İÇİNDEKİLER

GİRİŞ
1. Bazı iddialardan örnekler 2. Resmi tarih 3. Yasaların, gerçekleri açıklamaya engel olduğu iddiası 4. Devlet arşivlerinin durumu 5. İngiliz belgeleri 6. Tarih yazarlığı hakkındaki görüşler

BİRİNCİ BÖLÜM
VAHİDETTİN

1. M.Kemal aleyhindeki iddialara giriş 2. Vatan ve Hürriyet Partisi (1905-1906) 3. Hareket Ordusu (1909) 4. Balkan Savaşı (1913). 5. Çanakkale Savaşı (1915). 5/1. Savaşın çok kısa bir özeti. 5/2. Çanakkale bir zafer midir? 5/3. TRT'nin 18 Mart 1988 günü yayımladığı Çanakkale programı.

de

1. Vahidettin'in kısa hayat hikâyesi 2. Vahidettin'in kişiliği 3. Saltanatın kaldırılması ve Vahidettin'in hain ilan edilmesi 4. Vahidettin'in İstanbul'dan ayrılmasının sebepleri 5. Ayrılış hazırlıkları 6. Vahidettin'in ayrılışı ve sonrası (Malta, Hicaz, Cenova, San Remo) 7. Vahidettin'in ayrılışını nasıl değerlendiriyorlar? 8. San Remo günleri 9. Vahidettin'in cesareti 10. Bazı görgü tanıklarının Vahidettin hakkındaki görüşleri 11. Ölümü 12. Birinci Bölümün sonu

bi

İKİNCİ BÖLÜM
MUSTAFA KEMAL

an

_8

1. Mütareke. 2. Vahidettin ile M.Kemal'in tanışmaları. 3.Kurtuluş Savaşı konusuna girmeden önce eğlencelik birkaç örnek.. 4.Vahidettin ve D.Ferit hükümetleri hakkında bazı ön bilgiler. 4/1. Anadolu'da durum. 4/2. Bu facialar karşısında İstanbul yönetiminin 1919'daki tutumu. 5.Vahidettin'in vatanseverliğinin kanıtı olarak ileri sürülen olaylar. 6.Vahidettin ve Kurtuluş Savaşı. 6/1. Milli Mücadele'yi ilk düşünen ve planlayan Vahidettin imiş. 6/2. Vahidettin'in planının özü neymiş?. 6/3. Planın uygulamaya konulması. 6/3.1. M. Kemal'i Anadolu'ya göndermek için işgalcilerin gözlerini boyamaya yönelik bir görev uydurulmuş: 6/3.2. M.Kemal'i bu göreve Vahidettin seçmiş. 6/3.3. M.Kemal'in atanmasına karşı çıkanlar olmuş ama Vahidettin

de

bi

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

VAHİDETTİN VE M.KEMAL

an

5/4. M.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolü konusunda farklı yaklaşımlar. 5/5. Zafer kimin?. 5/6. M.Kemal'in rolünün sonradan büyütüldüğü. 5/7. Çanakkale Savaşı'nı nasıl değerlendiriyorlar?. 5/7.1. Genel değerlendirmeler. 5/7.2. İlk gün ve Arıburnu savaşları. 5/7.3. M.Kemal, kendiliğinden değil, emirle hareket etmiş.. 5/7.4. M.Kemal ordunun tüm yedeklerini kullanarak savaşı tehlikeye atmış. 5/7.5. Arıburnu savaşlarında M.Kemal'in başarısız olduğu ve askeri savurganca kullandığı. 5/7.6. M.Kemal'in düşmanı denize dökemediği. 5/7.7. Meğer M.Kemal izinsiz ricat etmiş. 5/7.8. Anafartalar ve Conkbayırı savaşları. 5/7.9. Bizimkiler ne diyorlar?. 5/7.10. M.Kemal'in saatinin parçalanması. 5/7.11 Çanakkale'nin boşaltılması sırasında M.Kemal neredeymiş?. 5/7.12. Enver Paşa- M.Kemal çekişmesi. 5/7.13.M.Kemal'in parlak bir asker olmadığı. 5/7.14. Resmi tarih, M.Kemal ve Çanakkale. 6. Suriye Cephesi. 7. Mütarekeye doğru. 8. İkinci Bölümün sonu.

_8

dinlememiş. 6/3.4. Vahidettin M.Kemal'i neden Anadolu'ya göndermiş?. 6/4. İşin doğrusu. 6/5. Vahidettin planını yalnız M.Kemal'e açıklamış. 6/6. M.Kemal Anadolu'ya gitmek istemiyormuş, Vahidettin ikna etmiş. 6/7. Vahidettin neden Anadolu'ya ve Milli Mücadele'nin başına geçmemiş?. 6/8. Planın ayrıntıları. 6/8.1. Meclis'in kapatılması, Tevfik Paşanın istifaya zorlanması, Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi de planın ayrıntılarındanmış. 6/8.2. Vahidettin bazı genç komutanları ve devlet adamlarını da aynı plan gereğince Anadolu'ya göndermiş. 6/8.3. Vahidettin birçok yere mektuplar yazmış. 6/8.4. M.Kemal Anadolu'dayken, Vahidettin ile bağlantı kurarak fikir üretiyormuş. 6/9. Vahidettin M.Kemal'e bir hatt-ı hümayın vermiş. 6/10. M.Kemal'e bol para da verilmiş. 7. Bandırma gemisi. 8. M.Kemal - İngiliz gizli anlaşması masalı. 8/1. M.Sabri Efendi. 8/2. İngilizlerin M.Kemal ile ilişki kurması. 8/3. Gizli anlaşmanın amacı ve M.Kemal'in tavsiyesi üzerine, Yunanlıların İzmir'e çıkarılması. 8/4. Yunanlıların İzmir'e çıkmalarının gerçek öyküsü. 8/5. İngilizler ile M.Kemal neden kolayca uzlaşmışlar?. 8/6. K.Mısıroğlu'na göre iki muamma. 8/7. M.Kemal-İngiliz ilişkisini kanıtlamak için ileri sürülen örnekler ve doğruları. 9. Vahidettin neden ve ne zaman M.Kemal'e karşı olmuş?. 10. Milliyetçilerin suçlanması, fetvalar, Kuva-yı İnzibatiye, Kuva-yı Seferiye, isyanlar, idam kararları ve öteki faaliyetler. 10/1. Vahidettin'in Damat Ferit'i 4.defa sadrazamlığa atamasının gerçek öyküsü. 10/2. Milliyetçileri suçlama. 10/3. Fetvalar. 10/4. Kuva-yı İnzibatiye. 10/5. Kuva-yı Seferiye. 10/6. İsyanlar. 10/7. İdam kararları . 10/8. Bolşeviklik suçlaması ve Milli Mücadele karşıtı dernekler. 10/9. İşbirlikçi basından örnekler. 11..Şehzade Ömer Faruk Efendi konusu. 11.1. Veliaht Abdülmecit Efendi konusu. 12. Sevres Andlaşması . 13. Vahidettin, Damat Ferit ve İstanbul hükümetleri ile ilgili belgeler,bilgiler

de

bi

an

_8

ve notlar [19 Ocak 1919-20 Ekim 1920]. 14..Vahidettin'in anıları ve beyannamesi. 14/1. Anıları. 14/2. Beyannamesi ve ilgili belgeler[ 21 Ekim 1920-25 Ekim 1922]. 15. Ek belgeler. 16. Vahidettin'le ilgili bir televizyon dizisi. 17. Üçüncü Bölümün sonu.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
KURTULUŞ SAVAŞI Birinci Kısım KURTULUŞ SAVAŞI'NIN NİTELİKLERİ HAKKINDAKİ İDDİALAR 1.Kurtuluş Savaşı‘nın bir Türk-Yunan savaşı olduğu.. 1/1. Birinci Dünya Savaşı öncesi gizli anlaşmalar. 1/2. Savaş içinde yapılan gizli anlaşmalar. 1/3. Mondros Mütareke Anlaşması. 1/4. Sevres Andlaşması ve Üçlü Anlaşma ile ilgili görüşmeler. 1/5. Sevres Andlaşması. 1/6. Üçlü Anlaşma. 1/7. Bu sürecin kısa bir değerlendirmesi. 2.İngilizlerin Yunanlılara yardım etmediği. 3.Emperyalistlerin Anadolu'yu yerleşmek niyetiyle işgal etmedikleri ve savaşmadan da gittikleri. 4.Kurtuluş Savaşı'nın antiemperyalist bir savaş olmadığı. 5.Kurtuluş Savaşı‘nın bir kurtuluş savaşı olmadığı. 6.Kurtuluş Savaşı‘nın emperyalist bir savaş olduğu. 7.Kurtuluş Savaşı hakkındaki öteki iddialar ve doğrular.

de

1.İnönü savaşları. 1/1. Birinci İnönü Savaşı ve Ethem olayı. 1/2. Birinci İnönü Savaşı'nın gerçek öyküsü. 1/3. Birinci İnönü Savaşı 'zafer' mi, yoksa 'başarı' mı?. 1/4. Bizimkiler ne diyorlar?. 1/5. İkinci İnönü Savaşı. 1/6. Bakalım bizimkiler ne diyorlar?.

bi

an
İkinci Kısım SAVAŞLAR

_8

1/7. Ek iddialar . 1/8. H.Suphi Tanrıöver'in telgrafı. 2.Kütahya-Eskişehir savaşları. 3. Sakarya Savaşı. 4.Büyük Taarruz . 4/1. Yunan kayıpları. 4/2. 30 Ağustos Savaşı. 4/3. Zaferden sonra.

Üçüncü Kısım LOZAN, HİLAFET VE EK KONULAR 1.Lozan Andlaşması. 1/1. Bazı iddialar ve masallar. 1/2. M.Kemal, Halife olmak istiyormuş!. 1/3. M.Kemal'in, her yerde, hilafeti göklere çıkaran konuşmalar yaptığı iddiası ve askerlerin terhis edilmesi sorunu. 1/4. Öteki iddialar. 2..Hilafet. 2/1. İngilizler ve hilafet. 2/2. Emir Ali ve Ağa Han. 2/3. Mektup olayı. 2/4. Tepkiler. 2/5. Hilafetin tarihçesi ve kaldırılmasının sonuçları. 2/6. Hilafetin kaldırılması için yapıldığı iddia edilen hazırlıklar. 3..Kazım Karabekir konusu. 3/1. K.Karabekir ve kitapları. 3/2. Başlıca iddiaları 3/3. Bir Karabekir masalı. 3/4. Karabekir'in yakın tarihe meraklı damadı. 3/5. Karabekir ve kolordusu hakkında bazı ilginç görüşler. 4..İstiklal Mahkemeleri. 4/1. Bazı iddialar, masallar. 4/2. Bize Nasıl Kıydınız adlı film ve 4 televizyon programı. 4/3. Bir televizyon programı daha.. 4/4. Sonuç. 5..İngiltere- Yunanistan ilişkileri hakkındaki belgeler ve notlar [9 Kasım 1919 19 Ekim 1922].. 6..Kurtuluş Savaşı'nın stratejisi. 6/1. Dış siyasette uygulama. 6/2. İç siyasette uygulama..

de

bi

an

_8

Dördüncü Kısım SON KONULAR 1.Anılar. 2.Yalanlar, dolanlar, yanlışlar. 3.Sonuç 4.Atatürk Kanunu 5.Gazi Mustafa Kemal Atatürk. 6.Son söz. 7.Ekler. 7/1. Falih Rıfkı Atay'ın bir yazısı. 7/2. 37 yıldır gizli kalmış çok önemli bir gerçek. 7/3. İslam ahlak . Çanakkale haritası . Enver Paşanın gerçek el yazısı ile sahte el yazısı örneği. Kaynakça. Dizin.

de

bi

an

_8

KISALTMALAR
ATASE = Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Dairesi (eski Harp Tarihi Dairesi) Atatürk = Kinross, Atatürk, Bir Milletin Yeniden Doğuşu Atatürk'le Beraber = M.Müfit Kansu, Erzurum'dan Ölünceye Kadar Atatürk'le Beraber bç.= Basılmamış çeviri 1918-1923 İstiklal Savaşı = Nurettin Peker, 1918-1923 istiklai Savaşı, Resim ve Vesikalarla İnebolu-Kastamonu Havalisi C. = Cilt CG Yol = A. Dilipak, Cumhuriyete Giden Yol Dış Politika = S.R.Sonyel, Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika GRYT Ansiklopedisi = Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi GCZ = Gizli Celse Zabıtları (tutanakları) Güney Asya Müslümanları = Mim Kemal Öke, Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası ve Türk Milli Mücadelesi Hayatı ve Eseri = Hikmet Bayur, Atatürk- Hayatı ve Eseri Hilafet = K.Mısıroğlu, Geçmişi ve Geleceği ile Hilafet İng. Belgeleri = Jeschke, Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri İngiliz Belgelerinde = Bilal N.Şimşir, İngiliz Belgelerinde Atatürk İngiliz İstihbarat Servisi = S.R.Sonyel, Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz istihbarat Servisinin Türkiye'deki Eylemleri İstanbul Hükümetleri = Sina Akşin, İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele KA Günlüğü = Utkan Kocatürk, Kaynakçalı Atatürk Günlüğü KS Günlüğü = Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü Lozan = K.Mısıroğlu, Lozan, Zafer mi Hezimet mi Milli Mücadele Başlarken = Tevfik Çavdar, Milli Mücadele Başlarken Sayılarla Vaziyet ve Manzarayı Umumiye M.M.Başlarken = M.Tayyip Gökbilgin, Milli Mücadele Başlarken M.M.Hatıraları = A.F.Cebesoy Milli Mücadele Hatıraları Mondros = TİH, 1.C., Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı Osm.T.Kronolojisi = İ.H.Danişment, izahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi Sakarya'dan İzmir'e = Bilal N.Şimşir, İngiliz Belgeleri ile Sakarya'dan İzmir'e S.Mücahitler = K. Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler Sina-Filistin Cephesi = Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi dizisi, Sina Filistin Cephesi TC Kronolojisi = Utkan Kocatürk, Atatürk ve TC Tarihi Kronolojisi TC'de Tek Parti = Mete Tuncay, TC'nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması TİH = Türk İstiklal Harbi [dizisi, ATASE yayını] TKS Kronolojisi I/ll = Jeschke, Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi I/II T.Ü. Tezler 2 = Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler, 2.cilt T.Ü. Tezler 5 = Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler, 5.cilt XX. Yüzyıl = Hikmet Bayur, XX. Yüzyılda Türklüğün Tarih ve Acur Siyasası Üzerindeki Etkileri V.G.Cehenneminde = T.Mümtaz Göztepe, Vahidettin Gurbet Cehenneminde V.M.Gayyasında = T. Mümtaz Göztepe, Vahidettin Mütareke Gayyasında Yunan Askeri Tarihi = 1919-1922 Küçük Asya Seferinin Özetlenmiş Tarihi ZC = TBMM Zabıt Cerideleri (tutanak dergileri) Kaynakçada, adları kısaltılan kitapların künyesinin sonuna • işareti konulmuştur.

de

bi

an

_8

GİRİŞ
1. Bazı iddialardan örnekler Uzun zamandan beri Vahidettin, M.Kemal ve Kurtuluş Savaşı hakkında, bazı kitap, gazete ve dergilerle televizyon kanallarında, resmi tarihe de, resmi tarih dışındaki pek çok esere de ters düşen yeni iddialar, görüşler ileri sürülüyor, yorumlar yapılıyor. Bazıları kısaca şöyle: □ M.Kemal İngiliz ajanıdır, □ M.Kemal'in Çanakkale'deki rolü küçüktür, □ Suriye Cephesinde M.Kemal'in ihaneti yüzünden yenildik, □ Yunanlılar, M.Kemal'in tavsiyesi üzerine İzmir'e çıkartılmıştır, □ Vahidettin, Damat Ferit, Ali Kemal vb. hain değildir, □ M.Kemal'i Anadolu'ya, milli mücadeleyi başlatması için Vahidettin göndermiş, ayrıca bol para ve bir de hatt-ı hümayun (padişah buyruğu) vermiştir, □ Kurtuluş Savaşı antiemperyalist bir savaş değildir, bir kurtuluş savaşı da değildir, hatta 'son tahlilde... Kürdistan'ın bir bölümünün ilhakıdır'.1 □ Kurtuluş Savaşı bir Türk-Yunan savaşıdır, abartıldığı kadar da önemli değildir, □ 1. ve 2. İnönü savaşları masa başında uydurulmuş zaferlerdir, □ Büyük Taarruzda Yunanlılar imha edilememiş, denize dökülememiş, kaçmalarına göz yumulmuştur vb... Bu iddialara yer vermediği için resmi tarihi de kıyasıya suçluyorlar: □ "...Hakikate kıyılmış ve Kurtuluş Savaşının gerçek yüzünü örten şal, aradan elli yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ bir türlü kaldırıl amamıştır. [..] Yarım asırdan beri devam eden pespaye yalanlar... Tahsi-sat-ı mestureden (örtülü ödenekten) cömert ihsanlarla (bağışlarla) yazdırılmış kitaplar..." (Kadir Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.32; Lozan Hezimet mi Zafer mi, 1.C., s.51) □ "... doğruların yanlış, yanlışların doğru olarak gösterilmeye çalışıldığı ve bütün bunların da her türlü dayatmalarla millete zorla öğretildiği 'yalan söyleyen tarih'..." (H.Hüseyin Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.9) □ "...Tarihi hadiseler ters yüz edilmiş, kahramanlar ile hainler yer değiştirmiştir... Gerçekler, günlük politikanın emrinde ve hizmetinde, icab eden değişi kliklere uğratılarak kullanılmıştır." (Vehbi Vakkasoğlu, Son Bozgun, 1.C., s.6, 20) □ "Yakın tarih tahrif edilmiş (değiştirilmiş), Milli Mücadele'nin gerçek dışı bir versiyonu geliştirilmiştir." (Fikret Başkaya, s.25) □ "...resmi tarihe inanmıyoruz... Yeni tetkikler, resmi tarihi bir yalanlar h eyulasına çeviriyorlar." (Hüseyin Yılmaz, İnkılap Kurbanları, s.6; Cumhuriyetin

de

bi

an

_8

2. Resmi tarih

Resmi tarih kısaca şöyle tanımlanabilir sanıyorum: Okunması zorunlu ana çizgilerden oluşan, pedagojik amaçlı, yönlendirici ilk ve orta öğretim ders kita pları.5 Kurtuluş Savaşı, M.Kemal ve Türk devrimi hakkındaki resmi, özel, Türkçe ya da yabancı dilde yayımlanmış bütün eserlerin, yıllara göre toplam sayıları şöyle: 1941: 227 7 1953: 433 1960: 1.130 8 1968: 3.959 9 1974: 7.010 10
6

de

İlk Yıllarında Devlet Terörü, s.59-60) □ "Bu ülkede yaklaşık yetmiş yıldır, ilkokuldan üniversite son sınıfa kadar eğitimin her kademesinde, bütünüyle sübjektif gözle kaleme alınmış, gerçek dışı, hayal ürünü, saptırma bilgilerle dolu "resmi tarih" okutulagelmiştir... Resmi tarih doğruları yeni nesilden saklıyor... Yakın tarih hâlâ sisler altında..." (Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi, 1.C., takdim yazısı; 2.C., s.114.121) 2 □ "Resmi tarihin aldatıcı masalları..." (Abdurrahman Dilipak, İhtilaller Dönemi, s.8) □ "Gerçek tarihle ilgisi olmayan neşriyat, tarihi günlük politikanın oyuncağı haline getirip ikbal sahiplerinin arzuları istikametinde yazıp söylemeyi âdet edinen sözde tarihçilerle yapılmış ve ortaya atılan o yalan laflar, yıllar boyu, mektep sıralarından gazete ve mecmua sütunlarına kadar her yerde o kadar çok tekrarlanmıştır ki bugün o yalan lafların gürültüsünden, gerçek tarihin sesi d uyulmaz olmuştur," (Mustafa Müftüoğlu, Yalan Söyleyen Tarih Utansın, 1.C., önsöz) □ "Resmi tarih masalları !" (Nokta Dergisi, s.10, 5 Mayıs 1991) □ "Türkiye'de tarih... inanılması çok zor bir masal niteğindedir." (Yalçın Küçük, Aktüel Dergisi, s.44, Sayı 36/1992) □ "Resmi tarih tezi, Türkiye'de yalanlarla dolu bir şekilde ele alınmış ve sunulmuştur." (Mehmet Altan, Kanal 6'da, 16 Mayıs 1995 Salı günü akşamı, Pusula programı) 3 Bu iddialar doğru mu, değil mi ? ● Hepsini, gerçeğe saygılı bir tarih meraklısı ve Kurtuluş Savaşı'na katkı-da bulunmuş herkese mihnet duyan biri olarak ele alıp değerlendirmeye karar verdim. Yakın tarihimizle ilgili genişçe bir kitaplığım ve arşivim vardı zaten. Gereken yeni kitapları da topladım ya da yakınlarımın ve öğrencilerimin yardımıyla fotokopilerini sağladım. Televizyonda yapılan konuşmaları kaydettim. İki yıl süren kesintisiz bir çalışma sonunda, bu kitapçık ortaya çıktı. Gerçek tarihçil erin bu cüretimi bağışlayacaklarını umut ederim.4

bi

an

_8

1995'te bu sayının 10.000'i çoktan geçmiş olduğu rahatça söylenebilir. Bu yayınların acaba yüzde kaçı, eleştirilmesi moda olan resmi tarih? Bunu yaklaşık olarak saptamak için şu üç kaynağı tarayıp değerlendirdim: 1. Türk Dil Kurumu'nun yayımladığı Atatürk'e Saygı adlı derlemenin sonu ndaki S.N.Özerdim'in hazırladığı 'kılavuz bibliografya ',11 2. Türker Acaroğlu'nun hazırladığı, Açıklamalı Atatürk Kaynakçası,12 [1981'e kadar bu konularda yayımlanmış eserlerin en önemlilerinden 500'ünün özellikleri ve özetleri, iki cilt] 3. Yapı ve Kredi Bankası'nın Atatürk Kitaplığı katalogu,13 [kitaplıkta bulunan 1200 özgün eserin künyesi]14 Bu üç esere göre resmi tarihlerin ya da resmi tarih niteliğindeki yayınların o rtalama oranı, % 1,3. 10.000 eser içinde, ortalama oranın, yüzde birin çok altına düştüğünü söyl emek yanlış olmaz sanırım.15 O kadar eleştirilen resmi tarihin, yakın tarihle ilgili bütün yayınlar arasındaki ağırlığı işte bu kadar.16 Öteki yayınların oranı ise, % 98,7. Tabii, ders kitaplarının, öğrencilerce okunmalarının zorunlu olması gibi önemli bir özelliği var. Resmi tarih gerçeklere uygunsa, bu özellik bir sakınca sayılmaz. Ama değilse, gerçeklerden habersiz masal çocukları yetiştiriyoruz demektir. Fikret Başkaya, "Sovyetler Birliği'nde devrimden bu, yana 'resmi gerçeğin' (resmi tarihin) tam on defa değiştirildiğini" yazıyor17 ve şöyle devam ediyor: "Bizde aşağı yukarı 1920'lerin sonları ve 1930'ların ortalarına kadarki döne mde oluşturulmuş bir 'resmi tarih' ve 'resmi gerçek' varlığını sürdürmektedir. Burada tartışılması gereken, nasıl olup da 'resmi gerçek' ve 'resmi tarih'in ciddi bir eleştiriye uğramadan ve yara almadan veya çok az aşınmaya uğrayarak bu kadar uzun süre varlığını sürdürebilmiş olmasıdır." Sahi, acaba neden resmi tarih, bunca yıldır ciddi bir yara almadı ve pek az aşınmaya uğradı? İki olasılık var: a. Ya doğru olduğu için dayanıyor, b. Ya da dayanıklılığı doğruluğundan değil, daha başka sebeplerden kaynaklanıyor. Fikret Başkaya'ya göre bu dayanıklılık, resmi tarihin doğruluğundan kaynaklanmamaktadır: "Bunun, hem Türkiye'deki sermaye birikiminin aldığı özgün biçim, hakim sınıfların niteliği veya sınıfsal ittifakın yapısı ve tarihsel süreklilik, hem de aydınların devlet içindeki ve devlet karşısındaki konumları ile ilgili yanlan var... Bizimki gibi ülkelerde ve bürokratik baskı rejimlerinin geçerli olduğu ülkelerde (Çin, son dönem öncesi SSCB, Doğu Avrupa, Küba vb.), bilimsel bilginin (sosyal bilim) göreli bağımsızlığı da ortadan kalkmakta, bağımlılık mutlak bir nitelik kazanmaktadır. Böyle bir göreli özerklik yokluğu, toplumda irrasyonel (akla aykırı), bilim dışı, iç tutarlılığı olmayan bir toplum ve tarih versiyonunun ortaya çık-

de

bi

an

_8

masına sebep olmakta [dır]."18 Ama Başkaya'nın dikkate almaktan özenle kaçındığı bir olgu var. 'Kurtuluş Savaşı, M.Kemal ve sonrası' ile ilgili kitapların % 98'inden fazlası özel ça-lışma. Bu yazarların kimi Türk, kimi değil; kimi sağcı, kimi solcu; kimi Doğ ulu, kimi Batılı. Dinleri, sınıfları, konumları, eğitimleri, meslekleri, dünya görüşleri başka başka insanlar ve çok büyük çoğunluğu da resmi tarihi doğruluyor. Entelektüelliğin başlıca niteliğinin 'gerçeği ortaya çıkarmak' olduğunu yazan Başkaya,19 bu farklılıkları görmezden gelerek, hepsini aynı şablona sığdırmış. Vahidettinci yazarlar da, resmi tarih çizgisini sürdüren bütün tarihçileri ve araştırmacıları -aynı yaklaşımla- bir kaba koyuyor ve şöyle suçluyorlar: □ "Hakikate saygısız birçok inkılap dalkavuk ve yobazı..." (K.Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.83) □ "Kiralık kalemler..." (K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.21) □ "Tarih yalancıları..." (V.Vakkasoğlu, Son Bozgun, 3.C., s.6) □ "Gerçeği söylemek yerine dalkavukluk etmeyi tercih edenler... M.Kemal ve İnönü'nün meddahları... Masalvari kitaplar yazmaktan başka iş yapmayanlar." (GRYT Ans.LC, s.133, 319, 374) vb... Ama mesela Yunanlı A.A.Pallis, Kuva-yı Milliyeci İbrahim Ethem, tarihçi Bernard Lewis, gazeteci Ö.Sami Coşar, Bulgar gazeteci Paruşev, bilim adamı Seha L.Meray, Eski Kızılordu komutanlarından Büyükelçi S.İ.Aralov, yedeksubay Şevket Soğucalı, Hindli araştırmacı Sinha, gazeteci İlhami Soysal, Tunuslu bilim adamı Abdülvahap Boudhima, bilim adamı Sina Akşin, Fransız Türkolog J.L.Bacque Grammont, öğretmen Baki Öz, Pakistanlı bilim adamı Yakup Mughul, yazar Attilâ İlhan, İngiliz bilim adamı A.J.Toynbee, yazar Peyami Safa, İtalyan Yüzbaşı Baj Makario, araştırmacı Fethi Tevetoğlu, Alman bilim adamı G. Jeschke, Arjantinli yazar Blanco Villalta, Avusturyalı Dagobert von Mikusch, Pakistanlı bilim adamı Hanif Fauk, araştırmacı Zeki Sarıhan, tek bir şablona sığdırılabilir, resmi tarihi doğrulayan tutumları, 'çıkarcılık ve dalkavukluk'la açıklanabilir mi? Yakın tarihimizle ilgili özel eserlerin, genel olarak resmi tarih doğrultusunda olmasının gerçek sebebini, bütün iddiaları görüp değerlendirdikten sonra, birli kte bulacağız.

3. Yasaların, gerçekleri açıklamaya engel olduğu iddiası
Bu konudaki iddiadan bir örnek: □ "Bu satırların naçiz muharriri, Türk Kurtuluş Savaşının gerçek veçhesi üzerine resmen çekilmiş bulunan örtüyü kaldırmaya muktedir değildir. Kanunlar, bugün için böyle bir şeye asla imkân vermemektedir." (Kadir Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.33) Yazar 'kanunlar' diyor ama aslında tek kanundan şikâyetçi: Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlarla İlgili 5815 sayılı Kanun. Bu kanunla ilgili iddialar ve görüşler, dördüncü bölümde ele alınacaktır. Sakın bu kanundan dolayı, gerçekleri öğrenemeyeceğiz diye üzülmeyin. Ne söylemek

de

bi

an

_8

istiyorlarsa hepsini apaçık, düpedüz yazıyorlar ama bir yandan da sızlanıyorlar. Niye mi sızlanıyorlar? İlerledikçe anlayacağız.

4. Devlet arşivlerinin durumu
İleri sürülen iddialardan biri de, devlet arşivlerinin, 'gerçeklerin anlaşılmaması için' kapalı tutulduğu. İşte birkaç suçlama örneği: □ "Yetmiş yıldır kat kat kilitli bodrumlarda gizlenmiş belgeler..." 20 □ "Bir kısım Meclis zabıtları (tutanakları), İstiklal Mahkemesi dosyaları gibi çok mühim tarihi malzeme hâlâ gözlerden uzak tutulmaktadır. [..]Vesikalardan (belgelerden) bir kısmı hâlâ saklanmakta, araştırmacılardan gizlenmektedir." 21 □ "Yakın tarihimizde cereyan eden bir yığın mühim hadiselerin perde arkası, iç yüzü, gerçek mahiyeti ortaya konulamamış, sağlıklı değerlendirmesi yapılamamıştır. Bunun da temel sebebi, başta Çankaya ve Genelkurmay Başkanlığı arşivi olmak üzere yakın tarihin belgelerini bağrında saklayan arşivlerin sivil araştırmacılara kapalı oluşu(dur)." 22 □ "Tarihi ile bu kadar çok övünen devlet, savaş tarihi arşivlerini, resmi tarihçilerin dışında hiç kimseye açmıyor." 23 Bu iddiaların gerçek olup olmadığını anlamak için arşivlerimizin durumuna çabucak bir göz atalım. 4/1. TBMM Arşivi

1. İstiklal Mahkemeleri ile ilgili dosyalar, hiç olmazsa 1973'ten beri araştırmacılara açıktır.24 Prof.Dr.Ergün Aybars'ın bu dosyalara dayanarak hazırladığı 1920-1923 dönemi İstiklal Mahkemeleri hakkındaki doktora tezi, 1975 yılında Bilgi Yayınevi'nce yayımlanmıştır;25 1923-1927 dönemi İstiklal Mahkemeleri hakkındaki doçentlik tezi de 1982'de Kültür Bakanlığınca yayımlandı. Ahmet Nedim de Ankara İstiklal Mahkemesi (1926) tutanaklarını 1993'te yayımladı. 26 2. TBBM Gizli Celse Zabıtları (1920-1937), TBMM'nce 1980'de yayımlanmıştır. 4/2. Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler (ATASE) Arşivi Bu arşivde, Osmanlı dönemine ilişkin olanlarla birlikte yedi milyona yakın askeri belge,27 ayrıca Atatürk'ün ölümünden 25 yıl sonra açılmak üzere Ziraat

de

bi

an

_8

4/3. Cumhurbaşkanlığı Arşivi

Bu arşivde bulunan Atatürk dönemi belgeleri, uzunca bir zaman araştırmacılara açık kalmıştı; 1991 yılında, bilgisayara geçmek amacıyla geçici olarak kapatılmıştır. Ama bu arşivde bulunan belgelerin kopyaları yalnız ATASE'de değil, Türk Tarih Kurumu'nda da var.31 Doğrudan bu arşivden ya da TTK' ndaki fotokopilerden yararlanmış, değişik yıllara ilişkin birkaç yazarın ve eserinin adı: Lord Kinross (Atatürk- Bir Milletin Yeniden Doğuşu, Sander Y., İstanbul, 1966) Uluğ İğdemir (Sivas Kongresi Tutanakları, TTK Y., Ankara, 1969) Prof.Dr.B.Sıtkı Baykal (Heyet-i Temsiliye Kararları, TTK Y., Ankara, 1974) Doç.Dr. Mim Kemal Öke (Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası ve Türk
Milli Mücadelesi, Kültür ve Turizm B.Y., Ankara, 1988)

4/4. Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü ve Türk Tarih Kurumu Arşivleri
Bunlar da araştırmacılara kapalı değil. Sözü uzatmamak için her iki arşivden birden yararlanılarak yazılmış yeni bir örnek vermekle yetineceğim: Dr.Sıtkı Aydınel'in 'Güneybatı Anadolu'da Kuva-yı Milliye Harekâtı' adlı araştırması, Kültür Bakanlığınca 1993'te yayımlandı. Araştırmacı bu kitabı için şu dosyaları

de

bi

an

_8

Bankası kasalarında korunup 1964 yılında Genelkurmay'a teslim edilen Atatürk'ün özel mektupları ile özel not defterlerinden oluşan- Atatürk özel arşivi ile Cumhurbaşkanlığı arşivinin kopyası bulunmaktadır. 1. Bu arşive dayanan Kurtuluş Savaşının Askeri Tarihi 16 cilt olarak yayımlanmıştır. Bu arşivden yararlanılarak hazırlanmış üç yeni kitabın adı: Doç.Dr. İsmail Özçelik, Milli Mücadelede Güney Cephesi, Kültür Bk.Y., Ankara, 1992; Dr.Mesut Aydın, Milli Mücadele Döneminde TBMM Hükümeti Tarafından İstanbul'da Kurulan Gizli Gruplar ve Faaliyetleri, Boğaziçi Y., İstanbul, 1992; Dr.Bülent Çukurova, Kurtuluş Savaşında Haberalma ve Yeraltı Çalışmaları, Ardıç Y., İstanbul, 1994.28 2. ATASE'nin başvuru kitaplığında, Kurtuluş Savaşı ile ilgili Yunanca, İtalyanca, Fransızca vb. kitapların çevirileri ile yayımlanmamış çeşitli anılar, tümen ve alay tarihçeleri, harp cerideleri bulunuyor. ATASE araştırma kitaplığından herkes yararlanabilmektedir. 3. Atatürk'ün özel arşivindeki mektuplar ve defterlerindeki notlar, üç kitap halinde29 ve geri kalanlar ise 75,77,79,80 ve 82 sayılı Askeri Tarih Belgeleri dergisinde yayımlanmıştır. Atatürk özel arşivi de araştırmacılara açıktır.30

s. ilk defa Prof. ● Kurtuluş Savaşı hakkında yazılmış ilk Türk eserlerinde.incelemiş: T. çünkü İngiliz arşivlerinin büyük bölümü.Dr. yanlış bilgi veriyor. Bu amaçla birçok temas ve görüşmelerin vuku bulması mümkündür. 2. Çankaya. sistematik olmamakla birlikte. 1920-1937 dönemine ilişkin Gizli Celse Zabıtları 1980'de eksiksiz yayımlandı." (Cumhuriyete Giden Yol. Dışişleri arşivinde bulunan Kurtuluş Savaşı ve Atatürk dönemine ilişkin temel belgelerin 1. Tarih Vesikaları. 1960'lı yıllar a kadar pek az İngiliz belgesine rastlanır.Kemal ile ilgili belgeler 1982'de. 1967'de ise. TİTE.33 Lozan Kurulu ile Ankara arasındaki tüm yazışmalar ise 1990 ve 1994'te 34 yayımlandı. Belleten. araştırmacılara kapalıydı. en azından 22 yıldan beri araştırmacılara açık.35 Durum bu. birlikte bulacağız. ● Sözü bağlayayım.Jeschke yayımlamıştır.İnkılap Tarihi Enstitüsü (Cavit Aker arşivi). TTK.Kemal'in Samsun'a çıkışından herkes kendine göre bir fayda gözetiyordu. Osmanlı Arşivi gibi arşivlerden birçok yazar harıl harıl yararlanıyor. bu çalışmanın sonunda. Türk Tarih Kurumu (Alb. İstiklal Mahkemeleri dosyaları. Askeri Bülten.32 Başbakanlık arşivinde bulunan M. Ne yazık ki bu döneme ilişkin İngiliz belgeleri hâlâ çok özel sebepler ve birtakım siyasi mülah azalarla İngiliz yasaları ile belirlenen süreler. İng iliz belgeleri bilinmeden yazılmıştı. resmi tarihler ve pek çok özel kitap. de bi 5.cildi 1981'de. İngiliz belgelerinin incelemeye açılmadığının doğru olmadığını aşağıda göreceğiz. ATASE.399) Bu arşivlerde bulunan belgeler. Bu belgelerin bizimle ilgili olanlarını. Atatürk Araştırmaları Merkezi dergisi ile Belgelerle Türk Tarihi ve Türk Kültürü gibi dergilerde yayımlanıyor. İngilizler bu şeki lde Müslümanların Hıristiyan ahali üzerindeki baskısını İstanbul'u kullanarak bloke etmek ve İstanbul'a alternatif bir hareket başlamasını ümit ediyorlardı. Harp Tarihi Vesikaları (Askeri Tarih Belgeleri). T. (s.36 İngiliz belgelerinin ilk bölümü 1944'te araştırmacılara açılmış ve belgeler yavaş ama sürekli olarak yayımlanmaya da başlamıştır. Türk Tarih Kurumu (Tevfik Bıyıklıoğlu arşivi).cildi 1982'de. 1939'a k adarki bütün belgeler serbest bırakıldı. İngiliz belgeleri an _8 . □ Abdurrahman Dilipak diyor ki: "M. Meclis Zabıtları 1920'den beri yayımlanıyor.Bekir Sami Günsav arşivi).35) Dilipak. çeşitli vesilelerle tevil edilmek suretiyle aşılarak izleyicilere sunulmamaktadır.İnkılap Tarihi Enstitüsü (Ali Orhan İlkkurşun arşivi). Bu yüzden. Vahdettin Anadolu'daki halk hareketini örgütlemek istiyordu. Öyleyse neden böyle yazıyorlar? Bu sorunun cevabını.

ve 89. öte yandan sistematik belge yayınlarını da sürdürmektedir. Ayrıca İngiliz Dışişleri Bakanlığı arşivi (Foreigne Archives) belgelerini de yeniden taramış. yine G.C. 5. Crow gibi İngiliz yetkililerinin özel belgelerini. sayılı seri) ile İngiliz Kabinesine sunulmuş rapor ve muhtıraları da (Cabinet Papers) incelemiştir. hemen hemen her ülkede uygulanagelmektedir. Türk Kültürü dergisinin 85. birçok anı. Salahi R. İngiliz belgeleri ile yetinmemiş..Sonyel'in "Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika" adlı eserinin birinci cildi izledi.46 1973'te Bilal N.42 Araştırmacı Dış Politika Belgeleri 1. İtalyan belgelerini (Giannini I ve II.. İkinci İnönü Savaşı sonu ile Büyük Taarruz dönemini kapsayan bu zengin araştırmayı. 1919-1938. genel bir kural olarak.44 Yazar.41 Jeschke bu araştırmasında. İngiliz Dışişleri arşivinin FO 371 ve FO 424 sayılı serilerden başka. 23. sayılarında.Şimşirin yeni ve önemli araştırmasının 1. çeşitli monografi ve yabancı doktora tezlerini de taramış. İngiliz devlet arşivlerinin kapalılık süresi elli yıldan otuz yıla indirildi. cildi yayımlandı: "İngiliz Belgelerinde Atatürk. (216 sayfa) 1971'de. günlük ve gazeteleri de taramış ve özetlerini aktarmıştır. İngiliz Dış Politika Belgeleri 1.. Documenti diplomatici della Pace Oriental).Şimşir'in "İngiliz Belgeleri ile Sakarya'dan İzmir'e (19211922)" adlı araştırması çıktı (546 sayfa).43 Kabine tutanakları (Cabinet Archives.Sonyel'in bir monografisi yayımlandı: 1919 Yılı İngiliz Belgelerinin Işığında M. Kitabın önemli bir özelliği de. İngiliz Dış Politika Belgeleri'nin 1.serisinin I-XVII. 1957) 37 Bu belgelerden büyükçe bir bölümünü 1967'de Erol Ulubelen yayımladı. özet olarak diyor ki: "Arşivlerin elli yıllık kapalılık süresi.45 Ryan.-39 Bunu 1970'te Taner Baytok'un kitabı izledi. cildindeki 683 belgeden yararlanmış. ciltlerindeki 756 belge ile XVII. Curzon. 1.. Jeschke'nin "Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri" y ayımlandı (285 sayfa). (308 sayfa) 38 Celal Bayar'ın 1968'de yayımlanan Ben de Yazdım adlı 8 ciltlik kitabında.40 Bu kitapta ilk kez İngiliz parlamentosu tutanaklarından da yararlanılmıştır. ilk kez Yunan siyasi belgelerine geniş biçimde yer vermiş olması.(Die Welt des İslam. Doğrudan doğruya arşive inip de bi an _8 . FO 454-559 sayılı serilerde bulunan gizli belgeler ile Balfour. beyaz kitapları (Commend Papers). serisinde bulunan bazı belgelere yer verilmiştir. 1973'te Salahi R.sayılar. serisinin (30 Ekim 1918-1922) yanında birçok kaynağa da gönderme yapmakta ve belgelerin çok kısa özetlerini vermektedir. Herhalde yayımlanmış İngiliz belgeleri ile yetinilemezdi. Jeschke'nin "Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi" çıktı..47 Yazar. (Toplam 37 sayfa) 1970 yılında ise G. 1972'de Bilal N.ve 2. (198 sayfa) Araştırmacı. 1919-1923 yılları Türkiyesi üzerine yayımlanan İngiliz belgeleri birkaç ciltte toplanmıştı. Bu genel kuraldan ilk ayrılan ülke İngiltere oldu. [Oysa] Aynı dönemde Türkiye ile ilgili İngiliz Dışişleri Bakanlığı arşivinin yalnız bir dizisinde 723 cilt belge vardı. Kemal ve Milli Mukavemet. 1969 yılında. Paris Barış Konferansı ile ilgili ABD resmi belgelerini (Papers Rela-ting to the Foreign Relation of the USA). İngiltere bir yandan arşivlerini araştırıcılara açarken.

H. Bunlara 1983'te. "Türk-İngiliz İlişkileri" adlı çalışması yayımlandı. (2.) 1976'da Bilal N. Bulabildiğimiz belgelerin hepsini k itabımıza aldık. Yazar. Kurtuluş Savaşı'nın ilginç bir kesimine ışık tutan ve yine İngiliz belgelerine dayanarak yazdığı "Malta Sürgünleri"ni kitaplığımıza kazandırdı.52 (602 sayfa) Akşin. Dilipak. Hasım bir tarafın belgeleri olmaları dolayısıyla bunların karşıt görüşleri savunmalarını olağan karşıladık.55 • Peki.300 kadar arşiv cildini taradık. İngiliz arşivlerinin araştırmacılara kapalı olduğunu ileri sürüyor? Aranıp da bulunamayan belgeler ne hakkında? Bu çalışmanın sonuna doğru. (C. Ömer Kürkçüoğlu'nun.. S...Dr.) 53 Son olarak da 1995'te. I. 19191939 dönemine ilişkin İngiliz belgeleri ile belli başlı anılara. sayfaları Kurtuluş Savaşı ile ilgilidir. Ank ara. (208 belge.Bayur'un.R. 6. Okuyunca beğeneceksiniz.Sonyel'in son eseri yayımlandı: "Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri." (s. resmi tarihe şiddetle çatan bazı yazarların tarih yazımı konusundaki görüşlerini de aktarmak istiyorum..Kemal'in kendisini veya politikasını yermeye kalkışmış belgelere de rastladık. Belgeleri seçerken sübjektif davranmadık. çeşitli araştırmalara ve resmi dokümanlara dayanmaktadır. bu sorunun cevabını da yine birlikte bulacağız." TTK Y. XI -xıv) 4 ciltte tamamlanan araştırmada.araştırmayı gerekli gördük. Mim Kemal Öke'nin İngiliz Belgelerinde Lozan Barış Konferansı (1922-1923) adlı belge derlemesi katıldı.48 Eserin 153-370. (347 sayfa) 54 Sözün özü... toplam 997 belgenin orijinali ile Türkçe özeti yer almaktadır.51 (333 sayfa) Kürkçüoğlu. Yazarın 18981914 dönemine ilişkin British Documents'ten de yararlandığı anlaşılıyor. 320 s.49 1296 sayfası Kurtuluş Savaşı dönemi ile ilgilidir. neden bir kısım İngiliz belgelerinin gizlendiğini. de bi an _8 . ek olarak. XX. yaklaşık 15 yıllık bir dizi yoğun çaba ve bizi yakından ilgilend iren binlerce İngiliz belgesi.50 (420 sayfa) 1978'de Doç. 1974'te Doğan Avcıoğlu'nun 4 ciltlik "Milli Kurtuluş Tarihi" adlı araştırması yayımlandı. 1983'te de Sina Akşin'in "İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele" adlı geniş araştırması yayımlandı. Toplam olarak 1. Yüzyılda Türklüğün Tarih ve Acun Siyasası adlı eseri çıktı. Tarih yazarlığı hakkındaki görüşler Resmi tarihe yöneltilen eleştirileri ve alternatif tarihleri incelemeye geçmeden önce. Bilimsel dürüstlük kaygısıyla bütün belgeleri kitabımıza almayı uygun hatta gerekli bulduk.. konuyla ilgili tüm İngiliz belgeleri ile Başbakanlık arşivi (Meclis-i Vükela zabıtları) ile Dışişleri Bakanlığı arşivini de (Mütareke ile ilgili dosyalar) taramış. bütün bu araştırmaları yok sayıp. Avam ve Lordlar Kamaralarının tutanaklarından da yararlanmış.097 sayfa) 1974'te. V. M.Şimşir. III.

C. Başka Açıdan Kemalizm. kanıtlanmış ciddi ve gerçek belgelere.Dilipak. Şu gözlerin gördükleri gördükleri. Yalan Söyleyen Tarih Utansın. s. 56 Yakın tarihimizin doğrusunu. "Dürüst tarihçilik" yapacaklarına güvence de veriyorlar. çarıklı erkan-ı harp rivayetleri ve hikâyelerinden ayırmak gerekmez mi? 'Siz bilmezsiniz.Müftüoğlu.tek bir vesikaya (belgeye) istinat da (dayanmak da) tarihçiyi şaşırtıcı neticelere sürükler. kronolojik tasniflerle yazılır.." (M.C. öyle çarıklı erkan-ı harp rivayet ve hikâyelerini dikkate almayacaklar. araştırıcıyı çok defa yanlış neticelere götürür.Demek ki iddialarını." (K. tarih açısından değer taşıyan." (N. inceledikleri dönemin ve olayın şartlarını dikkate alarak. Osmanoğulları'nın Dramı. hoşa giden masal yazmış olursunuz.9) de □ "[İncelenen] devrin hadise ve şartlarını biraz bilmek lazımdır. s. Şuradan veya buradan ele geçmiş herhangi bir vesikayı kafi telakki ederek (kesin belge sayarak) işe koyulmak ve sadece bunlar'a ihticac etmek (yetinmek). önsöz) □ "Tamamen belgelere dayandırılmış olarak hazırlanan bu araştırma. Vakkasoğlu. s. Kısaca söylemek gerekirse..Mısıroğlu. Büyük Oyun. Kısakürek. Hilafet.17) □ "Tarihi. Son Bozgun.. 1. ' Evet. gerçeği tek bir belgeye de bağlamayacaklar. Malumdur ki tarihi hadiseleri.F." (K..9) bi an _8 .' diye başlayan sözlü hatıralar." (H. 3. sizin okuduğunuz kitaplarda yazmaz. artık yerini belgelere bırakmamalı mı?" (A. güvenilir tanıklara dayayacaklar. ele geçen vesikaların sıhhat (doğruluk) derecelerini araştırmak ve bu vesikaları icabında başkalarıyla mukayese (karşılaştırmak) ve kontrol etmek gibi prensiplere riayet etmeksizin (uymaksızın) sıhhatli bir araştırma yapılamaz. □ "Bu iddiamızı tam bir fikir namusuyla ana tezimiz olarak başa alıyor ve en ince teferruatına kadar ispatını boynumuza borç biliyoruz. onlar kadar sağlam anılara. ünlü tarihçi Wels'e aittir." (V..214) □ "Bugün tarih de adeta bir laboratuar ilmi haline gelmiştir.C. yalan söyleyen tarihi utandırmaya çalıştık. en küçük ayrıntısına kadar adalet ve haktanırlık ölçüleriyle değerlendirecekler. s. tanıklara ve 'kapı gibi sağlam' belgelere dayanarak yazdıklarını söylüyorlar. en ince ayrıntıyı bile adalet ve haktanırlık ölçüsünde kaydeden bir dikkat olmadan hadiseleri (olayları) değerlendirmeye kalkışırsanız.339) □ "Bugün müspet bir ilim ve bütün ilimler gibi gayesi gerçekleri aydınlatıp ortaya çıkarmak olan tarih.Mısıroğlu.19) □ " 'Kronolojiyi temel sayan. Onun için de gerçekleri ortaya çıkarmak için kendine mahsus birtakım ispat usulleri vardır. s. s.." (F. ancak doğruluğu sabit vesikalara ve onlar kadar sağlam hatıralara dayanılarak. doğruluğu araştırılıp kontrol edilmiş. tarihin ne olup olmadığını belirleyen bu nefis söz.C. Son Bozgun.Hüseyin Ceylan. 140) □ "Bu korkunç hak ve hakikat kalpazanlığı karşısında biz. Üstelik -bazen. 1..Vakkasoğlu. tarih değil.Kandemir'den aktaran ve benimsediğini yazan V. şu kitabımızla bazı tarihi olaylara ışık tutarak. Vahidüddin. olayları his ve arzularına göre yorumlamadan olduğu gibi yansıtan. s. onları ortaya çıkaran müessirlerden (etkenlerden) ayıklayarak ele almak caiz (doğru) değildir. olayları his ve arzularına göre yorumlamayacaklar. başka belgelerle karşılaştırılmış. 1..

Gelin. Rıza Nur'un anıları gibi patalojik yayınlar ise. yine belgelere dayanılarak eksikleri tamamlanmalıdır.778 sayfa ve ancak Erzurum Kongresine kadarki dönemi içeriyor... geneli etkiyecek ağırlıkta olmamakla birlikte. 1. bütün kişi.1953. yanlışları dolayısıyla elbette eleştirilebilir. eleştirel tarihçilik. Bir tarihin ancak doğru olup olmadığı tartışılabilir. aynen tekrarlanmasını istediği bir 'resmi söylemle' kısırlaştırma çabası içindedir. ayrı bir tür oluşturuyor ve tarih için geçerli bir kaynak değeri taşımıyorlar. ciddi bir iştir. İnsanın beyinselliğini..dipnotun son paragrafı) Prof. Rıza Nur'un M..□ "[Amacımız] Sultan Vahdeddin'in.. s. yayına hazırlayanların nitelikleri. Yanlış varsa eleştirilmeli. Suudi Arabistan'da basılıp. Tarihi. 1941. 5) Bir kısım yazarlar.. sadece kitaplığımda ve belgeliğimde bulunan kitaplara.66..Başkaya. Geniş ve sağlıklı bir tarih bilgisinin yanında. (Kâzım Karabekir Anlatıyor. önyargıyla. Kısacası. Bir tarih. bildiğim ve bilmediğim daha birçok kaynak olduğunu belirtmeliyim. (Türk İstiklal Harbi [TİH] dizisi) Celal Bayar'ın anıları 8 cilt. Bu yüzden. Kurtuluş Savaşı'nın yalnız askeri yönü 16 cilt. Burhan Bozgeyik. Mehmet Altan 20 ve 27 Mayıs 1995 Sabah gazetesinde şöyle yazıyor: "Türkiye yönetimi. araştırma tembelliği. öğretmenler ile ders kitapları dışındaki objektif ve ayrıntılı araştırmalar ve dürüst anılar doldurur ve tamamlar. Uğur Mumcu. dikkatsizlik. ne resmi olduğu için yanlıştır. metotsuz. dayanaksız. ne gayr-i resmi olduğundan dolayı doğru. sahte bir tarihi benimsetmek ve gerçekleri değiştirmek için bu sözlerle bir ön hazırlık mı yapıyorlar? Birlikte göreceğiz! Notlar 1) 2) 3) F. İsmail Arar. Mustafa Kaplan. s. belgelerle ortaya koymaktır. Atatürk ve Devrim Kitapları Katalogu. Alışageldiği bir garnizon kültürü içinde. hayatı bire bir yansıtamaz.Ceylan. Bunun için hatıratlar başta olmak üzere yüzlerce belge taradık. tarih metodunu bilmeyi ve ansiklopedik kültüre sahip olmayı da gerektiriyor. Boşlukları. geniş bir hazırlığa ihtiyaç gösteren. Ankara. Büyük Oyun.. Bitlis Derneği Y. dinci örgütlere parasız dağıtıldığını yazmaktadır. Resmi ya da gayr-i resmi bir tarih. 87) Acaba doğru mu söylüyorlar? Yoksa okuyucularına. Atatürk.Kemal'i karalayan anılarının." İlke olarak. unutkanlık. ayak üstü. Devrimler ve Cumhuriyet Türkiyesi ile ilgili 4) 6) 7) 8) de bi an _8 .17. bir tarih kitabı. resmi tezlerin itirazsız tekrarlanmasını ister. Yazarları: Bünyamin Ateş. En uzunu bile genişçe bir özet niteliğindedir. Kurtuluş Savaşı ile ilgili bazı özel yayınlarda. öyle ulu orta. bu kadar uzun ve ayrıntılı olabilir mi? Zaten ne kadar uzun olursa olsun. Ama bu.59. Gönderme yaptığım bütün kitapların künyesi. bu vatan için yaptıklarını.C. gazete ve dergilere ve kaydettiğim televizyon programlarına gönderme yaptım. kulaktan dolma bilgiyle yapılacak bir iş değil. Ankara.Mercangil. Bir orta okul. 189/21 ." (H. hatta üniversite ders kitabı. M. Herbert Melzig. Türkiye'yi çağa ulaştırmak için tabu bellediğimiz yalan ve yanlışları teker teker tespit edelim.. dar görüşlülük vb. belgelere dayanılarak düzeltilmeli. Geride. kitabın sonundaki 'kaynakça' bölümünde verilmiştir. s. 2. olay ve belgelere yer vermediği için resmi tarihleri eleştiriyorlar. resmi ve gayr-i resmi diye ayırmak da doğru değildir. gelişigüzellik. Atatürk Bibliografyası. Paradigmanın İflası. sebeplerden kaynaklanan irili ufaklı hayli yanlış ve sübjektif değerlendirmeler bulunduğunu da belirtmeliyim. bilgi ve kaynak yetersizliği. hayali.H. lise. ancak gerçeğin özünü ve ana çizgilerini yansıtır ve sadece belli başlı kişileri ve olayları vurgular. Kurtuluş Savaşı. bütün olayları ve kişileri kapsamaz.

ek cilt I. Acaroğlu şöyle diyor: "işte Atatürk'ün gözden geçirdiği Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi tarihi budur. s. ancak incelemek istedikleri (Doğu Anadolu olaylarıyla ilgili) belgelerin.C.Vakkasoğlu. s. 1960. "tasnif aşamasında olduğunu ve bu konuda Başkanlıkça bir yayın hazırlığı olduğunu".g. Bir yanlış anlaşılma olmuş herhalde. İstanbul. s. Uğur Mumcu. s. a. İnönü adının geçmemesi için İnönü savaşları ile Mudanya anlaşmasını ve Lozan'ı çıkartmıştı.7. ilk yayın tarihinin 1991 olduğunu sanıyorum. cildi de bulunuyor. Atatürk Özel Arşivinden Seçmelerin I. sanık adlarına göre tasnif edilmiştir. sayı 36 (1994). Baha Matbaası. ise ATASE Başkanlığınca (1992. Ankara. "Arşivin. bir de kesin yargıda bulunuyor: "Bu mahkemelere ait on binlerce belge. bir müessese ile ilgili arşiv belgelerinin. 1924 yılı müfredat programına göre yazılmış olan Asr-ı Hazırda Türkiye Tarihi adlı ilk tarih dersi kitabından 1973 yılı ders kitaplarına kadar bütün resmi tarihlerin dökümü var. Atatürk'ün doğumunun 100'üncü yılı dolayısıyla yayımlanan 485 tanıtma.14. takdim yazısı. Atatürk ve Devrimleri Tarihi Bibliografyası.g. si Kültür Bakanlığınca (1981).. Devlet Kitapları Müdürlüğü. TBMM arşivindedir. eskiyazı bilen Türk ve yabancı bilim adamlarına ve araştırmacılara açık olduğunu".e. Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları.Küçük.6. Orta III).C.16." Bozgeyik. böyle çocukça bir söylentiyi aktarmakla yetinmiyor. kâğıt fabrikasına gönderilerek hamur yapıldığı söylenmektedir. de bi an _8 . Ankara. (GRYT Ansiklopedisi. s. 1993 V. N. İstanbul. bizde de A.1995 günü. 1981. Hiçbir dosya incelemeye kapalı değil" (23. a. 666) Yapı ve Kredi Bankası Y.C.Y.9) 10) 11) 12) 13) 14) 15) 16) 17) 18) 19) 20) 21) 22) 23) 24) 25) 26) 27) 28) 29) Kitaplar.7. Gökman. 1960. s. 'Şeyh Sait Ayaklanması dosyalarının tasnif dışı olduğunu' ileri sürmektedir. Yeni Asya Gazetesi Y.e.. X. İstanbul. 5. sebebini öğrenmek için telefon ettim. II. Arşiv Md.. 1991) Bütün dosyalar ve belgeler. ATASE Başkanlığı. Ankara. 1975. İstanbul. İstanbul. Türk Dil Kurumu Y. Hasan Mezarcı'nın önsözü. Bu tür desteksiz atışların daha patırtılılarını da göreceğiz.. 1. 1969.. s. Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nce yazılıp 1931'de basılmış olan tarih dizisinin "Türkiye Cumhuriyeti" başlıklı 4. 1950-51 döneminde okutulan kitabından (Yeni Tarih Dersleri. Kur. 1993. en azından bu dosyanın incelemeye kapalı olduğu anlamını çıkararak.e. 1973 (Bu değerli ve yararlı kitaplık ne yazık ki kapatıldı).. Askeri Tarih Bülteni. (Leman Şenalp.. bugün ortada yoktur!" (Ç. 1. Y.g.165) Doğu olayları ile ilgili belgelerin bu aşamada araştırmacılara kapalı olduğu anlaşılıyor.7.. Atatürk Kaynakçası. Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi 1. T. Kısa bir süre sonra bu ayıp düzeltildi.. 1974.Alb.. Künyesini verdiği kitapların arasında. Arşiv yetkilisi dedi ki: "Dosyalar olaya ve mahkemeye göre değil.e. Bilgi Y.Baskı.. İşaret Y. İşaret Y..16. 1984) Yeni devletin. araştırma ve inceleme kitabının bile 436'sı özel yayın. 1994) yayımlanmıştır. 1919-1925. rejimi yerleştirmek ve ideolojisini benimsetmek için yoğun ve sürekli bir yayın etkinliği göstermediği anlaşılıyor. Çünkü sanık adı belirtilmek şartıyla her dosyayı incelemek kabil.e. a. İstanbul. Burhan Bozgeyik şöyle yazıyor:"İstiklal Mahkemesi gibi..g. ve III. (Kürt-İslam Ayaklanması. s..Ethem.) Bu ifadeden. bu sebeple incelemelerine imkân olmadığını yazılı olarak bildirmiş. a. İşb. s.. Ankara.. İstanbul. İhsan Ezherli ile yapılan konuşma)" İstiklal Mahkemeleri. a. s.g. M. Türkiye Üzerine Tezler 2. araştırma yapmak isteyen GRYT Ansiklopedisi yazarlarına.Y.Zuhuri Danışman adlı bir tarihçi.Kaplan. Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları." (s.634.271... TTK Y.

doğrularıyla birlikte Dördüncü Bölümün Lozan paragrafında göreceğiz.1 vd. İngilizlerin neden birçok konuda yanıldıklarını. Sakarya'dan İzmir'e. FO 424 sayılı seri. de bi an _8 . Milliyet Y.XII/dipnot.g. Ankara. tüm belgelerin. İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye. 4. İstanbul.Mesela Başbakanlık arşivinde 50 milyon belge olduğu anlaşılıyor. çev: M. 2. 213 vd.kısım.N.. 1970. 1992). İngiliz ve Yunan kaynaklarından yararlanmış iki başka önemli eser: M.. sayı 5/1965) Ayrıca.30) 31) 32) 33) 34) 35) 36) 37) 38) 39) 40) 41) 42) 43) 44) 45) 46) 47) 48) 49) 50) 51) 52) 53) 54) 55) Örnek: Dr. Ankara. Avusturya. 1974. İngiliz İstihbarat Servisini. Sovyet. Başbakanlık (Osmanlı) arşivi için Başbakanlığın izni gerekiyor. B. 2 cilt.Aydın. TDV İslam Araştırmaları Merkezi Y. bocaladıklarını anlıyor.Şimşir. Gerçekten böyle mi.. Şunu da söylemek gerek.. Cem Y. Başnur Matbaası. s. Milliyet Y. cilt 1986.Siyasal Bilgiler Fakültesi Y. bilgisayar gibi kolay arama ve ulaşma sistemleri çoğunlukla kurulamadığı.. FO 406 sayılı seri: Gizli yayınlar (belgeler). Göyünç.Bayur. 715 gizli belge. TTK Y. s. 1959. belgelerin bir bölümü. yaygın ününe aldanarak. TBMM arşivi için Meclis Başkanının. Mısıroğlu'nun..70-71) Ama araştırmacıya dönük bu kusur. TTK Y. Ankara. 3. 2. cilt 1975'te. Çeviren Cemal Köprülü. İstanbul Matbaası. Ankara.Ali Kayabal.47. FO 371 sayılı seri: Genel yazışmalar. cilt 1979'da. Hürriyet Y. bu masalları okudukça. s. Ciltler Nisan 1919. Anadolu Üzerindeki Göz (İonian Vision).N.. Kültür Bakanlığı Y.. insan. İstanbul. daha fazla ertelenemez. 626 belge. Dışişleri Bakanlığının. Arşivlerimizde kaba tasniften ince tasnife geçilemediği.. İngiliz belgeleri. Türk İnkılabı Tarihi (10 kitap) için yayımlanmış Alman.Smith. İstanbul. 1990.Langhorne'un Documents on British Foreign Policy 1919-1939/XVIII. s. (Hayat Tarih dergisi. Doğu İşleri. Atatürk'le İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921).) Bu çalışmadan ilk söz eden ve yararlanan da T. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı.N. Bu serinin 46. Türkiye.. Ankara.Dr... Prof. s.. Ankara. A. TTK Y. Çağdaş Y. birkaç küçük ayrıntı dışında.cilt 1982'de yayımlanmıştır. Ankara.313. Çanakkale Olayı (The Chanak Affair).. Fransız. raporlarda yer alan bilgi ve iddiaların doğrularını da kısaca belirtmesi. (Son olarak. sayı 4/ Nisan 1984. (1.) Ama bu kitaptaki istihbarat raporlarının çoğu.. Ankara. başarılı ve yanılmaz bir örgüt sananlar olabilir. arşivini pek az araştırmacıya açtığı ise bir gerçek. Ankara. Ankara. TTK Y. tanıtma yazısında. Prof.Ekim 1922 dönemine ilişkin belgeleri içermektedir.L. İstanbul. David Walder. Sakarya Savaşı sırasında Türk Cephe emirlerini ele geçirmek gibi şaşırtıcı başarıları yok değil.Bıyıklıoğlu'dur: Atatürk Anadolu'da.. Yunan ve bazı İngiliz belgelerinden yararlanmışsa da hepsi 1914'e kadarki dönemle ilgilidir. ciltleri.. belgelerin değerini azaltmıyor. Cumhurbaşkanlığı arşivi için Genel Sekreterliğin.20 'Bütün belgelerin fotokopisi' deniyor. Herhalde bu işleri kolaylaştırmak şart. Atatürk'ün Milli Dış Politikası. Başbakanlık Y. daha önce yazılmış Türk resmi tarihlerini. s. mikrofilm. belgeler sistematik bir biçimde yayımlanmadığı için ayrıntılara inmek isteyen araştırmacıların işi hâlâ kolay değildir. Ankara.Ü. (Tarih ve Toplum. 1921 yılı '117' cilt. cildinin ikinci bölümünden alındığını açıklıyor ve bunu belirtmediği için araştırmacıyı ağır şekilde eleştiriyor.C.e. 1922 yılı '116'cilt.. Bu sorunun bir çözüme kavuşturulması. Bilgi Y. cilt 1973.1994. Lord Curzon'un belgeleri hakkında ileri sürdüğü bazı iddiaları.1.1982. TTK Y.48 ve 49. Lozan Telgrafları. TTK Y. 1981/1982. 273 vd. 2. Şimşir. 2 cilt. işlenmemiş bilgi yerine. masal. hiç olmazsa doğru bilgilerin alınabileceği kaynakları işaret etmesi beklenirdi. Pan-İslamizm. Azmi Özcan'ın bu konudaki açıklaması. Sonyel'den. (B. Araştırma iste klerine cevap bile vermedikleri anlaşılıyor.M. çev: Halim İnal. sayı / 1967) yayımlanmıştır. a. İstanbul. bilmiyorum. Yön dergisinde de(197..TTK Y. Mesela H.

349 vd. a.. de bi an _8 .Sonyel. Ali Kemal Meram'ın Belgelerle Türk-İngiliz İlişkileri Tarihi adlı kitabını (Kitaş Y.. abartıya ve süslemeye kaçmadıklarını gösteren çok önemli bir göstergedir. s. Bu. İstanbul 1969) görüp inceleyemediğim için bu mini araştırmanın dışında bırakmak zorunda kaldım.C. itidal çizgisini korumuş olduklarını.163. Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz Belgeleri.e. Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri. Türk tarihçilerinin.56) doğrulamaktadır.XI vd..g. İngiliz belgeleri ve türleri için genel bilgi: Jeschke. 1. S..R. s. s.

hatta Kurtuluş Savaşı'nı onun başlattığını ileri sürüyor.Kemal Paşayı Anadolu'ya gönderen.. Vahidüddin olmasaydı. Babası otuz ikinci Padişah Abdülmecit. bildiğimiz Vahidettin'den farklı biri. Fakat hain değil. son Osmanlı Padişahı Vahidettin geliyor. ilkokul birinci sınıftan itibaren söylenen Sultan Vahideddin.Murat de bi an _8 .156. 155) □ "Anadolu'nun kurtuluş hareketinin başlamasının bir numaralı kahramanı Sultan Vahdeddin'dir. annesi Gülistu hanım. Bu yüzden kendisine hain damgası vurulmuştur. s.Mısıroğlu. Osmanoğulları'nın Dramı. Bu cümleden olarak yaverlerinden M.85. görelim." (V. Amcası Abdülaziz ile ağabeyleri V.] Sultan Vahdeddin vatana ihanet etmemiş.Vakkasoğlu. 1." (H. Büyük Oyun..Kısakürek. adeta hakkı yenmiş bir gizli kahr aman! Doğru mu." (Nihal Atsız. mesela şöyle diyorlar: □ "Osmanlı padişahlarının en talihsizidir.79) □ "M. Vahidettin. bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen. çeşitli yayınlara ve belgelere göre Kurtuluş Savaşı'na karşı olanların başında. Abdülmecit'in 30 çocuğundan 23'üncüsü.57 Dört aylıkken babası ölür. 87) Bu. doğrudan doğruya Vahidüddin'dir.C.BİRİNCİ BÖLÜM VAHİDETTİN Resmi tarihlere... değil mi.Çocukluğu ve gençliği kapalı bir ortamda geçer. bütün Osmanlı padişahları gibi vatanperverdir.. s. 3. birçok kitapta "hain" olarak niteleniyor. İstanbul. Son Bozgun. 1. Türk Ülküsü.H. s. en dikkatli şekilde planladı. tam te rsine Vahdeddin'in bu vatan için yaptıklarına karşılık olarak ona ihanet edilmiştir. 1958) □ "Milli şahlanış hareketinin fikirde müellifi (yaratıcısı) ve bu maksatla M. ufukta beliren vahim tehlikelere karşı Anadolu'da bir direniş hareketi düşünüp. s. 184) □ "Sultan Vahidettin. s.C. [.F." (K. Vahidettin'in kısa hayat hikâyesi Doğumu 1861. Buna karşılık bazı yazarlar. Türk İstiklal Savaşı olmayacak ve kurtuluş sağlanamay acaktı." (N. Sultan Vahidettin'in asla hain olmadığını.Kemal Paşayı geniş yetki ve imkânlarla donatarak Anadolu'ya gönderdi.23.Kemal'i milli mücadele için Anadolu'ya olağanüstü yetkilerle gönderen bizzat Padişah olmuştur. Vahüdiddin. Hani şu bize vatan haini olduğu. Ceylan.

• Sırasında ağlayan ve ağladığını da saklamayan biri. Bir oğlu. bunların başında da daima konyak vardı. bir İngiliz savaş gemisiyle Malta'ya gidecek bunun üzerine TBMM. darbe ve savaşlara tanık ve Veliaht Yusuf İzzettin Efendi intihar edince Veliaht olur. Padişah-Halifenin Veliahtı sıfatıyla. damadı İ. Resmi tarih. Ulviye. 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırır. Çalmadığı saz yoktu' dedi. Yanlış bilgi ve gerçeğe aykırı iddiaları işaretledim ve doğruları belirtmeye çalıştım. İtalya'nın Riviera bölgesindeki San Remo kentine yerleşir ve 1926'da vefat eder. Vahidettin'i daha yakından tanıyalım: .59 1923'te. ihtilal. İslam alemine bir beyanname yayımlar. bu olaydışında ağzına damla içki koymadığını yazıyorsa da. Vahidettinciler ise tersini iddia ediyorlar. Şimdi. Mesela Almanya'yı ziyareti sırasında verilen bir ziyafette. değdirerek içer gibi yapmak inceliğini gösterir. Mısır'da yaşamak ister ama İng ilizler uygun görmeyince. Vahidettin ve eniştesi Damat Ferit ile yakınlarının.60 İstanbul'dan apar topar ayrılırken tek oğlu Ertuğrul'u yanına alması. Milli Mücadeleye karşı çıktıklarını ve önlemeye çalıştıklarını ileri sürüyor. Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı devletine başkaldırmış olan eski Mekke Şerifi. 17 Kasım 1922 Cuma sabahı İstanbul'dan ayrılarak. yeni Hicaz Kralı Hüseyin'in davetinden yararlanarak Malta'dan Mekke'ye geçer (Ocak 1923]. yakın adamı Tütüncübaşı Şükrü Bey tersini söylüyor: "(Hünkâr] istediği öte beriyi bana aldırtırdı. iki kızı var (Ertuğrul. M.2.65 • Dindar ama yobaz değil. Mütarekeyi işgaller izler. Kısa hayat hikâyesi böyle. 58 yaşında tahta çıkar. Sabiha). Bu iddiaların tamamını göreceğiz.Abdülhamit'in tahttan indirilmelerine. Veliaht iken Avusturya ve Almanya'ya resmi ziyaretler yapmıştır. masanın kurallarına uyar. İ. iyi bir baba olduğunu gösteriyor. dostlarının. içmese de ağzına. TBMM. yakınlarının.Mahmut Kemal İnal diyor ki: "Eserleri üstadça idi.62 • İyi bir besteci.61 • Yakınlarına cömert. 'Eline hangi sazı alsa bilerek çalardı.Kemal'in öncülüğünde Kurtuluş Savaşı başlar ve bu çetin mücadele Lozan Andlaşması ile noktalanır. Ağabeyi Sultan Reşat'ın ölümü üzerine de 4 Temmuz 1918'de." 67 de Bu bölümde." 64 • Çok sigara içiyor.(1916). metinler genellikle sadeleştirilmiştir. İmparatorun şerefine şampanya kadehini kaldırır. 63 Hazinedarlarından bir hanımla bu mevzuda konuşurken hangi sazı çaldığını sordum.58 Vahidettin. Vahidettin'in kişiliği • Kızı Sabiha Sultana yazdığı mektubun üslubu. Vahidettin'in yerine Veliaht Abdülmecit Efendiyi Halife seçecektir. Vahidettin.66 Birçok Vahidettinci yazar. Anadolu silaha sarılır.Hakkı Okday'ın anlattıkları. tarafsız kişilerin tanıklığına ve bazı sağcı tarihçilerin yazdıklarına ve geçerli belgelere dayanılmış. bi an _8 ve II.

Başkâtibi tabanca taşıdığını yazıyor ama tabanca taşımakla silahşorluk başka başka şeylerdir." (s.Göztepe de.Hakkı'yı davet eder ve -zaten İ. Halifeliği sürdürdüğünü ilan eden Vahidettin..kızı Ulviye Sultan'a takdim eder. "Ziyade de bi an 1922'de Malta'da Tigne Villası salonlarında verilen yılbaşı balosuna da katılır. romatizmadan muzdarip olup yol yürümekte zahmet çeker. Onlara Amerikalı kız-kardeşlerinin statülerini vermek suretiyle ve dinimiz delaletiyle (yardımıyla) en iyi surette başaracağımıza inanmaktayım. hiçbir kaynakta. kocaları düğünden önce göremezler. buna rağmen Vahidettin düğünden önce. Mühim anlarda birkaç defa baygınlık geçirmiş ve derhal müdahaleye lüzum hasıl olmuştu." 70 Geleneğe göre Osmanlı hanedanına mensup kızları. birkaç örnek: "Pek müteheyyiç (heyecanlı) bir halde bulunduğundan. bastonunu ister.. T. nahif. misafirlerini bu tablonun altında oturarak kabul etmekte sakınca gö rmez.69 Amerikan 'Associated Press' muhabiri ile 1919 Aralık ayının ortalarında yaptığı konuşmada şöyle der: "Türk kadınlarının hürriyetlerine kavuşmaları için önümüzde açık bir büyük saha bulunuyor.68 San Remo'daki köşkün alt katında bulunan misafir salonunun duvarında büyük bir çıplak kadın tablosu asılıdır.Hakkı ile gizlice buluşmakta olan. çocukluk ve gençliği türlü hastalıklar içinde geçmiştir. bir Fransız gazetesinde yayımlanan açıklamasında diyor ki: "Padişah çok asabi ve sinirleri vehme mütemayil olacak kadar zayıftı. Bunlardan bir tanesi Sevres Muahedesi (andlaşması) şeraitini (şartlarını) ve metnini tetkik için teşkil edilen Saltanat Şûrasına riyaset (başkanlık) etmek üzere salona girecekleri anda vukua gelmişti. "Osmanlı hanedanı içinde silahşorluğu ve biniciliği ile ünlü olduğunu" yazıyor. 'Bu bir felaket!' diye sızlanır.73 Dönemiyle ilgili bütün kaynakları taradım.162).M.74 _8 . [. amcam da kork usuz olarak Sultanla buluşma imkânını elde etmişti.. arabadan inince.. 'silahşorluğunu' ve 'iyi bir binici olduğunu' doğrulayan bir kayıt göremedim. damadı İ. Padişahlığında Ali Fuat Beye defalarca söylediğine göre." 75 Padişahlığında da sağlıklı değil. Tahta çıkış töreni dolayısıyla Topkapı'ya ge ldiği zaman." 76 □ Hususi doktoru Reşat Paşa.." 77 □ Başkâtibi Ali Fuat Bey de.. önemli olaylar karşısında çok heyecanlandığını açıklıyor.. hastalıklı bir genç."iyi bir binici olduğunu".• Sağlığı ve sinir sistemi: "Şehzadeliğinde zayıf. adamları bastonu almayı unutmuşlardır.] Diğer bir baygınlık da Malaya zırhlısı ile İstanbul'dan müfareket (ayrılma) kararının İngiltere devletince kabul edildiğinin Yaver (Kiraz) Hamdi Paşa tarafından arzı sırasında vukua gelmişti. Denilebilir ki bu haliyle de vletin en sadık timsali. nikâhlı da olsalar." 72 • Nihal Atsız.71 İ.Hakkı'nın yeğeni Şefik Okday diyor ki: "Osmanlı Sarayı da Avrupalılaşmak yolunda ufak bir adım daha atmış.

.Ziya Uşaklıgil şöyle aktarmaktadır: "Bir aralık Sultan Reşat'ın oğlu Necmettin Efendi beni ve Lütfi (Simavi) B eyi kardeşlerinden uzakça bir yere çekerek hemen aynen şu sözleri söyledi: 'Amcamız Vahidettin Efendiden sakınınız!' " 81  Öğrenimi: □ İ. s..." (Sultan Abdülhamit.Kemal İnal: "Cebinde tabanca bulundurarak. Böyle bir korkunç bekleyiş içinde." 79 Yaşı." (s. kalb rahattan yoksun olacağından.. Lütfi Simavi Bey sigarayı yerden kaldırarak tablaya koydu. öğretim ve eğitimlerine itina edilmemek. devlet işlerini iyi idare etmenin zorluğunu açıklamaya gerek yoktur. düşünce doğruluktan. "Gayet heyecanlı bir vaziyette.80 □ Vahidettin'e güvensizliğin Abdülhamit'ten sonra da sürdüğünü gösteren bir olayı Sultan Reşat'ın Başkâtibi H.M." (s. s. "Abdülhamit zamanı ndaki kötü şöhreti" diye söz etmektedir.124) □ İ. "Zaten hey ecanlı bir haldeydi. gereken metinliği ve soğukkanlılığı gösteremediğini de göreceğiz... onun gibi daima bir suikast beklemekte ve kendini korumaya hazır old uğunu göstermektedir. sağlık durumu ve tanık olduğu eski ve yeni olaylar dolayısıyla. Birçok olay karşısında. Kelimeleri güçlükle kullanıyordu.8.Kemal İnal'ın açıklaması: "Bir devletin idaresini yüklenmek için şehzadeler. vehimli büyük kardeşi Abdülhamit'i taklit etmesi.Baytok." 78 □ Vahidettin'le ilk defa görüşen Yüksek Komiser Amiral de Robeck'in 21. □ II. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı." (s. hatta kendi dilini bile hakkıyla öğretmemek yüzün- de bi an (çok) heyecanlı olmasıyla." (s. 171) □ Başmabeynci Lütfi (Simavi) Bey bu durumdan. _8 ..255) vb. Abdülhamit'in Başkâtibi Tahsin Paşa diyor ki: "Vahdeddin Efendinin Sultan Hamid'e sürekli havadis taşıyıp getirdiği mevsuken (doğru olarak) rivayet edilirdi ki bunun jurnalcilikten bir farkı yoktu..1920 günlü raporu: "Heyecanlı hali dikkati çekiyordu. 175). büsbütün sinirlenerek.M. hasta olduğunu bahane edip." (T. zamanın gereğine uygun biçimde eğitim görmek. dünya olaylarıyla ilgilenmek ve onlar hakkında bilgil i olmaya çalışmak ve bir devlet adamı olarak yetişmek gerekirken. Diğer özellikleri: Gençliğinde Abdülhamid'e 'jurnalcilik' yaptığı oldukça yaygın bir söylenti. □ Meclis Başkan Vekili Hüseyin Kazım Bey: "Padişah son derece heyecanlı idi.254). 172) □ Rauf Orbay: "Vahidettin umulabileceğinden fazla heyecanlı idi. sinir si steminin sağlam olmadığı anlaşılıyor. Parmakları arasındaki sigarasını düşürecek kadar elleri titriyordu.

" (s. zekâsı: □ Ali Fuat Bey: "Kitabeti (yazılı anlatımı) ve imlası düzgündü. Vahidettincilerin dilinde şu biçimi almış: "Fıkıh bilgini idi.] Cin fikirli ve seri-ül intikal (çabuk kavrayışlı) idi. akl-ü kiyaset (akıl ve uyanıklık) ve evsaf-ı bergüzide (seçkin nitelikler) ise İmparator hazretlerinden bed' ile (başlayarak) kendileriyle temasta bulunanlarca fevkalade takdir olunmuştur. konuşması. Vahidettin'in Şehzade iken Avusturya'ya yaptığı ziyareti şöyle anlatmış: "Veliaht hazretleri İmparator tarafından İmparatoriçe hazretlerine takdim olundular..] Vükelayı (bakanları) topluca kabul ettiği sırada gözlerini kapayıp her kelime ağzından birer ikişer dakikada çıkmak suretiyle ve hafif sesle birkaç söz söylerdi."]84 □ Vahidettin. Bundan sonra başka konulara geçildi. Padişah hazretleri adına önce uygun ve saygılı cümlelerle başsağlığı dilediler. [." 86 Lütfi Bey Almanya ziyareti için de." 83 [Ali Fuat Beyin verdiği bu bilgi..33) □ Başkâtibi Ali Fuat Bey: "Sultan Vahidettin kardeşi Sultan Reşat kadar Arapça ve Farsçayı bilmezse de. o da sırf kendi heves ve gayretleriyledir ki Vahidüddin de onlardan biridir.) □ Başmabeynci Lütfi (Simavi).24) □ Rıza Tevfik: "Kasden açmış olduğum hükümet şekilleri bahsinde biraz konuşunca derhal anladım ki [Vahidettin'in] bu konularda bilgisi yoktur." 82 □ Vahidettin'in öğrenimi hakkında N.. Şeyhülislam Musa Kazım Efendiye durumunu açık yüreklilikle itiraf etmiştir: "Ben bu makam için hazırlanmadım. Fakat buna da şaşmadım ve bu bilgi yoksulluğunun kabahatini kendisine yüklemek istemedim. Fakat takdir-i ilahi ile bana teveccüh etti. Vahidettin Efendi. hatta lakırdı söyleyebildiğine bile kani değillerdi. Şaşmış bir haldeyim. şu bilgiyi veriyor: "Çocukluk ve gençliği türlü hastalıklar içinde geçmiş. Fikirlerini kâğıt üzerine koymakta zahmet çekmezdi. o zamanın üslubuyla şunları söylüyor: "Veliaht hazretlerinin meftur oldukları (yaradılışında bulunan) nezaket.. bu yüzden layıkiyle okumaya.274 vd. Kendisinin konuşmayı pek iyi idare ettiğini belirtmek isterim. şayet bir şey öğrenebilmişlerse.] Bu makama gelmeyi beklemiyordum. Ekser vükela kendisinin iyi söz söylediğine değil." 85 _8 . Bu tanışmada tercüman olarak sadece ben hazır bulundum. Yazması." (s.Fazıl Kısakürek. Fakat bir adamı birkaç kere yanına kabul edip de kendisine alıştıktan sonra gittikçe açılarak bazen bir saat düzgün söylerdi. bu ağır vazifeyi üstlendim. [. [. o da fıkıhla (İslam hukuku ile) ilgilenmişti." (s. Zira pek iyi biliyordum ki o zamanlar şehzadeler bilgisizlik içinde yaşarlardı.] Devrin en iyi hukukçuları kadar fıkıh bilirdi. bana dua ediniz." 87 de bi an den ne türlü zararlar doğduğunu açıklamak ve kanıtlamak için sayfalar doldurmak icab eder. Halleri acımaya layık olan bu zavallılar. ciddi bir tahsil görmeye imkân bulamamıştır. [.

7. ömrümün devr-i ahırında (son döneminde) bu bar-ı azimi (büyük yükü) vallahi. tabir ettirir..218. entrikaya. İstanbul hayat ve maişetiyle az çok uyuşmuş bir Anadolu softası şivesiyle söz söylüyordu. Biraz okuyup yazmış." (Osm. s.. saltanat tahtının kuş tüyünden minderleri üzerine oturup gömülmedim.. İstanbul Elçiliği eski çevirmeni A. bir gün yeniden tahtına döneceğini umut eder.Jeschke. billahi. kendisini tamamen serbest gördükten ve bilhassa muhataplarının güvenilir adamlar olduğunu anladıktan sonra.C. Uşaklıgil. 6 Temmuz 1918 günü bir not de bi an _8 . T. IV. Hilafet. s..93 • Birçok devlet işlerini gizlice yürütmeye meraklı. Kronolojisi.1920 günlü mülakat hakkında rapor.8. 42.442)90 • Savaşın ağır bir yenilgiyle bitmesi ve acı sonuçları. Br. No.□ Almanya gezisine katılan M. İstanbul'u terk ettikten." 94 □ Tahta çıkınca. Ledoulx.Z. şahsiyetini olduğu gibi göstermekte artık sakınca görmüyor. tallahi kabul etmezdim. gizli düzenlere.23) • Sultan Reşat'tan sonra tahta çıkmasını. 229) • Ağzı sıkı. Görüp İşittiklerim. [halkın] kendisini milli bir ümit timsali haline getiren bu ruh halinden yazık ki yararlanamadı.31. s. hakkında bilgi toplamak isteyen Fransız Dışişleri Bakanlığına..Gurbet Cehenneminde. bigarezane (kinsiz) ve bitarafane (tarafsızca) idare-yi umur edecek (işleri yönetecek) bir halefim (bir yeni Padişah adayı) olsaydı. adamlarını istihareye yatırıp geleceği keşfetmeye çalışır. şöyle yazıyor: "..Kemal de. s. Aramızda ciddi ve samimi sohbetler oldu. karışık girişimlere düşkünlüğü olan Vahideddin Efendi.. Dritnavtlarıyla (büyük savaş gemileri ile) mücehhez (donatılmış) bir kuvvet karşısında bulunuyorum." 88 □ Osmanlı Mebusan Meclisi Başkan Vekili Hüseyin Kazım Beyin izlenimi de şöyle: "Vahideddin'i ilk defa görüyordum.XIII. □ Anlaşılan eskiden beri gizli iş yapmaya eğilimi var ki Başkâtip H. İstanbul'da [Çengelköy'deki köşkünde] ilk buluştuğumuz vakit." 89 □ Amiral de Robeck'in raporu: "Büyük bir karakter gücüne veya şahsiyete sahip olmamakla beraber çok samimi ve nazik bir zat olup oldukça zihni bir idrak de göstermektedir. Düşündüm ki bu zat akıllı olmalıdır.. (V. □ Vahidettin diyor ki: "Eğer akilane (akıllıca). umutla karşılar. Hayret ettim. s.Yaradılışında hileye." (G.." 92 • Rüyaya inanır. 21. □ Danişmend diyor ki: "Sultan Vahidüddin.. bu görgü tanıklarını doğrulamaktadır: "Vahidettin bu sözleri çok ağır fakat düzgün söylüyordu. yeni Padişah için gerçekten talihsizlik olmuştur. savaş ve baskıdan yılgın ve yanık halk. İngiliz Belgeleri.91 Ben milletin ateşli külü üzerine oturdum. o dönemi bilenlerce anlaşılması kolay olan sebep ve şartların tesiri altında garip bir hal gösteren Veliaht. gördüğü bir rüyaya dayanarak.

çağının bütün hükümdarlarının tersine.1918) kapatır. bazı kimseleri gizlice özel dairesinde k abul eder. İzzet Paşaya tek bir kelime bile söyletmedi.99 Ama onu da açılı- de □ "A.• Rol yapması: • Meşrutiyetçi değil.162). 27 Ocak 1919 günü. Büyük bir şaşkınlığa uğradım. olumsuzdur.İzzet Paşa ile birlikte huzura girdik. Padişah yorgun. ağır ve muzda -rip görünmeye çalışan bir sesle İspanyol gribinden çok zahmet çekmekte olduğunu öyle bir halde ve öyle bir dilde anlattı ki buna ben de inandım ve gerçekten üzü ntü duydum.Fuat Beyi değil de adamı Refik Beyi kullanır (s. Açıkça mutlakiyetçi saltanattan yanadır. Sesi de son derece gür ve sağlamdı. Eski Sadrazamı görünce Padişahın takındığı tavır ve hareket dikkatimi çekti. Hep kendisi konuştu. benden gizli birçok kimselerin. hatta İtilaf Devletleri (İngilizler. kim ve ne oldukları belli olmayan adamların. bu kurulun verec eği kararlarla bağlı olmayacaktır. Kısaca şö yle: "Şeriatte müşavere (danışma) varsa da danışılacak kimseler ancak ulema ve İslam büyükleridir. yerinde göreceğiz. Şeyhülislam Musa Kazım Efendiye açıklamış. açılmasını engellemek mümkün olmayınca da hastalık bahane ederek açış konuşması yapmaktan kaçınır. Parlamento hakkındaki düşüncesi.Fuat Bey özetle şöyle diyor: "Bu baskı neden dolayı. Notunda Vahidettin'i "içten pazarlıklı "diye nitelemektedir. en gerekli olduğu bir sırada (21. Çehresinde hastalıktan en küçük bir iz görülmüyordu. Padişahça seçilecek üyelerden oluşan bir kurul kurmak gereklidir.12. [. yabancıların amansızlığından ve baskısından şikâyet eder. .) □ Başmabeynci Lütfi Bey daha açık yazmaktadır: "Mart 1919. Bu konudaki görüşünü. Bu bakımdan parlamentonun yerine. A. Tabii Padişah. Ali Fuat Beye. Sarayda nizamsızlık (kuralsızlık) ve intizamsızlık (düzensizlik) günden güne ve hissedilir şekilde artmaktaydı.182vd.. 181).] İzzet Paşayı uğurlayarak tekrar Padişahın yanına döndüm. benim için esrarla dolu bir konuşma olarak kalmıştır.188. Padişah böylelikle güya çok ustaca bir siyaset güttüğü kanaatindeydi.] Padişahın hiçbir şeyi olmadığı halde. "Her gün yüzlerce gizli yazı aldığını" söyler (s. s. ikincisini açmak istemez. hükümetle haberleşmek için görevi bu olan A. Fransızlar vb) uyruğundan.. Biraz önce müthiş hasta görünen Padişah şimdi tamamiyle iyileşmişti. bu kadar ustaca hasta rolü oynayışına hayran kalmıştım. [.240).95 □ Adına gelen yazıların açılmadan kendisine verilmesini emreder (Görüp İşittiklerim. bazı temasları gizlice yürütür (s. mütarekeden az önce." (s. Padişahın huzuruna kabul edildiklerini duyuyor. 210). ilk seferinde. kimler tarafından ve hangi aracı ile yapılıyordu? Açıklamadığı için bu." 98 Meclis-i Mebusanı. Başmabeynci olduğum halde. vakitli vakitsiz. görüyordum." 96 Bu gizli ilişkilerin ayrıntısını." 97 bi an _8 verir.

s. oradan Rus İmparatoruna bir telgraf çekmiş. gücünü yitirecek." (s.197)108 bi an Hürriyet ve İtilaf. Derviş Vahdeti'nin karanlık derneğine de üye olduğu anlaşılıyor. Vahidettinci bir yazardan dinleyelim: de "Yunan idaresine geçen Selanik'e giderek. Vahidettin'in. gırtlağına kadar günlük siyasete gömülmüş din adamlarından. sırf İttihat ve Terakki iktidarını devirmek amacıyla biraraya gelen.. Veliaht ve Padişahtır.102 Damat adaylarının bile 'İttihatçılığa bulaşmamış olmasına" çok önem vermiştir. Hükümetlerin kuruluşuna ve işine karışır. 11 Nisan 1920'de kapatacak.şından 3 ay sonra. Vahidettin'in daha şehzade iken bir 'takım' kurduğunu ve siyasi olaylara karıştığını ileri sürmektedir. İngilizler tarafından tutuklanıp Malta'ya götürülmelerini. tabansız ve devre dışı kalacaktır. • İttihat ve Terakki Partisi'nin amansız bir düşmanı.37. en ileri batıcılık yanlılarına kadar her çeşit muhaliften oluşmuş bir tepki partisi. taraf tutmuş ilk Şehzade. bir İttihatçı hareketi ve bolşeviklik olarak gör ecek ve sonuna kadar da bu saplantısını sürdürecektir.105 □ Lütfi Simavi.] Gidip katıldı. Kaçıracağım.107 Derviş Vahdetinin mahkemede verdiği ifadeye göre. devletin yargı hak ve yetkisine bir tecavüz olduğunu düşünmez. İstanbul yönetimi. İstanbul Hükümetleri.101 Bu çağdışı tutumu yüzünden. Onunla İttihatçılar aleyhinde anlaştık.104 • Hürriyet ve İtilaf Partisine yakınlığı: □ Hürriyet ve İtilaf Partisinin kurucularından ve üyelerinin çoğu gibi eski bir İttihatçı olan Dr. [.100 Olaylar ve belgeler.374." (s. Bu kusur değil iftiharım sebebidir. Damat Ferit'in de bir ara Başkan olduğu108 bu partinin. (Sina Akşin. Arnavutları isyana teşvik ettiğimi ben kendi elimle yazdım.218) Çağın baskın eğiliminin milliyetçilik olduğunu bir türlü kavrayamayan çevresi gibi o da Milli Mücadele'yi. 1911'de. partinin liderlerinden Sadık Bey hakkında şu bilgiyi vermektedir: _8 . dolayısıyla yalnız saraya bağlı hükümetlerle yönetmek istediğini gösteriyor.istemişti. (Görüp İşittiklerim. bu işe el koymasını -açıkçası Rusya'nın Osmanlı Devleti'ne saldırmasını. s.Rıza Nur da anılarında şöyle yazıyor: "Yakovalı Rıza Bey Sinop'ta sürgündü. Kurtuluş Savaşı dönemindeki tutumunu. Osmanlı Meclisi tarihe gömül ecektir. İttihatçılar hükümetini devirdik. Arnavutluk'ta isyan yapacak. ülkeyi Meclise dayanmayan. 378) Mahmut Şevket Paşa. gidecek.103 İttihatçıların.38) Kısacası günlük politikaya karışmış. çok kısa bir süre sonra. İttihat ve Terakki iktidarının Türkiye'yi mahvettiğinden söz ederek. tersine "hayırlı bir iş" olarak değerlendirir.

Onunla Vahideddin arasındaki ilişkiyi. Ala frangalıkta frenkleri de geçmişti. bugünü ve geleceği Vahidettin'in varlığına bağlı. Son Sadrazam Tevfik Paşa Ferit'ten 'yalancı' diye söz ederdi. Şimdilik.. İttihatçıların kendilerine zulmettiğini iddia eden Ermenilerle birlikte hareket edip onlara katıldıkları gibi. Üçüncü Bölümde geniş olarak ele alınacak. omuz üzerinde baş bırakmamak' olmuştu. kolay tatmin olacağa be nzemiyordu. güvenilir ancak iki kişi bulabilmişti. İltifat görmeyince bu sefer ona da düşman oldu. özellikle Veliaht Abdülmecit'e uzak. • Vahidettin'in İngilizciliği: Vahidettin'in. böyle bir önlemin bu denli geciktirilmesinden doğduğunu açıklıyordu. s.Ferit'in Dahiliye Nazırı): "Altıncı Mehmet. Damat olunca Londra Elçiliğini istedi. [ikincisi dünürü Tevfik Paşadır].□ "Hürriyet ve İtilafçılar. sevincini gizlemiyor. 1853 doğumludur.4) _8 . Britanya memurlarının kontrol maksadıyla memleket içine gönderilmesini ve Britanya subaylarının idareye yardımda bulunmalarını rica etti. düşmanlarımızla aynı seviyede ve hizada görünmekten bile çekinmemişlerdir. Kemal İnal: "[özettir] Ferit Paşa." (Jeschke. □ İ.M. tayin edilmeyince Abdü lhamit'e gücendi. öyleyse kendisine ihanet etmesi düşünülemez. General Milne'in 16 Aralık 1918 günlü raporunun özetini aktarıyorum: □ "Padişah. İngiliz emelleriyle inanılmayacak uygunluğa bakınız: İstanbul'un işgali karşısında Hürriyet ve İtilaf Partisi. tek üzüntüsünün. Abdülme-cit'in damadı olduğu için Sultan Aziz koluna. görgü tanıklarının yardımıyla izleyelim.96) Vahidettin'in şehzadeliğinden beri yakınlık duyduğu parti.109 işte böyle uğursuz ve işbirlikçi bir parti. s. Pek uzun olan tırnaklarından herkes iğrenirdi. ‗inemlekette İttihatçılardan taş üzerinde taş. Hürriyet ve İtilaf Partisinin kuruluş çalışmalarına katıldı.2029-2094)110 □ A. yoğun ve ciddi uyarılara rağmen beş kez Sadrazamlığa getirdiği Damat Ferit'i de tanımak gerekiyor.. Son Bozgun. İçteki muhaliflerin.112 İttihatçıların da. sonra devleti teslim etti." (V. Reşit (Rey) Bey (D." (Son Sadra-"zamlar. İngiliz Belgeleri. Bunlardan birincisi eniştesi Ferit Paşa. Hürriyet ve İtilaf Partisi yandaşı olduğu için dışladığı bir adam.Vakkasoğlu.. Meclisin İttihatçılar tarafından seçilmiş olması sebebiyle dağıtılmasını isteyen İngilizlerle de aynı şekilde düşünüyorlardı. Bu görüşle Damat Ferit Paşaya sarılarak İttihat hükümetinin düş- de bi • Sadrazam Damat Ferit Paşa: an Bu konu. İttihat ve Terakki Derneğine yaranmak ve bu yolla büyük bir makam yakalamak için derneğin meddahı kesildi.111 Ferit Paşa. 1. dıştaki düşmanlarla ortaklaşa yürüttükleri kin harekâtının parolası.C. Vahidettin'in ablası Mediha Sul-tan'ın ikinci kocasıdır. Vahidettin de eskiden ‗inelun' derdi. Türkiye'nin idaresini mümkün olduğu kadar çabuk ele alması için Britanya Hükümetinden istirhamda bulundu. S. İntikam duygusu iliklerine işlemiş olan bu zümre.

. 'Danıştay'ı hiç idare edemem. devletin kanun ve düzenini bilmelidir.. onun büyük güvenini kazanmış ve onun gözünde memleketin en değerli devlet adamlarından biri imiş gibi görülmeye başlamıştı..Kemal İnal: de bi an _8 ." (s.. biri de -Mediha Sultanın ilk eşinden olan. biri kocası Ferit Paşa.Kemal İnal'ın eki: "Sonra. Adeta Hünkârı kendi tekeli altına almak isterdi. 2079)113 □ Ali Fuat Türkgeldi: "Ferit Paşa mütelevvin-ül mizaç (değişken mizaçlı)..273. S.. 'Dünyada üç melun vardır.43. rica ederim ısrar buyurmayın' dedi.. çünkü oraya başkanlık edecek kimse. s.214." (s. 46.. daha kolaymış gibi Sadr azamlığı kabul etti.115 Ferit Paşa hakkındaki bu derece tutkunluğunun sebeblerini anlayamamışımdır. Bütün hali ve hareketleri incelenirse cahilliğine ek olarak teleyyün-ül dimaği ile malul (beyni sulanmış) olduğuna hükmetmek zaruri idi. 276) □ Rıza Tevfik: "Damat Ferit Paşa." (S. Vahdettin tahta çıktıktan bir süre sonra.mesine kadar eniştesi ile aile muhabbeti yapmış.. Zeki olarak bildiğimiz... 69) □ İ. İ.. kendi taht ve tacını feda edecek derecede tutkunluk gösterdi. sonraları nedense fikrini değiştirmişti." (s.oğlu Sami' dermiş. Acemi cinci hoca gibi cinleri topladı da dağıtamadı. 244) □ Tevfik Paşa (Okday. hiç olmazsa öyle görmek istediğimiz Su ltan Vahidettin. Tevfik Paşa kabinesinin devrilmesini dört gözle bekliyo rdu.M.") □ Lütfi Simavi: "Vaktiyle 'kız kardeşini bu adama vermekle budalalık ettiğini' yakınlarına söylediğini duyduğum Padişah. Makam tutkunu olduğunu ve kendine çok güvendiğini fark ettim. [. 'Aman efendim.. Öyle bir zamanda. Avrupa'nın umumi siyasi tarihini de bilmiyordu. gerçekten çok yazık ki. eniştesinin elinde daima bir kötülük aracı (asli: alet-i şer) olmaktan kendini kurtaramadı. ben bilmiyorum. bunlar bir saç ayağıdır: Biri bizim hemş ire (Damat Ferit'in eşi Mediha Sultan). Olayların gelişiminden ve içinde bulunduğumuz durumdan tamamen habersizdi. bir koca nezareti nasıl idare ederim' dedi. bukalemun meşrep (her renge girer) bir adam olup bugün ak dediğine yarın kara der ve esas fikrinin ne olduğu bilinmezdi. En büyük marifeti de gösterişi idi.] Hali. Ferit Paşa ile yardakçılarının. düşüncesi kısa. Sami'ye de sevgi ve övgü ile davranmaktaydı. ondan sonra da kendisini Sadrazamlığa getirmiştir. 496.Sadrazamlar'dan alıntı. bilgisi daha kısa idi. hareketi cali (yapmacık)...2037. Ne kimsenin Padişah ile görüşmesini. son Sadrazam ve Padişahın dünürü): "[İlk] kabineyi kurmak için uğraşırken. Dar bir saray muhiti içinde otuz şu kadar yıl yaşadığı için dünyadan kesinlikle haberi yoktu. 44.425. Ayan'da (senatoda) arkadaşımız olan Ferit Paşaya.114 Oysa tahta çıkmasından sonra kızkardeşine saygı ve Ferit Paşaya karşı da.. 'Siz de bir nezaret (nazırlık/bakanlık) kabul etseniz' dedim. Damat Ferit. 531) □ Ali Fuat Türkgeldi: "[Vahidettin'in yakın adamı olan] Refik Beyden işittiğime göre Padişah şehzadeliğinde.." (s. önüne çıkmaları kendisi için bir felaket oldu.M.2037. ne bir yazı sunmasını ve ne de muhalif bir gazetenin Padişah tarafından görülmesini isterdi. orası nezaretler gibi değildir' dedim. ben [önemli bir] işte bulunmadım." (Son Sadrazamlar. 'Danıştay Başkanlığını alınız.

2051. Vahideddin'in ona olan sevgi ve güveninin azalmam ası. Paris Konferansında. İşte Enişte Paşanın Sultan Vahideddin Han'ın gözleri önünde canlandırdığı umacı. 2053) □ Hüseyin Kazım Kadri: "Damat Ferit'in başarısızlığı ve cahilliği ve tecrübesizliği ile her işte üzülecek duruma düştüğü ardarda anlaşılmış ve çevresinden de yararlanmaya kabiliyet gösteremediği ve Padişahı da sorumluluklarına ortak etmekten uzak kalmadığı defalarca görülmüş iken. bu realitedir. aklı başında vükelası da (vekilleri de). kararsız. Zira gerek İngilizler. kendi düşüncesi gibi doğru düşünce dü nyada yok zanneder. zekâsı sınırlı.Hakkı (Okday): "Kayınpederim Sultan Vahideddin'in Ferit Paşa hakkındaki anlaşılmaz bağlılığını. hatta bendeganının (yakın adamlarının) ve yaverlerinin büyük bir çoğunluğu da hiçbir vakit anlayamamışlardır."Böyle bir adamdan devlete ve millete hizmet bekleyenler de. en hain bir siması olmuştur. 'Sultana etki eden tek insan olduğunu' söylüyor. henüz barış yapmamış düşmanlar gayet insafsız hareket edecek. Çünkü seçtiği kimse akılca. eniştesinin bu oyununa gelmesidir. gerekse Fransızlar. Sultan Vahideddin Han gibi vesveseli. ancak ve ancak kendisine itimat etmekte. irfan ve iz'anda onun gibi olduklarını kanıtlarlar. Bu zatı yakından tanırım. her kim olursa olsun.. Başkâtibinin yaradılış itibariyle zekâsından bahsettiği Sultan Vahideddin'in bu gözbağcılığa bütün varlığı ile inanması. çok gizli ve kişiye özel yazı: "Ferit. maddi ve manevi sorumluluk. hele sağduyusu. 4 Ekim 1920. s.. Uzun boylu. bir şeyden şüpheleniyorduk: Bu da Enişte Paşanın. gayet kendini beğenmiş."117 □ Dr. İşin asıl tuhaf tarafı. her şeyden şüphelenen. Türk tarihinin Osmanlı kısmının en uğursuz. 283) □ İ. bizler gibi yakınları da." (s.. Hükümetin başına getirilecek kimsenin her türlü üstün nitelikleri olan seçkin biri olmasına dikkat e tmek Padişahın en önemli görevidir.C. Toros dağlarından aşağıda (ötede) Türk mevcut olmadığını." (Son Sadr azamlar. düşüncesini kanunların üstünde sayar bir adamdı. fakat gayet mağrur. muhakeme ve mantığı gayet bozuk ve yanlış. açıklanması kabil olmayan bir haldir. 190) de bi an _8 .. 1.Rıza Nur: "Ferit Paşa. Mesela Damat Ferit Paşa. o kimseden çok Padişaha düşer. her türlü usul ve kanuna hiç uymaz." (TürkTarihi. benim gibi Padişahın damadı sıfatıyla pek yakınında bulunanlar. söyleyecek kadar cehalet ve alçaklık göstermişti]. kendi uydurması birtakım hayal ürünü tehlikelerle karşı karşıya bırakıp onu korkutmak suretiyle birtakım emellerine muvaffak olabildiğidir... her kelimeyi ağzından ölçü ile çıkaran bu vehimli (kuruntulu) Hükümdar bütün bu safsatalara nasıl inanıyordu?"116 □ Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a. Şu kadar ki. 171. s.. devlet dizginlerini onun idare etmesini arzulamaktadırlar.. pek müstebit ve mütehakkim. Padişahı şuna kesin olarak inandırmıştır ki İstanbu l'u işgalleri altında bulunduran düşmanlar ancak kendisi iş başında bulunduğu müddetçe yumuşak davranacaklardır ve şayet kendisi iktidardan uzakta bulunursa. Hünkârı. devlet ve millete türlü zararlar vereceğinden. tahsili orta derecede. Türkiye'ye kan kusturacaklardır. yetenekçe ve ahlakça güvenilir ve halkın istediği biri değilse.

] Milli Kıyam'ın. O devrin pek buhranlı olan şartlarının geti rdiği şaşkınlık ve zorunlukların tahlil ve münakaşasına bu eserde imkân yoktur. Damat Ferit serserisinin kaçtığını duyduğunda söylediği söz.Hami Danişmend: "Sultan Vahidüddin'in eniştesi.Vahidettinci yazarların bu konudaki kanıları da şöyle: □ İ. Osmanlı yıkılışının en mühim sebeblerinden olan yoz ve çürümüş devşirme ruhunu her manasıyla sürdüren bu vatansız ve imansız Balkan serserisinin. İmparatorluğumuzun son yıllarında devlet idaresine -maalesef.. Gerçekten gayet bilgili ve kuvvetli bir şahsiyete sahip olan Damat Ferit Paşa.. Damat Ferit'i savunan. Sultan Vahidüddin'in hiçbir surette örtbas edilemeyecek en büyük hatası. bugün olanca dehşetiyle gözler önündedir ve bilinen gerçek.86) □ Mustafa Müftüoğlu: "Damat Ferit beş kere sadrazamlık yapmıştır ve sadrazamlık süresi. Allahın inayetiyle zafere ulaşması üzerine Damat Ferit İstanbul'da barınamamış ve 1922 yılının 22 Eylül Cuma günü gizlice yurt dışına kaçmış. 6 Ekim 1923 günü Nis şehrinde gebermiştir. ana-baba bir kardeşi olan Mediha Sultanın uğursuz kocası Arnavut Damat Ferit Paşadır. ne mal olduğunu çok iyi bildiği Damat Ferit gibi bir kâbusu musallat etmesi ve her dediğ ini kabul edivermesidir. hem gitti. Bunu anlamak güçtür...119 Bu Damat Ferit Paşa. hainliğini k abul etmeyen sadece iki kişi var." (Türk Ülküsü.. s.hakim olan bu Balkan serserisinin bütün hayatı. İngilizlere uşaklık ettiğidir.. Sultan Vahideddin'in ‗inelun' dediği Damat Ferit serserisine niçin devlet idaresini teslim ettiği karanlıktır ama Damat Paşanın bütün mel'unlukları.121 Hükümeti bu duruma getirenler de ne Sultan Vahideddin.. Çünkü Damat Ferit'ten nefret ettiği malumdur. Damat Ferit Paşanın Osmanlı Devleti'ne sadrazamlık değil. katiyyen hain olmamakla beraber.122 Sultan Vahideddin. Bugün kabahati bunlara yıkan kalemşor ve politik acıların üstadları olan İttihatçılardı. Diyor ki: "Vahideddin'in etrafı içinde en sorumlu ve hatalı olanlardan biri Damat Ferit 'tir."118 □ Nihal Atsız: "Damat Ferit Paşayı birkaç defa sadrazamlığa getirmiştir. hem devleti bu hale koydu. şu olmuştur: 'Çapkın. burada izahı imkânsız olan çeşitli sebeplerle çok hatalı bir politika takip etmiştir. toplam bir sene. ‗inelun' diye andığı bir insanı birkaç kere sadrazamlık makamına getirmiş olması elbette sebebsiz değildir. O zaman hükümet. İhtimal ki İngilizlerin baskısı ile onu sadrazam yapmıştır. Bu beş sadrazamlığındaki korkunç uygulamaların ayrıntılarına bu kitabın sayfaları müsait değildir. bir ay. Sultan Vahideddin'in."120 • Yakın tarihimizle ilgilenenler arasında. olanca çıplaklığı ile tespit edilip ayrı bir kitapta toplanmalı ve ibret belgesi olarak evlatlarımıza okutulmalıdır.' [. Damat Ferit'i bilhassa de bi an _8 .. Sultan Vahdeddin'in de felaketini hazırlamıştır.. öyle bir zamanda memleketin başına. hatta ne de Damat Ferit Paşa idi. sekiz gündür... işgal kuvvetleri elinde bir nevi kukla durumundaydı. nasıl olup da Sultan Vahidüddin'e o kadar sokulup etkilemiş olduğuna hayret etmemek ve bu hali. zekâsının kıtlığı ve şahsi kinlerini öne katması yüzünden devletin işlerini çıkmaza sokmuş. Su ltan Vahidüddin'in zekâsıyla bağdaştırmak kabil değildir. □ İlki Kadir Mısıroğlu.

M. Damat Ferit Paşa. "Vahidettin Efendinin Paraya Karşı Olan Aşırı Sevgisi" başlığı altında şöyle yazıyor: "Bir iş için Padişahın (Vahidettin) huzuruna çıktığım zaman orada Başkâtip Ali Fuat Bey ile Hazine-yi Hassa (Hanedan hazinesi) Genel Müdürü Refik Beyi buldum. Sultan Vahidettin. İkinci ve Üçüncü Bölümlerde ele alınacak. böyle bir zor altında.Kemal ile İngilizler arasındaki gizli anlaşmayı (!) bilmediği için belki bazı yanlışlıklar yapmışmış.127 Bunlar da İngilizlerin.Kemal Paşa ve Kuva-yı Milliye'ye karşı görünmelerinden doğmuştur. her nasılsa İngilizlere inanmış. Anılarında diyor ki: "[Babamın] Beylerbeyi Sarayında. İstanbul Hükümetini suçlu duruma sokarak Hilafetin yıkılmasını temin etmek (sağlamak) olduğunu anlamakta çok geç kalmıştır.□ Bu konudaki ilk tanık II. şahsiyet ve vatanseverliğini mümkün olduğu kadar göstermekten de geri kalmamıştır. Bu zatlar huzurdan çıktıktan sonra yalnız kaldık.69) Mısıroğlu ailesine kalırsa.Abdülhamid'in kızı Şadiye Osmanoğlu. s. Padişah bu zatlara haremdeki (Padişahın özel dairesi) ve mabeyindeki (Padişahın resmi dairesi) kasaların içinde bulunan eşya ve mücevherler hakkında bilgi ve emirler vermekte idi.124 Üstelik o. s. çantanın dedikodusu mübalağalı şekilde sarayın hademelerine kadar kulaktan kulağa yayılmıştı. bunların arasında.(!) Hükümet merkezi işgal edilmiş. 126 Belki siyasetinin yanlış ve hatalı tarafları vardır."125 (Sarıklı Mücahitler.40-42) □ İkincisi ise. Bu traji-komik iddiayı uzatmanın bir anlamı yok. M. vefat ettiği odada bulunan eşyalar arasındaki (içi mücevher dolu] 'su çantasının' hikâyesi. Ankara Hükümetini değil. Damat Ferit hain değilmiş ama zavallı adamcağız. bilhassa başta geliyordu. daha bir müddet meraklı safh alar arzederek devam etmiştir. _8 . onların asıl maksatlarının. Hanedan Meclisi de her şeyi bırakmış su çantasının bizim elimize geçmesine engel olacak birtakım itirazlar icat ediyordu. Sultan Reşat'ın özel kasalarındaki parayı saydırmakta olduğu- de bi • Vahidettin'in parayla ilgisi hayli tartışmalı. Ferit Paşayı sadrazamlığa getirmiş bulunmaktan dolayı kınanamaz." (Kuva-yı Milliye'nin Kadın Kahramanları. Çanta Beylerbeyi'nde mühürlü olarak bir iki ay kalmıştı. Damat Ferit'in yaptığı bu küçük yanlışlıklar (!) da. an İngilizlerin zoruyla işbaşında tutmuştur. Diğer taraftan. Damat Ferit Paşanın riyasetindeki hükümetin birçok icraatına icabında karşı çıkmak suretiyle. elinden her türlü selahiyet ve iktidarı fiilen alınmış bir Hükümdar. gerçek hilafına.123 Birçok kereler onu bu makamdan uzaklaştırmışsa da işgal kuvvetlerinin zorlaması ile yeniden tayine mecbur ka lmıştır." 128 □ Lütfi Simavi de anılarında. Herkes tarafından muhteviyatı (içindekiler) merak ediliyor ve bir an önce açılması aile efradı (üyeleri) tarafından arzu ediliyordu. Sultan Vahidettin. M. Aynur Mısıroğlu: "Damat Ferit Paşa bu bildiride ifade edildiği gibi asla 'hain' değildir.Kemal-İngiliz gizli anlaşması da.

o sırada oturduğu Yıldız Sarayında ve yanında bulunan musanna (sanat eseri) ve murassa (değerli taşlarla bezeli) bir altın çekmeceyi. Kasalardan çıkan paranın miktarı. bununla birtakım saray eşyası ve sofra t akımları yaptırdığını büyük bir şaşkınlık içinde öğrendim. bilinmez bir sona gittiği halde. Onun mirasının oğullarına [. Bir zamanlar Altıncı Mehmet sözündeki 'altıncı' kelimesinden kinaye olarak altın seven adam manası çıkarılmak suretiyle itham edilmiştir."130 Danişmend'in yaklaşımını paylaşan günümüz Vahidettincileri de şöyle yazıyorlar: □ "Sultan Vahideddin'in birçok meziyeti yanında bir de efsanevi dürüstlüğünü belirtmek icap eder. Çadırda yaşayan kabile ve aşiret reislerinin. Sultan Reşat'a ait bulunan bu para ve mücevhe rler. haremdeki kasanın anahtarlarının ağabeyinin ölümünden ancak bir hafta sonra bulunmasının kendisinde bazı kuşkular uyandırdığını bildirdi. Memleketten pek haklı sebeblerle ayrılırken.. O böyle yapmadığı gibi yanındaki kıymetli eşyaları da oraya teslim edip daha evvel bunlar için verdiği makbuzu geri almak yolunu tutmuştur." (K. Sultan Vahidettin'in ağabeyinden kalan bu parayı. Halbuki gerçek. Buna dair Hazine-yi Hassada elbet bir kayıt olmalıdır."129 Buna karşılık İ.] verilmesi hem kanunun.. şahsi (kişisel) mirası mahiyetinde.. de bi an _8 .nu. Altıncı Mehmet'in bırakıp gittiği muhteşem mücevherler içinde. devletin kendisine verdiği ödenekten biriktirilmiş paralarla meydana gelmişti. eğer şimdi yanlış hatırlamıyorsam. resmi soruşturmayla sabit olmuştur.000 lira idi.Danişmend şöyle diyor: □ "Bu son Osmanlı Padişahının muhtelif taksiratı (kusurları) içinde para ve umumiyetle servet hırsından da bahsedilir. Vahideddin isteseydi bu usulü tatbik etmek suretiyle bütün Hazine-yi Hümayun'u beraberinde götürebilirdi. babasından kendisine intikal eden her şeyi bile Hazine-yi Hümayun'a göndermiştir. Altıncı Mehmet bu kadarla da yetinmemiş.] Bu doğru değildir.] Padişahlar resmen bir makbuz vermek suretiyle Hazine-yi Hümayun'daki her şeyi getirtip yanlarında alakoyabilirlerdi. memleketten kaçarken. 3.. onun kanuni mirasçılarına vermeyip kendi keyfince harcadığını. hem şeriatın emrettiği açık bir gerçekti. [. buna benzer olayların geçeceğini aklıma bile getirmezdim. yeryüzünde misli pek az bulunabilecek kadar namusludur.000'i altın ve kalanı banknot (kâğıt para) olarak 30. hazine dairesine iade ettikten sonra firar ettiği (kaçtığı). bugüne kadar yazılıp söylenenlerin tamamen aksinedir. [. Birçok siyasi hatalarına karşılık. Bu müh im meziyetinin en büyük delili. emirlerindeki insanların her türlü mal ve mülküne sahip çıktıklarını bilirdim ama koskoca Osmanlı hanedanında. Bunlara neden saygı gösterilmedi.H. Dünyanın bütün kanunları baba malını evlada verdiği halde Sultan Vahidüddin'in bunları götürmeye tenezzül etmemesi..Mısıroğlu. malî ahlak bakımından Sultan Vahidüddin. efsanevi bir namus ve istikamet (doğruluk)eseridir. bunun üzerinde durmak istemiyorum. babası Sultan Mecid'in murassa ve ortasında dikdörtgen şeklinde pırlanta büyük bir taş bulunan sorgucu da vardır. şahsi miras olarak padişahtan padişaha geçen Hazine-yi Humayun'a (Saltanat hazinesine) katiyyen dokunmamış ve hatta öz babasına ait olan kıymetli eşyaya bile el sürmeyip hepsini millete bırakmış olmasında gösterilebilir.

Danişmend'in ifadesinin de.1969) □ "Giderken Hazine'den hemen hemen kendine ait eşyalar dışında hiçbir şey almadı.11. Neden mi? Çünkü Osmanlı Devletinde iki hazine vardı: Biri. bazı eşyayı ancak geçici olarak ve makbuz karşılığı saraya aldıra- de bi an _8 . Öteki yazarlar da bu ifadeye kapılıp coşmuşlar. ecdadınıza ve hanedanınıza hediye edilen eşyadır. Bunlar.Osmanoğulları'nın Dramı. makbuzunu getirterek yine Hazineye iade etmişti. bugünün parasıyla (!) elli bin lira para ile gitmiştir. İ. 30. Bir padişahın bu hazineyi dilediği gibi kullanma yetkisi yoktur. O zaman yakınları.H. Hazine-yi Humayun'daki her şeyi. onlara kim bu hediyeleri verirdi? Binaenaleyh bu kıymet biçilmez eşyada benim kadar milletin de hakkı vardır. savaş ganimetleri. kişisel malı olarak anlatıyor ve buna uygun sonuçlar çıkarıyor. Padişahın babadan kalma. vardır.11. bu yazarların gittikçe köpürterek yazdıkları yazıların da. Hükümdarlar tarafından.1966) Görülüyor ki İ.H. Tercüman gazetesi.Danişmend'in ve öteki Vahidettinci yazarların söz konusu ettikleri Hazine-yi Enderun yani iç hazine. Tarihçi Ubucini diyor ki: ". Eskiden para da bulunurmuş. Hami Danişmend. Bu hazine. Hüküm süren Sultan.] Sultan Vahdeddin şu cevabı verdi: 'Haklısınız. Saltanat Hazinesinde. belki de üç milyona alıcısı hazırdır. Saray Hazinesinden çaldığı dört buçuk milyon altın vardı. Geri yollamak istediğiniz kitabın iki. s." (N..' " (R. Hiç olmazsa bunu bir ihtiyat olarak yanınızda alıkoymanız doğru değil midir?' [ dediler. 18.Danişmend'in ve izleyicilerinin iddia ettikleri gibi Padişaha değil. İ.H. hesabını kimseye vermekle mükellef olmadığımız. Son anda yolda okumak için istediği Kuran-ı Kerim'in altın bir mahfaza içinde olduğunu öğrenince. 'Bu Gözler Neler Gördü?'. şahsi malımızdır." 133 Padişah. saltanat hazinesi..Bu Hazine kayıtsız şartsız milletin malıdır. Oysa. Milyonları bile götürmesi işten değilken. yani dış hazine.Cevat Ulunay. padişah yadigârları vb. Hazine-yi Hümayun'dan makbuz mukabilinde 'Kıyametname' adlı kitabı getirtmiş ve minyatürleri iki milyon değerinde olan eseri. Ben bu ih aneti kabul edemem. bu hazinenin sadece mutemedidir (güvenilir koruyucusu). saltanat makamına aittir.Nazif Tepedelenlioğlu. Fakat ecdadım bu milletin hükümdarları olmasalardı. 'Padişahım! Hazine-yi Hümayununuzdaki bütün eşya.ı Mübareke' ile Yavuz Selim'den beri sıkı bir kayıt altına alınmış olan değerli eşyalar."132 □ "[Vahidüddin Han] Malaya zırhlısına binerken eşsiz devlet hazinesinden bir kıl dahi almamak soyluluğunu göstermişti. devlet hazinesi demek olan Hazine-yi Birun. padişahlara gelen armağanlar. Bunlar sizin malınızdır. 'Emanat. Yeni İstiklal gazetesi. 95) □ "Sultan Vahideddin İstanbul'dan çıkmadan evvel."131 □ "[Vahideddin] tamamen Padişaha ait olan Hazine-yi Hassa'dan bir kuruş almadığı gibi baba yadigârı elmaslı bir sorguç ile altın bir çekmeceyi makbuz karşılığı bırakarak gitmiştir. Halbuki Napolyon [kaçarken] yanındaki sandıklarda. ötekuse İ. Roma'dan altın mahfazayı Beytülmale (hazineye) ait olduğu için İstanbul'a geri iade etti (Ne Türkçe). Osmanlı devlet düzeni ve töresi ile zerre kadar ilgisi yoktur.

geçici olarak yanında bulunan ve Hazine-yi Hümayun'a ait olan altın çekmeceyi. Bu geliri yok saysak bile Vahidettin'in aylık ödeneği.020.134 Kısacası bu hazine. bozulmaz töre gereğidir.181) Tabii Vahidettin'e de aynı ödenek verilmiştir. ötekiler de gözü kapalı inanıyor. 500 yıllık saltanat ve devlet töresinin cahili mi ki "Bunlar.Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi koca Hazine'nin tümünü değilse de. Oysa son zamanlardaki en müsrif padişahlar bile içten ve dıştan borç almış ama bu hazinedeki değerlere el uzatmamışlardır. Durum bu iken. çok zengindi. Samiha Ayverdi.000 altın (yaklaşık 40 tri lyon lira) ödenek almış demektir. hem Vahidettin'e saygısızlıktır. "İstese bütün Hazine-yi Hümayun'u beraberinde götürebilirdi". "Babasının elmaslı sorgucunu almamış".141 Refi Cevat Ulunay '20." (Saray ve Ötesi. saltanat mülklerinden gelir gelip gelmediğini. Çünkü ihtiyacı yoktu. "Hazineye dokunmamış". Vahidettin. Ağabeyi Sultan Reşat'ın aylık ödeneği 20. • İstanbul'dan ne kadar para ile ayrıldı? Bu konusundaki iddialar çeşitli. Hazine odalarına giriş çıkış bile çok ayrıntılı kurallara bağlanmıştır. söz konusu nesneleri birlikte götüremez miydi? K. toplam 1.140 H. hesabını kimseye vermekle mükellef olmadığımız şahsi malımızdır" demiş olsun? Besbelli ki Refi Cevat Ulunay uyduruyor. 1918 Temmuzundan 1922 yılı Kasım ayına kadar 51 ay tahtta kaldığına göre devletten.000 İngiliz lirası'143 aldığını ileri sürüyorlar.135 Öyle olmasa bu görkemli hazineden geriye bir efsane kalırdı.138 Zaten Hazine-yi Hümayundan bir şeyler alıp götürmesi de gereksizdi. Her şey kayda geçer.Uşaklıgil özetle şöyle diyor: "Sultan Reşat'a verilen aylık ödenek ve bu mülklerden gelen gelirler birleşince. saltanata ait bir müze-hazinedir. Vahidettin istese.Z. Topkapı Sarayı'nda duruyor!136 Bu yüzden Vahidettin'in. 'küçük bir cep harçlığı' ile ay- de bi an _8 . Bu değişmez töre sayesindedir ki 500 yıllık Hazine-yi Hümayun.137 Ama o zaman ona da -Napolyon gibi. Kızı Sabiha Sultan. hem Osmanlı gerçeğine.bilir. yükte hafif. s. pek müreffeh ve pek muntazam bir saray hayatına yetti.139 Buna ek olarak saltanat mülklerinden gelen gelirler de vardır. pahada ağır bazı şeyleri pekâlâ götürebilirdi. Göztepe '35.M. bugünün (1995 Temmuz) parasıyla (1 Reşat altını = 4 milyon lira) en azından 80 milyar lira tutuyor. gelmişse miktarını bilmiyoruz. anlaşılan aile içi para ilişkilerinde zayıf ama töreye karşı dikkatli. Kapı yüzlerce yıllık töre gereği Yavuz Sultan Selim'in mührüyle mühürlenir. her padişahın dilediği gibi kullanabileceği bir baba mirası değil.hırsız denilirdi. Ancak -ödenek ve mülklerle ilgili işlemleri yapan. Kıyametname'yi.000 altındır. "Milyonları bile götürmesi işten değildi" gibi dayanaksız ve yavan cümleler.Hazine-yi Hassa Genel Müdürlüğünün kayıtları yayımlanmadığı için mütarekeden sonra. yanında kâğıt para '50 bin' lira.000 altın'. Kur'an mahfazasını geri vermesi doğal bir olaydır.142 T. Vahidettin. Peki.

Vahidettin'in bazı maceracılara yardım için verdiği paralar.3. Yanına aldığı paranın miktarı hakkında Vahidettin bir açıklama yapmamış148 tır. bir el çantası ve bir kişi taşıyabilir mi? Bu tür hesapsız iddialara. saltanat ve İstanbul hükümetleri hakkındaki kanı ve düşüncelerini özetle ve sadeleştirerek aktaracağım. İslam alemi kör değil. Vahidettin'in yanında ve hesabında 23.Reşat Paşa tarafından taşındığı ve 'Sultan Vahdeddin'in bütün nakdî servetini (parasını) ihtiva ettiği söylenen bir el çantasına'147 152 kilo altın sığar mı? 152 kilo ağırlığı.145 Biri ötekini tutmayan ifadeler. Erzurum): "Türkiye halkı geçmişteki sisteme isyan etmiştir. üç buçuk yılda nasıl bitti? Bunun cevabını San Remo'da yaşanan gösterişli hayatı görünce bulacağız. 25 kişilik hizmetli kadrosunun aylığı. Tevfik Paşa makam-ı hilafetten bahsediyor! Makam-ı hilafet nerede? Vahidettin. son sadrazam Tevfik Paşanın M.000 altın. temsilcilerini İstanbul'a değil. R.Cevat Ulunay 20-000 altın diyor ki 152 kilo eder. O gün konuşan milletvekillerinin (Efendi ve Hoca diye anılacak olanlar. s. San Remo'daki villada yaşayan 40 kişinin yiyip içmesi. ilerde de tanık olacağız. Tütüncübaşı Şükrü Beyin verdiği oldukça makul bilgiyi esas alırsak. Buna Mediha Sultan ile Kral Hüseyin'in. • Vahidettin'in cesareti. genel görüşme konusu olur. Meclis Başkanlığına resmi olarak yazdığı iki yazı. Ankara'ya göndermiştir!149 Milletin aleyhinde hareket eden bu kişiler haindir!" (I. Zaten buna yakın bir parası olmasa. kendini yıllarca Halife ordusu diye tanıttı. Çoğu da inandırıcı değil. Kurtuluş Savaşı ile ilişkisi ise. Evet canidir! Çünkü bunca kıyım yapan Yunan ordusu. Evet yalnız Bolu hadisesi de bi an rıldığını yazıyor.Dönem Zabıt Ceridesi. Tevfik Paşa 'Ankara ile Bab-ı Ali arasında hakiki bir ikilik yoktur' diyor. Ama bu kadar para. Durumu görmüş.272) Hüseyin Avni (Ulaş. C. 'Vahidettin'in yanında 3. bir beyanname ile olsun. bir İngiliz bankasındaki hesabında da 20. Antalya): "O tahtta oturan kimsenin (Vahidettin) cani olduğunu bilemiyorduk. Saltanatın kaldırılması ve Vahidettin'in hain ilan edilmesi 30 Ekim 1922 Pazartesi günü. 'Y unan ordusu neden Halife ordusu oluyormuş?' demek cesaretini gösteremedi. din bilginleridir). _8 . 24. Vahidettin. bacağı kırılsaydı da saltanat şûrasında Sevres Andlaşmasını kabul için ayağa kalkmasaydı. yaver Zeki'nin lükse ve kumara harcadıkları. paragrafında. Vahdettin‘in kullandığı gurbet parası 140 milyarı geçiyor. Bu bile bugünün (1995) parasıyla 92 milyar lira eder. TBMM'nde.000 altın bulunuyor. o tantanalı sürgün hayatı yaşanamazdı.000 altın' bulunduğunu açıklamaktadır.146 Dr. 50. Rasih Hoca (Kaplan. Üçüncü Bölümde ele alınacak. bu bölümün 9. ilerde ayrıntısını göreceğimiz desteklerini de eklersek.144 Tütüncübaşı Şükrü ise. 40 odalı köşkün kirası. düşman bu propagandayı yaparken o.000 lira kâğıt para ya da küçük bir cep harçlığı ile karşılanamaz.Kemal Paşaya özel.

hatta benim birliklerimin.e. Bir an önce. O mühür milletin idam kararını mühürledi. Konya hadisesi vardır.e. vatana ihanet suçu işlediklerini bildirmektir!" de bi an _8 .g. İsyan etmedik. İstiklal Muharebesini yaparken ve İstanbul aleyhimize bir cihat fetvası çıkarmış iken.(isyanı). s. Kırşehir): "İstanbul'dakiler bizi onlara karşı isyan etmiş olarak ilan ettiler. ayakları.g. Sevres Andlaşmasının üzerinde duruyor. mescitlerimizi. s. bunun İslam aleminde büyük etki yapacağını' yazıyor. yerine genç ve milli bir Türkiye devleti kurulmuştur ve bütün hakimiyet ondadır.e.280)150 Hacı İlyas Sami Efendi (Muş): "İslamın hayatına." (a. bütün İslam muhitinin mukaddesatına kayıtsız kalan Vahidettin'e biat ettiği için sağ elime nefretle bakıyorum. 282) Müfit Efendi (Kurutluoğlu. Bu hareket. kişiliğinin sonucudur. bacakları kopmuş kardeşlerimiz. O halde Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış. milletimizi şu alçağın (aslı: leîmin) adıyla kirletmemek için buna bir son verelim.Karabekir Paşa (Edirne): "Kötü ruhlar (asli: ervah-ı habise) gibi karşımıza çıkan bu adamlar. bize karşı silah kullansınlar diye kandıranlar. bu adamları lanetliyorlar. Müthiş bir esirlik çemberi altında olduğu için bu Padişahın böyle haince hareket ettiğini sanacak arkadaşlar bulunur.. 'eğer Bab-ı Âli barış konferansına gitmezse.. esirliğin gereği değil. doğudaki en uzak köşelere kadar fesat ellerini sal-masalardı.278) K. İstiklal Mahkemesi ile bu adamlara gereken işlemi yapalım. İstiklal Savaşının başlangıcında." (a. bütün gazilerimiz. Anadolu milletine uzatmış ve İstanbul hükümetini lanetlemiştir. Halbuki bugün.. ellerini bize. memleketi alt üst edecek bir hale düşürecek yasa dışı sıfatlar takınmalarına. Hilafet perdesi altında. saltanat cinayetlerine kadar kapı açmalarına. İstanbul'da oturan bir küçük zümredir. zavallı mabetlerimizi. Yozgat hadiseleri sesleri) Sevres'i imza eden Bab-ı Ali değil mi? Tevfik Paşa sadrazam sıfatını kullanmak için hangi mühürü kullanıyor? O mührü kimden almıştır? (Vahidettin'den sesleri) O mühür benim memleketimin. Bunlar idrakten. TBMM' nin kesin emriyle ve ilk fırsatta.. hakkımızı istiyorduk." (a. doğuda İslam. s. bu şerefli günlere iki yıl önce kavuşurduk. Bütün şehitlerimiz.. üç yıl önce TBMM'ni toplayarak kararını vermiştir: Hakimiyet milletindir. gerek Çanakkale'de. Kendilerine verilecek cevap. Gasp edilen hakkımızı geri almak ve yaşamaya layık bir millet olduğumuzu dünyaya ispat etmek için toplandık. İslam kardeşlerimizi.g. gerek Irak'ta sürekli İslam askerleri ile savaşmak zorunda kaldım.274. TBMM hiçbir zaman fırsat vermeyecektir. malikâne gibi zorla gasbedilmesi sonucu kullanılan cinayet mühürüdür. karargâhımın içine kadar Ferit Paşa melunu zehirli mektuplar göndermemiş olsaydı.g. vicdandan yoksun birtakım insanlar. kendi şahsım adına ve kumandan olarak söylüyorum.275) Rıza Nur (Sinop): "Türk milleti. (Gülmeler. Tevfik Paşa. Genel Savaşta cihad ilan edilmiş iken." (a.281. s..e.

(306 sayılı karar. Hal böyleyken. s...e. İstanbul'da düşmanlar ile işbirliği yapmış olanların. 292) Saltanatın kaldırılması hakkında Rıza Nur'un yazdığı önerinin gerekçesinde. dış düşmanlar. büyük felaketler içinde korkunç biçimde çalkandıktan sonra. "İstanbul hükümetinin. s.. onun birinci maddesiyle egemenliği Padişahtan alıp doğrudan millete. (s. yaşa sesleri) Önce bu kişiyi tahtından indirelim!" (a. Bence düşmanların da sonuncusu (Vahidettin) bugün halledilmelidir!" (a..g.e.291.. (a. sonunda tarihe karışmış bulunduğu bir anda. s.e.Avni ve Ziya Hur-şit'in de bulunduğu 14 kişi de.g. "Padişah ve İstanbul hükümeti hakkında koğuşturma yapılmasına" da karar verecektir. Türkiye'de Büyük Millet Meclisi ve onun hükümet ve ordularını oluşturarak. hâlâ saltanat ve Osmanlı ailesinin haklarından söz etmelerini görmekle.315) 152 Görülüyor ki Vahidettin'in hainliği.286) Nusret Efendi (Erzurum): "Bab-ı Âli ve Saray ölmüştür. Kurtuluş Savâşı'nın kısa bir özeti yapılıyor.g.g. besmele ile taşlanmasını" önerir. aralarında H. yakıştırması.313) Saltanatın kaldırılması hakkındaki iki maddelik karar.g. hem dış düşmanlarına karşı ayaklanmış ve hem de o düşmanlarla birleşip millet aleyhine harekete gelmiş olan Saray ve Bab-ı Âli'ye karşı mücadeleye atılarak. resmi tarihçilerin ya da 'devrim kalemşörlerinin' bir iddiası.294) Diyarbakır milletvekili Hacı Şükrü Efendi. Bu karar kaldırılabilir mi? Nasıl kaldırılabilir? Sonra neler olur? İşte size üç ilginç bulmaca! de bi an _8 . bu görüşmelerin ışığında.. s. 1/2 Kasım 1922 gecesi kesinleşir. 285) Ali Fuat Paşa (Cebesoy.. "İstanbul hükümetinin ve Vahidettin'in. Bir bölümünü sadeleştirerek aktarıy orum: "Birkaç yüzyıldır. Saray ve Babı Âli ile fiilen ve silahla ve bilinen çetin zorluklar ve acı yoksunluklar içinde savaşıma girişmiş ve bugünkü kurtuluş gününe ulaşmıştır.e. s.e. s. (Karar sayısı 308) Karara sadece bir milletvekili muhalif kal-mıştır. vermiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve gerçek sahibi olan Türk milleti. milli varlığın ruh ve manasına aykırı olan yazısına cevap bile verilmemesini" ister.. iftirası filan değil. Ankara): "Hâlâ İstanbul entrikası son bulmuyor. bir anayasa çıkararak.284.289)151 TBMM o gün. Türk milleti.." (a. (Bravo. Saray ve Bab-ı Âli'nin hainliğini gördüğü zaman. Anadolu'da. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararıdır.(a. Saray ve Bab-ı Âli'nin (hükümetin) bilgisizliği ve akılsızlığı yüzünden devlet. şaşkınlığa uğramış bulunuyoruz.

Eski devrin önde gelen Nazırlarından (bakanlarından) olup Milli Mücadele'ye karşı yazılar yazan Ali Kemal Bey. s.. onu vatan hainliği ile suçlayan bir karar almıştı. s. "Vahidettin."153 Vahidettinci yazarların154 görüşleri de şöyle: □ K. Asla İngiliz emellerine alet olmamak şartıyla bu mevzuda onları vazifeye davet etmek hakkıdır.Mısıroğlu'na göre: "Sultan Vahidettin'i son derece düşündüren ve endişelendiren bir hadise oldu. Bu vaziyette ne yapmalı? Ya memlekette kalıp başına gelecekleri tevekkül ve teslimiyetle beklemek yahut sultanlık vasfını kaybetmiş ve adi bir fert düzeyine inmiş insan sıfatıyla vatan dışına göçmek. İstanbul'da yakalanıp zorla İzmit'e götürülmüş ve orada Nurettin Paşanın emriyle askerlere linç ettirilmiş? Saraya her gün Sultan Vahideddin için iyi düşünülmediğini gösteren haberler gelmekteydi. Sultan Vahideddin hakkında da ileri geri konuşuyorlardı. ayrılış sebebi olarak. Uzun nefs muhasebe ve murakabelerinden sonra kararını veriyor: Vatanı terk edecektir.274)159 □ Mısıroğlu. Halife sıfatıyla hakarete uğramak istemeyen Padişah. Fakat onun bir de Halifelik sıfatı var ki yüz milyonlarca Müslümana şamil bulunmakta ve bu bakımdan mahalli (yerel) kararların üstünde bir mahiyet arz etmekte.Mücahitler. de bi an _8 . akşamları fener alayları tertip ediyordu. Halife sıfatıyla alaka isteyebileceği tek devlet İngiltere'dir.) "Halk zafer sarhoşluğu içindeydi. s. Vahidettin'in son Başkâtibi Rıfat Beyi. dünyanın gözünde gayet ağır ve namus kırıcı bir hareket olduğunu düşünemez ve vaktiyle Sultan Cem ve Mustafa'nın acı sonunu bilmez bir kimse değildi." (S. Vahdettin'in de öyle asılacağında şüphe yoktur" yolundaki sözlerini son derece korkmuş ve.] Padişah vatanından ayrılmak mecburiyetinde kalmıştır.. Bazı kimseler.102 vd. doğup büyüdüğü ve hükümdarı olduğu vatandan (17 Kasım 1922 günü) ayrılmak zorunda kalmıştır.] İzmit'e götürülüp parça parça edilmiş Ali Kemal misali vardır ve onu bu hale getiren Nurettin Paşa. bir başka yerde de şöyle diyor: "Hanedana hakaret edilmesini önlemek amacıyla. cumhuriyet kurmak için kararlı idiler. O zamanlar İslam kitlelerinin büyük kısmı İngiliz idaresinde olduğuna göre." (Hilafet.. heyecanlı nutuklar veriyor.Fazıl Kısakürek: "Önünde [.. Fransız Büyük İnkılabı olaylarını taklit. etmekte oldukları "O zaman Fransız hükümdarı ihtilalciler tarafından nasıl idam edildi ise. 'Asılacağı' sözü halk arasında konuşulmaya başlamıştı."156 (Osmanoğulları'nın Dramı. Gündüzleri meydanda toplanıyor.dinleyelim.157 Araya karışan bazı kötü maksatlılar. saltanatı yüzüstü bırakıp kaçmanın.94)160 □ N. Hatta tramvaylara tebeşirle 'Kahrolsun Sultan Vahideâdin!' diye yazılmıştı.4. aynı şeyin Vahidüddin'e de yapılacağını ilan etmiştir. can kaygısına düşmüştü.158 Bu durumda kendisini emniyette hissetmeyen [. Esasen bir gün önce de TBMM. Bunlar. Vahidettin'in İstanbul'dan ayrılmasının sebepleri □ Önce.

94) Az önce TBMM'nin verdiği karardan söz eden kendisi değil miydi? Artık herhangi bir kişinin girişimi söz konusu olabilir mi? Vahidettin'in de TBMM'ne karşı direnebileceği düşünülemez.195) [Ayrıntıları Üçüncü Bölüme bırakarak. iki kere Vahidettin'e TBMM'ni tanımasını teklif etmiş. Vahidettin ikisini de reddetmiştir. Acaba İngilizler.C. kaş yapayım derken. Vahidettin'in kaçmasını içine sindirememiş olacak ki başka sebepler de ileri sürerek haklılığını pekiştirmeye çalışıyor ama olayı da doğal yatağından taşırıyor: "Acaba Sultan Vahideddin'in vatandan ayrılmasını gerektirecek ölçüde hayatına karşı ciddi bir tehlike var mıydı? Doğrusunu isterseniz hem vardı. (Jeschke. bunu olsun kabule mecbur değiller midir?" (S. İngilizlerin desteği ile fiili mücadeleye girişebilirdi. bu kadar büyük bir şecaat (kahramanlık) ve ulviyete (büyüklüğe) yer yoktur.94) Yani Halife-Sultan. Diyelim ki Vahidettin'in gözü bunu isteyecek kadar karardı. s. bu bakımdan tehlike de vardı. s. Bakın. s. Onun şahsı ve tahtından başka bir şey düşünmediğini söyleyip yazanlar. göz çıkarıyor. hatta Milli Mücadele'ye iştirak için gönderdiği Şehzadelerin geri çevrilmiş bulunması gibi sebeblerin onu. tahtında kalmak için işgalci İngiliz kuvvetleri ile vatanı kurtarmış Türk ordusunu çarpıştıracak! Mısıroğlu. Ama K. Vahdettin için muzaffer Türklerle İstanbul içinde dövüşmeyi göze alırlar de bi an _8 . Padişahın memleketi kendi arzusu ile terk etmek çaresizliğinde kaldığını. Mücahitler. Hemen kıymet ölçümüzü belirtmek için kaydedelim ki Vahidüddin'in asil kalbinde.Ayverdi. hakikaten vardı.Mısıroğlu düşünüyor. bu hazin karara sevketmiş olduğunu söylemiştir.. 3. Vahidettin'in kaçış sebeplerini şöyle açıklamış: "Rükneddin Sami Bey.Mücahitler.161-162) Anadolu'ya geçen bir tek Şehzade var: Ömer Faruk. Şöyle ki ona fenalık yapmak isteyen kimseler. Anadolu'dan sert ve olumsuz karşılık geldiği doğru değildir. 197) □ Mediha Sultanın oğlu Sami Beyin çocuklarından Rükneddin Bey." (Aktaran S. iki hususu şimdiden açıklamak doğru olacak: Vahidettin'in gösterdiği bütün iyi niyetlere. hem de yoktu. böyle bir emeli gerçekleştirebilirler miydi? İşte burası çok şüphelidir. İngiliz Belgeleri. s. Fakat bunlar. son derece vatansever ve hamiyetli bir kimse olmasına rağmen. Vahidettin nasıl direnebilirmiş: "İstanbul'da kalıp Ankara hükümetine karşı söz gelimi. Yani Vahidettin'in Milli Mücadele'ye katılmak için Şehzadeler yolladığı iddiası da gerçeğe aykırıdır. Vahidettin iyi niyetini belirtecek herhangi bir davranışta bulunmamıştır ki sert ve olumsuz bir karşılık gelmiş olsun! Tersine Ankara.] □ K." (S. Bu şehzadenin anılarını da Üçüncü Bölümde aktaracağım. gerek gösterdiği bütün iyi niyetlerine Anadolu'dan sert ve menfi (olumsuz) karşılık gelmiş olmasının. O da Vahidettin'den gizli olarak İnebolu'ya gelir. Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. 'Kal ve gerekirse öl!' diyemiyor.İçinden bir ses." (Vahidüddin. s.Mısıroğlu. gerek fikirlerine itimat etmek gafletinde bulunduğu Ferit Paşanın hatalı kışkırtmalarının.

163 İngilizler o zaman Yahudilikle çok haşır neşir olduklarından. Meşhur Kuva-yı İnzibatiye Kumandanı Süleyman Şefik Paşa da onlardandı. s. de bi an _8 ." (s. sadece sarayda görevli deniz yaveri. hem de İngilizler hesabına sultanı belli doğrultulara sevk etmeye memurdu. alacak durumda mıydılar?161 Alsalar. bu iddiasını daha da genişleterek şöyle devam ediyor: "Reşat Paşa. aynı yazar. Mason olmasına rağmen yine de asgari bir vicdan sahibiymiş ki San Remo'da. O derece ki gurbete bile kendisiyle birlikte çıkmış ve ondan ölünceye kadar ayrılmamıştı. böylesi dayanaksız iddialarına. [. bu kimseler de masonlardan seçilmişti.276) Doğrular: Fahri Engin o tarihte albay değil. Yakınlarından bizzat dinlediğimize göre.mıydı. ilerde çok rastlayacağız. Hem masondu.. hem Ankara'daki adamları (!) vasıtasıyla başından beri çok mükemmel bir surette planlayan İngiliz entelicansı (gizli servisi). Üstelik bu görevinden memnun da değil.95) □ K. sonuç ne olurdu acaba? İyisi mi.151. Bir kısmı sarayda." (Hilafet. ayrılmak için daha önce başvurduğunu açıklıyor. bu boş varsayımları ve yersiz yorumları bir yana bırakıp Mısıroğlu'nun yeni bir iddiasını dinleyelim: "Fakat hadiseyi hem saraydaki. Sarıklı Mücahitler kitabında.164 Reşat Paşanın kendisinden af dileyen bu mektubu. yine böyle kesin bir ifade ile ne diyor: □ "İstanbul'daki işgal kuvvetleri ve özellikle İngilizler ile Ankara'nın mümessilliğini yapan şahıslar. Mesela Padişah adına General Harington'la bu meseleyi görüşen Miralay (Albay) Fahri (Engin) Bey. bir kısmı Ankara'da bulunan (!) ve İngiliz entelicansı ile irtibatta (bağlantıda) olan bu adamlar. Ankara ve M. verdiklere sözlere ve tarih metodu hakkındaki açıklamalarına rağmen.Mücahitler. Bu haberlerin asıl kaynağı İngiliz entelicansı idi. Vahidettin'in 'en yakını değil. Mesela vefatına kadar Sultan Vahideddin'in yanından ayrılmayan hususi doktoru Reşat Paşa bunlardan biri idi." (S. bir ipucu bile vermiyor. suret-i haktan görünerek Padişahı bu harekete (kaçmaya) sevk için çok mahirane (ustaca) bir rol oynadılar. Padişaha 'onu aldatıp ihanet ettiği' yolunda bir mektup yazıp bırakarak intihar etmiştir. Vahideddin'in tehlikeyi ciddi kabul etmesini gerektiren bir hava ihdas etmişti (yaratmıştı). s. diğer bir çok vesaikle (belgeyle) birlikte Sultan Vahideddin merhum tarafından zembille şömineye atılıp yakılmıştır.94. Kısacası aklına va gönlüne göre bir senaryo yazıyor.] Miralay Fahri Bey güya Sultan Vahidettin merhumun en yakınlarındandı. bütün konuştuklarını akrabası Niyazi Bey vasıtasıyla [Ankara'nın temsilcisi] Refet Paşaya saati saatine bildirmiştir. Alternatif tarih yazıcılarının. Bakınız.Mısıroğlu bir başka kitabında. Muhbirler ise Padişahın itimadını kazanmış resmi şahıslardı. 276) Yazar böyle diyor ama hiçbir dediğini kanıtlamıyor.Kemal'in casuslarından biri idi.162 Her gün saraya yeni bir ihbar yapılıyor ve Padişah'ın bir suikasde uğrayacağı bildiriliyordu. Sultan Vahideddin merhuma karşı oynanan bu oyunu [İstanbul'dan uzaklaştırma] birlikte planlamışlardı. yüzbaşı.

Halk galeyan halindedir.385 vd. gerçeğin bu kadar uzağına düşen yazarın. Vahidettin'e önceden güvence vermişlerdir. Rumbold. hayatlarının korunması için İngilizlerden defalarca güvence istemiş ve almışlardır. dostluk) kazanmak istedi. Kendisini [güvenli bir yere] götürüp götürmeyeceklerini. dolayısıyla ölünceye kadar Vahidettin'den ayrılmamış olduğu da bütünüyle gerçeğe aykırı. yakın bir tehlike vukuunda. geçici olarak. 4 Kasımda istifa eder. Fahri Engin hakkındaki bilgilerin tümü gerçeğe aykırı. Kıbrıs'a mı götüreceklerini sorar... götüreceklerse Mısır'a mı. Aşağıda okuyacaksınız.Tevfik diyor ki: ". İngilizler ile Ankara temsilcilerinin ortak oyunu sebep olmuş değildir. Bu konunun başlıca evreleri. için her şeyi yapacaklarına dair 1920'de yaptıkları vaadi (sözü) hatırlatır. çünkü Harington'la sürekli değil. s. Vahidettin'in istememesine rağmen.169 □ R." (Biraz da Ben Konuşayım. (3) Harington'la yaptığı konuşmaları Refet Paşaya saati saatine intikai ettirmiş olduğu da yanlış. İstanbul'da kaldı ve arabasıyla şehri dolaşmak suretiyle teveccüh (ilgi.1919 da İngiliz Yüksek Ko- de bi an _8 Yazarın iddia ettiği gibi Vahidettin'le gurbete de birlikte çıkmamıştır. İstanbul'da kalmış. İngiliz Elçiliğine koşup sığınmaya başlarlar.Daha. Cumhuriyet döneminde Donanma Komutanı olmuş. s. 10-15 kişiyle her yere gidebileceğini söyler. Mısır'a gitmesinin imkânsız olduğunu.167 yerli ve yabancı basın Vahidettin aleyhinde haberlerle doludur.166 Meraklısı için Amiral Fahri Engin'in bu konuda yaptığı geniş açıklamanın adresini veriyorum: Yakın Tarihimiz.. şahsını korumak. Kurtuluş Savaşı'na karşı olanlar dalga dalga. bir müddet Padişah. barış görüşmelerine katılacakları için ve-daya gelen İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold ile Baştercüman Ryan'ı kabul eder ve uzun görüşmenin sonunda. Fakat halk tamamiyle kayıtsız kaldı. Çünkü çok öncesi var. öteki kanıtsız iddiaları nasıl ciddiye alınabilir? Vahidettin'in. . yine mevkiini muhafazaya çalışmamıştı. Çünkü Vahidettin ve Damat Ferit.191) Vahidettin 6 Kasım 1922 günü. • Askerlik hayatı ortada olan Amiral Fahri Engin hakkında bile.C. tarih sır asıyla şöyle: □ Erzurum Kongresi sürerken Damat Ferit 30. 3. Padişahlardan hiçbirisi bu derece sefalet ve hakarete düştükten sonra. nedense başka bir elçiliğe değil de. Yazının tek doğru noktası ise şu: Fahri Engin bu tek konuşma hakkındaki raporunu. Ayrılış hazırlıkları Son İstanbul hükümeti.165 amiralliğe kadar yükselmiştir. İngilizlere sığınmasına ve İstanbul'dan ayrılmasına. Yani bu ayrıntı dışında.7.' 170 Görülüyor ki İngilizler.. gerçekten akrabası Niyazi Bey aracılığıyla Refet Paşaya göndermiştir.5.168 6 Kasım 1922 günü Ali Kemal'in milliyetçilerce tutuklandığı haberi İstanbul'da bomba gibi patlar. Harington'un daveti ve Padişahın izniyle yalnız bir kere konuşuyor.. 'Britanya makamlarının.

9. milliyetçilerin iktidara gelmeleri halinde kendisinin. Amiral de Robeck'in Lord Curzon'a yolladığı yazının özeti: "Ferit Paşanın. Sizce.. Padişahı ve Ferit'i koruyacağı yolunda bir vaatte bulunabilmesi için yetki verilmesi. Hohler.12. dolayısıyla kendilerine her türlü saygının gösteri lmesi.171 □ Yüksek Komiser Amiral Calthorpe bu görüşmeyi 31.8. onlara dokunulmaması ve güvenliklerinin korunması için tedbir alınması gerektiğini" bildirir. çok gizli: "İngiliz Yüksek Komiserliğince Damat Ferit Paşaya şu yolda bir mesaj gönd erilmesi düşünülmektedir: İstifadan sonra memleketi terk etmek isterse Ferit Paş aya yardım edileceği. memlekette kalırsa kendisinin ve Padişahın korunmalarına çalışılacağı.10. Yeni Yüksek Komiser Rumbold'dan Lord Curzon'a: "...173 □ Damat Ferit. 29..."İngilizlerin istediği her bir kişinin tutuklanıp cezalandırılmasını sağlamaya hazır olduğunu" bildirir.Hohler'den..174 Amiral de Robeck "Sultan'ın.7. "Padişahla kendisinin ve taraftarlarının hayat ve özgürlüklerinin güvenlik altına alınmasını" bir daha rica eder..1919'da. "Lüzumu halinde Padişahla kendisinin güvenliklerinin İngilizler tarafından korunup korun-mayacağını" sorar.10." 179 □ 10.1920...miserliği Siyasi Müşaviri Tom B.. "Her ikisinin de mütareke şartlarına uyarak bunları uygulamak yönünde ellerinden geleni yaptıklarını. Rumbold'dan Harington'a: "Padişah İstanbul'dan ay- de bi an _8 . Yüksek Komiserliğe." 178 □ 6. Ne var ki.Padişah güvence altındadır. Padişahın ve yakınlarının kişisel güvenliğinden kaygı duyduğu. General Haring ton'dan Rumbold'a: "Padişahın korunması için alınacak önlemler konusuna dikkatinizi çekerim. Sivas Kongre'sinin sona ermesinden sonra ve istifa etmeden önce. tahttan indirilmesine ve belki öldürülmesine yol açmaktan korktuğu için müttefiklerin desteğine güvenip güvenemeyeceğini" öğrenmek ister..1919'da.176 □ 1. bu hususta Londra'nın talimatına ihtiyaç olduğu. kendisinin ve adamlarının selametini sağlayacak her türlü tedbirin alınacağı" hakkında güvence verir.175 □ Vahidettin 1920 yılı başında da. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a. ancak talimat gelene kadar gerekirse meselenin lehlerine mütalaa edileceği (düşünüleceği) cevabını verir." 180 □ 7 Eylül 1922 (Türk birlikleri İzmir ve Bursa önünde). "geniş ölçüde eyleme geçerse bir ihtilali tahrik edip hiçbir yarar sağlanamadan.10. Padişah için hangi geminin ayrılması uygun görülür?" 181 □ 11 Eylül 1922."177 □ 4.. "Padişah ve Damat Ferit'in kişisel güvenlikleri konusunda gerekli önlemlerin alınmasını" onaylar. bu defa yeni Yüksek Komiser Amiral de Robeck'ten.. 1920.1919'da Londra'ya duyurur.1920. İngiltere'nin.172 □ İngiliz Dışişleri Bakanlığı 18. Tahttan mutlaka çekilmek isterse Padişahın Türkiye dışına çıkmasına yardım edileceği.. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Tahttan çekilmesi halinde Padişahın yurt dışına çıkmasına İngiltere'nin yardım edeceği fakat tahttan çekilmemesi için ısrar edilmesi.1921. bir İngiliz aracılığıyla Yüksek Komiser Calthorpe'a.

