İÇİNDEKİLER

GİRİŞ
1. Bazı iddialardan örnekler 2. Resmi tarih 3. Yasaların, gerçekleri açıklamaya engel olduğu iddiası 4. Devlet arşivlerinin durumu 5. İngiliz belgeleri 6. Tarih yazarlığı hakkındaki görüşler

BİRİNCİ BÖLÜM
VAHİDETTİN

1. M.Kemal aleyhindeki iddialara giriş 2. Vatan ve Hürriyet Partisi (1905-1906) 3. Hareket Ordusu (1909) 4. Balkan Savaşı (1913). 5. Çanakkale Savaşı (1915). 5/1. Savaşın çok kısa bir özeti. 5/2. Çanakkale bir zafer midir? 5/3. TRT'nin 18 Mart 1988 günü yayımladığı Çanakkale programı.

de

1. Vahidettin'in kısa hayat hikâyesi 2. Vahidettin'in kişiliği 3. Saltanatın kaldırılması ve Vahidettin'in hain ilan edilmesi 4. Vahidettin'in İstanbul'dan ayrılmasının sebepleri 5. Ayrılış hazırlıkları 6. Vahidettin'in ayrılışı ve sonrası (Malta, Hicaz, Cenova, San Remo) 7. Vahidettin'in ayrılışını nasıl değerlendiriyorlar? 8. San Remo günleri 9. Vahidettin'in cesareti 10. Bazı görgü tanıklarının Vahidettin hakkındaki görüşleri 11. Ölümü 12. Birinci Bölümün sonu

bi

İKİNCİ BÖLÜM
MUSTAFA KEMAL

an

_8

1. Mütareke. 2. Vahidettin ile M.Kemal'in tanışmaları. 3.Kurtuluş Savaşı konusuna girmeden önce eğlencelik birkaç örnek.. 4.Vahidettin ve D.Ferit hükümetleri hakkında bazı ön bilgiler. 4/1. Anadolu'da durum. 4/2. Bu facialar karşısında İstanbul yönetiminin 1919'daki tutumu. 5.Vahidettin'in vatanseverliğinin kanıtı olarak ileri sürülen olaylar. 6.Vahidettin ve Kurtuluş Savaşı. 6/1. Milli Mücadele'yi ilk düşünen ve planlayan Vahidettin imiş. 6/2. Vahidettin'in planının özü neymiş?. 6/3. Planın uygulamaya konulması. 6/3.1. M. Kemal'i Anadolu'ya göndermek için işgalcilerin gözlerini boyamaya yönelik bir görev uydurulmuş: 6/3.2. M.Kemal'i bu göreve Vahidettin seçmiş. 6/3.3. M.Kemal'in atanmasına karşı çıkanlar olmuş ama Vahidettin

de

bi

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

VAHİDETTİN VE M.KEMAL

an

5/4. M.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolü konusunda farklı yaklaşımlar. 5/5. Zafer kimin?. 5/6. M.Kemal'in rolünün sonradan büyütüldüğü. 5/7. Çanakkale Savaşı'nı nasıl değerlendiriyorlar?. 5/7.1. Genel değerlendirmeler. 5/7.2. İlk gün ve Arıburnu savaşları. 5/7.3. M.Kemal, kendiliğinden değil, emirle hareket etmiş.. 5/7.4. M.Kemal ordunun tüm yedeklerini kullanarak savaşı tehlikeye atmış. 5/7.5. Arıburnu savaşlarında M.Kemal'in başarısız olduğu ve askeri savurganca kullandığı. 5/7.6. M.Kemal'in düşmanı denize dökemediği. 5/7.7. Meğer M.Kemal izinsiz ricat etmiş. 5/7.8. Anafartalar ve Conkbayırı savaşları. 5/7.9. Bizimkiler ne diyorlar?. 5/7.10. M.Kemal'in saatinin parçalanması. 5/7.11 Çanakkale'nin boşaltılması sırasında M.Kemal neredeymiş?. 5/7.12. Enver Paşa- M.Kemal çekişmesi. 5/7.13.M.Kemal'in parlak bir asker olmadığı. 5/7.14. Resmi tarih, M.Kemal ve Çanakkale. 6. Suriye Cephesi. 7. Mütarekeye doğru. 8. İkinci Bölümün sonu.

_8

dinlememiş. 6/3.4. Vahidettin M.Kemal'i neden Anadolu'ya göndermiş?. 6/4. İşin doğrusu. 6/5. Vahidettin planını yalnız M.Kemal'e açıklamış. 6/6. M.Kemal Anadolu'ya gitmek istemiyormuş, Vahidettin ikna etmiş. 6/7. Vahidettin neden Anadolu'ya ve Milli Mücadele'nin başına geçmemiş?. 6/8. Planın ayrıntıları. 6/8.1. Meclis'in kapatılması, Tevfik Paşanın istifaya zorlanması, Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi de planın ayrıntılarındanmış. 6/8.2. Vahidettin bazı genç komutanları ve devlet adamlarını da aynı plan gereğince Anadolu'ya göndermiş. 6/8.3. Vahidettin birçok yere mektuplar yazmış. 6/8.4. M.Kemal Anadolu'dayken, Vahidettin ile bağlantı kurarak fikir üretiyormuş. 6/9. Vahidettin M.Kemal'e bir hatt-ı hümayın vermiş. 6/10. M.Kemal'e bol para da verilmiş. 7. Bandırma gemisi. 8. M.Kemal - İngiliz gizli anlaşması masalı. 8/1. M.Sabri Efendi. 8/2. İngilizlerin M.Kemal ile ilişki kurması. 8/3. Gizli anlaşmanın amacı ve M.Kemal'in tavsiyesi üzerine, Yunanlıların İzmir'e çıkarılması. 8/4. Yunanlıların İzmir'e çıkmalarının gerçek öyküsü. 8/5. İngilizler ile M.Kemal neden kolayca uzlaşmışlar?. 8/6. K.Mısıroğlu'na göre iki muamma. 8/7. M.Kemal-İngiliz ilişkisini kanıtlamak için ileri sürülen örnekler ve doğruları. 9. Vahidettin neden ve ne zaman M.Kemal'e karşı olmuş?. 10. Milliyetçilerin suçlanması, fetvalar, Kuva-yı İnzibatiye, Kuva-yı Seferiye, isyanlar, idam kararları ve öteki faaliyetler. 10/1. Vahidettin'in Damat Ferit'i 4.defa sadrazamlığa atamasının gerçek öyküsü. 10/2. Milliyetçileri suçlama. 10/3. Fetvalar. 10/4. Kuva-yı İnzibatiye. 10/5. Kuva-yı Seferiye. 10/6. İsyanlar. 10/7. İdam kararları . 10/8. Bolşeviklik suçlaması ve Milli Mücadele karşıtı dernekler. 10/9. İşbirlikçi basından örnekler. 11..Şehzade Ömer Faruk Efendi konusu. 11.1. Veliaht Abdülmecit Efendi konusu. 12. Sevres Andlaşması . 13. Vahidettin, Damat Ferit ve İstanbul hükümetleri ile ilgili belgeler,bilgiler

de

bi

an

_8

ve notlar [19 Ocak 1919-20 Ekim 1920]. 14..Vahidettin'in anıları ve beyannamesi. 14/1. Anıları. 14/2. Beyannamesi ve ilgili belgeler[ 21 Ekim 1920-25 Ekim 1922]. 15. Ek belgeler. 16. Vahidettin'le ilgili bir televizyon dizisi. 17. Üçüncü Bölümün sonu.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
KURTULUŞ SAVAŞI Birinci Kısım KURTULUŞ SAVAŞI'NIN NİTELİKLERİ HAKKINDAKİ İDDİALAR 1.Kurtuluş Savaşı‘nın bir Türk-Yunan savaşı olduğu.. 1/1. Birinci Dünya Savaşı öncesi gizli anlaşmalar. 1/2. Savaş içinde yapılan gizli anlaşmalar. 1/3. Mondros Mütareke Anlaşması. 1/4. Sevres Andlaşması ve Üçlü Anlaşma ile ilgili görüşmeler. 1/5. Sevres Andlaşması. 1/6. Üçlü Anlaşma. 1/7. Bu sürecin kısa bir değerlendirmesi. 2.İngilizlerin Yunanlılara yardım etmediği. 3.Emperyalistlerin Anadolu'yu yerleşmek niyetiyle işgal etmedikleri ve savaşmadan da gittikleri. 4.Kurtuluş Savaşı'nın antiemperyalist bir savaş olmadığı. 5.Kurtuluş Savaşı‘nın bir kurtuluş savaşı olmadığı. 6.Kurtuluş Savaşı‘nın emperyalist bir savaş olduğu. 7.Kurtuluş Savaşı hakkındaki öteki iddialar ve doğrular.

de

1.İnönü savaşları. 1/1. Birinci İnönü Savaşı ve Ethem olayı. 1/2. Birinci İnönü Savaşı'nın gerçek öyküsü. 1/3. Birinci İnönü Savaşı 'zafer' mi, yoksa 'başarı' mı?. 1/4. Bizimkiler ne diyorlar?. 1/5. İkinci İnönü Savaşı. 1/6. Bakalım bizimkiler ne diyorlar?.

bi

an
İkinci Kısım SAVAŞLAR

_8

1/7. Ek iddialar . 1/8. H.Suphi Tanrıöver'in telgrafı. 2.Kütahya-Eskişehir savaşları. 3. Sakarya Savaşı. 4.Büyük Taarruz . 4/1. Yunan kayıpları. 4/2. 30 Ağustos Savaşı. 4/3. Zaferden sonra.

Üçüncü Kısım LOZAN, HİLAFET VE EK KONULAR 1.Lozan Andlaşması. 1/1. Bazı iddialar ve masallar. 1/2. M.Kemal, Halife olmak istiyormuş!. 1/3. M.Kemal'in, her yerde, hilafeti göklere çıkaran konuşmalar yaptığı iddiası ve askerlerin terhis edilmesi sorunu. 1/4. Öteki iddialar. 2..Hilafet. 2/1. İngilizler ve hilafet. 2/2. Emir Ali ve Ağa Han. 2/3. Mektup olayı. 2/4. Tepkiler. 2/5. Hilafetin tarihçesi ve kaldırılmasının sonuçları. 2/6. Hilafetin kaldırılması için yapıldığı iddia edilen hazırlıklar. 3..Kazım Karabekir konusu. 3/1. K.Karabekir ve kitapları. 3/2. Başlıca iddiaları 3/3. Bir Karabekir masalı. 3/4. Karabekir'in yakın tarihe meraklı damadı. 3/5. Karabekir ve kolordusu hakkında bazı ilginç görüşler. 4..İstiklal Mahkemeleri. 4/1. Bazı iddialar, masallar. 4/2. Bize Nasıl Kıydınız adlı film ve 4 televizyon programı. 4/3. Bir televizyon programı daha.. 4/4. Sonuç. 5..İngiltere- Yunanistan ilişkileri hakkındaki belgeler ve notlar [9 Kasım 1919 19 Ekim 1922].. 6..Kurtuluş Savaşı'nın stratejisi. 6/1. Dış siyasette uygulama. 6/2. İç siyasette uygulama..

de

bi

an

_8

Dördüncü Kısım SON KONULAR 1.Anılar. 2.Yalanlar, dolanlar, yanlışlar. 3.Sonuç 4.Atatürk Kanunu 5.Gazi Mustafa Kemal Atatürk. 6.Son söz. 7.Ekler. 7/1. Falih Rıfkı Atay'ın bir yazısı. 7/2. 37 yıldır gizli kalmış çok önemli bir gerçek. 7/3. İslam ahlak . Çanakkale haritası . Enver Paşanın gerçek el yazısı ile sahte el yazısı örneği. Kaynakça. Dizin.

de

bi

an

_8

KISALTMALAR
ATASE = Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Dairesi (eski Harp Tarihi Dairesi) Atatürk = Kinross, Atatürk, Bir Milletin Yeniden Doğuşu Atatürk'le Beraber = M.Müfit Kansu, Erzurum'dan Ölünceye Kadar Atatürk'le Beraber bç.= Basılmamış çeviri 1918-1923 İstiklal Savaşı = Nurettin Peker, 1918-1923 istiklai Savaşı, Resim ve Vesikalarla İnebolu-Kastamonu Havalisi C. = Cilt CG Yol = A. Dilipak, Cumhuriyete Giden Yol Dış Politika = S.R.Sonyel, Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika GRYT Ansiklopedisi = Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi GCZ = Gizli Celse Zabıtları (tutanakları) Güney Asya Müslümanları = Mim Kemal Öke, Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası ve Türk Milli Mücadelesi Hayatı ve Eseri = Hikmet Bayur, Atatürk- Hayatı ve Eseri Hilafet = K.Mısıroğlu, Geçmişi ve Geleceği ile Hilafet İng. Belgeleri = Jeschke, Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri İngiliz Belgelerinde = Bilal N.Şimşir, İngiliz Belgelerinde Atatürk İngiliz İstihbarat Servisi = S.R.Sonyel, Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz istihbarat Servisinin Türkiye'deki Eylemleri İstanbul Hükümetleri = Sina Akşin, İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele KA Günlüğü = Utkan Kocatürk, Kaynakçalı Atatürk Günlüğü KS Günlüğü = Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü Lozan = K.Mısıroğlu, Lozan, Zafer mi Hezimet mi Milli Mücadele Başlarken = Tevfik Çavdar, Milli Mücadele Başlarken Sayılarla Vaziyet ve Manzarayı Umumiye M.M.Başlarken = M.Tayyip Gökbilgin, Milli Mücadele Başlarken M.M.Hatıraları = A.F.Cebesoy Milli Mücadele Hatıraları Mondros = TİH, 1.C., Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı Osm.T.Kronolojisi = İ.H.Danişment, izahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi Sakarya'dan İzmir'e = Bilal N.Şimşir, İngiliz Belgeleri ile Sakarya'dan İzmir'e S.Mücahitler = K. Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler Sina-Filistin Cephesi = Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi dizisi, Sina Filistin Cephesi TC Kronolojisi = Utkan Kocatürk, Atatürk ve TC Tarihi Kronolojisi TC'de Tek Parti = Mete Tuncay, TC'nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması TİH = Türk İstiklal Harbi [dizisi, ATASE yayını] TKS Kronolojisi I/ll = Jeschke, Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi I/II T.Ü. Tezler 2 = Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler, 2.cilt T.Ü. Tezler 5 = Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler, 5.cilt XX. Yüzyıl = Hikmet Bayur, XX. Yüzyılda Türklüğün Tarih ve Acur Siyasası Üzerindeki Etkileri V.G.Cehenneminde = T.Mümtaz Göztepe, Vahidettin Gurbet Cehenneminde V.M.Gayyasında = T. Mümtaz Göztepe, Vahidettin Mütareke Gayyasında Yunan Askeri Tarihi = 1919-1922 Küçük Asya Seferinin Özetlenmiş Tarihi ZC = TBMM Zabıt Cerideleri (tutanak dergileri) Kaynakçada, adları kısaltılan kitapların künyesinin sonuna • işareti konulmuştur.

de

bi

an

_8

GİRİŞ
1. Bazı iddialardan örnekler Uzun zamandan beri Vahidettin, M.Kemal ve Kurtuluş Savaşı hakkında, bazı kitap, gazete ve dergilerle televizyon kanallarında, resmi tarihe de, resmi tarih dışındaki pek çok esere de ters düşen yeni iddialar, görüşler ileri sürülüyor, yorumlar yapılıyor. Bazıları kısaca şöyle: □ M.Kemal İngiliz ajanıdır, □ M.Kemal'in Çanakkale'deki rolü küçüktür, □ Suriye Cephesinde M.Kemal'in ihaneti yüzünden yenildik, □ Yunanlılar, M.Kemal'in tavsiyesi üzerine İzmir'e çıkartılmıştır, □ Vahidettin, Damat Ferit, Ali Kemal vb. hain değildir, □ M.Kemal'i Anadolu'ya, milli mücadeleyi başlatması için Vahidettin göndermiş, ayrıca bol para ve bir de hatt-ı hümayun (padişah buyruğu) vermiştir, □ Kurtuluş Savaşı antiemperyalist bir savaş değildir, bir kurtuluş savaşı da değildir, hatta 'son tahlilde... Kürdistan'ın bir bölümünün ilhakıdır'.1 □ Kurtuluş Savaşı bir Türk-Yunan savaşıdır, abartıldığı kadar da önemli değildir, □ 1. ve 2. İnönü savaşları masa başında uydurulmuş zaferlerdir, □ Büyük Taarruzda Yunanlılar imha edilememiş, denize dökülememiş, kaçmalarına göz yumulmuştur vb... Bu iddialara yer vermediği için resmi tarihi de kıyasıya suçluyorlar: □ "...Hakikate kıyılmış ve Kurtuluş Savaşının gerçek yüzünü örten şal, aradan elli yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ bir türlü kaldırıl amamıştır. [..] Yarım asırdan beri devam eden pespaye yalanlar... Tahsi-sat-ı mestureden (örtülü ödenekten) cömert ihsanlarla (bağışlarla) yazdırılmış kitaplar..." (Kadir Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.32; Lozan Hezimet mi Zafer mi, 1.C., s.51) □ "... doğruların yanlış, yanlışların doğru olarak gösterilmeye çalışıldığı ve bütün bunların da her türlü dayatmalarla millete zorla öğretildiği 'yalan söyleyen tarih'..." (H.Hüseyin Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.9) □ "...Tarihi hadiseler ters yüz edilmiş, kahramanlar ile hainler yer değiştirmiştir... Gerçekler, günlük politikanın emrinde ve hizmetinde, icab eden değişi kliklere uğratılarak kullanılmıştır." (Vehbi Vakkasoğlu, Son Bozgun, 1.C., s.6, 20) □ "Yakın tarih tahrif edilmiş (değiştirilmiş), Milli Mücadele'nin gerçek dışı bir versiyonu geliştirilmiştir." (Fikret Başkaya, s.25) □ "...resmi tarihe inanmıyoruz... Yeni tetkikler, resmi tarihi bir yalanlar h eyulasına çeviriyorlar." (Hüseyin Yılmaz, İnkılap Kurbanları, s.6; Cumhuriyetin

de

bi

an

_8

2. Resmi tarih

Resmi tarih kısaca şöyle tanımlanabilir sanıyorum: Okunması zorunlu ana çizgilerden oluşan, pedagojik amaçlı, yönlendirici ilk ve orta öğretim ders kita pları.5 Kurtuluş Savaşı, M.Kemal ve Türk devrimi hakkındaki resmi, özel, Türkçe ya da yabancı dilde yayımlanmış bütün eserlerin, yıllara göre toplam sayıları şöyle: 1941: 227 7 1953: 433 1960: 1.130 8 1968: 3.959 9 1974: 7.010 10
6

de

İlk Yıllarında Devlet Terörü, s.59-60) □ "Bu ülkede yaklaşık yetmiş yıldır, ilkokuldan üniversite son sınıfa kadar eğitimin her kademesinde, bütünüyle sübjektif gözle kaleme alınmış, gerçek dışı, hayal ürünü, saptırma bilgilerle dolu "resmi tarih" okutulagelmiştir... Resmi tarih doğruları yeni nesilden saklıyor... Yakın tarih hâlâ sisler altında..." (Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi, 1.C., takdim yazısı; 2.C., s.114.121) 2 □ "Resmi tarihin aldatıcı masalları..." (Abdurrahman Dilipak, İhtilaller Dönemi, s.8) □ "Gerçek tarihle ilgisi olmayan neşriyat, tarihi günlük politikanın oyuncağı haline getirip ikbal sahiplerinin arzuları istikametinde yazıp söylemeyi âdet edinen sözde tarihçilerle yapılmış ve ortaya atılan o yalan laflar, yıllar boyu, mektep sıralarından gazete ve mecmua sütunlarına kadar her yerde o kadar çok tekrarlanmıştır ki bugün o yalan lafların gürültüsünden, gerçek tarihin sesi d uyulmaz olmuştur," (Mustafa Müftüoğlu, Yalan Söyleyen Tarih Utansın, 1.C., önsöz) □ "Resmi tarih masalları !" (Nokta Dergisi, s.10, 5 Mayıs 1991) □ "Türkiye'de tarih... inanılması çok zor bir masal niteğindedir." (Yalçın Küçük, Aktüel Dergisi, s.44, Sayı 36/1992) □ "Resmi tarih tezi, Türkiye'de yalanlarla dolu bir şekilde ele alınmış ve sunulmuştur." (Mehmet Altan, Kanal 6'da, 16 Mayıs 1995 Salı günü akşamı, Pusula programı) 3 Bu iddialar doğru mu, değil mi ? ● Hepsini, gerçeğe saygılı bir tarih meraklısı ve Kurtuluş Savaşı'na katkı-da bulunmuş herkese mihnet duyan biri olarak ele alıp değerlendirmeye karar verdim. Yakın tarihimizle ilgili genişçe bir kitaplığım ve arşivim vardı zaten. Gereken yeni kitapları da topladım ya da yakınlarımın ve öğrencilerimin yardımıyla fotokopilerini sağladım. Televizyonda yapılan konuşmaları kaydettim. İki yıl süren kesintisiz bir çalışma sonunda, bu kitapçık ortaya çıktı. Gerçek tarihçil erin bu cüretimi bağışlayacaklarını umut ederim.4

bi

an

_8

1995'te bu sayının 10.000'i çoktan geçmiş olduğu rahatça söylenebilir. Bu yayınların acaba yüzde kaçı, eleştirilmesi moda olan resmi tarih? Bunu yaklaşık olarak saptamak için şu üç kaynağı tarayıp değerlendirdim: 1. Türk Dil Kurumu'nun yayımladığı Atatürk'e Saygı adlı derlemenin sonu ndaki S.N.Özerdim'in hazırladığı 'kılavuz bibliografya ',11 2. Türker Acaroğlu'nun hazırladığı, Açıklamalı Atatürk Kaynakçası,12 [1981'e kadar bu konularda yayımlanmış eserlerin en önemlilerinden 500'ünün özellikleri ve özetleri, iki cilt] 3. Yapı ve Kredi Bankası'nın Atatürk Kitaplığı katalogu,13 [kitaplıkta bulunan 1200 özgün eserin künyesi]14 Bu üç esere göre resmi tarihlerin ya da resmi tarih niteliğindeki yayınların o rtalama oranı, % 1,3. 10.000 eser içinde, ortalama oranın, yüzde birin çok altına düştüğünü söyl emek yanlış olmaz sanırım.15 O kadar eleştirilen resmi tarihin, yakın tarihle ilgili bütün yayınlar arasındaki ağırlığı işte bu kadar.16 Öteki yayınların oranı ise, % 98,7. Tabii, ders kitaplarının, öğrencilerce okunmalarının zorunlu olması gibi önemli bir özelliği var. Resmi tarih gerçeklere uygunsa, bu özellik bir sakınca sayılmaz. Ama değilse, gerçeklerden habersiz masal çocukları yetiştiriyoruz demektir. Fikret Başkaya, "Sovyetler Birliği'nde devrimden bu, yana 'resmi gerçeğin' (resmi tarihin) tam on defa değiştirildiğini" yazıyor17 ve şöyle devam ediyor: "Bizde aşağı yukarı 1920'lerin sonları ve 1930'ların ortalarına kadarki döne mde oluşturulmuş bir 'resmi tarih' ve 'resmi gerçek' varlığını sürdürmektedir. Burada tartışılması gereken, nasıl olup da 'resmi gerçek' ve 'resmi tarih'in ciddi bir eleştiriye uğramadan ve yara almadan veya çok az aşınmaya uğrayarak bu kadar uzun süre varlığını sürdürebilmiş olmasıdır." Sahi, acaba neden resmi tarih, bunca yıldır ciddi bir yara almadı ve pek az aşınmaya uğradı? İki olasılık var: a. Ya doğru olduğu için dayanıyor, b. Ya da dayanıklılığı doğruluğundan değil, daha başka sebeplerden kaynaklanıyor. Fikret Başkaya'ya göre bu dayanıklılık, resmi tarihin doğruluğundan kaynaklanmamaktadır: "Bunun, hem Türkiye'deki sermaye birikiminin aldığı özgün biçim, hakim sınıfların niteliği veya sınıfsal ittifakın yapısı ve tarihsel süreklilik, hem de aydınların devlet içindeki ve devlet karşısındaki konumları ile ilgili yanlan var... Bizimki gibi ülkelerde ve bürokratik baskı rejimlerinin geçerli olduğu ülkelerde (Çin, son dönem öncesi SSCB, Doğu Avrupa, Küba vb.), bilimsel bilginin (sosyal bilim) göreli bağımsızlığı da ortadan kalkmakta, bağımlılık mutlak bir nitelik kazanmaktadır. Böyle bir göreli özerklik yokluğu, toplumda irrasyonel (akla aykırı), bilim dışı, iç tutarlılığı olmayan bir toplum ve tarih versiyonunun ortaya çık-

de

bi

an

_8

masına sebep olmakta [dır]."18 Ama Başkaya'nın dikkate almaktan özenle kaçındığı bir olgu var. 'Kurtuluş Savaşı, M.Kemal ve sonrası' ile ilgili kitapların % 98'inden fazlası özel ça-lışma. Bu yazarların kimi Türk, kimi değil; kimi sağcı, kimi solcu; kimi Doğ ulu, kimi Batılı. Dinleri, sınıfları, konumları, eğitimleri, meslekleri, dünya görüşleri başka başka insanlar ve çok büyük çoğunluğu da resmi tarihi doğruluyor. Entelektüelliğin başlıca niteliğinin 'gerçeği ortaya çıkarmak' olduğunu yazan Başkaya,19 bu farklılıkları görmezden gelerek, hepsini aynı şablona sığdırmış. Vahidettinci yazarlar da, resmi tarih çizgisini sürdüren bütün tarihçileri ve araştırmacıları -aynı yaklaşımla- bir kaba koyuyor ve şöyle suçluyorlar: □ "Hakikate saygısız birçok inkılap dalkavuk ve yobazı..." (K.Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.83) □ "Kiralık kalemler..." (K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.21) □ "Tarih yalancıları..." (V.Vakkasoğlu, Son Bozgun, 3.C., s.6) □ "Gerçeği söylemek yerine dalkavukluk etmeyi tercih edenler... M.Kemal ve İnönü'nün meddahları... Masalvari kitaplar yazmaktan başka iş yapmayanlar." (GRYT Ans.LC, s.133, 319, 374) vb... Ama mesela Yunanlı A.A.Pallis, Kuva-yı Milliyeci İbrahim Ethem, tarihçi Bernard Lewis, gazeteci Ö.Sami Coşar, Bulgar gazeteci Paruşev, bilim adamı Seha L.Meray, Eski Kızılordu komutanlarından Büyükelçi S.İ.Aralov, yedeksubay Şevket Soğucalı, Hindli araştırmacı Sinha, gazeteci İlhami Soysal, Tunuslu bilim adamı Abdülvahap Boudhima, bilim adamı Sina Akşin, Fransız Türkolog J.L.Bacque Grammont, öğretmen Baki Öz, Pakistanlı bilim adamı Yakup Mughul, yazar Attilâ İlhan, İngiliz bilim adamı A.J.Toynbee, yazar Peyami Safa, İtalyan Yüzbaşı Baj Makario, araştırmacı Fethi Tevetoğlu, Alman bilim adamı G. Jeschke, Arjantinli yazar Blanco Villalta, Avusturyalı Dagobert von Mikusch, Pakistanlı bilim adamı Hanif Fauk, araştırmacı Zeki Sarıhan, tek bir şablona sığdırılabilir, resmi tarihi doğrulayan tutumları, 'çıkarcılık ve dalkavukluk'la açıklanabilir mi? Yakın tarihimizle ilgili özel eserlerin, genel olarak resmi tarih doğrultusunda olmasının gerçek sebebini, bütün iddiaları görüp değerlendirdikten sonra, birli kte bulacağız.

3. Yasaların, gerçekleri açıklamaya engel olduğu iddiası
Bu konudaki iddiadan bir örnek: □ "Bu satırların naçiz muharriri, Türk Kurtuluş Savaşının gerçek veçhesi üzerine resmen çekilmiş bulunan örtüyü kaldırmaya muktedir değildir. Kanunlar, bugün için böyle bir şeye asla imkân vermemektedir." (Kadir Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.33) Yazar 'kanunlar' diyor ama aslında tek kanundan şikâyetçi: Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlarla İlgili 5815 sayılı Kanun. Bu kanunla ilgili iddialar ve görüşler, dördüncü bölümde ele alınacaktır. Sakın bu kanundan dolayı, gerçekleri öğrenemeyeceğiz diye üzülmeyin. Ne söylemek

de

bi

an

_8

istiyorlarsa hepsini apaçık, düpedüz yazıyorlar ama bir yandan da sızlanıyorlar. Niye mi sızlanıyorlar? İlerledikçe anlayacağız.

4. Devlet arşivlerinin durumu
İleri sürülen iddialardan biri de, devlet arşivlerinin, 'gerçeklerin anlaşılmaması için' kapalı tutulduğu. İşte birkaç suçlama örneği: □ "Yetmiş yıldır kat kat kilitli bodrumlarda gizlenmiş belgeler..." 20 □ "Bir kısım Meclis zabıtları (tutanakları), İstiklal Mahkemesi dosyaları gibi çok mühim tarihi malzeme hâlâ gözlerden uzak tutulmaktadır. [..]Vesikalardan (belgelerden) bir kısmı hâlâ saklanmakta, araştırmacılardan gizlenmektedir." 21 □ "Yakın tarihimizde cereyan eden bir yığın mühim hadiselerin perde arkası, iç yüzü, gerçek mahiyeti ortaya konulamamış, sağlıklı değerlendirmesi yapılamamıştır. Bunun da temel sebebi, başta Çankaya ve Genelkurmay Başkanlığı arşivi olmak üzere yakın tarihin belgelerini bağrında saklayan arşivlerin sivil araştırmacılara kapalı oluşu(dur)." 22 □ "Tarihi ile bu kadar çok övünen devlet, savaş tarihi arşivlerini, resmi tarihçilerin dışında hiç kimseye açmıyor." 23 Bu iddiaların gerçek olup olmadığını anlamak için arşivlerimizin durumuna çabucak bir göz atalım. 4/1. TBMM Arşivi

1. İstiklal Mahkemeleri ile ilgili dosyalar, hiç olmazsa 1973'ten beri araştırmacılara açıktır.24 Prof.Dr.Ergün Aybars'ın bu dosyalara dayanarak hazırladığı 1920-1923 dönemi İstiklal Mahkemeleri hakkındaki doktora tezi, 1975 yılında Bilgi Yayınevi'nce yayımlanmıştır;25 1923-1927 dönemi İstiklal Mahkemeleri hakkındaki doçentlik tezi de 1982'de Kültür Bakanlığınca yayımlandı. Ahmet Nedim de Ankara İstiklal Mahkemesi (1926) tutanaklarını 1993'te yayımladı. 26 2. TBBM Gizli Celse Zabıtları (1920-1937), TBMM'nce 1980'de yayımlanmıştır. 4/2. Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler (ATASE) Arşivi Bu arşivde, Osmanlı dönemine ilişkin olanlarla birlikte yedi milyona yakın askeri belge,27 ayrıca Atatürk'ün ölümünden 25 yıl sonra açılmak üzere Ziraat

de

bi

an

_8

4/3. Cumhurbaşkanlığı Arşivi

Bu arşivde bulunan Atatürk dönemi belgeleri, uzunca bir zaman araştırmacılara açık kalmıştı; 1991 yılında, bilgisayara geçmek amacıyla geçici olarak kapatılmıştır. Ama bu arşivde bulunan belgelerin kopyaları yalnız ATASE'de değil, Türk Tarih Kurumu'nda da var.31 Doğrudan bu arşivden ya da TTK' ndaki fotokopilerden yararlanmış, değişik yıllara ilişkin birkaç yazarın ve eserinin adı: Lord Kinross (Atatürk- Bir Milletin Yeniden Doğuşu, Sander Y., İstanbul, 1966) Uluğ İğdemir (Sivas Kongresi Tutanakları, TTK Y., Ankara, 1969) Prof.Dr.B.Sıtkı Baykal (Heyet-i Temsiliye Kararları, TTK Y., Ankara, 1974) Doç.Dr. Mim Kemal Öke (Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası ve Türk
Milli Mücadelesi, Kültür ve Turizm B.Y., Ankara, 1988)

4/4. Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü ve Türk Tarih Kurumu Arşivleri
Bunlar da araştırmacılara kapalı değil. Sözü uzatmamak için her iki arşivden birden yararlanılarak yazılmış yeni bir örnek vermekle yetineceğim: Dr.Sıtkı Aydınel'in 'Güneybatı Anadolu'da Kuva-yı Milliye Harekâtı' adlı araştırması, Kültür Bakanlığınca 1993'te yayımlandı. Araştırmacı bu kitabı için şu dosyaları

de

bi

an

_8

Bankası kasalarında korunup 1964 yılında Genelkurmay'a teslim edilen Atatürk'ün özel mektupları ile özel not defterlerinden oluşan- Atatürk özel arşivi ile Cumhurbaşkanlığı arşivinin kopyası bulunmaktadır. 1. Bu arşive dayanan Kurtuluş Savaşının Askeri Tarihi 16 cilt olarak yayımlanmıştır. Bu arşivden yararlanılarak hazırlanmış üç yeni kitabın adı: Doç.Dr. İsmail Özçelik, Milli Mücadelede Güney Cephesi, Kültür Bk.Y., Ankara, 1992; Dr.Mesut Aydın, Milli Mücadele Döneminde TBMM Hükümeti Tarafından İstanbul'da Kurulan Gizli Gruplar ve Faaliyetleri, Boğaziçi Y., İstanbul, 1992; Dr.Bülent Çukurova, Kurtuluş Savaşında Haberalma ve Yeraltı Çalışmaları, Ardıç Y., İstanbul, 1994.28 2. ATASE'nin başvuru kitaplığında, Kurtuluş Savaşı ile ilgili Yunanca, İtalyanca, Fransızca vb. kitapların çevirileri ile yayımlanmamış çeşitli anılar, tümen ve alay tarihçeleri, harp cerideleri bulunuyor. ATASE araştırma kitaplığından herkes yararlanabilmektedir. 3. Atatürk'ün özel arşivindeki mektuplar ve defterlerindeki notlar, üç kitap halinde29 ve geri kalanlar ise 75,77,79,80 ve 82 sayılı Askeri Tarih Belgeleri dergisinde yayımlanmıştır. Atatürk özel arşivi de araştırmacılara açıktır.30

1967'de ise. s. Bu amaçla birçok temas ve görüşmelerin vuku bulması mümkündür. çeşitli vesilelerle tevil edilmek suretiyle aşılarak izleyicilere sunulmamaktadır. Belleten. İng iliz belgeleri bilinmeden yazılmıştı. 1939'a k adarki bütün belgeler serbest bırakıldı. Askeri Bülten. T. Ne yazık ki bu döneme ilişkin İngiliz belgeleri hâlâ çok özel sebepler ve birtakım siyasi mülah azalarla İngiliz yasaları ile belirlenen süreler. TTK. bu çalışmanın sonunda.cildi 1981'de. □ Abdurrahman Dilipak diyor ki: "M.İnkılap Tarihi Enstitüsü (Ali Orhan İlkkurşun arşivi).cildi 1982'de.33 Lozan Kurulu ile Ankara arasındaki tüm yazışmalar ise 1990 ve 1994'te 34 yayımlandı. Meclis Zabıtları 1920'den beri yayımlanıyor.Kemal ile ilgili belgeler 1982'de.Kemal'in Samsun'a çıkışından herkes kendine göre bir fayda gözetiyordu. Tarih Vesikaları.35) Dilipak. İngiliz belgelerinin incelemeye açılmadığının doğru olmadığını aşağıda göreceğiz. ATASE. en azından 22 yıldan beri araştırmacılara açık. ● Kurtuluş Savaşı hakkında yazılmış ilk Türk eserlerinde. araştırmacılara kapalıydı. Dışişleri arşivinde bulunan Kurtuluş Savaşı ve Atatürk dönemine ilişkin temel belgelerin 1. İngilizler bu şeki lde Müslümanların Hıristiyan ahali üzerindeki baskısını İstanbul'u kullanarak bloke etmek ve İstanbul'a alternatif bir hareket başlamasını ümit ediyorlardı. Çankaya. yanlış bilgi veriyor. Bu belgelerin bizimle ilgili olanlarını. Osmanlı Arşivi gibi arşivlerden birçok yazar harıl harıl yararlanıyor. de bi 5.399) Bu arşivlerde bulunan belgeler. ilk defa Prof. 2.32 Başbakanlık arşivinde bulunan M.İnkılap Tarihi Enstitüsü (Cavit Aker arşivi). Atatürk Araştırmaları Merkezi dergisi ile Belgelerle Türk Tarihi ve Türk Kültürü gibi dergilerde yayımlanıyor. 1960'lı yıllar a kadar pek az İngiliz belgesine rastlanır. Harp Tarihi Vesikaları (Askeri Tarih Belgeleri). TİTE. 1920-1937 dönemine ilişkin Gizli Celse Zabıtları 1980'de eksiksiz yayımlandı. Öyleyse neden böyle yazıyorlar? Bu sorunun cevabını. Türk Tarih Kurumu (Alb. resmi tarihler ve pek çok özel kitap. (s. sistematik olmamakla birlikte.36 İngiliz belgelerinin ilk bölümü 1944'te araştırmacılara açılmış ve belgeler yavaş ama sürekli olarak yayımlanmaya da başlamıştır. Vahdettin Anadolu'daki halk hareketini örgütlemek istiyordu. birlikte bulacağız. İstiklal Mahkemeleri dosyaları. Türk Tarih Kurumu (Tevfik Bıyıklıoğlu arşivi).Jeschke yayımlamıştır." (Cumhuriyete Giden Yol.incelemiş: T.35 Durum bu.Bekir Sami Günsav arşivi). ● Sözü bağlayayım.Dr. Bu yüzden. çünkü İngiliz arşivlerinin büyük bölümü. İngiliz belgeleri an _8 .

genel bir kural olarak.. (308 sayfa) 38 Celal Bayar'ın 1968'de yayımlanan Ben de Yazdım adlı 8 ciltlik kitabında. 1957) 37 Bu belgelerden büyükçe bir bölümünü 1967'de Erol Ulubelen yayımladı. Curzon.40 Bu kitapta ilk kez İngiliz parlamentosu tutanaklarından da yararlanılmıştır. Türk Kültürü dergisinin 85.. Documenti diplomatici della Pace Oriental). Kemal ve Milli Mukavemet.Şimşir'in "İngiliz Belgeleri ile Sakarya'dan İzmir'e (19211922)" adlı araştırması çıktı (546 sayfa). cildindeki 683 belgeden yararlanmış.C. çeşitli monografi ve yabancı doktora tezlerini de taramış. Herhalde yayımlanmış İngiliz belgeleri ile yetinilemezdi.Sonyel'in bir monografisi yayımlandı: 1919 Yılı İngiliz Belgelerinin Işığında M. İngiliz Dış Politika Belgeleri'nin 1. cildi yayımlandı: "İngiliz Belgelerinde Atatürk. İngiliz belgeleri ile yetinmemiş. öte yandan sistematik belge yayınlarını da sürdürmektedir.-39 Bunu 1970'te Taner Baytok'un kitabı izledi.. birçok anı. (216 sayfa) 1971'de. yine G. sayılı seri) ile İngiliz Kabinesine sunulmuş rapor ve muhtıraları da (Cabinet Papers) incelemiştir. sayılarında.sayılar..45 Ryan. 1969 yılında.42 Araştırmacı Dış Politika Belgeleri 1.. 1919-1923 yılları Türkiyesi üzerine yayımlanan İngiliz belgeleri birkaç ciltte toplanmıştı. 23. İngiltere bir yandan arşivlerini araştırıcılara açarken.ve 2. İkinci İnönü Savaşı sonu ile Büyük Taarruz dönemini kapsayan bu zengin araştırmayı.44 Yazar. 1919-1938. günlük ve gazeteleri de taramış ve özetlerini aktarmıştır.Sonyel'in "Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika" adlı eserinin birinci cildi izledi. 1973'te Salahi R. özet olarak diyor ki: "Arşivlerin elli yıllık kapalılık süresi.Şimşirin yeni ve önemli araştırmasının 1. Bu genel kuraldan ilk ayrılan ülke İngiltere oldu.serisinin I-XVII.46 1973'te Bilal N. (198 sayfa) Araştırmacı. ciltlerindeki 756 belge ile XVII. 1972'de Bilal N. serisinin (30 Ekim 1918-1922) yanında birçok kaynağa da gönderme yapmakta ve belgelerin çok kısa özetlerini vermektedir. 5.41 Jeschke bu araştırmasında. FO 454-559 sayılı serilerde bulunan gizli belgeler ile Balfour. hemen hemen her ülkede uygulanagelmektedir.(Die Welt des İslam. İngiliz Dışişleri arşivinin FO 371 ve FO 424 sayılı serilerden başka. Kitabın önemli bir özelliği de. Paris Barış Konferansı ile ilgili ABD resmi belgelerini (Papers Rela-ting to the Foreign Relation of the USA). beyaz kitapları (Commend Papers). 1. [Oysa] Aynı dönemde Türkiye ile ilgili İngiliz Dışişleri Bakanlığı arşivinin yalnız bir dizisinde 723 cilt belge vardı. serisinde bulunan bazı belgelere yer verilmiştir. (Toplam 37 sayfa) 1970 yılında ise G. Ayrıca İngiliz Dışişleri Bakanlığı arşivi (Foreigne Archives) belgelerini de yeniden taramış. İngiliz devlet arşivlerinin kapalılık süresi elli yıldan otuz yıla indirildi. Salahi R. Jeschke'nin "Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi" çıktı. İtalyan belgelerini (Giannini I ve II. İngiliz Dış Politika Belgeleri 1. Jeschke'nin "Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri" y ayımlandı (285 sayfa). ve 89. Doğrudan doğruya arşive inip de bi an _8 .47 Yazar. ilk kez Yunan siyasi belgelerine geniş biçimde yer vermiş olması.43 Kabine tutanakları (Cabinet Archives. Crow gibi İngiliz yetkililerinin özel belgelerini.

" TTK Y. Toplam olarak 1. Yüzyılda Türklüğün Tarih ve Acun Siyasası adlı eseri çıktı. 19191939 dönemine ilişkin İngiliz belgeleri ile belli başlı anılara. V. Yazar. (C. toplam 997 belgenin orijinali ile Türkçe özeti yer almaktadır...Bayur'un. Dilipak. resmi tarihe şiddetle çatan bazı yazarların tarih yazımı konusundaki görüşlerini de aktarmak istiyorum. 1983'te de Sina Akşin'in "İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele" adlı geniş araştırması yayımlandı.55 • Peki.araştırmayı gerekli gördük. M.) 1976'da Bilal N. Avam ve Lordlar Kamaralarının tutanaklarından da yararlanmış. S. 320 s.52 (602 sayfa) Akşin. H. Bilimsel dürüstlük kaygısıyla bütün belgeleri kitabımıza almayı uygun hatta gerekli bulduk.. de bi an _8 . (208 belge. Belgeleri seçerken sübjektif davranmadık. 1974'te Doğan Avcıoğlu'nun 4 ciltlik "Milli Kurtuluş Tarihi" adlı araştırması yayımlandı. "Türk-İngiliz İlişkileri" adlı çalışması yayımlandı. Bulabildiğimiz belgelerin hepsini k itabımıza aldık. ek olarak. yaklaşık 15 yıllık bir dizi yoğun çaba ve bizi yakından ilgilend iren binlerce İngiliz belgesi. Ank ara.51 (333 sayfa) Kürkçüoğlu." (s... neden bir kısım İngiliz belgelerinin gizlendiğini. (2. (347 sayfa) 54 Sözün özü..Şimşir. İngiliz arşivlerinin araştırmacılara kapalı olduğunu ileri sürüyor? Aranıp da bulunamayan belgeler ne hakkında? Bu çalışmanın sonuna doğru. konuyla ilgili tüm İngiliz belgeleri ile Başbakanlık arşivi (Meclis-i Vükela zabıtları) ile Dışişleri Bakanlığı arşivini de (Mütareke ile ilgili dosyalar) taramış. XI -xıv) 4 ciltte tamamlanan araştırmada. Tarih yazarlığı hakkındaki görüşler Resmi tarihe yöneltilen eleştirileri ve alternatif tarihleri incelemeye geçmeden önce.097 sayfa) 1974'te. Yazarın 18981914 dönemine ilişkin British Documents'ten de yararlandığı anlaşılıyor. Ömer Kürkçüoğlu'nun.Sonyel'in son eseri yayımlandı: "Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri. sayfaları Kurtuluş Savaşı ile ilgilidir. Kurtuluş Savaşı'nın ilginç bir kesimine ışık tutan ve yine İngiliz belgelerine dayanarak yazdığı "Malta Sürgünleri"ni kitaplığımıza kazandırdı. III. Mim Kemal Öke'nin İngiliz Belgelerinde Lozan Barış Konferansı (1922-1923) adlı belge derlemesi katıldı. Okuyunca beğeneceksiniz..Kemal'in kendisini veya politikasını yermeye kalkışmış belgelere de rastladık.50 (420 sayfa) 1978'de Doç.R. bütün bu araştırmaları yok sayıp.49 1296 sayfası Kurtuluş Savaşı dönemi ile ilgilidir. XX. bu sorunun cevabını da yine birlikte bulacağız. çeşitli araştırmalara ve resmi dokümanlara dayanmaktadır. Hasım bir tarafın belgeleri olmaları dolayısıyla bunların karşıt görüşleri savunmalarını olağan karşıladık.) 53 Son olarak da 1995'te.48 Eserin 153-370.300 kadar arşiv cildini taradık. I. 6.Dr. Bunlara 1983'te.

s. Malumdur ki tarihi hadiseleri. artık yerini belgelere bırakmamalı mı?" (A.339) □ "Bugün müspet bir ilim ve bütün ilimler gibi gayesi gerçekleri aydınlatıp ortaya çıkarmak olan tarih. s. s. s." (N. Vahidüddin. s.Vakkasoğlu. Osmanoğulları'nın Dramı. s. hoşa giden masal yazmış olursunuz. Vakkasoğlu. Hilafet. başka belgelerle karşılaştırılmış. öyle çarıklı erkan-ı harp rivayet ve hikâyelerini dikkate almayacaklar. kanıtlanmış ciddi ve gerçek belgelere. Son Bozgun. ele geçen vesikaların sıhhat (doğruluk) derecelerini araştırmak ve bu vesikaları icabında başkalarıyla mukayese (karşılaştırmak) ve kontrol etmek gibi prensiplere riayet etmeksizin (uymaksızın) sıhhatli bir araştırma yapılamaz.214) □ "Bugün tarih de adeta bir laboratuar ilmi haline gelmiştir. Kısakürek.Kandemir'den aktaran ve benimsediğini yazan V. ancak doğruluğu sabit vesikalara ve onlar kadar sağlam hatıralara dayanılarak. onlar kadar sağlam anılara.Demek ki iddialarını.Mısıroğlu.F. ' Evet. ünlü tarihçi Wels'e aittir.. gerçeği tek bir belgeye de bağlamayacaklar. güvenilir tanıklara dayayacaklar.Hüseyin Ceylan.Müftüoğlu. onları ortaya çıkaran müessirlerden (etkenlerden) ayıklayarak ele almak caiz (doğru) değildir. Yalan Söyleyen Tarih Utansın.17) □ "Tarihi. Son Bozgun. Üstelik -bazen." (H.' diye başlayan sözlü hatıralar. doğruluğu araştırılıp kontrol edilmiş. sizin okuduğunuz kitaplarda yazmaz.9) de □ "[İncelenen] devrin hadise ve şartlarını biraz bilmek lazımdır. tarih değil.. çarıklı erkan-ı harp rivayetleri ve hikâyelerinden ayırmak gerekmez mi? 'Siz bilmezsiniz.Dilipak. Başka Açıdan Kemalizm. araştırıcıyı çok defa yanlış neticelere götürür. en küçük ayrıntısına kadar adalet ve haktanırlık ölçüleriyle değerlendirecekler. 140) □ "Bu korkunç hak ve hakikat kalpazanlığı karşısında biz.C." (F.." (V." (M. tanıklara ve 'kapı gibi sağlam' belgelere dayanarak yazdıklarını söylüyorlar. s. olayları his ve arzularına göre yorumlamadan olduğu gibi yansıtan.19) □ " 'Kronolojiyi temel sayan. 1. Kısaca söylemek gerekirse. kronolojik tasniflerle yazılır..Mısıroğlu. inceledikleri dönemin ve olayın şartlarını dikkate alarak.. 1. 1. "Dürüst tarihçilik" yapacaklarına güvence de veriyorlar. tarih açısından değer taşıyan. önsöz) □ "Tamamen belgelere dayandırılmış olarak hazırlanan bu araştırma." (K. 3. şu kitabımızla bazı tarihi olaylara ışık tutarak.tek bir vesikaya (belgeye) istinat da (dayanmak da) tarihçiyi şaşırtıcı neticelere sürükler. Şu gözlerin gördükleri gördükleri. Büyük Oyun." (K. yalan söyleyen tarihi utandırmaya çalıştık.C.9) bi an _8 .. olayları his ve arzularına göre yorumlamayacaklar. en ince ayrıntıyı bile adalet ve haktanırlık ölçüsünde kaydeden bir dikkat olmadan hadiseleri (olayları) değerlendirmeye kalkışırsanız. Şuradan veya buradan ele geçmiş herhangi bir vesikayı kafi telakki ederek (kesin belge sayarak) işe koyulmak ve sadece bunlar'a ihticac etmek (yetinmek). Onun için de gerçekleri ortaya çıkarmak için kendine mahsus birtakım ispat usulleri vardır. 56 Yakın tarihimizin doğrusunu..C.C. tarihin ne olup olmadığını belirleyen bu nefis söz.. □ "Bu iddiamızı tam bir fikir namusuyla ana tezimiz olarak başa alıyor ve en ince teferruatına kadar ispatını boynumuza borç biliyoruz.

Kurtuluş Savaşı ile ilgili bazı özel yayınlarda. bu kadar uzun ve ayrıntılı olabilir mi? Zaten ne kadar uzun olursa olsun. gelişigüzellik. Yanlış varsa eleştirilmeli. s. dinci örgütlere parasız dağıtıldığını yazmaktadır.1953. metotsuz.. Tarihi.dipnotun son paragrafı) Prof. s.C. geneli etkiyecek ağırlıkta olmamakla birlikte.. resmi tezlerin itirazsız tekrarlanmasını ister.. Bu yüzden. Kısacası. bilgi ve kaynak yetersizliği. Ankara. Suudi Arabistan'da basılıp. İsmail Arar. Atatürk Bibliografyası. ne gayr-i resmi olduğundan dolayı doğru. sebeplerden kaynaklanan irili ufaklı hayli yanlış ve sübjektif değerlendirmeler bulunduğunu da belirtmeliyim. Gönderme yaptığım bütün kitapların künyesi. Alışageldiği bir garnizon kültürü içinde.Mercangil.778 sayfa ve ancak Erzurum Kongresine kadarki dönemi içeriyor. sadece kitaplığımda ve belgeliğimde bulunan kitaplara. hayatı bire bir yansıtamaz. öyle ulu orta. kulaktan dolma bilgiyle yapılacak bir iş değil. 5) Bir kısım yazarlar. aynen tekrarlanmasını istediği bir 'resmi söylemle' kısırlaştırma çabası içindedir. Yazarları: Bünyamin Ateş. Mehmet Altan 20 ve 27 Mayıs 1995 Sabah gazetesinde şöyle yazıyor: "Türkiye yönetimi.Kemal'i karalayan anılarının. belgelere dayanılarak düzeltilmeli. unutkanlık. tarih metodunu bilmeyi ve ansiklopedik kültüre sahip olmayı da gerektiriyor.. bütün kişi. M. Bir orta okul. önyargıyla. En uzunu bile genişçe bir özet niteliğindedir.59. sahte bir tarihi benimsetmek ve gerçekleri değiştirmek için bu sözlerle bir ön hazırlık mı yapıyorlar? Birlikte göreceğiz! Notlar 1) 2) 3) F. ayak üstü. geniş bir hazırlığa ihtiyaç gösteren. s. ciddi bir iştir. Bir tarihin ancak doğru olup olmadığı tartışılabilir." (H. bildiğim ve bilmediğim daha birçok kaynak olduğunu belirtmeliyim. olay ve belgelere yer vermediği için resmi tarihleri eleştiriyorlar. (Kâzım Karabekir Anlatıyor. Burhan Bozgeyik. Herbert Melzig.Ceylan. kitabın sonundaki 'kaynakça' bölümünde verilmiştir. Büyük Oyun. hayali. 189/21 . 1941. Uğur Mumcu. ancak gerçeğin özünü ve ana çizgilerini yansıtır ve sadece belli başlı kişileri ve olayları vurgular. yine belgelere dayanılarak eksikleri tamamlanmalıdır. Rıza Nur'un M. gazete ve dergilere ve kaydettiğim televizyon programlarına gönderme yaptım. Gelin. bütün olayları ve kişileri kapsamaz. Bir tarih. Paradigmanın İflası. (Türk İstiklal Harbi [TİH] dizisi) Celal Bayar'ın anıları 8 cilt. İnsanın beyinselliğini.. 2. öğretmenler ile ders kitapları dışındaki objektif ve ayrıntılı araştırmalar ve dürüst anılar doldurur ve tamamlar. eleştirel tarihçilik. ayrı bir tür oluşturuyor ve tarih için geçerli bir kaynak değeri taşımıyorlar. ne resmi olduğu için yanlıştır. dikkatsizlik.. yayına hazırlayanların nitelikleri. yanlışları dolayısıyla elbette eleştirilebilir. Ama bu. Bitlis Derneği Y.Başkaya. Resmi ya da gayr-i resmi bir tarih. araştırma tembelliği. Boşlukları. Atatürk. Bunun için hatıratlar başta olmak üzere yüzlerce belge taradık.. hatta üniversite ders kitabı. Kurtuluş Savaşı'nın yalnız askeri yönü 16 cilt. Mustafa Kaplan.66. dayanaksız.17. 87) Acaba doğru mu söylüyorlar? Yoksa okuyucularına. resmi ve gayr-i resmi diye ayırmak da doğru değildir. Geride." İlke olarak. Geniş ve sağlıklı bir tarih bilgisinin yanında. Devrimler ve Cumhuriyet Türkiyesi ile ilgili 4) 6) 7) 8) de bi an _8 . bir tarih kitabı. Ankara. Atatürk ve Devrim Kitapları Katalogu.. bu vatan için yaptıklarını. Rıza Nur'un anıları gibi patalojik yayınlar ise.. lise. dar görüşlülük vb. Kurtuluş Savaşı. Türkiye'yi çağa ulaştırmak için tabu bellediğimiz yalan ve yanlışları teker teker tespit edelim. belgelerle ortaya koymaktır. 1.H.□ "[Amacımız] Sultan Vahdeddin'in.

Küçük. s. ancak incelemek istedikleri (Doğu Anadolu olaylarıyla ilgili) belgelerin. (Kürt-İslam Ayaklanması.271. cildi de bulunuyor." (s.C. bu sebeple incelemelerine imkân olmadığını yazılı olarak bildirmiş. s.14. Ankara." Bozgeyik. 1993 V. Uğur Mumcu. "Arşivin. Y. Atatürk Özel Arşivinden Seçmelerin I. 1974. İstanbul.634.16.. (GRYT Ansiklopedisi.165) Doğu olayları ile ilgili belgelerin bu aşamada araştırmacılara kapalı olduğu anlaşılıyor. İstanbul. Çünkü sanık adı belirtilmek şartıyla her dosyayı incelemek kabil. Künyesini verdiği kitapların arasında.7.e.. "tasnif aşamasında olduğunu ve bu konuda Başkanlıkça bir yayın hazırlığı olduğunu". Yeni Asya Gazetesi Y. 1975. Türk Dil Kurumu Y. ek cilt I. İstanbul.. sebebini öğrenmek için telefon ettim.16.. bir müessese ile ilgili arşiv belgelerinin. Kısa bir süre sonra bu ayıp düzeltildi. Acaroğlu şöyle diyor: "işte Atatürk'ün gözden geçirdiği Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi tarihi budur. 666) Yapı ve Kredi Bankası Y.Y. Atatürk Kaynakçası. Hiçbir dosya incelemeye kapalı değil" (23. 1994) yayımlanmıştır.. takdim yazısı.1995 günü. böyle çocukça bir söylentiyi aktarmakla yetinmiyor. s. a.Alb.Vakkasoğlu. Ankara. sayı 36 (1994). Atatürk'ün doğumunun 100'üncü yılı dolayısıyla yayımlanan 485 tanıtma. 1991) Bütün dosyalar ve belgeler. Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi 1. araştırma yapmak isteyen GRYT Ansiklopedisi yazarlarına.e. 1. TBMM arşivindedir.. Askeri Tarih Bülteni.. ATASE Başkanlığı. ise ATASE Başkanlığınca (1992. s. 1984) Yeni devletin.9) 10) 11) 12) 13) 14) 15) 16) 17) 18) 19) 20) 21) 22) 23) 24) 25) 26) 27) 28) 29) Kitaplar.g. İstanbul.. Bu tür desteksiz atışların daha patırtılılarını da göreceğiz. sanık adlarına göre tasnif edilmiştir. Baha Matbaası. s..7. 1919-1925.e. Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nce yazılıp 1931'de basılmış olan tarih dizisinin "Türkiye Cumhuriyeti" başlıklı 4. a.g. 1993.) Bu ifadeden.. 5. kâğıt fabrikasına gönderilerek hamur yapıldığı söylenmektedir. 1950-51 döneminde okutulan kitabından (Yeni Tarih Dersleri.. rejimi yerleştirmek ve ideolojisini benimsetmek için yoğun ve sürekli bir yayın etkinliği göstermediği anlaşılıyor. bir de kesin yargıda bulunuyor: "Bu mahkemelere ait on binlerce belge. a. araştırma ve inceleme kitabının bile 436'sı özel yayın. Atatürk ve Devrimleri Tarihi Bibliografyası. II. İhsan Ezherli ile yapılan konuşma)" İstiklal Mahkemeleri. Türkiye Üzerine Tezler 2. 1960. Arşiv Md.g..g.e.Ethem.e. ve III. bugün ortada yoktur!" (Ç. Devlet Kitapları Müdürlüğü.g..6. 1973 (Bu değerli ve yararlı kitaplık ne yazık ki kapatıldı). İşaret Y. İstanbul. Orta III). s. bizde de A.Y. Ankara. en azından bu dosyanın incelemeye kapalı olduğu anlamını çıkararak. İstanbul.. İstanbul. N.Kaplan.C. s. T. 'Şeyh Sait Ayaklanması dosyalarının tasnif dışı olduğunu' ileri sürmektedir. 1924 yılı müfredat programına göre yazılmış olan Asr-ı Hazırda Türkiye Tarihi adlı ilk tarih dersi kitabından 1973 yılı ders kitaplarına kadar bütün resmi tarihlerin dökümü var. Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları. İnönü adının geçmemesi için İnönü savaşları ile Mudanya anlaşmasını ve Lozan'ı çıkartmıştı. M. (Leman Şenalp. ilk yayın tarihinin 1991 olduğunu sanıyorum.Baskı. Bir yanlış anlaşılma olmuş herhalde. a. a. s. Hasan Mezarcı'nın önsözü. si Kültür Bakanlığınca (1981). İşaret Y.. X. Bilgi Y. TTK Y. s. Arşiv yetkilisi dedi ki: "Dosyalar olaya ve mahkemeye göre değil.Zuhuri Danışman adlı bir tarihçi.. de bi an _8 . 1960. Gökman. 1969... 1981. Ankara. 1. Burhan Bozgeyik şöyle yazıyor:"İstiklal Mahkemesi gibi. Kur.7. İşb. eskiyazı bilen Türk ve yabancı bilim adamlarına ve araştırmacılara açık olduğunu".C. Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları. s.

47.) Ama bu kitaptaki istihbarat raporlarının çoğu.. raporlarda yer alan bilgi ve iddiaların doğrularını da kısaca belirtmesi.. Herhalde bu işleri kolaylaştırmak şart. İstanbul. FO 424 sayılı seri. sayı 5/1965) Ayrıca. yaygın ününe aldanarak. Ankara. TTK Y. Şimşir. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. Doğu İşleri. ciltleri. İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye. Başbakanlık Y.. Anadolu Üzerindeki Göz (İonian Vision). İngilizlerin neden birçok konuda yanıldıklarını.g. 1922 yılı '116'cilt. Ankara. Mesela H.20 'Bütün belgelerin fotokopisi' deniyor. s. Ankara. işlenmemiş bilgi yerine. B. Atatürk'ün Milli Dış Politikası.1.1 vd.. Milliyet Y. cildinin ikinci bölümünden alındığını açıklıyor ve bunu belirtmediği için araştırmacıyı ağır şekilde eleştiriyor. FO 406 sayılı seri: Gizli yayınlar (belgeler). 1981/1982. 2 cilt. (Son olarak.1994.N. Arşivlerimizde kaba tasniften ince tasnife geçilemediği. çev: Halim İnal. 2 cilt. 3.Aydın. daha fazla ertelenemez. Çanakkale Olayı (The Chanak Affair). s. Mısıroğlu'nun. Bilgi Y. 273 vd.. İngiliz İstihbarat Servisini.Dr.N. 4. İstanbul. s.1982..Langhorne'un Documents on British Foreign Policy 1919-1939/XVIII. İstanbul. 1921 yılı '117' cilt. Sonyel'den.. 2.Siyasal Bilgiler Fakültesi Y. Bu serinin 46. tanıtma yazısında. Gerçekten böyle mi. Başnur Matbaası. masal. a. TTK Y.30) 31) 32) 33) 34) 35) 36) 37) 38) 39) 40) 41) 42) 43) 44) 45) 46) 47) 48) 49) 50) 51) 52) 53) 54) 55) Örnek: Dr. Ankara. 626 belge. Cem Y. Ankara. Şunu da söylemek gerek. daha önce yazılmış Türk resmi tarihlerini. arşivini pek az araştırmacıya açtığı ise bir gerçek.C. Araştırma iste klerine cevap bile vermedikleri anlaşılıyor. bu masalları okudukça.XII/dipnot.. doğrularıyla birlikte Dördüncü Bölümün Lozan paragrafında göreceğiz. cilt 1973.313.. İstanbul. Cumhurbaşkanlığı arşivi için Genel Sekreterliğin.) Bu çalışmadan ilk söz eden ve yararlanan da T.Şimşir. cilt 1979'da.. Başbakanlık (Osmanlı) arşivi için Başbakanlığın izni gerekiyor. 1959..kısım. İstanbul Matbaası. 1992). A. Ankara. TTK Y.Ü. Ankara.Ali Kayabal. Lozan Telgrafları. s. sayı 4/ Nisan 1984.. TDV İslam Araştırmaları Merkezi Y. TBMM arşivi için Meclis Başkanının. (Tarih ve Toplum.. s. Çağdaş Y.cilt 1982'de yayımlanmıştır.70-71) Ama araştırmacıya dönük bu kusur. Pan-İslamizm. başarılı ve yanılmaz bir örgüt sananlar olabilir. Azmi Özcan'ın bu konudaki açıklaması. (B. Sakarya'dan İzmir'e.N... Ankara. Prof. İstanbul. bilgisayar gibi kolay arama ve ulaşma sistemleri çoğunlukla kurulamadığı.TTK Y. Ankara.Bayur. bilmiyorum. FO 371 sayılı seri: Genel yazışmalar. (1. cilt 1986.. Sakarya Savaşı sırasında Türk Cephe emirlerini ele geçirmek gibi şaşırtıcı başarıları yok değil.Mesela Başbakanlık arşivinde 50 milyon belge olduğu anlaşılıyor.. 1970. 213 vd. Sovyet.Bıyıklıoğlu'dur: Atatürk Anadolu'da.Ekim 1922 dönemine ilişkin belgeleri içermektedir. Kültür Bakanlığı Y.. Lord Curzon'un belgeleri hakkında ileri sürdüğü bazı iddiaları. mikrofilm. insan. Atatürk'le İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921). çev: M. İngiliz belgeleri. TTK Y.48 ve 49. tüm belgelerin. Yunan ve bazı İngiliz belgelerinden yararlanmışsa da hepsi 1914'e kadarki dönemle ilgilidir. Prof. Türkiye. s. birkaç küçük ayrıntı dışında. TTK Y.e. (Hayat Tarih dergisi.Smith. Ankara. David Walder. belgelerin değerini azaltmıyor. TTK Y. İngiliz ve Yunan kaynaklarından yararlanmış iki başka önemli eser: M. Çeviren Cemal Köprülü. 2. 1974. Ankara. Milliyet Y. cilt 1975'te. 1990. belgeler sistematik bir biçimde yayımlanmadığı için ayrıntılara inmek isteyen araştırmacıların işi hâlâ kolay değildir.. 715 gizli belge. Türk İnkılabı Tarihi (10 kitap) için yayımlanmış Alman. 2. Dışişleri Bakanlığının. bocaladıklarını anlıyor. Bu sorunun bir çözüme kavuşturulması. hiç olmazsa doğru bilgilerin alınabileceği kaynakları işaret etmesi beklenirdi. Göyünç. Ciltler Nisan 1919. belgelerin bir bölümü. Fransız. sayı / 1967) yayımlanmıştır.M. Yön dergisinde de(197.L. de bi an _8 . Hürriyet Y. Avusturya.

.g.163. Bu. S. s. de bi an _8 . a.R.C. İngiliz belgeleri ve türleri için genel bilgi: Jeschke.56) doğrulamaktadır. itidal çizgisini korumuş olduklarını. 349 vd. 1. abartıya ve süslemeye kaçmadıklarını gösteren çok önemli bir göstergedir.. Türk tarihçilerinin.Sonyel. Ali Kemal Meram'ın Belgelerle Türk-İngiliz İlişkileri Tarihi adlı kitabını (Kitaş Y. Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri..e.XI vd. İstanbul 1969) görüp inceleyemediğim için bu mini araştırmanın dışında bırakmak zorunda kaldım. s. s.. Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz Belgeleri.

Murat de bi an _8 . çeşitli yayınlara ve belgelere göre Kurtuluş Savaşı'na karşı olanların başında. Bu cümleden olarak yaverlerinden M. Son Bozgun. Ceylan. Fakat hain değil. hatta Kurtuluş Savaşı'nı onun başlattığını ileri sürüyor.Mısıroğlu..C. Sultan Vahidettin'in asla hain olmadığını. tam te rsine Vahdeddin'in bu vatan için yaptıklarına karşılık olarak ona ihanet edilmiştir.156." (N. s. bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen. s. 155) □ "Anadolu'nun kurtuluş hareketinin başlamasının bir numaralı kahramanı Sultan Vahdeddin'dir.Kemal Paşayı geniş yetki ve imkânlarla donatarak Anadolu'ya gönderdi. Türk İstiklal Savaşı olmayacak ve kurtuluş sağlanamay acaktı. değil mi. adeta hakkı yenmiş bir gizli kahr aman! Doğru mu.F.C. görelim. Hani şu bize vatan haini olduğu. 1. 1958) □ "Milli şahlanış hareketinin fikirde müellifi (yaratıcısı) ve bu maksatla M. 184) □ "Sultan Vahidettin. birçok kitapta "hain" olarak niteleniyor.Vakkasoğlu. s. bütün Osmanlı padişahları gibi vatanperverdir. annesi Gülistu hanım. Abdülmecit'in 30 çocuğundan 23'üncüsü. 87) Bu.H. 3.] Sultan Vahdeddin vatana ihanet etmemiş. ufukta beliren vahim tehlikelere karşı Anadolu'da bir direniş hareketi düşünüp. Büyük Oyun.. Amcası Abdülaziz ile ağabeyleri V. Vahüdiddin. Türk Ülküsü. ilkokul birinci sınıftan itibaren söylenen Sultan Vahideddin. Vahidettin'in kısa hayat hikâyesi Doğumu 1861.Çocukluğu ve gençliği kapalı bir ortamda geçer. Osmanoğulları'nın Dramı. son Osmanlı Padişahı Vahidettin geliyor...79) □ "M." (Nihal Atsız. mesela şöyle diyorlar: □ "Osmanlı padişahlarının en talihsizidir. s. 1.BİRİNCİ BÖLÜM VAHİDETTİN Resmi tarihlere.Kemal Paşayı Anadolu'ya gönderen.85. Vahidettin. s. Babası otuz ikinci Padişah Abdülmecit. [. bildiğimiz Vahidettin'den farklı biri. Buna karşılık bazı yazarlar.57 Dört aylıkken babası ölür.Kısakürek. Bu yüzden kendisine hain damgası vurulmuştur.." (K." (V. en dikkatli şekilde planladı. Vahidüddin olmasaydı. doğrudan doğruya Vahidüddin'dir.23." (H. İstanbul.Kemal'i milli mücadele için Anadolu'ya olağanüstü yetkilerle gönderen bizzat Padişah olmuştur.

Çalmadığı saz yoktu' dedi. Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı devletine başkaldırmış olan eski Mekke Şerifi.Hakkı Okday'ın anlattıkları. Şimdi. yeni Hicaz Kralı Hüseyin'in davetinden yararlanarak Malta'dan Mekke'ye geçer (Ocak 1923]. içmese de ağzına. Bir oğlu.Kemal'in öncülüğünde Kurtuluş Savaşı başlar ve bu çetin mücadele Lozan Andlaşması ile noktalanır. bir İngiliz savaş gemisiyle Malta'ya gidecek bunun üzerine TBMM. M. Vahidettin'in kişiliği • Kızı Sabiha Sultana yazdığı mektubun üslubu.59 1923'te. Vahidettinciler ise tersini iddia ediyorlar. Kısa hayat hikâyesi böyle. Vahidettin'in yerine Veliaht Abdülmecit Efendiyi Halife seçecektir. metinler genellikle sadeleştirilmiştir. TBMM. bi an _8 ve II. Sabiha).Mahmut Kemal İnal diyor ki: "Eserleri üstadça idi. 'Eline hangi sazı alsa bilerek çalardı. 17 Kasım 1922 Cuma sabahı İstanbul'dan ayrılarak. 58 yaşında tahta çıkar. bunların başında da daima konyak vardı.65 • Dindar ama yobaz değil. Yanlış bilgi ve gerçeğe aykırı iddiaları işaretledim ve doğruları belirtmeye çalıştım. yakınlarının.61 • Yakınlarına cömert. 63 Hazinedarlarından bir hanımla bu mevzuda konuşurken hangi sazı çaldığını sordum. • Sırasında ağlayan ve ağladığını da saklamayan biri. Vahidettin ve eniştesi Damat Ferit ile yakınlarının. Milli Mücadeleye karşı çıktıklarını ve önlemeye çalıştıklarını ileri sürüyor. Bu iddiaların tamamını göreceğiz. tarafsız kişilerin tanıklığına ve bazı sağcı tarihçilerin yazdıklarına ve geçerli belgelere dayanılmış. değdirerek içer gibi yapmak inceliğini gösterir. damadı İ." 64 • Çok sigara içiyor.2. İslam alemine bir beyanname yayımlar. darbe ve savaşlara tanık ve Veliaht Yusuf İzzettin Efendi intihar edince Veliaht olur. Ulviye. ihtilal. 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırır.Abdülhamit'in tahttan indirilmelerine. Vahidettin. Mısır'da yaşamak ister ama İng ilizler uygun görmeyince." 67 de Bu bölümde.62 • İyi bir besteci. İtalya'nın Riviera bölgesindeki San Remo kentine yerleşir ve 1926'da vefat eder. Padişah-Halifenin Veliahtı sıfatıyla.(1916). Mütarekeyi işgaller izler. İmparatorun şerefine şampanya kadehini kaldırır. Ağabeyi Sultan Reşat'ın ölümü üzerine de 4 Temmuz 1918'de.66 Birçok Vahidettinci yazar. yakın adamı Tütüncübaşı Şükrü Bey tersini söylüyor: "(Hünkâr] istediği öte beriyi bana aldırtırdı. Mesela Almanya'yı ziyareti sırasında verilen bir ziyafette. Anadolu silaha sarılır. bu olaydışında ağzına damla içki koymadığını yazıyorsa da. dostlarının. Vahidettin'i daha yakından tanıyalım: . Veliaht iken Avusturya ve Almanya'ya resmi ziyaretler yapmıştır. iyi bir baba olduğunu gösteriyor.58 Vahidettin. masanın kurallarına uyar.60 İstanbul'dan apar topar ayrılırken tek oğlu Ertuğrul'u yanına alması. İ. iki kızı var (Ertuğrul. Resmi tarih.

birkaç örnek: "Pek müteheyyiç (heyecanlı) bir halde bulunduğundan. misafirlerini bu tablonun altında oturarak kabul etmekte sakınca gö rmez. bir Fransız gazetesinde yayımlanan açıklamasında diyor ki: "Padişah çok asabi ve sinirleri vehme mütemayil olacak kadar zayıftı.73 Dönemiyle ilgili bütün kaynakları taradım. Padişahlığında Ali Fuat Beye defalarca söylediğine göre." (s. T. Denilebilir ki bu haliyle de vletin en sadık timsali.kızı Ulviye Sultan'a takdim eder." 70 Geleneğe göre Osmanlı hanedanına mensup kızları. nikâhlı da olsalar. adamları bastonu almayı unutmuşlardır." 77 □ Başkâtibi Ali Fuat Bey de." 75 Padişahlığında da sağlıklı değil.Göztepe de.• Sağlığı ve sinir sistemi: "Şehzadeliğinde zayıf. nahif.Hakkı'nın yeğeni Şefik Okday diyor ki: "Osmanlı Sarayı da Avrupalılaşmak yolunda ufak bir adım daha atmış. 'Bu bir felaket!' diye sızlanır.71 İ.] Diğer bir baygınlık da Malaya zırhlısı ile İstanbul'dan müfareket (ayrılma) kararının İngiltere devletince kabul edildiğinin Yaver (Kiraz) Hamdi Paşa tarafından arzı sırasında vukua gelmişti.." 76 □ Hususi doktoru Reşat Paşa. kocaları düğünden önce göremezler. Tahta çıkış töreni dolayısıyla Topkapı'ya ge ldiği zaman.74 _8 . hiçbir kaynakta. önemli olaylar karşısında çok heyecanlandığını açıklıyor.162). amcam da kork usuz olarak Sultanla buluşma imkânını elde etmişti.. Mühim anlarda birkaç defa baygınlık geçirmiş ve derhal müdahaleye lüzum hasıl olmuştu.68 San Remo'daki köşkün alt katında bulunan misafir salonunun duvarında büyük bir çıplak kadın tablosu asılıdır. Bunlardan bir tanesi Sevres Muahedesi (andlaşması) şeraitini (şartlarını) ve metnini tetkik için teşkil edilen Saltanat Şûrasına riyaset (başkanlık) etmek üzere salona girecekleri anda vukua gelmişti.. 'silahşorluğunu' ve 'iyi bir binici olduğunu' doğrulayan bir kayıt göremedim. damadı İ. "Ziyade de bi an 1922'de Malta'da Tigne Villası salonlarında verilen yılbaşı balosuna da katılır. hastalıklı bir genç.69 Amerikan 'Associated Press' muhabiri ile 1919 Aralık ayının ortalarında yaptığı konuşmada şöyle der: "Türk kadınlarının hürriyetlerine kavuşmaları için önümüzde açık bir büyük saha bulunuyor.. romatizmadan muzdarip olup yol yürümekte zahmet çeker.Hakkı'yı davet eder ve -zaten İ. buna rağmen Vahidettin düğünden önce. Halifeliği sürdürdüğünü ilan eden Vahidettin.. "Osmanlı hanedanı içinde silahşorluğu ve biniciliği ile ünlü olduğunu" yazıyor. çocukluk ve gençliği türlü hastalıklar içinde geçmiştir. arabadan inince. bastonunu ister. [. Başkâtibi tabanca taşıdığını yazıyor ama tabanca taşımakla silahşorluk başka başka şeylerdir.M. Onlara Amerikalı kız-kardeşlerinin statülerini vermek suretiyle ve dinimiz delaletiyle (yardımıyla) en iyi surette başaracağımıza inanmaktayım."iyi bir binici olduğunu"." 72 • Nihal Atsız..Hakkı ile gizlice buluşmakta olan..

. Abdülhamit'in Başkâtibi Tahsin Paşa diyor ki: "Vahdeddin Efendinin Sultan Hamid'e sürekli havadis taşıyıp getirdiği mevsuken (doğru olarak) rivayet edilirdi ki bunun jurnalcilikten bir farkı yoktu..124) □ İ. 175). onun gibi daima bir suikast beklemekte ve kendini korumaya hazır old uğunu göstermektedir. 172) □ Rauf Orbay: "Vahidettin umulabileceğinden fazla heyecanlı idi. "Abdülhamit zamanı ndaki kötü şöhreti" diye söz etmektedir. Lütfi Simavi Bey sigarayı yerden kaldırarak tablaya koydu." (s.Baytok.80 □ Vahidettin'e güvensizliğin Abdülhamit'ten sonra da sürdüğünü gösteren bir olayı Sultan Reşat'ın Başkâtibi H..." 79 Yaşı.Kemal İnal: "Cebinde tabanca bulundurarak. vehimli büyük kardeşi Abdülhamit'i taklit etmesi. □ Meclis Başkan Vekili Hüseyin Kazım Bey: "Padişah son derece heyecanlı idi.M. Kelimeleri güçlükle kullanıyordu. zamanın gereğine uygun biçimde eğitim görmek. devlet işlerini iyi idare etmenin zorluğunu açıklamaya gerek yoktur.8. gereken metinliği ve soğukkanlılığı gösteremediğini de göreceğiz. Birçok olay karşısında. Böyle bir korkunç bekleyiş içinde.Kemal İnal'ın açıklaması: "Bir devletin idaresini yüklenmek için şehzadeler.1920 günlü raporu: "Heyecanlı hali dikkati çekiyordu. Diğer özellikleri: Gençliğinde Abdülhamid'e 'jurnalcilik' yaptığı oldukça yaygın bir söylenti..255) vb. sağlık durumu ve tanık olduğu eski ve yeni olaylar dolayısıyla. "Gayet heyecanlı bir vaziyette. s..254).M. düşünce doğruluktan." 78 □ Vahidettin'le ilk defa görüşen Yüksek Komiser Amiral de Robeck'in 21. dünya olaylarıyla ilgilenmek ve onlar hakkında bilgil i olmaya çalışmak ve bir devlet adamı olarak yetişmek gerekirken. "Zaten hey ecanlı bir haldeydi. kalb rahattan yoksun olacağından." (s." (Sultan Abdülhamit. büsbütün sinirlenerek. hasta olduğunu bahane edip." (s." (T.. Parmakları arasındaki sigarasını düşürecek kadar elleri titriyordu. hatta kendi dilini bile hakkıyla öğretmemek yüzün- de bi an (çok) heyecanlı olmasıyla.Ziya Uşaklıgil şöyle aktarmaktadır: "Bir aralık Sultan Reşat'ın oğlu Necmettin Efendi beni ve Lütfi (Simavi) B eyi kardeşlerinden uzakça bir yere çekerek hemen aynen şu sözleri söyledi: 'Amcamız Vahidettin Efendiden sakınınız!' " 81  Öğrenimi: □ İ.. _8 . 171) □ Başmabeynci Lütfi (Simavi) Bey bu durumdan. öğretim ve eğitimlerine itina edilmemek. s. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. sinir si steminin sağlam olmadığı anlaşılıyor. □ II." (s.

şu bilgiyi veriyor: "Çocukluk ve gençliği türlü hastalıklar içinde geçmiş. Fakat buna da şaşmadım ve bu bilgi yoksulluğunun kabahatini kendisine yüklemek istemedim."]84 □ Vahidettin. hatta lakırdı söyleyebildiğine bile kani değillerdi. Bu tanışmada tercüman olarak sadece ben hazır bulundum. Padişah hazretleri adına önce uygun ve saygılı cümlelerle başsağlığı dilediler.] Cin fikirli ve seri-ül intikal (çabuk kavrayışlı) idi.] Bu makama gelmeyi beklemiyordum. Bundan sonra başka konulara geçildi. akl-ü kiyaset (akıl ve uyanıklık) ve evsaf-ı bergüzide (seçkin nitelikler) ise İmparator hazretlerinden bed' ile (başlayarak) kendileriyle temasta bulunanlarca fevkalade takdir olunmuştur." 82 □ Vahidettin'in öğrenimi hakkında N. Şaşmış bir haldeyim." 87 de bi an den ne türlü zararlar doğduğunu açıklamak ve kanıtlamak için sayfalar doldurmak icab eder. bu ağır vazifeyi üstlendim. Şeyhülislam Musa Kazım Efendiye durumunu açık yüreklilikle itiraf etmiştir: "Ben bu makam için hazırlanmadım. [.) □ Başmabeynci Lütfi (Simavi). Vahidettin Efendi." (s. Ekser vükela kendisinin iyi söz söylediğine değil. Yazması. Halleri acımaya layık olan bu zavallılar. Fakat bir adamı birkaç kere yanına kabul edip de kendisine alıştıktan sonra gittikçe açılarak bazen bir saat düzgün söylerdi. Vahidettin'in Şehzade iken Avusturya'ya yaptığı ziyareti şöyle anlatmış: "Veliaht hazretleri İmparator tarafından İmparatoriçe hazretlerine takdim olundular.Fazıl Kısakürek. o da sırf kendi heves ve gayretleriyledir ki Vahidüddin de onlardan biridir. bana dua ediniz.. konuşması." (s.... zekâsı: □ Ali Fuat Bey: "Kitabeti (yazılı anlatımı) ve imlası düzgündü. ciddi bir tahsil görmeye imkân bulamamıştır. Kendisinin konuşmayı pek iyi idare ettiğini belirtmek isterim. Vahidettincilerin dilinde şu biçimi almış: "Fıkıh bilgini idi. Zira pek iyi biliyordum ki o zamanlar şehzadeler bilgisizlik içinde yaşarlardı.33) □ Başkâtibi Ali Fuat Bey: "Sultan Vahidettin kardeşi Sultan Reşat kadar Arapça ve Farsçayı bilmezse de.] Devrin en iyi hukukçuları kadar fıkıh bilirdi. bu yüzden layıkiyle okumaya." 83 [Ali Fuat Beyin verdiği bu bilgi.24) □ Rıza Tevfik: "Kasden açmış olduğum hükümet şekilleri bahsinde biraz konuşunca derhal anladım ki [Vahidettin'in] bu konularda bilgisi yoktur." 86 Lütfi Bey Almanya ziyareti için de. o zamanın üslubuyla şunları söylüyor: "Veliaht hazretlerinin meftur oldukları (yaradılışında bulunan) nezaket. [.] Vükelayı (bakanları) topluca kabul ettiği sırada gözlerini kapayıp her kelime ağzından birer ikişer dakikada çıkmak suretiyle ve hafif sesle birkaç söz söylerdi." 85 _8 . Fikirlerini kâğıt üzerine koymakta zahmet çekmezdi." (s. o da fıkıhla (İslam hukuku ile) ilgilenmişti. şayet bir şey öğrenebilmişlerse. [. Fakat takdir-i ilahi ile bana teveccüh etti.274 vd. [.

s. şahsiyetini olduğu gibi göstermekte artık sakınca görmüyor. s. Hayret ettim.. 42. gizli düzenlere. [halkın] kendisini milli bir ümit timsali haline getiren bu ruh halinden yazık ki yararlanamadı. bigarezane (kinsiz) ve bitarafane (tarafsızca) idare-yi umur edecek (işleri yönetecek) bir halefim (bir yeni Padişah adayı) olsaydı. yeni Padişah için gerçekten talihsizlik olmuştur. □ Vahidettin diyor ki: "Eğer akilane (akıllıca). entrikaya. İstanbul hayat ve maişetiyle az çok uyuşmuş bir Anadolu softası şivesiyle söz söylüyordu.1920 günlü mülakat hakkında rapor. tallahi kabul etmezdim. 6 Temmuz 1918 günü bir not de bi an _8 . Uşaklıgil. Görüp İşittiklerim. Br. Aramızda ciddi ve samimi sohbetler oldu.Jeschke. Ledoulx.Kemal de.. No." 88 □ Osmanlı Mebusan Meclisi Başkan Vekili Hüseyin Kazım Beyin izlenimi de şöyle: "Vahideddin'i ilk defa görüyordum. İstanbul'u terk ettikten. billahi. karışık girişimlere düşkünlüğü olan Vahideddin Efendi. T. savaş ve baskıdan yılgın ve yanık halk. Dritnavtlarıyla (büyük savaş gemileri ile) mücehhez (donatılmış) bir kuvvet karşısında bulunuyorum." (G. Biraz okuyup yazmış. umutla karşılar.Gurbet Cehenneminde.. □ Danişmend diyor ki: "Sultan Vahidüddin.XIII. s. 21.Z..7. o dönemi bilenlerce anlaşılması kolay olan sebep ve şartların tesiri altında garip bir hal gösteren Veliaht.□ Almanya gezisine katılan M." 89 □ Amiral de Robeck'in raporu: "Büyük bir karakter gücüne veya şahsiyete sahip olmamakla beraber çok samimi ve nazik bir zat olup oldukça zihni bir idrak de göstermektedir.Yaradılışında hileye.442)90 • Savaşın ağır bir yenilgiyle bitmesi ve acı sonuçları. gördüğü bir rüyaya dayanarak. (V.. Düşündüm ki bu zat akıllı olmalıdır. hakkında bilgi toplamak isteyen Fransız Dışişleri Bakanlığına..218.31. saltanat tahtının kuş tüyünden minderleri üzerine oturup gömülmedim. Hilafet. kendisini tamamen serbest gördükten ve bilhassa muhataplarının güvenilir adamlar olduğunu anladıktan sonra. Kronolojisi.91 Ben milletin ateşli külü üzerine oturdum. bir gün yeniden tahtına döneceğini umut eder. IV.93 • Birçok devlet işlerini gizlice yürütmeye meraklı. tabir ettirir.C." 94 □ Tahta çıkınca. adamlarını istihareye yatırıp geleceği keşfetmeye çalışır. 229) • Ağzı sıkı. şöyle yazıyor: ". □ Anlaşılan eskiden beri gizli iş yapmaya eğilimi var ki Başkâtip H. ömrümün devr-i ahırında (son döneminde) bu bar-ı azimi (büyük yükü) vallahi... İstanbul Elçiliği eski çevirmeni A. İstanbul'da [Çengelköy'deki köşkünde] ilk buluştuğumuz vakit. İngiliz Belgeleri.8. s." (Osm. s." 92 • Rüyaya inanır... bu görgü tanıklarını doğrulamaktadır: "Vahidettin bu sözleri çok ağır fakat düzgün söylüyordu.23) • Sultan Reşat'tan sonra tahta çıkmasını.

Başmabeynci olduğum halde. ikincisini açmak istemez. bazı kimseleri gizlice özel dairesinde k abul eder." 96 Bu gizli ilişkilerin ayrıntısını. Bu konudaki görüşünü. Eski Sadrazamı görünce Padişahın takındığı tavır ve hareket dikkatimi çekti. Parlamento hakkındaki düşüncesi.• Rol yapması: • Meşrutiyetçi değil.1918) kapatır.) □ Başmabeynci Lütfi Bey daha açık yazmaktadır: "Mart 1919. Sarayda nizamsızlık (kuralsızlık) ve intizamsızlık (düzensizlik) günden güne ve hissedilir şekilde artmaktaydı.95 □ Adına gelen yazıların açılmadan kendisine verilmesini emreder (Görüp İşittiklerim.. bu kadar ustaca hasta rolü oynayışına hayran kalmıştım. [. Hep kendisi konuştu. kimler tarafından ve hangi aracı ile yapılıyordu? Açıklamadığı için bu.Fuat Bey özetle şöyle diyor: "Bu baskı neden dolayı. bazı temasları gizlice yürütür (s. hatta İtilaf Devletleri (İngilizler. "Her gün yüzlerce gizli yazı aldığını" söyler (s.99 Ama onu da açılı- de □ "A.. benden gizli birçok kimselerin. Çehresinde hastalıktan en küçük bir iz görülmüyordu. Şeyhülislam Musa Kazım Efendiye açıklamış. Notunda Vahidettin'i "içten pazarlıklı "diye nitelemektedir." 97 bi an _8 verir." 98 Meclis-i Mebusanı. en gerekli olduğu bir sırada (21.Fuat Beyi değil de adamı Refik Beyi kullanır (s. Padişah böylelikle güya çok ustaca bir siyaset güttüğü kanaatindeydi.] Padişahın hiçbir şeyi olmadığı halde. Bu bakımdan parlamentonun yerine. ağır ve muzda -rip görünmeye çalışan bir sesle İspanyol gribinden çok zahmet çekmekte olduğunu öyle bir halde ve öyle bir dilde anlattı ki buna ben de inandım ve gerçekten üzü ntü duydum.12.İzzet Paşa ile birlikte huzura girdik. Büyük bir şaşkınlığa uğradım. Padişahın huzuruna kabul edildiklerini duyuyor.162). Padişahça seçilecek üyelerden oluşan bir kurul kurmak gereklidir. açılmasını engellemek mümkün olmayınca da hastalık bahane ederek açış konuşması yapmaktan kaçınır. 181). Fransızlar vb) uyruğundan. vakitli vakitsiz. Ali Fuat Beye. görüyordum. kim ve ne oldukları belli olmayan adamların. s. ilk seferinde. [. mütarekeden az önce. 210).] İzzet Paşayı uğurlayarak tekrar Padişahın yanına döndüm. Kısaca şö yle: "Şeriatte müşavere (danışma) varsa da danışılacak kimseler ancak ulema ve İslam büyükleridir.188.182vd. olumsuzdur." (s.240). Tabii Padişah. 27 Ocak 1919 günü. hükümetle haberleşmek için görevi bu olan A. Padişah yorgun. Biraz önce müthiş hasta görünen Padişah şimdi tamamiyle iyileşmişti. çağının bütün hükümdarlarının tersine. yerinde göreceğiz. Sesi de son derece gür ve sağlamdı. benim için esrarla dolu bir konuşma olarak kalmıştır. yabancıların amansızlığından ve baskısından şikâyet eder. A. İzzet Paşaya tek bir kelime bile söyletmedi. bu kurulun verec eği kararlarla bağlı olmayacaktır. Açıkça mutlakiyetçi saltanattan yanadır. .

ülkeyi Meclise dayanmayan. en ileri batıcılık yanlılarına kadar her çeşit muhaliften oluşmuş bir tepki partisi. Vahidettinci bir yazardan dinleyelim: de "Yunan idaresine geçen Selanik'e giderek.218) Çağın baskın eğiliminin milliyetçilik olduğunu bir türlü kavrayamayan çevresi gibi o da Milli Mücadele'yi. Hükümetlerin kuruluşuna ve işine karışır. tersine "hayırlı bir iş" olarak değerlendirir. • İttihat ve Terakki Partisi'nin amansız bir düşmanı.100 Olaylar ve belgeler.197)108 bi an Hürriyet ve İtilaf. İngilizler tarafından tutuklanıp Malta'ya götürülmelerini. (Görüp İşittiklerim.37. İstanbul yönetimi. oradan Rus İmparatoruna bir telgraf çekmiş. s.. 11 Nisan 1920'de kapatacak.374. Bu kusur değil iftiharım sebebidir. bu işe el koymasını -açıkçası Rusya'nın Osmanlı Devleti'ne saldırmasını. Kurtuluş Savaşı dönemindeki tutumunu. taraf tutmuş ilk Şehzade. [. Arnavutluk'ta isyan yapacak.38) Kısacası günlük politikaya karışmış. gidecek. dolayısıyla yalnız saraya bağlı hükümetlerle yönetmek istediğini gösteriyor.] Gidip katıldı. Veliaht ve Padişahtır. Derviş Vahdeti'nin karanlık derneğine de üye olduğu anlaşılıyor.104 • Hürriyet ve İtilaf Partisine yakınlığı: □ Hürriyet ve İtilaf Partisinin kurucularından ve üyelerinin çoğu gibi eski bir İttihatçı olan Dr. sırf İttihat ve Terakki iktidarını devirmek amacıyla biraraya gelen.107 Derviş Vahdetinin mahkemede verdiği ifadeye göre. gırtlağına kadar günlük siyasete gömülmüş din adamlarından. Kaçıracağım.şından 3 ay sonra. (Sina Akşin. İstanbul Hükümetleri. Damat Ferit'in de bir ara Başkan olduğu108 bu partinin.103 İttihatçıların.105 □ Lütfi Simavi. bir İttihatçı hareketi ve bolşeviklik olarak gör ecek ve sonuna kadar da bu saplantısını sürdürecektir. s. 378) Mahmut Şevket Paşa. Vahidettin'in daha şehzade iken bir 'takım' kurduğunu ve siyasi olaylara karıştığını ileri sürmektedir. İttihat ve Terakki iktidarının Türkiye'yi mahvettiğinden söz ederek.Rıza Nur da anılarında şöyle yazıyor: "Yakovalı Rıza Bey Sinop'ta sürgündü.istemişti. Onunla İttihatçılar aleyhinde anlaştık. 1911'de. gücünü yitirecek. devletin yargı hak ve yetkisine bir tecavüz olduğunu düşünmez.101 Bu çağdışı tutumu yüzünden. partinin liderlerinden Sadık Bey hakkında şu bilgiyi vermektedir: _8 ." (s.102 Damat adaylarının bile 'İttihatçılığa bulaşmamış olmasına" çok önem vermiştir. Vahidettin'in. tabansız ve devre dışı kalacaktır." (s. Arnavutları isyana teşvik ettiğimi ben kendi elimle yazdım. İttihatçılar hükümetini devirdik. Osmanlı Meclisi tarihe gömül ecektir. çok kısa bir süre sonra.

s.Vakkasoğlu.M. Son Sadrazam Tevfik Paşa Ferit'ten 'yalancı' diye söz ederdi. yoğun ve ciddi uyarılara rağmen beş kez Sadrazamlığa getirdiği Damat Ferit'i de tanımak gerekiyor. • Vahidettin'in İngilizciliği: Vahidettin'in. öyleyse kendisine ihanet etmesi düşünülemez. Üçüncü Bölümde geniş olarak ele alınacak. Onunla Vahideddin arasındaki ilişkiyi. İttihatçıların kendilerine zulmettiğini iddia eden Ermenilerle birlikte hareket edip onlara katıldıkları gibi. Vahidettin de eskiden ‗inelun' derdi.112 İttihatçıların da. Abdülme-cit'in damadı olduğu için Sultan Aziz koluna. 1853 doğumludur. s. İltifat görmeyince bu sefer ona da düşman oldu. ‗inemlekette İttihatçılardan taş üzerinde taş.C. tek üzüntüsünün. [ikincisi dünürü Tevfik Paşadır]. General Milne'in 16 Aralık 1918 günlü raporunun özetini aktarıyorum: □ "Padişah. Kemal İnal: "[özettir] Ferit Paşa. Damat olunca Londra Elçiliğini istedi.□ "Hürriyet ve İtilafçılar.. böyle bir önlemin bu denli geciktirilmesinden doğduğunu açıklıyordu. 1. Ala frangalıkta frenkleri de geçmişti.96) Vahidettin'in şehzadeliğinden beri yakınlık duyduğu parti. İngiliz Belgeleri. bugünü ve geleceği Vahidettin'in varlığına bağlı. düşmanlarımızla aynı seviyede ve hizada görünmekten bile çekinmemişlerdir. Britanya memurlarının kontrol maksadıyla memleket içine gönderilmesini ve Britanya subaylarının idareye yardımda bulunmalarını rica etti. Meclisin İttihatçılar tarafından seçilmiş olması sebebiyle dağıtılmasını isteyen İngilizlerle de aynı şekilde düşünüyorlardı. özellikle Veliaht Abdülmecit'e uzak. Reşit (Rey) Bey (D. dıştaki düşmanlarla ortaklaşa yürüttükleri kin harekâtının parolası. Hürriyet ve İtilaf Partisinin kuruluş çalışmalarına katıldı. sevincini gizlemiyor. görgü tanıklarının yardımıyla izleyelim. İttihat ve Terakki Derneğine yaranmak ve bu yolla büyük bir makam yakalamak için derneğin meddahı kesildi.109 işte böyle uğursuz ve işbirlikçi bir parti.4) _8 . güvenilir ancak iki kişi bulabilmişti. Son Bozgun.2029-2094)110 □ A.. omuz üzerinde baş bırakmamak' olmuştu. kolay tatmin olacağa be nzemiyordu. Pek uzun olan tırnaklarından herkes iğrenirdi. Türkiye'nin idaresini mümkün olduğu kadar çabuk ele alması için Britanya Hükümetinden istirhamda bulundu." (Son Sadra-"zamlar. Hürriyet ve İtilaf Partisi yandaşı olduğu için dışladığı bir adam. Bu görüşle Damat Ferit Paşaya sarılarak İttihat hükümetinin düş- de bi • Sadrazam Damat Ferit Paşa: an Bu konu. İntikam duygusu iliklerine işlemiş olan bu zümre." (Jeschke. sonra devleti teslim etti. □ İ." (V.111 Ferit Paşa. İngiliz emelleriyle inanılmayacak uygunluğa bakınız: İstanbul'un işgali karşısında Hürriyet ve İtilaf Partisi. S. İçteki muhaliflerin.. Vahidettin'in ablası Mediha Sul-tan'ın ikinci kocasıdır. Bunlardan birincisi eniştesi Ferit Paşa. Şimdilik. tayin edilmeyince Abdü lhamit'e gücendi.Ferit'in Dahiliye Nazırı): "Altıncı Mehmet.

çünkü oraya başkanlık edecek kimse.214.. Ferit Paşa ile yardakçılarının." (s. daha kolaymış gibi Sadr azamlığı kabul etti. Acemi cinci hoca gibi cinleri topladı da dağıtamadı.") □ Lütfi Simavi: "Vaktiyle 'kız kardeşini bu adama vermekle budalalık ettiğini' yakınlarına söylediğini duyduğum Padişah. Adeta Hünkârı kendi tekeli altına almak isterdi.425. 2079)113 □ Ali Fuat Türkgeldi: "Ferit Paşa mütelevvin-ül mizaç (değişken mizaçlı). 'Dünyada üç melun vardır.43. bilgisi daha kısa idi. ne bir yazı sunmasını ve ne de muhalif bir gazetenin Padişah tarafından görülmesini isterdi.2037.. 276) □ Rıza Tevfik: "Damat Ferit Paşa. Bütün hali ve hareketleri incelenirse cahilliğine ek olarak teleyyün-ül dimaği ile malul (beyni sulanmış) olduğuna hükmetmek zaruri idi. onun büyük güvenini kazanmış ve onun gözünde memleketin en değerli devlet adamlarından biri imiş gibi görülmeye başlamıştı.." (s. Dar bir saray muhiti içinde otuz şu kadar yıl yaşadığı için dünyadan kesinlikle haberi yoktu. Sami'ye de sevgi ve övgü ile davranmaktaydı. rica ederim ısrar buyurmayın' dedi. kendi taht ve tacını feda edecek derecede tutkunluk gösterdi. sonraları nedense fikrini değiştirmişti. Ayan'da (senatoda) arkadaşımız olan Ferit Paşaya. gerçekten çok yazık ki. 'Aman efendim.Sadrazamlar'dan alıntı. eniştesinin elinde daima bir kötülük aracı (asli: alet-i şer) olmaktan kendini kurtaramadı. S.. Avrupa'nın umumi siyasi tarihini de bilmiyordu.] Hali. En büyük marifeti de gösterişi idi. ben bilmiyorum.... ondan sonra da kendisini Sadrazamlığa getirmiştir." (s... düşüncesi kısa." (Son Sadrazamlar. 46.2037. orası nezaretler gibi değildir' dedim.. 'Siz de bir nezaret (nazırlık/bakanlık) kabul etseniz' dedim. hareketi cali (yapmacık). Damat Ferit.. Öyle bir zamanda." (S. Zeki olarak bildiğimiz. 244) □ Tevfik Paşa (Okday.273.Kemal İnal'ın eki: "Sonra.115 Ferit Paşa hakkındaki bu derece tutkunluğunun sebeblerini anlayamamışımdır. biri de -Mediha Sultanın ilk eşinden olan.M.114 Oysa tahta çıkmasından sonra kızkardeşine saygı ve Ferit Paşaya karşı da. 496.. Vahdettin tahta çıktıktan bir süre sonra.. İ. hiç olmazsa öyle görmek istediğimiz Su ltan Vahidettin. Makam tutkunu olduğunu ve kendine çok güvendiğini fark ettim. 44.mesine kadar eniştesi ile aile muhabbeti yapmış.oğlu Sami' dermiş. 'Danıştay'ı hiç idare edemem. devletin kanun ve düzenini bilmelidir. Olayların gelişiminden ve içinde bulunduğumuz durumdan tamamen habersizdi. 'Danıştay Başkanlığını alınız. Tevfik Paşa kabinesinin devrilmesini dört gözle bekliyo rdu.. biri kocası Ferit Paşa. bukalemun meşrep (her renge girer) bir adam olup bugün ak dediğine yarın kara der ve esas fikrinin ne olduğu bilinmezdi.. son Sadrazam ve Padişahın dünürü): "[İlk] kabineyi kurmak için uğraşırken. s. ben [önemli bir] işte bulunmadım.. bir koca nezareti nasıl idare ederim' dedi. bunlar bir saç ayağıdır: Biri bizim hemş ire (Damat Ferit'in eşi Mediha Sultan). 69) □ İ. 531) □ Ali Fuat Türkgeldi: "[Vahidettin'in yakın adamı olan] Refik Beyden işittiğime göre Padişah şehzadeliğinde.Kemal İnal: de bi an _8 . [.M. önüne çıkmaları kendisi için bir felaket oldu." (s. Ne kimsenin Padişah ile görüşmesini..

gerekse Fransızlar. Bu zatı yakından tanırım. Padişahı şuna kesin olarak inandırmıştır ki İstanbu l'u işgalleri altında bulunduran düşmanlar ancak kendisi iş başında bulunduğu müddetçe yumuşak davranacaklardır ve şayet kendisi iktidardan uzakta bulunursa. söyleyecek kadar cehalet ve alçaklık göstermişti]."Böyle bir adamdan devlete ve millete hizmet bekleyenler de. gayet kendini beğenmiş. devlet dizginlerini onun idare etmesini arzulamaktadırlar.." (Son Sadr azamlar. kararsız. Hünkârı..C.. Toros dağlarından aşağıda (ötede) Türk mevcut olmadığını. her kim olursa olsun. hatta bendeganının (yakın adamlarının) ve yaverlerinin büyük bir çoğunluğu da hiçbir vakit anlayamamışlardır. eniştesinin bu oyununa gelmesidir. çok gizli ve kişiye özel yazı: "Ferit. kendi uydurması birtakım hayal ürünü tehlikelerle karşı karşıya bırakıp onu korkutmak suretiyle birtakım emellerine muvaffak olabildiğidir. 2053) □ Hüseyin Kazım Kadri: "Damat Ferit'in başarısızlığı ve cahilliği ve tecrübesizliği ile her işte üzülecek duruma düştüğü ardarda anlaşılmış ve çevresinden de yararlanmaya kabiliyet gösteremediği ve Padişahı da sorumluluklarına ortak etmekten uzak kalmadığı defalarca görülmüş iken. Vahideddin'in ona olan sevgi ve güveninin azalmam ası. düşüncesini kanunların üstünde sayar bir adamdı.. 4 Ekim 1920. bir şeyden şüpheleniyorduk: Bu da Enişte Paşanın. kendi düşüncesi gibi doğru düşünce dü nyada yok zanneder. hele sağduyusu.. ancak ve ancak kendisine itimat etmekte. henüz barış yapmamış düşmanlar gayet insafsız hareket edecek. 'Sultana etki eden tek insan olduğunu' söylüyor. bu realitedir.. maddi ve manevi sorumluluk. aklı başında vükelası da (vekilleri de). açıklanması kabil olmayan bir haldir.. 1. 283) □ İ." (TürkTarihi. Paris Konferansında.. fakat gayet mağrur."117 □ Dr. yetenekçe ve ahlakça güvenilir ve halkın istediği biri değilse. Türk tarihinin Osmanlı kısmının en uğursuz. Uzun boylu. s. en hain bir siması olmuştur. Hükümetin başına getirilecek kimsenin her türlü üstün nitelikleri olan seçkin biri olmasına dikkat e tmek Padişahın en önemli görevidir.Rıza Nur: "Ferit Paşa. Başkâtibinin yaradılış itibariyle zekâsından bahsettiği Sultan Vahideddin'in bu gözbağcılığa bütün varlığı ile inanması. irfan ve iz'anda onun gibi olduklarını kanıtlarlar. muhakeme ve mantığı gayet bozuk ve yanlış. o kimseden çok Padişaha düşer. Sultan Vahideddin Han gibi vesveseli. her türlü usul ve kanuna hiç uymaz.Hakkı (Okday): "Kayınpederim Sultan Vahideddin'in Ferit Paşa hakkındaki anlaşılmaz bağlılığını. s. her şeyden şüphelenen. tahsili orta derecede. Zira gerek İngilizler. benim gibi Padişahın damadı sıfatıyla pek yakınında bulunanlar. Mesela Damat Ferit Paşa. pek müstebit ve mütehakkim. zekâsı sınırlı. İşte Enişte Paşanın Sultan Vahideddin Han'ın gözleri önünde canlandırdığı umacı.2051. her kelimeyi ağzından ölçü ile çıkaran bu vehimli (kuruntulu) Hükümdar bütün bu safsatalara nasıl inanıyordu?"116 □ Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a. 171." (s. Çünkü seçtiği kimse akılca. İşin asıl tuhaf tarafı. Şu kadar ki. Türkiye'ye kan kusturacaklardır. bizler gibi yakınları da. devlet ve millete türlü zararlar vereceğinden. 190) de bi an _8 .

Çünkü Damat Ferit'ten nefret ettiği malumdur... 6 Ekim 1923 günü Nis şehrinde gebermiştir. burada izahı imkânsız olan çeşitli sebeplerle çok hatalı bir politika takip etmiştir. olanca çıplaklığı ile tespit edilip ayrı bir kitapta toplanmalı ve ibret belgesi olarak evlatlarımıza okutulmalıdır. Bugün kabahati bunlara yıkan kalemşor ve politik acıların üstadları olan İttihatçılardı. İngilizlere uşaklık ettiğidir. Osmanlı yıkılışının en mühim sebeblerinden olan yoz ve çürümüş devşirme ruhunu her manasıyla sürdüren bu vatansız ve imansız Balkan serserisinin.. sekiz gündür. katiyyen hain olmamakla beraber. □ İlki Kadir Mısıroğlu. O zaman hükümet. Gerçekten gayet bilgili ve kuvvetli bir şahsiyete sahip olan Damat Ferit Paşa.. şu olmuştur: 'Çapkın. s.Hami Danişmend: "Sultan Vahidüddin'in eniştesi. Bunu anlamak güçtür. toplam bir sene. hatta ne de Damat Ferit Paşa idi. Sultan Vahidüddin'in hiçbir surette örtbas edilemeyecek en büyük hatası. ‗inelun' diye andığı bir insanı birkaç kere sadrazamlık makamına getirmiş olması elbette sebebsiz değildir. hainliğini k abul etmeyen sadece iki kişi var. bir ay."120 • Yakın tarihimizle ilgilenenler arasında. bugün olanca dehşetiyle gözler önündedir ve bilinen gerçek. ne mal olduğunu çok iyi bildiği Damat Ferit gibi bir kâbusu musallat etmesi ve her dediğ ini kabul edivermesidir.Vahidettinci yazarların bu konudaki kanıları da şöyle: □ İ. Sultan Vahideddin'in.] Milli Kıyam'ın. Bu beş sadrazamlığındaki korkunç uygulamaların ayrıntılarına bu kitabın sayfaları müsait değildir.. Allahın inayetiyle zafere ulaşması üzerine Damat Ferit İstanbul'da barınamamış ve 1922 yılının 22 Eylül Cuma günü gizlice yurt dışına kaçmış. işgal kuvvetleri elinde bir nevi kukla durumundaydı. Sultan Vahideddin'in ‗inelun' dediği Damat Ferit serserisine niçin devlet idaresini teslim ettiği karanlıktır ama Damat Paşanın bütün mel'unlukları. Damat Ferit'i savunan. İhtimal ki İngilizlerin baskısı ile onu sadrazam yapmıştır.' [. Damat Ferit'i bilhassa de bi an _8 .121 Hükümeti bu duruma getirenler de ne Sultan Vahideddin.86) □ Mustafa Müftüoğlu: "Damat Ferit beş kere sadrazamlık yapmıştır ve sadrazamlık süresi. hem gitti. Damat Ferit serserisinin kaçtığını duyduğunda söylediği söz." (Türk Ülküsü.. nasıl olup da Sultan Vahidüddin'e o kadar sokulup etkilemiş olduğuna hayret etmemek ve bu hali. O devrin pek buhranlı olan şartlarının geti rdiği şaşkınlık ve zorunlukların tahlil ve münakaşasına bu eserde imkân yoktur. ana-baba bir kardeşi olan Mediha Sultanın uğursuz kocası Arnavut Damat Ferit Paşadır. Diyor ki: "Vahideddin'in etrafı içinde en sorumlu ve hatalı olanlardan biri Damat Ferit 'tir..."118 □ Nihal Atsız: "Damat Ferit Paşayı birkaç defa sadrazamlığa getirmiştir.hakim olan bu Balkan serserisinin bütün hayatı. zekâsının kıtlığı ve şahsi kinlerini öne katması yüzünden devletin işlerini çıkmaza sokmuş. öyle bir zamanda memleketin başına.122 Sultan Vahideddin. hem devleti bu hale koydu... Sultan Vahdeddin'in de felaketini hazırlamıştır. İmparatorluğumuzun son yıllarında devlet idaresine -maalesef.. Damat Ferit Paşanın Osmanlı Devleti'ne sadrazamlık değil.119 Bu Damat Ferit Paşa. Su ltan Vahidüddin'in zekâsıyla bağdaştırmak kabil değildir.

Diğer taraftan. Aynur Mısıroğlu: "Damat Ferit Paşa bu bildiride ifade edildiği gibi asla 'hain' değildir.124 Üstelik o. Damat Ferit hain değilmiş ama zavallı adamcağız." 128 □ Lütfi Simavi de anılarında.40-42) □ İkincisi ise. İkinci ve Üçüncü Bölümlerde ele alınacak. İstanbul Hükümetini suçlu duruma sokarak Hilafetin yıkılmasını temin etmek (sağlamak) olduğunu anlamakta çok geç kalmıştır. s. bunların arasında. M. Sultan Vahidettin.69) Mısıroğlu ailesine kalırsa. çantanın dedikodusu mübalağalı şekilde sarayın hademelerine kadar kulaktan kulağa yayılmıştı.123 Birçok kereler onu bu makamdan uzaklaştırmışsa da işgal kuvvetlerinin zorlaması ile yeniden tayine mecbur ka lmıştır. Damat Ferit Paşa. M. vefat ettiği odada bulunan eşyalar arasındaki (içi mücevher dolu] 'su çantasının' hikâyesi.Kemal Paşa ve Kuva-yı Milliye'ye karşı görünmelerinden doğmuştur. Hanedan Meclisi de her şeyi bırakmış su çantasının bizim elimize geçmesine engel olacak birtakım itirazlar icat ediyordu. her nasılsa İngilizlere inanmış. Padişah bu zatlara haremdeki (Padişahın özel dairesi) ve mabeyindeki (Padişahın resmi dairesi) kasaların içinde bulunan eşya ve mücevherler hakkında bilgi ve emirler vermekte idi. bilhassa başta geliyordu. s. Sultan Reşat'ın özel kasalarındaki parayı saydırmakta olduğu- de bi • Vahidettin'in parayla ilgisi hayli tartışmalı. Ferit Paşayı sadrazamlığa getirmiş bulunmaktan dolayı kınanamaz.□ Bu konudaki ilk tanık II. Herkes tarafından muhteviyatı (içindekiler) merak ediliyor ve bir an önce açılması aile efradı (üyeleri) tarafından arzu ediliyordu.Abdülhamid'in kızı Şadiye Osmanoğlu. daha bir müddet meraklı safh alar arzederek devam etmiştir.Kemal-İngiliz gizli anlaşması da. M. "Vahidettin Efendinin Paraya Karşı Olan Aşırı Sevgisi" başlığı altında şöyle yazıyor: "Bir iş için Padişahın (Vahidettin) huzuruna çıktığım zaman orada Başkâtip Ali Fuat Bey ile Hazine-yi Hassa (Hanedan hazinesi) Genel Müdürü Refik Beyi buldum. böyle bir zor altında. Sultan Vahidettin. gerçek hilafına. an İngilizlerin zoruyla işbaşında tutmuştur."125 (Sarıklı Mücahitler. şahsiyet ve vatanseverliğini mümkün olduğu kadar göstermekten de geri kalmamıştır. Damat Ferit'in yaptığı bu küçük yanlışlıklar (!) da. Ankara Hükümetini değil. Bu traji-komik iddiayı uzatmanın bir anlamı yok." (Kuva-yı Milliye'nin Kadın Kahramanları. Bu zatlar huzurdan çıktıktan sonra yalnız kaldık. Çanta Beylerbeyi'nde mühürlü olarak bir iki ay kalmıştı.(!) Hükümet merkezi işgal edilmiş.Kemal ile İngilizler arasındaki gizli anlaşmayı (!) bilmediği için belki bazı yanlışlıklar yapmışmış. onların asıl maksatlarının. _8 . elinden her türlü selahiyet ve iktidarı fiilen alınmış bir Hükümdar. Damat Ferit Paşanın riyasetindeki hükümetin birçok icraatına icabında karşı çıkmak suretiyle. Anılarında diyor ki: "[Babamın] Beylerbeyi Sarayında. 126 Belki siyasetinin yanlış ve hatalı tarafları vardır.127 Bunlar da İngilizlerin.

emirlerindeki insanların her türlü mal ve mülküne sahip çıktıklarını bilirdim ama koskoca Osmanlı hanedanında. hazine dairesine iade ettikten sonra firar ettiği (kaçtığı). yeryüzünde misli pek az bulunabilecek kadar namusludur. onun kanuni mirasçılarına vermeyip kendi keyfince harcadığını."130 Danişmend'in yaklaşımını paylaşan günümüz Vahidettincileri de şöyle yazıyorlar: □ "Sultan Vahideddin'in birçok meziyeti yanında bir de efsanevi dürüstlüğünü belirtmek icap eder.000 lira idi. Bu müh im meziyetinin en büyük delili.000'i altın ve kalanı banknot (kâğıt para) olarak 30.. Altıncı Mehmet bu kadarla da yetinmemiş. Onun mirasının oğullarına [. Buna dair Hazine-yi Hassada elbet bir kayıt olmalıdır. O böyle yapmadığı gibi yanındaki kıymetli eşyaları da oraya teslim edip daha evvel bunlar için verdiği makbuzu geri almak yolunu tutmuştur.] Bu doğru değildir. Çadırda yaşayan kabile ve aşiret reislerinin. haremdeki kasanın anahtarlarının ağabeyinin ölümünden ancak bir hafta sonra bulunmasının kendisinde bazı kuşkular uyandırdığını bildirdi. Sultan Vahidettin'in ağabeyinden kalan bu parayı.] Padişahlar resmen bir makbuz vermek suretiyle Hazine-yi Hümayun'daki her şeyi getirtip yanlarında alakoyabilirlerdi.Mısıroğlu..] verilmesi hem kanunun. 3. Bunlara neden saygı gösterilmedi. Birçok siyasi hatalarına karşılık. buna benzer olayların geçeceğini aklıma bile getirmezdim. babası Sultan Mecid'in murassa ve ortasında dikdörtgen şeklinde pırlanta büyük bir taş bulunan sorgucu da vardır.Danişmend şöyle diyor: □ "Bu son Osmanlı Padişahının muhtelif taksiratı (kusurları) içinde para ve umumiyetle servet hırsından da bahsedilir.H. şahsi miras olarak padişahtan padişaha geçen Hazine-yi Humayun'a (Saltanat hazinesine) katiyyen dokunmamış ve hatta öz babasına ait olan kıymetli eşyaya bile el sürmeyip hepsini millete bırakmış olmasında gösterilebilir."129 Buna karşılık İ. bilinmez bir sona gittiği halde. Halbuki gerçek. [. de bi an _8 . devletin kendisine verdiği ödenekten biriktirilmiş paralarla meydana gelmişti. memleketten kaçarken. Vahideddin isteseydi bu usulü tatbik etmek suretiyle bütün Hazine-yi Hümayun'u beraberinde götürebilirdi." (K. bugüne kadar yazılıp söylenenlerin tamamen aksinedir. o sırada oturduğu Yıldız Sarayında ve yanında bulunan musanna (sanat eseri) ve murassa (değerli taşlarla bezeli) bir altın çekmeceyi.nu. şahsi (kişisel) mirası mahiyetinde. bunun üzerinde durmak istemiyorum. Memleketten pek haklı sebeblerle ayrılırken. efsanevi bir namus ve istikamet (doğruluk)eseridir. Dünyanın bütün kanunları baba malını evlada verdiği halde Sultan Vahidüddin'in bunları götürmeye tenezzül etmemesi. resmi soruşturmayla sabit olmuştur... Kasalardan çıkan paranın miktarı. bununla birtakım saray eşyası ve sofra t akımları yaptırdığını büyük bir şaşkınlık içinde öğrendim. Altıncı Mehmet'in bırakıp gittiği muhteşem mücevherler içinde. malî ahlak bakımından Sultan Vahidüddin. Bir zamanlar Altıncı Mehmet sözündeki 'altıncı' kelimesinden kinaye olarak altın seven adam manası çıkarılmak suretiyle itham edilmiştir. eğer şimdi yanlış hatırlamıyorsam.. babasından kendisine intikal eden her şeyi bile Hazine-yi Hümayun'a göndermiştir. [. Sultan Reşat'a ait bulunan bu para ve mücevhe rler. hem şeriatın emrettiği açık bir gerçekti.

1969) □ "Giderken Hazine'den hemen hemen kendine ait eşyalar dışında hiçbir şey almadı. saltanat makamına aittir. savaş ganimetleri. Yeni İstiklal gazetesi. Eskiden para da bulunurmuş. ötekuse İ. Tercüman gazetesi.Danişmend'in ve izleyicilerinin iddia ettikleri gibi Padişaha değil. Hükümdarlar tarafından. onlara kim bu hediyeleri verirdi? Binaenaleyh bu kıymet biçilmez eşyada benim kadar milletin de hakkı vardır.. Osmanlı devlet düzeni ve töresi ile zerre kadar ilgisi yoktur. belki de üç milyona alıcısı hazırdır. İ.Nazif Tepedelenlioğlu. Padişahın babadan kalma. padişahlara gelen armağanlar. Oysa.' " (R. vardır. Öteki yazarlar da bu ifadeye kapılıp coşmuşlar. s. Saray Hazinesinden çaldığı dört buçuk milyon altın vardı. 18. Bu hazine. bu yazarların gittikçe köpürterek yazdıkları yazıların da. bazı eşyayı ancak geçici olarak ve makbuz karşılığı saraya aldıra- de bi an _8 .Bu Hazine kayıtsız şartsız milletin malıdır. Geri yollamak istediğiniz kitabın iki. 30.Danişmend'in ifadesinin de. Hazine-yi Humayun'daki her şeyi." 133 Padişah. saltanat hazinesi.H. devlet hazinesi demek olan Hazine-yi Birun.Danişmend'in ve öteki Vahidettinci yazarların söz konusu ettikleri Hazine-yi Enderun yani iç hazine. Bir padişahın bu hazineyi dilediği gibi kullanma yetkisi yoktur. Hami Danişmend. makbuzunu getirterek yine Hazineye iade etmişti.1966) Görülüyor ki İ. 'Padişahım! Hazine-yi Hümayununuzdaki bütün eşya. Tarihçi Ubucini diyor ki: ". 95) □ "Sultan Vahideddin İstanbul'dan çıkmadan evvel. O zaman yakınları. padişah yadigârları vb. Roma'dan altın mahfazayı Beytülmale (hazineye) ait olduğu için İstanbul'a geri iade etti (Ne Türkçe). İ. bugünün parasıyla (!) elli bin lira para ile gitmiştir.. Halbuki Napolyon [kaçarken] yanındaki sandıklarda. Bunlar sizin malınızdır.Osmanoğulları'nın Dramı."132 □ "[Vahidüddin Han] Malaya zırhlısına binerken eşsiz devlet hazinesinden bir kıl dahi almamak soyluluğunu göstermişti."131 □ "[Vahideddin] tamamen Padişaha ait olan Hazine-yi Hassa'dan bir kuruş almadığı gibi baba yadigârı elmaslı bir sorguç ile altın bir çekmeceyi makbuz karşılığı bırakarak gitmiştir. Hazine-yi Hümayun'dan makbuz mukabilinde 'Kıyametname' adlı kitabı getirtmiş ve minyatürleri iki milyon değerinde olan eseri. Bunlar.] Sultan Vahdeddin şu cevabı verdi: 'Haklısınız. ecdadınıza ve hanedanınıza hediye edilen eşyadır. Hiç olmazsa bunu bir ihtiyat olarak yanınızda alıkoymanız doğru değil midir?' [ dediler. Hüküm süren Sultan. kişisel malı olarak anlatıyor ve buna uygun sonuçlar çıkarıyor.ı Mübareke' ile Yavuz Selim'den beri sıkı bir kayıt altına alınmış olan değerli eşyalar.H.Cevat Ulunay. şahsi malımızdır. hesabını kimseye vermekle mükellef olmadığımız. bu hazinenin sadece mutemedidir (güvenilir koruyucusu)." (N. Fakat ecdadım bu milletin hükümdarları olmasalardı. Neden mi? Çünkü Osmanlı Devletinde iki hazine vardı: Biri. Saltanat Hazinesinde.11. Son anda yolda okumak için istediği Kuran-ı Kerim'in altın bir mahfaza içinde olduğunu öğrenince.11.H. Ben bu ih aneti kabul edemem. 'Emanat. 'Bu Gözler Neler Gördü?'. yani dış hazine. Milyonları bile götürmesi işten değilken.

hırsız denilirdi.Z. 'küçük bir cep harçlığı' ile ay- de bi an _8 .000 altın (yaklaşık 40 tri lyon lira) ödenek almış demektir. söz konusu nesneleri birlikte götüremez miydi? K. "İstese bütün Hazine-yi Hümayun'u beraberinde götürebilirdi". Ancak -ödenek ve mülklerle ilgili işlemleri yapan. Oysa son zamanlardaki en müsrif padişahlar bile içten ve dıştan borç almış ama bu hazinedeki değerlere el uzatmamışlardır.Hazine-yi Hassa Genel Müdürlüğünün kayıtları yayımlanmadığı için mütarekeden sonra.134 Kısacası bu hazine. Kur'an mahfazasını geri vermesi doğal bir olaydır. 1918 Temmuzundan 1922 yılı Kasım ayına kadar 51 ay tahtta kaldığına göre devletten. Çünkü ihtiyacı yoktu. anlaşılan aile içi para ilişkilerinde zayıf ama töreye karşı dikkatli. 500 yıllık saltanat ve devlet töresinin cahili mi ki "Bunlar. Kızı Sabiha Sultan. ötekiler de gözü kapalı inanıyor.142 T. toplam 1. geçici olarak yanında bulunan ve Hazine-yi Hümayun'a ait olan altın çekmeceyi.140 H. Vahidettin. • İstanbul'dan ne kadar para ile ayrıldı? Bu konusundaki iddialar çeşitli. Bu geliri yok saysak bile Vahidettin'in aylık ödeneği.000 altındır. saltanata ait bir müze-hazinedir. Peki.138 Zaten Hazine-yi Hümayundan bir şeyler alıp götürmesi de gereksizdi. yanında kâğıt para '50 bin' lira. çok zengindi." (Saray ve Ötesi. saltanat mülklerinden gelir gelip gelmediğini. "Hazineye dokunmamış".Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi koca Hazine'nin tümünü değilse de. Bu değişmez töre sayesindedir ki 500 yıllık Hazine-yi Hümayun.141 Refi Cevat Ulunay '20. bugünün (1995 Temmuz) parasıyla (1 Reşat altını = 4 milyon lira) en azından 80 milyar lira tutuyor.020. Her şey kayda geçer. Hazine odalarına giriş çıkış bile çok ayrıntılı kurallara bağlanmıştır. yükte hafif.135 Öyle olmasa bu görkemli hazineden geriye bir efsane kalırdı.000 altın'. her padişahın dilediği gibi kullanabileceği bir baba mirası değil. Samiha Ayverdi.181) Tabii Vahidettin'e de aynı ödenek verilmiştir. gelmişse miktarını bilmiyoruz. Kapı yüzlerce yıllık töre gereği Yavuz Sultan Selim'in mührüyle mühürlenir. s. Kıyametname'yi. Ağabeyi Sultan Reşat'ın aylık ödeneği 20. hem Vahidettin'e saygısızlıktır. Vahidettin istese. pahada ağır bazı şeyleri pekâlâ götürebilirdi.000 İngiliz lirası'143 aldığını ileri sürüyorlar. Topkapı Sarayı'nda duruyor!136 Bu yüzden Vahidettin'in. Vahidettin. "Babasının elmaslı sorgucunu almamış". hesabını kimseye vermekle mükellef olmadığımız şahsi malımızdır" demiş olsun? Besbelli ki Refi Cevat Ulunay uyduruyor. pek müreffeh ve pek muntazam bir saray hayatına yetti.M. bozulmaz töre gereğidir. hem Osmanlı gerçeğine.bilir. "Milyonları bile götürmesi işten değildi" gibi dayanaksız ve yavan cümleler.139 Buna ek olarak saltanat mülklerinden gelen gelirler de vardır.137 Ama o zaman ona da -Napolyon gibi. Durum bu iken. Göztepe '35.Uşaklıgil özetle şöyle diyor: "Sultan Reşat'a verilen aylık ödenek ve bu mülklerden gelen gelirler birleşince.

3. 24. bir İngiliz bankasındaki hesabında da 20. TBMM'nde. • Vahidettin'in cesareti. O gün konuşan milletvekillerinin (Efendi ve Hoca diye anılacak olanlar.Cevat Ulunay 20-000 altın diyor ki 152 kilo eder. Tevfik Paşa makam-ı hilafetten bahsediyor! Makam-ı hilafet nerede? Vahidettin. 40 odalı köşkün kirası.Dönem Zabıt Ceridesi. Tütüncübaşı Şükrü Beyin verdiği oldukça makul bilgiyi esas alırsak. Ankara'ya göndermiştir!149 Milletin aleyhinde hareket eden bu kişiler haindir!" (I. o tantanalı sürgün hayatı yaşanamazdı. Vahdettin‘in kullandığı gurbet parası 140 milyarı geçiyor. Erzurum): "Türkiye halkı geçmişteki sisteme isyan etmiştir.Kemal Paşaya özel. Çoğu da inandırıcı değil. Kurtuluş Savaşı ile ilişkisi ise. bu bölümün 9. paragrafında. temsilcilerini İstanbul'a değil. s. üç buçuk yılda nasıl bitti? Bunun cevabını San Remo'da yaşanan gösterişli hayatı görünce bulacağız. ilerde ayrıntısını göreceğimiz desteklerini de eklersek. 'Y unan ordusu neden Halife ordusu oluyormuş?' demek cesaretini gösteremedi.146 Dr. İslam alemi kör değil. yaver Zeki'nin lükse ve kumara harcadıkları. bacağı kırılsaydı da saltanat şûrasında Sevres Andlaşmasını kabul için ayağa kalkmasaydı.Reşat Paşa tarafından taşındığı ve 'Sultan Vahdeddin'in bütün nakdî servetini (parasını) ihtiva ettiği söylenen bir el çantasına'147 152 kilo altın sığar mı? 152 kilo ağırlığı. Zaten buna yakın bir parası olmasa. Vahidettin'in bazı maceracılara yardım için verdiği paralar.000 altın.145 Biri ötekini tutmayan ifadeler. Üçüncü Bölümde ele alınacak. kendini yıllarca Halife ordusu diye tanıttı. Evet canidir! Çünkü bunca kıyım yapan Yunan ordusu. saltanat ve İstanbul hükümetleri hakkındaki kanı ve düşüncelerini özetle ve sadeleştirerek aktaracağım.000 altın' bulunduğunu açıklamaktadır. Bu bile bugünün (1995) parasıyla 92 milyar lira eder. din bilginleridir). _8 . bir el çantası ve bir kişi taşıyabilir mi? Bu tür hesapsız iddialara. düşman bu propagandayı yaparken o. ilerde de tanık olacağız. Vahidettin'in yanında ve hesabında 23.144 Tütüncübaşı Şükrü ise. San Remo'daki villada yaşayan 40 kişinin yiyip içmesi. Evet yalnız Bolu hadisesi de bi an rıldığını yazıyor. Buna Mediha Sultan ile Kral Hüseyin'in. 50. C. Durumu görmüş.272) Hüseyin Avni (Ulaş. Yanına aldığı paranın miktarı hakkında Vahidettin bir açıklama yapmamış148 tır. Antalya): "O tahtta oturan kimsenin (Vahidettin) cani olduğunu bilemiyorduk.000 altın bulunuyor. Tevfik Paşa 'Ankara ile Bab-ı Ali arasında hakiki bir ikilik yoktur' diyor.000 lira kâğıt para ya da küçük bir cep harçlığı ile karşılanamaz. Saltanatın kaldırılması ve Vahidettin'in hain ilan edilmesi 30 Ekim 1922 Pazartesi günü. Rasih Hoca (Kaplan. 25 kişilik hizmetli kadrosunun aylığı. bir beyanname ile olsun. son sadrazam Tevfik Paşanın M. 'Vahidettin'in yanında 3. Vahidettin. genel görüşme konusu olur. Meclis Başkanlığına resmi olarak yazdığı iki yazı. R. Ama bu kadar para.

e. İslam kardeşlerimizi. ellerini bize. Genel Savaşta cihad ilan edilmiş iken. Hilafet perdesi altında. mescitlerimizi. O mühür milletin idam kararını mühürledi.274. hakkımızı istiyorduk. yerine genç ve milli bir Türkiye devleti kurulmuştur ve bütün hakimiyet ondadır. Sevres Andlaşmasının üzerinde duruyor. O halde Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış. 'eğer Bab-ı Âli barış konferansına gitmezse. memleketi alt üst edecek bir hale düşürecek yasa dışı sıfatlar takınmalarına. bunun İslam aleminde büyük etki yapacağını' yazıyor. Halbuki bugün." (a. doğudaki en uzak köşelere kadar fesat ellerini sal-masalardı. s.. 282) Müfit Efendi (Kurutluoğlu. Anadolu milletine uzatmış ve İstanbul hükümetini lanetlemiştir. Tevfik Paşa.e. bacakları kopmuş kardeşlerimiz. Bunlar idrakten. Müthiş bir esirlik çemberi altında olduğu için bu Padişahın böyle haince hareket ettiğini sanacak arkadaşlar bulunur. gerek Irak'ta sürekli İslam askerleri ile savaşmak zorunda kaldım. bütün gazilerimiz..278) K. hatta benim birliklerimin. karargâhımın içine kadar Ferit Paşa melunu zehirli mektuplar göndermemiş olsaydı. Kırşehir): "İstanbul'dakiler bizi onlara karşı isyan etmiş olarak ilan ettiler... Kendilerine verilecek cevap. kişiliğinin sonucudur. esirliğin gereği değil. bize karşı silah kullansınlar diye kandıranlar. vicdandan yoksun birtakım insanlar. bu şerefli günlere iki yıl önce kavuşurduk. zavallı mabetlerimizi." (a.g. İstiklal Mahkemesi ile bu adamlara gereken işlemi yapalım.280)150 Hacı İlyas Sami Efendi (Muş): "İslamın hayatına. ayakları. Bir an önce. Konya hadisesi vardır." (a. Gasp edilen hakkımızı geri almak ve yaşamaya layık bir millet olduğumuzu dünyaya ispat etmek için toplandık. İstiklal Savaşının başlangıcında. malikâne gibi zorla gasbedilmesi sonucu kullanılan cinayet mühürüdür. kendi şahsım adına ve kumandan olarak söylüyorum." (a. İsyan etmedik. TBMM hiçbir zaman fırsat vermeyecektir. doğuda İslam. s.Karabekir Paşa (Edirne): "Kötü ruhlar (asli: ervah-ı habise) gibi karşımıza çıkan bu adamlar.g.. s.281. İstiklal Muharebesini yaparken ve İstanbul aleyhimize bir cihat fetvası çıkarmış iken. Yozgat hadiseleri sesleri) Sevres'i imza eden Bab-ı Ali değil mi? Tevfik Paşa sadrazam sıfatını kullanmak için hangi mühürü kullanıyor? O mührü kimden almıştır? (Vahidettin'den sesleri) O mühür benim memleketimin. bu adamları lanetliyorlar.g.g.. Bütün şehitlerimiz. (Gülmeler. s.(isyanı).275) Rıza Nur (Sinop): "Türk milleti. üç yıl önce TBMM'ni toplayarak kararını vermiştir: Hakimiyet milletindir.e. TBMM' nin kesin emriyle ve ilk fırsatta. vatana ihanet suçu işlediklerini bildirmektir!" de bi an _8 . milletimizi şu alçağın (aslı: leîmin) adıyla kirletmemek için buna bir son verelim. gerek Çanakkale'de.e. bütün İslam muhitinin mukaddesatına kayıtsız kalan Vahidettin'e biat ettiği için sağ elime nefretle bakıyorum. Bu hareket. İstanbul'da oturan bir küçük zümredir. saltanat cinayetlerine kadar kapı açmalarına.

" (a.284. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararıdır.g. iftirası filan değil. s. bir anayasa çıkararak. Türkiye'de Büyük Millet Meclisi ve onun hükümet ve ordularını oluşturarak. s.e. 292) Saltanatın kaldırılması hakkında Rıza Nur'un yazdığı önerinin gerekçesinde.e. sonunda tarihe karışmış bulunduğu bir anda. yaşa sesleri) Önce bu kişiyi tahtından indirelim!" (a.g. milli varlığın ruh ve manasına aykırı olan yazısına cevap bile verilmemesini" ister.. Saray ve Babı Âli ile fiilen ve silahla ve bilinen çetin zorluklar ve acı yoksunluklar içinde savaşıma girişmiş ve bugünkü kurtuluş gününe ulaşmıştır. Saray ve Bab-ı Âli'nin (hükümetin) bilgisizliği ve akılsızlığı yüzünden devlet. Kurtuluş Savâşı'nın kısa bir özeti yapılıyor.313) Saltanatın kaldırılması hakkındaki iki maddelik karar. s. bu görüşmelerin ışığında.291. Bir bölümünü sadeleştirerek aktarıy orum: "Birkaç yüzyıldır. şaşkınlığa uğramış bulunuyoruz... (a. Bu karar kaldırılabilir mi? Nasıl kaldırılabilir? Sonra neler olur? İşte size üç ilginç bulmaca! de bi an _8 . Türk milleti. vermiştir. hâlâ saltanat ve Osmanlı ailesinin haklarından söz etmelerini görmekle. "İstanbul hükümetinin ve Vahidettin'in.Avni ve Ziya Hur-şit'in de bulunduğu 14 kişi de. yakıştırması. İstanbul'da düşmanlar ile işbirliği yapmış olanların.g... (Bravo. Bence düşmanların da sonuncusu (Vahidettin) bugün halledilmelidir!" (a. s. Anadolu'da..g.286) Nusret Efendi (Erzurum): "Bab-ı Âli ve Saray ölmüştür. Saray ve Bab-ı Âli'nin hainliğini gördüğü zaman. Ankara): "Hâlâ İstanbul entrikası son bulmuyor.e. 285) Ali Fuat Paşa (Cebesoy. büyük felaketler içinde korkunç biçimde çalkandıktan sonra. onun birinci maddesiyle egemenliği Padişahtan alıp doğrudan millete. (Karar sayısı 308) Karara sadece bir milletvekili muhalif kal-mıştır.e. s. Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve gerçek sahibi olan Türk milleti. 1/2 Kasım 1922 gecesi kesinleşir. "Padişah ve İstanbul hükümeti hakkında koğuşturma yapılmasına" da karar verecektir.(a... "İstanbul hükümetinin.. dış düşmanlar. s. Hal böyleyken. hem dış düşmanlarına karşı ayaklanmış ve hem de o düşmanlarla birleşip millet aleyhine harekete gelmiş olan Saray ve Bab-ı Âli'ye karşı mücadeleye atılarak.g. (306 sayılı karar. (s.289)151 TBMM o gün. besmele ile taşlanmasını" önerir. resmi tarihçilerin ya da 'devrim kalemşörlerinin' bir iddiası. aralarında H.e.315) 152 Görülüyor ki Vahidettin'in hainliği.294) Diyarbakır milletvekili Hacı Şükrü Efendi.

İstanbul'da yakalanıp zorla İzmit'e götürülmüş ve orada Nurettin Paşanın emriyle askerlere linç ettirilmiş? Saraya her gün Sultan Vahideddin için iyi düşünülmediğini gösteren haberler gelmekteydi."156 (Osmanoğulları'nın Dramı. Fransız Büyük İnkılabı olaylarını taklit.dinleyelim. Vahidettin'in son Başkâtibi Rıfat Beyi. s. Halife sıfatıyla hakarete uğramak istemeyen Padişah. can kaygısına düşmüştü." (Hilafet. aynı şeyin Vahidüddin'e de yapılacağını ilan etmiştir.102 vd.) "Halk zafer sarhoşluğu içindeydi. Halife sıfatıyla alaka isteyebileceği tek devlet İngiltere'dir."153 Vahidettinci yazarların154 görüşleri de şöyle: □ K.94)160 □ N.274)159 □ Mısıroğlu. Gündüzleri meydanda toplanıyor." (S. onu vatan hainliği ile suçlayan bir karar almıştı.Mücahitler. Bunlar..4. saltanatı yüzüstü bırakıp kaçmanın.. Bazı kimseler.. 'Asılacağı' sözü halk arasında konuşulmaya başlamıştı. cumhuriyet kurmak için kararlı idiler.] İzmit'e götürülüp parça parça edilmiş Ali Kemal misali vardır ve onu bu hale getiren Nurettin Paşa. Vahidettin'in İstanbul'dan ayrılmasının sebepleri □ Önce. de bi an _8 . Asla İngiliz emellerine alet olmamak şartıyla bu mevzuda onları vazifeye davet etmek hakkıdır. "Vahidettin. akşamları fener alayları tertip ediyordu. Esasen bir gün önce de TBMM. doğup büyüdüğü ve hükümdarı olduğu vatandan (17 Kasım 1922 günü) ayrılmak zorunda kalmıştır. Hatta tramvaylara tebeşirle 'Kahrolsun Sultan Vahideâdin!' diye yazılmıştı.Mısıroğlu'na göre: "Sultan Vahidettin'i son derece düşündüren ve endişelendiren bir hadise oldu. Vahdettin'in de öyle asılacağında şüphe yoktur" yolundaki sözlerini son derece korkmuş ve. Uzun nefs muhasebe ve murakabelerinden sonra kararını veriyor: Vatanı terk edecektir. Eski devrin önde gelen Nazırlarından (bakanlarından) olup Milli Mücadele'ye karşı yazılar yazan Ali Kemal Bey. Fakat onun bir de Halifelik sıfatı var ki yüz milyonlarca Müslümana şamil bulunmakta ve bu bakımdan mahalli (yerel) kararların üstünde bir mahiyet arz etmekte. heyecanlı nutuklar veriyor. Sultan Vahideddin hakkında da ileri geri konuşuyorlardı. Bu vaziyette ne yapmalı? Ya memlekette kalıp başına gelecekleri tevekkül ve teslimiyetle beklemek yahut sultanlık vasfını kaybetmiş ve adi bir fert düzeyine inmiş insan sıfatıyla vatan dışına göçmek. O zamanlar İslam kitlelerinin büyük kısmı İngiliz idaresinde olduğuna göre. etmekte oldukları "O zaman Fransız hükümdarı ihtilalciler tarafından nasıl idam edildi ise. s. s.158 Bu durumda kendisini emniyette hissetmeyen [. ayrılış sebebi olarak.Fazıl Kısakürek: "Önünde [.] Padişah vatanından ayrılmak mecburiyetinde kalmıştır.157 Araya karışan bazı kötü maksatlılar.. dünyanın gözünde gayet ağır ve namus kırıcı bir hareket olduğunu düşünemez ve vaktiyle Sultan Cem ve Mustafa'nın acı sonunu bilmez bir kimse değildi. bir başka yerde de şöyle diyor: "Hanedana hakaret edilmesini önlemek amacıyla.

O da Vahidettin'den gizli olarak İnebolu'ya gelir. iki hususu şimdiden açıklamak doğru olacak: Vahidettin'in gösterdiği bütün iyi niyetlere. gerek fikirlerine itimat etmek gafletinde bulunduğu Ferit Paşanın hatalı kışkırtmalarının." (Vahidüddin. son derece vatansever ve hamiyetli bir kimse olmasına rağmen. Vahidettin'in kaçmasını içine sindirememiş olacak ki başka sebepler de ileri sürerek haklılığını pekiştirmeye çalışıyor ama olayı da doğal yatağından taşırıyor: "Acaba Sultan Vahideddin'in vatandan ayrılmasını gerektirecek ölçüde hayatına karşı ciddi bir tehlike var mıydı? Doğrusunu isterseniz hem vardı. Vahidettin iyi niyetini belirtecek herhangi bir davranışta bulunmamıştır ki sert ve olumsuz bir karşılık gelmiş olsun! Tersine Ankara.161-162) Anadolu'ya geçen bir tek Şehzade var: Ömer Faruk.Mısıroğlu. Bakın. s. Diyelim ki Vahidettin'in gözü bunu isteyecek kadar karardı. gerek gösterdiği bütün iyi niyetlerine Anadolu'dan sert ve menfi (olumsuz) karşılık gelmiş olmasının.Ayverdi. bu bakımdan tehlike de vardı. hatta Milli Mücadele'ye iştirak için gönderdiği Şehzadelerin geri çevrilmiş bulunması gibi sebeblerin onu. Fakat bunlar. Ama K. hem de yoktu. iki kere Vahidettin'e TBMM'ni tanımasını teklif etmiş. hakikaten vardı.94) Az önce TBMM'nin verdiği karardan söz eden kendisi değil miydi? Artık herhangi bir kişinin girişimi söz konusu olabilir mi? Vahidettin'in de TBMM'ne karşı direnebileceği düşünülemez. bu kadar büyük bir şecaat (kahramanlık) ve ulviyete (büyüklüğe) yer yoktur. Yani Vahidettin'in Milli Mücadele'ye katılmak için Şehzadeler yolladığı iddiası da gerçeğe aykırıdır. böyle bir emeli gerçekleştirebilirler miydi? İşte burası çok şüphelidir.C. İngiliz Belgeleri.Mücahitler. Anadolu'dan sert ve olumsuz karşılık geldiği doğru değildir." (S. 3. bu hazin karara sevketmiş olduğunu söylemiştir. Şöyle ki ona fenalık yapmak isteyen kimseler. İngilizlerin desteği ile fiili mücadeleye girişebilirdi. tahtında kalmak için işgalci İngiliz kuvvetleri ile vatanı kurtarmış Türk ordusunu çarpıştıracak! Mısıroğlu. Vahidettin nasıl direnebilirmiş: "İstanbul'da kalıp Ankara hükümetine karşı söz gelimi.] □ K. Bu şehzadenin anılarını da Üçüncü Bölümde aktaracağım. Acaba İngilizler. 197) □ Mediha Sultanın oğlu Sami Beyin çocuklarından Rükneddin Bey. s. Padişahın memleketi kendi arzusu ile terk etmek çaresizliğinde kaldığını. kaş yapayım derken. Vahidettin'in kaçış sebeplerini şöyle açıklamış: "Rükneddin Sami Bey.Mısıroğlu düşünüyor. 'Kal ve gerekirse öl!' diyemiyor. Mücahitler. (Jeschke. göz çıkarıyor." (Aktaran S. Hemen kıymet ölçümüzü belirtmek için kaydedelim ki Vahidüddin'in asil kalbinde. s. Onun şahsı ve tahtından başka bir şey düşünmediğini söyleyip yazanlar. Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. Vahidettin ikisini de reddetmiştir.94) Yani Halife-Sultan. s.İçinden bir ses. bunu olsun kabule mecbur değiller midir?" (S. Vahdettin için muzaffer Türklerle İstanbul içinde dövüşmeyi göze alırlar de bi an _8 ..195) [Ayrıntıları Üçüncü Bölüme bırakarak. s.

Üstelik bu görevinden memnun da değil. Muhbirler ise Padişahın itimadını kazanmış resmi şahıslardı." (s. s. Kısacası aklına va gönlüne göre bir senaryo yazıyor.276) Doğrular: Fahri Engin o tarihte albay değil.164 Reşat Paşanın kendisinden af dileyen bu mektubu. Mesela vefatına kadar Sultan Vahideddin'in yanından ayrılmayan hususi doktoru Reşat Paşa bunlardan biri idi.mıydı. aynı yazar. Alternatif tarih yazıcılarının. [. Meşhur Kuva-yı İnzibatiye Kumandanı Süleyman Şefik Paşa da onlardandı. Bir kısmı sarayda. 276) Yazar böyle diyor ama hiçbir dediğini kanıtlamıyor. bu boş varsayımları ve yersiz yorumları bir yana bırakıp Mısıroğlu'nun yeni bir iddiasını dinleyelim: "Fakat hadiseyi hem saraydaki. Ankara ve M.] Miralay Fahri Bey güya Sultan Vahidettin merhumun en yakınlarındandı.163 İngilizler o zaman Yahudilikle çok haşır neşir olduklarından. hem Ankara'daki adamları (!) vasıtasıyla başından beri çok mükemmel bir surette planlayan İngiliz entelicansı (gizli servisi).Mısıroğlu bir başka kitabında." (S. ayrılmak için daha önce başvurduğunu açıklıyor. Bu haberlerin asıl kaynağı İngiliz entelicansı idi. bir ipucu bile vermiyor.95) □ K. Yakınlarından bizzat dinlediğimize göre. bir kısmı Ankara'da bulunan (!) ve İngiliz entelicansı ile irtibatta (bağlantıda) olan bu adamlar. yine böyle kesin bir ifade ile ne diyor: □ "İstanbul'daki işgal kuvvetleri ve özellikle İngilizler ile Ankara'nın mümessilliğini yapan şahıslar.Kemal'in casuslarından biri idi. suret-i haktan görünerek Padişahı bu harekete (kaçmaya) sevk için çok mahirane (ustaca) bir rol oynadılar. Mason olmasına rağmen yine de asgari bir vicdan sahibiymiş ki San Remo'da. hem de İngilizler hesabına sultanı belli doğrultulara sevk etmeye memurdu. Padişaha 'onu aldatıp ihanet ettiği' yolunda bir mektup yazıp bırakarak intihar etmiştir. Mesela Padişah adına General Harington'la bu meseleyi görüşen Miralay (Albay) Fahri (Engin) Bey. yüzbaşı. Sarıklı Mücahitler kitabında.94.151. ilerde çok rastlayacağız. Vahideddin'in tehlikeyi ciddi kabul etmesini gerektiren bir hava ihdas etmişti (yaratmıştı). böylesi dayanaksız iddialarına.. sonuç ne olurdu acaba? İyisi mi. O derece ki gurbete bile kendisiyle birlikte çıkmış ve ondan ölünceye kadar ayrılmamıştı." (Hilafet. Vahidettin'in 'en yakını değil. diğer bir çok vesaikle (belgeyle) birlikte Sultan Vahideddin merhum tarafından zembille şömineye atılıp yakılmıştır. alacak durumda mıydılar?161 Alsalar. Sultan Vahideddin merhuma karşı oynanan bu oyunu [İstanbul'dan uzaklaştırma] birlikte planlamışlardı. s.162 Her gün saraya yeni bir ihbar yapılıyor ve Padişah'ın bir suikasde uğrayacağı bildiriliyordu. bu kimseler de masonlardan seçilmişti. sadece sarayda görevli deniz yaveri. Hem masondu. Bakınız.Mücahitler. bütün konuştuklarını akrabası Niyazi Bey vasıtasıyla [Ankara'nın temsilcisi] Refet Paşaya saati saatine bildirmiştir. bu iddiasını daha da genişleterek şöyle devam ediyor: "Reşat Paşa. de bi an _8 . verdiklere sözlere ve tarih metodu hakkındaki açıklamalarına rağmen.

165 amiralliğe kadar yükselmiştir. barış görüşmelerine katılacakları için ve-daya gelen İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold ile Baştercüman Ryan'ı kabul eder ve uzun görüşmenin sonunda.C. İngilizlere sığınmasına ve İstanbul'dan ayrılmasına.385 vd. İngilizler ile Ankara temsilcilerinin ortak oyunu sebep olmuş değildir. 10-15 kişiyle her yere gidebileceğini söyler. gerçekten akrabası Niyazi Bey aracılığıyla Refet Paşaya göndermiştir. için her şeyi yapacaklarına dair 1920'de yaptıkları vaadi (sözü) hatırlatır. geçici olarak.7. 3. bir müddet Padişah. 4 Kasımda istifa eder.167 yerli ve yabancı basın Vahidettin aleyhinde haberlerle doludur. gerçeğin bu kadar uzağına düşen yazarın. yakın bir tehlike vukuunda. Ayrılış hazırlıkları Son İstanbul hükümeti. Fakat halk tamamiyle kayıtsız kaldı.. Kurtuluş Savaşı'na karşı olanlar dalga dalga.5. şahsını korumak. dostluk) kazanmak istedi. Çünkü Vahidettin ve Damat Ferit.." (Biraz da Ben Konuşayım.Daha. çünkü Harington'la sürekli değil. Yazının tek doğru noktası ise şu: Fahri Engin bu tek konuşma hakkındaki raporunu. Padişahlardan hiçbirisi bu derece sefalet ve hakarete düştükten sonra. Harington'un daveti ve Padişahın izniyle yalnız bir kere konuşuyor.168 6 Kasım 1922 günü Ali Kemal'in milliyetçilerce tutuklandığı haberi İstanbul'da bomba gibi patlar. Bu konunun başlıca evreleri. nedense başka bir elçiliğe değil de.169 □ R. öteki kanıtsız iddiaları nasıl ciddiye alınabilir? Vahidettin'in.1919 da İngiliz Yüksek Ko- de bi an _8 Yazarın iddia ettiği gibi Vahidettin'le gurbete de birlikte çıkmamıştır. .. yine mevkiini muhafazaya çalışmamıştı. Halk galeyan halindedir.' 170 Görülüyor ki İngilizler. Mısır'a gitmesinin imkânsız olduğunu. s. Kendisini [güvenli bir yere] götürüp götürmeyeceklerini. (3) Harington'la yaptığı konuşmaları Refet Paşaya saati saatine intikai ettirmiş olduğu da yanlış.. Rumbold. Cumhuriyet döneminde Donanma Komutanı olmuş. dolayısıyla ölünceye kadar Vahidettin'den ayrılmamış olduğu da bütünüyle gerçeğe aykırı. Yani bu ayrıntı dışında. s. 'Britanya makamlarının. Vahidettin'in istememesine rağmen. Aşağıda okuyacaksınız. İngiliz Elçiliğine koşup sığınmaya başlarlar.Tevfik diyor ki: ". götüreceklerse Mısır'a mı. İstanbul'da kaldı ve arabasıyla şehri dolaşmak suretiyle teveccüh (ilgi. İstanbul'da kalmış. • Askerlik hayatı ortada olan Amiral Fahri Engin hakkında bile.166 Meraklısı için Amiral Fahri Engin'in bu konuda yaptığı geniş açıklamanın adresini veriyorum: Yakın Tarihimiz. tarih sır asıyla şöyle: □ Erzurum Kongresi sürerken Damat Ferit 30.. Fahri Engin hakkındaki bilgilerin tümü gerçeğe aykırı. Vahidettin'e önceden güvence vermişlerdir.191) Vahidettin 6 Kasım 1922 günü. hayatlarının korunması için İngilizlerden defalarca güvence istemiş ve almışlardır. Kıbrıs'a mı götüreceklerini sorar. Çünkü çok öncesi var.

" 178 □ 6. İngiltere'nin. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a.1920.176 □ 1..1919'da Londra'ya duyurur.. "Padişah ve Damat Ferit'in kişisel güvenlikleri konusunda gerekli önlemlerin alınmasını" onaylar.miserliği Siyasi Müşaviri Tom B.1921.10.174 Amiral de Robeck "Sultan'ın.12.1919'da.1919'da. kendisinin ve adamlarının selametini sağlayacak her türlü tedbirin alınacağı" hakkında güvence verir. Tahttan mutlaka çekilmek isterse Padişahın Türkiye dışına çıkmasına yardım edileceği.. çok gizli: "İngiliz Yüksek Komiserliğince Damat Ferit Paşaya şu yolda bir mesaj gönd erilmesi düşünülmektedir: İstifadan sonra memleketi terk etmek isterse Ferit Paş aya yardım edileceği."İngilizlerin istediği her bir kişinin tutuklanıp cezalandırılmasını sağlamaya hazır olduğunu" bildirir. Padişah için hangi geminin ayrılması uygun görülür?" 181 □ 11 Eylül 1922. 29. Sizce. "Her ikisinin de mütareke şartlarına uyarak bunları uygulamak yönünde ellerinden geleni yaptıklarını. ancak talimat gelene kadar gerekirse meselenin lehlerine mütalaa edileceği (düşünüleceği) cevabını verir.. Padişahı ve Ferit'i koruyacağı yolunda bir vaatte bulunabilmesi için yetki verilmesi.10. Hohler.Padişah güvence altındadır. milliyetçilerin iktidara gelmeleri halinde kendisinin.. onlara dokunulmaması ve güvenliklerinin korunması için tedbir alınması gerektiğini" bildirir. bu defa yeni Yüksek Komiser Amiral de Robeck'ten. "Lüzumu halinde Padişahla kendisinin güvenliklerinin İngilizler tarafından korunup korun-mayacağını" sorar.8. memlekette kalırsa kendisinin ve Padişahın korunmalarına çalışılacağı. Amiral de Robeck'in Lord Curzon'a yolladığı yazının özeti: "Ferit Paşanın. Yeni Yüksek Komiser Rumbold'dan Lord Curzon'a: ".."177 □ 4..Hohler'den. Sivas Kongre'sinin sona ermesinden sonra ve istifa etmeden önce.173 □ Damat Ferit. "geniş ölçüde eyleme geçerse bir ihtilali tahrik edip hiçbir yarar sağlanamadan. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Tahttan çekilmesi halinde Padişahın yurt dışına çıkmasına İngiltere'nin yardım edeceği fakat tahttan çekilmemesi için ısrar edilmesi..175 □ Vahidettin 1920 yılı başında da. tahttan indirilmesine ve belki öldürülmesine yol açmaktan korktuğu için müttefiklerin desteğine güvenip güvenemeyeceğini" öğrenmek ister. Rumbold'dan Harington'a: "Padişah İstanbul'dan ay- de bi an _8 .9." 180 □ 7 Eylül 1922 (Türk birlikleri İzmir ve Bursa önünde).171 □ Yüksek Komiser Amiral Calthorpe bu görüşmeyi 31. bu hususta Londra'nın talimatına ihtiyaç olduğu. Padişahın ve yakınlarının kişisel güvenliğinden kaygı duyduğu.1920. dolayısıyla kendilerine her türlü saygının gösteri lmesi... 1920. General Haring ton'dan Rumbold'a: "Padişahın korunması için alınacak önlemler konusuna dikkatinizi çekerim. bir İngiliz aracılığıyla Yüksek Komiser Calthorpe'a.10. Ne var ki.7...172 □ İngiliz Dışişleri Bakanlığı 18... "Padişahla kendisinin ve taraftarlarının hayat ve özgürlüklerinin güvenlik altına alınmasını" bir daha rica eder. Yüksek Komiserliğe." 179 □ 10.

