. (Rauf Orbay. . C. İçinde sui istimale (kötü kullanıma) elverişli maddeler vardı. gelişmelere de. Padişah hükümetince verilecek emirleri dinlemeye çağrılır.. s.

nasıl?' Teşkilat yapmalı. ağır olmalarına rağmen kabul edelim. s. Cavit Beyin.İzzet Paşanın hükümetinin yerine gelecek bir hükümetin. Atatürk Anadolu'da. İngiliz Belgeleri. Söz veriyorum.Kemal'e karşı olan yazarlar. istifalarını verip çekilmeyecek olurlarsa. vükela (bakanlar) ile temasta bulunacaklar. 'Antep'te hemşirem. mütareke filan dinlemeyecekler. onlara uygun bir kabine kurmak telaşındaydı. M. nereye gittiğimi' sordu. s. Hususi ve gayr-i resmi bir surette bunu anlatınız. 10 Kasım 1918'e kadarki süre içinde. uygun birilerini tayin etsin. Ertesi günü Adana'ya giderek M. bizlerin de mümkün ol- de bi an cekler.Atay. Vardığımız ortak kanı şu idi: İngilizler ve onu izleyerek öbür itilaf devletleri.' dediler. içi dinamit dolu anlaşmayı da şöyle değerlendirir: "Bu şartları. Vahidettin'in mütareke boyunca izleyeceği siyasetin özetidir. 162) Görüldüğü gibi Vahidettin'in amacı. Antep vilayeti Maraş'a naklediliyormuş. Ordu Adana'ya çekildikten sonra. oldu bittilerle memleketimizi işgal edecekler.Kemal'in girişimlerinden hiç söz etmiyorlar. s. bu kadar dahi bir varlık gösteremeyeceğini söyledi. kayınvaldem ve akrabalarım var. müdafaa teşkilatının çekirdeğini teşkil etmiştir.64)12 Vahidettin'in sonraki davranışları. Türk ordusunun sınır boylarındaki kısımlarını esir almaya kalkışacaklar veyahut bunları memleket içine sokulmak zorunda bırakarak terhisini sağlayaca klardı. düşman ayağı altında kalacaklar. 'Ne ile. Mustafa Kemal Paşa. (Görüp İşittiklerim. Atatürk'ün Hatıraları. T. özellikle cihat fetvası veren Hayri Efendinin yerlerine.□ "İstanbul'dan Gaziantep'e gelirken Katma istasyonunda M. Vatanımızı her türlü savunma ve direnme araç ve imkânlarından yoksun bıraktıktan sonra da arzularını zorla ve baskıyla kabul ettireceklerdi. 'Artık milletin bundan sonra kendi haklarını kendisinin araması ve müdafaa etmesi.2. Paşa dedi ki: 'Memlekette adam kalmadı mı? Kendinizi müdafaa etmek çaresini düşününüz!' Hayretle sordum." (Ali Cenani'den aktaran F." (Jeschke.Kemal Paşa. ben yine İzzet Paşayı kabine kurmaya memur ederim.Kemal Paşaya tesadüf ettim.VIII) Siyah dizili cümle. • M.Kemal Paşayla buluştum.' (İstanbul Hükümetleri. milli bir kuvvet vücuda getirmeli! Kendinizi müdafaa edin! Ben istediğiniz silahı veririm!' Gerçekten o zaman Paşanın emri üzerine verilen silahlar.R."11 Bu hususu Ali Fuat Türkgeldi de doğrulamaktadır. Vahidettin. Şayet bu iki zat. s. Sina Akşin özetle diyor ki: 'Osmanlı devletinin ve Osmanlı hanedanının alın yazısını İtilaf (galip devletler) belirleyecekti. 'yarın Adana'ya teşrif ediniz.İzzet Paşa sizin dostunuzdur. Hükümetin çok mütereddit davrandığını ve mütarekenin fesh edilmesinden korktuğunu. İngilizlerin müsamaha ve lütfunu elde etmek amacıyla giriştiği aralıksız girişimleri yerinde göreceğiz. Harp zamanında Heyet-i Vükelada bulunan iki zatın bu aralık Heyet-i Vükelada bulunmalarını uygun görmüyorum. Başkumandanlık Kurmay Başkanlığı ile yaptığı yazışmaları gösterdi. sadece kabinedeki İttihatçıların ayrılmasını sağlamaktır. Biz onların müsamahasını (hoşgörüsünü) daha sonra elde ederiz. Sizinle mühim şeyler konuşacağım. Çapulcular şehir yakınlarına gelerek yağmaya başlamışlar. Son olayları birlikte gözden geçirdik. s. Öyle tahmin ederim ki İngilizlerin doğuda asırlarca devam eden dostluğu ve lütufkar siyaseti değişmeyecektir. Bana. Birkaç örnek vermek istiyorum: _8 .73) □ "M. İstasyon binasındaki karargâhında 'nereden geldiğimi. Onları başka tarafa nakil için gidiyorum' dedim. bu yargıyı defalarca doğrulayacaktır! Üstelik Vahidettin. barış olacak. A. İzzet Paşa kabinesi istifa etsin.Bıyıklıoğlu. bununla birlikte bir hükümet değişikliğinde. A.

Hatıraları. sadeleştirerek bazı cümleler aktarmak istiyorum: "…'Toros tünellerini işgal edecek kuvvetin sayısı. bunun üzerinde düşünmeden. bizim hazretler nerede? Gerçekle aralarında.) □ "Mütarekenin maddeleri ağır şartlar ihtiva ettiğinden M.İzzet Paşa'ya yazdığı yazılardan.Fuat Cebesoy. yarın Toroslar'a kadar olan Kilikya mıntıkasının ve daha sonra Kony a-İzmir hattının işgaline gerek olduğu şeklindeki tekliflerinin birbirini izleyeceği ve sonuç olarak ordumuzun kendileri tarafından sevk ve idaresi. münasip yerlerde siper kazmalarını. s. halkı çok durgun ve hareketsiz bir hale getirmişti. şimdiden işgal kuvvetlerine karşı koymak ve hazırlıkta bulunmak için aralarında bir teşkilat kurmalarını.. ateşle engel olunmasını emrettim. 'Durumu iyi görmediğini. harp boyunca omuzunda taşımıştı..Dönem Adana Milletvekili Damar (Zamir) Arıkoğlu.13 [.Kemal'e karşı olan yazarlar.] İngilizlerin tekliflerine." (1. [.M. kendini kızağa aldırmış bir kamu görevlisi olarak. kuvveti olmayan bir general. bilim ve tarih yazımı olacağını sanmıyorum. 3-8 Kasım 1918 tarihleri arasında. aşılmaz bir utanç duvarı var sanki! • Y."14 Vahidettinciler. birliklerini bırakarak. mütareke hükümlerine İtilaf devletlerinin riayet etmeyeceklerini. Yıldırım Orduları Komutanı M. Adana'nın ileri gelenlerini ve söz sahibi kimselerini nezdine davet ederek.) İskenderun'a her ne sebep ve bahane ile asker ihracına (çıkarılmasına) t eşebbüs edecek İngilizlere.Kemal . Başkaları var. Kemal Paşanın. İngilizlerin ihtiraslarının önüne geçmeye imkân kalmayacaktır. İngilizlerin bütün Anadolu'yu işgal etmesini i stemektedir. A.Küçük diyor ki: □ "Mondros Bırakışmasından sonra.' dedi ve sonra aynı fikirde olup olmadığımı sordu. 'Aramızda tam bir anlaşma var paşam' cevabını verdim.] Orduları terhis edecek ve İngilizlerin her dediğine boyun eğecek olursak. Kimsede bu doğru sözü dinleyecek takat ve kuvvet yoktu. Bu kuvvet mesela. İlerde göreceğiz! M. böyle düşünen ve davranan M.28 vd. Irak. s. bugüne kadar olduğu tarzda karşılık verildiği ta kdirde. Mondros Bırakışmasına karşın.Kemal'in İngilizler hakkındaki düşüncelerini belirttiği için hiç söz etmiyorlar. bu tarihlerde.Kemal Paşa. Filistin ve Kanal seferlerinin bütün ağırlığını.Kemal'in. hatta Osmanlı Hükümeti Bakanlarının Britanya Hükümeti tarafından seçilmesi gibi teklifler karşısında kalınacağı günler.A..M. . birliğini ve silahını bırakmayan ve bu nedenle de bi an _8 . İstanbul'da yaşaması çok düşündürücüdür. mütarekenin uygulanması konusunda. Suriye. icabında bütün Anadolu'yu hükmü altına alacak derecede dahi olursa. bugün Payas-Kilis hattına kadar olan araziyi isteyen İngilizlerin... Sadrazam ve Harbiye Nazırı V. lazım gelen silah ve malzemenin tarafından temin edileceğini' istikbali görür gibi anlattı." (4 Kasım 1919. uzak değildir. Adana'nın büyük zayiata uğrayacağını. Hatıralarım. Çok yazık ki harp bıkkınlığı.71) Vahidettin ise. M.İzzet Paşa arasındaki yazılı çekişmeden. M. müsaade edilecek midir? [.duğu kadar bu yolu göstermemiz ve bütün ordu ile beraber yardım etmemiz lazımdır. A.Kemal Paşanın. İngiliz Komutanlığı tarafından bildirilir' buyuruluyor. bir süre önce İngilizlerle el altından anlaşarak cepheyi çökertmiş olduğunu iddia ediyorlar! Gerçekler nerede. daha ağır şartlar altında memleketi ezeceklerini. Çukurova.

Vakkasoğlu: "M. 1. kendilerine göre yedi suç grubu belirler ve İstanbul hükümetine bildirirler.Kemal'in tevkif edilmemesi düşündürücüdür. Tezler 5. gerçekten tutuklanıp Malta'ya sürülmüşlerdir ama bunun çeşitli sebepleri vardır. bu mütarekeden bahsederken. M. içte asayişin sağlanması ve sınırların korunması için gereken ordu miktarı. Rauf Orbay ve Albay İsmet Bey gibi Fevzi (Çakmak). 1920'de. Nihat (Anılmış).) • Bir kısım Vahidettinciler. 222." (Lozan. 5 Şubat 1919'da. 1.N. bu iddia dolayısıyla tutuklanıp Malta'ya gö nderilirler. Rauf. Çünkü hiçbiri. s." Son Bozgun. Albay Refet (Bele).Şimşir. 218. Donanmanın hemen teslimi istenildiği halde.C.17 M. Malta Sürgünleri. İsmet (İnönü) ve Rauf (Orbay) Beyin.İzzet Paşa kendisini İstanbul'a çağırır. sekizinci suç olarak. Ali Fuat (Cebesoy). kara ordusunun kaldırılmasından veya hemen silahları bırakmasından bahsedilmiyormuş.daha sonra Büyük Britanya işgalcileri tarafından savaş suçlusu sayılan generaller biliniyor.Kemal'in.C. Y.. 'Ermeni kırımına katıldığı' iddiasıyla tutuklanıp Malta'ya sürülecektir.Kemal Harbiye Nezareti emrine alınır ve A. Tersine sadece seferberliğin kaldırılması istenirken. Mısıroğlu. s. Cemal (Mersinli). savaşa katıldıkları halde tutuklanmamış olmalarına.İzzet ve Nurettin Paşalar. K. Kazım Karabekir. Ermeni olaylarına karışmış olmak..38) Doğrusu: İşgalciler. mütareke hükümlerine uymakta kusur etmek ve hükümlerin uygulanmasına engel olmak.. 1. 'birliğini ve silahını bırakmadığı' için tutuklanıp sürülmemiştir. s.Şimşir. 7 Kasım 1918'de Yıldırım Orduları Grubu ile 7.174 vb. Hiçbiri. galiplerce belirlenmiş suçları işlemiş değillerdi. Albay S.97.16 Toptan 'savaş suçu' diye anılan bu yedi suç grubu. İngiliz esirlerine kötü davranmak ve subaylarına hakaret etmek. (B. dört genel başlık altında toplanabilir: Savaş yasa ve törelerine aykırı davranmak. Cevat ve Cemal Paşalar vb. 137) 4) Bazı komutanlar. Ama bu yüzden değil. (Mesela. Lozan. (B.15 2) Harbiye Nezareti emrine alınmasını da o istemiş değildir ki 'kendini kızağa çektirdiği' ileri sürülebilsin. terhisten istisna ediliyormuş." (T.N.Ordu karargâhları İstanbul hükümetince lağvedilir.Adil Beyler de tutuklanmamışlardır.191. Hilafet..C. birliğini ve silahını bırakmayan komutan. Mısıroğlu şöyle devam ediyor: □ "Kont Sforça (Sforza).Ü. s. s. Cevat (Çobanlı). Albay Fahrettin (Altay).Kemal 'birliklerini bırakarak' kendiliğinden İstanbul'a dönmüş değil: dir. yalnız Medine Komutanı Fahrettin Paşadır. s. bütün savaşa katılanları. Malta Sürgünleri. kuşku uyandırıcı ifadelerle değiniyorlar. 206.193) de bi an _8 (1) M. 200) . 'kuva-yı milliyeci ya da kuva-yı milliyeye yardımcı olmak' da eklenecektir. Bu yüzden. 223 vb. Kazım (İnanç). savaş suçlusu sanıyorlar.205. Bu yedi suça. Kara Vasıf ve Galatalı Şevket Beyler.Kemal. İngilizlerin kara ordusuna karşı mutedil (yumuşak) davrandıklarını söylüyor. M. V. s. 3) Mütarekeye rağmen.

s..Mısıroğlu. bu kuvvetin kurulmasını düşünmeye başlamışlar. kesinlikle doğru değildir.19 2) K. Keşke doğru olsaydı. Kont Sforza'nın iddiasına gelince: an _8 □ "Sultan Vahideddin ve Sadrazam Ferit Paşa.Kemal . İngilizler Kont Sforça'nın fikrine göre.Mısıroğlu. Bu arada Vahidettin ve Hariciye Nazırı M. Kurtuluş Savaşı ile ilgili bölümünü açıyor ve şöyle devam ediyor: 1) Kont Sforza. isteyerek sürdürdüğü bu tutumun. kendi çıkarları için kullanılabilir bir 18 mevkiye koyabilsinler. sayfasını gösteriyor. Osmanlı devletinin mirasçıları arasında şimdiden bir anlaşmazlık görüyor ve bilinen ikiyüzlü siyasetiyle şunu istiyor: Eğer Müttefiklerin talepleri İngilizleri sıkacak bir şekil alırsa. ve 191. henüz direnme yeteği olan Türkleri. 1. bu iddia ile ilgili bir tek kelime bile bulunmuyor! (Türkçe çeviride 190.193) Böylece. Doğu sınırındaki Türk birliklerini İngilizlerin emrine vermek için gizli bir girişimleri olur ama İngilizler .C. mütareke anlaşmasının 5.Mısıroğlu'na göre Kont Sforza "bunda gizli bir maksat görüyor" ve diyormuş ki: "İngiltere Hükümeti.C. hukukta.kabul etmezler. ibret verici belgelerle ve ayrıntılı olarak belirtilmektedir. sayfada. 3) Mütareke anlaşmasının 5. M. gerçeği anlardı.Kemal Paşayı Sultan Vahideddin'den önce bulmuşlardır. 'memlekette büyük şöhreti vardır.." (Lozan.Kemal Paşa da İstanbul'da galip devletlerin ileri gelenleri ile münasebette bulunuyor ve onlardan talimat alıyordu. itimat edilecek namuslu insandır' diye İngilizlere karşı müdafaa edip Anadolu'ya göndermeye çalışırken. sınırların ve iç asayişin korunması için belli sayıda asker ve jandarma bulundurulmasına imkân verildiğini bilir. sayfalar) K. M.İngiliz gizli anlaşması masalının. işgalciler ve Osmanlı makamları arasında uzun süre çekişme konusu olmuş.21 4) Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı adlı kitapta.194) . bu çekişme bütün ordu Ankara'nın emrine girinceye kadar sürmüştür." □ "Bu durumdan anlaşılıyor ki daha mütarekenin imzası günü. Bilerek. Sforza'nın anılarıyla oyalanacağına.22 de bi Mısıroğlu. çok ağır bir adla anıldığını sanıyorum. "sınırların korunması ve iç asayişin sağlanması için gereken asker ve jandarma sayısının beraber saptanması". uygulamanın nasıl hukuka ve ahlaka aykırı bir tarzda ve ne kadar haşince yapıldığı.Reşit Paşanın. hatta bunun için M. s. Ama 164. maddelerine baksaydı. ordunun nasıl soyulup güçsüzleştirildiği. gittikçe daha sık başvurmaya başladı. ve 6. Yenik bir devletin sınırlarını açık bırakan ve iç asayişi gözardı eden bir tek mütareke anlaşması yoktur. Kurtuluş Savaşı daha çabuk biterdi.20 Kara kuvvetlerine karşı ölçülü davranıldığı iddiası.Kemal Paşayı. yani Padişahın daha Anadolu'da bir kuvvet kurulmasını hayalinden bile geçirmediği zamanda. göz boyamak ve okuyucusunu aldatmak için bu sahte kaynak gösterme yoluna. M. her mütareke anlaşmasında." (Lozan. maddesi uyarınca. bu iddiasına dayanak olarak Dagobert von Mikusch'un kitabının 164. 1.

Türkiye'yi parçalayıp ezerek. Amaç..Kemal 1908 yılının başında İttihatçılara katılmıştır. özendirilen Pontuscu Rum çeteleri faaliyete geçer. Kars'a girecek ve İstanbul'u işgal edeceklerdir.272 vd.27 Mısıroğlu. M. iç isyanlar körüklenir vb. ikbal (yükselme) yolunda ilk ciddi adımını atmıştır. Nihat (Anılmış).Kemal." (Hilafet.Kemal'in. Kurtuluş Savaşı. 'askerlerin siyaset dışı kalması tezini' savunduğu için derneğin ileri gelenler inin düşmanlığını kazandığı. mütareke sınırlarını aşarak ilk aşamada Güneydoğu Anadolu'ya. birlik komutanlarının da işgalcilerden saklayabildiği silah_ve cephane ile başlamıştır. Karadeniz kıyısı boyunca. (Mondros. Trakya'ya. s. Müttefik birlikleri. Enver'e ve İttihatçı hükümetlerin yönetim tarzına karşı olduğu. bu seyahatte. Ermeni birliklerinden yararlanırlar. Kemal'di. Doğrular: 1. s. topların kamalarını. yanındaki subaylardan biri de M. M. 143) Yani M. K. Veliahtın gözüne girmek için Enver ve İttihatçı yönetim aleyhinde konuştuğunu iddia ederek. Vahidettin ile M. Yunan ordusu İzmir'e çıkarılır ve y ayılmalarına yeşil ışık yakılır..Kemal. Bu gezi 15 Aralık 1917de başlamış ve 4 Ocak 1918 'de sona ermiştir (20 gün).Kemal'in tanışmaları □ "Onu bu vazifeye tayin eden İttihat ve Terakki hükümeti olduğu halde.26 bi □ K. de Heyette sadece iki subay var: Biri askeri danışman Albay Naci (Eldeniz) Bey.Mısıroğlu'nun bu geziyle ilgili iddiaları: "Hasta olan Sultan Reşat'ın yerine Alman Cephesini ziyarete giden Veliaht Vahideddin Efendinin. Almanya gezisi ile başlıyor.Kemal Paşa. Veliaht Vahideddin Efendinin.)24 İşgal kurulları. hiç barışmayacaklar mı? 2. Kürtler ve Çerkesler okşanır. Derneğin Türk milliyetçiliğini savunan radikal kanadına mensuptur. güneyde de Fransızlar.25 Ordu iyice güçsüzleşince de. birçok silahı da denetimi altında tutabileceği ambarlara taşıtır. bir daha emperyalistlere kafa tutamayacak hale getirmektir. Y. Kongrede. M. Doğuda İngilizler.23 arkasından da bütün ordu komutanlıklarını kaldırır. _8 . her ciddi araştırmacının kabul ettiği bir gerçektir.Şevki (Subaşı) vb. tüfeklerin mekanizmalarını toplar.Mısıroğlu ile gerçek. Enver Paşa ve İttihatçıların şiddetle aleyhinde olduğunu görünce. aslında Enver Paşadan ve İttihatçılardan yanadır ama bir mevki kapmak için onların aleyhinde görünür. açık gerçekleri maksatlı olarak tersine çeviriyor.Kemal ilişkisi. 22 Eylül 1909'daki 2.İstanbul derhal terhise başlanmasını emrederek orduların iskelete dönmesini çabuklaştırır." an Vahidettin ile M. ötekisi de geziye ordu temsilcisi olarak katılan M. kendisi de bu yönde fikirler ileri sürerek. komutanların yurt içine taşıtabildiği.

istemeyen inanmaz. ikincisinde ise Anadolu'ya (1919 Mayıs). abartı. Ayrıca.93 imiş. Veliaht.120 imiş. 'İstanbul'a gidince 30 görüşürüz' cevabını verdi. Veliahta. Vahidettin bir açıklama yapmamamıştır. İki yazar da söz konusu paragrafları. s.C. Onlara gösteriniz ki hesaba katılması lazım gelen birisiniz.Kemal. İkinci görevine başlamasından iki ay sonra ordudan ayrılmak zorunda kalacak.96 imiş. 'Sizden sarahatle (açıkça) bir şey söylemek müsaadesi isteyeceğim. Ama dürüst bir yazar.Kemal'in bu yolla.Armstrong ve Dagobert von Mikusch'un kitaplarından yaptığı alıntılara yer veriyor. M. Armstrong. H. 'Reddecekler!' dedi. İstanbul'a gidince bir ordu kurulmasını talep ve kendisini de bu orduya Erkan-ı Harp Reisi (Kurmay Başkanı) yapmasını teklif etti. saptıramaz.Kemal. Veliaht. M. İsteyen inanır." (Bu paragrafın kaynağı. trende kendisi ile dost olmuş. bu sırada zaten ordu komutanıdır.144) de 2. bu konularda yalnız M. Veliaht kendisine karşı pek büyük itimat izhar ederek. Şu halde. ayrıca Mısıroğlu da yanlış çeviriyor.□ "Veliaht Vahideddin Efendinin zekâ ve dirayetinden takdirle bahseden M. Aktarmadan önce. değiştirme ya da süslemeleri belirtmek için anıların aslını da dipnot olarak vereceğim: bi an _8 .Kemal." (Bu paragrafın kaynağı.Kemal'i de kendi istediği gibi konuşturamaz." (Hilafet. Zat-ı necabetpenahileri gölgede kalmamalısınız' dedi. bu alıntıl arı "ecnebi gözlemi" diye sunuyor. orada bulunmaları gerekirdi. 29 Hilafet.144) □ "Seyahatleri esnasında bir gün de Naci Paşa. yine yabancı aktarıcılara başvuruyor. M.' (Bu paragrafın kaynağı da Dagobert 31 von Mikusch. Vahidettin zamanında da yine ordu komutanlığı yapacaktır. c. Size öyle bir teklifte bulunac ağım ki eğer kabul ederseniz. bu adam ile çok iş görülebilir. Filistin/Suriye cephesine gönderilir (1918 Ağustos). İkisi de olayların tanığı d eğil. s.Kemal'in anılarına dayanarak yazmışlar ama doğru aktarmamışlar. Bu alıntılardaki yanlış. M.Kemal'in anılarına dayanmak zorunda. beni hayatınız müddetince kendinize bend edeceksiniz (bağlayacaksınız)' mukaddi-mesiyle (diye söze başlayarak). s.Kemal'in tanışmaları ve görüşmeleri hakkında bilgi veren bir tek kaynak var: M. rütbesi ve nişanları alınacak. paşayı daha önce tanımadığından dolayı teessürlerini beyan etmiştir. anıları keyfine ve maksadına göre değiştiremez.Kemal. 'Cesaret edemeyecekler. M.143) □ "Dostlukları o kadar ilerlemişti ki bir gün Berlin'de. İlkinde. bir hususu belir tmek istiyorum: a. Bu mu ikbal? □ "Buna dair birkaç yabancı gözleminden söz edelim. çünkü bütün görüşmeler ikisinin arasında geçiyor.Kemal'in anıları!28 Hem bu gezideki. s. b. 'ikbal yolunda ilk ciddi adımını attığı' iddiası da d uruma ve gelişime hiç uymayan bir yakıştırma. üstelik doğru olarak aktarıp aktarmadıklarını da denetlemiyor.Kemal Paşa şöyle cevap verdi: 'Daima göz önünde bulundurmak ve ona sadakatle (sadık olarak) hizmet şartıyla. her araştırmacı. M. s. Bunların gözlem olabilmesi için yazarlarının olaylara tanık olmaları. s. Hilafet. bir üçüncü kişinin tanıklığı da söz konusu değil.143) Mısıroğlu bu cümleden sonra. Adlon Oteli'nde M. Armstrong. bu tek kaynak dururken. s. Mısıroğlu. M. Vahidettin ile M. idama mahkûm edilecektir.Kemal Paşaya Veliaht hakkındaki fikrini sormuştu. şu ya da bu yönde süsleyemez. Hilafet. hem de ilerdeki görüşmeleri hakkında.

Kurtuluş Savaşı konusuna girmeden önce. Ömer Faruk Efendi. Geri kalan ayrıntıların. 29 Nisan 1919‟da evleneceklerdir.35 Kısacası. Atatürk'ün Almanya ve Avusturya Gezileri. s.' Bu tür yalanlar. s. gerçeği ters yüz etmeler o kadar çok ki hepsinin doğrusunu açıklamaya ömrüm yetmez. bir yıl dört ay sonra.366-372) 2.Kemal'in İttihatçı aleyhtarı ve hilafete bağlı olduğu tarzında rapor vererek. M. M. Mısıroğlu'nun muhayyilesinin ürünü olduğunu söylemeye gerek yok. bu seyahat esnasında. s. Asıl yaverlik hizmetini birkaç kişi yapar. (s. • Ünlü tarihçi Wells. Ömer Faruk Efendi de.Kemal değil. onu yol boyunca. sonra da yalnız belli başlı iddialara değineceğim. beraberindeki damadı Şehzade Ömer Faruk Efendiye.32 M. herhangi bir sıfat ve görevle de bulunmuş değildir! (İ. çeşitli suretlerde yoklamış ve sonuç olarak Veliaht'a. Almanya'ya giden heyette.Mısıroğlu'nu izlemeyi sürdürelim: □ "Yukardaki izahattan anlaşılacağı üzere M. sonradan kendisinin yaveri olabilmek imkânını elde etmiştir. eğlencelik birkaç örnek de 1.34 Mısıroğlu bu konuyu şöyle kapatıyor: □ "Bu hususdaki diğer bir gerçek de şudur: Veliaht Vahideddin Efendi.Kemal'in hakiki düşüncelerini sezdirmeden öğrenip kendisine rapor etmesini emretmişti. bir onur unvanı olup gerçek yaverlik değildir. Bu sırada damat adayı olanlar hakkında. olayları his ve arzularına göre yorumlamadan olduğu gibi yansıtacaksın. ne diyordu? 'Kronolojiyi temel sayacaksın. Bu gezi 15 Aralık 1917‟de başlayıp 4 Ocak 1918‟de bitmiştir. Yanya'dan Ankara'ya. Oysa Abdülmecit‘in oğlu Ömer Faruk Efendi ile Vahidettin‘in kızı Sabiha Sultan. bi an _8 .Kemal. 22 Eylül 1918'de verilecektir. hatta damat adayı bile değildir.145) Oooof! Kaç atmasyon bir arada. M.H.33 Fahri yaverlik. İ. 144) Bu yolculuk sırasında yaverliği söz konusu olan.Önder. 3." (Hilafet. hoşa giden masal yazmış olurlar. tarih değil." (Hilafet. yanlışlar. s. Ömer Faruk Efendi o tarihte damat. M.329.Hakkı Okday. En basit gerçekleri bile bilmediklerini göstermek için yakın tarihimizle ilgili bazı yanlışlarından örnekler vereceğim.Okday‘ın anılarında bilgi var. Albay Naci (Eldeniz) Beydir. ilerde Anadolu'ya gönderilmesi esnasındaki güvene zemin (ortam) hazırlamıştı. ötekiler ancak törenlere katılır.Kemal'e fahri yaverlik bir yıl sonra. kendi adına pek güzel yararlanmış ve seyahat esnasında Veliahta azami surette tesir ederek.9) 3. en ince ayrıntıyı bile adalet ve haktanırlık ölçüsünde kaydedeceksin! Olayları bunlara dikkat etmeden değerlendirmeye kalkışanlar. İttihat ve Terakki'nin kendisine olan itimadından.

s. DinDevlet İlişkileri.Şimşir'in Malta Sürgünleri kit abının 415-420.Ferikliğe) yükseltilmiştir. beş kat fazla gösteriyor. 3.Baycan. s.. bakanlık.11. s.78) H. çünkü yolculuk gidip gelme otuz gün sürüyor.Hüseyin Ceylan.C.Ceylan bol keseden rütbe ve makam dağıtmaya devam ediyor.114) Mareşal değildir.C. İstanbul Mebusan Meclisi'nde kurduğu grubun adıdır.Ceylan.) □ "Sultan Vahideddin'in oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendi. Karabekir Paşa.. Kemal'den daha yüksek rütbeye sahipti. İstanbul'daki grup hafta sonu tatili için Erzurum'a gelmiş de olamaz. s. Müdafaa-yı Hukukçu milletvekillerinin. s." (H.. T. Malta'ya sürülenleri.Rauf Orbay'ın biografisi.87) ama Ömer Faruk Efendinin Vahidettin'in oğlu olmadığını bilmiyor. resim altı) M.Karabekir ise 28 Temmuz 1918'de mirliva (paşa) olmuşlardır. Aferin! □ "Birinci Dünya Savaşı'nın insan zayiatı 371.Kemal 1 Nisan 1916'da. □ "..C'nde Tek Parti.1.. Rauf Orbay hiç Meclis Başkanlığı yapmamıştır. 1. sayfalarında var. s.Dilipak.C.508." (GRYT Ansiklopedisi..43) Sürülenlerin tamamı 144 kişi. İngilizler.C. 128) H..Ceylan. CG Yol. s. (KA Günlüğü.879 vd. daha yüksek rütbe sahibi oluyor. 1. H. Dilipak'ın Erz urum'da çalışmaya başladığını iddia ettiği bu grup da ne ? Anlayan beri gelsin!36 de bi an _8 .Kemal'e verildiği iddia edilen altınlar ile İstiklal Mahkemelerince verilmiş idam kararlarının sayısı konusunda da göreceğiz.C. B.359. önsöz) K. Vahidettin'in de damadı..58) 'Felah-ı Vatan'. İstanbul'dan 676 siyasi tutukluyu Malta'ya sürdü. Vahidettin'in milli mücadeleye katkısını kanıtlamak için "yüzlerce belge taradığını" iddia ediyor (Büyük Oyun. Din-Devlet İlişkileri.. (On Yıllık Harbin Kadrosu. bilgi toplama? Ömer Faruk. s." (H.Dilipak. Çeşitli Cephelerde K. Cumhuriyet döneminde milletvekilliği. CG Yol. s. T.280) Huy canın altındadır." (A.□ "[1914 yılındaki] cihat fetvasını Şeyhülislam Suat Hayri Ürgüplü imzalamıştı.1927'de. N.C.. AAMD. s. M.Hüseyin Ceylan.Karabekir ordu komutanlığından korgeneral olarak ayrılmış ama askerlikle ilişiği kesilmediği için 1. s.Kemal ve Fevzi Çakmak! □ "Eski Meclis Başkanlarından Rauf Orbay. 131) Bir meclis grubunun şubesi olmaz.Larousse. K. Bu nasıl belge tarama.H. Tam liste. büyükelçilik.C.49. (KA Günlüğü. 1.Dili pak. Bu abartma huyunu. M. s. Veliaht Abdülmecit'in oğludur." (A.. sayı 11/Mart 1988) Demek ki GRYT Ansiklopedisi yazarlarına göre.C. □ "K.Hüseyin Ceylan. 1.H.C.H. senato başkanlığı ve başbakanlık yapmıştır! (M.nin iki mareşali var: M." (H. s.Tuncay..1." (H.485) □ "Şark (Doğu) Cephesi Kumandanı Mareşal Kazım Karabekir. 6 Şubat 1920'de. □ "Erzurum'da da Felah-ı Vatan grubu çalışmalarına başladı. s.199. açıktan orgeneralliğe (1. Büyük Oyun. Suat Hayri Ürgüplü ise Hayri Efendinin oğludur.N.127) Fetvayı veren Şeyhülislam Hayri Efendidir. Din-Devlet İlişkileri. CG Yol.Karabekir.. s. Dilipak. 27 ay sonra terfi eden. (A. (Türk Parlamento Tarihi. 12.451.686 kişi idi. M.

uzun görüşmelerden sonra. s.Kemal. (TİH.Said-i Nursi TBMM'nde milletvekili olarak hiç bulunmamış." (A." (A. TKS Kronoloji I.Dilipak. s. CG Yol. CG Yol.M. "Vekiller Heyetinin siyasi. 2.□ "Said-i Nursi birinci Mecliste. 6. (ZC. Yazarın broşür sandığı Halkçılık Programı. Yani Halkçılık Programının. Vahidettin'in aynı tarihli iradesiyle. başkanı da Fethi Okyar. daha çok iç isyanlara karşı koymak amacıyla Ankara'da Kuvve-yi İnzibatiye kuruldu. o kadar önemsediği hilafetin kaldırıldığı tarihi bile bilmi- de bi an _8 .Dilipak. bu progr ama dayanarak bir anayasa tasarısı hazırlayacak ve ilk anayasa.. (Jeschke. düşmana karşı savaşan milli kuvvetleri tepelesin diye ve Vahidettin'in de imzasını taşıyan bir kararname ile. Müdafaayı Hukuk Cemiyetlerini. "Halkçılık Programı" adı altında bir broşür hazırladı ve TBMM üyelerine dağıttı. ne de Cumhuriyet tarihini. askeri görüşlerini hülasa eden ve idari teşkilat hakkındaki kararlarını gösteren bir programdır". Cumhuriyet Halk Fırkasına dönüştürme yolundaki ilk adımlarından birini atmış oluyordu. s." (A. Müdafaa-yı Hukuk Cemiyetlerinin CHFna dönüştürülmesi ile hiçbir ilgisi yok.Kemal'in hazırladığı broşür' sanıyor ve öyle tanımlıyor.81) Dilipak. Bu hareketi ile M. Son Sadrazamlar. 13 Eylül günü TBMM'nde.İnal. vatanın kurtarılması yolunda çalışan aktif bir milletvekilidir!" (A. s.65) Osmanlı Meclis-i Mebusanı. Düşmana karşı savaşmak.C. İ. hilafetin kaldırılmasının üzerinden 20 gün geçmeden Lozan Kon-ferans çahşmalarına başlanmıştı. 24.98. s. 20 Ocak 1921'de kabul edilerek yürürlüğe girecektir." (A. 11 Nisan 1920'de fiilen değil. hükümet beyannamesi ol arak okunur.. s.439)37 □ "11 Nisan 1920'de Osmanlı Meclis-i Mebusanı fiilen kapandı. 18 Nisan günü 'Kuva-yi İnzibatiye' adını taşıyan bir birlik kurulmuştur ama Ankara'da değil İstanbul'da. s.Kemal.39 □ "Daha Mudanya Mütarekesinin üzerinden 20 gün geçmeden hilafet kaldırılmış.Natık Paşa ve beraberindekiler tarafından dağıtılır ve kapılar kilitlenir. Dilipak. CG Yol. sadece 9 Kasım 1922 günü. Karabekir Paşa. içtimai. CG Yol.119)40 Şu işe bakın! Yazar.K. hiçbir zaman kurulmamıştır. 'M.Dilipak..Dilipak. resmen ve hukuken kapatılmış ve bu karar zorla uygulanmıştır." (A. Gençler için not: K. oturumu dinleyici locasından izlemiştir. □ "13 Eylül 1920'de M. 120) □ "Cumhuriyet Halk Fırkasına karşı Serbest Fırkayı kuran Kazım Karabekir Paşa. s.62) 'Yanlışlıklar Komedyası' tam gaz sürüyor: .80) Tarih meraklılarının artık kahkahalarla güldüklerini tahmin ediyorum. tartışılır ve karma bir kurula havale edilir. s. CG Yol. s. CG Yol. Düzce isyanı başladı.Dilipak. devletin kuruluşuyla ilgili en önemli belgelerden birini. Serbest Fırka ise 1930 kurulacak olan bambaşka bir parti.2057-2058)38 □ "18 Nisanda.65) Ankara'da 'Kuvve-yi İnzibatiye' adıyla bir birlik. İstiklal Harbinde Ayaklanmalar. Milletvekilleri İstanbul Muhafızı M. Serbest Fırkanın değil. Karma Kurul.C. Bir daha tekrarlamak ihtiyacını duyuyorum: Bunlar ne Osmanlı tarihini biliyorlar. idari. 1924'te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kurucularından biri ve başkanıdır.

Mısır oğlu. Milli Mücadele'ye karşı. süngülenerek öldürülür.Yalazan. Bu. yerel yetkililerce de.C. a. (D. İzmir'e çıkan Yunanlılara direnmezler. Hilafet. Kendisine yardımı olur umuduyla doğru tarihleri bildiriyorum. Ama bunları bir yana bırakıp.21 44) 2.41 Sonuç: 500'den fazla subay ve er.Necati Beyin 8 yaşındaki oğlu. s.16) 2. s.153) Yunan ordusunun İzmir'e 1920'de değil. Ege'de Kurtuluş Savaşı Başlarken s. Çanakkale Olayı. Kıyım. s. (T. binden fazla sivil kayıp. Ali Nadir Paşanın emrine uyarak. Önce Vahidettin ve İstanbul yönetiminin. buna rağmen o gün akşama kadar Yunanlıların ve Rumların çılgınlıkları sürer. nasıl bir tavır takındıklarını görelim. Yunan askerleri.g. Vahidettin ve D. s. 1. 50'nin üzerinde ölü.Yalazan. Ama öteki yanlışlarına bakarak diyebiliriz ki böyle bir yanlış.253) 3. 550 ev ve 30 dükkân kül olur.. sürekli olarak İstanbul'a bildirilecektir:  27_Mayıs 1919: Aydın işgal edilir. bu sırada rıhtımda 'su' diye inleyen yaralı bir Türk erinin üzerine çömelen bir Rum kadının. 1. askerin ağzına işediğini görür. K. eşi." (K. Birçok mahalleden biri olan Cuma mahallesinde çıkarılan yangın sonucu. yoksa kan gölüne mi dönmüştü? Konuyu yaymamak için örnekleri Ege'den aldım. İzmir limanındaki gemisinden kıyıyı (daha doğrusu kıyımı) seyreden bir İngiliz deniz subayı. (N. Kulaksızzade Mehmet Efendinin evine zorla girilir. Anadolu'da durum Anadolu ne durumdaydı? Sessiz sedasız savaş yaralarını mı sarıyordu.e. hazrette pek de yadırganmıyor. belli başlı konuları ele almak istiyorum.yor. kendisi. herhalde bir dizgi yanlışı. yokluğundan yararlanarak evine girdikleri bir subayın eşine tecavüz ettikten sonra 4-5 yaşındaki kızının bikrini de parmakla bozarlar. Yunanlılar işgal sınırlarını genişlettikçe yayılıp artacak. birçok ırza tecavüz ve yağmalama ol ayı. 4.Ferit hükümetleri hakkında bazı ön bilgiler 4/1. Mudanya Mütarekesinin imzalanması: 11 Ekim 1922! Lozan Konferansının çalışmaya başlaması: 20 Kasım 1922! Hilafetin kaldırılması: 3 Mart 1924! □ "1920 yılı Mayıs ayı başına gelindiği zaman. İzmir'in işgali ve işgali izleyen kırk güne ilişkin birkaç örnek: • 15 Mayıs 1919: İzmir'deki askeri birlikler. kızı ve kızının biri beş yaşında. Kordonboyunda şehit edilen Yzb. (T. 15 Mayıs 1919'da çıktığını.Taçalan. ortalıkta Yunanlıların da İzmir'e bir çıkarma yapacakları söylentileri dolaşmaya başlamıştı. babasının cesedi üzerine kapanınca. şehit ve yaralı.92)43 Bu olaylar. Mısıroğlu'nun bile bildiğini sanıyorum..Walder. öteki 6 aylık olan iki çocuğu.42 Birkaç somut örnek: 1 İzmir'de. yağma ve kundaklama başlar. de bi an _8 . Yunanlılar çocuğu da süngülerler. Türkiye'de Yunan Vahşeti ve Soy Kırımı Girişimi. Daha bu tür binlerce eğlendirici yanlış var.

Jeschke.C... ezan okuyan müezzinler kurşunlanır. Bu durumdan şikâyetçi olan bir kişiyi kurşuna dizerler. s. Minelbab ilel Mihrap. mukavemete mecbur kaldılar. s.Yalazan... (KS Günlüğü.g.C.Rıfkı Atay da Akşam gazetesinde şöyle yazar: ". yağma ve öldürme başlar.307)..g. evine barkına.327) • 25 Haziran 1919: Balatçık istasyonunda Yunan Muhafızları tarafından trenden indirilen İslam yolcuların kadınlarına. jandarmalar ve bine yakın sivil öldürülür. s. s. (T. 3.Hanıma tecavüz ettikten sonra.22) 3. devletin bağımsızlığına ve onuruna sahip çıkmaz.43). hiç olmazsa el altı ndan destek ve cesaret mi verir? Yazık ki hayır! Pek kısa bir süre bocaladıktan sonra. (T. 1.. halkın bu tepkisini.. a.190) F. Sonra da Yunan askerleri evlere zorla girerek yağma ve tecavüze girişirler. Redd-i İlhak ve Müdafaa-yı Hukuk gibi yeni kurulan milli örgütlerin telgraflarının çekilmesini yasaklar ve Yunanlılarla çatışmaya başlamış olan milli kuvvetlerin bastırılıp dağıtılması için genelge yayımlar (18 Haziran 1919. eşine kocasının gözü önünde tacavüz edilir. s. bu durumda ne yapar? Yer yer direnişe geçen halka. 1.g.318) • 17 Haziran 1919: Menemen kıyımı.29 46) Kadir Mısıroğlu bile diyor ki: "Müslümanlar.Yalazan.47 direnişi söndürmeyi kararlaştırır. Aşağı Kozdibi mahallesinden 18 yaşındaki…….. a. 1. erkeklerinin gözleri önünde tecavüz edilir. a. Kısacası. Kaymakam.. İstanbul yönetiminin tutumunu belirten bazı örnekler: • Dahiliye Nazırı Ali Kemal.. ellerini kesip dişilik organına sokarak öldürürler. s.e. 2. s. s.34) • 12 Haziran 1919: Yunanlılar Bergama'yı işgal ederler. s. (T.49 de bi an _8 . TKS Kronolojisi I. s. Tecavüz.e." (Eski Saat.Yalazan. zorla şehir dışına götürülüp öldürülür..27)45 • 29 Mayıs 1919: Söke'nin Yoran köyünde .... Bu facialar karşısında İstanbul yönetiminin 1919'daki tutumu Sadece küçük bir bölümü aktarılmış olan bu acı olayları bilen İstanbul yön etimi.g.C. geleceğine. Çok acı olaylar sonucu seksen bine yakın Türk Bergama'dan göç edecektir.36) • 4 Haziran 1919: Nazilli işgal edilir. (T.e.•Eşraf ve memurlardan38 kişi. R.Halit Karay. a. Efendinin evi yağma edilir.127. işgalin protesto edileceği İstanbul mitinglerini yasaklar (KS Günlüğü. İşte İzmir'in işgalini izleyen 40 gün içince. hem halkın ırzına. (KS Günlüğü. 'isyan' diye niteleyecektir! 4/2. 277." (Yunan Mezalimi..261.Akşin.g. her ne pahasına olursa olsun. s.Yalazan. hem de sahip çıkmak için çırpınanlara engel olmaya çalışır...(T. S. 100) Ama İstanbul. tarlasına tapanına. s.Yalazan.e.e.48 • Hükümet.Sade düşmana karşı vatanı değil.1.. Yunan devriyeleri. katile karşı canımızı koruyoruz. çoluğuna çocuğuna. s. namusuna. a. İstanbul Hükümetleri.

İstanbul Hükümetleri. İstiklal Harbimiz.53 • Vahidettin. Jeschke.28). Başlarken. Belgeleri. İngiliz Belgeleri.50 • Dahiliye Nazırı Adil'in demeci: "İzmir'de çete teşkil edenleri dağıtmak için icab ederse askeri kuvvete müracaat edeceğiz.. İstanbul Hükümetleri.. s.. İng.. M.Muhittin Çarıklı'nın tutuklanması için şu emri verecektir: ".140) Gazetelere de şu demeci verir: "İzmir'de çete teşkil edenleri dağıtmak için icap ederse askeri kuvvete müracaat edeceğiz." (S. s.7. • Dahiliye Nazırı Adil ve Harbiye Nazırı Süleyman Şefik Paşa.ellerine kelepçe vurularak adi bir suçlu gibi gözetim altında İstanbul'a gönderilmesi.555 vd. İstiklal Harbimiz.388.." (2 Ağustos 1919.. s. Ş. s." (K. yeni Elazığ Valisi Ali Galip51 ile Ankara Valisi Muhittin Paşayı görevlendirirler (K. Belgeleri.54 • Vahidettin. s.447 vd. Denizli Mutasarrıflığına verdiği emirle Alaşehir Kongresi'nin de engellenmesini isteyecektir (H. s.Kemal ve Rauf Beyin tutuklanmasını kararlaştırır (Jeschke. • Dahiliye Nazırı Adil. KS Günlüğü. s.. 2. • D.57)..Karabekir.84.170. 550). 13 Ağustos 1919'da Balıkesir Kongresi'nin dağıtılmasını ister. • Jandarma Genel Komutanı Kemal Paşa.52 • Çete kurmak. s. s. Erzurum'a Vali atanan Reşit Paşaya şöyle der: "Birtakım celali eşkiyası türedi ise de bunlar imha edilecektir. • Dahiliye Nazırı Adil. Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri.211. kongre toplamak." (KS Günlüğü. s. s. M.Karabekir. 250. İstanbul Hükümetleri.Ferit hükümeti. Arkadaşları ve Karşısındakiler. Kuva-yı Milliye'yi dağıtmaya çalışır (TİH.7. s." (Jeschke.164 vd... hususi birtakım teşkilat kurulmasına ve halktan bu yolda mali ve bedeni isteklerde bulunulmasına..34).Çarıklı.Akşin.C.C.Akşin. 2.242. Çarıklı. s.Kemal.Ferit hükümeti.32). askeri ve mülki makamlarca asla meydan verilmemesi ve müteşebbisleri hakkında takibat-ı şedide icrası (şiddetli koğuşturma yapılması). Valiliğin izni ile toplanan Erzurum Kongresini yasa dışı ilan eder. F." (KS Günlüğü.. S.C. HTVD. 20 Eylül 1919'da yayımladığı beyanname ile hükümetin bu uy- de bi an _8 . sivil ve asker her türlü yetkilinin bu kongreyi önleyip dağıtması için 20 Temmuz 1919'da emir verir ve özetle şöyle der: "Padişahımız Efendimiz Hazretlerinin arzu ve iradelerine ve vatanın yüksek menfaatlerine tamamiyle aykırı olan bu hareketin engellenmesi. K.1919'da.C. s. s. kararın orduya tamimi: 8. Jeschke. s.1919. 8 Ağustos 1919'da şu genelgeyi yayımlar: "Teşkilat-ı Milliye adı altında toplanan kuvvetlerin gecikilmeksizin dağıtılması. 2. 137. İstiklal Harbimiz. M. s. s.138. Batı Anadolu'ya gelerek. 1.Akşin.Turan.111). S. M.kısım. sayı 2.478). İstanbul Hükümetleri.). belge no.). • Damat Ferit. TKS Kronolojisi I.M.. direnişte bulunmak gibi etkinliklerin önlenmesi için Tahkik Heyetleri oluşturulur (S. 29. 2. 21 Haziran 1921 günlü kararıyla Milli Mücadele'ye karşı açıkça tavır alır: "Her ne ad ile olursa olsun. Gökbilgin. İng.• D. s.." (1919 Temmuz sonu.48. s. Sivas Kongresinin dağıtılması için 3 Eylül 1919'da.M.202. H.Kandemir. 13 Ağustosta. kongrenin öncül erinden H. bu emre dayanarak İzmir Valisi Kambur İzzet. 247.C.Akşin.28) • Dahiliye Nazırı Adil. 1.145).Karabekir.

" (s. 176) □ "[Ali Fuat Türkgeldi'nin. ancak birkaçı belirtilmiş olan bu çeşit engelleme.' " (s.. Birinci Bozkır Ayaklanması (27 Eylül-4 Ekim 191960). Burdur'a yerleştirilen ve evleri Ermenilere geri verilince aç ve sokakta kalan Vanlıların yakınmaları hakkındaki yazıları okuması üzerine. Milli Mücadele.Kemal'i Anadolu'ya göndermişti? Esat (İleri) Hoca.67 Durum bu.] Zat-ı Şahane gözlerinden yaş gelerek. 1. çocukça senaryolar yazmaya.581.. bu tutumu sü rdürdüğünü ilerde göreceğiz. Adapazarı olayları (Ekim 1919 57).62 Sormak hakkımızdır: Bu Hükümdar. İstanbul yönetiminin teslimiyetçi ve işbirlikçi politikasını benimsemeyecek. Urla'da Rumların yaptıkları kıyım.C. Ama . Vahidettin'in vatanseverliğini kanıtlamak için türlü masallar uy durmaya. Hürr iyet ve İtilaf Partisi56 ve İngilizlerin desteklediği yerel ayaklanmalar ve olaylar izleyecektir.' dedi.1919'da. ' Dün siz ağlıyordunuz. Birinci Anzavur Ahmet Ayaklanması (25 Ekim-30 Kasım 191959).Akşin. Vahdettin ertesi günü der ki:] 'Bence Al-i Osman'ın mülküne girdikten sonra. Ancak uluhiyet (Tanrı) kuvvetine muhtaç. İkinci Bozkır Ayaklanması (20 Ekim-4 Kaşım 191961).Vahidettinci tarih yazıcılarının hiçbiri bu olaylardan söz etmiyor. bugün de ben ağlıyorum. milli mücadeleyi hazırlayan ve devamını sağlayan bütün etkinlikleri kınar. milliyetçilerin açtığı zor ama onurlu yoldan yürüyecektir. bi an _8 . genel olarak Ali Fuat Türkgeldi'nin anılarına dayanmaktadır. yok etme girişimlerine rağmen. İstanbul Hükümetleri. s. Damat Ferit hükümetleri. sınırda bir kulübeye girmekle benim sarayıma girmek arasında bir fark yoktur. Sizin yolunuzda kimsecikler yürümez!"66 Gerçekten de Anadolu halkı. Ne yapayım? Buna beşeriyet kuvveti. Bosna ve Hersek Müslümanlarının yardım istekleri.Özalp. Ali Fuat Türkgeldi ağlar. kısacası sahte bir tarih üretmeye çalışıyorlar.58). iyi bir barış andlaşması yapılacağını vaad eder (!) ve D.176. s. hatta nübüvvet (nebilik) kuvveti bile kâfi gelmez.Ferit hükümetine güvenilmesin! ister (S. sindirme. dağıtma. onun yerine..63 bu hükümet64 mi halktan ve Milli Mücadeleden yanaydı?65 Bu Hükümdar mı Milli Mücadeleyi planlamış ve M.55 • Hepsi sonuçsuz kalan bu kösteklemeleri. Hepsini eksiksiz olarak aktarıyorum: □ "[Fransızların bazı sultan ve şehzade evlerinin boşaltılıp kendilerine verilmesini iste meleri üzerine. sonuna kadar Milli Mücadele'ye karşı. Vahidettin'in vatanseverliğinin kanıtı olarak ileri sürülen olaylar Vahidettincilerin gösterdikleri örnekler. Şeyh Recep olayı (18 Ekim 191958). K. İstanbul yönetiminin.5. Nasihat Kurulu'nun Başkanı Şehzade Abdürrahim Efendiye şöyle demiştir: "Millet bizim yolumuzdadır.177) de gulamalarını savunur.

vatan ve milletseverliğini belirtecek bir açıklaması. kanıtlamaya yeter mi? (1) Sultan Vahidettin'in yenilgiye. 'Bugünler için mi kılıç kuşanıyoruz?' de bi an _8 .Mısıroğlu diyor ki: "Daha tahta çıktığı gün. bu olaylara ûzülmediği için değil. basına yansımış ya da kayda geçmiş hiçbir jesti yok. Vahidettin'in vatanseverliğini kanıtlar mı. Bazı Vahidettinciler ile hanedana saygı duyanlar. belgeleri ve kendi itirafları ile göreceğiz. yurdu." (s. her gün cinayet işlerken. tahtını ve hanedan hukukunu korumak için Milli Müc adele'yi engellemeye ve söndürmeye çalıştığı için suçlanıyor." (s. koltuğuna girerek. Rumeli ya da Ege göçmeniyle ilgilenmiş midir? Hayır! Hiç moral ve umut verici bir açıklama yapmış mıdır? Hayır! Onca çocuğunu şehit vermiş olan milletine. Sevres Andlaşmasına hiç üzülmediğini iddia eden yok.. Adanalılar. doğru düşünüp gereğini ya pmak. İzmir'in işgaline. Şimdi bu ek iddiaları görelim: • K. 14. ) □ "[Yıldız sarayındaki özel dairesinde çıkan yangın üzerine ağlayan bekçiye:] Vahdettin. paragraflarında. Eba Eyyüb-ül Ensari hazretlerinin türbesinde yapılan geleneksel kılıç kuşanma töreninde.73 hastayla.71 Tanığın dürüstlüğünden kimsenin kuşkusu bulunmuyor. bir selam yollamış mıdır? Hayır! Ege'de ve Marmara'nın doğusunda Yunanlılar. bir kez olsun teselli edici.216. Hatırlaya69 cağınız gibi toplantıya girmeden önce de bayılmıştı. o törenin vekar ve gereğini unutarak. bu bölümün 13. Duygusuz bir insan bile bu olaylara kayıtsız kalamaz. bir tek gaziyle. teslimiyetçiliği seçtiği ve yanlış bir yol tutarak. Urfalılar. bunun için zahmeti ve tehlikeyi göze almak başka şeydir. Vatan sınırl arından gelen yenilgi haberlerinin derin ıstırabı ile kıvranarak. Ama üzülmek başka. gönül alıcı. Ama bu örnekler. hüngür hüngür ağlıyordu. desteklemek bir yana. Vahidettin sarayından çıkıp da bir hastaneyi. Sultanın iki gözünden yaş akıp 'Karılar gibi ağlıyorum!' diyordu. kendi evim yanmış. ırza geçerken. (2) Zaten Vahidettin. Maraşlılar. ve 15. hiç olmazsa bu olaylarla ilgilendiğini gösterir bir tek açıklaması olmuş mudur? Hayır! İngilizler yakaladıkları Kuva-yı Milliyecileri asarken77 sesini çıkarmış mıdır? Hayır! Yunan ordusunu 'Halife'nin ordusu' olarak gösteren propagandayı yalanlamış mıdır? Hayır! Tavrını.72 Bu ağlayıp sızlanmalarının dışında. ne ehemmiyeti var?' 70 dedi. Kars'ı geri alan Doğu Cephesi birliklerine olsun. Mersinliler. ezan ok uyanlara ateş edip eğlenirken. 1. okulu. bu ağlayıp sızlanma sahnelerinin yetersizliğini iyice kavramış olmalılar ki vatanseverliğini doğrular um uduyla üç iddia daha ileri sürüyorlar. yetimle.227) Ali Fuat Beyin anlattığı olaylar bu kadar. askeri birliği ziy aret etmiş. 'Benim milletimin ocağı yanıyor. halkın çaresizliğine.Saltanat Şûrasını açtıktan sonra] Abdülmecit Efendi. Fransız ve Ermenilere karşı namus kavgası verirlerken. ben onu düşünüyorum. orta kattaki özel dairelerine dönmek üzere melul ve mahzun bir halde servis merdivenlerin68 den inerken.75 bu davranışları hiç protesto etmiş midir?76 Hayır! Mesela Antepliler.□ "[26 Mayıs 1919'da. umut verici bir cümle söylemiş midir?74 Hayır! Anadolu'nun kazandığı herhangi bir başarıyı kutlamış mıdır? Hayır! Söz gelişi.

olaylar sırasını bile bilmediklerini belli de bi an _8 . ağlamaktan töreni izleyemez hale gelmiş ve Yaver Ömer Paşanın. Muhayyilesini çalıştırmış.82 Yenilgi ve tehlike haberleri.400.352) 2.Hakkı Okday gibi üç görgü tanığının anıları ve töreni gazeteci olarak izl eyen R.79 Dört kitapta da.F. s. kılıç kuşanmazlar. Devrin başı göklerde din adamı Şeyh Sünusi hazretleri tarafından yapılan bir dua ile ke ndisine Hazret-i Ömer'in kılıcı takılırken o. adı Ömer Yaver olan paşayı. Bu sahnenin uydurma olduğu. "bu tavrın padişahlık vekar ve mehabetine yakışmayacağı hususundaki niyazını fısıldaması" ise hiç mümkün değildir.146. Bu uydurmaları okuyup da inananlara ne yazık!85 K. kılıç kuşanma töreninde Vahidettin‘in ağladığına ilişkin tek kelime bulunmuyor.Simavi.80 Kısacası Vahidettin'in. Yanya‘dan Ankara‘ya. bu yüzden oldukça iyimserdir. yazarın. Vahidettin‘in kılıç kuşanma törenini anlatan sadece dört kaynak var: Vahidettin‘in Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi.diyordu. İlk defa Ocak 1919'da. ordu ve donanmaya beyannamesi de. Tevfik Paşanın 2. daha sonra yapılır. Mısıroğlu da iddiasını bir kaynağa dayandıramıyor. çünkü bunlardan başka kaynak yok. Böyle bir masal.Eşref Ünaydın‘ın İki Saltanat Arasında adlı kitapçığı.83 Vahidettin'in Başmabeynciliğine ise. Kılıç kuşanma töreni.H.H. kılıç alayı törenini de hiç bilmediğini gösteriyor.84 resmi görevi olmayan emekli bir paşanın. dolu dizgin Kafkasya ve İran içine ilerliyorlar. c. ne sarayda görevlidir. Hazret. Başmabeyinci. TKS Kronolojisi I. s. tahta çıktıkları gün. i. Vahidettin ve dönemi ile ilgili bir araştırma yapmadıklarını. Padişahın yanına sokulup da kulağına.24) d. Mısıroğlu.Mısıroğlu'nun ve kopyacısı H. Eylül ortasından sonra yağmaya başlayacaktır.Okday. s. (A. Suriye ve Irak cephelerinde durgunluk sürüyor. Osmanlı saray teşrifatını da.45)78 Bu iddia bütünüyle uydurmadır. Başyaver ile öteki saray mensupları ve devlet ileri gelenlerinin bulunduğu kurallı bir törende. Vahidettin'in ilk Hatt-ı Hümayunu da. Hükümetinde Harbiye Nazırlığına atandığı için yollanan özel bir deniz aracıyla İstanbul'a getirtilecektir.8* b. Doğrular: 1. Doğuda ise Osmanlı birlikleri. Görüp İşittiklerim. Padişahın y averi sanıyor. Padişahlar. Batıda da henüz yakın bir tehlike görünmüyor." (S. "tahta çıktığı gün kılıç kuşandığı" ifadesinin gerçekle de. yani kılıç kuşanma töreninden 4 ay sonra. (Jeschke. Yaver olmadığı gibi kılıç kuşanma töreni sırasında. bu tavrın padişahlık vekar ve mehabetine yakışmayacağı husususundaki niyazını (yalvarışını) kulağına fısıldamasıyla kendine gelebilmişti. L. Osmanlı Sarayının Son Günleri. 3. s. O tarihte. Hanedan ileri gelenleri ile Başkâtip. Başmabeyncisi Lütfi Simavi ve damadı İ. 'Yaver Ömer Paşa' diyor.Türkgeldi. Osmanlı töresiyle de bir ilgisi bulunmamaktadır. 31 Mart 1919'da atanır. ne de hükümette. ayrıntılardan da belli: a. galiba bu sıralama yanlışı yüzünden. Padişahı daha hüngür hüngür ağlatacak bir durum da yok. s. İzmir'de oturmakta olan emekli bir paşadır. Ceylan'ın yazıları.Mücahitler. Nitekim Vahidettin de 4 Temmuz 1918'de tahta çıkmış ama kılıç kuşanma töreni 30 Ağustos 1918 günü yapılmıştır. doğrusu 'Ömer Yaver Paşa'dır.

bu zaferdendolayı büyük endişeye kapıldığını göreceğiz. çok tanık olacağız. gerçeklerle uyuşmadığını da belgeleri ile göreceğiz. 1.) Yani pek gezegen biri olup ara sıra sarayda bulunmaktadır.Bölüm.347-349) Haklı." (Vahidüddin. Nitekim Ali Nuri'nin oğlu Şefik Okday şöyle yazıyor: "Babam Ali NuriBey. Ama İ.Hakkı Okday kardeşler de bu konuda bâzı iddialar ileri sürüyorlar. s. "[Vahidüddin] 'her zafer haberini alışında şükür secdesine varmakta ve saadetinden uçmaktadır' demiş. Çünkü: (1) Başyaver Naci Bey. 144 vd. Genelkurmay'da da çalıştığı anlaşılıyor: Y. hükümetin kutlamasını da uygun görmemiştir. kardeşi Ali Nuri'den hiç bahsetmiyor. Milliyet. Milli Mücadeleye ancak 1921 yılının sonuna doğru taraftar olduğunu ileri sürmektedir.C.Hakkı'nın ayrıldığı tarihten sonra da. üstünkörü.90 (s. (BTTD.Tarihimiz. "zaman zaman Padişaha. hükümetin ricasına rağmen. (Yanya'dan Ankara'ya. İkisi de Tevfik Paşanın oğlu ve Vahidettin'in yaveri. de bi an _8 .388) (2) Saray Kurmay Başkanı İ. zaman z aman askeri bilgi verdiği düşünülebilir. Sonuna kadar Vahidettin'e bağlı kalan Avni Paşa bile N.116. 28 Aralık 1988. Bu tür tarih Zati Sungurluklarına.388. kayınpederi Vahidettin'den ve eşinden gizli olarak Anadolu'ya geçip orduya katılacaktır. s. yalnız yardımcısı Yüzbaşı Neşet'in (Bora) adını veriyor. (4) Zaten Vahidettin bile. 28 Ocak 1922'de milliyetçilere katılmak üzere. İ. N. A.F.86 Yüceltmeye çalıştıkları Vahidettin konusunda dahi bu kadar gevşek. Damat Ferit'in baskısı sonucu görevden uzaklaştırılmış88 ve yerine Avni Paşa atanmıştır. saptırıyor.89 İ. 194) Tersine. R. Çünkü Ali Nuri'nin asıl görevi Harp Akademisinde öğretmenliktir. 416)91 (3) Bu hale göre. s. saraydaki küçük kurmay teşkilatını ve Vahidettin'e askeri durum hakkında nasıl bilgi verdiğini anlatırken. (Yanya'dan Ankara'ya.Hakkı Okday. kaydırıyor.Hakkı Okday ayrıca Saray Kurmay Başkanı ve Vahidettin'in damadı. s. (14.Hakkı Okday da sadece sevindiğini kaydetmekle yetiniyor ki bu ifadenin de doğru olmadığını göreceğiz. ancak bu tarihten sonra Vahidettin'e.Ekim/1967. 15 Nisan 1920'de. •• Ali Nuri ve 1. tek savaş ve zafer var: Büyük Taarruz! Oysa Vahidettin. bu zafer dolayısıyla şükür secdesine kapanmak bir yana. yani Milli Mücadele düze çıktıktan sonra. gerçekleri alt üst ediyorlar. Jeschke. ayrıca da akşamları Alman firmaları ile mektuplaşıyor.F. TKS Kronolojisi I. s. diğer taraftan Sultan Vahidettin'in yaveri bulunuyor. 14 Eylül 1922.192)87 Bu bilgiye inanmak çok zor. bir taraftan Harp Akademisindeki görevine devam ediyor.Hakkı Okday. harita üzerinde askeri bilgj verdiğini anlatan" Ali Nuri (Okday) Bey. gelişigüzel davranan bu kimselerin.. 'Vahidettin'in her zafer haberi alındığında şükür secdesine kapandığından' söz etmiyor. milli orduyu kutlamamış.ediyor. paragrafta açıklaması var) Ama bu ifadesinin." (Son Osmanlı Sadrazamı ve Oğulları.Kısakürek'e. İ. serbest iş hayatına atılmak için ilk denemelerini yapıyordu.Nuri'nin. 8. Kurtuluş Savaşı hakkında ciddi bir araştırma yapmış olmaları düşünülebilir mi? Yapmadıkları için de rahat rahat uyduruyor.Kısakürek'in yazdığına göre.Orbay'ın anılarından.