Sonunda hiçbir şey söylemedi. Fransız ve İtalyan Yüksek Komiserlerini bir toplantıya çağırır (9 Kasım 1922) ve Harington'u da uyarır. Sultanla senelerce beraber bulunmuş olan doktoru dahil bütün saray halkının aleyhe döndüğünü ve Sultanın da Cuma selamlığına çıktığı zaman öldürüleceğini zannettiği için hay atını kurtarmam için bana haber yolladığını bildirdi.Göztepe. uydurmaktan çekinmeyen sevimli bir yazar. Tabiatiyle Su ltanı kaçırmakla suçlanmak istemediğim için.Bir çarşamba günü [15 Kasım] yemekte iken Sultanın yaverinin geldiğini bildirdiler. bu işler hakkında Harington'la temasta olduğunu öğrendim. Vahidettin'in Harington'a şöyle bir mektupla başvurduğunu iddia ediyor: "Son olaylar üzerine hürriyet ve hayatımı tehlikede görmekteyim. 13 Kasımda Vahidettin'in bilgisi ve izniyle İngilizce bildiği için kendisini çağırtır.Kemal ile bağlantı kurmak isteyecek ama bu isteğini sonuçlandırmayacaktır. bu yüzden daha az göze çarpacak birini bulacağını söyledi. bir olaya tanık değilse. Padişah isterse.] Benimle ikinci bir temas olmadı. üzgün. Osmanlı saltanatı ve İslam hilafeti üzerindeki bil irs vel istihkak (babadan ve haklı olarak) haiz bulunduğum meşru ve mukaddes haklarımı tamamiyle muhafaza etmek şartı ile hayatımın muhafazasını.M. en çok Müslüman tebaya malik bir devlet olan İngi ltere'den bekliyorum.] Padişah beni iç mabeyn dairesinde kabul etti..183 Vahidettin'in yaverlerinden Fahri Engin'in verdiği bilgiye göre.. Vahidettin'in güvenliğini bi rlikte sağlamak amacıyla. kendisini. 6 Kasım 1922 konuşmasından sonra. 6 Kasım'da." [Son haberleşme için Mızıka-yı Hümayun ve Hademeyi Hassa Komutanı ve kayınbiraderi Yarbay Zeki'yi kullanacaktır." (V. Malaya gemimizle Malta'ya nakledebiliriz. □ Olayı Fahri Engin'den dinleyelim: "Harington beni yalnız olarak kabul etti ve bana söyleyeceği teklifin çok mahrem olduğunu ve bunu ancak Padişahın kendisine arz etmekliğim icap ettiğini söyleyerek şöyle dedi: 'Vaziyet Türkiye'de gittikçe fena bir şekil alıyor.rılmak isterse. Bu mektup da onlardan biri.' [.] Vahidettin bu ara M. □ Rumbold. Durum düzelince memlekete dönerler. Vahidettin'den bir haber alamadığı için telaşlanan Harington.. Rumbold. [. son raporunda özetle diyor ki: "Sultan bana. etrafında güvenebileceği yalnız iki kişi bulunduğunu. yüzü traşlı. sadece 'Gidebilirsiniz' dedi. sizinle ve buradaki Deniz Kuvvetleri Komutanımızla görüşeceğim. 182 Aralarındaki gizli yazışmalardan da anlaşılıyor ki Vahidettin'in kaçması iç)n İngilizler. Teklifi dinledi. birini sık sık haberleşme aracı olarak kullandığı için kimliğinin anlaşıldığını..Cehenneminde. Arkasında robdöşambr vardı." 185 □ T. s. bu talebin yazı ile yapılmasını istemek zorunda kaldım. Çünkü Vahidettin'in Harington'a yolladığı yazının de bi an _8 . öbürünün ise yüksek rütbeli biri olduğunu.G. herhangi bir telkin ya da baskıda bulunmuş değiller.16) Göztepe." 184 □ Gerisini Harington şöyle anlatıyor: ". Fakat Padişahın eşlerinden birinin erkek kardeşi olan Yarbay Zeki'nin. Bu yaverin Mızıka Komutanı olduğunu öğrendim.

17 Kasım 1922 Cuma sabahı." (Hilafet. Ankara'da 101 pare top atılarak padişahlık kaldırılmış. N. İngilizler elinde adeta esirden farksız bulunduğunu göstermektedir.Göztepe'nin uyduruk mektubunu yayıml amasını nasıl yorumlamalı? (Son Padişah Vahdettin. Belki bir fert (birey) olarak çıkıp gitti. bankadaki hesabından kendisi para çekememekte.220) Vahidettin'in İngilizlere sığındığının anlaşılması üzerine. FO. 27 Kasım 1973. sayfasında bulunuyor.262) Tevfik Paşanın oğlu ve Vahidettin'in yaverlerinden Ali Nuri Okday. ve Harington'un anılarının. K. s.Mısıroğlu bu olayın devamı hakkında. O da üzerinden sıyırdıkları bütün sıfatların içinden. büyük hayretle şunu ekliyor: "Uçak mevcut olmayan bir devirde. Ali Nuri Okday'ın yaşlılıktan kaynaklanan bu tür yanlış bilgileri ile Üçüncü Bölümde yeniden karşılaşacağız. asıl mektubu değil de T. kısaca şöyle yazıyor: "Ertesi günü yani 18 Kasım 1922'de Rauf Orbay. s. (Ayrıca." İmza: "Müslümanların Halifesi Mehmet Vahideddin'' 186 Düşmana sığınan yani resmi esareti kabul eden bir Halifenin halifeliği devam eder mi?187 Tabii ki etmez. o tarihte telgraf diye bir haberleşme aletinin çoktan icat edilmiş ve kullanılmakta olduğunu hatırlatsa da. yeni bir Halife seçilmesi için önce Abdülmecit Efendiyle temas edilir. Öyle ya.281) Sonra. de bi an _8 . Padişah. İngiltere devlet-i fehimesine iltica (sığınır) ve bir an evvel İstanbul'dan mahall-i ahara naklimi (başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim. Vahidüddin de tahttan indirilmişti. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. İcra Vekilleri Heyetinin toplantısında okumuştu. s.F. Mısıroğlu diyor ki: "[Bunlar] Sultan Vahidettin'in. 1958 yılında yayımlanmış olan kitabının 49. 125. 371/7962) Vahidettin hakkında bir kitap yazan araştırmacı-yazar Yılmaz Çetiner'in.aslı şudur: "İstanbul'da hayatımı tehlikede gördüğümden.M. B. Yıldız Sarayı'nın yan kapısından alınacaktır. kendisine kalan fert hakkıyla çıkıp gitti.Şimşir. 16 Teşrin-i sani 1922. şu sürate bakınız!" Biri. ailesini dilediği yere nakledememektedir.N. Abdülmecit Efendinin mektubunu. Neyse. Cumhuriyet gazetesi.188 186) Yazının Türkçe ve İngilizce orijinallerinin fotokopisi Tevfik Bıyıklıoğlu'nun Atatürk Anadolu'da adındaki. bu süratin sebebini çözememiş olan Mısıroğlu'na." (Hilafet.Kısakürek'e şu bilgiyi veriyor: "Vahidettin Padişah sıfatı ile kaçmadı. 85 yaşındayken. hazreti rahatlatsa. s." (Vahidüddin. Abdülmecit Efendi kabul ettiğini bir yazıyla İstanbul'daki Ankara temsilcilerine bildirir. Vahidettin'in yazılı talebini alır almaz Harington hazırlığa koyulur.200) Oysa Vahidettin Halifeliği bırakmamış ve sığınma yazısınıda o sıfatla imzalamıştır.

6. Vahidettin'in ayrılışı ve sonrası Saraydan oğlu Ertuğrul ve Başmabeyinci Ömer Yaver Paşa, özel doktoru Reşat Paşa, Hademe-yi Hassa ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanı yarbay (kimine göre albay; San Remo'dayken yaver diye anılacak) Zeki, Seccadecibaşı İbrahim, Esvabcıbaşı Küçük İbrahim, Tütüncübaşı Şükrü, Berberbaşı Mahmut Beyler, 2.Musahip Mazhar Ağa, 3.Musahip Hayrettin Ağayla birlikte ayrılır (10 kişi). T.M.Göztepe'ye göre, 'General Harington, muhafızlarıyla birlikte Yıldız Sarayına, Vahidettin'in ayağına kadar gelmiş, aynı otomobile binmişler'. (s.17) Oysa General Harington anılarında, bu işe ayırdığı görevlilerin, Vahidet-tin'i, oğlunu ve maiyetini iki ambulans ile deniz kıyısına getirdiklerini, kendisinin kıyıda beklediğini anlatıyor ve diyor ki: "Saatlerce sürmüş gibi görünen bir beklemeden sonra Sultanı taşıyan ambulansın yolda lastiği patlamış olduğunu öğrendim, bunun bir zararı olmadı, vaktinde geldiler ve ben de kendisini motoruma alarak Malaya gemisine teslim ettim."189 Yine Göztepe'ye göre, 'Vahidettin, İngiliz zırhlısının güvertesine ayağını basarken gürlemeye başlayan selam topları (!) arasında, geminin kıç tarafına dönmüş ve orada dalgalanan İngiliz bayrağını selamlamış.' (a.g.e., s.17) Kısakürek ise, Vahidettin'in İngiliz bayrağını selamlamasını atlayarak sahneyi şöyle süslüyor: "İngiliz zırhlısına geçerken top sesleriyle selamlanan, forsu direğe çekilen ve muzaffer bir Hakan muamelesi gören Vahidüddin..." (Vahidüddin, s.207) Harington ise anılarında, selam topları ne gezer, gizliliği sağlamak için bi rçok sıkı önlem aldığını anlatıyor ve diyor ki: "Vahidettin'i kaçırdığımızı dört saat müddetle [Yıldız camisindeki Cuma namazına kadar] kimse bilmedi." 190 (N.H.Uluğ, Halifeliğin Sonu, s.81)191 Siz kime güvenirsiniz, olayın doğasına da ters düşen bu dayanaksız iddialara mı, yoksa olayın tanığı ve düzenleyicisi olan General Harington'a ve o gün t utulmuş resmi tutanaklara mı? • İngilizlere sığındığı ve İstanbul'dan ayrıldığı anlaşılınca, Şeriye Vekili Vehbi Efendinin fetvası ve Meclis'in kararı ile Vahidettin Halifelikten alınır ve Meclis, Abdülmecit Efendiyi Halife seçer. (Z.C., 24.C, s.564 vd.) • Vahidettin bir süre Malta'da kalacaktır. Göztepe'nin anılarında, Hicaz Kralı Hüseyin'in bu sırada Vahidettin'e yolladığı telgrafın metni de var. Göztepe'ye göre Kral Hüseyin, Vahidettin'e şöyle hitap ediyormuş: "Yeryüzünün Halifesi ve umum İslamların İmamı, Emirülmüminin Efendimiz Hazretleri!" 192 Bu mektubu, Kısakürek (s.210) ve Mısıroğlu (Osmanoğulları'nın Dramı, s.186) ile araştırmacı-yazar Yılmaz Çetiner de (s.284) Göztepe'den aktararak veriyorlar. N.F.Kısakürek'in kitabında mektubun metnini gören Türkolog J.L.Bacque Grammont ile H.Mammeri'nin, "VI. Mehmet'in Sürgündeki Hac Yolculuğu ve Birkaç Bildirisi" adlı araştırmalarının 14.no.lu dipnotunda şu görüş ileri sürü lmektedir: "Osmanlılarla ilişkilerini koparmasından sonra, Kral Hüseyin'in tutumuna dair bildiklerimiz, kendisinin VI.Mehmet'i Halife olarak tanıdığını ifade edecek şekil-

de

bi

an

_8

de ona hitap etmiş olması ihtimalini çok uzak kılmaktadır. Bu nedenle Kısakürek'in [gerçekte Göztepe'nin] metni, çok büyük bir olasılıkla uydurmadır." (Tarih ve Toplum dergisi, s.60, 16. Sayı/ Nisan 1985)193 Göztepe'nin, Vahidettin'in Harington'a yazdığını iddia ettiği uydurma mekt ubu daha önce görmüştük; aynı tutumu sürdürdüğü anlaşılıyor. Zaten bu son mektubu, herhangi bir kaynak da doğrulamıyor. • Grammont ve Mammeri, Fransa'nın Kahire Büyükelçiliği ve Cidde Başkonsolosluğu raporlarından yararlanarak, Vahidettin'in Malta'dan Cidde'ye k adarki yolculuğunun ayrıntılarını veriyorlar. Aşağıdaki düzeltmeler içinbu araştırmayı, ayrıca B.N.Şimşir'in Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan 'Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu' adlı dizi yazısında geçen İngiliz belgelerini esas aldım. □ Göztepe, Vahidettin'in Malta'dan Süveyş'e Barham zırhlısı' ile geldiğini yazıyor (s.66, 68, 69, 73). Oysa Fransa'nın Kahire Elçiliği raporuna göre, Port Sait'e 'Ajax zırhlısı' ile gelmiştir (Tarih ve Toplum, s.54/ 16. sayı) Bu konudaki İngiliz belgeleri daha da ayrıntılı: Kral Hüseyin 'Vahidettin'in Cidde'ye kadar bir İngiliz savaş gemisi ile yollanmasını' ister ve 'bunun, İngiltere'nin prestijine daha uygun olacağını' ileri sürer ama İngiltere reddeder. Ajax Vahidettin'i 9 Ocak'ta Port Sait'e bırakır. Bir gece orada bekletilir, ertesi günü Clematis adlı ikinci sınıf bir yolcu gemisine bindirilir. .Clematis de ancak Süveyş'e kadar götürecek, Vahidettin bir gece de burada kalacaktır. (B.N.Şimşir, Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu, 28 Kasım 1973, Cumhuriyet) • Göztepe'ye göre Vahidettin Süveyş'ten Cidde'ye de şöyle gelmişmiş: "Bir İran kumpanyasına ait bulunan ve o tarihlerde İran bayrağı ile seyrüsefer eden biricik Acem vapuru bulunan 'Zemzem' isimli bir yolcu vapuru, Hicaz hükümeti tarafından kiralanarak Sultan Vahidettin'in Hicaz seyahatine tahsis edilmişti... Vapur pruva direğine, ortasında beyaz şualı bir güneş bulunan alzeminli Hanedan-ı Âl-i Osman forsunu çekerek Kızıldeniz'e açılmıştı."(s.74) Karşılamada bulunan Cidde Başkonsolosunun raporuna göre, Vahidettin Cidde'ye, 15 Ocak 1923 sabahı, Mısır'ın Hidiv Deniz Şirketine ait, „Mansura' adlı mütevazi bir gemi ile gelir. Vapurun direğinde hanedan forsu değil, Türk bandırası vardır; üstelik gemi Vahidettin'e ve yanındakilere de tahsis edilmiş değildir, çünkü 'patates torbaları ve domates sepetleri ile yüklüdür'. Fransız Başkonsolos, Vahidettin'in böyle bir gemi ile gelmesinin, şehirde olumsuz bir hava yarattığını yazıyor. (Tarih ve Toplum, s.54/16. sayı) General Allenby, Kızıldeniz'de sefer yapan bu üçüncü sınıf yolcu gemisinin uygun olmadığını Londra'ya bildirmiştir ama Londra üzerinde bile durmaz. (B.N.Şimşir, aynı yer) • Göztepe'ye göre Vahidettin Cidde'de şöyle karşılanmış: "[Sultan Vahiddedin] gemiden römorköre atlar atlamaz, denizin yüzünü do lduran irili ufaklı yüzlerce yelkenliden bir çığlıktır kopmuştu. Denizin yüzü bir Lale devrinden nişan verirken, Cidde toprakları da çeşitli karşılama şenlik-leriyle çınlıyordu." (s.77)194 Fransız Başkonsolos ise günlük raporunda, 'Kral Hüseyin ve Veliahtı Ali'nin, şehre kadar Vahideddin'e refakat ederek, halkın genel ilgisizliği arasında ikam e-

de

bi

an

_8

tine tahsis edilen yere götürüp yerleştirdiklerini' bildiriyor ve şunları ekliyor: "Bu gibi merasimlerde âdet olduğu üzere Peygamberin sancağının karşılamada açılmaması dikkati çekmişti. Bana kalırsa Hicaz Kralının bu hareketi, Vahideddin'i Halife sıfatıyla karşılamadığını ifade eden kararının sonucudur." (Tarih ve Toplum, s.54/ 16. sayı) Karşılamayı, Connflower adlı bir İngiliz gemisinin kaptanı da izlemiştir. İzlenimlerini İngiliz Deniz Bakanlığına şöyle bildirir [özet]: "Cidde halkı bu karşılamaya... siyasi veya dini bakımdan tamamen kayıtsız kalmıştır." (B.N.Şimşir, aynı yer) Bir yanda, bu yolculukta bulunmayan ve olayı 45 yıl sonra anlatan T.M.Göztepe ve R.C.Ulunay, öte yanda, bu olayları izleyen ve aynı gün belgel eyip tarihe teslim eden görgü tanıkları! Bizimkilerin, ne kadar ayrıntılı yalan söylediklerine dikkatinizi çekerim. • Vahidettin Mart 1923'te İngilizlere, 'Sağlık durumunun Hicaz'da kalmaya müsait olmadığını' yazarak, Eğer büyük İngiliz Devleti bir sakınca görmezse Hayfa veya civarına yerleşmek istediğini' bildirir.195 (K.Mısıroğlu, Lozan, 3.C., s. 164) Olayın devamını İngiliz belgelerinden izleyelim: İngiltere hükümeti, Taif'te oturmasının uygun olacağını bildirir. Sömürgeler Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı 28 Nisan'da şu ortak kararı açıklarlar: "Eski Sultan'ın İngiliz topraklarında kalması arzu edilmemektedir." Kullandıkları sürece pek saygılı davrandıkları Vahîdettin, artık İngilizler için önemini yitirmiştir. Bunun üzerine General Allenby, İskenderiye'ye gelen Vahidettin'i, apar topar İsviçre'ye yollatır.196 Ama İngilizler, Lozan'da barış görüşmeleri yapıldığı sırada, Vahidettin'in İsviçre'de oturmasını da sakıncalı bulacaklardır.197 Emperyalist ahlakı bu: Kullan, at! Vahidettin 20 Mayıs 1923'te Cenova'ya çıkar. • Şimdi de T.M.Göztepe'den, Vahidettin'in Cenova'da nasıl karşılandığını dinleyelim. Belki bu sefer doğruyu yazıyordur. "Cenova limanında İtalyan toprağına ayağını basan sabık Padişah, bu limanda eniştesi ve eski Sadrazam Damat Ferit, Mediha Sultanın oğlu Prens Sami ve onun oğlu Bahattin Beyler, Kuva-yı İnzibatiye Kurmay Başkanı Miralay Yanyalı Tahir Bey ve İtalyan Kralı Viktor Emmanuel ile o zamanki İtalyan Başvekili Mussolini tarafından karşılanmış ve doğruca, hususi bir trenle San Remo'ya hareket etmişti." (V.G.Cehenneminde, s.99-100) Bu şatafatlı ve resmi karşılanış, Vahidettinci yazarların çoğunun kitabında yer alıyor. Almaz mı? Eski bir hükümdarın, İtalyan Kralı ile Başbakanı tarafından karşılanması önemli bir olay. Fakat gerçek böyle değil. Nereden mi biliyorum? Vahidettin'in, 1923 yılında, İstanbul'da bulunan kızı Sabiha Sultana yazdığı, üstelik Kadir Mısıroğlu'nun yayımladığı mektuptan. Vahidettin mektubunda diyor ki: "Cenova'ya muvasalatımızda (geldiğimizde) gayr-i resmi (resmi olmayan)

de

bi

an

_8

hükümet-i mahalliyeden (yerel hükümetten yani Cenova belediyesinden) pek ciddi hürmet gördüm. Bir hafta ikametim (kalmam) esnasında her güna (her türlü) teslihata mazhar oldum (kolaylığı gösterdiler). Akıbet (sonunda) San Remo'ya geldim." (Osmanoğulları'nın Dramı, s.197)198 Ne Kral söz konusu, ne Başbakan, ne öteki karşılayıcılar, ne de özel bir trenle doğruca San Remo'ya hareket! Vahidettinciler, Vahidettin'in mektubunu biraz dikkatle okusalardı, Göztepe'nin palavrasına kapılmazlardı. Ama yazan Vahidettin de olsa, "kim okur, kim dinler, varak-ı mihr-i vefayı?" 199 • Böylece, Vahidettincilerin, gerçekleri nasıl değiştirdiklerini, ayrıntılı sahneler bile uydurduklarını, az çok öğrenmiş bulunuyoruz. Daha da ayrıntılı masall arını ilerde göreceğiz! 7. Vahidettin'in ayrılışını nasıl değerlendiriyorlar? □ İ.Hami Danişmend: "Herhalde makamına ve atalarının yiğitliğine layık olan hareket, kaçmak değil, her vaziyette ölümü göze almak ve hatta ölmekti. Fakat bir rivayete göre Vahidüddin o kadar metin değildir. Dahiliye Nazırı A.Reşit Beyin anılarında, onun bu zayıf tarafı şöyle izah edilir: ‗memleketlerin mukadderatına hakim olanları başkalarından ayıran azim ve sebat ve hayatı hiçe sayma gibi meziyetlerden nasibi az, belki kibrini bile feda edecek kadar kendini düşünür idi.' " (Osm. T. Kronolojisi, 4.G., s.444) □ Nihal Atsız: "Vahdeddin'in ikinci yanlışı [Atsız'a göre birinci yanlışı, D.Ferit'i sadrazam yapması] İngilizlere sığınmasıdır. Hayatını tehlikede gördüğü için böyle yaptığı muhakkaktır. Hayatı tehlikede olan insanların her çareye başvurması da normaldir. Fakat Osmanoğulları gibi yüzlerce yıldan beri ölümle kaynaşmış ve onu bir sevgili gibi bağrına basmaya alışmış bir hanedanın temsilcisi olarak Sultan Vahdeddin'in ölümden korkması, kendine yakışmamıştır." (Türk Ülküsü, s.86)200 □ Samiha Ayverdi: "[Saltanatın kaldırılması kararı üzerine] Altıncı Sultan Mehmet, bilhassa siy asi basiretten mahrum Sadrazam Ferit Paşanın baskısı ve teşviki de eklenince, bu siyasi oldu bittiyi, ne kavrayabilmiş, ne hazmedebilmişti. Aksine, altı yüz yıllık Osmanlı tahtının tasfiyesi kararı ile irkilip küserek, açılmakta olan yeni devre ve bu devrin kendisini hiçe saymasına küsüp fikir selametini kaybeder hale gelmiş bulunduğu da bir hakikattir. [..] Sultan Vahideddin, aleyhinde birleşmiş olan bütün şartlara rağmen, icap ettiği takdirde, tahtının yanı başında ölmeyi bilmeli, fakat her şeye rağmen bir İngiliz harp gemisiyle memleketi terk etmeyi kabul etmemeli idi." (Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, 3.C., s. 194)

de

bi

an

_8

□ Vahidettin'in son başkâtibi Rıfat Bey: "Hanedan arasında böyle iki firar (kaçış) olayı vardır. Biri Sultan Cem, diğ eri Sultan Mustafa'dır. Fakat bunlar henüz şehzade iken firar ettiler ve sonları ne kadar acı oldu. Hükümdar olmuş olanlar kaçmamıştır. Bir Hükümdar, özellikle Halife bu küçüklüğü nasıl yapar, hayret!" (Aktaran, N.H.Uluğ, s.79) □ Şehzade Abdürrahim Efendi: "Bu hadise hepimizi müteessir etmiştir. Gazetelerden öğrendiğimizde hayretler içinde kaldık." (19 Kasım 1922, Tanin'den aktaran, KS Günlüğü, 4.C., s.842) □ Vahidettin'in yaveri Ali Nuri Okday: "... Kendi rızası ile ecnebi himayesine giren bir Halifenin, bu deni (alçakça) hareketiyle Müslümanların gözünde, Halifeliği düşer." (Bir mektubundan aktaran, oğlu Şefik Okday, Son Sadrazam ve Oğulları, dizi yazı, 8.bölüm, 29.12.1988, Milliyet) □ Şehzade Mahmut Şevket Efendi: "Padişah Mehmet Vahdettin, İstanbul'dan bir İngiliz harp gemisi ile uzaklaşmakla hata etmiştir. Bunu kabul ederim. Esasen o bu kararı kendi başına almış, hanedana mensup tek bir Şehzade bile kendisini takip etmiş değildir. O bunu niye yaptı? Sadece şahsı için duyduğu kaygıdan." (Röportajı yapan Murat Sertoğlu, 6 Temmuz 1967, Tercüman gazetesi)201 □ Hasan Hüseyin Ceylan: "Bize göre, Halife-Sultan Vahdettin'in hayatındaki bu tek hata, yapılmaması gereken ve hele hele vatanseverlikte bir zirve olan Vahdettin'in, hiç yapmaması gereken bir eylemdi." (Büyük Oyun, 2.C., s.27)202 □ Son olarak da, dilini sadeleştirerek Vahidettin'i dinleyelim: "Bu ayrılığım, özellikle dünya savaşından sonra, kendi yaptıklarının hesabını vermek durumunda bulunanlara karşı, yaptıklarımın hesabını vermekten korkmak kabilinden olmayıp, belki hiçbir kanuna uymayan insanlar elinde, savunma ve söz hakkından yasaklı bir halde, hayatımı göz göre göre tehlikeye teslim etmek gibi Allah buyruğunun ve sağduyunun kabul etmeyeceği bir şeyden kaçınmak ve hem de 'El-firaru mimma layütak min sünen-il mürselin (takat getirilemeyecek güçlüklerden kaçmak peygamberlerin sünnetlerindendir)' sözünü dikkate alarak, vekili olduğum şanlı Peygamberin Mekke'den Medine'ye göçmesi örneğine uymaktan ibarettir." (Vahidettin'in 1923'te Mekke'de yayımladığı beyanname, K.Mısıroğlu, Hilafet, s.196)203 Bazı dostlarının suçlamalarını da, Vahidettin'in savunmasını da okudunuz. Kaçmakta ve İngilizlere sığınmakta haklı mıydı, değil miydi? Kararı siz verin.

de

bi

an

_8

8. San Remo günleri □ T.M.Göztepe, San Remo'yıı şöyle anlatıyor: "San Remo, son zamanlarını tam bir istirahat ve sessizlik içinde geçirmek isteyen servet sahipleri ve canının kıymetini bilir zevk ve keyif ehilleri için kuru lmuş bir dünya cenneti gibidir." (V.G.Cehenneminde, s.111) Önce oldukça küçükçe bir villa kiralanır. 1924 Martında ise, İstanbul'da bıraktığı eşleri ve eşlerinin yardımcıları geleceği için Manolya (Magnoli) Villası adını taşıyan bir büyük köşk tutulur.204 □ Yeni köşkü, Göztepe'den dinleyelim: "...Nefis bir saray yavrusu olan villa, 40 odası, 15 dönümden geniş bir port akal, limon korusu ve bahçesi bulunan, beyaz renkli mükellef bir kasırdı. [..] İstanbul'dan gelen harem erkânı arasında başharemi Nazikeda, ikinci haremi Meveddet Kadınefendiler ile son haremi Nevzat ve hemşiresi Nesrin Hanımlar ve Sultan Vahdeddin'in 2. Hazinedarı ile birkaç saraylı bulunuyordu. [..] Derhal kadınefendileriyle, hazinedar ustalarıyla mükellef bir harem hayatı vücuda gelmiş, musahipler, yaverler ve esvapçıbaşıdan ibriktarbaşına kadar bütün beyler kadrosu kuruluvermiş ve meşhur Mabeyn-i Hümayun tam tertip canlanmıştı. [..] Osmanlı İmparatorluğunun bütün teşrifat ve merasim usulleri olanca titizliği ile korunuyordu [..] Sultan Vahdeddin'in hususi hizmetine ayrıca Natalina (Natalia) isimli, ufak tefek ve sarışın bir İtalyan kızı tayin edilmişti. [..] Bu kasrın tam ka rşısında küçük ve zarif bir kasır (küçük köşk) daha vardı; Sultan Vahidettin sar ayının bir nevi mabeyn dairesi haline getirilmişti. [..] Yaver Zeki bu küçük kasırda kalıyordu. Burası, dominyonlarda vazife alan zengin ve hakim-i mutlak İngiliz müstemlekecilerine (sömürgecilerine) parmak ısırtacak bir refah ve konfor bolluğu içinde yüzüyordu. [..] Kasrın bütün kapılarında şık İtalyan polislerinden çifter çifter selam ve ihtiram (saygı) memurları nöbet bekliyor...205 Küçük kasırda da çifter çifter İtalyan kızları pervane gibi dolaşarak hizmet ediyorlardı." (V.G. Cehenneminde, s.100, 101, 112, 140, 147) □ "Sultan Vahideddin... adamlarına Padişahlığı esnasında aldıkları maaşları, gurbette de fazlasıyla ve düzenli olarak veriyordu... Bu bol maaşlı kapı yoldaşlarına gün doğmuştu. Hepsi de İstanbul'daki ikbal günlerinde aldıkları maaşlardan yüksek aylık alıyor, ayrıca da Yıldız Sarayının meşhur mutfağını aratmayacak mükellef ve zengin bir mutfak sofra sofra yemekler yetiştiriyordu. Öğle ve akşam yemeklerine burada bir de mükellef sabah ve ikindi kahvaltıları ilave edilmişti. Yıldız Sarayının o zengin ve meşhur mutfağı, çeşit ve nefisliğinden çok şey kaybetmeden San Remo'da da devam ediyordu." (a.g.e., s.107) □ "Bu küçük Yıldız Sarayında yaşayanlar, Vahidettin'in 25 kişiden fazla olan maiyeti (hizmet eden kişiler) ve saray mensuplarıyla birlikte 40 kişiye yakındır." (a.g.e., s.138, 166)206 Şu sürgün hayatına bakınız! Sanki Padişah, maiyetiyle birlikte San Remo'da yaz tatili yapıyor. Kadrosu da hayli hovarda: □ "Yaver Zeki'den başka iki içki düşkünü ve keyif ehli daha vardı. Bunlar-

de

bi

an

_8

dan biri İkinci Musahip Mazhar Ağa, diğeri de Tütüncübaşı Şükrü Bey. Bunlar sakızlı mastika ve düz rakının adeta küplüsü olmuşlardı. Şükrü, San Re -mo'ya gelince işi adamakıllı ayyaşlığa dökmüş ve postu San Remo meyhanelerine ve pavyonlarına kurmuştu. [..] Mazhar Ağa da akşam olup da içki zamanı gelince kafayı iyice tütsüleyip körkütük oluyordu. [..] Üçüncü Musahip Hayrettin Ağa da şehrin gezip tozma yerlerini, zevk ve sefa köşelerini karış karış biliyordu. (..] Yaverler, mabeynciler, ağalar ve beyler, mirasyediler gibi bir sayfiye ve tebdilhava hayatı sürüyorlardı."207 Bu gereksiz, özenti, gösterişli hayata, bu hesapsızlığa ve savurganlığa para mı dayanır? Biraz daha ilerleyelim ve gurbet parasının erimesinin ikinci ve daha şaşırtıcı sebebini de görelim. Vahidettin, bazı serüvencilerin, Türkiye Cumhuriyeti ve M.Kemal aleyhindeki projelerini paraca destekler, San Remo'da kaldıkları sürece yemek ve içki dahil bütün otel giderlerini de öder.208 □ T.M. Göztepe diyor ki: "Sultan Vahidettin, San Remo'ya geldiği günden beri, çeşit çeşit teşkilat projeleri ile buraya akın eden bir sürü muhalefet grupları, sabık Padişahın sayılı ve sınırlı servetinden hayli paralar vurup Paris'in, Londra'nın zevk ve sefahat y erlerinde, bu paraların altından girip üstünden çıkmışlar." (V.G. Cehenneminde, s. 148) Göztepe, ayrıca birkaç örnek vererek, bu projelerin niteliğini ve anlamını da aydınlatıyor: • Vehip (Kalçi) Paşa,209 Gümülcineli İsmail, eski Şeyhülislam M.Sabri Efen210 di ve Damat Ferit'in Dahiliye (İçişleri) Nazırı Mehmet Ali, San Remo'ya gelirler. □ Vehip Paşa söze şöyle başlar: "M.Kemal'i taht ve tacıyla birlikte yerle bir etmek başlıca emelimdir." Gelenlerin amacı, "M.Kemal gibi kişilerin hakkından gelip gurbet köşelerinde sürünmekten kurtulmak buna hazırlık olmak üzere de "Paris'te bir gazete çıkarmaktır. " 211 Bu tasarıyı gerçekleştirebilmek için Vahidettin'den para isterler. Vahidettin 2.000 İngiliz lirası verir.212 • Mevlanzade Rıfat, San Remo'ya ilk defa, '1922'de Yunanistan'da iktidarı ele geçirmiş bulunan ihtilal hükümetinin reisi General Plastiras'ın temsilcisi olduğunu söyleyen bir Yunanlı albayla birlikte' gelir ve 'Yunanistan ile Vahidettin arasında, Ankara'ya karşı bir kombinezon (anlaşma) yapmak iste-diğini' bildirir... Vahidettin, Mevlanzade Rıfat'a da para verecektir. 213 • Mevlanzade'nin ikinci gelişini, Göztepe şöyle antatıyor: 'Bu sefer bambaşka bir şahsiyet olarak gelmişti. O artık bir Türkiye muhalefet politikacısı değil, bir Kürt ihtilalcisi idi... Yanında Edirne'nin Yunanistan tarafından işgali sıralarında Edirne mebusu sıfatıyla Yunan Mebusan Meclisine iltihak eden Neyir214 isimli bir vatansızı getirmişti." Göztepe, Mevlanzade'nin bu seferki teklifinin ayrıntılarını açıklamıyor ama

de

bi

an

_8

bazı anahtar kelimeler veriyor: "Kürt şeyhleri... Mühim bir sır... Büyük vazife… Komite... Bomba patlatmak..." 215 Fakat Vahidettin'de 'paralar suyunu çektiği için bu defa hatırları ve gönülleri kırılmadan baştan savılırlar.' Bununla birlikte, 'yine Vahidettin hesabına kaldıkları oteldeki masraflar, hatırı sayılır bir yekûn teşkil etmiştir.'216 Türkiye Cumhuriyetini devirmek... Yunanlılarla kombinezon... Kürt ihtilali... Komite... Bomba... Tüyleriniz ürpermiyor mu? Başka kitaplarda da bu tür San Remo kaynaklı birçok şaşırtıcı iddia var.217 Kapanmış bir yarayı kaşımamak için bilgi aktarmaktan kaçınıyorum ve konuyu, Göztepe'nin bir özetiyle kapatıyorum: "Sultan Vahideddin'in ölümüne kadar, San Remo'da çok meraklı ve esrarlı hadiseler geçecek, politika entrikalarına şahit olunacak, nice hacıların koltuklarının altından haçları çıkacak, siyaset perdesi altında, hatıra gelmez dolandırıcılık vakaları, 'teşkilat' namı altında vurgunculuk sahneleri seyredilecektir."218 Vahidettin'in servetini eriten sebeplerin üçüncüsüne ve sonuncusuna geldik. • Paranın, Vahidettin'in mutemedi olarak Dr.Reşat Paşada durduğunu ve masrafları onun yaptığını görmüştük. Göztepe'ye göre, "bu mühim paranın sarf ve idaresini eline geçirmek için çırpınan yaver Zeki, bu yüzden Dr.Reşat Paşaya diş bilemektedir."219 "Günlerden bir gün (15 Mart 1924 günü) Sultan Vahideddin, kasrın alt katı ndaki bir odada otururken, ani bir silah sesinden sonra, kapısının önüne, müthiş bir feryat kopararak ağır bir cismin yuvarlandığını işitmiş ve dışarı fırladığı zaman, başhekimi Reşat Paşanın kanlar içinde yere serildiğini görmüştü. Sultan Vahidettin pek eski ve emektar doktorunu bu feci vaziyette görünce, büyük bir heyecanla, 'Ne yaptın paşa?' diye üzerine kapanmıştı. Saray mensupları vaka yerine yetiştikleri zaman Reşat Paşayı can vermekle meşgul bir halde buldular. Sertabib yarı açık gözlerini Sultan Vahdeddin'e dikerek, 'Efendim, ben ölüy orum,' diyebilmiş ve kendinden geçmişti. Sırt üstü yere serilmiş olan paşanın sağ eli açıktı ve biraz ötesinde küçük bir browning tabanca yerde duruyordu. Paşa, intihar mı, cinayet mi olduğu hâlâ layıkıyla aydınlanamayan, esrarlı bir ölümle hayata veda edecek ve bu paralan har vurup harman savurmak fırsatı tamamiyle Zeki'nin eline geçecektir."220 İdareyi eline geçiren Zeki'nin San Remo'daki öteki marifetlerini görmeden önce, Dr.Reşat Paşanın ölümü üzerinde biraz duralım. Olay İstanbul'a yansıyınca basın, "Paşanın Vahidettin'le beraber gitmekten pişman olduğunu, Ankara ile temasa geçtiği ve Türkiye'ye dönme izni aldığını, Padişaha bağlı Tarikat-ı Selahiye adlı örgütün,221 paşayı bu ihaneti yüzünden öldürdüğünü" yazar. Üçüncü Musahip Hayrettin Ağaya göre olay eğer cinayet ise, mutlaka yaverlerden [ve Tarikat-ı Selahiye adlı gizli örgütten] Kiraz Hamdi Paşa tarafından hazırlanmış ve Zeki tarafından uygulanmıştır." Dr.Reşat Paşanın damadı Salih (Keçeci) Bey dava açar. Zeki, yokluğunda idama mahkum edilir. 222 Gelelim Yaver Zekiye. Zeki, kıskandığı için Vahidettin'i bırakıp saraydan ayrılan Çerkez güzeli İnşirah Hanımın erkek kardeşidir. 223 İstanbul'dayken, son görevi Hademe-yi Hassa

de

bi

an

_8

9. Vahidettin'in cesareti

Bu olaylara rağmen, bazı yazarlar, Vahidettin'in cesur olduğunu söylüyo rlar.229 Söz gelimi K.Mısıroğlu, "Sultan Vahideddin asla korkak değildi.. Şehzadeliğinden beri onun gayet cesur bir insan olduğunu gösteren pek çok vak'a vardır... Bunun pek çok delilinden bir ikisini zikredelim." diye yazıyor ve üç örnek ver iyor. Zaten kaynaklardaki örnekler de bu kadar, başka örnek yok. □ "... Bab-ı Ali baskınını müteakip takibe (koğuşturmaya) maruz kalan Mülazım (teğmen) Şaban Efendi, Şehzade Vahideddin Efendinin Çengelköy'deki köşküne sığınır. Yakalamak için gelen polislere Vahidettin der ki: 'Bana mensup olan, sarayıma iltica eden, masumiyeti de bence malum olan (?) bir adamı, garezkâr düşmanlarına teslim edemem. Zorla içeri girmek isteyenleri vururum. Beni öldürmedikçe Şaban Efendiyi alamazlar.' "230 Kanuna aykırı ama doğruysa, sahiden cesur bir davranış. Yazık ki Padişahlığı sırasında, İngilizler karşısında titrediğini göreceğiz. □ "Veliaht iken Almanya'ya yaptığı ziyarette, siperleri dolaşırken, umulmadık

de

bi

ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanlığıdır. General Harington'la son gizli temasları yapmakla görevlendirildiği için "Padişahın kaçmasını ben sağladım, hayatını bana borçlu" diye böbürlenir.224 Dr .Reşat Paşayı öldüren ya da öl-dürdüğü sanılan Zeki'nin San Remo'daki birkaç marifeti: Musahip Mazhar Ağayı dövüp, tabancasının kabzasıyla burnunu kırar. (V.G. Cehenneminde, s. 111) Vahidettin'in özel hizmetine bakan İtalyan kızını gebe bırakır ve zavallı Vahidettin iş kapansın diye birçok para öder. (a.g.e., s. 101) "[Ele geçirdiği serveti] vur patlasın, çal oynasın, har vurup harman savu -rur... delice bir hırsla giyime ve içkiye harcar, sonunda kumarda bitirir." (a.g.e., s.141, 154)225 Para bulmaları için Vahidettin'e ve Mediha Sultan'ın oğlu Sami'ye baskı yapar, Vahidettin'e "Ulan" diye bağırır, (a.g.e., s.177) 226 Ve adamı kovamazlar! N.Fazıl Kısakürek, Vahidettin'in "bu şirret adamı kovacak hamleyi gösterememesini", 'ulan' hitabına bile "bir karşılıkta bulunamamasını", "nice A vrupa kral hanedanından hiçbirinde mevcut olmayan bir asalet fakat korkunç bir zaaf (zayıflık, güçsüzlük)" olarak değerlendiriyor ve şöyle devam ediyor: □ "Allah ona hiç kimseye karşı durabilecek mukavemet bünyesi vermemiş, bunun yerine sultanî bir vekar ve asaletle her şeye katlanma seciyesi vermiş."227 Daha da şaşırtıcı bir bilgi aktarayım. Son çare olarak Mediha Sultan'ın yüzüğü satılacak ve alınan 8.000 İngiliz lirası, idare etmesi için yine Zeki'ye verilecektir! (V.G. Cehenneminde, s.157)228 Çünkü, "Zeki'ye karşı Sultan Vahideddin başta olduğu halde, gözünün üzerinde kaşın var diyecek cesareti hiç kimse kendinde bulamamaktadır." (a.g.e., s.144)

an

_8

bir tehlikeye karşı başını eğmesi ihtar edildiği zaman şu cevabı verir: Türk başı düşman karşısında eğilmez!' "231 Bu ziyarette Başmabeynci Lütfi Simavi de bulunmuştur. Lütfi Simavi anılarının 364. sayfasında '2.Wilhelm istihkâmlarını ve Kolmar batısındaki cepheyi ziyaretlerini' ayrıntılı olarak anlatmaktadır. Ama Vahidettin'in her olumlu davranışını raporuna aldığı halde, bu cesaret sahnesinden hiç söz etmiyor! □ "[Kılıç Alayından sonra] Eyüp'te arabalara binileceği sırada Talat Paşa Çanakkale Boğazı'ndan düşman tayyare filoları geçmiş olduğuna dair telgraf aldığını haber vermişse de Hünkâr, 'Onlar mütemeddin (uygar) adamlardır, böyle dini merasim (!) esnasında taarruz etmezler' diyerek telaş eseri göstermedi."232 Padişahın o kadar güvendiği uygar İngiliz uçakları, 18 Ekim günü, savunmasız İstanbul'a uygarca saldıracak, elli kişinin ölmesine, yüz kadar İstanbullunun yaralanmasına yol açacaklardır.233 • Şimdi de Milli Mücadele dönemine ait bir sahne görelim. İşgal güçlerinin İstanbul'da yönetime resmen el koyduğu gün (16.3.1920) Vahidettin, Sivas milletvekili Rauf (Orbay), Balıkesir milletvekili Abdülaziz Mecdi Hoca (Tolon) ve Konya milletvekili Vehbi Hoca (Çelik)'dan oluşan Meclis Kurulunu kabul etmiştir. Bu ilginç görüşmede yapılan konuşmaları aktarıy orum: "Vahidettin - Bu adamlar (İngilizler) daha çok şey yaparlar, her istediklerini yaparlar! Her şeye cüret edebilirler! Meclis'teki sözlerinize ve hareketlerinize dikkat ediniz! Vehbi Hoca - Efendimiz, onların kudreti milleti yıldıramayacaktır. Millet azimlidir, kararlıdır, Hakkın yardımıyla, haklarından gelecektir. Milletiniz, memleketi de, sizi de kurtaracaktır. Müsterih olunuz padişahım. Vahidettin - Hoca! Hoca! Dikkatli olun! Bu adamlar, her istediklerini yaparlar! Mecdi Hoca - Padişahım, bu kâfirlerin kudreti zahiridir, şu gemilerin top menzili dışına çıkamaz. Senin milletinin yüreği, onların demirinden metindir. Millet, istiklali uğruna giriştiği mücadeleden muhakkak muzaffer çıkacaktır. Endişe buyurmayınız. Vahidettin - Hoca, vaziyet meydanda! Hadiseler ortada! Bu adamlar isterlerse yarın Ankara'ya giderler! Rauf- Efendimiz, biz huzurunuzda milleti temsilen bulunuyoruz. Millet, haysiyet ve istiklale aykırı bir kaydı kabul etmemeye kesin kararlıdır. Eğer milletin hislerine tercüman olduğumuza kani iseniz, arz ediyoruz ki milletin sizden istirhamı (ricası), haysiyet ve istiklale aykırı bir antlaşmaya ve sözleşmeye imza koymamanızdır. Aksi takdirde istikbali çok karanlık görüyoruz. Vahidettin - Rauf Bey, millet koyun sürüsü! Bu sürüye bir çoban lazım! İşte o da benim! " 234 Yolda, Vehbi Hoca, derin bir acı içinde olan Mecdi Hoca'nın omuzuna elini koyar, 'Gam çekme efendi...' der, ' Allah büyüktür! Bu millet kurtarıcısını bul acaktır. Milleti koyun sürüsü saymak, rıza-yı ilahiye de aykırıdır. Yaşarsak, çok şey göreceğiz.' " 235 • Son olarak da İngilizlerin izlenimini gösterir bir örnek: "... Sultan, Yıldız'da

de

bi

an

_8

titreye titreye oturmaktadır... Belki de bazı hadiselerin kendini taç ve tahtından yoksun kılacağından korkmaktadır. Bu hanedana mensup hiç bir Prens (şehzade), halkını idare edebilecek kâfi (yeterli) kaabiliyet ve enerjiye sahip görünmemektedir." 236 10. Bazı görgü tanıklarının Vahidettin hakkındaki görüşleri □ II. Abdülhamid'in Başkâtibi Tahsin Paşa: "Sultan Hamid, Vahideddin Efendiyi bu derece beğenmekle pek aldanı-yordu. Çünkü Vahideddin Efendi, Sultan Hamid'e bir maksat ve çıkar karşılığınd a hizmet ediyordu, yoksa Sultan Hamid'e hiç sevgisi ve bağlılığı yoktu. Nitekim, inkılaptan (1908'den) sonra, Sultan Hamid aleyhinde en ileri gidenlerden biri Vahideddin Efendi olmuştu... Vahideddin Efendinin readet-i ahla-kiyesi (ahlakının bozukluğu) sonra bütün feciliği ile kendini göstermiş ve saltanat makamına geçince, yaltaklanma ve dalkavukluk huyu gereğince, bu sefer kuvvet ve nüfuz sahibi gördüğü yabancı ve düşman millete sokulup yanaşma yolunu tutmuş ve melanette (kötülükte) daha ileri giderek, vatanlarını düşman istilasından kurtarmak için gaza ve bu uğurda canlarını feda eden Türkleri vurdurmaktan çekinmemiştir." (Sultan Abdülhamid, s. 171) □ Vahidettin'in Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi: "Aşırı derecedeki tevehhüm (kuruntu) ve tereddütü, öteki meziyetlerini örterdi... Sultan Vahdettin, Sultan Reşat'tan daha aklı başında ve daha bilgili old uğu halde inat ve israrının, vehimliliğinin ve kararsızlığının kurbanı oldu... Sultan Reşat'ın kalbi daha temizdi... Onurlu bir zat olduğundan, mütarekeden sonra Vahdettin'in uğramış olduğu hücumlara uğrasaydı, ya felç olup yatar yahut yür eğine inip ölüp giderdi." 237 □ İngiliz Yüksek Komiserliği Siyasi Müşaviri T.B.Hohler'in 4 Kasım 1919 günlü raporu: "Hükümdar zayıf karakterli olup pek cesur olmamasına rağmen yüksek prensip ve emellere sahip görünmektedir." (G.Jeschke, İngiliz Belgeleri, s.6; Br.IV, No. 578) □ Amiral de Robeck'in raporu: "Büyük bir karakter gücüne veya şahsiyete sahip olmamakla beraber çok samimi ve nazik bir zat olup oldukça zihni bir idrak de göstermektedir." (G.Jeschke, İng.Belgeleri, s.7; 21.8.1920 günkü mülakat hakkında rapor, Br.XIII, No.23) □ A.Reşit Rey: "Oldukça zeki fakat fazla müteenni (fazla temkinli) ve müteredditti (tereddütlüydü/ kararsızdı). Diyebilirim ki anlayış ve kavrayışta hızlı, karar ve harekette yavaş idi." 238

de

bi

an

_8

□ Rıza Tevfik: "Kendisi bir kukla durumunda idi." (Biraz da Ben Konuşayım, s.191) □ İ.M.Kemal İnal: "Eski Adliye Nazırı İbrahim Bey, yeni Padişahın kendisine şöyle dediğini bi rkaç gün sonra bana nakletmişti: 'Aczim var, korkuyorum. Maddeten hiç bir şeyden korkmam. Fakat pek ağır bir vazife yüklendim. Allah'tan korkarım.' Padişahın aczini itiraf etmesi, Allah'tan korktuğunu ve pek ağır bir vazife yüklendiğini.söylemesi, haktanırlığını, doğru söylediğini belirttiği için takdire değer. Fakat aczini ve pek ağır bir vazife yüklendiğini itiraf eden bir kimsenin, tecrübeli ve yeterli olanları kullanmak ve onlardan yararlanmak gerekirken, Ferit Paşa gibi hükümet yönetiminde aczi ve devlet işlerinde tecrübesizliği bilinen ve halkın güveninden yoksun olan bir adamı, öyle tehlikeli bir zamanda, ardarda sadraza mlık makamına getirip türlü zararlara sebep olması, sözüyle özünün birbirine u ygun olmadığını göstermiştir. Allah'tan korkan, Allah'ın yasakladığı şeyleri, özellikle emaneti, yani millet işlerini, ehil olmayanlara vermekten sakınır." 239 □ Dr.Rıza Nur: "Yeryüzünden nice milletler gelmiş geçmişler, azametli saltanatlar kurmuşlar, sonra da batmışlardır; fakat batarken hepsinin padişahları başlarında bulunmuş, düşmanlarıyla dövüşmüşlerdir. Halbuki bizim yıkım ve istiklal davamızda padişahımız, vatan düşmanlarıyla birleşmiş, millet aleyhinde hareket etmiştir." (Türk Tarihi, 1.C., s.198) □ Hüseyin Kazım Kadri: "Benim anladığıma göre, Vahideddin medeni cesaretten yoksun, müteredd it (kararsız) bir adamdı. Ferit Paşa adeta bu adamı büyülemişti. Her şeyi onun gözüyle görür ve onun kafasıyla düşünürdü." (s.201) □ Damadı İsmail Hakkı Okday: "Kayınpederim hem zeki, hem mütereddit (kararsız) ve vesveseli (kuşkucu) bir hükümdardı." 240 □ Şehzade Abdülhalim Efendi: "Bu hanedan bitmiştir. Bizden millete hiç bir hayır beklenemez artık. Bizi bir tarafa atarak, millet kendini kurtarmalıdır!" 241 □ Son Halife Abdülmecit Efendi: "O hain, yalnız vatanımıza hıyanet etmedi, hanedanımızın şerefiyle de oynadı. Artık vatandan da, hanedanımız sicilinden de kovulan bu adamdan bahsetmiyelim." (Aktaran N.F.Kısakürek, s.209)242

de

bi

an

_8

11. Ölümü "1926 yılı 15/16 Mayıs gecesi kalp rahatsızlığından vefat etmiştir.243 Ailesinin isteği üzerine otopsi yapıldıktan sonra cenazesi Şam'a nakledilmek için tahnit edilmişse de 120 bin lira borcu olduğu için İtalyan alacaklıları tarafından tabutuna varıncaya kadar haciz koydurulmuş, sırf bu yüzden cenaze bir ay evinde ka lmış (?) ve nihayet kızı Sabiha Sultan para tedarik edip haczi kaldırtarak Şam'a naklettirip Sultan Selim Camiinin bahçesine defnettirilmiştir." 244 12. Birinci Bölümün sonu Bu bölümde yer alan bilgilere, belgelere ve tanık ifadelerine dayanarak, Vahidettin hakkında şu hükmü vermek, haksızlık olmaz sanıyorum: Kusurları meziyetlerini aşan bir insan, dönemin gerektirdiği niteliklere sahip olmayan, sıradan ve zayıf bir hükümdar. Peki, hain miydi? Buna, Üçüncü Bölümde, Kurtuluş Savaşı sırasındaki tutumunu ve bunu beli rten belgeleri de gördükten sonra, siz karar vereceksiniz.

Notlar
57) 58)

59)

60) 61) 62) 63)

64)

65) 66) 67)

İ.H. Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, 4.C., s.441. Ahmet Kabaklı ise nedense, tarihi gerçekleri bir yana iterek, şöyle yazıyor: "Son Padişah VI.Mehmet Vahüdiddin, 17 Kasım 1922'de, Veliaht Abdülmecit Efendiyi Halife ilan etti." (Temellerin Duruşması, s. 145) Şaka mı, baskı yanlışı mı, yoksa sayın Kabaklı kimsenin bilmediği bir sırrı mı açıklıyor? Oysa Vahidettin, sonuna kadar Halife olduğunu ileri sürmüş, Abdülmecit Efendi için de şöyle demiştir: "Bizim budala, demek ki saltanatsız hilafete razı yani tekke şeyhi olacak. Gerçi bu kadarı da [ona] çoktur ya." (Aktaran Tütüncübaşı Şükrü Bey, Yakın Tarihimiz, 3.C., s.388) K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.192'de, Mısır'da kalamamasının sebebini, Kral Fuat'ın karşı çıkmasına bağlıyor ama asıl sebebin İngilizlerin izin vermemesi olduğunu ilerde göreceğiz. İ.H. Okday, Yanya'dan Ankara'ya. Ali Fuat Türkgeldi, Görüp işittiklerim, s.177, 216, 227. San Remo'da bir süre Vahidettin'in yanında kalan T.Mümtaz Göztepe'nin anılarında bu konuda birçok ayrıntı var. (V. Gurbet Cehenneminde) T.M. Göztepe, Vahidettin'in bestelediği bir şarkıdan söz ederken, cümlenin başında 'mahur makamında', cümlenin sonunda ise 'beyati makamında' diye yazıyor. (Vahidetti n Mütareke Gayyasında, s.188) Yılmaz Çetiner ise aynı şarkının makamının 'suzidil' olduğunu ileri sürüyor (Son Padişah Vahidettin, s.292) Tek şarkı, iki araştırmacı, üç makam! Son Sadrazamlar, s.2102; Murat Bardakçı, Vahidettin'in 41 şarkısının notalarının yayımlanacağını açıklamıştı (Hürriyet, 5 Kasım 1995), bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmiyorum. Rıza Tevfik (Bölükbaşı), Biraz da Ben Konuşayım, s.32. Lütfi Simavi, Osmanlı Sarayının Son Günleri, s. 360. Yakın Tarihimiz, 3.C., s.388; Malta'da, sadece 20-30 Kasım 1922'de İngilizlerin yaptığı

de

bi

an

_8

68) 69) 70) 71) 72) 73) 74) 75)

76) 77) 78) 79) 80) 81) 82)

85)

86) 87) 88) 89) 90) 91)

92)

93) 94) 95) 96) 97)

de

bi

83) 84)

masrafları gösterir çizelgeye göre, "Vahidettin ve "maiyetinin şarap masrafı 5 İngiliz lirası" tutmuştur. (B.N. Şimşir, Vahdettin'in Kaçışı ve 'Sonu, 28 Kasım 1973 Cumhuriyet gazetesi [F.O, 371/9118/E. 172: Colonial Office'den Foreign Office'e yazı, 3.1.1923]) Osman Öndeş'in Malta gazetelerinde yer alan haberlere dayanarak hazırladığı bir yazı: Vahideddin Malta'da (Hayat Tarih Mecmuası, Mart 1971) V.Gurbet Cehenneminde, s.147. G.Jeschke, Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz Belgeleri, s.6, mülakat 17.12.1919 günlü The Times'da yayımlanmış. İ.H.Okday, s. 206. Şefik Okday, Son Osmanlı Sadrazamı ve Oğulları, 7.bölüm, 28.12.1988, Milliyet. Türk Ülküsü, s.86; V.Gurbet Cehenneminde, s.34. Görüp işittiklerim, s. 141. N.F.Kısakürek, Vahidüddin, s.24; M.Kemal İnal diyor ki (sadeleştirilmiştir): "Abdülmecit'in evladı içinde sıhhati ve şuuru tam, tahta layık bir şehzade görülmedi denilemezse de görülenlerdede nice acaip haller görüldüğü inkâr edilemez." Son Sadrazamlar, 4.C., s. 2094. A.F.Türkgeldi, Görüp işittiklerim, s.138; aksi gibi o gece Topkapı Sarayının duvarı yanındaki hamam yanar, yangın Harem dairesine sıçrayacak korkusuyla hayli telaş edilir. a.g.e., s.209. Rauf Orbay'ın Hatıraları, 2.C., s.241, Yakın Tarihimiz. Son Sadrazamlar, s.2101. Lütfi Simavi, s. 353. Saray ve Ötesi, 1.C., s.65. Son Sadrazamlar, s. 2095; "Sultan Reşat, Manisa mebusu sıfatıyla İstanbul'a avdet ettiğim sırada beni kabul eylemişti. 'Siz Manisa mebusu olmuşunuz, pek mahzuz oldum. Bu Manisa Arnavutlukta mı?' dediği zaman kendimi kaybettim ve ne cevap vereceğimi şaşırdım. [..] Saltanat taraftarı olsam bile bu kadar cahil ve gafil padişahları ilzam edemezdim (tutamazdım)." (Hüseyin Kazım Kadri, Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım, s.248) A.F.Türkgeldi, a.g.e., s.275. Nihal Atsız, s.86; K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.88; Hilafet, s.274. Öteki Vahidettinciler de bu abartıyı tekrar ediyorlar. Son Sadrazamlar, 4.C., s.2095 vd.; bu bilgi yetersizliği ve ehliyetli danışmanlar kullanmamak yüzünden, Vahidettin'in iç ve dış olaylara, doğru bir teşhis koyamadığını göreceğiz. Lütfi Simavi, s.348, 366. Osmanlı Tarihi Kronolojisi, 4.C., s.442. F.Rıfkı Atay, Atatürk'ün Bana Anlattıkları, s.29, Sel Y. Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım, s.163. Tahta çıkış yazısına eklemek üzere hazırladığı 10 maddelik not, bu umudu haklı gösterecek niteliktedir. (Ayrıntısı için, S.Selek, Anadolu İhtilali, s.24-25) Belki de bu düşüncesi yüzünden, Temmuz 1919 ve Ekim 1920'de, tahtından ayrılmayı düşündüğü ya da bu izlenimi bıraktığı halde bu kararı verememiştir. (Jeschke, İngiliz Belgeleri, s.241vd.) Acaba kendisi akıllıca, kinsiz ve tarafsız yönetti mi? Bunu, olayları izlerken anlayacağız. Görüp işittiklerim, s.183; H.Hüseyin Ceylan, 'Vahidettin'in, savaşın felaketlerinin sebebi1 olarakda suçlandığını ileri sürüyor. (Büyük Oyun, 1.C., s.17) Hiçbir kaynakta böyle bir suçlamaya rastlamadım! Kendi icad edip kendi karşı çıkmış. Gölge boksu yapıyor. Görüp İşittiklerim, s.151, 179, 207. H.Z.Uşaklıgil, a.g.e., 1.C., s.226. Tarih ve Toplum, 17. Sayı (Nisan 1985), s.59, dipnot 4 [Fransız Diplomatik Arşivi, Seri E (1918-1929), Dosya 87, s. 107-109 'a dayanarak] Lütfi Simavi, s.489. a.g.e., s.442; iki yakını da, kolayca yalan söylediğini aktarıyor: Görüp İşittiklerim, s.179; Lütfi Simavi, s. 202.

an

_8

Z. (Üçüncü Bölüm. Türkiye'de Siyasi Partiler.162 vd.442) Bütün Vahidettinciler de. Ben. 31 Mart olayında. sayı 8/18 Şubat 1965) İ." (Aktaran Sina Akşin. Ben de Yazdım. ona karşı bir sempati besliyordu. Türk mantalitesini kapsayamaz." (İstanbul Hükümetleri. hem kendisinin felaketini hazırlayacaktı. H. Doğrusunu söylemek gerekirse bu söylentiler pek de temelsiz değildi. 5. İngiliz Yüksek Komiserliği . (Hayat dergisi. Ama tarihte. partinin önde gelenleri arasında bulunan Şeyhülislam M.320. M.Kazım Kadri. Ali Kemal. hanedan üyelerinin hiçbir partiye mensup olamayacaklarını ileri sürerek bu söylentileri yalanlamakta olduğumu söyledim.Tunaya. bu 'zorlayıcı sebep ve baskılardan' biri bile belgelenmiş değildir.Tunaya. Lütfi Simavi diyor ki: "[Şehzade Vahideddin'e ] Damat Ferit Paşanın Sadık Beyle birlikte kurmuş olduğu [Hürriyet ve İtilaf adlı] partiye kendisinin onursal başkan olduğu hakkında ortada bazı söylentilerin dolaştığını duyduğumu.Şevket Paşanın ölümü ile biten darbe girişiminde. Birinin ılımlılığı. ötekinin aşırılığı ise Vahdettin'e. s. s.40) Rıza Tevfik bu sözleri doğruluyor (sadeleştirilmiştir): "Damat Ferit Paşa hanedana pek saygılı. Oysa hem İttihatçılara. 245.207. Vahidettin'in. s.Ferit'in bir sözü: "Benim conception'um.Ferit'i Sadrazam yapmadan önce de Mondros Mütarekesi görüşmelerine Başdelege olarak gitmesi için şiddetle ısrar etmiştir. 212. 46) Sina Akşin diyor ki: "Hısımı olan Tevfik ve Ferit. Veliaht Y. Tersine D.265) D. dine dayalı ve İngilizci' bir düzen.16) M.Z.C.T. 258.C. D." (İstanbul Hükümetleri. (Ben de Yazdım. siyasal duruma göre almaşık (alternatif) imkânlar tanıyordu.322. Jeschke."sinsi ve kirli rolleri" olduğunu yazıyor. s. 203 (dipnot 170). İstanbul Hükümetleri. İngiliz Belgeleri. bütün parti anlaşmazlıklarında. Ali Fuat Türkgeldi'nin verdiği birçok örnek var: s.158. s. Feylezof Rıza Tevfik gibi ilginç ve karanlık kimselerle ilerde sık sık karşılaşacağız. Ali Birinci. zorunlu sebeplere.212) Celal Bayar. Mektubun tam metni ve Sadık Beyin öteki densizlikleri için bkz: Ali Birinci.202." (s." (Biraz da Ben Konuşayım..1438.Kronolojisi. T. s. Hürriyet ve İtilaf Fırkası. s.Okday. baskı gibi mazeretlere sarılıyorlar. 220.81) Vahidettin. hem Ankara hükümetine karşı olan Hüseyin Kazım Kadri bile şöyle demektedir: "İttihatçılık hissini ve imanını bu vatanda ebediyen imha eden Anadolu milli hareketi oldu ve bütün bir memleketin İttihatçılıktan kurtulmasını temin etti. adı geçen partiye onursal başkan olmasa bile.paragraf) Sina Akşin. politika ile uğraşan Şehzade Vahidettin'i ağır biçimde suçlamakta. Hatıralarım. hem devletin. 159) T. 263 vd. 247. Vahideddin Efendi. s. oysa beyannamesinde "meşrutiyet gereklerine uyduğunu" iddia edecektir.4.252. s. mütareke yıllarında Damat Ferit'i arka arkaya sadrazamlığa getirerek. s. babasının sadece Damat Ferit'i sevmediğini.98) 99) 100) 101) 102) 103) 104) 106) 107) 108) 109) 110) 111) 112) 113) 114) de bi an _8 105) O zamanki Posta ve Telgraf Nazın Haşim (Sanver) Beye dayanarak Celal Bayar. s. Vahidettin'in Çengelköy'deki köşkünü "fesat yuvası" diye nitelediğini aktarmaktadır. ulusal olmayan 'hilafete. gelenekçi.169.] İlerde Padişah olduktan sonra bu partiye olan bağlılığını açığa vuracak.. ve 27. bu tutumun doğru olmadığını kendisine ancak böyle dolaylı bir yolla anlatabilirdim.1. "Sabiha Sultan.İzzettin Efendinin. 217 vd. s.Şevket Paşa da günlüğünde. Vahidettin'in emelini şöyle özetliyor:" Mutlakiyetçi ya da en azından otoriter.Ferit..H. s. dipnotları. fakat hakikatte yalnız ailenin Sultan Mecit koluna bağlı idi ve Sultan Mecit ile Sultan Aziz evladı arasındaki geçimsizlikte de payı vardır.Sabri. kız kardeşiyle yeğenini bilakis çok sevdiğini ve hiç sevilmeyen damadın Sadrazam olmasına sebeb olarak birtakım mücbir (zorlayıcı) sebebler ile tesirler (etkiler) altında kaldığından bahsetti.. s." (Osm." (Hatıralarım. 254. Hürriyet ve İtilaf Fırkası. s. [. s. Görüp İşittiklerim. bu sözün katiyen doğru olmadığını. özellikle 26. sivil paşalar olarak Bab-ı Âli'yi onun istediği biçimde yönetebilecek adamlardı. C. H..

asabi ve ukala dümbeleği bir zat idi. (Jeschke. Talat Paşa'dan söz ederken şöyle diyor: "Mali namus meselesi. çünkü Vahidettin'le işbirliği halindeler.Dilipak.C. daha İngilizler İstanbul'a gelmedenönce. olmazsa meziyet değildir.1919 günlü bir yazısında.hükümetleri zamanında. Osmanlı T. Vahidettin'in. A.Ferit Paşanın Sadrazam olması.Okday.49. aynı gün Ş. 42) Bu tür kukla. mütareke anlaşması için Damat Ferit'i Mondros'a Başdelege olarak göndermek için girişimlerde bulunması.[. Üçüncü Bölümde bu talihsizişbirliğinin şaşırtıcı ayrıntılarını göreceğiz.441. bu dönemdeki Devlet Başkanı Mareşal Petain'i bile. onlara kuklalık etmelerinin mazereti olarak ileri sürülebilir mi? İşbirliği yapmak. 4. insanın kolu. s. s.177 vd. ilgili belge: 371/4215-76104) Vahidettin'in son Başkâtibi Rıfat Bey özetle diyor ki: "Sultanzade Sami. Kronolojisi. İngilizlerin baskısı olmadığını.İzzet Paşa itiraz edince de.H. Üçüncü Bölümde belgeleriyle göreceğiz. sonraki yöneticilerin işgalcilerle işbirliği yapmalarının. Osm. Rahip Fru denilen şahsı saraya dadandırmakta.9.. halkın coşkun gösterileri arasında. s. zaten böyle birbaskıya ihtiyaçları da yok. Acaba hangi olumsuz icraatına karşı çıkmış? Mısıroğlu açıklasa da herkes bilse. 1.452) Öyleyse? A.hükümetlere 'işbirlikçi hükümet' denir.. yenilginin sorumlusu. Damat Ferit'i kimin tercih ettiğini gösteriyor. s. eğer eksik olursa kusur sayılır.269. "Biz onu idare ederiz" diye güvence vermesi.T. Şuradan buradan işittiği. Mesela Fransa. Damat Ferit'in ilk üç hükümetinin.C. birkaç sayfa sonraysa. s.72) İ. 9. '20 cürüm' (suç)işlemiş olduğunu belirtiyor." (Aktaran N. Salih Paşa gibi kimseleri de Sadrazam olarak seçmiştir.4. süngü zoruyla mı beş kez Sadrazamlığa geldi? Reddetmesine ne engel vardı? Bu makama pek hevesle geldiğini bütün tarafsız tanıklar söylemektedir. s. 4. aynı sebeple ömür "boyu hapse mahkûm etmiş ve ölene kadar hapiste tutmuştur.İzzet Paşa. Yalan Söyleyen Tarih Utansın. Üçüncü Bölümde göreceğiz. hiçbir ciddi ülke ve sağlıklı bir toplum bunları bağışlamaz." kendisinin iktidara gelmesi gerektiği konusunda. Gerçeğin böyle olmadığını. Üçüncü Bölümde göreceğiz. Damat Ferit hiç istemediği halde. İttihat ve Terakki Partisi iktidarıdır. Ali Rıza Paşa.Akşin. İstanbul'a giriyorlardı. 1920 yılında gösterecektir! Hayatımın Acı ve Tatlı Günleri.. Kronoloji II. s. İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye. s.H. İstanbul Hükümetleri.210 vd. C.Danişmend. eğri doğru her şeyi Padişaha anlatırdı. TevtıK Paşa. s. ne resmi tarih eleştirilebilir. 443. Evet.1920 tarihli beyannamesi.117. İ. Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi için Vahidettin'e baskı yapıldığını gösteren bir bilgi de yok. K. Cumhuriyete Giden Yol.) Damat Ferit. Sultanın ısrarlı olduğunu" açıklamıştır. yalnız Damat Ferit değildir.383vd. (S.Karabekir. ve 5. (istiklal Harbimiz. Kukla ya da işbirlikçi hükümetlerin başlarına gelenler için yakın tarihe şöyle bir göz atmak yeter. Hiçbir İngiliz belgesinde. Erol Ulubelen.Uluğ. asıl hainliğini ise. s.A.Kronolojisi. Ama bu durum.H. savunmaz. Demek ki D. Vahidettin Roma'ya gitmedi ki mahfazayı de bi an _8 . budu gibidir..299. s. daima İngiliz kakası karıştırır..Naili Paşa komutasındaki Türk birlikleri de. ne yeni bir tarih yazılabilir.115) 116) 117) 118) 119) 120) 121) 122) 123) 124) 125) 126) 127) 128) 129) 130) 131) Baştercümanı Andrew Ryan'a. öylekaçınılmaz. Sivas Anadolu Kadınları Müdafaa-yı Vatan Cemiyeti'nin 24. olmazsa olmaz bir durum değil.] Mali namus sahibi olmak. kuklalık etmek. s.Müftüoğlu. Haftada bir veya iki defa Saraya gelir ve dayısı Vahidettin ile saatlerce konuşurlardı.382. İkinci Dünya Savaşı biter bitmez. yani hırsız olmamak bir meziyet midir? Fakat siyasi namus büyük bir meziyettir!" (s. işgal altındaki Fransa'nın Dışişleri Bakanı Laval'i. Birinci Dünya Savaşı'nın milli kahramanlarından olmasına rağmen. Almanlarla işbirliği yaptığı için kurşuna dizmiş. ahlaki ve siyasi bir sorun. Geldikten sonra yaptıklarını. bu sultanzadenin ilgisi vardır. M. Mütareke döneminde Vahidettin'in Sadrazamlığa getirdiği kişi. Apaçık olayları ve belgeleri görmezden gelerek. gençliğinde bir İngiliz mürebbiyesinin eline verilmiş yahut bir İngiliz öğretmeni tarafından yetiştirilmiş olmasından dolayı.4. A.443. hiç bir bilinçli aydın da korumaz.Reşit (Rey) Beyi de düşünmüştür.

315-335. arazi. s.. (V. San Remo'da iken. 4.C.H. s. s. s..Musahip Mazhar Ağanın verdiği bilgiye dayanarak. s.Karaağaçlı.171) Vahidettin'le birlikte İstanbul'dan ayrılan Tütüncübaşı Şükrü ise ikisini de tekzip ediyor: ".11. yanında alıkoymuştu. (İ. s... C. (Hilafet. elli bin altın biçiliyordu.Cehenneminde.. s.M.Uşaklıgil.217 vd. Biz Hünkârın bunu mutlaka cebine koyduğunu sanıyorduk. Vahidettin'in yakın çevresi bu işe çoktan teşnedir.Uşaklıgil. s. 3..İ. Hicaz Kralından 3.132) 133) 134) 138) 139) 140) 141) 142) 143) 144) 145) de 137) bi 136) an 135) oradan geri yollasın! T.. Vehbi Vakkasoğlu. kızkardeşi Mediha Sultandan 8..C. 1976. değerli elmaslarla süslü olan bu kitaba.. Sultan Reşat'ın Başkâtibi de aynı gerçeği şöyle yazmış: " Hazine-yi Hümayun eşyası. s. Teşkilat ve Teşrifatımız. odasında. Buna dair o zaman tutulan zabıt (tutanak) Topkapı Sarayı Müzesi arşivinde 35 numarada kayıtlı 'ilmühaber ve Kuyudat-ı Saire Defteri'nde mahfuzdur. Ağustos 1951) M.157) 25 Kasım 1922 günlü Chronicle _8 .92)..1969. tarihi ve kıymetli bir Kur'an'ı yanında aiakoyduğunu ve Hicaz Kralı Hüseyin'e hediye ettiğini' ileri sürüyor. 1.. s.Ulunay'ın anlattığına inanırsanız." (Son Mücahitler. 90) H.s.68 vd.Pakalın.C. Yakın Tarihimiz.125. s. 2.27) Abdülhamit'in bu tür gelirlerden aldığı para.203). bazı avaninin (değerli kap kaçağın) iç Hazineden çıkarılıp darphaneye gönderildiği. Hayat Tarih.000 altın destek gördüğünü iddia ediyor. Sayı. 51. Kronolojisi.62).171.Z. Hazine-yi Hassa. herhangi bir tahminde bulunmuyor.Z.G. saltanatın malı olup hünkârların şahsi tasarrufu dairesinden hariç (kullanım alanının dışında) kaldığı için. 183) Para darlığı yüzünden. bir hayır kurumuna dahi hibe edemez.Uşaklıgil. s. maden vb. Damla Y.Göztepe ise.Mısıroğlu da kabul ediyor fakat miktarı hakkında.000 İngiliz lirası. Hazine-yi Hümayun. 1965/3. 2. giderayak Topkapı Sarayı Muhafızlığına tayin edilen Vahidettin'in kayınbiraderi Zeki ve bazı kafadarları da.C. 3.. sarayların tamiri de devlete ait.C. nasılsa yanına alıp getirmeyi akıl edememiş. 1965/5. Resimli Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi. 157.281. Gurbet Cehenneminde.s.C. 2. s. T. yılda 500.." (Hayat Tarih mecmuası.388) Kısacası uydurup uydurup yazıyorlar! Bari birbirlerinin kitaplarını bir zahmet okuyup da ağız birliği etseler. Resimli Tarih Mecmuası. 18.15) K..H. 1..C. İstanbul. Osmanoğulları'nın Dramı. Göztepe'nin verdiği bilgi doğru ise.449) Osmanlı T.Uzunçarşılı. Karal.Uzunçarşılı. Hazine-yi Hümayun. her şeyin yerli yerinde olduğunu [.Bu meşhur ve çok kıymetli kitabı. Gurbet Cehenneminde. Mısıroğlu şu bilgiyi veriyor: "Sultan Vahdeddin'in vatandan ayrılışından sonra hazine dairesinde yapılan tespitler. (V. Bankada hesabı olduğunu K. ayrıca H. Gurbet Cehenneminde.8. İstanbul'dan hareketimizden bir ay kadar evvel Topkapı Sarayından getirtmiş. s. s. kayıtlara gerekli özenin gösterilmediği dönemler olduğu da anlaşılıyor.000 altın idi. (Hurşit Paşa. Ve buna ömrünün sonuna kadar yanmıştı.Z. Saltanata ait mülklerin (çiftlik. Mukaddes Emanetleri birlikte götürmesi içinVahidettin'e hayli baskı yaparlar. E. (V.Sertoğlu. Tercüman gazetesi. s. Tahsin Öz. Padişah ile hükümetin ortak kararıyla. Osmanlı Tarihi." (H. 3. haklı olarak.137 vd.000 lira ziyafet ve seyahat ödeneği (s.322. Meğer geri vermiş." (Yakın Tarihimiz. 1.388. R. Osmanlı Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü.443.C. güya İşgal Kuvvetleri Zabıta Komutanı Albay Maksivel' gibibir destekçi de bulmuşlar. Tanzimattan önce. 180.902. Ali Şeydi Bey. (Prof. Ceb-i Hümayun maddeleri. Osmanlı Devletinin Saray Teşkilatı.. s. M. Padişahtan Padişaha geçen fakat Padişahın tasarruf (kullanım) hakkı bulunmayan bir müze gibidir. . s. Fevkalade nefis cildi bile nadide taşlar. Türk Tarihinde Osmanlı Asırları.] göstermiştir. Sultan Reşat'ın Başyaveri Hurşit Paşa anılarında diyor ki: "Topkapı Sarayı hazinesi. 91 ve 92. Z. s. Hazret-i Osman'ın bizzat eliyle yazdığı kati şekilde ifade edilen bu Kur'an-ı Kerimi. s. C.195. Çev. 'Hazret-i Osman'ın yazdığı söylenen. s. 100.C.M. s. V.C.Z. Ayrıca 'bugünün parasıyla elli bin lira' ne demek acaba? Türkiye 1850. ayrıca yıllık 50.Göztepe.. Yazar Hazine-yi Hassa ile Hazine-yi Hümayun'u birbirine karıştırıyor. Hiçbirinin mülkiyeti yeni padişaha geçmediği için bu mülkleri satmak bir yana..) de ancak gelirinden yararlanabilir. Bu Vatanı Terk Edenler.

Azerbaycan ve İran büyükelçilikleri.Şimşir. 28 ve 29 Kasım 1973. bir İngiliz Bankasında 20. bu konudaki önergeyi de imzalamazdı. 3. üçüncüsü ise 150'liklerden Tarık Mümtaz Göztepe'nin yazdığı Vahideddin Gurbet Cehenneminde (Temmuz 1968) adlı kitaptır.Göztepe. sayfaları incelenirse. "Sultan Vahideddin Osmanlı Bankasına 75. K."eğer Mecit Halife olursa. Hezimet mi" adlı kitabın 1964'te yayımlanan ilk cildi izler. dayanak göstermeden şöyle yazıyor: "İngiliz Elçiliği. Yeni Halife'nin kıyafet ve vazifelerini tespit etmekle ona bir hat çizebiliriz. isyanlar.85 vd.Uluğ. sonraki baskılardan bu bölümü çıkarmıştır. baskı 503 sayfa. sebebiyle bu akım çok güçlenecektir.M. Vahideddin Mütareke Gayyasında (1969. açıklamalar. s.F. yazar. Buna karşı benim mütalaam şu idi: ‗Millete baği (haydut) diyen.540) Ankara'da Afganistan. N.Mumcu. "İngiliz belgelerine göre İngiltere Dışişleri Bakanlığı. İlk ciltte.Hakkı Bey de Meclis-i Mebusan'da şöyle demiş: Hilâfet bir bergüzâr-ı tarihidir (tarihi bir hatıradır). (2) T. 1911'de Süleyman Nazif de hilafet aleyhinde şöyle yazmıştır: "Hilafet bizim için daima bir bar (yük) olmuş ve dört asırdan beri şevket-i milliyemizi (milli büyüklüğümüzü) kemirmekle tegaddi edip (gıdalanıp durmuştur. Sebep olarak da.Türkgeldi. kendisine söz verilmediği için muhalif kaldığı anlaşılır.F.44) Babanzade İ. bankadaki mücevherlerine karşılık da 50. Ama Kurtuluş Savaşı sırasında." (Bilal N. Nihal Atsız'ın 1958'de yayımlanan Türk Ülküsü 'Altıncı Mehmet' başlıklı bölümdür. Malta'da bulunduğu sırada Vahidettin'in servetini araştırmış. milli hükümetimize karşı Halife Ordusu gönderen bu adamı tutmak.146) 147) 148) 149) 150) 151) 152) 153) 154) Ajansı'nın haberine göre. Buhara temsilciliği vardır.) İkinci eser yine K. Hilâfetin gerekli olduğundan da söz etmiştir.000 = 152.Öndeş.H. Nihal Atsız'ın görüşlerinin çoğunu kaynak göstermeden ve genişleterek kullanıyor.000 gram ya da 152 kilo.Gurbet Cehenneminde.53) Nusret Efendi uzun konuşmasında. türlü dinsel içerikli bildiriler. (Resimli Tarih Mecmuası.Mısıroğlu'nun Sarıklı Mücahitleri (1967)." (O.Kemal Paşa Vahidettin'in [Halife olarak] kalmasını istiyordu.' Fevzi Paşa da benim mütalaamı kabul etmekle kararımız: Padişahlığın lağvı ve Hilafetin Âl-i Osman'da kalması ve Halife olarak Mecit Efendinin getirilmesi. cilt ise 1992'de yayımlandı. kışkırtmalar vb.37. Kısacası hilafet aleyhindeki akım yeni değildir. Ayrıca Fransız bankalarında da parası olduğu anlaşıldı ve bir süre sonra harcamasına izin verildi. Tutanağın 312. tarihe karşı da bizi küçük düşürür. Ziya Hurşit'in de karara karşı olmadığı." (Atatürk.72 vd. bizi asi diye fetva çıkararak idama mahkûm eden ve düşmanlarımızla birleşerek. fetvalar.000 lira almış. Vahidettin'i öven ilk genişçe yazı.. s. V. Kuva-yı İnzibatiye. Kazım Karabekir Anlatıyor. bu kitap önce gazetede tefrika edilmiştir).407). s.000 lira yatırmış. bir konferasında 'hilafetin çoktan çürümüş ve taaffün etmiş (kokmuş) bir laşe olduğunu' söylemiş olduğunu açıklıyor (s.'s. cilt genişletilerek Hilafet adıyla yeni bir kitap olarak da yayımlandı.) Büyük Doğu ve Büyük Cihat dergisindeki bazı yazılar da bu niteliktedir. Karşı olsa. Sonra şu üç kitap yayımlanıyor: (1) N. s. baskı 330. suçlu olduğundan sözümüzden çıkmayacağını.Mısıroğlu. mücevher cinsinden bir servetti. cilt 1973'te. bize zorluk çıkarabileceğini ileri sürüyordu. Cumhuriyet gazetesi) Lord Kinross.Kısakürek.Vahideddin Malta'da. kendisine hizmet etmiş olanlara da nadide (seçkin) hediyeler dağıtmış. Bir Milletin Yeniden Doğuşu. (s. para değil. cildin üçüncü baskısında kitaba yeni bilgiler eklenmiş: 1. önerinin karma komisyona havalesi için çabalamaz.100. Bunları Kadir Mısıroğlu'nun yazdığı "Lozan." (A. s. Zafer mi. Ayrıca 3. Utkan Kocatürk'ün verdiği de bi an _8 .1971 Mart) 5. idam kararları. Böylece yaşamasına bol bol yetecek parası vardı. (2." (U. Vahidüddin (Eylül 1968. ve 315. Hayat Tarih. Karşı oyun sahibi Ziya Hurşit'tir (Lazistan).7 gram x 20. Ayrılmadan önce Malta fakirlerine sarf edilmek üzere Genel Valiye 100 İngiliz lirası hibe etmiş.1. Ocak 1956. Ancak bu. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. K.000 İngiliz lirası kadar bir serveti bulunduğunu tespit etmişti.269) Rıza Tevfik de anılarında. millete karşı olduğu kadar. 3. Sultanın paralarıyla değerlerinin dışarıya gönderilmesine aracılık etmişti.Karabekir diyor ki M. s.

belgesiz iddiaları gösteriyor. 800) Rıza Nur da.16..Ceylan.25) "Mehmet Reşat: irade ve dayatma kabiliyeti.8. "Tek kişiye kölelik devrinin geçtiğini" söyleyecektir.. K. saraya molotof kokteyller atılması. bazı Padişahlar hakkındaki görüşlerini.423 vd." (O günkü gazetelere dayanarak. 4.g... bu bilgileri nasıl değiştirmiş ve güncelleştirmiş: "Halife Vahdettin. fener alayları da yapıldı. (a. cezasını-vereceğim!" der. Abdülmecit'in de bi an _8 . Baştan başa bayraklarla donatılmış İstanbul'da.. 7 Kasım 1922 günü İstanbul'da gazetecilere. Kronolojisi.155) 156) 157) 158) 159) 160) bilgiden.17.H. 3) K.810) H. (70lik Bir Subayın Hatıraları. s. R. 2.. Kel Sait'in topladığı ayak takımıdır. Danişmend'in yanlışına ne demeli? "4 Kasım günü İstanbul'da ‗millet saltanatı bayramı' başladı. Yahya Kemal. göstericilerin toplanarak. Ordu Komutanı Nurettin Paşa. 16. yıllarca yaşadığı ve hükmettiği Osmanlı topraklarından ayrılmak durumunda kalmıştı. birbirlerinin kitaplarındaki kanıtsız. bu garip adamı. Devlet ağacına aşı yapmak yerine onu kökünden zehirlemek manasına.. s. 16 Kasım'da değil. N.C. ilk kitapla bu kitabın ana çizgilerinin.. İddiaları ve bilgileri hiç denetlemedikleri için de bunlarda bulunan pek.C.. s. hayatının tehlikede olduğunu düşünerek. İ. başlarında bayrak olduğu halde. İnzibat Yzb.C. herkesin gözü önünde 'kahrolsun Vahdettin!' diye slogan atmaları ve sarayın duvarlarına da 'Vahdettin defol!' yazılarının yazılması üzerine. Yıldız Sarayı'nın etrafında suikast planlarının çoğalması.Kısakürek'in.. mızıkalar çalarak.S..265) Ali Kemal'i İstanbul'da tutuklayıp İzmit'e götüren polis memuru Mazlum ile İzmit'te Ordu karargâhında sorgulayan Necip Ali'nin (Küçüka) anıları için: Asım Us. Muhteşem bir sirk atı gibi seyislerinin emrine bağlı bir insan. Şark Mahfeline gelip TBMM'ne bağlılıklarını bildirmeye başladılar. s.98) Ali Kemal'i Nurettin Paşanın nasıl linç ettirdiğini de.1945 tarihleri arasinda Yeni Sabah gazetesinde yayımlandığı anlaşılıyor. bakınız. "İnşallah yakında Vahideddin'i de getirip. s. okullarını üç gün tatil ettiler. K. Melek kadar yumuşak fakat insan olduğuna göre 'şapşal' sıfatını giymeye mahkûm bir Padişah. T.18. Bu arada bazı yabancı kitaplara da karşılığı olmayan göndermeler yapıyorlar! Bu oyunbazlığın"örneklerini göreceğiz." (Büyük Oyun.92) ve Lozan adlı kitaplarında da (3. İstanbul ve Yardımları.. Okullar.. İstanbul'a giderken... 4.468. Yemekte. özetin özeti olarak aktarıyorum: "Abdülaziz: Abdülmecit'ten daha müsrif.g. 61) "Son Halife Abdülmecit: Kof bir azamet içinde kuklaların en sefili. s. Haydi Mısıroğlu tarihçi değil.H. 2." (Siyasi ve Edebi Portreler. bu tür gönderme ve dipnotlar araştırma yapmış gibi bir görüntû vermeye çalışıyorlar.Mısıroğlu. s.e.2. olayın görgü tanığı Rahmi Apak açıklıyor. 263 vd. 1. s." (Vahidüddin.Nur karşı çıkar: "Onu İnebolu'dan yola çıkaracağız. müşaviri olduğu Lozan Kurulu'yla birlikte bir akşam İzmit'te kalır.. Osmanlı borcunu 300 milyon altına çıkardı. 1930-1950.. esnaf dernekleri ve diğer halk kitleleri. Günlüğü. s. Teğmen Cevdet'in anısı: H.147 ve 172) bu doğrultuda açıklamaları yer alıyor. sonra tekrar yaptırıp yine yıktırmak. s. pelteyi beton gösterecek kadar zayıf. İstanbul.1944-1. Bayram nedeniyle gençler. Şahane bir yalandan ibaret olan bir donanma kurmuştur.47-54.F. İşi gücü köşk yaptırıp yıktırmak. Söz konusu karar. (s.XIX).Mısıroğlu'nun yazdığı gibi askerler değil..) Ama linç edenler. Avrupa. genellikle bu yayınlara dayanıyorlar. s..27) Ayrıca Sarıklı Mücahitler (s..23) "V..Danişmend de aynı hatayı yapmış: Osm. Bir numaralı mason olarak Yahudilik ve kozmopolitlik kütüğüne kaydedilmiş ilk Osmanlı Halife ve Padişahı. ‗Muhteşem Süleyman'ın torunu bu mu?' diye hayret ve istihzalı (alaylı) bir nezaket ile seyreder. daha önce gördüğümüz gibi 30 Ekim günü alınmıştır.. s. çünkü Ankara'ya gelip mahkeme karşısında hesap vermesi lazımdır.C.19." (a..g.. s.e. Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. Mütareke Gayyasından Gurbet Cehennemine adı altında. Tarih metodu bakımından da çok ilginç bir tutumları var: Dayanak olarak.38..Himmetoğlu... Ali Kemal'in İstanbul'dan nasıl kaçırıldığını ve İzmit'te linç edildiğini anlattıktan sonra. 1966.Murat: Deli." (a.21.e. milli şarkılar söyleyerek.. Osmanoğulları'nın Dramı (1976) Öteki bütün Vahidettinci yazarlar. çok yanlış devam edip geliyor.C.

145 vd.Ulubelen.N.. Belleten." (B.. s. ne ağlıyorsun' vb.e. Üçüncü Bölümde belgeleriyle göreceğiz. S. Bakmış olsaydı.. muhayyilesini zorlayıp gerçeği alt üst etmezdi.C. orijinali 338. s. Sonyel. yıllardan beri planladıkları ikiyüzlü siyasetin istenen sonucuydu. İngiliz Belgelerinde.337. K.." (Hilafet. R. Hepsi Mısıroğlu'nun yakıştırması. 2. özeti XCII. bu Padişahlar ve son Halife hakkında.Mısıroğlu.235. 110.529) .. s.g. bu konuşmanın genişçe bir özeti Jeschke'de var. orijinali s. konuyu daha da saptırıyor: "Ankara hükümetince tayin ettirilen (!) Padişah yaverlerinden genç bahriyeli. Bir yanardağ üzerinde oturuyoruz. Reşat Paşanın intihardan önce yazıp bıraktığı mektubun canlı şahididir.LX. s. a.152) Dayanağı olmayan uyduruk bir süsleme.e. s.Şimşir. özeti s.e. Lozan. böyle sert ifad eler yoktur.C. özeti s.g. Bu. s. oysa Vahidettinciler sürekli. sayı 211.241. s. Dış Politika I. Yerinde göreceğiz.. s.37. s. İstanbul Hükümetleri. İstanbul'da 20 bin silahlı Rum. 66.. E." (Hilafet.183) İngilizlerin Vahidettin'e karşı ikiyüzlü bir politika güdüp gütmediklerini.N. 4.. İngiliz Belgelerinde. s.11) bu kısa bilgiyi almış ama bu kısa bilginin dayandığı asıl kaynağa bakmamış. İngiliz Belgelerinde Türkiye. özeti s..N. doğruyu öğrenir. E. İngiliz Belgeleri. Refet Paşaya 'Padişahı İngilizler yarın sabah kaçırıyorlar' diye ağlayarak haber vermiş.151) Nasıl inanacağız buna? Fethi Bey bunu kimseye açıklamıyor da yıllarca sonra.. 3. s. B.İngilizler bu sözlerini tutmuşlar. B. s. s.. s.340.C. Sami Bey şehzade değil! Öyleyse neden Prens? Hele Prens. 147.e.e. orijinali s.. a.e.g. İngiliz Belgelerinde. 'efendi' dendiğini biliyoruz.161) 162) 163) 164) 165) 166) 167) 168) 169) 170) 171) 172) 173) 174 175) 176) 177) 178) 179) seciyesini gösteren bu adi. cildine bakıp (s.209) TC'nin hiçbir resmi tarihinde. Jeschke. Rıza Tevfik.245 vd. daha doğru bir ifadeyle. s. Vahidettin hâlâ milliyetçilerin bolşevik ve azınlıkta oldukları kanısındadır. 26.IV No. XXXVIII. a.. R.Ulubelen. B. CXVI) Mısıroğlu bir başka kitabında da diyor ki: "Sultan Vahideddin. 1171. Oysa kendi bile diyor ki: "Başka vesikalarıda görmenin gereğini kim kavrar. bir o kadar da silahlı Türk var.g. Sina Akşin. ne üzülüyor. zebunküş ve ahmak sözler. 268.Mısıroğlu. s.219) Hem bu kadar haklı bir şikâyette bulunup hem de zahmetten kaçmak olur mu? Mustafa Müftüoğlu. B.248-249. B. kim bu zahmete katlanacak derecede haktanırdır. a.Karay.N. hayatını tehlikede görünce İstanbul'dan ayrılmayı kararlaştırmış ve bu maksatla General Harington'a müracaat etmişti.s.C.Şimşir.1973 (1.İngilizlerin arayıp da bulamadığı. Jeschke. İngilizlerin Vahidettin'e destek vermediklerini ileri sürüp duruyorlar! de bi an _8 . "Prens (!) Sami Beyzade Fethi Sami Bey.." (K.XCIV. XCIII. İngiliz Belgelerinde.Şimşir. Açıklasa da hep birlikte doğruyu öğrensek. 8. Şehzadelere de 'bey' değil.Şimşir.H. Refet Paşa da' Budala.11. bölüm). birçok kişiyi de yurtdışına kaçırmışlardır. orijinali s..g. acaba neden yalnız K. s. a..N.110.g. Bey ne demek? Bu konuları en iyi Yılmaz Öztuna bilir. s.. özeti s. Kenti terk edebiliriz. Taner Baytok." demişmiş. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu." (a. Çünkü Vahidettin. )a. paragraf 14'te) açıklamaktadır. Kuvvetlerimiz yetersiz..9 (Br. yalnız Vahidettin'i değil.245. Rıza Tevfik. Jeschke. İngiliz Belgeleri.121.g. Jeschke'nin Kurtuluş Savaşı Kronojisi'nin 2. a. orijinali s.Mısıroğlu'nun kulağına fısıldıyor? Ayrıca Osmanlı teşrifatında 'prens'in karşılığı 'şehzade'dir. s.e. neden ayrıldığını anılarında (Üçüncü Bölüm.g.N. Minelbab ilelmihrap. 217 vd.. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. Jeschke. s.e. (Yalan Söyleyen Tarih Utansın. Biraz da Ben Konuşayım.269.Şimşir. Şimşir. Cumhuriyet gazetesi. İstanbuldaki İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold'un Curzon'a telgrafı (22 Eylül 1922): "General Harington pek kaygılı.

217. İngiliz Belgeleri. s. 3. daha da süslü anlatıyor. B. Vahidettin'in "Hacdan birkaç hafta önce. Çünkü şartlar bütünüyle değişmiş. "Hayfa.Şimşir. (Bilal N-Şimşir. a.385 vd. San Remo'ya gelip yerleştiğini" bildirmektedir. özeti XCI. yani Hac görevini yerine getirmeden." (Lozan. dipnotlar: 42. 24 Mart 1974. 2.44) Hindistan Müslümanlarının görüşünü yansıtan bir gazeteden: de bi an _8 . (C.e. oradan Hicaz'a gitmiş. (B. belgelerin künyeleri var. J.H.Mısıroğlu ise diyor ki: "Hiç kimsenin. şöyle yazıyor: "Vahdeddin.bölümü.G.11 (14 Kasım 1922).Yol. Tercüman) Doğrusu: Vahidettin. dizi yazının 1. Cumhuriyet gazetesi.Uluğ. (Tarih ve Toplum.. Halifeliğin Sonu.C.980) Şerif Hüseyin'le Vahidettin arasında bir anlaşmazlık çıktığı. s. Jeschke. Yol. Abdülhamit'in sadrazamlarından Sait Paşa için diyor ki: ". Kral Hüseyin'in adı zikredilmektedir ki bu olgu da mektubun uydurma olduğunu kanıtlıyor. ne Abdülmecit'in halifeliğini ciddiye almış. ve son bölüm..Şimşir. bulunmadığı karşılama sahnesini. s.C. Fransa'nın Cidde Başkonsolosunun raporlarına dayanarak. 1 Haziran 1923 günlü raporunda.sayı) B. (14 Kasım 1969. K.Dilipak ise.H.. dipnot: 51/16. 2 Mayıs 1923'te bir ticaret gemisiyle Cidde'den ayrıldığını" belirtiyorlar. 3. özeti s. ne Vahidettin'in halifeliğinin sürdüğünü kabul etmiş. Abdurrahman Dilipak ise şöyle yazıyor: "Vahdettin'in gidişi gizli değildi. Malaya gemisi saat dokuz sularında İstanbul'dan ayrılacaktır.G. ayrıca.Cevat Ulunay.Cehenneminde. 20." (C. "Sabık Sultanın. Cumhuriyet gazetesi. B. Zaten 1919'dan beri Hicaz'ın birçok kesimlerinde hutbede.g.58. ve50/16. Vahidettin'in beklenenden önce Hicaz'ı terk etmesinden anlaşılıyor ama Hüseyin'in Vahdettin'i kovduğu doğru değildir.N. G.250. genel ilgisizlik içinde.C. Vahidettin'i de. Ama kaçtıkları için Enver. s.Kutay.Şimşir. Yakın Doğuda da milli devletler dönemi başlamıştır. akıl ve mantık işi değildir. s. a. hiç görmediği Roma'ya yolluyor. s. hiçbir kaynakta bu iddiayı doğrulayan bir kayıt bulunmuyor.. sayı) A.76. 29 Kasım 1973. 27 Kasım 1973.180) 181) 182) 183) 184) 185) 189) 190) 191) 192) 193) 194) 195) 196) 197) 198) 199) 200) 201) 202) S.R. Jeschke. orijinali s.Sonyel.C.XCII. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. ümmet dönemi sona ermiş. s. Vahidettin'i Yıldız'dan almakla görevlendirilenlerden biri olan İngiliz Yüksek Komiserliği tercümanı Mattews. (Tarih ve Toplum.. aynı tefrika." (C. Talat ve Cemal Paşaları neden aşağılıyor? Arada ne fark var? N... basın açıklamasının ancak öğleden sonra yapılmasını ister. s. 4. Yakın Tarihimiz.C. Dr. İnsana fazla ters de gelmiyor.e. s.Grammont-Mammeri. s.F. orijinali s. Harington'un anılarından aktaran N. s.61.Şimşir aynı yerde) V.N. Malta'ya.sıkışınca.N.397.... s. Kıbrıs veya İsviçre'ye yerleşmek istediğini" bildirmiştir. R.39. a.N.. ne de Hüseyin'in kendini Halife ilan etmesine önem vermiştir. Dış Politika. s.Rıza Nur anılarında şöyle yazıyor: "Vahidettin İngiliz harp gemisiyle kaçtı.80. Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi.e. bekle nenden 15 gün önce." (Hayat ve Hatıratım." (Vahidüddin. bir yabancı elçiliğe sığınacak kadar bedbaht ve seciyesiz adam. Halifesiz Elli Yıl. Vahidettin'in değil. 'niçin ölmeyip de kaçtığını ileri sürerek onu vatan ihaneti ile suçlandırması.L.g. Kronoloji II. s.Uluğ. olayı ayrıntılı olarak kaydetmiştir. Şerif Hüseyin biraz sonra Vahidettin'i kovmuş. 117) Hicaz'ı atladığı gibi. Kronolojisi II. Fransa Başkonsolosu. Harington'un anılarından aktaran N. Malta üzerinden Roma'ya gitti.319) Alternatif tarihçiliğin ilkeleri yavaş yavaş beliriyor: Uysa da uymasa da.Kısakürek. Malta'ya gittiğinin gizli tutulmasını. s. her gerçeğin aksini iddia etmek! Vahidettin de. 4.11 (15 Kasım 1922). 11256) Ama İslam alemi genel olarak.397.g. Vahidettin'in İngilizlere ne kadar teslim olduğuna ilginizi çekerim. s. Cumhuriyet) Nitekim 7 Mart 1924 "günü Hü-seyin halifeliğini resmen ilan edecektir.148) Bu da bir görüştür.

Cehenneminde.' dedim. Vahidettin'le Sen Remo'da Bir Karşılaşma.110.. uluorta meydana koymuş olmasıdır.216) bi an _8 ." (S. 127. s." [s. s.159.. büyük atalarımın başkentinden bana firar mı (kaçmayı mı) teklif ediyorsunuz?' demesi üzerine.Cehenneminde. (A." (B. 'Efendimizin Anadolu'ya hatta Bursa'ya kadar teşrifleriyle {gelmeleriyle) mesele hallolunur. 143.204) A. Kürt-islam Ayaklanması.59. son Osmanlı Meclisi'ne milletvekili seçilmiştir. sert bir tavırla ayağa kalktı:'Beyefendi. Üçüncü Bölümde bilgi verilecektir.184. Şaşırdım." (Atatürk'le Beraber. İngiliz İstihbarat Servisi. 24.' dedim. fakat bu sözüm Vahidettin'i öfkelendirdi. Bizim Diplomatlar. (U. İstanbul'u teşrif etmeyecekler mi? Kendisiyle buluşmaya hasretim.186).Sivas Kongresi Heyet-i Temsiliyesi üyelerinden olduğu için Vahidettin'in kendisini görmek istediğini haber verirler. s. 4. Açıkçası. Yunan davasını desteklemeyi kabullendikleri biliniyor.Göztepe de katılacaktır: "Bu dakikadan itibaren ben de şu dört başı mamur villanın daimi ve itibarlı sakinlerinden biri oluyordum… Berlin'de carııma tak diyen kıtlığın ve karşılaştığım sayısız zorlukların burada ağız tadıyla acısını çıkaracağıma iyiden iyiye aklım kesmeye başlamıştı. 144.282) V. Britanya hükmetine ilticasıdır ki bununla. V.. 'Hayır. Bir temenna ederek (selam vererek) kapı dışarı çıktım.G." (Aktaran Mim Kemal Öke. kendilerine mali yardım yapılırsa.M. efali ile ilam ve ilan eylemştir. 2. Cumhuriyeti devirip yeniden iktidara gelmek için! V.10. gizlice İstanbul'dan ayrılacaktır.Sonyel. büyük bir pişkinlikle T.C." (C. bir işaretle görüşmenin sona erdiğini.C. Mevlanzade Rıfat.Müfit Kansu anılarında.140. M. sonuna kadar Britanya hükümeti ve düşmanlarla teşrik-i mesai ederek. bütün ayrılıkçı Kürt hareketlerinde yer alan bir politikacı-yazardır. Ben de bunu galiba biraz sert söylemiş olacağım ki Vahdettin cevap vermeyerek başını sağa doğru çevirdi ve denize bakmaya başladı.' dediler.141) Vahidettin'in ölümüne.G. Yıllığı 600 İngiliz lirasına. Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası. s.121) M. harekat-ı şahsiye ve siyasiyesiyle.G. s. V. bu şahs-ı menfuru. 150. artık intibaha gelmiş (uyanmış) ve her hangi kisve ile olursa olsun. Ben de.Mumcu.. milletin ve vatanın bu sıkışık ve zor zamanında. saltanat ve hilafeti kurtardınız.s.kadar da köşkte kalır. Yol. 'Heyet-i Temsiliye benim saltanat tacımın pırlantalarıdır. ben de kapı hizasında duran Yaver Paşaya baktım. 159.N.Şimşir. Şubat 1920'de Meclis'e katılır. İslamı ve Anadolu'yu temsil eden BMM hükümetini ezmek ve mücehedatını akim bırakmak ve binnetice alem-i islamı baltalamak gayesini takip etmiştir. Vehip Paşa ile Çanakkale Savaşı dolayısıyla ilerde bir daha karşılaşacağız.1921 günlü İngiliz istihbarat raporunda da. s. vatan ve milleti. O zaman Bursa henüz Yunanlılar tarafından işgal edilmemişti.Şükrü Esmer. s. 'Beyefendi.215-217) Ankara'nın Roma Temsilcisi Celalettin Arif Beyin 30 Mayıs 1923 günlü raporu: "İtalyan hükümeti kendisini polis nezareti (gözetimi) altında bulunduruyor. 'Çünkü halk Padişahlarını başlarında görürse bir genel ayaklanma olur ki düşman buna karşı duramaz' dedim. hayatı söz konusu olunca. Vahidettin'le konuşmasını şöyle anlatıyor[özet]: "İlk söze başlayarak. Allah sizden razı olsun. Nihayet.R. M.128vd. s. Bu geniş kadroya. ulu atalarının başkentinden kaçmak olarak niteleyen Vahidettin. Çünkü alem-i islam. düşmandan memleketimizi kurtarmak için ne gibi çare düşünüyorsunuz?' dedi. s. Hindistan veya diğer diyar-ı islamiyeden birisine ikame eylemekle bir şey kazanamayacaktır. İngiltere hükümeti.Müfit Kansu.Cehenneminde. yüzündeki perdeyi kaldırmış ve alem-i islamın bazı köşelerince meçhul kalan hüviyet ve amal-i gayr-i meşruasını.Sabri Efendi hakkında.) Anadolu'ya geçmesi önerilince.16. odadan çıkmak lazım geldiğini anlattı.Cehenneminde.Dilipak ise şöyle yazıyor: "Aç yaşadı ama onurlu öldü. 'Ne suretle?' dedi. aldatılmaya razı olmadığını.203) 205) 206) 207) 208) 209) 210) 211) 212) 213) de 204) "Halife-yi mazul Vahideddin.Kemal Paşa hazretleri inşallah afiyettedirler. bunu. Şöyle böyle bir cevap ile karşılık verdim.G. Mevlanzade Rıfat için özetle şöyle deniyor: "Mevlanzade Rıfat ile öteki Kürt önderlerin.. s. Buna cevaben.539 vd.. M. YakınTarihimiz.11.G. büyük atalarınız gibi milletin başına geçmenizi teklif ediyorum. En son ihaneti.

paşanın gayretkeşlik ettiği anlaşılıyor. s. s. saray orkestrasının şefidir.Ergün Aybars. s. para alıp almadığı belli değil.Mısıroğlu. 1 . H. a. Bazı yazarlar Vahdettin'in.. Diyor ki:' Beni sokağa atan Vahidettin gibi bir adama gitti de yaver oldu.Mücahitler. Türk Ülküsü.. yeniden karşılaşacağız.Rıza Soy ak‘ın anılarıdır.Sami Coşar. M. Zaten kız kardeşi de Zeki'ye lanet okuyur.Neyir.31) Ama "H. K. yurt dışında yaşayan bir Osmanlı paşasının aracılığı ile M. s. s. 335 vd. rezil ü rüsva olacaksınız.159vd.Avcıoğlu. 1923 yılı yazında.C.16.100. İstiklal Mahkemeleri. Sonra Kahire'de evlenmiş. s.91.Soyak'ın verdiği bilgi farklı. sayı 111.. 150'likler listesinin 2.g. 391393.207. Dr.214) 215) 216) 217) 218) 219) 220) 221) 222) 223) 224) 225) 226) 227) 228) 229) 230) 231) 232) Böyle bir olan Mevlânzade'yle.218. Vahidettin haber almasın. Sarıklı Mücahitler.100. Görüp İşittiklerim.Aybars.C. (B. ". s.114. de bi an _8 . 140..315-316.91. Vahidettin'e yardımda bulunmasını rica etmiş. San Remo'dan. kerhane. evkaftan aylık bağlatmış.207 vd. " (s. 1958'de ölür. kurtarmışlar.. herhalde paranın bittiği sıralarda.Gurbet Cehenneminde.bana mektup yazdı. 263'e dayanarak. Vahidettin'in ilişkileri hakkında gizli raporlar gönderdiği anlaşılıyor. 30 Nisan 1995. V. Milli Mücadele Basını. Benim kardeşim alçaktır.Şimşir.R. bu iki kardeş için şu bilgiyi veriyor: "Zeki. 108. s. İstiklal Marşımızı aynı Zeki Bey bestelemiştir. s. V. dipnot 2) Cemal Behçet.ayıptır. Sinoplu ve Çerkesdi. boşanmış..) Buna karşılık.' Bu adam casus da..F. 'Türkiye İnkılabının İçyüzü' adlı kitabı ve bazı iddiaları dolayısıyla. çok ahlaksız bir çirkeftir. Bizim Diplomatlar. Cehenneminde. yardıma muhtaç bulunduğunu sezdim" diye yazmış ve M.e. Show dergisi.. orada görevli askerlerin kumandanıdır.s.Ceylan. Yunan parası ile Hakikat adında bir gazete çıkarır ve Türkiye aleyhinde yayınlar yapar.C. bu yeni yaver.g. Üçüncü Bölümde. 209. s. şimdi orada 'Padişah karısıyım' diyor ve bir kerhane işleti-yormuş. s.208) Bu iddianın kaynağı H. Yılmaz Çetiner "Son Padişah Vahdettin" adlı kitabında. Sonra karısıyım diye Mısır'a gelmiş. ne rezalet bu be! Çarşıya çıkamıyorum. s. nihayet Zengibar'a gitmiş.G.384. A. Nihal Atsız.85'e dayanarak.. 980 vd.Soyak." (3. s.R. (Mesela D.e. Edirne'de Yunan desteğiyle çıkarılan Te‘min gazetesinin sahibi (Mustafa) Neyir hakkında kısa bilgi için: O. s.C. s. Edirne İstatistik Md. Ayrıntı için: Prof. Yani yardım isteyen Vahidettin değil.91.hal ve tavrından [Vahidettin'in] maddi sıkıntı içinde olduğunu.Dr.Rıza Nur. s.açmış. sırasında yer almaktadır ve 1930'larda Nis'te intihar etmiştir. Üstelik o. dipnot) Bir cümleye bu kadar çok ve şaşırtıcı yanlışı sığdırmak da büyük ustalık! İstiklal Marşının bestecisi Zeki Beyin soyadı Önger değil. (1. 15. İstiklal Mahkemeleri s. s.. N. birkaç kuruş alırım umuduyla.g.C. Gördüklerim-Yaptıklarım.Kemal'den para yardımı istediğini yazıyorlar. Şeyh Sait İsyanı. 1. Mızıka-yı Hümayun'un müdürü değil. ona hizmet ediyor.Reşit Rey. Mücahitler. Zeki'nin Vahidettin'e söylediklerinin tamamı şu: "Ulan.g. s.tarihte henüz yardıma da ihtiyacı yok. S. 220.91. a.N. Biraz utanmak lazımdır!" Vahidüddin. 378. a. Sarıklı Mücahitler. s.208) M. Mızıka-yı Hümayun'un Müdürü değil.262. İşi pek gizli tutmalıyım.H. Söz konusu Osmanlı paşası. Büyük Oyun. Eder. Mesela H.' Bu kadın Vahidettin'in müstefresi (odalığı) idi.21. Yaver Zeki ise..e. (a. Diyor ki: 'Size söyleyeceğim pek mühim sırlar var. s. bir ara gerçekten Ankara hesabına çalıştığı ve Cenova Konsolosluğu aracılığı ile Roma Büyükelçiliğimize. Cumhurbaşkanlığı Orkestrasında şeflik.. kendisini Nil'e atmış.e. s. eski Hademe-yi Hassa ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanı Zeki'den şöyle söz ediyor: "Zeki Bey(Önger) sarayın Mızıka-yı Hümayun Müdürüdür. Oraya geleyim.Kemal'den. E.Kısakürek. zaferden sonra Selanik'e kaçar. Musiki Muallim Mektebi'nde Müdürlük yapar. Hem velinimetine ihanet ediyor. S. Fakat bana yazacağınız mektubu şu adrese yazınız. Üngör'dür.Bardakçı.146'ya dayanarak. Milli Kurtuluş Tarihi 1. 1934'te emekliye ayrılır.) Zeki'nin.

.240) C.354. s. yani intihar etmiş. No. s. 225) Osm.B.240. (Yakın Tarihimiz. A. 2. İngiliz Yüksek Komiserliği siyasi müşaviri T. 172 vd. 2.F. s. 8 Kasım 1918 günü de söylemiştir. Son Sadrazamlar..H. G. s.F. Vahidettin aynı sözü Rauf Orbay'a.274.F... Onun intihar kastı güttüğüne ihtimal verilemez.Okday. 591-600. Osm. 3. İ. 4. Vahidettin hakkında. 380. s. C. belgelere ve olgulara dayalı genel bir analiz: S.444..Akşin. İngiliz Belgeleri.Kutay." (Vahidüddin. üstü kapalı ve dikkatli bir dil ile Vahidettin'i nasıl eleştirdiğini hatta aşağıladığını dikkatinize sunarım. Yakın Tarihimiz.2096 vd. 441 ve 444'ten aktarılmıştır.Okday.Jeschke. de bi an _8 . s.Kronolojisi. parasının tam bittiği anda bu ölümü kendisi hazırlamıştır.C. Çünkü derin ve şiddetli bir mümindir. s.s.Türkgeldi'nin.4. A.Kronolojisi.578.C.C. İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu. Hohler'in 4 Kasım 1919 günlü raporu. Yakın Tarihimiz.6. Metin sadeleştirilmişitir.316.233) 234) 235) 236) 237) 238) 239) 240) 241) 242) 243) 244) İ.. s.Türkgeldi. 4.C.T. IV.Kısakürek diyor ki: "Vahidettin'in Başyaveri Avni Paşaya göre Padişah. s. s.C. N. 276. Br. s.H.. İstanbul Hükümetleri.T. s. 275..

Tezler 5.Kemal'e karşı. solda Yalçın Küçük.İKİNCİ BÖLÜM MUSTAFA KEMAL 1 M. bu arada Milli Mücadele'yi de küçültmeye çabalıyorlar. Bu tarihi rol onu.255) M.3 tanıklık eden de o sıraca Kemal'in milletvekili yaptığı iki kişidir. M.Küçük'ün. Ayrıca bir bölümü.Küçük diyor ki: "Geçmişinde başarıdan çok başarısızlık olan bir kimse. gizli bir 'cemiyet'tir.Ü. Hareket Ordusu ve Çanakkale. s.Kemal'e göre değiştirildiğini de ileri sürüyor. 'sonradan eklendiğini ya da güzelleştirildiğini' iddia ettiği üç konu var: Vatan ve Hürriyet Partisi.Kemal'den yana olacak değil ya.Küçük yanılıyor. En çalışkanları. annesinden başlayarak1 bütünüyle karalamaya. Ortaya atan Kemal Paşadır. geçmişini güzelleştirebilecek biçimde yazmak ve yazdırmak durumundadır.Küçük diyor ki: "M.47) Y. Y. Ama bir kısmı. tarihi.Kemal'in şişirme bir geçmişe ihtiyacı olduğunu hiç sanmıyorum." 2 [. Önce.Ü. Vatan ve Hürriyet partisinin tümüyle bir hayal olması ihtimali çok yüksek görünüyor. Ben bar bar bağı rıyorum.Ü.Kemal'i." (T.] "1919 yazına kadar Kemal'in yanında hiç politika bulunmuyor.4 Bir tarih dergisinde bunların yayımlanması utanç kaynağı olmalıdır. Herkes M. bir parti değil. Zaten z aferle sonuçlanan Milli Mücadele'nin siyasi ve askeri lideriydi. Vatan ve Hürriyet. Yönetimini sağlama almış bir lider. Mesela Y. S-255) İlkinden başlayalım. tarih sırasına göre aktaracağım. ne zaman kurmuş' diye.Kemal için 'Vatan ve Hürriyet partisi kurmuş' deniliyor." (T. sonraki döneme de lider olarak taşımaya yetecek önem ve ağırlıktadır. sağda Kadir Mısıroğlu. Olabilir. Tezler 5. Vatan ve Hürriyet Partisi (1905-1906) □ Y. (T. onunla ilgili her olayı. 2. yalnız Milli Mücadele ve sonraki dönemdeki bazı düşünce ve uygulamalarını eleştirmekle yetinmiyor. otuz yıl sonra kendisinin geçmişe dönük hayal ettiği bir proje ile ilgili iki [yalancı] tanık bulmakta güçlük çekmeyebilir. kaynaklarda de bi an _8 . yazan Afet (İnan). tarihin M.Kemal aleyhindeki çeşitli iddialara giriş Bazıları M. ilk kez 1937 yılında ortaya atılıyor. s. ihtilal lideri olursa ve iktidarda kalırsa. 1. İleri sürülen bütün iddiaları.. Tezler 5.

çok ön ce daha 1922'de Ahmet Emin Yalman'a bu konuyu anlatmış ve açıklaması 10 Ocak 1922 günlü ve 1468 sayılı Vakit gazetesinde yayımlanmıştır.Kemal'in Çatalca'ya geldiğine dair bir işaretin olmadığı noktasında toplanıyordu (s. Uğur Mumcu.Ali Aybar'ın anılarını Cumhuriyet gazetesinde yayımladığı sırada. M.36). Derhal bir mektup yazarak bunun doğru olamayacağını iddia ettim.53).Kemal'in. Hareket Ordusu (1909) .Kemal'in ünlü olmasından çok önce 1913'te Alman generali İmmhof tarafından yazılmış bir makaledir.Kemal'in birlikte bir fotoğrafını yayımlayarak. hem de İstanbul'a yürüyüşün dışında kalarak.62)...Kemal hakkındaki tezlerine8 ve M.Küçük şu dört iddiada bulunuyor. Bu iddiasını. Demek ki doğruymuş! Bu tek konuda Y. s. 2. İkin ci kaynak. Hüsnü Paşa ile M. Sirkeci'de çekilmiş olduğunu iddia etti. M. 1912'de Selanik'te basılmış.Abbas'a yazdırdığı ve Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayımlanan hayat hikâyesine dayandırıyor9 ve şunları yazıyor: "[Hayat hikâyesinde] M.56).Kemal'in 1919'da C. Kemal'in Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul'a yürüdüğü konusunda.247).Kemal Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul'a geldiği ve savaştığı iddiasında hiç bulunmuyor." (s. Faik Reşit Unat'ın bulduğu bir ders kitabıdır.Küçük. hiçbir kayıt veya işaret yok (s. Öyle anlaşılıyor ki kuvvetler "İstanbul'a hareket" ediyor ve kendisi bulunmuyor (s. M.10 Hayretle diyor ki: "Bir kaynakta Çatalca'da Hareket Orduları savaş düzenini bulabildim. ilk kez varlığını öğrendiği bir kaynakta değişik bir bilgiye rastlamış. Hepsini görelim: 3/1. bunun Hareket Ordusu'nun girdiği İstanbul'da.247) Fakat işe bakın.örgüt'." Sayfalarca süren bu tür kesin ifadelerden ve yakıştırmalardan sonra birdenbire iş değişiyor. gerekçelerimden birincisi.36).5 3.Ü. Suriye'de gizli bir örgütün (Vatan ve Hürriyet Cemiyeti)6 üyesi olduğunu ve bu örgütün Selanik'te bir şubesini kurduğunu doğrulayan iki bağımsız kaynak var: İlk kaynak.Kemal. Ciddi kaynaklarda bu konu ayrıntılı olarak incelendiği için ben sadece Hollandalı araştırmacı Eric Jan Zürcher'in Milli Mücadelede İttihatçılık adlı kitabından bir parçayı olduğu gibi aktarıp bu konuyu kapatacağım: "M. Konu ilk defa 1937'de ortaya atılmış da değildir: M.Kemal var (s.71)7 Y. M. hem Mekadonya'daki silahlı özgürlük hareketlerinin. düzen ile bağlarını sürdürüyor (s. 'komite' diye de niteleniyor." (s. kitabını yazadururken yeni bir kaynak daha keşfediyor: Rauf de bi an _8 3. Bürokratik mekanizmalar içinde kalarak yükselmeyi planlayan Kemal. M. çünkü Y.Küçük'ün doğru olmadığını iddia ettiği birinci yurttaşlık bilgisi buydu. burada Tümen Kurmay Başkanı olarak Yüzbaşı M. Bu anlatımda İstanbul'a geldiği iddiası bile bulunmuyor (T. bir U dönüşü yapıp M.Tezler 5.Kemal'in Çatalca'ya kadar geldiğini k abul ediyor ama daha ileri gittiğine ihtimal vermiyor: "Çatalca'da kaldığı anlaşılıyor." Bunun üzerine.Kemal Hareket Ordusu ile İstanbul'a gelmemiştir.

255) Zaten böyle bir iddiada bulunan yok. [.Şevket Paşa Selanik'ten gelip de komutayı devralıncaya kadar. Y. Diyor ki: "Hareket Ordusu eninde sonunda bir ihtilalci yürüyüşüdür. gerçeği az çok yansıtmış ama farkında bile değil. çok sonraki yıllarda." (s.Şevket Paşanın karargâhında çalıştığı da anlaşılıyor. Kemal'in ise bu tür hareketlenmelerle bir ilgisi görülmüyor. Kemal Paşa yeni yönetimin başı olarak durumunu sağlama alınca.Karma Tümen'in] başına geçiyor. İstanbul'un o zaman Makriköy denilen Bakırköy telgrafhanesinde görmüştüm. "M.Küçük.56) Ve şu sonuca varıyor: "M.Kemal Hareket Ordusu Komutanı değildir.Kemal'in İstanbul'da.Hüsnü Paşanın imzasını taşımaktadır. burada Tümen Kurmay Başkanı olarak Yüzbaşı M. Kesin olan. 19 Nisan 1909 günü Hareket Ordusu adına yayımlanan iki bildiri de.15 Bu yüzden de.] 13 Ama M.Redif Tümeni] komutanı Hüseyin Hüsnü Paşa.Kemal Paşanın Hareket Ordusu Kurmay Başkanlığı. Telgraf Müdürünün koltuğunda Mahmut Şevket Paşa oturuyordu.Kemal var. (s. M. Hareket Ordusu düzensiz. Erkan-ı Harbiye Kolağası (kurmay önyüzbaşı) rütbesinde idi. Dördüncü iddiası dolayısıyla bu konuya yeniden döneceğiz.Küçük'ün bir başka iddiası da M. Çatalca'da toplanıp Bakırköy'e ilerleyen birliklerin14 komutanı H. dördüncü iddiasına kadar kısa bir ara ver iyor.247) Kendi de daha önce.Küçük. redif kuvvetleri [11.Şevket Paşa.Kemal'in Hareket Ordusunun Kurmay Başkanı olmadığı. şöyle yazıyor: "Bir kaynakta Çatalca'da Hareket Orduları savaş düzenini bulabildim." (s. karışık ve bir anlamda gerçekten derme çatma bir kuvvet olduğu için gerçek Kurmay Başkanının olup olmadığı ve varsa kimliği üzerinde karar vermek kolay görünmüyor. Rauf Beyin anılarından.302)11 Y.302)12 Ve bu konudaki bilimsel dansına.Kemal'in İstanbul'a gelmediği düşüncesine saplanıp kaldığı ve olayı pek az incelediği için gerisini bir türlü çözememiş." (s." diye yazıyor. kendi karşı çıkıyor. Y. Kendi ileri sürüyor. bu ilk oluşturulan gücün [1.Ordu Komutanı M.36) [Kurmay Başkanıdır ve bu göreve 13 Ocak 1909'da atanmıştır.Kemal de onun.Kemal Paşayı ilk defa. yani Hareket Ordusu'nun Kurmay Başkanıdır. Oysa gerçek çok açık ve basit: M. daha çok bir kariyer subayı. Hareket Ordusu Kumandanı Mahmut Şevket Paşanın emirlerini yazdırıyordu." (s. ancak 22 Nisan 1909'da gelecek ve Hareket Ordusu'nun komutasını üstlenecektir. bunun üzerine şöyle yazıyor: "Bakırköy'e kadar geldiği anlaşılıyor. M.17 Yani Bakırköy'de kalmamış." (s.16 3. M. H.] Redif Tümeni Komutanı Hüseyin Hüsnü Paşanın Kurmay Başkanı olduğu anlaşılıyor.Orbay'ın kırk yıllık anıları! Rauf Orbay anılarında şöyle demektedir: "M.. şöyle yazıyordu: 31 Mart gerici asker başkaldırısı Selanik'te duyulunca bir kuvvet gönderilmesi düşünülmüştür. Kemal Paşayı süslemek için icad edilmiş bir bilgidir. 1909 yılı Nisanında. İstanbul'a da gelmiştir! de bi an _8 .Hüsnü Paşadır. M Kemal de bunun erkan-ı harp subayı ya da Kurmay Başkanıdır. 3/2. bunun M." (s.247) Ama 200 sayfa sonra.Kemal olmadığıdır. 3/3.

e.Küçük'ün doğru olmadığını kanıtladığını iddia ettiği ikinci yurttaşlık bilgisi de buydu. Y. resmi tarihi değil ama Y.Kemal 20 Mayısta Selanik'e döner." (A. Bu k onuyu Çanakkale paragrafında ele alacağım. M.g.247) Yoksa bütün tezleri iflas edecek! Zehi tasavvur-u batıl.Kemal bu açıklamasında.Küçük'ün kendine göre yazmaya yeltendiği özel tarihi alt üst ediyor. Kemal'in İstanbul için savaştığına dair bir iddia da bulunmuyor.C.Kemal'in önemli bir rolü olmadığıdır. M. zehi hayal-i muhal!20 Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Dairesi (ATASE).Kemal'in Çatalca'da kaldığını" ileri sürüyor. M. Y.18 Gerçek de bu..cildinin yayımından bir yıl önce. (s. Y. yani T. ne Kemal Paşadan ve ne de resmi tarih yazıcılarından çıkan. R.Küçük'ün bu konudaki dördüncü iddiası da şu: "Bütün tarihi kendi adına göre yazdırmasına karşın.56) Kendi de bir Kurmay Başkanının elde tüfek doğrudan savaşa katılmasının söz konusu olmayacağını kabul ediyor ve "kurmay görevi karargâhta yapılır" diye yazıyor ama yine de ve ille. a. emir taslakları bulunmaktadır. Ama bu konudaki iddiası da doğru çıkmadı.256). 1994 yılında. (47 -74. Balkan Savaşı (1913) Sıra K.258) 3/4. tarihin alt üst olacağından kuşku duymuyorum" diye yazıyordu (s. sayfalar) Y. 10 Ocak 1922 günlü Vakit gazetesinde yayımlanan açıklaması kanıtlamaktadır.Küçük'ün adım adım ve inleye inleye kabul etmek zorunda kaldığı gerçeği kısaca belirtmektedir: "31 Mart vakası oldu. çünkü M.Yalman.Nur'un yazdıklarını. 4. "Çankaya arşivleri açıldığı takdirde. İçinde M. Y. çok sonradan icad edilmiş olmadığını da.E.Küçük.Kemal Paşanın bu özel not defteri. Rıza Nur'un malum ve mahut anıları. sayılar." de bi an _8 . Başlangıçta kumandan Hüsnü Paşaydı. Üçüncü iddiası Çanakkale'de M. resmi tarihin yazdığı da bu. Hareket Ordusunun İstanbul'da aldığı askeri önlemlerle ilgili birçok notlar." (s. Çünkü defterde.Küçük'ün iddia ettiği gibi tanıklar hayattan ve ortadan çekilince.Kemal'in Har eket Ordusu ile İstanbul'a girdiğini ve askeri düzenlemelere etkin olarak katıldığını belgeliyor. 2. M.Mısıroğlu'nda.Kemal'in bütün tanıklar sağ ve ortada iken. hem yeni yazıya çevrimi var. "kerhen19 bulunduğu gönüllü ordu İstanbul için sokak savaşı yaparken.M. Atatürk Özel Arşivinden Seçmeler dizisinin üçüncüsünü yayımladı.. s. Onun bu konudaki iddiasının kaynağı. Bu vaka üzerine Makedonya'dan giden kıtaların ve ilk devirde Edirne'den bunlara katılan kuvvetlerin Kurmay Başkanı olarak İstanbul'a geldim.Tezler'in 5. bilgiler. Kurmay Başkanlığı görevinin.Kemal Paşanın 1909 yılına ait 10 sayılı özel not defterinin hem aslı.Ü. Dr. doğruları ile birlikte veriyorum: "Balkan Harbinde son devrede Bulgar ordusu Tekirdağı'nda ve daha yukarılarda bulunuyordu. adlar.

C." (Doğrusu: Bnb. s.Kemal ise Harekât Şubesi Müdürü). Bizde böyle hıyanetler cezasız kalır.Ali Fethi Kolordu Kurmay Başkanıdır.. Olay bu.Kemal'in bu hıyaneti yapmasının sebebi.C. Beş yıl sonra yarım yamalak öğrendiği olayları. Tertip yapıldı.)23 "M. Fakat Enver'in hücumunu beklemeden. Bulgar tümenlerini mahvedeceklerdi. kararlaştırılan günde [8 Şubat 1913]. s. Enver'in şeref kazanmaması. ruh dengesinin iyice bozulduğu 1927'de. Başkomutan A. iyice de bi an _8 . Ertesi sabaha kadar ancak bir tümenin çıkarılması tamamlanabilir. başından sonuna kadar içinde yaşadığı Kurtuluş Savaşı hakkında verdiği basit bilgilerin bile ne kadar yanlış ve uydurma olduğunu. Bu arada Mürettep Kolordu. Bulgar mevzilerine giren 27.Kemal'di. 10. bu şerefi kendisinin almasıdır. iki tümeniyle [Nizamiye Tümeni ve 27. Bulgar ihtiyatlarının karşı taarruzu ile dağılarak kaçmaya başlarlar.M. Çatalca savunma hattının karşısında) "Tarafımızdan Gelibolu yarımadasına bir ordu gönderilmişti. Üstelik R. Bulgarların ilerlemesinden değil. Fakat 10. yani olaydan 14 yıl sonra yazarken.Kemal'e bırakmış. Başkomutanlıkça hazırlanmıştır. Harekât Şubesi Müdürünün hücum ettirdiğini ileri sürmek. 8 Şubat günü Şarköy'e çıkarma yapacak ve Gelibolu'daki Mürettep Kolordu ile birlikte.Şam Tümeni] taarruza geçer." (Doğrusu: Başkomutan. Mürettep Kolordu.Nur.Kolordu. Hareketten bir sonuç alınmaz.407) ve ancak beş yıl sonra. Gelibolu'ya yapılacak bir Yunan çıkarmasından çekinmiştir. çıkarma gemilerinin 4-5 saat gecikmesi yüzünden.Rıza Nur'un.22 Bir kolorduyu. komutayı Harekât Şubesi Müdürü Bnb. Bu düzensiz çekilme Şam Tümeninin diğer birliklerine de yayılır.21 "Bunun erkan-ı harbi (kurmayı) Ali Fethi (Okyar) ile M. Ne fecidir. Dr. Nizamiye Tümeni de geriye alınır." (Doğrusu: Kolordu)." (Doğrusu: Plan Enver tarafından değil.İzzet Paşa.M. (2. 2. Rıza Nur'a yakışır bir zırva! Bu kolordunun Komutanı. ayrıntılı olarak açıklamıştım. 1918'de dönecektir.Rıza Nur Dosyası adlı kitabımda.Kemal Bulgarlara hücum etti ve perişan olup kaçtı. Kolordunun karaya çıkan tümeninin de geri çekilmesini emreder." (Rıza Nur'un anıları. Kurmay Başkanıyla kahvede tavla mı oynuyordu?) "Artık Bulgarların Gelibolu yarımadasına girmesinden korkulup Enver'in kuvveti de oraya gönderildi. 10. M.Şam Tümeninin Arap askerleri savaşı bırakıp çapulculuğa kalkar. "Enver'in (Enver Paşa) tertibi üzere aynı zamanda bunlar da Bulgarlara hücum edecekler. Patlayan fırtına da çıkarmayı zorlaştırır.(Doğrusu: Tekirdağ'ın yukarılarında değil. Bolayır karşısında bulunan Bulgar tümenine taarruz edilecek. Plan kısaca şöyle: Hurşit Paşa komutasındaki "10.Kolordu da zamanında yetişip taarruza geçemeyince. Balkan Savaşı'nın bu bölümü sırasnda yurt dışındadır. Amaç.Kolordu [Kurmay Başkanı Yarbay Enver]. Bnb. kararlaştırılan zamanda Şarköy'e çıkarma yapamaz. Bulgar ordusunun geri çekilmesini sağlamak ve Edirne'yi kurtarmak.407) Dr. Bulgarların Marmara kıyısındaki kanadını geri atar ama sisli bir havada.

679 kişidir: Şehit : 15 subay. haklı çıkması mümkün mü? Edirne için bir yarış vardır ama o da Bolayır olayından beş buçuk ay sonra. tersine 1." (s.Mürettep Kolordunun Kurmay Başkanlığına getirilir. sayfalarında genişleterek tekrar ediyor.Ali Fethi'nin.Mısıroğlu hemen bu bilgiden (!) yararlanıp yanlışları derinleştirerek şöyle yazıyor: "M. K. s. tümenlerin komutanları yok mu ? İnsan bir iddiada bulunur ama hiç olmazsa enini boyuna denk düşürür. 867 er Yaralı : 41 subay. olay Başkomutana.000 kişi) yüzünden Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa tarafından Sofya'ya sürgün edilmiştir. ufak tefek artçı çatışmaları oluyordu ama önemli bir savaş da vermiyorduk. Kolordu Edirne'ye 10 km. M. 2." (Hilafet. K. Sadrazama kadar yansımış. bu iddialarını. yaklaşmıştı ki arkamızdan tozu dumana katarak yaklaşan bir otomobil de bi an _8 . Ocak 1914'te Harbiye Nazırı ve paşa olacaktır. Sofya'ya sürgün edilmez.151) İddiasını Rıza Nur'a dayandıran bir yazarın. bu gazi şehri yeniden fethetmek şeref ve neşesi içinde uçuyorduk. bu olaydan ancak 9 ay sonra.cildinin 148-151.1913' ten itibaren 1. Bolayır Kolordusunun bozgununun. 22 Te mmuz 1913'tedir.142)24 Hangi yanlışı düzeltmeli? Bir kolordunun yenilgisi.27 (3) M.Mısıroğlu'nun yazdığı gibi 22. 2. söz konusu olaydan altı ay sonra. Harekât Şubesi Müdürüne yüklenilir mi? O kolo rdunun komutanı. derin askeri bilgisiyle (!). (1) Zayiat. Kolordu Kurmay Başkanı Bnb. 22.Kemal'in arasındaki soğukluk daha da artmıştır ama M. Bu yarışın ayrıntısını.Kemal.29 Kısacası bu alternatif tarih yazarının iddiaları. Lozan adlı kitabının 1. 27 Ekim 1913'tedir.Kemal ve Fethi Beylerin.28 Enver de. kurmay başkanı.birbirine karıştırıp çarpıtmış. Başkomutan Vekilliği ise savaşa girdikten sonradır. iki anlamıyla da tarihe uymuyor! Ama Mısıroğlu.000 kişi değil.Kemal. Şarköy çıkarması sırasında uğradığı bozgun ve sebep olduğu büyük kayıp (22. Ara sıra.Kemal aleyhinde ya.7. Kolordu bu ileri harekâtında ciddi bir Bulgar mukavemeti ile karşılaşmadı. Kaçan Bulgarları k ovalamaktaydık. M. 1801 er Kayıp : 55 er (Toplam: 2679)25 (2) Mürettep Kolordu ile 10-Kolordu yetkilileri arasında gerçekten tartışma çıkmış.Mürettep Kolordu Komutanlığı Emir Subayı İ. böyle kesin kon uşabilmek için de olayı biraz olsun inceler. Kahraman Edirne'yi Bulgar pençesinden kurtarmak.Kemal'in Sofya ATASEmiliterliğine" atanması.Hakkı Okday'ın anılarından izleyelim. "gösterdiği sebepler askeri ve mantıki bakımdan tatminkâr (doyurucu) değildir" diye eleştiriyor ve şu cümleyi ekliyor: "Dr. hatta. Balkan Harbi gibi erken bir devrede. Edirne'nin geri alınması şerefini Enver Paşaya kaptırmamak gayesinden doğmuş dehşetli bir bozgun olduğunu kaydetmektedir.Rıza Nur.26 Enver ile M.Mürettep Kolordu Komutanlığına da vekalet edecektir.30 "Edirne'yi Bulgarlardan geri almak gayesi ile harekete geçtik. 'başarısızlığın sebeplerini açıklayan' broşürünü de.

Amiral Souchon kumandasındaki Osmanlı filosu Odesa ve Sivastopol'ü bombardıman eder.1914 Rus ordusu Doğu Beyazıt sınırını geçer. Mayın arama ve tarama etkinliği kesintisiz sürdürülür.190) Kısacası Rıza Nur bir balon uçurmuş.içinde bulunan Hürriyet Kahramanı Enver Bey. Çanakkale Savaşının çok kısa bir özetini vermek istiyorum. arkamızdan bir otomobile atlayıp. on dördü gündüz. Girişteki tabyaları susturulur. 25. Bu süre içinde Boğaz'ı ve Bolayır'ı. 1. Edirne'yi geri alma şerefini başkalarına mal etmeyi hazmedememiş. Savaşın çok kısa bir özeti Bu konudaki değişik iddiaları görmeden önce. 1. biz Edirne'ye on kilometre yaklaşmış olduğumuz bir sırada.Mısıroğlu da havada kapıp biraz daha şişirmiş! Çünkü amaç. yanımızdan hışımla geçti ve Edirne istikametinde uzaklaştı. 9. Çanakkale Boğazı'nın donanmayla zorlanmasına karar verir.10. Enver Bey o sırada başka bir kolordunun (Doğrusu: Sol Kanat Ordusu) Kurmay Başkanı bulunuyordu. Edirne'ye giren ilk komutan sıfatıyla Edirne'nin fuzuli fatihi olmak hevesine kapılmıştı. Birleşik Filo Komutanlığına Amiral de Robeck. İngiliz kara birlikleri Mondros adasında toplanmaya başlar. 18 Mart günü Boğaz'ın 27. Savaş Komitesine Çanakkale Boğazı'na taarruz edilmesini önerir. 11.2. Her şey umut verici görünmektedir. bizim kolorduyu geride bırakarak.1914 İngiliz-Fransız Birleşik Filosu. Ç anakkale'deki ve Kurtuluş Savaşı'ndaki rolünü de küçültmek gerek.11. s. 28.11. dümdar (ardçı) savaşlarını veren bizim kolordu idi.11.3. Halbuki Edirne'ye yaklaşıncaya kadar Bulgar kuvvetlerini kovalayan. K. İngiliz birlikleri Basra körfezine çıkar.Kemal'in asker yanını da örselemek ama bu yetmez ki.1915 Birleşik Filo. Kara Kuvvetleri Başkomutanlığına Orgeneral İan Hamilton atanır. yirmi biri gece olmak üzere bombalayacaktır. 1914 29. Deniz Bakanlığına Çanakkale'ye taarruz için hazırlanan planı sunar. 3. Fakat fırsatı kaçırmak istememiş. Buna çalıştıklarını da sırasıyla göreceğiz.1914 de bi an _8 . 5. Çanakkale Boğazı giriş tahkimatını bombardıman eder.-17. 1915 Savaş Komitesi.1. Çanakkale Savaşı (1915) 5/1. 1915 Amiral Carden." (Yanya'dan Ankara'ya. Bu suretle 'Edirne Fatihi' unvanını kazanmış oldu. Ruslar da İstanbul Boğazı'na çıkarma için hazırlık yaparlar. Çanakkale Boğazı bütün gemilere kapatılır. Çanakkale Boğazı girişindeki ve orta kesimdeki tabyaları (korunaklı sabit bataryalar) tahribe çalışır. 19. M.1914 Churchill.

İngiliz ve Fransızlar 800 ölü. 4 Fransız zırhlısı. Sefa Kaplan'ın Çanakk ale Savaşını ele alan bir yazısı var. 8/9 Ocak 1916'da Seddül-bahir kesimini boşaltarak çekilirler.3-24. Çanakkale'nin aşılması için deniz ve kara kuvvetlerinin birlikte hareket etmelerine karar verir. _8 . Tarafların insan kayıpları: Türk tarafı 97 şehit ve yaralı. savaş planına göre üç sıra olarak dizilmiş gemiler (15 İngiliz.882 33 Müttefikler'in genel kaybı: 252. 27 Mart 1915 İngiliz Savaş Komitesi. Ama Nusret mayın gemisi.): 213. 5. gizlice 30 kadar mayın bırakacak ve düşman karakol gemilerine ve mayın tarayıcılara görünmeden geri dönecektir. sekiz buçuk ay sürecektir.4. 19/20 Aralık 1915'te Arıburnu. 28. sayısında. Çetin Altan'ın bu doğrultudaki görüşlerine yer vermiş. Birleşik Filo bu süre içinde de. 3'ü topçu ateşi ve mayın dolayısıyla ağır yara almış. Triumph ve Majestic savaş gemileri ile birçok nakliye gemisi kaybedecektir. Yas mı?" Dergi yazarı. Karanlık Liman ile Morto Limanı önüne. İstanbul yolunu açamayan Müttefik kuvvetleri. 3 torpidobot da sulara gömülmüş.000 34 Artık Çanakkale Savaşı hakkında bazı aydınlarımız ile Y. birçok yardımcı savaş gemisi. yazısının başlığı şöyle: "Çanakkale Savaşı: Zafer mi. Çanakkale bir zafer midir? Aktüel dergisinin 18 Mart 1992 günlü 36.1915 Çanakkale'ye asker çıkarmak için hazırlık. 17/18 Mart gecesi. Nusret'in bıraktığı mayınlara çarparak batmış.Türk Ordusu kurulur ve Mareşal Liman von Sanders. Aktarıy o- de bi an donanma ile zorlanmasına karar verilir. 3 kruvazör. 25 Nisan 1915 Gün doğmadan. torpidobot ve mayın aramatarama gemisi) Çanakkale Boğazı'nı zorlayıp Marmara'ya geçmek üzere ilerlemeye başlarlar. Yedi saat sonra Birleşik Filo geri çekilir.31 24 Mart 1915 Çanakkale'nin savunulması için 5. Goliath. 308 savaş ve nakliye gemisi ve çıkarma aracıyla Boğaz'ın Asya yakasına ve Gelibolu'nun çeşitli kesimlerine çıkarma başlar.Birleşik Filonun çok güçlü ateş desteği altındaki müttefik kara kuvvetleri ile Türk birlikleri arasındaki kanlı savaş 25 Nisan 1915'ten 1916 yılının başına k adar.Ordu Komutanlığına atanır. esir vb. kuvvetinin üçte birini yitirmiştir. 18 Mart 1915 (Deniz savaşı) Sabah.32 İki yanın kayıpları (25 Nisan 1915-8 Ocak 1916) Türkler'in genel kaybı (şehit. hasta. 5/2. çünkü Boğaz'ın mayınlardan temizlenmiş olduğunu sanan 16 savaş gemisinden 3'ü. yaralı.Küçük ve Vahidettinci yazarların neler dediklerini gözden geçirebiliriz.

İngiliz Akdeniz Filosu ile Fransız deniz kuvvetlerini yenmeleri gerekirdi. Prof. bir an önce savaşa girelim diye Almanların bizi nasıl zorladıklarını. bu hem imkânsız. Gemiler 10 Ağustos 1914 günü Çanakkale Boğazını geçerek Marmara'ya girer. zafer filan değildir. Zira İngiliz Donanması bile tek başına Alman Donanmasından çok daha güçlüydü.Kemal'in anılarında. belki Feldmareşal Liman von Sanders için o sıralarda bir zafer idi ama hiçbir Alman'ın burnunun kanamadığı bu kanlı plan bizim için tam bir Alman kazığıydı.] Her yıl kutladığımız Çanakkale Zaferi.8. Ama donanmasının bir bölümünü daha Çanakkale'ye yollayamaz mıydı? Alman savaş gemilerinin bunu gerçekleştirebilmeleri için önce tehlikeli Manş ya da Kuzey Denizinden. Birinci Dünya Savaşında Alman Genelkurmayının kendi donanmasını riske etmeden. düşman donanmasını Çanakkale'de bizim 250 bin köylüyü öldürterek durdurması. kendi ülkesini korumayı bir yana bırakıp da bütün donanmasını Osmanlıların yardımına yollamasını istemek. Böyle ters sonuçlu zafer nerede görülmüştür? Adına Çanakkale Zaferi dediğimiz şey. platonik bir yaklaşımdır. iki kitabında anlatır.37 Yüzbaşı Selahattin'in.. 'Akdeniz Tümeni' adı altında sadece iki savaş gemisi vardır: Göben ve Breslau. Biri Yavuz Sultan Selim. Almanların bize attıkları kazıklarla ilgili birçok örnek yer almaktadır.Wallach'ın38 ve Peter Hopkirk'in39 eserlerinde. Rauf Orbay'ın. Çanakkale Boğazı'nın Alman Donanmasıyla savunulması söz konusu bile olmamıştır çünkü az sonra açıklanacağı gibi. İstanbul'a hareket etmeleri emrini verir (3/4 Ağustos 1914). sonra da İngilizlerin elindeki müstahkem Cebelitarık Boğazından geçmeleri ve Akdeniz'de.43 Bu yüzdendir ki Almanlar denizaltı savaşına önem vermişler fakat sonunda yalnız karada değil. Çanakkale savaşlarının bir zafer olarak gösterilmesiyle başlar.." 36 Türk-Alman anlaşmasından sonra.Dr.40 Savaş patlamadan kısa bir süre önce. Almanların. İngiliz ağır- de bi an _8 . hem gereksizdi." cü mlesinin anlamı ne? Daha doğrusu bir anlamı var mı? a. o sırada Adriyatik'te bulunan bu iki gemiye. Jehuda L. Kaldı ki Çanakkale Boğazı gibi dar bir su geçidinde bir deniz savaşı yapılamayacağı için bir karşı-donanmaya da gerek yoktu. kendi üzerlerindeki baskıyı azaltmak için bizi doğuda Rusya'ya saldırmaya ve güneyde de İngilizlere karşı Kanal hareketine özendirdiklerini artık her ilgili biliyor. denizde de yenilmişlerdir..42 Osmanlı hükümetinin isteği üzerine Almanya. Hikmet Bayur'un bu olayları yabancı belgelerle destekleyen kitabında.1914). aslında 'Çanakkale Yası' olarak anımsandığı zaman düzelebilir oradaki optik hata.35 [. düşman donanmasını Çanakkale'de bizim 250 bin köylüyü öldürterek durdurması. Çünkü 250 bin kişi öldükten sonra İstanbul yine işgal edildi.44 b. Almanya'nın.rum: "Bizdeki optik hatalar. o tarihte Genelkurmay İstihbarat Şubesi Müdürü olan Kazım Karabekir. Deniz savaşı. Almanların Akdeniz'de. öteki Midilli adını alarak Osmanlı Donanmasına katılırlar. Bu da mümkün değildi. Ama "Alman Genelkurmayının kendi donanmasını riske etmeden.41 İngiltere'ye sipariş ettiğimiz ve parasını peşin ödediğimiz iki savaş gemisini İngiliz hükümetinin teslim etmeyeceği anlaşılınca (2. M.

General von Seck diyor ki: "Almanya'da kolordu komutanlığı için uygun görülmeyen biri. Ç. 'donanmanın ateş gücünden çok çekinmesi' ve 'Türk birliklerinin dayanıklılığına güvenememesinden' kaynaklandığı anlaşılacaktır ama yine de ilk 24 saat içindeki tutumu hayli düşündürücüdür. toplam kayıp 97. subay ve er. İkinci Dünya Savaşında Dunkerque muharebesinde İngiliz ve Fransızlara karşı zafer kazandılar ama sonunda iki harbi de kaybettiler.45 Gerçi Liman Paşanın bu davranışının.0rdu Komutanlığına Liman von Sanders'i getiren de.49 76. bir büyük birlik komutanı olarak. Bazı Türk subayları. Kısacası. Böyle ters sonuçlu zafer nerede görülmüştür? Adına Çanakkale Zaferi değimiz şey.084'tür. Çanakkale Savaşı'ndaki yüksek kaybın sebebi.lıklı Birleşik Filo ile iki kıyıdaki toplar. Birinci Dünya Savaşında. İngiliz birliklerini Çanakkale topraklarında tutarak." 48 İşin asıl hazin. Ku rmay Kurulunun çoğunluğu da Türk'tü. en fazla 75. tartışmaya değer bir konu açmış olurdu.000 kayıp az mı? Küçük bir kent nüfusu kadar! • Ç. Söz gelişi Almanlar. kayıp vermemek için hemen teslim mi olacaktık? d.830 ediyor.Altan." Çetin Altan yanılıyor. Alman Donanması yardıma koşmadı diye Çanakkale'yi savunmayacak.46 Çanakkale'de kurulan 5. Hastanede ölenleri de bu sayıya eklersek.Altan diyor ki: "250 bin kişi öldükten sonra İstanbul yine işgal edil di. Alman genelkurmayı değil. Sanders'in Kurmay Başkanı da. Ordu Komutanının bu sakat savunma anlayışıyla. Yunanlılar da. zafer filan değildir. Tannenberg muharebesinde Ruslara karşı. birçok değişik türdeki birçok muharebe'den oluşur. Batı Cephesindeki Alman birlikleri üzerindeki baskıyı hafifletmek istemesinden kuşkulanmışlardır. Liman von Sanders'in sakat savunma anlayışıdır. Bir harp. şu sürüp gelen '250 bin şehit' edebiyatını da artık bir yana bırakalım. şehit olanlar 250 bin değil. zaman ve mekân akımından farklı. Bütün savaş boyunca. ne de A lman donanmasının Çanakkale'ye gelmesi gerekiyordu. ayrıntısını aşağıda göreceğiz. ne Almanların donanmalarını riske etmeleri mümkündü.47 Fakat Liman Paşa. Kütahya-Eskişehir muhare- de bi an _8 . • Düşman donanmasının Boğazı zorladığı 18 Marttaki kaybımızı daha önce vermiştim: Şehit ve yaralı olarak toplam 79. o topları kullanacak olanların direnci ve mayın hatları arasında geçecektir. tarihin derinliklerinde kalmış olan bu durumu ele alsa. Öbür yanına gelince. bütün Türk ordusunun yeniden teşkilini (kurulup düzenlenmesini) üzerine alacaktı. o günkü ölü ve yaralı Alman kaybı da 18'dir. acı yanı bu. toprağa verdiklerimizin sayısı. gençler için kısa bir açıklama yap mak istiyorum. Bu işin bir yanı. Harp ve muharebe terimlerinin ikisini de savaş kelimesi ile kar-ladığımız için aralarındaki fark ortaya çıkmıyor. hiçbir muharebede bulunmamıştır. Türkiye'ye gelmeden önce Kassel'da bulunan 22. c. EnverPaşadır. Çanakkale'de Ordu Komutanı olmadan önce. Süvari Tümeni'nin komutanıydı. Madem ki gerçekleri konuşacağız. Niye yanıldığını belirtmeden önce. 57.