Durum düzelince memlekete dönerler.16) Göztepe. herhangi bir telkin ya da baskıda bulunmuş değiller. Vahidettin'in güvenliğini bi rlikte sağlamak amacıyla. [. bu talebin yazı ile yapılmasını istemek zorunda kaldım. Padişah isterse.] Padişah beni iç mabeyn dairesinde kabul etti. en çok Müslüman tebaya malik bir devlet olan İngi ltere'den bekliyorum.G. öbürünün ise yüksek rütbeli biri olduğunu.M. Rumbold.. sizinle ve buradaki Deniz Kuvvetleri Komutanımızla görüşeceğim.Bir çarşamba günü [15 Kasım] yemekte iken Sultanın yaverinin geldiğini bildirdiler. Sultanla senelerce beraber bulunmuş olan doktoru dahil bütün saray halkının aleyhe döndüğünü ve Sultanın da Cuma selamlığına çıktığı zaman öldürüleceğini zannettiği için hay atını kurtarmam için bana haber yolladığını bildirdi." 184 □ Gerisini Harington şöyle anlatıyor: ".] Vahidettin bu ara M. Vahidettin'den bir haber alamadığı için telaşlanan Harington. yüzü traşlı. s.183 Vahidettin'in yaverlerinden Fahri Engin'in verdiği bilgiye göre. □ Olayı Fahri Engin'den dinleyelim: "Harington beni yalnız olarak kabul etti ve bana söyleyeceği teklifin çok mahrem olduğunu ve bunu ancak Padişahın kendisine arz etmekliğim icap ettiğini söyleyerek şöyle dedi: 'Vaziyet Türkiye'de gittikçe fena bir şekil alıyor. kendisini.] Benimle ikinci bir temas olmadı.. Çünkü Vahidettin'in Harington'a yolladığı yazının de bi an _8 .Cehenneminde." [Son haberleşme için Mızıka-yı Hümayun ve Hademeyi Hassa Komutanı ve kayınbiraderi Yarbay Zeki'yi kullanacaktır. birini sık sık haberleşme aracı olarak kullandığı için kimliğinin anlaşıldığını. □ Rumbold. Sonunda hiçbir şey söylemedi." (V. Osmanlı saltanatı ve İslam hilafeti üzerindeki bil irs vel istihkak (babadan ve haklı olarak) haiz bulunduğum meşru ve mukaddes haklarımı tamamiyle muhafaza etmek şartı ile hayatımın muhafazasını. 13 Kasımda Vahidettin'in bilgisi ve izniyle İngilizce bildiği için kendisini çağırtır.Kemal ile bağlantı kurmak isteyecek ama bu isteğini sonuçlandırmayacaktır." 185 □ T.. Arkasında robdöşambr vardı. 6 Kasım 1922 konuşmasından sonra. bir olaya tanık değilse. sadece 'Gidebilirsiniz' dedi.Göztepe. Teklifi dinledi. Vahidettin'in Harington'a şöyle bir mektupla başvurduğunu iddia ediyor: "Son olaylar üzerine hürriyet ve hayatımı tehlikede görmekteyim. uydurmaktan çekinmeyen sevimli bir yazar. bu işler hakkında Harington'la temasta olduğunu öğrendim. Malaya gemimizle Malta'ya nakledebiliriz. bu yüzden daha az göze çarpacak birini bulacağını söyledi. Bu yaverin Mızıka Komutanı olduğunu öğrendim.rılmak isterse. etrafında güvenebileceği yalnız iki kişi bulunduğunu.' [. 6 Kasım'da. Fransız ve İtalyan Yüksek Komiserlerini bir toplantıya çağırır (9 Kasım 1922) ve Harington'u da uyarır.. Tabiatiyle Su ltanı kaçırmakla suçlanmak istemediğim için. son raporunda özetle diyor ki: "Sultan bana. Fakat Padişahın eşlerinden birinin erkek kardeşi olan Yarbay Zeki'nin. Bu mektup da onlardan biri. 182 Aralarındaki gizli yazışmalardan da anlaşılıyor ki Vahidettin'in kaçması iç)n İngilizler. üzgün.

ve Harington'un anılarının. 371/7962) Vahidettin hakkında bir kitap yazan araştırmacı-yazar Yılmaz Çetiner'in. İcra Vekilleri Heyetinin toplantısında okumuştu. de bi an _8 . 16 Teşrin-i sani 1922. Abdülmecit Efendi kabul ettiğini bir yazıyla İstanbul'daki Ankara temsilcilerine bildirir.262) Tevfik Paşanın oğlu ve Vahidettin'in yaverlerinden Ali Nuri Okday.Şimşir. s. asıl mektubu değil de T. 17 Kasım 1922 Cuma sabahı. Neyse.aslı şudur: "İstanbul'da hayatımı tehlikede gördüğümden. Vahidüddin de tahttan indirilmişti.Kısakürek'e şu bilgiyi veriyor: "Vahidettin Padişah sıfatı ile kaçmadı. s. bankadaki hesabından kendisi para çekememekte. Padişah. Vahidettin'in yazılı talebini alır almaz Harington hazırlığa koyulur.220) Vahidettin'in İngilizlere sığındığının anlaşılması üzerine. 85 yaşındayken. Öyle ya. 125." İmza: "Müslümanların Halifesi Mehmet Vahideddin'' 186 Düşmana sığınan yani resmi esareti kabul eden bir Halifenin halifeliği devam eder mi?187 Tabii ki etmez." (Vahidüddin. Belki bir fert (birey) olarak çıkıp gitti. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. FO.F. o tarihte telgraf diye bir haberleşme aletinin çoktan icat edilmiş ve kullanılmakta olduğunu hatırlatsa da. şu sürate bakınız!" Biri. ailesini dilediği yere nakledememektedir.M. Mısıroğlu diyor ki: "[Bunlar] Sultan Vahidettin'in.200) Oysa Vahidettin Halifeliği bırakmamış ve sığınma yazısınıda o sıfatla imzalamıştır. kendisine kalan fert hakkıyla çıkıp gitti. K. N. büyük hayretle şunu ekliyor: "Uçak mevcut olmayan bir devirde. İngiltere devlet-i fehimesine iltica (sığınır) ve bir an evvel İstanbul'dan mahall-i ahara naklimi (başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim. İngilizler elinde adeta esirden farksız bulunduğunu göstermektedir. Ankara'da 101 pare top atılarak padişahlık kaldırılmış. s. yeni bir Halife seçilmesi için önce Abdülmecit Efendiyle temas edilir. bu süratin sebebini çözememiş olan Mısıroğlu'na." (Hilafet.281) Sonra. kısaca şöyle yazıyor: "Ertesi günü yani 18 Kasım 1922'de Rauf Orbay. hazreti rahatlatsa. (Ayrıca. 1958 yılında yayımlanmış olan kitabının 49. s. Yıldız Sarayı'nın yan kapısından alınacaktır. Cumhuriyet gazetesi.Mısıroğlu bu olayın devamı hakkında.N.188 186) Yazının Türkçe ve İngilizce orijinallerinin fotokopisi Tevfik Bıyıklıoğlu'nun Atatürk Anadolu'da adındaki. B. O da üzerinden sıyırdıkları bütün sıfatların içinden. 27 Kasım 1973. Ali Nuri Okday'ın yaşlılıktan kaynaklanan bu tür yanlış bilgileri ile Üçüncü Bölümde yeniden karşılaşacağız. Abdülmecit Efendinin mektubunu.Göztepe'nin uyduruk mektubunu yayıml amasını nasıl yorumlamalı? (Son Padişah Vahdettin." (Hilafet. sayfasında bulunuyor.

6. Vahidettin'in ayrılışı ve sonrası Saraydan oğlu Ertuğrul ve Başmabeyinci Ömer Yaver Paşa, özel doktoru Reşat Paşa, Hademe-yi Hassa ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanı yarbay (kimine göre albay; San Remo'dayken yaver diye anılacak) Zeki, Seccadecibaşı İbrahim, Esvabcıbaşı Küçük İbrahim, Tütüncübaşı Şükrü, Berberbaşı Mahmut Beyler, 2.Musahip Mazhar Ağa, 3.Musahip Hayrettin Ağayla birlikte ayrılır (10 kişi). T.M.Göztepe'ye göre, 'General Harington, muhafızlarıyla birlikte Yıldız Sarayına, Vahidettin'in ayağına kadar gelmiş, aynı otomobile binmişler'. (s.17) Oysa General Harington anılarında, bu işe ayırdığı görevlilerin, Vahidet-tin'i, oğlunu ve maiyetini iki ambulans ile deniz kıyısına getirdiklerini, kendisinin kıyıda beklediğini anlatıyor ve diyor ki: "Saatlerce sürmüş gibi görünen bir beklemeden sonra Sultanı taşıyan ambulansın yolda lastiği patlamış olduğunu öğrendim, bunun bir zararı olmadı, vaktinde geldiler ve ben de kendisini motoruma alarak Malaya gemisine teslim ettim."189 Yine Göztepe'ye göre, 'Vahidettin, İngiliz zırhlısının güvertesine ayağını basarken gürlemeye başlayan selam topları (!) arasında, geminin kıç tarafına dönmüş ve orada dalgalanan İngiliz bayrağını selamlamış.' (a.g.e., s.17) Kısakürek ise, Vahidettin'in İngiliz bayrağını selamlamasını atlayarak sahneyi şöyle süslüyor: "İngiliz zırhlısına geçerken top sesleriyle selamlanan, forsu direğe çekilen ve muzaffer bir Hakan muamelesi gören Vahidüddin..." (Vahidüddin, s.207) Harington ise anılarında, selam topları ne gezer, gizliliği sağlamak için bi rçok sıkı önlem aldığını anlatıyor ve diyor ki: "Vahidettin'i kaçırdığımızı dört saat müddetle [Yıldız camisindeki Cuma namazına kadar] kimse bilmedi." 190 (N.H.Uluğ, Halifeliğin Sonu, s.81)191 Siz kime güvenirsiniz, olayın doğasına da ters düşen bu dayanaksız iddialara mı, yoksa olayın tanığı ve düzenleyicisi olan General Harington'a ve o gün t utulmuş resmi tutanaklara mı? • İngilizlere sığındığı ve İstanbul'dan ayrıldığı anlaşılınca, Şeriye Vekili Vehbi Efendinin fetvası ve Meclis'in kararı ile Vahidettin Halifelikten alınır ve Meclis, Abdülmecit Efendiyi Halife seçer. (Z.C., 24.C, s.564 vd.) • Vahidettin bir süre Malta'da kalacaktır. Göztepe'nin anılarında, Hicaz Kralı Hüseyin'in bu sırada Vahidettin'e yolladığı telgrafın metni de var. Göztepe'ye göre Kral Hüseyin, Vahidettin'e şöyle hitap ediyormuş: "Yeryüzünün Halifesi ve umum İslamların İmamı, Emirülmüminin Efendimiz Hazretleri!" 192 Bu mektubu, Kısakürek (s.210) ve Mısıroğlu (Osmanoğulları'nın Dramı, s.186) ile araştırmacı-yazar Yılmaz Çetiner de (s.284) Göztepe'den aktararak veriyorlar. N.F.Kısakürek'in kitabında mektubun metnini gören Türkolog J.L.Bacque Grammont ile H.Mammeri'nin, "VI. Mehmet'in Sürgündeki Hac Yolculuğu ve Birkaç Bildirisi" adlı araştırmalarının 14.no.lu dipnotunda şu görüş ileri sürü lmektedir: "Osmanlılarla ilişkilerini koparmasından sonra, Kral Hüseyin'in tutumuna dair bildiklerimiz, kendisinin VI.Mehmet'i Halife olarak tanıdığını ifade edecek şekil-

de

bi

an

_8

de ona hitap etmiş olması ihtimalini çok uzak kılmaktadır. Bu nedenle Kısakürek'in [gerçekte Göztepe'nin] metni, çok büyük bir olasılıkla uydurmadır." (Tarih ve Toplum dergisi, s.60, 16. Sayı/ Nisan 1985)193 Göztepe'nin, Vahidettin'in Harington'a yazdığını iddia ettiği uydurma mekt ubu daha önce görmüştük; aynı tutumu sürdürdüğü anlaşılıyor. Zaten bu son mektubu, herhangi bir kaynak da doğrulamıyor. • Grammont ve Mammeri, Fransa'nın Kahire Büyükelçiliği ve Cidde Başkonsolosluğu raporlarından yararlanarak, Vahidettin'in Malta'dan Cidde'ye k adarki yolculuğunun ayrıntılarını veriyorlar. Aşağıdaki düzeltmeler içinbu araştırmayı, ayrıca B.N.Şimşir'in Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan 'Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu' adlı dizi yazısında geçen İngiliz belgelerini esas aldım. □ Göztepe, Vahidettin'in Malta'dan Süveyş'e Barham zırhlısı' ile geldiğini yazıyor (s.66, 68, 69, 73). Oysa Fransa'nın Kahire Elçiliği raporuna göre, Port Sait'e 'Ajax zırhlısı' ile gelmiştir (Tarih ve Toplum, s.54/ 16. sayı) Bu konudaki İngiliz belgeleri daha da ayrıntılı: Kral Hüseyin 'Vahidettin'in Cidde'ye kadar bir İngiliz savaş gemisi ile yollanmasını' ister ve 'bunun, İngiltere'nin prestijine daha uygun olacağını' ileri sürer ama İngiltere reddeder. Ajax Vahidettin'i 9 Ocak'ta Port Sait'e bırakır. Bir gece orada bekletilir, ertesi günü Clematis adlı ikinci sınıf bir yolcu gemisine bindirilir. .Clematis de ancak Süveyş'e kadar götürecek, Vahidettin bir gece de burada kalacaktır. (B.N.Şimşir, Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu, 28 Kasım 1973, Cumhuriyet) • Göztepe'ye göre Vahidettin Süveyş'ten Cidde'ye de şöyle gelmişmiş: "Bir İran kumpanyasına ait bulunan ve o tarihlerde İran bayrağı ile seyrüsefer eden biricik Acem vapuru bulunan 'Zemzem' isimli bir yolcu vapuru, Hicaz hükümeti tarafından kiralanarak Sultan Vahidettin'in Hicaz seyahatine tahsis edilmişti... Vapur pruva direğine, ortasında beyaz şualı bir güneş bulunan alzeminli Hanedan-ı Âl-i Osman forsunu çekerek Kızıldeniz'e açılmıştı."(s.74) Karşılamada bulunan Cidde Başkonsolosunun raporuna göre, Vahidettin Cidde'ye, 15 Ocak 1923 sabahı, Mısır'ın Hidiv Deniz Şirketine ait, „Mansura' adlı mütevazi bir gemi ile gelir. Vapurun direğinde hanedan forsu değil, Türk bandırası vardır; üstelik gemi Vahidettin'e ve yanındakilere de tahsis edilmiş değildir, çünkü 'patates torbaları ve domates sepetleri ile yüklüdür'. Fransız Başkonsolos, Vahidettin'in böyle bir gemi ile gelmesinin, şehirde olumsuz bir hava yarattığını yazıyor. (Tarih ve Toplum, s.54/16. sayı) General Allenby, Kızıldeniz'de sefer yapan bu üçüncü sınıf yolcu gemisinin uygun olmadığını Londra'ya bildirmiştir ama Londra üzerinde bile durmaz. (B.N.Şimşir, aynı yer) • Göztepe'ye göre Vahidettin Cidde'de şöyle karşılanmış: "[Sultan Vahiddedin] gemiden römorköre atlar atlamaz, denizin yüzünü do lduran irili ufaklı yüzlerce yelkenliden bir çığlıktır kopmuştu. Denizin yüzü bir Lale devrinden nişan verirken, Cidde toprakları da çeşitli karşılama şenlik-leriyle çınlıyordu." (s.77)194 Fransız Başkonsolos ise günlük raporunda, 'Kral Hüseyin ve Veliahtı Ali'nin, şehre kadar Vahideddin'e refakat ederek, halkın genel ilgisizliği arasında ikam e-

de

bi

an

_8

tine tahsis edilen yere götürüp yerleştirdiklerini' bildiriyor ve şunları ekliyor: "Bu gibi merasimlerde âdet olduğu üzere Peygamberin sancağının karşılamada açılmaması dikkati çekmişti. Bana kalırsa Hicaz Kralının bu hareketi, Vahideddin'i Halife sıfatıyla karşılamadığını ifade eden kararının sonucudur." (Tarih ve Toplum, s.54/ 16. sayı) Karşılamayı, Connflower adlı bir İngiliz gemisinin kaptanı da izlemiştir. İzlenimlerini İngiliz Deniz Bakanlığına şöyle bildirir [özet]: "Cidde halkı bu karşılamaya... siyasi veya dini bakımdan tamamen kayıtsız kalmıştır." (B.N.Şimşir, aynı yer) Bir yanda, bu yolculukta bulunmayan ve olayı 45 yıl sonra anlatan T.M.Göztepe ve R.C.Ulunay, öte yanda, bu olayları izleyen ve aynı gün belgel eyip tarihe teslim eden görgü tanıkları! Bizimkilerin, ne kadar ayrıntılı yalan söylediklerine dikkatinizi çekerim. • Vahidettin Mart 1923'te İngilizlere, 'Sağlık durumunun Hicaz'da kalmaya müsait olmadığını' yazarak, Eğer büyük İngiliz Devleti bir sakınca görmezse Hayfa veya civarına yerleşmek istediğini' bildirir.195 (K.Mısıroğlu, Lozan, 3.C., s. 164) Olayın devamını İngiliz belgelerinden izleyelim: İngiltere hükümeti, Taif'te oturmasının uygun olacağını bildirir. Sömürgeler Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı 28 Nisan'da şu ortak kararı açıklarlar: "Eski Sultan'ın İngiliz topraklarında kalması arzu edilmemektedir." Kullandıkları sürece pek saygılı davrandıkları Vahîdettin, artık İngilizler için önemini yitirmiştir. Bunun üzerine General Allenby, İskenderiye'ye gelen Vahidettin'i, apar topar İsviçre'ye yollatır.196 Ama İngilizler, Lozan'da barış görüşmeleri yapıldığı sırada, Vahidettin'in İsviçre'de oturmasını da sakıncalı bulacaklardır.197 Emperyalist ahlakı bu: Kullan, at! Vahidettin 20 Mayıs 1923'te Cenova'ya çıkar. • Şimdi de T.M.Göztepe'den, Vahidettin'in Cenova'da nasıl karşılandığını dinleyelim. Belki bu sefer doğruyu yazıyordur. "Cenova limanında İtalyan toprağına ayağını basan sabık Padişah, bu limanda eniştesi ve eski Sadrazam Damat Ferit, Mediha Sultanın oğlu Prens Sami ve onun oğlu Bahattin Beyler, Kuva-yı İnzibatiye Kurmay Başkanı Miralay Yanyalı Tahir Bey ve İtalyan Kralı Viktor Emmanuel ile o zamanki İtalyan Başvekili Mussolini tarafından karşılanmış ve doğruca, hususi bir trenle San Remo'ya hareket etmişti." (V.G.Cehenneminde, s.99-100) Bu şatafatlı ve resmi karşılanış, Vahidettinci yazarların çoğunun kitabında yer alıyor. Almaz mı? Eski bir hükümdarın, İtalyan Kralı ile Başbakanı tarafından karşılanması önemli bir olay. Fakat gerçek böyle değil. Nereden mi biliyorum? Vahidettin'in, 1923 yılında, İstanbul'da bulunan kızı Sabiha Sultana yazdığı, üstelik Kadir Mısıroğlu'nun yayımladığı mektuptan. Vahidettin mektubunda diyor ki: "Cenova'ya muvasalatımızda (geldiğimizde) gayr-i resmi (resmi olmayan)

de

bi

an

_8

hükümet-i mahalliyeden (yerel hükümetten yani Cenova belediyesinden) pek ciddi hürmet gördüm. Bir hafta ikametim (kalmam) esnasında her güna (her türlü) teslihata mazhar oldum (kolaylığı gösterdiler). Akıbet (sonunda) San Remo'ya geldim." (Osmanoğulları'nın Dramı, s.197)198 Ne Kral söz konusu, ne Başbakan, ne öteki karşılayıcılar, ne de özel bir trenle doğruca San Remo'ya hareket! Vahidettinciler, Vahidettin'in mektubunu biraz dikkatle okusalardı, Göztepe'nin palavrasına kapılmazlardı. Ama yazan Vahidettin de olsa, "kim okur, kim dinler, varak-ı mihr-i vefayı?" 199 • Böylece, Vahidettincilerin, gerçekleri nasıl değiştirdiklerini, ayrıntılı sahneler bile uydurduklarını, az çok öğrenmiş bulunuyoruz. Daha da ayrıntılı masall arını ilerde göreceğiz! 7. Vahidettin'in ayrılışını nasıl değerlendiriyorlar? □ İ.Hami Danişmend: "Herhalde makamına ve atalarının yiğitliğine layık olan hareket, kaçmak değil, her vaziyette ölümü göze almak ve hatta ölmekti. Fakat bir rivayete göre Vahidüddin o kadar metin değildir. Dahiliye Nazırı A.Reşit Beyin anılarında, onun bu zayıf tarafı şöyle izah edilir: ‗memleketlerin mukadderatına hakim olanları başkalarından ayıran azim ve sebat ve hayatı hiçe sayma gibi meziyetlerden nasibi az, belki kibrini bile feda edecek kadar kendini düşünür idi.' " (Osm. T. Kronolojisi, 4.G., s.444) □ Nihal Atsız: "Vahdeddin'in ikinci yanlışı [Atsız'a göre birinci yanlışı, D.Ferit'i sadrazam yapması] İngilizlere sığınmasıdır. Hayatını tehlikede gördüğü için böyle yaptığı muhakkaktır. Hayatı tehlikede olan insanların her çareye başvurması da normaldir. Fakat Osmanoğulları gibi yüzlerce yıldan beri ölümle kaynaşmış ve onu bir sevgili gibi bağrına basmaya alışmış bir hanedanın temsilcisi olarak Sultan Vahdeddin'in ölümden korkması, kendine yakışmamıştır." (Türk Ülküsü, s.86)200 □ Samiha Ayverdi: "[Saltanatın kaldırılması kararı üzerine] Altıncı Sultan Mehmet, bilhassa siy asi basiretten mahrum Sadrazam Ferit Paşanın baskısı ve teşviki de eklenince, bu siyasi oldu bittiyi, ne kavrayabilmiş, ne hazmedebilmişti. Aksine, altı yüz yıllık Osmanlı tahtının tasfiyesi kararı ile irkilip küserek, açılmakta olan yeni devre ve bu devrin kendisini hiçe saymasına küsüp fikir selametini kaybeder hale gelmiş bulunduğu da bir hakikattir. [..] Sultan Vahideddin, aleyhinde birleşmiş olan bütün şartlara rağmen, icap ettiği takdirde, tahtının yanı başında ölmeyi bilmeli, fakat her şeye rağmen bir İngiliz harp gemisiyle memleketi terk etmeyi kabul etmemeli idi." (Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, 3.C., s. 194)

de

bi

an

_8

□ Vahidettin'in son başkâtibi Rıfat Bey: "Hanedan arasında böyle iki firar (kaçış) olayı vardır. Biri Sultan Cem, diğ eri Sultan Mustafa'dır. Fakat bunlar henüz şehzade iken firar ettiler ve sonları ne kadar acı oldu. Hükümdar olmuş olanlar kaçmamıştır. Bir Hükümdar, özellikle Halife bu küçüklüğü nasıl yapar, hayret!" (Aktaran, N.H.Uluğ, s.79) □ Şehzade Abdürrahim Efendi: "Bu hadise hepimizi müteessir etmiştir. Gazetelerden öğrendiğimizde hayretler içinde kaldık." (19 Kasım 1922, Tanin'den aktaran, KS Günlüğü, 4.C., s.842) □ Vahidettin'in yaveri Ali Nuri Okday: "... Kendi rızası ile ecnebi himayesine giren bir Halifenin, bu deni (alçakça) hareketiyle Müslümanların gözünde, Halifeliği düşer." (Bir mektubundan aktaran, oğlu Şefik Okday, Son Sadrazam ve Oğulları, dizi yazı, 8.bölüm, 29.12.1988, Milliyet) □ Şehzade Mahmut Şevket Efendi: "Padişah Mehmet Vahdettin, İstanbul'dan bir İngiliz harp gemisi ile uzaklaşmakla hata etmiştir. Bunu kabul ederim. Esasen o bu kararı kendi başına almış, hanedana mensup tek bir Şehzade bile kendisini takip etmiş değildir. O bunu niye yaptı? Sadece şahsı için duyduğu kaygıdan." (Röportajı yapan Murat Sertoğlu, 6 Temmuz 1967, Tercüman gazetesi)201 □ Hasan Hüseyin Ceylan: "Bize göre, Halife-Sultan Vahdettin'in hayatındaki bu tek hata, yapılmaması gereken ve hele hele vatanseverlikte bir zirve olan Vahdettin'in, hiç yapmaması gereken bir eylemdi." (Büyük Oyun, 2.C., s.27)202 □ Son olarak da, dilini sadeleştirerek Vahidettin'i dinleyelim: "Bu ayrılığım, özellikle dünya savaşından sonra, kendi yaptıklarının hesabını vermek durumunda bulunanlara karşı, yaptıklarımın hesabını vermekten korkmak kabilinden olmayıp, belki hiçbir kanuna uymayan insanlar elinde, savunma ve söz hakkından yasaklı bir halde, hayatımı göz göre göre tehlikeye teslim etmek gibi Allah buyruğunun ve sağduyunun kabul etmeyeceği bir şeyden kaçınmak ve hem de 'El-firaru mimma layütak min sünen-il mürselin (takat getirilemeyecek güçlüklerden kaçmak peygamberlerin sünnetlerindendir)' sözünü dikkate alarak, vekili olduğum şanlı Peygamberin Mekke'den Medine'ye göçmesi örneğine uymaktan ibarettir." (Vahidettin'in 1923'te Mekke'de yayımladığı beyanname, K.Mısıroğlu, Hilafet, s.196)203 Bazı dostlarının suçlamalarını da, Vahidettin'in savunmasını da okudunuz. Kaçmakta ve İngilizlere sığınmakta haklı mıydı, değil miydi? Kararı siz verin.

de

bi

an

_8

8. San Remo günleri □ T.M.Göztepe, San Remo'yıı şöyle anlatıyor: "San Remo, son zamanlarını tam bir istirahat ve sessizlik içinde geçirmek isteyen servet sahipleri ve canının kıymetini bilir zevk ve keyif ehilleri için kuru lmuş bir dünya cenneti gibidir." (V.G.Cehenneminde, s.111) Önce oldukça küçükçe bir villa kiralanır. 1924 Martında ise, İstanbul'da bıraktığı eşleri ve eşlerinin yardımcıları geleceği için Manolya (Magnoli) Villası adını taşıyan bir büyük köşk tutulur.204 □ Yeni köşkü, Göztepe'den dinleyelim: "...Nefis bir saray yavrusu olan villa, 40 odası, 15 dönümden geniş bir port akal, limon korusu ve bahçesi bulunan, beyaz renkli mükellef bir kasırdı. [..] İstanbul'dan gelen harem erkânı arasında başharemi Nazikeda, ikinci haremi Meveddet Kadınefendiler ile son haremi Nevzat ve hemşiresi Nesrin Hanımlar ve Sultan Vahdeddin'in 2. Hazinedarı ile birkaç saraylı bulunuyordu. [..] Derhal kadınefendileriyle, hazinedar ustalarıyla mükellef bir harem hayatı vücuda gelmiş, musahipler, yaverler ve esvapçıbaşıdan ibriktarbaşına kadar bütün beyler kadrosu kuruluvermiş ve meşhur Mabeyn-i Hümayun tam tertip canlanmıştı. [..] Osmanlı İmparatorluğunun bütün teşrifat ve merasim usulleri olanca titizliği ile korunuyordu [..] Sultan Vahdeddin'in hususi hizmetine ayrıca Natalina (Natalia) isimli, ufak tefek ve sarışın bir İtalyan kızı tayin edilmişti. [..] Bu kasrın tam ka rşısında küçük ve zarif bir kasır (küçük köşk) daha vardı; Sultan Vahidettin sar ayının bir nevi mabeyn dairesi haline getirilmişti. [..] Yaver Zeki bu küçük kasırda kalıyordu. Burası, dominyonlarda vazife alan zengin ve hakim-i mutlak İngiliz müstemlekecilerine (sömürgecilerine) parmak ısırtacak bir refah ve konfor bolluğu içinde yüzüyordu. [..] Kasrın bütün kapılarında şık İtalyan polislerinden çifter çifter selam ve ihtiram (saygı) memurları nöbet bekliyor...205 Küçük kasırda da çifter çifter İtalyan kızları pervane gibi dolaşarak hizmet ediyorlardı." (V.G. Cehenneminde, s.100, 101, 112, 140, 147) □ "Sultan Vahideddin... adamlarına Padişahlığı esnasında aldıkları maaşları, gurbette de fazlasıyla ve düzenli olarak veriyordu... Bu bol maaşlı kapı yoldaşlarına gün doğmuştu. Hepsi de İstanbul'daki ikbal günlerinde aldıkları maaşlardan yüksek aylık alıyor, ayrıca da Yıldız Sarayının meşhur mutfağını aratmayacak mükellef ve zengin bir mutfak sofra sofra yemekler yetiştiriyordu. Öğle ve akşam yemeklerine burada bir de mükellef sabah ve ikindi kahvaltıları ilave edilmişti. Yıldız Sarayının o zengin ve meşhur mutfağı, çeşit ve nefisliğinden çok şey kaybetmeden San Remo'da da devam ediyordu." (a.g.e., s.107) □ "Bu küçük Yıldız Sarayında yaşayanlar, Vahidettin'in 25 kişiden fazla olan maiyeti (hizmet eden kişiler) ve saray mensuplarıyla birlikte 40 kişiye yakındır." (a.g.e., s.138, 166)206 Şu sürgün hayatına bakınız! Sanki Padişah, maiyetiyle birlikte San Remo'da yaz tatili yapıyor. Kadrosu da hayli hovarda: □ "Yaver Zeki'den başka iki içki düşkünü ve keyif ehli daha vardı. Bunlar-

de

bi

an

_8

dan biri İkinci Musahip Mazhar Ağa, diğeri de Tütüncübaşı Şükrü Bey. Bunlar sakızlı mastika ve düz rakının adeta küplüsü olmuşlardı. Şükrü, San Re -mo'ya gelince işi adamakıllı ayyaşlığa dökmüş ve postu San Remo meyhanelerine ve pavyonlarına kurmuştu. [..] Mazhar Ağa da akşam olup da içki zamanı gelince kafayı iyice tütsüleyip körkütük oluyordu. [..] Üçüncü Musahip Hayrettin Ağa da şehrin gezip tozma yerlerini, zevk ve sefa köşelerini karış karış biliyordu. (..] Yaverler, mabeynciler, ağalar ve beyler, mirasyediler gibi bir sayfiye ve tebdilhava hayatı sürüyorlardı."207 Bu gereksiz, özenti, gösterişli hayata, bu hesapsızlığa ve savurganlığa para mı dayanır? Biraz daha ilerleyelim ve gurbet parasının erimesinin ikinci ve daha şaşırtıcı sebebini de görelim. Vahidettin, bazı serüvencilerin, Türkiye Cumhuriyeti ve M.Kemal aleyhindeki projelerini paraca destekler, San Remo'da kaldıkları sürece yemek ve içki dahil bütün otel giderlerini de öder.208 □ T.M. Göztepe diyor ki: "Sultan Vahidettin, San Remo'ya geldiği günden beri, çeşit çeşit teşkilat projeleri ile buraya akın eden bir sürü muhalefet grupları, sabık Padişahın sayılı ve sınırlı servetinden hayli paralar vurup Paris'in, Londra'nın zevk ve sefahat y erlerinde, bu paraların altından girip üstünden çıkmışlar." (V.G. Cehenneminde, s. 148) Göztepe, ayrıca birkaç örnek vererek, bu projelerin niteliğini ve anlamını da aydınlatıyor: • Vehip (Kalçi) Paşa,209 Gümülcineli İsmail, eski Şeyhülislam M.Sabri Efen210 di ve Damat Ferit'in Dahiliye (İçişleri) Nazırı Mehmet Ali, San Remo'ya gelirler. □ Vehip Paşa söze şöyle başlar: "M.Kemal'i taht ve tacıyla birlikte yerle bir etmek başlıca emelimdir." Gelenlerin amacı, "M.Kemal gibi kişilerin hakkından gelip gurbet köşelerinde sürünmekten kurtulmak buna hazırlık olmak üzere de "Paris'te bir gazete çıkarmaktır. " 211 Bu tasarıyı gerçekleştirebilmek için Vahidettin'den para isterler. Vahidettin 2.000 İngiliz lirası verir.212 • Mevlanzade Rıfat, San Remo'ya ilk defa, '1922'de Yunanistan'da iktidarı ele geçirmiş bulunan ihtilal hükümetinin reisi General Plastiras'ın temsilcisi olduğunu söyleyen bir Yunanlı albayla birlikte' gelir ve 'Yunanistan ile Vahidettin arasında, Ankara'ya karşı bir kombinezon (anlaşma) yapmak iste-diğini' bildirir... Vahidettin, Mevlanzade Rıfat'a da para verecektir. 213 • Mevlanzade'nin ikinci gelişini, Göztepe şöyle antatıyor: 'Bu sefer bambaşka bir şahsiyet olarak gelmişti. O artık bir Türkiye muhalefet politikacısı değil, bir Kürt ihtilalcisi idi... Yanında Edirne'nin Yunanistan tarafından işgali sıralarında Edirne mebusu sıfatıyla Yunan Mebusan Meclisine iltihak eden Neyir214 isimli bir vatansızı getirmişti." Göztepe, Mevlanzade'nin bu seferki teklifinin ayrıntılarını açıklamıyor ama

de

bi

an

_8

bazı anahtar kelimeler veriyor: "Kürt şeyhleri... Mühim bir sır... Büyük vazife… Komite... Bomba patlatmak..." 215 Fakat Vahidettin'de 'paralar suyunu çektiği için bu defa hatırları ve gönülleri kırılmadan baştan savılırlar.' Bununla birlikte, 'yine Vahidettin hesabına kaldıkları oteldeki masraflar, hatırı sayılır bir yekûn teşkil etmiştir.'216 Türkiye Cumhuriyetini devirmek... Yunanlılarla kombinezon... Kürt ihtilali... Komite... Bomba... Tüyleriniz ürpermiyor mu? Başka kitaplarda da bu tür San Remo kaynaklı birçok şaşırtıcı iddia var.217 Kapanmış bir yarayı kaşımamak için bilgi aktarmaktan kaçınıyorum ve konuyu, Göztepe'nin bir özetiyle kapatıyorum: "Sultan Vahideddin'in ölümüne kadar, San Remo'da çok meraklı ve esrarlı hadiseler geçecek, politika entrikalarına şahit olunacak, nice hacıların koltuklarının altından haçları çıkacak, siyaset perdesi altında, hatıra gelmez dolandırıcılık vakaları, 'teşkilat' namı altında vurgunculuk sahneleri seyredilecektir."218 Vahidettin'in servetini eriten sebeplerin üçüncüsüne ve sonuncusuna geldik. • Paranın, Vahidettin'in mutemedi olarak Dr.Reşat Paşada durduğunu ve masrafları onun yaptığını görmüştük. Göztepe'ye göre, "bu mühim paranın sarf ve idaresini eline geçirmek için çırpınan yaver Zeki, bu yüzden Dr.Reşat Paşaya diş bilemektedir."219 "Günlerden bir gün (15 Mart 1924 günü) Sultan Vahideddin, kasrın alt katı ndaki bir odada otururken, ani bir silah sesinden sonra, kapısının önüne, müthiş bir feryat kopararak ağır bir cismin yuvarlandığını işitmiş ve dışarı fırladığı zaman, başhekimi Reşat Paşanın kanlar içinde yere serildiğini görmüştü. Sultan Vahidettin pek eski ve emektar doktorunu bu feci vaziyette görünce, büyük bir heyecanla, 'Ne yaptın paşa?' diye üzerine kapanmıştı. Saray mensupları vaka yerine yetiştikleri zaman Reşat Paşayı can vermekle meşgul bir halde buldular. Sertabib yarı açık gözlerini Sultan Vahdeddin'e dikerek, 'Efendim, ben ölüy orum,' diyebilmiş ve kendinden geçmişti. Sırt üstü yere serilmiş olan paşanın sağ eli açıktı ve biraz ötesinde küçük bir browning tabanca yerde duruyordu. Paşa, intihar mı, cinayet mi olduğu hâlâ layıkıyla aydınlanamayan, esrarlı bir ölümle hayata veda edecek ve bu paralan har vurup harman savurmak fırsatı tamamiyle Zeki'nin eline geçecektir."220 İdareyi eline geçiren Zeki'nin San Remo'daki öteki marifetlerini görmeden önce, Dr.Reşat Paşanın ölümü üzerinde biraz duralım. Olay İstanbul'a yansıyınca basın, "Paşanın Vahidettin'le beraber gitmekten pişman olduğunu, Ankara ile temasa geçtiği ve Türkiye'ye dönme izni aldığını, Padişaha bağlı Tarikat-ı Selahiye adlı örgütün,221 paşayı bu ihaneti yüzünden öldürdüğünü" yazar. Üçüncü Musahip Hayrettin Ağaya göre olay eğer cinayet ise, mutlaka yaverlerden [ve Tarikat-ı Selahiye adlı gizli örgütten] Kiraz Hamdi Paşa tarafından hazırlanmış ve Zeki tarafından uygulanmıştır." Dr.Reşat Paşanın damadı Salih (Keçeci) Bey dava açar. Zeki, yokluğunda idama mahkum edilir. 222 Gelelim Yaver Zekiye. Zeki, kıskandığı için Vahidettin'i bırakıp saraydan ayrılan Çerkez güzeli İnşirah Hanımın erkek kardeşidir. 223 İstanbul'dayken, son görevi Hademe-yi Hassa

de

bi

an

_8

9. Vahidettin'in cesareti

Bu olaylara rağmen, bazı yazarlar, Vahidettin'in cesur olduğunu söylüyo rlar.229 Söz gelimi K.Mısıroğlu, "Sultan Vahideddin asla korkak değildi.. Şehzadeliğinden beri onun gayet cesur bir insan olduğunu gösteren pek çok vak'a vardır... Bunun pek çok delilinden bir ikisini zikredelim." diye yazıyor ve üç örnek ver iyor. Zaten kaynaklardaki örnekler de bu kadar, başka örnek yok. □ "... Bab-ı Ali baskınını müteakip takibe (koğuşturmaya) maruz kalan Mülazım (teğmen) Şaban Efendi, Şehzade Vahideddin Efendinin Çengelköy'deki köşküne sığınır. Yakalamak için gelen polislere Vahidettin der ki: 'Bana mensup olan, sarayıma iltica eden, masumiyeti de bence malum olan (?) bir adamı, garezkâr düşmanlarına teslim edemem. Zorla içeri girmek isteyenleri vururum. Beni öldürmedikçe Şaban Efendiyi alamazlar.' "230 Kanuna aykırı ama doğruysa, sahiden cesur bir davranış. Yazık ki Padişahlığı sırasında, İngilizler karşısında titrediğini göreceğiz. □ "Veliaht iken Almanya'ya yaptığı ziyarette, siperleri dolaşırken, umulmadık

de

bi

ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanlığıdır. General Harington'la son gizli temasları yapmakla görevlendirildiği için "Padişahın kaçmasını ben sağladım, hayatını bana borçlu" diye böbürlenir.224 Dr .Reşat Paşayı öldüren ya da öl-dürdüğü sanılan Zeki'nin San Remo'daki birkaç marifeti: Musahip Mazhar Ağayı dövüp, tabancasının kabzasıyla burnunu kırar. (V.G. Cehenneminde, s. 111) Vahidettin'in özel hizmetine bakan İtalyan kızını gebe bırakır ve zavallı Vahidettin iş kapansın diye birçok para öder. (a.g.e., s. 101) "[Ele geçirdiği serveti] vur patlasın, çal oynasın, har vurup harman savu -rur... delice bir hırsla giyime ve içkiye harcar, sonunda kumarda bitirir." (a.g.e., s.141, 154)225 Para bulmaları için Vahidettin'e ve Mediha Sultan'ın oğlu Sami'ye baskı yapar, Vahidettin'e "Ulan" diye bağırır, (a.g.e., s.177) 226 Ve adamı kovamazlar! N.Fazıl Kısakürek, Vahidettin'in "bu şirret adamı kovacak hamleyi gösterememesini", 'ulan' hitabına bile "bir karşılıkta bulunamamasını", "nice A vrupa kral hanedanından hiçbirinde mevcut olmayan bir asalet fakat korkunç bir zaaf (zayıflık, güçsüzlük)" olarak değerlendiriyor ve şöyle devam ediyor: □ "Allah ona hiç kimseye karşı durabilecek mukavemet bünyesi vermemiş, bunun yerine sultanî bir vekar ve asaletle her şeye katlanma seciyesi vermiş."227 Daha da şaşırtıcı bir bilgi aktarayım. Son çare olarak Mediha Sultan'ın yüzüğü satılacak ve alınan 8.000 İngiliz lirası, idare etmesi için yine Zeki'ye verilecektir! (V.G. Cehenneminde, s.157)228 Çünkü, "Zeki'ye karşı Sultan Vahideddin başta olduğu halde, gözünün üzerinde kaşın var diyecek cesareti hiç kimse kendinde bulamamaktadır." (a.g.e., s.144)

an

_8

bir tehlikeye karşı başını eğmesi ihtar edildiği zaman şu cevabı verir: Türk başı düşman karşısında eğilmez!' "231 Bu ziyarette Başmabeynci Lütfi Simavi de bulunmuştur. Lütfi Simavi anılarının 364. sayfasında '2.Wilhelm istihkâmlarını ve Kolmar batısındaki cepheyi ziyaretlerini' ayrıntılı olarak anlatmaktadır. Ama Vahidettin'in her olumlu davranışını raporuna aldığı halde, bu cesaret sahnesinden hiç söz etmiyor! □ "[Kılıç Alayından sonra] Eyüp'te arabalara binileceği sırada Talat Paşa Çanakkale Boğazı'ndan düşman tayyare filoları geçmiş olduğuna dair telgraf aldığını haber vermişse de Hünkâr, 'Onlar mütemeddin (uygar) adamlardır, böyle dini merasim (!) esnasında taarruz etmezler' diyerek telaş eseri göstermedi."232 Padişahın o kadar güvendiği uygar İngiliz uçakları, 18 Ekim günü, savunmasız İstanbul'a uygarca saldıracak, elli kişinin ölmesine, yüz kadar İstanbullunun yaralanmasına yol açacaklardır.233 • Şimdi de Milli Mücadele dönemine ait bir sahne görelim. İşgal güçlerinin İstanbul'da yönetime resmen el koyduğu gün (16.3.1920) Vahidettin, Sivas milletvekili Rauf (Orbay), Balıkesir milletvekili Abdülaziz Mecdi Hoca (Tolon) ve Konya milletvekili Vehbi Hoca (Çelik)'dan oluşan Meclis Kurulunu kabul etmiştir. Bu ilginç görüşmede yapılan konuşmaları aktarıy orum: "Vahidettin - Bu adamlar (İngilizler) daha çok şey yaparlar, her istediklerini yaparlar! Her şeye cüret edebilirler! Meclis'teki sözlerinize ve hareketlerinize dikkat ediniz! Vehbi Hoca - Efendimiz, onların kudreti milleti yıldıramayacaktır. Millet azimlidir, kararlıdır, Hakkın yardımıyla, haklarından gelecektir. Milletiniz, memleketi de, sizi de kurtaracaktır. Müsterih olunuz padişahım. Vahidettin - Hoca! Hoca! Dikkatli olun! Bu adamlar, her istediklerini yaparlar! Mecdi Hoca - Padişahım, bu kâfirlerin kudreti zahiridir, şu gemilerin top menzili dışına çıkamaz. Senin milletinin yüreği, onların demirinden metindir. Millet, istiklali uğruna giriştiği mücadeleden muhakkak muzaffer çıkacaktır. Endişe buyurmayınız. Vahidettin - Hoca, vaziyet meydanda! Hadiseler ortada! Bu adamlar isterlerse yarın Ankara'ya giderler! Rauf- Efendimiz, biz huzurunuzda milleti temsilen bulunuyoruz. Millet, haysiyet ve istiklale aykırı bir kaydı kabul etmemeye kesin kararlıdır. Eğer milletin hislerine tercüman olduğumuza kani iseniz, arz ediyoruz ki milletin sizden istirhamı (ricası), haysiyet ve istiklale aykırı bir antlaşmaya ve sözleşmeye imza koymamanızdır. Aksi takdirde istikbali çok karanlık görüyoruz. Vahidettin - Rauf Bey, millet koyun sürüsü! Bu sürüye bir çoban lazım! İşte o da benim! " 234 Yolda, Vehbi Hoca, derin bir acı içinde olan Mecdi Hoca'nın omuzuna elini koyar, 'Gam çekme efendi...' der, ' Allah büyüktür! Bu millet kurtarıcısını bul acaktır. Milleti koyun sürüsü saymak, rıza-yı ilahiye de aykırıdır. Yaşarsak, çok şey göreceğiz.' " 235 • Son olarak da İngilizlerin izlenimini gösterir bir örnek: "... Sultan, Yıldız'da

de

bi

an

_8

titreye titreye oturmaktadır... Belki de bazı hadiselerin kendini taç ve tahtından yoksun kılacağından korkmaktadır. Bu hanedana mensup hiç bir Prens (şehzade), halkını idare edebilecek kâfi (yeterli) kaabiliyet ve enerjiye sahip görünmemektedir." 236 10. Bazı görgü tanıklarının Vahidettin hakkındaki görüşleri □ II. Abdülhamid'in Başkâtibi Tahsin Paşa: "Sultan Hamid, Vahideddin Efendiyi bu derece beğenmekle pek aldanı-yordu. Çünkü Vahideddin Efendi, Sultan Hamid'e bir maksat ve çıkar karşılığınd a hizmet ediyordu, yoksa Sultan Hamid'e hiç sevgisi ve bağlılığı yoktu. Nitekim, inkılaptan (1908'den) sonra, Sultan Hamid aleyhinde en ileri gidenlerden biri Vahideddin Efendi olmuştu... Vahideddin Efendinin readet-i ahla-kiyesi (ahlakının bozukluğu) sonra bütün feciliği ile kendini göstermiş ve saltanat makamına geçince, yaltaklanma ve dalkavukluk huyu gereğince, bu sefer kuvvet ve nüfuz sahibi gördüğü yabancı ve düşman millete sokulup yanaşma yolunu tutmuş ve melanette (kötülükte) daha ileri giderek, vatanlarını düşman istilasından kurtarmak için gaza ve bu uğurda canlarını feda eden Türkleri vurdurmaktan çekinmemiştir." (Sultan Abdülhamid, s. 171) □ Vahidettin'in Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi: "Aşırı derecedeki tevehhüm (kuruntu) ve tereddütü, öteki meziyetlerini örterdi... Sultan Vahdettin, Sultan Reşat'tan daha aklı başında ve daha bilgili old uğu halde inat ve israrının, vehimliliğinin ve kararsızlığının kurbanı oldu... Sultan Reşat'ın kalbi daha temizdi... Onurlu bir zat olduğundan, mütarekeden sonra Vahdettin'in uğramış olduğu hücumlara uğrasaydı, ya felç olup yatar yahut yür eğine inip ölüp giderdi." 237 □ İngiliz Yüksek Komiserliği Siyasi Müşaviri T.B.Hohler'in 4 Kasım 1919 günlü raporu: "Hükümdar zayıf karakterli olup pek cesur olmamasına rağmen yüksek prensip ve emellere sahip görünmektedir." (G.Jeschke, İngiliz Belgeleri, s.6; Br.IV, No. 578) □ Amiral de Robeck'in raporu: "Büyük bir karakter gücüne veya şahsiyete sahip olmamakla beraber çok samimi ve nazik bir zat olup oldukça zihni bir idrak de göstermektedir." (G.Jeschke, İng.Belgeleri, s.7; 21.8.1920 günkü mülakat hakkında rapor, Br.XIII, No.23) □ A.Reşit Rey: "Oldukça zeki fakat fazla müteenni (fazla temkinli) ve müteredditti (tereddütlüydü/ kararsızdı). Diyebilirim ki anlayış ve kavrayışta hızlı, karar ve harekette yavaş idi." 238

de

bi

an

_8

□ Rıza Tevfik: "Kendisi bir kukla durumunda idi." (Biraz da Ben Konuşayım, s.191) □ İ.M.Kemal İnal: "Eski Adliye Nazırı İbrahim Bey, yeni Padişahın kendisine şöyle dediğini bi rkaç gün sonra bana nakletmişti: 'Aczim var, korkuyorum. Maddeten hiç bir şeyden korkmam. Fakat pek ağır bir vazife yüklendim. Allah'tan korkarım.' Padişahın aczini itiraf etmesi, Allah'tan korktuğunu ve pek ağır bir vazife yüklendiğini.söylemesi, haktanırlığını, doğru söylediğini belirttiği için takdire değer. Fakat aczini ve pek ağır bir vazife yüklendiğini itiraf eden bir kimsenin, tecrübeli ve yeterli olanları kullanmak ve onlardan yararlanmak gerekirken, Ferit Paşa gibi hükümet yönetiminde aczi ve devlet işlerinde tecrübesizliği bilinen ve halkın güveninden yoksun olan bir adamı, öyle tehlikeli bir zamanda, ardarda sadraza mlık makamına getirip türlü zararlara sebep olması, sözüyle özünün birbirine u ygun olmadığını göstermiştir. Allah'tan korkan, Allah'ın yasakladığı şeyleri, özellikle emaneti, yani millet işlerini, ehil olmayanlara vermekten sakınır." 239 □ Dr.Rıza Nur: "Yeryüzünden nice milletler gelmiş geçmişler, azametli saltanatlar kurmuşlar, sonra da batmışlardır; fakat batarken hepsinin padişahları başlarında bulunmuş, düşmanlarıyla dövüşmüşlerdir. Halbuki bizim yıkım ve istiklal davamızda padişahımız, vatan düşmanlarıyla birleşmiş, millet aleyhinde hareket etmiştir." (Türk Tarihi, 1.C., s.198) □ Hüseyin Kazım Kadri: "Benim anladığıma göre, Vahideddin medeni cesaretten yoksun, müteredd it (kararsız) bir adamdı. Ferit Paşa adeta bu adamı büyülemişti. Her şeyi onun gözüyle görür ve onun kafasıyla düşünürdü." (s.201) □ Damadı İsmail Hakkı Okday: "Kayınpederim hem zeki, hem mütereddit (kararsız) ve vesveseli (kuşkucu) bir hükümdardı." 240 □ Şehzade Abdülhalim Efendi: "Bu hanedan bitmiştir. Bizden millete hiç bir hayır beklenemez artık. Bizi bir tarafa atarak, millet kendini kurtarmalıdır!" 241 □ Son Halife Abdülmecit Efendi: "O hain, yalnız vatanımıza hıyanet etmedi, hanedanımızın şerefiyle de oynadı. Artık vatandan da, hanedanımız sicilinden de kovulan bu adamdan bahsetmiyelim." (Aktaran N.F.Kısakürek, s.209)242

de

bi

an

_8

11. Ölümü "1926 yılı 15/16 Mayıs gecesi kalp rahatsızlığından vefat etmiştir.243 Ailesinin isteği üzerine otopsi yapıldıktan sonra cenazesi Şam'a nakledilmek için tahnit edilmişse de 120 bin lira borcu olduğu için İtalyan alacaklıları tarafından tabutuna varıncaya kadar haciz koydurulmuş, sırf bu yüzden cenaze bir ay evinde ka lmış (?) ve nihayet kızı Sabiha Sultan para tedarik edip haczi kaldırtarak Şam'a naklettirip Sultan Selim Camiinin bahçesine defnettirilmiştir." 244 12. Birinci Bölümün sonu Bu bölümde yer alan bilgilere, belgelere ve tanık ifadelerine dayanarak, Vahidettin hakkında şu hükmü vermek, haksızlık olmaz sanıyorum: Kusurları meziyetlerini aşan bir insan, dönemin gerektirdiği niteliklere sahip olmayan, sıradan ve zayıf bir hükümdar. Peki, hain miydi? Buna, Üçüncü Bölümde, Kurtuluş Savaşı sırasındaki tutumunu ve bunu beli rten belgeleri de gördükten sonra, siz karar vereceksiniz.

Notlar
57) 58)

59)

60) 61) 62) 63)

64)

65) 66) 67)

İ.H. Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, 4.C., s.441. Ahmet Kabaklı ise nedense, tarihi gerçekleri bir yana iterek, şöyle yazıyor: "Son Padişah VI.Mehmet Vahüdiddin, 17 Kasım 1922'de, Veliaht Abdülmecit Efendiyi Halife ilan etti." (Temellerin Duruşması, s. 145) Şaka mı, baskı yanlışı mı, yoksa sayın Kabaklı kimsenin bilmediği bir sırrı mı açıklıyor? Oysa Vahidettin, sonuna kadar Halife olduğunu ileri sürmüş, Abdülmecit Efendi için de şöyle demiştir: "Bizim budala, demek ki saltanatsız hilafete razı yani tekke şeyhi olacak. Gerçi bu kadarı da [ona] çoktur ya." (Aktaran Tütüncübaşı Şükrü Bey, Yakın Tarihimiz, 3.C., s.388) K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.192'de, Mısır'da kalamamasının sebebini, Kral Fuat'ın karşı çıkmasına bağlıyor ama asıl sebebin İngilizlerin izin vermemesi olduğunu ilerde göreceğiz. İ.H. Okday, Yanya'dan Ankara'ya. Ali Fuat Türkgeldi, Görüp işittiklerim, s.177, 216, 227. San Remo'da bir süre Vahidettin'in yanında kalan T.Mümtaz Göztepe'nin anılarında bu konuda birçok ayrıntı var. (V. Gurbet Cehenneminde) T.M. Göztepe, Vahidettin'in bestelediği bir şarkıdan söz ederken, cümlenin başında 'mahur makamında', cümlenin sonunda ise 'beyati makamında' diye yazıyor. (Vahidetti n Mütareke Gayyasında, s.188) Yılmaz Çetiner ise aynı şarkının makamının 'suzidil' olduğunu ileri sürüyor (Son Padişah Vahidettin, s.292) Tek şarkı, iki araştırmacı, üç makam! Son Sadrazamlar, s.2102; Murat Bardakçı, Vahidettin'in 41 şarkısının notalarının yayımlanacağını açıklamıştı (Hürriyet, 5 Kasım 1995), bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmiyorum. Rıza Tevfik (Bölükbaşı), Biraz da Ben Konuşayım, s.32. Lütfi Simavi, Osmanlı Sarayının Son Günleri, s. 360. Yakın Tarihimiz, 3.C., s.388; Malta'da, sadece 20-30 Kasım 1922'de İngilizlerin yaptığı

de

bi

an

_8

68) 69) 70) 71) 72) 73) 74) 75)

76) 77) 78) 79) 80) 81) 82)

85)

86) 87) 88) 89) 90) 91)

92)

93) 94) 95) 96) 97)

de

bi

83) 84)

masrafları gösterir çizelgeye göre, "Vahidettin ve "maiyetinin şarap masrafı 5 İngiliz lirası" tutmuştur. (B.N. Şimşir, Vahdettin'in Kaçışı ve 'Sonu, 28 Kasım 1973 Cumhuriyet gazetesi [F.O, 371/9118/E. 172: Colonial Office'den Foreign Office'e yazı, 3.1.1923]) Osman Öndeş'in Malta gazetelerinde yer alan haberlere dayanarak hazırladığı bir yazı: Vahideddin Malta'da (Hayat Tarih Mecmuası, Mart 1971) V.Gurbet Cehenneminde, s.147. G.Jeschke, Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz Belgeleri, s.6, mülakat 17.12.1919 günlü The Times'da yayımlanmış. İ.H.Okday, s. 206. Şefik Okday, Son Osmanlı Sadrazamı ve Oğulları, 7.bölüm, 28.12.1988, Milliyet. Türk Ülküsü, s.86; V.Gurbet Cehenneminde, s.34. Görüp işittiklerim, s. 141. N.F.Kısakürek, Vahidüddin, s.24; M.Kemal İnal diyor ki (sadeleştirilmiştir): "Abdülmecit'in evladı içinde sıhhati ve şuuru tam, tahta layık bir şehzade görülmedi denilemezse de görülenlerdede nice acaip haller görüldüğü inkâr edilemez." Son Sadrazamlar, 4.C., s. 2094. A.F.Türkgeldi, Görüp işittiklerim, s.138; aksi gibi o gece Topkapı Sarayının duvarı yanındaki hamam yanar, yangın Harem dairesine sıçrayacak korkusuyla hayli telaş edilir. a.g.e., s.209. Rauf Orbay'ın Hatıraları, 2.C., s.241, Yakın Tarihimiz. Son Sadrazamlar, s.2101. Lütfi Simavi, s. 353. Saray ve Ötesi, 1.C., s.65. Son Sadrazamlar, s. 2095; "Sultan Reşat, Manisa mebusu sıfatıyla İstanbul'a avdet ettiğim sırada beni kabul eylemişti. 'Siz Manisa mebusu olmuşunuz, pek mahzuz oldum. Bu Manisa Arnavutlukta mı?' dediği zaman kendimi kaybettim ve ne cevap vereceğimi şaşırdım. [..] Saltanat taraftarı olsam bile bu kadar cahil ve gafil padişahları ilzam edemezdim (tutamazdım)." (Hüseyin Kazım Kadri, Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım, s.248) A.F.Türkgeldi, a.g.e., s.275. Nihal Atsız, s.86; K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.88; Hilafet, s.274. Öteki Vahidettinciler de bu abartıyı tekrar ediyorlar. Son Sadrazamlar, 4.C., s.2095 vd.; bu bilgi yetersizliği ve ehliyetli danışmanlar kullanmamak yüzünden, Vahidettin'in iç ve dış olaylara, doğru bir teşhis koyamadığını göreceğiz. Lütfi Simavi, s.348, 366. Osmanlı Tarihi Kronolojisi, 4.C., s.442. F.Rıfkı Atay, Atatürk'ün Bana Anlattıkları, s.29, Sel Y. Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım, s.163. Tahta çıkış yazısına eklemek üzere hazırladığı 10 maddelik not, bu umudu haklı gösterecek niteliktedir. (Ayrıntısı için, S.Selek, Anadolu İhtilali, s.24-25) Belki de bu düşüncesi yüzünden, Temmuz 1919 ve Ekim 1920'de, tahtından ayrılmayı düşündüğü ya da bu izlenimi bıraktığı halde bu kararı verememiştir. (Jeschke, İngiliz Belgeleri, s.241vd.) Acaba kendisi akıllıca, kinsiz ve tarafsız yönetti mi? Bunu, olayları izlerken anlayacağız. Görüp işittiklerim, s.183; H.Hüseyin Ceylan, 'Vahidettin'in, savaşın felaketlerinin sebebi1 olarakda suçlandığını ileri sürüyor. (Büyük Oyun, 1.C., s.17) Hiçbir kaynakta böyle bir suçlamaya rastlamadım! Kendi icad edip kendi karşı çıkmış. Gölge boksu yapıyor. Görüp İşittiklerim, s.151, 179, 207. H.Z.Uşaklıgil, a.g.e., 1.C., s.226. Tarih ve Toplum, 17. Sayı (Nisan 1985), s.59, dipnot 4 [Fransız Diplomatik Arşivi, Seri E (1918-1929), Dosya 87, s. 107-109 'a dayanarak] Lütfi Simavi, s.489. a.g.e., s.442; iki yakını da, kolayca yalan söylediğini aktarıyor: Görüp İşittiklerim, s.179; Lütfi Simavi, s. 202.

an

_8

207. bu tutumun doğru olmadığını kendisine ancak böyle dolaylı bir yolla anlatabilirdim. 220.1438. kız kardeşiyle yeğenini bilakis çok sevdiğini ve hiç sevilmeyen damadın Sadrazam olmasına sebeb olarak birtakım mücbir (zorlayıcı) sebebler ile tesirler (etkiler) altında kaldığından bahsetti.169. Vahidettin'in Çengelköy'deki köşkünü "fesat yuvası" diye nitelediğini aktarmaktadır. siyasal duruma göre almaşık (alternatif) imkânlar tanıyordu. bu 'zorlayıcı sebep ve baskılardan' biri bile belgelenmiş değildir.212) Celal Bayar. Ben. 245. Oysa hem İttihatçılara. s. Görüp İşittiklerim." (İstanbul Hükümetleri. Hatıralarım.Ferit.Kazım Kadri. Feylezof Rıza Tevfik gibi ilginç ve karanlık kimselerle ilerde sık sık karşılaşacağız.H. Veliaht Y. sivil paşalar olarak Bab-ı Âli'yi onun istediği biçimde yönetebilecek adamlardı. sayı 8/18 Şubat 1965) İ.81) Vahidettin.Ferit'i Sadrazam yapmadan önce de Mondros Mütarekesi görüşmelerine Başdelege olarak gitmesi için şiddetle ısrar etmiştir. ötekinin aşırılığı ise Vahdettin'e.Şevket Paşa da günlüğünde.320. 5. babasının sadece Damat Ferit'i sevmediğini. C.98) 99) 100) 101) 102) 103) 104) 106) 107) 108) 109) 110) 111) 112) 113) 114) de bi an _8 105) O zamanki Posta ve Telgraf Nazın Haşim (Sanver) Beye dayanarak Celal Bayar. Türkiye'de Siyasi Partiler. T. s. Ali Birinci. H. Ali Kemal. s. ve 27. 212." (Biraz da Ben Konuşayım.158. H.252.Tunaya. fakat hakikatte yalnız ailenin Sultan Mecit koluna bağlı idi ve Sultan Mecit ile Sultan Aziz evladı arasındaki geçimsizlikte de payı vardır.265) D.442) Bütün Vahidettinciler de. mütareke yıllarında Damat Ferit'i arka arkaya sadrazamlığa getirerek. Vahidettin'in emelini şöyle özetliyor:" Mutlakiyetçi ya da en azından otoriter. 254. Birinin ılımlılığı. Vahidettin'in. Ama tarihte. s.. ona karşı bir sempati besliyordu. "Sabiha Sultan. İngiliz Belgeleri. s. 46) Sina Akşin diyor ki: "Hısımı olan Tevfik ve Ferit. dine dayalı ve İngilizci' bir düzen.322. bütün parti anlaşmazlıklarında.. zorunlu sebeplere.. partinin önde gelenleri arasında bulunan Şeyhülislam M. M. s. s. Ali Fuat Türkgeldi'nin verdiği birçok örnek var: s.162 vd. Mektubun tam metni ve Sadık Beyin öteki densizlikleri için bkz: Ali Birinci.Tunaya.C. 217 vd. politika ile uğraşan Şehzade Vahidettin'i ağır biçimde suçlamakta.. Jeschke.. 159) T. s. s. hem kendisinin felaketini hazırlayacaktı. (Üçüncü Bölüm.Kronolojisi. 258. hem Ankara hükümetine karşı olan Hüseyin Kazım Kadri bile şöyle demektedir: "İttihatçılık hissini ve imanını bu vatanda ebediyen imha eden Anadolu milli hareketi oldu ve bütün bir memleketin İttihatçılıktan kurtulmasını temin etti. 247. baskı gibi mazeretlere sarılıyorlar. Tersine D.16) M. 31 Mart olayında.C.Sabri. s. hanedan üyelerinin hiçbir partiye mensup olamayacaklarını ileri sürerek bu söylentileri yalanlamakta olduğumu söyledim.Z. Hürriyet ve İtilaf Fırkası.Okday.Ferit'in bir sözü: "Benim conception'um." (s. s. s.40) Rıza Tevfik bu sözleri doğruluyor (sadeleştirilmiştir): "Damat Ferit Paşa hanedana pek saygılı.1." (İstanbul Hükümetleri." (Hatıralarım. bu sözün katiyen doğru olmadığını." (Osm. oysa beyannamesinde "meşrutiyet gereklerine uyduğunu" iddia edecektir. 263 vd. D. 203 (dipnot 170).4.202. dipnotları. özellikle 26.İzzettin Efendinin. Doğrusunu söylemek gerekirse bu söylentiler pek de temelsiz değildi. Ben de Yazdım.Şevket Paşanın ölümü ile biten darbe girişiminde. Hürriyet ve İtilaf Fırkası. s."sinsi ve kirli rolleri" olduğunu yazıyor. İngiliz Yüksek Komiserliği . Lütfi Simavi diyor ki: "[Şehzade Vahideddin'e ] Damat Ferit Paşanın Sadık Beyle birlikte kurmuş olduğu [Hürriyet ve İtilaf adlı] partiye kendisinin onursal başkan olduğu hakkında ortada bazı söylentilerin dolaştığını duyduğumu. Vahideddin Efendi. ulusal olmayan 'hilafete.] İlerde Padişah olduktan sonra bu partiye olan bağlılığını açığa vuracak." (Aktaran Sina Akşin. Türk mantalitesini kapsayamaz.Z. s. [. s. gelenekçi. adı geçen partiye onursal başkan olmasa bile. (Ben de Yazdım. s.T.paragraf) Sina Akşin. hem devletin. İstanbul Hükümetleri. (Hayat dergisi.

] Mali namus sahibi olmak.72) İ. C. İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye.Kronolojisi. olmazsa meziyet değildir. 1920 yılında gösterecektir! Hayatımın Acı ve Tatlı Günleri. Osmanlı T. Damat Ferit'i kimin tercih ettiğini gösteriyor. s.T. Üçüncü Bölümde belgeleriyle göreceğiz. eğer eksik olursa kusur sayılır. Almanlarla işbirliği yaptığı için kurşuna dizmiş.210 vd. K. 4.Dilipak. Apaçık olayları ve belgeleri görmezden gelerek.Ferit Paşanın Sadrazam olması.A. çünkü Vahidettin'le işbirliği halindeler.. işgal altındaki Fransa'nın Dışişleri Bakanı Laval'i.Karabekir.Akşin. A.) Damat Ferit. ahlaki ve siyasi bir sorun. Üçüncü Bölümde bu talihsizişbirliğinin şaşırtıcı ayrıntılarını göreceğiz." (Aktaran N. asabi ve ukala dümbeleği bir zat idi. ve 5. A.hükümetleri zamanında.hükümetlere 'işbirlikçi hükümet' denir. halkın coşkun gösterileri arasında. Ama bu durum. ne resmi tarih eleştirilebilir.9.1919 günlü bir yazısında.Uluğ.452) Öyleyse? A. s. Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi için Vahidettin'e baskı yapıldığını gösteren bir bilgi de yok. s. kuklalık etmek. s.Reşit (Rey) Beyi de düşünmüştür.[. Vahidettin'in. 4. bu dönemdeki Devlet Başkanı Mareşal Petain'i bile. Sivas Anadolu Kadınları Müdafaa-yı Vatan Cemiyeti'nin 24.Okday.49. TevtıK Paşa. s. Mütareke döneminde Vahidettin'in Sadrazamlığa getirdiği kişi.Naili Paşa komutasındaki Türk birlikleri de.115) 116) 117) 118) 119) 120) 121) 122) 123) 124) 125) 126) 127) 128) 129) 130) 131) Baştercümanı Andrew Ryan'a.H.4. s. Hiçbir İngiliz belgesinde.İzzet Paşa. sonraki yöneticilerin işgalcilerle işbirliği yapmalarının. hiç bir bilinçli aydın da korumaz. İngilizlerin baskısı olmadığını. Kronoloji II. ne yeni bir tarih yazılabilir. aynı sebeple ömür "boyu hapse mahkûm etmiş ve ölene kadar hapiste tutmuştur. Rahip Fru denilen şahsı saraya dadandırmakta. Talat Paşa'dan söz ederken şöyle diyor: "Mali namus meselesi. Damat Ferit hiç istemediği halde.Danişmend. savunmaz.. Haftada bir veya iki defa Saraya gelir ve dayısı Vahidettin ile saatlerce konuşurlardı. 9.. s. İttihat ve Terakki Partisi iktidarıdır. Demek ki D. '20 cürüm' (suç)işlemiş olduğunu belirtiyor. olmazsa olmaz bir durum değil. öylekaçınılmaz. onlara kuklalık etmelerinin mazereti olarak ileri sürülebilir mi? İşbirliği yapmak. Kronolojisi. Cumhuriyete Giden Yol. Üçüncü Bölümde göreceğiz. daha İngilizler İstanbul'a gelmedenönce." kendisinin iktidara gelmesi gerektiği konusunda. (istiklal Harbimiz.441. Evet. mütareke anlaşması için Damat Ferit'i Mondros'a Başdelege olarak göndermek için girişimlerde bulunması.177 vd.İzzet Paşa itiraz edince de. Salih Paşa gibi kimseleri de Sadrazam olarak seçmiştir. Üçüncü Bölümde göreceğiz.269. Şuradan buradan işittiği. s. eğri doğru her şeyi Padişaha anlatırdı. yalnız Damat Ferit değildir. s.299.H. yani hırsız olmamak bir meziyet midir? Fakat siyasi namus büyük bir meziyettir!" (s. Mesela Fransa. daima İngiliz kakası karıştırır. s. zaten böyle birbaskıya ihtiyaçları da yok.C. birkaç sayfa sonraysa. s. 42) Bu tür kukla. M. İkinci Dünya Savaşı biter bitmez. İstanbul'a giriyorlardı.382. insanın kolu. hiçbir ciddi ülke ve sağlıklı bir toplum bunları bağışlamaz. süngü zoruyla mı beş kez Sadrazamlığa geldi? Reddetmesine ne engel vardı? Bu makama pek hevesle geldiğini bütün tarafsız tanıklar söylemektedir. asıl hainliğini ise. Sultanın ısrarlı olduğunu" açıklamıştır.4. Acaba hangi olumsuz icraatına karşı çıkmış? Mısıroğlu açıklasa da herkes bilse. 1. yenilginin sorumlusu. Birinci Dünya Savaşı'nın milli kahramanlarından olmasına rağmen.C. Damat Ferit'in ilk üç hükümetinin. (Jeschke.1920 tarihli beyannamesi. bu sultanzadenin ilgisi vardır.117. s. Kukla ya da işbirlikçi hükümetlerin başlarına gelenler için yakın tarihe şöyle bir göz atmak yeter.. Vahidettin Roma'ya gitmedi ki mahfazayı de bi an _8 . Ali Rıza Paşa. İstanbul Hükümetleri. Erol Ulubelen. gençliğinde bir İngiliz mürebbiyesinin eline verilmiş yahut bir İngiliz öğretmeni tarafından yetiştirilmiş olmasından dolayı.H. Osm.443. ilgili belge: 371/4215-76104) Vahidettin'in son Başkâtibi Rıfat Bey özetle diyor ki: "Sultanzade Sami. "Biz onu idare ederiz" diye güvence vermesi.. Geldikten sonra yaptıklarını. 443. Yalan Söyleyen Tarih Utansın. (S. Gerçeğin böyle olmadığını.Müftüoğlu. budu gibidir. İ. aynı gün Ş.383vd.

yılda 500.000 altın idi.C.s.Z.217 vd.Mısıroğlu da kabul ediyor fakat miktarı hakkında. elli bin altın biçiliyordu. Tanzimattan önce.Uzunçarşılı.s.İ. Hazine-yi Hümayun. arazi. Ağustos 1951) M.Ulunay'ın anlattığına inanırsanız. 18. maden vb. Sayı. M. Gurbet Cehenneminde.. kızkardeşi Mediha Sultandan 8. ayrıca yıllık 50. odasında. Hazret-i Osman'ın bizzat eliyle yazdığı kati şekilde ifade edilen bu Kur'an-ı Kerimi. Buna dair o zaman tutulan zabıt (tutanak) Topkapı Sarayı Müzesi arşivinde 35 numarada kayıtlı 'ilmühaber ve Kuyudat-ı Saire Defteri'nde mahfuzdur.8. V. Sultan Reşat'ın Başyaveri Hurşit Paşa anılarında diyor ki: "Topkapı Sarayı hazinesi.C. Resimli Tarih Mecmuası. Resimli Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi. Osmanlı Devletinin Saray Teşkilatı.388." (Hayat Tarih mecmuası. herhangi bir tahminde bulunmuyor. Biz Hünkârın bunu mutlaka cebine koyduğunu sanıyorduk. Osmanoğulları'nın Dramı.Karaağaçlı.203)... s. E. güya İşgal Kuvvetleri Zabıta Komutanı Albay Maksivel' gibibir destekçi de bulmuşlar. Hazine-yi Hümayun.68 vd. Padişah ile hükümetin ortak kararıyla. İstanbul'dan hareketimizden bir ay kadar evvel Topkapı Sarayından getirtmiş. s. Tercüman gazetesi.C. Kronolojisi..M. 1965/5.Z.C.15) K. s.C.125. (V.902..Uzunçarşılı.Pakalın. Teşkilat ve Teşrifatımız. 3.H. s. Vehbi Vakkasoğlu.000 lira ziyafet ve seyahat ödeneği (s.000 altın destek gördüğünü iddia ediyor. Yazar Hazine-yi Hassa ile Hazine-yi Hümayun'u birbirine karıştırıyor. s. 90) H. s. bazı avaninin (değerli kap kaçağın) iç Hazineden çıkarılıp darphaneye gönderildiği.Bu meşhur ve çok kıymetli kitabı.C.Uşaklıgil.171) Vahidettin'le birlikte İstanbul'dan ayrılan Tütüncübaşı Şükrü ise ikisini de tekzip ediyor: ". Fevkalade nefis cildi bile nadide taşlar. Bu Vatanı Terk Edenler.Göztepe. Ceb-i Hümayun maddeleri. 1.281. (V. (Prof.) de ancak gelirinden yararlanabilir. 3. ayrıca H.449) Osmanlı T. Hiçbirinin mülkiyeti yeni padişaha geçmediği için bu mülkleri satmak bir yana. Çev. Saltanata ait mülklerin (çiftlik.27) Abdülhamit'in bu tür gelirlerden aldığı para.157) 25 Kasım 1922 günlü Chronicle _8 .. 91 ve 92. s.000 İngiliz lirası.. Sultan Reşat'ın Başkâtibi de aynı gerçeği şöyle yazmış: " Hazine-yi Hümayun eşyası. yanında alıkoymuştu. kayıtlara gerekli özenin gösterilmediği dönemler olduğu da anlaşılıyor. Ali Şeydi Bey.11.] göstermiştir. s. Mukaddes Emanetleri birlikte götürmesi içinVahidettin'e hayli baskı yaparlar. s. Göztepe'nin verdiği bilgi doğru ise.62). değerli elmaslarla süslü olan bu kitaba.322. saltanatın malı olup hünkârların şahsi tasarrufu dairesinden hariç (kullanım alanının dışında) kaldığı için. s..171. nasılsa yanına alıp getirmeyi akıl edememiş. 100. s.G.315-335. (Hilafet.195..Uşaklıgil. 2. Bankada hesabı olduğunu K.. C. Osmanlı Tarihi.M. s. tarihi ve kıymetli bir Kur'an'ı yanında aiakoyduğunu ve Hicaz Kralı Hüseyin'e hediye ettiğini' ileri sürüyor. Hayat Tarih. Hicaz Kralından 3.. 'Hazret-i Osman'ın yazdığı söylenen.443. Padişahtan Padişaha geçen fakat Padişahın tasarruf (kullanım) hakkı bulunmayan bir müze gibidir. Tahsin Öz. s. R.C.. Gurbet Cehenneminde. s.Uşaklıgil..Musahip Mazhar Ağanın verdiği bilgiye dayanarak. Gurbet Cehenneminde.Cehenneminde. 1.132) 133) 134) 138) 139) 140) 141) 142) 143) 144) 145) de 137) bi 136) an 135) oradan geri yollasın! T.388) Kısacası uydurup uydurup yazıyorlar! Bari birbirlerinin kitaplarını bir zahmet okuyup da ağız birliği etseler. 3. Hazine-yi Hassa.Göztepe ise. San Remo'da iken. s. sarayların tamiri de devlete ait. bir hayır kurumuna dahi hibe edemez.C. 1965/3." (Son Mücahitler.Z. s. Yakın Tarihimiz. Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. 157. Mısıroğlu şu bilgiyi veriyor: "Sultan Vahdeddin'in vatandan ayrılışından sonra hazine dairesinde yapılan tespitler.92). 51. (İ. 1976. s. 1. her şeyin yerli yerinde olduğunu [. ..H." (H. T. Osmanlı Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü.C. Vahidettin'in yakın çevresi bu işe çoktan teşnedir.1969.C. 183) Para darlığı yüzünden." (Yakın Tarihimiz. (V. Meğer geri vermiş. s.137 vd.. s. s.. s. Karal. haklı olarak. 2. Z. Damla Y. C... (Hurşit Paşa. s. 2.Z. Ve buna ömrünün sonuna kadar yanmıştı. Ayrıca 'bugünün parasıyla elli bin lira' ne demek acaba? Türkiye 1850. 4. 180. İstanbul.Sertoğlu. giderayak Topkapı Sarayı Muhafızlığına tayin edilen Vahidettin'in kayınbiraderi Zeki ve bazı kafadarları da.

millete karşı olduğu kadar. Hilâfetin gerekli olduğundan da söz etmiştir.540) Ankara'da Afganistan. Vahidettin'i öven ilk genişçe yazı. cilt 1973'te. Zafer mi. Ancak bu. Bir Milletin Yeniden Doğuşu. 1911'de Süleyman Nazif de hilafet aleyhinde şöyle yazmıştır: "Hilafet bizim için daima bir bar (yük) olmuş ve dört asırdan beri şevket-i milliyemizi (milli büyüklüğümüzü) kemirmekle tegaddi edip (gıdalanıp durmuştur. cilt genişletilerek Hilafet adıyla yeni bir kitap olarak da yayımlandı. s. bu konudaki önergeyi de imzalamazdı. Ocak 1956.M. 3. suçlu olduğundan sözümüzden çıkmayacağını. Kuva-yı İnzibatiye. sonraki baskılardan bu bölümü çıkarmıştır.Vahideddin Malta'da. cildin üçüncü baskısında kitaba yeni bilgiler eklenmiş: 1.. s. Ayrılmadan önce Malta fakirlerine sarf edilmek üzere Genel Valiye 100 İngiliz lirası hibe etmiş.Mumcu. Ayrıca 3.407). Vahideddin Mütareke Gayyasında (1969. Sebep olarak da. kışkırtmalar vb. K. Sonra şu üç kitap yayımlanıyor: (1) N.000 İngiliz lirası kadar bir serveti bulunduğunu tespit etmişti. Buna karşı benim mütalaam şu idi: ‗Millete baği (haydut) diyen. yazar. bu kitap önce gazetede tefrika edilmiştir). sebebiyle bu akım çok güçlenecektir.1.'s." (O.Hakkı Bey de Meclis-i Mebusan'da şöyle demiş: Hilâfet bir bergüzâr-ı tarihidir (tarihi bir hatıradır).Öndeş. s. bizi asi diye fetva çıkararak idama mahkûm eden ve düşmanlarımızla birleşerek.Kısakürek.000 lira yatırmış. para değil.) İkinci eser yine K.7 gram x 20. bize zorluk çıkarabileceğini ileri sürüyordu. (2) T.000 gram ya da 152 kilo."eğer Mecit Halife olursa. Ayrıca Fransız bankalarında da parası olduğu anlaşıldı ve bir süre sonra harcamasına izin verildi. cilt ise 1992'de yayımlandı. Cumhuriyet gazetesi) Lord Kinross.Gurbet Cehenneminde. Hezimet mi" adlı kitabın 1964'te yayımlanan ilk cildi izler.72 vd. 28 ve 29 Kasım 1973. s. bir İngiliz Bankasında 20. baskı 330. sayfaları incelenirse.Göztepe. Kazım Karabekir Anlatıyor.37. açıklamalar. idam kararları. Ama Kurtuluş Savaşı sırasında. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu." (Atatürk. Vahidüddin (Eylül 1968.000 lira almış. milli hükümetimize karşı Halife Ordusu gönderen bu adamı tutmak.F. İlk ciltte.000 = 152.Mısıroğlu'nun Sarıklı Mücahitleri (1967). Azerbaycan ve İran büyükelçilikleri.Uluğ.53) Nusret Efendi uzun konuşmasında. fetvalar.1971 Mart) 5. Nihal Atsız'ın 1958'de yayımlanan Türk Ülküsü 'Altıncı Mehmet' başlıklı bölümdür. önerinin karma komisyona havalesi için çabalamaz.H.Şimşir." (U. "Sultan Vahideddin Osmanlı Bankasına 75. mücevher cinsinden bir servetti. s. (2. bir konferasında 'hilafetin çoktan çürümüş ve taaffün etmiş (kokmuş) bir laşe olduğunu' söylemiş olduğunu açıklıyor (s. Karşı olsa. K. Ziya Hurşit'in de karara karşı olmadığı. Bunları Kadir Mısıroğlu'nun yazdığı "Lozan.146) 147) 148) 149) 150) 151) 152) 153) 154) Ajansı'nın haberine göre. kendisine hizmet etmiş olanlara da nadide (seçkin) hediyeler dağıtmış.Karabekir diyor ki M. Böylece yaşamasına bol bol yetecek parası vardı. dayanak göstermeden şöyle yazıyor: "İngiliz Elçiliği. s. Buhara temsilciliği vardır. bankadaki mücevherlerine karşılık da 50." (A. Kısacası hilafet aleyhindeki akım yeni değildir. V. ve 315. kendisine söz verilmediği için muhalif kaldığı anlaşılır. baskı 503 sayfa. Malta'da bulunduğu sırada Vahidettin'in servetini araştırmış. (Resimli Tarih Mecmuası.Mısıroğlu. Tutanağın 312.85 vd. Hayat Tarih. üçüncüsü ise 150'liklerden Tarık Mümtaz Göztepe'nin yazdığı Vahideddin Gurbet Cehenneminde (Temmuz 1968) adlı kitaptır. Sultanın paralarıyla değerlerinin dışarıya gönderilmesine aracılık etmişti.' Fevzi Paşa da benim mütalaamı kabul etmekle kararımız: Padişahlığın lağvı ve Hilafetin Âl-i Osman'da kalması ve Halife olarak Mecit Efendinin getirilmesi.100. türlü dinsel içerikli bildiriler. N.) Büyük Doğu ve Büyük Cihat dergisindeki bazı yazılar da bu niteliktedir. Utkan Kocatürk'ün verdiği de bi an _8 . Nihal Atsız'ın görüşlerinin çoğunu kaynak göstermeden ve genişleterek kullanıyor. "İngiliz belgelerine göre İngiltere Dışişleri Bakanlığı. Karşı oyun sahibi Ziya Hurşit'tir (Lazistan)." (Bilal N.Türkgeldi.F.269) Rıza Tevfik de anılarında. tarihe karşı da bizi küçük düşürür.Kemal Paşa Vahidettin'in [Halife olarak] kalmasını istiyordu. Yeni Halife'nin kıyafet ve vazifelerini tespit etmekle ona bir hat çizebiliriz.44) Babanzade İ. 3. (s. isyanlar.

Teğmen Cevdet'in anısı: H.C. Melek kadar yumuşak fakat insan olduğuna göre 'şapşal' sıfatını giymeye mahkûm bir Padişah. Tarih metodu bakımından da çok ilginç bir tutumları var: Dayanak olarak.g.Mısıroğlu. çünkü Ankara'ya gelip mahkeme karşısında hesap vermesi lazımdır. Bu arada bazı yabancı kitaplara da karşılığı olmayan göndermeler yapıyorlar! Bu oyunbazlığın"örneklerini göreceğiz... Ordu Komutanı Nurettin Paşa.18. Haydi Mısıroğlu tarihçi değil.810) H.Danişmend de aynı hatayı yapmış: Osm... daha önce gördüğümüz gibi 30 Ekim günü alınmıştır.. Osmanlı borcunu 300 milyon altına çıkardı. Bayram nedeniyle gençler. esnaf dernekleri ve diğer halk kitleleri." (Büyük Oyun. s. İstanbul ve Yardımları. bu garip adamı.XIX).F..16. pelteyi beton gösterecek kadar zayıf. Avrupa. cezasını-vereceğim!" der. Kaynakçalı Atatürk Günlüğü.1944-1.2..23) "V. çok yanlış devam edip geliyor. İşi gücü köşk yaptırıp yıktırmak. s. milli şarkılar söyleyerek.17. 263 vd. Danişmend'in yanlışına ne demeli? "4 Kasım günü İstanbul'da ‗millet saltanatı bayramı' başladı. Ali Kemal'in İstanbul'dan nasıl kaçırıldığını ve İzmit'te linç edildiğini anlattıktan sonra. saraya molotof kokteyller atılması. 4.38. 16 Kasım'da değil.C. Yemekte. Kel Sait'in topladığı ayak takımıdır..147 ve 172) bu doğrultuda açıklamaları yer alıyor. Şahane bir yalandan ibaret olan bir donanma kurmuştur.e.Nur karşı çıkar: "Onu İnebolu'dan yola çıkaracağız. Muhteşem bir sirk atı gibi seyislerinin emrine bağlı bir insan. 3) K. hayatının tehlikede olduğunu düşünerek. başlarında bayrak olduğu halde... 1966. fener alayları da yapıldı. okullarını üç gün tatil ettiler. R..27) Ayrıca Sarıklı Mücahitler (s. (a. İ. Baştan başa bayraklarla donatılmış İstanbul'da.. 1930-1950. Mütareke Gayyasından Gurbet Cehennemine adı altında. s.. Yıldız Sarayı'nın etrafında suikast planlarının çoğalması.C. s. K.S.. müşaviri olduğu Lozan Kurulu'yla birlikte bir akşam İzmit'te kalır...265) Ali Kemal'i İstanbul'da tutuklayıp İzmit'e götüren polis memuru Mazlum ile İzmit'te Ordu karargâhında sorgulayan Necip Ali'nin (Küçüka) anıları için: Asım Us. (70lik Bir Subayın Hatıraları. 4.. s. Yahya Kemal.155) 156) 157) 158) 159) 160) bilgiden.." (Vahidüddin. 1.. Abdülmecit'in de bi an _8 . 7 Kasım 1922 günü İstanbul'da gazetecilere. T. mızıkalar çalarak. ilk kitapla bu kitabın ana çizgilerinin." (O günkü gazetelere dayanarak. Kronolojisi. s. s. göstericilerin toplanarak.8..92) ve Lozan adlı kitaplarında da (3. belgesiz iddiaları gösteriyor.1945 tarihleri arasinda Yeni Sabah gazetesinde yayımlandığı anlaşılıyor. (s.. s. ‗Muhteşem Süleyman'ın torunu bu mu?' diye hayret ve istihzalı (alaylı) bir nezaket ile seyreder.Himmetoğlu." (Siyasi ve Edebi Portreler. s. Şark Mahfeline gelip TBMM'ne bağlılıklarını bildirmeye başladılar. İstanbul'a giderken.. herkesin gözü önünde 'kahrolsun Vahdettin!' diye slogan atmaları ve sarayın duvarlarına da 'Vahdettin defol!' yazılarının yazılması üzerine.. 61) "Son Halife Abdülmecit: Kof bir azamet içinde kuklaların en sefili. yıllarca yaşadığı ve hükmettiği Osmanlı topraklarından ayrılmak durumunda kalmıştı.H. s. Devlet ağacına aşı yapmak yerine onu kökünden zehirlemek manasına.19..e. bu bilgileri nasıl değiştirmiş ve güncelleştirmiş: "Halife Vahdettin. İddiaları ve bilgileri hiç denetlemedikleri için de bunlarda bulunan pek. N.) Ama linç edenler. s.C..Mısıroğlu'nun yazdığı gibi askerler değil. Okullar. birbirlerinin kitaplarındaki kanıtsız.423 vd. 2. İstanbul. s. 2." (a.. özetin özeti olarak aktarıyorum: "Abdülaziz: Abdülmecit'ten daha müsrif. 16.g.25) "Mehmet Reşat: irade ve dayatma kabiliyeti.Murat: Deli. Günlüğü.21.g. K. 800) Rıza Nur da.. Osmanoğulları'nın Dramı (1976) Öteki bütün Vahidettinci yazarlar.Ceylan." (a. sonra tekrar yaptırıp yine yıktırmak. genellikle bu yayınlara dayanıyorlar. Bir numaralı mason olarak Yahudilik ve kozmopolitlik kütüğüne kaydedilmiş ilk Osmanlı Halife ve Padişahı. "Tek kişiye kölelik devrinin geçtiğini" söyleyecektir. bu tür gönderme ve dipnotlar araştırma yapmış gibi bir görüntû vermeye çalışıyorlar. olayın görgü tanığı Rahmi Apak açıklıyor.47-54.468.H. "İnşallah yakında Vahideddin'i de getirip.Kısakürek'in. bakınız..e.C. İnzibat Yzb.98) Ali Kemal'i Nurettin Paşanın nasıl linç ettirdiğini de. Söz konusu karar. bazı Padişahlar hakkındaki görüşlerini. s.

. s.. Sina Akşin.. 1171. R. Açıklasa da hep birlikte doğruyu öğrensek.219) Hem bu kadar haklı bir şikâyette bulunup hem de zahmetten kaçmak olur mu? Mustafa Müftüoğlu.." (B. Taner Baytok.g.e. yalnız Vahidettin'i değil.C.N. s.İngilizlerin arayıp da bulamadığı. "Prens (!) Sami Beyzade Fethi Sami Bey. s. özeti s. Bey ne demek? Bu konuları en iyi Yılmaz Öztuna bilir. s..529) . ne üzülüyor.9 (Br. İstanbul'da 20 bin silahlı Rum.Mısıroğlu'nun kulağına fısıldıyor? Ayrıca Osmanlı teşrifatında 'prens'in karşılığı 'şehzade'dir. a.. Jeschke. B.145 vd. Dış Politika I.. s. paragraf 14'te) açıklamaktadır. bu Padişahlar ve son Halife hakkında. acaba neden yalnız K. ne ağlıyorsun' vb.g. zebunküş ve ahmak sözler. neden ayrıldığını anılarında (Üçüncü Bölüm. s.e. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu.H. Kenti terk edebiliriz.. s. Reşat Paşanın intihardan önce yazıp bıraktığı mektubun canlı şahididir. )a.e.248-249. B. Vahidettin hâlâ milliyetçilerin bolşevik ve azınlıkta oldukları kanısındadır.C. s. XXXVIII.g. Sonyel. İngiliz Belgeleri. R.245 vd. konuyu daha da saptırıyor: "Ankara hükümetince tayin ettirilen (!) Padişah yaverlerinden genç bahriyeli. a. Jeschke'nin Kurtuluş Savaşı Kronojisi'nin 2. Belleten. Şimşir. yıllardan beri planladıkları ikiyüzlü siyasetin istenen sonucuydu.151) Nasıl inanacağız buna? Fethi Bey bunu kimseye açıklamıyor da yıllarca sonra. böyle sert ifad eler yoktur. orijinali s.g.337. özeti XCII.Şimşir. 66.N.IV No. İngiliz Belgelerinde Türkiye." (a.183) İngilizlerin Vahidettin'e karşı ikiyüzlü bir politika güdüp gütmediklerini. 3.e. Kuvvetlerimiz yetersiz. özeti s. Rıza Tevfik. s. a.g. 'efendi' dendiğini biliyoruz.Şimşir.Ulubelen.209) TC'nin hiçbir resmi tarihinde.g. s.Şimşir.Mısıroğlu.. s.N. Şehzadelere de 'bey' değil. orijinali s. Üçüncü Bölümde belgeleriyle göreceğiz. Jeschke.. Minelbab ilelmihrap.340.. daha doğru bir ifadeyle. s. bu konuşmanın genişçe bir özeti Jeschke'de var. XCIII.e. 147. 217 vd.LX. Hepsi Mısıroğlu'nun yakıştırması. doğruyu öğrenir. Lozan. s. orijinali s.. İngiliz Belgelerinde. (Yalan Söyleyen Tarih Utansın. İngilizlerin Vahidettin'e destek vermediklerini ileri sürüp duruyorlar! de bi an _8 .235. s. Biraz da Ben Konuşayım. 2. bir o kadar da silahlı Türk var.245. İngiliz Belgelerinde. Jeschke.İngilizler bu sözlerini tutmuşlar..241.152) Dayanağı olmayan uyduruk bir süsleme.e. 268." (K. s. a.11) bu kısa bilgiyi almış ama bu kısa bilginin dayandığı asıl kaynağa bakmamış.269.N. Cumhuriyet gazetesi. Bir yanardağ üzerinde oturuyoruz..1973 (1.121.. Rıza Tevfik. İngiliz Belgeleri.Şimşir.. Sami Bey şehzade değil! Öyleyse neden Prens? Hele Prens.11. a. Refet Paşa da' Budala. İngiliz Belgelerinde. K. İngiliz Belgelerinde. özeti s.N. 4. bölüm). hayatını tehlikede görünce İstanbul'dan ayrılmayı kararlaştırmış ve bu maksatla General Harington'a müracaat etmişti." (Hilafet. E. oysa Vahidettinciler sürekli.Karay. Çünkü Vahidettin.Mısıroğlu. Bu. cildine bakıp (s. s.. sayı 211. muhayyilesini zorlayıp gerçeği alt üst etmezdi.g. 110. s. 8. 26.XCIV.e. Oysa kendi bile diyor ki: "Başka vesikalarıda görmenin gereğini kim kavrar. s.37. B. Bakmış olsaydı.C. İstanbul Hükümetleri.C.Şimşir. birçok kişiyi de yurtdışına kaçırmışlardır. s. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. İstanbuldaki İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold'un Curzon'a telgrafı (22 Eylül 1922): "General Harington pek kaygılı. s. orijinali 338.g. Refet Paşaya 'Padişahı İngilizler yarın sabah kaçırıyorlar' diye ağlayarak haber vermiş.110.s. S.. B. E.N. kim bu zahmete katlanacak derecede haktanırdır.Ulubelen.. Jeschke." (Hilafet. Yerinde göreceğiz." demişmiş. a. CXVI) Mısıroğlu bir başka kitabında da diyor ki: "Sultan Vahideddin. orijinali s. B.161) 162) 163) 164) 165) 166) 167) 168) 169) 170) 171) 172) 173) 174 175) 176) 177) 178) 179) seciyesini gösteren bu adi. özeti s.e.

ne de Hüseyin'in kendini Halife ilan etmesine önem vermiştir.N.Cevat Ulunay. G.N. s. Yol. bir yabancı elçiliğe sığınacak kadar bedbaht ve seciyesiz adam.g.Şimşir aynı yerde) V. Dr..F..58. ve50/16. 20. Abdülhamit'in sadrazamlarından Sait Paşa için diyor ki: ". J.C. Fransa'nın Cidde Başkonsolosunun raporlarına dayanarak.R.. San Remo'ya gelip yerleştiğini" bildirmektedir. Çünkü şartlar bütünüyle değişmiş. 29 Kasım 1973. R. akıl ve mantık işi değildir. Kronolojisi II. Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi.C. 11256) Ama İslam alemi genel olarak.217." (C. Cumhuriyet) Nitekim 7 Mart 1924 "günü Hü-seyin halifeliğini resmen ilan edecektir. s." (Hayat ve Hatıratım. s. Dış Politika. ümmet dönemi sona ermiş. özeti s.Şimşir. s. aynı tefrika." (Lozan. a. s. dipnot: 51/16.Cehenneminde. 3. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu.Kısakürek. 3.Grammont-Mammeri. 'niçin ölmeyip de kaçtığını ileri sürerek onu vatan ihaneti ile suçlandırması. 27 Kasım 1973.180) 181) 182) 183) 184) 185) 189) 190) 191) 192) 193) 194) 195) 196) 197) 198) 199) 200) 201) 202) S. "Sabık Sultanın. Abdurrahman Dilipak ise şöyle yazıyor: "Vahdettin'in gidişi gizli değildi. Vahidettin'in İngilizlere ne kadar teslim olduğuna ilginizi çekerim.G. (Tarih ve Toplum. Halifesiz Elli Yıl.61.L. 2. Tercüman) Doğrusu: Vahidettin. Vahidettin'in değil. olayı ayrıntılı olarak kaydetmiştir. s. (14 Kasım 1969. Kıbrıs veya İsviçre'ye yerleşmek istediğini" bildirmiştir.g.e.N..sayı) B.N.H.XCII.11 (14 Kasım 1922). a. Harington'un anılarından aktaran N. Malta üzerinden Roma'ya gitti.Dilipak ise..80." (Vahidüddin. K.76.." (C. ne Abdülmecit'in halifeliğini ciddiye almış. hiçbir kaynakta bu iddiayı doğrulayan bir kayıt bulunmuyor. daha da süslü anlatıyor. B. Talat ve Cemal Paşaları neden aşağılıyor? Arada ne fark var? N. B. Yakın Doğuda da milli devletler dönemi başlamıştır. Vahidettin'in "Hacdan birkaç hafta önce. orijinali s. Jeschke. s. s.G. her gerçeğin aksini iddia etmek! Vahidettin de. (C. s.Şimşir.44) Hindistan Müslümanlarının görüşünü yansıtan bir gazeteden: de bi an _8 . s.319) Alternatif tarihçiliğin ilkeleri yavaş yavaş beliriyor: Uysa da uymasa da. 24 Mart 1974. 117) Hicaz'ı atladığı gibi. Vahidettin'i de.g.. özeti XCI.. "Hayfa. s. ve son bölüm. Jeschke.Sonyel. Harington'un anılarından aktaran N. s.39. İnsana fazla ters de gelmiyor. basın açıklamasının ancak öğleden sonra yapılmasını ister. şöyle yazıyor: "Vahdeddin. s. Vahidettin'i Yıldız'dan almakla görevlendirilenlerden biri olan İngiliz Yüksek Komiserliği tercümanı Mattews.385 vd. Fransa Başkonsolosu.e. (Tarih ve Toplum. ne Vahidettin'in halifeliğinin sürdüğünü kabul etmiş. Yakın Tarihimiz. s. 1 Haziran 1923 günlü raporunda.. (Bilal N-Şimşir.11 (15 Kasım 1922).sıkışınca. Cumhuriyet gazetesi.bölümü.C. İngiliz Belgeleri. oradan Hicaz'a gitmiş. Kronoloji II.980) Şerif Hüseyin'le Vahidettin arasında bir anlaşmazlık çıktığı. Cumhuriyet gazetesi. Ama kaçtıkları için Enver.. yani Hac görevini yerine getirmeden.Kutay.Yol. s.C. belgelerin künyeleri var.250. dipnotlar: 42.Mısıroğlu ise diyor ki: "Hiç kimsenin.Rıza Nur anılarında şöyle yazıyor: "Vahidettin İngiliz harp gemisiyle kaçtı. sayı) A. ayrıca.. Malaya gemisi saat dokuz sularında İstanbul'dan ayrılacaktır. hiç görmediği Roma'ya yolluyor. dizi yazının 1. a. s.C. 4. (B. orijinali s. bulunmadığı karşılama sahnesini. Vahidettin'in beklenenden önce Hicaz'ı terk etmesinden anlaşılıyor ama Hüseyin'in Vahdettin'i kovduğu doğru değildir. Halifeliğin Sonu. 2 Mayıs 1923'te bir ticaret gemisiyle Cidde'den ayrıldığını" belirtiyorlar.397.Uluğ.397.Şimşir. Malta'ya.H. Malta'ya gittiğinin gizli tutulmasını.Uluğ. Zaten 1919'dan beri Hicaz'ın birçok kesimlerinde hutbede. bekle nenden 15 gün önce.e. genel ilgisizlik içinde.148) Bu da bir görüştür. Şerif Hüseyin biraz sonra Vahidettin'i kovmuş. 4. Kral Hüseyin'in adı zikredilmektedir ki bu olgu da mektubun uydurma olduğunu kanıtlıyor.

C. Hindistan veya diğer diyar-ı islamiyeden birisine ikame eylemekle bir şey kazanamayacaktır.Müfit Kansu anılarında. harekat-ı şahsiye ve siyasiyesiyle. bütün ayrılıkçı Kürt hareketlerinde yer alan bir politikacı-yazardır. büyük atalarımın başkentinden bana firar mı (kaçmayı mı) teklif ediyorsunuz?' demesi üzerine..Cehenneminde. İslamı ve Anadolu'yu temsil eden BMM hükümetini ezmek ve mücehedatını akim bırakmak ve binnetice alem-i islamı baltalamak gayesini takip etmiştir.Şimşir. milletin ve vatanın bu sıkışık ve zor zamanında. son Osmanlı Meclisi'ne milletvekili seçilmiştir. Bizim Diplomatlar.140. Üçüncü Bölümde bilgi verilecektir. 2. vatan ve milleti.121) M. fakat bu sözüm Vahidettin'i öfkelendirdi. artık intibaha gelmiş (uyanmış) ve her hangi kisve ile olursa olsun. Yıllığı 600 İngiliz lirasına. 150.59. s.Göztepe de katılacaktır: "Bu dakikadan itibaren ben de şu dört başı mamur villanın daimi ve itibarlı sakinlerinden biri oluyordum… Berlin'de carııma tak diyen kıtlığın ve karşılaştığım sayısız zorlukların burada ağız tadıyla acısını çıkaracağıma iyiden iyiye aklım kesmeye başlamıştı. V.Sivas Kongresi Heyet-i Temsiliyesi üyelerinden olduğu için Vahidettin'in kendisini görmek istediğini haber verirler. odadan çıkmak lazım geldiğini anlattı. Kürt-islam Ayaklanması.Mumcu. 'Çünkü halk Padişahlarını başlarında görürse bir genel ayaklanma olur ki düşman buna karşı duramaz' dedim. Vahidettin'le Sen Remo'da Bir Karşılaşma. O zaman Bursa henüz Yunanlılar tarafından işgal edilmemişti. ulu atalarının başkentinden kaçmak olarak niteleyen Vahidettin.' dedim. sonuna kadar Britanya hükümeti ve düşmanlarla teşrik-i mesai ederek.. 'Heyet-i Temsiliye benim saltanat tacımın pırlantalarıdır.R. Yol. (U. s. Nihayet. Ben de bunu galiba biraz sert söylemiş olacağım ki Vahdettin cevap vermeyerek başını sağa doğru çevirdi ve denize bakmaya başladı. efali ile ilam ve ilan eylemştir.Cehenneminde. ben de kapı hizasında duran Yaver Paşaya baktım.1921 günlü İngiliz istihbarat raporunda da." (B. İngiliz İstihbarat Servisi. bu şahs-ı menfuru. 143.203) 205) 206) 207) 208) 209) 210) 211) 212) 213) de 204) "Halife-yi mazul Vahideddin. M. aldatılmaya razı olmadığını.11. Bir temenna ederek (selam vererek) kapı dışarı çıktım." (Aktaran Mim Kemal Öke. kendilerine mali yardım yapılırsa. Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası.128vd. Vahidettin'le konuşmasını şöyle anlatıyor[özet]: "İlk söze başlayarak.16.kadar da köşkte kalır. Açıkçası.G.184. uluorta meydana koymuş olmasıdır.204) A. 'Efendimizin Anadolu'ya hatta Bursa'ya kadar teşrifleriyle {gelmeleriyle) mesele hallolunur. s." (Atatürk'le Beraber. Allah sizden razı olsun. Britanya hükmetine ilticasıdır ki bununla. En son ihaneti. 24. s.Sonyel. 144.141) Vahidettin'in ölümüne.. M. 159.Cehenneminde. s.. (A.282) V." (C. 127. Buna cevaben.) Anadolu'ya geçmesi önerilince. YakınTarihimiz. s.10.216) bi an _8 . 'Beyefendi.Şükrü Esmer. İngiltere hükümeti.Sabri Efendi hakkında. s. Cumhuriyeti devirip yeniden iktidara gelmek için! V. Mevlanzade Rıfat.C.G.Cehenneminde. hayatı söz konusu olunca. M.G." [s.159.G. 4. Bu geniş kadroya.539 vd.215-217) Ankara'nın Roma Temsilcisi Celalettin Arif Beyin 30 Mayıs 1923 günlü raporu: "İtalyan hükümeti kendisini polis nezareti (gözetimi) altında bulunduruyor. Yunan davasını desteklemeyi kabullendikleri biliniyor. sert bir tavırla ayağa kalktı:'Beyefendi.G. düşmandan memleketimizi kurtarmak için ne gibi çare düşünüyorsunuz?' dedi. Ben de. Şaşırdım.Müfit Kansu. s. Şöyle böyle bir cevap ile karşılık verdim. s. 'Hayır. 'Ne suretle?' dedi. büyük bir pişkinlikle T. saltanat ve hilafeti kurtardınız..s. yüzündeki perdeyi kaldırmış ve alem-i islamın bazı köşelerince meçhul kalan hüviyet ve amal-i gayr-i meşruasını.' dedim. İstanbul'u teşrif etmeyecekler mi? Kendisiyle buluşmaya hasretim." (S. Vehip Paşa ile Çanakkale Savaşı dolayısıyla ilerde bir daha karşılaşacağız..M. gizlice İstanbul'dan ayrılacaktır.Dilipak ise şöyle yazıyor: "Aç yaşadı ama onurlu öldü. Şubat 1920'de Meclis'e katılır. V. bunu. s. bir işaretle görüşmenin sona erdiğini. Mevlanzade Rıfat için özetle şöyle deniyor: "Mevlanzade Rıfat ile öteki Kürt önderlerin.' dediler.Kemal Paşa hazretleri inşallah afiyettedirler. büyük atalarınız gibi milletin başına geçmenizi teklif ediyorum. Çünkü alem-i islam.110.186).N.

Edirne İstatistik Md. Mesela H.Bardakçı.g.114. bir ara gerçekten Ankara hesabına çalıştığı ve Cenova Konsolosluğu aracılığı ile Roma Büyükelçiliğimize. Vahidettin'e yardımda bulunmasını rica etmiş.146'ya dayanarak. s." (3.C. 391393.C.Kemal'den para yardımı istediğini yazıyorlar.e.Dr. s. a.85'e dayanarak.Aybars.91.159vd..208) M. Üçüncü Bölümde. Biraz utanmak lazımdır!" Vahidüddin.bana mektup yazdı. dipnot) Bir cümleye bu kadar çok ve şaşırtıcı yanlışı sığdırmak da büyük ustalık! İstiklal Marşının bestecisi Zeki Beyin soyadı Önger değil. Musiki Muallim Mektebi'nde Müdürlük yapar.hal ve tavrından [Vahidettin'in] maddi sıkıntı içinde olduğunu.. Dr. ona hizmet ediyor. Sarıklı Mücahitler. ".. s. s. Sonra Kahire'de evlenmiş.) Buna karşılık.g. s. (B. 1 . Hem velinimetine ihanet ediyor. yeniden karşılaşacağız. M. a.e. E. 335 vd. (1. s.91. " (s. Yılmaz Çetiner "Son Padişah Vahdettin" adlı kitabında. Milli Mücadele Basını. 30 Nisan 1995. boşanmış.208) Bu iddianın kaynağı H. s. Üstelik o. Bazı yazarlar Vahdettin'in. Bizim Diplomatlar. Vahidettin'in ilişkileri hakkında gizli raporlar gönderdiği anlaşılıyor.s. 1.Kısakürek. K.F. İstiklal Marşımızı aynı Zeki Bey bestelemiştir. s. çok ahlaksız bir çirkeftir.Rıza Nur. s.207.91. İstiklal Mahkemeleri. para alıp almadığı belli değil. s. Sarıklı Mücahitler. San Remo'dan.Rıza Soy ak‘ın anılarıdır. Fakat bana yazacağınız mektubu şu adrese yazınız.. 980 vd. yurt dışında yaşayan bir Osmanlı paşasının aracılığı ile M. 1923 yılı yazında. s..H. N. Mızıka-yı Hümayun'un müdürü değil. zaferden sonra Selanik'e kaçar.G. Zeki'nin Vahidettin'e söylediklerinin tamamı şu: "Ulan. 140.Şimşir.R.16.Soyak. 15. sayı 111.207 vd.100. 1958'de ölür. Ayrıntı için: Prof. s.N. yardıma muhtaç bulunduğunu sezdim" diye yazmış ve M. Gördüklerim-Yaptıklarım. s. s. H. a. s. Oraya geleyim. rezil ü rüsva olacaksınız. 150'likler listesinin 2.R. Cehenneminde. Diyor ki:' Beni sokağa atan Vahidettin gibi bir adama gitti de yaver oldu. dipnot 2) Cemal Behçet.açmış. nihayet Zengibar'a gitmiş. 220. Şeyh Sait İsyanı. Söz konusu Osmanlı paşası.100.262.e.tarihte henüz yardıma da ihtiyacı yok.ayıptır. Üngör'dür.. kurtarmışlar. 108. paşanın gayretkeşlik ettiği anlaşılıyor. 378. S.Ergün Aybars. 263'e dayanarak. S.. Vahidettin haber almasın. kerhane. Türk Ülküsü.Sami Coşar.Kemal'den. ne rezalet bu be! Çarşıya çıkamıyorum. V. 209.384.315-316. sırasında yer almaktadır ve 1930'larda Nis'te intihar etmiştir. Edirne'de Yunan desteğiyle çıkarılan Te‘min gazetesinin sahibi (Mustafa) Neyir hakkında kısa bilgi için: O.21. 1934'te emekliye ayrılır.Avcıoğlu. s. de bi an _8 . Yaver Zeki ise. s.. Sonra karısıyım diye Mısır'a gelmiş.Soyak'ın verdiği bilgi farklı..Mısıroğlu.Reşit Rey.. Benim kardeşim alçaktır.. (a. Mücahitler. A.' Bu adam casus da.C. Cumhurbaşkanlığı Orkestrasında şeflik.91.Neyir. s. Mızıka-yı Hümayun'un Müdürü değil. s. herhalde paranın bittiği sıralarda.Gurbet Cehenneminde.C. bu yeni yaver. Yunan parası ile Hakikat adında bir gazete çıkarır ve Türkiye aleyhinde yayınlar yapar.. Diyor ki: 'Size söyleyeceğim pek mühim sırlar var. Sinoplu ve Çerkesdi. (Mesela D. evkaftan aylık bağlatmış. Nihal Atsız. Eder. Show dergisi. bu iki kardeş için şu bilgiyi veriyor: "Zeki. V. Yani yardım isteyen Vahidettin değil.C.' Bu kadın Vahidettin'in müstefresi (odalığı) idi. İşi pek gizli tutmalıyım.g. Milli Kurtuluş Tarihi 1.) Zeki'nin.Mücahitler.Ceylan. şimdi orada 'Padişah karısıyım' diyor ve bir kerhane işleti-yormuş. birkaç kuruş alırım umuduyla. kendisini Nil'e atmış.e. s. s. saray orkestrasının şefidir. eski Hademe-yi Hassa ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanı Zeki'den şöyle söz ediyor: "Zeki Bey(Önger) sarayın Mızıka-yı Hümayun Müdürüdür. orada görevli askerlerin kumandanıdır.214) 215) 216) 217) 218) 219) 220) 221) 222) 223) 224) 225) 226) 227) 228) 229) 230) 231) 232) Böyle bir olan Mevlânzade'yle.g.218. İstiklal Mahkemeleri s. 'Türkiye İnkılabının İçyüzü' adlı kitabı ve bazı iddiaları dolayısıyla. Büyük Oyun.31) Ama "H. Zaten kız kardeşi de Zeki'ye lanet okuyur. Görüp İşittiklerim.

No. 441 ve 444'ten aktarılmıştır. İngiliz Belgeleri. 2.444. üstü kapalı ve dikkatli bir dil ile Vahidettin'i nasıl eleştirdiğini hatta aşağıladığını dikkatinize sunarım. 591-600. parasının tam bittiği anda bu ölümü kendisi hazırlamıştır.. Vahidettin hakkında. Çünkü derin ve şiddetli bir mümindir.4. s.H. Hohler'in 4 Kasım 1919 günlü raporu.C.T. N. Son Sadrazamlar. İstanbul Hükümetleri. s.Okday. İ. A.C.578. s. İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu.B. s.s. A. belgelere ve olgulara dayalı genel bir analiz: S. s. 275..H.354.. 276.316.233) 234) 235) 236) 237) 238) 239) 240) 241) 242) 243) 244) İ. s. 172 vd. G. Metin sadeleştirilmişitir. Vahidettin aynı sözü Rauf Orbay'a. 8 Kasım 1918 günü de söylemiştir.274. Yakın Tarihimiz. Yakın Tarihimiz.F. 225) Osm.Türkgeldi'nin.Kronolojisi. C.240.F. (Yakın Tarihimiz. Br. s." (Vahidüddin.. Onun intihar kastı güttüğüne ihtimal verilemez. 4.. s.Akşin. s.2096 vd.Kısakürek diyor ki: "Vahidettin'in Başyaveri Avni Paşaya göre Padişah.T. 2. IV.Kutay. 380.C.Türkgeldi.F. s.Okday. Osm.6.240) C. İngiliz Yüksek Komiserliği siyasi müşaviri T.C.. s.Kronolojisi. s. 4. yani intihar etmiş. de bi an _8 ..C.Jeschke.. 3.

3 tanıklık eden de o sıraca Kemal'in milletvekili yaptığı iki kişidir. Ama bir kısmı.Ü. Y. s. 2.Kemal'i.Tezler 5. Zaten z aferle sonuçlanan Milli Mücadele'nin siyasi ve askeri lideriydi.. otuz yıl sonra kendisinin geçmişe dönük hayal ettiği bir proje ile ilgili iki [yalancı] tanık bulmakta güçlük çekmeyebilir.] "1919 yazına kadar Kemal'in yanında hiç politika bulunmuyor. Vatan ve Hürriyet partisinin tümüyle bir hayal olması ihtimali çok yüksek görünüyor. ilk kez 1937 yılında ortaya atılıyor. M. Bu tarihi rol onu. Yönetimini sağlama almış bir lider. Vatan ve Hürriyet. geçmişini güzelleştirebilecek biçimde yazmak ve yazdırmak durumundadır. ihtilal lideri olursa ve iktidarda kalırsa. Hareket Ordusu ve Çanakkale.47) Y. Vatan ve Hürriyet Partisi (1905-1906) □ Y.Küçük yanılıyor. Mesela Y. Herkes M.Kemal'e karşı. bu arada Milli Mücadele'yi de küçültmeye çabalıyorlar." 2 [. solda Yalçın Küçük. sağda Kadir Mısıroğlu. onunla ilgili her olayı. tarihi. S-255) İlkinden başlayalım. Ortaya atan Kemal Paşadır. ne zaman kurmuş' diye. gizli bir 'cemiyet'tir. annesinden başlayarak1 bütünüyle karalamaya.4 Bir tarih dergisinde bunların yayımlanması utanç kaynağı olmalıdır. Önce. sonraki döneme de lider olarak taşımaya yetecek önem ve ağırlıktadır. 1. s. bir parti değil. 'sonradan eklendiğini ya da güzelleştirildiğini' iddia ettiği üç konu var: Vatan ve Hürriyet Partisi. yazan Afet (İnan). tarihin M." (T.Küçük'ün.255) M.Kemal'den yana olacak değil ya.Ü.Kemal'in şişirme bir geçmişe ihtiyacı olduğunu hiç sanmıyorum.İKİNCİ BÖLÜM MUSTAFA KEMAL 1 M." (T.Kemal için 'Vatan ve Hürriyet partisi kurmuş' deniliyor. Ayrıca bir bölümü.Kemal aleyhindeki çeşitli iddialara giriş Bazıları M. En çalışkanları. (T. Tezler 5. tarih sırasına göre aktaracağım.Küçük diyor ki: "M. kaynaklarda de bi an _8 .Ü. Olabilir. İleri sürülen bütün iddiaları. Tezler 5.Kemal'e göre değiştirildiğini de ileri sürüyor. Ben bar bar bağı rıyorum. yalnız Milli Mücadele ve sonraki dönemdeki bazı düşünce ve uygulamalarını eleştirmekle yetinmiyor.Küçük diyor ki: "Geçmişinde başarıdan çok başarısızlık olan bir kimse.

bir U dönüşü yapıp M. Ciddi kaynaklarda bu konu ayrıntılı olarak incelendiği için ben sadece Hollandalı araştırmacı Eric Jan Zürcher'in Milli Mücadelede İttihatçılık adlı kitabından bir parçayı olduğu gibi aktarıp bu konuyu kapatacağım: "M.Kemal hakkındaki tezlerine8 ve M.Küçük'ün doğru olmadığını iddia ettiği birinci yurttaşlık bilgisi buydu. Bürokratik mekanizmalar içinde kalarak yükselmeyi planlayan Kemal.62). M.53). Hareket Ordusu (1909) . Demek ki doğruymuş! Bu tek konuda Y. M. burada Tümen Kurmay Başkanı olarak Yüzbaşı M. İkin ci kaynak.Kemal'in 1919'da C. Hüsnü Paşa ile M.. hiçbir kayıt veya işaret yok (s. 'komite' diye de niteleniyor. Kemal'in Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul'a yürüdüğü konusunda.10 Hayretle diyor ki: "Bir kaynakta Çatalca'da Hareket Orduları savaş düzenini bulabildim. M. çünkü Y.Kemal'in ünlü olmasından çok önce 1913'te Alman generali İmmhof tarafından yazılmış bir makaledir. Sirkeci'de çekilmiş olduğunu iddia etti." Bunun üzerine. Suriye'de gizli bir örgütün (Vatan ve Hürriyet Cemiyeti)6 üyesi olduğunu ve bu örgütün Selanik'te bir şubesini kurduğunu doğrulayan iki bağımsız kaynak var: İlk kaynak.Kemal'in Çatalca'ya geldiğine dair bir işaretin olmadığı noktasında toplanıyordu (s. M." (s. hem de İstanbul'a yürüyüşün dışında kalarak. düzen ile bağlarını sürdürüyor (s. Konu ilk defa 1937'de ortaya atılmış da değildir: M. M.Kemal'in. Bu iddiasını. Öyle anlaşılıyor ki kuvvetler "İstanbul'a hareket" ediyor ve kendisi bulunmuyor (s.247) Fakat işe bakın.36).Tezler 5.Kemal. Uğur Mumcu. Hepsini görelim: 3/1.247). kitabını yazadururken yeni bir kaynak daha keşfediyor: Rauf de bi an _8 3.Abbas'a yazdırdığı ve Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayımlanan hayat hikâyesine dayandırıyor9 ve şunları yazıyor: "[Hayat hikâyesinde] M.5 3.Kemal'in Çatalca'ya kadar geldiğini k abul ediyor ama daha ileri gittiğine ihtimal vermiyor: "Çatalca'da kaldığı anlaşılıyor. hem Mekadonya'daki silahlı özgürlük hareketlerinin.örgüt'.Kemal'in birlikte bir fotoğrafını yayımlayarak. Faik Reşit Unat'ın bulduğu bir ders kitabıdır. ilk kez varlığını öğrendiği bir kaynakta değişik bir bilgiye rastlamış. s.56).36).Küçük şu dört iddiada bulunuyor." (s. çok ön ce daha 1922'de Ahmet Emin Yalman'a bu konuyu anlatmış ve açıklaması 10 Ocak 1922 günlü ve 1468 sayılı Vakit gazetesinde yayımlanmıştır..Ü." Sayfalarca süren bu tür kesin ifadelerden ve yakıştırmalardan sonra birdenbire iş değişiyor. gerekçelerimden birincisi. bunun Hareket Ordusu'nun girdiği İstanbul'da. Derhal bir mektup yazarak bunun doğru olamayacağını iddia ettim.Ali Aybar'ın anılarını Cumhuriyet gazetesinde yayımladığı sırada. 1912'de Selanik'te basılmış. 2.Kemal var (s.Kemal Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul'a geldiği ve savaştığı iddiasında hiç bulunmuyor.Küçük.Kemal Hareket Ordusu ile İstanbul'a gelmemiştir.71)7 Y. Bu anlatımda İstanbul'a geldiği iddiası bile bulunmuyor (T.

Y. Hareket Ordusu düzensiz. yani Hareket Ordusu'nun Kurmay Başkanıdır. Çatalca'da toplanıp Bakırköy'e ilerleyen birliklerin14 komutanı H.255) Zaten böyle bir iddiada bulunan yok. M. bunun M.Kemal Hareket Ordusu Komutanı değildir. karışık ve bir anlamda gerçekten derme çatma bir kuvvet olduğu için gerçek Kurmay Başkanının olup olmadığı ve varsa kimliği üzerinde karar vermek kolay görünmüyor. Dördüncü iddiası dolayısıyla bu konuya yeniden döneceğiz. 1909 yılı Nisanında. çok sonraki yıllarda.. İstanbul'un o zaman Makriköy denilen Bakırköy telgrafhanesinde görmüştüm." (s.Kemal'in İstanbul'a gelmediği düşüncesine saplanıp kaldığı ve olayı pek az incelediği için gerisini bir türlü çözememiş. M. şöyle yazıyordu: 31 Mart gerici asker başkaldırısı Selanik'te duyulunca bir kuvvet gönderilmesi düşünülmüştür.Şevket Paşa Selanik'ten gelip de komutayı devralıncaya kadar.16 3. ancak 22 Nisan 1909'da gelecek ve Hareket Ordusu'nun komutasını üstlenecektir.Küçük.Kemal'in İstanbul'da. dördüncü iddiasına kadar kısa bir ara ver iyor. Y. gerçeği az çok yansıtmış ama farkında bile değil. daha çok bir kariyer subayı.] Redif Tümeni Komutanı Hüseyin Hüsnü Paşanın Kurmay Başkanı olduğu anlaşılıyor. M.302)11 Y. [. Kendi ileri sürüyor." (s.Şevket Paşanın karargâhında çalıştığı da anlaşılıyor. bunun üzerine şöyle yazıyor: "Bakırköy'e kadar geldiği anlaşılıyor.247) Kendi de daha önce. şöyle yazıyor: "Bir kaynakta Çatalca'da Hareket Orduları savaş düzenini bulabildim. bu ilk oluşturulan gücün [1.56) Ve şu sonuca varıyor: "M. Hareket Ordusu Kumandanı Mahmut Şevket Paşanın emirlerini yazdırıyordu.Karma Tümen'in] başına geçiyor. burada Tümen Kurmay Başkanı olarak Yüzbaşı M.15 Bu yüzden de. M Kemal de bunun erkan-ı harp subayı ya da Kurmay Başkanıdır.Ordu Komutanı M.Şevket Paşa." diye yazıyor." (s. Rauf Beyin anılarından.Hüsnü Paşadır.Küçük.] 13 Ama M.Küçük'ün bir başka iddiası da M. Oysa gerçek çok açık ve basit: M.Redif Tümeni] komutanı Hüseyin Hüsnü Paşa. Kemal Paşa yeni yönetimin başı olarak durumunu sağlama alınca. 19 Nisan 1909 günü Hareket Ordusu adına yayımlanan iki bildiri de.Hüsnü Paşanın imzasını taşımaktadır. H.Kemal Paşanın Hareket Ordusu Kurmay Başkanlığı. Kemal'in ise bu tür hareketlenmelerle bir ilgisi görülmüyor. 3/2.302)12 Ve bu konudaki bilimsel dansına.Kemal Paşayı ilk defa. "M.36) [Kurmay Başkanıdır ve bu göreve 13 Ocak 1909'da atanmıştır. Kesin olan.Kemal'in Hareket Ordusunun Kurmay Başkanı olmadığı.Orbay'ın kırk yıllık anıları! Rauf Orbay anılarında şöyle demektedir: "M. Erkan-ı Harbiye Kolağası (kurmay önyüzbaşı) rütbesinde idi.247) Ama 200 sayfa sonra.Kemal de onun. Kemal Paşayı süslemek için icad edilmiş bir bilgidir.Kemal olmadığıdır. redif kuvvetleri [11." (s. İstanbul'a da gelmiştir! de bi an _8 . kendi karşı çıkıyor." (s. Diyor ki: "Hareket Ordusu eninde sonunda bir ihtilalci yürüyüşüdür.17 Yani Bakırköy'de kalmamış.Kemal var." (s. 3/3. Telgraf Müdürünün koltuğunda Mahmut Şevket Paşa oturuyordu. (s.

Kemal bu açıklamasında. Bu vaka üzerine Makedonya'dan giden kıtaların ve ilk devirde Edirne'den bunlara katılan kuvvetlerin Kurmay Başkanı olarak İstanbul'a geldim. Balkan Savaşı (1913) Sıra K.256). M.Kemal 20 Mayısta Selanik'e döner. Y.M." de bi an _8 .247) Yoksa bütün tezleri iflas edecek! Zehi tasavvur-u batıl. ne Kemal Paşadan ve ne de resmi tarih yazıcılarından çıkan. Başlangıçta kumandan Hüsnü Paşaydı. 4. sayılar.56) Kendi de bir Kurmay Başkanının elde tüfek doğrudan savaşa katılmasının söz konusu olmayacağını kabul ediyor ve "kurmay görevi karargâhta yapılır" diye yazıyor ama yine de ve ille.Kemal'in önemli bir rolü olmadığıdır. Y.cildinin yayımından bir yıl önce. tarihin alt üst olacağından kuşku duymuyorum" diye yazıyordu (s. Bu k onuyu Çanakkale paragrafında ele alacağım.Tezler'in 5. doğruları ile birlikte veriyorum: "Balkan Harbinde son devrede Bulgar ordusu Tekirdağı'nda ve daha yukarılarda bulunuyordu.Küçük'ün doğru olmadığını kanıtladığını iddia ettiği ikinci yurttaşlık bilgisi de buydu. Atatürk Özel Arşivinden Seçmeler dizisinin üçüncüsünü yayımladı. bilgiler.Kemal'in Har eket Ordusu ile İstanbul'a girdiğini ve askeri düzenlemelere etkin olarak katıldığını belgeliyor. R.258) 3/4. Rıza Nur'un malum ve mahut anıları. (s.Kemal'in Çatalca'da kaldığını" ileri sürüyor.e.Küçük'ün iddia ettiği gibi tanıklar hayattan ve ortadan çekilince..Nur'un yazdıklarını. "Çankaya arşivleri açıldığı takdirde.Küçük'ün bu konudaki dördüncü iddiası da şu: "Bütün tarihi kendi adına göre yazdırmasına karşın. s. hem yeni yazıya çevrimi var. "kerhen19 bulunduğu gönüllü ordu İstanbul için sokak savaşı yaparken." (s. Onun bu konudaki iddiasının kaynağı. Çünkü defterde. resmi tarihi değil ama Y. adlar.Kemal'in bütün tanıklar sağ ve ortada iken. 10 Ocak 1922 günlü Vakit gazetesinde yayımlanan açıklaması kanıtlamaktadır. Ama bu konudaki iddiası da doğru çıkmadı.18 Gerçek de bu.." (A. 2.Kemal Paşanın bu özel not defteri. Kurmay Başkanlığı görevinin.E.Ü.Küçük'ün adım adım ve inleye inleye kabul etmek zorunda kaldığı gerçeği kısaca belirtmektedir: "31 Mart vakası oldu. resmi tarihin yazdığı da bu.Mısıroğlu'nda. Kemal'in İstanbul için savaştığına dair bir iddia da bulunmuyor. M. Hareket Ordusunun İstanbul'da aldığı askeri önlemlerle ilgili birçok notlar. a. Dr. M. sayfalar) Y.Küçük'ün kendine göre yazmaya yeltendiği özel tarihi alt üst ediyor.Küçük. M. Üçüncü iddiası Çanakkale'de M.C. Y. çünkü M. İçinde M. emir taslakları bulunmaktadır.Yalman. Y.Kemal Paşanın 1909 yılına ait 10 sayılı özel not defterinin hem aslı.g. 1994 yılında. çok sonradan icad edilmiş olmadığını da. (47 -74. zehi hayal-i muhal!20 Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Dairesi (ATASE). yani T.

(Doğrusu: Tekirdağ'ın yukarılarında değil.Nur. Fakat Enver'in hücumunu beklemeden. Bolayır karşısında bulunan Bulgar tümenine taarruz edilecek. kararlaştırılan günde [8 Şubat 1913]. başından sonuna kadar içinde yaşadığı Kurtuluş Savaşı hakkında verdiği basit bilgilerin bile ne kadar yanlış ve uydurma olduğunu.Kemal'e bırakmış.Şam Tümeni] taarruza geçer. Bu arada Mürettep Kolordu. ayrıntılı olarak açıklamıştım. Beş yıl sonra yarım yamalak öğrendiği olayları.Rıza Nur Dosyası adlı kitabımda. Balkan Savaşı'nın bu bölümü sırasnda yurt dışındadır. Bizde böyle hıyanetler cezasız kalır. C. iki tümeniyle [Nizamiye Tümeni ve 27. 1918'de dönecektir.M. Gelibolu'ya yapılacak bir Yunan çıkarmasından çekinmiştir. Başkomutan A. Ertesi sabaha kadar ancak bir tümenin çıkarılması tamamlanabilir.Kolordu [Kurmay Başkanı Yarbay Enver]. çıkarma gemilerinin 4-5 saat gecikmesi yüzünden. 8 Şubat günü Şarköy'e çıkarma yapacak ve Gelibolu'daki Mürettep Kolordu ile birlikte. ruh dengesinin iyice bozulduğu 1927'de. M. Hareketten bir sonuç alınmaz.Şam Tümeninin Arap askerleri savaşı bırakıp çapulculuğa kalkar. Çatalca savunma hattının karşısında) "Tarafımızdan Gelibolu yarımadasına bir ordu gönderilmişti. "Enver'in (Enver Paşa) tertibi üzere aynı zamanda bunlar da Bulgarlara hücum edecekler.İzzet Paşa. Bulgar mevzilerine giren 27. Enver'in şeref kazanmaması. Üstelik R. s. Başkomutanlıkça hazırlanmıştır.407) ve ancak beş yıl sonra. 10." (Rıza Nur'un anıları. Nizamiye Tümeni de geriye alınır. iyice de bi an _8 ." (Doğrusu: Başkomutan.Kemal'di. Dr. Olay bu. Kurmay Başkanıyla kahvede tavla mı oynuyordu?) "Artık Bulgarların Gelibolu yarımadasına girmesinden korkulup Enver'in kuvveti de oraya gönderildi." (Doğrusu: Bnb. Bulgar tümenlerini mahvedeceklerdi. Bulgar ordusunun geri çekilmesini sağlamak ve Edirne'yi kurtarmak." (Doğrusu: Plan Enver tarafından değil." (Doğrusu: Kolordu). Tertip yapıldı. 10. Kolordunun karaya çıkan tümeninin de geri çekilmesini emreder. komutayı Harekât Şubesi Müdürü Bnb.Kolordu. Bulgarların ilerlemesinden değil. Fakat 10. Ne fecidir. Mürettep Kolordu. Patlayan fırtına da çıkarmayı zorlaştırır.Ali Fethi Kolordu Kurmay Başkanıdır.. yani olaydan 14 yıl sonra yazarken. Bulgarların Marmara kıyısındaki kanadını geri atar ama sisli bir havada.M. s. Rıza Nur'a yakışır bir zırva! Bu kolordunun Komutanı.Rıza Nur'un.)23 "M.21 "Bunun erkan-ı harbi (kurmayı) Ali Fethi (Okyar) ile M.407) Dr. bu şerefi kendisinin almasıdır.22 Bir kolorduyu.Kemal ise Harekât Şubesi Müdürü).C. Amaç. kararlaştırılan zamanda Şarköy'e çıkarma yapamaz.Kolordu da zamanında yetişip taarruza geçemeyince. Harekât Şubesi Müdürünün hücum ettirdiğini ileri sürmek.Kemal'in bu hıyaneti yapmasının sebebi. Bulgar ihtiyatlarının karşı taarruzu ile dağılarak kaçmaya başlarlar.Kemal Bulgarlara hücum etti ve perişan olup kaçtı. 2. Bnb. Bu düzensiz çekilme Şam Tümeninin diğer birliklerine de yayılır. (2. Plan kısaca şöyle: Hurşit Paşa komutasındaki "10.

679 kişidir: Şehit : 15 subay. böyle kesin kon uşabilmek için de olayı biraz olsun inceler.000 kişi) yüzünden Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa tarafından Sofya'ya sürgün edilmiştir. Kolordu bu ileri harekâtında ciddi bir Bulgar mukavemeti ile karşılaşmadı.Mısıroğlu'nun yazdığı gibi 22. 22 Te mmuz 1913'tedir. hatta.Kemal. bu gazi şehri yeniden fethetmek şeref ve neşesi içinde uçuyorduk. derin askeri bilgisiyle (!).27 (3) M.cildinin 148-151. (1) Zayiat. Kolordu Edirne'ye 10 km.1913' ten itibaren 1. Lozan adlı kitabının 1. kurmay başkanı. sayfalarında genişleterek tekrar ediyor.Ali Fethi'nin. 2.Mürettep Kolordu Komutanlığı Emir Subayı İ. 22. bu olaydan ancak 9 ay sonra.Kemal'in arasındaki soğukluk daha da artmıştır ama M. haklı çıkması mümkün mü? Edirne için bir yarış vardır ama o da Bolayır olayından beş buçuk ay sonra.26 Enver ile M. Balkan Harbi gibi erken bir devrede.151) İddiasını Rıza Nur'a dayandıran bir yazarın. Sadrazama kadar yansımış. ufak tefek artçı çatışmaları oluyordu ama önemli bir savaş da vermiyorduk. Edirne'nin geri alınması şerefini Enver Paşaya kaptırmamak gayesinden doğmuş dehşetli bir bozgun olduğunu kaydetmektedir.28 Enver de. 867 er Yaralı : 41 subay.Kemal ve Fethi Beylerin." (s. Ocak 1914'te Harbiye Nazırı ve paşa olacaktır. bu iddialarını. 2. Sofya'ya sürgün edilmez. "gösterdiği sebepler askeri ve mantıki bakımdan tatminkâr (doyurucu) değildir" diye eleştiriyor ve şu cümleyi ekliyor: "Dr.000 kişi değil.Mürettep Kolordu Komutanlığına da vekalet edecektir. K. tersine 1.Mısıroğlu hemen bu bilgiden (!) yararlanıp yanlışları derinleştirerek şöyle yazıyor: "M.7.Hakkı Okday'ın anılarından izleyelim. Kaçan Bulgarları k ovalamaktaydık. Şarköy çıkarması sırasında uğradığı bozgun ve sebep olduğu büyük kayıp (22. yaklaşmıştı ki arkamızdan tozu dumana katarak yaklaşan bir otomobil de bi an _8 ." (Hilafet. söz konusu olaydan altı ay sonra. M.Mürettep Kolordunun Kurmay Başkanlığına getirilir.30 "Edirne'yi Bulgarlardan geri almak gayesi ile harekete geçtik. 27 Ekim 1913'tedir.Rıza Nur. Harekât Şubesi Müdürüne yüklenilir mi? O kolo rdunun komutanı. Kolordu Kurmay Başkanı Bnb. tümenlerin komutanları yok mu ? İnsan bir iddiada bulunur ama hiç olmazsa enini boyuna denk düşürür.Kemal. Bu yarışın ayrıntısını. Ara sıra. 'başarısızlığın sebeplerini açıklayan' broşürünü de. Kahraman Edirne'yi Bulgar pençesinden kurtarmak.Kemal aleyhinde ya. M. Bolayır Kolordusunun bozgununun.birbirine karıştırıp çarpıtmış.Kemal'in Sofya ATASEmiliterliğine" atanması.29 Kısacası bu alternatif tarih yazarının iddiaları. olay Başkomutana. K. s. iki anlamıyla da tarihe uymuyor! Ama Mısıroğlu.142)24 Hangi yanlışı düzeltmeli? Bir kolordunun yenilgisi. Başkomutan Vekilliği ise savaşa girdikten sonradır. 1801 er Kayıp : 55 er (Toplam: 2679)25 (2) Mürettep Kolordu ile 10-Kolordu yetkilileri arasında gerçekten tartışma çıkmış.

1914 de bi an _8 . 1. Deniz Bakanlığına Çanakkale'ye taarruz için hazırlanan planı sunar. Çanakkale Boğazı bütün gemilere kapatılır.1914 Rus ordusu Doğu Beyazıt sınırını geçer. Halbuki Edirne'ye yaklaşıncaya kadar Bulgar kuvvetlerini kovalayan. 1. İngiliz kara birlikleri Mondros adasında toplanmaya başlar.1914 İngiliz-Fransız Birleşik Filosu.1915 Birleşik Filo. 11. 1914 29. Çanakkale Savaşının çok kısa bir özetini vermek istiyorum. K. İngiliz birlikleri Basra körfezine çıkar.11. Edirne'ye giren ilk komutan sıfatıyla Edirne'nin fuzuli fatihi olmak hevesine kapılmıştı.11. bizim kolorduyu geride bırakarak. Çanakkale Boğazı'nın donanmayla zorlanmasına karar verir. 1915 Amiral Carden. Edirne'yi geri alma şerefini başkalarına mal etmeyi hazmedememiş. Çanakkale Boğazı girişindeki ve orta kesimdeki tabyaları (korunaklı sabit bataryalar) tahribe çalışır. 28.1. dümdar (ardçı) savaşlarını veren bizim kolordu idi. 19.10. yanımızdan hışımla geçti ve Edirne istikametinde uzaklaştı. 18 Mart günü Boğaz'ın 27. on dördü gündüz. Savaşın çok kısa bir özeti Bu konudaki değişik iddiaları görmeden önce.içinde bulunan Hürriyet Kahramanı Enver Bey. Girişteki tabyaları susturulur.11. Bu suretle 'Edirne Fatihi' unvanını kazanmış oldu. Bu süre içinde Boğaz'ı ve Bolayır'ı. Mayın arama ve tarama etkinliği kesintisiz sürdürülür.Mısıroğlu da havada kapıp biraz daha şişirmiş! Çünkü amaç. 3. Savaş Komitesine Çanakkale Boğazı'na taarruz edilmesini önerir.3. 1915 Savaş Komitesi.190) Kısacası Rıza Nur bir balon uçurmuş. Buna çalıştıklarını da sırasıyla göreceğiz. M." (Yanya'dan Ankara'ya. Ruslar da İstanbul Boğazı'na çıkarma için hazırlık yaparlar. arkamızdan bir otomobile atlayıp. Ç anakkale'deki ve Kurtuluş Savaşı'ndaki rolünü de küçültmek gerek.1914 Churchill.2. yirmi biri gece olmak üzere bombalayacaktır. Çanakkale Savaşı (1915) 5/1. s. biz Edirne'ye on kilometre yaklaşmış olduğumuz bir sırada. 5. Birleşik Filo Komutanlığına Amiral de Robeck.Kemal'in asker yanını da örselemek ama bu yetmez ki. 9. Her şey umut verici görünmektedir. 25. Çanakkale Boğazı giriş tahkimatını bombardıman eder. Amiral Souchon kumandasındaki Osmanlı filosu Odesa ve Sivastopol'ü bombardıman eder. Enver Bey o sırada başka bir kolordunun (Doğrusu: Sol Kanat Ordusu) Kurmay Başkanı bulunuyordu. Kara Kuvvetleri Başkomutanlığına Orgeneral İan Hamilton atanır. Fakat fırsatı kaçırmak istememiş.-17.

Sefa Kaplan'ın Çanakk ale Savaşını ele alan bir yazısı var.Küçük ve Vahidettinci yazarların neler dediklerini gözden geçirebiliriz. birçok yardımcı savaş gemisi. 27 Mart 1915 İngiliz Savaş Komitesi. 19/20 Aralık 1915'te Arıburnu.882 33 Müttefikler'in genel kaybı: 252. çünkü Boğaz'ın mayınlardan temizlenmiş olduğunu sanan 16 savaş gemisinden 3'ü. 28. hasta. Çanakkale bir zafer midir? Aktüel dergisinin 18 Mart 1992 günlü 36.1915 Çanakkale'ye asker çıkarmak için hazırlık. Karanlık Liman ile Morto Limanı önüne.3-24. esir vb. 3 kruvazör. Yas mı?" Dergi yazarı. kuvvetinin üçte birini yitirmiştir. Goliath. yaralı. _8 . Ama Nusret mayın gemisi. İstanbul yolunu açamayan Müttefik kuvvetleri. 17/18 Mart gecesi. Çetin Altan'ın bu doğrultudaki görüşlerine yer vermiş. İngiliz ve Fransızlar 800 ölü. Yedi saat sonra Birleşik Filo geri çekilir. Birleşik Filo bu süre içinde de.Türk Ordusu kurulur ve Mareşal Liman von Sanders. sekiz buçuk ay sürecektir. torpidobot ve mayın aramatarama gemisi) Çanakkale Boğazı'nı zorlayıp Marmara'ya geçmek üzere ilerlemeye başlarlar. 5/2. gizlice 30 kadar mayın bırakacak ve düşman karakol gemilerine ve mayın tarayıcılara görünmeden geri dönecektir. 18 Mart 1915 (Deniz savaşı) Sabah. Nusret'in bıraktığı mayınlara çarparak batmış. Aktarıy o- de bi an donanma ile zorlanmasına karar verilir. Tarafların insan kayıpları: Türk tarafı 97 şehit ve yaralı. sayısında. 4 Fransız zırhlısı.): 213. savaş planına göre üç sıra olarak dizilmiş gemiler (15 İngiliz.4. Çanakkale'nin aşılması için deniz ve kara kuvvetlerinin birlikte hareket etmelerine karar verir. 5.Birleşik Filonun çok güçlü ateş desteği altındaki müttefik kara kuvvetleri ile Türk birlikleri arasındaki kanlı savaş 25 Nisan 1915'ten 1916 yılının başına k adar.32 İki yanın kayıpları (25 Nisan 1915-8 Ocak 1916) Türkler'in genel kaybı (şehit. 3 torpidobot da sulara gömülmüş.000 34 Artık Çanakkale Savaşı hakkında bazı aydınlarımız ile Y. Triumph ve Majestic savaş gemileri ile birçok nakliye gemisi kaybedecektir. yazısının başlığı şöyle: "Çanakkale Savaşı: Zafer mi. 8/9 Ocak 1916'da Seddül-bahir kesimini boşaltarak çekilirler.Ordu Komutanlığına atanır. 25 Nisan 1915 Gün doğmadan.31 24 Mart 1915 Çanakkale'nin savunulması için 5. 3'ü topçu ateşi ve mayın dolayısıyla ağır yara almış. 308 savaş ve nakliye gemisi ve çıkarma aracıyla Boğaz'ın Asya yakasına ve Gelibolu'nun çeşitli kesimlerine çıkarma başlar.

Almanların Akdeniz'de. Hikmet Bayur'un bu olayları yabancı belgelerle destekleyen kitabında.44 b.1914).Kemal'in anılarında. o sırada Adriyatik'te bulunan bu iki gemiye. İngiliz ağır- de bi an _8 . 'Akdeniz Tümeni' adı altında sadece iki savaş gemisi vardır: Göben ve Breslau. Gemiler 10 Ağustos 1914 günü Çanakkale Boğazını geçerek Marmara'ya girer. Rauf Orbay'ın." 36 Türk-Alman anlaşmasından sonra. düşman donanmasını Çanakkale'de bizim 250 bin köylüyü öldürterek durdurması. düşman donanmasını Çanakkale'de bizim 250 bin köylüyü öldürterek durdurması.42 Osmanlı hükümetinin isteği üzerine Almanya. Zira İngiliz Donanması bile tek başına Alman Donanmasından çok daha güçlüydü. Almanların. hem gereksizdi. Ama donanmasının bir bölümünü daha Çanakkale'ye yollayamaz mıydı? Alman savaş gemilerinin bunu gerçekleştirebilmeleri için önce tehlikeli Manş ya da Kuzey Denizinden. sonra da İngilizlerin elindeki müstahkem Cebelitarık Boğazından geçmeleri ve Akdeniz'de. İngiliz Akdeniz Filosu ile Fransız deniz kuvvetlerini yenmeleri gerekirdi.] Her yıl kutladığımız Çanakkale Zaferi. kendi üzerlerindeki baskıyı azaltmak için bizi doğuda Rusya'ya saldırmaya ve güneyde de İngilizlere karşı Kanal hareketine özendirdiklerini artık her ilgili biliyor. öteki Midilli adını alarak Osmanlı Donanmasına katılırlar. İstanbul'a hareket etmeleri emrini verir (3/4 Ağustos 1914).. Böyle ters sonuçlu zafer nerede görülmüştür? Adına Çanakkale Zaferi dediğimiz şey.35 [. denizde de yenilmişlerdir. o tarihte Genelkurmay İstihbarat Şubesi Müdürü olan Kazım Karabekir. belki Feldmareşal Liman von Sanders için o sıralarda bir zafer idi ama hiçbir Alman'ın burnunun kanamadığı bu kanlı plan bizim için tam bir Alman kazığıydı.43 Bu yüzdendir ki Almanlar denizaltı savaşına önem vermişler fakat sonunda yalnız karada değil. Çanakkale savaşlarının bir zafer olarak gösterilmesiyle başlar.. kendi ülkesini korumayı bir yana bırakıp da bütün donanmasını Osmanlıların yardımına yollamasını istemek. Almanların bize attıkları kazıklarla ilgili birçok örnek yer almaktadır. Ama "Alman Genelkurmayının kendi donanmasını riske etmeden. bu hem imkânsız.Wallach'ın38 ve Peter Hopkirk'in39 eserlerinde. Jehuda L.40 Savaş patlamadan kısa bir süre önce.37 Yüzbaşı Selahattin'in. platonik bir yaklaşımdır. iki kitabında anlatır. aslında 'Çanakkale Yası' olarak anımsandığı zaman düzelebilir oradaki optik hata." cü mlesinin anlamı ne? Daha doğrusu bir anlamı var mı? a. Çünkü 250 bin kişi öldükten sonra İstanbul yine işgal edildi.8. Birinci Dünya Savaşında Alman Genelkurmayının kendi donanmasını riske etmeden. Biri Yavuz Sultan Selim. zafer filan değildir.rum: "Bizdeki optik hatalar.41 İngiltere'ye sipariş ettiğimiz ve parasını peşin ödediğimiz iki savaş gemisini İngiliz hükümetinin teslim etmeyeceği anlaşılınca (2. Bu da mümkün değildi. Almanya'nın. Kaldı ki Çanakkale Boğazı gibi dar bir su geçidinde bir deniz savaşı yapılamayacağı için bir karşı-donanmaya da gerek yoktu. M. bir an önce savaşa girelim diye Almanların bizi nasıl zorladıklarını.. Prof. Deniz savaşı. Çanakkale Boğazı'nın Alman Donanmasıyla savunulması söz konusu bile olmamıştır çünkü az sonra açıklanacağı gibi.Dr.

c. zafer filan değildir." Çetin Altan yanılıyor. toplam kayıp 97. ne Almanların donanmalarını riske etmeleri mümkündü.0rdu Komutanlığına Liman von Sanders'i getiren de. Birinci Dünya Savaşında. Kütahya-Eskişehir muhare- de bi an _8 . birçok değişik türdeki birçok muharebe'den oluşur. Liman von Sanders'in sakat savunma anlayışıdır. Çanakkale'de Ordu Komutanı olmadan önce. Bütün savaş boyunca. Söz gelişi Almanlar.830 ediyor. Kısacası. Madem ki gerçekleri konuşacağız. acı yanı bu. Hastanede ölenleri de bu sayıya eklersek.46 Çanakkale'de kurulan 5. Çanakkale Savaşı'ndaki yüksek kaybın sebebi. İngiliz birliklerini Çanakkale topraklarında tutarak. ayrıntısını aşağıda göreceğiz. Alman genelkurmayı değil. Harp ve muharebe terimlerinin ikisini de savaş kelimesi ile kar-ladığımız için aralarındaki fark ortaya çıkmıyor. hiçbir muharebede bulunmamıştır." 48 İşin asıl hazin. Ordu Komutanının bu sakat savunma anlayışıyla. gençler için kısa bir açıklama yap mak istiyorum. Yunanlılar da. Türkiye'ye gelmeden önce Kassel'da bulunan 22.45 Gerçi Liman Paşanın bu davranışının. General von Seck diyor ki: "Almanya'da kolordu komutanlığı için uygun görülmeyen biri. en fazla 75.lıklı Birleşik Filo ile iki kıyıdaki toplar.49 76. Ku rmay Kurulunun çoğunluğu da Türk'tü. Tannenberg muharebesinde Ruslara karşı. Niye yanıldığını belirtmeden önce. 57. tartışmaya değer bir konu açmış olurdu. Alman Donanması yardıma koşmadı diye Çanakkale'yi savunmayacak.Altan. kayıp vermemek için hemen teslim mi olacaktık? d. subay ve er. Bu işin bir yanı. bir büyük birlik komutanı olarak. şehit olanlar 250 bin değil. • Düşman donanmasının Boğazı zorladığı 18 Marttaki kaybımızı daha önce vermiştim: Şehit ve yaralı olarak toplam 79. 'donanmanın ateş gücünden çok çekinmesi' ve 'Türk birliklerinin dayanıklılığına güvenememesinden' kaynaklandığı anlaşılacaktır ama yine de ilk 24 saat içindeki tutumu hayli düşündürücüdür.084'tür. toprağa verdiklerimizin sayısı. Sanders'in Kurmay Başkanı da. Bazı Türk subayları. Böyle ters sonuçlu zafer nerede görülmüştür? Adına Çanakkale Zaferi değimiz şey. şu sürüp gelen '250 bin şehit' edebiyatını da artık bir yana bırakalım. tarihin derinliklerinde kalmış olan bu durumu ele alsa. Süvari Tümeni'nin komutanıydı. o günkü ölü ve yaralı Alman kaybı da 18'dir.47 Fakat Liman Paşa. Batı Cephesindeki Alman birlikleri üzerindeki baskıyı hafifletmek istemesinden kuşkulanmışlardır.Altan diyor ki: "250 bin kişi öldükten sonra İstanbul yine işgal edil di. ne de A lman donanmasının Çanakkale'ye gelmesi gerekiyordu. bütün Türk ordusunun yeniden teşkilini (kurulup düzenlenmesini) üzerine alacaktı. Bir harp. o topları kullanacak olanların direnci ve mayın hatları arasında geçecektir. zaman ve mekân akımından farklı. İkinci Dünya Savaşında Dunkerque muharebesinde İngiliz ve Fransızlara karşı zafer kazandılar ama sonunda iki harbi de kaybettiler. EnverPaşadır. Ç. Öbür yanına gelince.000 kayıp az mı? Küçük bir kent nüfusu kadar! • Ç.

