İÇİNDEKİLER

GİRİŞ
1. Bazı iddialardan örnekler 2. Resmi tarih 3. Yasaların, gerçekleri açıklamaya engel olduğu iddiası 4. Devlet arşivlerinin durumu 5. İngiliz belgeleri 6. Tarih yazarlığı hakkındaki görüşler

BİRİNCİ BÖLÜM
VAHİDETTİN

1. M.Kemal aleyhindeki iddialara giriş 2. Vatan ve Hürriyet Partisi (1905-1906) 3. Hareket Ordusu (1909) 4. Balkan Savaşı (1913). 5. Çanakkale Savaşı (1915). 5/1. Savaşın çok kısa bir özeti. 5/2. Çanakkale bir zafer midir? 5/3. TRT'nin 18 Mart 1988 günü yayımladığı Çanakkale programı.

de

1. Vahidettin'in kısa hayat hikâyesi 2. Vahidettin'in kişiliği 3. Saltanatın kaldırılması ve Vahidettin'in hain ilan edilmesi 4. Vahidettin'in İstanbul'dan ayrılmasının sebepleri 5. Ayrılış hazırlıkları 6. Vahidettin'in ayrılışı ve sonrası (Malta, Hicaz, Cenova, San Remo) 7. Vahidettin'in ayrılışını nasıl değerlendiriyorlar? 8. San Remo günleri 9. Vahidettin'in cesareti 10. Bazı görgü tanıklarının Vahidettin hakkındaki görüşleri 11. Ölümü 12. Birinci Bölümün sonu

bi

İKİNCİ BÖLÜM
MUSTAFA KEMAL

an

_8

1. Mütareke. 2. Vahidettin ile M.Kemal'in tanışmaları. 3.Kurtuluş Savaşı konusuna girmeden önce eğlencelik birkaç örnek.. 4.Vahidettin ve D.Ferit hükümetleri hakkında bazı ön bilgiler. 4/1. Anadolu'da durum. 4/2. Bu facialar karşısında İstanbul yönetiminin 1919'daki tutumu. 5.Vahidettin'in vatanseverliğinin kanıtı olarak ileri sürülen olaylar. 6.Vahidettin ve Kurtuluş Savaşı. 6/1. Milli Mücadele'yi ilk düşünen ve planlayan Vahidettin imiş. 6/2. Vahidettin'in planının özü neymiş?. 6/3. Planın uygulamaya konulması. 6/3.1. M. Kemal'i Anadolu'ya göndermek için işgalcilerin gözlerini boyamaya yönelik bir görev uydurulmuş: 6/3.2. M.Kemal'i bu göreve Vahidettin seçmiş. 6/3.3. M.Kemal'in atanmasına karşı çıkanlar olmuş ama Vahidettin

de

bi

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

VAHİDETTİN VE M.KEMAL

an

5/4. M.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolü konusunda farklı yaklaşımlar. 5/5. Zafer kimin?. 5/6. M.Kemal'in rolünün sonradan büyütüldüğü. 5/7. Çanakkale Savaşı'nı nasıl değerlendiriyorlar?. 5/7.1. Genel değerlendirmeler. 5/7.2. İlk gün ve Arıburnu savaşları. 5/7.3. M.Kemal, kendiliğinden değil, emirle hareket etmiş.. 5/7.4. M.Kemal ordunun tüm yedeklerini kullanarak savaşı tehlikeye atmış. 5/7.5. Arıburnu savaşlarında M.Kemal'in başarısız olduğu ve askeri savurganca kullandığı. 5/7.6. M.Kemal'in düşmanı denize dökemediği. 5/7.7. Meğer M.Kemal izinsiz ricat etmiş. 5/7.8. Anafartalar ve Conkbayırı savaşları. 5/7.9. Bizimkiler ne diyorlar?. 5/7.10. M.Kemal'in saatinin parçalanması. 5/7.11 Çanakkale'nin boşaltılması sırasında M.Kemal neredeymiş?. 5/7.12. Enver Paşa- M.Kemal çekişmesi. 5/7.13.M.Kemal'in parlak bir asker olmadığı. 5/7.14. Resmi tarih, M.Kemal ve Çanakkale. 6. Suriye Cephesi. 7. Mütarekeye doğru. 8. İkinci Bölümün sonu.

_8

dinlememiş. 6/3.4. Vahidettin M.Kemal'i neden Anadolu'ya göndermiş?. 6/4. İşin doğrusu. 6/5. Vahidettin planını yalnız M.Kemal'e açıklamış. 6/6. M.Kemal Anadolu'ya gitmek istemiyormuş, Vahidettin ikna etmiş. 6/7. Vahidettin neden Anadolu'ya ve Milli Mücadele'nin başına geçmemiş?. 6/8. Planın ayrıntıları. 6/8.1. Meclis'in kapatılması, Tevfik Paşanın istifaya zorlanması, Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi de planın ayrıntılarındanmış. 6/8.2. Vahidettin bazı genç komutanları ve devlet adamlarını da aynı plan gereğince Anadolu'ya göndermiş. 6/8.3. Vahidettin birçok yere mektuplar yazmış. 6/8.4. M.Kemal Anadolu'dayken, Vahidettin ile bağlantı kurarak fikir üretiyormuş. 6/9. Vahidettin M.Kemal'e bir hatt-ı hümayın vermiş. 6/10. M.Kemal'e bol para da verilmiş. 7. Bandırma gemisi. 8. M.Kemal - İngiliz gizli anlaşması masalı. 8/1. M.Sabri Efendi. 8/2. İngilizlerin M.Kemal ile ilişki kurması. 8/3. Gizli anlaşmanın amacı ve M.Kemal'in tavsiyesi üzerine, Yunanlıların İzmir'e çıkarılması. 8/4. Yunanlıların İzmir'e çıkmalarının gerçek öyküsü. 8/5. İngilizler ile M.Kemal neden kolayca uzlaşmışlar?. 8/6. K.Mısıroğlu'na göre iki muamma. 8/7. M.Kemal-İngiliz ilişkisini kanıtlamak için ileri sürülen örnekler ve doğruları. 9. Vahidettin neden ve ne zaman M.Kemal'e karşı olmuş?. 10. Milliyetçilerin suçlanması, fetvalar, Kuva-yı İnzibatiye, Kuva-yı Seferiye, isyanlar, idam kararları ve öteki faaliyetler. 10/1. Vahidettin'in Damat Ferit'i 4.defa sadrazamlığa atamasının gerçek öyküsü. 10/2. Milliyetçileri suçlama. 10/3. Fetvalar. 10/4. Kuva-yı İnzibatiye. 10/5. Kuva-yı Seferiye. 10/6. İsyanlar. 10/7. İdam kararları . 10/8. Bolşeviklik suçlaması ve Milli Mücadele karşıtı dernekler. 10/9. İşbirlikçi basından örnekler. 11..Şehzade Ömer Faruk Efendi konusu. 11.1. Veliaht Abdülmecit Efendi konusu. 12. Sevres Andlaşması . 13. Vahidettin, Damat Ferit ve İstanbul hükümetleri ile ilgili belgeler,bilgiler

de

bi

an

_8

ve notlar [19 Ocak 1919-20 Ekim 1920]. 14..Vahidettin'in anıları ve beyannamesi. 14/1. Anıları. 14/2. Beyannamesi ve ilgili belgeler[ 21 Ekim 1920-25 Ekim 1922]. 15. Ek belgeler. 16. Vahidettin'le ilgili bir televizyon dizisi. 17. Üçüncü Bölümün sonu.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
KURTULUŞ SAVAŞI Birinci Kısım KURTULUŞ SAVAŞI'NIN NİTELİKLERİ HAKKINDAKİ İDDİALAR 1.Kurtuluş Savaşı‘nın bir Türk-Yunan savaşı olduğu.. 1/1. Birinci Dünya Savaşı öncesi gizli anlaşmalar. 1/2. Savaş içinde yapılan gizli anlaşmalar. 1/3. Mondros Mütareke Anlaşması. 1/4. Sevres Andlaşması ve Üçlü Anlaşma ile ilgili görüşmeler. 1/5. Sevres Andlaşması. 1/6. Üçlü Anlaşma. 1/7. Bu sürecin kısa bir değerlendirmesi. 2.İngilizlerin Yunanlılara yardım etmediği. 3.Emperyalistlerin Anadolu'yu yerleşmek niyetiyle işgal etmedikleri ve savaşmadan da gittikleri. 4.Kurtuluş Savaşı'nın antiemperyalist bir savaş olmadığı. 5.Kurtuluş Savaşı‘nın bir kurtuluş savaşı olmadığı. 6.Kurtuluş Savaşı‘nın emperyalist bir savaş olduğu. 7.Kurtuluş Savaşı hakkındaki öteki iddialar ve doğrular.

de

1.İnönü savaşları. 1/1. Birinci İnönü Savaşı ve Ethem olayı. 1/2. Birinci İnönü Savaşı'nın gerçek öyküsü. 1/3. Birinci İnönü Savaşı 'zafer' mi, yoksa 'başarı' mı?. 1/4. Bizimkiler ne diyorlar?. 1/5. İkinci İnönü Savaşı. 1/6. Bakalım bizimkiler ne diyorlar?.

bi

an
İkinci Kısım SAVAŞLAR

_8

1/7. Ek iddialar . 1/8. H.Suphi Tanrıöver'in telgrafı. 2.Kütahya-Eskişehir savaşları. 3. Sakarya Savaşı. 4.Büyük Taarruz . 4/1. Yunan kayıpları. 4/2. 30 Ağustos Savaşı. 4/3. Zaferden sonra.

Üçüncü Kısım LOZAN, HİLAFET VE EK KONULAR 1.Lozan Andlaşması. 1/1. Bazı iddialar ve masallar. 1/2. M.Kemal, Halife olmak istiyormuş!. 1/3. M.Kemal'in, her yerde, hilafeti göklere çıkaran konuşmalar yaptığı iddiası ve askerlerin terhis edilmesi sorunu. 1/4. Öteki iddialar. 2..Hilafet. 2/1. İngilizler ve hilafet. 2/2. Emir Ali ve Ağa Han. 2/3. Mektup olayı. 2/4. Tepkiler. 2/5. Hilafetin tarihçesi ve kaldırılmasının sonuçları. 2/6. Hilafetin kaldırılması için yapıldığı iddia edilen hazırlıklar. 3..Kazım Karabekir konusu. 3/1. K.Karabekir ve kitapları. 3/2. Başlıca iddiaları 3/3. Bir Karabekir masalı. 3/4. Karabekir'in yakın tarihe meraklı damadı. 3/5. Karabekir ve kolordusu hakkında bazı ilginç görüşler. 4..İstiklal Mahkemeleri. 4/1. Bazı iddialar, masallar. 4/2. Bize Nasıl Kıydınız adlı film ve 4 televizyon programı. 4/3. Bir televizyon programı daha.. 4/4. Sonuç. 5..İngiltere- Yunanistan ilişkileri hakkındaki belgeler ve notlar [9 Kasım 1919 19 Ekim 1922].. 6..Kurtuluş Savaşı'nın stratejisi. 6/1. Dış siyasette uygulama. 6/2. İç siyasette uygulama..

de

bi

an

_8

Dördüncü Kısım SON KONULAR 1.Anılar. 2.Yalanlar, dolanlar, yanlışlar. 3.Sonuç 4.Atatürk Kanunu 5.Gazi Mustafa Kemal Atatürk. 6.Son söz. 7.Ekler. 7/1. Falih Rıfkı Atay'ın bir yazısı. 7/2. 37 yıldır gizli kalmış çok önemli bir gerçek. 7/3. İslam ahlak . Çanakkale haritası . Enver Paşanın gerçek el yazısı ile sahte el yazısı örneği. Kaynakça. Dizin.

de

bi

an

_8

KISALTMALAR
ATASE = Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Dairesi (eski Harp Tarihi Dairesi) Atatürk = Kinross, Atatürk, Bir Milletin Yeniden Doğuşu Atatürk'le Beraber = M.Müfit Kansu, Erzurum'dan Ölünceye Kadar Atatürk'le Beraber bç.= Basılmamış çeviri 1918-1923 İstiklal Savaşı = Nurettin Peker, 1918-1923 istiklai Savaşı, Resim ve Vesikalarla İnebolu-Kastamonu Havalisi C. = Cilt CG Yol = A. Dilipak, Cumhuriyete Giden Yol Dış Politika = S.R.Sonyel, Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika GRYT Ansiklopedisi = Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi GCZ = Gizli Celse Zabıtları (tutanakları) Güney Asya Müslümanları = Mim Kemal Öke, Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası ve Türk Milli Mücadelesi Hayatı ve Eseri = Hikmet Bayur, Atatürk- Hayatı ve Eseri Hilafet = K.Mısıroğlu, Geçmişi ve Geleceği ile Hilafet İng. Belgeleri = Jeschke, Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri İngiliz Belgelerinde = Bilal N.Şimşir, İngiliz Belgelerinde Atatürk İngiliz İstihbarat Servisi = S.R.Sonyel, Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz istihbarat Servisinin Türkiye'deki Eylemleri İstanbul Hükümetleri = Sina Akşin, İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele KA Günlüğü = Utkan Kocatürk, Kaynakçalı Atatürk Günlüğü KS Günlüğü = Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü Lozan = K.Mısıroğlu, Lozan, Zafer mi Hezimet mi Milli Mücadele Başlarken = Tevfik Çavdar, Milli Mücadele Başlarken Sayılarla Vaziyet ve Manzarayı Umumiye M.M.Başlarken = M.Tayyip Gökbilgin, Milli Mücadele Başlarken M.M.Hatıraları = A.F.Cebesoy Milli Mücadele Hatıraları Mondros = TİH, 1.C., Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı Osm.T.Kronolojisi = İ.H.Danişment, izahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi Sakarya'dan İzmir'e = Bilal N.Şimşir, İngiliz Belgeleri ile Sakarya'dan İzmir'e S.Mücahitler = K. Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler Sina-Filistin Cephesi = Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi dizisi, Sina Filistin Cephesi TC Kronolojisi = Utkan Kocatürk, Atatürk ve TC Tarihi Kronolojisi TC'de Tek Parti = Mete Tuncay, TC'nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması TİH = Türk İstiklal Harbi [dizisi, ATASE yayını] TKS Kronolojisi I/ll = Jeschke, Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi I/II T.Ü. Tezler 2 = Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler, 2.cilt T.Ü. Tezler 5 = Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler, 5.cilt XX. Yüzyıl = Hikmet Bayur, XX. Yüzyılda Türklüğün Tarih ve Acur Siyasası Üzerindeki Etkileri V.G.Cehenneminde = T.Mümtaz Göztepe, Vahidettin Gurbet Cehenneminde V.M.Gayyasında = T. Mümtaz Göztepe, Vahidettin Mütareke Gayyasında Yunan Askeri Tarihi = 1919-1922 Küçük Asya Seferinin Özetlenmiş Tarihi ZC = TBMM Zabıt Cerideleri (tutanak dergileri) Kaynakçada, adları kısaltılan kitapların künyesinin sonuna • işareti konulmuştur.

de

bi

an

_8

GİRİŞ
1. Bazı iddialardan örnekler Uzun zamandan beri Vahidettin, M.Kemal ve Kurtuluş Savaşı hakkında, bazı kitap, gazete ve dergilerle televizyon kanallarında, resmi tarihe de, resmi tarih dışındaki pek çok esere de ters düşen yeni iddialar, görüşler ileri sürülüyor, yorumlar yapılıyor. Bazıları kısaca şöyle: □ M.Kemal İngiliz ajanıdır, □ M.Kemal'in Çanakkale'deki rolü küçüktür, □ Suriye Cephesinde M.Kemal'in ihaneti yüzünden yenildik, □ Yunanlılar, M.Kemal'in tavsiyesi üzerine İzmir'e çıkartılmıştır, □ Vahidettin, Damat Ferit, Ali Kemal vb. hain değildir, □ M.Kemal'i Anadolu'ya, milli mücadeleyi başlatması için Vahidettin göndermiş, ayrıca bol para ve bir de hatt-ı hümayun (padişah buyruğu) vermiştir, □ Kurtuluş Savaşı antiemperyalist bir savaş değildir, bir kurtuluş savaşı da değildir, hatta 'son tahlilde... Kürdistan'ın bir bölümünün ilhakıdır'.1 □ Kurtuluş Savaşı bir Türk-Yunan savaşıdır, abartıldığı kadar da önemli değildir, □ 1. ve 2. İnönü savaşları masa başında uydurulmuş zaferlerdir, □ Büyük Taarruzda Yunanlılar imha edilememiş, denize dökülememiş, kaçmalarına göz yumulmuştur vb... Bu iddialara yer vermediği için resmi tarihi de kıyasıya suçluyorlar: □ "...Hakikate kıyılmış ve Kurtuluş Savaşının gerçek yüzünü örten şal, aradan elli yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ bir türlü kaldırıl amamıştır. [..] Yarım asırdan beri devam eden pespaye yalanlar... Tahsi-sat-ı mestureden (örtülü ödenekten) cömert ihsanlarla (bağışlarla) yazdırılmış kitaplar..." (Kadir Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.32; Lozan Hezimet mi Zafer mi, 1.C., s.51) □ "... doğruların yanlış, yanlışların doğru olarak gösterilmeye çalışıldığı ve bütün bunların da her türlü dayatmalarla millete zorla öğretildiği 'yalan söyleyen tarih'..." (H.Hüseyin Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.9) □ "...Tarihi hadiseler ters yüz edilmiş, kahramanlar ile hainler yer değiştirmiştir... Gerçekler, günlük politikanın emrinde ve hizmetinde, icab eden değişi kliklere uğratılarak kullanılmıştır." (Vehbi Vakkasoğlu, Son Bozgun, 1.C., s.6, 20) □ "Yakın tarih tahrif edilmiş (değiştirilmiş), Milli Mücadele'nin gerçek dışı bir versiyonu geliştirilmiştir." (Fikret Başkaya, s.25) □ "...resmi tarihe inanmıyoruz... Yeni tetkikler, resmi tarihi bir yalanlar h eyulasına çeviriyorlar." (Hüseyin Yılmaz, İnkılap Kurbanları, s.6; Cumhuriyetin

de

bi

an

_8

2. Resmi tarih

Resmi tarih kısaca şöyle tanımlanabilir sanıyorum: Okunması zorunlu ana çizgilerden oluşan, pedagojik amaçlı, yönlendirici ilk ve orta öğretim ders kita pları.5 Kurtuluş Savaşı, M.Kemal ve Türk devrimi hakkındaki resmi, özel, Türkçe ya da yabancı dilde yayımlanmış bütün eserlerin, yıllara göre toplam sayıları şöyle: 1941: 227 7 1953: 433 1960: 1.130 8 1968: 3.959 9 1974: 7.010 10
6

de

İlk Yıllarında Devlet Terörü, s.59-60) □ "Bu ülkede yaklaşık yetmiş yıldır, ilkokuldan üniversite son sınıfa kadar eğitimin her kademesinde, bütünüyle sübjektif gözle kaleme alınmış, gerçek dışı, hayal ürünü, saptırma bilgilerle dolu "resmi tarih" okutulagelmiştir... Resmi tarih doğruları yeni nesilden saklıyor... Yakın tarih hâlâ sisler altında..." (Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi, 1.C., takdim yazısı; 2.C., s.114.121) 2 □ "Resmi tarihin aldatıcı masalları..." (Abdurrahman Dilipak, İhtilaller Dönemi, s.8) □ "Gerçek tarihle ilgisi olmayan neşriyat, tarihi günlük politikanın oyuncağı haline getirip ikbal sahiplerinin arzuları istikametinde yazıp söylemeyi âdet edinen sözde tarihçilerle yapılmış ve ortaya atılan o yalan laflar, yıllar boyu, mektep sıralarından gazete ve mecmua sütunlarına kadar her yerde o kadar çok tekrarlanmıştır ki bugün o yalan lafların gürültüsünden, gerçek tarihin sesi d uyulmaz olmuştur," (Mustafa Müftüoğlu, Yalan Söyleyen Tarih Utansın, 1.C., önsöz) □ "Resmi tarih masalları !" (Nokta Dergisi, s.10, 5 Mayıs 1991) □ "Türkiye'de tarih... inanılması çok zor bir masal niteğindedir." (Yalçın Küçük, Aktüel Dergisi, s.44, Sayı 36/1992) □ "Resmi tarih tezi, Türkiye'de yalanlarla dolu bir şekilde ele alınmış ve sunulmuştur." (Mehmet Altan, Kanal 6'da, 16 Mayıs 1995 Salı günü akşamı, Pusula programı) 3 Bu iddialar doğru mu, değil mi ? ● Hepsini, gerçeğe saygılı bir tarih meraklısı ve Kurtuluş Savaşı'na katkı-da bulunmuş herkese mihnet duyan biri olarak ele alıp değerlendirmeye karar verdim. Yakın tarihimizle ilgili genişçe bir kitaplığım ve arşivim vardı zaten. Gereken yeni kitapları da topladım ya da yakınlarımın ve öğrencilerimin yardımıyla fotokopilerini sağladım. Televizyonda yapılan konuşmaları kaydettim. İki yıl süren kesintisiz bir çalışma sonunda, bu kitapçık ortaya çıktı. Gerçek tarihçil erin bu cüretimi bağışlayacaklarını umut ederim.4

bi

an

_8

1995'te bu sayının 10.000'i çoktan geçmiş olduğu rahatça söylenebilir. Bu yayınların acaba yüzde kaçı, eleştirilmesi moda olan resmi tarih? Bunu yaklaşık olarak saptamak için şu üç kaynağı tarayıp değerlendirdim: 1. Türk Dil Kurumu'nun yayımladığı Atatürk'e Saygı adlı derlemenin sonu ndaki S.N.Özerdim'in hazırladığı 'kılavuz bibliografya ',11 2. Türker Acaroğlu'nun hazırladığı, Açıklamalı Atatürk Kaynakçası,12 [1981'e kadar bu konularda yayımlanmış eserlerin en önemlilerinden 500'ünün özellikleri ve özetleri, iki cilt] 3. Yapı ve Kredi Bankası'nın Atatürk Kitaplığı katalogu,13 [kitaplıkta bulunan 1200 özgün eserin künyesi]14 Bu üç esere göre resmi tarihlerin ya da resmi tarih niteliğindeki yayınların o rtalama oranı, % 1,3. 10.000 eser içinde, ortalama oranın, yüzde birin çok altına düştüğünü söyl emek yanlış olmaz sanırım.15 O kadar eleştirilen resmi tarihin, yakın tarihle ilgili bütün yayınlar arasındaki ağırlığı işte bu kadar.16 Öteki yayınların oranı ise, % 98,7. Tabii, ders kitaplarının, öğrencilerce okunmalarının zorunlu olması gibi önemli bir özelliği var. Resmi tarih gerçeklere uygunsa, bu özellik bir sakınca sayılmaz. Ama değilse, gerçeklerden habersiz masal çocukları yetiştiriyoruz demektir. Fikret Başkaya, "Sovyetler Birliği'nde devrimden bu, yana 'resmi gerçeğin' (resmi tarihin) tam on defa değiştirildiğini" yazıyor17 ve şöyle devam ediyor: "Bizde aşağı yukarı 1920'lerin sonları ve 1930'ların ortalarına kadarki döne mde oluşturulmuş bir 'resmi tarih' ve 'resmi gerçek' varlığını sürdürmektedir. Burada tartışılması gereken, nasıl olup da 'resmi gerçek' ve 'resmi tarih'in ciddi bir eleştiriye uğramadan ve yara almadan veya çok az aşınmaya uğrayarak bu kadar uzun süre varlığını sürdürebilmiş olmasıdır." Sahi, acaba neden resmi tarih, bunca yıldır ciddi bir yara almadı ve pek az aşınmaya uğradı? İki olasılık var: a. Ya doğru olduğu için dayanıyor, b. Ya da dayanıklılığı doğruluğundan değil, daha başka sebeplerden kaynaklanıyor. Fikret Başkaya'ya göre bu dayanıklılık, resmi tarihin doğruluğundan kaynaklanmamaktadır: "Bunun, hem Türkiye'deki sermaye birikiminin aldığı özgün biçim, hakim sınıfların niteliği veya sınıfsal ittifakın yapısı ve tarihsel süreklilik, hem de aydınların devlet içindeki ve devlet karşısındaki konumları ile ilgili yanlan var... Bizimki gibi ülkelerde ve bürokratik baskı rejimlerinin geçerli olduğu ülkelerde (Çin, son dönem öncesi SSCB, Doğu Avrupa, Küba vb.), bilimsel bilginin (sosyal bilim) göreli bağımsızlığı da ortadan kalkmakta, bağımlılık mutlak bir nitelik kazanmaktadır. Böyle bir göreli özerklik yokluğu, toplumda irrasyonel (akla aykırı), bilim dışı, iç tutarlılığı olmayan bir toplum ve tarih versiyonunun ortaya çık-

de

bi

an

_8

masına sebep olmakta [dır]."18 Ama Başkaya'nın dikkate almaktan özenle kaçındığı bir olgu var. 'Kurtuluş Savaşı, M.Kemal ve sonrası' ile ilgili kitapların % 98'inden fazlası özel ça-lışma. Bu yazarların kimi Türk, kimi değil; kimi sağcı, kimi solcu; kimi Doğ ulu, kimi Batılı. Dinleri, sınıfları, konumları, eğitimleri, meslekleri, dünya görüşleri başka başka insanlar ve çok büyük çoğunluğu da resmi tarihi doğruluyor. Entelektüelliğin başlıca niteliğinin 'gerçeği ortaya çıkarmak' olduğunu yazan Başkaya,19 bu farklılıkları görmezden gelerek, hepsini aynı şablona sığdırmış. Vahidettinci yazarlar da, resmi tarih çizgisini sürdüren bütün tarihçileri ve araştırmacıları -aynı yaklaşımla- bir kaba koyuyor ve şöyle suçluyorlar: □ "Hakikate saygısız birçok inkılap dalkavuk ve yobazı..." (K.Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.83) □ "Kiralık kalemler..." (K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.21) □ "Tarih yalancıları..." (V.Vakkasoğlu, Son Bozgun, 3.C., s.6) □ "Gerçeği söylemek yerine dalkavukluk etmeyi tercih edenler... M.Kemal ve İnönü'nün meddahları... Masalvari kitaplar yazmaktan başka iş yapmayanlar." (GRYT Ans.LC, s.133, 319, 374) vb... Ama mesela Yunanlı A.A.Pallis, Kuva-yı Milliyeci İbrahim Ethem, tarihçi Bernard Lewis, gazeteci Ö.Sami Coşar, Bulgar gazeteci Paruşev, bilim adamı Seha L.Meray, Eski Kızılordu komutanlarından Büyükelçi S.İ.Aralov, yedeksubay Şevket Soğucalı, Hindli araştırmacı Sinha, gazeteci İlhami Soysal, Tunuslu bilim adamı Abdülvahap Boudhima, bilim adamı Sina Akşin, Fransız Türkolog J.L.Bacque Grammont, öğretmen Baki Öz, Pakistanlı bilim adamı Yakup Mughul, yazar Attilâ İlhan, İngiliz bilim adamı A.J.Toynbee, yazar Peyami Safa, İtalyan Yüzbaşı Baj Makario, araştırmacı Fethi Tevetoğlu, Alman bilim adamı G. Jeschke, Arjantinli yazar Blanco Villalta, Avusturyalı Dagobert von Mikusch, Pakistanlı bilim adamı Hanif Fauk, araştırmacı Zeki Sarıhan, tek bir şablona sığdırılabilir, resmi tarihi doğrulayan tutumları, 'çıkarcılık ve dalkavukluk'la açıklanabilir mi? Yakın tarihimizle ilgili özel eserlerin, genel olarak resmi tarih doğrultusunda olmasının gerçek sebebini, bütün iddiaları görüp değerlendirdikten sonra, birli kte bulacağız.

3. Yasaların, gerçekleri açıklamaya engel olduğu iddiası
Bu konudaki iddiadan bir örnek: □ "Bu satırların naçiz muharriri, Türk Kurtuluş Savaşının gerçek veçhesi üzerine resmen çekilmiş bulunan örtüyü kaldırmaya muktedir değildir. Kanunlar, bugün için böyle bir şeye asla imkân vermemektedir." (Kadir Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.33) Yazar 'kanunlar' diyor ama aslında tek kanundan şikâyetçi: Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlarla İlgili 5815 sayılı Kanun. Bu kanunla ilgili iddialar ve görüşler, dördüncü bölümde ele alınacaktır. Sakın bu kanundan dolayı, gerçekleri öğrenemeyeceğiz diye üzülmeyin. Ne söylemek

de

bi

an

_8

istiyorlarsa hepsini apaçık, düpedüz yazıyorlar ama bir yandan da sızlanıyorlar. Niye mi sızlanıyorlar? İlerledikçe anlayacağız.

4. Devlet arşivlerinin durumu
İleri sürülen iddialardan biri de, devlet arşivlerinin, 'gerçeklerin anlaşılmaması için' kapalı tutulduğu. İşte birkaç suçlama örneği: □ "Yetmiş yıldır kat kat kilitli bodrumlarda gizlenmiş belgeler..." 20 □ "Bir kısım Meclis zabıtları (tutanakları), İstiklal Mahkemesi dosyaları gibi çok mühim tarihi malzeme hâlâ gözlerden uzak tutulmaktadır. [..]Vesikalardan (belgelerden) bir kısmı hâlâ saklanmakta, araştırmacılardan gizlenmektedir." 21 □ "Yakın tarihimizde cereyan eden bir yığın mühim hadiselerin perde arkası, iç yüzü, gerçek mahiyeti ortaya konulamamış, sağlıklı değerlendirmesi yapılamamıştır. Bunun da temel sebebi, başta Çankaya ve Genelkurmay Başkanlığı arşivi olmak üzere yakın tarihin belgelerini bağrında saklayan arşivlerin sivil araştırmacılara kapalı oluşu(dur)." 22 □ "Tarihi ile bu kadar çok övünen devlet, savaş tarihi arşivlerini, resmi tarihçilerin dışında hiç kimseye açmıyor." 23 Bu iddiaların gerçek olup olmadığını anlamak için arşivlerimizin durumuna çabucak bir göz atalım. 4/1. TBMM Arşivi

1. İstiklal Mahkemeleri ile ilgili dosyalar, hiç olmazsa 1973'ten beri araştırmacılara açıktır.24 Prof.Dr.Ergün Aybars'ın bu dosyalara dayanarak hazırladığı 1920-1923 dönemi İstiklal Mahkemeleri hakkındaki doktora tezi, 1975 yılında Bilgi Yayınevi'nce yayımlanmıştır;25 1923-1927 dönemi İstiklal Mahkemeleri hakkındaki doçentlik tezi de 1982'de Kültür Bakanlığınca yayımlandı. Ahmet Nedim de Ankara İstiklal Mahkemesi (1926) tutanaklarını 1993'te yayımladı. 26 2. TBBM Gizli Celse Zabıtları (1920-1937), TBMM'nce 1980'de yayımlanmıştır. 4/2. Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler (ATASE) Arşivi Bu arşivde, Osmanlı dönemine ilişkin olanlarla birlikte yedi milyona yakın askeri belge,27 ayrıca Atatürk'ün ölümünden 25 yıl sonra açılmak üzere Ziraat

de

bi

an

_8

4/3. Cumhurbaşkanlığı Arşivi

Bu arşivde bulunan Atatürk dönemi belgeleri, uzunca bir zaman araştırmacılara açık kalmıştı; 1991 yılında, bilgisayara geçmek amacıyla geçici olarak kapatılmıştır. Ama bu arşivde bulunan belgelerin kopyaları yalnız ATASE'de değil, Türk Tarih Kurumu'nda da var.31 Doğrudan bu arşivden ya da TTK' ndaki fotokopilerden yararlanmış, değişik yıllara ilişkin birkaç yazarın ve eserinin adı: Lord Kinross (Atatürk- Bir Milletin Yeniden Doğuşu, Sander Y., İstanbul, 1966) Uluğ İğdemir (Sivas Kongresi Tutanakları, TTK Y., Ankara, 1969) Prof.Dr.B.Sıtkı Baykal (Heyet-i Temsiliye Kararları, TTK Y., Ankara, 1974) Doç.Dr. Mim Kemal Öke (Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası ve Türk
Milli Mücadelesi, Kültür ve Turizm B.Y., Ankara, 1988)

4/4. Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü ve Türk Tarih Kurumu Arşivleri
Bunlar da araştırmacılara kapalı değil. Sözü uzatmamak için her iki arşivden birden yararlanılarak yazılmış yeni bir örnek vermekle yetineceğim: Dr.Sıtkı Aydınel'in 'Güneybatı Anadolu'da Kuva-yı Milliye Harekâtı' adlı araştırması, Kültür Bakanlığınca 1993'te yayımlandı. Araştırmacı bu kitabı için şu dosyaları

de

bi

an

_8

Bankası kasalarında korunup 1964 yılında Genelkurmay'a teslim edilen Atatürk'ün özel mektupları ile özel not defterlerinden oluşan- Atatürk özel arşivi ile Cumhurbaşkanlığı arşivinin kopyası bulunmaktadır. 1. Bu arşive dayanan Kurtuluş Savaşının Askeri Tarihi 16 cilt olarak yayımlanmıştır. Bu arşivden yararlanılarak hazırlanmış üç yeni kitabın adı: Doç.Dr. İsmail Özçelik, Milli Mücadelede Güney Cephesi, Kültür Bk.Y., Ankara, 1992; Dr.Mesut Aydın, Milli Mücadele Döneminde TBMM Hükümeti Tarafından İstanbul'da Kurulan Gizli Gruplar ve Faaliyetleri, Boğaziçi Y., İstanbul, 1992; Dr.Bülent Çukurova, Kurtuluş Savaşında Haberalma ve Yeraltı Çalışmaları, Ardıç Y., İstanbul, 1994.28 2. ATASE'nin başvuru kitaplığında, Kurtuluş Savaşı ile ilgili Yunanca, İtalyanca, Fransızca vb. kitapların çevirileri ile yayımlanmamış çeşitli anılar, tümen ve alay tarihçeleri, harp cerideleri bulunuyor. ATASE araştırma kitaplığından herkes yararlanabilmektedir. 3. Atatürk'ün özel arşivindeki mektuplar ve defterlerindeki notlar, üç kitap halinde29 ve geri kalanlar ise 75,77,79,80 ve 82 sayılı Askeri Tarih Belgeleri dergisinde yayımlanmıştır. Atatürk özel arşivi de araştırmacılara açıktır.30

araştırmacılara kapalıydı. 1960'lı yıllar a kadar pek az İngiliz belgesine rastlanır. birlikte bulacağız. 2. bu çalışmanın sonunda.cildi 1981'de. ● Kurtuluş Savaşı hakkında yazılmış ilk Türk eserlerinde. ● Sözü bağlayayım. Tarih Vesikaları." (Cumhuriyete Giden Yol. en azından 22 yıldan beri araştırmacılara açık. TTK. s.incelemiş: T.399) Bu arşivlerde bulunan belgeler.Kemal'in Samsun'a çıkışından herkes kendine göre bir fayda gözetiyordu.33 Lozan Kurulu ile Ankara arasındaki tüm yazışmalar ise 1990 ve 1994'te 34 yayımlandı. İng iliz belgeleri bilinmeden yazılmıştı. ATASE. 1920-1937 dönemine ilişkin Gizli Celse Zabıtları 1980'de eksiksiz yayımlandı. Çankaya. Ne yazık ki bu döneme ilişkin İngiliz belgeleri hâlâ çok özel sebepler ve birtakım siyasi mülah azalarla İngiliz yasaları ile belirlenen süreler. 1939'a k adarki bütün belgeler serbest bırakıldı. Öyleyse neden böyle yazıyorlar? Bu sorunun cevabını.İnkılap Tarihi Enstitüsü (Ali Orhan İlkkurşun arşivi).32 Başbakanlık arşivinde bulunan M. resmi tarihler ve pek çok özel kitap. de bi 5. İngilizler bu şeki lde Müslümanların Hıristiyan ahali üzerindeki baskısını İstanbul'u kullanarak bloke etmek ve İstanbul'a alternatif bir hareket başlamasını ümit ediyorlardı. Bu yüzden. Atatürk Araştırmaları Merkezi dergisi ile Belgelerle Türk Tarihi ve Türk Kültürü gibi dergilerde yayımlanıyor. Bu amaçla birçok temas ve görüşmelerin vuku bulması mümkündür. İngiliz belgelerinin incelemeye açılmadığının doğru olmadığını aşağıda göreceğiz. Türk Tarih Kurumu (Alb. sistematik olmamakla birlikte. 1967'de ise. Dışişleri arşivinde bulunan Kurtuluş Savaşı ve Atatürk dönemine ilişkin temel belgelerin 1. □ Abdurrahman Dilipak diyor ki: "M. İstiklal Mahkemeleri dosyaları. T. İngiliz belgeleri an _8 . Vahdettin Anadolu'daki halk hareketini örgütlemek istiyordu. TİTE.İnkılap Tarihi Enstitüsü (Cavit Aker arşivi). Askeri Bülten. Bu belgelerin bizimle ilgili olanlarını.cildi 1982'de.35) Dilipak. Meclis Zabıtları 1920'den beri yayımlanıyor.Bekir Sami Günsav arşivi). Belleten. çeşitli vesilelerle tevil edilmek suretiyle aşılarak izleyicilere sunulmamaktadır.Jeschke yayımlamıştır. Harp Tarihi Vesikaları (Askeri Tarih Belgeleri). çünkü İngiliz arşivlerinin büyük bölümü.Dr. Türk Tarih Kurumu (Tevfik Bıyıklıoğlu arşivi). yanlış bilgi veriyor.35 Durum bu.36 İngiliz belgelerinin ilk bölümü 1944'te araştırmacılara açılmış ve belgeler yavaş ama sürekli olarak yayımlanmaya da başlamıştır. ilk defa Prof. Osmanlı Arşivi gibi arşivlerden birçok yazar harıl harıl yararlanıyor. (s.Kemal ile ilgili belgeler 1982'de.

40 Bu kitapta ilk kez İngiliz parlamentosu tutanaklarından da yararlanılmıştır.43 Kabine tutanakları (Cabinet Archives. İngiliz belgeleri ile yetinmemiş. günlük ve gazeteleri de taramış ve özetlerini aktarmıştır. ve 89.44 Yazar.47 Yazar. Crow gibi İngiliz yetkililerinin özel belgelerini.41 Jeschke bu araştırmasında. Jeschke'nin "Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri" y ayımlandı (285 sayfa). Salahi R. 1. Ayrıca İngiliz Dışişleri Bakanlığı arşivi (Foreigne Archives) belgelerini de yeniden taramış. İngiliz devlet arşivlerinin kapalılık süresi elli yıldan otuz yıla indirildi.sayılar.-39 Bunu 1970'te Taner Baytok'un kitabı izledi. Bu genel kuraldan ilk ayrılan ülke İngiltere oldu.ve 2. [Oysa] Aynı dönemde Türkiye ile ilgili İngiliz Dışişleri Bakanlığı arşivinin yalnız bir dizisinde 723 cilt belge vardı. İngiliz Dış Politika Belgeleri 1. cildi yayımlandı: "İngiliz Belgelerinde Atatürk. (308 sayfa) 38 Celal Bayar'ın 1968'de yayımlanan Ben de Yazdım adlı 8 ciltlik kitabında. birçok anı. İtalyan belgelerini (Giannini I ve II. cildindeki 683 belgeden yararlanmış. 1972'de Bilal N. (216 sayfa) 1971'de.45 Ryan.Şimşir'in "İngiliz Belgeleri ile Sakarya'dan İzmir'e (19211922)" adlı araştırması çıktı (546 sayfa). FO 454-559 sayılı serilerde bulunan gizli belgeler ile Balfour. genel bir kural olarak. İngiltere bir yandan arşivlerini araştırıcılara açarken. 1919-1923 yılları Türkiyesi üzerine yayımlanan İngiliz belgeleri birkaç ciltte toplanmıştı. serisinin (30 Ekim 1918-1922) yanında birçok kaynağa da gönderme yapmakta ve belgelerin çok kısa özetlerini vermektedir. 23. (198 sayfa) Araştırmacı. Türk Kültürü dergisinin 85. Herhalde yayımlanmış İngiliz belgeleri ile yetinilemezdi. 1919-1938.Sonyel'in "Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika" adlı eserinin birinci cildi izledi. 1973'te Salahi R. Documenti diplomatici della Pace Oriental). Doğrudan doğruya arşive inip de bi an _8 . İngiliz Dış Politika Belgeleri'nin 1.. ciltlerindeki 756 belge ile XVII. Kemal ve Milli Mukavemet.. sayılı seri) ile İngiliz Kabinesine sunulmuş rapor ve muhtıraları da (Cabinet Papers) incelemiştir.Şimşirin yeni ve önemli araştırmasının 1. özet olarak diyor ki: "Arşivlerin elli yıllık kapalılık süresi. İkinci İnönü Savaşı sonu ile Büyük Taarruz dönemini kapsayan bu zengin araştırmayı. Curzon.(Die Welt des İslam. yine G. beyaz kitapları (Commend Papers).. sayılarında. ilk kez Yunan siyasi belgelerine geniş biçimde yer vermiş olması. 1957) 37 Bu belgelerden büyükçe bir bölümünü 1967'de Erol Ulubelen yayımladı.. Kitabın önemli bir özelliği de.. 1969 yılında.C. (Toplam 37 sayfa) 1970 yılında ise G. Paris Barış Konferansı ile ilgili ABD resmi belgelerini (Papers Rela-ting to the Foreign Relation of the USA).serisinin I-XVII. öte yandan sistematik belge yayınlarını da sürdürmektedir. 5.42 Araştırmacı Dış Politika Belgeleri 1.46 1973'te Bilal N. hemen hemen her ülkede uygulanagelmektedir. İngiliz Dışişleri arşivinin FO 371 ve FO 424 sayılı serilerden başka.Sonyel'in bir monografisi yayımlandı: 1919 Yılı İngiliz Belgelerinin Işığında M. serisinde bulunan bazı belgelere yer verilmiştir. Jeschke'nin "Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi" çıktı. çeşitli monografi ve yabancı doktora tezlerini de taramış.

(C. S. Bulabildiğimiz belgelerin hepsini k itabımıza aldık. M. yaklaşık 15 yıllık bir dizi yoğun çaba ve bizi yakından ilgilend iren binlerce İngiliz belgesi. Belgeleri seçerken sübjektif davranmadık.) 1976'da Bilal N. XX. ek olarak. (208 belge.. "Türk-İngiliz İlişkileri" adlı çalışması yayımlandı. (347 sayfa) 54 Sözün özü. toplam 997 belgenin orijinali ile Türkçe özeti yer almaktadır.Dr. sayfaları Kurtuluş Savaşı ile ilgilidir. Yazar. konuyla ilgili tüm İngiliz belgeleri ile Başbakanlık arşivi (Meclis-i Vükela zabıtları) ile Dışişleri Bakanlığı arşivini de (Mütareke ile ilgili dosyalar) taramış. Toplam olarak 1. V.. Bilimsel dürüstlük kaygısıyla bütün belgeleri kitabımıza almayı uygun hatta gerekli bulduk.50 (420 sayfa) 1978'de Doç. bütün bu araştırmaları yok sayıp.52 (602 sayfa) Akşin. III.. Kurtuluş Savaşı'nın ilginç bir kesimine ışık tutan ve yine İngiliz belgelerine dayanarak yazdığı "Malta Sürgünleri"ni kitaplığımıza kazandırdı. bu sorunun cevabını da yine birlikte bulacağız.Bayur'un.300 kadar arşiv cildini taradık. 6. Yüzyılda Türklüğün Tarih ve Acun Siyasası adlı eseri çıktı." TTK Y... 1983'te de Sina Akşin'in "İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele" adlı geniş araştırması yayımlandı.) 53 Son olarak da 1995'te. de bi an _8 ..Sonyel'in son eseri yayımlandı: "Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri. Avam ve Lordlar Kamaralarının tutanaklarından da yararlanmış.51 (333 sayfa) Kürkçüoğlu. XI -xıv) 4 ciltte tamamlanan araştırmada. resmi tarihe şiddetle çatan bazı yazarların tarih yazımı konusundaki görüşlerini de aktarmak istiyorum. 320 s. (2.Şimşir. Okuyunca beğeneceksiniz. Mim Kemal Öke'nin İngiliz Belgelerinde Lozan Barış Konferansı (1922-1923) adlı belge derlemesi katıldı.097 sayfa) 1974'te. Hasım bir tarafın belgeleri olmaları dolayısıyla bunların karşıt görüşleri savunmalarını olağan karşıladık. 19191939 dönemine ilişkin İngiliz belgeleri ile belli başlı anılara.55 • Peki. Bunlara 1983'te. Ömer Kürkçüoğlu'nun.. H. çeşitli araştırmalara ve resmi dokümanlara dayanmaktadır. Dilipak.48 Eserin 153-370. İngiliz arşivlerinin araştırmacılara kapalı olduğunu ileri sürüyor? Aranıp da bulunamayan belgeler ne hakkında? Bu çalışmanın sonuna doğru. Tarih yazarlığı hakkındaki görüşler Resmi tarihe yöneltilen eleştirileri ve alternatif tarihleri incelemeye geçmeden önce. neden bir kısım İngiliz belgelerinin gizlendiğini.49 1296 sayfası Kurtuluş Savaşı dönemi ile ilgilidir. I.Kemal'in kendisini veya politikasını yermeye kalkışmış belgelere de rastladık. 1974'te Doğan Avcıoğlu'nun 4 ciltlik "Milli Kurtuluş Tarihi" adlı araştırması yayımlandı.R. Ank ara." (s.araştırmayı gerekli gördük. Yazarın 18981914 dönemine ilişkin British Documents'ten de yararlandığı anlaşılıyor.

17) □ "Tarihi. s. şu kitabımızla bazı tarihi olaylara ışık tutarak. Son Bozgun.. 1.Kandemir'den aktaran ve benimsediğini yazan V.9) bi an _8 . Kısaca söylemek gerekirse. Hilafet. Son Bozgun. s.9) de □ "[İncelenen] devrin hadise ve şartlarını biraz bilmek lazımdır. 56 Yakın tarihimizin doğrusunu. Kısakürek.Dilipak.." (K.tek bir vesikaya (belgeye) istinat da (dayanmak da) tarihçiyi şaşırtıcı neticelere sürükler. Osmanoğulları'nın Dramı. Başka Açıdan Kemalizm.. Malumdur ki tarihi hadiseleri. olayları his ve arzularına göre yorumlamayacaklar." (N.. ele geçen vesikaların sıhhat (doğruluk) derecelerini araştırmak ve bu vesikaları icabında başkalarıyla mukayese (karşılaştırmak) ve kontrol etmek gibi prensiplere riayet etmeksizin (uymaksızın) sıhhatli bir araştırma yapılamaz. Üstelik -bazen.19) □ " 'Kronolojiyi temel sayan. hoşa giden masal yazmış olursunuz. yalan söyleyen tarihi utandırmaya çalıştık. olayları his ve arzularına göre yorumlamadan olduğu gibi yansıtan.339) □ "Bugün müspet bir ilim ve bütün ilimler gibi gayesi gerçekleri aydınlatıp ortaya çıkarmak olan tarih. en küçük ayrıntısına kadar adalet ve haktanırlık ölçüleriyle değerlendirecekler. artık yerini belgelere bırakmamalı mı?" (A. Şu gözlerin gördükleri gördükleri." (F.Mısıroğlu. Onun için de gerçekleri ortaya çıkarmak için kendine mahsus birtakım ispat usulleri vardır. tanıklara ve 'kapı gibi sağlam' belgelere dayanarak yazdıklarını söylüyorlar. onları ortaya çıkaran müessirlerden (etkenlerden) ayıklayarak ele almak caiz (doğru) değildir.' diye başlayan sözlü hatıralar." (H. en ince ayrıntıyı bile adalet ve haktanırlık ölçüsünde kaydeden bir dikkat olmadan hadiseleri (olayları) değerlendirmeye kalkışırsanız.214) □ "Bugün tarih de adeta bir laboratuar ilmi haline gelmiştir.Müftüoğlu. Vahidüddin. 3. sizin okuduğunuz kitaplarda yazmaz.Vakkasoğlu. gerçeği tek bir belgeye de bağlamayacaklar. ünlü tarihçi Wels'e aittir." (M. s." (V. s. Yalan Söyleyen Tarih Utansın.F. 140) □ "Bu korkunç hak ve hakikat kalpazanlığı karşısında biz. tarih değil. ancak doğruluğu sabit vesikalara ve onlar kadar sağlam hatıralara dayanılarak..C.Hüseyin Ceylan.Demek ki iddialarını. güvenilir tanıklara dayayacaklar.." (K. s. 1. tarihin ne olup olmadığını belirleyen bu nefis söz. onlar kadar sağlam anılara. doğruluğu araştırılıp kontrol edilmiş. tarih açısından değer taşıyan.Mısıroğlu. Vakkasoğlu. ' Evet. kanıtlanmış ciddi ve gerçek belgelere. Büyük Oyun. s. s.C. kronolojik tasniflerle yazılır. öyle çarıklı erkan-ı harp rivayet ve hikâyelerini dikkate almayacaklar. 1. başka belgelerle karşılaştırılmış. araştırıcıyı çok defa yanlış neticelere götürür.C. "Dürüst tarihçilik" yapacaklarına güvence de veriyorlar. Şuradan veya buradan ele geçmiş herhangi bir vesikayı kafi telakki ederek (kesin belge sayarak) işe koyulmak ve sadece bunlar'a ihticac etmek (yetinmek). inceledikleri dönemin ve olayın şartlarını dikkate alarak. □ "Bu iddiamızı tam bir fikir namusuyla ana tezimiz olarak başa alıyor ve en ince teferruatına kadar ispatını boynumuza borç biliyoruz. önsöz) □ "Tamamen belgelere dayandırılmış olarak hazırlanan bu araştırma. çarıklı erkan-ı harp rivayetleri ve hikâyelerinden ayırmak gerekmez mi? 'Siz bilmezsiniz..C..

. dikkatsizlik. bu vatan için yaptıklarını. yayına hazırlayanların nitelikleri. M. araştırma tembelliği. En uzunu bile genişçe bir özet niteliğindedir. Gelin. bütün kişi. gelişigüzellik. ayrı bir tür oluşturuyor ve tarih için geçerli bir kaynak değeri taşımıyorlar. Bir tarihin ancak doğru olup olmadığı tartışılabilir. 5) Bir kısım yazarlar. geneli etkiyecek ağırlıkta olmamakla birlikte. Mehmet Altan 20 ve 27 Mayıs 1995 Sabah gazetesinde şöyle yazıyor: "Türkiye yönetimi. bütün olayları ve kişileri kapsamaz. Atatürk. Bitlis Derneği Y. 1.. s." (H. hayali.Mercangil. lise. İnsanın beyinselliğini. Kurtuluş Savaşı. Türkiye'yi çağa ulaştırmak için tabu bellediğimiz yalan ve yanlışları teker teker tespit edelim. öğretmenler ile ders kitapları dışındaki objektif ve ayrıntılı araştırmalar ve dürüst anılar doldurur ve tamamlar. Kurtuluş Savaşı'nın yalnız askeri yönü 16 cilt. ciddi bir iştir. Atatürk Bibliografyası..□ "[Amacımız] Sultan Vahdeddin'in. kulaktan dolma bilgiyle yapılacak bir iş değil. ne resmi olduğu için yanlıştır. unutkanlık. Suudi Arabistan'da basılıp. olay ve belgelere yer vermediği için resmi tarihleri eleştiriyorlar... Geride. İsmail Arar. 1941. geniş bir hazırlığa ihtiyaç gösteren. hayatı bire bir yansıtamaz. öyle ulu orta. kitabın sonundaki 'kaynakça' bölümünde verilmiştir.dipnotun son paragrafı) Prof. bir tarih kitabı.C.. dinci örgütlere parasız dağıtıldığını yazmaktadır. bildiğim ve bilmediğim daha birçok kaynak olduğunu belirtmeliyim. ancak gerçeğin özünü ve ana çizgilerini yansıtır ve sadece belli başlı kişileri ve olayları vurgular. 87) Acaba doğru mu söylüyorlar? Yoksa okuyucularına. ne gayr-i resmi olduğundan dolayı doğru.. yanlışları dolayısıyla elbette eleştirilebilir. eleştirel tarihçilik. Devrimler ve Cumhuriyet Türkiyesi ile ilgili 4) 6) 7) 8) de bi an _8 . dayanaksız. Yanlış varsa eleştirilmeli. ayak üstü.17. Rıza Nur'un M. sebeplerden kaynaklanan irili ufaklı hayli yanlış ve sübjektif değerlendirmeler bulunduğunu da belirtmeliyim. Ankara. yine belgelere dayanılarak eksikleri tamamlanmalıdır.Başkaya.66. Bunun için hatıratlar başta olmak üzere yüzlerce belge taradık. Bir orta okul.Ceylan. Boşlukları. belgelere dayanılarak düzeltilmeli.. sadece kitaplığımda ve belgeliğimde bulunan kitaplara. Mustafa Kaplan. Ankara. belgelerle ortaya koymaktır. Tarihi. Atatürk ve Devrim Kitapları Katalogu. Büyük Oyun. Paradigmanın İflası.59. hatta üniversite ders kitabı.. (Kâzım Karabekir Anlatıyor. Geniş ve sağlıklı bir tarih bilgisinin yanında. Burhan Bozgeyik. aynen tekrarlanmasını istediği bir 'resmi söylemle' kısırlaştırma çabası içindedir. Gönderme yaptığım bütün kitapların künyesi. Rıza Nur'un anıları gibi patalojik yayınlar ise. önyargıyla. Herbert Melzig. bilgi ve kaynak yetersizliği.Kemal'i karalayan anılarının. Alışageldiği bir garnizon kültürü içinde. s. resmi ve gayr-i resmi diye ayırmak da doğru değildir. Kısacası. Ama bu. Bu yüzden. Kurtuluş Savaşı ile ilgili bazı özel yayınlarda. resmi tezlerin itirazsız tekrarlanmasını ister. bu kadar uzun ve ayrıntılı olabilir mi? Zaten ne kadar uzun olursa olsun. metotsuz. 2. Uğur Mumcu. 189/21 . Yazarları: Bünyamin Ateş.778 sayfa ve ancak Erzurum Kongresine kadarki dönemi içeriyor. s." İlke olarak. gazete ve dergilere ve kaydettiğim televizyon programlarına gönderme yaptım. dar görüşlülük vb.H. Bir tarih.1953. (Türk İstiklal Harbi [TİH] dizisi) Celal Bayar'ın anıları 8 cilt. Resmi ya da gayr-i resmi bir tarih. tarih metodunu bilmeyi ve ansiklopedik kültüre sahip olmayı da gerektiriyor. sahte bir tarihi benimsetmek ve gerçekleri değiştirmek için bu sözlerle bir ön hazırlık mı yapıyorlar? Birlikte göreceğiz! Notlar 1) 2) 3) F.

Ankara. s. 1993.165) Doğu olayları ile ilgili belgelerin bu aşamada araştırmacılara kapalı olduğu anlaşılıyor. Burhan Bozgeyik şöyle yazıyor:"İstiklal Mahkemesi gibi.. 1993 V. 1960.Baskı.271.g.Y...Ethem. Devlet Kitapları Müdürlüğü.C.Kaplan. Askeri Tarih Bülteni. 1973 (Bu değerli ve yararlı kitaplık ne yazık ki kapatıldı). "tasnif aşamasında olduğunu ve bu konuda Başkanlıkça bir yayın hazırlığı olduğunu". Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları. 666) Yapı ve Kredi Bankası Y.Zuhuri Danışman adlı bir tarihçi. (Leman Şenalp.. s. bugün ortada yoktur!" (Ç. 1950-51 döneminde okutulan kitabından (Yeni Tarih Dersleri. Atatürk'ün doğumunun 100'üncü yılı dolayısıyla yayımlanan 485 tanıtma. Baha Matbaası. a. Künyesini verdiği kitapların arasında.16.) Bu ifadeden.C. 1919-1925.e.g. (GRYT Ansiklopedisi... Ankara. İşaret Y.Küçük. rejimi yerleştirmek ve ideolojisini benimsetmek için yoğun ve sürekli bir yayın etkinliği göstermediği anlaşılıyor. s. Acaroğlu şöyle diyor: "işte Atatürk'ün gözden geçirdiği Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi tarihi budur. II. "Arşivin.. en azından bu dosyanın incelemeye kapalı olduğu anlamını çıkararak. Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları. 1924 yılı müfredat programına göre yazılmış olan Asr-ı Hazırda Türkiye Tarihi adlı ilk tarih dersi kitabından 1973 yılı ders kitaplarına kadar bütün resmi tarihlerin dökümü var.g.Alb.1995 günü. Atatürk ve Devrimleri Tarihi Bibliografyası. takdim yazısı. Ankara. TTK Y. Ankara.. ek cilt I.C. Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nce yazılıp 1931'de basılmış olan tarih dizisinin "Türkiye Cumhuriyeti" başlıklı 4. Orta III). a.7." Bozgeyik. Uğur Mumcu. s. İşb. Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi 1.634. İstanbul. 1994) yayımlanmıştır.14. s. s.e. bir de kesin yargıda bulunuyor: "Bu mahkemelere ait on binlerce belge..Y. İstanbul. İstanbul. İstanbul.. a.9) 10) 11) 12) 13) 14) 15) 16) 17) 18) 19) 20) 21) 22) 23) 24) 25) 26) 27) 28) 29) Kitaplar. Arşiv Md. Kur. 1974. X. s. kâğıt fabrikasına gönderilerek hamur yapıldığı söylenmektedir. Gökman. İstanbul..e. N. bir müessese ile ilgili arşiv belgelerinin. sanık adlarına göre tasnif edilmiştir.g. bu sebeple incelemelerine imkân olmadığını yazılı olarak bildirmiş. Kısa bir süre sonra bu ayıp düzeltildi.Vakkasoğlu. s. a. 1969. ilk yayın tarihinin 1991 olduğunu sanıyorum. cildi de bulunuyor.7. Türk Dil Kurumu Y. s. eskiyazı bilen Türk ve yabancı bilim adamlarına ve araştırmacılara açık olduğunu". Hasan Mezarcı'nın önsözü. İstanbul. sebebini öğrenmek için telefon ettim. si Kültür Bakanlığınca (1981).e.16. s. ve III.. T. M. sayı 36 (1994). 1960. ancak incelemek istedikleri (Doğu Anadolu olaylarıyla ilgili) belgelerin... a. Arşiv yetkilisi dedi ki: "Dosyalar olaya ve mahkemeye göre değil. bizde de A. Hiçbir dosya incelemeye kapalı değil" (23. İstanbul. 1981. İşaret Y. Y. Bir yanlış anlaşılma olmuş herhalde. 1975. Bu tür desteksiz atışların daha patırtılılarını da göreceğiz. (Kürt-İslam Ayaklanması.7. araştırma ve inceleme kitabının bile 436'sı özel yayın. TBMM arşivindedir.g..e. 'Şeyh Sait Ayaklanması dosyalarının tasnif dışı olduğunu' ileri sürmektedir. ATASE Başkanlığı.. ise ATASE Başkanlığınca (1992. Yeni Asya Gazetesi Y.. 5.6. Çünkü sanık adı belirtilmek şartıyla her dosyayı incelemek kabil. 1. böyle çocukça bir söylentiyi aktarmakla yetinmiyor. Türkiye Üzerine Tezler 2.. Bilgi Y. 1991) Bütün dosyalar ve belgeler. 1984) Yeni devletin. de bi an _8 . 1. araştırma yapmak isteyen GRYT Ansiklopedisi yazarlarına. İhsan Ezherli ile yapılan konuşma)" İstiklal Mahkemeleri. Atatürk Özel Arşivinden Seçmelerin I." (s. İnönü adının geçmemesi için İnönü savaşları ile Mudanya anlaşmasını ve Lozan'ı çıkartmıştı. Atatürk Kaynakçası.

bilmiyorum. Gerçekten böyle mi. Kültür Bakanlığı Y.Şimşir. bocaladıklarını anlıyor.. belgeler sistematik bir biçimde yayımlanmadığı için ayrıntılara inmek isteyen araştırmacıların işi hâlâ kolay değildir. (Tarih ve Toplum. (1. Fransız. sayı 4/ Nisan 1984. Ankara. Çeviren Cemal Köprülü. Şunu da söylemek gerek. cilt 1973. İngiliz ve Yunan kaynaklarından yararlanmış iki başka önemli eser: M.Ü.48 ve 49..XII/dipnot.. tüm belgelerin.47.N.C.N. Başbakanlık (Osmanlı) arşivi için Başbakanlığın izni gerekiyor.Mesela Başbakanlık arşivinde 50 milyon belge olduğu anlaşılıyor. Araştırma iste klerine cevap bile vermedikleri anlaşılıyor.30) 31) 32) 33) 34) 35) 36) 37) 38) 39) 40) 41) 42) 43) 44) 45) 46) 47) 48) 49) 50) 51) 52) 53) 54) 55) Örnek: Dr. Doğu İşleri. arşivini pek az araştırmacıya açtığı ise bir gerçek. cilt 1986. tanıtma yazısında. Bu sorunun bir çözüme kavuşturulması.1. Ankara. İstanbul. TTK Y. Milliyet Y. Hürriyet Y. ciltleri.. 2 cilt.. insan. raporlarda yer alan bilgi ve iddiaların doğrularını da kısaca belirtmesi.e.. Mısıroğlu'nun. Pan-İslamizm. TDV İslam Araştırmaları Merkezi Y. Yunan ve bazı İngiliz belgelerinden yararlanmışsa da hepsi 1914'e kadarki dönemle ilgilidir.Smith.) Ama bu kitaptaki istihbarat raporlarının çoğu. (Son olarak. Ankara.20 'Bütün belgelerin fotokopisi' deniyor.. Yön dergisinde de(197.kısım. Ankara..Ekim 1922 dönemine ilişkin belgeleri içermektedir.N. Ankara. işlenmemiş bilgi yerine. Türk İnkılabı Tarihi (10 kitap) için yayımlanmış Alman. TTK Y. s. s. Ankara. 1990.. 1922 yılı '116'cilt. 1921 yılı '117' cilt. yaygın ününe aldanarak. FO 424 sayılı seri. Çanakkale Olayı (The Chanak Affair).. Avusturya. İstanbul Matbaası. FO 406 sayılı seri: Gizli yayınlar (belgeler). belgelerin değerini azaltmıyor.L. cildinin ikinci bölümünden alındığını açıklıyor ve bunu belirtmediği için araştırmacıyı ağır şekilde eleştiriyor. belgelerin bir bölümü.TTK Y.g.1 vd. Ankara. hiç olmazsa doğru bilgilerin alınabileceği kaynakları işaret etmesi beklenirdi. TTK Y. TBMM arşivi için Meclis Başkanının.Bıyıklıoğlu'dur: Atatürk Anadolu'da. Arşivlerimizde kaba tasniften ince tasnife geçilemediği. Başnur Matbaası. Lozan Telgrafları. Atatürk'ün Milli Dış Politikası.Bayur. Atatürk'le İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921). Sonyel'den. Prof. 4. B. Lord Curzon'un belgeleri hakkında ileri sürdüğü bazı iddiaları. 2. birkaç küçük ayrıntı dışında. s.. daha önce yazılmış Türk resmi tarihlerini. İngiliz belgeleri. de bi an _8 . Şimşir. Azmi Özcan'ın bu konudaki açıklaması. Sovyet.Langhorne'un Documents on British Foreign Policy 1919-1939/XVIII. TTK Y. Ankara. Herhalde bu işleri kolaylaştırmak şart. Türkiye. 715 gizli belge. İstanbul. A. s. David Walder. Dışişleri Bakanlığının. doğrularıyla birlikte Dördüncü Bölümün Lozan paragrafında göreceğiz.. sayı 5/1965) Ayrıca. cilt 1979'da. 1959. 1981/1982.Dr. 1992). a.. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. İstanbul. başarılı ve yanılmaz bir örgüt sananlar olabilir. Sakarya Savaşı sırasında Türk Cephe emirlerini ele geçirmek gibi şaşırtıcı başarıları yok değil. çev: M. Prof. cilt 1975'te.. 626 belge. Ciltler Nisan 1919.cilt 1982'de yayımlanmıştır. daha fazla ertelenemez. Başbakanlık Y. 3. Milliyet Y..M. Mesela H.Ali Kayabal. Anadolu Üzerindeki Göz (İonian Vision). İngilizlerin neden birçok konuda yanıldıklarını.) Bu çalışmadan ilk söz eden ve yararlanan da T.1994. bu masalları okudukça. Bilgi Y. Ankara. çev: Halim İnal. TTK Y. 2 cilt. İstanbul. (B.. 1974. Ankara. (Hayat Tarih dergisi. FO 371 sayılı seri: Genel yazışmalar. 2.. Cumhurbaşkanlığı arşivi için Genel Sekreterliğin. İngiliz İstihbarat Servisini. masal.1982. Ankara. 273 vd. bilgisayar gibi kolay arama ve ulaşma sistemleri çoğunlukla kurulamadığı. TTK Y. 213 vd. İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye.. Çağdaş Y.. Bu serinin 46.70-71) Ama araştırmacıya dönük bu kusur. sayı / 1967) yayımlanmıştır.Siyasal Bilgiler Fakültesi Y. Sakarya'dan İzmir'e. 2. s. İstanbul. Göyünç. 1970.313. Cem Y.Aydın. s. mikrofilm.

. 349 vd. Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri.Sonyel.C. İngiliz belgeleri ve türleri için genel bilgi: Jeschke.g.. Ali Kemal Meram'ın Belgelerle Türk-İngiliz İlişkileri Tarihi adlı kitabını (Kitaş Y. 1. s.. İstanbul 1969) görüp inceleyemediğim için bu mini araştırmanın dışında bırakmak zorunda kaldım.56) doğrulamaktadır. s. itidal çizgisini korumuş olduklarını. Türk tarihçilerinin. S.XI vd. de bi an _8 .. a. abartıya ve süslemeye kaçmadıklarını gösteren çok önemli bir göstergedir.R. s.e. Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz Belgeleri.163. Bu.

Türk İstiklal Savaşı olmayacak ve kurtuluş sağlanamay acaktı." (V.Çocukluğu ve gençliği kapalı bir ortamda geçer. Bu yüzden kendisine hain damgası vurulmuştur.H.F. değil mi. Vahüdiddin. s. doğrudan doğruya Vahidüddin'dir. Vahidettin.Kemal Paşayı Anadolu'ya gönderen. 1. 1. bildiğimiz Vahidettin'den farklı biri. 87) Bu. Sultan Vahidettin'in asla hain olmadığını. son Osmanlı Padişahı Vahidettin geliyor. Babası otuz ikinci Padişah Abdülmecit..C. 184) □ "Sultan Vahidettin. hatta Kurtuluş Savaşı'nı onun başlattığını ileri sürüyor. mesela şöyle diyorlar: □ "Osmanlı padişahlarının en talihsizidir. annesi Gülistu hanım. Hani şu bize vatan haini olduğu. Vahidüddin olmasaydı. ufukta beliren vahim tehlikelere karşı Anadolu'da bir direniş hareketi düşünüp..C. bütün Osmanlı padişahları gibi vatanperverdir. Vahidettin'in kısa hayat hikâyesi Doğumu 1861." (Nihal Atsız. Abdülmecit'in 30 çocuğundan 23'üncüsü..Vakkasoğlu. tam te rsine Vahdeddin'in bu vatan için yaptıklarına karşılık olarak ona ihanet edilmiştir." (N. çeşitli yayınlara ve belgelere göre Kurtuluş Savaşı'na karşı olanların başında. birçok kitapta "hain" olarak niteleniyor.23. 1958) □ "Milli şahlanış hareketinin fikirde müellifi (yaratıcısı) ve bu maksatla M.Kemal'i milli mücadele için Anadolu'ya olağanüstü yetkilerle gönderen bizzat Padişah olmuştur. Osmanoğulları'nın Dramı. bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen. Fakat hain değil.79) □ "M. Amcası Abdülaziz ile ağabeyleri V.Murat de bi an _8 . s. Son Bozgun. Türk Ülküsü. 3.BİRİNCİ BÖLÜM VAHİDETTİN Resmi tarihlere.Kemal Paşayı geniş yetki ve imkânlarla donatarak Anadolu'ya gönderdi." (K. İstanbul.85.57 Dört aylıkken babası ölür. görelim. Buna karşılık bazı yazarlar. 155) □ "Anadolu'nun kurtuluş hareketinin başlamasının bir numaralı kahramanı Sultan Vahdeddin'dir. ilkokul birinci sınıftan itibaren söylenen Sultan Vahideddin..Mısıroğlu. [. en dikkatli şekilde planladı. s.Kısakürek. Bu cümleden olarak yaverlerinden M. Büyük Oyun. s." (H. adeta hakkı yenmiş bir gizli kahr aman! Doğru mu.. s.156. Ceylan.] Sultan Vahdeddin vatana ihanet etmemiş.

damadı İ. İ.65 • Dindar ama yobaz değil. Mesela Almanya'yı ziyareti sırasında verilen bir ziyafette. Veliaht iken Avusturya ve Almanya'ya resmi ziyaretler yapmıştır. TBMM." 67 de Bu bölümde.(1916). İmparatorun şerefine şampanya kadehini kaldırır. Vahidettin'i daha yakından tanıyalım: . İslam alemine bir beyanname yayımlar. Milli Mücadeleye karşı çıktıklarını ve önlemeye çalıştıklarını ileri sürüyor.Kemal'in öncülüğünde Kurtuluş Savaşı başlar ve bu çetin mücadele Lozan Andlaşması ile noktalanır.62 • İyi bir besteci. Ulviye." 64 • Çok sigara içiyor.58 Vahidettin. Bu iddiaların tamamını göreceğiz. M. • Sırasında ağlayan ve ağladığını da saklamayan biri. bu olaydışında ağzına damla içki koymadığını yazıyorsa da. Kısa hayat hikâyesi böyle. Sabiha). 58 yaşında tahta çıkar. Padişah-Halifenin Veliahtı sıfatıyla. Resmi tarih.Abdülhamit'in tahttan indirilmelerine. iyi bir baba olduğunu gösteriyor. bi an _8 ve II. Vahidettinciler ise tersini iddia ediyorlar. tarafsız kişilerin tanıklığına ve bazı sağcı tarihçilerin yazdıklarına ve geçerli belgelere dayanılmış. yakın adamı Tütüncübaşı Şükrü Bey tersini söylüyor: "(Hünkâr] istediği öte beriyi bana aldırtırdı. yeni Hicaz Kralı Hüseyin'in davetinden yararlanarak Malta'dan Mekke'ye geçer (Ocak 1923]. İtalya'nın Riviera bölgesindeki San Remo kentine yerleşir ve 1926'da vefat eder. Yanlış bilgi ve gerçeğe aykırı iddiaları işaretledim ve doğruları belirtmeye çalıştım. dostlarının.61 • Yakınlarına cömert. 'Eline hangi sazı alsa bilerek çalardı. darbe ve savaşlara tanık ve Veliaht Yusuf İzzettin Efendi intihar edince Veliaht olur. Vahidettin. Çalmadığı saz yoktu' dedi.60 İstanbul'dan apar topar ayrılırken tek oğlu Ertuğrul'u yanına alması. içmese de ağzına. Bir oğlu. 17 Kasım 1922 Cuma sabahı İstanbul'dan ayrılarak. 63 Hazinedarlarından bir hanımla bu mevzuda konuşurken hangi sazı çaldığını sordum. yakınlarının. Mısır'da yaşamak ister ama İng ilizler uygun görmeyince. Şimdi.Mahmut Kemal İnal diyor ki: "Eserleri üstadça idi. metinler genellikle sadeleştirilmiştir. bir İngiliz savaş gemisiyle Malta'ya gidecek bunun üzerine TBMM. Anadolu silaha sarılır. Vahidettin'in yerine Veliaht Abdülmecit Efendiyi Halife seçecektir. Mütarekeyi işgaller izler. Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı devletine başkaldırmış olan eski Mekke Şerifi. bunların başında da daima konyak vardı. değdirerek içer gibi yapmak inceliğini gösterir. Ağabeyi Sultan Reşat'ın ölümü üzerine de 4 Temmuz 1918'de.Hakkı Okday'ın anlattıkları.2.59 1923'te. ihtilal. Vahidettin ve eniştesi Damat Ferit ile yakınlarının. 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırır. masanın kurallarına uyar.66 Birçok Vahidettinci yazar. iki kızı var (Ertuğrul. Vahidettin'in kişiliği • Kızı Sabiha Sultana yazdığı mektubun üslubu.

Bunlardan bir tanesi Sevres Muahedesi (andlaşması) şeraitini (şartlarını) ve metnini tetkik için teşkil edilen Saltanat Şûrasına riyaset (başkanlık) etmek üzere salona girecekleri anda vukua gelmişti.. Tahta çıkış töreni dolayısıyla Topkapı'ya ge ldiği zaman." 70 Geleneğe göre Osmanlı hanedanına mensup kızları. "Osmanlı hanedanı içinde silahşorluğu ve biniciliği ile ünlü olduğunu" yazıyor.74 _8 . önemli olaylar karşısında çok heyecanlandığını açıklıyor. 'Bu bir felaket!' diye sızlanır.kızı Ulviye Sultan'a takdim eder. bir Fransız gazetesinde yayımlanan açıklamasında diyor ki: "Padişah çok asabi ve sinirleri vehme mütemayil olacak kadar zayıftı. adamları bastonu almayı unutmuşlardır. Başkâtibi tabanca taşıdığını yazıyor ama tabanca taşımakla silahşorluk başka başka şeylerdir. misafirlerini bu tablonun altında oturarak kabul etmekte sakınca gö rmez.Hakkı ile gizlice buluşmakta olan."iyi bir binici olduğunu"." (s. Denilebilir ki bu haliyle de vletin en sadık timsali." 76 □ Hususi doktoru Reşat Paşa. buna rağmen Vahidettin düğünden önce.. bastonunu ister. hiçbir kaynakta. nikâhlı da olsalar. nahif.Göztepe de. Halifeliği sürdürdüğünü ilan eden Vahidettin. romatizmadan muzdarip olup yol yürümekte zahmet çeker. [. çocukluk ve gençliği türlü hastalıklar içinde geçmiştir..] Diğer bir baygınlık da Malaya zırhlısı ile İstanbul'dan müfareket (ayrılma) kararının İngiltere devletince kabul edildiğinin Yaver (Kiraz) Hamdi Paşa tarafından arzı sırasında vukua gelmişti. hastalıklı bir genç.68 San Remo'daki köşkün alt katında bulunan misafir salonunun duvarında büyük bir çıplak kadın tablosu asılıdır. kocaları düğünden önce göremezler.• Sağlığı ve sinir sistemi: "Şehzadeliğinde zayıf.71 İ.. birkaç örnek: "Pek müteheyyiç (heyecanlı) bir halde bulunduğundan. 'silahşorluğunu' ve 'iyi bir binici olduğunu' doğrulayan bir kayıt göremedim...Hakkı'nın yeğeni Şefik Okday diyor ki: "Osmanlı Sarayı da Avrupalılaşmak yolunda ufak bir adım daha atmış. Onlara Amerikalı kız-kardeşlerinin statülerini vermek suretiyle ve dinimiz delaletiyle (yardımıyla) en iyi surette başaracağımıza inanmaktayım. Mühim anlarda birkaç defa baygınlık geçirmiş ve derhal müdahaleye lüzum hasıl olmuştu.Hakkı'yı davet eder ve -zaten İ." 75 Padişahlığında da sağlıklı değil. T.73 Dönemiyle ilgili bütün kaynakları taradım.162). damadı İ.M." 72 • Nihal Atsız.69 Amerikan 'Associated Press' muhabiri ile 1919 Aralık ayının ortalarında yaptığı konuşmada şöyle der: "Türk kadınlarının hürriyetlerine kavuşmaları için önümüzde açık bir büyük saha bulunuyor. arabadan inince. amcam da kork usuz olarak Sultanla buluşma imkânını elde etmişti. Padişahlığında Ali Fuat Beye defalarca söylediğine göre. "Ziyade de bi an 1922'de Malta'da Tigne Villası salonlarında verilen yılbaşı balosuna da katılır.." 77 □ Başkâtibi Ali Fuat Bey de.

hasta olduğunu bahane edip.. Kelimeleri güçlükle kullanıyordu. "Abdülhamit zamanı ndaki kötü şöhreti" diye söz etmektedir. 172) □ Rauf Orbay: "Vahidettin umulabileceğinden fazla heyecanlı idi." (s.. Lütfi Simavi Bey sigarayı yerden kaldırarak tablaya koydu. düşünce doğruluktan." (s. "Gayet heyecanlı bir vaziyette.255) vb. □ Meclis Başkan Vekili Hüseyin Kazım Bey: "Padişah son derece heyecanlı idi. öğretim ve eğitimlerine itina edilmemek..." 79 Yaşı.Kemal İnal: "Cebinde tabanca bulundurarak.Baytok." 78 □ Vahidettin'le ilk defa görüşen Yüksek Komiser Amiral de Robeck'in 21. vehimli büyük kardeşi Abdülhamit'i taklit etmesi.. "Zaten hey ecanlı bir haldeydi. zamanın gereğine uygun biçimde eğitim görmek. Böyle bir korkunç bekleyiş içinde.. Diğer özellikleri: Gençliğinde Abdülhamid'e 'jurnalcilik' yaptığı oldukça yaygın bir söylenti. Birçok olay karşısında. 171) □ Başmabeynci Lütfi (Simavi) Bey bu durumdan." (s.M. sağlık durumu ve tanık olduğu eski ve yeni olaylar dolayısıyla. Parmakları arasındaki sigarasını düşürecek kadar elleri titriyordu. □ II. Abdülhamit'in Başkâtibi Tahsin Paşa diyor ki: "Vahdeddin Efendinin Sultan Hamid'e sürekli havadis taşıyıp getirdiği mevsuken (doğru olarak) rivayet edilirdi ki bunun jurnalcilikten bir farkı yoktu. dünya olaylarıyla ilgilenmek ve onlar hakkında bilgil i olmaya çalışmak ve bir devlet adamı olarak yetişmek gerekirken. kalb rahattan yoksun olacağından. sinir si steminin sağlam olmadığı anlaşılıyor.254). _8 .. büsbütün sinirlenerek." (s." (Sultan Abdülhamit. s.1920 günlü raporu: "Heyecanlı hali dikkati çekiyordu.M. gereken metinliği ve soğukkanlılığı gösteremediğini de göreceğiz." (T.Ziya Uşaklıgil şöyle aktarmaktadır: "Bir aralık Sultan Reşat'ın oğlu Necmettin Efendi beni ve Lütfi (Simavi) B eyi kardeşlerinden uzakça bir yere çekerek hemen aynen şu sözleri söyledi: 'Amcamız Vahidettin Efendiden sakınınız!' " 81  Öğrenimi: □ İ. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. s.80 □ Vahidettin'e güvensizliğin Abdülhamit'ten sonra da sürdüğünü gösteren bir olayı Sultan Reşat'ın Başkâtibi H.124) □ İ. devlet işlerini iyi idare etmenin zorluğunu açıklamaya gerek yoktur. 175).8. onun gibi daima bir suikast beklemekte ve kendini korumaya hazır old uğunu göstermektedir.. hatta kendi dilini bile hakkıyla öğretmemek yüzün- de bi an (çok) heyecanlı olmasıyla.Kemal İnal'ın açıklaması: "Bir devletin idaresini yüklenmek için şehzadeler.

." 85 _8 . Şaşmış bir haldeyim. şayet bir şey öğrenebilmişlerse. zekâsı: □ Ali Fuat Bey: "Kitabeti (yazılı anlatımı) ve imlası düzgündü. Padişah hazretleri adına önce uygun ve saygılı cümlelerle başsağlığı dilediler. şu bilgiyi veriyor: "Çocukluk ve gençliği türlü hastalıklar içinde geçmiş.] Cin fikirli ve seri-ül intikal (çabuk kavrayışlı) idi." (s. Fakat buna da şaşmadım ve bu bilgi yoksulluğunun kabahatini kendisine yüklemek istemedim." 87 de bi an den ne türlü zararlar doğduğunu açıklamak ve kanıtlamak için sayfalar doldurmak icab eder.] Devrin en iyi hukukçuları kadar fıkıh bilirdi. Vahidettin Efendi." 82 □ Vahidettin'in öğrenimi hakkında N. konuşması. [. [." 86 Lütfi Bey Almanya ziyareti için de.33) □ Başkâtibi Ali Fuat Bey: "Sultan Vahidettin kardeşi Sultan Reşat kadar Arapça ve Farsçayı bilmezse de.24) □ Rıza Tevfik: "Kasden açmış olduğum hükümet şekilleri bahsinde biraz konuşunca derhal anladım ki [Vahidettin'in] bu konularda bilgisi yoktur. Halleri acımaya layık olan bu zavallılar.Fazıl Kısakürek. [." (s." (s. Fikirlerini kâğıt üzerine koymakta zahmet çekmezdi. hatta lakırdı söyleyebildiğine bile kani değillerdi. akl-ü kiyaset (akıl ve uyanıklık) ve evsaf-ı bergüzide (seçkin nitelikler) ise İmparator hazretlerinden bed' ile (başlayarak) kendileriyle temasta bulunanlarca fevkalade takdir olunmuştur."]84 □ Vahidettin..] Bu makama gelmeyi beklemiyordum. [." 83 [Ali Fuat Beyin verdiği bu bilgi. o da sırf kendi heves ve gayretleriyledir ki Vahidüddin de onlardan biridir.] Vükelayı (bakanları) topluca kabul ettiği sırada gözlerini kapayıp her kelime ağzından birer ikişer dakikada çıkmak suretiyle ve hafif sesle birkaç söz söylerdi. bu yüzden layıkiyle okumaya. Fakat bir adamı birkaç kere yanına kabul edip de kendisine alıştıktan sonra gittikçe açılarak bazen bir saat düzgün söylerdi. Bundan sonra başka konulara geçildi. Kendisinin konuşmayı pek iyi idare ettiğini belirtmek isterim. bu ağır vazifeyi üstlendim.274 vd.. ciddi bir tahsil görmeye imkân bulamamıştır.) □ Başmabeynci Lütfi (Simavi). Fakat takdir-i ilahi ile bana teveccüh etti. Vahidettin'in Şehzade iken Avusturya'ya yaptığı ziyareti şöyle anlatmış: "Veliaht hazretleri İmparator tarafından İmparatoriçe hazretlerine takdim olundular. Vahidettincilerin dilinde şu biçimi almış: "Fıkıh bilgini idi. o zamanın üslubuyla şunları söylüyor: "Veliaht hazretlerinin meftur oldukları (yaradılışında bulunan) nezaket.. Şeyhülislam Musa Kazım Efendiye durumunu açık yüreklilikle itiraf etmiştir: "Ben bu makam için hazırlanmadım. Bu tanışmada tercüman olarak sadece ben hazır bulundum. Ekser vükela kendisinin iyi söz söylediğine değil. o da fıkıhla (İslam hukuku ile) ilgilenmişti. Zira pek iyi biliyordum ki o zamanlar şehzadeler bilgisizlik içinde yaşarlardı. bana dua ediniz. Yazması.

.Yaradılışında hileye. İngiliz Belgeleri. Uşaklıgil." (Osm." 88 □ Osmanlı Mebusan Meclisi Başkan Vekili Hüseyin Kazım Beyin izlenimi de şöyle: "Vahideddin'i ilk defa görüyordum. bu görgü tanıklarını doğrulamaktadır: "Vahidettin bu sözleri çok ağır fakat düzgün söylüyordu. s." 94 □ Tahta çıkınca. Aramızda ciddi ve samimi sohbetler oldu.93 • Birçok devlet işlerini gizlice yürütmeye meraklı..XIII. Hilafet..7. □ Vahidettin diyor ki: "Eğer akilane (akıllıca). 42.31. s. o dönemi bilenlerce anlaşılması kolay olan sebep ve şartların tesiri altında garip bir hal gösteren Veliaht.218.8. T. İstanbul Elçiliği eski çevirmeni A. [halkın] kendisini milli bir ümit timsali haline getiren bu ruh halinden yazık ki yararlanamadı.□ Almanya gezisine katılan M.23) • Sultan Reşat'tan sonra tahta çıkmasını.C. tabir ettirir. (V. İstanbul'u terk ettikten. hakkında bilgi toplamak isteyen Fransız Dışişleri Bakanlığına. s." 89 □ Amiral de Robeck'in raporu: "Büyük bir karakter gücüne veya şahsiyete sahip olmamakla beraber çok samimi ve nazik bir zat olup oldukça zihni bir idrak de göstermektedir. şöyle yazıyor: ". bir gün yeniden tahtına döneceğini umut eder. 21. İstanbul'da [Çengelköy'deki köşkünde] ilk buluştuğumuz vakit. s.Gurbet Cehenneminde...91 Ben milletin ateşli külü üzerine oturdum. Ledoulx. billahi. gördüğü bir rüyaya dayanarak. Br. İstanbul hayat ve maişetiyle az çok uyuşmuş bir Anadolu softası şivesiyle söz söylüyordu. gizli düzenlere.. saltanat tahtının kuş tüyünden minderleri üzerine oturup gömülmedim. Biraz okuyup yazmış. IV..Z. □ Anlaşılan eskiden beri gizli iş yapmaya eğilimi var ki Başkâtip H. Düşündüm ki bu zat akıllı olmalıdır. Dritnavtlarıyla (büyük savaş gemileri ile) mücehhez (donatılmış) bir kuvvet karşısında bulunuyorum.." (G.442)90 • Savaşın ağır bir yenilgiyle bitmesi ve acı sonuçları. savaş ve baskıdan yılgın ve yanık halk. adamlarını istihareye yatırıp geleceği keşfetmeye çalışır. karışık girişimlere düşkünlüğü olan Vahideddin Efendi. No. Hayret ettim. s.Kemal de.Jeschke. umutla karşılar. 6 Temmuz 1918 günü bir not de bi an _8 . şahsiyetini olduğu gibi göstermekte artık sakınca görmüyor.1920 günlü mülakat hakkında rapor. kendisini tamamen serbest gördükten ve bilhassa muhataplarının güvenilir adamlar olduğunu anladıktan sonra. □ Danişmend diyor ki: "Sultan Vahidüddin. 229) • Ağzı sıkı.." 92 • Rüyaya inanır. yeni Padişah için gerçekten talihsizlik olmuştur. Kronolojisi.. Görüp İşittiklerim. bigarezane (kinsiz) ve bitarafane (tarafsızca) idare-yi umur edecek (işleri yönetecek) bir halefim (bir yeni Padişah adayı) olsaydı. tallahi kabul etmezdim. entrikaya. ömrümün devr-i ahırında (son döneminde) bu bar-ı azimi (büyük yükü) vallahi.

) □ Başmabeynci Lütfi Bey daha açık yazmaktadır: "Mart 1919. Bu bakımdan parlamentonun yerine. Sesi de son derece gür ve sağlamdı. Notunda Vahidettin'i "içten pazarlıklı "diye nitelemektedir. bu kurulun verec eği kararlarla bağlı olmayacaktır. görüyordum. mütarekeden az önce. "Her gün yüzlerce gizli yazı aldığını" söyler (s. İzzet Paşaya tek bir kelime bile söyletmedi." 98 Meclis-i Mebusanı. Açıkça mutlakiyetçi saltanattan yanadır. kim ve ne oldukları belli olmayan adamların. Padişah yorgun.95 □ Adına gelen yazıların açılmadan kendisine verilmesini emreder (Görüp İşittiklerim.182vd.188." (s. Şeyhülislam Musa Kazım Efendiye açıklamış. [. açılmasını engellemek mümkün olmayınca da hastalık bahane ederek açış konuşması yapmaktan kaçınır.12." 97 bi an _8 verir. olumsuzdur. benden gizli birçok kimselerin. A.Fuat Bey özetle şöyle diyor: "Bu baskı neden dolayı. Padişahça seçilecek üyelerden oluşan bir kurul kurmak gereklidir.Fuat Beyi değil de adamı Refik Beyi kullanır (s. en gerekli olduğu bir sırada (21. 181).240). [. Fransızlar vb) uyruğundan. hükümetle haberleşmek için görevi bu olan A. benim için esrarla dolu bir konuşma olarak kalmıştır.1918) kapatır. Padişahın huzuruna kabul edildiklerini duyuyor.. bu kadar ustaca hasta rolü oynayışına hayran kalmıştım. ilk seferinde.] İzzet Paşayı uğurlayarak tekrar Padişahın yanına döndüm. . Kısaca şö yle: "Şeriatte müşavere (danışma) varsa da danışılacak kimseler ancak ulema ve İslam büyükleridir.İzzet Paşa ile birlikte huzura girdik. Sarayda nizamsızlık (kuralsızlık) ve intizamsızlık (düzensizlik) günden güne ve hissedilir şekilde artmaktaydı. vakitli vakitsiz." 96 Bu gizli ilişkilerin ayrıntısını. Parlamento hakkındaki düşüncesi. Tabii Padişah. kimler tarafından ve hangi aracı ile yapılıyordu? Açıklamadığı için bu. Biraz önce müthiş hasta görünen Padişah şimdi tamamiyle iyileşmişti. hatta İtilaf Devletleri (İngilizler. Padişah böylelikle güya çok ustaca bir siyaset güttüğü kanaatindeydi.] Padişahın hiçbir şeyi olmadığı halde.99 Ama onu da açılı- de □ "A. ikincisini açmak istemez.. bazı kimseleri gizlice özel dairesinde k abul eder. Çehresinde hastalıktan en küçük bir iz görülmüyordu. bazı temasları gizlice yürütür (s.• Rol yapması: • Meşrutiyetçi değil. ağır ve muzda -rip görünmeye çalışan bir sesle İspanyol gribinden çok zahmet çekmekte olduğunu öyle bir halde ve öyle bir dilde anlattı ki buna ben de inandım ve gerçekten üzü ntü duydum. 27 Ocak 1919 günü. çağının bütün hükümdarlarının tersine.162). Hep kendisi konuştu. yerinde göreceğiz. Bu konudaki görüşünü. Ali Fuat Beye. Eski Sadrazamı görünce Padişahın takındığı tavır ve hareket dikkatimi çekti. Büyük bir şaşkınlığa uğradım. Başmabeynci olduğum halde. 210). yabancıların amansızlığından ve baskısından şikâyet eder. s.

(Sina Akşin. Arnavutluk'ta isyan yapacak.37. gırtlağına kadar günlük siyasete gömülmüş din adamlarından. Osmanlı Meclisi tarihe gömül ecektir. oradan Rus İmparatoruna bir telgraf çekmiş. İstanbul yönetimi. Onunla İttihatçılar aleyhinde anlaştık. tabansız ve devre dışı kalacaktır. İttihatçılar hükümetini devirdik. Veliaht ve Padişahtır. taraf tutmuş ilk Şehzade. İngilizler tarafından tutuklanıp Malta'ya götürülmelerini. partinin liderlerinden Sadık Bey hakkında şu bilgiyi vermektedir: _8 . İttihat ve Terakki iktidarının Türkiye'yi mahvettiğinden söz ederek. Hükümetlerin kuruluşuna ve işine karışır. gidecek.] Gidip katıldı. Kurtuluş Savaşı dönemindeki tutumunu. bir İttihatçı hareketi ve bolşeviklik olarak gör ecek ve sonuna kadar da bu saplantısını sürdürecektir. Vahidettin'in. Damat Ferit'in de bir ara Başkan olduğu108 bu partinin. Derviş Vahdeti'nin karanlık derneğine de üye olduğu anlaşılıyor. [.218) Çağın baskın eğiliminin milliyetçilik olduğunu bir türlü kavrayamayan çevresi gibi o da Milli Mücadele'yi.374. Kaçıracağım. dolayısıyla yalnız saraya bağlı hükümetlerle yönetmek istediğini gösteriyor. ülkeyi Meclise dayanmayan. sırf İttihat ve Terakki iktidarını devirmek amacıyla biraraya gelen. bu işe el koymasını -açıkçası Rusya'nın Osmanlı Devleti'ne saldırmasını.197)108 bi an Hürriyet ve İtilaf. Bu kusur değil iftiharım sebebidir.. İstanbul Hükümetleri.38) Kısacası günlük politikaya karışmış. • İttihat ve Terakki Partisi'nin amansız bir düşmanı." (s.105 □ Lütfi Simavi. Vahidettinci bir yazardan dinleyelim: de "Yunan idaresine geçen Selanik'e giderek. gücünü yitirecek.Rıza Nur da anılarında şöyle yazıyor: "Yakovalı Rıza Bey Sinop'ta sürgündü.103 İttihatçıların. tersine "hayırlı bir iş" olarak değerlendirir. s. Arnavutları isyana teşvik ettiğimi ben kendi elimle yazdım. (Görüp İşittiklerim. 11 Nisan 1920'de kapatacak.101 Bu çağdışı tutumu yüzünden.istemişti.102 Damat adaylarının bile 'İttihatçılığa bulaşmamış olmasına" çok önem vermiştir. s.şından 3 ay sonra. devletin yargı hak ve yetkisine bir tecavüz olduğunu düşünmez. 1911'de. Vahidettin'in daha şehzade iken bir 'takım' kurduğunu ve siyasi olaylara karıştığını ileri sürmektedir.107 Derviş Vahdetinin mahkemede verdiği ifadeye göre. çok kısa bir süre sonra.100 Olaylar ve belgeler.104 • Hürriyet ve İtilaf Partisine yakınlığı: □ Hürriyet ve İtilaf Partisinin kurucularından ve üyelerinin çoğu gibi eski bir İttihatçı olan Dr. 378) Mahmut Şevket Paşa." (s. en ileri batıcılık yanlılarına kadar her çeşit muhaliften oluşmuş bir tepki partisi.