Kemal Beyin bir rolü yoktu. s. Biz Atatürk'ü vermeyi düşündük.. 71) □ Yeni Nesil gazetesi: de bi an _8 .C.Akif'in Ça nakkale şiirinin görüntülenmesinden oluşuyordu.Kemal'in adının hiç geçmemesi. (s.C.61)" □ Tuncay Öztürk (programın yapımcısı): "Program metni...Akif Ersoy'un Boğaz Harbi adlı şiirinden yola çıkılarak yazılmıştır. Antep. Çanakkale muharebesinden 4 yıl sonra. Müttefiklerin İstanbul'u işgal etmeleri. rütbesi kaymakam (yarbay) olan M.. (s. 1918'de Çanakkale ve İstanbul'u işgal ettiler ama Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması üzerine. s.61) □ Mustafa Kaplan: "Atatürk'e yer verilmemesi programa inandırıcılığı artırmıştır. (Ekim 1923) Asıl ters sonuçlu olan zafer. M. yanlışı gerçek zannedenler kazan kaldırdılar. Plevne.. İstanbul ve Boğazlar hakkındaki hiçbir tasarılarını gerçekleştiremeden de 'geldikleri gibi gittiler'.58) Olayın tarihi gerçeklere uygun bir şekilde sahnelen mesi üzerine.51 Yanlışlarla beyin yıkamanın vakti geçmiştir. s. Ancak programda M." (Aktaran.60) 18 Mart'a kadar deniz muharebeleri cereyan etmiştir ve M. Stalingrad gibi. TRT'nin 18 Mart 1988 günü yayımladığı Çanakkale programı TRT'nin 18 Mart 1988 günü. büyük tepkilere ve tartışmalara yol açtı. Birinci Dünya Harbinde kazandığımız muharebelerden biridir ve tam bir savunma zaferidir.63. Çanakkale zaferi dolayısıyla yayımladığı bir program sorun olmuştu. Bu konu ile ilgili birkaç yazıdan örnekler vereceğim. 1. Edirne.C. Verdun. M. Ancak şiirin ve metnin içinde yama gibi kalacağını gördüğümüz için va zgeçtik.. 1914 kışı ile 18 Martı arasında cereyan eden deniz hücumlarına gösterilen mukavemet esnasında gerçekleşmiştir. Çünkü 18 Mart 1915 günü noktalanan muharebelerde böyle bir isim yoktur. acaba hangisi? 5/3. M. tarih yanlışı yapmadığı için ister istemez Atatürk'ten bahsetmemişti. □ Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi: "Program. (1." 50 (GRYT Ans. bu vesile ile bazı çevrelerin ve yazarların konuya yaklaşımını da şimdiden görmüş oluruz. Çünkü Çanakkale harbinin merhum Akif tarafından ebedileştirilen tabloları. 1.besini kazandılar ama harbi kaybedip çöktüler. Daha sonra cereyan eden kara muharebeleri esnasında ise. Çanakkale zaferini küçültmez.Kemal sadece o harplerde bulunmuş bir yarbaydır. Galipler.Kemal ismi yoktur. Şiirde de hiçbir isim geçmemektedir. Tıpkı Kanije. Çanakkale. Yanya. Programın büyükçe bir bölümü. O kısımda. GRYT Ans.. Etkisi birkaç yıl sürdü.

s." (T. 1. Neden doğal ve doğru olduğunu yerinde göreceğiz. bir kısmının da ağız kalabalığına getirip unutturmaya çalıştığı." (Yeni Nesil. 18 Marttaki savaşta kendisinin pek fazla rolü olmadığını yine kendisi söylüyor.52 Çanakkale zaferi onun idaresi altında kazanılmıştır. M.5 ay süren kara muharebeleri var. M. 18 Mart.. M.Kemal'den söz edilmediği için programı kınayanları. o da Sultan V. Deniz ve kara zaferleri. Askeri bakımdan da Padişah adına Başkumandanlığa vekâlet eden Enver Paşa birinci sırada yer alır.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolü konusunda farklı yaklaşımlar • En uçta. M. çok uzun yıllardan beri.Mehmet Reşat'tır. 12-18 Mart 1992) □ Y. 66) Yazarlar.Kemal harbin bilfiil içinde değildir. son hadise ortaya koymuştur.. 5/4. Oysa katıldığını iddia eden hiç kimse yok!54 Bunu belirtmek için zahmete girmek bile gereksiz. o gün birarada kutlanır. deniz savaşında işi ne? Bu yazarlar. s. Asıl kaybın verildiği muharebe de bu. böyle eleştiriyor ve M. Bir kara birliği komutanının. hiçbir komutanın rolü olduğunu kabul etmeyenler bulunuyor. işbirlikçi ve Milli Mücadele düşmanı.53 Ruşen Eşrefe şunları söylüyor M. vurgulaya vurg ulaya belirtiyorlar. kısacası hiçbirinin üzerinde durmadığı bir husus var: 18 Mart törenlerinde yalnız 18 Mart deniz zaferi anılmaz çünkü Çanakkale Zaferi yalnız o günkü savaştan ibaret değil. □ Bunların en kıdemlisi.Kemal'den söz edilmesi çok doğaldır.64.. sayı.C.Kemal Paşa.' " (36.Ü. Tezler 5. [.Küçük: "Türkiye'de her yılın Mart ayının on sekizinde top atışlarıyla kutlanan zafer bu kısa süreli deniz savaşıdır. Kıyı savunması Cevat Paşa Hazretlerinin emri altında bulunuyordu. Doğal ve doğru o lmayan. gazeteci Ali Kemal: de bi an _8 . kendi ürettikleri bir hayale saldırıyorlar."Aslında Çanakkale zaferi kutlanırken birinin isminden mutlaka bahsedilecekse. Ama bir kısmının unuttuğu.65) □ Aktüel yazarı Sefa Kaplan: "Belki şaşıracaksınız ama M. geride 8. Çünkü ülkeyi o idare etmektedir. 21 Mart 1988.] İstibdatla tarihe yön verip suni olarak şekillendirmenin bir çare olmadığını. Tahlil adlı imzasız köşe yazısından aktaran.. deniz ve kara savaşlarını birlikte anmak üzere 'Çanakkale Günü' olarak kabul edilmiştir. Zaferin nüvesini (çekirdeğini) teşkil eden deniz savaşları yapılırken..Kemal'in o günkü deniz savaşına katılmadığını da.55 O yüzden de 18 Mart Çanakkale Günü. Emperyalist donanmanın 18 Mart 1915 tarihinde durdurulmasında Kemal'in hiçbir rolü bulunmuyor. GRYT Ans.Kemal: 'Bu tamamiyle bir deniz harekâtıdır. ondan söz etmemek ve söz edilmemesini savunmaktır...

sayı 12/Ocak 1971) □ İ. Muharebede zayiatın (kayıpların) bir numaralı etkeni. Çanakkale'de M.Kemal.Kutlu. Onları eğitip yetiştiren.C. 255) Ve sözünü şöyle bağlıyor: "Gelibolu savaşını bir yarbayın [yani M.. 1. katkısı. topografyası gereği (!) kahramanı olmayan bir direniştir. Anlaşılan sekiz buçuk ay süren Çanakkale Savaşı. bütün yönetim ye komuta kadrosunun da hiçbir etkisi.) □ K. önlerine düşüp taarruza kaldıran subayların da..Mısıroğlu: "Çanakkale muharebeleri Mehmetçik için büyük bir şeref olduğu halde.Kemal Paşa olsa bile!" (Lozan. yararı olm amış. her iki tarafta da kütlelerin inatçılığı ve kahramanlığı söz konusu olabiliyor. sadece iki taraftan savaşa katılan sıradan askerlerdir. Edilirse." (Osm. muhakkak ki kötü sevk ve idaredir.156) □ Y." (T. biri bile kahraman değil. sonradan abartılmış.. mutlak yalan ve sahtekârlıktan başka bir şey olmaz." (Aktaran Ş. hepsi başarısız. oradaki kumandanlardan herhangi birisine 'kahramanlık' veya 'kurtarıcılık' sıfatları elbetteki izafe edilemez. kahraman komutanı imkânsız bir mücadele alanıdır. asıl kahramanlar unutturulmuştur: □ Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi: de bi an _8 . Bunun uzun ve teferruatlı sebepleri üzerinde durmuyoruz. Buna göre. s. s. Çanakkale sırtlarına dört yüz bin (Sayı daha da arttı!) vatan evladını gömen bir subay kadrosunun muvaffakiyetinden elbette bahsedilemez.35) Bu yazarlara kalırsa Çanakkale Savaşını. Gelibolu'da ancak inatçı kütleler savaşabiliyor. ne bilmem ne paşa idi. İstanbul'u kurtaran. Tümden sağduyuya aykırı bu ucuz iddiaların tek sebebi var: Aman M.. iki bin şehit ve yaralı vermiş olan subayların ve komutanların hakkını yemekten bile çekinmiyorlar."57 (s..74...Küçük: "Gelibolu.. s..Çanakkale müdafaasının en birinci kahramanı. s..C.. Bu kumandan M. • Bir kısım yazarlara göre ise. [1919 tarihli hayat hikâyesinde]56 Gelibolu'da görev yaptığını belirtiyor ve hiçbir kahramanlık iddiasında bulunmuyor.Hami Danişment: "Türk tarihinin en muhteşem destanlarından olan Çanakkale menkıbesinin bütün şan ve şerefi. ne Liman Paşa.".67.429 vd. kahraman erlerimiz kendi başlarına kazanmışlar.Kemal'in] hanesine yazmak. Kahramanlar. T. orada kumandanlık etmiş subaylar için hiç de yüz ağartıcı değildir. Mehmetçik denilen eşsiz Türk neferine aittir. (s. Kronolojisi..Ü. Yalnız şu kadarını söyleyelim ki.Kemal'in rolü vardır ama önemli değildir. HTM. Ateşe bile atılmaktan korkmayan Türk askeri idi. onun cehennemle boğuşup muzaffer çıkan imanı ile milli kudretidir. meydan kavgası gibi bir şey. Çanakkale yalnız Mehmetçiğin şaheseridir. Tezler 5.Kemal'e zaferden bir pay düşmesin! Bu hırsla. Gelibolu.83) M. tarihin tam bir falsifikasyonu (çarpıtılması) ve aklın tümden bozulması demek oluyor. Ali Kemal. 4.

12-18 Mart 1992) □ Ahmet Altan: "M. Esat.133. mantığa ve akla sığar mı?" (20 Mart 1988 günlü Yeni Nesil gazetesinden aktaran GRYT. Alman General Liman von Sanders.C. İstiklal Harbinde bile vatanı kurtardığı söylenemez." (Aktüel.Kemal Paşanın [Çanakkale] kahramanlığı da.. Çanakkale'de. (s. 250 bin şehidin (!) kanı ile Çanakkale destanı yazılmıştır. Doğrular aşağıda. (s.Kemal'in de uzunca bir süre. bunun başarısı. s. Yazar iki bilgi veriyor. M. ikisi de yanlış.55) M.. 1 . s.. s. sevk ve idaresi.Kemal Paşa. 3.C. Vehip.C. (1. s.. Cevat Paşalar var komutan olarak. (s.l. 36.Kemal'e boca etmek insafa.Kemal'in rütbesi yarbaydı. paşalar vardı." (CG Yol."Çanakkale zaferinin gerçek kahramanları.Kemal'in sarih ifadesine rağmen koskoca destanın sevabını... harekât subayı (!) olarak savaşa katılır."58 □ Yalçın Küçük: "M.C. Çanakkale'de göğsünü düşmana siper etmiş 1887 subaydan sadece birisidir. anma günlerinde adını bile anmadığımız Çanakkale Cephesi Komutanı Alman Generali Liman von San-ders'e ait olmak gerekir.Kemal ve onun rütbesindeki subaylara sıra gelinceye kadar. Çünkü harekâtın tüm planlarını o hazırlamıştır ve zaferler de." (Yeni Nesil. sırada (?) olmasına rağmen. Haydi Liman'ı geçelim. TRT'nin de aynı yanlışı tekrarlaması..85) Padişah adına ordular Enver Paşanın emrinde savaştı. Ancak nedense zaferin ganimeti. sonradan kendine göre biçimlendirmiştir Ç anakkale Savaşlarını.62) □ Çetin Altan: "Çanakkale şayet zaferse.115-116) □ Abdurrahman Dilipak: "Fevzi Çakmak'la (!) Liman von Sanders arasında çıkan bir ihtilaf yüzünden M.C. hatta M.Kemal. Yarbay M. Onun ve diğer paşaların tedbir.sayı. resmi tarih onu gerçek kahraman göstermiştir. götürüp M.Kemal'in tümeni yedeğin yedeği idi."121) Devletin kitaplarının yanında. Ans.21. Çanakkale'yi tümüyle M..Kemal Beyin 'Çanakkale Kahramanı' zannedilmesine sebep olmuştur. Kurtuluş Savaşını yönetmesi de bi an _8 . yenilgiler de komutanların adıyla kaydedilir tarihe." (1.Kemal'e mal etmek olacak iş mi yani? M. s. ondan başkasına verildi. Esat ve Vehip Paşa gibi askeri simalar önde gelir. Resmi tarih yazımı. pek böyle bir iddiası yoktur aslında. Bu gerçeklere.Kemal kara harplerinde geri planda vazife yaptı. Onun üzerinde albaylar.) □ Yeni Nesil: "Kara savaşlarında M.Kemal. s. padişah adına Başkumandan Vekili de Enver Paşaydı. 21 Mart 1988 günlü Tahlil adlı imzasız köşe yazısından aktaran GRYT Ans. Cevat ve Selahattin Adil Paşalar unutturuldu. plan. yarbay rütbesi ile ve komuta kedemesinde 17.101) M.65) □ Bünyamin Ateş: "M.

ne var ki zafer Almanların.00'e kadar yöneten Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı Yarbay Selahattin Adil Bey. inancı." (Aktüel. komutanın mensup olduğu millete. komutanın milletine mal etmek de mi gelenek ? Ne zamandan beri? Liman Paşa. sayı.Ordu Komutanı Halil Paşanın adına yazılmıştır. Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Bey (ilerde paşa.Kemal'in kısmî başarısı vardır ama zafer M. ne var ki zafer Almanların. kahramanları da eklemek haktanırlık gereğidir. s. 25 Nisan 1915 . Sultan Reşat'ın hesabına yazmak gülünç olur. tarihe haksızlık. "Ordu. Çobanlı)59 ile savaşı saat 14. 248. orada dövüşenlere ve şehit olanlara saygısızlık olmaz mı? Almanlar de bi an _8 .ve liderliğini perçinlemesinden sonra yaratılıyor.Kemal'e ait değildir.. Teğmen Mevsuf. 255) □ Mete Tuncay: "Tamam. 6. ikincisi 25 Nisanda başlayan ve Ocak 1916'da biten kara muharebeleri. 36.Kemal'in rolü. Seyid Onbaşı vb. □ Mete Tuncay. Suriye yenilgisi sırasında da Yıldırım Orduları Grubunun Komutanıydı. savaşı planlayan ve birlikleri doğrudan yöneten komutanına yazılır: Nitekim Kut-ül amare zaferi. Bu ikiz zaferin ortak bir kahramanı yoktur. Kemal Bey daha çok kuzeyde. İlki 18 Mart deniz muharebesi. Çanakkale'de iki ayrı muharebe var." (T. kafası. bir ihtiyat tümeninin başında bulunuyor. Ordu Osmanlı ordusu. daha sonraki zamanlarda. 12-18 Mart 1992) Önce elma ile portakalı birbirinden ayıralım. Çanakkale'de M. Tezler 5...Kemal için mi geçerli?62 Çanakkale Türk kanı. Çünkü savaşta zaferleri komutana izafe. Aylar süren Gelibolu direnişini. Osmanlı ordusu. Anafartalar'daki anlık bir çıkıya (?) bağlamak. çok fazla abartılıyor. 'Çanakkale Zaferi' deyimi ikisini birden kapsıyor.etmek bir gelenektir" diyor ve Liman Paşa Alman diye. gerçeğe aykırılık. Başkomutan Vekili Enver Paşaya değil. Suriye yenilgisini de Alman yenilgisi olarak mı kabul edip değerlendireceğiz? Yoksa zaferi. Çanakkale direnişinde M. Mete Tuncay gibi bir eleştirel tarihçinin bu yaklaşımına hayret ettim. örnek-siz bir savaştır.. ancak aptal tarihçilerin işi olabilir.63 Böyle bir zaferi Almanlara armağan etmek. yalnız Çanakkale ve M. Çünkü savaşta zaferleri komutana izafe etmek bir gelenektir. En üstte bulundukları için zaferi Sultan Reşat'la Enver Paşaya yakıştıranlar da var ama zaferi.Ü.9 Ocak 1916 arasındaki kara muharebeleri sırasında ordu Komutanı olan Liman Paşanın durumunu tartışmadan önce. Çanakkale zaferini Almanlara armağan ediyor.60 son mayınları döken Nusret mayın gemisinin kaptanı Yüzbaşı Hakkı Bey ile Müstahkem Mevki Mayın Komutanı Yüzbaşı Nazmi (Akpınar) Beydir. yenilgiyi ise orduyu oluşt uran millete yazmak gibi benim cahili olduğum bir gelenek mi var? Ya da bu g elenek. Enver Paşa da söz konusu olamaz. Bir zaferi. Çünkü geçerli kurala göre zafer.61 Bunlara Üsteğmen Hasan. hemen bir konuyu netleştirmek gerekiyor.102. • 18 Mart deniz savaşının önde gelen kahramanları. emeği ve silahı ile kazanılmış.

Adil.Belen. Altay. 237)73 Liman Paşa. (S.65 Mesela 3. birliklerin donanmanın ezici ateşine dayanamayacağı70 düşüncesiyle değiştirir. Bu görüş farkı.Kolordu ve Tümenler. birçok kararı yüzünden acı bir biçimde eleştiriliyor.67 bunun birçok kanıtından sadece dördüdür. 30 km.bile bütününe sahip çıkmaya cesaret edememişler. Neden 'belki'? Çanakkale savaşlarıyla ilgili Türk askerî kitaplarında.64 Yöneltilen eleştiriler şöyle özetlenebilir: Liman Paşa. 86. 236. F. daha önce Türk komutanların hazırladığı 'düşmanı mümkün o lduğu kadar kıyıda karşılama' planını ve buna dayalı düzeni. tam tersine. düşmanı durdurmanın çok pahalıya mal olmasına yol açar.Tümen) bırakır. Liman Paşa'nın bir komutan olarak övülüp büyütüldüğünü hiç görmedim.66 Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin'in (Altay). Zafer kimin? Kara savaşının zaferi. yaptığı savunma planının zaafını. M.Altay'ın. düşmanın Gelibolu yarımadasının boynuna (Saros körfezinin bitimine) veya Beşige'ye (Anadolu yakasında bir kesim) çıkacağına inanır." (s. Gelibolu'daki karargâhından ayrılıp de bi an _8 . ardarda yaptırdığı taarruzlarda dökülen Türk kanıyla kapatmaya çalışmıştır. kenarından kıyısından zafere ortak olmaya çalışmışlardır. . Türk askerlerinin bu eleştirileri sonradan icad edilmiş değildir. F.244) Düşman bu sebeple her çıktığı yerde tutunacaktır.Kolordu Komutanı Esat Paşanın. 5/5. Almanlara değil ama belki kişisel olarak Liman von Sanders'in (ya da Türklerin andığı gibi Liman Paşanın) adına yazılabilirdi. Sadece F. F.Kemal'in Enver Paşaya yolladığı Liman Paşa aleyhindeki yazı.lik bir kıyıyı bir tümenin savunması mümkün değildir. çok özet olarak aktarıyorum: Müstahkem Mevki Komutanlığı.Adil'in anılarında yer alan olaylar ve yargılar.240.Adil'in ve Çanakkale Savaşı'na da katılmış olan askeri tarih yazarı E. düşmanın Seddülbahir ve Kabatepe'ye çıkacağını düşünmektedirler. Türk komutanların kıyılara yerleştirdikleri birlikleri geriye aldırır.Belen.Adil 236. Saros -Bolayır çevresinde bulunan iki tümeni yerinde bırakır ve asıl savaş yerine (güneye) göndermez. 261 )69 Bu yüzden ilk savaş günü. Yarbay S. 7-8 kilometre ilerlemekle Boğaz tahkimatının gerisine çıkabilirdi. 247) Liman Paşa. 235.71 Bu plan gereğince. F. savaş içinde belirtilmiştir. (S. çıkarmanın başladığı sabah. kıyılardaki alaylar da birer tabura indirilir. S.Adil. 3. (S. 'kuvvetleri merkezde toplamak ve nereye çıkarma yapılırsa oraya taarruz etmek' diye özetlenebilecek bir savunma planı yapar.72 Mesela yarımadanın en güneyinde (Seddülbahir'de) sadece bir tümen (9. Mete Tuncay'ın dili sürçtü herhalde. Türk askerî tarihinde ve askerî inceleme kitaplarında. birçok eleştiri ve suçlama daha yer almaktadır. Anafarta çıkarmasına (Ağustos 1915) kadar da bu yanlış görüşte ısrar eder.Korgeneral Fahri Belen'in68 başlıca eleştirilerini. Ama Liman Paşa yanlış bir tahminle.Belen diyor ki: "Halbuki bu bölgede düşman.

Bu bakımdan.98) Liman Paşa'nın. geçmemesini eleştiriyorlar. (F. Bilenlerin de anmamaları doğaldır. Çanakkale zaferi.Adil. Milli ve kısa süreli bir tören. amaçları da değişik olaylardır. bazısı da önemli sayılabilecek bir savaş yönetmemiştir. tartışılsın ve Liman Paşanın yanlışları ve bunların acı sonuçları açıklanıp eleştirilsin.Saros'a gider. bu manasız taarruzlarla erimelerine yol açar. törenlerde de adının geçmesini istiyor. Bu tür duygu ortamlarında. (S.Tümen ile henüz yoldan gelmiş olan 15. yalnız bir bölümünü aktardığım yanlışlarının ağır bastığı daha açık olarak görülebilir.000 kayıpla geri çekilecektir. (S." (s. Liman Paşaya daima uzak ve soğuk kalmıştır. bu yüzden olsa gerek. hizmet ve kusurlarıyla zaten askerî tarihlerimizde yer alıyor. bazı sıradışı nitelikleri ve özellikle eğitime yönelik başarılı hizmetleri olmakla birlikte.Fevzi Paşa (Çakmak). savaşlar gün gün incelenir. Weber Paşa. gece de orada kalıp ancak ertesi günü döner. Albay Ahmet Fevzi Bey. bir seminer ya da sempozyum değil ki savaş uzun uzun irdelensin.Altay. Zaten bir savaşa katılan bütün de bi an _8 .Kemal. onların anılmamalarını eleştiriyorlar: Esat (Bülkat) ile Vehip (Kalçi) Paşalar Niye yalnız ikisinin anılmasını istiyorlar acaba? Çanakkale'deki üst komutanlar bu ikisinden ibaret değil ki. sonuçları zorlukla ve ancak bol kan dökülerek düzeltilebilmiş yanlış tahminlerine ve yanlış savunma planına rağmen. savaşın ilk günlerinde. Yine bir Alman olan von der Goltz Paşayı saygıyla anan Türk askerî kamu oyu. 88) M. anılmaması. Trommer Paşa. havası da. Albay Çevat Bey (Çobanlı).75 İki tümenimiz toplam 16. anılmasından daha zarif bir harekettir. Liman Paşa. 247. Mehmet Ali Paşa. Kaldı ki savaşla ilgili törenler. 246) 3 Mayıs gecesi 7.Belen.76 Liman Paşa. (F. M.74 Kimseye karar yetkisi de bırakmamıştır. 18/19 Mayıs gecesi yaptırdığı ve bize 9. her rütbeden Türk askerinin inanılmaz çabası ve can cömertliği ile kazanılmıştır. belgeler harita yardımıyla okunursa.000 kayba mal olan bir başka taarruz için de şöyle diyor: "Bahis konusu taarruzun tarafımdan işlenmiş bir hata olduğunu itiraf ederim. İçlerinden pek azının bu isimleri bildiğini tahmin ediyorum. güneyde kıyamet koparken.Adil. Kolordu Komutanı yetkisiyle grup komutanı olan Albay M. kara savaşlarına katılmış iki kardeş komutanın adını ererek.Kemal'in dışında. Albay Ali Rıza Bey. Çünkü bazısı kısa süreli ve geçici komutanlık yapmıştır. milli değerlerin vurgulanmasından daha doğal ne olabilir?77 • Bazı yazarlar da. 250) Liman Paşa anılarında. Liman Paşanın. Çolak Faik Paşa. Bu taarruzu Alman Albay von Sonderstern yönetir. bu sebeple emir almadan harekete geçmek zorunda kalacaktır. inceleme ve araştırmalarda söz konusu ediliyor ama bazı yazarlar. Albay Nikolai Bey. Başkomutanlıkça yollanmakta olan takviyeleri bekleyip cephelerden birine hazırlıklı ve etkili taarruz yapacağı yerde. birlikleri gece taarruzlarına zorlar. on kolordu ve grup komutanı daha var.Belen. F. Bu hatayı düşman kuvvetini iyi takdir edememekle ve elimizdeki az topçu kuvvetiyle ve çok sınırlı cephaneyle bu işi başaracağımızı önceden hesaplayamamakla işledim. Albay Kannengiesser Bey.Tümeni bir gece taarruzuna kaldırır. 248) Gelen her yeni birliği ceph eye sürerek.

'rolü abartılmıştır' vb. ne de anlaşılabilir. sekizinde bulunmamıştır.000 şehit ve üç yüz bine yakın gazi.80 Çanakkale'de en uzun bulunan üst komutanlar.Kemal'in rolünün sonradan büyütüldüğü Çanakkale Savaşının ayrıntılarına girmeden önce.84 8 Ağustos'ta Anafartalar Grup Komutanlığına getirilir. Elbette yalnız önemli olanlar vurgulanacak. bu kadar uzun zaman.86 Onunla birlikte. "yarbay". Yalçın Küçük'ün.. Bu.Ü. 5/6.83 bunu altın ve gümüş liyakat madalyaları izleyecektir.Kemal'in en başta anılmasının.Kemal savaşa yarbay olarak başlamıştır ama beş hafta sonra.Sonuç 76. M. Bu görevi. ordu komutanlığı niteliğinde bir komutanlık demektir. bazı sağcı yazarlarca da paylaşılan bir iddiasına yer vermek istiyorum. "geri planda görevli". gerçekle ilgisi olmadığını. an _8 . Anafartalar Grup Komutanı olarak emri altında 3 kolordu (2. Çanakkale'den ayrıldığı tarih olan 10 Aralığa kadar sürecektir. Y. Esat Paşa da "Çanakkale'de kesin sonuç sağlayan Anafartalar kahramanı M."yedeğin yedeği". ve 15. tek tek anılamayacağına göre.Kemal hakkında birkaç kısa not: M. 30 Nisan'da gümüş imtiyaz madalyası alır.78 Fakat Vehip Paşanın Güney Grup Komutanı olarak Çanakkale'deki hizmet süresi sadece üç aydır (9 Temmuz-9 Ekim 1915). Esat Paşa bile kendi yazdığı hayat hikâyesinde. Çanakkale. iddiaların. Yanya savunmasındaki hizmetleriyle ün kazanmış iki komutan.82 • Çanakkale savaşlarını ya hiç bilmeyen ya da bildiğini de çarpıtarak anlatan yazarların. ayrıntısıyla göreceğiz. Albay Cevat Bey.Kemal'siz ne anlatılabilir.Kemal' dir. "harekât subayı" diye önemsizleştirmek için çırpındıkları M. Yaptıklarından dolayı zamanında bir kahraman sayılmıyor."87 (T. 3. Esat ve Vehip Paşalar.Kemal Paşadır" diyor. Yoksa her tarih kitabı. 16. Çanakkale zaferine katkıda bulunanlar ar asında kardeşi Vehip Paşaya yer vermiyor. kolordular)85 toplanır. bu kadar çok birliğe ve bu kadar geniş bir alana komuta etmemiştir. kimseye haksızlık olmadığını göreceğiz. de bi komutanların adları ancak ayrıntılı askeri tarihlerde bulunabilir. M. M.. Liman Paşa dışında hiçbir komutan. telefon rehberine dönerdi. Kahramanlığının ilanı çok sonraki yıllara denk düşüyor. 1 Haziran 1915'te albay olacaktır.. Kol-ordu Komutanı Esat Paşa81 ve Albay M. Çanakkale Savaşı boyunca. ister istemez bir seçme yapmak zorunlu. 'Kısmî başarısı vardır'. elbette 18 Mart kahramanlarını ve Yahya Çavuş'tan Esat Paşaya kadar birçok kahramanı da anmak gerekir.79 Sed-dülbahir kesimindeki on bir savaşın yalnız üçünde bulunmuş.Küçük kesin bir dille diyor ki: "Kemal Paşa için parlak bir askeri geçmiş yaratmak için bulunabilen ve seçilen tek yer Gelibolu oluyor.

Kemal Paşa ile Miralay Naci Bey (Eldeniz) de bulunmaktaydı. yaverleri ve erkan-ı harbi (kurmayları) ile karargâhıma geldi. Ben bir türlü bu haberlere inanamıyordum.Kemal adı bu şiirle girmiştir. 'Tanışmıyor musunuz?' diye sorarak bizi birbirimize takdim etti. Rabbime şükürler olsun ki.3. 15 Eylül 1915 tarihini taşıyan bu manzumenin ilk dörtlüğünde M Kemal'den söz edilir. s. o vakitki Veliaht Vahidettin Efendinin beraberinde Almanya'ya gideceğimiz gün gördüm. Sanıyorum Türk şiirine M. o sırada İstanbul'da bulunan Çanakkale kahramanlarından M. Çıkartma yapmaya muvaffak olmuş ama ordumuzun karşısında mıhlanıp kalmıştı. fakat şahsen görüşmemiştik. Gazi hazretlerinin himmet-i mahsusaları ile def olundu ve kendisi Anafartalar Kahramanı unvanını ihraz eyledi (kazandı). Muhafız Kumandanı Asım Beyi sık sık Saraya göndererek sahih (doğru) malumat almak için çırpınıyordum. Sirkeci garında. tam tersini söylüyorlar: □ Esat Paşa: "Bugün (11 Mayıs 1915) Enver Paşa. Enver Paşa." 89 (Esat Paşanın Anıları. M. M... 118) □ Eski Sultan Abdülhamit: "Hayatımın en karanlık günlerini bu devrede yaşadım.Emin Yurdakul'un 1915 Eylülünde Tan Sesleri' diye bir şiir kitabı yayımlanmıştır."90 (Aktaran Oktay Akbal. Allah.C. s. Milliyet gazetesi) □ Ali Fuat Türkgeldi: "Anafarta hücumu. orada bulunan bir zat.. 1917 yılı Aralık ayında. Bu büyük zaferi.Kemal Beyin karargahı hâlâ Kemalyeri'ndeydi. herkes gibi ben de kendisini gıyaben tanıyordum.1992. de bi an _8 . M.." (Son Bozgun.Vakkasoğlu da diyor ki: "[1919'da) Halk ve hatta münevver zümre (aydınlar). büyük zayiata uğratıldığını yazıyorlardı. 3. s. Bu kitapta 'Ordunun Destanı' adlı uzun bir manzume yer almaktadır. Trene bineceğimiz sırada. 28. 158) □ Lütfi Simavi:91 "Bu gezide.Tümen Kumandanı M.Kemal Paşayı ilk defa olarak.." (Görüp İşittiklerim.88 Oraya gittik.Kemal Paşayı tanımamaktadır. Çanakkale 'de düşmanın durdurulduğunu.248) V.Tezler 5.Kemal Bey adında bir miralay (albay) kazanmış. Fakat İngiliz ve Fransız donanmasının Çanakkale Boğazı'nı zorladığı ve giremediği bir hakikatti. s.Kemal Beyi kucakladı ve bugüne kadar göstermiş olduğu kahramanlıklardan dolayı takdirlerini bildirdi. ummaya bile cesaret edemediğim zafer haberi ulaştı. s.19/ dipnot) Ama tanıklar ve belgeler. İşte bu sırada. devletime hizmeti geçenlerden razı olsun! (Sultan Abdülhamit'in Hatıra Defteri. 19. Her vasıta ile ceph eden haber almaya çalışıyordum.83) □ Vecihi Timuroğlu: "M.. Çanakkale'deki övünç ve gurur verici hizmetleriyle. M. Gazeteler.

Kemal.356. Biraz da Ben Konuşayım.Kemal Paşa.84) □ Kont Sforza: "M. Jeschke.)92 □ Rıza Tevfik: "Aşiyan'da Tevfik Fikret'e yapılan ilk anma töreni için. Sadrazam tarafından de bi an _8 ." (19.Kemal'in ünü halk arasında yaygındı. İngiliz Belgeleri. 'Anafartalar kahramanı meşhur Miralay M.8.Kemal Paşayı da yanına almıştı. orada bulunanlara ve T." (Osmanlı Sarayının Son Günleri. Büyüklerini tanımak mecburiyetinde olan gençlik. Mustafa Kemal adını da belleklerine eklemeli ve kurtarıcılarımı zdan birinin de o olduğunu unutmamalı. orada çarpışan Türklük ruhunu...Kemal ile Mülakat.101) □ Amiral Cartorpe'tan Lord Curzon'a: "Çanakkale Savaşı'nda ün yapmış bulunan M. B. s.Z. Eşref Ünaydın: "Ben. 91.C.48. s. s.. o zaman "Anafartalar Kahramanı" diye anılan M.Kaplan. Sayı.C.Fikret'in eşine.XXVI) □ Amiral Webb'ten Sir R." (23 Haziran 1919.N. Tanışmaktan duyduğum şeref ve iftihar duygularımı bildirdim. 1. Tarih Çanakkale vakasını kaydederken hiç şüphesiz M. 1930. Hamit Matbaası.Graham'a: "Çanakkale Savaşı'nda bir hayli ün yapan M. Devrin Yazarları. Büyük Mecmua.. 28 Mart 1918. s. İstanbul. İngiliz Belgelerinde Atatürk.." (1919. bugünkü muhavereden (konuşmadan) daha fazla mı bir heyecan duyacaktım? Memleketin en tehlikeli zamanlarında. s. 3.Zekeriya Sertel): "Osmanlı tarihinin en şerefli bir sayfasını işgal edeceğine şüphe olmayan Çanakkale başarısı. Türklük fedakârlığını ispat ettiği gibi bir de M.Şimşir. geldiği zaman kendisini kapıda karşılamış ve ihtifale başlamadan evvel.. 381) □ İsmail Hakkı Okday (Vahidettin'in damadı): "Vahideddin Efendi bu seyahate çıkarken. s. (Anafartalar Kumandanı M." (20 Mart 1919.49) □ M.Kemal ve Çevat Paşaların isimlerini de altın harflerle yazacaktır..329) □ R. (M. s.Kemal gibi büyük bir kahramana malik olduğumuzu gösterdi." (Yanya'dan Ankara'ya.Hizmetlerinden ve başarılarından dolayı kendisini orada tebrik ettim. bu mülakat ilk olarak 1918 yılında Yeni Mecmua'nın Çanakkale özel sayısında yayımlanmıştır. 1. İçimde ona karşı derin bir hürmet. aktaran M.Kemal Beyefendi' diye takdim etmiştim. kendisine refakat etmek üzere. bir İstanbul çocuğu ruhu ile derin bir şükran olduğu halde yanından ayrıldım. can verircesine vazife başına atılan bu kahramanın elini sıktım.1918.. Kanije müdafii Tiryaki Hasan Paşa ile yahut Plevne aslanı Gazi Osman Paşa ile görüşmek mukadder olsaydı.

Mısıroğlu: Çanakkale muharebeleri." (28 Haziran 1919." (Turkey/Türkiye. ne de amaç ve imkânlar bakımından doğru olur. Amasya'yı b uluncaya kadar M..98. KS Günlüğü. Taşhan'dan Kadifekale'ye. belge sayısı 433) □ Albayrak gazetesi (Erzurum): "Anafartalar'da milli şerefi. Tezler 5. 1. Çanakkale muharebelerinde Anafartalar'da. bu defa da vatanı kurtaracaktır. s.C.Kemal Paşa. hem Almanya'da bir kahraman olarak tanınmıştı.Küçük. Çanakkale'de.353) M." (Lozan.366) Şimdi ne diyeceğini merak etmez misiniz? 5/7. bugün de Milli Müc adele'nin başında görmek. dünyaya baş kaldırmıştır. s." (31 Ağustos 1921. aktaran İ. Çanakkale Savaşı'nı nasıl değerlendiriyorlar? 5/7.Kemal.9) Doğru ve bilimsel tarihin.192. s. sert ama iman etmiş olan M.155-156.C.Kemal Paşa. İngilizler karşısında kazandığı büyük zafer.Toynbee: "M.Kemal.1. E." (s. Askeri ve siyasi sonuçları bakımından da tamamen iki ayrı olay.94) □ L'îllustration dergisi: "Kararlı. de bi an _8 ." (26 Şubat 1921/4069.. Birini ötekiyle karşılaştı rmak.Bardakçı. hem Türkiye'de. (s. Meslekten askerdir. benim işaret ettiğim doğrultuda yazılacağından kuşku duymuyorum! (s. ne iyi niyet ve mantıkla bağdaşır. anılmaya değer.168-170) □ Tevhid-i Efkâr gazetesi: "Çanakkale'de iki defa İstanbul'u kurtarmış olan M. mutlu bir görüntüdür. s. 292-293) Her iki olay da bizim için çok değerli ve anlamlı.Ulubelen.Samsun'a müfettiş olarak gönderildi. s. İlki. mırıl mırıl ne masallar anlatıyordu: "Ortaya çıkardığım bulguların şaşırtıcı olduğunu biliyorum! (T.41) Benim geliştirdiğim tezlerden birisi.Ü. bir savunma harbi olması bakımından Milli Mücadeleye son derece benzer fakat elde edilen başarı bakımından Milli Mü-cadele'yle karşılaştırılamayacak kadar büyük bir şerefi haizdir.Dursunğlu. s. Milli Mücadele'de Erzurum. kitabın orijinali 1926'da yayımlanmıştır) Oysa Y. İngiliz kuvvetlerini durdurduğu zaman. tarihin bugünkü nesilden beklemekte olduğu kutsal görevi yükselten ve yücelten bu saygıdeğer komutanı. s. parlak subaylar için bir model olmaktan uzak düşüyor. sayı. 4. Genel değerlendirmeler □ K.21) □ Arnold J." (14 Temmuz 1919.Kemal'in hiçbir planda önemli olmadığıdır. C.

68) İngilizler. 81) Durumu Y. ne yapmalı da bu rolü ve payı küçültmeli? K. yalnız Conk-bayırı için 50. Hangi sırt.65. hiç bir gönderme. bayır. askerlik sanatıyla ilgili görünmüyor. Abdul rahman Burnu (Herhalde Abdurrahman Bayırı'nı kastediyor) ve sayısız sırt ile vadiden hangisinin daha önemli olduğunu tartmak pek zor olmalıdır. çevirme.Küçük'ü okuyunca. Gelibolu'da savaş. diğerinden daha önemli veya stratejik olduğu üzerinde her türlü tartışma yapılabilir. Bunun için de en basit ayrıntılarda bile yanılıyorlar.Küçük: "[Gelibolu savaşı] düzenli birliklerin yaptığı bir gerilla mücadelesidir. baskın.Küçük. . sırf liderine karşı olduğu için Milli Mücadele'yi küçültmek amacıyla Çanakkale'yi büyütüyor. yarma. Gelibolu savaşının askerlik sanatı ile ilgili bir yanı bulunmuyor. Y. esaslı bir konuda değil.Kemal'in övüldüğü kısımları büyük bir dikkatle atlıyor ya da zorlama yorumlarla gölgelemeye çalışıyorlar.. amaçlarına denk düşen cümleler. İşte bazı örnekler. Tezler 5.Ü. Öyleyse.. M. ayırd-etmek çok zor görünüyor." (T. kanat.□ Y. ister Türk. ötekisi ise kesin bir zaferle sonuçlanmış şerefli bir harp. 68. vadiler. Bazı kitap ve anılardan. taktik..Mısıroğlu.95 Talihsiz İngilizler. kazanmaya mahkûm görünüyor. nedense Kocaçimen. kuşatma. vadi veya tepenin. ister İngiliz.Küçük gibi kavramamış olan komutan ve kurmaylarsa. taarruz. GRYT Ansiklopedisi yazarları ve Y. Çimen Tepe (Kocaçimen demek istiyor olmalı). M. araziyi değerlendirmeyi ve savaş planlarını buna göre yapmayı bir yana bırakarak. Çanakkale'de onun gibi bir kurmayları olmadığına kimbilir ne kadar y anacaklar! 96 "Gelibolu savaşında hiçbir zaman bir cephe çizgisi.94 Arada bir. Aksi gibi Çanakkale zaferinde M. bazı gelişmeleri anlatmak için alıntı yapmak zorunda kalırlarsa. hurraaaaa deyip yığın halinde ilerlemeleri gerekirken. İnattır ve ölüm-kalım savaşıdır. mevzi savaşı filan gibi gereksiz düşünce ve işlerle oyalanıp durmuşlar. sırtlar ve tep eler topoğrafyasıdır.Kemal'in de büyük rolü ve payı var.Ü. strateji. cephe. s. direnek noktası. Conkbayırı gibi yerleri ele geçirmek için didinip durmuş. bilgi kırıntıları toplayıp kendi niyetl erine uygun bir mozaik oluşturuyorlar.Kemal'in daha sonra de bi an _8 sonu yenilgiyle bitmiş bir harp içinde kazanılmış şerefli bir muharebe. bunu sağlamak umuduyla şöyle bir yöntem kullanmışlar: Çanakkale savaşları ile ilgili. Kaba Tepe. bazı ciddi kaynaklara gönderme yaparak sahte bir bilimsellik havası yaratmaya çalışıyorlar ama hepsi dekoratif." (T. Seçtikleri bu maksatlı ve kısır yöntem yüzünden Çanakkale Savaşını öğememişler.. tüm askeri tarih kitaplarından93 ilke olarak yararlanmıyorlar. ölecek daha çok kütlesi bulunan ve şu veya bu şekilde bunu ileri sürebilen taraf. Kaynaktaki bilgiyi de ya abartıyor ya da değiştiriyorlar. savunma. Hay şaşkınlar hay! "Gelibolu. Yazar. parçalar. s. birbirine iki yatak kadar çok yakın dereler. Tezler 5. tahkimat.000 kayıp vermişler. bilgi boşluklarını yakıştırmalar ya da mantık dışı yorumlarla dolduruyorlar. Savaş Tepe (?).

kahraman olma imkânı bulunmuyor.84)" _8 . Gelibolu'da her tepe önemlidir. Kemal'in 'hatt-ı müdafaa yok.Kemal'in]. Aynı zamanda her tepe önemsizdir. ha bire.Ve tezini bir daha açıklıyor: "Bir komutan savaşı olmayan bir savaşta..Küçük bu yerlerin.67) Tekrar etmekte yarar var. hiçbir ciddi tarih yazıcısının ciddiye almasını. (s.Kemal'in önemsiz olduğunu kanıtlamak için çabalıyor.) Doğrusu: İkisi de atıyor! Aşağıda Y.Ü. Haydi. düşman kuvvetlerinin Sarıbayır'ı98 da ellerine geçirecekleri ve böylece ilerleyerek Boğaz'ı açacaklarını düşünme ve ileri sürmenin fazla inandırıcı olamayacağını sanıyorum. Albay Kannengiesser'i 9. s. 49. sırtlar ve tepelerden oluşan bir yüzey. 157. (s.Tümenin komutanı.Kemal'in]. 'cepheler'.Ü. birkaç bilgi yanlışı daha sergiliyorum: □ Savaşın başladığı gün.Küçük'ün bu önemli açıklamasından haberi olmayan Çerkes Ethem de. 'Garp Cephesi'. Conkbayır ise onun anahtarıdır. Bu bölge komutanının Vehip Paşa olduğu katidir. Mes ela Anzak Kolordusu Komutanı General Birdvvood diyor ki: "Sarıbayır Boğaz'ın kalesi. Anafartalar'da bir tümenin bulunduğunu sanan K. Daha önce de belirttim. 27."99 "Gelibolu.101) Yarımadanın kuzeyindeki bütün savaşlar..100 M." (T. bir ihtiyat tümeninin komutanının [M. 107).Kemal'in ihtiyatta olan 19. 1.. s.97) Y.Mısıroğlu diyor ki: "Anafartalar'daki 9." (s.Tümenine çıkarmayı haber verdi. Tezler 5. savaş dereler.13." (T. Kurtuluş Savaşı'ndan daha çok Gelibolu'ya uygun düşüyor. bayırlar." (1.. s. Ansiklopedi bu yanlışı. bir cephe mücadelesidir.104. 'Nazilli Cephesi'. Kurtuluş Savaşı. biz bu sözleri ciddiye alalım. sath-ı müdafaa var' sözü. s. bir Alman zabiti olan Kannengiesser'di. Tezler 5. imkân dahilinde göremiyorum.Kemal var. 158) □ Buna karşılık GRYT Ansiklopedisi de şöyle yazıyor: "Mısıroğlu'nun.C. bir yüzey savaşı değil. bu yüzden Y. gelgelelim İngilizleri inandırmak zor görünüyor. Gelibolu'da hiçbir komutanın [M. 'Gediz Cephesi' deyip duruyor (Çerkes Ethem'in Hatıraları.Küçük'ün de bu karavana atışa hararetle de bi an ünlenen sözcüğüyle bir cephe hattı bulunmuyor. kahraman komutanı imkânsız bir mücadele alanıdır. 'Salihli Cephesi'.85) Son cümleyi trajik akıbeti ile başbaşa bırakarak." (Lozan. s. kahraman komutanı imkânsız bir savaş yaşanıyor. bir satıh üzerinde gerçekleşiyor. bütün birlikleri aşarak savaşı kazanmak ve kahramanlık iddiasında bulunmasını. yine Kemal Paşanın daha sonra kullandığı bir sö zcükle. d olayısıyla da M.Tümen Komutanı olarak göstermesi pek gerçeklere uymamaktadır. sürekli tekrar ediyor. Çerkes Ethem'in gerillaları temizlendikten sonra.C. "Eğer Çunuk Bayırı'nda97 başarılı olmaları halinde. sözünü ettiği o yerlerin çevresinde yaşanıyor ve oralarda da hep M.

Tümen. yarımadanın ta doğu kıyısında.103 Mısıroğlu. İki ayrı kişi. Anzakların karşısındaki bölgeye komuta ediyor.102 Komutanı da o tarihte ne Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi Kannengiesser. Tezler 5.katıldığını göreceğiz. daha sonra da Viyana askeri ATASEliğine tayin edilip savaş bitene kadar orada kalacaktır. ve 85. Üstelik M. bütün mücadeleyi ihtiyat tümeni komutanı olarak bu savaşa katılan Kemal Beyin adına yazabilmek için yalnız tarihin falsifikasyonu (çarpıtılması) yeterli olmayabilir. Müttefiklerin gözünü diktiği Seddülbahir bölgesi (yarımadanın en güneyi) Vehip Paşanın kumandası altındaydı.C.. çok geniş bir cephe üzerinde bulunuyo rdu. Esat ortada. kuzeyde. İlk günü bütün Anafartalar kesiminde sadece bir tabur var." (1. Gelibolu'nun güneyinde bulunan 5.111 O tarihte A. 25 Nisanda çıkarma başlarken.Fevzi Bey. tam bu sırada.Alayına bağlı 3.106 A.. aynı zamanda aklı bozmak zorunludur.Kolordunun Komutanı Albay Fevzi Bey. bu iddiaları.89. Albay Halil Sami Bey. yerine Albay M. ihtiy ata ayrılmış 19. Fevzi Çakmak'in kocaman bir resmini de koyarak sayfayı süslemiş..105 Doğrusu: 16. o tarihte Anafartalar'da değil.125). meğerse şöyleymiş: "Gelibolu. s. Bolayır'da Fevzi Bey var..Tümeninin 77. GRYT Ansiklopedisinde de aynı şeyler yazılı: "Müttefiklerin ciddi hücumuna uğrayan bölgenin kuzeyinde Esat Paşa kumandasındaki birlikler. çok parlak iki komutan olan Esat ve Vehip Paşaların komutasında iki kolorduya ayrılmış bulunuyor.101 9 Tümenin karargâhı ise.Fevzi (Çakmak) Paşa.. s. Bunların emrinde tümenler ve tümen komutanları var. Kolordu Komutanı Albay (Beylerbeyli) Ahmet Fevzi Bey başka biri. nedir. Ağustosta. Ansiklopedi.G.107 Hem Hikmet Bayur.)109 Aralarında yanlış değiş tokuşu mu yapıyorlar. iki kolordu komutanını. (Kavaklı) Mustafa Fevzi (Çakmak) Paşa başka.Kemal atanınca. Maydos'da.108 □ Y. Saros'dan Anafartalar kesimine getirtilen ve Anafartalar Grup Komutanlığına atanan 16.104 □ GRYT Ansiklopedisine göre. Bir ordu komutanını.Kolorduya komuta etmektedir. Ordunun komutanı Kara savaşlarının başlamasından iki buçuk ay sonra. Türk kuvvetlerinin yerleşimi de.66.Fevzi Bey de daha İstanbul'da. gözetleme hizmeti ile vazifelendirilen bu 9.Küçük'e göre.Ü. s. ne de bizim ansiklopedistlerin ileri sürdüğü gibi Vehip Paşa. Fevzi Bey ile Fevzi Paşayı karıştırmasınlar diye okuyucularını uyarmışlar da. güneyinde de Vehip Paşa kumandasındaki birlikler bulunuyordu.. "daha sonraki unvanıyla Mareşal Fevzi Çakmak'tır.. o da aksi gibi M. hem Celal Erikan. İstanbul'a dönecek. Kannengiesser için general diyor. Tabur. 81. savunmadan daha çok. o tarihte Kannengiesser.112 Saros Grubu Mayıs de bi an _8 ." (T. Vehip güney bölgesine. sayfalarda da tekrar ediyor. pek çok tümen komutanını bir kenara atarak. Trakya'daki 2. 91 )110 Doğrusu: Bu tarihte Vehip Paşa Gelibolu'da değil. general de değil." (1. 9 Temmuzda Gelibolu'ya gelecektir.Tümenin komutanı oluyor. Kemal Bey.Kemal'in 19..

sonunda kurulacak ve Fevzi Bey bu grubun komutanlığına o zaman getirilecektir. Conkbayırı. 3 düşman tümeni Gelibolu yarımadasının Seddülbahir kesimine. çeşitli kollar halinde ve gittikçe alçalarak iner.2. Kabatepe-Arıburnu kesimi: Öğleye kadar Kabatepe-Conkbayırı-Kocaçimen Tepe çizgisini ele geçirerek. Arazinin özelliği: Gelibolu yarımadasınının ortasında. 'birlikler' değil. gibi savaşlarda adları çok geçecek olan tepeler ve mevkiler. Bu yüksekliği elinde bulunduran taraf. Kanlısırt. Seddülbahir kesimi: İlk hamlede. yarımadanın belkemiği olarak nitelendir ilen bir yükselti kütlesi (İngilizler buraya Sarıbayır diyorlar) vardır. İlk gün ve Arıburnu savaşları 25 Nisan 1915 günü düşman. Sanki bütün savaş boyunca ihtiyat tümeni komutanı kalmış gibi M. 2 tümen (Anzak Kolordusu) de Kabatepe-Arıburnu arasına çıkmaya başlar. Ege denizi ve Boğaz'a kadar olan bütün araziyi denetimi altına alacağı için duruma egemen olur.00'de. adı geçenlerden yalnız Esat Paşa bulunuyordu ama onun emrinde de. ilk gün Liman Paşa 7. kıyıdan 6 km.116 Kocaçimen Tepesi bu yükseltinin en yüksek noktasıdır.000 asker çıkarılacaktır. Tümen! M.114 Savaşı işte bu bilgi düzeyi ile analiz edip değerlendiriyorlar. uzaktaki Alçı Tepeyi ele geçirmek ve yarımadanın güneydeki en dar yeri olan Kaba Tepe-Maydos çizgisine de bi an _8 .Tümenin ihtiyat birliği olma niteliği sona erecektir. Saros'a ve Asya kesiminde Beşige'ye çıkarma yapacakmış gibi davranır. Tartışma konusu M. Sarıbayır yükseltisi.Kemal'in ihtiyat tümeni komutanı olması konusuna gelince.Kemal olduğu için ilk günkü savaşı. Kırmızısırt vb. aklı M. sabah saat 08. aşağıda gör eceğiz. öyle bol keseden attıkları gibi 'tümenler '. Düz Tepe.Kemal'den sürekli 'ihtiyat tümeni komutanı' diye söz etmenin sebebi yalnız bilgisizlikle açıklanamaz. 19. onunla ilgili hususl arı öne alarak özetleyeceğim. Seddülbahir kesimi dışındaki bütün muharebeler bu sarp bölgede geçecektir. taarruzu doğuya doğru geliştirmek ve böylece Seddülbahir'deki Türk kuvvetlerini (yani 9. Besim Tepe. Kuzey Arıburnu ile Kaba Tepe arasına.Kemal ile bozmak da zorunludur. Beşike limanlarına ise çıkarma yapacak gibi aldatıcı hareketlerde bulunmak.Tümeni Saros'a sevk ettiği için yalnız bir tümen kalmıştı: 9.113 Savaş başladığı zaman Gelibolu'da. Kemalyeri. Saros Körfezi: Bolayır çevresine çıkarma yapacak gibi aldatıcı hareketlerde bulunmak. daha savaşın ilk günü. bir düşman alayı Asya yakasındaki Kumkale civarına. 24 saatte toplam 75.Tümeni) kuzeyden kuşatmak. Küçük'ün üslubuyla söyleyeyim.117 Düşmanın planı özetle şöyle: Asya yakasında Kumkale kesimi: Oradaki 2 Türk tümenini yerinde tutup Gelibolu'ya geçirilmelerini önlemek için az kuvvetle çıkarma yapıp oyalama savaşı yapmak ve çekilmek.115 5/7. bu kolların üzerindedir.

Tümene bağlı küçük ve birbirinden uzak birlikler bulacaktır.Basri Somel). toplam 6 tümen (50.245. çıkarmadan önce.Tümeni) Seddülbahir'de birkaç ayrı noktaya çıkan düşman birliklerini. Liman Paşa. Ş. bu 4 tümenden biri kuzeyde. 19.119 5.Tümendir. yine 9. tümenlerin yerleşimi de şöyle: Anadolu yakasında.88. yarımadada yalnız 2 tümen kalır. Bu tek taburun kıyı boyunca yayılmış küçük birli kleri. Kitap. durum dengelenmese bile direnme gücü artar.30: 9. Çanakkale Boğazına bakan Kilitbahir yaylasını (platosunu) işgal etmek118 ve Boğaz'a ve iki yakadaki tabyalara egemen olan bu alandan. 107) ve Esat Paşa ile telefonla konuşur.Alaya aittir. komutanı Alb.Tümen Komutanı kabul etmeyecektir. s. Seddülbahir'e ve Arıburnu'na çıkarmanın başladığını bildirir.Altay. bu tümenin nasıl kullanılacağı konusunda bir talimat da bırakmamıştır. s. merkezde bir yerde bulunuyor (Bigalı-Maltepe). Saat 05.Tümen ise. tüm çıkarma yerlerinin daha belli o lmadığını öğrenir. o sabah. Türk savunma sistemini çökertmek. s. Liman Paşa. Liman Paşanın savunma planına göre bu alayın da büyük kısmı hayli geride.Alay Komutanı.Şefik Aker). (2. Seddülbahir ve Arıburnu kesimlerine çıkan kuvvetlerin ortak hedefi.Kemal'in ordu emrindeki 19. s.32) Bu arada M. 2. 27. Maltepe'deki kuvvetinizden bir taburu. oraya gitmiş. Çanakkale Cephesi. M.Kemal.Aker. ordunun genel savunma sistemi hatırlatılarak red olunmuştur.) Liman Paşaya bağlı ve ordunun genel ihtiyatı olan ve M.Tümen Komutanlığına şu mesajı verir: "Düşman.10: 9. alayını ileriye yanaştırmayı ve bölgenin en kritik kıyılarını daha kuvvetli tutmayı birkaç kez önermişse de. Remzi Alçıtepe) Saros'a sevk edince. 25 Nisan sabahı Gelibolu'da bulunan 7. Tümeni de (Komutanı Alb.Tümenden 27. Arıburnu'ndan Kabatepe sırtlarını sarmaktadır. Saros kesiminde (5 Tümen.120 Tümenin ihtiyattaki 25. (F.Tümenin kıyıda bulunan zayıf kuvvetleri karşılayacak ve erime pahasına akşama kadar direnecektir. Maydos civarında bulunuyor.000 kişi) var.97 vd. 12 km. karşısında yalnız 9. Rumeli yakasında 4 tümen.ulaşmak. Alayları yetişince.Tümen Komutanı. (Erikan.Tümen'e.121 Kısacası.Türk Ordusunda.Kolordu Komutanı Esat Paşaya bağlı olan Alb. Saros'tan ve Anadolu yakasından bilgi gelmediğini. Alay Komutanı (Yb. Biri. 'alayının hemen o kesime hareket etmesini' teklif edecek ama 9. Kabatepe'nin kuzeyindeki Arıburnu'na karşı olan sırtlara ivedilikle gönderip sonucunu bildi rmenizi de bi an _8 .Halil Sami Bey komutasındaki 9. 27. Seddülbahir ve Arıburnu'na çıkan düşman. asıl çıkarmanın Saros-Bolayır kesimine yapılacağını tahmin ederek. s. savaşın ilk saatlerinde.lik kıyıda sadece küçük birlikler halinde yayılmış olan bir tek tabur var. Weber Paşa komutasında 2 tümen. 3. fakat Ordu Komutanının izni olmadan kullanılması mümkün değil. keşif için tümen süvari bölüğünü Conkbayırı kesimine yollar ve birliklerine alarm verir (Belen.Tümen komutanı Albay H. ve 26. Kaba Tepe-Arıburnu arasındaki kesiminin kıyı güvenliği de.129) Saat 05.Sami Bey. (Ötekisi.Kemal'in komuta ettiği 19. düşmanın sayıca ezici üstünlüğü ve donanmanın korkunç ateşi altında eriye eriye gerilemeye başlayacaklardır.Kitap. Yakınlığınız dolayısıyla. s. Kolorduya ve 19. 9.

tümenin kalan iki alayının da Kocadere'ye yaklaştırılması emrini verir ve kararını yeni bir raporla da Kolorduya bildirir. 133) Böylece ihtiyatta bekleyen bir tümen olma niteliği sona erer.İzzettin Çalışlar'a.Alayı Arıburnu'na doğru yola çıkarır.Kolordu Komutanı Esat Paşaya özetle şu raporu yollar: "Düşmanın Kocadere batısındaki sırtları (Conkbayırı kesimi) işgal etmesine meydan vermemek için.Tümen Komutanından 27.122 M.Alayına da.Kemal 57.30: 9.33.Avni) ve Dağ Topçu Taburuyla birlikte Kocaçimen'e doğru yola çıkar.130) Saat 05.H. öteki iki alayına da harekete hazırlamalarını emreder.Kemal Gelibolu'daki 3. batıya doğru taarruzunu sürdürmesi haberini yollar.000 kişiye ulaşmıştır. iki taburlu 27. Saat 07. Erikan s. 16) Saat 10. güneydoğuda Kanlısırt ve Kemalyeri'ne yaklaşmışlardır. (Erikan.135) Saat 10. düşmanın kuzey (sol) kanadına taarruza kaldırır. gecikmeli olarak. (C. 130. s.rica ederim. Komutan Atatürk.76. (C. Komutan Atatürk. (C.Tümen Komutanı.Kemal karargâhta bıraktığı Kurmay Başkanı Bnb.Altay.Alay Komutanına emir: "19. İrtibat tesisi ile (bağlantı kurarak) tevhid-i hareket ediniz (birlikte hareket ediniz). Tümen Kurmay Başkanını karargâhta bırakarak bizzat oraya gidiyorum. s.Kemal. (Ş.Kemal'in yazılı emri.88) Saat 06. (M. ona göre gerekli tedbirleri almak üzere. s.25: 9.Tümene ulaşır.Erikan.Kemal ile Mülakat.24: M.4.Aker s. tümenin başına geleceğimi arz ederim. s. Alayı. s. s.Aker.4. No. Saat 08.Kemal'in ATASE Arşivinde bulunan Arıburnu Muharebeleri Raporu'ndan aktaran C. s. de bi an _8 . 19.45: 9. No.129) Genel durum henüz aydınlanmadığı için 19. Tümen büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek bir durum olunca.00: M.00: Anzak (Avustralya-Yeni Zelanda) birlikleri.Alay ve bir dağ bataryasını şimdilik o tarafa hareket ettiriyorum. 57. Bu işin içinden bir taburla çıkmak mümkün olamayacağını." (Bayur. Kocaçimen istikametine hareket ettirdi. F. Düşmanın kuvvet ve durumunu anlamak. kuzeyde Conkbayırı doğrultusunda ilerlemiş.135) Kanlısırt'ta bulunan batarya da.Tümen Komutanı da alayla beraber gidiyor. M.Kemal diyor ki: ".47) Saat 09. 57. (Erikan. Komutan Atatürk. s." (M." (Stratejik ve Taktik S onuçlar Serisi. Çanakkale Cephesi 2.Tümenin 27.Tümen şimdi 57. demek ki vuku buluyordu.Erikan. s.101.Tümenin yardım isteyen mesajı 19.50: M.19) Saat 08.134) Bu sırada Anzakların karaya çıkan kuvveti 12. 132) Saat 07.Erikan." (Ş.Erikan.10: M.Tümenin orduca nerede kullanılacağı daha belli değildir.123 9. Kitap. s. (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. s. (C. s. 19) Ve ordunun iznini bek lemeden 'bir alay ve bir dağ bataryası ile' başından beri tehlikeli bulduğu Arıburnu kesimine yetişmeye karar verir..00: Anzaklar. Alayını. 3 topunu düşmana kaptırarak geri çekilmiştir.Alay (Komutanı Bnb. Komutan Atatürk.Erikan. Conkbayırı'na ulaşmış. kıyının 100 metre yakınına kadar sokulmuş bazı savaş gemilerinin ateş desteği altında.. s. s. düşmanın Kabatepe civarında önemli kuvvetle karaya çıkmaya teşebbüsü. herhalde evvelce tahmin ettiğim gibi bütün tümenimle düşmana yönelmenin kaçınılmaz olduğunu takdir ediyordum.

. Birlikler yarın sabah da ateşe maruz kalırlarsa. ve 7. Ateş hattından durmadan yaralı gelmekte ve çetin arazide birlikler toparlanamamaktadır. durum bir fiyasko ile sonuçlanabilir.) O gün yapılan kanlı savaşlar sonunda.126 Görüldüğü gibi sabah saat 08. 26-27 Nisan günleri gelen iki yeni alayla da (33..00'den itibaren M.. ayrıntılar için Çanakkale Cephesi.' Buna karşılık düşmanın sahte çıkarma gösterilerine kapılan Liman Paşa. kuzeyden 19.Tümen.. s.. muharebenin sonuna kadar da öyle kalacak. aldıkları bütün yerleri Türklere bırakarak kıyıdaki sırtlara kadar geri çekileceklerdir.Tümeni kuzeyden kuşatmış olacaktı. 20.28.Tümene bağlanır. doğudan 27. Alaylar) takviye edilir. Savaş gemileri Türk siperleri üzerine mermi yağdırıyor.Alayın taarruzları karşısında. Gelibolu'daki 2 tümenimizi. Alay da 19. 5. malzeme ve sayı üstünlüğüne karşı denge. Askerler Sarıbayır'a ulaşmaya çalışıyorlar. 25 Nisan'da günlüğüne yazdıkl arından bazı cümleleri birlikte okuyalım: "Sabah. muharip (muharebe eden) bir birliktir. hep ilk hatta bulunacaktır. Böylece M Kemal'in komutası altında. 109 vd. 19. Arıburnu savaşının ilk gününü şöyle değerlendiriyorlar: 'M.s. Birleşik Filonun yüzlerce ağır ve uzun menzilli topu tarafından desteklenen düşman kuvveti karşısında yalnız bırakırlar. bütün Anzak birlikleri.Kocaçimen çizgisi çok uzakta kalmıştır. s. 27. Asya Grubu Komutanı Weber Paşa da 11.Kitap.Kemal'e verir (F..Yüzyılda Osmanlı Devleti s 247).Kemal. 2. Türklerin bir sürpriz yapıp bu manzarayı bozmayacaklarını ümid ederim.. askerlerinin.Kemal. dağılabileceklerinden endişe duyduklarını arz ettiler. düşman. İngiliz Harp Tarihi de dahil. Zafere ulaşma yolundayız. yerlerine ileri sürebileceğim yeni kuvvetler olmadığından. Anzak Kolord usu Komutanı General Birdvvood'un raporundan öğrenecektir: "Tümen ve tugay komutanlarım.. Maruzatımın ne derece ciddi olduğunun farkındayım: Eğer bura- de bi an _8 .... s.134. ve 64. Arıburnu'nda savaşan kuvvetlerin komutasını M. Özet için esas aldığım kitaplar. daha ilk saatlerde bölgeye egemen olan Conkbayırı ve Koca-çimen'i ele geçirerek Boğaz yolunu açmış ve Seddülbahir'i savunan 9." (Gelibolu Günlüğü. M.Belen. artık ihtiyattaki bir birlik değil.Tümenleri Saros civarında. Kaba Tepe açıklarındayız... belki de savaşı sona erdirecek olan bu çok tehlikeli gelişmenin önüne geçmiştir.Tümenin.. ancak kanla sağlanacak125 ve savaş sonuna kadar da böyle korunabilecektir. Dalgalar halinde ilerliyor ve kaybolan izler ardında yeni dalgalar beliriyor. Avustralyalılar Türk ordusunu Maltepe'den (Sarıbayır'ın doğusu) tamamen silkip atarlarsa. 6 alay.. Şimdi de Başkomutan General Hamilton'un. Hızla ele geçirileceği umulan Kaba Tepe. raporun tam metni için R. bir başka ifade ile 2 tümen toplanmış olacaktır.Kemal'in tümeni.Eşref.Conkbayırı.124 Ateş. düşmana taarruz etmek için Ordu Komutanının iznini bekle-seydi.Tümeni Beşige civarında boş yere tutarak. birliklerinin feci durumunu gece yarısı. hızla hareket edip Anzak birliklerini sert bir taarru zla geri sürerek.92-103) Umutlu Başkomutan. Gelibolu yarımadası kazanılmış olacak. Sabah gittiği Saros'tan öğle üzeri dönen Esat Paşa....

9. s. başarı kesin bir zafere dönüştürülemez.3. tümeninin 57.. Çanakkale Geçilmez. General Birdwood'a.Mısıroğlu diyor ki: "Anafartalar'daki (!) tümenin kumandanı. şöyle yorumluyor: "Demek ki vaziyetin ehemmiyetini gören Güney Cephesi Kumandanı (!). saat beş buçukta (!). 1. siper kazdırınız. sadece Ordu Kumandanı Mareşal Liman von Sanders'in mi emriyle hareket edecekti (!). ordunun umumi yedeği olan 19. ortaya müthiş bir karikatür çıktığını da görürsünüz.Kemal'in ihtiyatta olan 19. ne bir tek düşman askeri! Düşman Arı-burnu ile Seddülbahir'e çıkıyor.C.. yoksa direkt bağlı bulunduğu (!) 3. ister istemez. Şimdi bır gün için bizimkilerin ne gibi iddialarda bulunduklarını izleyelim.yı boşaltacaksak.Kemal'den ricada bulunmasını". etkisi bu kadar şiddetli olan Türk başarısıyla sona ermiştir. Birkaç sayfa geri dönenler..Kemal. M.Kemal'in emirle hareket ettiğini kanıtlamak için çırpınıp duruyorlar. savaşın özetinde doğruları bulabilir.Tümene de bir rapor göndererek acele bir taburluk yardım istemiş. Bu emir üzerine M. hadiseyi çarpıtma yoluna gitti- de bi an _8 . Arıburnu. Seddülbahir ve Conk-bayırı nire? □ GRYT Ansiklopedisi ise.Tümen Komutanının." (Lozan.. 5/7. K.Ordunun yedeği olan 19. Kıyıdaki daracık bir alana sürülüp sıkıştırılan düşman. boşatmanın ancak üç günde yapılabileceğini söyleyince Hamilton.Tümenine bu çıkarmayı haber verdi ve bir taburla sol kanadını (!) takviye etmesini istedi. Gelibolu Günlüğü. öze llikle İngiliz donanmasının kesintisiz ve yoğun ateşi yüzünden yazık ki denize dökülemez. Neşelenmeniz için aktarıyorum: □ K. basit bir krokiye olsun göz atmaz mı? Anafarta -lar'da bu sırada ne bir Türk tümeni var. bu üçüncü derece bir konu ama Mı-sıroğlu ve ansiklopedistler.Alayından iki yüz kişiyi (!). Esat Paşa'dan mı emir alacaktı (!) veyahut da başı sıkışan yakın birli klerin imdat istemesine de kulak verecek miydi? Bu husus iyice aydınlatılmadığı için (!).105. (!) işareti ile vurgulayıp geçmeyi tercih ettim.195-198)127 İlgili amiral. M. o günkü sonucu bir yana bırakıp M. Şunuk Bayırı128 istikametine sevk ederek. Anafartalar nire.Emniyete kavuşuncaya kadar sadece siper kazdırınız. s. İnsan bir savaşı analiz etmeye yeltenmeden önce.Kemal. emirle hareket etmiş Savaşın önemi ve sonucu yanında. Mısıroğlu'nun yazdıklarını haritaya uygularsanız.Kor. 106) Arıburnu kesiminde ilk savaş günü. s. kendiliğinden değil.Tümen. "bir tabur yollaması için M. siper kazdırınız!" (Hamilton. Yanlışları. Burada anlaşılamayan bir nokta belki şu olabilir: Acaba 5.158)129 Her satırında bir yanlış var ama düzeltmeye üşeniyorum artık. bu boşaltma bir an önce yapılmalıdır!" (A. ilerlemekte olan düşmana karşı süngü hücumu yaptırdı.. sonu şöyle biten umutsuz bir mesaj yollar: .Moorehead. yıllar sonra Atatürk soyadını alan Türkiye Cumhuriyetinin tek adamına yaranmak isteyen çevreler.

tümeninin 57. açıklıkla yazılıyor.4. 104) Bu sözleri okur yazar olmayan biri söylese..38)133 Her türlü atmasyona son veren bu açıklamalardan sonra. üçünün de M.95) Anzak kuvvetlerinin sınırlı olduğu. Neden mi? .Tümenin başında bulunursa bulunsun. sınırlı bir Anzak kuvvetlerine karşı M. Ona tam anlamıyla güvenilebilirdi.Kemal lehine sonuç vereceği için susmayı tercih edip gerçeği örtüyorlar.Tümen de 'd irekt olarak' Esat Paşaya değil. Y. bir zahmet ciddi kaynakları okuyun!] Bu yakıştırma ve yanlışlarla oyalanmamak için M.109)131 an _8 ler.Tümen ile ve hiçbir yerden emir almadan.Ordunun ihtiyatlarını. kimseden izin almadan Arıburnu'na doğru göndermiş. Ama 57. izin almadan kullandığı ve bütün hareketi tehlikeye attığı." (s. s. M-Kemal ordunun tüm yedeklerini kullanarak savaşı tehlikeye atmış a Y.Küçük'ün yakıştırması. ve 77. Alayı.C. Bu isimlerden hangisi o gün 9.Tümen komutanının kim olduğunu kesin olarak öğrenmek istiyorsanız.Kemal'den rütbece üstün olduğu açıktır ve dolayısıyla da acele bir taburla Conkbayırı'na yardım etmesini emir buyurmaları normaldir! " (1. s.Kemal'in nerede ise bütün 5.103." (Türkiye'de Beş Yıl. bir taburunu yola çıkarmak için emir aldığını kabul edelim. üstelik biri de öğretmen! [O sırada Güney Cephesi Komutanlığı diye bir makam yok.Alayını ve 9.Sami ya da Vehip Paşa. sorumluluk ve görevden zevk duyan bir komutan özelliğine sahipti.Moorehead'in Çanakkale Geçilmez adlı kitabı). Ansiklopedistlere not: Aydınlanmak ve 9.Kemal Beyi.Alayı ve bataryayı kimin emriyle yola çıkarıp savaşa soktu. Liman Paşaya bağlıdır. Albay Kannengiesser ya da Albay H..Alaylarını [ilerletip] Maltepe ile Kocadere arasında ihtiyatta tutmuş duru mda buldum. bu konuyu kesin olarak kapatabiliriz değil mi? 5/7. düşmanı sahile kadar püskürtmüş ve bundan sonra da üç ay süre ile kırılmaz bir azimle devamlı düşman saldırılarına karşı koymuştu.Kemal'in.. Daha 25 Nisan sabahı..Küçük diyor ki: "Bu monografi de (A. tümeninin 72.Esat Paşayı da dinleyelim: "[Saros'tan döndüğüm zaman]132 M. O sırada sahile de bi Çünkü Liman Paşa şöyle diyor: "İlk askeri başarısını Trablusgarp'te130 gösteren M." (s.Kemal. 19. daha önce geliştirdiğim düşünceleri destekliyor.Tümene bağlı olup Arıburnu-Kaba Tepe hattı gerisinde bulunan 27. kendiliğinden muharebeye girerek. gülüp geçilir. tümeninin öteki alaylarının savaş hattına yaklaştırılması emrini kim verdi? Bunları da dürüstçe ve gerçekçi olarak açıklamak g erekmez mi? Gerekir ama böyle bir açıklama M. hele Liman Paşa ile Esat Paşanın bugün için söylediklerinden hiç söz açmıyorlar.. 19. Oysa ansiklopedinin üç yazarı da yüksek öğrenim görmüş.

bir başka çıkarma planlamış olsalardı. Kaldı ki Moorehead de durumu abartıyor.Küçük.Kemal elindeki kuvvetleri kolayca yutulabilecek küçük küçük lokmalar haline getirmek suretiyle düşman üzerine de 5/7.Kemal. Moorehead diyor ki: ".Kemal'in. Moorehead diyor ki: "Bir tümen komutanı olarak M. Moorehead'in bu saptamasını. onu da yanlış aktar. Conkbayırı'ndan ta kıyıya kadar neden çekildiler acaba. Türkler ise beş taburdu. yargıda bulun! Ne derler buna? _8 .Mısıroğlu. işin bu yanını aydınlatmaktan dikkatle kaçınarak. bir başka yerde. Okuyunca neden atladığını anlayacaksınız. C." (Lozan.Moorehead'in. s. sonra da o iki yanlış aktarılmış cümleye dayanarak yorum yap. şu askerî eleştiride bulunuyor: "Burada dikkat edilecek husus şudur ki M.136 Y.Kemal'in komutan olarak o hayrete değer mesleği. daha durum tam aydınlanmamışken verdiği kararın önemini ve riskini belirtiyor. hiçbir belge ve kanıt göstermeden diyor ki: "M. pekâlâ o sabah Conkbayırı'nı ele geçirebilirler ve savaşın kaderi orada. Eğer İttifak güçleri.. saat beş buçukta.M.Erikan'ın bu konudaki değerlendirmesini daha önce aktarmıştım. yeni bir yaklaşım sanarak heyecana kapılmış.134 Ayrıca A.158)139 Ayrıntıların tümü yanlış. Çünkü M. 1. İttifak devletleri adına harekâtın en kötü rastlantılarından biri.5. tümeninin 57. o andan itibaren başlamıştır. bu iki cümlesinin dayanağı olan cümlelerini de atlamış."135 Yani M.. 'bütün hareketi tehlikeye attığını' değil. Şunuk Bayırı (yani Conkbayırı) istikametine sevk ederek. A.C.Kemal'in. sonuç da doğru değil. Fakat hiçbir netice alamadı..Kemal. Çünkü aksi takdirde Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar. Sadece bir soru sorup geçeceğim: Conkbayırı'na kadar ilerlemiş olan Anzaklar..Moorehead'in yazdığı ile Y. durum umutsuz olurdu. ilk aşamada sad ece bir alayını ileri sürmüş. 57. Alayın mütebaki (kalan) kısmını süngü hücumuna kaldıran ve bunun da erimesinden sonra emrindeki iki Arap alayı138 ile aynı taarruzları tekrarlayan M. ilerlemekte olan düşmana karşı süngü hücumu yaptırdı. Y. izinleri o kadardı da akşam olunca kendiliklerinden mi deniz kıyısına geri döndüler? □ Mısıroğlu." (s. Arıburnu Savaşlarında M.Küçük'ün yaptığı özet arasında da ciddi fark var.Kemal yine hiçbir netice elde edemedi.Küçük.□ K.Kemal'in başarısız olduğu137 ve askeri savurganca kullandığı bi an 8 tabur çıkmış bulunuyordu ve yeni birlikler de çıktıkça savaşa katılıyorlardı. bu deha sahibi küçük rütbeli Türk komutanının tam o anda.Alayından iki yüz kişiyi.178) Bir bütünden yalnız işine gelen iki cümleyi al. kalan iki alayını ise yeni bir duruma ya da ordu emrine göre kullanmak üzere harekete hazır halde tutmakla yetinmiştir. Liman'ın elindeki bu yedek tümeni kullanmaya yetkisi yoktu. o anda belli olurdu. o noktada (Conkbayırı) b ulunmasıydı.

Tümenin 27. s..Kemal Beye bağlı bulunan 57.. Sonra da özetle şöyle diyorlar: "Anzak tugaylarının Conkbayırı'nda durdurulduğu doğrudur. Kahraman K. (!) Müttefik kuvvetlerin ikinci derece önem taşıyan (!) Anzak birliklerini. Sonra da bu taburun arkasından batarya ile yetişen tekmil 57. kuldan da korkmadan. Normal bir asker mantığı ile bu hareket tarzını izah etmeye i mkân yoktur. Alayları vaktinde harekât sahasına yetişmeleri ve düşmana kahramanca saldırışları ile öne çıktılar ve altın. bir alayı şehit etme pahasına durdurmanın. yani bütün mesuliyet (şeref demeye dilleri varmıyor!) 19.Alayın Conkbayırı'ndan ve 27.. o gün kamilen (bütünüyle) şehit olmuşlardır. □ Ansiklopedi yazarları.. gümüş imtiyaz madalyaları ile taltif edildiler. ve 9. bu alıntının hemen arkasından. bu uyduruk bilgilere dayanarak. [M.Kemal] bir yandan da emir subayı ile gönderdiği emirle. Mısıroğlu niye böyle yapıyor. bu sarp araz ide yürüyüş derinliği uzamış olan 57. "Aynı hadisenin yorumunu yapan Kadir Mısıroğlu ise Lozan isimli eserinde şöyle diyor" diye yazarak. Ki o cephede bir de 9.Alayın kolbaşındaki taburunu Conkbayırı'na yetiştirdi. elindeki kuvveti.Tümenin 57. düşmanın üstün kuvvetinden mi. Anzaklar.C. küçük lokmalar halinde düşmanın üzerine sevketmemiştir. Armstrong bile böyle bir iddiada bulunmuyor.Alay. neden ikinci derece önem taşıyorlar? O gün Arıbur-nu'na çıkanlar bütünüyle Anzaklardır ve Çanakkale savaşları boyunca da.Mısıroğlu.Tümene bağlı 27. Artık bu neticenin. '1915'te Çanakkale'de Türk' adlı kitaptaki özetten şu paragrafı aktarıyorlar: ". 9.." Bizim ansiklopedistler.Tümene bağlı 27. uyduruyor! Sonra da.. Vahidettincilerin askeri otoritesinin yukarda aktardığım eleştirisine yer veriyorlar. kumandanları başta olmak üzere. s.. en iyi onlar savaşmıştır." (1.Tümende değildir.Alay ile M.Kemal Beyin 19.106) Hangi yanlışı düzeltmeli? (1) Acaba Anzaklar.Tümenin elindeki tek sağlam alay. Kemalyeri üzerinden yaptıkları süngü hücumu ile Anzaklar yüz geri ettirildi ve sahil yakınlarına kadar sürülüp atıldılar. henüz net bir şekilde ortaya konamamıştır.sevk etmektedir. Anzakları sadece Conkbayırı'nda durdurmaktan ibaret değildir. devamı geliyor] Fakat burada Mısıroğlu'nu doğrulayan bir nokta var.Kemal'in bir hizmetini olsun kabul etmişler diye h emen umuda kapılmayın! İşte. Bu muharebelerde 19. anlamıy orum. Bahsi geçen kahramanlığı gösteren ve M. (2) 25 Nisandaki muharebe de. Allahtan da.C. bu kamilen şehit olan 57.Alayındır.Alay çarpışmıştır.. Bu durduruşta en mühim pay. İlk hücumda netice alınamayınca. pek de o kadar mübalağa edilecek bir kahramanlık olmadığı görülebilir. önce. 'normal asker mantığı' adına değerlendirme yapıyor. Zaten ordunun ihtiyatı olan 19. önce olduğu yerde durduruldu. kıyı başına kadar sürülmemişler miydi? Bundan hiç de bi an _8 . ikincide daha büyük kuvvetler sevki gerekmez miydi?" (Lozan. yoksa Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi kumanda hatasından mı kaynaklandığı.158) M.Alayın soldan. Buraya kadar pervasızca yaklaşmış olan düşman.Kemal.Tümenine bağlı 57. 1.Alay idi. [Sonunda M. Zırvalamak zorunlu olmadığı halde.

Aker.69): "Eğer Kemal'e kalsaydı. Kemal'e bırakılması halinde. çok üstün kuvvetlere saldıran ve savaş gemilerinin ateşini de yiyerek hemen kamilen (neredeyse bütünüyle) yok olan 57. İş M." Y.60 ve dipnot) İşte böyle.Bayur.146 Buna karşılık Türk tarafını. komutanı Şefik Aker'in ifadesiyle." (s. alayın o gün 'kamilen şehit olduğunu' da söylemiyorlar. bu andan itibaren 19. Müttefikler hakkında verdiği bilgiler doğru olsa gerek. s.C. s. Tezler 5. Savaş süresince oluşmuş bir durumu belirtiyorlar.Kemal'in başarısına dayanınca.Avni Bey. s.140 25 Nisan günü hiçbir tabur komutanı da şehit olmamıştır.Bayur'un şu notu: "Atatürk.. s.. yaz ortasına kadar canlı bir Türk askerinin bile kalmayacağını açıkça yazabiliyorlar.Alay.Alay. Cümleyi yine yanlış çevirmiş. Alay Komutanının o gün şehit olduğunu söylemedikleri gibi.95) ve Robert Rhodes James'in Gallipoli (Gelibolu) adlı eserinden aldığı bir cümleyi ileri sürüyor.söz yok.Alayın o gün şehit olduğu iddiası da doğru değil. önemli bir kaynak. Kemal'in israf derecesinde asker kullandığında birleşiyorlar" diyor (T. James'in kitabı üzerinde biraz duralım.sayfada..141 Öteki bütün alaylar gibi elbette 57. "26 Nisan günü.295) Ama M.Küçük.30'dan itibaren. cümleyi çevirirken Mayıs ayı sonuna kadar genişlettiği süreyi. Tezler 5." (Türk İnkılabı Tarihi.Eşrefin "M.20) İkincisi ise H. meşhur bir alaydır bu.Ü... Mayıs ayı sonuna kadar (doğrusu: Mayıs ayı başına kadar) Anzak bölgesinde hayatta kalan bir tek Türk askeri olmazdı.Kemal'in) emir ve kumandasına girmiş. zamanında açıklanmış ya da sonradan incelemeye açılmış bütün İngiliz belgelerini incelemiş.144 □ Y. iyice genişletip 'yaz ortasına kadar' yayıyor: ".Alayın Komutanı H.95)145 'Yabancı araştırmacılar' diyor ama böyle yazan ikinci bir araştırmacı bulam adım! • Bu yakıştırmalara kısa bir ara verip. amacı dışında olduğu için. (M. şu Mr..James. orijinaldeki 'the beginning of May' (Mayıs ayı başı). üç ay sonra. s..57.Ks. M.Küçük aynı görüşü genişleterek paylaşıyor: "Gelibolu'nun savaş tarihini yazan yabancı araştırıcılar.Kemal ile Mülakat" adlı eserindeki bir cümle. 3. saat 11. İngilizlerin içinde bulundukları koşulları ve yaptıkları yanlışları öğrenmek isteyenler için zengin malzemeyle dolu. Mr. Y." (Ş.Alay da 25 Nisanda ağır kayıp vermiştir ama 'kamilen yok' olmadığı şundan anlaşılır ki 57.Ü. Alaya gelince.143 (4) 27.Tümenin bir alayı olarak çalışmıştır. 2. yalana başvuruyorlar.Kemal ve H." (T. Hiç olmazsa o günkü sonucun alınması için şehit olanlara saygı gösterseler. ancak gerektikçe anl a- de bi an _8 . çünkü hepsi şehit olmuştur. 12 Mayısta yarbaylığa terfi edecek.Yabancı araştırmacılar (!).Küçük'ün çevirisiyle "Mayıs ayı sonu" olmuş (T.Kemal o mülakatta diyor ki: ".. savaşa katılan askerlerin bir kısmının mektuplarını ve anı defterlerini derlemiş ve İngilizler açısından Çanakkale Savaşı'nı ayrıntılı bir biçimde yazmış. 13 Ağustos Cuma günü şehit olacaktır. 95. Çünkü 57.Ü.Tümenin şehit komutanı Hüseyin Avni Beyi dâima sevgi ile anardı. ilki R. Bu iddianın iki kaynağı var. (3) Komutanıyla birlikte bütün 57. Tezler 5. bizimkiler dut yemiş bülbüle dönüyor ya da ilerde göreceğiz. 6 Mayısa kadar tek takviye almadan142 bütün taarruzlara katılacaktır.

000'i aşar. Türkiye ve Türkler ile ilgili bilg iler için daha çok. Churchill diyor ki: "Çanakkale'de 500 metre bir ilerleyiş. Düşman sayıca ve ateşçe çok üstün. Türk kayıplarına yol açtığı için Liman Paşayı eleştiren bir Türk askerî tarih yazarını "nankörlükle" suçluyor (s.268. Mr. dağınık" vb. Bazı Türk kaynaklarından yararlandığı anlaşılıyor ama hiçbirinin künyesini vermiyor.Armstrong'dan yaptığı bir alıntıya da değinmek istiyorum. İddia. genellikle "koordinasyonsuz. Yzb. (Çevirici. ancak kan fedakârlığı ile dengelenip kapatılabildiğini. hangisi.tıyor. bu yüzden 400. bu amaçla da dar bir alana yüz binlerce asker yığıyorlar. konu yine de bi an _8 .149 Türk taarruzlarını. • Bu arada K. "Girişilen sefer başarılı olursa. Müttefikler de çok azimli ve kararlı. Türkler bakımından işte böyle bir şey. 109) ve hiçbir dayanak göstermeden şöyle bir sahne yazıyor: "Türkler teslim olmaya pek istekliydiler ve zahmetle zirveye tırmanan iki bölük Yeni Zelandalıyı.Alay eridi. 378) Çanakkale ile ilgili bütün yayınları gözden geçirdim. ne 76. "bir Türk tarihçisi" ya da "Türk resmi tarihi" deyip geçiyor. onlar da ne pahasına olursa olsun sonuç almak istiyorlar. Bu yüzden hiçbir Türkle ve Türk kuruluşu ile ilişki kurmamış (s.IX ve 57. Seddülbahir cephesinde de.Tabur Komutanı olduğunu açıkladığı Zeki adındaki bir binbaşının 'notlarından' parçalar veriyor. Bu uğurda hiçbir kayıp büyük sayılmaz!" diye yazıyor. sadece 1962'de Çanakkale'yi gezdiği sırada kendisine kolaylık gösteren Türk askerî makamlarına teşekkür ediyor. Armstrong'un mahut kitabına. bazısını ise oryantalist bir bakışla148 kendine göre işleyip süslemiş. gibi eleşt irici. Türk komutanlarına ve askerî tarihçilere dayanarak daha önce belirtmiştim. mükâfatı çok büyük olacaktır.Kemal'in emri altında şehit oldu.. Her neyse.153 İki tarafın toplam genel kaybı. kaba.XIII). Savaş boyunca ne yalnız 57. 147 aralarında Binbaşı Zeki adında bir not yazarına rastlamadım. işte bu kaynaklardan elde ettiği bilgilerin bazısını aynen aktarmış.379)150 Y. kaynaklara. 375. 57.Kemal'in Arıburnu ve Anafartalar'la ilgili rapor ve tarihçesinden çok kısa alıntılar yapmış. Hangi belgelere.C.Kemal'e özgü bir tutum gibi göstermek.151 Gelelim sadede. s. (s. İstanbul'daki ABD Elçisi Morgenthau. İngiliz yazarı H. bu savaşın Türkler açısından taşıdığı anlamı da kavradığını söylemek hayli zor. Arıbunu cephesinde de." 152 Seddülbahir'deki birliklerin Komutanı General Hunter Weston da. Kim. Türk askerini de.Küçük'ün her satırına gözü kapalı inandığı kitap. belli değil.Alayın 1.Mısıroğlu'nun. Liman von Sanders ve bazı Alman subaylarının (Prigge. M. Sertlik Çanakkale Savaşının genel özelliğidir.Kemal'den alıntıların pek doğru olarak çevrilmemiş olduğunu b elirtmektedir.James. küçümseyici sözlerin eşliğinde yansıtıyor. ileri bir tarihteki olaya ilişkinse de. Liman Paşanın savunma planı yanlış.atılmış bir adımdır. bunu yalnız M. sonuca -hem de nasıl bir sonuca!. 377. Kannengiesser ve Mühlman'ın) anılarına dayanıyor. Çanakkale Savaşını hiç anlamamış olmak demektir. uzmanlara dayanarak böyle yazdığını açıklamaya da gerek duymuyor. dipnot) Dört yerde de.. Bir iki yerde de M. tezahürat ve alkışla karşıladılar!" (s.000 er ve subay M. Bu üstünlük ve zaafın.

Yeni teşkil edilen 18. Haziran ayında İstanbul'dan gelerek savaş bölgesine yapmış olduğu periodik ziyaretlerden birinde. Lozan. hatta Esat Paşa bu taarruz için 18. M.C. s. Enver Paşanın karışmasıyla planının bozulduğunu ifade ediyordu.. ayran ikram ettiği.20'de Grup Komutanlığına bildirir. kıyametler koptu. M. Enver Paşa ise birliklere bir genelge göndererek. M. Düşman Arıburnu'nda yer yer ateş baskınlarına girişmektedir.asker israfı ile ilgili. Enver Paşa Kemal'in askerleri boş yere kırdığını söylüyordu. 'lüzu msuz taarruzlarla emrindeki askerleri israf ettiğini' söyledi. Alayı ve bir havan bataryasını tümen emrine vermiştir. 29 Haziranda Gelibolu‘ya gelmiştir. M.47-48) K.159.Kemal'in planladığı taarruzu öğrenince bunu saçma bularak engelledi. s.74'ten akt aran Mısıroğlu. 26 Haziranda değil. de bi an _8 . s.Tümen emrine verildi. saat 24. s. Ama saldırı tam bir felaketle sonuçlanınca.Kemal bu taze kuvvetle 28 Haziran'da yeni bir taarruz planl adı ise de Cephe Kumandanını ikna edip gerekli müsaadeyi alamadı. 162) Grup Komutanlığından olumsuz bir emir gelmeyince. 29 Haziran saat 22.Tümen‘in taarruzu. Tam bu sırada.Kemal. Esat Paşanın anılarında da böyle bir olayın izi yok.Tabur Komutanlığından alınan habere göre bu tabur cephesine taarruza kalkar. Alan Moorehead'in. mevcudu bir hayli azalmış bulunan 19. ‗M.Alay.Kemal hemen istifasını verdi. Kitap. bu dayanaksız iddia hakkındaki süslemelerini de görelim: "Enver Paşa. Liman ikisinin arasını güçlükle buldu. Enver Paşanın hakaret dolu tenkitlerine içerleyerek istifa etti.)158 Liman Paşanın. (Rapor.Kemal‘in kıyafeti. zaten daha önce. Ne yazık ki bu taarruzdan da sonuç alınamayarak taze kuvvetlerden oluşan 18. Haziranda Enver Paşa. bu arada M.156 Beraberinde Hüseyin Cahit (Yalçın) ve şehzade Ömer Faruk Efendi vardır.C.328-329)155 Doğrular: 1). tümen bandosunun Carmen operetinden bir parça çaldığı‖ gibi ayrıntılara kadar her şeyi anlatıyor ama ‗hakaretamiz tenkitlerden‘. M. (2. s. 168) Alaylarına taarruz hazırlığı yaptırır ve durumu. Liman von Sanders'in Enver Paşa nezdindeki ısrarlı teşebbüsleri sonunda bu istifa durdurulduğu gibi istenen taarruz izni de verildi.Kemal‘in istifasından‘.Yalçın.Kemal. 57. 19. s. ―M... Armstrong'un iddiası şu: ". Ordu Komutanlığı ve Kuzey Grubu Komutanlığı karargâhları ile bazı birlikleri. (Rapor.Kemal‘in karargâhını da ziyaret ederler. Yani Cephe (Grup) Komutanı Esat Paşanın taarruza izin vermediği iddiası doğru değildir.223) H.Kemal de karşı taarruza karar verir." (Grey Wolf. s.172.00'te taarruzu başlatır. 2). GRYT Ansiklopedisinin de baştacı ettiği bu iddiaları154 değerlendirmeden önce. Alayın 1. (s. H.Alay da bütünüyle mahvoldu. Bozkurt'un son çevirisinde.157 O gün öğleden sonra. ‗kıyametler koptuğundan‘ tek kelime bile etmiyor.224 vd. suçlamalar yeniden başladı.Cahit Yalçın anılarında. M. Enver Paşa. Başkomutan Vekili sıfatıyla cepheyi teftişe geldi. s.Kemal'in Anzak cephesine düzenlediği bir saldırıyı iptal edince. 29/30 Haziran gecesi yapılmıştır.167. 26. M. 1.Mısıroğlu'nun hemen benimseyip aktardığı." (Çanakkale Geçilmez. 3). düşman cephesinin 'can alıcı bir noktası olan' Yükseksırt'a taarruz için Grup Komutanı Esat Paşanın onayını almış. böylesine beceriksiz kumanda altında bile kahramanca çarpışmış oldukları için takdirlerini bildiriyo rdu.

• Haron Courtenay Armstrong. merak uyandıran bir sinema filminin senaryosunu andırıyor. (2. 211) Buna karşılık.Kemal'in taarruzu ile Güney Grubunun yaptığı taarruzu. hatta bir ima bile bulunmamaktadır. önce Güney Grubu Sağ Kanat Komutanı Faik Paşayı. mütareke gözlemlerini ve anılarını anlattığı Turkey in Travail'dır. Arıburnu Muharebeleri Raporu. o tarihteki bazı yabancı gazetelerde çıkan makalelerden da alıntılar yapmış: "Bu kitap. 165) Yani Enver Paşanın taarruzu engellediği de. Yine istihbaratçı olan ve birçok kirli işler çeviren Yüzbaşı Bennet gibi. (Armstrong'tan Bozkurt M. M. (Enver Paşanın 3. Yükseksırt geri alınamamıştır. mütareke yıllarında. Tümenin kaybı. Arıburnu Muharebeleri Raporu. Kuzey Grubu karargâhında bulunan Enver Paşa. aynı kefeye koymamış. s. A. _8 . 172) Güney Grubunun yaptığı karşı taarruzun başarılı olmaması üzerine.159 (Esat Paşanın 14. hayali ayrıntılarla iyice şişirip aktarmış. sona erer. A. kulaktan dolma bilgiyi. s. s. Yeri gelmişken. Enver Paşanın "birliklere M.Kemal'i suçlayan bir genelge gö nderdiği" iddiası da doğru değildir. (2.Enver Paşa yuvarlak bir ifadeyle ‗yaklaşık bin kişi‘ diyor. Enver ile M.Moorehead de bu yalancı pastanın üstüne sahte tüy dikmiş! Yabancı kaynaklardaki her bilginin doğru olduğunu sanmak. ikinci ve bizimle ilgili son kitabını yayımlar: "Gray Wolf: Mustafa Kemal." (Sunday Times).Kemal'in çekişmelerini ve bu son olayı şöyle bir duymuş ama ciddi bir inceleme yapmamış.Kemal'in istifa ettiği de doğru değildir. tarihçiler için kaynak olacak nitelikte değildir. grup gözetleme yerinden taarruzu izler. London." (The Observer) de bi Sonuç an 4).Kemal ve İftiralara Cevap) Fransız devlet adamı E.Kemal'in taarruzunu eleştirmekle yetinecektir. İlk kitabı.1915 günlü yazısı.bunun üzerine M. bu sefer 3. Enver.165) Yani 18.Armstrong.Kitap. sonra da Grup Komutanı Weber Paşayı görevden alır. o da arkasında kötü bir ün bırakarak memleketine döner. Kut-ul-Ammare'de Türklere esir düşmüş.7.Moorehead'in sözünü ettiği genelge içeriği ile uzak-yakın ilgisi olan tek kelime. Liman ve Esat Paşaların yazılarında.Kemal‘e göre ‗800 kişiden fazladır‘ (s.160 Demek ki M.Herriot'nun. 1925) 1933'te de.Alayın 'tamamen mahvolduğu' iddiası da gerçeğe aykırıdır. kitapla ilgili bazı tepkileri derlemiştir.7.164). M. Sözün özü. Ordu Komutanlığına yolladığı 3 Temmuz günlü kapalı telgraf emrinin bir maddesinde. 5) Taarruz gün ağarırken. s." Sadi Borak.1915 günlü ve 1675 sayılı yazısı. Yunan gazetecisi Spanuidi'nin konuşma ve yazılarının yanında. Armstrong ve Gray Wolf adlı kitabı hakkında kısa bir bilgi sunmak istiyorum. (John Lane. Bütün çabalara rağmen.Zığındere muharebesini izler.183.Kitap. "Bu kitap gerçek bir hikây eyi değil. Tanzimat dön eminden kalma sakat bir alışkanlıktır. 6) 30 Haziranda Arıburnu'ndan Seddülbahir'e geçen Enver Paşa. istihbaratçı olarak İstanbul'da bulunmuş bir İngiliz yüzbaşısıdır.

6)161 Kısacası. Akşam. aynı derecede doğru görünmek şansını kazanmaktadır.Kemal ve Çanakkale Savaşı hakkında şu i lginç cümleyi koymuş: "1915'te. Genel gerçekleri. s. yanlışlara sürekleyen. gerçekle besliyor! İlginç kitabının kapağına da. o başka bir şey.Adil anılarında şunları bildiriyor: '19.89) Esat Paşa da bir emrinde aynı şeyi yazıyor: "Kuzey Grubu.Mısıroğlu'nun ilgi ve bilgisine sunulur. Çanakkale ile ilgili pek az yanlışını cevaplamaya değer bulmuş ya da savaş ayrıntılarına yer vermek istememiş.5. çevirisinin 1.. çünkü bir hakikat lokomotifinin peşine takılan bir sürü yalan ve iftira vagonu da.30'da.Ü. _8 ." (Arıburnu Muharebeleri Raporu. İngiliz İmparatorluğu'nu ezen adam!"162 K. hususi hayat ve davranışlarına ait oldukça doğru hükümler.55) N.. M.kitaptaki belli başlı yanlışlara işaret eder ve doğruları açıklar. Tezler 5. tuzaklarla dolu bir kitap.Adil böylece Kemal Beyin gerçekleşmemiş bir zafer için önceden telgraf çektiğini yazmış oluyor. -Sadi Borak'ın yazdığına göre. birliklerimiz Conkbayırı-Kanlısırt hattında sağlam bir yere yerleşmiş oldular. hedefine ulaşır ya da ulaşamaz. cildine yazdığı önsözde şöyle diyor: "[Armstrong'un] sokak rivayetlerine değer vermeyi tercih etmesi. Borak'ta.Küçük diyor ki: "S. Sadak. Oysa Armstrong'un Çanakkale Savaşı hakkında verdiği bilgiler arasında. doğru yansıtıyor. 'gerçekleşmemiş bir zafer için önceden telgraf çekmiş 'mi oluyor?163 Tabii ki hayır! Çünkü her taarruz emrinde. Atatürk'ün karakterine. Taarruz. 138) Esat Paşa da. Gelibolu'da. düşmanın tamamen kıyıya atıldığı ve yalnız Arıburnu'nda kalan zayıf bir bölümün de 26 Nisan sabahı şafakla denize döküleceği haber veriliyo rdu. Bunda başarı elde edilmemekle beraber. hakikat istikametinde yol almakta. M. baskın suretiyle düşmana şiddetle hücum ve işgal ettiği mevzileri ele geçirerek düşmanı denize dökecektir.23. başarılı tahlil ve tasvirler yok değildir. Bu eserde." (T.Kemal'in düşmanı denize dökemediği □ Y. birliklere bir hedef verilir de ondan böyle yazıyorlar. de bi an Necmettin Sadak.Tümen Kumandanlığından 25/26 Nisan gecesi Müstahkem Mevkie gelen bir telgrafta. birçok doğrunun y anında. (7 Aralık 1932.1915) öğleden önce saat 03. Peyami Safa. bu cevabın tamamı var: s." (s.5/7. tamamını doğru sanıp ciddiye alanı.' S. pek çok da yanlış var. yarın (19. kitabı için kolay tesir ve satış başarılarından başka bir şey aramadığını gösterir.6.Kemal'in verdiği bilgilere dayanarak. Yani bir istihbaratçı olarak iyi bildiği gri propaganda tekniğini ku llanıyor: Yalanı. M. s. arka plana kendi senaryolarını yerleştiriyor. fakat hakikat aleyhine tehlikeli bir eser haline getiren de budur. Bir bakıma kitabı değerlendiren. Tehlikeli.

İngilizler 9 Mayısta bile hâlâ Arıburnu kesimini boşaltmayı görüşmekteydiler. kıyı şeridine sığınan Anzakla-rın paniğini. s.Kemal düşmanı denize döktüğü için değil. Gelibolu Günlüğü. birlikleri ile birlikte geriye gel- de bi an _8 .Küçük diyor ki: "Esat Paşanın özet olarak yayımlanan anılarından. M. Kemal'in.James'in kitaplarında.R. (Hamilton. düşman Arıburnu'na yakın bir kumsaldan karaya çıktığı sırada. Çünkü Anzak birlikleri kaçmaya hazırlanıyorlardı.56) 3) Zaten bir ordunun. denize kadar gerileyen bir düşmanın gemilere binip kaçtığını ya da bu durumun eşiğinde bulunduğunu anlatmak için kullanılan bir deyim.Kemal de ilk hattan gelen bu rapor ve mesajlar ile esirlerin verdikleri bilgileri ve kendi gözlemlerini ‗denize‘ ya da ‗sahile dökülme‘ diye üst komutanlığa ve öteki birliklerine duyurmuş. s.158.R. Çanakkale Geçilmez. askerî edebiyatta. ‗düşmanın denize döküldüğü‘ hakkında daha başka raporları da var.vd.Kemal‘in.178.254)165 5/7.90) Doğrular: 1) Yalnız Arıburnu‘nda değil. arkası denize yaslanan bir birlik. Anzak Kolordusunun içine düştüğü durumu yansıtan sayfaları okuyanlar.James.Muharebesi Raporu. '19. s. Ama yetkililerin. Besbelli ki ilk hatta savaşan komutanlar. bu tür değerlendirmelerini haksız bulmazlar. böylece Kemal Paşanın en yakın komutanı. s. Meğer M. çok tekrarlanan ve kendisini kahraman yapan bir iddiasını doğrulamıyor.yazık ki mümkün olamamıştır. Bilebildiğim kad arıyla 'denize dökme'.Kemal‘in düşmanı toptan denize döktüğüne ilişkin bir ifade görmedim.Y.James'e göre. R. (A.R. Tezler 5. ve 9. Gelibolu Harekâtı.7.195. Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarının galibi olduğu için kahraman diye anılmaktadır. sığındıkları yerlere yapışıp kalmışlardır. Moorehead. M. Arıburnu. Seddülbahir‘de de düşmanı denize dökme..Kemal'in [yine Esat Paşanın anılarında yer alan] 'düşmanın den ize döküldüğünü' bildiren bir raporuna daha değindikten sonra şöyle yazıyor: "Kemal'in bu son derece abartılı raporlarıyla ilgili olarak Esat anılarında.Tümenler bugün düşmanı denize dökmeyi başaramamışlarsa da ilerlemesini önlemişlerdir' diye yazıyor. boşaltmanın güçlüğünü belirtmeleri üzerine. çaresiz.Küçük.104. moloz yığını gibi denize süpürüldüğü ya da topuyla tüfeğiyle denize çekilerek toptan boğulduğu tarihte görülmemiştir. Kemal izinsiz ricat etmiş (geri çekilmiş) □ Y. Hiçbir ciddi tarih kitabında M. Dökebilseydik.Y.164 M. R.Ü. s.Moorehead'in ve R. A.Küçük nerede okumuş acaba? 2) M. olayı ateş perdesi arkasından izleyen ileri hat komutanlarının. s. hatta bazılarının sandallara bindiklerini görüp durumu böyle bildiriyo rlar. zaten savaş sona ererdi." (T. ya gemilere binip kaçar ya da teslim olur.

Küçük. Orgeneral Fahrettin Altay.Kemal aleyhinde bir olay yakaladığını sanmanın esrikliği içi nde.Küçük.86) Bütün bunlar doğru mu? Mustafa Kemal Gelibolu'da ricat etti mi? Araştırılması gerek iyor. Kolordu Komutanıyla görüşmek için geriye gelmiş.. (T. Ancak ayrıntısıyla araştırılmasının benim işim olmadığını belirtmek durumundayım.87) Bulduğum kaynak ve anılarda Kemal'in izinsiz olarak düşmanın üzerine gitmesi yerine. Esat Paşanın yazdıklarını şimdilik doğru kabul edelim. normal bir durumda önemli bulunmayabilir. Tezler 5. karargâhından ayrılıp Bolayır'a gitmişti. mevzilerini terk ettiği.90) ama Y. tıpkı Vahidettinci arkadaşları gibi savaşın hiçbir ayrıntısını bilmediği için boşa kılıç sallıyor. 'şimdilik' diyorum. Bu ricat mıdır? Esat Paşa da savaşın ilk günü.Küçük‘ün ricat (geri çekilme) diye allayıp pullayarak anlattıklarının tek kaynağı işte bu dört cümle! Kurmay Başkanı Fahrettin Altay anılarında. baltayı taşa vurmazdı!167 Ama bu zahmete ancak gerçeğe saygı duyanlar katlanır.Küçük'ün amacı gerçeği ortaya çıkarmak değil. (s. Y.89) Y. bu olayın aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak olan sebebini ve aslını anlatmış (s. yalnız Esat Paşanın şu paragrafını gösterebiliyor: ".Ü. neydi o gürültülü iddialar? Hani M.Küçük. (s.39)166 Y. dönmek yok' emriyle geriye gönderdiği anlaşılıyor.88) Y. ‗Beyefendi. Ne olmuş yani? Bir Tümen Komutanı. 'bulduğum kaynak ve anılarda' diyor ama bu iddiasına dayanak olarak. düşman donanması tarafından yapılan ve birçok kayıplara sebebiyet veren ateş yağmurundan kurtarmak için Eğer Tepe'ye geri almak düşüncesinde olduğunu söyledi. izinsiz olarak düşmanı bırakıp geri dönmesi söz konusu ediliyor. bir krokiye bakarak Eğer Tepe‘nin nerede olduğunu öğrense. hemen saldırıya geçiyor: ―Fahrettin (Altay) anılarında. Kolordu Komutanının sert çıkışıyla düşmanın üzerine gittiği anlaşılıyor. tarihte birçok örnekleri görüldüğü üzere bu çekilişi bozgun sayarak istediğiniz yerde durmayarak kaçmaya kalkışacaktır.73) Öyle anlaşılıyor ki Kemal hiç kimseden emir almadan bir ricat hareketine girişiyor. bu hesapça o da mı ricat etmiş oluyor? Peki." (s.Ü. ölmek var.‖ (T. ya saptırmak. Bu k adar da değil. birlikleri ile birlikte geriye gelmişti? Hani mevzilerini terk etmişti? Hani hiç kimseden emir almadan bir ricat hareketine girişmişti? de bi an _8 .. Esat Paşanın verdiği bu kısa bilginin önünü ardını araştırsa. koşulları ve savaşın akışını incelese. cepheyi ve mevzii bırakıp geri gelmeye ‗ricat‘ adı veriliyor. belleğinin Esat Paşaya oyun oynadığını göreceğiz.Kemal.Bu sırada M. Tümenini. yıllar sonra ve Kemal Paşa öldükten sonra yayımladığı anılarında bile Kemal‘den korkusundan kurtulamıyor.diği. s. s. s. hiç olmazsa olayın hangi gün geçtiğini saptasa. Ancak tarihin bu kadar abartıldığı bir zamanda araştırılmasının gereğine kesinlikle inanıyorum. dönmek yok!‘ dedim. Tezler 5. Kemal‘in ricat ettiğini yazamıyor… Savaşta komutana sormadan.‖ (Esat Paşanın anıları. gerekirse düşmana saldıracaktır. çünkü az sonra. kendisinin [Esat Paşanın] 'ölmek var. M. askerimiz eğitimi henüz noksan olduğundan. Bunun içindir ki tümeniniz yerinde kalarak. ya küllemek.Kemal Bey yanıma geldi.

Arıburnu Raporu. s. s. Elde.Oysa ne yapmış? Tek başına ve kendi karargâhına gelmiş. savaşın en kritik ânında ve bütün şiddetiyle devam ettiği sırada geçmiştir.Alaylara şu emri verir: ". 3) Saat 12. Bu noktada bir an durup. s." (Esat Paşanın anıları. 19. durumu görmek için ileri çı kmıştır. Kum Tepe kıyısına çıkan düşman.. savaşın ilk günü olan 25 Nisanda. Kum Tepe-Sarıburun arasındaki tekmil cüz ü tam (birlik) kumandanları benimle Eğer Tepe'de (Kayal Tepe'nin iki kilometre kuzeybatısında bir başka tepe) bağlantı sağlayacaklardır.169 Kum Tepe. (Saat 13. Arıburnu kesiminin güneyinde. (2. sabahleyin ileri yanaştırılmasını emrettiği 77. Seddülbahir'deki birlikleri kuşatabilir.Tümenin büyük kısmını (yani kalan iki alayı) Kayal Tepe'ye (Kum Tepe karşısında bir tepe) yanaştıracağım ve bizzat oraya gideceğim. Düşmanın Kum Tepe ve Seddülbahir bölgelerinde de karaya çıktığı haber alındı. ve 27.Kemal'in. Eğer Tepeye geri mi almış ? Hayır! Esat Paşaya göre "geri almayı düşünüyormuş"..Kitap. ancak savaş heyecanı ile Kaba Tepe yerine.50'de Esat Paşaya yo llamış olduğu raporu hatırlayalım. böyle de değil. Esat Paşa ile karşılaşmış. Saros'tan Maltepe'deki yeni karargâhına gelmiş olan Esat Paşa da. 'Kum Tepe'ye çıkarma yapıldığı'nı söyler. (Demek ki düşünce suçu işlemiş!) Paşa uygun görmeyince de.39) Esat Paşanın anlattığına göre durum bu. Doğrular: 1) Olay. o sabah saat 07. o sırada Conkbayırı'nda bulunan M. 113) Oradan da 72.Alayını görür ve onu derhal Kum Tepe yönüne yola çıkarır. Ama gerçek. "Tümenini ateş yağmurundan kurtarmak için Eğer Tepe'ye geri almak düşüncesinde olduğunu söyledi".00) Bu sırada.Alayının bulunduğu Maltepe'ye gelir. savaşa sürmek için! Zaten Conkbayırı'nın batı ve güney eteklerinde düşmanla boğuşmakta olan de bi an _8 . Ben. öğle üzeri. kroki. M." (2. Tümenini." Tümenin büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek tehlikeli bir haber almış ve tümeninin başına gelmiş: Birliklerini geri çekmek için değil.Taarruzlar devam edecektir. yine Esat Paşanın ifadesiyle. Raporunun sonunda diyordu ki: "Tümen büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek bir durum olunca.112 ve 28.26) Bekleyen iki alayını harekete geçirmek için hızla Maltepe kesimine hareket eder. düşmana taarruz etme kte olan 57. tümenin başına geleceğimi arz ederim. ayrıca 27.Kemal. Kolordu Komutanlığına gönderilmiş bir raporun özetini sözlü olarak aktarır.30'da.Alayın da gerisine düşer. Karşılaşırlar. bu düşmanı durd uracak başka bir kuvvet de yok. tam tersine.112.168 2) 9.Kemal'e. Bunun üzerine M.Tümenden gelen bir süvari subayı. s. Kaba Tepe ile Seddülbahir arasında bulunan kritik bir yer. "cepheye geri dönerek bölgeyi kahramanca savunup düşmanı bir adım dahi ile rletmemiş.Kitap. Esat Paşa ne diyor.

174 Esat Paşanın aklında. savaş dışı bir k esimde. yakınında bulunan bir mevki değil. Esat Paşaya.Kemal. süvari subayının tepe adlarını karıştırdığı anlaşılır. 72. Arıburnu çevresindeki durumu derhal kavramış olmakla.Kemal'in bağlantı noktası olarak seçtiği Eğer Tepe adı kalmış herhalde. de bi an _8 ."175 Churchill de anılarında.Kemal. bugünkü başarısından dolayı M.171 Ordudan hâlâ hiçbir talimat almamış olan iki dertli komutan durumu değerlendirirler. 27. anılara pek az yer verilmekte.170 Kolorduya gelen raporla M. uzak bir yer. bir de ona bakalım. birçok ayrıntıyı atladığını. gelişigüzel. Bu yüzden askeri tarihlerde. 77.Kemal'i övüyor. Esat Paşanın söylediklerini çalakalem kaydetmiş. M. • Yıllarca sonra yazılan ya da anlatılan savaş anılarının çoğunda bu tür birçok ayrıntı yanlışı bulunmaktadır. belleğinin oyunu. Kum Tepe'ye çıkarma olmadığı. Tümeninin öteki iki alayı ise Maltepe çevresinde. şimdi de 72. saat saat belgelenmiş olaylara ve o andaki savaş durumuna ve birliklerin konumuna tümden aykırı. gibi günü. o andaki durumla tamamen ilgisiz. Yazık ki böyles ine düzenli ve ayrıntılı bir kayıt sistemi.Alayını da Conkbayırı'na. harp ceridesi. derleyip toparlama yapmamış. İngiliz kuvvetlerinin kıyıda saplanıp kalmaları sonucunu doğurmuştur. hangi gün. Kum Tepe'ye değil. İngiliz Resmi Harp tarihi: "25 Nisanda M . Çünkü anılarının bu parçası. 57. önemli olayları bile ancak kalın çizgilerle aktardığını.Alayı alıp o kesime gitmek istediğini söyler. Bazı örneklerini ilerde göreceğiz. kaç mermi sarf ettiğini. savaşın genelini yansıtmadığını görebilir. Esat Paşanın anılarında verilen bilgilerin yanlışlığını ve tutarsızlığını kolayca anlar. aldığı bilgiye dayanarak Kum Tepe'ye çıkarma yapı ldığını. güneydoğusunda.Alayın sol kanadına yanaşması için emir yollar. Bunun üzerine M. ordudan başka hiçbir kurumumuzda yok. • Acaba düşman bugün için ne diyor. Kendi de Conkbayırı'na döner.172 4) Peki. boşluklarla ve Türkçe yanlışlarıyla dolu.Alayını oraya sevk ettiğini. Gerisi. çıkarılan İlk Anzak Kolordusu'nun. savaşın dişlerinden koparıp da Eğer Tepe'ye çekmek mümkün değildir. Esat Paşa olayı niye böyle anlatmamış? Esat Paşa anılarını 1946'da Avni Bari adında birine söyleyip yazdırmış. Bu yüzden anılar. Anlaşılan Avni Bari.173 Esat Paşanın anılarını gözden geçirenler. yeri ve yetkililerin adlarının kayıtlı olduğu. dağınık.Alayları. M. ayrıntılı olarak öğrenebiliyoruz. bekleme halinde. 'yenildik' diyor ve başarısından dolayı M. Kitabın sonundaki basit krokimize bakan.Kemal'in aldığı bilgi karşılaştırılır. 77. Conkbayırı'nın 10 km. Bu sayede.Alaya. Esat Paşa da sonradan bir düzeltme. emir. rapor. Bu.176 Kısacası düşman.57. 80 yıl önce bir bataryanın. O kadar ki Esat Paşanın verdiği bazı çok isabetli kararlar bile doğru dürüst açıklanmış değil. Y. Çünkü Eğer Tepe. h edefine erişmemesini ve yenilgisini sağlamıştı.Kemal.Küçük'ün anlattığı ricat (!) öyküsünün aslı astarı bu. somut ve geçerli belgeler esas alınmaktadır. yani savaş hattının çok dışındaki. tutanak. ve 27. ku vve cetveli vs. bu birliklerin hemen gerisinde. Kum Tepe'nin karşısında.Kemal'i "kaderin adamı" diye niteleyecektir. saati.Alayın sağ kanadına yollar.

Arıburnu'ndaki Anzak birliklerinin bir bölümü.Tümeni. hemen ihtiyatındaki 5.Kemal. farklı biçimde ayarlanmıştır. 16. saldırı saatleri. Bunun için Anzak Kolordusundan ayrılacak birlikler ile Suvla'ya çıkarılan iki tümenli kolordu ilerleyip birleşerek bu bloku ele geçirecek.Tümen (Cephesi: Kırmızısırt'tan Kaba Tepe'ye kadar). Anafartaların karşısında bulunan Suvla koyuna da gizlice yeni bir kolordu daha çıkarılacaktır.Tümenin arkasına yanaştırır. 'hayır.318) Ortak hedef. Kuzey Grubu Komutanı Esat Paşa. -Y. Anafartalar ve Conkbayırı savaşları Bizimkilerin bu konudaki görüşlerini aktarmadan önce.Tümene de cepheye yaklaşması emrini verir.180 Bu kritik yerin elden çıkması üzerine.000 kişiye yükselir.179 Bir Anzak birliği 17. iki de uçak gemisi eklenir. Bu sırada Arıburnu kesimindeki Türk cephe hattında yalnız iki tümen var: Sağda M. estağfurullah. 16.Tümen cephesine taarruz eder ve Kırmı-zısırt'ın güneyinde bulunan Kanlısırt'ı (İngilizler buraya Tek Çam Tepesi diyorlar) bir hamlede ele geçirir. bu savaşların da çok kısa bir özetini vermek istiyorum.000 kişiyle takviye edilecek.177 Yapacakları analizlerin tadına varmak için bu özeti okumanızı tavsiye ederim.30'da. böylece Arıburnu'ndaki Türk cephesi. Türk Komutanlığını şaşırtmak amacıyla. Savaş 6 Ağustos günü. kıyı korumasında. Türk cephesinin sağ açığından geçip. Tümen geride. Böyle harika bir güldürü sahnesi. (Moore-head. Filoya. s. 16. Anzak Kolordusu 25. 16.000 kişi) iki kol halinde. Bütün yaz bu taarruz için hazırlık yapılır. başarılı değildi' diye feryat ediyorlar. Savaş Bakanı Mareşal Kitchener'in yeni birlikler vermeyi kabul etmesi üzerine General Hamilton. sağ kanadının açığından ve kuzeyinden kuşatılmış olaca ktır. sol kanat açığındaki 9. ihtiyatta.Kemal'in 19. Aynı gün Güney kesiminde de (Seddülbahir'de) kuzey kesimine kuvvet kaydırılmasını önlemek amacıyla gösteriş taarruzları yapılacaktır. Cephane üretimi bütünüyle Çanakkale'ye ayrılır. Moliere'de bile yok! 5/7. çok yoğun bombardımanlardan sonra başlar.Tümen kesiminde cephenin yarılması tehlikesi baş gösterir.Küçük kızacak ama. Savaş 6 Ağustos günü başlayacaktır. solda 16. 9. 5. birçok gemiden başka.bizimkilerse. Bunun üzerine Ordu Komutanlığı da de bi an _8 .8.Tümeni (Cephesi: Sazlı Dere'den Kırmızısırt'a kadar).Tümen ardarda taarruz ederse de Kanlısırt'ı geri alamaz. ayrıca Arıburnu'nun daha kuzeyinde. asla yenilmediniz! O gün Arıburnu'nda bulunan kuvvetlerin başındaki M.178 Asker sayısı 125. Bundan sonra her hava hücumuna 12 uçak birden katılacaktır. ilk aşamada 20. ne münasebet. o kesimdeki Türk cephesine taarruz ederek bunları geri sürmeye çalışacak. Her kesim için. öbür bölümü ise (asıl taarruz bi rlikleri.Tümen ise Arıburnu ile Seddülbahir arasında. Ağustosta genel bir taarruza geçmeyi kararlaştırır. geniş bir kavis çizerek Conkbayırı-Kocaçimen'e doğru ilerleyecektir.yine Conkbayırı ve Kocaçi-men Tepesidir (Sarıbayır bloku)! Çünkü bu savaşı kazanmak için bu yüksek blokun ele geçirilmesi şarttır.

BTTD. Daha birlikleri gelmemiştir. (3. "Merak etme Beyefendi. Tanrının yardımıyla püskürtülmüştür. derhal [kaybedilen] siperlerin geri alınması haberini kesinlikle beklerim.349) Durumu izleyen Esat Paşa.R. genişliğindeki sarp bir arazi şeridinden. Şahin Tepe'ye yerleşen düşmanın makineli tüfek ateşiyle yaralanır. Bunun üzerine Esat Paşa 16.00'de Conkbayırı'na ulaşacaktır. s. Türk ileri karakollarını atarak Conkbayırı yakınındaki Şahin Tepe'yi ele geçirir. Son bölümü ise transatlantiklerden Manş Denizi araba vapurlarına.Tümenin sol kanadına üç kere daha taarruz ederse de yine başarılı olamaz. 9.Güney Grubunun ihtiyatındaki 4. Sazlıdere vadisi ile Azmak Dere arasındaki 5 km. buharlı yatlar.113) Ve Anzak taarruz kolları ile Suvla'ya çıkan kolordunun karşısında. küçük deniz izliyordu.182 7 Ağustos: Arıburnu Cephesinde kalan Anzak birliği.Tümeni (Komutanı Yarbay Cemil Conk) kuzeye kaydırır. ihtiyatındaki bir taburu Kocaçimen'e. Tümeni Conkbayırı'na hareket ettirir.) Anzak taarruz kolları da. Times nehrine özgü römorkörler ve yelkenliler vardı. Kuzey Denizine özgü balıkçı tekneleri.183 Anzak sağ taarruz kolu ise. komutayı Kurmay Başkanı Binbaşı Hulusi Bey üstlenir. kuzeye doğru ilerlemeye başlarlar.39) Burası.389." (s.Kemal'in. s. Düşmanın de bi an _8 . Bir başka Anzak birliği de. M.52. kendi kesiminin dışında olmakla birlikte. Sizden de.James.Kitap. bu muharebelerin askeri ve politik bakımdan zirve noktasını teşkil ediyordu. sabah.Tümen." (BTTD. ikisi de açılarak savaş düzeni alır. s. 9. Bu on torpidoyu.39. Filonun arasında ise kruvazörler. Esat Paşanın da. hastane gemileri. aynı akşam. Şubat 1987. Tümen Komutanı Albay Kannengiesser. M.Tümene şu emri yollar: "19. Conkbayırı-Kocaçimen Tepesi hattında o sırada hiçbir kuvvet yoktur. İngiliz resmi harp tarihi. Kanlısırt'ı geri alamaz ama Anzak birliğinin daha fazla ilerlemesini engelley ecektir. her neye mal olursa olsun. sabaha karşı. yandan çarklı vapurlara kadar hemen hemen dünyada mevcut her çeşit büyük. Bunların arkasına da kurtarma sandalları ve salapuryalar dizilmişti.Kemal'in 19. İngiliz Harp Tarihi. s. çıkarma filosunu şöyle anlatıyor: " Filonun ilk kademesi. o kesimden sorumlu olan Yarbay Willmer Müfrezesinin küçük ve yayılmış birliklerinden başka birlik yoktur.00'de. 24.Tümene ardarda taarruz eden düşman. 16. bordasında büyük bir mavnayı ve arkasında bir karakol gemisini yedekte çekmekteydi. kroki 38. bütün taarruzları kırılır. 'olası bir düşman taarruzuna karşı kuvvetli tutulması' için Esat Paşayı uyardığı. iki bölüğünü de tümen bataryalarını korumak üzere Conkbayırı'na yollar. 19.Kitap. Tümenin iki alayı vardır. saat 22.Kitap. Sayı 27. Mayıs 1987) Liman Paşa anılarında diyor ki: "Sekiz buçuk ay süren Çanakkale seferinin ortalarına rastlayan Anafartalar çıkarması. s. on bin askeri savaş alanına götürüyordu. büyük sallar izliyordu. saat 07. İstif halindeki bu birlikleri on torpido muhribi taşıyordu. M. kablo ve balon gemileri. Her muhrip. 3.sayı. Gelibolu Harekâtı. [buradan] gelemezler!" dediği yerdir. düşmanın taarruz doğrultusunu kapayan ilk kuvvetler bunlar olacaktır. Keşif yaparken. (R.Kemal.338.181 Aynı saatte iki tümen de Suvla'ya çıkmaya başlamıştır." (3.Tümenine ardarda taarruz eder.

tarafların arasında. Gece. artık Conkbayırı kesimi kendisine ait olmadığı halde. Ama küçük Türk birliklerinin direnmeleri ve Kolordu Komutanı General Stopfort'un ağırdan alması yüzünden. Saros Grubunu oluşturan 7. o da iki alaylı Ali Rıza Bey komutasındaki 8. Ayrıca. bu ilerleyiş çok yavaş gelişmektedir. A. Kocaçimen'e taarruzu ertesi güne erteler ve takviye ister.45'te. Hemen bir tugay yola çıkarılır. ortada 9.Fevzi Bey ise.Kemal'i getirir.30'da. rastlantı eseri karargâhında bulunan. demiryolu işleriyle ilgili Yarbay Pötrich'i 9. ileri sürerek taarruz etmeyi ardarda ertelemektedir.Kitap. geldikleri anda. yüzü batıya dönük olarak soldan sağa şu düzeni almıştır: Solda M.Tümen Komutanlığına atar.Tümen Komutanı Albay M. Arıburnu cephesinin kuzey (sol) kanadında bulunan de bi an _8 . 3. s. ve 24.270)184 24. Türk cephesi batıdan ve kuzeyden kuşatılmış olacak ve iş bitecektir. 'kolordu komutanı yetkisiyle' 19.Alay o gece Conkbayırı'na ulaşıp savaşa girer ama cephesindeki düşmanı geri sürmeyi başaramaz. askerin yol yorgunu olduğunu vb. Tümen Komutanı Yarbay Cemil Conk getirilecektir. (Çanakkale Cephesi. s. Conkbayırı-Kocaçimen'deki kuvvetlerin komutanlığına. (Çanakkale Cephesi. Güney Grup Komutanı Vehip Paşadan yardım ister. Saat 13. Anafarta ovasına yayılan ve ovayı çevreleyen tepelere yürüyen düşmana taarruz ederek durdurmak. 3. Yeni kurulan Anafartalar Grubu Komutanı A. Liman Paşa. Anafartalar civarında toplanan bütün birliklerin komutasını. sağda Willmer müfrezesinden birkaç küçük birlik. adım adım gerileyen küçük Türk birliklerinin ateşinden de hayli kayıp vermiştir. Anafartalar Grup Komutanlığına getirir.185 Liman Paşa. 25-30 metre bir mesafe vardır.Alaylar) Esat Paşa 24.Alayı. Anafartalar ovasında ilerleyen düşmana.Tümen bu ilk hücum dalgasını durdurur. saat 21.Fevzi Beyi. 9. Conkbayırı'nda ciddi bir komuta kargaşalığı yaşanmaktadır. 9. bu birliklerin Anzak taarruz kollarıyla birleşmesini önlemektir. Önlenememesi halinde.Tümeni yollar.359) Liman. çok kanlı taarruz ve karşı taarruzlarla geçer.366) Bu kritik durumda. Yarbay Cemil Conk'un ve Yarbay Willmer'in birliklerini de.Tümen.Kitap. Liman Paşa anılarında şöyle diyor: "O akşam. Conkbayırı çevresinde.sağ taarruz kolu (Yeni Zelandalılar+Gurkhalar) hücuma kalkar. (Çanakkale Cephesi. Yarbay Pötrich gelir ama türlü komuta sorunları çıkarır. Suvla'ya çıkmış birlikler de Anafartalar ovasını çevreleyen tepelere doğru ilerlemektedir. Conkbayı-rı'ndaki bunalımı öğrenen Esat Paşa. Durum kritikleşmektedir.Kitap. Tümenlerin görevi. Saros Grubunu (iki tümen) Anafartalar kesimine yola çıkarır ve Saros Grubu Komutanı Albay A. Albay Fevzi Beyi Anafartalar Grup Komutanlığından alır. Conkbayırı kesimindeki Türk cephesi. oraya yürüyen düşmana taarruz etmekle görevlendirir. 8 Ağustos: Gün. (Esat Paşanın anıları.Tümenin bir alayı. 3. yerine. Esat Paşanın emrinden alarak. ateş altında kalınca da bir yere saklanır.354) Daha sarp yoldan ilerleyen Anzak ikinci taarruz kolu (sol kol) ise. ve 12. çok yorulmuş. Şahin Tepeye taarruz ederse de sonuç alamaz.Fevzi Beyin komutası altına verir. Bazı yerlerde. s. 4. (23.Kemal'in yolladığı bölükler. s.

düğümün çözüleceği Conkbayırı-Kocaçimen kesimine çevirelim.Fevzi Bey çadırında uyumaktadır.. 109) M.Alay ancak gece yarısından sonra Conkbayırı'na de bi an _8 .Kemal akşama kadar taarruzu yönetir. Çanakkale savaşlarının kaderine hakim olmuştu." (R. sayı 26.30'da Anafartalar Grubunun karargâhına gelir." (s.R. Sadece tepeler kaybedilmekle kalmamış. acı bir manzaraya tanık oluyordu. Tabur ve tugay karargâhları. silindirle ezilmiş gibi oldular. durum tam bir çöküş halini almıştı. Beni ayakta tutan Sarıbayır'ın görünüşüydü. A. saat 04.389) General Hamilton da o günü şöyle anlatıyor: "Yüreğim. yarımadadaki mücadelelerin ortasında katılaşmıştı. askerlerden bir kısmı tam bir kaçış halinde tuz gölüne. karmakarışık kaçışıyorlardı. çarpışmanın başl amasından bir buçuk saat sonra. hatta denize kadar çekilmişlerdi. M. genel durumu ve eski komutanın verdiği emirlerin ana çizgilerini öğrenebilecektir. O âna kadar ihmal edildiği anlaşılan yiyecek. 109) M. fakat bu manzaranın fecaati karşısında adeta paralandı. evvelce üç defa emredildiği halde yapılamayan taarruz yapıldı ve düşman. dağ yollarından Anafartalar kesimine hareket eder. binlerce kişilik yığınlar halinde. Saat 06. Artık birliklere yeni bir savaş düzeni vermeye vakit yoktur. Grup Kurmay Başkanı da açık ve ayrıntılı bilgi veremez. Buralara gizlenmiş askerler. 9 Ağustos [1. Suvla ovasına doğru.00'da.Alaylar) yollamıştır. kalkmaz. Makineli tüfeklerin yoğun ateşinden fundalıklar tutuşmuştu.00'te haber subayları ile tümenlere yollar. haberleşme ve sağlık hizmetlerini de düzenler ve yazılı taarruz emrini.Tümen Komutanı Albay M. dumanlar saçarak tavşanlar gibi ortaya çıkıyorlardı. sorumluluk ve görevden zevk duyan bir komutan özelliğine sahipti. s. Gözlerimi Sarıbayır'dan (Conkbayırı-Kocaçimen kesimi) ayıramıyordum. Ona tam anlamıyla güvenilebilirdi. s.' (s.57) Alan Moorehead Anafartalar taarruzunu şöyle anlatıyor: "Bu korkunç bir hücumdu ve İngiliz birliklerini yok etti. Askerler darmadağınık bir halde her tarafa kaçışıyorlardı. Birliklerin durumu hakkında. Birkaç dakika içinde bütün subaylar öldürüldü. kıçlarından alevler.19.417) Şimdi biz de General Hamilton'la birlikte gözlerimizi. Gün doğmadan taarruza geçilmesi gerekmektedir. İngiliz resmi harp tarihinde deniliyor ki: "Bir Türk komutanı.James. çeşitli yerlerden sahile doğru sürüldü. Gelibolu Harekâtı. s. Güneş doğarken Triad'ın güvertesinden durumu seyretmekte olan General Hamilton. 19.Kemal." (BTTD.186 Anafartalar'a ilerleyen İngiliz Kolordusu ile Conkbayırı-Kocaçimen kesimine taarruz eden Anzak taarruz kollarının birleşmesi engellenir. ve 41. Askerleri.Kemal Beye verdim.Alay Komutanı Yarbay Şefik Aker'e bırakır. Ama 28.Tümen Komutanlığını 27.Kemal ancak bütün kurmay subayları toplayıp tek tek bilgi alarak. gecikmiş taarruzu başlatmak için gece yarısına doğru. Bugün Esat Paşanın isteği üzerine Vehip Paşa son olarak iki alay daha (28. 01. M." (Çanakkale Geçilmez. Anafartalar Muharebesi]: Liman Paşa anılarına şöyle devam ediyor: "Nitekim 9 Ağustos sabahı erkenden.Kemal.

Conkbayırı-Besim Tepe-Kocaçimen hattının çeşitli kesimlerine. s. ve 24. ayrıca 157. muharebenin seyrini değiştirdiğini iddia etmek. Gelibolu Harekâtı. Yaralı olmasına rağmen.30‘da yola çıkar. Conkbayırı ve çevresi. dalga dalga taarruz etmektedirler. Gelibolu Harekâtı.R.Kemal kararından dönmez. ve 158. 41. ‗hücum başladıktan 56 saat sonra atılan birkaç mermi. mermiler atıldığı vakit arka yamaçta bulunduğu ve oradan İngiliz gemilerini görmesine imkân olmadığı açıkça bellidir… Ancak. Taarruzdan önce topçu ateşi açılmayacak. o meşhur tepenin akıbetini tayin edemezdi.000 kayıp içinde187 100-200 arasında olduğu anlaşılan bu küçük kaybın askeri açıdan hiçbir önemi yoktur ama Binbaşı Allanson'un.Kemal‘in işareti ve 23.Tümenin. biri hayli zayiat vermiş olan iki alayı ile bir süngü hücumu yaptırarak Conkbayırı‘nı düşmandan temizlemeye karar vermiştir.408) Anzakların verdiği 12. Müthiş bir karışıklık oldu. dolayısıyla M.Alayların unutulmaz süngü hücumu ile başlar.401) Binbaşı Allanson'un emrindeki tabur ise kanlı bir boğuşmadan sonra. maceralı bir yolculuktan ve akşamdan sonra Conkbayı-rı‘ndaki 8. M. üçüncü taarruz kademesi ise yanaşık düzen halinde hücum edecektir." (R.Kemal. James. Gece yarısından sonra güneyden gelerek 8.Kemal.Kemal‘in de bi an _8 ulaşır. Taarruz. Derin bir sessizlik içinde. 17. Conkbayırı-Kocaçimen cephesi karşısındaki düşman. daha 100 metre ilerlemeden. bu felaketin. Alçı Tepe'nin arkasındaki yolları gören ilk ve son İngiliz olur. 8. Conkbayırı zirvesinin arka tarafında. Besim Tepe'nin (İngilizler Q Tepesi diyor) güney zirvesini ele geçirir. kendi kesimleri karşısındaki düşman birliklerine taarruza kalkarlar. Donanma. taarruza hazırlanılır. Allanson'un iddiasını reddeder. M.James.372) 8.Alayın ise ne zaman ulaşabileceği belli değildir.Tümenin. bir Amerikan askeri yazarının dediği gibi. gün doğmadan. Bu sırada Anzak birlikleri. mermilerin bahriye mermisi olduklarında ve arkasından geldiğinde ısrar etti.409.Tümenin karargâhına gelir.□ R. Allanson‘un kendi ifadesinden. dipnotlar)188 Bu basit konu üzerinde bu kadar durmamı bağışlayınız.R. s. bir ara Conkbayırı Tepesi'nin zirvesini ele geçirir ama ağır zayiatla geri sürülür. düşmandan tümüyle silinip süpürülür. Esef edilecek bir faciaydı bu.‘ ― (Gelibolu Harekâtı. (R. o gece ve ertesi gün için gerekli emirleri verdikten sonra. (3. Binbaşı Allanson bu olayı raporunda şöyle anlatıyor: "Koyda bir parlama gördüm ve kendi donanmamız. Binbaşı Allanson. durumu yanlış yorumlamak olur. iki tümenden fazladır. o heyecanla Boğaz doğrultusunda ilerlemeye karar verir. Wellington Taburu. bu mermileri donanmanın attığında ısrar etmesi üzerine. müfrezenin ortasında altı tane mermi patlar.Kitap.R. s.Tümenin Kurmay Başkanı itiraz ederse de. tam ortamıza 6 tane 12 inçlik monitör mermisi indirdi. 10 Ağustos (Conkbayırı Muharebesi): M. M. birinci ve ikinci taa rruz kademeleri sık avcı hattı. .James de diyor ki: "Allanson. Sebebi ilerde anlaşıl acak. bu yükseklikten Çanakkale Boğazı'nı. Öteki tümenler de bu hücu mla birlikte. s. olay tartışma konusu ol acaktır.

büyük bir komutana sahip olmanın. bütün kesimlerde kırılır. Sarıbayır sırtlarında tek bir İttifak Devleti askeri kalmamıştı. sayı 28/ Haziran 1987) Anafartalar kesiminde de.." (A. s. BTTD. askerliğin.. hiçbir önemli tepe İngilizlerin elinde bulunmuyordu. bir mermi saatini parçaladı ama o kırbacını kaldırarak İngiliz hatlarına doğru ilerledi. s." (R. savaşı uzaktan izlediği için M.) Şahin Tepe'den atılamayan düşmanın ve donanmanın yoğun ateşi yüzünden... Kaçanlardan çoğu dere yataklarında kaybolduklarından. 15 Ağustos: Bugün başlayan ve inatla ertesi günü de sürdürülen İngiliz taarruzu yine Anafarta ovasında ve ovadaki tepelerde kırılacak ve bu başarısızlık üzerine İngilizler üst komutanları değiştireceklerdir. İngiliz kuşatması bütünüyle suya düşmüştür." (General Hamilton'un Mareşal Kitchener'e 17. İngiliz resmi tarihi. daha dolgun. Anafartalar doğrultusunda bir daha taarruz etmek için hazırlığa girişirler. güneş iyice yükseldiği vakit.00'da. M. Saat 10.emri altına giren 28.. Anzaklar bu muharebede 12. kahramanlığın. İngiliz resmi tarihi." (A. sayı 28/ Haziran 1987)189 "Türk ordusu kahramanca savaşmakta ve mükemmel surette sevk ve idare edilmektedir.kurtulamadı. derelere sığı nmak üzere geri çekiliyorlardı. sabahleyin başlayan İngiliz taarruzu. Bu saldırı Suvla'dakinden daha şiddetli. bu hücumu nasıl değerlendirdiklerini görelim: "Türk taarruzu dehşet verici bir manzaraydı. düşman siperleri önünde ayağa kalktı.391) "Son 24 saat içerisinde Türkler. s. Ele geçirme görevi verilir ama yorgun alay ancak en yüksek sırtı ele geçirebilecektir.Moorehead. Şaşkınlıktan serseme dönen İngilizler. Baldwin ve subaylarının hemen hepsi ölmüş bulunuyor ve kalanlar. • Bundan sonraki olayları anlatmadan önce. (Alayın komutanı Alman Binbaşı Hunker‘dır. çok daha çılgınca olmuştu. Dört saat sonra.. düzenin.Oglander.James. ufuk hattının üzerinden boşanan.000 kişi kayıp vermişlerdir. 10 Ağustos öğle vakti...190 de bi an _8 .59. önceden sahip bulundukları üstünlüklerini yitirdiler. ümitsizliğin verdiği cesaretle. yoğun Türk kitlelerini gördüler. mücadelenin bütün örneklerini vermişlerdi. Türkler.Kemal. Conkbayırı ve zirvedeki siperler hemen çiğnendi ve İngilizlerin askerlerinden hiçbiri -1.Alaya da Şahin Tepe‘yi..Kemal yeniden Anafartalar'daki grup karargâhına döner. Çanakkale Geçilmez.56. Bir kez daha şanslarını denemek için yeniden hazırlığa başlarlar. Bu muharebeler sonunda İngilizler. yaylaya büyük sayılar halinde vardılar.. BTTD. İngilizler. s. k aranlık.R.8. ateş etmeden süngüleriyle ilerleyen. İngiliz ve Avustralyalı yazarların ve General Hamilton'un.000'den fazlaydılar. kendilerinden bir daha haber alınamadı.421) "Şafaktan birkaç dakika önce M. bunları karşılamak üzere ayağa kalktılar. Türkler cephenin bütün hakim noktalarına yerleşmişlerdi. minicik yaylada bi nden fazla ölü veya ölmekte olan subay ve er bırakarak.. yeniden takviye alarak. saatlerdir durmadan savaşan coşkun birlikleri de dinlendirmek amacıyla taarruz durdurulur. Suvla ve Anzak cephelerinde.Kemal‘den azar işitecektir. Gelibolu Harekâtı. fırtına gibi süratle aşağıya gidiyorlar ve o kadar kısa bir zaman görünüyorlardı ki sağ kalan coşkun fanatikler. General Baldwin'in adamları.1915'te çektiği telgraf.

" (s. James.Kemal Paşa. tam bir yenilgiye uğramıştır. fedakârlık ve feragat. Çanakkale Savaşı'nın en büyük muharebesidir.118) Bu savaş. açık bir deha örneği vermiştir. Türk ordusuna parlak bir zafer daha sağlamıştır. Ocak başında da Süddülbahir'den çekilmeyi başarırlar. bir piyade tümeninin b aşında. Alman Genel Karargâhına şu bilgiyi verir: "İngilizlerin büyük kuvvetlerle giriştiği Anafarta çıkarması. İngiliz kolordusunun karaya çıktıktan sonraki gecikmiş hareketini hem durdurmuş.James.432) Savaş bütün gece ve ertesi gün de sürer. İşte bu taarruzda kazanılan zafer sonunda Türkler. M.396. Liman Paşa. bu büyük ve son taarruzu kırmakla kalmayacak. Anafartalar'da İngiliz kolordusunun ileri hareketini durdurup hezimete uğrattıktan 24 saat sonra. Conkbayırı'nda. Anafartalar kesiminde ve Suvla körfezinde de.R. şu genel değerlendirme ile bitmektedir: "Çanakkale'de geleceği elinde tutan komutan. bütün düşman birliklerini çıkış hatlarına kadar geriye sürecektir. s. İngiliz kuvvetlerinin kıyıda saplanıp kalmaları sonucunu doğurmuştur.Kemal'den başkası değildi. 6 Ağustos'tan beri verdikleri kayıp 45. Gelibolu Harekâtı. İngiliz ordugâhları tamamen deniz kenarında bulunmaktadır ve bu dar k esime hakim tepler kamilen Türk ordusunun elindedir. s. derhal yaptığı sert ve şiddetli bir hareketle. R. bir başka cephede. İngilizlere parlak bir karşı taarruz yapmıştır. (Moorehead.394. Anzak Kolordusunun karaya çıkarıldığı ilk günde. ancak donanmalarının himayesinde muhufaza edebildikleri şerit halindeki sahil kesiminde ve tahkimat yapmak suretiyle tutunabilmişlerdir. her türlü övgünün üzerindedir ve bu hususta ne söylense azdır. Çanakkale de bi an _8 . M. Artık Gelibolu'dan çekilme zamanı gelmiştir. bir kere daha ve son olarak taarruza geçerler. Aralık sonunda Suvla ve Anzak'tan. yalnız bu da değildir. hem de bu yeni İngiliz kolordusunu hezimete uğratmıştı. Anafartalar Muharebesi]: İngilizler ihtiyat tümenlerini de karaya çıkartarak. Arıburnu çevresindeki durumu derhal kavramış olmakla.Kemal'in yönettiği Anafartalar Grubu. İngilizlerin hakim noktaları elde edemeyerek dar kıyıda sıkışıp kalmaları ve 9 Ağustosta [Suvla-Anafartalar kesimindeki] İngiliz kolordusunun iflas ve hezimetinin de başlıca sebebi yine Gazi M. 452) 15 Ekim günü Başkomutan General Hamilton da görevden alınır. Arıburnu'nda olduğu gibi. İngilizler. Anafartalar Grubu Komutanlığı kendisine verilince. Başlangıçta M. Katılan asker sayısı bakımından bu.21 Ağustos [2. Gelibolu Harekâtı. Gelibolu yarımdasında başarısı. (A. Müttefiklerin Çanakkale'deki tek başarısı. üstün şahıs. Çanakkale Geçilmez. hedefine erişmemesini ve mağlubiyetini sağlamıştı.Kemal'di. Çanakkale Savaşı hakkındaki İngiliz resmi tarihi. Bizzat yaptığı keşif sonunda. R. Bu önemli bir sebep olarak. 25 Nisanda. harbin sevk ve idaresi yönünden çok dikkati çeken. Çanakkale Geçilmez.000 kişidir.R. Gelibolu yarımadasında.Moorehead. s. Çanakkale muharebelerinde göstermiş olduğu çok yüksek sevk ve idare. İngilizler için sonun başlangıcı olur. bu çekilişi kayıpsız gerçekleştirmiş olmalarıdır.

25-40 km. Ordu emrine göre alaylar yanlarına. sıcak bir çorba içip birkaç saat uyku uyumadıkça.Alayı dışındaki bütün birlikler. ve 12. gideceği yere yaklaşık 60 km.40‘da verilmiş ve alaylar.191 Bir de bizimkileri dinleyelim.45 ve 08.404) Yürünecek mesafe de 60 km. Anafartalar kesimine gelir. (3. değil. askerin mutlaka ve en az bir gece istirahat ederek. 3.Mısıroğlu diyor ki: "İngilizlerin çıkarma yaptığı mıntıkaya yetişmek üzere kolordusuyla hareket emrini alan Fevzi Bey.Kitap. 7 Ağustos saat 01.405) 2) 7.50. bütünüyle.Conk.Tümenler. (Çanakkale Cephesi. Bu suretle Çanakkale savaşlarının kaderinde.Kolorduyu oluşturan 7." (BTTD. dinlenmeleri için bir buçuk ay önce Güney Cephesinden çekilip bu kesime gönderilmiştir.Kemal'in atanması olayı □ K." (Lozan.00‘de verilir. s.Tümenin 36. iki alayını yola çıkarması emri.Tümene.. tek tayin edici rolü oynamış.Kemal'in üstün deha ve zekâsıyla etkili olduğu bir tarihi anlatır.C. s. 163) Doğrular: 1) 16. Kısacası.. Bir daha İngilizler bu hakim yeri ele geçirememiş ve Türklerle savaşamamıştır.Kitap. s. Emrindeki askerlerin hayatı üzerine bir kumara girişmeyi vicdanı asla caiz görmeyen Fevzi Bey. s. s. birçok örneği olan de bi an _8 . mesafede bulunuyordu. C.boğazına hakim olan Sarıbayır sırtına yerleşmişler ve kesin olarak orada tutunmuşlardır. saat 07. s. dinlenirler. (Çanakkale Cephesi.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolünü işte böyle değerlendiriyor.00‘de yola çıkarılmıştır.00‘de. 12. taarruz etmesinin kaabil olmadığını ve ancak böyle bir istirahatten sonra şafakla taarruza geçebileceğini kati bir lisanla ifade etmesi üzerine fevkalade canı sıkılan Liman von Sanders.Fevzi Beyin yerine.. hızlı yürüyebilmek için.Kitap. Çanakkale'nin kaderini tayin etmiştir. 7 Ağustos günü. 7 Ağustos sabahı. (Çanakkale Cephesi.9. bu alaylar da öğle üzeri yola çıkarılır. taarruza geçmez. bu yolu katetmenin verdiği yorgunluk üzerindeyken. (Fevzi Beyin raporundan aktaran. 3. M. ‘küçük ağırlık‘ denilen muharebe ağırlıklarını almışlardır.Kitap. taarruza geçmesi veya müdafaada bulunması. onu bulunduğu mevkiden alıp yerine bir başka kumandan tayin etme hevesine (!) kapıldı. saat 05. 1. Albay M. alayların bulundukları yeregöre. sıcak çorbalarını içer ve ‗birkaç saat uyurlar‘. Albay A.. Üstelik yol yorgunluğu ile taarruz etmek.162. Gelibolu muharebeleri. 5/7. imkansız den ecek bir şeydi. sayı 32/Ekim 1987) Yenilen düşman bile M. 3. s. Bu mesafeyi bir kolordunun bütün ağırlıklarıyla süratle aşıp cepheye yetişmesi ve ilerlemiş düşman kuvvetleri karşısında. arasındadır..397) 12.Tümenin yola çıkarılması emri de. Bizimkiler ne diyorlar? a.86) Yani yoldan gelir gelmez.398) 3) 7 Ağustos saat 22. bütün ağırlıklarını değil.

Taarruzu yarın şafak zamanına (9 Ağustos sabahına) bıraktım ve ona göre icap eden emri verdim. [Mesela Sakarya Savaşında birçok tümen.Fevzi Bey raporunda. 'Ne olursa olsun.87) Akşam saat 22.404) 5) Suvla kesimindeki İngiliz hareketinin gittikçe gelişmesi üzerine.Conk." (A. siz ne yapardınız? K. herhalde hezimeti mucip bir hareket idi.Fevzi Bey. biraz sonra gelen şu emirle görevden alınır ve İstanbul'a postalanır: "Anafartalar Grubu Kumandanlığına tayin edilen M. 5 nci Ordu Kumandanı Liman von Sanders" (Fevzi Beyin raporundan aktaran.Fevzi Beyin raporudan aktaran. C. Liman Paşanın bu emrinin de bir tesiri olmadı.Tümen Komutanı S.Conk. Kabul etmediler. Kendileri soruyorlar. s.00'de Ordu Kurmay Başkanı.Kitap.Fevzi Bey raporunda diyor ki: ―12. bu defa bir kolorduya hükmetmek fırsatı çıkınca. benim emrim icra olunacaktır!' buyurdular. Ayrıca.doğalbir olaydır. o güne kadarki askeri hayatı bakımından biraz ağır bir yük olduğunu de bi an _8 . Fevzi Beyin yerine M.. C. (Çanakkale Cephesi. Niçin taarruz etmedi?'" A. s. Bunun üzerine kendisine telefon edilen M. Raporunda bu tavrının gerekçesini şöyle açıklıyor: ". şu cevabı verdiğini açıklıyor: ". s. telefonla Fevzi Beyi arar ve der ki: "Liman Paşanın yanındayım. Albay A.86) 6) Liman Paşa. ‗Ben askerim. Fevzi Beyin kendi raporunu esas alarak aktardım.Fevzi Bey bu emri de yerine getirmez. verilen emri icra ederim‘ demesine rağmen. C. A. Önemli olanı şu ki M. Bu arada 36.Fevzi Beyin isteği üzerine ertelenecektir... Liman Paşanın yerinde olsaydınız.hücumun yarın şafak zamanına tehir edilmesini (ertelenmesini) rica ettim. saat 15." (Fe yzi Beyin raporundan aktaran.Kemal'in İttihatçı arkadaşlarından olan Kazım (İnanç) Bey. uzun bir yürüyüşle hücum etmek.‖ (A.gece karanlığı nda.Adil Beyin.88) Olayı.Tümenin Mestan Tepe‘de bulunan düşmana taarruza geçmesini emreder. Esasen bugün taarruz etmemeye karar vermiş ve ona göre tertibat almış olduğumdan.Conk.Conk. bir emir subayı ile 'akşam taarruz edilmesi' için yazılı emir yollar. C.Kemal Beyin muvasalatıyla (gelmesiyle) beraber..Fevzi Beyin raporundan aktaran. benbu taarruzu da bugün yapmayı doğru bulmadım.] Cephedeki öteki askerler de iki gündür uykusuzdu ve durup dinlenmeden savaşmaktaydılar.402) 4) Saros Grubunun birlikleri.Mısıroğlu'nu dinlemeye devam edelim: "İşte bu sırada Liman von Sanders'in yanında bulunan ve M. düşmana taarruz için emir göndermiştim.Kemal için bir kolordu kuma ndanlığının.Kemal. 12. Liman Paşa. 3.88) Ordu Komutanının bir türlü harekete geçiremediği A. meçhul bir arazide. yapılan teklifi hiç duraksamadan kabul etti.Kemal'i tayin etmesi teklif ve telkininde bulundu. icra etmedim (yapmadım). 8 Ağustos öğle üzeri.Kitap. bu tümenlerin 8 Ağustos sabahı yapması gereken taarruz da. (3. 'Ben bugün Fevzi Beye. uzun mesafeler aştı ktan sonra. Vahidettincilerin övdüğü A. s. s.30‘da.Alay da sağ kanat gerisine yanaşır. 8 Ağustos günü saat 10. gerekli düzeni alırlar. s.00'te de. Bendeniz ise emirlerinin icr asında tehlike gördüğümden. dinlenmeden savaşa girmiştir. emir ve kumandayı mumaileyhe (adı geçene) tevdi ile İstanbul'a hareketiniz rica olunur.

bu teklifi K azım Beye telefonla duyurur ama Kazım Bey Liman Paşanın kabul edeceğini sanmadığını söyler.Kemal Beyin kolordu komutanı olarak bu bölgeye verilmesini Esat Paşaya söylediğini' yazıyor.Altay anılarında.45'te (teklifimizden 8 saat sonra) M. M.'[dedim. Anafartalar'a gelen kuvvetleri de benim emrime verirseniz. Ayrıca Mısıroğlu. bu olayı anılarında şöyle aktarıyor: "M. (On Yıl Savaş.272) F. Tersine.Altay saat 20. s. Nitekim 21.Kemal'in atanmasını teklif ve telkin ettiğini' gösteren bir ifade yer almıyor. M. Kazım Beyin. gülerek Esat Paşaya döndüm." (On Yıl Savaş. telefon hatları karışmıştır. Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak 19. 'İttihatçılık gayretiyle M." (Lozan. Zaten tereddüt etmese.109) Esat Paşa da olayı şöyle anlatıyor: "Conkbayırı'na komuta etmek üzere. Liman von Sanders Paşa Hazretleri adına beni telefon başına çağırdı.‖ (Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe.Kemal diyordu ki: 'Bütün kuvvetler bir elden idare olunursa. Conkbayırı kesimine. Esat Paşa ve kendi adına. 163) Hepsi yanlış! Doğrular: 1) Kurmay Başkanı F. onun emrindeki kolorduya tayin edildi. o zaman kabul ederim. ‗Çare kalmadı mı?‘ sorusuna verdiğim cevapta. s. ‗Bütün mevcut kuvvetlerin komutam altına verilmesinden başka çare kalmadığını‘ söyledim.Kemal'in Anafartalar Grup Komutanlığına tayin edildiği emri geldi. kudretli bir komutanın atanması gerektiğini.Kemal Bey. ‗Çok gelmez mi?‘ dedi. Az bile gelir! Derhal kabul ediyorum. s.Kemal Beyin görevlendirilmesi lüzumunu Ordu Komutanına bildirmek üzere Kurmay Başkanım Fahrettin aracılığı ile Ordu Kurmay Başkanına telefon ettirdim. s. hepsi. Anafartalar'a çıkmış ve çıkmakta olan büyük düşman kuvvetlerini dikkatle ve ona göre genel önlemler alarak. 110) 2) M.. 'Bizim teklifimiz olan kolordu komutanlığını çok gördüler.Kemal ile Kazım Beyin konuşmalarına kulak misafiri olur. tayinimi emretsin!' demiştir.] . sevk ve idareyi birleştirmek ve sağlamak gerekiyordu. Kendisine Conkbayırı'nın durumunun kritikliğini ve durumun düze ltilmesi için daha bir an kaldığını ve bu ânın da kaybedilmesi halinde felaketin pek muhtemel olduğunu bildirdim.ve böyle bir yükün altından kalkabilmesinin mümkün olup olmadığını soran K azım Beye. Bu sebeple. Tümen Kumandanı M.109) F. Paşaya söyle. s. 1. "Derhal kabul ediyorum. 'işlerin kötü gitmekte olduğunu gör erek. buradaki durumu bilen 19. bu konudaki teklifleri tereddütle karşıladığını gösteriyor. ‗Az gelir!‘ dedim. Durum genelleşmiş. 'Ne münasebet.Tümen Komutanı M. başarı elde edilebilir.Altay.Kemal'in Kazım Beye.26)192 3) Bu konuda kaynakların hiçbirinde. şimdi ordu komutanı yapmaya mecbur olacaklar. Paşa- de bi an _8 ." Bu sırada telefon konuşması kesildi. s. Kurmay Başkanının. (On Yıl Savaş.00'de Kazım Beyi y eniden arar.Kemal'in bu konudaki kısa açıklaması da şöyle: "Ordu Kurmay Başkanı.C. onun için de M. Kazım (İnanç) Beyin. "Çok gelmez mi?" diyerek kendi teklifiyle çelişkiye düşer miydi? 4. Komutanın durumu nasıl gördüğümü ve düşüncemi sorduğunu bildirdi." (On Yıl Savaş.