M.61) □ Mustafa Kaplan: "Atatürk'e yer verilmemesi programa inandırıcılığı artırmıştır. Galipler. tarih yanlışı yapmadığı için ister istemez Atatürk'ten bahsetmemişti. 1. Edirne.Kemal Beyin bir rolü yoktu.Akif Ersoy'un Boğaz Harbi adlı şiirinden yola çıkılarak yazılmıştır. Ancak şiirin ve metnin içinde yama gibi kalacağını gördüğümüz için va zgeçtik.61)" □ Tuncay Öztürk (programın yapımcısı): "Program metni.. 71) □ Yeni Nesil gazetesi: de bi an _8 . s. İstanbul ve Boğazlar hakkındaki hiçbir tasarılarını gerçekleştiremeden de 'geldikleri gibi gittiler'. (1. M. acaba hangisi? 5/3. TRT'nin 18 Mart 1988 günü yayımladığı Çanakkale programı TRT'nin 18 Mart 1988 günü." (Aktaran.51 Yanlışlarla beyin yıkamanın vakti geçmiştir.C. s. Çanakkale zaferi dolayısıyla yayımladığı bir program sorun olmuştu. (s. Şiirde de hiçbir isim geçmemektedir. s.. rütbesi kaymakam (yarbay) olan M. Müttefiklerin İstanbul'u işgal etmeleri. bu vesile ile bazı çevrelerin ve yazarların konuya yaklaşımını da şimdiden görmüş oluruz. (s. Çanakkale. □ Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi: "Program. Ancak programda M.Kemal ismi yoktur. O kısımda.Kemal sadece o harplerde bulunmuş bir yarbaydır. Çünkü 18 Mart 1915 günü noktalanan muharebelerde böyle bir isim yoktur..C.63. Verdun. M.60) 18 Mart'a kadar deniz muharebeleri cereyan etmiştir ve M. 1. Bu konu ile ilgili birkaç yazıdan örnekler vereceğim.Kemal'in adının hiç geçmemesi.58) Olayın tarihi gerçeklere uygun bir şekilde sahnelen mesi üzerine. 1914 kışı ile 18 Martı arasında cereyan eden deniz hücumlarına gösterilen mukavemet esnasında gerçekleşmiştir..besini kazandılar ama harbi kaybedip çöktüler. Çünkü Çanakkale harbinin merhum Akif tarafından ebedileştirilen tabloları. Etkisi birkaç yıl sürdü. Antep.. Programın büyükçe bir bölümü. Yanya. Tıpkı Kanije. (Ekim 1923) Asıl ters sonuçlu olan zafer.C. Biz Atatürk'ü vermeyi düşündük. Çanakkale zaferini küçültmez.. Çanakkale muharebesinden 4 yıl sonra. Birinci Dünya Harbinde kazandığımız muharebelerden biridir ve tam bir savunma zaferidir. GRYT Ans.. Plevne. 1918'de Çanakkale ve İstanbul'u işgal ettiler ama Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması üzerine.Akif'in Ça nakkale şiirinin görüntülenmesinden oluşuyordu. yanlışı gerçek zannedenler kazan kaldırdılar. Stalingrad gibi. büyük tepkilere ve tartışmalara yol açtı. Daha sonra cereyan eden kara muharebeleri esnasında ise." 50 (GRYT Ans.

kendi ürettikleri bir hayale saldırıyorlar.. M.Kemal'den söz edilmediği için programı kınayanları.Ü... böyle eleştiriyor ve M." (T.Kemal'den söz edilmesi çok doğaldır. 1. M. s.53 Ruşen Eşrefe şunları söylüyor M.52 Çanakkale zaferi onun idaresi altında kazanılmıştır.Küçük: "Türkiye'de her yılın Mart ayının on sekizinde top atışlarıyla kutlanan zafer bu kısa süreli deniz savaşıdır.Kemal Paşa. Ama bir kısmının unuttuğu. deniz savaşında işi ne? Bu yazarlar.Kemal harbin bilfiil içinde değildir. GRYT Ans.] İstibdatla tarihe yön verip suni olarak şekillendirmenin bir çare olmadığını. 21 Mart 1988. Kıyı savunması Cevat Paşa Hazretlerinin emri altında bulunuyordu. Bir kara birliği komutanının. □ Bunların en kıdemlisi. Tezler 5.Kemal: 'Bu tamamiyle bir deniz harekâtıdır. o gün birarada kutlanır.64. Tahlil adlı imzasız köşe yazısından aktaran.. 66) Yazarlar. Çünkü ülkeyi o idare etmektedir. 12-18 Mart 1992) □ Y. s. Zaferin nüvesini (çekirdeğini) teşkil eden deniz savaşları yapılırken. gazeteci Ali Kemal: de bi an _8 .Kemal'in o günkü deniz savaşına katılmadığını da.5 ay süren kara muharebeleri var. Askeri bakımdan da Padişah adına Başkumandanlığa vekâlet eden Enver Paşa birinci sırada yer alır. o da Sultan V. son hadise ortaya koymuştur.55 O yüzden de 18 Mart Çanakkale Günü.. kısacası hiçbirinin üzerinde durmadığı bir husus var: 18 Mart törenlerinde yalnız 18 Mart deniz zaferi anılmaz çünkü Çanakkale Zaferi yalnız o günkü savaştan ibaret değil. ondan söz etmemek ve söz edilmemesini savunmaktır." (Yeni Nesil. bir kısmının da ağız kalabalığına getirip unutturmaya çalıştığı. vurgulaya vurg ulaya belirtiyorlar.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolü konusunda farklı yaklaşımlar • En uçta. çok uzun yıllardan beri.. Emperyalist donanmanın 18 Mart 1915 tarihinde durdurulmasında Kemal'in hiçbir rolü bulunmuyor.. 18 Mart. sayı. M. 18 Marttaki savaşta kendisinin pek fazla rolü olmadığını yine kendisi söylüyor. geride 8.65) □ Aktüel yazarı Sefa Kaplan: "Belki şaşıracaksınız ama M. Neden doğal ve doğru olduğunu yerinde göreceğiz. deniz ve kara savaşlarını birlikte anmak üzere 'Çanakkale Günü' olarak kabul edilmiştir. Deniz ve kara zaferleri. [. 5/4. Oysa katıldığını iddia eden hiç kimse yok!54 Bunu belirtmek için zahmete girmek bile gereksiz."Aslında Çanakkale zaferi kutlanırken birinin isminden mutlaka bahsedilecekse. Asıl kaybın verildiği muharebe de bu.C.Mehmet Reşat'tır.' " (36. hiçbir komutanın rolü olduğunu kabul etmeyenler bulunuyor. M. Doğal ve doğru o lmayan. işbirlikçi ve Milli Mücadele düşmanı.

C. sonradan abartılmış." (T. hepsi başarısız. Gelibolu. her iki tarafta da kütlelerin inatçılığı ve kahramanlığı söz konusu olabiliyor. Ali Kemal.83) M.. biri bile kahraman değil. Çanakkale'de M. sadece iki taraftan savaşa katılan sıradan askerlerdir. T. s. sayı 12/Ocak 1971) □ İ. 255) Ve sözünü şöyle bağlıyor: "Gelibolu savaşını bir yarbayın [yani M. Çanakkale sırtlarına dört yüz bin (Sayı daha da arttı!) vatan evladını gömen bir subay kadrosunun muvaffakiyetinden elbette bahsedilemez. Buna göre.Kemal'e zaferden bir pay düşmesin! Bu hırsla. muhakkak ki kötü sevk ve idaredir. meydan kavgası gibi bir şey. Yalnız şu kadarını söyleyelim ki.156) □ Y. asıl kahramanlar unutturulmuştur: □ Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi: de bi an _8 .Mısıroğlu: "Çanakkale muharebeleri Mehmetçik için büyük bir şeref olduğu halde. Muharebede zayiatın (kayıpların) bir numaralı etkeni.Hami Danişment: "Türk tarihinin en muhteşem destanlarından olan Çanakkale menkıbesinin bütün şan ve şerefi. Kahramanlar.". katkısı. bütün yönetim ye komuta kadrosunun da hiçbir etkisi..Küçük: "Gelibolu. Anlaşılan sekiz buçuk ay süren Çanakkale Savaşı. Edilirse..) □ K.Kemal'in rolü vardır ama önemli değildir.Kutlu.C. Çanakkale yalnız Mehmetçiğin şaheseridir.. [1919 tarihli hayat hikâyesinde]56 Gelibolu'da görev yaptığını belirtiyor ve hiçbir kahramanlık iddiasında bulunmuyor. kahraman erlerimiz kendi başlarına kazanmışlar. Gelibolu'da ancak inatçı kütleler savaşabiliyor. ne Liman Paşa. Kronolojisi.. iki bin şehit ve yaralı vermiş olan subayların ve komutanların hakkını yemekten bile çekinmiyorlar.Kemal..Çanakkale müdafaasının en birinci kahramanı. Onları eğitip yetiştiren. s. oradaki kumandanlardan herhangi birisine 'kahramanlık' veya 'kurtarıcılık' sıfatları elbetteki izafe edilemez. 4. tarihin tam bir falsifikasyonu (çarpıtılması) ve aklın tümden bozulması demek oluyor.. orada kumandanlık etmiş subaylar için hiç de yüz ağartıcı değildir. kahraman komutanı imkânsız bir mücadele alanıdır. s. • Bir kısım yazarlara göre ise."57 (s.Ü.Kemal'in] hanesine yazmak.. Bunun uzun ve teferruatlı sebepleri üzerinde durmuyoruz. topografyası gereği (!) kahramanı olmayan bir direniştir. Ateşe bile atılmaktan korkmayan Türk askeri idi. Tümden sağduyuya aykırı bu ucuz iddiaların tek sebebi var: Aman M. s. önlerine düşüp taarruza kaldıran subayların da. İstanbul'u kurtaran. ne bilmem ne paşa idi.. mutlak yalan ve sahtekârlıktan başka bir şey olmaz. HTM. Tezler 5. onun cehennemle boğuşup muzaffer çıkan imanı ile milli kudretidir." (Osm...74." (Aktaran Ş. Mehmetçik denilen eşsiz Türk neferine aittir.67. 1. yararı olm amış.. (s.429 vd. Bu kumandan M.Kemal Paşa olsa bile!" (Lozan.35) Bu yazarlara kalırsa Çanakkale Savaşını.

Kemal'in tümeni yedeğin yedeği idi.133. (s." (Yeni Nesil. harekât subayı (!) olarak savaşa katılır. Doğrular aşağıda. resmi tarih onu gerçek kahraman göstermiştir.115-116) □ Abdurrahman Dilipak: "Fevzi Çakmak'la (!) Liman von Sanders arasında çıkan bir ihtilaf yüzünden M. Cevat Paşalar var komutan olarak.Kemal'in rütbesi yarbaydı.. ikisi de yanlış. padişah adına Başkumandan Vekili de Enver Paşaydı. 36. Yazar iki bilgi veriyor.Kemal'in sarih ifadesine rağmen koskoca destanın sevabını. Cevat ve Selahattin Adil Paşalar unutturuldu.55) M. Resmi tarih yazımı. İstiklal Harbinde bile vatanı kurtardığı söylenemez."58 □ Yalçın Küçük: "M.101) M."Çanakkale zaferinin gerçek kahramanları.21.C.. paşalar vardı.C.C. sevk ve idaresi. 21 Mart 1988 günlü Tahlil adlı imzasız köşe yazısından aktaran GRYT Ans. bunun başarısı.Kemal'in de uzunca bir süre. Onun ve diğer paşaların tedbir. Çanakkale'de göğsünü düşmana siper etmiş 1887 subaydan sadece birisidir. hatta M. yarbay rütbesi ile ve komuta kedemesinde 17. sırada (?) olmasına rağmen.C. s.Kemal'e boca etmek insafa.85) Padişah adına ordular Enver Paşanın emrinde savaştı. Vehip.. (s. plan. s.Kemal ve onun rütbesindeki subaylara sıra gelinceye kadar." (Aktüel. s. Çanakkale'yi tümüyle M.Kemal Paşanın [Çanakkale] kahramanlığı da. (s. Haydi Liman'ı geçelim. 1 .. pek böyle bir iddiası yoktur aslında. Çanakkale'de. anma günlerinde adını bile anmadığımız Çanakkale Cephesi Komutanı Alman Generali Liman von San-ders'e ait olmak gerekir.l..65) □ Bünyamin Ateş: "M." (1. götürüp M. s. s.62) □ Çetin Altan: "Çanakkale şayet zaferse.. M. Çünkü harekâtın tüm planlarını o hazırlamıştır ve zaferler de. Bu gerçeklere."121) Devletin kitaplarının yanında. 3. 250 bin şehidin (!) kanı ile Çanakkale destanı yazılmıştır. Esat. (1. Onun üzerinde albaylar.. sonradan kendine göre biçimlendirmiştir Ç anakkale Savaşlarını. ondan başkasına verildi. Ans. 12-18 Mart 1992) □ Ahmet Altan: "M. Alman General Liman von Sanders." (CG Yol.Kemal. Kurtuluş Savaşını yönetmesi de bi an _8 . Esat ve Vehip Paşa gibi askeri simalar önde gelir.sayı.Kemal Beyin 'Çanakkale Kahramanı' zannedilmesine sebep olmuştur.Kemal kara harplerinde geri planda vazife yaptı.Kemal Paşa. yenilgiler de komutanların adıyla kaydedilir tarihe.Kemal'e mal etmek olacak iş mi yani? M. TRT'nin de aynı yanlışı tekrarlaması.) □ Yeni Nesil: "Kara savaşlarında M.. Yarbay M. s.C. mantığa ve akla sığar mı?" (20 Mart 1988 günlü Yeni Nesil gazetesinden aktaran GRYT. Ancak nedense zaferin ganimeti.Kemal.

61 Bunlara Üsteğmen Hasan. Aylar süren Gelibolu direnişini.102. "Ordu. sayı. Kemal Bey daha çok kuzeyde. 255) □ Mete Tuncay: "Tamam.. orada dövüşenlere ve şehit olanlara saygısızlık olmaz mı? Almanlar de bi an _8 .9 Ocak 1916 arasındaki kara muharebeleri sırasında ordu Komutanı olan Liman Paşanın durumunu tartışmadan önce. Çanakkale direnişinde M.. • 18 Mart deniz savaşının önde gelen kahramanları. Bir zaferi. kafası. 12-18 Mart 1992) Önce elma ile portakalı birbirinden ayıralım. Osmanlı ordusu. komutanın mensup olduğu millete. çok fazla abartılıyor. Çanakkale zaferini Almanlara armağan ediyor. inancı. ne var ki zafer Almanların. emeği ve silahı ile kazanılmış. Ordu Osmanlı ordusu. örnek-siz bir savaştır. Anafartalar'daki anlık bir çıkıya (?) bağlamak. ne var ki zafer Almanların.Kemal'in rolü. Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Bey (ilerde paşa. kahramanları da eklemek haktanırlık gereğidir. Teğmen Mevsuf.etmek bir gelenektir" diyor ve Liman Paşa Alman diye.Kemal için mi geçerli?62 Çanakkale Türk kanı. tarihe haksızlık.60 son mayınları döken Nusret mayın gemisinin kaptanı Yüzbaşı Hakkı Bey ile Müstahkem Mevki Mayın Komutanı Yüzbaşı Nazmi (Akpınar) Beydir.00'e kadar yöneten Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı Yarbay Selahattin Adil Bey.Kemal'e ait değildir. bir ihtiyat tümeninin başında bulunuyor.63 Böyle bir zaferi Almanlara armağan etmek." (T. yenilgiyi ise orduyu oluşt uran millete yazmak gibi benim cahili olduğum bir gelenek mi var? Ya da bu g elenek.ve liderliğini perçinlemesinden sonra yaratılıyor. daha sonraki zamanlarda. Bu ikiz zaferin ortak bir kahramanı yoktur. 36.Kemal'in kısmî başarısı vardır ama zafer M. Suriye yenilgisini de Alman yenilgisi olarak mı kabul edip değerlendireceğiz? Yoksa zaferi. Başkomutan Vekili Enver Paşaya değil. En üstte bulundukları için zaferi Sultan Reşat'la Enver Paşaya yakıştıranlar da var ama zaferi. Enver Paşa da söz konusu olamaz. İlki 18 Mart deniz muharebesi. Mete Tuncay gibi bir eleştirel tarihçinin bu yaklaşımına hayret ettim. hemen bir konuyu netleştirmek gerekiyor.Ü.Ordu Komutanı Halil Paşanın adına yazılmıştır. s. Çünkü savaşta zaferleri komutana izafe etmek bir gelenektir. Çünkü geçerli kurala göre zafer. yalnız Çanakkale ve M. 6. 25 Nisan 1915 . Sultan Reşat'ın hesabına yazmak gülünç olur. □ Mete Tuncay. Suriye yenilgisi sırasında da Yıldırım Orduları Grubunun Komutanıydı. savaşı planlayan ve birlikleri doğrudan yöneten komutanına yazılır: Nitekim Kut-ül amare zaferi. gerçeğe aykırılık. Çünkü savaşta zaferleri komutana izafe.. komutanın milletine mal etmek de mi gelenek ? Ne zamandan beri? Liman Paşa. Çobanlı)59 ile savaşı saat 14. 248. Tezler 5. 'Çanakkale Zaferi' deyimi ikisini birden kapsıyor. Çanakkale'de iki ayrı muharebe var.. ikincisi 25 Nisanda başlayan ve Ocak 1916'da biten kara muharebeleri. Çanakkale'de M." (Aktüel. ancak aptal tarihçilerin işi olabilir. Seyid Onbaşı vb.

Anafarta çıkarmasına (Ağustos 1915) kadar da bu yanlış görüşte ısrar eder.Kolordu Komutanı Esat Paşanın. F. F. Ama Liman Paşa yanlış bir tahminle. 237)73 Liman Paşa.Adil.Kolordu ve Tümenler.64 Yöneltilen eleştiriler şöyle özetlenebilir: Liman Paşa." (s. birçok eleştiri ve suçlama daha yer almaktadır. Mete Tuncay'ın dili sürçtü herhalde. S. M. Saros -Bolayır çevresinde bulunan iki tümeni yerinde bırakır ve asıl savaş yerine (güneye) göndermez. savaş içinde belirtilmiştir. (S.lik bir kıyıyı bir tümenin savunması mümkün değildir. daha önce Türk komutanların hazırladığı 'düşmanı mümkün o lduğu kadar kıyıda karşılama' planını ve buna dayalı düzeni. 236.Adil. kenarından kıyısından zafere ortak olmaya çalışmışlardır. ardarda yaptırdığı taarruzlarda dökülen Türk kanıyla kapatmaya çalışmıştır. 247) Liman Paşa. 7-8 kilometre ilerlemekle Boğaz tahkimatının gerisine çıkabilirdi.240.Belen diyor ki: "Halbuki bu bölgede düşman. Liman Paşa'nın bir komutan olarak övülüp büyütüldüğünü hiç görmedim. Almanlara değil ama belki kişisel olarak Liman von Sanders'in (ya da Türklerin andığı gibi Liman Paşanın) adına yazılabilirdi. Türk askerî tarihinde ve askerî inceleme kitaplarında.71 Bu plan gereğince. F. 261 )69 Bu yüzden ilk savaş günü.244) Düşman bu sebeple her çıktığı yerde tutunacaktır.Belen. düşmanın Gelibolu yarımadasının boynuna (Saros körfezinin bitimine) veya Beşige'ye (Anadolu yakasında bir kesim) çıkacağına inanır. tam tersine.Adil'in ve Çanakkale Savaşı'na da katılmış olan askeri tarih yazarı E. Sadece F. 5/5. Gelibolu'daki karargâhından ayrılıp de bi an _8 . birçok kararı yüzünden acı bir biçimde eleştiriliyor. birliklerin donanmanın ezici ateşine dayanamayacağı70 düşüncesiyle değiştirir. Zafer kimin? Kara savaşının zaferi. 'kuvvetleri merkezde toplamak ve nereye çıkarma yapılırsa oraya taarruz etmek' diye özetlenebilecek bir savunma planı yapar. kıyılardaki alaylar da birer tabura indirilir.Korgeneral Fahri Belen'in68 başlıca eleştirilerini. (S. çıkarmanın başladığı sabah. düşmanın Seddülbahir ve Kabatepe'ye çıkacağını düşünmektedirler. 30 km. . 3.Belen. F.65 Mesela 3.Altay'ın.bile bütününe sahip çıkmaya cesaret edememişler.67 bunun birçok kanıtından sadece dördüdür. Yarbay S.Adil 236. (S.Kemal'in Enver Paşaya yolladığı Liman Paşa aleyhindeki yazı. düşmanı durdurmanın çok pahalıya mal olmasına yol açar. Bu görüş farkı. yaptığı savunma planının zaafını. Türk askerlerinin bu eleştirileri sonradan icad edilmiş değildir.72 Mesela yarımadanın en güneyinde (Seddülbahir'de) sadece bir tümen (9. Neden 'belki'? Çanakkale savaşlarıyla ilgili Türk askerî kitaplarında.66 Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin'in (Altay). Türk komutanların kıyılara yerleştirdikleri birlikleri geriye aldırır. çok özet olarak aktarıyorum: Müstahkem Mevki Komutanlığı.Adil'in anılarında yer alan olaylar ve yargılar.Tümen) bırakır. 86. 235. Altay.

savaşlar gün gün incelenir. (S." (s. her rütbeden Türk askerinin inanılmaz çabası ve can cömertliği ile kazanılmıştır.Altay. Albay Nikolai Bey. anılmaması. Bu taarruzu Alman Albay von Sonderstern yönetir. Çolak Faik Paşa. 18/19 Mayıs gecesi yaptırdığı ve bize 9. M. Kolordu Komutanı yetkisiyle grup komutanı olan Albay M.75 İki tümenimiz toplam 16.Adil. sonuçları zorlukla ve ancak bol kan dökülerek düzeltilebilmiş yanlış tahminlerine ve yanlış savunma planına rağmen. Trommer Paşa. 247. bazı sıradışı nitelikleri ve özellikle eğitime yönelik başarılı hizmetleri olmakla birlikte. bir seminer ya da sempozyum değil ki savaş uzun uzun irdelensin. Liman Paşaya daima uzak ve soğuk kalmıştır. güneyde kıyamet koparken. belgeler harita yardımıyla okunursa. Kaldı ki savaşla ilgili törenler.Belen. Albay Çevat Bey (Çobanlı). Başkomutanlıkça yollanmakta olan takviyeleri bekleyip cephelerden birine hazırlıklı ve etkili taarruz yapacağı yerde.Belen.74 Kimseye karar yetkisi de bırakmamıştır.Kemal. Yine bir Alman olan von der Goltz Paşayı saygıyla anan Türk askerî kamu oyu.76 Liman Paşa. Albay Kannengiesser Bey. 88) M. on kolordu ve grup komutanı daha var. Bu hatayı düşman kuvvetini iyi takdir edememekle ve elimizdeki az topçu kuvvetiyle ve çok sınırlı cephaneyle bu işi başaracağımızı önceden hesaplayamamakla işledim.000 kayıpla geri çekilecektir. Albay Ahmet Fevzi Bey. İçlerinden pek azının bu isimleri bildiğini tahmin ediyorum. Zaten bir savaşa katılan bütün de bi an _8 . bu manasız taarruzlarla erimelerine yol açar.98) Liman Paşa'nın. Bu tür duygu ortamlarında. inceleme ve araştırmalarda söz konusu ediliyor ama bazı yazarlar.Tümen ile henüz yoldan gelmiş olan 15. Bilenlerin de anmamaları doğaldır. kara savaşlarına katılmış iki kardeş komutanın adını ererek. 246) 3 Mayıs gecesi 7. bu sebeple emir almadan harekete geçmek zorunda kalacaktır. 250) Liman Paşa anılarında. Milli ve kısa süreli bir tören. Bu bakımdan. onların anılmamalarını eleştiriyorlar: Esat (Bülkat) ile Vehip (Kalçi) Paşalar Niye yalnız ikisinin anılmasını istiyorlar acaba? Çanakkale'deki üst komutanlar bu ikisinden ibaret değil ki. Çünkü bazısı kısa süreli ve geçici komutanlık yapmıştır.000 kayba mal olan bir başka taarruz için de şöyle diyor: "Bahis konusu taarruzun tarafımdan işlenmiş bir hata olduğunu itiraf ederim. anılmasından daha zarif bir harekettir. hizmet ve kusurlarıyla zaten askerî tarihlerimizde yer alıyor. (F. Liman Paşanın.Adil. birlikleri gece taarruzlarına zorlar. F.Fevzi Paşa (Çakmak).Kemal'in dışında. Liman Paşa. savaşın ilk günlerinde. havası da. Weber Paşa. tartışılsın ve Liman Paşanın yanlışları ve bunların acı sonuçları açıklanıp eleştirilsin. Çanakkale zaferi. 248) Gelen her yeni birliği ceph eye sürerek. Mehmet Ali Paşa. bazısı da önemli sayılabilecek bir savaş yönetmemiştir. milli değerlerin vurgulanmasından daha doğal ne olabilir?77 • Bazı yazarlar da. geçmemesini eleştiriyorlar. (F. (S.Saros'a gider. törenlerde de adının geçmesini istiyor. bu yüzden olsa gerek. Albay Ali Rıza Bey.Tümeni bir gece taarruzuna kaldırır. amaçları da değişik olaylardır. yalnız bir bölümünü aktardığım yanlışlarının ağır bastığı daha açık olarak görülebilir. gece de orada kalıp ancak ertesi günü döner.

iddiaların.000 şehit ve üç yüz bine yakın gazi. 30 Nisan'da gümüş imtiyaz madalyası alır.Kemal'in en başta anılmasının.Kemal' dir.Ü. "geri planda görevli". Yalçın Küçük'ün.79 Sed-dülbahir kesimindeki on bir savaşın yalnız üçünde bulunmuş. tek tek anılamayacağına göre.Kemal Paşadır" diyor. bazı sağcı yazarlarca da paylaşılan bir iddiasına yer vermek istiyorum. bu kadar uzun zaman. ister istemez bir seçme yapmak zorunlu. Anafartalar Grup Komutanı olarak emri altında 3 kolordu (2.Sonuç 76.82 • Çanakkale savaşlarını ya hiç bilmeyen ya da bildiğini de çarpıtarak anlatan yazarların.Kemal hakkında birkaç kısa not: M. 16.. Çanakkale'den ayrıldığı tarih olan 10 Aralığa kadar sürecektir. Esat ve Vehip Paşalar. 5/6. ordu komutanlığı niteliğinde bir komutanlık demektir. 1 Haziran 1915'te albay olacaktır. de bi komutanların adları ancak ayrıntılı askeri tarihlerde bulunabilir. ayrıntısıyla göreceğiz. Çanakkale.86 Onunla birlikte. Esat Paşa da "Çanakkale'de kesin sonuç sağlayan Anafartalar kahramanı M. M. Çanakkale zaferine katkıda bulunanlar ar asında kardeşi Vehip Paşaya yer vermiyor. Elbette yalnız önemli olanlar vurgulanacak. Yoksa her tarih kitabı.80 Çanakkale'de en uzun bulunan üst komutanlar.83 bunu altın ve gümüş liyakat madalyaları izleyecektir. sekizinde bulunmamıştır. bu kadar çok birliğe ve bu kadar geniş bir alana komuta etmemiştir. an _8 . telefon rehberine dönerdi. 3. M. "harekât subayı" diye önemsizleştirmek için çırpındıkları M. Kahramanlığının ilanı çok sonraki yıllara denk düşüyor.84 8 Ağustos'ta Anafartalar Grup Komutanlığına getirilir. Yaptıklarından dolayı zamanında bir kahraman sayılmıyor.78 Fakat Vehip Paşanın Güney Grup Komutanı olarak Çanakkale'deki hizmet süresi sadece üç aydır (9 Temmuz-9 Ekim 1915).. elbette 18 Mart kahramanlarını ve Yahya Çavuş'tan Esat Paşaya kadar birçok kahramanı da anmak gerekir. "yarbay". M.Kemal savaşa yarbay olarak başlamıştır ama beş hafta sonra.Kemal'in rolünün sonradan büyütüldüğü Çanakkale Savaşının ayrıntılarına girmeden önce."87 (T. 'rolü abartılmıştır' vb. Yanya savunmasındaki hizmetleriyle ün kazanmış iki komutan.Kemal'siz ne anlatılabilir. ne de anlaşılabilir. 'Kısmî başarısı vardır'."yedeğin yedeği". ve 15. gerçekle ilgisi olmadığını. Kol-ordu Komutanı Esat Paşa81 ve Albay M.Küçük kesin bir dille diyor ki: "Kemal Paşa için parlak bir askeri geçmiş yaratmak için bulunabilen ve seçilen tek yer Gelibolu oluyor. kimseye haksızlık olmadığını göreceğiz.. Albay Cevat Bey. Esat Paşa bile kendi yazdığı hayat hikâyesinde. Y. Bu. Bu görevi. Çanakkale Savaşı boyunca. kolordular)85 toplanır. Liman Paşa dışında hiçbir komutan.

. İşte bu sırada. yaverleri ve erkan-ı harbi (kurmayları) ile karargâhıma geldi. Enver Paşa. Rabbime şükürler olsun ki. Her vasıta ile ceph eden haber almaya çalışıyordum. M. Fakat İngiliz ve Fransız donanmasının Çanakkale Boğazı'nı zorladığı ve giremediği bir hakikatti.248) V.19/ dipnot) Ama tanıklar ve belgeler. M. Bu büyük zaferi. Sanıyorum Türk şiirine M.Kemal adı bu şiirle girmiştir.3..88 Oraya gittik.C. ummaya bile cesaret edemediğim zafer haberi ulaştı. 118) □ Eski Sultan Abdülhamit: "Hayatımın en karanlık günlerini bu devrede yaşadım. Sirkeci garında. s. M. de bi an _8 . Çanakkale'deki övünç ve gurur verici hizmetleriyle. 158) □ Lütfi Simavi:91 "Bu gezide.Tezler 5. Milliyet gazetesi) □ Ali Fuat Türkgeldi: "Anafarta hücumu.Kemal Paşayı ilk defa olarak. s. herkes gibi ben de kendisini gıyaben tanıyordum.1992. fakat şahsen görüşmemiştik.Kemal Bey adında bir miralay (albay) kazanmış. 'Tanışmıyor musunuz?' diye sorarak bizi birbirimize takdim etti. o vakitki Veliaht Vahidettin Efendinin beraberinde Almanya'ya gideceğimiz gün gördüm. Bu kitapta 'Ordunun Destanı' adlı uzun bir manzume yer almaktadır.Kemal Paşayı tanımamaktadır. Çıkartma yapmaya muvaffak olmuş ama ordumuzun karşısında mıhlanıp kalmıştı. s. Trene bineceğimiz sırada. Gazeteler. o sırada İstanbul'da bulunan Çanakkale kahramanlarından M. 28. Ben bir türlü bu haberlere inanamıyordum.Kemal Beyin karargahı hâlâ Kemalyeri'ndeydi. orada bulunan bir zat. Gazi hazretlerinin himmet-i mahsusaları ile def olundu ve kendisi Anafartalar Kahramanı unvanını ihraz eyledi (kazandı).Kemal Beyi kucakladı ve bugüne kadar göstermiş olduğu kahramanlıklardan dolayı takdirlerini bildirdi.. 19." (Son Bozgun.Tümen Kumandanı M."90 (Aktaran Oktay Akbal. Allah.. 15 Eylül 1915 tarihini taşıyan bu manzumenin ilk dörtlüğünde M Kemal'den söz edilir.Kemal Paşa ile Miralay Naci Bey (Eldeniz) de bulunmaktaydı.." (Görüp İşittiklerim. Muhafız Kumandanı Asım Beyi sık sık Saraya göndererek sahih (doğru) malumat almak için çırpınıyordum." 89 (Esat Paşanın Anıları. M. büyük zayiata uğratıldığını yazıyorlardı. 1917 yılı Aralık ayında. 3. s.. devletime hizmeti geçenlerden razı olsun! (Sultan Abdülhamit'in Hatıra Defteri.Vakkasoğlu da diyor ki: "[1919'da) Halk ve hatta münevver zümre (aydınlar). s.Emin Yurdakul'un 1915 Eylülünde Tan Sesleri' diye bir şiir kitabı yayımlanmıştır. Çanakkale 'de düşmanın durdurulduğunu.83) □ Vecihi Timuroğlu: "M. tam tersini söylüyorlar: □ Esat Paşa: "Bugün (11 Mayıs 1915) Enver Paşa.

" (1919. orada bulunanlara ve T.Kaplan.Kemal Beyefendi' diye takdim etmiştim. 1. İçimde ona karşı derin bir hürmet.. aktaran M.48.Zekeriya Sertel): "Osmanlı tarihinin en şerefli bir sayfasını işgal edeceğine şüphe olmayan Çanakkale başarısı. (Anafartalar Kumandanı M. s. 1. Mustafa Kemal adını da belleklerine eklemeli ve kurtarıcılarımı zdan birinin de o olduğunu unutmamalı. bu mülakat ilk olarak 1918 yılında Yeni Mecmua'nın Çanakkale özel sayısında yayımlanmıştır. Büyüklerini tanımak mecburiyetinde olan gençlik. 'Anafartalar kahramanı meşhur Miralay M. Biraz da Ben Konuşayım.)92 □ Rıza Tevfik: "Aşiyan'da Tevfik Fikret'e yapılan ilk anma töreni için.Z.XXVI) □ Amiral Webb'ten Sir R. 381) □ İsmail Hakkı Okday (Vahidettin'in damadı): "Vahideddin Efendi bu seyahate çıkarken.84) □ Kont Sforza: "M.Kemal ile Mülakat. 3." (23 Haziran 1919.Kemal Paşayı da yanına almıştı.1918. o zaman "Anafartalar Kahramanı" diye anılan M. Hamit Matbaası. Kanije müdafii Tiryaki Hasan Paşa ile yahut Plevne aslanı Gazi Osman Paşa ile görüşmek mukadder olsaydı. orada çarpışan Türklük ruhunu.356.. İngiliz Belgelerinde Atatürk. s. Sayı. s. 1930.Şimşir." (19.. 91. s.. Tarih Çanakkale vakasını kaydederken hiç şüphesiz M. İngiliz Belgeleri. bugünkü muhavereden (konuşmadan) daha fazla mı bir heyecan duyacaktım? Memleketin en tehlikeli zamanlarında. can verircesine vazife başına atılan bu kahramanın elini sıktım.. (M.Fikret'in eşine. Tanışmaktan duyduğum şeref ve iftihar duygularımı bildirdim.N.101) □ Amiral Cartorpe'tan Lord Curzon'a: "Çanakkale Savaşı'nda ün yapmış bulunan M..." (Osmanlı Sarayının Son Günleri.8.C. s.329) □ R. B.Kemal gibi büyük bir kahramana malik olduğumuzu gösterdi.49) □ M. geldiği zaman kendisini kapıda karşılamış ve ihtifale başlamadan evvel.Hizmetlerinden ve başarılarından dolayı kendisini orada tebrik ettim. İstanbul.. 28 Mart 1918. s. s.Kemal. Eşref Ünaydın: "Ben. Jeschke.C. Sadrazam tarafından de bi an _8 .Kemal'in ünü halk arasında yaygındı. kendisine refakat etmek üzere. Büyük Mecmua.Kemal ve Çevat Paşaların isimlerini de altın harflerle yazacaktır. Devrin Yazarları.Kemal Paşa. Türklük fedakârlığını ispat ettiği gibi bir de M.Graham'a: "Çanakkale Savaşı'nda bir hayli ün yapan M." (20 Mart 1919." (Yanya'dan Ankara'ya. bir İstanbul çocuğu ruhu ile derin bir şükran olduğu halde yanından ayrıldım.

de bi an _8 . sert ama iman etmiş olan M.94) □ L'îllustration dergisi: "Kararlı. 1.Ulubelen. Çanakkale'de.Kemal'in hiçbir planda önemli olmadığıdır. tarihin bugünkü nesilden beklemekte olduğu kutsal görevi yükselten ve yücelten bu saygıdeğer komutanı. kitabın orijinali 1926'da yayımlanmıştır) Oysa Y. mutlu bir görüntüdür.1.. E.Kemal. Milli Mücadele'de Erzurum. dünyaya baş kaldırmıştır.Mısıroğlu: Çanakkale muharebeleri. KS Günlüğü. parlak subaylar için bir model olmaktan uzak düşüyor. belge sayısı 433) □ Albayrak gazetesi (Erzurum): "Anafartalar'da milli şerefi.353) M. s. s. hem Türkiye'de. s.Dursunğlu.41) Benim geliştirdiğim tezlerden birisi.9) Doğru ve bilimsel tarihin.155-156. C. Çanakkale Savaşı'nı nasıl değerlendiriyorlar? 5/7. hem Almanya'da bir kahraman olarak tanınmıştı.C. Taşhan'dan Kadifekale'ye.192. (s. ne de amaç ve imkânlar bakımından doğru olur. s." (28 Haziran 1919." (Turkey/Türkiye.Kemal.366) Şimdi ne diyeceğini merak etmez misiniz? 5/7. 4." (Lozan. benim işaret ettiğim doğrultuda yazılacağından kuşku duymuyorum! (s. İlki.Samsun'a müfettiş olarak gönderildi. Çanakkale muharebelerinde Anafartalar'da.Bardakçı. s.Kemal Paşa. Amasya'yı b uluncaya kadar M." (s. bu defa da vatanı kurtaracaktır.C. Genel değerlendirmeler □ K. anılmaya değer. sayı." (26 Şubat 1921/4069. mırıl mırıl ne masallar anlatıyordu: "Ortaya çıkardığım bulguların şaşırtıcı olduğunu biliyorum! (T.Kemal Paşa. Askeri ve siyasi sonuçları bakımından da tamamen iki ayrı olay. bir savunma harbi olması bakımından Milli Mücadeleye son derece benzer fakat elde edilen başarı bakımından Milli Mü-cadele'yle karşılaştırılamayacak kadar büyük bir şerefi haizdir. İngilizler karşısında kazandığı büyük zafer. Birini ötekiyle karşılaştı rmak.98. Meslekten askerdir.Küçük. s. ne iyi niyet ve mantıkla bağdaşır." (14 Temmuz 1919. s.Toynbee: "M. 292-293) Her iki olay da bizim için çok değerli ve anlamlı. aktaran İ.168-170) □ Tevhid-i Efkâr gazetesi: "Çanakkale'de iki defa İstanbul'u kurtarmış olan M.21) □ Arnold J. bugün de Milli Müc adele'nin başında görmek.." (31 Ağustos 1921. Tezler 5.Ü. İngiliz kuvvetlerini durdurduğu zaman.

taarruz. mevzi savaşı filan gibi gereksiz düşünce ve işlerle oyalanıp durmuşlar. strateji. çevirme.. İşte bazı örnekler. bilgi kırıntıları toplayıp kendi niyetl erine uygun bir mozaik oluşturuyorlar. savunma.Küçük'ü okuyunca. kazanmaya mahkûm görünüyor. yarma. bazı gelişmeleri anlatmak için alıntı yapmak zorunda kalırlarsa. vadiler. parçalar. Conkbayırı gibi yerleri ele geçirmek için didinip durmuş. bunu sağlamak umuduyla şöyle bir yöntem kullanmışlar: Çanakkale savaşları ile ilgili. ayırd-etmek çok zor görünüyor. s. hiç bir gönderme. Çanakkale'de onun gibi bir kurmayları olmadığına kimbilir ne kadar y anacaklar! 96 "Gelibolu savaşında hiçbir zaman bir cephe çizgisi. kuşatma. taktik. Yazar. direnek noktası. Y. bazı ciddi kaynaklara gönderme yaparak sahte bir bilimsellik havası yaratmaya çalışıyorlar ama hepsi dekoratif.Kemal'in övüldüğü kısımları büyük bir dikkatle atlıyor ya da zorlama yorumlarla gölgelemeye çalışıyorlar. Gelibolu'da savaş. Aksi gibi Çanakkale zaferinde M. Gelibolu savaşının askerlik sanatı ile ilgili bir yanı bulunmuyor.Küçük gibi kavramamış olan komutan ve kurmaylarsa.94 Arada bir.Ü. Bazı kitap ve anılardan. Hay şaşkınlar hay! "Gelibolu. Çimen Tepe (Kocaçimen demek istiyor olmalı). bayır.000 kayıp vermişler. s. GRYT Ansiklopedisi yazarları ve Y.Kemal'in de büyük rolü ve payı var. M. Kaynaktaki bilgiyi de ya abartıyor ya da değiştiriyorlar. Tezler 5.Küçük: "[Gelibolu savaşı] düzenli birliklerin yaptığı bir gerilla mücadelesidir. Kaba Tepe. hurraaaaa deyip yığın halinde ilerlemeleri gerekirken.95 Talihsiz İngilizler. ister Türk. bilgi boşluklarını yakıştırmalar ya da mantık dışı yorumlarla dolduruyorlar. Bunun için de en basit ayrıntılarda bile yanılıyorlar. cephe. 81) Durumu Y. ölecek daha çok kütlesi bulunan ve şu veya bu şekilde bunu ileri sürebilen taraf. amaçlarına denk düşen cümleler. Savaş Tepe (?). Öyleyse. 68. ister İngiliz.Ü. ne yapmalı da bu rolü ve payı küçültmeli? K. Hangi sırt. birbirine iki yatak kadar çok yakın dereler.Mısıroğlu.□ Y..Küçük. vadi veya tepenin.Kemal'in daha sonra de bi an _8 sonu yenilgiyle bitmiş bir harp içinde kazanılmış şerefli bir muharebe. Seçtikleri bu maksatlı ve kısır yöntem yüzünden Çanakkale Savaşını öğememişler. nedense Kocaçimen. esaslı bir konuda değil." (T. tahkimat. yalnız Conk-bayırı için 50. tüm askeri tarih kitaplarından93 ilke olarak yararlanmıyorlar. kanat.68) İngilizler. İnattır ve ölüm-kalım savaşıdır. baskın. . Abdul rahman Burnu (Herhalde Abdurrahman Bayırı'nı kastediyor) ve sayısız sırt ile vadiden hangisinin daha önemli olduğunu tartmak pek zor olmalıdır." (T. araziyi değerlendirmeyi ve savaş planlarını buna göre yapmayı bir yana bırakarak. ötekisi ise kesin bir zaferle sonuçlanmış şerefli bir harp. diğerinden daha önemli veya stratejik olduğu üzerinde her türlü tartışma yapılabilir. sırf liderine karşı olduğu için Milli Mücadele'yi küçültmek amacıyla Çanakkale'yi büyütüyor.. Tezler 5. sırtlar ve tep eler topoğrafyasıdır. askerlik sanatıyla ilgili görünmüyor..65. M.

"Eğer Çunuk Bayırı'nda97 başarılı olmaları halinde. 'Salihli Cephesi'. 'Gediz Cephesi' deyip duruyor (Çerkes Ethem'in Hatıraları. bir ihtiyat tümeninin komutanının [M. kahraman komutanı imkânsız bir savaş yaşanıyor.Küçük bu yerlerin.100 M. 'Garp Cephesi'. Mes ela Anzak Kolordusu Komutanı General Birdvvood diyor ki: "Sarıbayır Boğaz'ın kalesi.13.85) Son cümleyi trajik akıbeti ile başbaşa bırakarak.Ü. (s. 27..Kemal var.) Doğrusu: İkisi de atıyor! Aşağıda Y. Ansiklopedi bu yanlışı. 'Nazilli Cephesi'. 158) □ Buna karşılık GRYT Ansiklopedisi de şöyle yazıyor: "Mısıroğlu'nun. Gelibolu'da her tepe önemlidir. kahraman olma imkânı bulunmuyor. bir cephe mücadelesidir. 49. sırtlar ve tepelerden oluşan bir yüzey. sath-ı müdafaa var' sözü.Kemal'in]. 'cepheler'. bayırlar. Gelibolu'da hiçbir komutanın [M. d olayısıyla da M.Tümenine çıkarmayı haber verdi. Çerkes Ethem'in gerillaları temizlendikten sonra. yine Kemal Paşanın daha sonra kullandığı bir sö zcükle. 107). Tezler 5. Kurtuluş Savaşı'ndan daha çok Gelibolu'ya uygun düşüyor."99 "Gelibolu.Tümenin komutanı.97) Y.Kemal'in]. s. Tezler 5.Kemal'in önemsiz olduğunu kanıtlamak için çabalıyor. bir Alman zabiti olan Kannengiesser'di. savaş dereler. kahraman komutanı imkânsız bir mücadele alanıdır.101) Yarımadanın kuzeyindeki bütün savaşlar. Albay Kannengiesser'i 9. Bu bölge komutanının Vehip Paşa olduğu katidir.104. Kemal'in 'hatt-ı müdafaa yok.. bir yüzey savaşı değil.Mısıroğlu diyor ki: "Anafartalar'daki 9.Küçük'ün de bu karavana atışa hararetle de bi an ünlenen sözcüğüyle bir cephe hattı bulunmuyor. (s. ha bire. 157. birkaç bilgi yanlışı daha sergiliyorum: □ Savaşın başladığı gün. s. bu yüzden Y. s. biz bu sözleri ciddiye alalım. Haydi." (Lozan.Küçük'ün bu önemli açıklamasından haberi olmayan Çerkes Ethem de. imkân dahilinde göremiyorum." (1.C. Kurtuluş Savaşı. sürekli tekrar ediyor.Kemal'in ihtiyatta olan 19. s. düşman kuvvetlerinin Sarıbayır'ı98 da ellerine geçirecekleri ve böylece ilerleyerek Boğaz'ı açacaklarını düşünme ve ileri sürmenin fazla inandırıcı olamayacağını sanıyorum.Tümen Komutanı olarak göstermesi pek gerçeklere uymamaktadır.. hiçbir ciddi tarih yazıcısının ciddiye almasını. 1. Anafartalar'da bir tümenin bulunduğunu sanan K. bütün birlikleri aşarak savaşı kazanmak ve kahramanlık iddiasında bulunmasını.67) Tekrar etmekte yarar var. s." (T.84)" _8 . Conkbayır ise onun anahtarıdır.Ve tezini bir daha açıklıyor: "Bir komutan savaşı olmayan bir savaşta." (s.Ü." (T. sözünü ettiği o yerlerin çevresinde yaşanıyor ve oralarda da hep M.C. bir satıh üzerinde gerçekleşiyor. gelgelelim İngilizleri inandırmak zor görünüyor.. Daha önce de belirttim. Aynı zamanda her tepe önemsizdir.

güneyinde de Vehip Paşa kumandasındaki birlikler bulunuyordu.105 Doğrusu: 16. o tarihte Anafartalar'da değil. İstanbul'a dönecek.112 Saros Grubu Mayıs de bi an _8 . aynı zamanda aklı bozmak zorunludur.Fevzi Bey. savunmadan daha çok.125). yerine Albay M.111 O tarihte A.G. Üstelik M. kuzeyde. Maydos'da. Kolordu Komutanı Albay (Beylerbeyli) Ahmet Fevzi Bey başka biri. Kemal Bey. Fevzi Bey ile Fevzi Paşayı karıştırmasınlar diye okuyucularını uyarmışlar da.. sayfalarda da tekrar ediyor. Ağustosta. general de değil.Kolorduya komuta etmektedir.106 A. ve 85.Tümen. s. Anzakların karşısındaki bölgeye komuta ediyor.Fevzi Bey de daha İstanbul'da.. İki ayrı kişi.101 9 Tümenin karargâhı ise.katıldığını göreceğiz. 81. Ordunun komutanı Kara savaşlarının başlamasından iki buçuk ay sonra.89..104 □ GRYT Ansiklopedisine göre. s. Albay Halil Sami Bey.. pek çok tümen komutanını bir kenara atarak.C.107 Hem Hikmet Bayur. nedir. tam bu sırada. 25 Nisanda çıkarma başlarken. o tarihte Kannengiesser.Ü. Tabur. GRYT Ansiklopedisinde de aynı şeyler yazılı: "Müttefiklerin ciddi hücumuna uğrayan bölgenin kuzeyinde Esat Paşa kumandasındaki birlikler.Tümenin komutanı oluyor.. s. çok geniş bir cephe üzerinde bulunuyo rdu.66. bu iddiaları. ne de bizim ansiklopedistlerin ileri sürdüğü gibi Vehip Paşa. Vehip güney bölgesine.Kemal atanınca.)109 Aralarında yanlış değiş tokuşu mu yapıyorlar.108 □ Y. iki kolordu komutanını." (1. Trakya'daki 2. Bunların emrinde tümenler ve tümen komutanları var. meğerse şöyleymiş: "Gelibolu. Fevzi Çakmak'in kocaman bir resmini de koyarak sayfayı süslemiş. Gelibolu'nun güneyinde bulunan 5." (T.. ihtiy ata ayrılmış 19.. Bir ordu komutanını." (1.Fevzi (Çakmak) Paşa. çok parlak iki komutan olan Esat ve Vehip Paşaların komutasında iki kolorduya ayrılmış bulunuyor. 91 )110 Doğrusu: Bu tarihte Vehip Paşa Gelibolu'da değil. Ansiklopedi. hem Celal Erikan.Küçük'e göre. Müttefiklerin gözünü diktiği Seddülbahir bölgesi (yarımadanın en güneyi) Vehip Paşanın kumandası altındaydı. Türk kuvvetlerinin yerleşimi de.Tümeninin 77..103 Mısıroğlu. Saros'dan Anafartalar kesimine getirtilen ve Anafartalar Grup Komutanlığına atanan 16. daha sonra da Viyana askeri ATASEliğine tayin edilip savaş bitene kadar orada kalacaktır. bütün mücadeleyi ihtiyat tümeni komutanı olarak bu savaşa katılan Kemal Beyin adına yazabilmek için yalnız tarihin falsifikasyonu (çarpıtılması) yeterli olmayabilir. (Kavaklı) Mustafa Fevzi (Çakmak) Paşa başka. 9 Temmuzda Gelibolu'ya gelecektir. "daha sonraki unvanıyla Mareşal Fevzi Çakmak'tır. gözetleme hizmeti ile vazifelendirilen bu 9.Kemal'in 19. yarımadanın ta doğu kıyısında. İlk günü bütün Anafartalar kesiminde sadece bir tabur var. Tezler 5.Alayına bağlı 3.Kolordunun Komutanı Albay Fevzi Bey. o da aksi gibi M. Kannengiesser için general diyor.102 Komutanı da o tarihte ne Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi Kannengiesser. Bolayır'da Fevzi Bey var. Esat ortada.

bir düşman alayı Asya yakasındaki Kumkale civarına.sonunda kurulacak ve Fevzi Bey bu grubun komutanlığına o zaman getirilecektir.Tümenin ihtiyat birliği olma niteliği sona erecektir.114 Savaşı işte bu bilgi düzeyi ile analiz edip değerlendiriyorlar. Saros'a ve Asya kesiminde Beşige'ye çıkarma yapacakmış gibi davranır.00'de. Kanlısırt. aşağıda gör eceğiz. Seddülbahir kesimi dışındaki bütün muharebeler bu sarp bölgede geçecektir.113 Savaş başladığı zaman Gelibolu'da. taarruzu doğuya doğru geliştirmek ve böylece Seddülbahir'deki Türk kuvvetlerini (yani 9. 19. Sarıbayır yükseltisi. yarımadanın belkemiği olarak nitelendir ilen bir yükselti kütlesi (İngilizler buraya Sarıbayır diyorlar) vardır.Kemal olduğu için ilk günkü savaşı. Düz Tepe. uzaktaki Alçı Tepeyi ele geçirmek ve yarımadanın güneydeki en dar yeri olan Kaba Tepe-Maydos çizgisine de bi an _8 . Conkbayırı. 24 saatte toplam 75. bu kolların üzerindedir. 3 düşman tümeni Gelibolu yarımadasının Seddülbahir kesimine.000 asker çıkarılacaktır. Besim Tepe.115 5/7. Sanki bütün savaş boyunca ihtiyat tümeni komutanı kalmış gibi M. Tartışma konusu M. Küçük'ün üslubuyla söyleyeyim. Kırmızısırt vb.Kemal'den sürekli 'ihtiyat tümeni komutanı' diye söz etmenin sebebi yalnız bilgisizlikle açıklanamaz. Ege denizi ve Boğaz'a kadar olan bütün araziyi denetimi altına alacağı için duruma egemen olur.117 Düşmanın planı özetle şöyle: Asya yakasında Kumkale kesimi: Oradaki 2 Türk tümenini yerinde tutup Gelibolu'ya geçirilmelerini önlemek için az kuvvetle çıkarma yapıp oyalama savaşı yapmak ve çekilmek.Kemal ile bozmak da zorunludur. Beşike limanlarına ise çıkarma yapacak gibi aldatıcı hareketlerde bulunmak. gibi savaşlarda adları çok geçecek olan tepeler ve mevkiler.Tümeni Saros'a sevk ettiği için yalnız bir tümen kalmıştı: 9. Tümen! M. Kuzey Arıburnu ile Kaba Tepe arasına. 2 tümen (Anzak Kolordusu) de Kabatepe-Arıburnu arasına çıkmaya başlar. Saros Körfezi: Bolayır çevresine çıkarma yapacak gibi aldatıcı hareketlerde bulunmak. daha savaşın ilk günü. İlk gün ve Arıburnu savaşları 25 Nisan 1915 günü düşman. Arazinin özelliği: Gelibolu yarımadasınının ortasında. aklı M. onunla ilgili hususl arı öne alarak özetleyeceğim.Kemal'in ihtiyat tümeni komutanı olması konusuna gelince. öyle bol keseden attıkları gibi 'tümenler '. kıyıdan 6 km. çeşitli kollar halinde ve gittikçe alçalarak iner. ilk gün Liman Paşa 7. 'birlikler' değil.116 Kocaçimen Tepesi bu yükseltinin en yüksek noktasıdır.Tümeni) kuzeyden kuşatmak. Kemalyeri. adı geçenlerden yalnız Esat Paşa bulunuyordu ama onun emrinde de. sabah saat 08. Bu yüksekliği elinde bulunduran taraf. Kabatepe-Arıburnu kesimi: Öğleye kadar Kabatepe-Conkbayırı-Kocaçimen Tepe çizgisini ele geçirerek.2. Seddülbahir kesimi: İlk hamlede.

Aker. Saros'tan ve Anadolu yakasından bilgi gelmediğini. Seddülbahir ve Arıburnu kesimlerine çıkan kuvvetlerin ortak hedefi. s.Tümen Komutanlığına şu mesajı verir: "Düşman. 27.Tümenden 27.Basri Somel). Remzi Alçıtepe) Saros'a sevk edince. s.Tümen'e. yine 9.ulaşmak. 'alayının hemen o kesime hareket etmesini' teklif edecek ama 9.88. Maltepe'deki kuvvetinizden bir taburu.30: 9.Kitap. merkezde bir yerde bulunuyor (Bigalı-Maltepe). asıl çıkarmanın Saros-Bolayır kesimine yapılacağını tahmin ederek.Tümen Komutanı. 27. 9.120 Tümenin ihtiyattaki 25. (Erikan.Tümenin kıyıda bulunan zayıf kuvvetleri karşılayacak ve erime pahasına akşama kadar direnecektir. Liman Paşa.32) Bu arada M. Ş. Seddülbahir ve Arıburnu'na çıkan düşman. s. karşısında yalnız 9.Kemal. o sabah.Tümendir.) Liman Paşaya bağlı ve ordunun genel ihtiyatı olan ve M. Çanakkale Cephesi. 3. Liman Paşa. Maydos civarında bulunuyor. 107) ve Esat Paşa ile telefonla konuşur.Türk Ordusunda.Tümeni) Seddülbahir'de birkaç ayrı noktaya çıkan düşman birliklerini. 19. düşmanın sayıca ezici üstünlüğü ve donanmanın korkunç ateşi altında eriye eriye gerilemeye başlayacaklardır. Türk savunma sistemini çökertmek. tüm çıkarma yerlerinin daha belli o lmadığını öğrenir. M.Kemal'in ordu emrindeki 19.245.Altay. 2. komutanı Alb. oraya gitmiş. tümenlerin yerleşimi de şöyle: Anadolu yakasında. Alayları yetişince. bu tümenin nasıl kullanılacağı konusunda bir talimat da bırakmamıştır. yarımadada yalnız 2 tümen kalır. 25 Nisan sabahı Gelibolu'da bulunan 7. (2. çıkarmadan önce. Kolorduya ve 19. 12 km. fakat Ordu Komutanının izni olmadan kullanılması mümkün değil.Kemal'in komuta ettiği 19. keşif için tümen süvari bölüğünü Conkbayırı kesimine yollar ve birliklerine alarm verir (Belen. Arıburnu'ndan Kabatepe sırtlarını sarmaktadır.Tümen Komutanı kabul etmeyecektir. Kaba Tepe-Arıburnu arasındaki kesiminin kıyı güvenliği de. Weber Paşa komutasında 2 tümen.lik kıyıda sadece küçük birlikler halinde yayılmış olan bir tek tabur var. s. Alay Komutanı (Yb.Şefik Aker). Liman Paşanın savunma planına göre bu alayın da büyük kısmı hayli geride. Kabatepe'nin kuzeyindeki Arıburnu'na karşı olan sırtlara ivedilikle gönderip sonucunu bildi rmenizi de bi an _8 . ordunun genel savunma sistemi hatırlatılarak red olunmuştur.Halil Sami Bey komutasındaki 9. Saat 05.Alay Komutanı. (F. Çanakkale Boğazına bakan Kilitbahir yaylasını (platosunu) işgal etmek118 ve Boğaz'a ve iki yakadaki tabyalara egemen olan bu alandan. durum dengelenmese bile direnme gücü artar.119 5. alayını ileriye yanaştırmayı ve bölgenin en kritik kıyılarını daha kuvvetli tutmayı birkaç kez önermişse de. Kitap.129) Saat 05. Biri. Bu tek taburun kıyı boyunca yayılmış küçük birli kleri. ve 26.000 kişi) var. Rumeli yakasında 4 tümen. Yakınlığınız dolayısıyla. Tümeni de (Komutanı Alb.10: 9. toplam 6 tümen (50.Tümen ise.Kolordu Komutanı Esat Paşaya bağlı olan Alb. bu 4 tümenden biri kuzeyde. s.121 Kısacası.Tümene bağlı küçük ve birbirinden uzak birlikler bulacaktır. Saros kesiminde (5 Tümen.Alaya aittir.Sami Bey. Seddülbahir'e ve Arıburnu'na çıkarmanın başladığını bildirir. (Ötekisi.Tümen komutanı Albay H. s. savaşın ilk saatlerinde.97 vd.

tümenin başına geleceğimi arz ederim.Tümen şimdi 57. s.123 9.Tümenin orduca nerede kullanılacağı daha belli değildir. Kitap.Kemal karargâhta bıraktığı Kurmay Başkanı Bnb. düşmanın Kabatepe civarında önemli kuvvetle karaya çıkmaya teşebbüsü. Kocaçimen istikametine hareket ettirdi. Saat 08. Bu işin içinden bir taburla çıkmak mümkün olamayacağını. Komutan Atatürk. Conkbayırı'na ulaşmış.Tümen Komutanından 27. s.Alay ve bir dağ bataryasını şimdilik o tarafa hareket ettiriyorum.Aker s.. s.rica ederim.Alayına da.135) Kanlısırt'ta bulunan batarya da. 3 topunu düşmana kaptırarak geri çekilmiştir.Alay Komutanına emir: "19.Alay (Komutanı Bnb.Kemal Gelibolu'daki 3. (Erikan.50: M. Çanakkale Cephesi 2.00: Anzaklar." (Bayur.Erikan.Aker. s. Komutan Atatürk. Komutan Atatürk.Erikan. s.Tümen Komutanı. Alayı. s. demek ki vuku buluyordu.Altay. gecikmeli olarak.45: 9. 133) Böylece ihtiyatta bekleyen bir tümen olma niteliği sona erer. Düşmanın kuvvet ve durumunu anlamak.24: M.134) Bu sırada Anzakların karaya çıkan kuvveti 12. İrtibat tesisi ile (bağlantı kurarak) tevhid-i hareket ediniz (birlikte hareket ediniz).33. Alayını.Erikan.25: 9. s.101. 57. düşmanın kuzey (sol) kanadına taarruza kaldırır. 132) Saat 07.4. (C. 19. s. herhalde evvelce tahmin ettiğim gibi bütün tümenimle düşmana yönelmenin kaçınılmaz olduğunu takdir ediyordum. Tümen Kurmay Başkanını karargâhta bırakarak bizzat oraya gidiyorum. No.H. Tümen büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek bir durum olunca. s.129) Genel durum henüz aydınlanmadığı için 19. s.Tümen Komutanı da alayla beraber gidiyor.130) Saat 05.Erikan.30: 9.Kolordu Komutanı Esat Paşaya özetle şu raporu yollar: "Düşmanın Kocadere batısındaki sırtları (Conkbayırı kesimi) işgal etmesine meydan vermemek için.47) Saat 09. Saat 07. öteki iki alayına da harekete hazırlamalarını emreder.Avni) ve Dağ Topçu Taburuyla birlikte Kocaçimen'e doğru yola çıkar.Kemal.Kemal ile Mülakat.Kemal'in yazılı emri. (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. s.Alayı Arıburnu'na doğru yola çıkarır. Erikan s.İzzettin Çalışlar'a." (M. 16) Saat 10.Erikan. (C. 130. F. M. No.122 M. güneydoğuda Kanlısırt ve Kemalyeri'ne yaklaşmışlardır.Kemal diyor ki: ".000 kişiye ulaşmıştır. tümenin kalan iki alayının da Kocadere'ye yaklaştırılması emrini verir ve kararını yeni bir raporla da Kolorduya bildirir. kuzeyde Conkbayırı doğrultusunda ilerlemiş. (M.Kemal'in ATASE Arşivinde bulunan Arıburnu Muharebeleri Raporu'ndan aktaran C. (Erikan.Tümenin yardım isteyen mesajı 19." (Stratejik ve Taktik S onuçlar Serisi.135) Saat 10.00: Anzak (Avustralya-Yeni Zelanda) birlikleri. s. 57. (C." (Ş. kıyının 100 metre yakınına kadar sokulmuş bazı savaş gemilerinin ateş desteği altında.. 19) Ve ordunun iznini bek lemeden 'bir alay ve bir dağ bataryası ile' başından beri tehlikeli bulduğu Arıburnu kesimine yetişmeye karar verir.19) Saat 08. (Ş. ona göre gerekli tedbirleri almak üzere.Tümenin 27.Tümene ulaşır. batıya doğru taarruzunu sürdürmesi haberini yollar. s.88) Saat 06. s.10: M. Komutan Atatürk. de bi an _8 .Kemal 57. (C.4.00: M. iki taburlu 27.76.

Kitap. Askerler Sarıbayır'a ulaşmaya çalışıyorlar. 26-27 Nisan günleri gelen iki yeni alayla da (33.. 25 Nisan'da günlüğüne yazdıkl arından bazı cümleleri birlikte okuyalım: "Sabah. muharip (muharebe eden) bir birliktir.. ayrıntılar için Çanakkale Cephesi.Eşref. İngiliz Harp Tarihi de dahil.s.Tümenin.. yerlerine ileri sürebileceğim yeni kuvvetler olmadığından. Ateş hattından durmadan yaralı gelmekte ve çetin arazide birlikler toparlanamamaktadır... s. malzeme ve sayı üstünlüğüne karşı denge. hızla hareket edip Anzak birliklerini sert bir taarru zla geri sürerek.' Buna karşılık düşmanın sahte çıkarma gösterilerine kapılan Liman Paşa.. Birleşik Filonun yüzlerce ağır ve uzun menzilli topu tarafından desteklenen düşman kuvveti karşısında yalnız bırakırlar. Hızla ele geçirileceği umulan Kaba Tepe. düşmana taarruz etmek için Ordu Komutanının iznini bekle-seydi. Alaylar) takviye edilir.Kemal'in tümeni.126 Görüldüğü gibi sabah saat 08.) O gün yapılan kanlı savaşlar sonunda. artık ihtiyattaki bir birlik değil.." (Gelibolu Günlüğü. Kaba Tepe açıklarındayız. muharebenin sonuna kadar da öyle kalacak.Tümene bağlanır. 6 alay. birliklerinin feci durumunu gece yarısı.. Özet için esas aldığım kitaplar. 5. 109 vd.Tümenleri Saros civarında. Zafere ulaşma yolundayız. askerlerinin.Alayın taarruzları karşısında.Kemal. dağılabileceklerinden endişe duyduklarını arz ettiler.Conkbayırı. raporun tam metni için R.Belen. Sabah gittiği Saros'tan öğle üzeri dönen Esat Paşa. Dalgalar halinde ilerliyor ve kaybolan izler ardında yeni dalgalar beliriyor.. ve 64. kuzeyden 19. bütün Anzak birlikleri. doğudan 27.92-103) Umutlu Başkomutan. 20. Birlikler yarın sabah da ateşe maruz kalırlarsa. Türklerin bir sürpriz yapıp bu manzarayı bozmayacaklarını ümid ederim. M. belki de savaşı sona erdirecek olan bu çok tehlikeli gelişmenin önüne geçmiştir. Arıburnu savaşının ilk gününü şöyle değerlendiriyorlar: 'M. daha ilk saatlerde bölgeye egemen olan Conkbayırı ve Koca-çimen'i ele geçirerek Boğaz yolunu açmış ve Seddülbahir'i savunan 9.... Şimdi de Başkomutan General Hamilton'un.. Maruzatımın ne derece ciddi olduğunun farkındayım: Eğer bura- de bi an _8 ... 27.124 Ateş.Kemal'e verir (F. Avustralyalılar Türk ordusunu Maltepe'den (Sarıbayır'ın doğusu) tamamen silkip atarlarsa. Alay da 19. Asya Grubu Komutanı Weber Paşa da 11. durum bir fiyasko ile sonuçlanabilir.Tümeni Beşige civarında boş yere tutarak.Kocaçimen çizgisi çok uzakta kalmıştır. Anzak Kolord usu Komutanı General Birdvvood'un raporundan öğrenecektir: "Tümen ve tugay komutanlarım. hep ilk hatta bulunacaktır. ancak kanla sağlanacak125 ve savaş sonuna kadar da böyle korunabilecektir..Kemal. Böylece M Kemal'in komutası altında.Tümen. 19. Gelibolu yarımadası kazanılmış olacak.28.134.. aldıkları bütün yerleri Türklere bırakarak kıyıdaki sırtlara kadar geri çekileceklerdir. düşman.. Savaş gemileri Türk siperleri üzerine mermi yağdırıyor.Tümeni kuzeyden kuşatmış olacaktı. bir başka ifade ile 2 tümen toplanmış olacaktır. ve 7.00'den itibaren M. 2. s.Yüzyılda Osmanlı Devleti s 247). s. Gelibolu'daki 2 tümenimizi. Arıburnu'nda savaşan kuvvetlerin komutasını M.

Neşelenmeniz için aktarıyorum: □ K.C. s.105.Ordunun yedeği olan 19. Anafartalar nire. basit bir krokiye olsun göz atmaz mı? Anafarta -lar'da bu sırada ne bir Türk tümeni var. Birkaç sayfa geri dönenler. Çanakkale Geçilmez. Şunuk Bayırı128 istikametine sevk ederek.Kemal'den ricada bulunmasını". Kıyıdaki daracık bir alana sürülüp sıkıştırılan düşman. etkisi bu kadar şiddetli olan Türk başarısıyla sona ermiştir. Mısıroğlu'nun yazdıklarını haritaya uygularsanız.Tümene de bir rapor göndererek acele bir taburluk yardım istemiş. savaşın özetinde doğruları bulabilir. Seddülbahir ve Conk-bayırı nire? □ GRYT Ansiklopedisi ise. "bir tabur yollaması için M. Bu emir üzerine M. Yanlışları. ortaya müthiş bir karikatür çıktığını da görürsünüz. General Birdwood'a.Tümenine bu çıkarmayı haber verdi ve bir taburla sol kanadını (!) takviye etmesini istedi. Esat Paşa'dan mı emir alacaktı (!) veyahut da başı sıkışan yakın birli klerin imdat istemesine de kulak verecek miydi? Bu husus iyice aydınlatılmadığı için (!). ister istemez.. 5/7. ilerlemekte olan düşmana karşı süngü hücumu yaptırdı. yıllar sonra Atatürk soyadını alan Türkiye Cumhuriyetinin tek adamına yaranmak isteyen çevreler. öze llikle İngiliz donanmasının kesintisiz ve yoğun ateşi yüzünden yazık ki denize dökülemez.. şöyle yorumluyor: "Demek ki vaziyetin ehemmiyetini gören Güney Cephesi Kumandanı (!). Gelibolu Günlüğü.3.Tümen. ne bir tek düşman askeri! Düşman Arı-burnu ile Seddülbahir'e çıkıyor. 9. Burada anlaşılamayan bir nokta belki şu olabilir: Acaba 5.yı boşaltacaksak. tümeninin 57.Alayından iki yüz kişiyi (!). K. boşatmanın ancak üç günde yapılabileceğini söyleyince Hamilton. 106) Arıburnu kesiminde ilk savaş günü.Kemal..Moorehead..158)129 Her satırında bir yanlış var ama düzeltmeye üşeniyorum artık. emirle hareket etmiş Savaşın önemi ve sonucu yanında.Kemal'in emirle hareket ettiğini kanıtlamak için çırpınıp duruyorlar. Arıburnu. yoksa direkt bağlı bulunduğu (!) 3. sonu şöyle biten umutsuz bir mesaj yollar: . İnsan bir savaşı analiz etmeye yeltenmeden önce. M.Kemal'in ihtiyatta olan 19. kendiliğinden değil. M.Tümen Komutanının." (Lozan. bu boşaltma bir an önce yapılmalıdır!" (A. s.Kemal. hadiseyi çarpıtma yoluna gitti- de bi an _8 .Mısıroğlu diyor ki: "Anafartalar'daki (!) tümenin kumandanı. siper kazdırınız!" (Hamilton.Emniyete kavuşuncaya kadar sadece siper kazdırınız. ordunun umumi yedeği olan 19. 1.Kor. saat beş buçukta (!).. sadece Ordu Kumandanı Mareşal Liman von Sanders'in mi emriyle hareket edecekti (!). s. siper kazdırınız. o günkü sonucu bir yana bırakıp M. (!) işareti ile vurgulayıp geçmeyi tercih ettim. bu üçüncü derece bir konu ama Mı-sıroğlu ve ansiklopedistler. Şimdi bır gün için bizimkilerin ne gibi iddialarda bulunduklarını izleyelim.195-198)127 İlgili amiral. başarı kesin bir zafere dönüştürülemez.

üstelik biri de öğretmen! [O sırada Güney Cephesi Komutanlığı diye bir makam yok. bir taburunu yola çıkarmak için emir aldığını kabul edelim.Tümene bağlı olup Arıburnu-Kaba Tepe hattı gerisinde bulunan 27.Kemal.." (Türkiye'de Beş Yıl.Sami ya da Vehip Paşa. açıklıkla yazılıyor.C. üçünün de M. Neden mi? . Y.Kemal'in nerede ise bütün 5. s. ve 77. tümeninin öteki alaylarının savaş hattına yaklaştırılması emrini kim verdi? Bunları da dürüstçe ve gerçekçi olarak açıklamak g erekmez mi? Gerekir ama böyle bir açıklama M.Moorehead'in Çanakkale Geçilmez adlı kitabı).Ordunun ihtiyatlarını. Daha 25 Nisan sabahı.Tümen de 'd irekt olarak' Esat Paşaya değil.Tümenin başında bulunursa bulunsun.Esat Paşayı da dinleyelim: "[Saros'tan döndüğüm zaman]132 M. kimseden izin almadan Arıburnu'na doğru göndermiş. 104) Bu sözleri okur yazar olmayan biri söylese. s. Albay Kannengiesser ya da Albay H. Ansiklopedistlere not: Aydınlanmak ve 9.38)133 Her türlü atmasyona son veren bu açıklamalardan sonra. Oysa ansiklopedinin üç yazarı da yüksek öğrenim görmüş. Ona tam anlamıyla güvenilebilirdi. 19. kendiliğinden muharebeye girerek.Alaylarını [ilerletip] Maltepe ile Kocadere arasında ihtiyatta tutmuş duru mda buldum.Tümen komutanının kim olduğunu kesin olarak öğrenmek istiyorsanız. gülüp geçilir. Bu isimlerden hangisi o gün 9.4. daha önce geliştirdiğim düşünceleri destekliyor.." (s..95) Anzak kuvvetlerinin sınırlı olduğu.Kemal Beyi.Tümen ile ve hiçbir yerden emir almadan.Kemal lehine sonuç vereceği için susmayı tercih edip gerçeği örtüyorlar.103. düşmanı sahile kadar püskürtmüş ve bundan sonra da üç ay süre ile kırılmaz bir azimle devamlı düşman saldırılarına karşı koymuştu. M-Kemal ordunun tüm yedeklerini kullanarak savaşı tehlikeye atmış a Y.Kemal'in. Liman Paşaya bağlıdır. izin almadan kullandığı ve bütün hareketi tehlikeye attığı.109)131 an _8 ler.Alayını ve 9. sınırlı bir Anzak kuvvetlerine karşı M. hele Liman Paşa ile Esat Paşanın bugün için söylediklerinden hiç söz açmıyorlar.Küçük'ün yakıştırması.Alayı ve bataryayı kimin emriyle yola çıkarıp savaşa soktu. tümeninin 72.Küçük diyor ki: "Bu monografi de (A.Kemal'den rütbece üstün olduğu açıktır ve dolayısıyla da acele bir taburla Conkbayırı'na yardım etmesini emir buyurmaları normaldir! " (1.. sorumluluk ve görevden zevk duyan bir komutan özelliğine sahipti. Alayı." (s. O sırada sahile de bi Çünkü Liman Paşa şöyle diyor: "İlk askeri başarısını Trablusgarp'te130 gösteren M. bir zahmet ciddi kaynakları okuyun!] Bu yakıştırma ve yanlışlarla oyalanmamak için M.. 19. bu konuyu kesin olarak kapatabiliriz değil mi? 5/7. tümeninin 57. Ama 57.

işin bu yanını aydınlatmaktan dikkatle kaçınarak. Moorehead diyor ki: ". o anda belli olurdu. 1. Okuyunca neden atladığını anlayacaksınız.Alayından iki yüz kişiyi. 'bütün hareketi tehlikeye attığını' değil.Kemal'in komutan olarak o hayrete değer mesleği..Küçük. ilerlemekte olan düşmana karşı süngü hücumu yaptırdı. Sadece bir soru sorup geçeceğim: Conkbayırı'na kadar ilerlemiş olan Anzaklar. saat beş buçukta. daha durum tam aydınlanmamışken verdiği kararın önemini ve riskini belirtiyor. tümeninin 57.□ K.Mısıroğlu. Eğer İttifak güçleri. bu iki cümlesinin dayanağı olan cümlelerini de atlamış.Kemal'in başarısız olduğu137 ve askeri savurganca kullandığı bi an 8 tabur çıkmış bulunuyordu ve yeni birlikler de çıktıkça savaşa katılıyorlardı.178) Bir bütünden yalnız işine gelen iki cümleyi al. Şunuk Bayırı (yani Conkbayırı) istikametine sevk ederek. 57.Kemal'in.Kemal yine hiçbir netice elde edemedi. o andan itibaren başlamıştır. Fakat hiçbir netice alamadı. bir başka çıkarma planlamış olsalardı.Kemal'in. ilk aşamada sad ece bir alayını ileri sürmüş. Türkler ise beş taburdu.Kemal elindeki kuvvetleri kolayca yutulabilecek küçük küçük lokmalar haline getirmek suretiyle düşman üzerine de 5/7."135 Yani M.C. Moorehead'in bu saptamasını. Çünkü aksi takdirde Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar. sonra da o iki yanlış aktarılmış cümleye dayanarak yorum yap. kalan iki alayını ise yeni bir duruma ya da ordu emrine göre kullanmak üzere harekete hazır halde tutmakla yetinmiştir. Arıburnu Savaşlarında M... o noktada (Conkbayırı) b ulunmasıydı.M. Alayın mütebaki (kalan) kısmını süngü hücumuna kaldıran ve bunun da erimesinden sonra emrindeki iki Arap alayı138 ile aynı taarruzları tekrarlayan M.134 Ayrıca A.5.Erikan'ın bu konudaki değerlendirmesini daha önce aktarmıştım. Y. sonuç da doğru değil. yargıda bulun! Ne derler buna? _8 . Liman'ın elindeki bu yedek tümeni kullanmaya yetkisi yoktu.Moorehead'in.Kemal.Küçük'ün yaptığı özet arasında da ciddi fark var. İttifak devletleri adına harekâtın en kötü rastlantılarından biri.Kemal. hiçbir belge ve kanıt göstermeden diyor ki: "M. Kaldı ki Moorehead de durumu abartıyor." (s. şu askerî eleştiride bulunuyor: "Burada dikkat edilecek husus şudur ki M. izinleri o kadardı da akşam olunca kendiliklerinden mi deniz kıyısına geri döndüler? □ Mısıroğlu. onu da yanlış aktar. bu deha sahibi küçük rütbeli Türk komutanının tam o anda.Moorehead'in yazdığı ile Y. Conkbayırı'ndan ta kıyıya kadar neden çekildiler acaba. Çünkü M." (Lozan. s.158)139 Ayrıntıların tümü yanlış.. durum umutsuz olurdu. pekâlâ o sabah Conkbayırı'nı ele geçirebilirler ve savaşın kaderi orada.136 Y. C.Küçük. Moorehead diyor ki: "Bir tümen komutanı olarak M. bir başka yerde. yeni bir yaklaşım sanarak heyecana kapılmış. A.

Tümenin 27. bu kamilen şehit olan 57. neden ikinci derece önem taşıyorlar? O gün Arıbur-nu'na çıkanlar bütünüyle Anzaklardır ve Çanakkale savaşları boyunca da.Alay. 9.C. küçük lokmalar halinde düşmanın üzerine sevketmemiştir.Kemal Beyin 19. yoksa Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi kumanda hatasından mı kaynaklandığı. Ki o cephede bir de 9.Kemal'in bir hizmetini olsun kabul etmişler diye h emen umuda kapılmayın! İşte. gümüş imtiyaz madalyaları ile taltif edildiler. en iyi onlar savaşmıştır. Bu muharebelerde 19.106) Hangi yanlışı düzeltmeli? (1) Acaba Anzaklar. düşmanın üstün kuvvetinden mi. Allahtan da. Anzaklar..Kemal] bir yandan da emir subayı ile gönderdiği emirle. 1.Alayın kolbaşındaki taburunu Conkbayırı'na yetiştirdi. önce olduğu yerde durduruldu. henüz net bir şekilde ortaya konamamıştır. ve 9.. İlk hücumda netice alınamayınca. [M. o gün kamilen (bütünüyle) şehit olmuşlardır.sevk etmektedir.Kemal Beye bağlı bulunan 57. '1915'te Çanakkale'de Türk' adlı kitaptaki özetten şu paragrafı aktarıyorlar: ". Anzakları sadece Conkbayırı'nda durdurmaktan ibaret değildir. Zaten ordunun ihtiyatı olan 19." (1. Sonra da bu taburun arkasından batarya ile yetişen tekmil 57. bu sarp araz ide yürüyüş derinliği uzamış olan 57.Alayın Conkbayırı'ndan ve 27. kıyı başına kadar sürülmemişler miydi? Bundan hiç de bi an _8 . bu alıntının hemen arkasından. (!) Müttefik kuvvetlerin ikinci derece önem taşıyan (!) Anzak birliklerini.158) M. "Aynı hadisenin yorumunu yapan Kadir Mısıroğlu ise Lozan isimli eserinde şöyle diyor" diye yazarak. 'normal asker mantığı' adına değerlendirme yapıyor. Armstrong bile böyle bir iddiada bulunmuyor.. Buraya kadar pervasızca yaklaşmış olan düşman.Tümene bağlı 27. Mısıroğlu niye böyle yapıyor. bu uyduruk bilgilere dayanarak. s. yani bütün mesuliyet (şeref demeye dilleri varmıyor!) 19. Artık bu neticenin. kumandanları başta olmak üzere.." Bizim ansiklopedistler. Bu durduruşta en mühim pay. elindeki kuvveti.Tümenin elindeki tek sağlam alay.Tümenin 57. pek de o kadar mübalağa edilecek bir kahramanlık olmadığı görülebilir. Kemalyeri üzerinden yaptıkları süngü hücumu ile Anzaklar yüz geri ettirildi ve sahil yakınlarına kadar sürülüp atıldılar. anlamıy orum.Alay ile M. Kahraman K.Tümenine bağlı 57.Alayın soldan.Tümene bağlı 27. [Sonunda M..Tümende değildir. Normal bir asker mantığı ile bu hareket tarzını izah etmeye i mkân yoktur. uyduruyor! Sonra da.Kemal. (2) 25 Nisandaki muharebe de. önce. Vahidettincilerin askeri otoritesinin yukarda aktardığım eleştirisine yer veriyorlar. □ Ansiklopedi yazarları... devamı geliyor] Fakat burada Mısıroğlu'nu doğrulayan bir nokta var. s.. ikincide daha büyük kuvvetler sevki gerekmez miydi?" (Lozan. Alayları vaktinde harekât sahasına yetişmeleri ve düşmana kahramanca saldırışları ile öne çıktılar ve altın.Alayındır.Alay idi.Alay çarpışmıştır. Sonra da özetle şöyle diyorlar: "Anzak tugaylarının Conkbayırı'nda durdurulduğu doğrudur.C. Zırvalamak zorunlu olmadığı halde. bir alayı şehit etme pahasına durdurmanın. Bahsi geçen kahramanlığı gösteren ve M.Mısıroğlu. kuldan da korkmadan.

Tezler 5.Alayın Komutanı H.295) Ama M.Aker. önemli bir kaynak. meşhur bir alaydır bu.146 Buna karşılık Türk tarafını.. Mayıs ayı sonuna kadar (doğrusu: Mayıs ayı başına kadar) Anzak bölgesinde hayatta kalan bir tek Türk askeri olmazdı..söz yok.Alay da 25 Nisanda ağır kayıp vermiştir ama 'kamilen yok' olmadığı şundan anlaşılır ki 57. bizimkiler dut yemiş bülbüle dönüyor ya da ilerde göreceğiz.Kemal'in başarısına dayanınca. ilki R. yaz ortasına kadar canlı bir Türk askerinin bile kalmayacağını açıkça yazabiliyorlar. saat 11. Tezler 5. Bu iddianın iki kaynağı var.69): "Eğer Kemal'e kalsaydı.143 (4) 27. Alaya gelince.Kemal ile Mülakat" adlı eserindeki bir cümle.Ü. "26 Nisan günü." (Ş. Müttefikler hakkında verdiği bilgiler doğru olsa gerek. şu Mr.Alay.Küçük'ün çevirisiyle "Mayıs ayı sonu" olmuş (T. iyice genişletip 'yaz ortasına kadar' yayıyor: ".Alay.Alayın o gün şehit olduğu iddiası da doğru değil. Hiç olmazsa o günkü sonucun alınması için şehit olanlara saygı gösterseler. çünkü hepsi şehit olmuştur.Tümenin bir alayı olarak çalışmıştır. Çünkü 57. amacı dışında olduğu için. orijinaldeki 'the beginning of May' (Mayıs ayı başı). yalana başvuruyorlar.57. İş M.Yabancı araştırmacılar (!)... Tezler 5. çok üstün kuvvetlere saldıran ve savaş gemilerinin ateşini de yiyerek hemen kamilen (neredeyse bütünüyle) yok olan 57." Y." (Türk İnkılabı Tarihi. Kemal'e bırakılması halinde.95)145 'Yabancı araştırmacılar' diyor ama böyle yazan ikinci bir araştırmacı bulam adım! • Bu yakıştırmalara kısa bir ara verip. James'in kitabı üzerinde biraz duralım. 12 Mayısta yarbaylığa terfi edecek.20) İkincisi ise H. s. bu andan itibaren 19.60 ve dipnot) İşte böyle." (T. (M." (s.141 Öteki bütün alaylar gibi elbette 57.sayfada. 3.C.Kemal ve H..Ü. s.Bayur'un şu notu: "Atatürk. M. s.Ü.Kemal o mülakatta diyor ki: "..Ks.Eşrefin "M. Alay Komutanının o gün şehit olduğunu söylemedikleri gibi. s.. komutanı Şefik Aker'in ifadesiyle. İngilizlerin içinde bulundukları koşulları ve yaptıkları yanlışları öğrenmek isteyenler için zengin malzemeyle dolu.Kemal'in) emir ve kumandasına girmiş. Cümleyi yine yanlış çevirmiş. zamanında açıklanmış ya da sonradan incelemeye açılmış bütün İngiliz belgelerini incelemiş. 6 Mayısa kadar tek takviye almadan142 bütün taarruzlara katılacaktır. s. cümleyi çevirirken Mayıs ayı sonuna kadar genişlettiği süreyi. 2. 13 Ağustos Cuma günü şehit olacaktır. Y. Mr.30'dan itibaren. Kemal'in israf derecesinde asker kullandığında birleşiyorlar" diyor (T.Avni Bey.140 25 Nisan günü hiçbir tabur komutanı da şehit olmamıştır.Küçük. savaşa katılan askerlerin bir kısmının mektuplarını ve anı defterlerini derlemiş ve İngilizler açısından Çanakkale Savaşı'nı ayrıntılı bir biçimde yazmış. alayın o gün 'kamilen şehit olduğunu' da söylemiyorlar.James. ancak gerektikçe anl a- de bi an _8 .Küçük aynı görüşü genişleterek paylaşıyor: "Gelibolu'nun savaş tarihini yazan yabancı araştırıcılar.95) ve Robert Rhodes James'in Gallipoli (Gelibolu) adlı eserinden aldığı bir cümleyi ileri sürüyor. Savaş süresince oluşmuş bir durumu belirtiyorlar. 95.144 □ Y. üç ay sonra..Tümenin şehit komutanı Hüseyin Avni Beyi dâima sevgi ile anardı.Bayur. (3) Komutanıyla birlikte bütün 57.

ne 76.C.379)150 Y. Hangi belgelere. mükâfatı çok büyük olacaktır. Arıbunu cephesinde de. (s. Türk askerini de. Kannengiesser ve Mühlman'ın) anılarına dayanıyor.. 377. İngiliz yazarı H.151 Gelelim sadede. 375. Mr. belli değil. bazısını ise oryantalist bir bakışla148 kendine göre işleyip süslemiş. Bir iki yerde de M. Çanakkale Savaşını hiç anlamamış olmak demektir. Bu üstünlük ve zaafın. (Çevirici. Liman Paşanın savunma planı yanlış. tezahürat ve alkışla karşıladılar!" (s. konu yine de bi an _8 .Kemal'e özgü bir tutum gibi göstermek.153 İki tarafın toplam genel kaybı. Bu uğurda hiçbir kayıp büyük sayılmaz!" diye yazıyor.Armstrong'dan yaptığı bir alıntıya da değinmek istiyorum. dağınık" vb. bu yüzden 400.Tabur Komutanı olduğunu açıkladığı Zeki adındaki bir binbaşının 'notlarından' parçalar veriyor. 109) ve hiçbir dayanak göstermeden şöyle bir sahne yazıyor: "Türkler teslim olmaya pek istekliydiler ve zahmetle zirveye tırmanan iki bölük Yeni Zelandalıyı..Kemal'in Arıburnu ve Anafartalar'la ilgili rapor ve tarihçesinden çok kısa alıntılar yapmış. bu amaçla da dar bir alana yüz binlerce asker yığıyorlar. İstanbul'daki ABD Elçisi Morgenthau. • Bu arada K.Küçük'ün her satırına gözü kapalı inandığı kitap.000 er ve subay M. Türk komutanlarına ve askerî tarihçilere dayanarak daha önce belirtmiştim. Düşman sayıca ve ateşçe çok üstün. 57.Alay eridi. M. 147 aralarında Binbaşı Zeki adında bir not yazarına rastlamadım. s.268. Bu yüzden hiçbir Türkle ve Türk kuruluşu ile ilişki kurmamış (s.XIII). ileri bir tarihteki olaya ilişkinse de. kaba.atılmış bir adımdır. Sertlik Çanakkale Savaşının genel özelliğidir." 152 Seddülbahir'deki birliklerin Komutanı General Hunter Weston da.tıyor. Türkiye ve Türkler ile ilgili bilg iler için daha çok.Mısıroğlu'nun. Her neyse. "Girişilen sefer başarılı olursa. 378) Çanakkale ile ilgili bütün yayınları gözden geçirdim. Müttefikler de çok azimli ve kararlı.Kemal'in emri altında şehit oldu.Kemal'den alıntıların pek doğru olarak çevrilmemiş olduğunu b elirtmektedir.James. hangisi. küçümseyici sözlerin eşliğinde yansıtıyor. bu savaşın Türkler açısından taşıdığı anlamı da kavradığını söylemek hayli zor. ancak kan fedakârlığı ile dengelenip kapatılabildiğini.000'i aşar. Liman von Sanders ve bazı Alman subaylarının (Prigge. dipnot) Dört yerde de. işte bu kaynaklardan elde ettiği bilgilerin bazısını aynen aktarmış. Kim. uzmanlara dayanarak böyle yazdığını açıklamaya da gerek duymuyor. Armstrong'un mahut kitabına.Alayın 1. Churchill diyor ki: "Çanakkale'de 500 metre bir ilerleyiş. kaynaklara. onlar da ne pahasına olursa olsun sonuç almak istiyorlar. "bir Türk tarihçisi" ya da "Türk resmi tarihi" deyip geçiyor. Savaş boyunca ne yalnız 57. sonuca -hem de nasıl bir sonuca!. bunu yalnız M. Seddülbahir cephesinde de. Türk kayıplarına yol açtığı için Liman Paşayı eleştiren bir Türk askerî tarih yazarını "nankörlükle" suçluyor (s.149 Türk taarruzlarını. İddia. Yzb. genellikle "koordinasyonsuz. sadece 1962'de Çanakkale'yi gezdiği sırada kendisine kolaylık gösteren Türk askerî makamlarına teşekkür ediyor. Bazı Türk kaynaklarından yararlandığı anlaşılıyor ama hiçbirinin künyesini vermiyor. Türkler bakımından işte böyle bir şey.IX ve 57. gibi eleşt irici.

Kitap.Alay. M.157 O gün öğleden sonra.)158 Liman Paşanın. GRYT Ansiklopedisinin de baştacı ettiği bu iddiaları154 değerlendirmeden önce. ―M. ‗M. s." (Çanakkale Geçilmez. M. tümen bandosunun Carmen operetinden bir parça çaldığı‖ gibi ayrıntılara kadar her şeyi anlatıyor ama ‗hakaretamiz tenkitlerden‘.C. (Rapor.156 Beraberinde Hüseyin Cahit (Yalçın) ve şehzade Ömer Faruk Efendi vardır. Liman ikisinin arasını güçlükle buldu. H. M.328-329)155 Doğrular: 1).223) H. 162) Grup Komutanlığından olumsuz bir emir gelmeyince. Esat Paşanın anılarında da böyle bir olayın izi yok. (Rapor. M. Alayın 1. ayran ikram ettiği. Enver Paşanın hakaret dolu tenkitlerine içerleyerek istifa etti.C.Alay da bütünüyle mahvoldu.Tümen‘in taarruzu. zaten daha önce. s.Kemal'in planladığı taarruzu öğrenince bunu saçma bularak engelledi. 26. suçlamalar yeniden başladı. 'lüzu msuz taarruzlarla emrindeki askerleri israf ettiğini' söyledi.. kıyametler koptu. Enver Paşanın karışmasıyla planının bozulduğunu ifade ediyordu. Alayı ve bir havan bataryasını tümen emrine vermiştir. (s.Kemal‘in karargâhını da ziyaret ederler.224 vd. bu arada M.Kemal. 57.47-48) K. Enver Paşa Kemal'in askerleri boş yere kırdığını söylüyordu. 29 Haziran saat 22. mevcudu bir hayli azalmış bulunan 19. Yani Cephe (Grup) Komutanı Esat Paşanın taarruza izin vermediği iddiası doğru değildir. Ama saldırı tam bir felaketle sonuçlanınca. hatta Esat Paşa bu taarruz için 18. Enver Paşa..Yeni teşkil edilen 18. ‗kıyametler koptuğundan‘ tek kelime bile etmiyor. bu dayanaksız iddia hakkındaki süslemelerini de görelim: "Enver Paşa.00'te taarruzu başlatır.Tabur Komutanlığından alınan habere göre bu tabur cephesine taarruza kalkar." (Grey Wolf. 29/30 Haziran gecesi yapılmıştır. böylesine beceriksiz kumanda altında bile kahramanca çarpışmış oldukları için takdirlerini bildiriyo rdu.Kemal‘in kıyafeti. Lozan. düşman cephesinin 'can alıcı bir noktası olan' Yükseksırt'a taarruz için Grup Komutanı Esat Paşanın onayını almış.Kemal hemen istifasını verdi. saat 24.74'ten akt aran Mısıroğlu. Tam bu sırada.asker israfı ile ilgili. s. de bi an _8 . Başkomutan Vekili sıfatıyla cepheyi teftişe geldi. M.Tümen emrine verildi. s. Armstrong'un iddiası şu: ". s. 3). Enver Paşa ise birliklere bir genelge göndererek. M. 19.172. s. Haziran ayında İstanbul'dan gelerek savaş bölgesine yapmış olduğu periodik ziyaretlerden birinde.Kemal bu taze kuvvetle 28 Haziran'da yeni bir taarruz planl adı ise de Cephe Kumandanını ikna edip gerekli müsaadeyi alamadı. 1.159.20'de Grup Komutanlığına bildirir.Kemal de karşı taarruza karar verir. Liman von Sanders'in Enver Paşa nezdindeki ısrarlı teşebbüsleri sonunda bu istifa durdurulduğu gibi istenen taarruz izni de verildi. Bozkurt'un son çevirisinde.Kemal'in Anzak cephesine düzenlediği bir saldırıyı iptal edince.Kemal. Haziranda Enver Paşa.Yalçın. Ordu Komutanlığı ve Kuzey Grubu Komutanlığı karargâhları ile bazı birlikleri. Alan Moorehead'in.167. s. Ne yazık ki bu taarruzdan da sonuç alınamayarak taze kuvvetlerden oluşan 18.Cahit Yalçın anılarında. 2). s. (2.Mısıroğlu'nun hemen benimseyip aktardığı.. 168) Alaylarına taarruz hazırlığı yaptırır ve durumu. 29 Haziranda Gelibolu‘ya gelmiştir.Kemal‘in istifasından‘. Düşman Arıburnu'nda yer yer ateş baskınlarına girişmektedir. M. 26 Haziranda değil.

Kemal'in taarruzu ile Güney Grubunun yaptığı taarruzu. A. kulaktan dolma bilgiyi." (The Observer) de bi Sonuç an 4). Bütün çabalara rağmen. A. s.Kemal'in istifa ettiği de doğru değildir. M. istihbaratçı olarak İstanbul'da bulunmuş bir İngiliz yüzbaşısıdır.Kemal‘e göre ‗800 kişiden fazladır‘ (s. Yükseksırt geri alınamamıştır. s. Enver ile M.164). 5) Taarruz gün ağarırken. 172) Güney Grubunun yaptığı karşı taarruzun başarılı olmaması üzerine.7.159 (Esat Paşanın 14. hayali ayrıntılarla iyice şişirip aktarmış. o tarihteki bazı yabancı gazetelerde çıkan makalelerden da alıntılar yapmış: "Bu kitap. s. bu sefer 3. Enver Paşanın "birliklere M.Alayın 'tamamen mahvolduğu' iddiası da gerçeğe aykırıdır. Tümenin kaybı. Kuzey Grubu karargâhında bulunan Enver Paşa. önce Güney Grubu Sağ Kanat Komutanı Faik Paşayı. İlk kitabı.183. 1925) 1933'te de.160 Demek ki M.Armstrong.165) Yani 18.Kemal ve İftiralara Cevap) Fransız devlet adamı E. Arıburnu Muharebeleri Raporu. Liman ve Esat Paşaların yazılarında. 211) Buna karşılık. Arıburnu Muharebeleri Raporu. Sözün özü.Kitap.Kitap. o da arkasında kötü bir ün bırakarak memleketine döner. London. tarihçiler için kaynak olacak nitelikte değildir. (John Lane. merak uyandıran bir sinema filminin senaryosunu andırıyor. aynı kefeye koymamış.Zığındere muharebesini izler. grup gözetleme yerinden taarruzu izler. Yunan gazetecisi Spanuidi'nin konuşma ve yazılarının yanında. ikinci ve bizimle ilgili son kitabını yayımlar: "Gray Wolf: Mustafa Kemal. sonra da Grup Komutanı Weber Paşayı görevden alır. _8 . Ordu Komutanlığına yolladığı 3 Temmuz günlü kapalı telgraf emrinin bir maddesinde.bunun üzerine M.7. Enver. (Armstrong'tan Bozkurt M.1915 günlü ve 1675 sayılı yazısı.Kemal'in taarruzunu eleştirmekle yetinecektir. Armstrong ve Gray Wolf adlı kitabı hakkında kısa bir bilgi sunmak istiyorum. Tanzimat dön eminden kalma sakat bir alışkanlıktır. M. mütareke gözlemlerini ve anılarını anlattığı Turkey in Travail'dır. (Enver Paşanın 3. Kut-ul-Ammare'de Türklere esir düşmüş. (2. 165) Yani Enver Paşanın taarruzu engellediği de.1915 günlü yazısı. Yeri gelmişken.Kemal'in çekişmelerini ve bu son olayı şöyle bir duymuş ama ciddi bir inceleme yapmamış. (2. 6) 30 Haziranda Arıburnu'ndan Seddülbahir'e geçen Enver Paşa. Yine istihbaratçı olan ve birçok kirli işler çeviren Yüzbaşı Bennet gibi. mütareke yıllarında.Moorehead'in sözünü ettiği genelge içeriği ile uzak-yakın ilgisi olan tek kelime." (Sunday Times).Herriot'nun.Kemal'i suçlayan bir genelge gö nderdiği" iddiası da doğru değildir.Enver Paşa yuvarlak bir ifadeyle ‗yaklaşık bin kişi‘ diyor.Moorehead de bu yalancı pastanın üstüne sahte tüy dikmiş! Yabancı kaynaklardaki her bilginin doğru olduğunu sanmak. • Haron Courtenay Armstrong. sona erer. "Bu kitap gerçek bir hikây eyi değil. s. hatta bir ima bile bulunmamaktadır." Sadi Borak. kitapla ilgili bazı tepkileri derlemiştir.

Küçük diyor ki: "S.30'da. yarın (19. 'gerçekleşmemiş bir zafer için önceden telgraf çekmiş 'mi oluyor?163 Tabii ki hayır! Çünkü her taarruz emrinde.Adil anılarında şunları bildiriyor: '19. kitabı için kolay tesir ve satış başarılarından başka bir şey aramadığını gösterir. de bi an Necmettin Sadak. doğru yansıtıyor.Ü." (s. Atatürk'ün karakterine. yanlışlara sürekleyen. M. Çanakkale ile ilgili pek az yanlışını cevaplamaya değer bulmuş ya da savaş ayrıntılarına yer vermek istememiş. cildine yazdığı önsözde şöyle diyor: "[Armstrong'un] sokak rivayetlerine değer vermeyi tercih etmesi." (T. çevirisinin 1.5/7. (7 Aralık 1932. hususi hayat ve davranışlarına ait oldukça doğru hükümler. Bir bakıma kitabı değerlendiren. -Sadi Borak'ın yazdığına göre. Oysa Armstrong'un Çanakkale Savaşı hakkında verdiği bilgiler arasında. Sadak.55) N.5. tamamını doğru sanıp ciddiye alanı. Bu eserde." (Arıburnu Muharebeleri Raporu. başarılı tahlil ve tasvirler yok değildir. _8 .. pek çok da yanlış var. hakikat istikametinde yol almakta. birçok doğrunun y anında. fakat hakikat aleyhine tehlikeli bir eser haline getiren de budur.Mısıroğlu'nun ilgi ve bilgisine sunulur. 138) Esat Paşa da. o başka bir şey.89) Esat Paşa da bir emrinde aynı şeyi yazıyor: "Kuzey Grubu. baskın suretiyle düşmana şiddetle hücum ve işgal ettiği mevzileri ele geçirerek düşmanı denize dökecektir.Adil böylece Kemal Beyin gerçekleşmemiş bir zafer için önceden telgraf çektiğini yazmış oluyor. düşmanın tamamen kıyıya atıldığı ve yalnız Arıburnu'nda kalan zayıf bir bölümün de 26 Nisan sabahı şafakla denize döküleceği haber veriliyo rdu. Peyami Safa.Kemal ve Çanakkale Savaşı hakkında şu i lginç cümleyi koymuş: "1915'te.' S. çünkü bir hakikat lokomotifinin peşine takılan bir sürü yalan ve iftira vagonu da. birliklere bir hedef verilir de ondan böyle yazıyorlar.23. Borak'ta.6)161 Kısacası. tuzaklarla dolu bir kitap. Tezler 5.kitaptaki belli başlı yanlışlara işaret eder ve doğruları açıklar. aynı derecede doğru görünmek şansını kazanmaktadır.Kemal'in düşmanı denize dökemediği □ Y. Akşam. birliklerimiz Conkbayırı-Kanlısırt hattında sağlam bir yere yerleşmiş oldular.. M. hedefine ulaşır ya da ulaşamaz. İngiliz İmparatorluğu'nu ezen adam!"162 K. M. Tehlikeli. s. bu cevabın tamamı var: s. s. Yani bir istihbaratçı olarak iyi bildiği gri propaganda tekniğini ku llanıyor: Yalanı. Genel gerçekleri. Taarruz.6. Gelibolu'da.Tümen Kumandanlığından 25/26 Nisan gecesi Müstahkem Mevkie gelen bir telgrafta. arka plana kendi senaryolarını yerleştiriyor.Kemal'in verdiği bilgilere dayanarak.1915) öğleden önce saat 03. Bunda başarı elde edilmemekle beraber. gerçekle besliyor! İlginç kitabının kapağına da.

moloz yığını gibi denize süpürüldüğü ya da topuyla tüfeğiyle denize çekilerek toptan boğulduğu tarihte görülmemiştir. Anzak Kolordusunun içine düştüğü durumu yansıtan sayfaları okuyanlar. '19.R. denize kadar gerileyen bir düşmanın gemilere binip kaçtığını ya da bu durumun eşiğinde bulunduğunu anlatmak için kullanılan bir deyim. bu tür değerlendirmelerini haksız bulmazlar. İngilizler 9 Mayısta bile hâlâ Arıburnu kesimini boşaltmayı görüşmekteydiler. Gelibolu Günlüğü. ‗düşmanın denize döküldüğü‘ hakkında daha başka raporları da var. arkası denize yaslanan bir birlik. s. Kemal'in. Hiçbir ciddi tarih kitabında M.James'e göre. Dökebilseydik. Meğer M.R.104.254)165 5/7. Arıburnu. s. M. R. olayı ateş perdesi arkasından izleyen ileri hat komutanlarının. birlikleri ile birlikte geriye gel- de bi an _8 . s..Tümenler bugün düşmanı denize dökmeyi başaramamışlarsa da ilerlemesini önlemişlerdir' diye yazıyor. s. askerî edebiyatta.Kemal‘in. Ama yetkililerin.195. ve 9. R. s.Ü.164 M.7. Moorehead. sığındıkları yerlere yapışıp kalmışlardır. Bilebildiğim kad arıyla 'denize dökme'.Küçük nerede okumuş acaba? 2) M. Seddülbahir‘de de düşmanı denize dökme. kıyı şeridine sığınan Anzakla-rın paniğini. M. s. boşaltmanın güçlüğünü belirtmeleri üzerine.56) 3) Zaten bir ordunun. (A. Kemal izinsiz ricat etmiş (geri çekilmiş) □ Y." (T.Moorehead'in ve R. A.Y. böylece Kemal Paşanın en yakın komutanı. çok tekrarlanan ve kendisini kahraman yapan bir iddiasını doğrulamıyor. Besbelli ki ilk hatta savaşan komutanlar.Kemal de ilk hattan gelen bu rapor ve mesajlar ile esirlerin verdikleri bilgileri ve kendi gözlemlerini ‗denize‘ ya da ‗sahile dökülme‘ diye üst komutanlığa ve öteki birliklerine duyurmuş.Kemal'in [yine Esat Paşanın anılarında yer alan] 'düşmanın den ize döküldüğünü' bildiren bir raporuna daha değindikten sonra şöyle yazıyor: "Kemal'in bu son derece abartılı raporlarıyla ilgili olarak Esat anılarında.Y.Kemal‘in düşmanı toptan denize döktüğüne ilişkin bir ifade görmedim.Kemal düşmanı denize döktüğü için değil. düşman Arıburnu'na yakın bir kumsaldan karaya çıktığı sırada. Gelibolu Harekâtı. Çanakkale Geçilmez.178.158.Küçük. zaten savaş sona ererdi.yazık ki mümkün olamamıştır. Çünkü Anzak birlikleri kaçmaya hazırlanıyorlardı.James. Tezler 5. Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarının galibi olduğu için kahraman diye anılmaktadır.vd.90) Doğrular: 1) Yalnız Arıburnu‘nda değil.Küçük diyor ki: "Esat Paşanın özet olarak yayımlanan anılarından. ya gemilere binip kaçar ya da teslim olur. (Hamilton.James'in kitaplarında.R. hatta bazılarının sandallara bindiklerini görüp durumu böyle bildiriyo rlar.Muharebesi Raporu. çaresiz.

izinsiz olarak düşmanı bırakıp geri dönmesi söz konusu ediliyor.Küçük. (s.Küçük. tarihte birçok örnekleri görüldüğü üzere bu çekilişi bozgun sayarak istediğiniz yerde durmayarak kaçmaya kalkışacaktır. Kolordu Komutanının sert çıkışıyla düşmanın üzerine gittiği anlaşılıyor. Kolordu Komutanıyla görüşmek için geriye gelmiş. Bu ricat mıdır? Esat Paşa da savaşın ilk günü. hiç olmazsa olayın hangi gün geçtiğini saptasa. Tümenini. koşulları ve savaşın akışını incelese.88) Y. cepheyi ve mevzii bırakıp geri gelmeye ‗ricat‘ adı veriliyor.Küçük'ün amacı gerçeği ortaya çıkarmak değil. Esat Paşanın yazdıklarını şimdilik doğru kabul edelim. Tezler 5. s. (T. ya küllemek. normal bir durumda önemli bulunmayabilir.Kemal. ölmek var. dönmek yok' emriyle geriye gönderdiği anlaşılıyor. mevzilerini terk ettiği. Y.90) ama Y.Ü.Kemal aleyhinde bir olay yakaladığını sanmanın esrikliği içi nde. birlikleri ile birlikte geriye gelmişti? Hani mevzilerini terk etmişti? Hani hiç kimseden emir almadan bir ricat hareketine girişmişti? de bi an _8 . Orgeneral Fahrettin Altay. Tezler 5. çünkü az sonra. 'bulduğum kaynak ve anılarda' diyor ama bu iddiasına dayanak olarak. kendisinin [Esat Paşanın] 'ölmek var.89) Y.‖ (T. (s. belleğinin Esat Paşaya oyun oynadığını göreceğiz. Esat Paşanın verdiği bu kısa bilginin önünü ardını araştırsa. Kemal‘in ricat ettiğini yazamıyor… Savaşta komutana sormadan.Ü.39)166 Y. gerekirse düşmana saldıracaktır. hemen saldırıya geçiyor: ―Fahrettin (Altay) anılarında." (s. karargâhından ayrılıp Bolayır'a gitmişti. Bunun içindir ki tümeniniz yerinde kalarak.Küçük‘ün ricat (geri çekilme) diye allayıp pullayarak anlattıklarının tek kaynağı işte bu dört cümle! Kurmay Başkanı Fahrettin Altay anılarında. düşman donanması tarafından yapılan ve birçok kayıplara sebebiyet veren ateş yağmurundan kurtarmak için Eğer Tepe'ye geri almak düşüncesinde olduğunu söyledi. dönmek yok!‘ dedim. s. askerimiz eğitimi henüz noksan olduğundan. 'şimdilik' diyorum. Ne olmuş yani? Bir Tümen Komutanı. bu hesapça o da mı ricat etmiş oluyor? Peki.. yıllar sonra ve Kemal Paşa öldükten sonra yayımladığı anılarında bile Kemal‘den korkusundan kurtulamıyor.. ya saptırmak.Bu sırada M. ‗Beyefendi. s. M.87) Bulduğum kaynak ve anılarda Kemal'in izinsiz olarak düşmanın üzerine gitmesi yerine.‖ (Esat Paşanın anıları.diği.73) Öyle anlaşılıyor ki Kemal hiç kimseden emir almadan bir ricat hareketine girişiyor. neydi o gürültülü iddialar? Hani M. Bu k adar da değil. baltayı taşa vurmazdı!167 Ama bu zahmete ancak gerçeğe saygı duyanlar katlanır. bu olayın aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak olan sebebini ve aslını anlatmış (s. Ancak ayrıntısıyla araştırılmasının benim işim olmadığını belirtmek durumundayım. bir krokiye bakarak Eğer Tepe‘nin nerede olduğunu öğrense.86) Bütün bunlar doğru mu? Mustafa Kemal Gelibolu'da ricat etti mi? Araştırılması gerek iyor.Kemal Bey yanıma geldi. tıpkı Vahidettinci arkadaşları gibi savaşın hiçbir ayrıntısını bilmediği için boşa kılıç sallıyor. Ancak tarihin bu kadar abartıldığı bir zamanda araştırılmasının gereğine kesinlikle inanıyorum. yalnız Esat Paşanın şu paragrafını gösterebiliyor: ".Küçük.

s.169 Kum Tepe. Arıburnu kesiminin güneyinde.Kemal. ve 27. öğle üzeri.168 2) 9. böyle de değil. 'Kum Tepe'ye çıkarma yapıldığı'nı söyler.Alaylara şu emri verir: "." (2.30'da.112 ve 28. s. savaşın ilk günü olan 25 Nisanda. Kum Tepe kıyısına çıkan düşman.39) Esat Paşanın anlattığına göre durum bu. Kolordu Komutanlığına gönderilmiş bir raporun özetini sözlü olarak aktarır. 113) Oradan da 72.Kitap. bu düşmanı durd uracak başka bir kuvvet de yok. sabahleyin ileri yanaştırılmasını emrettiği 77. Bunun üzerine M. Tümenini. Doğrular: 1) Olay. (Demek ki düşünce suçu işlemiş!) Paşa uygun görmeyince de. Ama gerçek. yine Esat Paşanın ifadesiyle.Taarruzlar devam edecektir. o sabah saat 07. 3) Saat 12. Saros'tan Maltepe'deki yeni karargâhına gelmiş olan Esat Paşa da.. Esat Paşa ne diyor. düşmana taarruz etme kte olan 57. "Tümenini ateş yağmurundan kurtarmak için Eğer Tepe'ye geri almak düşüncesinde olduğunu söyledi". Arıburnu Raporu." Tümenin büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek tehlikeli bir haber almış ve tümeninin başına gelmiş: Birliklerini geri çekmek için değil.00) Bu sırada. ancak savaş heyecanı ile Kaba Tepe yerine." (Esat Paşanın anıları.Alayın da gerisine düşer. Elde. "cepheye geri dönerek bölgeyi kahramanca savunup düşmanı bir adım dahi ile rletmemiş. s.Oysa ne yapmış? Tek başına ve kendi karargâhına gelmiş. ayrıca 27. durumu görmek için ileri çı kmıştır. tümenin başına geleceğimi arz ederim. savaşın en kritik ânında ve bütün şiddetiyle devam ettiği sırada geçmiştir.. o sırada Conkbayırı'nda bulunan M. Eğer Tepeye geri mi almış ? Hayır! Esat Paşaya göre "geri almayı düşünüyormuş". 19. s. savaşa sürmek için! Zaten Conkbayırı'nın batı ve güney eteklerinde düşmanla boğuşmakta olan de bi an _8 . Karşılaşırlar. Kum Tepe-Sarıburun arasındaki tekmil cüz ü tam (birlik) kumandanları benimle Eğer Tepe'de (Kayal Tepe'nin iki kilometre kuzeybatısında bir başka tepe) bağlantı sağlayacaklardır.112. Ben.Tümenden gelen bir süvari subayı.Kemal'e. (Saat 13. Düşmanın Kum Tepe ve Seddülbahir bölgelerinde de karaya çıktığı haber alındı.50'de Esat Paşaya yo llamış olduğu raporu hatırlayalım.Alayını görür ve onu derhal Kum Tepe yönüne yola çıkarır. M. Bu noktada bir an durup. Kaba Tepe ile Seddülbahir arasında bulunan kritik bir yer.Tümenin büyük kısmını (yani kalan iki alayı) Kayal Tepe'ye (Kum Tepe karşısında bir tepe) yanaştıracağım ve bizzat oraya gideceğim.Kemal'in.26) Bekleyen iki alayını harekete geçirmek için hızla Maltepe kesimine hareket eder. Raporunun sonunda diyordu ki: "Tümen büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek bir durum olunca. kroki. tam tersine.Kitap.Alayının bulunduğu Maltepe'ye gelir. Esat Paşa ile karşılaşmış. Seddülbahir'deki birlikleri kuşatabilir. (2.

Tümeninin öteki iki alayı ise Maltepe çevresinde. İngiliz kuvvetlerinin kıyıda saplanıp kalmaları sonucunu doğurmuştur. belleğinin oyunu. 27. harp ceridesi. tutanak. emir. Bu sayede. kaç mermi sarf ettiğini.Alayın sol kanadına yanaşması için emir yollar. birçok ayrıntıyı atladığını. Esat Paşa olayı niye böyle anlatmamış? Esat Paşa anılarını 1946'da Avni Bari adında birine söyleyip yazdırmış. ve 27. Anlaşılan Avni Bari.170 Kolorduya gelen raporla M. bir de ona bakalım. Bu. Kum Tepe'ye değil. somut ve geçerli belgeler esas alınmaktadır.Kemal. 'yenildik' diyor ve başarısından dolayı M. M. Bu yüzden askeri tarihlerde. Esat Paşaya.171 Ordudan hâlâ hiçbir talimat almamış olan iki dertli komutan durumu değerlendirirler. çıkarılan İlk Anzak Kolordusu'nun. Esat Paşa da sonradan bir düzeltme. Esat Paşanın anılarında verilen bilgilerin yanlışlığını ve tutarsızlığını kolayca anlar. 57.172 4) Peki. süvari subayının tepe adlarını karıştırdığı anlaşılır. ku vve cetveli vs. yani savaş hattının çok dışındaki.Alayını oraya sevk ettiğini.57.Kemal'in aldığı bilgi karşılaştırılır. savaş dışı bir k esimde. Arıburnu çevresindeki durumu derhal kavramış olmakla. 77. anılara pek az yer verilmekte. güneydoğusunda.Kemal. ayrıntılı olarak öğrenebiliyoruz. savaşın genelini yansıtmadığını görebilir.Alayı alıp o kesime gitmek istediğini söyler. 80 yıl önce bir bataryanın.Alayları. Bu yüzden anılar. gibi günü.Alayın sağ kanadına yollar. de bi an _8 . derleyip toparlama yapmamış. ordudan başka hiçbir kurumumuzda yok. h edefine erişmemesini ve yenilgisini sağlamıştı. bekleme halinde.Kemal. M. yakınında bulunan bir mevki değil. gelişigüzel. Bazı örneklerini ilerde göreceğiz. İngiliz Resmi Harp tarihi: "25 Nisanda M . bu birliklerin hemen gerisinde. Esat Paşanın söylediklerini çalakalem kaydetmiş. Kum Tepe'nin karşısında.176 Kısacası düşman. boşluklarla ve Türkçe yanlışlarıyla dolu. 72. önemli olayları bile ancak kalın çizgilerle aktardığını."175 Churchill de anılarında. hangi gün. o andaki durumla tamamen ilgisiz.173 Esat Paşanın anılarını gözden geçirenler.Kemal'i "kaderin adamı" diye niteleyecektir. aldığı bilgiye dayanarak Kum Tepe'ye çıkarma yapı ldığını. Kum Tepe'ye çıkarma olmadığı. dağınık. şimdi de 72. bugünkü başarısından dolayı M. saat saat belgelenmiş olaylara ve o andaki savaş durumuna ve birliklerin konumuna tümden aykırı. savaşın dişlerinden koparıp da Eğer Tepe'ye çekmek mümkün değildir.Kemal'in bağlantı noktası olarak seçtiği Eğer Tepe adı kalmış herhalde.174 Esat Paşanın aklında. yeri ve yetkililerin adlarının kayıtlı olduğu. Çünkü Eğer Tepe.Kemal'i övüyor. Bunun üzerine M. Çünkü anılarının bu parçası. Kitabın sonundaki basit krokimize bakan. saati. Kendi de Conkbayırı'na döner. Y. Gerisi. Conkbayırı'nın 10 km. • Yıllarca sonra yazılan ya da anlatılan savaş anılarının çoğunda bu tür birçok ayrıntı yanlışı bulunmaktadır.Alaya. uzak bir yer. Yazık ki böyles ine düzenli ve ayrıntılı bir kayıt sistemi. • Acaba düşman bugün için ne diyor. O kadar ki Esat Paşanın verdiği bazı çok isabetli kararlar bile doğru dürüst açıklanmış değil.Küçük'ün anlattığı ricat (!) öyküsünün aslı astarı bu. rapor.Alayını da Conkbayırı'na. 77.

Tümen (Cephesi: Kırmızısırt'tan Kaba Tepe'ye kadar). ne münasebet. o kesimdeki Türk cephesine taarruz ederek bunları geri sürmeye çalışacak. öbür bölümü ise (asıl taarruz bi rlikleri. Bunun üzerine Ordu Komutanlığı da de bi an _8 . Her kesim için. saldırı saatleri.Kemal.yine Conkbayırı ve Kocaçi-men Tepesidir (Sarıbayır bloku)! Çünkü bu savaşı kazanmak için bu yüksek blokun ele geçirilmesi şarttır. Moliere'de bile yok! 5/7. Bundan sonra her hava hücumuna 12 uçak birden katılacaktır. Cephane üretimi bütünüyle Çanakkale'ye ayrılır. Ağustosta genel bir taarruza geçmeyi kararlaştırır. 9.Tümen cephesine taarruz eder ve Kırmı-zısırt'ın güneyinde bulunan Kanlısırt'ı (İngilizler buraya Tek Çam Tepesi diyorlar) bir hamlede ele geçirir. s. Türk Komutanlığını şaşırtmak amacıyla. birçok gemiden başka. hemen ihtiyatındaki 5.000 kişi) iki kol halinde. 16.30'da. 16. böylece Arıburnu'ndaki Türk cephesi. geniş bir kavis çizerek Conkbayırı-Kocaçimen'e doğru ilerleyecektir. 16. Tümen geride. farklı biçimde ayarlanmıştır. asla yenilmediniz! O gün Arıburnu'nda bulunan kuvvetlerin başındaki M. Kuzey Grubu Komutanı Esat Paşa.Tümen ise Arıburnu ile Seddülbahir arasında.bizimkilerse. Anafartaların karşısında bulunan Suvla koyuna da gizlice yeni bir kolordu daha çıkarılacaktır. Bunun için Anzak Kolordusundan ayrılacak birlikler ile Suvla'ya çıkarılan iki tümenli kolordu ilerleyip birleşerek bu bloku ele geçirecek. iki de uçak gemisi eklenir. (Moore-head. ayrıca Arıburnu'nun daha kuzeyinde. Savaş 6 Ağustos günü başlayacaktır.179 Bir Anzak birliği 17. kıyı korumasında. Savaş 6 Ağustos günü.180 Bu kritik yerin elden çıkması üzerine.8. Bütün yaz bu taarruz için hazırlık yapılır.Tümen ardarda taarruz ederse de Kanlısırt'ı geri alamaz. solda 16.000 kişiyle takviye edilecek. ihtiyatta. estağfurullah. Böyle harika bir güldürü sahnesi. Savaş Bakanı Mareşal Kitchener'in yeni birlikler vermeyi kabul etmesi üzerine General Hamilton. Aynı gün Güney kesiminde de (Seddülbahir'de) kuzey kesimine kuvvet kaydırılmasını önlemek amacıyla gösteriş taarruzları yapılacaktır.Tümene de cepheye yaklaşması emrini verir. Anafartalar ve Conkbayırı savaşları Bizimkilerin bu konudaki görüşlerini aktarmadan önce. Filoya. ilk aşamada 20. -Y. 16.177 Yapacakları analizlerin tadına varmak için bu özeti okumanızı tavsiye ederim.Küçük kızacak ama.Tümeni.178 Asker sayısı 125. bu savaşların da çok kısa bir özetini vermek istiyorum.Tümen kesiminde cephenin yarılması tehlikesi baş gösterir. Arıburnu'ndaki Anzak birliklerinin bir bölümü. Anzak Kolordusu 25. 5. Türk cephesinin sağ açığından geçip.000 kişiye yükselir. sol kanat açığındaki 9. Bu sırada Arıburnu kesimindeki Türk cephe hattında yalnız iki tümen var: Sağda M. 'hayır. çok yoğun bombardımanlardan sonra başlar.Tümeni (Cephesi: Sazlı Dere'den Kırmızısırt'a kadar).318) Ortak hedef. başarılı değildi' diye feryat ediyorlar.Tümenin arkasına yanaştırır. sağ kanadının açığından ve kuzeyinden kuşatılmış olaca ktır.Kemal'in 19.

338. Esat Paşanın da. büyük sallar izliyordu. bordasında büyük bir mavnayı ve arkasında bir karakol gemisini yedekte çekmekteydi.113) Ve Anzak taarruz kolları ile Suvla'ya çıkan kolordunun karşısında. Son bölümü ise transatlantiklerden Manş Denizi araba vapurlarına. sabah. Times nehrine özgü römorkörler ve yelkenliler vardı.Tümene ardarda taarruz eden düşman. genişliğindeki sarp bir arazi şeridinden. Filonun arasında ise kruvazörler. yandan çarklı vapurlara kadar hemen hemen dünyada mevcut her çeşit büyük.Kemal. BTTD. (3.Kitap. s. kablo ve balon gemileri. İngiliz resmi harp tarihi. Tümeni Conkbayırı'na hareket ettirir.349) Durumu izleyen Esat Paşa. aynı akşam. Bir başka Anzak birliği de. s. M. s. Conkbayırı-Kocaçimen Tepesi hattında o sırada hiçbir kuvvet yoktur. Tanrının yardımıyla püskürtülmüştür. ihtiyatındaki bir taburu Kocaçimen'e. bu muharebelerin askeri ve politik bakımdan zirve noktasını teşkil ediyordu. 16. Şubat 1987. 'olası bir düşman taarruzuna karşı kuvvetli tutulması' için Esat Paşayı uyardığı. 19. 9. Gelibolu Harekâtı. İngiliz Harp Tarihi. Bunların arkasına da kurtarma sandalları ve salapuryalar dizilmişti. s. Sizden de. düşmanın taarruz doğrultusunu kapayan ilk kuvvetler bunlar olacaktır." (3. Tümen Komutanı Albay Kannengiesser. küçük deniz izliyordu. Düşmanın de bi an _8 . İstif halindeki bu birlikleri on torpido muhribi taşıyordu. kendi kesiminin dışında olmakla birlikte. komutayı Kurmay Başkanı Binbaşı Hulusi Bey üstlenir. Her muhrip. kroki 38.52." (BTTD. her neye mal olursa olsun. Sayı 27. M.00'de. saat 22.) Anzak taarruz kolları da. buharlı yatlar.183 Anzak sağ taarruz kolu ise. Mayıs 1987) Liman Paşa anılarında diyor ki: "Sekiz buçuk ay süren Çanakkale seferinin ortalarına rastlayan Anafartalar çıkarması. "Merak etme Beyefendi. on bin askeri savaş alanına götürüyordu. Daha birlikleri gelmemiştir. Kuzey Denizine özgü balıkçı tekneleri.00'de Conkbayırı'na ulaşacaktır. kuzeye doğru ilerlemeye başlarlar. Tümenin iki alayı vardır.Kemal'in 19. bütün taarruzları kırılır.Tümenin sol kanadına üç kere daha taarruz ederse de yine başarılı olamaz. 3.James. Şahin Tepe'ye yerleşen düşmanın makineli tüfek ateşiyle yaralanır. [buradan] gelemezler!" dediği yerdir." (s.Tümeni (Komutanı Yarbay Cemil Conk) kuzeye kaydırır. 24.sayı.R.182 7 Ağustos: Arıburnu Cephesinde kalan Anzak birliği. Sazlıdere vadisi ile Azmak Dere arasındaki 5 km. ikisi de açılarak savaş düzeni alır. iki bölüğünü de tümen bataryalarını korumak üzere Conkbayırı'na yollar.Güney Grubunun ihtiyatındaki 4. Bu on torpidoyu. sabaha karşı. derhal [kaybedilen] siperlerin geri alınması haberini kesinlikle beklerim. s.39. 9.Tümenine ardarda taarruz eder.Kemal'in. M.389.181 Aynı saatte iki tümen de Suvla'ya çıkmaya başlamıştır. Kanlısırt'ı geri alamaz ama Anzak birliğinin daha fazla ilerlemesini engelley ecektir. Bunun üzerine Esat Paşa 16. o kesimden sorumlu olan Yarbay Willmer Müfrezesinin küçük ve yayılmış birliklerinden başka birlik yoktur. hastane gemileri.Kitap.39) Burası. Türk ileri karakollarını atarak Conkbayırı yakınındaki Şahin Tepe'yi ele geçirir. (R.Tümen.Kitap. saat 07. Keşif yaparken.Tümene şu emri yollar: "19. çıkarma filosunu şöyle anlatıyor: " Filonun ilk kademesi.

Tümen bu ilk hücum dalgasını durdurur.Kitap. çok yorulmuş. Durum kritikleşmektedir. Anafarta ovasına yayılan ve ovayı çevreleyen tepelere yürüyen düşmana taarruz ederek durdurmak. saat 21.Tümeni yollar.30'da.354) Daha sarp yoldan ilerleyen Anzak ikinci taarruz kolu (sol kol) ise. Liman Paşa anılarında şöyle diyor: "O akşam. Şahin Tepeye taarruz ederse de sonuç alamaz. s. geldikleri anda.Kemal'in yolladığı bölükler. oraya yürüyen düşmana taarruz etmekle görevlendirir. 4. (Çanakkale Cephesi. Anafartalar Grup Komutanlığına getirir. Conkbayı-rı'ndaki bunalımı öğrenen Esat Paşa. Yarbay Pötrich gelir ama türlü komuta sorunları çıkarır.366) Bu kritik durumda. rastlantı eseri karargâhında bulunan. Yarbay Cemil Conk'un ve Yarbay Willmer'in birliklerini de.Alay o gece Conkbayırı'na ulaşıp savaşa girer ama cephesindeki düşmanı geri sürmeyi başaramaz. bu ilerleyiş çok yavaş gelişmektedir. Conkbayırı-Kocaçimen'deki kuvvetlerin komutanlığına.270)184 24. adım adım gerileyen küçük Türk birliklerinin ateşinden de hayli kayıp vermiştir. s. Kocaçimen'e taarruzu ertesi güne erteler ve takviye ister. 'kolordu komutanı yetkisiyle' 19. Conkbayırı kesimindeki Türk cephesi. Conkbayırı çevresinde.Tümen Komutanlığına atar.Fevzi Bey ise.185 Liman Paşa. (Çanakkale Cephesi.Tümen. Conkbayırı'nda ciddi bir komuta kargaşalığı yaşanmaktadır. Önlenememesi halinde. yerine. Ayrıca. Tümen Komutanı Yarbay Cemil Conk getirilecektir. Hemen bir tugay yola çıkarılır. Esat Paşanın emrinden alarak. askerin yol yorgunu olduğunu vb. ateş altında kalınca da bir yere saklanır. A. (Çanakkale Cephesi. Albay Fevzi Beyi Anafartalar Grup Komutanlığından alır. yüzü batıya dönük olarak soldan sağa şu düzeni almıştır: Solda M. Anafartalar civarında toplanan bütün birliklerin komutasını. s. 3. 9. Tümenlerin görevi. demiryolu işleriyle ilgili Yarbay Pötrich'i 9. Gece. 3.Kemal'i getirir. Saros Grubunu oluşturan 7. Suvla'ya çıkmış birlikler de Anafartalar ovasını çevreleyen tepelere doğru ilerlemektedir. 25-30 metre bir mesafe vardır. ve 12. (23.Fevzi Beyi. Güney Grup Komutanı Vehip Paşadan yardım ister. tarafların arasında. Ama küçük Türk birliklerinin direnmeleri ve Kolordu Komutanı General Stopfort'un ağırdan alması yüzünden.sağ taarruz kolu (Yeni Zelandalılar+Gurkhalar) hücuma kalkar.359) Liman.Tümen Komutanı Albay M.Alaylar) Esat Paşa 24. Yeni kurulan Anafartalar Grubu Komutanı A. o da iki alaylı Ali Rıza Bey komutasındaki 8.Kitap. 8 Ağustos: Gün.Tümenin bir alayı. Türk cephesi batıdan ve kuzeyden kuşatılmış olacak ve iş bitecektir. Saros Grubunu (iki tümen) Anafartalar kesimine yola çıkarır ve Saros Grubu Komutanı Albay A.45'te. Saat 13.Kitap. ortada 9. Liman Paşa.Alayı. 9. sağda Willmer müfrezesinden birkaç küçük birlik. artık Conkbayırı kesimi kendisine ait olmadığı halde. bu birliklerin Anzak taarruz kollarıyla birleşmesini önlemektir. Anafartalar ovasında ilerleyen düşmana. ve 24.Fevzi Beyin komutası altına verir. 3. Arıburnu cephesinin kuzey (sol) kanadında bulunan de bi an _8 . ileri sürerek taarruz etmeyi ardarda ertelemektedir. (Esat Paşanın anıları. Bazı yerlerde. s. çok kanlı taarruz ve karşı taarruzlarla geçer.

ve 41. Birliklerin durumu hakkında. fakat bu manzaranın fecaati karşısında adeta paralandı.Fevzi Bey çadırında uyumaktadır.Kemal. dağ yollarından Anafartalar kesimine hareket eder.Alay ancak gece yarısından sonra Conkbayırı'na de bi an _8 . M.00'da. düğümün çözüleceği Conkbayırı-Kocaçimen kesimine çevirelim." (Çanakkale Geçilmez.389) General Hamilton da o günü şöyle anlatıyor: "Yüreğim. genel durumu ve eski komutanın verdiği emirlerin ana çizgilerini öğrenebilecektir. silindirle ezilmiş gibi oldular. Çanakkale savaşlarının kaderine hakim olmuştu. Grup Kurmay Başkanı da açık ve ayrıntılı bilgi veremez. durum tam bir çöküş halini almıştı. Bugün Esat Paşanın isteği üzerine Vehip Paşa son olarak iki alay daha (28. 9 Ağustos [1.R. s. 109) M. Artık birliklere yeni bir savaş düzeni vermeye vakit yoktur. A.Kemal Beye verdim. Makineli tüfeklerin yoğun ateşinden fundalıklar tutuşmuştu.57) Alan Moorehead Anafartalar taarruzunu şöyle anlatıyor: "Bu korkunç bir hücumdu ve İngiliz birliklerini yok etti. kalkmaz. Beni ayakta tutan Sarıbayır'ın görünüşüydü. Tabur ve tugay karargâhları.Kemal ancak bütün kurmay subayları toplayıp tek tek bilgi alarak. Gün doğmadan taarruza geçilmesi gerekmektedir. karmakarışık kaçışıyorlardı. Ama 28. sorumluluk ve görevden zevk duyan bir komutan özelliğine sahipti.Tümen Komutanlığını 27.30'da Anafartalar Grubunun karargâhına gelir. Birkaç dakika içinde bütün subaylar öldürüldü. acı bir manzaraya tanık oluyordu. çeşitli yerlerden sahile doğru sürüldü.. Gözlerimi Sarıbayır'dan (Conkbayırı-Kocaçimen kesimi) ayıramıyordum. çarpışmanın başl amasından bir buçuk saat sonra. Askerler darmadağınık bir halde her tarafa kaçışıyorlardı. s. haberleşme ve sağlık hizmetlerini de düzenler ve yazılı taarruz emrini.James. hatta denize kadar çekilmişlerdi. Ona tam anlamıyla güvenilebilirdi. binlerce kişilik yığınlar halinde. saat 04. Buralara gizlenmiş askerler. yarımadadaki mücadelelerin ortasında katılaşmıştı. gecikmiş taarruzu başlatmak için gece yarısına doğru." (s. O âna kadar ihmal edildiği anlaşılan yiyecek. Saat 06.Alay Komutanı Yarbay Şefik Aker'e bırakır. dumanlar saçarak tavşanlar gibi ortaya çıkıyorlardı. Gelibolu Harekâtı. Sadece tepeler kaybedilmekle kalmamış. 01.Kemal. askerlerden bir kısmı tam bir kaçış halinde tuz gölüne.Tümen Komutanı Albay M.186 Anafartalar'a ilerleyen İngiliz Kolordusu ile Conkbayırı-Kocaçimen kesimine taarruz eden Anzak taarruz kollarının birleşmesi engellenir. 109) M. 19." (BTTD. kıçlarından alevler. evvelce üç defa emredildiği halde yapılamayan taarruz yapıldı ve düşman. Suvla ovasına doğru. Anafartalar Muharebesi]: Liman Paşa anılarına şöyle devam ediyor: "Nitekim 9 Ağustos sabahı erkenden. Güneş doğarken Triad'ın güvertesinden durumu seyretmekte olan General Hamilton.00'te haber subayları ile tümenlere yollar.Kemal akşama kadar taarruzu yönetir." (R. M.417) Şimdi biz de General Hamilton'la birlikte gözlerimizi. s. İngiliz resmi harp tarihinde deniliyor ki: "Bir Türk komutanı.Alaylar) yollamıştır.19. sayı 26. Askerleri.' (s.

mermiler atıldığı vakit arka yamaçta bulunduğu ve oradan İngiliz gemilerini görmesine imkân olmadığı açıkça bellidir… Ancak.Tümenin Kurmay Başkanı itiraz ederse de. Bu sırada Anzak birlikleri. durumu yanlış yorumlamak olur. Conkbayırı-Besim Tepe-Kocaçimen hattının çeşitli kesimlerine. bu mermileri donanmanın attığında ısrar etmesi üzerine. gün doğmadan. 10 Ağustos (Conkbayırı Muharebesi): M. ve 24. M. birinci ve ikinci taa rruz kademeleri sık avcı hattı. Binbaşı Allanson. 8. Conkbayırı-Kocaçimen cephesi karşısındaki düşman. Donanma.401) Binbaşı Allanson'un emrindeki tabur ise kanlı bir boğuşmadan sonra.R. 41.Kemal‘in de bi an _8 ulaşır.Kemal. o heyecanla Boğaz doğrultusunda ilerlemeye karar verir. Conkbayırı zirvesinin arka tarafında. Müthiş bir karışıklık oldu. ve 158. tam ortamıza 6 tane 12 inçlik monitör mermisi indirdi. muharebenin seyrini değiştirdiğini iddia etmek. M.Tümenin. müfrezenin ortasında altı tane mermi patlar.James de diyor ki: "Allanson. dolayısıyla M. Besim Tepe'nin (İngilizler Q Tepesi diyor) güney zirvesini ele geçirir.□ R. bu felaketin. Derin bir sessizlik içinde. Gelibolu Harekâtı.Kemal‘in işareti ve 23.Kitap. Esef edilecek bir faciaydı bu. Sebebi ilerde anlaşıl acak. (R. kendi kesimleri karşısındaki düşman birliklerine taarruza kalkarlar. Binbaşı Allanson bu olayı raporunda şöyle anlatıyor: "Koyda bir parlama gördüm ve kendi donanmamız. maceralı bir yolculuktan ve akşamdan sonra Conkbayı-rı‘ndaki 8. (3.000 kayıp içinde187 100-200 arasında olduğu anlaşılan bu küçük kaybın askeri açıdan hiçbir önemi yoktur ama Binbaşı Allanson'un.Kemal. Allanson'un iddiasını reddeder. bu yükseklikten Çanakkale Boğazı'nı. üçüncü taarruz kademesi ise yanaşık düzen halinde hücum edecektir. iki tümenden fazladır.409. mermilerin bahriye mermisi olduklarında ve arkasından geldiğinde ısrar etti. o gece ve ertesi gün için gerekli emirleri verdikten sonra. ayrıca 157. James.Kemal kararından dönmez.Tümenin. s. 17.Alayın ise ne zaman ulaşabileceği belli değildir.James. o meşhur tepenin akıbetini tayin edemezdi. Taarruz.Tümenin karargâhına gelir. Allanson‘un kendi ifadesinden.‘ ― (Gelibolu Harekâtı." (R. bir Amerikan askeri yazarının dediği gibi. ‗hücum başladıktan 56 saat sonra atılan birkaç mermi. Gece yarısından sonra güneyden gelerek 8. bir ara Conkbayırı Tepesi'nin zirvesini ele geçirir ama ağır zayiatla geri sürülür. Taarruzdan önce topçu ateşi açılmayacak. taarruza hazırlanılır.372) 8. dipnotlar)188 Bu basit konu üzerinde bu kadar durmamı bağışlayınız. s.Alayların unutulmaz süngü hücumu ile başlar. Yaralı olmasına rağmen. s. Öteki tümenler de bu hücu mla birlikte. s.R.R. Conkbayırı ve çevresi. . daha 100 metre ilerlemeden. Gelibolu Harekâtı. Alçı Tepe'nin arkasındaki yolları gören ilk ve son İngiliz olur.30‘da yola çıkar. biri hayli zayiat vermiş olan iki alayı ile bir süngü hücumu yaptırarak Conkbayırı‘nı düşmandan temizlemeye karar vermiştir. düşmandan tümüyle silinip süpürülür. olay tartışma konusu ol acaktır. Wellington Taburu. dalga dalga taarruz etmektedirler. M.408) Anzakların verdiği 12.

000'den fazlaydılar. Bir kez daha şanslarını denemek için yeniden hazırlığa başlarlar.Kemal yeniden Anafartalar'daki grup karargâhına döner. ateş etmeden süngüleriyle ilerleyen. düzenin. mücadelenin bütün örneklerini vermişlerdi. ufuk hattının üzerinden boşanan. s. Gelibolu Harekâtı. çok daha çılgınca olmuştu. 15 Ağustos: Bugün başlayan ve inatla ertesi günü de sürdürülen İngiliz taarruzu yine Anafarta ovasında ve ovadaki tepelerde kırılacak ve bu başarısızlık üzerine İngilizler üst komutanları değiştireceklerdir..James.56. saatlerdir durmadan savaşan coşkun birlikleri de dinlendirmek amacıyla taarruz durdurulur. savaşı uzaktan izlediği için M." (A.emri altına giren 28.Moorehead. Dört saat sonra. k aranlık. s. Anzaklar bu muharebede 12.000 kişi kayıp vermişlerdir. Bu muharebeler sonunda İngilizler. bütün kesimlerde kırılır. Anafartalar doğrultusunda bir daha taarruz etmek için hazırlığa girişirler.59." (R. yaylaya büyük sayılar halinde vardılar.Kemal. BTTD..8." (General Hamilton'un Mareşal Kitchener'e 17. Suvla ve Anzak cephelerinde.. M. Saat 10.190 de bi an _8 .. Sarıbayır sırtlarında tek bir İttifak Devleti askeri kalmamıştı. İngiliz ve Avustralyalı yazarların ve General Hamilton'un.. • Bundan sonraki olayları anlatmadan önce. sayı 28/ Haziran 1987)189 "Türk ordusu kahramanca savaşmakta ve mükemmel surette sevk ve idare edilmektedir.Kemal‘den azar işitecektir. s.kurtulamadı. düşman siperleri önünde ayağa kalktı.. bunları karşılamak üzere ayağa kalktılar. Bu saldırı Suvla'dakinden daha şiddetli. bir mermi saatini parçaladı ama o kırbacını kaldırarak İngiliz hatlarına doğru ilerledi.. Ele geçirme görevi verilir ama yorgun alay ancak en yüksek sırtı ele geçirebilecektir.. minicik yaylada bi nden fazla ölü veya ölmekte olan subay ve er bırakarak. askerliğin. yeniden takviye alarak.) Şahin Tepe'den atılamayan düşmanın ve donanmanın yoğun ateşi yüzünden. derelere sığı nmak üzere geri çekiliyorlardı.Oglander. bu hücumu nasıl değerlendirdiklerini görelim: "Türk taarruzu dehşet verici bir manzaraydı. yoğun Türk kitlelerini gördüler.391) "Son 24 saat içerisinde Türkler. İngiliz resmi tarihi. İngiliz kuşatması bütünüyle suya düşmüştür. fırtına gibi süratle aşağıya gidiyorlar ve o kadar kısa bir zaman görünüyorlardı ki sağ kalan coşkun fanatikler.421) "Şafaktan birkaç dakika önce M. ümitsizliğin verdiği cesaretle. güneş iyice yükseldiği vakit. General Baldwin'in adamları. Baldwin ve subaylarının hemen hepsi ölmüş bulunuyor ve kalanlar. kendilerinden bir daha haber alınamadı. önceden sahip bulundukları üstünlüklerini yitirdiler. Türkler. sabahleyin başlayan İngiliz taarruzu.1915'te çektiği telgraf. daha dolgun. Çanakkale Geçilmez. BTTD." (A. kahramanlığın. Conkbayırı ve zirvedeki siperler hemen çiğnendi ve İngilizlerin askerlerinden hiçbiri -1..R.. Şaşkınlıktan serseme dönen İngilizler. s. İngilizler. Türkler cephenin bütün hakim noktalarına yerleşmişlerdi. (Alayın komutanı Alman Binbaşı Hunker‘dır. büyük bir komutana sahip olmanın.. İngiliz resmi tarihi. 10 Ağustos öğle vakti. sayı 28/ Haziran 1987) Anafartalar kesiminde de.00'da. hiçbir önemli tepe İngilizlerin elinde bulunmuyordu. Kaçanlardan çoğu dere yataklarında kaybolduklarından.Alaya da Şahin Tepe‘yi.

İngilizler için sonun başlangıcı olur. 452) 15 Ekim günü Başkomutan General Hamilton da görevden alınır. Ocak başında da Süddülbahir'den çekilmeyi başarırlar. şu genel değerlendirme ile bitmektedir: "Çanakkale'de geleceği elinde tutan komutan. Anafartalar kesiminde ve Suvla körfezinde de. Anafartalar'da İngiliz kolordusunun ileri hareketini durdurup hezimete uğrattıktan 24 saat sonra.Kemal'in yönettiği Anafartalar Grubu. İngiliz kuvvetlerinin kıyıda saplanıp kalmaları sonucunu doğurmuştur. İngiliz ordugâhları tamamen deniz kenarında bulunmaktadır ve bu dar k esime hakim tepler kamilen Türk ordusunun elindedir. hedefine erişmemesini ve mağlubiyetini sağlamıştı. (A. Alman Genel Karargâhına şu bilgiyi verir: "İngilizlerin büyük kuvvetlerle giriştiği Anafarta çıkarması. 6 Ağustos'tan beri verdikleri kayıp 45. Gelibolu yarımdasında başarısı. harbin sevk ve idaresi yönünden çok dikkati çeken.Moorehead. Anafartalar Grubu Komutanlığı kendisine verilince. bir piyade tümeninin b aşında. James. Çanakkale Savaşı'nın en büyük muharebesidir. bir başka cephede.394.396. s. s. İngilizlerin hakim noktaları elde edemeyerek dar kıyıda sıkışıp kalmaları ve 9 Ağustosta [Suvla-Anafartalar kesimindeki] İngiliz kolordusunun iflas ve hezimetinin de başlıca sebebi yine Gazi M. yalnız bu da değildir. İngilizlere parlak bir karşı taarruz yapmıştır.Kemal'di. Çanakkale Geçilmez. Gelibolu yarımadasında. İngiliz kolordusunun karaya çıktıktan sonraki gecikmiş hareketini hem durdurmuş. Başlangıçta M. İngilizler. Katılan asker sayısı bakımından bu. açık bir deha örneği vermiştir. Çanakkale Geçilmez. Artık Gelibolu'dan çekilme zamanı gelmiştir. 25 Nisanda.R. Çanakkale Savaşı hakkındaki İngiliz resmi tarihi. Çanakkale de bi an _8 . (Moorehead. Çanakkale muharebelerinde göstermiş olduğu çok yüksek sevk ve idare. Bizzat yaptığı keşif sonunda. Aralık sonunda Suvla ve Anzak'tan. Türk ordusuna parlak bir zafer daha sağlamıştır." (s. Anafartalar Muharebesi]: İngilizler ihtiyat tümenlerini de karaya çıkartarak. Arıburnu çevresindeki durumu derhal kavramış olmakla. ancak donanmalarının himayesinde muhufaza edebildikleri şerit halindeki sahil kesiminde ve tahkimat yapmak suretiyle tutunabilmişlerdir. fedakârlık ve feragat. Anzak Kolordusunun karaya çıkarıldığı ilk günde. hem de bu yeni İngiliz kolordusunu hezimete uğratmıştı. her türlü övgünün üzerindedir ve bu hususta ne söylense azdır. R. Arıburnu'nda olduğu gibi. M. İşte bu taarruzda kazanılan zafer sonunda Türkler. bir kere daha ve son olarak taarruza geçerler.R. derhal yaptığı sert ve şiddetli bir hareketle. bütün düşman birliklerini çıkış hatlarına kadar geriye sürecektir.000 kişidir.432) Savaş bütün gece ve ertesi gün de sürer. bu büyük ve son taarruzu kırmakla kalmayacak. üstün şahıs. Conkbayırı'nda. M.21 Ağustos [2. R.Kemal'den başkası değildi. s. tam bir yenilgiye uğramıştır. Gelibolu Harekâtı.118) Bu savaş. Bu önemli bir sebep olarak. Müttefiklerin Çanakkale'deki tek başarısı.James. Gelibolu Harekâtı. bu çekilişi kayıpsız gerçekleştirmiş olmalarıdır.Kemal Paşa. Liman Paşa.

45 ve 08.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolünü işte böyle değerlendiriyor. bu yolu katetmenin verdiği yorgunluk üzerindeyken.191 Bir de bizimkileri dinleyelim.00‘de yola çıkarılmıştır.86) Yani yoldan gelir gelmez. 3.162. (Çanakkale Cephesi.Tümenin yola çıkarılması emri de.Kolorduyu oluşturan 7. saat 07.Tümenin 36. 7 Ağustos sabahı. s.Alayı dışındaki bütün birlikler. bütün ağırlıklarını değil. ve 12. arasındadır. Kısacası.Kitap.Kemal'in üstün deha ve zekâsıyla etkili olduğu bir tarihi anlatır. Gelibolu muharebeleri. birçok örneği olan de bi an _8 . onu bulunduğu mevkiden alıp yerine bir başka kumandan tayin etme hevesine (!) kapıldı. 3.. M.Tümenler. Ordu emrine göre alaylar yanlarına. Bizimkiler ne diyorlar? a. 25-40 km. 7 Ağustos günü. 5/7. taarruza geçmez. (Çanakkale Cephesi.397) 12. tek tayin edici rolü oynamış. dinlenirler. Bu suretle Çanakkale savaşlarının kaderinde. taarruz etmesinin kaabil olmadığını ve ancak böyle bir istirahatten sonra şafakla taarruza geçebileceğini kati bir lisanla ifade etmesi üzerine fevkalade canı sıkılan Liman von Sanders. 3. hızlı yürüyebilmek için. iki alayını yola çıkarması emri.00‘de. bu alaylar da öğle üzeri yola çıkarılır. 7 Ağustos saat 01. askerin mutlaka ve en az bir gece istirahat ederek. s.Kitap.398) 3) 7 Ağustos saat 22.Mısıroğlu diyor ki: "İngilizlerin çıkarma yaptığı mıntıkaya yetişmek üzere kolordusuyla hareket emrini alan Fevzi Bey. gideceği yere yaklaşık 60 km.Kemal'in atanması olayı □ K. s.. Üstelik yol yorgunluğu ile taarruz etmek. (Fevzi Beyin raporundan aktaran. 163) Doğrular: 1) 16." (Lozan." (BTTD. s. (Çanakkale Cephesi.. sıcak çorbalarını içer ve ‗birkaç saat uyurlar‘. sıcak bir çorba içip birkaç saat uyku uyumadıkça.50. s. imkansız den ecek bir şeydi. Bu mesafeyi bir kolordunun bütün ağırlıklarıyla süratle aşıp cepheye yetişmesi ve ilerlemiş düşman kuvvetleri karşısında.Conk.9. Emrindeki askerlerin hayatı üzerine bir kumara girişmeyi vicdanı asla caiz görmeyen Fevzi Bey. Albay A.boğazına hakim olan Sarıbayır sırtına yerleşmişler ve kesin olarak orada tutunmuşlardır. s.40‘da verilmiş ve alaylar..405) 2) 7. sayı 32/Ekim 1987) Yenilen düşman bile M. alayların bulundukları yeregöre.Kitap.Kitap.. Çanakkale'nin kaderini tayin etmiştir.C. bütünüyle. mesafede bulunuyordu.Fevzi Beyin yerine.404) Yürünecek mesafe de 60 km. s. Bir daha İngilizler bu hakim yeri ele geçirememiş ve Türklerle savaşamamıştır. 12. (3. Anafartalar kesimine gelir.00‘de verilir. dinlenmeleri için bir buçuk ay önce Güney Cephesinden çekilip bu kesime gönderilmiştir. taarruza geçmesi veya müdafaada bulunması. değil. saat 05. Albay M. 1.Tümene. C. ‘küçük ağırlık‘ denilen muharebe ağırlıklarını almışlardır.

Fevzi Beyin kendi raporunu esas alarak aktardım.Kemal için bir kolordu kuma ndanlığının. C. siz ne yapardınız? K. Liman Paşanın yerinde olsaydınız.Fevzi Bey bu emri de yerine getirmez.. Bendeniz ise emirlerinin icr asında tehlike gördüğümden. bu tümenlerin 8 Ağustos sabahı yapması gereken taarruz da. s. Vahidettincilerin övdüğü A.Conk.88) Olayı. C.Tümen Komutanı S. düşmana taarruz için emir göndermiştim.Mısıroğlu'nu dinlemeye devam edelim: "İşte bu sırada Liman von Sanders'in yanında bulunan ve M. dinlenmeden savaşa girmiştir.Fevzi Beyin raporundan aktaran. yapılan teklifi hiç duraksamadan kabul etti.Fevzi Beyin raporudan aktaran. Kabul etmediler. emir ve kumandayı mumaileyhe (adı geçene) tevdi ile İstanbul'a hareketiniz rica olunur." (Fe yzi Beyin raporundan aktaran. 8 Ağustos öğle üzeri. Fevzi Beyin yerine M... s. biraz sonra gelen şu emirle görevden alınır ve İstanbul'a postalanır: "Anafartalar Grubu Kumandanlığına tayin edilen M. saat 15.88) Ordu Komutanının bir türlü harekete geçiremediği A. benim emrim icra olunacaktır!' buyurdular. Bunun üzerine kendisine telefon edilen M. Bu arada 36. [Mesela Sakarya Savaşında birçok tümen. Esasen bugün taarruz etmemeye karar vermiş ve ona göre tertibat almış olduğumdan. s.Kemal.Kitap. s. Ayrıca. bu defa bir kolorduya hükmetmek fırsatı çıkınca.Tümenin Mestan Tepe‘de bulunan düşmana taarruza geçmesini emreder. Kendileri soruyorlar. (3. Taarruzu yarın şafak zamanına (9 Ağustos sabahına) bıraktım ve ona göre icap eden emri verdim. gerekli düzeni alırlar. ‗Ben askerim. Albay A. C. uzun mesafeler aştı ktan sonra.Fevzi Bey raporunda.Fevzi Bey. A. icra etmedim (yapmadım). 3." (A.402) 4) Saros Grubunun birlikleri. 8 Ağustos günü saat 10.00'te de.Alay da sağ kanat gerisine yanaşır. (Çanakkale Cephesi. 'Ne olursa olsun. s.Conk. s.Conk.doğalbir olaydır. benbu taarruzu da bugün yapmayı doğru bulmadım. verilen emri icra ederim‘ demesine rağmen.30‘da.] Cephedeki öteki askerler de iki gündür uykusuzdu ve durup dinlenmeden savaşmaktaydılar.Kitap.00'de Ordu Kurmay Başkanı.Conk. 'Ben bugün Fevzi Beye. herhalde hezimeti mucip bir hareket idi. meçhul bir arazide.hücumun yarın şafak zamanına tehir edilmesini (ertelenmesini) rica ettim.‖ (A. bir emir subayı ile 'akşam taarruz edilmesi' için yazılı emir yollar.gece karanlığı nda.Kemal Beyin muvasalatıyla (gelmesiyle) beraber. 12. o güne kadarki askeri hayatı bakımından biraz ağır bir yük olduğunu de bi an _8 . uzun bir yürüyüşle hücum etmek.Kemal'i tayin etmesi teklif ve telkininde bulundu.Adil Beyin. C. Önemli olanı şu ki M. telefonla Fevzi Beyi arar ve der ki: "Liman Paşanın yanındayım. şu cevabı verdiğini açıklıyor: ".Kemal'in İttihatçı arkadaşlarından olan Kazım (İnanç) Bey.Fevzi Beyin isteği üzerine ertelenecektir. Liman Paşa..86) 6) Liman Paşa.87) Akşam saat 22. Niçin taarruz etmedi?'" A.404) 5) Suvla kesimindeki İngiliz hareketinin gittikçe gelişmesi üzerine. Raporunda bu tavrının gerekçesini şöyle açıklıyor: ". 5 nci Ordu Kumandanı Liman von Sanders" (Fevzi Beyin raporundan aktaran. Liman Paşanın bu emrinin de bir tesiri olmadı.Fevzi Bey raporunda diyor ki: ―12.

buradaki durumu bilen 19. 'işlerin kötü gitmekte olduğunu gör erek." Bu sırada telefon konuşması kesildi.00'de Kazım Beyi y eniden arar.109) F. Bu sebeple. Anafartalar'a çıkmış ve çıkmakta olan büyük düşman kuvvetlerini dikkatle ve ona göre genel önlemler alarak. o zaman kabul ederim. s. 1. Tümen Kumandanı M.Kemal'in Kazım Beye. s. Komutanın durumu nasıl gördüğümü ve düşüncemi sorduğunu bildirdi.Kemal Beyin görevlendirilmesi lüzumunu Ordu Komutanına bildirmek üzere Kurmay Başkanım Fahrettin aracılığı ile Ordu Kurmay Başkanına telefon ettirdim. ‗Çare kalmadı mı?‘ sorusuna verdiğim cevapta.Kemal Bey.Kemal'in Anafartalar Grup Komutanlığına tayin edildiği emri geldi. Kurmay Başkanının." (On Yıl Savaş. 163) Hepsi yanlış! Doğrular: 1) Kurmay Başkanı F. s.109) Esat Paşa da olayı şöyle anlatıyor: "Conkbayırı'na komuta etmek üzere. 'İttihatçılık gayretiyle M. (On Yıl Savaş. Kazım Beyin.C.'[dedim.‖ (Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe. gülerek Esat Paşaya döndüm.45'te (teklifimizden 8 saat sonra) M." (Lozan. "Derhal kabul ediyorum. Esat Paşa ve kendi adına.26)192 3) Bu konuda kaynakların hiçbirinde. (On Yıl Savaş. sevk ve idareyi birleştirmek ve sağlamak gerekiyordu. bu teklifi K azım Beye telefonla duyurur ama Kazım Bey Liman Paşanın kabul edeceğini sanmadığını söyler.Altay anılarında. M. Nitekim 21. onun için de M. Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak 19. onun emrindeki kolorduya tayin edildi. Tersine. telefon hatları karışmıştır.Altay. 'Ne münasebet.Kemal'in atanmasını teklif ve telkin ettiğini' gösteren bir ifade yer almıyor. Az bile gelir! Derhal kabul ediyorum. bu olayı anılarında şöyle aktarıyor: "M. s. Paşa- de bi an _8 .Kemal diyordu ki: 'Bütün kuvvetler bir elden idare olunursa. Kazım (İnanç) Beyin. s. hepsi. M. 'Bizim teklifimiz olan kolordu komutanlığını çok gördüler. şimdi ordu komutanı yapmaya mecbur olacaklar.ve böyle bir yükün altından kalkabilmesinin mümkün olup olmadığını soran K azım Beye. Kendisine Conkbayırı'nın durumunun kritikliğini ve durumun düze ltilmesi için daha bir an kaldığını ve bu ânın da kaybedilmesi halinde felaketin pek muhtemel olduğunu bildirdim." (On Yıl Savaş.Kemal'in bu konudaki kısa açıklaması da şöyle: "Ordu Kurmay Başkanı. bu konudaki teklifleri tereddütle karşıladığını gösteriyor. Paşaya söyle. ‗Çok gelmez mi?‘ dedi. kudretli bir komutanın atanması gerektiğini.Altay saat 20.. ‗Az gelir!‘ dedim. Durum genelleşmiş. ‗Bütün mevcut kuvvetlerin komutam altına verilmesinden başka çare kalmadığını‘ söyledim.Tümen Komutanı M. 110) 2) M. tayinimi emretsin!' demiştir. Conkbayırı kesimine. Zaten tereddüt etmese.Kemal ile Kazım Beyin konuşmalarına kulak misafiri olur. Anafartalar'a gelen kuvvetleri de benim emrime verirseniz.] .Kemal Beyin kolordu komutanı olarak bu bölgeye verilmesini Esat Paşaya söylediğini' yazıyor.272) F. başarı elde edilebilir. Ayrıca Mısıroğlu. s. "Çok gelmez mi?" diyerek kendi teklifiyle çelişkiye düşer miydi? 4. Liman von Sanders Paşa Hazretleri adına beni telefon başına çağırdı.