Hürriyet ve İtilaf Partisinin kuruluş çalışmalarına katıldı. Bu görüşle Damat Ferit Paşaya sarılarak İttihat hükümetinin düş- de bi • Sadrazam Damat Ferit Paşa: an Bu konu. 1.. yoğun ve ciddi uyarılara rağmen beş kez Sadrazamlığa getirdiği Damat Ferit'i de tanımak gerekiyor. düşmanlarımızla aynı seviyede ve hizada görünmekten bile çekinmemişlerdir. bugünü ve geleceği Vahidettin'in varlığına bağlı.C. [ikincisi dünürü Tevfik Paşadır]. görgü tanıklarının yardımıyla izleyelim. • Vahidettin'in İngilizciliği: Vahidettin'in. kolay tatmin olacağa be nzemiyordu. İngiliz emelleriyle inanılmayacak uygunluğa bakınız: İstanbul'un işgali karşısında Hürriyet ve İtilaf Partisi. Damat olunca Londra Elçiliğini istedi. □ İ. İngiliz Belgeleri. Son Sadrazam Tevfik Paşa Ferit'ten 'yalancı' diye söz ederdi. Reşit (Rey) Bey (D. Onunla Vahideddin arasındaki ilişkiyi. Üçüncü Bölümde geniş olarak ele alınacak.Ferit'in Dahiliye Nazırı): "Altıncı Mehmet. böyle bir önlemin bu denli geciktirilmesinden doğduğunu açıklıyordu. öyleyse kendisine ihanet etmesi düşünülemez. Kemal İnal: "[özettir] Ferit Paşa. ‗inemlekette İttihatçılardan taş üzerinde taş. Vahidettin de eskiden ‗inelun' derdi. Pek uzun olan tırnaklarından herkes iğrenirdi. 1853 doğumludur.96) Vahidettin'in şehzadeliğinden beri yakınlık duyduğu parti.Vakkasoğlu. İntikam duygusu iliklerine işlemiş olan bu zümre.. sonra devleti teslim etti. Britanya memurlarının kontrol maksadıyla memleket içine gönderilmesini ve Britanya subaylarının idareye yardımda bulunmalarını rica etti. Abdülme-cit'in damadı olduğu için Sultan Aziz koluna." (Son Sadra-"zamlar. sevincini gizlemiyor. İttihat ve Terakki Derneğine yaranmak ve bu yolla büyük bir makam yakalamak için derneğin meddahı kesildi." (V. Şimdilik.112 İttihatçıların da..111 Ferit Paşa.M. dıştaki düşmanlarla ortaklaşa yürüttükleri kin harekâtının parolası. s. İçteki muhaliflerin. Vahidettin'in ablası Mediha Sul-tan'ın ikinci kocasıdır. İttihatçıların kendilerine zulmettiğini iddia eden Ermenilerle birlikte hareket edip onlara katıldıkları gibi. İltifat görmeyince bu sefer ona da düşman oldu. tayin edilmeyince Abdü lhamit'e gücendi. S. tek üzüntüsünün. omuz üzerinde baş bırakmamak' olmuştu. Türkiye'nin idaresini mümkün olduğu kadar çabuk ele alması için Britanya Hükümetinden istirhamda bulundu.□ "Hürriyet ve İtilafçılar. General Milne'in 16 Aralık 1918 günlü raporunun özetini aktarıyorum: □ "Padişah. Ala frangalıkta frenkleri de geçmişti. Hürriyet ve İtilaf Partisi yandaşı olduğu için dışladığı bir adam. Bunlardan birincisi eniştesi Ferit Paşa. s.2029-2094)110 □ A. güvenilir ancak iki kişi bulabilmişti. özellikle Veliaht Abdülmecit'e uzak.109 işte böyle uğursuz ve işbirlikçi bir parti." (Jeschke.4) _8 . Meclisin İttihatçılar tarafından seçilmiş olması sebebiyle dağıtılmasını isteyen İngilizlerle de aynı şekilde düşünüyorlardı. Son Bozgun.

276) □ Rıza Tevfik: "Damat Ferit Paşa.. 496. 'Siz de bir nezaret (nazırlık/bakanlık) kabul etseniz' dedim." (s..] Hali. ben [önemli bir] işte bulunmadım.. S...114 Oysa tahta çıkmasından sonra kızkardeşine saygı ve Ferit Paşaya karşı da.43. Avrupa'nın umumi siyasi tarihini de bilmiyordu. ondan sonra da kendisini Sadrazamlığa getirmiştir. Dar bir saray muhiti içinde otuz şu kadar yıl yaşadığı için dünyadan kesinlikle haberi yoktu.mesine kadar eniştesi ile aile muhabbeti yapmış.214. Damat Ferit.273... Olayların gelişiminden ve içinde bulunduğumuz durumdan tamamen habersizdi. 'Aman efendim.. Ayan'da (senatoda) arkadaşımız olan Ferit Paşaya.. İ." (s. son Sadrazam ve Padişahın dünürü): "[İlk] kabineyi kurmak için uğraşırken.425.Sadrazamlar'dan alıntı." (Son Sadrazamlar.. Adeta Hünkârı kendi tekeli altına almak isterdi.oğlu Sami' dermiş. Acemi cinci hoca gibi cinleri topladı da dağıtamadı. orası nezaretler gibi değildir' dedim.Kemal İnal'ın eki: "Sonra. 2079)113 □ Ali Fuat Türkgeldi: "Ferit Paşa mütelevvin-ül mizaç (değişken mizaçlı).") □ Lütfi Simavi: "Vaktiyle 'kız kardeşini bu adama vermekle budalalık ettiğini' yakınlarına söylediğini duyduğum Padişah.. s. ben bilmiyorum.2037. Vahdettin tahta çıktıktan bir süre sonra. biri kocası Ferit Paşa. bilgisi daha kısa idi. düşüncesi kısa." (s.M. 46. ne bir yazı sunmasını ve ne de muhalif bir gazetenin Padişah tarafından görülmesini isterdi. [. gerçekten çok yazık ki." (s. 'Danıştay Başkanlığını alınız. önüne çıkmaları kendisi için bir felaket oldu. Öyle bir zamanda." (S.115 Ferit Paşa hakkındaki bu derece tutkunluğunun sebeblerini anlayamamışımdır. bir koca nezareti nasıl idare ederim' dedi. çünkü oraya başkanlık edecek kimse.. 69) □ İ..2037. Zeki olarak bildiğimiz. 'Dünyada üç melun vardır. Bütün hali ve hareketleri incelenirse cahilliğine ek olarak teleyyün-ül dimaği ile malul (beyni sulanmış) olduğuna hükmetmek zaruri idi. hiç olmazsa öyle görmek istediğimiz Su ltan Vahidettin.Kemal İnal: de bi an _8 . Ferit Paşa ile yardakçılarının. kendi taht ve tacını feda edecek derecede tutkunluk gösterdi. hareketi cali (yapmacık). daha kolaymış gibi Sadr azamlığı kabul etti.. biri de -Mediha Sultanın ilk eşinden olan. Tevfik Paşa kabinesinin devrilmesini dört gözle bekliyo rdu.. 531) □ Ali Fuat Türkgeldi: "[Vahidettin'in yakın adamı olan] Refik Beyden işittiğime göre Padişah şehzadeliğinde. 244) □ Tevfik Paşa (Okday.M.. 44. bukalemun meşrep (her renge girer) bir adam olup bugün ak dediğine yarın kara der ve esas fikrinin ne olduğu bilinmezdi. En büyük marifeti de gösterişi idi. eniştesinin elinde daima bir kötülük aracı (asli: alet-i şer) olmaktan kendini kurtaramadı. Ne kimsenin Padişah ile görüşmesini. rica ederim ısrar buyurmayın' dedi. devletin kanun ve düzenini bilmelidir. onun büyük güvenini kazanmış ve onun gözünde memleketin en değerli devlet adamlarından biri imiş gibi görülmeye başlamıştı. 'Danıştay'ı hiç idare edemem.. bunlar bir saç ayağıdır: Biri bizim hemş ire (Damat Ferit'in eşi Mediha Sultan). Makam tutkunu olduğunu ve kendine çok güvendiğini fark ettim. sonraları nedense fikrini değiştirmişti. Sami'ye de sevgi ve övgü ile davranmaktaydı.

bu realitedir. 190) de bi an _8 . Hünkârı. Başkâtibinin yaradılış itibariyle zekâsından bahsettiği Sultan Vahideddin'in bu gözbağcılığa bütün varlığı ile inanması. devlet ve millete türlü zararlar vereceğinden.Rıza Nur: "Ferit Paşa. tahsili orta derecede. İşte Enişte Paşanın Sultan Vahideddin Han'ın gözleri önünde canlandırdığı umacı. her şeyden şüphelenen.. maddi ve manevi sorumluluk. çok gizli ve kişiye özel yazı: "Ferit. 1. Sultan Vahideddin Han gibi vesveseli." (TürkTarihi."117 □ Dr. eniştesinin bu oyununa gelmesidir. Vahideddin'in ona olan sevgi ve güveninin azalmam ası. pek müstebit ve mütehakkim. Padişahı şuna kesin olarak inandırmıştır ki İstanbu l'u işgalleri altında bulunduran düşmanlar ancak kendisi iş başında bulunduğu müddetçe yumuşak davranacaklardır ve şayet kendisi iktidardan uzakta bulunursa. Uzun boylu. gerekse Fransızlar. her kelimeyi ağzından ölçü ile çıkaran bu vehimli (kuruntulu) Hükümdar bütün bu safsatalara nasıl inanıyordu?"116 □ Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a. her kim olursa olsun.2051. İşin asıl tuhaf tarafı.. s. 2053) □ Hüseyin Kazım Kadri: "Damat Ferit'in başarısızlığı ve cahilliği ve tecrübesizliği ile her işte üzülecek duruma düştüğü ardarda anlaşılmış ve çevresinden de yararlanmaya kabiliyet gösteremediği ve Padişahı da sorumluluklarına ortak etmekten uzak kalmadığı defalarca görülmüş iken.. söyleyecek kadar cehalet ve alçaklık göstermişti]. Türk tarihinin Osmanlı kısmının en uğursuz. kendi uydurması birtakım hayal ürünü tehlikelerle karşı karşıya bırakıp onu korkutmak suretiyle birtakım emellerine muvaffak olabildiğidir. ancak ve ancak kendisine itimat etmekte. Zira gerek İngilizler. düşüncesini kanunların üstünde sayar bir adamdı. Hükümetin başına getirilecek kimsenin her türlü üstün nitelikleri olan seçkin biri olmasına dikkat e tmek Padişahın en önemli görevidir. 4 Ekim 1920. s.. zekâsı sınırlı. o kimseden çok Padişaha düşer. Şu kadar ki. Paris Konferansında." (s. en hain bir siması olmuştur. 171. bizler gibi yakınları da. benim gibi Padişahın damadı sıfatıyla pek yakınında bulunanlar..Hakkı (Okday): "Kayınpederim Sultan Vahideddin'in Ferit Paşa hakkındaki anlaşılmaz bağlılığını. henüz barış yapmamış düşmanlar gayet insafsız hareket edecek." (Son Sadr azamlar. hatta bendeganının (yakın adamlarının) ve yaverlerinin büyük bir çoğunluğu da hiçbir vakit anlayamamışlardır. kararsız. Çünkü seçtiği kimse akılca... muhakeme ve mantığı gayet bozuk ve yanlış. Mesela Damat Ferit Paşa. Türkiye'ye kan kusturacaklardır. aklı başında vükelası da (vekilleri de). Toros dağlarından aşağıda (ötede) Türk mevcut olmadığını. 'Sultana etki eden tek insan olduğunu' söylüyor. hele sağduyusu. kendi düşüncesi gibi doğru düşünce dü nyada yok zanneder. açıklanması kabil olmayan bir haldir.."Böyle bir adamdan devlete ve millete hizmet bekleyenler de. gayet kendini beğenmiş. fakat gayet mağrur. irfan ve iz'anda onun gibi olduklarını kanıtlarlar. yetenekçe ve ahlakça güvenilir ve halkın istediği biri değilse. devlet dizginlerini onun idare etmesini arzulamaktadırlar. bir şeyden şüpheleniyorduk: Bu da Enişte Paşanın. her türlü usul ve kanuna hiç uymaz.C. Bu zatı yakından tanırım. 283) □ İ.

Bugün kabahati bunlara yıkan kalemşor ve politik acıların üstadları olan İttihatçılardı. hainliğini k abul etmeyen sadece iki kişi var. İngilizlere uşaklık ettiğidir.hakim olan bu Balkan serserisinin bütün hayatı. Bu beş sadrazamlığındaki korkunç uygulamaların ayrıntılarına bu kitabın sayfaları müsait değildir..119 Bu Damat Ferit Paşa. ‗inelun' diye andığı bir insanı birkaç kere sadrazamlık makamına getirmiş olması elbette sebebsiz değildir.. Sultan Vahidüddin'in hiçbir surette örtbas edilemeyecek en büyük hatası. Sultan Vahdeddin'in de felaketini hazırlamıştır. ana-baba bir kardeşi olan Mediha Sultanın uğursuz kocası Arnavut Damat Ferit Paşadır."118 □ Nihal Atsız: "Damat Ferit Paşayı birkaç defa sadrazamlığa getirmiştir. toplam bir sene. Gerçekten gayet bilgili ve kuvvetli bir şahsiyete sahip olan Damat Ferit Paşa... 6 Ekim 1923 günü Nis şehrinde gebermiştir. burada izahı imkânsız olan çeşitli sebeplerle çok hatalı bir politika takip etmiştir.] Milli Kıyam'ın. Damat Ferit'i savunan.' [. Osmanlı yıkılışının en mühim sebeblerinden olan yoz ve çürümüş devşirme ruhunu her manasıyla sürdüren bu vatansız ve imansız Balkan serserisinin. öyle bir zamanda memleketin başına. Allahın inayetiyle zafere ulaşması üzerine Damat Ferit İstanbul'da barınamamış ve 1922 yılının 22 Eylül Cuma günü gizlice yurt dışına kaçmış..Vahidettinci yazarların bu konudaki kanıları da şöyle: □ İ. O zaman hükümet. zekâsının kıtlığı ve şahsi kinlerini öne katması yüzünden devletin işlerini çıkmaza sokmuş.Hami Danişmend: "Sultan Vahidüddin'in eniştesi.. bir ay. O devrin pek buhranlı olan şartlarının geti rdiği şaşkınlık ve zorunlukların tahlil ve münakaşasına bu eserde imkân yoktur. nasıl olup da Sultan Vahidüddin'e o kadar sokulup etkilemiş olduğuna hayret etmemek ve bu hali. işgal kuvvetleri elinde bir nevi kukla durumundaydı. ne mal olduğunu çok iyi bildiği Damat Ferit gibi bir kâbusu musallat etmesi ve her dediğ ini kabul edivermesidir. □ İlki Kadir Mısıroğlu. Su ltan Vahidüddin'in zekâsıyla bağdaştırmak kabil değildir."120 • Yakın tarihimizle ilgilenenler arasında. Sultan Vahideddin'in ‗inelun' dediği Damat Ferit serserisine niçin devlet idaresini teslim ettiği karanlıktır ama Damat Paşanın bütün mel'unlukları. hem gitti. hatta ne de Damat Ferit Paşa idi. bugün olanca dehşetiyle gözler önündedir ve bilinen gerçek. Damat Ferit'i bilhassa de bi an _8 .86) □ Mustafa Müftüoğlu: "Damat Ferit beş kere sadrazamlık yapmıştır ve sadrazamlık süresi.. Çünkü Damat Ferit'ten nefret ettiği malumdur.122 Sultan Vahideddin. Sultan Vahideddin'in. İhtimal ki İngilizlerin baskısı ile onu sadrazam yapmıştır. s. sekiz gündür. Bunu anlamak güçtür. olanca çıplaklığı ile tespit edilip ayrı bir kitapta toplanmalı ve ibret belgesi olarak evlatlarımıza okutulmalıdır. Damat Ferit Paşanın Osmanlı Devleti'ne sadrazamlık değil. şu olmuştur: 'Çapkın." (Türk Ülküsü. İmparatorluğumuzun son yıllarında devlet idaresine -maalesef. hem devleti bu hale koydu.. Damat Ferit serserisinin kaçtığını duyduğunda söylediği söz.. Diyor ki: "Vahideddin'in etrafı içinde en sorumlu ve hatalı olanlardan biri Damat Ferit 'tir. katiyyen hain olmamakla beraber...121 Hükümeti bu duruma getirenler de ne Sultan Vahideddin.

" 128 □ Lütfi Simavi de anılarında. elinden her türlü selahiyet ve iktidarı fiilen alınmış bir Hükümdar. Herkes tarafından muhteviyatı (içindekiler) merak ediliyor ve bir an önce açılması aile efradı (üyeleri) tarafından arzu ediliyordu.Abdülhamid'in kızı Şadiye Osmanoğlu. _8 . Ankara Hükümetini değil. Çanta Beylerbeyi'nde mühürlü olarak bir iki ay kalmıştı. M.Kemal Paşa ve Kuva-yı Milliye'ye karşı görünmelerinden doğmuştur. Aynur Mısıroğlu: "Damat Ferit Paşa bu bildiride ifade edildiği gibi asla 'hain' değildir. M. Damat Ferit Paşa.Kemal ile İngilizler arasındaki gizli anlaşmayı (!) bilmediği için belki bazı yanlışlıklar yapmışmış. her nasılsa İngilizlere inanmış.40-42) □ İkincisi ise. bilhassa başta geliyordu. şahsiyet ve vatanseverliğini mümkün olduğu kadar göstermekten de geri kalmamıştır."125 (Sarıklı Mücahitler. Ferit Paşayı sadrazamlığa getirmiş bulunmaktan dolayı kınanamaz. Sultan Vahidettin. Damat Ferit Paşanın riyasetindeki hükümetin birçok icraatına icabında karşı çıkmak suretiyle.(!) Hükümet merkezi işgal edilmiş. Bu traji-komik iddiayı uzatmanın bir anlamı yok. 126 Belki siyasetinin yanlış ve hatalı tarafları vardır. daha bir müddet meraklı safh alar arzederek devam etmiştir.□ Bu konudaki ilk tanık II. İkinci ve Üçüncü Bölümlerde ele alınacak. Padişah bu zatlara haremdeki (Padişahın özel dairesi) ve mabeyindeki (Padişahın resmi dairesi) kasaların içinde bulunan eşya ve mücevherler hakkında bilgi ve emirler vermekte idi.123 Birçok kereler onu bu makamdan uzaklaştırmışsa da işgal kuvvetlerinin zorlaması ile yeniden tayine mecbur ka lmıştır. onların asıl maksatlarının. gerçek hilafına. Sultan Vahidettin. Sultan Reşat'ın özel kasalarındaki parayı saydırmakta olduğu- de bi • Vahidettin'in parayla ilgisi hayli tartışmalı.Kemal-İngiliz gizli anlaşması da. Damat Ferit'in yaptığı bu küçük yanlışlıklar (!) da." (Kuva-yı Milliye'nin Kadın Kahramanları. çantanın dedikodusu mübalağalı şekilde sarayın hademelerine kadar kulaktan kulağa yayılmıştı. Damat Ferit hain değilmiş ama zavallı adamcağız. an İngilizlerin zoruyla işbaşında tutmuştur.127 Bunlar da İngilizlerin. böyle bir zor altında. s. Diğer taraftan. Bu zatlar huzurdan çıktıktan sonra yalnız kaldık. İstanbul Hükümetini suçlu duruma sokarak Hilafetin yıkılmasını temin etmek (sağlamak) olduğunu anlamakta çok geç kalmıştır.124 Üstelik o. bunların arasında. M. vefat ettiği odada bulunan eşyalar arasındaki (içi mücevher dolu] 'su çantasının' hikâyesi. Hanedan Meclisi de her şeyi bırakmış su çantasının bizim elimize geçmesine engel olacak birtakım itirazlar icat ediyordu. Anılarında diyor ki: "[Babamın] Beylerbeyi Sarayında.69) Mısıroğlu ailesine kalırsa. s. "Vahidettin Efendinin Paraya Karşı Olan Aşırı Sevgisi" başlığı altında şöyle yazıyor: "Bir iş için Padişahın (Vahidettin) huzuruna çıktığım zaman orada Başkâtip Ali Fuat Bey ile Hazine-yi Hassa (Hanedan hazinesi) Genel Müdürü Refik Beyi buldum.

Bunlara neden saygı gösterilmedi. O böyle yapmadığı gibi yanındaki kıymetli eşyaları da oraya teslim edip daha evvel bunlar için verdiği makbuzu geri almak yolunu tutmuştur. Altıncı Mehmet bu kadarla da yetinmemiş.H. 3. Kasalardan çıkan paranın miktarı. Onun mirasının oğullarına [."129 Buna karşılık İ. Memleketten pek haklı sebeblerle ayrılırken. eğer şimdi yanlış hatırlamıyorsam. yeryüzünde misli pek az bulunabilecek kadar namusludur. Bir zamanlar Altıncı Mehmet sözündeki 'altıncı' kelimesinden kinaye olarak altın seven adam manası çıkarılmak suretiyle itham edilmiştir. Buna dair Hazine-yi Hassada elbet bir kayıt olmalıdır. şahsi miras olarak padişahtan padişaha geçen Hazine-yi Humayun'a (Saltanat hazinesine) katiyyen dokunmamış ve hatta öz babasına ait olan kıymetli eşyaya bile el sürmeyip hepsini millete bırakmış olmasında gösterilebilir. [. o sırada oturduğu Yıldız Sarayında ve yanında bulunan musanna (sanat eseri) ve murassa (değerli taşlarla bezeli) bir altın çekmeceyi. Vahideddin isteseydi bu usulü tatbik etmek suretiyle bütün Hazine-yi Hümayun'u beraberinde götürebilirdi. Sultan Vahidettin'in ağabeyinden kalan bu parayı.nu. efsanevi bir namus ve istikamet (doğruluk)eseridir. hazine dairesine iade ettikten sonra firar ettiği (kaçtığı)..000 lira idi.Mısıroğlu.. bilinmez bir sona gittiği halde. bugüne kadar yazılıp söylenenlerin tamamen aksinedir."130 Danişmend'in yaklaşımını paylaşan günümüz Vahidettincileri de şöyle yazıyorlar: □ "Sultan Vahideddin'in birçok meziyeti yanında bir de efsanevi dürüstlüğünü belirtmek icap eder. Sultan Reşat'a ait bulunan bu para ve mücevhe rler. babası Sultan Mecid'in murassa ve ortasında dikdörtgen şeklinde pırlanta büyük bir taş bulunan sorgucu da vardır.. Çadırda yaşayan kabile ve aşiret reislerinin. buna benzer olayların geçeceğini aklıma bile getirmezdim. haremdeki kasanın anahtarlarının ağabeyinin ölümünden ancak bir hafta sonra bulunmasının kendisinde bazı kuşkular uyandırdığını bildirdi. babasından kendisine intikal eden her şeyi bile Hazine-yi Hümayun'a göndermiştir. bunun üzerinde durmak istemiyorum. memleketten kaçarken. resmi soruşturmayla sabit olmuştur.] Padişahlar resmen bir makbuz vermek suretiyle Hazine-yi Hümayun'daki her şeyi getirtip yanlarında alakoyabilirlerdi.] verilmesi hem kanunun.. Birçok siyasi hatalarına karşılık. şahsi (kişisel) mirası mahiyetinde. Halbuki gerçek. [. Bu müh im meziyetinin en büyük delili.000'i altın ve kalanı banknot (kâğıt para) olarak 30. Dünyanın bütün kanunları baba malını evlada verdiği halde Sultan Vahidüddin'in bunları götürmeye tenezzül etmemesi. devletin kendisine verdiği ödenekten biriktirilmiş paralarla meydana gelmişti. de bi an _8 .. Altıncı Mehmet'in bırakıp gittiği muhteşem mücevherler içinde." (K. hem şeriatın emrettiği açık bir gerçekti.Danişmend şöyle diyor: □ "Bu son Osmanlı Padişahının muhtelif taksiratı (kusurları) içinde para ve umumiyetle servet hırsından da bahsedilir. malî ahlak bakımından Sultan Vahidüddin. emirlerindeki insanların her türlü mal ve mülküne sahip çıktıklarını bilirdim ama koskoca Osmanlı hanedanında. bununla birtakım saray eşyası ve sofra t akımları yaptırdığını büyük bir şaşkınlık içinde öğrendim. onun kanuni mirasçılarına vermeyip kendi keyfince harcadığını.] Bu doğru değildir.

H. Padişahın babadan kalma. 30. Bu hazine. Öteki yazarlar da bu ifadeye kapılıp coşmuşlar. Fakat ecdadım bu milletin hükümdarları olmasalardı. Halbuki Napolyon [kaçarken] yanındaki sandıklarda. saltanat makamına aittir." (N.] Sultan Vahdeddin şu cevabı verdi: 'Haklısınız. yani dış hazine." 133 Padişah. makbuzunu getirterek yine Hazineye iade etmişti. Tarihçi Ubucini diyor ki: ". Tercüman gazetesi. vardır.ı Mübareke' ile Yavuz Selim'den beri sıkı bir kayıt altına alınmış olan değerli eşyalar. Bunlar sizin malınızdır. Hazine-yi Humayun'daki her şeyi. şahsi malımızdır."132 □ "[Vahidüddin Han] Malaya zırhlısına binerken eşsiz devlet hazinesinden bir kıl dahi almamak soyluluğunu göstermişti. Yeni İstiklal gazetesi. 95) □ "Sultan Vahideddin İstanbul'dan çıkmadan evvel.11. Milyonları bile götürmesi işten değilken. Saltanat Hazinesinde.Cevat Ulunay. Hükümdarlar tarafından.."131 □ "[Vahideddin] tamamen Padişaha ait olan Hazine-yi Hassa'dan bir kuruş almadığı gibi baba yadigârı elmaslı bir sorguç ile altın bir çekmeceyi makbuz karşılığı bırakarak gitmiştir.1969) □ "Giderken Hazine'den hemen hemen kendine ait eşyalar dışında hiçbir şey almadı.H.Danişmend'in ve öteki Vahidettinci yazarların söz konusu ettikleri Hazine-yi Enderun yani iç hazine.H. devlet hazinesi demek olan Hazine-yi Birun. Hami Danişmend. padişah yadigârları vb.Nazif Tepedelenlioğlu. ötekuse İ. Osmanlı devlet düzeni ve töresi ile zerre kadar ilgisi yoktur.' " (R. 'Bu Gözler Neler Gördü?'. Roma'dan altın mahfazayı Beytülmale (hazineye) ait olduğu için İstanbul'a geri iade etti (Ne Türkçe). İ. bu yazarların gittikçe köpürterek yazdıkları yazıların da.11.Danişmend'in ve izleyicilerinin iddia ettikleri gibi Padişaha değil. Saray Hazinesinden çaldığı dört buçuk milyon altın vardı. padişahlara gelen armağanlar.. bazı eşyayı ancak geçici olarak ve makbuz karşılığı saraya aldıra- de bi an _8 . saltanat hazinesi.1966) Görülüyor ki İ. savaş ganimetleri. Son anda yolda okumak için istediği Kuran-ı Kerim'in altın bir mahfaza içinde olduğunu öğrenince. İ. belki de üç milyona alıcısı hazırdır.Osmanoğulları'nın Dramı. Ben bu ih aneti kabul edemem. 'Padişahım! Hazine-yi Hümayununuzdaki bütün eşya. Bir padişahın bu hazineyi dilediği gibi kullanma yetkisi yoktur. s. Hiç olmazsa bunu bir ihtiyat olarak yanınızda alıkoymanız doğru değil midir?' [ dediler. O zaman yakınları. 18. Oysa. Eskiden para da bulunurmuş. Hazine-yi Hümayun'dan makbuz mukabilinde 'Kıyametname' adlı kitabı getirtmiş ve minyatürleri iki milyon değerinde olan eseri. Hüküm süren Sultan. Bunlar.Danişmend'in ifadesinin de. bugünün parasıyla (!) elli bin lira para ile gitmiştir. ecdadınıza ve hanedanınıza hediye edilen eşyadır. 'Emanat. Geri yollamak istediğiniz kitabın iki. hesabını kimseye vermekle mükellef olmadığımız. Neden mi? Çünkü Osmanlı Devletinde iki hazine vardı: Biri. onlara kim bu hediyeleri verirdi? Binaenaleyh bu kıymet biçilmez eşyada benim kadar milletin de hakkı vardır.Bu Hazine kayıtsız şartsız milletin malıdır. bu hazinenin sadece mutemedidir (güvenilir koruyucusu). kişisel malı olarak anlatıyor ve buna uygun sonuçlar çıkarıyor.

"İstese bütün Hazine-yi Hümayun'u beraberinde götürebilirdi". Vahidettin. her padişahın dilediği gibi kullanabileceği bir baba mirası değil. Samiha Ayverdi. ötekiler de gözü kapalı inanıyor. Ağabeyi Sultan Reşat'ın aylık ödeneği 20. hesabını kimseye vermekle mükellef olmadığımız şahsi malımızdır" demiş olsun? Besbelli ki Refi Cevat Ulunay uyduruyor. saltanata ait bir müze-hazinedir. 500 yıllık saltanat ve devlet töresinin cahili mi ki "Bunlar. "Babasının elmaslı sorgucunu almamış". söz konusu nesneleri birlikte götüremez miydi? K." (Saray ve Ötesi. 'küçük bir cep harçlığı' ile ay- de bi an _8 .Uşaklıgil özetle şöyle diyor: "Sultan Reşat'a verilen aylık ödenek ve bu mülklerden gelen gelirler birleşince.141 Refi Cevat Ulunay '20. "Hazineye dokunmamış". Oysa son zamanlardaki en müsrif padişahlar bile içten ve dıştan borç almış ama bu hazinedeki değerlere el uzatmamışlardır.140 H. gelmişse miktarını bilmiyoruz. Kıyametname'yi. Peki.181) Tabii Vahidettin'e de aynı ödenek verilmiştir. geçici olarak yanında bulunan ve Hazine-yi Hümayun'a ait olan altın çekmeceyi. toplam 1.hırsız denilirdi.142 T. Vahidettin istese. bozulmaz töre gereğidir. s.138 Zaten Hazine-yi Hümayundan bir şeyler alıp götürmesi de gereksizdi. pek müreffeh ve pek muntazam bir saray hayatına yetti.Z. Vahidettin. pahada ağır bazı şeyleri pekâlâ götürebilirdi. yanında kâğıt para '50 bin' lira. Kızı Sabiha Sultan.Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi koca Hazine'nin tümünü değilse de.000 altındır.Hazine-yi Hassa Genel Müdürlüğünün kayıtları yayımlanmadığı için mütarekeden sonra. Topkapı Sarayı'nda duruyor!136 Bu yüzden Vahidettin'in.000 İngiliz lirası'143 aldığını ileri sürüyorlar. anlaşılan aile içi para ilişkilerinde zayıf ama töreye karşı dikkatli. Durum bu iken. Bu geliri yok saysak bile Vahidettin'in aylık ödeneği. saltanat mülklerinden gelir gelip gelmediğini. "Milyonları bile götürmesi işten değildi" gibi dayanaksız ve yavan cümleler.139 Buna ek olarak saltanat mülklerinden gelen gelirler de vardır. çok zengindi. Kur'an mahfazasını geri vermesi doğal bir olaydır.135 Öyle olmasa bu görkemli hazineden geriye bir efsane kalırdı. • İstanbul'dan ne kadar para ile ayrıldı? Bu konusundaki iddialar çeşitli.M. Her şey kayda geçer.000 altın (yaklaşık 40 tri lyon lira) ödenek almış demektir. Göztepe '35. Ancak -ödenek ve mülklerle ilgili işlemleri yapan.000 altın'. 1918 Temmuzundan 1922 yılı Kasım ayına kadar 51 ay tahtta kaldığına göre devletten.020. bugünün (1995 Temmuz) parasıyla (1 Reşat altını = 4 milyon lira) en azından 80 milyar lira tutuyor.137 Ama o zaman ona da -Napolyon gibi. Kapı yüzlerce yıllık töre gereği Yavuz Sultan Selim'in mührüyle mühürlenir. yükte hafif.134 Kısacası bu hazine. Hazine odalarına giriş çıkış bile çok ayrıntılı kurallara bağlanmıştır. hem Vahidettin'e saygısızlıktır. Bu değişmez töre sayesindedir ki 500 yıllık Hazine-yi Hümayun. hem Osmanlı gerçeğine.bilir. Çünkü ihtiyacı yoktu.

272) Hüseyin Avni (Ulaş.Kemal Paşaya özel. ilerde ayrıntısını göreceğimiz desteklerini de eklersek. üç buçuk yılda nasıl bitti? Bunun cevabını San Remo'da yaşanan gösterişli hayatı görünce bulacağız. Kurtuluş Savaşı ile ilişkisi ise. Zaten buna yakın bir parası olmasa.145 Biri ötekini tutmayan ifadeler.000 altın' bulunduğunu açıklamaktadır. San Remo'daki villada yaşayan 40 kişinin yiyip içmesi. Rasih Hoca (Kaplan.000 altın bulunuyor. TBMM'nde. saltanat ve İstanbul hükümetleri hakkındaki kanı ve düşüncelerini özetle ve sadeleştirerek aktaracağım. bu bölümün 9.000 altın. • Vahidettin'in cesareti. O gün konuşan milletvekillerinin (Efendi ve Hoca diye anılacak olanlar. 25 kişilik hizmetli kadrosunun aylığı. Çoğu da inandırıcı değil. Vahidettin. 'Y unan ordusu neden Halife ordusu oluyormuş?' demek cesaretini gösteremedi. 'Vahidettin'in yanında 3. Tütüncübaşı Şükrü Beyin verdiği oldukça makul bilgiyi esas alırsak. o tantanalı sürgün hayatı yaşanamazdı.3. din bilginleridir). s. Ama bu kadar para. ilerde de tanık olacağız.Cevat Ulunay 20-000 altın diyor ki 152 kilo eder. düşman bu propagandayı yaparken o. Ankara'ya göndermiştir!149 Milletin aleyhinde hareket eden bu kişiler haindir!" (I. Vahdettin‘in kullandığı gurbet parası 140 milyarı geçiyor.146 Dr. Antalya): "O tahtta oturan kimsenin (Vahidettin) cani olduğunu bilemiyorduk. paragrafında. Tevfik Paşa 'Ankara ile Bab-ı Ali arasında hakiki bir ikilik yoktur' diyor. kendini yıllarca Halife ordusu diye tanıttı. İslam alemi kör değil. Evet yalnız Bolu hadisesi de bi an rıldığını yazıyor. C. yaver Zeki'nin lükse ve kumara harcadıkları. Saltanatın kaldırılması ve Vahidettin'in hain ilan edilmesi 30 Ekim 1922 Pazartesi günü. 50. Erzurum): "Türkiye halkı geçmişteki sisteme isyan etmiştir. temsilcilerini İstanbul'a değil. Evet canidir! Çünkü bunca kıyım yapan Yunan ordusu.Reşat Paşa tarafından taşındığı ve 'Sultan Vahdeddin'in bütün nakdî servetini (parasını) ihtiva ettiği söylenen bir el çantasına'147 152 kilo altın sığar mı? 152 kilo ağırlığı. bacağı kırılsaydı da saltanat şûrasında Sevres Andlaşmasını kabul için ayağa kalkmasaydı. Vahidettin'in bazı maceracılara yardım için verdiği paralar. R. Meclis Başkanlığına resmi olarak yazdığı iki yazı.000 lira kâğıt para ya da küçük bir cep harçlığı ile karşılanamaz. Üçüncü Bölümde ele alınacak. son sadrazam Tevfik Paşanın M. Durumu görmüş.144 Tütüncübaşı Şükrü ise. bir el çantası ve bir kişi taşıyabilir mi? Bu tür hesapsız iddialara. 40 odalı köşkün kirası. Buna Mediha Sultan ile Kral Hüseyin'in. Bu bile bugünün (1995) parasıyla 92 milyar lira eder. Tevfik Paşa makam-ı hilafetten bahsediyor! Makam-ı hilafet nerede? Vahidettin.Dönem Zabıt Ceridesi. bir beyanname ile olsun. bir İngiliz bankasındaki hesabında da 20. genel görüşme konusu olur. Vahidettin'in yanında ve hesabında 23. 24. _8 . Yanına aldığı paranın miktarı hakkında Vahidettin bir açıklama yapmamış148 tır.

s.280)150 Hacı İlyas Sami Efendi (Muş): "İslamın hayatına. milletimizi şu alçağın (aslı: leîmin) adıyla kirletmemek için buna bir son verelim. bütün İslam muhitinin mukaddesatına kayıtsız kalan Vahidettin'e biat ettiği için sağ elime nefretle bakıyorum. TBMM hiçbir zaman fırsat vermeyecektir.g. bu adamları lanetliyorlar.. s. hatta benim birliklerimin. Kendilerine verilecek cevap. Bu hareket.e.. Bir an önce. bunun İslam aleminde büyük etki yapacağını' yazıyor. doğuda İslam. İstiklal Savaşının başlangıcında. İstiklal Mahkemesi ile bu adamlara gereken işlemi yapalım. doğudaki en uzak köşelere kadar fesat ellerini sal-masalardı.e. esirliğin gereği değil." (a. hakkımızı istiyorduk. Halbuki bugün. ayakları. İsyan etmedik. mescitlerimizi. Yozgat hadiseleri sesleri) Sevres'i imza eden Bab-ı Ali değil mi? Tevfik Paşa sadrazam sıfatını kullanmak için hangi mühürü kullanıyor? O mührü kimden almıştır? (Vahidettin'den sesleri) O mühür benim memleketimin.(isyanı). zavallı mabetlerimizi.Karabekir Paşa (Edirne): "Kötü ruhlar (asli: ervah-ı habise) gibi karşımıza çıkan bu adamlar. Bütün şehitlerimiz. İstiklal Muharebesini yaparken ve İstanbul aleyhimize bir cihat fetvası çıkarmış iken. Tevfik Paşa. yerine genç ve milli bir Türkiye devleti kurulmuştur ve bütün hakimiyet ondadır. O halde Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış. O mühür milletin idam kararını mühürledi. vatana ihanet suçu işlediklerini bildirmektir!" de bi an _8 . Kırşehir): "İstanbul'dakiler bizi onlara karşı isyan etmiş olarak ilan ettiler. s.274." (a.278) K. 282) Müfit Efendi (Kurutluoğlu. kendi şahsım adına ve kumandan olarak söylüyorum." (a. (Gülmeler. bize karşı silah kullansınlar diye kandıranlar. karargâhımın içine kadar Ferit Paşa melunu zehirli mektuplar göndermemiş olsaydı. vicdandan yoksun birtakım insanlar..e... Bunlar idrakten. TBMM' nin kesin emriyle ve ilk fırsatta.g. bütün gazilerimiz.281. İslam kardeşlerimizi.g. bacakları kopmuş kardeşlerimiz. malikâne gibi zorla gasbedilmesi sonucu kullanılan cinayet mühürüdür. gerek Irak'ta sürekli İslam askerleri ile savaşmak zorunda kaldım. üç yıl önce TBMM'ni toplayarak kararını vermiştir: Hakimiyet milletindir. s. 'eğer Bab-ı Âli barış konferansına gitmezse." (a. Hilafet perdesi altında.e. Gasp edilen hakkımızı geri almak ve yaşamaya layık bir millet olduğumuzu dünyaya ispat etmek için toplandık. Anadolu milletine uzatmış ve İstanbul hükümetini lanetlemiştir.. Sevres Andlaşmasının üzerinde duruyor. ellerini bize.275) Rıza Nur (Sinop): "Türk milleti. bu şerefli günlere iki yıl önce kavuşurduk. Müthiş bir esirlik çemberi altında olduğu için bu Padişahın böyle haince hareket ettiğini sanacak arkadaşlar bulunur. Konya hadisesi vardır. gerek Çanakkale'de. Genel Savaşta cihad ilan edilmiş iken. memleketi alt üst edecek bir hale düşürecek yasa dışı sıfatlar takınmalarına. kişiliğinin sonucudur. saltanat cinayetlerine kadar kapı açmalarına. İstanbul'da oturan bir küçük zümredir.g.

s." (a.289)151 TBMM o gün.. şaşkınlığa uğramış bulunuyoruz. bu görüşmelerin ışığında.Avni ve Ziya Hur-şit'in de bulunduğu 14 kişi de. Saray ve Bab-ı Âli'nin (hükümetin) bilgisizliği ve akılsızlığı yüzünden devlet.g.291. Bir bölümünü sadeleştirerek aktarıy orum: "Birkaç yüzyıldır. bir anayasa çıkararak. s.. s.g..g. "İstanbul hükümetinin. s.315) 152 Görülüyor ki Vahidettin'in hainliği. Ankara): "Hâlâ İstanbul entrikası son bulmuyor.g. 285) Ali Fuat Paşa (Cebesoy. Bu karar kaldırılabilir mi? Nasıl kaldırılabilir? Sonra neler olur? İşte size üç ilginç bulmaca! de bi an _8 . Saray ve Babı Âli ile fiilen ve silahla ve bilinen çetin zorluklar ve acı yoksunluklar içinde savaşıma girişmiş ve bugünkü kurtuluş gününe ulaşmıştır..e.(a..313) Saltanatın kaldırılması hakkındaki iki maddelik karar. Kurtuluş Savâşı'nın kısa bir özeti yapılıyor. sonunda tarihe karışmış bulunduğu bir anda. "İstanbul hükümetinin ve Vahidettin'in. (Bravo.. Hal böyleyken.e.e. Türk milleti. "Padişah ve İstanbul hükümeti hakkında koğuşturma yapılmasına" da karar verecektir. onun birinci maddesiyle egemenliği Padişahtan alıp doğrudan millete. Anadolu'da. dış düşmanlar. yakıştırması. (s. 1/2 Kasım 1922 gecesi kesinleşir. (Karar sayısı 308) Karara sadece bir milletvekili muhalif kal-mıştır. Bence düşmanların da sonuncusu (Vahidettin) bugün halledilmelidir!" (a. hâlâ saltanat ve Osmanlı ailesinin haklarından söz etmelerini görmekle. vermiştir.g. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararıdır.. Türkiye'de Büyük Millet Meclisi ve onun hükümet ve ordularını oluşturarak. s. İstanbul'da düşmanlar ile işbirliği yapmış olanların.284. 292) Saltanatın kaldırılması hakkında Rıza Nur'un yazdığı önerinin gerekçesinde. (306 sayılı karar. iftirası filan değil. aralarında H.e. resmi tarihçilerin ya da 'devrim kalemşörlerinin' bir iddiası.. besmele ile taşlanmasını" önerir.e. Saray ve Bab-ı Âli'nin hainliğini gördüğü zaman.. (a. milli varlığın ruh ve manasına aykırı olan yazısına cevap bile verilmemesini" ister.294) Diyarbakır milletvekili Hacı Şükrü Efendi. büyük felaketler içinde korkunç biçimde çalkandıktan sonra. Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve gerçek sahibi olan Türk milleti. s. yaşa sesleri) Önce bu kişiyi tahtından indirelim!" (a. hem dış düşmanlarına karşı ayaklanmış ve hem de o düşmanlarla birleşip millet aleyhine harekete gelmiş olan Saray ve Bab-ı Âli'ye karşı mücadeleye atılarak.286) Nusret Efendi (Erzurum): "Bab-ı Âli ve Saray ölmüştür.

İstanbul'da yakalanıp zorla İzmit'e götürülmüş ve orada Nurettin Paşanın emriyle askerlere linç ettirilmiş? Saraya her gün Sultan Vahideddin için iyi düşünülmediğini gösteren haberler gelmekteydi. O zamanlar İslam kitlelerinin büyük kısmı İngiliz idaresinde olduğuna göre.94)160 □ N. Vahdettin'in de öyle asılacağında şüphe yoktur" yolundaki sözlerini son derece korkmuş ve. can kaygısına düşmüştü. akşamları fener alayları tertip ediyordu.102 vd.. Vahidettin'in son Başkâtibi Rıfat Beyi. "Vahidettin. s. Fakat onun bir de Halifelik sıfatı var ki yüz milyonlarca Müslümana şamil bulunmakta ve bu bakımdan mahalli (yerel) kararların üstünde bir mahiyet arz etmekte." (Hilafet. saltanatı yüzüstü bırakıp kaçmanın. Uzun nefs muhasebe ve murakabelerinden sonra kararını veriyor: Vatanı terk edecektir. aynı şeyin Vahidüddin'e de yapılacağını ilan etmiştir. Bunlar. cumhuriyet kurmak için kararlı idiler. Vahidettin'in İstanbul'dan ayrılmasının sebepleri □ Önce. Asla İngiliz emellerine alet olmamak şartıyla bu mevzuda onları vazifeye davet etmek hakkıdır. Fransız Büyük İnkılabı olaylarını taklit.158 Bu durumda kendisini emniyette hissetmeyen [.] İzmit'e götürülüp parça parça edilmiş Ali Kemal misali vardır ve onu bu hale getiren Nurettin Paşa. Bazı kimseler."156 (Osmanoğulları'nın Dramı. s." (S.Fazıl Kısakürek: "Önünde [.. s. de bi an _8 . Hatta tramvaylara tebeşirle 'Kahrolsun Sultan Vahideâdin!' diye yazılmıştı.) "Halk zafer sarhoşluğu içindeydi.Mısıroğlu'na göre: "Sultan Vahidettin'i son derece düşündüren ve endişelendiren bir hadise oldu. Eski devrin önde gelen Nazırlarından (bakanlarından) olup Milli Mücadele'ye karşı yazılar yazan Ali Kemal Bey. Esasen bir gün önce de TBMM. doğup büyüdüğü ve hükümdarı olduğu vatandan (17 Kasım 1922 günü) ayrılmak zorunda kalmıştır.157 Araya karışan bazı kötü maksatlılar. Bu vaziyette ne yapmalı? Ya memlekette kalıp başına gelecekleri tevekkül ve teslimiyetle beklemek yahut sultanlık vasfını kaybetmiş ve adi bir fert düzeyine inmiş insan sıfatıyla vatan dışına göçmek. Gündüzleri meydanda toplanıyor. dünyanın gözünde gayet ağır ve namus kırıcı bir hareket olduğunu düşünemez ve vaktiyle Sultan Cem ve Mustafa'nın acı sonunu bilmez bir kimse değildi. 'Asılacağı' sözü halk arasında konuşulmaya başlamıştı. Sultan Vahideddin hakkında da ileri geri konuşuyorlardı..Mücahitler.. Halife sıfatıyla alaka isteyebileceği tek devlet İngiltere'dir. ayrılış sebebi olarak."153 Vahidettinci yazarların154 görüşleri de şöyle: □ K. bir başka yerde de şöyle diyor: "Hanedana hakaret edilmesini önlemek amacıyla. heyecanlı nutuklar veriyor. onu vatan hainliği ile suçlayan bir karar almıştı.] Padişah vatanından ayrılmak mecburiyetinde kalmıştır.4. Halife sıfatıyla hakarete uğramak istemeyen Padişah.dinleyelim.274)159 □ Mısıroğlu. etmekte oldukları "O zaman Fransız hükümdarı ihtilalciler tarafından nasıl idam edildi ise.

3. hatta Milli Mücadele'ye iştirak için gönderdiği Şehzadelerin geri çevrilmiş bulunması gibi sebeblerin onu. Hemen kıymet ölçümüzü belirtmek için kaydedelim ki Vahidüddin'in asil kalbinde. s. Vahidettin iyi niyetini belirtecek herhangi bir davranışta bulunmamıştır ki sert ve olumsuz bir karşılık gelmiş olsun! Tersine Ankara. Yani Vahidettin'in Milli Mücadele'ye katılmak için Şehzadeler yolladığı iddiası da gerçeğe aykırıdır. hakikaten vardı. Diyelim ki Vahidettin'in gözü bunu isteyecek kadar karardı. O da Vahidettin'den gizli olarak İnebolu'ya gelir. Acaba İngilizler. tahtında kalmak için işgalci İngiliz kuvvetleri ile vatanı kurtarmış Türk ordusunu çarpıştıracak! Mısıroğlu. gerek gösterdiği bütün iyi niyetlerine Anadolu'dan sert ve menfi (olumsuz) karşılık gelmiş olmasının.Ayverdi. iki kere Vahidettin'e TBMM'ni tanımasını teklif etmiş. s. Mücahitler." (Vahidüddin. hem de yoktu. Vahidettin'in kaçmasını içine sindirememiş olacak ki başka sebepler de ileri sürerek haklılığını pekiştirmeye çalışıyor ama olayı da doğal yatağından taşırıyor: "Acaba Sultan Vahideddin'in vatandan ayrılmasını gerektirecek ölçüde hayatına karşı ciddi bir tehlike var mıydı? Doğrusunu isterseniz hem vardı.94) Yani Halife-Sultan. (Jeschke. Onun şahsı ve tahtından başka bir şey düşünmediğini söyleyip yazanlar. Bu şehzadenin anılarını da Üçüncü Bölümde aktaracağım. böyle bir emeli gerçekleştirebilirler miydi? İşte burası çok şüphelidir.Mısıroğlu düşünüyor.İçinden bir ses. kaş yapayım derken.C.195) [Ayrıntıları Üçüncü Bölüme bırakarak.. s. göz çıkarıyor.Mısıroğlu.161-162) Anadolu'ya geçen bir tek Şehzade var: Ömer Faruk. s. bu bakımdan tehlike de vardı.Mücahitler." (Aktaran S. 'Kal ve gerekirse öl!' diyemiyor. 197) □ Mediha Sultanın oğlu Sami Beyin çocuklarından Rükneddin Bey. Vahdettin için muzaffer Türklerle İstanbul içinde dövüşmeyi göze alırlar de bi an _8 . gerek fikirlerine itimat etmek gafletinde bulunduğu Ferit Paşanın hatalı kışkırtmalarının. Bakın. bu hazin karara sevketmiş olduğunu söylemiştir. Anadolu'dan sert ve olumsuz karşılık geldiği doğru değildir.] □ K. bunu olsun kabule mecbur değiller midir?" (S. İngilizlerin desteği ile fiili mücadeleye girişebilirdi. Vahidettin ikisini de reddetmiştir. son derece vatansever ve hamiyetli bir kimse olmasına rağmen." (S. Şöyle ki ona fenalık yapmak isteyen kimseler. İngiliz Belgeleri. iki hususu şimdiden açıklamak doğru olacak: Vahidettin'in gösterdiği bütün iyi niyetlere. Fakat bunlar. s. Vahidettin'in kaçış sebeplerini şöyle açıklamış: "Rükneddin Sami Bey. Padişahın memleketi kendi arzusu ile terk etmek çaresizliğinde kaldığını. Ama K. Vahidettin nasıl direnebilirmiş: "İstanbul'da kalıp Ankara hükümetine karşı söz gelimi. Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. bu kadar büyük bir şecaat (kahramanlık) ve ulviyete (büyüklüğe) yer yoktur.94) Az önce TBMM'nin verdiği karardan söz eden kendisi değil miydi? Artık herhangi bir kişinin girişimi söz konusu olabilir mi? Vahidettin'in de TBMM'ne karşı direnebileceği düşünülemez.

Mason olmasına rağmen yine de asgari bir vicdan sahibiymiş ki San Remo'da. O derece ki gurbete bile kendisiyle birlikte çıkmış ve ondan ölünceye kadar ayrılmamıştı.Mısıroğlu bir başka kitabında. bu boş varsayımları ve yersiz yorumları bir yana bırakıp Mısıroğlu'nun yeni bir iddiasını dinleyelim: "Fakat hadiseyi hem saraydaki." (s. ayrılmak için daha önce başvurduğunu açıklıyor. hem de İngilizler hesabına sultanı belli doğrultulara sevk etmeye memurdu. de bi an _8 . hem Ankara'daki adamları (!) vasıtasıyla başından beri çok mükemmel bir surette planlayan İngiliz entelicansı (gizli servisi). bir ipucu bile vermiyor. ilerde çok rastlayacağız. diğer bir çok vesaikle (belgeyle) birlikte Sultan Vahideddin merhum tarafından zembille şömineye atılıp yakılmıştır. bu iddiasını daha da genişleterek şöyle devam ediyor: "Reşat Paşa. Üstelik bu görevinden memnun da değil. Sarıklı Mücahitler kitabında. yine böyle kesin bir ifade ile ne diyor: □ "İstanbul'daki işgal kuvvetleri ve özellikle İngilizler ile Ankara'nın mümessilliğini yapan şahıslar. alacak durumda mıydılar?161 Alsalar. s.276) Doğrular: Fahri Engin o tarihte albay değil.Mücahitler." (S.Kemal'in casuslarından biri idi. Bakınız..mıydı. Bir kısmı sarayda. verdiklere sözlere ve tarih metodu hakkındaki açıklamalarına rağmen. suret-i haktan görünerek Padişahı bu harekete (kaçmaya) sevk için çok mahirane (ustaca) bir rol oynadılar. Meşhur Kuva-yı İnzibatiye Kumandanı Süleyman Şefik Paşa da onlardandı.95) □ K.94. Sultan Vahideddin merhuma karşı oynanan bu oyunu [İstanbul'dan uzaklaştırma] birlikte planlamışlardı. sadece sarayda görevli deniz yaveri. Muhbirler ise Padişahın itimadını kazanmış resmi şahıslardı. aynı yazar. Mesela vefatına kadar Sultan Vahideddin'in yanından ayrılmayan hususi doktoru Reşat Paşa bunlardan biri idi. [. s.162 Her gün saraya yeni bir ihbar yapılıyor ve Padişah'ın bir suikasde uğrayacağı bildiriliyordu. yüzbaşı. Yakınlarından bizzat dinlediğimize göre. Vahideddin'in tehlikeyi ciddi kabul etmesini gerektiren bir hava ihdas etmişti (yaratmıştı).] Miralay Fahri Bey güya Sultan Vahidettin merhumun en yakınlarındandı. Bu haberlerin asıl kaynağı İngiliz entelicansı idi. böylesi dayanaksız iddialarına. Vahidettin'in 'en yakını değil. sonuç ne olurdu acaba? İyisi mi." (Hilafet. bütün konuştuklarını akrabası Niyazi Bey vasıtasıyla [Ankara'nın temsilcisi] Refet Paşaya saati saatine bildirmiştir. Padişaha 'onu aldatıp ihanet ettiği' yolunda bir mektup yazıp bırakarak intihar etmiştir.163 İngilizler o zaman Yahudilikle çok haşır neşir olduklarından. bu kimseler de masonlardan seçilmişti. Kısacası aklına va gönlüne göre bir senaryo yazıyor. Hem masondu. Alternatif tarih yazıcılarının. 276) Yazar böyle diyor ama hiçbir dediğini kanıtlamıyor. bir kısmı Ankara'da bulunan (!) ve İngiliz entelicansı ile irtibatta (bağlantıda) olan bu adamlar. Mesela Padişah adına General Harington'la bu meseleyi görüşen Miralay (Albay) Fahri (Engin) Bey. Ankara ve M.151.164 Reşat Paşanın kendisinden af dileyen bu mektubu.

barış görüşmelerine katılacakları için ve-daya gelen İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold ile Baştercüman Ryan'ı kabul eder ve uzun görüşmenin sonunda. • Askerlik hayatı ortada olan Amiral Fahri Engin hakkında bile. Yani bu ayrıntı dışında. 'Britanya makamlarının. çünkü Harington'la sürekli değil. Aşağıda okuyacaksınız. Yazının tek doğru noktası ise şu: Fahri Engin bu tek konuşma hakkındaki raporunu. gerçeğin bu kadar uzağına düşen yazarın. Kendisini [güvenli bir yere] götürüp götürmeyeceklerini. Padişahlardan hiçbirisi bu derece sefalet ve hakarete düştükten sonra. tarih sır asıyla şöyle: □ Erzurum Kongresi sürerken Damat Ferit 30. hayatlarının korunması için İngilizlerden defalarca güvence istemiş ve almışlardır.385 vd.C.. Fahri Engin hakkındaki bilgilerin tümü gerçeğe aykırı.Tevfik diyor ki: ". Vahidettin'e önceden güvence vermişlerdir. Ayrılış hazırlıkları Son İstanbul hükümeti. dolayısıyla ölünceye kadar Vahidettin'den ayrılmamış olduğu da bütünüyle gerçeğe aykırı. Mısır'a gitmesinin imkânsız olduğunu. dostluk) kazanmak istedi. Rumbold.1919 da İngiliz Yüksek Ko- de bi an _8 Yazarın iddia ettiği gibi Vahidettin'le gurbete de birlikte çıkmamıştır.169 □ R. yine mevkiini muhafazaya çalışmamıştı. Fakat halk tamamiyle kayıtsız kaldı.. (3) Harington'la yaptığı konuşmaları Refet Paşaya saati saatine intikai ettirmiş olduğu da yanlış. bir müddet Padişah. gerçekten akrabası Niyazi Bey aracılığıyla Refet Paşaya göndermiştir. öteki kanıtsız iddiaları nasıl ciddiye alınabilir? Vahidettin'in. Kurtuluş Savaşı'na karşı olanlar dalga dalga. Vahidettin'in istememesine rağmen. Bu konunun başlıca evreleri. Çünkü Vahidettin ve Damat Ferit.Daha. İngilizlere sığınmasına ve İstanbul'dan ayrılmasına.167 yerli ve yabancı basın Vahidettin aleyhinde haberlerle doludur. s. için her şeyi yapacaklarına dair 1920'de yaptıkları vaadi (sözü) hatırlatır. geçici olarak. Kıbrıs'a mı götüreceklerini sorar. s. .' 170 Görülüyor ki İngilizler. 10-15 kişiyle her yere gidebileceğini söyler..5... İstanbul'da kaldı ve arabasıyla şehri dolaşmak suretiyle teveccüh (ilgi. Harington'un daveti ve Padişahın izniyle yalnız bir kere konuşuyor. İstanbul'da kalmış. şahsını korumak. nedense başka bir elçiliğe değil de. götüreceklerse Mısır'a mı. İngilizler ile Ankara temsilcilerinin ortak oyunu sebep olmuş değildir.168 6 Kasım 1922 günü Ali Kemal'in milliyetçilerce tutuklandığı haberi İstanbul'da bomba gibi patlar. 4 Kasımda istifa eder.191) Vahidettin 6 Kasım 1922 günü.166 Meraklısı için Amiral Fahri Engin'in bu konuda yaptığı geniş açıklamanın adresini veriyorum: Yakın Tarihimiz. Cumhuriyet döneminde Donanma Komutanı olmuş." (Biraz da Ben Konuşayım.165 amiralliğe kadar yükselmiştir. 3. İngiliz Elçiliğine koşup sığınmaya başlarlar. Çünkü çok öncesi var. Halk galeyan halindedir.7. yakın bir tehlike vukuunda.

1919'da Londra'ya duyurur. Padişahın ve yakınlarının kişisel güvenliğinden kaygı duyduğu." 178 □ 6.10. bu hususta Londra'nın talimatına ihtiyaç olduğu. milliyetçilerin iktidara gelmeleri halinde kendisinin. "geniş ölçüde eyleme geçerse bir ihtilali tahrik edip hiçbir yarar sağlanamadan.. Sizce. kendisinin ve adamlarının selametini sağlayacak her türlü tedbirin alınacağı" hakkında güvence verir.1920.1919'da.. "Her ikisinin de mütareke şartlarına uyarak bunları uygulamak yönünde ellerinden geleni yaptıklarını. memlekette kalırsa kendisinin ve Padişahın korunmalarına çalışılacağı.1921.. "Padişahla kendisinin ve taraftarlarının hayat ve özgürlüklerinin güvenlik altına alınmasını" bir daha rica eder. Yüksek Komiserliğe."177 □ 4.8. General Haring ton'dan Rumbold'a: "Padişahın korunması için alınacak önlemler konusuna dikkatinizi çekerim.10. çok gizli: "İngiliz Yüksek Komiserliğince Damat Ferit Paşaya şu yolda bir mesaj gönd erilmesi düşünülmektedir: İstifadan sonra memleketi terk etmek isterse Ferit Paş aya yardım edileceği.176 □ 1. Ne var ki. dolayısıyla kendilerine her türlü saygının gösteri lmesi.. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a. tahttan indirilmesine ve belki öldürülmesine yol açmaktan korktuğu için müttefiklerin desteğine güvenip güvenemeyeceğini" öğrenmek ister.. "Padişah ve Damat Ferit'in kişisel güvenlikleri konusunda gerekli önlemlerin alınmasını" onaylar..10.Padişah güvence altındadır. İngiltere'nin."İngilizlerin istediği her bir kişinin tutuklanıp cezalandırılmasını sağlamaya hazır olduğunu" bildirir...12.171 □ Yüksek Komiser Amiral Calthorpe bu görüşmeyi 31.Hohler'den. Yeni Yüksek Komiser Rumbold'dan Lord Curzon'a: ". 29.172 □ İngiliz Dışişleri Bakanlığı 18. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Tahttan çekilmesi halinde Padişahın yurt dışına çıkmasına İngiltere'nin yardım edeceği fakat tahttan çekilmemesi için ısrar edilmesi. Tahttan mutlaka çekilmek isterse Padişahın Türkiye dışına çıkmasına yardım edileceği.. bu defa yeni Yüksek Komiser Amiral de Robeck'ten.173 □ Damat Ferit.175 □ Vahidettin 1920 yılı başında da.1920. onlara dokunulmaması ve güvenliklerinin korunması için tedbir alınması gerektiğini" bildirir...174 Amiral de Robeck "Sultan'ın. Padişah için hangi geminin ayrılması uygun görülür?" 181 □ 11 Eylül 1922." 180 □ 7 Eylül 1922 (Türk birlikleri İzmir ve Bursa önünde)..7." 179 □ 10.9. Hohler. 1920. Amiral de Robeck'in Lord Curzon'a yolladığı yazının özeti: "Ferit Paşanın. "Lüzumu halinde Padişahla kendisinin güvenliklerinin İngilizler tarafından korunup korun-mayacağını" sorar..miserliği Siyasi Müşaviri Tom B. Rumbold'dan Harington'a: "Padişah İstanbul'dan ay- de bi an _8 . Sivas Kongre'sinin sona ermesinden sonra ve istifa etmeden önce. Padişahı ve Ferit'i koruyacağı yolunda bir vaatte bulunabilmesi için yetki verilmesi..1919'da. ancak talimat gelene kadar gerekirse meselenin lehlerine mütalaa edileceği (düşünüleceği) cevabını verir. bir İngiliz aracılığıyla Yüksek Komiser Calthorpe'a.

□ Rumbold." [Son haberleşme için Mızıka-yı Hümayun ve Hademeyi Hassa Komutanı ve kayınbiraderi Yarbay Zeki'yi kullanacaktır. sizinle ve buradaki Deniz Kuvvetleri Komutanımızla görüşeceğim. birini sık sık haberleşme aracı olarak kullandığı için kimliğinin anlaşıldığını. 6 Kasım'da. Rumbold.' [." (V. en çok Müslüman tebaya malik bir devlet olan İngi ltere'den bekliyorum.rılmak isterse.Cehenneminde.. Fakat Padişahın eşlerinden birinin erkek kardeşi olan Yarbay Zeki'nin. sadece 'Gidebilirsiniz' dedi.183 Vahidettin'in yaverlerinden Fahri Engin'in verdiği bilgiye göre. Sonunda hiçbir şey söylemedi.16) Göztepe. Bu yaverin Mızıka Komutanı olduğunu öğrendim.Bir çarşamba günü [15 Kasım] yemekte iken Sultanın yaverinin geldiğini bildirdiler.G. 6 Kasım 1922 konuşmasından sonra. Tabiatiyle Su ltanı kaçırmakla suçlanmak istemediğim için. Vahidettin'in güvenliğini bi rlikte sağlamak amacıyla.] Padişah beni iç mabeyn dairesinde kabul etti. bu işler hakkında Harington'la temasta olduğunu öğrendim. kendisini. Vahidettin'den bir haber alamadığı için telaşlanan Harington. etrafında güvenebileceği yalnız iki kişi bulunduğunu. □ Olayı Fahri Engin'den dinleyelim: "Harington beni yalnız olarak kabul etti ve bana söyleyeceği teklifin çok mahrem olduğunu ve bunu ancak Padişahın kendisine arz etmekliğim icap ettiğini söyleyerek şöyle dedi: 'Vaziyet Türkiye'de gittikçe fena bir şekil alıyor.] Vahidettin bu ara M.M. Malaya gemimizle Malta'ya nakledebiliriz. yüzü traşlı. bu yüzden daha az göze çarpacak birini bulacağını söyledi. bu talebin yazı ile yapılmasını istemek zorunda kaldım.. Durum düzelince memlekete dönerler. Çünkü Vahidettin'in Harington'a yolladığı yazının de bi an _8 . 13 Kasımda Vahidettin'in bilgisi ve izniyle İngilizce bildiği için kendisini çağırtır.Kemal ile bağlantı kurmak isteyecek ama bu isteğini sonuçlandırmayacaktır.] Benimle ikinci bir temas olmadı.. son raporunda özetle diyor ki: "Sultan bana. [. Fransız ve İtalyan Yüksek Komiserlerini bir toplantıya çağırır (9 Kasım 1922) ve Harington'u da uyarır. s. uydurmaktan çekinmeyen sevimli bir yazar. Bu mektup da onlardan biri." 184 □ Gerisini Harington şöyle anlatıyor: ". 182 Aralarındaki gizli yazışmalardan da anlaşılıyor ki Vahidettin'in kaçması iç)n İngilizler. bir olaya tanık değilse. Padişah isterse. Osmanlı saltanatı ve İslam hilafeti üzerindeki bil irs vel istihkak (babadan ve haklı olarak) haiz bulunduğum meşru ve mukaddes haklarımı tamamiyle muhafaza etmek şartı ile hayatımın muhafazasını. Sultanla senelerce beraber bulunmuş olan doktoru dahil bütün saray halkının aleyhe döndüğünü ve Sultanın da Cuma selamlığına çıktığı zaman öldürüleceğini zannettiği için hay atını kurtarmam için bana haber yolladığını bildirdi. Vahidettin'in Harington'a şöyle bir mektupla başvurduğunu iddia ediyor: "Son olaylar üzerine hürriyet ve hayatımı tehlikede görmekteyim. üzgün. öbürünün ise yüksek rütbeli biri olduğunu.Göztepe. herhangi bir telkin ya da baskıda bulunmuş değiller. Arkasında robdöşambr vardı." 185 □ T. Teklifi dinledi..

s.220) Vahidettin'in İngilizlere sığındığının anlaşılması üzerine. 1958 yılında yayımlanmış olan kitabının 49. Belki bir fert (birey) olarak çıkıp gitti. Mısıroğlu diyor ki: "[Bunlar] Sultan Vahidettin'in. 85 yaşındayken. Cumhuriyet gazetesi. 17 Kasım 1922 Cuma sabahı. s." (Vahidüddin. de bi an _8 . s.aslı şudur: "İstanbul'da hayatımı tehlikede gördüğümden. kısaca şöyle yazıyor: "Ertesi günü yani 18 Kasım 1922'de Rauf Orbay.281) Sonra. 371/7962) Vahidettin hakkında bir kitap yazan araştırmacı-yazar Yılmaz Çetiner'in.F. İcra Vekilleri Heyetinin toplantısında okumuştu. 27 Kasım 1973. şu sürate bakınız!" Biri." (Hilafet.Mısıroğlu bu olayın devamı hakkında. asıl mektubu değil de T. ve Harington'un anılarının. O da üzerinden sıyırdıkları bütün sıfatların içinden. Vahidettin'in yazılı talebini alır almaz Harington hazırlığa koyulur. İngiltere devlet-i fehimesine iltica (sığınır) ve bir an evvel İstanbul'dan mahall-i ahara naklimi (başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim.Göztepe'nin uyduruk mektubunu yayıml amasını nasıl yorumlamalı? (Son Padişah Vahdettin.M. N. 16 Teşrin-i sani 1922.Kısakürek'e şu bilgiyi veriyor: "Vahidettin Padişah sıfatı ile kaçmadı. o tarihte telgraf diye bir haberleşme aletinin çoktan icat edilmiş ve kullanılmakta olduğunu hatırlatsa da." (Hilafet. ailesini dilediği yere nakledememektedir. bankadaki hesabından kendisi para çekememekte. K.Şimşir. Neyse. FO. İngilizler elinde adeta esirden farksız bulunduğunu göstermektedir. Abdülmecit Efendinin mektubunu. (Ayrıca. Padişah. büyük hayretle şunu ekliyor: "Uçak mevcut olmayan bir devirde. Abdülmecit Efendi kabul ettiğini bir yazıyla İstanbul'daki Ankara temsilcilerine bildirir.188 186) Yazının Türkçe ve İngilizce orijinallerinin fotokopisi Tevfik Bıyıklıoğlu'nun Atatürk Anadolu'da adındaki. Öyle ya. hazreti rahatlatsa." İmza: "Müslümanların Halifesi Mehmet Vahideddin'' 186 Düşmana sığınan yani resmi esareti kabul eden bir Halifenin halifeliği devam eder mi?187 Tabii ki etmez. B.200) Oysa Vahidettin Halifeliği bırakmamış ve sığınma yazısınıda o sıfatla imzalamıştır. sayfasında bulunuyor. yeni bir Halife seçilmesi için önce Abdülmecit Efendiyle temas edilir.262) Tevfik Paşanın oğlu ve Vahidettin'in yaverlerinden Ali Nuri Okday. Ankara'da 101 pare top atılarak padişahlık kaldırılmış. bu süratin sebebini çözememiş olan Mısıroğlu'na. s. Ali Nuri Okday'ın yaşlılıktan kaynaklanan bu tür yanlış bilgileri ile Üçüncü Bölümde yeniden karşılaşacağız. Vahidüddin de tahttan indirilmişti. Yıldız Sarayı'nın yan kapısından alınacaktır.N. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. 125. kendisine kalan fert hakkıyla çıkıp gitti.

6. Vahidettin'in ayrılışı ve sonrası Saraydan oğlu Ertuğrul ve Başmabeyinci Ömer Yaver Paşa, özel doktoru Reşat Paşa, Hademe-yi Hassa ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanı yarbay (kimine göre albay; San Remo'dayken yaver diye anılacak) Zeki, Seccadecibaşı İbrahim, Esvabcıbaşı Küçük İbrahim, Tütüncübaşı Şükrü, Berberbaşı Mahmut Beyler, 2.Musahip Mazhar Ağa, 3.Musahip Hayrettin Ağayla birlikte ayrılır (10 kişi). T.M.Göztepe'ye göre, 'General Harington, muhafızlarıyla birlikte Yıldız Sarayına, Vahidettin'in ayağına kadar gelmiş, aynı otomobile binmişler'. (s.17) Oysa General Harington anılarında, bu işe ayırdığı görevlilerin, Vahidet-tin'i, oğlunu ve maiyetini iki ambulans ile deniz kıyısına getirdiklerini, kendisinin kıyıda beklediğini anlatıyor ve diyor ki: "Saatlerce sürmüş gibi görünen bir beklemeden sonra Sultanı taşıyan ambulansın yolda lastiği patlamış olduğunu öğrendim, bunun bir zararı olmadı, vaktinde geldiler ve ben de kendisini motoruma alarak Malaya gemisine teslim ettim."189 Yine Göztepe'ye göre, 'Vahidettin, İngiliz zırhlısının güvertesine ayağını basarken gürlemeye başlayan selam topları (!) arasında, geminin kıç tarafına dönmüş ve orada dalgalanan İngiliz bayrağını selamlamış.' (a.g.e., s.17) Kısakürek ise, Vahidettin'in İngiliz bayrağını selamlamasını atlayarak sahneyi şöyle süslüyor: "İngiliz zırhlısına geçerken top sesleriyle selamlanan, forsu direğe çekilen ve muzaffer bir Hakan muamelesi gören Vahidüddin..." (Vahidüddin, s.207) Harington ise anılarında, selam topları ne gezer, gizliliği sağlamak için bi rçok sıkı önlem aldığını anlatıyor ve diyor ki: "Vahidettin'i kaçırdığımızı dört saat müddetle [Yıldız camisindeki Cuma namazına kadar] kimse bilmedi." 190 (N.H.Uluğ, Halifeliğin Sonu, s.81)191 Siz kime güvenirsiniz, olayın doğasına da ters düşen bu dayanaksız iddialara mı, yoksa olayın tanığı ve düzenleyicisi olan General Harington'a ve o gün t utulmuş resmi tutanaklara mı? • İngilizlere sığındığı ve İstanbul'dan ayrıldığı anlaşılınca, Şeriye Vekili Vehbi Efendinin fetvası ve Meclis'in kararı ile Vahidettin Halifelikten alınır ve Meclis, Abdülmecit Efendiyi Halife seçer. (Z.C., 24.C, s.564 vd.) • Vahidettin bir süre Malta'da kalacaktır. Göztepe'nin anılarında, Hicaz Kralı Hüseyin'in bu sırada Vahidettin'e yolladığı telgrafın metni de var. Göztepe'ye göre Kral Hüseyin, Vahidettin'e şöyle hitap ediyormuş: "Yeryüzünün Halifesi ve umum İslamların İmamı, Emirülmüminin Efendimiz Hazretleri!" 192 Bu mektubu, Kısakürek (s.210) ve Mısıroğlu (Osmanoğulları'nın Dramı, s.186) ile araştırmacı-yazar Yılmaz Çetiner de (s.284) Göztepe'den aktararak veriyorlar. N.F.Kısakürek'in kitabında mektubun metnini gören Türkolog J.L.Bacque Grammont ile H.Mammeri'nin, "VI. Mehmet'in Sürgündeki Hac Yolculuğu ve Birkaç Bildirisi" adlı araştırmalarının 14.no.lu dipnotunda şu görüş ileri sürü lmektedir: "Osmanlılarla ilişkilerini koparmasından sonra, Kral Hüseyin'in tutumuna dair bildiklerimiz, kendisinin VI.Mehmet'i Halife olarak tanıdığını ifade edecek şekil-

de

bi

an

_8

de ona hitap etmiş olması ihtimalini çok uzak kılmaktadır. Bu nedenle Kısakürek'in [gerçekte Göztepe'nin] metni, çok büyük bir olasılıkla uydurmadır." (Tarih ve Toplum dergisi, s.60, 16. Sayı/ Nisan 1985)193 Göztepe'nin, Vahidettin'in Harington'a yazdığını iddia ettiği uydurma mekt ubu daha önce görmüştük; aynı tutumu sürdürdüğü anlaşılıyor. Zaten bu son mektubu, herhangi bir kaynak da doğrulamıyor. • Grammont ve Mammeri, Fransa'nın Kahire Büyükelçiliği ve Cidde Başkonsolosluğu raporlarından yararlanarak, Vahidettin'in Malta'dan Cidde'ye k adarki yolculuğunun ayrıntılarını veriyorlar. Aşağıdaki düzeltmeler içinbu araştırmayı, ayrıca B.N.Şimşir'in Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan 'Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu' adlı dizi yazısında geçen İngiliz belgelerini esas aldım. □ Göztepe, Vahidettin'in Malta'dan Süveyş'e Barham zırhlısı' ile geldiğini yazıyor (s.66, 68, 69, 73). Oysa Fransa'nın Kahire Elçiliği raporuna göre, Port Sait'e 'Ajax zırhlısı' ile gelmiştir (Tarih ve Toplum, s.54/ 16. sayı) Bu konudaki İngiliz belgeleri daha da ayrıntılı: Kral Hüseyin 'Vahidettin'in Cidde'ye kadar bir İngiliz savaş gemisi ile yollanmasını' ister ve 'bunun, İngiltere'nin prestijine daha uygun olacağını' ileri sürer ama İngiltere reddeder. Ajax Vahidettin'i 9 Ocak'ta Port Sait'e bırakır. Bir gece orada bekletilir, ertesi günü Clematis adlı ikinci sınıf bir yolcu gemisine bindirilir. .Clematis de ancak Süveyş'e kadar götürecek, Vahidettin bir gece de burada kalacaktır. (B.N.Şimşir, Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu, 28 Kasım 1973, Cumhuriyet) • Göztepe'ye göre Vahidettin Süveyş'ten Cidde'ye de şöyle gelmişmiş: "Bir İran kumpanyasına ait bulunan ve o tarihlerde İran bayrağı ile seyrüsefer eden biricik Acem vapuru bulunan 'Zemzem' isimli bir yolcu vapuru, Hicaz hükümeti tarafından kiralanarak Sultan Vahidettin'in Hicaz seyahatine tahsis edilmişti... Vapur pruva direğine, ortasında beyaz şualı bir güneş bulunan alzeminli Hanedan-ı Âl-i Osman forsunu çekerek Kızıldeniz'e açılmıştı."(s.74) Karşılamada bulunan Cidde Başkonsolosunun raporuna göre, Vahidettin Cidde'ye, 15 Ocak 1923 sabahı, Mısır'ın Hidiv Deniz Şirketine ait, „Mansura' adlı mütevazi bir gemi ile gelir. Vapurun direğinde hanedan forsu değil, Türk bandırası vardır; üstelik gemi Vahidettin'e ve yanındakilere de tahsis edilmiş değildir, çünkü 'patates torbaları ve domates sepetleri ile yüklüdür'. Fransız Başkonsolos, Vahidettin'in böyle bir gemi ile gelmesinin, şehirde olumsuz bir hava yarattığını yazıyor. (Tarih ve Toplum, s.54/16. sayı) General Allenby, Kızıldeniz'de sefer yapan bu üçüncü sınıf yolcu gemisinin uygun olmadığını Londra'ya bildirmiştir ama Londra üzerinde bile durmaz. (B.N.Şimşir, aynı yer) • Göztepe'ye göre Vahidettin Cidde'de şöyle karşılanmış: "[Sultan Vahiddedin] gemiden römorköre atlar atlamaz, denizin yüzünü do lduran irili ufaklı yüzlerce yelkenliden bir çığlıktır kopmuştu. Denizin yüzü bir Lale devrinden nişan verirken, Cidde toprakları da çeşitli karşılama şenlik-leriyle çınlıyordu." (s.77)194 Fransız Başkonsolos ise günlük raporunda, 'Kral Hüseyin ve Veliahtı Ali'nin, şehre kadar Vahideddin'e refakat ederek, halkın genel ilgisizliği arasında ikam e-

de

bi

an

_8

tine tahsis edilen yere götürüp yerleştirdiklerini' bildiriyor ve şunları ekliyor: "Bu gibi merasimlerde âdet olduğu üzere Peygamberin sancağının karşılamada açılmaması dikkati çekmişti. Bana kalırsa Hicaz Kralının bu hareketi, Vahideddin'i Halife sıfatıyla karşılamadığını ifade eden kararının sonucudur." (Tarih ve Toplum, s.54/ 16. sayı) Karşılamayı, Connflower adlı bir İngiliz gemisinin kaptanı da izlemiştir. İzlenimlerini İngiliz Deniz Bakanlığına şöyle bildirir [özet]: "Cidde halkı bu karşılamaya... siyasi veya dini bakımdan tamamen kayıtsız kalmıştır." (B.N.Şimşir, aynı yer) Bir yanda, bu yolculukta bulunmayan ve olayı 45 yıl sonra anlatan T.M.Göztepe ve R.C.Ulunay, öte yanda, bu olayları izleyen ve aynı gün belgel eyip tarihe teslim eden görgü tanıkları! Bizimkilerin, ne kadar ayrıntılı yalan söylediklerine dikkatinizi çekerim. • Vahidettin Mart 1923'te İngilizlere, 'Sağlık durumunun Hicaz'da kalmaya müsait olmadığını' yazarak, Eğer büyük İngiliz Devleti bir sakınca görmezse Hayfa veya civarına yerleşmek istediğini' bildirir.195 (K.Mısıroğlu, Lozan, 3.C., s. 164) Olayın devamını İngiliz belgelerinden izleyelim: İngiltere hükümeti, Taif'te oturmasının uygun olacağını bildirir. Sömürgeler Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı 28 Nisan'da şu ortak kararı açıklarlar: "Eski Sultan'ın İngiliz topraklarında kalması arzu edilmemektedir." Kullandıkları sürece pek saygılı davrandıkları Vahîdettin, artık İngilizler için önemini yitirmiştir. Bunun üzerine General Allenby, İskenderiye'ye gelen Vahidettin'i, apar topar İsviçre'ye yollatır.196 Ama İngilizler, Lozan'da barış görüşmeleri yapıldığı sırada, Vahidettin'in İsviçre'de oturmasını da sakıncalı bulacaklardır.197 Emperyalist ahlakı bu: Kullan, at! Vahidettin 20 Mayıs 1923'te Cenova'ya çıkar. • Şimdi de T.M.Göztepe'den, Vahidettin'in Cenova'da nasıl karşılandığını dinleyelim. Belki bu sefer doğruyu yazıyordur. "Cenova limanında İtalyan toprağına ayağını basan sabık Padişah, bu limanda eniştesi ve eski Sadrazam Damat Ferit, Mediha Sultanın oğlu Prens Sami ve onun oğlu Bahattin Beyler, Kuva-yı İnzibatiye Kurmay Başkanı Miralay Yanyalı Tahir Bey ve İtalyan Kralı Viktor Emmanuel ile o zamanki İtalyan Başvekili Mussolini tarafından karşılanmış ve doğruca, hususi bir trenle San Remo'ya hareket etmişti." (V.G.Cehenneminde, s.99-100) Bu şatafatlı ve resmi karşılanış, Vahidettinci yazarların çoğunun kitabında yer alıyor. Almaz mı? Eski bir hükümdarın, İtalyan Kralı ile Başbakanı tarafından karşılanması önemli bir olay. Fakat gerçek böyle değil. Nereden mi biliyorum? Vahidettin'in, 1923 yılında, İstanbul'da bulunan kızı Sabiha Sultana yazdığı, üstelik Kadir Mısıroğlu'nun yayımladığı mektuptan. Vahidettin mektubunda diyor ki: "Cenova'ya muvasalatımızda (geldiğimizde) gayr-i resmi (resmi olmayan)

de

bi

an

_8

hükümet-i mahalliyeden (yerel hükümetten yani Cenova belediyesinden) pek ciddi hürmet gördüm. Bir hafta ikametim (kalmam) esnasında her güna (her türlü) teslihata mazhar oldum (kolaylığı gösterdiler). Akıbet (sonunda) San Remo'ya geldim." (Osmanoğulları'nın Dramı, s.197)198 Ne Kral söz konusu, ne Başbakan, ne öteki karşılayıcılar, ne de özel bir trenle doğruca San Remo'ya hareket! Vahidettinciler, Vahidettin'in mektubunu biraz dikkatle okusalardı, Göztepe'nin palavrasına kapılmazlardı. Ama yazan Vahidettin de olsa, "kim okur, kim dinler, varak-ı mihr-i vefayı?" 199 • Böylece, Vahidettincilerin, gerçekleri nasıl değiştirdiklerini, ayrıntılı sahneler bile uydurduklarını, az çok öğrenmiş bulunuyoruz. Daha da ayrıntılı masall arını ilerde göreceğiz! 7. Vahidettin'in ayrılışını nasıl değerlendiriyorlar? □ İ.Hami Danişmend: "Herhalde makamına ve atalarının yiğitliğine layık olan hareket, kaçmak değil, her vaziyette ölümü göze almak ve hatta ölmekti. Fakat bir rivayete göre Vahidüddin o kadar metin değildir. Dahiliye Nazırı A.Reşit Beyin anılarında, onun bu zayıf tarafı şöyle izah edilir: ‗memleketlerin mukadderatına hakim olanları başkalarından ayıran azim ve sebat ve hayatı hiçe sayma gibi meziyetlerden nasibi az, belki kibrini bile feda edecek kadar kendini düşünür idi.' " (Osm. T. Kronolojisi, 4.G., s.444) □ Nihal Atsız: "Vahdeddin'in ikinci yanlışı [Atsız'a göre birinci yanlışı, D.Ferit'i sadrazam yapması] İngilizlere sığınmasıdır. Hayatını tehlikede gördüğü için böyle yaptığı muhakkaktır. Hayatı tehlikede olan insanların her çareye başvurması da normaldir. Fakat Osmanoğulları gibi yüzlerce yıldan beri ölümle kaynaşmış ve onu bir sevgili gibi bağrına basmaya alışmış bir hanedanın temsilcisi olarak Sultan Vahdeddin'in ölümden korkması, kendine yakışmamıştır." (Türk Ülküsü, s.86)200 □ Samiha Ayverdi: "[Saltanatın kaldırılması kararı üzerine] Altıncı Sultan Mehmet, bilhassa siy asi basiretten mahrum Sadrazam Ferit Paşanın baskısı ve teşviki de eklenince, bu siyasi oldu bittiyi, ne kavrayabilmiş, ne hazmedebilmişti. Aksine, altı yüz yıllık Osmanlı tahtının tasfiyesi kararı ile irkilip küserek, açılmakta olan yeni devre ve bu devrin kendisini hiçe saymasına küsüp fikir selametini kaybeder hale gelmiş bulunduğu da bir hakikattir. [..] Sultan Vahideddin, aleyhinde birleşmiş olan bütün şartlara rağmen, icap ettiği takdirde, tahtının yanı başında ölmeyi bilmeli, fakat her şeye rağmen bir İngiliz harp gemisiyle memleketi terk etmeyi kabul etmemeli idi." (Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, 3.C., s. 194)

de

bi

an

_8

□ Vahidettin'in son başkâtibi Rıfat Bey: "Hanedan arasında böyle iki firar (kaçış) olayı vardır. Biri Sultan Cem, diğ eri Sultan Mustafa'dır. Fakat bunlar henüz şehzade iken firar ettiler ve sonları ne kadar acı oldu. Hükümdar olmuş olanlar kaçmamıştır. Bir Hükümdar, özellikle Halife bu küçüklüğü nasıl yapar, hayret!" (Aktaran, N.H.Uluğ, s.79) □ Şehzade Abdürrahim Efendi: "Bu hadise hepimizi müteessir etmiştir. Gazetelerden öğrendiğimizde hayretler içinde kaldık." (19 Kasım 1922, Tanin'den aktaran, KS Günlüğü, 4.C., s.842) □ Vahidettin'in yaveri Ali Nuri Okday: "... Kendi rızası ile ecnebi himayesine giren bir Halifenin, bu deni (alçakça) hareketiyle Müslümanların gözünde, Halifeliği düşer." (Bir mektubundan aktaran, oğlu Şefik Okday, Son Sadrazam ve Oğulları, dizi yazı, 8.bölüm, 29.12.1988, Milliyet) □ Şehzade Mahmut Şevket Efendi: "Padişah Mehmet Vahdettin, İstanbul'dan bir İngiliz harp gemisi ile uzaklaşmakla hata etmiştir. Bunu kabul ederim. Esasen o bu kararı kendi başına almış, hanedana mensup tek bir Şehzade bile kendisini takip etmiş değildir. O bunu niye yaptı? Sadece şahsı için duyduğu kaygıdan." (Röportajı yapan Murat Sertoğlu, 6 Temmuz 1967, Tercüman gazetesi)201 □ Hasan Hüseyin Ceylan: "Bize göre, Halife-Sultan Vahdettin'in hayatındaki bu tek hata, yapılmaması gereken ve hele hele vatanseverlikte bir zirve olan Vahdettin'in, hiç yapmaması gereken bir eylemdi." (Büyük Oyun, 2.C., s.27)202 □ Son olarak da, dilini sadeleştirerek Vahidettin'i dinleyelim: "Bu ayrılığım, özellikle dünya savaşından sonra, kendi yaptıklarının hesabını vermek durumunda bulunanlara karşı, yaptıklarımın hesabını vermekten korkmak kabilinden olmayıp, belki hiçbir kanuna uymayan insanlar elinde, savunma ve söz hakkından yasaklı bir halde, hayatımı göz göre göre tehlikeye teslim etmek gibi Allah buyruğunun ve sağduyunun kabul etmeyeceği bir şeyden kaçınmak ve hem de 'El-firaru mimma layütak min sünen-il mürselin (takat getirilemeyecek güçlüklerden kaçmak peygamberlerin sünnetlerindendir)' sözünü dikkate alarak, vekili olduğum şanlı Peygamberin Mekke'den Medine'ye göçmesi örneğine uymaktan ibarettir." (Vahidettin'in 1923'te Mekke'de yayımladığı beyanname, K.Mısıroğlu, Hilafet, s.196)203 Bazı dostlarının suçlamalarını da, Vahidettin'in savunmasını da okudunuz. Kaçmakta ve İngilizlere sığınmakta haklı mıydı, değil miydi? Kararı siz verin.