daha doğrusu rüyası. dedikoduya. masal bile denemez. Eğer Vahidettin.H. tahminle. uydurma anılara.H." (Tarih ve Toplum. Başlangıçta da söylemiştim. Eskiden padişahlar başa geçer ve düşmana karşı harp ederdi. Londra Konferansı'ndan] İstanbul'a döndükten sonra Padişah Vahideddin. masal olduğu da başı ndaki tekerleme bölümüyle dürüstçe belli edilir.Okday. Tevfik Paşa gibi kapıkulu biri de. Zat-ı şahanenize de bunu tavsiye ederim.92 ••• Şimdi sıra.Kemal'i yetki ve para ile donatarak Anadolu'ya yollamış. M. Tarihçi Fustel de Coulanges. ne Vahidettin lehindeki sözleri gerçeği yansıtıyor. İ.Okday şöyle bir cevapla işin içinden çıkmaya çalışıyor: "Evet. bu çabalara bütün yüreğimle katılırım. amacım gerçeği savunmak. anılarını anlattığı sıradaki zihinsel durumunu daha iyi anlayacağız.İngiliz oyununun kurbanı olmuş ve hizmetleri örtbas edilmişse.Kemal . önyargıyla. Vahidettin.sayı.Kısacası. maksada.Hakkı Beyin. Vahidettin'in vatanseverliği hakkındaki üçüncü ve en önemli iddiada: Milli Mücadeleyi Vahidettin planlamış ve M. Padişaha öyle cevap veremez. düşman o rduları tarafından yok edilmesini katiyen arzulamaz.. son padişah Vahidettin'i 'hain' sıfatından temizleme çabalarını anlıyorum." Arı İnan soruyor: "Ama öte yandan da 'Anadolu'daki memleketi kurtarma mücadelesini tasvip ediyordu (doğru buluyordu)' diyordunuz?" 96 yaşındaki İ. Milli Mücadeleyi coşkuyla izliyor olsa. karşı tavır almazdı. bütün Vahidettincilerin ortak iddiası. Çünkü masal dahi kendi mantığı içinde tutarlı olmak zorundadır. gerçeklere denk düşmeyen bir yaşlı anısı. varsayıma ve sahte belgelere dayanılarak. s. Tarih ve Toplum dergisinin yazarı Arı İnan'la Şubat 1975'te yaptığı ve banda alınmış bir konuşmasında ise. olsa olsa yöntemiyle. ilhamla. bir anısını daha okuyacak. tarih değil. 5. bütün kusuru Damat Ferit'in üzerine yıkıp Vahidettin'i korumaya çalışmaktadır. anılarında eski kayınpederine vefalı davranarak. isteğe ve keyfe göre yazılan şeye. Mayıs 1984) (2) İ. Ali Nuri'ninki. tahtı düşündü. "Ya Abdülmecit benim yerime geçerse?" gibi pek ilkel ve çocukça bir mazeret ileri sürmez. Vahidettin gibi cin fikirli biri ise. ne aleyhindeki sözleri. hiç olmazsa hareketsiz kalır.Okday da.58..' demiş.388) (1) İ. Babam da. Acaip karakterli bir adamdı. bilakis zaferi dört gözle beklerdi. sözü Anadolu heyetine bıraktığı da doğru değildir. Bu. öğrencileri eski olaylar hakkında bir hüküm vermeye yeltendikleri zaman şöyle dermiş: "Bir kâğıt parçası (belge) var mı? Başka söz dinlemem!"93 de bi an _8 . öyle sanıldığı gibi Milli Mücadele'mizin. Tevfik Paşanın Londra Konferansında. Hanedana saygı duyanların. İlerde. memleketi düşünmedi. Diyor ki: □ "Sultan Vahidettin. şu anısını anlatıyor: "[Babam. teville." (s.H. onun üzerine Sultan Vahidettin ne dese beğenirsiniz? 'Ya Veliaht Abdülmecit yerime geçerse?' Yani Vahidettin. 'Paşa ne yaptınız? Siz sözü Anadolu heyetine bıraktınız!' dedi. Biz hepimiz aynı memleketin çocu klarıyız. 'Burada Anadolu-İstanbul diye ayıracak bir şey yok. Ama söylentiye.

s. bu konudaki belgelerin 'cerh edilmez' (çürütülmez) nitelikte olduğunu yazıyor. ufukta beliren ko rkutucu tehlikelere karşı.95 □ "[özet].. bunun için M.. yine gerçeği ters yüz ve olaylar sırasını da tepe taklak ediyor.Mısıroğlu ilk gerekçenin tutarsızlığını görünce. M. Ama ilerde.Mısıroğlu. Gerçi şimdiye kadar ileri sürdükleri iddiaların." (Mevlanzade Rıfat.10) İddiaları. Vahdettinciler de bu son iddialarını kanıtlamak için bazı belgeler ve tanıklar gösteriyorlar. Bu sefer devreye Yunan tehlikesini sokuyor. s. s.Kemal Paşayı olağanüstü yetkilerle donatıp Anadolu'ya gönderen [Sultan Vahideddin'dir]. 6/1.Kemal Paşayı geniş bir yetki ve özel bir talimatla galip devletlerin İstanbul'da bulunan temsilcilerinin bilgisi dışında. Türkiye İnkılabının İç Yüzü. Anadolu'da bir mukavemet (direniş) hareketi düşünüp. 'Sevres sulh projesi' teklifini alınca. 11 Mayıs 1920'de. (1. Söz gelimi. Çünkü M.96 □ "Yunanlıların İzmir'e Müttefiklerin izniyle bir çıkarma yapacakları hakkında söylentiler duyulmaya başlanmıştı. 6." (K. Yalan. gizlice Anadolu'ya göndermiştir. bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen en dikkatli bir şekilde planladı.33) Mısıroğlu. s. GRYT Ansiklopedisi. Milli Mücadele'yi ilk düşünen ve planlayan Vahidettin imiş □ "VI Mehmet Vahideddin Han. Sarıklı Mücahitler. yeni bir senaryo yazmak gereğini duymuş. 'Sevres sulh projesi' ise Osmanlı hükümetinin temsilcisi Tevfik Paşaya. tarih açısından hiçbir değer taşımadıklarını gördük. Paris'te teslim edilmiştir. yanlış ve martaval yığını bir laf çorbası.Kemal İstanbul'dan 16 Mayıs 1919'da ayrılmış. gizlice gönderilmemiştir. işgalcilerin kontrolünden geçtiklerini.Kemal açıklamıştır. çeşitli başlıklar altında toplayarak sunuyorum. tanıkları ve şu çürütülemez olduğu ileri sürülen belgeleri görelim. tam 360 gün sonra. yani gidişin gizlice olmadığını da M. Yu- de bi an _8 . Sultan Vahideddin. 94 Bandırma gemisinin. İki yanlışına değineyim: M.79) K." (K.Bu cümle çağdaş tarih yöntemini de özetlemektedir.C. Ama bu sefer çok kesin konuşuyorlar.. 150'liklerden ve Birinci Bölümde bazı marifetlerini öğrendiğimiz Mevlanzade Rıfat'ın 1929'da Halep'te basılan 1993'te Türkiye'de de yayımlanan.Kemal ve Kurtuluş Savaşı aleyhindeki kitabı' dır. Osmanoğulları'nın Dramı. galip devletlerin temsilcilerinin bilgisi dışında.209) Bu konudaki birçok iddianın ilk kaynağı. Mevlanzade'nin iddiasını doğrulayıp süslemek isterken. Anadolu'da milli bir kuvvet hazırlamayı düşünmüş ve bu kuvveti meydana getirmek için yakınında bulunanların telkini ile yaverlerinden M.. buna karşı ilk tedbirleri düşünüp planlayan.Kemal.Mısıroğlu. Vahidettin ve Kurtuluş Savaşı Bu konuda ileri sürülen iddiaları.

ve 15.C.Kemal. şöyle düşündüğünü anlatıyor: "Bu son cümle bende bir şüphe uyandırdı. • Bu gerekçesi uydurma ve biri ötekini tutmaz iddiaların esin kaynağı. Vahidettin'in planının özü neymiş? bi nan tehlikesini de kesinlikle ve üstüne bastıra bastıra reddettiğine tanık olacağız. vasıtamla (aracılığımla) onlardan emin olmak istiyor. Vahidettin'in bir planı olduğunun kanıtı diye kullanıyor: □ "Bu sözler. Bu acımasız oyunun kanlı ayrıntılarını ilerde okuyacağız. Zat-ı şahane (padişah) beni kandırarak. buna olsa olsa Kanlı Nigar oyunu denilebilir. açıklamalarını okuyacağız. s. Milli Mücadele'yi planladığı umudunu veren bir tek cümlecik. Vahidettin'in kendi itirafları filan nedir? Eğer bu bir oyunsa. s. Hilafet.Kemal'in anılarında geçen. bu oyunu büyük bir ciddiyet ve teatral bir kudretle oynamışlardır. 6/3. iki hasım (düşman) pozunda. Biz yine de. karşı karşıya olacaktır." (V. o isyanlar.. Zaten Vahidettin de. bu bölümün 14..C. bunlarla ilgili binlerce belge. Lozan.Saray ve hükümet. tatlı tatlı şöyle açıklıyor: ". bir ince politika olarak başlatılmış. Osmanoğulları'nın Dramı. an _8 .191.Mısıroğlu'nu izliyor:98 □ "Bizzat M..Vakkasoğlu." (3. Planın uygulamaya konulması de 6/2. düşmana karşı Anadolu ile el ele.80) Ama o fetvalar. Olsa yazardı..Kemal Paşanın da hatıralarında anlattığı gibi.. o milliyetçileri tepelemek için İngilizlere türlü türlü önerilerde bulunmalar. bu görüşmeden önce. 1. M.Mısıroğlu. Bunu Samiha Ayverdi. minnacık bir ipucu bile yer almıyor. Son Bozgun. 1..Mısıroğlu. Milli Mücadele'ye karşı görünecek. Vahidettin'in aleyhinde olan bu son cümleyi. s. 'hiçbir iddia gizli kalmasın' diyerek. böylece İngilizler uyutulacakmış.. paragraflarında.180.İstanbul ve Ankara. ayrıca K. o Yunanlıları desteklemeler. o idam kararları..87) Ama Vahidettin'e o kadar yakın olan Başkâtip Ali Fuat Beyin anılarında Vahidettin'in böyle bir kararı olduğunu belirten. Padişahın verilmiş bir karârı olmalı idi. o Kuva-yı İnzibatiye.C. M. bambaşka anlamdaki bir cümledir. s. Vahidettin'in kuşku uyandıran bir sorusu üzerine.. o Anzavur. bir siyasi komplo. Bu oyun. Padişahın verilmiş bir kararı vardır."97 Mısıroğlu.. Padişah ve İstanbul Hükümeti. iddiaları gözden geçirmeye devam edelim.151) Vakkasoğlu da duraksamadan K. Sultan Vahideddin'in zihninde bir plan mevcut olduğunu. Demek ki yarın Padişahın öyle bir hareket yapmak ihtimali vardır ki ordunun vatanperver (vatansever) kumandan ve zabitleri müteessir olabilir (üzülebilirler). tanık." (K. bu iddiaları açıkça yalanlıyor. gösteriyordu.193..S.

Bu konuyla ilgili iddialar da şunlar: 6/3. s. Çünkü notada değinilen sorunları çözmek. 1. Mısıroğlu. bu plan gereğince.48) □ "Bu cümleden olarak yaverlerinden M. sırf bu amaç için kurulmuştur.Kemal'i. s.. "Yıldırım Kıtaları Müfettişliğine çevrilir ve 2 Şubat 1919'da da Cemal Paşa (Mersinli) bu müfettişliğe atanır. İşte yakın tarihimizde 'Milli Mücadele' adı verilen Türk-Yunan muharebesi105 ve onun sonucu olan zaferin gerçekleşmesini sağlayan hareketlerin ilki ve en önemlisi budur. 28 Aralık 1918'de. M. K. bu fırsattan yararlanılarak. Osmanoğulları'nın Dramı.Kemal Paşayı bu harekete memur eden insan. s." (V. 6/3. Türkiye İnkılabının İç Yüzü. ordu müfettişi sıfatıyla göndermeye karar verdi.1.103 M.Ordu Komutanlığının adı.Mücahitler. M.Ceylan.Kemal seçilir. s.. ilerde açıklanacağı üzere. ordu komutanlıkları kaldırıldığı için doğrudan Genelkurmaya bağlı durumda kalan 9.24 vb. birinin de doğuya gönderilmesi gerekir ve bu görev için M. Genelkurmay 2. S." (K. M.Mısıroğlu. 2. s. 9. Son Bozgun. s.Mücahitler. O sırada.C. H.100 kurulacak üç Ordu Müfettişliği emrinde toplamayı kararlaştırır.Kemal'i Anadolu'ya gönderen ve üstün yetkiler ver erek işini kolaylaştıran.Vakkasoğlu. [.görev uydurulmuş Bu görüşü ileri sürenler: Mevlanzade Rıfat.2. vicdan rahatı içinde şehadet edebiliriz.. s. yerine başkası gönderilecekti. Büyük Oyun. C.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için işgalcilerin gözlerini boyamaya yönelik.] Bu durum bir türlü yazılamıyordu."104 (K. Bu yazarlara göre. M. s. Bunun üzerine.79) □ "Vahideddin'in. 1.101 İlk olarak.154.Kemal Paşayı geniş yetki ve i mkânlarla donatarak Anadolu'ya gönderdi.Mısıroğlu. l.C.Kemal'i bu göreve Vahidettin seçmiş □ "Padişah. 154) □ "M." (K.102 İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe'nin bir notası üzerine. Sultan Vahided-din'dir. göstermelik bir . S. Bütünüyle yanlış." Osmanlı Genelkurmayı. Bu da Sultan Vahideddin'in eseridir. Halbuki gerek Birinci Büyük Millet Meclisi'nde ve gerekse Erzurum Kongresinde bu hususta pek çok tartışmalar olmuştur. Mısıroğlu.H. Hilafet. s. hatta ifa ettiği vazifeyi sağlayan insan olduğunu.Başkanı Kazım Paşa'nın önerisi ile söz konusu tasarının bir parçası daha. 9.Ordu Müfettişliği. Kolorduyu. orduyu mütareke koşullarına göre yeniden düzenlemek için çalışmalar yapılagelmektedir. Hilafet.Kemal bu görevi kabul etmeseydi.234.48. iç asayişin düzeltilmesi gibi göstermelik bir amaçla.167.Ordu Müfettişliği geçici adıyla uygulamaya geçirilecektir...147) de bi an _8 . saray ve hükümet için de büyük önem taşıyordu. GRYT Ans.

Yeğen'in Sabahattin Selek'e verdiği bilgiye göre.' 'Bir namussuzluğu.. 'öyle bir şey biliyorum ki ortaya çıkıp söylememe. Böyle bir göreve ve bu görevi yürütecek birine gerçekten ihiiyaç var. sadece uyarıda bulunmuş.106 R. Anadolu'nun kurtuluşu için Samsun'a gönderme fikri tamamen Halife-Sultan Vahideddin'e aittir. Sonra yarı kapalı gözleriyle ağır ağır.H. Padişah ilgililere onu da hatırlatıyor. emekli Deniz Albayı Yavuz Senemoğlu. Vahidettincilerin bu konudaki iddiasını doğrulamıyor.212) (1) M. kabiliyetli ve dinamiktir.ahlaksızlığı var mıdır?' 'Haşa padişahım. üstelik Vahidettin'in de bir ısrarı yok. • Birinci tanık.' 'Beceriksiz ve kabiliyetsiz midir?' 'Hayır efendimiz.' Ertesi Cuma yine selamlıktan sonra huzura girip hazırladığım listeyi verdim. 'Durumu görüyorsunuz.Kemal Paşaya güvenerek. ilk akla gelen M.Kemal değil.A. Fevzi Çakmak'ın eşi Fıtnat Çakmak.24) Bu konudaki tanıkları dinleyelim. yaveranımdan (yaverlerimden) erkan-ı harp mirlivası (kurmay tuğgeneral/tümgeneral) M. Vahidettin'in planı gereği uydurulmuş bir görev değil.□ "M.Kemal Paşa hırsız mıdır?' 'Haşa (hayır) padişahım. öyle işgalcilerin gözünü boyamak için ortaya atılmış. Mecburum bu sırrı kendimle beraber mezara götürmeye. Bana Anadolu'da teşkilat kurarak memleketi şu karanlık durumdan kurtarabilecek paşaların bir listesini yapıp getirin.Kemal Paşaya verilen görev. ölüm yıldönümü dolayısıyla. s. Tercüman gazetesine yazdığı bir yazıda. 1.C.' 'O halde niçin bu listeye onun adını yazmadınız? ' Hiç düşünmeden cevap verdim: de bi an _8 . bir Cuma selamlığından sonra Sultan Vahidettin beni huzuruna kabul etti. Mütareke senesinde. tanığın anlattıkları. Büyük Oyun. M. bugünkü tutumumuz ve davranışlarımız uygun değil.Kemal Paşayı da namzedler (adaylar) meyanında nazar-ı itibare alınız (arasında dikkate alınız) diye ikaz eyledim (uyardım). O hepimizden bilgili. Anı şu: " 'Fıtnat' demiş mareşal. Kısacası. Dikkatle okuduktan sonra bir müddet sustu.Ceylan. Bu yü zden uygun biri aranıyor. San Remo'da. Fevzi Çakmak'ın 24. 'Paşa' dedi. Radi Azmi Yeğen." (H. Anadolu İhtilali. 'Paşa. Fıtnat Hanımdan dinl ediği bir anıyı anlatmış. Bu işler ancak Anadolu'da teşkilatlanarak kurtarılabilir.Selek. (2) Anıya göre.." (S. tane tane konuşmaya başladı. s. sabık Sultan kendisine demiş ki: "Samsun'a bir müfettiş gönderileceğini öğrenince. •İkinci tanık.

• Üçüncü tanık, Çankaya Köşkünde garson olarak çalışan Cemal Gran-da.109 Bu tanığı N.F.Kısakürek ileri sürüyor. Üstadı dinleyelim: "Gazetemden evime bir telefon mesajı geldi. - Bir zat sizi görmek istiyor ve gayet mühim bir ifşada bulunacağını söylüyor. Şu anda burada. Bu gibi müracaatlara, muvazeneli ve muvazenesiz, ciddi ve hafif soyundan alışmış ve onlardan kanıksamış olduğum için sordum: - Kimmiş? Mevzuu neymiş? - Hiçbir şey söylemiyor. Ancak sizinle konuşabilirmiş. - Verin telefonu! Telefonda itimat edici bir ton: - Tefrikanızla alakalı olarak size vereceğim bir vesika (belge) var. Bunu ne burada telefonda söyleyebilirim, ne de başkasına emanet edebilirim. Sizinle ka rşılaşmam lazım. Ses tonundan aldığım itimat duygusundan mıdır, o anda içime doğan histen midir, nedir, meçhul şahsa, - Öyleyse evime gelin, görüşelim! Dedim ve adresimi verdim. Beyaz saçlı, esmer, 60 yaşlarında kadar görünen, gayet terbiyeli bir tavır sah ibi bir insan. Hal ve kıyafetine göre, ancak okur-yazar halk tabakasından biri hissini veriyor; fakat muntazam konuşuyor ve kulaktan kapma bir kültürcük taşıdığını belirtiyor. Hemen söze başladı. - Vahidüddin tefrikanızı dikkatle okuyorum. Orada iddia ettiğiniz bir şey var: M.Kemal Paşayı Anadolu'ya Milli Mücadeleyi açma vazifesi ile Sultan Vahidüddin'in. gönderdiği. Ben bu hakikati bizzat Atatürk'ün ağzından, Umumi Kâtibine söylerken işitmiş olan insanım. Allah var. Allah ve tarih huzurunda bu hakikate şahitlik etmek isterim."

de

bi

an

_8

'Padişahım, M.Kemal Paşa yenilik, bilhassa öteden beri cumhuriyet taraftarıdır.' Padişah elindeki kâğıdı atar gibi masanın üzerine bıraktı. Ayağa kalkıp pencereye döndü. Limanda demirli itilaf devletleri (İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan) gemilerini göstererek, 'Paşa, Paşa, bu gemileri görmek kanıma dokunuyor. Bu memleket kurtulsun da isterse cumhuriyet olsun.107 Kendisine selamımla birlikte tebliğ ediniz, haftaya Cuma günü M.Kemal Paşayı göreceğim.' " (Tercüman gazetesi, 10 Nisan 1976) Anı burada bitiyor. Yani Fevzi Çakmak, hem bu sırrı kendisiyle birjikte mezara götürmeye .mecbur olduğunu söylüyor, hem de gürül gürül eşine anlatıyor; eşi de bu büyük sırrı, Senemoğlu'nun yazdığına göre, ziyaretine gelmiş olan bu bayram misafirinin (yazarın) "tarihe meraklı olduğunu öğrenince", kelimesi kelimesine aktarıyor; tarihe meraklı yazar, "hayret ve dehşete düşmesine rağmen" not almıyor, çünkü "bu bilginin bir gün kendisine lazım olacağını düşünemiyor", nedense Fıtnat H anımın ölümünü bekliyor ve nihayet, 1976 yılında "açıklamaya karar veriyor." Ne laflar! V.Vakkasoğlu ile H.Hüseyin Ceylan da bu anıyı, ciddi bir kanıt diye aktarıyorlar. (Son Bozgun, 1.C., s.134; Büyük Oyun, 1.C., s.26)108

Cemal Granda duyduğunu anlatır, söylediklerini N.F.Kısakürek'in oğlu el yazısıyla yazar, Cemal Granda da imzalar. N.F.Kısakürek'in Vahidüddin adlı kitabının 205. sayfasında bu ifadenin fotokopisi var. Granda'nın konuyla ilgili ifadesi, fotokopiye göre şöyle: "1928-29 senelerindeydi. Kazım Karabekir Paşa bazı neşriyat yapıyor ve bunlarda İstiklal Mücadelesinin sadece kendisi ve M.Kemal Paşa tarafından kazanılmış olduğunu iddia ederek, başka hiç kimseye hisse vermiyordu. Atatürk bu iddialara fevkalade öfkeleniyordu. Bir gün huzurunda Umumi Katip Tevfik (Bıyıklıoğlu) Bey bulunurken, kahve götürmek vesilesiyle oturdukları salona girdiğim zaman şu sahneye şahit oldum. Atatürk, Tevfik Beye diyordu ki: 'Bunlar ne gülünç iddialardır! Vatanı Kazım Karabekir Paşa ile ben kurtarmışım? Hiç böyle şey olur mu? Böyle iddia sahiplerini akıl doktorlarına muayene ettirmek lazım. Koca bir vatan, nasıl olur da sadece iki kişi tarafından kurtarılab ilir? İşin hakikatini istersen, beni bu işe memur ederek Anadolu'ya Vahideddin gönderdi. Beni bulup gönderdiğine göre, asıl kurtarıcının Vahideddin olması lazım gelir" Allah'ın bildiği bu hakikati, tarihe ve Türk milli vicdanına arz etmeyi110 mukaddes bir vazife bilirim. Bu mevzudaki bütün iddialarınız aynen doğrudur. 12 Ağustos 1967 (ya da 1968, iyi okunmuyor) imza: Cemal." (Vahüdiddin, s.205 ve ona dayanarak GRYT Ans., 1.C., s.170)111 K.Karabekir'in, tartışmaya yol açan mektupları, 1928-29'da değil, 1933'te, Milliyet gazetesinde çıkan bir dizi yazı dolayısıyla yayımlanmıştır. O tarihte Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri de Tevfik Bıyıklıoğlu değil, H.Rıza Soyak'tır.112 M.Kemal'in "böyle iddia sahiplerini akıl doktorlarına muayene ettirmek lazım" cümlesinin aslı da şöyledir: "Bu mektubu yazan üzerinde akıl doktorlarının dikkat nazarını celbederim". Tek cümlelik bir cevap olarak Mayıs 1933'te Milliyet gazetesinde yayımlanmıştır.113 Cemal Granda, tarihi, tanıkları ve M.Kemal'in sözünü yanlış hatırlıyor ama kahve verirken, kulak misafiri olduğu konuşmayı tek kelimesini bile unutmadan ve kendi ifadesine göre tam kırk yıl sonra, hatırlayıp aktarıyor! Bununla da kalmıyor, 1918'den beri geçen bütün olayların iç yüzünü biliyo rmuş gibi 'bu mevzudaki bütün iddialarınız aynen doğrudur' diye de güvence ver iyor! Sanki tanık değil, bütün olayların kahramanı. Geçiniz! • Dördüncü tanık, Erzurum Kongresi'ne Sivas delegesi olarak katılan Fazlullah Moran. Vehbi Cem Aşkun, Sivas Kongresi adlı kitabında, Fazlullah Moran'ın Erzurum Kongresi hakkındaki anılarına da yer vermektedir. Fazlullah Hocanın anılarının, konumuzla ilgili kısmını aktarıyorum: "Cuma tatilinden bilistifade (yararlanarak), arkadaşım Ziya Beyle Gazi Paşayı114 ziyarete gittik. Bize, İstanbul'un müttefik devletlerin işgal-i askeriyesi altında bulunduğunu ve Padişahın adeta esir olduğunu ve onlar orada bulundukça iradesi nafiz (geçerli) olmadığından, buna nihayet vermek üzere, kendisini gizlice

de

bi

an

_8

davet ederek bu hizmeti ifa etmek için Anadolu'ya gönderildiğini ve [P adişahın] iki elini açarak, 'Aman oğlum, milletimin yüksek sesini işitmeliyim!' dediğini yana yakıla anlattı." (s.73) V.Cem Aşkun, "[1919'da] bu memleket kültürüne 38 sene vakf-ı nefs etmiş (kendini vermiş) bir bilgindi" (s.59) dediğine göre, Fazlı Efendi o sırada yaklaşık 58 yaşında. Anılarını anlattığı zaman, yaşının 84 olduğu anlaşılıyor. (1) Herhalde ilerlemiş yaşı ve yorgun zihni yüzünden, Erzurum Kongresi hakkında verdiği bilgiler, birkaç basit ayrıntı dışında, bütünüyle yanlış. Bir örnek olarak Erzurum Kongresinin ilk üç günü hakkında verdiği bilgileri (!) sunuyorum: "Erzurum mümessillerinden Kadı Raif Efendi, kürsüye çıkarak, 'Efendiler Kongreyi açıyorum!' dedi. Bunu müteakip (bunun üzerine) Trabzonlulardan birisi de, 'Biz İttihatçıların riyasete (başkanlığa) geçmelerini istemiyoruz, in aşağı!' hitabıyla karşılanan Hoca Raif Efendi kürsüden indi. O gün daha başka [kimse kürsüye] çıkmadığı için dağıldık. Ertesi gün de diğer biri kürsüye gelerek, 'Mu hterem Beyler, Kongre açıldı!' dedi. Bunu tanıyanlardan biri, 'Bizim İtilafçılarla (Hürriyet ve İtilaf Partililerle) alakamız yoktur. Sen de aşağı buyur!' dediler. O gün de öyle geçti. Ben kendi kendime düşündüm. Burada içtima eden zevatın (toplanan kimselerin) herhalde ya İttihatçı, ya İtilafçı (Hürriyet ve İtilaf partili) olması muhakkaktır. Bitaraf (tarafsız) kimsenin bulunmaması icap eder. Kıymetli günlerimizin bu suretle heder olmasına (boşa gitmesine) çok canım sıkılıyordu.. Üçüncü gün oldu. Yine herkes yerli yerinde oturuyordu. Kürsüye çıkan kimse olmadı. Ben hiç olmazsa bir gün kazanmak ve diğer boş geçen günler gibi bugünü de kaybetmemek ümidiyle kürsüye çıkmayı bir, diğer arkadaşım gibi hakarete maruz kalarak kürsüden inmeyi iki ayıp telakki ederek, oturduğum yerden ayağa kalktım ve 'Muhterem Beyler, aziz arkadaşlar' hitabıyla söze başlayarak dedim ki.." (s.66 vd.) Şu hale bakın! O kadar ümit bağlanan ve heyecanla toplanan kongrede, her kürsüye çıkan aşağı indiriliyor, iki gün böyle oturularak geçiyor, Erzurum Kon gresi bir türlü açılamıyor, bereket versin ki üçüncü gün Fazlı Hoca konuşuyor da, üyeler görevlerini ve kapıya dayanmış tehlikeyi hatırlıyor, Hocanın önerisi üzerine de M.Kemal Paşayı, seçim filan yapmadan Başkanlık kürsüsüne davet ediyorlar, Kongre de çalışmaya başlıyor! GRYT Ansiklopedisi de, bu saçmalamanın tamamına, "Delegeler kürsüye kim çıksa, hemen aşağı indiriyorlardı!" gibi bir başlık altında, ciddi ciddi yer vermiş. (1.C., s.215) (2) V.Cem Aşkun, bir yandan Fazlı Hocanın, yaşlılık uydurmalarını aktarıyor, bir yandan da şu nazik notlara yer veriyor: "Herhalde rahmetli Hoca Fazlullah Moran, hafızasında bu işi, bu mesele ile ilgili olmayan başka bir tartışma ile karıştırmış olacak..." (s.66) "Sayın Hocamız mutlaka hafızalarındaki başka bir ola yla bunu karıştırmış olacaklar..." (s.68) "Yanlış aksettirilmiş..." (s.71) Başka bir şey eklemek istemiyorum.115 • K.Mısıroğlu, beşinci tanık olarak. K.Karabekir Paşayı gösteriyor: "[Sultan Vahideddin] K.Karabekir Paşayı huzuruna kabul edip de bütün ümitlerin genç

de

bi

an

_8

paşalarda olduğunu söyledikten sonra, Anadolu'ya daha kimlerin gönderilmesini tavsiye edebileceğini sormuş. K.Karabekir Paşa, M.Kemal Paşanın adını söyleyince, bunu memnuniyetle kabul etmiş,116 zaten kendi yaveri olan M.Kemal Paşaya büyük güveni olduğu için onu huzuruna davetle konuşmuş ve Anadolu'ya giderek teşkilat yapması için kırk bin altın vermiştir." (Osmanoğulları'nın Dramı, s.88) K.Karabekir Paşa, Padişahla iki kere, 6 Aralık 1918 ve 11 Nisan 1919'da görüşmüş ve bu dönemle ilgili iki kitabında da bu konuda bilgi vermiştir . Ne Vahidettin'in kendisine, "Anadolu'ya daha kimlerin gönderilmesini tavsiye edeb ileceğini sorduğunu" yazıyor, ne de kendisinin "M.Kemal'in adını verdiğini." (K.Karabekir, İstiklal Harbimiz, s.9; İstiklal Harbimizin Esasları, s.33,34)117 Mısıroğlu yine masal yazıyor. Para konusu ayrıca ele alınacak. • Altıncı tanık olarak, yazar Falih Rıfkı Atay'ı ileri sürüyorlar. □ N.F.Kısakürek diyor ki: "Postacı geldi ve bir gazete getirdi. Bir okuyucunun gönderdiği 19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesi. Bu gazetenin altıncı sayfasında, Falih Rıfkı imzası yla çıkmış 'Atatürk Samsun'a gidiyor!' başlıklı bir hatıra yazısının ikinci başlığı, Vahidüddin'in ağzıyla M.Kemal Paşaya söylenmiş şu sözlerden ibaretti: 'Paşa, paşa! Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin! Bunların hepsi tarihe geçmiştir! Şimdi yapacağın hizmet, hepsinden de mühim olabilir! Paşa, sen devl eti kurtarabilirsin!'118 Devleti kurtarmak, Samsun'da asayişi temin etmekle olmayacağına göre, M.Kemal Paşanın Anadolu'ya niçin gönderildiği, Falih Rıfkı gibi kalemle de doğrulanıyor demektir." (Vahidüddin, s.206) F.R.Atay o yazıda, N.F.Kısakürek'in iddia ettiği gibi, M.Kemal'in milli bir mücadele açması için Padişah tarafından Anadolu'ya gönderildiğini doğrulamıyor. Çünkü söz konusu yazıda, yalnız Atatürk'ün anılarına yer vermiştir; Padişahın söylediği cümle, Atatürk'ün anılarında yer almaktadır. (Atatürk'ün Hatıraları, s.122) Yazıda, Vahidettin'in sözlerini, M .Kemal'in yorumu izliyor ama N.F.Kısakürek. onu atlayarak yalnız Vahidettin'in sözlerini ele alıyor ve iddiasını doğrulayan bir ifade olarak kullanıyor. Böyle sansürlü bir yöntemle gerçek yansıtılab ilir mi? M.Kemal'in yorumunu görelim: "Bu son sözlerden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle samimi mi konuşuyor? O Vahdettin ki ecnebi hükümetlerin yüzüncü derecedeki aletleri ile temas arayarak, devletini ve saltanatını kurtarmaya çalışıyordu. Bütün yaptıklarından pişman mıydı? Aldatıldığını mı anlamıştı?... Veliahtlığında, padişahlığında, bütün his ve fikirlerini, temayüllerini, sahtekârlıklarını tanıdığım adamdan, nasıl yüksek ve asil bir hareket bekleyebilirdim? Memleketi kurtarmak lazımdır, istersem bunu yapabilirmişim. Nasıl? Hemen hüküm verdim: Vahdettin demek istiyor ki hiçbir kuvvetimiz yoktur. Tek mesnedimiz (dayanağımız) İstanbul'a hakim olanların siyasetine uymaktır. Benim memuriyetim, onların (işgalcilerin)

de

bi

an

_8

şikâyet ettikleri meseleleri halletmektir.119 Eğer onları memnun edebilirsem, memleketi ve halkı bu siyasetin doğru olduğuna inandırabilirsem ve- bu siyasete karşı gelen Türkleri tedip edersem (hizaya sokarsam), Vahdettin'in arzularını yerine getirmiş olacaktım.120" (Atatürk'ün Hatıraları, s.122-123'ten aktarılarak, Dünya gazetesi, a.g.y., 5.sütun)121 □ K.Mısıroğlu da bu konuda diyor ki: "Bu sözleri M.Kemal'in ağzından nakleden Falih Rıfkı ve haberin kaynağı olan şahıs (M.Kemal), Vahideddin'in vatan kurtarmak hususundaki karar ve azmi ile yaverine verdiği vazifenin hakiki mahiyetini ortaya koyan bu sözleri, su-i tefsire uğratmak (yanlış anlaşılmasını sağlamak) için çok yorulmuşlarsa da güneş balçıkla sıvanamamıştır. Çünkü M.Kemal Paşa sadece bir müfettiş 122 olarak gönderilmiş olsa, ona 'vatanı kurtarabilirsin' demek biraz saflık, hatta aptallık olmaz mı? Öyle ya, Samsun havalisindeki asayişsizliği yerinde görüp incelemek üzere gönderilen bir müfettişten, böyle büyük bir iş beklenebilir mi? Hem de zekâsı M.Kemal Paşa tarafından bile tasdik edilmiş bulunan Sultan Vahideddin gibi bir şahsiyet tarafından! İsteyenler, M.Kemal ve F.Rıfkı'nın o tefsirlerini (yorumlarını) okusunlar da astarın yüze nasıl uymadığını görsünler." (Hilafet, s. 159) 1. Vahidettin'in o sözlerini, M.Kemal'in kendisi aktarıyor. Hem aktaracak, hem de 'yanlış anlaşılmasını sağlamak' için çabalayıp yorulacak! Böyle şey olurmu? O sözler, yanlış anlaşılmasını sağlamak için çabalamayı gerekiyor idiyse, niye yorulsun, anlatmaz ya da başka türlü anlatıp geçerdi. 2. F.R.Atay, o yazısında, yalnız M.Kemal'in anılarını aktarmış, herhangi bir yorumda bulunmamıştır. 3. Amiral Calthorpe, 21 Nisan 1919'da, Osmanlı hükümetine sert bir nota verir. (Notanın metni: Jeschke, İngiliz Belgeleri, s. 104) Vahidettini heyecanlandıran, M.Kemal'e verilen görevin önemini artıran ve Vahidettin'e o cümleleri söyleten, söz konusu notanın 3. maddesindeki tehdittir. Bu konu aşağıda ele alınacak. Vahidettin'in o tehditten ve gelişmelerden kaynaklanan heyecanlı sözlerini, N.F.Kısakürek ve öteki Vahidettinciler gibi yorumlayabilmek için Vahidettin'in sonraki tutumunun da bu yorumlar doğrultusunda olması gerekmez miydi? Oysa tam tersini görüyoruz. İşgalcilere karşı duran milli kuvvetler, bastırılıp dağıtı lmak istenecektir. a GRYT Ansiklopedisi yazarları ve A.Dilipak'ın, F.R.Atay'ın yazısını görmedikleri belli. Görseler bu iddiayı sürdürmezlerdi. Görmedikleri için olsa gerek, F.R.Atay hakkındaki iddiayı, iç rahatlığı içinde, daha da ileri götürüyorlar: "19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesinde, 'Atatürk Samsun'a gidiyor' başlıklı bir hatıra yazısı kaleme alan F.R.Atay da, M.Kemal Paşayı Anadolu'ya bizzat son Osmanlı Padişahı 6.Mehmet Vahidüddin'in gönderdiğini ifade etmişti." (GRYT Ans.LC, s.173) "F.R.Atay da, M.Kemal'i Anadolu'ya Vahdettin'in gönderdiği görüşündedir ve görüşlerini 19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesinde yazmıştır." (A.Dilipak, CG Yol, s. 146) Yalnız tarihe değil, okuyucularına da ayıp ediyorlar.

de

bi

an

_8

• Sekizinci tanık, Abdülaziz'in torunlarından Şehzade Mahmut Şevket Efendi. Diyor ki: "... Mehmet Vahdettin Amcam.. Anadolu'da bulunan kuvvetlerin dağılmaması ve orada milli bir cephe kurulmasını istiyordu. Bu işi de ancak M.Kemal Paşanın başarabileceğine inanıyordu, işte kendisinin 14 Mayıs 1335 (1919) tarihini taşıyan fermanı.. Anladığınız gibi M.Kemal Paşayı sadece asayişi sağlamak ve bazı kimselerin iddia ettikleri gibi orduyu dağıtmak, mukavemetleri yok etmek için değil, vatanı bölük bölük işgal eden yabancı ellerden kurtarmak için gerekli her şeyi yapmak üzere göndermiştir." (Aktaran Murat Sertoğlu, 6 Temmuz 1967, Tercüman gazetesi) 1. Şehzade, Vahidettinci tarih yazıcıları gibi iddiasını, sadece M.Kemal‘e verildiği söylenen uydurma bir fermana (Padişah buymğuna) dayandırıyor. Başka hiçbir kanıt, gözlem, tanık ileri sürmüyor. 2. Bu fermanın (hatt-ı hümayunun/Padişah buyruğunun), sonradan üretilmiş bir belge olduğunu da, az sonra göreceğiz. Tanıklar bunlar. Ve H.H.Ceylan şöyle diyor: "Bilimsel bir gerçek olarak belirtmeliyiz, ki a'dan z'ye tüm boyutlarıyla M.Kemal'i Samsun'a gönderen Vahdettindir." (Büyük Oyun, 1.C., s.24)126 Ne kadar da kesin konuşuyor değil mi? Ama bu nasıl bilimsel bir gerçek ki hiçbir ciddi belgeye, güvenilir bir tek t anığa ya da sağlıklı bir tanıklığa dayanmıyor. Peki, Vahidettin ne diyor acaba? Bunların söylediklerinin tam tersini! 1923'te, Mekke'de yayımladığı beyannamesinde diyor ki:

de

bi

an

_8

• Yedinci tanık, Refet (Bele) Paşa. R.Bele, bir gün Ankara Palas'ta, N.Fazıl Kısakürek'e, birkaç tanığın önünde demiş ki: "Sultan Vahidüddin, 1.Dünya Savaşı'ndan sonraki felaketi, millette hiçbir ferdin hissedemeyeceği mikyasta, derinden duymuş, vatanın kurtarılması yolunda genç kumandanları Anadolu'ya dağıtmış ve bu işin başına geçmesi için de maddi ve manevi her fedakârlığı göstererek, M.Kernal'i seçmiş ve Anadolu'ya göndermiş olan insandır." (Vahidüddin, s.178 vd.) N.F.Kısakürek ekliyor: "İlk ihtiyaç anında, biri doktor, öbürü mebus ve üçüncüsü büyük bir tüccar olan şahitlerin isimlerini verebilirim." (s.179) 1. Bu kitap, Refet Bele'nin ölümünden (1963) beş yıl sonra yayımlanmıştır. 2. Üstad, 1950'lerde dinlediğini yazdığı bu açıklamaya,123 Refet Paşa yaşadığı sürece, Büyük Doğu dergisinde yer vermemiştir. 3. 'İlk ihtiyaç anında açıklayacağını' söyleyerek, tanıkların adlarını vermekten kaçınmıştır.124 4. R.Bele, son olarak Sabahattin Selek'le 1.8.1962 günü görüşmüş, ilginç açıklamalar yapmış ama N.F.Kısakürek'in değindiği konuda, tek kelime bile söylememiştir. (Anadolu İhtilali, s.148)125 Yorumunu siz yapın!

"M.Kemal'i Anadolu'ya gönderen kabineye mümaşat ettim (uydum)."127 İşte bu kadar! 6/3.3. M.Kemal'in atanmasına karşı çıkanlar olmuş ama Vahidettin dinlememiş □ K.Mısıroğlu: "[Sultan Vahideddin] kendisine yapılan itirazları dahi dinlememiştir. Bunlardan biri olarak Enver Paşanın, 'Harbiye Nezareti' başlıklı kâğıt üzerine yazdığı ve Sultan Vahideddin'e gönderdiği mektup aynen şöyledir: 'Harbiye Nezareti Mahrem Velinimetimiz, sebeb-i hayatımız, babamız, Padişahımız, efendimiz hazretlerine, Yapmış olduğumuz tahkikat neticesi, evvelce arz etmiş olduğum veçhile (g ibi) M.Kemal'in Anadolu'ya gönderilmesi, badi-i felaketimiz (felaketimize sebep) olacaktır. İstanbul'da Kavaklı Sadık, Kadıköylü Kemal ve Karaağaç Fişek Fabrikası Müdürü Kürt Bilal vesaireden müteşekkil bir heyet kurmuşlar. Fransız nakliye şirketlerinin ve bazı eşhasın (kimselerin) maddi yardımları ile aleyhimize isyan hazırlamaktadırlar. Bendenizin hemen Rusya'ya hareketim farz olmuştur. M.Kemal'i vaki davete icabet ettiremedim. 'Enver benim için Yusuf İzzetin'e yaptığını bana da yapacak' demiş. Emirlerinize intizardayım efendim hazretleri. Tarih: Şifre 21.14 35 Enver (imza)' Sultan Vahideddin'i bu hususta telkin ve tesir altına almak ve bu suretle M.Kemal Paşanın Anadolu'ya gönderilmesini önlemeye çalışmak isteyen başka kimseler de vardır. Fakat o bunların hiçbirini dinlememiş ve M.Kemal Paşa'yı her türlü imkânla donatarak Anadolu'ya göndermiştir.128" (Osmanoğulları'nın Dramı, s.84 vd.; Enver mektubunun klişesi. s.85'te) Buyrun size, bir tarih Zati Sungurl uğu daha! K.Mısıroğlu'nun, uydurma olduğu her kelimesinden anlaşılan böyle bir sahte belgeyi, gerçek bir belge diye yayımlaması da gösteriyor ki o dönem hakkındaki kültürü, baklava yufkası kadar ince. Öyle olmasa, görür görmez sahteliğini anlar, ayıplanacağından çekinerek yayımlamaktan kaçınırdı. 1. Sahte mektup, Osmanoğulları'nın Dramı adlı kitabın 85. sayfasında yayımlanmıştır. Şevket Süreyya Aydemir'in Enver Paşa adlı kitabının 3 . cildinin 530' uncu sayfasında da, Enver Paşanın yazdığı gerçek bir mektubun klişesi yer alıyor. İkisi arasındaki farkı anlamak için eski yazı bilmeye gerek bile yok, ü stün körü bir biçimsel karşılaştırma yeterli. (Örnekler kitabın sonunda) 2. Mektubun tarihi yok. Ayrıca, açık bir mektuba, şifre anahtarı yazılmaz. 3. Bir Padişaha, oğlu bile 'sebeb-i hayatımız', 'babamız' filan diye laubalice hi-

de

bi

an

_8

tap edemez. 4. Enver Paşa, birkaç arkadaşıyla birlikte, 1-3 Kasım 1918 arasında, Tür kiye'yi terk etmiştir.129 M.Kemal ise o tarihte, Yıldırım Ordular Grubu Komutanı olarak daha Adana'da. (Jeschke, TKS Kronolojisi I, s.2) Yani Anadolu'ya atanması olasılığı ufukta bile görünmüyor. 5. Diyelim ki Enver Paşa bu mektubu daha sonra, yurt dışından yolladı: M.Kemal'in atandığı 29 Nisan 1919 ile İstanbul'dan ayrıldığı 16 Mayıs 1919 tarihleri arasında Enver Paşa yolda, Almanya'dan Moskova'ya gitmek için çırpınıp durmaktadır. Üç defa uçak kazası geçirir, tutuklanır, kaçırılır, Riga'da hapse girer vb. (Ş.S.Aydemir, Enver Paşa, 3.C., s.519, 521) O kargaşalıkta, bu bilgiyi kimden alacak, bu mektubu nasıl ve neden yazacak, nasıl yollayacak? Üstelik, yanında Harbiye Nezareti başlıklı kâğıt ne arıyor? Velhasıl sahte olduğu paçalarından akan bir uyduruk belge.130 6. Zaten yazının içeriği de bütünüyle deli saçması.131 Vahidettincilerin bilgi düzeylerine bakınız ki bazıları, bu sahte mektubu, sahici bir belgeymiş gibi kabul edip okuyucularına sunuyor, yorumlar yapıyorlar, velhasıl bilgisizliğin sefasını sürüyorlar: V.Vakkasoğlu, Bu Vatanı Terk Edenler, s.49; H.H.Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.48; A.Dilipak, CG Yol, s.142. GRYT Ansiklopedisi, sahte mektubu yayınlamakla birlikte, "Şifre numarası bulunan fakat tarihi bulunmayan bu vesikanın orijinalliği tartışılabilir." demiş. (1.C., s.168) Eh, milimetrik de olsa, bu da bir gelişmedir. □ Bu konuda T.M.Göztepe de diyor ki: "Sadrazam Damat Ferit, 4 Mayıs 1919 Pazar günü, öğleden önce Yıldız sar ayında Padişahın huzuruna kabul edilir ve M.Kemal Paşanın 9.Ordu Kumandanlığına tayini iradesini alır, oradan doğruca Bab-ı Âli'ye gelir, toplantı halinde bulunun Nazırlara meseleyi açar, fakat Şeyhülislam M.Sabri Efendi, Adliye Nazırı Vasfı Hoca ve iki Nazır daha (?), bu atamaya muhalefet ederler." (V. M. Gayyasında, s.181) Göztepe yazısına şöyle devam ediyor: "Damat Ferit Paşa, itiraz edenlere dö ndü ve kati bir ifadeyle şu sözleri söyledi: 'İşbu tayin keyfiyeti, doğrudan doğruya şevketmeap efendimizin karihayı şahanelerinden sadır olmuştur. Hikmet ve kerametine (!) hepimizin kani bulunduğumuz padişahımızın iradelerine karşı ağız açamayacağınızdan eminim.' 132" (V. M. Gayyasında, s.182) T.M.Göztepe'yi birinci bölümden tanıyoruz. Çizgisini azimle koruyarak yine tarihi gönlüne göre süslüyor: 1. M.Kemal'in 9.Ordu Müfettişliğine atanma kararnamesi, Padişah Vahid-ettin tarafından, 4 Mayıs 1919 günü değil, 30 Nisan 1919 günü onaylanmıştır.133 2. Adliye Nazırı da, o tarihte, Vasfi Hoca değil, (Üryanizade) M. Cemil'dir.134 3. Padişahın onayı ile sonuçlanıp kesinleşmiş üçlü kararnameye, adı geçen Nazırların açıkça muhalefet ettikleri iddiasına inanmak mümkün değil. Çünkü atanmasından daha önemli olan M-Kemal'in görev ve yetkileriyle ilgili talimat, bu Nazırların da bulunduğu hükümetçe görüşülüp oybirliği ile kabul edilmiştir.135

de

bi

an

_8

6/3.4. Vahidcttin M.Kemal'i neden Anadolu'ya göndermiş? Bu konudaki iddialar: D "[M.Kemal'e] Verilen vazife görünüşte Ordu Müfettişliği, hakikatte ise o rdu dışında bir ihtiyat kuvveti hazırlamaktı." (Mevlanzade Rıfat, Türkiye İnkılabının İç Yüzü, s.209) □ "Teşkilat yapması için..." (N.Atsız, Türk Ülküsü, s.86) □ "Milletten gelen ayarlı, ancak göz korkutma planında bir direnme için..." (N.F.Kısakûrek, Vahidüddin, s. 161-162) □ "Milli Mücadele kararı, bir M.Kemal Paşa-Sultan Vahideddin anlaşması olarak başlamıştır. Bu anlaşmayı Büyük Millet Meclisi tutanakları bizzat M.Kemal Paşanın ağzından, bütün açıklığı ile nakleder. (Tutanaklarda böyle bir şey yok!) Memleketin korkunç ve felaketli istilası karşısında Sultan Vahideddin, pek sevdiği ve itimat ettiği yaveri M.Kemal Paşaya, Anadolu harekâtının başına geçerek, yer yer çete faaliyetlerine girmiş olan müdafaa mihraklarını (odaklarını), kendi merkezi etrafında toplamasını ve İstanbul'un da bu harekete el altından ve bütün .gücü ile yardım edip iştirak edeceğini (katılacağını) vaad eder."136 (Samiha Ayverdi, Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, 3.C., s.190) □ "İstanbul.. Anadolu'ya gönderilecek zabitan (subaylar) ve müfettişlerle, Anadolu'daki kurtuluş hareketini koordine etmek istiyordu. Vahdettin'in planı buydu.. Vahdettin, Anadolu'daki halk hareketini örgütlemek istiyordu." (A.Dilipak, CG Yol, s.34, 35) □ "Devleti düştüğü tehlikeden kurtarmak üzere..." (V.Vakkasoğlu, Son Bozgun, 1.C., s.138) □ "Anadolu'nun kurtuluşu için..." (H.H.Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.24) Diyeceksiniz ki K.Mısıroğlu'nun bu konuda bir görüşü yok mu? Olmaz olur mu? Bu tek konuda bile birkaç çeşit görüşü var: □ "Sultan Vahideddin, dahiyane bir buluşla, teklif edilecek muahedenin (antlaşmanın) melhuz menfi şeraitinin (tahmin edilen olumsuz koşullarının), Türk milleti tarafından asla kabul edilmeyeceğini göstererek birtakım nümayiş (gösteri) ve mitingler tertip etmesi maksadıyla M.Kemal Paşayı Anadolu'ya göndermiştir. Dikkat oluna ki Yunan harbi için değil. Yunan henüz ortada yoktur!" (K.Mısıroğlu, Lozan, 1.C., s. 106) □ "[M.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için) ikna ediş, Milli Mücadele için değil, Sevres'in ıslahını (düzeltilmesini) temin edebilecek birtakım protesto hareketleri içindi." (K.Mısıroğlu, S.Mücahitler, s.49) □ "Sultan Vahideddin, Anadolu'da milli bir kuvvet teşkili ile kötü bir sulh teklifi karşısında, bu kuvvete istinat ederek (dayanarak) birtakım fiili mukavemet hareketlerinde bulunmak ve bu suretle saltanat ve hilafeti ayakta tutabilmek ümidini besliyordu." (K.Mısıroğlu, Hilafet, s.154) □ "Yunanlıların İzmir'e Müttefiklerin müsaadesiyle bir çıkarma yapacakları hakkında söylentiler duyulmaya başlanmıştı. Sultan Vahideddin, ufukta bel iren vahim tehlikelere karşı, Anadolu'da bir mukavemet (direniş) hareketi düşünüp, bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen en dikkatli bir şekilde planladı.

de

bi

an

_8

Bu cümleden olarak yaverlerinden M.Kemal Paşayı geniş selahiyet (yetki) ve imkânlarla teçhiz ederek (donatarak) Anadolu'ya gönderdi." (K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.79) Her yazar ayrı telden çalıyor. Mısıroğlu'nun görüşleri ise, her kitabında değişiyor.137 Çünkü Vahidettin'in böyle amacı olduğunu ve M.Kemal'e -ya da bir başkasına- bu anlamda bir söz söylediğini doğrulayan, kanıtlayan hiçbir tanık, belge, mektup, anı defteri, günlük, not, iz, işaret, belirti, ima bulunmuyor. Ne yapsınlar, zorunlu olarak uyduruyorlar. Bizzat Vahidettin'in, bütün bu iddia ve masalları, 1923 yılında yayımladığı beyannamesinde reddettiğini de, 14. paragrafta göreceğiz!138 6/4. İşin doğrusu: • Neden Doğuya bir Ordu Müfettişinin atanması gerekti? Gelişimin çok kısa bir öyküsü: 1. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe ile Fransız Yüksek Komiseri Amiral Amet, daha Kasım 1919 sonunda, "Samsun'da Türklerin, Hıristiyanları toptan öldürmek için silahlandırıldıkları" görüşündedirler. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.102; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.242) Oysa gerçek tam tersinedir. S ilahlananlar, bu kesimdeki Rumlardı. Çünkü Sinop batısından Trabzon'a kadar bir Rum Pontus Devleti kurmayı düşlüyorlardı.139 Zamanla Türkler de silahlanacaklardır. 2. İngilizler, 11 Kasım 1918 günü, "Türkiye ile Rusya arasında, harpten ö nceki hudut ötesinde bulunan bütün Türk birliklerinin geri alınmasını" isterler . (Mondros, s.229) Hükümet, üç sancaktaki askeri birliklerin 1878 sınırlarının gerisine çekilmesini kararlaştırır, (Mondros, s.230)140 Osmanlı ordusu üç sancaktan (Batum, Kars, Ardahan) çekilir. Batum İngilizlerce işgal edilir. (26 Aralık 1919) Ermeni ve Gürcü saldırılarına karşı korunmak için Türkler, Ahıska, Ahikelek, Ardahan, Artvin, Oltu, Kars, Kağızman, Sarıkamış, Iğdır ve Nahçıvan bölgelerinde, milli şûralar ve milis birlikleri kurarlar. Bunların en önemlisi Kars'ta kurulan Güneybatı Kafkas Cumhuriyeti'dir. (1 Ocak 1919 Mondros, s.241)141 3. İngilizler, kış ortasında 1914 sınırı gerisine çekilmek zorunda bırakılan 9. Türk ordusunda, terhis ve fazla silahların teslim edilmesi işlerinin hızlı gitmediğinden de şikâyet ederler. İngiltere Karadeniz Kuvvetleri Komutanı General Milne, 17 Şubat 1919'da '9.Ordu Ordu Komutanı Y.Şevki Paşanın Ordu Komutanlığından uzaklaştırılmasını ve yerine, verilecek emirleri uygulayacak birinin atanmasını' ister. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.102; Mondros, s.244)142 4. Doğu illerinde asayişin korunması büyük önem taşıyordu. Çünkü Mütareke Anlaşmasının 24.maddesi gereğince, Bitlis, Van, Erzurum, Diyarbakır ve Elazığ illerinde (İngilizce metinde "altı Ermeni vilayeti" denilmektedir) çıkacak bir karışıklık, galip devletlere bu illeri işgal hakkını vermekteydi. İngilizlerin buraları işgal için kendi askerleri yerine, Çukurova bölgesinde Fransızların yaptı-

de

bi

an

_8

ğı gibi sınırda bekleyen Ermeni birliklerini kullanması da uzak bir ihtimal deği ldi. 5. İngiliz Y.Komiser Yardımcısı Amiral Webb, 13 Şubat 1919'da, İngiliz Dışişleri Bakanlığına şöyle yazar: "...Normal şartlara dönüş, bütün bölgenin tamamen silahtan tecrit edilmesi (silahsızlandırılması) ile mümkündür..." (Jeschke, İng.Belgeleri, s.103; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.242) 6. İngilizler 9 Mart 1919'da Samsun'a ancak 200, 30 Martta Merzifon'a 50 İngiliz askeri gönderirler. Ayrıca Teğmen Perring ile Yüzbaşı Hurst de, bölgede inceleme yaparlar. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.103; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri,s.243) 7. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe, 21 Nisan 1919'da, Osmanlı Hariciye Nazırlığına bir nota verir. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.104; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.243) Notanın içeriği özetle şöyledir: 'a. Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Sivas kesimlerinde, askeri durumun iyi olmadığı (terhis ve silahların teslimi işinin yavaş gittiği), b. Çeşitli kaynaklardan öğrenildiğine göre, bu kesimlerde, baştan başa şûralar (Sovyetler) kurulduğu, c. Şûraların, ordunun denetimi altında, asker topladıkları, d. Bu hal derhal durdurulmazsa, işlerin 'ciddiyet kesbedebileceği'.143 e. Şûraların asker toplamalarının engellenmesi için derhal talimat verilmesi.‟ 8. Ayrıca 25 Nisan günü D.Ferit, Y.Kom.Yardımcısı Amiral Webb'e "Hükümetin, halkın silahtan tecridi (silahsızlandırılması) faaliyetine girişmeye karar verdiğini" açıklar ve bu konuda İngilizlerin de yardımcı olmasını diler. (Jeschke, İng.Belg., s. 107; hükümet kararı: 28.4.1919, S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.285) 9. Vahidettin ve Damat Ferit'i, bölgenin işgal edilmesi tehlikesi kadar, doğudagerçekten şûralar kurulmuş olması ihtimali de telaşlandırmış ve korkutmuş olmalıdır.144 İşlemler hızla sonuçlandırılır ve M.Kemal'e de, 'göreve başlaması için acele etmesi' bildirilir. (HTVD sayı 1, belge No. 4; İşlemlerin hızla sonuçlandırılmasında, Kazım (inanç) Paşanın rolünün de olduğu anlaşılıyor.)145 10. Osmanlı Hariciye Nazırlığı, İngiliz Yüksek Komiserliğine, imparatorlukHükümetinin, asayişin herhangi bir şekilde bozulmasını önlemek için M.Kemal Paşayı, bu havalide bulunan Osmanlı kıtalarına (birlikl erine)146 Umumi Müfettiş tayinettiğini' bildirir. (Jeschke, İng.Belgeleri, s. 104) 11. M.Kemal'e »verilen askeri ve mülki görev ve yetkiler,147 işte bu olgu ve olayların sonucudur. M.Kemal'e verilen talimatın başlıca hükümleri: a. Bölgedeki asayişin düzeltilmesi, asayişsizlik sebeplerinin saptanması, b. Silah ve cephanenin bir an önce toplattırılıp koruma altına alınması, c. Şûralar varsa ve asker topluyorlarsa, bunun kesinlikle engellenmesi, d. Şûraların kapatılması. (Mülki yetki verilmesinin sebebi de bu.)148 Olayların gelişimi, belgeler, işlemin hızı, verilen görev ve talimat gösteriyor ki: 1. Bu görev, M.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için uydurulmuş bir görev değildir.

de

bi

an

_8

2. Bu görevin, Milli Mücadele'yi başlatmak için verildiği iddiasının gerçeklerlehiçbir ilgisi yoktur. 3. Vahidettin'in ya da hükümetin amacı, gerçekten M.Kemal'in öncülüğü ile devletin tüm tehlikelerden kurtulmasını sağlamak idiyse, öyleyse M.Kemal'i n eden Doğuya gönderdiler? Mesela Konya, bütün kritik kesimlere aynı uzaklıkta, Dörtyol, Afyon, Kütahya, Eskişehir, Ankara ve İstanbul'a demiryolu ile bağlantılı, zengin hinterlanda sahip bir merkez, Milli Mücadele'yi başlatmak için.en uygun yer ve 2.Ordu Müfettişliğinin karargâhı da orada. Neden oraya yollamadılar? Çünkü İngilizlerin işaret ettikleri yer, doğudaydı da ondan. Bu yüzden de M.Kemal, İngilizlerce gösterilen yere gönderilmiştir.149 Ama M.Kemal, çok değil 6 ay sonra, Konya'ya benzer konumda olan Ank ara'ya gelecektir. Silahlı bir mücadeleyi başlatmak gibi bir düşünce, Vahidettin'in de, Damat Ferit'in de akıllarının ucundan bile geçmiyordu. Çünkü D.Ferit'in 30 Martta Amiral Calthorpe'a verdiği tasarıyı, ilerde göreceğiz: Tam bir teslimiyetle İngiltere'ye bağlanmak! •• Neden bu görev için M.Kemal seçildi?

Harbiye Nazırı Şakir Paşa, M.Kemal'le konuşurken diyor ki: "Ben Sadrazam Paşa (Damat Ferit) ile görüştüm. Sizi uygun gördük."150 Neden M.Kemal? İki olasılık var: 1. Gerçekten bu işin üstesinden M.Kemal'in geleceğini düşündükleri için. Öyleyse Damat Ferit'e ve Şakir Paşaya, M.Kemal'i kim ya da kimler tavsiye etti?151 Bu konuda çeşitli tahmin ve iddialar bulunuyor: Dahiliye Nazırı M.Ali, Bahriye Nazırı Avni Paşa, Fevzi Çakmak, Hazine-yi Hassa Umum Md. Refik Bey, Dr.Esat Paşa vb.152 Vahidettin'in, M.Kemal'i hatırlatmış olması da olaylara pek aykırı düşmeyen ama henüz kanıtlanmamış bir olasılık. Kısacası, hepsi söylenti. 2. Damat Ferit, M.Kemal'in Ayan Başkanı Ahmet Rıza Bey ile yeni bir kabine kurmak için ilişki kurduğunu sandığı,153 İstanbul'da uslu durmayacağını da kestirdiği için bu vesile ile onu İstanbul'dan uzaklaştırmak istedi. M.Kemal uzaklaştırıldığını düşünüyor. (Nutuk, 1.C., s.7)154 H.Bayur diyor ki: "Bu yönü, o zaman Kurmay Başkanı olan Mareşal Fevzi Çakmak, Harbiye Nazırı Şakir Paşadan duymuş olduğunu bize anlatmıştır." (Atatürk, Hayatı ve Eseri, s.291) Jeschke ise bunu kabul etmiyor. (İng. Belgeleri, s.113) Yani bu olasılık da tartışmalı. Bu konuda tek kesin gerçek şu: Sebep ne olursa olsun, eğer Vahidettin, bu atama kararını onaylamasaydı, M.Kemal'in 9.Ordu Müfettişi olarak Anadolu'ya geçmesi mümkün olmazdı.155 Vahidettincilerin iddiaları bu çerçeve içinde kalsa, sorun yok. Ama bu onaya, taşıyamayacağı amaçlar, anlamlar ve işlevler yükleyerek, binlerce belgeye, ol guya, tanığa rağmen, tarihi tersine çevirmeye çalışıyorlar. İddiaları izlemeye devam edelim.

de

bi

an

_8

6/5. Vahidettin planını yalnız M.Kemal'e açıklamış
□ N.F.Kısakürek, kanıtsızlığa gerekçe bulmak ve durumu kurtarmak için bu planın çok gizli olduğunu, hükümetten bile saklandığını ileri sürüyor. Diyor ki:" "İngilizlere karşı bir aldatmaca olarak oynanan bu oyun, Vahidüddin tarafından, kendi öz hükümetine de aynı şekilde telkin edilmiştir.. M.Kemal Paşayı yeni vazifesine tayin ettiren, ne Harbiye Nazırı, ne Sadrazamdır. Sadece ve sadece, gayesini hükümetinden bile saklamış olan Padişahtır... Ancak birkaç faninin ruh mahzeninde (?) gizli kalmış[tır]" (s. 157, 162, 192) Peki, kim bu birkaç fani? Ses yok.