A. sayfalarını gösteriyor.Willmer Müfrezesi ve bir süvari tugayı! □ "Fakat tuhafı şu ki 19.Tümen değil. tam zamanında yerine getirerek.C. o cepheye birlik yollayan komutanlar. çünkü Anafartalar Grubunda. Kanuni'ye de hiçbir zafer mal edilemez. taarruzu fiilen gerçekleştirebilmek için M. çünkü hiçbiri. Mısıroğlu'nun bu yanlışını da kopyalamış: "Albay M.Kolordu193 ve Vehip Paşanın bu noktaya yığdığı ihtiyat kuvvetleridir. yine 9 Ağustos sabahı birlikleri taarruza geçirmiştir.Tümen. asıl önemli olanlar. 1. M. F. s.Fevzi B eyin karargâhına 8/9 Ağustos gecesi.C. Yani Fevzi Beyin istediği mühlet. □ GRYT Ansiklopedisi.C.Kitap. 3. □ "Ertesi gün cereyan eden hücumlarda (1... s.) de ya söyle.Kemal. 'tarihen ve fiilen' bir önemi yok.) Gecikme söz konusu değildir. Yb. yöneten ve başarıya ulaştıran komutanın. 2) "Vehip Paşanın bu noktaya (yani Anafartalar'a) yığdığı kuvvetler" ifadesi de bütünüyle gerçeğe aykırıdır." (K. (Çanakkale Cephesi.Kemal'in tayininin mantıki hiçbir ciheti yoktu.Tümen bir hayli geride bulunduğundan. Kema l'in taarruz edilmesi istenilen noktaya kadar gelinceye kadar geçen zaman.164) Yine yanlış.Tümen. 8 Ağustos akşamı taarruz etmesi emredilen A.Atay'ın Çankaya adlı kitabının 1969 baskısının 91. s. ilk aşamada şu birlikler de bulunmaktadır: 4. Fatih'e.164) M. 1. 3.Mısıroğlu. Yani bu noktada." (1.Kemal'e mal edilmek istenmişse de.Kolordu Komutanlığına değil. tayinimi emretsin!" dediğini yazıyor ve dayanak olarak da.409 vd.Kemal.Doğrular: (1) Bu çarpık mantığa göre. Bu takdirde. Çünkü Vehip Paşanın yolladığı toplam 6 alaydan194 biri bile Anafartalar Savaşı'na katılmamıştır. bir savaşı başlatan.30'da gelmiş ve M. 1. 5.Tümen. Anafartalar Grup Komutanlığına tayin edildi. 9.R.. s.164) bi an _8 . parmak hesabıyla bile doğruyu bulurlardı. 16. Çünkü cepheye derhal ulaşabilecek bir mesafede bulunmadığı için fiilen mümkün olmayan bir taahhütte bulunmuş oluyordu.. 16.Kemal.Kemal'in talim ve tensiki altındaki 19." (Lozan. Söz konusu sayfalarda böyle bir konuşma yok! Hazret yine karşılıksız çek yazmış! Mısıroğlu devam ediyor: □ "Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak 19.Kitap. (Çanakkale Cephesi. M. talip olduğu görevi. Fevzi Beyin istediği mühletten bile fazla oldu. s. ister istemez geçmiş oluyordu. M. M. onun emrindeki kolorduya tayin edildi.S.Tümen. 8.C.Anafartalar Savaşı) elde edilen başarı. 01. bu tarihen ve fiilen doğru değildir. birlikleri talim ettirenler ile emir ya da istek üzerine. Kolordudan başka. ve 92. İkisi arasında fark var.Fevzi Beyin. Lozan. bir birliği talim ettirmiş değildir.Kemal Bey de zaten ancak 9 Ağustos sabahında yeni birliğine ulaşabilmişti.406. Fevzi Beyin çok iyi donatıp talim ettirmiş olduğu 16. taarruzu 9 Ağustos sabahına bıraktığını az önce görmüştük.Kemal Bey." (Lozan.127) İsteseler.. Ama niyetleri bu değil. Yavuz'a.Tümen Kumandanı M. kroki 50. Çünkü burada dövüşen.

öyle kıtalar filan değil.Tümen. s avaşın evrelerini gösteren 38-43. M. 1. bunları yazmaktan kaçınırdı." (Lozan.) de bi an _8 . tarihte ender rastlanan bir hata ile İngilizler. 'İngiliz donanmasının kendi kuvvetlerini topa tutması' (?) diye anılan olay da Anafartalar'da değil. Birçokları yaralandı ve kalanlar da mütereddit bir surette kaçmaya başladılar. sanki hepsi bir yerde ve aynı zamanda yapılmış tek bir muharebeymiş gibi şöyle özetliyor: "Temmuzda (!) İngilizler. bilindiği gibi Conkbayırı kesiminde olmuştur. 1. zaman ve yer bakımından.196 Yanlışları işaretledim ama özeti atlamış olanlar için birkaç kısa açıklama yapmak istiyorum. Birkaç adım daha atabilseler (!). "Edep yahu!" diye haykırmak geliyor! Ve K. Çanakkale‘ye hakim tepelerde zaten hiç kimse yoktu ki boşaltıldığından söz edilebilsin. ve 19. iki ayrı savaş. 1. Tümenlerin cephesinde yeniden taarruza geçtiler (!). ve 19." (Lozan.. Boğaz sahiline inmiş bulunacaklardı. Çanakkale'ye hakim bütün tepeler boşalıyordu (!).Mısıroğlu.. Mısıroğlu önünde. kuzey ile güney kesimleri arasında.C. Anafartalar ve Conkbayırı muharebelerini. Sarıbayır'ı (!) işgal ettiler. İngiliz kıtaları (!) süngü nizamında ilerliyorlardı. taze kuvvet getirerek 9. eski mevzilerini yeniden işgal edebildiler (!). 1) İngiliz taarruzu. Şiddetli topçu ateşiyle Türk kıtaları çekiliyor (!). 6 Ağustosta başlar. s.195 İşte o zaman Türkler. kendi kuvvetlerini topa tutmuş ve onların ricatlerine (geri çekilmelerine) sebep olmuştur. gerçeği az çok kavrar.Kitap. krokiler.Bununla beraber yine de her iki taraf da çok büyük kayıplara uğramışlardır.C. sadece Yarbay Willmer müfrezesinin bazı küçük birliklerinin bulunduğunu görmüştük. Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarının aslı ne imiş? □ K. Arıburnu. Taarruz muvaffakiyetle neticelendi (!) ve Alman generali (!) Kafınengiesser yaralandı. savaş alanı dışındadır. bir karayolları haritası bile bulundursaydı.b. Çanakkale‘ye hakim bütün tepeler boşalıyordu‖ ifadesi de anıtsal bir yanlış.164) Anafartalar ve Conkbayırı savaşları. bilindiği gibi birinci hatta değil.Mısıroğlu: ". Anafartalar kesimi ve muharebesiyle hiçbir ilgisi yok! Kaldı ki 6 mermi olayı da 9 Ağustos'ta geçer.159 vd.) 6 Ağustostan 21 Ağustosa kadar süren bu çok kanlı ve kapsamlı muharebeleri.. İşte tam bu esnadadır ki İngiliz donanması. birbirlerinden ayırmadan. İşte bugüne kadar anlatıla anlatıla bitirilemeyen Anafartalar Kahramanlığı'nın iç yüzü kısaca bundan ibarettir. s. Ayrıca. '9. 2) 6 Ağustos‘ta 9.. (3. onun cephesine bir taarruz olmamıştır. 3) ―Şiddetli topçu ateşiyle Türk kıtaları çekiliyor.Kemal'in yönettiği Conkbayırı taarruzu ise 10 Ağustosla yapılacaktır! İnsanın içinden.Tümenlerin cephesine yapılmış bir taarruz ve donanmanın yanlış ateşi sonucu. Birdenbire topçu ateşi kesildi. donanmalarından kendi bataryalarına ateş açtılar. ve 2. Bu taarruzun geliştiği ve yöneldiği kesimlerde. Bu arada. Temmuz‘da değil. Türklerin eski mevzilerini yeniden işgal etmesi‘ diye özetlemek için Çanakkale Savaşı hakkında açılmış özel ve yoğun bir bilgisizlik kursundan geçmiş olmak gerekir.

Binbaşı Allanson'un taburu.. Çanakkale destanı. Allah Allah! Bu tereddütün sebebi ne ola ki? Belki şu iki olasılık arasında tereddüt geçirmişlerdir: Yol açık.." Anlaşılan hazret. sonra ne olmuş? ".. Fakat müthiş bir hata neticesi. bir de tanık gösteriyor: Yüzbaşı Armstrong! Bu yazar. "Türkler de geri gelip eski mevzilerini işgal ediyorlar. de bi an _8 . Fakat. hoşgörünüze sığınarak tekrar ediyorum. o ünlü Conkbayırı muharebesinin aslı buymuş. neredeyse sona ermek üzere. "Birdenbire topçu ateşi kesildi. donanmalarından kendi bataryalarına ateş açtılar. Boğaz sahiline inmiş bulunacaklardı. ne de koca Sarıbayır! Kocaçimen ile Conkbayırı arasında bulunan. C. O sıra Gelibolu'da 15 Türk tümeni var ama anlaşılan. Türkleri bitirmek üzereler. bir tepenin bayırı sanıyor.376. Ee. Birkaç adım daha atabilseler. s. A.200 sırf 6 mermi yüzünden geri çekilir mi? Bakalım Armstrong. üç-beş kilometre ilerde yürüyen hassas piyadeleri de yaralıyor.. kare genişliğinde koskoca bir kütle.. o uzun ve engebeli yolu. 6 mermi yiyince çözülüp kaçsın? Cepheye yayılmış ve hedefe yaklaşmış dört tugay. boyunlar. taarruza kalktığı gün.R.30) 5) Mısıroğlu'na kalırsa. ışık hızıyla aşıp Sarıbayır'a ulaşmış: ". işgal edilse. geçitler. o gün tatildelermiş ki kıllarını bile kıpırdatmamışlar. tepeler.Bu arada. neden birkaç uzun İngiliz adımı daha atmıyorlar? Atamıyorlar. öyleyse sahile inip Boğaz kıyısında temiz hava mı almalı. tepeleri boşaltan Türk kıtalarından hiçbiri. Sarıbayır'ı.198 Birçokları yaralandı ve kalanlar da mütereddit bir surette kaçmaya başladılar. kalanlar da mütereddit (tereddütlü) bir surette geri kaçıyorlar. Doğrusunu göreceğiz. tarihte ender rastlanan bir hata ile İngilizler. Mısıroğlu'nun İngiliz kıtaları diye şişirerek anlattığı kuvvet de. adına bakarak. Bö ylece bir İngiliz taburu. □ Mısıroğlu. ne Conkbayırı'dır."197 Eyvah.Sarıbayır'ı işgal ettiler. yürüyüp sahile inseler ya. dere yataklarından oluşan 100 km. s. Yani sportmen düşman. bu sahneyi böyle mi anlatmış? Yoksa Mısıroğlu. ilerdeki piyadelerine." Metnin aslı böyle değil. bir yerde durup da savunmaya geçmeyi göze alamamış. sırtlar.. o koca Sarıbayır'ı hızla ve kolayca işgal edivermiş. Zaten kâğıttan bir ordu mu ki bu.400. çünkü bataryaların üstüne düşen altı mermi. (R. Gelibolu Harekâtı." diyor." İşte Vahidettincilerin askeri otoritesi Mısıroğlu'na göre." Hayret! Donanma bataryalara ateş açmışsa. ateşini bizzat kendisine (!) tevcih etti. savaş biterdi. iki zirveli Besim Tepe'nin güney zirvesi. uçurumlar. vadiler.James. ". Çanakkale Geçilmez. s. Büyük zayiata sebebiyet vererek199 onları geri çekilmeye mecbur etti.4) Mısıroğlu. yoksa çay saati geldi. nasıl oluyorsa...Conk.. geriye kaçıp maviş Ege denizine karşı misk gibi Seylan çayı mı içmeli? Anlaşılan bu kısa tereddüt ânından sonra karara varıyor ve bu sefer bilatereddüt (tereddüt etmeden) çay saatine yetişmek için geriye kaçıyorlar. Allanson'un ele geçirdiği yer de.. İngiliz Donanması. İngiliz kıtaları süngü nizamında ilerliyorlardı... Oysa Sarıbayır. 'olayı şöyle izah ediyormuş': "İngiliz kıtaları (!) Koca Çemen Boğol noktasını (?) süngü hücumu ile zaptettiler ve Türkleri sırtın öbür tarafına attılar.Moorehead.

Türkler. birbirinden ayırıyor. sayfasından aldığını söylüyor ama inanmak çok zor. işler yoluna girecek. Yeni Zelandalılar. ilgisiz sayfalara. Türk zaferini de altı mermi yiyen bir düşman kolunun geri çekilmesine bağlamıyor." (Armstrong. gülüşerek. M. Anafarta önünde işleri düzene s okana kadar. sahildeydiler. Hintli (Gurkha) ve İngiliz askerlerinden müteşekkil bir kol. birbirine üstünlük gösteriyordu. adı geçen gazeteci. Bozkurt. sesi gayet soğukkanlı.59-61. geri çekilmeye mecbur etmişti.52-54) Armstrong dahi. Fakat İngiliz donanmasının büyük topları. Peyami Safa çevirisi. [10 Ağustos] sabaha karşı M. bu cümleyi. cesaret verici idi. Kurşunlardan biri göğsüne geldi fakat saatinin üstünden sekerek. sıcağı sıcağına.Kemal telefonda.. vaziyeti kurtarmışlardı. bu husus İngiliz Genelkurmayı raporlarında zikredilmiştir. □ Mısıroğlu. kendi adamlarına ağır (!) zayiat verdirerek. Buradan Türk hatlarını yan ateşine alıyorlardı. Hemen geleceğim. süngü takarak boyuna hücum etmiş. 10 Ağustos günkü olağanüstü Türk hücumu olduğunu yazıyor. burada bulunan Türkleri önlerine katarak kovalamaya başlamıştı. İngiliz gazetecisi Ashmet-Barlett'in. Gül Çağalı Güven'in yeni çevirisi. Bir başka köşede.202 Mısıroğlu'nun çarpıtması bu kadarla kalmıyor. İngilizler onu açıkta görünce ateş ettiler. Ashmet-Barlett'in kitabının 212. biraz daha yukarı (?) çekilmişti. 13 Eylül 1915 günlü Times gazetesinde yayımlanan yazısında. 'Ben. Birbirlerine yakın olmak. altı mermi olayının geçtiği gün ile M.161) Mısıroğlu.. bunları geri atamamıştı. Dahası var.C. bir aşağı bir yukarı devam ederken. Elini kaldırıp ileri doğru atıldı. Conkbayırı sırtlarında. Siperleri tıka basa askerle doldurdu. Bütün Türk piyadesi de. s. göreceksiniz. 1. Pırıl pırıl yanan süngü dalgasına dayanmak imkânı yoktu. M. savaşları da. O gece hazırlık yaptı. Şafak sökerken Türkler. cesaretlerini artı rmıştı. Conkbayırını temizlemişler. 'Merak etmeyin!' diye bağırdı. yanlışlıkla bunların üzerine ateş açmış. Öte yanda. kâh öteki taraf. Kendisi de aralarında dolaşıyor. Türklerin yaptığı karşı taarruz muvaffak olamamış. peşinden geliyordu..S. kitabında şöyle yazdığını da iddia ediyor: "Sarıbayır'ın İngilizler tarafından tahliyesine (boşaltılmasına) İngiliz donanmasının ateşi sebep oldu. çünkü kendisi. var olmayan bilgilere dekoratif göndermeler yapmaktan. İki İngiliz taburunu ezip geçtiler.Kemal ön siperlere geldi..Kemal Conkbayırı'na dönmüştü. asıl metinleri işine geldiği gibi değiştirip aktarmaktan sabıkalı..Armstrong'un yazdıklarını değiştirerek mi aktarıyor? Armstrong'un ne yazdığını görelim: "[9 Ağustos günü]201 Conkbayırı ve Kocaçimen için muharebeler.Kemal'in yönettiği Conkbayırı süngü hücumunun günlerini de. İngilizleri Kocaçimen'den biraz aşağıya sürmeye muvaffak olmuştu.. kâh bir taraf. s. savaş mekânlarını da.Kemal'e telefon ettiler. yirmi dört saat dayanın.. korkunç naralar atarak.' Akşam sekizde. Sarıbayır'ın boşaltılmasının sebebinin. Nitekim. konuşarak." (Lozan.. M. onlara cesaret veriyordu. Ne altı de bi an _8 . ona dokunmadı.

Tümen Komutanı Yarbay Cemil Conk'un (ilerde paşa) kısa anıları.." (3. (s. İngiliz donanması- de bi an _8 . ne Türk başarısını 9 Ağustos'taki altı mermi olayına bağlayacak kadar komik oluyor. Anafartalar ve Conkbayırı'nda elde edilen başarıları küçültmek için çabalayıp duruyor. (Allanson'un raporu. Canlı Tarihler'in VI. İngiliz yenilgisinin sebebi olarak göstermek.Moorehead. İngiliz kumandanının sözü. 1947 yılında. hatıratında.Kitap. anılarında. 390) Söz konusu tabur. Ashmet-Barlett'in yazısını özet olarak aktarıyorum: "Bu muharebe. Bu bö lgenin değer ve önemini takdir eden Türkler. mevzilerini boşaltıp geri kaçmamış.' Halbuki söz konusu olan. Bu kitabında. bu muharebeyi kendine mal etmek isteyen Cemil Conk Paşa. 409. Gelibolu Harekâtı. '100metre kadar açıldıktan sonra' yine Besim Tepe'nin güney zirvesine geri dönmüş ve geceye kadar beklemiş.mevziini bırakıp geri çekilmiş bile olsaydı. bunun Türkler açısından fazla bir önemi olmazdı. Hayatlarını hiçe sayan ve ölümle alay edercesine yapılan bu hücum karşısında birliklerimiz sırtın eteklerine doğru çekilmek zorunda kaldılar. fecirle beraber son derece şiddetli bir saldırışla süngü hücumu yaptılar. cildinde yayımlanmıştır. bugün kuşkusuz pek büyük cesaret ve yiğitlikle savaştılar.609)203 İkinci tanık da. Çünkü muharebede her asker kendi topçu ateşinin tesiri altında kalabilir.55.Conk.C. bu gerçeğin. bilakis ile rlemektir. açıkça belirtildiğini ekliyor. bu konuyu daha ayrıntılı olarak ele alır. Bundan kurtulmanın biricik çaresi ise.mermiden söz ediyor. gece de yerini yeni bir birliğe bırakmıştır. bu hareketin. Allanson) ise. fiilen böyle bir vakanın (yani düşmanın çekilmesinin) olup olmadığı noktasıdır. A. askerlikte mazeret teşkil etmez. İngilizlerin kendi askerlerini yanlışlıkla topa tutmaları meselesi hakkında şunları söylemektedir: 'Bu muharebeye dair rapor veren İngiliz kumandanlarından biri (Bnb. Conkbayırı'nı bize kaptırmamaya çalıştılar ve başardılar. General Hamilton'un raporu. bir gün önce geçen sıradan bir olayı.55. s. işte bu dört tugay (20 tabur) sökülüp atılacaktır! 7) O tarihte Conkbayırı-Kocaçimen Bölgesi Komutanlığını yürüten 4. İngiliz resmi tarihinin 112. M. bildiğimiz gibi 4 İngiliz tugayı (20 tabur)daha bulunuyordu. Buna karşılık Mısıroğlu. mevkiini bırakıp geri çekilmek değil.Kemal'i suni bir surette medih gayretlerine rağmen. söz konusu mermilerin Türk bataryalarının mermileri olduğunu yazıyor.381. kısaca değinmiştir. s. böyle yazdığı için Cemil Conk'a da sataşıyor: □ "M. kendi topçu ateşlerinin tesiri altında kaldıklarından dolayı çekildikl erini iddia etmiştir. düşman ricatine (çekilişine) bir mazeret teşkil edip etmeyeceği hususu değil. Conkbayırı'ndan. Ama 1959'da yayımlanan Conkbayırı Savaşları adlı kitabında.204 Ertesi günü. aktaran C. sayfasında da. General Hamilton'un raporunun yanı sıra. devler memleketinde bir devler muharebesi idi.James.R.Kemal'in ölümünden 9 yıl sonra. bu tartışmalı bombalama konusuna. Conkbayırı hücumunu 'devler savaşı' diye niteleyip övüyor. 60) Mısıroğlu. çünkü Conkbayırı çevresinde. R. s. Binaenaleyh Conkbayırı savunmasını kendine mal ederek. Çanakkale Geçilmez.. 6) Üstelik Allanson'un taburu da. 10 Ağustos sabahı Türkler. soyadını Conker (!) alan bir kimse bile.Conk.

"Bu muharebeyi kendine mal etmek isteyen. tarih yazılır mı? 2) Mısıroğlu.Servet Bey (General Yurdatapan). gerçeği teslim etmiş olmaktadır.Kemal gelmeden önce. düşmanın kendi hatasından doğmuş bulunan bir hezimetin. bunda bir hak ve şeref payı olmadığını. düşman hamlelerini durdurmuştur. Cemil Conk'un Conkbayırı Savaşları adlı kitabını.Alaydan iki tabur bulunmuştur. Conkbayırı müdafaasını nefsine hasreden.nın böyle bir hataya düştüğü hususundaki iddiayı reddetmemek ve ancak bunun bir mazeret teşkil etmeyeceğini beyan eylemek suretiyle. yedi satır sonra. kendi yağı ile kavrulmuş. Bu kesimde 4.Alay Komutanı Yb. Çünkü Cemil Conk Paşa anılarında da. Cemil Paşa ile M. bunda benim tümenimin hiçbir tesiri olmamış. 10 Ağustosa kadar.C. İngiliz ve Anzak kolordularının Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarında uğradıkları yenilgileri. kavgası yapmıştır. kumandanını orada bulundurmuştur. 9. kendi komutanlığı altında yapılmış olan Conkbayırı savaşlarının şerefini bile arkadaşlarının adına yazıyor. onları da gözünü kırpmadan harcıyor. Yalnız Conkbayırı'nın temizlenmesi.Tümenden yalnız 11.Tümenin 25.. oranın kahramanca müdafaasını. ya okumamış ama okumuş gibi yorumlayarak okuyucuyu aldatıyor. hezimete uğramış' Mısıroğlu inatla. 64. Her şeyin hakkını vermek gerekir. ne Conkbayırı savaşlarını kendine mal etmeye çalışmıştır. M. yani kendi hatasından dolayı 'ricat etmiş. bir de Mısıroğlu'nun kaba üslubuna ve dayanaksız suçlamalarına! Bu satırları yazan insanı.Kemal'in bir başarısını daha perdeleyebilmek uğruna. Tam tersine.Tümenin Conkbayırı'na yetişmesi ile tehlikenin önlenmiş olduğu kanaati. aslında hiçbiri için de. bu ayrıntılı kitabında da. yalnız 9.. M. 1. 'düşman. 161) Doğrular: 1) Başlangıçta Conk diye yazdığı soyadını." (Lozan. Conkbayırı ilk iki gün. Conkbayırı'nın en çetin ve kanlı boğuşmalarını. daima büyük gayret ve kahramanlıkla mukabil taarruzlar yaptırarak. altı mermiye ve bir taburun geri çekilmesine.Alayları yapmıştır. Vicdansızlık bu değilse. yedi bin beş yüz Türk'ün kanı ve canı pahasına gerçekleştirilmiştir. Bu itibarla. Bu dağınık zihin ve bu sallapati tutumla. teslimde tereddüt etmezler. kaynakları karşılaştırmalı bir surette inceleyenler. aktarıyorum: "Yerli ve yabancı eserlerde." (s. bağlamak için çırpına çırpına helak oluyor. Tekrar ediyorum.Kemal Paşa arasında. ne de M.. [komutanı olduğum] 4.Nail şehit olmuş. işte bu 9 Ağustos'taki yanlış bombalanma yüzünden. ya da okumuş ama gerçeği göz göre göre saptırıyor.Kemal Paşa ile şeref taksimi.Tümenin iki alayının yiğit ve fedakâr er ve suba yları yapmış. s. Bu şehit ve gazileri rahmet ve saygıyla anacağına. 4) Mısıroğlu sonunda diyor ki: "Aslında hiçbiri için bunda (yani bu zaferde) de bi an _8 . yalnız talih. çok önemli bir yanlıştır.Alay Komutanı Yb.24) Bir şu cümlelerdeki inceliğe. ve 64. nedir? 3) Mısıroğlu'nun iddiasına göre. istenildiği kadar şeref taksimi kavg ası yapıla dursun. alçakgönüllüğe ve haktanırlığa bakınız. 25. şeref taksimi kavgası yapan" biri olarak sergilemekten çekinmiyor. Orada canlarını veren kahraman şehitlerin ruhları önünde saygı ile eğilirim ve sağ kalan fedakâr gazilerin namlarını överek anarım. Conker yapmış.

Kemal'in tümeni. gerçeği tek bir belgeye bağlamayacaklar.Alaylardan (Doğrusu: 41 . 3) M. bu yutturmacalarına. kaynakları karşılaştırmalı surette inceleyenler. s. 28. başka belgelerle karşılaştırılmış.C. üstelik yanlış günlere oturtarak okuyuc ularını aldatmaya çalışıyor.. Seddülbahir'deki ihtiyatın bir kısmını. kısa iki paragraf! Hepsi bu.. bi an _8 . Terk edilmemiş yerlerin geri alınması da elbette söz konusu olmaz. olayları his ve arzularına göre yorumlamayacaklar. cephesindeki bir kısım araziyi elden çıkarmış da olabilirdi ama çıkarmamıştır.Alay) mürekkep bir tümeni (böyle bir tümen yok. güvenilir tanıklara dayayacaklar. incelemeler.Tümeni. Bunu anlamak için 3. Conkbayırı'nda savaşan 8. hepsi iflas ederdi.Doğrular: 1) M.Kitap'ta bulunan ve savaş durumunu günü gününe yansıtan krokilere bir göz atmak yeter. Vehip Paşanın verdiği bir bilgiyi de e kliyor. Fransa'da iken Mısıroğ-lu'na aktarmış. Esat Paşanın 16.Anafartalar'daki müşkil vaziyeti anlayarak. onlar kadar sağlam anılara. o yerleri nasıl geri alacaklardı ki? de bir hak ve şeref payı olmadığını. kendi sorumluluğum altında Anafartalar cephesine göndereceğimi Esat Paşaya söyledim. Vehip Paşanın yolladığı iki alay ise Conkbayırı'na gelmişlerdir. özel araştırmalar.Tümenin emri altına girmiştir)205 ve bir topçu bataryasını Seddülbahir'den alarak Anafartalar cephesine (Doğrusu: Conkbayırı'na) gönderdim.Kemal'in 19. Arıburnu'nda bulunan 19. Bu iki paragrafın karşısında ise bütün Türk ve İngiliz resmi yayınları.160) Eğer M. Vehip Paşa demişmiş ki: ". tarih açısından değer taşıyan.Kemal tümeninin düşmana terk ettiği yerleri (!) yeni baştan geri aldılar (!)" (Lozan 1. Vehip Paşa. Hangi günlere ilişkin bilgiler olduklarını açıklamıyor. geniş bir kavis çizmek zorunda kalmazlardı. en küçük ayrıntısına kadar adalet ve haktanırlık ölçüleriyle değerlendireceklerdi?" Yalandan vergi alınsa.Tümen. sarp ve çetin araziden geçmek. açıkça yalan söylüyor ve yanlış bilgi veriyor. Mı-sıroğlu da doğru not etmiş ise Vehip Paşa." Sevsinler böyle karşılaştırmalı incelemeyi! Hazretin yararlandığı iki kaynak var: Armstrong ile İngiliz gazetecisi Ashmet-Barlett'in kitaplarından alınmış. kanıtlanmış ciddi ve gerçek belgelere. anılar ve gerçeğin ta kendisi duruyor. devamlarını da vermiyor. Conkbayırı'ndaki kuvvetlerini takviye etmek için yolladığı birlikler. M. Bu alaylar mukabil taarruza geçtiler (!). M. Sormanın sırasıdır: Hani "iddialarını. bu bilgiyi Mısır'dayken Osmanlı hanedanından Mahmut Şevket Efendiye. ve 48. savaş hali bu. savaş sonuna kadar Arıburnu cephesinde kalmış. o kadar uzak.Şevket Efendi de yıllarca sonra. Arıburnu'ndaki cephemizin sağ yanında bulunan 19. yolladığı iki alay. doğruluğu araştırılıp kontrol edilmiş.. bazı yerleri sahiden düşmana terk etmiş bile olsaydı. □ Mısıroğlu. teslimde tereddüt etmezler. 2) Düşman. Conkbayırı'nda savaşan Vehip Paşanın alayları.Tümene yolladığı emri de hatırlatırım.Tümeni geri sürebilse.Şevket Efendi'nin aklında doğru kalmış ve doğru aktarmış.

James.) ve Conkbayırı da paşanın mıntıkasında idi.C. 1. Böylelikle. düzeni ve yönetimi altında yapılmıştır.129) Bunlar uydurma ve saptırma yarışına çıkmışlar. 6 Ağustosta başlayan yeni taarruzları da istenileni vermemişti. sayı 28/Haziran 1987. s. ayrıca 3. her yerde. 7 Ağustos günü.Moorehead. A. H.. Taarruz.265. Anafartalar nire ? Bir ortaokul atlasına bakmak bile akıllarına gelmiyor. Çanakkale Geçilmez.Bayur'un Türk İnkılabı Tarihi adlı kitabından şu alıntıyı yapıyor: ". (Esat Paşanın anıları.Kemal'in kararı. □ GRYT Ansiklopedisi de..Kemal Bey Anafartalar Grup Kumandanı tayin edilince. krokiler) □ GRYT Ansiklopedisi. yeni İngiliz hükümetinin Çanakkale'de kesin sonuç elde etmek amacıyla gönderdiği kuvvetler. Arıburnu ve Seddülbahir cephesi Komutanları Esat ve Vehip Paşalar. BTTD. ve 43.Kitap. (R. 391.‖ (s. s. s.C.131) Gayri Ciddi Ansiklopedi. Esat Paşa da Arıburnu Grup Kumandanı idi (Doğrusu: Kuzey Grubu K. 397) Esat Paşa da anılarında bu durumu açıklıyor: ―Benim emrimde yalnız 19.10'da. "İngilizler. saat 22." (1. s. sadece "M. yalan bağımlısı olmuşlar! de bi an _8 . s.Kolordunun başına geçerek Anafartalar bölg esindeki İngiliz kolordusunun karşısına çıkarken. İngiliz resmi tarihi.R." (Lozan.372 vd..371. s.227) 2) 10 Ağustos günü yapılan Conkbayırı taarruzu ile ne Esat Paşanın. ve16. 10 Ağustos günü Esat Paşanın kuvvetleri de Conkbayırı'nı geri almışlardı. Doğrular: 1) Conkbayırı-Kocaçimen bölgesi ile burada bulunan bütün birlikler. 421..Kemal'in cephesinde' kalan İngilizleri de denize süpürüvermezler miydi? Bu yazarlar.Kemal Beyin cephesi olan Suvla-Anafartalar kıyılarında tutunabilmişlerdir.C.Tümenler kalmıştı.Kemal'in cephesi olan Suvla-Anafartalar kıyılarında tutunabilmişler" de. cephelerindeki İngilizleri denize mi dökmüşler? Söz konusu bile değil! Hepsi yerli yerinde duruyor. Zaten durmuyor olsalardı. Conkbayırı nire. Anafartalar Grubu Komutanı Albay M.Bir daha tekrar edeceğim: Arıburnu nire.Kemal Bey 9 Ağustosta kendi grubundaki 16. bu alıntıyı şöyle değerlendiriyor: "Atatürk'ün Genel Sekreterliğini de yapan Bayur da itiraf ediyor ki müttefik kuvvetleri. ne emrinde kalan iki tümenin bir ilgisi vardır. Çanakkale Cephesi. 'sadece M." (1.59. ayrıca 42. pek ustalıkla stratejik baskın yaptıktan ve iki gün boyunca Gelibolu yarımadasının anahtarı olan Conkbayı-rı'nı elde tuttuktan sonra oradan atılmış ve Suvla-Anafartalar bölgesinde dar bir kıyıda sıkışıp kalmışlardı. bu yalanın da eni boyuna denk düşmemiş.İngilizlerin. sadece Anafartalar Grup Kumandanı olan Albay M. bu çarpıtmalara kendince katkıda bulunuyor: "M.. s.. Kısacası.131) Ee. 3. Gelibolu Harekâtı.Kitap. (Doğrusu: Değildi!) Nitekim M. bütün birliklerimiz toplanıp. ordu emri ile Kuzey Grubundan alınıp Anafartalar Grubuna bağlanmıştır.

Eşrefe anlatırken. Y.Anafartalar muharebesi nden de haberi yok galiba. Sarı Ba-yır'ı da ellerine geçirecekleri ve böylece ilerleyerek Çanakkale Boğazı'nın en dar geçidini kontrolleri altına alarak Boğaz'ı açacaklarını düşünme ve ileri sürmenin. Aynı zamanda her tepe önemsizdir. denizden açılan top ateşinden söz ediyor ve tam bu sırada yaveri Yüzbaşı Ce-vat.206 Bir başka açıklaması da şöyle: "M. s. Küçük sonra şöyle devam ediyor: □ "Daha sonra böyle onurlu bir şarapnelin.Küçük de diyor ki: □ "Esat Paşa. Küçük buraya bir dipnot işareti koyarak.Küçük ise Suvla'ya çıkartma yapan İngiliz kolordusunun. M. Bir cep saatinin paşanın yaşamını kurtarması.Kemal'in saatinin parçalanması Y.Kemal için Anafartalar'daki rolü ehemmiyetsiz diyorum. söze karışarak. bir anlamda açığa alınıyor. daha sonra.Eşref'e.90)207 Yani M. bu olayı R.Kemal'in göğsüne çarpan şarapnel olayının daha sonra uydurulduğunu söylemek istiyor. fazla inandırıcı olamayacağını sanıyorum. (T. M. Ekim 1986) Zırvalamak yasak değil.'" Y. sayfanın altında şu açıklamayı yapıyor: □ 'Kemal Paşa.Anafartalar muharebesini bütünüyle yok sayıyor.Küçük.Kemal'in Kurmay Başkanı Yüzbaşı İzzettin'in (Çalışlar)." demiş.Kemal sendromuna yakalanmış olanların şu hallerine bakınız! Yılların sırasını bile dikkate almıyorlar. bu yazıdan bir yıl önce. işte bu şarapnel nedeniyle oluyor. s. 101) Bir açıklamasında da.Ü.Kemal'in Anafartalar'daki rolü de ehemmiyetsiz.' Böylece bir şarapnel parçası Türkiye tarihine girmiş oluyor.Ü. Neden Anafartalar Kahramanı diyoruz? M. Oysa kendi de belirtmiş.Kemal ve Cevat [Abbas] ise.□ Y. Yüzbaşı İzzettin'in anıları arasında kalmasına bazılarının gönlü elvermiyor. Gelibolu'yu R. İzzettin'in yazısı 1919'da yayımlanmış.101) Sonra da ciddi ciddi şöyle diyor: "Çunuk Bayır'da başarılı olmaları halinde düşman kuvvetlerinin. 1918 Martında anlatmışlar.Kemal bu savaştan sonra. M.10. terfi ettirilmiyor. 5/7." (s." (Erkekçe dergisi." (T. önümüzde patlayan bir gemi mermisinin dip tablası benimle Teğmen Fethi'nin omuzları arasından geçerek önümüze düştü. yani o da Mısıroğlu gibi 1. 'bu şarapnel misketlerinden bir tanesi de paşanın göğsünü okşamıştır' diyor. Gelibolu'da her tepe önemlidir.dururken. daha önce de belirttim." Y. 1918'de. M.Tezler 5. 1919 başında. 2. "M. de bi an _8 . Harp Tarihi dergisindeki yazısından bir paragraf aktarmayı gerekli görüyor ve ben de buraya alıyorum: 'Bir aralık topçu tabur komutanı Binbaşı Nafiz ve batarya komutanı Teğmen Fethi ile batarya gözetleme yerinde -ki burası açık bir toprak çukuruydu. bu özgürlüğün iyice tadını çıkarıyor. 'Çunuk Bayırı'nda [Conkbayırı'nda yani] durdurulduğunu yazıyor. anılarında.Tezler 5.

1. önce. o sırada Çanakkale'de yedeksubay adayı olarak bulunan yazar Mahmut Yesari'nin bir yazısına dayanarak. zabitlere. s.Kısım.11 Çanakkale'nin boşaltılması sırasında M.208 İngilizlerin o tarihte 'dört yüz bin kişi kadar olduğu' da doğru değildir.Kemal ve Fevzi Paşanın sicil dosyalarının210 ve askeri belgelerin filan.209 □ GRYT Ansiklopedisi soruyor: "Peki.5/7. rahatsızlığı sebebiyle 10 Aralık 1915'te Gelibolu'dan ayrılmış..357) Sonra da şu yorumda bulunuyorlar: "Çanakkale Zaferini.138) M. O aynı zamanda İstanbul'u da ikinci defa kurtarmış ve Rusya'nın Boğazlar yoluyla yardım görmesi ihtimalini ortadan kaldırmıştır.. sonra da albay olan M.12..Yesari böyle yazdığına göre.. başarı kazanan komutanların adları ve başarıları ilan edildiği halde.Kemal. M..Mısıroğlu: ". s.Kemal çekişmesi □ 'GRYT Ansiklopedisi. M. 2..Kemal'in bu boşaltma sırasında Gelibolu'da olmadığını belir tmiyor.C.C. muharebe safhalarını başından buraya kadar takip ettikten sonra. Ama ansiklopedi.' (1. M..Kemal'in adının anılmasına izin vermemiştir. anlam vermek mümkün o l- de bi an _8 . önce yarbay.. kahramanlıkla veya en azından kumandanlıkla ne ilgisi olabilir?" (Lozan. s.Çanakkale'deki düşman kuvvetleri. düşmanın bu gayet mahir (ustaca) çekilişi sırasında. İstanbul'da sansür.165) Mısıroğlu. ihtiyacı olan erkana. aklına geleni yazmayı sürdürüyor hazret. Oysa Albay M. yerine Güney Grubundan 5.Yesari diyormuş ki: İngilizler çekildikten sonra.M. Seddülbahir'de 35. Alma nya'da ve bütün savaşan devletlerde. Anafartalar Kahramanı [M. Enver Paşa .Kemal.]" (Türkiye İnkılabı Tarihi. yarımadanın ortasındaki dar yerinden Marmara kıyılarına ulaşmak ümitleri kırılmış ve her iki defasında da bu işi aynı adam.Kemal Beye verme gayretkeşliğinin bir ürünü olan şu satırlara.Kemal oradaymış! Mübarek olsun! 5/6. H. küçük zabitlere bağışlamışmış. 3. Arıburnu ve Suvla kesiminde 83.. kalan ganimetlerden payına düşeni M. M.286 İngiliz bulunuyordu. Muazzam düşman kuvvetl erinin.Kemal önlemiştir. ne önemi var? Meğerse M.Kemal] nerede idi?" İstanbul'daydı. akan sular durur.Kemal'in boşaltma sırasında Çanakkale'de bulunduğunu ileri sürüyor. M. M. olduğu gibi. önceleri sadece doksan bin kişi olduğu halde.Kemal neredeymiş? □ K.Bayur'dan şu alıntıyı yapıyor: "İkinci defa olarak İngilizlerin. boğazdaki düşman gemilerine taşınıp yüklenmesini fark edemeyen bir kumanda heyetinin.048.Kolordu Komutanı Fevzi (Çakmak) getirilmiştir. sonraları dört yüz bin kişiye kadar çıkmıştı.C.

ne kadar realist bir davranış olabilir ki? M.Kemal Paşa Türkiye'nin tek adamı olduktan sonra ona bağlayanlar. şaşa- de bi an _8 . Alman kumandanının büyük kıtada resmi konulmuş.. s..305) □ Abidin Daver (Tasvir-i Efkâr gazetesi yazarı): "Bu muharebeler sırasında. Kemal'in parlak başarılarını saydıktan sonra. Çanakkale hususi nü shası çıkardığı zaman. s.C. ister istemez. yalansız tek satırı yok!) □ Y. Evet. 18 Mart 1915'te hiç yoktur. Tezler 5.].Kemal Paşanın eseri olarak kabul ediliyordu.Rıfkı Atay (Akşam gazetesi yazarı): "Enver Paşanın adamları. Gerçekler böyle olunca. O nüshada Çanakkale zaferi başarısı. Enver Paşa ile M.103) Birkaç tanık dinleyelim. merkez azasından dostum. Arıburnu muharebelerinde. kendisinden bahsedilmemiştir. M.Kemal'in adının geçmemesi. Çanakkale Zaferini. s." (Çank aya. Son saatte mecmuanın içine. Çanakkale muharebelerinde M. buna Enver kızmış. Bir yazı ki yanlışsız. s.Küçük: "Türk tarih yazıcılığında. M. Merhum Enver Paşa ile arası çok açık bulunduğu için askeri sansür. bir yıllık bir yarbaydır ve emrindeki iki alay (!) bütünüyle şehit olmuştur. sorumluluğu hep Enver'in kıskançlığına bağlıyor.Kemal'in resimlerini neşrettirmek istemezdi. basında sansür tatbik ettirmek şeklinde belirmesi biraz garip kaçıyor. bunu somut terfi veya ödüllendirmelerle kanıtlayamayınca.Kemal'in klişesini Liman von Sanders'in klişesi ile değiştirmişlerdi. tarihçi.Kemal Bey. Ziya Gökalp'in Yeni Mecmuası. Anafartalar Grup Kumandanlığı ise. terfi etmeyi hak etmiş bir subaya. o günkü İstanbul basınında. Çanakkale zaferi üzerine 'Harp Mecmuası'na M.Kemal'in bir resmi konulmasını bile kıskanmışlar.Ü. Merkez-i Umumi ile mecmua sahibi. bakalım onlar ne diyor: □ Refik Halit Karay: "Harbin son yılında. bu bahsedilmeyişin kabahatini Enver P aşanın çekemezliğine yüklüyorlar." (Bir Ömür Boyunca.) □ F. son günlerini yaşayan Başkumandan Vekilinin öfkesi yatıştırılmıştı. 132. Ruşen Eşref'in o nüshadaki mülakat şekilli yazılarını dikkatle okumuş[tum." (T. kendisinin muharebeler içinde fazla rolünün olmamasından ve bir de ondan daha kıdemli bir sürü kumandanın bulunmasıdır. rahmetli Küçük Talat Beyi telaşa düşürmüştü. yani bir yarbaydan bahsetmek.. her zaman kullanılan bir 'şeytan' var.Kemal Bey arasında bir çekişmenin olduğu bilin iyor ama bu çekişmenin. daha ziyade M. M.. iht iyat tümeni kumandanı. mecmua baskıda iken M." (Aktaran da.muyor.." (1. O günün basınında. 140. Ordu Kumandanını kızdıran ve bu yüzden azlolan Albay Fevzi Çakmak Beyin (!) askeri ve planı ile yürümüştür.Kemal Beyi "zafer kazanmış" gibi göstermeye kalkmak. bir şeyler yapılarak. Boğaz'ı ve İstanbul'u birkaç defa kurtarmış olan o kahraman kumandanın resmini basmak için ne güçlükler çektiğimizi şimdi tessürle hatırlıyorum.189 vd.

Talat Paşa böyle bir soru ile karşılaşacağını biliyor olacak. Abit Efendiye yakınlık göstermesi.Kemal'i kendine rakip olarak görür ve onu kıskanırdı.'. değil mi? Hiçbiri de resmi tarihçi değil. kendisine (oğlu Abit Efendiye) iki ceylan yavrusu hediye etmiş.211 5/7.13." (Osmanlı Sarayının Son Günleri. haber ver.1. Sırtında bir pelerin vardı ve arkadaşına veda ediyordu.Kemal'in parlak bir asker olmadığı □ Y. 101 ve 102) Bu kadar tanık yeter. donanmasını durdurdu. Talat Paşanın da bulunduğu toplantıda. 'Bir daha arkadaşına (Salih Bozok'a) gelecek olursa." (İmparatorluğun Çöküşü. Bunlar küçük şeyler! Çanakkale'de. hepimiz gibi Dr.. İngiltere. 'bir altın saat' diyecektim ama hem dedikodusundan çekindim. Dr. Gerçekten bir defa daha gelmiş. hem oldukça geçim sıkıntısı içinde olduğum için bir şey söylemedim. ona karşı daima soğuk ve çekinser davranırdı. Bir gün Merkez-i Umumi'de.Düşmanı olduğu yere mıhlayan M. s. Enver Paşanın kendisinden niçin çekindiğini o zaman anladım. İkimiz de kendisini Selanik'ten tanırdık.. s. bir şahsiyeti olduğunu anlatıyordu. Fransa gibi iki büyük devletin ordusunu. Biraz vakti halim olsa.Kemal'in terfi meselesi neden bu kadar uzadı?' diye so rdu.. Bunu Talat Paşa tutuyormuş. Bundan memnun oldum. bana lazım olan odur.M. tehlikeli bir sükûneti vardı.Kemal Paşa. 'Paşa.Kemal'in bu başarısına rağmen. derhal şu cevabı verdi: 'Bu Enver'e ait bir iştir. Oğluma mün asip bir mukabelede bulunmasını hatırlattım. bilinmez. M. Devletimin yüzünü ağartmış bir paşanın.Nazım'ın da dikkatini çekmişti." (Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri.Şükrü Bleda (İttihat ve Terakki Partisi Genel Sekreteri): ". s. Oysa Enver.caksınız ama GRYT Ans. savaş sanatında parlaklığına işaret eden bir de bi an _8 . yüzgeri ettirdi ya. M. neden hâlâ terfi ettirilmeyişi." (Sınıf Arkadaşım Atatürk. Uzaktan yüzünü iyice seçemedim ama sıradan askerlere benzemiyordu. Talat (Paşa) ile aramızda.Kemal İstanbul'a döndüğü günlerde idi.Kemal'in şahsında kendisi için bir rakip mi görürdü. M. 171) □ Sultan Abdülhamit: ".159) □ Lütfi Simavi Bey (Başmabeynci): "Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa. s. M. ben de göreyim' demekle yetindim..Küçük: "Kemal'in bütün yaşamı boyunca.Nazım heyecanlı bir ifade ile..C.140) a Ali Fuat Cebesoy: "Enver. Muvaffakiyeti için dua ettim..Kemal'in lafı geçti. Meziyetlerini takdir eder ve severdik. s.. bana haber verdiler.381) □ M. M. Çanakkale savaşları sona erip Anafartalar Kahramanı M. M.Kemal Paşayı daima kendisine rakip görür ve onu çekemezdi.

Ama gençler için M.C. 133) de □ General Mac Arthur: "Askerlik dehasıyla insanlık idealini Atatürk kadar nefsinde birleştirmiş bir adamı tanımıyorum. Resmi tarih. s. S.8." (Liman Paşanın Enver Paşaya yazdığı 10. hatta bir ulusun kaderini değiştirecek yücelikte bir zafer kazandığı tarihte pek az görülür.Kemal Paşa. bu kitabın 1933 baskısında da aynen yer alan Çana kkale Savaşı bölümüne yer verdikten sonra. Devletin resmi tarihi böyle olursa. gerçeği söylemek yerine dalkavukluk etmeyi tercih edenler yüzünden.F. M. s. her an çaktırdığı şimşeklerle sıradan insanların karanlıklarını yırtabilen insan oluyor.208) □ General Aspinal C. Yarbay M. hiçbir zaman arkadaşlarından önce görmüyor. olağanüstü hızlı görebilmektir. yetkili ve cesur bir subay olarak tanıdım. bu iddiası ile başbaşa bırakmaktır. İlk baskısının tarihi 1931. M.132)212 bi an _8 . ister istemez Yusuf Bayur gibi vazifeli zevatlarla (Ne Türkçe!)..Çiller.27) 5/7.tek kanıtın bulunabileceğini sanmıyorum. kendi inisiyatifi ile giriştiği hareketlerle.485'ten çeviren C." [History of the Great War Military Operation.80. başkalarının açtığı aydınlıktan yürüyen liderler kategorisine giriyor. yıllardır bu hep böyle zannedilmiştir. bu bölümü şöyle eleştiriyorlar: "Başından beri Çanakkale muharebelerinin seyrini takip edenler.Ü. [. Kemal'de hiçbir deha işareti de göremiyorum.Oglander (Çanakkale askeri tarihi yazarı): "Bir tümen komutanının üç ayrı yerde. sayı 19] □ Mareşal Birdwood (Çanakkale'de Anzak Kolordusu komutanı): "Atatürk kadar kahraman ve yüce gönüllü bir komutan tanımadım!" (Atatürk için Diyorlar ki. derleyen. Atatürk." (Aktaran Ali Fuat Erden. Tezler 5.Küçük'ü. GRYT Ansiklopedisinin yazarları. s.. s. bir harbin. AAMD. 2.Kemal'in askerliği ile ilgili birkaç görüşü aktarmak istiyorum: □ Liman von Sanders: "Albay M. Deha. Öyküleriyle Atatürk'ün Özel Mektupları. Kemal. gerçeklerin hiç de şu anlatılanlara benzemediğini görmüşlerdir.Kemal Beyi. Dahi.Kemal ve Çanakkale Orta öğretimde okutulmak üzere. s..Kemal Beyin 'Çanakkale Kahramanı' zannedilmesine sebeb olmuştur. Dahi. aktaran Sadi Borak. s. süratli şimşek çakması içinde yaşayan insandır. " (1. Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti'nden bir k urul. TRT'nin de aynı yanlışı tekrarlaması.14." (T.1915 günlü mektup.C.132. vatanın bu büyük savaşta hizmetlerine muhakkak surette muhtaç olduğu çok müstesna kaabiliyetli.] Öyle ki kendisine takdirimi ve şükranımı tekrar tekrar ifade ettim. s. 'Tarih III' adlı bir ders kitabı yazmıştır.70) En iyisi Y. sadece muharebenin değil. Galipoli (İngiliz resmi tarihi)..Enginsoy. Yine devletin kitaplarının yanında.

önemli ve savaşın kaderini değiştiren ve etkileyen hiçbir muharebe yok! Bu muharebeler. M. 1933 baskısı. Fakat Mareşal Petain'in Birinci Dünya Harbi'nde Fransız ordusuna kazandırdığı şeref. Hiçbir Fransız politikacısı.214 Böyle diyor ama kuzey kesiminde.Kemal'i buldu. M. s.Kemal'i. Kaybedilen yerleri de. s. Türk neferinin ve Türk milletinin fıtri (doğuştan gelen) fedakârlığını ve yüksek hasletlerini en iyi anlayan ve ondan istifade etmesini bilen M." (Çankaya. bir milli şeref olarak kalmıştır. Türk cephesini yandan.Kemal Bey.307-308)213 Ağırlıklı olarak İngiliz kaynaklarına dayanarak yaptığım özetten ne farkı var bu anlatımın? İngiliz resmi tarihi. Almanlarla işbirliği ettiği için Fransız vatanseverleri tarafından mahkûm edilerek bir zindan köşesinde ölmüştür. Arıburnu. büyük. üzerinde durulmayacak kadar basit bir çatışmaydı. sıradan. dünyanın en muntazam ve mükemmel ordularına karşı gösterdiği kahramanca mukavemet ve onları ricate (geri çekilmeye) mecbur ederek kazandığı büyük zafer. düşman kuvvetleri yapışıp kaldıkları Arıburnu'nun yalçın yamaçlarından ileri bir adım bile atamadılar.167) de bi an _8 . önemsiz muharebelerse. Miralay (Albay) M. Anafartalar'dan çevirmek için çıkan yüz bin kişilik (Lord) Kiçner ordusu da karşısında M. Türk'ün talihi onu muhafaza etmişti. Conkbayırı'ndan ve Anafartalar'dan çekilerek kıyıya dönmüş. Yarımadanın boşaltılmasına kadar düşmanın ilerlemek için yaptığı müteaddit taarruzlar.. Suvla limanı istikametinde. İkinci Dünya Harbi'nde. resmi tarihimizden çok daha ateşli ve coşkun değil miydi? Ee? • Mısıroğlu'na göre. Conkbayırı muharebesi sırasında bir mermi parçası ta kalbinin üzerine gelmiş iken. Türk Ordusunun Gelibolu Yarımadasında.Atay diyor ki: "Mareşal Petain.İtilaf Devletleri Gelibolu yarımadasına kuvvetler çıkardıkları zaman. s.Kemal'in komuta ettiği bu üç muhar ebeden başka. Vehip Paşanın yolladığı iki alay geri alıvermiş.Kemal Çanakkale savunması ile İmparatorluğun başkentini istiladan kurtardı. cebindeki saatin parçalanmasile hayatı kurtulmuştu. bizim bu ilk resmi tarihimizden daha fazla övüyor ve yüceltiyor. İngiliz ve Avustralyalı yazarların ve tanıkların değerlendirmeleri bile. Conkbayırı'nda ve Kocatepe'de (Kocaçimen Tepesi'nde) yaptığı şanlı taarruzlarla Kiçner ordusunu da mağlup etti ve ordumuzun vaziyetini bir kere daha tehlikeden kurtardı. bu arada İngiliz donanması da yanlışlıkla kendi askerinin üzerine 6 mermi atmış. Hatta o şeref Petain'in adından ayrılmamıştır.150. M. M. şiddetli hücumlar hep sonuçsuz kaldı. hatırlayacaksınız.Kemal'in eşsiz dehası sayesinde olmuştur." (1931 baskısı. Petain'in ne kadar kötü bir Fransız olduğuna kendi milletini inandırmak için Fransız tarihinin bir şerefine..Şimdi bu ilk resmi tarihin. Çanakkale Savaşı ile ilgili bölümünü aktarıyorum: ".R. demek ki Ç anakkale Destanı gibi laflar da palavra! F. bunun üzerine İngiliz ordusu. Anafartalar ile Conkbayırı muharebelerini de öyle değerlendiriyor. hakaret ve iftira etmeyi düşünmemiştir. Ağustos günleri.Kemal kendi inisiyatifiyle derhal Arıburnu mıntıkasına yetişerek taarruz ve düşmanı sahilde tuttu.

. Son olarak. Tezler 5. Böyle kural dışı olaylar. gülünç bir masal! Ayasofya 1935'te müze yapılmıştır. bu kararı eleştirebilir.15. 1. Çanakkale Savaşı olduğu sırasında Vahidettin. uydurmuş. kısacası tarihin gözünün içine baka baka masal söylüyor. cumhuriyetçi ve laik olduğu ya da komünist olmadığı için M.255) İlk konu Hürriyet ve Vatan Partisi. tarihle oynuyor. Ayrıca. s. Çanakkale Boğazı'nın zorlandığı tehlikeli zamanlarda.Atay yazmıştır ama anlattığı olay 1919'da geçmiştir.Veliaht idi. de bi an _8 . ne de Ayasofya'nın müze yapılması söz kon usuydu.Küçük ne demişti: "Üç yurttaşlık bilgisinin doğru olmadığını kanıtlayabilmiş durumdayım.C. Çünkü bir başka kitabında F. Açıkçası. Ayasofya etrafında sipere sokmuş ve şu emri vermişti: 'Camiye çan takmak veya müze yapmak isteyenlere ateş ediniz!' " (Bu Vatanı Terk Edenler. senarist bu cümleden sonra. ikinci konu Hareket Ordusu idi. ordunun kendi şahsını korumakla görevlendirdiği taburu.Veliaht'ın şahsını korumak için bir taburun görevlendirilmesi. kendini de gülünç duruma düşürüyor.Kemal'in önemini azaltabilmek umudu ile Türk tarihinin kaç şerefini birden hoyratça çiğnemekten çekinmiyorlar! • Y. sadece 2. 98) Bu bir film senaryosu olsaydı. Vahidettinci yazar Vehbi Vakkasoğlu'nun bir iddi ası ile bitirmek istiyorum: "Sultan Vahideddin. s. Bunu açıkça yazmak dururken. s. Bu iki konudaki iddialarının doğru olmadığını görmüştük. (Çankaya. Tezler 5.R. ancak ve belki Hoko Moko kabilesi gibi ilkel bir toplulukta olur. isted iği gibi ve dilediği yerde kullanamaz. Vahidettin'i de. mizah sanatını parlatan iki iddiasını daha aktarayım: "Resmi tarihi altüst ettiğimi kabul ediyorum. Vakkasoğlu. fütursuzca 1915'e aktarmış. Bu konudaki iddialarının da gerçeğe aykırı olduğunu görmüştük.R. olmamış ve de olamaz bir olay uyduruyor. Tarihin tahrifatını (değiştirilmesini) ortadan kaldırarak. s. Üstelik 1915'te." (T. şahsını korumakla görevli bir taburu." (T. şöyle yazardı: "Efekt: Kahkaha sesleri yükselir!" • Çanakkale konusunu.51)215 Nasıl? İki cümlede yedi yanlış! 215) Meraklısı için not: Böyle bir söylenti çıktığını ve halkın telaşa kapıldığını F. (Son Bozgun. Neresinden bakılsa.Bizimkiler ise. ne kimse Ayasofya'ya çan takmaya cesaret edebilirdi. s. meşruti bir Sultan bile.Ü.Atay'ın bu yazısından alıntılar yapmış.Ü. 185) Yani gerçeği bildiği halde. Vahidettin'e Çanakkale Savaşı'ndan da bir pay çıkarabilmek için olayı. Üçüncüsü ise Çanakkale kon usundaydı. usulden değildir.136) Vakkasoğlu. 2. hakkıdır. bu olayın 1919'da geçtiğini de biliyor. doğru tarih yazımı ve geçerli bir tarih felsefesine başlangıç yapabildiğimi düşünüyorum.

İngiliz baskısı oradan. birbirinden uzakta ve temassız halde kalmışlardır. nasıl ihanet etmiş M. [M.Orduya.. (Dedektif X-l. tarih boyunca misli görülmemiş bozgun seli halinde. ilerde de belirtilecektir. Ancak Tul-u Kerem mevkiindeki Cevat Paşa birkaç kişilik maiyeti ile zor bela kurtulabiliyor.Sabri'nin iddiasını daha sonra ele alacağım. Ordulardan teşekkül eden cepheyi çökertebilmek İçin Yahudi asıllı İngiliz Başkumandanı General Allenbi (Allenby). Şam'a doğru mahşeri bir ana-baba akışıyla kulaç atarken..30) Sanırsınız ki Mısıroğlu.Sabri'nin genel bir iddiası ile Büyük Doğu dergisinin 25.Kemal'in komutanı olduğu] 7. 8." (Sarıklı Mücahitler.7. ne sağındaki 4. solunda da 7. M.sayısında." Bir tek kelimesi bile doğru olmayan. İngiliz Entellijansı (gizli servisi).Kemal? Mısıroğlu'nun.Mısıroğlu diyor ki: "Önemle belirtilmesi gereken tarihi bir gerçek vardır ki o da. s. Suriye Cephesi □ K.Ordu.Ordular var. İşte bunun üzerine memleket tek kalemde tepetaklak olmuş ve Mondro s'un imzası zorunluğu doğmuştur. Haleb'e doğru akmaya başlıyor. ve 8. Birdenbire.Ordu hiçbir baskı görmeden (!) Haleb'e çekilmiş ve orada karargâh ku rmuştur. cephe üzerinde müthiş bir yarık hasıl olmuş ve 4. s. daha orduların konumunu bile bilmiyor) Bu arada M.168) K. İhanet..Ordu artıkları.216 meşhur İngiliz casusu Lavrens (Lawrens) aracılığıyla emeline muvaffak oldu.. Yazarın kasdettiği M. birdenbire Bisan istikametinde son süratle çekilmeye başlıyor. İlerde bu hususu daha açıkça belirtecek: ". Önce Büyük Doğu'da Dedektif X-1 imzası ve Hakikat başlığıyla yayımlanan ciddi (!) yazıda yer alan iddiaları aktarıyorum: "Şeria nehrinin sağında 4. miğde bulandırıcı bir laf salatası! Mısıroğlu'nun esin kaynağı. Hayır. Yıldırım Ordular Cephesi denilen ve 4. 7. bir ihanete ku rban gittiğimiz Filistin Cephesi hariç tutulursa. (Mısıroğlu bu palavraya bir de Lawrens'i ekliyor) Nihayet 31 Ağustos 1918. işte Dedektif X-1'in bu hezeyanları.Kemal'dir.Ordunun gerisine düşüyor ve bu orduyu kuşatıp kamilen esir alıyor.. Arapları kasdediyor.. General Allenby ve casus Lawrens'le gizlice ilişki kurarak.C.Mısıroğlu'nun bu gülünç iddialarının kaynağı. Vaziyeti birdenbire ve tepeden inme haber alan 4.Ordu. Vaziyet tek kelimeliktir: Kahhari hezimet (Tam yenilgi)! 4. şimdilik üstü kapalı ifadesine göre. "Dedektif X" imzasıyla yayımlanmış olan yazılı bir hezeyandır. İngiliz kumandanı Allenbi ile hususi temaslarda bulunduğunu da bir gün tarih tespit edecektir. Albay Lavvrens'in aracılığı.Ordu.6.Kemal Paşanın. herhangi bir maddi menfaat bahis mevzuu olmaksızın. ne de solundaki 8. ve 8. 1. eski Şeyhülislam M.Bu bölgede Türk ordusunu yenilgiye uğratabilmek için İngiliz Entelli -jansı hummalı bir faaliyete geçti.Ordu ise.217 yenil- de bi an _8 ." (Lozan. İngiliz ordusu hemen bu yarıktan içeri dalarak.Ordu üzerine dönüyor. Filistin Cephesindeki ihanetten söz ederken. derhal 4. Peki. her tarafta başarılı savunmalarla vatanımızı koruyabilmiş olmamızdır. Az sonra daha açık yazacak. Doğrular.Orduya ve bilhassa Ordular Grubuna hiçbir haber vermeden ve hiçbir şey sızdırmadan.Ordu ile 8.

ihtiyat kuvvet bulunmadığı için mümkün değildi. Keşif kolları. doğudaki iki ordumuzu. kan içinde kalmış ayaklarla dönüyorlardı. 303. Yazlık elbisesi olmayan. arpa verilebilen hayvanlar. Enver Paşa. 295. 'Büyük Turan İmparatorluğu' hayali içinde219 İran'a. yenilerek ve gittikçe zayıflayarak. mevzilerde kalıp direnmenin daha güvenli olduğuna karar verdim.lik bir cephede. Bir İngiliz taarruzu başlamadan.' üç yıl içinde. günde ancak 1-1.gi ve General Allenby'nin emeline kavuşması gibi arabesk süslemeleri çıkarın. yırtık çarıklar vardı hatta çok defa bu bile yoktu. 11 Eylül tarihli telgrafında her türlü yardımın yapılacağını yine vaad etti. yenerek. Sina'dan Kudüs'ün 50 km. Türk askerleri. Hayvanların bitkinliği o dereceye varmıştı ki bazı bataryaların birkaç yüz metre içinde mevzi değiştirmeleri için verdiğim emirler bile güçlükle yerine getirilebiliyordu.5 kilo. 312)221 Akdeniz ile Şeria nehrinin doğusundaki Maan bölgesi arasında. geriye işin özü olan savaş kalır. durumu yukarda açıklanmış olan üç Türk ordusu bulunuyor: Akdeniz de bi an _8 . Malarya ve dizanteri. Suriye Cephesindeki acı durumu anılarında özetle şöyle anlatıyor: "Yıpranan tümenlerin geriye alınması ya da değiştirilmesi. Tümenlerin mevcutları pek az olduğu için ilk hatlarda az piyade bulundurmak. Kendi ayaklarında. iyice zayıflamış Suriye ve Irak cephelerini takviye edeceği yerde. cephede bulunuyordu ve altı aydan beri yeni gelmiş hiçbir tümen yoktu. Ayaklarını paçavralarla sarıp savaşıyorlardı. Sekiz tümen altı aydan fazla bir süredir değiştirilmeden.12."220 (s. Topçu cephanesi de o kadar az geliyordu ki bataryalarda hiçbir zaman gereken sayıda cephane bulunmuyordu.1917 günlü raporu. 1918 Martında Yıldırım Orduları Grubu Komutanı olan Liman Paşa. 294.000'i aşmıştır. bu sıcak yaz mevsiminde pek çok kurban verilmesine sebep oldu. ancak kalın yün kumaş giyen (bunlara paçavra demek daha yerindedir) ve dörtte üçünden fazlasının artık iç çamaşırı da kalmayan Türk erlerinin. ne kadar zahmet çektikleri açıktır. ölü İngiliz erlerinin ayaklarındaki çizme ya da postalları gıpta ile seyrediyorlardı. M. Azerbaycan'a ve Kafkasya'ya doğru yürütmektedir. Ama bu vaadlerin biri olsun yerine getirilmedi. Subayların çoğu bile düzgün bir ayakkabıdan yoksundu. kuzeyine kadar çekilmek zorunda kalmıştır. 306. Süvarilerin atları da acınacak durumda idi. çok zaman susuz kalıyor. (Liman Paşanın 13. s. 95 km. 309.283. 308. doğrudan tenlerine giydikleri bu kalın kumaş altında ve 55 -65 derece sıcaklıkta.Kemal-İngiliz gizli anlaşmasını (!) şimdilik bir yana bırakıp Filistin/Suriye cephesindeki savaşın doğrusunu görelim. Türkiye'de Beş Yıl. görevden her defasında.222) Enver Paşa ise. 307. her üç orduda her gün yüzlercesi ölüyordu. kendiliğimizden geri çekilerek Teberiye gölü ile Yermuk vadisi arasında bir mevziye girmeyi düşündüm ama Türk askerlerinin yürüyüş kaabiliyeti çok azalmış olduğu ve koşum hayvanlarının da artık çekiş kuvvetleri kalmadığı için. Daha 1917 sonunda asker kaçaklarının sayısı 300. • Savaşın özeti 218 Türk ordusu savaşa savaşa. o da varsa. Birkaç aydan beri. boşlukları makineli tüfeklerle doldurmak gerekiyordu.

s. Filistin -Sina Cephesi.Türk KolordusununKomutanı Albay Refet (Bele) Bey.000 kişi. 35.620 vd. 6 tümenli İngiliz piyade kolordusu. Türk cephesini. Bu kadronun yalnız yiyecek gideri.000'e yükselir. günde 43.Ordu ile 8. 100.223 17 Eylülde.tarafında 8. İngiliz cephesinin sağ yanını koruyacaktı.Ordu cephesinin sağında bulunan 22.000 motorlu araç. onun gerisinde toplanacak olan 4 tümenli süvari kolordusu. Liman Paşa bu istek ve öneriyi kabul etmez. 40. amele tabur ları. muharebe birliklerinden tamamen yoksun. otomobil kolları.000.307. s. deniz kıyısından yarmaktır." (Türkiye'de Beş Yıl. Geri bölgede çalışan işçi sayısı 135. bu kesimde. ortalama 1.000 muharip er ve sadece 20. s. 20. Burada menzil birlikleri. bir tümen ve bir tugaydan kurulu Chaytor Grubu ise.000 kılıç. 8. s. 4.368. Bu kesime 384 top yığılır.Ordu emrindeki 1. 8.320) İngilizler ise.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Genel olarak.307) Üç ordunun toplam mevcudu ise. bunun üzerine. asıl taarruzdan bir gün önce. Filistin-Sina Cephesi. Yüzyılda Osmanlı Devleti. 552 top gücünde. FilistinSina Cephesi. 314. Yüzyılda Osmanlı Devleti. Cepheye kadar günde altı yüz bin galon arıtılmış su akıtan boru hattı ile demiryolu döşenir.Orduya sığınan Hindli bir çavuş.lik yerden (8.Kemal Paşanın komutasındaki 7. mevzilerini geride bulunan bataklık bölgeye çekip cephesinin daraltılmasını önerir. 10 km. s. iki! (Türkiye'de Beş Yıl.Ordu cephesine taarruz edecek.Belen.366. Komutanı Cevat Çobanlı Paşa. (Filistin-Sina Cephesi. saldırıya geçmek için İngilizlerden emir bekleyen Faysal komutasındaki Arap birlikleri bulunuyor. ortadaki 7. piyadede 3 misli. 18 Eylül Çarşamba de bi an _8 . İngilizlerin deniz kıyısından taarruz edeceklerini bildirir. 20. M. 67.385 İngiliz altınıdır. İkmal noktaları ve birliklerde 6.000 tüfek. 8. s. tamirhaneler.616) "7. 2 tümenli öteki İngiliz Kolordusu ise.000 tüfek.) Cevat Paşa bunun üzerine istifa ederse de.Kolordu cephesi) yarmaya çalışacak.Ordu cephesine taarruz.Ordunun sol açığında da. Bütün cephedeki uçaksavar topunun sayısı. s.Ordunun ön hatlarında bulunan ve kuvvetlerine oranla çok geniş bir cepheyi tutan tümenlerinin gerisinde. depolar. (Liman. Filistin ve Suriye'yi ele geçirmek için çok büyük hazırlık yapmışlardır. ne Ordular Grubu Komutanlığının ve ne de orduların elinde yedek kuvvet bulun uyor. ayrılmadan olayların içinde kalacak ve ordusunun dağıldığını görecektir.000 at toplanır.' (F. Ordusu. açılan gediklerden Türk cephesinin gerisine sarkacaktır.100 tüfekli bir tümenden başka. s. Sağ kanadı denize dayalı olan 22.615. Ortada. kroki 54) 4. 200 km. s.622) 7. hastaneler vs. Cevat (Çobanlı) Paşa durumu hemen Liman Paşaya duyurur ve takviye ister. tüm kadro 400.vardı. bu cepheyi Şeria nehrine y akın bir noktadan (20.000 deve.Ordunun karşısında bulunan. Şeria nehrinin batı kıyısı ile doğusunda ise Cemal (Mersinli) Paşanın 4. 622. 20.Belen.Ordu222 var. (F. 623. s. 11. süvaride 4 misli üstünler. 56.300 tüfek gücünde. Tümenler.Kolordunun cephesi) cepheyi yarayacak. (F.615) General Allenby'nin planı.lik bir boşluk bulunuyordu. s.Ordu yer alıyor.Belen. (Filistin-Sina Cephesi. İngilizler. yarma bölgesinde ise 14 kat üstünlük sağlamışlardır.Ordu cephesinde 5 kat. uçak alanları.331) İngiliz ordusu.

630. Türkiye'de 5 Yıl. birçok kez karşı taarruza kalkarak düşmanı durdurur. s. Ordular Grubu Komutanlığına..368) "Bu kararını. s.Kolordu cephesinde. s. (FilistinSina Cephesi. 8. (Filistin-Sina Cephesi.Yüzyılda Osmanlı Devleti.30'da İngiliz Süvari Kolordusu. daha geniş bir çekiliş durumunda kullanabileceği tek güvenli geçit budur. s.631) Bunun üzerine. özet olarak şu direktifi verir: "Ordu için gösterilen gerideki savunma hattıyla aynı fikirdeyim. Asıl kitlenin. ve 7. fakat Bisan geçidinin güvence altına alınmasını. düşman topçusunun." (FilistinSina Cephesi. topçular.224 Bundan sonraki harekât için düşüncemse.30'da Ordular Grup Karargâhının bulunduğu Nasıra'yı basacak. sağda Albay İsmet (İnönü) komutasındaki 3. s. tehlikeyi o kadar y akın görmediği için erteler.632. Gün topçu ateşi ile geçer.vd.Ordunun. (Filistin-Sina Cephesi. saat 03.Ordu Komutanı. (Liman von Sanders. 20. (Türkiye'de 5 Yıl.Alay.Ordu cephesinde başlayacaktır. bir kısım maiyeti ile de bi an _8 . 20." (Filistin-Sina Cephesi.633)225 Liman Paşa.Kolordunun özellikle sol kanadına yüklenir. 8. Tul-u Kerem yönüne sevk eder.635) Fakat 20 Eylül sabahı.632) Liman Paşa. 316) 07. sağ kanadı açıkta kalacak olan ortadaki 7. piyadeler. s.Kolordu (2 tümenli) bulunuyor. kroki 55) İngilizlerin asıl ve kesin sonuçlu taarruzu. s. s. "Eğer geride biraz ihtiyat kuvvet bulunsaydı. (Filistin -Sina Cephesi. s.629) 20. oradan buradan tasarruf ettiği birlikleri. Oysa 8.Orduların arkasından geçerek. Aynı zamanda. Düşman cepheyi yarmayı başaramaz. Asıl süvari kitlesi ise kuzeye ve doğuya doğru ilerler. 19/20 Eylül gecesi. Türkiye'de 5 Yıl. Şeria nehrine yakın kesimde de Ali Fuat (Cebesoy) Paşa komutasındaki 20. 8. k arargâh dağılacaktır. her türlü düşman hareketine açılır. komşu Ordu Komutanlıklarına ve Yıldırım Ordular Grubuna bildirir.45'te. saat 17. çok yoğun topçu ateşiyle yıkılır. Ordular Grubunun sağ yanı.Kolordunun sol kanadındaki 26. sol kanadını da (16. solda. Tümen. s. Tul-u Kerem'e girer. İkinci hat me vzileri de yer yer çöker ve cephe yarılır. araçlar Tul-u Kerem'e (kuzey doğuya) çekilirler. kroki 55) Tul-u Kerem kısa zamanda mahşer yerine döner. iki zayıf tümen tarafı ndan tutulan birinci hat mevzileri. 05.Ordu cephesinde. Şeria nehri üzerindeki Bisan geçidini tutması tehlikesi belirmiştir.Kemal.Ordu Komutanı M.Ordunun sağ kanat birlikleri. gaz mermileri kullandığını bildirir. İleri hatta bulunan 163.319) Bu arada bir İngiliz süvari tümeni. Refet Bele'nin komuta ettiği 22. sonraki harekât için direktif ister. açılan kıyı yolundan kuzeye doğru hızla ilerlemeye başlar. Düşman gece.günü başlar. s.314. 7. önceden hazırlanmış olan ikinci hatta çekilmeye karar verir. deniz kıyısından ilerleyen İngiliz Süvari Kolordusunun bir kolu. Ordular Grup Komutanlığından. (F. (Filistin-Sina Cephesi.Belen." (Liman von Sanders.Kolordu (2 tümenli). (Türkiye'de 5 Yıl. Liman Paşa.320) Liman Paşa. s.Tümenler ile Alman Asya Kolu) geceleyin geriye çekeceğini bildirir. ve 7. 19 Eylül 1918 Perşembe günü.319) 8. İngilizlerin durdurulması mümkün olabilirdi" diyor. yolları insan ve hayvan ölüleri ve nakil vasıtası parçalarıyla doldurur.30'da. tutulacak olan bu hattın kesin olarak savunulmasından ibarettir. "Yarım saatte bir değişen İngiliz uçak filolarının attıkları bombalar. ve 19.

45te. s.Ordunun elde kalan birlikleri de dağınık bir biçimde Tul-u Kerem'den Nablus'a çekilmektedir.641) 7. Emir Faysal komutasındaki Arap birliği de demiryollarını ve haberleşme hatlarını sabote ederek İngilizlere yardım etmektedir. 8.Ordu o gece çekilip yerleştiği yeni mevzilerde. Durum birlikte değerlendirilir. Bir kolu akşama doğru. Şeria nehrine doğru vadilerde ilerleyen düzensiz birliklerini yakalar ve üst üste saldırarak ağır kayıp verdirir.636) 8. tutsak olmaktan güçlükle kurtulurlar. s. s. taşınamayacak malzemenin tahribini. en kısa yoldan Şeria'nın doğusuna geçilmesi gerektiği düşüncesinde.Ordu Komutanı Cevat Paşa.Kemal. Cevat Paşa. 659)228 8. düşman taarruzu şiddetle devam ettiği için elinde kalan son birlikleri.Ordu Komutanı.Orduların belli başlı bütün çekiliş yolları kapanmıştır.30'da Taberiye'ye ulaşır. Giderken. 8. s. s.) Bu sırada 7.Ordu Komutanlığına saat 13.Kolordu birliklerini de sürekli hırpalamaya başlamışlardır. (Filistin-Sina Cephesi. Nablus'daki askeri ve sivil makamlara duyurulur.Ordunun kuzeye çekilme yolunu (C enin) keser.Nasıra'dan ayrılır. 654) Kalabalık filolar halindeki düşman uçakları.30'da ulaşacaktır. (Fili stin-Sina Cephesi. emir subayları ve Kurmay Başkanıyla Beyt-i Hasan'a hareket eder. 21 Eylül günü öğle üzeri. iki kolordusuna. 637) 8. Bisan'ın tutulduğu anlaşıldığından.Kolordu karargâhına uğrayıp bu kararı bildirmeyi de ihmal etmez.649. çekilmenin güvenliği için alınacak önlemleri bildirir. (Filistin-Sina Cephesi. Nablus çıkışında.Kolordu karargâh mensupları. Akşam üzeri M. ve 20. çekilişi çok ağırlaştırır. devrilen araçlar yolları tıkar. 15. henüz savaş yeteneğini yitirmemiş bazı birliklerinin bulunduğunu öğrenince.Ordunun iki kolordusu savaşarak yeni hatta çekilmektedir. (Filistin-Sina Cephesi.657) de bi an _8 . s. Cevat Paşa ve Refet Bey. M. Komutanlar. Bu bilgi. Öbür kolu ise 8. (Filistin-Sina Cephesi.647) İngiliz uçakları. Şeria nehrinin doğusuna geçmek ve geçitleri tutmak için taarruzunu şiddetlendirir. daha gerideki bir hatta çekilmelerini emreder. 3. Karargâhın geri kalanı da saat 18.641.Ordu karargâhına gelirler.Ordu Komutanı Cemal (Mersinli) Paşa ile bağlantı kurabilir.227 Yolların tıkanmış olması. (Filistin-Sina Cephesi.645 vd. Kurmay Başkanı ile birkaç subay ve 20. Bisan geçidi ile kuzeyindeki köprüyü denetimi altına alır. 7. (Filistin-Sina Cephesi. 3. Ancak 4. Bisan'ın güneyinde. (Filistin-Sina Cephesi. 642) 8. 8.226 Bu sırada İngiliz Süvari Kolordusu durmadan doğuya doğru ilerlemektedir. cephesine yönelmiş düşman taarruzuna direnmeye çalışmaktadır. önceden haber verdiği hattın da gerisine çekmeye k arar verir. komşu birliklerle bağlantıyı koruyarak. s.00'de yürüyüşe geçer. ve 7. Bisan kesimine ulaşır. 7.Ordu karşısında bulunan Chaytor Müfrezesi. 4. Ordunun Nablus'u boşaltarak Beyt-i Hasan'a gideceği.Kemal Paşa.Ordunun. (Filistin-Sina Cephesi. s.Ordu karargâhı düşman süvarisinin taarruzuna uğrar. bunların başına gitmeye karar verir. Cemal Paşa birliklerini kuzeye çekmeye hazırlandığını bildirir.Ordunun yeni durumuna uymak için 13. görüş birliğine varırlar.

50-60 metre genişliğindeki nehrin geçilebilir yeri. Albay İsmet teslim olmanın askeri namusla bağdaşmayacağını söyleyerek reddeder. Düşman süvarilerinin. s. Bugün bazı küçük birlikleri ile doğu kıyısına geçmiş olan 8. (Filistin-Sina Cephesi. geçitleri tutan düşman süvarisini yarmak ve zorla nehri aşmak için harekete geçilmesini emreder. Gerisinde harekete elverişsiz bir arazi bulunan bu kolordu. s. (Filistin-Sina Cephesi. 22 Eylül gün ağarmadan nehir kıyısına ulaşılacaktır. Şeria nehrini geçmenin mümkün olmadığını göstermektedir.Ordunun Şeria batısında bulunan 24. yolsuz ve uçurumlu bir bölgeden geçilecektir.Kolordudan ise haber yoktur. s. 3.676) 7. soyunmuş erlerin tuttukları iplerle işaretlenir ve hayvanların ya da erlerin sırtında karşıya geçilir. gecikmiş 4. 23 Eylül günü. zorlukla nehri geçer. Kuzeydeki tümenin öncüsü düşmanla çatışmaya girer. güneydeki tümenin geçit yerini ateş altına alır. Asker bitkin ve. 4. zikzaklı bir yol izlemekt edir. Ama Bisan'dan doğu kıyısına geçmiş bir düşman süvari birliği ya klaşarak.672) 4.Ordu karargâhına gelir. Şeria'ya yaklaşmaya çalışmaktadır. kuzeyden ve güneyden kuşatılmak üzeredir. doğu kıyısına çıkmayı başarırlar. Geçit.Ordu karargâhına katılmıştır. Disiplini sağlamak için sert önlemler alınır. Geçişin korunması için gerekli düzen alınır.229 Geçiş gün doğmadan sona erer. 3. (Filistin-Sina Cephesi. artçı olarak bırakılmış Süvari Tümenini geri atacak ve doğu kıyısına geçebilmiş olan bu askerlerin bir bölümünü yok edecektir. doğusunda ve batısında düşman hareketlerinin çoğaldığı nehrin uzak bir noktasından (İrbit üzerinden) geçerek kuzeye çekilmeye karar verir. Dera kesiminde de bi an _8 . Düşman topçusu da.231. "Böyle bir tutanağı getiren kişiyi öldüreceğini" söyleyerek yılgınlığı bastırır. Dağlık.673.Kolordu. s. top ve makineli tüfek ateşi altında ve savaşa savaşa gerçekleştirilir. Geçiş. Bazı komutanlar muharebeye son verilmesini isterler.657) 21/22 Eylül gece yarısı. kroki 57) Bu sırada 3.Ordunun güney kanadında bulunan bazı birlikler ve perakendeler de 7.Tümeninin süv ari bölüğü komutanı.açtır. 22/23 Eylül akşamı yola çıkılır. Bir yerleşim merkezine ulaşmak için Aclun dağlarını aşmak üzere dinlenmeden yola çıkarlar.Kolordu birlikleri de sahra toplarını tahrip ederek.Keşifler. onun bilgisinden yararlanmaya karar verilir. Cephane çok az kalmış. Bisan güneyindeki kesimden.Ordu Komutanı Cevat Paşa. Kolordu ve tümen karargâhları ile zayıflamış birlikler. kaçak toplama ve alım işleri dolayısıyla çevreyi iyi tanıdığını açıklayınca. s. İki tümen geçitlere doğru ilerler. su ve yiyecek bitmiştir.Kemal.675)230 24 Eylül sabahı savaşarak geçitlere yanaşırlar. s. (Filistin-Sina Cephesi. M.Süvari Tümeni.Ordunun birlikleri ile İngilizlere ve Araplara tutsak vere vere geriye çekilen.Ordunun kalan birlikleri ve kurtulabilen geri birimler.667) Biraz güneyde bulunan 20. (F ilistinSina Cephesi. (Filistin-Sina Cephesi. nehri geçecek birlikleri korumak üzere artçı bırakılarak. Albay İsmet. kolordu ile nehir arasına sokuldukları görülmektedir. yeniden 7. Ayrıca bir süvari birliği de bu tümene saldırır. teslim tutanağı hazırlandığını öğrenince. nehir kıyısına ulaşmak için yürüyüşe geçilir.

M.Kemal Paşanın.Bu konudaki yazı ve açıklamaları.Belen. Sofya'da. kaçınılmaz bir şart mıdır? 3) Yazarın iddialarına göre: a. Bu paralellik Filistin/Suriye Cephesinde de devam ediyor. (F. 'malumdur' deyip geçiyor. Fakat bu safhalarda M. M. belgelere dayalı gerçek hikâyesi bu. dayanaksız. Türkiye'nin gelecekteki kimliği ve hilafetin yarını üzerinde. 20. böyle temelsiz. s. ayrıca Lozan. s. M. Çekiliş. (Filistin-Sina Cephesi. olsa olsa. hilafet ve buna benzer meselelerin söz konusu olduğu söylenemez. onunla Türkiye'nin gelecekteki kimliği üzerinde anlaşmanın gereğini ortaya çıkarmıştır.Kemal'in Anadolu'ya gitmesi söz konusu olunca.C. 1.233 2) Enver'in ve savaşın karşısında olmak.232 Vahidettin de savaşa karşıydı.142 vd.Kemal'i Anadolu'ya gönderebilmek gibi önemli bir rol sahibi kılınca. neden İngiliz taraftarı olmayı gerektirsin? Mısıroğlu'nun yazılarından. Türkiye'de 5 Yıl. 107) 1) M. Şimdilik.Kemal Genelkurmayın Almanlara teslim edilmesine ve savaşa girilmesine gerçekten karşıydı. davul zurna eşliğinde açıklar. Arap birliklerinin ve yağmacı aşiretlerin saldırıları altında.biraraya gelirler. s.. Ancak olayların gelişmesi. Filistin-Sina Cephesi. Üçüncü ve Dördüncü Bölümlerde ele alınacak.. devlet kademelerinde bir yere.Kemal'in bir mevki elde etmek için İngilizlerle ilişki kurduğu iddiasına değinmek istiyorum: Yazar bu konuda hiçbir belge ve tanık göstermiyor. Haleb'in düştüğü 25/26 Ekim 1918 gününe kadar sürecektir.Kemal gizlice anlaşıyorlar.338) Savaşın ve Şam'a kadar çekilişin.Kemal Sofya'dayken. değişik kitaplarından derleyerek biraraya getirmeye çalıştım. c. İngiliz aleyhtarı olduğu anlaşılıyor. s. Savaşın hesapsız idare edilmesine de karşı çıkmıştır. Amaç.Kemal ile İngilizler arasında. s. M. IRA ve Sinn Fein taraftarı olarak mı kabul edeceğiz? Karşıt gücün yanı nda yer almak. s. Enver'in sağladığı Alman desteğine benzer bir destek sağlayarak. kanıtsız ileri sürülür mü? Vahdettincilere özgü bir yöntem bu.370. sağır sultan bile duyardı. onun ve Almanların aleyhtarı. Bu ağırlıkta bir iddia.690." (Hilafet. M. öyleyse onu da.. Rayak'ta kuvvet toplamaktadır. bilinen (!!!) bir husustur. □ Mısıroğlu'nun bu savaş hakkındaki şaşırtıcı iddialarını. İngiliz süvari kolordunun takibi. Hilafetin amansız düşmanı olan İngilizlerle bu paralelliğin. mesela Harbiye Nazırlığına gelebilmekti.682) Liman Paşa.Kemal-İngiliz ilişkileri. b. birçok yerde yayımlandı.Kemal Paşayı Rayak'a çağırır ve Rayak Cephesi Komutanlığına atar. 28 Eylül günlü yazılı emriyle M. Filistin Cephesinde de devam ettiği. binnetice (sonuç olarak) İngiliz taraftarı mevkiine sürüklendiği malumdur (!). doğrularıyla birlikte topluca aktarıy orum: "M..Kemal-İngiliz anlaşmasına sonra yeniden değinmek üzere Mısıroğlu'nu okumaya devam edelim: de bi an _8 .Yüzyılda Osmanlı Devleti. sırf bir mevki elde etmek için İngilizlerle ilişki kuruyor. Kurtuluş Savaşı içindeki M. İngilizler ile M. Elinde belge olsa.

sonra kitap olarak da çıkmıştır. Hakimiyet-i Milliye ve Milliyet gazetelerinde yayımlanmış. Burada çekilen zorlukların açıklaması uzun sürer. 2) M. 8.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşa. o derece süratli bir bozguna yol açtı ki kilometrelerce geride bulunan Ordu K umandanları bile canlarını güçlükle kurtarabildiler.' " (Lozan.Kemal Paşa.. Liman von Sanders'ti. ordumu Şam'a kadar getirebildim. 7.Kemal‘in anılarına dayanarak yazdığı Arapça ‘Müzekkerat-ı Kemal Paşa‘ adlı kitaptan çevirerek aktarıyor. M. 8.174) Mısıroğlu. s. 7. Liman von Sanders'in karargâhını bastı.234 bu cephede o kadar ani bir çöküş oldu ve bu hal.174) Yani Türkçesi ve aslı varken. ve 8.□ Mısıroğlu devam ediyor: "Filistin Cephesi'nde üç ordumuz vardı. Onun cepheye gelmesinden sadece birkaç gün sonra İngilizler yeniden taarruza geçtiler.Kemal‘in bu savaşla ilgili anı ve açıklamalarını.65) (3) "Ordumun sol kanadı bozuldu ve esir düştü" demiyor.Ordu Kumandanı ise M. 31 Ağustos 1918'de (Mısıroğlu da hiçbir savaşın başlama tarihini bilmiyor !).Kemal'in söylediklerinin aslı şu: "Gece muharebe ile geçti. kestirmek zor. 1. Abdülaziz Hanci adlı Mısırlı bir yazarın. Benim ordumun sağ kanadındaki ordu esir oldu ve boş kalan bu cepheden geçen düşman süvarileri.Kemal Paşanın ayrıntılı açıklamak istemediği olayların içyüzü şudur" deyip yazısına devam ediyor. (!) Bu de □ "M. "M. Mısıroğlu. yalanla gerçek arasındaki kadar büyük fark var! Bu fark. Abdülaziz Hanci'den mi kaynaklanıyor. Ama ikisinden birinin. nehirlerden geçerek.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşa. yoksa Mısıroğlu mu böyle çevirmiş. Ordulara haber vermeden. Gerçekten. Ordumla sahralar ve nehirler geçerek.C. ani bir şekilde ricat etmesiyle ortaya çıkmıştır. 7. 4. Önce bi rkaç hususu açıklamak gerekiyor: 1) M.Kolordu Kumandanı İsmet (İnönü) Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kalmıştı. çöllerden aşarak. "ordumun sağ kanadındaki ordu esir oldu" diyor. 7.atmış ve burada 3. Liman von Sanders'in karargâhına kadar ulaştı. Şam'a ricate mecbur oldum.Ordu kumandanı Cevat (Mersinli) Paşa. 1926‘da. ve 8.. devletimizi Mondros Mütarekenamesini imzalamaya mecbur bırakan bu hezimet esnasında.Kemal Paşa idi. devamını sonra aktaracağım. İkisinin arasında. M... (!)" "Bu hezimet. ayıp ettiği açıktır.Ordu Kumandanı M. Ama M.Kemal‘in anlattıkları ile Mısıroğlu‘nun Abdülaziz Hanci‘den aktardıkları arasında büyük fark var. Hakikat anlaşılmıştı fakat neye yarar? Anlatılması uzun sürecek güçlükler içinde. anıların Arapçasını yeniden Türkçeye çevirip kullanıyor. Cephe genel karargâhı Nasıra'da bulunuyordu. s. s. 1.Ordu Kumandanı olarak Nablus'a gitti.Kemal‘in bu savaşla ilgili anıları. 4. sağ ve solundaki 4.Ordulardan kurulu olup Yıldırım Orduları adını alan bu kuvvetlerin Cephe Kumandanı. (Lozan. bi an _8 .C.. Buradan düşman süvarisi geçti. Kendisi diyor ki: 'Bu gece şiddetli bir muharebe ile geçti ve ordumun sol cenahı (kanadı) bozuldu ve esir düştü. karargâhından kalpağını bile alamadan kaçıp kendini Şam'a zor." (Atatürk'ün Hatıraları.Kemal Paşanın. aslından değil de.

Doğrular: 1) Baş kısımdaki uydurmaların doğrusunu daha önce belirtmiştim.720. yorumladığımız gibi olduğunu M. bütün kıtaat ve cephelerde kumandanlık kalmamıştı. Yedinci Ordunun isminden ve bazı döküntül erinden başka bir şey kalmamıştı. 2) M. 'ahalinin hücumuna uğramış ve sokak muharebeleri yapmış!'239 Kendisine ateş. 'Umum Cenup Orduları Kumandanı' gibi bir unvanla 'cep- de bi an _8 .Kemal'in emri üzerine Halep'ten çekilen. Binaenaleyh mecnunane bir emir verdim. daha geride bulunan Adana'ya çekti. Rayak civarındaki kuvvetler ise Ali Fuat Paşanın emrinde ve bu kuvvetlerin hepsi şimale doğru hareket etsinler. bu olayı gazetecilere şöyle anlatmıştır: 'O gece şunu anladım ki. kendisini Şam'a atmış (!). 1935 baskısı. karargâhını 200 km. 1/ 400. 22 Ekimde Halep'ten ayrılarak 24 Ekim Perşembe günü Adana'ya gelmiş bulunuyordu. (3) M." (Hil afet.' demektedir.. Kalan kuvvetlerin kumandasını Cemal Paşa'ya terk ederek235 trene atlayıp Rabat'a (Doğrusu Rayak'tır. yanında (?) bulunan şoförüne işaretle yavaşlayan otom obiline atlamış. burada kendi ifadesine göre. s. 'Umum Cenup Orduları K umandanı sıfatıyla (?) M.Ordu karargâhı. Türkiye'de 5 Yıl..176 vd.R.Kemal'in anılarını anlattığı F. Rabat Fas'ta bir şehir !) gelen M.145 vd. fakat burada da duramamıştır. yer adları indeksi de bulunan. Bu döküntüleri Suriye'nin kuzeyinde. 25/26 Ekim akşamı Halep'ten Katma'ya. daha önce.Kemal Paşa.Ordunun ani ve habersiz ricati ile (!) cephede açılan boşluktan saldıran İngilizler.Atay ile Mahmut Soydan'ı kastediyor herhalde) bir askeri emir gibi not ettirilmiş bulunan bu sözlerin man ası açıktır: 'İstikamet kuzey. 'Bu hareket amelî idi.) Mısıroğlu'na göre Suriye savaşı böyle olmuşmuş." (Lozan.Kemal Paşa.. atlarken de Halep Kumandanına emir vermiş: 'Halep ve civarındaki kuvvetleri şimale çekin. s.728. 734) Fatıma adındaki yeri." 238 "Gerçekten altı yüz kilometrelik (?) mesafeyi.Kemal Paşa da sekiz kişilik maiyeti ile resmi e lbiselerini bile giyemeden (!).suretle merkezi durumdaki 7. Şam'a bıraktığımız kuvvetler İsmet Beyin. Çünkü Yıldırım Ordular karargâhı. sağ ve soldaki Yedinci ('Sekizinci' demek istiyor ama zihni yine dağınık herhalde) ve Dördüncü Orduları arkadan kuşatarak (!) yetmiş beş bin esir ve üç yüz yetmiş beş adet top ele geçirmişlerdir.' 240 "Bu emir üzerine. Hilafet. (Filistin-Sina Cephesi. yani ancak 25 günde (?) geçilebilecek bir yolu süratle aşıp Halep'e gelen M. orada harp edeceğiz!.Kemal. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı Halep'ten Fatıma'ya (?) naklolundu ve Yıldırım Ordular Kumandanlığına. Halep'te topl amak ve orada yeni bir karar vermek lazım geliyordu.Kemal Paşa da doğrulay arak.' 236 Gazetecilere (M. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı değil. s.. s.Kemal Paşa. 730. 1.C. (Filistin-Sina Cephesi. 7.000 ölçekli Andrees atlasında bile bulamadım.açıldığı bir sırada. s.146} "Diğer kumandanlar gibi M.Ordu karargâhıdır. Cephe kumandanı tayin edildi. 30 Ekimde ise Raco'ya alınır. Fakat bu unvan da onun Halep civarında yeni bir müdafaa hattı teşkil ederek düşmanı du rdurmasını temin edemedi. herkes başının çaresine baksın!'237 Filhakika bu emrin hakiki mahiyetinin. s.351) 7.

Kolordu adını alan bu tümenler. s.. (K.31.45-47) bi an he kumandanı' tayin edilmemiştir. Peki. birdenbire Kurtuluş Savaşı'yla başlatmak. kendi komutasındaki üç ordunun (4. Sofya'dan başlatıyor. (Son Bo zgun.Kemal'in. belge? Yok ama ne de □ Vehbi Vakkasoğlu.Sabri Efendiye göre Kurtuluş Savaşı.) • Artık M.7 ve 8. Sadrazam A.Ordu Komutanı M.353. yazım yanlışlarıyla birlikte." diye yazıyor.s.İzzet Paşanın emri ile 30 Ekim günü." (Türkiye'de 5 Yıl. Bundan sonraki günlerde M. Dilipak'ın yazmaktan ve konuşmaktan. Mısıroğlu'nun yazdıklarını.Kemal-İngiliz ilişkisinin son perdesi.95. Üçüncü ve Dördüncü Bölümde ele alınacak.45'te düşmanın dört süvari alayı. aynen alıp yayımlamış.Kemal'in son Filistin görevi.Kemal Paşa. Liman Paşadan Adana'da devr alır. M. 7.ordu) kesin olarak imha ve tasfiyesi ile sonuçlanmıştır. bu konuda ne yazıyor: "M. Bu sebeple de senaryoyu. "M.)243 K. Ali Fuat Paşanın k omutası altında bulunan ve Bedeviler tarafından yakından takip edilen 1.Mücahitler.242 Filistin-Sina Cephesi. şehrin batısından kuzeye çekildiler. Eski Şeyhülislam.Sabri Efendi'nin yazısı ve M.□ A. ve 11. Buna bir 'evveliyat' uydurmak gerek..Tümen. Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığına tayin ol unur241 ve görevi. karargâhını Adana'ya çektiği ifadesi de yanlıştır. _8 . s.C. s. Ama bu gizli ilişkiyi. S. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı çoktan Adana'daydı.Kemal görevi devralmak için oraya gitmiştir. M. İngiliz işbirlikçisi ve 150'liklerden M. karargâhını 200 km. M.Kemal ile İngilizler arasındaki şu gizli anlaşma masalına değinebiliriz. doğruları öğrenmeye vakit ayıramadığı anlaşılıyor.726-730) Tamam mı? M.Kemal Paşanın 7.Tümenler. daha geride bul unan Adana'ya çekti' diyor ki bu da tamamen uydurmadır. Bakalım Liman Paşa. s.0rdu Komutanıyken. akşama doğru şehri (Haleb'i) boşalttı. (CG Yol.Mısıroğlu.Kemal Paşanın kurduğu savunma hattı. 4) 'Fakat bu unvan da onun. s. (Türkiye'de 5 Yıl. her zamanki gibi hiç d enetlemeden. yazarın gerçekleri sürekli olarak saptırıp çarpıttığını belirtmek için duruyorum. 1.352.Kemal ile İngilizler arasındaki gizli anlaşmaya dayanan bir oyunmuş. düşmanı Halep kuzeyinde durdurmuştur. kuzeyindeki Höyük Tepeleri'nde mevzilendiler. Yıldırım Ordular Grubu Komutanının Liman Paşa old uğu gerçeğini gözardı ederek. 20. zırhlı otomobiller ve piyadelerin de katıldığı bir taarruz yaptı.Mısıroğlu bu senaryoyu pek sevmiş. daha ayrıntılı bilgi için Filistin-Sina Cephesi. 26 Ekim sabahı. Saat 10. 7. birçok taarruza uğradı ama hepsini geri püskürtmeyi başardı. Halep civarında yeni bir müdafaa hattı teşkil ederek düşmanı durdurmasını temin edemedi. bir saat süren çarpışmalardan sonra bu taarruzu kırdı. s. 1.Ordusu. inandırıcı olmayacak. Haleb'in 8 km.730) Ayrıntılar üzerinde.Dillipak da.

s. ya bu tür iddiaları zırva buldukları için susarlar ya da bir tartışmaya bulaşmamak için karışmazlar. 1) Ne zaman olmuş bu olay? Büyük Doğu yazarına göre. çünkü böyle yalanı her babayiğit söyleyemez) ya da ve açıkçası. 'Enver'den şikâyet etmiş ve İngilizlerle anlaşmak gerektiğini' söylemiş. o zaman hayatta bulunan Ömer Lütfi Bey adında bir zatın muh atap olduğu.önemi var. olduğundan başka türlü anlatmak gerek. İngilizlerle anlaşma teklifini şu surette nakletmiş ve bu neşriyat tekzip edilmemiş bulunmaktadır: 'Günün birinde M. doğruluğunun kanıtı olarak ileri sürüyor.)' " (Lozan.. Bir kurcalayan çıkarsa. Büyük Doğu dergisinin tarih polisi Dedektif X-1. onun da çaresi var: Lafazanlıkla işi boğuntuya getirmek ve hakaret etmek!244 Ve savaşı. Bu hale göre iki ihtimal var: Ya bu olayı başka birinden duymuş (Bunu da açıklamıyor. araya da Entellijans Servis. (İşbu Ömer Lütfi Bey. nasıl olsa kimse araştı rmaz. Bu v aziyetten kurtulmak için tek çare. uydurmuş.C. iman ve namusu ile tanınmış bir zattır ve elyevm (şimdi) sağdır. M. de bi an _8 . Teklif neticesiz kalıyor. ciddi belgelere dayanılarak yazılır. orduyu ve vatanı her yerde felakete sürüklüyor.1.' Sonra? Şiddetle reddettikleri bu ihanet teklifini Harbiye Nazırlığına. senaryosuna bir de Suriye Cephesini ekliyor. bunu elbette altını çizerek belirtirdi. 3) İddiaya göre. bilenler de. her iki asker de bu teklifi şiddetle reddetmiş ve böyle bir hareketin korkunç bir şey olacağını sö ylemiş ve yerlerine gitmişlermiş.175) Şu palavranın üzerinde biraz duralım. Dedetif X-l'nin masalından yararlanarak. ―günün birinde‖!Yani tarihi belli değil. araştırmalar. Yıldırım Orduları Levazım Reisi Merzifon-lu Miralay (Albay) Ömer Lütfi Bey (İstiklal Harbi sırasında Nafıa Vekili) ile Ordular Grubu Erkan-ı Harp Reisi (Kurmay Başkanı) Diyarbekirli Kazım Paşayı nezdine (yanına) çağırıyor ve diyor ki: 'Enver Paşanın idaresi. harp tarihleri. 2) Peki. önüne ne koysan yer. bu tür hezeyanlara değil. bu uyduruk yazının 'yalanlanmamış olmasını'. bilgiyi kimden almış? Bu da belli değil. Genelkurmaya. Mısıroğlu. Ama bu yetmeyeceği için savaşı da. bu inanılmaz hadis eyi naklederken. □ Mısıroğlu. Başka hiçbir çıkar yol kalmamıştır!' Her iki asker de bu teklifi şiddetle reddediyor ve böyle bir hareketin korkunç bir şey olacağını söylüyorlar ve yerlerine gidiyorlar. Albay Lawrens gibi bazı esrarlı sözcükler sokuşturuyor. anılar var ama önemli değil.Kemal Paşa. İngiliz'lerle anlaşmaktır. tarihten sıkılmadan. Büyük Doğu dergisindeki yazılı hezeyanda yer alan şu ayrıntıyı da aktarıyor: "8 Eylül 1950 tarih ve 25 numaralı Büyük Doğu dergisi. Ömer Lütfi Bey ya da Kazım Paşadan öğrenmiş olsa. okuyucu nasıl olsa kurcalamaz. bu iki kişiyi Nablus'a çağırmış.Kemal. gerçeklere aykırı bir biçimde anlatmaya koyuluyor. Her yazı yalanlanır mı? Hele böyle bir saçmalamayı kim ciddiye alıp da yalanlar? Tarih. Belgeler.

trene atlayıp Rayak'a geldiği. sessizce toparlanıp geri çekilecek.Kemal neden bu etkisiz iki kişiye açılıyor? Ne kuvvetleri var.12. burada da duramayıp kalan kuvvetlerin kumandasını Cemal Paşaya terk ederek.958 10.Kemal'in liderliğini ve komutanlığını kabul ettiklerine göre.Kutay'ın yayımladığı. Ordular Grubu Komutanı. ve 8. tek başına karar vererek. cildinin 10. niye gereksiz yere bunlara açılmış? Ve bir Ordu Komutanı.Kolorduya bağlı 1. TBMM'ne Amasya milletvekili olarak katılacak ve Bayındırlık Bakanı olacaktır. gereksiz. iki ordu komutanı. sekiz kişilik maiyeti ile resmi elbiselerini bile giyemeden.Kemal Paşanın. M. 'komşu birliklerden gizli olarak geri çekilmeleri' için emir verdiğini varsay alım. bir buçuk yıl sonra da. M. "Ortadaki 7. sekiz kolordu ve on dört tümen komutanı daha bulunuyor. C.Ordunun ani ve habersiz ricati ile cephede açılan boşluktan İngilizlerin saldırdığı".1920 -14." "8. 3. kıy amet kopmayacak.Ordu Kumandanı M.961'inci sayfalarında yayımlanmıştır! Mısıroğlu'na duyurulur.Kolordu Kumandanı İsmet Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kaldı- de bi an _8 . M. sebepsiz emri.246 Bütün bu komutanlara rağmen böylesi bir ihanet gerçekleştirilebilir mi? Ordusunu kimseye haber vermeden geri çekmesi yeterli idiyse.Kemal Paşanın da kaçarak. hiç kimse konuşmayacak.1921)248 Kazım Paşa (İnanç) da. Sonra? Kolordu Komutanları. iki yanındaki ordulara haber vermeden. kendini Şam'a zor attığı ve burada 3. bu kuşku uyandırıcı. bu yüzden Türk ordusu bozguna uğrayacak ama bu olayın hiçbir yankısı. (27. Kolordu Komutanlarına.Tümen Komutanı olan Alman Yarbay Guhr bile ağzını açmayacak!247 Böyle bir şey olabilir mi? Osmanlı ordusu toptan hain mi? 4) Oysa. Büyük Taarruz'da da 6. ani bir şekilde ricat ettiği". cepheye yayılmış iki kolordusunu (4 tümenini).11.Kolordu Komutanı olarak görev alacaktır.Kemal'i yücelten anıları. karargâh arkadaşlarına bildirmişler mi? Hayır! Hele 'iman ve namusu ile tanınmış' Ömer Lütfi Bey acaba neden susmuş? Böyle bir ihanet teklif ini saklamak da ihanete ortak olmak değil midir?245 M. 'iman ve namusu ile tanınmış' Merzifonlu Ömer Lütfi (Yasan) Bey.Ordulara haber vermeden. O geniş cephede. yazmayacak. tümen komutanları da alay komutanlarına yollayacak.Liman Paşaya. ne karar yetkileri. dört tümen ve bütün bağlı birlikler. • Mısıroğlu'nun iddialarını topluca hatırlayalım: "7. gümbürtüsü olmayacak. bunlar da so nradan İngiliz ajanı mı oldular acaba? Ömer Lütfi (Yasan) Beyin. 1920'de Anadolu'ya geçecek. kendisini Şam'a attığı. tümenlere. "Diğer kumandanlar gibi M. anlatmayacak. bu tümenlerden birinin.Savunma Bakanlığı Müsteşarı. ani olarak nasıl geri çekebilir ? Bu kararının gerekçesini Kolordu Komutanlarına nasıl açıklar? Böyle bir şey olamaz ya. Sakarya Savaşı sırasında Başkomutanlık Bürosu Başkanı. sebepsiz ve gereksiz yere. Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi'nin 19.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşanın. sağ ve solundaki 4.

yanındaki ordulara haber vermeden çekilmiş.252 Fevzi Paşa. bir hamlede ele geçirmediklerini' bilmez mi? Bilmeyen o değil.. Beni görünce. olmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığını. Hürriyet gazetesi. Velhasıl gerçeklere aykırı. Bu tehlikeli safhalardan biri de Suriye bozgunundan hemen sonra cereyan etmiş ve neredeyse M.Kemal Paşa ile Enver Paşa arasındaki zıddiyet. 11 Nisan 1975'ten aktarılarak. 2. Bu sözler." Ne M. yanlış. Odada daha bazı arkadaşlar da vardı. Enver Paşanın bu kararının gerekçesini (!) belirten iki cümle daha var ki Vakkasoğlu onları vermiyor: "Enver Paşa memleketin batmak ve kendisinin gitmek üzere olduğunu biliyordu. üzerinde büyük bir tesir yaptı. savaşı izlerken gördük. Ben bu acı haberi öğrendiğim anda Enver Paşa. de bi an _8 . Adalet bunu icap ettirir. ne İngilizler o boşluktan yararlanarak ilerlemiş.Ordunun komutanıydı.C. İngilizler de."251 Ve Fevzi Çakmak'ın anısını (!) aktarıyor. İngilizlerin tekmil Filistin'i. düzmece. Filistin'in çok büyük bir bölümünü. kaderini bağlamış bulunduğu Almanları memnun etmek üzere. aynı suçu işleyen bütün Alman general ve subaylarını da kurşuna dizdirmeniz gerekebilir. 1. hiç olmazsa bir Türk paşasını harcamaya karar vermiş bulunuyordu. o cephede bulunan 7." (aynı yer. Alman generali ile birlikte çekilmek zorunda kalmış. ne M. onun adına 'hatırat' uyduran kişiler! Fevzi Çakmak'ı (!) dinlemeye devam edelim: "General Liman von Sanders.bölüm.Kemal Paşa resmi elbiselerini bile gi ymeden kaçmış. Giderayak. Ve gider ayak böyle delice bir son emir vermekten vaz geçti.Kemal Paşa ord usunu bırakıp kaçmış. vs. 1.Kemal Paşanın idamına sebep olacak hale gelmişti.. Eylülün ilk haftasında değil. zaman zaman şiddetlenmiş ve tehlikeli safhalar arz etmiştir.Kemal Paşalar (?) da geri çekilmek zorunda kalmışlardı. s. ne de Cevat Paşa Şam'da İsmet Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kalmıştır. 'M. Hemen cesaretimi topladım.. Son Bozgun.Kemal Paşa. bilgisizce ve maksatlı iddialar!250 D Vehbi Vakkasoğlu da şöyle yazıyor: "M. baştan sona yalan.49) Fevzi Çakmak'ın sözde anılarında.249 Birinin bile doğru olmadığını. Eğer kendisini kurşuna dizdirmeye kararlı iseniz. Anı şöyleymiş: "Eylülün ilk haftasında Suriye'den çok fena haberler geldi. bir top güllesi gibi bulunduğum odaya girdi. Kazım (İnanç) Paşadır.' dedim. Hemen kurşuna dizilmesi için emir verece-ğim!'253 dedi. İngilizler büyük bîr taarruza geçmişler ve bir hamlede tekmil Filistin ve Suriye'yi ele geçirmişlerdi. Biraz düşündükten sonra bir şey demeden odadan çıktı.ğı. gelen haberlere göre M. daha 1917'de ele geçirmişlerdi ve Fevzi Paşa o tarihte.sütun) Doğrular: 1) Liman Paşanın Kurmay Başkanı. Mareşal Fevzi Çakmak hatıratında bu olayı şöyle anlatıyor. 'Paşam." Artık hepimiz biliyoruz ki İngiliz taarruzu. Alman değil.Kemal Paşa." (Mareşal Çakmak'ın Hatıraları. 18/ 19 Eylülde başlamıştır. Alman Kurmayı ve M.

Peki bu anıları imal eden kim ya da kimler? Anlatan Fevzi Çakmak'ın yeğeni Adnan Çakmak. . ve 11. Süleyman Külçe'nin. (Türkiye‘de 5 Yıl." (Hürriyet. İşte bütün bunları düşündüğüm içindir ki rahmetli amcam Mar eşal Fevzi Çakmak'ın bana anlattıklarını. o da ayrı sorun!) Bu uydurma anılar ve anılardaki bu cins yalanlar. kendi de gerçeğe aykırı bazı eklemeler yapmıştır. Fevzi Çakmak'ın ölümünden tam 25 yıl sonra. yanlışları ve abartilarıyla birlikte aktarıyor. suçlanabilir ama 'Almanlarımemnun etmek üzere hiç olmazsa bir Türk paşasını harcamaya karar verdiğini'iddia etmek.328. s. düşünülemez. sürekli İstanbul‘a bildirilmekteydi. daha somut olarak göreceğiz. gerçeklere ve sağduyuya aykırı türlü uyduruk polisiye sahneler de ekliyor.Uşak Emniyet Müdürüydü.Külçe.656) Enver Paşanın gerçekleri bilmediği. bu kitabı yazarken. Bunu.255 S.. S.Külçe'nin yalan-yanlış yazdıklarını. bütünüyle ham. yazık ki yalancı duruma düşürmüş ve küçültmüştür. s. (M. 4) Enver Paşa birçok açıdan eleştirilebilir. Filistin‘de yakalandığı amipli dizanteri hastalığından dolayı. Fevzi Çakmak'tan dinlemiş ve not etmiş gibi. bu büyük adamı hakkıyla tanıyamamaktadır.. sözde anıların Kurtuluş Savaşı ile ilgili bölümlerini incelerken. Kıcacası. diyor ki: "Rahmetli amcam her zaman bin bir olay içinde geçmiş askerlik ve politika hayatı hakkında hatıralarını anlatırdı.Kurmay Kurulunda da Türkler çoğunluktadır. pek kaba ve haksız bir yakıştırmadır.Mısıroğlu diyor ki: de bi an _8 . bazı gazete. cahilce ve Uydurma bir anı.. Beykoz‘daki evinde yatıyordu. Mütarekeye doğru □ K. Ben de bunları not ederdim. Fevzi (Çakmak) Paşa. büyük ölüye ve tarihe karşı son ödevimi tamamlamış bulunduğuma inanıyorum.Külçe.Çakmak'ı yüceltmemiş.256 7. dergi ve kitaplarda yayımlanmış kısa anılar ile bilgilerden de yararlanmıştır ama derlediği yazılardaki bilgi yanlışlarını olduğu gibi bırakmış. 'Mareşal Fevzi Çakmak-Askeri ve Hususi Hayatı' adlı kitabından devşirilmiştir. ilk günlerde kesintili de olsa.sayfa. Adnan Çakmak. Filistin-Sina Cephesi. bunların arasına. İşte bu zat. yukardaki örnekte olduğu gibi. 2) Cephenin yarıldığı ve orduların çekildiği haberi İstanbul‘a ulaştığısırada. yazan da Murat Sertoğlu! □ Adnan Çakmak.Sertoğlu bunları nasıl yutmuş. Gençlik. onun ağzından dinlediğim gibi nakletmekle.. 10 Nisan 1975) Oysa bu tefrikada yer alan anıların büyük çoğunluğu. 1959'daki utanç verici Uşak olayları sırasında. F. 1. Murat Sertoğlu'na verdiğim notlar bunlardır..88) Bir görevi ve Harbiye Nezaretinde bir odası yoktu ki ‗odasına dalan Enver Paşa‘ ile böyle bir konuşma yapmış olabilsin? 3) Olaylar. Aktarmakla yetinmiyor. s.254 (S.

hükümeti ku rma görevini Tevfik Paşaya verir.258 A.İnönü. Hatıralar.İzzet Paşalarla görüşür ve görevi.Kemal bu telgrafında. Paşanın teklif ettiği kabinede. gerçeği başka türlü çarpıtıyor: "M. Azmi Beyler ile Şeyhülislam Hayri Efendi ve kendisinin katılacağı bir hükümet kurulmasını zorunlu gördüğünü. kendisinin ise Harbiye Nazırlığına getirilmesi. Talat Paşa hükümetinin de bu teklif üzerine istifa ettiğini yazmak." (Hilafet. Tevfik ve A.211) "Saray. Fevzi Paşa (Çakmak) ve Fethi (Okyar) da bulunacaktı.. T.İzzet Paşa başkanlığında yeni hükümet kuruldu.1. s. s. (İ. yapılan teklifi aynen benimseyerek o kabineyi teşkil eylemiştir. Kronolojisi.Gayyası.728.'Bahçe Telgrafı' diye meşhur olduğu. A. Mısıroğlu ürünüdür.Göztepe. sadece hükümette yer almak istediğini belirtmiştir. [.260 2) M. s.257 O gece Padişah Talat. İzzet Paşa Sadrazam. 'Sadaretin A. Vahidettin. T.449) M." (Lozan 1.İzzet Paşanın Sadrazamlığa. 4. Adana'nın Bahçe kasabasından Padişaha çektiği bir telgrafla. Fethi (Okyar).. hükümeti kurmayı başaramadığını 10/11 Ekim gecesi Padişaha bildirir. Osmanlı Devletinin can de bi an _8 .211) Doğrusu: Talat Paşa Sadrazamlıktan 8 Ekimde istifa edince.M. V. M. Harbiye Nazırlığına. 1. 3) Hükümet. Bu telgrafında Talat Paşanın başkanlığındaki kabinenin düşürülerek. (Filistin -Sinâ Cephesi. Başyaver Naci Bey aracılığıyla Padişaha iletilmek üzere Dr. s.259 M. bu kimselerden kurulacak bir hükümetin duruma egemen olabileceği kanısında olduğunu‘ yazmaktadır. bu kez A. Telgraf.Kemal Paşa.İzzet Paşa kabinesi 14 Ekim 1918'de kurulur.Kemal. Tahsin (Uzer).Danişmend. (Hükümet listesi. İsmet ve Fevzi Paşalarla Fethi Bey (Okyar) gibi daha bazı kims elerin de dahil olacağı yeni bir kabinenin kurulması' ricasında bulundu." (Son Bo zgun.168)261 □ Vehbi Vakkasoğlu'da. s. kendisi Harbiye Nazırı olacak.29‘da var!) 4) Bu telgrafla kendisine açıkça Harbiye Nazırlığı verilmesini de istememiş.C.73) M. ayrıca İsmet (İnönü).Kemal ise bu tarihlerde Halep'tedir ve 25 Ekim akşamına kadar da orada kalacaktır.179) "Bu telgraf. (İslam Ansikloped isi. Rauf (Orbay).' Fethi Beyle Fevzi Paşa bu hükümete girmişti...C.728) 1) Telgraf da. 'A.İzzet Paşaya önerir. s.C.C. aynen M:Kemal‘in teklif ettiği gibi de kurulmuş değildir..İzzet Paşaya verilmesini.Rasim Ferit (Talay) Beye yollanmıştır.Kemal. Adana'nın Bahçe kasabasından değil. İ. Halep'ten Padişaha bir telgraf çeker. s. s. Tevfik Paşa.] Gerçekten. İsmet Bey ve Fevzi Paşanın hükümete alınmasını yazmış değildir.İzzet Paşaya çektiği ayrı bir telgrafla talip olacaktır. 1. 'Bahçe Telgrafı' diye meşhurdur. bu telgraftan sonra Talat Paşa hükümeti istifa etti ve A.C. İsmail Canpulat.H. yerine iş görebilir bir kabine teklif eder. Talat Paşanın önerisini uygun bularak."Kemal Paşa.M. Osm. Halep'ten çekilmiştir." (Hilafet. s.Kemal'in Talat Paşa hükümetinin düşürülmesini teklif ettiğini.

"Bu yeni kabinenin benim telgrafımla alakadar (ilgili)olup olmadığı hakkında bir şey diyemem" diyor.çekişme dönemini hiç bilmemek demektir.. s. Fethi ve Rauf Bey ile Fevzi Paşanın kabineye dahil edildiklerini ve İsmet Paşanın ise Harbiye Nezareti Müsteşarlığına tayin edildiğini görüyoruz.C.Kemal'in talimatıyla hareket eder bir robot durumuna düşürüyor. Vakkasoğlu ve GRYT Asiklopedisi (2.İzzet Paşanın. s.163) İsmet Bey. 1.K. hükümete girecek kimselerin.İzzet Paşa tarafından Müsteşarlığa getirilmiştir.8.İzzet Paşa. Son Sadrazamlar.F. Yemen'deyken kurmayı (1910). s. maddesine dayanılarak gerçekleştirilmiştir. de bi an _8 .Kemal'in tavsiyesi üzerine kurulan bu kabinedir! Aziz vatanımızın sonradan uğradığı işgaller de bu mütarekenamenin 7. 2. A.İnönü. mütarekeanlaşmasının sorumluluğunu da M.İzzet Paşanın hükümetinde yer aldığını yazıyorlar ki bu da yanlıştır.Kemal'in sınırsız kudretine bakınız! Önce. (Atatürk'ün Hatıraları.M. 1.264 3) Albay İsmet Bey ise. Hatıralar. s.234) 4) Mısıroğlu. 1.149) 1) M. kabinenin M. Yıldırım Orduları cephesindeki bu bozgunun doğurduğu yılgınlıkla Mondros Mütarekenamesini imzaya mecbur kaldı. İstiklal Harbimiz. Niyeti. (Y. Fevzi (Çakmak) Paşanın A. Sultan Va hideddin üzerindeki tesir ve nüfuzunun devam etmekte olduğunu gösteren bir hadise olarak.İzzet Paşanın sadarete getirildiğini." (Lozan.232). sonra da.Kemal'in telgrafına uyularak kurulduğu konusunda neden bu kadar kesin konuşuyor ve Vahdettin'i M.Ordu Komutanıykende (1916) Kurmay Başkanıdır. M. (K.Kemal sorumluymuş! □ Mısıroğlu bir başka yerde de şöyle yazıyor: "Osmanlı devleti.. s.Tarihimiz. s. s. doğrudan A.Kemal bile. Harbiye Nazırlığını elinde tutmuştur. s. İsmet Beyin Harbiye Müsteşarlığına atanmasını isteyecektir ama o tarihten bir yıl sonra. bu telgraf üzerine A. M. □ Mısıroğlu devam ediyor: ―Sebep olduğu (!) müthiş hezimete rağmen M.)263 A. İnal. Bazı dalkavukları bile M.‖ (Hilafet. s.Kemal'in üzerine yıkmak.Kemal. M. birbi rlerini gayet iyi tanıyorlar. Ne biçim Osmanlıcı bunlar? Osmanlı Devletinin son günlerini bile bilmiyorlar!262 Öteki yanlışları aşağıdaki paragrafta açıklanacak.Kemal Paşanın.148) Şu M. 3 Ekim 1919‘da ve Ali Rıza Paşa hükümeti zamanında. İkisi de eski silah arkadaşı. cephenin yıkılmasını sağlıyor.1982-1985) 2) Mısıroğlu. (A.Kemal'in telgrafından daha önce kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.İzzet Paşanın anılarında da Mısıroğlu‘nun iddiasını doğrulayacak hiçbir işaret bulunmuyor.Kemal'e bu kadar olağanüstülük yüklemeyi beceremediler.. s. İ. bir bildiği mi var? Yoo. (İ.M.C.51 vd.Karabekir. M. bu yüzden mütareke anlaşmasını imzalamak zorunda kalacak olan hükümeti.178) Yani işgallerden de M. Bu amaçla da diyor ki: □ "Mondros Mütarekenamesini imzalayan kabine." (Hilafet.Hatıraları. bir telgrafıyla kurduruveriyor! Hiç kimse de gık demiyor. A.C.Cebesoy.73) Rauf Orbay'ın anılarından.C.

268 Asıl tehlike buydu. sayı 2. s. Mustafa Cantekin. kısacası masallara ne demeli? Bugüne kadar herhalde bu kadar çok yalanı birarada görmemişsinizdir. 8.Küçük onu bildirmiyor: Mukaddes Tabanca. Masum.605-610. maksatsız. O devirlerin şartlarını bilen. tartışıyor ve hüküm veriyorlar. Bu tarihte.. yakın tarihimizin belli başlı olaylarını ya hiç bilmiyor ya da pek az biliyorlar.1937.121) Belleten. s. Kuzey Yunanistan'da bulunan General Milne kuvvetleri de. arkasını Anadolu'ya dayamıştır. Çünkü ezilmemiş olan 2. belki en önemli sebep bile değildir. Dr.l.C. Mülakatın tam metni. kasıtlı bir iftira olduğunu anlar.61) Ama İstanbul'da panik erken başlamıştır.160) 3 Aralık 1986 günlü Yeni Nesil gazetesinde yayımlanan açıklaması. Afet İnan'ın bu yazıyla bağlantılı bir yazısı daha var ki Y. Ama biri biterken öbürü başlayan saptırmalara. mütareke istenmesinin sebeplerinden bindir ama tek sebebi değildir. Antakya-Halep kuzeyi arasında kurulan savunma çizgisini (aşağı yukarı bugünkü sınırımızı) tutmuş. biraz tarih bilgisi olan bir kimse. Suriye Cephesinin çökmesi. (Aktaran GRYT Ans.Ordu ile az-çok toparlanmış 7. A." (s. İkinci Bölümün sonu Notlar 1) 2) 3) 4) 5) Osmanlı hanedanından. cayır cayır yazıyor.Yalman'ın Gördüklerim ve Geçirdiklerim adlı kitabının 2'nci de Buraya kadar ki iddia ve açıklamalardan anlaşıldığı gibi özellikle Vahidettinci yazarlar ve Y. çarpıtmalara. cephe gerisi teşkilleriyle birlikte 400.265 İngiliz Generali Tawnshend. konuşuyor. Sultan Vahidettin de kendisini fahri yaverine seçmiştir. anılarında şöyle yazıyor: "Türkler. Daha da sunturluları. Belleten. izin vermediği için adını açıklayamadığım bir sultanın. Ama mahcup olmaktan hiç korkmadan. C.1.Kemal Paşa. hatta gerçeklerin açığa çıkmasına yardımcı oldukları için yararlı bile sayılabilirler.Ama bu kadar kudretli Paşa.Rıza Nur Dosyası adlı kitabımdan aktarıyorum: "Bu iddiada bulunanlar.000'i aşıyor. bu konudaki görüşünü. belki de bundan daha fazla karşı koyabilirlerdi. nedense Harbiye Nazırı olmayı başaramıyor.1. M.E. M."266 Haklı. daha sonra da erkan-ı harp (kurmaylık) sınıflarına devam etmiş. bir hesaba dayanmayan yanlışlıklar hoş görülebilir. sayı 3-4.Ordu. anayurdun eşiğinde. bir devri ve son üç Padişahı da küçülttüklerinin farkında değiller. (Mondros.Kemal Paşanın rahmetli annesi konusundaki bu çirkin iddianın. eklemelere. resmi adı Mekteb-i Fünun-u Harbiye-yi Şahane olan Harbiye'ye. s. Sultan Abdülhamit devrinde askeri okula girmiş. u ydurmalara. C. Üçüncü ve Dördüncü Bölümde! bi an _8 .267 Çünkü Avusturya hükümeti 14 Eylülde barış girişiminde bulunmuş. İstanbul üzerine yürümek üzere Meriç sınırına yaklaşmıştır. Allenby'ye daha dört-beş ay.290-309.. s. Bulgari stan 19 Eylülde mütareke istemiş. 1937 Müfit Özdeş.Küçük. Sultan Reşat zamanında paşalığa terfi etmiş. silah altındaki Osmanlı Ordusunun mevcudu da.

. s.52.Meşrutiyet İnkılabının Hazırlanması Rolüne Ait Bir Belge."(T. Dr. s.Ü.Belen. Hareket Ordusu İstanbul'a girince. sayı 15/Temmuz 1989. 2.kısım.Şükrü Bleda.Şevket Paşanın karargâhı Harbiye Nezaretindedir.65 vd. İttihat ve Terakki Cemiyeti.98.Hasan İzzet.. sayfalarında.Karabekir.44).Küçük. 2.104. Bildirinin tam metni. s. (K. Böyle arabesk bir üslubu var. s. Ama artık Kurmay Başkanı değildir. F. (A.Kemal ile] Hareket Ordusu İstanbul'u işgal ile isyan bastırıldıktan sonraki günlerde. s.. de bi an _8 . Çatalca'ya gönüllüler ve çetelerden başka. Atatürk'ün Yaşamı. Hareket halindeki kuvvetlerin durumunu göstermek için 'Hürriyet Ordusunun Operasyon Kuvvetleri' denildi. Oysa Orbay diyor ki: "[M.Kemal sözünü ettiği 'bazı arkadaşların' Alb. M. 1970'te yayımlanmış olan Şeriatçı Bir Ayaklanma adlı eserinde bol bol kullanmıştır..19.C.Sina Akşin. Fahri Belen.6) 7) 8) 9) 10) 11) 12) 13) 14) 15) 16) 17) 18) cildinin 253. bir sıralama ve sınıflama yapmadan yazıyor. s.Küçük'ün ancak 1995'de varlığını keşfettiği bu kaynağı. F.Salahattin. 2. Y. s. Ayrıca Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti'nden bir kurulun yazdığı.F. Doğan Avcıoğlu. Mesele şundan ibaretti: İstanbul'a hitaben bir beyanname yazmak lazım geldi.g. AAMD." Hayat hikâyesinde yer alan bilgi şöyle: "31 Mart hadisesi üzerine Selanik'ten İstanbul'a hareket eden kuvvetlerin Erkan-ı Harbiye Reisliğinde (Kurmay Başkanlığında). s.. Uluğ İğdemir. sayı 3/4.625-629'daki rapor ve Sina Akşin. Uğur Mumcu.32) Kaynak şu: Francis McCullagh. M..304) M.Tarih.R. 2.. Konuyla ilgili bazı kitaplar: İttihat ve Terakki Katib-i Umumisi M.e. 1. K.Ü.90 vd. s. Halbuki bütün ordu hürriyet ordusu durumundaydı.66.456) Utkan Kocatürk.Şevket Paşanın karargâhında rastgeldikçe görüşürdüm.Bayar. cemiyetle ilgili açıklama ise 257. E.Yalman. Sınıf Arkadaşım Atatürk. 1931'de yayımlanmış 'Tarih III' adlı kitabın 141. ve 258. Atatürk Arşivinden Seçmeler III'de var. Kendine güveni olmayan bir kişiliğe sahip görünüyor (s. kendi elyazısıyla olan taslak. Y. Abdülhamid'in Düşüşü adıyla 1990'da yayımladı. Yb. Ne imza konulması münasip olacağını düşündük. Ankara) Cemiyet önce Vatan adıyla kurulmuş. Vatan ve Hürriyet. Atatürk'ün 2. sayfasında da bu konuya yer verilmiştir.1937.Ordu'dan.Cemal olduğu anlaşılıyor.. Çünkü Y. KA Günlüğü. Bazı arkadaşlar 'Hürriyet Ordusu' dediler. a. C.C.Zürcher. Kurmay Başkanlığına Ali Rıza Paşa getirilecektir..Kemal tarafından hazırlanmıştır. (Doç.266..Kemal şöyle anlatıyor: "Hareket Ordusu adını ben buldum. Hayatı ve Eseri.Karabekir. sayfalarında bulunmaktadır.C.34. s.Bayur. s. (Maarif Vekaleti Y. Kazım Özalp. Y.456) Sayfalar arasındaki büyük farklara bakıp da aradaki sayfaları dikkate almadığımı sanmayın sakın.Dr. Politikaya ve özgürlük mücadelesine uygun bir yapısı yok (s.Gülersoy'ca yapılan çevirisi. 20. bulunmuştur.E.259) M.Bayar. s. 2. Ben bu operasyon kelimesinin Türkçeye tercümesini düşünerek 'Hareket Ordusu' dedim..Orbay'ın anılarının devamını vermiyor. The Fail of Abdülhamit.) Bu konuda ayrıca: H.C.Unat. R.Karabekir olan ikinci bir karma tümen daha gelecektir. Bak. (K.161. C.Karabekir Anlatıyor. Milli Mücadelede İttihatçılık.J.42). S. 1910. s.Dr. İnsan topluluklarıyla ilişki kuramıyor (s. London. s. Belleten. s. sonra Vatan ve Hürriyet adını almış.Cebesoy.Küçük daldan dala atlıyor.daha sağlıklı bir yaklaşım içinde olması beklenirdi. kitabın Ç. sayı 102/ 1962. s. Atatürk'ün Askeri Kişiliği. 31 Martta Yabancı Parmağı. s.Hikmet Bayur.583'de. Atatürk-İttihat ve Terakki. Atatürk'ten Anılar. Yb.Yüzyılda Osmanlı Devleti.10. Belleten. Sonra sefirlere (elçilere) ikinci bir beyanname yazdık. s. İmparatorluğun Çökuşü. O zaman bunun manasını kimse anlamamıştı. Bildiri M. Yorumu size bırakarak aktarıyorum: "M. Tezler 5.. komutanı Şevket TurgutPaşa ve Kurmay Başkanı K. Sina Akşin.37).67. A. Türk İnkılabı Tarihi.. Vahidettinciler zaten böyle ama akademik kariyerden gelen birinden. s.41).614.Kemal'in 1919'a kadar devrimci mücadelenin dışında geçen bir yaşamı var (T.9 vd. Sina Akşin. Jön Türkler ve İttihat ve Terakki.Sami Kızıldoğan. Şeriatçı Bir Ayaklanma/ 31 Mart Olayı. H." (Y.. s.3 vd.C. Prof.Tezler 5. İttihat ve Terakki Cemiyeti. Edirne'deki 2.Fethi Tevetoğlu. s.

s.Kısım. 6.Hakkı Okday'ın anılarını K.746'sı hastanelerde ölmüştür. 3/1965. s. İ. Gallipoli/ Çanakkale Geçilmez. s. daha sonra Bolayır Kolordusu adını alacaktır.Kitap. Komutan Atatürk.sayı/1965.Cumhuriyet gazetesi. 197 yaralı ve 1 kayıp er. 3. mülkiyeli. 31) Çanakkale Cephesi. Çanakkale Cephesi. 27) C. bu ne güzel boş hayal! 21) Kısaca.211. s.] Bin yıl birlikte. AAMD. Tam adı 'Bahr-i Sefit (Akdeniz) Boğazı Kuva-yı Mürettebesi. yaralılardan 18.'Kerhen'. 3 Kasım 1914-18 Mart 1915 arası toplam zayiatımız ise 21 şehit ve 4 yaralı subay.Kitap. yaralılardan 24 bini. başarılı bir yarbayın (yani M. "Gördüklerini bir objektif sadakatiyle tespit ve ifade etmiştir" diye övdüğü yazarın kitabını okumadığı anlaşılıyor. s." (Cumhuriyete Giden Yol. M.. 3. 1912-13 Balkan Harbinde Şarköy Çıkarması ve Bolayır Muharebesi. s.Hüsnü Ersu.Hüsnü Ersu. 26) Erik Jan Zürcher. 30) İşin komik yanı. yine aynı yılda Alman Genelkurmayı tarafından planlanmış olan Türk-Ermeni dramlarının savunmasını üstlenmek durumunda kaldık. sayı 13/ Mart 1986 vd. (s.475. 1993) Savaşa ikmal erleriyle birlikte toplam 350. Mahmut Şevket Paşanın Günlük Not Defteri. 3.Sertoğlu. Sofya ATASEmiliterliğine atanarak 'uzaklaştırıldığını' ileri sürüyor. 158 şehit.746= 75. tıbbiyeli ve okur-yazar olduğu sanılmaktadır. İstanbul'da yaşadığını yazıyor.3.084. yaralı sayısı: 96.Kitap. s.81. esir) sayısının yüz bin kadarının öğretmen.618. s..İğdemir. 24) A. yüzlerce belgeye dayalı. 5.113) K.Kemal Sofya'da iken burada kendisine bir de Fransız sevgili bulmuştu. s. [. 20.847. (Askeri Yönüyle Atatürk. Atatürk'ün Yaşamı.16) Birkaç satır aşağıda da. s.Kitaplar. (s. M. 35) ÇetirıAltan şöyle devam ediyor: "Biz Alman Feldmareşalinin bir anlık zaferini. İngilizlerin Gelibolu Seferinin Resmi Tarihi.C. sarmaş dolaş yaşamış insanların bir anda birbirlerinin boğazına 19) de bi an _8 . Haziran 1938.164 vd. U.Belen. ATASE Y. s. Dilipak'ın asıl yanlışlarını ve emsalsiz incilerini ilerde göreceğiz.C. M. (Atatürk ve İttihat ve Terakki. s. Madame Corinne'in İtalyan olduğunu...289.35. Ama önsözünde.Yb. s. Dolayısıyla Ermenilere karşı oluşturulan Osmanlı politikasında doğrudan Almanların parmağı vardır. kendi kutsal saplantıları! 20) Bu ne güzel fos istek. Şehit sayısı: 57.Yb.Şevket Paşaya [Mektup]. ayrıntılı bir inceleme var: Kur.Kemal istemeden görev almışmış. s. kayıp.. F. Yirminci Yüzyılda Osmanlı Devleti. (a. istemeden. M.. Gelibolu Günlüğü." diyor (Atatürkten Anılar.. (Birinci Dünya Harbi. 25) Kur. s.Özalp "Fethi Beyin teklifiyle. İan Hamilton. Tuğg. idari Faaliyetler ve Lojistik.203) 34) Alan Moorehead.1986. Bu iddiasının birdayanağı var mı? Var tabii. Alan Moorehead.Hikmet Bayur.276) 32) Özetin dayanakları: Çanakkale Cephesi. 28) Zürcher..Dilipak da diyor ki: "M.108. 1.. Genel kayıp (şehit.Kemal'den M. Mufassal Osmanlı Tarihi. 1915'te bütün Osmanlı ordusunun üst birimleri Almanlara teslim edilmişti ve bütün istihbarat doğal olarak onlarda toplanıyordu. İsmet Görgülü. BTT Dergisi.830. On Yıllık Harbin Kadrosu. 23) F.g.Mısıroğlu yayımlamıştır.084+18. s. Askeri Yönüyle Atatürk. C. Türk İnkılabı Tarihi. 2. İttihat ve Terakki Kongresinde yaptığı ve dernek yöneticilerinin görüşlerine ters düşen konuşması yüzünden. Bu birşey değil. 109 sayılı Askeri Mecmua'nın tarih eki. Hayat dergisi. 2. yaralı.108. s.Aspinall Oglander..8).Tevetoğlu ise. s. tedaviden sonra yeniden cepheye dönmüştür.Yüzyılda Osmanlı Devleti.009 kişi katılmış. Fethi Okyar ve Cemal'in (Büyük Cemal Paşa) ısrarıyla kabul ettiğini yazıyor.499.Kitap. sayı 15) 29) Fahrettin Altay. 33) Çanakkale Cephesi. s. Ayrıca.27) 22) Bu konuda 228 sayfalık.Kemal'in) zaferiymiş gibi göstereceğiz derken. 3.Kemal'in ATASEmiliterliği. Mürettep Kolordu diye anılıyor. 1.500) Hastanelerde ölenlerle birlikte genel şehit sayısı: 57.Şevket Paşanın Günlük Not Defteri.Erikan.e. Ankara. zorla demektir.143..19 vd.164 vd. s. Hayat dergisi. On Yıl Savaş ve Sonrası. 1. M. Fahri Belen. Gelişmeleri sık sık Madam Corinne'e yazıyordu.500 ve 4 sayılı cetvel.F. ve 3. (Çanakkale Cephesi.20 vd.

C. Amasya (1895).. bunu mesela Kumkapı (1890). yer yer ayaklanma hazırlığı içinde olmaları. Ermeni Sorunu.C.Tuchman.. Bilal Ş. sarmaş dolaş yaşamış olan Türkler ve Ermeniler.sayı. Yüzbaşı Selahattin'in Romanı. Trabzon (1895). 1. tarihi belgeler ış»ğında yapılan ve farklı bir perspektif içeren bir analiz. Bir Askeri Yardımın Anatomisi (1835-1919). Muş. 1. Triumphe ve Majestic'i. ATASE Y.Wallach. 250 gün içinde 250 bin kişi öldürmeyi de müthiş bir başarıymış gibi gösterirsiniz.Şimşir. Elazığ vb). F.İ. Van (1896). Adana (1909) gibi birçok kanlı ve üzücü olayın izlediğini sanıyorduk. s.. s. şu tarihi belgeleri açıklasa da optik yanlışlıklarımızı düzeltsek. s. bu yanlışların işi ne? Nilgün Cerrahoğlu ile yaptığı sohbette de aynı görüşü savunuyor: ""250 günde 250 bin kişi öldürülür mü? Bu oldu Çanakkale'de. Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik? İlhan Selçuk. " (Milliyet. Ermeni sorununun 19. Bunlardan U-21.' Allah Allah! Biz de saf saf. Neşe Düzel'le yaptığı konuşmada da tekrar ediyor: "Çanakkale Savaşı'nı.20 vd. U-14 ise bir İngiliz denizaltısını batırır.L.Bayur. s. Richard Humble..12:2.Tansel. Diyarbakır (1895). Aktüel yazarı diyor ki: "Çetin Altan'ın söyledikleri. 1. araya Osmanlı politikacısını tanıyan yabancı bir Genelkurmay girmeden olamazdı zaten. askerden kaçmaları.. Bitlis. Ermenilerin Ruslara casusluk yapmaları.g. Kazım Karabekir. Van. B. Binlerce araştırmacı hayal görmüş. Ermenilerin 1880'de isyan hazırlıklarına koyulduklarını. s. Korkunç Takip...Kitap. Atatürk'ün Bana Anlattıkları. Osmanlı Ermenileri. Ermeni Dosyası. Berlin Genelkurmayı idi. 136. askerleri kaçmaya teşvik etmeleri gibi olaylar üzerine 14 Mayıs 1915'te. s. Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi.Atay." 28.sayı. Ankara." Onca doğru sözün arasında. Çanakkale Savaşı'nın aslında bir yas günü olması gerekir. Sason"(1893). Ermeni Dosyası.. Dr." Türk-Ermeni konusu. Hayat Tarih Mecmuası. mesela s.C. Almanya Türkiye'ye ve Akdenize çeşitli zamanlarda. yüzyılda ortaya çıktığını. 1. İngiliz armadasını Akdeniz'de karşılamadı da. Berlin Genelkurmayının araya girmesi sonucu. bu amaçla çeşitli dernek ve terör örgütleri kurduklarını.C. Meğerse hiçbiri olmamış. 20 Haziran 1890'da Erzurum'da ilk ayaklanmayı başlattıklarını.Görgülü Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. H. s. Bab-ı Ali (1895). a.345.. Doğu Cephesindeki ordularımızı takviye için yola çıkarılan perakende birlikleri vurmaları. Yozgat (1893)..Ks..7-38. bazı yerlerde ayaklanmaları (Zeytun. 1.R. bu çalışmanın sınırları dışında ama birkaç satır yazmadan da geçemeyeceğim. Kamuran Gürün. 1.382 vd. sunuş.201 vd. birçok milletlerarası evrelerden geçtiğini. 2." Aktüel yazarı. AAM dergisi.. Mim Kemal Öke. 20. Rauf Orbay. bizim köylülerimizi kalkan olarak kullandı ki? Kendi armadasını riske etmedi. s. Ve Türk-Ermeni dramlarından sorumlu olan yabancı genelkurmay.B. 28 Temmuz 1996) Birinci Cihan Harbine Neden Girdik.Niye Alman donanması.16 vd. Belgelerle Ermeni Sorunu. Osmanlı Bankası (1896). her şey 1915'te ve bir anda başlamış.McCallum. 4.e. 'gerekenlerin başka yere nakil ve iskan ettirilmeleri hakkındaki i 3 maddelik kanun kabul edilmiştir. Bunları hiç kimse kurcalamaz. Mart 1994.Bayur. Türk İnkılap Tarihi. H. (Dr. Birinci Dünya Savaşı başladıktan sonra.511) Liman Paşa anılarında şöyle diyor: de bi an _8 . Yıldız suikastı (1905).. (Kanun metni için: S.157. İngiliz ve Rus etkisi ile geliştiğini. 1967/10. s. iddia şu: 'Bin yıl birlikte. bir anda birbirlerinin boğazına sarılırlar. 3. Prof. R..6.Yüzyıl Tarihi. Konuyla ilgili birkaç kitap: Esat Uras. bu görüşleri 8 Temmuz 1996 günlü Yeni Yüzyıl'da. Eğer Aktüel yazarı. 20..Sason (1897). 1992) Çetin Altan. Yas günü olması lazım.J.. Çanakkalesi Cephesi.126.Yüzyıl Tarihi.36) 37) 38) 29) 40) 41) 42) 43) 44) sarılması. 1966/1. 13 denizaltı yollamıştır. Mondros'tan Mudanya'ya. s. Zeytun (1896). Amiral Dönitz'ın Hatıraları. İstanbul'un Doğusunda Bitmeyen Oyun. Hayat Tarih Mecmuası. Ç. 1915 yılında. s. Merzifon (1895). Yakın Tarihimiz.Altan'ın yazısını doğru özetleyip aktarmışsa ve Çetin Altan da şaka yapmıyorsa. 3.C.

s.472.Alay. meşrutiyet döneminde. ya okumuş anlamamış. (22. paragrafta aynı şaşırmayı.. 1922 yılında yayımlanan anılarına Malta'da başlamıştır. Milliyet gazetesinde. Fatih Çekirge'de de göreceğiz. Tezler 5.6. bir ihtiyat tümenin yarbay rütbesindeki komutanını ziyaret etmesi imkân dahilinde görülmüyor. Çanakkale.18. şiir dışı bölümler ve bu bölümleri destekleyen görüntüler de vardır. s.77. "Avustralya ile beraber Kanada". elbette okulda anlatılmaz. ders dışı kitaplardan öğrenilir." (Yakın Tarihimiz.) M. ülkeyi yönettiğini ileri sürmek için yalnız tarih. (Radyo ve Televizyon Yüksek Kurulu'nun 5. rütbesi bazı politik sebeplerle. anlaşma gereğince bir üst rütbe ile çalıştı (müşir/mareşal). Yalnız. (Liman von Sanders. Türkiye'de. Çanakkale Savaşı'ndaki kayıplarımız için şöyle yazıyor: "250." (M. geriye dönüp Alçıtepe yolunu tuttuk. yazmaktan okumaya vakit bulamıyorlar. Alman İmparatoru tarafından.Kemal ile Mülakat. M. Maydos'ta bulunan karargâhıma geldi. Milliyet) Böyle ayrıntılar ve özel konular.71) Doğrusu. Türkiye'ye tümgeneral olarak geldi (1913).. Kendisine Seddülbahir sahil mıntıkasındaki tertibatı göstermek üzere beraber Kirte'ye gittik. 7.Küçük. Sultan Reşat hakkında da tam bir bilgisizlik içinde yüzmek şarttır. dolayısıyladır. sözü Cevat Paşa'ya bırakmak olacak. Cevat Paşa özetle diyor ki: İlk gün M. Maydos yakınındaki karargâha giderek. O kara cihetine. s. Sultan Reşat'ın. Seddülbahir'e gittik. Gül Dirican da. deniz savaşlarıyla mı ilgili? O şiir de. 1. ben deniz cihetine bağlı idik." (T.1995..Kemal'in verdiği bu kısa bilgiye bile gözükapalı itiraz ediyor ve diyor ki:" Söylediklerinin gerçekle hiçbir ilgisini bulamıyorum. tıpkı Çanakkale Günü gibi bütün savaşları kucaklamaktadır.500] Programda yalnız şiir değil. Cevat Paşanın. s. İşte. asıl Sefa Kaplan şaşırmış görünüyor! Belli ki bu konuda pek hazırlıksız.1988 gün ve RTYK-01." (Türkiye'de Beş Yıl.45) 46) 47) 48) 49) 50) 51) 52) 53) 54) "Denizaltılarımızın Çanakkale'de gösterdikleri faaliyet sonunda. Anlaşılan bu sevgili gençler. Çanakkale Geçilmez. M. "Hindu". "tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya". s. Şiirde geçen "en kesif ordular".." (Lozan. vaktinden önce süvari orgeneralliğine yükseltildi (1914).Pallis'in Yunanlıların Anadolu Macerası kitabını okuyunca şaşırmış ve kitabı tanıtmak için yazdığı yazıya. usule ve savaşın gereklerine denk düşmüyor. 3.77) de bi an _8 . "ufacık bir karaya ne hayasızca tahaşşüd (yığılma)".000 olarak verdi. "lağım". M.746. "tüfek" gibi sözler.Kemal 18 Mart ile ilgisini Ruşen Eşrefe şöyle anlatır: "Benim bu harekâtla alakam. Çanakkale Anıtı için sanatçılara yaptığı duyuruda. İngiliz harp gemilerinin muharebe meydanından çekildikleri yolunda Alman gazetelerinde yer alan haberler tamamen yanlıştır. 1919'da Almanya'ya döndü ve orgeneral olarak emekli oldu. s. Efsane gerçeği bastırıyor! [Hastanede ölenlerin sayısının doğrusunu. Alan Moorehead.88/0232 sayılı yazısına bağlı rapor.121.4.293) Kültür Bakanlığı da.C. hukuk ve siyasetten haberli olmamak yetmez. bu kitabın 111-135.C. A.11. bir daha veriyorum: 18. 18 Mart gününün sabahı Cevat Paşa hazretleri.A. Bir Yardımın Anatomisi.Kitap.000 şehit ve 150.Kemal'le beraberdik.Akif in şiirini ya okumamış. yayımlanmış ve okunmayı bekleyen pek çok kitap var! Üçüncü Bölüm. s. s. ya da gerçeği bile bile çarpıtıyor.Ü. Yani feldmareşal olmadı. M.1. 18 Mart 1996 günü. 1918'de İngilizlerce tutuklanarak Malta'ya sürgün edildi. s. şehit sayısını 253. s.15) Y.19. s.99) Albay Şefik Aker. sayfaları Liman von Sanders'le ilgilidir ve çok ilginç ayrıntılar içermektedir) Mısıroğlu. Türkiye'de Beş Yıl. Düşman donanmasının ilerlemekte olduğunu görünce.Kaplan. Bu konuyla ilgili. 18 Mart sabahı böyle başlamıştı. şöyle bir başlık atmış: "Bize Hiç de Böyle Anlatmamışlardı".Kemal'in açıklamasına. O esnada ilk düşman mermisi başımızın üstünden geçerek Alçıtepe'ye düştü. Arıburnu Savaşları ve 27. ancak bu temel sorunun çözümünden sonra anlamlı bir irdeleme konusu olabilir. Asıl tartışılacak üst sorun şu: Savaştan kaçınmak mümkün müydü? Savaş böyle mi yönetilmeliydi ya da nasıl yönetilmeliydi gibi sorunlar. Gelibolu'da.000 hastanelerde vefat etmiş yaralı.