□ GRYT Ansiklopedisi.Doğrular: (1) Bu çarpık mantığa göre.164) M. 3..Mısıroğlu.Tümen. Fevzi Beyin istediği mühletten bile fazla oldu.." (Lozan. Yavuz'a. 2) "Vehip Paşanın bu noktaya (yani Anafartalar'a) yığdığı kuvvetler" ifadesi de bütünüyle gerçeğe aykırıdır.. sayfalarını gösteriyor.C..Fevzi B eyin karargâhına 8/9 Ağustos gecesi.Kitap.409 vd. 8. □ "Ertesi gün cereyan eden hücumlarda (1. Kolordudan başka.Kemal.Kemal'in tayininin mantıki hiçbir ciheti yoktu. 5. 1.) Gecikme söz konusu değildir. M. taarruzu fiilen gerçekleştirebilmek için M." (K.) de ya söyle. Yb.Kemal Bey de zaten ancak 9 Ağustos sabahında yeni birliğine ulaşabilmişti. s. Bu takdirde. Ama niyetleri bu değil. 1. Söz konusu sayfalarda böyle bir konuşma yok! Hazret yine karşılıksız çek yazmış! Mısıroğlu devam ediyor: □ "Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak 19.Kolordu Komutanlığına değil.Kemal Bey.Tümen Kumandanı M. talip olduğu görevi. bir savaşı başlatan.30'da gelmiş ve M. Fevzi Beyin çok iyi donatıp talim ettirmiş olduğu 16. s. M. Çünkü Vehip Paşanın yolladığı toplam 6 alaydan194 biri bile Anafartalar Savaşı'na katılmamıştır. M. Kanuni'ye de hiçbir zafer mal edilemez. (Çanakkale Cephesi. İkisi arasında fark var.Kemal'e mal edilmek istenmişse de. ilk aşamada şu birlikler de bulunmaktadır: 4." (Lozan.Tümen bir hayli geride bulunduğundan. asıl önemli olanlar. tam zamanında yerine getirerek. Anafartalar Grup Komutanlığına tayin edildi. Lozan. bu tarihen ve fiilen doğru değildir. çünkü hiçbiri.Kemal. 16. 1. bir birliği talim ettirmiş değildir..Willmer Müfrezesi ve bir süvari tugayı! □ "Fakat tuhafı şu ki 19.164) bi an _8 .127) İsteseler. 3. Yani bu noktada." (1.S. o cepheye birlik yollayan komutanlar.Kitap.Atay'ın Çankaya adlı kitabının 1969 baskısının 91.Tümen değil.Kemal. Çünkü burada dövüşen. onun emrindeki kolorduya tayin edildi. ve 92.164) Yine yanlış.C.Fevzi Beyin. s. A. kroki 50.Tümen. ister istemez geçmiş oluyordu. Mısıroğlu'nun bu yanlışını da kopyalamış: "Albay M. Fatih'e. M. s. 9.Tümen.R.Kolordu193 ve Vehip Paşanın bu noktaya yığdığı ihtiyat kuvvetleridir.C. birlikleri talim ettirenler ile emir ya da istek üzerine. yine 9 Ağustos sabahı birlikleri taarruza geçirmiştir. 16. parmak hesabıyla bile doğruyu bulurlardı. 'tarihen ve fiilen' bir önemi yok. Çünkü cepheye derhal ulaşabilecek bir mesafede bulunmadığı için fiilen mümkün olmayan bir taahhütte bulunmuş oluyordu. yöneten ve başarıya ulaştıran komutanın.406. Kema l'in taarruz edilmesi istenilen noktaya kadar gelinceye kadar geçen zaman. tayinimi emretsin!" dediğini yazıyor ve dayanak olarak da.C. 01. s. F.Tümen. Yani Fevzi Beyin istediği mühlet. çünkü Anafartalar Grubunda. 8 Ağustos akşamı taarruz etmesi emredilen A. taarruzu 9 Ağustos sabahına bıraktığını az önce görmüştük. (Çanakkale Cephesi.Kemal'in talim ve tensiki altındaki 19.Anafartalar Savaşı) elde edilen başarı.

ve 19. krokiler. Birkaç adım daha atabilseler (!).) 6 Ağustostan 21 Ağustosa kadar süren bu çok kanlı ve kapsamlı muharebeleri." (Lozan.b. sadece Yarbay Willmer müfrezesinin bazı küçük birliklerinin bulunduğunu görmüştük. kendi kuvvetlerini topa tutmuş ve onların ricatlerine (geri çekilmelerine) sebep olmuştur. zaman ve yer bakımından. s avaşın evrelerini gösteren 38-43. donanmalarından kendi bataryalarına ateş açtılar.Mısıroğlu.195 İşte o zaman Türkler. birbirlerinden ayırmadan. '9. Boğaz sahiline inmiş bulunacaklardı. taze kuvvet getirerek 9. 1) İngiliz taarruzu.. İşte bugüne kadar anlatıla anlatıla bitirilemeyen Anafartalar Kahramanlığı'nın iç yüzü kısaca bundan ibarettir. Çanakkale‘ye hakim tepelerde zaten hiç kimse yoktu ki boşaltıldığından söz edilebilsin.. bir karayolları haritası bile bulundursaydı. sanki hepsi bir yerde ve aynı zamanda yapılmış tek bir muharebeymiş gibi şöyle özetliyor: "Temmuzda (!) İngilizler. Tümenlerin cephesinde yeniden taarruza geçtiler (!). Birçokları yaralandı ve kalanlar da mütereddit bir surette kaçmaya başladılar. (3. Türklerin eski mevzilerini yeniden işgal etmesi‘ diye özetlemek için Çanakkale Savaşı hakkında açılmış özel ve yoğun bir bilgisizlik kursundan geçmiş olmak gerekir. Temmuz‘da değil. s.) de bi an _8 . ve 19. bilindiği gibi birinci hatta değil.C. Anafartalar kesimi ve muharebesiyle hiçbir ilgisi yok! Kaldı ki 6 mermi olayı da 9 Ağustos'ta geçer. Bu taarruzun geliştiği ve yöneldiği kesimlerde." (Lozan. 'İngiliz donanmasının kendi kuvvetlerini topa tutması' (?) diye anılan olay da Anafartalar'da değil. Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarının aslı ne imiş? □ K. Mısıroğlu önünde. Ayrıca. gerçeği az çok kavrar. 1. Çanakkale‘ye hakim bütün tepeler boşalıyordu‖ ifadesi de anıtsal bir yanlış. onun cephesine bir taarruz olmamıştır. 2) 6 Ağustos‘ta 9. Sarıbayır'ı (!) işgal ettiler. M.Mısıroğlu: ". s. Arıburnu.Tümenlerin cephesine yapılmış bir taarruz ve donanmanın yanlış ateşi sonucu. 1.164) Anafartalar ve Conkbayırı savaşları. Birdenbire topçu ateşi kesildi. İngiliz kıtaları (!) süngü nizamında ilerliyorlardı.Bununla beraber yine de her iki taraf da çok büyük kayıplara uğramışlardır. Anafartalar ve Conkbayırı muharebelerini. eski mevzilerini yeniden işgal edebildiler (!). iki ayrı savaş. kuzey ile güney kesimleri arasında.159 vd. Çanakkale'ye hakim bütün tepeler boşalıyordu (!). savaş alanı dışındadır. 6 Ağustosta başlar. Taarruz muvaffakiyetle neticelendi (!) ve Alman generali (!) Kafınengiesser yaralandı. 1. Şiddetli topçu ateşiyle Türk kıtaları çekiliyor (!).Kitap..196 Yanlışları işaretledim ama özeti atlamış olanlar için birkaç kısa açıklama yapmak istiyorum. "Edep yahu!" diye haykırmak geliyor! Ve K. bilindiği gibi Conkbayırı kesiminde olmuştur.C. Bu arada. öyle kıtalar filan değil.Tümen.Kemal'in yönettiği Conkbayırı taarruzu ise 10 Ağustosla yapılacaktır! İnsanın içinden. İşte tam bu esnadadır ki İngiliz donanması.. ve 2. bunları yazmaktan kaçınırdı. tarihte ender rastlanan bir hata ile İngilizler. 3) ―Şiddetli topçu ateşiyle Türk kıtaları çekiliyor.

Yani sportmen düşman. sonra ne olmuş? ". de bi an _8 .400. ışık hızıyla aşıp Sarıbayır'a ulaşmış: ".. bir de tanık gösteriyor: Yüzbaşı Armstrong! Bu yazar. donanmalarından kendi bataryalarına ateş açtılar. bu sahneyi böyle mi anlatmış? Yoksa Mısıroğlu. İngiliz Donanması.30) 5) Mısıroğlu'na kalırsa. 'olayı şöyle izah ediyormuş': "İngiliz kıtaları (!) Koca Çemen Boğol noktasını (?) süngü hücumu ile zaptettiler ve Türkleri sırtın öbür tarafına attılar.Bu arada. O sıra Gelibolu'da 15 Türk tümeni var ama anlaşılan. uçurumlar. C. dere yataklarından oluşan 100 km." Metnin aslı böyle değil.. Çanakkale Geçilmez. Zaten kâğıttan bir ordu mu ki bu.4) Mısıroğlu. tarihte ender rastlanan bir hata ile İngilizler. "Birdenbire topçu ateşi kesildi. s. Ee. Allah Allah! Bu tereddütün sebebi ne ola ki? Belki şu iki olasılık arasında tereddüt geçirmişlerdir: Yol açık." Anlaşılan hazret. ne Conkbayırı'dır. Çanakkale destanı. neredeyse sona ermek üzere.376. işgal edilse. Fakat müthiş bir hata neticesi. geçitler. Fakat.James. o koca Sarıbayır'ı hızla ve kolayca işgal edivermiş. ateşini bizzat kendisine (!) tevcih etti. Mısıroğlu'nun İngiliz kıtaları diye şişirerek anlattığı kuvvet de. tepeleri boşaltan Türk kıtalarından hiçbiri.."197 Eyvah.. neden birkaç uzun İngiliz adımı daha atmıyorlar? Atamıyorlar. geriye kaçıp maviş Ege denizine karşı misk gibi Seylan çayı mı içmeli? Anlaşılan bu kısa tereddüt ânından sonra karara varıyor ve bu sefer bilatereddüt (tereddüt etmeden) çay saatine yetişmek için geriye kaçıyorlar..Moorehead. Türkleri bitirmek üzereler. 6 mermi yiyince çözülüp kaçsın? Cepheye yayılmış ve hedefe yaklaşmış dört tugay. vadiler. s." diyor. ilerdeki piyadelerine. sırtlar. (R. iki zirveli Besim Tepe'nin güney zirvesi. □ Mısıroğlu. nasıl oluyorsa..Sarıbayır'ı işgal ettiler. ne de koca Sarıbayır! Kocaçimen ile Conkbayırı arasında bulunan. üç-beş kilometre ilerde yürüyen hassas piyadeleri de yaralıyor. yoksa çay saati geldi. s.." İşte Vahidettincilerin askeri otoritesi Mısıroğlu'na göre. taarruza kalktığı gün.Conk. Allanson'un ele geçirdiği yer de.. o uzun ve engebeli yolu." Hayret! Donanma bataryalara ateş açmışsa. Boğaz sahiline inmiş bulunacaklardı. Gelibolu Harekâtı.. ".200 sırf 6 mermi yüzünden geri çekilir mi? Bakalım Armstrong. boyunlar. Birkaç adım daha atabilseler. Bö ylece bir İngiliz taburu.198 Birçokları yaralandı ve kalanlar da mütereddit bir surette kaçmaya başladılar. Oysa Sarıbayır. kare genişliğinde koskoca bir kütle. bir yerde durup da savunmaya geçmeyi göze alamamış. İngiliz kıtaları süngü nizamında ilerliyorlardı. o gün tatildelermiş ki kıllarını bile kıpırdatmamışlar. öyleyse sahile inip Boğaz kıyısında temiz hava mı almalı. A.. Büyük zayiata sebebiyet vererek199 onları geri çekilmeye mecbur etti.R. Doğrusunu göreceğiz.. yürüyüp sahile inseler ya. tepeler. Binbaşı Allanson'un taburu. Sarıbayır'ı. kalanlar da mütereddit (tereddütlü) bir surette geri kaçıyorlar. "Türkler de geri gelip eski mevzilerini işgal ediyorlar.. bir tepenin bayırı sanıyor. hoşgörünüze sığınarak tekrar ediyorum. savaş biterdi. çünkü bataryaların üstüne düşen altı mermi. o ünlü Conkbayırı muharebesinin aslı buymuş. adına bakarak.

Türk zaferini de altı mermi yiyen bir düşman kolunun geri çekilmesine bağlamıyor. süngü takarak boyuna hücum etmiş.52-54) Armstrong dahi. kitabında şöyle yazdığını da iddia ediyor: "Sarıbayır'ın İngilizler tarafından tahliyesine (boşaltılmasına) İngiliz donanmasının ateşi sebep oldu.Kemal ön siperlere geldi. cesaret verici idi. Peyami Safa çevirisi. İngilizleri Kocaçimen'den biraz aşağıya sürmeye muvaffak olmuştu. sahildeydiler. ona dokunmadı. İngiliz gazetecisi Ashmet-Barlett'in. M.. ilgisiz sayfalara. Bir başka köşede. kâh öteki taraf.. Öte yanda.Armstrong'un yazdıklarını değiştirerek mi aktarıyor? Armstrong'un ne yazdığını görelim: "[9 Ağustos günü]201 Conkbayırı ve Kocaçimen için muharebeler. Türkler. M. adı geçen gazeteci. korkunç naralar atarak. cesaretlerini artı rmıştı.59-61." (Lozan.. asıl metinleri işine geldiği gibi değiştirip aktarmaktan sabıkalı. biraz daha yukarı (?) çekilmişti. İngilizler onu açıkta görünce ateş ettiler.161) Mısıroğlu.. s. altı mermi olayının geçtiği gün ile M. kendi adamlarına ağır (!) zayiat verdirerek.Kemal'e telefon ettiler.202 Mısıroğlu'nun çarpıtması bu kadarla kalmıyor. Şafak sökerken Türkler.. birbirinden ayırıyor. göreceksiniz. yanlışlıkla bunların üzerine ateş açmış. Nitekim.C. Ne altı de bi an _8 . savaşları da. Pırıl pırıl yanan süngü dalgasına dayanmak imkânı yoktu. 10 Ağustos günkü olağanüstü Türk hücumu olduğunu yazıyor.Kemal telefonda. bunları geri atamamıştı. Bozkurt. Hintli (Gurkha) ve İngiliz askerlerinden müteşekkil bir kol. Bütün Türk piyadesi de. O gece hazırlık yaptı. sesi gayet soğukkanlı. Dahası var. işler yoluna girecek. çünkü kendisi. savaş mekânlarını da. Ashmet-Barlett'in kitabının 212. M. vaziyeti kurtarmışlardı.Kemal Conkbayırı'na dönmüştü. konuşarak. Conkbayırını temizlemişler. bir aşağı bir yukarı devam ederken. bu husus İngiliz Genelkurmayı raporlarında zikredilmiştir. Yeni Zelandalılar. 13 Eylül 1915 günlü Times gazetesinde yayımlanan yazısında. Elini kaldırıp ileri doğru atıldı. Birbirlerine yakın olmak. s. Kendisi de aralarında dolaşıyor. Kurşunlardan biri göğsüne geldi fakat saatinin üstünden sekerek. sayfasından aldığını söylüyor ama inanmak çok zor. Buradan Türk hatlarını yan ateşine alıyorlardı. Anafarta önünde işleri düzene s okana kadar. Hemen geleceğim. bu cümleyi. 'Ben. Sarıbayır'ın boşaltılmasının sebebinin. 'Merak etmeyin!' diye bağırdı. Siperleri tıka basa askerle doldurdu. Conkbayırı sırtlarında. onlara cesaret veriyordu. Gül Çağalı Güven'in yeni çevirisi. 1.S.. İki İngiliz taburunu ezip geçtiler. birbirine üstünlük gösteriyordu. kâh bir taraf. geri çekilmeye mecbur etmişti.' Akşam sekizde. Türklerin yaptığı karşı taarruz muvaffak olamamış. sıcağı sıcağına. peşinden geliyordu. Fakat İngiliz donanmasının büyük topları..Kemal'in yönettiği Conkbayırı süngü hücumunun günlerini de.. yirmi dört saat dayanın. burada bulunan Türkleri önlerine katarak kovalamaya başlamıştı. [10 Ağustos] sabaha karşı M. □ Mısıroğlu. gülüşerek. var olmayan bilgilere dekoratif göndermeler yapmaktan." (Armstrong.

Bu bö lgenin değer ve önemini takdir eden Türkler.204 Ertesi günü. cildinde yayımlanmıştır. bu gerçeğin.. devler memleketinde bir devler muharebesi idi. düşman ricatine (çekilişine) bir mazeret teşkil edip etmeyeceği hususu değil.mevziini bırakıp geri çekilmiş bile olsaydı. Ama 1959'da yayımlanan Conkbayırı Savaşları adlı kitabında.Conk. R. Anafartalar ve Conkbayırı'nda elde edilen başarıları küçültmek için çabalayıp duruyor. A. işte bu dört tugay (20 tabur) sökülüp atılacaktır! 7) O tarihte Conkbayırı-Kocaçimen Bölgesi Komutanlığını yürüten 4. gece de yerini yeni bir birliğe bırakmıştır. 1947 yılında.381. böyle yazdığı için Cemil Conk'a da sataşıyor: □ "M.55. çünkü Conkbayırı çevresinde. kendi topçu ateşlerinin tesiri altında kaldıklarından dolayı çekildikl erini iddia etmiştir. Buna karşılık Mısıroğlu. aktaran C. bildiğimiz gibi 4 İngiliz tugayı (20 tabur)daha bulunuyordu. s. s.609)203 İkinci tanık da. Allanson) ise.James. Bundan kurtulmanın biricik çaresi ise.' Halbuki söz konusu olan. fecirle beraber son derece şiddetli bir saldırışla süngü hücumu yaptılar.55.mermiden söz ediyor. 409. sayfasında da.. General Hamilton'un raporunun yanı sıra. bu hareketin. ne Türk başarısını 9 Ağustos'taki altı mermi olayına bağlayacak kadar komik oluyor. M. (Allanson'un raporu. Gelibolu Harekâtı. söz konusu mermilerin Türk bataryalarının mermileri olduğunu yazıyor. Conkbayırı'nı bize kaptırmamaya çalıştılar ve başardılar. (s. 60) Mısıroğlu. Tümen Komutanı Yarbay Cemil Conk'un (ilerde paşa) kısa anıları. 390) Söz konusu tabur. anılarında. İngiliz yenilgisinin sebebi olarak göstermek. hatıratında. soyadını Conker (!) alan bir kimse bile. İngiliz kumandanının sözü. bu konuyu daha ayrıntılı olarak ele alır. askerlikte mazeret teşkil etmez. General Hamilton'un raporu. mevkiini bırakıp geri çekilmek değil.Conk. Conkbayırı hücumunu 'devler savaşı' diye niteleyip övüyor. Bu kitabında. İngilizlerin kendi askerlerini yanlışlıkla topa tutmaları meselesi hakkında şunları söylemektedir: 'Bu muharebeye dair rapor veren İngiliz kumandanlarından biri (Bnb. '100metre kadar açıldıktan sonra' yine Besim Tepe'nin güney zirvesine geri dönmüş ve geceye kadar beklemiş. bir gün önce geçen sıradan bir olayı. bilakis ile rlemektir. bu tartışmalı bombalama konusuna." (3. açıkça belirtildiğini ekliyor.Kemal'i suni bir surette medih gayretlerine rağmen. Conkbayırı'ndan. s. mevzilerini boşaltıp geri kaçmamış. bu muharebeyi kendine mal etmek isteyen Cemil Conk Paşa. bugün kuşkusuz pek büyük cesaret ve yiğitlikle savaştılar.Kitap. 6) Üstelik Allanson'un taburu da. Çünkü muharebede her asker kendi topçu ateşinin tesiri altında kalabilir. 10 Ağustos sabahı Türkler. Binaenaleyh Conkbayırı savunmasını kendine mal ederek. İngiliz resmi tarihinin 112. İngiliz donanması- de bi an _8 . bunun Türkler açısından fazla bir önemi olmazdı. kısaca değinmiştir. Canlı Tarihler'in VI.Kemal'in ölümünden 9 yıl sonra. fiilen böyle bir vakanın (yani düşmanın çekilmesinin) olup olmadığı noktasıdır.Moorehead. Çanakkale Geçilmez. Hayatlarını hiçe sayan ve ölümle alay edercesine yapılan bu hücum karşısında birliklerimiz sırtın eteklerine doğru çekilmek zorunda kaldılar.R. Ashmet-Barlett'in yazısını özet olarak aktarıyorum: "Bu muharebe.C.

nın böyle bir hataya düştüğü hususundaki iddiayı reddetmemek ve ancak bunun bir mazeret teşkil etmeyeceğini beyan eylemek suretiyle.Kemal Paşa arasında. şeref taksimi kavgası yapan" biri olarak sergilemekten çekinmiyor. bu ayrıntılı kitabında da. tarih yazılır mı? 2) Mısıroğlu. kaynakları karşılaştırmalı bir surette inceleyenler. kavgası yapmıştır. ya da okumuş ama gerçeği göz göre göre saptırıyor. altı mermiye ve bir taburun geri çekilmesine.Kemal gelmeden önce. Tekrar ediyorum. 9.Kemal Paşa ile şeref taksimi. kendi yağı ile kavrulmuş. ya okumamış ama okumuş gibi yorumlayarak okuyucuyu aldatıyor.Alaydan iki tabur bulunmuştur. çok önemli bir yanlıştır.C. aslında hiçbiri için de. bunda benim tümenimin hiçbir tesiri olmamış. Yalnız Conkbayırı'nın temizlenmesi. İngiliz ve Anzak kolordularının Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarında uğradıkları yenilgileri. aktarıyorum: "Yerli ve yabancı eserlerde. [komutanı olduğum] 4. gerçeği teslim etmiş olmaktadır. M.Tümenin 25. Cemil Paşa ile M. 10 Ağustosa kadar. yedi bin beş yüz Türk'ün kanı ve canı pahasına gerçekleştirilmiştir.. 161) Doğrular: 1) Başlangıçta Conk diye yazdığı soyadını. yani kendi hatasından dolayı 'ricat etmiş. Her şeyin hakkını vermek gerekir.. 1. Çünkü Cemil Conk Paşa anılarında da. Bu kesimde 4. yedi satır sonra. s. Tam tersine. Vicdansızlık bu değilse. 25. 'düşman. Conkbayırı müdafaasını nefsine hasreden. "Bu muharebeyi kendine mal etmek isteyen. alçakgönüllüğe ve haktanırlığa bakınız. daima büyük gayret ve kahramanlıkla mukabil taarruzlar yaptırarak. Orada canlarını veren kahraman şehitlerin ruhları önünde saygı ile eğilirim ve sağ kalan fedakâr gazilerin namlarını överek anarım. nedir? 3) Mısıroğlu'nun iddiasına göre. düşmanın kendi hatasından doğmuş bulunan bir hezimetin. bunda bir hak ve şeref payı olmadığını. işte bu 9 Ağustos'taki yanlış bombalanma yüzünden.Tümenden yalnız 11. kumandanını orada bulundurmuştur. teslimde tereddüt etmezler. Bu dağınık zihin ve bu sallapati tutumla. bir de Mısıroğlu'nun kaba üslubuna ve dayanaksız suçlamalarına! Bu satırları yazan insanı.. istenildiği kadar şeref taksimi kavg ası yapıla dursun.Kemal'in bir başarısını daha perdeleyebilmek uğruna. yalnız talih. Conkbayırı ilk iki gün." (s." (Lozan. kendi komutanlığı altında yapılmış olan Conkbayırı savaşlarının şerefini bile arkadaşlarının adına yazıyor. onları da gözünü kırpmadan harcıyor.Servet Bey (General Yurdatapan). ne de M. M. Bu şehit ve gazileri rahmet ve saygıyla anacağına.Alay Komutanı Yb. yalnız 9. bağlamak için çırpına çırpına helak oluyor. ne Conkbayırı savaşlarını kendine mal etmeye çalışmıştır. Conkbayırı'nın en çetin ve kanlı boğuşmalarını. Bu itibarla.Alay Komutanı Yb. oranın kahramanca müdafaasını. ve 64.Tümenin Conkbayırı'na yetişmesi ile tehlikenin önlenmiş olduğu kanaati. Cemil Conk'un Conkbayırı Savaşları adlı kitabını.Tümenin iki alayının yiğit ve fedakâr er ve suba yları yapmış.Nail şehit olmuş. düşman hamlelerini durdurmuştur. Conker yapmış. 4) Mısıroğlu sonunda diyor ki: "Aslında hiçbiri için bunda (yani bu zaferde) de bi an _8 .Alayları yapmıştır. hezimete uğramış' Mısıroğlu inatla. 64.24) Bir şu cümlelerdeki inceliğe.

Terk edilmemiş yerlerin geri alınması da elbette söz konusu olmaz. teslimde tereddüt etmezler.Alay) mürekkep bir tümeni (böyle bir tümen yok. savaş hali bu. Vehip Paşa. cephesindeki bir kısım araziyi elden çıkarmış da olabilirdi ama çıkarmamıştır. üstelik yanlış günlere oturtarak okuyuc ularını aldatmaya çalışıyor.. Vehip Paşanın yolladığı iki alay ise Conkbayırı'na gelmişlerdir. 28. Esat Paşanın 16. anılar ve gerçeğin ta kendisi duruyor. açıkça yalan söylüyor ve yanlış bilgi veriyor.Kemal tümeninin düşmana terk ettiği yerleri (!) yeni baştan geri aldılar (!)" (Lozan 1. □ Mısıroğlu. Conkbayırı'nda savaşan 8. Arıburnu'ndaki cephemizin sağ yanında bulunan 19. ve 48. Bu iki paragrafın karşısında ise bütün Türk ve İngiliz resmi yayınları.. Arıburnu'nda bulunan 19.Tümenin emri altına girmiştir)205 ve bir topçu bataryasını Seddülbahir'den alarak Anafartalar cephesine (Doğrusu: Conkbayırı'na) gönderdim.Anafartalar'daki müşkil vaziyeti anlayarak. bi an _8 . bu bilgiyi Mısır'dayken Osmanlı hanedanından Mahmut Şevket Efendiye. doğruluğu araştırılıp kontrol edilmiş. Conkbayırı'nda savaşan Vehip Paşanın alayları.. kaynakları karşılaştırmalı surette inceleyenler. 3) M.Kemal'in tümeni. incelemeler.Tümene yolladığı emri de hatırlatırım.Kemal'in 19. M.Kitap'ta bulunan ve savaş durumunu günü gününe yansıtan krokilere bir göz atmak yeter. s. en küçük ayrıntısına kadar adalet ve haktanırlık ölçüleriyle değerlendireceklerdi?" Yalandan vergi alınsa.Tümen. devamlarını da vermiyor. olayları his ve arzularına göre yorumlamayacaklar.Doğrular: 1) M. yolladığı iki alay. hepsi iflas ederdi. kendi sorumluluğum altında Anafartalar cephesine göndereceğimi Esat Paşaya söyledim.C. geniş bir kavis çizmek zorunda kalmazlardı. kısa iki paragraf! Hepsi bu. Fransa'da iken Mısıroğ-lu'na aktarmış. özel araştırmalar. o yerleri nasıl geri alacaklardı ki? de bir hak ve şeref payı olmadığını. tarih açısından değer taşıyan. kanıtlanmış ciddi ve gerçek belgelere. güvenilir tanıklara dayayacaklar. savaş sonuna kadar Arıburnu cephesinde kalmış.Tümeni geri sürebilse. Conkbayırı'ndaki kuvvetlerini takviye etmek için yolladığı birlikler.Tümeni. Sormanın sırasıdır: Hani "iddialarını. onlar kadar sağlam anılara. başka belgelerle karşılaştırılmış. Mı-sıroğlu da doğru not etmiş ise Vehip Paşa.Alaylardan (Doğrusu: 41 .Şevket Efendi de yıllarca sonra.160) Eğer M. bu yutturmacalarına. Vehip Paşa demişmiş ki: ". Hangi günlere ilişkin bilgiler olduklarını açıklamıyor. gerçeği tek bir belgeye bağlamayacaklar. Seddülbahir'deki ihtiyatın bir kısmını." Sevsinler böyle karşılaştırmalı incelemeyi! Hazretin yararlandığı iki kaynak var: Armstrong ile İngiliz gazetecisi Ashmet-Barlett'in kitaplarından alınmış. M. bazı yerleri sahiden düşmana terk etmiş bile olsaydı. 2) Düşman. Bunu anlamak için 3. Bu alaylar mukabil taarruza geçtiler (!).Şevket Efendi'nin aklında doğru kalmış ve doğru aktarmış. sarp ve çetin araziden geçmek. o kadar uzak. Vehip Paşanın verdiği bir bilgiyi de e kliyor.

düzeni ve yönetimi altında yapılmıştır. s.İngilizlerin. ne emrinde kalan iki tümenin bir ilgisi vardır. s. 397) Esat Paşa da anılarında bu durumu açıklıyor: ―Benim emrimde yalnız 19.Bayur'un Türk İnkılabı Tarihi adlı kitabından şu alıntıyı yapıyor: ". Kısacası. Doğrular: 1) Conkbayırı-Kocaçimen bölgesi ile burada bulunan bütün birlikler..265. Zaten durmuyor olsalardı.Bir daha tekrar edeceğim: Arıburnu nire. s.) ve Conkbayırı da paşanın mıntıkasında idi.Kemal'in kararı. sadece "M. Esat Paşa da Arıburnu Grup Kumandanı idi (Doğrusu: Kuzey Grubu K. İngiliz resmi tarihi.Kemal Bey Anafartalar Grup Kumandanı tayin edilince.Moorehead.‖ (s. □ GRYT Ansiklopedisi de. ve 43. Böylelikle. H. 10 Ağustos günü Esat Paşanın kuvvetleri de Conkbayırı'nı geri almışlardı." (1. 'sadece M. bütün birliklerimiz toplanıp.Kemal Bey 9 Ağustosta kendi grubundaki 16. krokiler) □ GRYT Ansiklopedisi. cephelerindeki İngilizleri denize mi dökmüşler? Söz konusu bile değil! Hepsi yerli yerinde duruyor. A. bu alıntıyı şöyle değerlendiriyor: "Atatürk'ün Genel Sekreterliğini de yapan Bayur da itiraf ediyor ki müttefik kuvvetleri... (Doğrusu: Değildi!) Nitekim M.C. s.. Anafartalar nire ? Bir ortaokul atlasına bakmak bile akıllarına gelmiyor. Conkbayırı nire. s." (1. 1. 3. sadece Anafartalar Grup Kumandanı olan Albay M.James.R. yeni İngiliz hükümetinin Çanakkale'de kesin sonuç elde etmek amacıyla gönderdiği kuvvetler. Arıburnu ve Seddülbahir cephesi Komutanları Esat ve Vehip Paşalar. BTTD. Çanakkale Geçilmez. Gelibolu Harekâtı.Kolordunun başına geçerek Anafartalar bölg esindeki İngiliz kolordusunun karşısına çıkarken.372 vd. ve16. (Esat Paşanın anıları.131) Gayri Ciddi Ansiklopedi..10'da.C.Kitap. "İngilizler.C.129) Bunlar uydurma ve saptırma yarışına çıkmışlar. sayı 28/Haziran 1987." (Lozan.. Çanakkale Cephesi. 421. bu yalanın da eni boyuna denk düşmemiş.371.Kemal Beyin cephesi olan Suvla-Anafartalar kıyılarında tutunabilmişlerdir. Taarruz. Anafartalar Grubu Komutanı Albay M. 391.227) 2) 10 Ağustos günü yapılan Conkbayırı taarruzu ile ne Esat Paşanın. s. bu çarpıtmalara kendince katkıda bulunuyor: "M. s.59. ayrıca 42.Kemal'in cephesi olan Suvla-Anafartalar kıyılarında tutunabilmişler" de. 7 Ağustos günü.Kitap. her yerde. saat 22.131) Ee. ordu emri ile Kuzey Grubundan alınıp Anafartalar Grubuna bağlanmıştır. 6 Ağustosta başlayan yeni taarruzları da istenileni vermemişti.Tümenler kalmıştı. ayrıca 3. (R. yalan bağımlısı olmuşlar! de bi an _8 . pek ustalıkla stratejik baskın yaptıktan ve iki gün boyunca Gelibolu yarımadasının anahtarı olan Conkbayı-rı'nı elde tuttuktan sonra oradan atılmış ve Suvla-Anafartalar bölgesinde dar bir kıyıda sıkışıp kalmışlardı.Kemal'in cephesinde' kalan İngilizleri de denize süpürüvermezler miydi? Bu yazarlar.

Küçük buraya bir dipnot işareti koyarak.Kemal ve Cevat [Abbas] ise.90)207 Yani M.Ü. de bi an _8 . M. s.Küçük. M.Kemal için Anafartalar'daki rolü ehemmiyetsiz diyorum.' Böylece bir şarapnel parçası Türkiye tarihine girmiş oluyor.Eşref'e. söze karışarak.□ Y. bu yazıdan bir yıl önce. Oysa kendi de belirtmiş. 2.Tezler 5. bu özgürlüğün iyice tadını çıkarıyor. 1918'de. Neden Anafartalar Kahramanı diyoruz? M.10. daha sonra.Kemal'in göğsüne çarpan şarapnel olayının daha sonra uydurulduğunu söylemek istiyor. bir anlamda açığa alınıyor." (T. Harp Tarihi dergisindeki yazısından bir paragraf aktarmayı gerekli görüyor ve ben de buraya alıyorum: 'Bir aralık topçu tabur komutanı Binbaşı Nafiz ve batarya komutanı Teğmen Fethi ile batarya gözetleme yerinde -ki burası açık bir toprak çukuruydu.Anafartalar muharebesini bütünüyle yok sayıyor.'" Y. M.Küçük ise Suvla'ya çıkartma yapan İngiliz kolordusunun. Aynı zamanda her tepe önemsizdir. sayfanın altında şu açıklamayı yapıyor: □ 'Kemal Paşa." (Erkekçe dergisi. bu olayı R. Gelibolu'da her tepe önemlidir.Kemal sendromuna yakalanmış olanların şu hallerine bakınız! Yılların sırasını bile dikkate almıyorlar. M. (T. 5/7. Sarı Ba-yır'ı da ellerine geçirecekleri ve böylece ilerleyerek Çanakkale Boğazı'nın en dar geçidini kontrolleri altına alarak Boğaz'ı açacaklarını düşünme ve ileri sürmenin.Tezler 5. 1919 başında. önümüzde patlayan bir gemi mermisinin dip tablası benimle Teğmen Fethi'nin omuzları arasından geçerek önümüze düştü. Y.Kemal'in saatinin parçalanması Y. daha önce de belirttim. fazla inandırıcı olamayacağını sanıyorum. Gelibolu'yu R.Kemal'in Anafartalar'daki rolü de ehemmiyetsiz. yani o da Mısıroğlu gibi 1.Anafartalar muharebesi nden de haberi yok galiba. Bir cep saatinin paşanın yaşamını kurtarması. s. denizden açılan top ateşinden söz ediyor ve tam bu sırada yaveri Yüzbaşı Ce-vat. 101) Bir açıklamasında da. 'Çunuk Bayırı'nda [Conkbayırı'nda yani] durdurulduğunu yazıyor.Eşrefe anlatırken. terfi ettirilmiyor. Ekim 1986) Zırvalamak yasak değil.Küçük de diyor ki: □ "Esat Paşa." demiş.101) Sonra da ciddi ciddi şöyle diyor: "Çunuk Bayır'da başarılı olmaları halinde düşman kuvvetlerinin.Kemal bu savaştan sonra.206 Bir başka açıklaması da şöyle: "M. 'bu şarapnel misketlerinden bir tanesi de paşanın göğsünü okşamıştır' diyor. işte bu şarapnel nedeniyle oluyor. anılarında. İzzettin'in yazısı 1919'da yayımlanmış.Kemal'in Kurmay Başkanı Yüzbaşı İzzettin'in (Çalışlar). Küçük sonra şöyle devam ediyor: □ "Daha sonra böyle onurlu bir şarapnelin. "M." (s.Ü. 1918 Martında anlatmışlar." Y. Yüzbaşı İzzettin'in anıları arasında kalmasına bazılarının gönlü elvermiyor.dururken.

küçük zabitlere bağışlamışmış.Kemal'in adının anılmasına izin vermemiştir. yerine Güney Grubundan 5. İstanbul'da sansür.Kısım.' (1. anlam vermek mümkün o l- de bi an _8 ..357) Sonra da şu yorumda bulunuyorlar: "Çanakkale Zaferini. Muazzam düşman kuvvetl erinin. M.165) Mısıroğlu. M. O aynı zamanda İstanbul'u da ikinci defa kurtarmış ve Rusya'nın Boğazlar yoluyla yardım görmesi ihtimalini ortadan kaldırmıştır. boğazdaki düşman gemilerine taşınıp yüklenmesini fark edemeyen bir kumanda heyetinin. sonraları dört yüz bin kişiye kadar çıkmıştı. ne önemi var? Meğerse M.5/7. 1.Kemal'in boşaltma sırasında Çanakkale'de bulunduğunu ileri sürüyor.M. 2. olduğu gibi.Bayur'dan şu alıntıyı yapıyor: "İkinci defa olarak İngilizlerin. Anafartalar Kahramanı [M.Kemal ve Fevzi Paşanın sicil dosyalarının210 ve askeri belgelerin filan. Arıburnu ve Suvla kesiminde 83.Kemal neredeymiş? □ K. önce.Kemal.. zabitlere. Ama ansiklopedi. rahatsızlığı sebebiyle 10 Aralık 1915'te Gelibolu'dan ayrılmış. M. aklına geleni yazmayı sürdürüyor hazret.12.138) M.Mısıroğlu: ". Alma nya'da ve bütün savaşan devletlerde..Yesari diyormuş ki: İngilizler çekildikten sonra.. s.Kemal. o sırada Çanakkale'de yedeksubay adayı olarak bulunan yazar Mahmut Yesari'nin bir yazısına dayanarak. düşmanın bu gayet mahir (ustaca) çekilişi sırasında. M.11 Çanakkale'nin boşaltılması sırasında M..Kemal] nerede idi?" İstanbul'daydı. önceleri sadece doksan bin kişi olduğu halde..Çanakkale'deki düşman kuvvetleri.Yesari böyle yazdığına göre.. muharebe safhalarını başından buraya kadar takip ettikten sonra.208 İngilizlerin o tarihte 'dört yüz bin kişi kadar olduğu' da doğru değildir. M.C.Kemal çekişmesi □ 'GRYT Ansiklopedisi. akan sular durur. önce yarbay. s.Kemal oradaymış! Mübarek olsun! 5/6. Seddülbahir'de 35. sonra da albay olan M. başarı kazanan komutanların adları ve başarıları ilan edildiği halde. kahramanlıkla veya en azından kumandanlıkla ne ilgisi olabilir?" (Lozan. M.Kolordu Komutanı Fevzi (Çakmak) getirilmiştir.C. kalan ganimetlerden payına düşeni M. H.Kemal Beye verme gayretkeşliğinin bir ürünü olan şu satırlara. yarımadanın ortasındaki dar yerinden Marmara kıyılarına ulaşmak ümitleri kırılmış ve her iki defasında da bu işi aynı adam.Kemal'in bu boşaltma sırasında Gelibolu'da olmadığını belir tmiyor.286 İngiliz bulunuyordu.C..048. ihtiyacı olan erkana.. s. Enver Paşa . 3.Kemal önlemiştir.209 □ GRYT Ansiklopedisi soruyor: "Peki.]" (Türkiye İnkılabı Tarihi. Oysa Albay M.

bunu somut terfi veya ödüllendirmelerle kanıtlayamayınca. Tezler 5.C. Alman kumandanının büyük kıtada resmi konulmuş. Merkez-i Umumi ile mecmua sahibi.103) Birkaç tanık dinleyelim.. yalansız tek satırı yok!) □ Y. O günün basınında. Arıburnu muharebelerinde. son günlerini yaşayan Başkumandan Vekilinin öfkesi yatıştırılmıştı. Çanakkale Zaferini.]. mecmua baskıda iken M.305) □ Abidin Daver (Tasvir-i Efkâr gazetesi yazarı): "Bu muharebeler sırasında. ister istemez. yani bir yarbaydan bahsetmek.Ü.. 140. basında sansür tatbik ettirmek şeklinde belirmesi biraz garip kaçıyor. tarihçi. her zaman kullanılan bir 'şeytan' var. Merhum Enver Paşa ile arası çok açık bulunduğu için askeri sansür. 132.Kemal Paşa Türkiye'nin tek adamı olduktan sonra ona bağlayanlar. bu bahsedilmeyişin kabahatini Enver P aşanın çekemezliğine yüklüyorlar. Çanakkale zaferi üzerine 'Harp Mecmuası'na M. o günkü İstanbul basınında." (Aktaran da.. kendisinin muharebeler içinde fazla rolünün olmamasından ve bir de ondan daha kıdemli bir sürü kumandanın bulunmasıdır. O nüshada Çanakkale zaferi başarısı." (T.Kemal'in adının geçmemesi. sorumluluğu hep Enver'in kıskançlığına bağlıyor. s. bir şeyler yapılarak. Ruşen Eşref'in o nüshadaki mülakat şekilli yazılarını dikkatle okumuş[tum.. s.Küçük: "Türk tarih yazıcılığında. Son saatte mecmuanın içine. s.Rıfkı Atay (Akşam gazetesi yazarı): "Enver Paşanın adamları. M. M. Enver Paşa ile M. Anafartalar Grup Kumandanlığı ise.Kemal Bey. Gerçekler böyle olunca. ne kadar realist bir davranış olabilir ki? M.Kemal Paşanın eseri olarak kabul ediliyordu. Ziya Gökalp'in Yeni Mecmuası." (1." (Bir Ömür Boyunca.189 vd. 18 Mart 1915'te hiç yoktur. Bir yazı ki yanlışsız. terfi etmeyi hak etmiş bir subaya. kendisinden bahsedilmemiştir. daha ziyade M. Boğaz'ı ve İstanbul'u birkaç defa kurtarmış olan o kahraman kumandanın resmini basmak için ne güçlükler çektiğimizi şimdi tessürle hatırlıyorum.Kemal'in klişesini Liman von Sanders'in klişesi ile değiştirmişlerdi. Evet. rahmetli Küçük Talat Beyi telaşa düşürmüştü. bir yıllık bir yarbaydır ve emrindeki iki alay (!) bütünüyle şehit olmuştur..muyor. Kemal'in parlak başarılarını saydıktan sonra." (Çank aya. Ordu Kumandanını kızdıran ve bu yüzden azlolan Albay Fevzi Çakmak Beyin (!) askeri ve planı ile yürümüştür.) □ F. merkez azasından dostum.Kemal Bey arasında bir çekişmenin olduğu bilin iyor ama bu çekişmenin. bakalım onlar ne diyor: □ Refik Halit Karay: "Harbin son yılında.Kemal Beyi "zafer kazanmış" gibi göstermeye kalkmak.Kemal'in bir resmi konulmasını bile kıskanmışlar. Çanakkale muharebelerinde M.Kemal'in resimlerini neşrettirmek istemezdi. M. s. Çanakkale hususi nü shası çıkardığı zaman. şaşa- de bi an _8 . iht iyat tümeni kumandanı. buna Enver kızmış.

Kemal'in lafı geçti.'. Oysa Enver. Abit Efendiye yakınlık göstermesi. s.C.Kemal Paşa.. yüzgeri ettirdi ya.Kemal Paşayı daima kendisine rakip görür ve onu çekemezdi. İngiltere. Devletimin yüzünü ağartmış bir paşanın.Düşmanı olduğu yere mıhlayan M." (Osmanlı Sarayının Son Günleri.Kemal'in parlak bir asker olmadığı □ Y. savaş sanatında parlaklığına işaret eden bir de bi an _8 . Fransa gibi iki büyük devletin ordusunu.M. Meziyetlerini takdir eder ve severdik. M.." (İmparatorluğun Çöküşü. Bunu Talat Paşa tutuyormuş. Talat Paşa böyle bir soru ile karşılaşacağını biliyor olacak. ben de göreyim' demekle yetindim.. bilinmez. bana haber verdiler. M. M.. 'Paşa.Şükrü Bleda (İttihat ve Terakki Partisi Genel Sekreteri): ". Talat Paşanın da bulunduğu toplantıda. hem oldukça geçim sıkıntısı içinde olduğum için bir şey söylemedim. tehlikeli bir sükûneti vardı. Çanakkale savaşları sona erip Anafartalar Kahramanı M.caksınız ama GRYT Ans. Bundan memnun oldum. Sırtında bir pelerin vardı ve arkadaşına veda ediyordu. 'bir altın saat' diyecektim ama hem dedikodusundan çekindim. hepimiz gibi Dr.Kemal'i kendine rakip olarak görür ve onu kıskanırdı. M. Talat (Paşa) ile aramızda. Enver Paşanın kendisinden niçin çekindiğini o zaman anladım. s. Dr. s. derhal şu cevabı verdi: 'Bu Enver'e ait bir iştir. Bunlar küçük şeyler! Çanakkale'de. Oğluma mün asip bir mukabelede bulunmasını hatırlattım. Uzaktan yüzünü iyice seçemedim ama sıradan askerlere benzemiyordu.1. haber ver.381) □ M. donanmasını durdurdu. ona karşı daima soğuk ve çekinser davranırdı.Kemal'in şahsında kendisi için bir rakip mi görürdü. kendisine (oğlu Abit Efendiye) iki ceylan yavrusu hediye etmiş. M. M. 'Bir daha arkadaşına (Salih Bozok'a) gelecek olursa..13.Küçük: "Kemal'in bütün yaşamı boyunca.Nazım'ın da dikkatini çekmişti.140) a Ali Fuat Cebesoy: "Enver..Kemal'in terfi meselesi neden bu kadar uzadı?' diye so rdu. değil mi? Hiçbiri de resmi tarihçi değil. Muvaffakiyeti için dua ettim.159) □ Lütfi Simavi Bey (Başmabeynci): "Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa. s. bir şahsiyeti olduğunu anlatıyordu. neden hâlâ terfi ettirilmeyişi." (Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri. bana lazım olan odur.Kemal İstanbul'a döndüğü günlerde idi. Gerçekten bir defa daha gelmiş. 171) □ Sultan Abdülhamit: "." (Sınıf Arkadaşım Atatürk. İkimiz de kendisini Selanik'ten tanırdık. Biraz vakti halim olsa..Nazım heyecanlı bir ifade ile. Bir gün Merkez-i Umumi'de. s. 101 ve 102) Bu kadar tanık yeter.211 5/7.Kemal'in bu başarısına rağmen.

tek kanıtın bulunabileceğini sanmıyorum. " (1.Enginsoy. İlk baskısının tarihi 1931. kendi inisiyatifi ile giriştiği hareketlerle." (T.Küçük'ü. Ama gençler için M.14. s.C.Kemal Paşa.485'ten çeviren C. Resmi tarih. s. yetkili ve cesur bir subay olarak tanıdım. s. Öyküleriyle Atatürk'ün Özel Mektupları. aktaran Sadi Borak. s. sayı 19] □ Mareşal Birdwood (Çanakkale'de Anzak Kolordusu komutanı): "Atatürk kadar kahraman ve yüce gönüllü bir komutan tanımadım!" (Atatürk için Diyorlar ki. Kemal." (Liman Paşanın Enver Paşaya yazdığı 10.." [History of the Great War Military Operation. Galipoli (İngiliz resmi tarihi).27) 5/7..8. Dahi. [. Dahi.Çiller. bu iddiası ile başbaşa bırakmaktır.Oglander (Çanakkale askeri tarihi yazarı): "Bir tümen komutanının üç ayrı yerde. Kemal'de hiçbir deha işareti de göremiyorum.. yıllardır bu hep böyle zannedilmiştir.Kemal ve Çanakkale Orta öğretimde okutulmak üzere.Ü. bir harbin. AAMD. M. Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti'nden bir k urul.C." (Aktaran Ali Fuat Erden.132)212 bi an _8 . olağanüstü hızlı görebilmektir. 'Tarih III' adlı bir ders kitabı yazmıştır.80.1915 günlü mektup. GRYT Ansiklopedisinin yazarları. TRT'nin de aynı yanlışı tekrarlaması.132. Atatürk. S. bu kitabın 1933 baskısında da aynen yer alan Çana kkale Savaşı bölümüne yer verdikten sonra. bu bölümü şöyle eleştiriyorlar: "Başından beri Çanakkale muharebelerinin seyrini takip edenler. derleyen.70) En iyisi Y.208) □ General Aspinal C.Kemal Beyi. hiçbir zaman arkadaşlarından önce görmüyor.] Öyle ki kendisine takdirimi ve şükranımı tekrar tekrar ifade ettim. gerçeği söylemek yerine dalkavukluk etmeyi tercih edenler yüzünden. sadece muharebenin değil.Kemal Beyin 'Çanakkale Kahramanı' zannedilmesine sebeb olmuştur. s. Tezler 5. Yine devletin kitaplarının yanında. Devletin resmi tarihi böyle olursa. M. 2.Kemal'in askerliği ile ilgili birkaç görüşü aktarmak istiyorum: □ Liman von Sanders: "Albay M. 133) de □ General Mac Arthur: "Askerlik dehasıyla insanlık idealini Atatürk kadar nefsinde birleştirmiş bir adamı tanımıyorum. vatanın bu büyük savaşta hizmetlerine muhakkak surette muhtaç olduğu çok müstesna kaabiliyetli. s. Yarbay M. s. her an çaktırdığı şimşeklerle sıradan insanların karanlıklarını yırtabilen insan oluyor. süratli şimşek çakması içinde yaşayan insandır. başkalarının açtığı aydınlıktan yürüyen liderler kategorisine giriyor. hatta bir ulusun kaderini değiştirecek yücelikte bir zafer kazandığı tarihte pek az görülür. ister istemez Yusuf Bayur gibi vazifeli zevatlarla (Ne Türkçe!). gerçeklerin hiç de şu anlatılanlara benzemediğini görmüşlerdir.. Deha.F.

önemli ve savaşın kaderini değiştiren ve etkileyen hiçbir muharebe yok! Bu muharebeler. bu arada İngiliz donanması da yanlışlıkla kendi askerinin üzerine 6 mermi atmış." (Çankaya.R. Çanakkale Savaşı ile ilgili bölümünü aktarıyorum: ". cebindeki saatin parçalanmasile hayatı kurtulmuştu. s. düşman kuvvetleri yapışıp kaldıkları Arıburnu'nun yalçın yamaçlarından ileri bir adım bile atamadılar. Kaybedilen yerleri de. 1933 baskısı.. Conkbayırı'nda ve Kocatepe'de (Kocaçimen Tepesi'nde) yaptığı şanlı taarruzlarla Kiçner ordusunu da mağlup etti ve ordumuzun vaziyetini bir kere daha tehlikeden kurtardı. sıradan. üzerinde durulmayacak kadar basit bir çatışmaydı. Vehip Paşanın yolladığı iki alay geri alıvermiş. Türk Ordusunun Gelibolu Yarımadasında. şiddetli hücumlar hep sonuçsuz kaldı.Kemal'in komuta ettiği bu üç muhar ebeden başka. Hiçbir Fransız politikacısı. hakaret ve iftira etmeyi düşünmemiştir. önemsiz muharebelerse. Yarımadanın boşaltılmasına kadar düşmanın ilerlemek için yaptığı müteaddit taarruzlar. s. Türk'ün talihi onu muhafaza etmişti. Hatta o şeref Petain'in adından ayrılmamıştır.167) de bi an _8 . Petain'in ne kadar kötü bir Fransız olduğuna kendi milletini inandırmak için Fransız tarihinin bir şerefine. demek ki Ç anakkale Destanı gibi laflar da palavra! F. Conkbayırı'ndan ve Anafartalar'dan çekilerek kıyıya dönmüş. İkinci Dünya Harbi'nde.Atay diyor ki: "Mareşal Petain.Kemal'i.Şimdi bu ilk resmi tarihin. dünyanın en muntazam ve mükemmel ordularına karşı gösterdiği kahramanca mukavemet ve onları ricate (geri çekilmeye) mecbur ederek kazandığı büyük zafer.Kemal Bey. s.Kemal'i buldu. Almanlarla işbirliği ettiği için Fransız vatanseverleri tarafından mahkûm edilerek bir zindan köşesinde ölmüştür. Suvla limanı istikametinde. resmi tarihimizden çok daha ateşli ve coşkun değil miydi? Ee? • Mısıroğlu'na göre. Arıburnu." (1931 baskısı. Conkbayırı muharebesi sırasında bir mermi parçası ta kalbinin üzerine gelmiş iken. bir milli şeref olarak kalmıştır. Türk cephesini yandan.. M. Miralay (Albay) M. M. M.150. Anafartalar ile Conkbayırı muharebelerini de öyle değerlendiriyor. Ağustos günleri.307-308)213 Ağırlıklı olarak İngiliz kaynaklarına dayanarak yaptığım özetten ne farkı var bu anlatımın? İngiliz resmi tarihi. Anafartalar'dan çevirmek için çıkan yüz bin kişilik (Lord) Kiçner ordusu da karşısında M.214 Böyle diyor ama kuzey kesiminde. hatırlayacaksınız.İtilaf Devletleri Gelibolu yarımadasına kuvvetler çıkardıkları zaman.Kemal'in eşsiz dehası sayesinde olmuştur. Türk neferinin ve Türk milletinin fıtri (doğuştan gelen) fedakârlığını ve yüksek hasletlerini en iyi anlayan ve ondan istifade etmesini bilen M.Kemal kendi inisiyatifiyle derhal Arıburnu mıntıkasına yetişerek taarruz ve düşmanı sahilde tuttu. M. bizim bu ilk resmi tarihimizden daha fazla övüyor ve yüceltiyor. bunun üzerine İngiliz ordusu. Fakat Mareşal Petain'in Birinci Dünya Harbi'nde Fransız ordusuna kazandırdığı şeref.Kemal Çanakkale savunması ile İmparatorluğun başkentini istiladan kurtardı. büyük. İngiliz ve Avustralyalı yazarların ve tanıkların değerlendirmeleri bile.

Neresinden bakılsa. ne de Ayasofya'nın müze yapılması söz kon usuydu.136) Vakkasoğlu.R. Tezler 5. kısacası tarihin gözünün içine baka baka masal söylüyor. s. Tarihin tahrifatını (değiştirilmesini) ortadan kaldırarak." (T. Bu iki konudaki iddialarının doğru olmadığını görmüştük. gülünç bir masal! Ayasofya 1935'te müze yapılmıştır. Ayrıca. Çanakkale Savaşı olduğu sırasında Vahidettin. bu kararı eleştirebilir. Son olarak. isted iği gibi ve dilediği yerde kullanamaz. doğru tarih yazımı ve geçerli bir tarih felsefesine başlangıç yapabildiğimi düşünüyorum. şahsını korumakla görevli bir taburu. 2.255) İlk konu Hürriyet ve Vatan Partisi. Tezler 5.Veliaht idi.R. Böyle kural dışı olaylar. fütursuzca 1915'e aktarmış. Vahidettin'i de. Vahidettin'e Çanakkale Savaşı'ndan da bir pay çıkarabilmek için olayı. tarihle oynuyor. (Son Bozgun. de bi an _8 .Atay'ın bu yazısından alıntılar yapmış. meşruti bir Sultan bile.Kemal'in önemini azaltabilmek umudu ile Türk tarihinin kaç şerefini birden hoyratça çiğnemekten çekinmiyorlar! • Y. şöyle yazardı: "Efekt: Kahkaha sesleri yükselir!" • Çanakkale konusunu.C. hakkıdır. (Çankaya. senarist bu cümleden sonra.Bizimkiler ise.51)215 Nasıl? İki cümlede yedi yanlış! 215) Meraklısı için not: Böyle bir söylenti çıktığını ve halkın telaşa kapıldığını F. s. 185) Yani gerçeği bildiği halde.Ü. ne kimse Ayasofya'ya çan takmaya cesaret edebilirdi.Ü. Ayasofya etrafında sipere sokmuş ve şu emri vermişti: 'Camiye çan takmak veya müze yapmak isteyenlere ateş ediniz!' " (Bu Vatanı Terk Edenler. olmamış ve de olamaz bir olay uyduruyor. bu olayın 1919'da geçtiğini de biliyor.Küçük ne demişti: "Üç yurttaşlık bilgisinin doğru olmadığını kanıtlayabilmiş durumdayım. ancak ve belki Hoko Moko kabilesi gibi ilkel bir toplulukta olur. sadece 2. 1. s. Üçüncüsü ise Çanakkale kon usundaydı. kendini de gülünç duruma düşürüyor. Açıkçası.Veliaht'ın şahsını korumak için bir taburun görevlendirilmesi. ikinci konu Hareket Ordusu idi. Üstelik 1915'te. mizah sanatını parlatan iki iddiasını daha aktarayım: "Resmi tarihi altüst ettiğimi kabul ediyorum." (T.Atay yazmıştır ama anlattığı olay 1919'da geçmiştir. Bu konudaki iddialarının da gerçeğe aykırı olduğunu görmüştük.15. cumhuriyetçi ve laik olduğu ya da komünist olmadığı için M. Çünkü bir başka kitabında F. Vahidettinci yazar Vehbi Vakkasoğlu'nun bir iddi ası ile bitirmek istiyorum: "Sultan Vahideddin. Vakkasoğlu. 98) Bu bir film senaryosu olsaydı.. s. Bunu açıkça yazmak dururken. uydurmuş. s. usulden değildir. ordunun kendi şahsını korumakla görevlendirdiği taburu. Çanakkale Boğazı'nın zorlandığı tehlikeli zamanlarda.

birdenbire Bisan istikametinde son süratle çekilmeye başlıyor. s.Ordu ile 8. solunda da 7.Ordular var. ve 8." (Sarıklı Mücahitler.. (Dedektif X-l. İhanet. Doğrular. her tarafta başarılı savunmalarla vatanımızı koruyabilmiş olmamızdır. Albay Lavvrens'in aracılığı. Vaziyet tek kelimeliktir: Kahhari hezimet (Tam yenilgi)! 4. Arapları kasdediyor. 7.Ordunun gerisine düşüyor ve bu orduyu kuşatıp kamilen esir alıyor. Filistin Cephesindeki ihanetten söz ederken...Ordu. Birdenbire.Kemal Paşanın.Ordu. İngiliz Entellijansı (gizli servisi).. nasıl ihanet etmiş M. eski Şeyhülislam M. [M. İşte bunun üzerine memleket tek kalemde tepetaklak olmuş ve Mondro s'un imzası zorunluğu doğmuştur. Vaziyeti birdenbire ve tepeden inme haber alan 4. Haleb'e doğru akmaya başlıyor. Ordulardan teşekkül eden cepheyi çökertebilmek İçin Yahudi asıllı İngiliz Başkumandanı General Allenbi (Allenby).Kemal'dir.Kemal'in komutanı olduğu] 7.Orduya ve bilhassa Ordular Grubuna hiçbir haber vermeden ve hiçbir şey sızdırmadan. miğde bulandırıcı bir laf salatası! Mısıroğlu'nun esin kaynağı.Ordu. şimdilik üstü kapalı ifadesine göre. Hayır.Ordu hiçbir baskı görmeden (!) Haleb'e çekilmiş ve orada karargâh ku rmuştur. General Allenby ve casus Lawrens'le gizlice ilişki kurarak. 8. Yazarın kasdettiği M. Peki. (Mısıroğlu bu palavraya bir de Lawrens'i ekliyor) Nihayet 31 Ağustos 1918. İlerde bu hususu daha açıkça belirtecek: ". Ancak Tul-u Kerem mevkiindeki Cevat Paşa birkaç kişilik maiyeti ile zor bela kurtulabiliyor. ve 8. Önce Büyük Doğu'da Dedektif X-1 imzası ve Hakikat başlığıyla yayımlanan ciddi (!) yazıda yer alan iddiaları aktarıyorum: "Şeria nehrinin sağında 4. bir ihanete ku rban gittiğimiz Filistin Cephesi hariç tutulursa..C.sayısında.Bu bölgede Türk ordusunu yenilgiye uğratabilmek için İngiliz Entelli -jansı hummalı bir faaliyete geçti. Şam'a doğru mahşeri bir ana-baba akışıyla kulaç atarken." Bir tek kelimesi bile doğru olmayan. ne de solundaki 8.7.Kemal? Mısıroğlu'nun. İngiliz ordusu hemen bu yarıktan içeri dalarak.168) K.Ordu artıkları. derhal 4.Ordu ise.Sabri'nin genel bir iddiası ile Büyük Doğu dergisinin 25. cephe üzerinde müthiş bir yarık hasıl olmuş ve 4. "Dedektif X" imzasıyla yayımlanmış olan yazılı bir hezeyandır.216 meşhur İngiliz casusu Lavrens (Lawrens) aracılığıyla emeline muvaffak oldu. İngiliz baskısı oradan. M. 1. tarih boyunca misli görülmemiş bozgun seli halinde.Sabri'nin iddiasını daha sonra ele alacağım.Ordu üzerine dönüyor. işte Dedektif X-1'in bu hezeyanları. birbirinden uzakta ve temassız halde kalmışlardır. Yıldırım Ordular Cephesi denilen ve 4.30) Sanırsınız ki Mısıroğlu. daha orduların konumunu bile bilmiyor) Bu arada M. Az sonra daha açık yazacak.. ne sağındaki 4.Mısıroğlu'nun bu gülünç iddialarının kaynağı. s. İngiliz kumandanı Allenbi ile hususi temaslarda bulunduğunu da bir gün tarih tespit edecektir. ilerde de belirtilecektir. herhangi bir maddi menfaat bahis mevzuu olmaksızın. Suriye Cephesi □ K.6.Mısıroğlu diyor ki: "Önemle belirtilmesi gereken tarihi bir gerçek vardır ki o da." (Lozan.Orduya.217 yenil- de bi an _8 .

295.000'i aşmıştır.283. 1918 Martında Yıldırım Orduları Grubu Komutanı olan Liman Paşa. doğudaki iki ordumuzu. Yazlık elbisesi olmayan. geriye işin özü olan savaş kalır. Hayvanların bitkinliği o dereceye varmıştı ki bazı bataryaların birkaç yüz metre içinde mevzi değiştirmeleri için verdiğim emirler bile güçlükle yerine getirilebiliyordu.Kemal-İngiliz gizli anlaşmasını (!) şimdilik bir yana bırakıp Filistin/Suriye cephesindeki savaşın doğrusunu görelim. Kendi ayaklarında. kendiliğimizden geri çekilerek Teberiye gölü ile Yermuk vadisi arasında bir mevziye girmeyi düşündüm ama Türk askerlerinin yürüyüş kaabiliyeti çok azalmış olduğu ve koşum hayvanlarının da artık çekiş kuvvetleri kalmadığı için.5 kilo. Bir İngiliz taarruzu başlamadan. mevzilerde kalıp direnmenin daha güvenli olduğuna karar verdim. ancak kalın yün kumaş giyen (bunlara paçavra demek daha yerindedir) ve dörtte üçünden fazlasının artık iç çamaşırı da kalmayan Türk erlerinin. Birkaç aydan beri. 'Büyük Turan İmparatorluğu' hayali içinde219 İran'a. ölü İngiliz erlerinin ayaklarındaki çizme ya da postalları gıpta ile seyrediyorlardı. 307. o da varsa. ihtiyat kuvvet bulunmadığı için mümkün değildi. 294. 306. Ama bu vaadlerin biri olsun yerine getirilmedi. Azerbaycan'a ve Kafkasya'ya doğru yürütmektedir. ne kadar zahmet çektikleri açıktır. arpa verilebilen hayvanlar. cephede bulunuyordu ve altı aydan beri yeni gelmiş hiçbir tümen yoktu. 95 km. kan içinde kalmış ayaklarla dönüyorlardı. yenerek.lik bir cephede.gi ve General Allenby'nin emeline kavuşması gibi arabesk süslemeleri çıkarın. Daha 1917 sonunda asker kaçaklarının sayısı 300. Malarya ve dizanteri. yırtık çarıklar vardı hatta çok defa bu bile yoktu. doğrudan tenlerine giydikleri bu kalın kumaş altında ve 55 -65 derece sıcaklıkta. Tümenlerin mevcutları pek az olduğu için ilk hatlarda az piyade bulundurmak.222) Enver Paşa ise. Türkiye'de Beş Yıl. (Liman Paşanın 13. Ayaklarını paçavralarla sarıp savaşıyorlardı. her üç orduda her gün yüzlercesi ölüyordu. bu sıcak yaz mevsiminde pek çok kurban verilmesine sebep oldu. • Savaşın özeti 218 Türk ordusu savaşa savaşa. kuzeyine kadar çekilmek zorunda kalmıştır. Suriye Cephesindeki acı durumu anılarında özetle şöyle anlatıyor: "Yıpranan tümenlerin geriye alınması ya da değiştirilmesi.12. 303. görevden her defasında. Süvarilerin atları da acınacak durumda idi. 308. durumu yukarda açıklanmış olan üç Türk ordusu bulunuyor: Akdeniz de bi an _8 . Keşif kolları. günde ancak 1-1. boşlukları makineli tüfeklerle doldurmak gerekiyordu.1917 günlü raporu. Subayların çoğu bile düzgün bir ayakkabıdan yoksundu. yenilerek ve gittikçe zayıflayarak. s. Sina'dan Kudüs'ün 50 km. çok zaman susuz kalıyor. Sekiz tümen altı aydan fazla bir süredir değiştirilmeden.' üç yıl içinde. Enver Paşa. Türk askerleri. Topçu cephanesi de o kadar az geliyordu ki bataryalarda hiçbir zaman gereken sayıda cephane bulunmuyordu. 312)221 Akdeniz ile Şeria nehrinin doğusundaki Maan bölgesi arasında. iyice zayıflamış Suriye ve Irak cephelerini takviye edeceği yerde. 309. M."220 (s. 11 Eylül tarihli telgrafında her türlü yardımın yapılacağını yine vaad etti.

onun gerisinde toplanacak olan 4 tümenli süvari kolordusu. ne Ordular Grubu Komutanlığının ve ne de orduların elinde yedek kuvvet bulun uyor. (Filistin-Sina Cephesi. İngilizler. ayrılmadan olayların içinde kalacak ve ordusunun dağıldığını görecektir. 623.Belen. 314. (F. s. bunun üzerine.Belen.Ordunun sol açığında da.Kolordu cephesi) yarmaya çalışacak. Yüzyılda Osmanlı Devleti. otomobil kolları. Cepheye kadar günde altı yüz bin galon arıtılmış su akıtan boru hattı ile demiryolu döşenir. 20. Ortada. s.100 tüfekli bir tümenden başka. uçak alanları. iki! (Türkiye'de Beş Yıl. ortadaki 7. yarma bölgesinde ise 14 kat üstünlük sağlamışlardır. günde 43. Filistin ve Suriye'yi ele geçirmek için çok büyük hazırlık yapmışlardır. s.000 muharip er ve sadece 20. 56.622) 7.Belen. deniz kıyısından yarmaktır.vardı. s.Yüzyılda Osmanlı Devleti. ortalama 1. saldırıya geçmek için İngilizlerden emir bekleyen Faysal komutasındaki Arap birlikleri bulunuyor.000 kılıç." (Türkiye'de Beş Yıl. Filistin-Sina Cephesi.Orduya sığınan Hindli bir çavuş. s. (Filistin-Sina Cephesi.366.Ordu cephesinin sağında bulunan 22.lik yerden (8. Ordusu. (F.Ordu222 var. Türk cephesini. 67. 2 tümenli öteki İngiliz Kolordusu ise.616) "7.615.Kolordunun cephesi) cepheyi yarayacak.385 İngiliz altınıdır. s. 8. asıl taarruzdan bir gün önce. 200 km. 8.223 17 Eylülde. M. s. Filistin -Sina Cephesi. 8.000.lik bir boşluk bulunuyordu. bu cepheyi Şeria nehrine y akın bir noktadan (20.000 at toplanır. (Liman. 35.300 tüfek gücünde. Yüzyılda Osmanlı Devleti.Ordu yer alıyor.' (F.307) Üç ordunun toplam mevcudu ise.) Cevat Paşa bunun üzerine istifa ederse de. 622. bu kesimde.Ordu cephesine taarruz. s. kroki 54) 4.620 vd. Bu kadronun yalnız yiyecek gideri. 11. İngiliz cephesinin sağ yanını koruyacaktı. 18 Eylül Çarşamba de bi an _8 . 20. tüm kadro 400.Ordu cephesine taarruz edecek.615) General Allenby'nin planı.000 motorlu araç.Türk KolordusununKomutanı Albay Refet (Bele) Bey. FilistinSina Cephesi. Geri bölgede çalışan işçi sayısı 135.000 deve. açılan gediklerden Türk cephesinin gerisine sarkacaktır. Genel olarak.Ordunun karşısında bulunan. süvaride 4 misli üstünler. Bütün cephedeki uçaksavar topunun sayısı.331) İngiliz ordusu.000 tüfek. s. tamirhaneler. 20. Komutanı Cevat Çobanlı Paşa. İkmal noktaları ve birliklerde 6.368.Ordu cephesinde 5 kat. Tümenler.000 kişi.000 tüfek. İngilizlerin deniz kıyısından taarruz edeceklerini bildirir. Şeria nehrinin batı kıyısı ile doğusunda ise Cemal (Mersinli) Paşanın 4. 4.320) İngilizler ise. Cevat (Çobanlı) Paşa durumu hemen Liman Paşaya duyurur ve takviye ister. Sağ kanadı denize dayalı olan 22. bir tümen ve bir tugaydan kurulu Chaytor Grubu ise. s. Liman Paşa bu istek ve öneriyi kabul etmez. 100.tarafında 8. depolar.Kemal Paşanın komutasındaki 7. hastaneler vs. mevzilerini geride bulunan bataklık bölgeye çekip cephesinin daraltılmasını önerir.307.000'e yükselir. muharebe birliklerinden tamamen yoksun. 10 km. amele tabur ları. Bu kesime 384 top yığılır.Ordunun ön hatlarında bulunan ve kuvvetlerine oranla çok geniş bir cepheyi tutan tümenlerinin gerisinde.Ordu emrindeki 1. 6 tümenli İngiliz piyade kolordusu. 40. piyadede 3 misli. Burada menzil birlikleri. 552 top gücünde.Ordu ile 8. s.

tehlikeyi o kadar y akın görmediği için erteler.30'da İngiliz Süvari Kolordusu. piyadeler. İngilizlerin durdurulması mümkün olabilirdi" diyor. fakat Bisan geçidinin güvence altına alınmasını. Ordular Grubunun sağ yanı. her türlü düşman hareketine açılır.30'da Ordular Grup Karargâhının bulunduğu Nasıra'yı basacak.320) Liman Paşa. yolları insan ve hayvan ölüleri ve nakil vasıtası parçalarıyla doldurur. solda. sağda Albay İsmet (İnönü) komutasındaki 3.. s. Tul-u Kerem yönüne sevk eder. s. çok yoğun topçu ateşiyle yıkılır. açılan kıyı yolundan kuzeye doğru hızla ilerlemeye başlar.368) "Bu kararını.319) 8. İleri hatta bulunan 163. ve 19. (Filistin-Sina Cephesi.Kolordunun özellikle sol kanadına yüklenir. özet olarak şu direktifi verir: "Ordu için gösterilen gerideki savunma hattıyla aynı fikirdeyim.günü başlar. Refet Bele'nin komuta ettiği 22. s. komşu Ordu Komutanlıklarına ve Yıldırım Ordular Grubuna bildirir. Düşman gece. birçok kez karşı taarruza kalkarak düşmanı durdurur. kroki 55) İngilizlerin asıl ve kesin sonuçlu taarruzu.Kolordu cephesinde. 20. 8. düşman topçusunun. iki zayıf tümen tarafı ndan tutulan birinci hat mevzileri. Şeria nehrine yakın kesimde de Ali Fuat (Cebesoy) Paşa komutasındaki 20. kroki 55) Tul-u Kerem kısa zamanda mahşer yerine döner. Asıl süvari kitlesi ise kuzeye ve doğuya doğru ilerler.632) Liman Paşa. 8. Oysa 8.Kolordu (2 tümenli) bulunuyor. Asıl kitlenin. (Filistin-Sina Cephesi. oradan buradan tasarruf ettiği birlikleri.630.631) Bunun üzerine." (FilistinSina Cephesi. 20." (Liman von Sanders. "Yarım saatte bir değişen İngiliz uçak filolarının attıkları bombalar. deniz kıyısından ilerleyen İngiliz Süvari Kolordusunun bir kolu. bir kısım maiyeti ile de bi an _8 .Kolordunun sol kanadındaki 26.635) Fakat 20 Eylül sabahı.224 Bundan sonraki harekât için düşüncemse.633)225 Liman Paşa. 316) 07. (Filistin-Sina Cephesi.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Şeria nehri üzerindeki Bisan geçidini tutması tehlikesi belirmiştir. s. (Türkiye'de 5 Yıl. s. saat 03." (Filistin-Sina Cephesi.319) Bu arada bir İngiliz süvari tümeni. 05.629) 20. Ordular Grubu Komutanlığına. araçlar Tul-u Kerem'e (kuzey doğuya) çekilirler. s.632. sonraki harekât için direktif ister. ve 7.Tümenler ile Alman Asya Kolu) geceleyin geriye çekeceğini bildirir.Kemal. Aynı zamanda.Orduların arkasından geçerek. k arargâh dağılacaktır. İkinci hat me vzileri de yer yer çöker ve cephe yarılır. topçular. tutulacak olan bu hattın kesin olarak savunulmasından ibarettir. s. Düşman cepheyi yarmayı başaramaz. Ordular Grup Komutanlığından. "Eğer geride biraz ihtiyat kuvvet bulunsaydı.vd. (FilistinSina Cephesi.Ordu Komutanı M. 7. s. daha geniş bir çekiliş durumunda kullanabileceği tek güvenli geçit budur.Alay. Liman Paşa. gaz mermileri kullandığını bildirir.Ordu cephesinde başlayacaktır. ve 7. 19/20 Eylül gecesi. önceden hazırlanmış olan ikinci hatta çekilmeye karar verir. (Liman von Sanders. (Türkiye'de 5 Yıl.314. sol kanadını da (16.45'te.Kolordu (2 tümenli).30'da. 8. (F. s. Gün topçu ateşi ile geçer.Ordu Komutanı. 19 Eylül 1918 Perşembe günü. s. Türkiye'de 5 Yıl.Ordunun sağ kanat birlikleri.Ordu cephesinde. (Filistin -Sina Cephesi.Ordunun. Türkiye'de 5 Yıl. Tümen. Tul-u Kerem'e girer. s. saat 17.Belen. s. sağ kanadı açıkta kalacak olan ortadaki 7.

Ordunun Nablus'u boşaltarak Beyt-i Hasan'a gideceği.Kolordu karargâhına uğrayıp bu kararı bildirmeyi de ihmal etmez.Ordu karargâhına gelirler. 7.227 Yolların tıkanmış olması. Şeria nehrinin doğusuna geçmek ve geçitleri tutmak için taarruzunu şiddetlendirir.Kolordu karargâh mensupları. Nablus'daki askeri ve sivil makamlara duyurulur. henüz savaş yeteneğini yitirmemiş bazı birliklerinin bulunduğunu öğrenince.Ordunun. (Filistin-Sina Cephesi.Ordunun yeni durumuna uymak için 13.649.636) 8.45te.30'da Taberiye'ye ulaşır. (Filistin-Sina Cephesi. 21 Eylül günü öğle üzeri. düşman taarruzu şiddetle devam ettiği için elinde kalan son birlikleri. 3. (Filistin-Sina Cephesi. 7.226 Bu sırada İngiliz Süvari Kolordusu durmadan doğuya doğru ilerlemektedir. Karargâhın geri kalanı da saat 18. 637) 8. s.Ordu Komutanlığına saat 13.Ordu Komutanı Cemal (Mersinli) Paşa ile bağlantı kurabilir. Bir kolu akşama doğru. Bisan kesimine ulaşır.Kemal.641) 7. 8. ve 20. tutsak olmaktan güçlükle kurtulurlar. (Filistin-Sina Cephesi.645 vd. ve 7. 659)228 8. Akşam üzeri M.Ordunun iki kolordusu savaşarak yeni hatta çekilmektedir. 8. Cevat Paşa ve Refet Bey. 8. daha gerideki bir hatta çekilmelerini emreder. Cevat Paşa. bunların başına gitmeye karar verir. Bisan geçidi ile kuzeyindeki köprüyü denetimi altına alır.Kemal Paşa. Kurmay Başkanı ile birkaç subay ve 20.Kolordu birliklerini de sürekli hırpalamaya başlamışlardır.641. 4. 15. (Filistin-Sina Cephesi. çekilmenin güvenliği için alınacak önlemleri bildirir. 3.Ordunun kuzeye çekilme yolunu (C enin) keser. devrilen araçlar yolları tıkar. Giderken.Ordu karargâhı düşman süvarisinin taarruzuna uğrar. emir subayları ve Kurmay Başkanıyla Beyt-i Hasan'a hareket eder. (Filistin-Sina Cephesi.00'de yürüyüşe geçer.Ordu Komutanı. çekilişi çok ağırlaştırır. s. komşu birliklerle bağlantıyı koruyarak. (Filistin-Sina Cephesi. 654) Kalabalık filolar halindeki düşman uçakları. s. Bisan'ın tutulduğu anlaşıldığından. s. s. Durum birlikte değerlendirilir.Orduların belli başlı bütün çekiliş yolları kapanmıştır.) Bu sırada 7. cephesine yönelmiş düşman taarruzuna direnmeye çalışmaktadır.Nasıra'dan ayrılır. (Filistin-Sina Cephesi. s. Emir Faysal komutasındaki Arap birliği de demiryollarını ve haberleşme hatlarını sabote ederek İngilizlere yardım etmektedir. taşınamayacak malzemenin tahribini. M. önceden haber verdiği hattın da gerisine çekmeye k arar verir. en kısa yoldan Şeria'nın doğusuna geçilmesi gerektiği düşüncesinde. (Fili stin-Sina Cephesi. Cemal Paşa birliklerini kuzeye çekmeye hazırlandığını bildirir.647) İngiliz uçakları.657) de bi an _8 .Ordu o gece çekilip yerleştiği yeni mevzilerde. Bisan'ın güneyinde. 642) 8. iki kolordusuna. Öbür kolu ise 8.Ordu karşısında bulunan Chaytor Müfrezesi. Ancak 4.30'da ulaşacaktır. Şeria nehrine doğru vadilerde ilerleyen düzensiz birliklerini yakalar ve üst üste saldırarak ağır kayıp verdirir. s.Ordu Komutanı Cevat Paşa. Komutanlar. s. görüş birliğine varırlar. Bu bilgi. Nablus çıkışında.Ordunun elde kalan birlikleri de dağınık bir biçimde Tul-u Kerem'den Nablus'a çekilmektedir.

kolordu ile nehir arasına sokuldukları görülmektedir. nehir kıyısına ulaşmak için yürüyüşe geçilir. 4. Düşman topçusu da. doğu kıyısına çıkmayı başarırlar. Bir yerleşim merkezine ulaşmak için Aclun dağlarını aşmak üzere dinlenmeden yola çıkarlar. Disiplini sağlamak için sert önlemler alınır. su ve yiyecek bitmiştir. Albay İsmet. gecikmiş 4.Kemal.Kolordu birlikleri de sahra toplarını tahrip ederek. s. Düşman süvarilerinin. 50-60 metre genişliğindeki nehrin geçilebilir yeri. Ayrıca bir süvari birliği de bu tümene saldırır. Kolordu ve tümen karargâhları ile zayıflamış birlikler. s. yeniden 7. (Filistin-Sina Cephesi. Albay İsmet teslim olmanın askeri namusla bağdaşmayacağını söyleyerek reddeder. Şeria'ya yaklaşmaya çalışmaktadır. 23 Eylül günü. Bisan güneyindeki kesimden. Ama Bisan'dan doğu kıyısına geçmiş bir düşman süvari birliği ya klaşarak. kuzeyden ve güneyden kuşatılmak üzeredir.Keşifler. zorlukla nehri geçer. soyunmuş erlerin tuttukları iplerle işaretlenir ve hayvanların ya da erlerin sırtında karşıya geçilir. (Filistin-Sina Cephesi. Şeria nehrini geçmenin mümkün olmadığını göstermektedir. (Filistin-Sina Cephesi.657) 21/22 Eylül gece yarısı. yolsuz ve uçurumlu bir bölgeden geçilecektir. 3.Ordunun Şeria batısında bulunan 24.Tümeninin süv ari bölüğü komutanı. geçitleri tutan düşman süvarisini yarmak ve zorla nehri aşmak için harekete geçilmesini emreder.Kolordudan ise haber yoktur. Bazı komutanlar muharebeye son verilmesini isterler.229 Geçiş gün doğmadan sona erer. Cephane çok az kalmış. 22/23 Eylül akşamı yola çıkılır.675)230 24 Eylül sabahı savaşarak geçitlere yanaşırlar. nehri geçecek birlikleri korumak üzere artçı bırakılarak.231.Süvari Tümeni.Ordu Komutanı Cevat Paşa. Dera kesiminde de bi an _8 . Geçiş. Bugün bazı küçük birlikleri ile doğu kıyısına geçmiş olan 8.Ordu karargâhına katılmıştır. İki tümen geçitlere doğru ilerler. s. Asker bitkin ve. artçı olarak bırakılmış Süvari Tümenini geri atacak ve doğu kıyısına geçebilmiş olan bu askerlerin bir bölümünü yok edecektir.676) 7. M.Ordunun birlikleri ile İngilizlere ve Araplara tutsak vere vere geriye çekilen. (F ilistinSina Cephesi. s. kaçak toplama ve alım işleri dolayısıyla çevreyi iyi tanıdığını açıklayınca. Geçit. top ve makineli tüfek ateşi altında ve savaşa savaşa gerçekleştirilir. "Böyle bir tutanağı getiren kişiyi öldüreceğini" söyleyerek yılgınlığı bastırır.Ordu karargâhına gelir.açtır.672) 4. Gerisinde harekete elverişsiz bir arazi bulunan bu kolordu. onun bilgisinden yararlanmaya karar verilir.Ordunun kalan birlikleri ve kurtulabilen geri birimler. 22 Eylül gün ağarmadan nehir kıyısına ulaşılacaktır.Ordunun güney kanadında bulunan bazı birlikler ve perakendeler de 7.673. kroki 57) Bu sırada 3. doğusunda ve batısında düşman hareketlerinin çoğaldığı nehrin uzak bir noktasından (İrbit üzerinden) geçerek kuzeye çekilmeye karar verir.Kolordu. s. Geçişin korunması için gerekli düzen alınır. (Filistin-Sina Cephesi. Dağlık. zikzaklı bir yol izlemekt edir. 3. s. (Filistin-Sina Cephesi. Kuzeydeki tümenin öncüsü düşmanla çatışmaya girer.667) Biraz güneyde bulunan 20. güneydeki tümenin geçit yerini ateş altına alır. teslim tutanağı hazırlandığını öğrenince.

Kemal Paşanın. birçok yerde yayımlandı.Yüzyılda Osmanlı Devleti.370. Filistin Cephesinde de devam ettiği." (Hilafet.Kemal ile İngilizler arasında.Kemal gizlice anlaşıyorlar. M. Türkiye'de 5 Yıl. mesela Harbiye Nazırlığına gelebilmekti.Bu konudaki yazı ve açıklamaları.233 2) Enver'in ve savaşın karşısında olmak. 1. onunla Türkiye'nin gelecekteki kimliği üzerinde anlaşmanın gereğini ortaya çıkarmıştır. M. Kurtuluş Savaşı içindeki M. böyle temelsiz. neden İngiliz taraftarı olmayı gerektirsin? Mısıroğlu'nun yazılarından.Kemal Paşayı Rayak'a çağırır ve Rayak Cephesi Komutanlığına atar. 28 Eylül günlü yazılı emriyle M. binnetice (sonuç olarak) İngiliz taraftarı mevkiine sürüklendiği malumdur (!). değişik kitaplarından derleyerek biraraya getirmeye çalıştım. M. Savaşın hesapsız idare edilmesine de karşı çıkmıştır.Kemal Genelkurmayın Almanlara teslim edilmesine ve savaşa girilmesine gerçekten karşıydı.690.338) Savaşın ve Şam'a kadar çekilişin. s.. kanıtsız ileri sürülür mü? Vahdettincilere özgü bir yöntem bu. IRA ve Sinn Fein taraftarı olarak mı kabul edeceğiz? Karşıt gücün yanı nda yer almak.142 vd. b. Üçüncü ve Dördüncü Bölümlerde ele alınacak.. onun ve Almanların aleyhtarı.. davul zurna eşliğinde açıklar.232 Vahidettin de savaşa karşıydı. Hilafetin amansız düşmanı olan İngilizlerle bu paralelliğin..C. Rayak'ta kuvvet toplamaktadır. Çekiliş. 107) 1) M. 'malumdur' deyip geçiyor.Kemal Sofya'dayken. dayanaksız. Ancak olayların gelişmesi. s. s. Fakat bu safhalarda M. sağır sultan bile duyardı. doğrularıyla birlikte topluca aktarıy orum: "M. c. olsa olsa.Kemal-İngiliz ilişkileri. İngiliz süvari kolordunun takibi. Bu ağırlıkta bir iddia. M. belgelere dayalı gerçek hikâyesi bu. Elinde belge olsa. (F. 20. Bu paralellik Filistin/Suriye Cephesinde de devam ediyor. s. Filistin-Sina Cephesi. kaçınılmaz bir şart mıdır? 3) Yazarın iddialarına göre: a. Sofya'da. hilafet ve buna benzer meselelerin söz konusu olduğu söylenemez. sırf bir mevki elde etmek için İngilizlerle ilişki kuruyor. İngiliz aleyhtarı olduğu anlaşılıyor. Şimdilik. Arap birliklerinin ve yağmacı aşiretlerin saldırıları altında. bilinen (!!!) bir husustur.Kemal'i Anadolu'ya gönderebilmek gibi önemli bir rol sahibi kılınca. Enver'in sağladığı Alman desteğine benzer bir destek sağlayarak. devlet kademelerinde bir yere.biraraya gelirler.682) Liman Paşa. Türkiye'nin gelecekteki kimliği ve hilafetin yarını üzerinde.Kemal'in bir mevki elde etmek için İngilizlerle ilişki kurduğu iddiasına değinmek istiyorum: Yazar bu konuda hiçbir belge ve tanık göstermiyor. s. M. s. İngilizler ile M. (Filistin-Sina Cephesi. □ Mısıroğlu'nun bu savaş hakkındaki şaşırtıcı iddialarını.Kemal'in Anadolu'ya gitmesi söz konusu olunca.Kemal-İngiliz anlaşmasına sonra yeniden değinmek üzere Mısıroğlu'nu okumaya devam edelim: de bi an _8 . ayrıca Lozan. Amaç. öyleyse onu da.Belen. Haleb'in düştüğü 25/26 Ekim 1918 gününe kadar sürecektir.

sonra kitap olarak da çıkmıştır.. Buradan düşman süvarisi geçti. 1. 7. 7. Abdülaziz Hanci adlı Mısırlı bir yazarın. "M. M. İkisinin arasında. Ordulara haber vermeden.Ordu Kumandanı olarak Nablus'a gitti. s. yalanla gerçek arasındaki kadar büyük fark var! Bu fark.Kemal‘in anılarına dayanarak yazdığı Arapça ‘Müzekkerat-ı Kemal Paşa‘ adlı kitaptan çevirerek aktarıyor. Hakikat anlaşılmıştı fakat neye yarar? Anlatılması uzun sürecek güçlükler içinde. Liman von Sanders'in karargâhına kadar ulaştı. ve 8. Kendisi diyor ki: 'Bu gece şiddetli bir muharebe ile geçti ve ordumun sol cenahı (kanadı) bozuldu ve esir düştü. bi an _8 . Abdülaziz Hanci'den mi kaynaklanıyor. çöllerden aşarak. Onun cepheye gelmesinden sadece birkaç gün sonra İngilizler yeniden taarruza geçtiler. aslından değil de." (Atatürk'ün Hatıraları. 7.Ordulardan kurulu olup Yıldırım Orduları adını alan bu kuvvetlerin Cephe Kumandanı. Ama ikisinden birinin. 4. Önce bi rkaç hususu açıklamak gerekiyor: 1) M. sağ ve solundaki 4. ani bir şekilde ricat etmesiyle ortaya çıkmıştır. (Lozan.. Benim ordumun sağ kanadındaki ordu esir oldu ve boş kalan bu cepheden geçen düşman süvarileri.Ordu Kumandanı ise M. M.Kemal Paşanın ayrıntılı açıklamak istemediği olayların içyüzü şudur" deyip yazısına devam ediyor.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşa.174) Yani Türkçesi ve aslı varken. Mısıroğlu. o derece süratli bir bozguna yol açtı ki kilometrelerce geride bulunan Ordu K umandanları bile canlarını güçlükle kurtarabildiler.C. 8. (!) Bu de □ "M. 1..' " (Lozan. 1926‘da.C. Şam'a ricate mecbur oldum. anıların Arapçasını yeniden Türkçeye çevirip kullanıyor. s.Ordu kumandanı Cevat (Mersinli) Paşa. ordumu Şam'a kadar getirebildim. Gerçekten.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşa.Kemal Paşanın. Hakimiyet-i Milliye ve Milliyet gazetelerinde yayımlanmış. 2) M. 4. Burada çekilen zorlukların açıklaması uzun sürer. devletimizi Mondros Mütarekenamesini imzalamaya mecbur bırakan bu hezimet esnasında. ve 8.Kemal‘in bu savaşla ilgili anı ve açıklamalarını.Kolordu Kumandanı İsmet (İnönü) Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kalmıştı. 7. s.Kemal‘in anlattıkları ile Mısıroğlu‘nun Abdülaziz Hanci‘den aktardıkları arasında büyük fark var. kestirmek zor.Kemal Paşa.Kemal Paşa idi.. Liman von Sanders'in karargâhını bastı.Ordu Kumandanı M. nehirlerden geçerek. Liman von Sanders'ti. devamını sonra aktaracağım.□ Mısıroğlu devam ediyor: "Filistin Cephesi'nde üç ordumuz vardı. Ama M. (!)" "Bu hezimet.. Ordumla sahralar ve nehirler geçerek. 31 Ağustos 1918'de (Mısıroğlu da hiçbir savaşın başlama tarihini bilmiyor !).234 bu cephede o kadar ani bir çöküş oldu ve bu hal.atmış ve burada 3. karargâhından kalpağını bile alamadan kaçıp kendini Şam'a zor. "ordumun sağ kanadındaki ordu esir oldu" diyor.174) Mısıroğlu. 8.Kemal'in söylediklerinin aslı şu: "Gece muharebe ile geçti. ayıp ettiği açıktır.Kemal‘in bu savaşla ilgili anıları. yoksa Mısıroğlu mu böyle çevirmiş.65) (3) "Ordumun sol kanadı bozuldu ve esir düştü" demiyor. Cephe genel karargâhı Nasıra'da bulunuyordu.

000 ölçekli Andrees atlasında bile bulamadım. herkes başının çaresine baksın!'237 Filhakika bu emrin hakiki mahiyetinin. Halep'te topl amak ve orada yeni bir karar vermek lazım geliyordu. burada kendi ifadesine göre. 'Umum Cenup Orduları Kumandanı' gibi bir unvanla 'cep- de bi an _8 . yani ancak 25 günde (?) geçilebilecek bir yolu süratle aşıp Halep'e gelen M.728.açıldığı bir sırada. Binaenaleyh mecnunane bir emir verdim. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı değil. daha geride bulunan Adana'ya çekti. 730.." (Hil afet. Rayak civarındaki kuvvetler ise Ali Fuat Paşanın emrinde ve bu kuvvetlerin hepsi şimale doğru hareket etsinler. Doğrular: 1) Baş kısımdaki uydurmaların doğrusunu daha önce belirtmiştim.Kemal'in anılarını anlattığı F. orada harp edeceğiz!.C. (Filistin-Sina Cephesi. s.Kemal Paşa da doğrulay arak. 1935 baskısı.176 vd. 30 Ekimde ise Raco'ya alınır. Bu döküntüleri Suriye'nin kuzeyinde.145 vd. kendisini Şam'a atmış (!). s.Atay ile Mahmut Soydan'ı kastediyor herhalde) bir askeri emir gibi not ettirilmiş bulunan bu sözlerin man ası açıktır: 'İstikamet kuzey. yer adları indeksi de bulunan.720. Yedinci Ordunun isminden ve bazı döküntül erinden başka bir şey kalmamıştı. Türkiye'de 5 Yıl. bu olayı gazetecilere şöyle anlatmıştır: 'O gece şunu anladım ki. s. 2) M. Rabat Fas'ta bir şehir !) gelen M. atlarken de Halep Kumandanına emir vermiş: 'Halep ve civarındaki kuvvetleri şimale çekin. daha önce. fakat burada da duramamıştır. (3) M. Çünkü Yıldırım Ordular karargâhı. bütün kıtaat ve cephelerde kumandanlık kalmamıştı.suretle merkezi durumdaki 7..Ordu karargâhı.' demektedir.Kemal Paşa. 1/ 400. sağ ve soldaki Yedinci ('Sekizinci' demek istiyor ama zihni yine dağınık herhalde) ve Dördüncü Orduları arkadan kuşatarak (!) yetmiş beş bin esir ve üç yüz yetmiş beş adet top ele geçirmişlerdir. Kalan kuvvetlerin kumandasını Cemal Paşa'ya terk ederek235 trene atlayıp Rabat'a (Doğrusu Rayak'tır. karargâhını 200 km. yorumladığımız gibi olduğunu M. 734) Fatıma adındaki yeri.' 240 "Bu emir üzerine. 'Bu hareket amelî idi.' 236 Gazetecilere (M.Ordunun ani ve habersiz ricati ile (!) cephede açılan boşluktan saldıran İngilizler.Kemal Paşa. Hilafet. s.Ordu karargâhıdır.Kemal. 22 Ekimde Halep'ten ayrılarak 24 Ekim Perşembe günü Adana'ya gelmiş bulunuyordu. 7. Fakat bu unvan da onun Halep civarında yeni bir müdafaa hattı teşkil ederek düşmanı du rdurmasını temin edemedi. 'Umum Cenup Orduları K umandanı sıfatıyla (?) M.Kemal'in emri üzerine Halep'ten çekilen. (Filistin-Sina Cephesi.351) 7. Cephe kumandanı tayin edildi." 238 "Gerçekten altı yüz kilometrelik (?) mesafeyi.." (Lozan.146} "Diğer kumandanlar gibi M. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı Halep'ten Fatıma'ya (?) naklolundu ve Yıldırım Ordular Kumandanlığına. Şam'a bıraktığımız kuvvetler İsmet Beyin..Kemal Paşa. s. yanında (?) bulunan şoförüne işaretle yavaşlayan otom obiline atlamış. 1.Kemal Paşa da sekiz kişilik maiyeti ile resmi e lbiselerini bile giyemeden (!). 'ahalinin hücumuna uğramış ve sokak muharebeleri yapmış!'239 Kendisine ateş.R. s.) Mısıroğlu'na göre Suriye savaşı böyle olmuşmuş. 25/26 Ekim akşamı Halep'ten Katma'ya.

C. birçok taarruza uğradı ama hepsini geri püskürtmeyi başardı.ordu) kesin olarak imha ve tasfiyesi ile sonuçlanmıştır.Kemal-İngiliz ilişkisinin son perdesi.Ordu Komutanı M.Kolordu adını alan bu tümenler.Kemal Paşanın 7. Liman Paşadan Adana'da devr alır.31. Saat 10. Buna bir 'evveliyat' uydurmak gerek.352. belge? Yok ama ne de □ Vehbi Vakkasoğlu. yazarın gerçekleri sürekli olarak saptırıp çarpıttığını belirtmek için duruyorum.242 Filistin-Sina Cephesi. (K. Ali Fuat Paşanın k omutası altında bulunan ve Bedeviler tarafından yakından takip edilen 1..Kemal'in son Filistin görevi. s. Eski Şeyhülislam. kendi komutasındaki üç ordunun (4. s. her zamanki gibi hiç d enetlemeden. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı çoktan Adana'daydı. _8 . Sadrazam A. M. 26 Ekim sabahı.730) Ayrıntılar üzerinde. karargâhını Adana'ya çektiği ifadesi de yanlıştır. M." diye yazıyor.Mısıroğlu.Kemal Paşa. S. kuzeyindeki Höyük Tepeleri'nde mevzilendiler. s. (CG Yol. bu konuda ne yazıyor: "M. daha geride bul unan Adana'ya çekti' diyor ki bu da tamamen uydurmadır. 1. akşama doğru şehri (Haleb'i) boşalttı." (Türkiye'de 5 Yıl. 7.İzzet Paşanın emri ile 30 Ekim günü. birdenbire Kurtuluş Savaşı'yla başlatmak.Tümen. Peki.7 ve 8. İngiliz işbirlikçisi ve 150'liklerden M. zırhlı otomobiller ve piyadelerin de katıldığı bir taarruz yaptı. karargâhını 200 km.Kemal'in. 1. ve 11.s. daha ayrıntılı bilgi için Filistin-Sina Cephesi. Bakalım Liman Paşa.0rdu Komutanıyken. inandırıcı olmayacak. (Son Bo zgun. 20.Sabri Efendi'nin yazısı ve M.Sabri Efendiye göre Kurtuluş Savaşı. M.95. 4) 'Fakat bu unvan da onun.Tümenler.Mücahitler. Ama bu gizli ilişkiyi. Bundan sonraki günlerde M.Kemal ile İngilizler arasındaki gizli anlaşmaya dayanan bir oyunmuş.Kemal Paşanın kurduğu savunma hattı.45'te düşmanın dört süvari alayı. s.Kemal görevi devralmak için oraya gitmiştir. şehrin batısından kuzeye çekildiler.. "M.Mısıroğlu bu senaryoyu pek sevmiş. Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığına tayin ol unur241 ve görevi.□ A. doğruları öğrenmeye vakit ayıramadığı anlaşılıyor. Haleb'in 8 km. (Türkiye'de 5 Yıl. aynen alıp yayımlamış. yazım yanlışlarıyla birlikte. Üçüncü ve Dördüncü Bölümde ele alınacak. s.726-730) Tamam mı? M. 7. Bu sebeple de senaryoyu. Mısıroğlu'nun yazdıklarını.353.)243 K. bir saat süren çarpışmalardan sonra bu taarruzu kırdı. Yıldırım Ordular Grubu Komutanının Liman Paşa old uğu gerçeğini gözardı ederek.Ordusu. Dilipak'ın yazmaktan ve konuşmaktan.Kemal ile İngilizler arasındaki şu gizli anlaşma masalına değinebiliriz. Sofya'dan başlatıyor.45-47) bi an he kumandanı' tayin edilmemiştir.) • Artık M. düşmanı Halep kuzeyinde durdurmuştur. s. Halep civarında yeni bir müdafaa hattı teşkil ederek düşmanı durdurmasını temin edemedi.Dillipak da.

Bu v aziyetten kurtulmak için tek çare. bu inanılmaz hadis eyi naklederken. harp tarihleri.' Sonra? Şiddetle reddettikleri bu ihanet teklifini Harbiye Nazırlığına.. ―günün birinde‖!Yani tarihi belli değil. bu iki kişiyi Nablus'a çağırmış. Ömer Lütfi Bey ya da Kazım Paşadan öğrenmiş olsa. Büyük Doğu dergisindeki yazılı hezeyanda yer alan şu ayrıntıyı da aktarıyor: "8 Eylül 1950 tarih ve 25 numaralı Büyük Doğu dergisi. Dedetif X-l'nin masalından yararlanarak. □ Mısıroğlu. bu uyduruk yazının 'yalanlanmamış olmasını'. Başka hiçbir çıkar yol kalmamıştır!' Her iki asker de bu teklifi şiddetle reddediyor ve böyle bir hareketin korkunç bir şey olacağını söylüyorlar ve yerlerine gidiyorlar. M.175) Şu palavranın üzerinde biraz duralım. İngiliz'lerle anlaşmaktır. Genelkurmaya. de bi an _8 . okuyucu nasıl olsa kurcalamaz.Kemal Paşa. 'Enver'den şikâyet etmiş ve İngilizlerle anlaşmak gerektiğini' söylemiş. 2) Peki. Mısıroğlu. İngilizlerle anlaşma teklifini şu surette nakletmiş ve bu neşriyat tekzip edilmemiş bulunmaktadır: 'Günün birinde M. ciddi belgelere dayanılarak yazılır. bunu elbette altını çizerek belirtirdi. bu tür hezeyanlara değil. Bir kurcalayan çıkarsa. Belgeler. Her yazı yalanlanır mı? Hele böyle bir saçmalamayı kim ciddiye alıp da yalanlar? Tarih. nasıl olsa kimse araştı rmaz.C. araya da Entellijans Servis.1. tarihten sıkılmadan. doğruluğunun kanıtı olarak ileri sürüyor. onun da çaresi var: Lafazanlıkla işi boğuntuya getirmek ve hakaret etmek!244 Ve savaşı. o zaman hayatta bulunan Ömer Lütfi Bey adında bir zatın muh atap olduğu. araştırmalar. bilgiyi kimden almış? Bu da belli değil. iman ve namusu ile tanınmış bir zattır ve elyevm (şimdi) sağdır. senaryosuna bir de Suriye Cephesini ekliyor. ya bu tür iddiaları zırva buldukları için susarlar ya da bir tartışmaya bulaşmamak için karışmazlar. her iki asker de bu teklifi şiddetle reddetmiş ve böyle bir hareketin korkunç bir şey olacağını sö ylemiş ve yerlerine gitmişlermiş.)' " (Lozan. 1) Ne zaman olmuş bu olay? Büyük Doğu yazarına göre. Teklif neticesiz kalıyor. Büyük Doğu dergisinin tarih polisi Dedektif X-1. anılar var ama önemli değil. (İşbu Ömer Lütfi Bey.Kemal. s. Yıldırım Orduları Levazım Reisi Merzifon-lu Miralay (Albay) Ömer Lütfi Bey (İstiklal Harbi sırasında Nafıa Vekili) ile Ordular Grubu Erkan-ı Harp Reisi (Kurmay Başkanı) Diyarbekirli Kazım Paşayı nezdine (yanına) çağırıyor ve diyor ki: 'Enver Paşanın idaresi. orduyu ve vatanı her yerde felakete sürüklüyor. gerçeklere aykırı bir biçimde anlatmaya koyuluyor. olduğundan başka türlü anlatmak gerek. Ama bu yetmeyeceği için savaşı da. Albay Lawrens gibi bazı esrarlı sözcükler sokuşturuyor. önüne ne koysan yer.önemi var. bilenler de. uydurmuş. çünkü böyle yalanı her babayiğit söyleyemez) ya da ve açıkçası. 3) İddiaya göre. Bu hale göre iki ihtimal var: Ya bu olayı başka birinden duymuş (Bunu da açıklamıyor.

Ordular Grubu Komutanı. Büyük Taarruz'da da 6. cildinin 10. bu kuşku uyandırıcı.Kolordu Kumandanı İsmet Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kaldı- de bi an _8 . O geniş cephede. sebepsiz ve gereksiz yere.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşanın. anlatmayacak. bu yüzden Türk ordusu bozguna uğrayacak ama bu olayın hiçbir yankısı. M. yazmayacak. 3. kendini Şam'a zor attığı ve burada 3.12." "8. ne karar yetkileri. sekiz kişilik maiyeti ile resmi elbiselerini bile giyemeden. ani bir şekilde ricat ettiği". bu tümenlerden birinin. sessizce toparlanıp geri çekilecek. kıy amet kopmayacak.Ordunun ani ve habersiz ricati ile cephede açılan boşluktan İngilizlerin saldırdığı". iki ordu komutanı. tümen komutanları da alay komutanlarına yollayacak. C. sekiz kolordu ve on dört tümen komutanı daha bulunuyor.1920 -14. "Ortadaki 7. gümbürtüsü olmayacak. M. tek başına karar vererek. sebepsiz emri. 1920'de Anadolu'ya geçecek. 'komşu birliklerden gizli olarak geri çekilmeleri' için emir verdiğini varsay alım.1921)248 Kazım Paşa (İnanç) da.Kolordu Komutanı olarak görev alacaktır. sağ ve solundaki 4. trene atlayıp Rayak'a geldiği.Kutay'ın yayımladığı.Kemal'i yücelten anıları. niye gereksiz yere bunlara açılmış? Ve bir Ordu Komutanı.Savunma Bakanlığı Müsteşarı. M. (27.246 Bütün bu komutanlara rağmen böylesi bir ihanet gerçekleştirilebilir mi? Ordusunu kimseye haber vermeden geri çekmesi yeterli idiyse. 'iman ve namusu ile tanınmış' Merzifonlu Ömer Lütfi (Yasan) Bey. dört tümen ve bütün bağlı birlikler. cepheye yayılmış iki kolordusunu (4 tümenini). Sakarya Savaşı sırasında Başkomutanlık Bürosu Başkanı.Kemal'in liderliğini ve komutanlığını kabul ettiklerine göre.Ordulara haber vermeden.11. bir buçuk yıl sonra da.Kolorduya bağlı 1.Tümen Komutanı olan Alman Yarbay Guhr bile ağzını açmayacak!247 Böyle bir şey olabilir mi? Osmanlı ordusu toptan hain mi? 4) Oysa. hiç kimse konuşmayacak.958 10.Kemal neden bu etkisiz iki kişiye açılıyor? Ne kuvvetleri var. gereksiz.Kemal Paşanın da kaçarak. iki yanındaki ordulara haber vermeden.Liman Paşaya.Ordu Kumandanı M. ani olarak nasıl geri çekebilir ? Bu kararının gerekçesini Kolordu Komutanlarına nasıl açıklar? Böyle bir şey olamaz ya. tümenlere. "Diğer kumandanlar gibi M. Kolordu Komutanlarına. • Mısıroğlu'nun iddialarını topluca hatırlayalım: "7.961'inci sayfalarında yayımlanmıştır! Mısıroğlu'na duyurulur. Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi'nin 19. Sonra? Kolordu Komutanları. kendisini Şam'a attığı.Kemal Paşanın. burada da duramayıp kalan kuvvetlerin kumandasını Cemal Paşaya terk ederek. bunlar da so nradan İngiliz ajanı mı oldular acaba? Ömer Lütfi (Yasan) Beyin. karargâh arkadaşlarına bildirmişler mi? Hayır! Hele 'iman ve namusu ile tanınmış' Ömer Lütfi Bey acaba neden susmuş? Böyle bir ihanet teklif ini saklamak da ihanete ortak olmak değil midir?245 M. TBMM'ne Amasya milletvekili olarak katılacak ve Bayındırlık Bakanı olacaktır. ve 8.

vs. yanlış." Artık hepimiz biliyoruz ki İngiliz taarruzu. onun adına 'hatırat' uyduran kişiler! Fevzi Çakmak'ı (!) dinlemeye devam edelim: "General Liman von Sanders. baştan sona yalan. Velhasıl gerçeklere aykırı. Hemen kurşuna dizilmesi için emir verece-ğim!'253 dedi. Bu tehlikeli safhalardan biri de Suriye bozgunundan hemen sonra cereyan etmiş ve neredeyse M.49) Fevzi Çakmak'ın sözde anılarında. 18/ 19 Eylülde başlamıştır. o cephede bulunan 7.ğı.. Enver Paşanın bu kararının gerekçesini (!) belirten iki cümle daha var ki Vakkasoğlu onları vermiyor: "Enver Paşa memleketin batmak ve kendisinin gitmek üzere olduğunu biliyordu. İngilizler büyük bîr taarruza geçmişler ve bir hamlede tekmil Filistin ve Suriye'yi ele geçirmişlerdi. Son Bozgun. gelen haberlere göre M.. düzmece. zaman zaman şiddetlenmiş ve tehlikeli safhalar arz etmiştir.. ne M. Alman Kurmayı ve M.Kemal Paşa ile Enver Paşa arasındaki zıddiyet.Kemal Paşa resmi elbiselerini bile gi ymeden kaçmış. ne de Cevat Paşa Şam'da İsmet Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kalmıştır.C. ne İngilizler o boşluktan yararlanarak ilerlemiş. 1." (aynı yer. Alman değil.Kemal Paşanın idamına sebep olacak hale gelmişti. Anı şöyleymiş: "Eylülün ilk haftasında Suriye'den çok fena haberler geldi. 1. 'Paşam. bilgisizce ve maksatlı iddialar!250 D Vehbi Vakkasoğlu da şöyle yazıyor: "M. Ben bu acı haberi öğrendiğim anda Enver Paşa. s. Beni görünce. olmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığını. kaderini bağlamış bulunduğu Almanları memnun etmek üzere.Kemal Paşa.' dedim." Ne M.sütun) Doğrular: 1) Liman Paşanın Kurmay Başkanı. daha 1917'de ele geçirmişlerdi ve Fevzi Paşa o tarihte. 11 Nisan 1975'ten aktarılarak. Eğer kendisini kurşuna dizdirmeye kararlı iseniz. Biraz düşündükten sonra bir şey demeden odadan çıktı. Odada daha bazı arkadaşlar da vardı. Kazım (İnanç) Paşadır. Adalet bunu icap ettirir. Bu sözler." (Mareşal Çakmak'ın Hatıraları. bir hamlede ele geçirmediklerini' bilmez mi? Bilmeyen o değil.Ordunun komutanıydı. aynı suçu işleyen bütün Alman general ve subaylarını da kurşuna dizdirmeniz gerekebilir.bölüm.Kemal Paşa. bir top güllesi gibi bulunduğum odaya girdi. savaşı izlerken gördük. üzerinde büyük bir tesir yaptı. Filistin'in çok büyük bir bölümünü. 2.249 Birinin bile doğru olmadığını."251 Ve Fevzi Çakmak'ın anısını (!) aktarıyor.Kemal Paşa ord usunu bırakıp kaçmış. Alman generali ile birlikte çekilmek zorunda kalmış. Eylülün ilk haftasında değil. Giderayak. İngilizlerin tekmil Filistin'i. hiç olmazsa bir Türk paşasını harcamaya karar vermiş bulunuyordu. Mareşal Fevzi Çakmak hatıratında bu olayı şöyle anlatıyor.Kemal Paşalar (?) da geri çekilmek zorunda kalmışlardı. Hemen cesaretimi topladım. Ve gider ayak böyle delice bir son emir vermekten vaz geçti. Hürriyet gazetesi.252 Fevzi Paşa. İngilizler de. 'M. de bi an _8 . yanındaki ordulara haber vermeden çekilmiş.

dergi ve kitaplarda yayımlanmış kısa anılar ile bilgilerden de yararlanmıştır ama derlediği yazılardaki bilgi yanlışlarını olduğu gibi bırakmış. yazan da Murat Sertoğlu! □ Adnan Çakmak. diyor ki: "Rahmetli amcam her zaman bin bir olay içinde geçmiş askerlik ve politika hayatı hakkında hatıralarını anlatırdı. bu kitabı yazarken.. 1.Mısıroğlu diyor ki: de bi an _8 . (Türkiye‘de 5 Yıl. yazık ki yalancı duruma düşürmüş ve küçültmüştür. 10 Nisan 1975) Oysa bu tefrikada yer alan anıların büyük çoğunluğu. sözde anıların Kurtuluş Savaşı ile ilgili bölümlerini incelerken. Beykoz‘daki evinde yatıyordu. 1959'daki utanç verici Uşak olayları sırasında. bunların arasına. o da ayrı sorun!) Bu uydurma anılar ve anılardaki bu cins yalanlar.255 S.Çakmak'ı yüceltmemiş. suçlanabilir ama 'Almanlarımemnun etmek üzere hiç olmazsa bir Türk paşasını harcamaya karar verdiğini'iddia etmek. Adnan Çakmak. daha somut olarak göreceğiz. s. Fevzi (Çakmak) Paşa. s. .88) Bir görevi ve Harbiye Nezaretinde bir odası yoktu ki ‗odasına dalan Enver Paşa‘ ile böyle bir konuşma yapmış olabilsin? 3) Olaylar. F. İşte bu zat. (M. Ben de bunları not ederdim.256 7. Aktarmakla yetinmiyor.Sertoğlu bunları nasıl yutmuş. Gençlik. 'Mareşal Fevzi Çakmak-Askeri ve Hususi Hayatı' adlı kitabından devşirilmiştir. gerçeklere ve sağduyuya aykırı türlü uyduruk polisiye sahneler de ekliyor. Fevzi Çakmak'tan dinlemiş ve not etmiş gibi..254 (S. Mütarekeye doğru □ K. bazı gazete.328. pek kaba ve haksız bir yakıştırmadır.Kurmay Kurulunda da Türkler çoğunluktadır.656) Enver Paşanın gerçekleri bilmediği. ve 11. yukardaki örnekte olduğu gibi.. Kıcacası. bu büyük adamı hakkıyla tanıyamamaktadır. bütünüyle ham.Uşak Emniyet Müdürüydü. Süleyman Külçe'nin. sürekli İstanbul‘a bildirilmekteydi.sayfa. yanlışları ve abartilarıyla birlikte aktarıyor... İşte bütün bunları düşündüğüm içindir ki rahmetli amcam Mar eşal Fevzi Çakmak'ın bana anlattıklarını. 4) Enver Paşa birçok açıdan eleştirilebilir. ilk günlerde kesintili de olsa. Peki bu anıları imal eden kim ya da kimler? Anlatan Fevzi Çakmak'ın yeğeni Adnan Çakmak. büyük ölüye ve tarihe karşı son ödevimi tamamlamış bulunduğuma inanıyorum. 2) Cephenin yarıldığı ve orduların çekildiği haberi İstanbul‘a ulaştığısırada." (Hürriyet. cahilce ve Uydurma bir anı.Külçe'nin yalan-yanlış yazdıklarını. Fevzi Çakmak'ın ölümünden tam 25 yıl sonra. Bunu. Murat Sertoğlu'na verdiğim notlar bunlardır.Külçe. onun ağzından dinlediğim gibi nakletmekle. Filistin-Sina Cephesi. Filistin‘de yakalandığı amipli dizanteri hastalığından dolayı. kendi de gerçeğe aykırı bazı eklemeler yapmıştır. düşünülemez. s. S.Külçe.

T. 4. yerine iş görebilir bir kabine teklif eder. s.Kemal ise bu tarihlerde Halep'tedir ve 25 Ekim akşamına kadar da orada kalacaktır. gerçeği başka türlü çarpıtıyor: "M. Azmi Beyler ile Şeyhülislam Hayri Efendi ve kendisinin katılacağı bir hükümet kurulmasını zorunlu gördüğünü. s.İzzet Paşanın Sadrazamlığa. s.İzzet Paşalarla görüşür ve görevi. yapılan teklifi aynen benimseyerek o kabineyi teşkil eylemiştir. 1. Telgraf. (Filistin -Sinâ Cephesi.İnönü. A.. Talat Paşa hükümetinin de bu teklif üzerine istifa ettiğini yazmak. kendisinin ise Harbiye Nazırlığına getirilmesi. [.. s. İsmet ve Fevzi Paşalarla Fethi Bey (Okyar) gibi daha bazı kims elerin de dahil olacağı yeni bir kabinenin kurulması' ricasında bulundu. Osmanlı Devletinin can de bi an _8 ." (Hilafet. bu kimselerden kurulacak bir hükümetin duruma egemen olabileceği kanısında olduğunu‘ yazmaktadır.Danişmend. s. Tevfik Paşa.] Gerçekten.728.260 2) M. hükümeti ku rma görevini Tevfik Paşaya verir. Kronolojisi.728) 1) Telgraf da.' Fethi Beyle Fevzi Paşa bu hükümete girmişti. İsmail Canpulat. s. (Hükümet listesi.168)261 □ Vehbi Vakkasoğlu'da. kendisi Harbiye Nazırı olacak. aynen M:Kemal‘in teklif ettiği gibi de kurulmuş değildir. M.C.. Hatıralar. bu telgraftan sonra Talat Paşa hükümeti istifa etti ve A. İzzet Paşa Sadrazam.Kemal bu telgrafında.Gayyası. ayrıca İsmet (İnönü). 'Bahçe Telgrafı' diye meşhurdur.Rasim Ferit (Talay) Beye yollanmıştır.. Bu telgrafında Talat Paşanın başkanlığındaki kabinenin düşürülerek.C. bu kez A. hükümeti kurmayı başaramadığını 10/11 Ekim gecesi Padişaha bildirir. Adana'nın Bahçe kasabasından değil.C.259 M.Kemal Paşa. Halep'ten Padişaha bir telgraf çeker. İsmet Bey ve Fevzi Paşanın hükümete alınmasını yazmış değildir.29‘da var!) 4) Bu telgrafla kendisine açıkça Harbiye Nazırlığı verilmesini de istememiş. 'A.258 A.73) M. Fevzi Paşa (Çakmak) ve Fethi (Okyar) da bulunacaktı.İzzet Paşaya çektiği ayrı bir telgrafla talip olacaktır. Harbiye Nazırlığına.İzzet Paşaya verilmesini.. 3) Hükümet." (Lozan 1." (Son Bo zgun. 1.İzzet Paşa başkanlığında yeni hükümet kuruldu. s. Osm. 'Sadaretin A.211) Doğrusu: Talat Paşa Sadrazamlıktan 8 Ekimde istifa edince. (İslam Ansikloped isi. Talat Paşanın önerisini uygun bularak.1.M.449) M. s. Başyaver Naci Bey aracılığıyla Padişaha iletilmek üzere Dr.Göztepe. V.'Bahçe Telgrafı' diye meşhur olduğu.Kemal. Tahsin (Uzer).179) "Bu telgraf.Kemal.İzzet Paşaya önerir.211) "Saray."Kemal Paşa. Paşanın teklif ettiği kabinede. (İ. Tevfik ve A. Vahidettin.H. sadece hükümette yer almak istediğini belirtmiştir.M. Fethi (Okyar). Mısıroğlu ürünüdür. Adana'nın Bahçe kasabasından Padişaha çektiği bir telgrafla.257 O gece Padişah Talat. T. Halep'ten çekilmiştir.C.İzzet Paşa kabinesi 14 Ekim 1918'de kurulur.C. İ.Kemal'in Talat Paşa hükümetinin düşürülmesini teklif ettiğini. Rauf (Orbay)." (Hilafet. s.

163) İsmet Bey. (Y.C. Son Sadrazamlar. bir telgrafıyla kurduruveriyor! Hiç kimse de gık demiyor. Harbiye Nazırlığını elinde tutmuştur. mütarekeanlaşmasının sorumluluğunu da M. birbi rlerini gayet iyi tanıyorlar.. hükümete girecek kimselerin. 3 Ekim 1919‘da ve Ali Rıza Paşa hükümeti zamanında. 1.çekişme dönemini hiç bilmemek demektir. A. s. □ Mısıroğlu devam ediyor: ―Sebep olduğu (!) müthiş hezimete rağmen M.İzzet Paşanın anılarında da Mısıroğlu‘nun iddiasını doğrulayacak hiçbir işaret bulunmuyor.Kemal Paşanın.8. s. kabinenin M.Cebesoy. "Bu yeni kabinenin benim telgrafımla alakadar (ilgili)olup olmadığı hakkında bir şey diyemem" diyor. Vakkasoğlu ve GRYT Asiklopedisi (2.Kemal'in talimatıyla hareket eder bir robot durumuna düşürüyor. cephenin yıkılmasını sağlıyor. s.İzzet Paşanın. Sultan Va hideddin üzerindeki tesir ve nüfuzunun devam etmekte olduğunu gösteren bir hadise olarak. Hatıralar.178) Yani işgallerden de M. İ.C. maddesine dayanılarak gerçekleştirilmiştir. s.İzzet Paşa tarafından Müsteşarlığa getirilmiştir. (İ.Kemal'in tavsiyesi üzerine kurulan bu kabinedir! Aziz vatanımızın sonradan uğradığı işgaller de bu mütarekenamenin 7.İzzet Paşanın hükümetinde yer aldığını yazıyorlar ki bu da yanlıştır. s. de bi an _8 . sonra da.232). Yemen'deyken kurmayı (1910).Kemal.C. bu telgraf üzerine A..M.Kemal'in telgrafından daha önce kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.)263 A. İstiklal Harbimiz.51 vd. bu yüzden mütareke anlaşmasını imzalamak zorunda kalacak olan hükümeti. İkisi de eski silah arkadaşı. Fevzi (Çakmak) Paşanın A.M. M.İzzet Paşa. Fethi ve Rauf Bey ile Fevzi Paşanın kabineye dahil edildiklerini ve İsmet Paşanın ise Harbiye Nezareti Müsteşarlığına tayin edildiğini görüyoruz." (Hilafet. Bu amaçla da diyor ki: □ "Mondros Mütarekenamesini imzalayan kabine. A.Kemal sorumluymuş! □ Mısıroğlu bir başka yerde de şöyle yazıyor: "Osmanlı devleti. M.Kemal'in sınırsız kudretine bakınız! Önce. Bazı dalkavukları bile M.İzzet Paşanın sadarete getirildiğini. bir bildiği mi var? Yoo.148) Şu M. Niyeti.C. s. s. İsmet Beyin Harbiye Müsteşarlığına atanmasını isteyecektir ama o tarihten bir yıl sonra.Hatıraları.Kemal bile. s. s.1982-1985) 2) Mısıroğlu.Ordu Komutanıykende (1916) Kurmay Başkanıdır.Kemal'in üzerine yıkmak.F..73) Rauf Orbay'ın anılarından. Ne biçim Osmanlıcı bunlar? Osmanlı Devletinin son günlerini bile bilmiyorlar!262 Öteki yanlışları aşağıdaki paragrafta açıklanacak. (K. (A.234) 4) Mısıroğlu. (Atatürk'ün Hatıraları.Karabekir. Yıldırım Orduları cephesindeki bu bozgunun doğurduğu yılgınlıkla Mondros Mütarekenamesini imzaya mecbur kaldı.149) 1) M.K. s.Kemal'e bu kadar olağanüstülük yüklemeyi beceremediler. doğrudan A. M. 2. M.Tarihimiz.Kemal'in telgrafına uyularak kurulduğu konusunda neden bu kadar kesin konuşuyor ve Vahdettin'i M. İnal." (Lozan. 1.264 3) Albay İsmet Bey ise.İnönü.‖ (Hilafet. 1.

arkasını Anadolu'ya dayamıştır. bir devri ve son üç Padişahı da küçülttüklerinin farkında değiller. İkinci Bölümün sonu Notlar 1) 2) 3) 4) 5) Osmanlı hanedanından.1937.Ordu ile az-çok toparlanmış 7. Belleten. nedense Harbiye Nazırı olmayı başaramıyor. Daha da sunturluları. u ydurmalara. C.160) 3 Aralık 1986 günlü Yeni Nesil gazetesinde yayımlanan açıklaması. Afet İnan'ın bu yazıyla bağlantılı bir yazısı daha var ki Y.1.000'i aşıyor." (s. Sultan Vahidettin de kendisini fahri yaverine seçmiştir. s.61) Ama İstanbul'da panik erken başlamıştır.Küçük.Ama bu kadar kudretli Paşa. Çünkü ezilmemiş olan 2. s.268 Asıl tehlike buydu.121) Belleten. konuşuyor. 1937 Müfit Özdeş. belki en önemli sebep bile değildir. anayurdun eşiğinde. sayı 2.1. Mustafa Cantekin. Allenby'ye daha dört-beş ay.265 İngiliz Generali Tawnshend. bir hesaba dayanmayan yanlışlıklar hoş görülebilir. Ama biri biterken öbürü başlayan saptırmalara. cephe gerisi teşkilleriyle birlikte 400. Masum.605-610. s.Ordu.Küçük onu bildirmiyor: Mukaddes Tabanca. mütareke istenmesinin sebeplerinden bindir ama tek sebebi değildir.E.Yalman'ın Gördüklerim ve Geçirdiklerim adlı kitabının 2'nci de Buraya kadar ki iddia ve açıklamalardan anlaşıldığı gibi özellikle Vahidettinci yazarlar ve Y. M. çarpıtmalara. silah altındaki Osmanlı Ordusunun mevcudu da. hatta gerçeklerin açığa çıkmasına yardımcı oldukları için yararlı bile sayılabilirler. Antakya-Halep kuzeyi arasında kurulan savunma çizgisini (aşağı yukarı bugünkü sınırımızı) tutmuş. eklemelere.. O devirlerin şartlarını bilen. sayı 3-4.290-309. Sultan Abdülhamit devrinde askeri okula girmiş. Suriye Cephesinin çökmesi.. biraz tarih bilgisi olan bir kimse. Mülakatın tam metni. İstanbul üzerine yürümek üzere Meriç sınırına yaklaşmıştır.l. resmi adı Mekteb-i Fünun-u Harbiye-yi Şahane olan Harbiye'ye.C. anılarında şöyle yazıyor: "Türkler. s. 8. izin vermediği için adını açıklayamadığım bir sultanın. daha sonra da erkan-ı harp (kurmaylık) sınıflarına devam etmiş. (Mondros. Bu tarihte. kasıtlı bir iftira olduğunu anlar. Kuzey Yunanistan'da bulunan General Milne kuvvetleri de. kısacası masallara ne demeli? Bugüne kadar herhalde bu kadar çok yalanı birarada görmemişsinizdir. C.Kemal Paşa. maksatsız. Sultan Reşat zamanında paşalığa terfi etmiş. Bulgari stan 19 Eylülde mütareke istemiş. Ama mahcup olmaktan hiç korkmadan. cayır cayır yazıyor. M. Üçüncü ve Dördüncü Bölümde! bi an _8 . bu konudaki görüşünü. A. belki de bundan daha fazla karşı koyabilirlerdi. Dr. (Aktaran GRYT Ans. tartışıyor ve hüküm veriyorlar.Kemal Paşanın rahmetli annesi konusundaki bu çirkin iddianın. yakın tarihimizin belli başlı olaylarını ya hiç bilmiyor ya da pek az biliyorlar.267 Çünkü Avusturya hükümeti 14 Eylülde barış girişiminde bulunmuş.Rıza Nur Dosyası adlı kitabımdan aktarıyorum: "Bu iddiada bulunanlar."266 Haklı.

g. KA Günlüğü.) Bu konuda ayrıca: H. Ama artık Kurmay Başkanı değildir. s. Uğur Mumcu.kısım. 1910.3 vd. sonra Vatan ve Hürriyet adını almış.Fethi Tevetoğlu. Ne imza konulması münasip olacağını düşündük.Zürcher.66. Sınıf Arkadaşım Atatürk. Kurmay Başkanlığına Ali Rıza Paşa getirilecektir. de bi an _8 . Halbuki bütün ordu hürriyet ordusu durumundaydı. Yorumu size bırakarak aktarıyorum: "M. cemiyetle ilgili açıklama ise 257. Kazım Özalp.456) Sayfalar arasındaki büyük farklara bakıp da aradaki sayfaları dikkate almadığımı sanmayın sakın. F. s. İttihat ve Terakki Cemiyeti.Tarih. s. s.67. Hayatı ve Eseri. ve 258. sayfalarında. s. (K.Şükrü Bleda. a. s."(T. M. Ankara) Cemiyet önce Vatan adıyla kurulmuş. Atatürk Arşivinden Seçmeler III'de var. kitabın Ç. (Maarif Vekaleti Y. s.Sami Kızıldoğan. S. Atatürk-İttihat ve Terakki. 2. 2.Ordu'dan." Hayat hikâyesinde yer alan bilgi şöyle: "31 Mart hadisesi üzerine Selanik'ten İstanbul'a hareket eden kuvvetlerin Erkan-ı Harbiye Reisliğinde (Kurmay Başkanlığında).37). Atatürk'ten Anılar. Bazı arkadaşlar 'Hürriyet Ordusu' dediler. s. Milli Mücadelede İttihatçılık.Cebesoy. Çünkü Y. Y. AAMD. Fahri Belen. Vatan ve Hürriyet.Karabekir Anlatıyor.1937. s.J. Uluğ İğdemir. İttihat ve Terakki Cemiyeti.34.. The Fail of Abdülhamit.Hikmet Bayur.Cemal olduğu anlaşılıyor.Dr. H. 31 Martta Yabancı Parmağı. C.625-629'daki rapor ve Sina Akşin. London.Kemal sözünü ettiği 'bazı arkadaşların' Alb. s..Küçük daldan dala atlıyor. Atatürk'ün Askeri Kişiliği. sayfalarında bulunmaktadır.104..Salahattin. (A.Bayar.44).C. (K. Hareket halindeki kuvvetlerin durumunu göstermek için 'Hürriyet Ordusunun Operasyon Kuvvetleri' denildi. Ayrıca Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti'nden bir kurulun yazdığı.42). s. Şeriatçı Bir Ayaklanma/ 31 Mart Olayı.Kemal tarafından hazırlanmıştır. Bildiri M. komutanı Şevket TurgutPaşa ve Kurmay Başkanı K. 20. sayı 3/4.Karabekir olan ikinci bir karma tümen daha gelecektir.. s.C. Sonra sefirlere (elçilere) ikinci bir beyanname yazdık.e. E. Prof. Y. Böyle arabesk bir üslubu var.52. Abdülhamid'in Düşüşü adıyla 1990'da yayımladı. sayı 102/ 1962. s. 1970'te yayımlanmış olan Şeriatçı Bir Ayaklanma adlı eserinde bol bol kullanmıştır.Karabekir.614. İnsan topluluklarıyla ilişki kuramıyor (s.Meşrutiyet İnkılabının Hazırlanması Rolüne Ait Bir Belge.Yalman.41).Unat..Ü. 2. Ben bu operasyon kelimesinin Türkçeye tercümesini düşünerek 'Hareket Ordusu' dedim. Jön Türkler ve İttihat ve Terakki.9 vd. Bildirinin tam metni.98. s. A..456) Utkan Kocatürk.Orbay'ın anılarının devamını vermiyor.583'de. Doğan Avcıoğlu. Hareket Ordusu İstanbul'a girince. R.. Yb.Karabekir. s. Atatürk'ün Yaşamı.Kemal şöyle anlatıyor: "Hareket Ordusu adını ben buldum.Küçük. Çatalca'ya gönüllüler ve çetelerden başka.6) 7) 8) 9) 10) 11) 12) 13) 14) 15) 16) 17) 18) cildinin 253. s. Politikaya ve özgürlük mücadelesine uygun bir yapısı yok (s. Belleten.. sayı 15/Temmuz 1989. 2.Tezler 5. s. (Doç.304) M. 2.Bayur.259) M. Vahidettinciler zaten böyle ama akademik kariyerden gelen birinden. Konuyla ilgili bazı kitaplar: İttihat ve Terakki Katib-i Umumisi M. Mesele şundan ibaretti: İstanbul'a hitaben bir beyanname yazmak lazım geldi.E. 1931'de yayımlanmış 'Tarih III' adlı kitabın 141.10." (Y.. 1.Dr. Belleten. F.32) Kaynak şu: Francis McCullagh. s.daha sağlıklı bir yaklaşım içinde olması beklenirdi.19.C. s. C... kendi elyazısıyla olan taslak. bulunmuştur. s. Y. bir sıralama ve sınıflama yapmadan yazıyor.Belen.266. Oysa Orbay diyor ki: "[M. Dr.65 vd.161. Atatürk'ün 2.Sina Akşin. Tezler 5. İmparatorluğun Çökuşü. sayfasında da bu konuya yer verilmiştir.Kemal'in 1919'a kadar devrimci mücadelenin dışında geçen bir yaşamı var (T.F.Ü.C. s.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Bak. Sina Akşin.Bayar.Hasan İzzet. K.Gülersoy'ca yapılan çevirisi.Şevket Paşanın karargâhı Harbiye Nezaretindedir.C.Kemal ile] Hareket Ordusu İstanbul'u işgal ile isyan bastırıldıktan sonraki günlerde. O zaman bunun manasını kimse anlamamıştı. Yb.R... Edirne'deki 2. Sina Akşin. Kendine güveni olmayan bir kişiliğe sahip görünüyor (s. M. Türk İnkılabı Tarihi.Şevket Paşanın karargâhında rastgeldikçe görüşürdüm.90 vd..Küçük'ün ancak 1995'de varlığını keşfettiği bu kaynağı.

s.Erikan. Ama önsözünde.746'sı hastanelerde ölmüştür.Özalp "Fethi Beyin teklifiyle. İstanbul'da yaşadığını yazıyor. Hayat dergisi. Şehit sayısı: 57. (Atatürk ve İttihat ve Terakki.113) K.Kısım.203) 34) Alan Moorehead. 3 Kasım 1914-18 Mart 1915 arası toplam zayiatımız ise 21 şehit ve 4 yaralı subay.İğdemir.. sayı 13/ Mart 1986 vd. yine aynı yılda Alman Genelkurmayı tarafından planlanmış olan Türk-Ermeni dramlarının savunmasını üstlenmek durumunda kaldık.Kemal istemeden görev almışmış.Hikmet Bayur.Yb. Yirminci Yüzyılda Osmanlı Devleti.108. s. s. 2. (s.27) 22) Bu konuda 228 sayfalık. Ankara.108. Fethi Okyar ve Cemal'in (Büyük Cemal Paşa) ısrarıyla kabul ettiğini yazıyor.Kitap.164 vd. s.19 vd. 5. Gelibolu Günlüğü. 23) F.Yüzyılda Osmanlı Devleti.Kemal'den M. AAMD.. Çanakkale Cephesi.16) Birkaç satır aşağıda da.Kemal'in) zaferiymiş gibi göstereceğiz derken.Mısıroğlu yayımlamıştır. Madame Corinne'in İtalyan olduğunu. ATASE Y.Şevket Paşanın Günlük Not Defteri. Bu birşey değil. "Gördüklerini bir objektif sadakatiyle tespit ve ifade etmiştir" diye övdüğü yazarın kitabını okumadığı anlaşılıyor. Dilipak'ın asıl yanlışlarını ve emsalsiz incilerini ilerde göreceğiz. s.500 ve 4 sayılı cetvel. Komutan Atatürk.Hakkı Okday'ın anılarını K. M. 3. Tam adı 'Bahr-i Sefit (Akdeniz) Boğazı Kuva-yı Mürettebesi. 1.847. yüzlerce belgeye dayalı. yaralılardan 24 bini. [.Tevetoğlu ise. mülkiyeli.sayı/1965. Fahri Belen. 1915'te bütün Osmanlı ordusunun üst birimleri Almanlara teslim edilmişti ve bütün istihbarat doğal olarak onlarda toplanıyordu. başarılı bir yarbayın (yani M. s. zorla demektir. s. Ayrıca. Bu iddiasının birdayanağı var mı? Var tabii.. s. 27) C. 3.Dilipak da diyor ki: "M. istemeden. bu ne güzel boş hayal! 21) Kısaca. 28) Zürcher.Cumhuriyet gazetesi. 1.Sertoğlu. İ. tedaviden sonra yeniden cepheye dönmüştür. 197 yaralı ve 1 kayıp er.Kitap. C. İttihat ve Terakki Kongresinde yaptığı ve dernek yöneticilerinin görüşlerine ters düşen konuşması yüzünden. 2. 20. İan Hamilton. Gelişmeleri sık sık Madam Corinne'e yazıyordu. M.084. s. s. 6.g.Hüsnü Ersu. F.289. Dolayısıyla Ermenilere karşı oluşturulan Osmanlı politikasında doğrudan Almanların parmağı vardır. yaralı sayısı: 96." (Cumhuriyete Giden Yol.8).Belen. Alan Moorehead.500) Hastanelerde ölenlerle birlikte genel şehit sayısı: 57. 109 sayılı Askeri Mecmua'nın tarih eki.. tıbbiyeli ve okur-yazar olduğu sanılmaktadır. (Askeri Yönüyle Atatürk. On Yıl Savaş ve Sonrası. BTT Dergisi.164 vd.C. 1.F. Türk İnkılabı Tarihi. ayrıntılı bir inceleme var: Kur. ve 3.. Sofya ATASEmiliterliğine atanarak 'uzaklaştırıldığını' ileri sürüyor. 3/1965. 3.Şevket Paşaya [Mektup]. s. s.746= 75. Tuğg. Atatürk'ün Yaşamı. (Birinci Dünya Harbi.1986.35. 26) Erik Jan Zürcher. idari Faaliyetler ve Lojistik.Kemal Sofya'da iken burada kendisine bir de Fransız sevgili bulmuştu. kendi kutsal saplantıları! 20) Bu ne güzel fos istek.. (s. M. esir) sayısının yüz bin kadarının öğretmen.e.475.. Gallipoli/ Çanakkale Geçilmez. (Çanakkale Cephesi.. İngilizlerin Gelibolu Seferinin Resmi Tarihi.C. s. 30) İşin komik yanı.. 24) A. 3. s.830.20 vd. 31) Çanakkale Cephesi.Kitaplar.499.Kitap. Genel kayıp (şehit. 33) Çanakkale Cephesi. U. 158 şehit. İsmet Görgülü.Aspinall Oglander..'Kerhen'. On Yıllık Harbin Kadrosu." diyor (Atatürkten Anılar.143. (a. yaralılardan 18. Askeri Yönüyle Atatürk.Hüsnü Ersu. Mahmut Şevket Paşanın Günlük Not Defteri. 35) ÇetirıAltan şöyle devam ediyor: "Biz Alman Feldmareşalinin bir anlık zaferini. s. 25) Kur. Haziran 1938. yaralı.276) 32) Özetin dayanakları: Çanakkale Cephesi. Hayat dergisi.3. 1993) Savaşa ikmal erleriyle birlikte toplam 350. sarmaş dolaş yaşamış insanların bir anda birbirlerinin boğazına 19) de bi an _8 .084+18. M.] Bin yıl birlikte..009 kişi katılmış.618. s. s. 1912-13 Balkan Harbinde Şarköy Çıkarması ve Bolayır Muharebesi. kayıp. s. daha sonra Bolayır Kolordusu adını alacaktır. M. Mufassal Osmanlı Tarihi. s.81.Kemal'in ATASEmiliterliği.Kitap. s. Mürettep Kolordu diye anılıyor. sayı 15) 29) Fahrettin Altay.211.Yb.

Binlerce araştırmacı hayal görmüş. 1967/10. Yüzbaşı Selahattin'in Romanı. İngiliz armadasını Akdeniz'de karşılamadı da. Zeytun (1896)." 28.L. Ermeni sorununun 19. 4. s. bir anda birbirlerinin boğazına sarılırlar. 'gerekenlerin başka yere nakil ve iskan ettirilmeleri hakkındaki i 3 maddelik kanun kabul edilmiştir.İ.Sason (1897). bu görüşleri 8 Temmuz 1996 günlü Yeni Yüzyıl'da. 1.Niye Alman donanması.Tansel.20 vd. Trabzon (1895). Yozgat (1893). Aktüel yazarı diyor ki: "Çetin Altan'ın söyledikleri..' Allah Allah! Biz de saf saf. s..36) 37) 38) 29) 40) 41) 42) 43) 44) sarılması.Kitap. Amasya (1895).Tuchman. yüzyılda ortaya çıktığını... yer yer ayaklanma hazırlığı içinde olmaları.C. s. Türk İnkılap Tarihi. Berlin Genelkurmayı idi. bazı yerlerde ayaklanmaları (Zeytun. 13 denizaltı yollamıştır. Bitlis. Neşe Düzel'le yaptığı konuşmada da tekrar ediyor: "Çanakkale Savaşı'nı. Van (1896).. Bunları hiç kimse kurcalamaz. 28 Temmuz 1996) Birinci Cihan Harbine Neden Girdik.sayı.C.Yüzyıl Tarihi. 1. İngiliz ve Rus etkisi ile geliştiğini. bizim köylülerimizi kalkan olarak kullandı ki? Kendi armadasını riske etmedi. AAM dergisi. Almanya Türkiye'ye ve Akdenize çeşitli zamanlarda. askerden kaçmaları.C.. ATASE Y. Bab-ı Ali (1895). Birinci Dünya Savaşı başladıktan sonra. Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik? İlhan Selçuk. Richard Humble. Mart 1994. 1992) Çetin Altan." Aktüel yazarı. s. bunu mesela Kumkapı (1890).C. a. Triumphe ve Majestic'i.Bayur. askerleri kaçmaya teşvik etmeleri gibi olaylar üzerine 14 Mayıs 1915'te. 1.. 1915 yılında. 20. B.g. Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi. Mim Kemal Öke. bu çalışmanın sınırları dışında ama birkaç satır yazmadan da geçemeyeceğim. H. Yakın Tarihimiz. R. Bilal Ş.Altan'ın yazısını doğru özetleyip aktarmışsa ve Çetin Altan da şaka yapmıyorsa.. " (Milliyet. bu yanlışların işi ne? Nilgün Cerrahoğlu ile yaptığı sohbette de aynı görüşü savunuyor: ""250 günde 250 bin kişi öldürülür mü? Bu oldu Çanakkale'de.511) Liman Paşa anılarında şöyle diyor: de bi an _8 . Adana (1909) gibi birçok kanlı ve üzücü olayın izlediğini sanıyorduk. 3. Ermenilerin 1880'de isyan hazırlıklarına koyulduklarını. Diyarbakır (1895). Ç. Meğerse hiçbiri olmamış.R. sarmaş dolaş yaşamış olan Türkler ve Ermeniler. (Kanun metni için: S. H.Ks.157.Wallach. 2. s.126. Bir Askeri Yardımın Anatomisi (1835-1919). Mondros'tan Mudanya'ya. Ermenilerin Ruslara casusluk yapmaları. Çanakkale Savaşı'nın aslında bir yas günü olması gerekir. Muş. Korkunç Takip. Osmanlı Ermenileri. Ermeni Dosyası. (Dr. Sason"(1893). Doğu Cephesindeki ordularımızı takviye için yola çıkarılan perakende birlikleri vurmaları.B.J... U-14 ise bir İngiliz denizaltısını batırır.Görgülü Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. 20 Haziran 1890'da Erzurum'da ilk ayaklanmayı başlattıklarını.sayı.382 vd. s. Belgelerle Ermeni Sorunu. Ve Türk-Ermeni dramlarından sorumlu olan yabancı genelkurmay.12:2. Çanakkalesi Cephesi. Hayat Tarih Mecmuası. Berlin Genelkurmayının araya girmesi sonucu. Atatürk'ün Bana Anlattıkları. s. Hayat Tarih Mecmuası. Yıldız suikastı (1905). Ermeni Dosyası.Bayur. s. her şey 1915'te ve bir anda başlamış.Yüzyıl Tarihi. Ankara. Elazığ vb).." Türk-Ermeni konusu. Ermeni Sorunu. 250 gün içinde 250 bin kişi öldürmeyi de müthiş bir başarıymış gibi gösterirsiniz. 1. iddia şu: 'Bin yıl birlikte. İstanbul'un Doğusunda Bitmeyen Oyun. sunuş. 1.16 vd. tarihi belgeler ış»ğında yapılan ve farklı bir perspektif içeren bir analiz. mesela s.201 vd." Onca doğru sözün arasında..Atay. Osmanlı Bankası (1896). birçok milletlerarası evrelerden geçtiğini. Konuyla ilgili birkaç kitap: Esat Uras. Amiral Dönitz'ın Hatıraları. s. Yas günü olması lazım.345. F. Kamuran Gürün.C. 1966/1.6... Kazım Karabekir. Bunlardan U-21. Dr. s. Merzifon (1895). araya Osmanlı politikacısını tanıyan yabancı bir Genelkurmay girmeden olamazdı zaten. 1. s. 136. Rauf Orbay. 3.e..7-38.McCallum. şu tarihi belgeleri açıklasa da optik yanlışlıklarımızı düzeltsek. Prof. Van. Eğer Aktüel yazarı.. 20. bu amaçla çeşitli dernek ve terör örgütleri kurduklarını.Şimşir.

Tezler 5. ders dışı kitaplardan öğrenilir. s. Alan Moorehead.45) 46) 47) 48) 49) 50) 51) 52) 53) 54) "Denizaltılarımızın Çanakkale'de gösterdikleri faaliyet sonunda. deniz savaşlarıyla mı ilgili? O şiir de. Maydos'ta bulunan karargâhıma geldi. s. M. hukuk ve siyasetten haberli olmamak yetmez.A. Çanakkale Anıtı için sanatçılara yaptığı duyuruda. vaktinden önce süvari orgeneralliğine yükseltildi (1914)." (T.11..Kemal'in açıklamasına. Çanakkale.472. İngiliz harp gemilerinin muharebe meydanından çekildikleri yolunda Alman gazetelerinde yer alan haberler tamamen yanlıştır. meşrutiyet döneminde. Yani feldmareşal olmadı. Asıl tartışılacak üst sorun şu: Savaştan kaçınmak mümkün müydü? Savaş böyle mi yönetilmeliydi ya da nasıl yönetilmeliydi gibi sorunlar.Kemal'le beraberdik. Gelibolu'da. Çanakkale Geçilmez. İşte.15) Y." (Türkiye'de Beş Yıl. s.1. Gül Dirican da. Yalnız. Kendisine Seddülbahir sahil mıntıkasındaki tertibatı göstermek üzere beraber Kirte'ye gittik. rütbesi bazı politik sebeplerle.1988 gün ve RTYK-01.77) de bi an _8 . Milliyet gazetesinde. geriye dönüp Alçıtepe yolunu tuttuk. şöyle bir başlık atmış: "Bize Hiç de Böyle Anlatmamışlardı". şehit sayısını 253. M. ya da gerçeği bile bile çarpıtıyor. Alman İmparatoru tarafından. "Hindu".Ü. Seddülbahir'e gittik.Kemal 18 Mart ile ilgisini Ruşen Eşrefe şöyle anlatır: "Benim bu harekâtla alakam. Türkiye'de Beş Yıl.. bir daha veriyorum: 18. dolayısıyladır. 1918'de İngilizlerce tutuklanarak Malta'ya sürgün edildi. M. Cevat Paşa özetle diyor ki: İlk gün M.6. usule ve savaşın gereklerine denk düşmüyor.293) Kültür Bakanlığı da. s. "tüfek" gibi sözler. elbette okulda anlatılmaz. 18 Mart sabahı böyle başlamıştı. paragrafta aynı şaşırmayı.. s. 7. 1. tıpkı Çanakkale Günü gibi bütün savaşları kucaklamaktadır. 18 Mart 1996 günü.746. şiir dışı bölümler ve bu bölümleri destekleyen görüntüler de vardır.C.500] Programda yalnız şiir değil.) M. Çanakkale Savaşı'ndaki kayıplarımız için şöyle yazıyor: "250.99) Albay Şefik Aker. "tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya". anlaşma gereğince bir üst rütbe ile çalıştı (müşir/mareşal).. Bu konuyla ilgili.Pallis'in Yunanlıların Anadolu Macerası kitabını okuyunca şaşırmış ve kitabı tanıtmak için yazdığı yazıya.000 hastanelerde vefat etmiş yaralı. M.4. Fatih Çekirge'de de göreceğiz." (M. s. Efsane gerçeği bastırıyor! [Hastanede ölenlerin sayısının doğrusunu. (22." (Lozan.Kemal'in verdiği bu kısa bilgiye bile gözükapalı itiraz ediyor ve diyor ki:" Söylediklerinin gerçekle hiçbir ilgisini bulamıyorum.000 şehit ve 150.Kemal ile Mülakat. Bir Yardımın Anatomisi.Kaplan. yazmaktan okumaya vakit bulamıyorlar. "lağım". O esnada ilk düşman mermisi başımızın üstünden geçerek Alçıtepe'ye düştü. (Radyo ve Televizyon Yüksek Kurulu'nun 5.77. ülkeyi yönettiğini ileri sürmek için yalnız tarih. Düşman donanmasının ilerlemekte olduğunu görünce. ben deniz cihetine bağlı idik. Milliyet) Böyle ayrıntılar ve özel konular." (Yakın Tarihimiz.Kitap. 3. yayımlanmış ve okunmayı bekleyen pek çok kitap var! Üçüncü Bölüm.88/0232 sayılı yazısına bağlı rapor. Türkiye'ye tümgeneral olarak geldi (1913). Sultan Reşat'ın.000 olarak verdi.Küçük.C. "ufacık bir karaya ne hayasızca tahaşşüd (yığılma)". ancak bu temel sorunun çözümünden sonra anlamlı bir irdeleme konusu olabilir.Alay. s. s. Cevat Paşanın.71) Doğrusu. O kara cihetine. s. "Avustralya ile beraber Kanada". Anlaşılan bu sevgili gençler.Akif in şiirini ya okumamış. bir ihtiyat tümenin yarbay rütbesindeki komutanını ziyaret etmesi imkân dahilinde görülmüyor. (Liman von Sanders. 1922 yılında yayımlanan anılarına Malta'da başlamıştır. asıl Sefa Kaplan şaşırmış görünüyor! Belli ki bu konuda pek hazırlıksız.121. bu kitabın 111-135. Şiirde geçen "en kesif ordular". 18 Mart gününün sabahı Cevat Paşa hazretleri. sözü Cevat Paşa'ya bırakmak olacak. 1919'da Almanya'ya döndü ve orgeneral olarak emekli oldu. s. s. sayfaları Liman von Sanders'le ilgilidir ve çok ilginç ayrıntılar içermektedir) Mısıroğlu. Arıburnu Savaşları ve 27. Türkiye'de.1995. A. Sultan Reşat hakkında da tam bir bilgisizlik içinde yüzmek şarttır. ya okumuş anlamamış.18. Maydos yakınındaki karargâha giderek.19.

İsmet Görgülü. 'Anafartalar Kahramanı M. s. M. Gelibolu kıyısına geçmiş ve saat 14. söz konusu hayat hikâyesini. '18 Marttan az önce yerleştirilmiş mayınlarla1 ilgisi olmadığını. süvari olarak Yüzbaşı Reyder'in değil. insanlarımızı bilmedikleri konuda konuşmaya ve ahkam kesmeye zorlayan özel ve gizli bir yasa mı var? Ergün Aybars. Ama program. 29 Ekim 1996.Adil anılarında şöyle yazıyor: "[Savaş sona erince] hepimiz bu büyük günün zaferinden dolayı kumandanımızı usule göre tebrik ettik. dolaylı olarak bile övdüğü bir tek konuşması yoktur! A. nihayet doğruyu keşfedip 71.59. M. sayı 28/ Mart 1994) de bi an _8 .Altay. Fakat bunlardan hiçbiri. milyonlarca insanın hayatına mal olan büyük taarruzlar yapılmıştı. cephenin gerçek kahramanı olamayacağını" ileri sürmüşler. yaveri Cevat Abbas'a dikte ettirmiştir. s. 40. Hizmetlerinin değerlendirilmesini ise geleceğin gerçeğe saygılı tarihçilerine bıraktığı anlaşılıyor." (Hayat Tarih. 30. kendini övmüş değildir ki. Hayret! Y.Küçük ilk kez 1927'de eski yazıyla.8. S.Mühlmann ise.lu belge. Mart 1972) Bu başarıya Almanlar ortak olmaya kalkışmışlardır. Demek ki Y. zaferin bütün şerefini.118. Nusret gemisinin bahriye mühendisi Reyder'in komutası altında olduğunu' yazıyor. Churchill diyor ki: "1915 yılında bütün Avrupa'da. s.222-228) Y. Mete Tuncay. AAMD. sayı 2.Dr. daha önce bir derece aşağı indirilmiş olduğu için Cevat Çobanlı. sabah erkenden Çanakkale kasabası civarında bulunan karargâhından. sayfada "Çanakkale'de topçu komutanı" diye tanıtmış. o günden bu yana da defalarca basılmış olan Nutuk'u bile okuyup incelememiş. sayfada "Boğaz'ı savunan komutanlardan" olduğunu yazmış. gazeteci Velit Ebüzziya Beyin sorduğu 21 sorudan birinin cevabı olarak. Yüzbaşı Hakkı'nın adının yazılı olduğunu açıklıyor ve diyor ki: "Bir bahriye mühendisinin bir gemiye komutan olması çok uzak bir ihtimaldir.Kemal ve Kurtuluş Savaşı hakkında. S. sayfada 'Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı" olduğunu açıklamış.55) 56) 57) 58) 59) 60) 61) Bu gelenek ilk defa bu yıl (1996) değişti. "17. albaydır. (F.83) Cevat Bey. programında söylemiş ve katılanların düşüncelerini sormuş. Prof. Oysa tam ve doğru metni. bu hayat hikâyesini. Bunun en iyi örneği.Kemal hiçbir zaman 'kahramanlık iddiasında' bulunmuş. Murat Belge ve Asaf Akat. Dr. arkadaşlarına ve ordunun subay ve erlerine paylaştırmıştır.00'e doğru dönmüştür.Kemal ile Mülakat' yaptığını söylemiş. 18 Mart 1915 günü paşa değil.E.Eşrefin 1918'de. "Türkiye'de mayın uzmanı olarak çalışan Üsteğmen Gehl'in Erenköy körfezine.75) Ama bir sonraki dipnotta sözü edilecek olan eserde. Ayrıca Anafartalar Günü de kutlandı. sıradaki (?) birisinin. Liman Paşa.Küçük.Ergün Aybars'ın da katıldığı ve kendisinin yönettiği.1924'te Dumlupınar'da yaptığı konuşmadır." (Hayat Mücadeleleri. Kendini. s.sayfa) Birçokları gibi onun da rütbesi. 68. sadece o güne kadar bulunduğu görevleri sıralamaktadır. 18. cildinde var: 144 no. 12 dakikalık bu bölüm makaslanarak yayımlanmış! (Prof. (Türkiye'de Beş Sene.Küçük'ün. s. 'siyasi yaşamını yirmi yıl ileri atan ve Savaş Bakanı Lord Kitchener'inkini yıkan kişinin.Dr. Nutuk'un 3. Daima başkalarını yüceltmiştir. Ama M.Altan bu sözleri. ciddi bir inceleme yapmışcasına fikir yürütüyor! M. Milliyet. Ama yanlış tarihte. daha Dünya Savaşı bitmeden. 1756'dan 1939'a kadar Türkiye'de vazife alan Alman subayları açıklayan Duetsche Offiziere in der Türkei isimli kitapta da bu isim ve hatta benzeri dahi yer almamaktadır.Kemal. Nusret'in döktüğü mayınlar kadar harbin devamına ve düşmanın istikbaline müessir olacak bir başarı gösterememiştir.Aybars. 1934'te yeni yazıyla basılan. Dinamit adlı Tv. 'Boğaz ortasındaki mayın hatlarının düzenlenmesinde çalıştığını. 18 Marttan az önce yerleştirdiği mayınların da bu zaferde rolü olsa gerektir" diye yazıyor." (Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. Dr. Churchill'in anılarında. Bu kısa hayat hikâyesinde.Kemal olduğunu' yazdığını ve R. Nusret gemisinin günlüğünde. Ayrıca bu isim diğer kaynaklarda hiç yer almadığı gibi Almanlar tarafından hazırlanan. Üsteğmen Gehl'in. Milliyet gazetesine ek olarak yayımlanan İstiklal Savaşı Gazetesi'nde (1969-70) gördüğünü yazıyor.Adil'i.