de

bi

an

_8

8. San Remo günleri □ T.M.Göztepe, San Remo'yıı şöyle anlatıyor: "San Remo, son zamanlarını tam bir istirahat ve sessizlik içinde geçirmek isteyen servet sahipleri ve canının kıymetini bilir zevk ve keyif ehilleri için kuru lmuş bir dünya cenneti gibidir." (V.G.Cehenneminde, s.111) Önce oldukça küçükçe bir villa kiralanır. 1924 Martında ise, İstanbul'da bıraktığı eşleri ve eşlerinin yardımcıları geleceği için Manolya (Magnoli) Villası adını taşıyan bir büyük köşk tutulur.204 □ Yeni köşkü, Göztepe'den dinleyelim: "...Nefis bir saray yavrusu olan villa, 40 odası, 15 dönümden geniş bir port akal, limon korusu ve bahçesi bulunan, beyaz renkli mükellef bir kasırdı. [..] İstanbul'dan gelen harem erkânı arasında başharemi Nazikeda, ikinci haremi Meveddet Kadınefendiler ile son haremi Nevzat ve hemşiresi Nesrin Hanımlar ve Sultan Vahdeddin'in 2. Hazinedarı ile birkaç saraylı bulunuyordu. [..] Derhal kadınefendileriyle, hazinedar ustalarıyla mükellef bir harem hayatı vücuda gelmiş, musahipler, yaverler ve esvapçıbaşıdan ibriktarbaşına kadar bütün beyler kadrosu kuruluvermiş ve meşhur Mabeyn-i Hümayun tam tertip canlanmıştı. [..] Osmanlı İmparatorluğunun bütün teşrifat ve merasim usulleri olanca titizliği ile korunuyordu [..] Sultan Vahdeddin'in hususi hizmetine ayrıca Natalina (Natalia) isimli, ufak tefek ve sarışın bir İtalyan kızı tayin edilmişti. [..] Bu kasrın tam ka rşısında küçük ve zarif bir kasır (küçük köşk) daha vardı; Sultan Vahidettin sar ayının bir nevi mabeyn dairesi haline getirilmişti. [..] Yaver Zeki bu küçük kasırda kalıyordu. Burası, dominyonlarda vazife alan zengin ve hakim-i mutlak İngiliz müstemlekecilerine (sömürgecilerine) parmak ısırtacak bir refah ve konfor bolluğu içinde yüzüyordu. [..] Kasrın bütün kapılarında şık İtalyan polislerinden çifter çifter selam ve ihtiram (saygı) memurları nöbet bekliyor...205 Küçük kasırda da çifter çifter İtalyan kızları pervane gibi dolaşarak hizmet ediyorlardı." (V.G. Cehenneminde, s.100, 101, 112, 140, 147) □ "Sultan Vahideddin... adamlarına Padişahlığı esnasında aldıkları maaşları, gurbette de fazlasıyla ve düzenli olarak veriyordu... Bu bol maaşlı kapı yoldaşlarına gün doğmuştu. Hepsi de İstanbul'daki ikbal günlerinde aldıkları maaşlardan yüksek aylık alıyor, ayrıca da Yıldız Sarayının meşhur mutfağını aratmayacak mükellef ve zengin bir mutfak sofra sofra yemekler yetiştiriyordu. Öğle ve akşam yemeklerine burada bir de mükellef sabah ve ikindi kahvaltıları ilave edilmişti. Yıldız Sarayının o zengin ve meşhur mutfağı, çeşit ve nefisliğinden çok şey kaybetmeden San Remo'da da devam ediyordu." (a.g.e., s.107) □ "Bu küçük Yıldız Sarayında yaşayanlar, Vahidettin'in 25 kişiden fazla olan maiyeti (hizmet eden kişiler) ve saray mensuplarıyla birlikte 40 kişiye yakındır." (a.g.e., s.138, 166)206 Şu sürgün hayatına bakınız! Sanki Padişah, maiyetiyle birlikte San Remo'da yaz tatili yapıyor. Kadrosu da hayli hovarda: □ "Yaver Zeki'den başka iki içki düşkünü ve keyif ehli daha vardı. Bunlar-

de

bi

an

_8

dan biri İkinci Musahip Mazhar Ağa, diğeri de Tütüncübaşı Şükrü Bey. Bunlar sakızlı mastika ve düz rakının adeta küplüsü olmuşlardı. Şükrü, San Re -mo'ya gelince işi adamakıllı ayyaşlığa dökmüş ve postu San Remo meyhanelerine ve pavyonlarına kurmuştu. [..] Mazhar Ağa da akşam olup da içki zamanı gelince kafayı iyice tütsüleyip körkütük oluyordu. [..] Üçüncü Musahip Hayrettin Ağa da şehrin gezip tozma yerlerini, zevk ve sefa köşelerini karış karış biliyordu. (..] Yaverler, mabeynciler, ağalar ve beyler, mirasyediler gibi bir sayfiye ve tebdilhava hayatı sürüyorlardı."207 Bu gereksiz, özenti, gösterişli hayata, bu hesapsızlığa ve savurganlığa para mı dayanır? Biraz daha ilerleyelim ve gurbet parasının erimesinin ikinci ve daha şaşırtıcı sebebini de görelim. Vahidettin, bazı serüvencilerin, Türkiye Cumhuriyeti ve M.Kemal aleyhindeki projelerini paraca destekler, San Remo'da kaldıkları sürece yemek ve içki dahil bütün otel giderlerini de öder.208 □ T.M. Göztepe diyor ki: "Sultan Vahidettin, San Remo'ya geldiği günden beri, çeşit çeşit teşkilat projeleri ile buraya akın eden bir sürü muhalefet grupları, sabık Padişahın sayılı ve sınırlı servetinden hayli paralar vurup Paris'in, Londra'nın zevk ve sefahat y erlerinde, bu paraların altından girip üstünden çıkmışlar." (V.G. Cehenneminde, s. 148) Göztepe, ayrıca birkaç örnek vererek, bu projelerin niteliğini ve anlamını da aydınlatıyor: • Vehip (Kalçi) Paşa,209 Gümülcineli İsmail, eski Şeyhülislam M.Sabri Efen210 di ve Damat Ferit'in Dahiliye (İçişleri) Nazırı Mehmet Ali, San Remo'ya gelirler. □ Vehip Paşa söze şöyle başlar: "M.Kemal'i taht ve tacıyla birlikte yerle bir etmek başlıca emelimdir." Gelenlerin amacı, "M.Kemal gibi kişilerin hakkından gelip gurbet köşelerinde sürünmekten kurtulmak buna hazırlık olmak üzere de "Paris'te bir gazete çıkarmaktır. " 211 Bu tasarıyı gerçekleştirebilmek için Vahidettin'den para isterler. Vahidettin 2.000 İngiliz lirası verir.212 • Mevlanzade Rıfat, San Remo'ya ilk defa, '1922'de Yunanistan'da iktidarı ele geçirmiş bulunan ihtilal hükümetinin reisi General Plastiras'ın temsilcisi olduğunu söyleyen bir Yunanlı albayla birlikte' gelir ve 'Yunanistan ile Vahidettin arasında, Ankara'ya karşı bir kombinezon (anlaşma) yapmak iste-diğini' bildirir... Vahidettin, Mevlanzade Rıfat'a da para verecektir. 213 • Mevlanzade'nin ikinci gelişini, Göztepe şöyle antatıyor: 'Bu sefer bambaşka bir şahsiyet olarak gelmişti. O artık bir Türkiye muhalefet politikacısı değil, bir Kürt ihtilalcisi idi... Yanında Edirne'nin Yunanistan tarafından işgali sıralarında Edirne mebusu sıfatıyla Yunan Mebusan Meclisine iltihak eden Neyir214 isimli bir vatansızı getirmişti." Göztepe, Mevlanzade'nin bu seferki teklifinin ayrıntılarını açıklamıyor ama

de

bi

an

_8

bazı anahtar kelimeler veriyor: "Kürt şeyhleri... Mühim bir sır... Büyük vazife… Komite... Bomba patlatmak..." 215 Fakat Vahidettin'de 'paralar suyunu çektiği için bu defa hatırları ve gönülleri kırılmadan baştan savılırlar.' Bununla birlikte, 'yine Vahidettin hesabına kaldıkları oteldeki masraflar, hatırı sayılır bir yekûn teşkil etmiştir.'216 Türkiye Cumhuriyetini devirmek... Yunanlılarla kombinezon... Kürt ihtilali... Komite... Bomba... Tüyleriniz ürpermiyor mu? Başka kitaplarda da bu tür San Remo kaynaklı birçok şaşırtıcı iddia var.217 Kapanmış bir yarayı kaşımamak için bilgi aktarmaktan kaçınıyorum ve konuyu, Göztepe'nin bir özetiyle kapatıyorum: "Sultan Vahideddin'in ölümüne kadar, San Remo'da çok meraklı ve esrarlı hadiseler geçecek, politika entrikalarına şahit olunacak, nice hacıların koltuklarının altından haçları çıkacak, siyaset perdesi altında, hatıra gelmez dolandırıcılık vakaları, 'teşkilat' namı altında vurgunculuk sahneleri seyredilecektir."218 Vahidettin'in servetini eriten sebeplerin üçüncüsüne ve sonuncusuna geldik. • Paranın, Vahidettin'in mutemedi olarak Dr.Reşat Paşada durduğunu ve masrafları onun yaptığını görmüştük. Göztepe'ye göre, "bu mühim paranın sarf ve idaresini eline geçirmek için çırpınan yaver Zeki, bu yüzden Dr.Reşat Paşaya diş bilemektedir."219 "Günlerden bir gün (15 Mart 1924 günü) Sultan Vahideddin, kasrın alt katı ndaki bir odada otururken, ani bir silah sesinden sonra, kapısının önüne, müthiş bir feryat kopararak ağır bir cismin yuvarlandığını işitmiş ve dışarı fırladığı zaman, başhekimi Reşat Paşanın kanlar içinde yere serildiğini görmüştü. Sultan Vahidettin pek eski ve emektar doktorunu bu feci vaziyette görünce, büyük bir heyecanla, 'Ne yaptın paşa?' diye üzerine kapanmıştı. Saray mensupları vaka yerine yetiştikleri zaman Reşat Paşayı can vermekle meşgul bir halde buldular. Sertabib yarı açık gözlerini Sultan Vahdeddin'e dikerek, 'Efendim, ben ölüy orum,' diyebilmiş ve kendinden geçmişti. Sırt üstü yere serilmiş olan paşanın sağ eli açıktı ve biraz ötesinde küçük bir browning tabanca yerde duruyordu. Paşa, intihar mı, cinayet mi olduğu hâlâ layıkıyla aydınlanamayan, esrarlı bir ölümle hayata veda edecek ve bu paralan har vurup harman savurmak fırsatı tamamiyle Zeki'nin eline geçecektir."220 İdareyi eline geçiren Zeki'nin San Remo'daki öteki marifetlerini görmeden önce, Dr.Reşat Paşanın ölümü üzerinde biraz duralım. Olay İstanbul'a yansıyınca basın, "Paşanın Vahidettin'le beraber gitmekten pişman olduğunu, Ankara ile temasa geçtiği ve Türkiye'ye dönme izni aldığını, Padişaha bağlı Tarikat-ı Selahiye adlı örgütün,221 paşayı bu ihaneti yüzünden öldürdüğünü" yazar. Üçüncü Musahip Hayrettin Ağaya göre olay eğer cinayet ise, mutlaka yaverlerden [ve Tarikat-ı Selahiye adlı gizli örgütten] Kiraz Hamdi Paşa tarafından hazırlanmış ve Zeki tarafından uygulanmıştır." Dr.Reşat Paşanın damadı Salih (Keçeci) Bey dava açar. Zeki, yokluğunda idama mahkum edilir. 222 Gelelim Yaver Zekiye. Zeki, kıskandığı için Vahidettin'i bırakıp saraydan ayrılan Çerkez güzeli İnşirah Hanımın erkek kardeşidir. 223 İstanbul'dayken, son görevi Hademe-yi Hassa

de

bi

an

_8

9. Vahidettin'in cesareti

Bu olaylara rağmen, bazı yazarlar, Vahidettin'in cesur olduğunu söylüyo rlar.229 Söz gelimi K.Mısıroğlu, "Sultan Vahideddin asla korkak değildi.. Şehzadeliğinden beri onun gayet cesur bir insan olduğunu gösteren pek çok vak'a vardır... Bunun pek çok delilinden bir ikisini zikredelim." diye yazıyor ve üç örnek ver iyor. Zaten kaynaklardaki örnekler de bu kadar, başka örnek yok. □ "... Bab-ı Ali baskınını müteakip takibe (koğuşturmaya) maruz kalan Mülazım (teğmen) Şaban Efendi, Şehzade Vahideddin Efendinin Çengelköy'deki köşküne sığınır. Yakalamak için gelen polislere Vahidettin der ki: 'Bana mensup olan, sarayıma iltica eden, masumiyeti de bence malum olan (?) bir adamı, garezkâr düşmanlarına teslim edemem. Zorla içeri girmek isteyenleri vururum. Beni öldürmedikçe Şaban Efendiyi alamazlar.' "230 Kanuna aykırı ama doğruysa, sahiden cesur bir davranış. Yazık ki Padişahlığı sırasında, İngilizler karşısında titrediğini göreceğiz. □ "Veliaht iken Almanya'ya yaptığı ziyarette, siperleri dolaşırken, umulmadık

de

bi

ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanlığıdır. General Harington'la son gizli temasları yapmakla görevlendirildiği için "Padişahın kaçmasını ben sağladım, hayatını bana borçlu" diye böbürlenir.224 Dr .Reşat Paşayı öldüren ya da öl-dürdüğü sanılan Zeki'nin San Remo'daki birkaç marifeti: Musahip Mazhar Ağayı dövüp, tabancasının kabzasıyla burnunu kırar. (V.G. Cehenneminde, s. 111) Vahidettin'in özel hizmetine bakan İtalyan kızını gebe bırakır ve zavallı Vahidettin iş kapansın diye birçok para öder. (a.g.e., s. 101) "[Ele geçirdiği serveti] vur patlasın, çal oynasın, har vurup harman savu -rur... delice bir hırsla giyime ve içkiye harcar, sonunda kumarda bitirir." (a.g.e., s.141, 154)225 Para bulmaları için Vahidettin'e ve Mediha Sultan'ın oğlu Sami'ye baskı yapar, Vahidettin'e "Ulan" diye bağırır, (a.g.e., s.177) 226 Ve adamı kovamazlar! N.Fazıl Kısakürek, Vahidettin'in "bu şirret adamı kovacak hamleyi gösterememesini", 'ulan' hitabına bile "bir karşılıkta bulunamamasını", "nice A vrupa kral hanedanından hiçbirinde mevcut olmayan bir asalet fakat korkunç bir zaaf (zayıflık, güçsüzlük)" olarak değerlendiriyor ve şöyle devam ediyor: □ "Allah ona hiç kimseye karşı durabilecek mukavemet bünyesi vermemiş, bunun yerine sultanî bir vekar ve asaletle her şeye katlanma seciyesi vermiş."227 Daha da şaşırtıcı bir bilgi aktarayım. Son çare olarak Mediha Sultan'ın yüzüğü satılacak ve alınan 8.000 İngiliz lirası, idare etmesi için yine Zeki'ye verilecektir! (V.G. Cehenneminde, s.157)228 Çünkü, "Zeki'ye karşı Sultan Vahideddin başta olduğu halde, gözünün üzerinde kaşın var diyecek cesareti hiç kimse kendinde bulamamaktadır." (a.g.e., s.144)

an

_8

bir tehlikeye karşı başını eğmesi ihtar edildiği zaman şu cevabı verir: Türk başı düşman karşısında eğilmez!' "231 Bu ziyarette Başmabeynci Lütfi Simavi de bulunmuştur. Lütfi Simavi anılarının 364. sayfasında '2.Wilhelm istihkâmlarını ve Kolmar batısındaki cepheyi ziyaretlerini' ayrıntılı olarak anlatmaktadır. Ama Vahidettin'in her olumlu davranışını raporuna aldığı halde, bu cesaret sahnesinden hiç söz etmiyor! □ "[Kılıç Alayından sonra] Eyüp'te arabalara binileceği sırada Talat Paşa Çanakkale Boğazı'ndan düşman tayyare filoları geçmiş olduğuna dair telgraf aldığını haber vermişse de Hünkâr, 'Onlar mütemeddin (uygar) adamlardır, böyle dini merasim (!) esnasında taarruz etmezler' diyerek telaş eseri göstermedi."232 Padişahın o kadar güvendiği uygar İngiliz uçakları, 18 Ekim günü, savunmasız İstanbul'a uygarca saldıracak, elli kişinin ölmesine, yüz kadar İstanbullunun yaralanmasına yol açacaklardır.233 • Şimdi de Milli Mücadele dönemine ait bir sahne görelim. İşgal güçlerinin İstanbul'da yönetime resmen el koyduğu gün (16.3.1920) Vahidettin, Sivas milletvekili Rauf (Orbay), Balıkesir milletvekili Abdülaziz Mecdi Hoca (Tolon) ve Konya milletvekili Vehbi Hoca (Çelik)'dan oluşan Meclis Kurulunu kabul etmiştir. Bu ilginç görüşmede yapılan konuşmaları aktarıy orum: "Vahidettin - Bu adamlar (İngilizler) daha çok şey yaparlar, her istediklerini yaparlar! Her şeye cüret edebilirler! Meclis'teki sözlerinize ve hareketlerinize dikkat ediniz! Vehbi Hoca - Efendimiz, onların kudreti milleti yıldıramayacaktır. Millet azimlidir, kararlıdır, Hakkın yardımıyla, haklarından gelecektir. Milletiniz, memleketi de, sizi de kurtaracaktır. Müsterih olunuz padişahım. Vahidettin - Hoca! Hoca! Dikkatli olun! Bu adamlar, her istediklerini yaparlar! Mecdi Hoca - Padişahım, bu kâfirlerin kudreti zahiridir, şu gemilerin top menzili dışına çıkamaz. Senin milletinin yüreği, onların demirinden metindir. Millet, istiklali uğruna giriştiği mücadeleden muhakkak muzaffer çıkacaktır. Endişe buyurmayınız. Vahidettin - Hoca, vaziyet meydanda! Hadiseler ortada! Bu adamlar isterlerse yarın Ankara'ya giderler! Rauf- Efendimiz, biz huzurunuzda milleti temsilen bulunuyoruz. Millet, haysiyet ve istiklale aykırı bir kaydı kabul etmemeye kesin kararlıdır. Eğer milletin hislerine tercüman olduğumuza kani iseniz, arz ediyoruz ki milletin sizden istirhamı (ricası), haysiyet ve istiklale aykırı bir antlaşmaya ve sözleşmeye imza koymamanızdır. Aksi takdirde istikbali çok karanlık görüyoruz. Vahidettin - Rauf Bey, millet koyun sürüsü! Bu sürüye bir çoban lazım! İşte o da benim! " 234 Yolda, Vehbi Hoca, derin bir acı içinde olan Mecdi Hoca'nın omuzuna elini koyar, 'Gam çekme efendi...' der, ' Allah büyüktür! Bu millet kurtarıcısını bul acaktır. Milleti koyun sürüsü saymak, rıza-yı ilahiye de aykırıdır. Yaşarsak, çok şey göreceğiz.' " 235 • Son olarak da İngilizlerin izlenimini gösterir bir örnek: "... Sultan, Yıldız'da

de

bi

an

_8

titreye titreye oturmaktadır... Belki de bazı hadiselerin kendini taç ve tahtından yoksun kılacağından korkmaktadır. Bu hanedana mensup hiç bir Prens (şehzade), halkını idare edebilecek kâfi (yeterli) kaabiliyet ve enerjiye sahip görünmemektedir." 236 10. Bazı görgü tanıklarının Vahidettin hakkındaki görüşleri □ II. Abdülhamid'in Başkâtibi Tahsin Paşa: "Sultan Hamid, Vahideddin Efendiyi bu derece beğenmekle pek aldanı-yordu. Çünkü Vahideddin Efendi, Sultan Hamid'e bir maksat ve çıkar karşılığınd a hizmet ediyordu, yoksa Sultan Hamid'e hiç sevgisi ve bağlılığı yoktu. Nitekim, inkılaptan (1908'den) sonra, Sultan Hamid aleyhinde en ileri gidenlerden biri Vahideddin Efendi olmuştu... Vahideddin Efendinin readet-i ahla-kiyesi (ahlakının bozukluğu) sonra bütün feciliği ile kendini göstermiş ve saltanat makamına geçince, yaltaklanma ve dalkavukluk huyu gereğince, bu sefer kuvvet ve nüfuz sahibi gördüğü yabancı ve düşman millete sokulup yanaşma yolunu tutmuş ve melanette (kötülükte) daha ileri giderek, vatanlarını düşman istilasından kurtarmak için gaza ve bu uğurda canlarını feda eden Türkleri vurdurmaktan çekinmemiştir." (Sultan Abdülhamid, s. 171) □ Vahidettin'in Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi: "Aşırı derecedeki tevehhüm (kuruntu) ve tereddütü, öteki meziyetlerini örterdi... Sultan Vahdettin, Sultan Reşat'tan daha aklı başında ve daha bilgili old uğu halde inat ve israrının, vehimliliğinin ve kararsızlığının kurbanı oldu... Sultan Reşat'ın kalbi daha temizdi... Onurlu bir zat olduğundan, mütarekeden sonra Vahdettin'in uğramış olduğu hücumlara uğrasaydı, ya felç olup yatar yahut yür eğine inip ölüp giderdi." 237 □ İngiliz Yüksek Komiserliği Siyasi Müşaviri T.B.Hohler'in 4 Kasım 1919 günlü raporu: "Hükümdar zayıf karakterli olup pek cesur olmamasına rağmen yüksek prensip ve emellere sahip görünmektedir." (G.Jeschke, İngiliz Belgeleri, s.6; Br.IV, No. 578) □ Amiral de Robeck'in raporu: "Büyük bir karakter gücüne veya şahsiyete sahip olmamakla beraber çok samimi ve nazik bir zat olup oldukça zihni bir idrak de göstermektedir." (G.Jeschke, İng.Belgeleri, s.7; 21.8.1920 günkü mülakat hakkında rapor, Br.XIII, No.23) □ A.Reşit Rey: "Oldukça zeki fakat fazla müteenni (fazla temkinli) ve müteredditti (tereddütlüydü/ kararsızdı). Diyebilirim ki anlayış ve kavrayışta hızlı, karar ve harekette yavaş idi." 238

de

bi

an

_8

□ Rıza Tevfik: "Kendisi bir kukla durumunda idi." (Biraz da Ben Konuşayım, s.191) □ İ.M.Kemal İnal: "Eski Adliye Nazırı İbrahim Bey, yeni Padişahın kendisine şöyle dediğini bi rkaç gün sonra bana nakletmişti: 'Aczim var, korkuyorum. Maddeten hiç bir şeyden korkmam. Fakat pek ağır bir vazife yüklendim. Allah'tan korkarım.' Padişahın aczini itiraf etmesi, Allah'tan korktuğunu ve pek ağır bir vazife yüklendiğini.söylemesi, haktanırlığını, doğru söylediğini belirttiği için takdire değer. Fakat aczini ve pek ağır bir vazife yüklendiğini itiraf eden bir kimsenin, tecrübeli ve yeterli olanları kullanmak ve onlardan yararlanmak gerekirken, Ferit Paşa gibi hükümet yönetiminde aczi ve devlet işlerinde tecrübesizliği bilinen ve halkın güveninden yoksun olan bir adamı, öyle tehlikeli bir zamanda, ardarda sadraza mlık makamına getirip türlü zararlara sebep olması, sözüyle özünün birbirine u ygun olmadığını göstermiştir. Allah'tan korkan, Allah'ın yasakladığı şeyleri, özellikle emaneti, yani millet işlerini, ehil olmayanlara vermekten sakınır." 239 □ Dr.Rıza Nur: "Yeryüzünden nice milletler gelmiş geçmişler, azametli saltanatlar kurmuşlar, sonra da batmışlardır; fakat batarken hepsinin padişahları başlarında bulunmuş, düşmanlarıyla dövüşmüşlerdir. Halbuki bizim yıkım ve istiklal davamızda padişahımız, vatan düşmanlarıyla birleşmiş, millet aleyhinde hareket etmiştir." (Türk Tarihi, 1.C., s.198) □ Hüseyin Kazım Kadri: "Benim anladığıma göre, Vahideddin medeni cesaretten yoksun, müteredd it (kararsız) bir adamdı. Ferit Paşa adeta bu adamı büyülemişti. Her şeyi onun gözüyle görür ve onun kafasıyla düşünürdü." (s.201) □ Damadı İsmail Hakkı Okday: "Kayınpederim hem zeki, hem mütereddit (kararsız) ve vesveseli (kuşkucu) bir hükümdardı." 240 □ Şehzade Abdülhalim Efendi: "Bu hanedan bitmiştir. Bizden millete hiç bir hayır beklenemez artık. Bizi bir tarafa atarak, millet kendini kurtarmalıdır!" 241 □ Son Halife Abdülmecit Efendi: "O hain, yalnız vatanımıza hıyanet etmedi, hanedanımızın şerefiyle de oynadı. Artık vatandan da, hanedanımız sicilinden de kovulan bu adamdan bahsetmiyelim." (Aktaran N.F.Kısakürek, s.209)242

de

bi

an

_8

11. Ölümü "1926 yılı 15/16 Mayıs gecesi kalp rahatsızlığından vefat etmiştir.243 Ailesinin isteği üzerine otopsi yapıldıktan sonra cenazesi Şam'a nakledilmek için tahnit edilmişse de 120 bin lira borcu olduğu için İtalyan alacaklıları tarafından tabutuna varıncaya kadar haciz koydurulmuş, sırf bu yüzden cenaze bir ay evinde ka lmış (?) ve nihayet kızı Sabiha Sultan para tedarik edip haczi kaldırtarak Şam'a naklettirip Sultan Selim Camiinin bahçesine defnettirilmiştir." 244 12. Birinci Bölümün sonu Bu bölümde yer alan bilgilere, belgelere ve tanık ifadelerine dayanarak, Vahidettin hakkında şu hükmü vermek, haksızlık olmaz sanıyorum: Kusurları meziyetlerini aşan bir insan, dönemin gerektirdiği niteliklere sahip olmayan, sıradan ve zayıf bir hükümdar. Peki, hain miydi? Buna, Üçüncü Bölümde, Kurtuluş Savaşı sırasındaki tutumunu ve bunu beli rten belgeleri de gördükten sonra, siz karar vereceksiniz.

Notlar
57) 58)

59)

60) 61) 62) 63)

64)

65) 66) 67)

İ.H. Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, 4.C., s.441. Ahmet Kabaklı ise nedense, tarihi gerçekleri bir yana iterek, şöyle yazıyor: "Son Padişah VI.Mehmet Vahüdiddin, 17 Kasım 1922'de, Veliaht Abdülmecit Efendiyi Halife ilan etti." (Temellerin Duruşması, s. 145) Şaka mı, baskı yanlışı mı, yoksa sayın Kabaklı kimsenin bilmediği bir sırrı mı açıklıyor? Oysa Vahidettin, sonuna kadar Halife olduğunu ileri sürmüş, Abdülmecit Efendi için de şöyle demiştir: "Bizim budala, demek ki saltanatsız hilafete razı yani tekke şeyhi olacak. Gerçi bu kadarı da [ona] çoktur ya." (Aktaran Tütüncübaşı Şükrü Bey, Yakın Tarihimiz, 3.C., s.388) K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.192'de, Mısır'da kalamamasının sebebini, Kral Fuat'ın karşı çıkmasına bağlıyor ama asıl sebebin İngilizlerin izin vermemesi olduğunu ilerde göreceğiz. İ.H. Okday, Yanya'dan Ankara'ya. Ali Fuat Türkgeldi, Görüp işittiklerim, s.177, 216, 227. San Remo'da bir süre Vahidettin'in yanında kalan T.Mümtaz Göztepe'nin anılarında bu konuda birçok ayrıntı var. (V. Gurbet Cehenneminde) T.M. Göztepe, Vahidettin'in bestelediği bir şarkıdan söz ederken, cümlenin başında 'mahur makamında', cümlenin sonunda ise 'beyati makamında' diye yazıyor. (Vahidetti n Mütareke Gayyasında, s.188) Yılmaz Çetiner ise aynı şarkının makamının 'suzidil' olduğunu ileri sürüyor (Son Padişah Vahidettin, s.292) Tek şarkı, iki araştırmacı, üç makam! Son Sadrazamlar, s.2102; Murat Bardakçı, Vahidettin'in 41 şarkısının notalarının yayımlanacağını açıklamıştı (Hürriyet, 5 Kasım 1995), bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmiyorum. Rıza Tevfik (Bölükbaşı), Biraz da Ben Konuşayım, s.32. Lütfi Simavi, Osmanlı Sarayının Son Günleri, s. 360. Yakın Tarihimiz, 3.C., s.388; Malta'da, sadece 20-30 Kasım 1922'de İngilizlerin yaptığı

de

bi

an

_8

68) 69) 70) 71) 72) 73) 74) 75)

76) 77) 78) 79) 80) 81) 82)

85)

86) 87) 88) 89) 90) 91)

92)

93) 94) 95) 96) 97)

de

bi

83) 84)

masrafları gösterir çizelgeye göre, "Vahidettin ve "maiyetinin şarap masrafı 5 İngiliz lirası" tutmuştur. (B.N. Şimşir, Vahdettin'in Kaçışı ve 'Sonu, 28 Kasım 1973 Cumhuriyet gazetesi [F.O, 371/9118/E. 172: Colonial Office'den Foreign Office'e yazı, 3.1.1923]) Osman Öndeş'in Malta gazetelerinde yer alan haberlere dayanarak hazırladığı bir yazı: Vahideddin Malta'da (Hayat Tarih Mecmuası, Mart 1971) V.Gurbet Cehenneminde, s.147. G.Jeschke, Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz Belgeleri, s.6, mülakat 17.12.1919 günlü The Times'da yayımlanmış. İ.H.Okday, s. 206. Şefik Okday, Son Osmanlı Sadrazamı ve Oğulları, 7.bölüm, 28.12.1988, Milliyet. Türk Ülküsü, s.86; V.Gurbet Cehenneminde, s.34. Görüp işittiklerim, s. 141. N.F.Kısakürek, Vahidüddin, s.24; M.Kemal İnal diyor ki (sadeleştirilmiştir): "Abdülmecit'in evladı içinde sıhhati ve şuuru tam, tahta layık bir şehzade görülmedi denilemezse de görülenlerdede nice acaip haller görüldüğü inkâr edilemez." Son Sadrazamlar, 4.C., s. 2094. A.F.Türkgeldi, Görüp işittiklerim, s.138; aksi gibi o gece Topkapı Sarayının duvarı yanındaki hamam yanar, yangın Harem dairesine sıçrayacak korkusuyla hayli telaş edilir. a.g.e., s.209. Rauf Orbay'ın Hatıraları, 2.C., s.241, Yakın Tarihimiz. Son Sadrazamlar, s.2101. Lütfi Simavi, s. 353. Saray ve Ötesi, 1.C., s.65. Son Sadrazamlar, s. 2095; "Sultan Reşat, Manisa mebusu sıfatıyla İstanbul'a avdet ettiğim sırada beni kabul eylemişti. 'Siz Manisa mebusu olmuşunuz, pek mahzuz oldum. Bu Manisa Arnavutlukta mı?' dediği zaman kendimi kaybettim ve ne cevap vereceğimi şaşırdım. [..] Saltanat taraftarı olsam bile bu kadar cahil ve gafil padişahları ilzam edemezdim (tutamazdım)." (Hüseyin Kazım Kadri, Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım, s.248) A.F.Türkgeldi, a.g.e., s.275. Nihal Atsız, s.86; K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.88; Hilafet, s.274. Öteki Vahidettinciler de bu abartıyı tekrar ediyorlar. Son Sadrazamlar, 4.C., s.2095 vd.; bu bilgi yetersizliği ve ehliyetli danışmanlar kullanmamak yüzünden, Vahidettin'in iç ve dış olaylara, doğru bir teşhis koyamadığını göreceğiz. Lütfi Simavi, s.348, 366. Osmanlı Tarihi Kronolojisi, 4.C., s.442. F.Rıfkı Atay, Atatürk'ün Bana Anlattıkları, s.29, Sel Y. Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım, s.163. Tahta çıkış yazısına eklemek üzere hazırladığı 10 maddelik not, bu umudu haklı gösterecek niteliktedir. (Ayrıntısı için, S.Selek, Anadolu İhtilali, s.24-25) Belki de bu düşüncesi yüzünden, Temmuz 1919 ve Ekim 1920'de, tahtından ayrılmayı düşündüğü ya da bu izlenimi bıraktığı halde bu kararı verememiştir. (Jeschke, İngiliz Belgeleri, s.241vd.) Acaba kendisi akıllıca, kinsiz ve tarafsız yönetti mi? Bunu, olayları izlerken anlayacağız. Görüp işittiklerim, s.183; H.Hüseyin Ceylan, 'Vahidettin'in, savaşın felaketlerinin sebebi1 olarakda suçlandığını ileri sürüyor. (Büyük Oyun, 1.C., s.17) Hiçbir kaynakta böyle bir suçlamaya rastlamadım! Kendi icad edip kendi karşı çıkmış. Gölge boksu yapıyor. Görüp İşittiklerim, s.151, 179, 207. H.Z.Uşaklıgil, a.g.e., 1.C., s.226. Tarih ve Toplum, 17. Sayı (Nisan 1985), s.59, dipnot 4 [Fransız Diplomatik Arşivi, Seri E (1918-1929), Dosya 87, s. 107-109 'a dayanarak] Lütfi Simavi, s.489. a.g.e., s.442; iki yakını da, kolayca yalan söylediğini aktarıyor: Görüp İşittiklerim, s.179; Lütfi Simavi, s. 202.

an

_8

s. Ben de Yazdım. oysa beyannamesinde "meşrutiyet gereklerine uyduğunu" iddia edecektir. Ali Fuat Türkgeldi'nin verdiği birçok örnek var: s. hem kendisinin felaketini hazırlayacaktı. bu sözün katiyen doğru olmadığını. Tersine D." (İstanbul Hükümetleri.169.Şevket Paşanın ölümü ile biten darbe girişiminde. 5. sivil paşalar olarak Bab-ı Âli'yi onun istediği biçimde yönetebilecek adamlardı." (Biraz da Ben Konuşayım. politika ile uğraşan Şehzade Vahidettin'i ağır biçimde suçlamakta. (Hayat dergisi." (Hatıralarım. Mektubun tam metni ve Sadık Beyin öteki densizlikleri için bkz: Ali Birinci." (Osm.265) D. s.212) Celal Bayar.H. bu 'zorlayıcı sebep ve baskılardan' biri bile belgelenmiş değildir. ve 27. Vahidettin'in. Feylezof Rıza Tevfik gibi ilginç ve karanlık kimselerle ilerde sık sık karşılaşacağız. T.. 254.1438. İngiliz Yüksek Komiserliği . Ali Birinci. hem Ankara hükümetine karşı olan Hüseyin Kazım Kadri bile şöyle demektedir: "İttihatçılık hissini ve imanını bu vatanda ebediyen imha eden Anadolu milli hareketi oldu ve bütün bir memleketin İttihatçılıktan kurtulmasını temin etti.1.16) M. gelenekçi. 220." (Aktaran Sina Akşin. Vahideddin Efendi. baskı gibi mazeretlere sarılıyorlar. 159) T.Sabri. 203 (dipnot 170). 263 vd. İstanbul Hükümetleri.4.158. Hatıralarım..İzzettin Efendinin. sayı 8/18 Şubat 1965) İ. Hürriyet ve İtilaf Fırkası. dine dayalı ve İngilizci' bir düzen. Ali Kemal. s. H.40) Rıza Tevfik bu sözleri doğruluyor (sadeleştirilmiştir): "Damat Ferit Paşa hanedana pek saygılı. Veliaht Y. Hürriyet ve İtilaf Fırkası.Şevket Paşa da günlüğünde.Z. adı geçen partiye onursal başkan olmasa bile. kız kardeşiyle yeğenini bilakis çok sevdiğini ve hiç sevilmeyen damadın Sadrazam olmasına sebeb olarak birtakım mücbir (zorlayıcı) sebebler ile tesirler (etkiler) altında kaldığından bahsetti. 247. siyasal duruma göre almaşık (alternatif) imkânlar tanıyordu. ötekinin aşırılığı ise Vahdettin'e.. s. ulusal olmayan 'hilafete.81) Vahidettin. zorunlu sebeplere. Vahidettin'in Çengelköy'deki köşkünü "fesat yuvası" diye nitelediğini aktarmaktadır. "Sabiha Sultan. Vahidettin'in emelini şöyle özetliyor:" Mutlakiyetçi ya da en azından otoriter. (Üçüncü Bölüm. hanedan üyelerinin hiçbir partiye mensup olamayacaklarını ileri sürerek bu söylentileri yalanlamakta olduğumu söyledim. Türkiye'de Siyasi Partiler. Ben.Ferit. bu tutumun doğru olmadığını kendisine ancak böyle dolaylı bir yolla anlatabilirdim.Ferit'i Sadrazam yapmadan önce de Mondros Mütarekesi görüşmelerine Başdelege olarak gitmesi için şiddetle ısrar etmiştir.. s. s. Lütfi Simavi diyor ki: "[Şehzade Vahideddin'e ] Damat Ferit Paşanın Sadık Beyle birlikte kurmuş olduğu [Hürriyet ve İtilaf adlı] partiye kendisinin onursal başkan olduğu hakkında ortada bazı söylentilerin dolaştığını duyduğumu. s. Doğrusunu söylemek gerekirse bu söylentiler pek de temelsiz değildi.T. 46) Sina Akşin diyor ki: "Hısımı olan Tevfik ve Ferit. s. Oysa hem İttihatçılara.252.207. 31 Mart olayında." (İstanbul Hükümetleri. Ama tarihte. Jeschke. hem devletin.162 vd. fakat hakikatte yalnız ailenin Sultan Mecit koluna bağlı idi ve Sultan Mecit ile Sultan Aziz evladı arasındaki geçimsizlikte de payı vardır. H. D. [. s. 245.] İlerde Padişah olduktan sonra bu partiye olan bağlılığını açığa vuracak.Z.98) 99) 100) 101) 102) 103) 104) 106) 107) 108) 109) 110) 111) 112) 113) 114) de bi an _8 105) O zamanki Posta ve Telgraf Nazın Haşim (Sanver) Beye dayanarak Celal Bayar. C. M. partinin önde gelenleri arasında bulunan Şeyhülislam M. İngiliz Belgeleri. Birinin ılımlılığı.202. 212.C. babasının sadece Damat Ferit'i sevmediğini. (Ben de Yazdım. s. 217 vd. s."sinsi ve kirli rolleri" olduğunu yazıyor." (s. s.Tunaya.Tunaya. özellikle 26. Görüp İşittiklerim. bütün parti anlaşmazlıklarında.Okday.442) Bütün Vahidettinciler de..Kazım Kadri.Ferit'in bir sözü: "Benim conception'um. ona karşı bir sempati besliyordu. Türk mantalitesini kapsayamaz.322. s.paragraf) Sina Akşin. s.Kronolojisi.320. 258. mütareke yıllarında Damat Ferit'i arka arkaya sadrazamlığa getirerek. s.C. dipnotları. s.

Almanlarla işbirliği yaptığı için kurşuna dizmiş. Demek ki D.443. Apaçık olayları ve belgeleri görmezden gelerek. İttihat ve Terakki Partisi iktidarıdır. Salih Paşa gibi kimseleri de Sadrazam olarak seçmiştir. Kronolojisi. C. İstanbul'a giriyorlardı. Sivas Anadolu Kadınları Müdafaa-yı Vatan Cemiyeti'nin 24. Üçüncü Bölümde göreceğiz. hiçbir ciddi ülke ve sağlıklı bir toplum bunları bağışlamaz. onlara kuklalık etmelerinin mazereti olarak ileri sürülebilir mi? İşbirliği yapmak. (istiklal Harbimiz. 4. ne yeni bir tarih yazılabilir. gençliğinde bir İngiliz mürebbiyesinin eline verilmiş yahut bir İngiliz öğretmeni tarafından yetiştirilmiş olmasından dolayı.İzzet Paşa.Reşit (Rey) Beyi de düşünmüştür. aynı gün Ş. Ama bu durum. asıl hainliğini ise. Rahip Fru denilen şahsı saraya dadandırmakta. İstanbul Hükümetleri. s. s. eğer eksik olursa kusur sayılır. Ali Rıza Paşa. ilgili belge: 371/4215-76104) Vahidettin'in son Başkâtibi Rıfat Bey özetle diyor ki: "Sultanzade Sami. 1920 yılında gösterecektir! Hayatımın Acı ve Tatlı Günleri. Üçüncü Bölümde göreceğiz. 42) Bu tür kukla. daha İngilizler İstanbul'a gelmedenönce.Akşin. Vahidettin'in.383vd. insanın kolu. savunmaz. Osmanlı T.177 vd. Birinci Dünya Savaşı'nın milli kahramanlarından olmasına rağmen.9. olmazsa olmaz bir durum değil. Damat Ferit'in ilk üç hükümetinin.. (Jeschke. ne resmi tarih eleştirilebilir.H. Üçüncü Bölümde bu talihsizişbirliğinin şaşırtıcı ayrıntılarını göreceğiz. yenilginin sorumlusu.72) İ. A. Üçüncü Bölümde belgeleriyle göreceğiz. Evet.Ferit Paşanın Sadrazam olması. Geldikten sonra yaptıklarını. ve 5.hükümetleri zamanında. İ. "Biz onu idare ederiz" diye güvence vermesi.Uluğ. Acaba hangi olumsuz icraatına karşı çıkmış? Mısıroğlu açıklasa da herkes bilse. 1.Naili Paşa komutasındaki Türk birlikleri de.. olmazsa meziyet değildir.Dilipak.H. çünkü Vahidettin'le işbirliği halindeler. Haftada bir veya iki defa Saraya gelir ve dayısı Vahidettin ile saatlerce konuşurlardı.A.T. kuklalık etmek.Kronolojisi. bu sultanzadenin ilgisi vardır. Damat Ferit'i kimin tercih ettiğini gösteriyor. daima İngiliz kakası karıştırır.1920 tarihli beyannamesi. Osm.C. mütareke anlaşması için Damat Ferit'i Mondros'a Başdelege olarak göndermek için girişimlerde bulunması. Kukla ya da işbirlikçi hükümetlerin başlarına gelenler için yakın tarihe şöyle bir göz atmak yeter.H. İngilizlerin baskısı olmadığını.Karabekir.382. A.115) 116) 117) 118) 119) 120) 121) 122) 123) 124) 125) 126) 127) 128) 129) 130) 131) Baştercümanı Andrew Ryan'a.. s.299. zaten böyle birbaskıya ihtiyaçları da yok. Yalan Söyleyen Tarih Utansın. (S. halkın coşkun gösterileri arasında." (Aktaran N. İkinci Dünya Savaşı biter bitmez.1919 günlü bir yazısında.[. K.İzzet Paşa itiraz edince de. 9.49. Gerçeğin böyle olmadığını. Mesela Fransa.Danişmend.210 vd. s. s. yani hırsız olmamak bir meziyet midir? Fakat siyasi namus büyük bir meziyettir!" (s. s.hükümetlere 'işbirlikçi hükümet' denir. Şuradan buradan işittiği.) Damat Ferit.117. Talat Paşa'dan söz ederken şöyle diyor: "Mali namus meselesi.. süngü zoruyla mı beş kez Sadrazamlığa geldi? Reddetmesine ne engel vardı? Bu makama pek hevesle geldiğini bütün tarafsız tanıklar söylemektedir." kendisinin iktidara gelmesi gerektiği konusunda. Sultanın ısrarlı olduğunu" açıklamıştır. asabi ve ukala dümbeleği bir zat idi.C. M.Müftüoğlu. bu dönemdeki Devlet Başkanı Mareşal Petain'i bile. 443. s. '20 cürüm' (suç)işlemiş olduğunu belirtiyor. öylekaçınılmaz. Vahidettin Roma'ya gitmedi ki mahfazayı de bi an _8 . s. işgal altındaki Fransa'nın Dışişleri Bakanı Laval'i. 4. s. s. hiç bir bilinçli aydın da korumaz. Erol Ulubelen. yalnız Damat Ferit değildir. Hiçbir İngiliz belgesinde. İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye. budu gibidir. Kronoloji II. s. birkaç sayfa sonraysa. s. sonraki yöneticilerin işgalcilerle işbirliği yapmalarının.4.269.441. Damat Ferit hiç istemediği halde.452) Öyleyse? A.] Mali namus sahibi olmak.. eğri doğru her şeyi Padişaha anlatırdı.Okday. aynı sebeple ömür "boyu hapse mahkûm etmiş ve ölene kadar hapiste tutmuştur. Mütareke döneminde Vahidettin'in Sadrazamlığa getirdiği kişi. Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi için Vahidettin'e baskı yapıldığını gösteren bir bilgi de yok. Cumhuriyete Giden Yol.4. ahlaki ve siyasi bir sorun. TevtıK Paşa.

.000 lira ziyafet ve seyahat ödeneği (s. s. arazi. s. 3. haklı olarak..C.] göstermiştir. 1976. değerli elmaslarla süslü olan bu kitaba.. Karal. C. 3. Yazar Hazine-yi Hassa ile Hazine-yi Hümayun'u birbirine karıştırıyor.Cehenneminde. Göztepe'nin verdiği bilgi doğru ise. tarihi ve kıymetli bir Kur'an'ı yanında aiakoyduğunu ve Hicaz Kralı Hüseyin'e hediye ettiğini' ileri sürüyor. İstanbul'dan hareketimizden bir ay kadar evvel Topkapı Sarayından getirtmiş. 1965/5. Gurbet Cehenneminde.M. 3.68 vd.Bu meşhur ve çok kıymetli kitabı. s.C. Gurbet Cehenneminde.. s. Fevkalade nefis cildi bile nadide taşlar. s.27) Abdülhamit'in bu tür gelirlerden aldığı para.Pakalın. Hazine-yi Hümayun.. 91 ve 92. Vahidettin'in yakın çevresi bu işe çoktan teşnedir.92). 2.000 altın destek gördüğünü iddia ediyor. M.s...157) 25 Kasım 1922 günlü Chronicle _8 . Resimli Tarih Mecmuası." (Hayat Tarih mecmuası. kızkardeşi Mediha Sultandan 8.Uşaklıgil. Ve buna ömrünün sonuna kadar yanmıştı. Resimli Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi.8.C. s.Sertoğlu.388) Kısacası uydurup uydurup yazıyorlar! Bari birbirlerinin kitaplarını bir zahmet okuyup da ağız birliği etseler. (V. s.171.C.G. s. Damla Y.) de ancak gelirinden yararlanabilir..M.Z. s. her şeyin yerli yerinde olduğunu [. Padişahtan Padişaha geçen fakat Padişahın tasarruf (kullanım) hakkı bulunmayan bir müze gibidir.İ. Padişah ile hükümetin ortak kararıyla.Uşaklıgil. 1.Göztepe. Tercüman gazetesi. Hicaz Kralından 3. Hazret-i Osman'ın bizzat eliyle yazdığı kati şekilde ifade edilen bu Kur'an-ı Kerimi. sarayların tamiri de devlete ait. 2.902. Meğer geri vermiş. Sayı. (İ. Mukaddes Emanetleri birlikte götürmesi içinVahidettin'e hayli baskı yaparlar. Osmanlı Devletinin Saray Teşkilatı. s. Hazine-yi Hassa. giderayak Topkapı Sarayı Muhafızlığına tayin edilen Vahidettin'in kayınbiraderi Zeki ve bazı kafadarları da.Ulunay'ın anlattığına inanırsanız. Teşkilat ve Teşrifatımız.281. s.000 altın idi.132) 133) 134) 138) 139) 140) 141) 142) 143) 144) 145) de 137) bi 136) an 135) oradan geri yollasın! T. bazı avaninin (değerli kap kaçağın) iç Hazineden çıkarılıp darphaneye gönderildiği.Mısıroğlu da kabul ediyor fakat miktarı hakkında. Hayat Tarih. s. 4. Çev. yılda 500.H. 100. Ağustos 1951) M.Z. R. s. Kronolojisi. s.11. odasında.C.H. 90) H. E. Saltanata ait mülklerin (çiftlik.322. s. Tahsin Öz. saltanatın malı olup hünkârların şahsi tasarrufu dairesinden hariç (kullanım alanının dışında) kaldığı için. San Remo'da iken.C. ayrıca yıllık 50." (Son Mücahitler. s. Sultan Reşat'ın Başkâtibi de aynı gerçeği şöyle yazmış: " Hazine-yi Hümayun eşyası. herhangi bir tahminde bulunmuyor. Ceb-i Hümayun maddeleri.449) Osmanlı T." (H. Osmanlı Tarihi. s. ayrıca H. 183) Para darlığı yüzünden. s. İstanbul.. Osmanoğulları'nın Dramı..Göztepe ise. Bankada hesabı olduğunu K. T. maden vb. elli bin altın biçiliyordu. yanında alıkoymuştu.1969.. Biz Hünkârın bunu mutlaka cebine koyduğunu sanıyorduk. Buna dair o zaman tutulan zabıt (tutanak) Topkapı Sarayı Müzesi arşivinde 35 numarada kayıtlı 'ilmühaber ve Kuyudat-ı Saire Defteri'nde mahfuzdur.Z. Tanzimattan önce.Uzunçarşılı. s. 18.C. Hazine-yi Hümayun.315-335." (Yakın Tarihimiz...203). bir hayır kurumuna dahi hibe edemez. Osmanlı Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü. Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. 157.217 vd.443.C. Z. (V.C. Bu Vatanı Terk Edenler.Musahip Mazhar Ağanın verdiği bilgiye dayanarak. (Hurşit Paşa.125. s. s.. 1.195. 180.Uzunçarşılı.C. 2.Uşaklıgil.15) K. (V. Sultan Reşat'ın Başyaveri Hurşit Paşa anılarında diyor ki: "Topkapı Sarayı hazinesi.. 'Hazret-i Osman'ın yazdığı söylenen..171) Vahidettin'le birlikte İstanbul'dan ayrılan Tütüncübaşı Şükrü ise ikisini de tekzip ediyor: ". V. (Prof. güya İşgal Kuvvetleri Zabıta Komutanı Albay Maksivel' gibibir destekçi de bulmuşlar.. Gurbet Cehenneminde. 51. Hiçbirinin mülkiyeti yeni padişaha geçmediği için bu mülkleri satmak bir yana. s..Z.s. 1965/3. Ayrıca 'bugünün parasıyla elli bin lira' ne demek acaba? Türkiye 1850. Yakın Tarihimiz.000 İngiliz lirası. Ali Şeydi Bey.Karaağaçlı. nasılsa yanına alıp getirmeyi akıl edememiş. C. Mısıroğlu şu bilgiyi veriyor: "Sultan Vahdeddin'in vatandan ayrılışından sonra hazine dairesinde yapılan tespitler.. Vehbi Vakkasoğlu. 1. kayıtlara gerekli özenin gösterilmediği dönemler olduğu da anlaşılıyor.388. (Hilafet.62).137 vd.

28 ve 29 Kasım 1973. baskı 330. Hilâfetin gerekli olduğundan da söz etmiştir.Mısıroğlu. isyanlar. s. Kazım Karabekir Anlatıyor.Kısakürek..Vahideddin Malta'da." (U.Göztepe. bu kitap önce gazetede tefrika edilmiştir). Tutanağın 312.72 vd. s. kendisine söz verilmediği için muhalif kaldığı anlaşılır.000 = 152. Karşı oyun sahibi Ziya Hurşit'tir (Lazistan). Kısacası hilafet aleyhindeki akım yeni değildir.7 gram x 20. V. Vahidüddin (Eylül 1968. Cumhuriyet gazetesi) Lord Kinross. cildin üçüncü baskısında kitaba yeni bilgiler eklenmiş: 1. idam kararları. fetvalar.1971 Mart) 5. milli hükümetimize karşı Halife Ordusu gönderen bu adamı tutmak.000 İngiliz lirası kadar bir serveti bulunduğunu tespit etmişti.M." (Bilal N." (Atatürk." (O. Buna karşı benim mütalaam şu idi: ‗Millete baği (haydut) diyen. K.100. üçüncüsü ise 150'liklerden Tarık Mümtaz Göztepe'nin yazdığı Vahideddin Gurbet Cehenneminde (Temmuz 1968) adlı kitaptır.'s. Bir Milletin Yeniden Doğuşu. İlk ciltte. baskı 503 sayfa. Nihal Atsız'ın görüşlerinin çoğunu kaynak göstermeden ve genişleterek kullanıyor. Ama Kurtuluş Savaşı sırasında. ve 315. K. (2) T. bankadaki mücevherlerine karşılık da 50.Şimşir.000 lira almış. Böylece yaşamasına bol bol yetecek parası vardı. millete karşı olduğu kadar.' Fevzi Paşa da benim mütalaamı kabul etmekle kararımız: Padişahlığın lağvı ve Hilafetin Âl-i Osman'da kalması ve Halife olarak Mecit Efendinin getirilmesi.Öndeş." (A. Yeni Halife'nin kıyafet ve vazifelerini tespit etmekle ona bir hat çizebiliriz. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. Ocak 1956. yazar. kışkırtmalar vb. s. bu konudaki önergeyi de imzalamazdı. Karşı olsa. açıklamalar. Utkan Kocatürk'ün verdiği de bi an _8 .53) Nusret Efendi uzun konuşmasında.540) Ankara'da Afganistan. Malta'da bulunduğu sırada Vahidettin'in servetini araştırmış. Nihal Atsız'ın 1958'de yayımlanan Türk Ülküsü 'Altıncı Mehmet' başlıklı bölümdür. kendisine hizmet etmiş olanlara da nadide (seçkin) hediyeler dağıtmış. cilt ise 1992'de yayımlandı. Zafer mi. cilt 1973'te. s. (s. Ayrılmadan önce Malta fakirlerine sarf edilmek üzere Genel Valiye 100 İngiliz lirası hibe etmiş. suçlu olduğundan sözümüzden çıkmayacağını.F.269) Rıza Tevfik de anılarında. sayfaları incelenirse."eğer Mecit Halife olursa.000 gram ya da 152 kilo. Hayat Tarih. (2.Gurbet Cehenneminde. para değil. bizi asi diye fetva çıkararak idama mahkûm eden ve düşmanlarımızla birleşerek. Vahidettin'i öven ilk genişçe yazı. cilt genişletilerek Hilafet adıyla yeni bir kitap olarak da yayımlandı. Kuva-yı İnzibatiye. Sonra şu üç kitap yayımlanıyor: (1) N.37.407).000 lira yatırmış. Ancak bu. dayanak göstermeden şöyle yazıyor: "İngiliz Elçiliği. "İngiliz belgelerine göre İngiltere Dışişleri Bakanlığı.) İkinci eser yine K.44) Babanzade İ.F. Buhara temsilciliği vardır. 3. 3.Kemal Paşa Vahidettin'in [Halife olarak] kalmasını istiyordu. Hezimet mi" adlı kitabın 1964'te yayımlanan ilk cildi izler.Uluğ.Karabekir diyor ki M. sebebiyle bu akım çok güçlenecektir. "Sultan Vahideddin Osmanlı Bankasına 75. mücevher cinsinden bir servetti. Sebep olarak da.Hakkı Bey de Meclis-i Mebusan'da şöyle demiş: Hilâfet bir bergüzâr-ı tarihidir (tarihi bir hatıradır). önerinin karma komisyona havalesi için çabalamaz. bir konferasında 'hilafetin çoktan çürümüş ve taaffün etmiş (kokmuş) bir laşe olduğunu' söylemiş olduğunu açıklıyor (s.Mısıroğlu'nun Sarıklı Mücahitleri (1967). bize zorluk çıkarabileceğini ileri sürüyordu.85 vd.) Büyük Doğu ve Büyük Cihat dergisindeki bazı yazılar da bu niteliktedir. s. N. Ziya Hurşit'in de karara karşı olmadığı. s. Ayrıca 3. Ayrıca Fransız bankalarında da parası olduğu anlaşıldı ve bir süre sonra harcamasına izin verildi. Sultanın paralarıyla değerlerinin dışarıya gönderilmesine aracılık etmişti. tarihe karşı da bizi küçük düşürür.Mumcu.Türkgeldi.146) 147) 148) 149) 150) 151) 152) 153) 154) Ajansı'nın haberine göre.H. Vahideddin Mütareke Gayyasında (1969. 1911'de Süleyman Nazif de hilafet aleyhinde şöyle yazmıştır: "Hilafet bizim için daima bir bar (yük) olmuş ve dört asırdan beri şevket-i milliyemizi (milli büyüklüğümüzü) kemirmekle tegaddi edip (gıdalanıp durmuştur. Bunları Kadir Mısıroğlu'nun yazdığı "Lozan. (Resimli Tarih Mecmuası. Azerbaycan ve İran büyükelçilikleri. türlü dinsel içerikli bildiriler. sonraki baskılardan bu bölümü çıkarmıştır.1. bir İngiliz Bankasında 20.

birbirlerinin kitaplarındaki kanıtsız.27) Ayrıca Sarıklı Mücahitler (s. bakınız. Yahya Kemal.2. 2.H.F. Osmanoğulları'nın Dramı (1976) Öteki bütün Vahidettinci yazarlar.16. (70lik Bir Subayın Hatıraları. Mütareke Gayyasından Gurbet Cehennemine adı altında. yıllarca yaşadığı ve hükmettiği Osmanlı topraklarından ayrılmak durumunda kalmıştı. Yıldız Sarayı'nın etrafında suikast planlarının çoğalması.810) H. ‗Muhteşem Süleyman'ın torunu bu mu?' diye hayret ve istihzalı (alaylı) bir nezaket ile seyreder.. 4. Yemekte. s. 800) Rıza Nur da. İşi gücü köşk yaptırıp yıktırmak.47-54.XIX).Mısıroğlu'nun yazdığı gibi askerler değil.Himmetoğlu. 16 Kasım'da değil.C. belgesiz iddiaları gösteriyor.92) ve Lozan adlı kitaplarında da (3. saraya molotof kokteyller atılması.e.468.Ceylan. Şahane bir yalandan ibaret olan bir donanma kurmuştur.e. sonra tekrar yaptırıp yine yıktırmak.423 vd.g. Şark Mahfeline gelip TBMM'ne bağlılıklarını bildirmeye başladılar. Okullar.Danişmend de aynı hatayı yapmış: Osm. Muhteşem bir sirk atı gibi seyislerinin emrine bağlı bir insan. genellikle bu yayınlara dayanıyorlar." (a. herkesin gözü önünde 'kahrolsun Vahdettin!' diye slogan atmaları ve sarayın duvarlarına da 'Vahdettin defol!' yazılarının yazılması üzerine.. Teğmen Cevdet'in anısı: H. 61) "Son Halife Abdülmecit: Kof bir azamet içinde kuklaların en sefili. İ. bu bilgileri nasıl değiştirmiş ve güncelleştirmiş: "Halife Vahdettin. Osmanlı borcunu 300 milyon altına çıkardı. Haydi Mısıroğlu tarihçi değil." (Büyük Oyun. Danişmend'in yanlışına ne demeli? "4 Kasım günü İstanbul'da ‗millet saltanatı bayramı' başladı.17. s. fener alayları da yapıldı..265) Ali Kemal'i İstanbul'da tutuklayıp İzmit'e götüren polis memuru Mazlum ile İzmit'te Ordu karargâhında sorgulayan Necip Ali'nin (Küçüka) anıları için: Asım Us. pelteyi beton gösterecek kadar zayıf.Nur karşı çıkar: "Onu İnebolu'dan yola çıkaracağız. Baştan başa bayraklarla donatılmış İstanbul'da.. s. Bu arada bazı yabancı kitaplara da karşılığı olmayan göndermeler yapıyorlar! Bu oyunbazlığın"örneklerini göreceğiz. s.8..147 ve 172) bu doğrultuda açıklamaları yer alıyor. Melek kadar yumuşak fakat insan olduğuna göre 'şapşal' sıfatını giymeye mahkûm bir Padişah. mızıkalar çalarak. R.. Günlüğü. Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. Ordu Komutanı Nurettin Paşa. 7 Kasım 1922 günü İstanbul'da gazetecilere... Ali Kemal'in İstanbul'dan nasıl kaçırıldığını ve İzmit'te linç edildiğini anlattıktan sonra. 16. (a. 4..C. İstanbul'a giderken.. s. K. 263 vd. İddiaları ve bilgileri hiç denetlemedikleri için de bunlarda bulunan pek.. 1.C." (O günkü gazetelere dayanarak.. İstanbul. s. s. hayatının tehlikede olduğunu düşünerek." (Siyasi ve Edebi Portreler.. okullarını üç gün tatil ettiler..25) "Mehmet Reşat: irade ve dayatma kabiliyeti.Mısıroğlu. Tarih metodu bakımından da çok ilginç bir tutumları var: Dayanak olarak. bazı Padişahlar hakkındaki görüşlerini.. 2.. Devlet ağacına aşı yapmak yerine onu kökünden zehirlemek manasına.Kısakürek'in. s.. T... Avrupa. s. Abdülmecit'in de bi an _8 . K. özetin özeti olarak aktarıyorum: "Abdülaziz: Abdülmecit'ten daha müsrif. çok yanlış devam edip geliyor.21. olayın görgü tanığı Rahmi Apak açıklıyor. göstericilerin toplanarak.. s.Murat: Deli.1945 tarihleri arasinda Yeni Sabah gazetesinde yayımlandığı anlaşılıyor. "Tek kişiye kölelik devrinin geçtiğini" söyleyecektir.C. daha önce gördüğümüz gibi 30 Ekim günü alınmıştır.e.. bu tür gönderme ve dipnotlar araştırma yapmış gibi bir görüntû vermeye çalışıyorlar. milli şarkılar söyleyerek.18. Söz konusu karar.) Ama linç edenler. bu garip adamı. İnzibat Yzb. esnaf dernekleri ve diğer halk kitleleri.23) "V.. 1966.155) 156) 157) 158) 159) 160) bilgiden. Bir numaralı mason olarak Yahudilik ve kozmopolitlik kütüğüne kaydedilmiş ilk Osmanlı Halife ve Padişahı. 1930-1950." (a.H.C. N.." (Vahidüddin.. 3) K. ilk kitapla bu kitabın ana çizgilerinin.19..g. Kel Sait'in topladığı ayak takımıdır.. İstanbul ve Yardımları. (s.S. Bayram nedeniyle gençler.. çünkü Ankara'ya gelip mahkeme karşısında hesap vermesi lazımdır. s. cezasını-vereceğim!" der.g. s. müşaviri olduğu Lozan Kurulu'yla birlikte bir akşam İzmit'te kalır.38. Kronolojisi..98) Ali Kemal'i Nurettin Paşanın nasıl linç ettirdiğini de.1944-1. "İnşallah yakında Vahideddin'i de getirip. başlarında bayrak olduğu halde. s.

g. İstanbul Hükümetleri. Oysa kendi bile diyor ki: "Başka vesikalarıda görmenin gereğini kim kavrar.e.N.İngilizlerin arayıp da bulamadığı.. s. Kuvvetlerimiz yetersiz. R. Reşat Paşanın intihardan önce yazıp bıraktığı mektubun canlı şahididir.151) Nasıl inanacağız buna? Fethi Bey bunu kimseye açıklamıyor da yıllarca sonra. neden ayrıldığını anılarında (Üçüncü Bölüm. Üçüncü Bölümde belgeleriyle göreceğiz.e. a." demişmiş. s.. İngiliz Belgelerinde Türkiye. paragraf 14'te) açıklamaktadır. Lozan.152) Dayanağı olmayan uyduruk bir süsleme. özeti XCII. a. Çünkü Vahidettin. yalnız Vahidettin'i değil. acaba neden yalnız K. Sami Bey şehzade değil! Öyleyse neden Prens? Hele Prens. sayı 211.Mısıroğlu. özeti s." (K.IV No. yıllardan beri planladıkları ikiyüzlü siyasetin istenen sonucuydu.g. 2. XCIII. zebunküş ve ahmak sözler.Şimşir.235.183) İngilizlerin Vahidettin'e karşı ikiyüzlü bir politika güdüp gütmediklerini.C.Şimşir. a. Hepsi Mısıroğlu'nun yakıştırması.H. Jeschke.N. s. Sina Akşin. böyle sert ifad eler yoktur. s. E. a. 8. E. İngiliz Belgelerinde. konuyu daha da saptırıyor: "Ankara hükümetince tayin ettirilen (!) Padişah yaverlerinden genç bahriyeli. hayatını tehlikede görünce İstanbul'dan ayrılmayı kararlaştırmış ve bu maksatla General Harington'a müracaat etmişti.C. Vahidettin hâlâ milliyetçilerin bolşevik ve azınlıkta oldukları kanısındadır. cildine bakıp (s. 4. Dış Politika I. a.121. Biraz da Ben Konuşayım. özeti s. orijinali 338.XCIV.1973 (1.11. s. ne üzülüyor. CXVI) Mısıroğlu bir başka kitabında da diyor ki: "Sultan Vahideddin.e. 217 vd. Yerinde göreceğiz.110.Karay. orijinali s. Jeschke..11) bu kısa bilgiyi almış ama bu kısa bilginin dayandığı asıl kaynağa bakmamış. Kenti terk edebiliriz. orijinali s..Şimşir.. birçok kişiyi de yurtdışına kaçırmışlardır.529) ...337. s.İngilizler bu sözlerini tutmuşlar. 26.C. Refet Paşa da' Budala. İstanbuldaki İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold'un Curzon'a telgrafı (22 Eylül 1922): "General Harington pek kaygılı.LX.145 vd. özeti s. Cumhuriyet gazetesi. Rıza Tevfik.s. 268.g. s. B. doğruyu öğrenir. İngiliz Belgeleri. Belleten. Minelbab ilelmihrap. s. 66.Ulubelen.161) 162) 163) 164) 165) 166) 167) 168) 169) 170) 171) 172) 173) 174 175) 176) 177) 178) 179) seciyesini gösteren bu adi. XXXVIII. s. 3. s..g.245.340. B.C.. s.g. orijinali s." (Hilafet. orijinali s.37. s. daha doğru bir ifadeyle.241." (Hilafet. İngiliz Belgeleri.N. a. Bakmış olsaydı.. B. İngiliz Belgelerinde. Jeschke.e. s.248-249.209) TC'nin hiçbir resmi tarihinde.e. İngiliz Belgelerinde..e.. B.g. muhayyilesini zorlayıp gerçeği alt üst etmezdi.9 (Br.e. s.Şimşir... İstanbul'da 20 bin silahlı Rum. İngiliz Belgelerinde.N. )a.Ulubelen. Refet Paşaya 'Padişahı İngilizler yarın sabah kaçırıyorlar' diye ağlayarak haber vermiş.219) Hem bu kadar haklı bir şikâyette bulunup hem de zahmetten kaçmak olur mu? Mustafa Müftüoğlu. s. Rıza Tevfik.Mısıroğlu'nun kulağına fısıldıyor? Ayrıca Osmanlı teşrifatında 'prens'in karşılığı 'şehzade'dir. 'efendi' dendiğini biliyoruz.e. s..N.Şimşir.N. Sonyel." (a. bir o kadar da silahlı Türk var. s.. kim bu zahmete katlanacak derecede haktanırdır. Şehzadelere de 'bey' değil. Açıklasa da hep birlikte doğruyu öğrensek. bölüm).. Şimşir. oysa Vahidettinciler sürekli. Bey ne demek? Bu konuları en iyi Yılmaz Öztuna bilir. 147. ne ağlıyorsun' vb. Jeschke'nin Kurtuluş Savaşı Kronojisi'nin 2. bu Padişahlar ve son Halife hakkında." (B. Bu.. R. s. (Yalan Söyleyen Tarih Utansın.. 110. K.Mısıroğlu.g. Taner Baytok. Jeschke. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı.245 vd. bu konuşmanın genişçe bir özeti Jeschke'de var. Bir yanardağ üzerinde oturuyoruz. s. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. İngilizlerin Vahidettin'e destek vermediklerini ileri sürüp duruyorlar! de bi an _8 . S. 1171. B.g. s. özeti s. "Prens (!) Sami Beyzade Fethi Sami Bey.269.

J.H. Vahidettin'i Yıldız'dan almakla görevlendirilenlerden biri olan İngiliz Yüksek Komiserliği tercümanı Mattews. 24 Mart 1974. a. "Hayfa. dipnotlar: 42. K.Kısakürek. Harington'un anılarından aktaran N.C. özeti XCI.. B. akıl ve mantık işi değildir.61. 29 Kasım 1973. Fransa'nın Cidde Başkonsolosunun raporlarına dayanarak.39. basın açıklamasının ancak öğleden sonra yapılmasını ister. hiçbir kaynakta bu iddiayı doğrulayan bir kayıt bulunmuyor.. Malta üzerinden Roma'ya gitti." (Lozan.XCII. 117) Hicaz'ı atladığı gibi. Fransa Başkonsolosu. dipnot: 51/16. 'niçin ölmeyip de kaçtığını ileri sürerek onu vatan ihaneti ile suçlandırması. s.N.bölümü. özeti s.Kutay. Zaten 1919'dan beri Hicaz'ın birçok kesimlerinde hutbede.250.H. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. 20. Talat ve Cemal Paşaları neden aşağılıyor? Arada ne fark var? N. Ama kaçtıkları için Enver. Malaya gemisi saat dokuz sularında İstanbul'dan ayrılacaktır. Yakın Doğuda da milli devletler dönemi başlamıştır." (Hayat ve Hatıratım.e.R. s. s. Kronoloji II. a. 4. şöyle yazıyor: "Vahdeddin. s. dizi yazının 1..Cehenneminde.Sonyel. bulunmadığı karşılama sahnesini.g. s. s. s.. a.80. ne de Hüseyin'in kendini Halife ilan etmesine önem vermiştir. Vahidettin'in beklenenden önce Hicaz'ı terk etmesinden anlaşılıyor ama Hüseyin'in Vahdettin'i kovduğu doğru değildir. yani Hac görevini yerine getirmeden. aynı tefrika.g. (Tarih ve Toplum. Kronolojisi II. Çünkü şartlar bütünüyle değişmiş. hiç görmediği Roma'ya yolluyor. 3.. R. B.217. bir yabancı elçiliğe sığınacak kadar bedbaht ve seciyesiz adam.980) Şerif Hüseyin'le Vahidettin arasında bir anlaşmazlık çıktığı. Şerif Hüseyin biraz sonra Vahidettin'i kovmuş. 2 Mayıs 1923'te bir ticaret gemisiyle Cidde'den ayrıldığını" belirtiyorlar.76. orijinali s. ne Vahidettin'in halifeliğinin sürdüğünü kabul etmiş. s.N... ümmet dönemi sona ermiş. Yakın Tarihimiz. 2.Şimşir aynı yerde) V. Malta'ya. İngiliz Belgeleri. ve50/16. bekle nenden 15 gün önce. Dış Politika. orijinali s..Dilipak ise.sayı) B. ve son bölüm. Vahidettin'i de. Cumhuriyet gazetesi.N.148) Bu da bir görüştür.Mısıroğlu ise diyor ki: "Hiç kimsenin.Şimşir. s. Halifesiz Elli Yıl. Vahidettin'in "Hacdan birkaç hafta önce. Kıbrıs veya İsviçre'ye yerleşmek istediğini" bildirmiştir. 1 Haziran 1923 günlü raporunda. Jeschke. Tercüman) Doğrusu: Vahidettin." (Vahidüddin. s. s. Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi. s. daha da süslü anlatıyor. Kral Hüseyin'in adı zikredilmektedir ki bu olgu da mektubun uydurma olduğunu kanıtlıyor. Abdurrahman Dilipak ise şöyle yazıyor: "Vahdettin'in gidişi gizli değildi.e. (C.. oradan Hicaz'a gitmiş. G." (C. Yol.C.Cevat Ulunay.Rıza Nur anılarında şöyle yazıyor: "Vahidettin İngiliz harp gemisiyle kaçtı.44) Hindistan Müslümanlarının görüşünü yansıtan bir gazeteden: de bi an _8 . Cumhuriyet) Nitekim 7 Mart 1924 "günü Hü-seyin halifeliğini resmen ilan edecektir. 4.G. belgelerin künyeleri var.G.11 (14 Kasım 1922)." (C.11 (15 Kasım 1922). her gerçeğin aksini iddia etmek! Vahidettin de. (B.Şimşir. sayı) A.C.sıkışınca. Abdülhamit'in sadrazamlarından Sait Paşa için diyor ki: ". genel ilgisizlik içinde. s.385 vd.397.g. Dr.180) 181) 182) 183) 184) 185) 189) 190) 191) 192) 193) 194) 195) 196) 197) 198) 199) 200) 201) 202) S.Yol.Şimşir. (Bilal N-Şimşir.F. Vahidettin'in İngilizlere ne kadar teslim olduğuna ilginizi çekerim. (Tarih ve Toplum. ne Abdülmecit'in halifeliğini ciddiye almış.Uluğ. Vahidettin'in değil.Grammont-Mammeri.397. (14 Kasım 1969. s. 11256) Ama İslam alemi genel olarak.C.N. San Remo'ya gelip yerleştiğini" bildirmektedir.58.L. Cumhuriyet gazetesi. s. 3.e. ayrıca. İnsana fazla ters de gelmiyor. s.319) Alternatif tarihçiliğin ilkeleri yavaş yavaş beliriyor: Uysa da uymasa da. 27 Kasım 1973. Halifeliğin Sonu. "Sabık Sultanın.C. Harington'un anılarından aktaran N.. Malta'ya gittiğinin gizli tutulmasını.Uluğ. olayı ayrıntılı olarak kaydetmiştir.. Jeschke.

4. İngiliz İstihbarat Servisi. En son ihaneti.Dilipak ise şöyle yazıyor: "Aç yaşadı ama onurlu öldü. 2.Cehenneminde. ulu atalarının başkentinden kaçmak olarak niteleyen Vahidettin. 144. Buna cevaben.R.16. O zaman Bursa henüz Yunanlılar tarafından işgal edilmemişti. sert bir tavırla ayağa kalktı:'Beyefendi.Cehenneminde. Nihayet.215-217) Ankara'nın Roma Temsilcisi Celalettin Arif Beyin 30 Mayıs 1923 günlü raporu: "İtalyan hükümeti kendisini polis nezareti (gözetimi) altında bulunduruyor. yüzündeki perdeyi kaldırmış ve alem-i islamın bazı köşelerince meçhul kalan hüviyet ve amal-i gayr-i meşruasını." [s.Göztepe de katılacaktır: "Bu dakikadan itibaren ben de şu dört başı mamur villanın daimi ve itibarlı sakinlerinden biri oluyordum… Berlin'de carııma tak diyen kıtlığın ve karşılaştığım sayısız zorlukların burada ağız tadıyla acısını çıkaracağıma iyiden iyiye aklım kesmeye başlamıştı. V.11. saltanat ve hilafeti kurtardınız. uluorta meydana koymuş olmasıdır.110.204) A.1921 günlü İngiliz istihbarat raporunda da.203) 205) 206) 207) 208) 209) 210) 211) 212) 213) de 204) "Halife-yi mazul Vahideddin. M. Kürt-islam Ayaklanması.. artık intibaha gelmiş (uyanmış) ve her hangi kisve ile olursa olsun. s.M.Cehenneminde.Müfit Kansu anılarında. Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası. 143. M." (S. Vahidettin'le Sen Remo'da Bir Karşılaşma." (B.Şükrü Esmer. 24.121) M. Mevlanzade Rıfat.10. M.539 vd. bu şahs-ı menfuru. kendilerine mali yardım yapılırsa. İstanbul'u teşrif etmeyecekler mi? Kendisiyle buluşmaya hasretim.' dedim. bunu. Allah sizden razı olsun.C.Kemal Paşa hazretleri inşallah afiyettedirler. s. bütün ayrılıkçı Kürt hareketlerinde yer alan bir politikacı-yazardır." (Atatürk'le Beraber. büyük atalarımın başkentinden bana firar mı (kaçmayı mı) teklif ediyorsunuz?' demesi üzerine.184. 'Çünkü halk Padişahlarını başlarında görürse bir genel ayaklanma olur ki düşman buna karşı duramaz' dedim. ben de kapı hizasında duran Yaver Paşaya baktım. 'Hayır..G. Ben de.kadar da köşkte kalır. Vahidettin'le konuşmasını şöyle anlatıyor[özet]: "İlk söze başlayarak. 150.128vd. Şöyle böyle bir cevap ile karşılık verdim.59. büyük atalarınız gibi milletin başına geçmenizi teklif ediyorum.Sabri Efendi hakkında. 'Efendimizin Anadolu'ya hatta Bursa'ya kadar teşrifleriyle {gelmeleriyle) mesele hallolunur. (A. Yunan davasını desteklemeyi kabullendikleri biliniyor.G. hayatı söz konusu olunca.s. vatan ve milleti.. Britanya hükmetine ilticasıdır ki bununla.Şimşir.Sonyel..140. son Osmanlı Meclisi'ne milletvekili seçilmiştir.Müfit Kansu. İslamı ve Anadolu'yu temsil eden BMM hükümetini ezmek ve mücehedatını akim bırakmak ve binnetice alem-i islamı baltalamak gayesini takip etmiştir.C. 'Heyet-i Temsiliye benim saltanat tacımın pırlantalarıdır. Vehip Paşa ile Çanakkale Savaşı dolayısıyla ilerde bir daha karşılaşacağız.' dediler.N. s. bir işaretle görüşmenin sona erdiğini.' dedim. Cumhuriyeti devirip yeniden iktidara gelmek için! V. (U. s. gizlice İstanbul'dan ayrılacaktır.141) Vahidettin'in ölümüne. Üçüncü Bölümde bilgi verilecektir. odadan çıkmak lazım geldiğini anlattı. Şaşırdım.G. büyük bir pişkinlikle T. fakat bu sözüm Vahidettin'i öfkelendirdi. düşmandan memleketimizi kurtarmak için ne gibi çare düşünüyorsunuz?' dedi. 'Ne suretle?' dedi. milletin ve vatanın bu sıkışık ve zor zamanında. 159. s. Hindistan veya diğer diyar-ı islamiyeden birisine ikame eylemekle bir şey kazanamayacaktır. s.) Anadolu'ya geçmesi önerilince. s. Ben de bunu galiba biraz sert söylemiş olacağım ki Vahdettin cevap vermeyerek başını sağa doğru çevirdi ve denize bakmaya başladı.282) V. Yıllığı 600 İngiliz lirasına. harekat-ı şahsiye ve siyasiyesiyle. sonuna kadar Britanya hükümeti ve düşmanlarla teşrik-i mesai ederek. Çünkü alem-i islam.G. aldatılmaya razı olmadığını. V.G.Cehenneminde. 127. s." (C. efali ile ilam ve ilan eylemştir. Bu geniş kadroya. YakınTarihimiz.216) bi an _8 . 'Beyefendi. Açıkçası. s.. Bir temenna ederek (selam vererek) kapı dışarı çıktım. İngiltere hükümeti.186).Mumcu.159.Sivas Kongresi Heyet-i Temsiliyesi üyelerinden olduğu için Vahidettin'in kendisini görmek istediğini haber verirler." (Aktaran Mim Kemal Öke. Şubat 1920'de Meclis'e katılır.. Yol. Mevlanzade Rıfat için özetle şöyle deniyor: "Mevlanzade Rıfat ile öteki Kürt önderlerin. Bizim Diplomatlar. s.

Edirne'de Yunan desteğiyle çıkarılan Te‘min gazetesinin sahibi (Mustafa) Neyir hakkında kısa bilgi için: O. Zaten kız kardeşi de Zeki'ye lanet okuyur. Görüp İşittiklerim. " (s. 1923 yılı yazında.s.C. Vahidettin'e yardımda bulunmasını rica etmiş. evkaftan aylık bağlatmış.R. dipnot 2) Cemal Behçet.g. 220. s. a.. 140. Yaver Zeki ise.açmış. Edirne İstatistik Md. rezil ü rüsva olacaksınız. S.N.e.207. San Remo'dan.G. ona hizmet ediyor. s.Sami Coşar.C. Show dergisi.Kemal'den. s. çok ahlaksız bir çirkeftir. Ayrıntı için: Prof. Üçüncü Bölümde. Söz konusu Osmanlı paşası.hal ve tavrından [Vahidettin'in] maddi sıkıntı içinde olduğunu. (a. birkaç kuruş alırım umuduyla. bir ara gerçekten Ankara hesabına çalıştığı ve Cenova Konsolosluğu aracılığı ile Roma Büyükelçiliğimize.g. Oraya geleyim.. yeniden karşılaşacağız. İstiklal Marşımızı aynı Zeki Bey bestelemiştir. sırasında yer almaktadır ve 1930'larda Nis'te intihar etmiştir.Bardakçı.C.159vd. s. Gördüklerim-Yaptıklarım. s.' Bu kadın Vahidettin'in müstefresi (odalığı) idi.F..Kemal'den para yardımı istediğini yazıyorlar. Yani yardım isteyen Vahidettin değil. 209. s. Dr. s. Mızıka-yı Hümayun'un müdürü değil.. Diyor ki: 'Size söyleyeceğim pek mühim sırlar var.. bu yeni yaver.Ceylan. E. s.e. Yılmaz Çetiner "Son Padişah Vahdettin" adlı kitabında.' Bu adam casus da.218. Büyük Oyun. bu iki kardeş için şu bilgiyi veriyor: "Zeki. s.315-316. H.85'e dayanarak. Mücahitler.H. Hem velinimetine ihanet ediyor.91. 15." (3.Avcıoğlu. dipnot) Bir cümleye bu kadar çok ve şaşırtıcı yanlışı sığdırmak da büyük ustalık! İstiklal Marşının bestecisi Zeki Beyin soyadı Önger değil.21. Cumhurbaşkanlığı Orkestrasında şeflik.Soyak. İstiklal Mahkemeleri s. Sonra karısıyım diye Mısır'a gelmiş. 378.208) M. a.384.262. 1 .214) 215) 216) 217) 218) 219) 220) 221) 222) 223) 224) 225) 226) 227) 228) 229) 230) 231) 232) Böyle bir olan Mevlânzade'yle. İstiklal Mahkemeleri.Mısıroğlu. kurtarmışlar. Sonra Kahire'de evlenmiş. ".16. boşanmış. Cehenneminde. 1958'de ölür.Soyak'ın verdiği bilgi farklı. s.91. Sarıklı Mücahitler.ayıptır. a.100. Musiki Muallim Mektebi'nde Müdürlük yapar.Dr. s. şimdi orada 'Padişah karısıyım' diyor ve bir kerhane işleti-yormuş. sayı 111.91.) Buna karşılık.. zaferden sonra Selanik'e kaçar.Rıza Soy ak‘ın anılarıdır.. s. de bi an _8 . Bazı yazarlar Vahdettin'in.Neyir. Biraz utanmak lazımdır!" Vahidüddin.Mücahitler.Gurbet Cehenneminde. 1.bana mektup yazdı. Mızıka-yı Hümayun'un Müdürü değil. Fakat bana yazacağınız mektubu şu adrese yazınız. s. Yunan parası ile Hakikat adında bir gazete çıkarır ve Türkiye aleyhinde yayınlar yapar. s. K. Zeki'nin Vahidettin'e söylediklerinin tamamı şu: "Ulan.. Mesela H. herhalde paranın bittiği sıralarda. yurt dışında yaşayan bir Osmanlı paşasının aracılığı ile M. 1934'te emekliye ayrılır. eski Hademe-yi Hassa ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanı Zeki'den şöyle söz ediyor: "Zeki Bey(Önger) sarayın Mızıka-yı Hümayun Müdürüdür. Vahidettin haber almasın. Sarıklı Mücahitler.Ergün Aybars. 30 Nisan 1995.Reşit Rey. ne rezalet bu be! Çarşıya çıkamıyorum. N. 'Türkiye İnkılabının İçyüzü' adlı kitabı ve bazı iddiaları dolayısıyla.Rıza Nur. Bizim Diplomatlar. 108. s.tarihte henüz yardıma da ihtiyacı yok.Kısakürek. para alıp almadığı belli değil.91. Şeyh Sait İsyanı. nihayet Zengibar'a gitmiş.e. (1.C. s. orada görevli askerlerin kumandanıdır. Diyor ki:' Beni sokağa atan Vahidettin gibi bir adama gitti de yaver oldu. Milli Mücadele Basını.31) Ama "H. kendisini Nil'e atmış..e.100..g. s.R. s. 263'e dayanarak. s. 335 vd. Üstelik o.207 vd.Şimşir. Türk Ülküsü. Sinoplu ve Çerkesdi. V.. yardıma muhtaç bulunduğunu sezdim" diye yazmış ve M.208) Bu iddianın kaynağı H. kerhane. 980 vd. M.146'ya dayanarak.114.) Zeki'nin. İşi pek gizli tutmalıyım. Milli Kurtuluş Tarihi 1.C. Eder.g. Nihal Atsız. saray orkestrasının şefidir. s. V.Aybars. 391393. paşanın gayretkeşlik ettiği anlaşılıyor. 150'likler listesinin 2. A. Benim kardeşim alçaktır. Üngör'dür. (Mesela D. (B. s. S. Vahidettin'in ilişkileri hakkında gizli raporlar gönderdiği anlaşılıyor..

2.Türkgeldi'nin. yani intihar etmiş. No. Vahidettin aynı sözü Rauf Orbay'a. Onun intihar kastı güttüğüne ihtimal verilemez.Kronolojisi.578.H. N. 441 ve 444'ten aktarılmıştır.Türkgeldi. 275. Metin sadeleştirilmişitir. 380. İngiliz Belgeleri. Yakın Tarihimiz. G.T. s.F.316. 172 vd." (Vahidüddin. C.Kısakürek diyor ki: "Vahidettin'in Başyaveri Avni Paşaya göre Padişah. s.B.6.274.233) 234) 235) 236) 237) 238) 239) 240) 241) 242) 243) 244) İ. IV.Kutay.. 2.F.444. s.2096 vd.C. 591-600. 8 Kasım 1918 günü de söylemiştir. A. s.. parasının tam bittiği anda bu ölümü kendisi hazırlamıştır. s.C. Br. Çünkü derin ve şiddetli bir mümindir. Yakın Tarihimiz.354.. belgelere ve olgulara dayalı genel bir analiz: S..Akşin.Okday... Hohler'in 4 Kasım 1919 günlü raporu. s. üstü kapalı ve dikkatli bir dil ile Vahidettin'i nasıl eleştirdiğini hatta aşağıladığını dikkatinize sunarım. 4. Son Sadrazamlar. s. de bi an _8 . İ. 4. Vahidettin hakkında. İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu. s.Jeschke.C.C. 225) Osm.240.H. (Yakın Tarihimiz. 3. s. A.s.F.Okday. İstanbul Hükümetleri.4.. s. s. Osm.C.T.240) C..Kronolojisi. İngiliz Yüksek Komiserliği siyasi müşaviri T. 276. s.

s. İleri sürülen bütün iddiaları. ihtilal lideri olursa ve iktidarda kalırsa." 2 [. Ayrıca bir bölümü.Kemal'i. otuz yıl sonra kendisinin geçmişe dönük hayal ettiği bir proje ile ilgili iki [yalancı] tanık bulmakta güçlük çekmeyebilir. Önce. Zaten z aferle sonuçlanan Milli Mücadele'nin siyasi ve askeri lideriydi.Ü. Ben bar bar bağı rıyorum. Hareket Ordusu ve Çanakkale.Tezler 5. Ama bir kısmı. geçmişini güzelleştirebilecek biçimde yazmak ve yazdırmak durumundadır. En çalışkanları. s. Vatan ve Hürriyet Partisi (1905-1906) □ Y.Kemal için 'Vatan ve Hürriyet partisi kurmuş' deniliyor. yalnız Milli Mücadele ve sonraki dönemdeki bazı düşünce ve uygulamalarını eleştirmekle yetinmiyor. ne zaman kurmuş' diye.Küçük'ün.Küçük diyor ki: "Geçmişinde başarıdan çok başarısızlık olan bir kimse.] "1919 yazına kadar Kemal'in yanında hiç politika bulunmuyor. tarihin M. Vatan ve Hürriyet. onunla ilgili her olayı. ilk kez 1937 yılında ortaya atılıyor.Ü.Kemal'in şişirme bir geçmişe ihtiyacı olduğunu hiç sanmıyorum.İKİNCİ BÖLÜM MUSTAFA KEMAL 1 M.255) M.4 Bir tarih dergisinde bunların yayımlanması utanç kaynağı olmalıdır. Herkes M. Vatan ve Hürriyet partisinin tümüyle bir hayal olması ihtimali çok yüksek görünüyor." (T. Tezler 5. sağda Kadir Mısıroğlu. 1." (T.Küçük diyor ki: "M.3 tanıklık eden de o sıraca Kemal'in milletvekili yaptığı iki kişidir. 'sonradan eklendiğini ya da güzelleştirildiğini' iddia ettiği üç konu var: Vatan ve Hürriyet Partisi.Küçük yanılıyor. bu arada Milli Mücadele'yi de küçültmeye çabalıyorlar. Tezler 5.47) Y.Kemal'e karşı. tarih sırasına göre aktaracağım. Mesela Y. (T. sonraki döneme de lider olarak taşımaya yetecek önem ve ağırlıktadır. Ortaya atan Kemal Paşadır. solda Yalçın Küçük.Ü. bir parti değil. S-255) İlkinden başlayalım. Yönetimini sağlama almış bir lider. kaynaklarda de bi an _8 . Bu tarihi rol onu. M. 2. yazan Afet (İnan).Kemal aleyhindeki çeşitli iddialara giriş Bazıları M.. Y. gizli bir 'cemiyet'tir. annesinden başlayarak1 bütünüyle karalamaya. Olabilir.Kemal'den yana olacak değil ya. tarihi.Kemal'e göre değiştirildiğini de ileri sürüyor.

M. hiçbir kayıt veya işaret yok (s. hem Mekadonya'daki silahlı özgürlük hareketlerinin. bunun Hareket Ordusu'nun girdiği İstanbul'da." (s. düzen ile bağlarını sürdürüyor (s.56).Küçük. 1912'de Selanik'te basılmış. Ciddi kaynaklarda bu konu ayrıntılı olarak incelendiği için ben sadece Hollandalı araştırmacı Eric Jan Zürcher'in Milli Mücadelede İttihatçılık adlı kitabından bir parçayı olduğu gibi aktarıp bu konuyu kapatacağım: "M. Öyle anlaşılıyor ki kuvvetler "İstanbul'a hareket" ediyor ve kendisi bulunmuyor (s.Kemal var (s. Derhal bir mektup yazarak bunun doğru olamayacağını iddia ettim. Konu ilk defa 1937'de ortaya atılmış da değildir: M. burada Tümen Kurmay Başkanı olarak Yüzbaşı M. İkin ci kaynak. s.Abbas'a yazdırdığı ve Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayımlanan hayat hikâyesine dayandırıyor9 ve şunları yazıyor: "[Hayat hikâyesinde] M..71)7 Y. M. M.Tezler 5. 2.Kemal. Hepsini görelim: 3/1.Kemal Hareket Ordusu ile İstanbul'a gelmemiştir. ilk kez varlığını öğrendiği bir kaynakta değişik bir bilgiye rastlamış.5 3.Kemal Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul'a geldiği ve savaştığı iddiasında hiç bulunmuyor.247).Kemal'in birlikte bir fotoğrafını yayımlayarak.Kemal'in Çatalca'ya geldiğine dair bir işaretin olmadığı noktasında toplanıyordu (s.Ü.247) Fakat işe bakın.Kemal'in ünlü olmasından çok önce 1913'te Alman generali İmmhof tarafından yazılmış bir makaledir." Bunun üzerine.Kemal'in.Kemal hakkındaki tezlerine8 ve M." Sayfalarca süren bu tür kesin ifadelerden ve yakıştırmalardan sonra birdenbire iş değişiyor. Faik Reşit Unat'ın bulduğu bir ders kitabıdır. Bürokratik mekanizmalar içinde kalarak yükselmeyi planlayan Kemal. hem de İstanbul'a yürüyüşün dışında kalarak. kitabını yazadururken yeni bir kaynak daha keşfediyor: Rauf de bi an _8 3.36)." (s. çünkü Y. Hareket Ordusu (1909) .Ali Aybar'ın anılarını Cumhuriyet gazetesinde yayımladığı sırada.Kemal'in Çatalca'ya kadar geldiğini k abul ediyor ama daha ileri gittiğine ihtimal vermiyor: "Çatalca'da kaldığı anlaşılıyor. bir U dönüşü yapıp M..Kemal'in 1919'da C.53). çok ön ce daha 1922'de Ahmet Emin Yalman'a bu konuyu anlatmış ve açıklaması 10 Ocak 1922 günlü ve 1468 sayılı Vakit gazetesinde yayımlanmıştır. M. Bu iddiasını.örgüt'. Hüsnü Paşa ile M. Uğur Mumcu. 'komite' diye de niteleniyor. Bu anlatımda İstanbul'a geldiği iddiası bile bulunmuyor (T. gerekçelerimden birincisi.36).Küçük şu dört iddiada bulunuyor. Sirkeci'de çekilmiş olduğunu iddia etti. Demek ki doğruymuş! Bu tek konuda Y.Küçük'ün doğru olmadığını iddia ettiği birinci yurttaşlık bilgisi buydu. Kemal'in Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul'a yürüdüğü konusunda. M. Suriye'de gizli bir örgütün (Vatan ve Hürriyet Cemiyeti)6 üyesi olduğunu ve bu örgütün Selanik'te bir şubesini kurduğunu doğrulayan iki bağımsız kaynak var: İlk kaynak.62).10 Hayretle diyor ki: "Bir kaynakta Çatalca'da Hareket Orduları savaş düzenini bulabildim.

Kemal Paşayı süslemek için icad edilmiş bir bilgidir. 3/3. Hareket Ordusu Kumandanı Mahmut Şevket Paşanın emirlerini yazdırıyordu. M. çok sonraki yıllarda.Kemal'in Hareket Ordusunun Kurmay Başkanı olmadığı.Karma Tümen'in] başına geçiyor. Kesin olan. Y.Kemal Paşayı ilk defa. redif kuvvetleri [11. Hareket Ordusu düzensiz. bunun üzerine şöyle yazıyor: "Bakırköy'e kadar geldiği anlaşılıyor. karışık ve bir anlamda gerçekten derme çatma bir kuvvet olduğu için gerçek Kurmay Başkanının olup olmadığı ve varsa kimliği üzerinde karar vermek kolay görünmüyor.Hüsnü Paşadır.Kemal Paşanın Hareket Ordusu Kurmay Başkanlığı.Redif Tümeni] komutanı Hüseyin Hüsnü Paşa. 1909 yılı Nisanında. Çatalca'da toplanıp Bakırköy'e ilerleyen birliklerin14 komutanı H. şöyle yazıyor: "Bir kaynakta Çatalca'da Hareket Orduları savaş düzenini bulabildim.Hüsnü Paşanın imzasını taşımaktadır. Y. Kemal'in ise bu tür hareketlenmelerle bir ilgisi görülmüyor. Telgraf Müdürünün koltuğunda Mahmut Şevket Paşa oturuyordu. burada Tümen Kurmay Başkanı olarak Yüzbaşı M. H.Kemal var. M.302)12 Ve bu konudaki bilimsel dansına. (s. kendi karşı çıkıyor." (s.247) Ama 200 sayfa sonra.15 Bu yüzden de." (s.36) [Kurmay Başkanıdır ve bu göreve 13 Ocak 1909'da atanmıştır. 19 Nisan 1909 günü Hareket Ordusu adına yayımlanan iki bildiri de." (s. dördüncü iddiasına kadar kısa bir ara ver iyor." (s.Küçük.Küçük.Ordu Komutanı M.Kemal'in İstanbul'a gelmediği düşüncesine saplanıp kaldığı ve olayı pek az incelediği için gerisini bir türlü çözememiş.] Redif Tümeni Komutanı Hüseyin Hüsnü Paşanın Kurmay Başkanı olduğu anlaşılıyor.Kemal de onun.Kemal Hareket Ordusu Komutanı değildir. gerçeği az çok yansıtmış ama farkında bile değil. M Kemal de bunun erkan-ı harp subayı ya da Kurmay Başkanıdır. Erkan-ı Harbiye Kolağası (kurmay önyüzbaşı) rütbesinde idi.16 3. İstanbul'un o zaman Makriköy denilen Bakırköy telgrafhanesinde görmüştüm.Kemal'in İstanbul'da.. bu ilk oluşturulan gücün [1." diye yazıyor.17 Yani Bakırköy'de kalmamış.Şevket Paşa Selanik'ten gelip de komutayı devralıncaya kadar.Şevket Paşanın karargâhında çalıştığı da anlaşılıyor.56) Ve şu sonuca varıyor: "M. daha çok bir kariyer subayı." (s. 3/2." (s.Küçük'ün bir başka iddiası da M.255) Zaten böyle bir iddiada bulunan yok.] 13 Ama M.Orbay'ın kırk yıllık anıları! Rauf Orbay anılarında şöyle demektedir: "M. Kemal Paşa yeni yönetimin başı olarak durumunu sağlama alınca. Oysa gerçek çok açık ve basit: M. M. bunun M. Diyor ki: "Hareket Ordusu eninde sonunda bir ihtilalci yürüyüşüdür. İstanbul'a da gelmiştir! de bi an _8 . [. Rauf Beyin anılarından. "M.Şevket Paşa.247) Kendi de daha önce. ancak 22 Nisan 1909'da gelecek ve Hareket Ordusu'nun komutasını üstlenecektir.Kemal olmadığıdır. yani Hareket Ordusu'nun Kurmay Başkanıdır. Dördüncü iddiası dolayısıyla bu konuya yeniden döneceğiz.302)11 Y. şöyle yazıyordu: 31 Mart gerici asker başkaldırısı Selanik'te duyulunca bir kuvvet gönderilmesi düşünülmüştür. Kendi ileri sürüyor.

İçinde M. Ama bu konudaki iddiası da doğru çıkmadı. Y. 1994 yılında." (A.Kemal'in bütün tanıklar sağ ve ortada iken. Y..Kemal'in önemli bir rolü olmadığıdır. 10 Ocak 1922 günlü Vakit gazetesinde yayımlanan açıklaması kanıtlamaktadır. Y.Mısıroğlu'nda. Başlangıçta kumandan Hüsnü Paşaydı. Balkan Savaşı (1913) Sıra K. M. resmi tarihin yazdığı da bu. Y.18 Gerçek de bu.Tezler'in 5. adlar. Dr.M.Küçük'ün doğru olmadığını kanıtladığını iddia ettiği ikinci yurttaşlık bilgisi de buydu..Küçük'ün adım adım ve inleye inleye kabul etmek zorunda kaldığı gerçeği kısaca belirtmektedir: "31 Mart vakası oldu.g. 4. Bu k onuyu Çanakkale paragrafında ele alacağım. "kerhen19 bulunduğu gönüllü ordu İstanbul için sokak savaşı yaparken. Hareket Ordusunun İstanbul'da aldığı askeri önlemlerle ilgili birçok notlar.C. Bu vaka üzerine Makedonya'dan giden kıtaların ve ilk devirde Edirne'den bunlara katılan kuvvetlerin Kurmay Başkanı olarak İstanbul'a geldim.Nur'un yazdıklarını.Kemal 20 Mayısta Selanik'e döner. s.Kemal'in Çatalca'da kaldığını" ileri sürüyor. tarihin alt üst olacağından kuşku duymuyorum" diye yazıyordu (s. 2.Kemal Paşanın 1909 yılına ait 10 sayılı özel not defterinin hem aslı. çok sonradan icad edilmiş olmadığını da. Atatürk Özel Arşivinden Seçmeler dizisinin üçüncüsünü yayımladı.E. hem yeni yazıya çevrimi var. Üçüncü iddiası Çanakkale'de M. Onun bu konudaki iddiasının kaynağı. Çünkü defterde. Kurmay Başkanlığı görevinin.258) 3/4.Küçük'ün bu konudaki dördüncü iddiası da şu: "Bütün tarihi kendi adına göre yazdırmasına karşın.Yalman." (s. (s. emir taslakları bulunmaktadır. R.Küçük'ün iddia ettiği gibi tanıklar hayattan ve ortadan çekilince.Kemal bu açıklamasında. Rıza Nur'un malum ve mahut anıları. bilgiler. yani T. M.Kemal'in Har eket Ordusu ile İstanbul'a girdiğini ve askeri düzenlemelere etkin olarak katıldığını belgeliyor. sayfalar) Y.247) Yoksa bütün tezleri iflas edecek! Zehi tasavvur-u batıl. M.Ü. (47 -74. ne Kemal Paşadan ve ne de resmi tarih yazıcılarından çıkan. Kemal'in İstanbul için savaştığına dair bir iddia da bulunmuyor.56) Kendi de bir Kurmay Başkanının elde tüfek doğrudan savaşa katılmasının söz konusu olmayacağını kabul ediyor ve "kurmay görevi karargâhta yapılır" diye yazıyor ama yine de ve ille.cildinin yayımından bir yıl önce. a.Kemal Paşanın bu özel not defteri.256).Küçük'ün kendine göre yazmaya yeltendiği özel tarihi alt üst ediyor." de bi an _8 . "Çankaya arşivleri açıldığı takdirde. M. resmi tarihi değil ama Y. zehi hayal-i muhal!20 Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Dairesi (ATASE). doğruları ile birlikte veriyorum: "Balkan Harbinde son devrede Bulgar ordusu Tekirdağı'nda ve daha yukarılarda bulunuyordu.e. çünkü M. sayılar.Küçük.