E. Churchill'in anılarında. bu hayat hikâyesini. 30. Hayret! Y.83) Cevat Bey.Dr. Churchill diyor ki: "1915 yılında bütün Avrupa'da. sayfada 'Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı" olduğunu açıklamış. cephenin gerçek kahramanı olamayacağını" ileri sürmüşler. programında söylemiş ve katılanların düşüncelerini sormuş.1924'te Dumlupınar'da yaptığı konuşmadır. 29 Ekim 1996.lu belge. Murat Belge ve Asaf Akat.Eşrefin 1918'de.Kemal hiçbir zaman 'kahramanlık iddiasında' bulunmuş. M. s. "Türkiye'de mayın uzmanı olarak çalışan Üsteğmen Gehl'in Erenköy körfezine.Kemal olduğunu' yazdığını ve R.55) 56) 57) 58) 59) 60) 61) Bu gelenek ilk defa bu yıl (1996) değişti. s. Gelibolu kıyısına geçmiş ve saat 14. Nusret gemisinin günlüğünde. milyonlarca insanın hayatına mal olan büyük taarruzlar yapılmıştı. Dr. Dinamit adlı Tv. 18. insanlarımızı bilmedikleri konuda konuşmaya ve ahkam kesmeye zorlayan özel ve gizli bir yasa mı var? Ergün Aybars. sayfada "Boğaz'ı savunan komutanlardan" olduğunu yazmış. Bu kısa hayat hikâyesinde. Demek ki Y. sıradaki (?) birisinin. sayı 28/ Mart 1994) de bi an _8 . Nutuk'un 3. s. s. 68. Prof. Nusret'in döktüğü mayınlar kadar harbin devamına ve düşmanın istikbaline müessir olacak bir başarı gösterememiştir. yaveri Cevat Abbas'a dikte ettirmiştir. Ayrıca Anafartalar Günü de kutlandı.Küçük'ün. Oysa tam ve doğru metni. S. kendini övmüş değildir ki.Ergün Aybars'ın da katıldığı ve kendisinin yönettiği. sayı 2. Mart 1972) Bu başarıya Almanlar ortak olmaya kalkışmışlardır.sayfa) Birçokları gibi onun da rütbesi.Kemal." (Hayat Tarih. Ama yanlış tarihte. daha önce bir derece aşağı indirilmiş olduğu için Cevat Çobanlı. 'siyasi yaşamını yirmi yıl ileri atan ve Savaş Bakanı Lord Kitchener'inkini yıkan kişinin.8.Küçük. s.222-228) Y. ciddi bir inceleme yapmışcasına fikir yürütüyor! M. süvari olarak Yüzbaşı Reyder'in değil. sadece o güne kadar bulunduğu görevleri sıralamaktadır. 'Anafartalar Kahramanı M. Hizmetlerinin değerlendirilmesini ise geleceğin gerçeğe saygılı tarihçilerine bıraktığı anlaşılıyor.Altan bu sözleri. Liman Paşa. 12 dakikalık bu bölüm makaslanarak yayımlanmış! (Prof.Adil'i. AAMD.75) Ama bir sonraki dipnotta sözü edilecek olan eserde. "17. sabah erkenden Çanakkale kasabası civarında bulunan karargâhından. 1934'te yeni yazıyla basılan. Mete Tuncay.00'e doğru dönmüştür.Aybars. albaydır. '18 Marttan az önce yerleştirilmiş mayınlarla1 ilgisi olmadığını. gazeteci Velit Ebüzziya Beyin sorduğu 21 sorudan birinin cevabı olarak.Dr. daha Dünya Savaşı bitmeden." (Hayat Mücadeleleri.Kemal ve Kurtuluş Savaşı hakkında. cildinde var: 144 no. (F. zaferin bütün şerefini. Fakat bunlardan hiçbiri. Ama program. Bunun en iyi örneği. Üsteğmen Gehl'in.118. (Türkiye'de Beş Sene. Milliyet. 'Boğaz ortasındaki mayın hatlarının düzenlenmesinde çalıştığını. sayfada "Çanakkale'de topçu komutanı" diye tanıtmış. nihayet doğruyu keşfedip 71. Nusret gemisinin bahriye mühendisi Reyder'in komutası altında olduğunu' yazıyor. 1756'dan 1939'a kadar Türkiye'de vazife alan Alman subayları açıklayan Duetsche Offiziere in der Türkei isimli kitapta da bu isim ve hatta benzeri dahi yer almamaktadır. Yüzbaşı Hakkı'nın adının yazılı olduğunu açıklıyor ve diyor ki: "Bir bahriye mühendisinin bir gemiye komutan olması çok uzak bir ihtimaldir.Altay. Kendini. Ayrıca bu isim diğer kaynaklarda hiç yer almadığı gibi Almanlar tarafından hazırlanan. Daima başkalarını yüceltmiştir.Küçük ilk kez 1927'de eski yazıyla.Adil anılarında şöyle yazıyor: "[Savaş sona erince] hepimiz bu büyük günün zaferinden dolayı kumandanımızı usule göre tebrik ettik. Milliyet gazetesine ek olarak yayımlanan İstiklal Savaşı Gazetesi'nde (1969-70) gördüğünü yazıyor. dolaylı olarak bile övdüğü bir tek konuşması yoktur! A. o günden bu yana da defalarca basılmış olan Nutuk'u bile okuyup incelememiş. Ama M. S.Mühlmann ise.59. 40. M.Kemal ile Mülakat' yaptığını söylemiş. 18 Marttan az önce yerleştirdiği mayınların da bu zaferde rolü olsa gerektir" diye yazıyor. söz konusu hayat hikâyesini." (Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. arkadaşlarına ve ordunun subay ve erlerine paylaştırmıştır. Dr. 18 Mart 1915 günü paşa değil.İsmet Görgülü.

başta von Sanders olmak üzere bütün Almanlar. o noktaya kadar zaferi bir Türk-Alman ortak zaferi olarak gösteren yazarın. s. s." (İ. Türkleri aldatmaya ve şaşırtmaya çok güzel muvaffak olmuşlardı. Liman Paşanın yanlış planını savunuyor.0rdu yok olur. bizim memleketi tanımadığı ve layıkıyla tetkikatta bulunacak kadar bir zamana malik olamadığından. Ama Liman Paşa görüşünü korudu. Cildi.278.Adil de. sayfalarında bulunuyor. İstanbul. Esat Paşanın anılarını. Kitabının 212-216. Yahya Kemal gibi sivil bir yazar bile. zararı Türklerin hesabına yazıyorlar. Esat Paşanın Çanakkale Anıları. Bu anıların bir kısmı. Hayat (1959) ve Hayat Tarih (1965/3) dergilerinde de yayımlanmıştır. Yüzyılda Osmanlı Devleti. şöyle yazdığını aktarıyor: "İtiraf etmek gerekir ki İngilizler.Tümen Komutanının yeni düzene yazılı itirazı: Çanakkale Cephesi. s. Çanakkale muharebeleri sırasında hizmet gören tek ve biricik Alman birliği geldi.000'dir. "sevimli. 1. ayın 19'unda deniz kıyısından (Batıdan) büyük ölçüde bir taarruz yapılacağını haber verdi.G. Dr. Çanakkale Cephesi adlı askerî tarihin 1. İ.C.İsmet Görgûlü'nün verdiği bilgiye göre. ilk batarya 15 Kasım'da. astsubay ve subayların sayısı ise en çok 500 kişiye çıkmıştır.] Vatanımızın müdafaasında kalp ve vicdanları bizim kadar daraban etmeyeceğine (çarpmayacağına) şüphe olmayan. 105) Almanlar kâra ortak çıkıyorlar. ikinci ve son batarya ise Aralık 1915'te gelecektir. M. İhsan Ilgar. Türk görüşünü belirleyen belgeler.. 200 mevcutlu bu bölük.81. 20.Görgülü. sayfalarında.224.] Çanakkale harp sahnesinde bulunun Alman er.Carl Mühlmann'ın yazdığı 'Çanakkale Muharebesi-1915'tir. dizinin 16.." (Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. s. gerekli yazım işaretleri konulmadığı ve tutarlı bir sayfa düzeni yapılmadığı için bunlardan ayırdetmek hayli zor. Çanakkale ile ilgilidir. cephe yarılır ve dağılır. beslenme tarzı. mayınları hazırlayıp atanların da Yüzbaşı Hafız Nazmi ve arkadaşları olduğunu.0rdu Komutanı Cevat Paşa (Çobanlı) cephenin kendi bölgesinden yarılacağını anlamıştı. bu kadar. Bu birlik.1915 günlü yazısı ise 218 220. Yüzyılda Osmanlı Devleti.101.) Bu da gösteriyor ki Liman Paşayı eleştirmek. 8.366) H. Kasım 1990) 20. Alman Arşiv Kurulu 1927'de Genel Harp Olayları dizisini yayımlar. ağır muharebeler ve zayiat yüzünden kısa zamanda 40'a düştü.. Haziran sonuna doğru.121) Çanakkale Savaşına katılan Türklerin sayısı ise 350.S. Kasım 1915'te. kaptanın Yüzbaşı Hakkı. İngilizlerin Gelibolu'dan sessizce çekilmeyi başarmaları üzerine. Liman Paşa Suriye Cephesindeyken de. Liman Paşa'nın planını açıklayan 26. Hindli bir asker.93. s. Atatürk'ün Arıburnu Muharebeleri Raporu ve Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe Adlı Eserlerinde Yer Almayan Emir ve Raporlardan Bir Demet. İlk Alman topçu cephanesi Çanakkale'ye savaş sona ermek üzereyken. 3 Mayıs 1915 günlü bu çok dikkate değer yazıdan bazı parçalar: "Sanders Paşa hazretleri bizi. haz.5. Ilgar'ın açıklamaları ve yorumları ile dolu.62) 63) 64) 65) 66) 68) 69) 70) 71) de 67) Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı Yb.100.. İngiliz taarruzunu inatla doğu kanadından bekleyecektir. iklimin etkisi.. (Eğil Dağlar. bir istihkâm bölüğü idi. Türk İnkılabı Tarihi. Liman Paşanın yeni yayımlanmış olan anılarını çok ağır bir dille eleştirmekte ve 'ellerini Türk kanıyla yıkadığını' yazmaktadır.Belen. [. [.Kısım.221) Almanların olayla ilgisi. Ne hoş ticaret! Alman katkısının derecesini Liman Paşadan dinleyelim: "5. daha sonra ortaya çıkmış bir tutum değil! 9. Sayı 19. 8. (1. 1975.Bayur. s. Dr. AAM dergisi. ancak bu son mayınları dökme teklifinin.. Esat Paşanın 6 cilt olan anılarının sadece 3.Görgülü. Bunun dışında Çanakkale'ye Almanya'dan başka kuvvet gönderilmedi. İngiliz ordusu batıdan (deniz kıyısından) taarruza geçer. 3. s. s. 28 Mayıs 1921 günlü İleri gazetesinde. bizim orduları. Baha Matbası. uysal bir ihtiyar olan" Alman Amiral Marten Paşadan geldiğini açıklamaktadır. yay." (Türkiye'de Beş Yıl. 307 sayfalık kitabın üçte biri. çok dikkatli okumak gerekiyor." (F. Kitap.Kemal'in rolünü küçültmekten başka bir şey düşünmeyen GRYT Ansiklopedisi. 2.0rdu emrine.107) bi an _8 . s. cildi.161 vd. sahilde ihraç (çıkarma) noktalarını kamilen açık bırakacak tertibat almış ve düşmanın karaya asker ihracını teshil eylemiştir (kolaylaştırmıştır). Belen özetle diyor ki: "Bu onda 'sabit fikir' haline gelmişti. (Hayat Mücadeleleri.

S.Küçük kitabının bir başka sayfasında da şöyle yazıyor: "Kemal'in Anafartalar Kahramanlığı.23 . s. milli tarihlerde ve genel olarak edebiyatta bu geleneğe pek uyul madığını gözlüyoruz. kitabın sonunda Esat Paşanın kendi yazdığı hayat hikâyesi var.102. Liman von Sanders. kahraman susuzluğu yaşayan ülkede. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. sayı. bu bakımdan düşmanı eldeki kuvvetlerle kıyıda karşılamak mümkündü. " (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. sayı 29 /1959) Kaynak taraması yapmadığı anlaşılan Y. s. General Lütfi Doğancı. 137. Nihayet Başkomutanlık (İstanbul) bunun farkına vardı ve 26 Nisan akşamı 5. Bu nedenle 5. İngiliz R.Görgülü. özel durumlarını görememişti. çıkarmanın merkez kesimine yapılacağını değerlendirmiş ve Çanakkale savunmasını buna göre planlayıp kurmuştu. s. İ. (s.Tümeni güney bölgesine göndermesi için verdiği bir emirle Ordu Komutanını uyardı. s.] Liman von Sanders'te bir Saros fobisi vardı.87.102. (Yanya Savunması ve Esat Paşa. ve 15. (Hayat Mecmuası. Yanya Savunması ve Esat Paşa. 36.359 (Harp Tarihi Dairesince verilen bilgiye göre). On Yıllık Harbin Kadrosu. düşmanın Türk direncini çökertebilmek amacıyla çıkarma yapabileceği kesimler çok azdır ve bellidir.Görgülü. Sadi Borak. film. Komutanlığın yabancı ele teslimi ve bu planın tamamen tersinin uygulanışı cidden çok üzücüdür ve bize çok pahalıya mal olmuştur.Küçük ise şöyle yazıyor: "Gelibolu'da hiçbir komutana 'kahraman' denmez.72) 73) 74) 75) 76) 77) 82) 83) 84) 85) 86) 87) 88) de 79) 80) 81) bi 78) Çetin Altan da savunuyordu: "Çanakkale şayet zaferse.Ü.Altay. Çanakkale Cephesi Komutanı Alman generali Liman von Sanders'e ait olmak gerekir.K.93).Alayın Tarihçesi. 3 Kasımda 1.24) Komutanla ordu aynı millettense. 3.Ordu Komutanlığına atandığı için Çanakkale'den ayrılmıştır. Esat Paşa da anılarında şöyle diyor: "Bu tarihi adın günlük emirle yapılmasını ve haritalara kaydını emrettim.1919 yılı yaz ortalarına gelindiği zamanda bile. Türk Komutanlar ile Liman Paşanın planı arasındaki büyük farkı göstermektedir. bunun başarısı.. zaferi komutana izafe etmek bir gelenektir. s. s.Hayatı ve Eseri.255) Y. Yanya Savunması ve Esat Paşa. Fakat geç kalınmıştı.235) Çanakkale Cephesi. Kolordu Kurmay Başkanı Fahrettin Bey (Altay) vermiştir (F.Küçük'ün bu tür dayanaksız yorumlarına ve gerçeğe aykırı iddialarına daha çok tanık olacağız. Suriye cephesindeki savaşlardan söz ederken.Bayur. İ. Liman Paşa da anılarında. 57.79 ve 82. s.4. ikinci Dünya Harbindeki muharebeler anlatılırken (roman. Hayat an _8 . "3." diye yazıyor. H. Çanakkale Savaşı yazarlarından Avustralyalı Alan Moorehead. Ama komutan ve ordu aynı milletten değilse.93. ve 7." (T. nitekim madalyalar Sultan'a ve direnişi yöneten en üst düzey komutanlara veriliyor. Bu taarruzun büyük kayıp ve başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Sondenstern'in yerine Weber Paşa atanır. Esat Paşa da savaşın başından 3 Kasım 1915'e kadar hizmet görmüş. doğal olarak daha çok Anzakları anlatır. "Liman Paşa ne yazık ki bölgeyi yalnız bir iki motor veya otomobil gezintisi ile pek yüzeysel bir bakışla görmüş." (Esat Paşanın Hatıraları. krokiler. hevesli ve genç bir gazeteci-yazar olan Ruşen Eşref tarafından. Atatürk.R. Tezler 5. Y. No.473) Savaşın başından 10 Aralık 1915'e kadar.398) Söz konusu yere bu adı 3. Alman komutan..102. Yanya Savunması ve Esat Paşa. 1. s.Tümenleri o bölgeden ayırmıyordu. Çünkü harekâtın tüm planlarını o hazırlamıştır. On Yıl Savaş.James de İngilizleri. Kitap'ta bulunun 13. [. 88. s.. televizyon dizisi). bunun fazla tutmadığı anlaşılıyor. s. Çanakkale Cephesi. 12-18 Mart 1992) Bu konudaki Türk eleştirisi çok kısaca şöyle: Gelibolu'da. 1918 yılı Mart ayında ortaya atılıyor.Kolordu Komutanı General Esat. Esat Paşa anılarında bu madalyaların verilmesini 27 Mayıs 1915'te kendisinin önerdiğini yazmaktadır. her milletin kendi komutanlarını ya da birliklerini öne çıkardığına tanık olmaktayız. ilk kez." (s. subay ve birliklerine öncelik ve ağırlık vermiştir. Atatürk. s."(Aktüel.. s.Adil.

ormanlık vb. gerisi anı. yoksa "gayr-i ciddi" mi olduğuna karar veremiyor.634) Bu yüzden Türk harp tarihlerinden yararlanmaktan kaçınıyorlar.C.James'in ve A. gerek taktik hareketlerde. s.Güngör. Sel yayınları arasında çıkmıştır. Kumandanlarımızın Harp Hatıraları. Bu sebeple araziden yararlanmasını bilen komutan.42) Yüzbaşı H." (Kur. 19 Mayıs 1919'a kadarki bölümü. ilerde.Küçük ise. 1. Çev.Kip.R. M. Çok arızalı.Moorehead'in kitaplarından yararlanıyor ama ikisini de dikkatle okumamış. 1927) kitabından bir paragraf aktarıyor.178. sayısında (1985). gerek stratejik. tartışmalara yol açmış.Küçük'ün bile "M. "1915'te Çanakkale'de Türk" adlı tek bir kitapçık. Çanakkale Geçilmez. Şöyle diyor: "Hayatımın son yıllarında duyduğum en büyük zevk. Y. M. Türkiye'ye sokulması yasaktı.Ü. Fakat bu iki yazarın savaş hakkında verdiği bilgilerin tamamını aktarmıyor. sayı 30.C. "Savaş tarihi arşivlerini. bildiğimiz Conkbayırı. sarp yamaçlı. çünkü o da M. Gül Çağalı Güven) Mısıroğlu. s. olayların tarihlerini değiştiriyor.34) 90) "Ey bugüne şahit olan sarp hisarlar / Ey kahraman Mehmet Çavuş siperleri / Ey Mustafa Kemaller'in aziz yeri / Ey toprağı kanlı dağlar.C. s.78) "Arazi. kapalı.C. Askeri Kamus. (1.Mecmuası.101) Kitapta.C. kuvvetini çoğaltmış olur.Armstrong'un Grey Wolf (Bozkurt) adlı. 1996'da Arba Yayınevi tarafından yayımlanmıştır.62-65) 93) Mısıroğlu.Conk. yanık yerler. (Armstrong ve kitabı hakkında. şiir ve fotoğraf.Eğitim Bakanlığının 1957 yılında. ". Yeni Mecmua'nın bu özel sayısı hakkında geniş bilgi var. Göreceğiz..81. s. s. R. okusa Çanakkale Savaşını kavrardı.Kemal'i övüyor.tam bir Kemalist telkin altında yetişen subaylardan kurulu" diye niteliyor. Açık.]" diyor. Ne yapsınlar? Zorunlu olarak dedikodu tarihçiliği yapıyorlar! 94) Mesela Mısıroğlu esas olarak. Harp Tarihi Dairesini. Çanakkale Savaşı ile ilgili bütün bilgilerinin kaynağı işte bu 14 sayfalık basit özet! Ayrıca Liman von Sanders'in anıları ile General Hamilton'un güncesinin de tamamını değil. olduğuna göre harekâtı zorlaştırır ya da kolaylaştırır. şöyle bir tarayıp ya da birine taratıp yalnız işine gelen birkaç paragrafı almış. (1. GRYT Ansiklopedisi yazarlarının dayanakları ise. Hayat Tarih mecmuası ile Yıllar Boyu Tarih dergisinde yayımlanmış özetlerini okumuşlar. Y. kısa bilgi sunulacaktır. Harp Tarihi Dairesince hazırlanmış 14 sayfalık basit bir Çanakkale Savaşı özeti var.Moorehead. 1936'da. kesik.. Londra. (Lozan.12) 97) Y. Ama 'Genelkurmayın yayımladığı kitap' diye tanıtıyorlar. Kitap.Albay S. orta öğretim öğrencilerine parasız dağıtılmak için bastırdığı 103 sayfalık bir anma kitabıdır. (Lozan. bir yerde de İngiliz gazeteci Ashmead-Barlette'in La Verite sur les Dardanelles adıyla Fransızcaya çevrilmiş olan (Orijinali: The Uncensored Dardanelles. s.Ü. İngiliz harp tarihinden de uzak duruyorlar.Küçük'ün "Çunuk Bayır" dediği yer. tarih eğitimiyle hiçbir ilgileri olmayan emekli subaylara açmak. Küçük de.158) Yalnız birkaç yabancı kitaptan yararlandıkları için 89) de bi an _8 . s. Peyami Safa'nın çevirisiyle. Mısıroğlu da "Şunuk Bayırı" diyor. (s. 96)Çanakkale savaşları hakkındaki İngiliz harp tarihini yazan General Aspinall Oglander diyor ki: "Conkbayırı'nın 1915 Ağustosundaki hayati önemini veya bu yüksek noktanın İngilizlerin elinde bulunmasıyla Türklerin maruz kalacakları tehlikeyi anlamak için pek az bir askeri bilgi yeter. kendisine doğal bir yardımcı kazanmış. memleketi kurtaran o harikulade şahsiyetle bir zaman silah arkadaşlığı yapmış bulunmamdır. tarihi örtmeye çalışmak demek[tir.Kemal'i öven bütün bölümlerin uzağından geçiyor." (S.1959) Esat Paşa... Bozkurt'un tamamı. İnsan 6 ciltlik ansiklopedinin "gayr-i resmi" mi. 1. s. Tezler 5.. 95)A." 91) Lütfi Simavi'nin anıları ilk defa 1924'te yayımlanmıştır. Bizi de kitabın bu kısım ilgilendiriyor zaten. s.139) Bu bilgi düzeyi ile gerçekleri tersine çevirmeye yelteniyorlar. maksadına göre bir düzenleme yapıyor. (T. arızasız.Kemal'e kinle dolu İngiliz istihbaratçısı" diye nitelediği (T..S." (Aktaran C.43) Y. önemli rol oynar. 92) Tarih ve Toplum dergisinin 16.Tezler 2. gazeteci Selahattin Güngör'le yaptığı uzunca konuşmanın bir yerinde. içinde pek çok yanlış bulunan kitabına dayanıyor.

Liman Paşa da anılarında Vehip Paşanın cepheye geliş tarihini belirtiyor (s. Besim Tepe.Erikan. Beteutung und Verlauf der Kämpfe 1915.. M. Atatürk için Diyorlar ki. s.. "Batum'da yaptığı söylenen milyonluk bir petrol yolsuzluğu suçuyla tevkif edildiğini" ileri sürüyor. İ. Çanakkale Cephesi. Her kararı kendi başına veriyor..Sami Beyin ne zaman kumandayı bıraktığı veya devrettiği ise açıklık kazanmamamıştır.Tümen kumandanı olan Albay H. de bi an _8 . 'İngilizler tarafından tutuklanarak Malta'ya götürüldüğünü.Görgülü.M.27) Abdurrahman Dilipak da.7.Fevzi Beyin de adlarının geçmediğini görür." Bu cümleden o anlamı çıkarmak da büyük bir beceri. 1927. Mart 1965.21) İ.(!)" Ansiklopedistlere not: 10 Yıllık Harbin Kadrosu adlı kitapta (s.e. Kannengiesser Haziran ortasında 9.91) Vehip Paşayı 9.Şimşir. 2. s.G.C. İ. A.lu kroki. Kitap. Dünya Harbinde Türk Harbi. Yol.C. S.222). 192) Vehip Paşa. ayrıca. ne istediğini gayet iyi biliyor. kişileri de birbirine karıştırıyorlar. Hayatı ve Eseri.(!) Asıl 9. M. s. Kitap. Vehip Paşa ne Malta'ya sürülmüş.84) Bu bilgi de doğru değil. s. s. 2.98) 99) 100) 101) 102) 103) 104) 105) 106) 107) 108) 109) 110) 111) 112) yerleri. s. Selahattin Çiller.82. s. Kocaçimen. 1972/5. 18. Düztepe'nin yer aldığı yükselti kütlesine İngilizlerin verdiği ad.Belen. Vehip Paşanın. oradan kaçtığını' ileri sürüyor.159. (F.Bayur.17) Sonradan generalliğe terfi eden Hans Kannengiesser. (C. ayrıca 15 No. Komutan Atatürk.g.s. 9. Malta Sürgünleri. Mısıroğlu'nun bu yanlışının kaynağı. Ansiklopedi..e. Gayyasında. Çanakkale Cephesi. Bozkurt..1915'te 'ordu komutanı yetkisiyle Güney Grubu Komutanlığına' getirilecektir.415-420. a." Günahı boynuna! (V." Oysa gösterdiği kaynakta deniliyor ki: "Anafartalar Cephesi kumandanlığında bir ara Fevzi Paşa (Mareşal Fevzi Çakmak) da bulunmuştur. Vehip Paşa hakkında bilgi verirken de. Berlin.50. sayfasında. olayları kavrayamayınca şöyle yazıyorlar: "Ama Vehip Paşanın kumandayı ele alış tarihi bizce tam tespit edilememiştir.88.g. Lorel-Hardi diksiyonuyla adlandırıyorlar.Safa.. Türk İnkılabı Tarihi.Görgülü.N. 3. Conkbayırı.34.Larcher'in La Guerre Turque Dans Le Guerre Mondiale adlı eserinin 212. Çanakkale Cephesi. H. (P. verdiği yanlış bilginin kaynağını da göstermiş: "Hayat Tarih mecmuası. Kitap. s. s. Armstrong yanlış yazıyor.Ks. Kitap. sayfasında bulunan bilgileri Fransızca olarak aktarmış. ayrıca. s. s. (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı 2. 1. a. On Yıllık Harbin Kadrosu. 1. a..Fevzi Beyi.Bayur.M. o tarihte Gelibolu'da bulunmadıklarını anlardı. s. s. Çanakkale'yle ilgili bir anı-tarih yayımlamıştır: Gallipoli.Tümen Komutanı sanan ansiklopedistler. s. s. baksa.237 vd. Kemal. Aktaran H. ilk tutuklama furyası sırasında yakalanıp Bekirağa Bölüğü'ne hapsedil-mişse de oradan kaçıp İtalya'ya gitmiştir. bu kitabında M.98) Bizimkiler inceleme özürlü oldukları için yalnız tarihleri değil. s.100) ve bizimkiler Ordu Komutanının anılarını bile okumadan Çanakkale'yi analize yelteniyorlar. 2.Kemal'in bu görevden ayrıldığı 10 Aralık 1915'te. Vehip Paşanın da. Fevzi (Çakmak) Paşa sanıyor.Küçük. 1. s.Adil.332. 3 cilt olarak Yb. A. (s.80. M. 90) yeterli bilgi var! Vehip Paşa. s. s.(Söz konusu kitap. Kitap.Görgülü. HTM. ne de Malta'dan kaçmıştır.) Ama yaptığı Fransızca alıntıya şöyle bir göz ucuyla olsun bakmamış..Tümen komutanı olacaktır.71. 17. C.Görgülü.Kemal'den şöyle söz ediyor: "M.79.260.e. s. Malta'ya sürülen subayların tam listesi.Nihat tarafından Türkçeye çevrilmiş ve 1927'de Genelkurmayca yayımlanmıştır." (Aktaran. 2. sanki tersini yazan olmuş gibi. (İ. Y. Tezler 5'in 85.g. (Malta'ya sürülenlerin genel listesi: B. (Çanakkale Cephesi.98.57) Çanakkale Cephesi.79. Armstrong'un kitabı. Fevzi (Çakmak) Paşa gerçekten Anafartalar Cephesi Komutanlığına vekalet edecektir ama dört ay sonra.Kemal'in ordu ihtiyatındaki bir tümenin komutanı olduğunu kanıtlamak azmiyle M. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. Hayat Mücadeleleri s.21) T.Göztepe.Görgülü. yaman adam. Mısıroğlu da bu yanlışı bize satıyor. İ.C. 2.

Çünkü M. F.F.Alay Komutanı Yarbay Şefik Aker'in anı-raporu (Arıburnu Savaşları ve 27.34."(Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No. XX/80. 9.Alay ile 19.. s.Tümen. Her savaşacak birlik. Tuğgeneral C. yani yedeğin yedeği idi.. sayı 9) . düşmanı ilk karşılayan 27." (s.Kemal'in tümeni yedeğin yedeğiydi" diye iri harflerle başlık atmışlar! 9.Tümen ise ordunun ihtiyatı.113) 114) 115) 116) 117) 118) 120) 121) 122) de bi an 119) a. düşman çıkarma faaliyetine göre ihtiyatındaki kuvvetlerini kullanmada serbest bulunuyordu.Tümenin alaylarının yerleşimi açıklandıktan sonra da şöyle deniyor:".Dr.85) Sayfanın başına da.4. Bigalı-Maltepe çevresinde. Alayları da emrindeydi.Tümen.Kemal savaşın başlamasından önce. (Prof. Gelibolu Harekâtı.Tümenin 26. 5. "M. Bu tümen ordunun emrinde olduğundan. İlk hatta bulunan bir birlik. adeta bu planın uygulanmasını kolaylaştırıyordu. İngiliz resmi harp tarihinden: "İstila kuvvetleri 25 Nisan'da Seddülbahir ve Anzak (Arıburnu)çevresinde karaya çıkarıldığı vakit.Alay). gerekli emirleri almak üzere kendisini (Liman Paşayı) aramaya gittim.C.Tümen idi. Söz konusu özet. Mart 1986) "Çanakkale Boğazı'nın merkez tahkimatını bu plato (Kilitbahir) korumaktadır.88) Liman Paşa bu sırada Bolayır'dadır. M. sayılı kroki." (s. Yüzyılda Osmanlı Devleti.' (Belleten. 4 (27. s. Ordu emir vermekte gecikiyor. s. AAMD. Conkbayırı) bağlı"diyor. Fahri Çeliker.. Kitabı. C. Kitap. Sarı Bayır'ın doruklarına (Kocaçimen. Liman Paşa bu öneriyi de reddetti. 9.7) GRYT Ansiklopedisinin yazarları. M. s. General Hamilton.Tümen.g. Kitap. Y.84.72. Özet için yararlandığım kaynaklar: Esat Paşanın anıları. 1...Kemal." (A. iki gün sonra İngiliz ve Avustralyalı piyadelerin.Ordunun kurulup (25 Mart) LimanPaşanın Ordu Komutanlığına atanması ve birlikleri yeniden düzenlemesinden sonradır. H.. Kendisinden _8 . ordunun ihtiyatı olarak Yarbay M.Kemal Beyin kumandasında bulunan 19.641 vd. A.315) Arazi ve taktik noktalar hakkında daha fazla bilgi için Şefik Aker.Kemal'i önemsizleştirebilmek için bu basit özeti bile anlamamış görünmeyi göze alıyorlar. kuvvetinin gerekenden daha çoğunu geride tutmaktadır.Kemal'in ihtiyat tümeni komutanı olduğu. Hayatı ve Eseri. Liman Paşanın planı uyarınca. hiç olmazsa Kocaçimen Tepeye yaklaştırılmasını önerdi. tehlikeli gördüğü Arıburnu kesimine kaydırılmasını istemiş. Maydos-Seddülbahir-Morto limanı kıyılarının korunmasıyla görevliydi ve ayrıca. s. s.Tümen vardı.Tümeni. 18 Martta M. s. 9. O kadar ki 18 Mart günü bile ihtiyat tümeni komutanı olduğunu ileri sürüyor. 1. bu sakat anlayış yüzünden.Çaycı.Erikan. 9.ve 27.235-239 ve 15..Belen.James.. Yarbay M. Çanakkale ve Atatürk..Kemal Beyin kumandasında 19.. "Bütün tertipler. s. oradan soruluyor.Kemal'in 19.. Oglander. AAMD. Aspinall Oglander'in yazdığı İngiliz resmi tarihi: Gelibolu. Çanakkale Cephesi. Gelibolu'nun muhtemel çıkarma noktalarında görevli bir birlik. Esat Paşanın Kurmay Başkanı Fahrettin (Altay) özetle diyor ki:' M. s.13 vd. s. zaten bir kısım kuvvetini ihtiyat olarak geride bulundurmak zorundadır.Kemal'in tümeninin ordu ihtiyatı olması.e.Küçük'ün şifa bulmaz bir takıntısı. GRYT Ansiklopedisi yazarları.Kemal de Arıburnu'na hareketine müsaade istiyor. birliğinin.. Çanakkale ve M. ordu ihtiyatı olur mu? Askercilik oynayan çocuklar bile olmayacağını bilir. bu bilgiyi bakınız nasıl yorumluyorlar: "Genelkurmayın da açıkladığı gibi düşman ordusu ile yüzyüze gelecek olan Osmanlı ordusunun ihtiyat birliği 9. Çanakkale Cephesi adlı askeri tarihin 2. (R.71) Soyadıyla ters orantılı bir yanlış. s. Kilitbahiryaylasına hücum ederek. sayı 19.35.15) "Mareşal Liman von Sanders'in planı. 9. s.605) Fahrettin (Altay) diyor ki: "M. (s. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No.Bayur. Komutan Atatürk. kendi ihtiyatlarını ancak savaş başladıktan sonra kullanabildiğini belirtmek istiyor.Tümenin gerisinde. tümenin. Sayı 13.Tümenin 25 Nisandaki hareketleri inceleniyor). "(1." (Çanakkale Cephesi. Liman Paşa kabul etmemişti. burayı alacakları ümit ediliyordu..12) '1915'te Çanakkale'de Türk' adlı kitapçıkta yer alan özette. Esat Paşa da diyor ki: "Durumu bildirmek. yani ilk hatta. BTTD.R. 20..

işte.85. s.Kemal'in hareketi ne diye nitelendirilebilir? İsterseniz gördüğü bir tehlikeyi ortadan kaldırmak ve süren durumdan kurtulmak için üstün bir inisiyatifle hareket. et yığınları birbirine karışıyor. Mermiler.Kemal. dipnot) M. ilerde göreceğiz. Y. çok kısa bölümleri yayımlanmış anılarından bazı aktarmalar yapmak istiyorum. 9.. Liman Paşanın anılarının Almancasında 'Syrenaica'. 26 Nisan. yazılan tarihe ciddi kuşkular getirecek boyutlara ulaşıyor.Küçük diyor ki: "Esat Paşanın.115) İzninizle tercümanlık yapayım.24) Hamilton'un. 8. toprak. Bu defa organize bir gayretle merkeze yükleniyor. tümenin 57." Bu açıklamadan sonra.Kemal Beyi. emrini savsaklayan 16. denizden bombardımana ilişkin bazı notları: "25 Nisan. kükrüyor ve gökteki yıldızları titreten bir şiddetle patlıyordu. s. s.. Baccante.95) C..Alayını. Düşman hedefi yok artık.. kemik.Erikan. herhalde M. Bu yanlışların kaynağı da Armstrong'un kitabı (P.Alayın subaylarına şöyle diyecektir: "Ben size taarruz etmeyi emretmiyorum.123) 124) 125) 126) 127) 128) 129) 130) 131) 132) 133) yapılacak hareket hakkında hiçbir talimat alamadım. Majestic. hazret 'Conkbayırı' demek istiyor.... Bu hareketinin sorumluluğuna göğüs gerecekti. tepenin yüksek yamaçlarını cehenneme çeviriyor. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir (geçebilir). London zırhlıları toplarıyla ölüm saçmaya başlıyorlar.Kemal'le ilgili bu pasajın da sadece ilk cümlesini vermiş. Bu yerin adı. Gelibolu'dan Maltepe'ye alınmıştır. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. iki Alman subayının eli altında bulunan kanat kuvvetleri." (Gelibolu Günlüğü.30) Conkbayırı'na önem vermekte ne kadar nakli olduğu." (Komutan Atatürk." Y.Kemal'in verdiği bu riskli kararı.Tümene bağlı olup Arıburnu-Kaba Tepe hattı gerisinde bulunan 27.Kemal de aynı akıbete uğrardı. ilk gün birliklerinin üçte birini kaybettiklerini yazıyor.. 'Suriye' diye çevirmiş ve yalnız cümlenin anlamını değil.Ü. tarihi de tepetaklak etmiş. s. mevzilenmiş birliklerimizin üzerinden geçerek. (On Yıl Savaş. 15 inçlik ağır topl ar.Kemal ile Mülakat. yüksek patlayıcı madde doldurulmuş mermileriyle. Prince of Vales kruvazörü. ölmeyi emrediyorum. bunlar. 106 vd. M. Arıburnu kesimi:Türklerin dehşetli karşı taarruzları başladı. bu taarruzdan önce 57." (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. M. General Hamilton.77. isterseniz keyfe göre hareket deyiniz. Eğer olayların gelişimi.38) F. s. Esat Paşa Saros'tan Maltepe'ye öğle üzeri döner. anılarını 1919'da yazan Liman Paşa. s. Taş. (Gelibolu Günlüğü.51). bu arada. birçok açıdan değerlendirdikten sonra diyor ki: "M.Kemal övüldüğü için gerisini kesmiş." (Esat Paşanın anıları. düşman çimenlik bir arazi parçasından geçmek istiyor..102. düşman topraklarını hallaç pamuğu gibi atıyor.Altay. Arıburnu kesimi: Queen Elizabeth bütün gücüyle düşman üzerine çullandı. düşmanın karaya çıkmasına ve tutunmasına fırsat verilmiştir. Kulaklarımız mumla tıkalı.Kolordu Komutanı A.. Queen Lizzie zırhlısı derhal yakalıyor. Bu anlayışa göre. Y.Fevzi Beyi. derhal görevden alacak ve cephe gerisine postalayacaktır. tetiklerebasılıyor. s. 131) Liman Paşa. (T. Tezler 5.) Çanakkale Savaşında Türkler. No.Safa.Küçük de bi an _8 .4. "25 Nisan günü. Her top alev saçıyor. Bozkurt. 'ilerde Atatürk soyadını alacak olan Türkiye Cumhuriyetinin tek adamına yaranmak için hadiseyi çarpıtan' ilk kişi oluyor! Kolordu karargâhı. Conkbayırı kesimine çok önem veren M. hem de savaştan sonraki resmi ve özel yayınlardan anlaşılıyor. tamamen hareketsizliğe mahkûm edilerek. derhal Türklerin üzerine çevirdiği toplarıyla ateşe başlıyor. Esat Paşanın cümlesini aktarıyor: "M. işte bu cehennem ateşi altında dövüştüler.Küçük.5 ay. Arkasından Queen Triumph. s. 'Ordu emrinin ancak dört saat sonra geldiğini" kaydetmektedir. Arazinin yapısı gereğince. Arıburnu'na doğru göndermiş buldum. s.Alayı. Frasızcasında ise 'Cyrenaique' diye geçiyor (Türkçesi Bingazi'dir). bu kural dışı kararın doğru ve gerekli olduğunu kanıtlamasaydı." (M. 'Cyrenaique'ı. kimseden izin almadan. s. gözlerimiz nefes kesici sarı infilaklardan yarı yarıya kör halde. hem olayların gelişiminden. isterseniz ayaklanma.

Bozkurt.134) 135) 136) 137) 138) 139 140) 141) şöyle devam ediyor: "Yazılmayan (yani nokta nokta geçilen) kısımlar bana ait değil. 10 Yıllık Kadrosu." (1.107-108. Çanakkale Geçilmez. 85. sayfalardaki komutanlar çizelgeleri. ilk alaylarının geri verilmesini istemiş ama kabul edilmemiştir. Esat Paşanın kendisi yazıyor.Küçük niye böyle yazıyor? Ben çözemedim.Tümenin başında Yarbay M. s. s. tam bir yıl sonra. anıların sadece bir bölümünü (3. Bu karışıklığı çözebilmek için değişik kaynakların verdikleri bilgileri. hele ansiklopedi nasıl doğru sentez yapıyor. (57. 8."(s.69-71) ve diyor ki: "Biz o güne kadar bu alayın erlerini Türk sanıyorduk ve bu sebepten dolayı [M.111.Küçük'ün A. 86. esasen sarsılmış ve gerilere atılmış olan Anzakları deniz kenarına dökmek ümidini bize vermişti. 3) Esat Paşanın tam anılarının bir nüshasının Harp Akademileri kütüphanesinde. On Yıl Savaş.Moorhead'den aktardığı (s. savaşın bütününü bilmediği için anı parçalarını. Esat Paşanın anılarından kısa bölümleri yayımlayana ait bulunuyor. Yanya Savunması ve Esat Paşa.95) 27. bu yüzden de eksantrik yorumlarda buluyor. 83.Piyade Alayı Tarihçesi. Arıburnu mıntıkasında daha yedi aydan fazla bir müddetle kan dökülmesine belki yegâne sebep.86) 1) Esat Paşanın anılarının hiçbir yeri.Safa. Y.89. savaşın akışı içine yerleştirmeyi başaramıyor. s. biraraya getirerek. s. Arap alaylarını. s.103) İngiliz harp tarihine dayanarak.Aker de 77. 2. düşman mevcudu ertesi günü de 15. Bunları toplayarak cepheye gönderdik.71) M. Oysa anıların 1975'te yapılmış tek baskısı var ve benim elimdeki nüshada böyle nokta nokta bir boşluk yok. s. s. 87. Geri kalan bölümlerin. Alay sancağına madalya takılması töreni.Kemal aleyhinde bir ifade varmış da yayına hazıdayan o bölümü atlamış' gibi bir kuşku uyandırmaya çalışıyor.Küçük. 82) Fahrettin Altay diyor ki: "[Arıburnu'nda savaş devam ederken] 72. bu alay erlerinin Arap olması oldu. (Altay. Türk askerlerine arkadan ateş ettiklerini.Kemal. Kitap.ve77. 'yazılan tarihe ciddi kuşkular getirecek' nitelikte değildir.Arap Alayı erlerininin. 'anıların aslında. M. Savaştan önce M.C. 88. On Yıllık Harbin Kadrosu. 105) İsteyenin inceleyebileceğini sanıyorum. Belki siz çözebilirsiniz. Kitap. (Yanya Savunması ve Esat Paşa. Çanakkale Cephesi. s. 25 Nisan 1916'da yapılacaktır.Alaylar) yerine.000 kişiye çıkacaktır. Çanakkale Cephesi. Çanakkale Savaşı'nın. hep birlikte ve ibretle göreceğiz. (P. Hepsinin Toriçelli borusu kadar boş olduğunu göreceğiz. GRYT Ansiklopedisi diyor ki: "Takviyeli müttefik birliklerinin Seddülbahir'de çakılıp kaldıklarına kimse itiraz etmiyor. öteki savaşlar ve eğitim hizmetleriyle ilgili olduğunu. "Kendi Kalemiyle Hayat Hikâyesi". bir nüshasının ise ATASE Arşivinde olduğu belirtiliyor.322. nasıl kaçıp fundalıklara gizlendiklerini. doğru sentezi yapmaya çalışacağız.Kemal'in. olduğundan farklı göstermek isteyenler ile gerçeği olduğu gibi aktarmaya çalışan kaynakların (!) anlatma metodları değişik görülüyor.. s.Görgülü. 2. birbirini pek tutmuyor.Alay Komutanı Ş. (10 Yıllık Harbin Kadrosu. s. 2) Aktardığı cümlede bulunan biçimindeki boşluğa dikkati çekerek.100) Kimler gerçekleri saptırıp farklı göstermeye çalışıyor. Kitap.32) de bi an _8 .119. alaydan kaçan birçok Arap erinin çadırlarda saklandıklarını ve nargile içmekte olduklarını gördük." (s. Verilen bilgilerden.Daha sonra Türkiye Cumhuriyetinin yıllarca Reisicumhurluğunu yapan M. Ama mesele Arıburnu'na yapılan Anzak çıkarmasına gelince iş çatallaşıyor ve kaynakların verdiği bilgiler. görmüştük. Öyleyse Y.Kemal Beyin solumuza sevk ettiği] bu alayın yapacağı bir taarruzla. 179. Bu cepheleri anlatan tezat.cilt) oluşturduğu da anlaşılıyor. savaş hattına sessizce yaklaşmaları gerekirken hücum çığlıkları atarak düşmanı uyardıklarını uzun uzun açıklıyor (s. Nitekim cümlenin tamamını nokta noktasız olarak yukarda okudunuz.Kemal Beyin o günkü durumunu. ne zaman ve nerelerde savaşa soktuğunu. 19. 2.Arap Alayının çadırlı ordugâhında. nasıl. Y. tümenindeki iki Türk alayıyla değiştirilen bu yeni alayların (72.95) uzunca bölümün doğru çevirisi için. kimler doğruyu yazıyor.51) İ." (s.Kemal Beyin bulunmasından ileri geliyor. Mısıroğlu'nun bu yanlışlarının kaynağı yine Armstrong'un kitabı..

Mısıroğlu'nun Armstrong'tan yaptığı bu alıntıyı. Yüzyıl Tarihi. 2.Bayur.Belen. H. Alan Moorehead'te de rastlıyoruz. Sadece.369-371.C. LDurrell'in Kıbrıs'ın Acı Limonları. 20. 'Esat Paşanın sırf Vehip Paşanın kardeşi olduğu için 17 Mayıstan itibaren Arıburnu Komutanlığını üstlendiğini' de yazmıyor. Ks. Ünlü Lord Kinross da aynı yanlışı sürdürüyor. a.110) Bir de Y. 19) Kayıp 2. s. 1918 yılında Suriye Cephesinde esir düşen 57.143. s. Esat Paşanın da sırf Vehip Paşanın ağabeyisi olduğu için 17 Mayıstan itibaren Arıburnu Grubu Kumandanlığını üstlendiğini yazıyor ki gerçeklere dayanmayan bir iddiadır. A. Biri de.Alayın 'harp ceridesi' (birliğin resmi güncesi) bulunamadığı için alayın tarihçesinde kayıplarla ilgili açık ve tutarlı bilgi yok. Peki bu yakıştırmalar.638 erle girmiştir. artık sadece 19. O Vehip Paşanın ağabeyisidir. Buna karşılık Esat Paşa.Tümen Komutanı kalır ve Arıburnu Grubunun komutası. Seddülbahir bölgesinden mesul (sorumlu) Güney Cephesi Kumandanının Ve-hip Paşa olduğunu. (1.93) H. zahmet edip Moorehead'in." (3.70.Kemal Beyde idi.ayrıca Thierry Hentch. de bi an _8 .Ks. "57. GRYT Ansiklopedisi bu olaydan şöyle söz ediyor: "Bu hadiseyi nakleden Y. 'M. Batılıların doğuya ve doğululara -üstten.Kitap. 57.H. onun verdiği sayı da. Kitap. Türk cephesi hakkındaki yanlışlıklarını düzeltse! Şahane tembelliğimiz yüzünden.s. Türk İnkılabı Tarihi.123. sonra da. Bu günden sonra o yine 19.Bayur.48.62).72.125.R. Liman Paşa Başkomutanlığa yazdığı bir raporda (9. 3. K. s. yeri geldiği için Vehip Paşanın ağabeyisi olduğunu belirtiyor.. 10 Yıllık Harbin Kadrosu ile Çanakkale Cephesi adlı kitapların sonunda. Kitabın askeri açıdan kısa bir eleştirisi: F." (1.Tümen Komutanıdır. s.162 ve 175 No. 201). s.e.C.. 1iC. (s. Türklerin Başarısı.Kolordu Komutanı Esat Paşaya geçer. Yazamazdı da. 2. (Atatürk. O gün savaşan yalnız 57. Alayın 'hemen bütünüyle yok olduğu" iddiası da havada kalıyor. o kıyamet günleri içinde yapılmış kabataslak bir tahminden öteye geçmiyor.OyaBatum Menteşe.lu dipnotlar. Hayali Doğu.Bayur. 'Vehip Paşanın." (Çanakkale Cephesi.. kök salıyor. Kuzey Grup Komutanlığı kurulur ve bu kesimdeki bütün birlikler Esat Paşaya bağlanır. yayımlanmış Türkçeeserlerin tam listesi bulunuyor.James'in. 3. Yanlış yanlışı doğurur.Alayın Tarihçe'sine göre alay savaşa 49 subay ve 3.H. yanlışlar ve yalanlar.2.Moorehead de aynı dikkatsizlikle.Kemal kuvvetlerinin o günkü kaybının 2. Kısacası bu konuda ne söylenip yazılsa spekülasyon olur. Çünkü Vehip Paşa daha Gelibolu'ya gelmemişti. 168.C.1915) diyor ki: "İngilizlerin her yazdığına inanmak gerekseydi..Alay olmadığı gibi. Türk Dili dergisi.C. eksiklerini tamamlamış: 31. kaynak göstermeden. uydurmalar ne? Cevap: Alaturka alternatif tarihçilik! 'Açıkça yazabiliyorlar' ne demek ? Engel mi var a efendim? Uydur uydur yaz! Alan Moorehead'in İngilizlerle ilgili birçok bilgi ve değerlendirme yanlışını da düzeltmiş. 57.. sayı 525 (Eylül 1995). çünkü savaşın şiddetini yansıtmıyor. Alayın hemen bütünüyle yok olduğunu". Armstrong'un ve R. s.328.bakışı hakkında yeni bir çalışma için: Prof.000 kişi ise. süsleme hastalığına.33. s.283.336'daki dipnot) Görüldüğü gibi.000 kişi olduğunu' yazıyor. Dagobert von Mikusch'un kitabının Fransızca çevirisinin 104.. şimdiye kadar ilerledikleri (!) mesafe ile Gelibolu yarımadasının tümünü ele geçirmiş olmaları gerekirdi. Roman olsa sorun yok amatarih yazdıkları iddiasındalar. bu değişikliğin olduğu tarihte (17 Mayısta)Güney Cephesi Komutanı olduğunu' yazmıyor. 2. Şişirme.Tümenin 25-27 Nisan günlerine ilişkin kaybının "bine yakın yaralı olduğunu" söylüyorsa da (s..142) 143) 144) 145) 146) 147) 148) 149) 150) 151) 152) 153) 154) Çanakkale Cephesi.Kemal'in Arıburnu Kuvvetleri komutanlığı sona erer. 130) 17 Mayıs'ta. sayfasını göstermiş.6. Böylece M.Dr. (s.Bayur'un ne yazdığına bakalım: "17 Mayısa kadar orada (Arıburnu'nda) komuta M. 138. 19. GRYT Ansiklopedisi de aynen aktarmış ama sürekli Mısıroğlu'dan yararlanıyor görünmemek için kaynak olarak.g. 180.

O cümle şöyle: ―Kendileri cepheye dönerek bölgeyi kahramanca savunup.g." Yayınevi kapandığından. Armstrong ve kitabı hakkında ilginç açıklamalar var.Kemal. s. M.39) Esat Paşanın bundan sonra gelen cümlesini vermiyor. tam bir editioncritique olarak basılmasının gerekli olduğuna inanıyorum. 28 Temmuz.Kitap. kendi açısından haklı olarak.Altay. bu emri Esat Paşaya iletir. olayın zamanını kestirebilse. özel olarak' M.. belki daha ölçülü yazardı.C. Kuva-yı Medya dergisinin 33.Mısıroğlu'nun da yine bu her derde deva 104.‖ Y. Sağduyuları kuvvetli olanlar. sayısında (25 Kasım 1996).Kitap. 23 Ağustos. (a.46) Burada ne ricat söz konusu.e.175.1996. 1908 olayları ve M.Kitap. Sekiz gün süren 3. 2. emrin bu bölümünü. Hayat mecmuası. o da taarruz hazırlığından ve son taarruzdan hiç haberi yokmuş gibi bir hava içinde. artçıların yürüyüş koluna geçmeleri ile -yani geri yürüyüşe geçmekle.Benois Mechin. 460. bu taarruzdan habersizmiş gibi davranmalarını açıkça eleştirmiş. Harp tarihleri bunun birçok sebebini sıralıyor.Küçük'ün ricatın (çekilmenin) anlamını da bilmediği. Birini açıklayacağım: Anzakları koruyan savaş gemilerinin. 'kişiye.Tümen emrinde sadece kısa menzilli ve küçük çaplı 36 top vardı. firar (kaçma) ile karıştırdığı anlaşılıyor. (Çanakkale Cephesi. raporunun 165 ve 166.Şevket Paşa olayı anlatılıyor. okuyucudan bu kitabı şüpheli bir dikkatle okumasını rica ederim. s. sayfada Çanakkale Savaşı ile ilgili tek bir hece bile yok. Ricatın tanımı şöyle: "Muharebe eden bir ordunun veya kıtaatın (birliklerin). s.83'teki dipnot veF.Moorhead gibi şişirip süslememiş." (Askeri Kamus.136) Enver Paşanın Gelibolu'ya geldiği tarihler: 11 Mayıs. emri ve buna dayanarak Liman ve Esat Paşaların yolladıkları yazıları. elbette ne de firar! Y. Gül Çağalı Güven. 3." (J. s. s. kitaptaki bazı yanlışları düzeltmeye çalışmış. 2. 24Eylül (Çanakkale Cephesi. Peyami Safa şöyle devam ediyor: "İki ciltte tamamlanacak olan olan bu çevirinin sonunda. isteyerek veya mecburen. sayfaya. Çünkü basılı ve hele yabancı imzalı yalanlar. Armstrong'un delilsiz iddialarını ve yanıldığı birçok noktayı göstermeye çalışacağım. yalnız bir engel vardı: M. 16. s. fotokopisi önümde duruyor: 104. hiç araştırmadan Lord Kinross da kullanmış ama hiç olmazsa A. Arba Y.. Göz boyama değil de ne bu? İlerde.176. M. 2. K. bunu beceremediği için 166) 167) 168) de bi an _8 . birçok yalan ve mübalağaları sezeceklerdir. s. Başkomutan Enver Paşanın eleştirisini de cevaplamıştır.224vd. (Çanakkale Cephesi. İstanbul. Armstrong'un verdiği bu asılsız bilgiyi. çevirinin ikinci cildi ve cevaplar yayımlanamadı.Yalçın'ın Siyasal Anıları. Ama. bizde pek itibar görüyor ve kuşkuya düşülmeksizin bütünüyle benimseniyor. Çeviren. M. s. Çözülme (sıyrılma) ile başlayarak.Kemal'e yollar. H. sayfalarına almış ve ikisinin de. Kurt ve Pars. 11 Mayıstadır.119) Kitabın Fransızcasını Milli Kütüphane'de buldum.94. bambaşka bir konuda gönderme yaptığını göreceğiz. 1959.155) 156) 157) 158) 159) 160) 161) 162) 163) 164) 165) s. 19. savaşlarla ilgili yanlışları. sayı 35.143-144) "Çanakkale'de. bitkin Türkleri dar Conkbayırı tepesinde dayandırıyor ve sırf kendi kişiliğinin etkisiyle müttefik kuvvetlerini bir bozgunla karşı karşıya bulunduruyordu.Kemal.nihayetlenen muharebe safhasıdır. Kitap. s.Küçük. çoğu büyük çaplı olan 255 topuna karşılık. 2.Kitap.Kemal! Sarışın yüzü ve gergin bakışlarında ürkütücü bir karar bulunan bu adam..149. 468) Esat Paşanın anıları. Anzaklarla büyük amaçları arasında. Çev.. s. düşmanı bir adım dahi ilerletmedi. Bu tür tartışmalı kitapların. düşmandan uzaklaşmak için yaptığı harekettir.181 vb.207) Eleştirisi şöyle: 'Hazırlanmadan ve bir maksada dayanmadan yapılmış bir taarruz.Kemal ile Enver Paşa arasında sebebi ve içeriği bilinmeyen bir tartışma olmuştur ama o birbuçuk ay daha önce. Liman Paşanın aynı nitelikteki emirleri için. Kitabın yeni ve tam çevirisi Bozkurt adıyla çıktı. Zığındere muharebesindeki Türk kaybı y.' Liman Paşa.180. 263.000 kişidir. Cevaplarımıza sıra gelinceye kadar. Ayrıntı için: Esat Paşanın anıları. 29 Haziran. olduğu gibi bırakmış. s.

s. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. Arıburnu Raporu. Gelibolu yarımdasının ve dolayısıyla Çanakkale Boğazı'nın en önemli. Özet için öncelikli olarak A.Tümen Komutanının yolladığı raporun aslı.000 kişi.32. s. (1. s. bu tartışmaları.Moorehead‘in Çanakkale Geçilmez.Kitap.Alayın cephelerinde bir lağım patlatarak. Esat Paşa anılarında diyor ki: "Kanlısırt'ı koruyan 47. ―muvaffakiyet ümit etmiyorum‖.Kemal'in bu muharebe boyunca verdiği çeşitli emirler.103.Taburunun büyük kısmı.Taburdan da ancak elli yaralı ercik kalmıştı. Fevzi Beyin bu sert savaşların aradığı nitelikte bir komutan olmadığını gösteriyor. sayısında ve Çanakkale Cephesi.C.88) Bunu yazarken.90.270) Fevzi Beyin.. Arıburnu Raporu. 3. ve 27. s. İstanbul‘a dönünce. yanlış rapor yazan bir subay olduğu böylece kanıtlanmış oluyor!" (T.Kitap. s. M. Anafartalar Muharebatına ait Tarihçe'de (s.R.253) M.Altay. No. bir istihkam bölüğü.113. s. ―tehlikeli görüyorum‖gibi deyimler." (s. 19. 'kumandanlık çekişmesi' başlığı altında veriyor. 2. F. asıl kendi bilgisizliğini kanıtladığının farkında bile değil.. Ordu Komutanı Liman Paşanın.55) Gelibolu Seferinin Resmi Tarihi. Churchill'in anılarından [The World Crisis.James‘in Gelibolu Harekâtı adlı kitapları ile İngiliz Resmi Harp Tarihini esas aldım.Kûçük de belirtiyor: "Anıların her ayrıntısına güvenmemek gerekiyor. Bu emirler hakkında raporunda kullandığı. Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe.Tümen cephesini gece yarısından itibaren şiddetli topçu ateşi altına alarak. Türk siperlerini örten kalaslar da. tünelin ağzındaki kum torbalarını kaldırarak baskın halinde hücuma geçerler.5 ve devamında. kilidi sayılabilecek bir yer olması dolayısıyla. İngilizler.C. üç batarya. bir bilgi parçasına yapışıp kalem oynatıyor. 3. M.Ü. ağır bombardıman yüzünden çökmüş.26'da var! Olay hakkında geniş ayrıntı için: Arıburnu Raporu. Y. (s. Türk İnkılabı Tarihi. R. Enver Paşa tarafından önce emekli edilir.Altay'la aklınca şöyle alay ediyor: "Kemal'in ricat ettiği. s.Küçük. s.21. s. Savunma Bakanı Mareşal Kitchener'e izafetle 'Kitchener Ordusu' diye söz edilmektedir.00 başlayacak. Y." (s.25 vd. "Kendi Kaleminden Özgeçmişi". 9.Conk. 8 Ağustosta.Taburunun hemen hemen hepsi şehit düşmüştü. bu olay hakkında Enver Paşaya verdiği raporun tamamı. bazılarında ise bütün İngiliz birliklerinden. 2.50. 3. ―muvaffakiyet beklenemez‖.lu siperimize saldırmış ise de kayıplar verdirilerek üç bölgeden de geri atılmıştı.36. 3. s. Yanya Savunması ve Esat Paşa.. (Çanakkale Cephesi.112. yetkim dışı bir harekette bulunmam. 18. Kitap ile Cemil Conk‘un Conkbayırı Savaşları adlı kitabından yararlandım.88) M. bu olayı ayrıntıları ve belgeleri ile açıklıyor. Olayın önemini zerre kadar kavramadığı anlaşılan GRYT Ansiklopedisi.) Bazı kaynaklarda yalnız bu kolordudan.) Dört piyade taburu. Y. ancak bunun sorumlusunun. s. içindekilerin çoğu yıkıntı altında kalarak hayatlarını yitirmiştir. ayrıca AAMD'nin 19.Kitap.Bayur. Türk siperlerinin önünde sona eren 500 metre uzunluğunda bir tünel kazar ve top ateşi sona erer ermez. Güneydeki (Seddülbahir) taarruz 6 Ağustosta. s.Kemal. s.21. s.83 vd. BTTD.259) Esat Paşa anılarında diyor ki: "Gerçi Conkbayırı. (C. (Harp Tarihi D. ―meçhul arazi‖. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No. Anafartalar Grubuna bağlı ise de..40'ta düşman. 31 No. Cemil Conk‘un kitabında var. s.4. saat 16.384) "Sabah 05. Çanakkale Cephesi.44). s." (s. Çanakkale Cephesi.255] aktaran H.Kemal'in sonunda haklı çıktığını da görmezden geliyor.) Raporunda. toplam 3. Tezler 5.295.kısım.25-27. 9 Ağustosta yavaşlayıp 13 Ağustosta kesilecektir. Viyana ATASEmiliterliğine gönderilecektir. anılarında bu yanlışlığı anlatan F. 2. bir süvari bölüğü. Sayı 32/ Ekim 1987.Kemal ile Mülakat. s. ―çok tehlikeli‖. bu sorumluluğu üzerime alıyordum. s." (Esat Paşanın anıları.169) 170) 171) 172) 173) 174) 175) 176) 177) 179) 180) 181) 182) 183) 184) 185) 186) de bi an _8 178) de. neresinden tutarsa fili ona göre tarif eden kör gibi. s. 2. Türk cephesi ile ilgili bazı ayrıntılar için de Çanakkale Cephesi 3.C.115 vd.4. ilerleyen düşmanaüç defa taarruz etmesi için emir verdiğini ama çeşitli gerekçelerle üçünü de dinlemediğini açıkça yazıyor. ―hezimeti mucip olur‖. sonra emeklilik işlemi gerialınacak ama bir cepheye değil.Kitapta . 2.Alayın 1.

adam başına 10 şiling bahşiş verileceği söylenir ve kendilerine dokunulmayıp affedilecekleri ilan edilirse. bir başka konu için yine bu sayfaya gönderme yapmıştı. Esat Paşanın anıları. s. ve 41 .' (Çanakkale Cephesi. s. Asya Grubunda iki tümen var.James'e göre '100'den fazla' (s. Gallipoli adlı ünlü filmi çeken ve Müttefiklerin yenilgisini anlatan Peter Weir da sakın Kemalist olmasın? M.Alaylar (Esat Paşanın isteği üzerine).404) Mısıroğlu'nun "Fevzi Beyin çok iyi teçhiz ve talim ettirmiş olduğunu" yazdığı birliklerin gerçek durumu böyle. Vehip Paşanın grubunda dört tümen.Kemal. Bilindiği gibi 9 Ağustosta M. s. 27.8) F. (F. R. de bi an _8 .500 kişi vardır.R. 1 . 2 alaylı 8.. ortalama olarak 300-800 kişiyle gelebilmişlerdi. GRYT Ansiklopedisi de. Yalnız Conkbayırı'nın yakın çevresinde 5. (Lozan.1915) Türk askerinin namusuna 10 şiling değer biçen Asmead-Barlett bile gerçeğin hakkını veriyor da bizim alternatif tarih yazıcıları.Kemal. General Hamilton'a şu öneride bulunur: "Türk askerlerine.Atay. 100-200 kaybın. s.178) 'Bu tümenlerin mevcutları kısmen tamamlanabilmişti.119) Söz konusu sayfada Çanakkale Savaşı ile ilgili herhangi bir bilgi yok. 1..R. gerçeği tersine çevirmek için her yolu deniyorlar. 2 alaylı 4. s. s. uzakta.Altay'ın Hayat Mecmuasında (1958) yayımlanan anılarından aktaran İ. Hatırlayacaksınız. bu olayı.409).187) 188) 189) 190) 191) 192) 193) 194) 195 196) 197) 198) 199) 200) 201) 202) 203) 204) bulunmaktadır. dip not işareti vererek.61).190." (General Hamilton. Gazi Mustafa Kemal adıyla yayımlanmıştır.54) Ashmead-Barlett. İngiliz Resmi Tarihi'ne göre ise '200'den fazladır' (BTTD. her asker silahı ve teçhizatı ile gelip teslim olur.Kemal." (Lozan.Ilgar. s. s. savaşın sayısız cilvelerinden biri sayıp mesele yapmıyorlar. grubunda iki tümen. eldeki bu bir avuç asker ile M.. s.Kemal'in olağanüstü kişiliği olmuştur. 26. Bu sırada Esat Paşanın. sayfasına gönderme yapıyor.Altay. ateş hattında dövüşecek kimse kalmaz. İngiliz resmi tarihi.C. Atatürk'ün Hatıraları. sayfanın karşılığı.Türklere zaferi kazandıran ve yarımada ile İstanbul'u kurtaran. çeviride 118 ve 119. değil mi? M. çek yazıyorlar! Dagobert von Mikusch'un kitabının Türkçesi. s.Anafartalar Savaşı'nı yönetiyordu.Kitap.R. Buna karşılık Mısıroğlu şöyle yazıyor: "Sadece bir Albay sıfatıyla küçük bir bayırı tutmuş bulunan M.59. Anafartalar kesiminde.Kemal'in emri altında yedi tümen. yoldaki döküntülerden dolayı.293) Ne kadar bilimsel ve dürüst bir değerlendirme. (104. Gelibolu Harekâtı. Dagobert von Mikusch'un La Resurrection d'un Peuple adıyla Fransızcaya çevrilen kitabının 104. yürüyüş yeteneklerini büyük ölçüde yitirmiş ve idmansızlaşmışlardı. 25.000 kişidir. uzun sûredir siperlerde bulunduklarından. Yine bu birlikler. (R.71.Kitap. s. var olmayan bir hesabı karşılık göstererek. bu atama için Enver Paşanın iznini aldığını tahmin ediyor. Sayı 26/ Nisan 1987. cümlenin ortasında. Armstrong'un ve Mısıroğlu'nun büyüttükleri kayıp bu kadar.Türk Alayı da kendi topçusunun ateşi altında kalmıştır. Taburlar. (F. Conkbayırı-Besim Tepe-Kocaçimen Tepesi kesimi karşısında bulunan takviyeli iki Anzak tümeninin. sayfalardır) Kisbsiz ta o kadar cehl olmaz Cehlin ol mertebesi sehl olmaz En yakın Boğaz sahili 7 km.Conk. General Hamilton‘un savaş raporundan aktaran C." (Gül Çağalı Güven'in çev. 1. Mısıroğlu. anılarında.C. 'mütereddit' kelimesinden hemen sonra. s.Tümen ile 28.Conk.115) Gerçek askerler bu gibi aksilikleri. 7-10 Ağustos arasındaki kaybı 12.James. bu kanlı savaşın sonucu bakımından bir önem taşımadığı açıktır. 3. Liman Paşanın.50). biraz daha ayrıntılı anlatmaktadır. (2. Kayıp sayısı.. BTTD. Allanson'a göre '150' (Allanson'un raporundan aktaran C. Armstrong sonra şöyle devam ediyor: ". 25 Nisan günü öğleden sonra. İkisi de. bir süvari alayı toplanmıştır.Tümen (ordu emri ile).6.sayı.

3.C. artık oldukları yerde mıhlanıp kalmış." (O zaman 3.T. (Çekilişlerini örtmek için İngilizlerin aldığı başarılı önlemler için. s. 3.Kemal. 3. s. Yeni yıldızın ışığı büyümeye başlamış.Sonyel. Ankara.C. Lawrens'in bir açıklamasını yayımlamıştır." (Jeschke. s. "9 Ağustosta M. 20.121. Yıldırım Ordular Komutanı General Falkenhayn'ın emrinde çalışmak istemediğini ileri sürerek 7.493.Yüzyılda Osmanlı Devleti. s. F.Kitap. (Maarif Vekaleti Y.89.22'de de var. yeni karaya çıkan düşmana karşı tertip ettikten sonra.. 4.E.114) Aynı metin. s.Başk. s. Çanakkale Cephesi.Kemal 10 Ağustosta yalnız İstanbul'un değil. 1. The Sunday Times gazetesi. s.Kolordu Kur.Altay.12.Belen. s.Kemal-Enver Çatışması (1919-1922). s.Alay Komutanı Servet (Yurdatapan). Belleten. İşte M.Kitap. sayfasında.205) 206) 207) 208) 209) 210) 211) 212) 213) 214) 216) 217) 218) 219) 220) 221) s."(Osm. kendi top mermileri düştüğü için sahile kadar çekilmek mecburiyetinde kaldığından bahsedilir.Fevzi (Çakmak) Paşa. saatin parçalanmasını.93. sayfasında.Ali Rıza. her tarafta Anafartalar kahramanına saygı. s. 10 Ağustosta Conk Bayırı'na gelmiş. Anafartalar Müfrezesi Kurmay Başkanı Haydar Mehmet (Alganer) de Liman Paşa ile M.C. s.486 vd... ki tek müttefikimiz Sultandır. 1. Meraklısı için not: Cemil Conk'un kitabının 68.Kemal daha önce de (Eylül 1917) 7.) İngiliz resmi tarihine dayanarak.Yüzyılda Osmanlı Devleti. U.Her ikisi de.181. Halil Paşanın yaveridir) Vehbi Vakkasoğlu. Prof. Celal Erikan. Bu açıklamadan bir cümle: "Türkiye'de.110. düşman kuvvetlerini geri atmaya muvaffak olmuştu. s. oradaki kuvvetleri de düzenlemiş ve bir saldırı yaparak.1986 günlü Yeni Nesil gazetesinden aktaran.Kemal'in saati de bu savaşta parçalanmıştı.1931) İ..Kocatürk. Edirne halkı onu çok büyük gösterilerle karşılamıştı. Çanakkale Cephesi. No.414. Fevzi Çakmak.71.425) İşte size.Hami Danişmend de şöyle yazıyor: "[İngilizlerin] Bu muharebelerde. On Yıl Savaş. 10 Yıllık Harbin Kadrosu.268. F. Artık ümitleri kalmayan İngilizler. 16. Belgeleri.Kolordu K.S.Kitap. Komutan Atatürk.209. geri çekilmekte yıldırım gibi hareket etmesiyle tarihe mal olmuştu bu ordumuz. biraz daha kısa olarak. İran'da olduğu gibi. Ordu Komutanı olarak Suriye'de (Halep) bulunmuş. F." (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı.s.Belen. Güney Bölgesi Komutanı Hilmi Paşa. s. M. 'Tarih IV. s.."(Son Bozgun. işte bu durumdaki Türk ordusuyla şöyle alay ediyor: "Düşmanın üzerine gitmekte değil. iki ay sonra Gelibolu yarımadasını boşaltıp çekilip gitmeye mecbur kalıyorlardı. KA Günlüğü. ne yazık.44.. 3. İngilizlerin büyük ümitlerle gelen kolorduları. Askeri Yönüyle Atatürk. ünlü İngiliz ajanı Albay T. Geniş bilgi için: S.] Albay M. 4.Kemal. Selahattin. askerinin üzerine.381 vd. olarak Edirne'ye gönderilmiş. Kuzey Grubu Komutanı Alb. Bu konuda. 69. Süleyman Külçe. Liman von Sanders. iki ayrı yerde ve iki ayrı zamanda muharebe eden iki İngiliz kolordusunun birden. s. Enver Paşanın Halil (Kut) Paşaya telgrafı: "Büyük Turan imparatorluğunun Hazer kenarındaki zengin bir konak yeri olan Baku şehrinin zaptı haberini büyük bir meserretle (sevinçle) karşılarım. Boşaltma sırasındaki komutanlar: Ordu Komutanı Liman Paşa.Kısım.46.0rdu de bi an _8 . 1. [.Kronolojisi. s.R. hürriyet kahramanlarınkini geçer gibi olmuştu. anlattıkları olayların görgü tanıklarıdır. M. "üzerlerine kendi top mermileri düştüğü için sahile çekildiklerini" kayda değer bir ihtimal olarak gören bir masalcı tarih yazarı daha! Allenby'nin Yahudi asilliği olduğunun. İng. Türkiyede Beş Yıl.482.43) M. 20. Mısıroğlu'nun yakıştırması olduğunu sanıyorum. Anafartalar'a gelen kuvvetleri. zafer tamamı ile bizim olmuştu. 2. yazık ki Mısıroğlu'nun canını sıkacak bir belge sunmak zorundayım. 30 Mayıs 1920 günü. ordusunun Sina Cephesinde görevlendirilmesi üzerine. 498.Dr.202) Özet için dayanaklar: Sina-Filistin Cephesi.C.C.Kemal'in saatlerini nasıl değiştirdiklerini anlatıyorlar. 64.418) On Yıllık Harbin Kadrosu. Yzb. Anafartalar Grubu Komutanı M. bütün bir memleketin işgalini önlemişti. Çanakkale Cephesi. GRYT Ans.

Osmanlı saltanatını yıkma zamanı geldi.Yüzyılda Osmanlı Devleti. an _8 . kendini yücelten bu konuya hiç değinmemek inceliğini gösteriyor.Ordu.s.Ordu kalmamıştır. Bulgaristan'da yayımlanan Yarın gazetesinin 20 Mayıs 1934 günlü sayısında çıkan yazısında Arif Oruç şöyle yazıyormuş: "Bizzat M. 7. Serbest Fırka kapanınca Bulgaristan'a geçer ve Yarın'ı yayınlamayı orada sürdürür. 20. 1 Ağustosta uzun bir izin alarak ayrıldı. M.316) Fahri Belen'in değeriendirmesi: "19 Eylül günü.370) M. yarma haberi alındıktan sonra. Çanakkale muharebelerinde tanıdığım bu değerli komutan. Araplara şu bildiriyi yayımlar: "…Uyanınız! Elele vererek." (Lozan.! " (20. Ordu henüz düzenini korumaktadır.Orduların Şeria nehrini geçişlerini güven altına almaya yetişemez. sağlamdır.Kemal'e bir oldu bitti ile kabul ettirilmiştir." (Türkiye'de 5 Yıl.330. ve 8. İstanbul'dan oraya gitmişler ve bu subayların yerine ise kimse tayin edilmemişti.30'da. Türk-Müslüman imparatorluğunun yıkılmasında asıl kuvvet olan Araplar. s. buraya gelince.165) Emir Hüseyin'in oğlu Faysal.656) Emir Faysal'ın 11 Ağustos 1919 günlü mektubu: "Bütün Müslümanların gözleri İngiltere'ye dikilmiştir.Kemal Paşa. üstelik Maan'daki 2. 278) Mısıroğlu'na göre.) Liman Paşa diyor ki: "Uzun süredir hasta yatan Fevzi (Çakmak) Paşa. şimdi ödüllerinin ne olacağını bilmek istiyorlar.İnönü. s.Kemal'in. " (Türkiye'de 5 Yıl. bir süre sonra affedilmiştir.Alayın iki taburunu. s.Kolordusu da bütünüyle tutsak düşer. (Ana Britannica.Ordu." (Filistin-Sina Cephesi. daha sonra o ay içinde asaleten M.60 vd. çeşitli sebeplerle hemen çekilemez.368) 4. s. La Fontaine'nin kurbağası gibi şişinenlerin kulakları çınlasın! Fahri Belen diyor ki: "İki düşman arasında kalan kolordunun.Yüzyılda Osmanh Devleti. 21 Eylül saat 01. s. İstanbul'da yayımladığı Yarın gazetesi (1929) ile Serbest Fırka'yı destekler.Kolorduyukurtarmak ve bunu demiryolu ile kuzeye nakletmek uygun olurdu.) Sadi Borak. Maan'daki 2. Hicaz'daki kolordu feda edilerek. s.Ordu Komutanlığına önce vekaleten Nihat (Anılmış) Paşa.Kemal Paşa getirildi. sürgün cezasına çarptırılmış.Dilipak diyor ki: "Filistin cephesinde pek önemli bir göreve getirilmediği gibi bir yararlılık da gösteremedi..176) Bu uydurma yazının yazarı Arif Oruç. bilmediği konularda susmayı neden denemiyor acaba ? Bu seferki görev M.Yüzyılda Osmanlı Devleti. anılarında.. 12 Ağustostan itibaren gelmeye başlayan 109. bu noktaya kuvvet yetiştirilmesi hayat ve memat sorunudur. 17/195) İ.Kemal Paşa bile az daha esir olacaktı. Büyük şef hayatını bu suretle kurtarabildi. bu görevi önemli bulmuyor. Bu alayın komutanı ve alay karargâhının diğer erkanı. Acaba nasıl bir görev tatmin ederdi Dilipak'ı? Ayrıca. Ancak yiyecek ve cephane durumu düşünülmeye değer.Kemal o cephede bulunurken. (Filistin-Sina Cephesi. belge no. bu zamana kadar mevzilerinde kalabilmişti.C. M. (Atatürk'ün Hatıraları. Liman Paşa ile bağlantı sağlayamayan Enver Paşanın telgrafına verdiği cevap: "8. 4. Her halde kuzeyden.Kemal'in Nablus'a geliş tarihinin. Şeria nehrinde tesadüfi bir geçit buldu. (Atatürk. 660.Ordu Komutanı ama anlaşılan Dilipak. 1. Emir zabiti Yüzbaşı Bedri Bey. Grup komutanlığı ile irtibatım yoktur.27) 7.56-61) A.. Bisan'ı tutturmaya çalışıyorum.222) 223) 224) 225) 228) 229) 230) 231) de 227) bi 226) Komutanlığından ayrılmıştır.Belen. Doğu Kafkasya'da bir göreve atandıklarından. düşman süvarisini yararak. Bu yüzden 7. s." (CG Yol.300 vd.118.0rduyu Vadi-i Fara kuzeyine çekmeye çalışıyorum. 1921'de Çerkes Ethem olayı ile ilgili görülerek.Ordu henüz taarruza uğramamış. kesinlikte 8 Eylül olduğunu ileri sürüyor. ordunun mevcut itibariyle azlığını ve birliklerin perişan halini gördü ve aldandığını anladı." (E. 7. s. hiç yedeği bulunmayan cephesinin gerisine çekti.Ulubelen. geniş ölçüdebir çekilme emri vermek gerekirdi. dipnot) Liman Paşa diyor ki: V. Ben karargâhımla Beyt-i Hasan'dayım. iki gün kaybedilir. s. birçok kaynaktan farklı olarak M.(KA Günlüğü. s. herhangi bir savaş olmamıştır ki bir yararlılık gösterip gösteremediği ileri sürülebilsin? Bu muhterem. F. Enver ona gerçeklerden uzak rakamlar vermiş ve ordunun durumunuda hayli elverişli göstermişti." (20. s.

Şehirde vaziyete tamamen hakim olduk. Suriye'nin şimali sonunda toplamak." (Atatürk'ün Hatıraları.Kemal'in çabalarıyla 7. Liman Paşanın 28 Eylül günlü yazılı emrinin 3. s. s. Detektif X-1. Liman von Sanders.710 vd. " (Atatürk'ün Hatıraları. 724.369370) "Ben. Almanların bu savaşı kazanacaklarına kesinlikle inanmıyorum.. Öyküleriyle Atatürk'ün Özel Mektupları." (Jeschke. M. Akşam oldu. Burada genç kolordu komutanının cesareti ve azmi şahlanmış gibidir. son âna kadar saklamak siyaseti olmalıdır. Hayatı ve Eseri.68) M.Kemal ve karargâhı.352) Harp Tarihi Vesikaları dergisi.67-68) M. Liman von Sanders. Liman Paşanın. s. 'herkes başının çaresine baksın!' diye yorumlayabilmek için Mısıroğlu olmak gerek.34.Yüzyılda Osmanlı Devleti.Kemal'den Salih'e (Bozok) mektup. İng.bu esef verici hadise olmazdı. s. Jeschke.70 vd.688) Abdülaziz Hanci'den çevirerek aktarıyor. Filistin-Sina Cephesi.Kemal ile arkadaşları arasındaki teşhis. s. sömürge şekline sokmak ve memleketimizin bütün kaynaklarını kendi ellerine almak siyasetine karşıyım ve yöneticilerin. 27. emir ve kumanda kalmamıştır. Halep sokak muharebesi 25 Ekimde olmuştur. bu hususta hiç olmazsa Bulgarlar kadar müstakil ve kıskanç olmalarını gerekli görürüm. Belgeleri. 31 Ekim 1918 günü birliklere yolladığı veda yazısının ilk cümlesi: _8 . yarın Halep'in şimal garbında. Aralık 1914/ Sofya) M. s. s. s. s. Verdiğim talimatta esas olan şu nokta vardı: 'Bu akşam Halep ilerisindeki kuvvetleri geriye çekeceğim. 24 Kasım 1918'de..186 ve 210. Sokak muharebesini idare ettiğim noktanın yakınında şoför bekliyordu. Emrin bir suretini. Otomobile binmeden evvel Halep Kumandanına emirlerimi ve talimatımı verdim.352) M." (Atatürk'ün Hatıraları. Filistin-Sina Cephesi. Aslı: "Amelî kararım şu idi: Ortada kalan.' Vakalar dilediğim gibi geçti. Aslı şöyle: "O akşam bende bir uyanma oldu: Bütün cephelerde ve bütün kuvvetler üzerinde.Ordu.Kemal Rayak'a.705'te var. The Daily Mail muhabirine diyor ki: "Eğer ben tahtta olsaydım. ondan sonra yeni bir karar almak. bütün kuvvetlerin kumandanı olan Liman von Sanders Paşanın malumat edinmesi için kendisine yolladım. (Filistin-Sina Cephesi. s. s.232 233) 234) 236) 237) 238) 239) 240) 241) 242) de bi an 235) ateş altında nehri geçişi. Liman von Sanders bu teklifimi kabul etti. S. işaret ettim. s. s.) Aslı: "Hücum edenler yenilip kaçtılar.Kemal'in. 20 Eylül 1917'de. tarihte az görülen olaylardandır. Halep'e 5 Ekim sabahı gelmiş. buna göre hareketinizi tanzim ediniz. İngiliz ve Araplarla muharebe edeceğim. yanlış olarak 31 Ağustos diye yazmış. kendiliğinden değil.Askeri siyasetimiz. benim orada bıraktığım İsmet Beyin emri altında. s. Bugün içinde bulunduğumuz bataklıktan. Sükûnet geldi. s. gerçek sanıp benimsemiş. bulunduğum noktaya yanaştı. şimale (kuzeye) hareket edeceklerdir. Bunu bizzat ben yapacaktım. (Filistin-Sina Cephesi. savaşın başladığı tarihi. Bu siyaset." (M.. Rayak taraflarındaki kuvvetler Ali Fuat Paşanın kumandası altında. İng. memleketimiz dışında bir tek Osmanlı neferi kalmasına tahammül etmez.maddesi üzerine gelmiştir.3) Vahidettin.726 vd. belge No. Emri. Fakat Almanların. Yedinci Ordunun unvanı ve birçok enkaz. Suriye Cephesinin çökmesinden önce. Büyük Doğu dergisinde yayımlanan 'Dedektif X-1'in yazısına dayanıyor. Bunları Halep'te. M.. bu süre içinde yeniden düzenlenip kurulmuştur.1) Çünkü bu savaşla ilgili hiçbir kitabı okumuş değil. Türkiye'de 5 Yıl. 693. (Vahidettin'in 1923 beyannamesi: Hilafet.Sayı. bakış ve seziş farkını da belirtiyor. Adeta delice bir emir verdim. sonuna kadar Almanlarla birlikte bulunarak kurtulmanın zaruri olduğu açıktır. Belgeleri. Bu emrin esaslı noktaları şunlardır: Şam'da bulunan bütün kuvvetler.Kemal'in 1 Ekim günlü bu emrinin aslı ve tamamı. (Filistin-Sina Cephesi. Vahidettin.710.125'ten sadeleştirilerek) Gelecekte olacakları adeta resimleyen bu rapor. bir savunma siyaseti ve elimizde bulunan kuvvetleri ve bir tek neferi.Borak.. Mısıroğlu da. s. Halep'ten Başkomutanlığa yolladığı raporun bazı cümleleri: "." (Hikmet Bayur." (20. bu zaruretten ve harbin devamından yararlanarak bizi.. Almanya'ya haber vermeden ayrı bir barış yapmayı düşünmüş ve bunun için girişimlerde bulunmuştur. Türkiye'de 5 Yıl.

s. Vakkasoğlu'nundayandığı sahte 'hatırat'ın içyüzü aşağıda açıklanacak. Gerçeğe allerjisi var. s. tatlı su frenkleri' vs. 1966 yılında.Sabri Efendinin iddiaları.19. Ama ciddi kaynaklara bağlanmak hazretin işine gelmiyor. 24 Aralık 1918'de. Belleten. Yunanistan'da çıkardığı haftalık Yarın gazetesinin 1 ve 2 Kasım 1929 günlü sayılarında yayımlanmış.inönü'nün Hatıraları. s. Çünkü bir de ikinci kişinin bakış açısı.134) Büyük Doğu'da ya da Bulgaristan'da yayınlanan bir gazetede çıkmış dayanaksız iki yazı yada Mısır'da yayınlanmış bir kitabın yanlış çevirisi yerine. 78-86. her an tetikte durarak okumak şart. 1.Vakkasoğlu onları sessizce atlamış.cildin 3. (K. Hayatı ve Eseri.Rasim Ferit'in (Talay) yolladığı şifreli telgraftan öğrenir. şehrin güneyinden geçmiştir. Ve bunca yoksunluğa ve güçsüzlüğe rağmen.243) 244) 245) 250 252 253 254) 255) 256) 257) 258) 259) 260) 261) de bi 251 an _8 246) 247) 248) 249 "Ordular Grubunun sevk ve idaresini. 3. (MareşalFevzi Çakmak'ın Anılan ve Atatürk. 157/1976) 9 Ekim 1917-1 Ağustos 1918.164 vd. Ö. 1. s.s. Ö. Mısıroğlu. Hele böyle ikinci el anıları. İlk defa.Kolordu. Hayri Efendi ve Rahmi Beylerin kabineye alınmasını Talat Paşanın istediğini' açıklamaktadır.İnal. bu ihanet teklifinden (!) iki ay sonra. 1.K. Telgrafın tam metni için: H. 148-152.164) A. s. s. (H. memur ve erlerin hepsine candan teşekkürlerimi sunarım. şu zavallı kemalistler. (Rauf Orbay'ın Hatıraları. s. 4. Osmanlı imparatorluğu'nun yararına savaşmış bütün subay.Kemal'in Harbiye Nazırı olması için çalışır mıydı? Denize düşen yılana sarılıyor. Nusret Baycan. 69.Kemal. AAMD. 1715) M.180.66.Kemal'i öven dokuz satır var ama V.Kemal Paşanın birçok harpte şeref kazanmış kudretli ellerine bırakmak zorunda olduğum şu anda. sayı 16/Kasım 1989. 179. (M. M. 32-33. Ankara. Filistin-Suriye Savaşı hakkında yayınlanmış o kadar askeri tarih. s. Birinci el anıları bile ihtiyatla okumak ve denetleyerek dikkate almak gerekiyor. sonuna kadar silahının namusunu korumuş olan bir orduya da sürekli haksızlıkediyor. M. Genelkurmay Başkanlığı görevini kabul edecektir. Bundan sonra M. Türk İnkılabı Tarihi.İnal. s. Mısıroğlu'nun Lozan adlı kitabının 1.. kuruluş 4. bu eleştiriye cevap verirken.156) Askeri tarih yazarı Cihat Akçakayalıoğlu.Bayur.. 3. ayrıca.1715-1716. 220.Lütfü Bey M. harp tarihi yazarı C.Ömer Lütfi Bey.. Hayatı ve Eseri. Hayatı ve Eseri. Son Sadrazamlar. İstanbul Hükümetleri. Sina Akşin. şu nazik ve edebi sözleri kullanıyor: İnkılap yobazı. İsmet Beyin komutanı olduğu 3. 96-99.Kemal'e karşı olanlar da yalana! Filistin-Sina Cephesi.. Dr. M. H.C. Şam'a girmeden. Söz konusu yayının. (Lozan.164.Cildinin ilk baskısı üzerine bir eleştiri yazısı yayımlamış. acemi silahşor.baskısının önsözünde.353) M. hastalığının devam etmesine rağmen.Çakmak'ın anıları olmadığını hemen belirteyim.(I. 'Cavit Bey.C. züppe yazar.179) Büyük Doğu'nun yazdığı doğru olsa M. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. 191.Mısıroğlu. onlardan yararlanabilirdi. emrim altında. Tevfik Paşanın hükümeti kurmakta zorluklarla karşılaştığını. 236. Türk Parlamento Tarihi. 4.. F. Hikmet Bayur'a şöyle açıklamış: .710.38-52) Alb.152.C. çirkin mugalata. 36-38. Lozan. pespaye yalanlar. 1. Yakın Tarihimiz.Bayur. mantık fukarası. Son Sadrazamlar." (Liman von Sanders.8192.Kemal.. Mareşal Fevzi Çakmak. 1995. 121. Halep'ten İstanbul'a gelerek. M. TBMM Vakfı Y.C. Tevfik Paşa.Akçakayalıoğlu dikkati çekmiştir. Adnan Çakmak'ın yararlandığı sayfalar: 12-17. M.C. s. niyeti ve bilgi eksikliği devreye giriyor.K. 3. Türkiye'de 5 Yıl.C. 4. 26-28.Reşit (Rey) Beyin anılarına dayanarak. mantığını sevsinler.C.. s.Bayur. 214. s. kitap ve anı var. 141-142.Kemal'in Harbiye Nazırlığına tayin edilmesi için kulis yapacaktır. s. 66. Bu sözde anılardaki gerçeklere aykırıiddialar bulunduğuna ilk önce. s.Lütfi Beyi eline özel şifre vererek İstanbul'a yollar.C.Kısım.Kemal neden Harbiye Nazırı olmak istediğini. Yıllardır bu anılar arasında dolaşıp duran biri olarak şunu söyleyebilirim: Gerçekleri değiştirmeden yazan ya da anlatanların sayısı pek az. s.

Kronolojisi. ömrü yaverlikte geçmiş olan bu subay (Tarih ve Toplum.C. s. 1. 1.Bayur." (Vahidüddin."(Hatıralar. Sir Charles V. (Son Bozgun." (20.22'de biografisi var) öyle bir tablo çizer ki kabine üyeleri.Belen diyor ki: "En yakın tehlike. hedefini.c.Okday. s. (Rauf Orbay. s.(H. 3.. Türk inkılabı Tarihi.LC..1.Sayı..C.. s. s.84.C.728 vd.449) Askeri tarihçi F. vaziyetini iyi bilen bir hükümet. (TİH.İzzet Paşa da yalnız Genelkurmay 2.Kemal'in Padişahtan. 673. sayfalarında.Kısakürek'e şöyle demiş: "Birçoklarının sandığı gibi Harbiye Nazırı olmak değil. Üçüncü Bölümde göreceğiz. dış kaynaklı belgelerden yararlanılarak. s. s. Başkanı Alman Generali von Seckt'e danışmıştır. bu gelişimler. M. s.F. Genelkurmay temsilcisi olarak Kurmay Binbaşı Ali Nuri Bey (Okday.Tarihimiz.C. memleketin kuvvetini müsait şartlarda değerlendirerek çok iş yapabilirdi.kısım.H.Yüzyılda Osmanlı Devleti.167) Vakkasoğlu ile GRYT Ansiklopedisi. s.Şükrü Bleda.115 vd. 'kendisini sadrazam yapmasını istediğini' yazıyorlar. Padişah da bunu kabul etmiştir.80 vd. (14 Ekim 1918. ne de görüş alınır. Y. .Kısım.116. s. Harbiye Nezareti ile Başkumandanlık Erkan-ı Harbiye Riyasetini de elinde tutmuştur. Cavit Bey ile iki İttihatçının kabineye alınmasını Talat Paşa şart koşmuş.. A. Osm. Hayatı ve Eseri. (Y.1. 4. Mondros.T.Kronolojisi.169) Bu iddianın kaynağı.) A.154) A.N. Hayatı ve Eserleri.C.Bayur.262) 263) 264) 265 267 268 de bi an _8 266 "Padişah ve hükümeti alıp Anadolu'ya çekilmek. Osm. Ma Campagne de Mesopatamie (1915-1916).Bayur'un Türk İnkılabı Tarihi adlı eserinin 3.Tarihimiz. Tawnshend.İnönü de şöyle diyor: "Atatürk'e hakim olan fikre göre.Bayur. M. T. s. Sadrazam olmak gayesini güdüyordu.250'den aktaran H. 4. ayrıntılı bir biçimde anlatılmaktadır.448) İzzet Paşa. 4.Danişmend. 1968 yılında. GRYT Ans.159.377) İstanbul'a yürüyecek birlik ve komutanının kim olacağı konusundaki İngiliz ve Fransız çekişmeleri hakkında: H. s. (R.63) H. Batı Trakya'dan ile rleyen General Milne komutasındaki İngiliz ordusu idi.s. Ondan başka bu iddiada bulunan olmadığını sanıyorum» A.Nuri Okday'ın tanıklığının ne derece sağlıksız olduğunu. 6. s. 4.F. İstanbul Hükümetleri. s.166) İ. mütareke ve barış görüşmelerini oradan idare etmek". s. Sina Akşin.C.İzzet Paşa kabinesinin 18 Ekim günlü toplantısına. Vahidettin'in yaverlerinden Ali Nuri Okday'dır. N. İ..696.19.145) Ordulardan ne bilgi istenir. Yakın Tarihimiz. 'harbi durdurmaktan başka çare kalmadığına' karar verirler. Tevfik Paşanın oğlu) katılır ve cephelerdeki durumu açıklar. Hayatında hiç savaş görmemiş. 144 vd. s.Orbay..C. s.

3 Savaş sonunda rejimlerin ve hanedanların durumu bu. 'Kumandan ve zabitlerden. Bunun üzerine. zaten bütün hanedanları sarsmıştı. Bunu Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun parçalanması ve Avusturya'da 30 Ekimde cumhuriyet ilan edilmesi izler.84) Bu kuşku ve kaygı içinde.İzzet Paşa kesinlikle itiraz etmiş ve böylece. mütareke anlaşması için eniştesi Damat Ferit'i memur etmek istediği doğrudur. Bunun için çok da ısrar etmiştir. kendisine bir fenalık gelip gelmiyeceği' olmuştur. Kayser Wilhelm'in tahtı da sallanmaktadır.Mısıroğlu diyor ki: □ Vahidettin'in. ordunun idareye el koyacağından kaygılanmasını da ekleyebiliriz. s. 179) . s." (Lozan. M . ısrarından caymak zorunda kalır. özet olarak şöyl edir: "Hilafet. Saraya rağmen ve Sultanın etkisi dışında ortaya çıkmıştır. Vahidettin'in bu fırtınadan kaygı duyması doğaldır.2 Çünkü Almanya'nın yaptığı ateşkes ve barış teklifini Başkan Wilson.Kemal'e sorduğu ilk soru. Mondros Mütarekenamesinin imzası. verdiği notun birinci maddesi. kısa zamanda kuşkulanmasına ve kaygılanmasına gerek ol- de bi an _8 "[Sultan Vahideddin] bu görüşmeleri yürütmeye Damat Ferit Paşayı memur etmek istiyordu.C.5 Ama Vahidettin.Tarihimiz.' (Y.180) Bu kuşkuya.155)4 'Yalnız kendini ve tahtını düşündü' şeklindeki suçlamalara yol açan ilk somut ve belgeli davranışı budur.C. 1. delegelere verilecek talimata eklenmesi için hükümete iki maddelik bir not yollar. 1. Sebebi kısaca şöyle açıklanabilir: Çarlığın yıkılması ve Çar Nikola'nın öldürülmesi. (Atatürk'ün Hatıraları. Rauf Orbay anılarında özetle diyor ki: 'Sultan Vahidettin. 'Almanya'da demokratik bir idare olmadığını' ileri sürerek reddetmiştir. eniştesi Damat Ferit'e dört elle sarılır ama hükümet dayatınca.ÜÇÜNCÜ BÖLÜM VAHİDETTİN VE MUSTAFA KEMAL 1. Bu tayine A.1 Yenilgi üzerine Bulgar Kralı Ferdinant da tahttan çekilmek zorunda kalır (4 Ekim 1918). s.. s. saltanat ve hanedan haklarının korunması!' (Görüp İşittiklerim.. Türkiye'yi bin türlü facianın beklediği apaçık iken. Mütareke □ K. galiplerin kendisini de tahttan düşürecek bir karar vermelerinden kuşkulanıyordu.

ikincide de. bu mütarekenin ilerde nasıl uygulanacağını çok iyi kavramıştı. "Padişahın hareme girip soyunmuş olduğu" söylenerek baştan savılır. İçinde sui istimale (kötü kullanıma) elverişli maddeler vardı.C. belgelere ve tanık ifadelerine de uymuyor. (Rauf Orbay. Çünkü emperyalistler Doğuda. s.79) Vahidettin'in kabineyi. İstanbul'a o sevinçle döner ve kamuoyuna o yolda bilgi verirler. Aynı yöntem. şöyle der: "Mütareke imzalandı.Birincide de.F. yoldan geçerken halkın toz içinde yere kapandığı. anlaşmanın 'göz yaşları içerisinde imzalandığını' gösterir hiçbir bilgi bulunmuyor. Medemki bu sosyal kuvvetin ipleri elimizde. 156) Vahidettin'in bu önemli konuya yaklaşımı da böyle. Padişahın emirlerine uymadıkları için suçlanır ve herkes. Öyle olsa. bütün nazırlar da kesin tavır almış. 1. ecnebiler yanımıza gele- de bi "Bahriye Nazırı (Deniz Bakanı) Rauf (Orbay) Başkanlığındaki heyet. Tam tersine Türk Kurulu. □ K. ısrar halinde topluca istifa edeceklerini bildirmişlerdir. gelişmelere de. . C. Ali Fuat Türkgeldi. 'Mondros ve Mudanya Mütarekelerinin Tarihi' adlı eseri.Mısıroğlu şöyle yazıyor: "Sultan Vahideddin. Vahidettinci tarih yazıcılarının ortak niteliği.. mütareke anlaşmasını beğenmediği için değiştirdiği iddiası. Zaten Vahidettin kabinenin çekilmesini değil. Saray Başkâtibi Ali Fuat Bey aracılığıyla Padişaha. s. demokratik rejimle yönetilen özgür bir yurttaşlar topluluğunu idare etmekten çok daha kolaydır. gözyaşları içerisinde ateşkes anlaşmasını imzalamışlardır." (Son Bozgun.Türkgeldi. Damat Ferit'in Başdelege olarak gönderilmesine itiraz eden sadece A. Mondros'tan dönen delegeler kurulunu kabul etmez. çok başarılı bir anlaşma yapıldığı vehmi içinde sevinçlidir. s. Bu sebeple onu Müttefiklerin teklif ettiği 10 tarzda ve aynen kabul eden hükümeti değiştirdi. Padişah hükümetince verilecek emirleri dinlemeye çağrılır. Yakın Tarihimiz. 'Kuva-yı Milliyeciler. saltanat rejimini tercih etmektedirler.9 Anlaşılan desteksiz atış. Mareşal Liautey Fransız sömürgesi olan Annam'ın İmparatoru hakkında diyor ki: "O. Bir hükümdarla onun kullarını idare etmek.154)8 Damat Ferit'i Başdelege yaptıramayan Vahidettin. kabineyi hemen değiştirirdi. s. Görüp İşittiklerim.' 7 Kurtuluş Savaşı'nın sonuna kadar Vahidettin'i destekleyeceklerdir. Delegeler. sadece bazı Nazırların değiştirilmesini istemiştir.180.□ Vakkasoğlu diyor ki: İmza sahnesini anlatan sadece iki eser var: Biri Rauf Orbay'ın anıları. Ahmet Rıza Beye. s. Görüp İşittiklerim.İzzet Paşa da değildir.76) an madığını anlar. öteki ise Kurul Kâtibi Ali Türkgeldi'nin. (A. onu kullanalım ve bu kuvveti zayıflatmayalım!"6 İstanbul'un işgal edilmesi üzerine İşgal Kuvvetleri Komutanlığınca yayımlanan bildiride de. üyeler. serçe parmağının bir işaretinin kesin buyruk sayıldığı büyük bir sosyal kuvvettir. 1. _8 ." (Osmanoğulları'nın Dramı.

istifalarını verip çekilmeyecek olurlarsa. Harp zamanında Heyet-i Vükelada bulunan iki zatın bu aralık Heyet-i Vükelada bulunmalarını uygun görmüyorum. içi dinamit dolu anlaşmayı da şöyle değerlendirir: "Bu şartları.2. Atatürk'ün Hatıraları. 10 Kasım 1918'e kadarki süre içinde. Şayet bu iki zat.' dediler. Paşa dedi ki: 'Memlekette adam kalmadı mı? Kendinizi müdafaa etmek çaresini düşününüz!' Hayretle sordum. İstasyon binasındaki karargâhında 'nereden geldiğimi.64)12 Vahidettin'in sonraki davranışları. Biz onların müsamahasını (hoşgörüsünü) daha sonra elde ederiz. uygun birilerini tayin etsin. T. Sina Akşin özetle diyor ki: 'Osmanlı devletinin ve Osmanlı hanedanının alın yazısını İtilaf (galip devletler) belirleyecekti.Kemal Paşa. özellikle cihat fetvası veren Hayri Efendinin yerlerine. ben yine İzzet Paşayı kabine kurmaya memur ederim.Bıyıklıoğlu. s. milli bir kuvvet vücuda getirmeli! Kendinizi müdafaa edin! Ben istediğiniz silahı veririm!' Gerçekten o zaman Paşanın emri üzerine verilen silahlar. Çapulcular şehir yakınlarına gelerek yağmaya başlamışlar. nasıl?' Teşkilat yapmalı.Atay. 'Artık milletin bundan sonra kendi haklarını kendisinin araması ve müdafaa etmesi. Ordu Adana'ya çekildikten sonra. Vatanımızı her türlü savunma ve direnme araç ve imkânlarından yoksun bıraktıktan sonra da arzularını zorla ve baskıyla kabul ettireceklerdi.Kemal'in girişimlerinden hiç söz etmiyorlar. İngiliz Belgeleri.□ "İstanbul'dan Gaziantep'e gelirken Katma istasyonunda M. Ertesi günü Adana'ya giderek M. Bana. Vahidettin. bununla birlikte bir hükümet değişikliğinde. Türk ordusunun sınır boylarındaki kısımlarını esir almaya kalkışacaklar veyahut bunları memleket içine sokulmak zorunda bırakarak terhisini sağlayaca klardı. (Görüp İşittiklerim.VIII) Siyah dizili cümle. İzzet Paşa kabinesi istifa etsin. mütareke filan dinlemeyecekler.73) □ "M.İzzet Paşa sizin dostunuzdur. Birkaç örnek vermek istiyorum: _8 . Vahidettin'in mütareke boyunca izleyeceği siyasetin özetidir.Kemal Paşayla buluştum. A. İngilizlerin müsamaha ve lütfunu elde etmek amacıyla giriştiği aralıksız girişimleri yerinde göreceğiz. 'Ne ile. vükela (bakanlar) ile temasta bulunacaklar. s. Atatürk Anadolu'da.' (İstanbul Hükümetleri.R. Sizinle mühim şeyler konuşacağım. Söz veriyorum. bu kadar dahi bir varlık gösteremeyeceğini söyledi. 'yarın Adana'ya teşrif ediniz. ağır olmalarına rağmen kabul edelim. s. s. Onları başka tarafa nakil için gidiyorum' dedim. 162) Görüldüğü gibi Vahidettin'in amacı. Son olayları birlikte gözden geçirdik. A. sadece kabinedeki İttihatçıların ayrılmasını sağlamaktır. oldu bittilerle memleketimizi işgal edecekler. Başkumandanlık Kurmay Başkanlığı ile yaptığı yazışmaları gösterdi. Mustafa Kemal Paşa. s.İzzet Paşanın hükümetinin yerine gelecek bir hükümetin.Kemal Paşaya tesadüf ettim. barış olacak. • M. Cavit Beyin.Kemal'e karşı olan yazarlar. Vardığımız ortak kanı şu idi: İngilizler ve onu izleyerek öbür itilaf devletleri. M. Hususi ve gayr-i resmi bir surette bunu anlatınız. 'Antep'te hemşirem. bizlerin de mümkün ol- de bi an cekler." (Ali Cenani'den aktaran F." (Jeschke. bu yargıyı defalarca doğrulayacaktır! Üstelik Vahidettin. Öyle tahmin ederim ki İngilizlerin doğuda asırlarca devam eden dostluğu ve lütufkar siyaseti değişmeyecektir. Antep vilayeti Maraş'a naklediliyormuş. müdafaa teşkilatının çekirdeğini teşkil etmiştir."11 Bu hususu Ali Fuat Türkgeldi de doğrulamaktadır. nereye gittiğimi' sordu. kayınvaldem ve akrabalarım var. onlara uygun bir kabine kurmak telaşındaydı. düşman ayağı altında kalacaklar. Hükümetin çok mütereddit davrandığını ve mütarekenin fesh edilmesinden korktuğunu.

..71) Vahidettin ise. s.. ateşle engel olunmasını emrettim. uzak değildir. kuvveti olmayan bir general." (1. halkı çok durgun ve hareketsiz bir hale getirmişti. harp boyunca omuzunda taşımıştı.] Orduları terhis edecek ve İngilizlerin her dediğine boyun eğecek olursak. İstanbul'da yaşaması çok düşündürücüdür.Fuat Cebesoy.] İngilizlerin tekliflerine. İlerde göreceğiz! M. M.. daha ağır şartlar altında memleketi ezeceklerini.Kemal Paşanın.) İskenderun'a her ne sebep ve bahane ile asker ihracına (çıkarılmasına) t eşebbüs edecek İngilizlere. Hatıralarım."14 Vahidettinciler.13 [. Çok yazık ki harp bıkkınlığı. Yıldırım Orduları Komutanı M. 3-8 Kasım 1918 tarihleri arasında. bu tarihlerde. müsaade edilecek midir? [.28 vd. birliğini ve silahını bırakmayan ve bu nedenle de bi an _8 . Başkaları var. Filistin ve Kanal seferlerinin bütün ağırlığını." (4 Kasım 1919. Adana'nın büyük zayiata uğrayacağını. . bugüne kadar olduğu tarzda karşılık verildiği ta kdirde.Küçük diyor ki: □ "Mondros Bırakışmasından sonra. hatta Osmanlı Hükümeti Bakanlarının Britanya Hükümeti tarafından seçilmesi gibi teklifler karşısında kalınacağı günler.duğu kadar bu yolu göstermemiz ve bütün ordu ile beraber yardım etmemiz lazımdır. birliklerini bırakarak. bugün Payas-Kilis hattına kadar olan araziyi isteyen İngilizlerin. kendini kızağa aldırmış bir kamu görevlisi olarak. Mondros Bırakışmasına karşın.Kemal Paşa.A. sadeleştirerek bazı cümleler aktarmak istiyorum: "…'Toros tünellerini işgal edecek kuvvetin sayısı.Kemal'in İngilizler hakkındaki düşüncelerini belirttiği için hiç söz etmiyorlar.Kemal .' dedi ve sonra aynı fikirde olup olmadığımı sordu. Bu kuvvet mesela. İngiliz Komutanlığı tarafından bildirilir' buyuruluyor. bunun üzerinde düşünmeden.M. Irak. Sadrazam ve Harbiye Nazırı V. Adana'nın ileri gelenlerini ve söz sahibi kimselerini nezdine davet ederek. İngilizlerin bütün Anadolu'yu işgal etmesini i stemektedir. lazım gelen silah ve malzemenin tarafından temin edileceğini' istikbali görür gibi anlattı. Kimsede bu doğru sözü dinleyecek takat ve kuvvet yoktu. İngilizlerin ihtiraslarının önüne geçmeye imkân kalmayacaktır. münasip yerlerde siper kazmalarını. 'Aramızda tam bir anlaşma var paşam' cevabını verdim.) □ "Mütarekenin maddeleri ağır şartlar ihtiva ettiğinden M. bizim hazretler nerede? Gerçekle aralarında. M. Suriye. mütarekenin uygulanması konusunda. böyle düşünen ve davranan M. A.İzzet Paşa'ya yazdığı yazılardan. Hatıraları.İzzet Paşa arasındaki yazılı çekişmeden.Kemal'in. s. mütareke hükümlerine İtilaf devletlerinin riayet etmeyeceklerini. Çukurova.Kemal'e karşı olan yazarlar. Kemal Paşanın. [. A.Dönem Adana Milletvekili Damar (Zamir) Arıkoğlu. aşılmaz bir utanç duvarı var sanki! • Y. 'Durumu iyi görmediğini. bir süre önce İngilizlerle el altından anlaşarak cepheyi çökertmiş olduğunu iddia ediyorlar! Gerçekler nerede. şimdiden işgal kuvvetlerine karşı koymak ve hazırlıkta bulunmak için aralarında bir teşkilat kurmalarını. icabında bütün Anadolu'yu hükmü altına alacak derecede dahi olursa.M.. bilim ve tarih yazımı olacağını sanmıyorum. yarın Toroslar'a kadar olan Kilikya mıntıkasının ve daha sonra Kony a-İzmir hattının işgaline gerek olduğu şeklindeki tekliflerinin birbirini izleyeceği ve sonuç olarak ordumuzun kendileri tarafından sevk ve idaresi.

Kemal'in tevkif edilmemesi düşündürücüdür. içte asayişin sağlanması ve sınırların korunması için gereken ordu miktarı. Bu yedi suça. s. 1. V. Malta Sürgünleri. Hilafet. (B. mütareke hükümlerine uymakta kusur etmek ve hükümlerin uygulanmasına engel olmak.İzzet ve Nurettin Paşalar. Albay Fahrettin (Altay). s. kara ordusunun kaldırılmasından veya hemen silahları bırakmasından bahsedilmiyormuş.193) de bi an _8 (1) M. 1. Hiçbiri.174 vb. savaş suçlusu sanıyorlar.. kendilerine göre yedi suç grubu belirler ve İstanbul hükümetine bildirirler. (Mesela. Rauf Orbay ve Albay İsmet Bey gibi Fevzi (Çakmak). Cevat ve Cemal Paşalar vb. M. İngilizlerin kara ordusuna karşı mutedil (yumuşak) davrandıklarını söylüyor. dört genel başlık altında toplanabilir: Savaş yasa ve törelerine aykırı davranmak. Ermeni olaylarına karışmış olmak. 218.191. s. 3) Mütarekeye rağmen. s. 206. Nihat (Anılmış). Ama bu yüzden değil.16 Toptan 'savaş suçu' diye anılan bu yedi suç grubu. birliğini ve silahını bırakmayan komutan. Kazım Karabekir. 1920'de. Çünkü hiçbiri. Mısıroğlu şöyle devam ediyor: □ "Kont Sforça (Sforza)..Ü." (Lozan. bu mütarekeden bahsederken.. Ali Fuat (Cebesoy).Ordu karargâhları İstanbul hükümetince lağvedilir.C. galiplerce belirlenmiş suçları işlemiş değillerdi. terhisten istisna ediliyormuş.Şimşir. Tersine sadece seferberliğin kaldırılması istenirken. İngiliz esirlerine kötü davranmak ve subaylarına hakaret etmek.. Tezler 5." (T. 223 vb.İzzet Paşa kendisini İstanbul'a çağırır.15 2) Harbiye Nezareti emrine alınmasını da o istemiş değildir ki 'kendini kızağa çektirdiği' ileri sürülebilsin. M.C.Kemal Harbiye Nezareti emrine alınır ve A. 200) . Cevat (Çobanlı). Y. Donanmanın hemen teslimi istenildiği halde. sekizinci suç olarak.Vakkasoğlu: "M. Mısıroğlu. 'kuva-yı milliyeci ya da kuva-yı milliyeye yardımcı olmak' da eklenecektir. 137) 4) Bazı komutanlar. Kazım (İnanç).N. 5 Şubat 1919'da. Albay S. 222. gerçekten tutuklanıp Malta'ya sürülmüşlerdir ama bunun çeşitli sebepleri vardır. 1. 7 Kasım 1918'de Yıldırım Orduları Grubu ile 7.Kemal'in.Kemal 'birliklerini bırakarak' kendiliğinden İstanbul'a dönmüş değil: dir. Bu yüzden. Kara Vasıf ve Galatalı Şevket Beyler.) • Bir kısım Vahidettinciler.97. bu iddia dolayısıyla tutuklanıp Malta'ya gö nderilirler.17 M.C. Cemal (Mersinli)." Son Bozgun. (B. bütün savaşa katılanları. K. Rauf. Malta Sürgünleri.N.Şimşir. s. s. İsmet (İnönü) ve Rauf (Orbay) Beyin. savaşa katıldıkları halde tutuklanmamış olmalarına.daha sonra Büyük Britanya işgalcileri tarafından savaş suçlusu sayılan generaller biliniyor. s. yalnız Medine Komutanı Fahrettin Paşadır.Kemal.Adil Beyler de tutuklanmamışlardır.205. Lozan.38) Doğrusu: İşgalciler. 'Ermeni kırımına katıldığı' iddiasıyla tutuklanıp Malta'ya sürülecektir. kuşku uyandırıcı ifadelerle değiniyorlar. 'birliğini ve silahını bırakmadığı' için tutuklanıp sürülmemiştir. Albay Refet (Bele).

" (Lozan. "sınırların korunması ve iç asayişin sağlanması için gereken asker ve jandarma sayısının beraber saptanması". Sforza'nın anılarıyla oyalanacağına. 1.Kemal Paşayı Sultan Vahideddin'den önce bulmuşlardır. hukukta.Kemal Paşa da İstanbul'da galip devletlerin ileri gelenleri ile münasebette bulunuyor ve onlardan talimat alıyordu. her mütareke anlaşmasında. M. ve 6. çok ağır bir adla anıldığını sanıyorum. göz boyamak ve okuyucusunu aldatmak için bu sahte kaynak gösterme yoluna. uygulamanın nasıl hukuka ve ahlaka aykırı bir tarzda ve ne kadar haşince yapıldığı. bu kuvvetin kurulmasını düşünmeye başlamışlar.Kemal . s.C. Keşke doğru olsaydı. ibret verici belgelerle ve ayrıntılı olarak belirtilmektedir. bu çekişme bütün ordu Ankara'nın emrine girinceye kadar sürmüştür. sayfalar) K. Osmanlı devletinin mirasçıları arasında şimdiden bir anlaşmazlık görüyor ve bilinen ikiyüzlü siyasetiyle şunu istiyor: Eğer Müttefiklerin talepleri İngilizleri sıkacak bir şekil alırsa.Mısıroğlu. işgalciler ve Osmanlı makamları arasında uzun süre çekişme konusu olmuş. ordunun nasıl soyulup güçsüzleştirildiği. gerçeği anlardı.Reşit Paşanın.C.20 Kara kuvvetlerine karşı ölçülü davranıldığı iddiası. isteyerek sürdürdüğü bu tutumun. kendi çıkarları için kullanılabilir bir 18 mevkiye koyabilsinler.İngiliz gizli anlaşması masalının..22 de bi Mısıroğlu.193) Böylece. mütareke anlaşmasının 5.194) .Mısıroğlu. Kurtuluş Savaşı daha çabuk biterdi. Kont Sforza'nın iddiasına gelince: an _8 □ "Sultan Vahideddin ve Sadrazam Ferit Paşa. İngilizler Kont Sforça'nın fikrine göre. yani Padişahın daha Anadolu'da bir kuvvet kurulmasını hayalinden bile geçirmediği zamanda. 1.19 2) K.Mısıroğlu'na göre Kont Sforza "bunda gizli bir maksat görüyor" ve diyormuş ki: "İngiltere Hükümeti. 3) Mütareke anlaşmasının 5. bu iddia ile ilgili bir tek kelime bile bulunmuyor! (Türkçe çeviride 190. sayfada. gittikçe daha sık başvurmaya başladı. Kurtuluş Savaşı ile ilgili bölümünü açıyor ve şöyle devam ediyor: 1) Kont Sforza.Kemal Paşayı. kesinlikle doğru değildir. sayfasını gösteriyor. Ama 164." □ "Bu durumdan anlaşılıyor ki daha mütarekenin imzası günü. M. Bu arada Vahidettin ve Hariciye Nazırı M. Yenik bir devletin sınırlarını açık bırakan ve iç asayişi gözardı eden bir tek mütareke anlaşması yoktur. Doğu sınırındaki Türk birliklerini İngilizlerin emrine vermek için gizli bir girişimleri olur ama İngilizler . s.21 4) Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı adlı kitapta.kabul etmezler." (Lozan. ve 191. maddesi uyarınca. sınırların ve iç asayişin korunması için belli sayıda asker ve jandarma bulundurulmasına imkân verildiğini bilir. M. maddelerine baksaydı.. henüz direnme yeteği olan Türkleri. 'memlekette büyük şöhreti vardır. itimat edilecek namuslu insandır' diye İngilizlere karşı müdafaa edip Anadolu'ya göndermeye çalışırken. hatta bunun için M. Bilerek. bu iddiasına dayanak olarak Dagobert von Mikusch'un kitabının 164.

Enver Paşa ve İttihatçıların şiddetle aleyhinde olduğunu görünce. Kurtuluş Savaşı. _8 . Müttefik birlikleri. Enver'e ve İttihatçı hükümetlerin yönetim tarzına karşı olduğu. Y. birlik komutanlarının da işgalcilerden saklayabildiği silah_ve cephane ile başlamıştır.Kemal Paşa. (Mondros.27 Mısıroğlu.Kemal ilişkisi." (Hilafet. iç isyanlar körüklenir vb. yanındaki subaylardan biri de M.Kemal." an Vahidettin ile M. güneyde de Fransızlar. hiç barışmayacaklar mı? 2. 'askerlerin siyaset dışı kalması tezini' savunduğu için derneğin ileri gelenler inin düşmanlığını kazandığı. tüfeklerin mekanizmalarını toplar. s. mütareke sınırlarını aşarak ilk aşamada Güneydoğu Anadolu'ya. Amaç. Trakya'ya. M.İstanbul derhal terhise başlanmasını emrederek orduların iskelete dönmesini çabuklaştırır..25 Ordu iyice güçsüzleşince de. Nihat (Anılmış). M. ötekisi de geziye ordu temsilcisi olarak katılan M.Şevki (Subaşı) vb. M.23 arkasından da bütün ordu komutanlıklarını kaldırır. K. Almanya gezisi ile başlıyor.26 bi □ K. topların kamalarını. Kars'a girecek ve İstanbul'u işgal edeceklerdir.Mısıroğlu ile gerçek.. komutanların yurt içine taşıtabildiği. de Heyette sadece iki subay var: Biri askeri danışman Albay Naci (Eldeniz) Bey. 22 Eylül 1909'daki 2.272 vd. Bu gezi 15 Aralık 1917de başlamış ve 4 Ocak 1918 'de sona ermiştir (20 gün). Karadeniz kıyısı boyunca. aslında Enver Paşadan ve İttihatçılardan yanadır ama bir mevki kapmak için onların aleyhinde görünür. açık gerçekleri maksatlı olarak tersine çeviriyor.Kemal'in. Kürtler ve Çerkesler okşanır. Doğuda İngilizler.Mısıroğlu'nun bu geziyle ilgili iddiaları: "Hasta olan Sultan Reşat'ın yerine Alman Cephesini ziyarete giden Veliaht Vahideddin Efendinin. bir daha emperyalistlere kafa tutamayacak hale getirmektir. Kongrede. kendisi de bu yönde fikirler ileri sürerek.Kemal.)24 İşgal kurulları. Kemal'di. Ermeni birliklerinden yararlanırlar. Yunan ordusu İzmir'e çıkarılır ve y ayılmalarına yeşil ışık yakılır. 143) Yani M. Veliahtın gözüne girmek için Enver ve İttihatçı yönetim aleyhinde konuştuğunu iddia ederek. Vahidettin ile M. s.Kemal 1908 yılının başında İttihatçılara katılmıştır. Türkiye'yi parçalayıp ezerek. Veliaht Vahideddin Efendinin. Doğrular: 1. bu seyahatte. ikbal (yükselme) yolunda ilk ciddi adımını atmıştır.Kemal'in tanışmaları □ "Onu bu vazifeye tayin eden İttihat ve Terakki hükümeti olduğu halde. Derneğin Türk milliyetçiliğini savunan radikal kanadına mensuptur. özendirilen Pontuscu Rum çeteleri faaliyete geçer. birçok silahı da denetimi altında tutabileceği ambarlara taşıtır. her ciddi araştırmacının kabul ettiği bir gerçektir.

144) de 2. Vahidettin zamanında da yine ordu komutanlığı yapacaktır. İkisi de olayların tanığı d eğil. paşayı daha önce tanımadığından dolayı teessürlerini beyan etmiştir.143) Mısıroğlu bu cümleden sonra.C.□ "Veliaht Vahideddin Efendinin zekâ ve dirayetinden takdirle bahseden M. s.Kemal'in anıları!28 Hem bu gezideki. anıları keyfine ve maksadına göre değiştiremez. trende kendisi ile dost olmuş.96 imiş. 'ikbal yolunda ilk ciddi adımını attığı' iddiası da d uruma ve gelişime hiç uymayan bir yakıştırma. Veliaht. 'İstanbul'a gidince 30 görüşürüz' cevabını verdi. Hilafet.Kemal Paşa şöyle cevap verdi: 'Daima göz önünde bulundurmak ve ona sadakatle (sadık olarak) hizmet şartıyla. 'Cesaret edemeyecekler. şu ya da bu yönde süsleyemez. İsteyen inanır. Veliaht.Kemal.Kemal'in anılarına dayanmak zorunda. 'Reddecekler!' dedi. her araştırmacı. Veliaht kendisine karşı pek büyük itimat izhar ederek.Kemal. H." (Bu paragrafın kaynağı. M. Bu mu ikbal? □ "Buna dair birkaç yabancı gözleminden söz edelim. yine yabancı aktarıcılara başvuruyor. Size öyle bir teklifte bulunac ağım ki eğer kabul ederseniz. değiştirme ya da süslemeleri belirtmek için anıların aslını da dipnot olarak vereceğim: bi an _8 .143) □ "Dostlukları o kadar ilerlemişti ki bir gün Berlin'de. b. İkinci görevine başlamasından iki ay sonra ordudan ayrılmak zorunda kalacak. bu sırada zaten ordu komutanıdır.Kemal'in bu yolla.144) □ "Seyahatleri esnasında bir gün de Naci Paşa. M. idama mahkûm edilecektir. Onlara gösteriniz ki hesaba katılması lazım gelen birisiniz.120 imiş. Bu alıntılardaki yanlış. Armstrong.93 imiş. Filistin/Suriye cephesine gönderilir (1918 Ağustos).Kemal'in anılarına dayanarak yazmışlar ama doğru aktarmamışlar.Armstrong ve Dagobert von Mikusch'un kitaplarından yaptığı alıntılara yer veriyor. Vahidettin bir açıklama yapmamamıştır.Kemal. Mısıroğlu. s. İlkinde. M." (Bu paragrafın kaynağı. üstelik doğru olarak aktarıp aktarmadıklarını da denetlemiyor. abartı. Bunların gözlem olabilmesi için yazarlarının olaylara tanık olmaları. M. s. bu tek kaynak dururken.Kemal'in tanışmaları ve görüşmeleri hakkında bilgi veren bir tek kaynak var: M. rütbesi ve nişanları alınacak. s. Aktarmadan önce.Kemal. s. 29 Hilafet.Kemal Paşaya Veliaht hakkındaki fikrini sormuştu. Veliahta. Şu halde. Armstrong. hem de ilerdeki görüşmeleri hakkında. Ayrıca. ikincisinde ise Anadolu'ya (1919 Mayıs). saptıramaz. bu konularda yalnız M. çünkü bütün görüşmeler ikisinin arasında geçiyor. M. Vahidettin ile M." (Hilafet. M. c. s. Ama dürüst bir yazar. Zat-ı necabetpenahileri gölgede kalmamalısınız' dedi. 'Sizden sarahatle (açıkça) bir şey söylemek müsaadesi isteyeceğim. bu alıntıl arı "ecnebi gözlemi" diye sunuyor. s. Adlon Oteli'nde M. bir hususu belir tmek istiyorum: a. İki yazar da söz konusu paragrafları. İstanbul'a gidince bir ordu kurulmasını talep ve kendisini de bu orduya Erkan-ı Harp Reisi (Kurmay Başkanı) yapmasını teklif etti.Kemal'i de kendi istediği gibi konuşturamaz. istemeyen inanmaz.' (Bu paragrafın kaynağı da Dagobert 31 von Mikusch. orada bulunmaları gerekirdi. Hilafet. bu adam ile çok iş görülebilir. bir üçüncü kişinin tanıklığı da söz konusu değil. M. ayrıca Mısıroğlu da yanlış çeviriyor. beni hayatınız müddetince kendinize bend edeceksiniz (bağlayacaksınız)' mukaddi-mesiyle (diye söze başlayarak).

Kemal değil. Ömer Faruk Efendi o tarihte damat. hatta damat adayı bile değildir. kendi adına pek güzel yararlanmış ve seyahat esnasında Veliahta azami surette tesir ederek.366-372) 2. Almanya'ya giden heyette. İ. s. bir yıl dört ay sonra. 29 Nisan 1919‟da evleneceklerdir. Geri kalan ayrıntıların. yanlışlar. ne diyordu? 'Kronolojiyi temel sayacaksın. eğlencelik birkaç örnek de 1. İttihat ve Terakki'nin kendisine olan itimadından. onu yol boyunca.Kemal. tarih değil. M.Kemal'in hakiki düşüncelerini sezdirmeden öğrenip kendisine rapor etmesini emretmişti. 3. hoşa giden masal yazmış olurlar. En basit gerçekleri bile bilmediklerini göstermek için yakın tarihimizle ilgili bazı yanlışlarından örnekler vereceğim. Yanya'dan Ankara'ya." (Hilafet. (s.Okday‘ın anılarında bilgi var. çeşitli suretlerde yoklamış ve sonuç olarak Veliaht'a. 144) Bu yolculuk sırasında yaverliği söz konusu olan. 22 Eylül 1918'de verilecektir. en ince ayrıntıyı bile adalet ve haktanırlık ölçüsünde kaydedeceksin! Olayları bunlara dikkat etmeden değerlendirmeye kalkışanlar." (Hilafet.Önder. Oysa Abdülmecit‘in oğlu Ömer Faruk Efendi ile Vahidettin‘in kızı Sabiha Sultan. M. ötekiler ancak törenlere katılır. gerçeği ters yüz etmeler o kadar çok ki hepsinin doğrusunu açıklamaya ömrüm yetmez. sonra da yalnız belli başlı iddialara değineceğim. Kurtuluş Savaşı konusuna girmeden önce. Bu gezi 15 Aralık 1917‟de başlayıp 4 Ocak 1918‟de bitmiştir.9) 3.145) Oooof! Kaç atmasyon bir arada. Albay Naci (Eldeniz) Beydir. sonradan kendisinin yaveri olabilmek imkânını elde etmiştir.H. Bu sırada damat adayı olanlar hakkında. beraberindeki damadı Şehzade Ömer Faruk Efendiye. M. Mısıroğlu'nun muhayyilesinin ürünü olduğunu söylemeye gerek yok.Kemal'e fahri yaverlik bir yıl sonra. bi an _8 . olayları his ve arzularına göre yorumlamadan olduğu gibi yansıtacaksın.329.35 Kısacası. bir onur unvanı olup gerçek yaverlik değildir. s. M. s.34 Mısıroğlu bu konuyu şöyle kapatıyor: □ "Bu hususdaki diğer bir gerçek de şudur: Veliaht Vahideddin Efendi. Asıl yaverlik hizmetini birkaç kişi yapar.33 Fahri yaverlik. ilerde Anadolu'ya gönderilmesi esnasındaki güvene zemin (ortam) hazırlamıştı. s. Atatürk'ün Almanya ve Avusturya Gezileri.Hakkı Okday. bu seyahat esnasında.Kemal'in İttihatçı aleyhtarı ve hilafete bağlı olduğu tarzında rapor vererek. Ömer Faruk Efendi de. herhangi bir sıfat ve görevle de bulunmuş değildir! (İ. • Ünlü tarihçi Wells. Ömer Faruk Efendi.Mısıroğlu'nu izlemeyi sürdürelim: □ "Yukardaki izahattan anlaşılacağı üzere M.32 M.' Bu tür yalanlar.

□ "Erzurum'da da Felah-ı Vatan grubu çalışmalarına başladı.N.Şimşir'in Malta Sürgünleri kit abının 415-420. s. s. AAMD. s.114) Mareşal değildir. İstanbul'daki grup hafta sonu tatili için Erzurum'a gelmiş de olamaz.451. 1. önsöz) K.C. (On Yıllık Harbin Kadrosu.C.H.Dilipak..H.C'nde Tek Parti.280) Huy canın altındadır.H. Rauf Orbay hiç Meclis Başkanlığı yapmamıştır. Cumhuriyet döneminde milletvekilliği. CG Yol." (H. s. Vahidettin'in de damadı.Hüseyin Ceylan. (KA Günlüğü. Dilipak.C. 6 Şubat 1920'de.Dili pak.. senato başkanlığı ve başbakanlık yapmıştır! (M.C.Karabekir ise 28 Temmuz 1918'de mirliva (paşa) olmuşlardır.□ "[1914 yılındaki] cihat fetvasını Şeyhülislam Suat Hayri Ürgüplü imzalamıştı. Aferin! □ "Birinci Dünya Savaşı'nın insan zayiatı 371. bakanlık.1. M.Ferikliğe) yükseltilmiştir." (H.Karabekir ordu komutanlığından korgeneral olarak ayrılmış ama askerlikle ilişiği kesilmediği için 1.C.C.485) □ "Şark (Doğu) Cephesi Kumandanı Mareşal Kazım Karabekir. İngilizler. s. sayfalarında var.. daha yüksek rütbe sahibi oluyor.nin iki mareşali var: M. Çeşitli Cephelerde K. s. s. çünkü yolculuk gidip gelme otuz gün sürüyor." (H.. DinDevlet İlişkileri. CG Yol. K." (H.78) H.127) Fetvayı veren Şeyhülislam Hayri Efendidir. Suat Hayri Ürgüplü ise Hayri Efendinin oğludur." (A.) □ "Sultan Vahideddin'in oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendi. İstanbul Mebusan Meclisi'nde kurduğu grubun adıdır. □ "K. Müdafaa-yı Hukukçu milletvekillerinin. s.508.Ceylan. (Türk Parlamento Tarihi. s..Rauf Orbay'ın biografisi. Tam liste.Hüseyin Ceylan. Din-Devlet İlişkileri.686 kişi idi.Baycan. resim altı) M. 12. CG Yol. sayı 11/Mart 1988) Demek ki GRYT Ansiklopedisi yazarlarına göre. 27 ay sonra terfi eden.58) 'Felah-ı Vatan'. □ ". M.11. s.1.359. H. Dilipak'ın Erz urum'da çalışmaya başladığını iddia ettiği bu grup da ne ? Anlayan beri gelsin!36 de bi an _8 .Kemal 1 Nisan 1916'da.C. T. bilgi toplama? Ömer Faruk. Veliaht Abdülmecit'in oğludur.49. büyükelçilik. s. 131) Bir meclis grubunun şubesi olmaz. Bu abartma huyunu. İstanbul'dan 676 siyasi tutukluyu Malta'ya sürdü.Ceylan bol keseden rütbe ve makam dağıtmaya devam ediyor.Tuncay. açıktan orgeneralliğe (1. beş kat fazla gösteriyor.Kemal ve Fevzi Çakmak! □ "Eski Meclis Başkanlarından Rauf Orbay. M..Ceylan.C.Larousse. Vahidettin'in milli mücadeleye katkısını kanıtlamak için "yüzlerce belge taradığını" iddia ediyor (Büyük Oyun. s. s. 1.. Bu nasıl belge tarama." (GRYT Ansiklopedisi. Karabekir Paşa. Büyük Oyun.C.1927'de. 128) H... s. Kemal'den daha yüksek rütbeye sahipti.. Malta'ya sürülenleri. N. T.Karabekir. (A.Kemal'e verildiği iddia edilen altınlar ile İstiklal Mahkemelerince verilmiş idam kararlarının sayısı konusunda da göreceğiz. s.43) Sürülenlerin tamamı 144 kişi. 1.87) ama Ömer Faruk Efendinin Vahidettin'in oğlu olmadığını bilmiyor.199. Din-Devlet İlişkileri.Dilipak.. (KA Günlüğü. 3. 1." (A.. B.879 vd..Hüseyin Ceylan.

98. s. Son Sadrazamlar. Düşmana karşı savaşmak.Kemal'in hazırladığı broşür' sanıyor ve öyle tanımlıyor. hükümet beyannamesi ol arak okunur. 120) □ "Cumhuriyet Halk Fırkasına karşı Serbest Fırkayı kuran Kazım Karabekir Paşa.Dilipak.439)37 □ "11 Nisan 1920'de Osmanlı Meclis-i Mebusanı fiilen kapandı. vatanın kurtarılması yolunda çalışan aktif bir milletvekilidir!" (A.İnal.81) Dilipak. tartışılır ve karma bir kurula havale edilir. s." (A. s.65) Osmanlı Meclis-i Mebusanı. TKS Kronoloji I.Dilipak.65) Ankara'da 'Kuvve-yi İnzibatiye' adıyla bir birlik. Karabekir Paşa." (A. s. CG Yol. 11 Nisan 1920'de fiilen değil. 6. (TİH. Cumhuriyet Halk Fırkasına dönüştürme yolundaki ilk adımlarından birini atmış oluyordu. Gençler için not: K.Natık Paşa ve beraberindekiler tarafından dağıtılır ve kapılar kilitlenir. Yani Halkçılık Programının. resmen ve hukuken kapatılmış ve bu karar zorla uygulanmıştır. Serbest Fırka ise 1930 kurulacak olan bambaşka bir parti. sadece 9 Kasım 1922 günü. 18 Nisan günü 'Kuva-yi İnzibatiye' adını taşıyan bir birlik kurulmuştur ama Ankara'da değil İstanbul'da.119)40 Şu işe bakın! Yazar. askeri görüşlerini hülasa eden ve idari teşkilat hakkındaki kararlarını gösteren bir programdır". devletin kuruluşuyla ilgili en önemli belgelerden birini.Dilipak. □ "13 Eylül 1920'de M. oturumu dinleyici locasından izlemiştir.Said-i Nursi TBMM'nde milletvekili olarak hiç bulunmamış. 1924'te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kurucularından biri ve başkanıdır." (A. s. s. hiçbir zaman kurulmamıştır. Bir daha tekrarlamak ihtiyacını duyuyorum: Bunlar ne Osmanlı tarihini biliyorlar. s. uzun görüşmelerden sonra. CG Yol. Müdafaayı Hukuk Cemiyetlerini. Yazarın broşür sandığı Halkçılık Programı. o kadar önemsediği hilafetin kaldırıldığı tarihi bile bilmi- de bi an _8 .." (A. (Jeschke. Serbest Fırkanın değil. idari. CG Yol. 24.C. Düzce isyanı başladı.K.Kemal.Kemal. içtimai. s.□ "Said-i Nursi birinci Mecliste. Dilipak.C. Karma Kurul.M.Dilipak. bu progr ama dayanarak bir anayasa tasarısı hazırlayacak ve ilk anayasa. başkanı da Fethi Okyar. (ZC. daha çok iç isyanlara karşı koymak amacıyla Ankara'da Kuvve-yi İnzibatiye kuruldu. Milletvekilleri İstanbul Muhafızı M. s. 13 Eylül günü TBMM'nde. s." (A. İ..62) 'Yanlışlıklar Komedyası' tam gaz sürüyor: . "Vekiller Heyetinin siyasi. Bu hareketi ile M. CG Yol. ne de Cumhuriyet tarihini. CG Yol. Müdafaa-yı Hukuk Cemiyetlerinin CHFna dönüştürülmesi ile hiçbir ilgisi yok.Dilipak. 'M. 20 Ocak 1921'de kabul edilerek yürürlüğe girecektir.39 □ "Daha Mudanya Mütarekesinin üzerinden 20 gün geçmeden hilafet kaldırılmış.. hilafetin kaldırılmasının üzerinden 20 gün geçmeden Lozan Kon-ferans çahşmalarına başlanmıştı. "Halkçılık Programı" adı altında bir broşür hazırladı ve TBMM üyelerine dağıttı. Vahidettin'in aynı tarihli iradesiyle. CG Yol. İstiklal Harbinde Ayaklanmalar. düşmana karşı savaşan milli kuvvetleri tepelesin diye ve Vahidettin'in de imzasını taşıyan bir kararname ile. 2.2057-2058)38 □ "18 Nisanda.80) Tarih meraklılarının artık kahkahalarla güldüklerini tahmin ediyorum.

Kendisine yardımı olur umuduyla doğru tarihleri bildiriyorum. Yunanlılar çocuğu da süngülerler. yerel yetkililerce de. nasıl bir tavır takındıklarını görelim. kızı ve kızının biri beş yaşında. yoksa kan gölüne mi dönmüştü? Konuyu yaymamak için örnekleri Ege'den aldım. öteki 6 aylık olan iki çocuğu. binden fazla sivil kayıp.yor.16) 2. babasının cesedi üzerine kapanınca. eşi. İzmir limanındaki gemisinden kıyıyı (daha doğrusu kıyımı) seyreden bir İngiliz deniz subayı.41 Sonuç: 500'den fazla subay ve er. buna rağmen o gün akşama kadar Yunanlıların ve Rumların çılgınlıkları sürer. Birçok mahalleden biri olan Cuma mahallesinde çıkarılan yangın sonucu. Vahidettin ve D. s. Yunanlılar işgal sınırlarını genişlettikçe yayılıp artacak. s. (N. Ama bunları bir yana bırakıp. Mudanya Mütarekesinin imzalanması: 11 Ekim 1922! Lozan Konferansının çalışmaya başlaması: 20 Kasım 1922! Hilafetin kaldırılması: 3 Mart 1924! □ "1920 yılı Mayıs ayı başına gelindiği zaman. şehit ve yaralı.Yalazan. 1.Ferit hükümetleri hakkında bazı ön bilgiler 4/1. Ali Nadir Paşanın emrine uyarak. Kulaksızzade Mehmet Efendinin evine zorla girilir. süngülenerek öldürülür. bu sırada rıhtımda 'su' diye inleyen yaralı bir Türk erinin üzerine çömelen bir Rum kadının. Kıyım.253) 3. Hilafet.. Milli Mücadele'ye karşı. İzmir'in işgali ve işgali izleyen kırk güne ilişkin birkaç örnek: • 15 Mayıs 1919: İzmir'deki askeri birlikler. K. belli başlı konuları ele almak istiyorum. (T. Mısıroğlu'nun bile bildiğini sanıyorum. 50'nin üzerinde ölü. yokluğundan yararlanarak evine girdikleri bir subayın eşine tecavüz ettikten sonra 4-5 yaşındaki kızının bikrini de parmakla bozarlar. Ege'de Kurtuluş Savaşı Başlarken s. Yunan askerleri. 15 Mayıs 1919'da çıktığını. herhalde bir dizgi yanlışı. Kordonboyunda şehit edilen Yzb. Bu. 1.Taçalan. kendisi.153) Yunan ordusunun İzmir'e 1920'de değil. s. askerin ağzına işediğini görür. 550 ev ve 30 dükkân kül olur. yağma ve kundaklama başlar. 4. İzmir'e çıkan Yunanlılara direnmezler. ortalıkta Yunanlıların da İzmir'e bir çıkarma yapacakları söylentileri dolaşmaya başlamıştı. de bi an _8 . Anadolu'da durum Anadolu ne durumdaydı? Sessiz sedasız savaş yaralarını mı sarıyordu. Önce Vahidettin ve İstanbul yönetiminin.Necati Beyin 8 yaşındaki oğlu.21 44) 2.e. Daha bu tür binlerce eğlendirici yanlış var. Ama öteki yanlışlarına bakarak diyebiliriz ki böyle bir yanlış." (K. (T.Mısır oğlu. (D.42 Birkaç somut örnek: 1 İzmir'de.. a. birçok ırza tecavüz ve yağmalama ol ayı.g.Yalazan. Türkiye'de Yunan Vahşeti ve Soy Kırımı Girişimi. Çanakkale Olayı.Walder.C. sürekli olarak İstanbul'a bildirilecektir:  27_Mayıs 1919: Aydın işgal edilir. s.92)43 Bu olaylar. hazrette pek de yadırganmıyor.

İşte İzmir'in işgalini izleyen 40 gün içince. geleceğine. erkeklerinin gözleri önünde tecavüz edilir..•Eşraf ve memurlardan38 kişi.(T.48 • Hükümet. a.318) • 17 Haziran 1919: Menemen kıyımı.Hanıma tecavüz ettikten sonra." (Eski Saat.307).1.C.22) 3.Yalazan. 1.C. s. s. mukavemete mecbur kaldılar. Bu durumdan şikâyetçi olan bir kişiyi kurşuna dizerler.Rıfkı Atay da Akşam gazetesinde şöyle yazar: ".C.190) F. jandarmalar ve bine yakın sivil öldürülür. İstanbul Hükümetleri. Jeschke.Yalazan. halkın bu tepkisini. ellerini kesip dişilik organına sokarak öldürürler. (KS Günlüğü. evine barkına.g. (T.34) • 12 Haziran 1919: Yunanlılar Bergama'yı işgal ederler.27)45 • 29 Mayıs 1919: Söke'nin Yoran köyünde . (T. s.29 46) Kadir Mısıroğlu bile diyor ki: "Müslümanlar.49 de bi an _8 . Çok acı olaylar sonucu seksen bine yakın Türk Bergama'dan göç edecektir. s.47 direnişi söndürmeyi kararlaştırır.Yalazan. bu durumda ne yapar? Yer yer direnişe geçen halka.. her ne pahasına olursa olsun.e. s. Sonra da Yunan askerleri evlere zorla girerek yağma ve tecavüze girişirler. İstanbul yönetiminin tutumunu belirten bazı örnekler: • Dahiliye Nazırı Ali Kemal.. yağma ve öldürme başlar.. işgalin protesto edileceği İstanbul mitinglerini yasaklar (KS Günlüğü.. tarlasına tapanına.327) • 25 Haziran 1919: Balatçık istasyonunda Yunan Muhafızları tarafından trenden indirilen İslam yolcuların kadınlarına.e. 2. (T. s. s.127. s. a. a.261. çoluğuna çocuğuna. Aşağı Kozdibi mahallesinden 18 yaşındaki……. Yunan devriyeleri.. s.Sade düşmana karşı vatanı değil... zorla şehir dışına götürülüp öldürülür.. namusuna.Akşin.g.g.Yalazan. 'isyan' diye niteleyecektir! 4/2. Tecavüz....Yalazan. 100) Ama İstanbul. S.Halit Karay. s. 277. hiç olmazsa el altı ndan destek ve cesaret mi verir? Yazık ki hayır! Pek kısa bir süre bocaladıktan sonra. (T. Efendinin evi yağma edilir.. s. s. eşine kocasının gözü önünde tacavüz edilir. Bu facialar karşısında İstanbul yönetiminin 1919'daki tutumu Sadece küçük bir bölümü aktarılmış olan bu acı olayları bilen İstanbul yön etimi. Minelbab ilel Mihrap. 3..43).. a. Kısacası.. a. R..g. hem halkın ırzına. TKS Kronolojisi I.g.e. 1." (Yunan Mezalimi. Redd-i İlhak ve Müdafaa-yı Hukuk gibi yeni kurulan milli örgütlerin telgraflarının çekilmesini yasaklar ve Yunanlılarla çatışmaya başlamış olan milli kuvvetlerin bastırılıp dağıtılması için genelge yayımlar (18 Haziran 1919. (KS Günlüğü.e.. devletin bağımsızlığına ve onuruna sahip çıkmaz. ezan okuyan müezzinler kurşunlanır. 1.e. s. katile karşı canımızı koruyoruz.36) • 4 Haziran 1919: Nazilli işgal edilir. hem de sahip çıkmak için çırpınanlara engel olmaya çalışır. Kaymakam.

Belgeleri.. İstanbul Hükümetleri.M..Çarıklı.Akşin. s. sayı 2. M. 2.C.. İstanbul Hükümetleri. s.C. s.C.).170. sivil ve asker her türlü yetkilinin bu kongreyi önleyip dağıtması için 20 Temmuz 1919'da emir verir ve özetle şöyle der: "Padişahımız Efendimiz Hazretlerinin arzu ve iradelerine ve vatanın yüksek menfaatlerine tamamiyle aykırı olan bu hareketin engellenmesi.M.1919'da.. belge no. Jeschke. Çarıklı.57). 29. 13 Ağustos 1919'da Balıkesir Kongresi'nin dağıtılmasını ister. Sivas Kongresinin dağıtılması için 3 Eylül 1919'da. • Jandarma Genel Komutanı Kemal Paşa. askeri ve mülki makamlarca asla meydan verilmemesi ve müteşebbisleri hakkında takibat-ı şedide icrası (şiddetli koğuşturma yapılması). s. kongre toplamak. s.Kemal ve Rauf Beyin tutuklanmasını kararlaştırır (Jeschke. KS Günlüğü. İstiklal Harbimiz. K. s.54 • Vahidettin. kongrenin öncül erinden H. s. Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri.478). İstiklal Harbimiz.1919. s. bu emre dayanarak İzmir Valisi Kambur İzzet." (K.Ferit hükümeti. s.kısım..Akşin.48. s.50 • Dahiliye Nazırı Adil'in demeci: "İzmir'de çete teşkil edenleri dağıtmak için icab ederse askeri kuvvete müracaat edeceğiz. 13 Ağustosta.. 2. s." (S." (KS Günlüğü. • Damat Ferit. Başlarken. 1. s. M.242. HTVD. s.Turan.Karabekir. İstanbul Hükümetleri. s. yeni Elazığ Valisi Ali Galip51 ile Ankara Valisi Muhittin Paşayı görevlendirirler (K. İng. s.Kemal. 247.53 • Vahidettin.28) • Dahiliye Nazırı Adil.Akşin. • Dahiliye Nazırı Adil.140) Gazetelere de şu demeci verir: "İzmir'de çete teşkil edenleri dağıtmak için icap ederse askeri kuvvete müracaat edeceğiz. F. direnişte bulunmak gibi etkinliklerin önlenmesi için Tahkik Heyetleri oluşturulur (S. Belgeleri..138. TKS Kronolojisi I.Ferit hükümeti.• D. 20 Eylül 1919'da yayımladığı beyanname ile hükümetin bu uy- de bi an _8 . Erzurum'a Vali atanan Reşit Paşaya şöyle der: "Birtakım celali eşkiyası türedi ise de bunlar imha edilecektir. s.Muhittin Çarıklı'nın tutuklanması için şu emri verecektir: ".Akşin. M. s. Ş." (Jeschke." (2 Ağustos 1919.).. 2..52 • Çete kurmak.111).ellerine kelepçe vurularak adi bir suçlu gibi gözetim altında İstanbul'a gönderilmesi. 550). 137..145). 8 Ağustos 1919'da şu genelgeyi yayımlar: "Teşkilat-ı Milliye adı altında toplanan kuvvetlerin gecikilmeksizin dağıtılması. Jeschke. s.C. İngiliz Belgeleri. H..C. Kuva-yı Milliye'yi dağıtmaya çalışır (TİH. 250." (KS Günlüğü.211.84. kararın orduya tamimi: 8." (1919 Temmuz sonu. s.28). 21 Haziran 1921 günlü kararıyla Milli Mücadele'ye karşı açıkça tavır alır: "Her ne ad ile olursa olsun. • D..164 vd.555 vd. İstiklal Harbimiz. • Dahiliye Nazırı Adil ve Harbiye Nazırı Süleyman Şefik Paşa. Batı Anadolu'ya gelerek. • Dahiliye Nazırı Adil.388.7... 2.Karabekir.Kandemir. Gökbilgin. hususi birtakım teşkilat kurulmasına ve halktan bu yolda mali ve bedeni isteklerde bulunulmasına. Arkadaşları ve Karşısındakiler. S. İstanbul Hükümetleri. İng. M. Denizli Mutasarrıflığına verdiği emirle Alaşehir Kongresi'nin de engellenmesini isteyecektir (H.7. S.Karabekir.32).34). Valiliğin izni ile toplanan Erzurum Kongresini yasa dışı ilan eder. 1.447 vd. s.202.

67 Durum bu.Özalp.58). İstanbul yönetiminin teslimiyetçi ve işbirlikçi politikasını benimsemeyecek.C." (s. Vahidettin'in vatanseverliğini kanıtlamak için türlü masallar uy durmaya.63 bu hükümet64 mi halktan ve Milli Mücadeleden yanaydı?65 Bu Hükümdar mı Milli Mücadeleyi planlamış ve M.' dedi. Ancak uluhiyet (Tanrı) kuvvetine muhtaç. bugün de ben ağlıyorum. çocukça senaryolar yazmaya.581.' " (s. ancak birkaçı belirtilmiş olan bu çeşit engelleme. Bosna ve Hersek Müslümanlarının yardım istekleri.1919'da. İkinci Bozkır Ayaklanması (20 Ekim-4 Kaşım 191961). Urla'da Rumların yaptıkları kıyım.. Birinci Anzavur Ahmet Ayaklanması (25 Ekim-30 Kasım 191959). Ne yapayım? Buna beşeriyet kuvveti. milliyetçilerin açtığı zor ama onurlu yoldan yürüyecektir. ' Dün siz ağlıyordunuz. milli mücadeleyi hazırlayan ve devamını sağlayan bütün etkinlikleri kınar.62 Sormak hakkımızdır: Bu Hükümdar. Sizin yolunuzda kimsecikler yürümez!"66 Gerçekten de Anadolu halkı.Akşin.5. Hürr iyet ve İtilaf Partisi56 ve İngilizlerin desteklediği yerel ayaklanmalar ve olaylar izleyecektir. sonuna kadar Milli Mücadele'ye karşı. Şeyh Recep olayı (18 Ekim 191958). onun yerine. yok etme girişimlerine rağmen.] Zat-ı Şahane gözlerinden yaş gelerek. Ali Fuat Türkgeldi ağlar. Burdur'a yerleştirilen ve evleri Ermenilere geri verilince aç ve sokakta kalan Vanlıların yakınmaları hakkındaki yazıları okuması üzerine. bu tutumu sü rdürdüğünü ilerde göreceğiz. Hepsini eksiksiz olarak aktarıyorum: □ "[Fransızların bazı sultan ve şehzade evlerinin boşaltılıp kendilerine verilmesini iste meleri üzerine.Vahidettinci tarih yazıcılarının hiçbiri bu olaylardan söz etmiyor. kısacası sahte bir tarih üretmeye çalışıyorlar.Ferit hükümetine güvenilmesin! ister (S. s. Vahdettin ertesi günü der ki:] 'Bence Al-i Osman'ın mülküne girdikten sonra.Kemal'i Anadolu'ya göndermişti? Esat (İleri) Hoca. genel olarak Ali Fuat Türkgeldi'nin anılarına dayanmaktadır. iyi bir barış andlaşması yapılacağını vaad eder (!) ve D. hatta nübüvvet (nebilik) kuvveti bile kâfi gelmez.177) de gulamalarını savunur. İstanbul yönetiminin. Ama . s. 1. bi an _8 . Vahidettin'in vatanseverliğinin kanıtı olarak ileri sürülen olaylar Vahidettincilerin gösterdikleri örnekler. sınırda bir kulübeye girmekle benim sarayıma girmek arasında bir fark yoktur. Birinci Bozkır Ayaklanması (27 Eylül-4 Ekim 191960). 176) □ "[Ali Fuat Türkgeldi'nin. K. İstanbul Hükümetleri. Milli Mücadele.55 • Hepsi sonuçsuz kalan bu kösteklemeleri.176. Adapazarı olayları (Ekim 1919 57). Damat Ferit hükümetleri. sindirme.. Nasihat Kurulu'nun Başkanı Şehzade Abdürrahim Efendiye şöyle demiştir: "Millet bizim yolumuzdadır.. dağıtma.

Vahidettin sarayından çıkıp da bir hastaneyi. ırza geçerken. her gün cinayet işlerken. kendi evim yanmış.216. (2) Zaten Vahidettin. 'Bugünler için mi kılıç kuşanıyoruz?' de bi an _8 . ne ehemmiyeti var?' 70 dedi. İzmir'in işgaline. 14. 1. doğru düşünüp gereğini ya pmak. Fransız ve Ermenilere karşı namus kavgası verirlerken. Maraşlılar. yetimle. Kars'ı geri alan Doğu Cephesi birliklerine olsun.71 Tanığın dürüstlüğünden kimsenin kuşkusu bulunmuyor. askeri birliği ziy aret etmiş.73 hastayla.72 Bu ağlayıp sızlanmalarının dışında. Urfalılar. desteklemek bir yana. Vahidettin'in vatanseverliğini kanıtlar mı. bu ağlayıp sızlanma sahnelerinin yetersizliğini iyice kavramış olmalılar ki vatanseverliğini doğrular um uduyla üç iddia daha ileri sürüyorlar. bu bölümün 13.227) Ali Fuat Beyin anlattığı olaylar bu kadar. bu olaylara ûzülmediği için değil. bunun için zahmeti ve tehlikeyi göze almak başka şeydir. Duygusuz bir insan bile bu olaylara kayıtsız kalamaz.□ "[26 Mayıs 1919'da. Adanalılar. tahtını ve hanedan hukukunu korumak için Milli Müc adele'yi engellemeye ve söndürmeye çalıştığı için suçlanıyor. kanıtlamaya yeter mi? (1) Sultan Vahidettin'in yenilgiye. okulu. yurdu. gönül alıcı. umut verici bir cümle söylemiş midir?74 Hayır! Anadolu'nun kazandığı herhangi bir başarıyı kutlamış mıdır? Hayır! Söz gelişi. Rumeli ya da Ege göçmeniyle ilgilenmiş midir? Hayır! Hiç moral ve umut verici bir açıklama yapmış mıdır? Hayır! Onca çocuğunu şehit vermiş olan milletine. Ama üzülmek başka. ezan ok uyanlara ateş edip eğlenirken. ve 15. hüngür hüngür ağlıyordu.. halkın çaresizliğine. belgeleri ve kendi itirafları ile göreceğiz.75 bu davranışları hiç protesto etmiş midir?76 Hayır! Mesela Antepliler. Ama bu örnekler. bir tek gaziyle. teslimiyetçiliği seçtiği ve yanlış bir yol tutarak. koltuğuna girerek. o törenin vekar ve gereğini unutarak. hiç olmazsa bu olaylarla ilgilendiğini gösterir bir tek açıklaması olmuş mudur? Hayır! İngilizler yakaladıkları Kuva-yı Milliyecileri asarken77 sesini çıkarmış mıdır? Hayır! Yunan ordusunu 'Halife'nin ordusu' olarak gösteren propagandayı yalanlamış mıdır? Hayır! Tavrını.Saltanat Şûrasını açtıktan sonra] Abdülmecit Efendi." (s. basına yansımış ya da kayda geçmiş hiçbir jesti yok. 'Benim milletimin ocağı yanıyor. Sevres Andlaşmasına hiç üzülmediğini iddia eden yok. ) □ "[Yıldız sarayındaki özel dairesinde çıkan yangın üzerine ağlayan bekçiye:] Vahdettin. vatan ve milletseverliğini belirtecek bir açıklaması. Vatan sınırl arından gelen yenilgi haberlerinin derin ıstırabı ile kıvranarak. Eba Eyyüb-ül Ensari hazretlerinin türbesinde yapılan geleneksel kılıç kuşanma töreninde.Mısıroğlu diyor ki: "Daha tahta çıktığı gün. orta kattaki özel dairelerine dönmek üzere melul ve mahzun bir halde servis merdivenlerin68 den inerken. Bazı Vahidettinciler ile hanedana saygı duyanlar. Mersinliler. ben onu düşünüyorum. bir kez olsun teselli edici. bir selam yollamış mıdır? Hayır! Ege'de ve Marmara'nın doğusunda Yunanlılar. paragraflarında." (s. Sultanın iki gözünden yaş akıp 'Karılar gibi ağlıyorum!' diyordu. Hatırlaya69 cağınız gibi toplantıya girmeden önce de bayılmıştı. Şimdi bu ek iddiaları görelim: • K.

adı Ömer Yaver olan paşayı. Osmanlı töresiyle de bir ilgisi bulunmamaktadır. Suriye ve Irak cephelerinde durgunluk sürüyor. Yanya‘dan Ankara‘ya." (S. Görüp İşittiklerim.24) d. Hanedan ileri gelenleri ile Başkâtip. çünkü bunlardan başka kaynak yok.79 Dört kitapta da. kılıç alayı törenini de hiç bilmediğini gösteriyor.45)78 Bu iddia bütünüyle uydurmadır. yazarın.H. s. s. ayrıntılardan da belli: a. Tevfik Paşanın 2. bu yüzden oldukça iyimserdir. Yaver olmadığı gibi kılıç kuşanma töreni sırasında. Padişahın y averi sanıyor.352) 2. Vahidettin‘in kılıç kuşanma törenini anlatan sadece dört kaynak var: Vahidettin‘in Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi. İlk defa Ocak 1919'da. Batıda da henüz yakın bir tehlike görünmüyor. "bu tavrın padişahlık vekar ve mehabetine yakışmayacağı hususundaki niyazını fısıldaması" ise hiç mümkün değildir. Devrin başı göklerde din adamı Şeyh Sünusi hazretleri tarafından yapılan bir dua ile ke ndisine Hazret-i Ömer'in kılıcı takılırken o. "tahta çıktığı gün kılıç kuşandığı" ifadesinin gerçekle de. TKS Kronolojisi I. daha sonra yapılır. Hazret. Doğuda ise Osmanlı birlikleri. L. (Jeschke. c. ne sarayda görevlidir. kılıç kuşanmazlar. Padişahlar.H. Böyle bir masal.Hakkı Okday gibi üç görgü tanığının anıları ve töreni gazeteci olarak izl eyen R. Vahidettin ve dönemi ile ilgili bir araştırma yapmadıklarını. Hükümetinde Harbiye Nazırlığına atandığı için yollanan özel bir deniz aracıyla İstanbul'a getirtilecektir. 31 Mart 1919'da atanır. tahta çıktıkları gün. ne de hükümette. Nitekim Vahidettin de 4 Temmuz 1918'de tahta çıkmış ama kılıç kuşanma töreni 30 Ağustos 1918 günü yapılmıştır.Simavi. doğrusu 'Ömer Yaver Paşa'dır. Başmabeyncisi Lütfi Simavi ve damadı İ. O tarihte.Türkgeldi.diyordu.82 Yenilgi ve tehlike haberleri. 3. İzmir'de oturmakta olan emekli bir paşadır.84 resmi görevi olmayan emekli bir paşanın. Bu uydurmaları okuyup da inananlara ne yazık!85 K. Doğrular: 1. Başyaver ile öteki saray mensupları ve devlet ileri gelenlerinin bulunduğu kurallı bir törende. bu tavrın padişahlık vekar ve mehabetine yakışmayacağı husususundaki niyazını (yalvarışını) kulağına fısıldamasıyla kendine gelebilmişti. Mısıroğlu.8* b. ordu ve donanmaya beyannamesi de. yani kılıç kuşanma töreninden 4 ay sonra.80 Kısacası Vahidettin'in.F. s.Eşref Ünaydın‘ın İki Saltanat Arasında adlı kitapçığı. Mısıroğlu da iddiasını bir kaynağa dayandıramıyor. Başmabeyinci. (A. i. ağlamaktan töreni izleyemez hale gelmiş ve Yaver Ömer Paşanın. 'Yaver Ömer Paşa' diyor. kılıç kuşanma töreninde Vahidettin‘in ağladığına ilişkin tek kelime bulunmuyor. olaylar sırasını bile bilmediklerini belli de bi an _8 .400.Okday. Ceylan'ın yazıları. s. Padişahın yanına sokulup da kulağına. Kılıç kuşanma töreni. Bu sahnenin uydurma olduğu. Eylül ortasından sonra yağmaya başlayacaktır. Vahidettin'in ilk Hatt-ı Hümayunu da.Mısıroğlu'nun ve kopyacısı H. Osmanlı saray teşrifatını da. dolu dizgin Kafkasya ve İran içine ilerliyorlar. Osmanlı Sarayının Son Günleri.Mücahitler. Padişahı daha hüngür hüngür ağlatacak bir durum da yok. Muhayyilesini çalıştırmış. s. galiba bu sıralama yanlışı yüzünden.146.83 Vahidettin'in Başmabeynciliğine ise.