0rdu yok olur. ayın 19'unda deniz kıyısından (Batıdan) büyük ölçüde bir taarruz yapılacağını haber verdi.Carl Mühlmann'ın yazdığı 'Çanakkale Muharebesi-1915'tir. ağır muharebeler ve zayiat yüzünden kısa zamanda 40'a düştü. ikinci ve son batarya ise Aralık 1915'te gelecektir.5. zararı Türklerin hesabına yazıyorlar. sahilde ihraç (çıkarma) noktalarını kamilen açık bırakacak tertibat almış ve düşmanın karaya asker ihracını teshil eylemiştir (kolaylaştırmıştır). İlk Alman topçu cephanesi Çanakkale'ye savaş sona ermek üzereyken. s. iklimin etkisi.Tümen Komutanının yeni düzene yazılı itirazı: Çanakkale Cephesi. Dr. 200 mevcutlu bu bölük. İ. [.81. s. Kitap. mayınları hazırlayıp atanların da Yüzbaşı Hafız Nazmi ve arkadaşları olduğunu. (Hayat Mücadeleleri. s. bu kadar. Türk görüşünü belirleyen belgeler.Adil de..Görgülü. Dr.C.Kısım. Bu birlik. 28 Mayıs 1921 günlü İleri gazetesinde. Atatürk'ün Arıburnu Muharebeleri Raporu ve Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe Adlı Eserlerinde Yer Almayan Emir ve Raporlardan Bir Demet. Bunun dışında Çanakkale'ye Almanya'dan başka kuvvet gönderilmedi.000'dir.121) Çanakkale Savaşına katılan Türklerin sayısı ise 350. İngiliz ordusu batıdan (deniz kıyısından) taarruza geçer. bizim orduları. Baha Matbası. astsubay ve subayların sayısı ise en çok 500 kişiye çıkmıştır. Esat Paşanın 6 cilt olan anılarının sadece 3.Kemal'in rolünü küçültmekten başka bir şey düşünmeyen GRYT Ansiklopedisi. Haziran sonuna doğru. Türkleri aldatmaya ve şaşırtmaya çok güzel muvaffak olmuşlardı. (Eğil Dağlar. s." (F. (1.. çok dikkatli okumak gerekiyor.. uysal bir ihtiyar olan" Alman Amiral Marten Paşadan geldiğini açıklamaktadır. Liman Paşanın yanlış planını savunuyor..100. sayfalarında bulunuyor." (İ. 105) Almanlar kâra ortak çıkıyorlar.161 vd. 3 Mayıs 1915 günlü bu çok dikkate değer yazıdan bazı parçalar: "Sanders Paşa hazretleri bizi. Esat Paşanın anılarını. AAM dergisi. Yüzyılda Osmanlı Devleti. haz.] Vatanımızın müdafaasında kalp ve vicdanları bizim kadar daraban etmeyeceğine (çarpmayacağına) şüphe olmayan. Hayat (1959) ve Hayat Tarih (1965/3) dergilerinde de yayımlanmıştır. başta von Sanders olmak üzere bütün Almanlar. 20. İngilizlerin Gelibolu'dan sessizce çekilmeyi başarmaları üzerine. Çanakkale ile ilgilidir. ancak bu son mayınları dökme teklifinin.Bayur." (Türkiye'de Beş Yıl. 1. bizim memleketi tanımadığı ve layıkıyla tetkikatta bulunacak kadar bir zamana malik olamadığından. Çanakkale Cephesi adlı askerî tarihin 1. bir istihkâm bölüğü idi. 307 sayfalık kitabın üçte biri. o noktaya kadar zaferi bir Türk-Alman ortak zaferi olarak gösteren yazarın.221) Almanların olayla ilgisi.G.366) H. İngiliz taarruzunu inatla doğu kanadından bekleyecektir. Türk İnkılabı Tarihi. s. [.101. Kitabının 212-216.1915 günlü yazısı ise 218 220.278. İhsan Ilgar. Liman Paşa'nın planını açıklayan 26. 2. Bu anıların bir kısmı. 8. Ama Liman Paşa görüşünü korudu. Cildi.) Bu da gösteriyor ki Liman Paşayı eleştirmek.62) 63) 64) 65) 66) 68) 69) 70) 71) de 67) Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı Yb. gerekli yazım işaretleri konulmadığı ve tutarlı bir sayfa düzeni yapılmadığı için bunlardan ayırdetmek hayli zor. cildi. Hindli bir asker.93. dizinin 16.Belen. s.] Çanakkale harp sahnesinde bulunun Alman er. İstanbul. 1975. yay." (Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. Liman Paşa Suriye Cephesindeyken de.. M. 3. "sevimli.0rdu Komutanı Cevat Paşa (Çobanlı) cephenin kendi bölgesinden yarılacağını anlamıştı.S. kaptanın Yüzbaşı Hakkı. Alman Arşiv Kurulu 1927'de Genel Harp Olayları dizisini yayımlar.İsmet Görgûlü'nün verdiği bilgiye göre. Belen özetle diyor ki: "Bu onda 'sabit fikir' haline gelmişti. Esat Paşanın Çanakkale Anıları. Kasım 1990) 20. Yahya Kemal gibi sivil bir yazar bile. Yüzyılda Osmanlı Devleti. beslenme tarzı. Kasım 1915'te. daha sonra ortaya çıkmış bir tutum değil! 9. ilk batarya 15 Kasım'da. Ne hoş ticaret! Alman katkısının derecesini Liman Paşadan dinleyelim: "5. şöyle yazdığını aktarıyor: "İtiraf etmek gerekir ki İngilizler..Görgülü. cephe yarılır ve dağılır.0rdu emrine.224. sayfalarında. s. s. Çanakkale muharebeleri sırasında hizmet gören tek ve biricik Alman birliği geldi. Ilgar'ın açıklamaları ve yorumları ile dolu. 8. s.107) bi an _8 . Sayı 19. Liman Paşanın yeni yayımlanmış olan anılarını çok ağır bir dille eleştirmekte ve 'ellerini Türk kanıyla yıkadığını' yazmaktadır.

milli tarihlerde ve genel olarak edebiyatta bu geleneğe pek uyul madığını gözlüyoruz. 3 Kasımda 1." (Esat Paşanın Hatıraları. 1918 yılı Mart ayında ortaya atılıyor. s. sayı. Esat Paşa da savaşın başından 3 Kasım 1915'e kadar hizmet görmüş.Hayatı ve Eseri.87. sayı 29 /1959) Kaynak taraması yapmadığı anlaşılan Y. bu bakımdan düşmanı eldeki kuvvetlerle kıyıda karşılamak mümkündü. İngiliz R.93). Çanakkale Cephesi. Çünkü harekâtın tüm planlarını o hazırlamıştır. film. Esat Paşa da anılarında şöyle diyor: "Bu tarihi adın günlük emirle yapılmasını ve haritalara kaydını emrettim. 3. özel durumlarını görememişti. hevesli ve genç bir gazeteci-yazar olan Ruşen Eşref tarafından. Fakat geç kalınmıştı.235) Çanakkale Cephesi..Ordu Komutanlığına atandığı için Çanakkale'den ayrılmıştır. Atatürk. (Hayat Mecmuası. 88. S.Tümenleri o bölgeden ayırmıyordu.Alayın Tarihçesi. (Yanya Savunması ve Esat Paşa. s. 12-18 Mart 1992) Bu konudaki Türk eleştirisi çok kısaca şöyle: Gelibolu'da.Bayur. s. düşmanın Türk direncini çökertebilmek amacıyla çıkarma yapabileceği kesimler çok azdır ve bellidir.James de İngilizleri.23 . bunun fazla tutmadığı anlaşılıyor. Bu nedenle 5. On Yıl Savaş. her milletin kendi komutanlarını ya da birliklerini öne çıkardığına tanık olmaktayız. [.K. doğal olarak daha çok Anzakları anlatır. s. s. ve 15. Y." diye yazıyor.Adil.4.102. Esat Paşa anılarında bu madalyaların verilmesini 27 Mayıs 1915'te kendisinin önerdiğini yazmaktadır."(Aktüel.Küçük'ün bu tür dayanaksız yorumlarına ve gerçeğe aykırı iddialarına daha çok tanık olacağız.359 (Harp Tarihi Dairesince verilen bilgiye göre). 1.Altay.255) Y. On Yıllık Harbin Kadrosu.398) Söz konusu yere bu adı 3.Tümeni güney bölgesine göndermesi için verdiği bir emirle Ordu Komutanını uyardı. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. Yanya Savunması ve Esat Paşa. General Lütfi Doğancı. 57.473) Savaşın başından 10 Aralık 1915'e kadar. Kolordu Kurmay Başkanı Fahrettin Bey (Altay) vermiştir (F. Atatürk. s." (T.93. s. s. çıkarmanın merkez kesimine yapılacağını değerlendirmiş ve Çanakkale savunmasını buna göre planlayıp kurmuştu. Hayat an _8 . Suriye cephesindeki savaşlardan söz ederken. Liman von Sanders. Ama komutan ve ordu aynı milletten değilse. " (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi.Küçük ise şöyle yazıyor: "Gelibolu'da hiçbir komutana 'kahraman' denmez.R.Küçük kitabının bir başka sayfasında da şöyle yazıyor: "Kemal'in Anafartalar Kahramanlığı. Bu taarruzun büyük kayıp ve başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Sondenstern'in yerine Weber Paşa atanır. Kitap'ta bulunun 13.Ü." (s. ikinci Dünya Harbindeki muharebeler anlatılırken (roman.72) 73) 74) 75) 76) 77) 82) 83) 84) 85) 86) 87) 88) de 79) 80) 81) bi 78) Çetin Altan da savunuyordu: "Çanakkale şayet zaferse.1919 yılı yaz ortalarına gelindiği zamanda bile. kahraman susuzluğu yaşayan ülkede. Nihayet Başkomutanlık (İstanbul) bunun farkına vardı ve 26 Nisan akşamı 5. (s. H. zaferi komutana izafe etmek bir gelenektir. Liman Paşa da anılarında. Çanakkale Savaşı yazarlarından Avustralyalı Alan Moorehead. kitabın sonunda Esat Paşanın kendi yazdığı hayat hikâyesi var. s. ilk kez. Yanya Savunması ve Esat Paşa. s.. "3..24) Komutanla ordu aynı millettense. s. Yanya Savunması ve Esat Paşa.] Liman von Sanders'te bir Saros fobisi vardı.Görgülü.79 ve 82. subay ve birliklerine öncelik ve ağırlık vermiştir. s. "Liman Paşa ne yazık ki bölgeyi yalnız bir iki motor veya otomobil gezintisi ile pek yüzeysel bir bakışla görmüş. Alman komutan.102. televizyon dizisi). No.. 36. İ. Tezler 5.102. bunun başarısı. nitekim madalyalar Sultan'a ve direnişi yöneten en üst düzey komutanlara veriliyor. krokiler. Çanakkale Cephesi Komutanı Alman generali Liman von Sanders'e ait olmak gerekir.Kolordu Komutanı General Esat. ve 7. Sadi Borak. Türk Komutanlar ile Liman Paşanın planı arasındaki büyük farkı göstermektedir. İ.Görgülü. Komutanlığın yabancı ele teslimi ve bu planın tamamen tersinin uygulanışı cidden çok üzücüdür ve bize çok pahalıya mal olmuştur. 137.

S. (1.43) Y.. s. (Armstrong ve kitabı hakkında.tam bir Kemalist telkin altında yetişen subaylardan kurulu" diye niteliyor.Kemal'i övüyor. Peyami Safa'nın çevirisiyle. "1915'te Çanakkale'de Türk" adlı tek bir kitapçık." (S.. ". memleketi kurtaran o harikulade şahsiyetle bir zaman silah arkadaşlığı yapmış bulunmamdır.. 95)A. 92) Tarih ve Toplum dergisinin 16.Küçük'ün bile "M. maksadına göre bir düzenleme yapıyor. Küçük de.R. s.C. Şöyle diyor: "Hayatımın son yıllarında duyduğum en büyük zevk.34) 90) "Ey bugüne şahit olan sarp hisarlar / Ey kahraman Mehmet Çavuş siperleri / Ey Mustafa Kemaller'in aziz yeri / Ey toprağı kanlı dağlar.C. Çok arızalı. Hayat Tarih mecmuası ile Yıllar Boyu Tarih dergisinde yayımlanmış özetlerini okumuşlar.Küçük ise. ormanlık vb.]" diyor. Bu sebeple araziden yararlanmasını bilen komutan. 1. Askeri Kamus.Moorehead'in kitaplarından yararlanıyor ama ikisini de dikkatle okumamış.Kip. Harp Tarihi Dairesince hazırlanmış 14 sayfalık basit bir Çanakkale Savaşı özeti var." (Kur. (1. Londra. tartışmalara yol açmış. (T. olduğuna göre harekâtı zorlaştırır ya da kolaylaştırır. 96)Çanakkale savaşları hakkındaki İngiliz harp tarihini yazan General Aspinall Oglander diyor ki: "Conkbayırı'nın 1915 Ağustosundaki hayati önemini veya bu yüksek noktanın İngilizlerin elinde bulunmasıyla Türklerin maruz kalacakları tehlikeyi anlamak için pek az bir askeri bilgi yeter. gerisi anı. 1927) kitabından bir paragraf aktarıyor.Kemal'e kinle dolu İngiliz istihbaratçısı" diye nitelediği (T. s. Gül Çağalı Güven) Mısıroğlu.Ü." (Aktaran C. Bozkurt'un tamamı. bildiğimiz Conkbayırı. s. Tezler 5. Bizi de kitabın bu kısım ilgilendiriyor zaten. Yeni Mecmua'nın bu özel sayısı hakkında geniş bilgi var.62-65) 93) Mısıroğlu. s.Albay S. sayısında (1985). Açık. yoksa "gayr-i ciddi" mi olduğuna karar veremiyor. M. Fakat bu iki yazarın savaş hakkında verdiği bilgilerin tamamını aktarmıyor. bir yerde de İngiliz gazeteci Ashmead-Barlette'in La Verite sur les Dardanelles adıyla Fransızcaya çevrilmiş olan (Orijinali: The Uncensored Dardanelles.139) Bu bilgi düzeyi ile gerçekleri tersine çevirmeye yelteniyorlar. Y. İngiliz harp tarihinden de uzak duruyorlar. Ne yapsınlar? Zorunlu olarak dedikodu tarihçiliği yapıyorlar! 94) Mesela Mısıroğlu esas olarak.Ü. çünkü o da M." 91) Lütfi Simavi'nin anıları ilk defa 1924'te yayımlanmıştır. Çanakkale Savaşı ile ilgili bütün bilgilerinin kaynağı işte bu 14 sayfalık basit özet! Ayrıca Liman von Sanders'in anıları ile General Hamilton'un güncesinin de tamamını değil. Türkiye'ye sokulması yasaktı. 1. gerek stratejik.12) 97) Y.C. sarp yamaçlı.Moorehead. arızasız. GRYT Ansiklopedisi yazarlarının dayanakları ise. orta öğretim öğrencilerine parasız dağıtılmak için bastırdığı 103 sayfalık bir anma kitabıdır. (s..81. s. 1996'da Arba Yayınevi tarafından yayımlanmıştır. 1936'da.634) Bu yüzden Türk harp tarihlerinden yararlanmaktan kaçınıyorlar. ilerde. gazeteci Selahattin Güngör'le yaptığı uzunca konuşmanın bir yerinde.Tezler 2. R.42) Yüzbaşı H. tarih eğitimiyle hiçbir ilgileri olmayan emekli subaylara açmak. Y.C. kısa bilgi sunulacaktır.. Göreceğiz. kapalı.Mecmuası. önemli rol oynar.Kemal'i öven bütün bölümlerin uzağından geçiyor. s. gerek taktik hareketlerde. (Lozan.C. s. Kitap.1959) Esat Paşa.James'in ve A.178. s. Harp Tarihi Dairesini. (Lozan.Güngör. şiir ve fotoğraf. olayların tarihlerini değiştiriyor. kuvvetini çoğaltmış olur. kendisine doğal bir yardımcı kazanmış.158) Yalnız birkaç yabancı kitaptan yararlandıkları için 89) de bi an _8 . kesik. sayı 30. "Savaş tarihi arşivlerini. İnsan 6 ciltlik ansiklopedinin "gayr-i resmi" mi. Mısıroğlu da "Şunuk Bayırı" diyor.101) Kitapta. Sel yayınları arasında çıkmıştır.. Ama 'Genelkurmayın yayımladığı kitap' diye tanıtıyorlar.Conk.Armstrong'un Grey Wolf (Bozkurt) adlı. okusa Çanakkale Savaşını kavrardı.78) "Arazi. Çev. M. içinde pek çok yanlış bulunan kitabına dayanıyor. 19 Mayıs 1919'a kadarki bölümü. tarihi örtmeye çalışmak demek[tir.Eğitim Bakanlığının 1957 yılında. şöyle bir tarayıp ya da birine taratıp yalnız işine gelen birkaç paragrafı almış.Küçük'ün "Çunuk Bayır" dediği yer. Çanakkale Geçilmez. Kumandanlarımızın Harp Hatıraları. yanık yerler.

verdiği yanlış bilginin kaynağını da göstermiş: "Hayat Tarih mecmuası. ayrıca. Conkbayırı. s. Komutan Atatürk. s. 192) Vehip Paşa.Belen. a. Kitap. ilk tutuklama furyası sırasında yakalanıp Bekirağa Bölüğü'ne hapsedil-mişse de oradan kaçıp İtalya'ya gitmiştir.Erikan.M.Şimşir. 9. kişileri de birbirine karıştırıyorlar.79.Larcher'in La Guerre Turque Dans Le Guerre Mondiale adlı eserinin 212. (s. On Yıllık Harbin Kadrosu. olayları kavrayamayınca şöyle yazıyorlar: "Ama Vehip Paşanın kumandayı ele alış tarihi bizce tam tespit edilememiştir. 18..Bayur.. Lorel-Hardi diksiyonuyla adlandırıyorlar." (Aktaran. (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı 2.e. Kitap. İ.lu kroki.260.237 vd. Vehip Paşanın. Çanakkale Cephesi. 1927.Görgülü. M.Ks. 2. Bozkurt. s. a.Kemal'den şöyle söz ediyor: "M. Besim Tepe.. s.98) Bizimkiler inceleme özürlü oldukları için yalnız tarihleri değil.71.e. İ.Kemal'in bu görevden ayrıldığı 10 Aralık 1915'te. Malta Sürgünleri. Gayyasında. (P.Fevzi Beyin de adlarının geçmediğini görür. s. ne istediğini gayet iyi biliyor.222).C. 17.79. ayrıca 15 No.159.. 90) yeterli bilgi var! Vehip Paşa.. Kannengiesser Haziran ortasında 9.Adil.Görgülü..332. Liman Paşa da anılarında Vehip Paşanın cepheye geliş tarihini belirtiyor (s.415-420.N. s. Çanakkale'yle ilgili bir anı-tarih yayımlamıştır: Gallipoli.G. Çanakkale Cephesi. 'İngilizler tarafından tutuklanarak Malta'ya götürüldüğünü.88. (Çanakkale Cephesi. Yol.27) Abdurrahman Dilipak da.M. Vehip Paşanın da.34. Mısıroğlu da bu yanlışı bize satıyor.91) Vehip Paşayı 9. s. o tarihte Gelibolu'da bulunmadıklarını anlardı. s.e. Fevzi (Çakmak) Paşa gerçekten Anafartalar Cephesi Komutanlığına vekalet edecektir ama dört ay sonra. ne de Malta'dan kaçmıştır.s.) Ama yaptığı Fransızca alıntıya şöyle bir göz ucuyla olsun bakmamış. bu kitabında M.C. 1. 1. Mart 1965.C..Görgülü.21) T. Tezler 5'in 85. sayfasında bulunan bilgileri Fransızca olarak aktarmış.Fevzi Beyi. C.Nihat tarafından Türkçeye çevrilmiş ve 1927'de Genelkurmayca yayımlanmıştır.(!)" Ansiklopedistlere not: 10 Yıllık Harbin Kadrosu adlı kitapta (s. s. s. Malta'ya sürülen subayların tam listesi. s. s.84) Bu bilgi de doğru değil. s.g.Sami Beyin ne zaman kumandayı bıraktığı veya devrettiği ise açıklık kazanmamamıştır. M.7. s. 2. A." Günahı boynuna! (V. Kitap.80. Kitap. Dünya Harbinde Türk Harbi. Her kararı kendi başına veriyor. s. 1972/5.g." Bu cümleden o anlamı çıkarmak da büyük bir beceri.Tümen Komutanı sanan ansiklopedistler. H.Kemal'in ordu ihtiyatındaki bir tümenin komutanı olduğunu kanıtlamak azmiyle M. Düztepe'nin yer aldığı yükselti kütlesine İngilizlerin verdiği ad.98) 99) 100) 101) 102) 103) 104) 105) 106) 107) 108) 109) 110) 111) 112) yerleri. HTM. Ansiklopedi.57) Çanakkale Cephesi. 10 Yıllık Harbin Kadrosu.100) ve bizimkiler Ordu Komutanının anılarını bile okumadan Çanakkale'yi analize yelteniyorlar.50. (İ. (F. ayrıca.g. S.82. 1.Küçük. baksa. İ.Tümen kumandanı olan Albay H..Görgülü. (Malta'ya sürülenlerin genel listesi: B. Armstrong yanlış yazıyor. Aktaran H. Türk İnkılabı Tarihi. Atatürk için Diyorlar ki. Beteutung und Verlauf der Kämpfe 1915. Berlin.Bayur.(!) Asıl 9. a. Y.Göztepe. Hayat Mücadeleleri s. M. s.Tümen komutanı olacaktır.98.17) Sonradan generalliğe terfi eden Hans Kannengiesser. oradan kaçtığını' ileri sürüyor. Vehip Paşa hakkında bilgi verirken de. Vehip Paşa ne Malta'ya sürülmüş. Kocaçimen. s. 2.Safa. s. Mısıroğlu'nun bu yanlışının kaynağı. s. Çanakkale Cephesi. 3.(Söz konusu kitap. Hayatı ve Eseri. 2. de bi an _8 . (C." Oysa gösterdiği kaynakta deniliyor ki: "Anafartalar Cephesi kumandanlığında bir ara Fevzi Paşa (Mareşal Fevzi Çakmak) da bulunmuştur.1915'te 'ordu komutanı yetkisiyle Güney Grubu Komutanlığına' getirilecektir. yaman adam. Selahattin Çiller.21) İ. sayfasında. "Batum'da yaptığı söylenen milyonluk bir petrol yolsuzluğu suçuyla tevkif edildiğini" ileri sürüyor. Kitap. Kemal. 2. Fevzi (Çakmak) Paşa sanıyor. sanki tersini yazan olmuş gibi. Armstrong'un kitabı. A. s.Görgülü. 3 cilt olarak Yb.

s.ve 27. s.F. İngiliz resmi harp tarihinden: "İstila kuvvetleri 25 Nisan'da Seddülbahir ve Anzak (Arıburnu)çevresinde karaya çıkarıldığı vakit. M.34.Tümen vardı. Sayı 13.13 vd. Ordu emir vermekte gecikiyor.. 5. s. Fahri Çeliker.Kemal'i önemsizleştirebilmek için bu basit özeti bile anlamamış görünmeyi göze alıyorlar.4.Kemal'in tümeni yedeğin yedeğiydi" diye iri harflerle başlık atmışlar! 9.Kemal Beyin kumandasında 19. 20. Komutan Atatürk. kendi ihtiyatlarını ancak savaş başladıktan sonra kullanabildiğini belirtmek istiyor. General Hamilton. düşman çıkarma faaliyetine göre ihtiyatındaki kuvvetlerini kullanmada serbest bulunuyordu. Hayatı ve Eseri." (s. AAMD. oradan soruluyor.. Bigalı-Maltepe çevresinde. Y." (Çanakkale Cephesi. (R. tehlikeli gördüğü Arıburnu kesimine kaydırılmasını istemiş. "(1. yani yedeğin yedeği idi. A. s. 18 Martta M. Bu tümen ordunun emrinde olduğundan. Oglander. Kitap. F. Çanakkale ve Atatürk.7) GRYT Ansiklopedisinin yazarları. s. Söz konusu özet. 9.Tümenin 26. XX/80.113) 114) 115) 116) 117) 118) 120) 121) 122) de bi an 119) a..88) Liman Paşa bu sırada Bolayır'dadır. Gelibolu Harekâtı.84. Kendisinden _8 . 1.Belen.e. birliğinin..Küçük'ün şifa bulmaz bir takıntısı. O kadar ki 18 Mart günü bile ihtiyat tümeni komutanı olduğunu ileri sürüyor.Tümen. Çünkü M.Tümen idi.James. ordunun ihtiyatı olarak Yarbay M.C. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No..Erikan. Yüzyılda Osmanlı Devleti.605) Fahrettin (Altay) diyor ki: "M. Her savaşacak birlik.Tümenin gerisinde. Liman Paşa bu öneriyi de reddetti.. (s.. gerekli emirleri almak üzere kendisini (Liman Paşayı) aramaya gittim. bu bilgiyi bakınız nasıl yorumluyorlar: "Genelkurmayın da açıkladığı gibi düşman ordusu ile yüzyüze gelecek olan Osmanlı ordusunun ihtiyat birliği 9.Kemal'in tümeninin ordu ihtiyatı olması. Kilitbahiryaylasına hücum ederek.Kemal'in 19. 9. M. Maydos-Seddülbahir-Morto limanı kıyılarının korunmasıyla görevliydi ve ayrıca. zaten bir kısım kuvvetini ihtiyat olarak geride bulundurmak zorundadır. kuvvetinin gerekenden daha çoğunu geride tutmaktadır. tümenin.Alay ile 19.Kemal. s. s.Dr.72. s. s.Kemal de Arıburnu'na hareketine müsaade istiyor.. 9.. Alayları da emrindeydi. 4 (27. s. H. 1. Mart 1986) "Çanakkale Boğazı'nın merkez tahkimatını bu plato (Kilitbahir) korumaktadır.35.Kemal'in ihtiyat tümeni komutanı olduğu. sayılı kroki. düşmanı ilk karşılayan 27. ordu ihtiyatı olur mu? Askercilik oynayan çocuklar bile olmayacağını bilir.235-239 ve 15. adeta bu planın uygulanmasını kolaylaştırıyordu.Tümen ise ordunun ihtiyatı.Alay). "Bütün tertipler. sayı 9) .Kemal Beyin kumandasında bulunan 19.. "M.R. Çanakkale Cephesi adlı askeri tarihin 2. Yarbay M.g." (s. Özet için yararlandığım kaynaklar: Esat Paşanın anıları. burayı alacakları ümit ediliyordu. BTTD. C." (A. yani ilk hatta.Tümeni. AAMD. (Prof.Ordunun kurulup (25 Mart) LimanPaşanın Ordu Komutanlığına atanması ve birlikleri yeniden düzenlemesinden sonradır."(Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No. Kitap.Kemal savaşın başlamasından önce. Gelibolu'nun muhtemel çıkarma noktalarında görevli bir birlik..15) "Mareşal Liman von Sanders'in planı. sayı 19. Liman Paşa kabul etmemişti. Çanakkale Cephesi.Bayur.315) Arazi ve taktik noktalar hakkında daha fazla bilgi için Şefik Aker. s.Çaycı. Çanakkale ve M. hiç olmazsa Kocaçimen Tepeye yaklaştırılmasını önerdi. GRYT Ansiklopedisi yazarları.' (Belleten. s.. iki gün sonra İngiliz ve Avustralyalı piyadelerin. Aspinall Oglander'in yazdığı İngiliz resmi tarihi: Gelibolu. 9.Tümen. Liman Paşanın planı uyarınca.12) '1915'te Çanakkale'de Türk' adlı kitapçıkta yer alan özette. Tuğgeneral C. Conkbayırı) bağlı"diyor.85) Sayfanın başına da..Tümenin 25 Nisandaki hareketleri inceleniyor).. Esat Paşanın Kurmay Başkanı Fahrettin (Altay) özetle diyor ki:' M.641 vd. İlk hatta bulunan bir birlik. Kitabı.Alay Komutanı Yarbay Şefik Aker'in anı-raporu (Arıburnu Savaşları ve 27.71) Soyadıyla ters orantılı bir yanlış.Tümen. 9. Esat Paşa da diyor ki: "Durumu bildirmek. Sarı Bayır'ın doruklarına (Kocaçimen. bu sakat anlayış yüzünden.Tümenin alaylarının yerleşimi açıklandıktan sonra da şöyle deniyor:".

General Hamilton. London zırhlıları toplarıyla ölüm saçmaya başlıyorlar. hem de savaştan sonraki resmi ve özel yayınlardan anlaşılıyor. Liman Paşanın anılarının Almancasında 'Syrenaica'. hazret 'Conkbayırı' demek istiyor.Kemal ile Mülakat. Taş. s. "25 Nisan günü.4. 106 vd. kükrüyor ve gökteki yıldızları titreten bir şiddetle patlıyordu. Esat Paşanın cümlesini aktarıyor: "M.. s.Alayın subaylarına şöyle diyecektir: "Ben size taarruz etmeyi emretmiyorum." Bu açıklamadan sonra. s... toprak.Ü.. Arazinin yapısı gereğince. Gelibolu'dan Maltepe'ye alınmıştır.85. hem olayların gelişiminden.. kimseden izin almadan.38) F. dipnot) M. Tezler 5.. işte. isterseniz keyfe göre hareket deyiniz. Arıburnu kesimi: Queen Elizabeth bütün gücüyle düşman üzerine çullandı." (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. bunlar. Arkasından Queen Triumph. ölmeyi emrediyorum. Esat Paşa Saros'tan Maltepe'ye öğle üzeri döner.Küçük diyor ki: "Esat Paşanın.Kemal'in verdiği bu riskli kararı. iki Alman subayının eli altında bulunan kanat kuvvetleri. Majestic. Her top alev saçıyor.) Çanakkale Savaşında Türkler. ilk gün birliklerinin üçte birini kaybettiklerini yazıyor. s. Conkbayırı kesimine çok önem veren M.Kemal övüldüğü için gerisini kesmiş.. s. yüksek patlayıcı madde doldurulmuş mermileriyle. M. et yığınları birbirine karışıyor. Arıburnu kesimi:Türklerin dehşetli karşı taarruzları başladı. düşmanın karaya çıkmasına ve tutunmasına fırsat verilmiştir. emrini savsaklayan 16. (T." (Gelibolu Günlüğü. 'Ordu emrinin ancak dört saat sonra geldiğini" kaydetmektedir.Fevzi Beyi. 9. anılarını 1919'da yazan Liman Paşa. Frasızcasında ise 'Cyrenaique' diye geçiyor (Türkçesi Bingazi'dir). Y. tepenin yüksek yamaçlarını cehenneme çeviriyor.5 ay. isterseniz ayaklanma. yazılan tarihe ciddi kuşkular getirecek boyutlara ulaşıyor. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir (geçebilir). 15 inçlik ağır topl ar.Küçük de bi an _8 . herhalde M.77. Baccante. Bu yerin adı. 26 Nisan. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. tümenin 57.Alayını.Kemal de aynı akıbete uğrardı. Arıburnu'na doğru göndermiş buldum.. denizden bombardımana ilişkin bazı notları: "25 Nisan. derhal görevden alacak ve cephe gerisine postalayacaktır.Kemal. çok kısa bölümleri yayımlanmış anılarından bazı aktarmalar yapmak istiyorum.Küçük. düşman topraklarını hallaç pamuğu gibi atıyor.Tümene bağlı olup Arıburnu-Kaba Tepe hattı gerisinde bulunan 27.. (Gelibolu Günlüğü." (M. No.Altay. bu taarruzdan önce 57.115) İzninizle tercümanlık yapayım..Alayı. 'ilerde Atatürk soyadını alacak olan Türkiye Cumhuriyetinin tek adamına yaranmak için hadiseyi çarpıtan' ilk kişi oluyor! Kolordu karargâhı.24) Hamilton'un. 8. Bu yanlışların kaynağı da Armstrong'un kitabı (P. Düşman hedefi yok artık. Prince of Vales kruvazörü. birçok açıdan değerlendirdikten sonra diyor ki: "M. Bu hareketinin sorumluluğuna göğüs gerecekti. mevzilenmiş birliklerimizin üzerinden geçerek. düşman çimenlik bir arazi parçasından geçmek istiyor. (On Yıl Savaş. Bu anlayışa göre.Safa.Kemal'in hareketi ne diye nitelendirilebilir? İsterseniz gördüğü bir tehlikeyi ortadan kaldırmak ve süren durumdan kurtulmak için üstün bir inisiyatifle hareket. Y. 131) Liman Paşa. s. gözlerimiz nefes kesici sarı infilaklardan yarı yarıya kör halde. tetiklerebasılıyor. tarihi de tepetaklak etmiş. s.30) Conkbayırı'na önem vermekte ne kadar nakli olduğu. Bu defa organize bir gayretle merkeze yükleniyor.Erikan. ilerde göreceğiz.102. işte bu cehennem ateşi altında dövüştüler. bu kural dışı kararın doğru ve gerekli olduğunu kanıtlamasaydı. 'Cyrenaique'ı.123) 124) 125) 126) 127) 128) 129) 130) 131) 132) 133) yapılacak hareket hakkında hiçbir talimat alamadım. Mermiler. s. kemik. Queen Lizzie zırhlısı derhal yakalıyor.95) C. s." (Esat Paşanın anıları. 'Suriye' diye çevirmiş ve yalnız cümlenin anlamını değil.Kemal'le ilgili bu pasajın da sadece ilk cümlesini vermiş." (Komutan Atatürk. M.51).Kolordu Komutanı A.Kemal Beyi. tamamen hareketsizliğe mahkûm edilerek. Kulaklarımız mumla tıkalı. s. bu arada. Bozkurt. Eğer olayların gelişimi. derhal Türklerin üzerine çevirdiği toplarıyla ateşe başlıyor." Y.

Küçük'ün A. 86. Türk askerlerine arkadan ateş ettiklerini. tümenindeki iki Türk alayıyla değiştirilen bu yeni alayların (72. GRYT Ansiklopedisi diyor ki: "Takviyeli müttefik birliklerinin Seddülbahir'de çakılıp kaldıklarına kimse itiraz etmiyor. nasıl kaçıp fundalıklara gizlendiklerini.89. s.103) İngiliz harp tarihine dayanarak.Alaylar) yerine.Kemal Beyin o günkü durumunu. Ama mesele Arıburnu'na yapılan Anzak çıkarmasına gelince iş çatallaşıyor ve kaynakların verdiği bilgiler. alaydan kaçan birçok Arap erinin çadırlarda saklandıklarını ve nargile içmekte olduklarını gördük.cilt) oluşturduğu da anlaşılıyor. "Kendi Kalemiyle Hayat Hikâyesi". Çanakkale Savaşı'nın. Çanakkale Geçilmez. (P. Bunları toplayarak cepheye gönderdik. 'anıların aslında. 10 Yıllık Kadrosu. savaş hattına sessizce yaklaşmaları gerekirken hücum çığlıkları atarak düşmanı uyardıklarını uzun uzun açıklıyor (s. tam bir yıl sonra. Bu karışıklığı çözebilmek için değişik kaynakların verdikleri bilgileri.71) M. 19." (1. s. s. (10 Yıllık Harbin Kadrosu. Arıburnu mıntıkasında daha yedi aydan fazla bir müddetle kan dökülmesine belki yegâne sebep. Oysa anıların 1975'te yapılmış tek baskısı var ve benim elimdeki nüshada böyle nokta nokta bir boşluk yok..107-108. Hepsinin Toriçelli borusu kadar boş olduğunu göreceğiz. s.Görgülü. birbirini pek tutmuyor. doğru sentezi yapmaya çalışacağız. M. Kitap. Geri kalan bölümlerin. 3) Esat Paşanın tam anılarının bir nüshasının Harp Akademileri kütüphanesinde.000 kişiye çıkacaktır.C. Alay sancağına madalya takılması töreni.Alay Komutanı Ş. anıların sadece bir bölümünü (3. Savaştan önce M. s. sayfalardaki komutanlar çizelgeleri. bu yüzden de eksantrik yorumlarda buluyor. 'yazılan tarihe ciddi kuşkular getirecek' nitelikte değildir. 2. Bozkurt." (s.. Belki siz çözebilirsiniz. 2. savaşın bütününü bilmediği için anı parçalarını.119. Çanakkale Cephesi. biraraya getirerek.Moorhead'den aktardığı (s. hep birlikte ve ibretle göreceğiz. Esat Paşanın kendisi yazıyor. (Altay. Y.95) 27. Yanya Savunması ve Esat Paşa. Çanakkale Cephesi. (Yanya Savunması ve Esat Paşa.Kemal Beyin bulunmasından ileri geliyor.86) 1) Esat Paşanın anılarının hiçbir yeri.69-71) ve diyor ki: "Biz o güne kadar bu alayın erlerini Türk sanıyorduk ve bu sebepten dolayı [M.Arap Alayı erlerininin. öteki savaşlar ve eğitim hizmetleriyle ilgili olduğunu.Kemal'in. 83.Kemal. bu alay erlerinin Arap olması oldu. olduğundan farklı göstermek isteyenler ile gerçeği olduğu gibi aktarmaya çalışan kaynakların (!) anlatma metodları değişik görülüyor. 105) İsteyenin inceleyebileceğini sanıyorum. s. Kitap. 88. Y. (57. bir nüshasının ise ATASE Arşivinde olduğu belirtiliyor."(s.51) İ. ilk alaylarının geri verilmesini istemiş ama kabul edilmemiştir. Verilen bilgilerden. 2. Arap alaylarını. nasıl. 179. s. 82) Fahrettin Altay diyor ki: "[Arıburnu'nda savaş devam ederken] 72. Bu cepheleri anlatan tezat. hele ansiklopedi nasıl doğru sentez yapıyor.111. Esat Paşanın anılarından kısa bölümleri yayımlayana ait bulunuyor.Tümenin başında Yarbay M.Küçük. 2) Aktardığı cümlede bulunan biçimindeki boşluğa dikkati çekerek. s. savaşın akışı içine yerleştirmeyi başaramıyor. On Yıl Savaş. 25 Nisan 1916'da yapılacaktır. Mısıroğlu'nun bu yanlışlarının kaynağı yine Armstrong'un kitabı.32) de bi an _8 .Aker de 77. On Yıllık Harbin Kadrosu. ne zaman ve nerelerde savaşa soktuğunu. s.Küçük niye böyle yazıyor? Ben çözemedim. düşman mevcudu ertesi günü de 15." (s.Arap Alayının çadırlı ordugâhında.134) 135) 136) 137) 138) 139 140) 141) şöyle devam ediyor: "Yazılmayan (yani nokta nokta geçilen) kısımlar bana ait değil.322. 87. Nitekim cümlenin tamamını nokta noktasız olarak yukarda okudunuz. s. esasen sarsılmış ve gerilere atılmış olan Anzakları deniz kenarına dökmek ümidini bize vermişti. kimler doğruyu yazıyor.Safa. 8. Kitap. Öyleyse Y. görmüştük.Kemal Beyin solumuza sevk ettiği] bu alayın yapacağı bir taarruzla.Piyade Alayı Tarihçesi. 85.95) uzunca bölümün doğru çevirisi için.ve77.100) Kimler gerçekleri saptırıp farklı göstermeye çalışıyor.Kemal aleyhinde bir ifade varmış da yayına hazıdayan o bölümü atlamış' gibi bir kuşku uyandırmaya çalışıyor.Daha sonra Türkiye Cumhuriyetinin yıllarca Reisicumhurluğunu yapan M.

Moorehead de aynı dikkatsizlikle.Bayur.e. (Atatürk. Buna karşılık Esat Paşa. Yazamazdı da. s. Ks. 19) Kayıp 2. sonra da. Liman Paşa Başkomutanlığa yazdığı bir raporda (9.. Türk Dili dergisi.H. Kısacası bu konuda ne söylenip yazılsa spekülasyon olur.142) 143) 144) 145) 146) 147) 148) 149) 150) 151) 152) 153) 154) Çanakkale Cephesi.328.Kitap. GRYT Ansiklopedisi bu olaydan şöyle söz ediyor: "Bu hadiseyi nakleden Y.110) Bir de Y.Ks.2. artık sadece 19.Kemal kuvvetlerinin o günkü kaybının 2. 138. 'M. LDurrell'in Kıbrıs'ın Acı Limonları.Bayur. a. 168.. 2.Kemal Beyde idi. (s. Seddülbahir bölgesinden mesul (sorumlu) Güney Cephesi Kumandanının Ve-hip Paşa olduğunu.000 kişi ise.000 kişi olduğunu' yazıyor. Ünlü Lord Kinross da aynı yanlışı sürdürüyor.638 erle girmiştir. uydurmalar ne? Cevap: Alaturka alternatif tarihçilik! 'Açıkça yazabiliyorlar' ne demek ? Engel mi var a efendim? Uydur uydur yaz! Alan Moorehead'in İngilizlerle ilgili birçok bilgi ve değerlendirme yanlışını da düzeltmiş. 19. 130) 17 Mayıs'ta.lu dipnotlar. 'Esat Paşanın sırf Vehip Paşanın kardeşi olduğu için 17 Mayıstan itibaren Arıburnu Komutanlığını üstlendiğini' de yazmıyor. Hayali Doğu.OyaBatum Menteşe. 201). GRYT Ansiklopedisi de aynen aktarmış ama sürekli Mısıroğlu'dan yararlanıyor görünmemek için kaynak olarak. Roman olsa sorun yok amatarih yazdıkları iddiasındalar. çünkü savaşın şiddetini yansıtmıyor. Kitabın askeri açıdan kısa bir eleştirisi: F. K. "57. Çünkü Vehip Paşa daha Gelibolu'ya gelmemişti. sayı 525 (Eylül 1995).ayrıca Thierry Hentch.283.62).. yeri geldiği için Vehip Paşanın ağabeyisi olduğunu belirtiyor. Alan Moorehead'te de rastlıyoruz. Yanlış yanlışı doğurur. s. s.R.Mısıroğlu'nun Armstrong'tan yaptığı bu alıntıyı. şimdiye kadar ilerledikleri (!) mesafe ile Gelibolu yarımadasının tümünü ele geçirmiş olmaları gerekirdi. Sadece.72. Alayın hemen bütünüyle yok olduğunu". A.125.Kolordu Komutanı Esat Paşaya geçer. O Vehip Paşanın ağabeyisidir. s.Tümen Komutanıdır. 1iC.336'daki dipnot) Görüldüğü gibi. Türk İnkılabı Tarihi. eksiklerini tamamlamış: 31. Armstrong'un ve R. Alayın 'hemen bütünüyle yok olduğu" iddiası da havada kalıyor. o kıyamet günleri içinde yapılmış kabataslak bir tahminden öteye geçmiyor.C. 57. 'Vehip Paşanın. (1.H..Tümen Komutanı kalır ve Arıburnu Grubunun komutası." (Çanakkale Cephesi.6. kaynak göstermeden. zahmet edip Moorehead'in. 1918 yılında Suriye Cephesinde esir düşen 57. 10 Yıllık Harbin Kadrosu ile Çanakkale Cephesi adlı kitapların sonunda.1915) diyor ki: "İngilizlerin her yazdığına inanmak gerekseydi. Esat Paşanın da sırf Vehip Paşanın ağabeyisi olduğu için 17 Mayıstan itibaren Arıburnu Grubu Kumandanlığını üstlendiğini yazıyor ki gerçeklere dayanmayan bir iddiadır.James'in.Alayın Tarihçe'sine göre alay savaşa 49 subay ve 3.369-371.s. yayımlanmış Türkçeeserlerin tam listesi bulunuyor. Dagobert von Mikusch'un kitabının Fransızca çevirisinin 104. 2. 20. Şişirme.C.Kemal'in Arıburnu Kuvvetleri komutanlığı sona erer. Kitap. 57. H.Dr.93) H.Bayur. s. süsleme hastalığına. Yüzyıl Tarihi. Peki bu yakıştırmalar.162 ve 175 No.g. s.Belen.C. Böylece M. Batılıların doğuya ve doğululara -üstten.70. O gün savaşan yalnız 57.123." (1. 180. Biri de.Bayur'un ne yazdığına bakalım: "17 Mayısa kadar orada (Arıburnu'nda) komuta M. 2. s. Bu günden sonra o yine 19. kök salıyor. de bi an _8 . (s.C.bakışı hakkında yeni bir çalışma için: Prof.. bu değişikliğin olduğu tarihte (17 Mayısta)Güney Cephesi Komutanı olduğunu' yazmıyor. Türklerin Başarısı.Alayın 'harp ceridesi' (birliğin resmi güncesi) bulunamadığı için alayın tarihçesinde kayıplarla ilgili açık ve tutarlı bilgi yok.33.. 3. Kuzey Grup Komutanlığı kurulur ve bu kesimdeki bütün birlikler Esat Paşaya bağlanır. yanlışlar ve yalanlar." (3. onun verdiği sayı da.Tümenin 25-27 Nisan günlerine ilişkin kaybının "bine yakın yaralı olduğunu" söylüyorsa da (s.Alay olmadığı gibi.48. 3.. sayfasını göstermiş. Türk cephesi hakkındaki yanlışlıklarını düzeltse! Şahane tembelliğimiz yüzünden.143.

Yalçın'ın Siyasal Anıları. Çeviren." (J. s. s.g. düşmanı bir adım dahi ilerletmedi. Hayat mecmuası.Altay. okuyucudan bu kitabı şüpheli bir dikkatle okumasını rica ederim. birçok yalan ve mübalağaları sezeceklerdir.Küçük. emri ve buna dayanarak Liman ve Esat Paşaların yolladıkları yazıları. 3. çoğu büyük çaplı olan 255 topuna karşılık. Birini açıklayacağım: Anzakları koruyan savaş gemilerinin.119) Kitabın Fransızcasını Milli Kütüphane'de buldum.000 kişidir." (Askeri Kamus. 29 Haziran. Ama. 16. 'kişiye. savaşlarla ilgili yanlışları. Bu tür tartışmalı kitapların.Kemal'e yollar. (Çanakkale Cephesi.. fotokopisi önümde duruyor: 104. Başkomutan Enver Paşanın eleştirisini de cevaplamıştır. Gül Çağalı Güven.94. düşmandan uzaklaşmak için yaptığı harekettir. Çünkü basılı ve hele yabancı imzalı yalanlar. özel olarak' M.155) 156) 157) 158) 159) 160) 161) 162) 163) 164) 165) s. Peyami Safa şöyle devam ediyor: "İki ciltte tamamlanacak olan olan bu çevirinin sonunda. 24Eylül (Çanakkale Cephesi.C. (a. olduğu gibi bırakmış. 1908 olayları ve M. Armstrong'un delilsiz iddialarını ve yanıldığı birçok noktayı göstermeye çalışacağım. Göz boyama değil de ne bu? İlerde.207) Eleştirisi şöyle: 'Hazırlanmadan ve bir maksada dayanmadan yapılmış bir taarruz. (Çanakkale Cephesi. 2. Kurt ve Pars. 2. isteyerek veya mecburen. K.Küçük'ün ricatın (çekilmenin) anlamını da bilmediği. sayı 35. s. bambaşka bir konuda gönderme yaptığını göreceğiz. olayın zamanını kestirebilse.Kitap. Çev. bu taarruzdan habersizmiş gibi davranmalarını açıkça eleştirmiş.143-144) "Çanakkale'de. M.Kitap. M. Sekiz gün süren 3. yalnız bir engel vardı: M. belki daha ölçülü yazardı. emrin bu bölümünü.Kemal. s.Moorhead gibi şişirip süslememiş.175.. Arba Y.Kemal.1996.224vd. tam bir editioncritique olarak basılmasının gerekli olduğuna inanıyorum. İstanbul. M. sayfaya. 19.Tümen emrinde sadece kısa menzilli ve küçük çaplı 36 top vardı." Yayınevi kapandığından.e. Anzaklarla büyük amaçları arasında. artçıların yürüyüş koluna geçmeleri ile -yani geri yürüyüşe geçmekle. 11 Mayıstadır.176. H.. çevirinin ikinci cildi ve cevaplar yayımlanamadı. sayısında (25 Kasım 1996). bitkin Türkleri dar Conkbayırı tepesinde dayandırıyor ve sırf kendi kişiliğinin etkisiyle müttefik kuvvetlerini bir bozgunla karşı karşıya bulunduruyordu. Kuva-yı Medya dergisinin 33.Kitap. s.Benois Mechin.Mısıroğlu'nun da yine bu her derde deva 104.. s. Ayrıntı için: Esat Paşanın anıları.149. O cümle şöyle: ―Kendileri cepheye dönerek bölgeyi kahramanca savunup.nihayetlenen muharebe safhasıdır. Kitabın yeni ve tam çevirisi Bozkurt adıyla çıktı. Sağduyuları kuvvetli olanlar. kendi açısından haklı olarak.181 vb. s. Harp tarihleri bunun birçok sebebini sıralıyor.46) Burada ne ricat söz konusu. sayfada Çanakkale Savaşı ile ilgili tek bir hece bile yok. raporunun 165 ve 166. Ricatın tanımı şöyle: "Muharebe eden bir ordunun veya kıtaatın (birliklerin). 460.Kemal! Sarışın yüzü ve gergin bakışlarında ürkütücü bir karar bulunan bu adam. hiç araştırmadan Lord Kinross da kullanmış ama hiç olmazsa A. bizde pek itibar görüyor ve kuşkuya düşülmeksizin bütünüyle benimseniyor. sayfalarına almış ve ikisinin de. Armstrong ve kitabı hakkında ilginç açıklamalar var.180. 1959. bunu beceremediği için 166) 167) 168) de bi an _8 . Armstrong'un verdiği bu asılsız bilgiyi. bu emri Esat Paşaya iletir. Kitap. 2. 2.Kitap. Liman Paşanın aynı nitelikteki emirleri için. elbette ne de firar! Y.136) Enver Paşanın Gelibolu'ya geldiği tarihler: 11 Mayıs. Zığındere muharebesindeki Türk kaybı y.83'teki dipnot veF. s. 23 Ağustos.‖ Y. s. 263.39) Esat Paşanın bundan sonra gelen cümlesini vermiyor.Şevket Paşa olayı anlatılıyor. o da taarruz hazırlığından ve son taarruzdan hiç haberi yokmuş gibi bir hava içinde. firar (kaçma) ile karıştırdığı anlaşılıyor.' Liman Paşa. Cevaplarımıza sıra gelinceye kadar. kitaptaki bazı yanlışları düzeltmeye çalışmış. 28 Temmuz. Çözülme (sıyrılma) ile başlayarak.Kemal ile Enver Paşa arasında sebebi ve içeriği bilinmeyen bir tartışma olmuştur ama o birbuçuk ay daha önce. s. s. 468) Esat Paşanın anıları.

. M. Yanya Savunması ve Esat Paşa.5 ve devamında. Kitap ile Cemil Conk‘un Conkbayırı Savaşları adlı kitabından yararlandım. 2.36.4.Conk. 2. Y. toplam 3. s. 3. Türk siperlerini örten kalaslar da.Kitap. 31 No. Arıburnu Raporu.R. 19.90.255] aktaran H. 9 Ağustosta yavaşlayıp 13 Ağustosta kesilecektir." (Esat Paşanın anıları. s. "Kendi Kaleminden Özgeçmişi". s. tünelin ağzındaki kum torbalarını kaldırarak baskın halinde hücuma geçerler.C.32.Altay.Kûçük de belirtiyor: "Anıların her ayrıntısına güvenmemek gerekiyor.Kemal'in bu muharebe boyunca verdiği çeşitli emirler. (Harp Tarihi D.Tümen Komutanının yolladığı raporun aslı. İstanbul‘a dönünce. 2.Kemal ile Mülakat. (Çanakkale Cephesi.295. Arıburnu Raporu." (s.115 vd. s. s. BTTD.Kitapta . Tezler 5.Kitap.Kemal'in sonunda haklı çıktığını da görmezden geliyor. No.Bayur. Güneydeki (Seddülbahir) taarruz 6 Ağustosta.C. s.169) 170) 171) 172) 173) 174) 175) 176) 177) 179) 180) 181) 182) 183) 184) 185) 186) de bi an _8 178) de. ―muvaffakiyet ümit etmiyorum‖.270) Fevzi Beyin.C. Enver Paşa tarafından önce emekli edilir. R..Taburunun büyük kısmı.Ü. s. yetkim dışı bir harekette bulunmam.40'ta düşman. s.) Raporunda.113. s.. sayısında ve Çanakkale Cephesi. sonra emeklilik işlemi gerialınacak ama bir cepheye değil.Alayın cephelerinde bir lağım patlatarak. F. s. Esat Paşa anılarında diyor ki: "Kanlısırt'ı koruyan 47. Türk siperlerinin önünde sona eren 500 metre uzunluğunda bir tünel kazar ve top ateşi sona erer ermez.Moorehead‘in Çanakkale Geçilmez. saat 16. 3.) Bazı kaynaklarda yalnız bu kolordudan. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No. bu olayı ayrıntıları ve belgeleri ile açıklıyor. Bu emirler hakkında raporunda kullandığı. M. bu olay hakkında Enver Paşaya verdiği raporun tamamı. s. Cemil Conk‘un kitabında var. Fevzi Beyin bu sert savaşların aradığı nitelikte bir komutan olmadığını gösteriyor. kilidi sayılabilecek bir yer olması dolayısıyla. Sayı 32/ Ekim 1987.lu siperimize saldırmış ise de kayıplar verdirilerek üç bölgeden de geri atılmıştı. s. 3.25 vd. bir bilgi parçasına yapışıp kalem oynatıyor.James‘in Gelibolu Harekâtı adlı kitapları ile İngiliz Resmi Harp Tarihini esas aldım. Savunma Bakanı Mareşal Kitchener'e izafetle 'Kitchener Ordusu' diye söz edilmektedir.253) M. ağır bombardıman yüzünden çökmüş. s. Ordu Komutanı Liman Paşanın. ilerleyen düşmanaüç defa taarruz etmesi için emir verdiğini ama çeşitli gerekçelerle üçünü de dinlemediğini açıkça yazıyor. üç batarya. Özet için öncelikli olarak A. Churchill'in anılarından [The World Crisis. (C. s. 2. ―çok tehlikeli‖. s.Taburdan da ancak elli yaralı ercik kalmıştı. ―muvaffakiyet beklenemez‖." (s. İngilizler. bir istihkam bölüğü.25-27." (s.kısım. s. 18. Olayın önemini zerre kadar kavramadığı anlaşılan GRYT Ansiklopedisi. Y.4. ve 27. Türk cephesi ile ilgili bazı ayrıntılar için de Çanakkale Cephesi 3.) Dört piyade taburu. ―tehlikeli görüyorum‖gibi deyimler. 'kumandanlık çekişmesi' başlığı altında veriyor. ―meçhul arazi‖. bazılarında ise bütün İngiliz birliklerinden. içindekilerin çoğu yıkıntı altında kalarak hayatlarını yitirmiştir. 2. Gelibolu yarımdasının ve dolayısıyla Çanakkale Boğazı'nın en önemli.83 vd.Taburunun hemen hemen hepsi şehit düşmüştü.Altay'la aklınca şöyle alay ediyor: "Kemal'in ricat ettiği. ―hezimeti mucip olur‖. 3.384) "Sabah 05. Çanakkale Cephesi.Tümen cephesini gece yarısından itibaren şiddetli topçu ateşi altına alarak.44).26'da var! Olay hakkında geniş ayrıntı için: Arıburnu Raporu.Kemal. s. 8 Ağustosta.Küçük. Anafartalar Muharebatına ait Tarihçe'de (s.103. neresinden tutarsa fili ona göre tarif eden kör gibi. bir süvari bölüğü. bu sorumluluğu üzerime alıyordum. s.00 başlayacak.Kitap. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. yanlış rapor yazan bir subay olduğu böylece kanıtlanmış oluyor!" (T. Viyana ATASEmiliterliğine gönderilecektir.259) Esat Paşa anılarında diyor ki: "Gerçi Conkbayırı.Alayın 1. bu tartışmaları.55) Gelibolu Seferinin Resmi Tarihi.000 kişi. (1.21.88) M.50. ancak bunun sorumlusunun. Türk İnkılabı Tarihi. (s. Y. Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe. 9. anılarında bu yanlışlığı anlatan F. Anafartalar Grubuna bağlı ise de. s.88) Bunu yazarken.112. asıl kendi bilgisizliğini kanıtladığının farkında bile değil. ayrıca AAMD'nin 19. Çanakkale Cephesi.21..

.61).C. s.sayı. Yine bu birlikler. bu kanlı savaşın sonucu bakımından bir önem taşımadığı açıktır. Gazi Mustafa Kemal adıyla yayımlanmıştır.50). bir süvari alayı toplanmıştır.Conk. bir başka konu için yine bu sayfaya gönderme yapmıştı. Armstrong'un ve Mısıroğlu'nun büyüttükleri kayıp bu kadar.178) 'Bu tümenlerin mevcutları kısmen tamamlanabilmişti. Gelibolu Harekâtı. (F. eldeki bu bir avuç asker ile M." (Gül Çağalı Güven'in çev.Kitap.Kitap.115) Gerçek askerler bu gibi aksilikleri. bu atama için Enver Paşanın iznini aldığını tahmin ediyor.C. sayfanın karşılığı. biraz daha ayrıntılı anlatmaktadır. değil mi? M. Vehip Paşanın grubunda dört tümen. 7-10 Ağustos arasındaki kaybı 12. (104.Altay'ın Hayat Mecmuasında (1958) yayımlanan anılarından aktaran İ. Liman Paşanın. s.119) Söz konusu sayfada Çanakkale Savaşı ile ilgili herhangi bir bilgi yok.Anafartalar Savaşı'nı yönetiyordu.. İngiliz Resmi Tarihi'ne göre ise '200'den fazladır' (BTTD. BTTD.Kemal.6. 26.Kemal'in emri altında yedi tümen.187) 188) 189) 190) 191) 192) 193) 194) 195 196) 197) 198) 199) 200) 201) 202) 203) 204) bulunmaktadır. Bilindiği gibi 9 Ağustosta M.R. grubunda iki tümen.Türk Alayı da kendi topçusunun ateşi altında kalmıştır..' (Çanakkale Cephesi. savaşın sayısız cilvelerinden biri sayıp mesele yapmıyorlar. yoldaki döküntülerden dolayı. adam başına 10 şiling bahşiş verileceği söylenir ve kendilerine dokunulmayıp affedilecekleri ilan edilirse. Asya Grubunda iki tümen var.71.Alaylar (Esat Paşanın isteği üzerine).R. Kayıp sayısı.Tümen ile 28. yürüyüş yeteneklerini büyük ölçüde yitirmiş ve idmansızlaşmışlardı. General Hamilton'a şu öneride bulunur: "Türk askerlerine. Esat Paşanın anıları. GRYT Ansiklopedisi de. Armstrong sonra şöyle devam ediyor: ".1915) Türk askerinin namusuna 10 şiling değer biçen Asmead-Barlett bile gerçeğin hakkını veriyor da bizim alternatif tarih yazıcıları.54) Ashmead-Barlett.James'e göre '100'den fazla' (s. Allanson'a göre '150' (Allanson'un raporundan aktaran C. Bu sırada Esat Paşanın.293) Ne kadar bilimsel ve dürüst bir değerlendirme. Hatırlayacaksınız. çek yazıyorlar! Dagobert von Mikusch'un kitabının Türkçesi. Taburlar.Ilgar.59.404) Mısıroğlu'nun "Fevzi Beyin çok iyi teçhiz ve talim ettirmiş olduğunu" yazdığı birliklerin gerçek durumu böyle.James.000 kişidir. s..Türklere zaferi kazandıran ve yarımada ile İstanbul'u kurtaran." (General Hamilton.Altay. Sayı 26/ Nisan 1987. çeviride 118 ve 119. Atatürk'ün Hatıraları. R. cümlenin ortasında. bu olayı. ve 41 . s. Yalnız Conkbayırı'nın yakın çevresinde 5. ateş hattında dövüşecek kimse kalmaz. s. ortalama olarak 300-800 kişiyle gelebilmişlerdi. Mısıroğlu. 2 alaylı 4.Conk. Conkbayırı-Besim Tepe-Kocaçimen Tepesi kesimi karşısında bulunan takviyeli iki Anzak tümeninin.500 kişi vardır. uzakta. s. 100-200 kaybın. 1.R. 25 Nisan günü öğleden sonra.Kemal. gerçeği tersine çevirmek için her yolu deniyorlar. Gallipoli adlı ünlü filmi çeken ve Müttefiklerin yenilgisini anlatan Peter Weir da sakın Kemalist olmasın? M. sayfasına gönderme yapıyor.Kemal'in olağanüstü kişiliği olmuştur. 1 .Kemal.190. 3. (2.8) F. (R. sayfalardır) Kisbsiz ta o kadar cehl olmaz Cehlin ol mertebesi sehl olmaz En yakın Boğaz sahili 7 km.Tümen (ordu emri ile). 27. var olmayan bir hesabı karşılık göstererek. s. dip not işareti vererek. Buna karşılık Mısıroğlu şöyle yazıyor: "Sadece bir Albay sıfatıyla küçük bir bayırı tutmuş bulunan M. General Hamilton‘un savaş raporundan aktaran C.409). de bi an _8 . anılarında. Anafartalar kesiminde. İkisi de. (Lozan. 25. İngiliz resmi tarihi. s." (Lozan. her asker silahı ve teçhizatı ile gelip teslim olur. uzun sûredir siperlerde bulunduklarından. 1. 2 alaylı 8. s. (F. s. s. 'mütereddit' kelimesinden hemen sonra. s.Atay. Dagobert von Mikusch'un La Resurrection d'un Peuple adıyla Fransızcaya çevrilen kitabının 104.

20. s.22'de de var.205) 206) 207) 208) 209) 210) 211) 212) 213) 214) 216) 217) 218) 219) 220) 221) s.Dr. artık oldukları yerde mıhlanıp kalmış.Kitap.. İngilizlerin büyük ümitlerle gelen kolorduları.89. kendi top mermileri düştüğü için sahile kadar çekilmek mecburiyetinde kaldığından bahsedilir.) İngiliz resmi tarihine dayanarak.268. 4. [.Kemal-Enver Çatışması (1919-1922).418) On Yıllık Harbin Kadrosu.. Çanakkale Cephesi.Kitap." (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı. Bu konuda.Kısım. her tarafta Anafartalar kahramanına saygı.93.Altay.C.0rdu de bi an _8 .Yüzyılda Osmanlı Devleti.Kitap. s.43) M. 3. geri çekilmekte yıldırım gibi hareket etmesiyle tarihe mal olmuştu bu ordumuz. Yıldırım Ordular Komutanı General Falkenhayn'ın emrinde çalışmak istemediğini ileri sürerek 7. 1.E. Lawrens'in bir açıklamasını yayımlamıştır.Kolordu Kur.110.46. 69. Belgeleri. 498.1931) İ. On Yıl Savaş. İng. s. işte bu durumdaki Türk ordusuyla şöyle alay ediyor: "Düşmanın üzerine gitmekte değil. "9 Ağustosta M. Kuzey Grubu Komutanı Alb. No. Mısıroğlu'nun yakıştırması olduğunu sanıyorum.Kemal'in saatlerini nasıl değiştirdiklerini anlatıyorlar.493. Halil Paşanın yaveridir) Vehbi Vakkasoğlu. M.425) İşte size.Yüzyılda Osmanlı Devleti.. 'Tarih IV. F.381 vd.Fevzi (Çakmak) Paşa. Türkiyede Beş Yıl. Enver Paşanın Halil (Kut) Paşaya telgrafı: "Büyük Turan imparatorluğunun Hazer kenarındaki zengin bir konak yeri olan Baku şehrinin zaptı haberini büyük bir meserretle (sevinçle) karşılarım. hürriyet kahramanlarınkini geçer gibi olmuştu. s.209." (Jeschke. Meraklısı için not: Cemil Conk'un kitabının 68. 2. Geniş bilgi için: S. Anafartalar Müfrezesi Kurmay Başkanı Haydar Mehmet (Alganer) de Liman Paşa ile M.202) Özet için dayanaklar: Sina-Filistin Cephesi.C.Belen.Kemal daha önce de (Eylül 1917) 7.Hami Danişmend de şöyle yazıyor: "[İngilizlerin] Bu muharebelerde. sayfasında. 1. 20. s.. iki ay sonra Gelibolu yarımadasını boşaltıp çekilip gitmeye mecbur kalıyorlardı. iki ayrı yerde ve iki ayrı zamanda muharebe eden iki İngiliz kolordusunun birden. bütün bir memleketin işgalini önlemişti.R. s.1986 günlü Yeni Nesil gazetesinden aktaran. Askeri Yönüyle Atatürk. İşte M. s. ki tek müttefikimiz Sultandır."(Osm. yazık ki Mısıroğlu'nun canını sıkacak bir belge sunmak zorundayım. (Maarif Vekaleti Y..] Albay M.Ali Rıza.44.C.Başk. Celal Erikan.Kemal'in saati de bu savaşta parçalanmıştı. sayfasında. anlattıkları olayların görgü tanıklarıdır. ordusunun Sina Cephesinde görevlendirilmesi üzerine. 1. Ankara.Kronolojisi.Her ikisi de. 3. Edirne halkı onu çok büyük gösterilerle karşılamıştı.181. saatin parçalanmasını. 10 Ağustosta Conk Bayırı'na gelmiş. Fevzi Çakmak. s. s.121. Çanakkale Cephesi. düşman kuvvetlerini geri atmaya muvaffak olmuştu. Çanakkale Cephesi.C.12. s. 4. U.T.Kemal. (Çekilişlerini örtmek için İngilizlerin aldığı başarılı önlemler için. biraz daha kısa olarak. s. 10 Yıllık Harbin Kadrosu.Alay Komutanı Servet (Yurdatapan). Güney Bölgesi Komutanı Hilmi Paşa.S. F. Selahattin.Sonyel. ünlü İngiliz ajanı Albay T. F. Anafartalar'a gelen kuvvetleri. Prof. s.. Yzb. Belleten.C. yeni karaya çıkan düşmana karşı tertip ettikten sonra. ne yazık.Belen. askerinin üzerine. KA Günlüğü. Liman von Sanders. Boşaltma sırasındaki komutanlar: Ordu Komutanı Liman Paşa.482." (O zaman 3. oradaki kuvvetleri de düzenlemiş ve bir saldırı yaparak. s.s. olarak Edirne'ye gönderilmiş.71.Kocatürk. Komutan Atatürk.Kolordu K. 3.414."(Son Bozgun. 16. Süleyman Külçe. zafer tamamı ile bizim olmuştu. Ordu Komutanı olarak Suriye'de (Halep) bulunmuş. 30 Mayıs 1920 günü.Kemal. "üzerlerine kendi top mermileri düştüğü için sahile çekildiklerini" kayda değer bir ihtimal olarak gören bir masalcı tarih yazarı daha! Allenby'nin Yahudi asilliği olduğunun.114) Aynı metin. İran'da olduğu gibi.Kemal 10 Ağustosta yalnız İstanbul'un değil. Bu açıklamadan bir cümle: "Türkiye'de. GRYT Ans. The Sunday Times gazetesi.486 vd. Artık ümitleri kalmayan İngilizler. Anafartalar Grubu Komutanı M. 3. s. 64. s. M. s. Yeni yıldızın ışığı büyümeye başlamış.

30'da.Kemal'e bir oldu bitti ile kabul ettirilmiştir.316) Fahri Belen'in değeriendirmesi: "19 Eylül günü.222) 223) 224) 225) 228) 229) 230) 231) de 227) bi 226) Komutanlığından ayrılmıştır.27) 7.Kemal'in Nablus'a geliş tarihinin.60 vd. 20. Bu yüzden 7.Ordu Komutanlığına önce vekaleten Nihat (Anılmış) Paşa. daha sonra o ay içinde asaleten M.Kemal Paşa bile az daha esir olacaktı. Maan'daki 2. Bulgaristan'da yayımlanan Yarın gazetesinin 20 Mayıs 1934 günlü sayısında çıkan yazısında Arif Oruç şöyle yazıyormuş: "Bizzat M.300 vd.Kolorduyukurtarmak ve bunu demiryolu ile kuzeye nakletmek uygun olurdu. İstanbul'da yayımladığı Yarın gazetesi (1929) ile Serbest Fırka'yı destekler.) Liman Paşa diyor ki: "Uzun süredir hasta yatan Fevzi (Çakmak) Paşa.368) 4. çeşitli sebeplerle hemen çekilemez. iki gün kaybedilir. Ben karargâhımla Beyt-i Hasan'dayım. 7. hiç yedeği bulunmayan cephesinin gerisine çekti.Dilipak diyor ki: "Filistin cephesinde pek önemli bir göreve getirilmediği gibi bir yararlılık da gösteremedi.56-61) A. an _8 . Bisan'ı tutturmaya çalışıyorum. s. Doğu Kafkasya'da bir göreve atandıklarından. yarma haberi alındıktan sonra. belge no.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Araplara şu bildiriyi yayımlar: "…Uyanınız! Elele vererek. geniş ölçüdebir çekilme emri vermek gerekirdi.." (Filistin-Sina Cephesi." (Türkiye'de 5 Yıl.Ordu kalmamıştır. Serbest Fırka kapanınca Bulgaristan'a geçer ve Yarın'ı yayınlamayı orada sürdürür. şimdi ödüllerinin ne olacağını bilmek istiyorlar. s. " (Türkiye'de 5 Yıl." (20. kesinlikte 8 Eylül olduğunu ileri sürüyor.Ordu henüz taarruza uğramamış. 1 Ağustosta uzun bir izin alarak ayrıldı. M. Her halde kuzeyden.Ordu. Ancak yiyecek ve cephane durumu düşünülmeye değer. s. Hicaz'daki kolordu feda edilerek." (Lozan.Kolordusu da bütünüyle tutsak düşer. s.(KA Günlüğü. 12 Ağustostan itibaren gelmeye başlayan 109. İstanbul'dan oraya gitmişler ve bu subayların yerine ise kimse tayin edilmemişti.Kemal Paşa getirildi. s. Ordu henüz düzenini korumaktadır. sağlamdır. 17/195) İ.370) M. anılarında. Osmanlı saltanatını yıkma zamanı geldi.Kemal o cephede bulunurken. (Atatürk.Orduların Şeria nehrini geçişlerini güven altına almaya yetişemez.Ordu Komutanı ama anlaşılan Dilipak. 660. herhangi bir savaş olmamıştır ki bir yararlılık gösterip gösteremediği ileri sürülebilsin? Bu muhterem. düşman süvarisini yararak. 278) Mısıroğlu'na göre. s. La Fontaine'nin kurbağası gibi şişinenlerin kulakları çınlasın! Fahri Belen diyor ki: "İki düşman arasında kalan kolordunun.s.Yüzyılda Osmanlı Devleti. s. F. bir süre sonra affedilmiştir." (E. üstelik Maan'daki 2.165) Emir Hüseyin'in oğlu Faysal.. s. buraya gelince.330.656) Emir Faysal'ın 11 Ağustos 1919 günlü mektubu: "Bütün Müslümanların gözleri İngiltere'ye dikilmiştir. (Ana Britannica. dipnot) Liman Paşa diyor ki: V.0rduyu Vadi-i Fara kuzeyine çekmeye çalışıyorum. Grup komutanlığı ile irtibatım yoktur. 7. bu noktaya kuvvet yetiştirilmesi hayat ve memat sorunudur. Şeria nehrinde tesadüfi bir geçit buldu. bilmediği konularda susmayı neden denemiyor acaba ? Bu seferki görev M. Enver ona gerçeklerden uzak rakamlar vermiş ve ordunun durumunuda hayli elverişli göstermişti. bu görevi önemli bulmuyor.Kemal Paşa. ordunun mevcut itibariyle azlığını ve birliklerin perişan halini gördü ve aldandığını anladı. Türk-Müslüman imparatorluğunun yıkılmasında asıl kuvvet olan Araplar. s. Emir zabiti Yüzbaşı Bedri Bey. s.Ordu. sürgün cezasına çarptırılmış. 4.Alayın iki taburunu. kendini yücelten bu konuya hiç değinmemek inceliğini gösteriyor.C.176) Bu uydurma yazının yazarı Arif Oruç. birçok kaynaktan farklı olarak M. ve 8. (Atatürk'ün Hatıraları. s. bu zamana kadar mevzilerinde kalabilmişti." (CG Yol. Acaba nasıl bir görev tatmin ederdi Dilipak'ı? Ayrıca.Ulubelen.! " (20.) Sadi Borak. Bu alayın komutanı ve alay karargâhının diğer erkanı.118.Yüzyılda Osmanh Devleti. 1.Belen.Kemal'in.İnönü. M.. 21 Eylül saat 01. Liman Paşa ile bağlantı sağlayamayan Enver Paşanın telgrafına verdiği cevap: "8. Büyük şef hayatını bu suretle kurtarabildi. 1921'de Çerkes Ethem olayı ile ilgili görülerek. Çanakkale muharebelerinde tanıdığım bu değerli komutan. (Filistin-Sina Cephesi.

yanlış olarak 31 Ağustos diye yazmış. bakış ve seziş farkını da belirtiyor..Borak." (20. Türkiye'de 5 Yıl. Vahidettin.125'ten sadeleştirilerek) Gelecekte olacakları adeta resimleyen bu rapor. Belgeleri. Öyküleriyle Atatürk'ün Özel Mektupları. Mısıroğlu da. bu zaruretten ve harbin devamından yararlanarak bizi. Burada genç kolordu komutanının cesareti ve azmi şahlanmış gibidir. Bugün içinde bulunduğumuz bataklıktan. Liman Paşanın. s.Kemal ve karargâhı. Akşam oldu. 31 Ekim 1918 günü birliklere yolladığı veda yazısının ilk cümlesi: _8 .maddesi üzerine gelmiştir.Sayı. s." (Hikmet Bayur. Otomobile binmeden evvel Halep Kumandanına emirlerimi ve talimatımı verdim. s.232 233) 234) 236) 237) 238) 239) 240) 241) 242) de bi an 235) ateş altında nehri geçişi. s. Rayak taraflarındaki kuvvetler Ali Fuat Paşanın kumandası altında. 693.705'te var. Bunu bizzat ben yapacaktım. " (Atatürk'ün Hatıraları.Kemal Rayak'a. bütün kuvvetlerin kumandanı olan Liman von Sanders Paşanın malumat edinmesi için kendisine yolladım. 724. s. (Filistin-Sina Cephesi. ondan sonra yeni bir karar almak. Bu siyaset." (M.Ordu. s. s. Suriye Cephesinin çökmesinden önce. M. M. Suriye'nin şimali sonunda toplamak. Liman Paşanın 28 Eylül günlü yazılı emrinin 3. 27. Bu emrin esaslı noktaları şunlardır: Şam'da bulunan bütün kuvvetler.352) Harp Tarihi Vesikaları dergisi.186 ve 210. Sokak muharebesini idare ettiğim noktanın yakınında şoför bekliyordu. gerçek sanıp benimsemiş. Türkiye'de 5 Yıl.. Yedinci Ordunun unvanı ve birçok enkaz. Hayatı ve Eseri.bu esef verici hadise olmazdı. Emrin bir suretini.67-68) M. İngiliz ve Araplarla muharebe edeceğim. Liman von Sanders.Kemal'in çabalarıyla 7. Halep'ten Başkomutanlığa yolladığı raporun bazı cümleleri: ". (Filistin-Sina Cephesi.Kemal'in 1 Ekim günlü bu emrinin aslı ve tamamı.68) M. Filistin-Sina Cephesi.352) M.Askeri siyasetimiz. (Filistin-Sina Cephesi. tarihte az görülen olaylardandır.' Vakalar dilediğim gibi geçti. s. Şehirde vaziyete tamamen hakim olduk.Kemal ile arkadaşları arasındaki teşhis. bir savunma siyaseti ve elimizde bulunan kuvvetleri ve bir tek neferi. 'herkes başının çaresine baksın!' diye yorumlayabilmek için Mısıroğlu olmak gerek. bu hususta hiç olmazsa Bulgarlar kadar müstakil ve kıskanç olmalarını gerekli görürüm. 20 Eylül 1917'de.34. Halep'e 5 Ekim sabahı gelmiş. Büyük Doğu dergisinde yayımlanan 'Dedektif X-1'in yazısına dayanıyor. Aslı: "Amelî kararım şu idi: Ortada kalan. Liman von Sanders. işaret ettim. Emri.. Adeta delice bir emir verdim. s. Fakat Almanların. Belgeleri.710 vd. s.369370) "Ben. 24 Kasım 1918'de. s. Liman von Sanders bu teklifimi kabul etti. s. benim orada bıraktığım İsmet Beyin emri altında. sömürge şekline sokmak ve memleketimizin bütün kaynaklarını kendi ellerine almak siyasetine karşıyım ve yöneticilerin. Bunları Halep'te. Sükûnet geldi. emir ve kumanda kalmamıştır.3) Vahidettin. bu süre içinde yeniden düzenlenip kurulmuştur. Halep sokak muharebesi 25 Ekimde olmuştur. İng. The Daily Mail muhabirine diyor ki: "Eğer ben tahtta olsaydım.. s. Jeschke.Kemal'in. buna göre hareketinizi tanzim ediniz. kendiliğinden değil. s. son âna kadar saklamak siyaseti olmalıdır. belge No.) Aslı: "Hücum edenler yenilip kaçtılar.Kemal'den Salih'e (Bozok) mektup. Aslı şöyle: "O akşam bende bir uyanma oldu: Bütün cephelerde ve bütün kuvvetler üzerinde." (Atatürk'ün Hatıraları. bulunduğum noktaya yanaştı.710. memleketimiz dışında bir tek Osmanlı neferi kalmasına tahammül etmez. (Vahidettin'in 1923 beyannamesi: Hilafet. sonuna kadar Almanlarla birlikte bulunarak kurtulmanın zaruri olduğu açıktır. Almanların bu savaşı kazanacaklarına kesinlikle inanmıyorum.Yüzyılda Osmanlı Devleti. s. savaşın başladığı tarihi.70 vd.1) Çünkü bu savaşla ilgili hiçbir kitabı okumuş değil. s." (Jeschke. Verdiğim talimatta esas olan şu nokta vardı: 'Bu akşam Halep ilerisindeki kuvvetleri geriye çekeceğim.726 vd. Aralık 1914/ Sofya) M. Detektif X-1.. S. şimale (kuzeye) hareket edeceklerdir." (Atatürk'ün Hatıraları. Almanya'ya haber vermeden ayrı bir barış yapmayı düşünmüş ve bunun için girişimlerde bulunmuştur.. İng.688) Abdülaziz Hanci'den çevirerek aktarıyor. Filistin-Sina Cephesi. yarın Halep'in şimal garbında.

Kısım. İstanbul Hükümetleri. Vakkasoğlu'nundayandığı sahte 'hatırat'ın içyüzü aşağıda açıklanacak. Gerçeğe allerjisi var.C.Kemal Paşanın birçok harpte şeref kazanmış kudretli ellerine bırakmak zorunda olduğum şu anda. Hayatı ve Eseri. Mısıroğlu.. 36-38.Ömer Lütfi Bey. züppe yazar. (M. Yakın Tarihimiz.(I.Vakkasoğlu onları sessizce atlamış.164 vd.353) M.66. 4. s. s. Filistin-Suriye Savaşı hakkında yayınlanmış o kadar askeri tarih. Türk Parlamento Tarihi. 32-33. 1..164. tatlı su frenkleri' vs. 1. 4. TBMM Vakfı Y. Bu sözde anılardaki gerçeklere aykırıiddialar bulunduğuna ilk önce. Halep'ten İstanbul'a gelerek. M. Şam'a girmeden.C. s.Cildinin ilk baskısı üzerine bir eleştiri yazısı yayımlamış. sayı 16/Kasım 1989.179) Büyük Doğu'nun yazdığı doğru olsa M. bu eleştiriye cevap verirken. Birinci el anıları bile ihtiyatla okumak ve denetleyerek dikkate almak gerekiyor. Hayri Efendi ve Rahmi Beylerin kabineye alınmasını Talat Paşanın istediğini' açıklamaktadır. 1966 yılında. ayrıca.Kolordu. memur ve erlerin hepsine candan teşekkürlerimi sunarım. 157/1976) 9 Ekim 1917-1 Ağustos 1918. 26-28.Lütfü Bey M. Ve bunca yoksunluğa ve güçsüzlüğe rağmen. s. onlardan yararlanabilirdi.1715-1716. kuruluş 4. şu nazik ve edebi sözleri kullanıyor: İnkılap yobazı..Kemal'in Harbiye Nazırı olması için çalışır mıydı? Denize düşen yılana sarılıyor. İlk defa. 3. 'Cavit Bey. Çünkü bir de ikinci kişinin bakış açısı. mantık fukarası. 1. Türkiye'de 5 Yıl. sonuna kadar silahının namusunu korumuş olan bir orduya da sürekli haksızlıkediyor. s.Sabri Efendinin iddiaları. 24 Aralık 1918'de. s.. kitap ve anı var. 236. Mareşal Fevzi Çakmak. hastalığının devam etmesine rağmen. Ama ciddi kaynaklara bağlanmak hazretin işine gelmiyor. harp tarihi yazarı C. bu ihanet teklifinden (!) iki ay sonra. 3. mantığını sevsinler. Söz konusu yayının. Nusret Baycan.8192.. s. M.710. Genelkurmay Başkanlığı görevini kabul edecektir.C. Türk İnkılabı Tarihi. 66. (Lozan. pespaye yalanlar. H. s. Osmanlı imparatorluğu'nun yararına savaşmış bütün subay. Yıllardır bu anılar arasında dolaşıp duran biri olarak şunu söyleyebilirim: Gerçekleri değiştirmeden yazan ya da anlatanların sayısı pek az. 141-142.243) 244) 245) 250 252 253 254) 255) 256) 257) 258) 259) 260) 261) de bi 251 an _8 246) 247) 248) 249 "Ordular Grubunun sevk ve idaresini. Tevfik Paşanın hükümeti kurmakta zorluklarla karşılaştığını. s. F. Tevfik Paşa.Akçakayalıoğlu dikkati çekmiştir.K.Rasim Ferit'in (Talay) yolladığı şifreli telgraftan öğrenir. Sina Akşin.İnal. 214. Ö. acemi silahşor.K. Son Sadrazamlar. M.152. Ö. Hele böyle ikinci el anıları. şehrin güneyinden geçmiştir.Kemal'e karşı olanlar da yalana! Filistin-Sina Cephesi. (K.C. (H. Mısıroğlu'nun Lozan adlı kitabının 1. 148-152. 191. İsmet Beyin komutanı olduğu 3.Bayur.Kemal'i öven dokuz satır var ama V. M. Hikmet Bayur'a şöyle açıklamış: .C." (Liman von Sanders.cildin 3. Telgrafın tam metni için: H..C.Bayur. 1715) M.Kemal. niyeti ve bilgi eksikliği devreye giriyor. 4. Lozan. Adnan Çakmak'ın yararlandığı sayfalar: 12-17.s. 10 Yıllık Harbin Kadrosu.baskısının önsözünde. Ankara. 3.Reşit (Rey) Beyin anılarına dayanarak.İnal. 78-86. s. emrim altında.134) Büyük Doğu'da ya da Bulgaristan'da yayınlanan bir gazetede çıkmış dayanaksız iki yazı yada Mısır'da yayınlanmış bir kitabın yanlış çevirisi yerine. Son Sadrazamlar. 1995.180. Hayatı ve Eseri. Belleten. 96-99.Lütfi Beyi eline özel şifre vererek İstanbul'a yollar. M. 220. (Rauf Orbay'ın Hatıraları. AAMD. çirkin mugalata. 121..Çakmak'ın anıları olmadığını hemen belirteyim.Kemal.38-52) Alb. s. 1.Kemal'in Harbiye Nazırlığına tayin edilmesi için kulis yapacaktır. Yunanistan'da çıkardığı haftalık Yarın gazetesinin 1 ve 2 Kasım 1929 günlü sayılarında yayımlanmış.164) A. s. s. s.C. Hayatı ve Eseri. şu zavallı kemalistler.Mısıroğlu. her an tetikte durarak okumak şart.19.inönü'nün Hatıraları.156) Askeri tarih yazarı Cihat Akçakayalıoğlu.C.Bayur. (MareşalFevzi Çakmak'ın Anılan ve Atatürk.Kemal neden Harbiye Nazırı olmak istediğini. Dr. s. 69. Bundan sonra M. 179.

Sina Akşin.LC. ömrü yaverlikte geçmiş olan bu subay (Tarih ve Toplum.377) İstanbul'a yürüyecek birlik ve komutanının kim olacağı konusundaki İngiliz ve Fransız çekişmeleri hakkında: H. s. Ondan başka bu iddiada bulunan olmadığını sanıyorum» A. 4. Tevfik Paşanın oğlu) katılır ve cephelerdeki durumu açıklar." (20.c. . (Son Bozgun. mütareke ve barış görüşmelerini oradan idare etmek".C. s.) A. (14 Ekim 1918.115 vd.İzzet Paşa da yalnız Genelkurmay 2.s.Kısım.C.F. s. (R. Hayatında hiç savaş görmemiş.449) Askeri tarihçi F.19. s. s. Sadrazam olmak gayesini güdüyordu.Yüzyılda Osmanlı Devleti. s.Okday.C. Hayatı ve Eserleri. (TİH. bu gelişimler. A. Ma Campagne de Mesopatamie (1915-1916).kısım.63) H.Belen diyor ki: "En yakın tehlike. Sir Charles V.Kronolojisi. 4.159."(Hatıralar. ayrıntılı bir biçimde anlatılmaktadır. hedefini.H. Türk inkılabı Tarihi. Harbiye Nezareti ile Başkumandanlık Erkan-ı Harbiye Riyasetini de elinde tutmuştur. (Rauf Orbay. İ. 1. GRYT Ans. (Y. Osm. Genelkurmay temsilcisi olarak Kurmay Binbaşı Ali Nuri Bey (Okday. 673.80 vd.C.F.Sayı. s.145) Ordulardan ne bilgi istenir.Orbay. Mondros.728 vd. s. Osm.Nuri Okday'ın tanıklığının ne derece sağlıksız olduğunu. 'kendisini sadrazam yapmasını istediğini' yazıyorlar. İstanbul Hükümetleri.166) İ.Tarihimiz.Kısakürek'e şöyle demiş: "Birçoklarının sandığı gibi Harbiye Nazırı olmak değil.250'den aktaran H. s. vaziyetini iyi bilen bir hükümet. 3.Tarihimiz.T.. s. Cavit Bey ile iki İttihatçının kabineye alınmasını Talat Paşa şart koşmuş. 4. s.262) 263) 264) 265 267 268 de bi an _8 266 "Padişah ve hükümeti alıp Anadolu'ya çekilmek.154) A. Kronolojisi.Bayur'un Türk İnkılabı Tarihi adlı eserinin 3. s. Batı Trakya'dan ile rleyen General Milne komutasındaki İngiliz ordusu idi.116. Padişah da bunu kabul etmiştir.696. ne de görüş alınır. s.." (Vahidüddin. Hayatı ve Eseri.. Başkanı Alman Generali von Seckt'e danışmıştır.İnönü de şöyle diyor: "Atatürk'e hakim olan fikre göre. 'harbi durdurmaktan başka çare kalmadığına' karar verirler. Tawnshend. s. 6.Bayur. N. Yakın Tarihimiz. s.İzzet Paşa kabinesinin 18 Ekim günlü toplantısına.Bayur.448) İzzet Paşa. M.(H. 4. 1968 yılında.Şükrü Bleda. s. memleketin kuvvetini müsait şartlarda değerlendirerek çok iş yapabilirdi.C. Y..N.C. T.22'de biografisi var) öyle bir tablo çizer ki kabine üyeleri.C.167) Vakkasoğlu ile GRYT Ansiklopedisi. M. s. Üçüncü Bölümde göreceğiz. sayfalarında. 1.Kemal'in Padişahtan. dış kaynaklı belgelerden yararlanılarak.1.1.Bayur.. Vahidettin'in yaverlerinden Ali Nuri Okday'dır. 144 vd.84...Danişmend.169) Bu iddianın kaynağı.

Bu tayine A.C. galiplerin kendisini de tahttan düşürecek bir karar vermelerinden kuşkulanıyordu.Mısıroğlu diyor ki: □ Vahidettin'in.84) Bu kuşku ve kaygı içinde. Rauf Orbay anılarında özetle diyor ki: 'Sultan Vahidettin.180) Bu kuşkuya.3 Savaş sonunda rejimlerin ve hanedanların durumu bu. s. mütareke anlaşması için eniştesi Damat Ferit'i memur etmek istediği doğrudur.C. Bunun üzerine. Mondros Mütarekenamesinin imzası. 'Almanya'da demokratik bir idare olmadığını' ileri sürerek reddetmiştir.. Vahidettin'in bu fırtınadan kaygı duyması doğaldır. Sebebi kısaca şöyle açıklanabilir: Çarlığın yıkılması ve Çar Nikola'nın öldürülmesi." (Lozan. ordunun idareye el koyacağından kaygılanmasını da ekleyebiliriz. 179) . Bunun için çok da ısrar etmiştir.5 Ama Vahidettin.ÜÇÜNCÜ BÖLÜM VAHİDETTİN VE MUSTAFA KEMAL 1. verdiği notun birinci maddesi. M . Saraya rağmen ve Sultanın etkisi dışında ortaya çıkmıştır. Kayser Wilhelm'in tahtı da sallanmaktadır. Bunu Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun parçalanması ve Avusturya'da 30 Ekimde cumhuriyet ilan edilmesi izler. 1.2 Çünkü Almanya'nın yaptığı ateşkes ve barış teklifini Başkan Wilson.1 Yenilgi üzerine Bulgar Kralı Ferdinant da tahttan çekilmek zorunda kalır (4 Ekim 1918).Kemal'e sorduğu ilk soru. kendisine bir fenalık gelip gelmiyeceği' olmuştur. s. özet olarak şöyl edir: "Hilafet.Tarihimiz. ısrarından caymak zorunda kalır.155)4 'Yalnız kendini ve tahtını düşündü' şeklindeki suçlamalara yol açan ilk somut ve belgeli davranışı budur. kısa zamanda kuşkulanmasına ve kaygılanmasına gerek ol- de bi an _8 "[Sultan Vahideddin] bu görüşmeleri yürütmeye Damat Ferit Paşayı memur etmek istiyordu. s. (Atatürk'ün Hatıraları.İzzet Paşa kesinlikle itiraz etmiş ve böylece. s. 1.. eniştesi Damat Ferit'e dört elle sarılır ama hükümet dayatınca. 'Kumandan ve zabitlerden.' (Y. delegelere verilecek talimata eklenmesi için hükümete iki maddelik bir not yollar. Türkiye'yi bin türlü facianın beklediği apaçık iken. Mütareke □ K. saltanat ve hanedan haklarının korunması!' (Görüp İşittiklerim. zaten bütün hanedanları sarsmıştı.

öteki ise Kurul Kâtibi Ali Türkgeldi'nin.154)8 Damat Ferit'i Başdelege yaptıramayan Vahidettin. 1. Yakın Tarihimiz. Padişahın emirlerine uymadıkları için suçlanır ve herkes. Medemki bu sosyal kuvvetin ipleri elimizde. Padişah hükümetince verilecek emirleri dinlemeye çağrılır. İstanbul'a o sevinçle döner ve kamuoyuna o yolda bilgi verirler.İzzet Paşa da değildir. □ K. belgelere ve tanık ifadelerine de uymuyor. onu kullanalım ve bu kuvveti zayıflatmayalım!"6 İstanbul'un işgal edilmesi üzerine İşgal Kuvvetleri Komutanlığınca yayımlanan bildiride de. Çünkü emperyalistler Doğuda. Ali Fuat Türkgeldi. ikincide de. 156) Vahidettin'in bu önemli konuya yaklaşımı da böyle. bu mütarekenin ilerde nasıl uygulanacağını çok iyi kavramıştı. Vahidettinci tarih yazıcılarının ortak niteliği. gelişmelere de. "Padişahın hareme girip soyunmuş olduğu" söylenerek baştan savılır. yoldan geçerken halkın toz içinde yere kapandığı. kabineyi hemen değiştirirdi. s.9 Anlaşılan desteksiz atış. şöyle der: "Mütareke imzalandı.□ Vakkasoğlu diyor ki: İmza sahnesini anlatan sadece iki eser var: Biri Rauf Orbay'ın anıları. 'Mondros ve Mudanya Mütarekelerinin Tarihi' adlı eseri. Tam tersine Türk Kurulu.Türkgeldi. üyeler. .C." (Osmanoğulları'nın Dramı. Saray Başkâtibi Ali Fuat Bey aracılığıyla Padişaha. Delegeler.76) an madığını anlar.180. çok başarılı bir anlaşma yapıldığı vehmi içinde sevinçlidir. C. mütareke anlaşmasını beğenmediği için değiştirdiği iddiası. Bir hükümdarla onun kullarını idare etmek. s. Görüp İşittiklerim. bütün nazırlar da kesin tavır almış. Bu sebeple onu Müttefiklerin teklif ettiği 10 tarzda ve aynen kabul eden hükümeti değiştirdi. Mareşal Liautey Fransız sömürgesi olan Annam'ın İmparatoru hakkında diyor ki: "O. Damat Ferit'in Başdelege olarak gönderilmesine itiraz eden sadece A. Görüp İşittiklerim.' 7 Kurtuluş Savaşı'nın sonuna kadar Vahidettin'i destekleyeceklerdir. (Rauf Orbay. gözyaşları içerisinde ateşkes anlaşmasını imzalamışlardır. sadece bazı Nazırların değiştirilmesini istemiştir. ecnebiler yanımıza gele- de bi "Bahriye Nazırı (Deniz Bakanı) Rauf (Orbay) Başkanlığındaki heyet. ısrar halinde topluca istifa edeceklerini bildirmişlerdir.79) Vahidettin'in kabineyi.F. Mondros'tan dönen delegeler kurulunu kabul etmez. Ahmet Rıza Beye. Zaten Vahidettin kabinenin çekilmesini değil. Aynı yöntem. serçe parmağının bir işaretinin kesin buyruk sayıldığı büyük bir sosyal kuvvettir. s. 1. s.. demokratik rejimle yönetilen özgür bir yurttaşlar topluluğunu idare etmekten çok daha kolaydır.Mısıroğlu şöyle yazıyor: "Sultan Vahideddin. s. saltanat rejimini tercih etmektedirler. (A. Öyle olsa. 'Kuva-yı Milliyeciler. _8 . anlaşmanın 'göz yaşları içerisinde imzalandığını' gösterir hiçbir bilgi bulunmuyor. İçinde sui istimale (kötü kullanıma) elverişli maddeler vardı.Birincide de." (Son Bozgun.

Paşa dedi ki: 'Memlekette adam kalmadı mı? Kendinizi müdafaa etmek çaresini düşününüz!' Hayretle sordum. (Görüp İşittiklerim.' dediler. Şayet bu iki zat. Atatürk'ün Hatıraları. Ordu Adana'ya çekildikten sonra. Bana. s. Biz onların müsamahasını (hoşgörüsünü) daha sonra elde ederiz. ben yine İzzet Paşayı kabine kurmaya memur ederim. istifalarını verip çekilmeyecek olurlarsa. İngiliz Belgeleri. oldu bittilerle memleketimizi işgal edecekler.2. içi dinamit dolu anlaşmayı da şöyle değerlendirir: "Bu şartları.Bıyıklıoğlu. T.Kemal'e karşı olan yazarlar. Türk ordusunun sınır boylarındaki kısımlarını esir almaya kalkışacaklar veyahut bunları memleket içine sokulmak zorunda bırakarak terhisini sağlayaca klardı. uygun birilerini tayin etsin. sadece kabinedeki İttihatçıların ayrılmasını sağlamaktır. s. bu yargıyı defalarca doğrulayacaktır! Üstelik Vahidettin.Kemal Paşaya tesadüf ettim. düşman ayağı altında kalacaklar.64)12 Vahidettin'in sonraki davranışları. Son olayları birlikte gözden geçirdik.' (İstanbul Hükümetleri. Antep vilayeti Maraş'a naklediliyormuş. Onları başka tarafa nakil için gidiyorum' dedim. Başkumandanlık Kurmay Başkanlığı ile yaptığı yazışmaları gösterdi. bu kadar dahi bir varlık gösteremeyeceğini söyledi.İzzet Paşanın hükümetinin yerine gelecek bir hükümetin. milli bir kuvvet vücuda getirmeli! Kendinizi müdafaa edin! Ben istediğiniz silahı veririm!' Gerçekten o zaman Paşanın emri üzerine verilen silahlar. barış olacak. s. İstasyon binasındaki karargâhında 'nereden geldiğimi. 'Antep'te hemşirem. özellikle cihat fetvası veren Hayri Efendinin yerlerine.Kemal'in girişimlerinden hiç söz etmiyorlar. bununla birlikte bir hükümet değişikliğinde.Kemal Paşayla buluştum. 162) Görüldüğü gibi Vahidettin'in amacı. Cavit Beyin. Öyle tahmin ederim ki İngilizlerin doğuda asırlarca devam eden dostluğu ve lütufkar siyaseti değişmeyecektir. 'yarın Adana'ya teşrif ediniz. A. müdafaa teşkilatının çekirdeğini teşkil etmiştir. Atatürk Anadolu'da. 'Ne ile. Ertesi günü Adana'ya giderek M. vükela (bakanlar) ile temasta bulunacaklar.73) □ "M. s." (Jeschke. kayınvaldem ve akrabalarım var. İzzet Paşa kabinesi istifa etsin." (Ali Cenani'den aktaran F.İzzet Paşa sizin dostunuzdur. mütareke filan dinlemeyecekler.VIII) Siyah dizili cümle. nasıl?' Teşkilat yapmalı. bizlerin de mümkün ol- de bi an cekler. s. Mustafa Kemal Paşa. Vahidettin'in mütareke boyunca izleyeceği siyasetin özetidir. 'Artık milletin bundan sonra kendi haklarını kendisinin araması ve müdafaa etmesi. Hükümetin çok mütereddit davrandığını ve mütarekenin fesh edilmesinden korktuğunu. Çapulcular şehir yakınlarına gelerek yağmaya başlamışlar. ağır olmalarına rağmen kabul edelim.Atay. Söz veriyorum. onlara uygun bir kabine kurmak telaşındaydı.Kemal Paşa. nereye gittiğimi' sordu.□ "İstanbul'dan Gaziantep'e gelirken Katma istasyonunda M. • M. A. M. Vardığımız ortak kanı şu idi: İngilizler ve onu izleyerek öbür itilaf devletleri. Sina Akşin özetle diyor ki: 'Osmanlı devletinin ve Osmanlı hanedanının alın yazısını İtilaf (galip devletler) belirleyecekti. İngilizlerin müsamaha ve lütfunu elde etmek amacıyla giriştiği aralıksız girişimleri yerinde göreceğiz. Vahidettin. Birkaç örnek vermek istiyorum: _8 . Hususi ve gayr-i resmi bir surette bunu anlatınız."11 Bu hususu Ali Fuat Türkgeldi de doğrulamaktadır. Harp zamanında Heyet-i Vükelada bulunan iki zatın bu aralık Heyet-i Vükelada bulunmalarını uygun görmüyorum.R. 10 Kasım 1918'e kadarki süre içinde. Vatanımızı her türlü savunma ve direnme araç ve imkânlarından yoksun bıraktıktan sonra da arzularını zorla ve baskıyla kabul ettireceklerdi. Sizinle mühim şeyler konuşacağım.

. halkı çok durgun ve hareketsiz bir hale getirmişti. Hatıralarım. .A. münasip yerlerde siper kazmalarını.] Orduları terhis edecek ve İngilizlerin her dediğine boyun eğecek olursak. İngilizlerin bütün Anadolu'yu işgal etmesini i stemektedir." (1. böyle düşünen ve davranan M. birliğini ve silahını bırakmayan ve bu nedenle de bi an _8 . ateşle engel olunmasını emrettim. Kemal Paşanın.Kemal . yarın Toroslar'a kadar olan Kilikya mıntıkasının ve daha sonra Kony a-İzmir hattının işgaline gerek olduğu şeklindeki tekliflerinin birbirini izleyeceği ve sonuç olarak ordumuzun kendileri tarafından sevk ve idaresi. 3-8 Kasım 1918 tarihleri arasında.İzzet Paşa arasındaki yazılı çekişmeden. sadeleştirerek bazı cümleler aktarmak istiyorum: "…'Toros tünellerini işgal edecek kuvvetin sayısı."14 Vahidettinciler. A. s. Çok yazık ki harp bıkkınlığı. daha ağır şartlar altında memleketi ezeceklerini. icabında bütün Anadolu'yu hükmü altına alacak derecede dahi olursa. harp boyunca omuzunda taşımıştı.13 [. Adana'nın büyük zayiata uğrayacağını. bunun üzerinde düşünmeden. bir süre önce İngilizlerle el altından anlaşarak cepheyi çökertmiş olduğunu iddia ediyorlar! Gerçekler nerede.28 vd.M. s. Suriye. M.' dedi ve sonra aynı fikirde olup olmadığımı sordu. İngilizlerin ihtiraslarının önüne geçmeye imkân kalmayacaktır. Kimsede bu doğru sözü dinleyecek takat ve kuvvet yoktu. Çukurova. M.Küçük diyor ki: □ "Mondros Bırakışmasından sonra. Başkaları var. Sadrazam ve Harbiye Nazırı V. Yıldırım Orduları Komutanı M. mütarekenin uygulanması konusunda. Irak. kuvveti olmayan bir general.M. şimdiden işgal kuvvetlerine karşı koymak ve hazırlıkta bulunmak için aralarında bir teşkilat kurmalarını.. İngiliz Komutanlığı tarafından bildirilir' buyuruluyor. Bu kuvvet mesela.71) Vahidettin ise..İzzet Paşa'ya yazdığı yazılardan.. bu tarihlerde. lazım gelen silah ve malzemenin tarafından temin edileceğini' istikbali görür gibi anlattı. Adana'nın ileri gelenlerini ve söz sahibi kimselerini nezdine davet ederek. Hatıraları.) İskenderun'a her ne sebep ve bahane ile asker ihracına (çıkarılmasına) t eşebbüs edecek İngilizlere. uzak değildir. Mondros Bırakışmasına karşın.Kemal Paşa.] İngilizlerin tekliflerine.Fuat Cebesoy. 'Aramızda tam bir anlaşma var paşam' cevabını verdim. bizim hazretler nerede? Gerçekle aralarında. bugün Payas-Kilis hattına kadar olan araziyi isteyen İngilizlerin. hatta Osmanlı Hükümeti Bakanlarının Britanya Hükümeti tarafından seçilmesi gibi teklifler karşısında kalınacağı günler.Kemal Paşanın. [. aşılmaz bir utanç duvarı var sanki! • Y.) □ "Mütarekenin maddeleri ağır şartlar ihtiva ettiğinden M. İstanbul'da yaşaması çok düşündürücüdür. A. bilim ve tarih yazımı olacağını sanmıyorum. Filistin ve Kanal seferlerinin bütün ağırlığını.Kemal'in.Kemal'e karşı olan yazarlar. birliklerini bırakarak.. müsaade edilecek midir? [. İlerde göreceğiz! M.duğu kadar bu yolu göstermemiz ve bütün ordu ile beraber yardım etmemiz lazımdır. kendini kızağa aldırmış bir kamu görevlisi olarak. bugüne kadar olduğu tarzda karşılık verildiği ta kdirde. 'Durumu iyi görmediğini." (4 Kasım 1919. mütareke hükümlerine İtilaf devletlerinin riayet etmeyeceklerini.Dönem Adana Milletvekili Damar (Zamir) Arıkoğlu.Kemal'in İngilizler hakkındaki düşüncelerini belirttiği için hiç söz etmiyorlar.

218.Kemal'in. Albay Refet (Bele). Nihat (Anılmış). 222.N. Çünkü hiçbiri. s. 3) Mütarekeye rağmen.Ü. 206.Şimşir. Mısıroğlu şöyle devam ediyor: □ "Kont Sforça (Sforza). yalnız Medine Komutanı Fahrettin Paşadır.174 vb. 137) 4) Bazı komutanlar. terhisten istisna ediliyormuş. İngiliz esirlerine kötü davranmak ve subaylarına hakaret etmek.Kemal 'birliklerini bırakarak' kendiliğinden İstanbul'a dönmüş değil: dir.205. İsmet (İnönü) ve Rauf (Orbay) Beyin. Y.191. bu mütarekeden bahsederken. Bu yüzden. Albay S. galiplerce belirlenmiş suçları işlemiş değillerdi. Hiçbiri.Kemal. M. (B.İzzet Paşa kendisini İstanbul'a çağırır. Rauf Orbay ve Albay İsmet Bey gibi Fevzi (Çakmak). Kara Vasıf ve Galatalı Şevket Beyler.38) Doğrusu: İşgalciler. mütareke hükümlerine uymakta kusur etmek ve hükümlerin uygulanmasına engel olmak.C. s. Ali Fuat (Cebesoy). Donanmanın hemen teslimi istenildiği halde." Son Bozgun. Hilafet.Adil Beyler de tutuklanmamışlardır. Malta Sürgünleri. bu iddia dolayısıyla tutuklanıp Malta'ya gö nderilirler. İngilizlerin kara ordusuna karşı mutedil (yumuşak) davrandıklarını söylüyor. Ermeni olaylarına karışmış olmak. K.N..193) de bi an _8 (1) M.C. 1.Vakkasoğlu: "M. kuşku uyandırıcı ifadelerle değiniyorlar. kendilerine göre yedi suç grubu belirler ve İstanbul hükümetine bildirirler. M. s.15 2) Harbiye Nezareti emrine alınmasını da o istemiş değildir ki 'kendini kızağa çektirdiği' ileri sürülebilsin. 'Ermeni kırımına katıldığı' iddiasıyla tutuklanıp Malta'ya sürülecektir. s. 7 Kasım 1918'de Yıldırım Orduları Grubu ile 7. Tezler 5.) • Bir kısım Vahidettinciler. sekizinci suç olarak. Bu yedi suça. içte asayişin sağlanması ve sınırların korunması için gereken ordu miktarı.16 Toptan 'savaş suçu' diye anılan bu yedi suç grubu. Malta Sürgünleri. 5 Şubat 1919'da. 1920'de. 200) ...Şimşir. 'kuva-yı milliyeci ya da kuva-yı milliyeye yardımcı olmak' da eklenecektir. Albay Fahrettin (Altay). Tersine sadece seferberliğin kaldırılması istenirken. birliğini ve silahını bırakmayan komutan. V. savaşa katıldıkları halde tutuklanmamış olmalarına. (B. Kazım (İnanç). savaş suçlusu sanıyorlar. Lozan.. Cevat ve Cemal Paşalar vb.daha sonra Büyük Britanya işgalcileri tarafından savaş suçlusu sayılan generaller biliniyor. s." (T. s. Mısıroğlu. Cevat (Çobanlı).97. Rauf. 'birliğini ve silahını bırakmadığı' için tutuklanıp sürülmemiştir.İzzet ve Nurettin Paşalar. 1. s. bütün savaşa katılanları. 223 vb.Ordu karargâhları İstanbul hükümetince lağvedilir. (Mesela. Cemal (Mersinli). Kazım Karabekir." (Lozan. gerçekten tutuklanıp Malta'ya sürülmüşlerdir ama bunun çeşitli sebepleri vardır.C. dört genel başlık altında toplanabilir: Savaş yasa ve törelerine aykırı davranmak.Kemal'in tevkif edilmemesi düşündürücüdür. Ama bu yüzden değil. 1.Kemal Harbiye Nezareti emrine alınır ve A.17 M. kara ordusunun kaldırılmasından veya hemen silahları bırakmasından bahsedilmiyormuş.

mütareke anlaşmasının 5. kesinlikle doğru değildir. gerçeği anlardı. bu çekişme bütün ordu Ankara'nın emrine girinceye kadar sürmüştür.Kemal Paşayı.21 4) Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı adlı kitapta. maddelerine baksaydı.C. 1. Doğu sınırındaki Türk birliklerini İngilizlerin emrine vermek için gizli bir girişimleri olur ama İngilizler . ibret verici belgelerle ve ayrıntılı olarak belirtilmektedir. uygulamanın nasıl hukuka ve ahlaka aykırı bir tarzda ve ne kadar haşince yapıldığı.. Sforza'nın anılarıyla oyalanacağına. Bu arada Vahidettin ve Hariciye Nazırı M. sayfada. kendi çıkarları için kullanılabilir bir 18 mevkiye koyabilsinler. sayfasını gösteriyor.. 3) Mütareke anlaşmasının 5. Kurtuluş Savaşı daha çabuk biterdi. s. Keşke doğru olsaydı.Mısıroğlu. bu iddiasına dayanak olarak Dagobert von Mikusch'un kitabının 164.C. ve 191. ve 6.22 de bi Mısıroğlu.194) .Kemal Paşa da İstanbul'da galip devletlerin ileri gelenleri ile münasebette bulunuyor ve onlardan talimat alıyordu. M. M. çok ağır bir adla anıldığını sanıyorum. Ama 164. henüz direnme yeteği olan Türkleri.İngiliz gizli anlaşması masalının. Bilerek. işgalciler ve Osmanlı makamları arasında uzun süre çekişme konusu olmuş. sınırların ve iç asayişin korunması için belli sayıda asker ve jandarma bulundurulmasına imkân verildiğini bilir. isteyerek sürdürdüğü bu tutumun. maddesi uyarınca. hukukta. 1. sayfalar) K.20 Kara kuvvetlerine karşı ölçülü davranıldığı iddiası." (Lozan." □ "Bu durumdan anlaşılıyor ki daha mütarekenin imzası günü.193) Böylece. yani Padişahın daha Anadolu'da bir kuvvet kurulmasını hayalinden bile geçirmediği zamanda.Mısıroğlu'na göre Kont Sforza "bunda gizli bir maksat görüyor" ve diyormuş ki: "İngiltere Hükümeti. göz boyamak ve okuyucusunu aldatmak için bu sahte kaynak gösterme yoluna. s. her mütareke anlaşmasında.Mısıroğlu.Kemal .Kemal Paşayı Sultan Vahideddin'den önce bulmuşlardır. hatta bunun için M. "sınırların korunması ve iç asayişin sağlanması için gereken asker ve jandarma sayısının beraber saptanması". Osmanlı devletinin mirasçıları arasında şimdiden bir anlaşmazlık görüyor ve bilinen ikiyüzlü siyasetiyle şunu istiyor: Eğer Müttefiklerin talepleri İngilizleri sıkacak bir şekil alırsa. ordunun nasıl soyulup güçsüzleştirildiği. gittikçe daha sık başvurmaya başladı.Reşit Paşanın. M. Yenik bir devletin sınırlarını açık bırakan ve iç asayişi gözardı eden bir tek mütareke anlaşması yoktur. İngilizler Kont Sforça'nın fikrine göre.19 2) K. Kurtuluş Savaşı ile ilgili bölümünü açıyor ve şöyle devam ediyor: 1) Kont Sforza." (Lozan. itimat edilecek namuslu insandır' diye İngilizlere karşı müdafaa edip Anadolu'ya göndermeye çalışırken.kabul etmezler. bu kuvvetin kurulmasını düşünmeye başlamışlar. bu iddia ile ilgili bir tek kelime bile bulunmuyor! (Türkçe çeviride 190. Kont Sforza'nın iddiasına gelince: an _8 □ "Sultan Vahideddin ve Sadrazam Ferit Paşa. 'memlekette büyük şöhreti vardır.

Doğrular: 1.Şevki (Subaşı) vb.)24 İşgal kurulları. aslında Enver Paşadan ve İttihatçılardan yanadır ama bir mevki kapmak için onların aleyhinde görünür. tüfeklerin mekanizmalarını toplar. s. Kurtuluş Savaşı. açık gerçekleri maksatlı olarak tersine çeviriyor.Kemal.Kemal'in. Kars'a girecek ve İstanbul'u işgal edeceklerdir.272 vd. M." an Vahidettin ile M.İstanbul derhal terhise başlanmasını emrederek orduların iskelete dönmesini çabuklaştırır. birlik komutanlarının da işgalcilerden saklayabildiği silah_ve cephane ile başlamıştır. Y. birçok silahı da denetimi altında tutabileceği ambarlara taşıtır.25 Ordu iyice güçsüzleşince de. Trakya'ya. Amaç. bir daha emperyalistlere kafa tutamayacak hale getirmektir. güneyde de Fransızlar. Doğuda İngilizler. mütareke sınırlarını aşarak ilk aşamada Güneydoğu Anadolu'ya. Veliahtın gözüne girmek için Enver ve İttihatçı yönetim aleyhinde konuştuğunu iddia ederek. kendisi de bu yönde fikirler ileri sürerek. K. Ermeni birliklerinden yararlanırlar. (Mondros. Bu gezi 15 Aralık 1917de başlamış ve 4 Ocak 1918 'de sona ermiştir (20 gün). Vahidettin ile M. 'askerlerin siyaset dışı kalması tezini' savunduğu için derneğin ileri gelenler inin düşmanlığını kazandığı. Müttefik birlikleri. bu seyahatte..Kemal. topların kamalarını. Kongrede. Kürtler ve Çerkesler okşanır. Yunan ordusu İzmir'e çıkarılır ve y ayılmalarına yeşil ışık yakılır. _8 . her ciddi araştırmacının kabul ettiği bir gerçektir.Kemal Paşa.27 Mısıroğlu. yanındaki subaylardan biri de M. özendirilen Pontuscu Rum çeteleri faaliyete geçer.26 bi □ K. Kemal'di.Kemal'in tanışmaları □ "Onu bu vazifeye tayin eden İttihat ve Terakki hükümeti olduğu halde..Kemal ilişkisi. 143) Yani M. de Heyette sadece iki subay var: Biri askeri danışman Albay Naci (Eldeniz) Bey. Enver Paşa ve İttihatçıların şiddetle aleyhinde olduğunu görünce. s. Veliaht Vahideddin Efendinin. Türkiye'yi parçalayıp ezerek. 22 Eylül 1909'daki 2. Almanya gezisi ile başlıyor.23 arkasından da bütün ordu komutanlıklarını kaldırır. hiç barışmayacaklar mı? 2." (Hilafet.Mısıroğlu'nun bu geziyle ilgili iddiaları: "Hasta olan Sultan Reşat'ın yerine Alman Cephesini ziyarete giden Veliaht Vahideddin Efendinin. komutanların yurt içine taşıtabildiği. Enver'e ve İttihatçı hükümetlerin yönetim tarzına karşı olduğu. M. ötekisi de geziye ordu temsilcisi olarak katılan M. Derneğin Türk milliyetçiliğini savunan radikal kanadına mensuptur. Nihat (Anılmış). ikbal (yükselme) yolunda ilk ciddi adımını atmıştır. iç isyanlar körüklenir vb. Karadeniz kıyısı boyunca. M.Mısıroğlu ile gerçek.Kemal 1908 yılının başında İttihatçılara katılmıştır.

Kemal Paşaya Veliaht hakkındaki fikrini sormuştu. Veliaht kendisine karşı pek büyük itimat izhar ederek. Adlon Oteli'nde M.' (Bu paragrafın kaynağı da Dagobert 31 von Mikusch. paşayı daha önce tanımadığından dolayı teessürlerini beyan etmiştir.Kemal'in anıları!28 Hem bu gezideki.Kemal Paşa şöyle cevap verdi: 'Daima göz önünde bulundurmak ve ona sadakatle (sadık olarak) hizmet şartıyla.144) □ "Seyahatleri esnasında bir gün de Naci Paşa. istemeyen inanmaz. Filistin/Suriye cephesine gönderilir (1918 Ağustos). s. 29 Hilafet. değiştirme ya da süslemeleri belirtmek için anıların aslını da dipnot olarak vereceğim: bi an _8 . bir üçüncü kişinin tanıklığı da söz konusu değil.□ "Veliaht Vahideddin Efendinin zekâ ve dirayetinden takdirle bahseden M. Veliahta. Bu mu ikbal? □ "Buna dair birkaç yabancı gözleminden söz edelim. M. M. yine yabancı aktarıcılara başvuruyor. Aktarmadan önce.Armstrong ve Dagobert von Mikusch'un kitaplarından yaptığı alıntılara yer veriyor. Veliaht. s. Vahidettin bir açıklama yapmamamıştır. saptıramaz.Kemal'in anılarına dayanmak zorunda. İki yazar da söz konusu paragrafları. c.96 imiş. İlkinde. bu tek kaynak dururken. Veliaht." (Bu paragrafın kaynağı." (Hilafet. bu sırada zaten ordu komutanıdır. Hilafet. İkisi de olayların tanığı d eğil. Onlara gösteriniz ki hesaba katılması lazım gelen birisiniz.Kemal. bu alıntıl arı "ecnebi gözlemi" diye sunuyor. 'ikbal yolunda ilk ciddi adımını attığı' iddiası da d uruma ve gelişime hiç uymayan bir yakıştırma.120 imiş.Kemal. M. idama mahkûm edilecektir. ayrıca Mısıroğlu da yanlış çeviriyor. beni hayatınız müddetince kendinize bend edeceksiniz (bağlayacaksınız)' mukaddi-mesiyle (diye söze başlayarak). b.Kemal'i de kendi istediği gibi konuşturamaz." (Bu paragrafın kaynağı.93 imiş. orada bulunmaları gerekirdi. üstelik doğru olarak aktarıp aktarmadıklarını da denetlemiyor. s. bu konularda yalnız M. 'İstanbul'a gidince 30 görüşürüz' cevabını verdi.Kemal'in bu yolla. Mısıroğlu. M. ikincisinde ise Anadolu'ya (1919 Mayıs). 'Sizden sarahatle (açıkça) bir şey söylemek müsaadesi isteyeceğim. İsteyen inanır. rütbesi ve nişanları alınacak. anıları keyfine ve maksadına göre değiştiremez. Bunların gözlem olabilmesi için yazarlarının olaylara tanık olmaları. İkinci görevine başlamasından iki ay sonra ordudan ayrılmak zorunda kalacak. s. Zat-ı necabetpenahileri gölgede kalmamalısınız' dedi. H. Armstrong. Şu halde. Hilafet. İstanbul'a gidince bir ordu kurulmasını talep ve kendisini de bu orduya Erkan-ı Harp Reisi (Kurmay Başkanı) yapmasını teklif etti. şu ya da bu yönde süsleyemez. s. Armstrong.143) □ "Dostlukları o kadar ilerlemişti ki bir gün Berlin'de. Vahidettin ile M. bir hususu belir tmek istiyorum: a. M. hem de ilerdeki görüşmeleri hakkında. Ama dürüst bir yazar. s.Kemal'in tanışmaları ve görüşmeleri hakkında bilgi veren bir tek kaynak var: M. s.C. bu adam ile çok iş görülebilir. M. Size öyle bir teklifte bulunac ağım ki eğer kabul ederseniz. trende kendisi ile dost olmuş. Ayrıca.Kemal.Kemal'in anılarına dayanarak yazmışlar ama doğru aktarmamışlar.144) de 2. çünkü bütün görüşmeler ikisinin arasında geçiyor.Kemal.143) Mısıroğlu bu cümleden sonra. Vahidettin zamanında da yine ordu komutanlığı yapacaktır. her araştırmacı. Bu alıntılardaki yanlış. 'Cesaret edemeyecekler. M. 'Reddecekler!' dedi. abartı.

Oysa Abdülmecit‘in oğlu Ömer Faruk Efendi ile Vahidettin‘in kızı Sabiha Sultan. kendi adına pek güzel yararlanmış ve seyahat esnasında Veliahta azami surette tesir ederek. eğlencelik birkaç örnek de 1. herhangi bir sıfat ve görevle de bulunmuş değildir! (İ. Kurtuluş Savaşı konusuna girmeden önce. (s. Albay Naci (Eldeniz) Beydir. 3. onu yol boyunca.Kemal'in hakiki düşüncelerini sezdirmeden öğrenip kendisine rapor etmesini emretmişti. En basit gerçekleri bile bilmediklerini göstermek için yakın tarihimizle ilgili bazı yanlışlarından örnekler vereceğim. hoşa giden masal yazmış olurlar. s. tarih değil.Önder. Ömer Faruk Efendi de. Bu gezi 15 Aralık 1917‟de başlayıp 4 Ocak 1918‟de bitmiştir. Bu sırada damat adayı olanlar hakkında." (Hilafet.H. sonra da yalnız belli başlı iddialara değineceğim. M.9) 3.329. bu seyahat esnasında. yanlışlar. Almanya'ya giden heyette. s.33 Fahri yaverlik. ötekiler ancak törenlere katılır. İttihat ve Terakki'nin kendisine olan itimadından.' Bu tür yalanlar. 22 Eylül 1918'de verilecektir." (Hilafet. bir yıl dört ay sonra.Kemal.Mısıroğlu'nu izlemeyi sürdürelim: □ "Yukardaki izahattan anlaşılacağı üzere M.Hakkı Okday. Asıl yaverlik hizmetini birkaç kişi yapar.145) Oooof! Kaç atmasyon bir arada. en ince ayrıntıyı bile adalet ve haktanırlık ölçüsünde kaydedeceksin! Olayları bunlara dikkat etmeden değerlendirmeye kalkışanlar. ne diyordu? 'Kronolojiyi temel sayacaksın. çeşitli suretlerde yoklamış ve sonuç olarak Veliaht'a. Geri kalan ayrıntıların.32 M. sonradan kendisinin yaveri olabilmek imkânını elde etmiştir. • Ünlü tarihçi Wells. M.Okday‘ın anılarında bilgi var. Atatürk'ün Almanya ve Avusturya Gezileri. Mısıroğlu'nun muhayyilesinin ürünü olduğunu söylemeye gerek yok. Yanya'dan Ankara'ya.35 Kısacası.34 Mısıroğlu bu konuyu şöyle kapatıyor: □ "Bu hususdaki diğer bir gerçek de şudur: Veliaht Vahideddin Efendi.Kemal değil.Kemal'in İttihatçı aleyhtarı ve hilafete bağlı olduğu tarzında rapor vererek. hatta damat adayı bile değildir. İ. s. bir onur unvanı olup gerçek yaverlik değildir. gerçeği ters yüz etmeler o kadar çok ki hepsinin doğrusunu açıklamaya ömrüm yetmez. olayları his ve arzularına göre yorumlamadan olduğu gibi yansıtacaksın. beraberindeki damadı Şehzade Ömer Faruk Efendiye. 144) Bu yolculuk sırasında yaverliği söz konusu olan.366-372) 2. Ömer Faruk Efendi o tarihte damat. s. bi an _8 . M. ilerde Anadolu'ya gönderilmesi esnasındaki güvene zemin (ortam) hazırlamıştı. Ömer Faruk Efendi. M. 29 Nisan 1919‟da evleneceklerdir.Kemal'e fahri yaverlik bir yıl sonra.

Aferin! □ "Birinci Dünya Savaşı'nın insan zayiatı 371. İstanbul'dan 676 siyasi tutukluyu Malta'ya sürdü. 1.11..Dilipak..□ "[1914 yılındaki] cihat fetvasını Şeyhülislam Suat Hayri Ürgüplü imzalamıştı. K. Karabekir Paşa.." (H. s. s. s. açıktan orgeneralliğe (1. □ "K.508.Baycan. H.280) Huy canın altındadır.C." (A. Dilipak'ın Erz urum'da çalışmaya başladığını iddia ettiği bu grup da ne ? Anlayan beri gelsin!36 de bi an _8 .Karabekir.. s. Vahidettin'in milli mücadeleye katkısını kanıtlamak için "yüzlerce belge taradığını" iddia ediyor (Büyük Oyun. s.199." (H. Veliaht Abdülmecit'in oğludur.686 kişi idi.C.Kemal 1 Nisan 1916'da.C. 1. daha yüksek rütbe sahibi oluyor. M. Din-Devlet İlişkileri.C'nde Tek Parti. Din-Devlet İlişkileri.Karabekir ordu komutanlığından korgeneral olarak ayrılmış ama askerlikle ilişiği kesilmediği için 1. 3. Suat Hayri Ürgüplü ise Hayri Efendinin oğludur.Kemal'e verildiği iddia edilen altınlar ile İstiklal Mahkemelerince verilmiş idam kararlarının sayısı konusunda da göreceğiz. s.Tuncay.451.Hüseyin Ceylan.Ceylan bol keseden rütbe ve makam dağıtmaya devam ediyor.Ceylan. Tam liste." (GRYT Ansiklopedisi.C.. Kemal'den daha yüksek rütbeye sahipti.Kemal ve Fevzi Çakmak! □ "Eski Meclis Başkanlarından Rauf Orbay. s. (KA Günlüğü. CG Yol.C. CG Yol. 1. s. bakanlık. beş kat fazla gösteriyor.485) □ "Şark (Doğu) Cephesi Kumandanı Mareşal Kazım Karabekir.359..Hüseyin Ceylan. DinDevlet İlişkileri.C.H.127) Fetvayı veren Şeyhülislam Hayri Efendidir.58) 'Felah-ı Vatan'. İngilizler. (Türk Parlamento Tarihi. (A. İstanbul'daki grup hafta sonu tatili için Erzurum'a gelmiş de olamaz.C." (H. B. Rauf Orbay hiç Meclis Başkanlığı yapmamıştır.. 12.. s.879 vd. Bu nasıl belge tarama. önsöz) K..nin iki mareşali var: M. T. AAMD. 1. Cumhuriyet döneminde milletvekilliği..C.Karabekir ise 28 Temmuz 1918'de mirliva (paşa) olmuşlardır. s.H. Çeşitli Cephelerde K.1.H. □ ".N.49.Dilipak.Dili pak.. Vahidettin'in de damadı. Müdafaa-yı Hukukçu milletvekillerinin. CG Yol.Larousse. resim altı) M. Malta'ya sürülenleri. 131) Bir meclis grubunun şubesi olmaz. Bu abartma huyunu. N.114) Mareşal değildir.78) H. s.C. (KA Günlüğü. 27 ay sonra terfi eden. s. İstanbul Mebusan Meclisi'nde kurduğu grubun adıdır. Dilipak. M. sayfalarında var. sayı 11/Mart 1988) Demek ki GRYT Ansiklopedisi yazarlarına göre. (On Yıllık Harbin Kadrosu. büyükelçilik.43) Sürülenlerin tamamı 144 kişi. M.) □ "Sultan Vahideddin'in oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendi. Büyük Oyun. 6 Şubat 1920'de. s." (H. bilgi toplama? Ömer Faruk. T.87) ama Ömer Faruk Efendinin Vahidettin'in oğlu olmadığını bilmiyor." (A. s.1927'de..1.Hüseyin Ceylan.Şimşir'in Malta Sürgünleri kit abının 415-420. s. senato başkanlığı ve başbakanlık yapmıştır! (M. 128) H..Ceylan.Ferikliğe) yükseltilmiştir. çünkü yolculuk gidip gelme otuz gün sürüyor.Rauf Orbay'ın biografisi. □ "Erzurum'da da Felah-ı Vatan grubu çalışmalarına başladı.

ne de Cumhuriyet tarihini.119)40 Şu işe bakın! Yazar. (ZC. Cumhuriyet Halk Fırkasına dönüştürme yolundaki ilk adımlarından birini atmış oluyordu. Müdafaa-yı Hukuk Cemiyetlerinin CHFna dönüştürülmesi ile hiçbir ilgisi yok. düşmana karşı savaşan milli kuvvetleri tepelesin diye ve Vahidettin'in de imzasını taşıyan bir kararname ile. CG Yol.C." (A. s. içtimai.65) Osmanlı Meclis-i Mebusanı. □ "13 Eylül 1920'de M.Dilipak. Milletvekilleri İstanbul Muhafızı M.. 120) □ "Cumhuriyet Halk Fırkasına karşı Serbest Fırkayı kuran Kazım Karabekir Paşa.□ "Said-i Nursi birinci Mecliste. "Halkçılık Programı" adı altında bir broşür hazırladı ve TBMM üyelerine dağıttı.39 □ "Daha Mudanya Mütarekesinin üzerinden 20 gün geçmeden hilafet kaldırılmış. vatanın kurtarılması yolunda çalışan aktif bir milletvekilidir!" (A. uzun görüşmelerden sonra.." (A. s. hükümet beyannamesi ol arak okunur. s." (A. oturumu dinleyici locasından izlemiştir. 2. (Jeschke.80) Tarih meraklılarının artık kahkahalarla güldüklerini tahmin ediyorum. s.Dilipak.65) Ankara'da 'Kuvve-yi İnzibatiye' adıyla bir birlik. resmen ve hukuken kapatılmış ve bu karar zorla uygulanmıştır. hiçbir zaman kurulmamıştır." (A. CG Yol. Son Sadrazamlar. Serbest Fırka ise 1930 kurulacak olan bambaşka bir parti.İnal. daha çok iç isyanlara karşı koymak amacıyla Ankara'da Kuvve-yi İnzibatiye kuruldu. CG Yol.Kemal'in hazırladığı broşür' sanıyor ve öyle tanımlıyor. 13 Eylül günü TBMM'nde.439)37 □ "11 Nisan 1920'de Osmanlı Meclis-i Mebusanı fiilen kapandı. CG Yol.81) Dilipak.2057-2058)38 □ "18 Nisanda. Yazarın broşür sandığı Halkçılık Programı. CG Yol. s.K. Yani Halkçılık Programının. Serbest Fırkanın değil. Dilipak. idari. Bir daha tekrarlamak ihtiyacını duyuyorum: Bunlar ne Osmanlı tarihini biliyorlar. 24.Kemal.Dilipak.Kemal. Müdafaayı Hukuk Cemiyetlerini. Karma Kurul.62) 'Yanlışlıklar Komedyası' tam gaz sürüyor: . (TİH. tartışılır ve karma bir kurula havale edilir. askeri görüşlerini hülasa eden ve idari teşkilat hakkındaki kararlarını gösteren bir programdır".Natık Paşa ve beraberindekiler tarafından dağıtılır ve kapılar kilitlenir. devletin kuruluşuyla ilgili en önemli belgelerden birini. bu progr ama dayanarak bir anayasa tasarısı hazırlayacak ve ilk anayasa. İ. İstiklal Harbinde Ayaklanmalar. s. Gençler için not: K.M. Karabekir Paşa. 11 Nisan 1920'de fiilen değil.Dilipak.Said-i Nursi TBMM'nde milletvekili olarak hiç bulunmamış. 20 Ocak 1921'de kabul edilerek yürürlüğe girecektir. Bu hareketi ile M.. TKS Kronoloji I. Vahidettin'in aynı tarihli iradesiyle. "Vekiller Heyetinin siyasi." (A. başkanı da Fethi Okyar. s. 18 Nisan günü 'Kuva-yi İnzibatiye' adını taşıyan bir birlik kurulmuştur ama Ankara'da değil İstanbul'da. s.C. Düşmana karşı savaşmak. hilafetin kaldırılmasının üzerinden 20 gün geçmeden Lozan Kon-ferans çahşmalarına başlanmıştı. o kadar önemsediği hilafetin kaldırıldığı tarihi bile bilmi- de bi an _8 . 'M. s. CG Yol. 6. Düzce isyanı başladı.Dilipak. 1924'te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kurucularından biri ve başkanıdır. sadece 9 Kasım 1922 günü.98. s.

4. 1. Yunanlılar işgal sınırlarını genişlettikçe yayılıp artacak. hazrette pek de yadırganmıyor. birçok ırza tecavüz ve yağmalama ol ayı. Ama bunları bir yana bırakıp.41 Sonuç: 500'den fazla subay ve er. Ali Nadir Paşanın emrine uyarak. yokluğundan yararlanarak evine girdikleri bir subayın eşine tecavüz ettikten sonra 4-5 yaşındaki kızının bikrini de parmakla bozarlar. Mudanya Mütarekesinin imzalanması: 11 Ekim 1922! Lozan Konferansının çalışmaya başlaması: 20 Kasım 1922! Hilafetin kaldırılması: 3 Mart 1924! □ "1920 yılı Mayıs ayı başına gelindiği zaman.. ortalıkta Yunanlıların da İzmir'e bir çıkarma yapacakları söylentileri dolaşmaya başlamıştı. İzmir'e çıkan Yunanlılara direnmezler.e.92)43 Bu olaylar. Çanakkale Olayı.C. de bi an _8 .. K.Ferit hükümetleri hakkında bazı ön bilgiler 4/1. Vahidettin ve D. a. yerel yetkililerce de. s.yor. nasıl bir tavır takındıklarını görelim.153) Yunan ordusunun İzmir'e 1920'de değil. kendisi. öteki 6 aylık olan iki çocuğu. s. Türkiye'de Yunan Vahşeti ve Soy Kırımı Girişimi. sürekli olarak İstanbul'a bildirilecektir:  27_Mayıs 1919: Aydın işgal edilir. kızı ve kızının biri beş yaşında. (D. Kendisine yardımı olur umuduyla doğru tarihleri bildiriyorum. 50'nin üzerinde ölü. Bu. Anadolu'da durum Anadolu ne durumdaydı? Sessiz sedasız savaş yaralarını mı sarıyordu. süngülenerek öldürülür. Yunanlılar çocuğu da süngülerler. herhalde bir dizgi yanlışı.Necati Beyin 8 yaşındaki oğlu. eşi.21 44) 2.Taçalan. bu sırada rıhtımda 'su' diye inleyen yaralı bir Türk erinin üzerine çömelen bir Rum kadının. 550 ev ve 30 dükkân kül olur. babasının cesedi üzerine kapanınca.Mısır oğlu. Önce Vahidettin ve İstanbul yönetiminin. Daha bu tür binlerce eğlendirici yanlış var.Yalazan.Walder." (K. 15 Mayıs 1919'da çıktığını. yağma ve kundaklama başlar. Birçok mahalleden biri olan Cuma mahallesinde çıkarılan yangın sonucu. yoksa kan gölüne mi dönmüştü? Konuyu yaymamak için örnekleri Ege'den aldım. şehit ve yaralı. Ama öteki yanlışlarına bakarak diyebiliriz ki böyle bir yanlış. belli başlı konuları ele almak istiyorum.Yalazan. buna rağmen o gün akşama kadar Yunanlıların ve Rumların çılgınlıkları sürer. Ege'de Kurtuluş Savaşı Başlarken s.g. 1. s. (N. Kulaksızzade Mehmet Efendinin evine zorla girilir.16) 2. binden fazla sivil kayıp. s. Milli Mücadele'ye karşı. Hilafet. Kordonboyunda şehit edilen Yzb. İzmir'in işgali ve işgali izleyen kırk güne ilişkin birkaç örnek: • 15 Mayıs 1919: İzmir'deki askeri birlikler. Kıyım. askerin ağzına işediğini görür. İzmir limanındaki gemisinden kıyıyı (daha doğrusu kıyımı) seyreden bir İngiliz deniz subayı.42 Birkaç somut örnek: 1 İzmir'de. (T. Mısıroğlu'nun bile bildiğini sanıyorum. (T.253) 3. Yunan askerleri.

Hanıma tecavüz ettikten sonra. hiç olmazsa el altı ndan destek ve cesaret mi verir? Yazık ki hayır! Pek kısa bir süre bocaladıktan sonra. çoluğuna çocuğuna.261.. Kaymakam.318) • 17 Haziran 1919: Menemen kıyımı.Sade düşmana karşı vatanı değil. s. a. her ne pahasına olursa olsun.. (KS Günlüğü.. işgalin protesto edileceği İstanbul mitinglerini yasaklar (KS Günlüğü. namusuna.Akşin. 277.. a. Jeschke." (Yunan Mezalimi. s. s. erkeklerinin gözleri önünde tecavüz edilir. s.. Tecavüz.Yalazan. bu durumda ne yapar? Yer yer direnişe geçen halka...Rıfkı Atay da Akşam gazetesinde şöyle yazar: ". Minelbab ilel Mihrap. halkın bu tepkisini.. jandarmalar ve bine yakın sivil öldürülür.g. a. Çok acı olaylar sonucu seksen bine yakın Türk Bergama'dan göç edecektir. Aşağı Kozdibi mahallesinden 18 yaşındaki…….e. (T. Efendinin evi yağma edilir. R. ellerini kesip dişilik organına sokarak öldürürler.190) F.127.•Eşraf ve memurlardan38 kişi. İşte İzmir'in işgalini izleyen 40 gün içince. (T. s. devletin bağımsızlığına ve onuruna sahip çıkmaz.. Sonra da Yunan askerleri evlere zorla girerek yağma ve tecavüze girişirler.e..47 direnişi söndürmeyi kararlaştırır.. tarlasına tapanına. S.27)45 • 29 Mayıs 1919: Söke'nin Yoran köyünde . Redd-i İlhak ve Müdafaa-yı Hukuk gibi yeni kurulan milli örgütlerin telgraflarının çekilmesini yasaklar ve Yunanlılarla çatışmaya başlamış olan milli kuvvetlerin bastırılıp dağıtılması için genelge yayımlar (18 Haziran 1919.34) • 12 Haziran 1919: Yunanlılar Bergama'yı işgal ederler. s. 2. zorla şehir dışına götürülüp öldürülür..29 46) Kadir Mısıroğlu bile diyor ki: "Müslümanlar.36) • 4 Haziran 1919: Nazilli işgal edilir.Halit Karay. Yunan devriyeleri.. TKS Kronolojisi I.. evine barkına. mukavemete mecbur kaldılar.e.e. s.. 1.22) 3. 100) Ama İstanbul. a.g. hem halkın ırzına.307). eşine kocasının gözü önünde tacavüz edilir. Kısacası. s. s.C.Yalazan.Yalazan.e. yağma ve öldürme başlar. s. hem de sahip çıkmak için çırpınanlara engel olmaya çalışır.327) • 25 Haziran 1919: Balatçık istasyonunda Yunan Muhafızları tarafından trenden indirilen İslam yolcuların kadınlarına. geleceğine.. s.g. katile karşı canımızı koruyoruz. (KS Günlüğü.Yalazan. a.1. 3. 'isyan' diye niteleyecektir! 4/2.. İstanbul Hükümetleri.43). İstanbul yönetiminin tutumunu belirten bazı örnekler: • Dahiliye Nazırı Ali Kemal. Bu facialar karşısında İstanbul yönetiminin 1919'daki tutumu Sadece küçük bir bölümü aktarılmış olan bu acı olayları bilen İstanbul yön etimi. s. Bu durumdan şikâyetçi olan bir kişiyi kurşuna dizerler. (T.C." (Eski Saat.g.. 1. ezan okuyan müezzinler kurşunlanır. 1.Yalazan. s.C. (T.48 • Hükümet.(T.g.49 de bi an _8 .

askeri ve mülki makamlarca asla meydan verilmemesi ve müteşebbisleri hakkında takibat-ı şedide icrası (şiddetli koğuşturma yapılması). s.• D.C.. s. 550). Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri." (KS Günlüğü. Çarıklı.32).Muhittin Çarıklı'nın tutuklanması için şu emri verecektir: ".52 • Çete kurmak.M. İstanbul Hükümetleri.. S.. kararın orduya tamimi: 8. s. M.111). s.Kemal.202.50 • Dahiliye Nazırı Adil'in demeci: "İzmir'de çete teşkil edenleri dağıtmak için icab ederse askeri kuvvete müracaat edeceğiz. İng. Başlarken. 137. İstiklal Harbimiz. Valiliğin izni ile toplanan Erzurum Kongresini yasa dışı ilan eder.447 vd.Karabekir." (S. 20 Eylül 1919'da yayımladığı beyanname ile hükümetin bu uy- de bi an _8 .211.Ferit hükümeti. KS Günlüğü. İstanbul Hükümetleri..Ferit hükümeti. 2. Erzurum'a Vali atanan Reşit Paşaya şöyle der: "Birtakım celali eşkiyası türedi ise de bunlar imha edilecektir.. Jeschke.57). 8 Ağustos 1919'da şu genelgeyi yayımlar: "Teşkilat-ı Milliye adı altında toplanan kuvvetlerin gecikilmeksizin dağıtılması. 250." (K.C.1919.Kemal ve Rauf Beyin tutuklanmasını kararlaştırır (Jeschke. Gökbilgin. Denizli Mutasarrıflığına verdiği emirle Alaşehir Kongresi'nin de engellenmesini isteyecektir (H. Ş. hususi birtakım teşkilat kurulmasına ve halktan bu yolda mali ve bedeni isteklerde bulunulmasına.388.Karabekir. Arkadaşları ve Karşısındakiler. sayı 2.Akşin. F. 2. 2.kısım.. 2. s.53 • Vahidettin. • Dahiliye Nazırı Adil. • D.28) • Dahiliye Nazırı Adil.ellerine kelepçe vurularak adi bir suçlu gibi gözetim altında İstanbul'a gönderilmesi. s. s." (KS Günlüğü. K. s. 29. Sivas Kongresinin dağıtılması için 3 Eylül 1919'da. İstiklal Harbimiz.54 • Vahidettin.Akşin. Batı Anadolu'ya gelerek. HTVD.Turan.. İstanbul Hükümetleri.84. s.. 13 Ağustosta.C. 13 Ağustos 1919'da Balıkesir Kongresi'nin dağıtılmasını ister.M. • Damat Ferit. İstiklal Harbimiz. s. kongrenin öncül erinden H. 247.1919'da. s. kongre toplamak. M.Çarıklı.138. S.Kandemir. s.140) Gazetelere de şu demeci verir: "İzmir'de çete teşkil edenleri dağıtmak için icap ederse askeri kuvvete müracaat edeceğiz. 21 Haziran 1921 günlü kararıyla Milli Mücadele'ye karşı açıkça tavır alır: "Her ne ad ile olursa olsun. sivil ve asker her türlü yetkilinin bu kongreyi önleyip dağıtması için 20 Temmuz 1919'da emir verir ve özetle şöyle der: "Padişahımız Efendimiz Hazretlerinin arzu ve iradelerine ve vatanın yüksek menfaatlerine tamamiyle aykırı olan bu hareketin engellenmesi. Belgeleri. • Jandarma Genel Komutanı Kemal Paşa. İng..Akşin. s.164 vd. M.170. s." (1919 Temmuz sonu. s.Akşin.242. belge no.). H. direnişte bulunmak gibi etkinliklerin önlenmesi için Tahkik Heyetleri oluşturulur (S. s. s. Belgeleri.145).).478). bu emre dayanarak İzmir Valisi Kambur İzzet. • Dahiliye Nazırı Adil ve Harbiye Nazırı Süleyman Şefik Paşa..7. s. Kuva-yı Milliye'yi dağıtmaya çalışır (TİH.7.555 vd.34). • Dahiliye Nazırı Adil.48. s.28). İstanbul Hükümetleri. İngiliz Belgeleri. M. Jeschke.. s.C.. 1." (Jeschke.C..." (2 Ağustos 1919. TKS Kronolojisi I.Karabekir. yeni Elazığ Valisi Ali Galip51 ile Ankara Valisi Muhittin Paşayı görevlendirirler (K. 1.

milliyetçilerin açtığı zor ama onurlu yoldan yürüyecektir. Urla'da Rumların yaptıkları kıyım. onun yerine. 1. Şeyh Recep olayı (18 Ekim 191958). kısacası sahte bir tarih üretmeye çalışıyorlar.1919'da.Akşin.Ferit hükümetine güvenilmesin! ister (S. Hepsini eksiksiz olarak aktarıyorum: □ "[Fransızların bazı sultan ve şehzade evlerinin boşaltılıp kendilerine verilmesini iste meleri üzerine. sindirme. Hürr iyet ve İtilaf Partisi56 ve İngilizlerin desteklediği yerel ayaklanmalar ve olaylar izleyecektir.5. Ama . İstanbul yönetiminin.55 • Hepsi sonuçsuz kalan bu kösteklemeleri. milli mücadeleyi hazırlayan ve devamını sağlayan bütün etkinlikleri kınar. Ancak uluhiyet (Tanrı) kuvvetine muhtaç. Vahidettin'in vatanseverliğini kanıtlamak için türlü masallar uy durmaya. hatta nübüvvet (nebilik) kuvveti bile kâfi gelmez.Özalp.. Milli Mücadele. 176) □ "[Ali Fuat Türkgeldi'nin.' " (s.] Zat-ı Şahane gözlerinden yaş gelerek. sınırda bir kulübeye girmekle benim sarayıma girmek arasında bir fark yoktur.' dedi.176.177) de gulamalarını savunur. iyi bir barış andlaşması yapılacağını vaad eder (!) ve D. yok etme girişimlerine rağmen. genel olarak Ali Fuat Türkgeldi'nin anılarına dayanmaktadır. bu tutumu sü rdürdüğünü ilerde göreceğiz. dağıtma. Vahdettin ertesi günü der ki:] 'Bence Al-i Osman'ın mülküne girdikten sonra.62 Sormak hakkımızdır: Bu Hükümdar..67 Durum bu. s.581. ' Dün siz ağlıyordunuz.Kemal'i Anadolu'ya göndermişti? Esat (İleri) Hoca. Birinci Bozkır Ayaklanması (27 Eylül-4 Ekim 191960). bi an _8 . İstanbul yönetiminin teslimiyetçi ve işbirlikçi politikasını benimsemeyecek. İkinci Bozkır Ayaklanması (20 Ekim-4 Kaşım 191961). s.58)." (s. ancak birkaçı belirtilmiş olan bu çeşit engelleme. sonuna kadar Milli Mücadele'ye karşı.. bugün de ben ağlıyorum.Vahidettinci tarih yazıcılarının hiçbiri bu olaylardan söz etmiyor. Damat Ferit hükümetleri. Bosna ve Hersek Müslümanlarının yardım istekleri. çocukça senaryolar yazmaya. Adapazarı olayları (Ekim 1919 57). İstanbul Hükümetleri. Vahidettin'in vatanseverliğinin kanıtı olarak ileri sürülen olaylar Vahidettincilerin gösterdikleri örnekler.C. Birinci Anzavur Ahmet Ayaklanması (25 Ekim-30 Kasım 191959). Sizin yolunuzda kimsecikler yürümez!"66 Gerçekten de Anadolu halkı. K. Nasihat Kurulu'nun Başkanı Şehzade Abdürrahim Efendiye şöyle demiştir: "Millet bizim yolumuzdadır.63 bu hükümet64 mi halktan ve Milli Mücadeleden yanaydı?65 Bu Hükümdar mı Milli Mücadeleyi planlamış ve M. Ne yapayım? Buna beşeriyet kuvveti. Ali Fuat Türkgeldi ağlar. Burdur'a yerleştirilen ve evleri Ermenilere geri verilince aç ve sokakta kalan Vanlıların yakınmaları hakkındaki yazıları okuması üzerine.

orta kattaki özel dairelerine dönmek üzere melul ve mahzun bir halde servis merdivenlerin68 den inerken.□ "[26 Mayıs 1919'da.72 Bu ağlayıp sızlanmalarının dışında. ne ehemmiyeti var?' 70 dedi. Hatırlaya69 cağınız gibi toplantıya girmeden önce de bayılmıştı. Sevres Andlaşmasına hiç üzülmediğini iddia eden yok. 'Benim milletimin ocağı yanıyor. bir selam yollamış mıdır? Hayır! Ege'de ve Marmara'nın doğusunda Yunanlılar. Vatan sınırl arından gelen yenilgi haberlerinin derin ıstırabı ile kıvranarak. vatan ve milletseverliğini belirtecek bir açıklaması." (s. bu olaylara ûzülmediği için değil. askeri birliği ziy aret etmiş.Saltanat Şûrasını açtıktan sonra] Abdülmecit Efendi. tahtını ve hanedan hukukunu korumak için Milli Müc adele'yi engellemeye ve söndürmeye çalıştığı için suçlanıyor.Mısıroğlu diyor ki: "Daha tahta çıktığı gün. gönül alıcı. ) □ "[Yıldız sarayındaki özel dairesinde çıkan yangın üzerine ağlayan bekçiye:] Vahdettin. paragraflarında. Şimdi bu ek iddiaları görelim: • K. halkın çaresizliğine. kendi evim yanmış. Urfalılar. yetimle. her gün cinayet işlerken. Duygusuz bir insan bile bu olaylara kayıtsız kalamaz.. hüngür hüngür ağlıyordu. Sultanın iki gözünden yaş akıp 'Karılar gibi ağlıyorum!' diyordu. ezan ok uyanlara ateş edip eğlenirken. bu bölümün 13. kanıtlamaya yeter mi? (1) Sultan Vahidettin'in yenilgiye. Bazı Vahidettinciler ile hanedana saygı duyanlar.216. ben onu düşünüyorum.75 bu davranışları hiç protesto etmiş midir?76 Hayır! Mesela Antepliler. Eba Eyyüb-ül Ensari hazretlerinin türbesinde yapılan geleneksel kılıç kuşanma töreninde. Kars'ı geri alan Doğu Cephesi birliklerine olsun. hiç olmazsa bu olaylarla ilgilendiğini gösterir bir tek açıklaması olmuş mudur? Hayır! İngilizler yakaladıkları Kuva-yı Milliyecileri asarken77 sesini çıkarmış mıdır? Hayır! Yunan ordusunu 'Halife'nin ordusu' olarak gösteren propagandayı yalanlamış mıdır? Hayır! Tavrını. Fransız ve Ermenilere karşı namus kavgası verirlerken. Mersinliler. Maraşlılar. (2) Zaten Vahidettin. doğru düşünüp gereğini ya pmak. yurdu. 'Bugünler için mi kılıç kuşanıyoruz?' de bi an _8 ." (s. Adanalılar. belgeleri ve kendi itirafları ile göreceğiz. bu ağlayıp sızlanma sahnelerinin yetersizliğini iyice kavramış olmalılar ki vatanseverliğini doğrular um uduyla üç iddia daha ileri sürüyorlar. o törenin vekar ve gereğini unutarak. okulu. Ama bu örnekler. ve 15. desteklemek bir yana. basına yansımış ya da kayda geçmiş hiçbir jesti yok. teslimiyetçiliği seçtiği ve yanlış bir yol tutarak. bunun için zahmeti ve tehlikeyi göze almak başka şeydir. bir tek gaziyle.73 hastayla. 14. 1. bir kez olsun teselli edici. Rumeli ya da Ege göçmeniyle ilgilenmiş midir? Hayır! Hiç moral ve umut verici bir açıklama yapmış mıdır? Hayır! Onca çocuğunu şehit vermiş olan milletine. koltuğuna girerek. İzmir'in işgaline. ırza geçerken. Vahidettin'in vatanseverliğini kanıtlar mı. umut verici bir cümle söylemiş midir?74 Hayır! Anadolu'nun kazandığı herhangi bir başarıyı kutlamış mıdır? Hayır! Söz gelişi.71 Tanığın dürüstlüğünden kimsenin kuşkusu bulunmuyor.227) Ali Fuat Beyin anlattığı olaylar bu kadar. Vahidettin sarayından çıkıp da bir hastaneyi. Ama üzülmek başka.