" (Doğrusu: Bnb. 2. Bulgarların ilerlemesinden değil.C. Bulgarların Marmara kıyısındaki kanadını geri atar ama sisli bir havada. Üstelik R.21 "Bunun erkan-ı harbi (kurmayı) Ali Fethi (Okyar) ile M. Beş yıl sonra yarım yamalak öğrendiği olayları.Kolordu. Balkan Savaşı'nın bu bölümü sırasnda yurt dışındadır. Gelibolu'ya yapılacak bir Yunan çıkarmasından çekinmiştir." (Doğrusu: Başkomutan. Hareketten bir sonuç alınmaz. Bnb." (Rıza Nur'un anıları.Rıza Nur'un.Kemal'di.M.(Doğrusu: Tekirdağ'ın yukarılarında değil.Kemal Bulgarlara hücum etti ve perişan olup kaçtı. iki tümeniyle [Nizamiye Tümeni ve 27. "Enver'in (Enver Paşa) tertibi üzere aynı zamanda bunlar da Bulgarlara hücum edecekler. C. Enver'in şeref kazanmaması.Ali Fethi Kolordu Kurmay Başkanıdır.)23 "M." (Doğrusu: Kolordu).Kemal'in bu hıyaneti yapmasının sebebi.İzzet Paşa. Başkomutan A.Kemal ise Harekât Şubesi Müdürü). (2. ayrıntılı olarak açıklamıştım. Amaç. Kolordunun karaya çıkan tümeninin de geri çekilmesini emreder.Kolordu [Kurmay Başkanı Yarbay Enver]. Fakat Enver'in hücumunu beklemeden. Çatalca savunma hattının karşısında) "Tarafımızdan Gelibolu yarımadasına bir ordu gönderilmişti.407) Dr. Bulgar ihtiyatlarının karşı taarruzu ile dağılarak kaçmaya başlarlar. Nizamiye Tümeni de geriye alınır. Bu arada Mürettep Kolordu.22 Bir kolorduyu.. kararlaştırılan günde [8 Şubat 1913]. kararlaştırılan zamanda Şarköy'e çıkarma yapamaz. Harekât Şubesi Müdürünün hücum ettirdiğini ileri sürmek. Başkomutanlıkça hazırlanmıştır. yani olaydan 14 yıl sonra yazarken. bu şerefi kendisinin almasıdır. Patlayan fırtına da çıkarmayı zorlaştırır. Mürettep Kolordu. Tertip yapıldı. 10. Ne fecidir. 1918'de dönecektir. Dr.407) ve ancak beş yıl sonra." (Doğrusu: Plan Enver tarafından değil. Plan kısaca şöyle: Hurşit Paşa komutasındaki "10. Bu düzensiz çekilme Şam Tümeninin diğer birliklerine de yayılır.Kolordu da zamanında yetişip taarruza geçemeyince. Bizde böyle hıyanetler cezasız kalır. Ertesi sabaha kadar ancak bir tümenin çıkarılması tamamlanabilir. Bulgar ordusunun geri çekilmesini sağlamak ve Edirne'yi kurtarmak.Nur. Fakat 10. çıkarma gemilerinin 4-5 saat gecikmesi yüzünden. Olay bu. başından sonuna kadar içinde yaşadığı Kurtuluş Savaşı hakkında verdiği basit bilgilerin bile ne kadar yanlış ve uydurma olduğunu. Bolayır karşısında bulunan Bulgar tümenine taarruz edilecek. iyice de bi an _8 . Kurmay Başkanıyla kahvede tavla mı oynuyordu?) "Artık Bulgarların Gelibolu yarımadasına girmesinden korkulup Enver'in kuvveti de oraya gönderildi. Bulgar mevzilerine giren 27. 10. 8 Şubat günü Şarköy'e çıkarma yapacak ve Gelibolu'daki Mürettep Kolordu ile birlikte. Rıza Nur'a yakışır bir zırva! Bu kolordunun Komutanı. komutayı Harekât Şubesi Müdürü Bnb. s. s.Kemal'e bırakmış.M.Rıza Nur Dosyası adlı kitabımda. ruh dengesinin iyice bozulduğu 1927'de.Şam Tümeninin Arap askerleri savaşı bırakıp çapulculuğa kalkar. Bulgar tümenlerini mahvedeceklerdi.Şam Tümeni] taarruza geçer. M.

Rıza Nur. 2. Sofya'ya sürgün edilmez.Kemal aleyhinde ya. 'başarısızlığın sebeplerini açıklayan' broşürünü de. Başkomutan Vekilliği ise savaşa girdikten sonradır.000 kişi) yüzünden Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa tarafından Sofya'ya sürgün edilmiştir. haklı çıkması mümkün mü? Edirne için bir yarış vardır ama o da Bolayır olayından beş buçuk ay sonra. böyle kesin kon uşabilmek için de olayı biraz olsun inceler. iki anlamıyla da tarihe uymuyor! Ama Mısıroğlu. Bu yarışın ayrıntısını. Ocak 1914'te Harbiye Nazırı ve paşa olacaktır. tersine 1.7." (Hilafet.1913' ten itibaren 1. hatta. 867 er Yaralı : 41 subay. Kolordu bu ileri harekâtında ciddi bir Bulgar mukavemeti ile karşılaşmadı. tümenlerin komutanları yok mu ? İnsan bir iddiada bulunur ama hiç olmazsa enini boyuna denk düşürür. 27 Ekim 1913'tedir. M." (s.Mürettep Kolordunun Kurmay Başkanlığına getirilir.Mürettep Kolordu Komutanlığına da vekalet edecektir. Kolordu Kurmay Başkanı Bnb.000 kişi değil.Kemal ve Fethi Beylerin.birbirine karıştırıp çarpıtmış. ufak tefek artçı çatışmaları oluyordu ama önemli bir savaş da vermiyorduk. sayfalarında genişleterek tekrar ediyor. M.Ali Fethi'nin.29 Kısacası bu alternatif tarih yazarının iddiaları. bu olaydan ancak 9 ay sonra. s. Sadrazama kadar yansımış.Mürettep Kolordu Komutanlığı Emir Subayı İ. yaklaşmıştı ki arkamızdan tozu dumana katarak yaklaşan bir otomobil de bi an _8 . Kolordu Edirne'ye 10 km. Kahraman Edirne'yi Bulgar pençesinden kurtarmak. derin askeri bilgisiyle (!).Kemal.151) İddiasını Rıza Nur'a dayandıran bir yazarın. K.Hakkı Okday'ın anılarından izleyelim. K. kurmay başkanı. Şarköy çıkarması sırasında uğradığı bozgun ve sebep olduğu büyük kayıp (22. 2. Balkan Harbi gibi erken bir devrede.Kemal.28 Enver de.30 "Edirne'yi Bulgarlardan geri almak gayesi ile harekete geçtik. 22. bu iddialarını.Kemal'in Sofya ATASEmiliterliğine" atanması.Mısıroğlu hemen bu bilgiden (!) yararlanıp yanlışları derinleştirerek şöyle yazıyor: "M.Kemal'in arasındaki soğukluk daha da artmıştır ama M.27 (3) M. Edirne'nin geri alınması şerefini Enver Paşaya kaptırmamak gayesinden doğmuş dehşetli bir bozgun olduğunu kaydetmektedir.142)24 Hangi yanlışı düzeltmeli? Bir kolordunun yenilgisi. Harekât Şubesi Müdürüne yüklenilir mi? O kolo rdunun komutanı. (1) Zayiat.cildinin 148-151.Mısıroğlu'nun yazdığı gibi 22. olay Başkomutana.26 Enver ile M. Kaçan Bulgarları k ovalamaktaydık. 22 Te mmuz 1913'tedir. Lozan adlı kitabının 1.679 kişidir: Şehit : 15 subay. Bolayır Kolordusunun bozgununun. bu gazi şehri yeniden fethetmek şeref ve neşesi içinde uçuyorduk. söz konusu olaydan altı ay sonra. "gösterdiği sebepler askeri ve mantıki bakımdan tatminkâr (doyurucu) değildir" diye eleştiriyor ve şu cümleyi ekliyor: "Dr. 1801 er Kayıp : 55 er (Toplam: 2679)25 (2) Mürettep Kolordu ile 10-Kolordu yetkilileri arasında gerçekten tartışma çıkmış. Ara sıra.

11.1914 Rus ordusu Doğu Beyazıt sınırını geçer.11. 1. yanımızdan hışımla geçti ve Edirne istikametinde uzaklaştı. K. on dördü gündüz.1915 Birleşik Filo. 1914 29.1914 de bi an _8 . Mayın arama ve tarama etkinliği kesintisiz sürdürülür.-17. Amiral Souchon kumandasındaki Osmanlı filosu Odesa ve Sivastopol'ü bombardıman eder. Çanakkale Savaşının çok kısa bir özetini vermek istiyorum. İngiliz birlikleri Basra körfezine çıkar.10. 28. M.Kemal'in asker yanını da örselemek ama bu yetmez ki. 1915 Amiral Carden. 25. 3. biz Edirne'ye on kilometre yaklaşmış olduğumuz bir sırada. 19." (Yanya'dan Ankara'ya. Bu süre içinde Boğaz'ı ve Bolayır'ı. 1915 Savaş Komitesi. Buna çalıştıklarını da sırasıyla göreceğiz. bizim kolorduyu geride bırakarak. Birleşik Filo Komutanlığına Amiral de Robeck.1914 İngiliz-Fransız Birleşik Filosu. İngiliz kara birlikleri Mondros adasında toplanmaya başlar. Her şey umut verici görünmektedir. Savaş Komitesine Çanakkale Boğazı'na taarruz edilmesini önerir. Deniz Bakanlığına Çanakkale'ye taarruz için hazırlanan planı sunar. Çanakkale Savaşı (1915) 5/1. Çanakkale Boğazı'nın donanmayla zorlanmasına karar verir. Enver Bey o sırada başka bir kolordunun (Doğrusu: Sol Kanat Ordusu) Kurmay Başkanı bulunuyordu. dümdar (ardçı) savaşlarını veren bizim kolordu idi. 9. Fakat fırsatı kaçırmak istememiş. Çanakkale Boğazı giriş tahkimatını bombardıman eder.11.1914 Churchill. Bu suretle 'Edirne Fatihi' unvanını kazanmış oldu. Halbuki Edirne'ye yaklaşıncaya kadar Bulgar kuvvetlerini kovalayan. Girişteki tabyaları susturulur. s. Edirne'yi geri alma şerefini başkalarına mal etmeyi hazmedememiş.2. Savaşın çok kısa bir özeti Bu konudaki değişik iddiaları görmeden önce. 18 Mart günü Boğaz'ın 27.190) Kısacası Rıza Nur bir balon uçurmuş. Çanakkale Boğazı bütün gemilere kapatılır. Ç anakkale'deki ve Kurtuluş Savaşı'ndaki rolünü de küçültmek gerek. Kara Kuvvetleri Başkomutanlığına Orgeneral İan Hamilton atanır.3.içinde bulunan Hürriyet Kahramanı Enver Bey. arkamızdan bir otomobile atlayıp.1. Edirne'ye giren ilk komutan sıfatıyla Edirne'nin fuzuli fatihi olmak hevesine kapılmıştı.Mısıroğlu da havada kapıp biraz daha şişirmiş! Çünkü amaç. 11. 5. yirmi biri gece olmak üzere bombalayacaktır. Ruslar da İstanbul Boğazı'na çıkarma için hazırlık yaparlar. 1. Çanakkale Boğazı girişindeki ve orta kesimdeki tabyaları (korunaklı sabit bataryalar) tahribe çalışır.

000 34 Artık Çanakkale Savaşı hakkında bazı aydınlarımız ile Y. 3 kruvazör. kuvvetinin üçte birini yitirmiştir. 8/9 Ocak 1916'da Seddül-bahir kesimini boşaltarak çekilirler. Yas mı?" Dergi yazarı. Sefa Kaplan'ın Çanakk ale Savaşını ele alan bir yazısı var. hasta. 4 Fransız zırhlısı.4.1915 Çanakkale'ye asker çıkarmak için hazırlık. Yedi saat sonra Birleşik Filo geri çekilir. _8 . Karanlık Liman ile Morto Limanı önüne. İstanbul yolunu açamayan Müttefik kuvvetleri.32 İki yanın kayıpları (25 Nisan 1915-8 Ocak 1916) Türkler'in genel kaybı (şehit.3-24.): 213. 5.Küçük ve Vahidettinci yazarların neler dediklerini gözden geçirebiliriz. 19/20 Aralık 1915'te Arıburnu. 18 Mart 1915 (Deniz savaşı) Sabah.Türk Ordusu kurulur ve Mareşal Liman von Sanders. birçok yardımcı savaş gemisi. Birleşik Filo bu süre içinde de. Tarafların insan kayıpları: Türk tarafı 97 şehit ve yaralı. 27 Mart 1915 İngiliz Savaş Komitesi. Goliath. İngiliz ve Fransızlar 800 ölü. Çetin Altan'ın bu doğrultudaki görüşlerine yer vermiş. 3 torpidobot da sulara gömülmüş. Aktarıy o- de bi an donanma ile zorlanmasına karar verilir. 17/18 Mart gecesi. yaralı.Ordu Komutanlığına atanır. sayısında. Çanakkale'nin aşılması için deniz ve kara kuvvetlerinin birlikte hareket etmelerine karar verir. esir vb.Birleşik Filonun çok güçlü ateş desteği altındaki müttefik kara kuvvetleri ile Türk birlikleri arasındaki kanlı savaş 25 Nisan 1915'ten 1916 yılının başına k adar.882 33 Müttefikler'in genel kaybı: 252. yazısının başlığı şöyle: "Çanakkale Savaşı: Zafer mi. 3'ü topçu ateşi ve mayın dolayısıyla ağır yara almış. çünkü Boğaz'ın mayınlardan temizlenmiş olduğunu sanan 16 savaş gemisinden 3'ü. 5/2. 308 savaş ve nakliye gemisi ve çıkarma aracıyla Boğaz'ın Asya yakasına ve Gelibolu'nun çeşitli kesimlerine çıkarma başlar. torpidobot ve mayın aramatarama gemisi) Çanakkale Boğazı'nı zorlayıp Marmara'ya geçmek üzere ilerlemeye başlarlar. Ama Nusret mayın gemisi. sekiz buçuk ay sürecektir. Çanakkale bir zafer midir? Aktüel dergisinin 18 Mart 1992 günlü 36. savaş planına göre üç sıra olarak dizilmiş gemiler (15 İngiliz.31 24 Mart 1915 Çanakkale'nin savunulması için 5. Triumph ve Majestic savaş gemileri ile birçok nakliye gemisi kaybedecektir. Nusret'in bıraktığı mayınlara çarparak batmış. gizlice 30 kadar mayın bırakacak ve düşman karakol gemilerine ve mayın tarayıcılara görünmeden geri dönecektir. 25 Nisan 1915 Gün doğmadan. 28.

Birinci Dünya Savaşında Alman Genelkurmayının kendi donanmasını riske etmeden. Ama donanmasının bir bölümünü daha Çanakkale'ye yollayamaz mıydı? Alman savaş gemilerinin bunu gerçekleştirebilmeleri için önce tehlikeli Manş ya da Kuzey Denizinden. Almanya'nın. Gemiler 10 Ağustos 1914 günü Çanakkale Boğazını geçerek Marmara'ya girer.8. öteki Midilli adını alarak Osmanlı Donanmasına katılırlar. Ama "Alman Genelkurmayının kendi donanmasını riske etmeden. denizde de yenilmişlerdir. İstanbul'a hareket etmeleri emrini verir (3/4 Ağustos 1914). hem gereksizdi. Prof.Wallach'ın38 ve Peter Hopkirk'in39 eserlerinde. o tarihte Genelkurmay İstihbarat Şubesi Müdürü olan Kazım Karabekir.37 Yüzbaşı Selahattin'in. Jehuda L. Çünkü 250 bin kişi öldükten sonra İstanbul yine işgal edildi. Deniz savaşı. bir an önce savaşa girelim diye Almanların bizi nasıl zorladıklarını." 36 Türk-Alman anlaşmasından sonra.35 [.1914).43 Bu yüzdendir ki Almanlar denizaltı savaşına önem vermişler fakat sonunda yalnız karada değil..] Her yıl kutladığımız Çanakkale Zaferi.Dr. iki kitabında anlatır. Almanların bize attıkları kazıklarla ilgili birçok örnek yer almaktadır. o sırada Adriyatik'te bulunan bu iki gemiye.. Çanakkale savaşlarının bir zafer olarak gösterilmesiyle başlar.40 Savaş patlamadan kısa bir süre önce.41 İngiltere'ye sipariş ettiğimiz ve parasını peşin ödediğimiz iki savaş gemisini İngiliz hükümetinin teslim etmeyeceği anlaşılınca (2. Biri Yavuz Sultan Selim..42 Osmanlı hükümetinin isteği üzerine Almanya. Çanakkale Boğazı'nın Alman Donanmasıyla savunulması söz konusu bile olmamıştır çünkü az sonra açıklanacağı gibi. Bu da mümkün değildi. Rauf Orbay'ın. düşman donanmasını Çanakkale'de bizim 250 bin köylüyü öldürterek durdurması. düşman donanmasını Çanakkale'de bizim 250 bin köylüyü öldürterek durdurması.44 b. platonik bir yaklaşımdır." cü mlesinin anlamı ne? Daha doğrusu bir anlamı var mı? a. 'Akdeniz Tümeni' adı altında sadece iki savaş gemisi vardır: Göben ve Breslau. Almanların Akdeniz'de. Almanların. İngiliz Akdeniz Filosu ile Fransız deniz kuvvetlerini yenmeleri gerekirdi. kendi üzerlerindeki baskıyı azaltmak için bizi doğuda Rusya'ya saldırmaya ve güneyde de İngilizlere karşı Kanal hareketine özendirdiklerini artık her ilgili biliyor. aslında 'Çanakkale Yası' olarak anımsandığı zaman düzelebilir oradaki optik hata. zafer filan değildir.rum: "Bizdeki optik hatalar. kendi ülkesini korumayı bir yana bırakıp da bütün donanmasını Osmanlıların yardımına yollamasını istemek. belki Feldmareşal Liman von Sanders için o sıralarda bir zafer idi ama hiçbir Alman'ın burnunun kanamadığı bu kanlı plan bizim için tam bir Alman kazığıydı. Hikmet Bayur'un bu olayları yabancı belgelerle destekleyen kitabında. M. bu hem imkânsız. sonra da İngilizlerin elindeki müstahkem Cebelitarık Boğazından geçmeleri ve Akdeniz'de. Kaldı ki Çanakkale Boğazı gibi dar bir su geçidinde bir deniz savaşı yapılamayacağı için bir karşı-donanmaya da gerek yoktu. Zira İngiliz Donanması bile tek başına Alman Donanmasından çok daha güçlüydü. Böyle ters sonuçlu zafer nerede görülmüştür? Adına Çanakkale Zaferi dediğimiz şey. İngiliz ağır- de bi an _8 .Kemal'in anılarında.

ne Almanların donanmalarını riske etmeleri mümkündü. Yunanlılar da. Hastanede ölenleri de bu sayıya eklersek. İngiliz birliklerini Çanakkale topraklarında tutarak. 'donanmanın ateş gücünden çok çekinmesi' ve 'Türk birliklerinin dayanıklılığına güvenememesinden' kaynaklandığı anlaşılacaktır ama yine de ilk 24 saat içindeki tutumu hayli düşündürücüdür.Altan diyor ki: "250 bin kişi öldükten sonra İstanbul yine işgal edil di.084'tür. Ku rmay Kurulunun çoğunluğu da Türk'tü. kayıp vermemek için hemen teslim mi olacaktık? d. Süvari Tümeni'nin komutanıydı. tarihin derinliklerinde kalmış olan bu durumu ele alsa. • Düşman donanmasının Boğazı zorladığı 18 Marttaki kaybımızı daha önce vermiştim: Şehit ve yaralı olarak toplam 79.000 kayıp az mı? Küçük bir kent nüfusu kadar! • Ç. zaman ve mekân akımından farklı. Öbür yanına gelince. Birinci Dünya Savaşında. Ordu Komutanının bu sakat savunma anlayışıyla. şehit olanlar 250 bin değil. Kütahya-Eskişehir muhare- de bi an _8 . İkinci Dünya Savaşında Dunkerque muharebesinde İngiliz ve Fransızlara karşı zafer kazandılar ama sonunda iki harbi de kaybettiler. Niye yanıldığını belirtmeden önce." 48 İşin asıl hazin. Çanakkale'de Ordu Komutanı olmadan önce. o günkü ölü ve yaralı Alman kaybı da 18'dir. Kısacası. bütün Türk ordusunun yeniden teşkilini (kurulup düzenlenmesini) üzerine alacaktı. Bir harp. hiçbir muharebede bulunmamıştır. Bu işin bir yanı. Sanders'in Kurmay Başkanı da. tartışmaya değer bir konu açmış olurdu. en fazla 75.0rdu Komutanlığına Liman von Sanders'i getiren de. Bazı Türk subayları. Çanakkale Savaşı'ndaki yüksek kaybın sebebi. Ç. ayrıntısını aşağıda göreceğiz. toprağa verdiklerimizin sayısı.49 76.47 Fakat Liman Paşa. toplam kayıp 97. Söz gelişi Almanlar. o topları kullanacak olanların direnci ve mayın hatları arasında geçecektir.830 ediyor." Çetin Altan yanılıyor. subay ve er. şu sürüp gelen '250 bin şehit' edebiyatını da artık bir yana bırakalım. Alman genelkurmayı değil. Türkiye'ye gelmeden önce Kassel'da bulunan 22. Harp ve muharebe terimlerinin ikisini de savaş kelimesi ile kar-ladığımız için aralarındaki fark ortaya çıkmıyor. birçok değişik türdeki birçok muharebe'den oluşur.46 Çanakkale'de kurulan 5. Madem ki gerçekleri konuşacağız. EnverPaşadır. Böyle ters sonuçlu zafer nerede görülmüştür? Adına Çanakkale Zaferi değimiz şey. zafer filan değildir.Altan. ne de A lman donanmasının Çanakkale'ye gelmesi gerekiyordu. Liman von Sanders'in sakat savunma anlayışıdır. bir büyük birlik komutanı olarak. acı yanı bu. gençler için kısa bir açıklama yap mak istiyorum.45 Gerçi Liman Paşanın bu davranışının.lıklı Birleşik Filo ile iki kıyıdaki toplar. c. Bütün savaş boyunca. 57. General von Seck diyor ki: "Almanya'da kolordu komutanlığı için uygun görülmeyen biri. Batı Cephesindeki Alman birlikleri üzerindeki baskıyı hafifletmek istemesinden kuşkulanmışlardır. Tannenberg muharebesinde Ruslara karşı. Alman Donanması yardıma koşmadı diye Çanakkale'yi savunmayacak.

İstanbul ve Boğazlar hakkındaki hiçbir tasarılarını gerçekleştiremeden de 'geldikleri gibi gittiler'.C. Galipler.Kemal Beyin bir rolü yoktu." 50 (GRYT Ans.C.Kemal ismi yoktur.63. Çanakkale. Etkisi birkaç yıl sürdü.61)" □ Tuncay Öztürk (programın yapımcısı): "Program metni.. GRYT Ans.Akif Ersoy'un Boğaz Harbi adlı şiirinden yola çıkılarak yazılmıştır..Akif'in Ça nakkale şiirinin görüntülenmesinden oluşuyordu. Antep.61) □ Mustafa Kaplan: "Atatürk'e yer verilmemesi programa inandırıcılığı artırmıştır. TRT'nin 18 Mart 1988 günü yayımladığı Çanakkale programı TRT'nin 18 Mart 1988 günü. Daha sonra cereyan eden kara muharebeleri esnasında ise. Çanakkale zaferini küçültmez. Çanakkale muharebesinden 4 yıl sonra. Programın büyükçe bir bölümü. s. M. □ Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi: "Program. yanlışı gerçek zannedenler kazan kaldırdılar. (s. rütbesi kaymakam (yarbay) olan M.58) Olayın tarihi gerçeklere uygun bir şekilde sahnelen mesi üzerine. 1. Birinci Dünya Harbinde kazandığımız muharebelerden biridir ve tam bir savunma zaferidir.51 Yanlışlarla beyin yıkamanın vakti geçmiştir. Tıpkı Kanije. M. s." (Aktaran. (s. Verdun... Ancak şiirin ve metnin içinde yama gibi kalacağını gördüğümüz için va zgeçtik. Yanya. Müttefiklerin İstanbul'u işgal etmeleri.Kemal sadece o harplerde bulunmuş bir yarbaydır. Bu konu ile ilgili birkaç yazıdan örnekler vereceğim.60) 18 Mart'a kadar deniz muharebeleri cereyan etmiştir ve M. 1914 kışı ile 18 Martı arasında cereyan eden deniz hücumlarına gösterilen mukavemet esnasında gerçekleşmiştir. Ancak programda M. Stalingrad gibi. 71) □ Yeni Nesil gazetesi: de bi an _8 . Çünkü Çanakkale harbinin merhum Akif tarafından ebedileştirilen tabloları. (Ekim 1923) Asıl ters sonuçlu olan zafer. 1918'de Çanakkale ve İstanbul'u işgal ettiler ama Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması üzerine. Çünkü 18 Mart 1915 günü noktalanan muharebelerde böyle bir isim yoktur. M. 1. (1. Edirne. acaba hangisi? 5/3. tarih yanlışı yapmadığı için ister istemez Atatürk'ten bahsetmemişti.C. Çanakkale zaferi dolayısıyla yayımladığı bir program sorun olmuştu. Şiirde de hiçbir isim geçmemektedir. Plevne. O kısımda. büyük tepkilere ve tartışmalara yol açtı. Biz Atatürk'ü vermeyi düşündük.besini kazandılar ama harbi kaybedip çöktüler..Kemal'in adının hiç geçmemesi.. s.. bu vesile ile bazı çevrelerin ve yazarların konuya yaklaşımını da şimdiden görmüş oluruz.

Kemal harbin bilfiil içinde değildir. son hadise ortaya koymuştur.55 O yüzden de 18 Mart Çanakkale Günü.64. böyle eleştiriyor ve M.' " (36.5 ay süren kara muharebeleri var. GRYT Ans.. Ama bir kısmının unuttuğu. gazeteci Ali Kemal: de bi an _8 . 1.53 Ruşen Eşrefe şunları söylüyor M. Tahlil adlı imzasız köşe yazısından aktaran.52 Çanakkale zaferi onun idaresi altında kazanılmıştır. Kıyı savunması Cevat Paşa Hazretlerinin emri altında bulunuyordu. ondan söz etmemek ve söz edilmemesini savunmaktır.Kemal'den söz edilmesi çok doğaldır. M. Oysa katıldığını iddia eden hiç kimse yok!54 Bunu belirtmek için zahmete girmek bile gereksiz. 66) Yazarlar. □ Bunların en kıdemlisi." (T.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolü konusunda farklı yaklaşımlar • En uçta."Aslında Çanakkale zaferi kutlanırken birinin isminden mutlaka bahsedilecekse. hiçbir komutanın rolü olduğunu kabul etmeyenler bulunuyor. o da Sultan V.Ü. geride 8. kısacası hiçbirinin üzerinde durmadığı bir husus var: 18 Mart törenlerinde yalnız 18 Mart deniz zaferi anılmaz çünkü Çanakkale Zaferi yalnız o günkü savaştan ibaret değil. Bir kara birliği komutanının.Küçük: "Türkiye'de her yılın Mart ayının on sekizinde top atışlarıyla kutlanan zafer bu kısa süreli deniz savaşıdır. Neden doğal ve doğru olduğunu yerinde göreceğiz. M. 18 Mart." (Yeni Nesil.Mehmet Reşat'tır. deniz savaşında işi ne? Bu yazarlar. Deniz ve kara zaferleri... Tezler 5. s.] İstibdatla tarihe yön verip suni olarak şekillendirmenin bir çare olmadığını.. sayı.Kemal Paşa. Çünkü ülkeyi o idare etmektedir.Kemal'in o günkü deniz savaşına katılmadığını da. bir kısmının da ağız kalabalığına getirip unutturmaya çalıştığı. M. vurgulaya vurg ulaya belirtiyorlar.Kemal'den söz edilmediği için programı kınayanları. Zaferin nüvesini (çekirdeğini) teşkil eden deniz savaşları yapılırken. s. çok uzun yıllardan beri. M. kendi ürettikleri bir hayale saldırıyorlar. Askeri bakımdan da Padişah adına Başkumandanlığa vekâlet eden Enver Paşa birinci sırada yer alır.. 5/4. [.. o gün birarada kutlanır. Doğal ve doğru o lmayan. 12-18 Mart 1992) □ Y.Kemal: 'Bu tamamiyle bir deniz harekâtıdır. 21 Mart 1988.C.. deniz ve kara savaşlarını birlikte anmak üzere 'Çanakkale Günü' olarak kabul edilmiştir.65) □ Aktüel yazarı Sefa Kaplan: "Belki şaşıracaksınız ama M. Asıl kaybın verildiği muharebe de bu. işbirlikçi ve Milli Mücadele düşmanı. 18 Marttaki savaşta kendisinin pek fazla rolü olmadığını yine kendisi söylüyor. Emperyalist donanmanın 18 Mart 1915 tarihinde durdurulmasında Kemal'in hiçbir rolü bulunmuyor.

Çanakkale sırtlarına dört yüz bin (Sayı daha da arttı!) vatan evladını gömen bir subay kadrosunun muvaffakiyetinden elbette bahsedilemez. sonradan abartılmış. her iki tarafta da kütlelerin inatçılığı ve kahramanlığı söz konusu olabiliyor. bütün yönetim ye komuta kadrosunun da hiçbir etkisi.Kemal Paşa olsa bile!" (Lozan. 255) Ve sözünü şöyle bağlıyor: "Gelibolu savaşını bir yarbayın [yani M. Bu kumandan M. asıl kahramanlar unutturulmuştur: □ Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi: de bi an _8 . Çanakkale yalnız Mehmetçiğin şaheseridir.. kahraman erlerimiz kendi başlarına kazanmışlar. Bunun uzun ve teferruatlı sebepleri üzerinde durmuyoruz. muhakkak ki kötü sevk ve idaredir. Kahramanlar.67. oradaki kumandanlardan herhangi birisine 'kahramanlık' veya 'kurtarıcılık' sıfatları elbetteki izafe edilemez.156) □ Y. Kronolojisi. tarihin tam bir falsifikasyonu (çarpıtılması) ve aklın tümden bozulması demek oluyor. HTM." (Aktaran Ş.Kemal. Edilirse. Tezler 5.."... Yalnız şu kadarını söyleyelim ki. • Bir kısım yazarlara göre ise. ne bilmem ne paşa idi. s.Hami Danişment: "Türk tarihinin en muhteşem destanlarından olan Çanakkale menkıbesinin bütün şan ve şerefi.. Çanakkale'de M. sayı 12/Ocak 1971) □ İ." (T. ne Liman Paşa. kahraman komutanı imkânsız bir mücadele alanıdır. Anlaşılan sekiz buçuk ay süren Çanakkale Savaşı.35) Bu yazarlara kalırsa Çanakkale Savaşını.Kemal'in] hanesine yazmak. 1. 4. Gelibolu. s..Mısıroğlu: "Çanakkale muharebeleri Mehmetçik için büyük bir şeref olduğu halde. Ateşe bile atılmaktan korkmayan Türk askeri idi.Kemal'e zaferden bir pay düşmesin! Bu hırsla.83) M.." (Osm.. T.) □ K.Çanakkale müdafaasının en birinci kahramanı.C.74. onun cehennemle boğuşup muzaffer çıkan imanı ile milli kudretidir.429 vd.Ü. Tümden sağduyuya aykırı bu ucuz iddiaların tek sebebi var: Aman M...C."57 (s.. s. hepsi başarısız. önlerine düşüp taarruza kaldıran subayların da. Muharebede zayiatın (kayıpların) bir numaralı etkeni. Mehmetçik denilen eşsiz Türk neferine aittir. yararı olm amış. Onları eğitip yetiştiren. Gelibolu'da ancak inatçı kütleler savaşabiliyor. meydan kavgası gibi bir şey.. Buna göre. orada kumandanlık etmiş subaylar için hiç de yüz ağartıcı değildir. İstanbul'u kurtaran. (s.Küçük: "Gelibolu. sadece iki taraftan savaşa katılan sıradan askerlerdir. mutlak yalan ve sahtekârlıktan başka bir şey olmaz. s. [1919 tarihli hayat hikâyesinde]56 Gelibolu'da görev yaptığını belirtiyor ve hiçbir kahramanlık iddiasında bulunmuyor. iki bin şehit ve yaralı vermiş olan subayların ve komutanların hakkını yemekten bile çekinmiyorlar. topografyası gereği (!) kahramanı olmayan bir direniştir.Kutlu. Ali Kemal.Kemal'in rolü vardır ama önemli değildir. biri bile kahraman değil. katkısı.

Kurtuluş Savaşını yönetmesi de bi an _8 . Esat. (s.l.85) Padişah adına ordular Enver Paşanın emrinde savaştı. Çanakkale'de. (s. M." (Yeni Nesil. Alman General Liman von Sanders.Kemal'in sarih ifadesine rağmen koskoca destanın sevabını.Kemal.. 250 bin şehidin (!) kanı ile Çanakkale destanı yazılmıştır. Esat ve Vehip Paşa gibi askeri simalar önde gelir.Kemal'in de uzunca bir süre. Bu gerçeklere.. (s. 36. 3. 21 Mart 1988 günlü Tahlil adlı imzasız köşe yazısından aktaran GRYT Ans. sevk ve idaresi.133.Kemal'in rütbesi yarbaydı. ikisi de yanlış. yarbay rütbesi ile ve komuta kedemesinde 17.101) M. resmi tarih onu gerçek kahraman göstermiştir. Haydi Liman'ı geçelim.62) □ Çetin Altan: "Çanakkale şayet zaferse. hatta M. bunun başarısı..C. ondan başkasına verildi.. Resmi tarih yazımı. Yazar iki bilgi veriyor. Yarbay M. Doğrular aşağıda.. Çünkü harekâtın tüm planlarını o hazırlamıştır ve zaferler de.Kemal'e mal etmek olacak iş mi yani? M.Kemal ve onun rütbesindeki subaylara sıra gelinceye kadar. (1. yenilgiler de komutanların adıyla kaydedilir tarihe. s. götürüp M. Onun ve diğer paşaların tedbir. Ans. Ancak nedense zaferin ganimeti. mantığa ve akla sığar mı?" (20 Mart 1988 günlü Yeni Nesil gazetesinden aktaran GRYT.C..65) □ Bünyamin Ateş: "M.sayı.Kemal Paşanın [Çanakkale] kahramanlığı da."Çanakkale zaferinin gerçek kahramanları."121) Devletin kitaplarının yanında." (Aktüel. sırada (?) olmasına rağmen. s. harekât subayı (!) olarak savaşa katılır." (CG Yol.Kemal'e boca etmek insafa. anma günlerinde adını bile anmadığımız Çanakkale Cephesi Komutanı Alman Generali Liman von San-ders'e ait olmak gerekir.Kemal. TRT'nin de aynı yanlışı tekrarlaması.) □ Yeni Nesil: "Kara savaşlarında M. Çanakkale'de göğsünü düşmana siper etmiş 1887 subaydan sadece birisidir. s.C. pek böyle bir iddiası yoktur aslında.. s.55) M. 12-18 Mart 1992) □ Ahmet Altan: "M. plan.Kemal kara harplerinde geri planda vazife yaptı.Kemal'in tümeni yedeğin yedeği idi.Kemal Paşa. Vehip.Kemal Beyin 'Çanakkale Kahramanı' zannedilmesine sebep olmuştur. İstiklal Harbinde bile vatanı kurtardığı söylenemez.C.. Cevat ve Selahattin Adil Paşalar unutturuldu. Çanakkale'yi tümüyle M. Onun üzerinde albaylar. s. s.21.C. paşalar vardı. padişah adına Başkumandan Vekili de Enver Paşaydı." (1."58 □ Yalçın Küçük: "M. Cevat Paşalar var komutan olarak.115-116) □ Abdurrahman Dilipak: "Fevzi Çakmak'la (!) Liman von Sanders arasında çıkan bir ihtilaf yüzünden M. 1 . sonradan kendine göre biçimlendirmiştir Ç anakkale Savaşlarını.

Kemal Bey daha çok kuzeyde. çok fazla abartılıyor. örnek-siz bir savaştır. yalnız Çanakkale ve M. ancak aptal tarihçilerin işi olabilir. İlki 18 Mart deniz muharebesi. Çanakkale zaferini Almanlara armağan ediyor.ve liderliğini perçinlemesinden sonra yaratılıyor. "Ordu. ne var ki zafer Almanların. Anafartalar'daki anlık bir çıkıya (?) bağlamak. Tezler 5. Enver Paşa da söz konusu olamaz.9 Ocak 1916 arasındaki kara muharebeleri sırasında ordu Komutanı olan Liman Paşanın durumunu tartışmadan önce. En üstte bulundukları için zaferi Sultan Reşat'la Enver Paşaya yakıştıranlar da var ama zaferi. 6. Suriye yenilgisi sırasında da Yıldırım Orduları Grubunun Komutanıydı. emeği ve silahı ile kazanılmış..Ü.102. 25 Nisan 1915 . gerçeğe aykırılık. ikincisi 25 Nisanda başlayan ve Ocak 1916'da biten kara muharebeleri. 248.etmek bir gelenektir" diyor ve Liman Paşa Alman diye.63 Böyle bir zaferi Almanlara armağan etmek. Çobanlı)59 ile savaşı saat 14. s. 'Çanakkale Zaferi' deyimi ikisini birden kapsıyor. kafası. Çanakkale direnişinde M. Sultan Reşat'ın hesabına yazmak gülünç olur. Çünkü savaşta zaferleri komutana izafe etmek bir gelenektir. kahramanları da eklemek haktanırlık gereğidir. sayı. komutanın mensup olduğu millete.Kemal için mi geçerli?62 Çanakkale Türk kanı. Çanakkale'de M. Seyid Onbaşı vb. Çünkü savaşta zaferleri komutana izafe. tarihe haksızlık. Ordu Osmanlı ordusu.00'e kadar yöneten Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı Yarbay Selahattin Adil Bey. savaşı planlayan ve birlikleri doğrudan yöneten komutanına yazılır: Nitekim Kut-ül amare zaferi. orada dövüşenlere ve şehit olanlara saygısızlık olmaz mı? Almanlar de bi an _8 . Bu ikiz zaferin ortak bir kahramanı yoktur. Çanakkale'de iki ayrı muharebe var.61 Bunlara Üsteğmen Hasan.Kemal'in rolü. komutanın milletine mal etmek de mi gelenek ? Ne zamandan beri? Liman Paşa." (Aktüel. □ Mete Tuncay.. inancı. Çünkü geçerli kurala göre zafer. Osmanlı ordusu. bir ihtiyat tümeninin başında bulunuyor. Aylar süren Gelibolu direnişini. ne var ki zafer Almanların.60 son mayınları döken Nusret mayın gemisinin kaptanı Yüzbaşı Hakkı Bey ile Müstahkem Mevki Mayın Komutanı Yüzbaşı Nazmi (Akpınar) Beydir. • 18 Mart deniz savaşının önde gelen kahramanları.Kemal'in kısmî başarısı vardır ama zafer M. Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Bey (ilerde paşa. Teğmen Mevsuf. hemen bir konuyu netleştirmek gerekiyor. Bir zaferi. Suriye yenilgisini de Alman yenilgisi olarak mı kabul edip değerlendireceğiz? Yoksa zaferi.Ordu Komutanı Halil Paşanın adına yazılmıştır. daha sonraki zamanlarda. 36. 12-18 Mart 1992) Önce elma ile portakalı birbirinden ayıralım. Başkomutan Vekili Enver Paşaya değil.." (T. Mete Tuncay gibi bir eleştirel tarihçinin bu yaklaşımına hayret ettim. yenilgiyi ise orduyu oluşt uran millete yazmak gibi benim cahili olduğum bir gelenek mi var? Ya da bu g elenek.Kemal'e ait değildir.. 255) □ Mete Tuncay: "Tamam.

66 Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin'in (Altay). 86. (S. Gelibolu'daki karargâhından ayrılıp de bi an _8 .Kemal'in Enver Paşaya yolladığı Liman Paşa aleyhindeki yazı.Altay'ın. 7-8 kilometre ilerlemekle Boğaz tahkimatının gerisine çıkabilirdi.71 Bu plan gereğince. daha önce Türk komutanların hazırladığı 'düşmanı mümkün o lduğu kadar kıyıda karşılama' planını ve buna dayalı düzeni. 261 )69 Bu yüzden ilk savaş günü. Liman Paşa'nın bir komutan olarak övülüp büyütüldüğünü hiç görmedim. 5/5. . 247) Liman Paşa. Neden 'belki'? Çanakkale savaşlarıyla ilgili Türk askerî kitaplarında. Bu görüş farkı.65 Mesela 3. birçok eleştiri ve suçlama daha yer almaktadır.Adil 236.Adil'in ve Çanakkale Savaşı'na da katılmış olan askeri tarih yazarı E. (S. savaş içinde belirtilmiştir. 'kuvvetleri merkezde toplamak ve nereye çıkarma yapılırsa oraya taarruz etmek' diye özetlenebilecek bir savunma planı yapar. Mete Tuncay'ın dili sürçtü herhalde. (S. 236. F. Altay. Ama Liman Paşa yanlış bir tahminle. birliklerin donanmanın ezici ateşine dayanamayacağı70 düşüncesiyle değiştirir. Anafarta çıkarmasına (Ağustos 1915) kadar da bu yanlış görüşte ısrar eder. birçok kararı yüzünden acı bir biçimde eleştiriliyor. F. çıkarmanın başladığı sabah.lik bir kıyıyı bir tümenin savunması mümkün değildir. yaptığı savunma planının zaafını.Kolordu ve Tümenler.Adil'in anılarında yer alan olaylar ve yargılar. F. kenarından kıyısından zafere ortak olmaya çalışmışlardır.bile bütününe sahip çıkmaya cesaret edememişler.67 bunun birçok kanıtından sadece dördüdür. ardarda yaptırdığı taarruzlarda dökülen Türk kanıyla kapatmaya çalışmıştır.72 Mesela yarımadanın en güneyinde (Seddülbahir'de) sadece bir tümen (9. Sadece F.Belen. Türk askerlerinin bu eleştirileri sonradan icad edilmiş değildir.64 Yöneltilen eleştiriler şöyle özetlenebilir: Liman Paşa.Adil. 3. kıyılardaki alaylar da birer tabura indirilir.Belen diyor ki: "Halbuki bu bölgede düşman. F.Adil. M. çok özet olarak aktarıyorum: Müstahkem Mevki Komutanlığı.Korgeneral Fahri Belen'in68 başlıca eleştirilerini.Kolordu Komutanı Esat Paşanın. Zafer kimin? Kara savaşının zaferi. 30 km. düşmanın Gelibolu yarımadasının boynuna (Saros körfezinin bitimine) veya Beşige'ye (Anadolu yakasında bir kesim) çıkacağına inanır. Yarbay S." (s. düşmanı durdurmanın çok pahalıya mal olmasına yol açar. tam tersine. 237)73 Liman Paşa.Tümen) bırakır. Türk askerî tarihinde ve askerî inceleme kitaplarında. S. Saros -Bolayır çevresinde bulunan iki tümeni yerinde bırakır ve asıl savaş yerine (güneye) göndermez.Belen. Almanlara değil ama belki kişisel olarak Liman von Sanders'in (ya da Türklerin andığı gibi Liman Paşanın) adına yazılabilirdi. düşmanın Seddülbahir ve Kabatepe'ye çıkacağını düşünmektedirler.244) Düşman bu sebeple her çıktığı yerde tutunacaktır. Türk komutanların kıyılara yerleştirdikleri birlikleri geriye aldırır. 235.240.

Çanakkale zaferi." (s.000 kayba mal olan bir başka taarruz için de şöyle diyor: "Bahis konusu taarruzun tarafımdan işlenmiş bir hata olduğunu itiraf ederim. gece de orada kalıp ancak ertesi günü döner. Çolak Faik Paşa. Albay Ahmet Fevzi Bey. bazısı da önemli sayılabilecek bir savaş yönetmemiştir. Bu taarruzu Alman Albay von Sonderstern yönetir.Belen. inceleme ve araştırmalarda söz konusu ediliyor ama bazı yazarlar. Trommer Paşa.Adil. yalnız bir bölümünü aktardığım yanlışlarının ağır bastığı daha açık olarak görülebilir. 88) M. (S. (S. Albay Ali Rıza Bey. hizmet ve kusurlarıyla zaten askerî tarihlerimizde yer alıyor. savaşın ilk günlerinde.74 Kimseye karar yetkisi de bırakmamıştır. Weber Paşa.76 Liman Paşa. 247. bir seminer ya da sempozyum değil ki savaş uzun uzun irdelensin. (F. Kolordu Komutanı yetkisiyle grup komutanı olan Albay M. sonuçları zorlukla ve ancak bol kan dökülerek düzeltilebilmiş yanlış tahminlerine ve yanlış savunma planına rağmen. Bu hatayı düşman kuvvetini iyi takdir edememekle ve elimizdeki az topçu kuvvetiyle ve çok sınırlı cephaneyle bu işi başaracağımızı önceden hesaplayamamakla işledim. bu sebeple emir almadan harekete geçmek zorunda kalacaktır. Başkomutanlıkça yollanmakta olan takviyeleri bekleyip cephelerden birine hazırlıklı ve etkili taarruz yapacağı yerde. anılmaması. geçmemesini eleştiriyorlar. onların anılmamalarını eleştiriyorlar: Esat (Bülkat) ile Vehip (Kalçi) Paşalar Niye yalnız ikisinin anılmasını istiyorlar acaba? Çanakkale'deki üst komutanlar bu ikisinden ibaret değil ki. güneyde kıyamet koparken.Belen. amaçları da değişik olaylardır. Liman Paşa. belgeler harita yardımıyla okunursa.Saros'a gider. milli değerlerin vurgulanmasından daha doğal ne olabilir?77 • Bazı yazarlar da.Altay. 18/19 Mayıs gecesi yaptırdığı ve bize 9. Zaten bir savaşa katılan bütün de bi an _8 .000 kayıpla geri çekilecektir.Tümen ile henüz yoldan gelmiş olan 15.98) Liman Paşa'nın. 250) Liman Paşa anılarında. Bilenlerin de anmamaları doğaldır.Adil. Albay Çevat Bey (Çobanlı). Kaldı ki savaşla ilgili törenler. tartışılsın ve Liman Paşanın yanlışları ve bunların acı sonuçları açıklanıp eleştirilsin. Yine bir Alman olan von der Goltz Paşayı saygıyla anan Türk askerî kamu oyu. bazı sıradışı nitelikleri ve özellikle eğitime yönelik başarılı hizmetleri olmakla birlikte. kara savaşlarına katılmış iki kardeş komutanın adını ererek. bu manasız taarruzlarla erimelerine yol açar. İçlerinden pek azının bu isimleri bildiğini tahmin ediyorum. Albay Kannengiesser Bey.Kemal'in dışında. Albay Nikolai Bey.75 İki tümenimiz toplam 16. Milli ve kısa süreli bir tören. birlikleri gece taarruzlarına zorlar. savaşlar gün gün incelenir. M. her rütbeden Türk askerinin inanılmaz çabası ve can cömertliği ile kazanılmıştır. 246) 3 Mayıs gecesi 7.Kemal. bu yüzden olsa gerek. Mehmet Ali Paşa. 248) Gelen her yeni birliği ceph eye sürerek. Liman Paşaya daima uzak ve soğuk kalmıştır. (F. havası da. F. törenlerde de adının geçmesini istiyor. Liman Paşanın.Fevzi Paşa (Çakmak). Bu bakımdan.Tümeni bir gece taarruzuna kaldırır. anılmasından daha zarif bir harekettir. Çünkü bazısı kısa süreli ve geçici komutanlık yapmıştır. Bu tür duygu ortamlarında. on kolordu ve grup komutanı daha var.

tek tek anılamayacağına göre. "geri planda görevli". bu kadar çok birliğe ve bu kadar geniş bir alana komuta etmemiştir. Çanakkale'den ayrıldığı tarih olan 10 Aralığa kadar sürecektir. bu kadar uzun zaman.Kemal Paşadır" diyor. kolordular)85 toplanır. Esat Paşa da "Çanakkale'de kesin sonuç sağlayan Anafartalar kahramanı M. ister istemez bir seçme yapmak zorunlu.82 • Çanakkale savaşlarını ya hiç bilmeyen ya da bildiğini de çarpıtarak anlatan yazarların. Bu."87 (T. Esat ve Vehip Paşalar.80 Çanakkale'de en uzun bulunan üst komutanlar.78 Fakat Vehip Paşanın Güney Grup Komutanı olarak Çanakkale'deki hizmet süresi sadece üç aydır (9 Temmuz-9 Ekim 1915). de bi komutanların adları ancak ayrıntılı askeri tarihlerde bulunabilir.83 bunu altın ve gümüş liyakat madalyaları izleyecektir. 'Kısmî başarısı vardır'. Elbette yalnız önemli olanlar vurgulanacak. ayrıntısıyla göreceğiz. Çanakkale.Sonuç 76. M.Kemal hakkında birkaç kısa not: M.Kemal'siz ne anlatılabilir. Anafartalar Grup Komutanı olarak emri altında 3 kolordu (2. 30 Nisan'da gümüş imtiyaz madalyası alır."yedeğin yedeği". Liman Paşa dışında hiçbir komutan. bazı sağcı yazarlarca da paylaşılan bir iddiasına yer vermek istiyorum.000 şehit ve üç yüz bine yakın gazi. Albay Cevat Bey. Esat Paşa bile kendi yazdığı hayat hikâyesinde. kimseye haksızlık olmadığını göreceğiz.Ü. an _8 .Kemal'in rolünün sonradan büyütüldüğü Çanakkale Savaşının ayrıntılarına girmeden önce. ve 15. telefon rehberine dönerdi. Yalçın Küçük'ün. ordu komutanlığı niteliğinde bir komutanlık demektir. Yoksa her tarih kitabı. "harekât subayı" diye önemsizleştirmek için çırpındıkları M. 'rolü abartılmıştır' vb. Kahramanlığının ilanı çok sonraki yıllara denk düşüyor. Yanya savunmasındaki hizmetleriyle ün kazanmış iki komutan. elbette 18 Mart kahramanlarını ve Yahya Çavuş'tan Esat Paşaya kadar birçok kahramanı da anmak gerekir.79 Sed-dülbahir kesimindeki on bir savaşın yalnız üçünde bulunmuş. 5/6.Kemal' dir. "yarbay". sekizinde bulunmamıştır. M. Çanakkale zaferine katkıda bulunanlar ar asında kardeşi Vehip Paşaya yer vermiyor. 3.. Bu görevi.Kemal'in en başta anılmasının.84 8 Ağustos'ta Anafartalar Grup Komutanlığına getirilir. Y.. Yaptıklarından dolayı zamanında bir kahraman sayılmıyor..Küçük kesin bir dille diyor ki: "Kemal Paşa için parlak bir askeri geçmiş yaratmak için bulunabilen ve seçilen tek yer Gelibolu oluyor. Kol-ordu Komutanı Esat Paşa81 ve Albay M. M. gerçekle ilgisi olmadığını.86 Onunla birlikte. 1 Haziran 1915'te albay olacaktır. ne de anlaşılabilir. 16. iddiaların. Çanakkale Savaşı boyunca.Kemal savaşa yarbay olarak başlamıştır ama beş hafta sonra.

Çanakkale'deki övünç ve gurur verici hizmetleriyle.3.Kemal adı bu şiirle girmiştir. M. herkes gibi ben de kendisini gıyaben tanıyordum.Emin Yurdakul'un 1915 Eylülünde Tan Sesleri' diye bir şiir kitabı yayımlanmıştır. s. s. o sırada İstanbul'da bulunan Çanakkale kahramanlarından M.. tam tersini söylüyorlar: □ Esat Paşa: "Bugün (11 Mayıs 1915) Enver Paşa.Kemal Paşayı tanımamaktadır."90 (Aktaran Oktay Akbal. M.Kemal Beyi kucakladı ve bugüne kadar göstermiş olduğu kahramanlıklardan dolayı takdirlerini bildirdi.Kemal Beyin karargahı hâlâ Kemalyeri'ndeydi. 15 Eylül 1915 tarihini taşıyan bu manzumenin ilk dörtlüğünde M Kemal'den söz edilir. Muhafız Kumandanı Asım Beyi sık sık Saraya göndererek sahih (doğru) malumat almak için çırpınıyordum.Kemal Bey adında bir miralay (albay) kazanmış. Ben bir türlü bu haberlere inanamıyordum. orada bulunan bir zat. İşte bu sırada.Tezler 5. s. devletime hizmeti geçenlerden razı olsun! (Sultan Abdülhamit'in Hatıra Defteri. Sirkeci garında.19/ dipnot) Ama tanıklar ve belgeler. Trene bineceğimiz sırada. 'Tanışmıyor musunuz?' diye sorarak bizi birbirimize takdim etti. M." (Son Bozgun. Allah. Fakat İngiliz ve Fransız donanmasının Çanakkale Boğazı'nı zorladığı ve giremediği bir hakikatti..Kemal Paşayı ilk defa olarak." 89 (Esat Paşanın Anıları. Rabbime şükürler olsun ki. 118) □ Eski Sultan Abdülhamit: "Hayatımın en karanlık günlerini bu devrede yaşadım. Enver Paşa. Gazi hazretlerinin himmet-i mahsusaları ile def olundu ve kendisi Anafartalar Kahramanı unvanını ihraz eyledi (kazandı).83) □ Vecihi Timuroğlu: "M. Sanıyorum Türk şiirine M. s." (Görüp İşittiklerim.. yaverleri ve erkan-ı harbi (kurmayları) ile karargâhıma geldi. 158) □ Lütfi Simavi:91 "Bu gezide.1992. s.Vakkasoğlu da diyor ki: "[1919'da) Halk ve hatta münevver zümre (aydınlar).. Bu büyük zaferi. Çanakkale 'de düşmanın durdurulduğunu. 1917 yılı Aralık ayında. Çıkartma yapmaya muvaffak olmuş ama ordumuzun karşısında mıhlanıp kalmıştı. de bi an _8 . büyük zayiata uğratıldığını yazıyorlardı. Milliyet gazetesi) □ Ali Fuat Türkgeldi: "Anafarta hücumu. 28.88 Oraya gittik. M. Gazeteler. Bu kitapta 'Ordunun Destanı' adlı uzun bir manzume yer almaktadır.Tümen Kumandanı M. ummaya bile cesaret edemediğim zafer haberi ulaştı.248) V. 19.C.. Her vasıta ile ceph eden haber almaya çalışıyordum.Kemal Paşa ile Miralay Naci Bey (Eldeniz) de bulunmaktaydı. fakat şahsen görüşmemiştik.. o vakitki Veliaht Vahidettin Efendinin beraberinde Almanya'ya gideceğimiz gün gördüm. 3.

Kemal. Sadrazam tarafından de bi an _8 . 'Anafartalar kahramanı meşhur Miralay M.C. kendisine refakat etmek üzere.. Mustafa Kemal adını da belleklerine eklemeli ve kurtarıcılarımı zdan birinin de o olduğunu unutmamalı. s.)92 □ Rıza Tevfik: "Aşiyan'da Tevfik Fikret'e yapılan ilk anma töreni için." (Yanya'dan Ankara'ya. s. s.Kemal Beyefendi' diye takdim etmiştim. s. Biraz da Ben Konuşayım.Kemal ve Çevat Paşaların isimlerini de altın harflerle yazacaktır. bir İstanbul çocuğu ruhu ile derin bir şükran olduğu halde yanından ayrıldım.XXVI) □ Amiral Webb'ten Sir R.329) □ R. aktaran M.101) □ Amiral Cartorpe'tan Lord Curzon'a: "Çanakkale Savaşı'nda ün yapmış bulunan M. Tarih Çanakkale vakasını kaydederken hiç şüphesiz M.. s.." (1919. B.84) □ Kont Sforza: "M. o zaman "Anafartalar Kahramanı" diye anılan M.356.Hizmetlerinden ve başarılarından dolayı kendisini orada tebrik ettim. Tanışmaktan duyduğum şeref ve iftihar duygularımı bildirdim.Şimşir. s. orada çarpışan Türklük ruhunu. İstanbul. 28 Mart 1918." (23 Haziran 1919. bu mülakat ilk olarak 1918 yılında Yeni Mecmua'nın Çanakkale özel sayısında yayımlanmıştır.Fikret'in eşine. orada bulunanlara ve T. s.. Devrin Yazarları. bugünkü muhavereden (konuşmadan) daha fazla mı bir heyecan duyacaktım? Memleketin en tehlikeli zamanlarında. can verircesine vazife başına atılan bu kahramanın elini sıktım. İngiliz Belgeleri.N.8.1918.. Büyüklerini tanımak mecburiyetinde olan gençlik.Kaplan. İngiliz Belgelerinde Atatürk. 1930. (M. Hamit Matbaası.Kemal'in ünü halk arasında yaygındı. Kanije müdafii Tiryaki Hasan Paşa ile yahut Plevne aslanı Gazi Osman Paşa ile görüşmek mukadder olsaydı.C.." (20 Mart 1919. İçimde ona karşı derin bir hürmet.48. 1." (19..Kemal Paşa. 91.49) □ M.Kemal Paşayı da yanına almıştı.Kemal gibi büyük bir kahramana malik olduğumuzu gösterdi. geldiği zaman kendisini kapıda karşılamış ve ihtifale başlamadan evvel. 381) □ İsmail Hakkı Okday (Vahidettin'in damadı): "Vahideddin Efendi bu seyahate çıkarken. (Anafartalar Kumandanı M. Eşref Ünaydın: "Ben.Kemal ile Mülakat.Graham'a: "Çanakkale Savaşı'nda bir hayli ün yapan M." (Osmanlı Sarayının Son Günleri. 1.Z. Jeschke. Büyük Mecmua. Sayı. Türklük fedakârlığını ispat ettiği gibi bir de M.Zekeriya Sertel): "Osmanlı tarihinin en şerefli bir sayfasını işgal edeceğine şüphe olmayan Çanakkale başarısı. 3..

" (28 Haziran 1919." (s.Bardakçı.41) Benim geliştirdiğim tezlerden birisi." (26 Şubat 1921/4069." (Turkey/Türkiye. hem Almanya'da bir kahraman olarak tanınmıştı. Çanakkale Savaşı'nı nasıl değerlendiriyorlar? 5/7. Birini ötekiyle karşılaştı rmak. bu defa da vatanı kurtaracaktır. anılmaya değer.9) Doğru ve bilimsel tarihin. s.Dursunğlu. Meslekten askerdir. (s. s. Milli Mücadele'de Erzurum.Ulubelen.Kemal. mutlu bir görüntüdür. s.192." (14 Temmuz 1919. kitabın orijinali 1926'da yayımlanmıştır) Oysa Y.Mısıroğlu: Çanakkale muharebeleri..94) □ L'îllustration dergisi: "Kararlı. Genel değerlendirmeler □ K.Samsun'a müfettiş olarak gönderildi..Kemal.Küçük. benim işaret ettiğim doğrultuda yazılacağından kuşku duymuyorum! (s. ne de amaç ve imkânlar bakımından doğru olur. Amasya'yı b uluncaya kadar M. İlki." (31 Ağustos 1921.1. KS Günlüğü. Tezler 5. 4. ne iyi niyet ve mantıkla bağdaşır. hem Türkiye'de. 1. aktaran İ.Kemal'in hiçbir planda önemli olmadığıdır. bir savunma harbi olması bakımından Milli Mücadeleye son derece benzer fakat elde edilen başarı bakımından Milli Mü-cadele'yle karşılaştırılamayacak kadar büyük bir şerefi haizdir.98. sert ama iman etmiş olan M.353) M.C. İngiliz kuvvetlerini durdurduğu zaman.Ü. bugün de Milli Müc adele'nin başında görmek. parlak subaylar için bir model olmaktan uzak düşüyor. Çanakkale'de. de bi an _8 .168-170) □ Tevhid-i Efkâr gazetesi: "Çanakkale'de iki defa İstanbul'u kurtarmış olan M. C. Çanakkale muharebelerinde Anafartalar'da. 292-293) Her iki olay da bizim için çok değerli ve anlamlı.155-156. s. s. Taşhan'dan Kadifekale'ye.Toynbee: "M. s. İngilizler karşısında kazandığı büyük zafer." (Lozan.366) Şimdi ne diyeceğini merak etmez misiniz? 5/7. mırıl mırıl ne masallar anlatıyordu: "Ortaya çıkardığım bulguların şaşırtıcı olduğunu biliyorum! (T. sayı. E.21) □ Arnold J. s.Kemal Paşa. tarihin bugünkü nesilden beklemekte olduğu kutsal görevi yükselten ve yücelten bu saygıdeğer komutanı. dünyaya baş kaldırmıştır. Askeri ve siyasi sonuçları bakımından da tamamen iki ayrı olay.C. belge sayısı 433) □ Albayrak gazetesi (Erzurum): "Anafartalar'da milli şerefi.Kemal Paşa.

ayırd-etmek çok zor görünüyor. Çimen Tepe (Kocaçimen demek istiyor olmalı). kuşatma. Çanakkale'de onun gibi bir kurmayları olmadığına kimbilir ne kadar y anacaklar! 96 "Gelibolu savaşında hiçbir zaman bir cephe çizgisi. bunu sağlamak umuduyla şöyle bir yöntem kullanmışlar: Çanakkale savaşları ile ilgili. Tezler 5. bazı ciddi kaynaklara gönderme yaparak sahte bir bilimsellik havası yaratmaya çalışıyorlar ama hepsi dekoratif.. Hangi sırt. Aksi gibi Çanakkale zaferinde M.. . araziyi değerlendirmeyi ve savaş planlarını buna göre yapmayı bir yana bırakarak." (T. M. Seçtikleri bu maksatlı ve kısır yöntem yüzünden Çanakkale Savaşını öğememişler.Küçük: "[Gelibolu savaşı] düzenli birliklerin yaptığı bir gerilla mücadelesidir.Küçük'ü okuyunca. parçalar. Hay şaşkınlar hay! "Gelibolu. Kaynaktaki bilgiyi de ya abartıyor ya da değiştiriyorlar. tüm askeri tarih kitaplarından93 ilke olarak yararlanmıyorlar. kanat. Bazı kitap ve anılardan.000 kayıp vermişler. direnek noktası. kazanmaya mahkûm görünüyor. savunma. 68. ister Türk. ötekisi ise kesin bir zaferle sonuçlanmış şerefli bir harp. amaçlarına denk düşen cümleler. Öyleyse. 81) Durumu Y. ne yapmalı da bu rolü ve payı küçültmeli? K. strateji. Gelibolu'da savaş.Mısıroğlu. esaslı bir konuda değil. tahkimat.94 Arada bir. Abdul rahman Burnu (Herhalde Abdurrahman Bayırı'nı kastediyor) ve sayısız sırt ile vadiden hangisinin daha önemli olduğunu tartmak pek zor olmalıdır. nedense Kocaçimen. baskın. hurraaaaa deyip yığın halinde ilerlemeleri gerekirken. Savaş Tepe (?). bilgi kırıntıları toplayıp kendi niyetl erine uygun bir mozaik oluşturuyorlar. Conkbayırı gibi yerleri ele geçirmek için didinip durmuş. M. Y. birbirine iki yatak kadar çok yakın dereler.. bayır. sırf liderine karşı olduğu için Milli Mücadele'yi küçültmek amacıyla Çanakkale'yi büyütüyor.68) İngilizler. yalnız Conk-bayırı için 50. Bunun için de en basit ayrıntılarda bile yanılıyorlar.. s. sırtlar ve tep eler topoğrafyasıdır. Kaba Tepe. hiç bir gönderme. taarruz.Kemal'in övüldüğü kısımları büyük bir dikkatle atlıyor ya da zorlama yorumlarla gölgelemeye çalışıyorlar.Ü. vadiler.□ Y. vadi veya tepenin.Kemal'in daha sonra de bi an _8 sonu yenilgiyle bitmiş bir harp içinde kazanılmış şerefli bir muharebe." (T.Kemal'in de büyük rolü ve payı var. Tezler 5. çevirme. askerlik sanatıyla ilgili görünmüyor. yarma. GRYT Ansiklopedisi yazarları ve Y. bilgi boşluklarını yakıştırmalar ya da mantık dışı yorumlarla dolduruyorlar.Küçük gibi kavramamış olan komutan ve kurmaylarsa. İnattır ve ölüm-kalım savaşıdır. taktik. İşte bazı örnekler. cephe. s. ister İngiliz.Ü. Gelibolu savaşının askerlik sanatı ile ilgili bir yanı bulunmuyor. diğerinden daha önemli veya stratejik olduğu üzerinde her türlü tartışma yapılabilir. mevzi savaşı filan gibi gereksiz düşünce ve işlerle oyalanıp durmuşlar. Yazar. bazı gelişmeleri anlatmak için alıntı yapmak zorunda kalırlarsa.Küçük.65.95 Talihsiz İngilizler. ölecek daha çok kütlesi bulunan ve şu veya bu şekilde bunu ileri sürebilen taraf.

Kemal var. Mes ela Anzak Kolordusu Komutanı General Birdvvood diyor ki: "Sarıbayır Boğaz'ın kalesi." (Lozan. s. Bu bölge komutanının Vehip Paşa olduğu katidir.."99 "Gelibolu. s.85) Son cümleyi trajik akıbeti ile başbaşa bırakarak. 'Salihli Cephesi'. bayırlar.Tümenine çıkarmayı haber verdi. Gelibolu'da hiçbir komutanın [M.Küçük bu yerlerin. bir satıh üzerinde gerçekleşiyor. birkaç bilgi yanlışı daha sergiliyorum: □ Savaşın başladığı gün. kahraman olma imkânı bulunmuyor." (T..13. sürekli tekrar ediyor. 'cepheler'.Tümenin komutanı.97) Y. kahraman komutanı imkânsız bir savaş yaşanıyor. yine Kemal Paşanın daha sonra kullandığı bir sö zcükle. Daha önce de belirttim. sırtlar ve tepelerden oluşan bir yüzey.101) Yarımadanın kuzeyindeki bütün savaşlar.Kemal'in ihtiyatta olan 19. 'Nazilli Cephesi'.100 M. Çerkes Ethem'in gerillaları temizlendikten sonra. imkân dahilinde göremiyorum." (T.67) Tekrar etmekte yarar var.84)" _8 . düşman kuvvetlerinin Sarıbayır'ı98 da ellerine geçirecekleri ve böylece ilerleyerek Boğaz'ı açacaklarını düşünme ve ileri sürmenin fazla inandırıcı olamayacağını sanıyorum. 'Garp Cephesi'. sözünü ettiği o yerlerin çevresinde yaşanıyor ve oralarda da hep M.C. d olayısıyla da M.) Doğrusu: İkisi de atıyor! Aşağıda Y. Haydi. Ansiklopedi bu yanlışı. 'Gediz Cephesi' deyip duruyor (Çerkes Ethem'in Hatıraları.Tümen Komutanı olarak göstermesi pek gerçeklere uymamaktadır. Kurtuluş Savaşı. s. bir Alman zabiti olan Kannengiesser'di. Aynı zamanda her tepe önemsizdir..Kemal'in]. bir cephe mücadelesidir. kahraman komutanı imkânsız bir mücadele alanıdır. ha bire.Mısıroğlu diyor ki: "Anafartalar'daki 9. sath-ı müdafaa var' sözü. Tezler 5. Albay Kannengiesser'i 9. (s.104.Küçük'ün de bu karavana atışa hararetle de bi an ünlenen sözcüğüyle bir cephe hattı bulunmuyor. 1. "Eğer Çunuk Bayırı'nda97 başarılı olmaları halinde. biz bu sözleri ciddiye alalım. bütün birlikleri aşarak savaşı kazanmak ve kahramanlık iddiasında bulunmasını.Küçük'ün bu önemli açıklamasından haberi olmayan Çerkes Ethem de. 157. s. bir yüzey savaşı değil.Ve tezini bir daha açıklıyor: "Bir komutan savaşı olmayan bir savaşta. Anafartalar'da bir tümenin bulunduğunu sanan K." (s. Kemal'in 'hatt-ı müdafaa yok. 27. bu yüzden Y. Tezler 5. Gelibolu'da her tepe önemlidir. 158) □ Buna karşılık GRYT Ansiklopedisi de şöyle yazıyor: "Mısıroğlu'nun." (1.Kemal'in önemsiz olduğunu kanıtlamak için çabalıyor. Conkbayır ise onun anahtarıdır. 107).Ü. savaş dereler.Kemal'in]. s.Ü. (s. hiçbir ciddi tarih yazıcısının ciddiye almasını.C. 49.. Kurtuluş Savaşı'ndan daha çok Gelibolu'ya uygun düşüyor. bir ihtiyat tümeninin komutanının [M. gelgelelim İngilizleri inandırmak zor görünüyor.

Bolayır'da Fevzi Bey var. 91 )110 Doğrusu: Bu tarihte Vehip Paşa Gelibolu'da değil. s. 81.Fevzi (Çakmak) Paşa. Bunların emrinde tümenler ve tümen komutanları var. Saros'dan Anafartalar kesimine getirtilen ve Anafartalar Grup Komutanlığına atanan 16.. o tarihte Kannengiesser.katıldığını göreceğiz.Kolorduya komuta etmektedir. s. gözetleme hizmeti ile vazifelendirilen bu 9. Ağustosta.. Gelibolu'nun güneyinde bulunan 5. yarımadanın ta doğu kıyısında.. Kolordu Komutanı Albay (Beylerbeyli) Ahmet Fevzi Bey başka biri.111 O tarihte A. Müttefiklerin gözünü diktiği Seddülbahir bölgesi (yarımadanın en güneyi) Vehip Paşanın kumandası altındaydı. ne de bizim ansiklopedistlerin ileri sürdüğü gibi Vehip Paşa.112 Saros Grubu Mayıs de bi an _8 . o da aksi gibi M. Tezler 5. İki ayrı kişi.89. sayfalarda da tekrar ediyor. İlk günü bütün Anafartalar kesiminde sadece bir tabur var. o tarihte Anafartalar'da değil." (1.102 Komutanı da o tarihte ne Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi Kannengiesser. (Kavaklı) Mustafa Fevzi (Çakmak) Paşa başka. hem Celal Erikan. daha sonra da Viyana askeri ATASEliğine tayin edilip savaş bitene kadar orada kalacaktır. Anzakların karşısındaki bölgeye komuta ediyor. güneyinde de Vehip Paşa kumandasındaki birlikler bulunuyordu. Fevzi Bey ile Fevzi Paşayı karıştırmasınlar diye okuyucularını uyarmışlar da.. Esat ortada.. Albay Halil Sami Bey..107 Hem Hikmet Bayur. çok geniş bir cephe üzerinde bulunuyo rdu. ve 85.Kolordunun Komutanı Albay Fevzi Bey.104 □ GRYT Ansiklopedisine göre. Kemal Bey. GRYT Ansiklopedisinde de aynı şeyler yazılı: "Müttefiklerin ciddi hücumuna uğrayan bölgenin kuzeyinde Esat Paşa kumandasındaki birlikler.Kemal atanınca.Tümenin komutanı oluyor. 25 Nisanda çıkarma başlarken.108 □ Y.Fevzi Bey.103 Mısıroğlu.101 9 Tümenin karargâhı ise. Ordunun komutanı Kara savaşlarının başlamasından iki buçuk ay sonra.." (T. Maydos'da. iki kolordu komutanını. Tabur.Alayına bağlı 3..Küçük'e göre.66. general de değil. bütün mücadeleyi ihtiyat tümeni komutanı olarak bu savaşa katılan Kemal Beyin adına yazabilmek için yalnız tarihin falsifikasyonu (çarpıtılması) yeterli olmayabilir. bu iddiaları.105 Doğrusu: 16. aynı zamanda aklı bozmak zorunludur. kuzeyde.106 A.Tümen. Bir ordu komutanını. ihtiy ata ayrılmış 19. Türk kuvvetlerinin yerleşimi de. tam bu sırada. 9 Temmuzda Gelibolu'ya gelecektir.Kemal'in 19.G. İstanbul'a dönecek. yerine Albay M. meğerse şöyleymiş: "Gelibolu. nedir. Kannengiesser için general diyor. s. Fevzi Çakmak'in kocaman bir resmini de koyarak sayfayı süslemiş. çok parlak iki komutan olan Esat ve Vehip Paşaların komutasında iki kolorduya ayrılmış bulunuyor. pek çok tümen komutanını bir kenara atarak. Vehip güney bölgesine.Tümeninin 77. Üstelik M.Ü.Fevzi Bey de daha İstanbul'da. Trakya'daki 2. Ansiklopedi.)109 Aralarında yanlış değiş tokuşu mu yapıyorlar. "daha sonraki unvanıyla Mareşal Fevzi Çakmak'tır.C. savunmadan daha çok.125)." (1.

aşağıda gör eceğiz.Tümeni Saros'a sevk ettiği için yalnız bir tümen kalmıştı: 9. Kuzey Arıburnu ile Kaba Tepe arasına.sonunda kurulacak ve Fevzi Bey bu grubun komutanlığına o zaman getirilecektir. onunla ilgili hususl arı öne alarak özetleyeceğim. Kabatepe-Arıburnu kesimi: Öğleye kadar Kabatepe-Conkbayırı-Kocaçimen Tepe çizgisini ele geçirerek.114 Savaşı işte bu bilgi düzeyi ile analiz edip değerlendiriyorlar.Kemal olduğu için ilk günkü savaşı.116 Kocaçimen Tepesi bu yükseltinin en yüksek noktasıdır. uzaktaki Alçı Tepeyi ele geçirmek ve yarımadanın güneydeki en dar yeri olan Kaba Tepe-Maydos çizgisine de bi an _8 .115 5/7.117 Düşmanın planı özetle şöyle: Asya yakasında Kumkale kesimi: Oradaki 2 Türk tümenini yerinde tutup Gelibolu'ya geçirilmelerini önlemek için az kuvvetle çıkarma yapıp oyalama savaşı yapmak ve çekilmek. İlk gün ve Arıburnu savaşları 25 Nisan 1915 günü düşman. 24 saatte toplam 75. Kanlısırt. bir düşman alayı Asya yakasındaki Kumkale civarına. 'birlikler' değil. Düz Tepe. Kemalyeri. Tümen! M. Saros'a ve Asya kesiminde Beşige'ye çıkarma yapacakmış gibi davranır. Conkbayırı. Saros Körfezi: Bolayır çevresine çıkarma yapacak gibi aldatıcı hareketlerde bulunmak.Kemal ile bozmak da zorunludur. 19.Kemal'in ihtiyat tümeni komutanı olması konusuna gelince.00'de. Küçük'ün üslubuyla söyleyeyim. Tartışma konusu M. Ege denizi ve Boğaz'a kadar olan bütün araziyi denetimi altına alacağı için duruma egemen olur. Sarıbayır yükseltisi. Bu yüksekliği elinde bulunduran taraf. adı geçenlerden yalnız Esat Paşa bulunuyordu ama onun emrinde de. 3 düşman tümeni Gelibolu yarımadasının Seddülbahir kesimine. öyle bol keseden attıkları gibi 'tümenler '. aklı M.2. Kırmızısırt vb. 2 tümen (Anzak Kolordusu) de Kabatepe-Arıburnu arasına çıkmaya başlar. Beşike limanlarına ise çıkarma yapacak gibi aldatıcı hareketlerde bulunmak. taarruzu doğuya doğru geliştirmek ve böylece Seddülbahir'deki Türk kuvvetlerini (yani 9. ilk gün Liman Paşa 7. Seddülbahir kesimi: İlk hamlede. gibi savaşlarda adları çok geçecek olan tepeler ve mevkiler.113 Savaş başladığı zaman Gelibolu'da. kıyıdan 6 km. Sanki bütün savaş boyunca ihtiyat tümeni komutanı kalmış gibi M.000 asker çıkarılacaktır. daha savaşın ilk günü. çeşitli kollar halinde ve gittikçe alçalarak iner.Tümeni) kuzeyden kuşatmak. bu kolların üzerindedir.Kemal'den sürekli 'ihtiyat tümeni komutanı' diye söz etmenin sebebi yalnız bilgisizlikle açıklanamaz. Besim Tepe.Tümenin ihtiyat birliği olma niteliği sona erecektir. sabah saat 08. yarımadanın belkemiği olarak nitelendir ilen bir yükselti kütlesi (İngilizler buraya Sarıbayır diyorlar) vardır. Arazinin özelliği: Gelibolu yarımadasınının ortasında. Seddülbahir kesimi dışındaki bütün muharebeler bu sarp bölgede geçecektir.

Alayları yetişince. Weber Paşa komutasında 2 tümen. ve 26.Kemal'in ordu emrindeki 19. tüm çıkarma yerlerinin daha belli o lmadığını öğrenir.Tümeni) Seddülbahir'de birkaç ayrı noktaya çıkan düşman birliklerini. Liman Paşa.Kemal'in komuta ettiği 19.ulaşmak. 27. Remzi Alçıtepe) Saros'a sevk edince.Sami Bey.88. Alay Komutanı (Yb. Bu tek taburun kıyı boyunca yayılmış küçük birli kleri. Liman Paşa.Aker. Kitap.Tümenin kıyıda bulunan zayıf kuvvetleri karşılayacak ve erime pahasına akşama kadar direnecektir. savaşın ilk saatlerinde. 25 Nisan sabahı Gelibolu'da bulunan 7. Saat 05. (Ötekisi. alayını ileriye yanaştırmayı ve bölgenin en kritik kıyılarını daha kuvvetli tutmayı birkaç kez önermişse de.Şefik Aker). s. o sabah.Tümen Komutanı kabul etmeyecektir.32) Bu arada M. 12 km.Tümen ise. 'alayının hemen o kesime hareket etmesini' teklif edecek ama 9. Kolorduya ve 19.) Liman Paşaya bağlı ve ordunun genel ihtiyatı olan ve M. Arıburnu'ndan Kabatepe sırtlarını sarmaktadır.Alaya aittir. 2.10: 9. Türk savunma sistemini çökertmek. yarımadada yalnız 2 tümen kalır.Tümene bağlı küçük ve birbirinden uzak birlikler bulacaktır.129) Saat 05.Alay Komutanı.Tümen Komutanlığına şu mesajı verir: "Düşman. s. Yakınlığınız dolayısıyla.Halil Sami Bey komutasındaki 9.119 5. düşmanın sayıca ezici üstünlüğü ve donanmanın korkunç ateşi altında eriye eriye gerilemeye başlayacaklardır. Saros'tan ve Anadolu yakasından bilgi gelmediğini.Altay.Tümen'e. 3. 27. 107) ve Esat Paşa ile telefonla konuşur. Rumeli yakasında 4 tümen.Tümen komutanı Albay H. Kabatepe'nin kuzeyindeki Arıburnu'na karşı olan sırtlara ivedilikle gönderip sonucunu bildi rmenizi de bi an _8 . s.Kemal. 9.Türk Ordusunda. Biri. M. s. Çanakkale Boğazına bakan Kilitbahir yaylasını (platosunu) işgal etmek118 ve Boğaz'a ve iki yakadaki tabyalara egemen olan bu alandan. Seddülbahir ve Arıburnu kesimlerine çıkan kuvvetlerin ortak hedefi.Kitap.30: 9. s.lik kıyıda sadece küçük birlikler halinde yayılmış olan bir tek tabur var. Kaba Tepe-Arıburnu arasındaki kesiminin kıyı güvenliği de.97 vd.Tümen Komutanı. komutanı Alb. ordunun genel savunma sistemi hatırlatılarak red olunmuştur. çıkarmadan önce. Maydos civarında bulunuyor. merkezde bir yerde bulunuyor (Bigalı-Maltepe). (2. oraya gitmiş.121 Kısacası.Tümenden 27. Çanakkale Cephesi. tümenlerin yerleşimi de şöyle: Anadolu yakasında. durum dengelenmese bile direnme gücü artar. Seddülbahir'e ve Arıburnu'na çıkarmanın başladığını bildirir. Liman Paşanın savunma planına göre bu alayın da büyük kısmı hayli geride.Tümendir.Basri Somel). Ş. 19. asıl çıkarmanın Saros-Bolayır kesimine yapılacağını tahmin ederek. s.Kolordu Komutanı Esat Paşaya bağlı olan Alb. Tümeni de (Komutanı Alb.120 Tümenin ihtiyattaki 25. (Erikan. keşif için tümen süvari bölüğünü Conkbayırı kesimine yollar ve birliklerine alarm verir (Belen. Seddülbahir ve Arıburnu'na çıkan düşman. yine 9. bu tümenin nasıl kullanılacağı konusunda bir talimat da bırakmamıştır. karşısında yalnız 9. fakat Ordu Komutanının izni olmadan kullanılması mümkün değil. (F. toplam 6 tümen (50.245. Saros kesiminde (5 Tümen. bu 4 tümenden biri kuzeyde. Maltepe'deki kuvvetinizden bir taburu.000 kişi) var.

57.30: 9.Erikan.Avni) ve Dağ Topçu Taburuyla birlikte Kocaçimen'e doğru yola çıkar.H. Kitap.50: M. (Erikan. s.24: M.Erikan. 132) Saat 07.Altay.Tümene ulaşır.Kemal karargâhta bıraktığı Kurmay Başkanı Bnb.Tümen Komutanı da alayla beraber gidiyor.Tümenin orduca nerede kullanılacağı daha belli değildir.. No. 16) Saat 10. s.47) Saat 09.Alay ve bir dağ bataryasını şimdilik o tarafa hareket ettiriyorum.Tümen Komutanı.rica ederim.Erikan. düşmanın Kabatepe civarında önemli kuvvetle karaya çıkmaya teşebbüsü. s.Kemal diyor ki: ".Tümenin 27.25: 9. batıya doğru taarruzunu sürdürmesi haberini yollar. düşmanın kuzey (sol) kanadına taarruza kaldırır.Aker s. (M. (Ş.135) Saat 10. Conkbayırı'na ulaşmış.123 9. Düşmanın kuvvet ve durumunu anlamak. Alayını. Bu işin içinden bir taburla çıkmak mümkün olamayacağını.Tümen Komutanından 27.130) Saat 05. iki taburlu 27. de bi an _8 .101. 57. (C.Kemal'in yazılı emri. 19) Ve ordunun iznini bek lemeden 'bir alay ve bir dağ bataryası ile' başından beri tehlikeli bulduğu Arıburnu kesimine yetişmeye karar verir.Alay Komutanına emir: "19. (C.45: 9.Alay (Komutanı Bnb. güneydoğuda Kanlısırt ve Kemalyeri'ne yaklaşmışlardır.Kemal.76.000 kişiye ulaşmıştır. (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. s. ona göre gerekli tedbirleri almak üzere. s.122 M." (Ş.00: Anzaklar. 3 topunu düşmana kaptırarak geri çekilmiştir.Kemal'in ATASE Arşivinde bulunan Arıburnu Muharebeleri Raporu'ndan aktaran C. s. No. tümenin başına geleceğimi arz ederim. (Erikan.19) Saat 08. 130. (C.33. s. Saat 07. s.Alayına da. Komutan Atatürk. kuzeyde Conkbayırı doğrultusunda ilerlemiş. İrtibat tesisi ile (bağlantı kurarak) tevhid-i hareket ediniz (birlikte hareket ediniz).İzzettin Çalışlar'a. Komutan Atatürk.Kolordu Komutanı Esat Paşaya özetle şu raporu yollar: "Düşmanın Kocadere batısındaki sırtları (Conkbayırı kesimi) işgal etmesine meydan vermemek için." (Bayur. Komutan Atatürk. 19.135) Kanlısırt'ta bulunan batarya da. öteki iki alayına da harekete hazırlamalarını emreder. kıyının 100 metre yakınına kadar sokulmuş bazı savaş gemilerinin ateş desteği altında.Alayı Arıburnu'na doğru yola çıkarır. F. s.Erikan.88) Saat 06.. demek ki vuku buluyordu.00: Anzak (Avustralya-Yeni Zelanda) birlikleri. Saat 08. herhalde evvelce tahmin ettiğim gibi bütün tümenimle düşmana yönelmenin kaçınılmaz olduğunu takdir ediyordum. Erikan s.00: M.Erikan. (C. Çanakkale Cephesi 2. gecikmeli olarak.Kemal Gelibolu'daki 3. Alayı. s.Tümen şimdi 57. s. Tümen Kurmay Başkanını karargâhta bırakarak bizzat oraya gidiyorum. M. Kocaçimen istikametine hareket ettirdi. Komutan Atatürk. s.Kemal ile Mülakat.Kemal 57.10: M.129) Genel durum henüz aydınlanmadığı için 19. tümenin kalan iki alayının da Kocadere'ye yaklaştırılması emrini verir ve kararını yeni bir raporla da Kolorduya bildirir.Tümenin yardım isteyen mesajı 19.Aker. Tümen büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek bir durum olunca.134) Bu sırada Anzakların karaya çıkan kuvveti 12.4." (Stratejik ve Taktik S onuçlar Serisi.4. 133) Böylece ihtiyatta bekleyen bir tümen olma niteliği sona erer. s. s." (M.

ve 7. düşman.Yüzyılda Osmanlı Devleti s 247). Asya Grubu Komutanı Weber Paşa da 11. belki de savaşı sona erdirecek olan bu çok tehlikeli gelişmenin önüne geçmiştir.Alayın taarruzları karşısında... ayrıntılar için Çanakkale Cephesi.126 Görüldüğü gibi sabah saat 08. yerlerine ileri sürebileceğim yeni kuvvetler olmadığından. Sabah gittiği Saros'tan öğle üzeri dönen Esat Paşa. Ateş hattından durmadan yaralı gelmekte ve çetin arazide birlikler toparlanamamaktadır. 19. aldıkları bütün yerleri Türklere bırakarak kıyıdaki sırtlara kadar geri çekileceklerdir.Tümeni kuzeyden kuşatmış olacaktı..Kemal'e verir (F. M.Tümeni Beşige civarında boş yere tutarak. s. 26-27 Nisan günleri gelen iki yeni alayla da (33. hızla hareket edip Anzak birliklerini sert bir taarru zla geri sürerek.Eşref.Tümene bağlanır... Dalgalar halinde ilerliyor ve kaybolan izler ardında yeni dalgalar beliriyor. askerlerinin. Kaba Tepe açıklarındayız. Şimdi de Başkomutan General Hamilton'un. s. Maruzatımın ne derece ciddi olduğunun farkındayım: Eğer bura- de bi an _8 .. Gelibolu yarımadası kazanılmış olacak. İngiliz Harp Tarihi de dahil.s. dağılabileceklerinden endişe duyduklarını arz ettiler.. Arıburnu'nda savaşan kuvvetlerin komutasını M.Kemal.Kitap.. Hızla ele geçirileceği umulan Kaba Tepe. 5. bir başka ifade ile 2 tümen toplanmış olacaktır.134. 2. 20. kuzeyden 19.Conkbayırı.28...00'den itibaren M. birliklerinin feci durumunu gece yarısı. 6 alay. daha ilk saatlerde bölgeye egemen olan Conkbayırı ve Koca-çimen'i ele geçirerek Boğaz yolunu açmış ve Seddülbahir'i savunan 9..Kemal. Gelibolu'daki 2 tümenimizi.92-103) Umutlu Başkomutan. Özet için esas aldığım kitaplar..124 Ateş.. 109 vd. muharebenin sonuna kadar da öyle kalacak.. hep ilk hatta bulunacaktır. Alaylar) takviye edilir.Belen. Böylece M Kemal'in komutası altında. Türklerin bir sürpriz yapıp bu manzarayı bozmayacaklarını ümid ederim. malzeme ve sayı üstünlüğüne karşı denge.Tümenin.Tümen. 27. Birleşik Filonun yüzlerce ağır ve uzun menzilli topu tarafından desteklenen düşman kuvveti karşısında yalnız bırakırlar.. Alay da 19. doğudan 27.." (Gelibolu Günlüğü.Kocaçimen çizgisi çok uzakta kalmıştır. Anzak Kolord usu Komutanı General Birdvvood'un raporundan öğrenecektir: "Tümen ve tugay komutanlarım. Zafere ulaşma yolundayız.) O gün yapılan kanlı savaşlar sonunda.Tümenleri Saros civarında. Avustralyalılar Türk ordusunu Maltepe'den (Sarıbayır'ın doğusu) tamamen silkip atarlarsa.. raporun tam metni için R. durum bir fiyasko ile sonuçlanabilir. artık ihtiyattaki bir birlik değil. Savaş gemileri Türk siperleri üzerine mermi yağdırıyor. s.. Birlikler yarın sabah da ateşe maruz kalırlarsa. muharip (muharebe eden) bir birliktir. Arıburnu savaşının ilk gününü şöyle değerlendiriyorlar: 'M.' Buna karşılık düşmanın sahte çıkarma gösterilerine kapılan Liman Paşa. ve 64. ancak kanla sağlanacak125 ve savaş sonuna kadar da böyle korunabilecektir. bütün Anzak birlikleri.Kemal'in tümeni. Askerler Sarıbayır'a ulaşmaya çalışıyorlar. düşmana taarruz etmek için Ordu Komutanının iznini bekle-seydi. 25 Nisan'da günlüğüne yazdıkl arından bazı cümleleri birlikte okuyalım: "Sabah.

öze llikle İngiliz donanmasının kesintisiz ve yoğun ateşi yüzünden yazık ki denize dökülemez..Kemal'den ricada bulunmasını". boşatmanın ancak üç günde yapılabileceğini söyleyince Hamilton.. Şunuk Bayırı128 istikametine sevk ederek.Tümen. "bir tabur yollaması için M.Moorehead. M. siper kazdırınız. tümeninin 57. Esat Paşa'dan mı emir alacaktı (!) veyahut da başı sıkışan yakın birli klerin imdat istemesine de kulak verecek miydi? Bu husus iyice aydınlatılmadığı için (!). Birkaç sayfa geri dönenler. sonu şöyle biten umutsuz bir mesaj yollar: . General Birdwood'a. Gelibolu Günlüğü. bu üçüncü derece bir konu ama Mı-sıroğlu ve ansiklopedistler. siper kazdırınız!" (Hamilton. Yanlışları. 5/7.. (!) işareti ile vurgulayıp geçmeyi tercih ettim. ne bir tek düşman askeri! Düşman Arı-burnu ile Seddülbahir'e çıkıyor.Emniyete kavuşuncaya kadar sadece siper kazdırınız. hadiseyi çarpıtma yoluna gitti- de bi an _8 .Kemal. bu boşaltma bir an önce yapılmalıdır!" (A. Neşelenmeniz için aktarıyorum: □ K. K. Burada anlaşılamayan bir nokta belki şu olabilir: Acaba 5.Kemal'in emirle hareket ettiğini kanıtlamak için çırpınıp duruyorlar.158)129 Her satırında bir yanlış var ama düzeltmeye üşeniyorum artık. Mısıroğlu'nun yazdıklarını haritaya uygularsanız. sadece Ordu Kumandanı Mareşal Liman von Sanders'in mi emriyle hareket edecekti (!).C.Kemal'in ihtiyatta olan 19.Tümenine bu çıkarmayı haber verdi ve bir taburla sol kanadını (!) takviye etmesini istedi. M.. başarı kesin bir zafere dönüştürülemez. s. İnsan bir savaşı analiz etmeye yeltenmeden önce. 106) Arıburnu kesiminde ilk savaş günü.Alayından iki yüz kişiyi (!). emirle hareket etmiş Savaşın önemi ve sonucu yanında. Bu emir üzerine M. Şimdi bır gün için bizimkilerin ne gibi iddialarda bulunduklarını izleyelim.Ordunun yedeği olan 19. ister istemez. Kıyıdaki daracık bir alana sürülüp sıkıştırılan düşman. kendiliğinden değil.Kemal.3. etkisi bu kadar şiddetli olan Türk başarısıyla sona ermiştir. şöyle yorumluyor: "Demek ki vaziyetin ehemmiyetini gören Güney Cephesi Kumandanı (!).Mısıroğlu diyor ki: "Anafartalar'daki (!) tümenin kumandanı. s. 9.yı boşaltacaksak. s.195-198)127 İlgili amiral.Tümene de bir rapor göndererek acele bir taburluk yardım istemiş. ortaya müthiş bir karikatür çıktığını da görürsünüz.105. Seddülbahir ve Conk-bayırı nire? □ GRYT Ansiklopedisi ise.Tümen Komutanının. ordunun umumi yedeği olan 19. Çanakkale Geçilmez. yoksa direkt bağlı bulunduğu (!) 3." (Lozan. yıllar sonra Atatürk soyadını alan Türkiye Cumhuriyetinin tek adamına yaranmak isteyen çevreler. o günkü sonucu bir yana bırakıp M. Arıburnu. savaşın özetinde doğruları bulabilir. saat beş buçukta (!). 1. basit bir krokiye olsun göz atmaz mı? Anafarta -lar'da bu sırada ne bir Türk tümeni var.Kor. Anafartalar nire. ilerlemekte olan düşmana karşı süngü hücumu yaptırdı..

ve 77. tümeninin 72.Küçük diyor ki: "Bu monografi de (A.Kemal Beyi. açıklıkla yazılıyor.Kemal'in nerede ise bütün 5. M-Kemal ordunun tüm yedeklerini kullanarak savaşı tehlikeye atmış a Y." (Türkiye'de Beş Yıl..Kemal. Albay Kannengiesser ya da Albay H.Tümen ile ve hiçbir yerden emir almadan. sınırlı bir Anzak kuvvetlerine karşı M.. Ama 57. s. 19. sorumluluk ve görevden zevk duyan bir komutan özelliğine sahipti.Alayını ve 9. s." (s. tümeninin öteki alaylarının savaş hattına yaklaştırılması emrini kim verdi? Bunları da dürüstçe ve gerçekçi olarak açıklamak g erekmez mi? Gerekir ama böyle bir açıklama M. üçünün de M. bu konuyu kesin olarak kapatabiliriz değil mi? 5/7.Tümen komutanının kim olduğunu kesin olarak öğrenmek istiyorsanız. bir taburunu yola çıkarmak için emir aldığını kabul edelim.103.Küçük'ün yakıştırması.Tümene bağlı olup Arıburnu-Kaba Tepe hattı gerisinde bulunan 27.Kemal'in. O sırada sahile de bi Çünkü Liman Paşa şöyle diyor: "İlk askeri başarısını Trablusgarp'te130 gösteren M. gülüp geçilir. düşmanı sahile kadar püskürtmüş ve bundan sonra da üç ay süre ile kırılmaz bir azimle devamlı düşman saldırılarına karşı koymuştu.109)131 an _8 ler. tümeninin 57.Kemal lehine sonuç vereceği için susmayı tercih edip gerçeği örtüyorlar. Daha 25 Nisan sabahı.95) Anzak kuvvetlerinin sınırlı olduğu.Kemal'den rütbece üstün olduğu açıktır ve dolayısıyla da acele bir taburla Conkbayırı'na yardım etmesini emir buyurmaları normaldir! " (1.Alaylarını [ilerletip] Maltepe ile Kocadere arasında ihtiyatta tutmuş duru mda buldum..Tümen de 'd irekt olarak' Esat Paşaya değil. Alayı.. izin almadan kullandığı ve bütün hareketi tehlikeye attığı.4. kendiliğinden muharebeye girerek. Oysa ansiklopedinin üç yazarı da yüksek öğrenim görmüş. 19. Y. daha önce geliştirdiğim düşünceleri destekliyor.Alayı ve bataryayı kimin emriyle yola çıkarıp savaşa soktu. Ona tam anlamıyla güvenilebilirdi. Ansiklopedistlere not: Aydınlanmak ve 9.38)133 Her türlü atmasyona son veren bu açıklamalardan sonra.Tümenin başında bulunursa bulunsun.C. kimseden izin almadan Arıburnu'na doğru göndermiş. Neden mi? .Ordunun ihtiyatlarını. bir zahmet ciddi kaynakları okuyun!] Bu yakıştırma ve yanlışlarla oyalanmamak için M.Esat Paşayı da dinleyelim: "[Saros'tan döndüğüm zaman]132 M. üstelik biri de öğretmen! [O sırada Güney Cephesi Komutanlığı diye bir makam yok. Bu isimlerden hangisi o gün 9. 104) Bu sözleri okur yazar olmayan biri söylese. Liman Paşaya bağlıdır. hele Liman Paşa ile Esat Paşanın bugün için söylediklerinden hiç söz açmıyorlar.Sami ya da Vehip Paşa.Moorehead'in Çanakkale Geçilmez adlı kitabı).." (s.