N.Hakkı Okday. s.86 Yüceltmeye çalıştıkları Vahidettin konusunda dahi bu kadar gevşek. Çünkü: (1) Başyaver Naci Bey. saraydaki küçük kurmay teşkilatını ve Vahidettin'e askeri durum hakkında nasıl bilgi verdiğini anlatırken. milli orduyu kutlamamış. İ.Nuri'nin. 28 Ocak 1922'de milliyetçilere katılmak üzere. Sonuna kadar Vahidettin'e bağlı kalan Avni Paşa bile N. üstünkörü. Milli Mücadeleye ancak 1921 yılının sonuna doğru taraftar olduğunu ileri sürmektedir.89 İ.ediyor. serbest iş hayatına atılmak için ilk denemelerini yapıyordu. •• Ali Nuri ve 1. Damat Ferit'in baskısı sonucu görevden uzaklaştırılmış88 ve yerine Avni Paşa atanmıştır. hükümetin ricasına rağmen. bir taraftan Harp Akademisindeki görevine devam ediyor.Ekim/1967.90 (s. bu zaferdendolayı büyük endişeye kapıldığını göreceğiz. tek savaş ve zafer var: Büyük Taarruz! Oysa Vahidettin. paragrafta açıklaması var) Ama bu ifadesinin.Hakkı'nın ayrıldığı tarihten sonra da. zaman z aman askeri bilgi verdiği düşünülebilir. ayrıca da akşamları Alman firmaları ile mektuplaşıyor. 28 Aralık 1988. (4) Zaten Vahidettin bile.388) (2) Saray Kurmay Başkanı İ. Kurtuluş Savaşı hakkında ciddi bir araştırma yapmış olmaları düşünülebilir mi? Yapmadıkları için de rahat rahat uyduruyor.F. Jeschke. (BTTD.Kısakürek'in yazdığına göre. 15 Nisan 1920'de. s.. gelişigüzel davranan bu kimselerin.F. "zaman zaman Padişaha. TKS Kronolojisi I. çok tanık olacağız. 'Vahidettin'in her zafer haberi alındığında şükür secdesine kapandığından' söz etmiyor.Hakkı Okday da sadece sevindiğini kaydetmekle yetiniyor ki bu ifadenin de doğru olmadığını göreceğiz. yani Milli Mücadele düze çıktıktan sonra.Bölüm. 1. "[Vahidüddin] 'her zafer haberini alışında şükür secdesine varmakta ve saadetinden uçmaktadır' demiş.Hakkı Okday kardeşler de bu konuda bâzı iddialar ileri sürüyorlar. kayınpederi Vahidettin'den ve eşinden gizli olarak Anadolu'ya geçip orduya katılacaktır. diğer taraftan Sultan Vahidettin'in yaveri bulunuyor. Çünkü Ali Nuri'nin asıl görevi Harp Akademisinde öğretmenliktir. gerçekleri alt üst ediyorlar.Hakkı Okday ayrıca Saray Kurmay Başkanı ve Vahidettin'in damadı. hükümetin kutlamasını da uygun görmemiştir.Orbay'ın anılarından. saptırıyor. s.Kısakürek'e. yalnız yardımcısı Yüzbaşı Neşet'in (Bora) adını veriyor. 416)91 (3) Bu hale göre. Milliyet. R. İkisi de Tevfik Paşanın oğlu ve Vahidettin'in yaveri. A. de bi an _8 .192)87 Bu bilgiye inanmak çok zor. 194) Tersine.C. bu zafer dolayısıyla şükür secdesine kapanmak bir yana. Ama İ. Nitekim Ali Nuri'nin oğlu Şefik Okday şöyle yazıyor: "Babam Ali NuriBey. (14. 144 vd. s. harita üzerinde askeri bilgj verdiğini anlatan" Ali Nuri (Okday) Bey.116." (Vahidüddin.Hakkı Okday.Tarihimiz." (Son Osmanlı Sadrazamı ve Oğulları. kaydırıyor. (Yanya'dan Ankara'ya. gerçeklerle uyuşmadığını da belgeleri ile göreceğiz.347-349) Haklı. ancak bu tarihten sonra Vahidettin'e. İ. Genelkurmay'da da çalıştığı anlaşılıyor: Y. kardeşi Ali Nuri'den hiç bahsetmiyor. 8. (Yanya'dan Ankara'ya. Bu tür tarih Zati Sungurluklarına. 14 Eylül 1922.) Yani pek gezegen biri olup ara sıra sarayda bulunmaktadır. s.388.

tahminle.' demiş. bilakis zaferi dört gözle beklerdi.Kısacası. 'Paşa ne yaptınız? Siz sözü Anadolu heyetine bıraktınız!' dedi. tahtı düşündü. dedikoduya. anılarında eski kayınpederine vefalı davranarak. karşı tavır almazdı. Mayıs 1984) (2) İ. Babam da.İngiliz oyununun kurbanı olmuş ve hizmetleri örtbas edilmişse. Tarih ve Toplum dergisinin yazarı Arı İnan'la Şubat 1975'te yaptığı ve banda alınmış bir konuşmasında ise. önyargıyla. Başlangıçta da söylemiştim. Vahidettin. hiç olmazsa hareketsiz kalır. uydurma anılara.sayı. Vahidettin'in vatanseverliği hakkındaki üçüncü ve en önemli iddiada: Milli Mücadeleyi Vahidettin planlamış ve M. Diyor ki: □ "Sultan Vahidettin. ne aleyhindeki sözleri. bu çabalara bütün yüreğimle katılırım. M.Kemal .H. Hanedana saygı duyanların.Okday şöyle bir cevapla işin içinden çıkmaya çalışıyor: "Evet. 5. Acaip karakterli bir adamdı.. Tevfik Paşanın Londra Konferansında. onun üzerine Sultan Vahidettin ne dese beğenirsiniz? 'Ya Veliaht Abdülmecit yerime geçerse?' Yani Vahidettin. maksada.. bir anısını daha okuyacak. Londra Konferansı'ndan] İstanbul'a döndükten sonra Padişah Vahideddin. Ama söylentiye.92 ••• Şimdi sıra. teville. Çünkü masal dahi kendi mantığı içinde tutarlı olmak zorundadır.H.H. Bu.58.Kemal'i yetki ve para ile donatarak Anadolu'ya yollamış. 'Burada Anadolu-İstanbul diye ayıracak bir şey yok. Tevfik Paşa gibi kapıkulu biri de. tarih değil. ne Vahidettin lehindeki sözleri gerçeği yansıtıyor. öğrencileri eski olaylar hakkında bir hüküm vermeye yeltendikleri zaman şöyle dermiş: "Bir kâğıt parçası (belge) var mı? Başka söz dinlemem!"93 de bi an _8 ." Arı İnan soruyor: "Ama öte yandan da 'Anadolu'daki memleketi kurtarma mücadelesini tasvip ediyordu (doğru buluyordu)' diyordunuz?" 96 yaşındaki İ. Tarihçi Fustel de Coulanges. Biz hepimiz aynı memleketin çocu klarıyız. şu anısını anlatıyor: "[Babam. Zat-ı şahanenize de bunu tavsiye ederim. daha doğrusu rüyası. memleketi düşünmedi. gerçeklere denk düşmeyen bir yaşlı anısı. anılarını anlattığı sıradaki zihinsel durumunu daha iyi anlayacağız. Vahidettin gibi cin fikirli biri ise. sözü Anadolu heyetine bıraktığı da doğru değildir." (s. isteğe ve keyfe göre yazılan şeye. düşman o rduları tarafından yok edilmesini katiyen arzulamaz. İlerde. Eskiden padişahlar başa geçer ve düşmana karşı harp ederdi. masal bile denemez. s.Okday da. amacım gerçeği savunmak. varsayıma ve sahte belgelere dayanılarak. Milli Mücadeleyi coşkuyla izliyor olsa.Okday. son padişah Vahidettin'i 'hain' sıfatından temizleme çabalarını anlıyorum. Ali Nuri'ninki. ilhamla. Padişaha öyle cevap veremez. masal olduğu da başı ndaki tekerleme bölümüyle dürüstçe belli edilir. bütün kusuru Damat Ferit'in üzerine yıkıp Vahidettin'i korumaya çalışmaktadır. Eğer Vahidettin. İ.Hakkı Beyin. "Ya Abdülmecit benim yerime geçerse?" gibi pek ilkel ve çocukça bir mazeret ileri sürmez. öyle sanıldığı gibi Milli Mücadele'mizin." (Tarih ve Toplum.388) (1) İ. olsa olsa yöntemiyle. bütün Vahidettincilerin ortak iddiası.

bunun için M. 150'liklerden ve Birinci Bölümde bazı marifetlerini öğrendiğimiz Mevlanzade Rıfat'ın 1929'da Halep'te basılan 1993'te Türkiye'de de yayımlanan.Kemal.Mısıroğlu. s. çeşitli başlıklar altında toplayarak sunuyorum.Mısıroğlu ilk gerekçenin tutarsızlığını görünce. Osmanoğulları'nın Dramı. tanıkları ve şu çürütülemez olduğu ileri sürülen belgeleri görelim. Ama ilerde.Kemal Paşayı geniş bir yetki ve özel bir talimatla galip devletlerin İstanbul'da bulunan temsilcilerinin bilgisi dışında.Kemal açıklamıştır. yine gerçeği ters yüz ve olaylar sırasını da tepe taklak ediyor.10) İddiaları. tam 360 gün sonra. bu konudaki belgelerin 'cerh edilmez' (çürütülmez) nitelikte olduğunu yazıyor.209) Bu konudaki birçok iddianın ilk kaynağı." (Mevlanzade Rıfat. Gerçi şimdiye kadar ileri sürdükleri iddiaların. gizlice gönderilmemiştir.. gizlice Anadolu'ya göndermiştir. Milli Mücadele'yi ilk düşünen ve planlayan Vahidettin imiş □ "VI Mehmet Vahideddin Han. Söz gelimi. Vahdettinciler de bu son iddialarını kanıtlamak için bazı belgeler ve tanıklar gösteriyorlar..Mısıroğlu. Sarıklı Mücahitler. yanlış ve martaval yığını bir laf çorbası. Vahidettin ve Kurtuluş Savaşı Bu konuda ileri sürülen iddiaları. Yalan. s.Kemal ve Kurtuluş Savaşı aleyhindeki kitabı' dır. (1. bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen en dikkatli bir şekilde planladı. yani gidişin gizlice olmadığını da M.95 □ "[özet]. Anadolu'da bir mukavemet (direniş) hareketi düşünüp. yeni bir senaryo yazmak gereğini duymuş. Paris'te teslim edilmiştir. Bu sefer devreye Yunan tehlikesini sokuyor.. Mevlanzade'nin iddiasını doğrulayıp süslemek isterken. 6/1. Çünkü M. Sultan Vahideddin. Yu- de bi an _8 .Kemal Paşayı olağanüstü yetkilerle donatıp Anadolu'ya gönderen [Sultan Vahideddin'dir]. 94 Bandırma gemisinin. ufukta beliren ko rkutucu tehlikelere karşı.Bu cümle çağdaş tarih yöntemini de özetlemektedir." (K. Türkiye İnkılabının İç Yüzü. s. s.C. Ama bu sefer çok kesin konuşuyorlar. 6. M." (K.. GRYT Ansiklopedisi. Anadolu'da milli bir kuvvet hazırlamayı düşünmüş ve bu kuvveti meydana getirmek için yakınında bulunanların telkini ile yaverlerinden M.96 □ "Yunanlıların İzmir'e Müttefiklerin izniyle bir çıkarma yapacakları hakkında söylentiler duyulmaya başlanmıştı. buna karşı ilk tedbirleri düşünüp planlayan. tarih açısından hiçbir değer taşımadıklarını gördük.Kemal İstanbul'dan 16 Mayıs 1919'da ayrılmış. galip devletlerin temsilcilerinin bilgisi dışında.33) Mısıroğlu. 11 Mayıs 1920'de.79) K. işgalcilerin kontrolünden geçtiklerini. 'Sevres sulh projesi' ise Osmanlı hükümetinin temsilcisi Tevfik Paşaya. İki yanlışına değineyim: M. 'Sevres sulh projesi' teklifini alınca.

Son Bozgun.. Vahidettin'in kuşku uyandıran bir sorusu üzerine. 1. bambaşka anlamdaki bir cümledir. bunlarla ilgili binlerce belge. o idam kararları. Padişahın verilmiş bir kararı vardır.Kemal Paşanın da hatıralarında anlattığı gibi. Biz yine de. Demek ki yarın Padişahın öyle bir hareket yapmak ihtimali vardır ki ordunun vatanperver (vatansever) kumandan ve zabitleri müteessir olabilir (üzülebilirler). • Bu gerekçesi uydurma ve biri ötekini tutmaz iddiaların esin kaynağı. minnacık bir ipucu bile yer almıyor. o milliyetçileri tepelemek için İngilizlere türlü türlü önerilerde bulunmalar. Vahidettin'in kendi itirafları filan nedir? Eğer bu bir oyunsa.C. iki hasım (düşman) pozunda. paragraflarında.. ve 15. karşı karşıya olacaktır. 1.193. M."97 Mısıroğlu. iddiaları gözden geçirmeye devam edelim.Kemal'in anılarında geçen.80) Ama o fetvalar. bu oyunu büyük bir ciddiyet ve teatral bir kudretle oynamışlardır." (3. Vahidettin'in planının özü neymiş? bi nan tehlikesini de kesinlikle ve üstüne bastıra bastıra reddettiğine tanık olacağız. bir ince politika olarak başlatılmış.Kemal. Milli Mücadele'ye karşı görünecek. düşmana karşı Anadolu ile el ele... Planın uygulamaya konulması de 6/2..S. Bu oyun.. an _8 .180. Hilafet... s. vasıtamla (aracılığımla) onlardan emin olmak istiyor. s.C. Bunu Samiha Ayverdi.191. Padişah ve İstanbul Hükümeti. tanık. Olsa yazardı.Vakkasoğlu. Milli Mücadele'yi planladığı umudunu veren bir tek cümlecik.. şöyle düşündüğünü anlatıyor: "Bu son cümle bende bir şüphe uyandırdı.C.151) Vakkasoğlu da duraksamadan K. açıklamalarını okuyacağız. 6/3. bir siyasi komplo. Osmanoğulları'nın Dramı.Saray ve hükümet. s. M. bu bölümün 14.87) Ama Vahidettin'e o kadar yakın olan Başkâtip Ali Fuat Beyin anılarında Vahidettin'in böyle bir kararı olduğunu belirten. Vahidettin'in aleyhinde olan bu son cümleyi..İstanbul ve Ankara. Vahidettin'in bir planı olduğunun kanıtı diye kullanıyor: □ "Bu sözler. o Yunanlıları desteklemeler. s. Lozan. 'hiçbir iddia gizli kalmasın' diyerek. gösteriyordu. bu görüşmeden önce.Mısıroğlu. o isyanlar." (V. bu iddiaları açıkça yalanlıyor. Bu acımasız oyunun kanlı ayrıntılarını ilerde okuyacağız. Zat-ı şahane (padişah) beni kandırarak." (K. Padişahın verilmiş bir karârı olmalı idi. buna olsa olsa Kanlı Nigar oyunu denilebilir..Mısıroğlu. Sultan Vahideddin'in zihninde bir plan mevcut olduğunu. ayrıca K. o Kuva-yı İnzibatiye. böylece İngilizler uyutulacakmış. Zaten Vahidettin de. tatlı tatlı şöyle açıklıyor: ".Mısıroğlu'nu izliyor:98 □ "Bizzat M. o Anzavur.

s. 1.H. S. s.Kemal'i Anadolu'ya gönderen ve üstün yetkiler ver erek işini kolaylaştıran.C. ilerde açıklanacağı üzere. Türkiye İnkılabının İç Yüzü.100 kurulacak üç Ordu Müfettişliği emrinde toplamayı kararlaştırır.147) de bi an _8 . 6/3. 1. Bunun üzerine. Osmanoğulları'nın Dramı.102 İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe'nin bir notası üzerine." Osmanlı Genelkurmayı.24 vb. s.C. Büyük Oyun.Kemal'i bu göreve Vahidettin seçmiş □ "Padişah..Kemal seçilir. birinin de doğuya gönderilmesi gerekir ve bu görev için M. Halbuki gerek Birinci Büyük Millet Meclisi'nde ve gerekse Erzurum Kongresinde bu hususta pek çok tartışmalar olmuştur.Bu konuyla ilgili iddialar da şunlar: 6/3.Başkanı Kazım Paşa'nın önerisi ile söz konusu tasarının bir parçası daha.Kemal bu görevi kabul etmeseydi.234. s. Çünkü notada değinilen sorunları çözmek. Genelkurmay 2. s. Son Bozgun. 9.Mücahitler.Ceylan..48) □ "Bu cümleden olarak yaverlerinden M. göstermelik bir .48. İşte yakın tarihimizde 'Milli Mücadele' adı verilen Türk-Yunan muharebesi105 ve onun sonucu olan zaferin gerçekleşmesini sağlayan hareketlerin ilki ve en önemlisi budur. Bu da Sultan Vahideddin'in eseridir.Kemal Paşayı bu harekete memur eden insan.101 İlk olarak.Mısıroğlu. Sultan Vahided-din'dir. GRYT Ans. s.. yerine başkası gönderilecekti.Ordu Müfettişliği. saray ve hükümet için de büyük önem taşıyordu. C.Vakkasoğlu. bu fırsattan yararlanılarak.103 M. Mısıroğlu. ordu müfettişi sıfatıyla göndermeye karar verdi..Kemal'i Anadolu'ya göndermek için işgalcilerin gözlerini boyamaya yönelik. H. 9. s. 2. 28 Aralık 1918'de. hatta ifa ettiği vazifeyi sağlayan insan olduğunu. iç asayişin düzeltilmesi gibi göstermelik bir amaçla.Kemal'i. K. vicdan rahatı içinde şehadet edebiliriz. s. sırf bu amaç için kurulmuştur. l. M. Hilafet. M." (K.] Bu durum bir türlü yazılamıyordu.Ordu Müfettişliği geçici adıyla uygulamaya geçirilecektir."104 (K.Kemal Paşayı geniş yetki ve i mkânlarla donatarak Anadolu'ya gönderdi.. M." (K. Kolorduyu. s. [. Hilafet. bu plan gereğince.79) □ "Vahideddin'in.154.1. M." (V.Mısıroğlu. O sırada.Mücahitler. 154) □ "M. "Yıldırım Kıtaları Müfettişliğine çevrilir ve 2 Şubat 1919'da da Cemal Paşa (Mersinli) bu müfettişliğe atanır.görev uydurulmuş Bu görüşü ileri sürenler: Mevlanzade Rıfat.167. S. Mısıroğlu. Bütünüyle yanlış.Ordu Komutanlığının adı.2. ordu komutanlıkları kaldırıldığı için doğrudan Genelkurmaya bağlı durumda kalan 9. orduyu mütareke koşullarına göre yeniden düzenlemek için çalışmalar yapılagelmektedir. Bu yazarlara göre.

bugünkü tutumumuz ve davranışlarımız uygun değil. Dikkatle okuduktan sonra bir müddet sustu. 'öyle bir şey biliyorum ki ortaya çıkıp söylememe.Kemal Paşaya güvenerek." (H. yaveranımdan (yaverlerimden) erkan-ı harp mirlivası (kurmay tuğgeneral/tümgeneral) M. Böyle bir göreve ve bu görevi yürütecek birine gerçekten ihiiyaç var.' Ertesi Cuma yine selamlıktan sonra huzura girip hazırladığım listeyi verdim. Kısacası.ahlaksızlığı var mıdır?' 'Haşa padişahım.Selek. M. Fevzi Çakmak'ın eşi Fıtnat Çakmak. Bu yü zden uygun biri aranıyor. s. üstelik Vahidettin'in de bir ısrarı yok.Ceylan. • Birinci tanık. Büyük Oyun. Radi Azmi Yeğen. (2) Anıya göre.106 R. Mecburum bu sırrı kendimle beraber mezara götürmeye. kabiliyetli ve dinamiktir. Padişah ilgililere onu da hatırlatıyor. Anı şu: " 'Fıtnat' demiş mareşal. Tercüman gazetesine yazdığı bir yazıda.Kemal Paşayı da namzedler (adaylar) meyanında nazar-ı itibare alınız (arasında dikkate alınız) diye ikaz eyledim (uyardım). ölüm yıldönümü dolayısıyla. Anadolu'nun kurtuluşu için Samsun'a gönderme fikri tamamen Halife-Sultan Vahideddin'e aittir.Kemal Paşaya verilen görev. 'Paşa. Bu işler ancak Anadolu'da teşkilatlanarak kurtarılabilir.Kemal Paşa hırsız mıdır?' 'Haşa (hayır) padişahım. Sonra yarı kapalı gözleriyle ağır ağır. •İkinci tanık. Mütareke senesinde. ilk akla gelen M. Fevzi Çakmak'ın 24.' 'O halde niçin bu listeye onun adını yazmadınız? ' Hiç düşünmeden cevap verdim: de bi an _8 . 'Paşa' dedi.24) Bu konudaki tanıkları dinleyelim. 1. 'Durumu görüyorsunuz. emekli Deniz Albayı Yavuz Senemoğlu. Anadolu İhtilali..Yeğen'in Sabahattin Selek'e verdiği bilgiye göre.A. tane tane konuşmaya başladı.' 'Bir namussuzluğu. s.Kemal değil.' 'Beceriksiz ve kabiliyetsiz midir?' 'Hayır efendimiz..C. Bana Anadolu'da teşkilat kurarak memleketi şu karanlık durumdan kurtarabilecek paşaların bir listesini yapıp getirin. öyle işgalcilerin gözünü boyamak için ortaya atılmış. Vahidettincilerin bu konudaki iddiasını doğrulamıyor. San Remo'da. Vahidettin'in planı gereği uydurulmuş bir görev değil. O hepimizden bilgili. Fıtnat Hanımdan dinl ediği bir anıyı anlatmış.□ "M. sabık Sultan kendisine demiş ki: "Samsun'a bir müfettiş gönderileceğini öğrenince. tanığın anlattıkları. bir Cuma selamlığından sonra Sultan Vahidettin beni huzuruna kabul etti.212) (1) M. sadece uyarıda bulunmuş." (S.H.

• Üçüncü tanık, Çankaya Köşkünde garson olarak çalışan Cemal Gran-da.109 Bu tanığı N.F.Kısakürek ileri sürüyor. Üstadı dinleyelim: "Gazetemden evime bir telefon mesajı geldi. - Bir zat sizi görmek istiyor ve gayet mühim bir ifşada bulunacağını söylüyor. Şu anda burada. Bu gibi müracaatlara, muvazeneli ve muvazenesiz, ciddi ve hafif soyundan alışmış ve onlardan kanıksamış olduğum için sordum: - Kimmiş? Mevzuu neymiş? - Hiçbir şey söylemiyor. Ancak sizinle konuşabilirmiş. - Verin telefonu! Telefonda itimat edici bir ton: - Tefrikanızla alakalı olarak size vereceğim bir vesika (belge) var. Bunu ne burada telefonda söyleyebilirim, ne de başkasına emanet edebilirim. Sizinle ka rşılaşmam lazım. Ses tonundan aldığım itimat duygusundan mıdır, o anda içime doğan histen midir, nedir, meçhul şahsa, - Öyleyse evime gelin, görüşelim! Dedim ve adresimi verdim. Beyaz saçlı, esmer, 60 yaşlarında kadar görünen, gayet terbiyeli bir tavır sah ibi bir insan. Hal ve kıyafetine göre, ancak okur-yazar halk tabakasından biri hissini veriyor; fakat muntazam konuşuyor ve kulaktan kapma bir kültürcük taşıdığını belirtiyor. Hemen söze başladı. - Vahidüddin tefrikanızı dikkatle okuyorum. Orada iddia ettiğiniz bir şey var: M.Kemal Paşayı Anadolu'ya Milli Mücadeleyi açma vazifesi ile Sultan Vahidüddin'in. gönderdiği. Ben bu hakikati bizzat Atatürk'ün ağzından, Umumi Kâtibine söylerken işitmiş olan insanım. Allah var. Allah ve tarih huzurunda bu hakikate şahitlik etmek isterim."

de

bi

an

_8

'Padişahım, M.Kemal Paşa yenilik, bilhassa öteden beri cumhuriyet taraftarıdır.' Padişah elindeki kâğıdı atar gibi masanın üzerine bıraktı. Ayağa kalkıp pencereye döndü. Limanda demirli itilaf devletleri (İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan) gemilerini göstererek, 'Paşa, Paşa, bu gemileri görmek kanıma dokunuyor. Bu memleket kurtulsun da isterse cumhuriyet olsun.107 Kendisine selamımla birlikte tebliğ ediniz, haftaya Cuma günü M.Kemal Paşayı göreceğim.' " (Tercüman gazetesi, 10 Nisan 1976) Anı burada bitiyor. Yani Fevzi Çakmak, hem bu sırrı kendisiyle birjikte mezara götürmeye .mecbur olduğunu söylüyor, hem de gürül gürül eşine anlatıyor; eşi de bu büyük sırrı, Senemoğlu'nun yazdığına göre, ziyaretine gelmiş olan bu bayram misafirinin (yazarın) "tarihe meraklı olduğunu öğrenince", kelimesi kelimesine aktarıyor; tarihe meraklı yazar, "hayret ve dehşete düşmesine rağmen" not almıyor, çünkü "bu bilginin bir gün kendisine lazım olacağını düşünemiyor", nedense Fıtnat H anımın ölümünü bekliyor ve nihayet, 1976 yılında "açıklamaya karar veriyor." Ne laflar! V.Vakkasoğlu ile H.Hüseyin Ceylan da bu anıyı, ciddi bir kanıt diye aktarıyorlar. (Son Bozgun, 1.C., s.134; Büyük Oyun, 1.C., s.26)108

Cemal Granda duyduğunu anlatır, söylediklerini N.F.Kısakürek'in oğlu el yazısıyla yazar, Cemal Granda da imzalar. N.F.Kısakürek'in Vahidüddin adlı kitabının 205. sayfasında bu ifadenin fotokopisi var. Granda'nın konuyla ilgili ifadesi, fotokopiye göre şöyle: "1928-29 senelerindeydi. Kazım Karabekir Paşa bazı neşriyat yapıyor ve bunlarda İstiklal Mücadelesinin sadece kendisi ve M.Kemal Paşa tarafından kazanılmış olduğunu iddia ederek, başka hiç kimseye hisse vermiyordu. Atatürk bu iddialara fevkalade öfkeleniyordu. Bir gün huzurunda Umumi Katip Tevfik (Bıyıklıoğlu) Bey bulunurken, kahve götürmek vesilesiyle oturdukları salona girdiğim zaman şu sahneye şahit oldum. Atatürk, Tevfik Beye diyordu ki: 'Bunlar ne gülünç iddialardır! Vatanı Kazım Karabekir Paşa ile ben kurtarmışım? Hiç böyle şey olur mu? Böyle iddia sahiplerini akıl doktorlarına muayene ettirmek lazım. Koca bir vatan, nasıl olur da sadece iki kişi tarafından kurtarılab ilir? İşin hakikatini istersen, beni bu işe memur ederek Anadolu'ya Vahideddin gönderdi. Beni bulup gönderdiğine göre, asıl kurtarıcının Vahideddin olması lazım gelir" Allah'ın bildiği bu hakikati, tarihe ve Türk milli vicdanına arz etmeyi110 mukaddes bir vazife bilirim. Bu mevzudaki bütün iddialarınız aynen doğrudur. 12 Ağustos 1967 (ya da 1968, iyi okunmuyor) imza: Cemal." (Vahüdiddin, s.205 ve ona dayanarak GRYT Ans., 1.C., s.170)111 K.Karabekir'in, tartışmaya yol açan mektupları, 1928-29'da değil, 1933'te, Milliyet gazetesinde çıkan bir dizi yazı dolayısıyla yayımlanmıştır. O tarihte Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri de Tevfik Bıyıklıoğlu değil, H.Rıza Soyak'tır.112 M.Kemal'in "böyle iddia sahiplerini akıl doktorlarına muayene ettirmek lazım" cümlesinin aslı da şöyledir: "Bu mektubu yazan üzerinde akıl doktorlarının dikkat nazarını celbederim". Tek cümlelik bir cevap olarak Mayıs 1933'te Milliyet gazetesinde yayımlanmıştır.113 Cemal Granda, tarihi, tanıkları ve M.Kemal'in sözünü yanlış hatırlıyor ama kahve verirken, kulak misafiri olduğu konuşmayı tek kelimesini bile unutmadan ve kendi ifadesine göre tam kırk yıl sonra, hatırlayıp aktarıyor! Bununla da kalmıyor, 1918'den beri geçen bütün olayların iç yüzünü biliyo rmuş gibi 'bu mevzudaki bütün iddialarınız aynen doğrudur' diye de güvence ver iyor! Sanki tanık değil, bütün olayların kahramanı. Geçiniz! • Dördüncü tanık, Erzurum Kongresi'ne Sivas delegesi olarak katılan Fazlullah Moran. Vehbi Cem Aşkun, Sivas Kongresi adlı kitabında, Fazlullah Moran'ın Erzurum Kongresi hakkındaki anılarına da yer vermektedir. Fazlullah Hocanın anılarının, konumuzla ilgili kısmını aktarıyorum: "Cuma tatilinden bilistifade (yararlanarak), arkadaşım Ziya Beyle Gazi Paşayı114 ziyarete gittik. Bize, İstanbul'un müttefik devletlerin işgal-i askeriyesi altında bulunduğunu ve Padişahın adeta esir olduğunu ve onlar orada bulundukça iradesi nafiz (geçerli) olmadığından, buna nihayet vermek üzere, kendisini gizlice

de

bi

an

_8

davet ederek bu hizmeti ifa etmek için Anadolu'ya gönderildiğini ve [P adişahın] iki elini açarak, 'Aman oğlum, milletimin yüksek sesini işitmeliyim!' dediğini yana yakıla anlattı." (s.73) V.Cem Aşkun, "[1919'da] bu memleket kültürüne 38 sene vakf-ı nefs etmiş (kendini vermiş) bir bilgindi" (s.59) dediğine göre, Fazlı Efendi o sırada yaklaşık 58 yaşında. Anılarını anlattığı zaman, yaşının 84 olduğu anlaşılıyor. (1) Herhalde ilerlemiş yaşı ve yorgun zihni yüzünden, Erzurum Kongresi hakkında verdiği bilgiler, birkaç basit ayrıntı dışında, bütünüyle yanlış. Bir örnek olarak Erzurum Kongresinin ilk üç günü hakkında verdiği bilgileri (!) sunuyorum: "Erzurum mümessillerinden Kadı Raif Efendi, kürsüye çıkarak, 'Efendiler Kongreyi açıyorum!' dedi. Bunu müteakip (bunun üzerine) Trabzonlulardan birisi de, 'Biz İttihatçıların riyasete (başkanlığa) geçmelerini istemiyoruz, in aşağı!' hitabıyla karşılanan Hoca Raif Efendi kürsüden indi. O gün daha başka [kimse kürsüye] çıkmadığı için dağıldık. Ertesi gün de diğer biri kürsüye gelerek, 'Mu hterem Beyler, Kongre açıldı!' dedi. Bunu tanıyanlardan biri, 'Bizim İtilafçılarla (Hürriyet ve İtilaf Partililerle) alakamız yoktur. Sen de aşağı buyur!' dediler. O gün de öyle geçti. Ben kendi kendime düşündüm. Burada içtima eden zevatın (toplanan kimselerin) herhalde ya İttihatçı, ya İtilafçı (Hürriyet ve İtilaf partili) olması muhakkaktır. Bitaraf (tarafsız) kimsenin bulunmaması icap eder. Kıymetli günlerimizin bu suretle heder olmasına (boşa gitmesine) çok canım sıkılıyordu.. Üçüncü gün oldu. Yine herkes yerli yerinde oturuyordu. Kürsüye çıkan kimse olmadı. Ben hiç olmazsa bir gün kazanmak ve diğer boş geçen günler gibi bugünü de kaybetmemek ümidiyle kürsüye çıkmayı bir, diğer arkadaşım gibi hakarete maruz kalarak kürsüden inmeyi iki ayıp telakki ederek, oturduğum yerden ayağa kalktım ve 'Muhterem Beyler, aziz arkadaşlar' hitabıyla söze başlayarak dedim ki.." (s.66 vd.) Şu hale bakın! O kadar ümit bağlanan ve heyecanla toplanan kongrede, her kürsüye çıkan aşağı indiriliyor, iki gün böyle oturularak geçiyor, Erzurum Kon gresi bir türlü açılamıyor, bereket versin ki üçüncü gün Fazlı Hoca konuşuyor da, üyeler görevlerini ve kapıya dayanmış tehlikeyi hatırlıyor, Hocanın önerisi üzerine de M.Kemal Paşayı, seçim filan yapmadan Başkanlık kürsüsüne davet ediyorlar, Kongre de çalışmaya başlıyor! GRYT Ansiklopedisi de, bu saçmalamanın tamamına, "Delegeler kürsüye kim çıksa, hemen aşağı indiriyorlardı!" gibi bir başlık altında, ciddi ciddi yer vermiş. (1.C., s.215) (2) V.Cem Aşkun, bir yandan Fazlı Hocanın, yaşlılık uydurmalarını aktarıyor, bir yandan da şu nazik notlara yer veriyor: "Herhalde rahmetli Hoca Fazlullah Moran, hafızasında bu işi, bu mesele ile ilgili olmayan başka bir tartışma ile karıştırmış olacak..." (s.66) "Sayın Hocamız mutlaka hafızalarındaki başka bir ola yla bunu karıştırmış olacaklar..." (s.68) "Yanlış aksettirilmiş..." (s.71) Başka bir şey eklemek istemiyorum.115 • K.Mısıroğlu, beşinci tanık olarak. K.Karabekir Paşayı gösteriyor: "[Sultan Vahideddin] K.Karabekir Paşayı huzuruna kabul edip de bütün ümitlerin genç

de

bi

an

_8

paşalarda olduğunu söyledikten sonra, Anadolu'ya daha kimlerin gönderilmesini tavsiye edebileceğini sormuş. K.Karabekir Paşa, M.Kemal Paşanın adını söyleyince, bunu memnuniyetle kabul etmiş,116 zaten kendi yaveri olan M.Kemal Paşaya büyük güveni olduğu için onu huzuruna davetle konuşmuş ve Anadolu'ya giderek teşkilat yapması için kırk bin altın vermiştir." (Osmanoğulları'nın Dramı, s.88) K.Karabekir Paşa, Padişahla iki kere, 6 Aralık 1918 ve 11 Nisan 1919'da görüşmüş ve bu dönemle ilgili iki kitabında da bu konuda bilgi vermiştir . Ne Vahidettin'in kendisine, "Anadolu'ya daha kimlerin gönderilmesini tavsiye edeb ileceğini sorduğunu" yazıyor, ne de kendisinin "M.Kemal'in adını verdiğini." (K.Karabekir, İstiklal Harbimiz, s.9; İstiklal Harbimizin Esasları, s.33,34)117 Mısıroğlu yine masal yazıyor. Para konusu ayrıca ele alınacak. • Altıncı tanık olarak, yazar Falih Rıfkı Atay'ı ileri sürüyorlar. □ N.F.Kısakürek diyor ki: "Postacı geldi ve bir gazete getirdi. Bir okuyucunun gönderdiği 19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesi. Bu gazetenin altıncı sayfasında, Falih Rıfkı imzası yla çıkmış 'Atatürk Samsun'a gidiyor!' başlıklı bir hatıra yazısının ikinci başlığı, Vahidüddin'in ağzıyla M.Kemal Paşaya söylenmiş şu sözlerden ibaretti: 'Paşa, paşa! Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin! Bunların hepsi tarihe geçmiştir! Şimdi yapacağın hizmet, hepsinden de mühim olabilir! Paşa, sen devl eti kurtarabilirsin!'118 Devleti kurtarmak, Samsun'da asayişi temin etmekle olmayacağına göre, M.Kemal Paşanın Anadolu'ya niçin gönderildiği, Falih Rıfkı gibi kalemle de doğrulanıyor demektir." (Vahidüddin, s.206) F.R.Atay o yazıda, N.F.Kısakürek'in iddia ettiği gibi, M.Kemal'in milli bir mücadele açması için Padişah tarafından Anadolu'ya gönderildiğini doğrulamıyor. Çünkü söz konusu yazıda, yalnız Atatürk'ün anılarına yer vermiştir; Padişahın söylediği cümle, Atatürk'ün anılarında yer almaktadır. (Atatürk'ün Hatıraları, s.122) Yazıda, Vahidettin'in sözlerini, M .Kemal'in yorumu izliyor ama N.F.Kısakürek. onu atlayarak yalnız Vahidettin'in sözlerini ele alıyor ve iddiasını doğrulayan bir ifade olarak kullanıyor. Böyle sansürlü bir yöntemle gerçek yansıtılab ilir mi? M.Kemal'in yorumunu görelim: "Bu son sözlerden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle samimi mi konuşuyor? O Vahdettin ki ecnebi hükümetlerin yüzüncü derecedeki aletleri ile temas arayarak, devletini ve saltanatını kurtarmaya çalışıyordu. Bütün yaptıklarından pişman mıydı? Aldatıldığını mı anlamıştı?... Veliahtlığında, padişahlığında, bütün his ve fikirlerini, temayüllerini, sahtekârlıklarını tanıdığım adamdan, nasıl yüksek ve asil bir hareket bekleyebilirdim? Memleketi kurtarmak lazımdır, istersem bunu yapabilirmişim. Nasıl? Hemen hüküm verdim: Vahdettin demek istiyor ki hiçbir kuvvetimiz yoktur. Tek mesnedimiz (dayanağımız) İstanbul'a hakim olanların siyasetine uymaktır. Benim memuriyetim, onların (işgalcilerin)

de

bi

an

_8

şikâyet ettikleri meseleleri halletmektir.119 Eğer onları memnun edebilirsem, memleketi ve halkı bu siyasetin doğru olduğuna inandırabilirsem ve- bu siyasete karşı gelen Türkleri tedip edersem (hizaya sokarsam), Vahdettin'in arzularını yerine getirmiş olacaktım.120" (Atatürk'ün Hatıraları, s.122-123'ten aktarılarak, Dünya gazetesi, a.g.y., 5.sütun)121 □ K.Mısıroğlu da bu konuda diyor ki: "Bu sözleri M.Kemal'in ağzından nakleden Falih Rıfkı ve haberin kaynağı olan şahıs (M.Kemal), Vahideddin'in vatan kurtarmak hususundaki karar ve azmi ile yaverine verdiği vazifenin hakiki mahiyetini ortaya koyan bu sözleri, su-i tefsire uğratmak (yanlış anlaşılmasını sağlamak) için çok yorulmuşlarsa da güneş balçıkla sıvanamamıştır. Çünkü M.Kemal Paşa sadece bir müfettiş 122 olarak gönderilmiş olsa, ona 'vatanı kurtarabilirsin' demek biraz saflık, hatta aptallık olmaz mı? Öyle ya, Samsun havalisindeki asayişsizliği yerinde görüp incelemek üzere gönderilen bir müfettişten, böyle büyük bir iş beklenebilir mi? Hem de zekâsı M.Kemal Paşa tarafından bile tasdik edilmiş bulunan Sultan Vahideddin gibi bir şahsiyet tarafından! İsteyenler, M.Kemal ve F.Rıfkı'nın o tefsirlerini (yorumlarını) okusunlar da astarın yüze nasıl uymadığını görsünler." (Hilafet, s. 159) 1. Vahidettin'in o sözlerini, M.Kemal'in kendisi aktarıyor. Hem aktaracak, hem de 'yanlış anlaşılmasını sağlamak' için çabalayıp yorulacak! Böyle şey olurmu? O sözler, yanlış anlaşılmasını sağlamak için çabalamayı gerekiyor idiyse, niye yorulsun, anlatmaz ya da başka türlü anlatıp geçerdi. 2. F.R.Atay, o yazısında, yalnız M.Kemal'in anılarını aktarmış, herhangi bir yorumda bulunmamıştır. 3. Amiral Calthorpe, 21 Nisan 1919'da, Osmanlı hükümetine sert bir nota verir. (Notanın metni: Jeschke, İngiliz Belgeleri, s. 104) Vahidettini heyecanlandıran, M.Kemal'e verilen görevin önemini artıran ve Vahidettin'e o cümleleri söyleten, söz konusu notanın 3. maddesindeki tehdittir. Bu konu aşağıda ele alınacak. Vahidettin'in o tehditten ve gelişmelerden kaynaklanan heyecanlı sözlerini, N.F.Kısakürek ve öteki Vahidettinciler gibi yorumlayabilmek için Vahidettin'in sonraki tutumunun da bu yorumlar doğrultusunda olması gerekmez miydi? Oysa tam tersini görüyoruz. İşgalcilere karşı duran milli kuvvetler, bastırılıp dağıtı lmak istenecektir. a GRYT Ansiklopedisi yazarları ve A.Dilipak'ın, F.R.Atay'ın yazısını görmedikleri belli. Görseler bu iddiayı sürdürmezlerdi. Görmedikleri için olsa gerek, F.R.Atay hakkındaki iddiayı, iç rahatlığı içinde, daha da ileri götürüyorlar: "19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesinde, 'Atatürk Samsun'a gidiyor' başlıklı bir hatıra yazısı kaleme alan F.R.Atay da, M.Kemal Paşayı Anadolu'ya bizzat son Osmanlı Padişahı 6.Mehmet Vahidüddin'in gönderdiğini ifade etmişti." (GRYT Ans.LC, s.173) "F.R.Atay da, M.Kemal'i Anadolu'ya Vahdettin'in gönderdiği görüşündedir ve görüşlerini 19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesinde yazmıştır." (A.Dilipak, CG Yol, s. 146) Yalnız tarihe değil, okuyucularına da ayıp ediyorlar.

de

bi

an

_8

• Sekizinci tanık, Abdülaziz'in torunlarından Şehzade Mahmut Şevket Efendi. Diyor ki: "... Mehmet Vahdettin Amcam.. Anadolu'da bulunan kuvvetlerin dağılmaması ve orada milli bir cephe kurulmasını istiyordu. Bu işi de ancak M.Kemal Paşanın başarabileceğine inanıyordu, işte kendisinin 14 Mayıs 1335 (1919) tarihini taşıyan fermanı.. Anladığınız gibi M.Kemal Paşayı sadece asayişi sağlamak ve bazı kimselerin iddia ettikleri gibi orduyu dağıtmak, mukavemetleri yok etmek için değil, vatanı bölük bölük işgal eden yabancı ellerden kurtarmak için gerekli her şeyi yapmak üzere göndermiştir." (Aktaran Murat Sertoğlu, 6 Temmuz 1967, Tercüman gazetesi) 1. Şehzade, Vahidettinci tarih yazıcıları gibi iddiasını, sadece M.Kemal‘e verildiği söylenen uydurma bir fermana (Padişah buymğuna) dayandırıyor. Başka hiçbir kanıt, gözlem, tanık ileri sürmüyor. 2. Bu fermanın (hatt-ı hümayunun/Padişah buyruğunun), sonradan üretilmiş bir belge olduğunu da, az sonra göreceğiz. Tanıklar bunlar. Ve H.H.Ceylan şöyle diyor: "Bilimsel bir gerçek olarak belirtmeliyiz, ki a'dan z'ye tüm boyutlarıyla M.Kemal'i Samsun'a gönderen Vahdettindir." (Büyük Oyun, 1.C., s.24)126 Ne kadar da kesin konuşuyor değil mi? Ama bu nasıl bilimsel bir gerçek ki hiçbir ciddi belgeye, güvenilir bir tek t anığa ya da sağlıklı bir tanıklığa dayanmıyor. Peki, Vahidettin ne diyor acaba? Bunların söylediklerinin tam tersini! 1923'te, Mekke'de yayımladığı beyannamesinde diyor ki:

de

bi

an

_8

• Yedinci tanık, Refet (Bele) Paşa. R.Bele, bir gün Ankara Palas'ta, N.Fazıl Kısakürek'e, birkaç tanığın önünde demiş ki: "Sultan Vahidüddin, 1.Dünya Savaşı'ndan sonraki felaketi, millette hiçbir ferdin hissedemeyeceği mikyasta, derinden duymuş, vatanın kurtarılması yolunda genç kumandanları Anadolu'ya dağıtmış ve bu işin başına geçmesi için de maddi ve manevi her fedakârlığı göstererek, M.Kernal'i seçmiş ve Anadolu'ya göndermiş olan insandır." (Vahidüddin, s.178 vd.) N.F.Kısakürek ekliyor: "İlk ihtiyaç anında, biri doktor, öbürü mebus ve üçüncüsü büyük bir tüccar olan şahitlerin isimlerini verebilirim." (s.179) 1. Bu kitap, Refet Bele'nin ölümünden (1963) beş yıl sonra yayımlanmıştır. 2. Üstad, 1950'lerde dinlediğini yazdığı bu açıklamaya,123 Refet Paşa yaşadığı sürece, Büyük Doğu dergisinde yer vermemiştir. 3. 'İlk ihtiyaç anında açıklayacağını' söyleyerek, tanıkların adlarını vermekten kaçınmıştır.124 4. R.Bele, son olarak Sabahattin Selek'le 1.8.1962 günü görüşmüş, ilginç açıklamalar yapmış ama N.F.Kısakürek'in değindiği konuda, tek kelime bile söylememiştir. (Anadolu İhtilali, s.148)125 Yorumunu siz yapın!

"M.Kemal'i Anadolu'ya gönderen kabineye mümaşat ettim (uydum)."127 İşte bu kadar! 6/3.3. M.Kemal'in atanmasına karşı çıkanlar olmuş ama Vahidettin dinlememiş □ K.Mısıroğlu: "[Sultan Vahideddin] kendisine yapılan itirazları dahi dinlememiştir. Bunlardan biri olarak Enver Paşanın, 'Harbiye Nezareti' başlıklı kâğıt üzerine yazdığı ve Sultan Vahideddin'e gönderdiği mektup aynen şöyledir: 'Harbiye Nezareti Mahrem Velinimetimiz, sebeb-i hayatımız, babamız, Padişahımız, efendimiz hazretlerine, Yapmış olduğumuz tahkikat neticesi, evvelce arz etmiş olduğum veçhile (g ibi) M.Kemal'in Anadolu'ya gönderilmesi, badi-i felaketimiz (felaketimize sebep) olacaktır. İstanbul'da Kavaklı Sadık, Kadıköylü Kemal ve Karaağaç Fişek Fabrikası Müdürü Kürt Bilal vesaireden müteşekkil bir heyet kurmuşlar. Fransız nakliye şirketlerinin ve bazı eşhasın (kimselerin) maddi yardımları ile aleyhimize isyan hazırlamaktadırlar. Bendenizin hemen Rusya'ya hareketim farz olmuştur. M.Kemal'i vaki davete icabet ettiremedim. 'Enver benim için Yusuf İzzetin'e yaptığını bana da yapacak' demiş. Emirlerinize intizardayım efendim hazretleri. Tarih: Şifre 21.14 35 Enver (imza)' Sultan Vahideddin'i bu hususta telkin ve tesir altına almak ve bu suretle M.Kemal Paşanın Anadolu'ya gönderilmesini önlemeye çalışmak isteyen başka kimseler de vardır. Fakat o bunların hiçbirini dinlememiş ve M.Kemal Paşa'yı her türlü imkânla donatarak Anadolu'ya göndermiştir.128" (Osmanoğulları'nın Dramı, s.84 vd.; Enver mektubunun klişesi. s.85'te) Buyrun size, bir tarih Zati Sungurl uğu daha! K.Mısıroğlu'nun, uydurma olduğu her kelimesinden anlaşılan böyle bir sahte belgeyi, gerçek bir belge diye yayımlaması da gösteriyor ki o dönem hakkındaki kültürü, baklava yufkası kadar ince. Öyle olmasa, görür görmez sahteliğini anlar, ayıplanacağından çekinerek yayımlamaktan kaçınırdı. 1. Sahte mektup, Osmanoğulları'nın Dramı adlı kitabın 85. sayfasında yayımlanmıştır. Şevket Süreyya Aydemir'in Enver Paşa adlı kitabının 3 . cildinin 530' uncu sayfasında da, Enver Paşanın yazdığı gerçek bir mektubun klişesi yer alıyor. İkisi arasındaki farkı anlamak için eski yazı bilmeye gerek bile yok, ü stün körü bir biçimsel karşılaştırma yeterli. (Örnekler kitabın sonunda) 2. Mektubun tarihi yok. Ayrıca, açık bir mektuba, şifre anahtarı yazılmaz. 3. Bir Padişaha, oğlu bile 'sebeb-i hayatımız', 'babamız' filan diye laubalice hi-

de

bi

an

_8

tap edemez. 4. Enver Paşa, birkaç arkadaşıyla birlikte, 1-3 Kasım 1918 arasında, Tür kiye'yi terk etmiştir.129 M.Kemal ise o tarihte, Yıldırım Ordular Grubu Komutanı olarak daha Adana'da. (Jeschke, TKS Kronolojisi I, s.2) Yani Anadolu'ya atanması olasılığı ufukta bile görünmüyor. 5. Diyelim ki Enver Paşa bu mektubu daha sonra, yurt dışından yolladı: M.Kemal'in atandığı 29 Nisan 1919 ile İstanbul'dan ayrıldığı 16 Mayıs 1919 tarihleri arasında Enver Paşa yolda, Almanya'dan Moskova'ya gitmek için çırpınıp durmaktadır. Üç defa uçak kazası geçirir, tutuklanır, kaçırılır, Riga'da hapse girer vb. (Ş.S.Aydemir, Enver Paşa, 3.C., s.519, 521) O kargaşalıkta, bu bilgiyi kimden alacak, bu mektubu nasıl ve neden yazacak, nasıl yollayacak? Üstelik, yanında Harbiye Nezareti başlıklı kâğıt ne arıyor? Velhasıl sahte olduğu paçalarından akan bir uyduruk belge.130 6. Zaten yazının içeriği de bütünüyle deli saçması.131 Vahidettincilerin bilgi düzeylerine bakınız ki bazıları, bu sahte mektubu, sahici bir belgeymiş gibi kabul edip okuyucularına sunuyor, yorumlar yapıyorlar, velhasıl bilgisizliğin sefasını sürüyorlar: V.Vakkasoğlu, Bu Vatanı Terk Edenler, s.49; H.H.Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.48; A.Dilipak, CG Yol, s.142. GRYT Ansiklopedisi, sahte mektubu yayınlamakla birlikte, "Şifre numarası bulunan fakat tarihi bulunmayan bu vesikanın orijinalliği tartışılabilir." demiş. (1.C., s.168) Eh, milimetrik de olsa, bu da bir gelişmedir. □ Bu konuda T.M.Göztepe de diyor ki: "Sadrazam Damat Ferit, 4 Mayıs 1919 Pazar günü, öğleden önce Yıldız sar ayında Padişahın huzuruna kabul edilir ve M.Kemal Paşanın 9.Ordu Kumandanlığına tayini iradesini alır, oradan doğruca Bab-ı Âli'ye gelir, toplantı halinde bulunun Nazırlara meseleyi açar, fakat Şeyhülislam M.Sabri Efendi, Adliye Nazırı Vasfı Hoca ve iki Nazır daha (?), bu atamaya muhalefet ederler." (V. M. Gayyasında, s.181) Göztepe yazısına şöyle devam ediyor: "Damat Ferit Paşa, itiraz edenlere dö ndü ve kati bir ifadeyle şu sözleri söyledi: 'İşbu tayin keyfiyeti, doğrudan doğruya şevketmeap efendimizin karihayı şahanelerinden sadır olmuştur. Hikmet ve kerametine (!) hepimizin kani bulunduğumuz padişahımızın iradelerine karşı ağız açamayacağınızdan eminim.' 132" (V. M. Gayyasında, s.182) T.M.Göztepe'yi birinci bölümden tanıyoruz. Çizgisini azimle koruyarak yine tarihi gönlüne göre süslüyor: 1. M.Kemal'in 9.Ordu Müfettişliğine atanma kararnamesi, Padişah Vahid-ettin tarafından, 4 Mayıs 1919 günü değil, 30 Nisan 1919 günü onaylanmıştır.133 2. Adliye Nazırı da, o tarihte, Vasfi Hoca değil, (Üryanizade) M. Cemil'dir.134 3. Padişahın onayı ile sonuçlanıp kesinleşmiş üçlü kararnameye, adı geçen Nazırların açıkça muhalefet ettikleri iddiasına inanmak mümkün değil. Çünkü atanmasından daha önemli olan M-Kemal'in görev ve yetkileriyle ilgili talimat, bu Nazırların da bulunduğu hükümetçe görüşülüp oybirliği ile kabul edilmiştir.135

de

bi

an

_8

6/3.4. Vahidcttin M.Kemal'i neden Anadolu'ya göndermiş? Bu konudaki iddialar: D "[M.Kemal'e] Verilen vazife görünüşte Ordu Müfettişliği, hakikatte ise o rdu dışında bir ihtiyat kuvveti hazırlamaktı." (Mevlanzade Rıfat, Türkiye İnkılabının İç Yüzü, s.209) □ "Teşkilat yapması için..." (N.Atsız, Türk Ülküsü, s.86) □ "Milletten gelen ayarlı, ancak göz korkutma planında bir direnme için..." (N.F.Kısakûrek, Vahidüddin, s. 161-162) □ "Milli Mücadele kararı, bir M.Kemal Paşa-Sultan Vahideddin anlaşması olarak başlamıştır. Bu anlaşmayı Büyük Millet Meclisi tutanakları bizzat M.Kemal Paşanın ağzından, bütün açıklığı ile nakleder. (Tutanaklarda böyle bir şey yok!) Memleketin korkunç ve felaketli istilası karşısında Sultan Vahideddin, pek sevdiği ve itimat ettiği yaveri M.Kemal Paşaya, Anadolu harekâtının başına geçerek, yer yer çete faaliyetlerine girmiş olan müdafaa mihraklarını (odaklarını), kendi merkezi etrafında toplamasını ve İstanbul'un da bu harekete el altından ve bütün .gücü ile yardım edip iştirak edeceğini (katılacağını) vaad eder."136 (Samiha Ayverdi, Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, 3.C., s.190) □ "İstanbul.. Anadolu'ya gönderilecek zabitan (subaylar) ve müfettişlerle, Anadolu'daki kurtuluş hareketini koordine etmek istiyordu. Vahdettin'in planı buydu.. Vahdettin, Anadolu'daki halk hareketini örgütlemek istiyordu." (A.Dilipak, CG Yol, s.34, 35) □ "Devleti düştüğü tehlikeden kurtarmak üzere..." (V.Vakkasoğlu, Son Bozgun, 1.C., s.138) □ "Anadolu'nun kurtuluşu için..." (H.H.Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.24) Diyeceksiniz ki K.Mısıroğlu'nun bu konuda bir görüşü yok mu? Olmaz olur mu? Bu tek konuda bile birkaç çeşit görüşü var: □ "Sultan Vahideddin, dahiyane bir buluşla, teklif edilecek muahedenin (antlaşmanın) melhuz menfi şeraitinin (tahmin edilen olumsuz koşullarının), Türk milleti tarafından asla kabul edilmeyeceğini göstererek birtakım nümayiş (gösteri) ve mitingler tertip etmesi maksadıyla M.Kemal Paşayı Anadolu'ya göndermiştir. Dikkat oluna ki Yunan harbi için değil. Yunan henüz ortada yoktur!" (K.Mısıroğlu, Lozan, 1.C., s. 106) □ "[M.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için) ikna ediş, Milli Mücadele için değil, Sevres'in ıslahını (düzeltilmesini) temin edebilecek birtakım protesto hareketleri içindi." (K.Mısıroğlu, S.Mücahitler, s.49) □ "Sultan Vahideddin, Anadolu'da milli bir kuvvet teşkili ile kötü bir sulh teklifi karşısında, bu kuvvete istinat ederek (dayanarak) birtakım fiili mukavemet hareketlerinde bulunmak ve bu suretle saltanat ve hilafeti ayakta tutabilmek ümidini besliyordu." (K.Mısıroğlu, Hilafet, s.154) □ "Yunanlıların İzmir'e Müttefiklerin müsaadesiyle bir çıkarma yapacakları hakkında söylentiler duyulmaya başlanmıştı. Sultan Vahideddin, ufukta bel iren vahim tehlikelere karşı, Anadolu'da bir mukavemet (direniş) hareketi düşünüp, bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen en dikkatli bir şekilde planladı.

de

bi

an

_8

Bu cümleden olarak yaverlerinden M.Kemal Paşayı geniş selahiyet (yetki) ve imkânlarla teçhiz ederek (donatarak) Anadolu'ya gönderdi." (K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.79) Her yazar ayrı telden çalıyor. Mısıroğlu'nun görüşleri ise, her kitabında değişiyor.137 Çünkü Vahidettin'in böyle amacı olduğunu ve M.Kemal'e -ya da bir başkasına- bu anlamda bir söz söylediğini doğrulayan, kanıtlayan hiçbir tanık, belge, mektup, anı defteri, günlük, not, iz, işaret, belirti, ima bulunmuyor. Ne yapsınlar, zorunlu olarak uyduruyorlar. Bizzat Vahidettin'in, bütün bu iddia ve masalları, 1923 yılında yayımladığı beyannamesinde reddettiğini de, 14. paragrafta göreceğiz!138 6/4. İşin doğrusu: • Neden Doğuya bir Ordu Müfettişinin atanması gerekti? Gelişimin çok kısa bir öyküsü: 1. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe ile Fransız Yüksek Komiseri Amiral Amet, daha Kasım 1919 sonunda, "Samsun'da Türklerin, Hıristiyanları toptan öldürmek için silahlandırıldıkları" görüşündedirler. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.102; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.242) Oysa gerçek tam tersinedir. S ilahlananlar, bu kesimdeki Rumlardı. Çünkü Sinop batısından Trabzon'a kadar bir Rum Pontus Devleti kurmayı düşlüyorlardı.139 Zamanla Türkler de silahlanacaklardır. 2. İngilizler, 11 Kasım 1918 günü, "Türkiye ile Rusya arasında, harpten ö nceki hudut ötesinde bulunan bütün Türk birliklerinin geri alınmasını" isterler . (Mondros, s.229) Hükümet, üç sancaktaki askeri birliklerin 1878 sınırlarının gerisine çekilmesini kararlaştırır, (Mondros, s.230)140 Osmanlı ordusu üç sancaktan (Batum, Kars, Ardahan) çekilir. Batum İngilizlerce işgal edilir. (26 Aralık 1919) Ermeni ve Gürcü saldırılarına karşı korunmak için Türkler, Ahıska, Ahikelek, Ardahan, Artvin, Oltu, Kars, Kağızman, Sarıkamış, Iğdır ve Nahçıvan bölgelerinde, milli şûralar ve milis birlikleri kurarlar. Bunların en önemlisi Kars'ta kurulan Güneybatı Kafkas Cumhuriyeti'dir. (1 Ocak 1919 Mondros, s.241)141 3. İngilizler, kış ortasında 1914 sınırı gerisine çekilmek zorunda bırakılan 9. Türk ordusunda, terhis ve fazla silahların teslim edilmesi işlerinin hızlı gitmediğinden de şikâyet ederler. İngiltere Karadeniz Kuvvetleri Komutanı General Milne, 17 Şubat 1919'da '9.Ordu Ordu Komutanı Y.Şevki Paşanın Ordu Komutanlığından uzaklaştırılmasını ve yerine, verilecek emirleri uygulayacak birinin atanmasını' ister. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.102; Mondros, s.244)142 4. Doğu illerinde asayişin korunması büyük önem taşıyordu. Çünkü Mütareke Anlaşmasının 24.maddesi gereğince, Bitlis, Van, Erzurum, Diyarbakır ve Elazığ illerinde (İngilizce metinde "altı Ermeni vilayeti" denilmektedir) çıkacak bir karışıklık, galip devletlere bu illeri işgal hakkını vermekteydi. İngilizlerin buraları işgal için kendi askerleri yerine, Çukurova bölgesinde Fransızların yaptı-

de

bi

an

_8

ğı gibi sınırda bekleyen Ermeni birliklerini kullanması da uzak bir ihtimal deği ldi. 5. İngiliz Y.Komiser Yardımcısı Amiral Webb, 13 Şubat 1919'da, İngiliz Dışişleri Bakanlığına şöyle yazar: "...Normal şartlara dönüş, bütün bölgenin tamamen silahtan tecrit edilmesi (silahsızlandırılması) ile mümkündür..." (Jeschke, İng.Belgeleri, s.103; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.242) 6. İngilizler 9 Mart 1919'da Samsun'a ancak 200, 30 Martta Merzifon'a 50 İngiliz askeri gönderirler. Ayrıca Teğmen Perring ile Yüzbaşı Hurst de, bölgede inceleme yaparlar. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.103; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri,s.243) 7. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe, 21 Nisan 1919'da, Osmanlı Hariciye Nazırlığına bir nota verir. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.104; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.243) Notanın içeriği özetle şöyledir: 'a. Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Sivas kesimlerinde, askeri durumun iyi olmadığı (terhis ve silahların teslimi işinin yavaş gittiği), b. Çeşitli kaynaklardan öğrenildiğine göre, bu kesimlerde, baştan başa şûralar (Sovyetler) kurulduğu, c. Şûraların, ordunun denetimi altında, asker topladıkları, d. Bu hal derhal durdurulmazsa, işlerin 'ciddiyet kesbedebileceği'.143 e. Şûraların asker toplamalarının engellenmesi için derhal talimat verilmesi.‟ 8. Ayrıca 25 Nisan günü D.Ferit, Y.Kom.Yardımcısı Amiral Webb'e "Hükümetin, halkın silahtan tecridi (silahsızlandırılması) faaliyetine girişmeye karar verdiğini" açıklar ve bu konuda İngilizlerin de yardımcı olmasını diler. (Jeschke, İng.Belg., s. 107; hükümet kararı: 28.4.1919, S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.285) 9. Vahidettin ve Damat Ferit'i, bölgenin işgal edilmesi tehlikesi kadar, doğudagerçekten şûralar kurulmuş olması ihtimali de telaşlandırmış ve korkutmuş olmalıdır.144 İşlemler hızla sonuçlandırılır ve M.Kemal'e de, 'göreve başlaması için acele etmesi' bildirilir. (HTVD sayı 1, belge No. 4; İşlemlerin hızla sonuçlandırılmasında, Kazım (inanç) Paşanın rolünün de olduğu anlaşılıyor.)145 10. Osmanlı Hariciye Nazırlığı, İngiliz Yüksek Komiserliğine, imparatorlukHükümetinin, asayişin herhangi bir şekilde bozulmasını önlemek için M.Kemal Paşayı, bu havalide bulunan Osmanlı kıtalarına (birlikl erine)146 Umumi Müfettiş tayinettiğini' bildirir. (Jeschke, İng.Belgeleri, s. 104) 11. M.Kemal'e »verilen askeri ve mülki görev ve yetkiler,147 işte bu olgu ve olayların sonucudur. M.Kemal'e verilen talimatın başlıca hükümleri: a. Bölgedeki asayişin düzeltilmesi, asayişsizlik sebeplerinin saptanması, b. Silah ve cephanenin bir an önce toplattırılıp koruma altına alınması, c. Şûralar varsa ve asker topluyorlarsa, bunun kesinlikle engellenmesi, d. Şûraların kapatılması. (Mülki yetki verilmesinin sebebi de bu.)148 Olayların gelişimi, belgeler, işlemin hızı, verilen görev ve talimat gösteriyor ki: 1. Bu görev, M.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için uydurulmuş bir görev değildir.

de

bi

an

_8

2. Bu görevin, Milli Mücadele'yi başlatmak için verildiği iddiasının gerçeklerlehiçbir ilgisi yoktur. 3. Vahidettin'in ya da hükümetin amacı, gerçekten M.Kemal'in öncülüğü ile devletin tüm tehlikelerden kurtulmasını sağlamak idiyse, öyleyse M.Kemal'i n eden Doğuya gönderdiler? Mesela Konya, bütün kritik kesimlere aynı uzaklıkta, Dörtyol, Afyon, Kütahya, Eskişehir, Ankara ve İstanbul'a demiryolu ile bağlantılı, zengin hinterlanda sahip bir merkez, Milli Mücadele'yi başlatmak için.en uygun yer ve 2.Ordu Müfettişliğinin karargâhı da orada. Neden oraya yollamadılar? Çünkü İngilizlerin işaret ettikleri yer, doğudaydı da ondan. Bu yüzden de M.Kemal, İngilizlerce gösterilen yere gönderilmiştir.149 Ama M.Kemal, çok değil 6 ay sonra, Konya'ya benzer konumda olan Ank ara'ya gelecektir. Silahlı bir mücadeleyi başlatmak gibi bir düşünce, Vahidettin'in de, Damat Ferit'in de akıllarının ucundan bile geçmiyordu. Çünkü D.Ferit'in 30 Martta Amiral Calthorpe'a verdiği tasarıyı, ilerde göreceğiz: Tam bir teslimiyetle İngiltere'ye bağlanmak! •• Neden bu görev için M.Kemal seçildi?

Harbiye Nazırı Şakir Paşa, M.Kemal'le konuşurken diyor ki: "Ben Sadrazam Paşa (Damat Ferit) ile görüştüm. Sizi uygun gördük."150 Neden M.Kemal? İki olasılık var: 1. Gerçekten bu işin üstesinden M.Kemal'in geleceğini düşündükleri için. Öyleyse Damat Ferit'e ve Şakir Paşaya, M.Kemal'i kim ya da kimler tavsiye etti?151 Bu konuda çeşitli tahmin ve iddialar bulunuyor: Dahiliye Nazırı M.Ali, Bahriye Nazırı Avni Paşa, Fevzi Çakmak, Hazine-yi Hassa Umum Md. Refik Bey, Dr.Esat Paşa vb.152 Vahidettin'in, M.Kemal'i hatırlatmış olması da olaylara pek aykırı düşmeyen ama henüz kanıtlanmamış bir olasılık. Kısacası, hepsi söylenti. 2. Damat Ferit, M.Kemal'in Ayan Başkanı Ahmet Rıza Bey ile yeni bir kabine kurmak için ilişki kurduğunu sandığı,153 İstanbul'da uslu durmayacağını da kestirdiği için bu vesile ile onu İstanbul'dan uzaklaştırmak istedi. M.Kemal uzaklaştırıldığını düşünüyor. (Nutuk, 1.C., s.7)154 H.Bayur diyor ki: "Bu yönü, o zaman Kurmay Başkanı olan Mareşal Fevzi Çakmak, Harbiye Nazırı Şakir Paşadan duymuş olduğunu bize anlatmıştır." (Atatürk, Hayatı ve Eseri, s.291) Jeschke ise bunu kabul etmiyor. (İng. Belgeleri, s.113) Yani bu olasılık da tartışmalı. Bu konuda tek kesin gerçek şu: Sebep ne olursa olsun, eğer Vahidettin, bu atama kararını onaylamasaydı, M.Kemal'in 9.Ordu Müfettişi olarak Anadolu'ya geçmesi mümkün olmazdı.155 Vahidettincilerin iddiaları bu çerçeve içinde kalsa, sorun yok. Ama bu onaya, taşıyamayacağı amaçlar, anlamlar ve işlevler yükleyerek, binlerce belgeye, ol guya, tanığa rağmen, tarihi tersine çevirmeye çalışıyorlar. İddiaları izlemeye devam edelim.

de

bi

an

_8

6/5. Vahidettin planını yalnız M.Kemal'e açıklamış
□ N.F.Kısakürek, kanıtsızlığa gerekçe bulmak ve durumu kurtarmak için bu planın çok gizli olduğunu, hükümetten bile saklandığını ileri sürüyor. Diyor ki:" "İngilizlere karşı bir aldatmaca olarak oynanan bu oyun, Vahidüddin tarafından, kendi öz hükümetine de aynı şekilde telkin edilmiştir.. M.Kemal Paşayı yeni vazifesine tayin ettiren, ne Harbiye Nazırı, ne Sadrazamdır. Sadece ve sadece, gayesini hükümetinden bile saklamış olan Padişahtır... Ancak birkaç faninin ruh mahzeninde (?) gizli kalmış[tır]" (s. 157, 162, 192) Peki, kim bu birkaç fani? Ses yok.

6/6. M.Kemal Anadolu'ya gitmek istemiyormuş, ..Vahidettin ikna etmiş Bu iddianın sahibi, Vahidettin'in yaveri ve Tevfik Paşanın oğlu Ali Nuri Okday'dır. N.Fazıl Kısakürek'in bu konudaki yazısını, gereksiz ayrıntıları çıkararak aktarıyorum:
□ "Seksen küsur yaşındaki Ali Nuri Beyefendiyi, Sultan Vahidüddin hakkında en nadide bilgilerin sahibi olması gereken eski ve müstesna biri olarak telefonla aradım. Şu cevabı verdi: 'Oteldeki daireme buyrunuz, görüşelim.' Hemen gittim. Birkaç hoş beş lafından sonra hemen mevzua girdim. 'Umumi Harp sona erip de İmparatorluğun çöküşü demek olan mütareke ve işgal günlerinde, [Sultanın] tavrı nasıl oldu?' [Bu soru üzerine Ali Nuri Bey yan odadan küçük bir hatıra defteri alarak İzmir'in işgal tarihini bulur.] 'İzmir'in işgalinden bir gün sonra, 16 Mayıs Cuma günü... Cuma selamlığından (namazından) sonra, M.Kemal Paşa huzura davet ve kabul edildi. Sultan Vahideddin onu Anadolu'ya geçmeye ikna etti.' Telaşla doğruldum: İkna mı etti? M.Kemal Paşanın bu hususta ikna edilmeye ihtiyacı mı vardı?' Söz, bu naziklerin naziği can noktasına gelince, muhatabım toparlanarak tane tane devam etti: 'İzah edeyim. M.Kemal Paşanın huzura kabul edilişinden bir iki saat sonra, Başyaver Naci Bey, yaverler odasına geldi ve haykırdı: 'Hünkâr (padişah) M.Kemal Paşayı ikna edebildi!' Bu haykırış kelimesi kelimesine aklımdadır. İkna tabiri yerindedir.' 'M.Kemal Paşanın gayesi Anadolu'ya geçmek değil miydi?' Muhatabım, delmek istediğim zarın nezaketini anladı. Küçük bir fikir hazırlığından sonra cevap verdi: 'Ben M.Kemal Paşayı, büyük bir asker ve kumandan tanırım. Öbür meziyetleri üzerinde söyleyecek bir sözüm yoktur. M.Kemal Paşanın gayesi, o zamanki hükümete girmekten başka bir şey değildi. Hem de birçoklarının sandığı gibi Harbiye Nazırı olmak değil, Sadrazam olmak gayesini güdüyordu. 1919 ilkbaharında vaziyet şöyleydi: Şark ordumuz silahları bırakmıyor ve ortada, İtilaf devletleriyle (galiplerle) aramızın yeniden açılacağı korkusu hüküm sürüyordu. M.Kemal Paşa da kudretli ve iradeli bir kumandan biliniyordu. Bu kanaat bilhassa Hünkâra aitti. M.Kemal Paşanın o günlerdeki kanaat ve görüşü ise, İstanbul hükümetinin İtilaf kuvvetlerine karşı direnmesi, isteklerini kabul ettirmesiydi. İşte bu tavrı göstermek için hükümeti eline almak istiyordu. Halbuki bu kanaat ve görüş, siyasi ve ameli (pratik) bir fayda temin edemezdi. Zira Mondros Mütarekesini imzalamış olan mağlup hükümetten, galip düşmanlara karşı bir direnme, karşı koyma iktidarı beklenemezdi.' Ali Nuri Beyefendinin sözünü kestim: 'Böyle olunca, o an için kabineye girmek imkânını bulamayan M.Kemal Paşadan, milli hareketi

de

bi

an

_8

evvelden planlamış ve gaye edinmiş olması beklenemez.' Muhatabım bu dikkate cevap vermeden devam etti: 'M.Kemal Paşa Anadolu'ya gönderilmiştir. Onu göndermekte ancak iki gaye olabilirdi: Ya İngilizlerin isteğine uygun şekilde, Şark Ordusunu silahsızlandırması ve Doğudaki mukavemeti kırması için yahut da tam aksi olarak, milli bir mukavemet ve hareket zemini (ortamı) açması için... 'Hangisi olduğunu sanıyorsunuz?' 'Ben sadece ihtimalleri kaydediyor ve hadiselere ait unsurları veriyorum. Dileyen, dilediği gibi hükmetsin. Ben kendi hesabıma, ayrıca bir tefsir (yorum) yapmayı emin bir yol görmüyorum. E min olduğum tek nokta, M.Kemal Paşanın, Anadolu'ya geçmek üzere Padişah tarafından ikna edildiğidir.' " (Va-hîdüddin, s.148-155)

N.F.Fazıl Kısakürek, 1968'de anılarını anlatan Ali Nuri Beyin "80 küsur yaşında" olduğunu yazıyor, doğrusu 85'tir.156 85 yaşındaki bu tanığa göre, 'Vahidettin, bir iki saat süren bir çabadan sonra, M.Kemal'i Anadolu'ya geçmesi için ikna etmiş!' Hem de ne günü? Kesinlikle belirttiğine göre, 16 Mayıs 1919 Cuma günü, öğle namazından sonra, hareketten birkaç saat önce. İşe bakın! İşlemler bitmiş, M.Kemal, annesiyle kız kardeşini Şişli'deki eve aldırmış, bölgesindeki bazı birlik ve illerle yazışmaya başlamış bile,157 resmi makamlar ve arkadaşları ile vedalaşmış, karargâh mensupları yolculuğa hazır, gemi istim üstünde, fakat M.Kemal hâlâ Anadolu'ya gitmek istemiyor, mızıklanıyormuş. Böyle bir şey olabilir mi? Usul gereğince son günkü Cuma selamlığına da katılıyor ve Hamidiye Camisinin mahfil-i hümayununda (padişahlara mahsus odasında) Vahidettin tarafından, bazı kimselerle birlikte kabul ediliyor.158 Az sonra yola çıkacak. Ama Ali Nuri'ye bakarsanız, bunca işlem ve hazırlığa rağmen, M.Kemal hâlâ gitmek niyetinde değilmiş, gitmemek için ayak sürüyormuş, zavallı Padişah, son günü, cami mahfilinde, hem de bir iki saat mücadele ederek,159 M.Kemal'i ancak son dakikada ikna edebilmişmiş... Öyle komik bir iddia, daha doğrusu öyle çocukça bir hayal oyunu ki ne ma ntığa uyuyor, ne gerçeğe, ne olayların akışına, ne gelişime, ne belgelere!160 Bu yaşlılık fantezisini, ciddi bir kanıt sayan alternatif tarih yazıcılarımız şunlar: V.Vakkasoğlu (Son Bozgun, 1.C., s.130), A.Dilipak (CG Yol, s.143), GRYT Ansiklopedisi (1.C., s.168) ve K.Mısıroğlu (S. Mücahitler, s.490; Lozan, 1.C., s.106). • Hayali ikna sahnesi Ali Nuri Okday'ın bu iddiasından yola çıkan N.F.Kısakürek, hayali bir ikna sahnesi yazmış. Bu hayali sahneyi şöyle savunuyor: "Bize denilebilir ki, 'bu tiyatro konuşmaları gibi hayalden uydurma hissini v eren lafları nereden çıkarıyorsun? İlmî ve tarihî hakikatleri belirtmek için mutlaka vesikaya (belgeye) istinat ettirilmeleri (dayandırılmaları) gereken bu dialogları, kimlerin şahadetleri (tanıklıkları) ile ispat edebilirsin?' Cevabımız şudur: Evvela beni dinleyin! Sonra da ispatını isteyin!" 161 Şimdi bu hayali sahneyi izleyelim:

de

bi

an

_8

Vahidüddin. gerekirse istiklali için canını fedaya amade bir millet karşısında olduğunu de bi an _8 .Kemal Paşayı] Vahidüddin. birçok kaynak tarafından belirtildiği gibi şöyle diyor: 'Paşa. Nihayet. haklarımızı Konferans masasında daha iyi koruyabilmemiz için ancak göz korkutma planında.165 İstanbul. sîzin Samsun'a asayişi iade edeceğiniz ve şarktaki ordu mukavemetini kaldıracağınız kanaatini besleyeceklerdir. devlet merkezinden gelmeyip de milletten gelen ayarlı bir direnme ise. Anadolu'nun her yerinde. o plan taşırılmadıkça. Şu sarayın duvar tuğlaları arasında bizi kimbilir kaç kulak dinlemektedir.167 Böyle bir hareketin idaresini. İşgal kuvvetleri. orduyu da içine alan bir daire merkezinde bütünleştirmek ve teşkilatlandırmaktır. saray ve devlet olanca emniyetini kaybetmiş bulunuyor.. ayakta kabul ediyor ve sonra ona yer göstererek. Böylece Avrupa. üzerimize farzdır. Milli mukavemet ruhu. vücuttan. Ve tezimiz bakımından. her ne oluyorsa. vücudun kalbi çevreleyici temel azasından başka hiçbir şey kurtaramaz. Artık Yunanlıya kadar yol veren bu son işgal. imparatorluğun şu anda kalble rabıtaları büsbütün çözülmüş eczasından sonra elde kalan mazlum ve çilekeş anav atandır.F. uyumayan. hissedilir şekilde. [Burada N.Kemal Paşa. Vahidettin neden Anadolu'ya bizzat geçmediğini anlatıyor. eminim ki büyük bir infial ve karşı koyuşa vesile olacaktır. küçük salonda.Kemal Paşaya. Öbür işgal mıntıkaları da malumunuz. vatanın kalbi olarak. 164 vatan çapında bir hadise teşkil edeceği muhakkak bulunan şu hitap karşısında kalıyor: 'Paşa! Türkiye'yi kurtarmak için İstanbul'dan her hangi bir hareket beklemeye imkân yoktur. Onu ve onunla birlikte topyekûn vatanı. Bahanelerin. her tarafa emniyet verici en münasibiyle de alakalı makamlara derhal tayininizi irade ettim.166 İçinde bulunduğumuz şartlar karşısında.. gidiş sebebiniz ayrıdır. işte bu milli kıyam zeminini açmanız için gönderiyorum. Bu ayrı bir konu olduğu için konuşmanın bu bölümünü. kendisiyle dizleri birbirine dokunacak şekilde yakın oturuyor.[M. bu son karşılaşma neticesinde ol uyor. namlularını saraya çevirmiş olan düşman toplarını görüyor musun? Bu vaziyet karşısında.Kısakürek'in hayaline göre. O da.'163 Bu üsluptan fevkalade hislenen ve tesir altına giren M. Size düşen iş. taşıdığınız vasıflar bakımından sizi bu ldum. pencereden düşman donanmasını göstererek. Sizi Anadolu'ya. destek teşkil edebilir.'162 Derken Vahidüddin gelen kahveyi M. nihayet milli şahlanış hareketinin düğüm noktası olan ve tarihe intikal edeceği gün.] Sulh Konferansının hazırlanmakta olduğu şu an.". düşman pençesinin içindedir. Düşman kuvvetlerine. Yani Anadolu! Anadolu'ya geçmek ve orada milli bir kıyama (ayaklanmaya) zemin açmak lazımdır. hangi kumandana emanet edebileceğimi uzun uzun düşü ndüm.Kemal Paşaya eliyle verdikten ve yine eliyle sigara ikram ettikten sonra devam ediyor: 'Böyle yakın oturuşumuz ve fısıldarcasına konuşmamız en münasip şekildir. M. hususiyle İngilizlere ve hükümete karşı. Gerçek sebebi yalnız siz ve ben bileceğiz. parça parça kendini göstermeye başl amıştır. daha sonra aktaracağım. tek merkezli ve yekpare bir milli hareket. bu ruhu büsbütün alevlendirerek. Henüz haber almış bulunduğumuza göre Yunanlılar İzmir'i işgale başlamışlardır.

Kısakürek kitabında.160-163) 1. hatta bu tarihi saptamak için hatıra defterine bakmıştı. hatıra kabilinden size bir hediye verecekler (Üzerine Padişahın adına ait ilk harfler işlenmiş olan altın saat).Kısakürek bile. 3.Kemal'in bir gün sonra Bandırma vapuruyla Samsun'a hareket ettiğini' yazıyor.Kemal'i yasal ve amacı belli bir görev için Anadolu'ya göndermek ile milli bir mücadele açması için göndermek arasında. bir rivayete göre de 60 bi ndir. kendi itiraz ediyor! 4.Kemal'le ikna için 15 Mayıs Perşembe günü konuştuğunu ve 'M. Yani milli şahlanışın muvaffak olabilmesi için mutlaka. 163) Yani kendi gösterdiği tanığın ifadesine.F. ne demek? Böyle 'ayarlı bir direniş' ile galip devletler nasıl hizaya getirilecekti acaba? de bi an _8 .Kemal Paşaya. s. askeri ve mülki idare dehasıyla. Hatta bu hareket. İstanbul.Kemal'e son sözü: 'Size bu büyük davada muvaffak olmanız için kesemden (. Tarafımdan ayrıca. Göz korkutma planında ayarlı bir direniş.. bir cami mahfilinde bu kadar uzun ve gizli bir konuşma yapılamayacağını kestirdiğinden.Kemal Paşa. en ince bir sanat.. devlet ve Padişah dışında vücut bulması ve düşmanlarımıza azami telaş ve dehşet vermeyecek çapı muhafaza etmesi lazımdır." (Vahüdiddin. Ama M.Kemal'i Anadolu'ya gönderenin Vahidettin olduğu.) altın veriyorum. topyekûn milli kurtuluş hareketine temel teşkil eden fakat tarihi ıstırabından çatlatacak şekilde toprağa gömülen. eski yaverin 'ikna edildi' demesinde. tanığın ifadesini. tam bir te slimiyetle huzurdan ayrılıyor ve bir gün sonra Bandırma vapuruyla Samsun 'a hareket ediyor. hatırlarsınız. 'kesin nitelikte olduğunu' ileri sürdüğü birkaç belgeden de söz ediyor: Mesela Dahiliye Nazırı M.. işte bu gayeyi gerçekleştirmek üzere geçecek ve Allahın inayetiyle muvaffak olacaksınız.Ali'nin Paris'te çıkardığı gaz etede yayımladığı 1. bir hatt-ı hümayun (Padişah buyruğu) ve eski Şeyhülislam M. Son onay makamı saltanat makamı olduğu için M. teşebbüslerinizde muvaffak olmanız ve gereken itimat ve selahiyeti telkin edebilmeniz için bir de hatt-ı hümayun tutuşturulacaktır. bir rivayete göre 30. bana ve hükümetime aykırı diye de gösterilebilir.Kemal Paşayı ikna etti!' diye haykırmasında belirttiği gibi henüz tereddütlü olduğu besbelli bulunan bu mevzuda. onun için de ancak 'göz korkutma planında ayarlı bir direnişten' söz ettiğini yazabiliyor. [N.Sabri Efendinin kitabı. ikna sahnesinin 16 Mayıs Cuma günü geçtiğini iddia etmiş.Fazıl'ın notu: "Tamamiyle tespit edilemeyen bu rakam. Vahidettin'in milli bir mücadele açılmasını düşündüğünü ve önerdiğini ileri süremiyor. Başyaver Naci Beyin de yaverler odasına gelip 'Hünkâr M. Anad olu'ya. çünkü bunu doğrulayacak bir tek davranışı yok.(s.anlar ve şartlarını hafif tutabilir.Kısakürek de. Evet paşa.172 Bunların tarih açısından değerini sırası geldikçe göreceğiz. dağlar kadar fark var!171 2. gözlere gösterilmeyen ve ancak birkaç faninin ruh mahzeninde gizli kalan bu telkinlerden sonra M."]169 Ayrıca elinize. N. şu sözü söylüyor: 'Muvaffak ol!' Padişahın M. Ama N.170 Gidiniz ve vatanı kurtarınız! Artık bu davaya ve onun tatbiki prensipine kanaat getirmiş bulunuyor musunuz?' M.'168 Padişah. her zaman ileri sürülebilir.000 liralık bir makbuz. Ali Nuri Bey.F. bir rivayete göre 42. 6 sayfa sonra kendi değiştiriyor ve Padişahın M.

Milli Mücadele için değil. M.Kemal'in Anadolu'ya atanması ve ayrılması sırasında. Vahidettin neden Anadolu'ya ve Milli Mücadele'nin başına geçmemiş? de bi an _8 . direnişi örgütlesin diye yollandıysa. Cumhuriyetten sonra. 7 Mayıs 1919'da kadar M.Kemal'in Anadolu'ya ilişkin bir düşüncesi olmadığını 175 göstermektedir.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin'in M.H. Diyelim ki o gün orada değildi. Türkiye. Sevres'in ıslahını (düzeltilmesini) temin edebilecek birtakım protesto hareketleri içindi. o kadar geniş yetkilerle donatıp geniş bir karargâh kadrosuyla Doğu Anadolu'ya yollamaya. 50 yıldır bu iki kardeş biraraya gelip de o günleri hiç konuşmadılar. yaz işine geleni! Dilipak'a.Fuat Cebesoy ve Rauf Orbay'ın anılarını okumasını tavsiye ederim. hem de damadı olan İ. bu yüzden o sahneye tanık olamadı.174 Ancak unutmamak gerekir ki bu ikna ediş. s. hanedan mensuplarının çok büyük bir çoğunluğu. A. eline bir hatt-ı hümayun vermeye ne gerek vardı? Yok." (S. hiçbir maceraya katılmamış.Dilipak: "Gelişmeler. bir ordu komutanını.49) Şeyh Sadi anlam olarak diyor ki: 'Duvarcı ilk tuğlayı eğri koymuşsa.176 Bizim alternatif tarih yazıcıları.Kemal Paşayı Anadolu'ya göndermek için çok uğraştığını ve ısrarla ikna edebildiğini. o zaman kabinede bulunan Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi de açıkça doğrulamakta ve ifade etmektedir. 1970'e kadar. Ama hayali bir sahne ile tarihi tatmin etmek mümkün değil ki. hiç bilgi alış verişinde bulunmadılar mı? Olay doğru olsa." (CG Yol.147) Anlaşılıyor ki alternatif tarih yazıcılığının bir başka yöntemi de şu: Al eline kalemi. 6. s. hem Saray Kurmay Başkanı.5. keşke ve sahiden böyle düşünmüş ve bu sözleri söylemiş olsaydı. üzerine Ali Galip şaşkını yollandı ve M. hem Vahidettin'in sürekli yaveri. tutuklanması kararlaştırıldı.Mücahitler. niye ordudan istifa zorunda bırakıldı. vekar ve onurunu korumuş. anılarında bu konuya değinmez miydi? Üstünde bile durmamış. İ. birtakım protesto hareketlerini başlatmak idiyse. Vahidettin'e elbette Ali Nuri Beyden daha yakındır ama bu önemli olaydan anılarında hiç söz etmiyor. Kendi adıma böyle düşünüyor ve diyorum ki Osmanlı Hanedanının son Padişahı Vahidettin de. cebine mi lyonlarca lira koymaya. Bu konudaki bazı ek iddialar: □ K. yazacaklar ama korkarım ki artık kimse inanmayacak! 6/7.Kemal ve rejim aleyhinde tek söz söylememiştir.Okday.Kemal idama mahkûm edildi? Efendim? □ A. duvar yükseldikçe eğriliği artar. M.' Bizimkiler de gerçeğin yerine hayallerini koydukları için yazdıkları gittikçe daha tutarsız ve çelişik oluyor: Eğer amaç. bir gün belki de çok doğru bir şey.H.Okday anılarını 1970'lerin ilk yıllarında yazmıştır.173 Yalnız bu tavır bile Osmanlı Hanedanına saygı duymaya yeter.

bir daha dönemeyecek. Eğer ben gizlice hazırlanıp Anadolu'ya ve milli mukavemetin başına geçecek olursam. başta M. dişlerini sıkıp şu gerçeği bir itiraf edebilseler.178 Hareketi de. şehir otomatikman işgal kuvvetlerine devredilmiş olacaktı. s.Vakkasoğlu:: "Padişah işgalcilerin elinde tam manasıyla esirdi181 ve istediği şeyi yapmaktan çok uzaktı. Bu da artık sulhe ve yeniden şart koşma imkânına kökünden sed çeker. işin aldığı önem karşısında. artık ikinci bir davranışa imkân bırakma-macasına bastırırlar. sağlığı. cephelerden son zafer müjdeleri gelinceye ve Refet Paşa kumandasında bir kısım milli kuvvet vaziyete hakim oluncaya kadar. İstanbul'da oturmayarak Anadolu'daki milli harekâtın başına geçseydi.. bir yandan tarihi ve milli hazinelerin yağmalanmaması. s. yaman bir de bi an _8 .161) □ Samiha Ayverdi: "Sultan Vahideddin.Kemal'e güya şöyle der: "Hatıra şöyle bir sual gelebilir: Ya siz. hem ecdat haz inelerini mahveder. Padişah ve Halife olarak niçin bizzat Anadolu'ya geçip milli şahlanışı en yüksek merkeze kavuşturmayı düşünmüyorsunuz? Niçin bizzat Anadolu ayaklanmasının başına geçmiyorsunuz? Böyle bir teşebbüs. hem de şehri bir daha geri alamayız. Onun için sen git. intihar gibi bir şey olur. 'Oğlum.□ Bunun sebebini Vahidettin adına yine N. [Sultan Vahideddin] onların tahammül edilmez baskılarına rağmen. hiç şüphesiz müstevliler (istilacılar).Kısakürek açıklıyor. hareketi başlamadan boğmak. fetvalar çıkartıyordu. bu teşebbüs milli kıyamı en üstün derecesine çıkarır amma milletimiz için bir felaket. Nitekim Anadolu'ya geçmeden evvel M. ben burayı beklemeye mecburum' demişti. s." 179 (Vahidüttin. Padişah İstanbul'u bir terk etseydi." (Bu Vatanı Terk Edenler. kuva-yı milliyecileri idama mahkûm ediyor. topyekûn üzerimize saldırırlar ve topyekûn tasfiyemize giderler. Son Bozgun. gözyaşlarını içine akıtarak geçirmek suretiyle İstanbul'un elimizde kalmasını temin etmiştir. kültürü. İkinci ve daha önemli sebeb ise. s. ucuz edebiyat yapmak. İstanbul'a bir daha çıkmamak üzere yerleşirlerdi.180 İşte bu mecburiyet yüzündendir ki milli mücadeleyi kötüler görünüyor ve ona karşı kuvvet sevk ediyor. boğulmasına sebep olmak neticesini doğurur..Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin. ben İstanbul'dan ayrılırsam düşman.147) Böyle bahane ve mazeretler aramak. sinir sistemi.50.177 toparlanırlar.97 vd.Mücahitler. biri ötekini tutmaz hayali sahneler ve düzmece tarihler yazmak yerine.Kemal Paşaya. Vahidettin M. cesareti. masal söylemeye gerek kalmayacak: 'Ne yazık ki son Pad işahın yaşı.C.193) □ K.) □ V. alıştığı hayat düzeni." (S. bir yandan da İstanbul'dan ayrılmasının siyasi mahzurları (sakıncaları) yüzünden.Kemal Paşa. s. Az önceki hayali sahneye göre. tahtının yanında kalmaya mecburdu. İstanbul'daki acı ve elemli günleri. O zaman İtilaf devletleri şu anki tereddütlü vaziyetlerini bir anda değiştirirler.C. 3.F." (Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. 1.

Mısıroğlu.Damat Ferit'i getirecek ve bunlar. Ayan Meclisi'nde. s. s. M. en gerekli olduğu anda Meclisi dağıtacak. 152. s. M.Kemal ile Vahidettin'in görüşmesinden bir gün sonra. Padişah da 'İttihatçılar.8) Dahiliye Nazırı M.C. bir yandan da M. kabineyi onlar düşürmeden önce. Osmanlı Sarayının Son Günleri.M. Vahidettin'in kafasındaki planın parçaları olduğunu ileri sürüyor. Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi de planın ayrıntılarındanmış □ "Bu planın ne olduğu.460) Başkâtip Ali Fuat Türkgeldi ise. Anayasanın 7. Rauf Orbay'a vermiştir. s. çeşitli ayrıntıları da varmış: 6/8. yerine de -herhalde Tevfik Paşadan daha vatansever (!) olduğu için.Ali Bey de bir gün önce. ne plan! Vahidettin.37) Aynı bilgiyi Hariciye Nazırı Nabi Bey de. 4. Son Sadrazamlar. M. sadeleştirerek ve gereksiz ayrıntılardan ayıklayarak aktarıyorum: "21 Aralık 1918 Cumartesi sabahı. 2. gerçekten. (M. daha 2 Aralıkta Meclisin dağıtılması gerektiğini ileri sürmüştür. (Yakın Tarihimiz. maddesi uyarınca Meclisin dağıtılması için Padişahın iznini almaya karar verdiklerini' söyledi.Fuat Cebesoy'a söyler. Onun istifasından sonra da Ferit Paşa Sadrazamlığa getirildi.Kemal de anılarında böyle bir açıklama yapmadığına göre. Meclisin de bi an _8 . Hilafet. 21 Aralık 1918'de dağıtılmıştır ama M. (Jeschke. M. kararın nasıl verildiğini. (İ. huzura çağrıldım. velinimetlerine (liderlerine) karşı bir vefa gösterisinde bulunmak istiyorlar. Padişah tarafından istifaya zorlandı. Tevfik Paşayı istifa ettirecek.. Planın ayrıntıları Bazı yazarlara göre Vahidettin'in planı. (L.) Ne plan.. Milli Mücadeleyi başlatma planının ilk adımları olarak yorumlanacak!183 İnsanın dili tutuluyor.Kemal'i Anadolu'ya göndermekten ibaret değilmiş.Şerif Paşa da olayı doğruluyor.C.Mücadele Hatıraları. s.Mı-sıroğlu.'182 6/8.Kemal ile görüşmesinden sonra ortaya çıkan tavır ve harekâtı aydınlatmaya başlamıştı. bu sebeble kabinede. Meclisin feshedileceğini A. Tevfik Paşa 'kabineye güvensizlik oyu verileceğini öğrendiğini. s. Gerçekten görüşmenin ertesi günü Padişahın yazılı bir buyruğu ile Meclis dağıtıldı.Kemal'in önerisi ya da isteği üzerine gerçekleştiği izlenimini vermeye çalışıyor. Vahideddin'in. (1) Mısıroğlu." (K. TKS Kronolojisi I. Tevfik Paşanın istifaya zorlanması.Simavi. Görüşmede başka kimse bulunmadığına ve M. neye dayanarak bu iddiada bulunuyor? Hayal gücüne!184 (2) Meclis.Kemal ile herhangi bir ilgisi yoktur.Kemal'in muh alefetine rağmen güven oyu almış olan Tevfik Paşa. bir yandan bu kararların.kurtuluş savaşının başına geçmeye uygun ve yatkın değildi. hiçbir yoruma yer bırakmayacak kadar açık anlatıyor.185 Padişahın has adamı Damat Ferit.İnal.K.1720) Vahidettin de Lütfi Simavi'ye.1 . "Tevfik paşa ile Meclisi feshe karar verdiklerini" açıklayacaktır.Meclisin kapatılması.274)186 M.

) Oysa Mısıroğlu bütün bunları. Meclisin dağıtılmasının gerekliliğini tekrarladıktan sonra. 10 günlük izinle İstanbul'a gider ve bir daha geri dönmez. (A.Belgeleri.182)190 Bu kanıtlar orta yerdeyken. Padişah benden sonra Lütfi Simavi Beye. Padişah. Ertesi günü huzura kabulümde. s.36 vb. bir planın hızla ve ardarda gerçekleştirilmiş parçaları gibi anlatıyordu. Doğrular: (1) a. hayat hakkınızı da kaybetmiş olursunuz diyorlar' dedi.184 ve 195 vd. kimseye bilgi vermeden İstanbul'a gidecek ve Kurtuluş Savaşına katılma- de dağıtılması daha doğru olur. aynı plan gereğince Anadolu'ya göndermiş Bu masalı benimseyen bazı Vahidettinciler: N.Türkgeldi.Di-lipak. Dahası var: Tevfik Paşa 23 Şubat 1919'da ikinci defa istifa edecek ve Vahidettin de bir daha ve yine Tevfik Paşayı sadrazamlığa getirecektir.168)189 Vahidettin. Tevfik Paşanın yerine Damat Ferit'in gelmesi. A.F.172.F. Ecnebiler (işgalciler) bu Meclisi seçilmiş saymıyorlar." (A.' 187 Yeni seçimlerin 4 ay sonra yapılmasının anayasa hükmü olduğunu hatırlatarak. CG Yol. doğrusu büyük cesaret! (3) Tevfik Paşa kabinesi de. daha işin başındayken. Eğer gereken faaliyeti göstermezseniz. bir kere kafalarına koydukları bir şeyi çıkarmıyorlar ve 'o katiller heyetinin188 seçtiği Meclisi nasıl tutuyorsunuz? Siz neye dayanıyorsunuz?' diyorlar' dedi. s. hiç kısmet olmayacak galiba.Konya'da bulunan Yıldırım Kıtaatı Müfettişliğine 2 Şubat 1919 tarihinde Cemal (Mersinli) Paşa atanmıştır. s.Türkgeldi. böylece dayılık bizde kalır' dedi. 179. bazı genç komutanları ve devlet adamlarını da. 'Başkâtip Bey pek korkak." (Görüp İşittiklerim. İng.2. Mısıroğlu'nun yazdığı gibi Vahidettin tarafından hemen istifaya zorlanmış değildir. 27 Ocak 1919 günü de şöyle dert yanar [sadeleştirilmiştir]: "Ecn ebiler pek amansız! Bize baskı yaparak Meclisi dağıttırdılar. Gerçek ile Mısıroğlu'nu birarada görmek. s.Kısakürek. bi an _8 . 'Siz hayat hakkınızı korumak için faaliyet gö stermelisiniz. Tevfik Paşanın ayrılmasından sonra Padişah beni yanında alakoyarak neden bu kararı verdiğini anlattı: 'Sizden sır çıkmaz. Vahidettin. (Jeschke.6/8. aman kanuna aykırı bir şey olmasın diye titriyor' demiş. 'Ecnebilerin zihniyeti bizimkine uymuyor.F. 5 Temmuz 1919'da. bu hususun Meclisi feshetme kararında yer almasının uygun olacağını söyledim ama kabul görmedi. ancak 4 Mart'ta gerçekleşecektir. Görüp İşittiklerim.191 Onun yerine bakan Albay Selahattin Bey de bir süre sonra.45) Cemal Paşa. bunun tersini yazmaya kalkışmak. Görüp İşittiklerim. Tevfik Paşa 13 Ocak 1919'da istifa eder ama Vahidettin sadrazamlığı yine Tevfik Paşaya verir. s. s.

1919 Nisan ayında görevden alınacak.193 Vahidettin'in ünlü planında (!) İzmir'i korumak yer almıyordu herhalde. Ege'de KurtuluşSavaşı Başlarken.Kolordu Komutanlığına atanmış olması bile Vahidettincilerin iddiasını tek başına iflas ettirmeye yeter! İstanbul.Kısım.F. atanma biçimleri ve tutumları da böyle. İzmir'in de hiç direnmeden Yunanlılara teslim edilmesini emreder. s. Çünkü Ali Nadir Paşanın hiçbir işe yaramayacağı. (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı.M.196 Yalnız Ali Nadir Paşa gibi bir zavallının. Anadolu'da bulunan bütün paşalar bunlar. Cilt.Tansel. M. Mondros'tan Mudanya'ya. K. Kolordu Komutanlığına atanır. (TİH2. ucunda beyaz mendil sallanan bir sopa ile esir kafilesinin başında yürümekten utanmaz.194 vd. yerine Selanik'i hiç savunmadan Yunan ordusuna teslim eden emekli paşalardan Ali Nadir Paşa yollanacaktır. Ege'de mukavemet (direniş) teşkilatları kurmakla vazifelendirilen Bahriye Nazırı Rauf Bey (Orbay).C.179-183) 1919'da.Kolordu Komutanı Yusuf İzzet (Met) Paşa. K.Kolordu Komutanıdır.C. Ali-Fuat Cebesoy Paşa. s. "Yunanlıların ilerlemeye devam etmeleri halinde. geçmişteki başarısızlıklarından ve yaşından bellidir.. İstiklal Harbimiz. s. doğuda bulunun 15. zorlukla sonuç aldığını ve ancak 12 Nisan'da İstanbul'dan ayrılabildiğini uzun uzun ve yakınarak anlatıyor.1.yacaktır! (A. tedavi için izinli olarak İstanbul'a gelmiş ve izni bitince de (Şubat 1919 sonunda) görevine dönmüştür. Çerkes Ethem Beyle de temas kurmuş ve onu vazifeye davet etmişti. (N. s.194 (İstiklal Harbimiz.54) 14.250 vd. s. gerçekten birtakım paşalar ve emekli subaylar yollamaya yeltenecektir ama Milli Mücadeleyi söndürsünler diye. İstiklal Harbimiz. Nitekim bu şaşkın paşa. Anadolu'daki Milli Mücadele harekâtını başlatmıştır. .197 □ Bu konuda GRYT Ansiklopedisi. (M. İzmir'deki 17. 28 Aralık 1918'de.Kolordu Komutanı Nurettin Paşa.Karabekir Paşa. 6 Haziran 1919'da Balıkesir'e alınır. s.229. s. zaten 20. Anılarında. Tekirdağ'da bulunan 14. (S. İzmir'deki 17. Bazı subayları ilk önce Doğu Karadeniz'e.113) de bi an _8 .9-18) 195 e. oradan Doğu Anadolu'ya gönderirken. s. Tekirdağ'da bulunan 14.Karabekir.Taçalan. 'genç paşaların Anadolu'ya gönderildiği' masalının iç yüzü de bu. s. İzmir'deki 17. Vahidettin'in verdiği herhangi bir görevden de hiç söz etmiyor. Vahdettincilerin ikide bir ileri sürdükleri. s.Karabekir. Yunan ordusu yayılırken.Cebesoy. Anadolu'daki bazı birliklerin başına. Milli Mücadele'ye kazanılacaktır..117)192 b. bu zorunluk dolayısıyla Anadolu'ya geçer.. güvendiği devlet adamları ile subaylara vazifeler vererek. Hatıraları." (2.Kolordu karargâhı. K.Kolordu karargâhının Yunanlılara teslim olrnası üzerine.Kolordu Komutanlığına atanabilmek için türlü girişimlerde bulunduğunu. Harbiye Nezaretine. bazılarını da Ege'ye göndermişti (!). 271) Başlangıçta tutumu budur. Ama bir süre sonra.46) c.. mukavemet edilip edilmeyeceğini" sorar. bir Yunan teğmeninden tokat yer ve bu içi geçmiş paşa. daha da ileri gidiyor ve şöyle yazıyor: "Sultan Vahidüddin.Mücadele Hatıraları.156) d. 1.

hiç olmazsa birinin içeriğini ve kime yazıldığını açıklasa da uydurmadığına inansak. (s.198 (Yakın Tarihimiz.4. mektup.. Dilipak'ın Türk tarihine armağanı: "Bir yandan Vahdeddin.Dilipak diyor ki: "Vahdettin birçok yere yazdığı mektuplarda. 1923'te yayımladığı beyannamesinde. M. de □ A.190) Bu da böyle. pul kadar bir belgecik bile yok! Varsa. s. açıklamasını rica ederim. Her biri Milli Mücadele'ye bir Yunan alayı kadar zarar vermiştir.Kemal Anadolu'dayken. Dördüncü Bölümde göreceğiz. ayrıntılı olarak açıklamaktadır.Kemal'le birlikte verdikleri karar sonucu geçtiğini. sonra Sivas'a Vali). İbrahim Bey (İzmit'e Mutasa rrıf).Dilipak her iddiasında. Osman Kadri (Bolu'ya Mutasarrıf). Çerkez Ethem adlı masal kitabında da ileri sürüyor.3. Anadolu'ya M. Rauf Bey-Ethem ilişkisinin doğrusunu da.200 . s.Kemal ve Vahidettin arasındaki işbirliği ve fikir üretimi. halk hareketini teşvik etmek için birçok yere mektup yazdığını. Vahidettin ve hükümetleri hakkındaki olumsuz düşüncelerini.. Birkaçının adını vereyim: Kambur İzzet (İzmir'e Vali).. Vahidettin'le bağlantı kurarak fikir üretiyormuş □ Şu inci de A. Hilafet. Çünkü birlikte fikir ürettiklerini belgeleyen bir tek kanıt.C." (K. 3. v atanın kurtarılması yolunda gayrete çağırıyordu. 15) Pes! Rauf Bey anılarında. kösteklemektir." (CG Yol.59)201 A. bi an 6/8.Dilipak açıklıyor. İstanbul. Şu mektupların hepsini değil. kayıt.C. ansiklopedi yazarlarından Burhan Bozgeyik. 2. Milli Hareketin gelişmesi yönünde fikir üretiliyordu. Anadolu'ya gerçekten bazı devlet adamları (!) yollamıştır ama görevleri "milli mücadele harekâtını başlatmak" değil.Kemal tarafından aranarak. telgraf. anı. (Dünya prömiyeri!) Çünkü şimdiye kadar kimse böyle bir iddiada bulunmamıştı. Abdurrahman Bey (Adana'ya Vali). paşalar ve bazı Meclis üyeleri. s. sürekli olarak M. Ali Galip (önce Elazığ'a. Anzavur Ahmet (Balıkesir'e Mutasarrıf). s. Böyle fütursuzca yazdığına göre elinde belgeler olmalı.. herhalde telepati yoluyla oluyor. Vahidettin birçok yere mektuplar yazmış _8 Aynı iddiayı.6/8.401-404. Gümülcineli İsmail ile Nemrut Mustafa (Bursa'ya Vali). ilk kez A. bir yandan hükümetin belli başlı üyeleri.Mısıroğlu. tanık. s." (CG Yol.16-18)199 Vahidettin ise. Artin Cemal (Konya'ya Vali).. bir önceki atış rekorunu kırıyor! M. halk hareketini teşvik ederek.36) Vahidettin'in.. Rauf Beyden şöyle söz ediyor: "Muhalefete ön ayak olmak küstahlığını gösteren Rauf Bey.

Mısıroğlu: "Bu fermanın (Padişah buyruğunun) yayımladığımız sureti. nihayet bizim elimize kadar gelmiştir. (2) K. Önce M. yayımlanmak üzere gönderilmiş olduğunu bildiğimden istedim ve yukarı aynen aktararak. İki farklı açıklama. bu belgenin suretlerini nasıl elde ettiklerini. Bahriye Nazırı ve bir zaman da yaver-i ekrem olan204 Avni Paşanın el yazısıyladır.Kemal'e bir hatt-ı hümayun vermiş Bu konu ilk kez.202 Daha sonra da K. Bozuk cümleden kesin bir anlam çıkmıyor. memurlara ve halka bildirilmesini buyururum.Kemal Paşanın elindeki fermanın bir suretini alıp saklamıştır. Vahidettin. hükümetimin kararı gereğince atandığınız bölgede. şöyle açıklıyorlar: □ Mevlanzade Rıfat: "Merhum Sultan Vahideddin Han. Mısıroğlu. muhterem arkadaşım Azmi Beye (Radi Azmi Yeğen).Mevlanzade Rıfat ve K.Mısıroğlu'na ulaşmış. o da M. Şeyhülislam M.55 vd.205 Avni Paşa da bu emri yazıp vermekle beraber. San Remo şehrinde. büyük atalarımın ülkesiyle halifelik ve saltanatı. M.eski müdürü. Genel Savaş'ın Müttefikler hesabına kaybedilmesi üzerine meydana gelen siyasi durum. selamla203 rımla birlikte askerlere.)207 (1) Mevlanzade Rıfat'a göre. Çıkarabildinizse.Kemal'e gizlice verildiği iddia edilen şu hatt-ı hümayunun (Padişah buyruğunun) sadeleştirilmiş metnini görelim: "Padişahlığım yaverlerinden Tuğgeneral M. s.Kemal Paşa.Mısıroğlu. suret Avni Paşa tarafından eski Şeyhülislam ve150'liklerden M.56'da. Halep'te oturan Kadıköy Belediyesi .Sabri Efendiye verilmiş. Rıfat'a vermiş. "bu belgenin de bi an _8 .Mısıroğlu yayımlamıştır. Padişah buyruğunun sureti. 239) □ K. suretin fotokopisi.Sabri Efendiye verdiği bu ferman sureti. s. bir ihtiyat olmak üzere (?)." • . ölümünden birkaç ay önce. ne mutlu size. zor ve tehlikeli alana sürüklediğinden. San Remo'da verilmiş ya da oradan yollanmış.Mücahitler. Sabahattin Selek tarafından Türk kamuoyuna duyurulmuştur.Mısıroğlu'na göre ise. M.206 Sonradan gurbette. asayişi sağlamak ve arzularıma aykırı hallerin başgöstermesini tümüyle engellemek için çaba harcayarak." (S. o yoldan da K. 150'liklerden Mevlanzade Rıfat'ın 1929 yılında Halep'de basılan 'Türk İnkılabının İç Yüzü' adlı kitabında ortaya atılmış ve hattı-ı hümayunun sureti. kendisini Anadolu'ya götürecek geminin kumandanına emir verebilmek için Avni Paşadan gemi kapt anına hitaben yazılı bir emir istemiştir. tarihe bir hizmet hediye etmiş oldum.238. hatt-ı hümayunu ilk yayımlayan Sabahattin Selek'i.Kemal'e." (s.6/9. Bunun el yazısıyla kopyasını çıkarmasının sebebi şudur: M. milletimin dokunulmazlığının güçlenmesi ve ülkemin saldırgan ellerden kurtulması için hep birlikte hareket edilmesini. bu hattı-ı hümayunun bir sureti ile bazı belgeleri.. Razi Azmi Ye-ğen'e.

R. neden ve hemen Avni Paşaya göstersin? Gösterir mi? Ayak üstü suretini çıkarmasına niçin izin versin? Verir mi? (5) Vahidettinciler.doğru olup olmadığı konusunda tereddüt belirten devrimbaz kalemşor" diye azarlıyor.Ali Bey ve Bahriye Nazırı Avni Paşa ile konuşur. Avni Paşa. s. (K. DahiliyeNazırı M.Selek'e. akla ilk gelen bu basit sorulara makul açıklamalar getirmedikleri sürece. Osmanlı devletinin Ordu Müfettişi Anadolu'ya geçemeyecek miydi? c. 15 Mayıs 1919 Perşembe günü M.211.s. gayet gizli bir Padişah buyruğunu görmek istemeye cesaret edebilir mi? Vapur kaptanına emir yazmak için böyle bir belgeyi görmesine gerek mi vardı? M.Kemal'e verilmiş değildir. Avni Paşa‘dan Bandırma kaptanına hitaben bir yazı alır. olmayan bir belgeyi M. onun da bu gayet gizli buyruğu alelade bir mektup gibi cebinde gezdirdiğini varsayalım ve olayı bir de bu duruma göre değerlendirelim: a.Kemal. buyruk suretinin kendisine verildiğinden ya da yollandığından hiç söz etmiyor. Söz konusu gayet gizli buyruk. Vahidettin'in tasarladığı de bi an _8 .Kemal'e ulaştırılmış olduğunu.208 Bence haksızlık ediyor. emrindeki küçük bir geminin kaptanına emir vermek için bunlar yetmiyormu ki ayrıca Padişah buyruğunu da görmek istiyor? Böyle özel bir buyruk olmasa ve bu buyruğu Avni Paşa görmese ya da M.Mısıroğlu.Mücahitler.212 M. o akşam ya da 15 Mayıs Perşembe sabahı. Söz gelimi "Atandığınız bölgede" deniyor.211 en dar zamanda dahi yararlanmamıştır.210 M. bu Padişah buyruğundan. Üstelik M.Kemal'den alıp suretini çıkarmış olamaz! (4) Mısıroğlu'nu üzmemek için 14 Mayıs 1919 tarihli gizli buyruğun. S. oradan ayrılıp Yıldız Sarayı'na gelir ve Vahidettin'le görüşür. gemi hareket etmeyecek.Kemal-Avni Paşa görüşmesi sırasında bu gayet gizli buyruk. kimden ve ne zaman öğrenmiş de M. S. önce Genelkurmaya gelip Cevat ve Fevzi Paşalara veda eder. Buyruğun tarihi. bu gayet gizli ve bir gün önce verilmiş buyruğun varlığını nasıl. bu son görüşme sırasında verilmiş olmalı. en yakın arkadaşlarına bile söz etmemiş.209 c. henüz M. yeterli değil. Öğrenmiş olsa bile. herkesten sakladığı gayet gizli buyruğu. Çünkü Mevlanzade. (3) Çünkü: a.Kemal'e. Öyleyse. (Anadolu İhtilali. eğer gerçekten verildiyse.Kemal göstermese.Kemal. sonra Bab-ı Âli'ye uğrar. Bu duruma göre. Padişahın onayladığı atama kararı ve Avni Paşa‘nın da üyesi bulunduğu kabinenin verdiği olağanüstü yetkilerle Ordu Müfettişi olarak yola çıkmıyor mu? Bir Bahriye Nazırına. M. herhangi bir biçimde M.212) Mısıroğlu'nun yaptığı açıklama ise. 14 Mayıs 1919 Çarşamba. Bahriye Nazırı Avni Paşa.Kemal. Vahidettincilerin hiçbir iddiasını karşılamıyor.Azmi Yeğen de. güven verici bir açıklama yapmamış.Kemal'den isti-yor? b.Kemal. sahte bir belgenin pazarlamacısı olmaktan kurtulamazlar! (6) Buyruğun ifadesi de bulanık.55) b.

1.. Vahidettin'in Çengelköy'deki köşkünü uzun uzun anlatıyor ama Vahidettin'in at merakından da. M. K. memur ve halka tebliği" emrediliyor? Açıklanamayacak bir buyruk. s.H.217 (1) O kadar çok yarış atının beslenip yetiştirilmesi için ciddi ve büyük bir tesis.Kemal'in görev alanıyla mı sınırlı? a. ne böyle bir tesisin kalıntısına rastlandı. Büyük Oyun.171.215 Önce şunu belirteyim: Vahidettin'in.22 ve 333 vd. GRYT Ans.139. eskiden beri beslediği değerli yarış atlarını satmak suretiyle elde edilmiştir. (s." (Türk Ülküsü. ne böyle bir tesise imkân var. Sivas Valisi Reşit Paşa buyruğu görmüş olsalar. neden buyruğun "asker.Karabekir. s. bu yeni hareketin. Bu takdirde.-(Anadolu İhtilali. Diyelim ki at yetiştirdiği doğru. ne işe yarar? b.C. geniş bir eğitici ve bakıcı kadrosu gerekir. Padişah ve hükümet tarafından gizlice onaylandığı izlenimini vermiştir. 1.C.Hakkı Okday. F.Kemal'e verilmiş olan ferman -ı hümayun.000 altın vermiştir. milli bir mücadeleyi kapsamayan bu ifade yetersizliğinekılıf uydurmak için diyor ki: ".C.186) Laf ola beri gele! Padişah buyruğundan söz eden bir tek komutan ve vali bile yok.214 Bu paranın önemli kısmı..Dilipak. bütün kumandan ve valilere. kanıtı olmayan bir iddia. n e de böyle bir tesisten söz eden birini duyduk. 1. s.145. Hepsini görelim.Yol.G. '40. atlarından da hiç söz açmıyor.Ceylan. s. Nokta dergisi de ciddiye almış: Resmi Tarihin Aldatıcı Masalları başlıklı yazı. ötekiler ya söylenti ya uydurma.ve karanlık yazılmış [tır].F.86) Belgesi. s. Son Bozgun. s. A." (Lozan..168. Ali Fuat Paşa. bi an Milli Mücadele. anılarında yazmazlar mıydı? Tek kelime bile etmiyorlar! Refet Paşa da böyle bir belgeden haberdar olmadığını. hiçbir kanıta dayanmıyor. Hükümetçe verildiği ileri sürülen paralardan sadece biri belgeli.Kısakürek. tanığı. 5 Mayıs 1991." (Vahidüddin.Kemal'e bol para da verilmiş □ İlk iddia Nihal Atsız'dan: "[Vahidettin] M.Altay.Ferman.C. s. M.Kısakürek. 'eskiden beri değerli yarış atları beslediğini' belirten hiçbir kaynağa rastlamadım.Kemal Paşaya teşkilat yapması için 40. Güvercin merakından bile söz edilirken.213 _8 . Damadı ve süvari binbaşısı İ. 13. on beş kadar yarış atı satmış olması gerekir. s. H. s.216 birçok değerli yarış atı beslediğinin dikkatten kaçtığı ve bu olayı kimsenin bilmediği düşünülemez. N.) de Vahidettin'in verdiği ileri sürülen parayla ilgili iddia.6/10. Çengelköy'deki köşkünün bahçesinde.Mısıroğlu ise tam tersini yazıyor: "M. Padişahın gayreti düşman devletlerin gözüne batar kaygısıyla biraz müphem. belki açığa vurulur da.000 altının mühim kısmı için'. V. Mesela K..170) Açığa vurulmayacak idiyse. s. C..33.F.Vakkasoğlu.212) (7) Bu sahteliği üzerinden akan belgeyi ciddi bir kanıt olarak kabul eden y azarlar: N.l. Sabahattin Selek'e açıklamış.

Olsa ilgisini çekmez ve yazmaz mıydı? (2) Vahidettin'in atlarından biri bile yarışlara katılsa. oradan Havza'ya. açıkça bu kadar p ara vermiş olamayacağına göre. neden hiçbiri bugüne kadar bu altınlar konusuna değinmedi? Neden gerektikçe altınları harcamayıp da ona buna muhtaç oldular? Kırk bin altının Samsun'dan Ankara'ya kadar nasıl taşındığı da. M. üç döküntü otomobil var.000 altın: 7. yani 304 kilo eder. kimsenin doğrulatmadığı "iyi bir binici olduğu" iddiasının. tüfekler ve dosyalar var. Amasya'ya.000 altın nasıl taşınabilir' sorununa da değinmekte yarar var. X 40. Ama sağlığı sebebiyte uzun yıllardır ata binemediği halde ve at ticareti yapmak da bir Osmanlı Veliahtına ve Padişahına yakışmayacağına göre. gayet kıymetli yarış atları de bi an _8 .000 altına yani 4. Her sandık. 50 kilo olsa. Çok iyi bir binici olan Sultan Vahideddin.Reşat Paşayı Zeki'nin öldürdüğünü açıklamaktan çekinmeyen bu yakın adamlardan biri olsun.906 kiloya kadar yükseltiyorlar! Oysa M. 40. at satma olayına hazırlık olmak üzere uydurulmuş bir hikâye olduğu anlaşılıyor. Yarışlara sokmayacaksa. Şişli'den Galata rıhtımına. biri bile "bunlar nedir?" diye sormaz mı? . neden satın alır ve o atları ne yapar? Şimdiye kadar atları satın alanlardan biri bile. gemiden Samsun rıhtımına.000 = 304. Erzurum'a.Kemal'e 40. anlaşılır bir meraktır. bu iş için lüzumlu parayı da şahsi atlarını satarak temin etmiştir. oradan Mıntıka Palas oteline. Bu araçlara 3-4 kişi binerek yolculuk yapıyorlar. .Mesela Refet Paşa.000 gram. o kadar çok yarış atı beslemesinin sebebi ne? (3) O kadar atı.6 gr. neden besliyordu o kadar çok atı? Birkaç soylu ve değerli ata sahip olmak. başlı başına bir bilmece. gazete haberi olmazmıydı? Böyle bir haber yok.Vahidettinciler. bu sayı ve ağırlıktaki altını. Altı sandık dolusu altın.Kemal‘e verilen para miktarını.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin. rıhtımdan motora. kırk bin altın. mütareke döneminin çetin koşulları içinde. 'ben satın aldım. Çünkü bu sorunun çözümü. Yanlarında da özel eşyaları.Karabekir Paşa. masal bu ya. Rauf Bey bu esrarlı sandıklardan neden hiç söz etmiyorlar? M. aşağıda okuyacağız. Ankara'ya nasıl taşınır? Kimler taşır? Hiç kimsenin ilgi ve merakını çekmez. Erzincan'a.Kemal ile yaveri Cevat Abbas acaba Yıldız Sarayı'ndan Şişli'ye kadar nasıl ve gizlice taşıdılar? Taşıyabilirler mi? Yoksa bu altınları. Vahidettin'in konyak içtiğini ya da Dr. Bu bir şey değil.218 (4) Vahidettin'in. neden bugüne kadar böyle bir açıklama yapmadı? (7) Altınlar herhalde sandıklara yerleştirilmiştir.Kemal ve arkadaşlarının ellerinde ancak. şu kadar altın ödedim' diye bir açıklama yapmış d eğil. motordan Bandırma gemisine. altın sayısı arttıkça güçleşecek. Kırşehir'e.220 Nasıl taşıdılar beş ton altını? Vahidettin'in M.219 (6) Verilen buyruğun açıklanmasından bile çekinen saray. Kayseri'ye.Kemal sandıklarda altın olduğunu arkadaşlarına söylediyse. 866. (5) Şimdiden '40. kim satın alır. altı sandık eder. Vahidettinciler tarafından gözü kapalı kabul ediliyor: □ K. Sivas'a. K.000 altın verdiği hakkındaki iddia. M. Şişli'deki eve gizlice Vahidettin'in güvenilir adamları mı getirdi? Eğer böyleyse.

sayfasını gösteriyor.49.. gerek bizzat kendisi. Üstelik .Mücahitler.bir başka dört yüz bin lira meselesi daha var. Tamamı da söz konusu edilmemiş." (Murat Sertoğlu'nun röportajı. 4. Öyle ince eleyip sık dokumaya. s.000 lira tutarında para verilmişti. bunun düzenlenmesi işinin de İstanbul Harbiye Nezaretince yapılması karara bağlanıyor." (N.Şevket Efendinin gül hatırı için inanacağız. Bu konudaki genel iddialardan ilkini görelim: □ "[M.237) Vahidettinçiler bu sayıyı gittikçe artırıyorlar. hükümetin bir kaçamak yapmaması içinkaynak gösterilmiş ve bu amaçla Donanma Cemiyetinin parasının kullanılabileceğine de işaret edilmiş. 400. Protokolün 8. M."Gerektiği kadarı bu de bi an _8 .) Aydın cephesinin ihtiyacı için kullanılmak üzere Donanma Cemiyetinin elinde bulunan paralardan dört yüz bin lira talep etmiş.Mücahitler. (Dayanak olarak da 1927 baskısı Nutuk'un 209. s. M. s.C. sanki kanıtlanmış gibi bu iddiaya sarılarak diyor ki: □ "Dört yüz bin altın ne demektir. düşününüz. S. bu kadar da değil ama açıklamıyor!) Bu kadar parayla neler olmaz!" (S. s.beslerdi. b. maddesi şöyle: "Aydın Kuva-yı Milliyesinin takviyesi ve iaşelerinin teshil vetemini. Bu Vatanı Terk Edenler.Kemal Paşaya] devlet veznesinden ve örtülü ödenekten 100. İstanbul hükümeti de bu isteği yerine getirmiştir. 177) Nutuk'ta yer alan bilgi işte bu. 1.49. Bu suretle elde edilen 40. 1. Vahidettin'in 400. doğr udan doğruya Aydın Kuva-yı Milliyesine yardım etmesini istiyor..Kemal'e hükümetçe verildiği ileri sürülen paralar var.50 vd.180 vb.Atsız'a dayanarak. Şehzade Mahmut Şevket Efendi yapıyor: □ "[Vahideddin.Kemal Paşaya verdi.Kemal'e] en geniş yetkileri ve lüzumlu parayı da vermiştir. Ali Rıza Paşa hükümetinin.C. Protokolde. artık ona da. gerekse kurulan çeşitli hükümetler vasıtasıyla -ki bilhassa Ali Rıza Paşa hükümeti zamanında.)221 Sırada. Son Bozgun.143. 1.000 lira gönderdiğini iddia ediyor ama kanıt olarak da.000 lira ne olacak peki? Eh. Donanma Cemiyetinin 400.000 altını M.000 lira istemiyor. (Ama Nutuk'ta verilen bilgi böyle değil. s.000 altına baliğ olmuştur (varmıştır).Şevket Efendi. Bu husus Harbiye Nezaretince tanzim olunur. Türkiye İnkılabının İçyüzü. belge aramaya ne gerek var? Maksat Vahidettin'in namı kurtulsun! (2) Mısıroğlu'nun sözünü ettiği 'bir başka dört yüz bin lira' olayının aslı da şu: a.Kemal." (Nutuk. M. az sonra sözü edilecek olan 1.Vakkasoğlu. Damat Ferit hükümeti yerine gelen Ali Rıza Paşa hükümetinin temsilcisi Salih Paşa ile Heyet-i Temsiliye arasında Amasya'da görüşmeler ya-pilır (Ekim 1919) ve bazı protokoller düzenlenir. s. Yani M." (Mevlanzade Rıfat.C. V.000 liralık bir makbuzun fotokopisini gösteriyor.Mısıroğlu. 66. Benim bildiğime göre paşaya.devamlı surette para göndermiştir. 6 Temmuz 1967. Kalan 399. Açık artırmanın öncülüğünü. s.000 lirasından lüzumu kadarı hükümet tarafından bu maksada tahsis kılınabilir.) (1) M... Onu da M. Tercüman gazetesi) K. GRYT Ans. Bu paranın tutarı da 400.Kemal Paşa bizzat itiraf ediyor.

225 Zira sağdan soldan başka makbuzlar da ortaya çıkmaktadır." (S. Ama bildiğim kadarıyla. Bu gazetede. M. b u paraya ait makbuzun fotokopisini neşretmiştir. (Anadolu İhtilali.. "İstanbul hükümeti bu isteği yerine getirmiştir" dediğine de bakmayın. bin liralık makbuzdan daha önemli olan bu 25.Selek de görmemiş. çok büyük bir paraymış gibi "Bu parayla neler olmaz!" diye çığlık atıyor.222 Sevres Andlaşmasını alıp geri dönmek için Paris'e giden kurul üyelerine ise toplam 280. M.Ödenen belgeli para bu kadar. s. Toulon'a götürecek olan Gülcemal vapuru bile 70.000 altın harcanarak süslenmiştir. s. 'hangi Vekalette para varsa toplayıp kendisine vermişlerdir.459) c. s. de bi an _8 işe ayrılabilir" denmiş. Bunlardan birini daha zikredelim: M. Radi Bey (Radi AzmiYeğen) söylemişti. O paranın tamamı verilmiş olsaydı bile. Belgeli ve yasal ödemeler şunlardır: 1.000 liralık makbuzun fotokopisi de.Kemal'in ve karargâh mensuplarının 3 aylık aylıkları.□ "Anlaşıldığına göre hangi vekalette ne kadar para varsa. Basın İlan Kurumu'nun Bayramoğlu'ndaki Tatil Köyü'nde. Mısıroğlu. Damat Ferit'i. hükümetin Aydın Kuva-yı Milliyesine yardım edip etmediği. yollukları verilen %50 zam. gördüğünü yazmış ya da 25.Mücahitler.Mısıroğlu fütursuzca devam ediyor: .Selek.Gökbilgin. Aydın cephesinin acaba kaç gününü karşılardı.Yazdığına göre. MAli'nin gazetesinde yayımlanmış.Ali'nin gazetesinde yayımlandığını.M.C.000 frank verilmiştir! (T. 133) 1984 ya da 1985'te. M.Ali Bey. gazetenin tarihini de.224 Ama K. Ama hayrettir ki Mısıroğlu. (3) S.Selek'in kitabından almış. Fransada 'Zincire Vuru lmuş Cumhuriyet' isimli bir gazete çıkardı.Kemal Paşa Anadolu'ya giderken kendisine makbuz karşılığı olarak Dahiliye Nezareti örtülü ödeneğinden yirmi beş bin lira vermiş bulunan o zamanın Dahiliye Nazırı M.Kemal'e Dahiliye Nezareti ödeneğinden verilen 1."226 Yani gazeteyi ve makbuzun klişesini S. böyle bir makbuzun klişesinin..403 vd. (Lütfi Simavi Bey. Çünkü kısa bir süre sonra Damat Ferit.000 liralık bir makbuzdan söz ediyor. makbuz hakkında herhangi bir bilg ide vermemektedir. bu hususu kendisine sormuş ve şu cevabı almıştım: "Makbuzun M. birçok belge arasında.Başlarken. (2) S. söz konusu gazetede yayımlandığını yazmakla birlikte.000 lira. Mısıroğlu'nun. bu derneği kapatıp malvarlığına el koyacaktır.Ali'nin gazetesindeki klişeyi görmüş. 2. ettiyse ne kadar ettiği bilinmemektedir. Çünkü gazeteyi görmüş değil.sağdan soldan başka makbuzlar da ortaya çıkıyor' diyor ama sadece 25.223 2.Selek görmemiş ama makbuzun fotokopisi yayımlanmış olabilir . s. M.000 liralık makbuzun klişesini yayımlamıyor. onu hesap etmiyor. aktarıyor. bu kuru bilgiyi S.25.000 liralık makbuzun klişesini Türkiye'de yayımlamış olan hiç kimse yok. Hani öteki makbuzlar? Derin ve zengin bir sessizlik.) Dedikoduları ve hayalleri bir yana bırakıp gerçeklere dönelim.51) (1) Mısıroğlu. toplayıp kendisine vermişlerdir.

başka adres veriyor.Kemal'in ağzından şöyle bitirir: "Vahdettin ayağa kalktı.Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi adlı kitabının 302...000 + 25.000 lira önemli değil.Kemal'e 25.Vakkasoğlu: "M. dedikodu yapmaya ve masal anlatmaya bayılıyorlar: □ K. bu yüzden de alıntıyı nerden yaptığını unutmuş. "Enver Behnan Şapolyo olayı şöyle anlatıyor" diyor ve onun K. 105 belgeyi içeriyor.138) M.Dursunoğlu. 157) □ A.Hüseyin Ceylan! Yazar." (Son Bozgun. M. sayfasını gösteriyor (17.25. s.. M.227 Velhasıl M.Mısıroğlu: "Kendisine külliyetli paralar verildi. Ötesi dedikodu ve büyüklere masal. bu paranın 4 ay içinde bittiği ve hiç paralarının kalmadığı. sayfasından alıntı yapıyor ama alıntının sonunda. Vahidettin ile M. parasızlıkla ilgili birçok olay anlatmaktadır.] □ V. (C. Sonuç: M.Dilipak: ". Hilafet.. Anadolu'daki kurtuluş hareketini örgütlemek için gönderilmişti. kusuruna bakmayın! Nedir bulduğu gerçek? Açıklayayım: Veda sahnesini anlatan E." (Lozan. s. 'Atatürk'ün Bana Anlattıkları' adlı kitabın 78. yolluklar. Anadolu'da halk ayaklanmasını örgütlemek için büyük miktarda para ile Samsun'a gönderiliyordu. 1. bunun coşkusu içinde.C.41.Şapolyo.164.. Y a- de bi an _8 .Kemal'e ve karargâhına verilen kanıtlanabilir para." [CG Yol. s. Geldik bu hesapsız kitapsız atışların doruk noktasına. Cebine yüz binlerce altın konmuştur. Bu zaman bir kadife kutu içinde birtakım da hediyeler verdi. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığının 1982'de yayımladığı. M.'de Erzurum. sonradan yapılan % 50 zam ve 1.. M. 300. emekli Binbaşı Süleyman Beyin 900 lirası ile Müdafaa-yı Hukuk Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin buna eklediği 100 liraya muhtaç olmalarından anlaşılıyor.M.155. bu görüşmeyi.000 liradır. Bu nasıl iş? Çünkü yıllardır kims enin çözemediği bir düğümü çözmüş.000 lira verildiği de.Kemal.143)229 Farkında mısınız.C. para ile ilgili iddiasına. s. sadece aylıklar.228 Ama Vahidettinciler.Kemal'in daha sonraki mektupları bunu doğrulamaktadır. Sarayı terk ettim. para gittikçe ürüyor. Söz konusu kitap. kaynak olarak. dipnot).186. M. belgelenmemiş bir iddiadır. Atatürk ile İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921) adlı kitaptır..Müfit Kansu da.Kemal'e 1.185. Bu mektuplar Başbakanlık Arşivi'nce yayımlanmıştır. elimi sıkı sıkı sıktı: 'Muvaffak olunuz!' dedi. s. H.000 lira verildiği kabul edilse bile.Kemal'in 15 Mayıs 1919 günkü veda sahnesiyle başlıyor. Erzurum'dan ayrılırken. 1.000 altın para verilerek.B. bu doğrultuda tek mektup yok! Dilipak yine desteksiz atmış.Kemal Paşaya verilen paralar milyonlarla ifade edilmektedir. Önemli olan gerçek olup olmadığı. Son atıcı. o para Pontus çetelerine karşı kurulan Türk çetelerini desteklemeye ve yeni önlemler almaya bile yetmez..

Şapolyo. kendisine ait yarış atlarını satarak bu birikimi elde etmiş ve bunu da kadife kutu içersinde M. Bandırma vapuru. bu tamamen Sultan Vahdeddin'in. [Paranın verildiği garanti de şimdi sıra niteliğini açıklamaya geldi!] Olsa olsa. ne koysan alıyor.Ceylan'ın akıcı bir Türkçeyle anlattıklarını dinlemeye devam edelim: □ "Bugünkü verilerle ele alacak olursak. normal bir harc-ı rah (yolluk) veya Dokuzuncu Ordu Müfettişliği için verilmiş bir tahsisat olmasına da imkân yoktur. yani açık denizde. K. 40. kırk bin Osmanlı altını ki bunlar bugün Reşat altın dediğimiz altınlardır. düpedüz vızıltı kalır. dört yüz bin altına yükselmiştir. Vahidettin ve M.C. Sultan Vahdeddin'in.302. vatanın kurtuluşu için ortaya koyduğu tarifsiz ve tanımsız (!) bir jestten başka bir şey değildir.231 Bu arada Nihal Atsız'ın iddiasının nasıl değiştirilip. Öyleyse son taksit. Çünkü Sultan Vahdettin gayet kıymetli.verim Cevat Abbas'la gecenin karanlığında." Şu tatlı masalı kesip de araya girmeyeyim diyorum ama mümkün olmuyor ki! 18 Mayıs 1919 akşamı. kaç sa ndığa sığar diye kafa patlatıp duruyordum. Yıldız Tep elerini aşarak Şişli'ye geldik. öyle altı tane sandığa filan da gerek yokmuş. kim taşıyabilir. derin düşünceler içinde.5 milyon olduğu için M.Kemal'e vermiştir. M. 40. şimdi bu kadife kutu içersinde neler olduğunu biraz açmaya çalışalım.232 Bu kadar büyük bir miktarın. açık de- de bi an _8 .H.B. Ocak 95 verileri için tam tamına 140 milyar Türk lirasıdır. s.. bu 'tarifsiz ve tanımsız' jestin yanında. o da almış ve koltuğunun altına sıkıştırıp saraydan ayrılmış. bir cümleye dikkat çekmek ist erim: '. Dişimizi sıkıp H.Kemal gibi büyük adamların. Naim Süleymanoğlu'ndan daha güçlü kuvvetli olduklarını. Sinop'tan ayrılmış. bir cep saatinin kadife kutusuna sığabiliyormuş." Demek ki Vahidettin. Büyük Oyun. s.Kemal'e vermiş.000 altın. bu kadar altın nasıl taşınır. Üstelik bu altınlar Sultan Vahdettin'in tamamen şahsi servetidir.Kemal'e 18 Mayıs 1919 akşamına kadar verilen müteaddit (birçok) yardımların toplamı. Bafra Burnu açıklarında.000 altının tamamının Vahidettin'e mal edildiğine de dikkatinizi çekerim. Meğer. Ali Cengiz'in torbası." (E.Sultan Vahiddedin bana saraydan ayrılırken bir kadife kutu içersinde birtakım da hediyeler verdi. içinde 304 kilo altın bulunan kadife kutuyu M.] Kaldı ki M. Sanki kadife bir kutu değil..Kemal'e Sultan Vahdeddin'in verdiği şahsi parasının toplamı. 1995 Ocak ayı verileriyle bir Reşat altını 3 .Kemal'i Anadolu'ya ve Samsun'a göndermeye ikna ettikten sonra. 1. [Ne kadar doğru söylüyor! Vatan için ölmek filan.000 (kırk bin) altındır.Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi. kadife kutu içersindeki para ve altının muhtevasını öğrendiğimizde.Kemal'in kendi ağzıyla açıkladığı bu olayda. sabah Samsun'a varacak.29)230 □ Ceylan heyecanla diyor ki: "M. 304 kiloyu tüy gibi kaldırabileceklerini neden daha önce düşünemedim? Sonra. Hay Allah razı olsun! Ben de boş yere.!' Geliniz.. Tarih önünde vicdan sahibi herkesi çarpacak olan bir gerçekle karşılaşıyoruz. kendisine kadife kutu içersinde verdiği altının miktarı tamı tamına 40.

s. yaklaşık tam (Ne Türkçe!) 30 trilyon Türk lirasına tekabül etmektedir (30 trilyon TL. görüp incelemediği bir kitaba doğrudan gönderme yapmaz. Bu kadar parayla neler olmaz ki! Bugünkü rakamlarla 840. Çünkü ortaya çıkan başka makbuzlar da vardır. M.Kemal'e İstanbul hükümeti. bu bilgiyi nereden aldığını belirtir. N. 'Bu kitapta. cildinin 469. makam-ı hilafet ve tek kişi de.H. M. [1. ya da Deniz Kızı Eftalya ile. Padişah tarafından verilen altın liraların mi ktarı. biz ona bakalım. bu heyecanlı film sahnesine neden anılarında yer vermemişler. bir çare bulup yetiştirmişler ya.Şevket Efendinin 5 Temmuz 1967'de Tercüman gazetesinde yayımlanan. Halife-Sultan Vahdeddin'in emriyle (!) bu istek de yerine getirilmiştir. Aydın cephesinde savaşan askerlere yardım ulaştırmak için Donanma Cemiyeti'nin elinde bulunan paralardan 400.000 altına ve 4. veriliş tarzı ve gayesi nakledilmektedir.000 altın talep etmiş. şu 400. Bu masala en çok Deniz Kızı Eftelya y akışıyor değil mi? Her neyse. İslam dünyasının en büyük alimlerinden biri olan ve Vahdeddin döneminin Şeyhülislamlığını yapan M. Alternatif Tarih Balonu. M. Hangi vasıta ile ulaştırılmış olabilir? Benim aklıma şunlar geliyor: Maşallah Helikopteri. Doğrusu ayıp etmişler. O. Öyleyse kitabı bulup okumuş.Ceylan da. 18 Mayıs akşamı. bir dört yüz bin altın meselesi daha var. 1.nin karşılığıdır) ki Türk siyasi ve kültür hay atımızda ilk kez gündeme getirdiğimiz (!) bu rakamlarla Anadolu'da nelerin yapılabileceği gayet iyi anlaşılacaktır." (Büyük Oyun. bir vesika deposudur' diye yazıyo r- de bi an _8 . 20.Kemal'e nasıl teslim edildiğini biz keşfetmeye çalışalım. [Bu sefer de mahut 25. açık denizde.Sabri Efendinin verdiği bilgilerdir. Damat Ferit'in Ah İngiltere adlı özel yatı.Kemal'e mi?) para ve altınlar.. Padişahın kendisine verdiği (Kime? M. "Her olayı kendi nezaketi ve tarih disiplini içinde analiz etmeye ve irdelemeye çalıştığını" (!) açıklıyor.000 lira hakkında bilinenleri tekrar ediyor.Kemal ve arkadaşları. kendisine bütün bu yaptıklarına rağmen 'vatan haini' damgası vurulmak ist enen Halife-Sultan Vahdeddin'dir. Çünkü sahici bir araştırmacı. meşhur 'Mevkuf-ul Akl ' isimli eserinde bilgi vermekte [dir].H. malum açıklamasına gönderme yapıyor.Kısakürek. geniş yetki ve selahiyetler hakkında. İşte bu büyük maddi yardımın arkasındaki tek adres.Kemal'e yardımlar da yapılmıştır.F. Anadolu'nun ihtiyacı görülmesi için İstanbul hükümeti tarafından M.Kemal bizzat ikrar ve itiraf etmektedir.29-32) H. yani makam-ı hilafet.233 Öyleyse bu konuyu da analiz edip irdelemiştir elbette. Artık muhteremi daha fazla yormayalım da. sayfasına gö nderme yapıyor.Sabri'ye mi.906 kiloya ulaştı!] Yine bizim için en önemli belgelerden biri de. □ H.000 altın234 toplam Ocak/95 altın hatlarına göre. Vahidettin'in makam denizaltısı. Bu kadar para ve altın yardımının dışında.000 liralık makbuzu ileri sürüyor ve devam ediyor:] Ayrıca şu da anlaşılıyor ki M.C. Böylece verilen para da 866.Ceylan.Asırda yetişmiş.) Bu miktarı da M. M.Ceylan devam ediyor: "Üstelik Samsun'a hareket edene kadar verilen miktarlardan başka. peyderpey (parça parça).nizdeki gemiye nasıl yetiştirildi? H. (Burada M.000 liranın son taksitinin. nerede ne bulduysa vermeye çalışmıştır.H. anlamadım.Sabri'nin malum kitabının yine 1.

" de Para konusundaki hiçbir iddiaları.. .Sabri Efendi. Anlaşılıyor ki N. parası ve malı ile kazanılmıştır. Niye yapmıyor bu tarihi hizmeti? Neden bu belge ve bilgileri çevirerek. Hiçbir belgenin yer almadığı da belli. tarihe katkıda bulunmuyor? Çünkü kitabı Mısıroğlu'ndan başka gören yok. Bu örnek. kanı. Derledik.Kısakürek'in vesika deposu sandığı kitapta. O zaman tarihe biraz daha ışık tutarak. Sonuç olarak. ATV'de bir program yayımlandı: İktidar Oyunu. Hepsi uydurma.. [. programın başında dedi ki: "Kolay bir araştırma. yakıştırma! Kurtuluş Savaşı. geçerli.du. sayfalara] gönderme yapıyorlar. sağlam. eledik ve İktidar Oyunu'nun bu keskin sahnesini hazırladık. bi an _8 Dikkat etmişsinizdir. onun verdiği bilgileri benimseyen öteki yazarlar da. cildinin iki sayfasına. Bazı soruları burada hiç çekinmeden soralım! İşte bu sorulan ararken bulduğumuz bir örnek: Bu örnek.235 Gerçeği öğrenmek isteyenlere. dayanaksız iddia ve isnatlara ayırmış. Türkiye'nin daha güzel günlere gitmesi için paslanmış tabuların yıkıldığı bir dönemdeyiz.] Öyleyse işin temeline inelim. Şişirdikleri kitap bu. kolay bir senaryo değil bu. M. bu muazzam sahnede.Sabri Efendinin kitabı • Sonuç: 7. kitap elinin altında. bugüne kadar okuduğumuz tarihi gerçeklerin. Bu iki sayfadan yapılan aktarmalar şunu gösteriyor: Sarığına kadar politikaya batmış olan M.. Bandırma gemisi 5 Nisan 1995 akşamı. mantıklı. Pro gramın hazırlayıcısı ve sunucusu Fatih Çekirge. belgeli. kanıtlı değil. Mısıroğlu mutlaka aktarırdı. bizce önemli ve tarihsel bir iddia ile başlıyor. Mısıroğlu da. Alptekin Müderrisoğlu'nun Kurtuluş Savaşının Mali Kaynakları adlı eserini tavsiye ederim. Türkçesi yetersiz ama İmam-Hatip Lisesi ve İlahiyat Fakültesi mezunu olduğuna göre herhalde iyi Arapça biliyordur. Cumhuriyet döneminde yaşanan cemaatdevlet-tarikat ilişkilerinin de yanlış aktarılmış olabileceğini anlatmak adına. el yordamıyla ama emin adımlarla ilerleyebiliriz sanıyorum. Ne güzel işte. Bu yüzden birçok kişiyle konuştuk. halkın canı. • M..F. veriliş tarzı ve gayesini gösteren bilgi ve belgeleri çevirip yayımlasa ya.. söz konusu kitabın sadece 1. aslında nasıl da tartışılabilir olduğunu or-teya koyuyor. kitabının iki sayfasını birtakım belgesiz.Kemal ve Kurtuluş Savaşı'na ilişkin sadece iki dedikodu sayfası bulunmaktadır. Şu altın liraların miktarı. İçinde dişe dokunur bilgi ve bir tek belge olsa. Bu anlamda çok önemlidir. [468 ve 469.

aslında büyük bir gemi olduğunu söylüyor. Hasan Hüseyin Ceylan.H.. suları boşaltarak.H. Bandırma gemisi ile cemaat-devlet-tarikat ilişkilerinin ilgisi ne? Sabırlı olun. yayına hazırlık yapıldığı sıralarda.[Anlaşılan bu ilişkileri aydınlatacak çok önemli bir belge bulmuş.Çekirge'yi sendeletmiş. Emin Oktay'dan tutunuz. Refah Partisi'nin önemli bir ismi.. 19 Mayıs sabahı.Ceylan şöyle devam ediyor: "[M. (Aaaaaa! Şu bizim H.H. birkaç balon patlatıp F.Ceylan. "cebinden 146 milyar lira verdiğini" ileri sürüyor. Bir taka ile yol iz bilmeyen bir kaptanın gözetiminde.H. yine Çekirge 'de:] "Gerçekten şaşırtıcı değil mi? H. Vahidettin'in M. de bi an _8 .H. her an batabilecek bir taka ile kıyıdan kıyıdan Samsun'a gidebilmiştir. Peki ama bu nasıl olabilir? Bunca yıl okul kitaplarında öğrendiğimiz bu tarihi gerçek. Galip Efendi de şöyle diyor: "Bunlar tarihi vaka.H. bunu biraz sonra açıklayacak. Çekirge.237 baca yüksekliği 19 metre yüksekliğinde. gülünç bir iddiaya aracılık etmekten de kurtulurdu. herhalde d enizcilik tarihi uzmanı olmalı ki burada Rufai Tarikatı Şeyhi Galip Efendi'ye söz veriyor.Ceylan'ın sesi. hiç dümen bilmediği için yanlışlıkla önce İnebolu'ya çıktık denilerek. H. hepinizin Cumhuriyet tarihi bilgilerinizi yoklayıp belki de biraz sendeletecek. bağrını bu yalan rüzgârına açmış. esip gürlüyor.Ceylan. 19 metre ne demek. Çekirge bizim de sendeleyeceğimizi sanıyor. bir dairenin yüksekliği 3 metredir yahu. Samsun'a ayak bastığı iddia edilir.H. Anlaşılan H. Yalanla dolanla Cumhuriyet oturmaz. su almış.236 sendelemekten de. üzerine türküler yakılan Yavuz'dan da büyükmüş demek ki! Fatih Çekirge. Çekirge de. Ceylan'ın iddialarına önce inanamadık. F. çok zor durumda." [Emin Oktay ve Enver Ziya Karal'ın böyle yazıp yazmadıklarını aşağıda göreceğiz! H. Bandırma gemisi hakkında doğru bilgi bulur. d ahası. bu önemli ve tarihsel iddianın Bandırma gemisiyle ilgili olduğunu anlıyoruz. küçük bir taka olarak bildiği o pusulasız vapurun.Kemal'i "Anadolu'nun kurtuluşu için yolladığını"." [Allah Allah! Yavuz zırhlısının boyu bile 186 metreydi!238 Bandırma. birdenbire kocaman bir vapurun fotoğrafı dolduruyor. şimdi oraya geliy orum. Çekirge'nin şu son kelimesi üzerinde duracağım.Kemal. sonunda. nasıl böylesine çarpıtılabilir? Bu niye yapılır? Oysa bizim bildiğimiz kadarı ile M. Enver Ziya Karallara varıncaya kadar böyle söylenmiş. ayılmadan ve uyanmadan dinliyor. fırsattan yararlanarak.Kemal'in] Samsun'a gidişini nasıl tarif edeyim size. önce.Ceylan!) Sizi biraz çocukluk günlerinize götürecek.] H. Bunlar gizlenmesin.Ceylan. bu şahane resmin üzerine düşüyor:] "Buyrun! Yaklaşık 236 metre uzunluğunda. sağa sola vurarak. Bütün dikkatimizi ekrana topluyoruz. İşin gerçeğini söyle!" Rufai Tarikati Şeyhinin bu önemli uyarısından (!) sonra söz. bakmış eksi 273 (mutlak sıfır).Ceylan devam ediyor:] "İşte Bandırma vapuru!" [Ve ekranı. Oooo! Ad eta orta boy bir transatlantik! H. Oysa yayından önce Meydan Larousse ansiklopedisine şöyle bir göz atmış olsaydı. s abah namazından sonra. Çekirge'nin tarih bilgisini yoklamış.Çekirge devam ediyor:] "İddianın sahibi. Oraya gelmeden. İngiliz işgal kuvvetlerinden kaça kaça. onu açıklay acak. bugüne kadar hepimizin." [Bir an sonra.

bu yolculuğu de bi an _8 . sonradan Bandırma adı verilmiş bir başka geminin fotoğrafını yutturmaya çalışan H. Sevres ne. TBMM ne. "bugüne kadar hepimizin küçük bir taka olarak bildiğimizi" söyleyerek. işbirlikçi kim. kaptan için 'yol iz bilmiyor' demiş ki? Kim. Mücahedat-ı Milliye Hatıratı' adlı kitabında.239 Bu yutturma iddialar ile devlet-tarikat sorunu arasında ilişki kurmaya çabaladığı için.Sonra dedik ki bunu en yetkili kurum olan Türk Tarih Kurumu Başkanına da soralım. hiç kimse kamuoyunu böyle dış kapının mandalı konularla meşgul etmezdi. böyle bir tehlike olduğunu M. Doğu Karadeniz bölgesine özgü.Ceylan. bir İngiliz savaş gemisinin Bandırma'yı izleyeceğini sanıyorlar. geçim derdine düşmüş ve pek az okuyan insanlarımızı. bağnazlık ne. Çekirge'nin sözlerini ele almak istiyorum. işgal devriyelerinin nalça sesleri ile İzmir kordonunda Türk süvarilerinin nallarının şakırdaması arasındaki fark ne.Yusuf Halaçoğlu gelecek ve kısa bir konuşma yapacak.H." [Bundan sonra ekrana TTK Başkanı Prof. Taka. M. kuva-yı milliyeci kim. yakın geçmişimizle ilgili gerçeklerden kuşkuya düşürerek. kaptanın 'hiç dümen bilmediğini' yazmış ki? Kim? Kim? Böyle birileri yok! H. İstanbul ne. yelken ve kürekle hareket eden. bu bir hülya mıdır. cilerin öncüsü Mevlanzade Rıfat'tır. s. bunları bilen.239)243 Bandırma gemisinde bulunanlardan biri olan Yarbay M.Kemal ve arkadaşları. azıcık bilgi ve biraz sağduyu yeter. Bandırma'yı. Ayrıca bizim gençliğimizde. din tüccarı kim. 1924'te yayımlanan 'Anadolu İnkılabı.H. 8-10 metre boyunda. daha çok balıkçılıkta kullanılan bir kıyı teknesidir.Arif.]: Evet. tam bağımsızlık ne. Kim. Kim dersiniz? Söyleyeyim.242 Bir kruvazörün Bandırma'yı takip ettiğini ilk ortaya atan da yine Vahidettin-. Vahidettin'in damadı İ. Ankara ne.Ceylan'a aracı olduğu için.H. biz Bandırma'nın taka olmadığını biliyoruz! Bize hiç kimse o geminin taka olduğunu söylemedi. hoşgörü ne. acıyı ve zafer coşkus unu iliklerine kadar yaşamış insanlarla doluydu. Dört yıl süren yaman bir mücadelenin sonucu bir yana bırakılıp da Bandırma'nın boyu poşu ile neden uğraşılıyor acaba? Bu çabaların. Bu konuşmayı sonra vermek üzere. (Türkiye İnkılabının İçyüzü. kendi kurguladıkları bir uyduruk tarihe inandırma tuzakları olduğu besbelli değil mi? Şimdi gelelim.Hakkı Okday. saray ne. bu acıları ve coşkuları unutturmaya çalışıyor ve dikkatleri böyle zırvalara çekmeye çalışıyor. gerçekten bizler de şaşırdık ama bu zırvalara inanıp da ekrana getirdiği için! İlk Bandırma vapuruyla hiç ilgisi olmayan. Çünkü biri.Ceylan'ın yeni Zati Sungurluğuna.Kemal'e haber vermiştir. Dört bir yanımız. herkesi kendi bilgisizliğine de ortak ediyor. H. Şimdilerde birileri. gerçek dindar kim. kapitülasyon ne. Çünkü Kurtuluş Savaşının daha dumanı üstündeydi.Çekirge ayrıca.Dr. yoksa M. Bandırma gemisine taka diyenin aklından şüphe etmek için doktor olmaya bile gerek yok.240 F.Kemal'in bayrağı altında toplanmış olanların gerçekleştirdiği bir mucize midir. Lozan ne.241 Bandırma ise buharlı bir gemi. Hayır efendim. tam gaz uyduruyor! Ama bir gerçek olan fırtınayı ise abartı sanıyor. hiç kimse böyle ıvır zıvır k onularla ilgilenmez. Masal yazmaktan vakit bulup araştırmıyor ki doğruları öğrenebilsin.

birden yerini şiddetli bir fırtınaya bıraktı. □ M. Biz açıldıkça deniz de kabardıkça kabardı. diğer taraftan İngiliz torpidosunun karanlık hayalinden kaçmak isteyen bu küçük teknenin yolcuları. Yaver Muzaffer (Kılıç) Beyden öğrendiğime göre. [.] Hemen karar verdim.Kemal'in karargâh subaylarından biridir. arkamızdan bir torpido yollayarak. Karargâhımızdan olanlar." (Hayat dergisi. sayı 21/ Mayıs 1969)245 Kısacası Samsun yolcularının. usulen rotasını sahilden uzak tutmak mecburiyetinde idi.Kemal Paşa da buna sinirlenmekte idi. Hatta ka ptan köprüsüne çıkıp kaptanla konuştuğunu görmüştük. ayın 18'inde öğleye doğru Sinop limanına girebildik. tekne gibi sallanıyordu... Kaptana 'sahilden uzaklaşmamasını."244 □ Aynı vapurda bulunan Kur.şöyle anlatıyor: □ "Acaba Boğaz dışında bir İngiliz torpidosu tarafından küçük Bandırma vapurumuz durdurulacak mıydı? Samsun'a ayak basıncaya kadar bu şüphe ve tereddüt kaybolmadı. Bandırma vapuru Galata rıhtımında hazır. azgın fırtına da. yahut vapurun Karad eniz'de batırılacağını söyledi. Daha sonra.Hüsrev Gerede de o yolculuğu özetle şöyle anlatmaktadır: "[Silah ve cephane denetiminden sonra] akşamın sekiz buçuğunda Boğaz'dan çıktık. bir İngiliz gemisinin Bandırma'yı durduracağından ya da batıracağından kuşkulanmaları da. Geceyi pek fena. fırtınanın şiddeti sebebiyle gemi süvarisi. Bir taraftan Karadeniz'in müthiş fırtına ve dalgalarından kurtulmak. benim ya hareketime müsaade edilmeyeceğini.. uzaklardadır... Paraketeyi dalgalar kopardığından.Sinop'tan Samsun'a doğru yola çıktık.. içindekilerle beraber Bandırma'yı Karadeniz'in azgın sularına gömecekleri söylentisi çalınmıştı. Tam bu sırada gelerek. Sandallarla vapura gittik. bu yolculukta bulunan. Yıldırımla vurulmuşa döndüm. kaç mil gittiğimizi de bilmiyorduk. İngilizlerin Boğaz'dan çıktıktan sonra. Fırtınadan ufacık gemi. bildiğimiz bu. fındık kabuğu gibi oynamaya başlamıştı. Hepimiz yataklara serildik. Gecenin karanlığı içinde büsbütün korkunçlaşan Karadeniz'in hırçın dalgaları üzerinde Bandırma gemisi. Fakat endişemize rağmen torpido görünmedi. Otomobil kapımın önünde idi. Yolculuğu o da şöyle anlatıyor: "Hafiften hafiften esen rüzgâr.. Baktım ki rıhtıma yanaşmış olacağını sandığım vapur. muayyen saatte rıhtımda toplanmış olacaklardı. M. Akşam 9. Allahın inayeti ile batmadan. maiyetinde (emrinde) çalıştığı bir damattan (Vahidettin'in damadı İsmail Hakkı Okday)246 aynı şeyleri öğrendiğini bildirdi. Kaptana yola çıkmak de bi an _8 ... çok sıkıntı çekmişlerdi. .30'da İn ebolu'ya girdik. Evdeki vedaları bitirmiştim. "Artık Şişli'deki evi bırakmak üzereyiz.Bnb. resmi tarihçilerin uydurduğu şeyler değildir. hem de çok tehlikeli geçirdik. icap ederse baştan karayı dahi göze almasını' emretmiş. İstanbul'dan ayrılmadan önce kulağımıza.Kemal'in bu konuyla ilgili olarak anlattıkları da şu.. Denizin çok dalgalı olması." (Hayat dergisi.. fazla durmadan Sinop'un yolunu tuttuk.. vaktiyle uzun müddet yanımda çalışan bir erkan-ı harp (Kurmay Yüzbaşı Neşet Bora) da gelerek. M. beni büroma (çalışma odama) götüren bir dostum. aldığı bir hab ere göre. otomobile atlayarak Galata rıhtımına geldim. sayı 7/ Mayıs 1956) □ Üsteğmen Hikmet Gerçekçi de.