Türkgeldi. yani kılıç kuşanma töreninden 4 ay sonra. Osmanlı saray teşrifatını da. Muhayyilesini çalıştırmış.352) 2. s. galiba bu sıralama yanlışı yüzünden. Kılıç kuşanma töreni. olaylar sırasını bile bilmediklerini belli de bi an _8 . yazarın. ordu ve donanmaya beyannamesi de. bu yüzden oldukça iyimserdir. ağlamaktan töreni izleyemez hale gelmiş ve Yaver Ömer Paşanın. Devrin başı göklerde din adamı Şeyh Sünusi hazretleri tarafından yapılan bir dua ile ke ndisine Hazret-i Ömer'in kılıcı takılırken o.146. Suriye ve Irak cephelerinde durgunluk sürüyor. s. İzmir'de oturmakta olan emekli bir paşadır. ne sarayda görevlidir. Başyaver ile öteki saray mensupları ve devlet ileri gelenlerinin bulunduğu kurallı bir törende. s. Doğrular: 1.80 Kısacası Vahidettin'in. Nitekim Vahidettin de 4 Temmuz 1918'de tahta çıkmış ama kılıç kuşanma töreni 30 Ağustos 1918 günü yapılmıştır.82 Yenilgi ve tehlike haberleri. Vahidettin‘in kılıç kuşanma törenini anlatan sadece dört kaynak var: Vahidettin‘in Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi. Ceylan'ın yazıları.45)78 Bu iddia bütünüyle uydurmadır. Görüp İşittiklerim. L. s. kılıç alayı törenini de hiç bilmediğini gösteriyor. Doğuda ise Osmanlı birlikleri. 3. Hükümetinde Harbiye Nazırlığına atandığı için yollanan özel bir deniz aracıyla İstanbul'a getirtilecektir. daha sonra yapılır. Mısıroğlu. kılıç kuşanma töreninde Vahidettin‘in ağladığına ilişkin tek kelime bulunmuyor. Tevfik Paşanın 2. c. Batıda da henüz yakın bir tehlike görünmüyor. Hazret. Yanya‘dan Ankara‘ya. Padişahı daha hüngür hüngür ağlatacak bir durum da yok.24) d. bu tavrın padişahlık vekar ve mehabetine yakışmayacağı husususundaki niyazını (yalvarışını) kulağına fısıldamasıyla kendine gelebilmişti. Osmanlı Sarayının Son Günleri. dolu dizgin Kafkasya ve İran içine ilerliyorlar. Padişahın yanına sokulup da kulağına. O tarihte.Hakkı Okday gibi üç görgü tanığının anıları ve töreni gazeteci olarak izl eyen R.79 Dört kitapta da. Başmabeyinci. Böyle bir masal. adı Ömer Yaver olan paşayı. s.84 resmi görevi olmayan emekli bir paşanın. ayrıntılardan da belli: a.diyordu.F.8* b. i. (Jeschke. Mısıroğlu da iddiasını bir kaynağa dayandıramıyor.Okday. Padişahlar. 31 Mart 1919'da atanır. 'Yaver Ömer Paşa' diyor.H. Vahidettin ve dönemi ile ilgili bir araştırma yapmadıklarını. kılıç kuşanmazlar. TKS Kronolojisi I.400. Vahidettin'in ilk Hatt-ı Hümayunu da. Eylül ortasından sonra yağmaya başlayacaktır. Padişahın y averi sanıyor. Bu sahnenin uydurma olduğu. doğrusu 'Ömer Yaver Paşa'dır.Eşref Ünaydın‘ın İki Saltanat Arasında adlı kitapçığı. "tahta çıktığı gün kılıç kuşandığı" ifadesinin gerçekle de. Hanedan ileri gelenleri ile Başkâtip. çünkü bunlardan başka kaynak yok. (A." (S. Osmanlı töresiyle de bir ilgisi bulunmamaktadır.Simavi. Bu uydurmaları okuyup da inananlara ne yazık!85 K. tahta çıktıkları gün.Mücahitler.Mısıroğlu'nun ve kopyacısı H.83 Vahidettin'in Başmabeynciliğine ise. Yaver olmadığı gibi kılıç kuşanma töreni sırasında. "bu tavrın padişahlık vekar ve mehabetine yakışmayacağı hususundaki niyazını fısıldaması" ise hiç mümkün değildir. ne de hükümette.H. İlk defa Ocak 1919'da. Başmabeyncisi Lütfi Simavi ve damadı İ.

yani Milli Mücadele düze çıktıktan sonra. s.Nuri'nin. (4) Zaten Vahidettin bile.F.192)87 Bu bilgiye inanmak çok zor. yalnız yardımcısı Yüzbaşı Neşet'in (Bora) adını veriyor. "zaman zaman Padişaha. Kurtuluş Savaşı hakkında ciddi bir araştırma yapmış olmaları düşünülebilir mi? Yapmadıkları için de rahat rahat uyduruyor.Hakkı Okday. A. saraydaki küçük kurmay teşkilatını ve Vahidettin'e askeri durum hakkında nasıl bilgi verdiğini anlatırken.Tarihimiz. tek savaş ve zafer var: Büyük Taarruz! Oysa Vahidettin.116. kayınpederi Vahidettin'den ve eşinden gizli olarak Anadolu'ya geçip orduya katılacaktır.) Yani pek gezegen biri olup ara sıra sarayda bulunmaktadır.. (Yanya'dan Ankara'ya. 1. s. gerçeklerle uyuşmadığını da belgeleri ile göreceğiz. N. 14 Eylül 1922. "[Vahidüddin] 'her zafer haberini alışında şükür secdesine varmakta ve saadetinden uçmaktadır' demiş. milli orduyu kutlamamış. ayrıca da akşamları Alman firmaları ile mektuplaşıyor. Milliyet. TKS Kronolojisi I.Kısakürek'in yazdığına göre.86 Yüceltmeye çalıştıkları Vahidettin konusunda dahi bu kadar gevşek. s. 144 vd.F.Hakkı Okday kardeşler de bu konuda bâzı iddialar ileri sürüyorlar. hükümetin kutlamasını da uygun görmemiştir. paragrafta açıklaması var) Ama bu ifadesinin. kaydırıyor. serbest iş hayatına atılmak için ilk denemelerini yapıyordu.C. İkisi de Tevfik Paşanın oğlu ve Vahidettin'in yaveri. zaman z aman askeri bilgi verdiği düşünülebilir. 8. ancak bu tarihten sonra Vahidettin'e. Genelkurmay'da da çalıştığı anlaşılıyor: Y. Çünkü: (1) Başyaver Naci Bey. diğer taraftan Sultan Vahidettin'in yaveri bulunuyor. harita üzerinde askeri bilgj verdiğini anlatan" Ali Nuri (Okday) Bey. 28 Ocak 1922'de milliyetçilere katılmak üzere.388.Hakkı Okday. İ. hükümetin ricasına rağmen." (Son Osmanlı Sadrazamı ve Oğulları. Çünkü Ali Nuri'nin asıl görevi Harp Akademisinde öğretmenliktir. Milli Mücadeleye ancak 1921 yılının sonuna doğru taraftar olduğunu ileri sürmektedir. bu zaferdendolayı büyük endişeye kapıldığını göreceğiz. çok tanık olacağız.90 (s. bu zafer dolayısıyla şükür secdesine kapanmak bir yana.Kısakürek'e. (BTTD.Hakkı Okday ayrıca Saray Kurmay Başkanı ve Vahidettin'in damadı. 28 Aralık 1988. Damat Ferit'in baskısı sonucu görevden uzaklaştırılmış88 ve yerine Avni Paşa atanmıştır. Jeschke." (Vahidüddin.Hakkı Okday da sadece sevindiğini kaydetmekle yetiniyor ki bu ifadenin de doğru olmadığını göreceğiz.347-349) Haklı.Hakkı'nın ayrıldığı tarihten sonra da. (14. 194) Tersine. Ama İ.Bölüm.388) (2) Saray Kurmay Başkanı İ. Nitekim Ali Nuri'nin oğlu Şefik Okday şöyle yazıyor: "Babam Ali NuriBey. 416)91 (3) Bu hale göre. R. üstünkörü.89 İ. 15 Nisan 1920'de. s. Sonuna kadar Vahidettin'e bağlı kalan Avni Paşa bile N. (Yanya'dan Ankara'ya. •• Ali Nuri ve 1. Bu tür tarih Zati Sungurluklarına. İ. s.ediyor.Ekim/1967. bir taraftan Harp Akademisindeki görevine devam ediyor. gerçekleri alt üst ediyorlar. de bi an _8 . gelişigüzel davranan bu kimselerin. 'Vahidettin'in her zafer haberi alındığında şükür secdesine kapandığından' söz etmiyor. kardeşi Ali Nuri'den hiç bahsetmiyor. saptırıyor.Orbay'ın anılarından.

Kemal . hiç olmazsa hareketsiz kalır. Vahidettin'in vatanseverliği hakkındaki üçüncü ve en önemli iddiada: Milli Mücadeleyi Vahidettin planlamış ve M. bütün kusuru Damat Ferit'in üzerine yıkıp Vahidettin'i korumaya çalışmaktadır. Biz hepimiz aynı memleketin çocu klarıyız.Hakkı Beyin. öğrencileri eski olaylar hakkında bir hüküm vermeye yeltendikleri zaman şöyle dermiş: "Bir kâğıt parçası (belge) var mı? Başka söz dinlemem!"93 de bi an _8 . düşman o rduları tarafından yok edilmesini katiyen arzulamaz.388) (1) İ. karşı tavır almazdı. memleketi düşünmedi. uydurma anılara. Londra Konferansı'ndan] İstanbul'a döndükten sonra Padişah Vahideddin. teville. ne Vahidettin lehindeki sözleri gerçeği yansıtıyor. 'Paşa ne yaptınız? Siz sözü Anadolu heyetine bıraktınız!' dedi.Okday şöyle bir cevapla işin içinden çıkmaya çalışıyor: "Evet. ne aleyhindeki sözleri. daha doğrusu rüyası.İngiliz oyununun kurbanı olmuş ve hizmetleri örtbas edilmişse.H.58. tahminle.. Milli Mücadeleyi coşkuyla izliyor olsa. maksada. gerçeklere denk düşmeyen bir yaşlı anısı." (s. Ali Nuri'ninki. Eskiden padişahlar başa geçer ve düşmana karşı harp ederdi." (Tarih ve Toplum. bu çabalara bütün yüreğimle katılırım. onun üzerine Sultan Vahidettin ne dese beğenirsiniz? 'Ya Veliaht Abdülmecit yerime geçerse?' Yani Vahidettin. 'Burada Anadolu-İstanbul diye ayıracak bir şey yok. Mayıs 1984) (2) İ. öyle sanıldığı gibi Milli Mücadele'mizin. Babam da. Tevfik Paşanın Londra Konferansında. ilhamla. masal bile denemez. dedikoduya. tahtı düşündü.Okday da.Kemal'i yetki ve para ile donatarak Anadolu'ya yollamış. Ama söylentiye. Acaip karakterli bir adamdı. önyargıyla. sözü Anadolu heyetine bıraktığı da doğru değildir. "Ya Abdülmecit benim yerime geçerse?" gibi pek ilkel ve çocukça bir mazeret ileri sürmez. masal olduğu da başı ndaki tekerleme bölümüyle dürüstçe belli edilir. 5. s. anılarında eski kayınpederine vefalı davranarak. Çünkü masal dahi kendi mantığı içinde tutarlı olmak zorundadır. Başlangıçta da söylemiştim. Padişaha öyle cevap veremez. olsa olsa yöntemiyle. Zat-ı şahanenize de bunu tavsiye ederim.Kısacası. varsayıma ve sahte belgelere dayanılarak. şu anısını anlatıyor: "[Babam. bilakis zaferi dört gözle beklerdi. bir anısını daha okuyacak. Tarih ve Toplum dergisinin yazarı Arı İnan'la Şubat 1975'te yaptığı ve banda alınmış bir konuşmasında ise. Hanedana saygı duyanların. Vahidettin gibi cin fikirli biri ise. Eğer Vahidettin. son padişah Vahidettin'i 'hain' sıfatından temizleme çabalarını anlıyorum.sayı. İlerde. isteğe ve keyfe göre yazılan şeye. bütün Vahidettincilerin ortak iddiası.Okday. tarih değil.' demiş.H. Diyor ki: □ "Sultan Vahidettin.H. Vahidettin. Bu." Arı İnan soruyor: "Ama öte yandan da 'Anadolu'daki memleketi kurtarma mücadelesini tasvip ediyordu (doğru buluyordu)' diyordunuz?" 96 yaşındaki İ.. M. İ. Tarihçi Fustel de Coulanges.92 ••• Şimdi sıra. amacım gerçeği savunmak. anılarını anlattığı sıradaki zihinsel durumunu daha iyi anlayacağız. Tevfik Paşa gibi kapıkulu biri de.

. ufukta beliren ko rkutucu tehlikelere karşı. Çünkü M..Mısıroğlu ilk gerekçenin tutarsızlığını görünce.Bu cümle çağdaş tarih yöntemini de özetlemektedir. tam 360 gün sonra. gizlice gönderilmemiştir.Kemal ve Kurtuluş Savaşı aleyhindeki kitabı' dır. 94 Bandırma gemisinin. M. s. Ama bu sefer çok kesin konuşuyorlar. bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen en dikkatli bir şekilde planladı. 11 Mayıs 1920'de. (1.C.Kemal açıklamıştır. tarih açısından hiçbir değer taşımadıklarını gördük. Anadolu'da milli bir kuvvet hazırlamayı düşünmüş ve bu kuvveti meydana getirmek için yakınında bulunanların telkini ile yaverlerinden M. Milli Mücadele'yi ilk düşünen ve planlayan Vahidettin imiş □ "VI Mehmet Vahideddin Han. Ama ilerde. İki yanlışına değineyim: M.Mısıroğlu.Kemal Paşayı olağanüstü yetkilerle donatıp Anadolu'ya gönderen [Sultan Vahideddin'dir]. 6. Bu sefer devreye Yunan tehlikesini sokuyor.96 □ "Yunanlıların İzmir'e Müttefiklerin izniyle bir çıkarma yapacakları hakkında söylentiler duyulmaya başlanmıştı.10) İddiaları. Türkiye İnkılabının İç Yüzü. gizlice Anadolu'ya göndermiştir. 6/1. s. s. galip devletlerin temsilcilerinin bilgisi dışında..Mısıroğlu. Vahdettinciler de bu son iddialarını kanıtlamak için bazı belgeler ve tanıklar gösteriyorlar. yani gidişin gizlice olmadığını da M.. 'Sevres sulh projesi' ise Osmanlı hükümetinin temsilcisi Tevfik Paşaya. GRYT Ansiklopedisi.209) Bu konudaki birçok iddianın ilk kaynağı. yeni bir senaryo yazmak gereğini duymuş.33) Mısıroğlu. Vahidettin ve Kurtuluş Savaşı Bu konuda ileri sürülen iddiaları.Kemal İstanbul'dan 16 Mayıs 1919'da ayrılmış.Kemal. Paris'te teslim edilmiştir. tanıkları ve şu çürütülemez olduğu ileri sürülen belgeleri görelim. bu konudaki belgelerin 'cerh edilmez' (çürütülmez) nitelikte olduğunu yazıyor. buna karşı ilk tedbirleri düşünüp planlayan. 150'liklerden ve Birinci Bölümde bazı marifetlerini öğrendiğimiz Mevlanzade Rıfat'ın 1929'da Halep'te basılan 1993'te Türkiye'de de yayımlanan." (K. işgalcilerin kontrolünden geçtiklerini. Yu- de bi an _8 . Söz gelimi. Gerçi şimdiye kadar ileri sürdükleri iddiaların. Sarıklı Mücahitler. Mevlanzade'nin iddiasını doğrulayıp süslemek isterken.79) K. 'Sevres sulh projesi' teklifini alınca. bunun için M.95 □ "[özet]. yine gerçeği ters yüz ve olaylar sırasını da tepe taklak ediyor. s." (Mevlanzade Rıfat. Osmanoğulları'nın Dramı. çeşitli başlıklar altında toplayarak sunuyorum. Anadolu'da bir mukavemet (direniş) hareketi düşünüp.Kemal Paşayı geniş bir yetki ve özel bir talimatla galip devletlerin İstanbul'da bulunan temsilcilerinin bilgisi dışında. yanlış ve martaval yığını bir laf çorbası. Sultan Vahideddin." (K. Yalan.

Vahidettin'in bir planı olduğunun kanıtı diye kullanıyor: □ "Bu sözler. Bu oyun. Bu acımasız oyunun kanlı ayrıntılarını ilerde okuyacağız. Planın uygulamaya konulması de 6/2.. Vahidettin'in kendi itirafları filan nedir? Eğer bu bir oyunsa. Hilafet...Mısıroğlu'nu izliyor:98 □ "Bizzat M.C.. gösteriyordu. minnacık bir ipucu bile yer almıyor.87) Ama Vahidettin'e o kadar yakın olan Başkâtip Ali Fuat Beyin anılarında Vahidettin'in böyle bir kararı olduğunu belirten.Vakkasoğlu. Vahidettin'in planının özü neymiş? bi nan tehlikesini de kesinlikle ve üstüne bastıra bastıra reddettiğine tanık olacağız.İstanbul ve Ankara. Zaten Vahidettin de.. bu bölümün 14.Kemal'in anılarında geçen. Zat-ı şahane (padişah) beni kandırarak. böylece İngilizler uyutulacakmış. Padişah ve İstanbul Hükümeti. M. tanık. Vahidettin'in kuşku uyandıran bir sorusu üzerine.C. bunlarla ilgili binlerce belge.Mısıroğlu. Milli Mücadele'ye karşı görünecek. vasıtamla (aracılığımla) onlardan emin olmak istiyor. Demek ki yarın Padişahın öyle bir hareket yapmak ihtimali vardır ki ordunun vatanperver (vatansever) kumandan ve zabitleri müteessir olabilir (üzülebilirler). Lozan. an _8 .Kemal.191."97 Mısıroğlu.180. M. Son Bozgun.80) Ama o fetvalar." (V.Saray ve hükümet. s. ve 15. s. Osmanoğulları'nın Dramı. bir ince politika olarak başlatılmış.. s. 1.Mısıroğlu... açıklamalarını okuyacağız. ayrıca K. o Kuva-yı İnzibatiye. bambaşka anlamdaki bir cümledir. 6/3. iki hasım (düşman) pozunda. karşı karşıya olacaktır. o Yunanlıları desteklemeler. düşmana karşı Anadolu ile el ele. Bunu Samiha Ayverdi. şöyle düşündüğünü anlatıyor: "Bu son cümle bende bir şüphe uyandırdı. Padişahın verilmiş bir kararı vardır. o Anzavur.Kemal Paşanın da hatıralarında anlattığı gibi. tatlı tatlı şöyle açıklıyor: ". bu görüşmeden önce." (3. o isyanlar. bu oyunu büyük bir ciddiyet ve teatral bir kudretle oynamışlardır. buna olsa olsa Kanlı Nigar oyunu denilebilir.S.151) Vakkasoğlu da duraksamadan K. Olsa yazardı.193.. o milliyetçileri tepelemek için İngilizlere türlü türlü önerilerde bulunmalar. Biz yine de. s..C. Sultan Vahideddin'in zihninde bir plan mevcut olduğunu." (K. bu iddiaları açıkça yalanlıyor. paragraflarında. Vahidettin'in aleyhinde olan bu son cümleyi.. Milli Mücadele'yi planladığı umudunu veren bir tek cümlecik. 1. o idam kararları. bir siyasi komplo. Padişahın verilmiş bir karârı olmalı idi. • Bu gerekçesi uydurma ve biri ötekini tutmaz iddiaların esin kaynağı. iddiaları gözden geçirmeye devam edelim. 'hiçbir iddia gizli kalmasın' diyerek.

Kemal'i. "Yıldırım Kıtaları Müfettişliğine çevrilir ve 2 Şubat 1919'da da Cemal Paşa (Mersinli) bu müfettişliğe atanır. S." Osmanlı Genelkurmayı. s. ordu komutanlıkları kaldırıldığı için doğrudan Genelkurmaya bağlı durumda kalan 9. bu plan gereğince. l." (V.2.48) □ "Bu cümleden olarak yaverlerinden M. 9.147) de bi an _8 .154. Hilafet.Mücahitler.100 kurulacak üç Ordu Müfettişliği emrinde toplamayı kararlaştırır.C." (K.167. Büyük Oyun. Türkiye İnkılabının İç Yüzü.1.C. Sultan Vahided-din'dir.24 vb. s.101 İlk olarak. Genelkurmay 2.] Bu durum bir türlü yazılamıyordu. hatta ifa ettiği vazifeyi sağlayan insan olduğunu. Bu da Sultan Vahideddin'in eseridir.Ordu Müfettişliği geçici adıyla uygulamaya geçirilecektir. orduyu mütareke koşullarına göre yeniden düzenlemek için çalışmalar yapılagelmektedir. İşte yakın tarihimizde 'Milli Mücadele' adı verilen Türk-Yunan muharebesi105 ve onun sonucu olan zaferin gerçekleşmesini sağlayan hareketlerin ilki ve en önemlisi budur. 2. göstermelik bir ... s. H. Hilafet.Kemal'i bu göreve Vahidettin seçmiş □ "Padişah. s.Kemal bu görevi kabul etmeseydi. vicdan rahatı içinde şehadet edebiliriz.102 İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe'nin bir notası üzerine.234.. GRYT Ans.79) □ "Vahideddin'in. O sırada. iç asayişin düzeltilmesi gibi göstermelik bir amaçla. Kolorduyu.H.Ordu Komutanlığının adı. Bunun üzerine. s. M. s. K. M. Mısıroğlu.. s. 9. 28 Aralık 1918'de.Kemal'i Anadolu'ya gönderen ve üstün yetkiler ver erek işini kolaylaştıran. 154) □ "M. 6/3. s. ilerde açıklanacağı üzere.Ordu Müfettişliği.Vakkasoğlu. C. saray ve hükümet için de büyük önem taşıyordu. 1.Ceylan. 1.. Bu yazarlara göre. Çünkü notada değinilen sorunları çözmek.Kemal Paşayı geniş yetki ve i mkânlarla donatarak Anadolu'ya gönderdi. Son Bozgun." (K.Mısıroğlu.48. yerine başkası gönderilecekti. birinin de doğuya gönderilmesi gerekir ve bu görev için M.103 M. Mısıroğlu. Halbuki gerek Birinci Büyük Millet Meclisi'nde ve gerekse Erzurum Kongresinde bu hususta pek çok tartışmalar olmuştur. Bütünüyle yanlış. s.Başkanı Kazım Paşa'nın önerisi ile söz konusu tasarının bir parçası daha.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için işgalcilerin gözlerini boyamaya yönelik.görev uydurulmuş Bu görüşü ileri sürenler: Mevlanzade Rıfat. M."104 (K. sırf bu amaç için kurulmuştur. [.Mısıroğlu.Kemal seçilir. S.Mücahitler. Osmanoğulları'nın Dramı.Kemal Paşayı bu harekete memur eden insan. M. ordu müfettişi sıfatıyla göndermeye karar verdi.Bu konuyla ilgili iddialar da şunlar: 6/3. bu fırsattan yararlanılarak.

Anadolu İhtilali.Kemal Paşayı da namzedler (adaylar) meyanında nazar-ı itibare alınız (arasında dikkate alınız) diye ikaz eyledim (uyardım).' 'O halde niçin bu listeye onun adını yazmadınız? ' Hiç düşünmeden cevap verdim: de bi an _8 . San Remo'da. Sonra yarı kapalı gözleriyle ağır ağır. 1. s. öyle işgalcilerin gözünü boyamak için ortaya atılmış. 'Paşa. Büyük Oyun. Bana Anadolu'da teşkilat kurarak memleketi şu karanlık durumdan kurtarabilecek paşaların bir listesini yapıp getirin. yaveranımdan (yaverlerimden) erkan-ı harp mirlivası (kurmay tuğgeneral/tümgeneral) M.Kemal Paşa hırsız mıdır?' 'Haşa (hayır) padişahım. Vahidettin'in planı gereği uydurulmuş bir görev değil.H. üstelik Vahidettin'in de bir ısrarı yok. Vahidettincilerin bu konudaki iddiasını doğrulamıyor.' 'Bir namussuzluğu. (2) Anıya göre.106 R. s. Anadolu'nun kurtuluşu için Samsun'a gönderme fikri tamamen Halife-Sultan Vahideddin'e aittir.Kemal Paşaya verilen görev. kabiliyetli ve dinamiktir.C. Fevzi Çakmak'ın eşi Fıtnat Çakmak. tane tane konuşmaya başladı.' Ertesi Cuma yine selamlıktan sonra huzura girip hazırladığım listeyi verdim.ahlaksızlığı var mıdır?' 'Haşa padişahım. Kısacası. Böyle bir göreve ve bu görevi yürütecek birine gerçekten ihiiyaç var.Kemal Paşaya güvenerek. •İkinci tanık." (H. • Birinci tanık.Selek. bugünkü tutumumuz ve davranışlarımız uygun değil. tanığın anlattıkları.24) Bu konudaki tanıkları dinleyelim. 'öyle bir şey biliyorum ki ortaya çıkıp söylememe. 'Durumu görüyorsunuz." (S. emekli Deniz Albayı Yavuz Senemoğlu. Fıtnat Hanımdan dinl ediği bir anıyı anlatmış.212) (1) M. Fevzi Çakmak'ın 24. Tercüman gazetesine yazdığı bir yazıda.Ceylan. Padişah ilgililere onu da hatırlatıyor. bir Cuma selamlığından sonra Sultan Vahidettin beni huzuruna kabul etti..A.Kemal değil. O hepimizden bilgili. Mecburum bu sırrı kendimle beraber mezara götürmeye. Radi Azmi Yeğen. Bu yü zden uygun biri aranıyor. ilk akla gelen M. Mütareke senesinde. Anı şu: " 'Fıtnat' demiş mareşal. Dikkatle okuduktan sonra bir müddet sustu..□ "M. sabık Sultan kendisine demiş ki: "Samsun'a bir müfettiş gönderileceğini öğrenince. 'Paşa' dedi.' 'Beceriksiz ve kabiliyetsiz midir?' 'Hayır efendimiz. Bu işler ancak Anadolu'da teşkilatlanarak kurtarılabilir. ölüm yıldönümü dolayısıyla. M. sadece uyarıda bulunmuş.Yeğen'in Sabahattin Selek'e verdiği bilgiye göre.

• Üçüncü tanık, Çankaya Köşkünde garson olarak çalışan Cemal Gran-da.109 Bu tanığı N.F.Kısakürek ileri sürüyor. Üstadı dinleyelim: "Gazetemden evime bir telefon mesajı geldi. - Bir zat sizi görmek istiyor ve gayet mühim bir ifşada bulunacağını söylüyor. Şu anda burada. Bu gibi müracaatlara, muvazeneli ve muvazenesiz, ciddi ve hafif soyundan alışmış ve onlardan kanıksamış olduğum için sordum: - Kimmiş? Mevzuu neymiş? - Hiçbir şey söylemiyor. Ancak sizinle konuşabilirmiş. - Verin telefonu! Telefonda itimat edici bir ton: - Tefrikanızla alakalı olarak size vereceğim bir vesika (belge) var. Bunu ne burada telefonda söyleyebilirim, ne de başkasına emanet edebilirim. Sizinle ka rşılaşmam lazım. Ses tonundan aldığım itimat duygusundan mıdır, o anda içime doğan histen midir, nedir, meçhul şahsa, - Öyleyse evime gelin, görüşelim! Dedim ve adresimi verdim. Beyaz saçlı, esmer, 60 yaşlarında kadar görünen, gayet terbiyeli bir tavır sah ibi bir insan. Hal ve kıyafetine göre, ancak okur-yazar halk tabakasından biri hissini veriyor; fakat muntazam konuşuyor ve kulaktan kapma bir kültürcük taşıdığını belirtiyor. Hemen söze başladı. - Vahidüddin tefrikanızı dikkatle okuyorum. Orada iddia ettiğiniz bir şey var: M.Kemal Paşayı Anadolu'ya Milli Mücadeleyi açma vazifesi ile Sultan Vahidüddin'in. gönderdiği. Ben bu hakikati bizzat Atatürk'ün ağzından, Umumi Kâtibine söylerken işitmiş olan insanım. Allah var. Allah ve tarih huzurunda bu hakikate şahitlik etmek isterim."

de

bi

an

_8

'Padişahım, M.Kemal Paşa yenilik, bilhassa öteden beri cumhuriyet taraftarıdır.' Padişah elindeki kâğıdı atar gibi masanın üzerine bıraktı. Ayağa kalkıp pencereye döndü. Limanda demirli itilaf devletleri (İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan) gemilerini göstererek, 'Paşa, Paşa, bu gemileri görmek kanıma dokunuyor. Bu memleket kurtulsun da isterse cumhuriyet olsun.107 Kendisine selamımla birlikte tebliğ ediniz, haftaya Cuma günü M.Kemal Paşayı göreceğim.' " (Tercüman gazetesi, 10 Nisan 1976) Anı burada bitiyor. Yani Fevzi Çakmak, hem bu sırrı kendisiyle birjikte mezara götürmeye .mecbur olduğunu söylüyor, hem de gürül gürül eşine anlatıyor; eşi de bu büyük sırrı, Senemoğlu'nun yazdığına göre, ziyaretine gelmiş olan bu bayram misafirinin (yazarın) "tarihe meraklı olduğunu öğrenince", kelimesi kelimesine aktarıyor; tarihe meraklı yazar, "hayret ve dehşete düşmesine rağmen" not almıyor, çünkü "bu bilginin bir gün kendisine lazım olacağını düşünemiyor", nedense Fıtnat H anımın ölümünü bekliyor ve nihayet, 1976 yılında "açıklamaya karar veriyor." Ne laflar! V.Vakkasoğlu ile H.Hüseyin Ceylan da bu anıyı, ciddi bir kanıt diye aktarıyorlar. (Son Bozgun, 1.C., s.134; Büyük Oyun, 1.C., s.26)108

Cemal Granda duyduğunu anlatır, söylediklerini N.F.Kısakürek'in oğlu el yazısıyla yazar, Cemal Granda da imzalar. N.F.Kısakürek'in Vahidüddin adlı kitabının 205. sayfasında bu ifadenin fotokopisi var. Granda'nın konuyla ilgili ifadesi, fotokopiye göre şöyle: "1928-29 senelerindeydi. Kazım Karabekir Paşa bazı neşriyat yapıyor ve bunlarda İstiklal Mücadelesinin sadece kendisi ve M.Kemal Paşa tarafından kazanılmış olduğunu iddia ederek, başka hiç kimseye hisse vermiyordu. Atatürk bu iddialara fevkalade öfkeleniyordu. Bir gün huzurunda Umumi Katip Tevfik (Bıyıklıoğlu) Bey bulunurken, kahve götürmek vesilesiyle oturdukları salona girdiğim zaman şu sahneye şahit oldum. Atatürk, Tevfik Beye diyordu ki: 'Bunlar ne gülünç iddialardır! Vatanı Kazım Karabekir Paşa ile ben kurtarmışım? Hiç böyle şey olur mu? Böyle iddia sahiplerini akıl doktorlarına muayene ettirmek lazım. Koca bir vatan, nasıl olur da sadece iki kişi tarafından kurtarılab ilir? İşin hakikatini istersen, beni bu işe memur ederek Anadolu'ya Vahideddin gönderdi. Beni bulup gönderdiğine göre, asıl kurtarıcının Vahideddin olması lazım gelir" Allah'ın bildiği bu hakikati, tarihe ve Türk milli vicdanına arz etmeyi110 mukaddes bir vazife bilirim. Bu mevzudaki bütün iddialarınız aynen doğrudur. 12 Ağustos 1967 (ya da 1968, iyi okunmuyor) imza: Cemal." (Vahüdiddin, s.205 ve ona dayanarak GRYT Ans., 1.C., s.170)111 K.Karabekir'in, tartışmaya yol açan mektupları, 1928-29'da değil, 1933'te, Milliyet gazetesinde çıkan bir dizi yazı dolayısıyla yayımlanmıştır. O tarihte Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri de Tevfik Bıyıklıoğlu değil, H.Rıza Soyak'tır.112 M.Kemal'in "böyle iddia sahiplerini akıl doktorlarına muayene ettirmek lazım" cümlesinin aslı da şöyledir: "Bu mektubu yazan üzerinde akıl doktorlarının dikkat nazarını celbederim". Tek cümlelik bir cevap olarak Mayıs 1933'te Milliyet gazetesinde yayımlanmıştır.113 Cemal Granda, tarihi, tanıkları ve M.Kemal'in sözünü yanlış hatırlıyor ama kahve verirken, kulak misafiri olduğu konuşmayı tek kelimesini bile unutmadan ve kendi ifadesine göre tam kırk yıl sonra, hatırlayıp aktarıyor! Bununla da kalmıyor, 1918'den beri geçen bütün olayların iç yüzünü biliyo rmuş gibi 'bu mevzudaki bütün iddialarınız aynen doğrudur' diye de güvence ver iyor! Sanki tanık değil, bütün olayların kahramanı. Geçiniz! • Dördüncü tanık, Erzurum Kongresi'ne Sivas delegesi olarak katılan Fazlullah Moran. Vehbi Cem Aşkun, Sivas Kongresi adlı kitabında, Fazlullah Moran'ın Erzurum Kongresi hakkındaki anılarına da yer vermektedir. Fazlullah Hocanın anılarının, konumuzla ilgili kısmını aktarıyorum: "Cuma tatilinden bilistifade (yararlanarak), arkadaşım Ziya Beyle Gazi Paşayı114 ziyarete gittik. Bize, İstanbul'un müttefik devletlerin işgal-i askeriyesi altında bulunduğunu ve Padişahın adeta esir olduğunu ve onlar orada bulundukça iradesi nafiz (geçerli) olmadığından, buna nihayet vermek üzere, kendisini gizlice

de

bi

an

_8

davet ederek bu hizmeti ifa etmek için Anadolu'ya gönderildiğini ve [P adişahın] iki elini açarak, 'Aman oğlum, milletimin yüksek sesini işitmeliyim!' dediğini yana yakıla anlattı." (s.73) V.Cem Aşkun, "[1919'da] bu memleket kültürüne 38 sene vakf-ı nefs etmiş (kendini vermiş) bir bilgindi" (s.59) dediğine göre, Fazlı Efendi o sırada yaklaşık 58 yaşında. Anılarını anlattığı zaman, yaşının 84 olduğu anlaşılıyor. (1) Herhalde ilerlemiş yaşı ve yorgun zihni yüzünden, Erzurum Kongresi hakkında verdiği bilgiler, birkaç basit ayrıntı dışında, bütünüyle yanlış. Bir örnek olarak Erzurum Kongresinin ilk üç günü hakkında verdiği bilgileri (!) sunuyorum: "Erzurum mümessillerinden Kadı Raif Efendi, kürsüye çıkarak, 'Efendiler Kongreyi açıyorum!' dedi. Bunu müteakip (bunun üzerine) Trabzonlulardan birisi de, 'Biz İttihatçıların riyasete (başkanlığa) geçmelerini istemiyoruz, in aşağı!' hitabıyla karşılanan Hoca Raif Efendi kürsüden indi. O gün daha başka [kimse kürsüye] çıkmadığı için dağıldık. Ertesi gün de diğer biri kürsüye gelerek, 'Mu hterem Beyler, Kongre açıldı!' dedi. Bunu tanıyanlardan biri, 'Bizim İtilafçılarla (Hürriyet ve İtilaf Partililerle) alakamız yoktur. Sen de aşağı buyur!' dediler. O gün de öyle geçti. Ben kendi kendime düşündüm. Burada içtima eden zevatın (toplanan kimselerin) herhalde ya İttihatçı, ya İtilafçı (Hürriyet ve İtilaf partili) olması muhakkaktır. Bitaraf (tarafsız) kimsenin bulunmaması icap eder. Kıymetli günlerimizin bu suretle heder olmasına (boşa gitmesine) çok canım sıkılıyordu.. Üçüncü gün oldu. Yine herkes yerli yerinde oturuyordu. Kürsüye çıkan kimse olmadı. Ben hiç olmazsa bir gün kazanmak ve diğer boş geçen günler gibi bugünü de kaybetmemek ümidiyle kürsüye çıkmayı bir, diğer arkadaşım gibi hakarete maruz kalarak kürsüden inmeyi iki ayıp telakki ederek, oturduğum yerden ayağa kalktım ve 'Muhterem Beyler, aziz arkadaşlar' hitabıyla söze başlayarak dedim ki.." (s.66 vd.) Şu hale bakın! O kadar ümit bağlanan ve heyecanla toplanan kongrede, her kürsüye çıkan aşağı indiriliyor, iki gün böyle oturularak geçiyor, Erzurum Kon gresi bir türlü açılamıyor, bereket versin ki üçüncü gün Fazlı Hoca konuşuyor da, üyeler görevlerini ve kapıya dayanmış tehlikeyi hatırlıyor, Hocanın önerisi üzerine de M.Kemal Paşayı, seçim filan yapmadan Başkanlık kürsüsüne davet ediyorlar, Kongre de çalışmaya başlıyor! GRYT Ansiklopedisi de, bu saçmalamanın tamamına, "Delegeler kürsüye kim çıksa, hemen aşağı indiriyorlardı!" gibi bir başlık altında, ciddi ciddi yer vermiş. (1.C., s.215) (2) V.Cem Aşkun, bir yandan Fazlı Hocanın, yaşlılık uydurmalarını aktarıyor, bir yandan da şu nazik notlara yer veriyor: "Herhalde rahmetli Hoca Fazlullah Moran, hafızasında bu işi, bu mesele ile ilgili olmayan başka bir tartışma ile karıştırmış olacak..." (s.66) "Sayın Hocamız mutlaka hafızalarındaki başka bir ola yla bunu karıştırmış olacaklar..." (s.68) "Yanlış aksettirilmiş..." (s.71) Başka bir şey eklemek istemiyorum.115 • K.Mısıroğlu, beşinci tanık olarak. K.Karabekir Paşayı gösteriyor: "[Sultan Vahideddin] K.Karabekir Paşayı huzuruna kabul edip de bütün ümitlerin genç

de

bi

an

_8

paşalarda olduğunu söyledikten sonra, Anadolu'ya daha kimlerin gönderilmesini tavsiye edebileceğini sormuş. K.Karabekir Paşa, M.Kemal Paşanın adını söyleyince, bunu memnuniyetle kabul etmiş,116 zaten kendi yaveri olan M.Kemal Paşaya büyük güveni olduğu için onu huzuruna davetle konuşmuş ve Anadolu'ya giderek teşkilat yapması için kırk bin altın vermiştir." (Osmanoğulları'nın Dramı, s.88) K.Karabekir Paşa, Padişahla iki kere, 6 Aralık 1918 ve 11 Nisan 1919'da görüşmüş ve bu dönemle ilgili iki kitabında da bu konuda bilgi vermiştir . Ne Vahidettin'in kendisine, "Anadolu'ya daha kimlerin gönderilmesini tavsiye edeb ileceğini sorduğunu" yazıyor, ne de kendisinin "M.Kemal'in adını verdiğini." (K.Karabekir, İstiklal Harbimiz, s.9; İstiklal Harbimizin Esasları, s.33,34)117 Mısıroğlu yine masal yazıyor. Para konusu ayrıca ele alınacak. • Altıncı tanık olarak, yazar Falih Rıfkı Atay'ı ileri sürüyorlar. □ N.F.Kısakürek diyor ki: "Postacı geldi ve bir gazete getirdi. Bir okuyucunun gönderdiği 19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesi. Bu gazetenin altıncı sayfasında, Falih Rıfkı imzası yla çıkmış 'Atatürk Samsun'a gidiyor!' başlıklı bir hatıra yazısının ikinci başlığı, Vahidüddin'in ağzıyla M.Kemal Paşaya söylenmiş şu sözlerden ibaretti: 'Paşa, paşa! Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin! Bunların hepsi tarihe geçmiştir! Şimdi yapacağın hizmet, hepsinden de mühim olabilir! Paşa, sen devl eti kurtarabilirsin!'118 Devleti kurtarmak, Samsun'da asayişi temin etmekle olmayacağına göre, M.Kemal Paşanın Anadolu'ya niçin gönderildiği, Falih Rıfkı gibi kalemle de doğrulanıyor demektir." (Vahidüddin, s.206) F.R.Atay o yazıda, N.F.Kısakürek'in iddia ettiği gibi, M.Kemal'in milli bir mücadele açması için Padişah tarafından Anadolu'ya gönderildiğini doğrulamıyor. Çünkü söz konusu yazıda, yalnız Atatürk'ün anılarına yer vermiştir; Padişahın söylediği cümle, Atatürk'ün anılarında yer almaktadır. (Atatürk'ün Hatıraları, s.122) Yazıda, Vahidettin'in sözlerini, M .Kemal'in yorumu izliyor ama N.F.Kısakürek. onu atlayarak yalnız Vahidettin'in sözlerini ele alıyor ve iddiasını doğrulayan bir ifade olarak kullanıyor. Böyle sansürlü bir yöntemle gerçek yansıtılab ilir mi? M.Kemal'in yorumunu görelim: "Bu son sözlerden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle samimi mi konuşuyor? O Vahdettin ki ecnebi hükümetlerin yüzüncü derecedeki aletleri ile temas arayarak, devletini ve saltanatını kurtarmaya çalışıyordu. Bütün yaptıklarından pişman mıydı? Aldatıldığını mı anlamıştı?... Veliahtlığında, padişahlığında, bütün his ve fikirlerini, temayüllerini, sahtekârlıklarını tanıdığım adamdan, nasıl yüksek ve asil bir hareket bekleyebilirdim? Memleketi kurtarmak lazımdır, istersem bunu yapabilirmişim. Nasıl? Hemen hüküm verdim: Vahdettin demek istiyor ki hiçbir kuvvetimiz yoktur. Tek mesnedimiz (dayanağımız) İstanbul'a hakim olanların siyasetine uymaktır. Benim memuriyetim, onların (işgalcilerin)

de

bi

an

_8

şikâyet ettikleri meseleleri halletmektir.119 Eğer onları memnun edebilirsem, memleketi ve halkı bu siyasetin doğru olduğuna inandırabilirsem ve- bu siyasete karşı gelen Türkleri tedip edersem (hizaya sokarsam), Vahdettin'in arzularını yerine getirmiş olacaktım.120" (Atatürk'ün Hatıraları, s.122-123'ten aktarılarak, Dünya gazetesi, a.g.y., 5.sütun)121 □ K.Mısıroğlu da bu konuda diyor ki: "Bu sözleri M.Kemal'in ağzından nakleden Falih Rıfkı ve haberin kaynağı olan şahıs (M.Kemal), Vahideddin'in vatan kurtarmak hususundaki karar ve azmi ile yaverine verdiği vazifenin hakiki mahiyetini ortaya koyan bu sözleri, su-i tefsire uğratmak (yanlış anlaşılmasını sağlamak) için çok yorulmuşlarsa da güneş balçıkla sıvanamamıştır. Çünkü M.Kemal Paşa sadece bir müfettiş 122 olarak gönderilmiş olsa, ona 'vatanı kurtarabilirsin' demek biraz saflık, hatta aptallık olmaz mı? Öyle ya, Samsun havalisindeki asayişsizliği yerinde görüp incelemek üzere gönderilen bir müfettişten, böyle büyük bir iş beklenebilir mi? Hem de zekâsı M.Kemal Paşa tarafından bile tasdik edilmiş bulunan Sultan Vahideddin gibi bir şahsiyet tarafından! İsteyenler, M.Kemal ve F.Rıfkı'nın o tefsirlerini (yorumlarını) okusunlar da astarın yüze nasıl uymadığını görsünler." (Hilafet, s. 159) 1. Vahidettin'in o sözlerini, M.Kemal'in kendisi aktarıyor. Hem aktaracak, hem de 'yanlış anlaşılmasını sağlamak' için çabalayıp yorulacak! Böyle şey olurmu? O sözler, yanlış anlaşılmasını sağlamak için çabalamayı gerekiyor idiyse, niye yorulsun, anlatmaz ya da başka türlü anlatıp geçerdi. 2. F.R.Atay, o yazısında, yalnız M.Kemal'in anılarını aktarmış, herhangi bir yorumda bulunmamıştır. 3. Amiral Calthorpe, 21 Nisan 1919'da, Osmanlı hükümetine sert bir nota verir. (Notanın metni: Jeschke, İngiliz Belgeleri, s. 104) Vahidettini heyecanlandıran, M.Kemal'e verilen görevin önemini artıran ve Vahidettin'e o cümleleri söyleten, söz konusu notanın 3. maddesindeki tehdittir. Bu konu aşağıda ele alınacak. Vahidettin'in o tehditten ve gelişmelerden kaynaklanan heyecanlı sözlerini, N.F.Kısakürek ve öteki Vahidettinciler gibi yorumlayabilmek için Vahidettin'in sonraki tutumunun da bu yorumlar doğrultusunda olması gerekmez miydi? Oysa tam tersini görüyoruz. İşgalcilere karşı duran milli kuvvetler, bastırılıp dağıtı lmak istenecektir. a GRYT Ansiklopedisi yazarları ve A.Dilipak'ın, F.R.Atay'ın yazısını görmedikleri belli. Görseler bu iddiayı sürdürmezlerdi. Görmedikleri için olsa gerek, F.R.Atay hakkındaki iddiayı, iç rahatlığı içinde, daha da ileri götürüyorlar: "19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesinde, 'Atatürk Samsun'a gidiyor' başlıklı bir hatıra yazısı kaleme alan F.R.Atay da, M.Kemal Paşayı Anadolu'ya bizzat son Osmanlı Padişahı 6.Mehmet Vahidüddin'in gönderdiğini ifade etmişti." (GRYT Ans.LC, s.173) "F.R.Atay da, M.Kemal'i Anadolu'ya Vahdettin'in gönderdiği görüşündedir ve görüşlerini 19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesinde yazmıştır." (A.Dilipak, CG Yol, s. 146) Yalnız tarihe değil, okuyucularına da ayıp ediyorlar.

de

bi

an

_8

• Sekizinci tanık, Abdülaziz'in torunlarından Şehzade Mahmut Şevket Efendi. Diyor ki: "... Mehmet Vahdettin Amcam.. Anadolu'da bulunan kuvvetlerin dağılmaması ve orada milli bir cephe kurulmasını istiyordu. Bu işi de ancak M.Kemal Paşanın başarabileceğine inanıyordu, işte kendisinin 14 Mayıs 1335 (1919) tarihini taşıyan fermanı.. Anladığınız gibi M.Kemal Paşayı sadece asayişi sağlamak ve bazı kimselerin iddia ettikleri gibi orduyu dağıtmak, mukavemetleri yok etmek için değil, vatanı bölük bölük işgal eden yabancı ellerden kurtarmak için gerekli her şeyi yapmak üzere göndermiştir." (Aktaran Murat Sertoğlu, 6 Temmuz 1967, Tercüman gazetesi) 1. Şehzade, Vahidettinci tarih yazıcıları gibi iddiasını, sadece M.Kemal‘e verildiği söylenen uydurma bir fermana (Padişah buymğuna) dayandırıyor. Başka hiçbir kanıt, gözlem, tanık ileri sürmüyor. 2. Bu fermanın (hatt-ı hümayunun/Padişah buyruğunun), sonradan üretilmiş bir belge olduğunu da, az sonra göreceğiz. Tanıklar bunlar. Ve H.H.Ceylan şöyle diyor: "Bilimsel bir gerçek olarak belirtmeliyiz, ki a'dan z'ye tüm boyutlarıyla M.Kemal'i Samsun'a gönderen Vahdettindir." (Büyük Oyun, 1.C., s.24)126 Ne kadar da kesin konuşuyor değil mi? Ama bu nasıl bilimsel bir gerçek ki hiçbir ciddi belgeye, güvenilir bir tek t anığa ya da sağlıklı bir tanıklığa dayanmıyor. Peki, Vahidettin ne diyor acaba? Bunların söylediklerinin tam tersini! 1923'te, Mekke'de yayımladığı beyannamesinde diyor ki:

de

bi

an

_8

• Yedinci tanık, Refet (Bele) Paşa. R.Bele, bir gün Ankara Palas'ta, N.Fazıl Kısakürek'e, birkaç tanığın önünde demiş ki: "Sultan Vahidüddin, 1.Dünya Savaşı'ndan sonraki felaketi, millette hiçbir ferdin hissedemeyeceği mikyasta, derinden duymuş, vatanın kurtarılması yolunda genç kumandanları Anadolu'ya dağıtmış ve bu işin başına geçmesi için de maddi ve manevi her fedakârlığı göstererek, M.Kernal'i seçmiş ve Anadolu'ya göndermiş olan insandır." (Vahidüddin, s.178 vd.) N.F.Kısakürek ekliyor: "İlk ihtiyaç anında, biri doktor, öbürü mebus ve üçüncüsü büyük bir tüccar olan şahitlerin isimlerini verebilirim." (s.179) 1. Bu kitap, Refet Bele'nin ölümünden (1963) beş yıl sonra yayımlanmıştır. 2. Üstad, 1950'lerde dinlediğini yazdığı bu açıklamaya,123 Refet Paşa yaşadığı sürece, Büyük Doğu dergisinde yer vermemiştir. 3. 'İlk ihtiyaç anında açıklayacağını' söyleyerek, tanıkların adlarını vermekten kaçınmıştır.124 4. R.Bele, son olarak Sabahattin Selek'le 1.8.1962 günü görüşmüş, ilginç açıklamalar yapmış ama N.F.Kısakürek'in değindiği konuda, tek kelime bile söylememiştir. (Anadolu İhtilali, s.148)125 Yorumunu siz yapın!

"M.Kemal'i Anadolu'ya gönderen kabineye mümaşat ettim (uydum)."127 İşte bu kadar! 6/3.3. M.Kemal'in atanmasına karşı çıkanlar olmuş ama Vahidettin dinlememiş □ K.Mısıroğlu: "[Sultan Vahideddin] kendisine yapılan itirazları dahi dinlememiştir. Bunlardan biri olarak Enver Paşanın, 'Harbiye Nezareti' başlıklı kâğıt üzerine yazdığı ve Sultan Vahideddin'e gönderdiği mektup aynen şöyledir: 'Harbiye Nezareti Mahrem Velinimetimiz, sebeb-i hayatımız, babamız, Padişahımız, efendimiz hazretlerine, Yapmış olduğumuz tahkikat neticesi, evvelce arz etmiş olduğum veçhile (g ibi) M.Kemal'in Anadolu'ya gönderilmesi, badi-i felaketimiz (felaketimize sebep) olacaktır. İstanbul'da Kavaklı Sadık, Kadıköylü Kemal ve Karaağaç Fişek Fabrikası Müdürü Kürt Bilal vesaireden müteşekkil bir heyet kurmuşlar. Fransız nakliye şirketlerinin ve bazı eşhasın (kimselerin) maddi yardımları ile aleyhimize isyan hazırlamaktadırlar. Bendenizin hemen Rusya'ya hareketim farz olmuştur. M.Kemal'i vaki davete icabet ettiremedim. 'Enver benim için Yusuf İzzetin'e yaptığını bana da yapacak' demiş. Emirlerinize intizardayım efendim hazretleri. Tarih: Şifre 21.14 35 Enver (imza)' Sultan Vahideddin'i bu hususta telkin ve tesir altına almak ve bu suretle M.Kemal Paşanın Anadolu'ya gönderilmesini önlemeye çalışmak isteyen başka kimseler de vardır. Fakat o bunların hiçbirini dinlememiş ve M.Kemal Paşa'yı her türlü imkânla donatarak Anadolu'ya göndermiştir.128" (Osmanoğulları'nın Dramı, s.84 vd.; Enver mektubunun klişesi. s.85'te) Buyrun size, bir tarih Zati Sungurl uğu daha! K.Mısıroğlu'nun, uydurma olduğu her kelimesinden anlaşılan böyle bir sahte belgeyi, gerçek bir belge diye yayımlaması da gösteriyor ki o dönem hakkındaki kültürü, baklava yufkası kadar ince. Öyle olmasa, görür görmez sahteliğini anlar, ayıplanacağından çekinerek yayımlamaktan kaçınırdı. 1. Sahte mektup, Osmanoğulları'nın Dramı adlı kitabın 85. sayfasında yayımlanmıştır. Şevket Süreyya Aydemir'in Enver Paşa adlı kitabının 3 . cildinin 530' uncu sayfasında da, Enver Paşanın yazdığı gerçek bir mektubun klişesi yer alıyor. İkisi arasındaki farkı anlamak için eski yazı bilmeye gerek bile yok, ü stün körü bir biçimsel karşılaştırma yeterli. (Örnekler kitabın sonunda) 2. Mektubun tarihi yok. Ayrıca, açık bir mektuba, şifre anahtarı yazılmaz. 3. Bir Padişaha, oğlu bile 'sebeb-i hayatımız', 'babamız' filan diye laubalice hi-

de

bi

an

_8

tap edemez. 4. Enver Paşa, birkaç arkadaşıyla birlikte, 1-3 Kasım 1918 arasında, Tür kiye'yi terk etmiştir.129 M.Kemal ise o tarihte, Yıldırım Ordular Grubu Komutanı olarak daha Adana'da. (Jeschke, TKS Kronolojisi I, s.2) Yani Anadolu'ya atanması olasılığı ufukta bile görünmüyor. 5. Diyelim ki Enver Paşa bu mektubu daha sonra, yurt dışından yolladı: M.Kemal'in atandığı 29 Nisan 1919 ile İstanbul'dan ayrıldığı 16 Mayıs 1919 tarihleri arasında Enver Paşa yolda, Almanya'dan Moskova'ya gitmek için çırpınıp durmaktadır. Üç defa uçak kazası geçirir, tutuklanır, kaçırılır, Riga'da hapse girer vb. (Ş.S.Aydemir, Enver Paşa, 3.C., s.519, 521) O kargaşalıkta, bu bilgiyi kimden alacak, bu mektubu nasıl ve neden yazacak, nasıl yollayacak? Üstelik, yanında Harbiye Nezareti başlıklı kâğıt ne arıyor? Velhasıl sahte olduğu paçalarından akan bir uyduruk belge.130 6. Zaten yazının içeriği de bütünüyle deli saçması.131 Vahidettincilerin bilgi düzeylerine bakınız ki bazıları, bu sahte mektubu, sahici bir belgeymiş gibi kabul edip okuyucularına sunuyor, yorumlar yapıyorlar, velhasıl bilgisizliğin sefasını sürüyorlar: V.Vakkasoğlu, Bu Vatanı Terk Edenler, s.49; H.H.Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.48; A.Dilipak, CG Yol, s.142. GRYT Ansiklopedisi, sahte mektubu yayınlamakla birlikte, "Şifre numarası bulunan fakat tarihi bulunmayan bu vesikanın orijinalliği tartışılabilir." demiş. (1.C., s.168) Eh, milimetrik de olsa, bu da bir gelişmedir. □ Bu konuda T.M.Göztepe de diyor ki: "Sadrazam Damat Ferit, 4 Mayıs 1919 Pazar günü, öğleden önce Yıldız sar ayında Padişahın huzuruna kabul edilir ve M.Kemal Paşanın 9.Ordu Kumandanlığına tayini iradesini alır, oradan doğruca Bab-ı Âli'ye gelir, toplantı halinde bulunun Nazırlara meseleyi açar, fakat Şeyhülislam M.Sabri Efendi, Adliye Nazırı Vasfı Hoca ve iki Nazır daha (?), bu atamaya muhalefet ederler." (V. M. Gayyasında, s.181) Göztepe yazısına şöyle devam ediyor: "Damat Ferit Paşa, itiraz edenlere dö ndü ve kati bir ifadeyle şu sözleri söyledi: 'İşbu tayin keyfiyeti, doğrudan doğruya şevketmeap efendimizin karihayı şahanelerinden sadır olmuştur. Hikmet ve kerametine (!) hepimizin kani bulunduğumuz padişahımızın iradelerine karşı ağız açamayacağınızdan eminim.' 132" (V. M. Gayyasında, s.182) T.M.Göztepe'yi birinci bölümden tanıyoruz. Çizgisini azimle koruyarak yine tarihi gönlüne göre süslüyor: 1. M.Kemal'in 9.Ordu Müfettişliğine atanma kararnamesi, Padişah Vahid-ettin tarafından, 4 Mayıs 1919 günü değil, 30 Nisan 1919 günü onaylanmıştır.133 2. Adliye Nazırı da, o tarihte, Vasfi Hoca değil, (Üryanizade) M. Cemil'dir.134 3. Padişahın onayı ile sonuçlanıp kesinleşmiş üçlü kararnameye, adı geçen Nazırların açıkça muhalefet ettikleri iddiasına inanmak mümkün değil. Çünkü atanmasından daha önemli olan M-Kemal'in görev ve yetkileriyle ilgili talimat, bu Nazırların da bulunduğu hükümetçe görüşülüp oybirliği ile kabul edilmiştir.135

de

bi

an

_8

6/3.4. Vahidcttin M.Kemal'i neden Anadolu'ya göndermiş? Bu konudaki iddialar: D "[M.Kemal'e] Verilen vazife görünüşte Ordu Müfettişliği, hakikatte ise o rdu dışında bir ihtiyat kuvveti hazırlamaktı." (Mevlanzade Rıfat, Türkiye İnkılabının İç Yüzü, s.209) □ "Teşkilat yapması için..." (N.Atsız, Türk Ülküsü, s.86) □ "Milletten gelen ayarlı, ancak göz korkutma planında bir direnme için..." (N.F.Kısakûrek, Vahidüddin, s. 161-162) □ "Milli Mücadele kararı, bir M.Kemal Paşa-Sultan Vahideddin anlaşması olarak başlamıştır. Bu anlaşmayı Büyük Millet Meclisi tutanakları bizzat M.Kemal Paşanın ağzından, bütün açıklığı ile nakleder. (Tutanaklarda böyle bir şey yok!) Memleketin korkunç ve felaketli istilası karşısında Sultan Vahideddin, pek sevdiği ve itimat ettiği yaveri M.Kemal Paşaya, Anadolu harekâtının başına geçerek, yer yer çete faaliyetlerine girmiş olan müdafaa mihraklarını (odaklarını), kendi merkezi etrafında toplamasını ve İstanbul'un da bu harekete el altından ve bütün .gücü ile yardım edip iştirak edeceğini (katılacağını) vaad eder."136 (Samiha Ayverdi, Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, 3.C., s.190) □ "İstanbul.. Anadolu'ya gönderilecek zabitan (subaylar) ve müfettişlerle, Anadolu'daki kurtuluş hareketini koordine etmek istiyordu. Vahdettin'in planı buydu.. Vahdettin, Anadolu'daki halk hareketini örgütlemek istiyordu." (A.Dilipak, CG Yol, s.34, 35) □ "Devleti düştüğü tehlikeden kurtarmak üzere..." (V.Vakkasoğlu, Son Bozgun, 1.C., s.138) □ "Anadolu'nun kurtuluşu için..." (H.H.Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.24) Diyeceksiniz ki K.Mısıroğlu'nun bu konuda bir görüşü yok mu? Olmaz olur mu? Bu tek konuda bile birkaç çeşit görüşü var: □ "Sultan Vahideddin, dahiyane bir buluşla, teklif edilecek muahedenin (antlaşmanın) melhuz menfi şeraitinin (tahmin edilen olumsuz koşullarının), Türk milleti tarafından asla kabul edilmeyeceğini göstererek birtakım nümayiş (gösteri) ve mitingler tertip etmesi maksadıyla M.Kemal Paşayı Anadolu'ya göndermiştir. Dikkat oluna ki Yunan harbi için değil. Yunan henüz ortada yoktur!" (K.Mısıroğlu, Lozan, 1.C., s. 106) □ "[M.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için) ikna ediş, Milli Mücadele için değil, Sevres'in ıslahını (düzeltilmesini) temin edebilecek birtakım protesto hareketleri içindi." (K.Mısıroğlu, S.Mücahitler, s.49) □ "Sultan Vahideddin, Anadolu'da milli bir kuvvet teşkili ile kötü bir sulh teklifi karşısında, bu kuvvete istinat ederek (dayanarak) birtakım fiili mukavemet hareketlerinde bulunmak ve bu suretle saltanat ve hilafeti ayakta tutabilmek ümidini besliyordu." (K.Mısıroğlu, Hilafet, s.154) □ "Yunanlıların İzmir'e Müttefiklerin müsaadesiyle bir çıkarma yapacakları hakkında söylentiler duyulmaya başlanmıştı. Sultan Vahideddin, ufukta bel iren vahim tehlikelere karşı, Anadolu'da bir mukavemet (direniş) hareketi düşünüp, bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen en dikkatli bir şekilde planladı.

de

bi

an

_8

Bu cümleden olarak yaverlerinden M.Kemal Paşayı geniş selahiyet (yetki) ve imkânlarla teçhiz ederek (donatarak) Anadolu'ya gönderdi." (K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.79) Her yazar ayrı telden çalıyor. Mısıroğlu'nun görüşleri ise, her kitabında değişiyor.137 Çünkü Vahidettin'in böyle amacı olduğunu ve M.Kemal'e -ya da bir başkasına- bu anlamda bir söz söylediğini doğrulayan, kanıtlayan hiçbir tanık, belge, mektup, anı defteri, günlük, not, iz, işaret, belirti, ima bulunmuyor. Ne yapsınlar, zorunlu olarak uyduruyorlar. Bizzat Vahidettin'in, bütün bu iddia ve masalları, 1923 yılında yayımladığı beyannamesinde reddettiğini de, 14. paragrafta göreceğiz!138 6/4. İşin doğrusu: • Neden Doğuya bir Ordu Müfettişinin atanması gerekti? Gelişimin çok kısa bir öyküsü: 1. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe ile Fransız Yüksek Komiseri Amiral Amet, daha Kasım 1919 sonunda, "Samsun'da Türklerin, Hıristiyanları toptan öldürmek için silahlandırıldıkları" görüşündedirler. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.102; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.242) Oysa gerçek tam tersinedir. S ilahlananlar, bu kesimdeki Rumlardı. Çünkü Sinop batısından Trabzon'a kadar bir Rum Pontus Devleti kurmayı düşlüyorlardı.139 Zamanla Türkler de silahlanacaklardır. 2. İngilizler, 11 Kasım 1918 günü, "Türkiye ile Rusya arasında, harpten ö nceki hudut ötesinde bulunan bütün Türk birliklerinin geri alınmasını" isterler . (Mondros, s.229) Hükümet, üç sancaktaki askeri birliklerin 1878 sınırlarının gerisine çekilmesini kararlaştırır, (Mondros, s.230)140 Osmanlı ordusu üç sancaktan (Batum, Kars, Ardahan) çekilir. Batum İngilizlerce işgal edilir. (26 Aralık 1919) Ermeni ve Gürcü saldırılarına karşı korunmak için Türkler, Ahıska, Ahikelek, Ardahan, Artvin, Oltu, Kars, Kağızman, Sarıkamış, Iğdır ve Nahçıvan bölgelerinde, milli şûralar ve milis birlikleri kurarlar. Bunların en önemlisi Kars'ta kurulan Güneybatı Kafkas Cumhuriyeti'dir. (1 Ocak 1919 Mondros, s.241)141 3. İngilizler, kış ortasında 1914 sınırı gerisine çekilmek zorunda bırakılan 9. Türk ordusunda, terhis ve fazla silahların teslim edilmesi işlerinin hızlı gitmediğinden de şikâyet ederler. İngiltere Karadeniz Kuvvetleri Komutanı General Milne, 17 Şubat 1919'da '9.Ordu Ordu Komutanı Y.Şevki Paşanın Ordu Komutanlığından uzaklaştırılmasını ve yerine, verilecek emirleri uygulayacak birinin atanmasını' ister. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.102; Mondros, s.244)142 4. Doğu illerinde asayişin korunması büyük önem taşıyordu. Çünkü Mütareke Anlaşmasının 24.maddesi gereğince, Bitlis, Van, Erzurum, Diyarbakır ve Elazığ illerinde (İngilizce metinde "altı Ermeni vilayeti" denilmektedir) çıkacak bir karışıklık, galip devletlere bu illeri işgal hakkını vermekteydi. İngilizlerin buraları işgal için kendi askerleri yerine, Çukurova bölgesinde Fransızların yaptı-

de

bi

an

_8

ğı gibi sınırda bekleyen Ermeni birliklerini kullanması da uzak bir ihtimal deği ldi. 5. İngiliz Y.Komiser Yardımcısı Amiral Webb, 13 Şubat 1919'da, İngiliz Dışişleri Bakanlığına şöyle yazar: "...Normal şartlara dönüş, bütün bölgenin tamamen silahtan tecrit edilmesi (silahsızlandırılması) ile mümkündür..." (Jeschke, İng.Belgeleri, s.103; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.242) 6. İngilizler 9 Mart 1919'da Samsun'a ancak 200, 30 Martta Merzifon'a 50 İngiliz askeri gönderirler. Ayrıca Teğmen Perring ile Yüzbaşı Hurst de, bölgede inceleme yaparlar. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.103; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri,s.243) 7. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe, 21 Nisan 1919'da, Osmanlı Hariciye Nazırlığına bir nota verir. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.104; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.243) Notanın içeriği özetle şöyledir: 'a. Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Sivas kesimlerinde, askeri durumun iyi olmadığı (terhis ve silahların teslimi işinin yavaş gittiği), b. Çeşitli kaynaklardan öğrenildiğine göre, bu kesimlerde, baştan başa şûralar (Sovyetler) kurulduğu, c. Şûraların, ordunun denetimi altında, asker topladıkları, d. Bu hal derhal durdurulmazsa, işlerin 'ciddiyet kesbedebileceği'.143 e. Şûraların asker toplamalarının engellenmesi için derhal talimat verilmesi.‟ 8. Ayrıca 25 Nisan günü D.Ferit, Y.Kom.Yardımcısı Amiral Webb'e "Hükümetin, halkın silahtan tecridi (silahsızlandırılması) faaliyetine girişmeye karar verdiğini" açıklar ve bu konuda İngilizlerin de yardımcı olmasını diler. (Jeschke, İng.Belg., s. 107; hükümet kararı: 28.4.1919, S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.285) 9. Vahidettin ve Damat Ferit'i, bölgenin işgal edilmesi tehlikesi kadar, doğudagerçekten şûralar kurulmuş olması ihtimali de telaşlandırmış ve korkutmuş olmalıdır.144 İşlemler hızla sonuçlandırılır ve M.Kemal'e de, 'göreve başlaması için acele etmesi' bildirilir. (HTVD sayı 1, belge No. 4; İşlemlerin hızla sonuçlandırılmasında, Kazım (inanç) Paşanın rolünün de olduğu anlaşılıyor.)145 10. Osmanlı Hariciye Nazırlığı, İngiliz Yüksek Komiserliğine, imparatorlukHükümetinin, asayişin herhangi bir şekilde bozulmasını önlemek için M.Kemal Paşayı, bu havalide bulunan Osmanlı kıtalarına (birlikl erine)146 Umumi Müfettiş tayinettiğini' bildirir. (Jeschke, İng.Belgeleri, s. 104) 11. M.Kemal'e »verilen askeri ve mülki görev ve yetkiler,147 işte bu olgu ve olayların sonucudur. M.Kemal'e verilen talimatın başlıca hükümleri: a. Bölgedeki asayişin düzeltilmesi, asayişsizlik sebeplerinin saptanması, b. Silah ve cephanenin bir an önce toplattırılıp koruma altına alınması, c. Şûralar varsa ve asker topluyorlarsa, bunun kesinlikle engellenmesi, d. Şûraların kapatılması. (Mülki yetki verilmesinin sebebi de bu.)148 Olayların gelişimi, belgeler, işlemin hızı, verilen görev ve talimat gösteriyor ki: 1. Bu görev, M.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için uydurulmuş bir görev değildir.

de

bi

an

_8

2. Bu görevin, Milli Mücadele'yi başlatmak için verildiği iddiasının gerçeklerlehiçbir ilgisi yoktur. 3. Vahidettin'in ya da hükümetin amacı, gerçekten M.Kemal'in öncülüğü ile devletin tüm tehlikelerden kurtulmasını sağlamak idiyse, öyleyse M.Kemal'i n eden Doğuya gönderdiler? Mesela Konya, bütün kritik kesimlere aynı uzaklıkta, Dörtyol, Afyon, Kütahya, Eskişehir, Ankara ve İstanbul'a demiryolu ile bağlantılı, zengin hinterlanda sahip bir merkez, Milli Mücadele'yi başlatmak için.en uygun yer ve 2.Ordu Müfettişliğinin karargâhı da orada. Neden oraya yollamadılar? Çünkü İngilizlerin işaret ettikleri yer, doğudaydı da ondan. Bu yüzden de M.Kemal, İngilizlerce gösterilen yere gönderilmiştir.149 Ama M.Kemal, çok değil 6 ay sonra, Konya'ya benzer konumda olan Ank ara'ya gelecektir. Silahlı bir mücadeleyi başlatmak gibi bir düşünce, Vahidettin'in de, Damat Ferit'in de akıllarının ucundan bile geçmiyordu. Çünkü D.Ferit'in 30 Martta Amiral Calthorpe'a verdiği tasarıyı, ilerde göreceğiz: Tam bir teslimiyetle İngiltere'ye bağlanmak! •• Neden bu görev için M.Kemal seçildi?

Harbiye Nazırı Şakir Paşa, M.Kemal'le konuşurken diyor ki: "Ben Sadrazam Paşa (Damat Ferit) ile görüştüm. Sizi uygun gördük."150 Neden M.Kemal? İki olasılık var: 1. Gerçekten bu işin üstesinden M.Kemal'in geleceğini düşündükleri için. Öyleyse Damat Ferit'e ve Şakir Paşaya, M.Kemal'i kim ya da kimler tavsiye etti?151 Bu konuda çeşitli tahmin ve iddialar bulunuyor: Dahiliye Nazırı M.Ali, Bahriye Nazırı Avni Paşa, Fevzi Çakmak, Hazine-yi Hassa Umum Md. Refik Bey, Dr.Esat Paşa vb.152 Vahidettin'in, M.Kemal'i hatırlatmış olması da olaylara pek aykırı düşmeyen ama henüz kanıtlanmamış bir olasılık. Kısacası, hepsi söylenti. 2. Damat Ferit, M.Kemal'in Ayan Başkanı Ahmet Rıza Bey ile yeni bir kabine kurmak için ilişki kurduğunu sandığı,153 İstanbul'da uslu durmayacağını da kestirdiği için bu vesile ile onu İstanbul'dan uzaklaştırmak istedi. M.Kemal uzaklaştırıldığını düşünüyor. (Nutuk, 1.C., s.7)154 H.Bayur diyor ki: "Bu yönü, o zaman Kurmay Başkanı olan Mareşal Fevzi Çakmak, Harbiye Nazırı Şakir Paşadan duymuş olduğunu bize anlatmıştır." (Atatürk, Hayatı ve Eseri, s.291) Jeschke ise bunu kabul etmiyor. (İng. Belgeleri, s.113) Yani bu olasılık da tartışmalı. Bu konuda tek kesin gerçek şu: Sebep ne olursa olsun, eğer Vahidettin, bu atama kararını onaylamasaydı, M.Kemal'in 9.Ordu Müfettişi olarak Anadolu'ya geçmesi mümkün olmazdı.155 Vahidettincilerin iddiaları bu çerçeve içinde kalsa, sorun yok. Ama bu onaya, taşıyamayacağı amaçlar, anlamlar ve işlevler yükleyerek, binlerce belgeye, ol guya, tanığa rağmen, tarihi tersine çevirmeye çalışıyorlar. İddiaları izlemeye devam edelim.

de

bi

an

_8

6/5. Vahidettin planını yalnız M.Kemal'e açıklamış
□ N.F.Kısakürek, kanıtsızlığa gerekçe bulmak ve durumu kurtarmak için bu planın çok gizli olduğunu, hükümetten bile saklandığını ileri sürüyor. Diyor ki:" "İngilizlere karşı bir aldatmaca olarak oynanan bu oyun, Vahidüddin tarafından, kendi öz hükümetine de aynı şekilde telkin edilmiştir.. M.Kemal Paşayı yeni vazifesine tayin ettiren, ne Harbiye Nazırı, ne Sadrazamdır. Sadece ve sadece, gayesini hükümetinden bile saklamış olan Padişahtır... Ancak birkaç faninin ruh mahzeninde (?) gizli kalmış[tır]" (s. 157, 162, 192) Peki, kim bu birkaç fani? Ses yok.

6/6. M.Kemal Anadolu'ya gitmek istemiyormuş, ..Vahidettin ikna etmiş Bu iddianın sahibi, Vahidettin'in yaveri ve Tevfik Paşanın oğlu Ali Nuri Okday'dır. N.Fazıl Kısakürek'in bu konudaki yazısını, gereksiz ayrıntıları çıkararak aktarıyorum:
□ "Seksen küsur yaşındaki Ali Nuri Beyefendiyi, Sultan Vahidüddin hakkında en nadide bilgilerin sahibi olması gereken eski ve müstesna biri olarak telefonla aradım. Şu cevabı verdi: 'Oteldeki daireme buyrunuz, görüşelim.' Hemen gittim. Birkaç hoş beş lafından sonra hemen mevzua girdim. 'Umumi Harp sona erip de İmparatorluğun çöküşü demek olan mütareke ve işgal günlerinde, [Sultanın] tavrı nasıl oldu?' [Bu soru üzerine Ali Nuri Bey yan odadan küçük bir hatıra defteri alarak İzmir'in işgal tarihini bulur.] 'İzmir'in işgalinden bir gün sonra, 16 Mayıs Cuma günü... Cuma selamlığından (namazından) sonra, M.Kemal Paşa huzura davet ve kabul edildi. Sultan Vahideddin onu Anadolu'ya geçmeye ikna etti.' Telaşla doğruldum: İkna mı etti? M.Kemal Paşanın bu hususta ikna edilmeye ihtiyacı mı vardı?' Söz, bu naziklerin naziği can noktasına gelince, muhatabım toparlanarak tane tane devam etti: 'İzah edeyim. M.Kemal Paşanın huzura kabul edilişinden bir iki saat sonra, Başyaver Naci Bey, yaverler odasına geldi ve haykırdı: 'Hünkâr (padişah) M.Kemal Paşayı ikna edebildi!' Bu haykırış kelimesi kelimesine aklımdadır. İkna tabiri yerindedir.' 'M.Kemal Paşanın gayesi Anadolu'ya geçmek değil miydi?' Muhatabım, delmek istediğim zarın nezaketini anladı. Küçük bir fikir hazırlığından sonra cevap verdi: 'Ben M.Kemal Paşayı, büyük bir asker ve kumandan tanırım. Öbür meziyetleri üzerinde söyleyecek bir sözüm yoktur. M.Kemal Paşanın gayesi, o zamanki hükümete girmekten başka bir şey değildi. Hem de birçoklarının sandığı gibi Harbiye Nazırı olmak değil, Sadrazam olmak gayesini güdüyordu. 1919 ilkbaharında vaziyet şöyleydi: Şark ordumuz silahları bırakmıyor ve ortada, İtilaf devletleriyle (galiplerle) aramızın yeniden açılacağı korkusu hüküm sürüyordu. M.Kemal Paşa da kudretli ve iradeli bir kumandan biliniyordu. Bu kanaat bilhassa Hünkâra aitti. M.Kemal Paşanın o günlerdeki kanaat ve görüşü ise, İstanbul hükümetinin İtilaf kuvvetlerine karşı direnmesi, isteklerini kabul ettirmesiydi. İşte bu tavrı göstermek için hükümeti eline almak istiyordu. Halbuki bu kanaat ve görüş, siyasi ve ameli (pratik) bir fayda temin edemezdi. Zira Mondros Mütarekesini imzalamış olan mağlup hükümetten, galip düşmanlara karşı bir direnme, karşı koyma iktidarı beklenemezdi.' Ali Nuri Beyefendinin sözünü kestim: 'Böyle olunca, o an için kabineye girmek imkânını bulamayan M.Kemal Paşadan, milli hareketi

de

bi

an

_8

evvelden planlamış ve gaye edinmiş olması beklenemez.' Muhatabım bu dikkate cevap vermeden devam etti: 'M.Kemal Paşa Anadolu'ya gönderilmiştir. Onu göndermekte ancak iki gaye olabilirdi: Ya İngilizlerin isteğine uygun şekilde, Şark Ordusunu silahsızlandırması ve Doğudaki mukavemeti kırması için yahut da tam aksi olarak, milli bir mukavemet ve hareket zemini (ortamı) açması için... 'Hangisi olduğunu sanıyorsunuz?' 'Ben sadece ihtimalleri kaydediyor ve hadiselere ait unsurları veriyorum. Dileyen, dilediği gibi hükmetsin. Ben kendi hesabıma, ayrıca bir tefsir (yorum) yapmayı emin bir yol görmüyorum. E min olduğum tek nokta, M.Kemal Paşanın, Anadolu'ya geçmek üzere Padişah tarafından ikna edildiğidir.' " (Va-hîdüddin, s.148-155)

N.F.Fazıl Kısakürek, 1968'de anılarını anlatan Ali Nuri Beyin "80 küsur yaşında" olduğunu yazıyor, doğrusu 85'tir.156 85 yaşındaki bu tanığa göre, 'Vahidettin, bir iki saat süren bir çabadan sonra, M.Kemal'i Anadolu'ya geçmesi için ikna etmiş!' Hem de ne günü? Kesinlikle belirttiğine göre, 16 Mayıs 1919 Cuma günü, öğle namazından sonra, hareketten birkaç saat önce. İşe bakın! İşlemler bitmiş, M.Kemal, annesiyle kız kardeşini Şişli'deki eve aldırmış, bölgesindeki bazı birlik ve illerle yazışmaya başlamış bile,157 resmi makamlar ve arkadaşları ile vedalaşmış, karargâh mensupları yolculuğa hazır, gemi istim üstünde, fakat M.Kemal hâlâ Anadolu'ya gitmek istemiyor, mızıklanıyormuş. Böyle bir şey olabilir mi? Usul gereğince son günkü Cuma selamlığına da katılıyor ve Hamidiye Camisinin mahfil-i hümayununda (padişahlara mahsus odasında) Vahidettin tarafından, bazı kimselerle birlikte kabul ediliyor.158 Az sonra yola çıkacak. Ama Ali Nuri'ye bakarsanız, bunca işlem ve hazırlığa rağmen, M.Kemal hâlâ gitmek niyetinde değilmiş, gitmemek için ayak sürüyormuş, zavallı Padişah, son günü, cami mahfilinde, hem de bir iki saat mücadele ederek,159 M.Kemal'i ancak son dakikada ikna edebilmişmiş... Öyle komik bir iddia, daha doğrusu öyle çocukça bir hayal oyunu ki ne ma ntığa uyuyor, ne gerçeğe, ne olayların akışına, ne gelişime, ne belgelere!160 Bu yaşlılık fantezisini, ciddi bir kanıt sayan alternatif tarih yazıcılarımız şunlar: V.Vakkasoğlu (Son Bozgun, 1.C., s.130), A.Dilipak (CG Yol, s.143), GRYT Ansiklopedisi (1.C., s.168) ve K.Mısıroğlu (S. Mücahitler, s.490; Lozan, 1.C., s.106). • Hayali ikna sahnesi Ali Nuri Okday'ın bu iddiasından yola çıkan N.F.Kısakürek, hayali bir ikna sahnesi yazmış. Bu hayali sahneyi şöyle savunuyor: "Bize denilebilir ki, 'bu tiyatro konuşmaları gibi hayalden uydurma hissini v eren lafları nereden çıkarıyorsun? İlmî ve tarihî hakikatleri belirtmek için mutlaka vesikaya (belgeye) istinat ettirilmeleri (dayandırılmaları) gereken bu dialogları, kimlerin şahadetleri (tanıklıkları) ile ispat edebilirsin?' Cevabımız şudur: Evvela beni dinleyin! Sonra da ispatını isteyin!" 161 Şimdi bu hayali sahneyi izleyelim:

de

bi

an

_8

Düşman kuvvetlerine. daha sonra aktaracağım. Nihayet.Kemal Paşayı] Vahidüddin. Anadolu'nun her yerinde. Yani Anadolu! Anadolu'ya geçmek ve orada milli bir kıyama (ayaklanmaya) zemin açmak lazımdır. Henüz haber almış bulunduğumuza göre Yunanlılar İzmir'i işgale başlamışlardır. Öbür işgal mıntıkaları da malumunuz.] Sulh Konferansının hazırlanmakta olduğu şu an. taşıdığınız vasıflar bakımından sizi bu ldum. hissedilir şekilde.167 Böyle bir hareketin idaresini. tek merkezli ve yekpare bir milli hareket. gidiş sebebiniz ayrıdır. bu son karşılaşma neticesinde ol uyor. vücudun kalbi çevreleyici temel azasından başka hiçbir şey kurtaramaz.Kemal Paşaya eliyle verdikten ve yine eliyle sigara ikram ettikten sonra devam ediyor: 'Böyle yakın oturuşumuz ve fısıldarcasına konuşmamız en münasip şekildir.'163 Bu üsluptan fevkalade hislenen ve tesir altına giren M. Sizi Anadolu'ya.Kısakürek'in hayaline göre. vatanın kalbi olarak.Kemal Paşa. imparatorluğun şu anda kalble rabıtaları büsbütün çözülmüş eczasından sonra elde kalan mazlum ve çilekeş anav atandır. pencereden düşman donanmasını göstererek. destek teşkil edebilir. işte bu milli kıyam zeminini açmanız için gönderiyorum. hususiyle İngilizlere ve hükümete karşı. Ve tezimiz bakımından. ayakta kabul ediyor ve sonra ona yer göstererek. nihayet milli şahlanış hareketinin düğüm noktası olan ve tarihe intikal edeceği gün. o plan taşırılmadıkça. O da. uyumayan. bu ruhu büsbütün alevlendirerek. hangi kumandana emanet edebileceğimi uzun uzun düşü ndüm. gerekirse istiklali için canını fedaya amade bir millet karşısında olduğunu de bi an _8 . Size düşen iş. haklarımızı Konferans masasında daha iyi koruyabilmemiz için ancak göz korkutma planında. her tarafa emniyet verici en münasibiyle de alakalı makamlara derhal tayininizi irade ettim. Gerçek sebebi yalnız siz ve ben bileceğiz.. saray ve devlet olanca emniyetini kaybetmiş bulunuyor.[M. M.166 İçinde bulunduğumuz şartlar karşısında. küçük salonda.165 İstanbul. Milli mukavemet ruhu.. Onu ve onunla birlikte topyekûn vatanı. Vahidettin neden Anadolu'ya bizzat geçmediğini anlatıyor. Vahidüddin. devlet merkezinden gelmeyip de milletten gelen ayarlı bir direnme ise. [Burada N. üzerimize farzdır. İşgal kuvvetleri. Artık Yunanlıya kadar yol veren bu son işgal. her ne oluyorsa. parça parça kendini göstermeye başl amıştır. Böylece Avrupa. sîzin Samsun'a asayişi iade edeceğiniz ve şarktaki ordu mukavemetini kaldıracağınız kanaatini besleyeceklerdir. düşman pençesinin içindedir. Şu sarayın duvar tuğlaları arasında bizi kimbilir kaç kulak dinlemektedir. namlularını saraya çevirmiş olan düşman toplarını görüyor musun? Bu vaziyet karşısında. orduyu da içine alan bir daire merkezinde bütünleştirmek ve teşkilatlandırmaktır.'162 Derken Vahidüddin gelen kahveyi M. eminim ki büyük bir infial ve karşı koyuşa vesile olacaktır.". Bu ayrı bir konu olduğu için konuşmanın bu bölümünü. Bahanelerin.Kemal Paşaya. vücuttan.F. kendisiyle dizleri birbirine dokunacak şekilde yakın oturuyor. 164 vatan çapında bir hadise teşkil edeceği muhakkak bulunan şu hitap karşısında kalıyor: 'Paşa! Türkiye'yi kurtarmak için İstanbul'dan her hangi bir hareket beklemeye imkân yoktur. birçok kaynak tarafından belirtildiği gibi şöyle diyor: 'Paşa.

Anad olu'ya.Kemal'i yasal ve amacı belli bir görev için Anadolu'ya göndermek ile milli bir mücadele açması için göndermek arasında. hatıra kabilinden size bir hediye verecekler (Üzerine Padişahın adına ait ilk harfler işlenmiş olan altın saat). devlet ve Padişah dışında vücut bulması ve düşmanlarımıza azami telaş ve dehşet vermeyecek çapı muhafaza etmesi lazımdır.Kısakürek bile. teşebbüslerinizde muvaffak olmanız ve gereken itimat ve selahiyeti telkin edebilmeniz için bir de hatt-ı hümayun tutuşturulacaktır. bir rivayete göre 42.172 Bunların tarih açısından değerini sırası geldikçe göreceğiz. dağlar kadar fark var!171 2. hatırlarsınız.Kemal'i Anadolu'ya gönderenin Vahidettin olduğu.F. onun için de ancak 'göz korkutma planında ayarlı bir direnişten' söz ettiğini yazabiliyor. ikna sahnesinin 16 Mayıs Cuma günü geçtiğini iddia etmiş. bir hatt-ı hümayun (Padişah buyruğu) ve eski Şeyhülislam M. topyekûn milli kurtuluş hareketine temel teşkil eden fakat tarihi ıstırabından çatlatacak şekilde toprağa gömülen.Kısakürek de. 'kesin nitelikte olduğunu' ileri sürdüğü birkaç belgeden de söz ediyor: Mesela Dahiliye Nazırı M.anlar ve şartlarını hafif tutabilir. Evet paşa. 6 sayfa sonra kendi değiştiriyor ve Padişahın M.000 liralık bir makbuz. hatta bu tarihi saptamak için hatıra defterine bakmıştı. N.Fazıl'ın notu: "Tamamiyle tespit edilemeyen bu rakam. Kısakürek kitabında.) altın veriyorum. bana ve hükümetime aykırı diye de gösterilebilir.Kemal Paşa. s. askeri ve mülki idare dehasıyla. 163) Yani kendi gösterdiği tanığın ifadesine.F. Yani milli şahlanışın muvaffak olabilmesi için mutlaka. bir rivayete göre de 60 bi ndir.170 Gidiniz ve vatanı kurtarınız! Artık bu davaya ve onun tatbiki prensipine kanaat getirmiş bulunuyor musunuz?' M. tam bir te slimiyetle huzurdan ayrılıyor ve bir gün sonra Bandırma vapuruyla Samsun 'a hareket ediyor. bir cami mahfilinde bu kadar uzun ve gizli bir konuşma yapılamayacağını kestirdiğinden. her zaman ileri sürülebilir. Ama M. İstanbul. [N." (Vahüdiddin.. işte bu gayeyi gerçekleştirmek üzere geçecek ve Allahın inayetiyle muvaffak olacaksınız. Hatta bu hareket. Ama N. en ince bir sanat. gözlere gösterilmeyen ve ancak birkaç faninin ruh mahzeninde gizli kalan bu telkinlerden sonra M.160-163) 1. tanığın ifadesini.Kemal'le ikna için 15 Mayıs Perşembe günü konuştuğunu ve 'M. 3.Kemal'in bir gün sonra Bandırma vapuruyla Samsun'a hareket ettiğini' yazıyor. Başyaver Naci Beyin de yaverler odasına gelip 'Hünkâr M. kendi itiraz ediyor! 4. eski yaverin 'ikna edildi' demesinde.'168 Padişah."]169 Ayrıca elinize.Kemal'e son sözü: 'Size bu büyük davada muvaffak olmanız için kesemden (.Ali'nin Paris'te çıkardığı gaz etede yayımladığı 1.(s. Göz korkutma planında ayarlı bir direniş. çünkü bunu doğrulayacak bir tek davranışı yok. ne demek? Böyle 'ayarlı bir direniş' ile galip devletler nasıl hizaya getirilecekti acaba? de bi an _8 ..Sabri Efendinin kitabı.Kemal Paşayı ikna etti!' diye haykırmasında belirttiği gibi henüz tereddütlü olduğu besbelli bulunan bu mevzuda. Vahidettin'in milli bir mücadele açılmasını düşündüğünü ve önerdiğini ileri süremiyor. Tarafımdan ayrıca.Kemal Paşaya. şu sözü söylüyor: 'Muvaffak ol!' Padişahın M. Son onay makamı saltanat makamı olduğu için M.. Ali Nuri Bey. bir rivayete göre 30.

yaz işine geleni! Dilipak'a. Sevres'in ıslahını (düzeltilmesini) temin edebilecek birtakım protesto hareketleri içindi.Mücahitler. üzerine Ali Galip şaşkını yollandı ve M. hiçbir maceraya katılmamış. keşke ve sahiden böyle düşünmüş ve bu sözleri söylemiş olsaydı.H. niye ordudan istifa zorunda bırakıldı. yazacaklar ama korkarım ki artık kimse inanmayacak! 6/7." (S.176 Bizim alternatif tarih yazıcıları. İ.Dilipak: "Gelişmeler. Kendi adıma böyle düşünüyor ve diyorum ki Osmanlı Hanedanının son Padişahı Vahidettin de. direnişi örgütlesin diye yollandıysa. s. bir ordu komutanını. Vahidettin neden Anadolu'ya ve Milli Mücadele'nin başına geçmemiş? de bi an _8 .Kemal ve rejim aleyhinde tek söz söylememiştir.Kemal Paşayı Anadolu'ya göndermek için çok uğraştığını ve ısrarla ikna edebildiğini.174 Ancak unutmamak gerekir ki bu ikna ediş. hem Saray Kurmay Başkanı.Okday.Kemal'in Anadolu'ya atanması ve ayrılması sırasında. duvar yükseldikçe eğriliği artar. A.173 Yalnız bu tavır bile Osmanlı Hanedanına saygı duymaya yeter. 6. 7 Mayıs 1919'da kadar M.H. Milli Mücadele için değil." (CG Yol. vekar ve onurunu korumuş. 1970'e kadar. hem de damadı olan İ. M. Cumhuriyetten sonra. o zaman kabinede bulunan Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi de açıkça doğrulamakta ve ifade etmektedir. hiç bilgi alış verişinde bulunmadılar mı? Olay doğru olsa. birtakım protesto hareketlerini başlatmak idiyse.Fuat Cebesoy ve Rauf Orbay'ın anılarını okumasını tavsiye ederim. Diyelim ki o gün orada değildi. Türkiye.' Bizimkiler de gerçeğin yerine hayallerini koydukları için yazdıkları gittikçe daha tutarsız ve çelişik oluyor: Eğer amaç. hem Vahidettin'in sürekli yaveri. Vahidettin'e elbette Ali Nuri Beyden daha yakındır ama bu önemli olaydan anılarında hiç söz etmiyor.Kemal'in Anadolu'ya ilişkin bir düşüncesi olmadığını 175 göstermektedir. o kadar geniş yetkilerle donatıp geniş bir karargâh kadrosuyla Doğu Anadolu'ya yollamaya. cebine mi lyonlarca lira koymaya.Kemal idama mahkûm edildi? Efendim? □ A. bu yüzden o sahneye tanık olamadı.Okday anılarını 1970'lerin ilk yıllarında yazmıştır.49) Şeyh Sadi anlam olarak diyor ki: 'Duvarcı ilk tuğlayı eğri koymuşsa. bir gün belki de çok doğru bir şey. Ama hayali bir sahne ile tarihi tatmin etmek mümkün değil ki. anılarında bu konuya değinmez miydi? Üstünde bile durmamış. hanedan mensuplarının çok büyük bir çoğunluğu.5. 50 yıldır bu iki kardeş biraraya gelip de o günleri hiç konuşmadılar. tutuklanması kararlaştırıldı.147) Anlaşılıyor ki alternatif tarih yazıcılığının bir başka yöntemi de şu: Al eline kalemi. s. M. Bu konudaki bazı ek iddialar: □ K. eline bir hatt-ı hümayun vermeye ne gerek vardı? Yok.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin'in M.

İstanbul'da oturmayarak Anadolu'daki milli harekâtın başına geçseydi. boğulmasına sebep olmak neticesini doğurur. gözyaşlarını içine akıtarak geçirmek suretiyle İstanbul'un elimizde kalmasını temin etmiştir." (Bu Vatanı Terk Edenler.161) □ Samiha Ayverdi: "Sultan Vahideddin.F.Mücahitler. 3. O zaman İtilaf devletleri şu anki tereddütlü vaziyetlerini bir anda değiştirirler.Kemal Paşa. topyekûn üzerimize saldırırlar ve topyekûn tasfiyemize giderler. cephelerden son zafer müjdeleri gelinceye ve Refet Paşa kumandasında bir kısım milli kuvvet vaziyete hakim oluncaya kadar. Padişah ve Halife olarak niçin bizzat Anadolu'ya geçip milli şahlanışı en yüksek merkeze kavuşturmayı düşünmüyorsunuz? Niçin bizzat Anadolu ayaklanmasının başına geçmiyorsunuz? Böyle bir teşebbüs. İkinci ve daha önemli sebeb ise. artık ikinci bir davranışa imkân bırakma-macasına bastırırlar.177 toparlanırlar. s. Nitekim Anadolu'ya geçmeden evvel M. sağlığı.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin. alıştığı hayat düzeni. masal söylemeye gerek kalmayacak: 'Ne yazık ki son Pad işahın yaşı. kültürü.) □ V.C.C. hareketi başlamadan boğmak. şehir otomatikman işgal kuvvetlerine devredilmiş olacaktı. Az önceki hayali sahneye göre. bir yandan da İstanbul'dan ayrılmasının siyasi mahzurları (sakıncaları) yüzünden. 'Oğlum. İstanbul'a bir daha çıkmamak üzere yerleşirlerdi. ucuz edebiyat yapmak.180 İşte bu mecburiyet yüzündendir ki milli mücadeleyi kötüler görünüyor ve ona karşı kuvvet sevk ediyor. ben İstanbul'dan ayrılırsam düşman. başta M.Kemal Paşaya.50.Kemal'e güya şöyle der: "Hatıra şöyle bir sual gelebilir: Ya siz. dişlerini sıkıp şu gerçeği bir itiraf edebilseler.. bir daha dönemeyecek. Eğer ben gizlice hazırlanıp Anadolu'ya ve milli mukavemetin başına geçecek olursam. cesareti. fetvalar çıkartıyordu. hiç şüphesiz müstevliler (istilacılar). sinir sistemi. bu teşebbüs milli kıyamı en üstün derecesine çıkarır amma milletimiz için bir felaket.Vakkasoğlu:: "Padişah işgalcilerin elinde tam manasıyla esirdi181 ve istediği şeyi yapmaktan çok uzaktı. s.Kısakürek açıklıyor. kuva-yı milliyecileri idama mahkûm ediyor." 179 (Vahidüttin. s. intihar gibi bir şey olur.178 Hareketi de. Son Bozgun. biri ötekini tutmaz hayali sahneler ve düzmece tarihler yazmak yerine. 1. işin aldığı önem karşısında. yaman bir de bi an _8 . Onun için sen git. ben burayı beklemeye mecburum' demişti. İstanbul'daki acı ve elemli günleri. s. s. hem ecdat haz inelerini mahveder.147) Böyle bahane ve mazeretler aramak.193) □ K.. hem de şehri bir daha geri alamayız. Vahidettin M." (Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. tahtının yanında kalmaya mecburdu.97 vd. [Sultan Vahideddin] onların tahammül edilmez baskılarına rağmen. Padişah İstanbul'u bir terk etseydi. Bu da artık sulhe ve yeniden şart koşma imkânına kökünden sed çeker. bir yandan tarihi ve milli hazinelerin yağmalanmaması." (S.□ Bunun sebebini Vahidettin adına yine N.

daha 2 Aralıkta Meclisin dağıtılması gerektiğini ileri sürmüştür.. bu sebeble kabinede. 152.'182 6/8. Gerçekten görüşmenin ertesi günü Padişahın yazılı bir buyruğu ile Meclis dağıtıldı. (Jeschke. maddesi uyarınca Meclisin dağıtılması için Padişahın iznini almaya karar verdiklerini' söyledi. yerine de -herhalde Tevfik Paşadan daha vatansever (!) olduğu için.460) Başkâtip Ali Fuat Türkgeldi ise.Kemal ile herhangi bir ilgisi yoktur. s. s. TKS Kronolojisi I.Mı-sıroğlu.185 Padişahın has adamı Damat Ferit. Görüşmede başka kimse bulunmadığına ve M.274)186 M. (M.1720) Vahidettin de Lütfi Simavi'ye.C. Vahidettin'in kafasındaki planın parçaları olduğunu ileri sürüyor. çeşitli ayrıntıları da varmış: 6/8. bir yandan bu kararların. bir yandan da M.Kemal ile Vahidettin'in görüşmesinden bir gün sonra. Padişah tarafından istifaya zorlandı. M.Ali Bey de bir gün önce.M. M.Fuat Cebesoy'a söyler.Kemal de anılarında böyle bir açıklama yapmadığına göre. Rauf Orbay'a vermiştir. (1) Mısıroğlu. Tevfik Paşayı istifa ettirecek.Kemal ile görüşmesinden sonra ortaya çıkan tavır ve harekâtı aydınlatmaya başlamıştı. Mısıroğlu. Tevfik Paşa 'kabineye güvensizlik oyu verileceğini öğrendiğini. Meclisin de bi an _8 .Şerif Paşa da olayı doğruluyor.Meclisin kapatılması. kabineyi onlar düşürmeden önce. M.8) Dahiliye Nazırı M. huzura çağrıldım. Tevfik Paşanın istifaya zorlanması. Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi de planın ayrıntılarındanmış □ "Bu planın ne olduğu. gerçekten. (L. Onun istifasından sonra da Ferit Paşa Sadrazamlığa getirildi.Mücadele Hatıraları. Padişah da 'İttihatçılar. Son Sadrazamlar. Hilafet. Vahideddin'in.K. M..Simavi.Kemal'i Anadolu'ya göndermekten ibaret değilmiş. Meclisin feshedileceğini A. s. velinimetlerine (liderlerine) karşı bir vefa gösterisinde bulunmak istiyorlar. s. Osmanlı Sarayının Son Günleri. Milli Mücadeleyi başlatma planının ilk adımları olarak yorumlanacak!183 İnsanın dili tutuluyor." (K.1 . kararın nasıl verildiğini.Damat Ferit'i getirecek ve bunlar. (İ. 4.37) Aynı bilgiyi Hariciye Nazırı Nabi Bey de.C. sadeleştirerek ve gereksiz ayrıntılardan ayıklayarak aktarıyorum: "21 Aralık 1918 Cumartesi sabahı. 21 Aralık 1918'de dağıtılmıştır ama M. (Yakın Tarihimiz.Kemal'in muh alefetine rağmen güven oyu almış olan Tevfik Paşa. neye dayanarak bu iddiada bulunuyor? Hayal gücüne!184 (2) Meclis. s.İnal. 2. Planın ayrıntıları Bazı yazarlara göre Vahidettin'in planı. Ayan Meclisi'nde. ne plan! Vahidettin. s. "Tevfik paşa ile Meclisi feshe karar verdiklerini" açıklayacaktır. Anayasanın 7.Kemal'in önerisi ya da isteği üzerine gerçekleştiği izlenimini vermeye çalışıyor.kurtuluş savaşının başına geçmeye uygun ve yatkın değildi.) Ne plan. hiçbir yoruma yer bırakmayacak kadar açık anlatıyor. en gerekli olduğu anda Meclisi dağıtacak.

Padişah. 5 Temmuz 1919'da. Tevfik Paşa 13 Ocak 1919'da istifa eder ama Vahidettin sadrazamlığı yine Tevfik Paşaya verir.45) Cemal Paşa. aman kanuna aykırı bir şey olmasın diye titriyor' demiş." (A. İng. Padişah benden sonra Lütfi Simavi Beye.F. (Jeschke. bu hususun Meclisi feshetme kararında yer almasının uygun olacağını söyledim ama kabul görmedi. s. Dahası var: Tevfik Paşa 23 Şubat 1919'da ikinci defa istifa edecek ve Vahidettin de bir daha ve yine Tevfik Paşayı sadrazamlığa getirecektir. Gerçek ile Mısıroğlu'nu birarada görmek. Görüp İşittiklerim.Türkgeldi.Konya'da bulunan Yıldırım Kıtaatı Müfettişliğine 2 Şubat 1919 tarihinde Cemal (Mersinli) Paşa atanmıştır. CG Yol. kimseye bilgi vermeden İstanbul'a gidecek ve Kurtuluş Savaşına katılma- de dağıtılması daha doğru olur.184 ve 195 vd. bir kere kafalarına koydukları bir şeyi çıkarmıyorlar ve 'o katiller heyetinin188 seçtiği Meclisi nasıl tutuyorsunuz? Siz neye dayanıyorsunuz?' diyorlar' dedi. A.) Oysa Mısıroğlu bütün bunları. doğrusu büyük cesaret! (3) Tevfik Paşa kabinesi de. 'Başkâtip Bey pek korkak. Görüp İşittiklerim. Mısıroğlu'nun yazdığı gibi Vahidettin tarafından hemen istifaya zorlanmış değildir.' 187 Yeni seçimlerin 4 ay sonra yapılmasının anayasa hükmü olduğunu hatırlatarak.172. s. (A. 10 günlük izinle İstanbul'a gider ve bir daha geri dönmez. Eğer gereken faaliyeti göstermezseniz. bunun tersini yazmaya kalkışmak. bir planın hızla ve ardarda gerçekleştirilmiş parçaları gibi anlatıyordu. Tevfik Paşanın yerine Damat Ferit'in gelmesi. bi an _8 . aynı plan gereğince Anadolu'ya göndermiş Bu masalı benimseyen bazı Vahidettinciler: N. bazı genç komutanları ve devlet adamlarını da. Tevfik Paşanın ayrılmasından sonra Padişah beni yanında alakoyarak neden bu kararı verdiğini anlattı: 'Sizden sır çıkmaz. böylece dayılık bizde kalır' dedi.Di-lipak. Ertesi günü huzura kabulümde." (Görüp İşittiklerim.F. s.182)190 Bu kanıtlar orta yerdeyken. s. ancak 4 Mart'ta gerçekleşecektir. Meclisin dağıtılmasının gerekliliğini tekrarladıktan sonra.Kısakürek. 'Siz hayat hakkınızı korumak için faaliyet gö stermelisiniz. daha işin başındayken.2.F.Türkgeldi. Vahidettin. 27 Ocak 1919 günü de şöyle dert yanar [sadeleştirilmiştir]: "Ecn ebiler pek amansız! Bize baskı yaparak Meclisi dağıttırdılar.191 Onun yerine bakan Albay Selahattin Bey de bir süre sonra. s. 179.6/8.Belgeleri. hiç kısmet olmayacak galiba. hayat hakkınızı da kaybetmiş olursunuz diyorlar' dedi. Ecnebiler (işgalciler) bu Meclisi seçilmiş saymıyorlar.168)189 Vahidettin. 'Ecnebilerin zihniyeti bizimkine uymuyor. s.36 vb. Doğrular: (1) a.

Mondros'tan Mudanya'ya. daha da ileri gidiyor ve şöyle yazıyor: "Sultan Vahidüddin.Karabekir. yerine Selanik'i hiç savunmadan Yunan ordusuna teslim eden emekli paşalardan Ali Nadir Paşa yollanacaktır. K.229. Harbiye Nezaretine. gerçekten birtakım paşalar ve emekli subaylar yollamaya yeltenecektir ama Milli Mücadeleyi söndürsünler diye.194 vd. s. "Yunanlıların ilerlemeye devam etmeleri halinde.M. güvendiği devlet adamları ile subaylara vazifeler vererek. Anadolu'da bulunan bütün paşalar bunlar. bazılarını da Ege'ye göndermişti (!). . K.Kolordu karargâhı. s. İzmir'deki 17..Kolordu Komutanlığına atanmış olması bile Vahidettincilerin iddiasını tek başına iflas ettirmeye yeter! İstanbul. Anadolu'daki bazı birliklerin başına.156) d. Çünkü Ali Nadir Paşanın hiçbir işe yaramayacağı. Cilt.F. s.Mücadele Hatıraları. Anadolu'daki Milli Mücadele harekâtını başlatmıştır. s.Kolordu karargâhının Yunanlılara teslim olrnası üzerine. Çerkes Ethem Beyle de temas kurmuş ve onu vazifeye davet etmişti. İzmir'deki 17. 1919 Nisan ayında görevden alınacak. (S.46) c. Ali-Fuat Cebesoy Paşa. bu zorunluk dolayısıyla Anadolu'ya geçer.193 Vahidettin'in ünlü planında (!) İzmir'i korumak yer almıyordu herhalde. s.C. atanma biçimleri ve tutumları da böyle. Vahdettincilerin ikide bir ileri sürdükleri. tedavi için izinli olarak İstanbul'a gelmiş ve izni bitince de (Şubat 1919 sonunda) görevine dönmüştür.54) 14. K. Nitekim bu şaşkın paşa. s. 271) Başlangıçta tutumu budur..117)192 b. İstiklal Harbimiz. 28 Aralık 1918'de.C.Kısım. M. (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı. Ege'de mukavemet (direniş) teşkilatları kurmakla vazifelendirilen Bahriye Nazırı Rauf Bey (Orbay). s.197 □ Bu konuda GRYT Ansiklopedisi. Milli Mücadele'ye kazanılacaktır. bir Yunan teğmeninden tokat yer ve bu içi geçmiş paşa.. Vahidettin'in verdiği herhangi bir görevden de hiç söz etmiyor. s. Ege'de KurtuluşSavaşı Başlarken.Kolordu Komutanı Nurettin Paşa. (M.yacaktır! (A. (N. oradan Doğu Anadolu'ya gönderirken. doğuda bulunun 15. geçmişteki başarısızlıklarından ve yaşından bellidir.194 (İstiklal Harbimiz.Kolordu Komutanlığına atanabilmek için türlü girişimlerde bulunduğunu. (TİH2. Tekirdağ'da bulunan 14. İzmir'deki 17. zaten 20. mukavemet edilip edilmeyeceğini" sorar.Kolordu Komutanıdır.113) de bi an _8 .1. Tekirdağ'da bulunan 14.250 vd.196 Yalnız Ali Nadir Paşa gibi bir zavallının. İzmir'in de hiç direnmeden Yunanlılara teslim edilmesini emreder.Karabekir Paşa. zorlukla sonuç aldığını ve ancak 12 Nisan'da İstanbul'dan ayrılabildiğini uzun uzun ve yakınarak anlatıyor. ucunda beyaz mendil sallanan bir sopa ile esir kafilesinin başında yürümekten utanmaz. Kolordu Komutanlığına atanır. 6 Haziran 1919'da Balıkesir'e alınır. Ama bir süre sonra. Anılarında.Karabekir. Bazı subayları ilk önce Doğu Karadeniz'e.Taçalan. 'genç paşaların Anadolu'ya gönderildiği' masalının iç yüzü de bu.Tansel." (2. Hatıraları.Kolordu Komutanı Yusuf İzzet (Met) Paşa.179-183) 1919'da.Cebesoy. Yunan ordusu yayılırken. s. 1.. s.9-18) 195 e. İstiklal Harbimiz.

Rauf Beyden şöyle söz ediyor: "Muhalefete ön ayak olmak küstahlığını gösteren Rauf Bey. açıklamasını rica ederim.Kemal tarafından aranarak. halk hareketini teşvik ederek. Çerkez Ethem adlı masal kitabında da ileri sürüyor. v atanın kurtarılması yolunda gayrete çağırıyordu. Her biri Milli Mücadele'ye bir Yunan alayı kadar zarar vermiştir. İbrahim Bey (İzmit'e Mutasa rrıf). sonra Sivas'a Vali). 2.401-404. İstanbul. Osman Kadri (Bolu'ya Mutasarrıf). Vahidettin ve hükümetleri hakkındaki olumsuz düşüncelerini.. (s.190) Bu da böyle.C. hiç olmazsa birinin içeriğini ve kime yazıldığını açıklasa da uydurmadığına inansak.36) Vahidettin'in.C. paşalar ve bazı Meclis üyeleri. Artin Cemal (Konya'ya Vali).. Vahidettin'le bağlantı kurarak fikir üretiyormuş □ Şu inci de A.200 . ansiklopedi yazarlarından Burhan Bozgeyik. de □ A." (CG Yol. Abdurrahman Bey (Adana'ya Vali).. pul kadar bir belgecik bile yok! Varsa. Dördüncü Bölümde göreceğiz." (CG Yol. M. ayrıntılı olarak açıklamaktadır.Kemal'le birlikte verdikleri karar sonucu geçtiğini.Dilipak diyor ki: "Vahdettin birçok yere yazdığı mektuplarda. sürekli olarak M. Ali Galip (önce Elazığ'a. Böyle fütursuzca yazdığına göre elinde belgeler olmalı. telgraf. s.. Anadolu'ya gerçekten bazı devlet adamları (!) yollamıştır ama görevleri "milli mücadele harekâtını başlatmak" değil.. Rauf Bey-Ethem ilişkisinin doğrusunu da. Dilipak'ın Türk tarihine armağanı: "Bir yandan Vahdeddin. Çünkü birlikte fikir ürettiklerini belgeleyen bir tek kanıt. s.Kemal ve Vahidettin arasındaki işbirliği ve fikir üretimi. anı." (K..Mısıroğlu.Dilipak her iddiasında. kösteklemektir. Anzavur Ahmet (Balıkesir'e Mutasarrıf).Dilipak açıklıyor. bi an 6/8. Milli Hareketin gelişmesi yönünde fikir üretiliyordu. 1923'te yayımladığı beyannamesinde. Gümülcineli İsmail ile Nemrut Mustafa (Bursa'ya Vali). 3. (Dünya prömiyeri!) Çünkü şimdiye kadar kimse böyle bir iddiada bulunmamıştı.4.Kemal Anadolu'dayken. s. s. herhalde telepati yoluyla oluyor. Vahidettin birçok yere mektuplar yazmış _8 Aynı iddiayı.3. kayıt. 15) Pes! Rauf Bey anılarında. Hilafet. s.16-18)199 Vahidettin ise. Birkaçının adını vereyim: Kambur İzzet (İzmir'e Vali). Anadolu'ya M.198 (Yakın Tarihimiz.59)201 A. halk hareketini teşvik etmek için birçok yere mektup yazdığını. tanık. mektup.6/8. Şu mektupların hepsini değil. bir yandan hükümetin belli başlı üyeleri. ilk kez A. bir önceki atış rekorunu kırıyor! M.

Kemal Paşa. memurlara ve halka bildirilmesini buyururum. ne mutlu size. suretin fotokopisi. s.206 Sonradan gurbette. Razi Azmi Ye-ğen'e.Mısıroğlu yayımlamıştır. "bu belgenin de bi an _8 . büyük atalarımın ülkesiyle halifelik ve saltanatı. Önce M. bu hattı-ı hümayunun bir sureti ile bazı belgeleri.Mısıroğlu: "Bu fermanın (Padişah buyruğunun) yayımladığımız sureti.6/9. San Remo'da verilmiş ya da oradan yollanmış. 150'liklerden Mevlanzade Rıfat'ın 1929 yılında Halep'de basılan 'Türk İnkılabının İç Yüzü' adlı kitabında ortaya atılmış ve hattı-ı hümayunun sureti. muhterem arkadaşım Azmi Beye (Radi Azmi Yeğen). Bozuk cümleden kesin bir anlam çıkmıyor. kendisini Anadolu'ya götürecek geminin kumandanına emir verebilmek için Avni Paşadan gemi kapt anına hitaben yazılı bir emir istemiştir.Sabri Efendiye verdiği bu ferman sureti. Çıkarabildinizse.Mısıroğlu'na ulaşmış.202 Daha sonra da K. bu belgenin suretlerini nasıl elde ettiklerini. Vahidettin.55 vd. zor ve tehlikeli alana sürüklediğinden.eski müdürü. M.Sabri Efendiye verilmiş. ölümünden birkaç ay önce. nihayet bizim elimize kadar gelmiştir." (s. San Remo şehrinde. milletimin dokunulmazlığının güçlenmesi ve ülkemin saldırgan ellerden kurtulması için hep birlikte hareket edilmesini. Sabahattin Selek tarafından Türk kamuoyuna duyurulmuştur. bir ihtiyat olmak üzere (?). M.Kemal'e gizlice verildiği iddia edilen şu hatt-ı hümayunun (Padişah buyruğunun) sadeleştirilmiş metnini görelim: "Padişahlığım yaverlerinden Tuğgeneral M. Padişah buyruğunun sureti.Kemal Paşanın elindeki fermanın bir suretini alıp saklamıştır. 239) □ K. suret Avni Paşa tarafından eski Şeyhülislam ve150'liklerden M.Mevlanzade Rıfat ve K. şöyle açıklıyorlar: □ Mevlanzade Rıfat: "Merhum Sultan Vahideddin Han..205 Avni Paşa da bu emri yazıp vermekle beraber. Halep'te oturan Kadıköy Belediyesi . tarihe bir hizmet hediye etmiş oldum. Genel Savaş'ın Müttefikler hesabına kaybedilmesi üzerine meydana gelen siyasi durum.Mısıroğlu.Kemal'e. Rıfat'a vermiş. selamla203 rımla birlikte askerlere.Mısıroğlu'na göre ise. hatt-ı hümayunu ilk yayımlayan Sabahattin Selek'i.Kemal'e bir hatt-ı hümayun vermiş Bu konu ilk kez. yayımlanmak üzere gönderilmiş olduğunu bildiğimden istedim ve yukarı aynen aktararak. s. Mısıroğlu. asayişi sağlamak ve arzularıma aykırı hallerin başgöstermesini tümüyle engellemek için çaba harcayarak.)207 (1) Mevlanzade Rıfat'a göre. o da M.238." (S. hükümetimin kararı gereğince atandığınız bölgede." • .Mücahitler. o yoldan da K.56'da. (2) K. Bunun el yazısıyla kopyasını çıkarmasının sebebi şudur: M. Şeyhülislam M. Bahriye Nazırı ve bir zaman da yaver-i ekrem olan204 Avni Paşanın el yazısıyladır. İki farklı açıklama.

Üstelik M. Vahidettincilerin hiçbir iddiasını karşılamıyor. Öğrenmiş olsa bile. sonra Bab-ı Âli'ye uğrar. henüz M. gemi hareket etmeyecek. yeterli değil.Kemal. herhangi bir biçimde M.55) b.doğru olup olmadığı konusunda tereddüt belirten devrimbaz kalemşor" diye azarlıyor. S. 14 Mayıs 1919 Çarşamba.Kemal.Kemal. o akşam ya da 15 Mayıs Perşembe sabahı. Padişahın onayladığı atama kararı ve Avni Paşa‘nın da üyesi bulunduğu kabinenin verdiği olağanüstü yetkilerle Ordu Müfettişi olarak yola çıkmıyor mu? Bir Bahriye Nazırına. kimden ve ne zaman öğrenmiş de M. 15 Mayıs 1919 Perşembe günü M. önce Genelkurmaya gelip Cevat ve Fevzi Paşalara veda eder. gayet gizli bir Padişah buyruğunu görmek istemeye cesaret edebilir mi? Vapur kaptanına emir yazmak için böyle bir belgeyi görmesine gerek mi vardı? M. eğer gerçekten verildiyse.s.Kemal. sahte bir belgenin pazarlamacısı olmaktan kurtulamazlar! (6) Buyruğun ifadesi de bulanık. M. Söz gelimi "Atandığınız bölgede" deniyor. onun da bu gayet gizli buyruğu alelade bir mektup gibi cebinde gezdirdiğini varsayalım ve olayı bir de bu duruma göre değerlendirelim: a. Buyruğun tarihi. (3) Çünkü: a.Ali Bey ve Bahriye Nazırı Avni Paşa ile konuşur.Mücahitler. Avni Paşa‘dan Bandırma kaptanına hitaben bir yazı alır. olmayan bir belgeyi M. Söz konusu gayet gizli buyruk.Azmi Yeğen de.Kemal'e.210 M.Kemal'e ulaştırılmış olduğunu. bu Padişah buyruğundan. oradan ayrılıp Yıldız Sarayı'na gelir ve Vahidettin'le görüşür. güven verici bir açıklama yapmamış. emrindeki küçük bir geminin kaptanına emir vermek için bunlar yetmiyormu ki ayrıca Padişah buyruğunu da görmek istiyor? Böyle özel bir buyruk olmasa ve bu buyruğu Avni Paşa görmese ya da M.211 en dar zamanda dahi yararlanmamıştır. (Anadolu İhtilali. Bahriye Nazırı Avni Paşa. akla ilk gelen bu basit sorulara makul açıklamalar getirmedikleri sürece. Avni Paşa. Bu duruma göre.208 Bence haksızlık ediyor. Vahidettin'in tasarladığı de bi an _8 .Kemal'den alıp suretini çıkarmış olamaz! (4) Mısıroğlu'nu üzmemek için 14 Mayıs 1919 tarihli gizli buyruğun. Çünkü Mevlanzade. Osmanlı devletinin Ordu Müfettişi Anadolu'ya geçemeyecek miydi? c. Öyleyse.212) Mısıroğlu'nun yaptığı açıklama ise. (K.211. en yakın arkadaşlarına bile söz etmemiş. bu son görüşme sırasında verilmiş olmalı. herkesten sakladığı gayet gizli buyruğu. s.209 c. bu gayet gizli ve bir gün önce verilmiş buyruğun varlığını nasıl.Kemal'den isti-yor? b.Mısıroğlu. R. S.Kemal'e verilmiş değildir.Kemal-Avni Paşa görüşmesi sırasında bu gayet gizli buyruk. DahiliyeNazırı M.212 M.Selek'e.Kemal göstermese. buyruk suretinin kendisine verildiğinden ya da yollandığından hiç söz etmiyor. neden ve hemen Avni Paşaya göstersin? Gösterir mi? Ayak üstü suretini çıkarmasına niçin izin versin? Verir mi? (5) Vahidettinciler.

Diyelim ki at yetiştirdiği doğru. s.186) Laf ola beri gele! Padişah buyruğundan söz eden bir tek komutan ve vali bile yok. 1.. Hükümetçe verildiği ileri sürülen paralardan sadece biri belgeli. Sivas Valisi Reşit Paşa buyruğu görmüş olsalar. Çengelköy'deki köşkünün bahçesinde.Kemal Paşaya teşkilat yapması için 40.Kısakürek. ne böyle bir tesisin kalıntısına rastlandı." (Vahidüddin. n e de böyle bir tesisten söz eden birini duyduk. H. s.22 ve 333 vd.145. milli bir mücadeleyi kapsamayan bu ifade yetersizliğinekılıf uydurmak için diyor ki: ". memur ve halka tebliği" emrediliyor? Açıklanamayacak bir buyruk.Kemal'e verilmiş olan ferman -ı hümayun. F. Ali Fuat Paşa. geniş bir eğitici ve bakıcı kadrosu gerekir.217 (1) O kadar çok yarış atının beslenip yetiştirilmesi için ciddi ve büyük bir tesis.G.C.Ceylan. 5 Mayıs 1991.168. N. K.33. s. Bu takdirde. 1. 13. Mesela K.171. s. Vahidettin'in Çengelköy'deki köşkünü uzun uzun anlatıyor ama Vahidettin'in at merakından da.. tanığı.C. on beş kadar yarış atı satmış olması gerekir. Padişahın gayreti düşman devletlerin gözüne batar kaygısıyla biraz müphem. bütün kumandan ve valilere. s. atlarından da hiç söz açmıyor.215 Önce şunu belirteyim: Vahidettin'in..Mısıroğlu ise tam tersini yazıyor: "M." (Türk Ülküsü. Sabahattin Selek'e açıklamış.213 _8 . s.Kısakürek. bu yeni hareketin.) de Vahidettin'in verdiği ileri sürülen parayla ilgili iddia.Ferman.H. Güvercin merakından bile söz edilirken. M.170) Açığa vurulmayacak idiyse.-(Anadolu İhtilali. C. Büyük Oyun.86) Belgesi.Yol. hiçbir kanıta dayanmıyor. '40.139.C. neden buyruğun "asker.ve karanlık yazılmış [tır].212) (7) Bu sahteliği üzerinden akan belgeyi ciddi bir kanıt olarak kabul eden y azarlar: N.Kemal'e bol para da verilmiş □ İlk iddia Nihal Atsız'dan: "[Vahidettin] M. Hepsini görelim.000 altının mühim kısmı için'.Vakkasoğlu.Altay.Hakkı Okday.l.6/10. ne böyle bir tesise imkân var.F. eskiden beri beslediği değerli yarış atlarını satmak suretiyle elde edilmiştir. s. Padişah ve hükümet tarafından gizlice onaylandığı izlenimini vermiştir.Dilipak.216 birçok değerli yarış atı beslediğinin dikkatten kaçtığı ve bu olayı kimsenin bilmediği düşünülemez..214 Bu paranın önemli kısmı. 'eskiden beri değerli yarış atları beslediğini' belirten hiçbir kaynağa rastlamadım. Nokta dergisi de ciddiye almış: Resmi Tarihin Aldatıcı Masalları başlıklı yazı. GRYT Ans. belki açığa vurulur da. s. V. (s.Kemal'in görev alanıyla mı sınırlı? a.1. Son Bozgun." (Lozan. s.000 altın vermiştir. ne işe yarar? b. anılarında yazmazlar mıydı? Tek kelime bile etmiyorlar! Refet Paşa da böyle bir belgeden haberdar olmadığını. M. A. Damadı ve süvari binbaşısı İ.Karabekir. kanıtı olmayan bir iddia.C. ötekiler ya söylenti ya uydurma. s.F. bi an Milli Mücadele..

Erzincan'a. Yarışlara sokmayacaksa.218 (4) Vahidettin'in. motordan Bandırma gemisine. gemiden Samsun rıhtımına. altı sandık eder. oradan Mıntıka Palas oteline.906 kiloya kadar yükseltiyorlar! Oysa M. Ama sağlığı sebebiyte uzun yıllardır ata binemediği halde ve at ticareti yapmak da bir Osmanlı Veliahtına ve Padişahına yakışmayacağına göre.000 = 304. kırk bin altın. neden bugüne kadar böyle bir açıklama yapmadı? (7) Altınlar herhalde sandıklara yerleştirilmiştir. bu iş için lüzumlu parayı da şahsi atlarını satarak temin etmiştir. neden besliyordu o kadar çok atı? Birkaç soylu ve değerli ata sahip olmak. 50 kilo olsa. Sivas'a. M. Erzurum'a. Yanlarında da özel eşyaları. gazete haberi olmazmıydı? Böyle bir haber yok. açıkça bu kadar p ara vermiş olamayacağına göre. Çok iyi bir binici olan Sultan Vahideddin. Kayseri'ye. mütareke döneminin çetin koşulları içinde.Kemal‘e verilen para miktarını.Kemal ile yaveri Cevat Abbas acaba Yıldız Sarayı'ndan Şişli'ye kadar nasıl ve gizlice taşıdılar? Taşıyabilirler mi? Yoksa bu altınları. 'ben satın aldım. altın sayısı arttıkça güçleşecek. o kadar çok yarış atı beslemesinin sebebi ne? (3) O kadar atı. Çünkü bu sorunun çözümü. kim satın alır. kimsenin doğrulatmadığı "iyi bir binici olduğu" iddiasının.000 altın: 7.000 altın nasıl taşınabilir' sorununa da değinmekte yarar var. neden hiçbiri bugüne kadar bu altınlar konusuna değinmedi? Neden gerektikçe altınları harcamayıp da ona buna muhtaç oldular? Kırk bin altının Samsun'dan Ankara'ya kadar nasıl taşındığı da. Bu bir şey değil.Reşat Paşayı Zeki'nin öldürdüğünü açıklamaktan çekinmeyen bu yakın adamlardan biri olsun. K. Rauf Bey bu esrarlı sandıklardan neden hiç söz etmiyorlar? M. Bu araçlara 3-4 kişi binerek yolculuk yapıyorlar. üç döküntü otomobil var.Mesela Refet Paşa.Karabekir Paşa. 866. X 40. at satma olayına hazırlık olmak üzere uydurulmuş bir hikâye olduğu anlaşılıyor. tüfekler ve dosyalar var. Şişli'den Galata rıhtımına.000 gram.000 altın verdiği hakkındaki iddia. Amasya'ya. bu sayı ve ağırlıktaki altını.Kemal sandıklarda altın olduğunu arkadaşlarına söylediyse.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin.000 altına yani 4. Altı sandık dolusu altın.Olsa ilgisini çekmez ve yazmaz mıydı? (2) Vahidettin'in atlarından biri bile yarışlara katılsa.6 gr. neden satın alır ve o atları ne yapar? Şimdiye kadar atları satın alanlardan biri bile. Şişli'deki eve gizlice Vahidettin'in güvenilir adamları mı getirdi? Eğer böyleyse. oradan Havza'ya.220 Nasıl taşıdılar beş ton altını? Vahidettin'in M. biri bile "bunlar nedir?" diye sormaz mı? . Kırşehir'e.Kemal'e 40. yani 304 kilo eder. şu kadar altın ödedim' diye bir açıklama yapmış d eğil.Kemal ve arkadaşlarının ellerinde ancak. Vahidettin'in konyak içtiğini ya da Dr. . Ankara'ya nasıl taşınır? Kimler taşır? Hiç kimsenin ilgi ve merakını çekmez.Vahidettinciler. rıhtımdan motora. Vahidettinciler tarafından gözü kapalı kabul ediliyor: □ K. gayet kıymetli yarış atları de bi an _8 . Her sandık. masal bu ya. aşağıda okuyacağız. anlaşılır bir meraktır. başlı başına bir bilmece. (5) Şimdiden '40. M. 40.219 (6) Verilen buyruğun açıklanmasından bile çekinen saray.

. s.000 lirasından lüzumu kadarı hükümet tarafından bu maksada tahsis kılınabilir. GRYT Ans.. Son Bozgun.Kemal Paşaya verdi. düşününüz. İstanbul hükümeti de bu isteği yerine getirmiştir. Şehzade Mahmut Şevket Efendi yapıyor: □ "[Vahideddin. 177) Nutuk'ta yer alan bilgi işte bu. bu kadar da değil ama açıklamıyor!) Bu kadar parayla neler olmaz!" (S. Ali Rıza Paşa hükümetinin. Üstelik . Onu da M.Atsız'a dayanarak. Damat Ferit hükümeti yerine gelen Ali Rıza Paşa hükümetinin temsilcisi Salih Paşa ile Heyet-i Temsiliye arasında Amasya'da görüşmeler ya-pilır (Ekim 1919) ve bazı protokoller düzenlenir. Yani M. (Dayanak olarak da 1927 baskısı Nutuk'un 209. S.000 lira ne olacak peki? Eh. 1.237) Vahidettinçiler bu sayıyı gittikçe artırıyorlar. 4. Bu husus Harbiye Nezaretince tanzim olunur. 400. Protokolün 8.C. Protokolde.49. 6 Temmuz 1967. belge aramaya ne gerek var? Maksat Vahidettin'in namı kurtulsun! (2) Mısıroğlu'nun sözünü ettiği 'bir başka dört yüz bin lira' olayının aslı da şu: a.beslerdi. Türkiye İnkılabının İçyüzü.Kemal.000 altına baliğ olmuştur (varmıştır). hükümetin bir kaçamak yapmaması içinkaynak gösterilmiş ve bu amaçla Donanma Cemiyetinin parasının kullanılabileceğine de işaret edilmiş.Şevket Efendinin gül hatırı için inanacağız.49. M. gerekse kurulan çeşitli hükümetler vasıtasıyla -ki bilhassa Ali Rıza Paşa hükümeti zamanında.. bunun düzenlenmesi işinin de İstanbul Harbiye Nezaretince yapılması karara bağlanıyor.. maddesi şöyle: "Aydın Kuva-yı Milliyesinin takviyesi ve iaşelerinin teshil vetemini." (Mevlanzade Rıfat. s. s.Kemal Paşaya] devlet veznesinden ve örtülü ödenekten 100. Öyle ince eleyip sık dokumaya. Bu suretle elde edilen 40.Kemal'e hükümetçe verildiği ileri sürülen paralar var.000 lira gönderdiğini iddia ediyor ama kanıt olarak da.Şevket Efendi.) (1) M.) Aydın cephesinin ihtiyacı için kullanılmak üzere Donanma Cemiyetinin elinde bulunan paralardan dört yüz bin lira talep etmiş. Donanma Cemiyetinin 400. Kalan 399. s.000 lira tutarında para verilmişti. doğr udan doğruya Aydın Kuva-yı Milliyesine yardım etmesini istiyor.000 liralık bir makbuzun fotokopisini gösteriyor. s. s.Mücahitler.Vakkasoğlu. Bu Vatanı Terk Edenler. Bu paranın tutarı da 400.Mücahitler. s.180 vb.C. sanki kanıtlanmış gibi bu iddiaya sarılarak diyor ki: □ "Dört yüz bin altın ne demektir. Tercüman gazetesi) K." (N.Kemal'e] en geniş yetkileri ve lüzumlu parayı da vermiştir."Gerektiği kadarı bu de bi an _8 . Benim bildiğime göre paşaya.000 lira istemiyor. sayfasını gösteriyor. 1.Mısıroğlu. Açık artırmanın öncülüğünü." (Nutuk. (Ama Nutuk'ta verilen bilgi böyle değil.devamlı surette para göndermiştir. Vahidettin'in 400." (Murat Sertoğlu'nun röportajı. Bu konudaki genel iddialardan ilkini görelim: □ "[M.bir başka dört yüz bin lira meselesi daha var. 66. az sonra sözü edilecek olan 1. b.50 vd.C.143.Kemal Paşa bizzat itiraf ediyor.)221 Sırada. M. 1. gerek bizzat kendisi.000 altını M. M. Tamamı da söz konusu edilmemiş. artık ona da. V.

Selek görmemiş ama makbuzun fotokopisi yayımlanmış olabilir . (Anadolu İhtilali.. bu kuru bilgiyi S. gördüğünü yazmış ya da 25.Kemal Paşa Anadolu'ya giderken kendisine makbuz karşılığı olarak Dahiliye Nezareti örtülü ödeneğinden yirmi beş bin lira vermiş bulunan o zamanın Dahiliye Nazırı M. "İstanbul hükümeti bu isteği yerine getirmiştir" dediğine de bakmayın. bin liralık makbuzdan daha önemli olan bu 25.) Dedikoduları ve hayalleri bir yana bırakıp gerçeklere dönelim. onu hesap etmiyor.Selek de görmemiş. toplayıp kendisine vermişlerdir. M. s. gazetenin tarihini de.Kemal'e Dahiliye Nezareti ödeneğinden verilen 1. s.000 liralık bir makbuzdan söz ediyor.51) (1) Mısıroğlu. aktarıyor. 'hangi Vekalette para varsa toplayıp kendisine vermişlerdir.Selek.M.223 2.Yazdığına göre. s. birçok belge arasında. Damat Ferit'i. O paranın tamamı verilmiş olsaydı bile. Aydın cephesinin acaba kaç gününü karşılardı. makbuz hakkında herhangi bir bilg ide vermemektedir.222 Sevres Andlaşmasını alıp geri dönmek için Paris'e giden kurul üyelerine ise toplam 280. b u paraya ait makbuzun fotokopisini neşretmiştir.000 liralık makbuzun klişesini yayımlamıyor. çok büyük bir paraymış gibi "Bu parayla neler olmaz!" diye çığlık atıyor. de bi an _8 işe ayrılabilir" denmiş.Mısıroğlu fütursuzca devam ediyor: . Çünkü gazeteyi görmüş değil.sağdan soldan başka makbuzlar da ortaya çıkıyor' diyor ama sadece 25. MAli'nin gazetesinde yayımlanmış. yollukları verilen %50 zam.C. Hani öteki makbuzlar? Derin ve zengin bir sessizlik. Bu gazetede.Ali'nin gazetesinde yayımlandığını. hükümetin Aydın Kuva-yı Milliyesine yardım edip etmediği. bu hususu kendisine sormuş ve şu cevabı almıştım: "Makbuzun M. s. 2." (S.Ali'nin gazetesindeki klişeyi görmüş.000 liralık makbuzun fotokopisi de.□ "Anlaşıldığına göre hangi vekalette ne kadar para varsa.000 altın harcanarak süslenmiştir. M.403 vd.224 Ama K. M. 133) 1984 ya da 1985'te. Ama bildiğim kadarıyla."226 Yani gazeteyi ve makbuzun klişesini S. (3) S. Basın İlan Kurumu'nun Bayramoğlu'ndaki Tatil Köyü'nde.. bu derneği kapatıp malvarlığına el koyacaktır. Bunlardan birini daha zikredelim: M.Mücahitler.000 lira. Toulon'a götürecek olan Gülcemal vapuru bile 70. (Lütfi Simavi Bey.000 frank verilmiştir! (T. Ama hayrettir ki Mısıroğlu. M.25. böyle bir makbuzun klişesinin. Çünkü kısa bir süre sonra Damat Ferit. ettiyse ne kadar ettiği bilinmemektedir.Başlarken. Radi Bey (Radi AzmiYeğen) söylemişti. Mısıroğlu. Mısıroğlu'nun. söz konusu gazetede yayımlandığını yazmakla birlikte.Selek'in kitabından almış.225 Zira sağdan soldan başka makbuzlar da ortaya çıkmaktadır.Ali Bey.Kemal'in ve karargâh mensuplarının 3 aylık aylıkları.459) c. Fransada 'Zincire Vuru lmuş Cumhuriyet' isimli bir gazete çıkardı.Gökbilgin. (2) S. Belgeli ve yasal ödemeler şunlardır: 1.Ödenen belgeli para bu kadar.000 liralık makbuzun klişesini Türkiye'de yayımlamış olan hiç kimse yok.

138) M.000 lira önemli değil.000 liradır.Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi adlı kitabının 302.'de Erzurum. Anadolu'daki kurtuluş hareketini örgütlemek için gönderilmişti.B. "Enver Behnan Şapolyo olayı şöyle anlatıyor" diyor ve onun K. bu paranın 4 ay içinde bittiği ve hiç paralarının kalmadığı.Kemal'e 1. s. Y a- de bi an _8 . M. M. sonradan yapılan % 50 zam ve 1." [CG Yol. Geldik bu hesapsız kitapsız atışların doruk noktasına.C.Dursunoğlu.Müfit Kansu da. kusuruna bakmayın! Nedir bulduğu gerçek? Açıklayayım: Veda sahnesini anlatan E. yolluklar. 157) □ A. Anadolu'da halk ayaklanmasını örgütlemek için büyük miktarda para ile Samsun'a gönderiliyordu. M. belgelenmemiş bir iddiadır.41. 1.Kemal'in daha sonraki mektupları bunu doğrulamaktadır. Bu nasıl iş? Çünkü yıllardır kims enin çözemediği bir düğümü çözmüş.. 'Atatürk'ün Bana Anlattıkları' adlı kitabın 78.000 altın para verilerek. Önemli olan gerçek olup olmadığı.Mısıroğlu: "Kendisine külliyetli paralar verildi." (Lozan. Cebine yüz binlerce altın konmuştur.228 Ama Vahidettinciler.. başka adres veriyor. Ötesi dedikodu ve büyüklere masal. bunun coşkusu içinde... kaynak olarak. Atatürk ile İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921) adlı kitaptır. emekli Binbaşı Süleyman Beyin 900 lirası ile Müdafaa-yı Hukuk Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin buna eklediği 100 liraya muhtaç olmalarından anlaşılıyor. sayfasını gösteriyor (17. dipnot). para ile ilgili iddiasına.Kemal'e 25.] □ V.155. 1.Kemal Paşaya verilen paralar milyonlarla ifade edilmektedir. bu doğrultuda tek mektup yok! Dilipak yine desteksiz atmış.Dilipak: ". bu yüzden de alıntıyı nerden yaptığını unutmuş. sadece aylıklar. H. Erzurum'dan ayrılırken. Vahidettin ile M. s. o para Pontus çetelerine karşı kurulan Türk çetelerini desteklemeye ve yeni önlemler almaya bile yetmez. bu görüşmeyi. dedikodu yapmaya ve masal anlatmaya bayılıyorlar: □ K. (C.M.186. Bu zaman bir kadife kutu içinde birtakım da hediyeler verdi.000 lira verildiği de." (Son Bozgun. elimi sıkı sıkı sıktı: 'Muvaffak olunuz!' dedi. M. s.Hüseyin Ceylan! Yazar. sayfasından alıntı yapıyor ama alıntının sonunda.Şapolyo. s. Sonuç: M.185.Kemal'e ve karargâhına verilen kanıtlanabilir para. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığının 1982'de yayımladığı.227 Velhasıl M. M..164.Kemal'in ağzından şöyle bitirir: "Vahdettin ayağa kalktı..Kemal'in 15 Mayıs 1919 günkü veda sahnesiyle başlıyor.000 + 25.Kemal. Son atıcı. para gittikçe ürüyor. 300.25.143)229 Farkında mısınız. parasızlıkla ilgili birçok olay anlatmaktadır. Sarayı terk ettim.Vakkasoğlu: "M. 105 belgeyi içeriyor. Hilafet. s. Bu mektuplar Başbakanlık Arşivi'nce yayımlanmıştır.000 lira verildiği kabul edilse bile.. Söz konusu kitap.C..

40. Çünkü Sultan Vahdettin gayet kıymetli. sabah Samsun'a varacak. Ali Cengiz'in torbası. M.000 altın. [Paranın verildiği garanti de şimdi sıra niteliğini açıklamaya geldi!] Olsa olsa. 1.231 Bu arada Nihal Atsız'ın iddiasının nasıl değiştirilip. ne koysan alıyor. Meğer. bu 'tarifsiz ve tanımsız' jestin yanında. Tarih önünde vicdan sahibi herkesi çarpacak olan bir gerçekle karşılaşıyoruz.. Hay Allah razı olsun! Ben de boş yere." Şu tatlı masalı kesip de araya girmeyeyim diyorum ama mümkün olmuyor ki! 18 Mayıs 1919 akşamı.Kemal'e Sultan Vahdeddin'in verdiği şahsi parasının toplamı. 40. bu kadar altın nasıl taşınır.!' Geliniz. 304 kiloyu tüy gibi kaldırabileceklerini neden daha önce düşünemedim? Sonra.Kemal'e vermiş. [Ne kadar doğru söylüyor! Vatan için ölmek filan. o da almış ve koltuğunun altına sıkıştırıp saraydan ayrılmış.Kemal gibi büyük adamların.Kemal'i Anadolu'ya ve Samsun'a göndermeye ikna ettikten sonra. normal bir harc-ı rah (yolluk) veya Dokuzuncu Ordu Müfettişliği için verilmiş bir tahsisat olmasına da imkân yoktur. içinde 304 kilo altın bulunan kadife kutuyu M.Sultan Vahiddedin bana saraydan ayrılırken bir kadife kutu içersinde birtakım da hediyeler verdi. bir cümleye dikkat çekmek ist erim: '. düpedüz vızıltı kalır.. dört yüz bin altına yükselmiştir.Kemal'in kendi ağzıyla açıkladığı bu olayda.verim Cevat Abbas'la gecenin karanlığında. öyle altı tane sandığa filan da gerek yokmuş.29)230 □ Ceylan heyecanla diyor ki: "M. s. kadife kutu içersindeki para ve altının muhtevasını öğrendiğimizde. kendisine kadife kutu içersinde verdiği altının miktarı tamı tamına 40.C. bu tamamen Sultan Vahdeddin'in. derin düşünceler içinde. açık de- de bi an _8 . Öyleyse son taksit. Sanki kadife bir kutu değil. kim taşıyabilir.Ceylan'ın akıcı bir Türkçeyle anlattıklarını dinlemeye devam edelim: □ "Bugünkü verilerle ele alacak olursak. Vahidettin ve M." Demek ki Vahidettin. vatanın kurtuluşu için ortaya koyduğu tarifsiz ve tanımsız (!) bir jestten başka bir şey değildir. Büyük Oyun.Kemal'e vermiştir.5 milyon olduğu için M.302. 1995 Ocak ayı verileriyle bir Reşat altını 3 . K. Sultan Vahdeddin'in. Yıldız Tep elerini aşarak Şişli'ye geldik. bir cep saatinin kadife kutusuna sığabiliyormuş.232 Bu kadar büyük bir miktarın. Naim Süleymanoğlu'ndan daha güçlü kuvvetli olduklarını.] Kaldı ki M.Şapolyo.Kemal'e 18 Mayıs 1919 akşamına kadar verilen müteaddit (birçok) yardımların toplamı. kendisine ait yarış atlarını satarak bu birikimi elde etmiş ve bunu da kadife kutu içersinde M.B. Bafra Burnu açıklarında." (E. s. kırk bin Osmanlı altını ki bunlar bugün Reşat altın dediğimiz altınlardır.000 (kırk bin) altındır. kaç sa ndığa sığar diye kafa patlatıp duruyordum. Üstelik bu altınlar Sultan Vahdettin'in tamamen şahsi servetidir. şimdi bu kadife kutu içersinde neler olduğunu biraz açmaya çalışalım. Ocak 95 verileri için tam tamına 140 milyar Türk lirasıdır..H. Dişimizi sıkıp H. Sinop'tan ayrılmış. Bandırma vapuru.Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi. yani açık denizde.000 altının tamamının Vahidettin'e mal edildiğine de dikkatinizi çekerim.

veriliş tarzı ve gayesi nakledilmektedir. sayfasına gö nderme yapıyor.906 kiloya ulaştı!] Yine bizim için en önemli belgelerden biri de. makam-ı hilafet ve tek kişi de.Kemal'e mi?) para ve altınlar.000 liralık makbuzu ileri sürüyor ve devam ediyor:] Ayrıca şu da anlaşılıyor ki M. malum açıklamasına gönderme yapıyor. yani makam-ı hilafet. M.Sabri'nin malum kitabının yine 1. Padişah tarafından verilen altın liraların mi ktarı. nerede ne bulduysa vermeye çalışmıştır.Asırda yetişmiş.Kemal bizzat ikrar ve itiraf etmektedir. s. kendisine bütün bu yaptıklarına rağmen 'vatan haini' damgası vurulmak ist enen Halife-Sultan Vahdeddin'dir.Kemal'e İstanbul hükümeti. 1. N. M. Çünkü sahici bir araştırmacı. M.000 lira hakkında bilinenleri tekrar ediyor. Bu masala en çok Deniz Kızı Eftelya y akışıyor değil mi? Her neyse.Ceylan devam ediyor: "Üstelik Samsun'a hareket edene kadar verilen miktarlardan başka. Doğrusu ayıp etmişler. M.nizdeki gemiye nasıl yetiştirildi? H.H. [1.C. Öyleyse kitabı bulup okumuş. (Burada M. Böylece verilen para da 866.Sabri'ye mi.Şevket Efendinin 5 Temmuz 1967'de Tercüman gazetesinde yayımlanan. Aydın cephesinde savaşan askerlere yardım ulaştırmak için Donanma Cemiyeti'nin elinde bulunan paralardan 400. Alternatif Tarih Balonu.000 liranın son taksitinin. bir çare bulup yetiştirmişler ya.29-32) H. Çünkü ortaya çıkan başka makbuzlar da vardır. 20. ya da Deniz Kızı Eftalya ile. açık denizde. Padişahın kendisine verdiği (Kime? M." (Büyük Oyun. Halife-Sultan Vahdeddin'in emriyle (!) bu istek de yerine getirilmiştir.Kısakürek. Bu kadar para ve altın yardımının dışında. 'Bu kitapta. Damat Ferit'in Ah İngiltere adlı özel yatı.) Bu miktarı da M. □ H.F. İslam dünyasının en büyük alimlerinden biri olan ve Vahdeddin döneminin Şeyhülislamlığını yapan M.Kemal'e nasıl teslim edildiğini biz keşfetmeye çalışalım. geniş yetki ve selahiyetler hakkında. yaklaşık tam (Ne Türkçe!) 30 trilyon Türk lirasına tekabül etmektedir (30 trilyon TL.Kemal'e yardımlar da yapılmıştır. Artık muhteremi daha fazla yormayalım da.Ceylan. Vahidettin'in makam denizaltısı.Kemal ve arkadaşları. bu heyecanlı film sahnesine neden anılarında yer vermemişler. bu bilgiyi nereden aldığını belirtir. bir vesika deposudur' diye yazıyo r- de bi an _8 .H.Ceylan da. bir dört yüz bin altın meselesi daha var. anlamadım.Sabri Efendinin verdiği bilgilerdir. meşhur 'Mevkuf-ul Akl ' isimli eserinde bilgi vermekte [dir]. O.. görüp incelemediği bir kitaba doğrudan gönderme yapmaz. 18 Mayıs akşamı.233 Öyleyse bu konuyu da analiz edip irdelemiştir elbette. Bu kadar parayla neler olmaz ki! Bugünkü rakamlarla 840.H.000 altın234 toplam Ocak/95 altın hatlarına göre. Anadolu'nun ihtiyacı görülmesi için İstanbul hükümeti tarafından M. şu 400.000 altına ve 4. "Her olayı kendi nezaketi ve tarih disiplini içinde analiz etmeye ve irdelemeye çalıştığını" (!) açıklıyor. cildinin 469. Hangi vasıta ile ulaştırılmış olabilir? Benim aklıma şunlar geliyor: Maşallah Helikopteri. biz ona bakalım. peyderpey (parça parça). [Bu sefer de mahut 25. İşte bu büyük maddi yardımın arkasındaki tek adres.000 altın talep etmiş.nin karşılığıdır) ki Türk siyasi ve kültür hay atımızda ilk kez gündeme getirdiğimiz (!) bu rakamlarla Anadolu'da nelerin yapılabileceği gayet iyi anlaşılacaktır.

bizce önemli ve tarihsel bir iddia ile başlıyor. Bandırma gemisi 5 Nisan 1995 akşamı. Bu yüzden birçok kişiyle konuştuk. Hepsi uydurma. kitap elinin altında. Hiçbir belgenin yer almadığı da belli.Kemal ve Kurtuluş Savaşı'na ilişkin sadece iki dedikodu sayfası bulunmaktadır. • M. Niye yapmıyor bu tarihi hizmeti? Neden bu belge ve bilgileri çevirerek. Cumhuriyet döneminde yaşanan cemaatdevlet-tarikat ilişkilerinin de yanlış aktarılmış olabileceğini anlatmak adına. söz konusu kitabın sadece 1. yakıştırma! Kurtuluş Savaşı. Mısıroğlu mutlaka aktarırdı. kolay bir senaryo değil bu.. sağlam.. Şu altın liraların miktarı. halkın canı. Mısıroğlu da. kanı. Bu iki sayfadan yapılan aktarmalar şunu gösteriyor: Sarığına kadar politikaya batmış olan M. Alptekin Müderrisoğlu'nun Kurtuluş Savaşının Mali Kaynakları adlı eserini tavsiye ederim.Sabri Efendinin kitabı • Sonuç: 7.235 Gerçeği öğrenmek isteyenlere." de Para konusundaki hiçbir iddiaları. Ne güzel işte. el yordamıyla ama emin adımlarla ilerleyebiliriz sanıyorum. . bugüne kadar okuduğumuz tarihi gerçeklerin. Türkçesi yetersiz ama İmam-Hatip Lisesi ve İlahiyat Fakültesi mezunu olduğuna göre herhalde iyi Arapça biliyordur. M. İçinde dişe dokunur bilgi ve bir tek belge olsa. programın başında dedi ki: "Kolay bir araştırma. sayfalara] gönderme yapıyorlar. O zaman tarihe biraz daha ışık tutarak.] Öyleyse işin temeline inelim. Bazı soruları burada hiç çekinmeden soralım! İşte bu sorulan ararken bulduğumuz bir örnek: Bu örnek.. parası ve malı ile kazanılmıştır. mantıklı. veriliş tarzı ve gayesini gösteren bilgi ve belgeleri çevirip yayımlasa ya. Derledik. Anlaşılıyor ki N.du. dayanaksız iddia ve isnatlara ayırmış. kitabının iki sayfasını birtakım belgesiz. kanıtlı değil.F. cildinin iki sayfasına. belgeli. eledik ve İktidar Oyunu'nun bu keskin sahnesini hazırladık..Sabri Efendi. [. Pro gramın hazırlayıcısı ve sunucusu Fatih Çekirge. bu muazzam sahnede. tarihe katkıda bulunmuyor? Çünkü kitabı Mısıroğlu'ndan başka gören yok. Bu anlamda çok önemlidir. bi an _8 Dikkat etmişsinizdir. onun verdiği bilgileri benimseyen öteki yazarlar da. Türkiye'nin daha güzel günlere gitmesi için paslanmış tabuların yıkıldığı bir dönemdeyiz. Sonuç olarak. Bu örnek.. ATV'de bir program yayımlandı: İktidar Oyunu. geçerli. [468 ve 469.Kısakürek'in vesika deposu sandığı kitapta. Şişirdikleri kitap bu. aslında nasıl da tartışılabilir olduğunu or-teya koyuyor.

Çekirge bizim de sendeleyeceğimizi sanıyor. Refah Partisi'nin önemli bir ismi.H.Ceylan devam ediyor:] "İşte Bandırma vapuru!" [Ve ekranı. çok zor durumda. şimdi oraya geliy orum. bakmış eksi 273 (mutlak sıfır). önce. H.. sonunda.236 sendelemekten de. Çekirge. yine Çekirge 'de:] "Gerçekten şaşırtıcı değil mi? H. küçük bir taka olarak bildiği o pusulasız vapurun. aslında büyük bir gemi olduğunu söylüyor. 19 Mayıs sabahı. Enver Ziya Karallara varıncaya kadar böyle söylenmiş. herhalde d enizcilik tarihi uzmanı olmalı ki burada Rufai Tarikatı Şeyhi Galip Efendi'ye söz veriyor. Yalanla dolanla Cumhuriyet oturmaz. yayına hazırlık yapıldığı sıralarda. bu şahane resmin üzerine düşüyor:] "Buyrun! Yaklaşık 236 metre uzunluğunda. Bir taka ile yol iz bilmeyen bir kaptanın gözetiminde. İngiliz işgal kuvvetlerinden kaça kaça.H. Bütün dikkatimizi ekrana topluyoruz. "cebinden 146 milyar lira verdiğini" ileri sürüyor. fırsattan yararlanarak. s abah namazından sonra.H.Ceylan. Çekirge de. her an batabilecek bir taka ile kıyıdan kıyıdan Samsun'a gidebilmiştir. hepinizin Cumhuriyet tarihi bilgilerinizi yoklayıp belki de biraz sendeletecek.H. bir dairenin yüksekliği 3 metredir yahu. Anlaşılan H.. sağa sola vurarak. Peki ama bu nasıl olabilir? Bunca yıl okul kitaplarında öğrendiğimiz bu tarihi gerçek." [Emin Oktay ve Enver Ziya Karal'ın böyle yazıp yazmadıklarını aşağıda göreceğiz! H." [Allah Allah! Yavuz zırhlısının boyu bile 186 metreydi!238 Bandırma. Bandırma gemisi ile cemaat-devlet-tarikat ilişkilerinin ilgisi ne? Sabırlı olun. onu açıklay acak.Ceylan!) Sizi biraz çocukluk günlerinize götürecek. (Aaaaaa! Şu bizim H. su almış.Kemal. suları boşaltarak. üzerine türküler yakılan Yavuz'dan da büyükmüş demek ki! Fatih Çekirge.Kemal'in] Samsun'a gidişini nasıl tarif edeyim size. Çekirge'nin şu son kelimesi üzerinde duracağım. bugüne kadar hepimizin. Emin Oktay'dan tutunuz.Kemal'i "Anadolu'nun kurtuluşu için yolladığını". birkaç balon patlatıp F. Oraya gelmeden.Ceylan. Oysa yayından önce Meydan Larousse ansiklopedisine şöyle bir göz atmış olsaydı. Çekirge'nin tarih bilgisini yoklamış. gülünç bir iddiaya aracılık etmekten de kurtulurdu. Samsun'a ayak bastığı iddia edilir. İşin gerçeğini söyle!" Rufai Tarikati Şeyhinin bu önemli uyarısından (!) sonra söz. 19 metre ne demek." [Bir an sonra. F. hiç dümen bilmediği için yanlışlıkla önce İnebolu'ya çıktık denilerek. nasıl böylesine çarpıtılabilir? Bu niye yapılır? Oysa bizim bildiğimiz kadarı ile M. bunu biraz sonra açıklayacak.Ceylan'ın sesi. Vahidettin'in M.Çekirge devam ediyor:] "İddianın sahibi. Ceylan'ın iddialarına önce inanamadık.] H.Ceylan. bağrını bu yalan rüzgârına açmış. Bunlar gizlenmesin.[Anlaşılan bu ilişkileri aydınlatacak çok önemli bir belge bulmuş. Galip Efendi de şöyle diyor: "Bunlar tarihi vaka.Ceylan şöyle devam ediyor: "[M. birdenbire kocaman bir vapurun fotoğrafı dolduruyor. d ahası. ayılmadan ve uyanmadan dinliyor. Oooo! Ad eta orta boy bir transatlantik! H.H. Hasan Hüseyin Ceylan.H. esip gürlüyor.Çekirge'yi sendeletmiş. de bi an _8 . Bandırma gemisi hakkında doğru bilgi bulur.237 baca yüksekliği 19 metre yüksekliğinde.H. bu önemli ve tarihsel iddianın Bandırma gemisiyle ilgili olduğunu anlıyoruz.

239)243 Bandırma gemisinde bulunanlardan biri olan Yarbay M. TBMM ne. Mücahedat-ı Milliye Hatıratı' adlı kitabında. sonradan Bandırma adı verilmiş bir başka geminin fotoğrafını yutturmaya çalışan H. Kim. 8-10 metre boyunda.H. tam gaz uyduruyor! Ama bir gerçek olan fırtınayı ise abartı sanıyor. bunları bilen. gerçek dindar kim. acıyı ve zafer coşkus unu iliklerine kadar yaşamış insanlarla doluydu.H. kuva-yı milliyeci kim. Çünkü biri. işbirlikçi kim. İstanbul ne. daha çok balıkçılıkta kullanılan bir kıyı teknesidir. Sevres ne. Lozan ne. bu acıları ve coşkuları unutturmaya çalışıyor ve dikkatleri böyle zırvalara çekmeye çalışıyor.Ceylan. Çünkü Kurtuluş Savaşının daha dumanı üstündeydi. Kim dersiniz? Söyleyeyim. tam bağımsızlık ne. yakın geçmişimizle ilgili gerçeklerden kuşkuya düşürerek.239 Bu yutturma iddialar ile devlet-tarikat sorunu arasında ilişki kurmaya çabaladığı için. saray ne. kapitülasyon ne. azıcık bilgi ve biraz sağduyu yeter.Kemal'e haber vermiştir. hiç kimse kamuoyunu böyle dış kapının mandalı konularla meşgul etmezdi. Taka. Hayır efendim." [Bundan sonra ekrana TTK Başkanı Prof. Dört yıl süren yaman bir mücadelenin sonucu bir yana bırakılıp da Bandırma'nın boyu poşu ile neden uğraşılıyor acaba? Bu çabaların. M.Ceylan'a aracı olduğu için.Hakkı Okday. Bandırma'yı. Vahidettin'in damadı İ. herkesi kendi bilgisizliğine de ortak ediyor. Bu konuşmayı sonra vermek üzere. kaptan için 'yol iz bilmiyor' demiş ki? Kim. kendi kurguladıkları bir uyduruk tarihe inandırma tuzakları olduğu besbelli değil mi? Şimdi gelelim.Ceylan'ın yeni Zati Sungurluğuna. bir İngiliz savaş gemisinin Bandırma'yı izleyeceğini sanıyorlar. bu yolculuğu de bi an _8 .Yusuf Halaçoğlu gelecek ve kısa bir konuşma yapacak. hoşgörü ne. "bugüne kadar hepimizin küçük bir taka olarak bildiğimizi" söyleyerek. bu bir hülya mıdır. s.Çekirge ayrıca. biz Bandırma'nın taka olmadığını biliyoruz! Bize hiç kimse o geminin taka olduğunu söylemedi. Çekirge'nin sözlerini ele almak istiyorum. yoksa M.240 F. Bandırma gemisine taka diyenin aklından şüphe etmek için doktor olmaya bile gerek yok. Şimdilerde birileri. (Türkiye İnkılabının İçyüzü. geçim derdine düşmüş ve pek az okuyan insanlarımızı. 1924'te yayımlanan 'Anadolu İnkılabı. Ankara ne. Doğu Karadeniz bölgesine özgü.242 Bir kruvazörün Bandırma'yı takip ettiğini ilk ortaya atan da yine Vahidettin-. H. din tüccarı kim.241 Bandırma ise buharlı bir gemi. hiç kimse böyle ıvır zıvır k onularla ilgilenmez. Dört bir yanımız. gerçekten bizler de şaşırdık ama bu zırvalara inanıp da ekrana getirdiği için! İlk Bandırma vapuruyla hiç ilgisi olmayan.Sonra dedik ki bunu en yetkili kurum olan Türk Tarih Kurumu Başkanına da soralım. böyle bir tehlike olduğunu M. cilerin öncüsü Mevlanzade Rıfat'tır.Arif.]: Evet. yelken ve kürekle hareket eden.Dr.Kemal'in bayrağı altında toplanmış olanların gerçekleştirdiği bir mucize midir. bağnazlık ne. işgal devriyelerinin nalça sesleri ile İzmir kordonunda Türk süvarilerinin nallarının şakırdaması arasındaki fark ne.H. kaptanın 'hiç dümen bilmediğini' yazmış ki? Kim? Kim? Böyle birileri yok! H.Kemal ve arkadaşları. Ayrıca bizim gençliğimizde. Masal yazmaktan vakit bulup araştırmıyor ki doğruları öğrenebilsin.