Kemal'in komutan olarak o hayrete değer mesleği. Alayın mütebaki (kalan) kısmını süngü hücumuna kaldıran ve bunun da erimesinden sonra emrindeki iki Arap alayı138 ile aynı taarruzları tekrarlayan M.Kemal'in.Küçük.. Moorehead diyor ki: ". Okuyunca neden atladığını anlayacaksınız. Sadece bir soru sorup geçeceğim: Conkbayırı'na kadar ilerlemiş olan Anzaklar.Kemal'in başarısız olduğu137 ve askeri savurganca kullandığı bi an 8 tabur çıkmış bulunuyordu ve yeni birlikler de çıktıkça savaşa katılıyorlardı. Fakat hiçbir netice alamadı. işin bu yanını aydınlatmaktan dikkatle kaçınarak. Çünkü aksi takdirde Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar. izinleri o kadardı da akşam olunca kendiliklerinden mi deniz kıyısına geri döndüler? □ Mısıroğlu. Y. ilk aşamada sad ece bir alayını ileri sürmüş.Kemal.Moorehead'in yazdığı ile Y. 57. pekâlâ o sabah Conkbayırı'nı ele geçirebilirler ve savaşın kaderi orada. daha durum tam aydınlanmamışken verdiği kararın önemini ve riskini belirtiyor. s.Alayından iki yüz kişiyi. durum umutsuz olurdu. şu askerî eleştiride bulunuyor: "Burada dikkat edilecek husus şudur ki M. 1.Erikan'ın bu konudaki değerlendirmesini daha önce aktarmıştım.Moorehead'in.Kemal elindeki kuvvetleri kolayca yutulabilecek küçük küçük lokmalar haline getirmek suretiyle düşman üzerine de 5/7. A. Çünkü M. yeni bir yaklaşım sanarak heyecana kapılmış. bu deha sahibi küçük rütbeli Türk komutanının tam o anda. Arıburnu Savaşlarında M.M.Kemal.136 Y. saat beş buçukta. Kaldı ki Moorehead de durumu abartıyor. ilerlemekte olan düşmana karşı süngü hücumu yaptırdı. o noktada (Conkbayırı) b ulunmasıydı. sonuç da doğru değil.C.. yargıda bulun! Ne derler buna? _8 ."135 Yani M. C. sonra da o iki yanlış aktarılmış cümleye dayanarak yorum yap.5. 'bütün hareketi tehlikeye attığını' değil.158)139 Ayrıntıların tümü yanlış.. İttifak devletleri adına harekâtın en kötü rastlantılarından biri. onu da yanlış aktar. Moorehead diyor ki: "Bir tümen komutanı olarak M.□ K. hiçbir belge ve kanıt göstermeden diyor ki: "M. Moorehead'in bu saptamasını.Mısıroğlu.Kemal yine hiçbir netice elde edemedi. bir başka çıkarma planlamış olsalardı.178) Bir bütünden yalnız işine gelen iki cümleyi al." (Lozan. Türkler ise beş taburdu.. o anda belli olurdu.Küçük'ün yaptığı özet arasında da ciddi fark var." (s.Küçük. Conkbayırı'ndan ta kıyıya kadar neden çekildiler acaba. kalan iki alayını ise yeni bir duruma ya da ordu emrine göre kullanmak üzere harekete hazır halde tutmakla yetinmiştir.134 Ayrıca A. bir başka yerde. Eğer İttifak güçleri. Liman'ın elindeki bu yedek tümeni kullanmaya yetkisi yoktu.Kemal'in. Şunuk Bayırı (yani Conkbayırı) istikametine sevk ederek. tümeninin 57. bu iki cümlesinin dayanağı olan cümlelerini de atlamış. o andan itibaren başlamıştır.

küçük lokmalar halinde düşmanın üzerine sevketmemiştir. Allahtan da. Zaten ordunun ihtiyatı olan 19.Alay çarpışmıştır. Anzaklar.Tümenin 27. "Aynı hadisenin yorumunu yapan Kadir Mısıroğlu ise Lozan isimli eserinde şöyle diyor" diye yazarak. devamı geliyor] Fakat burada Mısıroğlu'nu doğrulayan bir nokta var. [Sonunda M. Kemalyeri üzerinden yaptıkları süngü hücumu ile Anzaklar yüz geri ettirildi ve sahil yakınlarına kadar sürülüp atıldılar..Alayın Conkbayırı'ndan ve 27. s. Sonra da bu taburun arkasından batarya ile yetişen tekmil 57.Kemal] bir yandan da emir subayı ile gönderdiği emirle.Kemal Beye bağlı bulunan 57. Bu durduruşta en mühim pay..Tümene bağlı 27. kumandanları başta olmak üzere. uyduruyor! Sonra da. en iyi onlar savaşmıştır.Kemal Beyin 19. henüz net bir şekilde ortaya konamamıştır.Alay. Buraya kadar pervasızca yaklaşmış olan düşman. (2) 25 Nisandaki muharebe de. Anzakları sadece Conkbayırı'nda durdurmaktan ibaret değildir. Alayları vaktinde harekât sahasına yetişmeleri ve düşmana kahramanca saldırışları ile öne çıktılar ve altın. Armstrong bile böyle bir iddiada bulunmuyor. önce olduğu yerde durduruldu. 1. Vahidettincilerin askeri otoritesinin yukarda aktardığım eleştirisine yer veriyorlar. neden ikinci derece önem taşıyorlar? O gün Arıbur-nu'na çıkanlar bütünüyle Anzaklardır ve Çanakkale savaşları boyunca da. Zırvalamak zorunlu olmadığı halde.Mısıroğlu. bir alayı şehit etme pahasına durdurmanın.Tümenin 57.Alayın soldan. Artık bu neticenin. ikincide daha büyük kuvvetler sevki gerekmez miydi?" (Lozan.Alay idi. 'normal asker mantığı' adına değerlendirme yapıyor. pek de o kadar mübalağa edilecek bir kahramanlık olmadığı görülebilir.. anlamıy orum.sevk etmektedir.. o gün kamilen (bütünüyle) şehit olmuşlardır. Normal bir asker mantığı ile bu hareket tarzını izah etmeye i mkân yoktur. Kahraman K. yoksa Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi kumanda hatasından mı kaynaklandığı. düşmanın üstün kuvvetinden mi. bu uyduruk bilgilere dayanarak. gümüş imtiyaz madalyaları ile taltif edildiler.. (!) Müttefik kuvvetlerin ikinci derece önem taşıyan (!) Anzak birliklerini.Alayındır. □ Ansiklopedi yazarları. bu alıntının hemen arkasından.. ve 9.C. İlk hücumda netice alınamayınca." (1." Bizim ansiklopedistler.Kemal'in bir hizmetini olsun kabul etmişler diye h emen umuda kapılmayın! İşte.Tümenin elindeki tek sağlam alay. Bu muharebelerde 19. Mısıroğlu niye böyle yapıyor.Kemal..Alayın kolbaşındaki taburunu Conkbayırı'na yetiştirdi. kıyı başına kadar sürülmemişler miydi? Bundan hiç de bi an _8 .106) Hangi yanlışı düzeltmeli? (1) Acaba Anzaklar. elindeki kuvveti. s.158) M. önce. kuldan da korkmadan.Tümende değildir. bu kamilen şehit olan 57. 9. Bahsi geçen kahramanlığı gösteren ve M.Tümenine bağlı 57. Ki o cephede bir de 9. '1915'te Çanakkale'de Türk' adlı kitaptaki özetten şu paragrafı aktarıyorlar: ". bu sarp araz ide yürüyüş derinliği uzamış olan 57. Sonra da özetle şöyle diyorlar: "Anzak tugaylarının Conkbayırı'nda durdurulduğu doğrudur. yani bütün mesuliyet (şeref demeye dilleri varmıyor!) 19.Alay ile M.C.Tümene bağlı 27. [M..

12 Mayısta yarbaylığa terfi edecek. çünkü hepsi şehit olmuştur. s.. Hiç olmazsa o günkü sonucun alınması için şehit olanlara saygı gösterseler.Kemal'in) emir ve kumandasına girmiş.Alay.141 Öteki bütün alaylar gibi elbette 57.Yabancı araştırmacılar (!).Bayur.Kemal'in başarısına dayanınca.143 (4) 27. savaşa katılan askerlerin bir kısmının mektuplarını ve anı defterlerini derlemiş ve İngilizler açısından Çanakkale Savaşı'nı ayrıntılı bir biçimde yazmış.30'dan itibaren. Tezler 5.... iyice genişletip 'yaz ortasına kadar' yayıyor: ".Küçük aynı görüşü genişleterek paylaşıyor: "Gelibolu'nun savaş tarihini yazan yabancı araştırıcılar. komutanı Şefik Aker'in ifadesiyle. Alay Komutanının o gün şehit olduğunu söylemedikleri gibi." (Türk İnkılabı Tarihi.C. şu Mr. 3.Kemal ile Mülakat" adlı eserindeki bir cümle. Cümleyi yine yanlış çevirmiş.Ü. Mr. ilki R.Kemal o mülakatta diyor ki: ".Ü. Çünkü 57. üç ay sonra.Alay da 25 Nisanda ağır kayıp vermiştir ama 'kamilen yok' olmadığı şundan anlaşılır ki 57. İş M." Y.69): "Eğer Kemal'e kalsaydı.Aker.146 Buna karşılık Türk tarafını. James'in kitabı üzerinde biraz duralım. Mayıs ayı sonuna kadar (doğrusu: Mayıs ayı başına kadar) Anzak bölgesinde hayatta kalan bir tek Türk askeri olmazdı. Bu iddianın iki kaynağı var.Tümenin bir alayı olarak çalışmıştır. (3) Komutanıyla birlikte bütün 57. Alaya gelince.Alayın o gün şehit olduğu iddiası da doğru değil. 2.Avni Bey. yaz ortasına kadar canlı bir Türk askerinin bile kalmayacağını açıkça yazabiliyorlar.Küçük. ancak gerektikçe anl a- de bi an _8 .Bayur'un şu notu: "Atatürk. bu andan itibaren 19.20) İkincisi ise H. (M. 13 Ağustos Cuma günü şehit olacaktır.söz yok.95) ve Robert Rhodes James'in Gallipoli (Gelibolu) adlı eserinden aldığı bir cümleyi ileri sürüyor. zamanında açıklanmış ya da sonradan incelemeye açılmış bütün İngiliz belgelerini incelemiş..144 □ Y..95)145 'Yabancı araştırmacılar' diyor ama böyle yazan ikinci bir araştırmacı bulam adım! • Bu yakıştırmalara kısa bir ara verip. orijinaldeki 'the beginning of May' (Mayıs ayı başı).295) Ama M.Alayın Komutanı H.Alay. çok üstün kuvvetlere saldıran ve savaş gemilerinin ateşini de yiyerek hemen kamilen (neredeyse bütünüyle) yok olan 57.." (T.Ks. Y. İngilizlerin içinde bulundukları koşulları ve yaptıkları yanlışları öğrenmek isteyenler için zengin malzemeyle dolu. Kemal'e bırakılması halinde. s. cümleyi çevirirken Mayıs ayı sonuna kadar genişlettiği süreyi.60 ve dipnot) İşte böyle. Savaş süresince oluşmuş bir durumu belirtiyorlar. s. s. Tezler 5. önemli bir kaynak. s.140 25 Nisan günü hiçbir tabur komutanı da şehit olmamıştır. 6 Mayısa kadar tek takviye almadan142 bütün taarruzlara katılacaktır. saat 11. amacı dışında olduğu için. yalana başvuruyorlar.Eşrefin "M." (s. 95. Tezler 5.57. M. meşhur bir alaydır bu.sayfada.Tümenin şehit komutanı Hüseyin Avni Beyi dâima sevgi ile anardı. Kemal'in israf derecesinde asker kullandığında birleşiyorlar" diyor (T. "26 Nisan günü. Müttefikler hakkında verdiği bilgiler doğru olsa gerek." (Ş.Ü.Küçük'ün çevirisiyle "Mayıs ayı sonu" olmuş (T.James.Kemal ve H. bizimkiler dut yemiş bülbüle dönüyor ya da ilerde göreceğiz. alayın o gün 'kamilen şehit olduğunu' da söylemiyorlar..

Alay eridi. • Bu arada K. tezahürat ve alkışla karşıladılar!" (s.153 İki tarafın toplam genel kaybı.IX ve 57. küçümseyici sözlerin eşliğinde yansıtıyor. Bazı Türk kaynaklarından yararlandığı anlaşılıyor ama hiçbirinin künyesini vermiyor. Düşman sayıca ve ateşçe çok üstün. Savaş boyunca ne yalnız 57. (Çevirici.000 er ve subay M..000'i aşar. "Girişilen sefer başarılı olursa. Liman von Sanders ve bazı Alman subaylarının (Prigge. dipnot) Dört yerde de. Liman Paşanın savunma planı yanlış. Armstrong'un mahut kitabına.151 Gelelim sadede. Bu yüzden hiçbir Türkle ve Türk kuruluşu ile ilişki kurmamış (s.XIII). Türk komutanlarına ve askerî tarihçilere dayanarak daha önce belirtmiştim. Kim. sadece 1962'de Çanakkale'yi gezdiği sırada kendisine kolaylık gösteren Türk askerî makamlarına teşekkür ediyor. "bir Türk tarihçisi" ya da "Türk resmi tarihi" deyip geçiyor. işte bu kaynaklardan elde ettiği bilgilerin bazısını aynen aktarmış.Alayın 1. bu amaçla da dar bir alana yüz binlerce asker yığıyorlar. bu savaşın Türkler açısından taşıdığı anlamı da kavradığını söylemek hayli zor. Türkiye ve Türkler ile ilgili bilg iler için daha çok.. konu yine de bi an _8 . 375. 109) ve hiçbir dayanak göstermeden şöyle bir sahne yazıyor: "Türkler teslim olmaya pek istekliydiler ve zahmetle zirveye tırmanan iki bölük Yeni Zelandalıyı. M. Mr.James. 57. ne 76. bu yüzden 400. Türk askerini de.atılmış bir adımdır. Türk kayıplarına yol açtığı için Liman Paşayı eleştiren bir Türk askerî tarih yazarını "nankörlükle" suçluyor (s. ileri bir tarihteki olaya ilişkinse de.Tabur Komutanı olduğunu açıkladığı Zeki adındaki bir binbaşının 'notlarından' parçalar veriyor. Sertlik Çanakkale Savaşının genel özelliğidir.149 Türk taarruzlarını. Bir iki yerde de M. Hangi belgelere. Kannengiesser ve Mühlman'ın) anılarına dayanıyor.Kemal'in emri altında şehit oldu. bazısını ise oryantalist bir bakışla148 kendine göre işleyip süslemiş. İngiliz yazarı H.Kemal'den alıntıların pek doğru olarak çevrilmemiş olduğunu b elirtmektedir.C. Çanakkale Savaşını hiç anlamamış olmak demektir." 152 Seddülbahir'deki birliklerin Komutanı General Hunter Weston da. Churchill diyor ki: "Çanakkale'de 500 metre bir ilerleyiş. İddia. hangisi. Seddülbahir cephesinde de. genellikle "koordinasyonsuz. bunu yalnız M. ancak kan fedakârlığı ile dengelenip kapatılabildiğini. İstanbul'daki ABD Elçisi Morgenthau. (s. 378) Çanakkale ile ilgili bütün yayınları gözden geçirdim.Mısıroğlu'nun. Bu uğurda hiçbir kayıp büyük sayılmaz!" diye yazıyor.Kemal'in Arıburnu ve Anafartalar'la ilgili rapor ve tarihçesinden çok kısa alıntılar yapmış.Kemal'e özgü bir tutum gibi göstermek. kaba. Bu üstünlük ve zaafın.tıyor. Her neyse. dağınık" vb. uzmanlara dayanarak böyle yazdığını açıklamaya da gerek duymuyor. mükâfatı çok büyük olacaktır.Küçük'ün her satırına gözü kapalı inandığı kitap.379)150 Y. Arıbunu cephesinde de.Armstrong'dan yaptığı bir alıntıya da değinmek istiyorum. 377. s. Müttefikler de çok azimli ve kararlı. Türkler bakımından işte böyle bir şey.268. onlar da ne pahasına olursa olsun sonuç almak istiyorlar. kaynaklara. Yzb. gibi eleşt irici. 147 aralarında Binbaşı Zeki adında bir not yazarına rastlamadım. belli değil. sonuca -hem de nasıl bir sonuca!.

M. 1.20'de Grup Komutanlığına bildirir.159.Kemal'in Anzak cephesine düzenlediği bir saldırıyı iptal edince. s. Armstrong'un iddiası şu: "." (Grey Wolf.Tabur Komutanlığından alınan habere göre bu tabur cephesine taarruza kalkar. s.224 vd.Kemal bu taze kuvvetle 28 Haziran'da yeni bir taarruz planl adı ise de Cephe Kumandanını ikna edip gerekli müsaadeyi alamadı.47-48) K. Lozan. böylesine beceriksiz kumanda altında bile kahramanca çarpışmış oldukları için takdirlerini bildiriyo rdu. (Rapor. 168) Alaylarına taarruz hazırlığı yaptırır ve durumu. 3). bu dayanaksız iddia hakkındaki süslemelerini de görelim: "Enver Paşa.Kemal. bu arada M.Kemal hemen istifasını verdi.. hatta Esat Paşa bu taarruz için 18.Tümen‘in taarruzu. 162) Grup Komutanlığından olumsuz bir emir gelmeyince. Enver Paşa.Kemal‘in karargâhını da ziyaret ederler. Esat Paşanın anılarında da böyle bir olayın izi yok. M. 57. Düşman Arıburnu'nda yer yer ateş baskınlarına girişmektedir. H. GRYT Ansiklopedisinin de baştacı ettiği bu iddiaları154 değerlendirmeden önce.167. Ordu Komutanlığı ve Kuzey Grubu Komutanlığı karargâhları ile bazı birlikleri. Tam bu sırada. tümen bandosunun Carmen operetinden bir parça çaldığı‖ gibi ayrıntılara kadar her şeyi anlatıyor ama ‗hakaretamiz tenkitlerden‘.172. M.Kemal'in planladığı taarruzu öğrenince bunu saçma bularak engelledi.223) H. Alayı ve bir havan bataryasını tümen emrine vermiştir. (s. M. Ama saldırı tam bir felaketle sonuçlanınca.. Haziran ayında İstanbul'dan gelerek savaş bölgesine yapmış olduğu periodik ziyaretlerden birinde. s.157 O gün öğleden sonra. 29 Haziranda Gelibolu‘ya gelmiştir. 26.C. kıyametler koptu. 19. saat 24.)158 Liman Paşanın.00'te taarruzu başlatır.Alay da bütünüyle mahvoldu. 'lüzu msuz taarruzlarla emrindeki askerleri israf ettiğini' söyledi.Alay.Yeni teşkil edilen 18.Cahit Yalçın anılarında. suçlamalar yeniden başladı. M. M. 29 Haziran saat 22. Haziranda Enver Paşa. Alayın 1. s. Enver Paşanın karışmasıyla planının bozulduğunu ifade ediyordu.156 Beraberinde Hüseyin Cahit (Yalçın) ve şehzade Ömer Faruk Efendi vardır. Alan Moorehead'in.74'ten akt aran Mısıroğlu. Bozkurt'un son çevirisinde. Enver Paşa Kemal'in askerleri boş yere kırdığını söylüyordu. Liman von Sanders'in Enver Paşa nezdindeki ısrarlı teşebbüsleri sonunda bu istifa durdurulduğu gibi istenen taarruz izni de verildi. Ne yazık ki bu taarruzdan da sonuç alınamayarak taze kuvvetlerden oluşan 18. düşman cephesinin 'can alıcı bir noktası olan' Yükseksırt'a taarruz için Grup Komutanı Esat Paşanın onayını almış. s. s.Kemal‘in istifasından‘. s.. mevcudu bir hayli azalmış bulunan 19. ayran ikram ettiği. Yani Cephe (Grup) Komutanı Esat Paşanın taarruza izin vermediği iddiası doğru değildir. 26 Haziranda değil.C. Başkomutan Vekili sıfatıyla cepheyi teftişe geldi.328-329)155 Doğrular: 1). ‗M. 2). ‗kıyametler koptuğundan‘ tek kelime bile etmiyor. M. zaten daha önce. s. (Rapor. Enver Paşa ise birliklere bir genelge göndererek.Kemal.Kemal de karşı taarruza karar verir.Mısıroğlu'nun hemen benimseyip aktardığı. Enver Paşanın hakaret dolu tenkitlerine içerleyerek istifa etti. (2." (Çanakkale Geçilmez.Kemal‘in kıyafeti.Yalçın. de bi an _8 . ―M. Kitap.asker israfı ile ilgili. 29/30 Haziran gecesi yapılmıştır.Tümen emrine verildi. Liman ikisinin arasını güçlükle buldu.

o da arkasında kötü bir ün bırakarak memleketine döner. mütareke yıllarında.160 Demek ki M. Armstrong ve Gray Wolf adlı kitabı hakkında kısa bir bilgi sunmak istiyorum. İlk kitabı.7.Moorehead de bu yalancı pastanın üstüne sahte tüy dikmiş! Yabancı kaynaklardaki her bilginin doğru olduğunu sanmak. 6) 30 Haziranda Arıburnu'ndan Seddülbahir'e geçen Enver Paşa. s. kitapla ilgili bazı tepkileri derlemiştir. 165) Yani Enver Paşanın taarruzu engellediği de.Zığındere muharebesini izler. Liman ve Esat Paşaların yazılarında. M. merak uyandıran bir sinema filminin senaryosunu andırıyor. Enver. Enver Paşanın "birliklere M.bunun üzerine M. "Bu kitap gerçek bir hikây eyi değil. Bütün çabalara rağmen. mütareke gözlemlerini ve anılarını anlattığı Turkey in Travail'dır. hatta bir ima bile bulunmamaktadır. 211) Buna karşılık. o tarihteki bazı yabancı gazetelerde çıkan makalelerden da alıntılar yapmış: "Bu kitap.Kemal'i suçlayan bir genelge gö nderdiği" iddiası da doğru değildir. London. Sözün özü.Alayın 'tamamen mahvolduğu' iddiası da gerçeğe aykırıdır.183. grup gözetleme yerinden taarruzu izler. Arıburnu Muharebeleri Raporu. • Haron Courtenay Armstrong. (Enver Paşanın 3.Kemal ve İftiralara Cevap) Fransız devlet adamı E.Kemal‘e göre ‗800 kişiden fazladır‘ (s. A. s. Tanzimat dön eminden kalma sakat bir alışkanlıktır. Yine istihbaratçı olan ve birçok kirli işler çeviren Yüzbaşı Bennet gibi. 172) Güney Grubunun yaptığı karşı taarruzun başarılı olmaması üzerine.Kemal'in istifa ettiği de doğru değildir. Yükseksırt geri alınamamıştır." Sadi Borak.Kemal'in taarruzu ile Güney Grubunun yaptığı taarruzu. _8 . Ordu Komutanlığına yolladığı 3 Temmuz günlü kapalı telgraf emrinin bir maddesinde.7. bu sefer 3.164)." (Sunday Times). Yunan gazetecisi Spanuidi'nin konuşma ve yazılarının yanında.1915 günlü yazısı. Arıburnu Muharebeleri Raporu. (2. kulaktan dolma bilgiyi.Kemal'in taarruzunu eleştirmekle yetinecektir.Enver Paşa yuvarlak bir ifadeyle ‗yaklaşık bin kişi‘ diyor. sonra da Grup Komutanı Weber Paşayı görevden alır. Tümenin kaybı. Yeri gelmişken. istihbaratçı olarak İstanbul'da bulunmuş bir İngiliz yüzbaşısıdır. sona erer.165) Yani 18. önce Güney Grubu Sağ Kanat Komutanı Faik Paşayı.Moorehead'in sözünü ettiği genelge içeriği ile uzak-yakın ilgisi olan tek kelime. (John Lane. Kuzey Grubu karargâhında bulunan Enver Paşa.Armstrong. Enver ile M.Kitap. ikinci ve bizimle ilgili son kitabını yayımlar: "Gray Wolf: Mustafa Kemal. (2.159 (Esat Paşanın 14. aynı kefeye koymamış. 1925) 1933'te de. Kut-ul-Ammare'de Türklere esir düşmüş. s.Kitap.Herriot'nun. (Armstrong'tan Bozkurt M. M.1915 günlü ve 1675 sayılı yazısı.Kemal'in çekişmelerini ve bu son olayı şöyle bir duymuş ama ciddi bir inceleme yapmamış. A." (The Observer) de bi Sonuç an 4). 5) Taarruz gün ağarırken. s. hayali ayrıntılarla iyice şişirip aktarmış. tarihçiler için kaynak olacak nitelikte değildir.

Bu eserde.Adil anılarında şunları bildiriyor: '19. yarın (19. tamamını doğru sanıp ciddiye alanı. 'gerçekleşmemiş bir zafer için önceden telgraf çekmiş 'mi oluyor?163 Tabii ki hayır! Çünkü her taarruz emrinde. Genel gerçekleri. yanlışlara sürekleyen. birliklerimiz Conkbayırı-Kanlısırt hattında sağlam bir yere yerleşmiş oldular. fakat hakikat aleyhine tehlikeli bir eser haline getiren de budur. Yani bir istihbaratçı olarak iyi bildiği gri propaganda tekniğini ku llanıyor: Yalanı. _8 .5/7. Tezler 5. baskın suretiyle düşmana şiddetle hücum ve işgal ettiği mevzileri ele geçirerek düşmanı denize dökecektir. Atatürk'ün karakterine." (s.30'da. aynı derecede doğru görünmek şansını kazanmaktadır. hususi hayat ve davranışlarına ait oldukça doğru hükümler.6)161 Kısacası. M. düşmanın tamamen kıyıya atıldığı ve yalnız Arıburnu'nda kalan zayıf bir bölümün de 26 Nisan sabahı şafakla denize döküleceği haber veriliyo rdu. bu cevabın tamamı var: s. çünkü bir hakikat lokomotifinin peşine takılan bir sürü yalan ve iftira vagonu da.. çevirisinin 1. Tehlikeli. Peyami Safa.Adil böylece Kemal Beyin gerçekleşmemiş bir zafer için önceden telgraf çektiğini yazmış oluyor. M.Kemal'in düşmanı denize dökemediği □ Y. pek çok da yanlış var. (7 Aralık 1932. o başka bir şey.5. Akşam.23.89) Esat Paşa da bir emrinde aynı şeyi yazıyor: "Kuzey Grubu. Bir bakıma kitabı değerlendiren.Tümen Kumandanlığından 25/26 Nisan gecesi Müstahkem Mevkie gelen bir telgrafta.Küçük diyor ki: "S. -Sadi Borak'ın yazdığına göre. tuzaklarla dolu bir kitap. İngiliz İmparatorluğu'nu ezen adam!"162 K. birliklere bir hedef verilir de ondan böyle yazıyorlar. başarılı tahlil ve tasvirler yok değildir. hakikat istikametinde yol almakta..55) N. de bi an Necmettin Sadak. 138) Esat Paşa da.' S. Bunda başarı elde edilmemekle beraber. s.Ü. Çanakkale ile ilgili pek az yanlışını cevaplamaya değer bulmuş ya da savaş ayrıntılarına yer vermek istememiş. kitabı için kolay tesir ve satış başarılarından başka bir şey aramadığını gösterir. Oysa Armstrong'un Çanakkale Savaşı hakkında verdiği bilgiler arasında. Borak'ta.Kemal'in verdiği bilgilere dayanarak. birçok doğrunun y anında.kitaptaki belli başlı yanlışlara işaret eder ve doğruları açıklar. gerçekle besliyor! İlginç kitabının kapağına da. hedefine ulaşır ya da ulaşamaz. Gelibolu'da. M. Sadak. Taarruz." (T. s.Mısıroğlu'nun ilgi ve bilgisine sunulur." (Arıburnu Muharebeleri Raporu.Kemal ve Çanakkale Savaşı hakkında şu i lginç cümleyi koymuş: "1915'te. arka plana kendi senaryolarını yerleştiriyor. cildine yazdığı önsözde şöyle diyor: "[Armstrong'un] sokak rivayetlerine değer vermeyi tercih etmesi.6. doğru yansıtıyor.1915) öğleden önce saat 03.

254)165 5/7.195. hatta bazılarının sandallara bindiklerini görüp durumu böyle bildiriyo rlar. s.James'in kitaplarında.158.Küçük nerede okumuş acaba? 2) M." (T. askerî edebiyatta. R. çaresiz. s.Kemal düşmanı denize döktüğü için değil.56) 3) Zaten bir ordunun. Çanakkale Geçilmez.Y.R.Kemal‘in düşmanı toptan denize döktüğüne ilişkin bir ifade görmedim. Çünkü Anzak birlikleri kaçmaya hazırlanıyorlardı. boşaltmanın güçlüğünü belirtmeleri üzerine.yazık ki mümkün olamamıştır. zaten savaş sona ererdi. Besbelli ki ilk hatta savaşan komutanlar. Anzak Kolordusunun içine düştüğü durumu yansıtan sayfaları okuyanlar. Gelibolu Günlüğü. M. Arıburnu. '19.Kemal'in [yine Esat Paşanın anılarında yer alan] 'düşmanın den ize döküldüğünü' bildiren bir raporuna daha değindikten sonra şöyle yazıyor: "Kemal'in bu son derece abartılı raporlarıyla ilgili olarak Esat anılarında.R.Y. M.vd.178.Ü.7. Dökebilseydik. Kemal izinsiz ricat etmiş (geri çekilmiş) □ Y.Küçük. bu tür değerlendirmelerini haksız bulmazlar. Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarının galibi olduğu için kahraman diye anılmaktadır. ya gemilere binip kaçar ya da teslim olur. s. s.Kemal de ilk hattan gelen bu rapor ve mesajlar ile esirlerin verdikleri bilgileri ve kendi gözlemlerini ‗denize‘ ya da ‗sahile dökülme‘ diye üst komutanlığa ve öteki birliklerine duyurmuş.164 M. Hiçbir ciddi tarih kitabında M.James. Tezler 5. R.James'e göre. düşman Arıburnu'na yakın bir kumsaldan karaya çıktığı sırada.. çok tekrarlanan ve kendisini kahraman yapan bir iddiasını doğrulamıyor. İngilizler 9 Mayısta bile hâlâ Arıburnu kesimini boşaltmayı görüşmekteydiler. moloz yığını gibi denize süpürüldüğü ya da topuyla tüfeğiyle denize çekilerek toptan boğulduğu tarihte görülmemiştir. Kemal'in. ve 9. arkası denize yaslanan bir birlik.104. olayı ateş perdesi arkasından izleyen ileri hat komutanlarının. s. ‗düşmanın denize döküldüğü‘ hakkında daha başka raporları da var. Meğer M. denize kadar gerileyen bir düşmanın gemilere binip kaçtığını ya da bu durumun eşiğinde bulunduğunu anlatmak için kullanılan bir deyim. Ama yetkililerin. böylece Kemal Paşanın en yakın komutanı.Muharebesi Raporu. birlikleri ile birlikte geriye gel- de bi an _8 .R. sığındıkları yerlere yapışıp kalmışlardır. s.Tümenler bugün düşmanı denize dökmeyi başaramamışlarsa da ilerlemesini önlemişlerdir' diye yazıyor.Küçük diyor ki: "Esat Paşanın özet olarak yayımlanan anılarından. A. (A.Moorehead'in ve R. Seddülbahir‘de de düşmanı denize dökme. Gelibolu Harekâtı. (Hamilton. Moorehead.90) Doğrular: 1) Yalnız Arıburnu‘nda değil. Bilebildiğim kad arıyla 'denize dökme'.Kemal‘in. kıyı şeridine sığınan Anzakla-rın paniğini.

Küçük. ya saptırmak. cepheyi ve mevzii bırakıp geri gelmeye ‗ricat‘ adı veriliyor. Esat Paşanın verdiği bu kısa bilginin önünü ardını araştırsa. hemen saldırıya geçiyor: ―Fahrettin (Altay) anılarında. s. düşman donanması tarafından yapılan ve birçok kayıplara sebebiyet veren ateş yağmurundan kurtarmak için Eğer Tepe'ye geri almak düşüncesinde olduğunu söyledi. çünkü az sonra. Kolordu Komutanının sert çıkışıyla düşmanın üzerine gittiği anlaşılıyor. Bunun içindir ki tümeniniz yerinde kalarak. dönmek yok!‘ dedim. Tezler 5. tıpkı Vahidettinci arkadaşları gibi savaşın hiçbir ayrıntısını bilmediği için boşa kılıç sallıyor.73) Öyle anlaşılıyor ki Kemal hiç kimseden emir almadan bir ricat hareketine girişiyor. kendisinin [Esat Paşanın] 'ölmek var. Orgeneral Fahrettin Altay.Kemal aleyhinde bir olay yakaladığını sanmanın esrikliği içi nde. M. ‗Beyefendi. (T. (s. Kemal‘in ricat ettiğini yazamıyor… Savaşta komutana sormadan.Küçük‘ün ricat (geri çekilme) diye allayıp pullayarak anlattıklarının tek kaynağı işte bu dört cümle! Kurmay Başkanı Fahrettin Altay anılarında. normal bir durumda önemli bulunmayabilir. belleğinin Esat Paşaya oyun oynadığını göreceğiz.‖ (T. gerekirse düşmana saldıracaktır. neydi o gürültülü iddialar? Hani M.Bu sırada M.diği. izinsiz olarak düşmanı bırakıp geri dönmesi söz konusu ediliyor.Ü. hiç olmazsa olayın hangi gün geçtiğini saptasa. Tezler 5.Kemal Bey yanıma geldi. bir krokiye bakarak Eğer Tepe‘nin nerede olduğunu öğrense. (s. dönmek yok' emriyle geriye gönderdiği anlaşılıyor.39)166 Y. baltayı taşa vurmazdı!167 Ama bu zahmete ancak gerçeğe saygı duyanlar katlanır. Bu ricat mıdır? Esat Paşa da savaşın ilk günü. yalnız Esat Paşanın şu paragrafını gösterebiliyor: ". Tümenini.Kemal.89) Y. koşulları ve savaşın akışını incelese.Küçük. bu hesapça o da mı ricat etmiş oluyor? Peki.90) ama Y. s. Kolordu Komutanıyla görüşmek için geriye gelmiş.Küçük'ün amacı gerçeği ortaya çıkarmak değil. Ancak tarihin bu kadar abartıldığı bir zamanda araştırılmasının gereğine kesinlikle inanıyorum.Ü. Y. Ancak ayrıntısıyla araştırılmasının benim işim olmadığını belirtmek durumundayım.87) Bulduğum kaynak ve anılarda Kemal'in izinsiz olarak düşmanın üzerine gitmesi yerine. 'şimdilik' diyorum. askerimiz eğitimi henüz noksan olduğundan. Bu k adar da değil. tarihte birçok örnekleri görüldüğü üzere bu çekilişi bozgun sayarak istediğiniz yerde durmayarak kaçmaya kalkışacaktır. yıllar sonra ve Kemal Paşa öldükten sonra yayımladığı anılarında bile Kemal‘den korkusundan kurtulamıyor.86) Bütün bunlar doğru mu? Mustafa Kemal Gelibolu'da ricat etti mi? Araştırılması gerek iyor. birlikleri ile birlikte geriye gelmişti? Hani mevzilerini terk etmişti? Hani hiç kimseden emir almadan bir ricat hareketine girişmişti? de bi an _8 .88) Y.. mevzilerini terk ettiği.Küçük.‖ (Esat Paşanın anıları.. ölmek var." (s. Esat Paşanın yazdıklarını şimdilik doğru kabul edelim. s. 'bulduğum kaynak ve anılarda' diyor ama bu iddiasına dayanak olarak. karargâhından ayrılıp Bolayır'a gitmişti. bu olayın aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak olan sebebini ve aslını anlatmış (s. Ne olmuş yani? Bir Tümen Komutanı. ya küllemek.

(Saat 13.112 ve 28." Tümenin büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek tehlikeli bir haber almış ve tümeninin başına gelmiş: Birliklerini geri çekmek için değil. 113) Oradan da 72. Bunun üzerine M. Ama gerçek.Tümenin büyük kısmını (yani kalan iki alayı) Kayal Tepe'ye (Kum Tepe karşısında bir tepe) yanaştıracağım ve bizzat oraya gideceğim. Kum Tepe-Sarıburun arasındaki tekmil cüz ü tam (birlik) kumandanları benimle Eğer Tepe'de (Kayal Tepe'nin iki kilometre kuzeybatısında bir başka tepe) bağlantı sağlayacaklardır.Oysa ne yapmış? Tek başına ve kendi karargâhına gelmiş.Kemal'e. savaşın ilk günü olan 25 Nisanda. o sırada Conkbayırı'nda bulunan M. Ben. Elde. ve 27.39) Esat Paşanın anlattığına göre durum bu." (Esat Paşanın anıları. Bu noktada bir an durup.Kemal'in. Raporunun sonunda diyordu ki: "Tümen büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek bir durum olunca. Kaba Tepe ile Seddülbahir arasında bulunan kritik bir yer. Arıburnu Raporu. Saros'tan Maltepe'deki yeni karargâhına gelmiş olan Esat Paşa da. Düşmanın Kum Tepe ve Seddülbahir bölgelerinde de karaya çıktığı haber alındı.Alaylara şu emri verir: ". s. Eğer Tepeye geri mi almış ? Hayır! Esat Paşaya göre "geri almayı düşünüyormuş". kroki. 19.Kitap.Alayının bulunduğu Maltepe'ye gelir.Alayını görür ve onu derhal Kum Tepe yönüne yola çıkarır.Tümenden gelen bir süvari subayı. ayrıca 27. Arıburnu kesiminin güneyinde. s. tümenin başına geleceğimi arz ederim. öğle üzeri. s. Kum Tepe kıyısına çıkan düşman. durumu görmek için ileri çı kmıştır. savaşın en kritik ânında ve bütün şiddetiyle devam ettiği sırada geçmiştir.168 2) 9. "Tümenini ateş yağmurundan kurtarmak için Eğer Tepe'ye geri almak düşüncesinde olduğunu söyledi".00) Bu sırada. yine Esat Paşanın ifadesiyle. böyle de değil.. M. Seddülbahir'deki birlikleri kuşatabilir. o sabah saat 07. Esat Paşa ne diyor.Alayın da gerisine düşer.26) Bekleyen iki alayını harekete geçirmek için hızla Maltepe kesimine hareket eder. 3) Saat 12. Karşılaşırlar. savaşa sürmek için! Zaten Conkbayırı'nın batı ve güney eteklerinde düşmanla boğuşmakta olan de bi an _8 . tam tersine.112. Tümenini. 'Kum Tepe'ye çıkarma yapıldığı'nı söyler.Kitap. sabahleyin ileri yanaştırılmasını emrettiği 77. ancak savaş heyecanı ile Kaba Tepe yerine. (2.Taarruzlar devam edecektir.50'de Esat Paşaya yo llamış olduğu raporu hatırlayalım.. (Demek ki düşünce suçu işlemiş!) Paşa uygun görmeyince de. bu düşmanı durd uracak başka bir kuvvet de yok. Esat Paşa ile karşılaşmış.Kemal. düşmana taarruz etme kte olan 57.169 Kum Tepe. "cepheye geri dönerek bölgeyi kahramanca savunup düşmanı bir adım dahi ile rletmemiş. Doğrular: 1) Olay. s.30'da. Kolordu Komutanlığına gönderilmiş bir raporun özetini sözlü olarak aktarır." (2.

ordudan başka hiçbir kurumumuzda yok. Kum Tepe'ye değil. ve 27.176 Kısacası düşman. Kum Tepe'nin karşısında. gibi günü. O kadar ki Esat Paşanın verdiği bazı çok isabetli kararlar bile doğru dürüst açıklanmış değil. Bu sayede. çıkarılan İlk Anzak Kolordusu'nun. tutanak.Alayını da Conkbayırı'na. güneydoğusunda.Alayı alıp o kesime gitmek istediğini söyler. 'yenildik' diyor ve başarısından dolayı M. Bu yüzden anılar. 57.Kemal'in aldığı bilgi karşılaştırılır. Y. Esat Paşanın anılarında verilen bilgilerin yanlışlığını ve tutarsızlığını kolayca anlar.Kemal. o andaki durumla tamamen ilgisiz. rapor. savaşın dişlerinden koparıp da Eğer Tepe'ye çekmek mümkün değildir. • Yıllarca sonra yazılan ya da anlatılan savaş anılarının çoğunda bu tür birçok ayrıntı yanlışı bulunmaktadır. derleyip toparlama yapmamış. M. Arıburnu çevresindeki durumu derhal kavramış olmakla.Alayları. Kitabın sonundaki basit krokimize bakan. Esat Paşa olayı niye böyle anlatmamış? Esat Paşa anılarını 1946'da Avni Bari adında birine söyleyip yazdırmış. ayrıntılı olarak öğrenebiliyoruz. 27.173 Esat Paşanın anılarını gözden geçirenler. saat saat belgelenmiş olaylara ve o andaki savaş durumuna ve birliklerin konumuna tümden aykırı. savaşın genelini yansıtmadığını görebilir. İngiliz Resmi Harp tarihi: "25 Nisanda M . bekleme halinde. Esat Paşanın söylediklerini çalakalem kaydetmiş. bu birliklerin hemen gerisinde. anılara pek az yer verilmekte. birçok ayrıntıyı atladığını. dağınık. • Acaba düşman bugün için ne diyor.Alayın sol kanadına yanaşması için emir yollar.Kemal.Kemal. Kum Tepe'ye çıkarma olmadığı. Çünkü anılarının bu parçası. uzak bir yer. Tümeninin öteki iki alayı ise Maltepe çevresinde. Esat Paşa da sonradan bir düzeltme. süvari subayının tepe adlarını karıştırdığı anlaşılır. saati. M.Kemal'in bağlantı noktası olarak seçtiği Eğer Tepe adı kalmış herhalde. şimdi de 72. İngiliz kuvvetlerinin kıyıda saplanıp kalmaları sonucunu doğurmuştur. harp ceridesi. Kendi de Conkbayırı'na döner. emir. bugünkü başarısından dolayı M.Kemal'i "kaderin adamı" diye niteleyecektir. Esat Paşaya. bir de ona bakalım. yeri ve yetkililerin adlarının kayıtlı olduğu. savaş dışı bir k esimde. 77. Gerisi. yani savaş hattının çok dışındaki. hangi gün. boşluklarla ve Türkçe yanlışlarıyla dolu. yakınında bulunan bir mevki değil.171 Ordudan hâlâ hiçbir talimat almamış olan iki dertli komutan durumu değerlendirirler. Bazı örneklerini ilerde göreceğiz.174 Esat Paşanın aklında. de bi an _8 . somut ve geçerli belgeler esas alınmaktadır. kaç mermi sarf ettiğini."175 Churchill de anılarında. önemli olayları bile ancak kalın çizgilerle aktardığını.Kemal'i övüyor. aldığı bilgiye dayanarak Kum Tepe'ye çıkarma yapı ldığını.57. 72. h edefine erişmemesini ve yenilgisini sağlamıştı. Conkbayırı'nın 10 km. 80 yıl önce bir bataryanın. Bu yüzden askeri tarihlerde. Çünkü Eğer Tepe. Yazık ki böyles ine düzenli ve ayrıntılı bir kayıt sistemi. ku vve cetveli vs. gelişigüzel. Anlaşılan Avni Bari.Küçük'ün anlattığı ricat (!) öyküsünün aslı astarı bu.Alayın sağ kanadına yollar. Bu.170 Kolorduya gelen raporla M.Alayını oraya sevk ettiğini. belleğinin oyunu. Bunun üzerine M.172 4) Peki. 77.Alaya.

Tümene de cepheye yaklaşması emrini verir. Arıburnu'ndaki Anzak birliklerinin bir bölümü. sağ kanadının açığından ve kuzeyinden kuşatılmış olaca ktır. Cephane üretimi bütünüyle Çanakkale'ye ayrılır. iki de uçak gemisi eklenir.Tümen (Cephesi: Kırmızısırt'tan Kaba Tepe'ye kadar).178 Asker sayısı 125. sol kanat açığındaki 9. Böyle harika bir güldürü sahnesi. 'hayır. Savaş 6 Ağustos günü. farklı biçimde ayarlanmıştır.Kemal. bu savaşların da çok kısa bir özetini vermek istiyorum. çok yoğun bombardımanlardan sonra başlar.bizimkilerse.Tümen cephesine taarruz eder ve Kırmı-zısırt'ın güneyinde bulunan Kanlısırt'ı (İngilizler buraya Tek Çam Tepesi diyorlar) bir hamlede ele geçirir. hemen ihtiyatındaki 5. 16. -Y. birçok gemiden başka. Anafartaların karşısında bulunan Suvla koyuna da gizlice yeni bir kolordu daha çıkarılacaktır. Bütün yaz bu taarruz için hazırlık yapılır. Savaş 6 Ağustos günü başlayacaktır. solda 16.Tümen ardarda taarruz ederse de Kanlısırt'ı geri alamaz. Bunun üzerine Ordu Komutanlığı da de bi an _8 .179 Bir Anzak birliği 17. Bu sırada Arıburnu kesimindeki Türk cephe hattında yalnız iki tümen var: Sağda M. o kesimdeki Türk cephesine taarruz ederek bunları geri sürmeye çalışacak.Tümen ise Arıburnu ile Seddülbahir arasında. Moliere'de bile yok! 5/7. ihtiyatta.Tümen kesiminde cephenin yarılması tehlikesi baş gösterir. ayrıca Arıburnu'nun daha kuzeyinde. ne münasebet. estağfurullah. Her kesim için. Tümen geride. 16. Ağustosta genel bir taarruza geçmeyi kararlaştırır.000 kişi) iki kol halinde.8. ilk aşamada 20. başarılı değildi' diye feryat ediyorlar.Kemal'in 19. Kuzey Grubu Komutanı Esat Paşa.000 kişiyle takviye edilecek. Türk cephesinin sağ açığından geçip.177 Yapacakları analizlerin tadına varmak için bu özeti okumanızı tavsiye ederim.Tümeni (Cephesi: Sazlı Dere'den Kırmızısırt'a kadar).000 kişiye yükselir. Türk Komutanlığını şaşırtmak amacıyla. s. Anafartalar ve Conkbayırı savaşları Bizimkilerin bu konudaki görüşlerini aktarmadan önce. öbür bölümü ise (asıl taarruz bi rlikleri.180 Bu kritik yerin elden çıkması üzerine.Tümeni. 5.Küçük kızacak ama. saldırı saatleri.30'da.yine Conkbayırı ve Kocaçi-men Tepesidir (Sarıbayır bloku)! Çünkü bu savaşı kazanmak için bu yüksek blokun ele geçirilmesi şarttır. asla yenilmediniz! O gün Arıburnu'nda bulunan kuvvetlerin başındaki M. böylece Arıburnu'ndaki Türk cephesi. geniş bir kavis çizerek Conkbayırı-Kocaçimen'e doğru ilerleyecektir. kıyı korumasında. (Moore-head.318) Ortak hedef. Bundan sonra her hava hücumuna 12 uçak birden katılacaktır. Aynı gün Güney kesiminde de (Seddülbahir'de) kuzey kesimine kuvvet kaydırılmasını önlemek amacıyla gösteriş taarruzları yapılacaktır. 9.Tümenin arkasına yanaştırır. Anzak Kolordusu 25. Savaş Bakanı Mareşal Kitchener'in yeni birlikler vermeyi kabul etmesi üzerine General Hamilton. 16. Filoya. 16. Bunun için Anzak Kolordusundan ayrılacak birlikler ile Suvla'ya çıkarılan iki tümenli kolordu ilerleyip birleşerek bu bloku ele geçirecek.

Tümene ardarda taarruz eden düşman.181 Aynı saatte iki tümen de Suvla'ya çıkmaya başlamıştır. derhal [kaybedilen] siperlerin geri alınması haberini kesinlikle beklerim. küçük deniz izliyordu. bu muharebelerin askeri ve politik bakımdan zirve noktasını teşkil ediyordu. kuzeye doğru ilerlemeye başlarlar.52." (BTTD. ikisi de açılarak savaş düzeni alır. Şubat 1987.39) Burası. Bunun üzerine Esat Paşa 16.389. Mayıs 1987) Liman Paşa anılarında diyor ki: "Sekiz buçuk ay süren Çanakkale seferinin ortalarına rastlayan Anafartalar çıkarması. M. Sazlıdere vadisi ile Azmak Dere arasındaki 5 km. s. 24. Bir başka Anzak birliği de. Düşmanın de bi an _8 . Kanlısırt'ı geri alamaz ama Anzak birliğinin daha fazla ilerlemesini engelley ecektir. Tümenin iki alayı vardır. Filonun arasında ise kruvazörler. İstif halindeki bu birlikleri on torpido muhribi taşıyordu. saat 22." (3. Son bölümü ise transatlantiklerden Manş Denizi araba vapurlarına. komutayı Kurmay Başkanı Binbaşı Hulusi Bey üstlenir.Tümen. iki bölüğünü de tümen bataryalarını korumak üzere Conkbayırı'na yollar. kroki 38. genişliğindeki sarp bir arazi şeridinden. sabaha karşı.Tümene şu emri yollar: "19. Türk ileri karakollarını atarak Conkbayırı yakınındaki Şahin Tepe'yi ele geçirir. "Merak etme Beyefendi.sayı.183 Anzak sağ taarruz kolu ise. kablo ve balon gemileri.338. sabah. çıkarma filosunu şöyle anlatıyor: " Filonun ilk kademesi. 9. hastane gemileri. on bin askeri savaş alanına götürüyordu. kendi kesiminin dışında olmakla birlikte. [buradan] gelemezler!" dediği yerdir.Tümenin sol kanadına üç kere daha taarruz ederse de yine başarılı olamaz. Sayı 27.Kitap. 3. s.Kitap. Tümen Komutanı Albay Kannengiesser.R. 9. İngiliz Harp Tarihi.39. düşmanın taarruz doğrultusunu kapayan ilk kuvvetler bunlar olacaktır.Tümenine ardarda taarruz eder. 19.349) Durumu izleyen Esat Paşa.Kemal'in. Sizden de. 16. Gelibolu Harekâtı. Her muhrip. Şahin Tepe'ye yerleşen düşmanın makineli tüfek ateşiyle yaralanır.Kitap. Kuzey Denizine özgü balıkçı tekneleri. bordasında büyük bir mavnayı ve arkasında bir karakol gemisini yedekte çekmekteydi. saat 07. Daha birlikleri gelmemiştir. (R. Keşif yaparken.113) Ve Anzak taarruz kolları ile Suvla'ya çıkan kolordunun karşısında. bütün taarruzları kırılır.Kemal. Bunların arkasına da kurtarma sandalları ve salapuryalar dizilmişti. buharlı yatlar.) Anzak taarruz kolları da. 'olası bir düşman taarruzuna karşı kuvvetli tutulması' için Esat Paşayı uyardığı. Conkbayırı-Kocaçimen Tepesi hattında o sırada hiçbir kuvvet yoktur.James. büyük sallar izliyordu. Times nehrine özgü römorkörler ve yelkenliler vardı. her neye mal olursa olsun. ihtiyatındaki bir taburu Kocaçimen'e. Tümeni Conkbayırı'na hareket ettirir. Tanrının yardımıyla püskürtülmüştür.00'de Conkbayırı'na ulaşacaktır. o kesimden sorumlu olan Yarbay Willmer Müfrezesinin küçük ve yayılmış birliklerinden başka birlik yoktur. Bu on torpidoyu. yandan çarklı vapurlara kadar hemen hemen dünyada mevcut her çeşit büyük.182 7 Ağustos: Arıburnu Cephesinde kalan Anzak birliği.Tümeni (Komutanı Yarbay Cemil Conk) kuzeye kaydırır. (3. M. M. Esat Paşanın da. s.Güney Grubunun ihtiyatındaki 4. s. BTTD. s.Kemal'in 19. aynı akşam.00'de." (s. İngiliz resmi harp tarihi.

Alay o gece Conkbayırı'na ulaşıp savaşa girer ama cephesindeki düşmanı geri sürmeyi başaramaz.354) Daha sarp yoldan ilerleyen Anzak ikinci taarruz kolu (sol kol) ise. Tümenlerin görevi.Alayı. çok yorulmuş.sağ taarruz kolu (Yeni Zelandalılar+Gurkhalar) hücuma kalkar. Saat 13.Kitap. Şahin Tepeye taarruz ederse de sonuç alamaz. demiryolu işleriyle ilgili Yarbay Pötrich'i 9. adım adım gerileyen küçük Türk birliklerinin ateşinden de hayli kayıp vermiştir. Suvla'ya çıkmış birlikler de Anafartalar ovasını çevreleyen tepelere doğru ilerlemektedir. geldikleri anda.Kemal'i getirir. Conkbayırı kesimindeki Türk cephesi. oraya yürüyen düşmana taarruz etmekle görevlendirir. askerin yol yorgunu olduğunu vb. 4. 9. Önlenememesi halinde.Kitap. artık Conkbayırı kesimi kendisine ait olmadığı halde. ileri sürerek taarruz etmeyi ardarda ertelemektedir. Conkbayırı-Kocaçimen'deki kuvvetlerin komutanlığına. ve 12. 9. Anafartalar Grup Komutanlığına getirir.Tümeni yollar. Tümen Komutanı Yarbay Cemil Conk getirilecektir. Anafartalar civarında toplanan bütün birliklerin komutasını. Türk cephesi batıdan ve kuzeyden kuşatılmış olacak ve iş bitecektir.45'te.359) Liman. s. bu ilerleyiş çok yavaş gelişmektedir. Yarbay Pötrich gelir ama türlü komuta sorunları çıkarır. Kocaçimen'e taarruzu ertesi güne erteler ve takviye ister.366) Bu kritik durumda. ateş altında kalınca da bir yere saklanır. Durum kritikleşmektedir. Conkbayırı çevresinde. s.30'da. yüzü batıya dönük olarak soldan sağa şu düzeni almıştır: Solda M. A. Liman Paşa.Tümen bu ilk hücum dalgasını durdurur.Fevzi Beyin komutası altına verir. Anafarta ovasına yayılan ve ovayı çevreleyen tepelere yürüyen düşmana taarruz ederek durdurmak.Tümen Komutanlığına atar. 'kolordu komutanı yetkisiyle' 19.Tümen. 3. Ayrıca. Yeni kurulan Anafartalar Grubu Komutanı A. Ama küçük Türk birliklerinin direnmeleri ve Kolordu Komutanı General Stopfort'un ağırdan alması yüzünden. ve 24. s. 8 Ağustos: Gün. saat 21. 25-30 metre bir mesafe vardır. rastlantı eseri karargâhında bulunan. Liman Paşa anılarında şöyle diyor: "O akşam.Fevzi Beyi.Kitap. Gece.Alaylar) Esat Paşa 24. (Çanakkale Cephesi.Tümenin bir alayı. s. (Esat Paşanın anıları.270)184 24. Güney Grup Komutanı Vehip Paşadan yardım ister.Tümen Komutanı Albay M. (Çanakkale Cephesi.Kemal'in yolladığı bölükler.Fevzi Bey ise. (23. 3. Hemen bir tugay yola çıkarılır. Albay Fevzi Beyi Anafartalar Grup Komutanlığından alır. çok kanlı taarruz ve karşı taarruzlarla geçer. Saros Grubunu oluşturan 7. bu birliklerin Anzak taarruz kollarıyla birleşmesini önlemektir. Yarbay Cemil Conk'un ve Yarbay Willmer'in birliklerini de. o da iki alaylı Ali Rıza Bey komutasındaki 8. Bazı yerlerde. sağda Willmer müfrezesinden birkaç küçük birlik. 3. Esat Paşanın emrinden alarak. Conkbayı-rı'ndaki bunalımı öğrenen Esat Paşa. Arıburnu cephesinin kuzey (sol) kanadında bulunan de bi an _8 . yerine. tarafların arasında.185 Liman Paşa. (Çanakkale Cephesi. ortada 9. Conkbayırı'nda ciddi bir komuta kargaşalığı yaşanmaktadır. Saros Grubunu (iki tümen) Anafartalar kesimine yola çıkarır ve Saros Grubu Komutanı Albay A. Anafartalar ovasında ilerleyen düşmana.

186 Anafartalar'a ilerleyen İngiliz Kolordusu ile Conkbayırı-Kocaçimen kesimine taarruz eden Anzak taarruz kollarının birleşmesi engellenir.417) Şimdi biz de General Hamilton'la birlikte gözlerimizi.Kemal." (BTTD. Sadece tepeler kaybedilmekle kalmamış.00'da. dumanlar saçarak tavşanlar gibi ortaya çıkıyorlardı. Grup Kurmay Başkanı da açık ve ayrıntılı bilgi veremez.00'te haber subayları ile tümenlere yollar. silindirle ezilmiş gibi oldular. sorumluluk ve görevden zevk duyan bir komutan özelliğine sahipti. kalkmaz. Makineli tüfeklerin yoğun ateşinden fundalıklar tutuşmuştu.57) Alan Moorehead Anafartalar taarruzunu şöyle anlatıyor: "Bu korkunç bir hücumdu ve İngiliz birliklerini yok etti. ve 41. Güneş doğarken Triad'ın güvertesinden durumu seyretmekte olan General Hamilton. Anafartalar Muharebesi]: Liman Paşa anılarına şöyle devam ediyor: "Nitekim 9 Ağustos sabahı erkenden.Tümen Komutanlığını 27.389) General Hamilton da o günü şöyle anlatıyor: "Yüreğim.19. hatta denize kadar çekilmişlerdi. Tabur ve tugay karargâhları. Çanakkale savaşlarının kaderine hakim olmuştu.James.Kemal Beye verdim. Buralara gizlenmiş askerler. fakat bu manzaranın fecaati karşısında adeta paralandı. gecikmiş taarruzu başlatmak için gece yarısına doğru. 9 Ağustos [1.. s.Alay ancak gece yarısından sonra Conkbayırı'na de bi an _8 . saat 04. M.Alaylar) yollamıştır. Askerleri. kıçlarından alevler.' (s. İngiliz resmi harp tarihinde deniliyor ki: "Bir Türk komutanı. O âna kadar ihmal edildiği anlaşılan yiyecek. genel durumu ve eski komutanın verdiği emirlerin ana çizgilerini öğrenebilecektir. Saat 06. 01." (R. 19. karmakarışık kaçışıyorlardı.R. acı bir manzaraya tanık oluyordu." (Çanakkale Geçilmez. çeşitli yerlerden sahile doğru sürüldü. Ona tam anlamıyla güvenilebilirdi. Gün doğmadan taarruza geçilmesi gerekmektedir. 109) M." (s. Ama 28. s.Alay Komutanı Yarbay Şefik Aker'e bırakır. binlerce kişilik yığınlar halinde. askerlerden bir kısmı tam bir kaçış halinde tuz gölüne.Kemal. yarımadadaki mücadelelerin ortasında katılaşmıştı. Birkaç dakika içinde bütün subaylar öldürüldü. düğümün çözüleceği Conkbayırı-Kocaçimen kesimine çevirelim. Suvla ovasına doğru.30'da Anafartalar Grubunun karargâhına gelir. s. M.Fevzi Bey çadırında uyumaktadır. Askerler darmadağınık bir halde her tarafa kaçışıyorlardı.Tümen Komutanı Albay M. haberleşme ve sağlık hizmetlerini de düzenler ve yazılı taarruz emrini. Beni ayakta tutan Sarıbayır'ın görünüşüydü. sayı 26. durum tam bir çöküş halini almıştı. Gözlerimi Sarıbayır'dan (Conkbayırı-Kocaçimen kesimi) ayıramıyordum. Birliklerin durumu hakkında. A. Gelibolu Harekâtı. çarpışmanın başl amasından bir buçuk saat sonra. Bugün Esat Paşanın isteği üzerine Vehip Paşa son olarak iki alay daha (28. 109) M.Kemal akşama kadar taarruzu yönetir. dağ yollarından Anafartalar kesimine hareket eder. Artık birliklere yeni bir savaş düzeni vermeye vakit yoktur. evvelce üç defa emredildiği halde yapılamayan taarruz yapıldı ve düşman.Kemal ancak bütün kurmay subayları toplayıp tek tek bilgi alarak.

408) Anzakların verdiği 12.Tümenin. kendi kesimleri karşısındaki düşman birliklerine taarruza kalkarlar. müfrezenin ortasında altı tane mermi patlar.Kemal‘in işareti ve 23. Binbaşı Allanson bu olayı raporunda şöyle anlatıyor: "Koyda bir parlama gördüm ve kendi donanmamız. olay tartışma konusu ol acaktır. birinci ve ikinci taa rruz kademeleri sık avcı hattı. bir ara Conkbayırı Tepesi'nin zirvesini ele geçirir ama ağır zayiatla geri sürülür. ayrıca 157. s.372) 8. taarruza hazırlanılır. Allanson'un iddiasını reddeder. James. Gece yarısından sonra güneyden gelerek 8. 10 Ağustos (Conkbayırı Muharebesi): M.Kemal. Müthiş bir karışıklık oldu.James de diyor ki: "Allanson. bir Amerikan askeri yazarının dediği gibi.30‘da yola çıkar.401) Binbaşı Allanson'un emrindeki tabur ise kanlı bir boğuşmadan sonra. M.Kemal kararından dönmez. s." (R. Binbaşı Allanson. ve 24. o gece ve ertesi gün için gerekli emirleri verdikten sonra. dipnotlar)188 Bu basit konu üzerinde bu kadar durmamı bağışlayınız. Sebebi ilerde anlaşıl acak. . iki tümenden fazladır. Bu sırada Anzak birlikleri.Alayların unutulmaz süngü hücumu ile başlar. Gelibolu Harekâtı. Yaralı olmasına rağmen. biri hayli zayiat vermiş olan iki alayı ile bir süngü hücumu yaptırarak Conkbayırı‘nı düşmandan temizlemeye karar vermiştir. Besim Tepe'nin (İngilizler Q Tepesi diyor) güney zirvesini ele geçirir. Öteki tümenler de bu hücu mla birlikte. dalga dalga taarruz etmektedirler. o meşhur tepenin akıbetini tayin edemezdi.James. dolayısıyla M. s.R.□ R.R.409. Gelibolu Harekâtı. Donanma. o heyecanla Boğaz doğrultusunda ilerlemeye karar verir. Conkbayırı ve çevresi. muharebenin seyrini değiştirdiğini iddia etmek. Conkbayırı-Kocaçimen cephesi karşısındaki düşman.Tümenin karargâhına gelir. s. daha 100 metre ilerlemeden. bu felaketin. Derin bir sessizlik içinde. bu yükseklikten Çanakkale Boğazı'nı. (3. 8. üçüncü taarruz kademesi ise yanaşık düzen halinde hücum edecektir.Alayın ise ne zaman ulaşabileceği belli değildir. mermiler atıldığı vakit arka yamaçta bulunduğu ve oradan İngiliz gemilerini görmesine imkân olmadığı açıkça bellidir… Ancak. bu mermileri donanmanın attığında ısrar etmesi üzerine. ‗hücum başladıktan 56 saat sonra atılan birkaç mermi. ve 158. gün doğmadan.000 kayıp içinde187 100-200 arasında olduğu anlaşılan bu küçük kaybın askeri açıdan hiçbir önemi yoktur ama Binbaşı Allanson'un. durumu yanlış yorumlamak olur. tam ortamıza 6 tane 12 inçlik monitör mermisi indirdi. Esef edilecek bir faciaydı bu. Alçı Tepe'nin arkasındaki yolları gören ilk ve son İngiliz olur. Conkbayırı zirvesinin arka tarafında. M.‘ ― (Gelibolu Harekâtı. Wellington Taburu. Taarruz. Taarruzdan önce topçu ateşi açılmayacak. 17.Kitap.Tümenin Kurmay Başkanı itiraz ederse de.Kemal. Conkbayırı-Besim Tepe-Kocaçimen hattının çeşitli kesimlerine.Tümenin. maceralı bir yolculuktan ve akşamdan sonra Conkbayı-rı‘ndaki 8. Allanson‘un kendi ifadesinden.R. düşmandan tümüyle silinip süpürülür. 41. mermilerin bahriye mermisi olduklarında ve arkasından geldiğinde ısrar etti. (R.Kemal‘in de bi an _8 ulaşır. M.

s. savaşı uzaktan izlediği için M. İngilizler.. s.. ufuk hattının üzerinden boşanan. daha dolgun. İngiliz ve Avustralyalı yazarların ve General Hamilton'un." (A. bütün kesimlerde kırılır. s. çok daha çılgınca olmuştu. s. mücadelenin bütün örneklerini vermişlerdi. büyük bir komutana sahip olmanın.000 kişi kayıp vermişlerdir. Bu muharebeler sonunda İngilizler.8. yoğun Türk kitlelerini gördüler." (R." (General Hamilton'un Mareşal Kitchener'e 17. Sarıbayır sırtlarında tek bir İttifak Devleti askeri kalmamıştı. fırtına gibi süratle aşağıya gidiyorlar ve o kadar kısa bir zaman görünüyorlardı ki sağ kalan coşkun fanatikler. Bu saldırı Suvla'dakinden daha şiddetli. saatlerdir durmadan savaşan coşkun birlikleri de dinlendirmek amacıyla taarruz durdurulur. ateş etmeden süngüleriyle ilerleyen. (Alayın komutanı Alman Binbaşı Hunker‘dır.00'da. kendilerinden bir daha haber alınamadı.Kemal... 10 Ağustos öğle vakti. k aranlık.Oglander. yaylaya büyük sayılar halinde vardılar. bir mermi saatini parçaladı ama o kırbacını kaldırarak İngiliz hatlarına doğru ilerledi. Ele geçirme görevi verilir ama yorgun alay ancak en yüksek sırtı ele geçirebilecektir..R.kurtulamadı. Çanakkale Geçilmez. Anafartalar doğrultusunda bir daha taarruz etmek için hazırlığa girişirler. Kaçanlardan çoğu dere yataklarında kaybolduklarından. kahramanlığın. önceden sahip bulundukları üstünlüklerini yitirdiler. ümitsizliğin verdiği cesaretle.56.. minicik yaylada bi nden fazla ölü veya ölmekte olan subay ve er bırakarak. Anzaklar bu muharebede 12. sayı 28/ Haziran 1987)189 "Türk ordusu kahramanca savaşmakta ve mükemmel surette sevk ve idare edilmektedir. Conkbayırı ve zirvedeki siperler hemen çiğnendi ve İngilizlerin askerlerinden hiçbiri -1. sayı 28/ Haziran 1987) Anafartalar kesiminde de.. yeniden takviye alarak. Türkler.000'den fazlaydılar.. • Bundan sonraki olayları anlatmadan önce. İngiliz kuşatması bütünüyle suya düşmüştür.1915'te çektiği telgraf. Dört saat sonra. General Baldwin'in adamları. bu hücumu nasıl değerlendirdiklerini görelim: "Türk taarruzu dehşet verici bir manzaraydı. sabahleyin başlayan İngiliz taarruzu.James. güneş iyice yükseldiği vakit. Baldwin ve subaylarının hemen hepsi ölmüş bulunuyor ve kalanlar.59.421) "Şafaktan birkaç dakika önce M.Kemal‘den azar işitecektir. derelere sığı nmak üzere geri çekiliyorlardı.Kemal yeniden Anafartalar'daki grup karargâhına döner.) Şahin Tepe'den atılamayan düşmanın ve donanmanın yoğun ateşi yüzünden. düşman siperleri önünde ayağa kalktı. 15 Ağustos: Bugün başlayan ve inatla ertesi günü de sürdürülen İngiliz taarruzu yine Anafarta ovasında ve ovadaki tepelerde kırılacak ve bu başarısızlık üzerine İngilizler üst komutanları değiştireceklerdir.Moorehead. İngiliz resmi tarihi. Saat 10.. bunları karşılamak üzere ayağa kalktılar. hiçbir önemli tepe İngilizlerin elinde bulunmuyordu.391) "Son 24 saat içerisinde Türkler...emri altına giren 28." (A. Gelibolu Harekâtı. düzenin. BTTD. Suvla ve Anzak cephelerinde. askerliğin.Alaya da Şahin Tepe‘yi. M. Bir kez daha şanslarını denemek için yeniden hazırlığa başlarlar. BTTD. İngiliz resmi tarihi.190 de bi an _8 . Türkler cephenin bütün hakim noktalarına yerleşmişlerdi. Şaşkınlıktan serseme dönen İngilizler.

Başlangıçta M. Çanakkale Savaşı'nın en büyük muharebesidir. Aralık sonunda Suvla ve Anzak'tan. Ocak başında da Süddülbahir'den çekilmeyi başarırlar. M. derhal yaptığı sert ve şiddetli bir hareketle. s. R. Alman Genel Karargâhına şu bilgiyi verir: "İngilizlerin büyük kuvvetlerle giriştiği Anafarta çıkarması. ancak donanmalarının himayesinde muhufaza edebildikleri şerit halindeki sahil kesiminde ve tahkimat yapmak suretiyle tutunabilmişlerdir.Kemal'in yönettiği Anafartalar Grubu. 6 Ağustos'tan beri verdikleri kayıp 45.394. hedefine erişmemesini ve mağlubiyetini sağlamıştı. Anafartalar kesiminde ve Suvla körfezinde de.118) Bu savaş.396. İngilizlere parlak bir karşı taarruz yapmıştır.Kemal'den başkası değildi.000 kişidir. hem de bu yeni İngiliz kolordusunu hezimete uğratmıştı. Anafartalar'da İngiliz kolordusunun ileri hareketini durdurup hezimete uğrattıktan 24 saat sonra.Moorehead. Çanakkale muharebelerinde göstermiş olduğu çok yüksek sevk ve idare." (s. Çanakkale Savaşı hakkındaki İngiliz resmi tarihi. bir başka cephede.Kemal Paşa.Kemal'di. s. Arıburnu çevresindeki durumu derhal kavramış olmakla. harbin sevk ve idaresi yönünden çok dikkati çeken. şu genel değerlendirme ile bitmektedir: "Çanakkale'de geleceği elinde tutan komutan. fedakârlık ve feragat.R.R. İngilizler için sonun başlangıcı olur.432) Savaş bütün gece ve ertesi gün de sürer. bütün düşman birliklerini çıkış hatlarına kadar geriye sürecektir. R. bu büyük ve son taarruzu kırmakla kalmayacak. bir kere daha ve son olarak taarruza geçerler. Çanakkale Geçilmez. Gelibolu Harekâtı. yalnız bu da değildir. İngilizlerin hakim noktaları elde edemeyerek dar kıyıda sıkışıp kalmaları ve 9 Ağustosta [Suvla-Anafartalar kesimindeki] İngiliz kolordusunun iflas ve hezimetinin de başlıca sebebi yine Gazi M.James. Türk ordusuna parlak bir zafer daha sağlamıştır. Artık Gelibolu'dan çekilme zamanı gelmiştir. (A. M. Gelibolu yarımdasında başarısı. her türlü övgünün üzerindedir ve bu hususta ne söylense azdır. Anafartalar Muharebesi]: İngilizler ihtiyat tümenlerini de karaya çıkartarak. James. Çanakkale de bi an _8 . Müttefiklerin Çanakkale'deki tek başarısı. Çanakkale Geçilmez. Anafartalar Grubu Komutanlığı kendisine verilince. İngiliz kuvvetlerinin kıyıda saplanıp kalmaları sonucunu doğurmuştur. 25 Nisanda.21 Ağustos [2. İngiliz ordugâhları tamamen deniz kenarında bulunmaktadır ve bu dar k esime hakim tepler kamilen Türk ordusunun elindedir. Bu önemli bir sebep olarak. İngilizler. Arıburnu'nda olduğu gibi. Conkbayırı'nda. Gelibolu yarımadasında. Liman Paşa. İngiliz kolordusunun karaya çıktıktan sonraki gecikmiş hareketini hem durdurmuş. (Moorehead. Anzak Kolordusunun karaya çıkarıldığı ilk günde. tam bir yenilgiye uğramıştır. açık bir deha örneği vermiştir. bir piyade tümeninin b aşında. Katılan asker sayısı bakımından bu. Bizzat yaptığı keşif sonunda. Gelibolu Harekâtı. üstün şahıs. bu çekilişi kayıpsız gerçekleştirmiş olmalarıdır. İşte bu taarruzda kazanılan zafer sonunda Türkler. 452) 15 Ekim günü Başkomutan General Hamilton da görevden alınır. s.

Kemal'in üstün deha ve zekâsıyla etkili olduğu bir tarihi anlatır. değil. s.. s.Tümene. Bu suretle Çanakkale savaşlarının kaderinde. taarruza geçmez. 7 Ağustos sabahı. C.Alayı dışındaki bütün birlikler. (Fevzi Beyin raporundan aktaran.45 ve 08.405) 2) 7. bütün ağırlıklarını değil.Kitap.191 Bir de bizimkileri dinleyelim. birçok örneği olan de bi an _8 .Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolünü işte böyle değerlendiriyor. 3. mesafede bulunuyordu.86) Yani yoldan gelir gelmez. 7 Ağustos saat 01. s.. iki alayını yola çıkarması emri. s. Anafartalar kesimine gelir. 5/7.Kolorduyu oluşturan 7.00‘de yola çıkarılmıştır." (BTTD. Bizimkiler ne diyorlar? a.00‘de. (3. taarruz etmesinin kaabil olmadığını ve ancak böyle bir istirahatten sonra şafakla taarruza geçebileceğini kati bir lisanla ifade etmesi üzerine fevkalade canı sıkılan Liman von Sanders. saat 05. s.40‘da verilmiş ve alaylar.Tümenin yola çıkarılması emri de. ‘küçük ağırlık‘ denilen muharebe ağırlıklarını almışlardır. Ordu emrine göre alaylar yanlarına.162. sıcak bir çorba içip birkaç saat uyku uyumadıkça.Kitap. Gelibolu muharebeleri. Albay A.Tümenler. bu yolu katetmenin verdiği yorgunluk üzerindeyken.Kitap.Mısıroğlu diyor ki: "İngilizlerin çıkarma yaptığı mıntıkaya yetişmek üzere kolordusuyla hareket emrini alan Fevzi Bey. ve 12. 163) Doğrular: 1) 16.00‘de verilir. Albay M. Kısacası.Tümenin 36. gideceği yere yaklaşık 60 km. arasındadır.398) 3) 7 Ağustos saat 22. (Çanakkale Cephesi. taarruza geçmesi veya müdafaada bulunması. 7 Ağustos günü. imkansız den ecek bir şeydi.397) 12.boğazına hakim olan Sarıbayır sırtına yerleşmişler ve kesin olarak orada tutunmuşlardır. s. s. bu alaylar da öğle üzeri yola çıkarılır. Bu mesafeyi bir kolordunun bütün ağırlıklarıyla süratle aşıp cepheye yetişmesi ve ilerlemiş düşman kuvvetleri karşısında. Bir daha İngilizler bu hakim yeri ele geçirememiş ve Türklerle savaşamamıştır. 3.Conk. sayı 32/Ekim 1987) Yenilen düşman bile M.404) Yürünecek mesafe de 60 km. hızlı yürüyebilmek için. Üstelik yol yorgunluğu ile taarruz etmek. (Çanakkale Cephesi. (Çanakkale Cephesi. Çanakkale'nin kaderini tayin etmiştir. dinlenirler." (Lozan. 12. tek tayin edici rolü oynamış..Fevzi Beyin yerine.Kitap. askerin mutlaka ve en az bir gece istirahat ederek. onu bulunduğu mevkiden alıp yerine bir başka kumandan tayin etme hevesine (!) kapıldı. 25-40 km. dinlenmeleri için bir buçuk ay önce Güney Cephesinden çekilip bu kesime gönderilmiştir.Kemal'in atanması olayı □ K.. 1. saat 07.C. Emrindeki askerlerin hayatı üzerine bir kumara girişmeyi vicdanı asla caiz görmeyen Fevzi Bey. 3.9.. bütünüyle. sıcak çorbalarını içer ve ‗birkaç saat uyurlar‘. M. alayların bulundukları yeregöre.50.

Liman Paşanın yerinde olsaydınız. (Çanakkale Cephesi.Kitap. Esasen bugün taarruz etmemeye karar vermiş ve ona göre tertibat almış olduğumdan. (3.. Kendileri soruyorlar. Albay A.Conk. gerekli düzeni alırlar. şu cevabı verdiğini açıklıyor: "... o güne kadarki askeri hayatı bakımından biraz ağır bir yük olduğunu de bi an _8 . icra etmedim (yapmadım). siz ne yapardınız? K.Kemal'i tayin etmesi teklif ve telkininde bulundu.doğalbir olaydır..Fevzi Bey bu emri de yerine getirmez.Kemal Beyin muvasalatıyla (gelmesiyle) beraber. uzun bir yürüyüşle hücum etmek. Bunun üzerine kendisine telefon edilen M.00'de Ordu Kurmay Başkanı.87) Akşam saat 22.Fevzi Bey raporunda.Mısıroğlu'nu dinlemeye devam edelim: "İşte bu sırada Liman von Sanders'in yanında bulunan ve M.Kemal için bir kolordu kuma ndanlığının. s.88) Ordu Komutanının bir türlü harekete geçiremediği A.] Cephedeki öteki askerler de iki gündür uykusuzdu ve durup dinlenmeden savaşmaktaydılar. telefonla Fevzi Beyi arar ve der ki: "Liman Paşanın yanındayım.hücumun yarın şafak zamanına tehir edilmesini (ertelenmesini) rica ettim. verilen emri icra ederim‘ demesine rağmen. Bu arada 36. biraz sonra gelen şu emirle görevden alınır ve İstanbul'a postalanır: "Anafartalar Grubu Kumandanlığına tayin edilen M. C.86) 6) Liman Paşa. herhalde hezimeti mucip bir hareket idi. Raporunda bu tavrının gerekçesini şöyle açıklıyor: ". benim emrim icra olunacaktır!' buyurdular. Liman Paşanın bu emrinin de bir tesiri olmadı. Bendeniz ise emirlerinin icr asında tehlike gördüğümden.Kemal'in İttihatçı arkadaşlarından olan Kazım (İnanç) Bey." (A. s. s. saat 15. s.Fevzi Beyin raporundan aktaran.88) Olayı. s. Ayrıca. Liman Paşa. C.Tümen Komutanı S. C. bu defa bir kolorduya hükmetmek fırsatı çıkınca. Vahidettincilerin övdüğü A. Önemli olanı şu ki M.Kitap. Niçin taarruz etmedi?'" A.Adil Beyin.Fevzi Beyin raporudan aktaran. meçhul bir arazide.Conk. C. 5 nci Ordu Kumandanı Liman von Sanders" (Fevzi Beyin raporundan aktaran.Fevzi Beyin isteği üzerine ertelenecektir. dinlenmeden savaşa girmiştir.gece karanlığı nda.Conk. bir emir subayı ile 'akşam taarruz edilmesi' için yazılı emir yollar.00'te de. yapılan teklifi hiç duraksamadan kabul etti.Fevzi Bey.Conk. Fevzi Beyin kendi raporunu esas alarak aktardım. Taarruzu yarın şafak zamanına (9 Ağustos sabahına) bıraktım ve ona göre icap eden emri verdim. 8 Ağustos öğle üzeri.30‘da. 3. A.Kemal. ‗Ben askerim.Fevzi Bey raporunda diyor ki: ―12. 8 Ağustos günü saat 10." (Fe yzi Beyin raporundan aktaran.404) 5) Suvla kesimindeki İngiliz hareketinin gittikçe gelişmesi üzerine. [Mesela Sakarya Savaşında birçok tümen.Alay da sağ kanat gerisine yanaşır.402) 4) Saros Grubunun birlikleri. s. uzun mesafeler aştı ktan sonra. bu tümenlerin 8 Ağustos sabahı yapması gereken taarruz da.‖ (A. Fevzi Beyin yerine M. benbu taarruzu da bugün yapmayı doğru bulmadım. 'Ben bugün Fevzi Beye. düşmana taarruz için emir göndermiştim. Kabul etmediler. 'Ne olursa olsun. 12.Tümenin Mestan Tepe‘de bulunan düşmana taarruza geçmesini emreder. emir ve kumandayı mumaileyhe (adı geçene) tevdi ile İstanbul'a hareketiniz rica olunur.

ve böyle bir yükün altından kalkabilmesinin mümkün olup olmadığını soran K azım Beye. Tümen Kumandanı M. (On Yıl Savaş. 1.Kemal Bey. ‗Az gelir!‘ dedim.Kemal ile Kazım Beyin konuşmalarına kulak misafiri olur. Az bile gelir! Derhal kabul ediyorum. bu konudaki teklifleri tereddütle karşıladığını gösteriyor." (On Yıl Savaş. Paşaya söyle. s.Tümen Komutanı M.Altay saat 20.. 'Bizim teklifimiz olan kolordu komutanlığını çok gördüler. Nitekim 21. Kazım (İnanç) Beyin. M. Esat Paşa ve kendi adına.'[dedim. başarı elde edilebilir. Kazım Beyin. ‗Çare kalmadı mı?‘ sorusuna verdiğim cevapta.109) Esat Paşa da olayı şöyle anlatıyor: "Conkbayırı'na komuta etmek üzere. "Derhal kabul ediyorum.45'te (teklifimizden 8 saat sonra) M. ‗Bütün mevcut kuvvetlerin komutam altına verilmesinden başka çare kalmadığını‘ söyledim.‖ (Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe.Kemal'in atanmasını teklif ve telkin ettiğini' gösteren bir ifade yer almıyor. 'İttihatçılık gayretiyle M.Altay. sevk ve idareyi birleştirmek ve sağlamak gerekiyordu. buradaki durumu bilen 19. Paşa- de bi an _8 . telefon hatları karışmıştır.] . Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak 19.109) F.Kemal Beyin kolordu komutanı olarak bu bölgeye verilmesini Esat Paşaya söylediğini' yazıyor. 163) Hepsi yanlış! Doğrular: 1) Kurmay Başkanı F.Kemal diyordu ki: 'Bütün kuvvetler bir elden idare olunursa. Anafartalar'a gelen kuvvetleri de benim emrime verirseniz. Tersine. 'işlerin kötü gitmekte olduğunu gör erek. Komutanın durumu nasıl gördüğümü ve düşüncemi sorduğunu bildirdi. Bu sebeple. 'Ne münasebet. M. onun için de M.00'de Kazım Beyi y eniden arar.272) F." Bu sırada telefon konuşması kesildi.Kemal'in Kazım Beye. (On Yıl Savaş. bu olayı anılarında şöyle aktarıyor: "M. "Çok gelmez mi?" diyerek kendi teklifiyle çelişkiye düşer miydi? 4. s.Kemal'in bu konudaki kısa açıklaması da şöyle: "Ordu Kurmay Başkanı.Altay anılarında. s. Durum genelleşmiş. Ayrıca Mısıroğlu. hepsi.C. Anafartalar'a çıkmış ve çıkmakta olan büyük düşman kuvvetlerini dikkatle ve ona göre genel önlemler alarak. Conkbayırı kesimine. şimdi ordu komutanı yapmaya mecbur olacaklar. Kurmay Başkanının. ‗Çok gelmez mi?‘ dedi. Kendisine Conkbayırı'nın durumunun kritikliğini ve durumun düze ltilmesi için daha bir an kaldığını ve bu ânın da kaybedilmesi halinde felaketin pek muhtemel olduğunu bildirdim.Kemal'in Anafartalar Grup Komutanlığına tayin edildiği emri geldi." (Lozan." (On Yıl Savaş. o zaman kabul ederim.Kemal Beyin görevlendirilmesi lüzumunu Ordu Komutanına bildirmek üzere Kurmay Başkanım Fahrettin aracılığı ile Ordu Kurmay Başkanına telefon ettirdim. 110) 2) M. s. onun emrindeki kolorduya tayin edildi. Liman von Sanders Paşa Hazretleri adına beni telefon başına çağırdı. s. Zaten tereddüt etmese. s. bu teklifi K azım Beye telefonla duyurur ama Kazım Bey Liman Paşanın kabul edeceğini sanmadığını söyler. kudretli bir komutanın atanması gerektiğini. gülerek Esat Paşaya döndüm. tayinimi emretsin!' demiştir.26)192 3) Bu konuda kaynakların hiçbirinde.

C.S. s.406. Yb. talip olduğu görevi. s. (Çanakkale Cephesi. Yavuz'a. Fevzi Beyin istediği mühletten bile fazla oldu. 9.. ister istemez geçmiş oluyordu..Kitap. Lozan. 8. Çünkü burada dövüşen. sayfalarını gösteriyor. 2) "Vehip Paşanın bu noktaya (yani Anafartalar'a) yığdığı kuvvetler" ifadesi de bütünüyle gerçeğe aykırıdır. Anafartalar Grup Komutanlığına tayin edildi." (1. Söz konusu sayfalarda böyle bir konuşma yok! Hazret yine karşılıksız çek yazmış! Mısıroğlu devam ediyor: □ "Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak 19. ve 92.Tümen Kumandanı M. (Çanakkale Cephesi.Fevzi B eyin karargâhına 8/9 Ağustos gecesi. birlikleri talim ettirenler ile emir ya da istek üzerine. s." (K. İkisi arasında fark var. Bu takdirde. Kolordudan başka. Çünkü Vehip Paşanın yolladığı toplam 6 alaydan194 biri bile Anafartalar Savaşı'na katılmamıştır. Kema l'in taarruz edilmesi istenilen noktaya kadar gelinceye kadar geçen zaman. Fevzi Beyin çok iyi donatıp talim ettirmiş olduğu 16.Kemal Bey de zaten ancak 9 Ağustos sabahında yeni birliğine ulaşabilmişti. tam zamanında yerine getirerek. 3.Kolordu Komutanlığına değil.164) M.Tümen.Kemal'e mal edilmek istenmişse de. bir savaşı başlatan. çünkü hiçbiri.Willmer Müfrezesi ve bir süvari tugayı! □ "Fakat tuhafı şu ki 19.Tümen bir hayli geride bulunduğundan. 1. o cepheye birlik yollayan komutanlar. 16.Kemal'in tayininin mantıki hiçbir ciheti yoktu.R. 01.C. □ "Ertesi gün cereyan eden hücumlarda (1.Anafartalar Savaşı) elde edilen başarı. Fatih'e." (Lozan.164) bi an _8 . Çünkü cepheye derhal ulaşabilecek bir mesafede bulunmadığı için fiilen mümkün olmayan bir taahhütte bulunmuş oluyordu.Tümen. 'tarihen ve fiilen' bir önemi yok.127) İsteseler.) de ya söyle. bu tarihen ve fiilen doğru değildir. A.Tümen.C.Kemal. Mısıroğlu'nun bu yanlışını da kopyalamış: "Albay M. kroki 50.Kemal'in talim ve tensiki altındaki 19.Fevzi Beyin. M. taarruzu fiilen gerçekleştirebilmek için M. parmak hesabıyla bile doğruyu bulurlardı. s.Kemal.. yine 9 Ağustos sabahı birlikleri taarruza geçirmiştir. taarruzu 9 Ağustos sabahına bıraktığını az önce görmüştük. Yani bu noktada. □ GRYT Ansiklopedisi. çünkü Anafartalar Grubunda.409 vd. Kanuni'ye de hiçbir zafer mal edilemez. M. 3.Kolordu193 ve Vehip Paşanın bu noktaya yığdığı ihtiyat kuvvetleridir.Kitap. bir birliği talim ettirmiş değildir. 1. 5. M.Kemal Bey.Kemal. 16.." (Lozan. asıl önemli olanlar. ilk aşamada şu birlikler de bulunmaktadır: 4.30'da gelmiş ve M. tayinimi emretsin!" dediğini yazıyor ve dayanak olarak da.Mısıroğlu. yöneten ve başarıya ulaştıran komutanın. 8 Ağustos akşamı taarruz etmesi emredilen A. onun emrindeki kolorduya tayin edildi.164) Yine yanlış.C. s. Yani Fevzi Beyin istediği mühlet. Ama niyetleri bu değil.Tümen değil.Atay'ın Çankaya adlı kitabının 1969 baskısının 91. F.Tümen..) Gecikme söz konusu değildir. 1.Doğrular: (1) Bu çarpık mantığa göre. M.

iki ayrı savaş. (3.. tarihte ender rastlanan bir hata ile İngilizler. 1) İngiliz taarruzu.C. 1. eski mevzilerini yeniden işgal edebildiler (!).) de bi an _8 .164) Anafartalar ve Conkbayırı savaşları. s. Sarıbayır'ı (!) işgal ettiler. İşte tam bu esnadadır ki İngiliz donanması. krokiler. 2) 6 Ağustos‘ta 9. s avaşın evrelerini gösteren 38-43.Tümen. Bu arada. bunları yazmaktan kaçınırdı." (Lozan.) 6 Ağustostan 21 Ağustosa kadar süren bu çok kanlı ve kapsamlı muharebeleri.. 3) ―Şiddetli topçu ateşiyle Türk kıtaları çekiliyor. Bu taarruzun geliştiği ve yöneldiği kesimlerde. Şiddetli topçu ateşiyle Türk kıtaları çekiliyor (!). Çanakkale‘ye hakim bütün tepeler boşalıyordu‖ ifadesi de anıtsal bir yanlış. Türklerin eski mevzilerini yeniden işgal etmesi‘ diye özetlemek için Çanakkale Savaşı hakkında açılmış özel ve yoğun bir bilgisizlik kursundan geçmiş olmak gerekir. bir karayolları haritası bile bulundursaydı. İngiliz kıtaları (!) süngü nizamında ilerliyorlardı.Tümenlerin cephesine yapılmış bir taarruz ve donanmanın yanlış ateşi sonucu. ve 19." (Lozan. M.Mısıroğlu. 'İngiliz donanmasının kendi kuvvetlerini topa tutması' (?) diye anılan olay da Anafartalar'da değil. birbirlerinden ayırmadan. kendi kuvvetlerini topa tutmuş ve onların ricatlerine (geri çekilmelerine) sebep olmuştur. Birdenbire topçu ateşi kesildi. bilindiği gibi birinci hatta değil. Boğaz sahiline inmiş bulunacaklardı. İşte bugüne kadar anlatıla anlatıla bitirilemeyen Anafartalar Kahramanlığı'nın iç yüzü kısaca bundan ibarettir. Birçokları yaralandı ve kalanlar da mütereddit bir surette kaçmaya başladılar. Tümenlerin cephesinde yeniden taarruza geçtiler (!). Anafartalar ve Conkbayırı muharebelerini. öyle kıtalar filan değil. 6 Ağustosta başlar. "Edep yahu!" diye haykırmak geliyor! Ve K.Mısıroğlu: ". Ayrıca. sadece Yarbay Willmer müfrezesinin bazı küçük birliklerinin bulunduğunu görmüştük.159 vd. Çanakkale‘ye hakim tepelerde zaten hiç kimse yoktu ki boşaltıldığından söz edilebilsin. 1.b. zaman ve yer bakımından. Anafartalar kesimi ve muharebesiyle hiçbir ilgisi yok! Kaldı ki 6 mermi olayı da 9 Ağustos'ta geçer.195 İşte o zaman Türkler. Arıburnu.. Temmuz‘da değil. gerçeği az çok kavrar. bilindiği gibi Conkbayırı kesiminde olmuştur. '9. s. taze kuvvet getirerek 9.Kemal'in yönettiği Conkbayırı taarruzu ise 10 Ağustosla yapılacaktır! İnsanın içinden. ve 19. ve 2. onun cephesine bir taarruz olmamıştır.Kitap.196 Yanlışları işaretledim ama özeti atlamış olanlar için birkaç kısa açıklama yapmak istiyorum. Mısıroğlu önünde. savaş alanı dışındadır. 1. Taarruz muvaffakiyetle neticelendi (!) ve Alman generali (!) Kafınengiesser yaralandı.Bununla beraber yine de her iki taraf da çok büyük kayıplara uğramışlardır.. Çanakkale'ye hakim bütün tepeler boşalıyordu (!).C. Birkaç adım daha atabilseler (!). sanki hepsi bir yerde ve aynı zamanda yapılmış tek bir muharebeymiş gibi şöyle özetliyor: "Temmuzda (!) İngilizler. donanmalarından kendi bataryalarına ateş açtılar. Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarının aslı ne imiş? □ K. kuzey ile güney kesimleri arasında.

ne de koca Sarıbayır! Kocaçimen ile Conkbayırı arasında bulunan. (R. Ee. neredeyse sona ermek üzere. çünkü bataryaların üstüne düşen altı mermi. ne Conkbayırı'dır. neden birkaç uzun İngiliz adımı daha atmıyorlar? Atamıyorlar. vadiler. Sarıbayır'ı. bu sahneyi böyle mi anlatmış? Yoksa Mısıroğlu. yürüyüp sahile inseler ya." Anlaşılan hazret.. A. tepeleri boşaltan Türk kıtalarından hiçbiri." diyor. İngiliz Donanması." İşte Vahidettincilerin askeri otoritesi Mısıroğlu'na göre. s. Çanakkale destanı. öyleyse sahile inip Boğaz kıyısında temiz hava mı almalı. "Türkler de geri gelip eski mevzilerini işgal ediyorlar. Boğaz sahiline inmiş bulunacaklardı. o koca Sarıbayır'ı hızla ve kolayca işgal edivermiş. Türkleri bitirmek üzereler.R.. iki zirveli Besim Tepe'nin güney zirvesi. dere yataklarından oluşan 100 km. o uzun ve engebeli yolu. bir yerde durup da savunmaya geçmeyi göze alamamış. adına bakarak. ilerdeki piyadelerine. kalanlar da mütereddit (tereddütlü) bir surette geri kaçıyorlar." Hayret! Donanma bataryalara ateş açmışsa. de bi an _8 .Conk. ışık hızıyla aşıp Sarıbayır'a ulaşmış: ".. savaş biterdi. tarihte ender rastlanan bir hata ile İngilizler. o gün tatildelermiş ki kıllarını bile kıpırdatmamışlar. C.. Binbaşı Allanson'un taburu. Allanson'un ele geçirdiği yer de.198 Birçokları yaralandı ve kalanlar da mütereddit bir surette kaçmaya başladılar.4) Mısıroğlu. hoşgörünüze sığınarak tekrar ediyorum. kare genişliğinde koskoca bir kütle. yoksa çay saati geldi. Çanakkale Geçilmez. s." Metnin aslı böyle değil. bir de tanık gösteriyor: Yüzbaşı Armstrong! Bu yazar."197 Eyvah. boyunlar.. ". Allah Allah! Bu tereddütün sebebi ne ola ki? Belki şu iki olasılık arasında tereddüt geçirmişlerdir: Yol açık. bir tepenin bayırı sanıyor. geçitler.30) 5) Mısıroğlu'na kalırsa. Büyük zayiata sebebiyet vererek199 onları geri çekilmeye mecbur etti.Sarıbayır'ı işgal ettiler. geriye kaçıp maviş Ege denizine karşı misk gibi Seylan çayı mı içmeli? Anlaşılan bu kısa tereddüt ânından sonra karara varıyor ve bu sefer bilatereddüt (tereddüt etmeden) çay saatine yetişmek için geriye kaçıyorlar. üç-beş kilometre ilerde yürüyen hassas piyadeleri de yaralıyor. sonra ne olmuş? "..376. donanmalarından kendi bataryalarına ateş açtılar. İngiliz kıtaları süngü nizamında ilerliyorlardı..Moorehead. Fakat. uçurumlar. taarruza kalktığı gün. O sıra Gelibolu'da 15 Türk tümeni var ama anlaşılan..400. Birkaç adım daha atabilseler.James. nasıl oluyorsa. işgal edilse..200 sırf 6 mermi yüzünden geri çekilir mi? Bakalım Armstrong. Bö ylece bir İngiliz taburu. Oysa Sarıbayır.. s. Mısıroğlu'nun İngiliz kıtaları diye şişirerek anlattığı kuvvet de. ateşini bizzat kendisine (!) tevcih etti. 6 mermi yiyince çözülüp kaçsın? Cepheye yayılmış ve hedefe yaklaşmış dört tugay. tepeler..Bu arada. □ Mısıroğlu. Yani sportmen düşman. Doğrusunu göreceğiz. o ünlü Conkbayırı muharebesinin aslı buymuş. Fakat müthiş bir hata neticesi. sırtlar. 'olayı şöyle izah ediyormuş': "İngiliz kıtaları (!) Koca Çemen Boğol noktasını (?) süngü hücumu ile zaptettiler ve Türkleri sırtın öbür tarafına attılar. "Birdenbire topçu ateşi kesildi. Gelibolu Harekâtı.. Zaten kâğıttan bir ordu mu ki bu.