6/6. M.Kemal Anadolu'ya gitmek istemiyormuş, ..Vahidettin ikna etmiş Bu iddianın sahibi, Vahidettin'in yaveri ve Tevfik Paşanın oğlu Ali Nuri Okday'dır. N.Fazıl Kısakürek'in bu konudaki yazısını, gereksiz ayrıntıları çıkararak aktarıyorum:
□ "Seksen küsur yaşındaki Ali Nuri Beyefendiyi, Sultan Vahidüddin hakkında en nadide bilgilerin sahibi olması gereken eski ve müstesna biri olarak telefonla aradım. Şu cevabı verdi: 'Oteldeki daireme buyrunuz, görüşelim.' Hemen gittim. Birkaç hoş beş lafından sonra hemen mevzua girdim. 'Umumi Harp sona erip de İmparatorluğun çöküşü demek olan mütareke ve işgal günlerinde, [Sultanın] tavrı nasıl oldu?' [Bu soru üzerine Ali Nuri Bey yan odadan küçük bir hatıra defteri alarak İzmir'in işgal tarihini bulur.] 'İzmir'in işgalinden bir gün sonra, 16 Mayıs Cuma günü... Cuma selamlığından (namazından) sonra, M.Kemal Paşa huzura davet ve kabul edildi. Sultan Vahideddin onu Anadolu'ya geçmeye ikna etti.' Telaşla doğruldum: İkna mı etti? M.Kemal Paşanın bu hususta ikna edilmeye ihtiyacı mı vardı?' Söz, bu naziklerin naziği can noktasına gelince, muhatabım toparlanarak tane tane devam etti: 'İzah edeyim. M.Kemal Paşanın huzura kabul edilişinden bir iki saat sonra, Başyaver Naci Bey, yaverler odasına geldi ve haykırdı: 'Hünkâr (padişah) M.Kemal Paşayı ikna edebildi!' Bu haykırış kelimesi kelimesine aklımdadır. İkna tabiri yerindedir.' 'M.Kemal Paşanın gayesi Anadolu'ya geçmek değil miydi?' Muhatabım, delmek istediğim zarın nezaketini anladı. Küçük bir fikir hazırlığından sonra cevap verdi: 'Ben M.Kemal Paşayı, büyük bir asker ve kumandan tanırım. Öbür meziyetleri üzerinde söyleyecek bir sözüm yoktur. M.Kemal Paşanın gayesi, o zamanki hükümete girmekten başka bir şey değildi. Hem de birçoklarının sandığı gibi Harbiye Nazırı olmak değil, Sadrazam olmak gayesini güdüyordu. 1919 ilkbaharında vaziyet şöyleydi: Şark ordumuz silahları bırakmıyor ve ortada, İtilaf devletleriyle (galiplerle) aramızın yeniden açılacağı korkusu hüküm sürüyordu. M.Kemal Paşa da kudretli ve iradeli bir kumandan biliniyordu. Bu kanaat bilhassa Hünkâra aitti. M.Kemal Paşanın o günlerdeki kanaat ve görüşü ise, İstanbul hükümetinin İtilaf kuvvetlerine karşı direnmesi, isteklerini kabul ettirmesiydi. İşte bu tavrı göstermek için hükümeti eline almak istiyordu. Halbuki bu kanaat ve görüş, siyasi ve ameli (pratik) bir fayda temin edemezdi. Zira Mondros Mütarekesini imzalamış olan mağlup hükümetten, galip düşmanlara karşı bir direnme, karşı koyma iktidarı beklenemezdi.' Ali Nuri Beyefendinin sözünü kestim: 'Böyle olunca, o an için kabineye girmek imkânını bulamayan M.Kemal Paşadan, milli hareketi

de

bi

an

_8

evvelden planlamış ve gaye edinmiş olması beklenemez.' Muhatabım bu dikkate cevap vermeden devam etti: 'M.Kemal Paşa Anadolu'ya gönderilmiştir. Onu göndermekte ancak iki gaye olabilirdi: Ya İngilizlerin isteğine uygun şekilde, Şark Ordusunu silahsızlandırması ve Doğudaki mukavemeti kırması için yahut da tam aksi olarak, milli bir mukavemet ve hareket zemini (ortamı) açması için... 'Hangisi olduğunu sanıyorsunuz?' 'Ben sadece ihtimalleri kaydediyor ve hadiselere ait unsurları veriyorum. Dileyen, dilediği gibi hükmetsin. Ben kendi hesabıma, ayrıca bir tefsir (yorum) yapmayı emin bir yol görmüyorum. E min olduğum tek nokta, M.Kemal Paşanın, Anadolu'ya geçmek üzere Padişah tarafından ikna edildiğidir.' " (Va-hîdüddin, s.148-155)

N.F.Fazıl Kısakürek, 1968'de anılarını anlatan Ali Nuri Beyin "80 küsur yaşında" olduğunu yazıyor, doğrusu 85'tir.156 85 yaşındaki bu tanığa göre, 'Vahidettin, bir iki saat süren bir çabadan sonra, M.Kemal'i Anadolu'ya geçmesi için ikna etmiş!' Hem de ne günü? Kesinlikle belirttiğine göre, 16 Mayıs 1919 Cuma günü, öğle namazından sonra, hareketten birkaç saat önce. İşe bakın! İşlemler bitmiş, M.Kemal, annesiyle kız kardeşini Şişli'deki eve aldırmış, bölgesindeki bazı birlik ve illerle yazışmaya başlamış bile,157 resmi makamlar ve arkadaşları ile vedalaşmış, karargâh mensupları yolculuğa hazır, gemi istim üstünde, fakat M.Kemal hâlâ Anadolu'ya gitmek istemiyor, mızıklanıyormuş. Böyle bir şey olabilir mi? Usul gereğince son günkü Cuma selamlığına da katılıyor ve Hamidiye Camisinin mahfil-i hümayununda (padişahlara mahsus odasında) Vahidettin tarafından, bazı kimselerle birlikte kabul ediliyor.158 Az sonra yola çıkacak. Ama Ali Nuri'ye bakarsanız, bunca işlem ve hazırlığa rağmen, M.Kemal hâlâ gitmek niyetinde değilmiş, gitmemek için ayak sürüyormuş, zavallı Padişah, son günü, cami mahfilinde, hem de bir iki saat mücadele ederek,159 M.Kemal'i ancak son dakikada ikna edebilmişmiş... Öyle komik bir iddia, daha doğrusu öyle çocukça bir hayal oyunu ki ne ma ntığa uyuyor, ne gerçeğe, ne olayların akışına, ne gelişime, ne belgelere!160 Bu yaşlılık fantezisini, ciddi bir kanıt sayan alternatif tarih yazıcılarımız şunlar: V.Vakkasoğlu (Son Bozgun, 1.C., s.130), A.Dilipak (CG Yol, s.143), GRYT Ansiklopedisi (1.C., s.168) ve K.Mısıroğlu (S. Mücahitler, s.490; Lozan, 1.C., s.106). • Hayali ikna sahnesi Ali Nuri Okday'ın bu iddiasından yola çıkan N.F.Kısakürek, hayali bir ikna sahnesi yazmış. Bu hayali sahneyi şöyle savunuyor: "Bize denilebilir ki, 'bu tiyatro konuşmaları gibi hayalden uydurma hissini v eren lafları nereden çıkarıyorsun? İlmî ve tarihî hakikatleri belirtmek için mutlaka vesikaya (belgeye) istinat ettirilmeleri (dayandırılmaları) gereken bu dialogları, kimlerin şahadetleri (tanıklıkları) ile ispat edebilirsin?' Cevabımız şudur: Evvela beni dinleyin! Sonra da ispatını isteyin!" 161 Şimdi bu hayali sahneyi izleyelim:

de

bi

an

_8

namlularını saraya çevirmiş olan düşman toplarını görüyor musun? Bu vaziyet karşısında.Kemal Paşa. hususiyle İngilizlere ve hükümete karşı. vücuttan.165 İstanbul. Anadolu'nun her yerinde. işte bu milli kıyam zeminini açmanız için gönderiyorum. gidiş sebebiniz ayrıdır. Milli mukavemet ruhu. Vahidüddin. nihayet milli şahlanış hareketinin düğüm noktası olan ve tarihe intikal edeceği gün. Yani Anadolu! Anadolu'ya geçmek ve orada milli bir kıyama (ayaklanmaya) zemin açmak lazımdır. gerekirse istiklali için canını fedaya amade bir millet karşısında olduğunu de bi an _8 .[M. taşıdığınız vasıflar bakımından sizi bu ldum. küçük salonda. vatanın kalbi olarak. her ne oluyorsa. Onu ve onunla birlikte topyekûn vatanı. Vahidettin neden Anadolu'ya bizzat geçmediğini anlatıyor. Size düşen iş.Kemal Paşaya. Şu sarayın duvar tuğlaları arasında bizi kimbilir kaç kulak dinlemektedir.. bu ruhu büsbütün alevlendirerek. devlet merkezinden gelmeyip de milletten gelen ayarlı bir direnme ise.167 Böyle bir hareketin idaresini.Kısakürek'in hayaline göre. Gerçek sebebi yalnız siz ve ben bileceğiz. tek merkezli ve yekpare bir milli hareket. orduyu da içine alan bir daire merkezinde bütünleştirmek ve teşkilatlandırmaktır. M. O da..Kemal Paşayı] Vahidüddin. uyumayan. pencereden düşman donanmasını göstererek. [Burada N. Nihayet.'162 Derken Vahidüddin gelen kahveyi M. sîzin Samsun'a asayişi iade edeceğiniz ve şarktaki ordu mukavemetini kaldıracağınız kanaatini besleyeceklerdir. Böylece Avrupa. Artık Yunanlıya kadar yol veren bu son işgal. Ve tezimiz bakımından.Kemal Paşaya eliyle verdikten ve yine eliyle sigara ikram ettikten sonra devam ediyor: 'Böyle yakın oturuşumuz ve fısıldarcasına konuşmamız en münasip şekildir. vücudun kalbi çevreleyici temel azasından başka hiçbir şey kurtaramaz.". Bu ayrı bir konu olduğu için konuşmanın bu bölümünü. parça parça kendini göstermeye başl amıştır.] Sulh Konferansının hazırlanmakta olduğu şu an.'163 Bu üsluptan fevkalade hislenen ve tesir altına giren M. bu son karşılaşma neticesinde ol uyor. Düşman kuvvetlerine. haklarımızı Konferans masasında daha iyi koruyabilmemiz için ancak göz korkutma planında. ayakta kabul ediyor ve sonra ona yer göstererek. hissedilir şekilde. daha sonra aktaracağım. birçok kaynak tarafından belirtildiği gibi şöyle diyor: 'Paşa.166 İçinde bulunduğumuz şartlar karşısında. eminim ki büyük bir infial ve karşı koyuşa vesile olacaktır. hangi kumandana emanet edebileceğimi uzun uzun düşü ndüm. düşman pençesinin içindedir. Öbür işgal mıntıkaları da malumunuz. destek teşkil edebilir. 164 vatan çapında bir hadise teşkil edeceği muhakkak bulunan şu hitap karşısında kalıyor: 'Paşa! Türkiye'yi kurtarmak için İstanbul'dan her hangi bir hareket beklemeye imkân yoktur. o plan taşırılmadıkça. saray ve devlet olanca emniyetini kaybetmiş bulunuyor. kendisiyle dizleri birbirine dokunacak şekilde yakın oturuyor. Bahanelerin.F. Sizi Anadolu'ya. üzerimize farzdır. Henüz haber almış bulunduğumuza göre Yunanlılar İzmir'i işgale başlamışlardır. imparatorluğun şu anda kalble rabıtaları büsbütün çözülmüş eczasından sonra elde kalan mazlum ve çilekeş anav atandır. İşgal kuvvetleri. her tarafa emniyet verici en münasibiyle de alakalı makamlara derhal tayininizi irade ettim.

bir hatt-ı hümayun (Padişah buyruğu) ve eski Şeyhülislam M. dağlar kadar fark var!171 2.Kemal'le ikna için 15 Mayıs Perşembe günü konuştuğunu ve 'M.172 Bunların tarih açısından değerini sırası geldikçe göreceğiz.anlar ve şartlarını hafif tutabilir.. ne demek? Böyle 'ayarlı bir direniş' ile galip devletler nasıl hizaya getirilecekti acaba? de bi an _8 . bana ve hükümetime aykırı diye de gösterilebilir. tam bir te slimiyetle huzurdan ayrılıyor ve bir gün sonra Bandırma vapuruyla Samsun 'a hareket ediyor. bir rivayete göre de 60 bi ndir. Hatta bu hareket.) altın veriyorum..Kemal'in bir gün sonra Bandırma vapuruyla Samsun'a hareket ettiğini' yazıyor. Anad olu'ya. hatırlarsınız.Sabri Efendinin kitabı. teşebbüslerinizde muvaffak olmanız ve gereken itimat ve selahiyeti telkin edebilmeniz için bir de hatt-ı hümayun tutuşturulacaktır. eski yaverin 'ikna edildi' demesinde.Kısakürek de.'168 Padişah. Yani milli şahlanışın muvaffak olabilmesi için mutlaka. kendi itiraz ediyor! 4.160-163) 1.Kemal'e son sözü: 'Size bu büyük davada muvaffak olmanız için kesemden (.Ali'nin Paris'te çıkardığı gaz etede yayımladığı 1. çünkü bunu doğrulayacak bir tek davranışı yok. bir cami mahfilinde bu kadar uzun ve gizli bir konuşma yapılamayacağını kestirdiğinden."]169 Ayrıca elinize.Kısakürek bile.000 liralık bir makbuz. hatta bu tarihi saptamak için hatıra defterine bakmıştı. bir rivayete göre 42. Evet paşa. hatıra kabilinden size bir hediye verecekler (Üzerine Padişahın adına ait ilk harfler işlenmiş olan altın saat). onun için de ancak 'göz korkutma planında ayarlı bir direnişten' söz ettiğini yazabiliyor..F. 3. Başyaver Naci Beyin de yaverler odasına gelip 'Hünkâr M. Ama N.Kemal'i yasal ve amacı belli bir görev için Anadolu'ya göndermek ile milli bir mücadele açması için göndermek arasında. s." (Vahüdiddin. Ama M. Vahidettin'in milli bir mücadele açılmasını düşündüğünü ve önerdiğini ileri süremiyor. ikna sahnesinin 16 Mayıs Cuma günü geçtiğini iddia etmiş. bir rivayete göre 30.(s.170 Gidiniz ve vatanı kurtarınız! Artık bu davaya ve onun tatbiki prensipine kanaat getirmiş bulunuyor musunuz?' M. 'kesin nitelikte olduğunu' ileri sürdüğü birkaç belgeden de söz ediyor: Mesela Dahiliye Nazırı M. şu sözü söylüyor: 'Muvaffak ol!' Padişahın M. Göz korkutma planında ayarlı bir direniş.Kemal Paşaya. işte bu gayeyi gerçekleştirmek üzere geçecek ve Allahın inayetiyle muvaffak olacaksınız. 6 sayfa sonra kendi değiştiriyor ve Padişahın M. 163) Yani kendi gösterdiği tanığın ifadesine.Kemal'i Anadolu'ya gönderenin Vahidettin olduğu. Ali Nuri Bey.Fazıl'ın notu: "Tamamiyle tespit edilemeyen bu rakam. tanığın ifadesini.Kemal Paşayı ikna etti!' diye haykırmasında belirttiği gibi henüz tereddütlü olduğu besbelli bulunan bu mevzuda. [N.Kemal Paşa. Son onay makamı saltanat makamı olduğu için M. her zaman ileri sürülebilir. N. İstanbul.F. askeri ve mülki idare dehasıyla. topyekûn milli kurtuluş hareketine temel teşkil eden fakat tarihi ıstırabından çatlatacak şekilde toprağa gömülen. gözlere gösterilmeyen ve ancak birkaç faninin ruh mahzeninde gizli kalan bu telkinlerden sonra M. devlet ve Padişah dışında vücut bulması ve düşmanlarımıza azami telaş ve dehşet vermeyecek çapı muhafaza etmesi lazımdır. en ince bir sanat. Kısakürek kitabında. Tarafımdan ayrıca.

176 Bizim alternatif tarih yazıcıları. 50 yıldır bu iki kardeş biraraya gelip de o günleri hiç konuşmadılar. o zaman kabinede bulunan Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi de açıkça doğrulamakta ve ifade etmektedir. M.Kemal idama mahkûm edildi? Efendim? □ A. Diyelim ki o gün orada değildi.147) Anlaşılıyor ki alternatif tarih yazıcılığının bir başka yöntemi de şu: Al eline kalemi. Vahidettin neden Anadolu'ya ve Milli Mücadele'nin başına geçmemiş? de bi an _8 .Kemal'in Anadolu'ya atanması ve ayrılması sırasında. M. niye ordudan istifa zorunda bırakıldı.Kemal Paşayı Anadolu'ya göndermek için çok uğraştığını ve ısrarla ikna edebildiğini. hiç bilgi alış verişinde bulunmadılar mı? Olay doğru olsa. birtakım protesto hareketlerini başlatmak idiyse.5.Mücahitler. o kadar geniş yetkilerle donatıp geniş bir karargâh kadrosuyla Doğu Anadolu'ya yollamaya.Okday anılarını 1970'lerin ilk yıllarında yazmıştır. İ.Kemal ve rejim aleyhinde tek söz söylememiştir." (S. vekar ve onurunu korumuş.Okday. bir gün belki de çok doğru bir şey. cebine mi lyonlarca lira koymaya. Milli Mücadele için değil. hiçbir maceraya katılmamış. bir ordu komutanını. tutuklanması kararlaştırıldı." (CG Yol. hem Vahidettin'in sürekli yaveri.49) Şeyh Sadi anlam olarak diyor ki: 'Duvarcı ilk tuğlayı eğri koymuşsa.Kemal'in Anadolu'ya ilişkin bir düşüncesi olmadığını 175 göstermektedir.173 Yalnız bu tavır bile Osmanlı Hanedanına saygı duymaya yeter. Vahidettin'e elbette Ali Nuri Beyden daha yakındır ama bu önemli olaydan anılarında hiç söz etmiyor. Türkiye.' Bizimkiler de gerçeğin yerine hayallerini koydukları için yazdıkları gittikçe daha tutarsız ve çelişik oluyor: Eğer amaç.174 Ancak unutmamak gerekir ki bu ikna ediş. Bu konudaki bazı ek iddialar: □ K. s. Kendi adıma böyle düşünüyor ve diyorum ki Osmanlı Hanedanının son Padişahı Vahidettin de. 7 Mayıs 1919'da kadar M. Ama hayali bir sahne ile tarihi tatmin etmek mümkün değil ki. 1970'e kadar. Cumhuriyetten sonra. s. A. yaz işine geleni! Dilipak'a.H. direnişi örgütlesin diye yollandıysa.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin'in M.Dilipak: "Gelişmeler. hem de damadı olan İ. üzerine Ali Galip şaşkını yollandı ve M. eline bir hatt-ı hümayun vermeye ne gerek vardı? Yok. hem Saray Kurmay Başkanı. duvar yükseldikçe eğriliği artar. 6. keşke ve sahiden böyle düşünmüş ve bu sözleri söylemiş olsaydı. yazacaklar ama korkarım ki artık kimse inanmayacak! 6/7. Sevres'in ıslahını (düzeltilmesini) temin edebilecek birtakım protesto hareketleri içindi.Fuat Cebesoy ve Rauf Orbay'ın anılarını okumasını tavsiye ederim. hanedan mensuplarının çok büyük bir çoğunluğu. anılarında bu konuya değinmez miydi? Üstünde bile durmamış. bu yüzden o sahneye tanık olamadı.H.

bir yandan da İstanbul'dan ayrılmasının siyasi mahzurları (sakıncaları) yüzünden.. Vahidettin M. [Sultan Vahideddin] onların tahammül edilmez baskılarına rağmen. Nitekim Anadolu'ya geçmeden evvel M. biri ötekini tutmaz hayali sahneler ve düzmece tarihler yazmak yerine. başta M. O zaman İtilaf devletleri şu anki tereddütlü vaziyetlerini bir anda değiştirirler.193) □ K. hiç şüphesiz müstevliler (istilacılar). artık ikinci bir davranışa imkân bırakma-macasına bastırırlar. 3. masal söylemeye gerek kalmayacak: 'Ne yazık ki son Pad işahın yaşı. İkinci ve daha önemli sebeb ise.Vakkasoğlu:: "Padişah işgalcilerin elinde tam manasıyla esirdi181 ve istediği şeyi yapmaktan çok uzaktı. cesareti." (S. s." (Bu Vatanı Terk Edenler. Az önceki hayali sahneye göre. bu teşebbüs milli kıyamı en üstün derecesine çıkarır amma milletimiz için bir felaket.Kemal'e güya şöyle der: "Hatıra şöyle bir sual gelebilir: Ya siz. dişlerini sıkıp şu gerçeği bir itiraf edebilseler. s. hem ecdat haz inelerini mahveder. s.) □ V. boğulmasına sebep olmak neticesini doğurur.147) Böyle bahane ve mazeretler aramak. kuva-yı milliyecileri idama mahkûm ediyor. Padişah ve Halife olarak niçin bizzat Anadolu'ya geçip milli şahlanışı en yüksek merkeze kavuşturmayı düşünmüyorsunuz? Niçin bizzat Anadolu ayaklanmasının başına geçmiyorsunuz? Böyle bir teşebbüs.180 İşte bu mecburiyet yüzündendir ki milli mücadeleyi kötüler görünüyor ve ona karşı kuvvet sevk ediyor. tahtının yanında kalmaya mecburdu. Padişah İstanbul'u bir terk etseydi." (Türk Tarihinde Osmanlı Asırları." 179 (Vahidüttin. s. alıştığı hayat düzeni. cephelerden son zafer müjdeleri gelinceye ve Refet Paşa kumandasında bir kısım milli kuvvet vaziyete hakim oluncaya kadar.50. hareketi başlamadan boğmak. Onun için sen git.C. bir daha dönemeyecek. 'Oğlum. sağlığı. yaman bir de bi an _8 . intihar gibi bir şey olur. s. sinir sistemi. hem de şehri bir daha geri alamayız.97 vd. topyekûn üzerimize saldırırlar ve topyekûn tasfiyemize giderler.161) □ Samiha Ayverdi: "Sultan Vahideddin.F. şehir otomatikman işgal kuvvetlerine devredilmiş olacaktı. işin aldığı önem karşısında. bir yandan tarihi ve milli hazinelerin yağmalanmaması. İstanbul'da oturmayarak Anadolu'daki milli harekâtın başına geçseydi.Kısakürek açıklıyor.Kemal Paşaya. İstanbul'daki acı ve elemli günleri. Son Bozgun.. gözyaşlarını içine akıtarak geçirmek suretiyle İstanbul'un elimizde kalmasını temin etmiştir. fetvalar çıkartıyordu. Eğer ben gizlice hazırlanıp Anadolu'ya ve milli mukavemetin başına geçecek olursam. 1. ben İstanbul'dan ayrılırsam düşman. ucuz edebiyat yapmak.□ Bunun sebebini Vahidettin adına yine N.178 Hareketi de. İstanbul'a bir daha çıkmamak üzere yerleşirlerdi.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin. kültürü.177 toparlanırlar.Mücahitler. ben burayı beklemeye mecburum' demişti. Bu da artık sulhe ve yeniden şart koşma imkânına kökünden sed çeker.Kemal Paşa.C.

Tevfik Paşayı istifa ettirecek. Onun istifasından sonra da Ferit Paşa Sadrazamlığa getirildi. (Jeschke. bu sebeble kabinede. Meclisin feshedileceğini A. Hilafet. Görüşmede başka kimse bulunmadığına ve M. kabineyi onlar düşürmeden önce. Meclisin de bi an _8 .kurtuluş savaşının başına geçmeye uygun ve yatkın değildi.274)186 M. Gerçekten görüşmenin ertesi günü Padişahın yazılı bir buyruğu ile Meclis dağıtıldı. M. Milli Mücadeleyi başlatma planının ilk adımları olarak yorumlanacak!183 İnsanın dili tutuluyor. (M. Vahideddin'in. Vahidettin'in kafasındaki planın parçaları olduğunu ileri sürüyor. 152.Kemal'in muh alefetine rağmen güven oyu almış olan Tevfik Paşa.Kemal'in önerisi ya da isteği üzerine gerçekleştiği izlenimini vermeye çalışıyor. (L.Mı-sıroğlu. sadeleştirerek ve gereksiz ayrıntılardan ayıklayarak aktarıyorum: "21 Aralık 1918 Cumartesi sabahı. Anayasanın 7.Mücadele Hatıraları.Ali Bey de bir gün önce. s. velinimetlerine (liderlerine) karşı bir vefa gösterisinde bulunmak istiyorlar. s. "Tevfik paşa ile Meclisi feshe karar verdiklerini" açıklayacaktır.Damat Ferit'i getirecek ve bunlar." (K. (Yakın Tarihimiz. s. Padişah da 'İttihatçılar. çeşitli ayrıntıları da varmış: 6/8. kararın nasıl verildiğini.) Ne plan. Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi de planın ayrıntılarındanmış □ "Bu planın ne olduğu. Mısıroğlu. Tevfik Paşa 'kabineye güvensizlik oyu verileceğini öğrendiğini.1720) Vahidettin de Lütfi Simavi'ye. daha 2 Aralıkta Meclisin dağıtılması gerektiğini ileri sürmüştür. Rauf Orbay'a vermiştir.. bir yandan da M.Fuat Cebesoy'a söyler. (İ. (1) Mısıroğlu.Kemal'i Anadolu'ya göndermekten ibaret değilmiş.Kemal ile Vahidettin'in görüşmesinden bir gün sonra. 4.M. 2.185 Padişahın has adamı Damat Ferit.Kemal ile herhangi bir ilgisi yoktur. hiçbir yoruma yer bırakmayacak kadar açık anlatıyor.Meclisin kapatılması. 21 Aralık 1918'de dağıtılmıştır ama M.C.Kemal ile görüşmesinden sonra ortaya çıkan tavır ve harekâtı aydınlatmaya başlamıştı. huzura çağrıldım.Şerif Paşa da olayı doğruluyor. yerine de -herhalde Tevfik Paşadan daha vatansever (!) olduğu için.İnal. M. TKS Kronolojisi I. gerçekten. neye dayanarak bu iddiada bulunuyor? Hayal gücüne!184 (2) Meclis. s.C. Ayan Meclisi'nde. M. Padişah tarafından istifaya zorlandı.'182 6/8.Simavi.8) Dahiliye Nazırı M. en gerekli olduğu anda Meclisi dağıtacak.Kemal de anılarında böyle bir açıklama yapmadığına göre. s.K. Osmanlı Sarayının Son Günleri. Son Sadrazamlar.460) Başkâtip Ali Fuat Türkgeldi ise. bir yandan bu kararların.37) Aynı bilgiyi Hariciye Nazırı Nabi Bey de. M. s. ne plan! Vahidettin. Planın ayrıntıları Bazı yazarlara göre Vahidettin'in planı. maddesi uyarınca Meclisin dağıtılması için Padişahın iznini almaya karar verdiklerini' söyledi.1 . Tevfik Paşanın istifaya zorlanması..

Tevfik Paşa 13 Ocak 1919'da istifa eder ama Vahidettin sadrazamlığı yine Tevfik Paşaya verir. 179. aman kanuna aykırı bir şey olmasın diye titriyor' demiş.' 187 Yeni seçimlerin 4 ay sonra yapılmasının anayasa hükmü olduğunu hatırlatarak. aynı plan gereğince Anadolu'ya göndermiş Bu masalı benimseyen bazı Vahidettinciler: N. s.Türkgeldi. ancak 4 Mart'ta gerçekleşecektir. Mısıroğlu'nun yazdığı gibi Vahidettin tarafından hemen istifaya zorlanmış değildir. Padişah. Eğer gereken faaliyeti göstermezseniz." (Görüp İşittiklerim.168)189 Vahidettin. (A. İng. Görüp İşittiklerim. s.45) Cemal Paşa. (Jeschke. doğrusu büyük cesaret! (3) Tevfik Paşa kabinesi de.172. Tevfik Paşanın ayrılmasından sonra Padişah beni yanında alakoyarak neden bu kararı verdiğini anlattı: 'Sizden sır çıkmaz. Dahası var: Tevfik Paşa 23 Şubat 1919'da ikinci defa istifa edecek ve Vahidettin de bir daha ve yine Tevfik Paşayı sadrazamlığa getirecektir. bunun tersini yazmaya kalkışmak. bir planın hızla ve ardarda gerçekleştirilmiş parçaları gibi anlatıyordu. Vahidettin.) Oysa Mısıroğlu bütün bunları. bir kere kafalarına koydukları bir şeyi çıkarmıyorlar ve 'o katiller heyetinin188 seçtiği Meclisi nasıl tutuyorsunuz? Siz neye dayanıyorsunuz?' diyorlar' dedi. 'Başkâtip Bey pek korkak.Kısakürek. s.191 Onun yerine bakan Albay Selahattin Bey de bir süre sonra. Meclisin dağıtılmasının gerekliliğini tekrarladıktan sonra. Tevfik Paşanın yerine Damat Ferit'in gelmesi.184 ve 195 vd. böylece dayılık bizde kalır' dedi. daha işin başındayken. Görüp İşittiklerim.Belgeleri. Ecnebiler (işgalciler) bu Meclisi seçilmiş saymıyorlar. 27 Ocak 1919 günü de şöyle dert yanar [sadeleştirilmiştir]: "Ecn ebiler pek amansız! Bize baskı yaparak Meclisi dağıttırdılar. A. bu hususun Meclisi feshetme kararında yer almasının uygun olacağını söyledim ama kabul görmedi." (A.2. Padişah benden sonra Lütfi Simavi Beye. Ertesi günü huzura kabulümde. s.Konya'da bulunan Yıldırım Kıtaatı Müfettişliğine 2 Şubat 1919 tarihinde Cemal (Mersinli) Paşa atanmıştır.Di-lipak. s.Türkgeldi.6/8. Doğrular: (1) a. s. 5 Temmuz 1919'da. 'Siz hayat hakkınızı korumak için faaliyet gö stermelisiniz. Gerçek ile Mısıroğlu'nu birarada görmek. hayat hakkınızı da kaybetmiş olursunuz diyorlar' dedi. 10 günlük izinle İstanbul'a gider ve bir daha geri dönmez.36 vb. bazı genç komutanları ve devlet adamlarını da. CG Yol. kimseye bilgi vermeden İstanbul'a gidecek ve Kurtuluş Savaşına katılma- de dağıtılması daha doğru olur. hiç kısmet olmayacak galiba. 'Ecnebilerin zihniyeti bizimkine uymuyor. bi an _8 .F.F.F.182)190 Bu kanıtlar orta yerdeyken.

Kısım. zorlukla sonuç aldığını ve ancak 12 Nisan'da İstanbul'dan ayrılabildiğini uzun uzun ve yakınarak anlatıyor. doğuda bulunun 15. s. s. Ali-Fuat Cebesoy Paşa. Anadolu'daki bazı birliklerin başına. Anılarında.196 Yalnız Ali Nadir Paşa gibi bir zavallının. gerçekten birtakım paşalar ve emekli subaylar yollamaya yeltenecektir ama Milli Mücadeleyi söndürsünler diye.Kolordu Komutanı Nurettin Paşa. 28 Aralık 1918'de. Çünkü Ali Nadir Paşanın hiçbir işe yaramayacağı.194 (İstiklal Harbimiz. Mondros'tan Mudanya'ya.193 Vahidettin'in ünlü planında (!) İzmir'i korumak yer almıyordu herhalde.Kolordu Komutanıdır. Ege'de KurtuluşSavaşı Başlarken. K. zaten 20. 6 Haziran 1919'da Balıkesir'e alınır. s. K. s. yerine Selanik'i hiç savunmadan Yunan ordusuna teslim eden emekli paşalardan Ali Nadir Paşa yollanacaktır.Kolordu Komutanlığına atanabilmek için türlü girişimlerde bulunduğunu. Tekirdağ'da bulunan 14.117)192 b.F..M.Kolordu karargâhının Yunanlılara teslim olrnası üzerine. Tekirdağ'da bulunan 14. bazılarını da Ege'ye göndermişti (!).250 vd.194 vd. Ama bir süre sonra. Çerkes Ethem Beyle de temas kurmuş ve onu vazifeye davet etmişti.yacaktır! (A.Tansel. geçmişteki başarısızlıklarından ve yaşından bellidir. (M.113) de bi an _8 . İzmir'in de hiç direnmeden Yunanlılara teslim edilmesini emreder. Vahdettincilerin ikide bir ileri sürdükleri. K.229. 271) Başlangıçta tutumu budur. 1919 Nisan ayında görevden alınacak.9-18) 195 e. s. Yunan ordusu yayılırken. 'genç paşaların Anadolu'ya gönderildiği' masalının iç yüzü de bu. Cilt. İstiklal Harbimiz.Kolordu karargâhı. (S... oradan Doğu Anadolu'ya gönderirken. Milli Mücadele'ye kazanılacaktır. İzmir'deki 17. bu zorunluk dolayısıyla Anadolu'ya geçer.1. İstiklal Harbimiz. (TİH2. s.Karabekir Paşa. s. tedavi için izinli olarak İstanbul'a gelmiş ve izni bitince de (Şubat 1919 sonunda) görevine dönmüştür. atanma biçimleri ve tutumları da böyle. s.Cebesoy. Nitekim bu şaşkın paşa.179-183) 1919'da.Karabekir. .Kolordu Komutanlığına atanmış olması bile Vahidettincilerin iddiasını tek başına iflas ettirmeye yeter! İstanbul. Ege'de mukavemet (direniş) teşkilatları kurmakla vazifelendirilen Bahriye Nazırı Rauf Bey (Orbay). s. Bazı subayları ilk önce Doğu Karadeniz'e. güvendiği devlet adamları ile subaylara vazifeler vererek. İzmir'deki 17.197 □ Bu konuda GRYT Ansiklopedisi. (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı.C.156) d. mukavemet edilip edilmeyeceğini" sorar.54) 14. İzmir'deki 17. 1." (2. Anadolu'daki Milli Mücadele harekâtını başlatmıştır.. s.Kolordu Komutanı Yusuf İzzet (Met) Paşa. Hatıraları. Harbiye Nezaretine. M.Mücadele Hatıraları.C.Taçalan. ucunda beyaz mendil sallanan bir sopa ile esir kafilesinin başında yürümekten utanmaz. "Yunanlıların ilerlemeye devam etmeleri halinde.Karabekir. Kolordu Komutanlığına atanır. Anadolu'da bulunan bütün paşalar bunlar. (N. Vahidettin'in verdiği herhangi bir görevden de hiç söz etmiyor. bir Yunan teğmeninden tokat yer ve bu içi geçmiş paşa. daha da ileri gidiyor ve şöyle yazıyor: "Sultan Vahidüddin.46) c.

Kemal ve Vahidettin arasındaki işbirliği ve fikir üretimi. kösteklemektir. 15) Pes! Rauf Bey anılarında. Birkaçının adını vereyim: Kambur İzzet (İzmir'e Vali).C. Çerkez Ethem adlı masal kitabında da ileri sürüyor.190) Bu da böyle." (CG Yol." (CG Yol. Milli Hareketin gelişmesi yönünde fikir üretiliyordu. sonra Sivas'a Vali).Kemal'le birlikte verdikleri karar sonucu geçtiğini.. mektup.. Gümülcineli İsmail ile Nemrut Mustafa (Bursa'ya Vali). İbrahim Bey (İzmit'e Mutasa rrıf). (Dünya prömiyeri!) Çünkü şimdiye kadar kimse böyle bir iddiada bulunmamıştı. ilk kez A. açıklamasını rica ederim.3. M." (K. s. tanık. Ali Galip (önce Elazığ'a. s. Vahidettin birçok yere mektuplar yazmış _8 Aynı iddiayı. bir yandan hükümetin belli başlı üyeleri. Rauf Beyden şöyle söz ediyor: "Muhalefete ön ayak olmak küstahlığını gösteren Rauf Bey. sürekli olarak M.6/8.200 . 1923'te yayımladığı beyannamesinde. halk hareketini teşvik etmek için birçok yere mektup yazdığını. Dilipak'ın Türk tarihine armağanı: "Bir yandan Vahdeddin. Anadolu'ya M.C. Anadolu'ya gerçekten bazı devlet adamları (!) yollamıştır ama görevleri "milli mücadele harekâtını başlatmak" değil. pul kadar bir belgecik bile yok! Varsa. 2. Rauf Bey-Ethem ilişkisinin doğrusunu da.16-18)199 Vahidettin ise. v atanın kurtarılması yolunda gayrete çağırıyordu.Kemal tarafından aranarak.Mısıroğlu. telgraf.4. paşalar ve bazı Meclis üyeleri. Böyle fütursuzca yazdığına göre elinde belgeler olmalı.. Şu mektupların hepsini değil. İstanbul. de □ A. halk hareketini teşvik ederek. s. Vahidettin ve hükümetleri hakkındaki olumsuz düşüncelerini.198 (Yakın Tarihimiz.Dilipak diyor ki: "Vahdettin birçok yere yazdığı mektuplarda.59)201 A. 3. ayrıntılı olarak açıklamaktadır. bir önceki atış rekorunu kırıyor! M. herhalde telepati yoluyla oluyor. bi an 6/8. Çünkü birlikte fikir ürettiklerini belgeleyen bir tek kanıt. s. anı. Vahidettin'le bağlantı kurarak fikir üretiyormuş □ Şu inci de A. s. kayıt. hiç olmazsa birinin içeriğini ve kime yazıldığını açıklasa da uydurmadığına inansak.. Her biri Milli Mücadele'ye bir Yunan alayı kadar zarar vermiştir. Artin Cemal (Konya'ya Vali).Dilipak her iddiasında. Dördüncü Bölümde göreceğiz.401-404. Abdurrahman Bey (Adana'ya Vali).. Hilafet. Anzavur Ahmet (Balıkesir'e Mutasarrıf). Osman Kadri (Bolu'ya Mutasarrıf). ansiklopedi yazarlarından Burhan Bozgeyik.36) Vahidettin'in. (s.Kemal Anadolu'dayken.Dilipak açıklıyor..

Rıfat'a vermiş. bir ihtiyat olmak üzere (?). Halep'te oturan Kadıköy Belediyesi . bu hattı-ı hümayunun bir sureti ile bazı belgeleri.Mısıroğlu: "Bu fermanın (Padişah buyruğunun) yayımladığımız sureti.Kemal Paşa. o da M. şöyle açıklıyorlar: □ Mevlanzade Rıfat: "Merhum Sultan Vahideddin Han. ölümünden birkaç ay önce. Padişah buyruğunun sureti.55 vd. yayımlanmak üzere gönderilmiş olduğunu bildiğimden istedim ve yukarı aynen aktararak.Mücahitler.6/9. hatt-ı hümayunu ilk yayımlayan Sabahattin Selek'i.202 Daha sonra da K.Sabri Efendiye verilmiş.Mısıroğlu'na ulaşmış. suretin fotokopisi. Önce M.206 Sonradan gurbette. s. Bunun el yazısıyla kopyasını çıkarmasının sebebi şudur: M. muhterem arkadaşım Azmi Beye (Radi Azmi Yeğen).eski müdürü. Bahriye Nazırı ve bir zaman da yaver-i ekrem olan204 Avni Paşanın el yazısıyladır.Kemal Paşanın elindeki fermanın bir suretini alıp saklamıştır. San Remo'da verilmiş ya da oradan yollanmış.Kemal'e.Mısıroğlu'na göre ise. M.Mısıroğlu. Şeyhülislam M. o yoldan da K. bu belgenin suretlerini nasıl elde ettiklerini. selamla203 rımla birlikte askerlere.238." • .205 Avni Paşa da bu emri yazıp vermekle beraber.Sabri Efendiye verdiği bu ferman sureti. milletimin dokunulmazlığının güçlenmesi ve ülkemin saldırgan ellerden kurtulması için hep birlikte hareket edilmesini. Mısıroğlu. memurlara ve halka bildirilmesini buyururum. büyük atalarımın ülkesiyle halifelik ve saltanatı. s. Bozuk cümleden kesin bir anlam çıkmıyor. San Remo şehrinde." (s. Sabahattin Selek tarafından Türk kamuoyuna duyurulmuştur.)207 (1) Mevlanzade Rıfat'a göre.Mevlanzade Rıfat ve K. "bu belgenin de bi an _8 . Genel Savaş'ın Müttefikler hesabına kaybedilmesi üzerine meydana gelen siyasi durum. 150'liklerden Mevlanzade Rıfat'ın 1929 yılında Halep'de basılan 'Türk İnkılabının İç Yüzü' adlı kitabında ortaya atılmış ve hattı-ı hümayunun sureti. suret Avni Paşa tarafından eski Şeyhülislam ve150'liklerden M. Çıkarabildinizse. ne mutlu size. (2) K. hükümetimin kararı gereğince atandığınız bölgede.." (S.Kemal'e gizlice verildiği iddia edilen şu hatt-ı hümayunun (Padişah buyruğunun) sadeleştirilmiş metnini görelim: "Padişahlığım yaverlerinden Tuğgeneral M. M. Vahidettin. kendisini Anadolu'ya götürecek geminin kumandanına emir verebilmek için Avni Paşadan gemi kapt anına hitaben yazılı bir emir istemiştir. Razi Azmi Ye-ğen'e.56'da. asayişi sağlamak ve arzularıma aykırı hallerin başgöstermesini tümüyle engellemek için çaba harcayarak. nihayet bizim elimize kadar gelmiştir. zor ve tehlikeli alana sürüklediğinden. tarihe bir hizmet hediye etmiş oldum. İki farklı açıklama.Mısıroğlu yayımlamıştır. 239) □ K.Kemal'e bir hatt-ı hümayun vermiş Bu konu ilk kez.

s. en yakın arkadaşlarına bile söz etmemiş. s.208 Bence haksızlık ediyor. S.211. henüz M. Bu duruma göre. buyruk suretinin kendisine verildiğinden ya da yollandığından hiç söz etmiyor. (K. Öğrenmiş olsa bile.209 c.Kemal'den isti-yor? b. eğer gerçekten verildiyse.Kemal. emrindeki küçük bir geminin kaptanına emir vermek için bunlar yetmiyormu ki ayrıca Padişah buyruğunu da görmek istiyor? Böyle özel bir buyruk olmasa ve bu buyruğu Avni Paşa görmese ya da M. yeterli değil.212) Mısıroğlu'nun yaptığı açıklama ise. önce Genelkurmaya gelip Cevat ve Fevzi Paşalara veda eder. herhangi bir biçimde M. S.Kemal'den alıp suretini çıkarmış olamaz! (4) Mısıroğlu'nu üzmemek için 14 Mayıs 1919 tarihli gizli buyruğun. M. gayet gizli bir Padişah buyruğunu görmek istemeye cesaret edebilir mi? Vapur kaptanına emir yazmak için böyle bir belgeyi görmesine gerek mi vardı? M.212 M. Buyruğun tarihi. sahte bir belgenin pazarlamacısı olmaktan kurtulamazlar! (6) Buyruğun ifadesi de bulanık. sonra Bab-ı Âli'ye uğrar. oradan ayrılıp Yıldız Sarayı'na gelir ve Vahidettin'le görüşür. Üstelik M. Söz gelimi "Atandığınız bölgede" deniyor. Vahidettin'in tasarladığı de bi an _8 . herkesten sakladığı gayet gizli buyruğu. bu Padişah buyruğundan. Söz konusu gayet gizli buyruk. o akşam ya da 15 Mayıs Perşembe sabahı.Kemal'e verilmiş değildir. gemi hareket etmeyecek. Çünkü Mevlanzade. Avni Paşa. Bahriye Nazırı Avni Paşa. (3) Çünkü: a. akla ilk gelen bu basit sorulara makul açıklamalar getirmedikleri sürece.doğru olup olmadığı konusunda tereddüt belirten devrimbaz kalemşor" diye azarlıyor.Kemal. Vahidettincilerin hiçbir iddiasını karşılamıyor.55) b. DahiliyeNazırı M.Ali Bey ve Bahriye Nazırı Avni Paşa ile konuşur. güven verici bir açıklama yapmamış.Selek'e.Kemal'e ulaştırılmış olduğunu. kimden ve ne zaman öğrenmiş de M. Öyleyse.210 M. bu gayet gizli ve bir gün önce verilmiş buyruğun varlığını nasıl.Kemal. Padişahın onayladığı atama kararı ve Avni Paşa‘nın da üyesi bulunduğu kabinenin verdiği olağanüstü yetkilerle Ordu Müfettişi olarak yola çıkmıyor mu? Bir Bahriye Nazırına.Kemal. Avni Paşa‘dan Bandırma kaptanına hitaben bir yazı alır. 14 Mayıs 1919 Çarşamba.Kemal-Avni Paşa görüşmesi sırasında bu gayet gizli buyruk.211 en dar zamanda dahi yararlanmamıştır. 15 Mayıs 1919 Perşembe günü M.Azmi Yeğen de.Kemal göstermese.Mısıroğlu. bu son görüşme sırasında verilmiş olmalı. Osmanlı devletinin Ordu Müfettişi Anadolu'ya geçemeyecek miydi? c.Kemal'e.Mücahitler. neden ve hemen Avni Paşaya göstersin? Gösterir mi? Ayak üstü suretini çıkarmasına niçin izin versin? Verir mi? (5) Vahidettinciler. (Anadolu İhtilali. onun da bu gayet gizli buyruğu alelade bir mektup gibi cebinde gezdirdiğini varsayalım ve olayı bir de bu duruma göre değerlendirelim: a. R. olmayan bir belgeyi M.

memur ve halka tebliği" emrediliyor? Açıklanamayacak bir buyruk. Mesela K.216 birçok değerli yarış atı beslediğinin dikkatten kaçtığı ve bu olayı kimsenin bilmediği düşünülemez.F. ötekiler ya söylenti ya uydurma.170) Açığa vurulmayacak idiyse. V. ne böyle bir tesisin kalıntısına rastlandı.. s.-(Anadolu İhtilali. bi an Milli Mücadele. n e de böyle bir tesisten söz eden birini duyduk. s.214 Bu paranın önemli kısmı. s.Kısakürek. s. Ali Fuat Paşa.Kemal'e bol para da verilmiş □ İlk iddia Nihal Atsız'dan: "[Vahidettin] M. neden buyruğun "asker.212) (7) Bu sahteliği üzerinden akan belgeyi ciddi bir kanıt olarak kabul eden y azarlar: N. Bu takdirde. Damadı ve süvari binbaşısı İ." (Lozan. anılarında yazmazlar mıydı? Tek kelime bile etmiyorlar! Refet Paşa da böyle bir belgeden haberdar olmadığını.Karabekir. on beş kadar yarış atı satmış olması gerekir. 1. kanıtı olmayan bir iddia. bütün kumandan ve valilere. Nokta dergisi de ciddiye almış: Resmi Tarihin Aldatıcı Masalları başlıklı yazı.217 (1) O kadar çok yarış atının beslenip yetiştirilmesi için ciddi ve büyük bir tesis.C. s.) de Vahidettin'in verdiği ileri sürülen parayla ilgili iddia.000 altın vermiştir.C. GRYT Ans. s.186) Laf ola beri gele! Padişah buyruğundan söz eden bir tek komutan ve vali bile yok. ne böyle bir tesise imkân var. (s." (Türk Ülküsü. s. Vahidettin'in Çengelköy'deki köşkünü uzun uzun anlatıyor ama Vahidettin'in at merakından da. A. s. 1. Hükümetçe verildiği ileri sürülen paralardan sadece biri belgeli. M. Güvercin merakından bile söz edilirken.Yol. 5 Mayıs 1991. Padişahın gayreti düşman devletlerin gözüne batar kaygısıyla biraz müphem.l. geniş bir eğitici ve bakıcı kadrosu gerekir.000 altının mühim kısmı için'.Hakkı Okday. 'eskiden beri değerli yarış atları beslediğini' belirten hiçbir kaynağa rastlamadım.. M. milli bir mücadeleyi kapsamayan bu ifade yetersizliğinekılıf uydurmak için diyor ki: ".33. Diyelim ki at yetiştirdiği doğru.213 _8 . Sivas Valisi Reşit Paşa buyruğu görmüş olsalar.F.Mısıroğlu ise tam tersini yazıyor: "M.171.. Padişah ve hükümet tarafından gizlice onaylandığı izlenimini vermiştir.Vakkasoğlu.Kemal Paşaya teşkilat yapması için 40.Ceylan.168. s.Dilipak. N. F.139. H. ne işe yarar? b. 13.Altay. atlarından da hiç söz açmıyor.Kısakürek..Kemal'e verilmiş olan ferman -ı hümayun. Son Bozgun. Hepsini görelim.C. '40.. hiçbir kanıta dayanmıyor. Sabahattin Selek'e açıklamış.H.22 ve 333 vd. bu yeni hareketin.ve karanlık yazılmış [tır]. eskiden beri beslediği değerli yarış atlarını satmak suretiyle elde edilmiştir. Büyük Oyun.6/10.C. s." (Vahidüddin. tanığı.86) Belgesi.G.215 Önce şunu belirteyim: Vahidettin'in.1. Çengelköy'deki köşkünün bahçesinde.145. belki açığa vurulur da.Ferman.Kemal'in görev alanıyla mı sınırlı? a. K. C.

Rauf Bey bu esrarlı sandıklardan neden hiç söz etmiyorlar? M. rıhtımdan motora. Ama sağlığı sebebiyte uzun yıllardır ata binemediği halde ve at ticareti yapmak da bir Osmanlı Veliahtına ve Padişahına yakışmayacağına göre. başlı başına bir bilmece.Karabekir Paşa. altı sandık eder. Her sandık. anlaşılır bir meraktır. Yanlarında da özel eşyaları. M. Erzincan'a. tüfekler ve dosyalar var.219 (6) Verilen buyruğun açıklanmasından bile çekinen saray. masal bu ya.218 (4) Vahidettin'in.000 = 304. Bu araçlara 3-4 kişi binerek yolculuk yapıyorlar. Amasya'ya.220 Nasıl taşıdılar beş ton altını? Vahidettin'in M. Çok iyi bir binici olan Sultan Vahideddin.000 gram. kimsenin doğrulatmadığı "iyi bir binici olduğu" iddiasının.Mesela Refet Paşa. kim satın alır.000 altın nasıl taşınabilir' sorununa da değinmekte yarar var. açıkça bu kadar p ara vermiş olamayacağına göre.Kemal'e 40. altın sayısı arttıkça güçleşecek. Ankara'ya nasıl taşınır? Kimler taşır? Hiç kimsenin ilgi ve merakını çekmez.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin.Vahidettinciler. 866.000 altına yani 4. Vahidettinciler tarafından gözü kapalı kabul ediliyor: □ K. aşağıda okuyacağız. neden hiçbiri bugüne kadar bu altınlar konusuna değinmedi? Neden gerektikçe altınları harcamayıp da ona buna muhtaç oldular? Kırk bin altının Samsun'dan Ankara'ya kadar nasıl taşındığı da. neden satın alır ve o atları ne yapar? Şimdiye kadar atları satın alanlardan biri bile. oradan Havza'ya. motordan Bandırma gemisine. Altı sandık dolusu altın.000 altın: 7. yani 304 kilo eder.Reşat Paşayı Zeki'nin öldürdüğünü açıklamaktan çekinmeyen bu yakın adamlardan biri olsun. Çünkü bu sorunun çözümü. Sivas'a. Kırşehir'e. şu kadar altın ödedim' diye bir açıklama yapmış d eğil. biri bile "bunlar nedir?" diye sormaz mı? . X 40. M. Vahidettin'in konyak içtiğini ya da Dr. (5) Şimdiden '40.000 altın verdiği hakkındaki iddia. neden bugüne kadar böyle bir açıklama yapmadı? (7) Altınlar herhalde sandıklara yerleştirilmiştir. kırk bin altın. Şişli'deki eve gizlice Vahidettin'in güvenilir adamları mı getirdi? Eğer böyleyse. Bu bir şey değil. at satma olayına hazırlık olmak üzere uydurulmuş bir hikâye olduğu anlaşılıyor. bu sayı ve ağırlıktaki altını.Olsa ilgisini çekmez ve yazmaz mıydı? (2) Vahidettin'in atlarından biri bile yarışlara katılsa. 40. . gazete haberi olmazmıydı? Böyle bir haber yok. 'ben satın aldım. Şişli'den Galata rıhtımına. oradan Mıntıka Palas oteline. gayet kıymetli yarış atları de bi an _8 . K. mütareke döneminin çetin koşulları içinde. Yarışlara sokmayacaksa.Kemal sandıklarda altın olduğunu arkadaşlarına söylediyse.Kemal ve arkadaşlarının ellerinde ancak.906 kiloya kadar yükseltiyorlar! Oysa M. Kayseri'ye.Kemal ile yaveri Cevat Abbas acaba Yıldız Sarayı'ndan Şişli'ye kadar nasıl ve gizlice taşıdılar? Taşıyabilirler mi? Yoksa bu altınları. gemiden Samsun rıhtımına. Erzurum'a. o kadar çok yarış atı beslemesinin sebebi ne? (3) O kadar atı.6 gr. üç döküntü otomobil var.Kemal‘e verilen para miktarını. bu iş için lüzumlu parayı da şahsi atlarını satarak temin etmiştir. 50 kilo olsa. neden besliyordu o kadar çok atı? Birkaç soylu ve değerli ata sahip olmak.

Şevket Efendinin gül hatırı için inanacağız." (N. 1. düşününüz. Protokolde..C. Donanma Cemiyetinin 400. b. gerek bizzat kendisi.Kemal Paşaya] devlet veznesinden ve örtülü ödenekten 100.)221 Sırada. 66. s.237) Vahidettinçiler bu sayıyı gittikçe artırıyorlar. Açık artırmanın öncülüğünü. sanki kanıtlanmış gibi bu iddiaya sarılarak diyor ki: □ "Dört yüz bin altın ne demektir.Mısıroğlu.Mücahitler.C. (Ama Nutuk'ta verilen bilgi böyle değil. 4. Üstelik .49. az sonra sözü edilecek olan 1.000 lira tutarında para verilmişti. Bu Vatanı Terk Edenler.) (1) M.180 vb. 400.000 liralık bir makbuzun fotokopisini gösteriyor.Vakkasoğlu.Şevket Efendi. Bu paranın tutarı da 400." (Mevlanzade Rıfat.Kemal Paşaya verdi. 1."Gerektiği kadarı bu de bi an _8 .Kemal. maddesi şöyle: "Aydın Kuva-yı Milliyesinin takviyesi ve iaşelerinin teshil vetemini. Öyle ince eleyip sık dokumaya. belge aramaya ne gerek var? Maksat Vahidettin'in namı kurtulsun! (2) Mısıroğlu'nun sözünü ettiği 'bir başka dört yüz bin lira' olayının aslı da şu: a. M.49.000 lira gönderdiğini iddia ediyor ama kanıt olarak da. hükümetin bir kaçamak yapmaması içinkaynak gösterilmiş ve bu amaçla Donanma Cemiyetinin parasının kullanılabileceğine de işaret edilmiş.Mücahitler. M.) Aydın cephesinin ihtiyacı için kullanılmak üzere Donanma Cemiyetinin elinde bulunan paralardan dört yüz bin lira talep etmiş.50 vd. s.devamlı surette para göndermiştir. s. Ali Rıza Paşa hükümetinin.bir başka dört yüz bin lira meselesi daha var. s.143. 6 Temmuz 1967.beslerdi.. M. Yani M. 1. s.000 altına baliğ olmuştur (varmıştır). sayfasını gösteriyor. Onu da M..000 altını M.Kemal Paşa bizzat itiraf ediyor. Benim bildiğime göre paşaya. Protokolün 8." (Murat Sertoğlu'nun röportajı. S. bu kadar da değil ama açıklamıyor!) Bu kadar parayla neler olmaz!" (S. (Dayanak olarak da 1927 baskısı Nutuk'un 209. Bu suretle elde edilen 40.Atsız'a dayanarak.Kemal'e hükümetçe verildiği ileri sürülen paralar var.. doğr udan doğruya Aydın Kuva-yı Milliyesine yardım etmesini istiyor. Türkiye İnkılabının İçyüzü. artık ona da. Tercüman gazetesi) K. Kalan 399.000 lira istemiyor. GRYT Ans. s. İstanbul hükümeti de bu isteği yerine getirmiştir.C.000 lirasından lüzumu kadarı hükümet tarafından bu maksada tahsis kılınabilir. Son Bozgun. V. 177) Nutuk'ta yer alan bilgi işte bu. Bu konudaki genel iddialardan ilkini görelim: □ "[M. Damat Ferit hükümeti yerine gelen Ali Rıza Paşa hükümetinin temsilcisi Salih Paşa ile Heyet-i Temsiliye arasında Amasya'da görüşmeler ya-pilır (Ekim 1919) ve bazı protokoller düzenlenir. Vahidettin'in 400. Bu husus Harbiye Nezaretince tanzim olunur.Kemal'e] en geniş yetkileri ve lüzumlu parayı da vermiştir. bunun düzenlenmesi işinin de İstanbul Harbiye Nezaretince yapılması karara bağlanıyor.000 lira ne olacak peki? Eh." (Nutuk. Tamamı da söz konusu edilmemiş. gerekse kurulan çeşitli hükümetler vasıtasıyla -ki bilhassa Ali Rıza Paşa hükümeti zamanında. Şehzade Mahmut Şevket Efendi yapıyor: □ "[Vahideddin. s.

Radi Bey (Radi AzmiYeğen) söylemişti. M.Ali'nin gazetesinde yayımlandığını. gazetenin tarihini de.51) (1) Mısıroğlu.000 liralık bir makbuzdan söz ediyor.Selek de görmemiş.) Dedikoduları ve hayalleri bir yana bırakıp gerçeklere dönelim. aktarıyor.sağdan soldan başka makbuzlar da ortaya çıkıyor' diyor ama sadece 25. birçok belge arasında. Bunlardan birini daha zikredelim: M.Kemal'in ve karargâh mensuplarının 3 aylık aylıkları.Selek görmemiş ama makbuzun fotokopisi yayımlanmış olabilir .Selek. Çünkü gazeteyi görmüş değil.Ödenen belgeli para bu kadar. Mısıroğlu'nun.Yazdığına göre. MAli'nin gazetesinde yayımlanmış.Gökbilgin. bu kuru bilgiyi S. (3) S. Çünkü kısa bir süre sonra Damat Ferit.Kemal'e Dahiliye Nezareti ödeneğinden verilen 1. (Lütfi Simavi Bey.. s. 2.□ "Anlaşıldığına göre hangi vekalette ne kadar para varsa.Ali'nin gazetesindeki klişeyi görmüş.Selek'in kitabından almış. çok büyük bir paraymış gibi "Bu parayla neler olmaz!" diye çığlık atıyor. b u paraya ait makbuzun fotokopisini neşretmiştir. Basın İlan Kurumu'nun Bayramoğlu'ndaki Tatil Köyü'nde. Belgeli ve yasal ödemeler şunlardır: 1.000 altın harcanarak süslenmiştir.225 Zira sağdan soldan başka makbuzlar da ortaya çıkmaktadır. M. (Anadolu İhtilali.459) c.000 lira. makbuz hakkında herhangi bir bilg ide vermemektedir..Ali Bey. onu hesap etmiyor.000 liralık makbuzun fotokopisi de. (2) S.M. Fransada 'Zincire Vuru lmuş Cumhuriyet' isimli bir gazete çıkardı. bin liralık makbuzdan daha önemli olan bu 25.000 liralık makbuzun klişesini Türkiye'de yayımlamış olan hiç kimse yok. s. Ama hayrettir ki Mısıroğlu.403 vd.Kemal Paşa Anadolu'ya giderken kendisine makbuz karşılığı olarak Dahiliye Nezareti örtülü ödeneğinden yirmi beş bin lira vermiş bulunan o zamanın Dahiliye Nazırı M. Bu gazetede. de bi an _8 işe ayrılabilir" denmiş. gördüğünü yazmış ya da 25. Toulon'a götürecek olan Gülcemal vapuru bile 70.000 liralık makbuzun klişesini yayımlamıyor.Mısıroğlu fütursuzca devam ediyor: .000 frank verilmiştir! (T. bu hususu kendisine sormuş ve şu cevabı almıştım: "Makbuzun M. toplayıp kendisine vermişlerdir. s. hükümetin Aydın Kuva-yı Milliyesine yardım edip etmediği.C. Mısıroğlu. Damat Ferit'i.25.222 Sevres Andlaşmasını alıp geri dönmek için Paris'e giden kurul üyelerine ise toplam 280.224 Ama K.Mücahitler. M." (S. bu derneği kapatıp malvarlığına el koyacaktır. Ama bildiğim kadarıyla. 133) 1984 ya da 1985'te. O paranın tamamı verilmiş olsaydı bile. M. söz konusu gazetede yayımlandığını yazmakla birlikte. Hani öteki makbuzlar? Derin ve zengin bir sessizlik.Başlarken. böyle bir makbuzun klişesinin. 'hangi Vekalette para varsa toplayıp kendisine vermişlerdir. s. ettiyse ne kadar ettiği bilinmemektedir.223 2. "İstanbul hükümeti bu isteği yerine getirmiştir" dediğine de bakmayın. Aydın cephesinin acaba kaç gününü karşılardı. yollukları verilen %50 zam."226 Yani gazeteyi ve makbuzun klişesini S.

Müfit Kansu da." [CG Yol..'de Erzurum. dipnot). yolluklar.Vakkasoğlu: "M. Sonuç: M. kaynak olarak. elimi sıkı sıkı sıktı: 'Muvaffak olunuz!' dedi. Bu zaman bir kadife kutu içinde birtakım da hediyeler verdi. Anadolu'daki kurtuluş hareketini örgütlemek için gönderilmişti. Bu mektuplar Başbakanlık Arşivi'nce yayımlanmıştır.000 lira verildiği kabul edilse bile.. s. Son atıcı. bu doğrultuda tek mektup yok! Dilipak yine desteksiz atmış. kusuruna bakmayın! Nedir bulduğu gerçek? Açıklayayım: Veda sahnesini anlatan E.155.Kemal Paşaya verilen paralar milyonlarla ifade edilmektedir. bu paranın 4 ay içinde bittiği ve hiç paralarının kalmadığı. 157) □ A.Kemal'in 15 Mayıs 1919 günkü veda sahnesiyle başlıyor. Atatürk ile İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921) adlı kitaptır.. Anadolu'da halk ayaklanmasını örgütlemek için büyük miktarda para ile Samsun'a gönderiliyordu. Geldik bu hesapsız kitapsız atışların doruk noktasına. sayfasını gösteriyor (17. sonradan yapılan % 50 zam ve 1..186. sayfasından alıntı yapıyor ama alıntının sonunda.164. Erzurum'dan ayrılırken. 1. para ile ilgili iddiasına. M.138) M.143)229 Farkında mısınız. Ötesi dedikodu ve büyüklere masal.000 altın para verilerek. bunun coşkusu içinde. bu görüşmeyi.] □ V.41.Kemal'e 1. s. parasızlıkla ilgili birçok olay anlatmaktadır.000 lira önemli değil. Söz konusu kitap. Önemli olan gerçek olup olmadığı.228 Ama Vahidettinciler.Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi adlı kitabının 302. M. başka adres veriyor.Kemal. M. 300. Cebine yüz binlerce altın konmuştur.185.. Vahidettin ile M. (C. H. Y a- de bi an _8 .000 + 25. o para Pontus çetelerine karşı kurulan Türk çetelerini desteklemeye ve yeni önlemler almaya bile yetmez. bu yüzden de alıntıyı nerden yaptığını unutmuş. Bu nasıl iş? Çünkü yıllardır kims enin çözemediği bir düğümü çözmüş. dedikodu yapmaya ve masal anlatmaya bayılıyorlar: □ K.. M.Kemal'in daha sonraki mektupları bunu doğrulamaktadır.C. sadece aylıklar.000 lira verildiği de. M.Hüseyin Ceylan! Yazar.Mısıroğlu: "Kendisine külliyetli paralar verildi.Kemal'e ve karargâhına verilen kanıtlanabilir para..C.B. belgelenmemiş bir iddiadır. s.Dilipak: ".Dursunoğlu.M.Kemal'in ağzından şöyle bitirir: "Vahdettin ayağa kalktı.Kemal'e 25.Şapolyo.000 liradır. 105 belgeyi içeriyor.25. emekli Binbaşı Süleyman Beyin 900 lirası ile Müdafaa-yı Hukuk Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin buna eklediği 100 liraya muhtaç olmalarından anlaşılıyor. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığının 1982'de yayımladığı. 1. s. Hilafet." (Lozan." (Son Bozgun.227 Velhasıl M. "Enver Behnan Şapolyo olayı şöyle anlatıyor" diyor ve onun K.. Sarayı terk ettim. s. 'Atatürk'ün Bana Anlattıkları' adlı kitabın 78. para gittikçe ürüyor.