özetle şöyle demektedir: "Son olarak bir de Bandırma vapuru safsatası çıkardılar. pusulasının bulunm adığını. Tekrar Bandırma vapuruna bindik. hareket hazırlıklarını çabuklaştırmasını söyledim. hatta Sinop'ta inip yolculuğa karadan devam etmeyi bile düşünüyor. 'bu denizi pek iyi tanımam. İ. kaptana tehlikeli ihtimalleri anlattım. kaptana kıyıdan gitmesini söylüyor. hiç takaya benziyor mu? Sultan Vahdettin tarafından Kurtuluş Savaşı'nın meşalesini yakmakla görevlendirilen M. Muht eremler. Samsun'a bir an evvel ayak basmak için o kadar acele ediyordum ki zaman kaybetmektense tehlikeye göğüs germeyi tercih ettim. Bir kararsızlık da olabilir diye düşündüm. Dört görgü tanığının ağzından Samsun yolculuğunun hikâyesi bu. baca yüksekliği 19 metredir! Önce bunu. Gelip gidildiğine göre. pusulası olmayan." (Atatürk'ün Hatıraları. s. Okday boş yere telaşlandığı. nihayet Samsun limanına vardık. 19 metre baca yüksekliğindeki bu dev şilep. çünkü o karışık dönemde bu. Kasabaya çıktım. demir aldırmaya başladı. yol iz bilmeyen bir kaptanla yola çıkılan Bandırma vapurunun fotoğrafı! Osmanlı donanmasına bağlı. İstanbul'dan gizlice yola çıktıklarını. Milliyet'teki 30 Nisan 1995 günlü yazısında. resmi tarihin büyük oyununu faş ediyorlardı: Bandırma vapuru 236 metre boyunda koca bir gemidir.' dedi.. acaba bunlarla şehirdekiler arasında bir muhabere mi (habe rleşme mi) vardı? Maksat beni tevkif etmekse. Hareket ettik. Sahili. M.takip ede ede. vapur muydu. kendi koşulları içinde değerlendirmek zorundayız. 236 metre uzunluğunda. Kısa bir araştırma yaptık ve doğrusunu yazdık. Anadolu'nun bir kara parçasına ayak basmaktan ibaretti. altına da şunları yazmışlar: '70 yıllık resmi tarihin kitaplarında.. Maatteessüf yokmuş. Bundan istifade edebi lmek için kaptana. Karadeniz boğazından çıkarken. Zabit ve askerler.için emir verdimse de Kız Kulesi açıklarında muayeneye tabi tutulduk. M.H. Bu defa Ankara'daki kitap fuarına (15-23 Nisan).247 Çünkü bundan sonra benim tek istediğim. uzak bir olasılık değildir. □ Hasan Pulur. bütün bu şeylere lüzum yoktu.Kemal ve arkadaşları da gereksiz yere kuşkuya kapıldıkları için de eleştirilemez. Birkaç ecnebi zabit ve askeri bizi yoklayacaklar mıydı? Muayene uzayıp gitti. susarlar sanıyorduk.Kemal. Atatürk'ü Samsun'a götüren gemi.248 Çok zorluk çekecek. Yirmi yedi yıllık ihtiyar kaptan. 'Ne aksi. dışarı çıktılar. Bandırma'nın çürük çarık bir taka. Geniş tutuklamaların başladığı çok karanlık bir dönem yaşanmaktadır. televizyo ndaki bir programa yutturdular. Ben kaptan yerinde idim. Bilmem neden. bizlere taka diye öğretilen. kırık dökük. Oradakilerle görüşerek.249 bir İngiliz gemisinin Bandırma'yı izlediğini anlatmıyor! Her olayı. pusulamız da biraz bozuk. Sıkılıyordum. günlerce yollarda kalacaktık. evvela Sinop'a geldik.Kemal de bi an _8 .124125) M.Kemal bu kuşkusundan dolayı. bir geminin fotoğrafını asıp. taka mıydı? Sanki takaydı diyen varmış gibi. aldanmışız. Telaşlanıp kuşkulanmakta haklılar. Mümkün olduğu kadar kıyıları takip etmesini tavsiye ettim. Cevap verdi. kaptanının yol iz ve dümen bilmeyen biri olduğunu. Bugünkü bilgilerimize dayanarak.250 (16 Nisan 1995) Artık herhalde yanlışlarını anlarlar. Aynı tertiple seyahat ederek. Samsun'a kolaylıkla gidilebilecek yol olup olmadığını soruşturdum.

demiştim. Ya böyle yazan hiçbir resmi tarih kitabı yoksa.Dr.Çekirge sansürledi] □ Bandırma vapuru konusu. Birtakım kişilerin de şeyinden. sadece yıllar önce yayımlanmış olan İslam Ansiklopedisinde bile bunun aksi yazıyor.Dr. gençlerimize.Dr. işte bu gemidir!' " Pulur'un verdiği bu bilgiye ben de bir şey ekleyeyim: Afişin üstünde de. 'büyük Atatürk de. Öte yandan. oyunlarından kurtulacaktır. maiyetiyle birlikte Anadolu'ya geçmesi için tahsis edilen taka. Hasan Pulur'a bir açıklama gönderiyor. Türk Tarih Kurumu'nun Bilim Kurulu toplantı salonu nda yer almaktadır'. 'bu bilgiler İslam Ansiklopedisinde bile var'.Çekirge'nin İktidar Oyunu adlı programında yaptığı kısa konuşma. 'Atatürk Bandırma vapuruyla İngilizlerden kaçarak değil. bilinmeyen bir şey değildir anlamını vermek istedim. hem halkımız. 19 Mayıs sabahı Samsun'a çıkmıştır' dedim ve ekledim. Ergun Aybars ile birlikte Prof.Taner Kışlalı. • Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof..Yusuf Halaçoğlu'nun. 'biz her zaman hakikati arayan. dediğim gibi. O programdaki konuşmasını. çok daha iyi yolda olacaktır.251 Ama kimin yalan söylediği. Kanal 6'da yayımlanan Pusula programında bir daha ele alındı. Nitekim sözlerimin devamında. F. programdaki konuşmasında yer almıyor! Ya bunları söylemedi. tarihi doğru gördüğü zaman. Atatürk'ün Samsun'a nasıl çıktığı sorusuna da. onlardan gizlice Samsun'a gittiği şeklinde kayıtlar vardır. dolaylı olarak doğrulamış oluyor. programda söylediğim bu kadar değildi. Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile ilgili olarak da. konumuzu ilgilendiren bölümünü de aynen aktarıyorum: ". gerçek manada öğretelim ki ben şundan eminim. olduğu gibi aktarıyorum: "Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile ilgili tarih kitaplarında. o zaman ne yapacak TTK Başkanı?] _8 . A. ya da söyledi ama F. 'doğrular islam Ansiklo pedisi'nde bile mevcuttur' demiştim.Halaçoğlu. onu buldukça da söylemeye cüret eden insanlar olmalıyız' demektedir ve bu deyişi. İstanbul hükümeti tarafından. Halbuki bugün.Y.. hem gençlerimiz. pusulası olmayan ve zor hareket eden ve hatta Karadeniz'in bu engin dalgalarına dayanacak gücü bile olmayan. hayli tartışma konusu olmuştu.H.Dr. İngilizlerin de oluruyla 16 Mart 1919 Cuma günü öğleden sonra İstanbul'dan hareketle. sonradan ekliyor. 5 Mayıs 1995 günü Olaylar ve İnsanlar köşesinde yayımlanan bu açıklamanın.252 Ve asıl yalancılar ve destekçileri. yeni bir yalana kadar sustular.253 Kaldı ki belgelerde de bunun böyle olmadığı görülüyor. daha sonra.Ceylan'ın iddiasını. konumuzla ilgisi olmayan kısımları çıkararak. Özellikle 'bile' kelimesini sarf ettim ki bu." [Böylece H. nal gibi harflerle "Bize yalan söylediler!" diye yazıyordu.Yusuf Halaçoğlu da katıldı. İşte en açık. kısa süre içinde açığa çıktı. Bu programa Prof. İngilizlerden de kaçarak. Bu programın ilgili bölümünü. Tarihimizi. ancak kıyıdan gidebilen bir Bandırma vapurunun hızıyla. işte Atatürk'ün külü stür bir vapurla. aktarıyo- de bi an Paşaya. bariz örneklerden bir tanesi bu. Birçok gazetede bu fotoğrafın ikinci Bandırma gemisine ait olduğu açıklandı. Tabii.□ Prof. Prof. 16 Mayıs 1995 akşamı." [Ama söylediğini iddia ettiği bu sözlerin çoğu.Dr.

yani izlenecek olursa..Halaçoglu... yanlış öğretilmemesi gerektiği.. benim programda sadece..Bunu ben..H.rum. Ü. eksiksiz aktarıyorum. askeri tarihler de. Bana sorulan sualde. ee. H. Halaçoğlu'na diyor ki: "Ü. tarihimizde bu tür çarpıtmalar ve yanlışlar var. gençlerimize gerçekleri öğretmeliyiz' gibi bir şeyle de toparlamışınız. Türkiye'nin en zengin kitaplı klarından biri var. Y. tarih kitaplarımızda biraz bu konu saptırılmış. demiyeyim de veya yanlış bir biçimde ortaya konmuştur." Söylediğini iddia ettiği bu sözler de ilk programdaki konuşmasında yok! Açıkl adıkça yeni cümleler ekliyor.. orta ve lise tarih kitapları duruyor. Ü. ben sadece şöyle bir ifadede bulundum. Ü.Zileli . ham bilgiyle ahkâm kesilir mi? Artık "Emin Oktay'dan Enver Ziya Karallara varıncaya kadar böyle söylendiği" iddiasını ele alabiliriz. Programın hazırlayıcısı ve sunucusu Ümit Zileli. Karadeniz'in azgın suları ile boğuşarak.Ondan sonra mikrofon size dönmüş galiba ve 'Evet. de bi an _8 .Halaçoğlu . burada sanıyorum ki.. orta okul ve liselerde okutulan başlıca tarih kitaplarından alıntılar yapacağım: Hepsinde..Zileli . konumuzla ilgili olarak ne yazılıysa. H. Onun dışındaki ilk söylediğiniz kısımla ilgili herhangi bir şeyim yok..Z. dedim. Bir bilim adamı ve çok önemli bir kurumun Başkanı olarak. fakat TTK Başkanı Y. Değil mi efendim? Bir yanlış. Ben de. gerçekten. o konuyla ilgili. Bunun ötesinde herhangi bir. çürük değil. normal. birkaç kitap karıştırıp gerçeği öğrenmeye çalışamaz mıydı? Başkanı olduğu kurumda. Mesele budur. İşin ilginç yanı.Şimdi. Y.Karal ile Emin Oktay'ın ve 1928'den beri ilk okul.Nedir efendim? Y. Y. ne takadan bahsettim. Enver Ziya Karal ile Emin Oktay'ın254 kitapları da. dedim. doğrusu öğretildiği takdirde gençlerimize ve insanlarımıza..Ceylan'ın Emin Oktay'ın tarih kitabı hakkındaki iddiasını da hâlâ paylaşıyor.Halaçoglu da. Tarih kitaplarımızda.Peki efendim.Zileli . H. Bandırma dökü ntü. Çünkü ben gemiyle ilgili hiçbir beyanat vermedim.Ceylan'ın iddialarını özetledikten sonra. milyonların önüne yeniden çıkmadan önce. Tabii Prof. Hem İstanbul hükümetinin. pusulası olan bir vapurdur. E. Atatürk Samsun'a nasıl çıktı diye soruldu. zamanın iyisi bir vapu rdur.H. İslam Ansiklopedisi'nde bile çürük olmadığı yazılı.Orada bir fazlalık var yalnız..Affedersiniz. Kulaktan dolma. hem İngilizlerin haberi olarak.Zileli . Y.. İngilizlerden kaçarak Samsun'a çıkmadı.Halaçoğlu . Emin Oktay döneminden itibaren şöyle bir baktığımızda. geçmişte Emin Oktay'ın tarih kitabında olduğu gibi İstanbul'dan kaçarak gizlice gitmedi.. bilgisi dahilinde Samsun'a Bandırma vapuru ile çıktı.. çok daha doğru ve iyi bir yolda olabileceğ imizi ifade ettim. Atatürk Samsun'a dedim. t arihin doğrusunun öğretilmesi.Halaçoğlu . programın yapımcısı Fatih Çekirge ile..Programda yalnız. gerçekleri araştırmadan konuşuyor..Halaçoğlu .Ceylan'ın gerçeklerle arası zaten bozuk. değişik yıllara ilişkin belli başlı ilk okul yurt bilgisi.. Masamın üzerinde. hem Vahdettin'in. orada sözü edilen kısım.H.

" (E. M.Kemal Paşa.Oktay. M. 3.Cumhuriyeti Tarihi.a. Tarih IV.Mumcu. Yeni Tarih. 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan ayrıldı. 1958) b. Yeni tarih. Yeni Tarih Dersleri.." (M. Yunanlılara karşı koymak için hazırlıklar yaparken. Yunan ordusu İzmir'e ayak bastıktan bir gün sonra.. s. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. İstanbul.." (Emin Oktay. İzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edildiği günden bir gün sonra.E.Kemal.117." (Zuhuri Danışman. MEB y.Oktay.23. güvendiği arkadaşlarını yanına alarak karargâhını kurdu ve 16 Mayıs akşamı İstanbul'dan Bandırma vapuru ile Samsun'a hareket etti.Ziya Karal. s. s. s.Kemal de 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı." (E.Ahmet Sevengil.. 15 Mayıs 1919'da..26. M. 1928) □ ". s. Ders Kitapları Türk Ltd.. Bu vazifeyi hemen kabul etti. a. s.Su -A. Orta III.223. s.g." (Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti. 19 Mayıs günü Samsun'da Anadolu'ya ayak bastı. 14." (E. İstanbul. 5.Yalçın. İstanbul.Bu sırada kendisine Samsun'da Ordu Müfettişliği teklif ettiler.. 1958) □ "M. Anadolu'da bir ödev al arak (3." (R. Yunanlılar İzmir'e asker çıkardıktan dört gün sonra. Orta Okul ve Lise: □ ". 1931 [İlk resmi tarih budur]) □ "Hükümet kendisine ordu müfettişliği teklif etti. 19 Mayıs 1919 günü Samsun'da Anadolu'ya ayak bastı. ordu müfe ttişliği vazifesiyle Anadolu'ya gidiyordu. ilk Mekteplere Yurt Bilgisi.. M. İstanbul. Ordu Müfettişliği vazifesini alarak. memleketin en kötü günlerinden biri olan. Orta III. geçen dersimizde gördüğümüz gibi. bu sırada Anadolu'ya geçti.Cumhuriyeti Tarihi. M.Ziya Karal. Üçüncü Ordu Müfettişliği ödeviyle 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan çıktı. T. İstanbul." (E..Kemal. İstanbul. İzmir'de kurulan Redd-i İlhak cemiyeti.63.K. 134.. 15 Mayıs 1919'da. 19 Mayıs sabahı da Samsun'a çıktı. Atak Y. s. s. 1981) de bi an _8 . İstanbul. 1945) □ "15 Mayıs 1919'da Yunanlılar hiçbir sebep yokken İzmir'e çıkmışlardı.Sınıf.Kemal Paşa.Kemal Samsun'a hareket ediyor ve 19 Mayıs'ta Samsun'da. Yunan ordusu İzmir'e ayak bastıktan bir gün sonra. Remzi K. 1952) □ "Bu maksatla. 1957) □ "M. TC İnkılap Tarihi. İstanbul'dan Anadolu'ya hareket etti ve Samsun iskelesine çıktı (19 Mayıs). Anadolu topraklarına ayak basıyordu. İstanbul. İlk Okul 5. İlk Okul 5. T. Devlet Matbaası." (M. 1950) □ "M. Bir Y. M. Ş.234) □ "Hükümet kendisine ordu müfettişliği teklif etti.e. Anadolu topraklarına ayak basıyordu.124.Basımevi. Suhulet Kitapevi.14.Arkın-O.Kemal de 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. s.Kemal 16 Mayıs 1919'da çürük bir vapurla255 İstanbul'dan Samsun'a hareket etti. İlk Okul: □ "Çanakkale'de büyük yararlık ve kahramanlık göstermiş olan kumandanlarımızdan M.Ordu Müfettişliği).Kemal Samsun'a hareket ediyor ve 19 Mayıs'ta Samsun'da.

hani pusulasız diyorlardı. E. H.Halaçoğlu'nun tutumunu nasıl niteleyeceğiz? M.Kemal'e karşı olan yazarların piri Mevlanzade Rıfat'tır! (Türkiye İnkılabının İçyüzü..Y.12) □ "Aşağıdaki bilgiler incelendiğinde.Halaçoğlu'nun iddia ettikleri gibi bir ifade yok! Üstelik çoğunda Bandırma gemisinin adı bile geçmiyor.Kemal'in kurduğu Türk Tarih Kurumu'nun Başkanının.69) Kaçarak geçtiğini söyleyen kim ki?256 □ "Bütün resmi tarih kitaplarında ve ideolojide anlatılan. s. bu konuda bir açıklama yapmak zorunda olduğunu sanıyorum. saat 16. Halaçoğlu yerine döner dönmez haber vereceğini söyleyerek numaramı aldı. hani gizlice diyorlardı. hani kaptan ne yol iz biliyor. 1 cild. kadrosuna göre ikmal ettirerek.. s. M. gizlice gitti diyorlardı? Hiçbirinde.Mücahitler. Gizlice gittiğini yazan tek kişi M. H.. Bandırma vapuru ile İstanbul'dan hareket edecek ve 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkacaktır.Dr. Böyle bir açıklamaya önce bu kitapta yer vermek için 4 Ocak 1996 Perşembe günü.133) Az önce hepsini gördük. sonra da ona hücum ediyorlar.. S.Atatürk'ün Türkiye'yi işgal kuvvetlerinden kurtarmak ve Anadolu'da kurtuluş meşalesini yakmak adına İstanbul'dan gizlice Samsun'a hareket ettiği. Halaçoğlu konferanstaymış.Z. Allah ıslah etsin! de bi an _8 .Ceylan. 5 Mayıs 1991. Yıllardır ketmedilen (saklanan) bu gerçeği.Karal ve onlardan sonraki resmi tarihçiler taka diyorlardı. Harp Tarihi Dairesi Y.Kemal Paşa. hani yanlışlıkla önce İnebolu'ya çıktılar diyorlardı." (TİH. Ankara. Emin Oktay. M. s.. M. şeklindedir.Mısıroğlu. hani İngiliz işgal kuvvetlerinden kaça kaça.K.Kemal'in İstanbul'dan ayrılışı ile ilgili öteki iddialar: □ "Anadolu'ya kaçarak geçmiş değil.Ceylan ile TTK Başkanı Prof.195.H. Bu kitabı baskıya verinceye kadar Halaçoğlu'dan ses çıkmadı. 16 Mayıs 1919 tarihinde. s. Sekreterine bağladılar. Anlattım. ne dümen diyorlardı. müfettişlik karargâhını. Peki. 1962)  Hani. s.Ceylan'ın yine uydurduğu anlaşılıyor.Kemal'in İstanbul'dan gizlice Samsun'a hareket ettiği yazmıyor.H.c.209) Hayali bir yel değirmeni kuruyor.H.00'da TTK santralinden Halaçoğlu'nu aradım. Nokta Dergisi.00'den sonra yerinde olur' dedi ve niçin aradığımı sordu.. CG Yol. '18." (A. TRT nihayet 21 Aralık 1987'de [açıkladı]. Prof.. ne Vahdeddin'den ve ne de İngilizlerden gizli Samsun yolculuğuna çıkmadığı görülecektir.  M.Dr." (K." (H. Sekreter hanım.Kemal'in. Askeri tarih: □ "M. hiçbir resmi tarih kitabında.Y.Dilipak.

İngilizlere karşı gizli bir anlaşma yapmışlardı ya. s. anayasa hukuku gereğidir.Kemal'e karşı olanların tekelinde mi? 8. 9. Son Bozgun. H.İngiliz gizli anlaşması masalı Vahidettincilere göre. bir yarbay. genç nesil. bu konuda ayrıntılı bilgi var. 1.Kemal ile İngilizler de Vahidettin'e karşı_ gizlice anlaşmışlarmış. s. s.Kemal'in anılarında. M. Bir paşa. ötekisi de bir iki kelimesini değiştirip uyduruk cümleyi kendine mal ediyor. 1.Kemal.95) Efendi hazretleri. verdiği bilginin ilkelliğine mi? Vapurda bir tek paşa var. □ "[Bandırma vapurunda] tam 19 üst düzey paşa ve devlet yetkilisi vardır. dürüst bir yaklaşım olur muydu? Bunun.H.Fethi Tevetoğlu.Mısıroğlu'nun açıklamasından anlaşıldığına göre. ne de kitaplarda! Vahidettinciler.Kemal'in anılarında var." (H. üç üsteğmen. 1.H. bu iddianın fikir babası. bu tek örnekten yola çıkarak ve işe resmi tarihleri de katarak genel bir suçlamada bulunmak. Vodvil kurgusunu andıran eğlenceli bir durum! K.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu. s.Kemal Paşanın bulunduğunu sanmaktadır. bugünkü nesil. Atatürk'le Samsun'a Çıkanlar. Beşinci Murat'ı örnek alıp bütün O smanlı Padişahlarının deli olduğunu söylemekten ne farkı var? Yoksa yalan-yanlış yazı yazmak. 1. beş yüzbaşı. o da M.14)257 □ "Yıllarca yürütülmüş yağcılık edebiyatı neticesi. Ötekiler: Üç albay.141. Bandırma'da tek başına M. ne resmi tarihlerde..Sabri Efendi. aynı iddiaya. (Dr. ilk defa 1987'de TRT'nin açıkladığı da Dilipak uydurması. s. Yunanistan'da çıkardığı haftalık de bi an _8 ." (V. Vahidettin ile M. ne M. M.Ceylan.Kemal Paşanın bulunduğunu sanmaktadır.Kemal'in olduğu. iki şifre kâtibi. Büyük Oyun..C.37) Türkçesine mi şaşarsınız.Kemal . Büyük Oyun.Ordu Müfettişliğine. 150'liklerden M. Bandırma vapurunda tek başına M.Mücahitler. böylece resmi tarihin bir yanlışını bulmuş gibi hava atıyorlar! Pek çocukça bir numara! Eğer bu numarayı yutanlar varsa.Ceylan. Damat Ferit hükümetlerinde dört kere Şeyhülislam258 olarak görev almış.Bu gerçeği. ne öteki anılarda. Padişahtan gizli olarak atanabilir mi? Atama kararındaki üç imzadan birinin. s.C. (S..C. meğerse M. GRYT ansik lopedisi de yer vermektedir. Bandırma vapurunda tek başına M.C. yalnız M. 1926'da Hakimiyet-i Milliye ve Milliyet gazetelerinde yayımlanan M.155) □ "Yıllarca yürütülmüş dayatmacı resmi tarih yalanlanınca.Kemal.37) Biri uyduruyor.Vakkasoğlu.. üç binbaşı. önce bir iddiada bulunup sonra da bu iddiayı şiddetle yalanlıyor ve herkesin bildiği gerçekleri kendileri keşfetmiş gibi açıklıyor. Aziz Nesin'e selam olsun! Böyle yalan-yanlış bilgilere yer veren özel bir kitap olsaydı bile. Padişahın olması.

Türk ordularının ve halkının üzerine tayyarelerle atılır.Sabri de Mısır'dan Romanya'ya döner.196. ancak istenen neticenin alınamaması üzerine geri dönmüştür. 1908'de Tokat milletvekili olarak Meclis'e girer. s. s. Ali Birinci diyor ki: "Hadise günü M. daha sonra Ahali Partisi (1910) ile Türk siyasi hayatının en karanlık kuruluşu olan Hürriyet ve İtilaf Partisinin (1911) kurucuları arasında yer alır.]" (Hilafet. İslam dü nyasının en büyük alimlerinden biri' olarak niteledikleri M. Rıza Nur diyor ki: "Maatteessüf (yazık ki) çabucak Sadık. Basri Bey ve M. 1900-1904 arasında. M. bir kısmına ise hükümetçe yurt dışına gitmeleri tavsiye edilir (Mesela Ali Kemal ve Rıza Nur'a).Sabri ve Gümülcineli'den mürekkep bir klik teşekkül etmiş. '20. yeni bir darbe girişimi hazırlıklarına katılacak ve Sadrazam M. 217)261 Bunun üzerine Hürriyet ve İtilaf Partisi yöneticilerinin bir kısmı yurt dışına kaçarlar (M. İstanbul'a gelir.Sabri Efendi [dir.212) M. Ama çok geçmeden. s. s. s. Ali Birinci'nin verdiği bilgilere göre Talat ve Cemal Paşalarla Polis Müdürü Azmi Beyin de öldürülmesi düşünülmüş fakat gerçekleştirilememiştir.262 Gümülcineli İsmail ise bir daha siyasetle uğraşmayacağına dini ve namusu üzerine yemin ettiği için sürgün cezasına uğramaktan kurtulur. parti yönetimi ihtilal komitesi halini aldı. 'allame'. (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. Bu arada suikastçılarla da görüşmeler yapmıştır." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. burada Türk hükümeti aleyhinde bir gazete çıkarması temin edilerek.370) Bu parti hakkında geniş bir araştırma yapmış olan Ali Birinci. Gümülcineli İsmail'in hükümet darbesi yapma önerisi üzerine parti başkanı ve bazı üyeler istifa ettiler. İngilizler hesabına casusluk yapmayı kabul ederler.Sabri Efendi.264 Mesela "Gümülcineli İsmail savaşın başlamasından (1914) birkaç ay sonra İngilizler tarafından Selanik'e gönderilir. eğitimini ilerletir. medrese eğitimi görür.263 Mısır'da bulunan kaçak İtilafçılardan 20-30 kadarı. asırda yetişmiş. politikaya merak salar.Şevket Paşa öldürülecektir (11 Haziran 1913).Sabri'nin hakimiyetine girdi.Sabri Efendiyi tanıyalım. fenalık ve edepsizlik başlamıştı. II. özetle şöyle diyor: "Bir toplantıda.209) Vahidettincilerin 'büyük din bilgini'. ders vermeye başlar." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. sonra Yunanistan'a geçecektir. 25 Ocak 1913 günü Bab-ı Âlinin basılıp hükümetin devrilmesine karar verildi ama İttihat ve Terakki daha hızlı davranıp Bab-ı Âli'yi basarak iktidarı ele geçirdi. parti Gümülcineli İsmail." (Hayat ve Hatıratım.277)260 Önce bu belgesiz iddianın sahibi M. 8/1. Türkçe gazetelere yazılar yazar. M. s. de bi an _8 .Sabri de Romanya'ya kaçacak.198." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası.219) Bu arada M.Sabri Efendi Tokat'ta doğar. bu cinayetle de ilgilidir.Sabri Yunanistan'dan Mısır'a geçer.Abdülhamit'in kitaplık memurluğunda bulunur.Yarın gazetesinin 1 ve 2 Kasım 1929 günlü sayılarında açıklamış.Sabri Efendi Pi-re'den İstanbul'a gelmiş.259 Mısıroğlu diyor ki: "Bu muammaya (bilmeceye) ilk defa ve isabetle parmak basan. merhum Şeyhülislam M. önce İttihat ve Terakki'nin yanında.

inat ve ihtirası iman haline gelmişti. s. İstanbul-Anadolu anlaşmazlığının başladığı dönemde. vatanın parçalanmasına yol açan bir anlaşmayı. kitabının 342-353.M. bu sakat zihniyetti.M.Sabri Efendinin yazdıkları da bu doğrultuda mıydı? Bu husus açıkça beli rtilmemiş ama Türk birlikleri Romanya'ya (Galiçya) gelince. Türkiye'de Siyasi Partiler. M.Sabri Efendi.268 □ Celal Bayar şöyle yazıyor: "M. Şeyhülislam oldu.C.□ T. Paris'te bulunan Damat Ferit'e vekalet de etmiştir.." (Türkiye İnkılabının İçyüzü.Sabri'nin yakalanıp Türkiye'ye gönderilmesi. bu olasılığı güçlendiriyor. İngiliz casusu Sait Mollanın kurduğu.267 Bütün milleti Hürriyet ve İtilaf Fırkasından uzaklaştıran ve bir gün de tiksindiren ana sebeplerden biri. ellerini nasıl havaya kaldırmaları gerektiği de rejimle gösterilir. kendi fırkasını içinden çıkılmaz bir duruma düşüren müzmin ve hasta bir zihniyetin adeta öncüsü idi. bu gazeteleri özetle şöyle anlatıyor: "Gazetelerde." (Türk Tarihi.Tunaya.Sabri. İngiliz Muhipler (sevenler) Derneğinin'de Onursal Başkanlarından biridir.. Hürriyet ve İtilaf partisi. Gayyasında. 'bütün subaylar İttihatçıdır' diyor da başka bir şey demiyordu. birkaç kere Yüksek Komiserliğe başvurarak İngili zlerin desteğini istemiştir.437) _8 . İngiliz ATASEmiliteri General Deedes'in 27 Şubat 1919 günlü raporuna göre. reisi olduğu Hürriyet ve İtilaf Partisi Umumi Merkezi adına imzala- de □ Mevlanzade Rıfat diyor ki: "M. 'Anadolu'ya karşı daha şiddetli davranılmasını isteyen' M. M.Sabri Efendi. İngilizlerin Türk dostu oldukları. Hürriyet ve İtilaf Fırkası. 11. Ferit hükümetini devirmek ve Sadrazam olmak için çevirdiği oyunları da (Eylül 1920). s. Milli Mücadele'nin şiddetli düşmanıdır. Hürr iyet ve İtilaf Partisini canlandırır265 ve İngiliz casusu Sadık Bey grubunun önde gelen adlarından biri ve partinin 2.Sabri Efendi.Birinci.Z. İngilizlere teslim olanların refah içinde yaşadıkları belirtilir. Kürdistan Cemiyeti adındaki siyasi bir kurul ile müşterek. sayfalarında ayrıntılı olarak anlatmaktadır. 232) bi an Rıza Nur.266 M.110'dan aktaran A. Dediği dedikti.Sabri Efendi. s. (T. Türkleri İttihatçıların zulmünden kurtarmak istedikleri dile getirilir. s. Sultan Vahideddin Hanın indinde söz ve nüfuz sahibi olmuştu.76) □ Göztepe. Başkanı olur. Sultan Abdülhamit sarayının tatlı lo kmalarının lezzeti henüz damağından çıkmayan M. saraya hulul etmiş (sokulmuş).219) M. s... Bilecik'te oturmaya mecbur edilir.Sabri Efendinin." (V.231.Sabri Efendi. İngiliz himayesine girmekten başka kurtuluş yolu olmadığını iddia edenlerdendir. Mütareke olur olmaz İstanbul'a dönüp yeniden politikaya sıvanacaktır.Göztepe de şu bilgiyi veriyor: "M. Teslim olmak isteyen askerlerin.. bu amaçla D. Feci vaziyette bulunan devlet hazinesinden on beş bin lira sürgün tazminatı almıştı.

8. 'Kardinal Richlieu'ye özenmekle' suçlar." (Ben de Yazdım. yine İngilizlerin bulduğu bir yük gemisi ile kapağı Mısır'a atar. İstanbul Hükümetleri. birkaç gün sonra Turgut Paşa istifa etmek zorunda kalacaktır. (Anıların 8. 9.Bayar'ın açıklamaya fırsat bulamadığı İstanbul-Kürt anlaşmasının metnini yayımlamıştır: Kurtuluş. M. İngilizleri memnun etmeyecek önerilere karşı çıktığını açıklayarak göze girmeye çalışır ve direnişten yana olan Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşayı gammazlamayı da ihmal etmez. cildimizde belgeleriyle. Avni Doğan..Türkgeldi.M. 2.269 Sonra yine Yunanistan'a sığınır. Yakın tarihimizin gizli kalmış bu büyük ihanetine ve onu hazırlayanlara.C. Türkleri.100) Devlet çökmüş. 'Kuva-yı Milliyecilerin katli vaciptir' fetvasını yazan odur. 'Musul üzerinde Türklerin hak iddia etmelerinin gülünç olduğunu' ileri sürer. 385.Akşin. (A. erkeklerle birarada ders yapıyorlardı. her atamaya karışır. işgal başlamış. bu sırada Şeyh Sait ayaklanması bastırılmış ve yakalanan sanıkların muhakemeleri başlamıştır. s. s.C.44) Türk ordusunun zaferinden sonra. Bildiride..F.Sabri'den şikâyet ederek. dipnot 194) Her işe.9) Hayatından birkaç çizgi daha: V. 1.376.242) Bütün Hürriyet ve İtilaf Partisi yöneticileri gibi onun da en belirgin özelliği İngiliz işbirlikçisi olmasıdır. (Gökbilgin.Akşin. imza eden Dürrizade'dir. Görüp İşittiklerim. Görüp işittiklerim.343.mıştır.Sabri Efendi şöyle feryat (!) ediyordu: 'Ne günlere kaldık! Darülfünunda (üniversitede) kız ve erkek talebe dizdize oturuyor. ilgili belge: FO 371/4158-94640. Ermeniler gibi Kürtleri de imhaya çalıştıklarını' iddia eder. General Deedes'e.242) İdeal arkadaşı Albay Sadık ise onu. M. 25 Eylül 1919'da bir bildiri yayımlar. Bu arada İtalya'ya geçerek Vahidettin'i ziyaret eder. s. (S.F. (S. Kuruluş ve Sonrası. efendi hazretleri bunca felakete gözlerini kapamış. s. Türklerin. Nemrut Mustafa'nın Bursa valiliğine getirilmesinin de onun eseri olduğu anlaşılıyor. 8 Haziran 1919'da. Bir daha geri dönmeye yüzü olmadığından ailesini de yanına alarak. kızlarla erkekler birlikte okuyor diye feryat ediyor! Hafazanallah! Dahiliye Nazırı Adil gibi bir adam bile. 'Müslüman barbarlar' diye niteler. "Artık el aman bu softa hükümetinden!" diyecektir.2640. 'M.Kemal'i geri çağırmak için yaptıkları girişimden dolayı teşekkür eder'.C. yani daha ilk adımda. 'hükümet içi tartışmalarda. eski Dahiliye Nazırı Mehmet Ali ile birlikte. millet yere serilmiş.Vakkasoğlu diyor ki: "[Mütareke sırasında] çarşaflı kız talebeler. s. Peyam-ı Sabah gazetesinde M.Türkgeldi. ciltten sonrası yayı mlanmadı) Sadrazam Vekili olduğu sırada Ali Galip'i Sivas Kongresi üzerine yürümeye teşvik edenler arasındadır. s. her yere kendi adamlarını yerleştirmeye çalışır.Başlarken.270 Kendisi ile birlikte 150'likler listesinde yer alacak olan oğlu İbrahim ile birli k- de bi an _8 . Kuva-yı Milliyeciler "kudurmuş haydutlar" diye anılmaktadır. bütün yoldaşlarıyla birlikte ve suçluların telaşı içinde İngiliz Elçiliğine sığınacaktır.' " (Son Bozgun. s. temas edeceğim. (A. İtalyan basınında yer alan bir bildiri yayımlar. İstanbul Hükümetleri. C.) Kurucularından ve yöneticilerinden olduğu Cemiyet-i Müderrisin. s..

Harb-i Umumi (Birinci Dünya Savaşı) neticesinde." (Aktaran K. sanki bildiği başka şeyler varmış da söyl eyememiş izlenimi bırakmaya çalışıyor.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu ileri süren M.Ferit ikilisinin girişimlerini açıklayan birçok İngiliz belgesi bulunmaktadır.İngilizciliğini. 'muamma' (bilmece) diyor. işte böyle. S. Vahidettinciler. Padişaha ve makam-ı Hilafete oyun etmek fırsatını kaçırma-mışlardı. [Lozan'da] komisyon olarak aldılar.Kemal'le onlara oyun oynamaya çalıştığı sırada. Vahidettin-D. partisinin.Ferit ikilisidir. iç çatışmalarını hafifletmek için başvurdukları birtakım yollara. İngilizleri savsaklamakla vakit geçirdiği ve M. yüz binlerce olaydan oluşmuş sarmal bir sürecin içinden. uygun olduğunu sandığı bazı örnekler alıp kanıt diye ileri sürüyor. 1954'te orada ölür. Yunanlılara veren ve sonra bunu Ankara'nın laik hükümetine geri veren275 İngilizler. hiçbir zaman bu kıyamı (ayaklanmayı)273 tam bir ciddiyetle bastırmak yolunu seçmeyerek. bilerek kabahatli duruma düşürdükleri Hilafet'i bu alış veriş içinde. komitacı ve pol itikacı bir din adamı! İnsanların. kendisinin. olduğu gibi aktarıyorum: de bi an _8 . işte bu ibret verici gizli ilişkileri külleyip unutturmaya çalışıyorlar.271 M. İkinci Bölümde görmüştük. Ama eteğinde ne kadar taş varsa hepsini dökmekten de geri durmuyor.Sabri Efendinin hayranı K. Dördüncü Bölümde de Lozan. Şimdi senaryonun son iki sahnesine geldik: Kurtuluş S avaşı ile Lozan! Bu bölümde Kurtuluş Savaşı hakkındaki iddialar ele alınacak.Kemal-İngiliz pazarlığı masalıyla. Kardinal Richlieu ile Cinci Hoca karması. daha da sıkışırsa.276 İngilizler ile asıl gizli pazarlık yapanlar.96) Her türlü dayanaktan yoksun. Vahidettin-D. eğer gerçek durumu senaryosuna uyduramazsa.272 □ M.te Yunanistan'da.Mücahitler. Ankara'ya yönelttiği eleştirilerde ölçüyü o kadar kaçırır ki sonunda Yunanlılar bile aylığını keserler. alem-i İslam'a sezdirmeden.Sabri Efendi de.Kemal ile). M. M.Sabri Efendinin yazısının özeti şöyle: "Padişah. ilerde çoğunu okuyacağız. gülünç bir iddia! M. M. Bu amaçla düzenlediği senaryonun Sofya ve Suriye sahnelerini. Mısıroğlu'nun bu konudaki bütün iddialarını. Bunların biri de projektion. tekrar Mısır'a döner. Sa bri Efendi. yani kusur ve zaaflarını başkalarına yansıtma.Mısıroğlu. s.Mısıroğlu. psikolojide savunma mekanizmaları deniyor. soyut. İzmir'i geçici de olsa. yasaların gerçeğin açıklanmasını engellediğinden yakınarak. çıplak. Yarın ve Peyam-ı İslam gazetelerini çıkarır.Mısıroğlu. İngilizler de aynı adamla (M. çalıştığı derneklerin.274 İstanbul'daki Hilafet Hükümetinin elinden alarak.Kemal'e yansıtarak rahatlamaya çalışmış. Birçok Vahidettinci de bu tutumu açıkça yâ da örtülü bir üslupla paylaşıyor. bu iddiayı kanıtlamayı üzerine almış. içinde yer aldığı hükümetlerin -ve sarayın. söz oyunlarıyla suçları örtmeye çabalamış. K. bu sahneleri süslemek için yine bazı ayrıntılar uyduruyor.

Böyle bir şeyin yapılabilmesine imkân vermeyen bi r- de bi an _8 .. Onlardan pek çok kimseyi tanıdım. Bunda ne kadar aldandığımı. tam tersine çevirerek." (Hilafet. (s.Kemal ile ilişki kurması □ a K. cümlenin sonunu da saklıyor.. hülasa Doğuda İngilizlerin siyasi emellerini sağlamaya çalışan Rahip Fro (Frew).93 vd." (Son cümle için kaynak olarak M. adalete muhabbetkâr bir zat-ı faziletkâr telakki etmiştim. suçlamak için! 2. ne Sultan Vahideddin ve ne de Kurtuluş Savaşı'nın yazılmasına imkân yoktur.. s.8/2. Evet. Bi rçokları ile münakaşalar ettim ve kendilerine asla ısınamadım.)277 Doğrular: 1. Yadırgayıp kendilerine ısınmamı engelleyen hususlardan biri de budur. Hatta M.Kemal'in Nutuk'unu gösteriyor: Hilafet. 181. Fransız fakat İngiliz ajanı Mösyö Marten aracılığıyla birçok defalar (?) gerçekleşen görüşmelerinde.216) Görüşmeyi Rahip Fru'nun istediğini ve neler konuşulduğunu da anılarında anlatmıştır: s. 1.. Herkesi İngiliz ajanlığı ile itham ederler (suçlarlar).Kemal'in bu cümleyi ne zaman ve neden söylediğini açıklamıyor.Kemal Paşa. hemen İngiliz ajanı mı olur? Nitekim Mısıroğlu da özet olarak diyor ki: □ "[Hizb-ut tahrir] hareketiyle hemen hemen ilk kurulduğu yıllardan itibaren.162. temasım olmuştur. "görüşüp tartıştığını" belirtiyor. örnekler göstererek yüzüne vurduktan sonra Rahip Fru'ya diyor ki: "Sizi. s. s. M. 3. M.Kemal Rahip Fru'ya ağır bir uyarı mektubu gönderir.216) M."278 Yani Mısıroğlu. Sait Molla ile birlikte çevirdikleri kanlı dalavereleri. 1954'ten beri. Pera Palas otelinin müdürü. 209 ve 287. 4. insaniyete hadim. sayfalarında Rahip Fru'dan söz eder ama övmek için değil. M. İngiliz Muhipleri Cemiyetini kuran. M. İngilizlerin M.Mısıroğlu şöyle yazıyor: "İngilizlerin İstanbul'da gizli teşkilatını yapan. 377) Kendi yaptığı sanki başka bir şey mi? □ "Başından sonuna kadar İngilizlerin hakiki niyet ve faaliyetleri tespit edilmeden. Rahip Fru ile İstanbul'dayken.Kemal. M. Rahip Fro'yu 'insaniyete hadim. övgüymüş ve İstanbul'dayken söylemiş gibi sunuyor. 205. ama M. mektubunda.Kemal'in Rahip Fru'yu aşağılamakiçin söylediği sözleri. son malumat-ı mevsukanın teyit etmekte olduğunu iblağ ile kesp-i şeref eylerim. (Mektubun metni: Nutuk.c.Kemal Nutuk'un 5.366.Kemal ile temasa geçmişti. yoksa bütün melunluklarını belgeleriyle açıklayıp emperyalist metodlar kon usunda gözümüzü mü açmış? Kaldı ki konuştuğu daha başka İngilizler de var.Kemal. İstanbul'dayken Rahip Fru ile adam sanarak görüşmüş! Ne var bunda? İngiliz ajanı olduğu anlaşıldıktan sonra Fru'ya saygı göstermeye devam mı etmiş.279 Her İngilizle konuşan. Eylül 1919 sonunda. ne M. 27.Kemal Paşa. adalete hizmetkâr bir zat-ı faziletkâr telakki etmiş olduğunu' bizzat ifade etmektedir. Sait Molla'nın Rahip Fru'ya yazdığı gizli mektuplarının ele geçirilmesinden sonra.

Kemal'in İngilizlerle gizli bir anlaşma yapmakta olduğunu ve bu anlaşmanın daima da gizli kalacağını' kabul etmek gerekir. Yunan'a üstün gelecek olan Anadolu'daki askeri başlar da istenen inkılaplar için tartışılmaz bir otorite kazanacaktı.Kemal'in tavsiyesi üzerine. ellerinde daha başka belgeler ve bilgiler var da açıklamaktan korkuyorlarsa.von Mikusch. Türkiye'deki İslami rejimi. gerçekleri açıklamak yerine. Venizelos'a İzmir'e çıkarma yapmak izni vermekle. M. araştırmalar ve bütün İngiliz belgeleri ortada.Mısıroğlu: "İngilizler. daha emin bir tabirle söylemek gerekirse. s. Maksat." (K. Yunanlıların İzmir'e çıkarılması □ K. ben açıklayayım. 164) _8  Daha ne yazacaklar acaba? Bununla birlikte. Bunun M.277) 8/3. 'gizli bir anlaşma'dan da. 'M. tahta geçtiği gün (!) başlamıştır.çok yasal engellerin mevcut olduğu da malumdur. Bu sağlandıktan sonra Yunanistan'a yardımı kesecek ve onların Anadolu içlerinde kendi başlarına devam ettirmeye güçleri yetmeyeceği muhakkak olan askeri harekâtlarını sonuçsuz bırakacaklardı. sayfasında.Sabri Efendi. Bundan doğacak hukuki sorumluluğu üstlenmeye hazırım. Fakat baştan bunu onlara belli etmediler.224 imiş: Hilafet. lütfen bana yollasınlar.Mısıroğlu. hem de bize.Mücahitler. Gizli anlaşmanın amacı ve M.95) Oysa olayları aydınlatacak anılar.Kemal ve İngilizlerle ilgili sorunlarda kazandığı yoğunluk ve naziklik akla durgunluk verecek derecededir. halifeliği yıkacak bir bunalım yaratmaktı. bir taraftan bütün İslam dünyasının ve bu arada pek doğal olarak petrolü bulunan Arap Yarımadası'nın dayanak ve birlik noktası olan halifelik yıkılırken. s. Öyle ki hilafet sorununda en önemli noktayı teşkil eden bu konunun gerektiği şekilde şerh ve izahına -bugün için. Böylece.Mısıroğlu. 'bir muvazaa' (danışıklı oyun) olarak niteliyor. dostmuş gibi davranılarak oynanan bu oyu nlar. □ "Sultan Vahideddin merhuma. Bu planın. yayımlanmış araştırmaları. 'bu anlaşmanın daima gizli kalacağından' da söz eden bir tek kelime bile yok!280 Mısıroğlu yine gözünü kırpmadan uydurmuş! an □ "Dagobert von Mikusch'a bakarsanız. S.en küçük ölçüde bir imkân mevcut değildir. kendi icat ettikleri uyduruk bir tarihe inanacak bir kitle yaratmayı tercih ediyorlar. Masal yazacaklarına. Şöyle ki: Yunanlıları sonuna kadar desteklemek kararında değillerdi. D. Hilafet. Haydi! . açıklanmış belgeleri okuyup inceleseler ya! Ama bu yazarlar. s. hem Yunanlılara." (K. o zamanın Hilton'u de bi □ Von Mikusch'un kitabının 224. s. bu üçüzlü muammayı. hâlâ layıkıyla anlaşılamamış olan bir oyun oynamışlardır." (Kaynak.

dipnot 227) Aşağıda okuyacaksınız. gerçeğe zulmediyorlar! □ Dr. beğenmiyor olabilirler. Bütünüyle akla ziyan. Kısacası. M. Türk-Yunan muharebesinin sadece bir muvazaadan (danışıklı dövüşten) ibaret bulunduğu. ayrıntılarıyla görüp okumakta. Açıkça yazıyorlar da. mantığa. bu görevlilerin yerine. yetkilerini ve devletin önlerine serdiği imkânları.  Buna karşılık. neden bu kadar vurdumduymaz davranır? de demek olan Pera Palas oteli salonlarında başlayıp Londra ve Ankara'ya kadar uzayan pazarlıkları ve bunun dakik teferruatının (ince ayrıntılarının). yalan olduğu üzerinden akan bu senaryoyu pekiştirmek için bakınız. gerçeğe saygılı bazı aydınlar ve köşe yazarları tepki gösteriyor. olayların öncesi ve sonrasına.Kemal tarafından telkin ve ilham edildiği. reddedemedikleri zaferlerini bile. Türk Tarih Kurumu. s.Rıza Nur'un anılarının 3.Kemal telkin ve ilham etmiş! İki yandan toplam üç yüz bin insan ölmüş ve yaralanmış ve bu bir danışıklı dövüşmüş!282 bi an _8 ."281 Meğerse Yunanlıların İzmir'e çıkmasını M. Milli Mücadele'ye karşı koymaya zorlayacaklarmış. sağduyuya. belgeli başarılarını inkâr ediyor.cildine önsöz yazan Dursun Satılmışoğlu. milyonlarca belgeye. Milli Eğitim Bakanlığı. Yakışıksız senaryolar uyduruyor. neler uydurmuş: ".Mesela. yüzlerce anıya.Bu akıl dışı yalanın sadece bu iki kitapta kalmadığını da göreceğiz.." (Hilafet. Yunan ve İngiliz tarihlerine aykırı bir ayıp masal! M. kanıtlanmış hizmetlerini. ayıp ediyor. öte yandan da halkın gözünde küçük düşürmek amacıyla Vahidettin'i ve İstanbul hükümetlerini. Ama bununla yetinmiyorlar ki. Buyrun size bir hafta sonu bilmecesi: Bir devlet. M. radikal bir reformcu olduğu için sevmiyor. Atatürk Araştırma Merkezi. bütün bunların da Türkiye'yi mutlak surette İslam dünyasından koparmak ve İslam dünyasının liderliğinden uzaklaştırmak amacıyla planlandığı. Türkiye'ye gelince yakın dostlarına anlatmaktadırlar. İngilizler bu plan (!) gereğince. Atatürk Kültür-Dil ve Tarih Yüksek Kurulu. yalana dolana başvuruyor. ne için ve ne gün için saklıyorlar acaba? Bu yalanlara. belgeli ve delilli olarak.Kemal'in su katıksız bir İngiliz casusu olduğu. hiç olmazsa küçültmek için çırpınıp duruyorlar. bunun da İngiliz petrol politikasına bağlı bulunduğu hususlarını.. günaha giriyor. kendi varlığına ve niteliğine yönelmiş böylesi bir yalan sağnağı karşısında. sebeplerine. Türk. Üniversiteler. bugünkü çarpık mevzuatımız karşısında genişçe açıklanması imkânsızdır. bir yandan Kuva -yı Milliyecilere el altından yardım edecek. iz'ana. binlerce araştırmaya.Kemal'i. Yunan askerinin İzmir'e çıkarılışının İngilizlere. dikkatli okuyucular. gittikçe yayılıp genişleyen bu tür iddiaları yalanlamak ve doğruyu açıklamak için kıllarını bile kıpırdatmıyorlar. tarihi ters yüz etmeye yelteniyor. muhtelif Avrupa memleketlerinde yayımlanmış kitaplarda. Trilyonlarca liraya mal olan ne görkemli bir suskunluk! Bilgilerini.212.

yüzlerce delegeden. s. 1913'te Venizelos şöyle der: "Artık gözlerimizi Doğuya (Anadolu'ya) çevirme zamanı geldi. 23 Ocak 1915'te. Çarlığın kabul etti- de bi an _8 . şöyle yazıyor: "(M." (Hilafet.Kemal tüm ilişkilerini dahiyane bir ustalıkla sürdürüyordu." (CG Yol.Kemal 30 Nisanda atandığına ve Dörtler Konseyi'nin İzmir'in Yunanlılara verilmesi hakkındaki kararının tarihi ise 6 Mayıs 1919 olduğuna göre.Kemal'e bu vazife (Ordu Müfettişliği) verildikten sonra. Çünkü uzun bir geçmişi olan dallı budaklı bir konu bu. İngiliz Başbakanı Edward Gray. ileri sürülen bu pazarlıkların 30 Nisan. M. 16 Aralık 1912'de atılır. 227 sayılı dipnot)283 □ A. Yunanlıların İzmir'e çıkartılmasına ne zaman ve nasıl karar verildiğini de şöyle anlatıyor: "Yunan'ın İzmir'e çıkartılması ve bundan dolayı bir Milli Mücadele ihtiyacının doğması. ya Bermuda çukuru kadar derin bir bilgisizlik içinde yüzüyorlar. 1917'de tahtını oğluna bırakmak zorunda kalacaktır. 8/4.5 Mayıs arasında yapılmış olması gerekiyor..İstanbul'un o zamanki Hilton'u demek olan Pera Palas oteli salonlarında başlayıp Londra ve Ankara'ya kadar uzayan pazarlıklar. İtalya'ya verilmesi ni kabul ederler. İngiliz askeri heyetinin kaldığı.288 4. s. Ama Kral Konstantin'le savaşa girme konusunda anlaşamazlar. s."287 3. ya da sağlıklarında çok ciddi bir arıza var..286 2. savaşa katılması koşuluyla. Pera Palas'ta olan birtakım pazarlıkların eseridir ki bunun izah edileceği yer burası değildir. Lloyd George -Venizelos işbirliğinin temeli. danışmandan.290 5.285 galip devletlerin böyle bir niyeti yok. uzmandan.Bu vurdumduymazlık sürüp giderse bir gün ne olur? □ K.Mısıroğlu." (S. hilafeti kaldırmak için buldukları bu gizli çözüm birdenbire devreye giriyor ve Barış Konferansı da hemen kabul ediveriyor! Bu iddiada bulunanlar.Kemal ve pazarlığı yürüten İng iliz ajanının. Yunanlıların İzmir'e çıkmalarının gerçek öyküsü 1. Şimdi bu konunun kısa öyküsünü görelim.. "bütün Yunanlıları ve eski Yunan toprakl arını bir bayrak altında toplama gibi bir ülküsü (megali idea).Mücahitler.49) ".. İngiltere ve Fransa.289 Grey'in önerisi suya düşer.Dilipak da sessiz ve derinden giderek. M. saflarına çektikleri İtalya'yı ödüllendirmek için bir anlaşmayla İzmir ve çevresinin. Venizelos-Konstantin anlaşmazlığı giderek gelişecek ve Konstantin. Rusya'nın oluru koşuluyla.Kemal'in] Pera Palas mülakatlarını (buluşmalarını) da buna eklemek gerek. İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilebileceğini bildirir. Yani bu tarihe kadar Yunanlıların. 131) 284 M.291 Kasım 1917'de Rusya'da kurulan yeni rejim. işgal kuvvetleri karargâhı görünümündeki bu mekânda. İzmir hakkında bir isteği ve girişimi. görevliden oluşan Barış Konferansında bu konu o güne kadar hiç görüşülüp tartışılmamış fakat M.212. Kasımdan beri Ege'de açık ya da kapalı biçimde Yunan-İtalyan yarışması yaşanmıyor.

TKS Kronolojisi I.Pallis..Belgeleri. Savaşın sona ereceği belli olur olmaz. s. Ege Denizi'nin doğu kıyılarına kadar yayılmasına izin verilmeyeceğini ümit etmek isterim. 3 Nisan günlü raporunda özetle şöyle der: "Yunan Krallığı'nın. Lord Curzon'a. bir oldu bitti halinde. İng. Belgeleri. s.292 6. en iyimser olanımızın bile hayalinden geçmeyecek ölçüde büyük ve güçlü bir devlet haline gelecek. 63) (13) Komisyon. 30 Mart günü. Bu hareket ilgili taraflardan hiçbirisinin mutluluğuna hizmet etmeyecektir.Kitsikis. (14) İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe..L.C. Barış Konferansı'nın 'Onlar Şûrası' önünde sözlü olarak da açıklar. Anadolu Üzerindeki Göz.Komiser Yardımcısı Amiral Webb ve Y.A.61. anılarında.294 (7) Ege'de ve Barış Konferansı kulislerinde. Başbakan Venizelos'un. de bi an _8 . 25. (Jeschke. Yunanlıların Anadolu Macerası. s. İzmir'e Yunanlıların çıkarılmasına karşı olan İstanbul'daki öteki iki İngiliz yetkilisini de açıklıyor: Y.61) (10) Amiral de Robeck. Anlaşmanın hükü msüzlüğü İngiltere tarafından İtalya'ya bildirilir. Belgeleri. 9 Mart'ta."300 S.Sonyel. s. 3-4 Şubat 1919'da.86)297 9. iç bölgeleriyle birlikte bize verileceğine hemen hemen kesin gözüyle bakabiliyorum. Yunanistan. (Jeschke.ği bütün anlaşma ve yükümlülükleri tanımadığını ilan eder. s. (Jeschke.48) ' (11) Yunanlı gazeteci ve işadamı Teodor Petrakopulos. İng.. İtalya.R. İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilmesinin Yüksek Konsey'e önerilmesini. 5 Şubat'ta.Smith. (Jeschke. (Jeschke.24)298 (12) İtalyanlar. (Jeschke. On iki Adalar ve Kıbrıs için henüz sonuçtan emin değilim. İng. Konya ve Muğla'ya doğru yayılmaya başlarlar.293 Bu isteğini. İng.90)299 Kesin kararı Yüksek Konsey verecektir. 14 Ekim 1918'de. 30 Aralık 1918 günlü uzun bir muhtıra ile pekiştirecektir.296 Venizelos. İngiltere Dışişleri Bakanına bir mektup göndererek." (Aktaran D. İngiliz-Yunan Dostluk Örgütü'nün propagandalarına fazla kulak verilmemesini öğütler. Yunan Propagandası. Lloyd George'a gönderdiği bir muhtıra ile Yunanistan'ın Batı Anadolu'ya talip olduğunu resmen bildirir. 25 Mart günü kendisine şunları söylediğini yazıyor: "Sana.23.Komiserlik Siyasi Yardımcısı Yarbay İan Heathcote-Smith! (1. anlaşmanın kendi açısından geçerli olduğunda direnecektir. İzmir için Yunan ve İtalyan çekişmesi ve yarışması başlar. s. Belgeleri." (M. 28 Mart günü Antalya'yı işgal eder.295 (8) Venizelos isteklerini. vekili Repoulis'e şöyle yazacaktır: "İzmir ve Ayvalık'ın.57) Dışişlerinden Vansittart da karşıdır. Yunan birliklerinin de bu operasyona katılmasını' önerir. 'Bazı Türk topraklarının işgali gerekiyorsa. Bütün Trakya'yı alacağız ve büyük devletlerle birlikte İstanbul'un da ortak hakimi olacağız. s. Anadolu'ya çıkacağız ve öyle ümit ediyorum ki içinde Rumların yaşadığı bütün illere girmemize göz yumulacaktır. s. s. çoğunlukla kabul eder. Barış Konferansı.63) 2 Kasım 1918'de. şimdilik kimseye açmaman ricasıyla bazı şeyler söyleyeceğim. Londra'ya gelen Başbakan Venizelos. A. Yunan toprak isteklerinin bir komisyonca incelenmesine karar verir.

A. Anadolu'nun Üzerindeki Göz."(S. s. Belgeleri. Ortadoğu'yu bir pastayı böler gibi parça parça etmeleri.A.89) D. s.162) (20) ABD Başkanı Wilson. İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesine şiddetle karşı çıkar. doğrusu dehşet verici bir şeydi.L.L. 2 Mayıs günü haber alan Başkan Wilson dehşetli sinirlenir: "İtalya'nın tutumu kuşkusuz saldırgan bir tutumdur ve barışı tehdit etmektedir!" İtalyanların tavrı.George'un danışmanı Harold Nicolson da şöyle diyor: "Bu cahil ve sorumsuz adamların. Orlando dönmeden bir gün önce. bu kararın yeni bir savaşı başlatmak anlamına geldiğini söyleyerek. Belgeleri. s.Kitsikis. s. bütün kabine üyelerine dağıttığı 18 Nisan günlü muhtırasıyla. Biz Yunanlıların İzmir'e asker çıkarmalarını kabul etmeliyiz. (M. İng. s.George: "Hiçbir itirazım yok. İtalyan yayılmacılığı görüşülür. Yakın Doğu'da büyük olasılıklara sahiptir ve bu olasılıklardan yararlanabilmek için askerlik yönünden olabildiğince güçlenmeniz gerekir. Barış Konferansı'nı terk eder.Smith. Barış Konferansının taraftar olduğu söylenen bu siyasanın bir felakete değilse bile geniş ölçüde kargaşalıklara yol açacağına dair kesin bir fikir birliği vardır. Anadolu Üzerindeki Göz. Başkan Wilson'un Fiume sorunundaki tutumu yüzünden. Anadolu Üzerindeki Göz.Pallis.Evans. (M. 1. s. Yunanlıların Anadolu Macerası. Günlüğüne de şu notu düşer: "Bütün bunlar delilik!" (M.Kitsikis.L.62) (16) O tarihte Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Lord Curzon. L.Walder.91)304 Mareşal Wilson. kuvvetli ve varlıklı bir devlet olarak görmek hususunda samimi bir arzu duyduğu gerçekti. Yunanistan'ı Ege Denizi ve Marmara'ya hakim. Türkiye'nin Paylaşılması.68)306 de bi an _8 . şiddetle protesto edecektir." (M. s. s. 24 Nisan'da.George'un. İtalya'nın tutumunu daha geniş bir şekilde ele alırlar. "Kışkırtıcı Yunan isteklerine karşı teslimiyet gösterilmemeli!" diyecektir.C.92.93) Venizeloscu A. Yüksek Konsey. 4 Nisan'da yolladığı mektupta. Lloyd George'a." (Aktaran D. s.Pallis.Evans.93.İng. Türkiye'nin Paylaşılması." (A.90) (19) 5 Mayıs günü Yüksek Konsey'de. (D.58) (17) İtalyan Başbakanı Orlando.163)305 L. Bu arada J.43) (21) L. Churchill'in de karara kesinlikle karşı olduğunu vurgulamaktadır. Yunan ordusunun İzmir'e çıkmasını kararlaştırır. (Jeschke.89. Çanakkale Olayı.Smith..Sonyel."303 Başkan Wilson konuyu şöyle noktalayacaktır: "Niçin onlara şimdiden asker çıkarmalarını söylemiyorsunuz? Buna bir itirazınız var mı?" L.Smith.301 Curzon özetle diyor ki: "Görüştüğüm bütün yetkililer ile danıştığım bütün kaynaklar arasında. İngiltere Başbakanı L. Yunan Propagandası. s. s. Wilson'u Yunanlılara daha çok yaklaştıracaktır.83) (15) İngiltere Genelkurmay Başkanı Mareşal Wilson da. Dış Politika.Smith. s. 90.George 9 Mayıs akşamı Venizelos'la yemek yer ve özetle şunları söyler: "Yunanistan. 6 Mayıs günü.George şöyleder: "İtalya'nın bizi Asya'da bir oldu bittiyle karşılaştırmasına izin vermeyeceğimiz konusu nda bir kez daha diretiyorum.L. Yunanlıların Anadolu Macerası.302 (18) İtalya'nın Fiume'ye ve İzmir'e savaş gemileri yolladığını. (L.A." Clemenseau: "Benim de itirazım yok!" Böylece.George ve Fransız Başbabakanı Clemenceau. A. s. Pallis diyor ki: "L.R.

34) (24) Yunan çıkarma gemileri. 12 Mayıs'ta Marmaris'i. 1. D. milletvekilleri. Diyelim ki M. (25) 14 Mayıs'ta. düşüncelerini bütün çıplaklığı ile not etmiş olan Mareşal Wilson'un günlüğünde de.Satılmışoğlu ve K. bu binlerce sıradan ya da gizli belgede.308 (27) Silah taciri Basil Zaharof. TKS Kronolojisi I.Kitsikis. Zaten birçok insanla bağlantılı olan bu çaptaki ve çok uzun süreli bir operasyonun. bu beklenilmez durumdan kuşkuya düşüp sebebini araştırmaz ya da hiç olmazsa bu kuşkuyu belirtmezler miydi? de bi an _8 . İzmir istihkâmları. .Kemal'den gelecek cevabı beklediklerini ileri sürmek. ABD Başkanı ile İngiliz ve Fransız Başbakanlarının. basamak basamak gelişmiş. acizane çalışmalarımın eseri olduğunu sanıyorum.200) Bu olayın çok kısa ve belgeli öyküsü de böyle. Nerde onlar? Haydi. söz konusu senaryonun tam karşıtı olan kararlar.(22) İtalyanlar. s. Bir de Türk cephesi var. bir yerden sızıp açığa çıkması gerekirdi. (Jeschke. 13Mayısta Kuşadası'nı işgal ederler. s." (D. Ankara yönetimine el altından yardım ediyor olsaydı. sonuna kadar gizli kalması da imkânsızdır." (D. s. görüşler ve öneriler yer alıyor. Yunan Propagandası. 11 Mayıs'ta Bodrum'u. kesin karar için M.Mısıroğlu'nun iddiası doğru. Öyle 30 Nisan -5 Mayıs arasına sığdırılabilecek basit bir sorun ve ayaküstü bir karar değil.Sabri Efendi.Kitsikis. İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesini 30 Mart'ta uygun görmüştü. Komisyon. sadece gülünç bir iddiadır. 3.Ryap ve Bennett'in anılarında da bir ipucu yok. Harington. A. 2. askerler. Yunan Propagandası. Bu haberlerin. İngiltere. bu konuyla ilgili küçücük bir işaret dahi yer almıyor. Anılarında nice devlet sırrını açıklamış olan Churchill'in yazdıklarında da. bu konuyla ilgili belgeler gizlendi diyelim ama yayımlanmış binlerce belge var ve hiçbirinde. kökü yıllar öncesine giden. Londraİstanbul. Görülüyor ki Yunanlıların İzmir'e çıkması. bu senaryoyla bağlantılı ya da böyle bir senaryonun varlığını düşündürebilecek bir ifadecik bulunmuyor. memurlar. Ama böyle çok yanlı bir senaryonun planlanması ve aşama aşama uygulananabilmesi için bu işi en azından yüzlerce kişinin bilmesi. kendisine bu haberi ileten Yunanistan'ın Londra Elçisi Kaklamanos'a şöyle yazar: "Verdiğiniz güzel haberler için teşekkür ederim.309 Bununla da bitmiyor. Barış Konferansı'nın içyüzünü hiç çekinmeden anlatan Nicolson'un kitabında da. Birleşmiş Milletler adına Yunanistan'ın yönetimine bırakmayı teklif ediyorum.307 (26) 15 Mayıs 1919'da İzmir'e Yunan çıkarması başlar. hakkında yüzlerce kitap yazılmış. Şimdiye kadar çoktan. İlin geri kalan kısmınıda. Müttefik askerleri tarafından işgal edilir. 13 Mayıs günü yola çıkarlar.30) (23) 13 Mayıs günü Dörtler Toplantısı'nda Başkan Wilson şöyle diyecektir: "Yunanistan İzmir'in (kentin) bütününü alacaktır. hükümet üyeleri. Tersine. son yüzyılın en önemli ve acı olaylarından biri. Londra-Paris arasında pek çok yazışma yapılmış olması gerekirdi.

211. Son Bozgun. 248. birkaç belgeyi ya da olayı değerlendirerek yorumlamaya kalkışanların yanlış." (Hilafet. M.. K. neden bu oyunu bugüne kadar ortaya çıkaramadı acaba? Ve neden hiçbir tarihçi.90-105. CG Yol. 'kanaat'. 293 vd. bu daha da iyi anlaşılacak.Kemal Paşanın sonradan gerçekleştirdiği inkılapların cümlesinin mevcut olduğu iddia edilmiştir.Orbay'ı. • Bazı yazarlar. 61. Hilafetin ilgası (kaldırılması) keyfiyetinin ise İttihatçılarca çok önceden düşünülüp planlandığı fakat buna fiilen imkân bulunamadığı yaygın bir kanaattir. 4. A... meğerse şuymuş: "M.311 Ama bu iddiada bulunanların unuttukları bir olay var: Güney Anadolu'da. GRYT Ansiklopedisi.140 vd. yalnız bir açıdan inceleyerek. Yoksa bunlar da İngiliz ajanı mıydı? Ya Yunanlı ya da Müslüman araştırmacılar? Yakın tarihi didik didik eden yüzlerce araştırmacıdan hiç değilse biri. Ankara ile İngilizler arasındaki ilişkiler topluca incelenirken. 109-112. s. s.35.Kemal neden kolayca uzlaşmışlar? bi K. hatta gülünç sonuçlara varması. İttihat ve Terakki Cemiyetinin bilinen programına rağmen bir de gizli programı (?) vardı ki bunda. Dr. s. 244.C. 53-55.313 8/6. eğer Batı Anadolu'yu Yunanlılar yerine bir büyük devlet işgal etseydi. çok cepheli. yalnız bir ucundan tutularak açıklanamaz.Kemal Paşa için tam hareket edeceği gün 'İngilizler de 8/5. çok yönlü. 279 vd. hatta Milli Mücadele'nin başlamay acağını iddia ya da ima ediyorlar...Cebesoy'u bir yana bırakıyorum. Kanıta manıta gerek yok.310 Yunan işgalinin.Rıza Nur gibi kafayı M. kaçınılmaz bir durumdur.121)312 Alternatif tarih yazıcıları için düşünceleri doğrultusundaki 'bir söylenti'. s. Lozan. İngilizler ile M. 3.F.Mısıroğlu'na göre iki muamma □ "Günlerdir oyalanan M.163. Kurtuluş Savaşı bir bütündür.Kemal ile bozmuş birinin anılarında bile böyle bir kuşkunun gölgesine rastlanmıyor.□ K.Mısıroğlu'na göre bunun sebebi. olayların başka türlü gelişeceğini. Milli Mücadele'yi genişletip hızlandırdığı. 118. Yaz gitsin! Biri inansa. Fransızlara karşı verilen silahlı mücadele! Kurtuluş Savaşı gibi çok aşamalı. 3. R.C. Bu gelişmemiş çocuk masalını savunan öteki tarih yazıcılarından bazıları: V. yalnız birkaç Vahidettinci tarafından ileri sürülen bu iddiayı ciddiye almıyor? Pek kaba ve maksatlı bir yalan da ondan. A. 188.Vakkasoğlu. 1.Kemal Paşanın koyu bir İttihatçı olduğu ve kamil yaşına kadar da bu siyasi fırkanın içinde ve onların fikirleriyle yoğrulduğu muhakkaktır. 'bir iddia' hatta 'dedikodu' yeterli.C. 250. an _8 .Karabekir'i. çok ayrıntılı bir olayı. kârdır. halkın çabuk uyanmasına sebep olduğu doğrudur.Dilipak. s.

s. 'sobe' deyip kaçıyor. dördüncü bölümde topluca göreceğiz. sanki M. Eskişehir'deki Kuva-yı Milliye Komutanı Atıf Bey dışında. Anadolu'da bulunan hangi komutanı.Alay. binlerce olay ara- de bi an _8 .tarafından yakalanıp tutuklanacağı' söylentisi çıktı. İngilizlerin milliyetçilere çıkardıkları zorluk. meri (yürürlükteki) kanunlar önünde açıklanması imkansız bir muammadır. M. Örnekleri görünce. İngilizlerin bu fırsatı kullanamamış olmasına üzüldüğü anlaşılıyor. 163) 'Pek çok örnek' diyor ama bula bula ancak aktaracağım örnekleri bulabilmiş. Amma Samsun ve Merzifon havalisinde İngiliz askerleri yok muydu? Neden onu tutuklayıp İstanbul'a göndermediler de.Kafkas Tümeni karargahı ve 9. M.. 160) 1.Kemal'in hemen geri çağrılmasını nasıl açıklayabilir? Çaresizlik içinde. Bakalım buna benzer kördüğümleri çözmek. hayli eğleneceksiniz.Mısıroğlu'nun.315 Komutanını üç buçuk düşmana teslim etmiş birlik var mı tarihte? Kaldı ki İngilizler.314 2.Kemal -İngiliz ilişkisini kanıtlamak için ileri sürülen örnekler ve doğruları Mısıroğlu diyor ki: "İngilizlerin Kuva-yı Milliye'ye karşı bu ilgileri. 8/7.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu ileri süren bir yazar.Kemal'i. Merzifon'da 10." (Hil afet. İngilizlerin çıkardıkları kanlı ve kansız zorlukların ve sorunların başlıcalarını. M. Havza'da 56. subayı hatta hangi eri tutuklayıp da İstanbul'a getirebildiler ki? Bu cesareti. Amasya'da 5. iki tarafı karşı karşıya getirmek ve İstanbul hükümeti ile Halifeyi. mütarekenin başlangıcında Batum'da. Bu tarz hareketle İngilizler." (Hilafet.Türk Tümeninin karargahı ile 45. ne zaman nasip olacak?" (S. Samsun'da ve Merzifon'da bulunan birkaç yüz askere güvenip de mi tutuklayacaklardı? O sırada Samsun'da 15. bir de güçlü oldukları ve hükümetten destek gördükleri İstanbul'da gösterebilmişlerdir. Tuhafı şu ki haydi M. K. s.Alay. M.Alay. daha sonra da devam etmiştir ki bunun pek çok örneğinden bir ikisini gösterelim.Kemal'in Anadolu'ya gidişi kendi bilgileri ve izinleri dışında olmuş gibi. İngilizler. güya ona engel olmak yoluna gitmeleri ve bu maksatla İstanbul hükümetlerince Kuva-yı Milliye'nin takbihini (suçlanmasını) istemeleri.Alay bulunuyordu..Mücahitler. Şimdi Mısıroğlu'nun.Kemal el çabukluğuna getirip tutuklanmadan gemiye bindi diyelim. yine 'muamma' deyip geçiyor. milli gaye aleyhinde göstererek halkın gözünden düşürmek maksadını gütmüşlerdir. yalnız M. □ "İngilizler.Kemal'i geri çağırmalarından ve İstanbul hükümetinden Kuva-yı Milliye'yi suçlamasını istemelerinden mi ibaret? Olmadığını elbette kendi de biliyordur ama senaryosuna ters düştüğü için hepsini yok sayıyor. geri çağırması için Bab-ı Ali'ye baskı yapmaya koyuldular? Doğrusu bu bir muammadır.82) Mısıroğlu durumu yine çuvala sığdıramadığı ve senaryosuna uyduramadığı için çaresizlik içinde. s.

Kemal'i ve milli hareketi desteklemekle ne ilgisi var? □ "25 Eylül 1919 tarihinde yani daha Kuva-yı Milliye'nin herhangi bir varlığı görülmeden önce. Milli Kurtuluş Tarihi.42.145.N. Salahattin Bey onu değiştirmek için hem de bir İngiliz gemisi ile geldiğine göre. Samsun Mutasarrıflığına319 Refet Bele'nin tavsiyesi ve M.Kemal bu durumu şöyle yorumluyor: "İtiraf etmeliyim ki bu tarz ve tavırdan memnun olmadım. bu kimsenin İngiliz görüşüne hizmet edeceği için kendisine güven duyulduğudur.sından bulup da kanıt diye ileri sürdüğü bütün örnekleri aktarıyorum: □ "Albay Salahattin Beyi (Köseoğlu)316 Anadolu'ya bir İngiliz gemisi götürmüştür.41.317 Albay Selahattin'in Albay Refet Beyin yerine gönderilmesinin sebebi de şu: Albay Refet Bey.Kolordu Komutanlığı görevini devralmak üzere geldiğini. İngilizlerin Kuva-yı Milliye'ye destek verdiğini değil.1210. Refet Bey komutayı ona vermede acele etmemeli.Kemal'in önerisiyle tayin edilmiştir.Kemal Paşa. İstanbul-Anadolu ayrılığı söz konusu bile değil.39-43) Mısıroğlu. Deli Hamit diye ünlü. 2. Samsun'daki İngiliz subayına bildirmiştir. Hamit Bey İstanbul hükümetince atanmış ve İstanbul hükümetini temsil eden bir yönetici. Refet Bele. Refet Bele de.C. ilgili belgeler: B. M. Merzifon'a İngiliz askeri yollanırsa. 'İstanbul hükümetince görevinden alınmış olduğunu duyduğunu' bildirir. 3.320 Ama Samsun'da asayişin düzelmesine yardımı olur. ateşle karşı koyacağını.Avcıoğlu. M." (Hilafet. derhal verilmesi doğal olan hüküm. 1. 1 sayılı dipnotun 4. 'İstanbul'dan bir İngiliz gemi-siyle Albay [Çolak] Salahattin Beyin 3. ıkına sıkına sinekten yağ çıkarmaya çalışıyor..Tansel. 163. oldukça tutarsız biridir.Kemal'in yorumu.. 3.Şimşir. 1. Pontus olayları dolayısıyla gerginliğin arttığı şehirde." (Nutuk. General Salliklad (Jeschke." (Hilafet. O tarihte daha Erzurum Kongresi bile toplanmamış. Bu kimsenin daha sonra Dahiliye Nazırı ile arası bozulduğu için görevden alınmasına karar verildiği halde İngilizler. (Nutuk. maddesi.C.C.Kolordu Komutanı Refet Bele'den gelen 13. kaynak: Nutuk) Nutuk'ta bu konu.43)318 □ "M. 1.. Samsun'daki İngiliz subayının.C. (S. geçimsiz.36. az-çok güvenli bir ortam sağlamış olan Hamit Beyin yerinde kalmasını istemesinin. s. Bu hüküm bir zan (sanı) gücünde olsa bile. s.Kemal'e.7. M. Harbiye Nezaretinin kendisine de aynı gemi ile İstanbul'a dönmesini emrettiğini' bildirir. 38. Refet Beyin benimle olan işbirliği İstanbulca biliniyor. s. s.163. bu adı Sally Flood diye veriyor) Ali Fuat Paşanın yanına bir kurmay binbaşı ile Eskişehir İngiliz kontrol subaylarından oluşan bir heyet gönderdi. hiç olmazsa bizim de görüşümüzü almalıydı. Mondros'tan Mudanya'ya. Bu heyet. s. s. 14 Temmuz 1919'da M. D. kaynak: yine Nutuk) Hamit Bey Mülkiye'den 1902'de mezun olmuş eski bir idarecidir. yerinde bırakılması için İstanbul hükümetine başvurmuşlardır.37) Bu olay ve M.Kemal'in İngilizlerle ilişkili gibi görünen herkesten kuşkulandığını gö sterir. İngiliz Belgelerinde. Samsun Müfettişliğine (doğrusu: Mutasarrıflığına) Ha-mit Bey adında birini tayin ettirmişti.C. 'İngilizlerin ahval-i dahiliyeye (iç de bi an _8 .1919 günlü bir telgraf dolayısıyla yer almıştır. Samsun'daki İngilizlerin de Hamit Beyin yerinde kalması için İstanbul'a başvurdukl arını yazar..

işte bu gelişmelerdir. Kars Büyük Kongresi. Nazilli (2. Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi'nin kuruluşu. 1. 16 Eylül 1919.) Kongresi.) Kongresi. İstanbul hükümetinin engelleme girişimleri üzerine Sivas Kongresi.) Kongresi. 'Tam bir Türk seferberliği (!) karşısında bulunduğunu' bildirecektir. Muğla Kongreleri. bu kadar çabuk silkinip ayağa kalkmış olan milleti ile gurur duyar ve İngilizlerin neden böyle davrandıklarını kavramaya çalışır. 26 Temmuz 1919. açıklama yapmadan önce. 11/12 Eylül günü İstanbul'la haberleşmenin ve ilişkinin kesilmesine karar vermiş ve karar bütün illere duyurulmuştur.olaylara) ve Kuva-yı Milliye'ye katiyen (kesinlikle) müdahele etmeyeceklerine (karışmayacaklarına)' dair söz verdi. Yani halk çoktan uyanmış.) Kongresi. '25 Eylül 1919'da Kuva-yı Milliye'nin herhangi bir varlığı görülmediğini' ileri süren yazara. genel bir anlam kazanacaklardır. 6 Ağustos 1919." (Hilafet. birkaç varlık örneği hatırlatayım. 2. daha Haziran 1919'da Venizelos'a telgraf çekerek. Zamanla gelişip birleşerek.323 General Sally Flood'un A. 1. Balıkesir (3. 19 Eylül 1919. Trabzon Muhafaza-yı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin İl Kongresi. belki o büyük yıkımın altından. 28 Haziran 1919. 3 Kasım 1918. 17 Mart 1919. s. kaynak: Nutuk) Mısıroğlu'nun Kurtuluş Savaşı'nı hiç bilmediği.321 Güneyde.164. Balıkesir (2. Bu tepkilere yol açan olaylardan bazılarını ve İstanbul'un vurdumduymaz ve olumsuz tutumunu görmüştük. 1 ve 5 Haziran 1919. Vilayat-Şarkiyye Müdafaa-yı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin Erzurum İl Kongresi. 17 Haziran 1919. Bu karara uymayan bir iki yerin yöneticisi de bi an _8 . örgütlenmiş ve silahlı direnişe geçmiştir. Örgütlenmeler: 7 Kasım 1918. Fransız ve Ermeni birlikleri ile Rum ve Ermeni çeteleri ile çarpışmaya çoktan başlamışlardır. 3.322 Kuzeydoğuda Karadeniz şeridi boyunca ve Doğuda da bütün sınır ve sınır ötesi Türk kesimlerinde çete/kuva-yı milliye/milis birlikleri kurulmuş. genişleyip yaygınlaşabilecek.) Kongresi. çok gerekmedikçe. 1919 Sivas Kongresi. Tabii. Bu gelişmelerden sonra İngilizler. bir daha ve pek görkemli bir biçimde açığa çıkıyor. 16 Ağustos 1919. Balıkesir (1. Nazilli (1. Ayrıca. 13 Şubat 1919. 23 Temmuz. yeni bir savaşa yol açacak her türlü çatışmadan uzak durmaya çalışacaklardır. ilk tepkiler bireysel ve yereldir. Özel sebepler de şunlar: a.Fuat Paşaya birkaç subay yollayarak çatışmayı engellemek istemesinin genel sebebi. 25 Eylüle kadar bütün Ege ve Kocaeli'nde. 4 Eylül. İzmir Müdafaa-yı Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti'nin İzmir Kongresi. Yunan. ve 2. Erzurum Kongresi. Alaşehir Kongresi. O kadar ki Yunan Komutanı.

M. Merzifon'dan Samsun iskelesine gidinceye kadar hırpalamıştır.324 Eskişehir'deki Kuva-yı Milliye Komutanı Yarbay Atıf Beyi de 7 Eylülde tutuklayıp İstanbul'a gönderirler.579.352. 2 Ekimde Damat Ferit istifa edecektir. Kuva-yı Milliyeciler demiryolu köprüsünü attığından. Telgraf hatları kesilir. Kuva-yı Milliye'yi bastırmak için yeni bir kuvvet oluşturmaya kalkışır. Kütahya'da silahlı çatışma çıkar.. s.Eskişehir'den ayrılmaya zorlamaktır. Eskişehir'deki millicileri yıldırmak için İngilizlere dayanarak sıkıyönetim ilan edecek. ayrıca S. Anadolu'da harekât-ı milliyenin gelişmesinden dolayı. Bunun üzerine İngiliz generali.Ali Fuat Paşa da.Tahsin Beyle birlikte birkaç milliciyi öldürtecektir. İzmit'e çekeceklerdir.□ "Yine aynı tarihlerde İngilizler. 147) Anadolu'da pek az İngiliz subayı ve askeri kalır.326 1/2 Ekim gecesi Eskişehir halkı. s. 4 Ekim günü Mutasarrıf Hilmi öldürülür. Dr. İngilizler.C. s.Danişment.H. Anadolu demiryolunu denetim altında tutan 3 taburu. Malta Sürgünleri.Karabekir.Başlarken..C.328 İngilizler bir süre sonra.R.Akşin. İngilizleri ve İngilizcileri . Bilal N.Hatıraları.316 vd.M. ayaklanacak. T. Amaç. İ. bu kuvvet İngilizleri. Ankara'daki 20. 'Kuva-yı Milliye'nin memnun olup olmayacağını' sordular.Şimşir." (Hilafet. s. M. Mısıroğlu olayın yalnız ilk evresini anlatıp ortamı ve sebepleri açıklamıyor. Kiraz Hamdi Paşa apar topar İstanbul'a kaçar. s. 4. K.F.Kolordu Komutanlığına emekli Kiraz Hamdi Paşayı atar. Ali Fuat Paşayı bir mektup ile tehdit eder.Danişment versin: "Bunun sebebi.C.H. dipnot 47)] bi an _8 . çoğunlukla milis birliklerinden kurulu bir kuvvet ile Eskişehir'i kuşatır. s.Sonyel. s.. özellikle Eskişehir'de bulunan birliği takviye ederler. İngilizlerin tehlikede kalmış olmalarıdır. İstanbul hükümeti de. Vahidettin'den yana bir tarihçi. S. 21 Eylülde birkaç subayını yollayarak Ali Fuat Paşayı uyarır ama kuşatma kaldırılmaz. İstanbul'un işgali üzerine onlar da tutuklanırlar. üstelik aynı gün (21 Eylül) İngilizler ile milliciler arasında. cephe daraltmak için 4 Ekimde Samsun'daki asker- de arasında Eskişehir Mutasarrıfı Hilmi Bey de vardır. gelişimi aktarmıyor. İngilizler Kütahya'yı bırakmak zorunda kalırlar. M. Ankara'ya gidemez.. Doğu Anadolu ile Batı Anadolu'yu birbirinden ayırmak ve milliyetçilerin birleşmesini önlemek amacıyla İzmit-Eskişehir-Konya demiryolunu bütünüyle denetimleri altına alır.329 Merzifon'un boşaltılmasında Reşitbeyzade Sırrı Beyin teşkil ettiği mahalli kuvvetin büyük hizmeti olmuş. General Sally Flood. 25 Eylülde." (İ. oradan da İstanbul'a çektiler. İstiklal Harbimiz.325 Bu arada Mutasarrıf Hilmi.461. Kuva-yı Milliyece 'pek memnun oluruz' cevabı verildi.164.264)330 Anadolu'da sıkışan İngilizler. (Gökbilgin. d. Osm.327 Olay bu. Merzifon'da bulunan İngiliz kuvvetlerinin geriye alınması halinde. c. Dış Politika 1. 2. Eskişehir'de de yönetimi ele alır.Cebesoy. orada kalır ve Mutasarrıf Hilmi Beyle birlikte. b. ağırlıklarıyla birlikte önce Samsun'a.61) Bunun üzerine Kuva-yı Milliye. kaynak: Nutuk) Bu iddianın cevabını. Eskişehir'i de boşaltarak. s.Kronolojisi. İstanbul Hükümetleri. Kiraz Hamdi Paşa Eskişehir'e gelir. (A. (29 kişi. sonra da ahkâm çıkarıyor. Onlar da Merzifon'daki kuvvetlerini.

s. 2. İstiklal Harbimiz. M.Kemal] Karabekir'in açıkladığına göre. Anadolu'daki isyanı bastırmak üzere güvenilir kuvvetlerinden iki tümen teşkil edip Anadolu'ya göndereceğini söyleyince." (Dış Politika. Albay Budiyenni bu tarihte. Bu belgelere göre olayın aslı şu: 1.onaylaması için M.333 □ "Ayrıca.leri de İstanbul'a çekeceklerdir.R. İstiklal Harbimiz adlı kitabın ilgili sayfalarını dikkatle okurlarsa. kaynak: Masalcı H. 342)334 1.Kemal. baskıda 593'tür. İstanbul'da iken İlyaçev adında bir Sovyet albayıyla görüşmüştür.s. tabii onaylamaz da. İlyaçev konusundaki yanlışlarını kolayca fark edip düzeltebilirler. Buradaki müzakereler tam yirmi iki gün sürmüştür.618 vd. ne de Ankara'da. 3. İlyaçev ile ne 'Anadolu'ya gitmek üzere İstanbul'da iken' görüşmüştür. Bu temaslarda.Kemal'in İstanbul'dayken İlyaçev'le görüştüğünü yazmıyor.165. Kısacası.. onun yaptığı bu yanlışlık sürüp geliyor. s. bütün iddiaları gümlemiş olmuyor mu? □ "M. s.331 □ "1919 yılında Sultan Vahideddin.Kemal Paşa.Kemal'in İstanbul'da Albay İlyaçev ile görüştüğünü ilk defa kimin yazdığını saptayamadım ama ilk yazan her kimse. M.s. Anadolu'ya gitmek üzere iken İstanbul'da Ruslarla temasta bulunmuştur. kaynak: K." (Hilafet.. K. Albay Budiyenni başkanlığındaki bir heyetle görüşmelerde bulunduğu bilinmektedir. 164) K." (Hilafet. (Budiyenni'nin anılarına dayararak. Baha Sait'in yaptığı anlaşmanın üzerinde bile durmaz.Karabekir. s.Sonyel gibi çalışkan bir bilim adamı bile. 165. S. bastırmak için kuvvet kullanmak istediğini itiraf etmiş!332 Ee. 591595) dikkatle okuyanlar görürler ki Karabekir.Kemal'in Rauf ve Kara Vasıf Beylere yazdığı iki mektubu aktarıyor. Diyor ki: "[M. 1.338. terhis yerine yeniden silahlanma mı yapacağız?' dediler.Mısıroğlu bile Vahidettin'in Milli Mücadele'yi desteklemediğini.Karabekir'in İstiklal Harbimiz kitabına dayanarak. Rus Albayı İlyaçev ile M. M.579-582. Albay İlyaçev. Kara Vasıf Bey de. 'Bu mütareke şartlarına aykırıdır. Karakol Cemiyeti'nden Baha Sait'le Baku'da yapılan anlaşmayı onaylatmak için 1920 yılının ilk aylarında İstanbul'a getirir ve Kara Vasıfla ilişki kurar.Kemal Paşa arasında neler görüşüldüğü bugüne kadar açıklanmamıştır.baskıda. bu garip anlaşmayı. Türk-Sovyet İlişkileri. S. s.C. Mısıroğlu ve bu masala inananlar. Ankara'ya yollar (Nisan 1920).) K. imiş. Bu sayfanın sayısı 2. M. İtilaf devletleri temsilcileri buna asla izin vermediler. Samsun'a çıktıktan sonra Havza'da. Volga kıyısında Çaritsin çevresinde çarpışmaktadır.Kemal'e.Karabekir'in kitabının o sayfalarını okumaya zaman ayıramamış ki aynı yanlışı yapıyor.Yerasimos. bu itirafla. de bi an _8 ." (Hilafet.83) Oysa İstiklal Harbimizin bu konuyla ilgili sayfalarını (2. sadece Baha Sait'in mektubu ile Baku'da yaptığı 11 Ocak 1920 günlü tuhaf anlaşmanın metnini. s.Ertürk'ün İki Devrin Perde Arkası adlı kitabı. bu sırada Ankara'dadır ve Meclisin açılışı için hazırlık yapmaktadır.

Esasen M. Mısıroğluda hiç incelemeden kopya çekip. Sovyetler-Ankara ilişkileri hakkında bazı bilgiler verdikten de bi an _8 108. İngiliz belgelerine dayanarak açıklamıştı!337 □ "[K.Ertürk'ün yanlışına kuyruk takıyor. 12 Haziran'da Amasya'ya geçmiştir! (KA.Ertürk. Havza'dan K.Hasanoğlu.Mısıroğlu'nun bu kitabının yayımlanmasından yıllarca önce. sayfalarını gösteriyor.Karabekir'e uzun bir mektup yazarak." (Hilafet. s.Sonyel. daha 24 Aralık 1918 günü.Kemal.Sinan Yıllığı/1973. arkadaşlarına bilgi verirdi. M. 2. Sovyetler'e ilişkin görüş ve bilgileri bildiren Binbaşı Hüsrev Gerede de. Sözü neden uzatıyorum ki? Mete Tuncay.von Mikusch'un 164 ve 292. K.335 5.s. yer almamaktadır. s. daha İstanbul'dan ayrılmadan.Kemal Havza'da 22 gün kalmıştır' diye yazıyor. SSCB Bilimler Akademisi tarafından hazırlanmış olan 'Ekim Devrimi Sonrası Türkiye Tarihi' adlı kitapta da bu uydurma. 165. Çünkü bilhassa İstanbul'daki görüşmelerin antikomünist Ruslarla olmak ihtimali galiptir (çoktur) (!). s. s. sayfalar. 'görüşmelerin tam 22 gün sürdüğünü ' iddia ediyor.) 3.□ "İhtimal ki Rus heyetini M. böylece H.R. İstanbul.59 vd. Yorumlarının hüzün verici naivliği bir yana. 1. Bu temasın.Mısıroğlu. Sovyetlerle kurulan bu ilk temas hakkında. son cümle için dayanak olarak Dagobert von Mikusch'un kitabının 164 ve 292. D.Budiyenni'nin Havza'da olması mümkün değildir.Günlüğü.8792)336 .510 vd.Kemal. bu gizli Rus delegesinin (!) bir İngiliz ajanı olduğunu.) 1.. 'M. H. (K.Kemal-Budiyenni görüşmesinin masal olduğunu kanıtlamış: Atatürk'le İlgili Olarak Uydurulmuş Bir Hikâye. İstiklal Harbimiz. (Çev: A. 1979) 4. Mısıroğlu.166) S.161) 2. kendi fikirlerine çekmeye çalışmışlardır. Bilim Y. Mısıroğlu'nun iddiasına dayanak olabilecek tek kelime yok! (Türkçe çeviride 190-191. 27.c. küçük bir kasabada ve kalabalık karargâh mensuplarından gizli olarak gerçekleştirildiği de düşünülemez. 338-339.(!) Fakat Samsun'daki görüşmelerin (Havza demek istiyor) komünist Ruslarla olduğuna da şüphe yoktur.Kemal Havza'da 17 gün kalmış (25 Mayıs-11 Haziran). Gerçekten böyle bir temas olsaydı.Karabekir. İngiliz entelijansına mensup bazı kimselerle de gizlice görüşmüştü. dipnot 87) Eğer aynı anda iki yerde bulunabilmek gibi bir kerameti yo ksa. yazdığı gibi sonra değil. (TİH.) Yani yutturmacılık yöntemi. M. Bu konuda bir belge olmadığı gibi hiçbirinin anılarında da böyle bir bilgi yer almıyor. Budiyenni'den ya da herhangi bir Sovyet kurulundan söz etmemektedir. yanlış bilgi vermeye aynı hızla devam ediyor: Batum. M. sayfalarında da. bu görüşü kuvvetlendirmektedir.Kemal Paşa ile görüşüp anlaşmaya imale eden (yönlendiren) İngiliz entelijansına (gizli servisine) mensup kimseler olmuştur (!).İngiliz Tümeni tarafından işgal edilmiştir. s. kesintisiz sürüyor! □ "Ruslar bu sıralarda Balıkesir'de bulunan Kazım (Özalp) Paşaya da gizli bir Rus delegesi göndererek. İngilizlerin daha sonra komünizme karşı Batum'a çıkarma yapacak kadar ileri gitmeleri." (Hilafet.

Mesela '1921 senesi[nde] M.N. gayet akortlu (uyumlu) bir şekilde faaliyette bulunmuşlardır. bu ilgi ile İngilizleri korkutmak!338 Ancak M Kemal Paşa. sayfasında. Harington'a. Mesela son olarak 600 top sağlandığını. 2.Şimşir. bir görüşme yapıldığı doğrudur.C.Kemal sizinle görüşmeye pek hevesli' dediği anlaşılıyor.Şimşir. sel yüzünden İnebolu'dan ileri gidemez ve İnebolu'da bulunan Refet Paşa ile görüşürler.CXXI. madde için. Mısıroğlu öyle münasip görüyor. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi bir de bi an Doğrular: _8 sonra diyor ki:] Teferruatına giremediğimiz böyle bin türlü tehlikeli faaliyet ve propagandanın ortaya çıkmasına sebep neydi? Hiç şüphesiz.165. Henry'den. bu konuda 1919'da. s.340 4.) . İngiliz Belgeleri. Saltanat ve Hilafete ilişkin birtakım siyasi meseleyi de söz konusu etmişlerdi. sonunda Ruslara veda ederek İngilizlerle kayıtsız şartsız beraber olmuştur.339 ayrıca der ki: "M.Kemal İngilizlere yaklaşmak istiyorsa. İnebolu civarında bir çiftlikte toplanarak siyasi ve iktisadi şeyler görüşürler." (Hilafet. özet: s. (1-4. genel konularda da yuvarlak sözler etmiş.Kemal tarafından tayin edilen Refet Paşa ile Harington'un Erkan-ı Harbiyesinden gönderdiği murahhaslar (delegeler).. hani M. Harington'un erkan-ı harbiyesi ile ilgileri yoktur. s.453 vd. orijinal metin: s. B. 'M. Bu hareket tarzını zorunlu hale getiren amiller (etkenler) Lozan'da ortaya çıkmıştır. madencilikle ilgilenmektedirler. İstanbul'da Hilafet ve Türkiye'nin geleceği hakkında kesin anlaşmaya varmışlardı? Bu yeni anlaşmanın sebebi ve gereği ne? Ne olacak. Sakarya'dan İzmir'e. Edgar Pech'in kitabının 200. Les Allies et Turqui. ilk adımı o atmalı!" 3. Edgar Pech. Harington bu bilgiyi ciddiye alarak M. Anadolu'da dört cephane fabrikası olduğunu' söylemiş. Hilafeti halkın gözünden düşürmek için İstanbul'daki işgal kuvvetleri ile Ankara'daki M. birinci derecede Rusya'ya şirin görünerek bir parça yardım koparmak! Yahut da evvelce arz etmiş olduğumuz üzere.341Henry'nin İnebolu dönüşü.Kemal'in askeri niyetleri hakkında bilgi toplamasını ister. İstanbul'un işgali üzerine M.200) Bu anlaşma gereğince.)343 6. Henry ve Stourton. 172.1.Kemal ile İngilizler. s. bu iki İngilizle hayli dalga geçmiş.Kemal Paşa. ' (Kaynağı. Refet Paşa ile 12 Haziran 1921'de görüşen Henry ve Stourton. Bunun da sebebi.68-136)342 5. evvelki taahhütlerdi (önceki söz vermelerdi)." (Görüşmenin tutanağı:Bilal N. Saltanat ve Hilafet hakkında da çok kısa da olsa.Kemal'in tutuklattığı İngiliz askerleri ile M.Kemal ile ilişki kurmaya çalışacak ama Henry'in sözünün doğru olmadığı ortaya çıkacaktır. 3. Ama Refet Paşanın söylediklerinin. kısaca söylemek gerekirse. Mısıroğlu'nun iddiası ile bir ilgisi yok! Çünkü Refet Paşanın söylediklerinin özeti şöyle: "Türkiye meşruti bir Hükümdarca yönetilecek ve bu Hükümdar aynı zamanda Halife olacaktır. İnebolu'ya geçmek için izin istedikleri zaman General Harington. ticarete başlamış iki eski İngiliz subayıdır. Stourton'un raporundan anlaşıldığına göre Refet Paşa.

s.72) de bi an _8 .g.344 Bu ne bitmez tükenmez yalan yağmuru! □ "İngilizler bu hususta o kadar /mahirane (ustaca) bir siyaset takip ettiler ki İstanbul'daki Meclis-i Mebusan'ı basıp dağıtmaları bile." (E.Komiser Amiral de Robeck.LVIII/134)346 20 Ekim 1919: General Milne'in raporu: "Milli liderler. İstanbul yönetimiyle birlikte İngilizleri de çok rahatsız eder. 1." (Jeschke.Şimşir. kesinlikle yer almamaktadır. s. silahlı direnişe iyiden iyiye kendilerini kaptırmışlar. a. Ancak önemli olan şudur ki İngilizler bu hareketi. Curzon'a şunları yazar: "M. artık ordunun silahlarını toplayamaması.. İngiliz Belgelerinde.66) 1 Ekim 1919: D." (Hilafet.ifade de. Olaylar şöyle gelişir: 9 Eylül 1919: Y. belgeli öyküsünü özet olarak görelim." (B. bütün işgal güçlerini tedirgin etmeye başlamıştır. M.Kemal'in tesiri gittikçe artıyor.Ferit hükümeti istifa etti. Hatta Ankara'ya kaçacak mebusların pek çoğunu.. 2 Ekim 1919: Ali Rıza Paşa hükümeti kurulur. Ankara'nın kuvvetlenmesini ve siyasi faaliyetlerin merkezi haline gelmesini istemek gibi anlaşılması güç bir İngiliz siyasetinin ilgisi olduğunda şüphe yoktur.211) 11 Eylül 1919: Sivas Kongresi'nin bildirisi! 17 Eylül 1919: İngiltere Karadeniz Ordusu Başkomutanı General Milne'in raporu: "Hükümet ve Müttefik devletleri kuvvetsizdirler. Bu yeni Türkiye'ye barış şartlarını empoze etmek kolay olmayacak. milli kuvvetlerin Batıda ve Güneydeki etkinlikleri. Sivas Kongresinin toplanması. İngiliz denetim subaylarının. s. (Jeschke.Komiser de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Anadolu'daki milli hareketin baskısıyla D. • İstanbul'un resmen işgalinin gerçek öyküsü Erzurum ve Batı Anadolu kongreleri.345 İstanbul'un işgaline yol açan olayların ve karar sürecinin. 10 Ekim 1919: Y. İstanbul'un resmen işgaline ve onunla birlikte başka önlemlerin de alınmasına karar vermelerinin sebepleri ve belgeleri.Kemal Paşa ve Rauf Orbay ile anlaşarak yapmışlardı.C. TKS Kronolojisi I.e.Kemal'in hareketi Anadolu'da bağımsız bir cumhuriyete doğru gelişiyor. Hakikaten İstanbul'daki Meclis-i Mebusan'ın dağıtılmasında. s.. mebusların (milletvekillerinin) Ankara'ya gitmeleri ve bu suretle İstanbul'u çökerterek orasının güçlenmesini sağlamak içindi." (Jeschke.Kemal karşısında İngiliz aslanının prestiji sarsıldı.Ulubelen. Müttefiklerin. M. Mütarekeyi imzalayan Türkiye'nin yerinde. Askeri kuvvet kullanmak icap edecek.Ferit istifa eder. İstanbul'un resmen işgali kararı ile bağlantılı bir olaydır. s. s. 173) Siz hiç bu kadar sunturlu bir palavra duymuş muydunuz? İngilizlerin Meclisi basmaları ve bazı milletvekilleri ile birçok milliyetçiyi tutuklamaları.. bugün bambaşka bir Türkiye var.64) 24 Eylül 1919: Vali Artin Cemal Konya'dan kaçar. bütün ciddi kitaplarda var.N. TKS Kronolojisi I. 'heyet-i nasıha' adı altında yine kendileri götürmüşlerdir. M.

1. İngiliz Belgelerinde. Misak-ı Milli'yi kabul eder. 1. s.CIII/364) de bi an _8 .C.180) 10 Kasım 1919: Y. TKS Kronolojisi I. 1..Şimşir.76.. s.C. şöyle özetlenebilecek olan bir muhtıra dağıtır: "Türklerin Avrupa ile ilişiğini kesmek. Kısa bir süre sonra Türklerle bu kuvvetler arasında kıyasıya bir boğuşma başlayacaktır.Komiserde Robeck'in raporu: "İstanbul'un resmen işgali gereklidir. 2. s. General Milne'e: "M. 27 Ocak 1920: Gelibolu civarında ve Fransız askerlerinin gözetimi altında bulunan Akbaş silah ve cephane depolarını. s. gizli bir toplantı yaparak.CIX/381) 28 Ocak 1920: Meclis-i Mebusan.C.s.C.254." (B. B. s. (K. 4 Ocak 1920: Lord Curzon.Gökbilgin. Ermeni birlikleri ile birlikte Urfa.Başlarken.Karabekir. 1.Kemal başlıca düşmanımızdır!" (Jeschke.C.. s. TKS Kronolojisi I. (Jeschke.105)' 8 Kasım 1919: Lloyd George. (T.Şimşir.Türkgeldi. s.80) 26 Aralık 1919: Y. İstiklal Harbimiz. düzenli Türk kuvvetlerinin de Fransız askerlerine saldırdığını belirterek mütarekenin artık fiilen bitmiş sayılacağını' söyledi.F. İng.Kemal hareketinin bastırılması için çok büyük bir kuvvet gerekiyor. 1..Komiseri. kabine üyelerine.434)349 4 Şubat 1920: Y. M. 'itaatsizlik ettikleri için Cemal ve Cevat Paşaların azlini' ister.N. Belgelerinde..M.Belgelerinde. (K. Amiral Webb'ten Lord Curzon'a:"... Maraş ve Antep kentlerine girmeye başlarlar. B. s.M.80) 11 Aralık 1919: General Milne.88 vd.307)347 20 Ocak 1920: Maraş savaşı başlar..N.28 Ekim 1919: Konya-Bozkır asileri İngilizlerden yardım isterler.XCIII/300) 12 Ocak 1920: Antep savaşı başlar. TKS Kronolojisi I. milli akımı daha güçlendireceği. (Jeschke.XCIX/336) 20 Ocak 1920: Üç Y. 48 saat içinde görevden alınmalarını isterler.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Fransız Y.Şimşir.Gökbilgin.Özalp. savaşta olduğu gibi barışta da güçlük çıkaran. Milli Mücadele. s. Avam kamarasında şöyle konuşur: "Karşımızda. s. s." (Jeschke. Görüp İşittiklerim.. (KS Günlüğü." (B.C. 2.. Türklerin İstanbul'da bırakılmasının.N.N. İngiliz Belgelerinde. s. ortak bir nota ile milli kuvvetleri destekledikleri anlaşılan Harbiye Nazırı Cemal Paşa ile Genelkurmay Başkanı Cevat Paşanın..LXIX/188) 11 Aralık 1919: Y.Komiser V.TKS Kronolojisi I. s.....Komiser Amiral de Robeck'ten. 18 Ocak 1920: Y.C.2. s.Kemal ve Heyeti Temsiliye Ankara'ya gelir. 'Maraş bölgesinde durumun ciddi olduğunu. Türk milli hareketine karşı kuvvet kullanmak gerekecek.Şimşir. Bunun için Türkleri İstanbul'dan atmak.Şimşir. işgal güçlerinin şiddetli tepkilerine yol açar.." (B.N. hatta savaştakinden daha fazla güçlük çıkaran bir Türkiye var!" (T.C. İngilizler Bandırma'ya iki bölük asker çıkararak şehri işgal ederler.Başlarken. M. İng..C. Köprülülü Hamdi ile Dramalı Rıza348 ve arkadaşlarının basarak silah ve cephaneyi Anadolu'ya kaçırmaları.73) 29 Ekim 1919: Bölgeyi İngilizlerden devralan Fransızlar." (Jeschke.Komiser. s.. 1. İngiliz Belgelerinde.Komiser de Robeck'in raporu: "M.82) 27 Aralık 1919: M. A.TKS Kronolojisi I.

/403.95) 13 Şubat 1920: Y.Şimşir.Şimşir.C. 5.CVIII /379) 23 Şubat 1920: Y.Ulubelen." (B. Çukurova‘da Ermeni kıyımı yapıldığına dair haberler alındığı…351 Müttefiklerin prestijinin sarsıldığı… Artık Türkiye‟ye karşı harekete geçmek gerektiği…” (B.George‘nin konuşması: ―Fransız‘ların Maraş‘tan çekildiklerine.C.) 29 Şubat 1920: Görüşü sorulan Y.. 1. s. 1.N. Urfa.... 1.. Osmanlı Meclisi'nin milliyetçi örgütün İstanbul'da siyasi bir parçası durumunda olduğu." (B.C.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Her ihtimale karşı hazır bulunmak gerektiğinden.. 1.N. dipnot) 21 Şubat 1920: İngiliz askeri haberalma raporu: "İstanbul'daki milliyetçilerin M.N..257).C. İngiliz Belgelerinde. KS‘da İstanbul ve Yardımları. s.CV/371) 16 Şubat 1920: İstanbul yönetiminin ve İngilizlerin destekledikleri Anza-vur'un ikinci isyanı.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Anado-lu'daki bütün hareketler.CXI vd. 4. T.R. s." (B.N.Sonyel.C.. (Tutanaklara dayanarak S. s.. M. s.Şimşir.4.Şimşir. milliyetçilerin tutuklanması ve Meclis'in kapatılması. 23 Şubat 1920: Bazı yeni İngiliz savaş gemileri İstanbul‘a gelir ve karayaasker çıkarırlar. (B.C. s..CX /388) 28 Şubat 1920: Galip devletler temsilcilerinin Londra‘da yaptıkları toplantıda Başbakan L.. 1.434) 24 Şubat 1920: Yüzbaşı Butler'in raporu: "General Gouraud'nun. General Milne İstanbul'da kuvvet yığınağı yapmak düşüncesinde.6 Şubat 1920: Y.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Damat Ferit Paşanın tekrar başa geçirilemediği.. s. 6. (TİH. Milliyetçi harekete karşı silah kullanmak gerekeceği..C. barışı kabul edecek Türkleri.." (B.. s.Himmetoğlu. Bizim aldığımız kararlara hürmet etmeyen tek halk. (TİH. 1.Komiser Amiral de Robeck.. 1. s.N.Kemal Paşa tarafından.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Milliyetçi direnişi kırmak için harekete geçilmesi ve İstanbul'un işgal edilmesi.. Sultanın etrafında toplayıp milliyetçilere karşı bir cephe kurulabilece- de bi an _8 .. s..82 vd. Ma-raş ve Antep'e saldıran Kuva-yı Milliye birliklerinin arkasında düzenli ordunun olduğunu söylediği." (E.. Maraş'a saldırılmasını.206) 12 Şubat 1920: Fransızlar Maraş'tan çekilir ve Kuva-yı Milliye Maraş'a gi-rer... 1. s..27)350 17 Şubat 1920: Misak-ı Milli açıklanır! (Türk Parlamento Tarihi. İngiliz Belgelerinde. s.Şimşir.C..İngiliz Belgelerinde. Türk halkıdır./381) 23 Şubat 1920: Y..C. (H. İngiliz Belgelerinde. 1.CIV/366) 8/9 Şubat 1920: Kuva-yı Milliye Urfa'yı kuşatır ve şehre girer..Şimşir.N. Akbaş depolarının boşaltılması ve Müttefik nöbetçilerinin yakalanmasını şiddetle protesto eder. Baytok.C. s. İngiliz Belgelerinde.C.CVIII vd. Barış şartları nisbeten yumuşak olduğu takdirde. Meclis'te milletvekillerinin ateşli konuşmalar yapmalarını. Dış Politika. İngiliz Belgelerinde. milli hareketin parçaları olarak tertiplenmektedir. Müttefiklerin M. 104) 10 Şubat 1920: Galip devletler temsilcilerinin Londra'daki toplantısında. s.25.C.Kemal Paşa ile Meclis telgrafhanesi ile haberleştikleri. İstanbul'daki İngiliz ve Fransız Yüksek Komiserlerinin ortak önerileri görüşülür: İstanbul'da yönetimin işgalcilere devredilmesi. (TİH.Kemal'e baskı yapması gerektiği.

1.354 Bir İngiliz birliği.N. s. İngiliz Belgelerinde.C. İngiliz Belgelerinde... s.C.CXIX /444) 10 Mart 1920: İstanbul'daki Y.C. Osmanlı hükümetince derhal red ve inkâr edilmeleri.N.ği. Müttefik devletlerin niyeti. 1 .Şimşir. s. 6 erimizi şehit eder. Harbiye Nezareti ve PTT işgal edilir.138) 12 Mart 1920: Lord Curzon'un. Şehzadebaşı karakolunu basar. Venizelos'un ileri sürdüğü görüşler: "Türkiye'ye barış şartlarını kabul ettirme görevini. Sivil ve asker 150 milliyetçi Türk tutuklanır..CXX/453)353 16 Mart 1920: İstanbul'daki Y. İngiliz Belgelerinde.C... s. İngiliz Belgelerinde.CXIII/411) 2 Mart 1920: Y. İngiliz Belgelerinde.. Sivas milletvekili Rauf (Orbay)..309)356 Aynı gün Vahidettin.1.Kemal ve milli hareketin öbür liderlerinin.. 1. 15 erimizi yaralar. bu kararın değiştirilmesi muhtemeldir. Vaşington'daki İngiliz B.M. 8 Mart 1920: LGeorge ." (B.00'dan itibaren işgal edilecek.C.. M.N.. Yunanistan'ın üzerine alabileceği. İngiliz Belgelerinde.Elçisine.Komiseri ile İstanbul'un işgali ve milli hareket liderlerine karşı sert önlemler alınması konularında düşünce birliğine vardık.N.. Eğer Anadolu'da genel karışıklık ve Hıristiyan kıyımı gibi olaylar olursa." (B..Şimşir.Venizelos görüşmesi sırasında.. Balıkesir milletvekili Abdülaziz Mecdi Hoca (Tolon) ve Konya milletvekili Vehbi Hoca (Çelik)'dan oluşan Meclis Kurulunu saat 17." (A..CXVI/427)352 8 Mart 1920: Salih Paşa hükümeti kurulur.. Şimşir.C.Şimşir. Harbiye Nezaretine.Şimşir..Hatıraları." (B.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Fransa_ Y. Türkleri İstanbul'dan yoksun bırakmamaktır." (B.s. İki tümenle M. polis teşkilatına el konulur. alınan kararlar hakkında verdiği bilgiler: "Kilikya'da (Çukurova'da) asayişi Fransızların sağlayacağı. saltanat makamının gücünü kırmak değil.Komiserlerin Sadrazam Salih Paşaya 09.355 İşgal Kuvvetleri Komutanlığının tebliği (özet): "2.Şimşir. bütün yollar tutulur..CXXII/460) Tren ve vapur seferleri durdurulur.C. 1.40'da verdikleri ortak nota: "İstanbul saat 10. s.Cebesoy.N. Osmanlı idaresinde kalacak yerlerde.. M..Komiserler toplanarak. M. Müttefik devletlerin niyeti. 3. 1.00'de kabul eder. İstanbul'un işgal edileceği ve barış şartları kabul edilinceye kadar işgal altında tutulacağı. İngiliz Belgelerinde.N. Hatırlamanıza yardımcı olmak için yalnız Vahidettin'in sözlerini akta- de bi an _8 . o gücü desteklemek ve sağlamlaştırmaktır.Şimşir. (TC Kronolojisi.N.357 Bu görüşmeyi birinci bölümde vermiştim.Kemal'in bertaraf edileceği.F.‖ (B. s.. polis teşkilatına ve PTT'ye el konulacak!" (B. önde gelen milliyetçileri tutuklama emrinin nasıl uygulanacağını görüşürler.. Tutuklamalar 18 Marta kadar devam edecektir."(B.Komiser Amiral de Robeck‘ten Lord Curzon‘a: ―İstanbul‘u işgal etme düşüncesini General Milne de kabul etti.. s.. 5 Mart 1920: Y.CXIV/413) 3 Mart 1920: Ali Rıza Paşa hükümeti istifa eder.s.Kemal kuvvetlerinin ezilebileceği...CXVIII /422) 10 Mart 1920: Londra'da alınan kararlar: "İstanbul işgal edilecek. 1.

s.140 vd. Edirne Milletvekilleri Şeref (Aykut) ve Faik (Kaltakkıran) Beylerle İstanbul Milletvekili Numan Ustayı alırlar.) Bu dört milletvekilinden başka hiçbir milletvekili.Cebesoy. s. M.. her istediklerini yaparlar! Her şeye cüret edebilirler! Meclisteki sözlerinize ve hareketlerinize dikkat ediniz! Hoca! Hoca! Dikkatli olun! Bu adamlar.. Ankara'yı yatıştırmak umuduyla Heyet-i Nasıha (öğüt kurulu) olarak. Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım.Kemal Tengirşenk. İstanbul ile Anadolu arasındaki tek kara ve demiryolu geçidi olan Geyve Boğazı'nı ele geçirirler. Allah şifa versin! bi an _8 . Oysa TBMM'nin tam üye sayısı 403'tür. s. "milliyetçilere yardım edenin ölüm cezasına çarptırılacağını" ilan eden afişler . ilerde ele alınacak. Bütün sokak duvarlarına. H.520 vd. Ankara'nın yaptırdığı yeni seçimlerde seçilerek Meclis'e katılmıştır. (A.Karabekir. her istediklerini yaparlar! Hoca. Ertesi günde yine Meclisten zorla.Kemal Tengirşenk.F. Ankara'ya sadece dört milletvekili yollamıştır: Bunlar Dr. "İngilizlerin bu hareketi. 1. (29 kişi) Osmanlı Meclisi de. İngilizce ve Türkçe.363 İkinci önlem. İngilizlerin bilgisi altında.320. millet koyun sürüsü! Bu sürüye bir çoban lazım! İşte o da benim!"358 Aynı akşam. Y. s. ileri gelen milliyetçilerin tutuklanmasıdır ki bu da 16-18 Mart tarihlerinde gerçekleştirilir.yapıştırılır. s.360 Sıkıyönetim ilan edilir. idareci ve gazeteciler daha tutuklanıp Malta'ya sürüleceklerdir. (Türk Parlamento Tarihi.Kemal bunlardan kuşkulanmış ve Ankara'ya kadar gözetim altında getirtmiştir. Üçüncü önlem olan 'hükümetçe milli liderlerin red ve inkâr edilmesi' konusu ise. 315 milletvekili ise. M. vaziyet meydanda! Hadiseler ortada! Bu adamlar isterlerse yarın Ankara'ya giderler! Rauf Bey.361 Buna karşılık aynı gün. Vatan Hizmetinde.C.Kemal'in emriyle de Anadolu'da bulunan bütün İngiliz subay ve erleri tutuklanacaktır. Vehbi Efendi. İstanbul'la her türlü ilişkiyi keser. gittikçe gelişen ve güçlenen milli hareketi cezalandırmak ve hazırlanan barış andlaşmasının itirazsız imzalanmasını sağlay acak ortamı hazırlamak için müttefiklerce ortaklaşa alınan önlemlerden biridir. s.260) Yunan işgali altında olmayan bütün demiryollarına el konulur. İstiklal Harbimiz.Rıza Nur. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi.• Salih Paşa hükümeti. Ve Mısıroğlu. (Görüp İşittiklerim. K.39)364 de rıyorum: "Bu adamlar daha çok şey yaparlar. (Dr. Abdullah Azmi Efendidir.280 vd. sadece 88 kişidir. İngilizlerin tutumunu protesto için tatil kararı alır.Kemal ve Rauf Orbay ile anlaşarak yaptıklarını" ileri sürüyor.Kazım Kadri.359 Ayrıca bazı milletvekili. gazetelere sansür konur.362 Anadolu. Y. asker.Rıza Nur. s. Rauf ve Kara Vasıf Beyler tutuklanırlar. M.. ilerleyen milli kuvvetler. heyet-i nasıha üyesi olarak ve İngilizlerin bilgisi ve yardımıyla Ankara'ya gelmiş değildir! Mısıroğlu yine masal söylüyor! Osmanlı Meclisi üyesi olup da İstanbul'dan kaçarak TBMM'ne katılanlar. Meclis sarılır.542) Görülüyor ki İstanbul'un işgali. Malta dönüşü Ankara'ya gelecek olanlarla birlikte.

Jeschke. İstanbul'a uğrayan gemiden çıkmayarak. Bekir Sami'nin imzaladığı adaletsiz sözleşme yerine. de bi an _8 . yalanı kuyruğundan yakalayabilirler. Yüksek Komiser de Robeck'e şöyle der: "Meclisin başlıca görevi. bunun bir hata sonucu olmadığını.Kemal Paşanın yanına gitmesine ses çıkarmadılar. 12 Ocak 1920'de İstanbul'da açılan Meclis-i Mebusan'a Sivas mebusu olarak girmiştir.(12) "Dagobert von Mikusch. M.Mısıroğlu'dan özür dileriz! 4.176) Uydurma devam ediyor! Çünkü Dagobert von Mikusch'un kitabının hiçbir sayfasında. 16 Mart günü tutuklanacak ve Malta'ya götürüleceklerdir.Belgeleri. En iyisi bütün milliyetçilerin denize atılmalarıydı ama ne çare ki Sakarya zaferi üzerine. yeni bir değiş-tokuş anlaşması yapılmıştır: Malta'da bulunan Türklerin tümü ile M.Kemal Paşadan sonra ikinci derecede faal bir şahsiyet bulunduğu halde.392 vd. İnebolu'dan M. (Vahidettincilerin pek beğendiği İ. Tevfik Paşa. Öyle ya. İng. s. ona anlamlı bir hareket olarak Meclisin dağılmasına kadar dokunmadılar." (Hilafet.Kemal'in tutuklattığı bütün İngilizler karşılıklı serbest bırakılacak. adı geçen eserinde. böyle bir ifade bulunmamaktadır. İstanbul'un işgaliyle ilgili olan 237-243. Malta dönüşü Rauf Beyin İnebolu'ya inmesine izin vermeleri de Mısıroğlu'nun canını sıkmış. esasları Erzurum ve Sivas Kongrelerinde belirlenmiş ve taslağı Ankara'da hazırlanmış olan Milli Andı (Misak-ı Milli'yi) kabul ve ilan edecektir (Şubat 1920). Dokunulmazlıkları olduğunu sanan yeni milletvekilleri.174) 1. İngilizlerin. Malta Sürgünleri. Son Osmanlı Meclisi. 2. Kuva-yı Milliyecilere yardım edeceklerin idam edileceklerine dair sokaklara çarşaf gibi ilanlar asmış bulundukları halde. tıpkı Mısıroğlu gibi Refik Halit Karay da sinirlenir. Onu da İngiliz ajanı olduğu için mi tutuklamadılar acaba?) Malta dönüşünde.Kemal Paşanın bu en yakın arkadaşını.Danişmend de Sivas Kongresine katılmıştı. (Bilal N. dileyen Türk İnebolu'ya inecektir. Milli Andın özü şudur: "Bölünmez. yalnız Padişahın kulları ile İngilizcilere ait. Türkçe çevirinin. daha İstanbul'a adım attığı anda tutuklamak yerine.Şimşir. Şom kalemiyle şöyle yazar: "Merhaba Sivas kuzuları."366 İşgalciler de barış sorununun sona ereceği ümidiyle Meclisin açılmasını beklerler. dileyen İstanbul'a.. Anadolu milletvekillerinin İstanbul'a gelmelerine. Ankara temsilcisi Hamit Bey ile yelkenleri suya indiren İngiliz Y. (13) "Daha önemli olanı şudur ki Rauf Bey. Sevres antlaşmasının bir an önce onaylanabilmesi için Meclisi toplamaktan başka çare kalmadığını gören saray ve hükümet. s. İngilizler."(Hilafet.H. İstanbul'a gelmeye başlar. uslu uslu barış andlaşmasını bekleyeceğine. barışı onaylamaktır. başta Rauf Bey olmak üzere. İngilizlerin bu yardımlarını bile bile yaptıklarını.365 M. Bu gecikmeden dolayı K. s. Ankara keçileri! Kurban bayramı mı yaklaştı? Ecelinize ayağınızla mı geldiniz?"367 3. sayfalarına bakanlar. dokunulmazlık da. 23 Ekim 1921'de. hür ve bağımsız bir Türkiye!"368 Bu karara öncülük eden milletvekilleri.Komiseri Rumbold arasında. işgalcilerin de onayı ile seçim yapılmasına karar vermiştir. İstanbul da. dolayısıyla ve kanıtlı bir şekilde ortaya koymaktadır. 16 Mart işgali sorununu inceleyerek.

371 (16) "Dikkat edilirse.174) 1. onlar ne? M. Bu konuyla ilgili birçok anı ve araştırma yayımlanmış. Sagir'in itirafları. Padişahı.372 Şimdi biri çıkmış. ustaca bir biçimde ortaya çıkarılmış bir siyasi taktik idi. Neden tutuklanmadığı da daha önce savaş suçluları paragrafında açıklanmıştı.Kemal Paşayı öldürtmek (!)369 üzere Ankara'ya gönderilmesi ve sonradan M. Anadolu harekâtını başarılı kılacak silahları kaçırmalarına göz yummak da İngiliz siyasetinin bir gafleti değil.175) Mugalatanın bu kadarını Kadı Karakuş bile beceremez! Peki o kanıtlar. M. İngilizlerin Mustafa Sagir'in idamına engel olmak için yaptıkları baskılar.Kemal'e karşı düşmanlıklarını gösteren birçok örnekten sadece biridir. birçok Malta sürgünü vatanseverle birlikte İnebolu'ya iner. İsmet Bey.370 Dipnotta adı verilen kitaplarda bu olay. neden tutuklansın? Amasya'ya gelen Salih Paşayı da tutuklamadıklarına göre. Kuva-yı Milliyecilerin bu depolardan. s. herhangi bir yolcu gibi trene binip Ankara'ya gelmiştir.174) İstanbul'dan Anadolu'ya silah kaçakçılığı. M. Mısıroğlu'nun uydurduğu gibi İngilizlerin görünüşü kurtarmak için giriştikleri bir entrika değil. İstanbul'daki silah depolarının kapılarına Hindli Müslümanları koyarak. o da mı İngiliz ajanıydı yoksa? 2. bazı milletvekilleri ve subaylar ile birlikte İstanbul'dan kaçarak Ankara'ya ikinci kere. Ayıp derler bir şey vardır! (17) "İngilizler. bir yalanı savunmak için bu destanı reddediyor. ayrıntılı ve belgeli bir biçimde anlatılmaktadır. Hiçbir ciddi eserde. zekâ ve cesaret dolu bir destandır. Ağa Hanı araya sokmalar. İsmet Bey. elini kolunu sallayarak İstanbul'a gelip tekrar Ankara'ya dönmüştür.193 vd. Allah Allah! Bir şeyi olsun doğru bilip doğru yazamayacak mı bu alternatif tarih yazıcıları? 3. itiraflar. hain gösterebilmek için birtakım hareketlere zorluyor- de bi an _8 . onu tutuklamayı acaba niçin düşünmemişlerdir?" (Hilafet. bir kere Ankara'ya katıldıktan ve bu katılış gösterişli bir surette kamuoyuna ilan edildikten sonra. kendi aralarındaki gizli yazışmalarda 'casus' olduğunu açıklamalar. Bu anlamlı ziyarete de İngilizler seyirci kalarak. (20 Ocak 1920. savaş tutsağı saydırarak geri almak için çevirdikleri numaralar. bu tür yakıştırmaların sebebini kolayca anlar. s. İngilizlerin bu kaçakçılığı önlemek için aldıkları birçok sert önlem açıklanıp belgelenmiştir. s.Sagir olayı. tanıklar. (15) "Hatta [Hindli] Mustafa Sagir'in 'casus' sıfatı ile M.) Rauf Bey de. İstanbul'un işgalinden sonra. tanıklar." (Hilafet.Kemal ile her görüşen. İsmet Paşanın Ankara'ya zorla götürüldüğü gibi bir iddia yer almıyor. zorla götürülmüş olsa bile. din kardeşliği etkisiyle. tutanaklar. 10 Şubatta geri döner) Geldiği de ilan edilmemiştir. ilk defa. Tamam mı? (14) "Aynı şekilde İsmet Paşa da.s. bu konudaki belgeler.Kemal Paşaya dolaylı bir surette ihbar edilerek yakalattırılıp astırılması da. 3 Nisan'da gelecek ve bu katılmalar. ancak o zaman ilan edilecektir. İngiliz siyasetinin gerçek yüzünü gizlemek maksadıyla yapılmış bir hareketti." (Hilafet. İddia edenlerin konum ve durumuna bakan.

atmasyonlar. taramış. çünkü bu iki olayı örtbas etmek mümkün değil: Fetvalar ve Kuva-yı İnzibatiye.Kemal'e karşı olmasına da bir gerekçe uydurmak gerek." (Hilafet. Mısıroğlu'nun bulduğu şu iki sebebi görelim: I. M. millet niteliğini koruyabilir mi? Bir kere daha sormadan edemeyeceğim: Sonra ne olacak? 9. bu vazife ile Anadolu'ya gönderilmeden çok evvel.376 İki ayrı tarihe inanan bir millet. Sonuç: Karavana!374 Sonra da bu iddiasını.Mısıroğlu'nun. "Sultan Vahidettin'in vatanın kurtuluşuna memur ettiği M.172vd. nasıl izah edebileceğimiz sorulabilir. sadece bu ikisinden oluşmuyor.Mısıroğlu. ileri sürdüğü örnekler bu kadar. değiştirmeler. Bu hususu. D. Evvela şu husus bilinmelidir ki Sultan Vahidettin.lardı: Halifenin İngiltere'ye karşı güya bir muvazaa (danışıklı dövüş) silahı olarak başvurduğu Kuva-yı İnzibatiye ve mahut fetvalar gibi. Milli Mücadele'ye de karşı olduğunu gösteren olaylar. Aramış. az sonra ele alacağım. • K. çarpıtmalar. kanıtsız iddialar.375 Bu kitapları okuyan ve bu sahte göndermelere. M. binlerce tanık. önceleri inanmıştı. sanki kanıtlamış gibi Lozan Andlaşmasına da bağlıyor.Kemal ve Rauf Beylerin tutuklanmalarına karar vermiş olduğunu görmüştük. zorlamalar. nasıl bir yalan bombardımanı altında olduğuna dikkatinizi çekmek istedim.Ferit hükümetinin. Bu konuyu Dördüncü Bölümde ele alacağım. Bu ipe sapa gelmez saçmaları. ikincisinin de danışıklı dövüş olduğunu söyleyerek işi kapatmaya çalışıyorlar.Kemal'in Anadolu'ya geçmesinden öncesine ve geçtikten hemen sonrasına ilişkin iki sebep bulmuş. M. hilafetin de aleyhinde bir hissiyat taşıyordu. s.377 Öyleyse K.Kemal'e karşı olduğunu iddia ediyor. Geride daha yüzlerce olay.Mücahitler. M. elbette Vahidettin'in rızasını alarak ve İngilizlerin de isteği ile daha işin başında.)373 Kuva-yı İnzibatiye ve fetvalar konusunu. yazılanları doğru sanan ve sanacak olan gençler ile aramızda. uydurmalar. saltanatın da. komik yorumları aktardığım için beni bağışlayınız. 29 Temmuz 1919'da.Kemal Paşanın saltanat ve hilafete bağlılık ifade eden beyanlarına. Kemal'e karşı olmuş? Vahidettinciler. Birincisinin süngü zoruyla verildiğini. eski teşkilat-ı mahsusacılardan Albay Hüsamettin Ertürk'e. Vahidettin'in Milli Mücadele'ye değil. gitgide hiçbir ortak gerçek kalmayacak.Kemal'e değil. yalnız M . Yüz binlerce gencin. Halbuki o. kaydırmalar. Ama kendileri de farkındalar ki Vahidettin'in -ve Damat Ferit'in-.Kemal'e karşı gözüken sonraki tavır ve hareketlerini. Vahidettin aleyhindeki yalnız iki olayı anarlar. kuşku uyandırmaya çalışmalar. Vahidettin neden ve ne zaman M. de bi an _8 . Boş laflar. Ama M. (S. Ne etmeli de Vahidettin'i bu kötü durumdan kurtarmalı? Mısıroğlu. çok daha önce Akaretler'deki evinde açıklamış bulunmaktadır. bu belgesiz. dayanaksız ifadelere. bu masallara kapılarak. on binlerce belge var. bu tarihten öncesine ilişkin bir bahane bulmak zorunda. çocukça yorumlar.

M.79) 2. ortada fol yok.Kemal'in Suriye'ye hareket ettiği 22 Ağustos 1918 gününden önce yapılmış.338 'dir. Sultan Vahidettin elbette kendisine cephe alacaktı. İ.Ertürk "anlaşmalar yapıldığını" da yazmamıştır. Pera Palas'a iner.Ertürk'ün anılarının yine 79. Çünkü. ballandırarak yazardı.. Akaretler'deki evde oturmaktaydı.381 Hiç tanımadığı H." (s. 'Hüsamettinciğim' diye hitap ederek. 'sen bir taht devireceksin' demiş. yumurta yokken.Orbay. Enver Paşa Başkomutan Vekili ve hanedanın damadı! Teşkilat-ı Mahsusa da doğrudan Enver Paşaya bağlı. H. Üstelik H. İstanbul'dayken R. M. aralarında hiçbir yakınlık olmadığı H.Kemal de. 'bir gece.Ertürk. çeşitli anılara göre. M. "Ayrıca M.Kemal gibi tedbirli. o gün için mevcut olan rejime karşı düşünceler taşıdığını ve Rus heyeti ile bu hususta anlaşmalar yaptığını beyan etmektedir. bir gün senin Teşkilat-ı Mahsusa mensuplarından.. s. sayfasına gönderme yapıyor. Daha ilk adımında.Kemal Adana'dan 13 Kasım 1918'de İstanbul'a döner.Cebesoy gibi yakın arkadaşlarına bile açmış değil.s..' diyor! Şu halde bu konuşma. 'tahtı devireceğini.380 Böyle bir konuşmanın. (Atatürk'ün Hatıraları.86)379 Azbir zaman sonra. a. bana bu sözleri söyleyen falcının rüyasını hakikat yapmak hususunda yardım bekleyeceğim.Albay Budiyenni konuşmasının masal olduğunu da daha önce görmüştük. H. II. bu görüşmelerde de onun.Okyar. M. sayfa) yazdığına göre. A.F. herhalde hizmetinizde bulunmaktan zevk duyacağız. doğrusu s. 2 Aralıkta da Şişli'deki eve taşınır. onun Anadolu'ya ilk ayak bastığı yer demektir.Ertürk'ün anılarında (79. Kaynak: H. Akaretler'deki evde misafir kabul etmiyor. annesi ve kız kardeşiyle birlikte.) Bakalım haklı mı? 1. birkaç gün de Salih Fansa'nın evine geçer.İnönü. bu fal hikâyesini Hüsamettin Beye anlatmış'. orada oturmayı sürdüren annesini ziyaret etmek için gidecektir. Kaldı ki böyle bir amacı olduğunu.Ertürk yine masal anlatmış.Kemal'e) karşı olan bu tavır ve hissiyatında da.Kemal Paşanın Samsun'a geldikten sonra Rus heyeti ile Havza'da yaptığı görüşmeyi de nakleden Albay Hüsamettin Ertürk. kaynak olarak H. sadece." Hüsamettin Bey de şöyle cevap vermişmiş: "Hele o günler gelsin de paşam. Trablus'dayken bir bedevi M.Ertürk'e niye açsın? H. Akaretler'deki evde yapılması da olası değil.Kemal ancak o tarihe kadar. hesaplı bir insanın. hilafet ve saltanat aleyhtarlığını.Kemal'in falına bakmış. Olsa. kendi açısından haklı sayılması gerekir.58 vd.78. İki Devrin Perde Arkası. Havza.58. M...Ertürk. 22 Ağustostan önce. Onun sırf şahsına (M. 'annesinin Akaretler'deki evinde. s. zımni (üstü kapalı) de olsa." (Sarıklı Mücahitler. Ayrıca o tarihte İttihat ve Terakki bütün hışmıyla iktidarda. 2 Aralık 1918'den sonra. s. Çünkü M. F. annesi ile kızkardeşini de Şişli'ye aldırır. bir gece.Ertürk'ün anılarından bile anlaşılıyor. Enver Paşanın yakını Hüsamettin Beye.Kemal.378 Akaretler'deki eve.79) 1. Akaretler'deki evde. bunun için Teşkilat-ı Mahsusa'nın yardımını istediğini' söylemiş olabileceği düşünülebilir mi? b. sonra da şöyle demişmiş: "İşte Hüsamettinciğim. ortaya koyunca. Bu da de bi an _8 .

Komiserler bu metnin de değiştirilmesini isterler. Mesela bütün Kuva-yı Milliyecilerin öldürülmesini din görevi (!) sayan fetvalara neden engel olmadı? Sadece bu örnekler bile. Kuva-yı Seferiye. Zaman kazanmak istiyorlar.Komiser Amiral de Robeck'in 30 Mart tarihli rapor özeti: "Hükümetin. 2. Y.. Milliyetçilerin suçlanması.. onun ve Nazırlarının Milli Mücadele aleyhindeki davranış ve sözlerine neden hiçbir tepki göstermedi. Kuva-yı İnzibatiye.. N. 26 Mart'ta ikinci bir ortak nota daha verirler: "Yüksek Barış Konseyinin kararına dayanan bu isteğe gecikmeden uyulması ve M. isyanlar.C. neden Milli Mücadele'yi isyan olarak niteledi ve Milli Mücadele'yi boğması için D. masalla karşı çıkıyorlar! an _8 . ilerde verilecek. Salih Paşa hükümetinden 'milli liderlerin derhal red ve inkâr edilmesini' istediklerini görmüştük.Kemal Paşa ile milli hareketin öteki liderlerinin açıkça red ve inkâr edilmesi!" (B. İngiliz Belgelerinde. Hükümet yeni bir metin daha hazırlar. Bu tutumumun belgeleri ve kendi itirafları ilerde verilecek.385 Belge ancak belge ile çürütülebilir.)384 f. 16 Mart'ta.N. milli liderleri suçlama konusundaki [sakıngan] tutumu. Hele Halide Edib'in idam kararını onaylamasının sebebi ne? Kuva-yı Milliye için 'zorla asker ve para toplamak' ile H. şu basit soruları bile karşılamıyor: a. Mesela D.1920). Milli harekete düşman bir hükümetin başa geçmesi ve milli hareketi bastırma yoluna gitmesi tercih edilir. resmi olmayan tarihlere de. Rauf Beye neden karşı?382 Mesela Ali Fuat Cebesoy. Fevzi Çakmak.Komiserlerin. Vahidettin." (B. dolayısıyla bağımsızlığa karşı olduğunu kanıtlıyor. Mesela onca uyarıya rağmen Damat Ferit hainini neden 1920 Nisanında Sadrazamlığa getirdi. Y.Kemal'e değil.386 Y. de bi Mısıroğlu'nun özel ürünü.. idam kararları ve öteki faaliyetler Y. resmi tarihlere de.Şimşir.Şimşir. milliyetçilere düşman bir hükümetin başa geçmesini önlemek niyetinden ileri geliyor.Ferit'i Sadrazamlığa atarken (4.Rıfat Efendi ve Şeriye Vekili (Din İşleri Bakanı) Mustafa Fehmi Efendi gibi dinadamlarının idam kararlarını neden onayladı?383 b. Nurettin Paşa ile Ankara Müftüsü M. Türkiye'yi zafere ve bağımsızlığa ulaştıran Milli Mücadele'yi isyan olarak nitelemektedir. Mesela milliyetçilerin üzerine iki tümen yollamak için İngilizlerden neden izin istedi? d.4. İngiliz Belgelerinde. Vahidettin'in yalnız M. 1923'te yayımladığı beyannamede bile. s. bütünüyle Milli Mücadele'ye.Ferit'ten önlemler almasını istedi? (Buyruğun tam metni.. 1. Öyleyse Vahidettin.10. fetvalar. Oysa bizim alternatif tarih yazıcıları.Komi-serlerce yeterli görülmez. Zaten bu uyduruk iki sebebe dayandırılan iddia.Edib'in ne ilgisi var? c. her yaptıklarını onayladı? e.CXXV) İkinci nota gereğince Salih Paşa hükümetinin hazırladığı metin.

" (Görüp İşittiklerim. s. s. Onu bu fikrinden vaz geçirmek için uğraştık durduk. 'Eğer Ferit Paşa İngilizlerden sağlam bir söz almışsa. Vahidettin olgusunu daha iyi kavramak için. Ermeni Patriğini de getiririm. Fakat böyle bir söz almamış ise kendisinin Sadrazamlığı memlekette pek fena tesir yaratacağından.C.Ferit hükümeti yerine getirecektir.1. yani Vahidettin'in en güvendiği üç kişi de D.Ferit'e karşı!) Ali Fuat Türkgeldi şöyle yazıyor: □ "Hüseyin Kazım Bey. nihayet bu işte sizin aracılığınıza müracaata karar verdik. D. Padişah. Bu ünlü sahneyi yine Ali Fuat Türkgeldi'den dinleyelim: □ "H. Hahambaşıyı da getiririm' demiş ve kendisi 'Getirirsiniz ama bir yararı olmaz' diye karşılık verince. s." (Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım.Ferit'i yeniden ve dördüncü defa Sadrazamlığa tayin eder.. çok fena ve sonu tehlikeli bir durumdayız. s. 171. Ferit Paşanın sadarete gelmesi bir felaket. getireceğim!' cevabını vermiş[tir]. 'Ben istersem Rum Patriğini de. bunu yapmasın!' dedi. Tevfik Paşa kabul etmez..)388 Vahidettin. Başkâtip Ali Fuat Bey ile Refik Bey de bu fikirdedir.CXXVI) Baskıya dayanamayan Salih Paşa hükümeti. D.Ferit'i Sadrazamlığa atama de bi an _8 . Padişah kendisini sadrazamlığa getirsin. bir facia olacaktır!' dedi. 2 Nisan 1920'de istifa etmeye karar verir. Padişahı da uyarır.390 H.Kazım Kadri: □ "O gün gazetelerde yayımlanan. Vahidettin'in. 10/1. 'Aman azizim. defa Sadrazamlığa atamasının gerçek öyküsü Salih Paşanın istifası üzerine Vahidettin. Ne yaparsanız yapın ve Padişahı bu kararından döndürünüz. işgalcilerin istediği gibi bir bildiri yayımlamaktansa. sadrazamlığı önce Tevfik Paşaya teklif eder. huzura çıkmadan odama gelerek.Kazım Kadri huzura kabul edilince.Kazım Beyin. Damat Ferit'i. Hünkâr. Damat Ferit'i 4. nasıl ve neden dördüncü defa Sadrazamlığa atadığını görelim. Fakat bir türlü iknaya muvaffak olamadık." (Görüp İşittiklerim.387 Meclis İkinci Başkanı Hüseyin Kazım Kadri.260) H. 'Ben böyle karar verdim.389 5 Nisan 1920'de. Beni görünce. saraya gelmemi ihtar etti. bundan sonraki gelişmeyi şöyle anlatıyor: □ "[Vahidettin'in Başmabeyncisi] Ömer Yaver Paşa bana telefon ederek. Ferit Paşayı tekrar Sadrazam tayin etmeye karar verdi. birçok sözlü ve yazılı uyarıya rağmen. 'Ferit Paşanın Sadrazam yapılmasının memleket ve saltanat için felaket sebebi olacağını' söylemesi üzerine. Padişahın D. İşgalcilerin bu isteğini. biz de elbirliği ile çalışırız.260 vd..

M. s. korkunç hallere sebeb olabileceğinden. ve son defa Sadrazamlığa atayacaktır!391 Salih Paşa kabinesine istediklerini yaptıramayan işgalciler. iyi bir etki yaratacağı ihsas edildi (üstü kapalıca bildirildi.1920'de yeniden ve inatla. bir süre sonra istifa edecek olan D. İngiltere hükümeti gözünde güvenilir olduğundan. bilinen ehliyet ve görüşünüz dolayısıyla size verilmiş ve Şeyhülislamlığa da Dürrizade Abdullah Efendi uygun görülmüştür. bunca uyarı ve bu kadar aldanışa rağmen bir türlü uyanmayan ve ayılmayan Vahidettin. bu kargaşalıkların bilinen düzenleyicileri ve kışkırtıcıları hakkında kanun hükümlerinin uygulanması ve fakat aldatılarak katılmış ve alet olmuş olanlar hakkında genel af ilanı ile bütün ülkede asayiş ve düzenin sağlanıp sağlamlaştırılması için gereken önlemlerin hızla ve kesinlikle alınıp tamamlanması ve bütün sadık tebamızın hilafet ve saltanat makamına olan sadakat ve bağlılıkla- de bi an _8 . Çünkü Vahidettin. Padişah mı bizi aldattı?" (s.2053) Olayı Ali Fuat Türkgeldi de doğruluyor: □ "[Ferit Paşanın İngilizlerden sağlam bir söz alıp almadığı keyfiyetini sormam üzerine] Padişah söz aldığını belirterek "Evet!" dedi.Ferit'i. milliyet adı altında meydana getirilen kargaşalıklar kötü bir hale sokmuş ve buna karşı şimdiye kadar alınmasına çalışılan uzlaşıcı önlemler faydasız kalmıştır. şu sırada iş başına getirilirse. Vahidettin'in tutumunu gösteren bu buyruğun metni aşağıda verilecek) Vahidettin'in neden Damat Ferit'i tayin ettiğini.260) Ali Fuat Türkgeldi böyle acı acı sormakta haklı. Anayasanın 27. 31.İnal.Reşit Rey'in anılarından öğreniyoruz. üzerine korkunç bir sorumluluk alıyordu. Mütarekenin yapılmasından başlayarak yavaş yavaş iyileşmeye yüz tutan siyasi durumumuzu. A. Son Sadrazamlar. D. Ferit Paşa mı Padişahı. Acaba İngilizler mi Ferit Paşayı. Vahidettin'in Milli Mücadele'ye bakışını yansıtan bu önemli belgeyi sadeleştirerek sunuyorum: "Salih Paşanın istifası üzerine Sadrazamlık. Fakat Ferit Paşa.7. Damat Ferit'te aradıklarını fazlasıyla bulurlar: D. Çünkü bir ay sonra o insafsız Sevres Andlaşması tebliğ edilecek. s. Son zamanlarda görünen olaylara göre bu isyan halinin devamı.maddesi gereğince kurduğunuz yeni Vekiller Kurulu onaylanmıştır. A.Ferit'i Sadrazamlığa şu buyrukla atamıştır. hükümete katılması için kendisini teşvik ederken şöyle dediğini yazmaktadır: □ Hükümetin bizzat sizin başkanlığınızda bulunmasının uygun olacağını biliyorum." (İ. yalnız işgalcilerin istediklerini yerine getirmekle kalmayacak. Padişahın. birçok konuda onları da geçecektir.Ferit'in üzerine yıkmak ve Vahidettin'in bir kusuru olmadığını ileri sürmek de mümkün değildir. Bütün suçu D." (Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım. Allah saklasın.K. sezdirildi). hükümetin siyaset ve hareket tarzını gösteriyor ve bunu bizzat belirleyen Padişah da.Reşit Rey. 5.Ferit.buyruğu.175.