C. 10 Ağustos günkü olağanüstü Türk hücumu olduğunu yazıyor.' Akşam sekizde.. peşinden geliyordu. süngü takarak boyuna hücum etmiş. var olmayan bilgilere dekoratif göndermeler yapmaktan. göreceksiniz. Yeni Zelandalılar.Kemal ön siperlere geldi. Dahası var. Ashmet-Barlett'in kitabının 212. gülüşerek. Şafak sökerken Türkler. [10 Ağustos] sabaha karşı M. 13 Eylül 1915 günlü Times gazetesinde yayımlanan yazısında. ilgisiz sayfalara. Gül Çağalı Güven'in yeni çevirisi.. sahildeydiler. Conkbayırı sırtlarında. konuşarak. yanlışlıkla bunların üzerine ateş açmış. Bütün Türk piyadesi de.Kemal Conkbayırı'na dönmüştü.. Bir başka köşede. M. geri çekilmeye mecbur etmişti. İngiliz gazetecisi Ashmet-Barlett'in. adı geçen gazeteci. kendi adamlarına ağır (!) zayiat verdirerek." (Armstrong. s. □ Mısıroğlu. bu husus İngiliz Genelkurmayı raporlarında zikredilmiştir.S. kitabında şöyle yazdığını da iddia ediyor: "Sarıbayır'ın İngilizler tarafından tahliyesine (boşaltılmasına) İngiliz donanmasının ateşi sebep oldu.Kemal'in yönettiği Conkbayırı süngü hücumunun günlerini de. Türklerin yaptığı karşı taarruz muvaffak olamamış. işler yoluna girecek. Elini kaldırıp ileri doğru atıldı. 'Ben. korkunç naralar atarak. M. s. Sarıbayır'ın boşaltılmasının sebebinin. O gece hazırlık yaptı. sayfasından aldığını söylüyor ama inanmak çok zor. bir aşağı bir yukarı devam ederken..52-54) Armstrong dahi.. sıcağı sıcağına.Kemal telefonda. biraz daha yukarı (?) çekilmişti. M. burada bulunan Türkleri önlerine katarak kovalamaya başlamıştı. Conkbayırını temizlemişler. Kurşunlardan biri göğsüne geldi fakat saatinin üstünden sekerek. Ne altı de bi an _8 . çünkü kendisi.Kemal'e telefon ettiler.Armstrong'un yazdıklarını değiştirerek mi aktarıyor? Armstrong'un ne yazdığını görelim: "[9 Ağustos günü]201 Conkbayırı ve Kocaçimen için muharebeler. Peyami Safa çevirisi. Nitekim. Hemen geleceğim. Hintli (Gurkha) ve İngiliz askerlerinden müteşekkil bir kol. savaş mekânlarını da. Bozkurt. vaziyeti kurtarmışlardı. 1. asıl metinleri işine geldiği gibi değiştirip aktarmaktan sabıkalı.202 Mısıroğlu'nun çarpıtması bu kadarla kalmıyor. kâh öteki taraf. sesi gayet soğukkanlı. Birbirlerine yakın olmak. cesaret verici idi. altı mermi olayının geçtiği gün ile M. bunları geri atamamıştı.. Türk zaferini de altı mermi yiyen bir düşman kolunun geri çekilmesine bağlamıyor. onlara cesaret veriyordu. savaşları da. İki İngiliz taburunu ezip geçtiler. İngilizler onu açıkta görünce ateş ettiler.. bu cümleyi. Türkler. Pırıl pırıl yanan süngü dalgasına dayanmak imkânı yoktu. cesaretlerini artı rmıştı. 'Merak etmeyin!' diye bağırdı. İngilizleri Kocaçimen'den biraz aşağıya sürmeye muvaffak olmuştu. ona dokunmadı.161) Mısıroğlu." (Lozan. Anafarta önünde işleri düzene s okana kadar. Siperleri tıka basa askerle doldurdu. yirmi dört saat dayanın. Kendisi de aralarında dolaşıyor. birbirinden ayırıyor. Buradan Türk hatlarını yan ateşine alıyorlardı. Öte yanda..59-61. kâh bir taraf. Fakat İngiliz donanmasının büyük topları. birbirine üstünlük gösteriyordu.

İngiliz donanması- de bi an _8 . bu gerçeğin. bunun Türkler açısından fazla bir önemi olmazdı. Bu bö lgenin değer ve önemini takdir eden Türkler. s.Conk.55. İngiliz kumandanının sözü. işte bu dört tugay (20 tabur) sökülüp atılacaktır! 7) O tarihte Conkbayırı-Kocaçimen Bölgesi Komutanlığını yürüten 4. gece de yerini yeni bir birliğe bırakmıştır. bu muharebeyi kendine mal etmek isteyen Cemil Conk Paşa. mevkiini bırakıp geri çekilmek değil. R. ne Türk başarısını 9 Ağustos'taki altı mermi olayına bağlayacak kadar komik oluyor.. anılarında. General Hamilton'un raporu. Ama 1959'da yayımlanan Conkbayırı Savaşları adlı kitabında. 6) Üstelik Allanson'un taburu da. bu tartışmalı bombalama konusuna. Çünkü muharebede her asker kendi topçu ateşinin tesiri altında kalabilir. s. İngiliz yenilgisinin sebebi olarak göstermek.R. devler memleketinde bir devler muharebesi idi. söz konusu mermilerin Türk bataryalarının mermileri olduğunu yazıyor. kısaca değinmiştir. Gelibolu Harekâtı.C. bu konuyu daha ayrıntılı olarak ele alır. A. bu hareketin.55. 1947 yılında. bir gün önce geçen sıradan bir olayı. mevzilerini boşaltıp geri kaçmamış. Bundan kurtulmanın biricik çaresi ise.Kemal'in ölümünden 9 yıl sonra. bugün kuşkusuz pek büyük cesaret ve yiğitlikle savaştılar. M. Canlı Tarihler'in VI. Conkbayırı'nı bize kaptırmamaya çalıştılar ve başardılar.mermiden söz ediyor. düşman ricatine (çekilişine) bir mazeret teşkil edip etmeyeceği hususu değil.Kemal'i suni bir surette medih gayretlerine rağmen. Conkbayırı hücumunu 'devler savaşı' diye niteleyip övüyor.James. bilakis ile rlemektir. Anafartalar ve Conkbayırı'nda elde edilen başarıları küçültmek için çabalayıp duruyor.609)203 İkinci tanık da. 10 Ağustos sabahı Türkler. hatıratında. 60) Mısıroğlu. kendi topçu ateşlerinin tesiri altında kaldıklarından dolayı çekildikl erini iddia etmiştir. cildinde yayımlanmıştır. İngilizlerin kendi askerlerini yanlışlıkla topa tutmaları meselesi hakkında şunları söylemektedir: 'Bu muharebeye dair rapor veren İngiliz kumandanlarından biri (Bnb.381. Bu kitabında. sayfasında da.mevziini bırakıp geri çekilmiş bile olsaydı. bildiğimiz gibi 4 İngiliz tugayı (20 tabur)daha bulunuyordu. askerlikte mazeret teşkil etmez. Binaenaleyh Conkbayırı savunmasını kendine mal ederek. 409. Çanakkale Geçilmez.Kitap. aktaran C." (3.' Halbuki söz konusu olan. böyle yazdığı için Cemil Conk'a da sataşıyor: □ "M. Buna karşılık Mısıroğlu. fiilen böyle bir vakanın (yani düşmanın çekilmesinin) olup olmadığı noktasıdır.Moorehead. soyadını Conker (!) alan bir kimse bile. Tümen Komutanı Yarbay Cemil Conk'un (ilerde paşa) kısa anıları. Conkbayırı'ndan. açıkça belirtildiğini ekliyor. İngiliz resmi tarihinin 112.Conk. '100metre kadar açıldıktan sonra' yine Besim Tepe'nin güney zirvesine geri dönmüş ve geceye kadar beklemiş. s. Ashmet-Barlett'in yazısını özet olarak aktarıyorum: "Bu muharebe.204 Ertesi günü. fecirle beraber son derece şiddetli bir saldırışla süngü hücumu yaptılar. Allanson) ise. Hayatlarını hiçe sayan ve ölümle alay edercesine yapılan bu hücum karşısında birliklerimiz sırtın eteklerine doğru çekilmek zorunda kaldılar. (s.. (Allanson'un raporu. General Hamilton'un raporunun yanı sıra. 390) Söz konusu tabur. çünkü Conkbayırı çevresinde.

Kemal gelmeden önce. altı mermiye ve bir taburun geri çekilmesine. 'düşman. yedi satır sonra. yedi bin beş yüz Türk'ün kanı ve canı pahasına gerçekleştirilmiştir. Conker yapmış. Bu kesimde 4. gerçeği teslim etmiş olmaktadır.Alay Komutanı Yb." (s. onları da gözünü kırpmadan harcıyor." (Lozan. bu ayrıntılı kitabında da.Tümenin 25. bağlamak için çırpına çırpına helak oluyor. istenildiği kadar şeref taksimi kavg ası yapıla dursun. Conkbayırı müdafaasını nefsine hasreden.Alay Komutanı Yb. 1. Tekrar ediyorum. Orada canlarını veren kahraman şehitlerin ruhları önünde saygı ile eğilirim ve sağ kalan fedakâr gazilerin namlarını överek anarım.Nail şehit olmuş. kaynakları karşılaştırmalı bir surette inceleyenler. kendi yağı ile kavrulmuş. [komutanı olduğum] 4. Vicdansızlık bu değilse. ya da okumuş ama gerçeği göz göre göre saptırıyor.Tümenin Conkbayırı'na yetişmesi ile tehlikenin önlenmiş olduğu kanaati. yani kendi hatasından dolayı 'ricat etmiş. İngiliz ve Anzak kolordularının Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarında uğradıkları yenilgileri. bunda bir hak ve şeref payı olmadığını. oranın kahramanca müdafaasını..Kemal Paşa ile şeref taksimi. 161) Doğrular: 1) Başlangıçta Conk diye yazdığı soyadını. işte bu 9 Ağustos'taki yanlış bombalanma yüzünden. Tam tersine. aslında hiçbiri için de.Tümenin iki alayının yiğit ve fedakâr er ve suba yları yapmış.Alayları yapmıştır.. ne de M. düşman hamlelerini durdurmuştur. s. kumandanını orada bulundurmuştur. düşmanın kendi hatasından doğmuş bulunan bir hezimetin. ve 64. aktarıyorum: "Yerli ve yabancı eserlerde. Her şeyin hakkını vermek gerekir. yalnız talih. M. Cemil Conk'un Conkbayırı Savaşları adlı kitabını. daima büyük gayret ve kahramanlıkla mukabil taarruzlar yaptırarak. nedir? 3) Mısıroğlu'nun iddiasına göre.Kemal'in bir başarısını daha perdeleyebilmek uğruna. 9. Conkbayırı'nın en çetin ve kanlı boğuşmalarını. Yalnız Conkbayırı'nın temizlenmesi. 25.Servet Bey (General Yurdatapan). bir de Mısıroğlu'nun kaba üslubuna ve dayanaksız suçlamalarına! Bu satırları yazan insanı. tarih yazılır mı? 2) Mısıroğlu. şeref taksimi kavgası yapan" biri olarak sergilemekten çekinmiyor. Conkbayırı ilk iki gün. çok önemli bir yanlıştır. 10 Ağustosa kadar. Bu dağınık zihin ve bu sallapati tutumla.24) Bir şu cümlelerdeki inceliğe. Bu şehit ve gazileri rahmet ve saygıyla anacağına. ya okumamış ama okumuş gibi yorumlayarak okuyucuyu aldatıyor. yalnız 9.nın böyle bir hataya düştüğü hususundaki iddiayı reddetmemek ve ancak bunun bir mazeret teşkil etmeyeceğini beyan eylemek suretiyle. 4) Mısıroğlu sonunda diyor ki: "Aslında hiçbiri için bunda (yani bu zaferde) de bi an _8 . Bu itibarla. kavgası yapmıştır. bunda benim tümenimin hiçbir tesiri olmamış. Cemil Paşa ile M. 64.C. teslimde tereddüt etmezler. M.Alaydan iki tabur bulunmuştur. hezimete uğramış' Mısıroğlu inatla..Kemal Paşa arasında. "Bu muharebeyi kendine mal etmek isteyen. ne Conkbayırı savaşlarını kendine mal etmeye çalışmıştır. alçakgönüllüğe ve haktanırlığa bakınız. kendi komutanlığı altında yapılmış olan Conkbayırı savaşlarının şerefini bile arkadaşlarının adına yazıyor.Tümenden yalnız 11. Çünkü Cemil Conk Paşa anılarında da.

. □ Mısıroğlu. Arıburnu'nda bulunan 19. Seddülbahir'deki ihtiyatın bir kısmını.Şevket Efendi'nin aklında doğru kalmış ve doğru aktarmış. Bu iki paragrafın karşısında ise bütün Türk ve İngiliz resmi yayınları. savaş sonuna kadar Arıburnu cephesinde kalmış." Sevsinler böyle karşılaştırmalı incelemeyi! Hazretin yararlandığı iki kaynak var: Armstrong ile İngiliz gazetecisi Ashmet-Barlett'in kitaplarından alınmış. geniş bir kavis çizmek zorunda kalmazlardı.Tümeni geri sürebilse. devamlarını da vermiyor.. en küçük ayrıntısına kadar adalet ve haktanırlık ölçüleriyle değerlendireceklerdi?" Yalandan vergi alınsa. s. hepsi iflas ederdi. doğruluğu araştırılıp kontrol edilmiş. Sormanın sırasıdır: Hani "iddialarını. bazı yerleri sahiden düşmana terk etmiş bile olsaydı. savaş hali bu. Fransa'da iken Mısıroğ-lu'na aktarmış.Kitap'ta bulunan ve savaş durumunu günü gününe yansıtan krokilere bir göz atmak yeter. teslimde tereddüt etmezler.160) Eğer M. tarih açısından değer taşıyan. 28. anılar ve gerçeğin ta kendisi duruyor. güvenilir tanıklara dayayacaklar. olayları his ve arzularına göre yorumlamayacaklar. kaynakları karşılaştırmalı surette inceleyenler. kısa iki paragraf! Hepsi bu. Terk edilmemiş yerlerin geri alınması da elbette söz konusu olmaz. Conkbayırı'nda savaşan Vehip Paşanın alayları. başka belgelerle karşılaştırılmış. Bunu anlamak için 3.Anafartalar'daki müşkil vaziyeti anlayarak. Vehip Paşanın verdiği bir bilgiyi de e kliyor.Doğrular: 1) M. Mı-sıroğlu da doğru not etmiş ise Vehip Paşa. bu bilgiyi Mısır'dayken Osmanlı hanedanından Mahmut Şevket Efendiye.Tümene yolladığı emri de hatırlatırım.Tümeni. 2) Düşman..Kemal'in 19. Vehip Paşa demişmiş ki: ". incelemeler. Conkbayırı'ndaki kuvvetlerini takviye etmek için yolladığı birlikler. Hangi günlere ilişkin bilgiler olduklarını açıklamıyor. cephesindeki bir kısım araziyi elden çıkarmış da olabilirdi ama çıkarmamıştır. özel araştırmalar. gerçeği tek bir belgeye bağlamayacaklar. bu yutturmacalarına.C. Vehip Paşanın yolladığı iki alay ise Conkbayırı'na gelmişlerdir. kendi sorumluluğum altında Anafartalar cephesine göndereceğimi Esat Paşaya söyledim. Vehip Paşa. onlar kadar sağlam anılara. M.Alaylardan (Doğrusu: 41 .Şevket Efendi de yıllarca sonra.Alay) mürekkep bir tümeni (böyle bir tümen yok. Conkbayırı'nda savaşan 8.Kemal'in tümeni. açıkça yalan söylüyor ve yanlış bilgi veriyor. ve 48. o yerleri nasıl geri alacaklardı ki? de bir hak ve şeref payı olmadığını. bi an _8 . M. o kadar uzak. 3) M. Esat Paşanın 16.Kemal tümeninin düşmana terk ettiği yerleri (!) yeni baştan geri aldılar (!)" (Lozan 1. sarp ve çetin araziden geçmek. üstelik yanlış günlere oturtarak okuyuc ularını aldatmaya çalışıyor. Arıburnu'ndaki cephemizin sağ yanında bulunan 19. kanıtlanmış ciddi ve gerçek belgelere. yolladığı iki alay.Tümenin emri altına girmiştir)205 ve bir topçu bataryasını Seddülbahir'den alarak Anafartalar cephesine (Doğrusu: Conkbayırı'na) gönderdim.Tümen. Bu alaylar mukabil taarruza geçtiler (!).

Moorehead. (Esat Paşanın anıları." (1. ve 43.James. bütün birliklerimiz toplanıp. Anafartalar Grubu Komutanı Albay M.10'da.Kitap. sayı 28/Haziran 1987. saat 22. sadece "M. s.131) Ee. Zaten durmuyor olsalardı. H.Tümenler kalmıştı. Anafartalar nire ? Bir ortaokul atlasına bakmak bile akıllarına gelmiyor. ne emrinde kalan iki tümenin bir ilgisi vardır.Kemal Bey 9 Ağustosta kendi grubundaki 16. s.. Çanakkale Cephesi. Kısacası. Böylelikle.59. □ GRYT Ansiklopedisi de. Doğrular: 1) Conkbayırı-Kocaçimen bölgesi ile burada bulunan bütün birlikler. 391.129) Bunlar uydurma ve saptırma yarışına çıkmışlar. krokiler) □ GRYT Ansiklopedisi.371. 6 Ağustosta başlayan yeni taarruzları da istenileni vermemişti.131) Gayri Ciddi Ansiklopedi. s. düzeni ve yönetimi altında yapılmıştır. "İngilizler.Kemal'in kararı. Conkbayırı nire. cephelerindeki İngilizleri denize mi dökmüşler? Söz konusu bile değil! Hepsi yerli yerinde duruyor. pek ustalıkla stratejik baskın yaptıktan ve iki gün boyunca Gelibolu yarımadasının anahtarı olan Conkbayı-rı'nı elde tuttuktan sonra oradan atılmış ve Suvla-Anafartalar bölgesinde dar bir kıyıda sıkışıp kalmışlardı. bu alıntıyı şöyle değerlendiriyor: "Atatürk'ün Genel Sekreterliğini de yapan Bayur da itiraf ediyor ki müttefik kuvvetleri.‖ (s.R.C.. Gelibolu Harekâtı. 3.Kemal'in cephesi olan Suvla-Anafartalar kıyılarında tutunabilmişler" de.C. BTTD. yeni İngiliz hükümetinin Çanakkale'de kesin sonuç elde etmek amacıyla gönderdiği kuvvetler. ordu emri ile Kuzey Grubundan alınıp Anafartalar Grubuna bağlanmıştır.. s. 'sadece M. ayrıca 42. Arıburnu ve Seddülbahir cephesi Komutanları Esat ve Vehip Paşalar. 397) Esat Paşa da anılarında bu durumu açıklıyor: ―Benim emrimde yalnız 19.Kitap. (Doğrusu: Değildi!) Nitekim M.Kemal Beyin cephesi olan Suvla-Anafartalar kıyılarında tutunabilmişlerdir..227) 2) 10 Ağustos günü yapılan Conkbayırı taarruzu ile ne Esat Paşanın.372 vd.265. Esat Paşa da Arıburnu Grup Kumandanı idi (Doğrusu: Kuzey Grubu K. ve16. 7 Ağustos günü. 1.Bayur'un Türk İnkılabı Tarihi adlı kitabından şu alıntıyı yapıyor: "." (1.Kemal'in cephesinde' kalan İngilizleri de denize süpürüvermezler miydi? Bu yazarlar.) ve Conkbayırı da paşanın mıntıkasında idi. 10 Ağustos günü Esat Paşanın kuvvetleri de Conkbayırı'nı geri almışlardı." (Lozan. 421. s. her yerde. ayrıca 3. (R.İngilizlerin.. İngiliz resmi tarihi. sadece Anafartalar Grup Kumandanı olan Albay M. A.Kolordunun başına geçerek Anafartalar bölg esindeki İngiliz kolordusunun karşısına çıkarken.C.Kemal Bey Anafartalar Grup Kumandanı tayin edilince. Taarruz. s. bu çarpıtmalara kendince katkıda bulunuyor: "M. bu yalanın da eni boyuna denk düşmemiş.Bir daha tekrar edeceğim: Arıburnu nire. yalan bağımlısı olmuşlar! de bi an _8 . s. Çanakkale Geçilmez..

Y. Gelibolu'da her tepe önemlidir. sayfanın altında şu açıklamayı yapıyor: □ 'Kemal Paşa. Oysa kendi de belirtmiş. Küçük sonra şöyle devam ediyor: □ "Daha sonra böyle onurlu bir şarapnelin." (Erkekçe dergisi.Tezler 5." (T. Aynı zamanda her tepe önemsizdir.Kemal ve Cevat [Abbas] ise.Kemal'in göğsüne çarpan şarapnel olayının daha sonra uydurulduğunu söylemek istiyor.Kemal'in saatinin parçalanması Y.Ü. İzzettin'in yazısı 1919'da yayımlanmış. Ekim 1986) Zırvalamak yasak değil.Eşref'e. bu özgürlüğün iyice tadını çıkarıyor. anılarında. Neden Anafartalar Kahramanı diyoruz? M.Anafartalar muharebesini bütünüyle yok sayıyor. Gelibolu'yu R. Sarı Ba-yır'ı da ellerine geçirecekleri ve böylece ilerleyerek Çanakkale Boğazı'nın en dar geçidini kontrolleri altına alarak Boğaz'ı açacaklarını düşünme ve ileri sürmenin.'" Y. söze karışarak.dururken.Kemal'in Kurmay Başkanı Yüzbaşı İzzettin'in (Çalışlar).Kemal bu savaştan sonra." demiş. yani o da Mısıroğlu gibi 1.101) Sonra da ciddi ciddi şöyle diyor: "Çunuk Bayır'da başarılı olmaları halinde düşman kuvvetlerinin. Yüzbaşı İzzettin'in anıları arasında kalmasına bazılarının gönlü elvermiyor. 2. M.Ü. önümüzde patlayan bir gemi mermisinin dip tablası benimle Teğmen Fethi'nin omuzları arasından geçerek önümüze düştü. M. 101) Bir açıklamasında da.Kemal'in Anafartalar'daki rolü de ehemmiyetsiz. de bi an _8 . M.Kemal sendromuna yakalanmış olanların şu hallerine bakınız! Yılların sırasını bile dikkate almıyorlar. 1918'de.Küçük. bu olayı R. fazla inandırıcı olamayacağını sanıyorum. daha önce de belirttim.206 Bir başka açıklaması da şöyle: "M. Küçük buraya bir dipnot işareti koyarak. daha sonra. bir anlamda açığa alınıyor. "M. Bir cep saatinin paşanın yaşamını kurtarması. M.Tezler 5. 'Çunuk Bayırı'nda [Conkbayırı'nda yani] durdurulduğunu yazıyor. 1918 Martında anlatmışlar.Küçük ise Suvla'ya çıkartma yapan İngiliz kolordusunun. denizden açılan top ateşinden söz ediyor ve tam bu sırada yaveri Yüzbaşı Ce-vat.Anafartalar muharebesi nden de haberi yok galiba.90)207 Yani M." Y.' Böylece bir şarapnel parçası Türkiye tarihine girmiş oluyor. s. s. (T.10. Harp Tarihi dergisindeki yazısından bir paragraf aktarmayı gerekli görüyor ve ben de buraya alıyorum: 'Bir aralık topçu tabur komutanı Binbaşı Nafiz ve batarya komutanı Teğmen Fethi ile batarya gözetleme yerinde -ki burası açık bir toprak çukuruydu. terfi ettirilmiyor." (s.□ Y.Küçük de diyor ki: □ "Esat Paşa. 'bu şarapnel misketlerinden bir tanesi de paşanın göğsünü okşamıştır' diyor. 1919 başında. işte bu şarapnel nedeniyle oluyor.Eşrefe anlatırken. 5/7.Kemal için Anafartalar'daki rolü ehemmiyetsiz diyorum. bu yazıdan bir yıl önce.

Bayur'dan şu alıntıyı yapıyor: "İkinci defa olarak İngilizlerin.. Oysa Albay M. kalan ganimetlerden payına düşeni M. Alma nya'da ve bütün savaşan devletlerde. M.Kemal'in adının anılmasına izin vermemiştir. Arıburnu ve Suvla kesiminde 83. küçük zabitlere bağışlamışmış.208 İngilizlerin o tarihte 'dört yüz bin kişi kadar olduğu' da doğru değildir.165) Mısıroğlu.C. o sırada Çanakkale'de yedeksubay adayı olarak bulunan yazar Mahmut Yesari'nin bir yazısına dayanarak. anlam vermek mümkün o l- de bi an _8 . boğazdaki düşman gemilerine taşınıp yüklenmesini fark edemeyen bir kumanda heyetinin. yarımadanın ortasındaki dar yerinden Marmara kıyılarına ulaşmak ümitleri kırılmış ve her iki defasında da bu işi aynı adam. M. M.138) M. zabitlere.048. M.Kemal] nerede idi?" İstanbul'daydı.Kemal ve Fevzi Paşanın sicil dosyalarının210 ve askeri belgelerin filan. akan sular durur.Kısım. Enver Paşa .5/7.. M.C.Yesari böyle yazdığına göre.Mısıroğlu: ". olduğu gibi. Anafartalar Kahramanı [M.M. Seddülbahir'de 35..C. İstanbul'da sansür.Yesari diyormuş ki: İngilizler çekildikten sonra. düşmanın bu gayet mahir (ustaca) çekilişi sırasında. aklına geleni yazmayı sürdürüyor hazret.Kemal neredeymiş? □ K. yerine Güney Grubundan 5.Kemal Beye verme gayretkeşliğinin bir ürünü olan şu satırlara. muharebe safhalarını başından buraya kadar takip ettikten sonra. önce. Ama ansiklopedi. başarı kazanan komutanların adları ve başarıları ilan edildiği halde. önce yarbay. ihtiyacı olan erkana.' (1.Kemal çekişmesi □ 'GRYT Ansiklopedisi.286 İngiliz bulunuyordu.Kemal oradaymış! Mübarek olsun! 5/6. Muazzam düşman kuvvetl erinin. rahatsızlığı sebebiyle 10 Aralık 1915'te Gelibolu'dan ayrılmış. sonraları dört yüz bin kişiye kadar çıkmıştı.12. O aynı zamanda İstanbul'u da ikinci defa kurtarmış ve Rusya'nın Boğazlar yoluyla yardım görmesi ihtimalini ortadan kaldırmıştır... önceleri sadece doksan bin kişi olduğu halde.Kemal.11 Çanakkale'nin boşaltılması sırasında M. 3. 1..Kemal'in boşaltma sırasında Çanakkale'de bulunduğunu ileri sürüyor..Çanakkale'deki düşman kuvvetleri.Kemal. 2. sonra da albay olan M.Kemal önlemiştir..]" (Türkiye İnkılabı Tarihi. H. s. s.. kahramanlıkla veya en azından kumandanlıkla ne ilgisi olabilir?" (Lozan.Kemal'in bu boşaltma sırasında Gelibolu'da olmadığını belir tmiyor. ne önemi var? Meğerse M.Kolordu Komutanı Fevzi (Çakmak) getirilmiştir. M.209 □ GRYT Ansiklopedisi soruyor: "Peki. s.357) Sonra da şu yorumda bulunuyorlar: "Çanakkale Zaferini.

132.Kemal Bey arasında bir çekişmenin olduğu bilin iyor ama bu çekişmenin. tarihçi.Küçük: "Türk tarih yazıcılığında. Boğaz'ı ve İstanbul'u birkaç defa kurtarmış olan o kahraman kumandanın resmini basmak için ne güçlükler çektiğimizi şimdi tessürle hatırlıyorum. bakalım onlar ne diyor: □ Refik Halit Karay: "Harbin son yılında. Çanakkale zaferi üzerine 'Harp Mecmuası'na M.Kemal'in klişesini Liman von Sanders'in klişesi ile değiştirmişlerdi.189 vd. o günkü İstanbul basınında. s. Çanakkale Zaferini.Kemal'in bir resmi konulmasını bile kıskanmışlar.Rıfkı Atay (Akşam gazetesi yazarı): "Enver Paşanın adamları.Kemal'in adının geçmemesi. s. Ordu Kumandanını kızdıran ve bu yüzden azlolan Albay Fevzi Çakmak Beyin (!) askeri ve planı ile yürümüştür. bunu somut terfi veya ödüllendirmelerle kanıtlayamayınca.Kemal Paşanın eseri olarak kabul ediliyordu.Kemal Beyi "zafer kazanmış" gibi göstermeye kalkmak. daha ziyade M.C. Anafartalar Grup Kumandanlığı ise." (Bir Ömür Boyunca. basında sansür tatbik ettirmek şeklinde belirmesi biraz garip kaçıyor.. M." (Çank aya. O nüshada Çanakkale zaferi başarısı. rahmetli Küçük Talat Beyi telaşa düşürmüştü.103) Birkaç tanık dinleyelim. O günün basınında. yalansız tek satırı yok!) □ Y.. Evet. Çanakkale hususi nü shası çıkardığı zaman. Ziya Gökalp'in Yeni Mecmuası. 18 Mart 1915'te hiç yoktur." (T.Kemal Bey.. merkez azasından dostum. Ruşen Eşref'in o nüshadaki mülakat şekilli yazılarını dikkatle okumuş[tum.muyor. iht iyat tümeni kumandanı. son günlerini yaşayan Başkumandan Vekilinin öfkesi yatıştırılmıştı. Çanakkale muharebelerinde M. Kemal'in parlak başarılarını saydıktan sonra. Merhum Enver Paşa ile arası çok açık bulunduğu için askeri sansür. her zaman kullanılan bir 'şeytan' var. Bir yazı ki yanlışsız.. şaşa- de bi an _8 . Merkez-i Umumi ile mecmua sahibi. mecmua baskıda iken M. ister istemez. Alman kumandanının büyük kıtada resmi konulmuş.) □ F. Tezler 5. 140. buna Enver kızmış." (Aktaran da. M.Ü.305) □ Abidin Daver (Tasvir-i Efkâr gazetesi yazarı): "Bu muharebeler sırasında." (1. terfi etmeyi hak etmiş bir subaya. ne kadar realist bir davranış olabilir ki? M. s. Gerçekler böyle olunca. M. bir yıllık bir yarbaydır ve emrindeki iki alay (!) bütünüyle şehit olmuştur. yani bir yarbaydan bahsetmek. bir şeyler yapılarak.Kemal Paşa Türkiye'nin tek adamı olduktan sonra ona bağlayanlar.].Kemal'in resimlerini neşrettirmek istemezdi. Arıburnu muharebelerinde.. s. kendisinden bahsedilmemiştir. Son saatte mecmuanın içine. kendisinin muharebeler içinde fazla rolünün olmamasından ve bir de ondan daha kıdemli bir sürü kumandanın bulunmasıdır. Enver Paşa ile M. sorumluluğu hep Enver'in kıskançlığına bağlıyor. bu bahsedilmeyişin kabahatini Enver P aşanın çekemezliğine yüklüyorlar.

Enver Paşanın kendisinden niçin çekindiğini o zaman anladım. donanmasını durdurdu. Muvaffakiyeti için dua ettim.Kemal'in parlak bir asker olmadığı □ Y. neden hâlâ terfi ettirilmeyişi. derhal şu cevabı verdi: 'Bu Enver'e ait bir iştir. bilinmez.Kemal'in bu başarısına rağmen.Şükrü Bleda (İttihat ve Terakki Partisi Genel Sekreteri): ". Biraz vakti halim olsa.211 5/7. İngiltere. Talat Paşa böyle bir soru ile karşılaşacağını biliyor olacak. Meziyetlerini takdir eder ve severdik. 'bir altın saat' diyecektim ama hem dedikodusundan çekindim. yüzgeri ettirdi ya.caksınız ama GRYT Ans.Kemal'in lafı geçti.13. ona karşı daima soğuk ve çekinser davranırdı.. Talat Paşanın da bulunduğu toplantıda. s. M.'.Nazım'ın da dikkatini çekmişti. hepimiz gibi Dr.1. tehlikeli bir sükûneti vardı.140) a Ali Fuat Cebesoy: "Enver. Dr.Kemal Paşa.Küçük: "Kemal'in bütün yaşamı boyunca. 171) □ Sultan Abdülhamit: ".381) □ M. Oysa Enver.. s. Sırtında bir pelerin vardı ve arkadaşına veda ediyordu. Uzaktan yüzünü iyice seçemedim ama sıradan askerlere benzemiyordu. Bunu Talat Paşa tutuyormuş. haber ver.Kemal İstanbul'a döndüğü günlerde idi. İkimiz de kendisini Selanik'ten tanırdık. M." (İmparatorluğun Çöküşü. s.M. bana lazım olan odur.. M. Fransa gibi iki büyük devletin ordusunu." (Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri. M. Bundan memnun oldum. kendisine (oğlu Abit Efendiye) iki ceylan yavrusu hediye etmiş. Çanakkale savaşları sona erip Anafartalar Kahramanı M. s.. M. ben de göreyim' demekle yetindim. Bir gün Merkez-i Umumi'de..Kemal Paşayı daima kendisine rakip görür ve onu çekemezdi. s.Kemal'in şahsında kendisi için bir rakip mi görürdü. Bunlar küçük şeyler! Çanakkale'de.Nazım heyecanlı bir ifade ile.159) □ Lütfi Simavi Bey (Başmabeynci): "Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa.Kemal'in terfi meselesi neden bu kadar uzadı?' diye so rdu. Oğluma mün asip bir mukabelede bulunmasını hatırlattım. bir şahsiyeti olduğunu anlatıyordu." (Osmanlı Sarayının Son Günleri." (Sınıf Arkadaşım Atatürk. Devletimin yüzünü ağartmış bir paşanın.Düşmanı olduğu yere mıhlayan M.C. 101 ve 102) Bu kadar tanık yeter. M. Abit Efendiye yakınlık göstermesi. Gerçekten bir defa daha gelmiş. hem oldukça geçim sıkıntısı içinde olduğum için bir şey söylemedim. 'Bir daha arkadaşına (Salih Bozok'a) gelecek olursa. bana haber verdiler. savaş sanatında parlaklığına işaret eden bir de bi an _8 .Kemal'i kendine rakip olarak görür ve onu kıskanırdı. 'Paşa. değil mi? Hiçbiri de resmi tarihçi değil. Talat (Paşa) ile aramızda...

Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti'nden bir k urul.14. s. s. 'Tarih III' adlı bir ders kitabı yazmıştır. 2." [History of the Great War Military Operation. kendi inisiyatifi ile giriştiği hareketlerle.Kemal ve Çanakkale Orta öğretimde okutulmak üzere.Oglander (Çanakkale askeri tarihi yazarı): "Bir tümen komutanının üç ayrı yerde.Kemal'in askerliği ile ilgili birkaç görüşü aktarmak istiyorum: □ Liman von Sanders: "Albay M. " (1.Ü. gerçeği söylemek yerine dalkavukluk etmeyi tercih edenler yüzünden.." (Aktaran Ali Fuat Erden. Tezler 5.208) □ General Aspinal C. M. yetkili ve cesur bir subay olarak tanıdım. Kemal'de hiçbir deha işareti de göremiyorum. aktaran Sadi Borak. hiçbir zaman arkadaşlarından önce görmüyor. İlk baskısının tarihi 1931.Kemal Paşa.27) 5/7. her an çaktırdığı şimşeklerle sıradan insanların karanlıklarını yırtabilen insan oluyor.Enginsoy. Dahi. ister istemez Yusuf Bayur gibi vazifeli zevatlarla (Ne Türkçe!). bu kitabın 1933 baskısında da aynen yer alan Çana kkale Savaşı bölümüne yer verdikten sonra. s. 133) de □ General Mac Arthur: "Askerlik dehasıyla insanlık idealini Atatürk kadar nefsinde birleştirmiş bir adamı tanımıyorum. AAMD. S.tek kanıtın bulunabileceğini sanmıyorum. Dahi. Öyküleriyle Atatürk'ün Özel Mektupları. GRYT Ansiklopedisinin yazarları.80.132.132)212 bi an _8 . derleyen.1915 günlü mektup. Deha. hatta bir ulusun kaderini değiştirecek yücelikte bir zafer kazandığı tarihte pek az görülür.70) En iyisi Y. M. olağanüstü hızlı görebilmektir.. sayı 19] □ Mareşal Birdwood (Çanakkale'de Anzak Kolordusu komutanı): "Atatürk kadar kahraman ve yüce gönüllü bir komutan tanımadım!" (Atatürk için Diyorlar ki. başkalarının açtığı aydınlıktan yürüyen liderler kategorisine giriyor.C. TRT'nin de aynı yanlışı tekrarlaması.. Galipoli (İngiliz resmi tarihi). bu iddiası ile başbaşa bırakmaktır. Yine devletin kitaplarının yanında. bir harbin. s. gerçeklerin hiç de şu anlatılanlara benzemediğini görmüşlerdir.8. s. süratli şimşek çakması içinde yaşayan insandır. Devletin resmi tarihi böyle olursa. yıllardır bu hep böyle zannedilmiştir. Ama gençler için M.485'ten çeviren C." (T.Çiller. vatanın bu büyük savaşta hizmetlerine muhakkak surette muhtaç olduğu çok müstesna kaabiliyetli.Kemal Beyin 'Çanakkale Kahramanı' zannedilmesine sebeb olmuştur. bu bölümü şöyle eleştiriyorlar: "Başından beri Çanakkale muharebelerinin seyrini takip edenler.] Öyle ki kendisine takdirimi ve şükranımı tekrar tekrar ifade ettim. Kemal. Resmi tarih.C.. [. s." (Liman Paşanın Enver Paşaya yazdığı 10.F.Kemal Beyi. s.Küçük'ü. Atatürk. Yarbay M. sadece muharebenin değil.

Kaybedilen yerleri de. Conkbayırı'ndan ve Anafartalar'dan çekilerek kıyıya dönmüş.İtilaf Devletleri Gelibolu yarımadasına kuvvetler çıkardıkları zaman.Kemal'in eşsiz dehası sayesinde olmuştur.Kemal'i. önemsiz muharebelerse.Şimdi bu ilk resmi tarihin. şiddetli hücumlar hep sonuçsuz kaldı. Türk neferinin ve Türk milletinin fıtri (doğuştan gelen) fedakârlığını ve yüksek hasletlerini en iyi anlayan ve ondan istifade etmesini bilen M. Conkbayırı muharebesi sırasında bir mermi parçası ta kalbinin üzerine gelmiş iken.307-308)213 Ağırlıklı olarak İngiliz kaynaklarına dayanarak yaptığım özetten ne farkı var bu anlatımın? İngiliz resmi tarihi. bunun üzerine İngiliz ordusu.Kemal kendi inisiyatifiyle derhal Arıburnu mıntıkasına yetişerek taarruz ve düşmanı sahilde tuttu. düşman kuvvetleri yapışıp kaldıkları Arıburnu'nun yalçın yamaçlarından ileri bir adım bile atamadılar. İkinci Dünya Harbi'nde. Hiçbir Fransız politikacısı. resmi tarihimizden çok daha ateşli ve coşkun değil miydi? Ee? • Mısıroğlu'na göre.Kemal'in komuta ettiği bu üç muhar ebeden başka. Çanakkale Savaşı ile ilgili bölümünü aktarıyorum: ".Atay diyor ki: "Mareşal Petain. Türk cephesini yandan.Kemal Bey. demek ki Ç anakkale Destanı gibi laflar da palavra! F. s." (1931 baskısı. Hatta o şeref Petain'in adından ayrılmamıştır. bir milli şeref olarak kalmıştır.167) de bi an _8 . hakaret ve iftira etmeyi düşünmemiştir. Türk'ün talihi onu muhafaza etmişti. Suvla limanı istikametinde. Anafartalar'dan çevirmek için çıkan yüz bin kişilik (Lord) Kiçner ordusu da karşısında M. Petain'in ne kadar kötü bir Fransız olduğuna kendi milletini inandırmak için Fransız tarihinin bir şerefine. Arıburnu. Almanlarla işbirliği ettiği için Fransız vatanseverleri tarafından mahkûm edilerek bir zindan köşesinde ölmüştür. M. hatırlayacaksınız. M. cebindeki saatin parçalanmasile hayatı kurtulmuştu. Yarımadanın boşaltılmasına kadar düşmanın ilerlemek için yaptığı müteaddit taarruzlar. Conkbayırı'nda ve Kocatepe'de (Kocaçimen Tepesi'nde) yaptığı şanlı taarruzlarla Kiçner ordusunu da mağlup etti ve ordumuzun vaziyetini bir kere daha tehlikeden kurtardı. önemli ve savaşın kaderini değiştiren ve etkileyen hiçbir muharebe yok! Bu muharebeler. bu arada İngiliz donanması da yanlışlıkla kendi askerinin üzerine 6 mermi atmış. Vehip Paşanın yolladığı iki alay geri alıvermiş.R.. İngiliz ve Avustralyalı yazarların ve tanıkların değerlendirmeleri bile. Türk Ordusunun Gelibolu Yarımadasında. bizim bu ilk resmi tarihimizden daha fazla övüyor ve yüceltiyor. s. 1933 baskısı. Ağustos günleri. üzerinde durulmayacak kadar basit bir çatışmaydı. Miralay (Albay) M. dünyanın en muntazam ve mükemmel ordularına karşı gösterdiği kahramanca mukavemet ve onları ricate (geri çekilmeye) mecbur ederek kazandığı büyük zafer. M.Kemal Çanakkale savunması ile İmparatorluğun başkentini istiladan kurtardı. M. büyük. Anafartalar ile Conkbayırı muharebelerini de öyle değerlendiriyor.150. sıradan. Fakat Mareşal Petain'in Birinci Dünya Harbi'nde Fransız ordusuna kazandırdığı şeref. s.Kemal'i buldu.." (Çankaya.214 Böyle diyor ama kuzey kesiminde.

98) Bu bir film senaryosu olsaydı. tarihle oynuyor. ne kimse Ayasofya'ya çan takmaya cesaret edebilirdi.. Üstelik 1915'te. Vahidettinci yazar Vehbi Vakkasoğlu'nun bir iddi ası ile bitirmek istiyorum: "Sultan Vahideddin. 185) Yani gerçeği bildiği halde. şahsını korumakla görevli bir taburu.Atay yazmıştır ama anlattığı olay 1919'da geçmiştir. Son olarak. doğru tarih yazımı ve geçerli bir tarih felsefesine başlangıç yapabildiğimi düşünüyorum. Tezler 5. (Çankaya. Vahidettin'i de.Küçük ne demişti: "Üç yurttaşlık bilgisinin doğru olmadığını kanıtlayabilmiş durumdayım.R. cumhuriyetçi ve laik olduğu ya da komünist olmadığı için M. Tarihin tahrifatını (değiştirilmesini) ortadan kaldırarak.C. ordunun kendi şahsını korumakla görevlendirdiği taburu.Ü. Üçüncüsü ise Çanakkale kon usundaydı. 2. s.255) İlk konu Hürriyet ve Vatan Partisi. sadece 2. Bu iki konudaki iddialarının doğru olmadığını görmüştük. bu kararı eleştirebilir.Veliaht'ın şahsını korumak için bir taburun görevlendirilmesi. s. 1. Bunu açıkça yazmak dururken. senarist bu cümleden sonra. hakkıdır. ancak ve belki Hoko Moko kabilesi gibi ilkel bir toplulukta olur. (Son Bozgun.Bizimkiler ise. Ayrıca. şöyle yazardı: "Efekt: Kahkaha sesleri yükselir!" • Çanakkale konusunu. Açıkçası." (T. isted iği gibi ve dilediği yerde kullanamaz.Ü." (T. s. bu olayın 1919'da geçtiğini de biliyor. Neresinden bakılsa. s. Çanakkale Savaşı olduğu sırasında Vahidettin. fütursuzca 1915'e aktarmış. ne de Ayasofya'nın müze yapılması söz kon usuydu.R.136) Vakkasoğlu. kendini de gülünç duruma düşürüyor. de bi an _8 .Veliaht idi. Ayasofya etrafında sipere sokmuş ve şu emri vermişti: 'Camiye çan takmak veya müze yapmak isteyenlere ateş ediniz!' " (Bu Vatanı Terk Edenler.51)215 Nasıl? İki cümlede yedi yanlış! 215) Meraklısı için not: Böyle bir söylenti çıktığını ve halkın telaşa kapıldığını F. Böyle kural dışı olaylar. usulden değildir. ikinci konu Hareket Ordusu idi.15. Vakkasoğlu. gülünç bir masal! Ayasofya 1935'te müze yapılmıştır. meşruti bir Sultan bile.Kemal'in önemini azaltabilmek umudu ile Türk tarihinin kaç şerefini birden hoyratça çiğnemekten çekinmiyorlar! • Y.Atay'ın bu yazısından alıntılar yapmış. s. kısacası tarihin gözünün içine baka baka masal söylüyor. uydurmuş. Çünkü bir başka kitabında F. Bu konudaki iddialarının da gerçeğe aykırı olduğunu görmüştük. mizah sanatını parlatan iki iddiasını daha aktarayım: "Resmi tarihi altüst ettiğimi kabul ediyorum. Vahidettin'e Çanakkale Savaşı'ndan da bir pay çıkarabilmek için olayı. Tezler 5. olmamış ve de olamaz bir olay uyduruyor. Çanakkale Boğazı'nın zorlandığı tehlikeli zamanlarda.

Filistin Cephesindeki ihanetten söz ederken." (Sarıklı Mücahitler.Ordu. Yazarın kasdettiği M.. ilerde de belirtilecektir.Kemal? Mısıroğlu'nun. bir ihanete ku rban gittiğimiz Filistin Cephesi hariç tutulursa. Önce Büyük Doğu'da Dedektif X-1 imzası ve Hakikat başlığıyla yayımlanan ciddi (!) yazıda yer alan iddiaları aktarıyorum: "Şeria nehrinin sağında 4. Vaziyeti birdenbire ve tepeden inme haber alan 4. şimdilik üstü kapalı ifadesine göre. İlerde bu hususu daha açıkça belirtecek: ". İngiliz baskısı oradan.216 meşhur İngiliz casusu Lavrens (Lawrens) aracılığıyla emeline muvaffak oldu. İşte bunun üzerine memleket tek kalemde tepetaklak olmuş ve Mondro s'un imzası zorunluğu doğmuştur..Bu bölgede Türk ordusunu yenilgiye uğratabilmek için İngiliz Entelli -jansı hummalı bir faaliyete geçti.Ordu artıkları. s.Ordu hiçbir baskı görmeden (!) Haleb'e çekilmiş ve orada karargâh ku rmuştur. (Mısıroğlu bu palavraya bir de Lawrens'i ekliyor) Nihayet 31 Ağustos 1918. Hayır.. birdenbire Bisan istikametinde son süratle çekilmeye başlıyor.Kemal'dir.6. İngiliz kumandanı Allenbi ile hususi temaslarda bulunduğunu da bir gün tarih tespit edecektir. Suriye Cephesi □ K. derhal 4. herhangi bir maddi menfaat bahis mevzuu olmaksızın. Yıldırım Ordular Cephesi denilen ve 4. her tarafta başarılı savunmalarla vatanımızı koruyabilmiş olmamızdır.Ordu ise.Sabri'nin iddiasını daha sonra ele alacağım.sayısında.Ordu üzerine dönüyor.Orduya." Bir tek kelimesi bile doğru olmayan. solunda da 7. Haleb'e doğru akmaya başlıyor. Doğrular. işte Dedektif X-1'in bu hezeyanları. M.Mısıroğlu diyor ki: "Önemle belirtilmesi gereken tarihi bir gerçek vardır ki o da. [M.. daha orduların konumunu bile bilmiyor) Bu arada M.Ordunun gerisine düşüyor ve bu orduyu kuşatıp kamilen esir alıyor. cephe üzerinde müthiş bir yarık hasıl olmuş ve 4.Mısıroğlu'nun bu gülünç iddialarının kaynağı.C. General Allenby ve casus Lawrens'le gizlice ilişki kurarak. Ancak Tul-u Kerem mevkiindeki Cevat Paşa birkaç kişilik maiyeti ile zor bela kurtulabiliyor. nasıl ihanet etmiş M. ne de solundaki 8.Ordular var.Ordu ile 8. İngiliz ordusu hemen bu yarıktan içeri dalarak.Sabri'nin genel bir iddiası ile Büyük Doğu dergisinin 25. Albay Lavvrens'in aracılığı. Arapları kasdediyor.168) K. İngiliz Entellijansı (gizli servisi).Ordu. 7. ve 8. Az sonra daha açık yazacak.Kemal Paşanın. ve 8. (Dedektif X-l.30) Sanırsınız ki Mısıroğlu.Orduya ve bilhassa Ordular Grubuna hiçbir haber vermeden ve hiçbir şey sızdırmadan. Birdenbire. miğde bulandırıcı bir laf salatası! Mısıroğlu'nun esin kaynağı. "Dedektif X" imzasıyla yayımlanmış olan yazılı bir hezeyandır. Şam'a doğru mahşeri bir ana-baba akışıyla kulaç atarken. ne sağındaki 4. birbirinden uzakta ve temassız halde kalmışlardır. İhanet. tarih boyunca misli görülmemiş bozgun seli halinde...Ordu. Ordulardan teşekkül eden cepheyi çökertebilmek İçin Yahudi asıllı İngiliz Başkumandanı General Allenbi (Allenby). 8. Vaziyet tek kelimeliktir: Kahhari hezimet (Tam yenilgi)! 4. Peki.217 yenil- de bi an _8 ." (Lozan.7. eski Şeyhülislam M.Kemal'in komutanı olduğu] 7. 1. s.

Ayaklarını paçavralarla sarıp savaşıyorlardı. 303.5 kilo. 11 Eylül tarihli telgrafında her türlü yardımın yapılacağını yine vaad etti. ancak kalın yün kumaş giyen (bunlara paçavra demek daha yerindedir) ve dörtte üçünden fazlasının artık iç çamaşırı da kalmayan Türk erlerinin. her üç orduda her gün yüzlercesi ölüyordu. Subayların çoğu bile düzgün bir ayakkabıdan yoksundu. Topçu cephanesi de o kadar az geliyordu ki bataryalarda hiçbir zaman gereken sayıda cephane bulunmuyordu. Malarya ve dizanteri. Ama bu vaadlerin biri olsun yerine getirilmedi. 1918 Martında Yıldırım Orduları Grubu Komutanı olan Liman Paşa.283. Birkaç aydan beri. Keşif kolları.Kemal-İngiliz gizli anlaşmasını (!) şimdilik bir yana bırakıp Filistin/Suriye cephesindeki savaşın doğrusunu görelim. Azerbaycan'a ve Kafkasya'ya doğru yürütmektedir.lik bir cephede. 307. görevden her defasında. ihtiyat kuvvet bulunmadığı için mümkün değildi. günde ancak 1-1. Yazlık elbisesi olmayan.12.' üç yıl içinde. Tümenlerin mevcutları pek az olduğu için ilk hatlarda az piyade bulundurmak.1917 günlü raporu. o da varsa. boşlukları makineli tüfeklerle doldurmak gerekiyordu. Türk askerleri. arpa verilebilen hayvanlar. M. yırtık çarıklar vardı hatta çok defa bu bile yoktu. bu sıcak yaz mevsiminde pek çok kurban verilmesine sebep oldu. durumu yukarda açıklanmış olan üç Türk ordusu bulunuyor: Akdeniz de bi an _8 . doğrudan tenlerine giydikleri bu kalın kumaş altında ve 55 -65 derece sıcaklıkta. Suriye Cephesindeki acı durumu anılarında özetle şöyle anlatıyor: "Yıpranan tümenlerin geriye alınması ya da değiştirilmesi. kuzeyine kadar çekilmek zorunda kalmıştır. 309. kendiliğimizden geri çekilerek Teberiye gölü ile Yermuk vadisi arasında bir mevziye girmeyi düşündüm ama Türk askerlerinin yürüyüş kaabiliyeti çok azalmış olduğu ve koşum hayvanlarının da artık çekiş kuvvetleri kalmadığı için."220 (s. • Savaşın özeti 218 Türk ordusu savaşa savaşa. yenerek.222) Enver Paşa ise. iyice zayıflamış Suriye ve Irak cephelerini takviye edeceği yerde. ne kadar zahmet çektikleri açıktır. Hayvanların bitkinliği o dereceye varmıştı ki bazı bataryaların birkaç yüz metre içinde mevzi değiştirmeleri için verdiğim emirler bile güçlükle yerine getirilebiliyordu. ölü İngiliz erlerinin ayaklarındaki çizme ya da postalları gıpta ile seyrediyorlardı. çok zaman susuz kalıyor.000'i aşmıştır. Süvarilerin atları da acınacak durumda idi. Sekiz tümen altı aydan fazla bir süredir değiştirilmeden. Daha 1917 sonunda asker kaçaklarının sayısı 300. 306.gi ve General Allenby'nin emeline kavuşması gibi arabesk süslemeleri çıkarın. 312)221 Akdeniz ile Şeria nehrinin doğusundaki Maan bölgesi arasında. mevzilerde kalıp direnmenin daha güvenli olduğuna karar verdim. 294. yenilerek ve gittikçe zayıflayarak. doğudaki iki ordumuzu. Kendi ayaklarında. s. 'Büyük Turan İmparatorluğu' hayali içinde219 İran'a. 95 km. geriye işin özü olan savaş kalır. 295. Bir İngiliz taarruzu başlamadan. 308. Sina'dan Kudüs'ün 50 km. (Liman Paşanın 13. kan içinde kalmış ayaklarla dönüyorlardı. Enver Paşa. cephede bulunuyordu ve altı aydan beri yeni gelmiş hiçbir tümen yoktu. Türkiye'de Beş Yıl.

uçak alanları. FilistinSina Cephesi.368. İngilizler.) Cevat Paşa bunun üzerine istifa ederse de. yarma bölgesinde ise 14 kat üstünlük sağlamışlardır. hastaneler vs. tamirhaneler. Filistin-Sina Cephesi.Kolordu cephesi) yarmaya çalışacak.366. onun gerisinde toplanacak olan 4 tümenli süvari kolordusu. s.000. Türk cephesini. 552 top gücünde.100 tüfekli bir tümenden başka.Kemal Paşanın komutasındaki 7. 20. iki! (Türkiye'de Beş Yıl. M. 56. (F. saldırıya geçmek için İngilizlerden emir bekleyen Faysal komutasındaki Arap birlikleri bulunuyor. (F. depolar.000 kişi. İngilizlerin deniz kıyısından taarruz edeceklerini bildirir. Komutanı Cevat Çobanlı Paşa. Bu kadronun yalnız yiyecek gideri. 8. tüm kadro 400. Şeria nehrinin batı kıyısı ile doğusunda ise Cemal (Mersinli) Paşanın 4. bir tümen ve bir tugaydan kurulu Chaytor Grubu ise.307) Üç ordunun toplam mevcudu ise.620 vd. 623.Belen.223 17 Eylülde. Cepheye kadar günde altı yüz bin galon arıtılmış su akıtan boru hattı ile demiryolu döşenir.000'e yükselir. 622.Ordu cephesine taarruz. kroki 54) 4.622) 7. 40. Filistin -Sina Cephesi. (Filistin-Sina Cephesi.Belen.Ordunun ön hatlarında bulunan ve kuvvetlerine oranla çok geniş bir cepheyi tutan tümenlerinin gerisinde.000 at toplanır.vardı. Ortada.000 tüfek.Ordunun karşısında bulunan. s. 200 km. Cevat (Çobanlı) Paşa durumu hemen Liman Paşaya duyurur ve takviye ister. İkmal noktaları ve birliklerde 6.307. (Liman.Ordu cephesinde 5 kat.Ordu yer alıyor. 100. 20. 2 tümenli öteki İngiliz Kolordusu ise. 8. s. Sağ kanadı denize dayalı olan 22. bunun üzerine.000 deve. bu cepheyi Şeria nehrine y akın bir noktadan (20. 18 Eylül Çarşamba de bi an _8 . 4.lik bir boşluk bulunuyordu. Ordusu. s. Filistin ve Suriye'yi ele geçirmek için çok büyük hazırlık yapmışlardır. Bu kesime 384 top yığılır. 6 tümenli İngiliz piyade kolordusu. süvaride 4 misli üstünler. s. Geri bölgede çalışan işçi sayısı 135.615) General Allenby'nin planı. Bütün cephedeki uçaksavar topunun sayısı. İngiliz cephesinin sağ yanını koruyacaktı.Ordu222 var. s. s. piyadede 3 misli. ortalama 1.615. deniz kıyısından yarmaktır. mevzilerini geride bulunan bataklık bölgeye çekip cephesinin daraltılmasını önerir. Burada menzil birlikleri.000 tüfek.300 tüfek gücünde.Ordu ile 8.Ordunun sol açığında da. 20. günde 43. bu kesimde. s.Kolordunun cephesi) cepheyi yarayacak.' (F. Yüzyılda Osmanlı Devleti. muharebe birliklerinden tamamen yoksun.Belen.Ordu cephesinin sağında bulunan 22. Tümenler.Ordu cephesine taarruz edecek. amele tabur ları. 10 km. Liman Paşa bu istek ve öneriyi kabul etmez. 314. asıl taarruzdan bir gün önce.320) İngilizler ise.lik yerden (8.Türk KolordusununKomutanı Albay Refet (Bele) Bey.385 İngiliz altınıdır. açılan gediklerden Türk cephesinin gerisine sarkacaktır. s. (Filistin-Sina Cephesi. Genel olarak. 67. ortadaki 7. Yüzyılda Osmanlı Devleti. ne Ordular Grubu Komutanlığının ve ne de orduların elinde yedek kuvvet bulun uyor.000 muharip er ve sadece 20.000 motorlu araç. 11.tarafında 8. s.000 kılıç.331) İngiliz ordusu. s.Yüzyılda Osmanlı Devleti.616) "7. 35. 8. otomobil kolları.Orduya sığınan Hindli bir çavuş.Ordu emrindeki 1." (Türkiye'de Beş Yıl. ayrılmadan olayların içinde kalacak ve ordusunun dağıldığını görecektir.

Kemal. saat 03.vd. bir kısım maiyeti ile de bi an _8 .Orduların arkasından geçerek. (Türkiye'de 5 Yıl. oradan buradan tasarruf ettiği birlikleri. s.Ordu Komutanı M.Ordu Komutanı. Tul-u Kerem yönüne sevk eder. İngilizlerin durdurulması mümkün olabilirdi" diyor. s.Kolordu (2 tümenli) bulunuyor." (Filistin-Sina Cephesi. 8. (Filistin-Sina Cephesi.Kolordu (2 tümenli). yolları insan ve hayvan ölüleri ve nakil vasıtası parçalarıyla doldurur.319) Bu arada bir İngiliz süvari tümeni.635) Fakat 20 Eylül sabahı. Gün topçu ateşi ile geçer.Alay. (FilistinSina Cephesi. 316) 07. gaz mermileri kullandığını bildirir. Ordular Grubunun sağ yanı.224 Bundan sonraki harekât için düşüncemse. birçok kez karşı taarruza kalkarak düşmanı durdurur. (Filistin -Sina Cephesi.632) Liman Paşa. düşman topçusunun. "Yarım saatte bir değişen İngiliz uçak filolarının attıkları bombalar. s. Liman Paşa. (F. İleri hatta bulunan 163. (Türkiye'de 5 Yıl. s. araçlar Tul-u Kerem'e (kuzey doğuya) çekilirler. piyadeler. her türlü düşman hareketine açılır.319) 8. 20." (FilistinSina Cephesi. komşu Ordu Komutanlıklarına ve Yıldırım Ordular Grubuna bildirir. Aynı zamanda. Refet Bele'nin komuta ettiği 22. sağ kanadı açıkta kalacak olan ortadaki 7. s. (Filistin-Sina Cephesi. Düşman cepheyi yarmayı başaramaz. s. iki zayıf tümen tarafı ndan tutulan birinci hat mevzileri.Ordunun.30'da. ve 7.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Oysa 8. sol kanadını da (16. fakat Bisan geçidinin güvence altına alınmasını." (Liman von Sanders. ve 19. Şeria nehrine yakın kesimde de Ali Fuat (Cebesoy) Paşa komutasındaki 20.Kolordu cephesinde.Kolordunun özellikle sol kanadına yüklenir. Ordular Grup Komutanlığından. s.368) "Bu kararını. Asıl süvari kitlesi ise kuzeye ve doğuya doğru ilerler. 05. topçular.45'te.633)225 Liman Paşa. 20. kroki 55) İngilizlerin asıl ve kesin sonuçlu taarruzu. kroki 55) Tul-u Kerem kısa zamanda mahşer yerine döner. açılan kıyı yolundan kuzeye doğru hızla ilerlemeye başlar.Ordunun sağ kanat birlikleri. çok yoğun topçu ateşiyle yıkılır.Tümenler ile Alman Asya Kolu) geceleyin geriye çekeceğini bildirir. k arargâh dağılacaktır. tehlikeyi o kadar y akın görmediği için erteler. 8. 7.Ordu cephesinde. (Filistin-Sina Cephesi.Ordu cephesinde başlayacaktır. saat 17. Düşman gece.629) 20. Türkiye'de 5 Yıl.günü başlar. Şeria nehri üzerindeki Bisan geçidini tutması tehlikesi belirmiştir. s. Türkiye'de 5 Yıl. Asıl kitlenin.630. Ordular Grubu Komutanlığına. 19 Eylül 1918 Perşembe günü. s. sağda Albay İsmet (İnönü) komutasındaki 3. sonraki harekât için direktif ister. deniz kıyısından ilerleyen İngiliz Süvari Kolordusunun bir kolu. solda. 19/20 Eylül gecesi.30'da İngiliz Süvari Kolordusu. (Liman von Sanders. İkinci hat me vzileri de yer yer çöker ve cephe yarılır. tutulacak olan bu hattın kesin olarak savunulmasından ibarettir. özet olarak şu direktifi verir: "Ordu için gösterilen gerideki savunma hattıyla aynı fikirdeyim. 8.631) Bunun üzerine.Kolordunun sol kanadındaki 26. "Eğer geride biraz ihtiyat kuvvet bulunsaydı. s.320) Liman Paşa.Belen. Tul-u Kerem'e girer. ve 7.632.. Tümen.30'da Ordular Grup Karargâhının bulunduğu Nasıra'yı basacak. önceden hazırlanmış olan ikinci hatta çekilmeye karar verir.314. daha geniş bir çekiliş durumunda kullanabileceği tek güvenli geçit budur. s. s.

637) 8.636) 8. cephesine yönelmiş düşman taarruzuna direnmeye çalışmaktadır. Karargâhın geri kalanı da saat 18. (Fili stin-Sina Cephesi.Kolordu karargâh mensupları. 3. Bisan'ın tutulduğu anlaşıldığından. (Filistin-Sina Cephesi. s.Ordu o gece çekilip yerleştiği yeni mevzilerde. Ordunun Nablus'u boşaltarak Beyt-i Hasan'a gideceği. devrilen araçlar yolları tıkar.657) de bi an _8 . Bisan kesimine ulaşır. Emir Faysal komutasındaki Arap birliği de demiryollarını ve haberleşme hatlarını sabote ederek İngilizlere yardım etmektedir. 8.Ordu karargâhı düşman süvarisinin taarruzuna uğrar.227 Yolların tıkanmış olması.Ordu karşısında bulunan Chaytor Müfrezesi. Nablus'daki askeri ve sivil makamlara duyurulur. önceden haber verdiği hattın da gerisine çekmeye k arar verir. Bisan'ın güneyinde.) Bu sırada 7. taşınamayacak malzemenin tahribini. görüş birliğine varırlar. M. çekilişi çok ağırlaştırır.30'da ulaşacaktır.30'da Taberiye'ye ulaşır. (Filistin-Sina Cephesi. s.45te. Durum birlikte değerlendirilir.Ordu Komutanlığına saat 13. Giderken. 3. 654) Kalabalık filolar halindeki düşman uçakları. Kurmay Başkanı ile birkaç subay ve 20.645 vd. Komutanlar. Bu bilgi. ve 7. henüz savaş yeteneğini yitirmemiş bazı birliklerinin bulunduğunu öğrenince. Bir kolu akşama doğru. (Filistin-Sina Cephesi.Kemal Paşa. en kısa yoldan Şeria'nın doğusuna geçilmesi gerektiği düşüncesinde.641. Nablus çıkışında. 4. (Filistin-Sina Cephesi.Ordunun. s. bunların başına gitmeye karar verir. 21 Eylül günü öğle üzeri. Akşam üzeri M.Ordunun elde kalan birlikleri de dağınık bir biçimde Tul-u Kerem'den Nablus'a çekilmektedir.641) 7.Kemal. Bisan geçidi ile kuzeyindeki köprüyü denetimi altına alır. (Filistin-Sina Cephesi.647) İngiliz uçakları.Ordunun yeni durumuna uymak için 13.Nasıra'dan ayrılır.Kolordu karargâhına uğrayıp bu kararı bildirmeyi de ihmal etmez. s. Cevat Paşa ve Refet Bey. tutsak olmaktan güçlükle kurtulurlar.649.Ordu karargâhına gelirler. düşman taarruzu şiddetle devam ettiği için elinde kalan son birlikleri.Ordu Komutanı Cevat Paşa. 642) 8.Kolordu birliklerini de sürekli hırpalamaya başlamışlardır.226 Bu sırada İngiliz Süvari Kolordusu durmadan doğuya doğru ilerlemektedir. Şeria nehrinin doğusuna geçmek ve geçitleri tutmak için taarruzunu şiddetlendirir.Ordu Komutanı Cemal (Mersinli) Paşa ile bağlantı kurabilir. (Filistin-Sina Cephesi. çekilmenin güvenliği için alınacak önlemleri bildirir.00'de yürüyüşe geçer. 7. 659)228 8. ve 20. Öbür kolu ise 8. 8. (Filistin-Sina Cephesi. s. daha gerideki bir hatta çekilmelerini emreder. Cemal Paşa birliklerini kuzeye çekmeye hazırlandığını bildirir. komşu birliklerle bağlantıyı koruyarak. (Filistin-Sina Cephesi. 8. 7. iki kolordusuna.Ordu Komutanı. emir subayları ve Kurmay Başkanıyla Beyt-i Hasan'a hareket eder. Cevat Paşa. s. Ancak 4. s. 15.Ordunun kuzeye çekilme yolunu (C enin) keser. s. Şeria nehrine doğru vadilerde ilerleyen düzensiz birliklerini yakalar ve üst üste saldırarak ağır kayıp verdirir.Orduların belli başlı bütün çekiliş yolları kapanmıştır.Ordunun iki kolordusu savaşarak yeni hatta çekilmektedir.

Kolordu ve tümen karargâhları ile zayıflamış birlikler. nehri geçecek birlikleri korumak üzere artçı bırakılarak. zorlukla nehri geçer. Asker bitkin ve. (Filistin-Sina Cephesi.675)230 24 Eylül sabahı savaşarak geçitlere yanaşırlar. 4. Dera kesiminde de bi an _8 . Ama Bisan'dan doğu kıyısına geçmiş bir düşman süvari birliği ya klaşarak. top ve makineli tüfek ateşi altında ve savaşa savaşa gerçekleştirilir. Düşman topçusu da. (Filistin-Sina Cephesi. yolsuz ve uçurumlu bir bölgeden geçilecektir.Kolordudan ise haber yoktur. s.Kolordu.667) Biraz güneyde bulunan 20. Bir yerleşim merkezine ulaşmak için Aclun dağlarını aşmak üzere dinlenmeden yola çıkarlar. (F ilistinSina Cephesi. Bazı komutanlar muharebeye son verilmesini isterler. geçitleri tutan düşman süvarisini yarmak ve zorla nehri aşmak için harekete geçilmesini emreder.673. s. Bugün bazı küçük birlikleri ile doğu kıyısına geçmiş olan 8. (Filistin-Sina Cephesi. onun bilgisinden yararlanmaya karar verilir.Tümeninin süv ari bölüğü komutanı. Albay İsmet. Kuzeydeki tümenin öncüsü düşmanla çatışmaya girer. "Böyle bir tutanağı getiren kişiyi öldüreceğini" söyleyerek yılgınlığı bastırır.Kolordu birlikleri de sahra toplarını tahrip ederek. 50-60 metre genişliğindeki nehrin geçilebilir yeri. 22 Eylül gün ağarmadan nehir kıyısına ulaşılacaktır.676) 7. s.Keşifler. soyunmuş erlerin tuttukları iplerle işaretlenir ve hayvanların ya da erlerin sırtında karşıya geçilir. nehir kıyısına ulaşmak için yürüyüşe geçilir.672) 4. Albay İsmet teslim olmanın askeri namusla bağdaşmayacağını söyleyerek reddeder. Düşman süvarilerinin. Cephane çok az kalmış. yeniden 7.açtır. kuzeyden ve güneyden kuşatılmak üzeredir. 3. İki tümen geçitlere doğru ilerler.Ordunun Şeria batısında bulunan 24. su ve yiyecek bitmiştir.Ordu karargâhına gelir. (Filistin-Sina Cephesi. teslim tutanağı hazırlandığını öğrenince. (Filistin-Sina Cephesi.Ordunun güney kanadında bulunan bazı birlikler ve perakendeler de 7. s.Ordunun birlikleri ile İngilizlere ve Araplara tutsak vere vere geriye çekilen. gecikmiş 4. 22/23 Eylül akşamı yola çıkılır.229 Geçiş gün doğmadan sona erer. doğusunda ve batısında düşman hareketlerinin çoğaldığı nehrin uzak bir noktasından (İrbit üzerinden) geçerek kuzeye çekilmeye karar verir.Ordunun kalan birlikleri ve kurtulabilen geri birimler.Süvari Tümeni. doğu kıyısına çıkmayı başarırlar. Geçişin korunması için gerekli düzen alınır. Şeria'ya yaklaşmaya çalışmaktadır. 23 Eylül günü. Ayrıca bir süvari birliği de bu tümene saldırır. Disiplini sağlamak için sert önlemler alınır. Dağlık. M. kolordu ile nehir arasına sokuldukları görülmektedir.231.657) 21/22 Eylül gece yarısı. Bisan güneyindeki kesimden.Kemal. artçı olarak bırakılmış Süvari Tümenini geri atacak ve doğu kıyısına geçebilmiş olan bu askerlerin bir bölümünü yok edecektir. Geçiş.Ordu Komutanı Cevat Paşa. Şeria nehrini geçmenin mümkün olmadığını göstermektedir.Ordu karargâhına katılmıştır. zikzaklı bir yol izlemekt edir. 3. kaçak toplama ve alım işleri dolayısıyla çevreyi iyi tanıdığını açıklayınca. s. Gerisinde harekete elverişsiz bir arazi bulunan bu kolordu. Geçit. güneydeki tümenin geçit yerini ateş altına alır. s. kroki 57) Bu sırada 3.

(Filistin-Sina Cephesi. Şimdilik. □ Mısıroğlu'nun bu savaş hakkındaki şaşırtıcı iddialarını. Fakat bu safhalarda M..Kemal Genelkurmayın Almanlara teslim edilmesine ve savaşa girilmesine gerçekten karşıydı. İngiliz aleyhtarı olduğu anlaşılıyor. neden İngiliz taraftarı olmayı gerektirsin? Mısıroğlu'nun yazılarından. Savaşın hesapsız idare edilmesine de karşı çıkmıştır. böyle temelsiz.Kemal gizlice anlaşıyorlar. doğrularıyla birlikte topluca aktarıy orum: "M.Kemal Paşayı Rayak'a çağırır ve Rayak Cephesi Komutanlığına atar. IRA ve Sinn Fein taraftarı olarak mı kabul edeceğiz? Karşıt gücün yanı nda yer almak.. s. belgelere dayalı gerçek hikâyesi bu.. s. c. Rayak'ta kuvvet toplamaktadır." (Hilafet. Kurtuluş Savaşı içindeki M. Bu ağırlıkta bir iddia. ayrıca Lozan. değişik kitaplarından derleyerek biraraya getirmeye çalıştım. b. binnetice (sonuç olarak) İngiliz taraftarı mevkiine sürüklendiği malumdur (!). Sofya'da. Hilafetin amansız düşmanı olan İngilizlerle bu paralelliğin.370. Enver'in sağladığı Alman desteğine benzer bir destek sağlayarak. M. Filistin Cephesinde de devam ettiği. s.Kemal Sofya'dayken.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Üçüncü ve Dördüncü Bölümlerde ele alınacak.Kemal-İngiliz anlaşmasına sonra yeniden değinmek üzere Mısıroğlu'nu okumaya devam edelim: de bi an _8 . İngiliz süvari kolordunun takibi.232 Vahidettin de savaşa karşıydı. öyleyse onu da. devlet kademelerinde bir yere. 1.233 2) Enver'in ve savaşın karşısında olmak. 20. kaçınılmaz bir şart mıdır? 3) Yazarın iddialarına göre: a. onun ve Almanların aleyhtarı. Haleb'in düştüğü 25/26 Ekim 1918 gününe kadar sürecektir. birçok yerde yayımlandı. bilinen (!!!) bir husustur. 'malumdur' deyip geçiyor.690. sırf bir mevki elde etmek için İngilizlerle ilişki kuruyor. Filistin-Sina Cephesi.338) Savaşın ve Şam'a kadar çekilişin. onunla Türkiye'nin gelecekteki kimliği üzerinde anlaşmanın gereğini ortaya çıkarmıştır. s. 107) 1) M.Bu konudaki yazı ve açıklamaları.142 vd. hilafet ve buna benzer meselelerin söz konusu olduğu söylenemez. Ancak olayların gelişmesi. Türkiye'de 5 Yıl. mesela Harbiye Nazırlığına gelebilmekti. sağır sultan bile duyardı. Amaç. (F. kanıtsız ileri sürülür mü? Vahdettincilere özgü bir yöntem bu. Çekiliş.Kemal Paşanın. Arap birliklerinin ve yağmacı aşiretlerin saldırıları altında.682) Liman Paşa.C.Kemal'in bir mevki elde etmek için İngilizlerle ilişki kurduğu iddiasına değinmek istiyorum: Yazar bu konuda hiçbir belge ve tanık göstermiyor. 28 Eylül günlü yazılı emriyle M. İngilizler ile M.Kemal-İngiliz ilişkileri.Kemal'in Anadolu'ya gitmesi söz konusu olunca. M.biraraya gelirler. M..Kemal'i Anadolu'ya gönderebilmek gibi önemli bir rol sahibi kılınca. s. s. Bu paralellik Filistin/Suriye Cephesinde de devam ediyor. dayanaksız.Kemal ile İngilizler arasında. davul zurna eşliğinde açıklar. Türkiye'nin gelecekteki kimliği ve hilafetin yarını üzerinde. M.Belen. olsa olsa. Elinde belge olsa. M.

çöllerden aşarak.Ordu Kumandanı olarak Nablus'a gitti. (!)" "Bu hezimet. Liman von Sanders'ti.." (Atatürk'ün Hatıraları.Ordu kumandanı Cevat (Mersinli) Paşa. 7. 7. Ama M. M.Kemal Paşanın. aslından değil de. 1.Kemal‘in anlattıkları ile Mısıroğlu‘nun Abdülaziz Hanci‘den aktardıkları arasında büyük fark var. Hakikat anlaşılmıştı fakat neye yarar? Anlatılması uzun sürecek güçlükler içinde.174) Yani Türkçesi ve aslı varken. Ordulara haber vermeden. ve 8. 8.. Benim ordumun sağ kanadındaki ordu esir oldu ve boş kalan bu cepheden geçen düşman süvarileri.atmış ve burada 3. (Lozan.234 bu cephede o kadar ani bir çöküş oldu ve bu hal. ordumu Şam'a kadar getirebildim.Kolordu Kumandanı İsmet (İnönü) Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kalmıştı.65) (3) "Ordumun sol kanadı bozuldu ve esir düştü" demiyor. Ama ikisinden birinin. 1926‘da. 8.Ordu Kumandanı ise M.Kemal'in söylediklerinin aslı şu: "Gece muharebe ile geçti. nehirlerden geçerek. yalanla gerçek arasındaki kadar büyük fark var! Bu fark. Cephe genel karargâhı Nasıra'da bulunuyordu. Buradan düşman süvarisi geçti. Hakimiyet-i Milliye ve Milliyet gazetelerinde yayımlanmış. bi an _8 . Gerçekten. Abdülaziz Hanci adlı Mısırlı bir yazarın. s. 7.Kemal‘in bu savaşla ilgili anıları.Kemal Paşanın ayrıntılı açıklamak istemediği olayların içyüzü şudur" deyip yazısına devam ediyor. Liman von Sanders'in karargâhını bastı.Kemal Paşa idi.C. 4. karargâhından kalpağını bile alamadan kaçıp kendini Şam'a zor. 1.. ve 8. Abdülaziz Hanci'den mi kaynaklanıyor. Burada çekilen zorlukların açıklaması uzun sürer. M. devletimizi Mondros Mütarekenamesini imzalamaya mecbur bırakan bu hezimet esnasında. "M. Mısıroğlu. ani bir şekilde ricat etmesiyle ortaya çıkmıştır. ayıp ettiği açıktır. s. Ordumla sahralar ve nehirler geçerek..Kemal‘in bu savaşla ilgili anı ve açıklamalarını.Kemal Paşa. Önce bi rkaç hususu açıklamak gerekiyor: 1) M. Onun cepheye gelmesinden sadece birkaç gün sonra İngilizler yeniden taarruza geçtiler. anıların Arapçasını yeniden Türkçeye çevirip kullanıyor. yoksa Mısıroğlu mu böyle çevirmiş. 4. 2) M. Kendisi diyor ki: 'Bu gece şiddetli bir muharebe ile geçti ve ordumun sol cenahı (kanadı) bozuldu ve esir düştü.C. devamını sonra aktaracağım.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşa.□ Mısıroğlu devam ediyor: "Filistin Cephesi'nde üç ordumuz vardı.Ordu Kumandanı M. (!) Bu de □ "M. Şam'a ricate mecbur oldum. İkisinin arasında.' " (Lozan.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşa. Liman von Sanders'in karargâhına kadar ulaştı. "ordumun sağ kanadındaki ordu esir oldu" diyor. sağ ve solundaki 4. 31 Ağustos 1918'de (Mısıroğlu da hiçbir savaşın başlama tarihini bilmiyor !).Ordulardan kurulu olup Yıldırım Orduları adını alan bu kuvvetlerin Cephe Kumandanı. 7. s. kestirmek zor.174) Mısıroğlu.. o derece süratli bir bozguna yol açtı ki kilometrelerce geride bulunan Ordu K umandanları bile canlarını güçlükle kurtarabildiler.Kemal‘in anılarına dayanarak yazdığı Arapça ‘Müzekkerat-ı Kemal Paşa‘ adlı kitaptan çevirerek aktarıyor. sonra kitap olarak da çıkmıştır.

" (Hil afet. Çünkü Yıldırım Ordular karargâhı. s. Şam'a bıraktığımız kuvvetler İsmet Beyin. yani ancak 25 günde (?) geçilebilecek bir yolu süratle aşıp Halep'e gelen M. s.145 vd.Kemal Paşa.Kemal Paşa. 1. s.' 236 Gazetecilere (M. Halep'te topl amak ve orada yeni bir karar vermek lazım geliyordu.Kemal Paşa da sekiz kişilik maiyeti ile resmi e lbiselerini bile giyemeden (!). Hilafet. 730.Ordunun ani ve habersiz ricati ile (!) cephede açılan boşluktan saldıran İngilizler..000 ölçekli Andrees atlasında bile bulamadım.' demektedir. Fakat bu unvan da onun Halep civarında yeni bir müdafaa hattı teşkil ederek düşmanı du rdurmasını temin edemedi.Kemal'in emri üzerine Halep'ten çekilen. s. Cephe kumandanı tayin edildi. burada kendi ifadesine göre.Atay ile Mahmut Soydan'ı kastediyor herhalde) bir askeri emir gibi not ettirilmiş bulunan bu sözlerin man ası açıktır: 'İstikamet kuzey. (3) M.720. bu olayı gazetecilere şöyle anlatmıştır: 'O gece şunu anladım ki. daha geride bulunan Adana'ya çekti.Kemal'in anılarını anlattığı F." 238 "Gerçekten altı yüz kilometrelik (?) mesafeyi. Rayak civarındaki kuvvetler ise Ali Fuat Paşanın emrinde ve bu kuvvetlerin hepsi şimale doğru hareket etsinler. 1935 baskısı. s. yorumladığımız gibi olduğunu M. Rabat Fas'ta bir şehir !) gelen M. 2) M. orada harp edeceğiz!. karargâhını 200 km. 'Umum Cenup Orduları K umandanı sıfatıyla (?) M.) Mısıroğlu'na göre Suriye savaşı böyle olmuşmuş.Kemal Paşa da doğrulay arak. 22 Ekimde Halep'ten ayrılarak 24 Ekim Perşembe günü Adana'ya gelmiş bulunuyordu. Binaenaleyh mecnunane bir emir verdim. yer adları indeksi de bulunan. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı değil. Türkiye'de 5 Yıl. Doğrular: 1) Baş kısımdaki uydurmaların doğrusunu daha önce belirtmiştim. Bu döküntüleri Suriye'nin kuzeyinde.. yanında (?) bulunan şoförüne işaretle yavaşlayan otom obiline atlamış. atlarken de Halep Kumandanına emir vermiş: 'Halep ve civarındaki kuvvetleri şimale çekin.728. (Filistin-Sina Cephesi.açıldığı bir sırada. herkes başının çaresine baksın!'237 Filhakika bu emrin hakiki mahiyetinin. bütün kıtaat ve cephelerde kumandanlık kalmamıştı. Kalan kuvvetlerin kumandasını Cemal Paşa'ya terk ederek235 trene atlayıp Rabat'a (Doğrusu Rayak'tır.176 vd.suretle merkezi durumdaki 7. Yedinci Ordunun isminden ve bazı döküntül erinden başka bir şey kalmamıştı. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı Halep'ten Fatıma'ya (?) naklolundu ve Yıldırım Ordular Kumandanlığına." (Lozan.. sağ ve soldaki Yedinci ('Sekizinci' demek istiyor ama zihni yine dağınık herhalde) ve Dördüncü Orduları arkadan kuşatarak (!) yetmiş beş bin esir ve üç yüz yetmiş beş adet top ele geçirmişlerdir.' 240 "Bu emir üzerine. 30 Ekimde ise Raco'ya alınır.351) 7. (Filistin-Sina Cephesi. kendisini Şam'a atmış (!). 25/26 Ekim akşamı Halep'ten Katma'ya.Kemal Paşa..Kemal.Ordu karargâhı. 734) Fatıma adındaki yeri. 7.Ordu karargâhıdır.C.R. 'ahalinin hücumuna uğramış ve sokak muharebeleri yapmış!'239 Kendisine ateş. 'Bu hareket amelî idi. fakat burada da duramamıştır. s. 1/ 400. daha önce. 'Umum Cenup Orduları Kumandanı' gibi bir unvanla 'cep- de bi an _8 .146} "Diğer kumandanlar gibi M.

Kemal görevi devralmak için oraya gitmiştir. Liman Paşadan Adana'da devr alır.0rdu Komutanıyken.Mücahitler. Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığına tayin ol unur241 ve görevi. S. şehrin batısından kuzeye çekildiler. 20. karargâhını 200 km. bu konuda ne yazıyor: "M. Halep civarında yeni bir müdafaa hattı teşkil ederek düşmanı durdurmasını temin edemedi. M. (Türkiye'de 5 Yıl. karargâhını Adana'ya çektiği ifadesi de yanlıştır.95. aynen alıp yayımlamış. kendi komutasındaki üç ordunun (4.C. Üçüncü ve Dördüncü Bölümde ele alınacak. M. Bundan sonraki günlerde M. Bakalım Liman Paşa. "M. s.730) Ayrıntılar üzerinde. yazarın gerçekleri sürekli olarak saptırıp çarpıttığını belirtmek için duruyorum. Dilipak'ın yazmaktan ve konuşmaktan.Kolordu adını alan bu tümenler.□ A. (Son Bo zgun. Ama bu gizli ilişkiyi. daha ayrıntılı bilgi için Filistin-Sina Cephesi. Eski Şeyhülislam.45'te düşmanın dört süvari alayı. 1. birçok taarruza uğradı ama hepsini geri püskürtmeyi başardı.353.Mısıroğlu.)243 K. 7.Kemal ile İngilizler arasındaki şu gizli anlaşma masalına değinebiliriz." diye yazıyor.Dillipak da. zırhlı otomobiller ve piyadelerin de katıldığı bir taarruz yaptı. _8 . Yıldırım Ordular Grubu karargâhı çoktan Adana'daydı. yazım yanlışlarıyla birlikte. 26 Ekim sabahı.Kemal-İngiliz ilişkisinin son perdesi. (K.Mısıroğlu bu senaryoyu pek sevmiş. s. s.Kemal'in. daha geride bul unan Adana'ya çekti' diyor ki bu da tamamen uydurmadır. Bu sebeple de senaryoyu. 7.Kemal Paşanın 7. düşmanı Halep kuzeyinde durdurmuştur.Sabri Efendiye göre Kurtuluş Savaşı.Kemal Paşa.) • Artık M.242 Filistin-Sina Cephesi. doğruları öğrenmeye vakit ayıramadığı anlaşılıyor. Sofya'dan başlatıyor.Sabri Efendi'nin yazısı ve M. ve 11. Sadrazam A.s.İzzet Paşanın emri ile 30 Ekim günü.Kemal Paşanın kurduğu savunma hattı. inandırıcı olmayacak.726-730) Tamam mı? M. akşama doğru şehri (Haleb'i) boşalttı. Haleb'in 8 km. kuzeyindeki Höyük Tepeleri'nde mevzilendiler.45-47) bi an he kumandanı' tayin edilmemiştir.Tümen. 1." (Türkiye'de 5 Yıl.ordu) kesin olarak imha ve tasfiyesi ile sonuçlanmıştır.7 ve 8. (CG Yol. Peki. 4) 'Fakat bu unvan da onun. her zamanki gibi hiç d enetlemeden. Mısıroğlu'nun yazdıklarını. birdenbire Kurtuluş Savaşı'yla başlatmak. s. Yıldırım Ordular Grubu Komutanının Liman Paşa old uğu gerçeğini gözardı ederek.352. bir saat süren çarpışmalardan sonra bu taarruzu kırdı. Buna bir 'evveliyat' uydurmak gerek. s.Tümenler.31.. Ali Fuat Paşanın k omutası altında bulunan ve Bedeviler tarafından yakından takip edilen 1. s. İngiliz işbirlikçisi ve 150'liklerden M. belge? Yok ama ne de □ Vehbi Vakkasoğlu. M..Ordusu.Ordu Komutanı M. Saat 10.Kemal'in son Filistin görevi.Kemal ile İngilizler arasındaki gizli anlaşmaya dayanan bir oyunmuş.

ya bu tür iddiaları zırva buldukları için susarlar ya da bir tartışmaya bulaşmamak için karışmazlar. Teklif neticesiz kalıyor. 1) Ne zaman olmuş bu olay? Büyük Doğu yazarına göre. önüne ne koysan yer. senaryosuna bir de Suriye Cephesini ekliyor. M. ―günün birinde‖!Yani tarihi belli değil. Belgeler. bilenler de. İngilizlerle anlaşma teklifini şu surette nakletmiş ve bu neşriyat tekzip edilmemiş bulunmaktadır: 'Günün birinde M. harp tarihleri. İngiliz'lerle anlaşmaktır. 'Enver'den şikâyet etmiş ve İngilizlerle anlaşmak gerektiğini' söylemiş. □ Mısıroğlu.önemi var. araya da Entellijans Servis. Mısıroğlu.1.. Yıldırım Orduları Levazım Reisi Merzifon-lu Miralay (Albay) Ömer Lütfi Bey (İstiklal Harbi sırasında Nafıa Vekili) ile Ordular Grubu Erkan-ı Harp Reisi (Kurmay Başkanı) Diyarbekirli Kazım Paşayı nezdine (yanına) çağırıyor ve diyor ki: 'Enver Paşanın idaresi. s. gerçeklere aykırı bir biçimde anlatmaya koyuluyor. Büyük Doğu dergisindeki yazılı hezeyanda yer alan şu ayrıntıyı da aktarıyor: "8 Eylül 1950 tarih ve 25 numaralı Büyük Doğu dergisi. de bi an _8 .Kemal Paşa. okuyucu nasıl olsa kurcalamaz. bu uyduruk yazının 'yalanlanmamış olmasını'. Bu hale göre iki ihtimal var: Ya bu olayı başka birinden duymuş (Bunu da açıklamıyor. (İşbu Ömer Lütfi Bey. anılar var ama önemli değil. ciddi belgelere dayanılarak yazılır. Büyük Doğu dergisinin tarih polisi Dedektif X-1. o zaman hayatta bulunan Ömer Lütfi Bey adında bir zatın muh atap olduğu. nasıl olsa kimse araştı rmaz.)' " (Lozan. iman ve namusu ile tanınmış bir zattır ve elyevm (şimdi) sağdır. bu iki kişiyi Nablus'a çağırmış. 3) İddiaya göre. her iki asker de bu teklifi şiddetle reddetmiş ve böyle bir hareketin korkunç bir şey olacağını sö ylemiş ve yerlerine gitmişlermiş. doğruluğunun kanıtı olarak ileri sürüyor. 2) Peki. Her yazı yalanlanır mı? Hele böyle bir saçmalamayı kim ciddiye alıp da yalanlar? Tarih. bu inanılmaz hadis eyi naklederken. Dedetif X-l'nin masalından yararlanarak. bunu elbette altını çizerek belirtirdi. bu tür hezeyanlara değil. Bir kurcalayan çıkarsa. araştırmalar.' Sonra? Şiddetle reddettikleri bu ihanet teklifini Harbiye Nazırlığına. olduğundan başka türlü anlatmak gerek. çünkü böyle yalanı her babayiğit söyleyemez) ya da ve açıkçası.175) Şu palavranın üzerinde biraz duralım. Genelkurmaya. tarihten sıkılmadan. Ama bu yetmeyeceği için savaşı da. Bu v aziyetten kurtulmak için tek çare. Ömer Lütfi Bey ya da Kazım Paşadan öğrenmiş olsa. onun da çaresi var: Lafazanlıkla işi boğuntuya getirmek ve hakaret etmek!244 Ve savaşı. Başka hiçbir çıkar yol kalmamıştır!' Her iki asker de bu teklifi şiddetle reddediyor ve böyle bir hareketin korkunç bir şey olacağını söylüyorlar ve yerlerine gidiyorlar. orduyu ve vatanı her yerde felakete sürüklüyor.C. uydurmuş. bilgiyi kimden almış? Bu da belli değil.Kemal. Albay Lawrens gibi bazı esrarlı sözcükler sokuşturuyor.