Kemal'in kendi ağzıyla açıkladığı bu olayda.Kemal'e Sultan Vahdeddin'in verdiği şahsi parasının toplamı. Öyleyse son taksit. Ali Cengiz'in torbası..231 Bu arada Nihal Atsız'ın iddiasının nasıl değiştirilip. Naim Süleymanoğlu'ndan daha güçlü kuvvetli olduklarını.. Büyük Oyun.. açık de- de bi an _8 . K. Meğer. Tarih önünde vicdan sahibi herkesi çarpacak olan bir gerçekle karşılaşıyoruz. kim taşıyabilir. Sanki kadife bir kutu değil.000 (kırk bin) altındır. Bafra Burnu açıklarında. bu kadar altın nasıl taşınır.Kemal'i Anadolu'ya ve Samsun'a göndermeye ikna ettikten sonra.!' Geliniz.Kemal gibi büyük adamların. normal bir harc-ı rah (yolluk) veya Dokuzuncu Ordu Müfettişliği için verilmiş bir tahsisat olmasına da imkân yoktur. şimdi bu kadife kutu içersinde neler olduğunu biraz açmaya çalışalım. Dişimizi sıkıp H. [Paranın verildiği garanti de şimdi sıra niteliğini açıklamaya geldi!] Olsa olsa.Kemal'e vermiştir. [Ne kadar doğru söylüyor! Vatan için ölmek filan.verim Cevat Abbas'la gecenin karanlığında.000 altının tamamının Vahidettin'e mal edildiğine de dikkatinizi çekerim. düpedüz vızıltı kalır.Ceylan'ın akıcı bir Türkçeyle anlattıklarını dinlemeye devam edelim: □ "Bugünkü verilerle ele alacak olursak. Vahidettin ve M.302. içinde 304 kilo altın bulunan kadife kutuyu M. Ocak 95 verileri için tam tamına 140 milyar Türk lirasıdır. yani açık denizde." Şu tatlı masalı kesip de araya girmeyeyim diyorum ama mümkün olmuyor ki! 18 Mayıs 1919 akşamı.5 milyon olduğu için M. bir cep saatinin kadife kutusuna sığabiliyormuş. derin düşünceler içinde.C. 1995 Ocak ayı verileriyle bir Reşat altını 3 . vatanın kurtuluşu için ortaya koyduğu tarifsiz ve tanımsız (!) bir jestten başka bir şey değildir. s.Kemal'e 18 Mayıs 1919 akşamına kadar verilen müteaddit (birçok) yardımların toplamı.000 altın. kırk bin Osmanlı altını ki bunlar bugün Reşat altın dediğimiz altınlardır. dört yüz bin altına yükselmiştir. kendisine ait yarış atlarını satarak bu birikimi elde etmiş ve bunu da kadife kutu içersinde M. bir cümleye dikkat çekmek ist erim: '. bu 'tarifsiz ve tanımsız' jestin yanında. M.29)230 □ Ceylan heyecanla diyor ki: "M.Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi. 40.Sultan Vahiddedin bana saraydan ayrılırken bir kadife kutu içersinde birtakım da hediyeler verdi.Kemal'e vermiş. sabah Samsun'a varacak.B. kadife kutu içersindeki para ve altının muhtevasını öğrendiğimizde. 304 kiloyu tüy gibi kaldırabileceklerini neden daha önce düşünemedim? Sonra. Sinop'tan ayrılmış. 1. Üstelik bu altınlar Sultan Vahdettin'in tamamen şahsi servetidir.Şapolyo. Sultan Vahdeddin'in. Hay Allah razı olsun! Ben de boş yere." Demek ki Vahidettin. o da almış ve koltuğunun altına sıkıştırıp saraydan ayrılmış.232 Bu kadar büyük bir miktarın. s. Yıldız Tep elerini aşarak Şişli'ye geldik. Bandırma vapuru. 40." (E. kendisine kadife kutu içersinde verdiği altının miktarı tamı tamına 40. Çünkü Sultan Vahdettin gayet kıymetli. ne koysan alıyor. bu tamamen Sultan Vahdeddin'in. öyle altı tane sandığa filan da gerek yokmuş.] Kaldı ki M.H. kaç sa ndığa sığar diye kafa patlatıp duruyordum.

[1.000 altın talep etmiş. Çünkü ortaya çıkan başka makbuzlar da vardır. 'Bu kitapta. Aydın cephesinde savaşan askerlere yardım ulaştırmak için Donanma Cemiyeti'nin elinde bulunan paralardan 400. Artık muhteremi daha fazla yormayalım da.000 altın234 toplam Ocak/95 altın hatlarına göre. "Her olayı kendi nezaketi ve tarih disiplini içinde analiz etmeye ve irdelemeye çalıştığını" (!) açıklıyor. O. Bu kadar parayla neler olmaz ki! Bugünkü rakamlarla 840.nizdeki gemiye nasıl yetiştirildi? H. M.000 lira hakkında bilinenleri tekrar ediyor. Vahidettin'in makam denizaltısı.Ceylan da.000 altına ve 4. bu bilgiyi nereden aldığını belirtir. s.906 kiloya ulaştı!] Yine bizim için en önemli belgelerden biri de. kendisine bütün bu yaptıklarına rağmen 'vatan haini' damgası vurulmak ist enen Halife-Sultan Vahdeddin'dir. yaklaşık tam (Ne Türkçe!) 30 trilyon Türk lirasına tekabül etmektedir (30 trilyon TL. Damat Ferit'in Ah İngiltere adlı özel yatı. Bu masala en çok Deniz Kızı Eftelya y akışıyor değil mi? Her neyse. (Burada M. Öyleyse kitabı bulup okumuş. sayfasına gö nderme yapıyor.000 liralık makbuzu ileri sürüyor ve devam ediyor:] Ayrıca şu da anlaşılıyor ki M. Alternatif Tarih Balonu.Kemal bizzat ikrar ve itiraf etmektedir. M. 18 Mayıs akşamı.H." (Büyük Oyun. peyderpey (parça parça).Kemal'e mi?) para ve altınlar.nin karşılığıdır) ki Türk siyasi ve kültür hay atımızda ilk kez gündeme getirdiğimiz (!) bu rakamlarla Anadolu'da nelerin yapılabileceği gayet iyi anlaşılacaktır. şu 400.233 Öyleyse bu konuyu da analiz edip irdelemiştir elbette. ya da Deniz Kızı Eftalya ile. İşte bu büyük maddi yardımın arkasındaki tek adres.Ceylan.H. veriliş tarzı ve gayesi nakledilmektedir. yani makam-ı hilafet. □ H.000 liranın son taksitinin. Padişah tarafından verilen altın liraların mi ktarı.Sabri Efendinin verdiği bilgilerdir. meşhur 'Mevkuf-ul Akl ' isimli eserinde bilgi vermekte [dir]. bu heyecanlı film sahnesine neden anılarında yer vermemişler.Ceylan devam ediyor: "Üstelik Samsun'a hareket edene kadar verilen miktarlardan başka. görüp incelemediği bir kitaba doğrudan gönderme yapmaz.Kemal ve arkadaşları. anlamadım.Kemal'e yardımlar da yapılmıştır.F. İslam dünyasının en büyük alimlerinden biri olan ve Vahdeddin döneminin Şeyhülislamlığını yapan M. Anadolu'nun ihtiyacı görülmesi için İstanbul hükümeti tarafından M. bir dört yüz bin altın meselesi daha var. N.Şevket Efendinin 5 Temmuz 1967'de Tercüman gazetesinde yayımlanan. [Bu sefer de mahut 25.29-32) H. nerede ne bulduysa vermeye çalışmıştır. 1. bir çare bulup yetiştirmişler ya.C.Sabri'ye mi.Sabri'nin malum kitabının yine 1. Halife-Sultan Vahdeddin'in emriyle (!) bu istek de yerine getirilmiştir.Kemal'e nasıl teslim edildiğini biz keşfetmeye çalışalım. M. açık denizde. Padişahın kendisine verdiği (Kime? M.Asırda yetişmiş. Bu kadar para ve altın yardımının dışında. Çünkü sahici bir araştırmacı.. Böylece verilen para da 866.) Bu miktarı da M.Kısakürek. bir vesika deposudur' diye yazıyo r- de bi an _8 . biz ona bakalım.Kemal'e İstanbul hükümeti.H. Doğrusu ayıp etmişler. cildinin 469. malum açıklamasına gönderme yapıyor. Hangi vasıta ile ulaştırılmış olabilir? Benim aklıma şunlar geliyor: Maşallah Helikopteri. M. geniş yetki ve selahiyetler hakkında. 20. makam-ı hilafet ve tek kişi de.

Derledik.. Mısıroğlu mutlaka aktarırdı. dayanaksız iddia ve isnatlara ayırmış. Şu altın liraların miktarı. kitabının iki sayfasını birtakım belgesiz. kitap elinin altında. kanı. onun verdiği bilgileri benimseyen öteki yazarlar da. bi an _8 Dikkat etmişsinizdir. bizce önemli ve tarihsel bir iddia ile başlıyor. Bazı soruları burada hiç çekinmeden soralım! İşte bu sorulan ararken bulduğumuz bir örnek: Bu örnek. mantıklı. Hepsi uydurma. belgeli. Niye yapmıyor bu tarihi hizmeti? Neden bu belge ve bilgileri çevirerek. parası ve malı ile kazanılmıştır. Sonuç olarak.Kemal ve Kurtuluş Savaşı'na ilişkin sadece iki dedikodu sayfası bulunmaktadır.. Bu yüzden birçok kişiyle konuştuk. Mısıroğlu da. Şişirdikleri kitap bu. Bu anlamda çok önemlidir. Pro gramın hazırlayıcısı ve sunucusu Fatih Çekirge.235 Gerçeği öğrenmek isteyenlere. • M. programın başında dedi ki: "Kolay bir araştırma. Hiçbir belgenin yer almadığı da belli. tarihe katkıda bulunmuyor? Çünkü kitabı Mısıroğlu'ndan başka gören yok. geçerli. aslında nasıl da tartışılabilir olduğunu or-teya koyuyor. eledik ve İktidar Oyunu'nun bu keskin sahnesini hazırladık. Bu iki sayfadan yapılan aktarmalar şunu gösteriyor: Sarığına kadar politikaya batmış olan M. kolay bir senaryo değil bu. Anlaşılıyor ki N. veriliş tarzı ve gayesini gösteren bilgi ve belgeleri çevirip yayımlasa ya. [. [468 ve 469. . el yordamıyla ama emin adımlarla ilerleyebiliriz sanıyorum. İçinde dişe dokunur bilgi ve bir tek belge olsa.Sabri Efendi. O zaman tarihe biraz daha ışık tutarak.. Alptekin Müderrisoğlu'nun Kurtuluş Savaşının Mali Kaynakları adlı eserini tavsiye ederim. ATV'de bir program yayımlandı: İktidar Oyunu. Ne güzel işte.Sabri Efendinin kitabı • Sonuç: 7. söz konusu kitabın sadece 1. Bandırma gemisi 5 Nisan 1995 akşamı. sağlam. Türkçesi yetersiz ama İmam-Hatip Lisesi ve İlahiyat Fakültesi mezunu olduğuna göre herhalde iyi Arapça biliyordur. sayfalara] gönderme yapıyorlar. bu muazzam sahnede. cildinin iki sayfasına.] Öyleyse işin temeline inelim. halkın canı. kanıtlı değil. M.du. yakıştırma! Kurtuluş Savaşı. Türkiye'nin daha güzel günlere gitmesi için paslanmış tabuların yıkıldığı bir dönemdeyiz. bugüne kadar okuduğumuz tarihi gerçeklerin." de Para konusundaki hiçbir iddiaları.F..Kısakürek'in vesika deposu sandığı kitapta.. Cumhuriyet döneminde yaşanan cemaatdevlet-tarikat ilişkilerinin de yanlış aktarılmış olabileceğini anlatmak adına. Bu örnek.

Refah Partisi'nin önemli bir ismi. bir dairenin yüksekliği 3 metredir yahu. ayılmadan ve uyanmadan dinliyor.H.Kemal. Bir taka ile yol iz bilmeyen bir kaptanın gözetiminde. Oooo! Ad eta orta boy bir transatlantik! H. 19 Mayıs sabahı. onu açıklay acak. Çekirge'nin şu son kelimesi üzerinde duracağım.. Enver Ziya Karallara varıncaya kadar böyle söylenmiş. Samsun'a ayak bastığı iddia edilir. birdenbire kocaman bir vapurun fotoğrafı dolduruyor. herhalde d enizcilik tarihi uzmanı olmalı ki burada Rufai Tarikatı Şeyhi Galip Efendi'ye söz veriyor.H.Ceylan'ın sesi. Peki ama bu nasıl olabilir? Bunca yıl okul kitaplarında öğrendiğimiz bu tarihi gerçek. Ceylan'ın iddialarına önce inanamadık. 19 metre ne demek.H. aslında büyük bir gemi olduğunu söylüyor." [Emin Oktay ve Enver Ziya Karal'ın böyle yazıp yazmadıklarını aşağıda göreceğiz! H. İngiliz işgal kuvvetlerinden kaça kaça.236 sendelemekten de. sağa sola vurarak. üzerine türküler yakılan Yavuz'dan da büyükmüş demek ki! Fatih Çekirge. gülünç bir iddiaya aracılık etmekten de kurtulurdu. birkaç balon patlatıp F.Çekirge'yi sendeletmiş.H.Kemal'i "Anadolu'nun kurtuluşu için yolladığını". şimdi oraya geliy orum. Çekirge bizim de sendeleyeceğimizi sanıyor. d ahası. bağrını bu yalan rüzgârına açmış. esip gürlüyor." [Allah Allah! Yavuz zırhlısının boyu bile 186 metreydi!238 Bandırma. sonunda. bunu biraz sonra açıklayacak. Anlaşılan H. hepinizin Cumhuriyet tarihi bilgilerinizi yoklayıp belki de biraz sendeletecek. yine Çekirge 'de:] "Gerçekten şaşırtıcı değil mi? H. nasıl böylesine çarpıtılabilir? Bu niye yapılır? Oysa bizim bildiğimiz kadarı ile M. Galip Efendi de şöyle diyor: "Bunlar tarihi vaka. su almış. Çekirge de.] H. yayına hazırlık yapıldığı sıralarda. Hasan Hüseyin Ceylan. Bandırma gemisi ile cemaat-devlet-tarikat ilişkilerinin ilgisi ne? Sabırlı olun." [Bir an sonra. bu önemli ve tarihsel iddianın Bandırma gemisiyle ilgili olduğunu anlıyoruz.Kemal'in] Samsun'a gidişini nasıl tarif edeyim size. bugüne kadar hepimizin. "cebinden 146 milyar lira verdiğini" ileri sürüyor. hiç dümen bilmediği için yanlışlıkla önce İnebolu'ya çıktık denilerek. suları boşaltarak. (Aaaaaa! Şu bizim H. çok zor durumda. her an batabilecek bir taka ile kıyıdan kıyıdan Samsun'a gidebilmiştir.[Anlaşılan bu ilişkileri aydınlatacak çok önemli bir belge bulmuş.H. F.Ceylan şöyle devam ediyor: "[M.Ceylan!) Sizi biraz çocukluk günlerinize götürecek. Bandırma gemisi hakkında doğru bilgi bulur. Bütün dikkatimizi ekrana topluyoruz.Ceylan devam ediyor:] "İşte Bandırma vapuru!" [Ve ekranı. bu şahane resmin üzerine düşüyor:] "Buyrun! Yaklaşık 236 metre uzunluğunda. küçük bir taka olarak bildiği o pusulasız vapurun.Ceylan.237 baca yüksekliği 19 metre yüksekliğinde. İşin gerçeğini söyle!" Rufai Tarikati Şeyhinin bu önemli uyarısından (!) sonra söz. Yalanla dolanla Cumhuriyet oturmaz. Oraya gelmeden.Ceylan. Çekirge'nin tarih bilgisini yoklamış. Oysa yayından önce Meydan Larousse ansiklopedisine şöyle bir göz atmış olsaydı. bakmış eksi 273 (mutlak sıfır). Vahidettin'in M. s abah namazından sonra. H.H. önce.H. Bunlar gizlenmesin. Çekirge. Emin Oktay'dan tutunuz.Çekirge devam ediyor:] "İddianın sahibi.Ceylan.. fırsattan yararlanarak. de bi an _8 .

saray ne. tam bağımsızlık ne. 8-10 metre boyunda. cilerin öncüsü Mevlanzade Rıfat'tır.]: Evet. Ayrıca bizim gençliğimizde. tam gaz uyduruyor! Ama bir gerçek olan fırtınayı ise abartı sanıyor. kendi kurguladıkları bir uyduruk tarihe inandırma tuzakları olduğu besbelli değil mi? Şimdi gelelim. Dört bir yanımız. Hayır efendim.Sonra dedik ki bunu en yetkili kurum olan Türk Tarih Kurumu Başkanına da soralım. herkesi kendi bilgisizliğine de ortak ediyor. TBMM ne. Kim dersiniz? Söyleyeyim.Dr. Doğu Karadeniz bölgesine özgü. Çünkü biri. Vahidettin'in damadı İ. Çekirge'nin sözlerini ele almak istiyorum.Yusuf Halaçoğlu gelecek ve kısa bir konuşma yapacak.Çekirge ayrıca. din tüccarı kim.239)243 Bandırma gemisinde bulunanlardan biri olan Yarbay M. bu acıları ve coşkuları unutturmaya çalışıyor ve dikkatleri böyle zırvalara çekmeye çalışıyor. gerçekten bizler de şaşırdık ama bu zırvalara inanıp da ekrana getirdiği için! İlk Bandırma vapuruyla hiç ilgisi olmayan.241 Bandırma ise buharlı bir gemi.Kemal'e haber vermiştir. Sevres ne. bu yolculuğu de bi an _8 . işgal devriyelerinin nalça sesleri ile İzmir kordonunda Türk süvarilerinin nallarının şakırdaması arasındaki fark ne. Dört yıl süren yaman bir mücadelenin sonucu bir yana bırakılıp da Bandırma'nın boyu poşu ile neden uğraşılıyor acaba? Bu çabaların. 1924'te yayımlanan 'Anadolu İnkılabı. bunları bilen. kaptan için 'yol iz bilmiyor' demiş ki? Kim. Ankara ne.240 F. Kim.Kemal ve arkadaşları. hiç kimse böyle ıvır zıvır k onularla ilgilenmez. yelken ve kürekle hareket eden. bir İngiliz savaş gemisinin Bandırma'yı izleyeceğini sanıyorlar. Bandırma gemisine taka diyenin aklından şüphe etmek için doktor olmaya bile gerek yok. acıyı ve zafer coşkus unu iliklerine kadar yaşamış insanlarla doluydu. (Türkiye İnkılabının İçyüzü. hiç kimse kamuoyunu böyle dış kapının mandalı konularla meşgul etmezdi. s." [Bundan sonra ekrana TTK Başkanı Prof. gerçek dindar kim. Bandırma'yı. Bu konuşmayı sonra vermek üzere. M. Lozan ne. sonradan Bandırma adı verilmiş bir başka geminin fotoğrafını yutturmaya çalışan H. böyle bir tehlike olduğunu M. Şimdilerde birileri. biz Bandırma'nın taka olmadığını biliyoruz! Bize hiç kimse o geminin taka olduğunu söylemedi. Çünkü Kurtuluş Savaşının daha dumanı üstündeydi. kapitülasyon ne. işbirlikçi kim. kaptanın 'hiç dümen bilmediğini' yazmış ki? Kim? Kim? Böyle birileri yok! H.H. Mücahedat-ı Milliye Hatıratı' adlı kitabında.Kemal'in bayrağı altında toplanmış olanların gerçekleştirdiği bir mucize midir. geçim derdine düşmüş ve pek az okuyan insanlarımızı.H.Ceylan. Masal yazmaktan vakit bulup araştırmıyor ki doğruları öğrenebilsin. H.H. yoksa M.242 Bir kruvazörün Bandırma'yı takip ettiğini ilk ortaya atan da yine Vahidettin-. daha çok balıkçılıkta kullanılan bir kıyı teknesidir.Ceylan'a aracı olduğu için. yakın geçmişimizle ilgili gerçeklerden kuşkuya düşürerek.Ceylan'ın yeni Zati Sungurluğuna. bağnazlık ne. kuva-yı milliyeci kim. azıcık bilgi ve biraz sağduyu yeter. Taka.Hakkı Okday.Arif. bu bir hülya mıdır.239 Bu yutturma iddialar ile devlet-tarikat sorunu arasında ilişki kurmaya çabaladığı için. İstanbul ne. "bugüne kadar hepimizin küçük bir taka olarak bildiğimizi" söyleyerek. hoşgörü ne.

. usulen rotasını sahilden uzak tutmak mecburiyetinde idi. beni büroma (çalışma odama) götüren bir dostum. Kaptana yola çıkmak de bi an _8 . içindekilerle beraber Bandırma'yı Karadeniz'in azgın sularına gömecekleri söylentisi çalınmıştı. fırtınanın şiddeti sebebiyle gemi süvarisi. ayın 18'inde öğleye doğru Sinop limanına girebildik. Baktım ki rıhtıma yanaşmış olacağını sandığım vapur. bir İngiliz gemisinin Bandırma'yı durduracağından ya da batıracağından kuşkulanmaları da. arkamızdan bir torpido yollayarak. muayyen saatte rıhtımda toplanmış olacaklardı. sayı 7/ Mayıs 1956) □ Üsteğmen Hikmet Gerçekçi de.] Hemen karar verdim. fındık kabuğu gibi oynamaya başlamıştı.Kemal'in karargâh subaylarından biridir. M.Hüsrev Gerede de o yolculuğu özetle şöyle anlatmaktadır: "[Silah ve cephane denetiminden sonra] akşamın sekiz buçuğunda Boğaz'dan çıktık.30'da İn ebolu'ya girdik.Bnb."244 □ Aynı vapurda bulunan Kur.. Fakat endişemize rağmen torpido görünmedi. resmi tarihçilerin uydurduğu şeyler değildir. sayı 21/ Mayıs 1969)245 Kısacası Samsun yolcularının. Daha sonra. İstanbul'dan ayrılmadan önce kulağımıza. Bir taraftan Karadeniz'in müthiş fırtına ve dalgalarından kurtulmak. icap ederse baştan karayı dahi göze almasını' emretmiş. Allahın inayeti ile batmadan. Bandırma vapuru Galata rıhtımında hazır. Gecenin karanlığı içinde büsbütün korkunçlaşan Karadeniz'in hırçın dalgaları üzerinde Bandırma gemisi. Kaptana 'sahilden uzaklaşmamasını. Geceyi pek fena.. fazla durmadan Sinop'un yolunu tuttuk. yahut vapurun Karad eniz'de batırılacağını söyledi. Karargâhımızdan olanlar. hem de çok tehlikeli geçirdik. "Artık Şişli'deki evi bırakmak üzereyiz.. [. Sandallarla vapura gittik.Kemal Paşa da buna sinirlenmekte idi. uzaklardadır. benim ya hareketime müsaade edilmeyeceğini. Hepimiz yataklara serildik." (Hayat dergisi. Fırtınadan ufacık gemi.Sinop'tan Samsun'a doğru yola çıktık. □ M. Yolculuğu o da şöyle anlatıyor: "Hafiften hafiften esen rüzgâr.Kemal'in bu konuyla ilgili olarak anlattıkları da şu... aldığı bir hab ere göre. Hatta ka ptan köprüsüne çıkıp kaptanla konuştuğunu görmüştük." (Hayat dergisi. bildiğimiz bu. maiyetinde (emrinde) çalıştığı bir damattan (Vahidettin'in damadı İsmail Hakkı Okday)246 aynı şeyleri öğrendiğini bildirdi. Akşam 9.. Yaver Muzaffer (Kılıç) Beyden öğrendiğime göre. . azgın fırtına da. birden yerini şiddetli bir fırtınaya bıraktı. M. otomobile atlayarak Galata rıhtımına geldim.. tekne gibi sallanıyordu. bu yolculukta bulunan.. kaç mil gittiğimizi de bilmiyorduk. Yıldırımla vurulmuşa döndüm.. Biz açıldıkça deniz de kabardıkça kabardı. Tam bu sırada gelerek. vaktiyle uzun müddet yanımda çalışan bir erkan-ı harp (Kurmay Yüzbaşı Neşet Bora) da gelerek. çok sıkıntı çekmişlerdi. diğer taraftan İngiliz torpidosunun karanlık hayalinden kaçmak isteyen bu küçük teknenin yolcuları. Otomobil kapımın önünde idi. İngilizlerin Boğaz'dan çıktıktan sonra.. Paraketeyi dalgalar kopardığından. Evdeki vedaları bitirmiştim.. Denizin çok dalgalı olması.şöyle anlatıyor: □ "Acaba Boğaz dışında bir İngiliz torpidosu tarafından küçük Bandırma vapurumuz durdurulacak mıydı? Samsun'a ayak basıncaya kadar bu şüphe ve tereddüt kaybolmadı.

özetle şöyle demektedir: "Son olarak bir de Bandırma vapuru safsatası çıkardılar. Cevap verdi. çünkü o karışık dönemde bu. Okday boş yere telaşlandığı. televizyo ndaki bir programa yutturdular. Telaşlanıp kuşkulanmakta haklılar. Ben kaptan yerinde idim. Bilmem neden. kaptana tehlikeli ihtimalleri anlattım. resmi tarihin büyük oyununu faş ediyorlardı: Bandırma vapuru 236 metre boyunda koca bir gemidir. kendi koşulları içinde değerlendirmek zorundayız. pusulası olmayan. M. kaptanının yol iz ve dümen bilmeyen biri olduğunu. demir aldırmaya başladı.. vapur muydu. baca yüksekliği 19 metredir! Önce bunu. kırık dökük. Samsun'a kolaylıkla gidilebilecek yol olup olmadığını soruşturdum. Bu defa Ankara'daki kitap fuarına (15-23 Nisan). Atatürk'ü Samsun'a götüren gemi. pusulasının bulunm adığını. altına da şunları yazmışlar: '70 yıllık resmi tarihin kitaplarında. Yirmi yedi yıllık ihtiyar kaptan. M. Oradakilerle görüşerek. evvela Sinop'a geldik.için emir verdimse de Kız Kulesi açıklarında muayeneye tabi tutulduk. Samsun'a bir an evvel ayak basmak için o kadar acele ediyordum ki zaman kaybetmektense tehlikeye göğüs germeyi tercih ettim.' dedi. 'bu denizi pek iyi tanımam.Kemal bu kuşkusundan dolayı.250 (16 Nisan 1995) Artık herhalde yanlışlarını anlarlar. Bundan istifade edebi lmek için kaptana. 19 metre baca yüksekliğindeki bu dev şilep.Kemal de bi an _8 . Mümkün olduğu kadar kıyıları takip etmesini tavsiye ettim. 236 metre uzunluğunda. yol iz bilmeyen bir kaptanla yola çıkılan Bandırma vapurunun fotoğrafı! Osmanlı donanmasına bağlı. Sahili. bir geminin fotoğrafını asıp. Muht eremler. hareket hazırlıklarını çabuklaştırmasını söyledim. Bugünkü bilgilerimize dayanarak.Kemal ve arkadaşları da gereksiz yere kuşkuya kapıldıkları için de eleştirilemez. Kasabaya çıktım.247 Çünkü bundan sonra benim tek istediğim.124125) M. acaba bunlarla şehirdekiler arasında bir muhabere mi (habe rleşme mi) vardı? Maksat beni tevkif etmekse. günlerce yollarda kalacaktık. dışarı çıktılar.248 Çok zorluk çekecek. Bandırma'nın çürük çarık bir taka. Bir kararsızlık da olabilir diye düşündüm. hatta Sinop'ta inip yolculuğa karadan devam etmeyi bile düşünüyor. Tekrar Bandırma vapuruna bindik. taka mıydı? Sanki takaydı diyen varmış gibi. susarlar sanıyorduk. aldanmışız. Maatteessüf yokmuş. pusulamız da biraz bozuk." (Atatürk'ün Hatıraları. nihayet Samsun limanına vardık. Karadeniz boğazından çıkarken. Anadolu'nun bir kara parçasına ayak basmaktan ibaretti. Hareket ettik.Kemal.takip ede ede. 'Ne aksi. Sıkılıyordum. kaptana kıyıdan gitmesini söylüyor. İstanbul'dan gizlice yola çıktıklarını. Geniş tutuklamaların başladığı çok karanlık bir dönem yaşanmaktadır.249 bir İngiliz gemisinin Bandırma'yı izlediğini anlatmıyor! Her olayı. Milliyet'teki 30 Nisan 1995 günlü yazısında. s. Birkaç ecnebi zabit ve askeri bizi yoklayacaklar mıydı? Muayene uzayıp gitti. Kısa bir araştırma yaptık ve doğrusunu yazdık. bütün bu şeylere lüzum yoktu.. hiç takaya benziyor mu? Sultan Vahdettin tarafından Kurtuluş Savaşı'nın meşalesini yakmakla görevlendirilen M.H. bizlere taka diye öğretilen. □ Hasan Pulur. Zabit ve askerler. uzak bir olasılık değildir. Aynı tertiple seyahat ederek. Gelip gidildiğine göre. Dört görgü tanığının ağzından Samsun yolculuğunun hikâyesi bu. İ.

pusulası olmayan ve zor hareket eden ve hatta Karadeniz'in bu engin dalgalarına dayanacak gücü bile olmayan. Ergun Aybars ile birlikte Prof.Yusuf Halaçoğlu'nun. İngilizlerin de oluruyla 16 Mart 1919 Cuma günü öğleden sonra İstanbul'dan hareketle. 'Atatürk Bandırma vapuruyla İngilizlerden kaçarak değil.Dr. 19 Mayıs sabahı Samsun'a çıkmıştır' dedim ve ekledim. Halbuki bugün. maiyetiyle birlikte Anadolu'ya geçmesi için tahsis edilen taka. İngilizlerden de kaçarak.. onu buldukça da söylemeye cüret eden insanlar olmalıyız' demektedir ve bu deyişi.251 Ama kimin yalan söylediği. çok daha iyi yolda olacaktır. oyunlarından kurtulacaktır. nal gibi harflerle "Bize yalan söylediler!" diye yazıyordu. sonradan ekliyor.Y. F. 'büyük Atatürk de. 16 Mayıs 1995 akşamı. • Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof.□ Prof. olduğu gibi aktarıyorum: "Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile ilgili tarih kitaplarında. Türk Tarih Kurumu'nun Bilim Kurulu toplantı salonu nda yer almaktadır'. Atatürk'ün Samsun'a nasıl çıktığı sorusuna da. onlardan gizlice Samsun'a gittiği şeklinde kayıtlar vardır. yeni bir yalana kadar sustular. Tarihimizi. Öte yandan. o zaman ne yapacak TTK Başkanı?] _8 . hem gençlerimiz.Dr. kısa süre içinde açığa çıktı. dolaylı olarak doğrulamış oluyor. Kanal 6'da yayımlanan Pusula programında bir daha ele alındı.Taner Kışlalı. Bu programın ilgili bölümünü. aktarıyo- de bi an Paşaya. A.Dr.252 Ve asıl yalancılar ve destekçileri. konumuzla ilgisi olmayan kısımları çıkararak. işte Atatürk'ün külü stür bir vapurla. demiştim." [Böylece H. 'doğrular islam Ansiklo pedisi'nde bile mevcuttur' demiştim. sadece yıllar önce yayımlanmış olan İslam Ansiklopedisinde bile bunun aksi yazıyor. Nitekim sözlerimin devamında. gençlerimize. dediğim gibi. Birçok gazetede bu fotoğrafın ikinci Bandırma gemisine ait olduğu açıklandı. O programdaki konuşmasını.253 Kaldı ki belgelerde de bunun böyle olmadığı görülüyor.. İşte en açık. bariz örneklerden bir tanesi bu. hem halkımız. Tabii. Prof.H.Yusuf Halaçoğlu da katıldı.Çekirge'nin İktidar Oyunu adlı programında yaptığı kısa konuşma. ancak kıyıdan gidebilen bir Bandırma vapurunun hızıyla. programda söylediğim bu kadar değildi. tarihi doğru gördüğü zaman. işte bu gemidir!' " Pulur'un verdiği bu bilgiye ben de bir şey ekleyeyim: Afişin üstünde de.Halaçoğlu. daha sonra.Ceylan'ın iddiasını. Birtakım kişilerin de şeyinden." [Ama söylediğini iddia ettiği bu sözlerin çoğu. 'biz her zaman hakikati arayan. 5 Mayıs 1995 günü Olaylar ve İnsanlar köşesinde yayımlanan bu açıklamanın. konumuzu ilgilendiren bölümünü de aynen aktarıyorum: ".Çekirge sansürledi] □ Bandırma vapuru konusu. gerçek manada öğretelim ki ben şundan eminim. İstanbul hükümeti tarafından. Hasan Pulur'a bir açıklama gönderiyor. Bu programa Prof. ya da söyledi ama F.Dr. 'bu bilgiler İslam Ansiklopedisinde bile var'. hayli tartışma konusu olmuştu. Ya böyle yazan hiçbir resmi tarih kitabı yoksa. Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile ilgili olarak da.Dr. bilinmeyen bir şey değildir anlamını vermek istedim. programdaki konuşmasında yer almıyor! Ya bunları söylemedi. Özellikle 'bile' kelimesini sarf ettim ki bu.

burada sanıyorum ki. Atatürk Samsun'a dedim..Karal ile Emin Oktay'ın ve 1928'den beri ilk okul.. Tabii Prof. yani izlenecek olursa. H...Zileli . askeri tarihler de. Değil mi efendim? Bir yanlış. orada sözü edilen kısım. zamanın iyisi bir vapu rdur.Zileli . hem Vahdettin'in. bilgisi dahilinde Samsun'a Bandırma vapuru ile çıktı. konumuzla ilgili olarak ne yazılıysa. normal.." Söylediğini iddia ettiği bu sözler de ilk programdaki konuşmasında yok! Açıkl adıkça yeni cümleler ekliyor. çok daha doğru ve iyi bir yolda olabileceğ imizi ifade ettim. Bana sorulan sualde. Bir bilim adamı ve çok önemli bir kurumun Başkanı olarak. Ben de. ne takadan bahsettim. Programın hazırlayıcısı ve sunucusu Ümit Zileli. çürük değil..H.Şimdi.Halaçoglu. Y. ee. Ü. Bandırma dökü ntü. pusulası olan bir vapurdur. gerçekleri araştırmadan konuşuyor.. t arihin doğrusunun öğretilmesi.. de bi an _8 . benim programda sadece. Mesele budur.Programda yalnız. değişik yıllara ilişkin belli başlı ilk okul yurt bilgisi.H. orta ve lise tarih kitapları duruyor. Kulaktan dolma.Zileli .. Masamın üzerinde.Halaçoglu da.rum. Halaçoğlu'na diyor ki: "Ü.H.Z.Ceylan'ın gerçeklerle arası zaten bozuk. orta okul ve liselerde okutulan başlıca tarih kitaplarından alıntılar yapacağım: Hepsinde. Karadeniz'in azgın suları ile boğuşarak.Ceylan'ın Emin Oktay'ın tarih kitabı hakkındaki iddiasını da hâlâ paylaşıyor. fakat TTK Başkanı Y. E.. Ü.Affedersiniz.Orada bir fazlalık var yalnız.Ceylan'ın iddialarını özetledikten sonra. İngilizlerden kaçarak Samsun'a çıkmadı. Ü. ham bilgiyle ahkâm kesilir mi? Artık "Emin Oktay'dan Enver Ziya Karallara varıncaya kadar böyle söylendiği" iddiasını ele alabiliriz.Zileli .. Türkiye'nin en zengin kitaplı klarından biri var. gerçekten... Bunun ötesinde herhangi bir. Y. geçmişte Emin Oktay'ın tarih kitabında olduğu gibi İstanbul'dan kaçarak gizlice gitmedi. dedim. ben sadece şöyle bir ifadede bulundum. birkaç kitap karıştırıp gerçeği öğrenmeye çalışamaz mıydı? Başkanı olduğu kurumda. Emin Oktay döneminden itibaren şöyle bir baktığımızda.Peki efendim. eksiksiz aktarıyorum. dedim. İşin ilginç yanı. milyonların önüne yeniden çıkmadan önce.Nedir efendim? Y....Bunu ben. doğrusu öğretildiği takdirde gençlerimize ve insanlarımıza. Atatürk Samsun'a nasıl çıktı diye soruldu. Enver Ziya Karal ile Emin Oktay'ın254 kitapları da. programın yapımcısı Fatih Çekirge ile. o konuyla ilgili.. Tarih kitaplarımızda. H. İslam Ansiklopedisi'nde bile çürük olmadığı yazılı.Ondan sonra mikrofon size dönmüş galiba ve 'Evet. Onun dışındaki ilk söylediğiniz kısımla ilgili herhangi bir şeyim yok.Halaçoğlu . Hem İstanbul hükümetinin. Y. gençlerimize gerçekleri öğretmeliyiz' gibi bir şeyle de toparlamışınız. tarihimizde bu tür çarpıtmalar ve yanlışlar var. tarih kitaplarımızda biraz bu konu saptırılmış..Halaçoğlu . yanlış öğretilmemesi gerektiği. Y. demiyeyim de veya yanlış bir biçimde ortaya konmuştur. hem İngilizlerin haberi olarak. H.Halaçoğlu .Halaçoğlu . Çünkü ben gemiyle ilgili hiçbir beyanat vermedim.

g. Ders Kitapları Türk Ltd." (E. 1931 [İlk resmi tarih budur]) □ "Hükümet kendisine ordu müfettişliği teklif etti.Cumhuriyeti Tarihi. M.117. güvendiği arkadaşlarını yanına alarak karargâhını kurdu ve 16 Mayıs akşamı İstanbul'dan Bandırma vapuru ile Samsun'a hareket etti.Sınıf.E.Oktay. M..Su -A.. Anadolu topraklarına ayak basıyordu. a. s.. 1950) □ "M. TC İnkılap Tarihi.. Üçüncü Ordu Müfettişliği ödeviyle 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan çıktı. bu sırada Anadolu'ya geçti. ordu müfe ttişliği vazifesiyle Anadolu'ya gidiyordu. Yunanlılara karşı koymak için hazırlıklar yaparken.Ordu Müfettişliği). Yunan ordusu İzmir'e ayak bastıktan bir gün sonra. İstanbul. geçen dersimizde gördüğümüz gibi. Atak Y. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı.a. Suhulet Kitapevi. memleketin en kötü günlerinden biri olan. s. İstanbul. İstanbul'dan Anadolu'ya hareket etti ve Samsun iskelesine çıktı (19 Mayıs). Bir Y. 19 Mayıs günü Samsun'da Anadolu'ya ayak bastı. Remzi K. Anadolu'da bir ödev al arak (3. Ordu Müfettişliği vazifesini alarak. Orta III.Arkın-O. Bu vazifeyi hemen kabul etti. 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan ayrıldı. İstanbul. Yeni Tarih. Yunan ordusu İzmir'e ayak bastıktan bir gün sonra.63. İzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edildiği günden bir gün sonra. s." (M. İzmir'de kurulan Redd-i İlhak cemiyeti.23." (R.Ahmet Sevengil." (Emin Oktay. Orta Okul ve Lise: □ ". 1981) de bi an _8 . Orta III. İlk Okul: □ "Çanakkale'de büyük yararlık ve kahramanlık göstermiş olan kumandanlarımızdan M.Basımevi. Yeni Tarih Dersleri. 1958) □ "M.Ziya Karal." (E. İstanbul..Mumcu.Oktay. 19 Mayıs sabahı da Samsun'a çıktı." (M. Anadolu topraklarına ayak basıyordu.Kemal Samsun'a hareket ediyor ve 19 Mayıs'ta Samsun'da..Kemal de 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 5. 1928) □ "..Kemal. 15 Mayıs 1919'da. s. Yeni tarih..e.14.26. s. M. M.124.Kemal. İstanbul.223. 1945) □ "15 Mayıs 1919'da Yunanlılar hiçbir sebep yokken İzmir'e çıkmışlardı. s. İstanbul. 14. s. Yunanlılar İzmir'e asker çıkardıktan dört gün sonra.Ziya Karal. İlk Okul 5.Kemal de 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 1957) □ "M.Kemal Paşa. Ş.Bu sırada kendisine Samsun'da Ordu Müfettişliği teklif ettiler.Cumhuriyeti Tarihi.Kemal Paşa. 15 Mayıs 1919'da. M. ilk Mekteplere Yurt Bilgisi.K. 1958) b. İstanbul. T." (E." (E.. s. Tarih IV.Kemal Samsun'a hareket ediyor ve 19 Mayıs'ta Samsun'da. 134." (Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti. s. 3. Devlet Matbaası. T." (Zuhuri Danışman. s. İstanbul..Kemal 16 Mayıs 1919'da çürük bir vapurla255 İstanbul'dan Samsun'a hareket etti.Yalçın. 1952) □ "Bu maksatla. MEB y. 19 Mayıs 1919 günü Samsun'da Anadolu'ya ayak bastı.234) □ "Hükümet kendisine ordu müfettişliği teklif etti. İlk Okul 5. M.

TRT nihayet 21 Aralık 1987'de [açıkladı].Dr. H.Kemal'in. Yıllardır ketmedilen (saklanan) bu gerçeği. bu konuda bir açıklama yapmak zorunda olduğunu sanıyorum. s.Atatürk'ün Türkiye'yi işgal kuvvetlerinden kurtarmak ve Anadolu'da kurtuluş meşalesini yakmak adına İstanbul'dan gizlice Samsun'a hareket ettiği.Kemal Paşa. M. s. Bandırma vapuru ile İstanbul'dan hareket edecek ve 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkacaktır. Emin Oktay. hani kaptan ne yol iz biliyor.. gizlice gitti diyorlardı? Hiçbirinde. Harp Tarihi Dairesi Y.Dr. 1 cild. Gizlice gittiğini yazan tek kişi M. 5 Mayıs 1991. M.12) □ "Aşağıdaki bilgiler incelendiğinde.Kemal'in kurduğu Türk Tarih Kurumu'nun Başkanının. hani İngiliz işgal kuvvetlerinden kaça kaça. s. ne dümen diyorlardı.H. Allah ıslah etsin! de bi an _8 .00'den sonra yerinde olur' dedi ve niçin aradığımı sordu..Kemal'e karşı olan yazarların piri Mevlanzade Rıfat'tır! (Türkiye İnkılabının İçyüzü. s.Ceylan ile TTK Başkanı Prof. E..133) Az önce hepsini gördük. H. Halaçoğlu konferanstaymış.Kemal'in İstanbul'dan gizlice Samsun'a hareket ettiği yazmıyor. S.Z.Mısıroğlu. '18.H. Ankara." (TİH. hani yanlışlıkla önce İnebolu'ya çıktılar diyorlardı.K.H. hiçbir resmi tarih kitabında. M.Halaçoğlu'nun iddia ettikleri gibi bir ifade yok! Üstelik çoğunda Bandırma gemisinin adı bile geçmiyor. 1962)  Hani.Mücahitler.Y. s." (A.Ceylan'ın yine uydurduğu anlaşılıyor." (K.69) Kaçarak geçtiğini söyleyen kim ki?256 □ "Bütün resmi tarih kitaplarında ve ideolojide anlatılan.c.Halaçoğlu'nun tutumunu nasıl niteleyeceğiz? M. Anlattım. şeklindedir.Y." (H.Dilipak. müfettişlik karargâhını.. CG Yol. Nokta Dergisi.. Halaçoğlu yerine döner dönmez haber vereceğini söyleyerek numaramı aldı.195. Sekreter hanım... 16 Mayıs 1919 tarihinde. Peki. Sekreterine bağladılar. sonra da ona hücum ediyorlar. Bu kitabı baskıya verinceye kadar Halaçoğlu'dan ses çıkmadı. Askeri tarih: □ "M. saat 16.Kemal'in İstanbul'dan ayrılışı ile ilgili öteki iddialar: □ "Anadolu'ya kaçarak geçmiş değil.209) Hayali bir yel değirmeni kuruyor. Prof. Böyle bir açıklamaya önce bu kitapta yer vermek için 4 Ocak 1996 Perşembe günü. hani pusulasız diyorlardı. hani gizlice diyorlardı.Ceylan. kadrosuna göre ikmal ettirerek.  M. ne Vahdeddin'den ve ne de İngilizlerden gizli Samsun yolculuğuna çıkmadığı görülecektir.Karal ve onlardan sonraki resmi tarihçiler taka diyorlardı.00'da TTK santralinden Halaçoğlu'nu aradım.

Bir paşa. ne resmi tarihlerde.Ceylan.Kemal'in anılarında. s. Ötekiler: Üç albay.C. verdiği bilginin ilkelliğine mi? Vapurda bir tek paşa var.H. üç üsteğmen. H.Mısıroğlu'nun açıklamasından anlaşıldığına göre. bu tek örnekten yola çıkarak ve işe resmi tarihleri de katarak genel bir suçlamada bulunmak. dürüst bir yaklaşım olur muydu? Bunun. ilk defa 1987'de TRT'nin açıkladığı da Dilipak uydurması. Büyük Oyun. Padişahtan gizli olarak atanabilir mi? Atama kararındaki üç imzadan birinin. s.Kemal . genç nesil.Kemal ile İngilizler de Vahidettin'e karşı_ gizlice anlaşmışlarmış. 9.95) Efendi hazretleri. Bandırma'da tek başına M. üç binbaşı.. Bandırma vapurunda tek başına M.İngiliz gizli anlaşması masalı Vahidettincilere göre. böylece resmi tarihin bir yanlışını bulmuş gibi hava atıyorlar! Pek çocukça bir numara! Eğer bu numarayı yutanlar varsa.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu. önce bir iddiada bulunup sonra da bu iddiayı şiddetle yalanlıyor ve herkesin bildiği gerçekleri kendileri keşfetmiş gibi açıklıyor.Mücahitler. s. bir yarbay. Vahidettin ile M. İngilizlere karşı gizli bir anlaşma yapmışlardı ya. 1.C.37) Biri uyduruyor. Aziz Nesin'e selam olsun! Böyle yalan-yanlış bilgilere yer veren özel bir kitap olsaydı bile. anayasa hukuku gereğidir.Kemal Paşanın bulunduğunu sanmaktadır.C.H.Kemal. Yunanistan'da çıkardığı haftalık de bi an _8 . bu iddianın fikir babası. o da M.14)257 □ "Yıllarca yürütülmüş yağcılık edebiyatı neticesi. iki şifre kâtibi.Ordu Müfettişliğine.Kemal'in olduğu. (S. ötekisi de bir iki kelimesini değiştirip uyduruk cümleyi kendine mal ediyor. ne M. Son Bozgun. ne de kitaplarda! Vahidettinciler. GRYT ansik lopedisi de yer vermektedir. ne öteki anılarda..37) Türkçesine mi şaşarsınız. 1. 1. Bandırma vapurunda tek başına M.141.Kemal'in anılarında var.C. M. meğerse M.. Vodvil kurgusunu andıran eğlenceli bir durum! K. M. 1926'da Hakimiyet-i Milliye ve Milliyet gazetelerinde yayımlanan M. Beşinci Murat'ı örnek alıp bütün O smanlı Padişahlarının deli olduğunu söylemekten ne farkı var? Yoksa yalan-yanlış yazı yazmak. (Dr.Kemal'e karşı olanların tekelinde mi? 8.." (V.Ceylan. Padişahın olması. s. □ "[Bandırma vapurunda] tam 19 üst düzey paşa ve devlet yetkilisi vardır. bugünkü nesil." (H.Kemal. Damat Ferit hükümetlerinde dört kere Şeyhülislam258 olarak görev almış.Vakkasoğlu.Fethi Tevetoğlu.Sabri Efendi. 150'liklerden M.Kemal Paşanın bulunduğunu sanmaktadır. s. bu konuda ayrıntılı bilgi var. aynı iddiaya. 1.Bu gerçeği. beş yüzbaşı. s. yalnız M. Atatürk'le Samsun'a Çıkanlar.155) □ "Yıllarca yürütülmüş dayatmacı resmi tarih yalanlanınca. Büyük Oyun.

" (Hayat ve Hatıratım. parti yönetimi ihtilal komitesi halini aldı. ders vermeye başlar. Türk ordularının ve halkının üzerine tayyarelerle atılır.196. medrese eğitimi görür.263 Mısır'da bulunan kaçak İtilafçılardan 20-30 kadarı. önce İttihat ve Terakki'nin yanında. 25 Ocak 1913 günü Bab-ı Âlinin basılıp hükümetin devrilmesine karar verildi ama İttihat ve Terakki daha hızlı davranıp Bab-ı Âli'yi basarak iktidarı ele geçirdi.Sabri Efendi [dir." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. Gümülcineli İsmail'in hükümet darbesi yapma önerisi üzerine parti başkanı ve bazı üyeler istifa ettiler. İngilizler hesabına casusluk yapmayı kabul ederler. özetle şöyle diyor: "Bir toplantıda. fenalık ve edepsizlik başlamıştı.Sabri'nin hakimiyetine girdi.262 Gümülcineli İsmail ise bir daha siyasetle uğraşmayacağına dini ve namusu üzerine yemin ettiği için sürgün cezasına uğramaktan kurtulur. politikaya merak salar. s.Sabri ve Gümülcineli'den mürekkep bir klik teşekkül etmiş. s. eğitimini ilerletir. s.277)260 Önce bu belgesiz iddianın sahibi M.Sabri Yunanistan'dan Mısır'a geçer. Bu arada suikastçılarla da görüşmeler yapmıştır. 8/1.Şevket Paşa öldürülecektir (11 Haziran 1913). ancak istenen neticenin alınamaması üzerine geri dönmüştür. Rıza Nur diyor ki: "Maatteessüf (yazık ki) çabucak Sadık.Abdülhamit'in kitaplık memurluğunda bulunur. s. bir kısmına ise hükümetçe yurt dışına gitmeleri tavsiye edilir (Mesela Ali Kemal ve Rıza Nur'a).Sabri Efendi Pi-re'den İstanbul'a gelmiş. 217)261 Bunun üzerine Hürriyet ve İtilaf Partisi yöneticilerinin bir kısmı yurt dışına kaçarlar (M. yeni bir darbe girişimi hazırlıklarına katılacak ve Sadrazam M. s. bu cinayetle de ilgilidir.264 Mesela "Gümülcineli İsmail savaşın başlamasından (1914) birkaç ay sonra İngilizler tarafından Selanik'e gönderilir. 1900-1904 arasında.Sabri de Romanya'ya kaçacak.Sabri Efendiyi tanıyalım. daha sonra Ahali Partisi (1910) ile Türk siyasi hayatının en karanlık kuruluşu olan Hürriyet ve İtilaf Partisinin (1911) kurucuları arasında yer alır.Sabri Efendi. İslam dü nyasının en büyük alimlerinden biri' olarak niteledikleri M.219) Bu arada M. (Hürriyet ve İtilaf Fırkası.259 Mısıroğlu diyor ki: "Bu muammaya (bilmeceye) ilk defa ve isabetle parmak basan. Ali Birinci'nin verdiği bilgilere göre Talat ve Cemal Paşalarla Polis Müdürü Azmi Beyin de öldürülmesi düşünülmüş fakat gerçekleştirilememiştir." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. 1908'de Tokat milletvekili olarak Meclis'e girer." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası.Yarın gazetesinin 1 ve 2 Kasım 1929 günlü sayılarında açıklamış.209) Vahidettincilerin 'büyük din bilgini'. sonra Yunanistan'a geçecektir.Sabri Efendi Tokat'ta doğar.Sabri de Mısır'dan Romanya'ya döner. de bi an _8 . M. 'allame'.]" (Hilafet. Ali Birinci diyor ki: "Hadise günü M. Basri Bey ve M. M. '20. asırda yetişmiş. Türkçe gazetelere yazılar yazar.212) M. parti Gümülcineli İsmail. Ama çok geçmeden. burada Türk hükümeti aleyhinde bir gazete çıkarması temin edilerek. merhum Şeyhülislam M.198. İstanbul'a gelir. II.370) Bu parti hakkında geniş bir araştırma yapmış olan Ali Birinci. s.

Tunaya. vatanın parçalanmasına yol açan bir anlaşmayı.Sabri Efendi. s. İngiliz Muhipler (sevenler) Derneğinin'de Onursal Başkanlarından biridir. birkaç kere Yüksek Komiserliğe başvurarak İngili zlerin desteğini istemiştir. İngilizlere teslim olanların refah içinde yaşadıkları belirtilir. 232) bi an Rıza Nur.266 M. bu amaçla D. 'bütün subaylar İttihatçıdır' diyor da başka bir şey demiyordu. Feci vaziyette bulunan devlet hazinesinden on beş bin lira sürgün tazminatı almıştı. kendi fırkasını içinden çıkılmaz bir duruma düşüren müzmin ve hasta bir zihniyetin adeta öncüsü idi.Sabri..268 □ Celal Bayar şöyle yazıyor: "M. Hürriyet ve İtilaf Fırkası. Dediği dedikti. Kürdistan Cemiyeti adındaki siyasi bir kurul ile müşterek.267 Bütün milleti Hürriyet ve İtilaf Fırkasından uzaklaştıran ve bir gün de tiksindiren ana sebeplerden biri.C.Sabri Efendi. reisi olduğu Hürriyet ve İtilaf Partisi Umumi Merkezi adına imzala- de □ Mevlanzade Rıfat diyor ki: "M... s.76) □ Göztepe. Hürr iyet ve İtilaf Partisini canlandırır265 ve İngiliz casusu Sadık Bey grubunun önde gelen adlarından biri ve partinin 2. İngiliz himayesine girmekten başka kurtuluş yolu olmadığını iddia edenlerdendir." (Türk Tarihi. 11. Hürriyet ve İtilaf partisi. bu gazeteleri özetle şöyle anlatıyor: "Gazetelerde. Başkanı olur. Türkleri İttihatçıların zulmünden kurtarmak istedikleri dile getirilir. s.M.219) M. Paris'te bulunan Damat Ferit'e vekalet de etmiştir. M. Sultan Abdülhamit sarayının tatlı lo kmalarının lezzeti henüz damağından çıkmayan M.Birinci. 'Anadolu'ya karşı daha şiddetli davranılmasını isteyen' M.231. Bilecik'te oturmaya mecbur edilir. Türkiye'de Siyasi Partiler. kitabının 342-353. s. sayfalarında ayrıntılı olarak anlatmaktadır. İngiliz casusu Sait Mollanın kurduğu." (V.Sabri Efendi.. M. Mütareke olur olmaz İstanbul'a dönüp yeniden politikaya sıvanacaktır. s. Teslim olmak isteyen askerlerin.Sabri Efendi. İngilizlerin Türk dostu oldukları. inat ve ihtirası iman haline gelmişti.Z. Ferit hükümetini devirmek ve Sadrazam olmak için çevirdiği oyunları da (Eylül 1920).Göztepe de şu bilgiyi veriyor: "M. saraya hulul etmiş (sokulmuş).437) _8 . Milli Mücadele'nin şiddetli düşmanıdır.Sabri Efendinin yazdıkları da bu doğrultuda mıydı? Bu husus açıkça beli rtilmemiş ama Türk birlikleri Romanya'ya (Galiçya) gelince.110'dan aktaran A.M.Sabri Efendi. bu sakat zihniyetti. Şeyhülislam oldu. Sultan Vahideddin Hanın indinde söz ve nüfuz sahibi olmuştu. (T. İstanbul-Anadolu anlaşmazlığının başladığı dönemde.Sabri Efendinin. bu olasılığı güçlendiriyor. İngiliz ATASEmiliteri General Deedes'in 27 Şubat 1919 günlü raporuna göre. Gayyasında.□ T." (Türkiye İnkılabının İçyüzü. ellerini nasıl havaya kaldırmaları gerektiği de rejimle gösterilir..Sabri'nin yakalanıp Türkiye'ye gönderilmesi.

bütün yoldaşlarıyla birlikte ve suçluların telaşı içinde İngiliz Elçiliğine sığınacaktır.Türkgeldi.mıştır. Kuruluş ve Sonrası. s. İstanbul Hükümetleri.376.Türkgeldi.F. 'Musul üzerinde Türklerin hak iddia etmelerinin gülünç olduğunu' ileri sürer. Yakın tarihimizin gizli kalmış bu büyük ihanetine ve onu hazırlayanlara. imza eden Dürrizade'dir.F.. 'Müslüman barbarlar' diye niteler. yine İngilizlerin bulduğu bir yük gemisi ile kapağı Mısır'a atar. s.Akşin. Görüp işittiklerim. efendi hazretleri bunca felakete gözlerini kapamış. 'M. eski Dahiliye Nazırı Mehmet Ali ile birlikte. her yere kendi adamlarını yerleştirmeye çalışır.343. 8 Haziran 1919'da.C. "Artık el aman bu softa hükümetinden!" diyecektir.9) Hayatından birkaç çizgi daha: V.' " (Son Bozgun. Bir daha geri dönmeye yüzü olmadığından ailesini de yanına alarak. C.44) Türk ordusunun zaferinden sonra. 'Kuva-yı Milliyecilerin katli vaciptir' fetvasını yazan odur. s. Türklerin.. s. cildimizde belgeleriyle.2640. Türkleri.Bayar'ın açıklamaya fırsat bulamadığı İstanbul-Kürt anlaşmasının metnini yayımlamıştır: Kurtuluş. (Gökbilgin. Nemrut Mustafa'nın Bursa valiliğine getirilmesinin de onun eseri olduğu anlaşılıyor.C.242) Bütün Hürriyet ve İtilaf Partisi yöneticileri gibi onun da en belirgin özelliği İngiliz işbirlikçisi olmasıdır. M.270 Kendisi ile birlikte 150'likler listesinde yer alacak olan oğlu İbrahim ile birli k- de bi an _8 . Bu arada İtalya'ya geçerek Vahidettin'i ziyaret eder. Görüp İşittiklerim. 1. her atamaya karışır. 8. General Deedes'e. s.M. ciltten sonrası yayı mlanmadı) Sadrazam Vekili olduğu sırada Ali Galip'i Sivas Kongresi üzerine yürümeye teşvik edenler arasındadır. yani daha ilk adımda. temas edeceğim. s. 'hükümet içi tartışmalarda. dipnot 194) Her işe.242) İdeal arkadaşı Albay Sadık ise onu. bu sırada Şeyh Sait ayaklanması bastırılmış ve yakalanan sanıkların muhakemeleri başlamıştır. İtalyan basınında yer alan bir bildiri yayımlar.. (S. millet yere serilmiş. Peyam-ı Sabah gazetesinde M. İstanbul Hükümetleri.C. 'Kardinal Richlieu'ye özenmekle' suçlar. erkeklerle birarada ders yapıyorlardı. Avni Doğan. 2. kızlarla erkekler birlikte okuyor diye feryat ediyor! Hafazanallah! Dahiliye Nazırı Adil gibi bir adam bile. Kuva-yı Milliyeciler "kudurmuş haydutlar" diye anılmaktadır. işgal başlamış.Kemal'i geri çağırmak için yaptıkları girişimden dolayı teşekkür eder'.Sabri Efendi şöyle feryat (!) ediyordu: 'Ne günlere kaldık! Darülfünunda (üniversitede) kız ve erkek talebe dizdize oturuyor. (Anıların 8. Ermeniler gibi Kürtleri de imhaya çalıştıklarını' iddia eder.Vakkasoğlu diyor ki: "[Mütareke sırasında] çarşaflı kız talebeler.100) Devlet çökmüş. Bildiride. İngilizleri memnun etmeyecek önerilere karşı çıktığını açıklayarak göze girmeye çalışır ve direnişten yana olan Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşayı gammazlamayı da ihmal etmez. 385. (S.269 Sonra yine Yunanistan'a sığınır. (A.Başlarken. birkaç gün sonra Turgut Paşa istifa etmek zorunda kalacaktır." (Ben de Yazdım. M.Sabri'den şikâyet ederek. s. (A. 25 Eylül 1919'da bir bildiri yayımlar.Akşin. ilgili belge: FO 371/4158-94640.) Kurucularından ve yöneticilerinden olduğu Cemiyet-i Müderrisin. 9. s.

Bu amaçla düzenlediği senaryonun Sofya ve Suriye sahnelerini. komitacı ve pol itikacı bir din adamı! İnsanların.Sabri Efendinin hayranı K. Dördüncü Bölümde de Lozan. bu sahneleri süslemek için yine bazı ayrıntılar uyduruyor. çalıştığı derneklerin. olduğu gibi aktarıyorum: de bi an _8 . partisinin. Vahidettinciler. uygun olduğunu sandığı bazı örnekler alıp kanıt diye ileri sürüyor.271 M. [Lozan'da] komisyon olarak aldılar. söz oyunlarıyla suçları örtmeye çabalamış.Kemal-İngiliz pazarlığı masalıyla. çıplak. İzmir'i geçici de olsa. Yarın ve Peyam-ı İslam gazetelerini çıkarır. Sa bri Efendi.272 □ M.Sabri Efendi de.96) Her türlü dayanaktan yoksun. soyut. İngilizleri savsaklamakla vakit geçirdiği ve M. hiçbir zaman bu kıyamı (ayaklanmayı)273 tam bir ciddiyetle bastırmak yolunu seçmeyerek.Kemal ile). Vahidettin-D. yasaların gerçeğin açıklanmasını engellediğinden yakınarak. Yunanlılara veren ve sonra bunu Ankara'nın laik hükümetine geri veren275 İngilizler.Mısıroğlu. içinde yer aldığı hükümetlerin -ve sarayın.Ferit ikilisidir.Mısıroğlu. gülünç bir iddia! M.İngilizciliğini. psikolojide savunma mekanizmaları deniyor. işte bu ibret verici gizli ilişkileri külleyip unutturmaya çalışıyorlar.Kemal'e yansıtarak rahatlamaya çalışmış. işte böyle. alem-i İslam'a sezdirmeden. bilerek kabahatli duruma düşürdükleri Hilafet'i bu alış veriş içinde. iç çatışmalarını hafifletmek için başvurdukları birtakım yollara.Sabri Efendinin yazısının özeti şöyle: "Padişah. Ankara'ya yönelttiği eleştirilerde ölçüyü o kadar kaçırır ki sonunda Yunanlılar bile aylığını keserler. Bunların biri de projektion. İkinci Bölümde görmüştük. bu iddiayı kanıtlamayı üzerine almış. M. M.Ferit ikilisinin girişimlerini açıklayan birçok İngiliz belgesi bulunmaktadır. yani kusur ve zaaflarını başkalarına yansıtma.te Yunanistan'da. Birçok Vahidettinci de bu tutumu açıkça yâ da örtülü bir üslupla paylaşıyor. Kardinal Richlieu ile Cinci Hoca karması. Mısıroğlu'nun bu konudaki bütün iddialarını. 'muamma' (bilmece) diyor. s. Şimdi senaryonun son iki sahnesine geldik: Kurtuluş S avaşı ile Lozan! Bu bölümde Kurtuluş Savaşı hakkındaki iddialar ele alınacak.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu ileri süren M. kendisinin. Padişaha ve makam-ı Hilafete oyun etmek fırsatını kaçırma-mışlardı. K. Vahidettin-D.Mısıroğlu. eğer gerçek durumu senaryosuna uyduramazsa. M. S.Kemal'le onlara oyun oynamaya çalıştığı sırada.276 İngilizler ile asıl gizli pazarlık yapanlar. İngilizler de aynı adamla (M.Mücahitler. Ama eteğinde ne kadar taş varsa hepsini dökmekten de geri durmuyor." (Aktaran K. 1954'te orada ölür. ilerde çoğunu okuyacağız. Harb-i Umumi (Birinci Dünya Savaşı) neticesinde. yüz binlerce olaydan oluşmuş sarmal bir sürecin içinden. daha da sıkışırsa.274 İstanbul'daki Hilafet Hükümetinin elinden alarak. sanki bildiği başka şeyler varmış da söyl eyememiş izlenimi bırakmaya çalışıyor. tekrar Mısır'a döner.