Biz açıldıkça deniz de kabardıkça kabardı. Denizin çok dalgalı olması.Kemal Paşa da buna sinirlenmekte idi..şöyle anlatıyor: □ "Acaba Boğaz dışında bir İngiliz torpidosu tarafından küçük Bandırma vapurumuz durdurulacak mıydı? Samsun'a ayak basıncaya kadar bu şüphe ve tereddüt kaybolmadı. usulen rotasını sahilden uzak tutmak mecburiyetinde idi. resmi tarihçilerin uydurduğu şeyler değildir. Sandallarla vapura gittik.. fırtınanın şiddeti sebebiyle gemi süvarisi.. bu yolculukta bulunan. Allahın inayeti ile batmadan." (Hayat dergisi. hem de çok tehlikeli geçirdik. Evdeki vedaları bitirmiştim. tekne gibi sallanıyordu. fazla durmadan Sinop'un yolunu tuttuk.Bnb. Yaver Muzaffer (Kılıç) Beyden öğrendiğime göre.Kemal'in karargâh subaylarından biridir." (Hayat dergisi. Yıldırımla vurulmuşa döndüm. vaktiyle uzun müddet yanımda çalışan bir erkan-ı harp (Kurmay Yüzbaşı Neşet Bora) da gelerek. Akşam 9. İngilizlerin Boğaz'dan çıktıktan sonra. □ M. sayı 21/ Mayıs 1969)245 Kısacası Samsun yolcularının.. Bir taraftan Karadeniz'in müthiş fırtına ve dalgalarından kurtulmak.30'da İn ebolu'ya girdik. aldığı bir hab ere göre. Gecenin karanlığı içinde büsbütün korkunçlaşan Karadeniz'in hırçın dalgaları üzerinde Bandırma gemisi.] Hemen karar verdim. Baktım ki rıhtıma yanaşmış olacağını sandığım vapur. İstanbul'dan ayrılmadan önce kulağımıza. M. Tam bu sırada gelerek. . içindekilerle beraber Bandırma'yı Karadeniz'in azgın sularına gömecekleri söylentisi çalınmıştı.. arkamızdan bir torpido yollayarak. Fakat endişemize rağmen torpido görünmedi. muayyen saatte rıhtımda toplanmış olacaklardı. "Artık Şişli'deki evi bırakmak üzereyiz. Karargâhımızdan olanlar. uzaklardadır.Sinop'tan Samsun'a doğru yola çıktık. bildiğimiz bu. bir İngiliz gemisinin Bandırma'yı durduracağından ya da batıracağından kuşkulanmaları da. icap ederse baştan karayı dahi göze almasını' emretmiş. maiyetinde (emrinde) çalıştığı bir damattan (Vahidettin'in damadı İsmail Hakkı Okday)246 aynı şeyleri öğrendiğini bildirdi. otomobile atlayarak Galata rıhtımına geldim... Kaptana 'sahilden uzaklaşmamasını. beni büroma (çalışma odama) götüren bir dostum. Bandırma vapuru Galata rıhtımında hazır. M. [. Hepimiz yataklara serildik. ayın 18'inde öğleye doğru Sinop limanına girebildik. yahut vapurun Karad eniz'de batırılacağını söyledi.. benim ya hareketime müsaade edilmeyeceğini. kaç mil gittiğimizi de bilmiyorduk. Paraketeyi dalgalar kopardığından. fındık kabuğu gibi oynamaya başlamıştı. Hatta ka ptan köprüsüne çıkıp kaptanla konuştuğunu görmüştük...Hüsrev Gerede de o yolculuğu özetle şöyle anlatmaktadır: "[Silah ve cephane denetiminden sonra] akşamın sekiz buçuğunda Boğaz'dan çıktık.. Daha sonra. birden yerini şiddetli bir fırtınaya bıraktı. Geceyi pek fena. diğer taraftan İngiliz torpidosunun karanlık hayalinden kaçmak isteyen bu küçük teknenin yolcuları. çok sıkıntı çekmişlerdi.Kemal'in bu konuyla ilgili olarak anlattıkları da şu. Yolculuğu o da şöyle anlatıyor: "Hafiften hafiften esen rüzgâr."244 □ Aynı vapurda bulunan Kur.. azgın fırtına da. sayı 7/ Mayıs 1956) □ Üsteğmen Hikmet Gerçekçi de. Otomobil kapımın önünde idi. Kaptana yola çıkmak de bi an _8 . Fırtınadan ufacık gemi.

nihayet Samsun limanına vardık. susarlar sanıyorduk. Geniş tutuklamaların başladığı çok karanlık bir dönem yaşanmaktadır. resmi tarihin büyük oyununu faş ediyorlardı: Bandırma vapuru 236 metre boyunda koca bir gemidir.248 Çok zorluk çekecek. vapur muydu. kaptana tehlikeli ihtimalleri anlattım." (Atatürk'ün Hatıraları. bütün bu şeylere lüzum yoktu.124125) M. 'bu denizi pek iyi tanımam.247 Çünkü bundan sonra benim tek istediğim.249 bir İngiliz gemisinin Bandırma'yı izlediğini anlatmıyor! Her olayı. Karadeniz boğazından çıkarken. kendi koşulları içinde değerlendirmek zorundayız. hareket hazırlıklarını çabuklaştırmasını söyledim. hiç takaya benziyor mu? Sultan Vahdettin tarafından Kurtuluş Savaşı'nın meşalesini yakmakla görevlendirilen M. uzak bir olasılık değildir. Kasabaya çıktım. bizlere taka diye öğretilen. Atatürk'ü Samsun'a götüren gemi.Kemal de bi an _8 . altına da şunları yazmışlar: '70 yıllık resmi tarihin kitaplarında. İstanbul'dan gizlice yola çıktıklarını. Aynı tertiple seyahat ederek. Oradakilerle görüşerek. aldanmışız. Bandırma'nın çürük çarık bir taka. kaptana kıyıdan gitmesini söylüyor. pusulası olmayan. Yirmi yedi yıllık ihtiyar kaptan. Ben kaptan yerinde idim.Kemal. Anadolu'nun bir kara parçasına ayak basmaktan ibaretti. M. □ Hasan Pulur. 236 metre uzunluğunda. özetle şöyle demektedir: "Son olarak bir de Bandırma vapuru safsatası çıkardılar. dışarı çıktılar. Milliyet'teki 30 Nisan 1995 günlü yazısında. Samsun'a bir an evvel ayak basmak için o kadar acele ediyordum ki zaman kaybetmektense tehlikeye göğüs germeyi tercih ettim. televizyo ndaki bir programa yutturdular. Cevap verdi. demir aldırmaya başladı.250 (16 Nisan 1995) Artık herhalde yanlışlarını anlarlar.takip ede ede. Bu defa Ankara'daki kitap fuarına (15-23 Nisan). yol iz bilmeyen bir kaptanla yola çıkılan Bandırma vapurunun fotoğrafı! Osmanlı donanmasına bağlı. Samsun'a kolaylıkla gidilebilecek yol olup olmadığını soruşturdum. taka mıydı? Sanki takaydı diyen varmış gibi.Kemal ve arkadaşları da gereksiz yere kuşkuya kapıldıkları için de eleştirilemez. Bugünkü bilgilerimize dayanarak. 'Ne aksi.H. Zabit ve askerler. Bilmem neden. 19 metre baca yüksekliğindeki bu dev şilep. çünkü o karışık dönemde bu. hatta Sinop'ta inip yolculuğa karadan devam etmeyi bile düşünüyor.' dedi. Gelip gidildiğine göre. acaba bunlarla şehirdekiler arasında bir muhabere mi (habe rleşme mi) vardı? Maksat beni tevkif etmekse. Birkaç ecnebi zabit ve askeri bizi yoklayacaklar mıydı? Muayene uzayıp gitti. günlerce yollarda kalacaktık. Kısa bir araştırma yaptık ve doğrusunu yazdık. evvela Sinop'a geldik. s...Kemal bu kuşkusundan dolayı. Muht eremler. M. İ. Sahili. Mümkün olduğu kadar kıyıları takip etmesini tavsiye ettim. kaptanının yol iz ve dümen bilmeyen biri olduğunu. kırık dökük. Okday boş yere telaşlandığı. Maatteessüf yokmuş. Bir kararsızlık da olabilir diye düşündüm. Bundan istifade edebi lmek için kaptana. Sıkılıyordum. baca yüksekliği 19 metredir! Önce bunu. Telaşlanıp kuşkulanmakta haklılar. pusulasının bulunm adığını. Tekrar Bandırma vapuruna bindik. bir geminin fotoğrafını asıp.için emir verdimse de Kız Kulesi açıklarında muayeneye tabi tutulduk. pusulamız da biraz bozuk. Hareket ettik. Dört görgü tanığının ağzından Samsun yolculuğunun hikâyesi bu.

Dr. kısa süre içinde açığa çıktı. O programdaki konuşmasını.Dr. Hasan Pulur'a bir açıklama gönderiyor.251 Ama kimin yalan söylediği. F. çok daha iyi yolda olacaktır.. işte Atatürk'ün külü stür bir vapurla. 'büyük Atatürk de. Ya böyle yazan hiçbir resmi tarih kitabı yoksa. pusulası olmayan ve zor hareket eden ve hatta Karadeniz'in bu engin dalgalarına dayanacak gücü bile olmayan." [Böylece H. Kanal 6'da yayımlanan Pusula programında bir daha ele alındı. Atatürk'ün Samsun'a nasıl çıktığı sorusuna da. yeni bir yalana kadar sustular. programda söylediğim bu kadar değildi. Öte yandan.Dr. Nitekim sözlerimin devamında. o zaman ne yapacak TTK Başkanı?] _8 . konumuzla ilgisi olmayan kısımları çıkararak.253 Kaldı ki belgelerde de bunun böyle olmadığı görülüyor. Bu programa Prof. Bu programın ilgili bölümünü..Y." [Ama söylediğini iddia ettiği bu sözlerin çoğu.Ceylan'ın iddiasını. programdaki konuşmasında yer almıyor! Ya bunları söylemedi. bilinmeyen bir şey değildir anlamını vermek istedim. bariz örneklerden bir tanesi bu. Türk Tarih Kurumu'nun Bilim Kurulu toplantı salonu nda yer almaktadır'. tarihi doğru gördüğü zaman. 19 Mayıs sabahı Samsun'a çıkmıştır' dedim ve ekledim. gerçek manada öğretelim ki ben şundan eminim. İşte en açık. dediğim gibi. Prof. oyunlarından kurtulacaktır.H. 'doğrular islam Ansiklo pedisi'nde bile mevcuttur' demiştim. nal gibi harflerle "Bize yalan söylediler!" diye yazıyordu.252 Ve asıl yalancılar ve destekçileri. Birtakım kişilerin de şeyinden. olduğu gibi aktarıyorum: "Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile ilgili tarih kitaplarında. konumuzu ilgilendiren bölümünü de aynen aktarıyorum: ". 16 Mayıs 1995 akşamı. hayli tartışma konusu olmuştu. hem halkımız. onlardan gizlice Samsun'a gittiği şeklinde kayıtlar vardır. ya da söyledi ama F. 'bu bilgiler İslam Ansiklopedisinde bile var'. İstanbul hükümeti tarafından. 'Atatürk Bandırma vapuruyla İngilizlerden kaçarak değil. onu buldukça da söylemeye cüret eden insanlar olmalıyız' demektedir ve bu deyişi. Halbuki bugün.Yusuf Halaçoğlu da katıldı. sonradan ekliyor. İngilizlerin de oluruyla 16 Mart 1919 Cuma günü öğleden sonra İstanbul'dan hareketle.Dr. ancak kıyıdan gidebilen bir Bandırma vapurunun hızıyla. • Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. dolaylı olarak doğrulamış oluyor. gençlerimize.Taner Kışlalı.Çekirge sansürledi] □ Bandırma vapuru konusu. Özellikle 'bile' kelimesini sarf ettim ki bu.Yusuf Halaçoğlu'nun. A. sadece yıllar önce yayımlanmış olan İslam Ansiklopedisinde bile bunun aksi yazıyor. Ergun Aybars ile birlikte Prof.Dr. 'biz her zaman hakikati arayan. işte bu gemidir!' " Pulur'un verdiği bu bilgiye ben de bir şey ekleyeyim: Afişin üstünde de. Tabii. hem gençlerimiz. Tarihimizi. İngilizlerden de kaçarak. maiyetiyle birlikte Anadolu'ya geçmesi için tahsis edilen taka. Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile ilgili olarak da. daha sonra.Halaçoğlu.□ Prof.Çekirge'nin İktidar Oyunu adlı programında yaptığı kısa konuşma. 5 Mayıs 1995 günü Olaylar ve İnsanlar köşesinde yayımlanan bu açıklamanın. aktarıyo- de bi an Paşaya. demiştim. Birçok gazetede bu fotoğrafın ikinci Bandırma gemisine ait olduğu açıklandı.

..Şimdi. Ü.. Programın hazırlayıcısı ve sunucusu Ümit Zileli.. hem İngilizlerin haberi olarak. çok daha doğru ve iyi bir yolda olabileceğ imizi ifade ettim. ne takadan bahsettim. programın yapımcısı Fatih Çekirge ile.Zileli .rum.Ceylan'ın iddialarını özetledikten sonra. gerçekten. yani izlenecek olursa. orta ve lise tarih kitapları duruyor. Türkiye'nin en zengin kitaplı klarından biri var. doğrusu öğretildiği takdirde gençlerimize ve insanlarımıza.Halaçoglu..H. Bandırma dökü ntü. Ü.Zileli . değişik yıllara ilişkin belli başlı ilk okul yurt bilgisi. milyonların önüne yeniden çıkmadan önce. tarih kitaplarımızda biraz bu konu saptırılmış.Halaçoğlu .Ceylan'ın gerçeklerle arası zaten bozuk. pusulası olan bir vapurdur. Bir bilim adamı ve çok önemli bir kurumun Başkanı olarak.Halaçoğlu . Y. benim programda sadece. eksiksiz aktarıyorum.Programda yalnız. E. yanlış öğretilmemesi gerektiği. ham bilgiyle ahkâm kesilir mi? Artık "Emin Oktay'dan Enver Ziya Karallara varıncaya kadar böyle söylendiği" iddiasını ele alabiliriz.H. orada sözü edilen kısım.Nedir efendim? Y. Çünkü ben gemiyle ilgili hiçbir beyanat vermedim.Zileli .Karal ile Emin Oktay'ın ve 1928'den beri ilk okul. Y. fakat TTK Başkanı Y. demiyeyim de veya yanlış bir biçimde ortaya konmuştur. İslam Ansiklopedisi'nde bile çürük olmadığı yazılı.Peki efendim. konumuzla ilgili olarak ne yazılıysa. İngilizlerden kaçarak Samsun'a çıkmadı.. Y..Orada bir fazlalık var yalnız. çürük değil. Enver Ziya Karal ile Emin Oktay'ın254 kitapları da... gençlerimize gerçekleri öğretmeliyiz' gibi bir şeyle de toparlamışınız. ee.Halaçoglu da.. Halaçoğlu'na diyor ki: "Ü. bilgisi dahilinde Samsun'a Bandırma vapuru ile çıktı. H. o konuyla ilgili. ben sadece şöyle bir ifadede bulundum.Halaçoğlu .. Atatürk Samsun'a dedim. Hem İstanbul hükümetinin. tarihimizde bu tür çarpıtmalar ve yanlışlar var. burada sanıyorum ki. Onun dışındaki ilk söylediğiniz kısımla ilgili herhangi bir şeyim yok.H. Emin Oktay döneminden itibaren şöyle bir baktığımızda. Karadeniz'in azgın suları ile boğuşarak. H.. normal. Bunun ötesinde herhangi bir. de bi an _8 .Ceylan'ın Emin Oktay'ın tarih kitabı hakkındaki iddiasını da hâlâ paylaşıyor. gerçekleri araştırmadan konuşuyor. dedim..Bunu ben.. Değil mi efendim? Bir yanlış.Zileli .. H.. Ben de. Masamın üzerinde. Tarih kitaplarımızda. orta okul ve liselerde okutulan başlıca tarih kitaplarından alıntılar yapacağım: Hepsinde.Ondan sonra mikrofon size dönmüş galiba ve 'Evet. Atatürk Samsun'a nasıl çıktı diye soruldu. t arihin doğrusunun öğretilmesi.Halaçoğlu . Ü.Affedersiniz. Y. Tabii Prof. Kulaktan dolma. hem Vahdettin'in." Söylediğini iddia ettiği bu sözler de ilk programdaki konuşmasında yok! Açıkl adıkça yeni cümleler ekliyor.. geçmişte Emin Oktay'ın tarih kitabında olduğu gibi İstanbul'dan kaçarak gizlice gitmedi. İşin ilginç yanı.Z. birkaç kitap karıştırıp gerçeği öğrenmeye çalışamaz mıydı? Başkanı olduğu kurumda. Mesele budur. zamanın iyisi bir vapu rdur.. Bana sorulan sualde. dedim. askeri tarihler de.

e.Ahmet Sevengil. 15 Mayıs 1919'da." (E.223.. s. Ş. güvendiği arkadaşlarını yanına alarak karargâhını kurdu ve 16 Mayıs akşamı İstanbul'dan Bandırma vapuru ile Samsun'a hareket etti.a. 15 Mayıs 1919'da. İlk Okul: □ "Çanakkale'de büyük yararlık ve kahramanlık göstermiş olan kumandanlarımızdan M. 5. s." (Emin Oktay. memleketin en kötü günlerinden biri olan. T. TC İnkılap Tarihi. s." (E.." (M. M. 1981) de bi an _8 . 1958) □ "M. s.Ziya Karal. Ders Kitapları Türk Ltd.26. 19 Mayıs günü Samsun'da Anadolu'ya ayak bastı. Tarih IV.Kemal de 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı..Arkın-O.Yalçın. M. 1958) b. Yeni Tarih.Kemal Paşa.Kemal.K. İstanbul'dan Anadolu'ya hareket etti ve Samsun iskelesine çıktı (19 Mayıs).Oktay. Yunan ordusu İzmir'e ayak bastıktan bir gün sonra. M.Sınıf. İlk Okul 5.. Yunanlılar İzmir'e asker çıkardıktan dört gün sonra. M. Remzi K. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı.Kemal Samsun'a hareket ediyor ve 19 Mayıs'ta Samsun'da.Kemal. İstanbul." (R. 3." (Zuhuri Danışman. Anadolu topraklarına ayak basıyordu..Kemal de 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. İzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edildiği günden bir gün sonra. a. Bu vazifeyi hemen kabul etti.. bu sırada Anadolu'ya geçti. M.Kemal Paşa. geçen dersimizde gördüğümüz gibi. Üçüncü Ordu Müfettişliği ödeviyle 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan çıktı. 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan ayrıldı. 1931 [İlk resmi tarih budur]) □ "Hükümet kendisine ordu müfettişliği teklif etti.E. MEB y. Yeni Tarih Dersleri.. Bir Y. Anadolu'da bir ödev al arak (3.124. s.117.. 19 Mayıs sabahı da Samsun'a çıktı. 1950) □ "M.Mumcu. İstanbul. İstanbul. Yunan ordusu İzmir'e ayak bastıktan bir gün sonra. İstanbul. İstanbul. 1928) □ ". Devlet Matbaası. Orta III. 1957) □ "M. Anadolu topraklarına ayak basıyordu. T.g." (M.Su -A. 1945) □ "15 Mayıs 1919'da Yunanlılar hiçbir sebep yokken İzmir'e çıkmışlardı.Kemal 16 Mayıs 1919'da çürük bir vapurla255 İstanbul'dan Samsun'a hareket etti." (E.14. İstanbul. Orta III.Oktay.23.Ordu Müfettişliği).Bu sırada kendisine Samsun'da Ordu Müfettişliği teklif ettiler." (Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti. s. ordu müfe ttişliği vazifesiyle Anadolu'ya gidiyordu. Orta Okul ve Lise: □ ". 14.63.Cumhuriyeti Tarihi. Ordu Müfettişliği vazifesini alarak. Yeni tarih. 134." (E. 1952) □ "Bu maksatla.Basımevi. İlk Okul 5. İstanbul. s. s. s. İstanbul. Yunanlılara karşı koymak için hazırlıklar yaparken. ilk Mekteplere Yurt Bilgisi.. Atak Y. Suhulet Kitapevi. 19 Mayıs 1919 günü Samsun'da Anadolu'ya ayak bastı.Cumhuriyeti Tarihi. M. İzmir'de kurulan Redd-i İlhak cemiyeti.Kemal Samsun'a hareket ediyor ve 19 Mayıs'ta Samsun'da.234) □ "Hükümet kendisine ordu müfettişliği teklif etti.. s.Ziya Karal.

1962)  Hani. Harp Tarihi Dairesi Y. Peki. hani İngiliz işgal kuvvetlerinden kaça kaça. Bu kitabı baskıya verinceye kadar Halaçoğlu'dan ses çıkmadı.  M.00'den sonra yerinde olur' dedi ve niçin aradığımı sordu. Sekreter hanım.Y.. hani pusulasız diyorlardı. M. hani gizlice diyorlardı. Emin Oktay...Y.12) □ "Aşağıdaki bilgiler incelendiğinde.Halaçoğlu'nun tutumunu nasıl niteleyeceğiz? M." (TİH. Ankara.Karal ve onlardan sonraki resmi tarihçiler taka diyorlardı..H.H. s.133) Az önce hepsini gördük. s. kadrosuna göre ikmal ettirerek. s." (K. bu konuda bir açıklama yapmak zorunda olduğunu sanıyorum. Anlattım. gizlice gitti diyorlardı? Hiçbirinde. Böyle bir açıklamaya önce bu kitapta yer vermek için 4 Ocak 1996 Perşembe günü.Kemal Paşa.Dilipak. sonra da ona hücum ediyorlar. Halaçoğlu konferanstaymış.Mısıroğlu.Halaçoğlu'nun iddia ettikleri gibi bir ifade yok! Üstelik çoğunda Bandırma gemisinin adı bile geçmiyor.Kemal'in.Kemal'in kurduğu Türk Tarih Kurumu'nun Başkanının. TRT nihayet 21 Aralık 1987'de [açıkladı]. Nokta Dergisi. E.H.. müfettişlik karargâhını. CG Yol. s. şeklindedir. Sekreterine bağladılar.209) Hayali bir yel değirmeni kuruyor. hani kaptan ne yol iz biliyor. 5 Mayıs 1991.Mücahitler. M. Allah ıslah etsin! de bi an _8 . hiçbir resmi tarih kitabında.Ceylan ile TTK Başkanı Prof.Ceylan.195.Dr.69) Kaçarak geçtiğini söyleyen kim ki?256 □ "Bütün resmi tarih kitaplarında ve ideolojide anlatılan.Kemal'e karşı olan yazarların piri Mevlanzade Rıfat'tır! (Türkiye İnkılabının İçyüzü." (A.Ceylan'ın yine uydurduğu anlaşılıyor. M. ne dümen diyorlardı. 1 cild." (H.c. Bandırma vapuru ile İstanbul'dan hareket edecek ve 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkacaktır. 16 Mayıs 1919 tarihinde.Atatürk'ün Türkiye'yi işgal kuvvetlerinden kurtarmak ve Anadolu'da kurtuluş meşalesini yakmak adına İstanbul'dan gizlice Samsun'a hareket ettiği. hani yanlışlıkla önce İnebolu'ya çıktılar diyorlardı.Kemal'in İstanbul'dan ayrılışı ile ilgili öteki iddialar: □ "Anadolu'ya kaçarak geçmiş değil. S. Askeri tarih: □ "M. Prof. H.Kemal'in İstanbul'dan gizlice Samsun'a hareket ettiği yazmıyor. Halaçoğlu yerine döner dönmez haber vereceğini söyleyerek numaramı aldı.00'da TTK santralinden Halaçoğlu'nu aradım. ne Vahdeddin'den ve ne de İngilizlerden gizli Samsun yolculuğuna çıkmadığı görülecektir. Gizlice gittiğini yazan tek kişi M..Z.Dr. '18. saat 16. H. Yıllardır ketmedilen (saklanan) bu gerçeği. s..K.

s. böylece resmi tarihin bir yanlışını bulmuş gibi hava atıyorlar! Pek çocukça bir numara! Eğer bu numarayı yutanlar varsa. Bandırma vapurunda tek başına M. 1.37) Türkçesine mi şaşarsınız. anayasa hukuku gereğidir.H. (Dr.Kemal ile İngilizler de Vahidettin'e karşı_ gizlice anlaşmışlarmış. yalnız M.Kemal'in anılarında var. s.Kemal Paşanın bulunduğunu sanmaktadır. Padişahtan gizli olarak atanabilir mi? Atama kararındaki üç imzadan birinin. ilk defa 1987'de TRT'nin açıkladığı da Dilipak uydurması. 1.Bu gerçeği. o da M. s. iki şifre kâtibi.Mücahitler. ne M. □ "[Bandırma vapurunda] tam 19 üst düzey paşa ve devlet yetkilisi vardır.95) Efendi hazretleri.. ne de kitaplarda! Vahidettinciler. Aziz Nesin'e selam olsun! Böyle yalan-yanlış bilgilere yer veren özel bir kitap olsaydı bile.Mısıroğlu'nun açıklamasından anlaşıldığına göre. Bandırma'da tek başına M. üç üsteğmen.Vakkasoğlu. 9. (S. önce bir iddiada bulunup sonra da bu iddiayı şiddetle yalanlıyor ve herkesin bildiği gerçekleri kendileri keşfetmiş gibi açıklıyor. 1926'da Hakimiyet-i Milliye ve Milliyet gazetelerinde yayımlanan M.155) □ "Yıllarca yürütülmüş dayatmacı resmi tarih yalanlanınca. s. üç binbaşı. Bir paşa.Ordu Müfettişliğine. dürüst bir yaklaşım olur muydu? Bunun..C. Büyük Oyun.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu. 1. ne öteki anılarda. Vodvil kurgusunu andıran eğlenceli bir durum! K." (H.Ceylan.Ceylan. Beşinci Murat'ı örnek alıp bütün O smanlı Padişahlarının deli olduğunu söylemekten ne farkı var? Yoksa yalan-yanlış yazı yazmak." (V.C.Sabri Efendi. meğerse M. aynı iddiaya. İngilizlere karşı gizli bir anlaşma yapmışlardı ya. Bandırma vapurunda tek başına M.Kemal. Ötekiler: Üç albay..Kemal'in olduğu.14)257 □ "Yıllarca yürütülmüş yağcılık edebiyatı neticesi. beş yüzbaşı. Vahidettin ile M. bir yarbay.C. ne resmi tarihlerde.H. ötekisi de bir iki kelimesini değiştirip uyduruk cümleyi kendine mal ediyor.İngiliz gizli anlaşması masalı Vahidettincilere göre. Büyük Oyun.37) Biri uyduruyor. M. M. Yunanistan'da çıkardığı haftalık de bi an _8 . GRYT ansik lopedisi de yer vermektedir. bu iddianın fikir babası.Kemal Paşanın bulunduğunu sanmaktadır.Fethi Tevetoğlu. Son Bozgun. bugünkü nesil. genç nesil. s. s.Kemal'e karşı olanların tekelinde mi? 8.Kemal . H. Padişahın olması. bu konuda ayrıntılı bilgi var.Kemal.C..Kemal'in anılarında. bu tek örnekten yola çıkarak ve işe resmi tarihleri de katarak genel bir suçlamada bulunmak. Damat Ferit hükümetlerinde dört kere Şeyhülislam258 olarak görev almış. 1.141. 150'liklerden M. verdiği bilginin ilkelliğine mi? Vapurda bir tek paşa var. Atatürk'le Samsun'a Çıkanlar.

Sabri Yunanistan'dan Mısır'a geçer." (Hayat ve Hatıratım.Sabri de Romanya'ya kaçacak. bir kısmına ise hükümetçe yurt dışına gitmeleri tavsiye edilir (Mesela Ali Kemal ve Rıza Nur'a)." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. Türkçe gazetelere yazılar yazar.Abdülhamit'in kitaplık memurluğunda bulunur. 'allame'. s. 1900-1904 arasında. Türk ordularının ve halkının üzerine tayyarelerle atılır. eğitimini ilerletir. Basri Bey ve M. Ama çok geçmeden. II. Rıza Nur diyor ki: "Maatteessüf (yazık ki) çabucak Sadık. s.370) Bu parti hakkında geniş bir araştırma yapmış olan Ali Birinci. Ali Birinci'nin verdiği bilgilere göre Talat ve Cemal Paşalarla Polis Müdürü Azmi Beyin de öldürülmesi düşünülmüş fakat gerçekleştirilememiştir. önce İttihat ve Terakki'nin yanında.212) M. politikaya merak salar. (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. fenalık ve edepsizlik başlamıştı. s.Sabri Efendi Tokat'ta doğar.Sabri Efendi. '20. s. yeni bir darbe girişimi hazırlıklarına katılacak ve Sadrazam M. İstanbul'a gelir. s.Sabri Efendi [dir. de bi an _8 . ders vermeye başlar. parti Gümülcineli İsmail.]" (Hilafet. Gümülcineli İsmail'in hükümet darbesi yapma önerisi üzerine parti başkanı ve bazı üyeler istifa ettiler.259 Mısıroğlu diyor ki: "Bu muammaya (bilmeceye) ilk defa ve isabetle parmak basan." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. İngilizler hesabına casusluk yapmayı kabul ederler. s. M. 1908'de Tokat milletvekili olarak Meclis'e girer.Sabri Efendi Pi-re'den İstanbul'a gelmiş. bu cinayetle de ilgilidir. Bu arada suikastçılarla da görüşmeler yapmıştır.Sabri Efendiyi tanıyalım. medrese eğitimi görür.264 Mesela "Gümülcineli İsmail savaşın başlamasından (1914) birkaç ay sonra İngilizler tarafından Selanik'e gönderilir.Sabri ve Gümülcineli'den mürekkep bir klik teşekkül etmiş.219) Bu arada M.Sabri de Mısır'dan Romanya'ya döner.263 Mısır'da bulunan kaçak İtilafçılardan 20-30 kadarı. Ali Birinci diyor ki: "Hadise günü M.Yarın gazetesinin 1 ve 2 Kasım 1929 günlü sayılarında açıklamış. ancak istenen neticenin alınamaması üzerine geri dönmüştür. 25 Ocak 1913 günü Bab-ı Âlinin basılıp hükümetin devrilmesine karar verildi ama İttihat ve Terakki daha hızlı davranıp Bab-ı Âli'yi basarak iktidarı ele geçirdi. sonra Yunanistan'a geçecektir.Şevket Paşa öldürülecektir (11 Haziran 1913). merhum Şeyhülislam M. İslam dü nyasının en büyük alimlerinden biri' olarak niteledikleri M.196.262 Gümülcineli İsmail ise bir daha siyasetle uğraşmayacağına dini ve namusu üzerine yemin ettiği için sürgün cezasına uğramaktan kurtulur. 8/1." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. parti yönetimi ihtilal komitesi halini aldı. burada Türk hükümeti aleyhinde bir gazete çıkarması temin edilerek.277)260 Önce bu belgesiz iddianın sahibi M. M. daha sonra Ahali Partisi (1910) ile Türk siyasi hayatının en karanlık kuruluşu olan Hürriyet ve İtilaf Partisinin (1911) kurucuları arasında yer alır. özetle şöyle diyor: "Bir toplantıda. asırda yetişmiş.Sabri'nin hakimiyetine girdi.209) Vahidettincilerin 'büyük din bilgini'. 217)261 Bunun üzerine Hürriyet ve İtilaf Partisi yöneticilerinin bir kısmı yurt dışına kaçarlar (M.198.

. s.Sabri Efendinin. bu sakat zihniyetti. Dediği dedikti. ellerini nasıl havaya kaldırmaları gerektiği de rejimle gösterilir. saraya hulul etmiş (sokulmuş). Mütareke olur olmaz İstanbul'a dönüp yeniden politikaya sıvanacaktır. Bilecik'te oturmaya mecbur edilir. İngiliz casusu Sait Mollanın kurduğu. (T. Milli Mücadele'nin şiddetli düşmanıdır.C. Türkleri İttihatçıların zulmünden kurtarmak istedikleri dile getirilir.Birinci. 11.. İngiliz himayesine girmekten başka kurtuluş yolu olmadığını iddia edenlerdendir.Sabri Efendinin yazdıkları da bu doğrultuda mıydı? Bu husus açıkça beli rtilmemiş ama Türk birlikleri Romanya'ya (Galiçya) gelince.76) □ Göztepe.268 □ Celal Bayar şöyle yazıyor: "M. M. Ferit hükümetini devirmek ve Sadrazam olmak için çevirdiği oyunları da (Eylül 1920).266 M.110'dan aktaran A." (V.219) M. Türkiye'de Siyasi Partiler. Paris'te bulunan Damat Ferit'e vekalet de etmiştir.M. Sultan Abdülhamit sarayının tatlı lo kmalarının lezzeti henüz damağından çıkmayan M. İngilizlere teslim olanların refah içinde yaşadıkları belirtilir. Kürdistan Cemiyeti adındaki siyasi bir kurul ile müşterek. Şeyhülislam oldu. kitabının 342-353. Başkanı olur. s. s.437) _8 . Teslim olmak isteyen askerlerin..Tunaya. İngiliz ATASEmiliteri General Deedes'in 27 Şubat 1919 günlü raporuna göre. s. reisi olduğu Hürriyet ve İtilaf Partisi Umumi Merkezi adına imzala- de □ Mevlanzade Rıfat diyor ki: "M. 'Anadolu'ya karşı daha şiddetli davranılmasını isteyen' M. Hürr iyet ve İtilaf Partisini canlandırır265 ve İngiliz casusu Sadık Bey grubunun önde gelen adlarından biri ve partinin 2..Sabri'nin yakalanıp Türkiye'ye gönderilmesi. Gayyasında.267 Bütün milleti Hürriyet ve İtilaf Fırkasından uzaklaştıran ve bir gün de tiksindiren ana sebeplerden biri. bu amaçla D." (Türkiye İnkılabının İçyüzü. kendi fırkasını içinden çıkılmaz bir duruma düşüren müzmin ve hasta bir zihniyetin adeta öncüsü idi.□ T.Z. İngilizlerin Türk dostu oldukları.Sabri Efendi. bu olasılığı güçlendiriyor. inat ve ihtirası iman haline gelmişti." (Türk Tarihi. sayfalarında ayrıntılı olarak anlatmaktadır. Sultan Vahideddin Hanın indinde söz ve nüfuz sahibi olmuştu. Hürriyet ve İtilaf Fırkası. vatanın parçalanmasına yol açan bir anlaşmayı. M. İstanbul-Anadolu anlaşmazlığının başladığı dönemde. Hürriyet ve İtilaf partisi. birkaç kere Yüksek Komiserliğe başvurarak İngili zlerin desteğini istemiştir.M.Sabri Efendi.Sabri. İngiliz Muhipler (sevenler) Derneğinin'de Onursal Başkanlarından biridir.Göztepe de şu bilgiyi veriyor: "M. 'bütün subaylar İttihatçıdır' diyor da başka bir şey demiyordu. 232) bi an Rıza Nur.Sabri Efendi. bu gazeteleri özetle şöyle anlatıyor: "Gazetelerde.231. Feci vaziyette bulunan devlet hazinesinden on beş bin lira sürgün tazminatı almıştı.Sabri Efendi.. s.Sabri Efendi.

376.mıştır.M. 'Müslüman barbarlar' diye niteler. s. birkaç gün sonra Turgut Paşa istifa etmek zorunda kalacaktır. her yere kendi adamlarını yerleştirmeye çalışır. Türklerin. yani daha ilk adımda. M. bütün yoldaşlarıyla birlikte ve suçluların telaşı içinde İngiliz Elçiliğine sığınacaktır. Avni Doğan. 8 Haziran 1919'da.9) Hayatından birkaç çizgi daha: V. ciltten sonrası yayı mlanmadı) Sadrazam Vekili olduğu sırada Ali Galip'i Sivas Kongresi üzerine yürümeye teşvik edenler arasındadır. 9.269 Sonra yine Yunanistan'a sığınır. General Deedes'e. Peyam-ı Sabah gazetesinde M. Bir daha geri dönmeye yüzü olmadığından ailesini de yanına alarak.) Kurucularından ve yöneticilerinden olduğu Cemiyet-i Müderrisin. (A.242) Bütün Hürriyet ve İtilaf Partisi yöneticileri gibi onun da en belirgin özelliği İngiliz işbirlikçisi olmasıdır. Yakın tarihimizin gizli kalmış bu büyük ihanetine ve onu hazırlayanlara. İstanbul Hükümetleri.C.Sabri Efendi şöyle feryat (!) ediyordu: 'Ne günlere kaldık! Darülfünunda (üniversitede) kız ve erkek talebe dizdize oturuyor. s. C. 'Kuva-yı Milliyecilerin katli vaciptir' fetvasını yazan odur.Bayar'ın açıklamaya fırsat bulamadığı İstanbul-Kürt anlaşmasının metnini yayımlamıştır: Kurtuluş. İngilizleri memnun etmeyecek önerilere karşı çıktığını açıklayarak göze girmeye çalışır ve direnişten yana olan Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşayı gammazlamayı da ihmal etmez.Vakkasoğlu diyor ki: "[Mütareke sırasında] çarşaflı kız talebeler..C.Kemal'i geri çağırmak için yaptıkları girişimden dolayı teşekkür eder'. bu sırada Şeyh Sait ayaklanması bastırılmış ve yakalanan sanıkların muhakemeleri başlamıştır. (Gökbilgin. Görüp İşittiklerim.44) Türk ordusunun zaferinden sonra. Nemrut Mustafa'nın Bursa valiliğine getirilmesinin de onun eseri olduğu anlaşılıyor. Türkleri. 2.270 Kendisi ile birlikte 150'likler listesinde yer alacak olan oğlu İbrahim ile birli k- de bi an _8 .F. her atamaya karışır.Türkgeldi. kızlarla erkekler birlikte okuyor diye feryat ediyor! Hafazanallah! Dahiliye Nazırı Adil gibi bir adam bile. yine İngilizlerin bulduğu bir yük gemisi ile kapağı Mısır'a atar. 'hükümet içi tartışmalarda.F.C. s. eski Dahiliye Nazırı Mehmet Ali ile birlikte.2640. 1. İstanbul Hükümetleri. Ermeniler gibi Kürtleri de imhaya çalıştıklarını' iddia eder.Akşin. 'M. erkeklerle birarada ders yapıyorlardı.100) Devlet çökmüş. 25 Eylül 1919'da bir bildiri yayımlar.Türkgeldi.242) İdeal arkadaşı Albay Sadık ise onu. (S. s.Akşin. Görüp işittiklerim. (A. ilgili belge: FO 371/4158-94640.Başlarken. M. millet yere serilmiş. temas edeceğim. 385. cildimizde belgeleriyle.' " (Son Bozgun.Sabri'den şikâyet ederek. 'Kardinal Richlieu'ye özenmekle' suçlar. Bu arada İtalya'ya geçerek Vahidettin'i ziyaret eder. İtalyan basınında yer alan bir bildiri yayımlar. 'Musul üzerinde Türklerin hak iddia etmelerinin gülünç olduğunu' ileri sürer. (Anıların 8. s. efendi hazretleri bunca felakete gözlerini kapamış. (S.343. s.. Kuruluş ve Sonrası. Bildiride. işgal başlamış. s. Kuva-yı Milliyeciler "kudurmuş haydutlar" diye anılmaktadır. dipnot 194) Her işe. imza eden Dürrizade'dir. "Artık el aman bu softa hükümetinden!" diyecektir." (Ben de Yazdım. 8. s..

M. M. bilerek kabahatli duruma düşürdükleri Hilafet'i bu alış veriş içinde.Kemal'e yansıtarak rahatlamaya çalışmış.276 İngilizler ile asıl gizli pazarlık yapanlar. işte böyle. K. bu iddiayı kanıtlamayı üzerine almış.Kemal-İngiliz pazarlığı masalıyla.İngilizciliğini.272 □ M. çalıştığı derneklerin. İngilizler de aynı adamla (M. Kardinal Richlieu ile Cinci Hoca karması.96) Her türlü dayanaktan yoksun.Kemal ile). yasaların gerçeğin açıklanmasını engellediğinden yakınarak. Harb-i Umumi (Birinci Dünya Savaşı) neticesinde. yani kusur ve zaaflarını başkalarına yansıtma. S. Sa bri Efendi. Bu amaçla düzenlediği senaryonun Sofya ve Suriye sahnelerini. kendisinin.Mısıroğlu. Vahidettinciler. iç çatışmalarını hafifletmek için başvurdukları birtakım yollara. bu sahneleri süslemek için yine bazı ayrıntılar uyduruyor.Sabri Efendinin hayranı K. Bunların biri de projektion. Dördüncü Bölümde de Lozan." (Aktaran K. Şimdi senaryonun son iki sahnesine geldik: Kurtuluş S avaşı ile Lozan! Bu bölümde Kurtuluş Savaşı hakkındaki iddialar ele alınacak. psikolojide savunma mekanizmaları deniyor.Sabri Efendinin yazısının özeti şöyle: "Padişah. İkinci Bölümde görmüştük. ilerde çoğunu okuyacağız. Ankara'ya yönelttiği eleştirilerde ölçüyü o kadar kaçırır ki sonunda Yunanlılar bile aylığını keserler.Mısıroğlu. Ama eteğinde ne kadar taş varsa hepsini dökmekten de geri durmuyor. söz oyunlarıyla suçları örtmeye çabalamış. s.Sabri Efendi de. Vahidettin-D.Ferit ikilisidir. sanki bildiği başka şeyler varmış da söyl eyememiş izlenimi bırakmaya çalışıyor. uygun olduğunu sandığı bazı örnekler alıp kanıt diye ileri sürüyor. İzmir'i geçici de olsa.te Yunanistan'da. Yunanlılara veren ve sonra bunu Ankara'nın laik hükümetine geri veren275 İngilizler. Birçok Vahidettinci de bu tutumu açıkça yâ da örtülü bir üslupla paylaşıyor. İngilizleri savsaklamakla vakit geçirdiği ve M. alem-i İslam'a sezdirmeden. partisinin.271 M.Mücahitler. olduğu gibi aktarıyorum: de bi an _8 .274 İstanbul'daki Hilafet Hükümetinin elinden alarak. Padişaha ve makam-ı Hilafete oyun etmek fırsatını kaçırma-mışlardı.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu ileri süren M.Kemal'le onlara oyun oynamaya çalıştığı sırada. komitacı ve pol itikacı bir din adamı! İnsanların. [Lozan'da] komisyon olarak aldılar. Yarın ve Peyam-ı İslam gazetelerini çıkarır. daha da sıkışırsa. çıplak. eğer gerçek durumu senaryosuna uyduramazsa. Vahidettin-D. işte bu ibret verici gizli ilişkileri külleyip unutturmaya çalışıyorlar.Ferit ikilisinin girişimlerini açıklayan birçok İngiliz belgesi bulunmaktadır. M. 1954'te orada ölür. hiçbir zaman bu kıyamı (ayaklanmayı)273 tam bir ciddiyetle bastırmak yolunu seçmeyerek. soyut. içinde yer aldığı hükümetlerin -ve sarayın. yüz binlerce olaydan oluşmuş sarmal bir sürecin içinden.Mısıroğlu. gülünç bir iddia! M. tekrar Mısır'a döner. 'muamma' (bilmece) diyor. Mısıroğlu'nun bu konudaki bütün iddialarını.

M.216) M. Fransız fakat İngiliz ajanı Mösyö Marten aracılığıyla birçok defalar (?) gerçekleşen görüşmelerinde. (s.Kemal Paşa.Kemal. Sait Molla ile birlikte çevirdikleri kanlı dalavereleri. 1954'ten beri. 1. M. "görüşüp tartıştığını" belirtiyor. insaniyete hadim.162.Kemal ile ilişki kurması □ a K. hülasa Doğuda İngilizlerin siyasi emellerini sağlamaya çalışan Rahip Fro (Frew). Yadırgayıp kendilerine ısınmamı engelleyen hususlardan biri de budur. ama M. tam tersine çevirerek. Evet. s. Onlardan pek çok kimseyi tanıdım. M. 209 ve 287.366. İngiliz Muhipleri Cemiyetini kuran.Kemal. 377) Kendi yaptığı sanki başka bir şey mi? □ "Başından sonuna kadar İngilizlerin hakiki niyet ve faaliyetleri tespit edilmeden. son malumat-ı mevsukanın teyit etmekte olduğunu iblağ ile kesp-i şeref eylerim. adalete hizmetkâr bir zat-ı faziletkâr telakki etmiş olduğunu' bizzat ifade etmektedir.)277 Doğrular: 1. 205. Rahip Fru ile İstanbul'dayken. cümlenin sonunu da saklıyor. yoksa bütün melunluklarını belgeleriyle açıklayıp emperyalist metodlar kon usunda gözümüzü mü açmış? Kaldı ki konuştuğu daha başka İngilizler de var. s.279 Her İngilizle konuşan. Rahip Fro'yu 'insaniyete hadim.. örnekler göstererek yüzüne vurduktan sonra Rahip Fru'ya diyor ki: "Sizi.." (Son cümle için kaynak olarak M. Bunda ne kadar aldandığımı. suçlamak için! 2. 181.8/2.. ne M. hemen İngiliz ajanı mı olur? Nitekim Mısıroğlu da özet olarak diyor ki: □ "[Hizb-ut tahrir] hareketiyle hemen hemen ilk kurulduğu yıllardan itibaren. s.Kemal Paşa. temasım olmuştur. İngilizlerin M. Bi rçokları ile münakaşalar ettim ve kendilerine asla ısınamadım. Hatta M.Kemal'in bu cümleyi ne zaman ve neden söylediğini açıklamıyor."278 Yani Mısıroğlu.Kemal'in Rahip Fru'yu aşağılamakiçin söylediği sözleri.Kemal Rahip Fru'ya ağır bir uyarı mektubu gönderir. övgüymüş ve İstanbul'dayken söylemiş gibi sunuyor.216) Görüşmeyi Rahip Fru'nun istediğini ve neler konuşulduğunu da anılarında anlatmıştır: s.Mısıroğlu şöyle yazıyor: "İngilizlerin İstanbul'da gizli teşkilatını yapan. 4. Herkesi İngiliz ajanlığı ile itham ederler (suçlarlar). Sait Molla'nın Rahip Fru'ya yazdığı gizli mektuplarının ele geçirilmesinden sonra. M. Böyle bir şeyin yapılabilmesine imkân vermeyen bi r- de bi an _8 . ne Sultan Vahideddin ve ne de Kurtuluş Savaşı'nın yazılmasına imkân yoktur.." (Hilafet. mektubunda. Eylül 1919 sonunda. 3. (Mektubun metni: Nutuk.c. 27. sayfalarında Rahip Fru'dan söz eder ama övmek için değil.Kemal'in Nutuk'unu gösteriyor: Hilafet.93 vd.Kemal Nutuk'un 5. İstanbul'dayken Rahip Fru ile adam sanarak görüşmüş! Ne var bunda? İngiliz ajanı olduğu anlaşıldıktan sonra Fru'ya saygı göstermeye devam mı etmiş.Kemal ile temasa geçmişti. M. Pera Palas otelinin müdürü. adalete muhabbetkâr bir zat-ı faziletkâr telakki etmiştim.

ben açıklayayım. 'gizli bir anlaşma'dan da. Fakat baştan bunu onlara belli etmediler. Yunanlıların İzmir'e çıkarılması □ K.95) Oysa olayları aydınlatacak anılar. o zamanın Hilton'u de bi □ Von Mikusch'un kitabının 224.Mısıroğlu. gerçekleri açıklamak yerine. Venizelos'a İzmir'e çıkarma yapmak izni vermekle. bu üçüzlü muammayı.Kemal'in İngilizlerle gizli bir anlaşma yapmakta olduğunu ve bu anlaşmanın daima da gizli kalacağını' kabul etmek gerekir." (Kaynak. Bu planın. daha emin bir tabirle söylemek gerekirse. Şöyle ki: Yunanlıları sonuna kadar desteklemek kararında değillerdi.Kemal ve İngilizlerle ilgili sorunlarda kazandığı yoğunluk ve naziklik akla durgunluk verecek derecededir.Mısıroğlu: "İngilizler. yayımlanmış araştırmaları." (K. Maksat.en küçük ölçüde bir imkân mevcut değildir. Hilafet.Mısıroğlu. Haydi! . Yunan'a üstün gelecek olan Anadolu'daki askeri başlar da istenen inkılaplar için tartışılmaz bir otorite kazanacaktı. Gizli anlaşmanın amacı ve M. araştırmalar ve bütün İngiliz belgeleri ortada. hem de bize. 'M. hâlâ layıkıyla anlaşılamamış olan bir oyun oynamışlardır.von Mikusch.Sabri Efendi. S. Bu sağlandıktan sonra Yunanistan'a yardımı kesecek ve onların Anadolu içlerinde kendi başlarına devam ettirmeye güçleri yetmeyeceği muhakkak olan askeri harekâtlarını sonuçsuz bırakacaklardı. tahta geçtiği gün (!) başlamıştır. s. halifeliği yıkacak bir bunalım yaratmaktı. s. ellerinde daha başka belgeler ve bilgiler var da açıklamaktan korkuyorlarsa. Böylece. s.Mücahitler. 'bu anlaşmanın daima gizli kalacağından' da söz eden bir tek kelime bile yok!280 Mısıroğlu yine gözünü kırpmadan uydurmuş! an □ "Dagobert von Mikusch'a bakarsanız.224 imiş: Hilafet. bir taraftan bütün İslam dünyasının ve bu arada pek doğal olarak petrolü bulunan Arap Yarımadası'nın dayanak ve birlik noktası olan halifelik yıkılırken. □ "Sultan Vahideddin merhuma. dostmuş gibi davranılarak oynanan bu oyu nlar.277) 8/3. Bunun M. kendi icat ettikleri uyduruk bir tarihe inanacak bir kitle yaratmayı tercih ediyorlar. Bundan doğacak hukuki sorumluluğu üstlenmeye hazırım. açıklanmış belgeleri okuyup inceleseler ya! Ama bu yazarlar. sayfasında. Masal yazacaklarına. hem Yunanlılara. Türkiye'deki İslami rejimi.çok yasal engellerin mevcut olduğu da malumdur. D.Kemal'in tavsiyesi üzerine. Öyle ki hilafet sorununda en önemli noktayı teşkil eden bu konunun gerektiği şekilde şerh ve izahına -bugün için. M. lütfen bana yollasınlar. 'bir muvazaa' (danışıklı oyun) olarak niteliyor. s." (K. 164) _8  Daha ne yazacaklar acaba? Bununla birlikte.

"281 Meğerse Yunanlıların İzmir'e çıkmasını M. Bütünüyle akla ziyan. bir yandan Kuva -yı Milliyecilere el altından yardım edecek. dikkatli okuyucular. Atatürk Araştırma Merkezi. M. yalan olduğu üzerinden akan bu senaryoyu pekiştirmek için bakınız. neler uydurmuş: ". hiç olmazsa küçültmek için çırpınıp duruyorlar.Kemal'in su katıksız bir İngiliz casusu olduğu. s. yetkilerini ve devletin önlerine serdiği imkânları. Üniversiteler. Türkiye'ye gelince yakın dostlarına anlatmaktadırlar. olayların öncesi ve sonrasına. kanıtlanmış hizmetlerini. reddedemedikleri zaferlerini bile. belgeli ve delilli olarak. Ama bununla yetinmiyorlar ki. bu görevlilerin yerine.212. Kısacası. neden bu kadar vurdumduymaz davranır? de demek olan Pera Palas oteli salonlarında başlayıp Londra ve Ankara'ya kadar uzayan pazarlıkları ve bunun dakik teferruatının (ince ayrıntılarının). Türk-Yunan muharebesinin sadece bir muvazaadan (danışıklı dövüşten) ibaret bulunduğu. sebeplerine.Kemal tarafından telkin ve ilham edildiği. Atatürk Kültür-Dil ve Tarih Yüksek Kurulu. ne için ve ne gün için saklıyorlar acaba? Bu yalanlara. Açıkça yazıyorlar da. tarihi ters yüz etmeye yelteniyor. gerçeğe saygılı bazı aydınlar ve köşe yazarları tepki gösteriyor. belgeli başarılarını inkâr ediyor. ayrıntılarıyla görüp okumakta. Yakışıksız senaryolar uyduruyor." (Hilafet. öte yandan da halkın gözünde küçük düşürmek amacıyla Vahidettin'i ve İstanbul hükümetlerini. yalana dolana başvuruyor. Yunan askerinin İzmir'e çıkarılışının İngilizlere. dipnot 227) Aşağıda okuyacaksınız. beğenmiyor olabilirler. radikal bir reformcu olduğu için sevmiyor. muhtelif Avrupa memleketlerinde yayımlanmış kitaplarda. Türk Tarih Kurumu. Milli Eğitim Bakanlığı. Türk. iz'ana. bugünkü çarpık mevzuatımız karşısında genişçe açıklanması imkânsızdır. bunun da İngiliz petrol politikasına bağlı bulunduğu hususlarını. gittikçe yayılıp genişleyen bu tür iddiaları yalanlamak ve doğruyu açıklamak için kıllarını bile kıpırdatmıyorlar. mantığa.Mesela. gerçeğe zulmediyorlar! □ Dr.cildine önsöz yazan Dursun Satılmışoğlu.Bu akıl dışı yalanın sadece bu iki kitapta kalmadığını da göreceğiz.Kemal'i. günaha giriyor. kendi varlığına ve niteliğine yönelmiş böylesi bir yalan sağnağı karşısında. sağduyuya. Trilyonlarca liraya mal olan ne görkemli bir suskunluk! Bilgilerini.Rıza Nur'un anılarının 3. bütün bunların da Türkiye'yi mutlak surette İslam dünyasından koparmak ve İslam dünyasının liderliğinden uzaklaştırmak amacıyla planlandığı. Yunan ve İngiliz tarihlerine aykırı bir ayıp masal! M.Kemal telkin ve ilham etmiş! İki yandan toplam üç yüz bin insan ölmüş ve yaralanmış ve bu bir danışıklı dövüşmüş!282 bi an _8 . yüzlerce anıya.. ayıp ediyor.  Buna karşılık.. Milli Mücadele'ye karşı koymaya zorlayacaklarmış. İngilizler bu plan (!) gereğince. Buyrun size bir hafta sonu bilmecesi: Bir devlet. milyonlarca belgeye. M. binlerce araştırmaya.

" (S. İngiliz askeri heyetinin kaldığı. Yunanlıların İzmir'e çıkmalarının gerçek öyküsü 1. saflarına çektikleri İtalya'yı ödüllendirmek için bir anlaşmayla İzmir ve çevresinin. Venizelos-Konstantin anlaşmazlığı giderek gelişecek ve Konstantin.Bu vurdumduymazlık sürüp giderse bir gün ne olur? □ K. Yunanlıların İzmir'e çıkartılmasına ne zaman ve nasıl karar verildiğini de şöyle anlatıyor: "Yunan'ın İzmir'e çıkartılması ve bundan dolayı bir Milli Mücadele ihtiyacının doğması. yüzlerce delegeden. uzmandan. savaşa katılması koşuluyla. Kasımdan beri Ege'de açık ya da kapalı biçimde Yunan-İtalyan yarışması yaşanmıyor. "bütün Yunanlıları ve eski Yunan toprakl arını bir bayrak altında toplama gibi bir ülküsü (megali idea). M..212. s. s. 1913'te Venizelos şöyle der: "Artık gözlerimizi Doğuya (Anadolu'ya) çevirme zamanı geldi. 131) 284 M. M.289 Grey'in önerisi suya düşer. danışmandan. şöyle yazıyor: "(M. İngiltere ve Fransa.290 5. Lloyd George -Venizelos işbirliğinin temeli.288 4. görevliden oluşan Barış Konferansında bu konu o güne kadar hiç görüşülüp tartışılmamış fakat M.Kemal'e bu vazife (Ordu Müfettişliği) verildikten sonra.Kemal 30 Nisanda atandığına ve Dörtler Konseyi'nin İzmir'in Yunanlılara verilmesi hakkındaki kararının tarihi ise 6 Mayıs 1919 olduğuna göre. Ama Kral Konstantin'le savaşa girme konusunda anlaşamazlar. Pera Palas'ta olan birtakım pazarlıkların eseridir ki bunun izah edileceği yer burası değildir."287 3. s. 8/4. 23 Ocak 1915'te.Mısıroğlu. Şimdi bu konunun kısa öyküsünü görelim.Dilipak da sessiz ve derinden giderek. işgal kuvvetleri karargâhı görünümündeki bu mekânda.291 Kasım 1917'de Rusya'da kurulan yeni rejim." (CG Yol. Rusya'nın oluru koşuluyla.49) ". Çarlığın kabul etti- de bi an _8 .Kemal ve pazarlığı yürüten İng iliz ajanının. hilafeti kaldırmak için buldukları bu gizli çözüm birdenbire devreye giriyor ve Barış Konferansı da hemen kabul ediveriyor! Bu iddiada bulunanlar. 16 Aralık 1912'de atılır. ileri sürülen bu pazarlıkların 30 Nisan.. ya Bermuda çukuru kadar derin bir bilgisizlik içinde yüzüyorlar. ya da sağlıklarında çok ciddi bir arıza var.İstanbul'un o zamanki Hilton'u demek olan Pera Palas oteli salonlarında başlayıp Londra ve Ankara'ya kadar uzayan pazarlıklar.Kemal tüm ilişkilerini dahiyane bir ustalıkla sürdürüyordu.285 galip devletlerin böyle bir niyeti yok.286 2. İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilebileceğini bildirir. Çünkü uzun bir geçmişi olan dallı budaklı bir konu bu.. İzmir hakkında bir isteği ve girişimi. İtalya'ya verilmesi ni kabul ederler. Yani bu tarihe kadar Yunanlıların.Mücahitler. 1917'de tahtını oğluna bırakmak zorunda kalacaktır..5 Mayıs arasında yapılmış olması gerekiyor.Kemal'in] Pera Palas mülakatlarını (buluşmalarını) da buna eklemek gerek." (Hilafet. 227 sayılı dipnot)283 □ A. İngiliz Başbakanı Edward Gray.

Bütün Trakya'yı alacağız ve büyük devletlerle birlikte İstanbul'un da ortak hakimi olacağız. (Jeschke.295 (8) Venizelos isteklerini. Yunan birliklerinin de bu operasyona katılmasını' önerir. en iyimser olanımızın bile hayalinden geçmeyecek ölçüde büyük ve güçlü bir devlet haline gelecek.292 6.61) (10) Amiral de Robeck.C. 63) (13) Komisyon. İzmir için Yunan ve İtalyan çekişmesi ve yarışması başlar. s.ği bütün anlaşma ve yükümlülükleri tanımadığını ilan eder. Yunanistan. anılarında. de bi an _8 . Anadolu'ya çıkacağız ve öyle ümit ediyorum ki içinde Rumların yaşadığı bütün illere girmemize göz yumulacaktır. 3 Nisan günlü raporunda özetle şöyle der: "Yunan Krallığı'nın. iç bölgeleriyle birlikte bize verileceğine hemen hemen kesin gözüyle bakabiliyorum. (Jeschke. (Jeschke.63) 2 Kasım 1918'de. Yunan toprak isteklerinin bir komisyonca incelenmesine karar verir. İng.24)298 (12) İtalyanlar. s..Smith.23. s. Lloyd George'a gönderdiği bir muhtıra ile Yunanistan'ın Batı Anadolu'ya talip olduğunu resmen bildirir.90)299 Kesin kararı Yüksek Konsey verecektir. Belgeleri. A. vekili Repoulis'e şöyle yazacaktır: "İzmir ve Ayvalık'ın. İngiltere Dışişleri Bakanına bir mektup göndererek. (14) İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe." (M. s.86)297 9. Londra'ya gelen Başbakan Venizelos. Anadolu Üzerindeki Göz. (Jeschke.Kitsikis. İng. s. Anlaşmanın hükü msüzlüğü İngiltere tarafından İtalya'ya bildirilir. TKS Kronolojisi I. Bu hareket ilgili taraflardan hiçbirisinin mutluluğuna hizmet etmeyecektir.Sonyel. şimdilik kimseye açmaman ricasıyla bazı şeyler söyleyeceğim. 3-4 Şubat 1919'da. Barış Konferansı. s. s. Konya ve Muğla'ya doğru yayılmaya başlarlar. İzmir'e Yunanlıların çıkarılmasına karşı olan İstanbul'daki öteki iki İngiliz yetkilisini de açıklıyor: Y.296 Venizelos.48) ' (11) Yunanlı gazeteci ve işadamı Teodor Petrakopulos.L. İngiliz-Yunan Dostluk Örgütü'nün propagandalarına fazla kulak verilmemesini öğütler. 28 Mart günü Antalya'yı işgal eder. İtalya. Ege Denizi'nin doğu kıyılarına kadar yayılmasına izin verilmeyeceğini ümit etmek isterim. s. İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilmesinin Yüksek Konsey'e önerilmesini. İng. 30 Mart günü. Belgeleri. 25."300 S. bir oldu bitti halinde.Pallis. 14 Ekim 1918'de. 'Bazı Türk topraklarının işgali gerekiyorsa. Yunan Propagandası.R.. 30 Aralık 1918 günlü uzun bir muhtıra ile pekiştirecektir. Lord Curzon'a. çoğunlukla kabul eder. Yunanlıların Anadolu Macerası. On iki Adalar ve Kıbrıs için henüz sonuçtan emin değilim. Başbakan Venizelos'un.A.61. İng. 25 Mart günü kendisine şunları söylediğini yazıyor: "Sana.Komiser Yardımcısı Amiral Webb ve Y. Savaşın sona ereceği belli olur olmaz.. (Jeschke. s.Komiserlik Siyasi Yardımcısı Yarbay İan Heathcote-Smith! (1. 9 Mart'ta. (Jeschke. Belgeleri." (Aktaran D. anlaşmanın kendi açısından geçerli olduğunda direnecektir.293 Bu isteğini.57) Dışişlerinden Vansittart da karşıdır.294 (7) Ege'de ve Barış Konferansı kulislerinde. Barış Konferansı'nın 'Onlar Şûrası' önünde sözlü olarak da açıklar.Belgeleri. 5 Şubat'ta.

162) (20) ABD Başkanı Wilson.83) (15) İngiltere Genelkurmay Başkanı Mareşal Wilson da. (M. İtalyan yayılmacılığı görüşülür.Kitsikis.George: "Hiçbir itirazım yok.Walder. Orlando dönmeden bir gün önce.Evans. Günlüğüne de şu notu düşer: "Bütün bunlar delilik!" (M. Wilson'u Yunanlılara daha çok yaklaştıracaktır.A.301 Curzon özetle diyor ki: "Görüştüğüm bütün yetkililer ile danıştığım bütün kaynaklar arasında. şiddetle protesto edecektir.68)306 de bi an _8 . s. Dış Politika. İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesine şiddetle karşı çıkar. bütün kabine üyelerine dağıttığı 18 Nisan günlü muhtırasıyla. Anadolu Üzerindeki Göz.Kitsikis.58) (17) İtalyan Başbakanı Orlando.. s. s.George şöyleder: "İtalya'nın bizi Asya'da bir oldu bittiyle karşılaştırmasına izin vermeyeceğimiz konusu nda bir kez daha diretiyorum. s. Yakın Doğu'da büyük olasılıklara sahiptir ve bu olasılıklardan yararlanabilmek için askerlik yönünden olabildiğince güçlenmeniz gerekir.L. (D.93) Venizeloscu A. 2 Mayıs günü haber alan Başkan Wilson dehşetli sinirlenir: "İtalya'nın tutumu kuşkusuz saldırgan bir tutumdur ve barışı tehdit etmektedir!" İtalyanların tavrı. Yunanistan'ı Ege Denizi ve Marmara'ya hakim." (A. "Kışkırtıcı Yunan isteklerine karşı teslimiyet gösterilmemeli!" diyecektir. Lloyd George'a. doğrusu dehşet verici bir şeydi.Smith. s. s.Pallis.L. (M. İng. Anadolu Üzerindeki Göz. s. A. Anadolu'nun Üzerindeki Göz. s.L.90) (19) 5 Mayıs günü Yüksek Konsey'de. 24 Nisan'da. Belgeleri. s. s. (L. kuvvetli ve varlıklı bir devlet olarak görmek hususunda samimi bir arzu duyduğu gerçekti. (Jeschke. s.George'un danışmanı Harold Nicolson da şöyle diyor: "Bu cahil ve sorumsuz adamların.Smith. 6 Mayıs günü.91)304 Mareşal Wilson. 90.163)305 L. 4 Nisan'da yolladığı mektupta. 1.43) (21) L. Barış Konferansı'nı terk eder.C." (Aktaran D. s. Yunanlıların Anadolu Macerası. Biz Yunanlıların İzmir'e asker çıkarmalarını kabul etmeliyiz. Yunan ordusunun İzmir'e çıkmasını kararlaştırır." (M.89) D.İng. Barış Konferansının taraftar olduğu söylenen bu siyasanın bir felakete değilse bile geniş ölçüde kargaşalıklara yol açacağına dair kesin bir fikir birliği vardır.R.302 (18) İtalya'nın Fiume'ye ve İzmir'e savaş gemileri yolladığını. L. Churchill'in de karara kesinlikle karşı olduğunu vurgulamaktadır. Belgeleri. Yunan Propagandası. İngiltere Başbakanı L."(S. Türkiye'nin Paylaşılması. İtalya'nın tutumunu daha geniş bir şekilde ele alırlar.Smith. Pallis diyor ki: "L.George 9 Mayıs akşamı Venizelos'la yemek yer ve özetle şunları söyler: "Yunanistan.62) (16) O tarihte Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Lord Curzon.Smith.93. Ortadoğu'yu bir pastayı böler gibi parça parça etmeleri. Yüksek Konsey. Türkiye'nin Paylaşılması. Çanakkale Olayı.Evans. Yunanlıların Anadolu Macerası.L.A.George ve Fransız Başbabakanı Clemenceau." Clemenseau: "Benim de itirazım yok!" Böylece.Sonyel."303 Başkan Wilson konuyu şöyle noktalayacaktır: "Niçin onlara şimdiden asker çıkarmalarını söylemiyorsunuz? Buna bir itirazınız var mı?" L. Bu arada J. Başkan Wilson'un Fiume sorunundaki tutumu yüzünden.Pallis. bu kararın yeni bir savaşı başlatmak anlamına geldiğini söyleyerek.George'un.A.92.89. s.

Londraİstanbul. bu konuyla ilgili küçücük bir işaret dahi yer almıyor. . kökü yıllar öncesine giden. bir yerden sızıp açığa çıkması gerekirdi.30) (23) 13 Mayıs günü Dörtler Toplantısı'nda Başkan Wilson şöyle diyecektir: "Yunanistan İzmir'in (kentin) bütününü alacaktır. düşüncelerini bütün çıplaklığı ile not etmiş olan Mareşal Wilson'un günlüğünde de. Yunan Propagandası. Ankara yönetimine el altından yardım ediyor olsaydı. 11 Mayıs'ta Bodrum'u. kesin karar için M. hakkında yüzlerce kitap yazılmış. Anılarında nice devlet sırrını açıklamış olan Churchill'in yazdıklarında da. Müttefik askerleri tarafından işgal edilir. s. 2. TKS Kronolojisi I.Kemal'den gelecek cevabı beklediklerini ileri sürmek.Ryap ve Bennett'in anılarında da bir ipucu yok. acizane çalışmalarımın eseri olduğunu sanıyorum." (D. bu binlerce sıradan ya da gizli belgede. Görülüyor ki Yunanlıların İzmir'e çıkması. ABD Başkanı ile İngiliz ve Fransız Başbakanlarının. Nerde onlar? Haydi. D. sonuna kadar gizli kalması da imkânsızdır. bu beklenilmez durumdan kuşkuya düşüp sebebini araştırmaz ya da hiç olmazsa bu kuşkuyu belirtmezler miydi? de bi an _8 .Sabri Efendi. Bu haberlerin.308 (27) Silah taciri Basil Zaharof. sadece gülünç bir iddiadır. Yunan Propagandası. Diyelim ki M.Kitsikis. 13 Mayıs günü yola çıkarlar. İlin geri kalan kısmınıda. (25) 14 Mayıs'ta.(22) İtalyanlar.309 Bununla da bitmiyor. Şimdiye kadar çoktan. basamak basamak gelişmiş. 13Mayısta Kuşadası'nı işgal ederler. memurlar.34) (24) Yunan çıkarma gemileri. görüşler ve öneriler yer alıyor. s. Bir de Türk cephesi var. (Jeschke.Kitsikis. bu konuyla ilgili belgeler gizlendi diyelim ama yayımlanmış binlerce belge var ve hiçbirinde. Ama böyle çok yanlı bir senaryonun planlanması ve aşama aşama uygulananabilmesi için bu işi en azından yüzlerce kişinin bilmesi. 3. bu senaryoyla bağlantılı ya da böyle bir senaryonun varlığını düşündürebilecek bir ifadecik bulunmuyor. İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesini 30 Mart'ta uygun görmüştü.307 (26) 15 Mayıs 1919'da İzmir'e Yunan çıkarması başlar. son yüzyılın en önemli ve acı olaylarından biri. İzmir istihkâmları. 12 Mayıs'ta Marmaris'i. kendisine bu haberi ileten Yunanistan'ın Londra Elçisi Kaklamanos'a şöyle yazar: "Verdiğiniz güzel haberler için teşekkür ederim. söz konusu senaryonun tam karşıtı olan kararlar. askerler. Barış Konferansı'nın içyüzünü hiç çekinmeden anlatan Nicolson'un kitabında da." (D. Öyle 30 Nisan -5 Mayıs arasına sığdırılabilecek basit bir sorun ve ayaküstü bir karar değil. A. Londra-Paris arasında pek çok yazışma yapılmış olması gerekirdi. milletvekilleri. s.Satılmışoğlu ve K. Harington. hükümet üyeleri. Zaten birçok insanla bağlantılı olan bu çaptaki ve çok uzun süreli bir operasyonun.200) Bu olayın çok kısa ve belgeli öyküsü de böyle. Komisyon.Mısıroğlu'nun iddiası doğru. Birleşmiş Milletler adına Yunanistan'ın yönetimine bırakmayı teklif ediyorum. İngiltere. Tersine. 1.

C.311 Ama bu iddiada bulunanların unuttukları bir olay var: Güney Anadolu'da. 53-55. Son Bozgun. Hilafetin ilgası (kaldırılması) keyfiyetinin ise İttihatçılarca çok önceden düşünülüp planlandığı fakat buna fiilen imkân bulunamadığı yaygın bir kanaattir.140 vd.Rıza Nur gibi kafayı M. Milli Mücadele'yi genişletip hızlandırdığı.Kemal Paşa için tam hareket edeceği gün 'İngilizler de 8/5.Kemal Paşanın sonradan gerçekleştirdiği inkılapların cümlesinin mevcut olduğu iddia edilmiştir. İngilizler ile M.Dilipak. K. İttihat ve Terakki Cemiyetinin bilinen programına rağmen bir de gizli programı (?) vardı ki bunda.Orbay'ı. • Bazı yazarlar. çok cepheli. 3. Yaz gitsin! Biri inansa. 3. yalnız bir ucundan tutularak açıklanamaz.Kemal Paşanın koyu bir İttihatçı olduğu ve kamil yaşına kadar da bu siyasi fırkanın içinde ve onların fikirleriyle yoğrulduğu muhakkaktır. 'bir iddia' hatta 'dedikodu' yeterli.Vakkasoğlu. 250. hatta gülünç sonuçlara varması. yalnız birkaç Vahidettinci tarafından ileri sürülen bu iddiayı ciddiye almıyor? Pek kaba ve maksatlı bir yalan da ondan. 279 vd.□ K.211. CG Yol.310 Yunan işgalinin. an _8 . neden bu oyunu bugüne kadar ortaya çıkaramadı acaba? Ve neden hiçbir tarihçi..Mısıroğlu'na göre bunun sebebi. Yoksa bunlar da İngiliz ajanı mıydı? Ya Yunanlı ya da Müslüman araştırmacılar? Yakın tarihi didik didik eden yüzlerce araştırmacıdan hiç değilse biri. A. M. Ankara ile İngilizler arasındaki ilişkiler topluca incelenirken. 61. R.. 4.Kemal neden kolayca uzlaşmışlar? bi K.Mısıroğlu'na göre iki muamma □ "Günlerdir oyalanan M.. s.. bu daha da iyi anlaşılacak. Bu gelişmemiş çocuk masalını savunan öteki tarih yazıcılarından bazıları: V. GRYT Ansiklopedisi.Karabekir'i. Lozan. 188.C. 109-112. 293 vd.313 8/6." (Hilafet. Kanıta manıta gerek yok. Kurtuluş Savaşı bir bütündür. 'kanaat'. A. s. Fransızlara karşı verilen silahlı mücadele! Kurtuluş Savaşı gibi çok aşamalı.. çok ayrıntılı bir olayı. s. Dr. meğerse şuymuş: "M. kaçınılmaz bir durumdur.35.90-105. eğer Batı Anadolu'yu Yunanlılar yerine bir büyük devlet işgal etseydi. halkın çabuk uyanmasına sebep olduğu doğrudur.Cebesoy'u bir yana bırakıyorum.163. yalnız bir açıdan inceleyerek. s. 118.C. s. hatta Milli Mücadele'nin başlamay acağını iddia ya da ima ediyorlar. birkaç belgeyi ya da olayı değerlendirerek yorumlamaya kalkışanların yanlış. 1.F. 244. çok yönlü.121)312 Alternatif tarih yazıcıları için düşünceleri doğrultusundaki 'bir söylenti'.Kemal ile bozmuş birinin anılarında bile böyle bir kuşkunun gölgesine rastlanmıyor. 248. olayların başka türlü gelişeceğini. kârdır.

M.Kafkas Tümeni karargahı ve 9. daha sonra da devam etmiştir ki bunun pek çok örneğinden bir ikisini gösterelim. 'sobe' deyip kaçıyor.Mısıroğlu'nun. hayli eğleneceksiniz." (Hil afet.82) Mısıroğlu durumu yine çuvala sığdıramadığı ve senaryosuna uyduramadığı için çaresizlik içinde.Alay. 160) 1.Alay. Merzifon'da 10. binlerce olay ara- de bi an _8 . dördüncü bölümde topluca göreceğiz. 163) 'Pek çok örnek' diyor ama bula bula ancak aktaracağım örnekleri bulabilmiş. İngilizlerin bu fırsatı kullanamamış olmasına üzüldüğü anlaşılıyor. Tuhafı şu ki haydi M. K.Alay. sanki M. Amasya'da 5. meri (yürürlükteki) kanunlar önünde açıklanması imkansız bir muammadır.tarafından yakalanıp tutuklanacağı' söylentisi çıktı.Türk Tümeninin karargahı ile 45... mütarekenin başlangıcında Batum'da." (Hilafet. M. İngilizlerin milliyetçilere çıkardıkları zorluk. Bu tarz hareketle İngilizler. s.Kemal'in Anadolu'ya gidişi kendi bilgileri ve izinleri dışında olmuş gibi. İngilizler. ne zaman nasip olacak?" (S. Anadolu'da bulunan hangi komutanı. Havza'da 56. s. Amma Samsun ve Merzifon havalisinde İngiliz askerleri yok muydu? Neden onu tutuklayıp İstanbul'a göndermediler de. s. subayı hatta hangi eri tutuklayıp da İstanbul'a getirebildiler ki? Bu cesareti.Kemal'i. □ "İngilizler. yalnız M. İngilizlerin çıkardıkları kanlı ve kansız zorlukların ve sorunların başlıcalarını. güya ona engel olmak yoluna gitmeleri ve bu maksatla İstanbul hükümetlerince Kuva-yı Milliye'nin takbihini (suçlanmasını) istemeleri.315 Komutanını üç buçuk düşmana teslim etmiş birlik var mı tarihte? Kaldı ki İngilizler. geri çağırması için Bab-ı Ali'ye baskı yapmaya koyuldular? Doğrusu bu bir muammadır.Mücahitler. Bakalım buna benzer kördüğümleri çözmek. M.Kemal el çabukluğuna getirip tutuklanmadan gemiye bindi diyelim. bir de güçlü oldukları ve hükümetten destek gördükleri İstanbul'da gösterebilmişlerdir. Samsun'da ve Merzifon'da bulunan birkaç yüz askere güvenip de mi tutuklayacaklardı? O sırada Samsun'da 15.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu ileri süren bir yazar. M.Kemal'in hemen geri çağrılmasını nasıl açıklayabilir? Çaresizlik içinde. milli gaye aleyhinde göstererek halkın gözünden düşürmek maksadını gütmüşlerdir. yine 'muamma' deyip geçiyor.314 2. iki tarafı karşı karşıya getirmek ve İstanbul hükümeti ile Halifeyi. 8/7. Örnekleri görünce.Kemal'i geri çağırmalarından ve İstanbul hükümetinden Kuva-yı Milliye'yi suçlamasını istemelerinden mi ibaret? Olmadığını elbette kendi de biliyordur ama senaryosuna ters düştüğü için hepsini yok sayıyor. Şimdi Mısıroğlu'nun.Kemal -İngiliz ilişkisini kanıtlamak için ileri sürülen örnekler ve doğruları Mısıroğlu diyor ki: "İngilizlerin Kuva-yı Milliye'ye karşı bu ilgileri. Eskişehir'deki Kuva-yı Milliye Komutanı Atıf Bey dışında.Alay bulunuyordu.

s. kaynak: yine Nutuk) Hamit Bey Mülkiye'den 1902'de mezun olmuş eski bir idarecidir. 1. ilgili belgeler: B.Kemal Paşa. s. az-çok güvenli bir ortam sağlamış olan Hamit Beyin yerinde kalmasını istemesinin. 'İstanbul hükümetince görevinden alınmış olduğunu duyduğunu' bildirir. 163. Samsun'daki İngiliz subayına bildirmiştir.Kolordu Komutanı Refet Bele'den gelen 13.1210. derhal verilmesi doğal olan hüküm.C.42. O tarihte daha Erzurum Kongresi bile toplanmamış. Hamit Bey İstanbul hükümetince atanmış ve İstanbul hükümetini temsil eden bir yönetici. M.C.Kemal bu durumu şöyle yorumluyor: "İtiraf etmeliyim ki bu tarz ve tavırdan memnun olmadım. Bu hüküm bir zan (sanı) gücünde olsa bile. Bu kimsenin daha sonra Dahiliye Nazırı ile arası bozulduğu için görevden alınmasına karar verildiği halde İngilizler.C. geçimsiz.N.39-43) Mısıroğlu. Milli Kurtuluş Tarihi.43)318 □ "M. D.Avcıoğlu. Refet Bele. ateşle karşı koyacağını.Kolordu Komutanlığı görevini devralmak üzere geldiğini.Şimşir.145. M.Kemal'in önerisiyle tayin edilmiştir.1919 günlü bir telgraf dolayısıyla yer almıştır. 1 sayılı dipnotun 4. İngiliz Belgelerinde. s." (Hilafet..Kemal'i ve milli hareketi desteklemekle ne ilgisi var? □ "25 Eylül 1919 tarihinde yani daha Kuva-yı Milliye'nin herhangi bir varlığı görülmeden önce. General Salliklad (Jeschke. Samsun'daki İngiliz subayının. s. (Nutuk. bu adı Sally Flood diye veriyor) Ali Fuat Paşanın yanına bir kurmay binbaşı ile Eskişehir İngiliz kontrol subaylarından oluşan bir heyet gönderdi. ıkına sıkına sinekten yağ çıkarmaya çalışıyor.. 1.Kemal'e." (Nutuk.317 Albay Selahattin'in Albay Refet Beyin yerine gönderilmesinin sebebi de şu: Albay Refet Bey. kaynak: Nutuk) Nutuk'ta bu konu. İngilizlerin Kuva-yı Milliye'ye destek verdiğini değil. hiç olmazsa bizim de görüşümüzü almalıydı.. Salahattin Bey onu değiştirmek için hem de bir İngiliz gemisi ile geldiğine göre. 2. Merzifon'a İngiliz askeri yollanırsa.sından bulup da kanıt diye ileri sürdüğü bütün örnekleri aktarıyorum: □ "Albay Salahattin Beyi (Köseoğlu)316 Anadolu'ya bir İngiliz gemisi götürmüştür.C. M." (Hilafet.Tansel. 3. s.36. Harbiye Nezaretinin kendisine de aynı gemi ile İstanbul'a dönmesini emrettiğini' bildirir. (S. Samsun Mutasarrıflığına319 Refet Bele'nin tavsiyesi ve M. 'İstanbul'dan bir İngiliz gemi-siyle Albay [Çolak] Salahattin Beyin 3.Kemal'in İngilizlerle ilişkili gibi görünen herkesten kuşkulandığını gö sterir.. Samsun Müfettişliğine (doğrusu: Mutasarrıflığına) Ha-mit Bey adında birini tayin ettirmişti. Mondros'tan Mudanya'ya. Samsun'daki İngilizlerin de Hamit Beyin yerinde kalması için İstanbul'a başvurdukl arını yazar. Refet Bele de.163. 3. Refet Beyin benimle olan işbirliği İstanbulca biliniyor. maddesi. Pontus olayları dolayısıyla gerginliğin arttığı şehirde. Deli Hamit diye ünlü. 'İngilizlerin ahval-i dahiliyeye (iç de bi an _8 .320 Ama Samsun'da asayişin düzelmesine yardımı olur. yerinde bırakılması için İstanbul hükümetine başvurmuşlardır. 1. İstanbul-Anadolu ayrılığı söz konusu bile değil. 14 Temmuz 1919'da M.C.41.7. Bu heyet. oldukça tutarsız biridir. Refet Bey komutayı ona vermede acele etmemeli. 38.37) Bu olay ve M. bu kimsenin İngiliz görüşüne hizmet edeceği için kendisine güven duyulduğudur.Kemal'in yorumu. s.

Fuat Paşaya birkaç subay yollayarak çatışmayı engellemek istemesinin genel sebebi. 1.) Kongresi. Erzurum Kongresi.321 Güneyde. yeni bir savaşa yol açacak her türlü çatışmadan uzak durmaya çalışacaklardır. Balıkesir (1. Fransız ve Ermeni birlikleri ile Rum ve Ermeni çeteleri ile çarpışmaya çoktan başlamışlardır. 17 Haziran 1919. O kadar ki Yunan Komutanı.322 Kuzeydoğuda Karadeniz şeridi boyunca ve Doğuda da bütün sınır ve sınır ötesi Türk kesimlerinde çete/kuva-yı milliye/milis birlikleri kurulmuş. işte bu gelişmelerdir. Nazilli (1. Balıkesir (2. genişleyip yaygınlaşabilecek. 11/12 Eylül günü İstanbul'la haberleşmenin ve ilişkinin kesilmesine karar vermiş ve karar bütün illere duyurulmuştur. daha Haziran 1919'da Venizelos'a telgraf çekerek. 17 Mart 1919. Tabii. kaynak: Nutuk) Mısıroğlu'nun Kurtuluş Savaşı'nı hiç bilmediği. Ayrıca. Bu tepkilere yol açan olaylardan bazılarını ve İstanbul'un vurdumduymaz ve olumsuz tutumunu görmüştük. 3 Kasım 1918. Özel sebepler de şunlar: a. 'Tam bir Türk seferberliği (!) karşısında bulunduğunu' bildirecektir. Balıkesir (3. Yunan. 6 Ağustos 1919. birkaç varlık örneği hatırlatayım. 1. 25 Eylüle kadar bütün Ege ve Kocaeli'nde." (Hilafet. 23 Temmuz. 1919 Sivas Kongresi. Vilayat-Şarkiyye Müdafaa-yı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin Erzurum İl Kongresi. 13 Şubat 1919.323 General Sally Flood'un A. genel bir anlam kazanacaklardır. 16 Ağustos 1919. Bu gelişmelerden sonra İngilizler. 1 ve 5 Haziran 1919.olaylara) ve Kuva-yı Milliye'ye katiyen (kesinlikle) müdahele etmeyeceklerine (karışmayacaklarına)' dair söz verdi. açıklama yapmadan önce. Trabzon Muhafaza-yı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin İl Kongresi.164.) Kongresi. bu kadar çabuk silkinip ayağa kalkmış olan milleti ile gurur duyar ve İngilizlerin neden böyle davrandıklarını kavramaya çalışır. '25 Eylül 1919'da Kuva-yı Milliye'nin herhangi bir varlığı görülmediğini' ileri süren yazara. Muğla Kongreleri. 4 Eylül. Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi'nin kuruluşu. 16 Eylül 1919. Alaşehir Kongresi. Kars Büyük Kongresi. çok gerekmedikçe.) Kongresi. İzmir Müdafaa-yı Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti'nin İzmir Kongresi. belki o büyük yıkımın altından.) Kongresi. ve 2. Nazilli (2. bir daha ve pek görkemli bir biçimde açığa çıkıyor. 19 Eylül 1919. Bu karara uymayan bir iki yerin yöneticisi de bi an _8 .) Kongresi. 2. Yani halk çoktan uyanmış. Örgütlenmeler: 7 Kasım 1918. 3. örgütlenmiş ve silahlı direnişe geçmiştir. İstanbul hükümetinin engelleme girişimleri üzerine Sivas Kongresi. 28 Haziran 1919. s. 26 Temmuz 1919. ilk tepkiler bireysel ve yereldir. Zamanla gelişip birleşerek.

Kiraz Hamdi Paşa apar topar İstanbul'a kaçar. İngilizler. (Gökbilgin. İstanbul hükümeti de.Danişment. 'Kuva-yı Milliye'nin memnun olup olmayacağını' sordular. d. İstanbul Hükümetleri. ayrıca S.□ "Yine aynı tarihlerde İngilizler.. Kütahya'da silahlı çatışma çıkar.H. Vahidettin'den yana bir tarihçi.325 Bu arada Mutasarrıf Hilmi.C. s. bu kuvvet İngilizleri. sonra da ahkâm çıkarıyor. İngilizlerin tehlikede kalmış olmalarıdır. Ali Fuat Paşayı bir mektup ile tehdit eder." (Hilafet. (29 kişi. (A.327 Olay bu.. Mısıroğlu olayın yalnız ilk evresini anlatıp ortamı ve sebepleri açıklamıyor. Amaç. Kuva-yı Milliye'yi bastırmak için yeni bir kuvvet oluşturmaya kalkışır. K. b. 4 Ekim günü Mutasarrıf Hilmi öldürülür. s. Anadolu'da harekât-ı milliyenin gelişmesinden dolayı.Akşin.328 İngilizler bir süre sonra.H.Sonyel. 2. Bunun üzerine İngiliz generali. Kuva-yı Milliyece 'pek memnun oluruz' cevabı verildi.C. özellikle Eskişehir'de bulunan birliği takviye ederler. üstelik aynı gün (21 Eylül) İngilizler ile milliciler arasında. Dr.C. 21 Eylülde birkaç subayını yollayarak Ali Fuat Paşayı uyarır ama kuşatma kaldırılmaz.Danişment versin: "Bunun sebebi.324 Eskişehir'deki Kuva-yı Milliye Komutanı Yarbay Atıf Beyi de 7 Eylülde tutuklayıp İstanbul'a gönderirler. İ.352...Karabekir. s.R. Telgraf hatları kesilir. 25 Eylülde. M. Ankara'daki 20. Dış Politika 1.316 vd. gelişimi aktarmıyor. kaynak: Nutuk) Bu iddianın cevabını.Kronolojisi. s. Kiraz Hamdi Paşa Eskişehir'e gelir. Eskişehir'i de boşaltarak. Kuva-yı Milliyeciler demiryolu köprüsünü attığından. oradan da İstanbul'a çektiler.164.61) Bunun üzerine Kuva-yı Milliye.579.Cebesoy. ayaklanacak.Tahsin Beyle birlikte birkaç milliciyi öldürtecektir. Onlar da Merzifon'daki kuvvetlerini.Şimşir.461. Merzifon'da bulunan İngiliz kuvvetlerinin geriye alınması halinde. s. s.Başlarken. Doğu Anadolu ile Batı Anadolu'yu birbirinden ayırmak ve milliyetçilerin birleşmesini önlemek amacıyla İzmit-Eskişehir-Konya demiryolunu bütünüyle denetimleri altına alır." (İ.264)330 Anadolu'da sıkışan İngilizler. cephe daraltmak için 4 Ekimde Samsun'daki asker- de arasında Eskişehir Mutasarrıfı Hilmi Bey de vardır.M. c. çoğunlukla milis birliklerinden kurulu bir kuvvet ile Eskişehir'i kuşatır. İngilizler Kütahya'yı bırakmak zorunda kalırlar. 4. T.Eskişehir'den ayrılmaya zorlamaktır. İstiklal Harbimiz. Bilal N. dipnot 47)] bi an _8 . Anadolu demiryolunu denetim altında tutan 3 taburu. Ankara'ya gidemez. ağırlıklarıyla birlikte önce Samsun'a.326 1/2 Ekim gecesi Eskişehir halkı. s.M. General Sally Flood. İzmit'e çekeceklerdir. Eskişehir'deki millicileri yıldırmak için İngilizlere dayanarak sıkıyönetim ilan edecek. Eskişehir'de de yönetimi ele alır. İngilizleri ve İngilizcileri . s. Merzifon'dan Samsun iskelesine gidinceye kadar hırpalamıştır. M.Kolordu Komutanlığına emekli Kiraz Hamdi Paşayı atar.Hatıraları. Malta Sürgünleri. Osm. orada kalır ve Mutasarrıf Hilmi Beyle birlikte.329 Merzifon'un boşaltılmasında Reşitbeyzade Sırrı Beyin teşkil ettiği mahalli kuvvetin büyük hizmeti olmuş. 147) Anadolu'da pek az İngiliz subayı ve askeri kalır. İstanbul'un işgali üzerine onlar da tutuklanırlar. S.Ali Fuat Paşa da.F. 2 Ekimde Damat Ferit istifa edecektir.

onun yaptığı bu yanlışlık sürüp geliyor.Kemal'in Rauf ve Kara Vasıf Beylere yazdığı iki mektubu aktarıyor. bastırmak için kuvvet kullanmak istediğini itiraf etmiş!332 Ee.Kemal] Karabekir'in açıkladığına göre." (Hilafet.Kemal. M. 591595) dikkatle okuyanlar görürler ki Karabekir. Bu sayfanın sayısı 2. s. baskıda 593'tür. İstiklal Harbimiz.leri de İstanbul'a çekeceklerdir.618 vd." (Hilafet. 164) K.Kemal'in İstanbul'da Albay İlyaçev ile görüştüğünü ilk defa kimin yazdığını saptayamadım ama ilk yazan her kimse. 342)334 1.333 □ "Ayrıca. Anadolu'daki isyanı bastırmak üzere güvenilir kuvvetlerinden iki tümen teşkil edip Anadolu'ya göndereceğini söyleyince. Samsun'a çıktıktan sonra Havza'da. tabii onaylamaz da. İtilaf devletleri temsilcileri buna asla izin vermediler. S. K. s.Yerasimos. s. İlyaçev ile ne 'Anadolu'ya gitmek üzere İstanbul'da iken' görüşmüştür. bu garip anlaşmayı.Karabekir.579-582. imiş. Mısıroğlu ve bu masala inananlar. de bi an _8 .R. sadece Baha Sait'in mektubu ile Baku'da yaptığı 11 Ocak 1920 günlü tuhaf anlaşmanın metnini. İstanbul'da iken İlyaçev adında bir Sovyet albayıyla görüşmüştür. 3. Anadolu'ya gitmek üzere iken İstanbul'da Ruslarla temasta bulunmuştur. Karakol Cemiyeti'nden Baha Sait'le Baku'da yapılan anlaşmayı onaylatmak için 1920 yılının ilk aylarında İstanbul'a getirir ve Kara Vasıfla ilişki kurar. Kara Vasıf Bey de.83) Oysa İstiklal Harbimizin bu konuyla ilgili sayfalarını (2.) K. 165. Bu belgelere göre olayın aslı şu: 1.s. s. Kısacası.Kemal'in İstanbul'dayken İlyaçev'le görüştüğünü yazmıyor. 2.Kemal Paşa arasında neler görüşüldüğü bugüne kadar açıklanmamıştır.165. kaynak: Masalcı H. Rus Albayı İlyaçev ile M. Albay Budiyenni başkanlığındaki bir heyetle görüşmelerde bulunduğu bilinmektedir.. S. Volga kıyısında Çaritsin çevresinde çarpışmaktadır. Buradaki müzakereler tam yirmi iki gün sürmüştür.338. İstiklal Harbimiz adlı kitabın ilgili sayfalarını dikkatle okurlarsa. kaynak: K.s. M." (Hilafet. Albay İlyaçev.Ertürk'ün İki Devrin Perde Arkası adlı kitabı. 'Bu mütareke şartlarına aykırıdır. Diyor ki: "[M.331 □ "1919 yılında Sultan Vahideddin.Karabekir'in kitabının o sayfalarını okumaya zaman ayıramamış ki aynı yanlışı yapıyor. Ankara'ya yollar (Nisan 1920). Bu temaslarda. bütün iddiaları gümlemiş olmuyor mu? □ "M. 1." (Dış Politika. ne de Ankara'da.onaylaması için M. bu itirafla.Mısıroğlu bile Vahidettin'in Milli Mücadele'yi desteklemediğini. (Budiyenni'nin anılarına dayararak.Karabekir'in İstiklal Harbimiz kitabına dayanarak. M. Türk-Sovyet İlişkileri. İlyaçev konusundaki yanlışlarını kolayca fark edip düzeltebilirler.Kemal'e. s.. Albay Budiyenni bu tarihte.C.baskıda.Sonyel gibi çalışkan bir bilim adamı bile. bu sırada Ankara'dadır ve Meclisin açılışı için hazırlık yapmaktadır. M. terhis yerine yeniden silahlanma mı yapacağız?' dediler.Kemal Paşa. Baha Sait'in yaptığı anlaşmanın üzerinde bile durmaz. s.

Yorumlarının hüzün verici naivliği bir yana.von Mikusch'un 164 ve 292. Bilim Y.Mısıroğlu. M. yanlış bilgi vermeye aynı hızla devam ediyor: Batum.510 vd.) Yani yutturmacılık yöntemi. Sovyetler-Ankara ilişkileri hakkında bazı bilgiler verdikten de bi an _8 108. İngiliz belgelerine dayanarak açıklamıştı!337 □ "[K. Sovyetlerle kurulan bu ilk temas hakkında. küçük bir kasabada ve kalabalık karargâh mensuplarından gizli olarak gerçekleştirildiği de düşünülemez. 'M. İngilizlerin daha sonra komünizme karşı Batum'a çıkarma yapacak kadar ileri gitmeleri.8792)336 . 338-339. arkadaşlarına bilgi verirdi. H. Gerçekten böyle bir temas olsaydı.Kemal. Bu konuda bir belge olmadığı gibi hiçbirinin anılarında da böyle bir bilgi yer almıyor.Kemal-Budiyenni görüşmesinin masal olduğunu kanıtlamış: Atatürk'le İlgili Olarak Uydurulmuş Bir Hikâye. s. s.İngiliz Tümeni tarafından işgal edilmiştir. İstiklal Harbimiz. Esasen M. dipnot 87) Eğer aynı anda iki yerde bulunabilmek gibi bir kerameti yo ksa. s. Çünkü bilhassa İstanbul'daki görüşmelerin antikomünist Ruslarla olmak ihtimali galiptir (çoktur) (!). M.335 5. Sözü neden uzatıyorum ki? Mete Tuncay. 12 Haziran'da Amasya'ya geçmiştir! (KA.Budiyenni'nin Havza'da olması mümkün değildir. daha 24 Aralık 1918 günü.Sonyel. 2.R. 1979) 4.) 3. sayfalarını gösteriyor.Karabekir'e uzun bir mektup yazarak. Mısıroğlu.Sinan Yıllığı/1973. yazdığı gibi sonra değil.s." (Hilafet.161) 2.. Sovyetler'e ilişkin görüş ve bilgileri bildiren Binbaşı Hüsrev Gerede de.Mısıroğlu'nun bu kitabının yayımlanmasından yıllarca önce. İngiliz entelijansına mensup bazı kimselerle de gizlice görüşmüştü. D.(!) Fakat Samsun'daki görüşmelerin (Havza demek istiyor) komünist Ruslarla olduğuna da şüphe yoktur. Mısıroğlu'nun iddiasına dayanak olabilecek tek kelime yok! (Türkçe çeviride 190-191.Günlüğü. yer almamaktadır.Ertürk'ün yanlışına kuyruk takıyor.59 vd. M.Hasanoğlu. İstanbul.Kemal Havza'da 17 gün kalmış (25 Mayıs-11 Haziran). bu görüşü kuvvetlendirmektedir. kesintisiz sürüyor! □ "Ruslar bu sıralarda Balıkesir'de bulunan Kazım (Özalp) Paşaya da gizli bir Rus delegesi göndererek. 1. K. Mısıroğluda hiç incelemeden kopya çekip. (K. kendi fikirlerine çekmeye çalışmışlardır.Karabekir. son cümle için dayanak olarak Dagobert von Mikusch'un kitabının 164 ve 292. 165.166) S. (TİH. sayfalarında da. s.Ertürk. sayfalar.Kemal Havza'da 22 gün kalmıştır' diye yazıyor.Kemal Paşa ile görüşüp anlaşmaya imale eden (yönlendiren) İngiliz entelijansına (gizli servisine) mensup kimseler olmuştur (!).) 1. s." (Hilafet. 'görüşmelerin tam 22 gün sürdüğünü ' iddia ediyor. Havza'dan K. (Çev: A. SSCB Bilimler Akademisi tarafından hazırlanmış olan 'Ekim Devrimi Sonrası Türkiye Tarihi' adlı kitapta da bu uydurma. bu gizli Rus delegesinin (!) bir İngiliz ajanı olduğunu.c. 27. Budiyenni'den ya da herhangi bir Sovyet kurulundan söz etmemektedir. daha İstanbul'dan ayrılmadan. böylece H.Kemal.□ "İhtimal ki Rus heyetini M. Bu temasın.

C. madde için. İnebolu'ya geçmek için izin istedikleri zaman General Harington.) . (1-4. Anadolu'da dört cephane fabrikası olduğunu' söylemiş. kısaca söylemek gerekirse. özet: s. 'M.Kemal'in tutuklattığı İngiliz askerleri ile M. Bunun da sebebi.Kemal Paşa.Kemal'in askeri niyetleri hakkında bilgi toplamasını ister. Mesela son olarak 600 top sağlandığını. 2. ' (Kaynağı.Kemal sizinle görüşmeye pek hevesli' dediği anlaşılıyor. Henry'den. Edgar Pech. madencilikle ilgilenmektedirler.453 vd." (Hilafet. İngiliz Belgeleri. 3. bu ilgi ile İngilizleri korkutmak!338 Ancak M Kemal Paşa.1. sayfasında. Harington bu bilgiyi ciddiye alarak M. bu iki İngilizle hayli dalga geçmiş.Şimşir. birinci derecede Rusya'ya şirin görünerek bir parça yardım koparmak! Yahut da evvelce arz etmiş olduğumuz üzere. Sakarya'dan İzmir'e. Edgar Pech'in kitabının 200. B. evvelki taahhütlerdi (önceki söz vermelerdi).339 ayrıca der ki: "M." (Görüşmenin tutanağı:Bilal N. s. Saltanat ve Hilafet hakkında da çok kısa da olsa. genel konularda da yuvarlak sözler etmiş. ilk adımı o atmalı!" 3.340 4. Bu hareket tarzını zorunlu hale getiren amiller (etkenler) Lozan'da ortaya çıkmıştır.N. Harington'a. orijinal metin: s. gayet akortlu (uyumlu) bir şekilde faaliyette bulunmuşlardır. ticarete başlamış iki eski İngiliz subayıdır. Stourton'un raporundan anlaşıldığına göre Refet Paşa. 172. Mısıroğlu öyle münasip görüyor. Mısıroğlu'nun iddiası ile bir ilgisi yok! Çünkü Refet Paşanın söylediklerinin özeti şöyle: "Türkiye meşruti bir Hükümdarca yönetilecek ve bu Hükümdar aynı zamanda Halife olacaktır.68-136)342 5. bir görüşme yapıldığı doğrudur.Kemal İngilizlere yaklaşmak istiyorsa.Kemal tarafından tayin edilen Refet Paşa ile Harington'un Erkan-ı Harbiyesinden gönderdiği murahhaslar (delegeler). Henry ve Stourton. sel yüzünden İnebolu'dan ileri gidemez ve İnebolu'da bulunan Refet Paşa ile görüşürler. İstanbul'da Hilafet ve Türkiye'nin geleceği hakkında kesin anlaşmaya varmışlardı? Bu yeni anlaşmanın sebebi ve gereği ne? Ne olacak. s. s.341Henry'nin İnebolu dönüşü. İnebolu civarında bir çiftlikte toplanarak siyasi ve iktisadi şeyler görüşürler.165. hani M. Refet Paşa ile 12 Haziran 1921'de görüşen Henry ve Stourton. İstanbul'un işgali üzerine M. Les Allies et Turqui. Harington'un erkan-ı harbiyesi ile ilgileri yoktur.. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi bir de bi an Doğrular: _8 sonra diyor ki:] Teferruatına giremediğimiz böyle bin türlü tehlikeli faaliyet ve propagandanın ortaya çıkmasına sebep neydi? Hiç şüphesiz. sonunda Ruslara veda ederek İngilizlerle kayıtsız şartsız beraber olmuştur.CXXI. Hilafeti halkın gözünden düşürmek için İstanbul'daki işgal kuvvetleri ile Ankara'daki M.Kemal ile ilişki kurmaya çalışacak ama Henry'in sözünün doğru olmadığı ortaya çıkacaktır.200) Bu anlaşma gereğince. Mesela '1921 senesi[nde] M.)343 6. Ama Refet Paşanın söylediklerinin. Saltanat ve Hilafete ilişkin birtakım siyasi meseleyi de söz konusu etmişlerdi.Şimşir.Kemal ile İngilizler. bu konuda 1919'da.

2 Ekim 1919: Ali Rıza Paşa hükümeti kurulur.Ulubelen. s.Komiser Amiral de Robeck. kesinlikle yer almamaktadır.C.Şimşir. İstanbul yönetimiyle birlikte İngilizleri de çok rahatsız eder.Kemal karşısında İngiliz aslanının prestiji sarsıldı.72) de bi an _8 .. 173) Siz hiç bu kadar sunturlu bir palavra duymuş muydunuz? İngilizlerin Meclisi basmaları ve bazı milletvekilleri ile birçok milliyetçiyi tutuklamaları.Ferit istifa eder.Kemal'in tesiri gittikçe artıyor. M. 10 Ekim 1919: Y. mebusların (milletvekillerinin) Ankara'ya gitmeleri ve bu suretle İstanbul'u çökerterek orasının güçlenmesini sağlamak içindi.66) 1 Ekim 1919: D. s... Ankara'nın kuvvetlenmesini ve siyasi faaliyetlerin merkezi haline gelmesini istemek gibi anlaşılması güç bir İngiliz siyasetinin ilgisi olduğunda şüphe yoktur. TKS Kronolojisi I. Curzon'a şunları yazar: "M. Ancak önemli olan şudur ki İngilizler bu hareketi." (Hilafet. Müttefiklerin. İstanbul'un resmen işgali kararı ile bağlantılı bir olaydır. İngiliz denetim subaylarının." (E. a. (Jeschke. Hakikaten İstanbul'daki Meclis-i Mebusan'ın dağıtılmasında. M. 1. s. belgeli öyküsünü özet olarak görelim.ifade de. silahlı direnişe iyiden iyiye kendilerini kaptırmışlar. artık ordunun silahlarını toplayamaması. M.LVIII/134)346 20 Ekim 1919: General Milne'in raporu: "Milli liderler.211) 11 Eylül 1919: Sivas Kongresi'nin bildirisi! 17 Eylül 1919: İngiltere Karadeniz Ordusu Başkomutanı General Milne'in raporu: "Hükümet ve Müttefik devletleri kuvvetsizdirler. TKS Kronolojisi I. İngiliz Belgelerinde.64) 24 Eylül 1919: Vali Artin Cemal Konya'dan kaçar.Kemal Paşa ve Rauf Orbay ile anlaşarak yapmışlardı. 'heyet-i nasıha' adı altında yine kendileri götürmüşlerdir." (B.Komiser de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Anadolu'daki milli hareketin baskısıyla D. Olaylar şöyle gelişir: 9 Eylül 1919: Y.Ferit hükümeti istifa etti. s.N.Kemal'in hareketi Anadolu'da bağımsız bir cumhuriyete doğru gelişiyor..344 Bu ne bitmez tükenmez yalan yağmuru! □ "İngilizler bu hususta o kadar /mahirane (ustaca) bir siyaset takip ettiler ki İstanbul'daki Meclis-i Mebusan'ı basıp dağıtmaları bile. Bu yeni Türkiye'ye barış şartlarını empoze etmek kolay olmayacak. milli kuvvetlerin Batıda ve Güneydeki etkinlikleri. s." (Jeschke. bütün işgal güçlerini tedirgin etmeye başlamıştır. bugün bambaşka bir Türkiye var." (Jeschke. Mütarekeyi imzalayan Türkiye'nin yerinde. • İstanbul'un resmen işgalinin gerçek öyküsü Erzurum ve Batı Anadolu kongreleri.e. bütün ciddi kitaplarda var.g. s.345 İstanbul'un işgaline yol açan olayların ve karar sürecinin. Askeri kuvvet kullanmak icap edecek. Hatta Ankara'ya kaçacak mebusların pek çoğunu. Sivas Kongresinin toplanması. İstanbul'un resmen işgaline ve onunla birlikte başka önlemlerin de alınmasına karar vermelerinin sebepleri ve belgeleri.

80) 26 Aralık 1919: Y.LXIX/188) 11 Aralık 1919: Y. 2. savaşta olduğu gibi barışta da güçlük çıkaran. A..M.XCIX/336) 20 Ocak 1920: Üç Y.C. 4 Ocak 1920: Lord Curzon. şöyle özetlenebilecek olan bir muhtıra dağıtır: "Türklerin Avrupa ile ilişiğini kesmek. 18 Ocak 1920: Y.Komiser. (T. s.Özalp.s.C..F..Şimşir. 48 saat içinde görevden alınmalarını isterler.. İngiliz Belgelerinde. düzenli Türk kuvvetlerinin de Fransız askerlerine saldırdığını belirterek mütarekenin artık fiilen bitmiş sayılacağını' söyledi. s.N. 1. TKS Kronolojisi I. (KS Günlüğü.105)' 8 Kasım 1919: Lloyd George.Başlarken.Karabekir. (Jeschke.XCIII/300) 12 Ocak 1920: Antep savaşı başlar. İng.M. M..180) 10 Kasım 1919: Y..C.C.Komiserde Robeck'in raporu: "İstanbul'un resmen işgali gereklidir.Komiser V.CIII/364) de bi an _8 . Ermeni birlikleri ile birlikte Urfa. ortak bir nota ile milli kuvvetleri destekledikleri anlaşılan Harbiye Nazırı Cemal Paşa ile Genelkurmay Başkanı Cevat Paşanın. kabine üyelerine..73) 29 Ekim 1919: Bölgeyi İngilizlerden devralan Fransızlar." (B.76. 'Maraş bölgesinde durumun ciddi olduğunu." (B. İngilizler Bandırma'ya iki bölük asker çıkararak şehri işgal ederler.Komiser de Robeck'in raporu: "M. s.. İngiliz Belgelerinde.Belgelerinde. 1.CIX/381) 28 Ocak 1920: Meclis-i Mebusan. 27 Ocak 1920: Gelibolu civarında ve Fransız askerlerinin gözetimi altında bulunan Akbaş silah ve cephane depolarını.28 Ekim 1919: Konya-Bozkır asileri İngilizlerden yardım isterler..C. s. Milli Mücadele.Kemal ve Heyeti Temsiliye Ankara'ya gelir. 2.Kemal başlıca düşmanımızdır!" (Jeschke. işgal güçlerinin şiddetli tepkilerine yol açar.C. Amiral Webb'ten Lord Curzon'a:". s. M.TKS Kronolojisi I.. (K.434)349 4 Şubat 1920: Y. İng.N..80) 11 Aralık 1919: General Milne..Başlarken.Şimşir. s. Kısa bir süre sonra Türklerle bu kuvvetler arasında kıyasıya bir boğuşma başlayacaktır.. Türklerin İstanbul'da bırakılmasının. hatta savaştakinden daha fazla güçlük çıkaran bir Türkiye var!" (T. Görüp İşittiklerim.88 vd. TKS Kronolojisi I. B.. Türk milli hareketine karşı kuvvet kullanmak gerekecek. İngiliz Belgelerinde. Köprülülü Hamdi ile Dramalı Rıza348 ve arkadaşlarının basarak silah ve cephaneyi Anadolu'ya kaçırmaları.Komiseri..2.Şimşir." (B.254. s. Bunun için Türkleri İstanbul'dan atmak. Belgelerinde. B.82) 27 Aralık 1919: M. General Milne'e: "M. s. s. 1. gizli bir toplantı yaparak.N. s.. milli akımı daha güçlendireceği. s.Türkgeldi.. 1. s. 1. s.307)347 20 Ocak 1920: Maraş savaşı başlar." (Jeschke. s.C.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Fransız Y. s.Şimşir.C.Komiser Amiral de Robeck'ten.Gökbilgin. Maraş ve Antep kentlerine girmeye başlarlar. İstiklal Harbimiz.. 1. TKS Kronolojisi I.C.Gökbilgin. (Jeschke. (K." (Jeschke. 'itaatsizlik ettikleri için Cemal ve Cevat Paşaların azlini' ister.TKS Kronolojisi I.Kemal hareketinin bastırılması için çok büyük bir kuvvet gerekiyor. Misak-ı Milli'yi kabul eder.Şimşir. Avam kamarasında şöyle konuşur: "Karşımızda.N.N.

" (B.. İngiliz Belgelerinde.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Damat Ferit Paşanın tekrar başa geçirilemediği...C..C.Himmetoğlu. s.) 29 Şubat 1920: Görüşü sorulan Y. General Milne İstanbul'da kuvvet yığınağı yapmak düşüncesinde.C. (H. milli hareketin parçaları olarak tertiplenmektedir. Akbaş depolarının boşaltılması ve Müttefik nöbetçilerinin yakalanmasını şiddetle protesto eder.N.N. (TİH. T. 1..Kemal Paşa ile Meclis telgrafhanesi ile haberleştikleri.. s. 1..82 vd. s. s. s.. Milliyetçi harekete karşı silah kullanmak gerekeceği. (Tutanaklara dayanarak S.Kemal'e baskı yapması gerektiği..C..İngiliz Belgelerinde.. s. s. 1.. İngiliz Belgelerinde.CVIII /379) 23 Şubat 1920: Y.CV/371) 16 Şubat 1920: İstanbul yönetiminin ve İngilizlerin destekledikleri Anza-vur'un ikinci isyanı.25.CX /388) 28 Şubat 1920: Galip devletler temsilcilerinin Londra‘da yaptıkları toplantıda Başbakan L. İngiliz Belgelerinde.. M.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Anado-lu'daki bütün hareketler.. Baytok... KS‘da İstanbul ve Yardımları.27)350 17 Şubat 1920: Misak-ı Milli açıklanır! (Türk Parlamento Tarihi.6 Şubat 1920: Y.R.Sonyel. Müttefiklerin M. barışı kabul edecek Türkleri.4.Şimşir. Maraş'a saldırılmasını. Sultanın etrafında toplayıp milliyetçilere karşı bir cephe kurulabilece- de bi an _8 ..C. Çukurova‘da Ermeni kıyımı yapıldığına dair haberler alındığı…351 Müttefiklerin prestijinin sarsıldığı… Artık Türkiye‟ye karşı harekete geçmek gerektiği…” (B. 1. s. (TİH.. 1. 1. 104) 10 Şubat 1920: Galip devletler temsilcilerinin Londra'daki toplantısında.95) 13 Şubat 1920: Y.Şimşir..CVIII vd.. İngiliz Belgelerinde. s.N. s. (TİH.N.N.206) 12 Şubat 1920: Fransızlar Maraş'tan çekilir ve Kuva-yı Milliye Maraş'a gi-rer.George‘nin konuşması: ―Fransız‘ların Maraş‘tan çekildiklerine. s./381) 23 Şubat 1920: Y.C. (B. İstanbul'daki İngiliz ve Fransız Yüksek Komiserlerinin ortak önerileri görüşülür: İstanbul'da yönetimin işgalcilere devredilmesi.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Milliyetçi direnişi kırmak için harekete geçilmesi ve İstanbul'un işgal edilmesi.CIV/366) 8/9 Şubat 1920: Kuva-yı Milliye Urfa'yı kuşatır ve şehre girer. dipnot) 21 Şubat 1920: İngiliz askeri haberalma raporu: "İstanbul'daki milliyetçilerin M. 5.Şimşir. Bizim aldığımız kararlara hürmet etmeyen tek halk. 1.. Ma-raş ve Antep'e saldıran Kuva-yı Milliye birliklerinin arkasında düzenli ordunun olduğunu söylediği.N. s..C. Meclis'te milletvekillerinin ateşli konuşmalar yapmalarını.. İngiliz Belgelerinde./403." (B.Ulubelen..CXI vd. 1.. 23 Şubat 1920: Bazı yeni İngiliz savaş gemileri İstanbul‘a gelir ve karayaasker çıkarırlar. 4. 6. Dış Politika.C." (B.C." (E. Osmanlı Meclisi'nin milliyetçi örgütün İstanbul'da siyasi bir parçası durumunda olduğu. s. Barış şartları nisbeten yumuşak olduğu takdirde.Şimşir.C. Türk halkıdır.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Her ihtimale karşı hazır bulunmak gerektiğinden. Urfa." (B.Komiser Amiral de Robeck.Kemal Paşa tarafından.. 1.257). milliyetçilerin tutuklanması ve Meclis'in kapatılması.Şimşir. s.Şimşir.434) 24 Şubat 1920: Yüzbaşı Butler'in raporu: "General Gouraud'nun.C.C.

C.Şimşir. bütün yollar tutulur.C. Harbiye Nezareti ve PTT işgal edilir.N... 1.355 İşgal Kuvvetleri Komutanlığının tebliği (özet): "2. 1.. İki tümenle M. s. (TC Kronolojisi. İngiliz Belgelerinde.40'da verdikleri ortak nota: "İstanbul saat 10. İngiliz Belgelerinde.F. İstanbul'un işgal edileceği ve barış şartları kabul edilinceye kadar işgal altında tutulacağı.C. İngiliz Belgelerinde. 1.1. Şimşir. M. bu kararın değiştirilmesi muhtemeldir.Kemal ve milli hareketin öbür liderlerinin.. Sivas milletvekili Rauf (Orbay).." (B. Vaşington'daki İngiliz B. s. 15 erimizi yaralar. 3.. Türkleri İstanbul'dan yoksun bırakmamaktır.CXIX /444) 10 Mart 1920: İstanbul'daki Y. 5 Mart 1920: Y.Şimşir.Hatıraları. s. Osmanlı hükümetince derhal red ve inkâr edilmeleri.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Fransa_ Y." (B. o gücü desteklemek ve sağlamlaştırmaktır.. İngiliz Belgelerinde. Şehzadebaşı karakolunu basar. 1.ği. Tutuklamalar 18 Marta kadar devam edecektir.s..00'dan itibaren işgal edilecek. polis teşkilatına el konulur.. Harbiye Nezaretine. Sivil ve asker 150 milliyetçi Türk tutuklanır. s. 1.N..C. Müttefik devletlerin niyeti.Şimşir. s..CXVIII /422) 10 Mart 1920: Londra'da alınan kararlar: "İstanbul işgal edilecek. önde gelen milliyetçileri tutuklama emrinin nasıl uygulanacağını görüşürler.Kemal kuvvetlerinin ezilebileceği.Komiser Amiral de Robeck‘ten Lord Curzon‘a: ―İstanbul‘u işgal etme düşüncesini General Milne de kabul etti.CXX/453)353 16 Mart 1920: İstanbul'daki Y.. 1 .N.‖ (B.Komiserler toplanarak. Yunanistan'ın üzerine alabileceği..Kemal'in bertaraf edileceği. İngiliz Belgelerinde.354 Bir İngiliz birliği.N.C. Osmanlı idaresinde kalacak yerlerde. alınan kararlar hakkında verdiği bilgiler: "Kilikya'da (Çukurova'da) asayişi Fransızların sağlayacağı.CXIV/413) 3 Mart 1920: Ali Rıza Paşa hükümeti istifa eder.C."(B.. s.N. Venizelos'un ileri sürdüğü görüşler: "Türkiye'ye barış şartlarını kabul ettirme görevini.. Müttefik devletlerin niyeti.." (B.Venizelos görüşmesi sırasında.s. İngiliz Belgelerinde. Balıkesir milletvekili Abdülaziz Mecdi Hoca (Tolon) ve Konya milletvekili Vehbi Hoca (Çelik)'dan oluşan Meclis Kurulunu saat 17.. 8 Mart 1920: LGeorge . Eğer Anadolu'da genel karışıklık ve Hıristiyan kıyımı gibi olaylar olursa. İngiliz Belgelerinde..Komiserlerin Sadrazam Salih Paşaya 09.N.Elçisine." (B.Komiseri ile İstanbul'un işgali ve milli hareket liderlerine karşı sert önlemler alınması konularında düşünce birliğine vardık. polis teşkilatına ve PTT'ye el konulacak!" (B..Cebesoy.Şimşir. M.CXVI/427)352 8 Mart 1920: Salih Paşa hükümeti kurulur.CXXII/460) Tren ve vapur seferleri durdurulur..Şimşir. Hatırlamanıza yardımcı olmak için yalnız Vahidettin'in sözlerini akta- de bi an _8 .M.138) 12 Mart 1920: Lord Curzon'un.357 Bu görüşmeyi birinci bölümde vermiştim.00'de kabul eder.. 6 erimizi şehit eder." (A.Şimşir.309)356 Aynı gün Vahidettin.CXIII/411) 2 Mart 1920: Y...C. saltanat makamının gücünü kırmak değil. s. M..N..

C. "İngilizlerin bu hareketi. ilerde ele alınacak.Kemal ve Rauf Orbay ile anlaşarak yaptıklarını" ileri sürüyor.Kemal Tengirşenk. (A. 1. s. Y. Ankara'yı yatıştırmak umuduyla Heyet-i Nasıha (öğüt kurulu) olarak. millet koyun sürüsü! Bu sürüye bir çoban lazım! İşte o da benim!"358 Aynı akşam. Ankara'nın yaptırdığı yeni seçimlerde seçilerek Meclis'e katılmıştır. Vehbi Efendi. Vatan Hizmetinde. (Dr.F.362 Anadolu.) Bu dört milletvekilinden başka hiçbir milletvekili.Cebesoy. her istediklerini yaparlar! Her şeye cüret edebilirler! Meclisteki sözlerinize ve hareketlerinize dikkat ediniz! Hoca! Hoca! Dikkatli olun! Bu adamlar. (Türk Parlamento Tarihi. İngilizce ve Türkçe. M.520 vd. heyet-i nasıha üyesi olarak ve İngilizlerin bilgisi ve yardımıyla Ankara'ya gelmiş değildir! Mısıroğlu yine masal söylüyor! Osmanlı Meclisi üyesi olup da İstanbul'dan kaçarak TBMM'ne katılanlar.542) Görülüyor ki İstanbul'un işgali. gittikçe gelişen ve güçlenen milli hareketi cezalandırmak ve hazırlanan barış andlaşmasının itirazsız imzalanmasını sağlay acak ortamı hazırlamak için müttefiklerce ortaklaşa alınan önlemlerden biridir.359 Ayrıca bazı milletvekili. Rauf ve Kara Vasıf Beyler tutuklanırlar. İstanbul'la her türlü ilişkiyi keser.320. sadece 88 kişidir. İngilizlerin bilgisi altında.. s. ileri gelen milliyetçilerin tutuklanmasıdır ki bu da 16-18 Mart tarihlerinde gerçekleştirilir.Rıza Nur. Y. s.360 Sıkıyönetim ilan edilir. Bütün sokak duvarlarına. Ertesi günde yine Meclisten zorla. "milliyetçilere yardım edenin ölüm cezasına çarptırılacağını" ilan eden afişler . s.361 Buna karşılık aynı gün.363 İkinci önlem. İstanbul ile Anadolu arasındaki tek kara ve demiryolu geçidi olan Geyve Boğazı'nı ele geçirirler. İngilizlerin tutumunu protesto için tatil kararı alır. Malta dönüşü Ankara'ya gelecek olanlarla birlikte..Kazım Kadri. Ankara'ya sadece dört milletvekili yollamıştır: Bunlar Dr. her istediklerini yaparlar! Hoca.Kemal'in emriyle de Anadolu'da bulunan bütün İngiliz subay ve erleri tutuklanacaktır.Kemal Tengirşenk.Rıza Nur. Abdullah Azmi Efendidir.140 vd. asker.. M.• Salih Paşa hükümeti. İstiklal Harbimiz. Allah şifa versin! bi an _8 . gazetelere sansür konur. ilerleyen milli kuvvetler. M. (29 kişi) Osmanlı Meclisi de. 315 milletvekili ise.39)364 de rıyorum: "Bu adamlar daha çok şey yaparlar. s. (Görüp İşittiklerim. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi.260) Yunan işgali altında olmayan bütün demiryollarına el konulur. s. s. K. Edirne Milletvekilleri Şeref (Aykut) ve Faik (Kaltakkıran) Beylerle İstanbul Milletvekili Numan Ustayı alırlar. Üçüncü önlem olan 'hükümetçe milli liderlerin red ve inkâr edilmesi' konusu ise.yapıştırılır. H. vaziyet meydanda! Hadiseler ortada! Bu adamlar isterlerse yarın Ankara'ya giderler! Rauf Bey. Ve Mısıroğlu. Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım. idareci ve gazeteciler daha tutuklanıp Malta'ya sürüleceklerdir.280 vd. Meclis sarılır.Karabekir. Oysa TBMM'nin tam üye sayısı 403'tür.Kemal bunlardan kuşkulanmış ve Ankara'ya kadar gözetim altında getirtmiştir.

Belgeleri. uslu uslu barış andlaşmasını bekleyeceğine. Türkçe çevirinin. bunun bir hata sonucu olmadığını. yalnız Padişahın kulları ile İngilizcilere ait.H. Ankara keçileri! Kurban bayramı mı yaklaştı? Ecelinize ayağınızla mı geldiniz?"367 3. Dokunulmazlıkları olduğunu sanan yeni milletvekilleri. İngilizler. İngilizlerin.392 vd. dokunulmazlık da.365 M. hür ve bağımsız bir Türkiye!"368 Bu karara öncülük eden milletvekilleri. s. Ankara temsilcisi Hamit Bey ile yelkenleri suya indiren İngiliz Y. İngilizlerin bu yardımlarını bile bile yaptıklarını. İnebolu'dan M. Bekir Sami'nin imzaladığı adaletsiz sözleşme yerine. İstanbul'a uğrayan gemiden çıkmayarak. esasları Erzurum ve Sivas Kongrelerinde belirlenmiş ve taslağı Ankara'da hazırlanmış olan Milli Andı (Misak-ı Milli'yi) kabul ve ilan edecektir (Şubat 1920). 16 Mart günü tutuklanacak ve Malta'ya götürüleceklerdir. Malta Sürgünleri. İstanbul'a gelmeye başlar.Kemal Paşanın yanına gitmesine ses çıkarmadılar. Bu gecikmeden dolayı K. daha İstanbul'a adım attığı anda tutuklamak yerine. dileyen İstanbul'a. En iyisi bütün milliyetçilerin denize atılmalarıydı ama ne çare ki Sakarya zaferi üzerine. Öyle ya.174) 1. Jeschke. Sevres antlaşmasının bir an önce onaylanabilmesi için Meclisi toplamaktan başka çare kalmadığını gören saray ve hükümet.(12) "Dagobert von Mikusch. İng. barışı onaylamaktır."366 İşgalciler de barış sorununun sona ereceği ümidiyle Meclisin açılmasını beklerler. Anadolu milletvekillerinin İstanbul'a gelmelerine. Yüksek Komiser de Robeck'e şöyle der: "Meclisin başlıca görevi. İstanbul da. 2.Şimşir. tıpkı Mısıroğlu gibi Refik Halit Karay da sinirlenir. s. (Bilal N. (13) "Daha önemli olanı şudur ki Rauf Bey. de bi an _8 . 12 Ocak 1920'de İstanbul'da açılan Meclis-i Mebusan'a Sivas mebusu olarak girmiştir."(Hilafet. Son Osmanlı Meclisi. yeni bir değiş-tokuş anlaşması yapılmıştır: Malta'da bulunan Türklerin tümü ile M. İstanbul'un işgaliyle ilgili olan 237-243. Malta dönüşü Rauf Beyin İnebolu'ya inmesine izin vermeleri de Mısıroğlu'nun canını sıkmış. işgalcilerin de onayı ile seçim yapılmasına karar vermiştir. böyle bir ifade bulunmamaktadır.. Şom kalemiyle şöyle yazar: "Merhaba Sivas kuzuları. 23 Ekim 1921'de. ona anlamlı bir hareket olarak Meclisin dağılmasına kadar dokunmadılar.176) Uydurma devam ediyor! Çünkü Dagobert von Mikusch'un kitabının hiçbir sayfasında. adı geçen eserinde. dileyen Türk İnebolu'ya inecektir.Kemal Paşanın bu en yakın arkadaşını. (Vahidettincilerin pek beğendiği İ. Tevfik Paşa.Mısıroğlu'dan özür dileriz! 4. başta Rauf Bey olmak üzere.Danişmend de Sivas Kongresine katılmıştı. Kuva-yı Milliyecilere yardım edeceklerin idam edileceklerine dair sokaklara çarşaf gibi ilanlar asmış bulundukları halde. M. sayfalarına bakanlar.Kemal Paşadan sonra ikinci derecede faal bir şahsiyet bulunduğu halde. s. Milli Andın özü şudur: "Bölünmez. yalanı kuyruğundan yakalayabilirler. 16 Mart işgali sorununu inceleyerek.Komiseri Rumbold arasında.Kemal'in tutuklattığı bütün İngilizler karşılıklı serbest bırakılacak. dolayısıyla ve kanıtlı bir şekilde ortaya koymaktadır." (Hilafet. Onu da İngiliz ajanı olduğu için mi tutuklamadılar acaba?) Malta dönüşünde.

371 (16) "Dikkat edilirse. neden tutuklansın? Amasya'ya gelen Salih Paşayı da tutuklamadıklarına göre. Padişahı. tutanaklar.370 Dipnotta adı verilen kitaplarda bu olay.) Rauf Bey de. ilk defa. bazı milletvekilleri ve subaylar ile birlikte İstanbul'dan kaçarak Ankara'ya ikinci kere. Anadolu harekâtını başarılı kılacak silahları kaçırmalarına göz yummak da İngiliz siyasetinin bir gafleti değil. onlar ne? M. Sagir'in itirafları. Bu anlamlı ziyarete de İngilizler seyirci kalarak. elini kolunu sallayarak İstanbul'a gelip tekrar Ankara'ya dönmüştür. (20 Ocak 1920. ayrıntılı ve belgeli bir biçimde anlatılmaktadır. Neden tutuklanmadığı da daha önce savaş suçluları paragrafında açıklanmıştı. İngilizlerin bu kaçakçılığı önlemek için aldıkları birçok sert önlem açıklanıp belgelenmiştir. tanıklar. savaş tutsağı saydırarak geri almak için çevirdikleri numaralar. bu tür yakıştırmaların sebebini kolayca anlar. s. tanıklar. Allah Allah! Bir şeyi olsun doğru bilip doğru yazamayacak mı bu alternatif tarih yazıcıları? 3. ancak o zaman ilan edilecektir. itiraflar.174) 1.Kemal Paşaya dolaylı bir surette ihbar edilerek yakalattırılıp astırılması da. o da mı İngiliz ajanıydı yoksa? 2. kendi aralarındaki gizli yazışmalarda 'casus' olduğunu açıklamalar. hain gösterebilmek için birtakım hareketlere zorluyor- de bi an _8 . Ağa Hanı araya sokmalar. M. (15) "Hatta [Hindli] Mustafa Sagir'in 'casus' sıfatı ile M. s. Hiçbir ciddi eserde. 10 Şubatta geri döner) Geldiği de ilan edilmemiştir. Tamam mı? (14) "Aynı şekilde İsmet Paşa da. İstanbul'daki silah depolarının kapılarına Hindli Müslümanları koyarak. herhangi bir yolcu gibi trene binip Ankara'ya gelmiştir. zekâ ve cesaret dolu bir destandır. bu konudaki belgeler. İsmet Paşanın Ankara'ya zorla götürüldüğü gibi bir iddia yer almıyor. bir kere Ankara'ya katıldıktan ve bu katılış gösterişli bir surette kamuoyuna ilan edildikten sonra. İstanbul'un işgalinden sonra. bir yalanı savunmak için bu destanı reddediyor.Kemal ile her görüşen. s." (Hilafet.372 Şimdi biri çıkmış. onu tutuklamayı acaba niçin düşünmemişlerdir?" (Hilafet. Bu konuyla ilgili birçok anı ve araştırma yayımlanmış. zorla götürülmüş olsa bile. İngilizlerin Mustafa Sagir'in idamına engel olmak için yaptıkları baskılar." (Hilafet.174) İstanbul'dan Anadolu'ya silah kaçakçılığı.Kemal'e karşı düşmanlıklarını gösteren birçok örnekten sadece biridir. M. İsmet Bey. Ayıp derler bir şey vardır! (17) "İngilizler.175) Mugalatanın bu kadarını Kadı Karakuş bile beceremez! Peki o kanıtlar. İddia edenlerin konum ve durumuna bakan. İsmet Bey. Mısıroğlu'nun uydurduğu gibi İngilizlerin görünüşü kurtarmak için giriştikleri bir entrika değil.Kemal Paşayı öldürtmek (!)369 üzere Ankara'ya gönderilmesi ve sonradan M. 3 Nisan'da gelecek ve bu katılmalar.Sagir olayı.s. ustaca bir biçimde ortaya çıkarılmış bir siyasi taktik idi. birçok Malta sürgünü vatanseverle birlikte İnebolu'ya iner.193 vd. din kardeşliği etkisiyle. İngiliz siyasetinin gerçek yüzünü gizlemek maksadıyla yapılmış bir hareketti. Kuva-yı Milliyecilerin bu depolardan.

Kemal Paşanın saltanat ve hilafete bağlılık ifade eden beyanlarına.Mücahitler. az sonra ele alacağım.Mısıroğlu'nun. Ne etmeli de Vahidettin'i bu kötü durumdan kurtarmalı? Mısıroğlu. binlerce tanık. Boş laflar. yazılanları doğru sanan ve sanacak olan gençler ile aramızda. Ama M. dayanaksız ifadelere. M. Sonuç: Karavana!374 Sonra da bu iddiasını. nasıl bir yalan bombardımanı altında olduğuna dikkatinizi çekmek istedim. Ama kendileri de farkındalar ki Vahidettin'in -ve Damat Ferit'in-.Mısıroğlu.Kemal'e karşı olduğunu iddia ediyor. M. • K. kanıtsız iddialar. çarpıtmalar. Geride daha yüzlerce olay." (Hilafet. taramış.375 Bu kitapları okuyan ve bu sahte göndermelere. çok daha önce Akaretler'deki evinde açıklamış bulunmaktadır. Halbuki o. Evvela şu husus bilinmelidir ki Sultan Vahidettin. Vahidettin'in Milli Mücadele'ye değil. sadece bu ikisinden oluşmuyor.Kemal'e karşı gözüken sonraki tavır ve hareketlerini. komik yorumları aktardığım için beni bağışlayınız. ikincisinin de danışıklı dövüş olduğunu söyleyerek işi kapatmaya çalışıyorlar. (S.lardı: Halifenin İngiltere'ye karşı güya bir muvazaa (danışıklı dövüş) silahı olarak başvurduğu Kuva-yı İnzibatiye ve mahut fetvalar gibi. bu masallara kapılarak. saltanatın da. Bu hususu. Mısıroğlu'nun bulduğu şu iki sebebi görelim: I. ileri sürdüğü örnekler bu kadar.377 Öyleyse K. Bu konuyu Dördüncü Bölümde ele alacağım. M. çünkü bu iki olayı örtbas etmek mümkün değil: Fetvalar ve Kuva-yı İnzibatiye. gitgide hiçbir ortak gerçek kalmayacak. de bi an _8 .Kemal'in Anadolu'ya geçmesinden öncesine ve geçtikten hemen sonrasına ilişkin iki sebep bulmuş.Kemal ve Rauf Beylerin tutuklanmalarına karar vermiş olduğunu görmüştük. Birincisinin süngü zoruyla verildiğini. bu vazife ile Anadolu'ya gönderilmeden çok evvel. kuşku uyandırmaya çalışmalar.Ferit hükümetinin. atmasyonlar. hilafetin de aleyhinde bir hissiyat taşıyordu. uydurmalar. bu tarihten öncesine ilişkin bir bahane bulmak zorunda.Kemal'e karşı olmasına da bir gerekçe uydurmak gerek. yalnız M . elbette Vahidettin'in rızasını alarak ve İngilizlerin de isteği ile daha işin başında. bu belgesiz. zorlamalar.172vd. on binlerce belge var. Milli Mücadele'ye de karşı olduğunu gösteren olaylar. s. D. eski teşkilat-ı mahsusacılardan Albay Hüsamettin Ertürk'e. M. sanki kanıtlamış gibi Lozan Andlaşmasına da bağlıyor. Bu ipe sapa gelmez saçmaları. millet niteliğini koruyabilir mi? Bir kere daha sormadan edemeyeceğim: Sonra ne olacak? 9. kaydırmalar. Kemal'e karşı olmuş? Vahidettinciler. çocukça yorumlar.Kemal'e değil. Yüz binlerce gencin. "Sultan Vahidettin'in vatanın kurtuluşuna memur ettiği M. önceleri inanmıştı. Vahidettin neden ve ne zaman M. değiştirmeler. 29 Temmuz 1919'da. nasıl izah edebileceğimiz sorulabilir.)373 Kuva-yı İnzibatiye ve fetvalar konusunu.376 İki ayrı tarihe inanan bir millet. Vahidettin aleyhindeki yalnız iki olayı anarlar. Aramış.

Kemal gibi tedbirli.338 'dir. M.79) 1.78. İki Devrin Perde Arkası..Ertürk'e niye açsın? H. Havza. 2 Aralıkta da Şişli'deki eve taşınır. ballandırarak yazardı. aralarında hiçbir yakınlık olmadığı H. bir gece.58. a. Akaretler'deki evde oturmaktaydı. kaynak olarak H. M. bunun için Teşkilat-ı Mahsusa'nın yardımını istediğini' söylemiş olabileceği düşünülebilir mi? b. Onun sırf şahsına (M. Akaretler'deki evde yapılması da olası değil. onun Anadolu'ya ilk ayak bastığı yer demektir. ortada fol yok.. 'tahtı devireceğini. çeşitli anılara göre." (s. F." Hüsamettin Bey de şöyle cevap vermişmiş: "Hele o günler gelsin de paşam.380 Böyle bir konuşmanın.Kemal Paşanın Samsun'a geldikten sonra Rus heyeti ile Havza'da yaptığı görüşmeyi de nakleden Albay Hüsamettin Ertürk. Çünkü. 'Hüsamettinciğim' diye hitap ederek. 'annesinin Akaretler'deki evinde. Enver Paşa Başkomutan Vekili ve hanedanın damadı! Teşkilat-ı Mahsusa da doğrudan Enver Paşaya bağlı..Ertürk'ün anılarından bile anlaşılıyor. bu fal hikâyesini Hüsamettin Beye anlatmış'. bana bu sözleri söyleyen falcının rüyasını hakikat yapmak hususunda yardım bekleyeceğim. II.Kemal. Ayrıca o tarihte İttihat ve Terakki bütün hışmıyla iktidarda. bu görüşmelerde de onun. hesaplı bir insanın.Albay Budiyenni konuşmasının masal olduğunu da daha önce görmüştük.378 Akaretler'deki eve.Ertürk yine masal anlatmış. Pera Palas'a iner. İ.) Bakalım haklı mı? 1.s.79) 2. sayfasına gönderme yapıyor.' diyor! Şu halde bu konuşma.Kemal'in Suriye'ye hareket ettiği 22 Ağustos 1918 gününden önce yapılmış.Kemal'e) karşı olan bu tavır ve hissiyatında da. ortaya koyunca.İnönü." (Sarıklı Mücahitler. Olsa. (Atatürk'ün Hatıraları. birkaç gün de Salih Fansa'nın evine geçer. M.Ertürk'ün anılarının yine 79. Kaldı ki böyle bir amacı olduğunu.Kemal de. A.Kemal Adana'dan 13 Kasım 1918'de İstanbul'a döner.Ertürk. sonra da şöyle demişmiş: "İşte Hüsamettinciğim. o gün için mevcut olan rejime karşı düşünceler taşıdığını ve Rus heyeti ile bu hususta anlaşmalar yaptığını beyan etmektedir. Akaretler'deki evde.Okyar. Trablus'dayken bir bedevi M. Daha ilk adımında. s.86)379 Azbir zaman sonra. zımni (üstü kapalı) de olsa. 2 Aralık 1918'den sonra. Üstelik H. doğrusu s. 22 Ağustostan önce. 'bir gece. Kaynak: H.. sadece. s.Cebesoy gibi yakın arkadaşlarına bile açmış değil.58 vd. orada oturmayı sürdüren annesini ziyaret etmek için gidecektir. Çünkü M.Orbay. H.381 Hiç tanımadığı H. 'sen bir taht devireceksin' demiş. Sultan Vahidettin elbette kendisine cephe alacaktı. İstanbul'dayken R.Kemal ancak o tarihe kadar. M.Ertürk.F. kendi açısından haklı sayılması gerekir. "Ayrıca M. Enver Paşanın yakını Hüsamettin Beye. s. Akaretler'deki evde misafir kabul etmiyor. annesi ve kız kardeşiyle birlikte. bir gün senin Teşkilat-ı Mahsusa mensuplarından.Kemal'in falına bakmış. hilafet ve saltanat aleyhtarlığını. Bu da de bi an _8 . H.Ertürk "anlaşmalar yapıldığını" da yazmamıştır.. annesi ile kızkardeşini de Şişli'ye aldırır. M. yumurta yokken. sayfa) yazdığına göre. herhalde hizmetinizde bulunmaktan zevk duyacağız.Ertürk'ün anılarında (79.

resmi olmayan tarihlere de.CXXV) İkinci nota gereğince Salih Paşa hükümetinin hazırladığı metin. 1923'te yayımladığı beyannamede bile. Bu tutumumun belgeleri ve kendi itirafları ilerde verilecek. Mesela bütün Kuva-yı Milliyecilerin öldürülmesini din görevi (!) sayan fetvalara neden engel olmadı? Sadece bu örnekler bile. N. Vahidettin. isyanlar." (B.Komiserlerin. Fevzi Çakmak.10. Y. de bi Mısıroğlu'nun özel ürünü. Mesela milliyetçilerin üzerine iki tümen yollamak için İngilizlerden neden izin istedi? d. milli liderleri suçlama konusundaki [sakıngan] tutumu. İngiliz Belgelerinde.Ferit'ten önlemler almasını istedi? (Buyruğun tam metni. Nurettin Paşa ile Ankara Müftüsü M. şu basit soruları bile karşılamıyor: a. idam kararları ve öteki faaliyetler Y.Şimşir.Şimşir. Türkiye'yi zafere ve bağımsızlığa ulaştıran Milli Mücadele'yi isyan olarak nitelemektedir.Komiserler bu metnin de değiştirilmesini isterler. milliyetçilere düşman bir hükümetin başa geçmesini önlemek niyetinden ileri geliyor. Milli harekete düşman bir hükümetin başa geçmesi ve milli hareketi bastırma yoluna gitmesi tercih edilir.. Y.4.Edib'in ne ilgisi var? c.Komiser Amiral de Robeck'in 30 Mart tarihli rapor özeti: "Hükümetin. onun ve Nazırlarının Milli Mücadele aleyhindeki davranış ve sözlerine neden hiçbir tepki göstermedi. 26 Mart'ta ikinci bir ortak nota daha verirler: "Yüksek Barış Konseyinin kararına dayanan bu isteğe gecikmeden uyulması ve M.Komi-serlerce yeterli görülmez. bütünüyle Milli Mücadele'ye.. 1. Vahidettin'in yalnız M. dolayısıyla bağımsızlığa karşı olduğunu kanıtlıyor.386 Y.N. resmi tarihlere de.C. Milliyetçilerin suçlanması. 2. İngiliz Belgelerinde..Kemal'e değil. 16 Mart'ta. Hele Halide Edib'in idam kararını onaylamasının sebebi ne? Kuva-yı Milliye için 'zorla asker ve para toplamak' ile H. her yaptıklarını onayladı? e. s.Rıfat Efendi ve Şeriye Vekili (Din İşleri Bakanı) Mustafa Fehmi Efendi gibi dinadamlarının idam kararlarını neden onayladı?383 b. Zaman kazanmak istiyorlar. Zaten bu uyduruk iki sebebe dayandırılan iddia.1920).. Oysa bizim alternatif tarih yazıcıları. ilerde verilecek. masalla karşı çıkıyorlar! an _8 .)384 f.Kemal Paşa ile milli hareketin öteki liderlerinin açıkça red ve inkâr edilmesi!" (B. Mesela D. Kuva-yı Seferiye. Öyleyse Vahidettin. Kuva-yı İnzibatiye. fetvalar. Hükümet yeni bir metin daha hazırlar. Rauf Beye neden karşı?382 Mesela Ali Fuat Cebesoy. Salih Paşa hükümetinden 'milli liderlerin derhal red ve inkâr edilmesini' istediklerini görmüştük. Mesela onca uyarıya rağmen Damat Ferit hainini neden 1920 Nisanında Sadrazamlığa getirdi..385 Belge ancak belge ile çürütülebilir.Ferit'i Sadrazamlığa atarken (4. neden Milli Mücadele'yi isyan olarak niteledi ve Milli Mücadele'yi boğması için D.

Hahambaşıyı da getiririm' demiş ve kendisi 'Getirirsiniz ama bir yararı olmaz' diye karşılık verince. Ferit Paşanın sadarete gelmesi bir felaket. Başkâtip Ali Fuat Bey ile Refik Bey de bu fikirdedir. yani Vahidettin'in en güvendiği üç kişi de D. D.Ferit'i yeniden ve dördüncü defa Sadrazamlığa tayin eder. s." (Görüp İşittiklerim. biz de elbirliği ile çalışırız. nasıl ve neden dördüncü defa Sadrazamlığa atadığını görelim. D. Padişah kendisini sadrazamlığa getirsin.. s. Fakat bir türlü iknaya muvaffak olamadık. saraya gelmemi ihtar etti. Hünkâr. sadrazamlığı önce Tevfik Paşaya teklif eder.260) H. bundan sonraki gelişmeyi şöyle anlatıyor: □ "[Vahidettin'in Başmabeyncisi] Ömer Yaver Paşa bana telefon ederek. Tevfik Paşa kabul etmez. Ferit Paşayı tekrar Sadrazam tayin etmeye karar verdi. Bu ünlü sahneyi yine Ali Fuat Türkgeldi'den dinleyelim: □ "H. 'Ben böyle karar verdim. birçok sözlü ve yazılı uyarıya rağmen. Ne yaparsanız yapın ve Padişahı bu kararından döndürünüz. huzura çıkmadan odama gelerek. Fakat böyle bir söz almamış ise kendisinin Sadrazamlığı memlekette pek fena tesir yaratacağından.Kazım Kadri huzura kabul edilince. Onu bu fikrinden vaz geçirmek için uğraştık durduk.260 vd. 2 Nisan 1920'de istifa etmeye karar verir. defa Sadrazamlığa atamasının gerçek öyküsü Salih Paşanın istifası üzerine Vahidettin. s.390 H. Padişahın D." (Görüp İşittiklerim. Damat Ferit'i. 171. 'Ben istersem Rum Patriğini de. Ermeni Patriğini de getiririm. işgalcilerin istediği gibi bir bildiri yayımlamaktansa.Kazım Kadri: □ "O gün gazetelerde yayımlanan.Ferit'e karşı!) Ali Fuat Türkgeldi şöyle yazıyor: □ "Hüseyin Kazım Bey. Vahidettin olgusunu daha iyi kavramak için.Ferit'i Sadrazamlığa atama de bi an _8 . s.CXXVI) Baskıya dayanamayan Salih Paşa hükümeti. 'Eğer Ferit Paşa İngilizlerden sağlam bir söz almışsa.387 Meclis İkinci Başkanı Hüseyin Kazım Kadri. Padişahı da uyarır. Beni görünce. 10/1." (Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım.Ferit hükümeti yerine getirecektir. getireceğim!' cevabını vermiş[tir].)388 Vahidettin.C.389 5 Nisan 1920'de. nihayet bu işte sizin aracılığınıza müracaata karar verdik. Vahidettin'in.1.Kazım Beyin. Padişah.. İşgalcilerin bu isteğini. bunu yapmasın!' dedi.. bir facia olacaktır!' dedi. Damat Ferit'i 4. çok fena ve sonu tehlikeli bir durumdayız. 'Ferit Paşanın Sadrazam yapılmasının memleket ve saltanat için felaket sebebi olacağını' söylemesi üzerine. 'Aman azizim.

Ferit'i. Allah saklasın. A. Çünkü Vahidettin. İngiltere hükümeti gözünde güvenilir olduğundan. bilinen ehliyet ve görüşünüz dolayısıyla size verilmiş ve Şeyhülislamlığa da Dürrizade Abdullah Efendi uygun görülmüştür. sezdirildi). s. hükümete katılması için kendisini teşvik ederken şöyle dediğini yazmaktadır: □ Hükümetin bizzat sizin başkanlığınızda bulunmasının uygun olacağını biliyorum.M. Son Sadrazamlar. yalnız işgalcilerin istediklerini yerine getirmekle kalmayacak. Padişah mı bizi aldattı?" (s. Mütarekenin yapılmasından başlayarak yavaş yavaş iyileşmeye yüz tutan siyasi durumumuzu. Fakat Ferit Paşa." (İ.Reşit Rey. bir süre sonra istifa edecek olan D. D. 5. Çünkü bir ay sonra o insafsız Sevres Andlaşması tebliğ edilecek. Acaba İngilizler mi Ferit Paşayı.Ferit.İnal.buyruğu. birçok konuda onları da geçecektir.1920'de yeniden ve inatla.Reşit Rey'in anılarından öğreniyoruz.Ferit'i Sadrazamlığa şu buyrukla atamıştır. ve son defa Sadrazamlığa atayacaktır!391 Salih Paşa kabinesine istediklerini yaptıramayan işgalciler.175. 31. şu sırada iş başına getirilirse. milliyet adı altında meydana getirilen kargaşalıklar kötü bir hale sokmuş ve buna karşı şimdiye kadar alınmasına çalışılan uzlaşıcı önlemler faydasız kalmıştır. Padişahın. s.260) Ali Fuat Türkgeldi böyle acı acı sormakta haklı. bu kargaşalıkların bilinen düzenleyicileri ve kışkırtıcıları hakkında kanun hükümlerinin uygulanması ve fakat aldatılarak katılmış ve alet olmuş olanlar hakkında genel af ilanı ile bütün ülkede asayiş ve düzenin sağlanıp sağlamlaştırılması için gereken önlemlerin hızla ve kesinlikle alınıp tamamlanması ve bütün sadık tebamızın hilafet ve saltanat makamına olan sadakat ve bağlılıkla- de bi an _8 .maddesi gereğince kurduğunuz yeni Vekiller Kurulu onaylanmıştır. Vahidettin'in Milli Mücadele'ye bakışını yansıtan bu önemli belgeyi sadeleştirerek sunuyorum: "Salih Paşanın istifası üzerine Sadrazamlık. iyi bir etki yaratacağı ihsas edildi (üstü kapalıca bildirildi. Ferit Paşa mı Padişahı. hükümetin siyaset ve hareket tarzını gösteriyor ve bunu bizzat belirleyen Padişah da. A. üzerine korkunç bir sorumluluk alıyordu. Son zamanlarda görünen olaylara göre bu isyan halinin devamı." (Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım. korkunç hallere sebeb olabileceğinden.Ferit'in üzerine yıkmak ve Vahidettin'in bir kusuru olmadığını ileri sürmek de mümkün değildir. bunca uyarı ve bu kadar aldanışa rağmen bir türlü uyanmayan ve ayılmayan Vahidettin.7. Bütün suçu D. Anayasanın 27. Damat Ferit'te aradıklarını fazlasıyla bulurlar: D.2053) Olayı Ali Fuat Türkgeldi de doğruluyor: □ "[Ferit Paşanın İngilizlerden sağlam bir söz alıp almadığı keyfiyetini sormam üzerine] Padişah söz aldığını belirterek "Evet!" dedi.K. Vahidettin'in tutumunu gösteren bu buyruğun metni aşağıda verilecek) Vahidettin'in neden Damat Ferit'i tayin ettiğini.

K. suçlayan bir beyanname (bildiri) yayımlar. Kazım Paşa [İnanç]. 3. tutuklayıp Malta'ya sürülmelerini istediği kişilere ilişkin yeni bir liste daha verir. Kayseri ve Elazığ taraflarında da bazı kişilerin. Mütareke Gayyasında. Damad Ferit. Listede şu adlar da yer almaktadır: M. Bu ziyaretle ilgili olarak bir tutanak tutulmuştur. s. silah kullanmak kararını açıkladı. T. İngiliz Yüksek Komiserliğine. Milliyetçiler aleyhinde yayımlanacak bildiri ile fetvaları. milliyetçi liderleri ve Milli Mücadele'yi red ve inkâr eden.Komiser yardım vaadetti. belge No.260. 22 Nisanda.Ferit'in niyetlerini açıklayan bu çok önemli belgenin özetini veriyorum: "1.395 Aynı gün fetvalar da açıklanır! Böylece İstanbul yönetimi. dinsel nitelikli bir iç savaş açar. barış şartlarının ölçülü (yumuşak) olmasına ve bir an önce barışın imzalanmasına çalışılması ve o zamana kadar her türlü mali ve ekonomik önlemlere başvurularak genel sıkıntıların olabildiğince hafifletilmesi. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı.Ferit.48. 2. uçakla Anadolu'ya dağıttırmak için yardım istedi.100) Acaba hangi milletin tarihinde böyle bir hain vardır? Damat Ferit hükümeti. tamamiyle İngilizlere uygun bir yol izleyeceğini söyledi.Şimşir.C. İzmit. geleneğe aykırı olarak ilk defa bir İngiliz subayı da bulunacaktır. s. s. 6. 9. Ertesi günü Osmanlı Mebusan Meclisi de.Ulubelen.267) Masalcıların vatansever diye savundukları Vahidettin'in. kıyımı ve istilayı durdurmak için kanını sebil eden Kuva-yı Milliyecilere ve askerlere karşı.Komiseri de Robeck'i ziyaret eder. milli hareketi bastırmak programıyla başa geçtiğini belirterek. D. 11 Nisan günü. s. 7 Nisanda.Karabekir Paşa. milli namusu korumak. Bolu. Anzavur kuvvetleri için silah istedi.M. Ferit Paşa. Anadolu'ya gizli ajanlar yollaması için Y. …. Hükümetin Anzavur‘u paşalığa yükselttiğini belirtti. Trabzon. İng. 7. ….394 4.rının güçlendirilmesi ve bunlarla birlikte. milliyetçilere karşı sevk edilebileceğini söyledi. V.Baytok. E." (T. İngiliz Belgelerinde. Padişahın manevi nüfuzundan başka." (Bilal N.Y. kesin isteklerimizdendir.8.393 D. uygulanmasını istediği acımasız program bu!392 Damat Ferit'in sadrazamlığa başlaması dolayısıyla Bab-ı Âli'de yapılan törende. 2.XXVII. belge no.Kemal Paşa. Vahidettin'in yazılı bir buyruğu ile kapatılır ve tarihe gömülür. bu hareket liderlerine karşı. Ferit Paşa. büyük devletlerle içten ve güven verici ilişkiler kurulması ve millet ve devlet çıkarlarının hak ve adalet esasına dayanılarak savunulmasına özen gösterilmesi. Bandırma bölgesinde Anzavur'dan başka. Göztepe. Ali Fuat de bi an _8 .