Liman Paşaya.Ordunun ani ve habersiz ricati ile cephede açılan boşluktan İngilizlerin saldırdığı". trene atlayıp Rayak'a geldiği. Sakarya Savaşı sırasında Başkomutanlık Bürosu Başkanı. cepheye yayılmış iki kolordusunu (4 tümenini). O geniş cephede. niye gereksiz yere bunlara açılmış? Ve bir Ordu Komutanı.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşanın. Sonra? Kolordu Komutanları. (27. bu tümenlerden birinin.Kemal Paşanın. tek başına karar vererek. kendisini Şam'a attığı. ve 8. anlatmayacak.Kutay'ın yayımladığı. tümenlere.958 10. M. bunlar da so nradan İngiliz ajanı mı oldular acaba? Ömer Lütfi (Yasan) Beyin.Kolordu Kumandanı İsmet Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kaldı- de bi an _8 . ani olarak nasıl geri çekebilir ? Bu kararının gerekçesini Kolordu Komutanlarına nasıl açıklar? Böyle bir şey olamaz ya.Ordulara haber vermeden. kendini Şam'a zor attığı ve burada 3.11. cildinin 10. yazmayacak. hiç kimse konuşmayacak. C. bu yüzden Türk ordusu bozguna uğrayacak ama bu olayın hiçbir yankısı." "8. dört tümen ve bütün bağlı birlikler. sebepsiz ve gereksiz yere. Ordular Grubu Komutanı. iki yanındaki ordulara haber vermeden.1920 -14. gereksiz.Kemal neden bu etkisiz iki kişiye açılıyor? Ne kuvvetleri var. iki ordu komutanı. M. Kolordu Komutanlarına. "Ortadaki 7.Savunma Bakanlığı Müsteşarı. 'komşu birliklerden gizli olarak geri çekilmeleri' için emir verdiğini varsay alım. tümen komutanları da alay komutanlarına yollayacak.12.1921)248 Kazım Paşa (İnanç) da. 3. burada da duramayıp kalan kuvvetlerin kumandasını Cemal Paşaya terk ederek.246 Bütün bu komutanlara rağmen böylesi bir ihanet gerçekleştirilebilir mi? Ordusunu kimseye haber vermeden geri çekmesi yeterli idiyse.Ordu Kumandanı M.Tümen Komutanı olan Alman Yarbay Guhr bile ağzını açmayacak!247 Böyle bir şey olabilir mi? Osmanlı ordusu toptan hain mi? 4) Oysa.Kemal Paşanın da kaçarak. ne karar yetkileri. TBMM'ne Amasya milletvekili olarak katılacak ve Bayındırlık Bakanı olacaktır. 1920'de Anadolu'ya geçecek. sağ ve solundaki 4. M. 'iman ve namusu ile tanınmış' Merzifonlu Ömer Lütfi (Yasan) Bey. kıy amet kopmayacak. sebepsiz emri.Kolordu Komutanı olarak görev alacaktır.Kemal'in liderliğini ve komutanlığını kabul ettiklerine göre.Kemal'i yücelten anıları. bu kuşku uyandırıcı. karargâh arkadaşlarına bildirmişler mi? Hayır! Hele 'iman ve namusu ile tanınmış' Ömer Lütfi Bey acaba neden susmuş? Böyle bir ihanet teklif ini saklamak da ihanete ortak olmak değil midir?245 M. sekiz kişilik maiyeti ile resmi elbiselerini bile giyemeden. Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi'nin 19. bir buçuk yıl sonra da. sessizce toparlanıp geri çekilecek.Kolorduya bağlı 1. gümbürtüsü olmayacak. sekiz kolordu ve on dört tümen komutanı daha bulunuyor. "Diğer kumandanlar gibi M.961'inci sayfalarında yayımlanmıştır! Mısıroğlu'na duyurulur. ani bir şekilde ricat ettiği". • Mısıroğlu'nun iddialarını topluca hatırlayalım: "7. Büyük Taarruz'da da 6.

yanındaki ordulara haber vermeden çekilmiş... Eylülün ilk haftasında değil. İngilizlerin tekmil Filistin'i. Odada daha bazı arkadaşlar da vardı. ne M. Ben bu acı haberi öğrendiğim anda Enver Paşa. 18/ 19 Eylülde başlamıştır." Artık hepimiz biliyoruz ki İngiliz taarruzu. İngilizler de. o cephede bulunan 7. İngilizler büyük bîr taarruza geçmişler ve bir hamlede tekmil Filistin ve Suriye'yi ele geçirmişlerdi. de bi an _8 . yanlış. bir top güllesi gibi bulunduğum odaya girdi.ğı. Son Bozgun. 2. kaderini bağlamış bulunduğu Almanları memnun etmek üzere.sütun) Doğrular: 1) Liman Paşanın Kurmay Başkanı. Kazım (İnanç) Paşadır. onun adına 'hatırat' uyduran kişiler! Fevzi Çakmak'ı (!) dinlemeye devam edelim: "General Liman von Sanders. 'Paşam."251 Ve Fevzi Çakmak'ın anısını (!) aktarıyor. Hürriyet gazetesi.bölüm. Alman değil. zaman zaman şiddetlenmiş ve tehlikeli safhalar arz etmiştir. Filistin'in çok büyük bir bölümünü. düzmece. s." (Mareşal Çakmak'ın Hatıraları.Kemal Paşa. ne de Cevat Paşa Şam'da İsmet Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kalmıştır.Kemal Paşa. üzerinde büyük bir tesir yaptı. Hemen kurşuna dizilmesi için emir verece-ğim!'253 dedi.49) Fevzi Çakmak'ın sözde anılarında.' dedim. Mareşal Fevzi Çakmak hatıratında bu olayı şöyle anlatıyor. Ve gider ayak böyle delice bir son emir vermekten vaz geçti. bilgisizce ve maksatlı iddialar!250 D Vehbi Vakkasoğlu da şöyle yazıyor: "M. Hemen cesaretimi topladım. ne İngilizler o boşluktan yararlanarak ilerlemiş. 1.C. Beni görünce.Ordunun komutanıydı.. Velhasıl gerçeklere aykırı. Eğer kendisini kurşuna dizdirmeye kararlı iseniz. Giderayak. hiç olmazsa bir Türk paşasını harcamaya karar vermiş bulunuyordu. Alman Kurmayı ve M. bir hamlede ele geçirmediklerini' bilmez mi? Bilmeyen o değil. 1. Bu sözler. daha 1917'de ele geçirmişlerdi ve Fevzi Paşa o tarihte.252 Fevzi Paşa." (aynı yer. Biraz düşündükten sonra bir şey demeden odadan çıktı. Bu tehlikeli safhalardan biri de Suriye bozgunundan hemen sonra cereyan etmiş ve neredeyse M. baştan sona yalan. 11 Nisan 1975'ten aktarılarak. Adalet bunu icap ettirir.Kemal Paşalar (?) da geri çekilmek zorunda kalmışlardı. olmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığını. 'M.Kemal Paşa resmi elbiselerini bile gi ymeden kaçmış.Kemal Paşa ord usunu bırakıp kaçmış. Enver Paşanın bu kararının gerekçesini (!) belirten iki cümle daha var ki Vakkasoğlu onları vermiyor: "Enver Paşa memleketin batmak ve kendisinin gitmek üzere olduğunu biliyordu.249 Birinin bile doğru olmadığını. vs. gelen haberlere göre M. Alman generali ile birlikte çekilmek zorunda kalmış. savaşı izlerken gördük." Ne M. aynı suçu işleyen bütün Alman general ve subaylarını da kurşuna dizdirmeniz gerekebilir.Kemal Paşanın idamına sebep olacak hale gelmişti.Kemal Paşa ile Enver Paşa arasındaki zıddiyet. Anı şöyleymiş: "Eylülün ilk haftasında Suriye'den çok fena haberler geldi.

diyor ki: "Rahmetli amcam her zaman bin bir olay içinde geçmiş askerlik ve politika hayatı hakkında hatıralarını anlatırdı. yazık ki yalancı duruma düşürmüş ve küçültmüştür. İşte bütün bunları düşündüğüm içindir ki rahmetli amcam Mar eşal Fevzi Çakmak'ın bana anlattıklarını." (Hürriyet. Kıcacası.Külçe. yazan da Murat Sertoğlu! □ Adnan Çakmak.. İşte bu zat. (Türkiye‘de 5 Yıl.. sözde anıların Kurtuluş Savaşı ile ilgili bölümlerini incelerken. 'Mareşal Fevzi Çakmak-Askeri ve Hususi Hayatı' adlı kitabından devşirilmiştir. Filistin-Sina Cephesi. Ben de bunları not ederdim.328. S. bu büyük adamı hakkıyla tanıyamamaktadır. kendi de gerçeğe aykırı bazı eklemeler yapmıştır. onun ağzından dinlediğim gibi nakletmekle.. bu kitabı yazarken. 10 Nisan 1975) Oysa bu tefrikada yer alan anıların büyük çoğunluğu.Külçe'nin yalan-yanlış yazdıklarını.254 (S. büyük ölüye ve tarihe karşı son ödevimi tamamlamış bulunduğuma inanıyorum. Bunu.256 7. Beykoz‘daki evinde yatıyordu. (M. Aktarmakla yetinmiyor. yanlışları ve abartilarıyla birlikte aktarıyor. dergi ve kitaplarda yayımlanmış kısa anılar ile bilgilerden de yararlanmıştır ama derlediği yazılardaki bilgi yanlışlarını olduğu gibi bırakmış. F. Adnan Çakmak. o da ayrı sorun!) Bu uydurma anılar ve anılardaki bu cins yalanlar. Süleyman Külçe'nin. bütünüyle ham.88) Bir görevi ve Harbiye Nezaretinde bir odası yoktu ki ‗odasına dalan Enver Paşa‘ ile böyle bir konuşma yapmış olabilsin? 3) Olaylar. s. Fevzi (Çakmak) Paşa. bunların arasına. ilk günlerde kesintili de olsa. Mütarekeye doğru □ K. .Kurmay Kurulunda da Türkler çoğunluktadır. s. suçlanabilir ama 'Almanlarımemnun etmek üzere hiç olmazsa bir Türk paşasını harcamaya karar verdiğini'iddia etmek.Çakmak'ı yüceltmemiş.Mısıroğlu diyor ki: de bi an _8 .656) Enver Paşanın gerçekleri bilmediği.Sertoğlu bunları nasıl yutmuş.Uşak Emniyet Müdürüydü. 2) Cephenin yarıldığı ve orduların çekildiği haberi İstanbul‘a ulaştığısırada. sürekli İstanbul‘a bildirilmekteydi. Fevzi Çakmak'tan dinlemiş ve not etmiş gibi.. cahilce ve Uydurma bir anı. yukardaki örnekte olduğu gibi. düşünülemez. s. 4) Enver Paşa birçok açıdan eleştirilebilir. Gençlik. Fevzi Çakmak'ın ölümünden tam 25 yıl sonra. Peki bu anıları imal eden kim ya da kimler? Anlatan Fevzi Çakmak'ın yeğeni Adnan Çakmak.sayfa.255 S. pek kaba ve haksız bir yakıştırmadır. Filistin‘de yakalandığı amipli dizanteri hastalığından dolayı. bazı gazete. ve 11. 1.. Murat Sertoğlu'na verdiğim notlar bunlardır. daha somut olarak göreceğiz. gerçeklere ve sağduyuya aykırı türlü uyduruk polisiye sahneler de ekliyor. 1959'daki utanç verici Uşak olayları sırasında.Külçe.

Rasim Ferit (Talay) Beye yollanmıştır.' Fethi Beyle Fevzi Paşa bu hükümete girmişti.Kemal Paşa.M. V. 1. Paşanın teklif ettiği kabinede. Mısıroğlu ürünüdür. 3) Hükümet. 1.258 A.İzzet Paşaya çektiği ayrı bir telgrafla talip olacaktır." (Son Bo zgun..Kemal. s. s..Kemal bu telgrafında.260 2) M.211) Doğrusu: Talat Paşa Sadrazamlıktan 8 Ekimde istifa edince. s. Halep'ten Padişaha bir telgraf çeker. Bu telgrafında Talat Paşanın başkanlığındaki kabinenin düşürülerek.İzzet Paşanın Sadrazamlığa.Kemal'in Talat Paşa hükümetinin düşürülmesini teklif ettiğini. s. A.İzzet Paşaya önerir. Osmanlı Devletinin can de bi an _8 .Danişmend. Rauf (Orbay). Telgraf. T. M. [. Tahsin (Uzer).Gayyası.257 O gece Padişah Talat. Talat Paşa hükümetinin de bu teklif üzerine istifa ettiğini yazmak.H. Azmi Beyler ile Şeyhülislam Hayri Efendi ve kendisinin katılacağı bir hükümet kurulmasını zorunlu gördüğünü. İsmail Canpulat."Kemal Paşa.İzzet Paşa kabinesi 14 Ekim 1918'de kurulur. 'Sadaretin A. Vahidettin." (Hilafet. hükümeti ku rma görevini Tevfik Paşaya verir.. Tevfik Paşa. yapılan teklifi aynen benimseyerek o kabineyi teşkil eylemiştir. Osm.. s.İnönü.179) "Bu telgraf.211) "Saray. 'Bahçe Telgrafı' diye meşhurdur.İzzet Paşalarla görüşür ve görevi.İzzet Paşa başkanlığında yeni hükümet kuruldu.73) M.M. Halep'ten çekilmiştir. bu telgraftan sonra Talat Paşa hükümeti istifa etti ve A. gerçeği başka türlü çarpıtıyor: "M. Fethi (Okyar).C. Başyaver Naci Bey aracılığıyla Padişaha iletilmek üzere Dr. 'A.İzzet Paşaya verilmesini. (İ.728) 1) Telgraf da. (Hükümet listesi.728. Hatıralar. s.1.168)261 □ Vehbi Vakkasoğlu'da. yerine iş görebilir bir kabine teklif eder.C. s. Tevfik ve A. (İslam Ansikloped isi.Kemal ise bu tarihlerde Halep'tedir ve 25 Ekim akşamına kadar da orada kalacaktır. aynen M:Kemal‘in teklif ettiği gibi de kurulmuş değildir. Kronolojisi.449) M.259 M. Adana'nın Bahçe kasabasından Padişaha çektiği bir telgrafla. 4. sadece hükümette yer almak istediğini belirtmiştir. T. kendisi Harbiye Nazırı olacak.Göztepe." (Hilafet.. s. İzzet Paşa Sadrazam. bu kez A. hükümeti kurmayı başaramadığını 10/11 Ekim gecesi Padişaha bildirir.'Bahçe Telgrafı' diye meşhur olduğu. Talat Paşanın önerisini uygun bularak. bu kimselerden kurulacak bir hükümetin duruma egemen olabileceği kanısında olduğunu‘ yazmaktadır. Adana'nın Bahçe kasabasından değil. İsmet Bey ve Fevzi Paşanın hükümete alınmasını yazmış değildir. İsmet ve Fevzi Paşalarla Fethi Bey (Okyar) gibi daha bazı kims elerin de dahil olacağı yeni bir kabinenin kurulması' ricasında bulundu.] Gerçekten. kendisinin ise Harbiye Nazırlığına getirilmesi." (Lozan 1.29‘da var!) 4) Bu telgrafla kendisine açıkça Harbiye Nazırlığı verilmesini de istememiş.Kemal. s. ayrıca İsmet (İnönü).C. Harbiye Nazırlığına.C.C. İ. (Filistin -Sinâ Cephesi. Fevzi Paşa (Çakmak) ve Fethi (Okyar) da bulunacaktı.

s. Yemen'deyken kurmayı (1910).C.M.‖ (Hilafet. s. s. maddesine dayanılarak gerçekleştirilmiştir.)263 A. İ. bu yüzden mütareke anlaşmasını imzalamak zorunda kalacak olan hükümeti. 1. M.. s. s. sonra da.8.Hatıraları.C." (Lozan.234) 4) Mısıroğlu.İzzet Paşanın hükümetinde yer aldığını yazıyorlar ki bu da yanlıştır.Kemal'in talimatıyla hareket eder bir robot durumuna düşürüyor. (A.C. Fethi ve Rauf Bey ile Fevzi Paşanın kabineye dahil edildiklerini ve İsmet Paşanın ise Harbiye Nezareti Müsteşarlığına tayin edildiğini görüyoruz. "Bu yeni kabinenin benim telgrafımla alakadar (ilgili)olup olmadığı hakkında bir şey diyemem" diyor.Kemal. cephenin yıkılmasını sağlıyor. A. s.M.İnönü.Cebesoy.178) Yani işgallerden de M.1982-1985) 2) Mısıroğlu.232).148) Şu M. 1. (Y.F. s.Kemal'in tavsiyesi üzerine kurulan bu kabinedir! Aziz vatanımızın sonradan uğradığı işgaller de bu mütarekenamenin 7.Kemal'in üzerine yıkmak. İnal. (K. İkisi de eski silah arkadaşı.264 3) Albay İsmet Bey ise.73) Rauf Orbay'ın anılarından. doğrudan A. M. bu telgraf üzerine A. Harbiye Nazırlığını elinde tutmuştur. s.İzzet Paşanın anılarında da Mısıroğlu‘nun iddiasını doğrulayacak hiçbir işaret bulunmuyor. s. 2.149) 1) M.51 vd. Fevzi (Çakmak) Paşanın A. Hatıralar. kabinenin M. Ne biçim Osmanlıcı bunlar? Osmanlı Devletinin son günlerini bile bilmiyorlar!262 Öteki yanlışları aşağıdaki paragrafta açıklanacak.Kemal'in telgrafından daha önce kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. (İ. hükümete girecek kimselerin. (Atatürk'ün Hatıraları.Karabekir. de bi an _8 ." (Hilafet. Son Sadrazamlar. A. □ Mısıroğlu devam ediyor: ―Sebep olduğu (!) müthiş hezimete rağmen M.Ordu Komutanıykende (1916) Kurmay Başkanıdır.İzzet Paşa. bir bildiği mi var? Yoo.İzzet Paşanın. 3 Ekim 1919‘da ve Ali Rıza Paşa hükümeti zamanında. 1. mütarekeanlaşmasının sorumluluğunu da M.Kemal'in telgrafına uyularak kurulduğu konusunda neden bu kadar kesin konuşuyor ve Vahdettin'i M. Vakkasoğlu ve GRYT Asiklopedisi (2.163) İsmet Bey.. bir telgrafıyla kurduruveriyor! Hiç kimse de gık demiyor.C. M. İsmet Beyin Harbiye Müsteşarlığına atanmasını isteyecektir ama o tarihten bir yıl sonra. birbi rlerini gayet iyi tanıyorlar. Bu amaçla da diyor ki: □ "Mondros Mütarekenamesini imzalayan kabine. Sultan Va hideddin üzerindeki tesir ve nüfuzunun devam etmekte olduğunu gösteren bir hadise olarak. Bazı dalkavukları bile M.Kemal bile. Niyeti..Kemal sorumluymuş! □ Mısıroğlu bir başka yerde de şöyle yazıyor: "Osmanlı devleti.çekişme dönemini hiç bilmemek demektir. M.Kemal Paşanın.Kemal'in sınırsız kudretine bakınız! Önce.K.İzzet Paşanın sadarete getirildiğini.Kemal'e bu kadar olağanüstülük yüklemeyi beceremediler. Yıldırım Orduları cephesindeki bu bozgunun doğurduğu yılgınlıkla Mondros Mütarekenamesini imzaya mecbur kaldı. s.İzzet Paşa tarafından Müsteşarlığa getirilmiştir. İstiklal Harbimiz.Tarihimiz.

bir devri ve son üç Padişahı da küçülttüklerinin farkında değiller. Allenby'ye daha dört-beş ay. Suriye Cephesinin çökmesi. 8.61) Ama İstanbul'da panik erken başlamıştır. Kuzey Yunanistan'da bulunan General Milne kuvvetleri de. bir hesaba dayanmayan yanlışlıklar hoş görülebilir. konuşuyor. Çünkü ezilmemiş olan 2. (Mondros. Ama mahcup olmaktan hiç korkmadan. hatta gerçeklerin açığa çıkmasına yardımcı oldukları için yararlı bile sayılabilirler.265 İngiliz Generali Tawnshend."266 Haklı. resmi adı Mekteb-i Fünun-u Harbiye-yi Şahane olan Harbiye'ye. biraz tarih bilgisi olan bir kimse.Kemal Paşa. Afet İnan'ın bu yazıyla bağlantılı bir yazısı daha var ki Y. Belleten.l. belki de bundan daha fazla karşı koyabilirlerdi. sayı 2.Yalman'ın Gördüklerim ve Geçirdiklerim adlı kitabının 2'nci de Buraya kadar ki iddia ve açıklamalardan anlaşıldığı gibi özellikle Vahidettinci yazarlar ve Y.290-309.. s. İstanbul üzerine yürümek üzere Meriç sınırına yaklaşmıştır. O devirlerin şartlarını bilen. Ama biri biterken öbürü başlayan saptırmalara. daha sonra da erkan-ı harp (kurmaylık) sınıflarına devam etmiş.Küçük.000'i aşıyor.267 Çünkü Avusturya hükümeti 14 Eylülde barış girişiminde bulunmuş. s. M. silah altındaki Osmanlı Ordusunun mevcudu da.C. Antakya-Halep kuzeyi arasında kurulan savunma çizgisini (aşağı yukarı bugünkü sınırımızı) tutmuş. bu konudaki görüşünü. Daha da sunturluları. tartışıyor ve hüküm veriyorlar. Sultan Vahidettin de kendisini fahri yaverine seçmiştir. sayı 3-4. (Aktaran GRYT Ans. M. Dr. cephe gerisi teşkilleriyle birlikte 400. s. Üçüncü ve Dördüncü Bölümde! bi an _8 . arkasını Anadolu'ya dayamıştır. 1937 Müfit Özdeş. Sultan Abdülhamit devrinde askeri okula girmiş.605-610.1.Ordu. u ydurmalara.1937." (s.E. Sultan Reşat zamanında paşalığa terfi etmiş. İkinci Bölümün sonu Notlar 1) 2) 3) 4) 5) Osmanlı hanedanından.Ordu ile az-çok toparlanmış 7. kasıtlı bir iftira olduğunu anlar. belki en önemli sebep bile değildir. çarpıtmalara.Rıza Nur Dosyası adlı kitabımdan aktarıyorum: "Bu iddiada bulunanlar.268 Asıl tehlike buydu.Küçük onu bildirmiyor: Mukaddes Tabanca. anılarında şöyle yazıyor: "Türkler. Mustafa Cantekin.. C. maksatsız.160) 3 Aralık 1986 günlü Yeni Nesil gazetesinde yayımlanan açıklaması.Ama bu kadar kudretli Paşa. izin vermediği için adını açıklayamadığım bir sultanın. Bu tarihte.121) Belleten. Masum. Mülakatın tam metni. A. anayurdun eşiğinde. C. mütareke istenmesinin sebeplerinden bindir ama tek sebebi değildir. s. nedense Harbiye Nazırı olmayı başaramıyor. eklemelere. kısacası masallara ne demeli? Bugüne kadar herhalde bu kadar çok yalanı birarada görmemişsinizdir.Kemal Paşanın rahmetli annesi konusundaki bu çirkin iddianın. cayır cayır yazıyor.1. Bulgari stan 19 Eylülde mütareke istemiş. yakın tarihimizin belli başlı olaylarını ya hiç bilmiyor ya da pek az biliyorlar.

52. Atatürk'ün Yaşamı.Salahattin.104..614. Sina Akşin. Uğur Mumcu. M. s.Hikmet Bayur. de bi an _8 . s.E.Yalman. Atatürk-İttihat ve Terakki. Şeriatçı Bir Ayaklanma/ 31 Mart Olayı. Bazı arkadaşlar 'Hürriyet Ordusu' dediler.19.Dr.Cebesoy. Halbuki bütün ordu hürriyet ordusu durumundaydı.98. C. Bak. s. O zaman bunun manasını kimse anlamamıştı. kitabın Ç. Y.Meşrutiyet İnkılabının Hazırlanması Rolüne Ait Bir Belge. Belleten.Kemal'in 1919'a kadar devrimci mücadelenin dışında geçen bir yaşamı var (T.10. Böyle arabesk bir üslubu var.161. Hareket halindeki kuvvetlerin durumunu göstermek için 'Hürriyet Ordusunun Operasyon Kuvvetleri' denildi.) Bu konuda ayrıca: H. s.6) 7) 8) 9) 10) 11) 12) 13) 14) 15) 16) 17) 18) cildinin 253.. ve 258.32) Kaynak şu: Francis McCullagh.65 vd.67. Çatalca'ya gönüllüler ve çetelerden başka. Çünkü Y.Kemal sözünü ettiği 'bazı arkadaşların' Alb. Ama artık Kurmay Başkanı değildir.Küçük daldan dala atlıyor.583'de.Unat.. s.44). bir sıralama ve sınıflama yapmadan yazıyor.Kemal ile] Hareket Ordusu İstanbul'u işgal ile isyan bastırıldıktan sonraki günlerde. s. s.259) M. Yb. 1931'de yayımlanmış 'Tarih III' adlı kitabın 141.41)..34. Sınıf Arkadaşım Atatürk.J. London. Ayrıca Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti'nden bir kurulun yazdığı. a. s. Atatürk'ün 2. s. sayfalarında. s. (A. sayı 15/Temmuz 1989. Hayatı ve Eseri.Şevket Paşanın karargâhı Harbiye Nezaretindedir.Karabekir Anlatıyor. sayı 102/ 1962.9 vd. Oysa Orbay diyor ki: "[M. Dr.Tezler 5.g. S.C.Küçük'ün ancak 1995'de varlığını keşfettiği bu kaynağı. Mesele şundan ibaretti: İstanbul'a hitaben bir beyanname yazmak lazım geldi. Fahri Belen.Tarih. 2. (K. K.Ü. 2.90 vd. Atatürk Arşivinden Seçmeler III'de var. Bildirinin tam metni.Küçük. s.Zürcher.Bayar. 1. 20.Bayur. AAMD.Fethi Tevetoğlu. Belleten. s.Karabekir olan ikinci bir karma tümen daha gelecektir. s. s.Cemal olduğu anlaşılıyor. komutanı Şevket TurgutPaşa ve Kurmay Başkanı K.C." Hayat hikâyesinde yer alan bilgi şöyle: "31 Mart hadisesi üzerine Selanik'ten İstanbul'a hareket eden kuvvetlerin Erkan-ı Harbiye Reisliğinde (Kurmay Başkanlığında). Vatan ve Hürriyet. cemiyetle ilgili açıklama ise 257. s.Kemal şöyle anlatıyor: "Hareket Ordusu adını ben buldum.Şevket Paşanın karargâhında rastgeldikçe görüşürdüm. Yb.C. Yorumu size bırakarak aktarıyorum: "M. Kendine güveni olmayan bir kişiliğe sahip görünüyor (s.Orbay'ın anılarının devamını vermiyor. Türk İnkılabı Tarihi.Gülersoy'ca yapılan çevirisi. s.3 vd.304) M. Edirne'deki 2. Milli Mücadelede İttihatçılık. R.Şükrü Bleda.Belen.37). Prof.."(T. Kurmay Başkanlığına Ali Rıza Paşa getirilecektir. s. Hareket Ordusu İstanbul'a girince. 2. Ben bu operasyon kelimesinin Türkçeye tercümesini düşünerek 'Hareket Ordusu' dedim. sayı 3/4.. İnsan topluluklarıyla ilişki kuramıyor (s.Sina Akşin. Bildiri M.66. sayfasında da bu konuya yer verilmiştir.kısım. İttihat ve Terakki Cemiyeti. Atatürk'ün Askeri Kişiliği. İmparatorluğun Çökuşü.F. 2. C. Jön Türkler ve İttihat ve Terakki. İttihat ve Terakki Cemiyeti.456) Sayfalar arasındaki büyük farklara bakıp da aradaki sayfaları dikkate almadığımı sanmayın sakın. M. Vahidettinciler zaten böyle ama akademik kariyerden gelen birinden. s.Bayar. Tezler 5. Ankara) Cemiyet önce Vatan adıyla kurulmuş. A. Atatürk'ten Anılar. Kazım Özalp. KA Günlüğü. 1910. Politikaya ve özgürlük mücadelesine uygun bir yapısı yok (s.Dr. 2. s.1937. Sonra sefirlere (elçilere) ikinci bir beyanname yazdık. (Doç.. Y.C. 1970'te yayımlanmış olan Şeriatçı Bir Ayaklanma adlı eserinde bol bol kullanmıştır..daha sağlıklı bir yaklaşım içinde olması beklenirdi.Yüzyılda Osmanlı Devleti. kendi elyazısıyla olan taslak.e. s.Kemal tarafından hazırlanmıştır. Abdülhamid'in Düşüşü adıyla 1990'da yayımladı. sayfalarında bulunmaktadır. bulunmuştur.Sami Kızıldoğan..266. sonra Vatan ve Hürriyet adını almış. F. H. (K. Uluğ İğdemir..42)." (Y. Konuyla ilgili bazı kitaplar: İttihat ve Terakki Katib-i Umumisi M...625-629'daki rapor ve Sina Akşin. Y.456) Utkan Kocatürk.. F. The Fail of Abdülhamit.R.Karabekir. 31 Martta Yabancı Parmağı. Doğan Avcıoğlu. s.Ü.. Sina Akşin.Ordu'dan. (Maarif Vekaleti Y.Karabekir. Ne imza konulması münasip olacağını düşündük. E.C.Hasan İzzet.

Belen. s. Mahmut Şevket Paşanın Günlük Not Defteri.475. 31) Çanakkale Cephesi. Gelişmeleri sık sık Madam Corinne'e yazıyordu. M. 3/1965. kayıp.. s.Yb. Yirminci Yüzyılda Osmanlı Devleti. Ama önsözünde. istemeden. 20.618. s. s. 24) A. 3. Askeri Yönüyle Atatürk.27) 22) Bu konuda 228 sayfalık. s.Sertoğlu. s. s. Dilipak'ın asıl yanlışlarını ve emsalsiz incilerini ilerde göreceğiz.Kemal'den M. 3. BTT Dergisi.499." (Cumhuriyete Giden Yol. On Yıllık Harbin Kadrosu. idari Faaliyetler ve Lojistik. C. Fahri Belen.19 vd. s. (s. (Birinci Dünya Harbi.Hüsnü Ersu.C.164 vd. 28) Zürcher. 1993) Savaşa ikmal erleriyle birlikte toplam 350. 30) İşin komik yanı. 197 yaralı ve 1 kayıp er. 109 sayılı Askeri Mecmua'nın tarih eki.Erikan. Alan Moorehead. (a. Madame Corinne'in İtalyan olduğunu.Kısım. s. Mürettep Kolordu diye anılıyor. s. yaralılardan 18.Kitap.Hakkı Okday'ın anılarını K.. İngilizlerin Gelibolu Seferinin Resmi Tarihi.108.Özalp "Fethi Beyin teklifiyle.009 kişi katılmış. Mufassal Osmanlı Tarihi. s.500 ve 4 sayılı cetvel.'Kerhen'. F. M. Fethi Okyar ve Cemal'in (Büyük Cemal Paşa) ısrarıyla kabul ettiğini yazıyor. Atatürk'ün Yaşamı." diyor (Atatürkten Anılar. (Çanakkale Cephesi.847.İğdemir. Çanakkale Cephesi. ATASE Y.F. sayı 13/ Mart 1986 vd. 25) Kur.143.Yb. s.Kemal'in ATASEmiliterliği. Ayrıca. sayı 15) 29) Fahrettin Altay. yaralılardan 24 bini.Kitap.084.Kitaplar.. Gallipoli/ Çanakkale Geçilmez. Türk İnkılabı Tarihi.8). Sofya ATASEmiliterliğine atanarak 'uzaklaştırıldığını' ileri sürüyor. Ankara. Genel kayıp (şehit. M. Tam adı 'Bahr-i Sefit (Akdeniz) Boğazı Kuva-yı Mürettebesi. Tuğg.830. Komutan Atatürk. 2. 1912-13 Balkan Harbinde Şarköy Çıkarması ve Bolayır Muharebesi. 2. İttihat ve Terakki Kongresinde yaptığı ve dernek yöneticilerinin görüşlerine ters düşen konuşması yüzünden.Kitap.211. yaralı. Hayat dergisi. Bu birşey değil. İ.Şevket Paşanın Günlük Not Defteri.. Haziran 1938. 1.Dilipak da diyor ki: "M.] Bin yıl birlikte. İsmet Görgülü.. 33) Çanakkale Cephesi. "Gördüklerini bir objektif sadakatiyle tespit ve ifade etmiştir" diye övdüğü yazarın kitabını okumadığı anlaşılıyor. zorla demektir. 1915'te bütün Osmanlı ordusunun üst birimleri Almanlara teslim edilmişti ve bütün istihbarat doğal olarak onlarda toplanıyordu. s.Cumhuriyet gazetesi. Gelibolu Günlüğü.Tevetoğlu ise. 1. 158 şehit. 27) C.Hikmet Bayur.Aspinall Oglander. (Atatürk ve İttihat ve Terakki. s..16) Birkaç satır aşağıda da. (s.746= 75. 23) F.g. başarılı bir yarbayın (yani M. 35) ÇetirıAltan şöyle devam ediyor: "Biz Alman Feldmareşalinin bir anlık zaferini. 1.Şevket Paşaya [Mektup]. 3 Kasım 1914-18 Mart 1915 arası toplam zayiatımız ise 21 şehit ve 4 yaralı subay. ve 3. On Yıl Savaş ve Sonrası. U. yüzlerce belgeye dayalı.113) K. tıbbiyeli ve okur-yazar olduğu sanılmaktadır.C. s.203) 34) Alan Moorehead. s. s. M. 26) Erik Jan Zürcher. 3..20 vd. esir) sayısının yüz bin kadarının öğretmen.Kemal'in) zaferiymiş gibi göstereceğiz derken. ayrıntılı bir inceleme var: Kur.746'sı hastanelerde ölmüştür. İan Hamilton. 3.Mısıroğlu yayımlamıştır. Hayat dergisi.Hüsnü Ersu.084+18. [.108.Kemal istemeden görev almışmış. AAMD..35. Bu iddiasının birdayanağı var mı? Var tabii.81.. bu ne güzel boş hayal! 21) Kısaca.Kemal Sofya'da iken burada kendisine bir de Fransız sevgili bulmuştu. (Askeri Yönüyle Atatürk.Kitap. yine aynı yılda Alman Genelkurmayı tarafından planlanmış olan Türk-Ermeni dramlarının savunmasını üstlenmek durumunda kaldık. Dolayısıyla Ermenilere karşı oluşturulan Osmanlı politikasında doğrudan Almanların parmağı vardır. 6.Yüzyılda Osmanlı Devleti. s. mülkiyeli. M. kendi kutsal saplantıları! 20) Bu ne güzel fos istek.sayı/1965.289. s.e...276) 32) Özetin dayanakları: Çanakkale Cephesi.1986.3.164 vd. daha sonra Bolayır Kolordusu adını alacaktır. 5. Şehit sayısı: 57. İstanbul'da yaşadığını yazıyor. sarmaş dolaş yaşamış insanların bir anda birbirlerinin boğazına 19) de bi an _8 . s.500) Hastanelerde ölenlerle birlikte genel şehit sayısı: 57. tedaviden sonra yeniden cepheye dönmüştür. yaralı sayısı: 96.

McCallum.6. H.C. bunu mesela Kumkapı (1890). Bitlis. Birinci Dünya Savaşı başladıktan sonra. B. 2. bu çalışmanın sınırları dışında ama birkaç satır yazmadan da geçemeyeceğim. ATASE Y.7-38. 13 denizaltı yollamıştır.345. Ermeni Sorunu.Atay. Dr.C. bazı yerlerde ayaklanmaları (Zeytun. s. Bab-ı Ali (1895)." Onca doğru sözün arasında. s. Aktüel yazarı diyor ki: "Çetin Altan'ın söyledikleri. mesela s. sarmaş dolaş yaşamış olan Türkler ve Ermeniler. Çanakkalesi Cephesi. a. Merzifon (1895). askerden kaçmaları.. 1. Çanakkale Savaşı'nın aslında bir yas günü olması gerekir. Diyarbakır (1895). Yıldız suikastı (1905). s. Van. Atatürk'ün Bana Anlattıkları. Berlin Genelkurmayının araya girmesi sonucu.. 1967/10..Tuchman.511) Liman Paşa anılarında şöyle diyor: de bi an _8 . 1915 yılında. s. Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik? İlhan Selçuk.Şimşir. Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi. Doğu Cephesindeki ordularımızı takviye için yola çıkarılan perakende birlikleri vurmaları.Görgülü Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları.201 vd.... Ermenilerin Ruslara casusluk yapmaları. Rauf Orbay. Eğer Aktüel yazarı. birçok milletlerarası evrelerden geçtiğini. Zeytun (1896). Ermeni Dosyası.Bayur. İngiliz armadasını Akdeniz'de karşılamadı da. s.B.Ks. Belgelerle Ermeni Sorunu. sunuş. (Dr. Richard Humble. iddia şu: 'Bin yıl birlikte. Trabzon (1895).C. Yozgat (1893).382 vd.R. İstanbul'un Doğusunda Bitmeyen Oyun. 1. Van (1896). tarihi belgeler ış»ğında yapılan ve farklı bir perspektif içeren bir analiz.sayı. F. bu yanlışların işi ne? Nilgün Cerrahoğlu ile yaptığı sohbette de aynı görüşü savunuyor: ""250 günde 250 bin kişi öldürülür mü? Bu oldu Çanakkale'de.16 vd. Ermeni Dosyası.. s. Ve Türk-Ermeni dramlarından sorumlu olan yabancı genelkurmay. Yas günü olması lazım.Yüzyıl Tarihi. Yüzbaşı Selahattin'in Romanı." Türk-Ermeni konusu. Triumphe ve Majestic'i.. Ermeni sorununun 19. 1. Yakın Tarihimiz.12:2.Niye Alman donanması.Yüzyıl Tarihi. Ç.157. 3. 3..C. bizim köylülerimizi kalkan olarak kullandı ki? Kendi armadasını riske etmedi. 28 Temmuz 1996) Birinci Cihan Harbine Neden Girdik..Tansel. bu görüşleri 8 Temmuz 1996 günlü Yeni Yüzyıl'da.sayı.126. 20. Ermenilerin 1880'de isyan hazırlıklarına koyulduklarını. 1966/1.g. Almanya Türkiye'ye ve Akdenize çeşitli zamanlarda. askerleri kaçmaya teşvik etmeleri gibi olaylar üzerine 14 Mayıs 1915'te. Korkunç Takip.C. bu amaçla çeşitli dernek ve terör örgütleri kurduklarını. Türk İnkılap Tarihi. Hayat Tarih Mecmuası.e.Altan'ın yazısını doğru özetleyip aktarmışsa ve Çetin Altan da şaka yapmıyorsa. Amiral Dönitz'ın Hatıraları. Prof.. Amasya (1895).Kitap. 1. Adana (1909) gibi birçok kanlı ve üzücü olayın izlediğini sanıyorduk.. her şey 1915'te ve bir anda başlamış. Konuyla ilgili birkaç kitap: Esat Uras.İ.. 4..L. Bunlardan U-21. Mim Kemal Öke. 20 Haziran 1890'da Erzurum'da ilk ayaklanmayı başlattıklarını. Mondros'tan Mudanya'ya. s. 1992) Çetin Altan. s. Bunları hiç kimse kurcalamaz.Sason (1897). Kamuran Gürün. 1. AAM dergisi." Aktüel yazarı. Bilal Ş. Bir Askeri Yardımın Anatomisi (1835-1919). 136.J. U-14 ise bir İngiliz denizaltısını batırır. Osmanlı Ermenileri. bir anda birbirlerinin boğazına sarılırlar. Sason"(1893). 'gerekenlerin başka yere nakil ve iskan ettirilmeleri hakkındaki i 3 maddelik kanun kabul edilmiştir. Elazığ vb). şu tarihi belgeleri açıklasa da optik yanlışlıklarımızı düzeltsek. R. Mart 1994. İngiliz ve Rus etkisi ile geliştiğini. araya Osmanlı politikacısını tanıyan yabancı bir Genelkurmay girmeden olamazdı zaten.20 vd. yüzyılda ortaya çıktığını. Hayat Tarih Mecmuası. s." 28. Kazım Karabekir. Ankara. Muş. H. Osmanlı Bankası (1896). s.36) 37) 38) 29) 40) 41) 42) 43) 44) sarılması. s. yer yer ayaklanma hazırlığı içinde olmaları.Wallach. 250 gün içinde 250 bin kişi öldürmeyi de müthiş bir başarıymış gibi gösterirsiniz. Neşe Düzel'le yaptığı konuşmada da tekrar ediyor: "Çanakkale Savaşı'nı.' Allah Allah! Biz de saf saf. 20.Bayur.. Berlin Genelkurmayı idi. 1. (Kanun metni için: S. Binlerce araştırmacı hayal görmüş. Meğerse hiçbiri olmamış.. " (Milliyet.

"tüfek" gibi sözler. s. (Radyo ve Televizyon Yüksek Kurulu'nun 5. s.77. O kara cihetine. Fatih Çekirge'de de göreceğiz.293) Kültür Bakanlığı da. 3. Anlaşılan bu sevgili gençler. ya da gerçeği bile bile çarpıtıyor. "lağım". Alman İmparatoru tarafından.C." (T. 18 Mart sabahı böyle başlamıştı.121. Çanakkale Anıtı için sanatçılara yaptığı duyuruda. M.) M. ülkeyi yönettiğini ileri sürmek için yalnız tarih.71) Doğrusu. Tezler 5. Cevat Paşanın. sözü Cevat Paşa'ya bırakmak olacak.Kemal'in verdiği bu kısa bilgiye bile gözükapalı itiraz ediyor ve diyor ki:" Söylediklerinin gerçekle hiçbir ilgisini bulamıyorum. paragrafta aynı şaşırmayı. O esnada ilk düşman mermisi başımızın üstünden geçerek Alçıtepe'ye düştü. s. (Liman von Sanders. ders dışı kitaplardan öğrenilir.77) de bi an _8 . A. Çanakkale Geçilmez. 18 Mart 1996 günü. Türkiye'de Beş Yıl. s. Sultan Reşat'ın.19. yazmaktan okumaya vakit bulamıyorlar. Sultan Reşat hakkında da tam bir bilgisizlik içinde yüzmek şarttır." (M. ancak bu temel sorunun çözümünden sonra anlamlı bir irdeleme konusu olabilir. meşrutiyet döneminde. bu kitabın 111-135.Kemal'le beraberdik.88/0232 sayılı yazısına bağlı rapor. İngiliz harp gemilerinin muharebe meydanından çekildikleri yolunda Alman gazetelerinde yer alan haberler tamamen yanlıştır. Milliyet gazetesinde. geriye dönüp Alçıtepe yolunu tuttuk.15) Y. usule ve savaşın gereklerine denk düşmüyor. Gül Dirican da. yayımlanmış ve okunmayı bekleyen pek çok kitap var! Üçüncü Bölüm.Pallis'in Yunanlıların Anadolu Macerası kitabını okuyunca şaşırmış ve kitabı tanıtmak için yazdığı yazıya. şöyle bir başlık atmış: "Bize Hiç de Böyle Anlatmamışlardı". Bu konuyla ilgili. dolayısıyladır.000 hastanelerde vefat etmiş yaralı.1995. anlaşma gereğince bir üst rütbe ile çalıştı (müşir/mareşal).18. Efsane gerçeği bastırıyor! [Hastanede ölenlerin sayısının doğrusunu. "ufacık bir karaya ne hayasızca tahaşşüd (yığılma)". s. "Avustralya ile beraber Kanada". s. 1918'de İngilizlerce tutuklanarak Malta'ya sürgün edildi.Küçük. "Hindu". İşte. sayfaları Liman von Sanders'le ilgilidir ve çok ilginç ayrıntılar içermektedir) Mısıroğlu.99) Albay Şefik Aker.Kemal ile Mülakat.6. Çanakkale. s. s.4. "tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya".A.000 şehit ve 150. şiir dışı bölümler ve bu bölümleri destekleyen görüntüler de vardır. ben deniz cihetine bağlı idik. Arıburnu Savaşları ve 27. Maydos yakınındaki karargâha giderek.472. şehit sayısını 253. tıpkı Çanakkale Günü gibi bütün savaşları kucaklamaktadır.Kitap.C." (Türkiye'de Beş Yıl. hukuk ve siyasetten haberli olmamak yetmez.Kemal 18 Mart ile ilgisini Ruşen Eşrefe şöyle anlatır: "Benim bu harekâtla alakam. Şiirde geçen "en kesif ordular". Maydos'ta bulunan karargâhıma geldi.746. M.. ya okumuş anlamamış.500] Programda yalnız şiir değil.. Seddülbahir'e gittik. rütbesi bazı politik sebeplerle." (Lozan. Cevat Paşa özetle diyor ki: İlk gün M. M. asıl Sefa Kaplan şaşırmış görünüyor! Belli ki bu konuda pek hazırlıksız. elbette okulda anlatılmaz. Türkiye'de. 7. Kendisine Seddülbahir sahil mıntıkasındaki tertibatı göstermek üzere beraber Kirte'ye gittik.Alay.Kemal'in açıklamasına.000 olarak verdi. s.45) 46) 47) 48) 49) 50) 51) 52) 53) 54) "Denizaltılarımızın Çanakkale'de gösterdikleri faaliyet sonunda.. (22. s. Asıl tartışılacak üst sorun şu: Savaştan kaçınmak mümkün müydü? Savaş böyle mi yönetilmeliydi ya da nasıl yönetilmeliydi gibi sorunlar. 1919'da Almanya'ya döndü ve orgeneral olarak emekli oldu. 1. 18 Mart gününün sabahı Cevat Paşa hazretleri.Ü.1. Alan Moorehead. Düşman donanmasının ilerlemekte olduğunu görünce. deniz savaşlarıyla mı ilgili? O şiir de. bir daha veriyorum: 18. Milliyet) Böyle ayrıntılar ve özel konular." (Yakın Tarihimiz.Akif in şiirini ya okumamış.. Türkiye'ye tümgeneral olarak geldi (1913). 1922 yılında yayımlanan anılarına Malta'da başlamıştır.Kaplan. Yalnız. Çanakkale Savaşı'ndaki kayıplarımız için şöyle yazıyor: "250. s. Yani feldmareşal olmadı.1988 gün ve RTYK-01. Gelibolu'da.11. Bir Yardımın Anatomisi. M. bir ihtiyat tümenin yarbay rütbesindeki komutanını ziyaret etmesi imkân dahilinde görülmüyor. vaktinden önce süvari orgeneralliğine yükseltildi (1914).

M. "17. ciddi bir inceleme yapmışcasına fikir yürütüyor! M. Kendini. (F. Milliyet gazetesine ek olarak yayımlanan İstiklal Savaşı Gazetesi'nde (1969-70) gördüğünü yazıyor.Kemal hiçbir zaman 'kahramanlık iddiasında' bulunmuş. Bu kısa hayat hikâyesinde. sayı 28/ Mart 1994) de bi an _8 ." (Hayat Mücadeleleri. Yüzbaşı Hakkı'nın adının yazılı olduğunu açıklıyor ve diyor ki: "Bir bahriye mühendisinin bir gemiye komutan olması çok uzak bir ihtimaldir." (Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. Hizmetlerinin değerlendirilmesini ise geleceğin gerçeğe saygılı tarihçilerine bıraktığı anlaşılıyor. Nutuk'un 3. 40. S. Ayrıca Anafartalar Günü de kutlandı. 1756'dan 1939'a kadar Türkiye'de vazife alan Alman subayları açıklayan Duetsche Offiziere in der Türkei isimli kitapta da bu isim ve hatta benzeri dahi yer almamaktadır. sayfada 'Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı" olduğunu açıklamış. söz konusu hayat hikâyesini.Kemal ile Mülakat' yaptığını söylemiş. Mete Tuncay.Küçük'ün. sayfada "Boğaz'ı savunan komutanlardan" olduğunu yazmış. Oysa tam ve doğru metni. Dr. 18 Marttan az önce yerleştirdiği mayınların da bu zaferde rolü olsa gerektir" diye yazıyor. (Türkiye'de Beş Sene. Fakat bunlardan hiçbiri.Ergün Aybars'ın da katıldığı ve kendisinin yönettiği. Churchill'in anılarında. cildinde var: 144 no. 1934'te yeni yazıyla basılan. programında söylemiş ve katılanların düşüncelerini sormuş. '18 Marttan az önce yerleştirilmiş mayınlarla1 ilgisi olmadığını.Adil anılarında şöyle yazıyor: "[Savaş sona erince] hepimiz bu büyük günün zaferinden dolayı kumandanımızı usule göre tebrik ettik. 12 dakikalık bu bölüm makaslanarak yayımlanmış! (Prof. s. zaferin bütün şerefini. o günden bu yana da defalarca basılmış olan Nutuk'u bile okuyup incelememiş.83) Cevat Bey. sayı 2. Dr. bu hayat hikâyesini. kendini övmüş değildir ki.E. dolaylı olarak bile övdüğü bir tek konuşması yoktur! A. Ama M. Ama program. Ayrıca bu isim diğer kaynaklarda hiç yer almadığı gibi Almanlar tarafından hazırlanan. s.Eşrefin 1918'de. sayfada "Çanakkale'de topçu komutanı" diye tanıtmış. 'Anafartalar Kahramanı M. Nusret gemisinin bahriye mühendisi Reyder'in komutası altında olduğunu' yazıyor. AAMD.Aybars.55) 56) 57) 58) 59) 60) 61) Bu gelenek ilk defa bu yıl (1996) değişti. 'siyasi yaşamını yirmi yıl ileri atan ve Savaş Bakanı Lord Kitchener'inkini yıkan kişinin.Küçük ilk kez 1927'de eski yazıyla. 'Boğaz ortasındaki mayın hatlarının düzenlenmesinde çalıştığını. 29 Ekim 1996.118.İsmet Görgülü.00'e doğru dönmüştür.sayfa) Birçokları gibi onun da rütbesi. Hayret! Y.222-228) Y. 18. s. Milliyet.Küçük.Altay. Nusret'in döktüğü mayınlar kadar harbin devamına ve düşmanın istikbaline müessir olacak bir başarı gösterememiştir. nihayet doğruyu keşfedip 71.Adil'i.1924'te Dumlupınar'da yaptığı konuşmadır. albaydır.Mühlmann ise.75) Ama bir sonraki dipnotta sözü edilecek olan eserde. Churchill diyor ki: "1915 yılında bütün Avrupa'da. daha Dünya Savaşı bitmeden. Üsteğmen Gehl'in.lu belge. Nusret gemisinin günlüğünde. s. insanlarımızı bilmedikleri konuda konuşmaya ve ahkam kesmeye zorlayan özel ve gizli bir yasa mı var? Ergün Aybars. Bunun en iyi örneği.Kemal ve Kurtuluş Savaşı hakkında. sadece o güne kadar bulunduğu görevleri sıralamaktadır. gazeteci Velit Ebüzziya Beyin sorduğu 21 sorudan birinin cevabı olarak. cephenin gerçek kahramanı olamayacağını" ileri sürmüşler. "Türkiye'de mayın uzmanı olarak çalışan Üsteğmen Gehl'in Erenköy körfezine. sabah erkenden Çanakkale kasabası civarında bulunan karargâhından. daha önce bir derece aşağı indirilmiş olduğu için Cevat Çobanlı. Dinamit adlı Tv. süvari olarak Yüzbaşı Reyder'in değil. s. 18 Mart 1915 günü paşa değil. 68. Demek ki Y.Dr." (Hayat Tarih. arkadaşlarına ve ordunun subay ve erlerine paylaştırmıştır. Murat Belge ve Asaf Akat. Ama yanlış tarihte. Liman Paşa. yaveri Cevat Abbas'a dikte ettirmiştir. milyonlarca insanın hayatına mal olan büyük taarruzlar yapılmıştı. Mart 1972) Bu başarıya Almanlar ortak olmaya kalkışmışlardır. Daima başkalarını yüceltmiştir. Prof.8.Kemal.Kemal olduğunu' yazdığını ve R. Gelibolu kıyısına geçmiş ve saat 14.Dr.59. M. sıradaki (?) birisinin. S.Altan bu sözleri. 30.

Ama Liman Paşa görüşünü korudu.224. [. (1.121) Çanakkale Savaşına katılan Türklerin sayısı ise 350. İlk Alman topçu cephanesi Çanakkale'ye savaş sona ermek üzereyken. s. AAM dergisi. o noktaya kadar zaferi bir Türk-Alman ortak zaferi olarak gösteren yazarın. Çanakkale Cephesi adlı askerî tarihin 1.. Çanakkale ile ilgilidir. şöyle yazdığını aktarıyor: "İtiraf etmek gerekir ki İngilizler. 2. Hayat (1959) ve Hayat Tarih (1965/3) dergilerinde de yayımlanmıştır. (Hayat Mücadeleleri. bizim memleketi tanımadığı ve layıkıyla tetkikatta bulunacak kadar bir zamana malik olamadığından. Baha Matbası. Bunun dışında Çanakkale'ye Almanya'dan başka kuvvet gönderilmedi. astsubay ve subayların sayısı ise en çok 500 kişiye çıkmıştır. Kasım 1990) 20.100. 8. gerekli yazım işaretleri konulmadığı ve tutarlı bir sayfa düzeni yapılmadığı için bunlardan ayırdetmek hayli zor. Dr." (İ. Türkleri aldatmaya ve şaşırtmaya çok güzel muvaffak olmuşlardı. Türk görüşünü belirleyen belgeler. 28 Mayıs 1921 günlü İleri gazetesinde.161 vd. bu kadar. [. ağır muharebeler ve zayiat yüzünden kısa zamanda 40'a düştü. bir istihkâm bölüğü idi. beslenme tarzı.Bayur. 3 Mayıs 1915 günlü bu çok dikkate değer yazıdan bazı parçalar: "Sanders Paşa hazretleri bizi.Belen. İhsan Ilgar. Dr..0rdu yok olur.81. kaptanın Yüzbaşı Hakkı. çok dikkatli okumak gerekiyor.Carl Mühlmann'ın yazdığı 'Çanakkale Muharebesi-1915'tir. Bu anıların bir kısmı.. Kasım 1915'te. İngiliz ordusu batıdan (deniz kıyısından) taarruza geçer. İngilizlerin Gelibolu'dan sessizce çekilmeyi başarmaları üzerine.0rdu Komutanı Cevat Paşa (Çobanlı) cephenin kendi bölgesinden yarılacağını anlamıştı. Bu birlik. s.] Çanakkale harp sahnesinde bulunun Alman er. Ilgar'ın açıklamaları ve yorumları ile dolu. uysal bir ihtiyar olan" Alman Amiral Marten Paşadan geldiğini açıklamaktadır. dizinin 16. 1." (Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları.366) H. sayfalarında.C. zararı Türklerin hesabına yazıyorlar. Kitabının 212-216. Hindli bir asker.S.0rdu emrine. İngiliz taarruzunu inatla doğu kanadından bekleyecektir. bizim orduları.Kemal'in rolünü küçültmekten başka bir şey düşünmeyen GRYT Ansiklopedisi. ayın 19'unda deniz kıyısından (Batıdan) büyük ölçüde bir taarruz yapılacağını haber verdi. ikinci ve son batarya ise Aralık 1915'te gelecektir. Çanakkale muharebeleri sırasında hizmet gören tek ve biricik Alman birliği geldi. Haziran sonuna doğru.. yay. ancak bu son mayınları dökme teklifinin. Esat Paşanın Çanakkale Anıları." (Türkiye'de Beş Yıl. mayınları hazırlayıp atanların da Yüzbaşı Hafız Nazmi ve arkadaşları olduğunu. Atatürk'ün Arıburnu Muharebeleri Raporu ve Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe Adlı Eserlerinde Yer Almayan Emir ve Raporlardan Bir Demet. cildi.221) Almanların olayla ilgisi. (Eğil Dağlar. Liman Paşa'nın planını açıklayan 26. s.Kısım. 307 sayfalık kitabın üçte biri.93.. Yüzyılda Osmanlı Devleti. haz. "sevimli. 105) Almanlar kâra ortak çıkıyorlar. başta von Sanders olmak üzere bütün Almanlar.Adil de. 1975.62) 63) 64) 65) 66) 68) 69) 70) 71) de 67) Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı Yb.Görgülü. 20. Esat Paşanın 6 cilt olan anılarının sadece 3.107) bi an _8 . Türk İnkılabı Tarihi. Liman Paşanın yeni yayımlanmış olan anılarını çok ağır bir dille eleştirmekte ve 'ellerini Türk kanıyla yıkadığını' yazmaktadır. Yüzyılda Osmanlı Devleti.Görgülü. s.000'dir. Yahya Kemal gibi sivil bir yazar bile.278. Esat Paşanın anılarını. Belen özetle diyor ki: "Bu onda 'sabit fikir' haline gelmişti..5. cephe yarılır ve dağılır. daha sonra ortaya çıkmış bir tutum değil! 9. 3. s. s.101. Kitap.İsmet Görgûlü'nün verdiği bilgiye göre. İ. s. sahilde ihraç (çıkarma) noktalarını kamilen açık bırakacak tertibat almış ve düşmanın karaya asker ihracını teshil eylemiştir (kolaylaştırmıştır). sayfalarında bulunuyor. ilk batarya 15 Kasım'da.) Bu da gösteriyor ki Liman Paşayı eleştirmek. s.1915 günlü yazısı ise 218 220.Tümen Komutanının yeni düzene yazılı itirazı: Çanakkale Cephesi. Liman Paşa Suriye Cephesindeyken de. İstanbul. M. s.G. 8. Ne hoş ticaret! Alman katkısının derecesini Liman Paşadan dinleyelim: "5. iklimin etkisi." (F. Sayı 19. Liman Paşanın yanlış planını savunuyor. 200 mevcutlu bu bölük.] Vatanımızın müdafaasında kalp ve vicdanları bizim kadar daraban etmeyeceğine (çarpmayacağına) şüphe olmayan. Cildi. Alman Arşiv Kurulu 1927'de Genel Harp Olayları dizisini yayımlar.

255) Y. 36.K. zaferi komutana izafe etmek bir gelenektir. Yanya Savunması ve Esat Paşa.Tümenleri o bölgeden ayırmıyordu. milli tarihlerde ve genel olarak edebiyatta bu geleneğe pek uyul madığını gözlüyoruz. Sadi Borak. On Yıl Savaş. s. İ. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. Esat Paşa anılarında bu madalyaların verilmesini 27 Mayıs 1915'te kendisinin önerdiğini yazmaktadır. Esat Paşa da savaşın başından 3 Kasım 1915'e kadar hizmet görmüş. sayı.102. s.87. televizyon dizisi). İ.398) Söz konusu yere bu adı 3. Çanakkale Cephesi Komutanı Alman generali Liman von Sanders'e ait olmak gerekir. Liman Paşa da anılarında. ve 15.72) 73) 74) 75) 76) 77) 82) 83) 84) 85) 86) 87) 88) de 79) 80) 81) bi 78) Çetin Altan da savunuyordu: "Çanakkale şayet zaferse. s. H. 57.24) Komutanla ordu aynı millettense. Alman komutan. bunun başarısı.102. s. Yanya Savunması ve Esat Paşa.1919 yılı yaz ortalarına gelindiği zamanda bile. ve 7.93). Çanakkale Savaşı yazarlarından Avustralyalı Alan Moorehead. No.Tümeni güney bölgesine göndermesi için verdiği bir emirle Ordu Komutanını uyardı. 3 Kasımda 1. Komutanlığın yabancı ele teslimi ve bu planın tamamen tersinin uygulanışı cidden çok üzücüdür ve bize çok pahalıya mal olmuştur. s.. Esat Paşa da anılarında şöyle diyor: "Bu tarihi adın günlük emirle yapılmasını ve haritalara kaydını emrettim. On Yıllık Harbin Kadrosu. Bu taarruzun büyük kayıp ve başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Sondenstern'in yerine Weber Paşa atanır. Nihayet Başkomutanlık (İstanbul) bunun farkına vardı ve 26 Nisan akşamı 5. 1918 yılı Mart ayında ortaya atılıyor. "3. 12-18 Mart 1992) Bu konudaki Türk eleştirisi çok kısaca şöyle: Gelibolu'da. Türk Komutanlar ile Liman Paşanın planı arasındaki büyük farkı göstermektedir. s. nitekim madalyalar Sultan'a ve direnişi yöneten en üst düzey komutanlara veriliyor.359 (Harp Tarihi Dairesince verilen bilgiye göre). Çanakkale Cephesi. kahraman susuzluğu yaşayan ülkede. s.Küçük'ün bu tür dayanaksız yorumlarına ve gerçeğe aykırı iddialarına daha çok tanık olacağız.Görgülü. özel durumlarını görememişti. S. 3.Ordu Komutanlığına atandığı için Çanakkale'den ayrılmıştır. General Lütfi Doğancı. subay ve birliklerine öncelik ve ağırlık vermiştir.Alayın Tarihçesi. (Yanya Savunması ve Esat Paşa.. s.79 ve 82. doğal olarak daha çok Anzakları anlatır. Bu nedenle 5.Bayur.Kolordu Komutanı General Esat.Küçük ise şöyle yazıyor: "Gelibolu'da hiçbir komutana 'kahraman' denmez. Atatürk.23 . bu bakımdan düşmanı eldeki kuvvetlerle kıyıda karşılamak mümkündü.Adil. (s. Ama komutan ve ordu aynı milletten değilse.. Y." diye yazıyor. Kitap'ta bulunun 13. Kolordu Kurmay Başkanı Fahrettin Bey (Altay) vermiştir (F. Suriye cephesindeki savaşlardan söz ederken. Hayat an _8 . bunun fazla tutmadığı anlaşılıyor.] Liman von Sanders'te bir Saros fobisi vardı.Küçük kitabının bir başka sayfasında da şöyle yazıyor: "Kemal'in Anafartalar Kahramanlığı. Yanya Savunması ve Esat Paşa. Çünkü harekâtın tüm planlarını o hazırlamıştır. çıkarmanın merkez kesimine yapılacağını değerlendirmiş ve Çanakkale savunmasını buna göre planlayıp kurmuştu. s. s. 137. krokiler. Liman von Sanders.Görgülü. s. Fakat geç kalınmıştı." (s. (Hayat Mecmuası..R. 88. kitabın sonunda Esat Paşanın kendi yazdığı hayat hikâyesi var.Hayatı ve Eseri. ikinci Dünya Harbindeki muharebeler anlatılırken (roman. sayı 29 /1959) Kaynak taraması yapmadığı anlaşılan Y.473) Savaşın başından 10 Aralık 1915'e kadar. ilk kez. her milletin kendi komutanlarını ya da birliklerini öne çıkardığına tanık olmaktayız.4. İngiliz R." (Esat Paşanın Hatıraları. 1. Atatürk. düşmanın Türk direncini çökertebilmek amacıyla çıkarma yapabileceği kesimler çok azdır ve bellidir. Tezler 5.Altay. s." (T.James de İngilizleri."(Aktüel. "Liman Paşa ne yazık ki bölgeyi yalnız bir iki motor veya otomobil gezintisi ile pek yüzeysel bir bakışla görmüş.Ü.102. " (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. hevesli ve genç bir gazeteci-yazar olan Ruşen Eşref tarafından. [.93.235) Çanakkale Cephesi. film.

(Lozan.. 1936'da. tartışmalara yol açmış. Şöyle diyor: "Hayatımın son yıllarında duyduğum en büyük zevk." (Kur. 1.12) 97) Y..S. Harp Tarihi Dairesince hazırlanmış 14 sayfalık basit bir Çanakkale Savaşı özeti var. Kitap. (1.James'in ve A. ormanlık vb.Ü.Tezler 2. Yeni Mecmua'nın bu özel sayısı hakkında geniş bilgi var. Ama 'Genelkurmayın yayımladığı kitap' diye tanıtıyorlar. olayların tarihlerini değiştiriyor. gerek taktik hareketlerde. bir yerde de İngiliz gazeteci Ashmead-Barlette'in La Verite sur les Dardanelles adıyla Fransızcaya çevrilmiş olan (Orijinali: The Uncensored Dardanelles. yanık yerler. yoksa "gayr-i ciddi" mi olduğuna karar veremiyor.42) Yüzbaşı H. Fakat bu iki yazarın savaş hakkında verdiği bilgilerin tamamını aktarmıyor. kendisine doğal bir yardımcı kazanmış.C. şiir ve fotoğraf. s. s. s. (1." (S. gerek stratejik.tam bir Kemalist telkin altında yetişen subaylardan kurulu" diye niteliyor.Albay S. ". Bozkurt'un tamamı. 92) Tarih ve Toplum dergisinin 16. Küçük de. s. Peyami Safa'nın çevirisiyle. sarp yamaçlı. İngiliz harp tarihinden de uzak duruyorlar.634) Bu yüzden Türk harp tarihlerinden yararlanmaktan kaçınıyorlar.158) Yalnız birkaç yabancı kitaptan yararlandıkları için 89) de bi an _8 . tarihi örtmeye çalışmak demek[tir.81. Hayat Tarih mecmuası ile Yıllar Boyu Tarih dergisinde yayımlanmış özetlerini okumuşlar. kuvvetini çoğaltmış olur. 96)Çanakkale savaşları hakkındaki İngiliz harp tarihini yazan General Aspinall Oglander diyor ki: "Conkbayırı'nın 1915 Ağustosundaki hayati önemini veya bu yüksek noktanın İngilizlerin elinde bulunmasıyla Türklerin maruz kalacakları tehlikeyi anlamak için pek az bir askeri bilgi yeter. Tezler 5.Mecmuası. Y.C. Çok arızalı.Küçük ise. "Savaş tarihi arşivlerini. s. Açık. Çanakkale Savaşı ile ilgili bütün bilgilerinin kaynağı işte bu 14 sayfalık basit özet! Ayrıca Liman von Sanders'in anıları ile General Hamilton'un güncesinin de tamamını değil.Küçük'ün "Çunuk Bayır" dediği yer. s.78) "Arazi.]" diyor. (s.Kemal'i övüyor. kesik. bildiğimiz Conkbayırı..43) Y. 95)A.101) Kitapta.Kemal'e kinle dolu İngiliz istihbaratçısı" diye nitelediği (T.C.Küçük'ün bile "M. (Armstrong ve kitabı hakkında. Türkiye'ye sokulması yasaktı. Bizi de kitabın bu kısım ilgilendiriyor zaten. İnsan 6 ciltlik ansiklopedinin "gayr-i resmi" mi. önemli rol oynar.Moorehead. Çanakkale Geçilmez. Bu sebeple araziden yararlanmasını bilen komutan. okusa Çanakkale Savaşını kavrardı. orta öğretim öğrencilerine parasız dağıtılmak için bastırdığı 103 sayfalık bir anma kitabıdır. Askeri Kamus..Ü.34) 90) "Ey bugüne şahit olan sarp hisarlar / Ey kahraman Mehmet Çavuş siperleri / Ey Mustafa Kemaller'in aziz yeri / Ey toprağı kanlı dağlar. M." (Aktaran C. Göreceğiz.62-65) 93) Mısıroğlu.1959) Esat Paşa. 19 Mayıs 1919'a kadarki bölümü. kısa bilgi sunulacaktır. Londra. 1927) kitabından bir paragraf aktarıyor. s. 1996'da Arba Yayınevi tarafından yayımlanmıştır. Kumandanlarımızın Harp Hatıraları. Ne yapsınlar? Zorunlu olarak dedikodu tarihçiliği yapıyorlar! 94) Mesela Mısıroğlu esas olarak. arızasız. M. "1915'te Çanakkale'de Türk" adlı tek bir kitapçık.Güngör. memleketi kurtaran o harikulade şahsiyetle bir zaman silah arkadaşlığı yapmış bulunmamdır. şöyle bir tarayıp ya da birine taratıp yalnız işine gelen birkaç paragrafı almış. Çev. Harp Tarihi Dairesini.C..Moorehead'in kitaplarından yararlanıyor ama ikisini de dikkatle okumamış. Sel yayınları arasında çıkmıştır.Eğitim Bakanlığının 1957 yılında. çünkü o da M.139) Bu bilgi düzeyi ile gerçekleri tersine çevirmeye yelteniyorlar.Armstrong'un Grey Wolf (Bozkurt) adlı. (Lozan." 91) Lütfi Simavi'nin anıları ilk defa 1924'te yayımlanmıştır. 1. sayı 30.Conk. GRYT Ansiklopedisi yazarlarının dayanakları ise. Mısıroğlu da "Şunuk Bayırı" diyor..C. s. Y. kapalı. ilerde.Kemal'i öven bütün bölümlerin uzağından geçiyor.Kip. s. Gül Çağalı Güven) Mısıroğlu.178. R. gerisi anı. içinde pek çok yanlış bulunan kitabına dayanıyor. tarih eğitimiyle hiçbir ilgileri olmayan emekli subaylara açmak. (T. olduğuna göre harekâtı zorlaştırır ya da kolaylaştırır. maksadına göre bir düzenleme yapıyor. gazeteci Selahattin Güngör'le yaptığı uzunca konuşmanın bir yerinde. sayısında (1985).R.

baksa. Kitap. ne de Malta'dan kaçmıştır. Armstrong yanlış yazıyor. ne istediğini gayet iyi biliyor. a. Fevzi (Çakmak) Paşa gerçekten Anafartalar Cephesi Komutanlığına vekalet edecektir ama dört ay sonra.e. 2. On Yıllık Harbin Kadrosu.Fevzi Beyi..98) 99) 100) 101) 102) 103) 104) 105) 106) 107) 108) 109) 110) 111) 112) yerleri. 2. 3 cilt olarak Yb.e. Kannengiesser Haziran ortasında 9. yaman adam.Tümen Komutanı sanan ansiklopedistler.Adil. s. Hayatı ve Eseri. s. (P. (Malta'ya sürülenlerin genel listesi: B.Tümen komutanı olacaktır. sayfasında bulunan bilgileri Fransızca olarak aktarmış. s.79.) Ama yaptığı Fransızca alıntıya şöyle bir göz ucuyla olsun bakmamış.C. 1. Mısıroğlu'nun bu yanlışının kaynağı.Tümen kumandanı olan Albay H. 9. s. Berlin. s.g.332.Ks. Tezler 5'in 85. ayrıca 15 No. Çanakkale'yle ilgili bir anı-tarih yayımlamıştır: Gallipoli.237 vd.Kemal'den şöyle söz ediyor: "M. "Batum'da yaptığı söylenen milyonluk bir petrol yolsuzluğu suçuyla tevkif edildiğini" ileri sürüyor. bu kitabında M. S.34. a.. sayfasında. 2. 18. Lorel-Hardi diksiyonuyla adlandırıyorlar. sanki tersini yazan olmuş gibi. Vehip Paşa hakkında bilgi verirken de. de bi an _8 .27) Abdurrahman Dilipak da.1915'te 'ordu komutanı yetkisiyle Güney Grubu Komutanlığına' getirilecektir.C.Nihat tarafından Türkçeye çevrilmiş ve 1927'de Genelkurmayca yayımlanmıştır.Görgülü.100) ve bizimkiler Ordu Komutanının anılarını bile okumadan Çanakkale'yi analize yelteniyorlar. Vehip Paşanın. s. H. verdiği yanlış bilginin kaynağını da göstermiş: "Hayat Tarih mecmuası. Y. Selahattin Çiller.Erikan. s." Bu cümleden o anlamı çıkarmak da büyük bir beceri. Dünya Harbinde Türk Harbi. s. 3. Kocaçimen. s. Liman Paşa da anılarında Vehip Paşanın cepheye geliş tarihini belirtiyor (s. 2." (Aktaran.159. Çanakkale Cephesi.M. s. (s. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. oradan kaçtığını' ileri sürüyor.g. Conkbayırı.21) İ. A. 90) yeterli bilgi var! Vehip Paşa.Safa.. İ. Aktaran H..(Söz konusu kitap.. (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı 2. A. s.Fevzi Beyin de adlarının geçmediğini görür.Bayur.57) Çanakkale Cephesi.G. ayrıca. Beteutung und Verlauf der Kämpfe 1915. (C.g.(!)" Ansiklopedistlere not: 10 Yıllık Harbin Kadrosu adlı kitapta (s.84) Bu bilgi de doğru değil.Göztepe. (F.7. 1972/5. C. Fevzi (Çakmak) Paşa sanıyor. (İ. s. Ansiklopedi.Bayur. ilk tutuklama furyası sırasında yakalanıp Bekirağa Bölüğü'ne hapsedil-mişse de oradan kaçıp İtalya'ya gitmiştir. olayları kavrayamayınca şöyle yazıyorlar: "Ama Vehip Paşanın kumandayı ele alış tarihi bizce tam tespit edilememiştir. Kitap.N. Bozkurt.Şimşir.Sami Beyin ne zaman kumandayı bıraktığı veya devrettiği ise açıklık kazanmamamıştır.91) Vehip Paşayı 9. Her kararı kendi başına veriyor. kişileri de birbirine karıştırıyorlar. 1. Armstrong'un kitabı. s." Oysa gösterdiği kaynakta deniliyor ki: "Anafartalar Cephesi kumandanlığında bir ara Fevzi Paşa (Mareşal Fevzi Çakmak) da bulunmuştur. s. 'İngilizler tarafından tutuklanarak Malta'ya götürüldüğünü. 17. s.80.222).17) Sonradan generalliğe terfi eden Hans Kannengiesser. M.82.79. ayrıca. s. Vehip Paşanın da. 1.71.e.415-420. Atatürk için Diyorlar ki.88.Larcher'in La Guerre Turque Dans Le Guerre Mondiale adlı eserinin 212.M. Çanakkale Cephesi.s.. a.260..Görgülü.Küçük.. Kitap. Vehip Paşa ne Malta'ya sürülmüş. s.(!) Asıl 9.21) T." Günahı boynuna! (V. İ. Kemal. 192) Vehip Paşa. o tarihte Gelibolu'da bulunmadıklarını anlardı. Mart 1965. Hayat Mücadeleleri s. Türk İnkılabı Tarihi. M. Komutan Atatürk. Kitap.lu kroki. Besim Tepe. M. İ. Kitap.Kemal'in bu görevden ayrıldığı 10 Aralık 1915'te.C. 1927. s. Gayyasında.98. Malta'ya sürülen subayların tam listesi.Belen.50. Malta Sürgünleri. s. (Çanakkale Cephesi. HTM. Düztepe'nin yer aldığı yükselti kütlesine İngilizlerin verdiği ad. 2. Çanakkale Cephesi. s. Mısıroğlu da bu yanlışı bize satıyor. Yol.Görgülü.98) Bizimkiler inceleme özürlü oldukları için yalnız tarihleri değil.Görgülü.Kemal'in ordu ihtiyatındaki bir tümenin komutanı olduğunu kanıtlamak azmiyle M.Görgülü.

s.Alay Komutanı Yarbay Şefik Aker'in anı-raporu (Arıburnu Savaşları ve 27.4.Tümenin alaylarının yerleşimi açıklandıktan sonra da şöyle deniyor:". Her savaşacak birlik. İlk hatta bulunan bir birlik. bu sakat anlayış yüzünden. 20. Hayatı ve Eseri. yani ilk hatta. Çanakkale ve Atatürk.Tümen. 1. bu bilgiyi bakınız nasıl yorumluyorlar: "Genelkurmayın da açıkladığı gibi düşman ordusu ile yüzyüze gelecek olan Osmanlı ordusunun ihtiyat birliği 9.71) Soyadıyla ters orantılı bir yanlış. (s.Tümen ise ordunun ihtiyatı.12) '1915'te Çanakkale'de Türk' adlı kitapçıkta yer alan özette. Çanakkale Cephesi adlı askeri tarihin 2.e. C.Tümenin gerisinde.Kemal'in 19. Aspinall Oglander'in yazdığı İngiliz resmi tarihi: Gelibolu. Kitap..Tümen idi.. Yüzyılda Osmanlı Devleti. s. Conkbayırı) bağlı"diyor. Esat Paşa da diyor ki: "Durumu bildirmek. Çanakkale Cephesi. Y.James.605) Fahrettin (Altay) diyor ki: "M. Kitabı. Ordu emir vermekte gecikiyor. Söz konusu özet. zaten bir kısım kuvvetini ihtiyat olarak geride bulundurmak zorundadır.15) "Mareşal Liman von Sanders'in planı.R. O kadar ki 18 Mart günü bile ihtiyat tümeni komutanı olduğunu ileri sürüyor.Bayur. Çanakkale ve M. yani yedeğin yedeği idi. kuvvetinin gerekenden daha çoğunu geride tutmaktadır.. hiç olmazsa Kocaçimen Tepeye yaklaştırılmasını önerdi.. düşmanı ilk karşılayan 27. sayılı kroki.Ordunun kurulup (25 Mart) LimanPaşanın Ordu Komutanlığına atanması ve birlikleri yeniden düzenlemesinden sonradır.Kemal savaşın başlamasından önce. Sarı Bayır'ın doruklarına (Kocaçimen. (R.235-239 ve 15. XX/80. 18 Martta M.Kemal'in tümeninin ordu ihtiyatı olması.72. s. ordunun ihtiyatı olarak Yarbay M." (Çanakkale Cephesi. s. tümenin.C.Belen. iki gün sonra İngiliz ve Avustralyalı piyadelerin." (s." (s. Yarbay M.Tümen.. s.Kemal'in ihtiyat tümeni komutanı olduğu. Esat Paşanın Kurmay Başkanı Fahrettin (Altay) özetle diyor ki:' M.641 vd. düşman çıkarma faaliyetine göre ihtiyatındaki kuvvetlerini kullanmada serbest bulunuyordu.84. "Bütün tertipler. Çünkü M. A..ve 27.Tümen vardı. Liman Paşanın planı uyarınca. gerekli emirleri almak üzere kendisini (Liman Paşayı) aramaya gittim. M..85) Sayfanın başına da. 9. Kilitbahiryaylasına hücum ederek. kendi ihtiyatlarını ancak savaş başladıktan sonra kullanabildiğini belirtmek istiyor.Tümenin 26.Kemal." (A.Tümenin 25 Nisandaki hareketleri inceleniyor).. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No. 9. s. M.88) Liman Paşa bu sırada Bolayır'dadır. ordu ihtiyatı olur mu? Askercilik oynayan çocuklar bile olmayacağını bilir. Gelibolu'nun muhtemel çıkarma noktalarında görevli bir birlik.Kemal Beyin kumandasında bulunan 19. H. Tuğgeneral C. Bu tümen ordunun emrinde olduğundan. adeta bu planın uygulanmasını kolaylaştırıyordu. Oglander. Mart 1986) "Çanakkale Boğazı'nın merkez tahkimatını bu plato (Kilitbahir) korumaktadır. oradan soruluyor. s. AAMD.7) GRYT Ansiklopedisinin yazarları. Kitap. 5. Alayları da emrindeydi. Kendisinden _8 .13 vd.Tümeni.Kemal'i önemsizleştirebilmek için bu basit özeti bile anlamamış görünmeyi göze alıyorlar. Sayı 13. tehlikeli gördüğü Arıburnu kesimine kaydırılmasını istemiş. 4 (27.Kemal'in tümeni yedeğin yedeğiydi" diye iri harflerle başlık atmışlar! 9.. Maydos-Seddülbahir-Morto limanı kıyılarının korunmasıyla görevliydi ve ayrıca. "(1.Alay ile 19. "M."(Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No.. 9.Dr..' (Belleten. BTTD. GRYT Ansiklopedisi yazarları. Fahri Çeliker.F. birliğinin.35. 1. Özet için yararlandığım kaynaklar: Esat Paşanın anıları. s.g.Alay). s.. 9. Bigalı-Maltepe çevresinde.Kemal de Arıburnu'na hareketine müsaade istiyor.Tümen.34.Erikan.315) Arazi ve taktik noktalar hakkında daha fazla bilgi için Şefik Aker. s. F.Küçük'ün şifa bulmaz bir takıntısı. burayı alacakları ümit ediliyordu. s. AAMD. Gelibolu Harekâtı. s. 9.. İngiliz resmi harp tarihinden: "İstila kuvvetleri 25 Nisan'da Seddülbahir ve Anzak (Arıburnu)çevresinde karaya çıkarıldığı vakit. Liman Paşa bu öneriyi de reddetti.. sayı 9) . Liman Paşa kabul etmemişti.Kemal Beyin kumandasında 19. sayı 19. Komutan Atatürk. General Hamilton. (Prof.113) 114) 115) 116) 117) 118) 120) 121) 122) de bi an 119) a.Çaycı.

işte.Kemal'in hareketi ne diye nitelendirilebilir? İsterseniz gördüğü bir tehlikeyi ortadan kaldırmak ve süren durumdan kurtulmak için üstün bir inisiyatifle hareket." (Esat Paşanın anıları. gözlerimiz nefes kesici sarı infilaklardan yarı yarıya kör halde. M.) Çanakkale Savaşında Türkler.Ü. Majestic. et yığınları birbirine karışıyor.. hem olayların gelişiminden. 26 Nisan.. kemik..Tümene bağlı olup Arıburnu-Kaba Tepe hattı gerisinde bulunan 27.Kemal'le ilgili bu pasajın da sadece ilk cümlesini vermiş. herhalde M. derhal görevden alacak ve cephe gerisine postalayacaktır. Düşman hedefi yok artık.Kemal Beyi. 9. s. hem de savaştan sonraki resmi ve özel yayınlardan anlaşılıyor. anılarını 1919'da yazan Liman Paşa. 'Suriye' diye çevirmiş ve yalnız cümlenin anlamını değil. Bu defa organize bir gayretle merkeze yükleniyor. 131) Liman Paşa. s. hazret 'Conkbayırı' demek istiyor." (Gelibolu Günlüğü. Esat Paşanın cümlesini aktarıyor: "M. iki Alman subayının eli altında bulunan kanat kuvvetleri." (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. London zırhlıları toplarıyla ölüm saçmaya başlıyorlar. 15 inçlik ağır topl ar. mevzilenmiş birliklerimizin üzerinden geçerek. toprak. Arıburnu kesimi:Türklerin dehşetli karşı taarruzları başladı. düşman topraklarını hallaç pamuğu gibi atıyor.85. 106 vd. tamamen hareketsizliğe mahkûm edilerek.Kolordu Komutanı A. Gelibolu'dan Maltepe'ye alınmıştır. Arazinin yapısı gereğince..Erikan. Bu yerin adı. ilk gün birliklerinin üçte birini kaybettiklerini yazıyor. s. kükrüyor ve gökteki yıldızları titreten bir şiddetle patlıyordu. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. ölmeyi emrediyorum.24) Hamilton'un. Her top alev saçıyor.115) İzninizle tercümanlık yapayım.Kemal ile Mülakat.Fevzi Beyi.. 'Cyrenaique'ı. 8. Tezler 5.4. Bu yanlışların kaynağı da Armstrong'un kitabı (P. isterseniz ayaklanma. Conkbayırı kesimine çok önem veren M. yazılan tarihe ciddi kuşkular getirecek boyutlara ulaşıyor.Küçük de bi an _8 . kimseden izin almadan.Alayın subaylarına şöyle diyecektir: "Ben size taarruz etmeyi emretmiyorum. Bu hareketinin sorumluluğuna göğüs gerecekti. düşman çimenlik bir arazi parçasından geçmek istiyor. s. Baccante.. Mermiler. Eğer olayların gelişimi.Alayını. Bozkurt. birçok açıdan değerlendirdikten sonra diyor ki: "M.Kemal de aynı akıbete uğrardı." (Komutan Atatürk.Kemal'in verdiği bu riskli kararı.. tümenin 57. s. (On Yıl Savaş. bu taarruzdan önce 57.95) C.51)." Y. işte bu cehennem ateşi altında dövüştüler. Liman Paşanın anılarının Almancasında 'Syrenaica'.Safa. bunlar. Kulaklarımız mumla tıkalı. Frasızcasında ise 'Cyrenaique' diye geçiyor (Türkçesi Bingazi'dir). Taş. General Hamilton. çok kısa bölümleri yayımlanmış anılarından bazı aktarmalar yapmak istiyorum.. Y. tarihi de tepetaklak etmiş. Y. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir (geçebilir). s. tepenin yüksek yamaçlarını cehenneme çeviriyor.Küçük diyor ki: "Esat Paşanın.77. dipnot) M.30) Conkbayırı'na önem vermekte ne kadar nakli olduğu. No. 'Ordu emrinin ancak dört saat sonra geldiğini" kaydetmektedir. derhal Türklerin üzerine çevirdiği toplarıyla ateşe başlıyor. Arıburnu'na doğru göndermiş buldum.Küçük. "25 Nisan günü.Altay. (T.. Bu anlayışa göre. düşmanın karaya çıkmasına ve tutunmasına fırsat verilmiştir. M. Esat Paşa Saros'tan Maltepe'ye öğle üzeri döner. (Gelibolu Günlüğü." (M. s." Bu açıklamadan sonra.Kemal. ilerde göreceğiz.102.Alayı. Arkasından Queen Triumph. s. emrini savsaklayan 16.. bu arada.Kemal övüldüğü için gerisini kesmiş. isterseniz keyfe göre hareket deyiniz. Queen Lizzie zırhlısı derhal yakalıyor. yüksek patlayıcı madde doldurulmuş mermileriyle. denizden bombardımana ilişkin bazı notları: "25 Nisan. Prince of Vales kruvazörü.123) 124) 125) 126) 127) 128) 129) 130) 131) 132) 133) yapılacak hareket hakkında hiçbir talimat alamadım.38) F. tetiklerebasılıyor. Arıburnu kesimi: Queen Elizabeth bütün gücüyle düşman üzerine çullandı. bu kural dışı kararın doğru ve gerekli olduğunu kanıtlamasaydı. 'ilerde Atatürk soyadını alacak olan Türkiye Cumhuriyetinin tek adamına yaranmak için hadiseyi çarpıtan' ilk kişi oluyor! Kolordu karargâhı. s.5 ay. s.