Mısıroğlu şöyle yazıyor: "İngilizlerin İstanbul'da gizli teşkilatını yapan. son malumat-ı mevsukanın teyit etmekte olduğunu iblağ ile kesp-i şeref eylerim. sayfalarında Rahip Fru'dan söz eder ama övmek için değil.366. 181. insaniyete hadim. s. İngilizlerin M. suçlamak için! 2. Rahip Fro'yu 'insaniyete hadim.Kemal. Bi rçokları ile münakaşalar ettim ve kendilerine asla ısınamadım.Kemal Paşa.. "görüşüp tartıştığını" belirtiyor. Pera Palas otelinin müdürü.Kemal Nutuk'un 5.." (Hilafet.)277 Doğrular: 1. Bunda ne kadar aldandığımı. Onlardan pek çok kimseyi tanıdım. mektubunda. Evet.8/2. hülasa Doğuda İngilizlerin siyasi emellerini sağlamaya çalışan Rahip Fro (Frew).Kemal. (s. tam tersine çevirerek.. (Mektubun metni: Nutuk.c. ne M. 4.Kemal Paşa. Sait Molla ile birlikte çevirdikleri kanlı dalavereleri.Kemal ile ilişki kurması □ a K. ne Sultan Vahideddin ve ne de Kurtuluş Savaşı'nın yazılmasına imkân yoktur. 3. 1. temasım olmuştur. övgüymüş ve İstanbul'dayken söylemiş gibi sunuyor. Hatta M. adalete hizmetkâr bir zat-ı faziletkâr telakki etmiş olduğunu' bizzat ifade etmektedir. 209 ve 287.. 205."278 Yani Mısıroğlu. 1954'ten beri. Rahip Fru ile İstanbul'dayken. hemen İngiliz ajanı mı olur? Nitekim Mısıroğlu da özet olarak diyor ki: □ "[Hizb-ut tahrir] hareketiyle hemen hemen ilk kurulduğu yıllardan itibaren.93 vd. M. M.Kemal'in Nutuk'unu gösteriyor: Hilafet.Kemal ile temasa geçmişti. ama M.279 Her İngilizle konuşan. s. M. 27.216) Görüşmeyi Rahip Fru'nun istediğini ve neler konuşulduğunu da anılarında anlatmıştır: s. örnekler göstererek yüzüne vurduktan sonra Rahip Fru'ya diyor ki: "Sizi.Kemal'in Rahip Fru'yu aşağılamakiçin söylediği sözleri.Kemal Rahip Fru'ya ağır bir uyarı mektubu gönderir. Yadırgayıp kendilerine ısınmamı engelleyen hususlardan biri de budur.216) M. M." (Son cümle için kaynak olarak M. adalete muhabbetkâr bir zat-ı faziletkâr telakki etmiştim. Sait Molla'nın Rahip Fru'ya yazdığı gizli mektuplarının ele geçirilmesinden sonra. Herkesi İngiliz ajanlığı ile itham ederler (suçlarlar). İstanbul'dayken Rahip Fru ile adam sanarak görüşmüş! Ne var bunda? İngiliz ajanı olduğu anlaşıldıktan sonra Fru'ya saygı göstermeye devam mı etmiş. s. cümlenin sonunu da saklıyor. Eylül 1919 sonunda. M. yoksa bütün melunluklarını belgeleriyle açıklayıp emperyalist metodlar kon usunda gözümüzü mü açmış? Kaldı ki konuştuğu daha başka İngilizler de var. Böyle bir şeyin yapılabilmesine imkân vermeyen bi r- de bi an _8 .Kemal'in bu cümleyi ne zaman ve neden söylediğini açıklamıyor. İngiliz Muhipleri Cemiyetini kuran. 377) Kendi yaptığı sanki başka bir şey mi? □ "Başından sonuna kadar İngilizlerin hakiki niyet ve faaliyetleri tespit edilmeden.162. Fransız fakat İngiliz ajanı Mösyö Marten aracılığıyla birçok defalar (?) gerçekleşen görüşmelerinde.

von Mikusch. 'bir muvazaa' (danışıklı oyun) olarak niteliyor." (K. Öyle ki hilafet sorununda en önemli noktayı teşkil eden bu konunun gerektiği şekilde şerh ve izahına -bugün için. s. tahta geçtiği gün (!) başlamıştır.en küçük ölçüde bir imkân mevcut değildir.Sabri Efendi. Masal yazacaklarına. lütfen bana yollasınlar. hâlâ layıkıyla anlaşılamamış olan bir oyun oynamışlardır. ben açıklayayım.224 imiş: Hilafet. kendi icat ettikleri uyduruk bir tarihe inanacak bir kitle yaratmayı tercih ediyorlar. ellerinde daha başka belgeler ve bilgiler var da açıklamaktan korkuyorlarsa. 164) _8  Daha ne yazacaklar acaba? Bununla birlikte. Hilafet. M. 'bu anlaşmanın daima gizli kalacağından' da söz eden bir tek kelime bile yok!280 Mısıroğlu yine gözünü kırpmadan uydurmuş! an □ "Dagobert von Mikusch'a bakarsanız. Bunun M. dostmuş gibi davranılarak oynanan bu oyu nlar. açıklanmış belgeleri okuyup inceleseler ya! Ama bu yazarlar. gerçekleri açıklamak yerine. araştırmalar ve bütün İngiliz belgeleri ortada. o zamanın Hilton'u de bi □ Von Mikusch'un kitabının 224. bir taraftan bütün İslam dünyasının ve bu arada pek doğal olarak petrolü bulunan Arap Yarımadası'nın dayanak ve birlik noktası olan halifelik yıkılırken. Bu planın. Maksat. S. D. bu üçüzlü muammayı.Kemal ve İngilizlerle ilgili sorunlarda kazandığı yoğunluk ve naziklik akla durgunluk verecek derecededir. Gizli anlaşmanın amacı ve M.277) 8/3.95) Oysa olayları aydınlatacak anılar. yayımlanmış araştırmaları. Bu sağlandıktan sonra Yunanistan'a yardımı kesecek ve onların Anadolu içlerinde kendi başlarına devam ettirmeye güçleri yetmeyeceği muhakkak olan askeri harekâtlarını sonuçsuz bırakacaklardı. Yunan'a üstün gelecek olan Anadolu'daki askeri başlar da istenen inkılaplar için tartışılmaz bir otorite kazanacaktı.Kemal'in İngilizlerle gizli bir anlaşma yapmakta olduğunu ve bu anlaşmanın daima da gizli kalacağını' kabul etmek gerekir. Venizelos'a İzmir'e çıkarma yapmak izni vermekle. s. s. halifeliği yıkacak bir bunalım yaratmaktı. Yunanlıların İzmir'e çıkarılması □ K.Mısıroğlu: "İngilizler. hem de bize. Böylece. 'M. Fakat baştan bunu onlara belli etmediler.Mısıroğlu. Haydi! . 'gizli bir anlaşma'dan da.Kemal'in tavsiyesi üzerine. Bundan doğacak hukuki sorumluluğu üstlenmeye hazırım. □ "Sultan Vahideddin merhuma." (Kaynak.Mısıroğlu." (K. Şöyle ki: Yunanlıları sonuna kadar desteklemek kararında değillerdi. daha emin bir tabirle söylemek gerekirse.çok yasal engellerin mevcut olduğu da malumdur.Mücahitler. hem Yunanlılara. s. sayfasında. Türkiye'deki İslami rejimi.

neler uydurmuş: ". Trilyonlarca liraya mal olan ne görkemli bir suskunluk! Bilgilerini. Yunan ve İngiliz tarihlerine aykırı bir ayıp masal! M. ayıp ediyor. s. belgeli ve delilli olarak. Açıkça yazıyorlar da. gerçeğe saygılı bazı aydınlar ve köşe yazarları tepki gösteriyor. ne için ve ne gün için saklıyorlar acaba? Bu yalanlara. kanıtlanmış hizmetlerini. bugünkü çarpık mevzuatımız karşısında genişçe açıklanması imkânsızdır. sebeplerine. Atatürk Kültür-Dil ve Tarih Yüksek Kurulu.Kemal'in su katıksız bir İngiliz casusu olduğu. ayrıntılarıyla görüp okumakta. M. yüzlerce anıya. sağduyuya. binlerce araştırmaya."281 Meğerse Yunanlıların İzmir'e çıkmasını M. Atatürk Araştırma Merkezi. öte yandan da halkın gözünde küçük düşürmek amacıyla Vahidettin'i ve İstanbul hükümetlerini. neden bu kadar vurdumduymaz davranır? de demek olan Pera Palas oteli salonlarında başlayıp Londra ve Ankara'ya kadar uzayan pazarlıkları ve bunun dakik teferruatının (ince ayrıntılarının). radikal bir reformcu olduğu için sevmiyor. yalana dolana başvuruyor." (Hilafet. gittikçe yayılıp genişleyen bu tür iddiaları yalanlamak ve doğruyu açıklamak için kıllarını bile kıpırdatmıyorlar. olayların öncesi ve sonrasına. dipnot 227) Aşağıda okuyacaksınız. muhtelif Avrupa memleketlerinde yayımlanmış kitaplarda.Rıza Nur'un anılarının 3. belgeli başarılarını inkâr ediyor.cildine önsöz yazan Dursun Satılmışoğlu. bu görevlilerin yerine.Mesela. Yunan askerinin İzmir'e çıkarılışının İngilizlere. M. reddedemedikleri zaferlerini bile. gerçeğe zulmediyorlar! □ Dr. Buyrun size bir hafta sonu bilmecesi: Bir devlet. yalan olduğu üzerinden akan bu senaryoyu pekiştirmek için bakınız.. Ama bununla yetinmiyorlar ki. tarihi ters yüz etmeye yelteniyor.. Milli Eğitim Bakanlığı. Türk.Bu akıl dışı yalanın sadece bu iki kitapta kalmadığını da göreceğiz.212. beğenmiyor olabilirler. Türk Tarih Kurumu. Yakışıksız senaryolar uyduruyor. Üniversiteler. yetkilerini ve devletin önlerine serdiği imkânları.  Buna karşılık. Milli Mücadele'ye karşı koymaya zorlayacaklarmış. bütün bunların da Türkiye'yi mutlak surette İslam dünyasından koparmak ve İslam dünyasının liderliğinden uzaklaştırmak amacıyla planlandığı. İngilizler bu plan (!) gereğince. milyonlarca belgeye.Kemal telkin ve ilham etmiş! İki yandan toplam üç yüz bin insan ölmüş ve yaralanmış ve bu bir danışıklı dövüşmüş!282 bi an _8 . Türk-Yunan muharebesinin sadece bir muvazaadan (danışıklı dövüşten) ibaret bulunduğu. dikkatli okuyucular. iz'ana.Kemal'i.Kemal tarafından telkin ve ilham edildiği. Türkiye'ye gelince yakın dostlarına anlatmaktadırlar. kendi varlığına ve niteliğine yönelmiş böylesi bir yalan sağnağı karşısında. mantığa. Kısacası. günaha giriyor. bunun da İngiliz petrol politikasına bağlı bulunduğu hususlarını. Bütünüyle akla ziyan. hiç olmazsa küçültmek için çırpınıp duruyorlar. bir yandan Kuva -yı Milliyecilere el altından yardım edecek.

danışmandan. Pera Palas'ta olan birtakım pazarlıkların eseridir ki bunun izah edileceği yer burası değildir.Kemal tüm ilişkilerini dahiyane bir ustalıkla sürdürüyordu.. ya Bermuda çukuru kadar derin bir bilgisizlik içinde yüzüyorlar. İngiliz Başbakanı Edward Gray.289 Grey'in önerisi suya düşer.Mısıroğlu. s. Kasımdan beri Ege'de açık ya da kapalı biçimde Yunan-İtalyan yarışması yaşanmıyor. s. ya da sağlıklarında çok ciddi bir arıza var." (CG Yol. 131) 284 M.Bu vurdumduymazlık sürüp giderse bir gün ne olur? □ K. yüzlerce delegeden.288 4.286 2. 16 Aralık 1912'de atılır. Çarlığın kabul etti- de bi an _8 . Yani bu tarihe kadar Yunanlıların.290 5. hilafeti kaldırmak için buldukları bu gizli çözüm birdenbire devreye giriyor ve Barış Konferansı da hemen kabul ediveriyor! Bu iddiada bulunanlar. M..212. 1913'te Venizelos şöyle der: "Artık gözlerimizi Doğuya (Anadolu'ya) çevirme zamanı geldi.Kemal ve pazarlığı yürüten İng iliz ajanının. ileri sürülen bu pazarlıkların 30 Nisan. Lloyd George -Venizelos işbirliğinin temeli. Şimdi bu konunun kısa öyküsünü görelim. Rusya'nın oluru koşuluyla. M. Yunanlıların İzmir'e çıkartılmasına ne zaman ve nasıl karar verildiğini de şöyle anlatıyor: "Yunan'ın İzmir'e çıkartılması ve bundan dolayı bir Milli Mücadele ihtiyacının doğması.285 galip devletlerin böyle bir niyeti yok." (S. İzmir hakkında bir isteği ve girişimi. 8/4. "bütün Yunanlıları ve eski Yunan toprakl arını bir bayrak altında toplama gibi bir ülküsü (megali idea). Çünkü uzun bir geçmişi olan dallı budaklı bir konu bu.Dilipak da sessiz ve derinden giderek."287 3.Kemal 30 Nisanda atandığına ve Dörtler Konseyi'nin İzmir'in Yunanlılara verilmesi hakkındaki kararının tarihi ise 6 Mayıs 1919 olduğuna göre. İngiltere ve Fransa. görevliden oluşan Barış Konferansında bu konu o güne kadar hiç görüşülüp tartışılmamış fakat M. Ama Kral Konstantin'le savaşa girme konusunda anlaşamazlar.İstanbul'un o zamanki Hilton'u demek olan Pera Palas oteli salonlarında başlayıp Londra ve Ankara'ya kadar uzayan pazarlıklar. Venizelos-Konstantin anlaşmazlığı giderek gelişecek ve Konstantin.Kemal'in] Pera Palas mülakatlarını (buluşmalarını) da buna eklemek gerek. savaşa katılması koşuluyla." (Hilafet.Mücahitler.291 Kasım 1917'de Rusya'da kurulan yeni rejim. 227 sayılı dipnot)283 □ A. 1917'de tahtını oğluna bırakmak zorunda kalacaktır. İtalya'ya verilmesi ni kabul ederler. İngiliz askeri heyetinin kaldığı.Kemal'e bu vazife (Ordu Müfettişliği) verildikten sonra. s. saflarına çektikleri İtalya'yı ödüllendirmek için bir anlaşmayla İzmir ve çevresinin. uzmandan. İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilebileceğini bildirir.5 Mayıs arasında yapılmış olması gerekiyor.49) ". işgal kuvvetleri karargâhı görünümündeki bu mekânda... şöyle yazıyor: "(M. Yunanlıların İzmir'e çıkmalarının gerçek öyküsü 1. 23 Ocak 1915'te.

Barış Konferansı'nın 'Onlar Şûrası' önünde sözlü olarak da açıklar.24)298 (12) İtalyanlar. Anadolu'ya çıkacağız ve öyle ümit ediyorum ki içinde Rumların yaşadığı bütün illere girmemize göz yumulacaktır." (M. Belgeleri.. (Jeschke."300 S. (14) İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe. 9 Mart'ta. 63) (13) Komisyon. s.295 (8) Venizelos isteklerini. Başbakan Venizelos'un. İzmir'e Yunanlıların çıkarılmasına karşı olan İstanbul'daki öteki iki İngiliz yetkilisini de açıklıyor: Y.Belgeleri. Yunan toprak isteklerinin bir komisyonca incelenmesine karar verir. s.Smith. s. A.63) 2 Kasım 1918'de. 5 Şubat'ta.A. s. İngiliz-Yunan Dostluk Örgütü'nün propagandalarına fazla kulak verilmemesini öğütler.23.Sonyel. İzmir için Yunan ve İtalyan çekişmesi ve yarışması başlar.Pallis. 28 Mart günü Antalya'yı işgal eder.61) (10) Amiral de Robeck. 3-4 Şubat 1919'da. şimdilik kimseye açmaman ricasıyla bazı şeyler söyleyeceğim. Ege Denizi'nin doğu kıyılarına kadar yayılmasına izin verilmeyeceğini ümit etmek isterim. (Jeschke.48) ' (11) Yunanlı gazeteci ve işadamı Teodor Petrakopulos. (Jeschke. On iki Adalar ve Kıbrıs için henüz sonuçtan emin değilim. anılarında. 30 Aralık 1918 günlü uzun bir muhtıra ile pekiştirecektir. Anadolu Üzerindeki Göz.R. 25 Mart günü kendisine şunları söylediğini yazıyor: "Sana..ği bütün anlaşma ve yükümlülükleri tanımadığını ilan eder. Yunanlıların Anadolu Macerası. TKS Kronolojisi I. Yunan Propagandası. en iyimser olanımızın bile hayalinden geçmeyecek ölçüde büyük ve güçlü bir devlet haline gelecek. Anlaşmanın hükü msüzlüğü İngiltere tarafından İtalya'ya bildirilir. s. 30 Mart günü. İngiltere Dışişleri Bakanına bir mektup göndererek. İng. Lord Curzon'a. Savaşın sona ereceği belli olur olmaz.296 Venizelos. s. bir oldu bitti halinde. Barış Konferansı. anlaşmanın kendi açısından geçerli olduğunda direnecektir.293 Bu isteğini. Konya ve Muğla'ya doğru yayılmaya başlarlar. Yunanistan. s. (Jeschke. Londra'ya gelen Başbakan Venizelos.86)297 9. 'Bazı Türk topraklarının işgali gerekiyorsa.294 (7) Ege'de ve Barış Konferansı kulislerinde. (Jeschke." (Aktaran D. İng. İng. İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilmesinin Yüksek Konsey'e önerilmesini. İtalya. de bi an _8 . (Jeschke. 14 Ekim 1918'de. vekili Repoulis'e şöyle yazacaktır: "İzmir ve Ayvalık'ın. Yunan birliklerinin de bu operasyona katılmasını' önerir.Kitsikis. çoğunlukla kabul eder. Bütün Trakya'yı alacağız ve büyük devletlerle birlikte İstanbul'un da ortak hakimi olacağız.L. İng.Komiser Yardımcısı Amiral Webb ve Y. s. Belgeleri. 3 Nisan günlü raporunda özetle şöyle der: "Yunan Krallığı'nın. 25.292 6.. Lloyd George'a gönderdiği bir muhtıra ile Yunanistan'ın Batı Anadolu'ya talip olduğunu resmen bildirir.Komiserlik Siyasi Yardımcısı Yarbay İan Heathcote-Smith! (1.90)299 Kesin kararı Yüksek Konsey verecektir.C. Bu hareket ilgili taraflardan hiçbirisinin mutluluğuna hizmet etmeyecektir.57) Dışişlerinden Vansittart da karşıdır. iç bölgeleriyle birlikte bize verileceğine hemen hemen kesin gözüyle bakabiliyorum. Belgeleri. s.61.

2 Mayıs günü haber alan Başkan Wilson dehşetli sinirlenir: "İtalya'nın tutumu kuşkusuz saldırgan bir tutumdur ve barışı tehdit etmektedir!" İtalyanların tavrı.93."303 Başkan Wilson konuyu şöyle noktalayacaktır: "Niçin onlara şimdiden asker çıkarmalarını söylemiyorsunuz? Buna bir itirazınız var mı?" L.301 Curzon özetle diyor ki: "Görüştüğüm bütün yetkililer ile danıştığım bütün kaynaklar arasında. s. 90. Türkiye'nin Paylaşılması. s.Smith. s.68)306 de bi an _8 .. bütün kabine üyelerine dağıttığı 18 Nisan günlü muhtırasıyla.George: "Hiçbir itirazım yok.George'un danışmanı Harold Nicolson da şöyle diyor: "Bu cahil ve sorumsuz adamların.58) (17) İtalyan Başbakanı Orlando. Yunanlıların Anadolu Macerası.C. İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesine şiddetle karşı çıkar.92. Orlando dönmeden bir gün önce.162) (20) ABD Başkanı Wilson. Ortadoğu'yu bir pastayı böler gibi parça parça etmeleri. Anadolu'nun Üzerindeki Göz. Pallis diyor ki: "L.302 (18) İtalya'nın Fiume'ye ve İzmir'e savaş gemileri yolladığını. Başkan Wilson'un Fiume sorunundaki tutumu yüzünden. Dış Politika. Yunanlıların Anadolu Macerası.Walder. İngiltere Başbakanı L. Belgeleri.93) Venizeloscu A." (A.L.A.91)304 Mareşal Wilson. (D.R.62) (16) O tarihte Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Lord Curzon. Yunan Propagandası. Günlüğüne de şu notu düşer: "Bütün bunlar delilik!" (M.George'un. bu kararın yeni bir savaşı başlatmak anlamına geldiğini söyleyerek. Barış Konferansı'nı terk eder.L.Smith. şiddetle protesto edecektir.Evans.89) D. Çanakkale Olayı.Sonyel.43) (21) L. s.89. Anadolu Üzerindeki Göz.Pallis.Evans. (M.L. Lloyd George'a.83) (15) İngiltere Genelkurmay Başkanı Mareşal Wilson da. s. s. s.Smith. 4 Nisan'da yolladığı mektupta. Yunanistan'ı Ege Denizi ve Marmara'ya hakim.George şöyleder: "İtalya'nın bizi Asya'da bir oldu bittiyle karşılaştırmasına izin vermeyeceğimiz konusu nda bir kez daha diretiyorum. 1. s. Churchill'in de karara kesinlikle karşı olduğunu vurgulamaktadır. Biz Yunanlıların İzmir'e asker çıkarmalarını kabul etmeliyiz. s." (M. A.90) (19) 5 Mayıs günü Yüksek Konsey'de.L. İng. Yakın Doğu'da büyük olasılıklara sahiptir ve bu olasılıklardan yararlanabilmek için askerlik yönünden olabildiğince güçlenmeniz gerekir. Belgeleri. (Jeschke." (Aktaran D.163)305 L. L. kuvvetli ve varlıklı bir devlet olarak görmek hususunda samimi bir arzu duyduğu gerçekti. Yunan ordusunun İzmir'e çıkmasını kararlaştırır. 6 Mayıs günü." Clemenseau: "Benim de itirazım yok!" Böylece."(S. Barış Konferansının taraftar olduğu söylenen bu siyasanın bir felakete değilse bile geniş ölçüde kargaşalıklara yol açacağına dair kesin bir fikir birliği vardır. s. Türkiye'nin Paylaşılması.George 9 Mayıs akşamı Venizelos'la yemek yer ve özetle şunları söyler: "Yunanistan. (L. s. s. (M. Anadolu Üzerindeki Göz. İtalyan yayılmacılığı görüşülür. "Kışkırtıcı Yunan isteklerine karşı teslimiyet gösterilmemeli!" diyecektir. Bu arada J.Pallis.A. Yüksek Konsey.A.İng. doğrusu dehşet verici bir şeydi. Wilson'u Yunanlılara daha çok yaklaştıracaktır. s. 24 Nisan'da.Kitsikis.Kitsikis.George ve Fransız Başbabakanı Clemenceau.Smith. İtalya'nın tutumunu daha geniş bir şekilde ele alırlar.

200) Bu olayın çok kısa ve belgeli öyküsü de böyle. s. A. askerler. . TKS Kronolojisi I. bu senaryoyla bağlantılı ya da böyle bir senaryonun varlığını düşündürebilecek bir ifadecik bulunmuyor. (Jeschke.Satılmışoğlu ve K. 2. bu binlerce sıradan ya da gizli belgede." (D." (D. bir yerden sızıp açığa çıkması gerekirdi. Harington. Diyelim ki M. sadece gülünç bir iddiadır.Kemal'den gelecek cevabı beklediklerini ileri sürmek. İlin geri kalan kısmınıda. kesin karar için M. hakkında yüzlerce kitap yazılmış. Yunan Propagandası. Londra-Paris arasında pek çok yazışma yapılmış olması gerekirdi. düşüncelerini bütün çıplaklığı ile not etmiş olan Mareşal Wilson'un günlüğünde de. söz konusu senaryonun tam karşıtı olan kararlar.307 (26) 15 Mayıs 1919'da İzmir'e Yunan çıkarması başlar. (25) 14 Mayıs'ta.Kitsikis.308 (27) Silah taciri Basil Zaharof. Zaten birçok insanla bağlantılı olan bu çaptaki ve çok uzun süreli bir operasyonun. bu konuyla ilgili küçücük bir işaret dahi yer almıyor.34) (24) Yunan çıkarma gemileri. Müttefik askerleri tarafından işgal edilir. son yüzyılın en önemli ve acı olaylarından biri. hükümet üyeleri. 13Mayısta Kuşadası'nı işgal ederler. kendisine bu haberi ileten Yunanistan'ın Londra Elçisi Kaklamanos'a şöyle yazar: "Verdiğiniz güzel haberler için teşekkür ederim. Anılarında nice devlet sırrını açıklamış olan Churchill'in yazdıklarında da. sonuna kadar gizli kalması da imkânsızdır. 3. 12 Mayıs'ta Marmaris'i. Öyle 30 Nisan -5 Mayıs arasına sığdırılabilecek basit bir sorun ve ayaküstü bir karar değil.(22) İtalyanlar. İngiltere. s. İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesini 30 Mart'ta uygun görmüştü. Tersine. 1.Sabri Efendi.30) (23) 13 Mayıs günü Dörtler Toplantısı'nda Başkan Wilson şöyle diyecektir: "Yunanistan İzmir'in (kentin) bütününü alacaktır. 11 Mayıs'ta Bodrum'u. ABD Başkanı ile İngiliz ve Fransız Başbakanlarının. Görülüyor ki Yunanlıların İzmir'e çıkması.Kitsikis. D. Londraİstanbul. Ankara yönetimine el altından yardım ediyor olsaydı. milletvekilleri. Ama böyle çok yanlı bir senaryonun planlanması ve aşama aşama uygulananabilmesi için bu işi en azından yüzlerce kişinin bilmesi. Bu haberlerin. Bir de Türk cephesi var. Birleşmiş Milletler adına Yunanistan'ın yönetimine bırakmayı teklif ediyorum. görüşler ve öneriler yer alıyor. 13 Mayıs günü yola çıkarlar. bu konuyla ilgili belgeler gizlendi diyelim ama yayımlanmış binlerce belge var ve hiçbirinde. Barış Konferansı'nın içyüzünü hiç çekinmeden anlatan Nicolson'un kitabında da. memurlar. bu beklenilmez durumdan kuşkuya düşüp sebebini araştırmaz ya da hiç olmazsa bu kuşkuyu belirtmezler miydi? de bi an _8 . Yunan Propagandası. basamak basamak gelişmiş.Mısıroğlu'nun iddiası doğru. Şimdiye kadar çoktan. acizane çalışmalarımın eseri olduğunu sanıyorum.Ryap ve Bennett'in anılarında da bir ipucu yok. Nerde onlar? Haydi. Komisyon. kökü yıllar öncesine giden.309 Bununla da bitmiyor. s. İzmir istihkâmları.

. M. A.Orbay'ı.Rıza Nur gibi kafayı M. meğerse şuymuş: "M.Karabekir'i. neden bu oyunu bugüne kadar ortaya çıkaramadı acaba? Ve neden hiçbir tarihçi. İttihat ve Terakki Cemiyetinin bilinen programına rağmen bir de gizli programı (?) vardı ki bunda. CG Yol. 244. 248. Son Bozgun.Kemal Paşanın koyu bir İttihatçı olduğu ve kamil yaşına kadar da bu siyasi fırkanın içinde ve onların fikirleriyle yoğrulduğu muhakkaktır. 188.Mısıroğlu'na göre iki muamma □ "Günlerdir oyalanan M.313 8/6.Kemal ile bozmuş birinin anılarında bile böyle bir kuşkunun gölgesine rastlanmıyor. yalnız bir açıdan inceleyerek.Cebesoy'u bir yana bırakıyorum. 250. kaçınılmaz bir durumdur.C. 109-112.90-105..140 vd. 3.311 Ama bu iddiada bulunanların unuttukları bir olay var: Güney Anadolu'da..F. olayların başka türlü gelişeceğini.Vakkasoğlu. Kurtuluş Savaşı bir bütündür. Lozan. s.. Dr.35.C. Yoksa bunlar da İngiliz ajanı mıydı? Ya Yunanlı ya da Müslüman araştırmacılar? Yakın tarihi didik didik eden yüzlerce araştırmacıdan hiç değilse biri. hatta gülünç sonuçlara varması.Kemal neden kolayca uzlaşmışlar? bi K. K. 3. Bu gelişmemiş çocuk masalını savunan öteki tarih yazıcılarından bazıları: V. s. 118. kârdır. 61. s. çok yönlü. 4. R. yalnız birkaç Vahidettinci tarafından ileri sürülen bu iddiayı ciddiye almıyor? Pek kaba ve maksatlı bir yalan da ondan. GRYT Ansiklopedisi. • Bazı yazarlar. İngilizler ile M." (Hilafet. bu daha da iyi anlaşılacak. 279 vd. Ankara ile İngilizler arasındaki ilişkiler topluca incelenirken. s.Mısıroğlu'na göre bunun sebebi. çok cepheli. s. Milli Mücadele'yi genişletip hızlandırdığı.Dilipak. A.Kemal Paşanın sonradan gerçekleştirdiği inkılapların cümlesinin mevcut olduğu iddia edilmiştir.□ K. halkın çabuk uyanmasına sebep olduğu doğrudur. Hilafetin ilgası (kaldırılması) keyfiyetinin ise İttihatçılarca çok önceden düşünülüp planlandığı fakat buna fiilen imkân bulunamadığı yaygın bir kanaattir. çok ayrıntılı bir olayı. 53-55.. Kanıta manıta gerek yok.211. 293 vd. birkaç belgeyi ya da olayı değerlendirerek yorumlamaya kalkışanların yanlış. yalnız bir ucundan tutularak açıklanamaz.310 Yunan işgalinin. Yaz gitsin! Biri inansa.163. 'bir iddia' hatta 'dedikodu' yeterli. eğer Batı Anadolu'yu Yunanlılar yerine bir büyük devlet işgal etseydi.121)312 Alternatif tarih yazıcıları için düşünceleri doğrultusundaki 'bir söylenti'. Fransızlara karşı verilen silahlı mücadele! Kurtuluş Savaşı gibi çok aşamalı. an _8 .C. hatta Milli Mücadele'nin başlamay acağını iddia ya da ima ediyorlar. 1. 'kanaat'.Kemal Paşa için tam hareket edeceği gün 'İngilizler de 8/5.

" (Hilafet. M.Kemal'i. s.315 Komutanını üç buçuk düşmana teslim etmiş birlik var mı tarihte? Kaldı ki İngilizler.Mücahitler. 'sobe' deyip kaçıyor. yalnız M. 8/7. Eskişehir'deki Kuva-yı Milliye Komutanı Atıf Bey dışında. sanki M.Kemal'in Anadolu'ya gidişi kendi bilgileri ve izinleri dışında olmuş gibi. bir de güçlü oldukları ve hükümetten destek gördükleri İstanbul'da gösterebilmişlerdir.Alay. yine 'muamma' deyip geçiyor. milli gaye aleyhinde göstererek halkın gözünden düşürmek maksadını gütmüşlerdir. M. dördüncü bölümde topluca göreceğiz.Kafkas Tümeni karargahı ve 9.Alay. İngilizlerin milliyetçilere çıkardıkları zorluk. daha sonra da devam etmiştir ki bunun pek çok örneğinden bir ikisini gösterelim.tarafından yakalanıp tutuklanacağı' söylentisi çıktı. İngilizlerin çıkardıkları kanlı ve kansız zorlukların ve sorunların başlıcalarını. s. Amma Samsun ve Merzifon havalisinde İngiliz askerleri yok muydu? Neden onu tutuklayıp İstanbul'a göndermediler de.Kemal -İngiliz ilişkisini kanıtlamak için ileri sürülen örnekler ve doğruları Mısıroğlu diyor ki: "İngilizlerin Kuva-yı Milliye'ye karşı bu ilgileri. M. mütarekenin başlangıcında Batum'da.Mısıroğlu'nun.82) Mısıroğlu durumu yine çuvala sığdıramadığı ve senaryosuna uyduramadığı için çaresizlik içinde.Alay bulunuyordu. ne zaman nasip olacak?" (S. M. □ "İngilizler. Bakalım buna benzer kördüğümleri çözmek. Amasya'da 5. K. hayli eğleneceksiniz. Bu tarz hareketle İngilizler. binlerce olay ara- de bi an _8 .Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu ileri süren bir yazar. subayı hatta hangi eri tutuklayıp da İstanbul'a getirebildiler ki? Bu cesareti. Şimdi Mısıroğlu'nun.Kemal el çabukluğuna getirip tutuklanmadan gemiye bindi diyelim. geri çağırması için Bab-ı Ali'ye baskı yapmaya koyuldular? Doğrusu bu bir muammadır. Anadolu'da bulunan hangi komutanı..Kemal'in hemen geri çağrılmasını nasıl açıklayabilir? Çaresizlik içinde. İngilizlerin bu fırsatı kullanamamış olmasına üzüldüğü anlaşılıyor. Samsun'da ve Merzifon'da bulunan birkaç yüz askere güvenip de mi tutuklayacaklardı? O sırada Samsun'da 15. İngilizler. Örnekleri görünce. Tuhafı şu ki haydi M. Merzifon'da 10.Kemal'i geri çağırmalarından ve İstanbul hükümetinden Kuva-yı Milliye'yi suçlamasını istemelerinden mi ibaret? Olmadığını elbette kendi de biliyordur ama senaryosuna ters düştüğü için hepsini yok sayıyor." (Hil afet. Havza'da 56. 160) 1.314 2.Alay. meri (yürürlükteki) kanunlar önünde açıklanması imkansız bir muammadır.. güya ona engel olmak yoluna gitmeleri ve bu maksatla İstanbul hükümetlerince Kuva-yı Milliye'nin takbihini (suçlanmasını) istemeleri. 163) 'Pek çok örnek' diyor ama bula bula ancak aktaracağım örnekleri bulabilmiş. s. iki tarafı karşı karşıya getirmek ve İstanbul hükümeti ile Halifeyi.Türk Tümeninin karargahı ile 45.

3.Şimşir.Kolordu Komutanlığı görevini devralmak üzere geldiğini. 163.41. Bu kimsenin daha sonra Dahiliye Nazırı ile arası bozulduğu için görevden alınmasına karar verildiği halde İngilizler. Samsun'daki İngiliz subayının. ıkına sıkına sinekten yağ çıkarmaya çalışıyor.42. 14 Temmuz 1919'da M.43)318 □ "M. 'İngilizlerin ahval-i dahiliyeye (iç de bi an _8 .Kemal bu durumu şöyle yorumluyor: "İtiraf etmeliyim ki bu tarz ve tavırdan memnun olmadım.317 Albay Selahattin'in Albay Refet Beyin yerine gönderilmesinin sebebi de şu: Albay Refet Bey. Hamit Bey İstanbul hükümetince atanmış ve İstanbul hükümetini temsil eden bir yönetici. Milli Kurtuluş Tarihi. maddesi. Bu heyet.Kemal'e.Kemal'in önerisiyle tayin edilmiştir. s. s. az-çok güvenli bir ortam sağlamış olan Hamit Beyin yerinde kalmasını istemesinin.C. Merzifon'a İngiliz askeri yollanırsa.Kemal'in İngilizlerle ilişkili gibi görünen herkesten kuşkulandığını gö sterir..Kemal'in yorumu. 3.1919 günlü bir telgraf dolayısıyla yer almıştır.Kolordu Komutanı Refet Bele'den gelen 13. Bu hüküm bir zan (sanı) gücünde olsa bile. O tarihte daha Erzurum Kongresi bile toplanmamış. M. s.C.Avcıoğlu. 'İstanbul hükümetince görevinden alınmış olduğunu duyduğunu' bildirir. Pontus olayları dolayısıyla gerginliğin arttığı şehirde. Samsun'daki İngiliz subayına bildirmiştir. Salahattin Bey onu değiştirmek için hem de bir İngiliz gemisi ile geldiğine göre. (Nutuk. Refet Bele de. General Salliklad (Jeschke. (S. 1. 1. Refet Bele. Refet Bey komutayı ona vermede acele etmemeli..C. Refet Beyin benimle olan işbirliği İstanbulca biliniyor. 1 sayılı dipnotun 4. ilgili belgeler: B. ateşle karşı koyacağını. s. oldukça tutarsız biridir. hiç olmazsa bizim de görüşümüzü almalıydı. geçimsiz.Kemal'i ve milli hareketi desteklemekle ne ilgisi var? □ "25 Eylül 1919 tarihinde yani daha Kuva-yı Milliye'nin herhangi bir varlığı görülmeden önce. İstanbul-Anadolu ayrılığı söz konusu bile değil.C. yerinde bırakılması için İstanbul hükümetine başvurmuşlardır. M. bu adı Sally Flood diye veriyor) Ali Fuat Paşanın yanına bir kurmay binbaşı ile Eskişehir İngiliz kontrol subaylarından oluşan bir heyet gönderdi. 1. kaynak: Nutuk) Nutuk'ta bu konu. D...36.1210." (Hilafet. İngilizlerin Kuva-yı Milliye'ye destek verdiğini değil. Mondros'tan Mudanya'ya. 2.N. İngiliz Belgelerinde. s.145.Tansel. 38. Deli Hamit diye ünlü.C.320 Ama Samsun'da asayişin düzelmesine yardımı olur. s." (Hilafet. derhal verilmesi doğal olan hüküm. kaynak: yine Nutuk) Hamit Bey Mülkiye'den 1902'de mezun olmuş eski bir idarecidir.163.Kemal Paşa. bu kimsenin İngiliz görüşüne hizmet edeceği için kendisine güven duyulduğudur." (Nutuk. Samsun Müfettişliğine (doğrusu: Mutasarrıflığına) Ha-mit Bey adında birini tayin ettirmişti. 'İstanbul'dan bir İngiliz gemi-siyle Albay [Çolak] Salahattin Beyin 3. Samsun Mutasarrıflığına319 Refet Bele'nin tavsiyesi ve M.37) Bu olay ve M.sından bulup da kanıt diye ileri sürdüğü bütün örnekleri aktarıyorum: □ "Albay Salahattin Beyi (Köseoğlu)316 Anadolu'ya bir İngiliz gemisi götürmüştür. Harbiye Nezaretinin kendisine de aynı gemi ile İstanbul'a dönmesini emrettiğini' bildirir.7.39-43) Mısıroğlu. Samsun'daki İngilizlerin de Hamit Beyin yerinde kalması için İstanbul'a başvurdukl arını yazar. M.

Nazilli (2. 23 Temmuz. 1919 Sivas Kongresi. Özel sebepler de şunlar: a. yeni bir savaşa yol açacak her türlü çatışmadan uzak durmaya çalışacaklardır.) Kongresi. 26 Temmuz 1919. Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi'nin kuruluşu. Bu tepkilere yol açan olaylardan bazılarını ve İstanbul'un vurdumduymaz ve olumsuz tutumunu görmüştük. '25 Eylül 1919'da Kuva-yı Milliye'nin herhangi bir varlığı görülmediğini' ileri süren yazara.321 Güneyde. birkaç varlık örneği hatırlatayım." (Hilafet. ve 2. İzmir Müdafaa-yı Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti'nin İzmir Kongresi. Balıkesir (3. Kars Büyük Kongresi. bir daha ve pek görkemli bir biçimde açığa çıkıyor. 16 Eylül 1919. Trabzon Muhafaza-yı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin İl Kongresi. belki o büyük yıkımın altından.) Kongresi. genişleyip yaygınlaşabilecek.) Kongresi. 28 Haziran 1919. Erzurum Kongresi.olaylara) ve Kuva-yı Milliye'ye katiyen (kesinlikle) müdahele etmeyeceklerine (karışmayacaklarına)' dair söz verdi. Muğla Kongreleri. 6 Ağustos 1919. 1. Yani halk çoktan uyanmış. O kadar ki Yunan Komutanı. 1.) Kongresi. 16 Ağustos 1919.) Kongresi. s.323 General Sally Flood'un A. 13 Şubat 1919. bu kadar çabuk silkinip ayağa kalkmış olan milleti ile gurur duyar ve İngilizlerin neden böyle davrandıklarını kavramaya çalışır. 11/12 Eylül günü İstanbul'la haberleşmenin ve ilişkinin kesilmesine karar vermiş ve karar bütün illere duyurulmuştur. 'Tam bir Türk seferberliği (!) karşısında bulunduğunu' bildirecektir. açıklama yapmadan önce. örgütlenmiş ve silahlı direnişe geçmiştir. Ayrıca. 3 Kasım 1918. Tabii. 17 Mart 1919. daha Haziran 1919'da Venizelos'a telgraf çekerek. 25 Eylüle kadar bütün Ege ve Kocaeli'nde. Alaşehir Kongresi. 1 ve 5 Haziran 1919. 3. İstanbul hükümetinin engelleme girişimleri üzerine Sivas Kongresi. Bu gelişmelerden sonra İngilizler. 2. çok gerekmedikçe. Balıkesir (1. Vilayat-Şarkiyye Müdafaa-yı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin Erzurum İl Kongresi.322 Kuzeydoğuda Karadeniz şeridi boyunca ve Doğuda da bütün sınır ve sınır ötesi Türk kesimlerinde çete/kuva-yı milliye/milis birlikleri kurulmuş. Örgütlenmeler: 7 Kasım 1918.164. 4 Eylül. 19 Eylül 1919. genel bir anlam kazanacaklardır. 17 Haziran 1919.Fuat Paşaya birkaç subay yollayarak çatışmayı engellemek istemesinin genel sebebi. ilk tepkiler bireysel ve yereldir. Fransız ve Ermeni birlikleri ile Rum ve Ermeni çeteleri ile çarpışmaya çoktan başlamışlardır. Balıkesir (2. Yunan. kaynak: Nutuk) Mısıroğlu'nun Kurtuluş Savaşı'nı hiç bilmediği. Zamanla gelişip birleşerek. işte bu gelişmelerdir. Bu karara uymayan bir iki yerin yöneticisi de bi an _8 . Nazilli (1.

Kuva-yı Milliyeciler demiryolu köprüsünü attığından.C.M. Merzifon'da bulunan İngiliz kuvvetlerinin geriye alınması halinde.329 Merzifon'un boşaltılmasında Reşitbeyzade Sırrı Beyin teşkil ettiği mahalli kuvvetin büyük hizmeti olmuş. oradan da İstanbul'a çektiler.327 Olay bu. Kuva-yı Milliyece 'pek memnun oluruz' cevabı verildi. Eskişehir'i de boşaltarak.F.C.Eskişehir'den ayrılmaya zorlamaktır.Danişment. İngilizler Kütahya'yı bırakmak zorunda kalırlar." (Hilafet. s. Anadolu demiryolunu denetim altında tutan 3 taburu.Başlarken..H.. s.Hatıraları. 4.264)330 Anadolu'da sıkışan İngilizler. ağırlıklarıyla birlikte önce Samsun'a. üstelik aynı gün (21 Eylül) İngilizler ile milliciler arasında. T.Şimşir. ayrıca S.352. İstanbul Hükümetleri. kaynak: Nutuk) Bu iddianın cevabını. s. orada kalır ve Mutasarrıf Hilmi Beyle birlikte. Bunun üzerine İngiliz generali. s. M. özellikle Eskişehir'de bulunan birliği takviye ederler.324 Eskişehir'deki Kuva-yı Milliye Komutanı Yarbay Atıf Beyi de 7 Eylülde tutuklayıp İstanbul'a gönderirler. K. 147) Anadolu'da pek az İngiliz subayı ve askeri kalır. Ali Fuat Paşayı bir mektup ile tehdit eder.Karabekir. 2.Cebesoy. 2 Ekimde Damat Ferit istifa edecektir. Kiraz Hamdi Paşa Eskişehir'e gelir.Akşin. (Gökbilgin. bu kuvvet İngilizleri. İ.316 vd. Kuva-yı Milliye'yi bastırmak için yeni bir kuvvet oluşturmaya kalkışır. Kütahya'da silahlı çatışma çıkar. Eskişehir'deki millicileri yıldırmak için İngilizlere dayanarak sıkıyönetim ilan edecek. Anadolu'da harekât-ı milliyenin gelişmesinden dolayı. İngilizleri ve İngilizcileri . çoğunlukla milis birliklerinden kurulu bir kuvvet ile Eskişehir'i kuşatır. s. Malta Sürgünleri.. Amaç. Onlar da Merzifon'daki kuvvetlerini. Kiraz Hamdi Paşa apar topar İstanbul'a kaçar. cephe daraltmak için 4 Ekimde Samsun'daki asker- de arasında Eskişehir Mutasarrıfı Hilmi Bey de vardır. Dr.R. 'Kuva-yı Milliye'nin memnun olup olmayacağını' sordular. Bilal N.326 1/2 Ekim gecesi Eskişehir halkı. S.□ "Yine aynı tarihlerde İngilizler. İngilizler. Mısıroğlu olayın yalnız ilk evresini anlatıp ortamı ve sebepleri açıklamıyor. (A. s. 4 Ekim günü Mutasarrıf Hilmi öldürülür.325 Bu arada Mutasarrıf Hilmi. dipnot 47)] bi an _8 .M. İstanbul hükümeti de.. Osm.61) Bunun üzerine Kuva-yı Milliye.H. Eskişehir'de de yönetimi ele alır. General Sally Flood. (29 kişi. İngilizlerin tehlikede kalmış olmalarıdır. 21 Eylülde birkaç subayını yollayarak Ali Fuat Paşayı uyarır ama kuşatma kaldırılmaz.164.461. 25 Eylülde. c. M. Ankara'ya gidemez. b. Merzifon'dan Samsun iskelesine gidinceye kadar hırpalamıştır. s.579.Ali Fuat Paşa da.Sonyel. Telgraf hatları kesilir.Tahsin Beyle birlikte birkaç milliciyi öldürtecektir. Vahidettin'den yana bir tarihçi.328 İngilizler bir süre sonra. İstanbul'un işgali üzerine onlar da tutuklanırlar.Kronolojisi. Ankara'daki 20. sonra da ahkâm çıkarıyor. Dış Politika 1. gelişimi aktarmıyor." (İ. İzmit'e çekeceklerdir.C.Kolordu Komutanlığına emekli Kiraz Hamdi Paşayı atar. s. ayaklanacak. İstiklal Harbimiz.Danişment versin: "Bunun sebebi. d. Doğu Anadolu ile Batı Anadolu'yu birbirinden ayırmak ve milliyetçilerin birleşmesini önlemek amacıyla İzmit-Eskişehir-Konya demiryolunu bütünüyle denetimleri altına alır.

M.165. İstiklal Harbimiz. 342)334 1. Türk-Sovyet İlişkileri.C. Samsun'a çıktıktan sonra Havza'da.Kemal Paşa.baskıda. bu itirafla.Kemal] Karabekir'in açıkladığına göre.Mısıroğlu bile Vahidettin'in Milli Mücadele'yi desteklemediğini. tabii onaylamaz da. İlyaçev ile ne 'Anadolu'ya gitmek üzere İstanbul'da iken' görüşmüştür. K. Ankara'ya yollar (Nisan 1920). 165. M. S. Anadolu'ya gitmek üzere iken İstanbul'da Ruslarla temasta bulunmuştur. Mısıroğlu ve bu masala inananlar." (Hilafet. Albay Budiyenni bu tarihte. s. Diyor ki: "[M.Sonyel gibi çalışkan bir bilim adamı bile..333 □ "Ayrıca. de bi an _8 .Kemal. Bu temaslarda.338. Karakol Cemiyeti'nden Baha Sait'le Baku'da yapılan anlaşmayı onaylatmak için 1920 yılının ilk aylarında İstanbul'a getirir ve Kara Vasıfla ilişki kurar." (Hilafet. baskıda 593'tür.Yerasimos. sadece Baha Sait'in mektubu ile Baku'da yaptığı 11 Ocak 1920 günlü tuhaf anlaşmanın metnini. 591595) dikkatle okuyanlar görürler ki Karabekir.. s. bastırmak için kuvvet kullanmak istediğini itiraf etmiş!332 Ee.R. kaynak: Masalcı H. M. Kara Vasıf Bey de.leri de İstanbul'a çekeceklerdir. Bu belgelere göre olayın aslı şu: 1. (Budiyenni'nin anılarına dayararak.Kemal Paşa arasında neler görüşüldüğü bugüne kadar açıklanmamıştır.s.579-582. s.Kemal'e. bu sırada Ankara'dadır ve Meclisin açılışı için hazırlık yapmaktadır.onaylaması için M.Karabekir'in kitabının o sayfalarını okumaya zaman ayıramamış ki aynı yanlışı yapıyor. S. Baha Sait'in yaptığı anlaşmanın üzerinde bile durmaz. Anadolu'daki isyanı bastırmak üzere güvenilir kuvvetlerinden iki tümen teşkil edip Anadolu'ya göndereceğini söyleyince. kaynak: K." (Dış Politika. bütün iddiaları gümlemiş olmuyor mu? □ "M. s. terhis yerine yeniden silahlanma mı yapacağız?' dediler. onun yaptığı bu yanlışlık sürüp geliyor. İlyaçev konusundaki yanlışlarını kolayca fark edip düzeltebilirler. İstiklal Harbimiz adlı kitabın ilgili sayfalarını dikkatle okurlarsa. imiş. 1.Karabekir'in İstiklal Harbimiz kitabına dayanarak. Volga kıyısında Çaritsin çevresinde çarpışmaktadır. s. Rus Albayı İlyaçev ile M. Bu sayfanın sayısı 2.) K. 164) K. s.Ertürk'ün İki Devrin Perde Arkası adlı kitabı. İtilaf devletleri temsilcileri buna asla izin vermediler. 2. bu garip anlaşmayı. 'Bu mütareke şartlarına aykırıdır.Kemal'in İstanbul'da Albay İlyaçev ile görüştüğünü ilk defa kimin yazdığını saptayamadım ama ilk yazan her kimse. Albay Budiyenni başkanlığındaki bir heyetle görüşmelerde bulunduğu bilinmektedir. İstanbul'da iken İlyaçev adında bir Sovyet albayıyla görüşmüştür.Karabekir.83) Oysa İstiklal Harbimizin bu konuyla ilgili sayfalarını (2. 3.618 vd. Albay İlyaçev.Kemal'in Rauf ve Kara Vasıf Beylere yazdığı iki mektubu aktarıyor. M. ne de Ankara'da. Kısacası. Buradaki müzakereler tam yirmi iki gün sürmüştür." (Hilafet.331 □ "1919 yılında Sultan Vahideddin.Kemal'in İstanbul'dayken İlyaçev'le görüştüğünü yazmıyor.s.

H.s. Sözü neden uzatıyorum ki? Mete Tuncay. s. s.Ertürk. s. bu gizli Rus delegesinin (!) bir İngiliz ajanı olduğunu.□ "İhtimal ki Rus heyetini M. sayfalar. İstiklal Harbimiz. s. M.. daha İstanbul'dan ayrılmadan.R.Kemal. yer almamaktadır. Mısıroğlu. (K. bu görüşü kuvvetlendirmektedir.Ertürk'ün yanlışına kuyruk takıyor.Karabekir'e uzun bir mektup yazarak.) 1. (TİH. sayfalarını gösteriyor.Kemal Havza'da 22 gün kalmıştır' diye yazıyor. kesintisiz sürüyor! □ "Ruslar bu sıralarda Balıkesir'de bulunan Kazım (Özalp) Paşaya da gizli bir Rus delegesi göndererek.İngiliz Tümeni tarafından işgal edilmiştir.Sonyel.Kemal. İngiliz entelijansına mensup bazı kimselerle de gizlice görüşmüştü.von Mikusch'un 164 ve 292. Esasen M. Çünkü bilhassa İstanbul'daki görüşmelerin antikomünist Ruslarla olmak ihtimali galiptir (çoktur) (!). daha 24 Aralık 1918 günü. Gerçekten böyle bir temas olsaydı. s. Sovyetler-Ankara ilişkileri hakkında bazı bilgiler verdikten de bi an _8 108. son cümle için dayanak olarak Dagobert von Mikusch'un kitabının 164 ve 292. İstanbul. Bu temasın.Kemal Paşa ile görüşüp anlaşmaya imale eden (yönlendiren) İngiliz entelijansına (gizli servisine) mensup kimseler olmuştur (!).Budiyenni'nin Havza'da olması mümkün değildir. Bu konuda bir belge olmadığı gibi hiçbirinin anılarında da böyle bir bilgi yer almıyor. 2. Bilim Y." (Hilafet. 'görüşmelerin tam 22 gün sürdüğünü ' iddia ediyor. Sovyetlerle kurulan bu ilk temas hakkında. (Çev: A. SSCB Bilimler Akademisi tarafından hazırlanmış olan 'Ekim Devrimi Sonrası Türkiye Tarihi' adlı kitapta da bu uydurma. yazdığı gibi sonra değil. 1. küçük bir kasabada ve kalabalık karargâh mensuplarından gizli olarak gerçekleştirildiği de düşünülemez. dipnot 87) Eğer aynı anda iki yerde bulunabilmek gibi bir kerameti yo ksa.) Yani yutturmacılık yöntemi. D.Karabekir.59 vd." (Hilafet. 1979) 4.8792)336 . arkadaşlarına bilgi verirdi.Mısıroğlu'nun bu kitabının yayımlanmasından yıllarca önce. kendi fikirlerine çekmeye çalışmışlardır.c.335 5. 'M.166) S.) 3. yanlış bilgi vermeye aynı hızla devam ediyor: Batum.Hasanoğlu. M. Havza'dan K. 165. Yorumlarının hüzün verici naivliği bir yana.Sinan Yıllığı/1973. Mısıroğluda hiç incelemeden kopya çekip. böylece H. 27.Kemal Havza'da 17 gün kalmış (25 Mayıs-11 Haziran).510 vd.Mısıroğlu. K. M. Mısıroğlu'nun iddiasına dayanak olabilecek tek kelime yok! (Türkçe çeviride 190-191.161) 2.(!) Fakat Samsun'daki görüşmelerin (Havza demek istiyor) komünist Ruslarla olduğuna da şüphe yoktur. sayfalarında da. İngiliz belgelerine dayanarak açıklamıştı!337 □ "[K. 338-339.Kemal-Budiyenni görüşmesinin masal olduğunu kanıtlamış: Atatürk'le İlgili Olarak Uydurulmuş Bir Hikâye. Budiyenni'den ya da herhangi bir Sovyet kurulundan söz etmemektedir. İngilizlerin daha sonra komünizme karşı Batum'a çıkarma yapacak kadar ileri gitmeleri. Sovyetler'e ilişkin görüş ve bilgileri bildiren Binbaşı Hüsrev Gerede de. 12 Haziran'da Amasya'ya geçmiştir! (KA.Günlüğü.

" (Hilafet. Harington'un erkan-ı harbiyesi ile ilgileri yoktur. orijinal metin: s. İnebolu'ya geçmek için izin istedikleri zaman General Harington. İngiliz Belgeleri. birinci derecede Rusya'ya şirin görünerek bir parça yardım koparmak! Yahut da evvelce arz etmiş olduğumuz üzere. hani M. genel konularda da yuvarlak sözler etmiş. s.165.Kemal tarafından tayin edilen Refet Paşa ile Harington'un Erkan-ı Harbiyesinden gönderdiği murahhaslar (delegeler).C. Ama Refet Paşanın söylediklerinin. (1-4. madencilikle ilgilenmektedirler. Edgar Pech'in kitabının 200.340 4. s.)343 6. Saltanat ve Hilafet hakkında da çok kısa da olsa.Şimşir.Kemal Paşa. Anadolu'da dört cephane fabrikası olduğunu' söylemiş.) .CXXI. bu ilgi ile İngilizleri korkutmak!338 Ancak M Kemal Paşa. 3. sonunda Ruslara veda ederek İngilizlerle kayıtsız şartsız beraber olmuştur. Edgar Pech. ticarete başlamış iki eski İngiliz subayıdır. Bunun da sebebi. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi bir de bi an Doğrular: _8 sonra diyor ki:] Teferruatına giremediğimiz böyle bin türlü tehlikeli faaliyet ve propagandanın ortaya çıkmasına sebep neydi? Hiç şüphesiz. bu iki İngilizle hayli dalga geçmiş.N. gayet akortlu (uyumlu) bir şekilde faaliyette bulunmuşlardır. B. ' (Kaynağı.Kemal'in askeri niyetleri hakkında bilgi toplamasını ister.200) Bu anlaşma gereğince. bir görüşme yapıldığı doğrudur.Şimşir.Kemal ile ilişki kurmaya çalışacak ama Henry'in sözünün doğru olmadığı ortaya çıkacaktır. Henry ve Stourton. Sakarya'dan İzmir'e. sel yüzünden İnebolu'dan ileri gidemez ve İnebolu'da bulunan Refet Paşa ile görüşürler. sayfasında. Stourton'un raporundan anlaşıldığına göre Refet Paşa. İstanbul'da Hilafet ve Türkiye'nin geleceği hakkında kesin anlaşmaya varmışlardı? Bu yeni anlaşmanın sebebi ve gereği ne? Ne olacak. Mesela '1921 senesi[nde] M.. s. Harington'a. Mesela son olarak 600 top sağlandığını.1.339 ayrıca der ki: "M.Kemal sizinle görüşmeye pek hevesli' dediği anlaşılıyor. 172. İnebolu civarında bir çiftlikte toplanarak siyasi ve iktisadi şeyler görüşürler. evvelki taahhütlerdi (önceki söz vermelerdi).68-136)342 5.Kemal ile İngilizler. ilk adımı o atmalı!" 3. Mısıroğlu'nun iddiası ile bir ilgisi yok! Çünkü Refet Paşanın söylediklerinin özeti şöyle: "Türkiye meşruti bir Hükümdarca yönetilecek ve bu Hükümdar aynı zamanda Halife olacaktır. Refet Paşa ile 12 Haziran 1921'de görüşen Henry ve Stourton. Bu hareket tarzını zorunlu hale getiren amiller (etkenler) Lozan'da ortaya çıkmıştır. bu konuda 1919'da. Hilafeti halkın gözünden düşürmek için İstanbul'daki işgal kuvvetleri ile Ankara'daki M. 'M. madde için.Kemal İngilizlere yaklaşmak istiyorsa. Les Allies et Turqui. Saltanat ve Hilafete ilişkin birtakım siyasi meseleyi de söz konusu etmişlerdi. Harington bu bilgiyi ciddiye alarak M. 2. Mısıroğlu öyle münasip görüyor. kısaca söylemek gerekirse. Henry'den.453 vd." (Görüşmenin tutanağı:Bilal N.Kemal'in tutuklattığı İngiliz askerleri ile M.341Henry'nin İnebolu dönüşü. İstanbul'un işgali üzerine M. özet: s.

M." (Jeschke. bütün işgal güçlerini tedirgin etmeye başlamıştır. Bu yeni Türkiye'ye barış şartlarını empoze etmek kolay olmayacak. s. Hatta Ankara'ya kaçacak mebusların pek çoğunu. Mütarekeyi imzalayan Türkiye'nin yerinde. Ankara'nın kuvvetlenmesini ve siyasi faaliyetlerin merkezi haline gelmesini istemek gibi anlaşılması güç bir İngiliz siyasetinin ilgisi olduğunda şüphe yoktur.211) 11 Eylül 1919: Sivas Kongresi'nin bildirisi! 17 Eylül 1919: İngiltere Karadeniz Ordusu Başkomutanı General Milne'in raporu: "Hükümet ve Müttefik devletleri kuvvetsizdirler.e.66) 1 Ekim 1919: D." (E. s.64) 24 Eylül 1919: Vali Artin Cemal Konya'dan kaçar. Askeri kuvvet kullanmak icap edecek.72) de bi an _8 . Müttefiklerin. Curzon'a şunları yazar: "M. TKS Kronolojisi I. 173) Siz hiç bu kadar sunturlu bir palavra duymuş muydunuz? İngilizlerin Meclisi basmaları ve bazı milletvekilleri ile birçok milliyetçiyi tutuklamaları. 'heyet-i nasıha' adı altında yine kendileri götürmüşlerdir.Kemal'in hareketi Anadolu'da bağımsız bir cumhuriyete doğru gelişiyor. İstanbul'un resmen işgali kararı ile bağlantılı bir olaydır. (Jeschke. M. M. İstanbul yönetimiyle birlikte İngilizleri de çok rahatsız eder. • İstanbul'un resmen işgalinin gerçek öyküsü Erzurum ve Batı Anadolu kongreleri. kesinlikle yer almamaktadır.. İngiliz denetim subaylarının.N.344 Bu ne bitmez tükenmez yalan yağmuru! □ "İngilizler bu hususta o kadar /mahirane (ustaca) bir siyaset takip ettiler ki İstanbul'daki Meclis-i Mebusan'ı basıp dağıtmaları bile." (Hilafet.C. mebusların (milletvekillerinin) Ankara'ya gitmeleri ve bu suretle İstanbul'u çökerterek orasının güçlenmesini sağlamak içindi.Şimşir. a. 10 Ekim 1919: Y. 2 Ekim 1919: Ali Rıza Paşa hükümeti kurulur. milli kuvvetlerin Batıda ve Güneydeki etkinlikleri.. belgeli öyküsünü özet olarak görelim. Sivas Kongresinin toplanması. 1. s. silahlı direnişe iyiden iyiye kendilerini kaptırmışlar. TKS Kronolojisi I.Ferit hükümeti istifa etti. Ancak önemli olan şudur ki İngilizler bu hareketi.Kemal Paşa ve Rauf Orbay ile anlaşarak yapmışlardı..LVIII/134)346 20 Ekim 1919: General Milne'in raporu: "Milli liderler.g.ifade de.Ulubelen.Kemal karşısında İngiliz aslanının prestiji sarsıldı. İngiliz Belgelerinde. s. bugün bambaşka bir Türkiye var.Ferit istifa eder.Komiser Amiral de Robeck." (B.Kemal'in tesiri gittikçe artıyor.345 İstanbul'un işgaline yol açan olayların ve karar sürecinin. Olaylar şöyle gelişir: 9 Eylül 1919: Y. artık ordunun silahlarını toplayamaması. Hakikaten İstanbul'daki Meclis-i Mebusan'ın dağıtılmasında.. s.Komiser de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Anadolu'daki milli hareketin baskısıyla D. İstanbul'un resmen işgaline ve onunla birlikte başka önlemlerin de alınmasına karar vermelerinin sebepleri ve belgeleri. s. bütün ciddi kitaplarda var." (Jeschke.