Mütareke Gayyasında. İzmit. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. bu hareket liderlerine karşı. barış şartlarının ölçülü (yumuşak) olmasına ve bir an önce barışın imzalanmasına çalışılması ve o zamana kadar her türlü mali ve ekonomik önlemlere başvurularak genel sıkıntıların olabildiğince hafifletilmesi.393 D. Padişahın manevi nüfuzundan başka. 9. Vahidettin'in yazılı bir buyruğu ile kapatılır ve tarihe gömülür.Kemal Paşa. Ferit Paşa. s. kıyımı ve istilayı durdurmak için kanını sebil eden Kuva-yı Milliyecilere ve askerlere karşı.Komiseri de Robeck'i ziyaret eder. geleneğe aykırı olarak ilk defa bir İngiliz subayı da bulunacaktır. belge no. Ali Fuat de bi an _8 . tamamiyle İngilizlere uygun bir yol izleyeceğini söyledi.8. Milliyetçiler aleyhinde yayımlanacak bildiri ile fetvaları. milli namusu korumak.Şimşir. T. uygulanmasını istediği acımasız program bu!392 Damat Ferit'in sadrazamlığa başlaması dolayısıyla Bab-ı Âli'de yapılan törende.Komiser yardım vaadetti. dinsel nitelikli bir iç savaş açar. Kayseri ve Elazığ taraflarında da bazı kişilerin.Ferit. Listede şu adlar da yer almaktadır: M. Trabzon. 2. suçlayan bir beyanname (bildiri) yayımlar.Y. Ferit Paşa. …. Anzavur kuvvetleri için silah istedi. D. Bolu. 2. İng. tutuklayıp Malta'ya sürülmelerini istediği kişilere ilişkin yeni bir liste daha verir.100) Acaba hangi milletin tarihinde böyle bir hain vardır? Damat Ferit hükümeti. belge No. Ertesi günü Osmanlı Mebusan Meclisi de.Ulubelen. s. K. İngiliz Yüksek Komiserliğine.C. Bu ziyaretle ilgili olarak bir tutanak tutulmuştur. s. Kazım Paşa [İnanç].rının güçlendirilmesi ve bunlarla birlikte.260.Ferit'in niyetlerini açıklayan bu çok önemli belgenin özetini veriyorum: "1. 7.M. milliyetçi liderleri ve Milli Mücadele'yi red ve inkâr eden. 7 Nisanda.48. V. Damad Ferit." (T.394 4.267) Masalcıların vatansever diye savundukları Vahidettin'in.XXVII. uçakla Anadolu'ya dağıttırmak için yardım istedi. Göztepe. 22 Nisanda. İngiliz Belgelerinde. 3. büyük devletlerle içten ve güven verici ilişkiler kurulması ve millet ve devlet çıkarlarının hak ve adalet esasına dayanılarak savunulmasına özen gösterilmesi. milliyetçilere karşı sevk edilebileceğini söyledi.395 Aynı gün fetvalar da açıklanır! Böylece İstanbul yönetimi. 11 Nisan günü. …. s. Hükümetin Anzavur‘u paşalığa yükselttiğini belirtti. 6. Anadolu'ya gizli ajanlar yollaması için Y.Karabekir Paşa. silah kullanmak kararını açıkladı.Baytok. E. Bandırma bölgesinde Anzavur'dan başka. kesin isteklerimizdendir." (Bilal N. milli hareketi bastırmak programıyla başa geçtiğini belirterek.

ne olurdu? İşgalciler. konu sırasına göre aktarıyorum: 10/2. s. s. Damat Ferit'i Sadrazam yapması için Vahidettin'e baskı yaptıklarını gösteren bir ipucu bulunmuyor. baskı üzerine baskı neticesinde iş. hatta izinleri dışında olmuş gibi güya ona engel olmak yoluna gitmeleri ve bu maksatla Kuva-yı Milliye'nin suçlanmasını istemeleri. Padişahın iç isteğine rağmen. milli gaye aleyhinde göstererek.Kısakürek ise olayı farklı şekilde açıklıyor: □ "Salih Paşa kabinesi de galip devletlerin Anadolu aleyhindeki tekliflerini kabul etmeyince. İngilizlerin. Milliyetçileri suçlama □ "İngilizler. İngilizlerin hoşuna gideceği umuduyla atadığını Ali Fuat Beye itiraf ettiğini az önce görmüştük. sık sık yürürlükteki kanunlardan yakınıyor ama ağzına ve aklına ne gelirse yazmaktan da geri kalmıyor! Nitekim bir satır sonra. belki onu tahtından indirir. halkın gözünden düşürmek maksadını gütmüşlerdir. iç isteğine uyup tam bir hükümdar gibi direnseydi. sanki M.82) N. Zaten Vahidettin'in. de bi an _8 . Milli Harekete cephe almış oldu.Ferit hükümeti. iki tarafı karşı karşıya getirmek ve İstanbul Hükümeti ile Halife'yi. Albay S.Mısıroğlu. Bu. için için dua etmekle yetinip düşman iradesine hemen boyun eğeceğine. 1. en fazla da hapsederlerdi. bir yere sürer. dışından. bu ibret verici olaylarla ilgili olarak bütün masallarını. Hiçbir kaynakta. istifa ederek şerefini koruyabilirdi. Biz de şimdi bu soylu ve yürekli tavrı yüzünden onu saygıyla anardık. Görgü tanıkları da herhangi bir baskıdan söz etmiyorlar. yürürlükteki kanunlar önünde izahı imkânsız bir muammadır. 3..Kemal'in Anadolu'ya gidişi kendi malumatları.396 Vahidettincilerin. ona aykırı görünmek felaketine tahammül gösteremeyecek de ne yapacak?" (Vahidüddin.Mücahitler. Albay İsmet [İnönü]. 'Milli Mücadele liderlerini ve Milli Mücadele'yi reddetmekten ve suçlamaktan' kaçınabilir. dördüncü defa Ferit Paşaya düştü ve bu son hükümet teşekkülüyle İstanbul.F.Mücahitler. Albay Cafer Tayyar [Eğilmez]. S.Mısıroğlu. Yakup Şevki Paşa [Subaşı]. Damat Ferit hükümeti de. Salih Paşa hükümeti gibi. Vahidettin de." (K. Damat Ferit'i. Albay Selahattin [Köse]. Albay Behiç [Erkin]. Nihat Paşa [Anılmış].Vahidettin için pek şerefli ve hayırlı bir sonuç olurdu. işgalcilerin isteğini tereddütsüz yerine getirmiştir. Sevenleri de.." (K. malum senaryoyu devreye sokuyor: □ "Bu tarz hareketle İngilizler.Paşa [Cebesoy]. 2. onu aklayabilmek için türlü türlü masallar uydurmak zorunda kalmazlardı. Milli Şahlanış Hareketinin zaferine için için dua ederken.82) Mısıroğlu.Adil Bey. S. İsmail Fazıl Paşa. Muhittin Paşa [Okyayüz] vb. Hiç kimseye sadrazamlığı kabul ettiremeyen ve düşman iradesine boyun eğmek zorunda kalan Padişah. Ama D.

Padişah tarafından veya onun emir ve rızası ile değil. Milli Hareketi Müttefik kuvvetlerine boğdurmaya yol açar. bunun hiç vebali. Haydarizade İbrahim Efendi. Dürrizade ise kabinenin uygun görmesi ile İngiliz baskısından kurtulmak için bu fetvayı vermek üzere aranıp bulunmuş ve o makama getirilmişti. fetva makamına atamış işte. [.Dilipak." (N.Kısakürek. Mücahitler. K. günahı. Bu konuda İstanbul hükümeti de bir tartışmanın içine girmiş ve Ankara hükümeti ve M. s.." (A. Fetvalar Vahidettincilerin bu konudaki iddia. bu tavır karşısında. mal canın yongasıdır) Anadolu'ya geçmesi gerekir ki bu da. fetva yoluyla kazanmayı denedi. Kuva-yı Milliciler aleyhindeki bu fetva ile hiçbir ilgisi yoktur.399 İstanbul yönetimi. s. istenilen fetvayı vermemek için istifa edip şerefle köşesine çekilmiş. Ama bunda da başarılı olamadığı gibi daha da zor duruma düştü.. İstanbul hükümetinin meşruiyeti (yasallığı) tartışmasına girdi. onları da geçmiştir. Bu takdirde bizzat kendisinin yükte hafif pahada ağır nesi varsa omuzlayıp (ee. Kuva-yı Milliciler aleyhindeki bu fetva ile hiçbir alakası yoktur" diyor. düşman baskısına mukavemet edemeyerek. Sonunda Dürrizade Abdullah bulunmuş ve Vahidettin de Dürrizade'yi Şeyhülislamlığa getirmiş.Mısıroğlu'nun pek sevdiği Yüzbaşı Armstrong diyor ki: "Padişahın lehinde bulunmak bize göre en sağlam siyasetti. İlgisi başka nasıl olabilirdi? Fetvaları kendi yazıp imzalayacak değildi ya! imzalayacağı anlaşılan adamı.Ferit Paşanın Şeyhülislamı Dürrizade olduğu gibi398 verdiren de Ferit Paşadır ve kenardan hadiseleri dikkatle takip edici düşman kuvvetlerine karşı Padişahın.F.] İstanbul fiilen kaybettiği savaşı. böylece Milli Hareketin gelişmesini sağlamak ve bu başarıyı. Mısıroğlu. hem de. S." (K. vakit geçirmeden istenilen nitelikte fetva verecek bir adam aramaya koyulmuş. Mısırlıoğlu. Tarih önünde. İstanbul'da kalıp düşmanlara ümit vermek. tevil ve savunmaları şöyle: □ "Karşısındakilerin her vesile ile aleyhinde oldukları Şeyhülislam Dürrizade'nin fetvası. bu fetvayı verdirmeyiniz ve Anadolu hareketinin meşruluğuna (yasallığına) dil uzatmayınız!' diyebilmesi imkânsızdır. her dediklerini yapmış.. 'Hayır.Kemal hakkında bir fetva yayımlamıştı.Vahidettin yazık ki işgalcilere karşı durmak yürekliliğini gösterememiş. istenilen fetvayı vermemek için makamını terk etmişti. icabında vatan haini görünmeye kadar gidecek bir fedakârlıkla yerine getirmek makamındadır.191) □ "Ankara kendi varlığını ve İstanbul'dan bağımsız kişiliğini ortaya koyduktan sonra.64) Bu iddiaları değerlendirelim: 1. sorumluluğu yok mu? de bi an _8 . "Padişahın. Vahidüddin aksine. CG Yol. Esasen kendisinden önce Şeyhülislamlık makamını işgal eden Haydarizade. Her emrimizi yerine getirmeğe hazırdı.82) □ "Fetvayı veren."397 10/3. hem bunları açıklıyor. s. şöyle bir durup vicdanını yoklayacağı yerde. Padişahın. İngilizlerin baskısı ile ortaya çıkmıştır. Vahidüddin. D.

"407 Binlerce din adamı ve bilgini. uzun yıllar sineceklerdir. bayrağı korumak farzdır. Ulunay'ın Alemdar'ı ve Ali Kemal'in Peyam-ı Sabah'ı gibi gazetelerde yayımlanır. hükümet üyeleri de. 6. fetvaya en ziyade cüret göstereninizdir. Fetvaları şöyle özetleyebiliriz: "Padişahtan izinsiz olarak istilacılara karşı direnen milliyetçileri. hangi din ve namusta vardır?"402 3. bu anlayışı paylaşacak ve Milli Mücadele'ye destek verecektir. Prof. dinin düşman çıkarları için kullanılmasına isyan edecektir: "Vatanı müdafaasız bir hale koymak.C. Özellikle Vahidettin. de bi an _8 . Şeyhülislam da. kardeş kavgasına yol açar. öz ellerimizle yıkımını hazırlamak.410 Sonunda. tarihte örneği olmayan fetvaları yazar ya da M.Hazret-i Muhammet diyor ki: "Sizin ateşe atılmaya en cüretkârınız. Yunanlılar İzmire çıkar çıkmaz. karşı fetvalar yayımlayarak bu ihanetin karşısına dikilir. Bu uğurda ölenler şehit. öldürenler gazi sayılır. Ermeniler ve ajanlar tarafından dağıtılır.405 Ve Dürrizade Abdullah Efendi. Ben fetva veriyorum.M. Anadolu'daki 153 yurtsever din bilgini ve müftü. din gereği ve görevidir. Fetvalar ve hükümet bildirisi. İ. Fransız ve Yunan uçaklarıyla Anadolu'ya atılır.153) O kabinede Nazır olarak bulunan A. Sebep ne olursa olsun.Sabri Efendinin yazıp hazırladığı fetvaları kuzu kuzu imzalar. Bir de gerçek vatansever Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendiyi düşününüz. İngiliz subayları. ecnebi ısrarı değil.408 Hepsini minnet ve rahmetle anıyoruz. vicdanı titremeksizin. Hiçbir müdafaa vasıtası olmayan bir Müslüman dahi yerden üç taş alarak düşmana atmaya mecburdur.Reşit Rey de anılarında şöyle demektedir: "Fetvanın.İnal.409 Anadolu yer yer cadı kazanına döner. kan gölüne çevirir.K. " (İng. namusu. dinin özüne ters olduğunu söyleyebilecek mevkidedir ama o da susmayı yeğler..406 5. 'bu fetvalar Türkiye'yi böler.403 Foreigne Office (İngiliz Dışişleri Bakanlığı) dosyalarında bu iddiayı destekleyebilecek hiçbir şey yoktur. konsoloslar."400 2. milletin gözü açılacak ve halkın bilgisizliğini sömürenler."401 Amasya'da yayımlanan küçük Emel gazetesi bile.. tek tek veya topluca öldürmek. milyonlarca dindar. İngiliz. garaz ve hamakat (ahmaklık) eseri olduğu malum. halka şöyle demiştir: "Vatanı. s. bu fetvaların.Belgeleri.Reşit Beyin anılarından aktaran. s.2056) 404 4. R.Jeschke şöyle diyor: "Damat Ferit İngilizlerin ısrarlı olduklarını ve bu ısrar karşısında Hariciye Nazırı sıfatıyla fetva ilanını kabul ve taahhüd ettiğini' iddia etmiştir. Buna karşılık. Halife olarak. din düşman emeline alet edilemez' dememişlerdir. Fetvaların İngiliz baskısı ile verildiği konusunda. Son Sadrazamlar. 7. dini." (A.

M. İstanbul hükümeti bu suretle bazı hatalara düşmüştür. bunlardan biri de ilk Nigehbancılardan. kabinenin çıkarıp dağıttığı fetva beyannameleri yüzünden. Memleket.Gayyasında.Göztepe'dir.M. hilafet makamı ve Halifeyi gözden düşürerek yıkabilmek için bunun oluşturulması ve kurulması için saraya yapmadık baskı bırakmıyorlardı.Avrupalılar. İkincisini kabul ettik ve bu vaadimizin kuru bir sözden ibaret olmadığını ispat için de bir miktar askeri kuvvet teşkil ettik. güneşi balçıkla sıvamak mümkün olmadığından.Mücahitler. Kuva-yı İnzibatiye İngilizlerin desteği ile donatılıp törenle İzmit'e yollanıp milli kuvvetlere saldırtılmak üzere ve Padişah. s. 'kanlı kardeş kavgasından' yakınıyor! Yani Vahidettin. ya da Edirne'ye yollamadı da tam tersi yöne.Göztepe'nin. Anadolu'daki Kuvayı Milliye'den filan değil de bu iki şehirdeki asayişsizlikten mi şikâyetçiler? 16 Mart günü resmen el koydukları İstanbul'da. 4.411 Kuva-yı İnzibatiye Mitralyöz Kumandanı ve Damat Ferit'in Yaveri T. 282. İzmit'e gönderdi? b.M. Kuva-yı İnzibatiye Bu konudaki bütün iddia ve masalların kaynağı. bu arada.Göztepe'nin Vahidettin'e söylettiği son sözler. İngilizleri oyalamak için güya bir muvazaa (danışıklı dövüş) silahıydı. en zayıf noktamızı bulup oradan saldırdılar. Anadolu Olağanüstü Genel Müfettişliğine atanan Müşir (Mareşal) Zeki Paşaya güya demişmiş ki: ". T.318) Göztepe'ye göre Vahidettin. Ya Girit'te bir işarete bakan Yunan inzibat kuvvetleri (?) İstanbul ve Edirne'ye girerek.M. "tam manasıyla bir muvazaadan ibaret olduğunu" ileri sürerek sorumluluğunu ve katıldığı olayın çirkinliğini hafifletmeye çalışmış. TBMM'nin kabul ettiği 150 kişilik sürgün listesi içinde Kuva-yı İnzibatiye mensuplarından 7 kişi yer almaktadır.440) Göztepe..291) T.Mısıroğlu. s. Hele T. bu konuya oldukça uzun bir yer ayırmıştır. Gayyasında.Göztepe'nin anılarıdır." (V. asayişi neden Yunanlılara bıraksınlar? İstanbul'u birbirlerinden bile kıskanırlarken. neden devreye bir de Yunanlıları soksunlar?412 Eğer sorun Edirneye İstanbul'un asayişi idiyse. Halbuki İngilizler. İstanbul hükümeti. yalanını kanıtlamak için Vahidettin'e söylettiği bu ipe sapa gelmez sözleri biraz irdeleyelim: a.10/4. bu apaçık ve kaçınılmaz sonucu göremeyecek kadar kısa akıllı mıydı? Kurtuluş Savaşı hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmeyen Vahidettinci-ler. anılarında.95) de bi an _8 .C.271. (TBMM Gizli Celse Zabıtları. bu asayişi bizzat kendimiz sağlamaya razı olacağız."413 (K. Vahidettin'i de küçük düşüren bu uyduruk sözlere can simidi gibi sarılıyorlar: □ "O Kuva-yı İnzibatiye ki Sultanın. Anzavur Kuvayı Milliye'nin üzerine salınmış. tanığı olduğu türlü pislikleri de açıklamıştır. (V. Kuva-yı İnzibatiye'yi neden İstanbul'da tutmadı. mizah şaheseri: Milliyetçileri öldürmenin farz olduğu hakkında fetvalar yayımlanmış.M. Kuva-yı İnzibatiye'nin.. s. memleketimizin asayişini ellerine alacaklar yahut da biz. Sırf görünüşü kurtarmaya yönelik olan bu tedbirlerin. S. Edirne ile İstanbul'dan mı ibaret? Müttefikler. s. kanlı bir kardeş kavgasına döndüğünü görüyorum..M.

11 Nisanda Fetvalar ve hükümet beyannamesi ilan edilir. Adapazarı'nda Kuva-yı Milliye aleyhinde bir gösteri düzenlenir. Kısakürek.] c. şayet İstanbul hükümeti Anadolu harekâtına karşı koymayacak olursa.C. telgraf ve telefon hatlarını keserler.Özalp. 191) □ "Anadolu'nun ayaklanmasından şiddetle kuşkulanan İngiltere.Doğrular: 1. milliyetçilere karşı sevk edilebileceğini söyledi [. Ferit Paşa. (K..418 'paşa' rütbesiyle ödüllendirilerek Balıkesir Mutasarrıflığına atanır. Adapazarı ve Hendek arasındaki köprüyü tahrip eder. Padişahın manevi nüfuzundan başka silah kullanmak kararını açıkladı. cephaneleri ve bütün ağırlıklarıyla beraber. emekli ve alaylı jandarma binbaşısı Anzavur Ahmet. Bursa üzerinden (!) Anadolu'ya sevk etme faaliyetindedir ki bu sözde tedip kuvvetleri. Aynı gün. milli hareketi bastırmak programıyla başa geçtiğini belirterek. Bolu. Bandırma bölgesinde Anzavur‘dan başka. s. İzmit. "421 Anzavur beş gün sonra yenilip İstanbul‘a kaçacaktır. Küçük Asya Türklüğünü alem haritasından silecek bu son darbeyi önlemek üzere. Anzavur Ahmet'in programı şudur: "Melun Kuva-yı Milliye ileri gelenlerini yakalayıp İngiliz ordusuna ve kanununa teslim etmek.F. s. Yunanlılar bizim dostumuzdur.414 bütün bunların da. belki Vahidüddin'in gizli talimatıyla meydana geldiği.C. gayet politik bir davranışla idare eden Padişah. b.Ayverdi. milletimi ben tedibe (hizaya/yola getirmeye) gücüm yeter' der ve böylece Anadolu'yu.420 Anzavur şöyle der: ―Padişah. olayların üslubundan belli. Harekete geçirilen bazı kişiler.. İzmit.93) 3.‖419 İngiliz uçakları.. bu hareketin liderlerine karşı. Anzavur kuvvetleri için silah istedi. 7 Nisan 1920 günü İng. 1. Milli Mücadele. (H.417 4. Vahidüddin.Y. (!) İstanbul hükümeti Kuva-yı İnzibatiye adı altında ordular hazırlatarak. İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele Karşıtı Faaliyetleri.415)416 . Milli Mücadele hareketini [bastırmayı] sade Yunanlılara bırakmayıp kendi askerleri ve kendi silahlarıyla dağıtacağını söyleyerek. İşte İstanbul. sadece göz boyamaya muhsus kaşkarikolardan (kandırmacalardan) olduğu ve hiçbir harekete girişemeksizin eridiği ve hatta milli cepheye katıldığı. Bu İngiliz baskısını.191 vd.Özkan. Padişaha baskı yapmaya başlamıştır. s. 3. İngilizlere.." (S." 2. Trabzon. 'Siz kenarda durun. s.. Müttefik orduların istilasından korumuş olur. Padişahın emir ve rızası hilafına olarak onlara silah çekmek küfürdür. milli kuvvetlere iltihak edeceklerdir. isyandır. Milli Mücadele'ye muhalif ve karşı tavır takınmayı kabul eder görünür. Karamürsel ve Bandırma‘da milli kuvvetlere ve halka ateş açarak bu çapulculara yardım etmekten geri kalmazlar." (N. Kayseri ve Harput (Elazığ) taraflarında da bazı kişilerin. Ahmediye Cemiyeti ileri gelenlerinin telkini sonucu olsa gerek. silahları. Yunanlılara karşı harpedilmesine razı değildir. savaş gemileri ve kara birlikleri.115)422 de bi an _8 a "Kuva-yı İnzibatiye ve sair namlar altındaki kuruluşların da.Komiseri de Robeck'i ziyaret eden Damat Ferit'in söylediklerini hatırlayalım: a.

120 vd.Ferit. s.. T. Hükümet.Başlarken. A. doğrudan D. yüksek aylıklarla bu birliğine katılmaya teşvik edilir.. Her bölük 250 kişi.Göztepe. Gayyasında." (T. (TİH. (Başbakanlık arşivine dayanarak.. D. (Kadro toplamı. s. dört tabur bir alay olacak..C. kıdemli yüzbaşılara 90. s. Kararnameler Vahidettin tarafından onaylanacak ve 24 Nisanda ilan edilip yürürlüğe girecektir. dört bölük bir tabur. Hükümetin desteği ile Anzavur. alay komutanlarına 150 lira aylık ödenecek.A. İttihatçılar ve Kuva-yı Milliyeciler Halifeye isyan ettiler ve köyünüzü ve evinizi yıkıp evlatlarınızı öldürüyorlar! Bunları vurmak için 30 lira aylık ile asker yazılınız!" (ATASE ve TTK arşivlerindeki belgelere dayanarak. TKS Kronolojisi I.283 vd. T. s.Kemal'e karşı Kürtlerin kullanılmasını da önerir". s. 12. bir yandan da.Hatıraları s.Gayyasında. s.378.830 lira ödenek ayrılır. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu.M.Ferit. tabur komutanlarına 100. s.5.M. Kuva-yı İnzibatiye Kararnamesinden bazı hükümler: Kuva-yı İnzibatiye tümeni.343 vd.288 vd. 120) 10. Jeschke.Komiser de Robeck'e. İngiliz denetimi de bi an _8 .250. eskiden beri milliyetçilere karşı kurmayı tasarladığı kuvvetin oluşturulması için harekete geçer.282.. üsteğmenlere 70. TİH. 401.399.120. Kuva-yı İnzibatiye ile ilgili bütün kararlar. Göztepe. dipnot no..Gökbilgin. İstanbul Merkez Komutanı M. (T. şiddetli para sıkıntısına rağmen bu kuruluşa 1. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu.C.Natık Paşa. Harbiye Nezaretini vekaleten eline alır ve Nezarete ilk geldiği gün şöyle der: "Ben bu makama bir maksad-ı mahsusla (özel bir amaçla) geldim..280 vd.Sofuoğlu.342 vd. Biliyorsunuz ki memleket bir buhran geçiriyor.) 14.1440) 11. (TİH. (Jeschke.425 9.Göztepe. s.. D. yüzbaşılara 80. V. V.98) 6. 6.343. teğmenlere 60. V. Dr. Her şeyden evvel asayişin temini (sağlanması) elzemdir (çok gereklidir).M.F.M. s. 5. çavuşlara 35.99) 13. V.Ferit'e bağlı olmak üzere özel bir Kurmay Kurulu kurulur (Karargâh Erkan-ı Harbiye-yi Hususiyesi)..000 kişi) Sakat kalanlara ve şehit olanlara (!) tazminat verilecek. Aynı gün ikinci bir kararname ile de. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu s.283)424 Fakir halk.Sofuoğlu.. Asker toplamak için çeşitli yerlere. başçavuşlara 40. 6. V.Gayyasında. (TİH. Müttefiklerin iznini ve desteğini alarak.. TKS Kronolojisi I.Sofuoğlu.Cebesoy.M. M.. buradan verilir. 20 Nisanda.C.M.Göztepe.000 lira ödemesi emri verilir. aylığından başka 500 lira da ek ödenek alacaktır.Gayyasında. 17 Nisanda.M.)423 8.C. 121. s. s. Ayrıca Bolu bölgesinde oluşturulacak bir Kuva-yı İnzibatiye birliği içinde Bolu Mal Sandığına. (T.Gayyasında. 6. İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanlığına başvurarak. bir kararname ile milli kuvvetleri bastırmak üzere Kuva-yı İnzibatiye adında bir birlik kurulmasını kabul eder. Dr.M. Damat Ferit. 2. esirlikten dönmüş olan askerlerin kaldığı Selimiye Kışlasında şöyle bir konuşma yapar: "Halifenin fermanıyla geldim.. s. D.6. Harbiye Nezaretinde. Y. Erlere 30. "M. M. A. 3 alay ve 1 topçu taburundan oluşacak.Göztepe.Ferit.) 12. Genelkurmay Başkanlığı yerine.A.M. Kuva-yı İnzibatiye Komutanı. s. s.) 7.C.M. özellikle Adapazarı-Düzce yöresine adamlar yollanır. kolordu komutanı yetkisinde olacak.M... İstanbul'da da gönüllü toplamaya başlar.

29 Nisan'da İzmit'e yollanır. İng. s. 500-600 kişilik gruplar halinde İzmit'e sevk edilecek. İzmit'in 2 km. bir ayağı atının altında kalır. 20 Mayıs günü İzmit'e. (TİH. TKS Kronolojisi.437 23. s.Alayının ilk kafilesi. doğusuna yerleşir. Ama iki gündür yolladığı başarı haberlerine inanan D. 6.121)429 İstanbul'da toplanan subay (!) ve erler. 13 Mayıs günü.100)426 16.436 Anzavur atından düşer.430 (Jeschke. D.Hatıraları.433 10 Mayıs günü Adapazarı'nı.M. 2. Gayyasında..Ferit. Kuva-yı İnzibatiye Komutanlığına. 28 Nisanda. s. Bu arada D. s. (TİH.M. üçüncü gün.Ferit hükümeti. S. T. 600 sandık cephane alarak İzmit'ten ayrılır ve Adapazarı yakınlarına sokulur. 6. s. şehrin çevresini tel örgülerle çevirir. Sevres'in Osmanlı temsilcilerine tebliğinden üç.432 Kuva-yı İnzibatiye'den önce harekete geçerek parsayı toplamak için bu çevreden de gönüllü toplar.000 tüfek.Şefik Paşadan 15. 29 Nisanda Kuva-yı İnzibatiye'ye.Belgeleri. Anadolu'daki demiryollarından çekilip İzmit'te toplanan İngiliz birlikleri. s.M. M.434 13 Mayısta Kandıra'yı işgal eder. bir kısmı İzmit'e doğru kaçar.58. Geyve Boğazı'nı ele geçirmek ve Anadolu yolunu açmak amacıyla taarruza geçer.100)427 17. s.C. T. törenle sancak verilir. V.412. 101) 18. Göztepe. M.altındaki Maçka Silahhanesinden silah ve cephane almak için izin ister ve istediği izin verilir.C.410.357) 21. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin karargâhı.Alaylar orada kurulacaktır. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu. Ermeni çetelerini de İzmit'in kuzeyine yerleştirirler. Komuta makamı olarak. (A. (Jeschke. (Jeschke.C.000 lira' diyor). Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin 1. 154) 22. milliyetçileri bir an önce tepeleme telaşı yüzünden. (Jeschke.. Balıkesir'e gitmeyi artık göze alamayan Anzavur'a yeni bir unvan ve görev verir: Kuva-yı Seyyare Umum Kumandanlığı!431 Anzavur İzmit'e bir İngiliz torpidosuyla gelir. dipnot 88) 15. 16 Kuva-yı İnzibatiye gazisini (!) 5. s. Kuva-yı İnzibatiye'den bir birlikle takviye edilerek. emekli Müşir Zeki Paşa Umumi Müfettişliğe atanır.Ferit. (A. 1914'te ordudan uzaklaştırılmış olan emekli Süleyman Şefik Paşa atanır.. 413) 20. Vahidettin.122) 19. s. TKS Kronolojisi I.Göztepe bu kutlama yolculuğunu ve ziyaretini özet olarak şöyle anlatıyor: "Sultan Vahidettin.. Atatürk Anadolu'da.Bıyıklıoğlu.Kemal'in idama mahkûm edilmesinden iki gün sonra.. s.289) Dahiliye Nezareti. eniştesinin seyahatine resmi yatını tahsis etmiş ve Baş- de bi an _8 .M.Sofuoğlu.F. 15 Mayıs 1920 günü. TKS Kronolojisi I. Kurmay Başkanı Şah İsmail adındaki bir kaatildir. dereceden Mecidiye nişanı ile ödüllendirir.428 (TİH. Anzavur kuvvetleri dağılır. 6. Anzavur'u kutlamaya gelecektir. (T. Kuva-yı İnzibatiye'nin bir an önce harekete geçmesini ister.Cebesoy. Anadolu Fevkalade Müfettiş-i Umumiliği adı altında bir yeni bir teşkilat daha kurar ve Abdülhamit döneminden kalma. TBMM'nin açıldığı gün.435 Kanlı çarpışmalardan sonra. kuruluşundan 9 gün sonra. İzmit körfezinde demirli ve Müttefiklerin gözetimi altında olan Yavuz zırhlısını seçer. 2.000 lira (Anzavur '5. ve 3. Körfezde birkaç parça da savaş gemisi bulunmaktadır. milliyetçileri yargılamak üzere Divan-ı Harpler kurulması hakkındaki kararname yayımlanır. s.123.

belgelere dayalı gerçek ve utandırıcı öyküsü böyle. bu birliğin.438 Ertuğrul yatı. yani göz boyama amacıyla kurulmadığının açık kanıtlarıdır. Birkaç İngiliz uçağı. Kuva-yı İnzibatiye adı verilen ve memleketi ikiye ayırmaya çalışan serseri. 14 Haziran 1920 sabahı. uyutmak. sahra ve dağ topları ile İzmit'in doğusundan taarruza geçer. M. Kuva-yı İnzibatiye'yi cesaretlendirmek için milli kuvvetlerin üzerine ateş açarlar. s. aldatmak için kurduğu iddia edilen.. kendisine pek ağır bir istifaname verdim. 4 top ve 4 makineli tüfek ele geçirirler.nın raporu443. Karaya çıkan Sadrazam için İzmit yöneticileri. 2. bu zoraki törene katılmamıştır. 6..] Birkaç gün sonra Ferit Paşa da [Paris'ten] İstanbul'a geldi. s. İngiliz birlikleri de. İngilizleri kandırmak. becerebildiği kadar ve inatla dövüştüğünün."439 Anzavur'un bozguna uğradığını öğrenen D.136. Gizliden gizliye.C.C. Kuva-yı İnzibatiye'nin ileri birlikleri ile Anzavur artıklarını dağıtarak Adapazarı ve Sapanca'yı geri alır.Alay K. bir süvari birliği.Alay Komutanları ile 3. Fakat kuzeydeki Ermeni çetelerinin inatçı direnişi üzerine sonuç alınamaz. üç piyade alayı. İlk iş olarak Kuva-yı İnzibatiye denilen çapulcu güruhunun mukannen (yasal) tahsisatını (ödeneğini) kestik. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin 2.Alay 1 Tabur Komutanının savaş raporları. (TİH. Nafıa Nazırı (bayındırlık bakanı) Dr. (TİH.C.M. s.441(TİH. Geri kaçırılan toplar ve çekilen bütün subay ve erlerin silahları da.133-136) Vahidettincilere. kısa zamanda yenilecek.) Vahidettin'in. (TİH. İngilizler. (A.111) 26.. İsyanları idare etmek üzere İstanbul'dan gönderilen Kurmay Yarbay Hayri de yakalanır ve idam edilir.. yeniden Kuva-yı İnzibatiye'yi kurmaya ve galip devletlerin. çok ağır şartlarla bize sundukları muahedeyi (Sevres'i) kabul etmeye taraftar olduğunu görünce. hayal kırıklığı içinde geri dönecektir. Yavuz zırhlısının yanına demirledi. her ihtimale karşı. bazı Boşnak ve Çerkez çeteleri. bir baskınla kuzeyden İzmit'e girmeye karar verir.C.445 [. Hendek. bütün silah ve ağırlıkları ile milli kuvvetlere katıldığı ileri sürülen bu birliğin. Düzce ve Bolu isyanları bastırılır.. çapulcu güruhuna ait teşkilatın yeniden canlandırılmasını takbih ettim (suçladım)!" (80 Yıllık Hatıralarım. büyük bir karşılama programı tertip etmeye çalışmışlarsa da halk. büyük kısmı İzmit'e doğru kaçacak. İngilizlere teslim edilir. bu raporları okumalarını öneririm! 27..F. s.412)442 Bu taarruzu bekleyen milli kuvvetler de aynı anda karşı taarruza geçerler.209 vd. Bakalım. ve 3. hatta müttefik devletlerinin temsilcilerinin arzuları hilafına (aykırı olarak) da bu teşkilatı külliyen (tümden) ilga etmek (dağıtmak) cesaretini gösterdik. bir kısmı ise milli kuvvetlere katılacaktır. 23 Mayıs günü harekete geçen Ali Fuat Paşa emrindeki birlikler. s.Cebesoy.129)440 25. A.Ferit. Son olarak bir de Vahidettin'i dinleyelim. 6. İzmit'teki çuha fabrikasını tahrip ederler.Hatıraları. Kuva-yı İnzibatiye Tümeni. 24. bazı mühim icraatta bulunduk. s. Vahidettincileri mi haklı çı- de bi an _8 . bu kuru kalabalık ertesi günü bir gemiye doldurulup İstanbul'a postalanacaktır) 28. İzmit'i saran milli kuvvetlerin üzerine bomba atar..yaveri Avni Paşa ile ikinci mabeyncisi Salim Beyi uğurlamaya göndermişti.444 29. Cemil (Topuzlu) Paşa anılarında diyor ki: "Ferit Paşanın bu esnada İstanbul'da bulunmamasından istifade ederek. 6.Fuat Paşa o gece. 6. Büyük umutlar bağlanan Halife Ordusu (!).

Olcay.R. 22 Haziranda Batı Anadolu'da ve 20 Temmuzda Trakya'da harekete geçirirler..C. Belgeleri.448 İngilizler gelmeden önce.M. D. O. şu vatansever (!) İstanbul yönetimi.Ferit'in yeni Adliye Nazırı Ali Rüştü Efendi'ye şu soruyu soruyor: "Hükümet.91) Ayrıca. İng.karıyor. burada noktalanmıyor. s..Kemal'i tepelemek için üzerine askeri kuvvet gönderilmesine lüzum gösteren hükümetlere uymamda. ayrıca F. s. sorumlu hükümet ile hükümdarlık makamının karşılıklı ilişkisine ait meşrutiyet gereklerinden ayrılmamak arzusu ve bazı zorunlu siyasi sebepler etkili olmuştur. Boulogne Konferansı. 12 Temmuz 1920. (Jeschke. General Paraskevopulos komutasındaki Yunan ordusunu. (T. s." (Peyam-ı Sabah gazetesi. Günlüğü. M. 3. Eski Saat. birkaç haftada Ankara surları önünde bulunacaktır. s. bir gazeteci. Kuva-yı Seferiye Kuva-yı İnzibatiye macerası. Devamı da var. bu Yunan ilerleyişini nasıl karşılamıştır dersiniz? Yunan ordusu ilerlerken. 107) Peki. 21 Haziran 1920 günlü tutanak. İzzet Paşaya ısrar eden... Yunan ordusu tarafından yapılan harekâtı protesto etmek niyetinde midir?" Ali Rüştü Efendinin cevabı: "Hükümetimiz. General Paraskevopulos ordusu. Sevres Andlaşmasına Doğru. sabıkalılardan ve sırf yağma hırsı ile hareket eden birtakım şahıslardan mürekkep. Tevfik Paşayı istifaya zorlayan.338)449 10/5. Çanakkale Olayı. s. O halde. aktaran KS.Kemal ordusu. D. s.Göztepe. D.Kemal'in yani milli kuvvetlerin tepelenmesi (tenkili) için üzerine kuvvet gönderildiğini kabul ve itiraf ediyor Nokta! • Anzavur ve Kuva-yı inzibatiye macerasının fiyasko ile sonuçlanması üzerine. birkaç İttihatçının hükümetten ayrılması için A. kendi programımıza dahil bulunan bir hareketi niye protesto etmeli? M.Damat Ferit hükümetinde de yerini koruyacaktır. öteden beriden toplanmış haydutlardan. asilere layık olduğu cezayı vermektir.Ferit hü- de bi an _8 . 154. bir ordudur. s. üstelik bundan sonraki 5. emperyalistler.M. Yunan ordusunun başarısı için dua edilmesini de ister!447 Yunan başarısının kaç cana ve kaç ırza mal olduğunu açıklamak gereksiz. yoksa onların masal anlattıklarını mı söylüyor? 1923'te yayımladığı beyannamede diyor ki (sadeleştirilmiştir): "Bağlı olduğu devleti tanımayan M. V.194)446 Velhasıl Vahidettin de." (Hilafet. bütün hükümetlerin kuruluşuna karışan Sultan Vahidettin.Kemal taraftarlarını resmen mahkûm etmiş ve hilafet ile vatana hain olduklarını ilan eylemiştir.124.Walder. M. Gayyasında.Atay. şimdi sürat ve şiddetle harekâta devam eyleyecek olursa.589 vd. Bu açıklamayı yapan Ali Rüştü Efendi. Binaenaleyh vazifesi. bu açıklamayı yapan Ali Rüştü'nün hükümetten uzaklaştırılması için kılını bile kıpırdatmaz.

Dahası da var.İzzet Paşa kurulu Bilecik'e hareket eder. bu görüşmede Fransa Y. fetvalar. milliyetçilerle uyuşmayı imkansız görüyor. milliyetçileri yatıştırmak için başka çareler aramanın daha yararlı olacağını bildirir. Anadolu'ya karşı askeri harekete geçilmesinin.Komiseri. de bi an _8 . Müşir Zeki Paşa.. Ağustos başında.Komiseri Amiral de Robeck. Lord Curzon'a gelişmeleri şöyle özetler: "Hükümete baskı yaparak. Fransız Y.Düzce ayaklanmasının yarattığı elverişli koşullardan yararlanılabileceği görüşündedir. ayrıca bu birliklerin eğitim ve yönetimi için Müttefik subayların görevlendirilmesini talep eder.. Vahidettin'in ve İstanbul yönetiminin Milli Mücadele ve tarih karşısındaki hazin durumu kanıtlamaya yeter. bir yandan. yeni bir kuvvetin kurulması ve bunların silahlandırılması için izin ister. Kuva-yı Milliye'ye karşı. İngilizlere başvurarak. durumu daha da kötüleştireceğini. kurulla birlikte kuvvet de gönderilmesinden yana.Komiserler. • Vahidettin'in Damat Ferit'e verdiği buyruk.Kemal'in [yani Milli Mücadele'nin] kaldırılmasına karar verildiğini" bildirerek. işlemlerin daha hızlı yürütülmesi için bazı görüşler ileri sürer.000 kişilik yeni iki tümen kurmayı tasarlar. 25. Anadolu'ya bir kurul gönderilmesini isteyeceğiz. İngilizler de.000 kişilik bir kuvvetin kurulmasının uygun görüldüğünü bildirir. 20 Eylülde. olası bir Kuva-yı Milliye hareketine karşı kuvvetlerini güvence altına almak için Gebze'ye çekecek.kümeti. Kuva-yı Seferiye'nin kuruluş çalışmaları hakkında bilgi verir ve Kuvayı Milliye'ye karşı yapılacak harekâtın ayrıntılı planını açıklar. 25. 1920 Temmuzunda. Anadolu'ya bir kurul gönderilmesi konusunu Vahidettin'le görüşürler. 25 Ağustos 1920'de. 'Ferit Paşanın değiştirilmesi gerektiğini' de söyler. bu sırada başlamış olan 2. İzmit'i Yunanlılara bırakacaklardır.Ferit hükümetinin beyan-namesi. Sevres'i Ankara'ya da kabul ettirmek için bir kurulun Anadolu'ya gönderilmesi projesini de görüşmektedirler. 16 Ekimde Damat istifa edecek. 1 Ekim 1920'de.450 Yıl sonunda A. İlk tümenin Büyükdere'de kurulmasına başlanır. ikinci bir yazı ile de. Fransa da bu görüşe katılacaktır. Kuva-yı Seferiye'nin karargâhının Adapazarı'nda kurulmasını önerir. Bu sırada Müttefik Y.Komiseri.. Harbiye Nezareti. bu kuvvetin araç ve gereçlerini İngiltere'den satın almak istediklerini açıklar..000 kişilik jandarma ve 15. Ferit iktidarda kaldığı sürece. D. İngiliz Y.. Çekilmesinin yerinde olacağını ileri sürüyor. Yalnız bu altı olgu bile.. 11 Ekimde. Anzavur. 17 Eylülde İtalya. Sadrazamlığa sunduğu 30 Ağustos ve 8 Eylül 1920 günlü yazılarında. Kuva-yı İnzibatiye ve Kuva-yı Seferiye.000 kişilik bir kuvvet kurulmasından yana olur ve bu kuvvetin milliyetçilere katılmaması için Müttefik subaylarının komutasına verilmesini şart koşar.Komiserleri." Y.Alay Komutanı Bekir Sıtkı. Ferit Paşa. Kuva-yı İnzibatiye'nin eski 2. ilk aşamada 15.Komiseri. "M. Fransız Y. İngiliz Harbiye Nezareti.

de bi an _8 . gaipten bilgi mi almışlar. bu hususu açıklarsa. 'dini kaygılar' ya da.Dilipak. M. Vahidettinci yazarlar. bunlara katılmadığı. isyanları. son zamanlarda. türlü hastalık ve zaaflarından yararlanan iç ve dış güçlerin başlattığı.Kemal'in düşüncelerini sezinleyen (!) Vahidettin'in. çok acı sahnelerin yaşandığı olaylardır.452 isyan hareketlerinin doğup gelişmesinde önde gelen faktörlerden biri idi… Vahdettin. gelişimler gösteriyor ki isyanları.Ceylan. ilişkiler.10/6. giderek Hilafete karşı bir tehdit oluşturmaya başlaması ve dini karakterini yitirmesi. Vahidüddin. 3. bakıcı. Hilafet hakkındaki düşüncelerini seziyor olmalı idi ki destek verdiği halk ayaklanmalarında.Kısakürek. M. 1..‖ (N. bu çok acı olaylar hakkındaki görüşleri böyle ve bu kadar. 2.Kemal bu yönde şiddetle eleştiriliyordu. ne de ‗yürüyün‘ denil-mediği.63. içlerine mi doğmuş? Yoksa derin bilg ileri ile geleceği mi okumuşlar? H. müneccim miymiş bunlar.H. remil mi atmışlar. 'geleceği önceden görmek' olduğunu ileri sürüyorlar ama bu konudaki bilgiler. M. ne ‗durun‘.C.H. s. s. hakikati ortaya dökemeyen sarayın çelişkili vaziyetinden doğan şeyler olduğu. s.Ceylan‘a göre de. 'içtihat farkı'.F. nasıl bilmişler acaba? Keramet sahibi. D. sarayca tahrik edilmek şöyle dursun.Kemal‘in Osmanlı Devleti ve İslam dini. geleceği önceden nasıl gördükleri ise başlı başına bir sorun. isyanların sebebi “içtihat farkıdır”. yine hadiselerdeki üslup ifadesinden anlaşılır. Üç dört yıl sonra neler olacağını. Bu isyancıların. “geleceği görenler” başlatmış. (DinDevlet ilişkileri. Bazı Vahidettincilerin bu olaylar hakkındaki görüşleri şöyle: □ ―Yer yer Anadolu isyanlarına gelince. binlerce kişinin öldüğü. falcı.191) □ K.Kemal ve Ankara hükümeti hakkındaki umutlarını büyük ölçüde yitirmişti. rüyasını mı görmüşler.‖ (CG Yol.Ferit hükümetleri. karma bir imparatorluk toplumunun safiyetinden. 64) □ H.Mısıroğlu‘na göre.96)453 1. dini kaygılarla ortaya çıkıyordu. doğuda ve batıda boy gösteren isyanların çoğu. hazin bir gerçeği doğruluyor. 1919 ya da 1920'de. Dilipak. İsyanları haklı göstermeye çalışıyorlar. İsyanlar Anadolu isyanları. bunların da. Hilafeti kurtarmak için başlatılan hareketin. M. isyanların sebebinin. Bir daha sorsam ayıp olur mu acaba: Hani Vahidettin Milli Mücadele'yi destekliyordu? 4. isyanların sebebinin dini kaygılar olduğunu ileri sürüyor: ―Yurdun birçok kesiminde. belgeler. İncir çekirdeğini doldurmaz konularda sayfalarca yazı yazanların. yakın tarihimize büyük bir katkıda bulunmuş olur. (Hilafet. birazdan bazı sahnelerini göreceğimiz bu isyanlara destek verdiğini de açıkça yazarak. 137)451 □ A.

Rumlar. şeriat hükmüne ve Padişah fermanına dayanarak. Yozgat isyancılarını över. her amaca hizmet edebilir. Ermeniler. vaadler. her yerde ve her zaman suçtur. görüş farkı yüzünden Yunan ordusunun başarısı için dua edilmesini istemiştir. sözlük anlamıyla değil de. Yunanlılar kışkırtmış. İngilizler. bazıları kendini. İslamiyet.C. görüş farkı yüzünden Yunanlılara hizmet etmiştir.455 Ö. 'İçtihat'ın sözlük anlamı. İstiklal Savaşı Nasıl Ol- de bi an _8 . görüş farkı diye yorumlanıp bağışlanamaz. Yoksa şöyle sonuçlara varırız: Ermeniler görüş farkı yüzünden Abdülhamit'i öldürmeye kalkışmışlardır.Hürriyet..Komiseri Amiral de Robeck'le yaptığı görüşmenin tutanağı ile Sait Molla'nın Rahip Fru'ya yolladığı mektuplar. paralar. emirler. Sait Molla görüş farkı yüzünden İngilizlere ajanlık yapmıştır. sebebi ve tahrikçileri çok açık olmakla birlikte. Anadolu halkına oynanan oyunları açıklamak bakımından yeterli kanıtlardır. yüreklendirmeler ve halka örnek olmak üzere harekete geçirilen Anzavurlar.. kısaca şu: Kuran'a.. bu mütevazi çalışmaya sığdırmak mümkün değil. sonuç vermeyeceği besbelli olan bu kanlı olayların içinde bulur. 6 Kasım 1920'de de şöyle yazar: "Konyalılar (yani Delibaş ve avanesi) ayaklanarak. (KS Günlüğü. Düzce. dolanlar. ne de davranışları bir içtihata dayandırılabilecek niteliktedir. içtihat kelimesini. bildiriler. s. Manisa Mutasarrıfı Hüsnü. Çukurova'da Fransızlar da halkı Kuva-yı Milliye'ye karşı kışkırtmaya çalışırlar ama başarı kazanamazlar. Zile.37) Eğer yazar. işbirlikçilik. Ali Rüştü Efendi. benzer olaylar hakkında verilmiş içtihata ve icma-ı ümmete dayanarak bir dini mesele hakkında görüş belirtme.Nasuhi Bilmen diyor ki:"Bu pek büyük bir uzmanlık işidir. Kısacası. ajanlar. Sonunda.427) Bu doğrultudaki bütün bilgi ve belgeleri. hadislere. 2. İngiliz Y. bu yaklaşımı ile İslamiyete haksızlık etmektedir. Delibaşlar." (Büyük İslam İlmihali. D. s... Amacı. önüne ve işine gelenin istediği gibi içtihatta bulunabileceği bir din midir? Hâşâ! Kaldı ki isyancılar. bir din terimi olarak kullanmışsa. ya meczup. Görüşler arasında fark bulunması çok doğal bir durum.Ferit'in 7 Nisan günü.. yalanlar. Ama casusluk. ve İtilaf Partisi yöneticileri ve uzantıları ile bazı dernekler. Peyam-ı Sabah'ta şöyle yazar: "Anadolu Türkleri. ne bilgileri içtihat sahibi olacak düzeydedirler. doğal olmayan bulunmaması. bize en kestirme yolu gösterdiler!"454 Fetvalar. göz boyamalar. istenilen yana çekilebilir. böyle davranmaya elverişli. Yine de birkaç kışkırtma ve destekleme örneği vereyim: 13 Nisan 1920'de Ali Kemal. kendi askerini arkadan vurmayı bile caiz gören. gerek de yok.. ya düpedüz haindir. bu şaklabanlara hadlerini bildirmelidir!" 30 Ekim 1920'de. bir din terimi olarak anlamı ise. 'görüş'tür. İçtihadın. Birkaç örnek: □ Delibaş Mehmet'in tellalı şöyle bağırır: "Halifenin müttefiki olan İngilizler. Böyle şey olur mu? b. düşmana hizmet gibi eylemler. körüklemiş ve desteklemişlerdir. demeçler. Mısıroğlu ve Dili-pak'ın ileri sürdüğü iddialar üzerinde durmakta yarar görüyorum: a. ya cahil. sırt sıvazlamalar. Pınarbaşı'na doğru geliyorlar! Onlarla birlik olup Kuva-yı Milliyecileri yeneceğiz!" (Şevki Yazman.

Kani Beyin bulunduğu evi soyup soğana çevirmişler.Arıkoğlu.10-13. Düzce-Bolu İsyanları. s. 3. Mondros'tan Mudanya'ya. "Bayırdan.62. Bu saldırıya Bolu ve Düzce'ye yakın bazı köyler de katılmıştı. Bolu isyanından birkaç sahne (özet):459 "2 Mayıs 1920 günü.." (Gerede'de isyancıların eline düşen Dr. Biga Ayaklanması ve Anzavur Olayları. Akşama doğru bir tellal. 'çevresindekilerden bazılarını da. Ne başını bırakmışlar. elbiselerini soyarak. diğer devletlerle birlik olduğumuz halde mağlup olduk. alçaklar..İğdemir. 6. 17-18 Şubat 1920) 2. kaçtım. hatta edep yerini açarak sürükleye sürükleye getirmişler. S..253) □ Konya halkını kışkırtmaya çalışanlar da halka derler ki: "Kim milliyetçilerle birlikte Yunan'a karşı giderse. bağırarak ve koşarak getiriyorlar. daha ölmeden merdivenden atmışlar. Hademe kapıyı açtı. Dilipak'ın. vücudunu parça parça etmişler.. Hatıralarım. bunlardan daha insaflı idiler. Zavallı Kani Beyin naaşı idi. 3 Mayıs sabahı her de bi an _8 . bu alçakların kirli ayakları altında mı göreceğiz? Ertesi günü derste idim. Bu en büyük küfürdür. Anladım.C. parça parça etmişler zavallıyı. '[Akbaş cephaneliğini boşaltıp Anadolu'ya kaçıran gözüpek ekibin başkanı] Hamdi Beyin cesedi akşama gelecek' diye haber verdi.127) □ Cami kapılarına şöyle yaftalar yapıştırılır: "[M. Allah tarafından gönderildim. Hamdi Beyin mübarek naaşını. Karısı boş düşer!" (D. Cesedini. Şimdi de tek başımıza İngilizlere meydan okuyoruz. s. Bu vatan fedaisinin haydutlar elindeki bu halini görmek istemiyordum. şer'an kâfirdir. Bütün ulema.69) □ Gerede isyanı öncülerinden Divitli Eşref Hoca da der ki: "Büyük savaşta. şer'an küfürdür. iç elbisesi ile bir cesedi sürükleyerek. kirli ayaklarıyla çiğnemişler. 64. canavarlar.63)456 Bunlar mı görüş ya da içtihat?457 c. Anzavur isyanından birkaç sahne (özet):. Ankara'ya karşı ayaklanan Düzce asileri Bolu'ya yürüdüler. Dayanamadım. Of! Bu koca kahramanın cesedini.Tansel. s. s.Kemal'in] arkasına düşmek ve emrine itaat etmek. asker ve memurlar dinsiz ve kâfirdir!" (TİH. Fuat Umay'dan aktaran R. Herhalde Balkan harbinin Bulgarları.Özkök."458 (U." (S. Zavallı şehidin vücudunu arabadan süngülerle çıkarmışlar. ne vücudunu. yanlış ve haksız olarak 'dini kaygı' diye nitelediği duyguları da aşağıdaki isyan sahnelerinde göreceğiz: 1. s. s. bütün kainatla harp edeceğim.195) □ İsyancı Şeyh Eşref şöyle der: "Ben sahib-i şeriatım. 'Hamdi Beyi getiriyorlar. eshab-ı kiramın adlarıyla çağırır'.du..' dedi.C.

gerçek dindarlara da hakarettir. bu kadar zulme dayanamadı. Ak sakalı kan içinde kalmış olan Hoca. Mahallelerde tellallar dolaştırarak. 'Ben sizleri affettim.103. 6. s.113. Ankara'dakilerin burada başı olursun ha. Sırada.. Olayların içinde yaşayan M.) Bu bilinçsiz. kanlı. Hocayı ikindi üzeri Piri Mehmet Paşa Camiine yine sürükleyerek götürüp kapattılar.. Binbaşı İhsan'ı şehit ettiler.) 3. Utanmadan soydular.. Tahir Efendi Hoca vardı. Alaattin Tepesinde hazırlanan savunma hattının gerisine çekilmişlerdi.Kemal Paşa kurtarsın seni. Bıçakla vücudunu delik deşik ettiler ve belediye önüne attılar. itme kakma içi nde Abdürrahim Hanına getirdiler. sakalından utan!' dedi. Kastamonu Nasrullah Camiinde verdiği va'azda. 'Yarabbi! Sen bu cahil insanlara insaf hissi ihsan ve onları affet.. Ertesi günü subayın kıpırdadığını pencereden gören bir doktorun hanımı kocasına haber verdi.99-102.. azımsanmayacak kuvvetiyle. Padişahını. Hoca geceyi ibadetle geçirdi. Asiler yolda Hocayı mütemadiyen dipçikliyor. "İşte Şeyhülislamın fetvasının hükmü yerine geldi!" diye bağırdılar. yolun yarısında. darbe. Genç subayın çok yarası vardı ama ölmemişti. her şeyden önce dine saygısızlık. son bir dipçik darbesi ile yere serildi.' diyorlardı. sükûnetle ve sadece.' diye cevap verdi.Özkök. Konya'da askeri birlik yoktu. şeriatını seven bizimle olsun!' çağrısı ile Konya halkını kendisine katılmaya davet etti. İdareciler. gerçeği açıklıyor: "Adapazarı... İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu.288 vd. şehidi çıplak halde sokak ortasında bıraktılar. eski lise binasının kırık camları ile kestiler ve korkunç işkencelerle öldürdüler. Halife düşmanı! Sarığından. Dördüncü Bölümde. Doktor. 3 Ekim 1920 Pazar sabahı Konya'ya girdi.taraftan şehire saldırdılar. Konya isyanından birkaç sahne (özet): "Delibaş Mehmet Ağa. ünlü Sivaslı din bilgini Ali Kemali Efendi vardı... Delibaş. Yaşlı Hocanın bedeni. s. 19 Kasım 1920 günü. Eve dolanlar." (Cemal Kutay. Bolu'da kalan (Devrekli) Abdülkadir adında çok genç bir subayı da soyarak ve işkence yaparak Bolu sokaklarında dolaştırdılar. Halifeye karşı gelirsin ha. Düzce-Bolu İsyanları.. bir araba ile getirip hükümet meydanına attılar. Birkaç çapulcu koşuşarak onu soydu. Şimdi sıra ibret-i alem için öldürülecek Kuva-yı Milliyecilere gelmişti. hapisaneye boşalttı. Düzce.. s. 'Haydi gelsin de M.Akif Ersoy. Fakat kudurmuş asiler durumu öğrendiler ve derhal hastaneye gelerek subayın boynuna bir ip geçirdiler ve sokaklarda sürükleyerek öldürdüler.. Müftü Ömer Vehbi Hoca. Millicilere asker toplarsın ha. Delibaş'ın Yunan uşağı olduğunu. Ali Kemali Hocanın evine silahlı bir güruh yolladı. zalim. birlikler Afyon'daydı. 'Nutuk verirsin ha. Allah da sizi affetsin. R. 'Halifesini. dini kaygı ve duygulara bağl amak. 'İngilizler-Yunanlılar' paragrafında göreceğiz. hükümet konağını ele geçirdi. Delibaş. Yoz- de bi an _8 . Postaneyi basarak haberleşmeyi kesti. Hocanın naşını da rahat bırakmadılar. Ellerine geçirdikleri askerleri. Sabah camiden alınarak sorguya çekilmek üzere Arslanlı Kışlaya götürüldü. yolda türlü hakaret. Listenin başında Konya Müdafaa-yı Hukuk Derneği Başkanı.. uyarılara rağmen saklanmayan Ali Kemali Hocanın üzerine yürüyüp sürükler gibi götürdüler.. Ali Kemali Hocayı.. Çünkü ne yaptığınızı bilmeyecek kadar cahilsiniz.C. sabahın tenhalığından faydalanarak subayı memleket hastanesine kaldırttı. haince davranışları. milletvekili Rıfat Efendi Hoca." (TİH.' dedi ve son nefesini verdi.

H. Böylece artık İstanbul. Kızıl Hançer Cemiyeti. 24 Mayısta Vahdettin tarafından da tasdik edilecektir. İsmet İnönü. Birkaç örnek: İngilizler halka. ya çarpışmalarda yok edilmiş ya da yakalanarak hakkettikleri cezalara çarptırılmışlardır. Alb.Selahattin Köseoğlu. ancak bazı kesimlerde ve çok sınırlı olarak katıldığı bu isyanlar. s. bütün elebaşılar. kimin hesabına birbirimizin gırtlağına sarıldığımızı anlamak zamanı. ord unun bu en zayıf döneminde bile hızla bastırılmış. Halide Edip Adıvar. hep o melun düşmanların işidir. Hükümet kuvvetleri bunları Hakk'ın yardımı ile tepeleyecektir. Konya isyanları. Yusuf Kemal Tengirşenk. Biga. Alfret Rüstem. mesela milliyetçilerin 'bolşevik oldukları' yayılır.Adnan Adıvar. İdam kararları □ "M.Suphi Tanrıöver. Fevzi Çakmak.Kemal'in idama mahkûm olduğunu belirtiyor.İzzet Met Paşa. Meclisin açılmasını önlemeye çalışırlar. Cami Bey.Dilipak. genellikle idam kararları konusunda susmayı tercih ediyorlar." (A. Dilipak da yalnız M. Kara Vasıf.Rıfat Börekçi461 ile Din İşleri Bakanı Mustafa Fehmi Gerçeker! 10/8. Delibaş Mehmet ise. zannediyorum ki gelmiştir!" (TC Kronolojisi. Gönen. Bozkır. Celalettin Arif. Albay Bekir Sami Günsav. s. Yarbay Hüseyin Hüsnü. Ankara'ya karşı açık bir mücadele içine girmekt edir.214) Sonuç Halkın. Y.."463 Adana'da Fransız desteği ile çıkan gazeteler de aynı temayı işlerler: "Milli hareket bolşevikliktir!"464 • Milliyetçilere karşı yeni dernekler kurulur ve kurulu olanlar da milliyetçilere karşı kullanılır: Askeri Nigehban-ı Vatan Cemiyeti. 10/7. Bolşeviklik suçlaması ve Milli Mücadele karşıtı dernekler • Milliyetçiler aleyhinde geniş bir propaganda başlatılır. Yarbay Seyfi Düzgören ve Ankara Müftüsü M.462 İstanbul'un Bolu'ya mutasarrıf olarak atadığı Osman Kadri de yayımladığı bir bildiri ile milli direnişi. Mu- de bi an _8 . Dr.70)460 Vahidettinciler. Albay Fahrettin Altay. kendi adamları tarafından öldürülecektir. 11 Mayıs tarihli bu Divan-ı Harp kararı. İsmail Fazıl Paşa.Kemal İstanbul hükümetince idama mahkûm edilmişti. Bekir Sami Kunduk.gat. Bazıları: Ali Fuat Cebesoy. Artık kime hizmet ettiğimizi. Refet B ele. Ankara Meclisi'ne katılacak milletvekillerinin bolşevik oldukları propagandasını yaparak. CG Yol. Milli Mücadele'nin neredeyse bütün öncülerini ve pek çok subayı idama mahkûm etmiştir. şeriat fetvasını vermiş. Nurettin Paşa. Oysa İstanbul. bolşevik hareketi olarak ilan eder ve der ki: "Padişahımız bunları 'asın' diye ilan etmiş.

.467 Tarik-i Salah Cemiyeti.465 Kürt Teali Cemiyeti. Hayriye-yi İslamiye Cemiyeti (Adana). Dört tarafımız açık. bir gürültü." (R. bu onursuz tutumu şiddetle desteklemiş ve halkı milliyetçilere karşı kışkırtmıştır..Kemal) □ 9 Ocak 1920. sen deli misin?'" (R. Peyam-ı Sabah: "Anadolu'da ne yaptığını bilmeyen M.H. Milli kuvvetler. bir kafese gi rmiş.Cevat Ulunay) □ 31 Ağustos 1919. hangi kahraman? Hülyanın bu derecesine. İslam alemi için hiçbir tehlike yoktur. Hülyanın. Alemdar: "Bizim için tutulacak yegâne kurtuluş yolu." (Ali Kemal)469 □ 11 Ekim 1919.Kemal) □ 19 Kasım 1919." (R. Halkın gözü önünde. bir şeyler olacak.C. Ayol.Kemal Paşa.. bu [milli] harekettir.Karay) □ Şubat 1920. Beyannameler..142) □ 29 Ekim 1919.. en namuslu." (A. şuracıkta her işimiz. blöfün sırası mı? İstedikleri kadar kafama vursunlar: Hangi teşkilat. hangi kuvvet. Birkaç örnek [bir kısmı özetlenmiş ve bazı kelimeler sadeleştirilmiştir]: □ 14 Temmuz 1919. uydurmasyonun bu şekline ben de dayanamayacağım. Alemdar: "İslam kilidinin anahtarını. Halas-ı Vatan Cemiyeti. Bari K avuklu gibi ben de sorayım: 'Kuzum Mustafa. Siyasetten habersizdirler. telgraflar. oturuyoruz. en haşmetli devleti olan İngiltere. mavzerli bir heyetin kuru sıkı tehd idi ile iş yürür mü?" (R. Teali-yi İslam (İslamı Yüceltme) Cemiyeti." □ 7 Ağustos 1919. harpten ezilmiş olan zavallı Anadolu'nun kuvveti ile kafa tutmasının ne hükmü olabilir?" (Jeschke. İlayı Vatan Cemiyeti.. Peyam: "M. Alemdar: "Çarıklı. K.466 İngiliz Muhipler Cemiyeti. Sabah: "İngiltere en büyük İslam devletidir!" □ 14 Ağustos 1919. mütarekeden sonra hemen İngiltere devleti ile beraber yürümek için siyasi teşebbüste bulunmaktı.Kemal ve Rauf Bey ikbal hırsı içindedirler. Sanki bir şeyler oluyor.Kemal) □ 14 Kasım 1919..H.S.Karay) de bi an _8 ." (A. Muhafaza-yı Mukaddesat Cemiyeti. İngiltere'nin güvenilir eline teslim etmekte.Ulunay) □ 8 Ocak 1920. Peyam: "Anadolu'nun yeni Celalileri [milliyetçiler]. Renin (Adana): "M.468 10/9.Ulunay) □ 28 Eylül 1919. Alemdar: "İstiklal diye bağıranlar.hafaza-yı Mukaddesat Cemiyeti. her kuvvetimiz meydanda.. s. Alemdar: "Bir patırdı. Anadolu'da bir hare-ket-i milliye vücuda getirmeye çalışıyor.. kötü niyetlidir. Bu ne çocukça hayaldir! Bütün cihanın kuvvetine karşı. Dünya vaziyeti biliyor.Kemal ve arkadaşlarının hareketine öncelikle son verilmesi gerekir." (R.. Alemdar: "Dünyanın en adil. Peyam: "Kurtuluşumuza en sön darbe. ateş olsalar.. Siyasi Mağdurlar Cemiyeti." (A.. Anadolu Cemiyeti. cirimleri kadar yer yakarlar. Muhafaza-yı Saltanat Cemiyeti. İşbirlikçi basından örnekler İşbirlikçi basın.ile ilgili İngiliz Belgeleri. Hilafet Cemiyeti (Mudurnu) vb.C.

Kemal cezalandırılmalı. bugün İstanbu l'un işgal edildiği gündür!) □ 17 Mart 1920. uğurlar olsun!" (R. geçirir. Peyam-ı Sabah: "Dost bir devletin (İngiltere'nin) aleyhinde bulunan M.Ulunay) □ 23 Mart 1920." (Sait Molla'nın demeci) de bi an _8 . bütün çıkarlarımızı mahv ve berbat etmektedir. Kuva-yı Milliye denen o serserilerin hakkından gelir!" (A. Alemdar: "Bilmiyorlar ki İngiltere tehdite gelmez ve biz bunu yapmakla kendimizi büsbütün mahvederiz.Kemal) □ 29 Nisan 1920. Kemal) □ 5 Mart 1920.Ulunay) □ 23 Mart 1920. kırar. Alemdar: "Milli teşkilatı yok etmek.Ulunay. Nihayet gittiler.. şimdiye kadar göste rmiş olduğu gayret ve kahramanlık..C. Peyam-ı Sabah: "Milli hareket boşa gitmeye mahkûmdur.C.C." (R. millete. Alemdar: "Bu Meclis (son Osmanlı Meclisi) milli iradeyi temsil edemez.Ulunay) □ 7 Nisan 1920. teşkilat-ı milliyeden bin kere daha iyidir!" (A.C.C." (Hafız İsmail) □ 7 Mart 1920. vurur. tasfiyeye muhtaçtır.C. Alemdar: "Birtakım sorumsuz ve durumu kavrayamamış askerlerin." (Asaf Muammer) □ 16 Mart 1920. her şeyden önce eşkiyaya (milliyetçilere) haddini bildirecek[tir]." (R." (A. unutulmaz hizmetlerde bulunmuş olacaklardır. Milli Harekât adı altında takındıkları tutumlar.Ulunay) □ 2 Mart 1920. millet için var olma meselesidir. Alemdar: "Böyle Meclis.." (R. elif.Kemal) □ 15 Mart 1920. Alemdar: "Ahmet Anzavur Beyin. ilerde görülecek kıymetli hizmetlerine de bir delildir.) □ 23 Nisan 1920.Ulunay) □ 6 Nisan 1920.Kemal) □ 10 Şubat 1920. Alemdar: "Mebusan Meclisi.C.. Alemdar: "D. Kuva-yı Milliye adı altına sığınan bu haydutların kafasına bir yumruk indiremiyor. Alemdar: "Anadolu Kemalistlerden temizlenecektir!" □ 1 Mayıs 1920. Peyam-ı Sabah: "Düşmanlar. Alemdar: "Kuva-yı Milliyecilerin kafalarına vurmak lazımdır!" (R. Vahidettin'in Meclisi fesh etmesi üzerine." (A. Alemdar: "Tek çarenin galiplerle uyuşmak ve anlaşmak olacağı bu kafasızlarca ne zaman anlaşılacak?" (R. dine. büyük devletlerin kırgınlığına sebep olabilir." (R. Ahmet Anzavur Beyin bugün de bir resmini yayımlamak suretiyle sayfalarımızı süslüyoruz." (A.Ferit Paşa hazretleri.Kemal) □ 13 Nisan 1920. layık olduğu akıbete uğradı. Alemdar: "Hükümet. Peyam-ı Sabah: "Ciddi bir hükümet." □ 9 Nisan 1920. Peyam-ı Sabah: "Fenalığın kaynağı Kuva-yı Milliye. Peyam-ı Sabah: "Kuva-yı Milliye ancak çetecilik yapar. Alemdar: "Yunanlılar.C. bugünkü galiplerimizin bir müttefikidir. Dahildeki Müslümanlar bilmelidirler ki o alçaklara karşı çıkanlar. Halifeye. böyle idarenin sonuçları böyle olur!" (R. Onlara karşı yapılacak bir hareket.Ulunay. kaf) □ 4 Nisan 1920.□ 3 Şubat 1920.Ulunay) □ 22 Mart 1920. böyle teşkilat." (İmza: Ayın.

Kemal kuvveti denilen çapulcuları tamamen tenkil edecektir (tepeleyecektir).Kemal. Anadolu direnişi bir blöftür. kısa zamanda M. o ipsiz sapsız.) □ 18 Ekim 1920. soyguncu ve yağmacı demektir!" (Şahap Azmi) □ 12 Ocak 1921. mal." (R.Kemal. Fransızlar bizim iyiliğimizi istiyorlar!" (Adana Vali V. askeri ve mülki ileri gelenler ve Metropolit Efendi hazretleri. Ermenistan'a taarruz ile onu da tamamladık.□ 28 Mayıs 1920.Neyir hakkında Birinci Bölümde bilgi verilmişti) □ 4 Eylül 1920.. Peyam-ı Sabah: "Avrupa ile başa çıkmayı. Ferda (Adana): "Kahraman Delibaşın başarısı üzerine Düzmece Mustafa'nın (M.Kemal) □ 6 Şubat 1921. Kars'ı işgal ettiler.Tevfik) □ 5 Ağustos 1920. Abdurrahman Beyin demeci) □ 20 Aralık 1920. nihayet meramlarına erdiler. Ferda: "Ayaklanmak için sebep yoktur. Alemdar: ". ilimce de. Anadolu'yu bu zararlı haşarattan temizleyecektir. Ali Fuatlardan. asırlardan beri Asya'nın hangi kavmi başardı ki..Kemal) de bi an _8 . 11 Kasımda da şöyle yazacaktır: "Ankara yaranı."471 □ 27 Ekim 1920." (A." Yazı. Peyam-ı Sabah: "Ankara Türkiye'yi felakete sürüklüyor. [Ankara'dan] barış şartlarının (Sevres) aynen kabul edilmesini.Kemal tarihe şüphesiz nam bırakacak fakat siyasi deliler arasında. Selimiye Camiini şereflendirmişler ve Müftü Hilmi Efendi ve yanındakiler tarafından karşılanmışlardır." (Bu gazetenin sahibi olan Yunan işbirlikçisi M.Ulunay) □ 17 Ekim 1920. Yunanlı generaller. ne pahasına olursa olsun." (A.Kemal'in) kaçmaya hazırlandığı söylenmektedir. İrşat (Balıkesir): "M. aramızda akılca da... [Yunanlı] Genel Vali Beyefendi hazretleri." (Filozof R." (Ömer Fevzi)470 □ 8 Eylül 1920. Peyam-ı Sabah: "Büyük Millet Meclisi. M." (A." (A.Kemal) □ 7 Ağustos 1920. Yunanlılarla..C. çılgınlıktan başka bir sıfat verilemez. temizlenmelidir!" (A. akılsız fikirsiz zorbalardan. Avrupa medeniyeti.. Bolşeviklerle elele ver erek Ermenistan'a yürüdüler. kuvvet bakımından ve her açıdan bu derece fark varken. bu yazıdan sonra 'Artin Kemal' diye anılacaktır. Peyam-ı Sabah: "Hükümet.Kemallerden. Ali Kemal. Hürriyet ve adaletin saygıdeğer temsilcisi olan Başvekil Venizelos hazretlerinin sağlığı için Müftü Efendi tarafından güzel bir dua okumuş ve hazır bulunanlar şükran duyg ularını belirterek duaya katılmışlardır. Kan." (A. biz başarabilelim?" (A. küçük heriflerin eseridir. can. son devrin Kabakçı Mustafa'sıdır. 'Kars'ın Sükûtu' başlığını taşımaktadır (Kars'ın düşman eline geçmesi!). onlarla muharebelere girişilemez.Kemal) □ 13 Ağustos 1920. Anadolu'daki idareye son verilmesini istemelidir. Ferda: "Kuva-yı Milliye adı altında meydana atılmış soyguncularda bir varlık hissedenlere diyorum ki: Millici ve çeteci.Kemal) □ 5 Kasım 1920. Peyam-ı Sabah: "(Ankara yöneticilerinin] Yunanlılara hâlâ meydan okumalarına.Kemal) □ 11 Temmuz 1920. Peyam-ı Sabah: "Demek işlemediğimiz bir hata kalmıştı. Te'min (Edirne): "Dün öğleden sonra saat beşte. canilerden temizlemelidir. Peyam-ı Sabah: "Anadolu'nun henüz istilaya uğramayan yerlerini. Alemdar: "M.Yunanistan.

. Peyam-ı Sabah: "M.." (A. İstiklal-ı tammın mümkün olmadığını bu beylerin. Ankara Meclisindekiler. Büyük devletlerle. Milli And'a aykırı anlaşmalar yüzünden istifa ettirilmesi üzerine.C..Kemal) □ 26 Temmuz 1921. ordu teşkilinde (kurmada) büyük başarı kazanmıştır.) □ 1 Ocak 1922.Kemal) □ 3 Mayıs 1921." (A. Ankara'dakiler barış istemiyor. hükümeti ele aldı. bu türedi. Peyam-ı Sabah: "İstanbul. bir süre sessizliğe gömülür. Peyam-ı Sabah: "Mukadderatımızı Ankara'ya bırakmama- de bi an _8 . Peyam-ı Sabah: "Yunanistan'ı yensek bile Müttefiklere kılıç çekemeyiz. Alemdar: "Ankara'nın istiklal-i tamcıları (tam bağımsızlıkçıları) kimi aldatıyorlar.Kemal) □ 19 Haziran 1921.Ulunay) □ 8 Şubat 1921.G.Kemal'e barınacak yer kalmayacak. Bu millete yazıktır.C. O. Peyam-ı Sabah: "Yunan ordusu bozgun halinde geri çekiliyor!" (A. Peyam-ı Sabah: "Bekir Sami aşırılara yenildi ve çekildi. O hiçbir yerde dikiş tutturamaz. Peyam-ı Sabah: "Bolşeviklik çukuruna yuvarlanan Ankara'nın arkasından ayrılmalıyız. Bekir Sami Beyin.Ulunay.. paşaların bilmeleri lazım." (A." (R. 2. hakkımızın topla tüfekle alınacağı gibi ham bir hayale kapılmamıştır.. bir hükümeti değil. Avrupa'nın en asri usulüne göre harp ediyorlar" (R.inönü zaferi üzerine. İlk hamlede muvaffak oldu gibi göründü. Alemdar: "Ordu. Peyam-ı Sabah: "Bu idrakte. Sakarya zaferinden sonra.Kemal) □ 4 Nisan 1921. Başka bir barışçı ve uzlaşmacı siyaset ile bu memleketi. Şimdi Yunanlılar Ankara kapılarına dayandılar..Ulunay) □ 13 Şubat 1921.Kemal) □ 19 Ağustos 1921. Peyam-ı Sabah: "Bu macera (Milli Mücadele) artık devam edemez. b iraz da memleketi düşünseler. Peyam-ı Sabah: "Ankara.. faaliyete. Bu hayal ile kainata meydan okuduk. Türk namusunu yine kurtardı! Kemal o rduları. zamanı münasip buldu. gaddar bir idare kurdu.." (A. Mahut yazarların tutumu yine değişiyor!) □ 13 Haziran 1921. bu kıratta adamlar (Ankara yöneticileri)." (A. sonra yine bilinen türkülerine başlar. İngiliz.Kemal) □ 26 Temmuz 1921. oysa 8 Eylülde bu orduyu. Fransız ve italyanlarla imzaladığı." (A. icraata geçmelidir." (A. dahili ve harici hiçbir siyasetini tasvip edenlerden değiliz. bu irfanda.Kemal. milli birlik bozulmasın diye Ankara'yı artık örnek olarak alamaz.. özellikle İngiltere ile uzlaşmalıyız. ufak bir aşireti bile idare edemezler. Bu milletin kurtuluşunu düşünenler..Kemal. M. Ankara'nın Teşkilat-ı Esasiye'sinden Moskova ile ittifakına kadar." (Hakkı Halit [Refik Halit'in kardeşi]) □ 16 Haziran 1921. Alemdar: "İstanbul." (A.Kemal) □ 20 Mayıs 1921.Kemal) □ 16 Haziran 1921.Kemal) □ 2 Ağustos 1921. şu çukurdan kurtarmak mecburiyetindedir. Alemdar: "Ne olurdu Yarabbi.Kemal ile uzlaşamaz!" (R.□ 7 Şubat 1921. 'çapulcular' diye aşağılıyordu!) □ 5 Nisan 1921. Peyam-ı Sabah: "Biz. Sakarya Savaşı dolayısıyla.Kemal. devlet gemisini şapa oturtmaya çalışıyor." (A. M. Peyam-ı Sabah: "Ankara." (A.

Fakat esef ederim ki şimdiye kadar olduğu gibi şimdiden sonra da olaylar gösterecektir ki biz yanılmış olmayacağız!" (A. Veyahut da Ömer Faruk Efendinin kendiliğinden Anadolu'ya gitmiş olduğu kabul edilse bile (Bu keskin dönüşün sebebi şu: Çünkü Ö.11. Ali Kemal gazeteden uzaklaştırılmıştır..Ertürk ve Albay Budiyenni ile yaptığı konuşmaları öğrenince (!)] Sultan Vahidettin. Büyük Taarruz'un gelişmesi üzerine. Hiç hata etmediğimiz iddiasında değiliz."472 (A. Peyam-ı Sabah: "Türk'ün bayramı!" (A. ağalar! Yanılıyorsunuz..Kemal Paşanın saltanat ve hilafete karşı kötü emeller beslediği bir kere daha belli oldu. Biz her ne sebebe dayanırsa dayansın.Kemal Paşa tarafından geri çevrilerek İstanbul'a gönderilen Ömer Faruk Efendiyi huzuruna çağıran Sultan Vahidettin'in ona cevabı şu olmuştur: 'Seni kabul etmeyeceğini biliyordum oğlum. tam tersine söylüyor!) Çünkü M." (A.Kemal) □ 31 Ağustos 1922.M. Öyle olduğu için [Ankara'nın] içtihatına muhalif kanaatta bulunanlara. bozguna sürüklüyorlar. insanlığımızdan bile istifa ederiz.. (Ama Ö.Kemal) □ 9 Eylül 1922. Peyam-ı Sabah: "[Ankara yönetimine] Beyler. lakin siyaseten hiçbir fayda temin etmez. Mihran Efendinin bir açıklaması yayımlanır. (V.Mesela Edirne ve İzmir kurtulur-sa. Fakat akılca. Muhaliflere düşen vazife... hiçbir zaman bir fayda göreceğimizden emin değiliz. bir serabı hakikat sanıyorsunuz. hürmet edilm esini isteriz.Kemal'in. hatalarını itiraf ederek arz-ı teslimiyet etmek[tir]. bizlerin kanaatinin yanlışlığını ortaya koymuş bulunuyor. Biz de içtihatımızda yanılabiliriz.." (A.Kemal)473 □ 11 Eylül 1922 günü.433)474 bi an _8 . Peyam-ı Sabah: "Bu şanlı mücadeleler." (A. Peyam-ı Sabah: "Bu goygoycular da uğursuz selefleri gibi (İttihatçılar) memleketi tam bir çöküntüye. sevincimizden çıldırırız. Peyam-ı Sabah: ". Fakat M. Şehzade Ömer Faruk Efendi konusu □ K. bin kere. Peyam-ı Sabah: "Kabul ediyoruz ki Anadolu'nun son zaferi. ' demekle ye- de lıyız.Mısıroğlu'nun bu konudaki iddiasını aktarıyorum: "İş bu şekle girince [yani M.Faruk anılarında. bir milletin ebedi başarılarına bir sayfa daha ilave eder. Peyam-ı Sabah gazetesinde. yüz bin kere yanılıyorsunuz ve yanlış yoldan gidiyorsunuz. H.Kemal) □ 26 Ağustos 1922. Sizler.Kemal) □ 4 Mayıs 1922. irfanca bu derece yanıldığımız için yalnız kalemimizi kırmak değil.. Bu mücadelelerimizden. s. silaha sarılmanın bu memleket için bir selamet ve kurtuluş yolu olduğuna inanmamıştık." (A.) □ 2 Eylül 1922..Kemal.Faruk'u Vahidettin'in yollamadığını Mısıroğlu da biliyor!) Sultan Vahidettin'in. Peyam-ı Sabah: "Her fert içtihatında serbesttir. Gayyasında... milli hareketin başına hanedandan birinin geçmesini arzu etmiş ve bu maksatla Şehzade Ömer Faruk Efendiyi Anadolu'ya göndermiştir.Kemal) □ 10 Eylül 1922. en azından bu harekete muvafakat etmiş (izin vermiş) kabul edilmesi gerekir.. Türk olmak itibariyle seviniriz." (A..Kemal) □ 29 Haziran 1922.

İnebolu'dan geri dönmüştü. Son Halife Abdülmecit Efendinin oğludur.475 İzni veya muvafakati dışında gitmiş olsaydı. gerisi baş- de bi an tinmiştir.Kemal'in telgrafının tarihi doğru. Yani henüz hiçbir zafer kazanılmış değildir.480 Almanca ve Fransızca biliyor. Şevki Subaşı gibi komutanlar.485 Kurmay Albay Asım Gündüz'den özel ders alıyor. M.Faruk'a yolladığı telgraftır) bu hususu aydınlatmaktadır. A. 1919 Haziranında. s.Kemal imzası ile bütün millete hitaben bir beyanname dağıtılmıştı. Vahidettin'in Kurtuluş Savaşı'nın başına geçmek üzere Anadolu'ya gönderdiği iddia edilen Ömer Faruk Efendiyi tanıyalım.Bele. Düşünüp taşınmadan yapılacak bir iş değildi.481 Ama Türkçe tahsili ve edebiyatı zayıf.Şevket Efendi tarafından (Tercüman gazetesi yazarı Murat Sertoğlu'na) verilen ikinci belge de (birincisi sahte hatt-ı hümayundu. telgrafın klişesi var.. Avusturya'nın Trezyanum Askeri Kolejini bitirmiş." (S.Mücahitler. (59. İsviçre'nin Territet kasabasında yaz tatili yapmaktadır. elbette birçok yorum ve olaylara yol açabilirdi. gülünç bir iddia ki insan. Bu telgraf M.478 Bunun sebebi de M. kahkaha ile gülmeli mi. Fevzi Çakmak. Milli Mücadele'nin başına geçmesi için Anadolu'ya yolladığını iddia ettiği Şehzade bu. 27 Nisan 1921 (1337) olduğu görülür. yakışıklı. Yoksa askeri kolej bilgisi ve sıfır savaş deneyimi ile Başkomutan olup savaşı mı yönetecekti? M. R.482 Anadolu'ya geçtiği sırada 23 yaşında.Kemal. 1898 doğumlu. Ömer Faruk Efendi. 61.İnönü. ikincisi M. İ. toy bir Şehzade.486 Göğsü hiçbir hizmet karşılığı olmayan nişanlarla dolu. Padişahın damadı ve hanedana mensup olan bir Şehzadenin476 Anadolu'ya gitmesi. Meclis açılalı da henüz dört gün olmuştur. Öteki bilgilere gelince.477 Sultan Vahidettin'in milli hareketin başına geçmesi maksadıyla Anadolu'ya gönderdiği Şehzade Ömer Faruk Efendi.59-63. bu 23 yaşındaki operet askerinin emrine girecekler ve Ömer Faruk Efendi de onlara emir mi verecekti? Öylesine ölçüsüz.sayfada. K.479 Bu telgrafın tarihine dikkat edilirse. İşte Mısıroğlu'nun.Kemal'in Ö. yoksa bu iddiaları ciddiye alanları düşünüp hüzünlenmeli mi. Hatta TBMM'nde İkinci Grup adı ile anılarak muhafazakârlıklarıyla tanınmış bulunan muhalif mebusların ısrar ve sıkıştırması üzerine Meclis adına. 4 Şubatta bir çocukları olmuş. ateşli. ona ceza vermesi icap etmez miydi? Böyle buhranlı bir zamanda.483 Vahidettin'in kızı Sabiha Sultanla bir yıldan beri evli.• Bu yutturmacaları değerlendirmeden önce.F. bild irinin yayımlandığı tarihi de biliyor!) Diğer birçok tarihi belgelerde olduğu gibi bunda da hilafet ve saltanata bağlılık açıkça belirtiliyor.484 Piyade yüzbaşısı.Kemal hakkındaki şüpheleri kuvvetlendirmiş ve Sultan Vahidettin'i asla tatmin etmemişti. dipnotta bu bildirinin metnini de veriyor! Öyleyse. kestiremiyor.Kemal Paşadan aldığı siyasi telgraftı.) _8 . Şehzade M. yakışıksız. Y. nasıl geçecekti acaba Milli Mücadele'nin başına? Hangi sıfatla? Meclis Başkanı mı olacaktı? Yaşı dolayısıyla milletvekili seçilmesine bile imkân yok ki Meclis Başkanı olabilsin.Karabekir. Nurettin Paşa..Cebesoy. Türkiye dört bir yanından işgal altına alınırken. yalnız M. Vahidettin'in.

Derin bir sükût-u hayale uğramıştım. selam vererek bir telgraf uzattı. 10/11 Ocak 1921'de 1. bu açıklamanın baş kısmını almış ama sonunu o da vermiyor.115) Kitabına neden 'Büyük Oyun' adını koyduğu anlaşılıyor. korkularım boşuna çıktı. Gümrü Andlaşması imzalanmış. arzu ettikleri takdirde beni dosdoğru cepheye sevk etmel erini ve bunu da muvafık (uygun) görmedikleri takdirde. İstanbul'a döndüğüm zaman İngilizler tarafından yakalanacak. 12 Kasım 1920'de Iğdır'ı kurtarmış. (Yalan Söyleyen Tarih Utansın. 4. Kroker Oteline hapsedilecek veya Malta'ya sürülecek.. 'henüz hiçbir zafer kazanılmamışmış.1557)487 Hani Vahidettin yollamıştı? Olayın kahramanı tam tersini söylüyor! Vahidettin'in intikam alacağını düşünerek tir tir titriyor zavallı.İnönü Sava- de bi an _8 . 28 Eylül 1920'de Sarıkamış'ı. batıda da düzenli ordu kurulmuş. Mısıroğlu'na göre.İnönü Savaşı. ancak vazife-yi vataniye ve askeriye için geldiğimi. Eşyalarımı bir hamala verdim. 23 Şubat 1920'de Ardahan ve Artvin geri alınmış. teessürüm pek derin oldu. s. Ömer Faruk'un İnebolu'ya geldiği sırada. bunu da muvafık görmedikleri takdirde doğru Avrupa'ya gönderilmeme müsaade edilmesini rica ettimse de cevap verilmedi. Bir kanun neferi (inzibat) geldi.C. Mustafa Müftüoğlu. O tarihe kadar.C.Kemal Paşadan geliyordu. kaynak göstermeden aktarıyor ama yukarıda okuduğunuz son bölümü saklıyor. Resimli Tarih Mecmuası'nın yazarı Mehmet Ataker'e. İstanbul'a yaklaştıkça korku ve heyecandan titriyordum. gerçeği ortaya çıkarmaktı? Tarih gibi ciddi bir bilim dalını bile mizaha dönüştürüyorlar. Vahidettin'in intikam almaya kalkması. belki de öldürülecektim. s. 1 Nisan 1921 günü 2. Doğruca eşim Sabiha Sultanın evine gittim. Sakın o da İngiliz ajanı. Tecrübesizdim. Bu telgraf bizzat TBMM Reisi M. İskenderiye'de. ya da Kemalist. 1951 Ekim ayında. Şehzade Ömer Faruk Efendi..H." (Resimli Tarih Mecmuası. (Büyük Oyun. ya da gizli bir resmi tarihçi olmasın? Ömer Faruk'un bu açıklamasını H. sayı 30/ 1952. Anzavur serserisi ile Kuva-yı İnzibatiye tepelenmiş..Ceylan da bilmektedir. Doğu Cephesi birlikleri. Çünkü ilk bölümünü. Birer birer gözümün önüne geliyordu. Vapur Sirkeci'de rıhtıma yanaştı. TBMM açılmış. Hamdolsun.' 488 İtiraf edeyim ki bilgisizliğin bu derecesine ne dendiğini bilmiyorum. beni diledikleri yerde enterne etmelerini (göz altında tutmalarını) fakat İstanbul'a dönemeyeceğimi bildirerek. O zaman 23 yaşında idim. Bunun üzerine derhal ikinci bir telgraf çekerek. "İstanbul'dan kayınpederi Vahidettin'den habersiz ayrılıp İnebolu'ya geldiğini" açıklamış ve açıklamasını da şöyle tamamlamıştır: "İnebolu'da eşraftan birinin evinde.. Sarayın bana karşı takınacağı tavır.114. isyanlar bastırılmış.278) Oysa onun kitabının adı da pek iddialı: Yalan Söyleyen Tarih Utansın! Hani amaçları. siyasi bir düşüncem olmadığını. 2. Ben bahçeye inmiştim. 30 Ekim 1920'de Kars'ı. öğle yemeğini yedik.tan başa atmasyon: 1. 1. s.

Kısakürek: "Anadolu'ya geçmek isteyen Veliaht Abdülmecit Efendinin karşısına çıkardıkları engel. saraya ne gözle bakıldığının şaşmaz delilidir. 25 Nisan 1920'de yayımlanmıştır. Ömer Faruk'un İnebolu'ya gelişi ile hiçbir ilgisi yok. Ö. 23 Nisan 1920'de açıldığını ilk okul çocukları bile bilir.F. onun gelişinden tam bir yıl önce ve Meclisin açılışından iki gün sonra.Faruk İnebolu'ya geldiği gün. Müttefikler Ankara'yı da Londra Konferansı'na çağırmak zorunda kalmışlardır.Kemal imzası ile bütün millete hitaben bir beyanname (bildiri) dağıtılmıştı. 146) □ V. Hatta TBMM'nde İkinci Grup adı ile anılarak muhafazakarlıklarıyla (tutuculuklarıyla) temayüz etmiş (tanınmış) bulunan muhalif mebusların ısrar ve sıkıştırması üzerine Meclis adına. 50) 489 Mısıroğlu. Ömer Faruk'un yaşını-başını düşünerek.C. "Meclis açılalı dört gün olmuştur" diye yazıyor. Hazret-i Muhammet diyor ki: "Aldatan. s. □ N.50)491 de bi an _8 . bir yıl dört gün olmuştur! (369 gün!) Ya sahiden bilmiyor." (Vahidüddin. (1. Meclis'in 23 Nisan 1921'de değil.Dönem Zabıt Ceridesi. ne 'İkinci Grup' vardır. ya da bildiği halde okuyucularını aldatmak için doğruyu yazmıyor. Mısıroğlu diyor ki: "Bu telgraf M. Onca kösteklemeye. milli hareket gelişmeye başlar başlamaz. s..şı kazanılmış. Mısıroğlu ayrıca. ne de bu bildirinin yayı mlanması için birilerinin baskı yapmasını gerektirecek bir durum. Meclis açılalı dört gün değil.. yoksulluğa ve güçlüğe rağmen bir yıl içinde daha ne olsun? 3. bile bile bir yıl sonraya kaydırıyor. beyannamenin metnini ve tarihini biliyor ve yayın tarihini. Sizce hangisi daha ayıp? 4. M. Milli Mücadele'nin başına geçemeyeceğini dikkate alıp işi daha ciddileştirmek gereğini duyuyor ve Veliaht Abdülmecit Efendinin de Anadolu'ya geçmek istediğini. hatta geçtiğini fakat M.]" Bu da yeni bir Zati Sungurluk! Çünkü söz konusu TBMM beyannamesinin. geriye döndürülmüştü. Sovyetler Birliği ve Afganistan ile dostluk andlaşmaları yapılmış. Diğer birçok tarihi vesikalarda olduğu gibi bunda da hilafet ve saltanata bağlılık açıkça belirtiliyordu.Kemal'in buna da engel olduğunu yazıyorlar. Abdülmecit ve Ömer Faruk Efendiler. 1. Bu davranışa ne ad verilir? Üstelik 25 Nisan 1920'de. bizden değildir!" 11/1." (Bu Vatanı Terk Edenler.Kemal hakkındaki şüph eleri kuvvetlendirmiş ve Sultan Vahidettin'i asla tatmin etmemişti.. s. Veliaht Abdülmecit Efendi konusu Bazı yazarlar.Vakkasoğlu: "Anadolu'ya geçip Milli Mücadele'ye katılmak isteyen Şehzadelere490 bile Ankara hükümetince müsaade olunmamış.

Gece saat üçte.Kemal'den geliyorum. hiçbir şey değişmez. Anadolu'dan gelen zat. bunu benden beklemesin!' dedi. anlayamıyordum. o kadar. ben ikilik yapamam. İçinden çıkan bir mektupta şunlar yazılıydı: 'İstiklal için mücadele eyleyen milletimizin başına geçmek üzere Anadolu'ya geçmeniz mütemennadır (diliyoruz) efendim. devrimbaz kalemşor.Ceylan da şöyle yazıyor: "Yetmiş yıldır Türkiye'de tarih adına öğretilenler ise. Babam bunları okuyunca şaşırdı. nasıl gidebilirdi. M.. sayı 29 /Mayıs 1952. Fakat kızım Neslişah o sıralarda doğmak üzereydi.' Yaver de aynı fikirdeydi. Yaver ilave etti: 'Siz gidiyorum deyiniz. Bu yüzden üç ay kaybettim. TBMM . Oraya gelirdim. Yümnü Bey.' dedi ve bir zarf uzattı. Lakin benim de hilafetim ilan edilecek... aynen Sultan Vahidettin olayında olduğu gibi. Veliaht Abdülmecit olayında da olmuş ve Veliah-tın Anadolu'ya bizzat M. Ama öteki yazıcılar ne yapacaklar? Ömer Faruk'u da.493 'Ben M. 1499 dv.Kemal'in babasını davet ettiğini fakat babasının daveti reddettiğini doğruluyor. gerçekleri kabullenip yanlışlarını mı düzeltecekler? Göreceğiz! □ H.Kemal her şeyi yapacağımdan şüphe etmesin. arka kapıdan gelmeleri için haber gönderdim.Kısakürek'in yanlışını düzeltmesine artık imkân yok. Onları gizlice içeri aldık. [Babam] nihayet Yümnü Beye. ben giderim!' dedim.Kemal tarafından "İstiklal mücadelesi yapan milletin başına geçmek üzere" davet edildiğini ama babasının kabul etmediğini işte böyle anlatıyor." (Resimli Tarih Mecmuası.496 N. Aşağıya indim. bize artık ihtiyaç kalmamıştı. Tam vaktinde geldiler. Fakat ben bunu tabiidir ki bilemezdim ama kararımı vermiştim. sizi Anadolu'ya geçirmek için bütün tertibat alınmıştır' dedi. 'M. para karşılığı gerçekleri örten resmi tarihçi' diye tahkir mi edecekler. Gitseniz iyi olur. Kendi yaverim topçu binbaşısı Faik Bey.) Oğlu. buyrun: "Bir akşam Nişantaşında evimde oturuyorduk.F. Vahdettin tahtında oturuyor.494 Memleket işgal altındaydı.Kemal' İkinci mektup Hamdullah Suphi Beyden. babası Abdülmecit'in. O esnada vaziyetler değişmiş.H.1. Kapı vuruldu. Hepsi de aynı mealde (anlamda) idiler. ailenizi ve saltanatınızı kurtarmış olursunuz. Ailemi doğum esnasında yalnız bırakamayacağımı anladım. 'sizi bir asker görmek istiyor' dediler. M. babamın eski yaveri Yümnü (General Üresin) Beydi. Ona.' dedim. Babam (Veliaht Abdülmecit) zarfı açtı. 'Bugün gidiyoruz derseniz her şey hazır.Reisi M.Kemal tarafından çağrıldığını ve Abdülmecit Efendinin de bu davetten kaçarak Milli Mücadele'ye katılmadığını hep bir masal gibi de bi an _8 . memleketinizi. 'Hiç tereddüt etmeyiniz. yoksa tarihten ve tarihçilerden özür dileyerek. gayet mühim bir mevzuu görüşmek üzere Anadolu'dan gelen bir zatla birlikte bu gece ne olursa olsun bizi görmek istediğ ini yazı ile bildirmişti..492 Vakit gece yarısına geliyordu. 'Muvaffak olduğunuz takdirde.495 'O halde. üçüncüsü ise (Roma Sefiri) Cami Beydendi. s. Oysa Abdülmecit Efendinin oğlu Ömer Faruk Efendi bile.' Babam hâlâ düşünüyordu. 'Kemalist. dalkavuk.

Mısıroğlu: "Sultan Vahidettin.111) Oysa Vahidettin.57.Dr.. tam tersine.42) Osmanlı anayasasının 7.C. D.C. hukuki bir değer taşımayacak. andlaşmaları onaylama yetkisi.Ferit'in de verdiği cesaretle.anlatagelmişlerdir. Sevres Andlaşmasını onaylamaktan kaçınmış. onayl amamak için direnmiştir.Kemal'in 'özenle engellediği' yolunda hiçbir ifade yok. s.498 2.. s. M.H.. andlaşmanın Vahidettin tarafından onaylanması için ısrar etmişlerse de Vahidettin. BTTD. "Milli Mücadele için zaman kazanmak" olduğunu ileri sürüyor. Saraydan başka yerlerde yaşayamıyorlardı.C/361) de bi an _8 . s. Zaten bir gece ambarda yolculuk yaptığı için yürüyemeyecek kadar hastalanan bu nazik delikanlıdan.) 1. andlaşmayı onaylamayı savsaklamıştır. 14 Ekim 1920. ikinci sebep Mecit'tir.Kemal'in bu teşebbüsleri özenle engellediğini görürüz. Abdülmecit'in Milli Mücadele'ye katılmasını M. doğrudur.C.Ceylan'ın söyledikleridir. Yani asıl masal. Abdülmecit'in gelmeyi reddetmesine çok kızan Dr. 1.) 12.Gündüz. s.. andlaşmayı. Abdülmecit Efendinin ve oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendinin Milli Mücadele'ye kendi arzuları ile katılmak istediklerini ve fakat asıl M.42) 5. Abdülmecit Efendinin eski yaveri Yümnü Güresin (doğrusu: Üresin497) Paşanın hatıralarında bu konuyla ilgili anlatılan uzun bir hatırattan bile. İkisinde de tersi anlatılıyor! 3." (Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a 'çok gizli' iş aretli yazı. cephede de yararlanılamayacağı açıktır." (Hayat ve Hatıratım. 2.. Vahidettin onaylasa bile bu işlem." (Büyük Oyun. İşte bu vakadır ki o gün beni Osmanlı hanedanını bu milletin başından atmak lüzumuna kani etmişti.N.maddesine göre. bu iddialarına dayanak olarak. H. Sevres. olayın tanığı oğlundan dinledik.. fakat Abdülmecit'in bu daveti k abul etmediğini. s.Kemal'in Abdülmecit'i davet ettiğini. 4. Ertürk'ün anılarını göstermiş. Ankara'nın işine yarar diye "hemen onaylamak istemediğini" söylemiştir: "Sultan. Ömer Faruk'un geri çevrildiği ise. Ama kendi de iş işten geçtikten sonra Anadolu'ya geldiğini itiraf ediyor. sayı 32/ 1970) Başlangıçta Müttefikler. Yümnü Üresin'in anılarında da. Kadınlaşmış şeylerdi. Ayan ve Mebusan Meclislerinindir. 1.500 Bu bakımdan. Hatıralarım. Mısıroğlu bunun sebebinin. B. (Prof. H. andlaşmanm hemen onaylanmasının.Ertürk'ün anılarında da. Fakat Mecit'e itimat ve hörmetim vardı.Rıza Nur şöyle yazar: "Hanedanın tereddi etmiş (yoz/dejenere) bir aile olduğunu bilirdim.Şimşir.Mücahitler. (Lozan. Sevres Andlaşması 499 □ K. (A. Gelip de millet için çalışır mı? Görüldü ki artık bu aileden hayır yok. Yümni Üresin ve H.Yılmaz Altuğ.. Bu ailenin mahvına birinci sebep Vahidettin. andlaşma yine proje olarak kalacaktı.674 vd. Bu hareketi beni kendisinden iğrendirdi. Demek bu ailede bir fert bile kalmamış. Anadolu'daki milliyetçi ateşi körükleyeceğini söyledi. s. İngiliz Belgelerinde. Bunlar yalnız keyif ve rahat düşünüyorlar." (S.

XCVII vd. Sevr Entrikaları.C. s.111 vd.C. diyor ki: "Zat-ı Şahanenin bu andlaşmayı." (Gördüklerim. 2. s. andlaşmanın onaylanması için ısrar etmeyi durdururlar.Walder. Ankara İstiklal Mahkemesi de 7 Ekim 1920'de.Ferit'in) baskısına rağmen onaylamaktan kesinlikle kaçındığı. M.. Lozan. Yunanistan Küçük Asya'da.204-206. Dış Politika.44) Mısıroğlu.238 vd. s. K. 1. M.Şimşir.) Sevres Andlaşması.110) İstanbul yönetimi.C. yurda dönüşünü müteakip açıkça ifade edilmiş bulunduğu gibi. Çanakkale Olayı. S.Mısıroğlu'nu d efalarca yalanladığını belgeleriyle göreceğiz.8.C. s.Mısıroğlu.107. kuşkusuzdur. s. 1. 3. s.Dönem ZC. İng. Dahiliye Nazırı A..Vahidettin'in daha sonraki davranış ve açıklamalarının da. de bi an _8 .C.Mücahitler." (K. Hadi Paşa.299503) □ "Sevres'in imzalanması.Belgeleri. özellikle Fransa'nın karşı olduğu Konstantin tahtına döner. Nazırların değil. Anadolu Üzerindeki Göz..502 Sevres'e bütünüyle karşı koyan Ankara'nın silahla zorlanması yolunu seçecek ve bu amaçla Yunan Ordusunu kullanacaklardır.C. (General Stratigos. halen ellerinde bulunan 'Edebi ve Siyasi Hatıralarım' adlı basılmamış eserde de geniş olarak anlatılmakta ve bu hususta M.Kemal Paşanın muvafakatiyle (uygun görmesiyle) gerçekleştiği. Reşit (Rey) Bey. Yunanistan'da da seçimi kaybeden Venizelos iktidardan düşer.333507). Sadrazamın (D. İttihatçı Nazırların (!) baskı yaptığı iddiasını.Kemal ile uyuşarak i mzalamış! Mısıroğlu. B. Bu arada şartlar değişir: D.Reşit Rey'in anılarına dayandırıyor. 19. S.N. P. 2.506 TBMM ise. onaylamamakta ısrar etmiştir. Ankara'nın kabul etmeyeceği bir andlaşmanın onaylanmasının bir anlamı olmayacağı da iyice anlaşılmıştır. 1. İngiliz ve Fransızlar. s.501 (Jeschke.Ferit istifa eder. Rıza Tevfik ve Reşat Halis Beyler tarafından 10 Ağustos 1920 günü.C.1920'de.) İstanbul hükümetine baskı yapmak yerine. anılarında.s.L Smith. s. İşittiklerim. yetkili bir tanık olarak Sultan Vahidettin'in Sevres Andlaşmasını imza etmemek için hükümete rağmen direndiğini belirtmiştir.505 Vahidettin'in rızası olmadan imzalanamayacağı da tartışılmaz bir gerçektir.R. bakınız ne hoş masallar anlatıyor: □ "Milli Mücadele için zaman kazanmak bakımından zaruri olan bu hareketin. Sevres Andlaşmasını. s.. bu iddiasını kanıtlamak amacıyla. Paris'te imzalanmıştır.Kemal Paşa ile yapılan muhabere (haberleşme) ve sağlanan mutabakat (uyuşma) üzerine gerçekleşmiştir." (Lozan." (K.Kemal Paşa ile aralarında geçen yazışmaları ispatlayan birkaç mektup da adı geçen eserde yer almış bulunmaktadır..504 M.Reşit Rey anılarında.. bu andlaşmanın imza edilmesine karar ve oy verenler ile imza edenleri hain ilan eder (TBMM 1.132) □ "Sultan Vahidettin. Sevres'i imza eden heyetten Filozof Rıza Tevfik tarafından. meğerse M. mirasçılarının ifade ettiklerine göre.Sonyel.. s.Helmreich. İngiliz Belgelerinde.Mısıroğlu.117. Oysa A.109.. s. İttihatçı hükümet erkanının baskı ve ısrarına rağmen. Damat Ferit hükümeti ile Saltanat Şûrasının kararı üzerine. Damat Ferit'in baskı yaptığını açıklamaktadır. D.

Mısıroğlu. TBMM Ordusunun kesin zaferi ve Lozan Andlaşmasıdır!512 de bi an _8 .Bouillon bile.Kemal'in. Sevres Andlaşmasını. Rıza Tevfik ve Reşat Halis Beyler hakkında idam cezası verir. s. S. o tarihlerdeki doğal afetle rden bile M. Neredeyse. Sevres Andlaşmasının bir olgu olduğunu ileri sürecektir. s. (Jeschke. 1. s. (Bir Ömür Boyunca.Aybars.511 2. kafası kadar dağınık anıları ile bazı mektupları derlenerek. Belgeleri.510 Hatta Ankara'da TürkFransız görüşmeleri başladığı zaman (13 Haziran 1921) F.Mücahitler..H. 64-77. sayfaları.Cemil Paşanın (Topuzlu) anıları yayımlandı.147) □ "Sevres Andlaşmasını [onaylamayarak] Vahidettin geçersiz kılmıştır. Vahidettin bile son beyannamesinde.Kemal'in üzerine yıkmaya yelteniyor. Pişman filan da değil.Kemal'i sorumlu tutacak." (K. Sevres Andlaşmasını bütünüyle geçersiz kılan.204-205) ama yok saymamışlardır.C. böyle bir şeyin sözünü bile etmiyorlar.83. imza koyan öteki devletler de onaylamamış. telif hakkı tamamen Mısıroğlu'na ait bir masal! O kabinenin üyesi olan Reşit Rey ile Dr. sadece bazı maddelerinin yumuşatılması ya da değiştirilmesi düşünülmüştür. M. s. hararetle Sevres'in imzalanması gerektiğini savunuyor!508 Başka bir hatıratı olmadığını da ideal ve sürgün arkadaşı R. Fakat Mısıroğlu'nun iddiasını doğrulayan bir tek kelime bile yok. uygulanmaya başlanmıştır. Rıza Tevfik.Mısıroğlu. Çünkü Lozan Andlaşmasına kadar bütün siyasi ilişki ve görüşmelerde. birtakım uydurma sebepler ileri sürerek.Karay açıklamıştır. Sevres Andlaşmasının imzalanmasını uygun gördüğü ve bu konuda yazışmalar yapıldığı. tarihi hiçe sayarak.42) Doğrular: 1. 'Biraz da Ben Konuşayım' adını taşıyan kitabın 27-29. Sevres Andlaşması ile ilgili. böyle bir iddiada bulunmuyor. Sevres esas alınmış. 88-94.509 Yürürlüğe girmediği halde bazı maddeleri. Doğrular: 1. Sevres'in imzalanması sorumluluğunu bile. Gerek Londra Konferasında (Şubat 1921). (E. 142-143. örnek metin niteliğini koruyacaktır. bu yüzden de kesinleşmeyerek proje halinde kalmıştır. İşin tuhafı. Sevres Andlaşması. Osmanlı Ayan ve Mebusan Meclisleri toplanamadıkları için onaylanmamış. M. Rıza Tevfik'in 1948 yılında Yeni Sabah gazetesinde tefrika edilen. gerekse 22 Mart 1922 günlü barış teklifinde. 110-139.Ferit Paşa ile Hadi Paşa. 1993 yılında kitap olarak yayımlandı. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi bir açıklama yapmamıştır! 2. İng. 251) Ama K. 3.

" (Jeschke.13. 1918: • Vahidettin.. İng. Britanya subaylarının idareye yardımda bulunmalarını rica etti. İngiltere tarafından idare edilmekliğimizdir' dedi.Akşin. tarih sırasına göre aktarıyorum.Graham'a gönderdiği 19 Ocak 1919 günlü mektuptan: "Görünürde memleketi işgal etmed iğimiz halde. İngiliz hükümetinin. Müttefiklerin desteğine güvenip güvenemeyeceğini' sormuş. Şimdi." (Jeschke. Padişah.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'in. İng. kendisini Halifelik makamında desteklemeye niyeti olup olmadığını' öğrenmek istemiş ve bu meseleye çok büyük önem verdiğini belirtmiş ve.s. bilgiler ve notlar Bazı belge ve bilgilere gerektikçe yer verilmişti. Britanya'ya tam bir sempati besliyor.. polisleri yönetiyor.Komiser Calthorpe'un İngiltere Dışişleri Bakanına yolladığı 10 Ocak 1919 günlü mektubun özeti: "Padişahla uzun bir görüşme yapan bir İngiliz şahsiyetinin515 verdiği bilgiye göre.4. Türkiye'nin idaresini mümkün olduğu kadar çabuk ele alması için Britanya Hükümetinden istirhamda bulundu. s. Sultan ve geniş bir halk kitlesi adına katiyet ve ciddiyetle temin ederim ki umumun arzusu.145-147. Dışişleri Bakanlığından R.Belgeleri. s.8) 1919: • Y.261 ve 274) • Y.4. 4)513 • İngiliz Yüksek Komiseri (Büyükelçisi) Amiral Calthorpe'un 4 Aralık 1918 günlü raporu: "Sultan. İng. kabinedeki arkadaşlarım.Reşit Paşa].Komiser Yardımcısı Amiral Webb'in 30 Aralık 1918 günlü raporu: "Hariciye Nazırı [M. Ermenilerin öldürülmeleri." (Jeschke. babam Sultan Abdülmecit'ten miras aldım. s. mektubun orijinali: s." (Jeschke.. ilgili belge: 371/ 4172-13592. 24 Kasım 1918'de. Damat Ferit ve İstanbul hükümetleri ile ilgili belgeler.516 Jeschke. Sami Beyi514 Ordu Karargâhına göndererek. Adalet çok geçmeden yerini bulacaktır. Vahidettin. zindanlarına girerek Rum ve Ermeni tutukluları. İstanbul Hükümetleri.. şimdi bütün ümidini İngiltere'ye bağladığını' İngilizlerin istediği her bir kişinin tutuklanıp cezalandırılmasını sağlamaya hazır olduğunu' söylemiş.Belgeleri. işledikleri suçlara aldırmaksızın serbest bırakıyoruz..Ward Pri -ce'a şöyle der: "İngiliz milletine kuvvetli sevgi ve hayranlık duygularımı..4) • Karadeniz Ordusu Başkomutanı General Milne'in 16 Aralık 1918 günlü raporu: "Padişah. 'şiddetle harekete geçtiği takdirde bir ihtilal çıkarsa. şimdi valileri tayin ediyor veya görevlerinden uzaklaştırıyoruz.Hükümetleri." (S. İst. öteki belge ve bilgilerin başlıcalarını. İng.Belgeleri. basınlarını denetliyor. 517 Demiryollarını sıkıca murakabemizde bulunduruyoruz ve istediğimiz her şeyi müsadere ediyo- de bi an _8 . 'daima İngiliz dostu olduğunu.144) • Y.. 'kendim. The Daily Mail muhabiri G. s. s. Britanya memurlarının kontrol maksadıyla memleket dahiline gönderilmesini ve. S. barışın beklenilmesi halinde geç kalınmış olacağını söyledi.Belgeleri. İngiliz Yüksek Komiserliğinden gelecek herhangi bir işarete göre davranmaya hazır olduğunu' bildirmiş. İng. kalbimi yaralamıştır. s.Belgeleri.Akşin.

İng. İngiltere Türkiye'nin dışa karşı bağımsızlığını korumak ve iç asayişi sağlamak için gerekli gördüğü yerleri 15 yıl süreyle işgal edecektir. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral de Ro-beck'i ziyaret ederek.s. Türkiye'de yerleşmemiz için pek arzulu. düşünülmesi mümkün olan en İngiliz yanlısı kabinedir. "Babası Abdülmecit'in onu [Vahidettin'i] İngiliz devletine ve İngilizlere dostluk duyguları ile yetiştirdiğini. s. 21 Ocak 1919'da. İslam dünyası üzerinde ek bir denetleme aracına sahibiz.Ferit.eder. böyle bir durumda İngilizlerin tutumunun ne olacağını bir daha öğrenmek ister. 1.Komiserliğine gönderir ve tutuklamalar dolayısıyla gösterilebilecek tepkilerden çekindiğini bildirerek." (Aktaran S." (S. Beyrut eski Valisi Halil Paşa ise 6 Mart 1919'da İngiltere'nin İstanbul eski elçisi Mallet'yi ziyaret ederek. henüz sadrazamlığa getirmediği Damat Ferit'i. Yetki 5 Şubat 1919'da verilecektir.R." (S. (S.. Osmanlı Devletini bir İngiliz sömürgesi yapmayı amaçlayan bu projenin başlıca hükümleri. İstanbul Hükümetleri..000 Ermeniyi öldürttü. Osmanlı Nezaretlerinde (bakanlıklarında) gerekli görülen yerlere İngiliz Müsteşarlar tayin edilmesini kabul edecektir. İstedikleri herhangi bir kimseyi tutuklamaya hazır olduğunu" bildirir.C.Ferit kabinesi. s. Dahiliye Nazırı Artin Cemal'in."Bütün umudunun Allah'ta ve İngiltere'de olduğunu. 9 Mart 1919'da da Amiral Webb'i ziyaret eder. İstanbul Hükümetleri.Akşin. ilgili belge: 371/4172-13694)519 • Dahiliye Nazırı A.Akşin. İngiltere Devletine mutlak bir teslimiyetle bağlamak olduğunu" söyler ve Sultanla birlikte hazırladığını belirttiği gizli bir proje verir." (Jeschke. s. İstanbul Hükümetleri. 30 Mart 1919'da.s.9.ruz. 5 Mart 1919'da. s..Akşin. İngiltere'nin Osmanlı Devleti'ni himayesine alması için görüşmelerde bulunurlar.198) 521 • Damat Ferit. Moniteur Oriental gazetesine demeci: "İttihat ve Terakki 800. s.522 bugün takip ettiği gayenin Osmanlı Hükümetini.518 Calthorpe.. şöyledir: "1.. [Doğu Anadolu'dan verilecek topraklarla]523 bağımsız veya özerk bir Ermeni cumhuriyeti haline getirilecektir. belgeleri.. İstanbul Hükümetleri.229) • Amiral Webb'in 11 Mart 1919 günlü yazısı: "D. Y. İngiltere. Padişaha bu güvenceyi vermek için Londra'dan yetki talep eder.230) • 15 Mart 1919. Ermenistan. Amiral aynı günlü raporunda bu görüşme hakkında şunları bildiriyor: ".44. 3. İstanbul Hükümetleri.. 167)520 • D. S. s. (S. Politikamız süngünün keskin ucuna dayanıyor. de bi an _8 . s. (S.Komiserlik danışmanlarından Hohler'e. İstanbul Hükümetleri.Akşin. İngiliz Y. İstanbul Hükümetleri.229) • Damat Ferit..Akşin..Kendisinin ve Padişah efendisinin ümitlerinin Allah'tan sonra İngiltere Krallık Hükümetinde toplandığını beyan etti ve bunun Londra'ya bildirilmesini istedi.Sonyel.." (S. 28 Şubat 1919'da Paris'te Lord Harding'i.150. kısacası güvence talep.Akşin..Akşin. özet olarak. Bildiğiniz gibi Padişah bizi buraya yerleştirmek istiyor. 2.. Dış Politika. ilgili belge: FO 4164-19127) • Amiral Calthorpe'un 19 Ocak 1919 günlü yazısı: "Padişah. 168) • Vahidettin.Reşit (Rey) Bey. Halife elimiz altında bulundukça.

"İngiltere Osmanlı Devletinin yönetimine el koyarsa. Şeyhülislam M.4.Akşin. s.526) • Vahidettin."524 (Amiral de Robeck'in 3 Nisan günlü raporuna dayanarak. saltanat ve hilafetin İngilizler elinde bulunduğunu gören Mısır ve Hindistan Müslümanlarının da İngiltere'ye dost olmanın gereğine inanacaklarını" söyler.Mümtaz Paşa ve saray mabeyncilerinden de bi an _8 .. İstanbul Hükümetleri. "Delegeler heyetindeki meslekdaşlarına bile ifşa edilemeyecek bazı hususların [İngilizlere] bildirilmesine aracılık etmek üzere bir İngiliz memur tutup tutamayacağını" sorduğunu Londra'ya rapor eder.. "M. Jeschke. Hayatı ve Eseri. İng. s. S. D.Belgeleri.Akşin. s.. (B. İstanbul Hükümetleri. 10) • 6 Mayıs 1919'da Sait Molla. Belgelerinde. s. "İngiltere ile gizli bir anlaşmaya varılarak. İngiliz Belgelerinde.. Dış Politika. İngiltere. 17 Haziran 1919'da.Komiser Amiral Calthorpe'un 5 Nisan 1919 günlü raporunda Damat Ferit için şöyle yazıyor: "Şahsına iyice güveneceğimiz bir kimse.. (S. Tevfik Paşa da.Ferit. ilgili belge: FO 371/4229-92736) Calthorpe.Sonyel.Belgeleri.C.Sabri Efendi. Calthorpe da.XXIII/11) • D. bu ifade.238) • D.5 ve 38 ve S. D.Belgeleri. aynı raporunda şöyle demektedir: "Padişahın yalnız kendi kişisel güvenliğini düşündüğü.270 vd. s. her ile bir Başkonsolos tayin edecek ve bunlar. s. devlet merkezinde ve illerde. dipnot 13)525 • Y. İngiltere. İstanbul Hükümetleri.Bayur. (Jeschke.Belgeleri." (Jeschke.Ferit. İngiliz konsoloslarının kontrolleri altında yapılacaktır.Şimşir. (S.. 15 Temmuz 1919'da The Morning Post gazetesi muhabirine der ki: "Ben daima İngiltere'ye hayranlık besledim ve daima İngiltere'ye dost bir siyasetin destekleyicisi oldum. Belediye ve parlamento seçimleri. İstanbul Hükümetleri. s.Ferit'in Paris'e gitmeden önce (29 Mayıs 1919) kendisinden. H. 6.Akşin."(Jeschke.C. s. s. İng. Bu muhtırada. s.Şimşir. 409. "Türkçenin -dolayısıyla Türkiye'nin.9) • Y. R. ilgili belge: FO 371/4156. İng.Komiser Amiral Calthorpe.. 8 Eylül 1919'da Amiral Webb'e bir daha açacaktır: Jeschke.Akşin.Kemal'i geri çağırdıkları için" General Deedes'e teşekkür eder.5. s. Br.50. s. maliyeyi sıkı bir kontrole tabi tutmak hakkına sahip olacaktır.Belgeleri.N..C.571. 15 yıl müddetle Valinin Müşaviri olarak görev göreceklerdir.güney sınırının Toroslar olduğunu" ileri sürer.IV.371. İng. ilgili belge: FO 371/4229-83495) • Amiral Calthörpe'un 6 Haziran 1919 günlü raporuna göre.5) • 1919 Temmuz ortalarında. İng. s.R. s. 1. Amiral Calthorpe'u 3 Haziran 1919'da ziyaret eder ve "Yokluğu sırasında Padişahın kişisel güvenliği bakımından kaygılı olduğunu" söyler. (S. s. Osmanlı Devletinin kalan ülkesinin birliğinin ve İngiltere'ye bağlılığının sağlanmasını" ister.1.398. İstanbul Hükümetleri. İngiliz askeri ATASEsine. 5." (B.Ferit bu konuyu.233. İng. "İsteğine uygun olarak Yıldız Sarayına yakın kışlalara İngiliz askerleri yerleştirilmiş bulunduğunu.754. Türkiye'de çok büyük tepkilere yol açacaktır. bu ricasını göz önünde tutacağını" bildirir.Akşin.XII/6) • 8 Haziran 1919. (S. 1. Paris'te Barış Konseyi önünde muhtırasını okur.N.

Maddeleri [özet]: an _8 . İstanbul Hükümetleri..XXXIX/69) • D.484.TKS Kronolojisi I.Ferit Hükümeti. Türkiye. İstanbul Hükümetleri.69) • 12 Eylül 1919'da. anlaşma gayr-i resmi nitelikte olup İngiltere. 1.Kemal askerlikten çıkarılır.Komiserliğinden Hohler'e. s.Akşin.. 1. 7. ayrıca S. Milliyetçi akımları önlemek ve yönetimi korumak için İngiltere bir zabıta kuvveti örgütleyecek. (S.XXXVIII/66) • 5 Ağustos 1919.1.Komiseri. s. s.Şimşir. İngiltere'den yana kullanacak. nişanları geri alınır ve fahri yaverliği kaldırılır. M. (Ş. 2. Türkiye'nin bütünlüğünü ve bağımsızlığını tanıyacak. s.Akşin. İngiltere'nin Suriye ve Elcezire (Kuzey Mezopotamya) üzerindeki egemenliğini. s." (B.XXXIII/48.N..Akşin.572 vd.C.C. İngiliz Belgelerinde..)527 • D. s. s." (B.Ferit. Bu. (S.Ferit.. İn- de bi Emin Bey. 26 Ağustos'ta. İngiltere. İngiliz Belgelerinde. İngiliz Belgelerinde. Şimşir. Mısır ve Kıbrıs üzerindeki bütün haklarından vazgeçecek.N. "İngiliz himayesi isteyen bir muhtıra" verirler. Türkiye. 1. 4. İngiltere ile Osmanlı Devleti arasında. İngiliz Y. 3.C. s.C.C.N. Kuva-yı Milliye'nin dağıtılması için emir verir.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'ten Lord Curzon'a: "Bugünkü hükümetin (D.Sonyel. 1."Yalnız Allah'a ve İngiltere'ye güvendiğini" tekrarlar.Komiserleri şu karara varırlar: "Padişahın desteklenmesi ve her çeşit ihtilale karşı konulması. maddedeki esasları genişletip genelleştirecek gizli bir anlaşma yapacak.Şimşir.XLI/73) • D. Y. Osmanlı-İngiliz gizli anlaşması imzalanır. Temps gazetesi muhabiri Psalty'ye şöyle der:"Milliyetçi hareket. (B. 555) • 30 Temmuz 1919'da D.. s.56528) • 9 Ağustos 1919. 5. İngiliz hükümeti ile 4. Dahiliye Nezareti kanalıyla bütün illere. İttihatçıların büyük paralarla (!) körükleyip yönettikleri ve savaş sırasında subay olmuş gençlerin yürüttüğü bir harekettir.. Türkiye bağımsız bir Kürdistan'ın kurulmasına karşı çıkmayacak. 8 Ağustos 1919'da. D. 4 Eylül 1919'da. s.Şimşir. İstanbul Hükümetleri. Boğazlar ve İstanbul. İngiltere'nin denetimi altında olacak. 8..Akşin.407) • 22 Temmuz 1919'da İngiliz ve Fransız Y. 1.. Barış koşullarına dönüldükten sonra Padişah." (B.Akşin. (Jeschke.. ilgili belge: FO 371/5117-E 260/83/44) ABD Y. Dış Politika. Osmanlı delegelerinin bu esaslara uygun taleplerini desteklemeyi kabul eder. Vahidettin'in talimatı ile İsviçre'deki İngiliz Elçisine de. Müslümanların bulunduğu İngiliz sömürgelerinde. 6.509. gerekirse fiili olarak sağlamasına yardımcı olacak ve hilafet gücünü.R. İstanbul Hükümetleri.488 vd. İngiliz Belgelerinde. S.Ferit hükümetinin 9 Ağustos 1919 günlü kararıyla.Ferit) galip devletler bakımından makbul fakat pek zayıf olduğu. İstanbul Hükümetleri.Ferit ile üç İngiliz temsilcisi arasında.N. Amiral Calthorpe'den Lord Curzon'a: "Bugünkü Osmanlı hükümetinin desteklenmesine karar verildiği." (S. s.

. anlaşmanın doğru olduğunu kabul ediyor.Şimşir. 30 Eylül 1919'da. bu belgeyi kendisinin elde etmiş olduğunu.Ferit.C.Ferit). s." (B. D.141). KSGünlüğü. İngiliz Y. s.578.J." (B. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı.C. (S. 9 Aralık 1919'da. 1. T. İngiliz Belgelerinde. İngiliz Belgelerinde.C." (Jeschke.C. onu anılan gazeteye verdiğini bizlere söylemiştir ve olayın kesin olarak doğruluğu üzerinde direnmiştir. s. s. İngiliz Belgelerinde. 1. TKS Kronolojisi I.Ferit.LXVIII/185) • Seyid Abdülkadir.C.Kemal şöyle yazıyor: "Doğrulanması ve kanıtlanması için aslının ele geçmesine çalışılmaktadır.Akşin. 356. s. s. s.Ulubelen. hükümet değişikliğinin arzu edilmeyeceği..I. reddettim.Ulubelen.Baytok. [S. İngiliz Belgelerinde.Karabekir'e teller. s. M. s. s.Bayur şöyle yazıyor: "F. İngiliz Belgelerinde. belge no. (S.LVH/132) • Amiral Webb'in 8 Ekim 1919 günlü raporu: "Eski Sadrazam (D.Şimşir. Yalnız S. H.80. ancak bir Amerikan gazetesinde yayımlanmasının daha tesirli olacağını düşündüğünden." (B.Bouillon.XLIX/107) • 30 Eylül 1919'da..Kemal. Milli hareketin önemini kavrayamamaktadır. Dış Politika. 13 Eylül 1919'da.Şimşir.Sonyel. Şimşir. 'sayıları 500'ü geçmeyen bir avuç subay tarafından başlatıldığını' söyler. s.LVIII/133) • İngiliz Y. 530) • D. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Geçende Sultan benimle görüşmek istedi.Ferit'in yaveri Kemal Bey'in. de bi an _8 . ilgili belge: FO 371/4158-129060.. Çünkü tek dayanağı İngiltere hükümetidir..N. İngiliz ATASEmiliteri Yb. E. İstanbul Hükümetleri..205) Birçok Türk ve yabancı yazar. s..Komiserliğinden Hohler'in hazırladığı muhtıra: "Osmanlı hanedanının artık tükenmiş göründüğü. Kürtlere özerklik vereceği vaadinde bulundu.R. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Sultan.201.R.N. "529 Anlaşma metni 22 Ocak 1920'de The New York Herald Tribune gazetesinde yayımlanır. sayı 135/1970 Temmuz)530 • D.N."milli hareketi ezmek için ya bir Türk kuvvetinin gönderilmesine izin verilmesini ya da Müttefiklerin stratejik noktaları işgal etmelerini " önerir.437-449. anlaşmanın varlığını kuşku ile karşılamaktadır.Komiser de Robeck'i ziyaret ederek.giltere-İran arasındakine benzer bir anlaşma imzalanacağına dair yaygın söylent iler olduğunu bildirmiştir. Padişahın tahtından indirileceğinden kaygı duyduğunu söyledi..." (E.. eğer [yeniden] Sadrazam olursa. B.32 vd. s.XLVII/102] • Amiral de Robeck'in 19 Eylül 1919 günlü raporu: "Şimdiki Osmanlı hükümetinin desteklenmesi. (1919 İngilizOsmanlı Gizli Antlaşması." (B. İngilizlerin her isteğini kabul edebilecek kadar zayıftır.Şimşir.Sonyel. 1.Smith'e söyledikleri: "Sadrazam Ferit Paşa. 1. dipnot) Ele geçirilen anlaşma suretini M..39. İngiliz otoritelerinden.N.198." (T.Baytok. İstanbul Hükümetleri." (24 Aralık 1919'da Dışişlerinin cevabı: "İyi yaptınız!" Robeck devam ediyor:) "Sultan kendisini bize teslim etti. aynı görüşmede milli hareketin.s. 12 Aralıkta K.571. 1.C.Komiserliğinden Hohler'e şu bilgiyi verir: "Damat Ferit bana." (Hayatı ve Eseri. yeni Y. kuvvet kullanarak milliyetçileri durdurmalarını istedi. Belleten.1.Akşin.) • 15 Aralık 1919.N. İngiliz kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. s.

.Amiral Webb'ten Lord Curzon'a: "Anzavur'a ulaştırılmak üzere Karabiga'ya cephane vs.LXIX/226) • 16 Temmuz 1920 günü D. 2.N.Şimşir." (B. Sultandır. nereden gelirse gelsin.Ferit] hükümetini tamamen destekleyecekleri....N.. s..XXXI/44) • 23 Nisan 1920.." (B.Komiser V.262. Y.Belgeleri.C.. 3.Ferit'in Nazırları Reşit Rey ve Cemil (Topuzlu) Paşa. O gün söylediklerinden bazı bölümler: "Milliyetçiler yalnız Türk hükümetinin değil.99) • D. istikbaldeki Türk devleti için İngiliz himayesi istedi ve yeni Prensin (yeni veliahtın) tamamen İngiliz dostu olarak yetiştirileceğini söyledi....N...C.Ferit'in....C... Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "İngiliz Yüksek Komiserliğinin.. çok faydalı olabilir. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D. s.Ferit.XXI/3) • 11 Nisan 1920.XXXIV/65 vd..Şimşir. İngiltere'nin idaresine vermek suretiyle bu memleketi adil bir barışa ve sükûna kavuşturmak isteğinde ısrar ederler. antlaşmanın çok sert olacağının mütarekeden beri söylendiğini hatırlattığı.XXXVI/81) • 27 Mayıs 1920. 23 Haziran 1920'de. İngiliz Belgelerinde. s. KS Günlüğü. 2. Bandırma'da bir anlaşma imzaladığı.C.Ferit. İngiliz Belgelerinde. ilerleyişleri askeri bir yürüyüş niteliğinde olur..XLVI/117531) • 30 Mayıs 1920.Şimşir." (E Ulubelen. s. Anadolu halkını [milliyetçilere karşı] ayaklandırma konusunda bir komite kurduğu. Dış Politika..C. İngiliz Belgelerinde.Ulubelen. Albay Lawrens'in demeci: "Türkiye'deki tek müttefikimiz. s.278) • 10 Haziran 1920. s.XXVII/29) • 20 Nisan 1920.. s. Türk köylüsü.250) 1920: • 25 Mart 1920 günlü İngiliz askeri istihbarat raporu: "İstanbul'da milliyetçi liderlerin tevkiflerinin Padişahı rahatlattığı. Amiral de Robeck'ten Curzon'a: "Damat Ferit yerinde kalabilirse. s. s. "Türkiye'yi. hatta Sivas'a kadar gitmeleri emredilse.67) • 6 Haziran 1920." (B. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Sadrazam D. Eğer Yunanlılara Ankara'ya. milliyetçilere karşı kuvvetlerin silahlandırılmasına müsaade edeceği. 2. yapılacak bir barış teklifini kabule hazırdır. İngiliz Belgelerinde.2. 2..C.C. İngiliz Belgelerinde.C..11) • 15 Temmuz 1920. Amiral de Robeck'i ziyaret eder.Komiserini ziyarete ederek..N. İngiliz Belgelerinde. 2. s.N.000 kişilik bir kuvvet kurup silahlandırmak istediği. Anadolu asilerini bastırmak için 10.. Barış andlaşmasından şikâyet eden Sadrazama. anlaşılan Veliaht Abdülmecit'i gözden çıkarmışlar: S.. 2.N.Şimşir." (E. 2. gönderileceği. de bi an _8 ." (B. s.. aynı zamanda İngiltere'nin de düşmanıdır. Galip devletlerin [D." (The Sunday Times. Şimşir.Sonyel..' (B." (B. İngiliz istihbarat raporu: "Yunan Başkomutanı ile Anzavur'un adamlarından] Şah İsmail'in. s.R.. İngiliz Belgelerinde. s. İng." (B.80.Şimşir. İngiliz istihbarat raporu: "İstanbul hükümetinin....C.) • 30 Nisan 1920.. İngiliz Y.Şimşir. 2.N. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Milliyetçilere karşı kuvvet kutlamasında İstanbul hükümetinin desteklenmesinin uygun olduğu..C." (Jeschke.. belge no.

Kemal'e karşı birlikte kullanalım. S.Ryan'a şu açıklamayı yapar: "Anadolu'daki hareket haince. s. 2.LXXXVII/314) • 23 Eylül 1920..C.000 kişilik asker ve 25.' " (E. M. Türkiye'de düzenin yeniden sağlanmasına yardımcı olmayı kabul etmesi şartı ile Padişahtan aşağıya doğru herkes.Şimşir. yabancı subaylar ve 25 milyon borç istediği.R. içinde bulunduğu ânı.. s.Ferit Paşanın İngiliz Y.. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Sadrazamın 15000 kişilik ordu kurmasına İngiltere'nin bir itirazı olmadığı. D. s.s. Dış Politika. 8 Ağustos 1920'de." (B.Şimşir. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D.C.. cesaretlendirmeliyiz.C. O güne kadar ilişkiler. Macera düşkünü bir avuç insan tarafından memleketin felakete sürüklendiğini acı bir dille tenkit etti.Ferit bir süre işbaşında kalırsa. Amiral de Robeck'in.. İngiliz Belgelerinde. 2..R. çıkarlarımız açısından iyi olacak.Şimşir." (T.C.Komiserine yazdığı mektuptan: "Osmanlı hükümetinin Sevres andlaşmasmı imzalamakla yüklendiği görevleri yerine getireceği..Ferit bana geldi.) • D.Ferit'i.Ulubelen. B. Vahidettin'i.Komiser de Robeck'in 11 Eylül 1920 günlü raporuna.Ferit'in. s.Kemal'den nefret ediyorsunuz.Şimşir. S. aracılar yardımıyla yürütülüyordu. milli hareketi bastırmak için 15.LXXXVIII/317 vd. 2..56) • Y. 2.Baytok.264." (B.LXX/233) • 1 Ağustos 1920. s.85) • Veliaht Abdülmecit. (9 ve 30 Eylül 1920 günlü İngiliz istihbarat raporlarına dayanarak..000 kişilik jandarma kuvveti kurmak için izin. o günkü görüşme hakkındaki raporundan bazı parçalar: "Sultan.. asker taşımak için gemi." (Jeschke. 103.Kemal'i sevmezler... O halde Kürtleri. Sevres Andlaşmasının imzalanmasına taraftar bulunmaktadır.." (Jeschke.. s. İki aydır hazırlanmakta olan askeri projenin uygulanabilmesi için kırk bin kişilik bir ordu kurulması gerektiği.. ancak Sevres Andlaşmasının Osmanlı temsilcileri tarafından imzalanmasından sonra 21 Ağustos 1920 günü ziyaret etmişlerdir. s. Geleneksel İngiliz dostluğunu da çiğnemişlerdi.N.Sonyel. 2.85. cahilce ve canavarcadır.. yaşayabilmek için bir dostun yardımına muhtaçtı. güvenebileceğimiz tek sadrazamdır. TKS Kronolojisi I.LXXXVI/314) • 24 Eylül 1920. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. s.N. de bi an _8 ... çünkü antlaşmayı (Sevres'i) yalnız imzalamakla yetinmeyip onaylanmasını da sağlayacak.Komiserler.Erzurum'a kadar hiçbir direnme ile karşılaşmazlar.N." (T.LXVIII/222) • 28 Temmuz 1920. İngiliz Belgelerinde.N.532 İngiltere'nin.. Bu yardım İngiltere'nin desteği şeklinde olmalıydı. gizlice Yunan Başbakanı Venizelos'la da ilişki kurmaya çalışır. 142) • 23 Eylül 1920. Lord Curzon'un düştüğü not: "D.Şimşir.533 Türkiye. B.Baytok. Osmanlı Genelkurmayı'nın Anadolu hareketini bastırmak için planlar hazırladığı. mesut geleceklerin ışıklı bir başlangıcı olarak kabul ettiğini söyledi. Belgeleri." (B." (S.123. Dış Politika. s. dedi ki: 'Kürt liderleri M... s.Ferit. çünkü o sizin yaptığınız anlaşmayı (Sevres'i) kabul etmiyor. belge no.C.C. İngiliz Belgelerinde. İngiliz Belgelerinde. İngiliz Belgelerinde. 124) • Y.Sonyel.N.C. 2. s.. İng.Sonyel.. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D. Siz M. Amiral de Robeck'ten Lord Curson'a: "D. çünkü o bolşevikliği getirmek istiyor. A.R.. 2..

100.Şimşir.. 2.. gerçi kalkan olamadım ise de. Şimşir. Ortaya çıkan facialara ve olaylara karşı. 14/1." (B. Bardakçı'nın. s. 20 Ekim 1920'de istifa eder ve yurt dışına kaçar..N.. önce anılarını sunmak istiyorum." (B. 2. anıların bir kısmını Vahidettin yazmış. öteki Y. 14 Ekim 1920 günlü raporu: "Sultanın. 126..G. anılarının bütününde de.534 Vahidettin'in torunları. İngiliz Belgelerinde.. Padişahın ise zayıf karakterli olduğu. Bardakçı'nın verdiği bilgiye göre. İngiltere ve Fransa'nın. 12 Mayıs 1996 günlü Hürriyet gazetesinde. İngiliz Belgelerinde.. 2.dipnotta belge künyeleri var. 20 Ekim 1920'den sonraki dönemle ilgili belgeleri görmeden önce. 2. Vahidettin'i dinleyelim. Çünkü bu örnekler gösteriyor ki eski Padişahın. bir kısmını da eski Başyaver Avni Paşaya dikte ettirmiş. Dünya Savaşı'nın sorumlularından bana kalan musibetlere karşı şahsımı siper ettim. İngiliz Belgelerinde. paratoner vazifesi gördüm ve öyle zannediyorum ki bütün musibetleri üzerime de bi an 14. onları okuyunca heyecanım söndü. anılardan bazı bölümler aktarmış.535 Yakında yayımlayacağını açıklıyor. dedelerinin yarım kalmış anıları ile birlikte mektu plarını ve belgelerini. Murat Bardakçı'nın bir yazısı çıktı. milliyetçiler aleyhinde konuştuğu.C. s. yayımlaması için kendisine teslim etmişler.. Vahidettin'in anıları ve beyannamesi _8 .N.Şimşir.Dışpolitika. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Son zamanlarda Ferit Paşayı Padişahtan başka destekleyen kalmadığı.Ferit. Padişahı tahtından ayrılmak zorunda bırakacak kadar ısrar etmek istemedikleri.) • 11 Ekim 1920 günü.CIV/381) Vahidettin'in eniştesi D. Anıların. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Sevres Andlaşmasının hemen onaylanması konusunda. s. Milliyetçilerin iktidara gelmesinden ve kendi kişisel güvenliğinden kaygı duyduğu.. yerini Vahidettin'in dünürü Tevfik Paşa alır. Anıları Vahidettin'in son söz niteliğindeki ve ağırlığındaki beyannamesini sonraya bırakarak. Vahidettin'in anılarından aktardığı örnekler şunlar: □ "Yazdıklarım okunduğunda da görüleceği gibi mütareke senelerinde." (B.C.Komiserlerle birlikte Vahidettin ile görü-şen Amiral de Robeck'in.. genel olarak İngiliz ve Fransız Yüksek Komiserlerine söyledikleri ile az sonra sunacağım beyannamesinde açıkladığı düşünceleri koruyacağı anlaşılıyor.C. özellikle Kurtuluş Savaşı'nın bilmediğimiz bazı gerçeklerini aydınlığa çıkaracağını düşünerek heyecanlandım ama Bardakçı.CIII/372) • 23 Ekim 1920.C/361) • 22 Ekim 1920. s... Keşke yanılıyor olsam.N.

Elverir ki tarafgir olmasınlar (taraf tutmasınlar)!" (Hilafet. Ama ecdadımdan miras kalan saltanat hakkımdan ve Hilafetten hiçbir vakit ve asla feragat etmedim ve etmeyeceğim.Mısıroğlu diyor ki: "Artık bundan böyle Sultan Vahideddin devri için yazıp konuşacak olanlar..çektim. Zaferden sonra gelip size bağlılığını bildirecek." □ "Her tarafı istila eden inkılap ve ihtiras içinde bunaldım.". Allah göstermesin. sadece D. Ama Anadolu'ya gitme konusunu etrafımdakilere açtığım zaman. nihayet gurbetlere attı. Üçüncüsü. Şahsen mü stakil bir siyasetim yoktu ama. s. rahmetli biraderim Sultan Reşat'tan sonra. Hayli mücadele ettim ama mağlup oldum. dinime. başta Ferit Paşa olmak üzere. kurtuluşumuz için babam Abdülmecit Han'dan miras aldığım İtilaf devletlerine [galiplere] yakınlık politikasını. kaçmadım. şiddet ve nefretlerini azaltmaya çalışıyo rdum. hicret (göç) ettim. muhalefete uğradım: 'Böyle bir maceraya giremezsiniz. Ecdadımın sarıkları aynı zamanda kefenleri idi. □ "Gitmekle." □ "Dört sene süren Dünya Savaşı'ndan sonra. bütün musibetlere göğüs germek zorunda kaldım. asla ihanet etmedim. İkincisi. İzzet. kendimi feda ederek. Alla-hın takdiri ve kısmetimiz böyle imiş. Onun istemediği. halis muhlis Türk olan Osman-oğulları'nın memleketten sürgün edilip.Kemal Paşa ile haberleşiyoruz. Hilafetin ortadan kaldırılacağına asla inanmak istememem." Yoruma gerek var mı? 14/2. kamuoyunda sükûn ve durumda açıklık belirinceye kadar. saltanat makamını kabul etmem.537) Haklı.184vd. ne baş eğmek imkânı görmeyerek." □ "Talih ve kader bizi vatanımızdan ayırdı. de bi an _8 . Tevfik. vatanı kurtarmaya çalıştım. arzu ettiğim kadar hizmete vakit ve imkân bulamadım ise de. Beyannamesi 536 □ K.. vat anıma ve milletime. Böylelikle anlaşma olmasa bile hiç olmazsa husumetlerini (düşmanlıklarını). vekili olduğum şanı yüce Peygamberin yaptığını yaptım. Birincisi. aldanmam." □ "Ben de insanım. Ali Rıza ve Salih Paşalar gibi devletin ve milletin kalburüstü isimlerine talihimi bağlayarak. uyuşmacı bir siyaseti seçmiştim. geçici olarak tehlikeli bölgeden ayrılmaya karar verdim. Bana teklif ed ilen şekildeki [saltanatsız] Hilafete. M. Başlıca üç hatam oldu. Anad olu'da at sırtında olmalıydık. Gerçe malum sebepler yüzünden. İngilizlerin zıddına hareket etmemek ve Fransızlarla İngilizleri gücendirmemek şeklinde. mütareke hükümetlerine. Devlet tehlikede ve İstanbul sallantıda idi. ne karşı koymak. Anadolu'da yenilirseniz. zelil ve sefil bir halde kalmaktansa.Ferit Paşadır. bu müdafaanamedeki (yazılı savunmadaki) fikirleri kaale (dikkate) almamazlık edemezler. Hatasızlık iddia edemem. vaziyeti kim kurtarır?' dediler. Şimdi burada.

Halkça anlaşılması zor. Ayrı bir barış için çeşitli girişimlerde bulunduğunu açıklıyor ki bunu. (İng. Sonra şöyle diyor: "O günler göz önüne getirilirse. önyargısını şaşırtıcı bir ısrarla koruduğu anlaşılıyor. Ermenileri zorla göç ettirme kararının sebeplerini.31538) M. beyannamesinde şöyle nitelendiriyor: ". Üslubu da zaman zaman kabalaşıyor. Belgeleri. Ama bir zamanlar "namağlup kumandanım" diye övdüğü M. Hiçbir kaynakta da. ağdalı bir dili var. böylece aleyhimizdeki genel hıncın geçeceği uygun zamanı bekle- de bi an _8 . ya şimdi doğru söylemiyor! Vahidettincilerin. s. şiddetle İttihat ve Terakki iktidarını eleştiriyor ve "memlekette anlaşılmaz maksatlarla yer yer yangınlar çıkartmakla" (Ermeni olayları) suçluyor.. orta boy 10 sayfa." Bu konu İkinci Bölümde tartışılmıştı. Vahidettin." Bunda haklı. zilletle Toros eteklerine sığınması yüzünden. Vahidettin'in beyannamesi. Milli Mücadele'yi desteklediğini yana yana kanıtlamaya çalıştıkları Vahidettin. milleti. bu iddiaya inanmayı güçleştirmektedir. Kurtuluş Savaşı hakkında verdiği bilgilerin büyük çoğunluğu da. Daha sonra.Kemal için de şöyle yazıyor: ". Yine sadeleştirerek s unuyorum: □ "Mütarekeden sonra izlediğim yol. in sanı kuşkuya düşürüyor: Ya o zaman doğru konuşmamış. beyannamesine Birinci Dünya Savaşı'na girişimizle başlıyor. Rauf.Kemal'e getiriyor. Fethi Okyar.Çünkü Vahidettincilerin iddialarının doğru olup olmadığını anlamak için başvurulacak en sağlam belge. bu arada bir yandan memlekette makul ve ölçülü bir ıslahata ve icraata hız vermek. mütareke görüşmelerine katılmamıştır. daha önce aktarmış olduklarımın dışında kalan belli başlı bölümlerini inceleyebiliriz. sonradan böyle kaba bir üslupla suçlaması..Türkgeldi. beni karşılayan zorlukların önem derecesi ve büyüklüğü takdir olunur. hiç incelemediği. Beyannamenin aslı.. iktidarda da Padişaha dahi söz hakkı tanımayan ve hele Vahidettin'e hiç yakınlık duymayan İttihat ve Terakki Partisinin bulunması.1) Mondros anlaşması dolayısıyla da sözü. Ama Fethi Okyar'ın "anlaşmanın yapılmasına bilfiil katıldığını" yazıyor ki bu iddia. (aslı: şirzime-yi kalile539)" 540 Artık beyannamenin Milli Mücadele'yle ilgili. gerçeklere uymuyor.Kemal için kabul edilebilir hiçbir mazeret yo ktur. s. bu iddiayı uzaktan olsun destekleyen bir kayıt yer almıyor. Fethi (Okyar) ve M. Kuva-yı Milliyecileri de. elindeki bütün vasıtalarla savaşın tahribatını ve sakıncalarını sınırlamaya çalıştığını" ileri sürüyor.Kemal'i. Onun için bu yanlış ve haksız iddianın üzerinde yeniden durmayacağım. "Savaşa katılmamıza kesinlikle razı olmadığını. Savaşın başlangıcında Veliaht bile olmaması. bu göreve geldiğim zaman. gerçeğe aykırıdır. geri alınması mümkün olmayan bir adım atmaktan çekinmek. Dini. mütareke yapılmasını kaçınılmaz hale getiren M. Jeschke de doğrulamaktadır. Mondros ve Mudanya Mütarekeleri Tarihi. Bu anlaşmadan dolayı Rauf Orbay'ın gafletini eleştirmesine bir şey denemez. Dört yıl hükümdarlık yaptığı halde. (A. vatanı şüpheli ve karışık askerlerle öteki sınıflardan oluşmuş küçük bir azınlık... Devletin belli başlı kuvvetinin büyük kısmını esir vererek. bir yandan da dışarıya karşı siyasi girişimlere d evam etmek. Kara günlerin eşiğinde tahta çıkmıştır.

. Eskişehir ile Tekirdağ ve Edirne'yi. Urfa ve Maraş'ı işgal etmişler. anası ağlayacakmış. hayatı sönecek. büyük ve galip devletlerin ortaklaşa verdikleri kesin bir kararın tebliği niteliğinde olduğu için hakkımızdaki genel hıncın geçeceği zamana kadar beklemek ve siyasi girişimlerle yetinmek. İzmir. kararlı ve sürekli olarak. doğru bir yol olarak görünüyordu. Bu anlaşmanın tarihi de. büyük devletler meselesi olarak görünmekteydi. Sevres Andlaşması taslağının Osmanlı Temsilcilerine tebliğ edildiği 11 Mayıs 1920'den beri. nesi varsa % 40'ını vererek orduyu desteklemiş. bu açıklamanın tam tersi girişim ve etkinliklerde bulunmuştur.544 3.545 Anadolu'nun üçte biri yanmış. Binlerce şehit ve kurban. Afyon. Fransızlar da. Kuva-yı Milliye'yi yok etmeye çalışmak vb. galiplerin hoşuna gitmek için suçlular yaratmak ve idam kararlarını uygulamak. Halk.543 2. bundan başka bir şey değildir. Kütahya. Çukurova'dan sonra. Ekim 1921'de Türk-Yunan meselesine dönüştüğünü kabul edelim ve Ekim 1921 tarihine kadar Türkiye'de neler olduğuna bir bakalım: Bu tarihe kadar Yunanlılar. Yunanistan'daki siyasi durumun değişmesi ve üç büyüklerin aralarının açılmasından sonra ortaya çıktı. Uşak. on binlerce gazi ve mazlum. Vahidettin bunlardan hiç söz etmiyor.. saraya bağlı hısım-akraba hükümetleri kurmak." Oysa İstanbul yönetimi. 20 Ekim 1921'dir. hiç değilse.. Yunanistan'daki siyasi durumun değişmesi. Büyüklere karşı durulmaz! □ "İşgalin geçici nitelikte olması. Mesele...542 □ "Olayın Yunan meselesi haline dönüşmesi. emir büyük yerden. Yunan meselesi halini aldıktan sonra.mek için vakit kazanmaktan ibaretti. Dördüncü Bölümde göreceğiz... İki olay arasında bir yıl fark var. ne yapalım. (13 Eylül 1921) Artık sıra son savaşa ge l- de bi an _8 . Bazılarını hatırlatayım: İngiltere'nin sömü rgesi olmak için öneride bulunmak.541 Meclisleri kapatmak. hiçbir zaman. Bu arada birçok Türkün canı yanacak. yanlış bir adım atmaktan çekinilecek. Balıkesir. Ondan önce bu mesele. Aydın. Bursa. Fransa'nın Ankara Anlaşmasını imzalaması üzerine İngiltere ile Fransa arasında kısa süren bir gerginlik olduğu doğrudur. yıkılmış. □ "İzmir işgali olayı karşısında izlediğim yol ve amaç da. 4. Hilafeti İngilizlerin hizmetine sunmak." Şu teslimiyetçiliğe bakınız: Üç büyükler Yunanlıların İzmir'i işgal etmesine karar vermiş. üç büyük devletin kesin ve ani bir kararına d ayandığı gibi mesele de. kesin olarak bilinmekteydi." İşgalin geçici olmadığı. Milli Mücadele.. yalnız siyasi girişimlerle yetinilecek ve hakkımızdaki genel hıncın geçeceği ve üç büyüklerin insafa geleceği zamana kadar(?) el pençe divan beklenecek. yani Venizelos'un iktidardan ayrılması ve Konstantin'in tahtına geri dönmesinin tarihi. Antep. harpte mağlup olmamak şartı ile direnme gösterilmesine bende taraftar idim" 1. Sakarya zaferi kazanılmış ve üstünlük Türklere geçmiş. Çünkü bu işgal. Manisa. yüz binlerce insan göç yoluna düşmüş. bir Türk-Yunan mücadelesine dönüşmemiştir ama eski Padişaha zorluk çıkarmamak için olayın. Kasım/Aralık 1920'dir. öyleyse yapılacak bir şey yok. Ayrıca.

Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Tevfik Paşa hükümetinin. Fransızlar İngilizlerden Güney Doğu Anadolu bölgesini devralmış. Türk-Yunan meselesi halini aldığı için iktidara getirilmiş bir hükümet olduğu' iddiası da doğru değildir. harıl harıl işgal ediyor ve Türk direncini bastırmaya çalışıyor. (5 Nisan 1920 . İngiliz Belgelerinde. ve 5.N. başka bir deyişle zafere beş kala taraftar olduğunu söylüyor.Ferit'in. sözde tarafsızlıklarını da ilan etmiş değiller. (21 Ekim 1920-4 Kasım 1922) Tarihlerden de belli ki bu hükümet kurulduğu sırada da. Müttefikler arasında bir anlaşmazlık yok. s.miştir: Büyük Taarruz! Vahidettin.546 Tevfik Paşa. 2 Ekim 1919 ile 2 Nisan 1920 arasında görev yaptılar." Ali Rıza ve Salih Paşa hükümetleri. Müttefikler arasında da bir anlaşmazlık yok.16 Ekim 1920) Herhalde bunlar da değil.. hem de şartlar artık sertliğe elve rmediği için Damat Ferit tarzı ahmakça önlemlere baş vurmayacak ama Ankara politikasını da hiçbir zaman desteklemeyecek. Demek ki söz konusu ettiği hükümetler. o olay 8 ay sonra gerçekleşecek.Kemal'i Milli Mücadele'yi başlatması için Anadolu'ya yollayan. Anlaşılan son Sadrazam Tevfik Paşanın son iktidarını kastediyor.İzzet Paşa] heyetinin. Şu halde bu son hükümetin." (B. 'M. 2. Yunanistan'da iktidar henüz değişmemiştir.C. Amiral de Robeck:ten Lord Curzon'a: "[İstanbul yönetimince] Anadolu'ya gönderilecek [A.547 Vahidettin'in ölçülerine göre alternatifi olmadığı için de. Sevres'i onaylamak gerektiğini kabul ettiği. saltanatın kaldırılacağı güne kadar Sadrazamlığını sürdürecektir. Bu bakımdan. saltanata ve Vahidettin'in İngilizci politikasına bağlı kalacak..Bu his ile Kuva-yı Milliye'ye eğilimli birtakım hükümetleri de iktidara getirdim. Bu ifadesi ile de. Bu tarihlerde. D. 'Kuva-yı Milli-ye'ye eğilimli olduğu' için iktidara getirdiğini iddia etmesi de.548 İşte bu döneme ilişkin ibret verici bazı belge ve bilgiler: • 24 Ekim 1920. Yunanistan'da bir siyasi değişiklik söz konusu değil. son Tevfik Paşa hükümetini. barış şartlarını görüşmeyeceği. destekleyen Vahidettin'dir' şeklindeki masalı da bütünüyle ve kesin bir şekilde yalanlayıp reddetmiş oluyor! Umud ederim ki Vahidettinciler artık bu masala son verirler! □ ". gerçeklere ters düşme ktedir. 'olay. hükümetleri geliyor. Öyleyse olay.CV/382)549 • 8 Kasım 1920. Milli Mücadele'yi planlayan.Ferit'in çekilmesi ve yerine Tevfik Paşanın geçmesinin gerçek sebebi. ancak milliyetçilerden çekin- de bi an _8 . iktidarı süresince.Şimşir. Onlardan sonra ise. Vahidettin'in. milliyetçileri teslim olmaya çağıracağı.. şöyle özetlenebilir: Anadolu'ya karşı yürütülen sertlik politikasının ters teptiği nihayet kavranılmış ve Kuva-yı Milliye'yi kuvvet ve entrika ile bastırmanın mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Milli Mücadele'yi söndürmeye çalışan 4. D. hem ılımlı bir insan olduğu. bunlar değil. direnişe ancak bu tarihten sonra. tersine. henüz 'Yunan meselesi halini' almamış.

. Ankara liderlerini şikâyet ettiği.CXXXIV/ 472) 1921: • Abdülmecit. Vahidettin'in.. M.İzzet paşa. Rumbold'un.. s./262) • 7 Nisan 1921 günlü İngiliz gizli istihbarat raporuna göre: "Ankara'dan dönen A.Şimşir. İngiliz Belgelerinde.. s.CIX/395) • 12 Aralık 1920..XXII/7) • 29 Ocak 1921. Bazı Çerkeslerin Yunanlılarla işbirliği yaptıkları. İngiliz Belgelerinde.C. bu sırada Hind Müslümanları ve Mısırlılar. İşte bunu temin edecek kuvvetin en başında ben bulunacağım!" M Kazım Kadri. s.. İngiliz Belgelerinde..LXXXIV/304) • 23 Mayıs 1921 günü Vahidettin'le görüşen Rumbold'un raporundan: "Pa- de bi an _8 .. s. saltanatı korumak. Anti-Kemalist Çerkeslerin başsız kaldığı. 2.." (B... k