3.Mücahitler. Albay S. konu sırasına göre aktarıyorum: 10/2. işgalcilerin isteğini tereddütsüz yerine getirmiştir. s. sanki M. Milliyetçileri suçlama □ "İngilizler. milli gaye aleyhinde göstererek. Albay İsmet [İnönü]. Nihat Paşa [Anılmış]. Hiç kimseye sadrazamlığı kabul ettiremeyen ve düşman iradesine boyun eğmek zorunda kalan Padişah. Damat Ferit'i Sadrazam yapması için Vahidettin'e baskı yaptıklarını gösteren bir ipucu bulunmuyor." (K. halkın gözünden düşürmek maksadını gütmüşlerdir. onu aklayabilmek için türlü türlü masallar uydurmak zorunda kalmazlardı. malum senaryoyu devreye sokuyor: □ "Bu tarz hareketle İngilizler.F. İsmail Fazıl Paşa.Mücahitler. Milli Şahlanış Hareketinin zaferine için için dua ederken. Vahidettin de. iki tarafı karşı karşıya getirmek ve İstanbul Hükümeti ile Halife'yi. Damat Ferit'i. en fazla da hapsederlerdi. sık sık yürürlükteki kanunlardan yakınıyor ama ağzına ve aklına ne gelirse yazmaktan da geri kalmıyor! Nitekim bir satır sonra. bu ibret verici olaylarla ilgili olarak bütün masallarını. S.Vahidettin için pek şerefli ve hayırlı bir sonuç olurdu. 1. hatta izinleri dışında olmuş gibi güya ona engel olmak yoluna gitmeleri ve bu maksatla Kuva-yı Milliye'nin suçlanmasını istemeleri. yürürlükteki kanunlar önünde izahı imkânsız bir muammadır. Damat Ferit hükümeti de. S.Kemal'in Anadolu'ya gidişi kendi malumatları. 'Milli Mücadele liderlerini ve Milli Mücadele'yi reddetmekten ve suçlamaktan' kaçınabilir. Görgü tanıkları da herhangi bir baskıdan söz etmiyorlar. Biz de şimdi bu soylu ve yürekli tavrı yüzünden onu saygıyla anardık. dışından.Mısıroğlu. Muhittin Paşa [Okyayüz] vb.82) Mısıroğlu. ne olurdu? İşgalciler. de bi an _8 .. için için dua etmekle yetinip düşman iradesine hemen boyun eğeceğine. Milli Harekete cephe almış oldu. 2. İngilizlerin.82) N. İngilizlerin hoşuna gideceği umuduyla atadığını Ali Fuat Beye itiraf ettiğini az önce görmüştük.396 Vahidettincilerin. iç isteğine uyup tam bir hükümdar gibi direnseydi. Albay Behiç [Erkin].Paşa [Cebesoy]. Ama D. s. Padişahın iç isteğine rağmen. bir yere sürer.Kısakürek ise olayı farklı şekilde açıklıyor: □ "Salih Paşa kabinesi de galip devletlerin Anadolu aleyhindeki tekliflerini kabul etmeyince. Yakup Şevki Paşa [Subaşı].. dördüncü defa Ferit Paşaya düştü ve bu son hükümet teşekkülüyle İstanbul. Sevenleri de." (K.Ferit hükümeti. Hiçbir kaynakta.Adil Bey. istifa ederek şerefini koruyabilirdi. Zaten Vahidettin'in. baskı üzerine baskı neticesinde iş. Albay Selahattin [Köse]. belki onu tahtından indirir. Salih Paşa hükümeti gibi.Mısıroğlu. Albay Cafer Tayyar [Eğilmez]. ona aykırı görünmek felaketine tahammül gösteremeyecek de ne yapacak?" (Vahidüddin. Bu.

istenilen fetvayı vermemek için makamını terk etmişti.Dilipak. K. Milli Hareketi Müttefik kuvvetlerine boğdurmaya yol açar. Mısıroğlu.Kısakürek.191) □ "Ankara kendi varlığını ve İstanbul'dan bağımsız kişiliğini ortaya koyduktan sonra. Padişahın. Haydarizade İbrahim Efendi.Mısıroğlu'nun pek sevdiği Yüzbaşı Armstrong diyor ki: "Padişahın lehinde bulunmak bize göre en sağlam siyasetti." (N. hem de. Kuva-yı Milliciler aleyhindeki bu fetva ile hiçbir ilgisi yoktur." (A. Mısırlıoğlu. Bu konuda İstanbul hükümeti de bir tartışmanın içine girmiş ve Ankara hükümeti ve M.Vahidettin yazık ki işgalcilere karşı durmak yürekliliğini gösterememiş." (K.. Bu takdirde bizzat kendisinin yükte hafif pahada ağır nesi varsa omuzlayıp (ee. vakit geçirmeden istenilen nitelikte fetva verecek bir adam aramaya koyulmuş. sorumluluğu yok mu? de bi an _8 . Kuva-yı Milliciler aleyhindeki bu fetva ile hiçbir alakası yoktur" diyor. fetva yoluyla kazanmayı denedi. mal canın yongasıdır) Anadolu'ya geçmesi gerekir ki bu da.Ferit Paşanın Şeyhülislamı Dürrizade olduğu gibi398 verdiren de Ferit Paşadır ve kenardan hadiseleri dikkatle takip edici düşman kuvvetlerine karşı Padişahın. Mücahitler. bu fetvayı verdirmeyiniz ve Anadolu hareketinin meşruluğuna (yasallığına) dil uzatmayınız!' diyebilmesi imkânsızdır. tevil ve savunmaları şöyle: □ "Karşısındakilerin her vesile ile aleyhinde oldukları Şeyhülislam Dürrizade'nin fetvası. İngilizlerin baskısı ile ortaya çıkmıştır. düşman baskısına mukavemet edemeyerek. Sonunda Dürrizade Abdullah bulunmuş ve Vahidettin de Dürrizade'yi Şeyhülislamlığa getirmiş. Her emrimizi yerine getirmeğe hazırdı. Esasen kendisinden önce Şeyhülislamlık makamını işgal eden Haydarizade. s. istenilen fetvayı vermemek için istifa edip şerefle köşesine çekilmiş. bunun hiç vebali. şöyle bir durup vicdanını yoklayacağı yerde. s. "Padişahın..64) Bu iddiaları değerlendirelim: 1.] İstanbul fiilen kaybettiği savaşı. İlgisi başka nasıl olabilirdi? Fetvaları kendi yazıp imzalayacak değildi ya! imzalayacağı anlaşılan adamı. Ama bunda da başarılı olamadığı gibi daha da zor duruma düştü. Fetvalar Vahidettincilerin bu konudaki iddia.Kemal hakkında bir fetva yayımlamıştı. hem bunları açıklıyor. İstanbul'da kalıp düşmanlara ümit vermek. Padişah tarafından veya onun emir ve rızası ile değil. s. Dürrizade ise kabinenin uygun görmesi ile İngiliz baskısından kurtulmak için bu fetvayı vermek üzere aranıp bulunmuş ve o makama getirilmişti. onları da geçmiştir. İstanbul hükümetinin meşruiyeti (yasallığı) tartışmasına girdi.399 İstanbul yönetimi. [."397 10/3. fetva makamına atamış işte.F. bu tavır karşısında. CG Yol. icabında vatan haini görünmeye kadar gidecek bir fedakârlıkla yerine getirmek makamındadır. D.. 'Hayır. Vahidüddin. Tarih önünde. her dediklerini yapmış. Vahidüddin aksine. S. böylece Milli Hareketin gelişmesini sağlamak ve bu başarıyı. günahı.82) □ "Fetvayı veren.

dinin özüne ters olduğunu söyleyebilecek mevkidedir ama o da susmayı yeğler.Belgeleri. dinin düşman çıkarları için kullanılmasına isyan edecektir: "Vatanı müdafaasız bir hale koymak. Bir de gerçek vatansever Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendiyi düşününüz. Yunanlılar İzmire çıkar çıkmaz."407 Binlerce din adamı ve bilgini. garaz ve hamakat (ahmaklık) eseri olduğu malum. Prof. Ben fetva veriyorum. tek tek veya topluca öldürmek. karşı fetvalar yayımlayarak bu ihanetin karşısına dikilir. İngiliz subayları.153) O kabinede Nazır olarak bulunan A. Sebep ne olursa olsun."400 2.Hazret-i Muhammet diyor ki: "Sizin ateşe atılmaya en cüretkârınız. s. Hiçbir müdafaa vasıtası olmayan bir Müslüman dahi yerden üç taş alarak düşmana atmaya mecburdur. Buna karşılık. İ. Ulunay'ın Alemdar'ı ve Ali Kemal'in Peyam-ı Sabah'ı gibi gazetelerde yayımlanır. halka şöyle demiştir: "Vatanı. bayrağı korumak farzdır. de bi an _8 . 7. Özellikle Vahidettin. fetvaya en ziyade cüret göstereninizdir.K. 'bu fetvalar Türkiye'yi böler. 6..406 5.2056) 404 4. " (İng. Son Sadrazamlar. öldürenler gazi sayılır. milletin gözü açılacak ve halkın bilgisizliğini sömürenler.408 Hepsini minnet ve rahmetle anıyoruz. Fetvaları şöyle özetleyebiliriz: "Padişahtan izinsiz olarak istilacılara karşı direnen milliyetçileri.Sabri Efendinin yazıp hazırladığı fetvaları kuzu kuzu imzalar. Fransız ve Yunan uçaklarıyla Anadolu'ya atılır. dini. milyonlarca dindar.İnal.M. Anadolu'daki 153 yurtsever din bilgini ve müftü.409 Anadolu yer yer cadı kazanına döner. din gereği ve görevidir.Reşit Rey de anılarında şöyle demektedir: "Fetvanın. tarihte örneği olmayan fetvaları yazar ya da M.405 Ve Dürrizade Abdullah Efendi.403 Foreigne Office (İngiliz Dışişleri Bakanlığı) dosyalarında bu iddiayı destekleyebilecek hiçbir şey yoktur. namusu. hükümet üyeleri de. uzun yıllar sineceklerdir.. Halife olarak. kan gölüne çevirir. R. ecnebi ısrarı değil.Reşit Beyin anılarından aktaran. din düşman emeline alet edilemez' dememişlerdir." (A. Bu uğurda ölenler şehit. konsoloslar. kardeş kavgasına yol açar."401 Amasya'da yayımlanan küçük Emel gazetesi bile. Ermeniler ve ajanlar tarafından dağıtılır. s. bu anlayışı paylaşacak ve Milli Mücadele'ye destek verecektir.C.410 Sonunda. Fetvalar ve hükümet bildirisi.Jeschke şöyle diyor: "Damat Ferit İngilizlerin ısrarlı olduklarını ve bu ısrar karşısında Hariciye Nazırı sıfatıyla fetva ilanını kabul ve taahhüd ettiğini' iddia etmiştir. vicdanı titremeksizin. Fetvaların İngiliz baskısı ile verildiği konusunda. öz ellerimizle yıkımını hazırlamak. Şeyhülislam da. hangi din ve namusta vardır?"402 3. İngiliz. bu fetvaların.

anılarında. T.411 Kuva-yı İnzibatiye Mitralyöz Kumandanı ve Damat Ferit'in Yaveri T. bu konuya oldukça uzun bir yer ayırmıştır. Vahidettin'i de küçük düşüren bu uyduruk sözlere can simidi gibi sarılıyorlar: □ "O Kuva-yı İnzibatiye ki Sultanın. İstanbul hükümeti bu suretle bazı hatalara düşmüştür. Kuva-yı İnzibatiye'nin." (V.. Edirne ile İstanbul'dan mı ibaret? Müttefikler.271.Göztepe'nin. s. Anzavur Kuvayı Milliye'nin üzerine salınmış.M. Kuva-yı İnzibatiye Bu konudaki bütün iddia ve masalların kaynağı. (V.Mücahitler. İzmit'e gönderdi? b. bu asayişi bizzat kendimiz sağlamaya razı olacağız.10/4. memleketimizin asayişini ellerine alacaklar yahut da biz.Gayyasında. Kuva-yı İnzibatiye'yi neden İstanbul'da tutmadı. İstanbul hükümeti. ya da Edirne'ye yollamadı da tam tersi yöne.. s.Göztepe'dir. 282.M. neden devreye bir de Yunanlıları soksunlar?412 Eğer sorun Edirneye İstanbul'un asayişi idiyse. Ya Girit'te bir işarete bakan Yunan inzibat kuvvetleri (?) İstanbul ve Edirne'ye girerek. yalanını kanıtlamak için Vahidettin'e söylettiği bu ipe sapa gelmez sözleri biraz irdeleyelim: a.95) de bi an _8 . Memleket.Göztepe'nin Vahidettin'e söylettiği son sözler. asayişi neden Yunanlılara bıraksınlar? İstanbul'u birbirlerinden bile kıskanırlarken.C. mizah şaheseri: Milliyetçileri öldürmenin farz olduğu hakkında fetvalar yayımlanmış. güneşi balçıkla sıvamak mümkün olmadığından.291) T.M. bu arada. İkincisini kabul ettik ve bu vaadimizin kuru bir sözden ibaret olmadığını ispat için de bir miktar askeri kuvvet teşkil ettik. S. hilafet makamı ve Halifeyi gözden düşürerek yıkabilmek için bunun oluşturulması ve kurulması için saraya yapmadık baskı bırakmıyorlardı. bu apaçık ve kaçınılmaz sonucu göremeyecek kadar kısa akıllı mıydı? Kurtuluş Savaşı hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmeyen Vahidettinci-ler.318) Göztepe'ye göre Vahidettin. bunlardan biri de ilk Nigehbancılardan. 4. Sırf görünüşü kurtarmaya yönelik olan bu tedbirlerin. Halbuki İngilizler. TBMM'nin kabul ettiği 150 kişilik sürgün listesi içinde Kuva-yı İnzibatiye mensuplarından 7 kişi yer almaktadır.. Anadolu Olağanüstü Genel Müfettişliğine atanan Müşir (Mareşal) Zeki Paşaya güya demişmiş ki: ".M. Gayyasında. s. Kuva-yı İnzibatiye İngilizlerin desteği ile donatılıp törenle İzmit'e yollanıp milli kuvvetlere saldırtılmak üzere ve Padişah. İngilizleri oyalamak için güya bir muvazaa (danışıklı dövüş) silahıydı.Mısıroğlu. en zayıf noktamızı bulup oradan saldırdılar.M. kabinenin çıkarıp dağıttığı fetva beyannameleri yüzünden. tanığı olduğu türlü pislikleri de açıklamıştır.Göztepe'nin anılarıdır."413 (K. s.M. kanlı bir kardeş kavgasına döndüğünü görüyorum. Hele T. "tam manasıyla bir muvazaadan ibaret olduğunu" ileri sürerek sorumluluğunu ve katıldığı olayın çirkinliğini hafifletmeye çalışmış.Avrupalılar. (TBMM Gizli Celse Zabıtları. 'kanlı kardeş kavgasından' yakınıyor! Yani Vahidettin.440) Göztepe. Anadolu'daki Kuvayı Milliye'den filan değil de bu iki şehirdeki asayişsizlikten mi şikâyetçiler? 16 Mart günü resmen el koydukları İstanbul'da.

115)422 de bi an _8 a "Kuva-yı İnzibatiye ve sair namlar altındaki kuruluşların da. b. İzmit. milliyetçilere karşı sevk edilebileceğini söyledi [. 191) □ "Anadolu'nun ayaklanmasından şiddetle kuşkulanan İngiltere. "421 Anzavur beş gün sonra yenilip İstanbul‘a kaçacaktır. milletimi ben tedibe (hizaya/yola getirmeye) gücüm yeter' der ve böylece Anadolu'yu. sadece göz boyamaya muhsus kaşkarikolardan (kandırmacalardan) olduğu ve hiçbir harekete girişemeksizin eridiği ve hatta milli cepheye katıldığı. Milli Mücadele hareketini [bastırmayı] sade Yunanlılara bırakmayıp kendi askerleri ve kendi silahlarıyla dağıtacağını söyleyerek. olayların üslubundan belli. s. 3. Karamürsel ve Bandırma‘da milli kuvvetlere ve halka ateş açarak bu çapulculara yardım etmekten geri kalmazlar. Harekete geçirilen bazı kişiler.. telgraf ve telefon hatlarını keserler. (H.." (N. Padişaha baskı yapmaya başlamıştır. Yunanlılara karşı harpedilmesine razı değildir.191 vd... bu hareketin liderlerine karşı. 'Siz kenarda durun.] c. savaş gemileri ve kara birlikleri.‖419 İngiliz uçakları. Trabzon.Ayverdi. belki Vahidüddin'in gizli talimatıyla meydana geldiği. İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele Karşıtı Faaliyetleri.Komiseri de Robeck'i ziyaret eden Damat Ferit'in söylediklerini hatırlayalım: a. Anzavur Ahmet'in programı şudur: "Melun Kuva-yı Milliye ileri gelenlerini yakalayıp İngiliz ordusuna ve kanununa teslim etmek.Y. gayet politik bir davranışla idare eden Padişah." (S. İzmit. (K. 1.C.417 4. Milli Mücadele'ye muhalif ve karşı tavır takınmayı kabul eder görünür. İngilizlere. Ahmediye Cemiyeti ileri gelenlerinin telkini sonucu olsa gerek.Özkan. s. Padişahın manevi nüfuzundan başka silah kullanmak kararını açıkladı. şayet İstanbul hükümeti Anadolu harekâtına karşı koymayacak olursa. (!) İstanbul hükümeti Kuva-yı İnzibatiye adı altında ordular hazırlatarak. isyandır.. Bandırma bölgesinde Anzavur‘dan başka. Vahidüddin. Bu İngiliz baskısını.93) 3. milli hareketi bastırmak programıyla başa geçtiğini belirterek. Milli Mücadele. Adapazarı'nda Kuva-yı Milliye aleyhinde bir gösteri düzenlenir.Özalp.415)416 . Anzavur kuvvetleri için silah istedi. cephaneleri ve bütün ağırlıklarıyla beraber. Kısakürek. milli kuvvetlere iltihak edeceklerdir. Kayseri ve Harput (Elazığ) taraflarında da bazı kişilerin.F.420 Anzavur şöyle der: ―Padişah. Bursa üzerinden (!) Anadolu'ya sevk etme faaliyetindedir ki bu sözde tedip kuvvetleri. 7 Nisan 1920 günü İng.418 'paşa' rütbesiyle ödüllendirilerek Balıkesir Mutasarrıflığına atanır. Yunanlılar bizim dostumuzdur.414 bütün bunların da. s. 11 Nisanda Fetvalar ve hükümet beyannamesi ilan edilir. Padişahın emir ve rızası hilafına olarak onlara silah çekmek küfürdür. Bolu. İşte İstanbul. silahları.Doğrular: 1. Küçük Asya Türklüğünü alem haritasından silecek bu son darbeyi önlemek üzere. Adapazarı ve Hendek arasındaki köprüyü tahrip eder.C. Aynı gün." 2. Ferit Paşa. s. emekli ve alaylı jandarma binbaşısı Anzavur Ahmet. Müttefik orduların istilasından korumuş olur.

doğrudan D. s. (Kadro toplamı. (T. Kuva-yı İnzibatiye Komutanı.. (TİH. (T. D. T. V. Harbiye Nezaretini vekaleten eline alır ve Nezarete ilk geldiği gün şöyle der: "Ben bu makama bir maksad-ı mahsusla (özel bir amaçla) geldim.343 vd. Her bölük 250 kişi. A.M. aylığından başka 500 lira da ek ödenek alacaktır. Y. V.F. Jeschke. buradan verilir.. Erlere 30..830 lira ödenek ayrılır. 2. İstanbul'da da gönüllü toplamaya başlar. 20 Nisanda.1440) 11. (TİH... 6. s. kıdemli yüzbaşılara 90.120. s. Hükümetin desteği ile Anzavur.6. Müttefiklerin iznini ve desteğini alarak.C.C.Göztepe.. 3 alay ve 1 topçu taburundan oluşacak.M. 12.Ferit. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu..Cebesoy. Dr.Hatıraları s. yüzbaşılara 80.Ferit. İstanbul Merkez Komutanı M.C. s.399.) 14.. TKS Kronolojisi I.M.. V. Göztepe.Komiser de Robeck'e.Sofuoğlu. s. dört bölük bir tabur.M. T. s. "M.000 lira ödemesi emri verilir.Ferit.Göztepe. s. 6.. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu. s.343.Göztepe. TİH. Genelkurmay Başkanlığı yerine.282. dipnot no.283)424 Fakir halk.A. 121.283 vd.99) 13. Gayyasında. üsteğmenlere 70. şiddetli para sıkıntısına rağmen bu kuruluşa 1.Gayyasında. Damat Ferit. s. Aynı gün ikinci bir kararname ile de. A. Kuva-yı İnzibatiye ile ilgili bütün kararlar. dört tabur bir alay olacak.A.M..280 vd.120 vd.M.Gayyasında.M. çavuşlara 35.288 vd. 401. Biliyorsunuz ki memleket bir buhran geçiriyor.. bir kararname ile milli kuvvetleri bastırmak üzere Kuva-yı İnzibatiye adında bir birlik kurulmasını kabul eder.Sofuoğlu.342 vd. s." (T. 17 Nisanda.378. M.) 12.M. s. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu s. (TİH. M. Harbiye Nezaretinde. Kararnameler Vahidettin tarafından onaylanacak ve 24 Nisanda ilan edilip yürürlüğe girecektir.Gökbilgin. alay komutanlarına 150 lira aylık ödenecek. tabur komutanlarına 100. Her şeyden evvel asayişin temini (sağlanması) elzemdir (çok gereklidir). Kuva-yı İnzibatiye Kararnamesinden bazı hükümler: Kuva-yı İnzibatiye tümeni. D.Kemal'e karşı Kürtlerin kullanılmasını da önerir".. İttihatçılar ve Kuva-yı Milliyeciler Halifeye isyan ettiler ve köyünüzü ve evinizi yıkıp evlatlarınızı öldürüyorlar! Bunları vurmak için 30 lira aylık ile asker yazılınız!" (ATASE ve TTK arşivlerindeki belgelere dayanarak.98) 6.M.M. s.Gayyasında. esirlikten dönmüş olan askerlerin kaldığı Selimiye Kışlasında şöyle bir konuşma yapar: "Halifenin fermanıyla geldim. s. V. bir yandan da.) 7. Asker toplamak için çeşitli yerlere. TKS Kronolojisi I. Dr. (Jeschke. teğmenlere 60.Başlarken. başçavuşlara 40. s. eskiden beri milliyetçilere karşı kurmayı tasarladığı kuvvetin oluşturulması için harekete geçer. 5.425 9.Gayyasında. Hükümet. kolordu komutanı yetkisinde olacak.Göztepe.5.)423 8.Natık Paşa. 6.M.C. Ayrıca Bolu bölgesinde oluşturulacak bir Kuva-yı İnzibatiye birliği içinde Bolu Mal Sandığına. yüksek aylıklarla bu birliğine katılmaya teşvik edilir. D. İngiliz denetimi de bi an _8 . İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanlığına başvurarak.250.000 kişi) Sakat kalanlara ve şehit olanlara (!) tazminat verilecek. 120) 10. özellikle Adapazarı-Düzce yöresine adamlar yollanır. V.C..Sofuoğlu.Ferit'e bağlı olmak üzere özel bir Kurmay Kurulu kurulur (Karargâh Erkan-ı Harbiye-yi Hususiyesi). (Başbakanlık arşivine dayanarak..

C. Bu arada D. dipnot 88) 15.M.Ferit hükümeti. 29 Nisan'da İzmit'e yollanır. eniştesinin seyahatine resmi yatını tahsis etmiş ve Baş- de bi an _8 . 2.F.58. s..289) Dahiliye Nezareti. T. 6.357) 21. s. 500-600 kişilik gruplar halinde İzmit'e sevk edilecek.. törenle sancak verilir. Anadolu Fevkalade Müfettiş-i Umumiliği adı altında bir yeni bir teşkilat daha kurar ve Abdülhamit döneminden kalma.Kemal'in idama mahkûm edilmesinden iki gün sonra. Anzavur'u kutlamaya gelecektir. emekli Müşir Zeki Paşa Umumi Müfettişliğe atanır. s. Geyve Boğazı'nı ele geçirmek ve Anadolu yolunu açmak amacıyla taarruza geçer. İzmit körfezinde demirli ve Müttefiklerin gözetimi altında olan Yavuz zırhlısını seçer.C. S. Balıkesir'e gitmeyi artık göze alamayan Anzavur'a yeni bir unvan ve görev verir: Kuva-yı Seyyare Umum Kumandanlığı!431 Anzavur İzmit'e bir İngiliz torpidosuyla gelir. Göztepe. dereceden Mecidiye nişanı ile ödüllendirir.Bıyıklıoğlu. ve 3. Atatürk Anadolu'da.410. TKS Kronolojisi.434 13 Mayısta Kandıra'yı işgal eder. V. 154) 22.433 10 Mayıs günü Adapazarı'nı. Ama iki gündür yolladığı başarı haberlerine inanan D. Sevres'in Osmanlı temsilcilerine tebliğinden üç. 2.100)426 16.123. 28 Nisanda. M.437 23.altındaki Maçka Silahhanesinden silah ve cephane almak için izin ister ve istediği izin verilir.Alayının ilk kafilesi.. s. s..436 Anzavur atından düşer. bir ayağı atının altında kalır.435 Kanlı çarpışmalardan sonra. Kuva-yı İnzibatiye'nin bir an önce harekete geçmesini ister. Körfezde birkaç parça da savaş gemisi bulunmaktadır. Komuta makamı olarak.000 tüfek. şehrin çevresini tel örgülerle çevirir.C. (TİH.412. 6. s.Şefik Paşadan 15. s. D. (A. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin karargâhı. bir kısmı İzmit'e doğru kaçar.M. T. 101) 18. Vahidettin.Alaylar orada kurulacaktır. milliyetçileri yargılamak üzere Divan-ı Harpler kurulması hakkındaki kararname yayımlanır. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu. (Jeschke. TKS Kronolojisi I. (T.121)429 İstanbul'da toplanan subay (!) ve erler. TKS Kronolojisi I. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin 1. (Jeschke. 29 Nisanda Kuva-yı İnzibatiye'ye.Ferit. (TİH.000 lira (Anzavur '5. doğusuna yerleşir. TBMM'nin açıldığı gün. s. (Jeschke. M.. İzmit'in 2 km.Belgeleri. kuruluşundan 9 gün sonra.Hatıraları. Anadolu'daki demiryollarından çekilip İzmit'te toplanan İngiliz birlikleri.Göztepe bu kutlama yolculuğunu ve ziyaretini özet olarak şöyle anlatıyor: "Sultan Vahidettin. 15 Mayıs 1920 günü. 1914'te ordudan uzaklaştırılmış olan emekli Süleyman Şefik Paşa atanır. İng.122) 19.Sofuoğlu. Gayyasında. s.430 (Jeschke. milliyetçileri bir an önce tepeleme telaşı yüzünden.Cebesoy. 16 Kuva-yı İnzibatiye gazisini (!) 5. 13 Mayıs günü. Anzavur kuvvetleri dağılır. s.100)427 17.Ferit. Kuva-yı İnzibatiye'den bir birlikle takviye edilerek.M. üçüncü gün. Kuva-yı İnzibatiye Komutanlığına. s. (A. 20 Mayıs günü İzmit'e.428 (TİH. 6. 413) 20. Kurmay Başkanı Şah İsmail adındaki bir kaatildir.M. 600 sandık cephane alarak İzmit'ten ayrılır ve Adapazarı yakınlarına sokulur.432 Kuva-yı İnzibatiye'den önce harekete geçerek parsayı toplamak için bu çevreden de gönüllü toplar. Ermeni çetelerini de İzmit'in kuzeyine yerleştirirler.000 lira' diyor).

438 Ertuğrul yatı. Yavuz zırhlısının yanına demirledi.133-136) Vahidettincilere. s. 4 top ve 4 makineli tüfek ele geçirirler. Gizliden gizliye. bazı mühim icraatta bulunduk.Alay Komutanları ile 3. kısa zamanda yenilecek."439 Anzavur'un bozguna uğradığını öğrenen D..Ferit. İngiliz birlikleri de. Kuva-yı İnzibatiye'nin ileri birlikleri ile Anzavur artıklarını dağıtarak Adapazarı ve Sapanca'yı geri alır.yaveri Avni Paşa ile ikinci mabeyncisi Salim Beyi uğurlamaya göndermişti. İzmit'teki çuha fabrikasını tahrip ederler. Vahidettincileri mi haklı çı- de bi an _8 .C.] Birkaç gün sonra Ferit Paşa da [Paris'ten] İstanbul'a geldi. (TİH.209 vd. İsyanları idare etmek üzere İstanbul'dan gönderilen Kurmay Yarbay Hayri de yakalanır ve idam edilir.441(TİH.F. (A. büyük kısmı İzmit'e doğru kaçacak.. Cemil (Topuzlu) Paşa anılarında diyor ki: "Ferit Paşanın bu esnada İstanbul'da bulunmamasından istifade ederek.129)440 25. sahra ve dağ topları ile İzmit'in doğusundan taarruza geçer.Alay 1 Tabur Komutanının savaş raporları. İngilizler. üç piyade alayı. bir baskınla kuzeyden İzmit'e girmeye karar verir. A. belgelere dayalı gerçek ve utandırıcı öyküsü böyle. Geri kaçırılan toplar ve çekilen bütün subay ve erlerin silahları da. Hendek. yeniden Kuva-yı İnzibatiye'yi kurmaya ve galip devletlerin. Karaya çıkan Sadrazam için İzmit yöneticileri.M. kendisine pek ağır bir istifaname verdim. 6. bu raporları okumalarını öneririm! 27. M.444 29. bu zoraki törene katılmamıştır. 24... Kuva-yı İnzibatiye adı verilen ve memleketi ikiye ayırmaya çalışan serseri. ve 3.C.412)442 Bu taarruzu bekleyen milli kuvvetler de aynı anda karşı taarruza geçerler. Bakalım.111) 26. Nafıa Nazırı (bayındırlık bakanı) Dr. bir kısmı ise milli kuvvetlere katılacaktır. Son olarak bir de Vahidettin'i dinleyelim.C. Birkaç İngiliz uçağı. aldatmak için kurduğu iddia edilen. 14 Haziran 1920 sabahı. hayal kırıklığı içinde geri dönecektir.) Vahidettin'in.Fuat Paşa o gece. İzmit'i saran milli kuvvetlerin üzerine bomba atar.136.Hatıraları.445 [.Alay K. bu birliğin. Fakat kuzeydeki Ermeni çetelerinin inatçı direnişi üzerine sonuç alınamaz. İngilizlere teslim edilir. büyük bir karşılama programı tertip etmeye çalışmışlarsa da halk. 6. bütün silah ve ağırlıkları ile milli kuvvetlere katıldığı ileri sürülen bu birliğin. her ihtimale karşı. İngilizleri kandırmak. Kuva-yı İnzibatiye Tümeni. bu kuru kalabalık ertesi günü bir gemiye doldurulup İstanbul'a postalanacaktır) 28. Büyük umutlar bağlanan Halife Ordusu (!). (TİH.nın raporu443. 2.Cebesoy. s. s. Düzce ve Bolu isyanları bastırılır. s. bazı Boşnak ve Çerkez çeteleri.. yani göz boyama amacıyla kurulmadığının açık kanıtlarıdır. 6. s. bir süvari birliği. 23 Mayıs günü harekete geçen Ali Fuat Paşa emrindeki birlikler. (TİH. Kuva-yı İnzibatiye'yi cesaretlendirmek için milli kuvvetlerin üzerine ateş açarlar.. çok ağır şartlarla bize sundukları muahedeyi (Sevres'i) kabul etmeye taraftar olduğunu görünce. çapulcu güruhuna ait teşkilatın yeniden canlandırılmasını takbih ettim (suçladım)!" (80 Yıllık Hatıralarım. hatta müttefik devletlerinin temsilcilerinin arzuları hilafına (aykırı olarak) da bu teşkilatı külliyen (tümden) ilga etmek (dağıtmak) cesaretini gösterdik. uyutmak. İlk iş olarak Kuva-yı İnzibatiye denilen çapulcu güruhunun mukannen (yasal) tahsisatını (ödeneğini) kestik. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin 2.C.. 6. becerebildiği kadar ve inatla dövüştüğünün. s.

Atay. Bu açıklamayı yapan Ali Rüştü Efendi.. şu vatansever (!) İstanbul yönetimi. bu açıklamayı yapan Ali Rüştü'nün hükümetten uzaklaştırılması için kılını bile kıpırdatmaz. öteden beriden toplanmış haydutlardan.91) Ayrıca.448 İngilizler gelmeden önce. s. D. Tevfik Paşayı istifaya zorlayan.Kemal'i tepelemek için üzerine askeri kuvvet gönderilmesine lüzum gösteren hükümetlere uymamda.M. birkaç haftada Ankara surları önünde bulunacaktır.124. s. M.R. bütün hükümetlerin kuruluşuna karışan Sultan Vahidettin." (Hilafet. sorumlu hükümet ile hükümdarlık makamının karşılıklı ilişkisine ait meşrutiyet gereklerinden ayrılmamak arzusu ve bazı zorunlu siyasi sebepler etkili olmuştur. 154.Kemal ordusu. 3. O.Ferit'in yeni Adliye Nazırı Ali Rüştü Efendi'ye şu soruyu soruyor: "Hükümet. Gayyasında. emperyalistler. Boulogne Konferansı. (T. Binaenaleyh vazifesi. Yunan ordusunun başarısı için dua edilmesini de ister!447 Yunan başarısının kaç cana ve kaç ırza mal olduğunu açıklamak gereksiz. Devamı da var.194)446 Velhasıl Vahidettin de. General Paraskevopulos ordusu.Göztepe.Ferit hü- de bi an _8 . s.M. İng. M. Sevres Andlaşmasına Doğru. General Paraskevopulos komutasındaki Yunan ordusunu.. sabıkalılardan ve sırf yağma hırsı ile hareket eden birtakım şahıslardan mürekkep. 12 Temmuz 1920. İzzet Paşaya ısrar eden. asilere layık olduğu cezayı vermektir. bu Yunan ilerleyişini nasıl karşılamıştır dersiniz? Yunan ordusu ilerlerken. O halde.Kemal taraftarlarını resmen mahkûm etmiş ve hilafet ile vatana hain olduklarını ilan eylemiştir." (Peyam-ı Sabah gazetesi.Olcay. şimdi sürat ve şiddetle harekâta devam eyleyecek olursa. D.C. aktaran KS. burada noktalanmıyor. s.Kemal'in yani milli kuvvetlerin tepelenmesi (tenkili) için üzerine kuvvet gönderildiğini kabul ve itiraf ediyor Nokta! • Anzavur ve Kuva-yı inzibatiye macerasının fiyasko ile sonuçlanması üzerine. s. Kuva-yı Seferiye Kuva-yı İnzibatiye macerası. Belgeleri. birkaç İttihatçının hükümetten ayrılması için A. 21 Haziran 1920 günlü tutanak. V.Damat Ferit hükümetinde de yerini koruyacaktır. D. üstelik bundan sonraki 5. bir ordudur.. yoksa onların masal anlattıklarını mı söylüyor? 1923'te yayımladığı beyannamede diyor ki (sadeleştirilmiştir): "Bağlı olduğu devleti tanımayan M.338)449 10/5. Çanakkale Olayı. bir gazeteci. 22 Haziranda Batı Anadolu'da ve 20 Temmuzda Trakya'da harekete geçirirler. Eski Saat. Yunan ordusu tarafından yapılan harekâtı protesto etmek niyetinde midir?" Ali Rüştü Efendinin cevabı: "Hükümetimiz. kendi programımıza dahil bulunan bir hareketi niye protesto etmeli? M.. s. (Jeschke. ayrıca F. s.Walder.karıyor. Günlüğü. 107) Peki.589 vd.

"M. Ferit Paşa. Kuva-yı İnzibatiye ve Kuva-yı Seferiye. bu kuvvetin araç ve gereçlerini İngiltere'den satın almak istediklerini açıklar. yeni bir kuvvetin kurulması ve bunların silahlandırılması için izin ister. bir yandan.. • Vahidettin'in Damat Ferit'e verdiği buyruk. Fransız Y. Kuva-yı Milliye'ye karşı. Çekilmesinin yerinde olacağını ileri sürüyor.. Vahidettin'in ve İstanbul yönetiminin Milli Mücadele ve tarih karşısındaki hazin durumu kanıtlamaya yeter. bu sırada başlamış olan 2.Kemal'in [yani Milli Mücadele'nin] kaldırılmasına karar verildiğini" bildirerek. Yalnız bu altı olgu bile. de bi an _8 . 1920 Temmuzunda. Sevres'i Ankara'ya da kabul ettirmek için bir kurulun Anadolu'ya gönderilmesi projesini de görüşmektedirler. milliyetçilerle uyuşmayı imkansız görüyor.. İngilizler de. Harbiye Nezareti. Anadolu'ya bir kurul gönderilmesini isteyeceğiz.Komiseri. 25.İzzet Paşa kurulu Bilecik'e hareket eder. ilk aşamada 15.Düzce ayaklanmasının yarattığı elverişli koşullardan yararlanılabileceği görüşündedir. 16 Ekimde Damat istifa edecek. D. 20 Eylülde.000 kişilik yeni iki tümen kurmayı tasarlar. Anadolu'ya bir kurul gönderilmesi konusunu Vahidettin'le görüşürler..000 kişilik bir kuvvetin kurulmasının uygun görüldüğünü bildirir. Müşir Zeki Paşa." Y. ikinci bir yazı ile de. Fransa da bu görüşe katılacaktır. 25.. Anzavur.000 kişilik bir kuvvet kurulmasından yana olur ve bu kuvvetin milliyetçilere katılmaması için Müttefik subaylarının komutasına verilmesini şart koşar. İngilizlere başvurarak.450 Yıl sonunda A. bu görüşmede Fransa Y.Komiseri. Ferit iktidarda kaldığı sürece. 17 Eylülde İtalya. fetvalar.Komiseri.Komiseri Amiral de Robeck. Kuva-yı Seferiye'nin karargâhının Adapazarı'nda kurulmasını önerir. Fransız Y.. milliyetçileri yatıştırmak için başka çareler aramanın daha yararlı olacağını bildirir.Komiserleri. Kuva-yı İnzibatiye'nin eski 2. İlk tümenin Büyükdere'de kurulmasına başlanır. İngiliz Y. 1 Ekim 1920'de. İzmit'i Yunanlılara bırakacaklardır. Bu sırada Müttefik Y. Sadrazamlığa sunduğu 30 Ağustos ve 8 Eylül 1920 günlü yazılarında.000 kişilik jandarma ve 15. olası bir Kuva-yı Milliye hareketine karşı kuvvetlerini güvence altına almak için Gebze'ye çekecek. İngiliz Harbiye Nezareti.Komiserler. ayrıca bu birliklerin eğitim ve yönetimi için Müttefik subayların görevlendirilmesini talep eder. durumu daha da kötüleştireceğini. Anadolu'ya karşı askeri harekete geçilmesinin.kümeti. Dahası da var. işlemlerin daha hızlı yürütülmesi için bazı görüşler ileri sürer.Ferit hükümetinin beyan-namesi. 25 Ağustos 1920'de. Ağustos başında. 'Ferit Paşanın değiştirilmesi gerektiğini' de söyler. Kuva-yı Seferiye'nin kuruluş çalışmaları hakkında bilgi verir ve Kuvayı Milliye'ye karşı yapılacak harekâtın ayrıntılı planını açıklar. Lord Curzon'a gelişmeleri şöyle özetler: "Hükümete baskı yaparak.Alay Komutanı Bekir Sıtkı. kurulla birlikte kuvvet de gönderilmesinden yana. 11 Ekimde.

ilişkiler. bunlara katılmadığı. M. yine hadiselerdeki üslup ifadesinden anlaşılır. doğuda ve batıda boy gösteren isyanların çoğu. geleceği önceden nasıl gördükleri ise başlı başına bir sorun. bu hususu açıklarsa.63. 2. s.H. D.452 isyan hareketlerinin doğup gelişmesinde önde gelen faktörlerden biri idi… Vahdettin. 'dini kaygılar' ya da.Ceylan. (Hilafet. müneccim miymiş bunlar. İsyanları haklı göstermeye çalışıyorlar. gelişimler gösteriyor ki isyanları.191) □ K. “geleceği görenler” başlatmış. İsyanlar Anadolu isyanları.10/6. Dilipak. nasıl bilmişler acaba? Keramet sahibi.Mısıroğlu‘na göre. hakikati ortaya dökemeyen sarayın çelişkili vaziyetinden doğan şeyler olduğu. Vahidettinci yazarlar.C. M.F. M.H. Hilafeti kurtarmak için başlatılan hareketin.Kemal ve Ankara hükümeti hakkındaki umutlarını büyük ölçüde yitirmişti. isyanların sebebinin dini kaygılar olduğunu ileri sürüyor: ―Yurdun birçok kesiminde. falcı. türlü hastalık ve zaaflarından yararlanan iç ve dış güçlerin başlattığı. İncir çekirdeğini doldurmaz konularda sayfalarca yazı yazanların. ne ‗durun‘.Ceylan‘a göre de.Kısakürek. binlerce kişinin öldüğü. çok acı sahnelerin yaşandığı olaylardır. rüyasını mı görmüşler. giderek Hilafete karşı bir tehdit oluşturmaya başlaması ve dini karakterini yitirmesi. dini kaygılarla ortaya çıkıyordu. hazin bir gerçeği doğruluyor. 64) □ H. karma bir imparatorluk toplumunun safiyetinden. içlerine mi doğmuş? Yoksa derin bilg ileri ile geleceği mi okumuşlar? H.Kemal bu yönde şiddetle eleştiriliyordu. Bu isyancıların. isyanların sebebi “içtihat farkıdır”. s.‖ (N.‖ (CG Yol. belgeler. de bi an _8 . (DinDevlet ilişkileri. sarayca tahrik edilmek şöyle dursun. 'içtihat farkı'. 'geleceği önceden görmek' olduğunu ileri sürüyorlar ama bu konudaki bilgiler. 1. gaipten bilgi mi almışlar. Bazı Vahidettincilerin bu olaylar hakkındaki görüşleri şöyle: □ ―Yer yer Anadolu isyanlarına gelince. bu çok acı olaylar hakkındaki görüşleri böyle ve bu kadar. isyanların sebebinin.Ferit hükümetleri. 137)451 □ A. Bir daha sorsam ayıp olur mu acaba: Hani Vahidettin Milli Mücadele'yi destekliyordu? 4. remil mi atmışlar.Kemal‘in Osmanlı Devleti ve İslam dini. isyanları.. 3. Üç dört yıl sonra neler olacağını. s. bakıcı.Dilipak. son zamanlarda. Vahidüddin. M.Kemal'in düşüncelerini sezinleyen (!) Vahidettin'in. bunların da. 1919 ya da 1920'de. ne de ‗yürüyün‘ denil-mediği. Hilafet hakkındaki düşüncelerini seziyor olmalı idi ki destek verdiği halk ayaklanmalarında. birazdan bazı sahnelerini göreceğimiz bu isyanlara destek verdiğini de açıkça yazarak. yakın tarihimize büyük bir katkıda bulunmuş olur.96)453 1.

doğal olmayan bulunmaması. ne bilgileri içtihat sahibi olacak düzeydedirler. düşmana hizmet gibi eylemler. görüş farkı diye yorumlanıp bağışlanamaz. sırt sıvazlamalar. bir din terimi olarak kullanmışsa. bize en kestirme yolu gösterdiler!"454 Fetvalar. bildiriler. bu mütevazi çalışmaya sığdırmak mümkün değil. ajanlar. benzer olaylar hakkında verilmiş içtihata ve icma-ı ümmete dayanarak bir dini mesele hakkında görüş belirtme.Hürriyet.. Rumlar. demeçler. bu yaklaşımı ile İslamiyete haksızlık etmektedir. istenilen yana çekilebilir. Sonunda.Nasuhi Bilmen diyor ki:"Bu pek büyük bir uzmanlık işidir. yüreklendirmeler ve halka örnek olmak üzere harekete geçirilen Anzavurlar. s.. görüş farkı yüzünden Yunanlılara hizmet etmiştir. Ama casusluk." (Büyük İslam İlmihali. 'İçtihat'ın sözlük anlamı. s. 'görüş'tür. Yine de birkaç kışkırtma ve destekleme örneği vereyim: 13 Nisan 1920'de Ali Kemal. yalanlar. Manisa Mutasarrıfı Hüsnü. Çukurova'da Fransızlar da halkı Kuva-yı Milliye'ye karşı kışkırtmaya çalışırlar ama başarı kazanamazlar. körüklemiş ve desteklemişlerdir. ne de davranışları bir içtihata dayandırılabilecek niteliktedir. işbirlikçilik.. Birkaç örnek: □ Delibaş Mehmet'in tellalı şöyle bağırır: "Halifenin müttefiki olan İngilizler. böyle davranmaya elverişli. Mısıroğlu ve Dili-pak'ın ileri sürdüğü iddialar üzerinde durmakta yarar görüyorum: a. sebebi ve tahrikçileri çok açık olmakla birlikte. Yunanlılar kışkırtmış.Ferit'in 7 Nisan günü.. Böyle şey olur mu? b. 2. Ermeniler. içtihat kelimesini. her amaca hizmet edebilir. kısaca şu: Kuran'a. gerek de yok. vaadler. emirler. D. bu şaklabanlara hadlerini bildirmelidir!" 30 Ekim 1920'de. İngiliz Y. İslamiyet. bazıları kendini.Komiseri Amiral de Robeck'le yaptığı görüşmenin tutanağı ile Sait Molla'nın Rahip Fru'ya yolladığı mektuplar.427) Bu doğrultudaki bütün bilgi ve belgeleri. ya düpedüz haindir...455 Ö. Düzce. kendi askerini arkadan vurmayı bile caiz gören. ve İtilaf Partisi yöneticileri ve uzantıları ile bazı dernekler. İngilizler. (KS Günlüğü. sonuç vermeyeceği besbelli olan bu kanlı olayların içinde bulur. sözlük anlamıyla değil de. İçtihadın. 6 Kasım 1920'de de şöyle yazar: "Konyalılar (yani Delibaş ve avanesi) ayaklanarak. ya meczup.C. ya cahil. görüş farkı yüzünden Yunan ordusunun başarısı için dua edilmesini istemiştir. Yozgat isyancılarını över. Zile. dolanlar. Yoksa şöyle sonuçlara varırız: Ermeniler görüş farkı yüzünden Abdülhamit'i öldürmeye kalkışmışlardır. Ali Rüştü Efendi. hadislere. İstiklal Savaşı Nasıl Ol- de bi an _8 . Sait Molla görüş farkı yüzünden İngilizlere ajanlık yapmıştır. Pınarbaşı'na doğru geliyorlar! Onlarla birlik olup Kuva-yı Milliyecileri yeneceğiz!" (Şevki Yazman. bir din terimi olarak anlamı ise. Kısacası. her yerde ve her zaman suçtur. Anadolu halkına oynanan oyunları açıklamak bakımından yeterli kanıtlardır. Delibaşlar. göz boyamalar.37) Eğer yazar. paralar. Amacı. Görüşler arasında fark bulunması çok doğal bir durum.. Peyam-ı Sabah'ta şöyle yazar: "Anadolu Türkleri. önüne ve işine gelenin istediği gibi içtihatta bulunabileceği bir din midir? Hâşâ! Kaldı ki isyancılar. şeriat hükmüne ve Padişah fermanına dayanarak.

Cesedini." (S.. canavarlar.Kemal'in] arkasına düşmek ve emrine itaat etmek. 'Hamdi Beyi getiriyorlar. S. kaçtım. s. Zavallı şehidin vücudunu arabadan süngülerle çıkarmışlar. asker ve memurlar dinsiz ve kâfirdir!" (TİH.69) □ Gerede isyanı öncülerinden Divitli Eşref Hoca da der ki: "Büyük savaşta. Hamdi Beyin mübarek naaşını. kirli ayaklarıyla çiğnemişler." (Gerede'de isyancıların eline düşen Dr.195) □ İsyancı Şeyh Eşref şöyle der: "Ben sahib-i şeriatım. iç elbisesi ile bir cesedi sürükleyerek. 3 Mayıs sabahı her de bi an _8 .' dedi. Allah tarafından gönderildim. 64. s. Of! Bu koca kahramanın cesedini. Biga Ayaklanması ve Anzavur Olayları. Ne başını bırakmışlar. s. daha ölmeden merdivenden atmışlar. vücudunu parça parça etmişler. Akşama doğru bir tellal.253) □ Konya halkını kışkırtmaya çalışanlar da halka derler ki: "Kim milliyetçilerle birlikte Yunan'a karşı giderse. Düzce-Bolu İsyanları. 17-18 Şubat 1920) 2. Ankara'ya karşı ayaklanan Düzce asileri Bolu'ya yürüdüler. 3. bütün kainatla harp edeceğim. Dilipak'ın.İğdemir.C. şer'an küfürdür.62.10-13. '[Akbaş cephaneliğini boşaltıp Anadolu'ya kaçıran gözüpek ekibin başkanı] Hamdi Beyin cesedi akşama gelecek' diye haber verdi. yanlış ve haksız olarak 'dini kaygı' diye nitelediği duyguları da aşağıdaki isyan sahnelerinde göreceğiz: 1. Herhalde Balkan harbinin Bulgarları.63)456 Bunlar mı görüş ya da içtihat?457 c. bunlardan daha insaflı idiler. Anladım. Bu saldırıya Bolu ve Düzce'ye yakın bazı köyler de katılmıştı.127) □ Cami kapılarına şöyle yaftalar yapıştırılır: "[M. Dayanamadım. Kani Beyin bulunduğu evi soyup soğana çevirmişler. Anzavur isyanından birkaç sahne (özet):. parça parça etmişler zavallıyı. Şimdi de tek başımıza İngilizlere meydan okuyoruz. elbiselerini soyarak. alçaklar. şer'an kâfirdir. "Bayırdan.. Bu en büyük küfürdür. 6. s. Hatıralarım..du. Mondros'tan Mudanya'ya. bu alçakların kirli ayakları altında mı göreceğiz? Ertesi günü derste idim. 'çevresindekilerden bazılarını da. Hademe kapıyı açtı. eshab-ı kiramın adlarıyla çağırır'. ne vücudunu. diğer devletlerle birlik olduğumuz halde mağlup olduk.Arıkoğlu. Fuat Umay'dan aktaran R. Karısı boş düşer!" (D. s.Tansel... Bu vatan fedaisinin haydutlar elindeki bu halini görmek istemiyordum. Bolu isyanından birkaç sahne (özet):459 "2 Mayıs 1920 günü.Özkök."458 (U. Zavallı Kani Beyin naaşı idi.C. s. hatta edep yerini açarak sürükleye sürükleye getirmişler. bağırarak ve koşarak getiriyorlar. Bütün ulema.

Sabah camiden alınarak sorguya çekilmek üzere Arslanlı Kışlaya götürüldü. Doktor. Yoz- de bi an _8 . Delibaş'ın Yunan uşağı olduğunu. son bir dipçik darbesi ile yere serildi.) Bu bilinçsiz.' diyorlardı. eski lise binasının kırık camları ile kestiler ve korkunç işkencelerle öldürdüler.. s. darbe.. Eve dolanlar.. gerçeği açıklıyor: "Adapazarı. Ak sakalı kan içinde kalmış olan Hoca. Müftü Ömer Vehbi Hoca. 'Nutuk verirsin ha. Halife düşmanı! Sarığından. her şeyden önce dine saygısızlık. gerçek dindarlara da hakarettir.taraftan şehire saldırdılar. azımsanmayacak kuvvetiyle. şehidi çıplak halde sokak ortasında bıraktılar. 'Yarabbi! Sen bu cahil insanlara insaf hissi ihsan ve onları affet. Düzce. Ankara'dakilerin burada başı olursun ha." (Cemal Kutay. Ali Kemali Hocanın evine silahlı bir güruh yolladı.. Delibaş. Konya'da askeri birlik yoktu.." (TİH. Düzce-Bolu İsyanları. 'Halifesini. Kastamonu Nasrullah Camiinde verdiği va'azda. yolun yarısında. Konya isyanından birkaç sahne (özet): "Delibaş Mehmet Ağa.. Asiler yolda Hocayı mütemadiyen dipçikliyor. haince davranışları. yolda türlü hakaret.Özkök.. Listenin başında Konya Müdafaa-yı Hukuk Derneği Başkanı. 'Ben sizleri affettim.Kemal Paşa kurtarsın seni.103. kanlı. Ellerine geçirdikleri askerleri. sakalından utan!' dedi. Olayların içinde yaşayan M. Sırada. sabahın tenhalığından faydalanarak subayı memleket hastanesine kaldırttı. 6..Akif Ersoy. hapisaneye boşalttı.288 vd.. s. Bıçakla vücudunu delik deşik ettiler ve belediye önüne attılar. Şimdi sıra ibret-i alem için öldürülecek Kuva-yı Milliyecilere gelmişti. Bolu'da kalan (Devrekli) Abdülkadir adında çok genç bir subayı da soyarak ve işkence yaparak Bolu sokaklarında dolaştırdılar. Dördüncü Bölümde. milletvekili Rıfat Efendi Hoca. uyarılara rağmen saklanmayan Ali Kemali Hocanın üzerine yürüyüp sürükler gibi götürdüler. Hoca geceyi ibadetle geçirdi. Mahallelerde tellallar dolaştırarak. R. birlikler Afyon'daydı. sükûnetle ve sadece.' diye cevap verdi.. Allah da sizi affetsin. s.113. 19 Kasım 1920 günü. şeriatını seven bizimle olsun!' çağrısı ile Konya halkını kendisine katılmaya davet etti. Ertesi günü subayın kıpırdadığını pencereden gören bir doktorun hanımı kocasına haber verdi. Alaattin Tepesinde hazırlanan savunma hattının gerisine çekilmişlerdi. Tahir Efendi Hoca vardı. Genç subayın çok yarası vardı ama ölmemişti. Ali Kemali Hocayı. itme kakma içi nde Abdürrahim Hanına getirdiler. Delibaş. Hocanın naşını da rahat bırakmadılar.C. İdareciler. İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu. dini kaygı ve duygulara bağl amak.) 3. Fakat kudurmuş asiler durumu öğrendiler ve derhal hastaneye gelerek subayın boynuna bir ip geçirdiler ve sokaklarda sürükleyerek öldürdüler. hükümet konağını ele geçirdi.. Utanmadan soydular. 3 Ekim 1920 Pazar sabahı Konya'ya girdi. Halifeye karşı gelirsin ha. Çünkü ne yaptığınızı bilmeyecek kadar cahilsiniz. "İşte Şeyhülislamın fetvasının hükmü yerine geldi!" diye bağırdılar. Millicilere asker toplarsın ha. Padişahını. 'İngilizler-Yunanlılar' paragrafında göreceğiz. Binbaşı İhsan'ı şehit ettiler.' dedi ve son nefesini verdi. zalim. Yaşlı Hocanın bedeni. Hocayı ikindi üzeri Piri Mehmet Paşa Camiine yine sürükleyerek götürüp kapattılar. bu kadar zulme dayanamadı.. Birkaç çapulcu koşuşarak onu soydu.99-102. 'Haydi gelsin de M... bir araba ile getirip hükümet meydanına attılar. Postaneyi basarak haberleşmeyi kesti. ünlü Sivaslı din bilgini Ali Kemali Efendi vardı..

Gönen. Delibaş Mehmet ise. Kızıl Hançer Cemiyeti."463 Adana'da Fransız desteği ile çıkan gazeteler de aynı temayı işlerler: "Milli hareket bolşevikliktir!"464 • Milliyetçilere karşı yeni dernekler kurulur ve kurulu olanlar da milliyetçilere karşı kullanılır: Askeri Nigehban-ı Vatan Cemiyeti. Hükümet kuvvetleri bunları Hakk'ın yardımı ile tepeleyecektir. Böylece artık İstanbul.Suphi Tanrıöver.gat. Nurettin Paşa. 10/7. Cami Bey. bütün elebaşılar. Biga.Kemal İstanbul hükümetince idama mahkûm edilmişti. Meclisin açılmasını önlemeye çalışırlar. Bazıları: Ali Fuat Cebesoy. Dilipak da yalnız M. Bekir Sami Kunduk. şeriat fetvasını vermiş. mesela milliyetçilerin 'bolşevik oldukları' yayılır.Rıfat Börekçi461 ile Din İşleri Bakanı Mustafa Fehmi Gerçeker! 10/8. CG Yol. Albay Fahrettin Altay. İsmail Fazıl Paşa. Kara Vasıf. s. H. kendi adamları tarafından öldürülecektir. Artık kime hizmet ettiğimizi. Celalettin Arif." (A. 24 Mayısta Vahdettin tarafından da tasdik edilecektir.. Ankara'ya karşı açık bir mücadele içine girmekt edir. s. hep o melun düşmanların işidir. ord unun bu en zayıf döneminde bile hızla bastırılmış. Yusuf Kemal Tengirşenk.214) Sonuç Halkın. Fevzi Çakmak. Alb. Konya isyanları. Y. Milli Mücadele'nin neredeyse bütün öncülerini ve pek çok subayı idama mahkûm etmiştir. İsmet İnönü.Dilipak. bolşevik hareketi olarak ilan eder ve der ki: "Padişahımız bunları 'asın' diye ilan etmiş.Adnan Adıvar. Birkaç örnek: İngilizler halka. Yarbay Seyfi Düzgören ve Ankara Müftüsü M. ancak bazı kesimlerde ve çok sınırlı olarak katıldığı bu isyanlar. Dr. Mu- de bi an _8 . Halide Edip Adıvar. İdam kararları □ "M. ya çarpışmalarda yok edilmiş ya da yakalanarak hakkettikleri cezalara çarptırılmışlardır. Bozkır. Alfret Rüstem. genellikle idam kararları konusunda susmayı tercih ediyorlar.Selahattin Köseoğlu. Yarbay Hüseyin Hüsnü. Ankara Meclisi'ne katılacak milletvekillerinin bolşevik oldukları propagandasını yaparak.70)460 Vahidettinciler. kimin hesabına birbirimizin gırtlağına sarıldığımızı anlamak zamanı. Bolşeviklik suçlaması ve Milli Mücadele karşıtı dernekler • Milliyetçiler aleyhinde geniş bir propaganda başlatılır.Kemal'in idama mahkûm olduğunu belirtiyor. 11 Mayıs tarihli bu Divan-ı Harp kararı. Oysa İstanbul. Albay Bekir Sami Günsav. zannediyorum ki gelmiştir!" (TC Kronolojisi.462 İstanbul'un Bolu'ya mutasarrıf olarak atadığı Osman Kadri de yayımladığı bir bildiri ile milli direnişi.İzzet Met Paşa. Refet B ele.

.Kemal Paşa." (R. telgraflar.. her kuvvetimiz meydanda..H. bir kafese gi rmiş.465 Kürt Teali Cemiyeti. Peyam: "Anadolu'nun yeni Celalileri [milliyetçiler]." □ 7 Ağustos 1919... Dünya vaziyeti biliyor.ile ilgili İngiliz Belgeleri.. şuracıkta her işimiz. Peyam: "M. bir şeyler olacak.. Dört tarafımız açık. cirimleri kadar yer yakarlar.Kemal) □ 9 Ocak 1920.S." (A.C. Siyasi Mağdurlar Cemiyeti.hafaza-yı Mukaddesat Cemiyeti. Siyasetten habersizdirler. Sabah: "İngiltere en büyük İslam devletidir!" □ 14 Ağustos 1919. İngiltere'nin güvenilir eline teslim etmekte.468 10/9. uydurmasyonun bu şekline ben de dayanamayacağım." (R. harpten ezilmiş olan zavallı Anadolu'nun kuvveti ile kafa tutmasının ne hükmü olabilir?" (Jeschke. mavzerli bir heyetin kuru sıkı tehd idi ile iş yürür mü?" (R. Alemdar: "Bizim için tutulacak yegâne kurtuluş yolu. Hayriye-yi İslamiye Cemiyeti (Adana). kötü niyetlidir.C. Beyannameler. sen deli misin?'" (R. İslam alemi için hiçbir tehlike yoktur. . bu [milli] harekettir.Karay) de bi an _8 .142) □ 29 Ekim 1919. en namuslu. blöfün sırası mı? İstedikleri kadar kafama vursunlar: Hangi teşkilat. Birkaç örnek [bir kısmı özetlenmiş ve bazı kelimeler sadeleştirilmiştir]: □ 14 Temmuz 1919.Karay) □ Şubat 1920. oturuyoruz.. Alemdar: "İstiklal diye bağıranlar. Hülyanın. hangi kuvvet. bu onursuz tutumu şiddetle desteklemiş ve halkı milliyetçilere karşı kışkırtmıştır.. Ayol. Halas-ı Vatan Cemiyeti.Ulunay) □ 8 Ocak 1920. Hilafet Cemiyeti (Mudurnu) vb. bir gürültü. Milli kuvvetler.Ulunay) □ 28 Eylül 1919. K." (A.467 Tarik-i Salah Cemiyeti.Kemal ve arkadaşlarının hareketine öncelikle son verilmesi gerekir. Muhafaza-yı Saltanat Cemiyeti. Bu ne çocukça hayaldir! Bütün cihanın kuvvetine karşı..Kemal ve Rauf Bey ikbal hırsı içindedirler." (Ali Kemal)469 □ 11 Ekim 1919.Cevat Ulunay) □ 31 Ağustos 1919. Halkın gözü önünde. Peyam: "Kurtuluşumuza en sön darbe. Anadolu Cemiyeti. mütarekeden sonra hemen İngiltere devleti ile beraber yürümek için siyasi teşebbüste bulunmaktı. İşbirlikçi basından örnekler İşbirlikçi basın. Renin (Adana): "M. ateş olsalar..Kemal) □ 14 Kasım 1919.H. s. Alemdar: "Bir patırdı. en haşmetli devleti olan İngiltere. Muhafaza-yı Mukaddesat Cemiyeti. Teali-yi İslam (İslamı Yüceltme) Cemiyeti. Alemdar: "İslam kilidinin anahtarını." (A. Alemdar: "Dünyanın en adil. Sanki bir şeyler oluyor.Kemal) □ 19 Kasım 1919. İlayı Vatan Cemiyeti." (R. hangi kahraman? Hülyanın bu derecesine.466 İngiliz Muhipler Cemiyeti. Bari K avuklu gibi ben de sorayım: 'Kuzum Mustafa. Anadolu'da bir hare-ket-i milliye vücuda getirmeye çalışıyor. Alemdar: "Çarıklı. Peyam-ı Sabah: "Anadolu'da ne yaptığını bilmeyen M.

" (Hafız İsmail) □ 7 Mart 1920. Kuva-yı Milliye adı altına sığınan bu haydutların kafasına bir yumruk indiremiyor.Kemal cezalandırılmalı. Alemdar: "Birtakım sorumsuz ve durumu kavrayamamış askerlerin.. Onlara karşı yapılacak bir hareket. Alemdar: "D.Ferit Paşa hazretleri. böyle teşkilat.C." (Asaf Muammer) □ 16 Mart 1920. elif.C." (R. Milli Harekât adı altında takındıkları tutumlar. tasfiyeye muhtaçtır. ilerde görülecek kıymetli hizmetlerine de bir delildir.Ulunay) □ 23 Mart 1920." □ 9 Nisan 1920." (R. kaf) □ 4 Nisan 1920. Alemdar: "Bilmiyorlar ki İngiltere tehdite gelmez ve biz bunu yapmakla kendimizi büsbütün mahvederiz. Alemdar: "Yunanlılar.Ulunay.. Alemdar: "Tek çarenin galiplerle uyuşmak ve anlaşmak olacağı bu kafasızlarca ne zaman anlaşılacak?" (R. Alemdar: "Hükümet. millet için var olma meselesidir.Ulunay) □ 6 Nisan 1920.C.Kemal) □ 15 Mart 1920. Kuva-yı Milliye denen o serserilerin hakkından gelir!" (A. şimdiye kadar göste rmiş olduğu gayret ve kahramanlık. Alemdar: "Mebusan Meclisi.C. her şeyden önce eşkiyaya (milliyetçilere) haddini bildirecek[tir]." (A. Ahmet Anzavur Beyin bugün de bir resmini yayımlamak suretiyle sayfalarımızı süslüyoruz. Alemdar: "Ahmet Anzavur Beyin." (A." (Sait Molla'nın demeci) de bi an _8 . Alemdar: "Bu Meclis (son Osmanlı Meclisi) milli iradeyi temsil edemez." (A.Ulunay) □ 22 Mart 1920. unutulmaz hizmetlerde bulunmuş olacaklardır. bütün çıkarlarımızı mahv ve berbat etmektedir. böyle idarenin sonuçları böyle olur!" (R. Alemdar: "Milli teşkilatı yok etmek. Peyam-ı Sabah: "Dost bir devletin (İngiltere'nin) aleyhinde bulunan M. teşkilat-ı milliyeden bin kere daha iyidir!" (A. Peyam-ı Sabah: "Düşmanlar.C. millete.C. geçirir. vurur. Alemdar: "Anadolu Kemalistlerden temizlenecektir!" □ 1 Mayıs 1920.□ 3 Şubat 1920. Dahildeki Müslümanlar bilmelidirler ki o alçaklara karşı çıkanlar." (R..Ulunay) □ 7 Nisan 1920. kırar. Peyam-ı Sabah: "Ciddi bir hükümet. Nihayet gittiler. dine. layık olduğu akıbete uğradı. bugünkü galiplerimizin bir müttefikidir.Ulunay) □ 2 Mart 1920.Ulunay. Vahidettin'in Meclisi fesh etmesi üzerine.Ulunay) □ 23 Mart 1920. Kemal) □ 5 Mart 1920." (İmza: Ayın.Kemal) □ 13 Nisan 1920. uğurlar olsun!" (R. Peyam-ı Sabah: "Fenalığın kaynağı Kuva-yı Milliye. Peyam-ı Sabah: "Milli hareket boşa gitmeye mahkûmdur. Peyam-ı Sabah: "Kuva-yı Milliye ancak çetecilik yapar.C.. Alemdar: "Böyle Meclis.Kemal) □ 10 Şubat 1920.Kemal) □ 29 Nisan 1920. Halifeye. Alemdar: "Kuva-yı Milliyecilerin kafalarına vurmak lazımdır!" (R.) □ 23 Nisan 1920.C." (R. büyük devletlerin kırgınlığına sebep olabilir. bugün İstanbu l'un işgal edildiği gündür!) □ 17 Mart 1920.

Kars'ı işgal ettiler. Peyam-ı Sabah: "Hükümet.Kemal) de bi an _8 . son devrin Kabakçı Mustafa'sıdır.Neyir hakkında Birinci Bölümde bilgi verilmişti) □ 4 Eylül 1920. akılsız fikirsiz zorbalardan..Kemal'in) kaçmaya hazırlandığı söylenmektedir. Peyam-ı Sabah: "Anadolu'nun henüz istilaya uğramayan yerlerini.Kemal.C.." (A." (Filozof R.Kemal) □ 11 Temmuz 1920. Hürriyet ve adaletin saygıdeğer temsilcisi olan Başvekil Venizelos hazretlerinin sağlığı için Müftü Efendi tarafından güzel bir dua okumuş ve hazır bulunanlar şükran duyg ularını belirterek duaya katılmışlardır. soyguncu ve yağmacı demektir!" (Şahap Azmi) □ 12 Ocak 1921. Anadolu'yu bu zararlı haşarattan temizleyecektir." Yazı. mal. Alemdar: "." (Ömer Fevzi)470 □ 8 Eylül 1920. onlarla muharebelere girişilemez.Yunanistan. Abdurrahman Beyin demeci) □ 20 Aralık 1920. Anadolu'daki idareye son verilmesini istemelidir. Yunanlı generaller. kuvvet bakımından ve her açıdan bu derece fark varken. M.. Ferda: "Kuva-yı Milliye adı altında meydana atılmış soyguncularda bir varlık hissedenlere diyorum ki: Millici ve çeteci. Peyam-ı Sabah: "(Ankara yöneticilerinin] Yunanlılara hâlâ meydan okumalarına.Ulunay) □ 17 Ekim 1920.Kemallerden. Peyam-ı Sabah: "Avrupa ile başa çıkmayı." (A. Selimiye Camiini şereflendirmişler ve Müftü Hilmi Efendi ve yanındakiler tarafından karşılanmışlardır. Ali Kemal." (A. o ipsiz sapsız. Anadolu direnişi bir blöftür.□ 28 Mayıs 1920..Kemal. asırlardan beri Asya'nın hangi kavmi başardı ki." (R.Tevfik) □ 5 Ağustos 1920. Peyam-ı Sabah: "Demek işlemediğimiz bir hata kalmıştı.Kemal) □ 13 Ağustos 1920. Ermenistan'a taarruz ile onu da tamamladık. canilerden temizlemelidir. Te'min (Edirne): "Dün öğleden sonra saat beşte. Yunanlılarla. İrşat (Balıkesir): "M. küçük heriflerin eseridir. bu yazıdan sonra 'Artin Kemal' diye anılacaktır. biz başarabilelim?" (A. can.. 'Kars'ın Sükûtu' başlığını taşımaktadır (Kars'ın düşman eline geçmesi!). [Yunanlı] Genel Vali Beyefendi hazretleri. Avrupa medeniyeti. çılgınlıktan başka bir sıfat verilemez.Kemal kuvveti denilen çapulcuları tamamen tenkil edecektir (tepeleyecektir). Bolşeviklerle elele ver erek Ermenistan'a yürüdüler." (A. 11 Kasımda da şöyle yazacaktır: "Ankara yaranı. ne pahasına olursa olsun. aramızda akılca da.Kemal) □ 5 Kasım 1920. Fransızlar bizim iyiliğimizi istiyorlar!" (Adana Vali V. ilimce de. kısa zamanda M." (A. Peyam-ı Sabah: "Ankara Türkiye'yi felakete sürüklüyor. [Ankara'dan] barış şartlarının (Sevres) aynen kabul edilmesini.Kemal) □ 6 Şubat 1921.Kemal) □ 7 Ağustos 1920. nihayet meramlarına erdiler. Ferda (Adana): "Kahraman Delibaşın başarısı üzerine Düzmece Mustafa'nın (M. Ali Fuatlardan. temizlenmelidir!" (A.) □ 18 Ekim 1920."471 □ 27 Ekim 1920. Peyam-ı Sabah: "Büyük Millet Meclisi. Kan. Ferda: "Ayaklanmak için sebep yoktur." (Bu gazetenin sahibi olan Yunan işbirlikçisi M.. Alemdar: "M.Kemal tarihe şüphesiz nam bırakacak fakat siyasi deliler arasında. askeri ve mülki ileri gelenler ve Metropolit Efendi hazretleri.

Fransız ve italyanlarla imzaladığı. Şimdi Yunanlılar Ankara kapılarına dayandılar.Kemal) □ 20 Mayıs 1921. Peyam-ı Sabah: "Bu idrakte. Alemdar: "Ordu. bu türedi.C.Ulunay. Milli And'a aykırı anlaşmalar yüzünden istifa ettirilmesi üzerine. Avrupa'nın en asri usulüne göre harp ediyorlar" (R. özellikle İngiltere ile uzlaşmalıyız. şu çukurdan kurtarmak mecburiyetindedir.. Mahut yazarların tutumu yine değişiyor!) □ 13 Haziran 1921. Büyük devletlerle.Kemal.Kemal) □ 26 Temmuz 1921. devlet gemisini şapa oturtmaya çalışıyor. bir hükümeti değil. milli birlik bozulmasın diye Ankara'yı artık örnek olarak alamaz. Ankara'dakiler barış istemiyor. paşaların bilmeleri lazım. Bekir Sami Beyin." (A. Alemdar: "İstanbul. M..Kemal ile uzlaşamaz!" (R. Bu milletin kurtuluşunu düşünenler.Ulunay) □ 13 Şubat 1921. Peyam-ı Sabah: "Bu macera (Milli Mücadele) artık devam edemez. Peyam-ı Sabah: "Ankara. Ankara'nın Teşkilat-ı Esasiye'sinden Moskova ile ittifakına kadar. Peyam-ı Sabah: "Biz." (R." (A. O. Sakarya Savaşı dolayısıyla. Sakarya zaferinden sonra. b iraz da memleketi düşünseler. Peyam-ı Sabah: "Yunanistan'ı yensek bile Müttefiklere kılıç çekemeyiz. 'çapulcular' diye aşağılıyordu!) □ 5 Nisan 1921.." (A. M.. Peyam-ı Sabah: "Yunan ordusu bozgun halinde geri çekiliyor!" (A.Kemal. Başka bir barışçı ve uzlaşmacı siyaset ile bu memleketi. Ankara Meclisindekiler. faaliyete. ordu teşkilinde (kurmada) büyük başarı kazanmıştır.Kemal) □ 16 Haziran 1921. bu irfanda.. dahili ve harici hiçbir siyasetini tasvip edenlerden değiliz." (A." (A.G.) □ 1 Ocak 1922. bu kıratta adamlar (Ankara yöneticileri). Peyam-ı Sabah: "Ankara. bir süre sessizliğe gömülür." (A." (A. Alemdar: "Ankara'nın istiklal-i tamcıları (tam bağımsızlıkçıları) kimi aldatıyorlar. hükümeti ele aldı..Kemal) □ 19 Ağustos 1921. İlk hamlede muvaffak oldu gibi göründü. Bu hayal ile kainata meydan okuduk. Türk namusunu yine kurtardı! Kemal o rduları. O hiçbir yerde dikiş tutturamaz.Kemal) □ 19 Haziran 1921.inönü zaferi üzerine.Ulunay) □ 8 Şubat 1921.." (Hakkı Halit [Refik Halit'in kardeşi]) □ 16 Haziran 1921. 2.Kemal) □ 4 Nisan 1921." (A. Peyam-ı Sabah: "Bolşeviklik çukuruna yuvarlanan Ankara'nın arkasından ayrılmalıyız. Peyam-ı Sabah: "M.Kemal) □ 3 Mayıs 1921. hakkımızın topla tüfekle alınacağı gibi ham bir hayale kapılmamıştır. Peyam-ı Sabah: "Bekir Sami aşırılara yenildi ve çekildi. gaddar bir idare kurdu. Peyam-ı Sabah: "İstanbul. ufak bir aşireti bile idare edemezler." (A." (A. Peyam-ı Sabah: "Mukadderatımızı Ankara'ya bırakmama- de bi an _8 .Kemal) □ 2 Ağustos 1921. İstiklal-ı tammın mümkün olmadığını bu beylerin. Bu millete yazıktır. İngiliz. sonra yine bilinen türkülerine başlar.Kemal) □ 26 Temmuz 1921.□ 7 Şubat 1921.Kemal'e barınacak yer kalmayacak..C.. icraata geçmelidir. Alemdar: "Ne olurdu Yarabbi.Kemal. zamanı münasip buldu.. oysa 8 Eylülde bu orduyu.

11.Faruk anılarında.Kemal)473 □ 11 Eylül 1922 günü. insanlığımızdan bile istifa ederiz. bir serabı hakikat sanıyorsunuz. lakin siyaseten hiçbir fayda temin etmez.." (A. bozguna sürüklüyorlar. Peyam-ı Sabah: "Her fert içtihatında serbesttir. Hiç hata etmediğimiz iddiasında değiliz. sevincimizden çıldırırız.Kemal Paşa tarafından geri çevrilerek İstanbul'a gönderilen Ömer Faruk Efendiyi huzuruna çağıran Sultan Vahidettin'in ona cevabı şu olmuştur: 'Seni kabul etmeyeceğini biliyordum oğlum.433)474 bi an _8 . hatalarını itiraf ederek arz-ı teslimiyet etmek[tir]. Ali Kemal gazeteden uzaklaştırılmıştır.. Muhaliflere düşen vazife. H. silaha sarılmanın bu memleket için bir selamet ve kurtuluş yolu olduğuna inanmamıştık. bir milletin ebedi başarılarına bir sayfa daha ilave eder.. (Ama Ö. milli hareketin başına hanedandan birinin geçmesini arzu etmiş ve bu maksatla Şehzade Ömer Faruk Efendiyi Anadolu'ya göndermiştir.. bin kere. irfanca bu derece yanıldığımız için yalnız kalemimizi kırmak değil.Kemal) □ 9 Eylül 1922. Fakat akılca. hiçbir zaman bir fayda göreceğimizden emin değiliz. ' demekle ye- de lıyız.. Sizler.Kemal Paşanın saltanat ve hilafete karşı kötü emeller beslediği bir kere daha belli oldu.Ertürk ve Albay Budiyenni ile yaptığı konuşmaları öğrenince (!)] Sultan Vahidettin." (A.Kemal) □ 29 Haziran 1922.Kemal) □ 4 Mayıs 1922.) □ 2 Eylül 1922..Kemal) □ 31 Ağustos 1922. en azından bu harekete muvafakat etmiş (izin vermiş) kabul edilmesi gerekir. Büyük Taarruz'un gelişmesi üzerine.Kemal'in. Fakat M. Biz her ne sebebe dayanırsa dayansın. Peyam-ı Sabah: "Türk'ün bayramı!" (A. Peyam-ı Sabah: "Kabul ediyoruz ki Anadolu'nun son zaferi.. Veyahut da Ömer Faruk Efendinin kendiliğinden Anadolu'ya gitmiş olduğu kabul edilse bile (Bu keskin dönüşün sebebi şu: Çünkü Ö. Mihran Efendinin bir açıklaması yayımlanır.. ağalar! Yanılıyorsunuz.M. (V." (A. Gayyasında.Mısıroğlu'nun bu konudaki iddiasını aktarıyorum: "İş bu şekle girince [yani M.Kemal) □ 26 Ağustos 1922." (A."472 (A.Mesela Edirne ve İzmir kurtulur-sa." (A. hürmet edilm esini isteriz.. yüz bin kere yanılıyorsunuz ve yanlış yoldan gidiyorsunuz. tam tersine söylüyor!) Çünkü M.Kemal. Peyam-ı Sabah: "[Ankara yönetimine] Beyler.Faruk'u Vahidettin'in yollamadığını Mısıroğlu da biliyor!) Sultan Vahidettin'in. Peyam-ı Sabah: ". Biz de içtihatımızda yanılabiliriz. Türk olmak itibariyle seviniriz.. Şehzade Ömer Faruk Efendi konusu □ K... Öyle olduğu için [Ankara'nın] içtihatına muhalif kanaatta bulunanlara. s. Fakat esef ederim ki şimdiye kadar olduğu gibi şimdiden sonra da olaylar gösterecektir ki biz yanılmış olmayacağız!" (A. bizlerin kanaatinin yanlışlığını ortaya koymuş bulunuyor. Peyam-ı Sabah: "Bu şanlı mücadeleler.Kemal) □ 10 Eylül 1922. Bu mücadelelerimizden. Peyam-ı Sabah: "Bu goygoycular da uğursuz selefleri gibi (İttihatçılar) memleketi tam bir çöküntüye. Peyam-ı Sabah gazetesinde.

Düşünüp taşınmadan yapılacak bir iş değildi. R. Vahidettin'in Kurtuluş Savaşı'nın başına geçmek üzere Anadolu'ya gönderdiği iddia edilen Ömer Faruk Efendiyi tanıyalım." (S.59-63. kahkaha ile gülmeli mi.480 Almanca ve Fransızca biliyor. gülünç bir iddia ki insan. (59. elbette birçok yorum ve olaylara yol açabilirdi. Nurettin Paşa. Öteki bilgilere gelince.483 Vahidettin'in kızı Sabiha Sultanla bir yıldan beri evli. yakışıklı.Kemal. Ömer Faruk Efendi. İnebolu'dan geri dönmüştü.475 İzni veya muvafakati dışında gitmiş olsaydı. 4 Şubatta bir çocukları olmuş.) _8 . Vahidettin'in. Şehzade M. ona ceza vermesi icap etmez miydi? Böyle buhranlı bir zamanda. Avusturya'nın Trezyanum Askeri Kolejini bitirmiş. Y.Kemal'in Ö. ikincisi M. toy bir Şehzade.477 Sultan Vahidettin'in milli hareketin başına geçmesi maksadıyla Anadolu'ya gönderdiği Şehzade Ömer Faruk Efendi. Padişahın damadı ve hanedana mensup olan bir Şehzadenin476 Anadolu'ya gitmesi. bu 23 yaşındaki operet askerinin emrine girecekler ve Ömer Faruk Efendi de onlara emir mi verecekti? Öylesine ölçüsüz. A. Bu telgraf M.İnönü. yalnız M.482 Anadolu'ya geçtiği sırada 23 yaşında.486 Göğsü hiçbir hizmet karşılığı olmayan nişanlarla dolu. 61.Mücahitler.Kemal hakkındaki şüpheleri kuvvetlendirmiş ve Sultan Vahidettin'i asla tatmin etmemişti. Milli Mücadele'nin başına geçmesi için Anadolu'ya yolladığını iddia ettiği Şehzade bu. bild irinin yayımlandığı tarihi de biliyor!) Diğer birçok tarihi belgelerde olduğu gibi bunda da hilafet ve saltanata bağlılık açıkça belirtiliyor. Fevzi Çakmak. Hatta TBMM'nde İkinci Grup adı ile anılarak muhafazakârlıklarıyla tanınmış bulunan muhalif mebusların ısrar ve sıkıştırması üzerine Meclis adına.Cebesoy.478 Bunun sebebi de M. Yani henüz hiçbir zafer kazanılmış değildir. K. Türkiye dört bir yanından işgal altına alınırken. kestiremiyor.Karabekir.Kemal'in telgrafının tarihi doğru. nasıl geçecekti acaba Milli Mücadele'nin başına? Hangi sıfatla? Meclis Başkanı mı olacaktı? Yaşı dolayısıyla milletvekili seçilmesine bile imkân yok ki Meclis Başkanı olabilsin. İsviçre'nin Territet kasabasında yaz tatili yapmaktadır. Son Halife Abdülmecit Efendinin oğludur. İ.F.sayfada.. gerisi baş- de bi an tinmiştir. 27 Nisan 1921 (1337) olduğu görülür. s. telgrafın klişesi var.Faruk'a yolladığı telgraftır) bu hususu aydınlatmaktadır.Kemal Paşadan aldığı siyasi telgraftı.485 Kurmay Albay Asım Gündüz'den özel ders alıyor.Şevket Efendi tarafından (Tercüman gazetesi yazarı Murat Sertoğlu'na) verilen ikinci belge de (birincisi sahte hatt-ı hümayundu. İşte Mısıroğlu'nun. yoksa bu iddiaları ciddiye alanları düşünüp hüzünlenmeli mi. Meclis açılalı da henüz dört gün olmuştur. Şevki Subaşı gibi komutanlar.Bele.484 Piyade yüzbaşısı.• Bu yutturmacaları değerlendirmeden önce. 1898 doğumlu. M.Kemal imzası ile bütün millete hitaben bir beyanname dağıtılmıştı.481 Ama Türkçe tahsili ve edebiyatı zayıf.479 Bu telgrafın tarihine dikkat edilirse. Yoksa askeri kolej bilgisi ve sıfır savaş deneyimi ile Başkomutan olup savaşı mı yönetecekti? M. dipnotta bu bildirinin metnini de veriyor! Öyleyse. yakışıksız.. 1919 Haziranında. ateşli.

sayı 30/ 1952. beni diledikleri yerde enterne etmelerini (göz altında tutmalarını) fakat İstanbul'a dönemeyeceğimi bildirerek. Bu telgraf bizzat TBMM Reisi M. selam vererek bir telgraf uzattı. 2. korkularım boşuna çıktı. ya da gizli bir resmi tarihçi olmasın? Ömer Faruk'un bu açıklamasını H. kaynak göstermeden aktarıyor ama yukarıda okuduğunuz son bölümü saklıyor.278) Oysa onun kitabının adı da pek iddialı: Yalan Söyleyen Tarih Utansın! Hani amaçları. ancak vazife-yi vataniye ve askeriye için geldiğimi. İstanbul'a yaklaştıkça korku ve heyecandan titriyordum. Ömer Faruk'un İnebolu'ya geldiği sırada. (Büyük Oyun. Gümrü Andlaşması imzalanmış. "İstanbul'dan kayınpederi Vahidettin'den habersiz ayrılıp İnebolu'ya geldiğini" açıklamış ve açıklamasını da şöyle tamamlamıştır: "İnebolu'da eşraftan birinin evinde. (Yalan Söyleyen Tarih Utansın. bunu da muvafık görmedikleri takdirde doğru Avrupa'ya gönderilmeme müsaade edilmesini rica ettimse de cevap verilmedi. Birer birer gözümün önüne geliyordu. 10/11 Ocak 1921'de 1.1557)487 Hani Vahidettin yollamıştı? Olayın kahramanı tam tersini söylüyor! Vahidettin'in intikam alacağını düşünerek tir tir titriyor zavallı.İnönü Sava- de bi an _8 . O tarihe kadar. TBMM açılmış.C.. Eşyalarımı bir hamala verdim. Bir kanun neferi (inzibat) geldi. 1951 Ekim ayında. 'henüz hiçbir zafer kazanılmamışmış. s. Vapur Sirkeci'de rıhtıma yanaştı.Ceylan da bilmektedir. Tecrübesizdim. Anzavur serserisi ile Kuva-yı İnzibatiye tepelenmiş. 1 Nisan 1921 günü 2. İstanbul'a döndüğüm zaman İngilizler tarafından yakalanacak. s. 1.C. Mustafa Müftüoğlu... Kroker Oteline hapsedilecek veya Malta'ya sürülecek. Sakın o da İngiliz ajanı. Ben bahçeye inmiştim.H. s.Kemal Paşadan geliyordu. 28 Eylül 1920'de Sarıkamış'ı. Sarayın bana karşı takınacağı tavır. Derin bir sükût-u hayale uğramıştım. Doğruca eşim Sabiha Sultanın evine gittim. bu açıklamanın baş kısmını almış ama sonunu o da vermiyor.. Çünkü ilk bölümünü. Şehzade Ömer Faruk Efendi.tan başa atmasyon: 1. batıda da düzenli ordu kurulmuş. Bunun üzerine derhal ikinci bir telgraf çekerek.İnönü Savaşı. 23 Şubat 1920'de Ardahan ve Artvin geri alınmış. Hamdolsun. arzu ettikleri takdirde beni dosdoğru cepheye sevk etmel erini ve bunu da muvafık (uygun) görmedikleri takdirde. Resimli Tarih Mecmuası'nın yazarı Mehmet Ataker'e. teessürüm pek derin oldu. 4. ya da Kemalist.115) Kitabına neden 'Büyük Oyun' adını koyduğu anlaşılıyor. siyasi bir düşüncem olmadığını. isyanlar bastırılmış. Mısıroğlu'na göre. gerçeği ortaya çıkarmaktı? Tarih gibi ciddi bir bilim dalını bile mizaha dönüştürüyorlar.114. 30 Ekim 1920'de Kars'ı. öğle yemeğini yedik. İskenderiye'de. belki de öldürülecektim. Doğu Cephesi birlikleri. O zaman 23 yaşında idim." (Resimli Tarih Mecmuası. Vahidettin'in intikam almaya kalkması.' 488 İtiraf edeyim ki bilgisizliğin bu derecesine ne dendiğini bilmiyorum. 12 Kasım 1920'de Iğdır'ı kurtarmış.

Meclis'in 23 Nisan 1921'de değil. ne 'İkinci Grup' vardır. Sovyetler Birliği ve Afganistan ile dostluk andlaşmaları yapılmış. "Meclis açılalı dört gün olmuştur" diye yazıyor.]" Bu da yeni bir Zati Sungurluk! Çünkü söz konusu TBMM beyannamesinin.Kısakürek: "Anadolu'ya geçmek isteyen Veliaht Abdülmecit Efendinin karşısına çıkardıkları engel. Onca kösteklemeye.F. Veliaht Abdülmecit Efendi konusu Bazı yazarlar. Mısıroğlu diyor ki: "Bu telgraf M. M. geriye döndürülmüştü. Hatta TBMM'nde İkinci Grup adı ile anılarak muhafazakarlıklarıyla (tutuculuklarıyla) temayüz etmiş (tanınmış) bulunan muhalif mebusların ısrar ve sıkıştırması üzerine Meclis adına. Ömer Faruk'un yaşını-başını düşünerek. Ömer Faruk'un İnebolu'ya gelişi ile hiçbir ilgisi yok.50)491 de bi an _8 .Vakkasoğlu: "Anadolu'ya geçip Milli Mücadele'ye katılmak isteyen Şehzadelere490 bile Ankara hükümetince müsaade olunmamış..Kemal imzası ile bütün millete hitaben bir beyanname (bildiri) dağıtılmıştı.şı kazanılmış. hatta geçtiğini fakat M. s. s. Mısıroğlu ayrıca.Kemal hakkındaki şüph eleri kuvvetlendirmiş ve Sultan Vahidettin'i asla tatmin etmemişti. Ö. Müttefikler Ankara'yı da Londra Konferansı'na çağırmak zorunda kalmışlardır. ya da bildiği halde okuyucularını aldatmak için doğruyu yazmıyor. Hazret-i Muhammet diyor ki: "Aldatan." (Bu Vatanı Terk Edenler.Dönem Zabıt Ceridesi. Diğer birçok tarihi vesikalarda olduğu gibi bunda da hilafet ve saltanata bağlılık açıkça belirtiliyordu. Abdülmecit ve Ömer Faruk Efendiler. 23 Nisan 1920'de açıldığını ilk okul çocukları bile bilir.. 1. yoksulluğa ve güçlüğe rağmen bir yıl içinde daha ne olsun? 3. saraya ne gözle bakıldığının şaşmaz delilidir.C. bizden değildir!" 11/1.. Sizce hangisi daha ayıp? 4. □ N." (Vahidüddin. onun gelişinden tam bir yıl önce ve Meclisin açılışından iki gün sonra. Meclis açılalı dört gün değil.Faruk İnebolu'ya geldiği gün. milli hareket gelişmeye başlar başlamaz. 25 Nisan 1920'de yayımlanmıştır. bile bile bir yıl sonraya kaydırıyor. s. Milli Mücadele'nin başına geçemeyeceğini dikkate alıp işi daha ciddileştirmek gereğini duyuyor ve Veliaht Abdülmecit Efendinin de Anadolu'ya geçmek istediğini.Kemal'in buna da engel olduğunu yazıyorlar. beyannamenin metnini ve tarihini biliyor ve yayın tarihini. Bu davranışa ne ad verilir? Üstelik 25 Nisan 1920'de. 50) 489 Mısıroğlu. bir yıl dört gün olmuştur! (369 gün!) Ya sahiden bilmiyor. (1. ne de bu bildirinin yayı mlanması için birilerinin baskı yapmasını gerektirecek bir durum. 146) □ V.

devrimbaz kalemşor. ben ikilik yapamam. 'Kemalist. Babam (Veliaht Abdülmecit) zarfı açtı.Kemal'den geliyorum. Onları gizlice içeri aldık. ailenizi ve saltanatınızı kurtarmış olursunuz. İçinden çıkan bir mektupta şunlar yazılıydı: 'İstiklal için mücadele eyleyen milletimizin başına geçmek üzere Anadolu'ya geçmeniz mütemennadır (diliyoruz) efendim. ben giderim!' dedim. bunu benden beklemesin!' dedi..495 'O halde.Kısakürek'in yanlışını düzeltmesine artık imkân yok.F. s. Oysa Abdülmecit Efendinin oğlu Ömer Faruk Efendi bile.492 Vakit gece yarısına geliyordu. Tam vaktinde geldiler. Fakat kızım Neslişah o sıralarda doğmak üzereydi. M. 'Muvaffak olduğunuz takdirde. Kendi yaverim topçu binbaşısı Faik Bey. Gece saat üçte. hiçbir şey değişmez. Kapı vuruldu.. Lakin benim de hilafetim ilan edilecek. babası Abdülmecit'in. [Babam] nihayet Yümnü Beye.Kemal tarafından "İstiklal mücadelesi yapan milletin başına geçmek üzere" davet edildiğini ama babasının kabul etmediğini işte böyle anlatıyor. arka kapıdan gelmeleri için haber gönderdim.H. o kadar. Ailemi doğum esnasında yalnız bırakamayacağımı anladım.. Yümnü Bey.494 Memleket işgal altındaydı. Anadolu'dan gelen zat. dalkavuk. nasıl gidebilirdi. 1499 dv. Yaver ilave etti: 'Siz gidiyorum deyiniz. M. memleketinizi.Kemal tarafından çağrıldığını ve Abdülmecit Efendinin de bu davetten kaçarak Milli Mücadele'ye katılmadığını hep bir masal gibi de bi an _8 . Aşağıya indim. aynen Sultan Vahidettin olayında olduğu gibi.. Hepsi de aynı mealde (anlamda) idiler.496 N. bize artık ihtiyaç kalmamıştı. 'M. Ona. O esnada vaziyetler değişmiş.Kemal'in babasını davet ettiğini fakat babasının daveti reddettiğini doğruluyor. anlayamıyordum. sayı 29 /Mayıs 1952.Kemal her şeyi yapacağımdan şüphe etmesin. 'Hiç tereddüt etmeyiniz. 'Bugün gidiyoruz derseniz her şey hazır. Vahdettin tahtında oturuyor. Oraya gelirdim.Kemal' İkinci mektup Hamdullah Suphi Beyden. TBMM .' dedi ve bir zarf uzattı.' dedim. para karşılığı gerçekleri örten resmi tarihçi' diye tahkir mi edecekler. Ama öteki yazıcılar ne yapacaklar? Ömer Faruk'u da.1.' Yaver de aynı fikirdeydi. buyrun: "Bir akşam Nişantaşında evimde oturuyorduk. gerçekleri kabullenip yanlışlarını mı düzeltecekler? Göreceğiz! □ H.' Babam hâlâ düşünüyordu.) Oğlu. Veliaht Abdülmecit olayında da olmuş ve Veliah-tın Anadolu'ya bizzat M. yoksa tarihten ve tarihçilerden özür dileyerek. üçüncüsü ise (Roma Sefiri) Cami Beydendi." (Resimli Tarih Mecmuası.493 'Ben M. sizi Anadolu'ya geçirmek için bütün tertibat alınmıştır' dedi. gayet mühim bir mevzuu görüşmek üzere Anadolu'dan gelen bir zatla birlikte bu gece ne olursa olsun bizi görmek istediğ ini yazı ile bildirmişti.Reisi M. Babam bunları okuyunca şaşırdı. Gitseniz iyi olur. Fakat ben bunu tabiidir ki bilemezdim ama kararımı vermiştim. 'sizi bir asker görmek istiyor' dediler. Bu yüzden üç ay kaybettim. babamın eski yaveri Yümnü (General Üresin) Beydi.Ceylan da şöyle yazıyor: "Yetmiş yıldır Türkiye'de tarih adına öğretilenler ise.

fakat Abdülmecit'in bu daveti k abul etmediğini.. andlaşmanın Vahidettin tarafından onaylanması için ısrar etmişlerse de Vahidettin. BTTD. s.42) Osmanlı anayasasının 7.Gündüz. İngiliz Belgelerinde.Mücahitler. Yümnü Üresin'in anılarında da. H.57. bu iddialarına dayanak olarak." (Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a 'çok gizli' iş aretli yazı. Yani asıl masal.Kemal'in Abdülmecit'i davet ettiğini. andlaşmayı onaylamayı savsaklamıştır." (Büyük Oyun. Sevres Andlaşmasını onaylamaktan kaçınmış. Demek bu ailede bir fert bile kalmamış.C/361) de bi an _8 .Dr. Abdülmecit'in Milli Mücadele'ye katılmasını M. onayl amamak için direnmiştir. (Prof. 14 Ekim 1920.. Ertürk'ün anılarını göstermiş.Şimşir. s. 1.674 vd. doğrudur. B.N.Ferit'in de verdiği cesaretle. Abdülmecit'in gelmeyi reddetmesine çok kızan Dr. 2. hukuki bir değer taşımayacak. Ama kendi de iş işten geçtikten sonra Anadolu'ya geldiğini itiraf ediyor. H. olayın tanığı oğlundan dinledik.C. Yümni Üresin ve H.) 1. Hatıralarım.Yılmaz Altuğ. Vahidettin onaylasa bile bu işlem.Rıza Nur şöyle yazar: "Hanedanın tereddi etmiş (yoz/dejenere) bir aile olduğunu bilirdim. cephede de yararlanılamayacağı açıktır.111) Oysa Vahidettin. Abdülmecit Efendinin ve oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendinin Milli Mücadele'ye kendi arzuları ile katılmak istediklerini ve fakat asıl M.. s. Bunlar yalnız keyif ve rahat düşünüyorlar. 1. Ömer Faruk'un geri çevrildiği ise. (Lozan. Bu hareketi beni kendisinden iğrendirdi. Saraydan başka yerlerde yaşayamıyorlardı.500 Bu bakımdan." (S. Abdülmecit Efendinin eski yaveri Yümnü Güresin (doğrusu: Üresin497) Paşanın hatıralarında bu konuyla ilgili anlatılan uzun bir hatırattan bile. andlaşmanm hemen onaylanmasının. Mısıroğlu bunun sebebinin.. Kadınlaşmış şeylerdi. "Milli Mücadele için zaman kazanmak" olduğunu ileri sürüyor. Ankara'nın işine yarar diye "hemen onaylamak istemediğini" söylemiştir: "Sultan.Kemal'in 'özenle engellediği' yolunda hiçbir ifade yok. andlaşma yine proje olarak kalacaktı.Mısıroğlu: "Sultan Vahidettin. M. Sevres. İşte bu vakadır ki o gün beni Osmanlı hanedanını bu milletin başından atmak lüzumuna kani etmişti..42) 5. Fakat Mecit'e itimat ve hörmetim vardı.maddesine göre. Zaten bir gece ambarda yolculuk yaptığı için yürüyemeyecek kadar hastalanan bu nazik delikanlıdan. Sevres Andlaşması 499 □ K. s. tam tersine. sayı 32/ 1970) Başlangıçta Müttefikler. s.498 2. Gelip de millet için çalışır mı? Görüldü ki artık bu aileden hayır yok.Ertürk'ün anılarında da.) 12. andlaşmaları onaylama yetkisi.. Anadolu'daki milliyetçi ateşi körükleyeceğini söyledi.Ceylan'ın söyledikleridir.C. s.H. Ayan ve Mebusan Meclislerinindir. İkisinde de tersi anlatılıyor! 3. 4. (A.C. D. ikinci sebep Mecit'tir." (Hayat ve Hatıratım. Bu ailenin mahvına birinci sebep Vahidettin.Kemal'in bu teşebbüsleri özenle engellediğini görürüz. andlaşmayı.anlatagelmişlerdir..

s. diyor ki: "Zat-ı Şahanenin bu andlaşmayı. Damat Ferit hükümeti ile Saltanat Şûrasının kararı üzerine. (General Stratigos..111 vd.Kemal Paşa ile yapılan muhabere (haberleşme) ve sağlanan mutabakat (uyuşma) üzerine gerçekleşmiştir.. Hadi Paşa. İng.. Ankara'nın kabul etmeyeceği bir andlaşmanın onaylanmasının bir anlamı olmayacağı da iyice anlaşılmıştır. İngiliz ve Fransızlar. Rıza Tevfik ve Reşat Halis Beyler tarafından 10 Ağustos 1920 günü.299503) □ "Sevres'in imzalanması.Mücahitler. de bi an _8 . 1. İngiliz Belgelerinde.501 (Jeschke..C.N.Mısıroğlu'nu d efalarca yalanladığını belgeleriyle göreceğiz. meğerse M.107. Sadrazamın (D. yurda dönüşünü müteakip açıkça ifade edilmiş bulunduğu gibi.132) □ "Sultan Vahidettin. s. Yunanistan Küçük Asya'da." (K. halen ellerinde bulunan 'Edebi ve Siyasi Hatıralarım' adlı basılmamış eserde de geniş olarak anlatılmakta ve bu hususta M.505 Vahidettin'in rızası olmadan imzalanamayacağı da tartışılmaz bir gerçektir.Ferit istifa eder. Sevres Andlaşmasını. mirasçılarının ifade ettiklerine göre." (Lozan. Sevres'i imza eden heyetten Filozof Rıza Tevfik tarafından.Ferit'in) baskısına rağmen onaylamaktan kesinlikle kaçındığı. Paris'te imzalanmıştır. 2.) Sevres Andlaşması. s.Belgeleri.Vahidettin'in daha sonraki davranış ve açıklamalarının da.C.8.Şimşir.Walder.. İşittiklerim.C.Reşit Rey'in anılarına dayandırıyor.Sonyel. İttihatçı Nazırların (!) baskı yaptığı iddiasını.109. Dahiliye Nazırı A. S.502 Sevres'e bütünüyle karşı koyan Ankara'nın silahla zorlanması yolunu seçecek ve bu amaçla Yunan Ordusunu kullanacaklardır. Oysa A. Sevr Entrikaları.506 TBMM ise. Reşit (Rey) Bey. Damat Ferit'in baskı yaptığını açıklamaktadır. s. s. anılarında.R.Helmreich. İttihatçı hükümet erkanının baskı ve ısrarına rağmen. Lozan.C. B. s.Mısıroğlu. 19.C.XCVII vd. kuşkusuzdur. s.504 M. Çanakkale Olayı. Ankara İstiklal Mahkemesi de 7 Ekim 1920'de.C. onaylamamakta ısrar etmiştir. s. Nazırların değil.333507).C. 3. s..238 vd. Bu arada şartlar değişir: D.Kemal ile uyuşarak i mzalamış! Mısıroğlu.Kemal Paşa ile aralarında geçen yazışmaları ispatlayan birkaç mektup da adı geçen eserde yer almış bulunmaktadır.Mısıroğlu. s..." (K.44) Mısıroğlu. yetkili bir tanık olarak Sultan Vahidettin'in Sevres Andlaşmasını imza etmemek için hükümete rağmen direndiğini belirtmiştir. bu andlaşmanın imza edilmesine karar ve oy verenler ile imza edenleri hain ilan eder (TBMM 1. S. D.1920'de. bakınız ne hoş masallar anlatıyor: □ "Milli Mücadele için zaman kazanmak bakımından zaruri olan bu hareketin. 1.204-206. K. bu iddiasını kanıtlamak amacıyla." (Gördüklerim.110) İstanbul yönetimi. P. s. M. M. Dış Politika.) İstanbul hükümetine baskı yapmak yerine.Dönem ZC. Anadolu Üzerindeki Göz. Yunanistan'da da seçimi kaybeden Venizelos iktidardan düşer.Reşit Rey anılarında. andlaşmanın onaylanması için ısrar etmeyi durdururlar. 2.Kemal Paşanın muvafakatiyle (uygun görmesiyle) gerçekleştiği.L Smith. özellikle Fransa'nın karşı olduğu Konstantin tahtına döner. 1.117.s.

Doğrular: 1. Sevres esas alınmış. tarihi hiçe sayarak.Ferit Paşa ile Hadi Paşa.147) □ "Sevres Andlaşmasını [onaylamayarak] Vahidettin geçersiz kılmıştır.510 Hatta Ankara'da TürkFransız görüşmeleri başladığı zaman (13 Haziran 1921) F. TBMM Ordusunun kesin zaferi ve Lozan Andlaşmasıdır!512 de bi an _8 . 3.Kemal'in. imza koyan öteki devletler de onaylamamış. sayfaları. 251) Ama K. S. sadece bazı maddelerinin yumuşatılması ya da değiştirilmesi düşünülmüştür.Kemal'in üzerine yıkmaya yelteniyor. bu yüzden de kesinleşmeyerek proje halinde kalmıştır.Mısıroğlu. M. Sevres Andlaşmasının imzalanmasını uygun gördüğü ve bu konuda yazışmalar yapıldığı. Osmanlı Ayan ve Mebusan Meclisleri toplanamadıkları için onaylanmamış. Rıza Tevfik ve Reşat Halis Beyler hakkında idam cezası verir. Sevres Andlaşması. Sevres Andlaşması ile ilgili. s. (E.Cemil Paşanın (Topuzlu) anıları yayımlandı. 1993 yılında kitap olarak yayımlandı." (K.Mısıroğlu. böyle bir şeyin sözünü bile etmiyorlar.83. Gerek Londra Konferasında (Şubat 1921).511 2. M. 'Biraz da Ben Konuşayım' adını taşıyan kitabın 27-29. 88-94. İng. Fakat Mısıroğlu'nun iddiasını doğrulayan bir tek kelime bile yok.C..H. (Bir Ömür Boyunca. Sevres'in imzalanması sorumluluğunu bile. 110-139. Çünkü Lozan Andlaşmasına kadar bütün siyasi ilişki ve görüşmelerde. telif hakkı tamamen Mısıroğlu'na ait bir masal! O kabinenin üyesi olan Reşit Rey ile Dr. 142-143. hararetle Sevres'in imzalanması gerektiğini savunuyor!508 Başka bir hatıratı olmadığını da ideal ve sürgün arkadaşı R.42) Doğrular: 1. 1.204-205) ama yok saymamışlardır. örnek metin niteliğini koruyacaktır. s. s.Mücahitler. s.Kemal'i sorumlu tutacak.Aybars.Karay açıklamıştır. (Jeschke. Belgeleri. o tarihlerdeki doğal afetle rden bile M. Sevres Andlaşmasını. birtakım uydurma sebepler ileri sürerek. Neredeyse. Sevres Andlaşmasının bir olgu olduğunu ileri sürecektir.509 Yürürlüğe girmediği halde bazı maddeleri. uygulanmaya başlanmıştır. böyle bir iddiada bulunmuyor. 64-77. kafası kadar dağınık anıları ile bazı mektupları derlenerek. Rıza Tevfik.Bouillon bile. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi bir açıklama yapmamıştır! 2. Vahidettin bile son beyannamesinde. Pişman filan da değil. Rıza Tevfik'in 1948 yılında Yeni Sabah gazetesinde tefrika edilen. Sevres Andlaşmasını bütünüyle geçersiz kılan. İşin tuhafı. gerekse 22 Mart 1922 günlü barış teklifinde.

Belgeleri. s. babam Sultan Abdülmecit'ten miras aldım." (Jeschke. polisleri yönetiyor.Belgeleri.516 Jeschke.Komiser Calthorpe'un İngiltere Dışişleri Bakanına yolladığı 10 Ocak 1919 günlü mektubun özeti: "Padişahla uzun bir görüşme yapan bir İngiliz şahsiyetinin515 verdiği bilgiye göre. basınlarını denetliyor. Vahidettin.Hükümetleri.. barışın beklenilmesi halinde geç kalınmış olacağını söyledi." (S. s. mektubun orijinali: s. s. Damat Ferit ve İstanbul hükümetleri ile ilgili belgeler.144) • Y. Sami Beyi514 Ordu Karargâhına göndererek. şimdi valileri tayin ediyor veya görevlerinden uzaklaştırıyoruz.. 517 Demiryollarını sıkıca murakabemizde bulunduruyoruz ve istediğimiz her şeyi müsadere ediyo- de bi an _8 .Belgeleri. bilgiler ve notlar Bazı belge ve bilgilere gerektikçe yer verilmişti.145-147.Akşin. İstanbul Hükümetleri. 'daima İngiliz dostu olduğunu. Şimdi. The Daily Mail muhabiri G. İngiliz Yüksek Komiserliğinden gelecek herhangi bir işarete göre davranmaya hazır olduğunu' bildirmiş. Türkiye'nin idaresini mümkün olduğu kadar çabuk ele alması için Britanya Hükümetinden istirhamda bulundu." (Jeschke.Belgeleri.s. Ermenilerin öldürülmeleri. s.Belgeleri. öteki belge ve bilgilerin başlıcalarını. s. Britanya subaylarının idareye yardımda bulunmalarını rica etti. 'şiddetle harekete geçtiği takdirde bir ihtilal çıkarsa. 24 Kasım 1918'de. İng. kendisini Halifelik makamında desteklemeye niyeti olup olmadığını' öğrenmek istemiş ve bu meseleye çok büyük önem verdiğini belirtmiş ve. 4)513 • İngiliz Yüksek Komiseri (Büyükelçisi) Amiral Calthorpe'un 4 Aralık 1918 günlü raporu: "Sultan.Akşin.4) • Karadeniz Ordusu Başkomutanı General Milne'in 16 Aralık 1918 günlü raporu: "Padişah. Adalet çok geçmeden yerini bulacaktır. İngiltere tarafından idare edilmekliğimizdir' dedi.. S. İng. İngiliz hükümetinin. 'kendim." (Jeschke. zindanlarına girerek Rum ve Ermeni tutukluları. Müttefiklerin desteğine güvenip güvenemeyeceğini' sormuş. Padişah." (Jeschke.4. s. Britanya'ya tam bir sempati besliyor. İng. şimdi bütün ümidini İngiltere'ye bağladığını' İngilizlerin istediği her bir kişinin tutuklanıp cezalandırılmasını sağlamaya hazır olduğunu' söylemiş.4. Britanya memurlarının kontrol maksadıyla memleket dahiline gönderilmesini ve.. Dışişleri Bakanlığından R.261 ve 274) • Y. kalbimi yaralamıştır.8) 1919: • Y. Sultan ve geniş bir halk kitlesi adına katiyet ve ciddiyetle temin ederim ki umumun arzusu. İst.Ward Pri -ce'a şöyle der: "İngiliz milletine kuvvetli sevgi ve hayranlık duygularımı.Reşit Paşa].. İng. ilgili belge: 371/ 4172-13592. İng.. tarih sırasına göre aktarıyorum.13.Graham'a gönderdiği 19 Ocak 1919 günlü mektuptan: "Görünürde memleketi işgal etmed iğimiz halde.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'in. kabinedeki arkadaşlarım. işledikleri suçlara aldırmaksızın serbest bırakıyoruz.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'in 30 Aralık 1918 günlü raporu: "Hariciye Nazırı [M.. 1918: • Vahidettin.

Dahiliye Nazırı Artin Cemal'in." (S. ilgili belge: 371/4172-13694)519 • Dahiliye Nazırı A. özet olarak. s.230) • 15 Mart 1919. Dış Politika.Ferit." (Jeschke.. 167)520 • D.. 2.Akşin. Ermenistan.9. s. (S. Amiral aynı günlü raporunda bu görüşme hakkında şunları bildiriyor: ".ruz..R." (S.Komiserlik danışmanlarından Hohler'e.198) 521 • Damat Ferit.s. 3. Osmanlı Nezaretlerinde (bakanlıklarında) gerekli görülen yerlere İngiliz Müsteşarlar tayin edilmesini kabul edecektir. s.. Türkiye'de yerleşmemiz için pek arzulu.Akşin. Y. İng." (Aktaran S. S.Akşin. İslam dünyası üzerinde ek bir denetleme aracına sahibiz..Akşin. Beyrut eski Valisi Halil Paşa ise 6 Mart 1919'da İngiltere'nin İstanbul eski elçisi Mallet'yi ziyaret ederek. İngiltere'nin Osmanlı Devleti'ni himayesine alması için görüşmelerde bulunurlar. ilgili belge: FO 4164-19127) • Amiral Calthorpe'un 19 Ocak 1919 günlü yazısı: "Padişah.Akşin. İngiliz Y. kısacası güvence talep.229) • Damat Ferit. İstanbul Hükümetleri. (S. s.. 9 Mart 1919'da da Amiral Webb'i ziyaret eder.Komiserliğine gönderir ve tutuklamalar dolayısıyla gösterilebilecek tepkilerden çekindiğini bildirerek.Akşin. şöyledir: "1. Padişaha bu güvenceyi vermek için Londra'dan yetki talep eder. s. Osmanlı Devletini bir İngiliz sömürgesi yapmayı amaçlayan bu projenin başlıca hükümleri... İstanbul Hükümetleri. Yetki 5 Şubat 1919'da verilecektir..44. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral de Ro-beck'i ziyaret ederek. henüz sadrazamlığa getirmediği Damat Ferit'i.000 Ermeniyi öldürttü. İstanbul Hükümetleri. İstanbul Hükümetleri. İstanbul Hükümetleri.522 bugün takip ettiği gayenin Osmanlı Hükümetini. Halife elimiz altında bulundukça. böyle bir durumda İngilizlerin tutumunun ne olacağını bir daha öğrenmek ister. 30 Mart 1919'da. İngiltere Devletine mutlak bir teslimiyetle bağlamak olduğunu" söyler ve Sultanla birlikte hazırladığını belirttiği gizli bir proje verir. 1.eder. İngiltere.s.518 Calthorpe. Bildiğiniz gibi Padişah bizi buraya yerleştirmek istiyor..Reşit (Rey) Bey. s.C. de bi an _8 . Moniteur Oriental gazetesine demeci: "İttihat ve Terakki 800. "Babası Abdülmecit'in onu [Vahidettin'i] İngiliz devletine ve İngilizlere dostluk duyguları ile yetiştirdiğini. Politikamız süngünün keskin ucuna dayanıyor. İstanbul Hükümetleri.Sonyel.Ferit kabinesi. 28 Şubat 1919'da Paris'te Lord Harding'i.229) • Amiral Webb'in 11 Mart 1919 günlü yazısı: "D. (S.. 21 Ocak 1919'da. s.Kendisinin ve Padişah efendisinin ümitlerinin Allah'tan sonra İngiltere Krallık Hükümetinde toplandığını beyan etti ve bunun Londra'ya bildirilmesini istedi. düşünülmesi mümkün olan en İngiliz yanlısı kabinedir. belgeleri."Bütün umudunun Allah'ta ve İngiltere'de olduğunu. İngiltere Türkiye'nin dışa karşı bağımsızlığını korumak ve iç asayişi sağlamak için gerekli gördüğü yerleri 15 yıl süreyle işgal edecektir." (S. İstedikleri herhangi bir kimseyi tutuklamaya hazır olduğunu" bildirir. 168) • Vahidettin. İstanbul Hükümetleri. 5 Mart 1919'da.Akşin. [Doğu Anadolu'dan verilecek topraklarla]523 bağımsız veya özerk bir Ermeni cumhuriyeti haline getirilecektir.150..

238) • D. s. R.270 vd.Belgeleri..571..Ferit.50.1. Dış Politika."(Jeschke. s. İstanbul Hükümetleri. İng. "M. İngiliz konsoloslarının kontrolleri altında yapılacaktır. 1.Komiser Amiral Calthorpe.. 5. (S.Ferit. ilgili belge: FO 371/4229-92736) Calthorpe.754.Mümtaz Paşa ve saray mabeyncilerinden de bi an _8 . s. (S.9) • Y. Belediye ve parlamento seçimleri. İng. D. s. ilgili belge: FO 371/4229-83495) • Amiral Calthörpe'un 6 Haziran 1919 günlü raporuna göre. (Jeschke.XXIII/11) • D. Bu muhtırada.526) • Vahidettin. Türkiye'de çok büyük tepkilere yol açacaktır. Şeyhülislam M.. S. s.5. Hayatı ve Eseri. s.233." (B. İng. s. dipnot 13)525 • Y. İstanbul Hükümetleri. 10) • 6 Mayıs 1919'da Sait Molla. s. aynı raporunda şöyle demektedir: "Padişahın yalnız kendi kişisel güvenliğini düşündüğü. maliyeyi sıkı bir kontrole tabi tutmak hakkına sahip olacaktır.4. İng. 17 Haziran 1919'da. s.Akşin. "İngiltere ile gizli bir anlaşmaya varılarak. 1. bu ricasını göz önünde tutacağını" bildirir.Belgeleri. "İngiltere Osmanlı Devletinin yönetimine el koyarsa.5) • 1919 Temmuz ortalarında. Amiral Calthorpe'u 3 Haziran 1919'da ziyaret eder ve "Yokluğu sırasında Padişahın kişisel güvenliği bakımından kaygılı olduğunu" söyler.Komiser Amiral Calthorpe'un 5 Nisan 1919 günlü raporunda Damat Ferit için şöyle yazıyor: "Şahsına iyice güveneceğimiz bir kimse.. Belgelerinde. s. H.C. Osmanlı Devletinin kalan ülkesinin birliğinin ve İngiltere'ye bağlılığının sağlanmasını" ister. 15 yıl müddetle Valinin Müşaviri olarak görev göreceklerdir. "İsteğine uygun olarak Yıldız Sarayına yakın kışlalara İngiliz askerleri yerleştirilmiş bulunduğunu. Br. s. İngiliz askeri ATASEsine.N.Şimşir. Tevfik Paşa da. İstanbul Hükümetleri. İngiliz Belgelerinde.R. (S. s.C. (B.güney sınırının Toroslar olduğunu" ileri sürer. Jeschke. İngiltere.Belgeleri. İngiltere. s.398. ilgili belge: FO 371/4156.Ferit bu konuyu. "Türkçenin -dolayısıyla Türkiye'nin.Akşin.IV.Sabri Efendi.C.Şimşir. İng. s..5 ve 38 ve S.Belgeleri. D.Belgeleri.Sonyel.. Paris'te Barış Konseyi önünde muhtırasını okur. saltanat ve hilafetin İngilizler elinde bulunduğunu gören Mısır ve Hindistan Müslümanlarının da İngiltere'ye dost olmanın gereğine inanacaklarını" söyler.Bayur.. (S.Akşin. bu ifade. 8 Eylül 1919'da Amiral Webb'e bir daha açacaktır: Jeschke. "Delegeler heyetindeki meslekdaşlarına bile ifşa edilemeyecek bazı hususların [İngilizlere] bildirilmesine aracılık etmek üzere bir İngiliz memur tutup tutamayacağını" sorduğunu Londra'ya rapor eder. İstanbul Hükümetleri."524 (Amiral de Robeck'in 3 Nisan günlü raporuna dayanarak. İng. İstanbul Hükümetleri. s. Calthorpe da. 6. her ile bir Başkonsolos tayin edecek ve bunlar.Kemal'i geri çağırdıkları için" General Deedes'e teşekkür eder. devlet merkezinde ve illerde.XII/6) • 8 Haziran 1919. 15 Temmuz 1919'da The Morning Post gazetesi muhabirine der ki: "Ben daima İngiltere'ye hayranlık besledim ve daima İngiltere'ye dost bir siyasetin destekleyicisi oldum.Ferit'in Paris'e gitmeden önce (29 Mayıs 1919) kendisinden." (Jeschke.Akşin.371.N. 409.Akşin.

Y.XXXIII/48. 8 Ağustos 1919'da. 3.488 vd. İstanbul Hükümetleri. İngiliz Belgelerinde. (Jeschke. İngiltere'den yana kullanacak.Akşin. Maddeleri [özet]: an _8 . s.1. Dış Politika. Türkiye. Türkiye. Osmanlı delegelerinin bu esaslara uygun taleplerini desteklemeyi kabul eder. Bu. S. s.N.407) • 22 Temmuz 1919'da İngiliz ve Fransız Y. 1." (B. Müslümanların bulunduğu İngiliz sömürgelerinde. Milliyetçi akımları önlemek ve yönetimi korumak için İngiltere bir zabıta kuvveti örgütleyecek. İngiltere'nin denetimi altında olacak.C. 1..XXXVIII/66) • 5 Ağustos 1919.R..Akşin.Şimşir. Türkiye'nin bütünlüğünü ve bağımsızlığını tanıyacak. İngiltere ile Osmanlı Devleti arasında. (Ş.. s. maddedeki esasları genişletip genelleştirecek gizli bir anlaşma yapacak.Sonyel.484.Ferit Hükümeti.. s." (B. Dahiliye Nezareti kanalıyla bütün illere.Komiserleri şu karara varırlar: "Padişahın desteklenmesi ve her çeşit ihtilale karşı konulması. Barış koşullarına dönüldükten sonra Padişah. Osmanlı-İngiliz gizli anlaşması imzalanır. 1.TKS Kronolojisi I.Akşin. İstanbul Hükümetleri.)527 • D.. İn- de bi Emin Bey.Ferit ile üç İngiliz temsilcisi arasında. 1.C.XXXIX/69) • D. Türkiye bağımsız bir Kürdistan'ın kurulmasına karşı çıkmayacak.N. s.Ferit. 26 Ağustos'ta.Şimşir.. İttihatçıların büyük paralarla (!) körükleyip yönettikleri ve savaş sırasında subay olmuş gençlerin yürüttüğü bir harekettir.509. ayrıca S. 4 Eylül 1919'da. (S. İstanbul Hükümetleri.C.572 vd. s.69) • 12 Eylül 1919'da.. 2. D. s.. İstanbul Hükümetleri. 6. İngiltere'nin Suriye ve Elcezire (Kuzey Mezopotamya) üzerindeki egemenliğini. "İngiliz himayesi isteyen bir muhtıra" verirler.56528) • 9 Ağustos 1919. 8." (S. Kuva-yı Milliye'nin dağıtılması için emir verir. s. İngiliz Belgelerinde. s. 1. 5.Akşin. Boğazlar ve İstanbul. İstanbul Hükümetleri.. İngiliz Belgelerinde. Amiral Calthorpe'den Lord Curzon'a: "Bugünkü Osmanlı hükümetinin desteklenmesine karar verildiği. anlaşma gayr-i resmi nitelikte olup İngiltere."Yalnız Allah'a ve İngiltere'ye güvendiğini" tekrarlar. (B. Vahidettin'in talimatı ile İsviçre'deki İngiliz Elçisine de..Şimşir.Komiserliğinden Hohler'e. İngiliz hükümeti ile 4.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'ten Lord Curzon'a: "Bugünkü hükümetin (D. İngiltere.Ferit. 555) • 30 Temmuz 1919'da D. gerekirse fiili olarak sağlamasına yardımcı olacak ve hilafet gücünü. Mısır ve Kıbrıs üzerindeki bütün haklarından vazgeçecek.Akşin.C. Şimşir.Ferit hükümetinin 9 Ağustos 1919 günlü kararıyla. s. İngiliz Belgelerinde.Ferit) galip devletler bakımından makbul fakat pek zayıf olduğu.Kemal askerlikten çıkarılır. ilgili belge: FO 371/5117-E 260/83/44) ABD Y. 7.N. (S.XLI/73) • D. nişanları geri alınır ve fahri yaverliği kaldırılır.C. İngiliz Y." (B.Komiseri. M. s. Temps gazetesi muhabiri Psalty'ye şöyle der:"Milliyetçi hareket. 4.N.

İngiliz otoritelerinden. 'sayıları 500'ü geçmeyen bir avuç subay tarafından başlatıldığını' söyler.32 vd... 356.C.Sonyel. Şimşir. eğer [yeniden] Sadrazam olursa.Şimşir. İngiliz Belgelerinde.Kemal.Karabekir'e teller.Komiserliğinden Hohler'e şu bilgiyi verir: "Damat Ferit bana.) • 15 Aralık 1919.N. dipnot) Ele geçirilen anlaşma suretini M. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Sultan.1."milli hareketi ezmek için ya bir Türk kuvvetinin gönderilmesine izin verilmesini ya da Müttefiklerin stratejik noktaları işgal etmelerini " önerir. İngilizlerin her isteğini kabul edebilecek kadar zayıftır. İngiliz Belgelerinde.C. s. s." (Hayatı ve Eseri. Dış Politika. T.Smith'e söyledikleri: "Sadrazam Ferit Paşa. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Geçende Sultan benimle görüşmek istedi.s. 30 Eylül 1919'da." (E. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. s. 530) • D. s. onu anılan gazeteye verdiğini bizlere söylemiştir ve olayın kesin olarak doğruluğu üzerinde direnmiştir.Ferit.201.. Padişahın tahtından indirileceğinden kaygı duyduğunu söyledi.LVIII/133) • İngiliz Y. 12 Aralıkta K. reddettim. İstanbul Hükümetleri.Komiser de Robeck'i ziyaret ederek. s.Baytok." (B. 1. kuvvet kullanarak milliyetçileri durdurmalarını istedi. 13 Eylül 1919'da. M.Akşin. ilgili belge: FO 371/4158-129060. aynı görüşmede milli hareketin. Belleten.Ferit.LXVIII/185) • Seyid Abdülkadir. İngiliz Belgelerinde.Ferit).Bouillon.571. 1.205) Birçok Türk ve yabancı yazar.R. 1. İngiliz Belgelerinde. İngiliz kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. ancak bir Amerikan gazetesinde yayımlanmasının daha tesirli olacağını düşündüğünden.XLVII/102] • Amiral de Robeck'in 19 Eylül 1919 günlü raporu: "Şimdiki Osmanlı hükümetinin desteklenmesi.N. Yalnız S. s. s. Kürtlere özerklik vereceği vaadinde bulundu. (S.Kemal şöyle yazıyor: "Doğrulanması ve kanıtlanması için aslının ele geçmesine çalışılmaktadır. s. s.Baytok. İngiliz Y..198.C. anlaşmanın doğru olduğunu kabul ediyor.I. sayı 135/1970 Temmuz)530 • D.Ulubelen. Milli hareketin önemini kavrayamamaktadır. bu belgeyi kendisinin elde etmiş olduğunu.Şimşir.Komiserliğinden Hohler'in hazırladığı muhtıra: "Osmanlı hanedanının artık tükenmiş göründüğü. s..C.437-449.Şimşir.C.Ulubelen. [S.R..XLIX/107) • 30 Eylül 1919'da.Bayur şöyle yazıyor: "F.Akşin." (Jeschke. belge no.80. KSGünlüğü.J.." (24 Aralık 1919'da Dışişlerinin cevabı: "İyi yaptınız!" Robeck devam ediyor:) "Sultan kendisini bize teslim etti..N. s. hükümet değişikliğinin arzu edilmeyeceği. 1.Sonyel.. İngiliz ATASEmiliteri Yb. TKS Kronolojisi I." (B. s.giltere-İran arasındakine benzer bir anlaşma imzalanacağına dair yaygın söylent iler olduğunu bildirmiştir.Ferit'in yaveri Kemal Bey'in." (B.39." (T.Şimşir.. "529 Anlaşma metni 22 Ocak 1920'de The New York Herald Tribune gazetesinde yayımlanır.N. (1919 İngilizOsmanlı Gizli Antlaşması. Çünkü tek dayanağı İngiltere hükümetidir.141). B..C. İstanbul Hükümetleri. anlaşmanın varlığını kuşku ile karşılamaktadır. 9 Aralık 1919'da. İngiliz Belgelerinde.LVH/132) • Amiral Webb'in 8 Ekim 1919 günlü raporu: "Eski Sadrazam (D. E.578." (B. yeni Y. s. D. (S. de bi an _8 . 1. s. H.N.

262. Bandırma'da bir anlaşma imzaladığı. Amiral de Robeck'ten Curzon'a: "Damat Ferit yerinde kalabilirse." (B.. KS Günlüğü. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Sadrazam D." (B. Anadolu asilerini bastırmak için 10. çok faydalı olabilir. Dış Politika. 2." (E.Şimşir.C. 2.11) • 15 Temmuz 1920..) • 30 Nisan 1920." (Jeschke.Komiser V.. İngiliz Belgelerinde.. s.LXIX/226) • 16 Temmuz 1920 günü D.250) 1920: • 25 Mart 1920 günlü İngiliz askeri istihbarat raporu: "İstanbul'da milliyetçi liderlerin tevkiflerinin Padişahı rahatlattığı.. yapılacak bir barış teklifini kabule hazırdır. s. İngiliz Belgelerinde.XLVI/117531) • 30 Mayıs 1920. ilerleyişleri askeri bir yürüyüş niteliğinde olur.Amiral Webb'ten Lord Curzon'a: "Anzavur'a ulaştırılmak üzere Karabiga'ya cephane vs. Y. İngiltere'nin idaresine vermek suretiyle bu memleketi adil bir barışa ve sükûna kavuşturmak isteğinde ısrar ederler." (B..C. s. 2... nereden gelirse gelsin.278) • 10 Haziran 1920. 2. 23 Haziran 1920'de.99) • D.C. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Milliyetçilere karşı kuvvet kutlamasında İstanbul hükümetinin desteklenmesinin uygun olduğu. Anadolu halkını [milliyetçilere karşı] ayaklandırma konusunda bir komite kurduğu. İngiliz Belgelerinde. milliyetçilere karşı kuvvetlerin silahlandırılmasına müsaade edeceği.N." (B.. s.' (B. Şimşir.Ulubelen.N.. Eğer Yunanlılara Ankara'ya...Sonyel. 3. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "İngiliz Yüksek Komiserliğinin.. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D...Komiserini ziyarete ederek..XXVII/29) • 20 Nisan 1920.Ferit'in.C. İngiliz istihbarat raporu: "Yunan Başkomutanı ile Anzavur'un adamlarından] Şah İsmail'in.XXXIV/65 vd.N. de bi an _8 .2..C..Ferit..N." (B. s. s.C. Sultandır.N. s... Barış andlaşmasından şikâyet eden Sadrazama. belge no. gönderileceği..C. İng. istikbaldeki Türk devleti için İngiliz himayesi istedi ve yeni Prensin (yeni veliahtın) tamamen İngiliz dostu olarak yetiştirileceğini söyledi.67) • 6 Haziran 1920. 2." (B. "Türkiye'yi..Belgeleri. İngiliz Belgelerinde. s. İngiliz Y.N. İngiliz Belgelerinde.Şimşir. s.Ferit] hükümetini tamamen destekleyecekleri. antlaşmanın çok sert olacağının mütarekeden beri söylendiğini hatırlattığı.Şimşir. 2.C. 2... s. İngiliz istihbarat raporu: "İstanbul hükümetinin. s. O gün söylediklerinden bazı bölümler: "Milliyetçiler yalnız Türk hükümetinin değil. 2..XXXVI/81) • 27 Mayıs 1920..80. Albay Lawrens'in demeci: "Türkiye'deki tek müttefikimiz. İngiliz Belgelerinde.C..." (The Sunday Times.XXXI/44) • 23 Nisan 1920.Şimşir. Amiral de Robeck'i ziyaret eder...Ferit'in Nazırları Reşit Rey ve Cemil (Topuzlu) Paşa. s. hatta Sivas'a kadar gitmeleri emredilse..R.. aynı zamanda İngiltere'nin de düşmanıdır. s..000 kişilik bir kuvvet kurup silahlandırmak istediği..Şimşir..Şimşir. Galip devletlerin [D. Türk köylüsü. anlaşılan Veliaht Abdülmecit'i gözden çıkarmışlar: S.N." (E Ulubelen.Ferit. İngiliz Belgelerinde.C.XXI/3) • 11 Nisan 1920..

Ferit'in. O halde Kürtleri..Ferit bir süre işbaşında kalırsa....Baytok.Komiserine yazdığı mektuptan: "Osmanlı hükümetinin Sevres andlaşmasmı imzalamakla yüklendiği görevleri yerine getireceği.Şimşir.Ryan'a şu açıklamayı yapar: "Anadolu'daki hareket haince. Geleneksel İngiliz dostluğunu da çiğnemişlerdi. yabancı subaylar ve 25 milyon borç istediği.532 İngiltere'nin. çünkü o bolşevikliği getirmek istiyor.123. İngiliz Belgelerinde. İngiliz Belgelerinde.. s.. Bu yardım İngiltere'nin desteği şeklinde olmalıydı.. cesaretlendirmeliyiz.C. Osmanlı Genelkurmayı'nın Anadolu hareketini bastırmak için planlar hazırladığı...Ferit Paşanın İngiliz Y.Komiserler. B.N. s. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D.. M. İngiliz Belgelerinde." (B. s. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D.LXXXVI/314) • 24 Eylül 1920. Türkiye'de düzenin yeniden sağlanmasına yardımcı olmayı kabul etmesi şartı ile Padişahtan aşağıya doğru herkes. s.Şimşir.85.R. TKS Kronolojisi I. D. s. Amiral de Robeck'ten Lord Curson'a: "D... İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı..LXX/233) • 1 Ağustos 1920. Siz M.. Lord Curzon'un düştüğü not: "D.Şimşir.C. çünkü o sizin yaptığınız anlaşmayı (Sevres'i) kabul etmiyor. gizlice Yunan Başbakanı Venizelos'la da ilişki kurmaya çalışır. 2. asker taşımak için gemi..Kemal'e karşı birlikte kullanalım.Sonyel. s...C. 2. Sevres Andlaşmasının imzalanmasına taraftar bulunmaktadır. mesut geleceklerin ışıklı bir başlangıcı olarak kabul ettiğini söyledi.Kemal'i sevmezler. 2.C.Ulubelen.N. 2. O güne kadar ilişkiler.LXVIII/222) • 28 Temmuz 1920. (9 ve 30 Eylül 1920 günlü İngiliz istihbarat raporlarına dayanarak. milli hareketi bastırmak için 15.Şimşir. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Sadrazamın 15000 kişilik ordu kurmasına İngiltere'nin bir itirazı olmadığı. 103. belge no. 124) • Y. içinde bulunduğu ânı.000 kişilik asker ve 25. 142) • 23 Eylül 1920..Kemal'den nefret ediyorsunuz.Sonyel. Dış Politika. B.Baytok. ancak Sevres Andlaşmasının Osmanlı temsilcileri tarafından imzalanmasından sonra 21 Ağustos 1920 günü ziyaret etmişlerdir.' " (E. s. Belgeleri.85) • Veliaht Abdülmecit. 2. dedi ki: 'Kürt liderleri M.533 Türkiye.. 2. S. s. s. A.Ferit.R. İngiliz Belgelerinde.Sonyel. Amiral de Robeck'in. de bi an _8 .Ferit bana geldi. çünkü antlaşmayı (Sevres'i) yalnız imzalamakla yetinmeyip onaylanmasını da sağlayacak." (B. İki aydır hazırlanmakta olan askeri projenin uygulanabilmesi için kırk bin kişilik bir ordu kurulması gerektiği. yaşayabilmek için bir dostun yardımına muhtaçtı.N.C.N.C.000 kişilik jandarma kuvveti kurmak için izin." (S." (Jeschke." (T.s. Dış Politika." (B.) • D.. Vahidettin'i.LXXXVIII/317 vd.Ferit'i. aracılar yardımıyla yürütülüyordu.Erzurum'a kadar hiçbir direnme ile karşılaşmazlar.Komiser de Robeck'in 11 Eylül 1920 günlü raporuna..56) • Y. 2." (Jeschke. o günkü görüşme hakkındaki raporundan bazı parçalar: "Sultan. S." (T. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. İng. İngiliz Belgelerinde.Şimşir. cahilce ve canavarcadır. çıkarlarımız açısından iyi olacak.. güvenebileceğimiz tek sadrazamdır.C.. Macera düşkünü bir avuç insan tarafından memleketin felakete sürüklendiğini acı bir dille tenkit etti.LXXXVII/314) • 23 Eylül 1920.. 8 Ağustos 1920'de.R.. s.264.N. s.

anıların bir kısmını Vahidettin yazmış.Dışpolitika. Keşke yanılıyor olsam.) • 11 Ekim 1920 günü. bir kısmını da eski Başyaver Avni Paşaya dikte ettirmiş.Şimşir. s. yerini Vahidettin'in dünürü Tevfik Paşa alır. s. özellikle Kurtuluş Savaşı'nın bilmediğimiz bazı gerçeklerini aydınlığa çıkaracağını düşünerek heyecanlandım ama Bardakçı. yayımlaması için kendisine teslim etmişler.535 Yakında yayımlayacağını açıklıyor.Şimşir.. Anıları Vahidettin'in son söz niteliğindeki ve ağırlığındaki beyannamesini sonraya bırakarak.. Şimşir. s. Bardakçı'nın." (B.Ferit." (B.CIV/381) Vahidettin'in eniştesi D.C. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Son zamanlarda Ferit Paşayı Padişahtan başka destekleyen kalmadığı..C/361) • 22 Ekim 1920." (B.. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Sevres Andlaşmasının hemen onaylanması konusunda. anılarının bütününde de. önce anılarını sunmak istiyorum.N. Murat Bardakçı'nın bir yazısı çıktı. Bardakçı'nın verdiği bilgiye göre. Vahidettin'i dinleyelim. onları okuyunca heyecanım söndü.G. 126.534 Vahidettin'in torunları. 2. Padişahı tahtından ayrılmak zorunda bırakacak kadar ısrar etmek istemedikleri..N.. öteki Y. 100. 14 Ekim 1920 günlü raporu: "Sultanın. genel olarak İngiliz ve Fransız Yüksek Komiserlerine söyledikleri ile az sonra sunacağım beyannamesinde açıkladığı düşünceleri koruyacağı anlaşılıyor. 2. milliyetçiler aleyhinde konuştuğu. paratoner vazifesi gördüm ve öyle zannediyorum ki bütün musibetleri üzerime de bi an 14. 20 Ekim 1920'de istifa eder ve yurt dışına kaçar.dipnotta belge künyeleri var..N.C. İngiliz Belgelerinde. Padişahın ise zayıf karakterli olduğu.C. Vahidettin'in anıları ve beyannamesi _8 . Vahidettin'in anılarından aktardığı örnekler şunlar: □ "Yazdıklarım okunduğunda da görüleceği gibi mütareke senelerinde. 12 Mayıs 1996 günlü Hürriyet gazetesinde.. 2. dedelerinin yarım kalmış anıları ile birlikte mektu plarını ve belgelerini. 20 Ekim 1920'den sonraki dönemle ilgili belgeleri görmeden önce. İngiltere ve Fransa'nın.CIII/372) • 23 Ekim 1920. 2. anılardan bazı bölümler aktarmış.. Milliyetçilerin iktidara gelmesinden ve kendi kişisel güvenliğinden kaygı duyduğu. s.. İngiliz Belgelerinde.. Ortaya çıkan facialara ve olaylara karşı. 14/1.Komiserlerle birlikte Vahidettin ile görü-şen Amiral de Robeck'in.. Anıların. Dünya Savaşı'nın sorumlularından bana kalan musibetlere karşı şahsımı siper ettim. İngiliz Belgelerinde. gerçi kalkan olamadım ise de. Çünkü bu örnekler gösteriyor ki eski Padişahın.

İzzet. İngilizlerin zıddına hareket etmemek ve Fransızlarla İngilizleri gücendirmemek şeklinde." □ "Talih ve kader bizi vatanımızdan ayırdı. dinime. ne karşı koymak. aldanmam. Anadolu'da yenilirseniz. arzu ettiğim kadar hizmete vakit ve imkân bulamadım ise de.Ferit Paşadır. muhalefete uğradım: 'Böyle bir maceraya giremezsiniz. mütareke hükümetlerine. Hilafetin ortadan kaldırılacağına asla inanmak istememem. geçici olarak tehlikeli bölgeden ayrılmaya karar verdim." □ "Her tarafı istila eden inkılap ve ihtiras içinde bunaldım. bu müdafaanamedeki (yazılı savunmadaki) fikirleri kaale (dikkate) almamazlık edemezler. Şimdi burada. Hatasızlık iddia edemem. Alla-hın takdiri ve kısmetimiz böyle imiş. Böylelikle anlaşma olmasa bile hiç olmazsa husumetlerini (düşmanlıklarını). Onun istemediği. asla ihanet etmedim. Birincisi. hicret (göç) ettim." □ "Dört sene süren Dünya Savaşı'ndan sonra. nihayet gurbetlere attı. ne baş eğmek imkânı görmeyerek. Elverir ki tarafgir olmasınlar (taraf tutmasınlar)!" (Hilafet. başta Ferit Paşa olmak üzere.184vd.Mısıroğlu diyor ki: "Artık bundan böyle Sultan Vahideddin devri için yazıp konuşacak olanlar. Beyannamesi 536 □ K. Bana teklif ed ilen şekildeki [saltanatsız] Hilafete. Gerçe malum sebepler yüzünden." □ "Ben de insanım. Başlıca üç hatam oldu. kaçmadım. halis muhlis Türk olan Osman-oğulları'nın memleketten sürgün edilip. şiddet ve nefretlerini azaltmaya çalışıyo rdum. □ "Gitmekle. rahmetli biraderim Sultan Reşat'tan sonra. Ama ecdadımdan miras kalan saltanat hakkımdan ve Hilafetten hiçbir vakit ve asla feragat etmedim ve etmeyeceğim. vekili olduğum şanı yüce Peygamberin yaptığını yaptım. zelil ve sefil bir halde kalmaktansa. sadece D. kamuoyunda sükûn ve durumda açıklık belirinceye kadar.Kemal Paşa ile haberleşiyoruz. s. vatanı kurtarmaya çalıştım. Allah göstermesin. Anad olu'da at sırtında olmalıydık. kurtuluşumuz için babam Abdülmecit Han'dan miras aldığım İtilaf devletlerine [galiplere] yakınlık politikasını." Yoruma gerek var mı? 14/2.".537) Haklı. M.çektim. Ama Anadolu'ya gitme konusunu etrafımdakilere açtığım zaman. bütün musibetlere göğüs germek zorunda kaldım. saltanat makamını kabul etmem. vaziyeti kim kurtarır?' dediler.. Tevfik. Şahsen mü stakil bir siyasetim yoktu ama.. İkincisi. Devlet tehlikede ve İstanbul sallantıda idi. uyuşmacı bir siyaseti seçmiştim. Üçüncüsü. vat anıma ve milletime. de bi an _8 . Hayli mücadele ettim ama mağlup oldum. kendimi feda ederek. Ali Rıza ve Salih Paşalar gibi devletin ve milletin kalburüstü isimlerine talihimi bağlayarak. Ecdadımın sarıkları aynı zamanda kefenleri idi. Zaferden sonra gelip size bağlılığını bildirecek.

bir yandan da dışarıya karşı siyasi girişimlere d evam etmek. "Savaşa katılmamıza kesinlikle razı olmadığını. beyannamesinde şöyle nitelendiriyor: ". önyargısını şaşırtıcı bir ısrarla koruduğu anlaşılıyor. ya şimdi doğru söylemiyor! Vahidettincilerin. mütareke yapılmasını kaçınılmaz hale getiren M.31538) M. Kara günlerin eşiğinde tahta çıkmıştır. beyannamesine Birinci Dünya Savaşı'na girişimizle başlıyor.. Ama Fethi Okyar'ın "anlaşmanın yapılmasına bilfiil katıldığını" yazıyor ki bu iddia. Vahidettin'in beyannamesi." Bunda haklı. Bu anlaşmadan dolayı Rauf Orbay'ın gafletini eleştirmesine bir şey denemez. Beyannamenin aslı.. Kuva-yı Milliyecileri de. Halkça anlaşılması zor. Üslubu da zaman zaman kabalaşıyor. Mondros ve Mudanya Mütarekeleri Tarihi. gerçeğe aykırıdır. Devletin belli başlı kuvvetinin büyük kısmını esir vererek. böylece aleyhimizdeki genel hıncın geçeceği uygun zamanı bekle- de bi an _8 . Daha sonra. Ermenileri zorla göç ettirme kararının sebeplerini. geri alınması mümkün olmayan bir adım atmaktan çekinmek.. bu iddiayı uzaktan olsun destekleyen bir kayıt yer almıyor. Ayrı bir barış için çeşitli girişimlerde bulunduğunu açıklıyor ki bunu.1) Mondros anlaşması dolayısıyla da sözü.Kemal'e getiriyor. Onun için bu yanlış ve haksız iddianın üzerinde yeniden durmayacağım. sonradan böyle kaba bir üslupla suçlaması.Kemal için de şöyle yazıyor: ". daha önce aktarmış olduklarımın dışında kalan belli başlı bölümlerini inceleyebiliriz. s. Ama bir zamanlar "namağlup kumandanım" diye övdüğü M. (İng. s. Hiçbir kaynakta da. mütareke görüşmelerine katılmamıştır. Dört yıl hükümdarlık yaptığı halde. iktidarda da Padişaha dahi söz hakkı tanımayan ve hele Vahidettin'e hiç yakınlık duymayan İttihat ve Terakki Partisinin bulunması. gerçeklere uymuyor. Rauf. hiç incelemediği. bu arada bir yandan memlekette makul ve ölçülü bir ıslahata ve icraata hız vermek.. (aslı: şirzime-yi kalile539)" 540 Artık beyannamenin Milli Mücadele'yle ilgili. zilletle Toros eteklerine sığınması yüzünden. bu göreve geldiğim zaman. şiddetle İttihat ve Terakki iktidarını eleştiriyor ve "memlekette anlaşılmaz maksatlarla yer yer yangınlar çıkartmakla" (Ermeni olayları) suçluyor. in sanı kuşkuya düşürüyor: Ya o zaman doğru konuşmamış. Vahidettin. vatanı şüpheli ve karışık askerlerle öteki sınıflardan oluşmuş küçük bir azınlık.Kemal'i. ağdalı bir dili var. Fethi (Okyar) ve M. Jeschke de doğrulamaktadır. beni karşılayan zorlukların önem derecesi ve büyüklüğü takdir olunur. Kurtuluş Savaşı hakkında verdiği bilgilerin büyük çoğunluğu da. bu iddiaya inanmayı güçleştirmektedir. (A. Savaşın başlangıcında Veliaht bile olmaması. Sonra şöyle diyor: "O günler göz önüne getirilirse.Çünkü Vahidettincilerin iddialarının doğru olup olmadığını anlamak için başvurulacak en sağlam belge.Kemal için kabul edilebilir hiçbir mazeret yo ktur. milleti." Bu konu İkinci Bölümde tartışılmıştı.Türkgeldi. Belgeleri. Fethi Okyar.. elindeki bütün vasıtalarla savaşın tahribatını ve sakıncalarını sınırlamaya çalıştığını" ileri sürüyor. Milli Mücadele'yi desteklediğini yana yana kanıtlamaya çalıştıkları Vahidettin. Yine sadeleştirerek s unuyorum: □ "Mütarekeden sonra izlediğim yol. orta boy 10 sayfa. Dini.

hiç değilse. Ekim 1921'de Türk-Yunan meselesine dönüştüğünü kabul edelim ve Ekim 1921 tarihine kadar Türkiye'de neler olduğuna bir bakalım: Bu tarihe kadar Yunanlılar.542 □ "Olayın Yunan meselesi haline dönüşmesi. Fransızlar da. Halk.544 3. (13 Eylül 1921) Artık sıra son savaşa ge l- de bi an _8 . Hilafeti İngilizlerin hizmetine sunmak..." İşgalin geçici olmadığı. □ "İzmir işgali olayı karşısında izlediğim yol ve amaç da. Kütahya. Yunanistan'daki siyasi durumun değişmesi. Fransa'nın Ankara Anlaşmasını imzalaması üzerine İngiltere ile Fransa arasında kısa süren bir gerginlik olduğu doğrudur. ne yapalım. Bu arada birçok Türkün canı yanacak. 20 Ekim 1921'dir. Eskişehir ile Tekirdağ ve Edirne'yi. galiplerin hoşuna gitmek için suçlular yaratmak ve idam kararlarını uygulamak. harpte mağlup olmamak şartı ile direnme gösterilmesine bende taraftar idim" 1. öyleyse yapılacak bir şey yok. Antep. anası ağlayacakmış. İzmir. Bursa. Sakarya zaferi kazanılmış ve üstünlük Türklere geçmiş. Vahidettin bunlardan hiç söz etmiyor." Şu teslimiyetçiliğe bakınız: Üç büyükler Yunanlıların İzmir'i işgal etmesine karar vermiş.541 Meclisleri kapatmak.mek için vakit kazanmaktan ibaretti. yalnız siyasi girişimlerle yetinilecek ve hakkımızdaki genel hıncın geçeceği ve üç büyüklerin insafa geleceği zamana kadar(?) el pençe divan beklenecek. hayatı sönecek. Binlerce şehit ve kurban.. Milli Mücadele. bir Türk-Yunan mücadelesine dönüşmemiştir ama eski Padişaha zorluk çıkarmamak için olayın. İki olay arasında bir yıl fark var. emir büyük yerden. bundan başka bir şey değildir. Çünkü bu işgal. 4. Yunan meselesi halini aldıktan sonra. Dördüncü Bölümde göreceğiz.543 2. Aydın. Büyüklere karşı durulmaz! □ "İşgalin geçici nitelikte olması. Mesele. Balıkesir.. Kuva-yı Milliye'yi yok etmeye çalışmak vb. Ondan önce bu mesele. saraya bağlı hısım-akraba hükümetleri kurmak. Ayrıca. yüz binlerce insan göç yoluna düşmüş. kesin olarak bilinmekteydi. üç büyük devletin kesin ve ani bir kararına d ayandığı gibi mesele de. Çukurova'dan sonra. bu açıklamanın tam tersi girişim ve etkinliklerde bulunmuştur. Kasım/Aralık 1920'dir. yani Venizelos'un iktidardan ayrılması ve Konstantin'in tahtına geri dönmesinin tarihi. kararlı ve sürekli olarak. Urfa ve Maraş'ı işgal etmişler.. Uşak.. Sevres Andlaşması taslağının Osmanlı Temsilcilerine tebliğ edildiği 11 Mayıs 1920'den beri. Afyon. yıkılmış. büyük ve galip devletlerin ortaklaşa verdikleri kesin bir kararın tebliği niteliğinde olduğu için hakkımızdaki genel hıncın geçeceği zamana kadar beklemek ve siyasi girişimlerle yetinmek. hiçbir zaman.. nesi varsa % 40'ını vererek orduyu desteklemiş. büyük devletler meselesi olarak görünmekteydi. Manisa. Yunanistan'daki siyasi durumun değişmesi ve üç büyüklerin aralarının açılmasından sonra ortaya çıktı. on binlerce gazi ve mazlum." Oysa İstanbul yönetimi. yanlış bir adım atmaktan çekinilecek. Bu anlaşmanın tarihi de.. doğru bir yol olarak görünüyordu.545 Anadolu'nun üçte biri yanmış. Bazılarını hatırlatayım: İngiltere'nin sömü rgesi olmak için öneride bulunmak.

Onlardan sonra ise.. o olay 8 ay sonra gerçekleşecek.Şimşir. 'M. Yunanistan'da iktidar henüz değişmemiştir. 2. tersine. ve 5. 2 Ekim 1919 ile 2 Nisan 1920 arasında görev yaptılar. hem ılımlı bir insan olduğu. henüz 'Yunan meselesi halini' almamış. Milli Mücadele'yi planlayan. sözde tarafsızlıklarını da ilan etmiş değiller. İngiliz Belgelerinde.N. Demek ki söz konusu ettiği hükümetler. milliyetçileri teslim olmaya çağıracağı. D. destekleyen Vahidettin'dir' şeklindeki masalı da bütünüyle ve kesin bir şekilde yalanlayıp reddetmiş oluyor! Umud ederim ki Vahidettinciler artık bu masala son verirler! □ ". Şu halde bu son hükümetin. şöyle özetlenebilir: Anadolu'ya karşı yürütülen sertlik politikasının ters teptiği nihayet kavranılmış ve Kuva-yı Milliye'yi kuvvet ve entrika ile bastırmanın mümkün olmadığı anlaşılmıştır.miştir: Büyük Taarruz! Vahidettin. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Tevfik Paşa hükümetinin.Kemal'i Milli Mücadele'yi başlatması için Anadolu'ya yollayan. hem de şartlar artık sertliğe elve rmediği için Damat Ferit tarzı ahmakça önlemlere baş vurmayacak ama Ankara politikasını da hiçbir zaman desteklemeyecek. Bu bakımdan. barış şartlarını görüşmeyeceği.İzzet Paşa] heyetinin. son Tevfik Paşa hükümetini..547 Vahidettin'in ölçülerine göre alternatifi olmadığı için de.16 Ekim 1920) Herhalde bunlar da değil. Müttefikler arasında da bir anlaşmazlık yok. 'Kuva-yı Milli-ye'ye eğilimli olduğu' için iktidara getirdiğini iddia etmesi de. s. Fransızlar İngilizlerden Güney Doğu Anadolu bölgesini devralmış.548 İşte bu döneme ilişkin ibret verici bazı belge ve bilgiler: • 24 Ekim 1920. gerçeklere ters düşme ktedir.Bu his ile Kuva-yı Milliye'ye eğilimli birtakım hükümetleri de iktidara getirdim. iktidarı süresince. Anlaşılan son Sadrazam Tevfik Paşanın son iktidarını kastediyor. Vahidettin'in.Ferit'in. (21 Ekim 1920-4 Kasım 1922) Tarihlerden de belli ki bu hükümet kurulduğu sırada da. (5 Nisan 1920 .546 Tevfik Paşa. bunlar değil.Ferit'in çekilmesi ve yerine Tevfik Paşanın geçmesinin gerçek sebebi.CV/382)549 • 8 Kasım 1920. Bu ifadesi ile de. başka bir deyişle zafere beş kala taraftar olduğunu söylüyor. Müttefikler arasında bir anlaşmazlık yok. Milli Mücadele'yi söndürmeye çalışan 4. Öyleyse olay. saltanata ve Vahidettin'in İngilizci politikasına bağlı kalacak. direnişe ancak bu tarihten sonra." (B. Amiral de Robeck:ten Lord Curzon'a: "[İstanbul yönetimince] Anadolu'ya gönderilecek [A. D. hükümetleri geliyor. saltanatın kaldırılacağı güne kadar Sadrazamlığını sürdürecektir. Yunanistan'da bir siyasi değişiklik söz konusu değil. Türk-Yunan meselesi halini aldığı için iktidara getirilmiş bir hükümet olduğu' iddiası da doğru değildir. ancak milliyetçilerden çekin- de bi an _8 . harıl harıl işgal ediyor ve Türk direncini bastırmaya çalışıyor. 'olay.C. Sevres'i onaylamak gerektiğini kabul ettiği. Bu tarihlerde.." Ali Rıza ve Salih Paşa hükümetleri.

Rumbold'un. Padişahın. Le Gaulois gazetesinde de şu demeci çıkar: "Müttefikler 5 yıl için İzmir'i. M.N. İngiliz Y.294) • 21 Mart 1921 günü Vahidettin'le görüşen Rumbold'un raporundan özet: "Padişahın. saltanatı korumak.. ancak İngiltere'nin lütfunun Türkiye'yi kurtarabileceğine inandığı.Şimşir.LXXX vd..Belgeleri...CXXXIV/ 472) 1921: • Abdülmecit.. İngiliz Belgelerinde.. s.N.XXII/7) • 29 Ocak 1921. Ama Padişah bu öğüdü dinlemez.XXXIV/92) • 15 Mart 1921. Yeni Y.. 2./262) • 7 Nisan 1921 günlü İngiliz gizli istihbarat raporuna göre: "Ankara'dan dönen A. s.C.N..İzzet paşa.. son olarak." (Jeschke. pısırık ve temkinli olduğu için hakim rol oynayamadığı. 3.C." (B.. bizim için en mukaddes bir vazifedir. İngiliz Belgelerinde." (B. Rumbold'dan Lord Curzon'a: "Anzavur'un öldürüldüğü. İngiliz İstihbarat Servisi. Ermenilere toprak verilmesini kabul ettiği. İngiliz Belgelerinde. Türkiye'nin Padişah etrafında birleşmesini isteklerini belirttiği.. bu sırada Hind Müslümanları ve Mısırlılar.LXXXII/298) • 27 Nisan 1921.Şimşir.. bir avuç eşkiyaya teslim etmek i