.CIII/364) de bi an _8 . İng.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Fransız Y." (B.s. 1.434)349 4 Şubat 1920: Y. Ermeni birlikleri ile birlikte Urfa. savaşta olduğu gibi barışta da güçlük çıkaran.M. s.Belgelerinde. M. s.Şimşir. kabine üyelerine.73) 29 Ekim 1919: Bölgeyi İngilizlerden devralan Fransızlar.Özalp.TKS Kronolojisi I." (B.82) 27 Aralık 1919: M.C.Başlarken. (KS Günlüğü.Şimşir.Şimşir.Türkgeldi. B.M. (K. 'itaatsizlik ettikleri için Cemal ve Cevat Paşaların azlini' ister. 18 Ocak 1920: Y..C. s. 1.Kemal başlıca düşmanımızdır!" (Jeschke. TKS Kronolojisi I.N. 1. Amiral Webb'ten Lord Curzon'a:"... İngiliz Belgelerinde. hatta savaştakinden daha fazla güçlük çıkaran bir Türkiye var!" (T. s. 2..N. İstiklal Harbimiz. 1. s.307)347 20 Ocak 1920: Maraş savaşı başlar. M.Şimşir.Başlarken. Türklerin İstanbul'da bırakılmasının.. ortak bir nota ile milli kuvvetleri destekledikleri anlaşılan Harbiye Nazırı Cemal Paşa ile Genelkurmay Başkanı Cevat Paşanın. Türk milli hareketine karşı kuvvet kullanmak gerekecek. Avam kamarasında şöyle konuşur: "Karşımızda.180) 10 Kasım 1919: Y. Misak-ı Milli'yi kabul eder. TKS Kronolojisi I.Kemal hareketinin bastırılması için çok büyük bir kuvvet gerekiyor." (Jeschke. s. s.Karabekir. B.XCIX/336) 20 Ocak 1920: Üç Y.Komiser V. işgal güçlerinin şiddetli tepkilerine yol açar.Komiser Amiral de Robeck'ten. (Jeschke. (T.C. Belgelerinde. 2.28 Ekim 1919: Konya-Bozkır asileri İngilizlerden yardım isterler...XCIII/300) 12 Ocak 1920: Antep savaşı başlar. şöyle özetlenebilecek olan bir muhtıra dağıtır: "Türklerin Avrupa ile ilişiğini kesmek..Komiser.. A.C.N.Kemal ve Heyeti Temsiliye Ankara'ya gelir. s.CIX/381) 28 Ocak 1920: Meclis-i Mebusan. s.C. s.Komiserde Robeck'in raporu: "İstanbul'un resmen işgali gereklidir.Şimşir." (Jeschke. 1. s.TKS Kronolojisi I. General Milne'e: "M.80) 11 Aralık 1919: General Milne.. Köprülülü Hamdi ile Dramalı Rıza348 ve arkadaşlarının basarak silah ve cephaneyi Anadolu'ya kaçırmaları.C.254. s.Komiseri. 4 Ocak 1920: Lord Curzon.C. düzenli Türk kuvvetlerinin de Fransız askerlerine saldırdığını belirterek mütarekenin artık fiilen bitmiş sayılacağını' söyledi. 48 saat içinde görevden alınmalarını isterler.LXIX/188) 11 Aralık 1919: Y.N.. milli akımı daha güçlendireceği.C. 1. 'Maraş bölgesinde durumun ciddi olduğunu.. 27 Ocak 1920: Gelibolu civarında ve Fransız askerlerinin gözetimi altında bulunan Akbaş silah ve cephane depolarını. gizli bir toplantı yaparak. Maraş ve Antep kentlerine girmeye başlarlar. İngiliz Belgelerinde. s. s.88 vd.Gökbilgin.. s.C..2.F. (Jeschke. Milli Mücadele. Kısa bir süre sonra Türklerle bu kuvvetler arasında kıyasıya bir boğuşma başlayacaktır. TKS Kronolojisi I.Gökbilgin.80) 26 Aralık 1919: Y. Görüp İşittiklerim. İngiliz Belgelerinde.Komiser de Robeck'in raporu: "M. İngilizler Bandırma'ya iki bölük asker çıkararak şehri işgal ederler. Bunun için Türkleri İstanbul'dan atmak. (K.N..105)' 8 Kasım 1919: Lloyd George.." (B.76.. İng.

Şimşir.." (B. 5.95) 13 Şubat 1920: Y.Kemal Paşa tarafından.Komiser Amiral de Robeck.N.. İngiliz Belgelerinde. General Milne İstanbul'da kuvvet yığınağı yapmak düşüncesinde..82 vd. 1./403.. T.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Anado-lu'daki bütün hareketler.. s. s. İngiliz Belgelerinde.George‘nin konuşması: ―Fransız‘ların Maraş‘tan çekildiklerine. (TİH. s. s.Şimşir. 1.C. dipnot) 21 Şubat 1920: İngiliz askeri haberalma raporu: "İstanbul'daki milliyetçilerin M.CXI vd.Himmetoğlu.C. 4..27)350 17 Şubat 1920: Misak-ı Milli açıklanır! (Türk Parlamento Tarihi." (E.. Ma-raş ve Antep'e saldıran Kuva-yı Milliye birliklerinin arkasında düzenli ordunun olduğunu söylediği. İstanbul'daki İngiliz ve Fransız Yüksek Komiserlerinin ortak önerileri görüşülür: İstanbul'da yönetimin işgalcilere devredilmesi. M. 1.CVIII /379) 23 Şubat 1920: Y./381) 23 Şubat 1920: Y. (B. s. Maraş'a saldırılmasını. s. (TİH..CVIII vd.." (B. Meclis'te milletvekillerinin ateşli konuşmalar yapmalarını. 1.C.. barışı kabul edecek Türkleri..N. Müttefiklerin M.Şimşir.CV/371) 16 Şubat 1920: İstanbul yönetiminin ve İngilizlerin destekledikleri Anza-vur'un ikinci isyanı. İngiliz Belgelerinde.. Çukurova‘da Ermeni kıyımı yapıldığına dair haberler alındığı…351 Müttefiklerin prestijinin sarsıldığı… Artık Türkiye‟ye karşı harekete geçmek gerektiği…” (B. s.N. İngiliz Belgelerinde.Kemal Paşa ile Meclis telgrafhanesi ile haberleştikleri.206) 12 Şubat 1920: Fransızlar Maraş'tan çekilir ve Kuva-yı Milliye Maraş'a gi-rer. 23 Şubat 1920: Bazı yeni İngiliz savaş gemileri İstanbul‘a gelir ve karayaasker çıkarırlar.C.. s.. KS‘da İstanbul ve Yardımları.C. (H. 1. s..C. Urfa..C. s. Osmanlı Meclisi'nin milliyetçi örgütün İstanbul'da siyasi bir parçası durumunda olduğu. 6. milliyetçilerin tutuklanması ve Meclis'in kapatılması. s.Şimşir. 1. Barış şartları nisbeten yumuşak olduğu takdirde.C. 104) 10 Şubat 1920: Galip devletler temsilcilerinin Londra'daki toplantısında.) 29 Şubat 1920: Görüşü sorulan Y.C. (Tutanaklara dayanarak S.C..257).CIV/366) 8/9 Şubat 1920: Kuva-yı Milliye Urfa'yı kuşatır ve şehre girer. 1. Baytok. Akbaş depolarının boşaltılması ve Müttefik nöbetçilerinin yakalanmasını şiddetle protesto eder..İngiliz Belgelerinde.N.CX /388) 28 Şubat 1920: Galip devletler temsilcilerinin Londra‘da yaptıkları toplantıda Başbakan L..6 Şubat 1920: Y. Bizim aldığımız kararlara hürmet etmeyen tek halk.. milli hareketin parçaları olarak tertiplenmektedir.N." (B.C. Türk halkıdır. Dış Politika. Milliyetçi harekete karşı silah kullanmak gerekeceği. 1.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Milliyetçi direnişi kırmak için harekete geçilmesi ve İstanbul'un işgal edilmesi.N.. s.4.R. Sultanın etrafında toplayıp milliyetçilere karşı bir cephe kurulabilece- de bi an _8 .. s.Ulubelen..434) 24 Şubat 1920: Yüzbaşı Butler'in raporu: "General Gouraud'nun.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Her ihtimale karşı hazır bulunmak gerektiğinden.. s." (B.25. İngiliz Belgelerinde. (TİH. 1.Kemal'e baskı yapması gerektiği...Sonyel.Şimşir.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Damat Ferit Paşanın tekrar başa geçirilemediği.Şimşir.C.

5 Mart 1920: Y. 6 erimizi şehit eder. Hatırlamanıza yardımcı olmak için yalnız Vahidettin'in sözlerini akta- de bi an _8 . Osmanlı hükümetince derhal red ve inkâr edilmeleri. Sivil ve asker 150 milliyetçi Türk tutuklanır.. 1. s. İngiliz Belgelerinde.N.Şimşir.CXVI/427)352 8 Mart 1920: Salih Paşa hükümeti kurulur.Kemal'in bertaraf edileceği.. 1.C. polis teşkilatına el konulur. s.Kemal kuvvetlerinin ezilebileceği.Cebesoy. 8 Mart 1920: LGeorge .C..Şimşir.C.N.CXX/453)353 16 Mart 1920: İstanbul'daki Y...Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Fransa_ Y." (A. Harbiye Nezareti ve PTT işgal edilir.N. bu kararın değiştirilmesi muhtemeldir. M. İngiliz Belgelerinde....138) 12 Mart 1920: Lord Curzon'un..C. önde gelen milliyetçileri tutuklama emrinin nasıl uygulanacağını görüşürler. (TC Kronolojisi.N. Türkleri İstanbul'dan yoksun bırakmamaktır. Balıkesir milletvekili Abdülaziz Mecdi Hoca (Tolon) ve Konya milletvekili Vehbi Hoca (Çelik)'dan oluşan Meclis Kurulunu saat 17. polis teşkilatına ve PTT'ye el konulacak!" (B.Hatıraları." (B." (B..s. İngiliz Belgelerinde.. s.354 Bir İngiliz birliği. İki tümenle M. M. Harbiye Nezaretine.‖ (B.ği..Şimşir.. Şehzadebaşı karakolunu basar.Kemal ve milli hareketin öbür liderlerinin. Sivas milletvekili Rauf (Orbay). Müttefik devletlerin niyeti.Şimşir. 1...M. alınan kararlar hakkında verdiği bilgiler: "Kilikya'da (Çukurova'da) asayişi Fransızların sağlayacağı.N.40'da verdikleri ortak nota: "İstanbul saat 10.. o gücü desteklemek ve sağlamlaştırmaktır.Komiserlerin Sadrazam Salih Paşaya 09.1. M. 1 . s.N..309)356 Aynı gün Vahidettin. s." (B. Eğer Anadolu'da genel karışıklık ve Hıristiyan kıyımı gibi olaylar olursa.CXIV/413) 3 Mart 1920: Ali Rıza Paşa hükümeti istifa eder.F.Venizelos görüşmesi sırasında.CXVIII /422) 10 Mart 1920: Londra'da alınan kararlar: "İstanbul işgal edilecek.. Şimşir. 15 erimizi yaralar.C. s.00'de kabul eder.." (B. 1.. İstanbul'un işgal edileceği ve barış şartları kabul edilinceye kadar işgal altında tutulacağı.CXXII/460) Tren ve vapur seferleri durdurulur.00'dan itibaren işgal edilecek..Komiseri ile İstanbul'un işgali ve milli hareket liderlerine karşı sert önlemler alınması konularında düşünce birliğine vardık.CXIII/411) 2 Mart 1920: Y. Müttefik devletlerin niyeti.Şimşir.C.357 Bu görüşmeyi birinci bölümde vermiştim. Tutuklamalar 18 Marta kadar devam edecektir.Şimşir.Komiserler toplanarak.CXIX /444) 10 Mart 1920: İstanbul'daki Y. İngiliz Belgelerinde. İngiliz Belgelerinde.355 İşgal Kuvvetleri Komutanlığının tebliği (özet): "2. 3. bütün yollar tutulur."(B. s. saltanat makamının gücünü kırmak değil.. Yunanistan'ın üzerine alabileceği. İngiliz Belgelerinde.N. İngiliz Belgelerinde. Vaşington'daki İngiliz B. Osmanlı idaresinde kalacak yerlerde.s. Venizelos'un ileri sürdüğü görüşler: "Türkiye'ye barış şartlarını kabul ettirme görevini... 1.Komiser Amiral de Robeck‘ten Lord Curzon‘a: ―İstanbul‘u işgal etme düşüncesini General Milne de kabul etti..Elçisine.C.

Vatan Hizmetinde. İngilizlerin tutumunu protesto için tatil kararı alır. asker.. İngilizlerin bilgisi altında. Edirne Milletvekilleri Şeref (Aykut) ve Faik (Kaltakkıran) Beylerle İstanbul Milletvekili Numan Ustayı alırlar.. M. s.Kemal'in emriyle de Anadolu'da bulunan bütün İngiliz subay ve erleri tutuklanacaktır. sadece 88 kişidir.140 vd. Ankara'ya sadece dört milletvekili yollamıştır: Bunlar Dr. heyet-i nasıha üyesi olarak ve İngilizlerin bilgisi ve yardımıyla Ankara'ya gelmiş değildir! Mısıroğlu yine masal söylüyor! Osmanlı Meclisi üyesi olup da İstanbul'dan kaçarak TBMM'ne katılanlar.Kazım Kadri.320. Meclis sarılır. s. İstanbul'la her türlü ilişkiyi keser.C. Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım. s. İstiklal Harbimiz.260) Yunan işgali altında olmayan bütün demiryollarına el konulur. Vehbi Efendi. "İngilizlerin bu hareketi. Abdullah Azmi Efendidir. gazetelere sansür konur. 1. M. İngilizce ve Türkçe. (Dr.Kemal ve Rauf Orbay ile anlaşarak yaptıklarını" ileri sürüyor.) Bu dört milletvekilinden başka hiçbir milletvekili. Y. Ankara'yı yatıştırmak umuduyla Heyet-i Nasıha (öğüt kurulu) olarak. Ve Mısıroğlu. her istediklerini yaparlar! Her şeye cüret edebilirler! Meclisteki sözlerinize ve hareketlerinize dikkat ediniz! Hoca! Hoca! Dikkatli olun! Bu adamlar. H.Rıza Nur. Y. millet koyun sürüsü! Bu sürüye bir çoban lazım! İşte o da benim!"358 Aynı akşam.360 Sıkıyönetim ilan edilir. (29 kişi) Osmanlı Meclisi de..Karabekir. M.542) Görülüyor ki İstanbul'un işgali. vaziyet meydanda! Hadiseler ortada! Bu adamlar isterlerse yarın Ankara'ya giderler! Rauf Bey.yapıştırılır. K. Üçüncü önlem olan 'hükümetçe milli liderlerin red ve inkâr edilmesi' konusu ise. ilerleyen milli kuvvetler.Cebesoy. İstanbul ile Anadolu arasındaki tek kara ve demiryolu geçidi olan Geyve Boğazı'nı ele geçirirler. s.280 vd.520 vd.361 Buna karşılık aynı gün.Rıza Nur.• Salih Paşa hükümeti.363 İkinci önlem. Ankara'nın yaptırdığı yeni seçimlerde seçilerek Meclis'e katılmıştır. Bütün sokak duvarlarına. gittikçe gelişen ve güçlenen milli hareketi cezalandırmak ve hazırlanan barış andlaşmasının itirazsız imzalanmasını sağlay acak ortamı hazırlamak için müttefiklerce ortaklaşa alınan önlemlerden biridir. s. idareci ve gazeteciler daha tutuklanıp Malta'ya sürüleceklerdir.362 Anadolu.F. s.Kemal Tengirşenk. Ertesi günde yine Meclisten zorla. her istediklerini yaparlar! Hoca.Kemal Tengirşenk. Allah şifa versin! bi an _8 . ileri gelen milliyetçilerin tutuklanmasıdır ki bu da 16-18 Mart tarihlerinde gerçekleştirilir. (Türk Parlamento Tarihi. Rauf ve Kara Vasıf Beyler tutuklanırlar. ilerde ele alınacak.Kemal bunlardan kuşkulanmış ve Ankara'ya kadar gözetim altında getirtmiştir.39)364 de rıyorum: "Bu adamlar daha çok şey yaparlar. Malta dönüşü Ankara'ya gelecek olanlarla birlikte. (A. 315 milletvekili ise.359 Ayrıca bazı milletvekili. (Görüp İşittiklerim. Oysa TBMM'nin tam üye sayısı 403'tür. s. "milliyetçilere yardım edenin ölüm cezasına çarptırılacağını" ilan eden afişler . Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi.

Dokunulmazlıkları olduğunu sanan yeni milletvekilleri. s. hür ve bağımsız bir Türkiye!"368 Bu karara öncülük eden milletvekilleri."(Hilafet.Belgeleri. bunun bir hata sonucu olmadığını. Son Osmanlı Meclisi. Kuva-yı Milliyecilere yardım edeceklerin idam edileceklerine dair sokaklara çarşaf gibi ilanlar asmış bulundukları halde. (Bilal N.. İng. İngilizlerin bu yardımlarını bile bile yaptıklarını. Öyle ya. adı geçen eserinde. başta Rauf Bey olmak üzere. İngilizler.Komiseri Rumbold arasında. Bekir Sami'nin imzaladığı adaletsiz sözleşme yerine. 23 Ekim 1921'de. dolayısıyla ve kanıtlı bir şekilde ortaya koymaktadır. barışı onaylamaktır. Sevres antlaşmasının bir an önce onaylanabilmesi için Meclisi toplamaktan başka çare kalmadığını gören saray ve hükümet.Danişmend de Sivas Kongresine katılmıştı. Bu gecikmeden dolayı K. yalanı kuyruğundan yakalayabilirler." (Hilafet.392 vd.Kemal Paşadan sonra ikinci derecede faal bir şahsiyet bulunduğu halde. işgalcilerin de onayı ile seçim yapılmasına karar vermiştir. Milli Andın özü şudur: "Bölünmez. M. 2.Kemal Paşanın bu en yakın arkadaşını.(12) "Dagobert von Mikusch. Anadolu milletvekillerinin İstanbul'a gelmelerine.Mısıroğlu'dan özür dileriz! 4.Kemal'in tutuklattığı bütün İngilizler karşılıklı serbest bırakılacak. uslu uslu barış andlaşmasını bekleyeceğine. Tevfik Paşa. böyle bir ifade bulunmamaktadır. dokunulmazlık da. (Vahidettincilerin pek beğendiği İ. İngilizlerin. Şom kalemiyle şöyle yazar: "Merhaba Sivas kuzuları. tıpkı Mısıroğlu gibi Refik Halit Karay da sinirlenir. (13) "Daha önemli olanı şudur ki Rauf Bey. daha İstanbul'a adım attığı anda tutuklamak yerine. En iyisi bütün milliyetçilerin denize atılmalarıydı ama ne çare ki Sakarya zaferi üzerine.Kemal Paşanın yanına gitmesine ses çıkarmadılar. esasları Erzurum ve Sivas Kongrelerinde belirlenmiş ve taslağı Ankara'da hazırlanmış olan Milli Andı (Misak-ı Milli'yi) kabul ve ilan edecektir (Şubat 1920). İstanbul'a uğrayan gemiden çıkmayarak.H. dileyen İstanbul'a. s.Şimşir. Ankara temsilcisi Hamit Bey ile yelkenleri suya indiren İngiliz Y. İnebolu'dan M. 16 Mart günü tutuklanacak ve Malta'ya götürüleceklerdir. Onu da İngiliz ajanı olduğu için mi tutuklamadılar acaba?) Malta dönüşünde. İstanbul'un işgaliyle ilgili olan 237-243. İstanbul'a gelmeye başlar. İstanbul da. Türkçe çevirinin."366 İşgalciler de barış sorununun sona ereceği ümidiyle Meclisin açılmasını beklerler.174) 1. Malta Sürgünleri. Yüksek Komiser de Robeck'e şöyle der: "Meclisin başlıca görevi.365 M. Malta dönüşü Rauf Beyin İnebolu'ya inmesine izin vermeleri de Mısıroğlu'nun canını sıkmış. sayfalarına bakanlar. yeni bir değiş-tokuş anlaşması yapılmıştır: Malta'da bulunan Türklerin tümü ile M. de bi an _8 . Jeschke. 16 Mart işgali sorununu inceleyerek. Ankara keçileri! Kurban bayramı mı yaklaştı? Ecelinize ayağınızla mı geldiniz?"367 3. yalnız Padişahın kulları ile İngilizcilere ait. s. 12 Ocak 1920'de İstanbul'da açılan Meclis-i Mebusan'a Sivas mebusu olarak girmiştir.176) Uydurma devam ediyor! Çünkü Dagobert von Mikusch'un kitabının hiçbir sayfasında. ona anlamlı bir hareket olarak Meclisin dağılmasına kadar dokunmadılar. dileyen Türk İnebolu'ya inecektir.

onlar ne? M. din kardeşliği etkisiyle. ancak o zaman ilan edilecektir. hain gösterebilmek için birtakım hareketlere zorluyor- de bi an _8 . o da mı İngiliz ajanıydı yoksa? 2. İstanbul'un işgalinden sonra.174) İstanbul'dan Anadolu'ya silah kaçakçılığı.Sagir olayı. bazı milletvekilleri ve subaylar ile birlikte İstanbul'dan kaçarak Ankara'ya ikinci kere. herhangi bir yolcu gibi trene binip Ankara'ya gelmiştir. Mısıroğlu'nun uydurduğu gibi İngilizlerin görünüşü kurtarmak için giriştikleri bir entrika değil. kendi aralarındaki gizli yazışmalarda 'casus' olduğunu açıklamalar. ilk defa. tutanaklar. zorla götürülmüş olsa bile. bir yalanı savunmak için bu destanı reddediyor. Kuva-yı Milliyecilerin bu depolardan. s. bu konudaki belgeler. Ağa Hanı araya sokmalar. tanıklar. Neden tutuklanmadığı da daha önce savaş suçluları paragrafında açıklanmıştı. Bu anlamlı ziyarete de İngilizler seyirci kalarak. İstanbul'daki silah depolarının kapılarına Hindli Müslümanları koyarak. itiraflar.372 Şimdi biri çıkmış. Bu konuyla ilgili birçok anı ve araştırma yayımlanmış. Anadolu harekâtını başarılı kılacak silahları kaçırmalarına göz yummak da İngiliz siyasetinin bir gafleti değil. M. İsmet Bey. İngilizlerin bu kaçakçılığı önlemek için aldıkları birçok sert önlem açıklanıp belgelenmiştir. (15) "Hatta [Hindli] Mustafa Sagir'in 'casus' sıfatı ile M. ayrıntılı ve belgeli bir biçimde anlatılmaktadır." (Hilafet. Ayıp derler bir şey vardır! (17) "İngilizler.Kemal Paşaya dolaylı bir surette ihbar edilerek yakalattırılıp astırılması da. 10 Şubatta geri döner) Geldiği de ilan edilmemiştir. İngiliz siyasetinin gerçek yüzünü gizlemek maksadıyla yapılmış bir hareketti.Kemal ile her görüşen. ustaca bir biçimde ortaya çıkarılmış bir siyasi taktik idi.Kemal'e karşı düşmanlıklarını gösteren birçok örnekten sadece biridir. (20 Ocak 1920. İsmet Paşanın Ankara'ya zorla götürüldüğü gibi bir iddia yer almıyor. Hiçbir ciddi eserde. Padişahı. bu tür yakıştırmaların sebebini kolayca anlar. neden tutuklansın? Amasya'ya gelen Salih Paşayı da tutuklamadıklarına göre.s. tanıklar.Kemal Paşayı öldürtmek (!)369 üzere Ankara'ya gönderilmesi ve sonradan M.371 (16) "Dikkat edilirse.370 Dipnotta adı verilen kitaplarda bu olay.193 vd. bir kere Ankara'ya katıldıktan ve bu katılış gösterişli bir surette kamuoyuna ilan edildikten sonra. Tamam mı? (14) "Aynı şekilde İsmet Paşa da.175) Mugalatanın bu kadarını Kadı Karakuş bile beceremez! Peki o kanıtlar. birçok Malta sürgünü vatanseverle birlikte İnebolu'ya iner.174) 1. s. Allah Allah! Bir şeyi olsun doğru bilip doğru yazamayacak mı bu alternatif tarih yazıcıları? 3. onu tutuklamayı acaba niçin düşünmemişlerdir?" (Hilafet." (Hilafet. 3 Nisan'da gelecek ve bu katılmalar. savaş tutsağı saydırarak geri almak için çevirdikleri numaralar. zekâ ve cesaret dolu bir destandır.) Rauf Bey de. s. Sagir'in itirafları. İsmet Bey. elini kolunu sallayarak İstanbul'a gelip tekrar Ankara'ya dönmüştür. İngilizlerin Mustafa Sagir'in idamına engel olmak için yaptıkları baskılar. M. İddia edenlerin konum ve durumuna bakan.

kanıtsız iddialar. de bi an _8 . Vahidettin aleyhindeki yalnız iki olayı anarlar. önceleri inanmıştı.Ferit hükümetinin.Kemal Paşanın saltanat ve hilafete bağlılık ifade eden beyanlarına. çünkü bu iki olayı örtbas etmek mümkün değil: Fetvalar ve Kuva-yı İnzibatiye. M. çarpıtmalar. kaydırmalar. saltanatın da. komik yorumları aktardığım için beni bağışlayınız. Aramış. Halbuki o. Ama kendileri de farkındalar ki Vahidettin'in -ve Damat Ferit'in-. Boş laflar. yalnız M . çocukça yorumlar. eski teşkilat-ı mahsusacılardan Albay Hüsamettin Ertürk'e. M.lardı: Halifenin İngiltere'ye karşı güya bir muvazaa (danışıklı dövüş) silahı olarak başvurduğu Kuva-yı İnzibatiye ve mahut fetvalar gibi. bu tarihten öncesine ilişkin bir bahane bulmak zorunda. Ama M. "Sultan Vahidettin'in vatanın kurtuluşuna memur ettiği M.Kemal'e karşı olduğunu iddia ediyor. Bu ipe sapa gelmez saçmaları.377 Öyleyse K. binlerce tanık. sadece bu ikisinden oluşmuyor.Mısıroğlu'nun. sanki kanıtlamış gibi Lozan Andlaşmasına da bağlıyor. on binlerce belge var. M. Vahidettin'in Milli Mücadele'ye değil." (Hilafet.Kemal ve Rauf Beylerin tutuklanmalarına karar vermiş olduğunu görmüştük. ileri sürdüğü örnekler bu kadar.Mısıroğlu. D. bu vazife ile Anadolu'ya gönderilmeden çok evvel. kuşku uyandırmaya çalışmalar. gitgide hiçbir ortak gerçek kalmayacak. Bu konuyu Dördüncü Bölümde ele alacağım. nasıl bir yalan bombardımanı altında olduğuna dikkatinizi çekmek istedim.172vd. Milli Mücadele'ye de karşı olduğunu gösteren olaylar. Evvela şu husus bilinmelidir ki Sultan Vahidettin. çok daha önce Akaretler'deki evinde açıklamış bulunmaktadır. hilafetin de aleyhinde bir hissiyat taşıyordu. zorlamalar.Kemal'e değil. dayanaksız ifadelere. taramış. • K. Birincisinin süngü zoruyla verildiğini. Bu hususu.Kemal'e karşı olmasına da bir gerekçe uydurmak gerek. Sonuç: Karavana!374 Sonra da bu iddiasını. Mısıroğlu'nun bulduğu şu iki sebebi görelim: I. yazılanları doğru sanan ve sanacak olan gençler ile aramızda.375 Bu kitapları okuyan ve bu sahte göndermelere. Vahidettin neden ve ne zaman M. 29 Temmuz 1919'da. s.Kemal'e karşı gözüken sonraki tavır ve hareketlerini. Ne etmeli de Vahidettin'i bu kötü durumdan kurtarmalı? Mısıroğlu. az sonra ele alacağım. Yüz binlerce gencin. M. atmasyonlar. bu masallara kapılarak.)373 Kuva-yı İnzibatiye ve fetvalar konusunu.376 İki ayrı tarihe inanan bir millet.Kemal'in Anadolu'ya geçmesinden öncesine ve geçtikten hemen sonrasına ilişkin iki sebep bulmuş. Kemal'e karşı olmuş? Vahidettinciler. elbette Vahidettin'in rızasını alarak ve İngilizlerin de isteği ile daha işin başında. ikincisinin de danışıklı dövüş olduğunu söyleyerek işi kapatmaya çalışıyorlar. Geride daha yüzlerce olay. değiştirmeler. uydurmalar. nasıl izah edebileceğimiz sorulabilir. millet niteliğini koruyabilir mi? Bir kere daha sormadan edemeyeceğim: Sonra ne olacak? 9.Mücahitler. (S. bu belgesiz.

338 'dir.Kemal de. birkaç gün de Salih Fansa'nın evine geçer. a. sonra da şöyle demişmiş: "İşte Hüsamettinciğim. Ayrıca o tarihte İttihat ve Terakki bütün hışmıyla iktidarda. annesi ve kız kardeşiyle birlikte.s. Daha ilk adımında.Ertürk. bir gece. s.Ertürk yine masal anlatmış. doğrusu s..Kemal gibi tedbirli. Onun sırf şahsına (M. zımni (üstü kapalı) de olsa. A. ballandırarak yazardı. kaynak olarak H. aralarında hiçbir yakınlık olmadığı H. Enver Paşa Başkomutan Vekili ve hanedanın damadı! Teşkilat-ı Mahsusa da doğrudan Enver Paşaya bağlı.Ertürk'ün anılarının yine 79.Kemal Adana'dan 13 Kasım 1918'de İstanbul'a döner. ortada fol yok. M.. İki Devrin Perde Arkası.79) 1. Olsa. Havza.380 Böyle bir konuşmanın. Pera Palas'a iner. 2 Aralıkta da Şişli'deki eve taşınır. H.Ertürk. Akaretler'deki evde misafir kabul etmiyor. İ. annesi ile kızkardeşini de Şişli'ye aldırır. Akaretler'deki evde oturmaktaydı. yumurta yokken.Okyar. F.Albay Budiyenni konuşmasının masal olduğunu da daha önce görmüştük. onun Anadolu'ya ilk ayak bastığı yer demektir.Kemal. Kaldı ki böyle bir amacı olduğunu." (Sarıklı Mücahitler. hilafet ve saltanat aleyhtarlığını. sadece. bir gün senin Teşkilat-ı Mahsusa mensuplarından.Kemal'in falına bakmış. Trablus'dayken bir bedevi M. sayfasına gönderme yapıyor..' diyor! Şu halde bu konuşma. o gün için mevcut olan rejime karşı düşünceler taşıdığını ve Rus heyeti ile bu hususta anlaşmalar yaptığını beyan etmektedir. M. Üstelik H.Kemal'in Suriye'ye hareket ettiği 22 Ağustos 1918 gününden önce yapılmış.Orbay. bu fal hikâyesini Hüsamettin Beye anlatmış'. bu görüşmelerde de onun. Bu da de bi an _8 . 'sen bir taht devireceksin' demiş. 'Hüsamettinciğim' diye hitap ederek. 'bir gece. Akaretler'deki evde yapılması da olası değil. 'annesinin Akaretler'deki evinde.) Bakalım haklı mı? 1. kendi açısından haklı sayılması gerekir. "Ayrıca M.58.Cebesoy gibi yakın arkadaşlarına bile açmış değil. H.381 Hiç tanımadığı H. ortaya koyunca.Ertürk "anlaşmalar yapıldığını" da yazmamıştır. Sultan Vahidettin elbette kendisine cephe alacaktı. orada oturmayı sürdüren annesini ziyaret etmek için gidecektir. Kaynak: H. M.58 vd. İstanbul'dayken R.Ertürk'ün anılarında (79. II. çeşitli anılara göre. Çünkü.86)379 Azbir zaman sonra." (s. 2 Aralık 1918'den sonra.Kemal Paşanın Samsun'a geldikten sonra Rus heyeti ile Havza'da yaptığı görüşmeyi de nakleden Albay Hüsamettin Ertürk.Ertürk'e niye açsın? H. Enver Paşanın yakını Hüsamettin Beye..Ertürk'ün anılarından bile anlaşılıyor.Kemal'e) karşı olan bu tavır ve hissiyatında da. 'tahtı devireceğini.78..İnönü.79) 2.F. sayfa) yazdığına göre.Kemal ancak o tarihe kadar. hesaplı bir insanın." Hüsamettin Bey de şöyle cevap vermişmiş: "Hele o günler gelsin de paşam. s.378 Akaretler'deki eve. M. Çünkü M. M. 22 Ağustostan önce. Akaretler'deki evde. bana bu sözleri söyleyen falcının rüyasını hakikat yapmak hususunda yardım bekleyeceğim. bunun için Teşkilat-ı Mahsusa'nın yardımını istediğini' söylemiş olabileceği düşünülebilir mi? b. s. (Atatürk'ün Hatıraları. herhalde hizmetinizde bulunmaktan zevk duyacağız.

26 Mart'ta ikinci bir ortak nota daha verirler: "Yüksek Barış Konseyinin kararına dayanan bu isteğe gecikmeden uyulması ve M. Zaten bu uyduruk iki sebebe dayandırılan iddia. Fevzi Çakmak. Vahidettin.Komiserlerin. milliyetçilere düşman bir hükümetin başa geçmesini önlemek niyetinden ileri geliyor. Kuva-yı Seferiye. isyanlar. Oysa bizim alternatif tarih yazıcıları.N.Şimşir." (B.10. Y. 1. şu basit soruları bile karşılamıyor: a..Şimşir.386 Y. neden Milli Mücadele'yi isyan olarak niteledi ve Milli Mücadele'yi boğması için D. Öyleyse Vahidettin. resmi olmayan tarihlere de.1920). masalla karşı çıkıyorlar! an _8 . Vahidettin'in yalnız M. 16 Mart'ta.C. İngiliz Belgelerinde. milli liderleri suçlama konusundaki [sakıngan] tutumu. s. Rauf Beye neden karşı?382 Mesela Ali Fuat Cebesoy.Rıfat Efendi ve Şeriye Vekili (Din İşleri Bakanı) Mustafa Fehmi Efendi gibi dinadamlarının idam kararlarını neden onayladı?383 b.Ferit'ten önlemler almasını istedi? (Buyruğun tam metni. Y. Mesela milliyetçilerin üzerine iki tümen yollamak için İngilizlerden neden izin istedi? d. Nurettin Paşa ile Ankara Müftüsü M. idam kararları ve öteki faaliyetler Y. Hükümet yeni bir metin daha hazırlar. Salih Paşa hükümetinden 'milli liderlerin derhal red ve inkâr edilmesini' istediklerini görmüştük. Mesela D. İngiliz Belgelerinde. bütünüyle Milli Mücadele'ye. fetvalar. her yaptıklarını onayladı? e.Komiserler bu metnin de değiştirilmesini isterler. 1923'te yayımladığı beyannamede bile. Milliyetçilerin suçlanması.)384 f. de bi Mısıroğlu'nun özel ürünü. Kuva-yı İnzibatiye. Bu tutumumun belgeleri ve kendi itirafları ilerde verilecek.Kemal Paşa ile milli hareketin öteki liderlerinin açıkça red ve inkâr edilmesi!" (B. Türkiye'yi zafere ve bağımsızlığa ulaştıran Milli Mücadele'yi isyan olarak nitelemektedir.. Mesela onca uyarıya rağmen Damat Ferit hainini neden 1920 Nisanında Sadrazamlığa getirdi.. Mesela bütün Kuva-yı Milliyecilerin öldürülmesini din görevi (!) sayan fetvalara neden engel olmadı? Sadece bu örnekler bile. Zaman kazanmak istiyorlar. dolayısıyla bağımsızlığa karşı olduğunu kanıtlıyor..4. Milli harekete düşman bir hükümetin başa geçmesi ve milli hareketi bastırma yoluna gitmesi tercih edilir.Ferit'i Sadrazamlığa atarken (4.Edib'in ne ilgisi var? c.. 2.Komi-serlerce yeterli görülmez. onun ve Nazırlarının Milli Mücadele aleyhindeki davranış ve sözlerine neden hiçbir tepki göstermedi. Hele Halide Edib'in idam kararını onaylamasının sebebi ne? Kuva-yı Milliye için 'zorla asker ve para toplamak' ile H. ilerde verilecek. N. resmi tarihlere de.CXXV) İkinci nota gereğince Salih Paşa hükümetinin hazırladığı metin.Kemal'e değil.385 Belge ancak belge ile çürütülebilir.Komiser Amiral de Robeck'in 30 Mart tarihli rapor özeti: "Hükümetin.

'Ben istersem Rum Patriğini de. biz de elbirliği ile çalışırız. Padişah kendisini sadrazamlığa getirsin. Damat Ferit'i. Onu bu fikrinden vaz geçirmek için uğraştık durduk. 10/1.Ferit'i Sadrazamlığa atama de bi an _8 . s.387 Meclis İkinci Başkanı Hüseyin Kazım Kadri. Damat Ferit'i 4. işgalcilerin istediği gibi bir bildiri yayımlamaktansa. nasıl ve neden dördüncü defa Sadrazamlığa atadığını görelim. Tevfik Paşa kabul etmez. yani Vahidettin'in en güvendiği üç kişi de D. 'Aman azizim. s.Ferit'e karşı!) Ali Fuat Türkgeldi şöyle yazıyor: □ "Hüseyin Kazım Bey. 'Ferit Paşanın Sadrazam yapılmasının memleket ve saltanat için felaket sebebi olacağını' söylemesi üzerine. İşgalcilerin bu isteğini." (Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım. birçok sözlü ve yazılı uyarıya rağmen. 171. Bu ünlü sahneyi yine Ali Fuat Türkgeldi'den dinleyelim: □ "H.Kazım Beyin." (Görüp İşittiklerim.389 5 Nisan 1920'de.CXXVI) Baskıya dayanamayan Salih Paşa hükümeti. Beni görünce. Padişahı da uyarır. getireceğim!' cevabını vermiş[tir]. Ne yaparsanız yapın ve Padişahı bu kararından döndürünüz. s. bir facia olacaktır!' dedi.. bundan sonraki gelişmeyi şöyle anlatıyor: □ "[Vahidettin'in Başmabeyncisi] Ömer Yaver Paşa bana telefon ederek. Ermeni Patriğini de getiririm.Kazım Kadri: □ "O gün gazetelerde yayımlanan.390 H. Ferit Paşanın sadarete gelmesi bir felaket." (Görüp İşittiklerim. Vahidettin'in. 'Eğer Ferit Paşa İngilizlerden sağlam bir söz almışsa. huzura çıkmadan odama gelerek. D. Fakat böyle bir söz almamış ise kendisinin Sadrazamlığı memlekette pek fena tesir yaratacağından. çok fena ve sonu tehlikeli bir durumdayız. D.1. sadrazamlığı önce Tevfik Paşaya teklif eder. Hünkâr. nihayet bu işte sizin aracılığınıza müracaata karar verdik.)388 Vahidettin. saraya gelmemi ihtar etti. 2 Nisan 1920'de istifa etmeye karar verir. bunu yapmasın!' dedi..Kazım Kadri huzura kabul edilince. Başkâtip Ali Fuat Bey ile Refik Bey de bu fikirdedir. Vahidettin olgusunu daha iyi kavramak için. Hahambaşıyı da getiririm' demiş ve kendisi 'Getirirsiniz ama bir yararı olmaz' diye karşılık verince. Padişah.Ferit'i yeniden ve dördüncü defa Sadrazamlığa tayin eder.260 vd.Ferit hükümeti yerine getirecektir.260) H. Fakat bir türlü iknaya muvaffak olamadık. Padişahın D. s.. 'Ben böyle karar verdim. Ferit Paşayı tekrar Sadrazam tayin etmeye karar verdi.C. defa Sadrazamlığa atamasının gerçek öyküsü Salih Paşanın istifası üzerine Vahidettin.

5. korkunç hallere sebeb olabileceğinden. sezdirildi). Çünkü Vahidettin.175.buyruğu. bir süre sonra istifa edecek olan D. iyi bir etki yaratacağı ihsas edildi (üstü kapalıca bildirildi.Ferit'i Sadrazamlığa şu buyrukla atamıştır. A. D." (Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım.Ferit'i. üzerine korkunç bir sorumluluk alıyordu. s. bilinen ehliyet ve görüşünüz dolayısıyla size verilmiş ve Şeyhülislamlığa da Dürrizade Abdullah Efendi uygun görülmüştür. Vahidettin'in tutumunu gösteren bu buyruğun metni aşağıda verilecek) Vahidettin'in neden Damat Ferit'i tayin ettiğini. İngiltere hükümeti gözünde güvenilir olduğundan. ve son defa Sadrazamlığa atayacaktır!391 Salih Paşa kabinesine istediklerini yaptıramayan işgalciler. hükümete katılması için kendisini teşvik ederken şöyle dediğini yazmaktadır: □ Hükümetin bizzat sizin başkanlığınızda bulunmasının uygun olacağını biliyorum.Ferit'in üzerine yıkmak ve Vahidettin'in bir kusuru olmadığını ileri sürmek de mümkün değildir. A. Padişah mı bizi aldattı?" (s. Bütün suçu D. milliyet adı altında meydana getirilen kargaşalıklar kötü bir hale sokmuş ve buna karşı şimdiye kadar alınmasına çalışılan uzlaşıcı önlemler faydasız kalmıştır.Reşit Rey'in anılarından öğreniyoruz. Fakat Ferit Paşa.İnal. bunca uyarı ve bu kadar aldanışa rağmen bir türlü uyanmayan ve ayılmayan Vahidettin.Ferit. Ferit Paşa mı Padişahı.M." (İ. şu sırada iş başına getirilirse. Çünkü bir ay sonra o insafsız Sevres Andlaşması tebliğ edilecek. Padişahın.7. hükümetin siyaset ve hareket tarzını gösteriyor ve bunu bizzat belirleyen Padişah da. birçok konuda onları da geçecektir. Anayasanın 27.K.260) Ali Fuat Türkgeldi böyle acı acı sormakta haklı. Acaba İngilizler mi Ferit Paşayı. 31. s. bu kargaşalıkların bilinen düzenleyicileri ve kışkırtıcıları hakkında kanun hükümlerinin uygulanması ve fakat aldatılarak katılmış ve alet olmuş olanlar hakkında genel af ilanı ile bütün ülkede asayiş ve düzenin sağlanıp sağlamlaştırılması için gereken önlemlerin hızla ve kesinlikle alınıp tamamlanması ve bütün sadık tebamızın hilafet ve saltanat makamına olan sadakat ve bağlılıkla- de bi an _8 . Vahidettin'in Milli Mücadele'ye bakışını yansıtan bu önemli belgeyi sadeleştirerek sunuyorum: "Salih Paşanın istifası üzerine Sadrazamlık.2053) Olayı Ali Fuat Türkgeldi de doğruluyor: □ "[Ferit Paşanın İngilizlerden sağlam bir söz alıp almadığı keyfiyetini sormam üzerine] Padişah söz aldığını belirterek "Evet!" dedi. Son Sadrazamlar. Son zamanlarda görünen olaylara göre bu isyan halinin devamı.1920'de yeniden ve inatla.maddesi gereğince kurduğunuz yeni Vekiller Kurulu onaylanmıştır. yalnız işgalcilerin istediklerini yerine getirmekle kalmayacak.Reşit Rey. Allah saklasın. Mütarekenin yapılmasından başlayarak yavaş yavaş iyileşmeye yüz tutan siyasi durumumuzu. Damat Ferit'te aradıklarını fazlasıyla bulurlar: D.

İngiliz Belgelerinde. milliyetçi liderleri ve Milli Mücadele'yi red ve inkâr eden.C.393 D.260. s. Padişahın manevi nüfuzundan başka. silah kullanmak kararını açıkladı. 2. Anadolu'ya gizli ajanlar yollaması için Y. belge no. Bandırma bölgesinde Anzavur'dan başka.Karabekir Paşa. s. İzmit. Anzavur kuvvetleri için silah istedi.Komiseri de Robeck'i ziyaret eder. 9.Komiser yardım vaadetti. Göztepe. Ertesi günü Osmanlı Mebusan Meclisi de. Ferit Paşa. 7. Bu ziyaretle ilgili olarak bir tutanak tutulmuştur. Vahidettin'in yazılı bir buyruğu ile kapatılır ve tarihe gömülür. Listede şu adlar da yer almaktadır: M. kesin isteklerimizdendir. milliyetçilere karşı sevk edilebileceğini söyledi.394 4. kıyımı ve istilayı durdurmak için kanını sebil eden Kuva-yı Milliyecilere ve askerlere karşı. tamamiyle İngilizlere uygun bir yol izleyeceğini söyledi. uygulanmasını istediği acımasız program bu!392 Damat Ferit'in sadrazamlığa başlaması dolayısıyla Bab-ı Âli'de yapılan törende. geleneğe aykırı olarak ilk defa bir İngiliz subayı da bulunacaktır. Milliyetçiler aleyhinde yayımlanacak bildiri ile fetvaları. s. E. Mütareke Gayyasında.Y.rının güçlendirilmesi ve bunlarla birlikte.395 Aynı gün fetvalar da açıklanır! Böylece İstanbul yönetimi. D.Kemal Paşa. Kayseri ve Elazığ taraflarında da bazı kişilerin.267) Masalcıların vatansever diye savundukları Vahidettin'in. 3.Ferit. Bolu. suçlayan bir beyanname (bildiri) yayımlar. tutuklayıp Malta'ya sürülmelerini istediği kişilere ilişkin yeni bir liste daha verir. belge No. K. dinsel nitelikli bir iç savaş açar. 22 Nisanda. barış şartlarının ölçülü (yumuşak) olmasına ve bir an önce barışın imzalanmasına çalışılması ve o zamana kadar her türlü mali ve ekonomik önlemlere başvurularak genel sıkıntıların olabildiğince hafifletilmesi. uçakla Anadolu'ya dağıttırmak için yardım istedi. büyük devletlerle içten ve güven verici ilişkiler kurulması ve millet ve devlet çıkarlarının hak ve adalet esasına dayanılarak savunulmasına özen gösterilmesi. Hükümetin Anzavur‘u paşalığa yükselttiğini belirtti. s. T.Ulubelen. 11 Nisan günü.Ferit'in niyetlerini açıklayan bu çok önemli belgenin özetini veriyorum: "1. Ferit Paşa. 6. İng. 7 Nisanda. milli hareketi bastırmak programıyla başa geçtiğini belirterek.100) Acaba hangi milletin tarihinde böyle bir hain vardır? Damat Ferit hükümeti.8." (T. V.Şimşir. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı." (Bilal N.M.XXVII. Trabzon. ….Baytok. İngiliz Yüksek Komiserliğine. milli namusu korumak. Kazım Paşa [İnanç]. 2.48. Damad Ferit. bu hareket liderlerine karşı. Ali Fuat de bi an _8 . ….

bir yere sürer.82) N. Hiç kimseye sadrazamlığı kabul ettiremeyen ve düşman iradesine boyun eğmek zorunda kalan Padişah.Vahidettin için pek şerefli ve hayırlı bir sonuç olurdu. Görgü tanıkları da herhangi bir baskıdan söz etmiyorlar. milli gaye aleyhinde göstererek.82) Mısıroğlu. de bi an _8 ." (K.Paşa [Cebesoy]. istifa ederek şerefini koruyabilirdi. İngilizlerin. Vahidettin de. Nihat Paşa [Anılmış]. 2.. s.Adil Bey. hatta izinleri dışında olmuş gibi güya ona engel olmak yoluna gitmeleri ve bu maksatla Kuva-yı Milliye'nin suçlanmasını istemeleri. dördüncü defa Ferit Paşaya düştü ve bu son hükümet teşekkülüyle İstanbul. 3. Albay Behiç [Erkin]. en fazla da hapsederlerdi. onu aklayabilmek için türlü türlü masallar uydurmak zorunda kalmazlardı. Damat Ferit'i Sadrazam yapması için Vahidettin'e baskı yaptıklarını gösteren bir ipucu bulunmuyor.Mısıroğlu. Albay Selahattin [Köse]. Biz de şimdi bu soylu ve yürekli tavrı yüzünden onu saygıyla anardık. 'Milli Mücadele liderlerini ve Milli Mücadele'yi reddetmekten ve suçlamaktan' kaçınabilir.Kısakürek ise olayı farklı şekilde açıklıyor: □ "Salih Paşa kabinesi de galip devletlerin Anadolu aleyhindeki tekliflerini kabul etmeyince. ona aykırı görünmek felaketine tahammül gösteremeyecek de ne yapacak?" (Vahidüddin. bu ibret verici olaylarla ilgili olarak bütün masallarını. Albay S. Bu. belki onu tahtından indirir. Damat Ferit hükümeti de.Mücahitler. Damat Ferit'i. İngilizlerin hoşuna gideceği umuduyla atadığını Ali Fuat Beye itiraf ettiğini az önce görmüştük. Salih Paşa hükümeti gibi. Albay Cafer Tayyar [Eğilmez]. için için dua etmekle yetinip düşman iradesine hemen boyun eğeceğine. sanki M. Hiçbir kaynakta. Muhittin Paşa [Okyayüz] vb. Milli Şahlanış Hareketinin zaferine için için dua ederken. iki tarafı karşı karşıya getirmek ve İstanbul Hükümeti ile Halife'yi. malum senaryoyu devreye sokuyor: □ "Bu tarz hareketle İngilizler. Zaten Vahidettin'in." (K. ne olurdu? İşgalciler. Ama D.Mücahitler.396 Vahidettincilerin.Kemal'in Anadolu'ya gidişi kendi malumatları. Milli Harekete cephe almış oldu. baskı üzerine baskı neticesinde iş.Mısıroğlu. Sevenleri de. Milliyetçileri suçlama □ "İngilizler. S. Padişahın iç isteğine rağmen. yürürlükteki kanunlar önünde izahı imkânsız bir muammadır. sık sık yürürlükteki kanunlardan yakınıyor ama ağzına ve aklına ne gelirse yazmaktan da geri kalmıyor! Nitekim bir satır sonra. s. Albay İsmet [İnönü]. S. halkın gözünden düşürmek maksadını gütmüşlerdir. dışından.. konu sırasına göre aktarıyorum: 10/2. 1.Ferit hükümeti.F. iç isteğine uyup tam bir hükümdar gibi direnseydi. işgalcilerin isteğini tereddütsüz yerine getirmiştir. İsmail Fazıl Paşa. Yakup Şevki Paşa [Subaşı].

Ferit Paşanın Şeyhülislamı Dürrizade olduğu gibi398 verdiren de Ferit Paşadır ve kenardan hadiseleri dikkatle takip edici düşman kuvvetlerine karşı Padişahın. şöyle bir durup vicdanını yoklayacağı yerde.Vahidettin yazık ki işgalcilere karşı durmak yürekliliğini gösterememiş." (A. İlgisi başka nasıl olabilirdi? Fetvaları kendi yazıp imzalayacak değildi ya! imzalayacağı anlaşılan adamı. böylece Milli Hareketin gelişmesini sağlamak ve bu başarıyı. vakit geçirmeden istenilen nitelikte fetva verecek bir adam aramaya koyulmuş. D. fetva makamına atamış işte. [." (N. tevil ve savunmaları şöyle: □ "Karşısındakilerin her vesile ile aleyhinde oldukları Şeyhülislam Dürrizade'nin fetvası. Dürrizade ise kabinenin uygun görmesi ile İngiliz baskısından kurtulmak için bu fetvayı vermek üzere aranıp bulunmuş ve o makama getirilmişti. icabında vatan haini görünmeye kadar gidecek bir fedakârlıkla yerine getirmek makamındadır. s. Fetvalar Vahidettincilerin bu konudaki iddia. onları da geçmiştir. Mısıroğlu. günahı. "Padişahın. Tarih önünde. İstanbul'da kalıp düşmanlara ümit vermek. mal canın yongasıdır) Anadolu'ya geçmesi gerekir ki bu da. Padişahın.Kemal hakkında bir fetva yayımlamıştı. Vahidüddin aksine. Padişah tarafından veya onun emir ve rızası ile değil. Sonunda Dürrizade Abdullah bulunmuş ve Vahidettin de Dürrizade'yi Şeyhülislamlığa getirmiş. bu tavır karşısında.82) □ "Fetvayı veren.64) Bu iddiaları değerlendirelim: 1. hem bunları açıklıyor. düşman baskısına mukavemet edemeyerek. 'Hayır. Mısırlıoğlu. s. istenilen fetvayı vermemek için makamını terk etmişti. S. CG Yol. K.. İstanbul hükümetinin meşruiyeti (yasallığı) tartışmasına girdi. Bu konuda İstanbul hükümeti de bir tartışmanın içine girmiş ve Ankara hükümeti ve M. İngilizlerin baskısı ile ortaya çıkmıştır. Kuva-yı Milliciler aleyhindeki bu fetva ile hiçbir ilgisi yoktur. bu fetvayı verdirmeyiniz ve Anadolu hareketinin meşruluğuna (yasallığına) dil uzatmayınız!' diyebilmesi imkânsızdır.399 İstanbul yönetimi...Dilipak. sorumluluğu yok mu? de bi an _8 . Haydarizade İbrahim Efendi. fetva yoluyla kazanmayı denedi. hem de. bunun hiç vebali." (K. her dediklerini yapmış. Vahidüddin.] İstanbul fiilen kaybettiği savaşı.F. istenilen fetvayı vermemek için istifa edip şerefle köşesine çekilmiş. Esasen kendisinden önce Şeyhülislamlık makamını işgal eden Haydarizade. s. Mücahitler.Kısakürek. Ama bunda da başarılı olamadığı gibi daha da zor duruma düştü.Mısıroğlu'nun pek sevdiği Yüzbaşı Armstrong diyor ki: "Padişahın lehinde bulunmak bize göre en sağlam siyasetti. Her emrimizi yerine getirmeğe hazırdı. Bu takdirde bizzat kendisinin yükte hafif pahada ağır nesi varsa omuzlayıp (ee. Milli Hareketi Müttefik kuvvetlerine boğdurmaya yol açar."397 10/3. Kuva-yı Milliciler aleyhindeki bu fetva ile hiçbir alakası yoktur" diyor.191) □ "Ankara kendi varlığını ve İstanbul'dan bağımsız kişiliğini ortaya koyduktan sonra.

hükümet üyeleri de. 'bu fetvalar Türkiye'yi böler. Bu uğurda ölenler şehit. Buna karşılık." (A. din gereği ve görevidir. Ulunay'ın Alemdar'ı ve Ali Kemal'in Peyam-ı Sabah'ı gibi gazetelerde yayımlanır. Prof. Ermeniler ve ajanlar tarafından dağıtılır.Belgeleri. bu fetvaların.408 Hepsini minnet ve rahmetle anıyoruz. İngiliz. hangi din ve namusta vardır?"402 3. bu anlayışı paylaşacak ve Milli Mücadele'ye destek verecektir. dini. tarihte örneği olmayan fetvaları yazar ya da M.Sabri Efendinin yazıp hazırladığı fetvaları kuzu kuzu imzalar. öldürenler gazi sayılır. 6.Reşit Rey de anılarında şöyle demektedir: "Fetvanın. namusu. tek tek veya topluca öldürmek. dinin düşman çıkarları için kullanılmasına isyan edecektir: "Vatanı müdafaasız bir hale koymak.. milyonlarca dindar. ecnebi ısrarı değil. de bi an _8 ."407 Binlerce din adamı ve bilgini. Halife olarak."401 Amasya'da yayımlanan küçük Emel gazetesi bile. R. s. halka şöyle demiştir: "Vatanı. Fransız ve Yunan uçaklarıyla Anadolu'ya atılır. fetvaya en ziyade cüret göstereninizdir. Fetvalar ve hükümet bildirisi. dinin özüne ters olduğunu söyleyebilecek mevkidedir ama o da susmayı yeğler. Yunanlılar İzmire çıkar çıkmaz. 7. Fetvaların İngiliz baskısı ile verildiği konusunda. Bir de gerçek vatansever Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendiyi düşününüz. öz ellerimizle yıkımını hazırlamak. İ.2056) 404 4. " (İng.K. milletin gözü açılacak ve halkın bilgisizliğini sömürenler. kardeş kavgasına yol açar.410 Sonunda. kan gölüne çevirir.C."400 2.İnal. Anadolu'daki 153 yurtsever din bilgini ve müftü..406 5. uzun yıllar sineceklerdir. Son Sadrazamlar. Sebep ne olursa olsun. din düşman emeline alet edilemez' dememişlerdir. vicdanı titremeksizin. garaz ve hamakat (ahmaklık) eseri olduğu malum.M. Fetvaları şöyle özetleyebiliriz: "Padişahtan izinsiz olarak istilacılara karşı direnen milliyetçileri. Hiçbir müdafaa vasıtası olmayan bir Müslüman dahi yerden üç taş alarak düşmana atmaya mecburdur. Ben fetva veriyorum.Reşit Beyin anılarından aktaran. s.Jeschke şöyle diyor: "Damat Ferit İngilizlerin ısrarlı olduklarını ve bu ısrar karşısında Hariciye Nazırı sıfatıyla fetva ilanını kabul ve taahhüd ettiğini' iddia etmiştir.153) O kabinede Nazır olarak bulunan A. bayrağı korumak farzdır. İngiliz subayları.409 Anadolu yer yer cadı kazanına döner. Şeyhülislam da.405 Ve Dürrizade Abdullah Efendi.403 Foreigne Office (İngiliz Dışişleri Bakanlığı) dosyalarında bu iddiayı destekleyebilecek hiçbir şey yoktur. Özellikle Vahidettin. konsoloslar.Hazret-i Muhammet diyor ki: "Sizin ateşe atılmaya en cüretkârınız. karşı fetvalar yayımlayarak bu ihanetin karşısına dikilir.

Hele T. mizah şaheseri: Milliyetçileri öldürmenin farz olduğu hakkında fetvalar yayımlanmış. s. bu konuya oldukça uzun bir yer ayırmıştır. s. 'kanlı kardeş kavgasından' yakınıyor! Yani Vahidettin. İngilizleri oyalamak için güya bir muvazaa (danışıklı dövüş) silahıydı. s. neden devreye bir de Yunanlıları soksunlar?412 Eğer sorun Edirneye İstanbul'un asayişi idiyse. İstanbul hükümeti bu suretle bazı hatalara düşmüştür. s. TBMM'nin kabul ettiği 150 kişilik sürgün listesi içinde Kuva-yı İnzibatiye mensuplarından 7 kişi yer almaktadır. Anzavur Kuvayı Milliye'nin üzerine salınmış... Sırf görünüşü kurtarmaya yönelik olan bu tedbirlerin. Edirne ile İstanbul'dan mı ibaret? Müttefikler." (V.M. tanığı olduğu türlü pislikleri de açıklamıştır..M.Göztepe'nin Vahidettin'e söylettiği son sözler. Anadolu'daki Kuvayı Milliye'den filan değil de bu iki şehirdeki asayişsizlikten mi şikâyetçiler? 16 Mart günü resmen el koydukları İstanbul'da.291) T. Kuva-yı İnzibatiye İngilizlerin desteği ile donatılıp törenle İzmit'e yollanıp milli kuvvetlere saldırtılmak üzere ve Padişah.Göztepe'nin. memleketimizin asayişini ellerine alacaklar yahut da biz. İzmit'e gönderdi? b. Anadolu Olağanüstü Genel Müfettişliğine atanan Müşir (Mareşal) Zeki Paşaya güya demişmiş ki: ".M. güneşi balçıkla sıvamak mümkün olmadığından. bu arada. Gayyasında. Kuva-yı İnzibatiye Bu konudaki bütün iddia ve masalların kaynağı. T. ya da Edirne'ye yollamadı da tam tersi yöne. Kuva-yı İnzibatiye'yi neden İstanbul'da tutmadı.Gayyasında.411 Kuva-yı İnzibatiye Mitralyöz Kumandanı ve Damat Ferit'in Yaveri T.318) Göztepe'ye göre Vahidettin. asayişi neden Yunanlılara bıraksınlar? İstanbul'u birbirlerinden bile kıskanırlarken.Göztepe'dir. (TBMM Gizli Celse Zabıtları. "tam manasıyla bir muvazaadan ibaret olduğunu" ileri sürerek sorumluluğunu ve katıldığı olayın çirkinliğini hafifletmeye çalışmış. yalanını kanıtlamak için Vahidettin'e söylettiği bu ipe sapa gelmez sözleri biraz irdeleyelim: a.Göztepe'nin anılarıdır.M. kabinenin çıkarıp dağıttığı fetva beyannameleri yüzünden. İstanbul hükümeti. (V. kanlı bir kardeş kavgasına döndüğünü görüyorum.Avrupalılar. Halbuki İngilizler. Ya Girit'te bir işarete bakan Yunan inzibat kuvvetleri (?) İstanbul ve Edirne'ye girerek.M.Mısıroğlu.10/4. S. İkincisini kabul ettik ve bu vaadimizin kuru bir sözden ibaret olmadığını ispat için de bir miktar askeri kuvvet teşkil ettik. bunlardan biri de ilk Nigehbancılardan. hilafet makamı ve Halifeyi gözden düşürerek yıkabilmek için bunun oluşturulması ve kurulması için saraya yapmadık baskı bırakmıyorlardı. en zayıf noktamızı bulup oradan saldırdılar. Memleket. anılarında. Kuva-yı İnzibatiye'nin.C.271. Vahidettin'i de küçük düşüren bu uyduruk sözlere can simidi gibi sarılıyorlar: □ "O Kuva-yı İnzibatiye ki Sultanın.Mücahitler. 282. bu apaçık ve kaçınılmaz sonucu göremeyecek kadar kısa akıllı mıydı? Kurtuluş Savaşı hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmeyen Vahidettinci-ler. 4."413 (K.95) de bi an _8 . bu asayişi bizzat kendimiz sağlamaya razı olacağız.M.440) Göztepe.

milletimi ben tedibe (hizaya/yola getirmeye) gücüm yeter' der ve böylece Anadolu'yu. Padişahın manevi nüfuzundan başka silah kullanmak kararını açıkladı. (K. Yunanlılar bizim dostumuzdur. Kısakürek. Bolu.. Milli Mücadele hareketini [bastırmayı] sade Yunanlılara bırakmayıp kendi askerleri ve kendi silahlarıyla dağıtacağını söyleyerek. Karamürsel ve Bandırma‘da milli kuvvetlere ve halka ateş açarak bu çapulculara yardım etmekten geri kalmazlar." (S. "421 Anzavur beş gün sonra yenilip İstanbul‘a kaçacaktır. savaş gemileri ve kara birlikleri. Adapazarı'nda Kuva-yı Milliye aleyhinde bir gösteri düzenlenir.Özalp.. Padişaha baskı yapmaya başlamıştır. (!) İstanbul hükümeti Kuva-yı İnzibatiye adı altında ordular hazırlatarak.418 'paşa' rütbesiyle ödüllendirilerek Balıkesir Mutasarrıflığına atanır.‖419 İngiliz uçakları.417 4. Bu İngiliz baskısını.Ayverdi. 191) □ "Anadolu'nun ayaklanmasından şiddetle kuşkulanan İngiltere. İzmit.F. Vahidüddin. milli kuvvetlere iltihak edeceklerdir. milliyetçilere karşı sevk edilebileceğini söyledi [. s.Komiseri de Robeck'i ziyaret eden Damat Ferit'in söylediklerini hatırlayalım: a. Trabzon.415)416 . (H.. Harekete geçirilen bazı kişiler. belki Vahidüddin'in gizli talimatıyla meydana geldiği." (N. Milli Mücadele'ye muhalif ve karşı tavır takınmayı kabul eder görünür. 1. Müttefik orduların istilasından korumuş olur. Ahmediye Cemiyeti ileri gelenlerinin telkini sonucu olsa gerek. Aynı gün. sadece göz boyamaya muhsus kaşkarikolardan (kandırmacalardan) olduğu ve hiçbir harekete girişemeksizin eridiği ve hatta milli cepheye katıldığı. Kayseri ve Harput (Elazığ) taraflarında da bazı kişilerin. isyandır..414 bütün bunların da. Anzavur kuvvetleri için silah istedi. s. İşte İstanbul. olayların üslubundan belli. s. b. İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele Karşıtı Faaliyetleri. Padişahın emir ve rızası hilafına olarak onlara silah çekmek küfürdür. Adapazarı ve Hendek arasındaki köprüyü tahrip eder. milli hareketi bastırmak programıyla başa geçtiğini belirterek. cephaneleri ve bütün ağırlıklarıyla beraber. gayet politik bir davranışla idare eden Padişah. şayet İstanbul hükümeti Anadolu harekâtına karşı koymayacak olursa. İzmit.Y. 'Siz kenarda durun.191 vd.Doğrular: 1.C. Ferit Paşa.] c. 11 Nisanda Fetvalar ve hükümet beyannamesi ilan edilir. Küçük Asya Türklüğünü alem haritasından silecek bu son darbeyi önlemek üzere. telgraf ve telefon hatlarını keserler.93) 3.C.Özkan. Yunanlılara karşı harpedilmesine razı değildir. 3. Bandırma bölgesinde Anzavur‘dan başka." 2. 7 Nisan 1920 günü İng. emekli ve alaylı jandarma binbaşısı Anzavur Ahmet. Anzavur Ahmet'in programı şudur: "Melun Kuva-yı Milliye ileri gelenlerini yakalayıp İngiliz ordusuna ve kanununa teslim etmek.115)422 de bi an _8 a "Kuva-yı İnzibatiye ve sair namlar altındaki kuruluşların da. Milli Mücadele. silahları.420 Anzavur şöyle der: ―Padişah. bu hareketin liderlerine karşı. Bursa üzerinden (!) Anadolu'ya sevk etme faaliyetindedir ki bu sözde tedip kuvvetleri. s. İngilizlere..

s. (T. TİH.120. Ayrıca Bolu bölgesinde oluşturulacak bir Kuva-yı İnzibatiye birliği içinde Bolu Mal Sandığına. doğrudan D. s.98) 6.)423 8.C..288 vd. D. Genelkurmay Başkanlığı yerine.342 vd..Ferit.Göztepe.C. kıdemli yüzbaşılara 90...M. s. kolordu komutanı yetkisinde olacak.Göztepe.378. (TİH.Cebesoy.Ferit'e bağlı olmak üzere özel bir Kurmay Kurulu kurulur (Karargâh Erkan-ı Harbiye-yi Hususiyesi). (Başbakanlık arşivine dayanarak.343 vd. s. Erlere 30. bir yandan da.. dört bölük bir tabur.250. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu. (Jeschke..5. T.M.283 vd. 12.Gökbilgin. aylığından başka 500 lira da ek ödenek alacaktır..A.Ferit.Gayyasında. özellikle Adapazarı-Düzce yöresine adamlar yollanır.Hatıraları s. başçavuşlara 40.F. bir kararname ile milli kuvvetleri bastırmak üzere Kuva-yı İnzibatiye adında bir birlik kurulmasını kabul eder. 6. s.343. teğmenlere 60.120 vd. M. V. Hükümetin desteği ile Anzavur. 20 Nisanda. T. buradan verilir. İngiliz denetimi de bi an _8 .830 lira ödenek ayrılır.M. A. (TİH. M.Komiser de Robeck'e. 5.. Jeschke. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu s. s.. Kararnameler Vahidettin tarafından onaylanacak ve 24 Nisanda ilan edilip yürürlüğe girecektir. Biliyorsunuz ki memleket bir buhran geçiriyor. 2..C. İstanbul Merkez Komutanı M. Asker toplamak için çeşitli yerlere. (Kadro toplamı. (T.M. Kuva-yı İnzibatiye ile ilgili bütün kararlar.Göztepe. 17 Nisanda.Gayyasında. Harbiye Nezaretinde. V. Damat Ferit.Sofuoğlu. tabur komutanlarına 100.M.A..M. dört tabur bir alay olacak..C.000 kişi) Sakat kalanlara ve şehit olanlara (!) tazminat verilecek. şiddetli para sıkıntısına rağmen bu kuruluşa 1. 3 alay ve 1 topçu taburundan oluşacak. İttihatçılar ve Kuva-yı Milliyeciler Halifeye isyan ettiler ve köyünüzü ve evinizi yıkıp evlatlarınızı öldürüyorlar! Bunları vurmak için 30 lira aylık ile asker yazılınız!" (ATASE ve TTK arşivlerindeki belgelere dayanarak. s. çavuşlara 35.Gayyasında. D. s. İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanlığına başvurarak. dipnot no. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu. TKS Kronolojisi I. Y. V. Aynı gün ikinci bir kararname ile de. (TİH.282.. yüzbaşılara 80.Başlarken. 401.Sofuoğlu.399. A. eskiden beri milliyetçilere karşı kurmayı tasarladığı kuvvetin oluşturulması için harekete geçer.) 12. 120) 10..280 vd.Kemal'e karşı Kürtlerin kullanılmasını da önerir". s.M. Göztepe. esirlikten dönmüş olan askerlerin kaldığı Selimiye Kışlasında şöyle bir konuşma yapar: "Halifenin fermanıyla geldim. Kuva-yı İnzibatiye Kararnamesinden bazı hükümler: Kuva-yı İnzibatiye tümeni.99) 13.1440) 11.Sofuoğlu. Harbiye Nezaretini vekaleten eline alır ve Nezarete ilk geldiği gün şöyle der: "Ben bu makama bir maksad-ı mahsusla (özel bir amaçla) geldim. V. 121. Dr.M. Müttefiklerin iznini ve desteğini alarak. Her şeyden evvel asayişin temini (sağlanması) elzemdir (çok gereklidir). üsteğmenlere 70. alay komutanlarına 150 lira aylık ödenecek. "M. s.000 lira ödemesi emri verilir. s.Göztepe.M.Gayyasında.Natık Paşa. yüksek aylıklarla bu birliğine katılmaya teşvik edilir.6. s.283)424 Fakir halk.M. s. V. Kuva-yı İnzibatiye Komutanı. D. Her bölük 250 kişi. 6. TKS Kronolojisi I.Ferit. Gayyasında. 6. Hükümet.) 7. s.C..M." (T. İstanbul'da da gönüllü toplamaya başlar. Dr.425 9.) 14.

Atatürk Anadolu'da. kuruluşundan 9 gün sonra.C.Kemal'in idama mahkûm edilmesinden iki gün sonra.. milliyetçileri bir an önce tepeleme telaşı yüzünden.. bir ayağı atının altında kalır. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin karargâhı. D. 600 sandık cephane alarak İzmit'ten ayrılır ve Adapazarı yakınlarına sokulur.000 lira' diyor). (Jeschke. (T.Göztepe bu kutlama yolculuğunu ve ziyaretini özet olarak şöyle anlatıyor: "Sultan Vahidettin. 13 Mayıs günü.123. İng.Alaylar orada kurulacaktır.100)427 17. 29 Nisanda Kuva-yı İnzibatiye'ye. Göztepe. bir kısmı İzmit'e doğru kaçar. 28 Nisanda.434 13 Mayısta Kandıra'yı işgal eder. Bu arada D. şehrin çevresini tel örgülerle çevirir.433 10 Mayıs günü Adapazarı'nı. Anadolu'daki demiryollarından çekilip İzmit'te toplanan İngiliz birlikleri. T. (Jeschke. TKS Kronolojisi I. 6. dipnot 88) 15.357) 21. dereceden Mecidiye nişanı ile ödüllendirir.C. 16 Kuva-yı İnzibatiye gazisini (!) 5. 101) 18.Şefik Paşadan 15. s.430 (Jeschke. TKS Kronolojisi I.58.Cebesoy. Körfezde birkaç parça da savaş gemisi bulunmaktadır. İzmit'in 2 km. ve 3. Ermeni çetelerini de İzmit'in kuzeyine yerleştirirler. 6.Belgeleri. T. s..435 Kanlı çarpışmalardan sonra. emekli Müşir Zeki Paşa Umumi Müfettişliğe atanır..436 Anzavur atından düşer. s. 6. s. Kuva-yı İnzibatiye Komutanlığına.Sofuoğlu.Ferit. s.428 (TİH. S. Ama iki gündür yolladığı başarı haberlerine inanan D. Komuta makamı olarak. V. 1914'te ordudan uzaklaştırılmış olan emekli Süleyman Şefik Paşa atanır.100)426 16. s. üçüncü gün. s. Balıkesir'e gitmeyi artık göze alamayan Anzavur'a yeni bir unvan ve görev verir: Kuva-yı Seyyare Umum Kumandanlığı!431 Anzavur İzmit'e bir İngiliz torpidosuyla gelir.Ferit hükümeti. 20 Mayıs günü İzmit'e. (A. eniştesinin seyahatine resmi yatını tahsis etmiş ve Baş- de bi an _8 .Ferit. (TİH. Anzavur'u kutlamaya gelecektir. M. İzmit körfezinde demirli ve Müttefiklerin gözetimi altında olan Yavuz zırhlısını seçer.M. Vahidettin. Gayyasında. doğusuna yerleşir. s. Kuva-yı İnzibatiye'nin bir an önce harekete geçmesini ister. Kurmay Başkanı Şah İsmail adındaki bir kaatildir.412.000 tüfek.437 23.Alayının ilk kafilesi. Sevres'in Osmanlı temsilcilerine tebliğinden üç. s.M.F. milliyetçileri yargılamak üzere Divan-ı Harpler kurulması hakkındaki kararname yayımlanır. Anadolu Fevkalade Müfettiş-i Umumiliği adı altında bir yeni bir teşkilat daha kurar ve Abdülhamit döneminden kalma. 154) 22. Anzavur kuvvetleri dağılır. 413) 20. 2.altındaki Maçka Silahhanesinden silah ve cephane almak için izin ister ve istediği izin verilir. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin 1.432 Kuva-yı İnzibatiye'den önce harekete geçerek parsayı toplamak için bu çevreden de gönüllü toplar. s. M. 2. 500-600 kişilik gruplar halinde İzmit'e sevk edilecek. (TİH. s.122) 19. törenle sancak verilir.289) Dahiliye Nezareti.410. Kuva-yı İnzibatiye'den bir birlikle takviye edilerek. TKS Kronolojisi.121)429 İstanbul'da toplanan subay (!) ve erler.. (Jeschke. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu.Bıyıklıoğlu.M.M. 15 Mayıs 1920 günü.Hatıraları. (A. TBMM'nin açıldığı gün. Geyve Boğazı'nı ele geçirmek ve Anadolu yolunu açmak amacıyla taarruza geçer.000 lira (Anzavur '5.C. 29 Nisan'da İzmit'e yollanır.

.438 Ertuğrul yatı.M. İzmit'teki çuha fabrikasını tahrip ederler. 6. Kuva-yı İnzibatiye Tümeni. kendisine pek ağır bir istifaname verdim. bazı mühim icraatta bulunduk. ve 3.445 [.) Vahidettin'in.444 29. Büyük umutlar bağlanan Halife Ordusu (!). s. sahra ve dağ topları ile İzmit'in doğusundan taarruza geçer. Hendek.. 14 Haziran 1920 sabahı.Cebesoy. İlk iş olarak Kuva-yı İnzibatiye denilen çapulcu güruhunun mukannen (yasal) tahsisatını (ödeneğini) kestik. Kuva-yı İnzibatiye'yi cesaretlendirmek için milli kuvvetlerin üzerine ateş açarlar.Alay Komutanları ile 3. M. s. bir kısmı ise milli kuvvetlere katılacaktır. bu kuru kalabalık ertesi günü bir gemiye doldurulup İstanbul'a postalanacaktır) 28. Kuva-yı İnzibatiye adı verilen ve memleketi ikiye ayırmaya çalışan serseri. Bakalım. s.441(TİH. Cemil (Topuzlu) Paşa anılarında diyor ki: "Ferit Paşanın bu esnada İstanbul'da bulunmamasından istifade ederek.yaveri Avni Paşa ile ikinci mabeyncisi Salim Beyi uğurlamaya göndermişti.F. belgelere dayalı gerçek ve utandırıcı öyküsü böyle.Ferit. büyük bir karşılama programı tertip etmeye çalışmışlarsa da halk. bazı Boşnak ve Çerkez çeteleri. Kuva-yı İnzibatiye'nin ileri birlikleri ile Anzavur artıklarını dağıtarak Adapazarı ve Sapanca'yı geri alır."439 Anzavur'un bozguna uğradığını öğrenen D. (A. bu zoraki törene katılmamıştır. 6. hayal kırıklığı içinde geri dönecektir. Gizliden gizliye.209 vd. büyük kısmı İzmit'e doğru kaçacak. becerebildiği kadar ve inatla dövüştüğünün.C. (TİH. 23 Mayıs günü harekete geçen Ali Fuat Paşa emrindeki birlikler. her ihtimale karşı. İngilizlere teslim edilir.] Birkaç gün sonra Ferit Paşa da [Paris'ten] İstanbul'a geldi.111) 26. (TİH. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin 2. İsyanları idare etmek üzere İstanbul'dan gönderilen Kurmay Yarbay Hayri de yakalanır ve idam edilir. Nafıa Nazırı (bayındırlık bakanı) Dr. aldatmak için kurduğu iddia edilen. 24. s. yeniden Kuva-yı İnzibatiye'yi kurmaya ve galip devletlerin.Hatıraları. çapulcu güruhuna ait teşkilatın yeniden canlandırılmasını takbih ettim (suçladım)!" (80 Yıllık Hatıralarım.129)440 25. kısa zamanda yenilecek. yani göz boyama amacıyla kurulmadığının açık kanıtlarıdır.C. Geri kaçırılan toplar ve çekilen bütün subay ve erlerin silahları da.412)442 Bu taarruzu bekleyen milli kuvvetler de aynı anda karşı taarruza geçerler. 6. Birkaç İngiliz uçağı. üç piyade alayı. A. Düzce ve Bolu isyanları bastırılır. Son olarak bir de Vahidettin'i dinleyelim. 6. 4 top ve 4 makineli tüfek ele geçirirler. İngilizleri kandırmak. bir baskınla kuzeyden İzmit'e girmeye karar verir. (TİH. hatta müttefik devletlerinin temsilcilerinin arzuları hilafına (aykırı olarak) da bu teşkilatı külliyen (tümden) ilga etmek (dağıtmak) cesaretini gösterdik. Fakat kuzeydeki Ermeni çetelerinin inatçı direnişi üzerine sonuç alınamaz. İngilizler. s. bir süvari birliği. s....C..Alay K.nın raporu443.Alay 1 Tabur Komutanının savaş raporları.C. bütün silah ve ağırlıkları ile milli kuvvetlere katıldığı ileri sürülen bu birliğin. uyutmak.133-136) Vahidettincilere.Fuat Paşa o gece. İzmit'i saran milli kuvvetlerin üzerine bomba atar. Karaya çıkan Sadrazam için İzmit yöneticileri. Yavuz zırhlısının yanına demirledi. bu raporları okumalarını öneririm! 27. bu birliğin. Vahidettincileri mi haklı çı- de bi an _8 . 2.136. İngiliz birlikleri de. çok ağır şartlarla bize sundukları muahedeyi (Sevres'i) kabul etmeye taraftar olduğunu görünce..

ayrıca F. 107) Peki. kendi programımıza dahil bulunan bir hareketi niye protesto etmeli? M. İng. öteden beriden toplanmış haydutlardan. M..M. birkaç İttihatçının hükümetten ayrılması için A.C.Olcay. 12 Temmuz 1920. General Paraskevopulos ordusu. sabıkalılardan ve sırf yağma hırsı ile hareket eden birtakım şahıslardan mürekkep. Sevres Andlaşmasına Doğru. O. Devamı da var.Göztepe. (Jeschke. D. bir ordudur.91) Ayrıca.Kemal'in yani milli kuvvetlerin tepelenmesi (tenkili) için üzerine kuvvet gönderildiğini kabul ve itiraf ediyor Nokta! • Anzavur ve Kuva-yı inzibatiye macerasının fiyasko ile sonuçlanması üzerine. s.R. üstelik bundan sonraki 5. M.589 vd. 154.448 İngilizler gelmeden önce. D. bir gazeteci. bu açıklamayı yapan Ali Rüştü'nün hükümetten uzaklaştırılması için kılını bile kıpırdatmaz. emperyalistler.. s. Kuva-yı Seferiye Kuva-yı İnzibatiye macerası.338)449 10/5. birkaç haftada Ankara surları önünde bulunacaktır. s.Kemal taraftarlarını resmen mahkûm etmiş ve hilafet ile vatana hain olduklarını ilan eylemiştir. yoksa onların masal anlattıklarını mı söylüyor? 1923'te yayımladığı beyannamede diyor ki (sadeleştirilmiştir): "Bağlı olduğu devleti tanımayan M.Ferit'in yeni Adliye Nazırı Ali Rüştü Efendi'ye şu soruyu soruyor: "Hükümet. (T.Damat Ferit hükümetinde de yerini koruyacaktır. Bu açıklamayı yapan Ali Rüştü Efendi. Eski Saat. s. burada noktalanmıyor." (Peyam-ı Sabah gazetesi. Günlüğü. bütün hükümetlerin kuruluşuna karışan Sultan Vahidettin. şu vatansever (!) İstanbul yönetimi..194)446 Velhasıl Vahidettin de. General Paraskevopulos komutasındaki Yunan ordusunu. asilere layık olduğu cezayı vermektir. D. Yunan ordusu tarafından yapılan harekâtı protesto etmek niyetinde midir?" Ali Rüştü Efendinin cevabı: "Hükümetimiz. İzzet Paşaya ısrar eden. 22 Haziranda Batı Anadolu'da ve 20 Temmuzda Trakya'da harekete geçirirler. s. 3. V.. Tevfik Paşayı istifaya zorlayan. s. Çanakkale Olayı. Yunan ordusunun başarısı için dua edilmesini de ister!447 Yunan başarısının kaç cana ve kaç ırza mal olduğunu açıklamak gereksiz. aktaran KS.M.Atay. Binaenaleyh vazifesi. Belgeleri. şimdi sürat ve şiddetle harekâta devam eyleyecek olursa.Kemal'i tepelemek için üzerine askeri kuvvet gönderilmesine lüzum gösteren hükümetlere uymamda. sorumlu hükümet ile hükümdarlık makamının karşılıklı ilişkisine ait meşrutiyet gereklerinden ayrılmamak arzusu ve bazı zorunlu siyasi sebepler etkili olmuştur. Boulogne Konferansı.karıyor. Gayyasında. s.Walder. bu Yunan ilerleyişini nasıl karşılamıştır dersiniz? Yunan ordusu ilerlerken. O halde.124." (Hilafet.Ferit hü- de bi an _8 .Kemal ordusu. 21 Haziran 1920 günlü tutanak.

• Vahidettin'in Damat Ferit'e verdiği buyruk. D.Komiserler...450 Yıl sonunda A. Ferit Paşa. 25 Ağustos 1920'de. de bi an _8 .Komiserleri. durumu daha da kötüleştireceğini. ikinci bir yazı ile de. Kuva-yı Milliye'ye karşı. 11 Ekimde. ilk aşamada 15. Kuva-yı Seferiye'nin karargâhının Adapazarı'nda kurulmasını önerir. "M. Lord Curzon'a gelişmeleri şöyle özetler: "Hükümete baskı yaparak. İzmit'i Yunanlılara bırakacaklardır. Vahidettin'in ve İstanbul yönetiminin Milli Mücadele ve tarih karşısındaki hazin durumu kanıtlamaya yeter. İngiliz Harbiye Nezareti.Düzce ayaklanmasının yarattığı elverişli koşullardan yararlanılabileceği görüşündedir.Ferit hükümetinin beyan-namesi. Kuva-yı İnzibatiye ve Kuva-yı Seferiye. bu kuvvetin araç ve gereçlerini İngiltere'den satın almak istediklerini açıklar. Sevres'i Ankara'ya da kabul ettirmek için bir kurulun Anadolu'ya gönderilmesi projesini de görüşmektedirler. milliyetçileri yatıştırmak için başka çareler aramanın daha yararlı olacağını bildirir.kümeti. Harbiye Nezareti.Komiseri. 25. Sadrazamlığa sunduğu 30 Ağustos ve 8 Eylül 1920 günlü yazılarında. İngilizlere başvurarak.. 20 Eylülde. ayrıca bu birliklerin eğitim ve yönetimi için Müttefik subayların görevlendirilmesini talep eder. Ağustos başında. 25. 17 Eylülde İtalya. bu görüşmede Fransa Y. Bu sırada Müttefik Y. İngiliz Y.000 kişilik jandarma ve 15.İzzet Paşa kurulu Bilecik'e hareket eder.Komiseri Amiral de Robeck.Komiseri. kurulla birlikte kuvvet de gönderilmesinden yana. İlk tümenin Büyükdere'de kurulmasına başlanır. yeni bir kuvvetin kurulması ve bunların silahlandırılması için izin ister. bir yandan. Anadolu'ya karşı askeri harekete geçilmesinin. Çekilmesinin yerinde olacağını ileri sürüyor.. 1920 Temmuzunda. Kuva-yı Seferiye'nin kuruluş çalışmaları hakkında bilgi verir ve Kuvayı Milliye'ye karşı yapılacak harekâtın ayrıntılı planını açıklar. işlemlerin daha hızlı yürütülmesi için bazı görüşler ileri sürer.Komiseri. Fransız Y. Dahası da var.000 kişilik bir kuvvetin kurulmasının uygun görüldüğünü bildirir.Kemal'in [yani Milli Mücadele'nin] kaldırılmasına karar verildiğini" bildirerek.000 kişilik yeni iki tümen kurmayı tasarlar.. Ferit iktidarda kaldığı sürece. Müşir Zeki Paşa. fetvalar. Kuva-yı İnzibatiye'nin eski 2. milliyetçilerle uyuşmayı imkansız görüyor. Yalnız bu altı olgu bile. bu sırada başlamış olan 2. Anadolu'ya bir kurul gönderilmesini isteyeceğiz. İngilizler de. 1 Ekim 1920'de. olası bir Kuva-yı Milliye hareketine karşı kuvvetlerini güvence altına almak için Gebze'ye çekecek. Fransız Y.Alay Komutanı Bekir Sıtkı. Anzavur. 16 Ekimde Damat istifa edecek.. Fransa da bu görüşe katılacaktır." Y. 'Ferit Paşanın değiştirilmesi gerektiğini' de söyler. Anadolu'ya bir kurul gönderilmesi konusunu Vahidettin'le görüşürler.000 kişilik bir kuvvet kurulmasından yana olur ve bu kuvvetin milliyetçilere katılmaması için Müttefik subaylarının komutasına verilmesini şart koşar.

isyanları. de bi an _8 . sarayca tahrik edilmek şöyle dursun. remil mi atmışlar. gelişimler gösteriyor ki isyanları. karma bir imparatorluk toplumunun safiyetinden.Kemal ve Ankara hükümeti hakkındaki umutlarını büyük ölçüde yitirmişti.H. D. ne de ‗yürüyün‘ denil-mediği. türlü hastalık ve zaaflarından yararlanan iç ve dış güçlerin başlattığı. Vahidüddin. Dilipak. yakın tarihimize büyük bir katkıda bulunmuş olur. 'içtihat farkı'. s. Bazı Vahidettincilerin bu olaylar hakkındaki görüşleri şöyle: □ ―Yer yer Anadolu isyanlarına gelince. falcı.10/6. bu hususu açıklarsa. Vahidettinci yazarlar. isyanların sebebi “içtihat farkıdır”. M. 1919 ya da 1920'de.. müneccim miymiş bunlar.191) □ K. Hilafet hakkındaki düşüncelerini seziyor olmalı idi ki destek verdiği halk ayaklanmalarında.Ferit hükümetleri.C. “geleceği görenler” başlatmış.F. doğuda ve batıda boy gösteren isyanların çoğu. bunlara katılmadığı. 137)451 □ A. hazin bir gerçeği doğruluyor. 1.96)453 1. 'dini kaygılar' ya da. İncir çekirdeğini doldurmaz konularda sayfalarca yazı yazanların. s. rüyasını mı görmüşler. isyanların sebebinin. ne ‗durun‘. geleceği önceden nasıl gördükleri ise başlı başına bir sorun. birazdan bazı sahnelerini göreceğimiz bu isyanlara destek verdiğini de açıkça yazarak.Dilipak.Ceylan‘a göre de.H. Bu isyancıların. 'geleceği önceden görmek' olduğunu ileri sürüyorlar ama bu konudaki bilgiler.452 isyan hareketlerinin doğup gelişmesinde önde gelen faktörlerden biri idi… Vahdettin. İsyanlar Anadolu isyanları.Kemal bu yönde şiddetle eleştiriliyordu.‖ (N.Kemal‘in Osmanlı Devleti ve İslam dini. s. M. gaipten bilgi mi almışlar. bakıcı. Hilafeti kurtarmak için başlatılan hareketin.Kısakürek. isyanların sebebinin dini kaygılar olduğunu ileri sürüyor: ―Yurdun birçok kesiminde.63. 64) □ H. M. İsyanları haklı göstermeye çalışıyorlar. çok acı sahnelerin yaşandığı olaylardır.‖ (CG Yol. Bir daha sorsam ayıp olur mu acaba: Hani Vahidettin Milli Mücadele'yi destekliyordu? 4.Kemal'in düşüncelerini sezinleyen (!) Vahidettin'in. içlerine mi doğmuş? Yoksa derin bilg ileri ile geleceği mi okumuşlar? H. nasıl bilmişler acaba? Keramet sahibi. 3. (DinDevlet ilişkileri. binlerce kişinin öldüğü. Üç dört yıl sonra neler olacağını. bu çok acı olaylar hakkındaki görüşleri böyle ve bu kadar. (Hilafet. son zamanlarda. giderek Hilafete karşı bir tehdit oluşturmaya başlaması ve dini karakterini yitirmesi.Mısıroğlu‘na göre.Ceylan. 2. dini kaygılarla ortaya çıkıyordu. belgeler. bunların da. yine hadiselerdeki üslup ifadesinden anlaşılır. M. ilişkiler. hakikati ortaya dökemeyen sarayın çelişkili vaziyetinden doğan şeyler olduğu.

Böyle şey olur mu? b. ajanlar.Ferit'in 7 Nisan günü. bir din terimi olarak anlamı ise. Mısıroğlu ve Dili-pak'ın ileri sürdüğü iddialar üzerinde durmakta yarar görüyorum: a. ya cahil. 'görüş'tür..455 Ö.. bildiriler. s. 'İçtihat'ın sözlük anlamı. ve İtilaf Partisi yöneticileri ve uzantıları ile bazı dernekler. demeçler..37) Eğer yazar. Ama casusluk. sonuç vermeyeceği besbelli olan bu kanlı olayların içinde bulur. doğal olmayan bulunmaması. yüreklendirmeler ve halka örnek olmak üzere harekete geçirilen Anzavurlar.Hürriyet. Yozgat isyancılarını över. sebebi ve tahrikçileri çok açık olmakla birlikte. bize en kestirme yolu gösterdiler!"454 Fetvalar.Nasuhi Bilmen diyor ki:"Bu pek büyük bir uzmanlık işidir.. ne bilgileri içtihat sahibi olacak düzeydedirler. içtihat kelimesini. İstiklal Savaşı Nasıl Ol- de bi an _8 . vaadler. işbirlikçilik. Birkaç örnek: □ Delibaş Mehmet'in tellalı şöyle bağırır: "Halifenin müttefiki olan İngilizler. bazıları kendini. D. dolanlar. Zile. s." (Büyük İslam İlmihali. Yunanlılar kışkırtmış. görüş farkı yüzünden Yunan ordusunun başarısı için dua edilmesini istemiştir. Pınarbaşı'na doğru geliyorlar! Onlarla birlik olup Kuva-yı Milliyecileri yeneceğiz!" (Şevki Yazman.C. Manisa Mutasarrıfı Hüsnü. görüş farkı diye yorumlanıp bağışlanamaz. körüklemiş ve desteklemişlerdir.427) Bu doğrultudaki bütün bilgi ve belgeleri. Anadolu halkına oynanan oyunları açıklamak bakımından yeterli kanıtlardır.. göz boyamalar. sözlük anlamıyla değil de. benzer olaylar hakkında verilmiş içtihata ve icma-ı ümmete dayanarak bir dini mesele hakkında görüş belirtme. paralar. Rumlar. ya meczup. Ali Rüştü Efendi. şeriat hükmüne ve Padişah fermanına dayanarak. düşmana hizmet gibi eylemler. emirler. ne de davranışları bir içtihata dayandırılabilecek niteliktedir. İngilizler. Peyam-ı Sabah'ta şöyle yazar: "Anadolu Türkleri. Çukurova'da Fransızlar da halkı Kuva-yı Milliye'ye karşı kışkırtmaya çalışırlar ama başarı kazanamazlar. Yoksa şöyle sonuçlara varırız: Ermeniler görüş farkı yüzünden Abdülhamit'i öldürmeye kalkışmışlardır. bu mütevazi çalışmaya sığdırmak mümkün değil. bu şaklabanlara hadlerini bildirmelidir!" 30 Ekim 1920'de. kendi askerini arkadan vurmayı bile caiz gören. her yerde ve her zaman suçtur.. Yine de birkaç kışkırtma ve destekleme örneği vereyim: 13 Nisan 1920'de Ali Kemal.. sırt sıvazlamalar. gerek de yok. 6 Kasım 1920'de de şöyle yazar: "Konyalılar (yani Delibaş ve avanesi) ayaklanarak. Kısacası. kısaca şu: Kuran'a. istenilen yana çekilebilir. İngiliz Y. bir din terimi olarak kullanmışsa. ya düpedüz haindir. Düzce. yalanlar. Amacı. Sait Molla görüş farkı yüzünden İngilizlere ajanlık yapmıştır. böyle davranmaya elverişli. önüne ve işine gelenin istediği gibi içtihatta bulunabileceği bir din midir? Hâşâ! Kaldı ki isyancılar. Sonunda. (KS Günlüğü. Ermeniler. her amaca hizmet edebilir.Komiseri Amiral de Robeck'le yaptığı görüşmenin tutanağı ile Sait Molla'nın Rahip Fru'ya yolladığı mektuplar. İçtihadın. 2. bu yaklaşımı ile İslamiyete haksızlık etmektedir. görüş farkı yüzünden Yunanlılara hizmet etmiştir. hadislere. Görüşler arasında fark bulunması çok doğal bir durum. İslamiyet. Delibaşlar.

Mondros'tan Mudanya'ya." (Gerede'de isyancıların eline düşen Dr. Herhalde Balkan harbinin Bulgarları. s. Bu en büyük küfürdür.İğdemir. Bütün ulema. s. Şimdi de tek başımıza İngilizlere meydan okuyoruz. bağırarak ve koşarak getiriyorlar. Cesedini. Ne başını bırakmışlar.. alçaklar. Of! Bu koca kahramanın cesedini. s. Dayanamadım. Bu vatan fedaisinin haydutlar elindeki bu halini görmek istemiyordum. yanlış ve haksız olarak 'dini kaygı' diye nitelediği duyguları da aşağıdaki isyan sahnelerinde göreceğiz: 1." (S. bütün kainatla harp edeceğim. 17-18 Şubat 1920) 2. Akşama doğru bir tellal.du. 6. Bolu isyanından birkaç sahne (özet):459 "2 Mayıs 1920 günü. Karısı boş düşer!" (D. şer'an kâfirdir. elbiselerini soyarak. iç elbisesi ile bir cesedi sürükleyerek. bu alçakların kirli ayakları altında mı göreceğiz? Ertesi günü derste idim. Bu saldırıya Bolu ve Düzce'ye yakın bazı köyler de katılmıştı."458 (U. canavarlar. s.69) □ Gerede isyanı öncülerinden Divitli Eşref Hoca da der ki: "Büyük savaşta. Anladım.C. Düzce-Bolu İsyanları. asker ve memurlar dinsiz ve kâfirdir!" (TİH. Kani Beyin bulunduğu evi soyup soğana çevirmişler..195) □ İsyancı Şeyh Eşref şöyle der: "Ben sahib-i şeriatım. bunlardan daha insaflı idiler. Biga Ayaklanması ve Anzavur Olayları. 64. Dilipak'ın. s. Anzavur isyanından birkaç sahne (özet):.Arıkoğlu. s. Allah tarafından gönderildim.C. kaçtım. şer'an küfürdür. Zavallı Kani Beyin naaşı idi.. Hatıralarım. hatta edep yerini açarak sürükleye sürükleye getirmişler. kirli ayaklarıyla çiğnemişler.10-13. 'Hamdi Beyi getiriyorlar. Ankara'ya karşı ayaklanan Düzce asileri Bolu'ya yürüdüler.Tansel. eshab-ı kiramın adlarıyla çağırır'.62.253) □ Konya halkını kışkırtmaya çalışanlar da halka derler ki: "Kim milliyetçilerle birlikte Yunan'a karşı giderse. Fuat Umay'dan aktaran R. parça parça etmişler zavallıyı.127) □ Cami kapılarına şöyle yaftalar yapıştırılır: "[M. Hamdi Beyin mübarek naaşını.Kemal'in] arkasına düşmek ve emrine itaat etmek.. Zavallı şehidin vücudunu arabadan süngülerle çıkarmışlar. vücudunu parça parça etmişler.63)456 Bunlar mı görüş ya da içtihat?457 c. 'çevresindekilerden bazılarını da. "Bayırdan.' dedi.Özkök.. Hademe kapıyı açtı. '[Akbaş cephaneliğini boşaltıp Anadolu'ya kaçıran gözüpek ekibin başkanı] Hamdi Beyin cesedi akşama gelecek' diye haber verdi. diğer devletlerle birlik olduğumuz halde mağlup olduk. S. 3. daha ölmeden merdivenden atmışlar. 3 Mayıs sabahı her de bi an _8 . ne vücudunu.

288 vd. Allah da sizi affetsin.) Bu bilinçsiz. Halifeye karşı gelirsin ha. hapisaneye boşalttı. Asiler yolda Hocayı mütemadiyen dipçikliyor. Delibaş. Postaneyi basarak haberleşmeyi kesti. Ertesi günü subayın kıpırdadığını pencereden gören bir doktorun hanımı kocasına haber verdi. Fakat kudurmuş asiler durumu öğrendiler ve derhal hastaneye gelerek subayın boynuna bir ip geçirdiler ve sokaklarda sürükleyerek öldürdüler. uyarılara rağmen saklanmayan Ali Kemali Hocanın üzerine yürüyüp sürükler gibi götürdüler. Halife düşmanı! Sarığından. eski lise binasının kırık camları ile kestiler ve korkunç işkencelerle öldürdüler. Hocayı ikindi üzeri Piri Mehmet Paşa Camiine yine sürükleyerek götürüp kapattılar. Millicilere asker toplarsın ha. Ellerine geçirdikleri askerleri. s. Birkaç çapulcu koşuşarak onu soydu... 'İngilizler-Yunanlılar' paragrafında göreceğiz. Binbaşı İhsan'ı şehit ettiler. sükûnetle ve sadece. sabahın tenhalığından faydalanarak subayı memleket hastanesine kaldırttı. Listenin başında Konya Müdafaa-yı Hukuk Derneği Başkanı. R.. şeriatını seven bizimle olsun!' çağrısı ile Konya halkını kendisine katılmaya davet etti. Düzce-Bolu İsyanları. gerçeği açıklıyor: "Adapazarı. Kastamonu Nasrullah Camiinde verdiği va'azda. "İşte Şeyhülislamın fetvasının hükmü yerine geldi!" diye bağırdılar. Konya isyanından birkaç sahne (özet): "Delibaş Mehmet Ağa.. Doktor.. yolda türlü hakaret. 19 Kasım 1920 günü.. Bolu'da kalan (Devrekli) Abdülkadir adında çok genç bir subayı da soyarak ve işkence yaparak Bolu sokaklarında dolaştırdılar." (TİH. Bıçakla vücudunu delik deşik ettiler ve belediye önüne attılar." (Cemal Kutay.taraftan şehire saldırdılar. Olayların içinde yaşayan M.) 3. bir araba ile getirip hükümet meydanına attılar.Akif Ersoy.Kemal Paşa kurtarsın seni.. Hocanın naşını da rahat bırakmadılar. İdareciler. kanlı. her şeyden önce dine saygısızlık. Sırada.. Yoz- de bi an _8 . bu kadar zulme dayanamadı.' dedi ve son nefesini verdi. şehidi çıplak halde sokak ortasında bıraktılar. Ak sakalı kan içinde kalmış olan Hoca.113. azımsanmayacak kuvvetiyle.. Sabah camiden alınarak sorguya çekilmek üzere Arslanlı Kışlaya götürüldü. gerçek dindarlara da hakarettir. ünlü Sivaslı din bilgini Ali Kemali Efendi vardı. itme kakma içi nde Abdürrahim Hanına getirdiler.' diye cevap verdi. 'Yarabbi! Sen bu cahil insanlara insaf hissi ihsan ve onları affet. Delibaş'ın Yunan uşağı olduğunu. zalim. Utanmadan soydular. sakalından utan!' dedi.' diyorlardı.. Delibaş.. Eve dolanlar. Tahir Efendi Hoca vardı. Ankara'dakilerin burada başı olursun ha. Müftü Ömer Vehbi Hoca.103. hükümet konağını ele geçirdi. son bir dipçik darbesi ile yere serildi. Mahallelerde tellallar dolaştırarak. 'Halifesini. Ali Kemali Hocayı. milletvekili Rıfat Efendi Hoca. Yaşlı Hocanın bedeni.Özkök. Genç subayın çok yarası vardı ama ölmemişti. Çünkü ne yaptığınızı bilmeyecek kadar cahilsiniz. 6. Hoca geceyi ibadetle geçirdi.. s.99-102. dini kaygı ve duygulara bağl amak. Padişahını. birlikler Afyon'daydı. 'Ben sizleri affettim. s. darbe.. Şimdi sıra ibret-i alem için öldürülecek Kuva-yı Milliyecilere gelmişti.. Konya'da askeri birlik yoktu. 3 Ekim 1920 Pazar sabahı Konya'ya girdi. İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu. yolun yarısında. Alaattin Tepesinde hazırlanan savunma hattının gerisine çekilmişlerdi. 'Nutuk verirsin ha. Dördüncü Bölümde. haince davranışları. 'Haydi gelsin de M.C. Ali Kemali Hocanın evine silahlı bir güruh yolladı. Düzce..

ancak bazı kesimlerde ve çok sınırlı olarak katıldığı bu isyanlar. kimin hesabına birbirimizin gırtlağına sarıldığımızı anlamak zamanı. Milli Mücadele'nin neredeyse bütün öncülerini ve pek çok subayı idama mahkûm etmiştir. Delibaş Mehmet ise. ya çarpışmalarda yok edilmiş ya da yakalanarak hakkettikleri cezalara çarptırılmışlardır.Suphi Tanrıöver. 24 Mayısta Vahdettin tarafından da tasdik edilecektir. İsmail Fazıl Paşa. s. ord unun bu en zayıf döneminde bile hızla bastırılmış. Cami Bey.Dilipak.Kemal İstanbul hükümetince idama mahkûm edilmişti. Dr." (A. Dilipak da yalnız M.. Artık kime hizmet ettiğimizi. Mu- de bi an _8 . Yusuf Kemal Tengirşenk. Bozkır. mesela milliyetçilerin 'bolşevik oldukları' yayılır."463 Adana'da Fransız desteği ile çıkan gazeteler de aynı temayı işlerler: "Milli hareket bolşevikliktir!"464 • Milliyetçilere karşı yeni dernekler kurulur ve kurulu olanlar da milliyetçilere karşı kullanılır: Askeri Nigehban-ı Vatan Cemiyeti. 11 Mayıs tarihli bu Divan-ı Harp kararı.462 İstanbul'un Bolu'ya mutasarrıf olarak atadığı Osman Kadri de yayımladığı bir bildiri ile milli direnişi. Albay Bekir Sami Günsav. Birkaç örnek: İngilizler halka.Selahattin Köseoğlu.gat.İzzet Met Paşa. Nurettin Paşa. hep o melun düşmanların işidir. Bazıları: Ali Fuat Cebesoy. genellikle idam kararları konusunda susmayı tercih ediyorlar. Yarbay Hüseyin Hüsnü. 10/7. Meclisin açılmasını önlemeye çalışırlar. Hükümet kuvvetleri bunları Hakk'ın yardımı ile tepeleyecektir. H. Y. Alb. İdam kararları □ "M.Adnan Adıvar. İsmet İnönü. Böylece artık İstanbul.Kemal'in idama mahkûm olduğunu belirtiyor.214) Sonuç Halkın. Halide Edip Adıvar. Ankara'ya karşı açık bir mücadele içine girmekt edir. bolşevik hareketi olarak ilan eder ve der ki: "Padişahımız bunları 'asın' diye ilan etmiş. Ankara Meclisi'ne katılacak milletvekillerinin bolşevik oldukları propagandasını yaparak. Oysa İstanbul. bütün elebaşılar. Albay Fahrettin Altay. şeriat fetvasını vermiş. zannediyorum ki gelmiştir!" (TC Kronolojisi. Kızıl Hançer Cemiyeti.Rıfat Börekçi461 ile Din İşleri Bakanı Mustafa Fehmi Gerçeker! 10/8. Yarbay Seyfi Düzgören ve Ankara Müftüsü M. Gönen. s. Biga. Alfret Rüstem. Celalettin Arif. CG Yol. Fevzi Çakmak.70)460 Vahidettinciler. Refet B ele. Bolşeviklik suçlaması ve Milli Mücadele karşıtı dernekler • Milliyetçiler aleyhinde geniş bir propaganda başlatılır. Kara Vasıf. Bekir Sami Kunduk. kendi adamları tarafından öldürülecektir. Konya isyanları.

. Peyam: "Kurtuluşumuza en sön darbe.ile ilgili İngiliz Belgeleri. Alemdar: "İslam kilidinin anahtarını. hangi kuvvet. her kuvvetimiz meydanda. bu onursuz tutumu şiddetle desteklemiş ve halkı milliyetçilere karşı kışkırtmıştır." (A. telgraflar. Anadolu Cemiyeti." (A. . Alemdar: "Dünyanın en adil. Muhafaza-yı Mukaddesat Cemiyeti. Sabah: "İngiltere en büyük İslam devletidir!" □ 14 Ağustos 1919. bir şeyler olacak. Muhafaza-yı Saltanat Cemiyeti. Alemdar: "Çarıklı. bir kafese gi rmiş.. Bari K avuklu gibi ben de sorayım: 'Kuzum Mustafa. sen deli misin?'" (R. mütarekeden sonra hemen İngiltere devleti ile beraber yürümek için siyasi teşebbüste bulunmaktı. Alemdar: "İstiklal diye bağıranlar.. Hilafet Cemiyeti (Mudurnu) vb.C. ateş olsalar." (A.465 Kürt Teali Cemiyeti. kötü niyetlidir...Kemal) □ 14 Kasım 1919. mavzerli bir heyetin kuru sıkı tehd idi ile iş yürür mü?" (R. Beyannameler. Halas-ı Vatan Cemiyeti. Siyasetten habersizdirler.H. Renin (Adana): "M. Hülyanın. en haşmetli devleti olan İngiltere. İngiltere'nin güvenilir eline teslim etmekte. Birkaç örnek [bir kısmı özetlenmiş ve bazı kelimeler sadeleştirilmiştir]: □ 14 Temmuz 1919.Kemal ve Rauf Bey ikbal hırsı içindedirler. İşbirlikçi basından örnekler İşbirlikçi basın.hafaza-yı Mukaddesat Cemiyeti.Kemal) □ 19 Kasım 1919. Ayol.Cevat Ulunay) □ 31 Ağustos 1919. bir gürültü. harpten ezilmiş olan zavallı Anadolu'nun kuvveti ile kafa tutmasının ne hükmü olabilir?" (Jeschke. Alemdar: "Bir patırdı. cirimleri kadar yer yakarlar. K. şuracıkta her işimiz. Teali-yi İslam (İslamı Yüceltme) Cemiyeti. Dört tarafımız açık. Halkın gözü önünde..Ulunay) □ 28 Eylül 1919.142) □ 29 Ekim 1919. Peyam: "Anadolu'nun yeni Celalileri [milliyetçiler].466 İngiliz Muhipler Cemiyeti..468 10/9. Peyam-ı Sabah: "Anadolu'da ne yaptığını bilmeyen M. hangi kahraman? Hülyanın bu derecesine. oturuyoruz.." (R.Kemal Paşa. Siyasi Mağdurlar Cemiyeti.467 Tarik-i Salah Cemiyeti. s. İlayı Vatan Cemiyeti. en namuslu. Alemdar: "Bizim için tutulacak yegâne kurtuluş yolu.H. Sanki bir şeyler oluyor.S. İslam alemi için hiçbir tehlike yoktur. bu [milli] harekettir..Karay) de bi an _8 .. Milli kuvvetler." (R. Dünya vaziyeti biliyor.C..Ulunay) □ 8 Ocak 1920." (Ali Kemal)469 □ 11 Ekim 1919.Kemal) □ 9 Ocak 1920." □ 7 Ağustos 1919. Anadolu'da bir hare-ket-i milliye vücuda getirmeye çalışıyor." (R.Kemal ve arkadaşlarının hareketine öncelikle son verilmesi gerekir. Peyam: "M. blöfün sırası mı? İstedikleri kadar kafama vursunlar: Hangi teşkilat. Bu ne çocukça hayaldir! Bütün cihanın kuvvetine karşı. Hayriye-yi İslamiye Cemiyeti (Adana).Karay) □ Şubat 1920. uydurmasyonun bu şekline ben de dayanamayacağım.

layık olduğu akıbete uğradı.. Alemdar: "Tek çarenin galiplerle uyuşmak ve anlaşmak olacağı bu kafasızlarca ne zaman anlaşılacak?" (R. Alemdar: "Böyle Meclis.Ferit Paşa hazretleri.C. geçirir. Kuva-yı Milliye denen o serserilerin hakkından gelir!" (A.Ulunay) □ 6 Nisan 1920. Peyam-ı Sabah: "Dost bir devletin (İngiltere'nin) aleyhinde bulunan M." (Asaf Muammer) □ 16 Mart 1920. Alemdar: "Mebusan Meclisi. Dahildeki Müslümanlar bilmelidirler ki o alçaklara karşı çıkanlar. Peyam-ı Sabah: "Ciddi bir hükümet.Kemal) □ 29 Nisan 1920.C." □ 9 Nisan 1920. Alemdar: "Ahmet Anzavur Beyin.. dine. Peyam-ı Sabah: "Düşmanlar." (Hafız İsmail) □ 7 Mart 1920.C.Ulunay) □ 22 Mart 1920.Kemal cezalandırılmalı.Ulunay) □ 7 Nisan 1920. Alemdar: "Anadolu Kemalistlerden temizlenecektir!" □ 1 Mayıs 1920. Alemdar: "D. Peyam-ı Sabah: "Milli hareket boşa gitmeye mahkûmdur.Ulunay) □ 23 Mart 1920.Kemal) □ 13 Nisan 1920.Kemal) □ 10 Şubat 1920. böyle idarenin sonuçları böyle olur!" (R." (Sait Molla'nın demeci) de bi an _8 ." (A." (İmza: Ayın." (R.C. millet için var olma meselesidir. teşkilat-ı milliyeden bin kere daha iyidir!" (A. Kemal) □ 5 Mart 1920.Ulunay) □ 23 Mart 1920. millete. Kuva-yı Milliye adı altına sığınan bu haydutların kafasına bir yumruk indiremiyor. bugünkü galiplerimizin bir müttefikidir. bugün İstanbu l'un işgal edildiği gündür!) □ 17 Mart 1920. bütün çıkarlarımızı mahv ve berbat etmektedir. Peyam-ı Sabah: "Fenalığın kaynağı Kuva-yı Milliye.Ulunay. Halifeye. elif. unutulmaz hizmetlerde bulunmuş olacaklardır." (R. Ahmet Anzavur Beyin bugün de bir resmini yayımlamak suretiyle sayfalarımızı süslüyoruz. Milli Harekât adı altında takındıkları tutumlar.) □ 23 Nisan 1920." (A. uğurlar olsun!" (R." (R. tasfiyeye muhtaçtır. Peyam-ı Sabah: "Kuva-yı Milliye ancak çetecilik yapar. ilerde görülecek kıymetli hizmetlerine de bir delildir. her şeyden önce eşkiyaya (milliyetçilere) haddini bildirecek[tir].Ulunay. Vahidettin'in Meclisi fesh etmesi üzerine. kırar." (A.C.C." (R. Nihayet gittiler. Alemdar: "Bilmiyorlar ki İngiltere tehdite gelmez ve biz bunu yapmakla kendimizi büsbütün mahvederiz. böyle teşkilat. vurur.Ulunay) □ 2 Mart 1920.C.□ 3 Şubat 1920..C. Alemdar: "Kuva-yı Milliyecilerin kafalarına vurmak lazımdır!" (R.. Onlara karşı yapılacak bir hareket. Alemdar: "Hükümet. kaf) □ 4 Nisan 1920. Alemdar: "Birtakım sorumsuz ve durumu kavrayamamış askerlerin. Alemdar: "Bu Meclis (son Osmanlı Meclisi) milli iradeyi temsil edemez.Kemal) □ 15 Mart 1920. Alemdar: "Milli teşkilatı yok etmek. Alemdar: "Yunanlılar. büyük devletlerin kırgınlığına sebep olabilir. şimdiye kadar göste rmiş olduğu gayret ve kahramanlık.

" Yazı.□ 28 Mayıs 1920.Kemal. can. biz başarabilelim?" (A." (A. Ali Fuatlardan. Anadolu direnişi bir blöftür.Yunanistan." (Filozof R. canilerden temizlemelidir. temizlenmelidir!" (A. ilimce de. küçük heriflerin eseridir. Hürriyet ve adaletin saygıdeğer temsilcisi olan Başvekil Venizelos hazretlerinin sağlığı için Müftü Efendi tarafından güzel bir dua okumuş ve hazır bulunanlar şükran duyg ularını belirterek duaya katılmışlardır. çılgınlıktan başka bir sıfat verilemez. İrşat (Balıkesir): "M. Kars'ı işgal ettiler. Ali Kemal." (A." (A. ne pahasına olursa olsun.C. Peyam-ı Sabah: "Anadolu'nun henüz istilaya uğramayan yerlerini. Selimiye Camiini şereflendirmişler ve Müftü Hilmi Efendi ve yanındakiler tarafından karşılanmışlardır. Alemdar: ".Kemallerden.. mal. Te'min (Edirne): "Dün öğleden sonra saat beşte. onlarla muharebelere girişilemez. Ferda: "Kuva-yı Milliye adı altında meydana atılmış soyguncularda bir varlık hissedenlere diyorum ki: Millici ve çeteci. nihayet meramlarına erdiler. askeri ve mülki ileri gelenler ve Metropolit Efendi hazretleri. [Ankara'dan] barış şartlarının (Sevres) aynen kabul edilmesini.Kemal) □ 7 Ağustos 1920."471 □ 27 Ekim 1920. Ferda: "Ayaklanmak için sebep yoktur. kuvvet bakımından ve her açıdan bu derece fark varken." (R. Alemdar: "M. Peyam-ı Sabah: "(Ankara yöneticilerinin] Yunanlılara hâlâ meydan okumalarına.Kemal) □ 5 Kasım 1920. Ermenistan'a taarruz ile onu da tamamladık. akılsız fikirsiz zorbalardan. Kan. Avrupa medeniyeti. kısa zamanda M..) □ 18 Ekim 1920.. [Yunanlı] Genel Vali Beyefendi hazretleri. Anadolu'daki idareye son verilmesini istemelidir. asırlardan beri Asya'nın hangi kavmi başardı ki.. Ferda (Adana): "Kahraman Delibaşın başarısı üzerine Düzmece Mustafa'nın (M.Neyir hakkında Birinci Bölümde bilgi verilmişti) □ 4 Eylül 1920. bu yazıdan sonra 'Artin Kemal' diye anılacaktır. 'Kars'ın Sükûtu' başlığını taşımaktadır (Kars'ın düşman eline geçmesi!). Peyam-ı Sabah: "Büyük Millet Meclisi. Yunanlılarla.Kemal. son devrin Kabakçı Mustafa'sıdır. soyguncu ve yağmacı demektir!" (Şahap Azmi) □ 12 Ocak 1921.Tevfik) □ 5 Ağustos 1920. aramızda akılca da. Anadolu'yu bu zararlı haşarattan temizleyecektir. 11 Kasımda da şöyle yazacaktır: "Ankara yaranı. Peyam-ı Sabah: "Demek işlemediğimiz bir hata kalmıştı. Peyam-ı Sabah: "Ankara Türkiye'yi felakete sürüklüyor.Kemal'in) kaçmaya hazırlandığı söylenmektedir." (A." (Bu gazetenin sahibi olan Yunan işbirlikçisi M. Yunanlı generaller.Ulunay) □ 17 Ekim 1920.Kemal kuvveti denilen çapulcuları tamamen tenkil edecektir (tepeleyecektir).Kemal) □ 11 Temmuz 1920.Kemal tarihe şüphesiz nam bırakacak fakat siyasi deliler arasında. Abdurrahman Beyin demeci) □ 20 Aralık 1920..Kemal) □ 13 Ağustos 1920.Kemal) □ 6 Şubat 1921. Peyam-ı Sabah: "Avrupa ile başa çıkmayı.. Bolşeviklerle elele ver erek Ermenistan'a yürüdüler. Fransızlar bizim iyiliğimizi istiyorlar!" (Adana Vali V.Kemal) de bi an _8 . o ipsiz sapsız." (Ömer Fevzi)470 □ 8 Eylül 1920." (A. M. Peyam-ı Sabah: "Hükümet.

Bekir Sami Beyin.Kemal) □ 3 Mayıs 1921. Peyam-ı Sabah: "Bolşeviklik çukuruna yuvarlanan Ankara'nın arkasından ayrılmalıyız..Kemal) □ 19 Ağustos 1921. İlk hamlede muvaffak oldu gibi göründü." (R.." (A. milli birlik bozulmasın diye Ankara'yı artık örnek olarak alamaz. Büyük devletlerle. bu türedi. şu çukurdan kurtarmak mecburiyetindedir." (A.Kemal) □ 19 Haziran 1921. Avrupa'nın en asri usulüne göre harp ediyorlar" (R." (A." (A. Fransız ve italyanlarla imzaladığı.. Peyam-ı Sabah: "Bekir Sami aşırılara yenildi ve çekildi. bu irfanda. Peyam-ı Sabah: "Bu macera (Milli Mücadele) artık devam edemez. Peyam-ı Sabah: "Yunanistan'ı yensek bile Müttefiklere kılıç çekemeyiz.C. ufak bir aşireti bile idare edemezler." (A. ordu teşkilinde (kurmada) büyük başarı kazanmıştır. Milli And'a aykırı anlaşmalar yüzünden istifa ettirilmesi üzerine. Peyam-ı Sabah: "Mukadderatımızı Ankara'ya bırakmama- de bi an _8 . dahili ve harici hiçbir siyasetini tasvip edenlerden değiliz. icraata geçmelidir.Kemal. Alemdar: "Ordu.inönü zaferi üzerine..Kemal ile uzlaşamaz!" (R. Peyam-ı Sabah: "Biz. Şimdi Yunanlılar Ankara kapılarına dayandılar.Kemal) □ 2 Ağustos 1921. 'çapulcular' diye aşağılıyordu!) □ 5 Nisan 1921. özellikle İngiltere ile uzlaşmalıyız.Kemal) □ 20 Mayıs 1921." (A." (A.Ulunay. Peyam-ı Sabah: "İstanbul.Kemal. bu kıratta adamlar (Ankara yöneticileri). Ankara'nın Teşkilat-ı Esasiye'sinden Moskova ile ittifakına kadar.Kemal) □ 26 Temmuz 1921. Başka bir barışçı ve uzlaşmacı siyaset ile bu memleketi. Ankara'dakiler barış istemiyor. Bu millete yazıktır.Kemal) □ 4 Nisan 1921. Bu milletin kurtuluşunu düşünenler." (A. Peyam-ı Sabah: "Yunan ordusu bozgun halinde geri çekiliyor!" (A.Kemal) □ 26 Temmuz 1921.Kemal'e barınacak yer kalmayacak.." (Hakkı Halit [Refik Halit'in kardeşi]) □ 16 Haziran 1921.Kemal. oysa 8 Eylülde bu orduyu.. Ankara Meclisindekiler. Alemdar: "Ne olurdu Yarabbi." (A. sonra yine bilinen türkülerine başlar. Mahut yazarların tutumu yine değişiyor!) □ 13 Haziran 1921.Kemal) □ 16 Haziran 1921. Peyam-ı Sabah: "M. O. devlet gemisini şapa oturtmaya çalışıyor.. 2.C. M. O hiçbir yerde dikiş tutturamaz. hükümeti ele aldı.." (A. Peyam-ı Sabah: "Ankara. hakkımızın topla tüfekle alınacağı gibi ham bir hayale kapılmamıştır.Ulunay) □ 8 Şubat 1921.Ulunay) □ 13 Şubat 1921. Sakarya Savaşı dolayısıyla. Peyam-ı Sabah: "Bu idrakte. Peyam-ı Sabah: "Ankara. Sakarya zaferinden sonra. faaliyete. bir hükümeti değil. b iraz da memleketi düşünseler.. bir süre sessizliğe gömülür. zamanı münasip buldu.□ 7 Şubat 1921. paşaların bilmeleri lazım. M. İngiliz.. İstiklal-ı tammın mümkün olmadığını bu beylerin. Alemdar: "İstanbul. Alemdar: "Ankara'nın istiklal-i tamcıları (tam bağımsızlıkçıları) kimi aldatıyorlar.G. Bu hayal ile kainata meydan okuduk. gaddar bir idare kurdu.) □ 1 Ocak 1922. Türk namusunu yine kurtardı! Kemal o rduları.

bir serabı hakikat sanıyorsunuz.) □ 2 Eylül 1922. bin kere.Mısıroğlu'nun bu konudaki iddiasını aktarıyorum: "İş bu şekle girince [yani M. Gayyasında...Kemal) □ 31 Ağustos 1922.433)474 bi an _8 . sevincimizden çıldırırız. Sizler.."472 (A. hiçbir zaman bir fayda göreceğimizden emin değiliz. bozguna sürüklüyorlar. en azından bu harekete muvafakat etmiş (izin vermiş) kabul edilmesi gerekir. irfanca bu derece yanıldığımız için yalnız kalemimizi kırmak değil. milli hareketin başına hanedandan birinin geçmesini arzu etmiş ve bu maksatla Şehzade Ömer Faruk Efendiyi Anadolu'ya göndermiştir. Hiç hata etmediğimiz iddiasında değiliz. Şehzade Ömer Faruk Efendi konusu □ K. Peyam-ı Sabah: "Bu şanlı mücadeleler.Faruk anılarında. Muhaliflere düşen vazife. silaha sarılmanın bu memleket için bir selamet ve kurtuluş yolu olduğuna inanmamıştık.Kemal) □ 9 Eylül 1922. insanlığımızdan bile istifa ederiz. Peyam-ı Sabah gazetesinde. Öyle olduğu için [Ankara'nın] içtihatına muhalif kanaatta bulunanlara. Türk olmak itibariyle seviniriz. ' demekle ye- de lıyız..Kemal Paşa tarafından geri çevrilerek İstanbul'a gönderilen Ömer Faruk Efendiyi huzuruna çağıran Sultan Vahidettin'in ona cevabı şu olmuştur: 'Seni kabul etmeyeceğini biliyordum oğlum..Kemal) □ 29 Haziran 1922.Kemal'in. H. Biz de içtihatımızda yanılabiliriz. tam tersine söylüyor!) Çünkü M. Peyam-ı Sabah: ". bizlerin kanaatinin yanlışlığını ortaya koymuş bulunuyor... Peyam-ı Sabah: "Kabul ediyoruz ki Anadolu'nun son zaferi..Kemal) □ 26 Ağustos 1922. (Ama Ö. Fakat M.M.. Peyam-ı Sabah: "Türk'ün bayramı!" (A.11. Fakat esef ederim ki şimdiye kadar olduğu gibi şimdiden sonra da olaylar gösterecektir ki biz yanılmış olmayacağız!" (A. Bu mücadelelerimizden. yüz bin kere yanılıyorsunuz ve yanlış yoldan gidiyorsunuz. (V.Kemal)473 □ 11 Eylül 1922 günü.Kemal) □ 4 Mayıs 1922. Mihran Efendinin bir açıklaması yayımlanır.. lakin siyaseten hiçbir fayda temin etmez. Fakat akılca. hatalarını itiraf ederek arz-ı teslimiyet etmek[tir]. Ali Kemal gazeteden uzaklaştırılmıştır. Peyam-ı Sabah: "Bu goygoycular da uğursuz selefleri gibi (İttihatçılar) memleketi tam bir çöküntüye.Ertürk ve Albay Budiyenni ile yaptığı konuşmaları öğrenince (!)] Sultan Vahidettin." (A. Büyük Taarruz'un gelişmesi üzerine. s. Veyahut da Ömer Faruk Efendinin kendiliğinden Anadolu'ya gitmiş olduğu kabul edilse bile (Bu keskin dönüşün sebebi şu: Çünkü Ö.. hürmet edilm esini isteriz. Biz her ne sebebe dayanırsa dayansın.Kemal Paşanın saltanat ve hilafete karşı kötü emeller beslediği bir kere daha belli oldu." (A. ağalar! Yanılıyorsunuz." (A." (A. Peyam-ı Sabah: "[Ankara yönetimine] Beyler.Faruk'u Vahidettin'in yollamadığını Mısıroğlu da biliyor!) Sultan Vahidettin'in." (A.. bir milletin ebedi başarılarına bir sayfa daha ilave eder.Kemal.Kemal) □ 10 Eylül 1922.Mesela Edirne ve İzmir kurtulur-sa. Peyam-ı Sabah: "Her fert içtihatında serbesttir.

Ömer Faruk Efendi.Bele. yoksa bu iddiaları ciddiye alanları düşünüp hüzünlenmeli mi. ona ceza vermesi icap etmez miydi? Böyle buhranlı bir zamanda.Kemal'in telgrafının tarihi doğru. 1919 Haziranında. 61. kahkaha ile gülmeli mi. 27 Nisan 1921 (1337) olduğu görülür. M. elbette birçok yorum ve olaylara yol açabilirdi. İnebolu'dan geri dönmüştü. ateşli.İnönü. telgrafın klişesi var.• Bu yutturmacaları değerlendirmeden önce. Y.sayfada..477 Sultan Vahidettin'in milli hareketin başına geçmesi maksadıyla Anadolu'ya gönderdiği Şehzade Ömer Faruk Efendi.. Şehzade M.Kemal hakkındaki şüpheleri kuvvetlendirmiş ve Sultan Vahidettin'i asla tatmin etmemişti.Faruk'a yolladığı telgraftır) bu hususu aydınlatmaktadır. Yoksa askeri kolej bilgisi ve sıfır savaş deneyimi ile Başkomutan olup savaşı mı yönetecekti? M.Karabekir. yakışıksız. bild irinin yayımlandığı tarihi de biliyor!) Diğer birçok tarihi belgelerde olduğu gibi bunda da hilafet ve saltanata bağlılık açıkça belirtiliyor. İ. s.59-63. yakışıklı.Cebesoy.Kemal Paşadan aldığı siyasi telgraftı.Kemal.) _8 .F. Son Halife Abdülmecit Efendinin oğludur. Düşünüp taşınmadan yapılacak bir iş değildi. Şevki Subaşı gibi komutanlar. bu 23 yaşındaki operet askerinin emrine girecekler ve Ömer Faruk Efendi de onlara emir mi verecekti? Öylesine ölçüsüz. Milli Mücadele'nin başına geçmesi için Anadolu'ya yolladığını iddia ettiği Şehzade bu.479 Bu telgrafın tarihine dikkat edilirse.Kemal imzası ile bütün millete hitaben bir beyanname dağıtılmıştı.Şevket Efendi tarafından (Tercüman gazetesi yazarı Murat Sertoğlu'na) verilen ikinci belge de (birincisi sahte hatt-ı hümayundu. Yani henüz hiçbir zafer kazanılmış değildir. gerisi baş- de bi an tinmiştir. ikincisi M. Vahidettin'in Kurtuluş Savaşı'nın başına geçmek üzere Anadolu'ya gönderdiği iddia edilen Ömer Faruk Efendiyi tanıyalım. İşte Mısıroğlu'nun. Bu telgraf M.485 Kurmay Albay Asım Gündüz'den özel ders alıyor. Vahidettin'in. İsviçre'nin Territet kasabasında yaz tatili yapmaktadır. toy bir Şehzade. nasıl geçecekti acaba Milli Mücadele'nin başına? Hangi sıfatla? Meclis Başkanı mı olacaktı? Yaşı dolayısıyla milletvekili seçilmesine bile imkân yok ki Meclis Başkanı olabilsin. kestiremiyor. yalnız M. Türkiye dört bir yanından işgal altına alınırken. (59.Kemal'in Ö. gülünç bir iddia ki insan.Mücahitler.484 Piyade yüzbaşısı. 1898 doğumlu. Hatta TBMM'nde İkinci Grup adı ile anılarak muhafazakârlıklarıyla tanınmış bulunan muhalif mebusların ısrar ve sıkıştırması üzerine Meclis adına.486 Göğsü hiçbir hizmet karşılığı olmayan nişanlarla dolu.475 İzni veya muvafakati dışında gitmiş olsaydı.483 Vahidettin'in kızı Sabiha Sultanla bir yıldan beri evli. Avusturya'nın Trezyanum Askeri Kolejini bitirmiş. Öteki bilgilere gelince.482 Anadolu'ya geçtiği sırada 23 yaşında. Nurettin Paşa. 4 Şubatta bir çocukları olmuş." (S. A. dipnotta bu bildirinin metnini de veriyor! Öyleyse.480 Almanca ve Fransızca biliyor. Padişahın damadı ve hanedana mensup olan bir Şehzadenin476 Anadolu'ya gitmesi.478 Bunun sebebi de M. K. Fevzi Çakmak. Meclis açılalı da henüz dört gün olmuştur.481 Ama Türkçe tahsili ve edebiyatı zayıf. R.

Çünkü ilk bölümünü. 1.. teessürüm pek derin oldu. Bu telgraf bizzat TBMM Reisi M.. gerçeği ortaya çıkarmaktı? Tarih gibi ciddi bir bilim dalını bile mizaha dönüştürüyorlar. s. Anzavur serserisi ile Kuva-yı İnzibatiye tepelenmiş. O tarihe kadar. s. beni diledikleri yerde enterne etmelerini (göz altında tutmalarını) fakat İstanbul'a dönemeyeceğimi bildirerek. Tecrübesizdim.115) Kitabına neden 'Büyük Oyun' adını koyduğu anlaşılıyor. 'henüz hiçbir zafer kazanılmamışmış. Resimli Tarih Mecmuası'nın yazarı Mehmet Ataker'e. (Yalan Söyleyen Tarih Utansın. Vapur Sirkeci'de rıhtıma yanaştı. Hamdolsun. 23 Şubat 1920'de Ardahan ve Artvin geri alınmış. öğle yemeğini yedik. İstanbul'a döndüğüm zaman İngilizler tarafından yakalanacak. 28 Eylül 1920'de Sarıkamış'ı.H. Doğu Cephesi birlikleri. Mısıroğlu'na göre. bu açıklamanın baş kısmını almış ama sonunu o da vermiyor...tan başa atmasyon: 1. s. isyanlar bastırılmış. ancak vazife-yi vataniye ve askeriye için geldiğimi. Kroker Oteline hapsedilecek veya Malta'ya sürülecek. batıda da düzenli ordu kurulmuş. Gümrü Andlaşması imzalanmış. Birer birer gözümün önüne geliyordu.278) Oysa onun kitabının adı da pek iddialı: Yalan Söyleyen Tarih Utansın! Hani amaçları. O zaman 23 yaşında idim.1557)487 Hani Vahidettin yollamıştı? Olayın kahramanı tam tersini söylüyor! Vahidettin'in intikam alacağını düşünerek tir tir titriyor zavallı." (Resimli Tarih Mecmuası. sayı 30/ 1952. Sarayın bana karşı takınacağı tavır. 4. (Büyük Oyun. Ben bahçeye inmiştim. belki de öldürülecektim. 30 Ekim 1920'de Kars'ı.İnönü Sava- de bi an _8 . 1951 Ekim ayında.C.Ceylan da bilmektedir. Sakın o da İngiliz ajanı. İskenderiye'de.114. 2. Bunun üzerine derhal ikinci bir telgraf çekerek. Doğruca eşim Sabiha Sultanın evine gittim. bunu da muvafık görmedikleri takdirde doğru Avrupa'ya gönderilmeme müsaade edilmesini rica ettimse de cevap verilmedi. selam vererek bir telgraf uzattı.İnönü Savaşı. Mustafa Müftüoğlu. 10/11 Ocak 1921'de 1.C. Bir kanun neferi (inzibat) geldi.' 488 İtiraf edeyim ki bilgisizliğin bu derecesine ne dendiğini bilmiyorum. TBMM açılmış. İstanbul'a yaklaştıkça korku ve heyecandan titriyordum. ya da Kemalist.Kemal Paşadan geliyordu. "İstanbul'dan kayınpederi Vahidettin'den habersiz ayrılıp İnebolu'ya geldiğini" açıklamış ve açıklamasını da şöyle tamamlamıştır: "İnebolu'da eşraftan birinin evinde. Eşyalarımı bir hamala verdim. Derin bir sükût-u hayale uğramıştım. Şehzade Ömer Faruk Efendi. korkularım boşuna çıktı. Vahidettin'in intikam almaya kalkması. siyasi bir düşüncem olmadığını. Ömer Faruk'un İnebolu'ya geldiği sırada. 12 Kasım 1920'de Iğdır'ı kurtarmış. arzu ettikleri takdirde beni dosdoğru cepheye sevk etmel erini ve bunu da muvafık (uygun) görmedikleri takdirde. kaynak göstermeden aktarıyor ama yukarıda okuduğunuz son bölümü saklıyor. ya da gizli bir resmi tarihçi olmasın? Ömer Faruk'un bu açıklamasını H. 1 Nisan 1921 günü 2.

23 Nisan 1920'de açıldığını ilk okul çocukları bile bilir. saraya ne gözle bakıldığının şaşmaz delilidir. Meclis'in 23 Nisan 1921'de değil. onun gelişinden tam bir yıl önce ve Meclisin açılışından iki gün sonra. ne de bu bildirinin yayı mlanması için birilerinin baskı yapmasını gerektirecek bir durum. Müttefikler Ankara'yı da Londra Konferansı'na çağırmak zorunda kalmışlardır. ya da bildiği halde okuyucularını aldatmak için doğruyu yazmıyor. Veliaht Abdülmecit Efendi konusu Bazı yazarlar. yoksulluğa ve güçlüğe rağmen bir yıl içinde daha ne olsun? 3. Mısıroğlu ayrıca.Dönem Zabıt Ceridesi. beyannamenin metnini ve tarihini biliyor ve yayın tarihini." (Bu Vatanı Terk Edenler. geriye döndürülmüştü.50)491 de bi an _8 .. Mısıroğlu diyor ki: "Bu telgraf M. s.]" Bu da yeni bir Zati Sungurluk! Çünkü söz konusu TBMM beyannamesinin. Sovyetler Birliği ve Afganistan ile dostluk andlaşmaları yapılmış. Onca kösteklemeye. 1.Kısakürek: "Anadolu'ya geçmek isteyen Veliaht Abdülmecit Efendinin karşısına çıkardıkları engel." (Vahidüddin.Vakkasoğlu: "Anadolu'ya geçip Milli Mücadele'ye katılmak isteyen Şehzadelere490 bile Ankara hükümetince müsaade olunmamış. 50) 489 Mısıroğlu.Kemal imzası ile bütün millete hitaben bir beyanname (bildiri) dağıtılmıştı. Hatta TBMM'nde İkinci Grup adı ile anılarak muhafazakarlıklarıyla (tutuculuklarıyla) temayüz etmiş (tanınmış) bulunan muhalif mebusların ısrar ve sıkıştırması üzerine Meclis adına. Abdülmecit ve Ömer Faruk Efendiler. hatta geçtiğini fakat M. Ö. Meclis açılalı dört gün değil. bir yıl dört gün olmuştur! (369 gün!) Ya sahiden bilmiyor. milli hareket gelişmeye başlar başlamaz.C.şı kazanılmış. bizden değildir!" 11/1.Kemal'in buna da engel olduğunu yazıyorlar. Hazret-i Muhammet diyor ki: "Aldatan. bile bile bir yıl sonraya kaydırıyor. □ N. Sizce hangisi daha ayıp? 4. "Meclis açılalı dört gün olmuştur" diye yazıyor.Faruk İnebolu'ya geldiği gün. Ömer Faruk'un yaşını-başını düşünerek. (1. s. Bu davranışa ne ad verilir? Üstelik 25 Nisan 1920'de. M. 25 Nisan 1920'de yayımlanmıştır..F. s.. 146) □ V. Milli Mücadele'nin başına geçemeyeceğini dikkate alıp işi daha ciddileştirmek gereğini duyuyor ve Veliaht Abdülmecit Efendinin de Anadolu'ya geçmek istediğini. Ömer Faruk'un İnebolu'ya gelişi ile hiçbir ilgisi yok. Diğer birçok tarihi vesikalarda olduğu gibi bunda da hilafet ve saltanata bağlılık açıkça belirtiliyordu. ne 'İkinci Grup' vardır.Kemal hakkındaki şüph eleri kuvvetlendirmiş ve Sultan Vahidettin'i asla tatmin etmemişti.

gayet mühim bir mevzuu görüşmek üzere Anadolu'dan gelen bir zatla birlikte bu gece ne olursa olsun bizi görmek istediğ ini yazı ile bildirmişti. hiçbir şey değişmez. Ama öteki yazıcılar ne yapacaklar? Ömer Faruk'u da. Lakin benim de hilafetim ilan edilecek. Babam bunları okuyunca şaşırdı. Onları gizlice içeri aldık. nasıl gidebilirdi. dalkavuk. Bu yüzden üç ay kaybettim. ben giderim!' dedim. 'M.H.Kemal' İkinci mektup Hamdullah Suphi Beyden. Hepsi de aynı mealde (anlamda) idiler.) Oğlu.Kemal her şeyi yapacağımdan şüphe etmesin.Kemal'den geliyorum..Kemal tarafından çağrıldığını ve Abdülmecit Efendinin de bu davetten kaçarak Milli Mücadele'ye katılmadığını hep bir masal gibi de bi an _8 . bunu benden beklemesin!' dedi. para karşılığı gerçekleri örten resmi tarihçi' diye tahkir mi edecekler.' Yaver de aynı fikirdeydi. sayı 29 /Mayıs 1952.493 'Ben M.' dedim. ben ikilik yapamam..Kısakürek'in yanlışını düzeltmesine artık imkân yok.Reisi M. Oysa Abdülmecit Efendinin oğlu Ömer Faruk Efendi bile. [Babam] nihayet Yümnü Beye.496 N.Kemal tarafından "İstiklal mücadelesi yapan milletin başına geçmek üzere" davet edildiğini ama babasının kabul etmediğini işte böyle anlatıyor. Babam (Veliaht Abdülmecit) zarfı açtı. babası Abdülmecit'in. aynen Sultan Vahidettin olayında olduğu gibi. arka kapıdan gelmeleri için haber gönderdim. Yaver ilave etti: 'Siz gidiyorum deyiniz. Veliaht Abdülmecit olayında da olmuş ve Veliah-tın Anadolu'ya bizzat M. Kendi yaverim topçu binbaşısı Faik Bey. 'Kemalist. M. Fakat ben bunu tabiidir ki bilemezdim ama kararımı vermiştim.1. Gece saat üçte.' Babam hâlâ düşünüyordu. üçüncüsü ise (Roma Sefiri) Cami Beydendi. Fakat kızım Neslişah o sıralarda doğmak üzereydi.F.. babamın eski yaveri Yümnü (General Üresin) Beydi. 1499 dv.495 'O halde. Yümnü Bey. TBMM . 'sizi bir asker görmek istiyor' dediler." (Resimli Tarih Mecmuası. Oraya gelirdim. Kapı vuruldu. Vahdettin tahtında oturuyor. s. Anadolu'dan gelen zat. 'Bugün gidiyoruz derseniz her şey hazır. ailenizi ve saltanatınızı kurtarmış olursunuz. İçinden çıkan bir mektupta şunlar yazılıydı: 'İstiklal için mücadele eyleyen milletimizin başına geçmek üzere Anadolu'ya geçmeniz mütemennadır (diliyoruz) efendim. 'Muvaffak olduğunuz takdirde. gerçekleri kabullenip yanlışlarını mı düzeltecekler? Göreceğiz! □ H.Ceylan da şöyle yazıyor: "Yetmiş yıldır Türkiye'de tarih adına öğretilenler ise. Ona.Kemal'in babasını davet ettiğini fakat babasının daveti reddettiğini doğruluyor. buyrun: "Bir akşam Nişantaşında evimde oturuyorduk. M. Gitseniz iyi olur. Aşağıya indim.' dedi ve bir zarf uzattı. Tam vaktinde geldiler.492 Vakit gece yarısına geliyordu. Ailemi doğum esnasında yalnız bırakamayacağımı anladım. O esnada vaziyetler değişmiş. bize artık ihtiyaç kalmamıştı. anlayamıyordum.494 Memleket işgal altındaydı. yoksa tarihten ve tarihçilerden özür dileyerek. sizi Anadolu'ya geçirmek için bütün tertibat alınmıştır' dedi.. devrimbaz kalemşor. o kadar. 'Hiç tereddüt etmeyiniz. memleketinizi.

onayl amamak için direnmiştir. andlaşmanın Vahidettin tarafından onaylanması için ısrar etmişlerse de Vahidettin.498 2. Sevres Andlaşmasını onaylamaktan kaçınmış. s. ikinci sebep Mecit'tir..111) Oysa Vahidettin. Fakat Mecit'e itimat ve hörmetim vardı." (S.. andlaşmayı onaylamayı savsaklamıştır. tam tersine.Mücahitler.C/361) de bi an _8 .Yılmaz Altuğ. Vahidettin onaylasa bile bu işlem. (A." (Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a 'çok gizli' iş aretli yazı. sayı 32/ 1970) Başlangıçta Müttefikler. İkisinde de tersi anlatılıyor! 3. andlaşma yine proje olarak kalacaktı. Abdülmecit'in Milli Mücadele'ye katılmasını M.Dr. İşte bu vakadır ki o gün beni Osmanlı hanedanını bu milletin başından atmak lüzumuna kani etmişti. İngiliz Belgelerinde. Saraydan başka yerlerde yaşayamıyorlardı.C. 14 Ekim 1920. 2." (Büyük Oyun..Kemal'in bu teşebbüsleri özenle engellediğini görürüz." (Hayat ve Hatıratım. D. 1. Hatıralarım.Ceylan'ın söyledikleridir. Kadınlaşmış şeylerdi. H. s. Sevres Andlaşması 499 □ K.. hukuki bir değer taşımayacak. Gelip de millet için çalışır mı? Görüldü ki artık bu aileden hayır yok.H. M. Bunlar yalnız keyif ve rahat düşünüyorlar. olayın tanığı oğlundan dinledik. Abdülmecit Efendinin eski yaveri Yümnü Güresin (doğrusu: Üresin497) Paşanın hatıralarında bu konuyla ilgili anlatılan uzun bir hatırattan bile. Sevres. andlaşmayı.Kemal'in 'özenle engellediği' yolunda hiçbir ifade yok.C..Ferit'in de verdiği cesaretle.. 1. (Prof.Kemal'in Abdülmecit'i davet ettiğini..500 Bu bakımdan. H.anlatagelmişlerdir. Ama kendi de iş işten geçtikten sonra Anadolu'ya geldiğini itiraf ediyor.Gündüz. bu iddialarına dayanak olarak. Abdülmecit Efendinin ve oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendinin Milli Mücadele'ye kendi arzuları ile katılmak istediklerini ve fakat asıl M. BTTD. doğrudur. B. s. andlaşmaları onaylama yetkisi. Demek bu ailede bir fert bile kalmamış. "Milli Mücadele için zaman kazanmak" olduğunu ileri sürüyor. Yümni Üresin ve H.674 vd. Ayan ve Mebusan Meclislerinindir. Mısıroğlu bunun sebebinin. Bu ailenin mahvına birinci sebep Vahidettin. s.42) 5. s. s. Ertürk'ün anılarını göstermiş.42) Osmanlı anayasasının 7. Ankara'nın işine yarar diye "hemen onaylamak istemediğini" söylemiştir: "Sultan. Abdülmecit'in gelmeyi reddetmesine çok kızan Dr. Yani asıl masal.Mısıroğlu: "Sultan Vahidettin.maddesine göre. andlaşmanm hemen onaylanmasının. Bu hareketi beni kendisinden iğrendirdi. fakat Abdülmecit'in bu daveti k abul etmediğini.C. Anadolu'daki milliyetçi ateşi körükleyeceğini söyledi. 4.N.Şimşir. Yümnü Üresin'in anılarında da.57.Rıza Nur şöyle yazar: "Hanedanın tereddi etmiş (yoz/dejenere) bir aile olduğunu bilirdim.) 1. Zaten bir gece ambarda yolculuk yaptığı için yürüyemeyecek kadar hastalanan bu nazik delikanlıdan.Ertürk'ün anılarında da. cephede de yararlanılamayacağı açıktır. (Lozan.) 12. Ömer Faruk'un geri çevrildiği ise.

İngiliz ve Fransızlar.. s. Damat Ferit'in baskı yaptığını açıklamaktadır.C. meğerse M. 3.. Dış Politika.C.44) Mısıroğlu. s. s. Sevres Andlaşmasını.Şimşir.109. Paris'te imzalanmıştır.502 Sevres'e bütünüyle karşı koyan Ankara'nın silahla zorlanması yolunu seçecek ve bu amaçla Yunan Ordusunu kullanacaklardır.Mısıroğlu. mirasçılarının ifade ettiklerine göre. 2. andlaşmanın onaylanması için ısrar etmeyi durdururlar..504 M.R. B.Walder.C. yurda dönüşünü müteakip açıkça ifade edilmiş bulunduğu gibi.Ferit istifa eder.Sonyel.Ferit'in) baskısına rağmen onaylamaktan kesinlikle kaçındığı.) Sevres Andlaşması." (Lozan. s. Bu arada şartlar değişir: D.Mısıroğlu'nu d efalarca yalanladığını belgeleriyle göreceğiz. Damat Ferit hükümeti ile Saltanat Şûrasının kararı üzerine. İşittiklerim. Rıza Tevfik ve Reşat Halis Beyler tarafından 10 Ağustos 1920 günü. diyor ki: "Zat-ı Şahanenin bu andlaşmayı..1920'de. Reşit (Rey) Bey.." (K. bu iddiasını kanıtlamak amacıyla. bu andlaşmanın imza edilmesine karar ve oy verenler ile imza edenleri hain ilan eder (TBMM 1.XCVII vd.) İstanbul hükümetine baskı yapmak yerine.299503) □ "Sevres'in imzalanması.111 vd." (Gördüklerim. Anadolu Üzerindeki Göz. S.Belgeleri. s.Reşit Rey'in anılarına dayandırıyor. Yunanistan Küçük Asya'da. İttihatçı hükümet erkanının baskı ve ısrarına rağmen." (K.132) □ "Sultan Vahidettin. onaylamamakta ısrar etmiştir. yetkili bir tanık olarak Sultan Vahidettin'in Sevres Andlaşmasını imza etmemek için hükümete rağmen direndiğini belirtmiştir. s. M.110) İstanbul yönetimi. D. s. kuşkusuzdur. K.Mücahitler.117.Kemal Paşa ile yapılan muhabere (haberleşme) ve sağlanan mutabakat (uyuşma) üzerine gerçekleşmiştir.L Smith.Kemal Paşa ile aralarında geçen yazışmaları ispatlayan birkaç mektup da adı geçen eserde yer almış bulunmaktadır. s. Dahiliye Nazırı A. Sevres'i imza eden heyetten Filozof Rıza Tevfik tarafından. İng. halen ellerinde bulunan 'Edebi ve Siyasi Hatıralarım' adlı basılmamış eserde de geniş olarak anlatılmakta ve bu hususta M. Hadi Paşa. M. 1.501 (Jeschke. s. (General Stratigos. s..Reşit Rey anılarında.238 vd. Lozan.Mısıroğlu.204-206.333507). bakınız ne hoş masallar anlatıyor: □ "Milli Mücadele için zaman kazanmak bakımından zaruri olan bu hareketin.C. Sevr Entrikaları.. Nazırların değil. s. özellikle Fransa'nın karşı olduğu Konstantin tahtına döner. Çanakkale Olayı.Vahidettin'in daha sonraki davranış ve açıklamalarının da.107. İngiliz Belgelerinde.N.Kemal ile uyuşarak i mzalamış! Mısıroğlu.C.s.C. Sadrazamın (D. 1. İttihatçı Nazırların (!) baskı yaptığı iddiasını. 1.Kemal Paşanın muvafakatiyle (uygun görmesiyle) gerçekleştiği..Dönem ZC. de bi an _8 . Ankara'nın kabul etmeyeceği bir andlaşmanın onaylanmasının bir anlamı olmayacağı da iyice anlaşılmıştır. Yunanistan'da da seçimi kaybeden Venizelos iktidardan düşer. 2.506 TBMM ise. Oysa A. Ankara İstiklal Mahkemesi de 7 Ekim 1920'de. S.Helmreich.8. P. 19. anılarında.C.505 Vahidettin'in rızası olmadan imzalanamayacağı da tartışılmaz bir gerçektir.

Sevres Andlaşmasını bütünüyle geçersiz kılan. 'Biraz da Ben Konuşayım' adını taşıyan kitabın 27-29. Çünkü Lozan Andlaşmasına kadar bütün siyasi ilişki ve görüşmelerde.204-205) ama yok saymamışlardır.511 2.510 Hatta Ankara'da TürkFransız görüşmeleri başladığı zaman (13 Haziran 1921) F.Cemil Paşanın (Topuzlu) anıları yayımlandı. M. örnek metin niteliğini koruyacaktır. s.Aybars.147) □ "Sevres Andlaşmasını [onaylamayarak] Vahidettin geçersiz kılmıştır. Pişman filan da değil. kafası kadar dağınık anıları ile bazı mektupları derlenerek. böyle bir iddiada bulunmuyor. Belgeleri.Kemal'i sorumlu tutacak. sadece bazı maddelerinin yumuşatılması ya da değiştirilmesi düşünülmüştür.Ferit Paşa ile Hadi Paşa. Rıza Tevfik. Sevres Andlaşması ile ilgili. 110-139. s. o tarihlerdeki doğal afetle rden bile M. 142-143. Sevres Andlaşmasının bir olgu olduğunu ileri sürecektir.. Neredeyse. Vahidettin bile son beyannamesinde. S. Doğrular: 1. 88-94. hararetle Sevres'in imzalanması gerektiğini savunuyor!508 Başka bir hatıratı olmadığını da ideal ve sürgün arkadaşı R.H. s.C." (K. 64-77. 1. Sevres'in imzalanması sorumluluğunu bile.Bouillon bile. Fakat Mısıroğlu'nun iddiasını doğrulayan bir tek kelime bile yok. (Bir Ömür Boyunca.Mücahitler. telif hakkı tamamen Mısıroğlu'na ait bir masal! O kabinenin üyesi olan Reşit Rey ile Dr. gerekse 22 Mart 1922 günlü barış teklifinde. (E.Mısıroğlu.Kemal'in.83. Sevres esas alınmış. uygulanmaya başlanmıştır. Gerek Londra Konferasında (Şubat 1921). Sevres Andlaşmasının imzalanmasını uygun gördüğü ve bu konuda yazışmalar yapıldığı. 251) Ama K. Osmanlı Ayan ve Mebusan Meclisleri toplanamadıkları için onaylanmamış. Sevres Andlaşması. İng. böyle bir şeyin sözünü bile etmiyorlar. sayfaları. s. bu yüzden de kesinleşmeyerek proje halinde kalmıştır. 1993 yılında kitap olarak yayımlandı. imza koyan öteki devletler de onaylamamış.Mısıroğlu. 3. Sevres Andlaşmasını.Karay açıklamıştır. tarihi hiçe sayarak. birtakım uydurma sebepler ileri sürerek. M. Rıza Tevfik ve Reşat Halis Beyler hakkında idam cezası verir. Rıza Tevfik'in 1948 yılında Yeni Sabah gazetesinde tefrika edilen. (Jeschke. TBMM Ordusunun kesin zaferi ve Lozan Andlaşmasıdır!512 de bi an _8 . İşin tuhafı.Kemal'in üzerine yıkmaya yelteniyor.42) Doğrular: 1. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi bir açıklama yapmamıştır! 2.509 Yürürlüğe girmediği halde bazı maddeleri.

Reşit Paşa]. kendisini Halifelik makamında desteklemeye niyeti olup olmadığını' öğrenmek istemiş ve bu meseleye çok büyük önem verdiğini belirtmiş ve. Britanya subaylarının idareye yardımda bulunmalarını rica etti. İngiltere tarafından idare edilmekliğimizdir' dedi. s.4. İstanbul Hükümetleri.. kabinedeki arkadaşlarım.. Müttefiklerin desteğine güvenip güvenemeyeceğini' sormuş.8) 1919: • Y. The Daily Mail muhabiri G.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'in.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'in 30 Aralık 1918 günlü raporu: "Hariciye Nazırı [M.. İng. şimdi bütün ümidini İngiltere'ye bağladığını' İngilizlerin istediği her bir kişinin tutuklanıp cezalandırılmasını sağlamaya hazır olduğunu' söylemiş. S.Graham'a gönderdiği 19 Ocak 1919 günlü mektuptan: "Görünürde memleketi işgal etmed iğimiz halde. zindanlarına girerek Rum ve Ermeni tutukluları. 'kendim. Vahidettin. 517 Demiryollarını sıkıca murakabemizde bulunduruyoruz ve istediğimiz her şeyi müsadere ediyo- de bi an _8 .516 Jeschke." (Jeschke.Hükümetleri.Belgeleri. İng. barışın beklenilmesi halinde geç kalınmış olacağını söyledi. s...4) • Karadeniz Ordusu Başkomutanı General Milne'in 16 Aralık 1918 günlü raporu: "Padişah. İng.Belgeleri. İng.Komiser Calthorpe'un İngiltere Dışişleri Bakanına yolladığı 10 Ocak 1919 günlü mektubun özeti: "Padişahla uzun bir görüşme yapan bir İngiliz şahsiyetinin515 verdiği bilgiye göre. mektubun orijinali: s.Belgeleri. ilgili belge: 371/ 4172-13592.. basınlarını denetliyor. Dışişleri Bakanlığından R.. kalbimi yaralamıştır. şimdi valileri tayin ediyor veya görevlerinden uzaklaştırıyoruz.261 ve 274) • Y. 'daima İngiliz dostu olduğunu. polisleri yönetiyor. 4)513 • İngiliz Yüksek Komiseri (Büyükelçisi) Amiral Calthorpe'un 4 Aralık 1918 günlü raporu: "Sultan.Akşin. Britanya'ya tam bir sempati besliyor. İngiliz hükümetinin. s.s. Türkiye'nin idaresini mümkün olduğu kadar çabuk ele alması için Britanya Hükümetinden istirhamda bulundu. İst. öteki belge ve bilgilerin başlıcalarını. s. Padişah. s. Sami Beyi514 Ordu Karargâhına göndererek. Ermenilerin öldürülmeleri. İng.Ward Pri -ce'a şöyle der: "İngiliz milletine kuvvetli sevgi ve hayranlık duygularımı. işledikleri suçlara aldırmaksızın serbest bırakıyoruz.4. Sultan ve geniş bir halk kitlesi adına katiyet ve ciddiyetle temin ederim ki umumun arzusu. Adalet çok geçmeden yerini bulacaktır.145-147. bilgiler ve notlar Bazı belge ve bilgilere gerektikçe yer verilmişti." (Jeschke. tarih sırasına göre aktarıyorum." (Jeschke. 'şiddetle harekete geçtiği takdirde bir ihtilal çıkarsa.144) • Y. Damat Ferit ve İstanbul hükümetleri ile ilgili belgeler. babam Sultan Abdülmecit'ten miras aldım.Akşin." (S.Belgeleri. İngiliz Yüksek Komiserliğinden gelecek herhangi bir işarete göre davranmaya hazır olduğunu' bildirmiş. 1918: • Vahidettin.13." (Jeschke. s. Britanya memurlarının kontrol maksadıyla memleket dahiline gönderilmesini ve.Belgeleri. 24 Kasım 1918'de. Şimdi.

Halife elimiz altında bulundukça.s.Akşin. İstanbul Hükümetleri.229) • Damat Ferit.Akşin. S. Beyrut eski Valisi Halil Paşa ise 6 Mart 1919'da İngiltere'nin İstanbul eski elçisi Mallet'yi ziyaret ederek. 28 Şubat 1919'da Paris'te Lord Harding'i. Amiral aynı günlü raporunda bu görüşme hakkında şunları bildiriyor: ". ilgili belge: FO 4164-19127) • Amiral Calthorpe'un 19 Ocak 1919 günlü yazısı: "Padişah. Ermenistan. "Babası Abdülmecit'in onu [Vahidettin'i] İngiliz devletine ve İngilizlere dostluk duyguları ile yetiştirdiğini. Y..Ferit. s..230) • 15 Mart 1919. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral de Ro-beck'i ziyaret ederek. s." (S. Yetki 5 Şubat 1919'da verilecektir. (S.Akşin.229) • Amiral Webb'in 11 Mart 1919 günlü yazısı: "D..Akşin. İslam dünyası üzerinde ek bir denetleme aracına sahibiz. düşünülmesi mümkün olan en İngiliz yanlısı kabinedir. Moniteur Oriental gazetesine demeci: "İttihat ve Terakki 800. özet olarak. s. İstanbul Hükümetleri.518 Calthorpe. s.. böyle bir durumda İngilizlerin tutumunun ne olacağını bir daha öğrenmek ister. Dahiliye Nazırı Artin Cemal'in.. İstanbul Hükümetleri. İngiltere Devletine mutlak bir teslimiyetle bağlamak olduğunu" söyler ve Sultanla birlikte hazırladığını belirttiği gizli bir proje verir. 167)520 • D. 1.ruz.000 Ermeniyi öldürttü. henüz sadrazamlığa getirmediği Damat Ferit'i.9." (S. belgeleri. İngiltere.Akşin. İstanbul Hükümetleri." (S. de bi an _8 .s. s.Komiserliğine gönderir ve tutuklamalar dolayısıyla gösterilebilecek tepkilerden çekindiğini bildirerek. [Doğu Anadolu'dan verilecek topraklarla]523 bağımsız veya özerk bir Ermeni cumhuriyeti haline getirilecektir. Dış Politika.. İstanbul Hükümetleri. İngiltere Türkiye'nin dışa karşı bağımsızlığını korumak ve iç asayişi sağlamak için gerekli gördüğü yerleri 15 yıl süreyle işgal edecektir.150.Reşit (Rey) Bey. şöyledir: "1.Sonyel. 9 Mart 1919'da da Amiral Webb'i ziyaret eder. Padişaha bu güvenceyi vermek için Londra'dan yetki talep eder.Akşin.R. (S. ilgili belge: 371/4172-13694)519 • Dahiliye Nazırı A..eder." (Jeschke. s. 5 Mart 1919'da. İstedikleri herhangi bir kimseyi tutuklamaya hazır olduğunu" bildirir. Politikamız süngünün keskin ucuna dayanıyor." (Aktaran S. 3. kısacası güvence talep. İng."Bütün umudunun Allah'ta ve İngiltere'de olduğunu.. Osmanlı Nezaretlerinde (bakanlıklarında) gerekli görülen yerlere İngiliz Müsteşarlar tayin edilmesini kabul edecektir. İstanbul Hükümetleri..44.198) 521 • Damat Ferit.Ferit kabinesi. (S.. Türkiye'de yerleşmemiz için pek arzulu. İngiltere'nin Osmanlı Devleti'ni himayesine alması için görüşmelerde bulunurlar. Bildiğiniz gibi Padişah bizi buraya yerleştirmek istiyor. İngiliz Y. 21 Ocak 1919'da. Osmanlı Devletini bir İngiliz sömürgesi yapmayı amaçlayan bu projenin başlıca hükümleri.Akşin.C.522 bugün takip ettiği gayenin Osmanlı Hükümetini. s.Kendisinin ve Padişah efendisinin ümitlerinin Allah'tan sonra İngiltere Krallık Hükümetinde toplandığını beyan etti ve bunun Londra'ya bildirilmesini istedi.. İstanbul Hükümetleri.. 168) • Vahidettin.Komiserlik danışmanlarından Hohler'e. 2. 30 Mart 1919'da.

s.371. 8 Eylül 1919'da Amiral Webb'e bir daha açacaktır: Jeschke. ilgili belge: FO 371/4156. Br. s. İng. "Türkçenin -dolayısıyla Türkiye'nin. Paris'te Barış Konseyi önünde muhtırasını okur. s. s. İng. aynı raporunda şöyle demektedir: "Padişahın yalnız kendi kişisel güvenliğini düşündüğü. S. Calthorpe da. İngiliz askeri ATASEsine. "Delegeler heyetindeki meslekdaşlarına bile ifşa edilemeyecek bazı hususların [İngilizlere] bildirilmesine aracılık etmek üzere bir İngiliz memur tutup tutamayacağını" sorduğunu Londra'ya rapor eder. ilgili belge: FO 371/4229-92736) Calthorpe.XXIII/11) • D. İng. s. s.Şimşir. İstanbul Hükümetleri.. R.. (S. s. İngiliz Belgelerinde. İstanbul Hükümetleri.Akşin... İstanbul Hükümetleri.Belgeleri."524 (Amiral de Robeck'in 3 Nisan günlü raporuna dayanarak.5 ve 38 ve S."(Jeschke. devlet merkezinde ve illerde.Belgeleri.5.N. Belgelerinde. s. s. ilgili belge: FO 371/4229-83495) • Amiral Calthörpe'un 6 Haziran 1919 günlü raporuna göre. dipnot 13)525 • Y. 15 Temmuz 1919'da The Morning Post gazetesi muhabirine der ki: "Ben daima İngiltere'ye hayranlık besledim ve daima İngiltere'ye dost bir siyasetin destekleyicisi oldum.Ferit bu konuyu. 10) • 6 Mayıs 1919'da Sait Molla.Mümtaz Paşa ve saray mabeyncilerinden de bi an _8 .Sonyel.526) • Vahidettin. 1.C. Türkiye'de çok büyük tepkilere yol açacaktır. D.C. Jeschke.Kemal'i geri çağırdıkları için" General Deedes'e teşekkür eder. Dış Politika.Şimşir.. Amiral Calthorpe'u 3 Haziran 1919'da ziyaret eder ve "Yokluğu sırasında Padişahın kişisel güvenliği bakımından kaygılı olduğunu" söyler.R. s.Komiser Amiral Calthorpe.C.571. 5. H.Ferit'in Paris'e gitmeden önce (29 Mayıs 1919) kendisinden. 6.50. saltanat ve hilafetin İngilizler elinde bulunduğunu gören Mısır ve Hindistan Müslümanlarının da İngiltere'ye dost olmanın gereğine inanacaklarını" söyler. s. (B. İstanbul Hükümetleri.Ferit. (S.N." (Jeschke. s.270 vd.Akşin.398. 409. İngiltere. "İngiltere ile gizli bir anlaşmaya varılarak.238) • D. D. s.5) • 1919 Temmuz ortalarında. Hayatı ve Eseri.. Şeyhülislam M. Bu muhtırada. Belediye ve parlamento seçimleri.4. s.Komiser Amiral Calthorpe'un 5 Nisan 1919 günlü raporunda Damat Ferit için şöyle yazıyor: "Şahsına iyice güveneceğimiz bir kimse.1. İngiltere. İngiliz konsoloslarının kontrolleri altında yapılacaktır.Ferit. "İngiltere Osmanlı Devletinin yönetimine el koyarsa.Sabri Efendi.Belgeleri.233.Belgeleri. Tevfik Paşa da.9) • Y. 15 yıl müddetle Valinin Müşaviri olarak görev göreceklerdir. s. İng. her ile bir Başkonsolos tayin edecek ve bunlar. "M. (S.. İng.Akşin.Akşin. (Jeschke.Belgeleri." (B.IV. İstanbul Hükümetleri. bu ricasını göz önünde tutacağını" bildirir. İng.Bayur. "İsteğine uygun olarak Yıldız Sarayına yakın kışlalara İngiliz askerleri yerleştirilmiş bulunduğunu. maliyeyi sıkı bir kontrole tabi tutmak hakkına sahip olacaktır. Osmanlı Devletinin kalan ülkesinin birliğinin ve İngiltere'ye bağlılığının sağlanmasını" ister. (S..754. 17 Haziran 1919'da.XII/6) • 8 Haziran 1919.güney sınırının Toroslar olduğunu" ileri sürer. 1.Akşin. bu ifade.

. nişanları geri alınır ve fahri yaverliği kaldırılır. D. İngiltere'nin Suriye ve Elcezire (Kuzey Mezopotamya) üzerindeki egemenliğini.572 vd.Ferit. İngiltere ile Osmanlı Devleti arasında. 8 Ağustos 1919'da. Kuva-yı Milliye'nin dağıtılması için emir verir.TKS Kronolojisi I.XXXIII/48." (S. "İngiliz himayesi isteyen bir muhtıra" verirler. s.Akşin.407) • 22 Temmuz 1919'da İngiliz ve Fransız Y.Komiseri.Komiserliğinden Hohler'e. Dış Politika. (Jeschke. İngiliz Belgelerinde. s. İngiliz Y. İstanbul Hükümetleri.XXXIX/69) • D. 555) • 30 Temmuz 1919'da D. Y.Akşin.XXXVIII/66) • 5 Ağustos 1919.509. İstanbul Hükümetleri. İngiltere'nin denetimi altında olacak. s." (B. s. İngiltere..C.Ferit. maddedeki esasları genişletip genelleştirecek gizli bir anlaşma yapacak. Milliyetçi akımları önlemek ve yönetimi korumak için İngiltere bir zabıta kuvveti örgütleyecek.69) • 12 Eylül 1919'da. Dahiliye Nezareti kanalıyla bütün illere. 1. (S.Komiserleri şu karara varırlar: "Padişahın desteklenmesi ve her çeşit ihtilale karşı konulması. 6. s. İttihatçıların büyük paralarla (!) körükleyip yönettikleri ve savaş sırasında subay olmuş gençlerin yürüttüğü bir harekettir. (Ş. s.C. (S.XLI/73) • D. İstanbul Hükümetleri.C. anlaşma gayr-i resmi nitelikte olup İngiltere.N. 3...R. İngiliz Belgelerinde. 4. 1. Şimşir. 2.N.. İngiliz Belgelerinde. Mısır ve Kıbrıs üzerindeki bütün haklarından vazgeçecek. Amiral Calthorpe'den Lord Curzon'a: "Bugünkü Osmanlı hükümetinin desteklenmesine karar verildiği.Şimşir.Ferit hükümetinin 9 Ağustos 1919 günlü kararıyla.C.N.Ferit) galip devletler bakımından makbul fakat pek zayıf olduğu. 7.Ferit ile üç İngiliz temsilcisi arasında.N.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'ten Lord Curzon'a: "Bugünkü hükümetin (D.Ferit Hükümeti. M. Müslümanların bulunduğu İngiliz sömürgelerinde. İn- de bi Emin Bey.)527 • D.Akşin. Türkiye. gerekirse fiili olarak sağlamasına yardımcı olacak ve hilafet gücünü.. S. 1. Bu. Boğazlar ve İstanbul. ilgili belge: FO 371/5117-E 260/83/44) ABD Y. Türkiye.Şimşir.488 vd..56528) • 9 Ağustos 1919. 5.Akşin." (B. (B. 1.1."Yalnız Allah'a ve İngiltere'ye güvendiğini" tekrarlar.C. 4 Eylül 1919'da.Şimşir. s.Sonyel. s. İngiltere'den yana kullanacak.." (B. İstanbul Hükümetleri. s. Temps gazetesi muhabiri Psalty'ye şöyle der:"Milliyetçi hareket.. s. 26 Ağustos'ta. İngiliz Belgelerinde. Vahidettin'in talimatı ile İsviçre'deki İngiliz Elçisine de. Maddeleri [özet]: an _8 .484. 1. İngiliz hükümeti ile 4. Barış koşullarına dönüldükten sonra Padişah. ayrıca S.. Türkiye bağımsız bir Kürdistan'ın kurulmasına karşı çıkmayacak. s. Osmanlı-İngiliz gizli anlaşması imzalanır.Akşin. Osmanlı delegelerinin bu esaslara uygun taleplerini desteklemeyi kabul eder.Kemal askerlikten çıkarılır. 8. İstanbul Hükümetleri. Türkiye'nin bütünlüğünü ve bağımsızlığını tanıyacak.

ancak bir Amerikan gazetesinde yayımlanmasının daha tesirli olacağını düşündüğünden.LVIII/133) • İngiliz Y. D...Kemal şöyle yazıyor: "Doğrulanması ve kanıtlanması için aslının ele geçmesine çalışılmaktadır. 9 Aralık 1919'da. B.Şimşir." (B. hükümet değişikliğinin arzu edilmeyeceği.Baytok. İngiliz otoritelerinden. s.Komiserliğinden Hohler'in hazırladığı muhtıra: "Osmanlı hanedanının artık tükenmiş göründüğü.C. 1." (24 Aralık 1919'da Dışişlerinin cevabı: "İyi yaptınız!" Robeck devam ediyor:) "Sultan kendisini bize teslim etti." (E. s.) • 15 Aralık 1919. s. İstanbul Hükümetleri. sayı 135/1970 Temmuz)530 • D. M.Şimşir. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı.578. Kürtlere özerklik vereceği vaadinde bulundu. reddettim. İngiliz kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. s.Ulubelen."milli hareketi ezmek için ya bir Türk kuvvetinin gönderilmesine izin verilmesini ya da Müttefiklerin stratejik noktaları işgal etmelerini " önerir.s." (B. [S. (1919 İngilizOsmanlı Gizli Antlaşması. KSGünlüğü. anlaşmanın varlığını kuşku ile karşılamaktadır. T." (T.Smith'e söyledikleri: "Sadrazam Ferit Paşa. 13 Eylül 1919'da.. Belleten. Çünkü tek dayanağı İngiltere hükümetidir. de bi an _8 . s.Ferit).Sonyel. s. anlaşmanın doğru olduğunu kabul ediyor.J." (Hayatı ve Eseri.Ferit. s. ilgili belge: FO 371/4158-129060.giltere-İran arasındakine benzer bir anlaşma imzalanacağına dair yaygın söylent iler olduğunu bildirmiştir. İngiliz Belgelerinde.LVH/132) • Amiral Webb'in 8 Ekim 1919 günlü raporu: "Eski Sadrazam (D.Komiser de Robeck'i ziyaret ederek. 1. dipnot) Ele geçirilen anlaşma suretini M. bu belgeyi kendisinin elde etmiş olduğunu.1.C. 'sayıları 500'ü geçmeyen bir avuç subay tarafından başlatıldığını' söyler.I.571. s.Ferit'in yaveri Kemal Bey'in.Ferit. onu anılan gazeteye verdiğini bizlere söylemiştir ve olayın kesin olarak doğruluğu üzerinde direnmiştir. 12 Aralıkta K. s.Sonyel.Bouillon. (S..LXVIII/185) • Seyid Abdülkadir. 530) • D. s. Şimşir.205) Birçok Türk ve yabancı yazar.C. İngiliz Belgelerinde.Komiserliğinden Hohler'e şu bilgiyi verir: "Damat Ferit bana. Padişahın tahtından indirileceğinden kaygı duyduğunu söyledi. "529 Anlaşma metni 22 Ocak 1920'de The New York Herald Tribune gazetesinde yayımlanır.N. 1.198.80. 1. 30 Eylül 1919'da.N. Dış Politika. eğer [yeniden] Sadrazam olursa. İngiliz Belgelerinde. TKS Kronolojisi I.Akşin. yeni Y.201. H. s." (Jeschke.32 vd. s. İngiliz Y.Baytok.Şimşir.XLVII/102] • Amiral de Robeck'in 19 Eylül 1919 günlü raporu: "Şimdiki Osmanlı hükümetinin desteklenmesi.141).N.N.XLIX/107) • 30 Eylül 1919'da. Yalnız S.39.Akşin.. İstanbul Hükümetleri.N.Ulubelen.. s.. İngiliz ATASEmiliteri Yb. kuvvet kullanarak milliyetçileri durdurmalarını istedi.. 356.437-449.Şimşir.C.. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Sultan. Milli hareketin önemini kavrayamamaktadır.Bayur şöyle yazıyor: "F. aynı görüşmede milli hareketin.Karabekir'e teller.Kemal. (S. s.C. İngiliz Belgelerinde." (B. belge no. E." (B..C.. İngilizlerin her isteğini kabul edebilecek kadar zayıftır.R. 1. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Geçende Sultan benimle görüşmek istedi. İngiliz Belgelerinde.R.

N. Amiral de Robeck'i ziyaret eder." (B. 2. de bi an _8 .99) • D. s.N. İngiliz Belgelerinde.Şimşir. Y. s. s. s. Anadolu asilerini bastırmak için 10.C." (E Ulubelen. s." (B.C.. O gün söylediklerinden bazı bölümler: "Milliyetçiler yalnız Türk hükümetinin değil..N. İngiliz Belgelerinde...250) 1920: • 25 Mart 1920 günlü İngiliz askeri istihbarat raporu: "İstanbul'da milliyetçi liderlerin tevkiflerinin Padişahı rahatlattığı..278) • 10 Haziran 1920.C.Şimşir.XLVI/117531) • 30 Mayıs 1920.. s. s. s. s. s.Şimşir.. İngiliz Y.C. istikbaldeki Türk devleti için İngiliz himayesi istedi ve yeni Prensin (yeni veliahtın) tamamen İngiliz dostu olarak yetiştirileceğini söyledi.Komiserini ziyarete ederek. İngiliz istihbarat raporu: "İstanbul hükümetinin.. İngiliz Belgelerinde.. çok faydalı olabilir. Dış Politika. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Milliyetçilere karşı kuvvet kutlamasında İstanbul hükümetinin desteklenmesinin uygun olduğu..N. 2. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "İngiliz Yüksek Komiserliğinin. Albay Lawrens'in demeci: "Türkiye'deki tek müttefikimiz. İngiliz Belgelerinde.XXXVI/81) • 27 Mayıs 1920...Komiser V..80.XXI/3) • 11 Nisan 1920.Şimşir. İngiltere'nin idaresine vermek suretiyle bu memleketi adil bir barışa ve sükûna kavuşturmak isteğinde ısrar ederler. KS Günlüğü.C..N.. İng..Ferit.C..Ferit'in. milliyetçilere karşı kuvvetlerin silahlandırılmasına müsaade edeceği. Şimşir. Bandırma'da bir anlaşma imzaladığı.N.11) • 15 Temmuz 1920.Belgeleri.C.C. gönderileceği.Şimşir.Sonyel. "Türkiye'yi..' (B. İngiliz Belgelerinde.C.. Sultandır." (E. Türk köylüsü..67) • 6 Haziran 1920. İngiliz istihbarat raporu: "Yunan Başkomutanı ile Anzavur'un adamlarından] Şah İsmail'in. 2.Ulubelen.2. Anadolu halkını [milliyetçilere karşı] ayaklandırma konusunda bir komite kurduğu. Barış andlaşmasından şikâyet eden Sadrazama. hatta Sivas'a kadar gitmeleri emredilse.XXXIV/65 vd. anlaşılan Veliaht Abdülmecit'i gözden çıkarmışlar: S...) • 30 Nisan 1920." (The Sunday Times.262.. belge no.Ferit] hükümetini tamamen destekleyecekleri. Eğer Yunanlılara Ankara'ya. Galip devletlerin [D.Şimşir." (B. İngiliz Belgelerinde..Amiral Webb'ten Lord Curzon'a: "Anzavur'a ulaştırılmak üzere Karabiga'ya cephane vs. İngiliz Belgelerinde. yapılacak bir barış teklifini kabule hazırdır.C.Ferit." (Jeschke.N... 2.XXXI/44) • 23 Nisan 1920.." (B. 3..000 kişilik bir kuvvet kurup silahlandırmak istediği.. 2. Amiral de Robeck'ten Curzon'a: "Damat Ferit yerinde kalabilirse..Ferit'in Nazırları Reşit Rey ve Cemil (Topuzlu) Paşa. 2. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Sadrazam D.." (B. nereden gelirse gelsin.LXIX/226) • 16 Temmuz 1920 günü D. aynı zamanda İngiltere'nin de düşmanıdır.. s.... s. s. antlaşmanın çok sert olacağının mütarekeden beri söylendiğini hatırlattığı.R.XXVII/29) • 20 Nisan 1920. ilerleyişleri askeri bir yürüyüş niteliğinde olur. 2. 2.. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D.. 23 Haziran 1920'de." (B.

85. 2. Osmanlı Genelkurmayı'nın Anadolu hareketini bastırmak için planlar hazırladığı. 124) • Y." (S.' " (E." (Jeschke. s.Ferit'in.Şimşir. 2. B. de bi an _8 .85) • Veliaht Abdülmecit. dedi ki: 'Kürt liderleri M. cahilce ve canavarcadır.Kemal'den nefret ediyorsunuz..Kemal'i sevmezler.) • D. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D.C. 142) • 23 Eylül 1920. A. s. 2. çünkü o sizin yaptığınız anlaşmayı (Sevres'i) kabul etmiyor. S. İngiliz Belgelerinde. ancak Sevres Andlaşmasının Osmanlı temsilcileri tarafından imzalanmasından sonra 21 Ağustos 1920 günü ziyaret etmişlerdir. çünkü o bolşevikliği getirmek istiyor.Sonyel.264. O güne kadar ilişkiler. 2.LXX/233) • 1 Ağustos 1920. çünkü antlaşmayı (Sevres'i) yalnız imzalamakla yetinmeyip onaylanmasını da sağlayacak. B. İng. s.C. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı.Sonyel...Şimşir. Dış Politika. D. 2.Baytok..Ferit bana geldi.. Belgeleri.R.533 Türkiye.Baytok.Ulubelen.Erzurum'a kadar hiçbir direnme ile karşılaşmazlar.LXXXVI/314) • 24 Eylül 1920... Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Sadrazamın 15000 kişilik ordu kurmasına İngiltere'nin bir itirazı olmadığı.. İngiliz Belgelerinde. asker taşımak için gemi. Geleneksel İngiliz dostluğunu da çiğnemişlerdi. O halde Kürtleri.R.Kemal'e karşı birlikte kullanalım. mesut geleceklerin ışıklı bir başlangıcı olarak kabul ettiğini söyledi. yabancı subaylar ve 25 milyon borç istediği.. milli hareketi bastırmak için 15. çıkarlarımız açısından iyi olacak.C.LXVIII/222) • 28 Temmuz 1920.N.000 kişilik jandarma kuvveti kurmak için izin... s.. TKS Kronolojisi I. 8 Ağustos 1920'de.. gizlice Yunan Başbakanı Venizelos'la da ilişki kurmaya çalışır.Ferit Paşanın İngiliz Y. s. belge no.N. M..LXXXVII/314) • 23 Eylül 1920.532 İngiltere'nin." (Jeschke. s. Macera düşkünü bir avuç insan tarafından memleketin felakete sürüklendiğini acı bir dille tenkit etti.C.Şimşir.Ryan'a şu açıklamayı yapar: "Anadolu'daki hareket haince.R.C. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. İngiliz Belgelerinde." (B. s. o günkü görüşme hakkındaki raporundan bazı parçalar: "Sultan.Ferit.Komiser de Robeck'in 11 Eylül 1920 günlü raporuna. Sevres Andlaşmasının imzalanmasına taraftar bulunmaktadır. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D.C.123. Dış Politika. s. İngiliz Belgelerinde. S...56) • Y. Lord Curzon'un düştüğü not: "D. İki aydır hazırlanmakta olan askeri projenin uygulanabilmesi için kırk bin kişilik bir ordu kurulması gerektiği. içinde bulunduğu ânı. Amiral de Robeck'in.. s.. s.Şimşir. Amiral de Robeck'ten Lord Curson'a: "D. Türkiye'de düzenin yeniden sağlanmasına yardımcı olmayı kabul etmesi şartı ile Padişahtan aşağıya doğru herkes." (B.C.N.Komiserine yazdığı mektuptan: "Osmanlı hükümetinin Sevres andlaşmasmı imzalamakla yüklendiği görevleri yerine getireceği. 2. 2. aracılar yardımıyla yürütülüyordu. 103.N. cesaretlendirmeliyiz.." (T. güvenebileceğimiz tek sadrazamdır.s.Komiserler.Sonyel. Vahidettin'i. İngiliz Belgelerinde.Şimşir..Ferit'i.. (9 ve 30 Eylül 1920 günlü İngiliz istihbarat raporlarına dayanarak." (B....LXXXVIII/317 vd." (T.000 kişilik asker ve 25. Bu yardım İngiltere'nin desteği şeklinde olmalıydı. yaşayabilmek için bir dostun yardımına muhtaçtı. Siz M.Ferit bir süre işbaşında kalırsa. s..N.

Dışpolitika.535 Yakında yayımlayacağını açıklıyor.Şimşir. İngiliz Belgelerinde. anılardan bazı bölümler aktarmış. bir kısmını da eski Başyaver Avni Paşaya dikte ettirmiş. 2. Bardakçı'nın.. anılarının bütününde de. 20 Ekim 1920'den sonraki dönemle ilgili belgeleri görmeden önce. İngiliz Belgelerinde. Vahidettin'in anılarından aktardığı örnekler şunlar: □ "Yazdıklarım okunduğunda da görüleceği gibi mütareke senelerinde.N. İngiliz Belgelerinde. Anıların. İngiltere ve Fransa'nın.. 2. Murat Bardakçı'nın bir yazısı çıktı. Padişahın ise zayıf karakterli olduğu. yerini Vahidettin'in dünürü Tevfik Paşa alır.. Padişahı tahtından ayrılmak zorunda bırakacak kadar ısrar etmek istemedikleri. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Son zamanlarda Ferit Paşayı Padişahtan başka destekleyen kalmadığı. s. 100. paratoner vazifesi gördüm ve öyle zannediyorum ki bütün musibetleri üzerime de bi an 14. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Sevres Andlaşmasının hemen onaylanması konusunda... s. 20 Ekim 1920'de istifa eder ve yurt dışına kaçar. s. Ortaya çıkan facialara ve olaylara karşı. Bardakçı'nın verdiği bilgiye göre... Milliyetçilerin iktidara gelmesinden ve kendi kişisel güvenliğinden kaygı duyduğu." (B. Dünya Savaşı'nın sorumlularından bana kalan musibetlere karşı şahsımı siper ettim.. Çünkü bu örnekler gösteriyor ki eski Padişahın. öteki Y.Şimşir..C/361) • 22 Ekim 1920.Komiserlerle birlikte Vahidettin ile görü-şen Amiral de Robeck'in.dipnotta belge künyeleri var.C. önce anılarını sunmak istiyorum.C. 2. Şimşir.N. 12 Mayıs 1996 günlü Hürriyet gazetesinde.. 14 Ekim 1920 günlü raporu: "Sultanın. anıların bir kısmını Vahidettin yazmış.534 Vahidettin'in torunları. 14/1. dedelerinin yarım kalmış anıları ile birlikte mektu plarını ve belgelerini. milliyetçiler aleyhinde konuştuğu." (B. s. onları okuyunca heyecanım söndü. 126.N.CIV/381) Vahidettin'in eniştesi D. genel olarak İngiliz ve Fransız Yüksek Komiserlerine söyledikleri ile az sonra sunacağım beyannamesinde açıkladığı düşünceleri koruyacağı anlaşılıyor. yayımlaması için kendisine teslim etmişler. 2." (B. özellikle Kurtuluş Savaşı'nın bilmediğimiz bazı gerçeklerini aydınlığa çıkaracağını düşünerek heyecanlandım ama Bardakçı.Ferit.CIII/372) • 23 Ekim 1920. Keşke yanılıyor olsam..G.C. Vahidettin'i dinleyelim. gerçi kalkan olamadım ise de. Anıları Vahidettin'in son söz niteliğindeki ve ağırlığındaki beyannamesini sonraya bırakarak. Vahidettin'in anıları ve beyannamesi _8 ..) • 11 Ekim 1920 günü.

Kemal Paşa ile haberleşiyoruz. başta Ferit Paşa olmak üzere. Ali Rıza ve Salih Paşalar gibi devletin ve milletin kalburüstü isimlerine talihimi bağlayarak. Birincisi. kurtuluşumuz için babam Abdülmecit Han'dan miras aldığım İtilaf devletlerine [galiplere] yakınlık politikasını. Allah göstermesin. hicret (göç) ettim. asla ihanet etmedim. Üçüncüsü." □ "Dört sene süren Dünya Savaşı'ndan sonra. Hilafetin ortadan kaldırılacağına asla inanmak istememem. İngilizlerin zıddına hareket etmemek ve Fransızlarla İngilizleri gücendirmemek şeklinde. aldanmam.. muhalefete uğradım: 'Böyle bir maceraya giremezsiniz. arzu ettiğim kadar hizmete vakit ve imkân bulamadım ise de.çektim. Böylelikle anlaşma olmasa bile hiç olmazsa husumetlerini (düşmanlıklarını).". İzzet. vekili olduğum şanı yüce Peygamberin yaptığını yaptım." □ "Her tarafı istila eden inkılap ve ihtiras içinde bunaldım." Yoruma gerek var mı? 14/2. Zaferden sonra gelip size bağlılığını bildirecek. vatanı kurtarmaya çalıştım.537) Haklı. zelil ve sefil bir halde kalmaktansa. Ama Anadolu'ya gitme konusunu etrafımdakilere açtığım zaman. Onun istemediği. kaçmadım. halis muhlis Türk olan Osman-oğulları'nın memleketten sürgün edilip. Ecdadımın sarıkları aynı zamanda kefenleri idi. sadece D. nihayet gurbetlere attı.184vd. s. Hayli mücadele ettim ama mağlup oldum. bu müdafaanamedeki (yazılı savunmadaki) fikirleri kaale (dikkate) almamazlık edemezler. M. dinime. □ "Gitmekle.Mısıroğlu diyor ki: "Artık bundan böyle Sultan Vahideddin devri için yazıp konuşacak olanlar. de bi an _8 . Başlıca üç hatam oldu." □ "Ben de insanım. Tevfik. Elverir ki tarafgir olmasınlar (taraf tutmasınlar)!" (Hilafet." □ "Talih ve kader bizi vatanımızdan ayırdı. Şimdi burada. vat anıma ve milletime. kamuoyunda sükûn ve durumda açıklık belirinceye kadar. bütün musibetlere göğüs germek zorunda kaldım. Devlet tehlikede ve İstanbul sallantıda idi. mütareke hükümetlerine. vaziyeti kim kurtarır?' dediler. uyuşmacı bir siyaseti seçmiştim. Ama ecdadımdan miras kalan saltanat hakkımdan ve Hilafetten hiçbir vakit ve asla feragat etmedim ve etmeyeceğim. ne baş eğmek imkânı görmeyerek. Bana teklif ed ilen şekildeki [saltanatsız] Hilafete. İkincisi.Ferit Paşadır. Anadolu'da yenilirseniz. Şahsen mü stakil bir siyasetim yoktu ama. Alla-hın takdiri ve kısmetimiz böyle imiş. Anad olu'da at sırtında olmalıydık. rahmetli biraderim Sultan Reşat'tan sonra. Hatasızlık iddia edemem. şiddet ve nefretlerini azaltmaya çalışıyo rdum.. geçici olarak tehlikeli bölgeden ayrılmaya karar verdim. Beyannamesi 536 □ K. ne karşı koymak. saltanat makamını kabul etmem. Gerçe malum sebepler yüzünden. kendimi feda ederek.

vatanı şüpheli ve karışık askerlerle öteki sınıflardan oluşmuş küçük bir azınlık. (İng.. bir yandan da dışarıya karşı siyasi girişimlere d evam etmek. Üslubu da zaman zaman kabalaşıyor.Çünkü Vahidettincilerin iddialarının doğru olup olmadığını anlamak için başvurulacak en sağlam belge. Belgeleri.Türkgeldi. mütareke görüşmelerine katılmamıştır. mütareke yapılmasını kaçınılmaz hale getiren M. Jeschke de doğrulamaktadır. (A. Kuva-yı Milliyecileri de. Yine sadeleştirerek s unuyorum: □ "Mütarekeden sonra izlediğim yol. Dini. Bu anlaşmadan dolayı Rauf Orbay'ın gafletini eleştirmesine bir şey denemez. "Savaşa katılmamıza kesinlikle razı olmadığını. Onun için bu yanlış ve haksız iddianın üzerinde yeniden durmayacağım. şiddetle İttihat ve Terakki iktidarını eleştiriyor ve "memlekette anlaşılmaz maksatlarla yer yer yangınlar çıkartmakla" (Ermeni olayları) suçluyor. sonradan böyle kaba bir üslupla suçlaması. iktidarda da Padişaha dahi söz hakkı tanımayan ve hele Vahidettin'e hiç yakınlık duymayan İttihat ve Terakki Partisinin bulunması. (aslı: şirzime-yi kalile539)" 540 Artık beyannamenin Milli Mücadele'yle ilgili. beyannamesinde şöyle nitelendiriyor: ". Rauf. Kurtuluş Savaşı hakkında verdiği bilgilerin büyük çoğunluğu da. böylece aleyhimizdeki genel hıncın geçeceği uygun zamanı bekle- de bi an _8 .Kemal için de şöyle yazıyor: ". bu göreve geldiğim zaman.Kemal'i. milleti. s. Ama Fethi Okyar'ın "anlaşmanın yapılmasına bilfiil katıldığını" yazıyor ki bu iddia. Halkça anlaşılması zor. bu iddiayı uzaktan olsun destekleyen bir kayıt yer almıyor.. zilletle Toros eteklerine sığınması yüzünden. Fethi (Okyar) ve M. gerçeğe aykırıdır. Daha sonra. beyannamesine Birinci Dünya Savaşı'na girişimizle başlıyor. geri alınması mümkün olmayan bir adım atmaktan çekinmek. Mondros ve Mudanya Mütarekeleri Tarihi. orta boy 10 sayfa. gerçeklere uymuyor.. ya şimdi doğru söylemiyor! Vahidettincilerin. Vahidettin. Ama bir zamanlar "namağlup kumandanım" diye övdüğü M.1) Mondros anlaşması dolayısıyla da sözü.. Fethi Okyar. Dört yıl hükümdarlık yaptığı halde. bu iddiaya inanmayı güçleştirmektedir. Vahidettin'in beyannamesi. Ayrı bir barış için çeşitli girişimlerde bulunduğunu açıklıyor ki bunu." Bunda haklı. Beyannamenin aslı. önyargısını şaşırtıcı bir ısrarla koruduğu anlaşılıyor. ağdalı bir dili var. s. Savaşın başlangıcında Veliaht bile olmaması." Bu konu İkinci Bölümde tartışılmıştı. Sonra şöyle diyor: "O günler göz önüne getirilirse. hiç incelemediği. Hiçbir kaynakta da. in sanı kuşkuya düşürüyor: Ya o zaman doğru konuşmamış. Milli Mücadele'yi desteklediğini yana yana kanıtlamaya çalıştıkları Vahidettin.Kemal için kabul edilebilir hiçbir mazeret yo ktur. elindeki bütün vasıtalarla savaşın tahribatını ve sakıncalarını sınırlamaya çalıştığını" ileri sürüyor. beni karşılayan zorlukların önem derecesi ve büyüklüğü takdir olunur.Kemal'e getiriyor. bu arada bir yandan memlekette makul ve ölçülü bir ıslahata ve icraata hız vermek. Devletin belli başlı kuvvetinin büyük kısmını esir vererek.31538) M. Kara günlerin eşiğinde tahta çıkmıştır.. Ermenileri zorla göç ettirme kararının sebeplerini. daha önce aktarmış olduklarımın dışında kalan belli başlı bölümlerini inceleyebiliriz.

. ne yapalım. Fransa'nın Ankara Anlaşmasını imzalaması üzerine İngiltere ile Fransa arasında kısa süren bir gerginlik olduğu doğrudur. hayatı sönecek. Yunanistan'daki siyasi durumun değişmesi ve üç büyüklerin aralarının açılmasından sonra ortaya çıktı. Büyüklere karşı durulmaz! □ "İşgalin geçici nitelikte olması. 20 Ekim 1921'dir.541 Meclisleri kapatmak. Çukurova'dan sonra. İki olay arasında bir yıl fark var. Dördüncü Bölümde göreceğiz.. Balıkesir. Urfa ve Maraş'ı işgal etmişler. Mesele. Milli Mücadele. on binlerce gazi ve mazlum. bu açıklamanın tam tersi girişim ve etkinliklerde bulunmuştur. Aydın." Oysa İstanbul yönetimi. galiplerin hoşuna gitmek için suçlular yaratmak ve idam kararlarını uygulamak. Sakarya zaferi kazanılmış ve üstünlük Türklere geçmiş. yanlış bir adım atmaktan çekinilecek.545 Anadolu'nun üçte biri yanmış. Ayrıca. yüz binlerce insan göç yoluna düşmüş. Kuva-yı Milliye'yi yok etmeye çalışmak vb. Ondan önce bu mesele. 4. yani Venizelos'un iktidardan ayrılması ve Konstantin'in tahtına geri dönmesinin tarihi. kesin olarak bilinmekteydi. büyük devletler meselesi olarak görünmekteydi. büyük ve galip devletlerin ortaklaşa verdikleri kesin bir kararın tebliği niteliğinde olduğu için hakkımızdaki genel hıncın geçeceği zamana kadar beklemek ve siyasi girişimlerle yetinmek. Antep. doğru bir yol olarak görünüyordu.." İşgalin geçici olmadığı. kararlı ve sürekli olarak. Halk. bir Türk-Yunan mücadelesine dönüşmemiştir ama eski Padişaha zorluk çıkarmamak için olayın. Ekim 1921'de Türk-Yunan meselesine dönüştüğünü kabul edelim ve Ekim 1921 tarihine kadar Türkiye'de neler olduğuna bir bakalım: Bu tarihe kadar Yunanlılar. □ "İzmir işgali olayı karşısında izlediğim yol ve amaç da. emir büyük yerden.543 2. hiç değilse." Şu teslimiyetçiliğe bakınız: Üç büyükler Yunanlıların İzmir'i işgal etmesine karar vermiş. bun