Ama mesele Arıburnu'na yapılan Anzak çıkarmasına gelince iş çatallaşıyor ve kaynakların verdiği bilgiler. s.Kemal Beyin solumuza sevk ettiği] bu alayın yapacağı bir taarruzla. nasıl.Aker de 77. Savaştan önce M. alaydan kaçan birçok Arap erinin çadırlarda saklandıklarını ve nargile içmekte olduklarını gördük. ilk alaylarının geri verilmesini istemiş ama kabul edilmemiştir. s. 83.107-108.Kemal Beyin o günkü durumunu.cilt) oluşturduğu da anlaşılıyor.119. Yanya Savunması ve Esat Paşa. esasen sarsılmış ve gerilere atılmış olan Anzakları deniz kenarına dökmek ümidini bize vermişti. s. "Kendi Kalemiyle Hayat Hikâyesi". s. görmüştük. bu alay erlerinin Arap olması oldu.95) 27. sayfalardaki komutanlar çizelgeleri. Oysa anıların 1975'te yapılmış tek baskısı var ve benim elimdeki nüshada böyle nokta nokta bir boşluk yok. M. GRYT Ansiklopedisi diyor ki: "Takviyeli müttefik birliklerinin Seddülbahir'de çakılıp kaldıklarına kimse itiraz etmiyor.Alay Komutanı Ş. kimler doğruyu yazıyor.Safa. 87. (10 Yıllık Harbin Kadrosu. hele ansiklopedi nasıl doğru sentez yapıyor. Kitap.Arap Alayı erlerininin. Arap alaylarını.Tümenin başında Yarbay M. Y. (57. birbirini pek tutmuyor. Bu karışıklığı çözebilmek için değişik kaynakların verdikleri bilgileri. Verilen bilgilerden. olduğundan farklı göstermek isteyenler ile gerçeği olduğu gibi aktarmaya çalışan kaynakların (!) anlatma metodları değişik görülüyor.000 kişiye çıkacaktır. öteki savaşlar ve eğitim hizmetleriyle ilgili olduğunu. Kitap. Mısıroğlu'nun bu yanlışlarının kaynağı yine Armstrong'un kitabı. 82) Fahrettin Altay diyor ki: "[Arıburnu'nda savaş devam ederken] 72. Kitap.111.89. 85.Piyade Alayı Tarihçesi. savaş hattına sessizce yaklaşmaları gerekirken hücum çığlıkları atarak düşmanı uyardıklarını uzun uzun açıklıyor (s. biraraya getirerek. bu yüzden de eksantrik yorumlarda buluyor. doğru sentezi yapmaya çalışacağız. 8.Kemal. s. s. Türk askerlerine arkadan ateş ettiklerini." (1.103) İngiliz harp tarihine dayanarak. s. Çanakkale Cephesi.Daha sonra Türkiye Cumhuriyetinin yıllarca Reisicumhurluğunu yapan M. (P. s.51) İ. 2. 2.Moorhead'den aktardığı (s." (s. Hepsinin Toriçelli borusu kadar boş olduğunu göreceğiz."(s. s.Kemal Beyin bulunmasından ileri geliyor. Esat Paşanın kendisi yazıyor.ve77. 25 Nisan 1916'da yapılacaktır.Görgülü.. Bozkurt. 88.Alaylar) yerine.86) 1) Esat Paşanın anılarının hiçbir yeri.C.Kemal'in. nasıl kaçıp fundalıklara gizlendiklerini. On Yıl Savaş. ne zaman ve nerelerde savaşa soktuğunu.Kemal aleyhinde bir ifade varmış da yayına hazıdayan o bölümü atlamış' gibi bir kuşku uyandırmaya çalışıyor. Öyleyse Y.Arap Alayının çadırlı ordugâhında. Bu cepheleri anlatan tezat. savaşın akışı içine yerleştirmeyi başaramıyor. Y. Arıburnu mıntıkasında daha yedi aydan fazla bir müddetle kan dökülmesine belki yegâne sebep. (Yanya Savunması ve Esat Paşa. 105) İsteyenin inceleyebileceğini sanıyorum. Esat Paşanın anılarından kısa bölümleri yayımlayana ait bulunuyor. (Altay. 3) Esat Paşanın tam anılarının bir nüshasının Harp Akademileri kütüphanesinde. tümenindeki iki Türk alayıyla değiştirilen bu yeni alayların (72.Küçük'ün A. 179.100) Kimler gerçekleri saptırıp farklı göstermeye çalışıyor. hep birlikte ve ibretle göreceğiz.69-71) ve diyor ki: "Biz o güne kadar bu alayın erlerini Türk sanıyorduk ve bu sebepten dolayı [M. Çanakkale Savaşı'nın. s. 2) Aktardığı cümlede bulunan biçimindeki boşluğa dikkati çekerek. Geri kalan bölümlerin.134) 135) 136) 137) 138) 139 140) 141) şöyle devam ediyor: "Yazılmayan (yani nokta nokta geçilen) kısımlar bana ait değil.Küçük.Küçük niye böyle yazıyor? Ben çözemedim. Belki siz çözebilirsiniz. Nitekim cümlenin tamamını nokta noktasız olarak yukarda okudunuz. 19.95) uzunca bölümün doğru çevirisi için.." (s.71) M. 'yazılan tarihe ciddi kuşkular getirecek' nitelikte değildir. 86. Bunları toplayarak cepheye gönderdik. anıların sadece bir bölümünü (3. 'anıların aslında. Alay sancağına madalya takılması töreni. bir nüshasının ise ATASE Arşivinde olduğu belirtiliyor. Çanakkale Geçilmez.322. tam bir yıl sonra. 2. savaşın bütününü bilmediği için anı parçalarını. On Yıllık Harbin Kadrosu.32) de bi an _8 . düşman mevcudu ertesi günü de 15. 10 Yıllık Kadrosu. Çanakkale Cephesi.

de bi an _8 . Ks.283.123. 1918 yılında Suriye Cephesinde esir düşen 57. Roman olsa sorun yok amatarih yazdıkları iddiasındalar. "57. Yanlış yanlışı doğurur. Dagobert von Mikusch'un kitabının Fransızca çevirisinin 104.93) H.6. Sadece. Şişirme. s. 57. A. Alayın 'hemen bütünüyle yok olduğu" iddiası da havada kalıyor. 2.. Biri de. Bu günden sonra o yine 19.lu dipnotlar. LDurrell'in Kıbrıs'ın Acı Limonları.Dr. 19) Kayıp 2.Belen. sonra da.Alayın Tarihçe'sine göre alay savaşa 49 subay ve 3. kaynak göstermeden.. K. yayımlanmış Türkçeeserlerin tam listesi bulunuyor.000 kişi ise. 2.2. Peki bu yakıştırmalar.C. bu değişikliğin olduğu tarihte (17 Mayısta)Güney Cephesi Komutanı olduğunu' yazmıyor.. 3.Alay olmadığı gibi. Hayali Doğu.. (s. Türk Dili dergisi. 19.1915) diyor ki: "İngilizlerin her yazdığına inanmak gerekseydi. uydurmalar ne? Cevap: Alaturka alternatif tarihçilik! 'Açıkça yazabiliyorlar' ne demek ? Engel mi var a efendim? Uydur uydur yaz! Alan Moorehead'in İngilizlerle ilgili birçok bilgi ve değerlendirme yanlışını da düzeltmiş.e. Böylece M. Yazamazdı da. Alayın hemen bütünüyle yok olduğunu". 57. artık sadece 19. yeri geldiği için Vehip Paşanın ağabeyisi olduğunu belirtiyor.Bayur.62). O gün savaşan yalnız 57.James'in. 'M.369-371. Türk İnkılabı Tarihi. 'Esat Paşanın sırf Vehip Paşanın kardeşi olduğu için 17 Mayıstan itibaren Arıburnu Komutanlığını üstlendiğini' de yazmıyor. Ünlü Lord Kinross da aynı yanlışı sürdürüyor. Kuzey Grup Komutanlığı kurulur ve bu kesimdeki bütün birlikler Esat Paşaya bağlanır. Türklerin Başarısı.Kemal kuvvetlerinin o günkü kaybının 2.H." (3. Armstrong'un ve R. s. O Vehip Paşanın ağabeyisidir. şimdiye kadar ilerledikleri (!) mesafe ile Gelibolu yarımadasının tümünü ele geçirmiş olmaları gerekirdi. H.336'daki dipnot) Görüldüğü gibi. 20. (1." (Çanakkale Cephesi. zahmet edip Moorehead'in. Seddülbahir bölgesinden mesul (sorumlu) Güney Cephesi Kumandanının Ve-hip Paşa olduğunu. Buna karşılık Esat Paşa.162 ve 175 No.C. (Atatürk. süsleme hastalığına. (s. Çünkü Vehip Paşa daha Gelibolu'ya gelmemişti. çünkü savaşın şiddetini yansıtmıyor. 130) 17 Mayıs'ta.g. Kitabın askeri açıdan kısa bir eleştirisi: F. GRYT Ansiklopedisi bu olaydan şöyle söz ediyor: "Bu hadiseyi nakleden Y. s.H. 180.Kemal'in Arıburnu Kuvvetleri komutanlığı sona erer.. onun verdiği sayı da. Kısacası bu konuda ne söylenip yazılsa spekülasyon olur. yanlışlar ve yalanlar.125.Mısıroğlu'nun Armstrong'tan yaptığı bu alıntıyı. sayı 525 (Eylül 1995). s.638 erle girmiştir.C.110) Bir de Y. eksiklerini tamamlamış: 31..bakışı hakkında yeni bir çalışma için: Prof. sayfasını göstermiş.Tümenin 25-27 Nisan günlerine ilişkin kaybının "bine yakın yaralı olduğunu" söylüyorsa da (s. GRYT Ansiklopedisi de aynen aktarmış ama sürekli Mısıroğlu'dan yararlanıyor görünmemek için kaynak olarak.Kemal Beyde idi. a." (1.328. s..Bayur. 138. Türk cephesi hakkındaki yanlışlıklarını düzeltse! Şahane tembelliğimiz yüzünden. Liman Paşa Başkomutanlığa yazdığı bir raporda (9.Bayur'un ne yazdığına bakalım: "17 Mayısa kadar orada (Arıburnu'nda) komuta M.33. Batılıların doğuya ve doğululara -üstten.70. 168.Tümen Komutanıdır.143.Bayur.s.R.Tümen Komutanı kalır ve Arıburnu Grubunun komutası. 201).Moorehead de aynı dikkatsizlikle.Kitap.Ks. Alan Moorehead'te de rastlıyoruz.72. Yüzyıl Tarihi. s.Kolordu Komutanı Esat Paşaya geçer.OyaBatum Menteşe. 3. s. kök salıyor. 1iC. Esat Paşanın da sırf Vehip Paşanın ağabeyisi olduğu için 17 Mayıstan itibaren Arıburnu Grubu Kumandanlığını üstlendiğini yazıyor ki gerçeklere dayanmayan bir iddiadır.000 kişi olduğunu' yazıyor.Alayın 'harp ceridesi' (birliğin resmi güncesi) bulunamadığı için alayın tarihçesinde kayıplarla ilgili açık ve tutarlı bilgi yok. Kitap. o kıyamet günleri içinde yapılmış kabataslak bir tahminden öteye geçmiyor. 10 Yıllık Harbin Kadrosu ile Çanakkale Cephesi adlı kitapların sonunda.ayrıca Thierry Hentch.142) 143) 144) 145) 146) 147) 148) 149) 150) 151) 152) 153) 154) Çanakkale Cephesi. 2.48.C. 'Vehip Paşanın.

elbette ne de firar! Y. sayfada Çanakkale Savaşı ile ilgili tek bir hece bile yok. Armstrong ve kitabı hakkında ilginç açıklamalar var. çevirinin ikinci cildi ve cevaplar yayımlanamadı. düşmanı bir adım dahi ilerletmedi. 263.Şevket Paşa olayı anlatılıyor.Kemal! Sarışın yüzü ve gergin bakışlarında ürkütücü bir karar bulunan bu adam. K. yalnız bir engel vardı: M. fotokopisi önümde duruyor: 104. isteyerek veya mecburen.Kemal ile Enver Paşa arasında sebebi ve içeriği bilinmeyen bir tartışma olmuştur ama o birbuçuk ay daha önce. Armstrong'un delilsiz iddialarını ve yanıldığı birçok noktayı göstermeye çalışacağım. Ricatın tanımı şöyle: "Muharebe eden bir ordunun veya kıtaatın (birliklerin). H. İstanbul.Kemal'e yollar. 'kişiye.119) Kitabın Fransızcasını Milli Kütüphane'de buldum. kendi açısından haklı olarak. M.181 vb. Çözülme (sıyrılma) ile başlayarak.' Liman Paşa. Kitap.136) Enver Paşanın Gelibolu'ya geldiği tarihler: 11 Mayıs. sayfalarına almış ve ikisinin de.Tümen emrinde sadece kısa menzilli ve küçük çaplı 36 top vardı.e. savaşlarla ilgili yanlışları. 28 Temmuz.. Sağduyuları kuvvetli olanlar. Çev." (Askeri Kamus.Kitap. s.Yalçın'ın Siyasal Anıları. s. bunu beceremediği için 166) 167) 168) de bi an _8 .39) Esat Paşanın bundan sonra gelen cümlesini vermiyor. artçıların yürüyüş koluna geçmeleri ile -yani geri yürüyüşe geçmekle. 2.46) Burada ne ricat söz konusu. bitkin Türkleri dar Conkbayırı tepesinde dayandırıyor ve sırf kendi kişiliğinin etkisiyle müttefik kuvvetlerini bir bozgunla karşı karşıya bulunduruyordu. 2.155) 156) 157) 158) 159) 160) 161) 162) 163) 164) 165) s. Kuva-yı Medya dergisinin 33. hiç araştırmadan Lord Kinross da kullanmış ama hiç olmazsa A. okuyucudan bu kitabı şüpheli bir dikkatle okumasını rica ederim. 24Eylül (Çanakkale Cephesi. Başkomutan Enver Paşanın eleştirisini de cevaplamıştır.176. 11 Mayıstadır.224vd. 29 Haziran.Kitap." (J. Gül Çağalı Güven.000 kişidir. Birini açıklayacağım: Anzakları koruyan savaş gemilerinin.1996. belki daha ölçülü yazardı.175. M. 3. bu taarruzdan habersizmiş gibi davranmalarını açıkça eleştirmiş. Peyami Safa şöyle devam ediyor: "İki ciltte tamamlanacak olan olan bu çevirinin sonunda. O cümle şöyle: ―Kendileri cepheye dönerek bölgeyi kahramanca savunup." Yayınevi kapandığından. 19.C. kitaptaki bazı yanlışları düzeltmeye çalışmış. (a. s. Harp tarihleri bunun birçok sebebini sıralıyor. Sekiz gün süren 3.Kemal.180.. s. olduğu gibi bırakmış. çoğu büyük çaplı olan 255 topuna karşılık.207) Eleştirisi şöyle: 'Hazırlanmadan ve bir maksada dayanmadan yapılmış bir taarruz.143-144) "Çanakkale'de. o da taarruz hazırlığından ve son taarruzdan hiç haberi yokmuş gibi bir hava içinde. birçok yalan ve mübalağaları sezeceklerdir. s. Çünkü basılı ve hele yabancı imzalı yalanlar. (Çanakkale Cephesi. Ayrıntı için: Esat Paşanın anıları. bambaşka bir konuda gönderme yaptığını göreceğiz.Benois Mechin. emrin bu bölümünü. 2.94. Kitabın yeni ve tam çevirisi Bozkurt adıyla çıktı.83'teki dipnot veF. 2. Armstrong'un verdiği bu asılsız bilgiyi. sayfaya. 468) Esat Paşanın anıları. sayısında (25 Kasım 1996). Liman Paşanın aynı nitelikteki emirleri için. s. 23 Ağustos. firar (kaçma) ile karıştırdığı anlaşılıyor.nihayetlenen muharebe safhasıdır. 1908 olayları ve M. 460.Kitap. Arba Y.Kemal. s. emri ve buna dayanarak Liman ve Esat Paşaların yolladıkları yazıları. bizde pek itibar görüyor ve kuşkuya düşülmeksizin bütünüyle benimseniyor.Küçük'ün ricatın (çekilmenin) anlamını da bilmediği.g. s.Mısıroğlu'nun da yine bu her derde deva 104. Bu tür tartışmalı kitapların. Zığındere muharebesindeki Türk kaybı y.‖ Y. s. Cevaplarımıza sıra gelinceye kadar..Küçük. bu emri Esat Paşaya iletir. 1959. Ama.149. (Çanakkale Cephesi. s. s.Altay.Moorhead gibi şişirip süslememiş. Kurt ve Pars. olayın zamanını kestirebilse. 16. Çeviren. Göz boyama değil de ne bu? İlerde. M.. düşmandan uzaklaşmak için yaptığı harekettir. raporunun 165 ve 166.Kitap. özel olarak' M. Anzaklarla büyük amaçları arasında. Hayat mecmuası. sayı 35. tam bir editioncritique olarak basılmasının gerekli olduğuna inanıyorum.

s. bu olay hakkında Enver Paşaya verdiği raporun tamamı.25-27.Taburunun büyük kısmı. içindekilerin çoğu yıkıntı altında kalarak hayatlarını yitirmiştir. s. s.Kitapta .103.Kemal ile Mülakat. Cemil Conk‘un kitabında var.270) Fevzi Beyin.C. bu olayı ayrıntıları ve belgeleri ile açıklıyor. s. s.21. 31 No. tünelin ağzındaki kum torbalarını kaldırarak baskın halinde hücuma geçerler.R. ilerleyen düşmanaüç defa taarruz etmesi için emir verdiğini ama çeşitli gerekçelerle üçünü de dinlemediğini açıkça yazıyor. s. s. s. ancak bunun sorumlusunun. bazılarında ise bütün İngiliz birliklerinden." (Esat Paşanın anıları. Çanakkale Cephesi.25 vd..26'da var! Olay hakkında geniş ayrıntı için: Arıburnu Raporu. Anafartalar Muharebatına ait Tarihçe'de (s.Altay.Kitap. (Çanakkale Cephesi." (s.259) Esat Paşa anılarında diyor ki: "Gerçi Conkbayırı. No. Arıburnu Raporu. (s. Türk İnkılabı Tarihi. 2.4. ―muvaffakiyet ümit etmiyorum‖.Alayın cephelerinde bir lağım patlatarak.112. F.Ü.115 vd. 19. saat 16. Sayı 32/ Ekim 1987. ―hezimeti mucip olur‖." (s.384) "Sabah 05. s. 2. Churchill'in anılarından [The World Crisis.) Raporunda.Kûçük de belirtiyor: "Anıların her ayrıntısına güvenmemek gerekiyor. Türk siperlerinin önünde sona eren 500 metre uzunluğunda bir tünel kazar ve top ateşi sona erer ermez. toplam 3. Esat Paşa anılarında diyor ki: "Kanlısırt'ı koruyan 47. ağır bombardıman yüzünden çökmüş.88) Bunu yazarken.Kemal'in bu muharebe boyunca verdiği çeşitli emirler. bir süvari bölüğü. yanlış rapor yazan bir subay olduğu böylece kanıtlanmış oluyor!" (T.Kemal.113. (1.) Bazı kaynaklarda yalnız bu kolordudan. Y. bu sorumluluğu üzerime alıyordum. Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe. Yanya Savunması ve Esat Paşa.255] aktaran H.kısım. Bu emirler hakkında raporunda kullandığı. 9 Ağustosta yavaşlayıp 13 Ağustosta kesilecektir.. anılarında bu yanlışlığı anlatan F. s. 2. bir istihkam bölüğü. (C. Anafartalar Grubuna bağlı ise de. Ordu Komutanı Liman Paşanın. 3. yetkim dışı bir harekette bulunmam. 3.50. sayısında ve Çanakkale Cephesi. Türk siperlerini örten kalaslar da. "Kendi Kaleminden Özgeçmişi". ―meçhul arazi‖. ―muvaffakiyet beklenemez‖.Taburunun hemen hemen hepsi şehit düşmüştü." (s.C. Tezler 5. s.4. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi.83 vd.32.Kitap.88) M.Conk. R. ve 27. İngilizler.) Dört piyade taburu. s.Altay'la aklınca şöyle alay ediyor: "Kemal'in ricat ettiği. bir bilgi parçasına yapışıp kalem oynatıyor. s. Arıburnu Raporu..000 kişi. İstanbul‘a dönünce. s. Y.Alayın 1.55) Gelibolu Seferinin Resmi Tarihi. 18. kilidi sayılabilecek bir yer olması dolayısıyla.40'ta düşman. M. sonra emeklilik işlemi gerialınacak ama bir cepheye değil. 3. M.Küçük. 9.169) 170) 171) 172) 173) 174) 175) 176) 177) 179) 180) 181) 182) 183) 184) 185) 186) de bi an _8 178) de.36. Viyana ATASEmiliterliğine gönderilecektir.Kemal'in sonunda haklı çıktığını da görmezden geliyor. s.253) M. ―tehlikeli görüyorum‖gibi deyimler. s. Enver Paşa tarafından önce emekli edilir.90.Moorehead‘in Çanakkale Geçilmez. Y. 'kumandanlık çekişmesi' başlığı altında veriyor. 2. bu tartışmaları. 8 Ağustosta. asıl kendi bilgisizliğini kanıtladığının farkında bile değil.21. neresinden tutarsa fili ona göre tarif eden kör gibi.Taburdan da ancak elli yaralı ercik kalmıştı. 3.Bayur. (Harp Tarihi D. ―çok tehlikeli‖. Fevzi Beyin bu sert savaşların aradığı nitelikte bir komutan olmadığını gösteriyor.00 başlayacak.Tümen cephesini gece yarısından itibaren şiddetli topçu ateşi altına alarak.. Güneydeki (Seddülbahir) taarruz 6 Ağustosta.C.295. s. Olayın önemini zerre kadar kavramadığı anlaşılan GRYT Ansiklopedisi.44). Çanakkale Cephesi. s. s. üç batarya. Özet için öncelikli olarak A.James‘in Gelibolu Harekâtı adlı kitapları ile İngiliz Resmi Harp Tarihini esas aldım.Tümen Komutanının yolladığı raporun aslı. Savunma Bakanı Mareşal Kitchener'e izafetle 'Kitchener Ordusu' diye söz edilmektedir. ayrıca AAMD'nin 19.Kitap.5 ve devamında. Türk cephesi ile ilgili bazı ayrıntılar için de Çanakkale Cephesi 3.lu siperimize saldırmış ise de kayıplar verdirilerek üç bölgeden de geri atılmıştı. Gelibolu yarımdasının ve dolayısıyla Çanakkale Boğazı'nın en önemli. BTTD. Kitap ile Cemil Conk‘un Conkbayırı Savaşları adlı kitabından yararlandım. 2. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No.

sayfasına gönderme yapıyor. s.Türk Alayı da kendi topçusunun ateşi altında kalmıştır. İkisi de.Conk. Gallipoli adlı ünlü filmi çeken ve Müttefiklerin yenilgisini anlatan Peter Weir da sakın Kemalist olmasın? M. Vehip Paşanın grubunda dört tümen. İngiliz resmi tarihi.Kitap. General Hamilton‘un savaş raporundan aktaran C. İngiliz Resmi Tarihi'ne göre ise '200'den fazladır' (BTTD. Gazi Mustafa Kemal adıyla yayımlanmıştır. de bi an _8 . 27. bu kanlı savaşın sonucu bakımından bir önem taşımadığı açıktır." (Lozan. Yine bu birlikler. bu olayı.Ilgar.sayı.Anafartalar Savaşı'nı yönetiyordu. eldeki bu bir avuç asker ile M.000 kişidir.C.C.6. (2. (104. Atatürk'ün Hatıraları.Kemal'in emri altında yedi tümen. Liman Paşanın. değil mi? M.Kemal'in olağanüstü kişiliği olmuştur. Bu sırada Esat Paşanın. 7-10 Ağustos arasındaki kaybı 12. gerçeği tersine çevirmek için her yolu deniyorlar. 25." (General Hamilton. Mısıroğlu. GRYT Ansiklopedisi de.Türklere zaferi kazandıran ve yarımada ile İstanbul'u kurtaran. s. s. R.71. Hatırlayacaksınız. Allanson'a göre '150' (Allanson'un raporundan aktaran C.404) Mısıroğlu'nun "Fevzi Beyin çok iyi teçhiz ve talim ettirmiş olduğunu" yazdığı birliklerin gerçek durumu böyle.Alaylar (Esat Paşanın isteği üzerine). Asya Grubunda iki tümen var. çek yazıyorlar! Dagobert von Mikusch'un kitabının Türkçesi. 2 alaylı 4. var olmayan bir hesabı karşılık göstererek.Tümen (ordu emri ile).. bir başka konu için yine bu sayfaya gönderme yapmıştı. Esat Paşanın anıları. adam başına 10 şiling bahşiş verileceği söylenir ve kendilerine dokunulmayıp affedilecekleri ilan edilirse.' (Çanakkale Cephesi. 26. 1. s. Anafartalar kesiminde. (Lozan. (R. Armstrong'un ve Mısıroğlu'nun büyüttükleri kayıp bu kadar. dip not işareti vererek. (F. 2 alaylı 8.Altay. grubunda iki tümen.Kemal.. uzakta. s. General Hamilton'a şu öneride bulunur: "Türk askerlerine. Sayı 26/ Nisan 1987.293) Ne kadar bilimsel ve dürüst bir değerlendirme. uzun sûredir siperlerde bulunduklarından.119) Söz konusu sayfada Çanakkale Savaşı ile ilgili herhangi bir bilgi yok. anılarında. Bilindiği gibi 9 Ağustosta M. s. s.500 kişi vardır. yürüyüş yeteneklerini büyük ölçüde yitirmiş ve idmansızlaşmışlardı. Kayıp sayısı. Gelibolu Harekâtı." (Gül Çağalı Güven'in çev. s.Kitap.61).190.1915) Türk askerinin namusuna 10 şiling değer biçen Asmead-Barlett bile gerçeğin hakkını veriyor da bizim alternatif tarih yazıcıları. biraz daha ayrıntılı anlatmaktadır.59. sayfalardır) Kisbsiz ta o kadar cehl olmaz Cehlin ol mertebesi sehl olmaz En yakın Boğaz sahili 7 km. 1.. Conkbayırı-Besim Tepe-Kocaçimen Tepesi kesimi karşısında bulunan takviyeli iki Anzak tümeninin.Atay.James'e göre '100'den fazla' (s. her asker silahı ve teçhizatı ile gelip teslim olur. 3. çeviride 118 ve 119.R.8) F.R.187) 188) 189) 190) 191) 192) 193) 194) 195 196) 197) 198) 199) 200) 201) 202) 203) 204) bulunmaktadır.Kemal.115) Gerçek askerler bu gibi aksilikleri. yoldaki döküntülerden dolayı. Dagobert von Mikusch'un La Resurrection d'un Peuple adıyla Fransızcaya çevrilen kitabının 104. ve 41 . s. bir süvari alayı toplanmıştır.54) Ashmead-Barlett. s.Tümen ile 28. BTTD. sayfanın karşılığı. s. Taburlar. cümlenin ortasında..50).Kemal. 100-200 kaybın. Yalnız Conkbayırı'nın yakın çevresinde 5. Buna karşılık Mısıroğlu şöyle yazıyor: "Sadece bir Albay sıfatıyla küçük bir bayırı tutmuş bulunan M.Altay'ın Hayat Mecmuasında (1958) yayımlanan anılarından aktaran İ. ortalama olarak 300-800 kişiyle gelebilmişlerdi. 25 Nisan günü öğleden sonra. s.James. (F.178) 'Bu tümenlerin mevcutları kısmen tamamlanabilmişti.R. bu atama için Enver Paşanın iznini aldığını tahmin ediyor. 1 .Conk. savaşın sayısız cilvelerinden biri sayıp mesele yapmıyorlar. 'mütereddit' kelimesinden hemen sonra. ateş hattında dövüşecek kimse kalmaz.409). Armstrong sonra şöyle devam ediyor: ".

Liman von Sanders. 1.Her ikisi de. Askeri Yönüyle Atatürk. Meraklısı için not: Cemil Conk'un kitabının 68.1931) İ. Çanakkale Cephesi.43) M.121. Çanakkale Cephesi.Kitap. U.Yüzyılda Osmanlı Devleti.C. Fevzi Çakmak. Yıldırım Ordular Komutanı General Falkenhayn'ın emrinde çalışmak istemediğini ileri sürerek 7. sayfasında.Kitap. her tarafta Anafartalar kahramanına saygı. s. s. Prof. 4.Ali Rıza.Dr. s. "9 Ağustosta M. GRYT Ans. s. The Sunday Times gazetesi.181. Belgeleri. s. s.Sonyel.493.. 1. s.Kemal 10 Ağustosta yalnız İstanbul'un değil. "üzerlerine kendi top mermileri düştüğü için sahile çekildiklerini" kayda değer bir ihtimal olarak gören bir masalcı tarih yazarı daha! Allenby'nin Yahudi asilliği olduğunun.0rdu de bi an _8 .C.202) Özet için dayanaklar: Sina-Filistin Cephesi.. Selahattin. Süleyman Külçe.Hami Danişmend de şöyle yazıyor: "[İngilizlerin] Bu muharebelerde. olarak Edirne'ye gönderilmiş.Kocatürk. Belleten. yazık ki Mısıroğlu'nun canını sıkacak bir belge sunmak zorundayım.Belen. Anafartalar'a gelen kuvvetleri. kendi top mermileri düştüğü için sahile kadar çekilmek mecburiyetinde kaldığından bahsedilir. ordusunun Sina Cephesinde görevlendirilmesi üzerine.Yüzyılda Osmanlı Devleti.. (Çekilişlerini örtmek için İngilizlerin aldığı başarılı önlemler için.110.22'de de var. Çanakkale Cephesi. Enver Paşanın Halil (Kut) Paşaya telgrafı: "Büyük Turan imparatorluğunun Hazer kenarındaki zengin bir konak yeri olan Baku şehrinin zaptı haberini büyük bir meserretle (sevinçle) karşılarım. 2. Bu konuda. zafer tamamı ile bizim olmuştu.. No. 1."(Osm.12.46. Ordu Komutanı olarak Suriye'de (Halep) bulunmuş. 3.Kolordu K. Bu açıklamadan bir cümle: "Türkiye'de.E. Yzb. M.205) 206) 207) 208) 209) 210) 211) 212) 213) 214) 216) 217) 218) 219) 220) 221) s. On Yıl Savaş. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. Edirne halkı onu çok büyük gösterilerle karşılamıştı.T. iki ayrı yerde ve iki ayrı zamanda muharebe eden iki İngiliz kolordusunun birden. Halil Paşanın yaveridir) Vehbi Vakkasoğlu.C.71.] Albay M. ne yazık.R. saatin parçalanmasını. Artık ümitleri kalmayan İngilizler. yeni karaya çıkan düşmana karşı tertip ettikten sonra. 3. biraz daha kısa olarak. s.418) On Yıllık Harbin Kadrosu.Başk.425) İşte size. M. s. İran'da olduğu gibi.Kronolojisi.414." (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı. iki ay sonra Gelibolu yarımadasını boşaltıp çekilip gitmeye mecbur kalıyorlardı. ki tek müttefikimiz Sultandır. düşman kuvvetlerini geri atmaya muvaffak olmuştu.C. anlattıkları olayların görgü tanıklarıdır.S. s. F. 498.Kısım. geri çekilmekte yıldırım gibi hareket etmesiyle tarihe mal olmuştu bu ordumuz. Anafartalar Grubu Komutanı M.44." (O zaman 3. Anafartalar Müfrezesi Kurmay Başkanı Haydar Mehmet (Alganer) de Liman Paşa ile M.89. işte bu durumdaki Türk ordusuyla şöyle alay ediyor: "Düşmanın üzerine gitmekte değil. Lawrens'in bir açıklamasını yayımlamıştır. Türkiyede Beş Yıl." (Jeschke.Kitap. artık oldukları yerde mıhlanıp kalmış.381 vd.C. 20.Kemal'in saati de bu savaşta parçalanmıştı.1986 günlü Yeni Nesil gazetesinden aktaran. Yeni yıldızın ışığı büyümeye başlamış. İng. Celal Erikan. s. Mısıroğlu'nun yakıştırması olduğunu sanıyorum. s. 20.Kemal. F. Geniş bilgi için: S..268.93. ünlü İngiliz ajanı Albay T. 16. bütün bir memleketin işgalini önlemişti.Altay. İşte M.Belen. KA Günlüğü. 3.Kolordu Kur.209. s. Ankara. İngilizlerin büyük ümitlerle gelen kolorduları.s. Boşaltma sırasındaki komutanlar: Ordu Komutanı Liman Paşa.Alay Komutanı Servet (Yurdatapan). s. 30 Mayıs 1920 günü.Kemal'in saatlerini nasıl değiştirdiklerini anlatıyorlar. (Maarif Vekaleti Y. s. oradaki kuvvetleri de düzenlemiş ve bir saldırı yaparak. Güney Bölgesi Komutanı Hilmi Paşa.Kemal. [. askerinin üzerine.. 64.) İngiliz resmi tarihine dayanarak. sayfasında. 'Tarih IV.114) Aynı metin.Kemal-Enver Çatışması (1919-1922).Kemal daha önce de (Eylül 1917) 7. 4. Kuzey Grubu Komutanı Alb. F. hürriyet kahramanlarınkini geçer gibi olmuştu. 69. s.486 vd. 10 Ağustosta Conk Bayırı'na gelmiş."(Son Bozgun. Komutan Atatürk.482. 3.Fevzi (Çakmak) Paşa.

) Liman Paşa diyor ki: "Uzun süredir hasta yatan Fevzi (Çakmak) Paşa. Acaba nasıl bir görev tatmin ederdi Dilipak'ı? Ayrıca.165) Emir Hüseyin'in oğlu Faysal." (CG Yol. anılarında. 17/195) İ. s. (Atatürk'ün Hatıraları.330.Kemal'in.Ordu. bir süre sonra affedilmiştir.Yüzyılda Osmanlı Devleti.Kemal Paşa bile az daha esir olacaktı.Ordu Komutanlığına önce vekaleten Nihat (Anılmış) Paşa. M. (Ana Britannica. çeşitli sebeplerle hemen çekilemez. Her halde kuzeyden. (Filistin-Sina Cephesi.Kemal Paşa. 12 Ağustostan itibaren gelmeye başlayan 109. Bulgaristan'da yayımlanan Yarın gazetesinin 20 Mayıs 1934 günlü sayısında çıkan yazısında Arif Oruç şöyle yazıyormuş: "Bizzat M. ordunun mevcut itibariyle azlığını ve birliklerin perişan halini gördü ve aldandığını anladı.118. Çanakkale muharebelerinde tanıdığım bu değerli komutan. Bu yüzden 7.Yüzyılda Osmanlı Devleti. s.İnönü. La Fontaine'nin kurbağası gibi şişinenlerin kulakları çınlasın! Fahri Belen diyor ki: "İki düşman arasında kalan kolordunun.Ordu kalmamıştır.Ordu henüz taarruza uğramamış. bu noktaya kuvvet yetiştirilmesi hayat ve memat sorunudur. " (Türkiye'de 5 Yıl.Alayın iki taburunu.. yarma haberi alındıktan sonra. Araplara şu bildiriyi yayımlar: "…Uyanınız! Elele vererek. Şeria nehrinde tesadüfi bir geçit buldu. sağlamdır. M. (Atatürk. Maan'daki 2. bu görevi önemli bulmuyor. s. birçok kaynaktan farklı olarak M.Belen. s. kesinlikte 8 Eylül olduğunu ileri sürüyor. Emir zabiti Yüzbaşı Bedri Bey. Büyük şef hayatını bu suretle kurtarabildi. Enver ona gerçeklerden uzak rakamlar vermiş ve ordunun durumunuda hayli elverişli göstermişti." (Filistin-Sina Cephesi. bilmediği konularda susmayı neden denemiyor acaba ? Bu seferki görev M. Türk-Müslüman imparatorluğunun yıkılmasında asıl kuvvet olan Araplar.30'da. hiç yedeği bulunmayan cephesinin gerisine çekti. F.Kemal'in Nablus'a geliş tarihinin. sürgün cezasına çarptırılmış. Ordu henüz düzenini korumaktadır..) Sadi Borak. geniş ölçüdebir çekilme emri vermek gerekirdi.27) 7.300 vd. s. iki gün kaybedilir. 7. kendini yücelten bu konuya hiç değinmemek inceliğini gösteriyor." (Lozan. 4. Serbest Fırka kapanınca Bulgaristan'a geçer ve Yarın'ı yayınlamayı orada sürdürür. daha sonra o ay içinde asaleten M. 1.0rduyu Vadi-i Fara kuzeyine çekmeye çalışıyorum.176) Bu uydurma yazının yazarı Arif Oruç.56-61) A. herhangi bir savaş olmamıştır ki bir yararlılık gösterip gösteremediği ileri sürülebilsin? Bu muhterem.Kemal Paşa getirildi.! " (20.Ordu. Doğu Kafkasya'da bir göreve atandıklarından. Bisan'ı tutturmaya çalışıyorum. Ancak yiyecek ve cephane durumu düşünülmeye değer. 660. dipnot) Liman Paşa diyor ki: V. Osmanlı saltanatını yıkma zamanı geldi. 1 Ağustosta uzun bir izin alarak ayrıldı. İstanbul'da yayımladığı Yarın gazetesi (1929) ile Serbest Fırka'yı destekler.Ordu Komutanı ama anlaşılan Dilipak.656) Emir Faysal'ın 11 Ağustos 1919 günlü mektubu: "Bütün Müslümanların gözleri İngiltere'ye dikilmiştir.Orduların Şeria nehrini geçişlerini güven altına almaya yetişemez. s. 278) Mısıroğlu'na göre..Dilipak diyor ki: "Filistin cephesinde pek önemli bir göreve getirilmediği gibi bir yararlılık da gösteremedi.370) M. belge no.(KA Günlüğü.Ulubelen. üstelik Maan'daki 2.Kemal'e bir oldu bitti ile kabul ettirilmiştir. düşman süvarisini yararak. an _8 . s. Liman Paşa ile bağlantı sağlayamayan Enver Paşanın telgrafına verdiği cevap: "8.Yüzyılda Osmanh Devleti.C.368) 4.Kemal o cephede bulunurken. 21 Eylül saat 01. şimdi ödüllerinin ne olacağını bilmek istiyorlar." (Türkiye'de 5 Yıl. Bu alayın komutanı ve alay karargâhının diğer erkanı. İstanbul'dan oraya gitmişler ve bu subayların yerine ise kimse tayin edilmemişti. 1921'de Çerkes Ethem olayı ile ilgili görülerek.s. 7. Hicaz'daki kolordu feda edilerek. Ben karargâhımla Beyt-i Hasan'dayım. s. s. 20.Kolordusu da bütünüyle tutsak düşer. Grup komutanlığı ile irtibatım yoktur.316) Fahri Belen'in değeriendirmesi: "19 Eylül günü.222) 223) 224) 225) 228) 229) 230) 231) de 227) bi 226) Komutanlığından ayrılmıştır. bu zamana kadar mevzilerinde kalabilmişti.60 vd. s." (E. buraya gelince. s." (20. ve 8.Kolorduyukurtarmak ve bunu demiryolu ile kuzeye nakletmek uygun olurdu.

s. 31 Ekim 1918 günü birliklere yolladığı veda yazısının ilk cümlesi: _8 . Liman von Sanders bu teklifimi kabul etti. M. Sükûnet geldi. Burada genç kolordu komutanının cesareti ve azmi şahlanmış gibidir. s. Mısıroğlu da.705'te var. Jeschke.Kemal Rayak'a. " (Atatürk'ün Hatıraları. belge No. Verdiğim talimatta esas olan şu nokta vardı: 'Bu akşam Halep ilerisindeki kuvvetleri geriye çekeceğim. 27.688) Abdülaziz Hanci'den çevirerek aktarıyor." (Atatürk'ün Hatıraları. Bunları Halep'te. The Daily Mail muhabirine diyor ki: "Eğer ben tahtta olsaydım. s. Bu siyaset. Rayak taraflarındaki kuvvetler Ali Fuat Paşanın kumandası altında. s.Kemal ve karargâhı. memleketimiz dışında bir tek Osmanlı neferi kalmasına tahammül etmez. Hayatı ve Eseri.Kemal'in 1 Ekim günlü bu emrinin aslı ve tamamı. tarihte az görülen olaylardandır. Aralık 1914/ Sofya) M. (Filistin-Sina Cephesi. Şehirde vaziyete tamamen hakim olduk. işaret ettim.Askeri siyasetimiz. bu zaruretten ve harbin devamından yararlanarak bizi. s. s. Belgeleri. Emri.710. Liman von Sanders. bulunduğum noktaya yanaştı. yarın Halep'in şimal garbında. bütün kuvvetlerin kumandanı olan Liman von Sanders Paşanın malumat edinmesi için kendisine yolladım. Halep sokak muharebesi 25 Ekimde olmuştur. bakış ve seziş farkını da belirtiyor. yanlış olarak 31 Ağustos diye yazmış. Almanların bu savaşı kazanacaklarına kesinlikle inanmıyorum.Kemal'den Salih'e (Bozok) mektup. kendiliğinden değil.352) Harp Tarihi Vesikaları dergisi. Belgeleri. buna göre hareketinizi tanzim ediniz." (Atatürk'ün Hatıraları. Suriye'nin şimali sonunda toplamak. Suriye Cephesinin çökmesinden önce.726 vd.) Aslı: "Hücum edenler yenilip kaçtılar.Kemal'in. Aslı: "Amelî kararım şu idi: Ortada kalan. Fakat Almanların.. 693. Türkiye'de 5 Yıl. 724." (Jeschke. şimale (kuzeye) hareket edeceklerdir. bu süre içinde yeniden düzenlenip kurulmuştur. Adeta delice bir emir verdim. s.70 vd. Yedinci Ordunun unvanı ve birçok enkaz. 24 Kasım 1918'de." (M. Sokak muharebesini idare ettiğim noktanın yakınında şoför bekliyordu.67-68) M. Aslı şöyle: "O akşam bende bir uyanma oldu: Bütün cephelerde ve bütün kuvvetler üzerinde. Akşam oldu.bu esef verici hadise olmazdı.232 233) 234) 236) 237) 238) 239) 240) 241) 242) de bi an 235) ateş altında nehri geçişi. Vahidettin. Liman Paşanın. Almanya'ya haber vermeden ayrı bir barış yapmayı düşünmüş ve bunun için girişimlerde bulunmuştur. Liman von Sanders.710 vd.. s. Halep'e 5 Ekim sabahı gelmiş.34.Sayı. 20 Eylül 1917'de.Borak.3) Vahidettin. Halep'ten Başkomutanlığa yolladığı raporun bazı cümleleri: ". Bunu bizzat ben yapacaktım. Öyküleriyle Atatürk'ün Özel Mektupları. S.186 ve 210. bu hususta hiç olmazsa Bulgarlar kadar müstakil ve kıskanç olmalarını gerekli görürüm. İngiliz ve Araplarla muharebe edeceğim..125'ten sadeleştirilerek) Gelecekte olacakları adeta resimleyen bu rapor..Ordu. 'herkes başının çaresine baksın!' diye yorumlayabilmek için Mısıroğlu olmak gerek. Bu emrin esaslı noktaları şunlardır: Şam'da bulunan bütün kuvvetler.. (Filistin-Sina Cephesi. s. (Vahidettin'in 1923 beyannamesi: Hilafet." (Hikmet Bayur. M. s. s. s. gerçek sanıp benimsemiş." (20.369370) "Ben.Kemal ile arkadaşları arasındaki teşhis. benim orada bıraktığım İsmet Beyin emri altında.1) Çünkü bu savaşla ilgili hiçbir kitabı okumuş değil. sömürge şekline sokmak ve memleketimizin bütün kaynaklarını kendi ellerine almak siyasetine karşıyım ve yöneticilerin. Otomobile binmeden evvel Halep Kumandanına emirlerimi ve talimatımı verdim. s. Bugün içinde bulunduğumuz bataklıktan. Emrin bir suretini. Türkiye'de 5 Yıl.68) M.' Vakalar dilediğim gibi geçti. Büyük Doğu dergisinde yayımlanan 'Dedektif X-1'in yazısına dayanıyor. s. savaşın başladığı tarihi. son âna kadar saklamak siyaseti olmalıdır.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Detektif X-1. bir savunma siyaseti ve elimizde bulunan kuvvetleri ve bir tek neferi. Filistin-Sina Cephesi. Liman Paşanın 28 Eylül günlü yazılı emrinin 3. emir ve kumanda kalmamıştır. sonuna kadar Almanlarla birlikte bulunarak kurtulmanın zaruri olduğu açıktır. İng. (Filistin-Sina Cephesi. ondan sonra yeni bir karar almak. İng. s.maddesi üzerine gelmiştir.Kemal'in çabalarıyla 7.. s.352) M. Filistin-Sina Cephesi.

s.Sabri Efendinin iddiaları. Son Sadrazamlar.134) Büyük Doğu'da ya da Bulgaristan'da yayınlanan bir gazetede çıkmış dayanaksız iki yazı yada Mısır'da yayınlanmış bir kitabın yanlış çevirisi yerine.Bayur. Bundan sonra M.Ömer Lütfi Bey. mantığını sevsinler. s.C.. M. 1. s. 1715) M. 32-33. s.inönü'nün Hatıraları." (Liman von Sanders.Kemal'in Harbiye Nazırı olması için çalışır mıydı? Denize düşen yılana sarılıyor.Lütfü Bey M. 4. Dr. Mısıroğlu'nun Lozan adlı kitabının 1. s.C. mantık fukarası. M.. bu eleştiriye cevap verirken. 3. s.66. 1. kitap ve anı var.K. Birinci el anıları bile ihtiyatla okumak ve denetleyerek dikkate almak gerekiyor. (K.Cildinin ilk baskısı üzerine bir eleştiri yazısı yayımlamış. Lozan.Kemal neden Harbiye Nazırı olmak istediğini. 148-152. sonuna kadar silahının namusunu korumuş olan bir orduya da sürekli haksızlıkediyor. Ankara.Bayur.İnal.Reşit (Rey) Beyin anılarına dayanarak.K. acemi silahşor. Son Sadrazamlar. Sina Akşin. Hikmet Bayur'a şöyle açıklamış: . Türkiye'de 5 Yıl.Kemal Paşanın birçok harpte şeref kazanmış kudretli ellerine bırakmak zorunda olduğum şu anda. M.156) Askeri tarih yazarı Cihat Akçakayalıoğlu.(I. sayı 16/Kasım 1989. 26-28. Osmanlı imparatorluğu'nun yararına savaşmış bütün subay. çirkin mugalata. TBMM Vakfı Y. (Rauf Orbay'ın Hatıraları.Çakmak'ın anıları olmadığını hemen belirteyim.164. Hayatı ve Eseri. onlardan yararlanabilirdi. Yunanistan'da çıkardığı haftalık Yarın gazetesinin 1 ve 2 Kasım 1929 günlü sayılarında yayımlanmış.19. 36-38. bu ihanet teklifinden (!) iki ay sonra. Çünkü bir de ikinci kişinin bakış açısı. Belleten. Halep'ten İstanbul'a gelerek. s. hastalığının devam etmesine rağmen. Gerçeğe allerjisi var. 4. Türk İnkılabı Tarihi. Telgrafın tam metni için: H. 220.710.. 24 Aralık 1918'de. Söz konusu yayının. 157/1976) 9 Ekim 1917-1 Ağustos 1918.179) Büyük Doğu'nun yazdığı doğru olsa M. 179. F. şu nazik ve edebi sözleri kullanıyor: İnkılap yobazı. s. 'Cavit Bey.cildin 3. s.180. M. Hele böyle ikinci el anıları. niyeti ve bilgi eksikliği devreye giriyor. Nusret Baycan. 96-99. 78-86. s.152. M.Kolordu. AAMD. tatlı su frenkleri' vs.s. 3. 66. Tevfik Paşanın hükümeti kurmakta zorluklarla karşılaştığını.1715-1716. s. s.İnal. Ö. Türk Parlamento Tarihi. Ama ciddi kaynaklara bağlanmak hazretin işine gelmiyor.C.243) 244) 245) 250 252 253 254) 255) 256) 257) 258) 259) 260) 261) de bi 251 an _8 246) 247) 248) 249 "Ordular Grubunun sevk ve idaresini. 1966 yılında. Hayri Efendi ve Rahmi Beylerin kabineye alınmasını Talat Paşanın istediğini' açıklamaktadır.. s.Akçakayalıoğlu dikkati çekmiştir.C. 141-142.8192. (MareşalFevzi Çakmak'ın Anılan ve Atatürk. Filistin-Suriye Savaşı hakkında yayınlanmış o kadar askeri tarih. Ve bunca yoksunluğa ve güçsüzlüğe rağmen. 1. İstanbul Hükümetleri. züppe yazar. İsmet Beyin komutanı olduğu 3. harp tarihi yazarı C. kuruluş 4. 69. her an tetikte durarak okumak şart. 121. Bu sözde anılardaki gerçeklere aykırıiddialar bulunduğuna ilk önce.Kemal. 214.. şehrin güneyinden geçmiştir. şu zavallı kemalistler.Kemal'in Harbiye Nazırlığına tayin edilmesi için kulis yapacaktır. emrim altında. 1995. İlk defa. H. 1. Mareşal Fevzi Çakmak.38-52) Alb. Yakın Tarihimiz. s. 3. (H. Hayatı ve Eseri. Hayatı ve Eseri. memur ve erlerin hepsine candan teşekkürlerimi sunarım.C. pespaye yalanlar..164 vd.Kemal'e karşı olanlar da yalana! Filistin-Sina Cephesi. ayrıca.baskısının önsözünde. 236.Rasim Ferit'in (Talay) yolladığı şifreli telgraftan öğrenir.. Yıllardır bu anılar arasında dolaşıp duran biri olarak şunu söyleyebilirim: Gerçekleri değiştirmeden yazan ya da anlatanların sayısı pek az.C. (Lozan.Vakkasoğlu onları sessizce atlamış. Şam'a girmeden. Genelkurmay Başkanlığı görevini kabul edecektir.Kemal.Kemal'i öven dokuz satır var ama V. Vakkasoğlu'nundayandığı sahte 'hatırat'ın içyüzü aşağıda açıklanacak. Mısıroğlu.164) A.C. 191. Tevfik Paşa. 10 Yıllık Harbin Kadrosu.Bayur. Adnan Çakmak'ın yararlandığı sayfalar: 12-17.353) M.Kısım.Lütfi Beyi eline özel şifre vererek İstanbul'a yollar.Mısıroğlu. 4. Ö.C. s. (M.

s. vaziyetini iyi bilen bir hükümet.C.145) Ordulardan ne bilgi istenir. Üçüncü Bölümde göreceğiz. Kronolojisi.C. Vahidettin'in yaverlerinden Ali Nuri Okday'dır. s. (Rauf Orbay.Nuri Okday'ın tanıklığının ne derece sağlıksız olduğunu.. 3. Padişah da bunu kabul etmiştir.Kısım. 144 vd. (14 Ekim 1918. s. 4. GRYT Ans. Batı Trakya'dan ile rleyen General Milne komutasındaki İngiliz ordusu idi.) A. N. s.Bayur'un Türk İnkılabı Tarihi adlı eserinin 3.Bayur. s.Sayı. memleketin kuvvetini müsait şartlarda değerlendirerek çok iş yapabilirdi. mütareke ve barış görüşmelerini oradan idare etmek".22'de biografisi var) öyle bir tablo çizer ki kabine üyeleri. Sir Charles V.Bayur. 1968 yılında. 4.166) İ.728 vd.Bayur. Ondan başka bu iddiada bulunan olmadığını sanıyorum» A.377) İstanbul'a yürüyecek birlik ve komutanının kim olacağı konusundaki İngiliz ve Fransız çekişmeleri hakkında: H.C. s. Harbiye Nezareti ile Başkumandanlık Erkan-ı Harbiye Riyasetini de elinde tutmuştur..696.115 vd. (TİH. Y.İnönü de şöyle diyor: "Atatürk'e hakim olan fikre göre.Belen diyor ki: "En yakın tehlike. Genelkurmay temsilcisi olarak Kurmay Binbaşı Ali Nuri Bey (Okday. s. s.Kısakürek'e şöyle demiş: "Birçoklarının sandığı gibi Harbiye Nazırı olmak değil.F. Osm.H.Okday. İstanbul Hükümetleri. s.Tarihimiz.80 vd. A. Hayatında hiç savaş görmemiş. ömrü yaverlikte geçmiş olan bu subay (Tarih ve Toplum.Orbay. 4..154) A.İzzet Paşa kabinesinin 18 Ekim günlü toplantısına.T. 'harbi durdurmaktan başka çare kalmadığına' karar verirler.Kemal'in Padişahtan. Cavit Bey ile iki İttihatçının kabineye alınmasını Talat Paşa şart koşmuş. M. 1.C. Osm.116. Tevfik Paşanın oğlu) katılır ve cephelerdeki durumu açıklar.Şükrü Bleda. Türk inkılabı Tarihi.N. (R..Danişmend. (Son Bozgun.250'den aktaran H." (Vahidüddin.448) İzzet Paşa.1. M. Ma Campagne de Mesopatamie (1915-1916).262) 263) 264) 265 267 268 de bi an _8 266 "Padişah ve hükümeti alıp Anadolu'ya çekilmek.C. 4.63) H.F. s.. (Y. 6. bu gelişimler. T. Hayatı ve Eseri. Başkanı Alman Generali von Seckt'e danışmıştır.C. . Hayatı ve Eserleri. İ. 673. s.159. Sadrazam olmak gayesini güdüyordu.169) Bu iddianın kaynağı.167) Vakkasoğlu ile GRYT Ansiklopedisi. s. s.(H. Yakın Tarihimiz..C. ayrıntılı bir biçimde anlatılmaktadır.İzzet Paşa da yalnız Genelkurmay 2. hedefini.c.84. s. s.." (20. s."(Hatıralar. s. s. dış kaynaklı belgelerden yararlanılarak. Sina Akşin.Kronolojisi. Tawnshend. ne de görüş alınır.LC.Tarihimiz. 1.19.kısım.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Mondros.1.449) Askeri tarihçi F. 'kendisini sadrazam yapmasını istediğini' yazıyorlar. sayfalarında.

179) . Mütareke □ K..İzzet Paşa kesinlikle itiraz etmiş ve böylece. ısrarından caymak zorunda kalır. Bunu Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun parçalanması ve Avusturya'da 30 Ekimde cumhuriyet ilan edilmesi izler. Vahidettin'in bu fırtınadan kaygı duyması doğaldır. eniştesi Damat Ferit'e dört elle sarılır ama hükümet dayatınca.1 Yenilgi üzerine Bulgar Kralı Ferdinant da tahttan çekilmek zorunda kalır (4 Ekim 1918).ÜÇÜNCÜ BÖLÜM VAHİDETTİN VE MUSTAFA KEMAL 1. (Atatürk'ün Hatıraları.C.180) Bu kuşkuya.84) Bu kuşku ve kaygı içinde.Kemal'e sorduğu ilk soru. verdiği notun birinci maddesi. s. Kayser Wilhelm'in tahtı da sallanmaktadır.2 Çünkü Almanya'nın yaptığı ateşkes ve barış teklifini Başkan Wilson. Bunun için çok da ısrar etmiştir. delegelere verilecek talimata eklenmesi için hükümete iki maddelik bir not yollar. Türkiye'yi bin türlü facianın beklediği apaçık iken. zaten bütün hanedanları sarsmıştı. Sebebi kısaca şöyle açıklanabilir: Çarlığın yıkılması ve Çar Nikola'nın öldürülmesi. kısa zamanda kuşkulanmasına ve kaygılanmasına gerek ol- de bi an _8 "[Sultan Vahideddin] bu görüşmeleri yürütmeye Damat Ferit Paşayı memur etmek istiyordu. ordunun idareye el koyacağından kaygılanmasını da ekleyebiliriz. saltanat ve hanedan haklarının korunması!' (Görüp İşittiklerim.5 Ama Vahidettin.3 Savaş sonunda rejimlerin ve hanedanların durumu bu. özet olarak şöyl edir: "Hilafet. mütareke anlaşması için eniştesi Damat Ferit'i memur etmek istediği doğrudur. 1. 'Almanya'da demokratik bir idare olmadığını' ileri sürerek reddetmiştir. s.. Rauf Orbay anılarında özetle diyor ki: 'Sultan Vahidettin." (Lozan. Bu tayine A. Mondros Mütarekenamesinin imzası. galiplerin kendisini de tahttan düşürecek bir karar vermelerinden kuşkulanıyordu. 1. Bunun üzerine.Mısıroğlu diyor ki: □ Vahidettin'in. s. kendisine bir fenalık gelip gelmiyeceği' olmuştur. Saraya rağmen ve Sultanın etkisi dışında ortaya çıkmıştır.155)4 'Yalnız kendini ve tahtını düşündü' şeklindeki suçlamalara yol açan ilk somut ve belgeli davranışı budur. s. 'Kumandan ve zabitlerden.C.Tarihimiz.' (Y. M .

. ecnebiler yanımıza gele- de bi "Bahriye Nazırı (Deniz Bakanı) Rauf (Orbay) Başkanlığındaki heyet. Delegeler. 'Mondros ve Mudanya Mütarekelerinin Tarihi' adlı eseri. üyeler. kabineyi hemen değiştirirdi. 1.F. s.79) Vahidettin'in kabineyi. s. Saray Başkâtibi Ali Fuat Bey aracılığıyla Padişaha. Padişah hükümetince verilecek emirleri dinlemeye çağrılır. anlaşmanın 'göz yaşları içerisinde imzalandığını' gösterir hiçbir bilgi bulunmuyor. _8 . mütareke anlaşmasını beğenmediği için değiştirdiği iddiası. Medemki bu sosyal kuvvetin ipleri elimizde.C. Aynı yöntem.Mısıroğlu şöyle yazıyor: "Sultan Vahideddin. Mareşal Liautey Fransız sömürgesi olan Annam'ın İmparatoru hakkında diyor ki: "O. Damat Ferit'in Başdelege olarak gönderilmesine itiraz eden sadece A. ısrar halinde topluca istifa edeceklerini bildirmişlerdir.□ Vakkasoğlu diyor ki: İmza sahnesini anlatan sadece iki eser var: Biri Rauf Orbay'ın anıları. çok başarılı bir anlaşma yapıldığı vehmi içinde sevinçlidir.180. 1. Ali Fuat Türkgeldi. onu kullanalım ve bu kuvveti zayıflatmayalım!"6 İstanbul'un işgal edilmesi üzerine İşgal Kuvvetleri Komutanlığınca yayımlanan bildiride de. 156) Vahidettin'in bu önemli konuya yaklaşımı da böyle.9 Anlaşılan desteksiz atış. gözyaşları içerisinde ateşkes anlaşmasını imzalamışlardır. İçinde sui istimale (kötü kullanıma) elverişli maddeler vardı. Öyle olsa. Vahidettinci tarih yazıcılarının ortak niteliği. Bu sebeple onu Müttefiklerin teklif ettiği 10 tarzda ve aynen kabul eden hükümeti değiştirdi. C.76) an madığını anlar. (A. s.Türkgeldi. (Rauf Orbay. sadece bazı Nazırların değiştirilmesini istemiştir.Birincide de. Zaten Vahidettin kabinenin çekilmesini değil. Görüp İşittiklerim. şöyle der: "Mütareke imzalandı.İzzet Paşa da değildir. Padişahın emirlerine uymadıkları için suçlanır ve herkes. Yakın Tarihimiz. yoldan geçerken halkın toz içinde yere kapandığı. serçe parmağının bir işaretinin kesin buyruk sayıldığı büyük bir sosyal kuvvettir. 'Kuva-yı Milliyeciler." (Osmanoğulları'nın Dramı. Bir hükümdarla onun kullarını idare etmek. gelişmelere de. bu mütarekenin ilerde nasıl uygulanacağını çok iyi kavramıştı. demokratik rejimle yönetilen özgür bir yurttaşlar topluluğunu idare etmekten çok daha kolaydır. saltanat rejimini tercih etmektedirler. Tam tersine Türk Kurulu. "Padişahın hareme girip soyunmuş olduğu" söylenerek baştan savılır. s. Ahmet Rıza Beye. s. Görüp İşittiklerim.' 7 Kurtuluş Savaşı'nın sonuna kadar Vahidettin'i destekleyeceklerdir. öteki ise Kurul Kâtibi Ali Türkgeldi'nin. bütün nazırlar da kesin tavır almış. ikincide de. İstanbul'a o sevinçle döner ve kamuoyuna o yolda bilgi verirler.. Mondros'tan dönen delegeler kurulunu kabul etmez. Çünkü emperyalistler Doğuda. belgelere ve tanık ifadelerine de uymuyor. □ K.154)8 Damat Ferit'i Başdelege yaptıramayan Vahidettin." (Son Bozgun.

' dediler. Son olayları birlikte gözden geçirdik.Bıyıklıoğlu. Ertesi günü Adana'ya giderek M. Öyle tahmin ederim ki İngilizlerin doğuda asırlarca devam eden dostluğu ve lütufkar siyaseti değişmeyecektir. Bana. Cavit Beyin. bu kadar dahi bir varlık gösteremeyeceğini söyledi.Kemal'e karşı olan yazarlar. Vatanımızı her türlü savunma ve direnme araç ve imkânlarından yoksun bıraktıktan sonra da arzularını zorla ve baskıyla kabul ettireceklerdi.□ "İstanbul'dan Gaziantep'e gelirken Katma istasyonunda M. 162) Görüldüğü gibi Vahidettin'in amacı. Biz onların müsamahasını (hoşgörüsünü) daha sonra elde ederiz. Onları başka tarafa nakil için gidiyorum' dedim. Birkaç örnek vermek istiyorum: _8 . A.İzzet Paşanın hükümetinin yerine gelecek bir hükümetin. İngilizlerin müsamaha ve lütfunu elde etmek amacıyla giriştiği aralıksız girişimleri yerinde göreceğiz. Paşa dedi ki: 'Memlekette adam kalmadı mı? Kendinizi müdafaa etmek çaresini düşününüz!' Hayretle sordum. Mustafa Kemal Paşa. Atatürk'ün Hatıraları. Hususi ve gayr-i resmi bir surette bunu anlatınız. kayınvaldem ve akrabalarım var. düşman ayağı altında kalacaklar. 'Antep'te hemşirem.2. A. 'Artık milletin bundan sonra kendi haklarını kendisinin araması ve müdafaa etmesi. bu yargıyı defalarca doğrulayacaktır! Üstelik Vahidettin. s. bununla birlikte bir hükümet değişikliğinde. Vahidettin'in mütareke boyunca izleyeceği siyasetin özetidir. T. • M.R. M. 10 Kasım 1918'e kadarki süre içinde. uygun birilerini tayin etsin. milli bir kuvvet vücuda getirmeli! Kendinizi müdafaa edin! Ben istediğiniz silahı veririm!' Gerçekten o zaman Paşanın emri üzerine verilen silahlar.64)12 Vahidettin'in sonraki davranışları. nereye gittiğimi' sordu.Kemal Paşa. Sizinle mühim şeyler konuşacağım. nasıl?' Teşkilat yapmalı. Vahidettin.Atay. Söz veriyorum. mütareke filan dinlemeyecekler. Atatürk Anadolu'da. İzzet Paşa kabinesi istifa etsin. Hükümetin çok mütereddit davrandığını ve mütarekenin fesh edilmesinden korktuğunu."11 Bu hususu Ali Fuat Türkgeldi de doğrulamaktadır. Sina Akşin özetle diyor ki: 'Osmanlı devletinin ve Osmanlı hanedanının alın yazısını İtilaf (galip devletler) belirleyecekti. ben yine İzzet Paşayı kabine kurmaya memur ederim. istifalarını verip çekilmeyecek olurlarsa. Vardığımız ortak kanı şu idi: İngilizler ve onu izleyerek öbür itilaf devletleri. içi dinamit dolu anlaşmayı da şöyle değerlendirir: "Bu şartları. İstasyon binasındaki karargâhında 'nereden geldiğimi. özellikle cihat fetvası veren Hayri Efendinin yerlerine.VIII) Siyah dizili cümle. Ordu Adana'ya çekildikten sonra. Harp zamanında Heyet-i Vükelada bulunan iki zatın bu aralık Heyet-i Vükelada bulunmalarını uygun görmüyorum. Antep vilayeti Maraş'a naklediliyormuş. s. oldu bittilerle memleketimizi işgal edecekler. (Görüp İşittiklerim. sadece kabinedeki İttihatçıların ayrılmasını sağlamaktır. 'yarın Adana'ya teşrif ediniz. s. onlara uygun bir kabine kurmak telaşındaydı.73) □ "M. Şayet bu iki zat. Türk ordusunun sınır boylarındaki kısımlarını esir almaya kalkışacaklar veyahut bunları memleket içine sokulmak zorunda bırakarak terhisini sağlayaca klardı. Çapulcular şehir yakınlarına gelerek yağmaya başlamışlar." (Ali Cenani'den aktaran F.' (İstanbul Hükümetleri." (Jeschke.İzzet Paşa sizin dostunuzdur. s. vükela (bakanlar) ile temasta bulunacaklar. müdafaa teşkilatının çekirdeğini teşkil etmiştir. 'Ne ile. s. bizlerin de mümkün ol- de bi an cekler.Kemal Paşayla buluştum. İngiliz Belgeleri. ağır olmalarına rağmen kabul edelim. barış olacak.Kemal'in girişimlerinden hiç söz etmiyorlar. Başkumandanlık Kurmay Başkanlığı ile yaptığı yazışmaları gösterdi.Kemal Paşaya tesadüf ettim.

Çok yazık ki harp bıkkınlığı. bilim ve tarih yazımı olacağını sanmıyorum. Kemal Paşanın.71) Vahidettin ise. İngiliz Komutanlığı tarafından bildirilir' buyuruluyor. M. 'Aramızda tam bir anlaşma var paşam' cevabını verdim. Suriye. Çukurova.28 vd."14 Vahidettinciler. ateşle engel olunmasını emrettim.13 [. bir süre önce İngilizlerle el altından anlaşarak cepheyi çökertmiş olduğunu iddia ediyorlar! Gerçekler nerede. lazım gelen silah ve malzemenin tarafından temin edileceğini' istikbali görür gibi anlattı. bu tarihlerde. 'Durumu iyi görmediğini. bugüne kadar olduğu tarzda karşılık verildiği ta kdirde. M.M. Adana'nın büyük zayiata uğrayacağını. Sadrazam ve Harbiye Nazırı V. Adana'nın ileri gelenlerini ve söz sahibi kimselerini nezdine davet ederek. . bizim hazretler nerede? Gerçekle aralarında.duğu kadar bu yolu göstermemiz ve bütün ordu ile beraber yardım etmemiz lazımdır. 3-8 Kasım 1918 tarihleri arasında.) İskenderun'a her ne sebep ve bahane ile asker ihracına (çıkarılmasına) t eşebbüs edecek İngilizlere.Kemal'in. kuvveti olmayan bir general. yarın Toroslar'a kadar olan Kilikya mıntıkasının ve daha sonra Kony a-İzmir hattının işgaline gerek olduğu şeklindeki tekliflerinin birbirini izleyeceği ve sonuç olarak ordumuzun kendileri tarafından sevk ve idaresi. halkı çok durgun ve hareketsiz bir hale getirmişti." (1. Hatıraları. bunun üzerinde düşünmeden. aşılmaz bir utanç duvarı var sanki! • Y. Yıldırım Orduları Komutanı M." (4 Kasım 1919. A.Kemal . Bu kuvvet mesela.Dönem Adana Milletvekili Damar (Zamir) Arıkoğlu. kendini kızağa aldırmış bir kamu görevlisi olarak.Kemal'in İngilizler hakkındaki düşüncelerini belirttiği için hiç söz etmiyorlar.. birliklerini bırakarak. İstanbul'da yaşaması çok düşündürücüdür. münasip yerlerde siper kazmalarını. Başkaları var.Kemal Paşanın.M. İngilizlerin bütün Anadolu'yu işgal etmesini i stemektedir. müsaade edilecek midir? [.] İngilizlerin tekliflerine.Küçük diyor ki: □ "Mondros Bırakışmasından sonra. şimdiden işgal kuvvetlerine karşı koymak ve hazırlıkta bulunmak için aralarında bir teşkilat kurmalarını. Kimsede bu doğru sözü dinleyecek takat ve kuvvet yoktu.. daha ağır şartlar altında memleketi ezeceklerini. A. bugün Payas-Kilis hattına kadar olan araziyi isteyen İngilizlerin.) □ "Mütarekenin maddeleri ağır şartlar ihtiva ettiğinden M. sadeleştirerek bazı cümleler aktarmak istiyorum: "…'Toros tünellerini işgal edecek kuvvetin sayısı. uzak değildir. Irak. hatta Osmanlı Hükümeti Bakanlarının Britanya Hükümeti tarafından seçilmesi gibi teklifler karşısında kalınacağı günler. Mondros Bırakışmasına karşın.' dedi ve sonra aynı fikirde olup olmadığımı sordu. İngilizlerin ihtiraslarının önüne geçmeye imkân kalmayacaktır.. mütareke hükümlerine İtilaf devletlerinin riayet etmeyeceklerini.] Orduları terhis edecek ve İngilizlerin her dediğine boyun eğecek olursak. Hatıralarım.Kemal'e karşı olan yazarlar. İlerde göreceğiz! M.Kemal Paşa. böyle düşünen ve davranan M. harp boyunca omuzunda taşımıştı.A. mütarekenin uygulanması konusunda. [.İzzet Paşa'ya yazdığı yazılardan.İzzet Paşa arasındaki yazılı çekişmeden. s.. birliğini ve silahını bırakmayan ve bu nedenle de bi an _8 .. s. Filistin ve Kanal seferlerinin bütün ağırlığını.Fuat Cebesoy. icabında bütün Anadolu'yu hükmü altına alacak derecede dahi olursa.

223 vb. içte asayişin sağlanması ve sınırların korunması için gereken ordu miktarı. Albay Refet (Bele). Kazım Karabekir. bu mütarekeden bahsederken. Ama bu yüzden değil. Hilafet. Kazım (İnanç)." (Lozan. 1. Bu yüzden.daha sonra Büyük Britanya işgalcileri tarafından savaş suçlusu sayılan generaller biliniyor.97. 'Ermeni kırımına katıldığı' iddiasıyla tutuklanıp Malta'ya sürülecektir.Kemal Harbiye Nezareti emrine alınır ve A. Çünkü hiçbiri. s. Mısıroğlu şöyle devam ediyor: □ "Kont Sforça (Sforza).Ordu karargâhları İstanbul hükümetince lağvedilir. s. Albay S.İzzet ve Nurettin Paşalar. Hiçbiri.N. savaşa katıldıkları halde tutuklanmamış olmalarına. Rauf Orbay ve Albay İsmet Bey gibi Fevzi (Çakmak). Donanmanın hemen teslimi istenildiği halde. Malta Sürgünleri. s. 222. Albay Fahrettin (Altay). İngiliz esirlerine kötü davranmak ve subaylarına hakaret etmek. Cevat ve Cemal Paşalar vb. Kara Vasıf ve Galatalı Şevket Beyler. Tezler 5. Ermeni olaylarına karışmış olmak. gerçekten tutuklanıp Malta'ya sürülmüşlerdir ama bunun çeşitli sebepleri vardır. birliğini ve silahını bırakmayan komutan.) • Bir kısım Vahidettinciler... s. kara ordusunun kaldırılmasından veya hemen silahları bırakmasından bahsedilmiyormuş. 3) Mütarekeye rağmen.Kemal. s.N. s. terhisten istisna ediliyormuş.17 M. bu iddia dolayısıyla tutuklanıp Malta'ya gö nderilirler. Malta Sürgünleri. 200) .38) Doğrusu: İşgalciler.C. M. yalnız Medine Komutanı Fahrettin Paşadır. Rauf. 1920'de. kendilerine göre yedi suç grubu belirler ve İstanbul hükümetine bildirirler. galiplerce belirlenmiş suçları işlemiş değillerdi. İsmet (İnönü) ve Rauf (Orbay) Beyin.Kemal'in tevkif edilmemesi düşündürücüdür. 5 Şubat 1919'da.205.Kemal'in.193) de bi an _8 (1) M. 'birliğini ve silahını bırakmadığı' için tutuklanıp sürülmemiştir. Y. 206. Cemal (Mersinli).Adil Beyler de tutuklanmamışlardır. kuşku uyandırıcı ifadelerle değiniyorlar. Mısıroğlu.16 Toptan 'savaş suçu' diye anılan bu yedi suç grubu. Tersine sadece seferberliğin kaldırılması istenirken. 7 Kasım 1918'de Yıldırım Orduları Grubu ile 7. s. M.191. Cevat (Çobanlı)." (T. 218. V. sekizinci suç olarak.Şimşir.Vakkasoğlu: "M. İngilizlerin kara ordusuna karşı mutedil (yumuşak) davrandıklarını söylüyor. (Mesela..Ü. Bu yedi suça. Ali Fuat (Cebesoy). 1.174 vb. bütün savaşa katılanları.15 2) Harbiye Nezareti emrine alınmasını da o istemiş değildir ki 'kendini kızağa çektirdiği' ileri sürülebilsin.. 1." Son Bozgun. (B. 137) 4) Bazı komutanlar.İzzet Paşa kendisini İstanbul'a çağırır. Nihat (Anılmış).Kemal 'birliklerini bırakarak' kendiliğinden İstanbul'a dönmüş değil: dir. 'kuva-yı milliyeci ya da kuva-yı milliyeye yardımcı olmak' da eklenecektir. dört genel başlık altında toplanabilir: Savaş yasa ve törelerine aykırı davranmak. (B.C. K. Lozan.Şimşir. mütareke hükümlerine uymakta kusur etmek ve hükümlerin uygulanmasına engel olmak.C. savaş suçlusu sanıyorlar.

Keşke doğru olsaydı. sayfada.Reşit Paşanın. M. M. işgalciler ve Osmanlı makamları arasında uzun süre çekişme konusu olmuş. hukukta.Kemal Paşayı Sultan Vahideddin'den önce bulmuşlardır. Sforza'nın anılarıyla oyalanacağına. M. Yenik bir devletin sınırlarını açık bırakan ve iç asayişi gözardı eden bir tek mütareke anlaşması yoktur. bu iddiasına dayanak olarak Dagobert von Mikusch'un kitabının 164. Ama 164. Kurtuluş Savaşı daha çabuk biterdi.21 4) Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı adlı kitapta. Kurtuluş Savaşı ile ilgili bölümünü açıyor ve şöyle devam ediyor: 1) Kont Sforza." □ "Bu durumdan anlaşılıyor ki daha mütarekenin imzası günü. Kont Sforza'nın iddiasına gelince: an _8 □ "Sultan Vahideddin ve Sadrazam Ferit Paşa.C. uygulamanın nasıl hukuka ve ahlaka aykırı bir tarzda ve ne kadar haşince yapıldığı.19 2) K. gerçeği anlardı.İngiliz gizli anlaşması masalının. mütareke anlaşmasının 5. çok ağır bir adla anıldığını sanıyorum.Kemal Paşayı. sayfasını gösteriyor. ve 6. "sınırların korunması ve iç asayişin sağlanması için gereken asker ve jandarma sayısının beraber saptanması". Doğu sınırındaki Türk birliklerini İngilizlerin emrine vermek için gizli bir girişimleri olur ama İngilizler .Mısıroğlu. bu kuvvetin kurulmasını düşünmeye başlamışlar. ve 191. ordunun nasıl soyulup güçsüzleştirildiği. s. 1. kesinlikle doğru değildir. yani Padişahın daha Anadolu'da bir kuvvet kurulmasını hayalinden bile geçirmediği zamanda. Osmanlı devletinin mirasçıları arasında şimdiden bir anlaşmazlık görüyor ve bilinen ikiyüzlü siyasetiyle şunu istiyor: Eğer Müttefiklerin talepleri İngilizleri sıkacak bir şekil alırsa. maddesi uyarınca. bu iddia ile ilgili bir tek kelime bile bulunmuyor! (Türkçe çeviride 190. hatta bunun için M." (Lozan. her mütareke anlaşmasında. Bilerek.C. Bu arada Vahidettin ve Hariciye Nazırı M." (Lozan. isteyerek sürdürdüğü bu tutumun. İngilizler Kont Sforça'nın fikrine göre.Kemal Paşa da İstanbul'da galip devletlerin ileri gelenleri ile münasebette bulunuyor ve onlardan talimat alıyordu.Mısıroğlu. henüz direnme yeteği olan Türkleri.kabul etmezler.. 3) Mütareke anlaşmasının 5. itimat edilecek namuslu insandır' diye İngilizlere karşı müdafaa edip Anadolu'ya göndermeye çalışırken.193) Böylece. 1. sınırların ve iç asayişin korunması için belli sayıda asker ve jandarma bulundurulmasına imkân verildiğini bilir. sayfalar) K.194) . göz boyamak ve okuyucusunu aldatmak için bu sahte kaynak gösterme yoluna. ibret verici belgelerle ve ayrıntılı olarak belirtilmektedir.Mısıroğlu'na göre Kont Sforza "bunda gizli bir maksat görüyor" ve diyormuş ki: "İngiltere Hükümeti.22 de bi Mısıroğlu. maddelerine baksaydı. 'memlekette büyük şöhreti vardır..20 Kara kuvvetlerine karşı ölçülü davranıldığı iddiası. bu çekişme bütün ordu Ankara'nın emrine girinceye kadar sürmüştür. kendi çıkarları için kullanılabilir bir 18 mevkiye koyabilsinler. s.Kemal . gittikçe daha sık başvurmaya başladı.

25 Ordu iyice güçsüzleşince de. Bu gezi 15 Aralık 1917de başlamış ve 4 Ocak 1918 'de sona ermiştir (20 gün). Türkiye'yi parçalayıp ezerek. Müttefik birlikleri. _8 . K.Kemal'in. komutanların yurt içine taşıtabildiği. Derneğin Türk milliyetçiliğini savunan radikal kanadına mensuptur. Enver'e ve İttihatçı hükümetlerin yönetim tarzına karşı olduğu. Veliahtın gözüne girmek için Enver ve İttihatçı yönetim aleyhinde konuştuğunu iddia ederek. Yunan ordusu İzmir'e çıkarılır ve y ayılmalarına yeşil ışık yakılır. bir daha emperyalistlere kafa tutamayacak hale getirmektir. kendisi de bu yönde fikirler ileri sürerek. Karadeniz kıyısı boyunca. de Heyette sadece iki subay var: Biri askeri danışman Albay Naci (Eldeniz) Bey." an Vahidettin ile M. birçok silahı da denetimi altında tutabileceği ambarlara taşıtır.26 bi □ K. M.272 vd. Nihat (Anılmış).27 Mısıroğlu. Ermeni birliklerinden yararlanırlar. Doğrular: 1.. Kurtuluş Savaşı.Kemal Paşa. Enver Paşa ve İttihatçıların şiddetle aleyhinde olduğunu görünce. Kemal'di. Kongrede.23 arkasından da bütün ordu komutanlıklarını kaldırır.Kemal. birlik komutanlarının da işgalcilerden saklayabildiği silah_ve cephane ile başlamıştır. yanındaki subaylardan biri de M. M. ötekisi de geziye ordu temsilcisi olarak katılan M. mütareke sınırlarını aşarak ilk aşamada Güneydoğu Anadolu'ya..Şevki (Subaşı) vb.Mısıroğlu'nun bu geziyle ilgili iddiaları: "Hasta olan Sultan Reşat'ın yerine Alman Cephesini ziyarete giden Veliaht Vahideddin Efendinin.)24 İşgal kurulları. Amaç.Kemal. Trakya'ya. açık gerçekleri maksatlı olarak tersine çeviriyor. Kars'a girecek ve İstanbul'u işgal edeceklerdir. s. Doğuda İngilizler.İstanbul derhal terhise başlanmasını emrederek orduların iskelete dönmesini çabuklaştırır. 'askerlerin siyaset dışı kalması tezini' savunduğu için derneğin ileri gelenler inin düşmanlığını kazandığı.Kemal'in tanışmaları □ "Onu bu vazifeye tayin eden İttihat ve Terakki hükümeti olduğu halde. ikbal (yükselme) yolunda ilk ciddi adımını atmıştır. Vahidettin ile M. 143) Yani M. özendirilen Pontuscu Rum çeteleri faaliyete geçer. bu seyahatte. M. her ciddi araştırmacının kabul ettiği bir gerçektir. hiç barışmayacaklar mı? 2. aslında Enver Paşadan ve İttihatçılardan yanadır ama bir mevki kapmak için onların aleyhinde görünür. Y.Kemal ilişkisi.Kemal 1908 yılının başında İttihatçılara katılmıştır. tüfeklerin mekanizmalarını toplar. 22 Eylül 1909'daki 2. iç isyanlar körüklenir vb. topların kamalarını. Almanya gezisi ile başlıyor. (Mondros." (Hilafet. s. Kürtler ve Çerkesler okşanır. güneyde de Fransızlar. Veliaht Vahideddin Efendinin.Mısıroğlu ile gerçek.

Kemal Paşaya Veliaht hakkındaki fikrini sormuştu. ayrıca Mısıroğlu da yanlış çeviriyor. s." (Bu paragrafın kaynağı. abartı. bu sırada zaten ordu komutanıdır.144) de 2.120 imiş. M. 29 Hilafet. H. orada bulunmaları gerekirdi.96 imiş." (Hilafet.Kemal'in anılarına dayanmak zorunda. bir hususu belir tmek istiyorum: a. c. çünkü bütün görüşmeler ikisinin arasında geçiyor. İlkinde. 'İstanbul'a gidince 30 görüşürüz' cevabını verdi. Hilafet. s. yine yabancı aktarıcılara başvuruyor. Size öyle bir teklifte bulunac ağım ki eğer kabul ederseniz. 'Reddecekler!' dedi.Kemal. b. Filistin/Suriye cephesine gönderilir (1918 Ağustos). trende kendisi ile dost olmuş.Kemal'in anıları!28 Hem bu gezideki. bir üçüncü kişinin tanıklığı da söz konusu değil. Hilafet. rütbesi ve nişanları alınacak.Kemal. Zat-ı necabetpenahileri gölgede kalmamalısınız' dedi. her araştırmacı. s. paşayı daha önce tanımadığından dolayı teessürlerini beyan etmiştir. şu ya da bu yönde süsleyemez. İkinci görevine başlamasından iki ay sonra ordudan ayrılmak zorunda kalacak. s. M. anıları keyfine ve maksadına göre değiştiremez. Onlara gösteriniz ki hesaba katılması lazım gelen birisiniz. Mısıroğlu.143) Mısıroğlu bu cümleden sonra. bu konularda yalnız M. üstelik doğru olarak aktarıp aktarmadıklarını da denetlemiyor.C. İkisi de olayların tanığı d eğil. Veliahta. Armstrong.Kemal'i de kendi istediği gibi konuşturamaz. M.144) □ "Seyahatleri esnasında bir gün de Naci Paşa. M. Ayrıca.Kemal. Ama dürüst bir yazar. Adlon Oteli'nde M.Kemal. Vahidettin ile M. Bu mu ikbal? □ "Buna dair birkaç yabancı gözleminden söz edelim. 'Sizden sarahatle (açıkça) bir şey söylemek müsaadesi isteyeceğim. Vahidettin bir açıklama yapmamamıştır. M. İstanbul'a gidince bir ordu kurulmasını talep ve kendisini de bu orduya Erkan-ı Harp Reisi (Kurmay Başkanı) yapmasını teklif etti. Bu alıntılardaki yanlış.93 imiş. Bunların gözlem olabilmesi için yazarlarının olaylara tanık olmaları. 'ikbal yolunda ilk ciddi adımını attığı' iddiası da d uruma ve gelişime hiç uymayan bir yakıştırma. değiştirme ya da süslemeleri belirtmek için anıların aslını da dipnot olarak vereceğim: bi an _8 . Vahidettin zamanında da yine ordu komutanlığı yapacaktır. saptıramaz. M.143) □ "Dostlukları o kadar ilerlemişti ki bir gün Berlin'de.Kemal'in anılarına dayanarak yazmışlar ama doğru aktarmamışlar. bu alıntıl arı "ecnebi gözlemi" diye sunuyor.□ "Veliaht Vahideddin Efendinin zekâ ve dirayetinden takdirle bahseden M. İsteyen inanır. istemeyen inanmaz. hem de ilerdeki görüşmeleri hakkında. 'Cesaret edemeyecekler. Veliaht kendisine karşı pek büyük itimat izhar ederek. İki yazar da söz konusu paragrafları. bu tek kaynak dururken. ikincisinde ise Anadolu'ya (1919 Mayıs). Aktarmadan önce. bu adam ile çok iş görülebilir. Veliaht.' (Bu paragrafın kaynağı da Dagobert 31 von Mikusch. idama mahkûm edilecektir.Armstrong ve Dagobert von Mikusch'un kitaplarından yaptığı alıntılara yer veriyor.Kemal'in tanışmaları ve görüşmeleri hakkında bilgi veren bir tek kaynak var: M.Kemal Paşa şöyle cevap verdi: 'Daima göz önünde bulundurmak ve ona sadakatle (sadık olarak) hizmet şartıyla. M. s.Kemal'in bu yolla." (Bu paragrafın kaynağı. Şu halde. Armstrong. s. beni hayatınız müddetince kendinize bend edeceksiniz (bağlayacaksınız)' mukaddi-mesiyle (diye söze başlayarak). Veliaht. s.

beraberindeki damadı Şehzade Ömer Faruk Efendiye. s.32 M. İ. eğlencelik birkaç örnek de 1. bir yıl dört ay sonra. Mısıroğlu'nun muhayyilesinin ürünü olduğunu söylemeye gerek yok. kendi adına pek güzel yararlanmış ve seyahat esnasında Veliahta azami surette tesir ederek. M. hoşa giden masal yazmış olurlar.366-372) 2. en ince ayrıntıyı bile adalet ve haktanırlık ölçüsünde kaydedeceksin! Olayları bunlara dikkat etmeden değerlendirmeye kalkışanlar. M. 22 Eylül 1918'de verilecektir. Almanya'ya giden heyette. Ömer Faruk Efendi o tarihte damat. hatta damat adayı bile değildir. Asıl yaverlik hizmetini birkaç kişi yapar. onu yol boyunca. ötekiler ancak törenlere katılır.35 Kısacası. 3.Önder.Kemal.9) 3.33 Fahri yaverlik. s. 29 Nisan 1919‟da evleneceklerdir. Kurtuluş Savaşı konusuna girmeden önce.Kemal'in İttihatçı aleyhtarı ve hilafete bağlı olduğu tarzında rapor vererek. Ömer Faruk Efendi.Hakkı Okday. • Ünlü tarihçi Wells. Yanya'dan Ankara'ya. Bu gezi 15 Aralık 1917‟de başlayıp 4 Ocak 1918‟de bitmiştir." (Hilafet. tarih değil. sonradan kendisinin yaveri olabilmek imkânını elde etmiştir.' Bu tür yalanlar. yanlışlar. En basit gerçekleri bile bilmediklerini göstermek için yakın tarihimizle ilgili bazı yanlışlarından örnekler vereceğim. ilerde Anadolu'ya gönderilmesi esnasındaki güvene zemin (ortam) hazırlamıştı. gerçeği ters yüz etmeler o kadar çok ki hepsinin doğrusunu açıklamaya ömrüm yetmez.Kemal'e fahri yaverlik bir yıl sonra. ne diyordu? 'Kronolojiyi temel sayacaksın. M.329. Bu sırada damat adayı olanlar hakkında. Albay Naci (Eldeniz) Beydir. M. bi an _8 . Ömer Faruk Efendi de. bir onur unvanı olup gerçek yaverlik değildir.145) Oooof! Kaç atmasyon bir arada. Oysa Abdülmecit‘in oğlu Ömer Faruk Efendi ile Vahidettin‘in kızı Sabiha Sultan. bu seyahat esnasında.H. (s.Kemal değil. Atatürk'ün Almanya ve Avusturya Gezileri. İttihat ve Terakki'nin kendisine olan itimadından. olayları his ve arzularına göre yorumlamadan olduğu gibi yansıtacaksın.Kemal'in hakiki düşüncelerini sezdirmeden öğrenip kendisine rapor etmesini emretmişti.Mısıroğlu'nu izlemeyi sürdürelim: □ "Yukardaki izahattan anlaşılacağı üzere M. s." (Hilafet. s.34 Mısıroğlu bu konuyu şöyle kapatıyor: □ "Bu hususdaki diğer bir gerçek de şudur: Veliaht Vahideddin Efendi. herhangi bir sıfat ve görevle de bulunmuş değildir! (İ.Okday‘ın anılarında bilgi var. 144) Bu yolculuk sırasında yaverliği söz konusu olan. sonra da yalnız belli başlı iddialara değineceğim. Geri kalan ayrıntıların. çeşitli suretlerde yoklamış ve sonuç olarak Veliaht'a.

senato başkanlığı ve başbakanlık yapmıştır! (M.H." (H.127) Fetvayı veren Şeyhülislam Hayri Efendidir.359. N. Malta'ya sürülenleri. beş kat fazla gösteriyor.C. B.H." (GRYT Ansiklopedisi.Hüseyin Ceylan. Bu nasıl belge tarama.87) ama Ömer Faruk Efendinin Vahidettin'in oğlu olmadığını bilmiyor. Aferin! □ "Birinci Dünya Savaşı'nın insan zayiatı 371. K.□ "[1914 yılındaki] cihat fetvasını Şeyhülislam Suat Hayri Ürgüplü imzalamıştı. Vahidettin'in milli mücadeleye katkısını kanıtlamak için "yüzlerce belge taradığını" iddia ediyor (Büyük Oyun. s. Cumhuriyet döneminde milletvekilliği.Hüseyin Ceylan..508.Şimşir'in Malta Sürgünleri kit abının 415-420.) □ "Sultan Vahideddin'in oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendi. İstanbul'daki grup hafta sonu tatili için Erzurum'a gelmiş de olamaz.. 3. İstanbul Mebusan Meclisi'nde kurduğu grubun adıdır.Baycan. CG Yol.Karabekir. s.Kemal ve Fevzi Çakmak! □ "Eski Meclis Başkanlarından Rauf Orbay. 12. M. s.C. AAMD. 131) Bir meclis grubunun şubesi olmaz.485) □ "Şark (Doğu) Cephesi Kumandanı Mareşal Kazım Karabekir. Bu abartma huyunu..58) 'Felah-ı Vatan'. Çeşitli Cephelerde K. bilgi toplama? Ömer Faruk.280) Huy canın altındadır. s. s. Din-Devlet İlişkileri. Rauf Orbay hiç Meclis Başkanlığı yapmamıştır.11. □ "Erzurum'da da Felah-ı Vatan grubu çalışmalarına başladı.Dilipak. T.. Büyük Oyun.." (H.Tuncay. önsöz) K. 128) H. s.Kemal'e verildiği iddia edilen altınlar ile İstiklal Mahkemelerince verilmiş idam kararlarının sayısı konusunda da göreceğiz. İngilizler..1927'de. □ ". 6 Şubat 1920'de. Kemal'den daha yüksek rütbeye sahipti. M. Karabekir Paşa. daha yüksek rütbe sahibi oluyor.Larousse. s. CG Yol. s." (H. Vahidettin'in de damadı. DinDevlet İlişkileri. s. s.Ceylan. 1. sayı 11/Mart 1988) Demek ki GRYT Ansiklopedisi yazarlarına göre. s. CG Yol.43) Sürülenlerin tamamı 144 kişi..114) Mareşal değildir.49. Dilipak. (KA Günlüğü. (A.199. Dilipak'ın Erz urum'da çalışmaya başladığını iddia ettiği bu grup da ne ? Anlayan beri gelsin!36 de bi an _8 .1." (A.Dili pak.C.Ceylan. Tam liste." (H.N. □ "K.nin iki mareşali var: M. 1.Ceylan bol keseden rütbe ve makam dağıtmaya devam ediyor.H... s. resim altı) M.Karabekir ordu komutanlığından korgeneral olarak ayrılmış ama askerlikle ilişiği kesilmediği için 1.C. s. H. (On Yıllık Harbin Kadrosu. büyükelçilik.C'nde Tek Parti. (Türk Parlamento Tarihi. 1.Hüseyin Ceylan.C. açıktan orgeneralliğe (1..C." (A.Rauf Orbay'ın biografisi. sayfalarında var.. s.C..686 kişi idi. 1. T.C. İstanbul'dan 676 siyasi tutukluyu Malta'ya sürdü.Dilipak. Din-Devlet İlişkileri. Suat Hayri Ürgüplü ise Hayri Efendinin oğludur.879 vd. çünkü yolculuk gidip gelme otuz gün sürüyor. M. s.Karabekir ise 28 Temmuz 1918'de mirliva (paşa) olmuşlardır. Müdafaa-yı Hukukçu milletvekillerinin.. bakanlık.Kemal 1 Nisan 1916'da.Ferikliğe) yükseltilmiştir.1.C.451. 27 ay sonra terfi eden. Veliaht Abdülmecit'in oğludur.78) H. (KA Günlüğü.

C. düşmana karşı savaşan milli kuvvetleri tepelesin diye ve Vahidettin'in de imzasını taşıyan bir kararname ile.. başkanı da Fethi Okyar. Gençler için not: K.Said-i Nursi TBMM'nde milletvekili olarak hiç bulunmamış. uzun görüşmelerden sonra.80) Tarih meraklılarının artık kahkahalarla güldüklerini tahmin ediyorum. s. 120) □ "Cumhuriyet Halk Fırkasına karşı Serbest Fırkayı kuran Kazım Karabekir Paşa.Kemal'in hazırladığı broşür' sanıyor ve öyle tanımlıyor.Dilipak. Vahidettin'in aynı tarihli iradesiyle. içtimai. hükümet beyannamesi ol arak okunur. s." (A. Düzce isyanı başladı." (A. CG Yol. 2. s. 13 Eylül günü TBMM'nde. Yazarın broşür sandığı Halkçılık Programı. (ZC.98. Müdafaa-yı Hukuk Cemiyetlerinin CHFna dönüştürülmesi ile hiçbir ilgisi yok. tartışılır ve karma bir kurula havale edilir.65) Ankara'da 'Kuvve-yi İnzibatiye' adıyla bir birlik.2057-2058)38 □ "18 Nisanda.M. 'M.Kemal. CG Yol. □ "13 Eylül 1920'de M.Dilipak. devletin kuruluşuyla ilgili en önemli belgelerden birini.K. hiçbir zaman kurulmamıştır.119)40 Şu işe bakın! Yazar. Milletvekilleri İstanbul Muhafızı M. "Halkçılık Programı" adı altında bir broşür hazırladı ve TBMM üyelerine dağıttı. idari. s. daha çok iç isyanlara karşı koymak amacıyla Ankara'da Kuvve-yi İnzibatiye kuruldu. (Jeschke..Dilipak. CG Yol. Karma Kurul." (A. Dilipak. s.62) 'Yanlışlıklar Komedyası' tam gaz sürüyor: . İ. vatanın kurtarılması yolunda çalışan aktif bir milletvekilidir!" (A. CG Yol.İnal. Cumhuriyet Halk Fırkasına dönüştürme yolundaki ilk adımlarından birini atmış oluyordu. Bir daha tekrarlamak ihtiyacını duyuyorum: Bunlar ne Osmanlı tarihini biliyorlar. resmen ve hukuken kapatılmış ve bu karar zorla uygulanmıştır. bu progr ama dayanarak bir anayasa tasarısı hazırlayacak ve ilk anayasa. sadece 9 Kasım 1922 günü. CG Yol. 11 Nisan 1920'de fiilen değil. TKS Kronoloji I.C. 20 Ocak 1921'de kabul edilerek yürürlüğe girecektir. 6. s. Bu hareketi ile M. Serbest Fırka ise 1930 kurulacak olan bambaşka bir parti.Dilipak. s. 18 Nisan günü 'Kuva-yi İnzibatiye' adını taşıyan bir birlik kurulmuştur ama Ankara'da değil İstanbul'da.Kemal. CG Yol. "Vekiller Heyetinin siyasi.Dilipak." (A. s. Yani Halkçılık Programının. Karabekir Paşa. o kadar önemsediği hilafetin kaldırıldığı tarihi bile bilmi- de bi an _8 .. oturumu dinleyici locasından izlemiştir. ne de Cumhuriyet tarihini.□ "Said-i Nursi birinci Mecliste. Müdafaayı Hukuk Cemiyetlerini.81) Dilipak. 1924'te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kurucularından biri ve başkanıdır. Serbest Fırkanın değil.65) Osmanlı Meclis-i Mebusanı. askeri görüşlerini hülasa eden ve idari teşkilat hakkındaki kararlarını gösteren bir programdır". (TİH. s.Natık Paşa ve beraberindekiler tarafından dağıtılır ve kapılar kilitlenir. Düşmana karşı savaşmak. hilafetin kaldırılmasının üzerinden 20 gün geçmeden Lozan Kon-ferans çahşmalarına başlanmıştı. s.39 □ "Daha Mudanya Mütarekesinin üzerinden 20 gün geçmeden hilafet kaldırılmış." (A.439)37 □ "11 Nisan 1920'de Osmanlı Meclis-i Mebusanı fiilen kapandı. İstiklal Harbinde Ayaklanmalar. Son Sadrazamlar. 24.

Mudanya Mütarekesinin imzalanması: 11 Ekim 1922! Lozan Konferansının çalışmaya başlaması: 20 Kasım 1922! Hilafetin kaldırılması: 3 Mart 1924! □ "1920 yılı Mayıs ayı başına gelindiği zaman. Yunanlılar çocuğu da süngülerler.. kendisi. yerel yetkililerce de. herhalde bir dizgi yanlışı. a. İzmir'in işgali ve işgali izleyen kırk güne ilişkin birkaç örnek: • 15 Mayıs 1919: İzmir'deki askeri birlikler. 1. İzmir limanındaki gemisinden kıyıyı (daha doğrusu kıyımı) seyreden bir İngiliz deniz subayı. ortalıkta Yunanlıların da İzmir'e bir çıkarma yapacakları söylentileri dolaşmaya başlamıştı.Walder.92)43 Bu olaylar. de bi an _8 . (T. birçok ırza tecavüz ve yağmalama ol ayı. askerin ağzına işediğini görür. yokluğundan yararlanarak evine girdikleri bir subayın eşine tecavüz ettikten sonra 4-5 yaşındaki kızının bikrini de parmakla bozarlar.Yalazan.253) 3. Kıyım. Kordonboyunda şehit edilen Yzb. Kulaksızzade Mehmet Efendinin evine zorla girilir.C. Birçok mahalleden biri olan Cuma mahallesinde çıkarılan yangın sonucu. s. Ama bunları bir yana bırakıp. s. babasının cesedi üzerine kapanınca. İzmir'e çıkan Yunanlılara direnmezler. binden fazla sivil kayıp. Daha bu tür binlerce eğlendirici yanlış var. Önce Vahidettin ve İstanbul yönetiminin. hazrette pek de yadırganmıyor. 4.41 Sonuç: 500'den fazla subay ve er.Ferit hükümetleri hakkında bazı ön bilgiler 4/1. s.Yalazan. buna rağmen o gün akşama kadar Yunanlıların ve Rumların çılgınlıkları sürer. 1. şehit ve yaralı. Bu.Necati Beyin 8 yaşındaki oğlu.Mısır oğlu. Yunan askerleri. (D.16) 2. Mısıroğlu'nun bile bildiğini sanıyorum. kızı ve kızının biri beş yaşında.g. Türkiye'de Yunan Vahşeti ve Soy Kırımı Girişimi." (K. yoksa kan gölüne mi dönmüştü? Konuyu yaymamak için örnekleri Ege'den aldım. süngülenerek öldürülür. bu sırada rıhtımda 'su' diye inleyen yaralı bir Türk erinin üzerine çömelen bir Rum kadının.42 Birkaç somut örnek: 1 İzmir'de.. Ege'de Kurtuluş Savaşı Başlarken s. s. Ali Nadir Paşanın emrine uyarak. Ama öteki yanlışlarına bakarak diyebiliriz ki böyle bir yanlış.yor.e. Milli Mücadele'ye karşı. nasıl bir tavır takındıklarını görelim. belli başlı konuları ele almak istiyorum. K. sürekli olarak İstanbul'a bildirilecektir:  27_Mayıs 1919: Aydın işgal edilir. Vahidettin ve D.153) Yunan ordusunun İzmir'e 1920'de değil. (T. öteki 6 aylık olan iki çocuğu.21 44) 2. Kendisine yardımı olur umuduyla doğru tarihleri bildiriyorum. 50'nin üzerinde ölü. eşi. yağma ve kundaklama başlar. Çanakkale Olayı. (N. Yunanlılar işgal sınırlarını genişlettikçe yayılıp artacak.Taçalan. 550 ev ve 30 dükkân kül olur. 15 Mayıs 1919'da çıktığını. Hilafet. Anadolu'da durum Anadolu ne durumdaydı? Sessiz sedasız savaş yaralarını mı sarıyordu.

e.Halit Karay. eşine kocasının gözü önünde tacavüz edilir. s.. (KS Günlüğü. 1.e. 3. hiç olmazsa el altı ndan destek ve cesaret mi verir? Yazık ki hayır! Pek kısa bir süre bocaladıktan sonra.Hanıma tecavüz ettikten sonra. Yunan devriyeleri.(T. Redd-i İlhak ve Müdafaa-yı Hukuk gibi yeni kurulan milli örgütlerin telgraflarının çekilmesini yasaklar ve Yunanlılarla çatışmaya başlamış olan milli kuvvetlerin bastırılıp dağıtılması için genelge yayımlar (18 Haziran 1919. S.. jandarmalar ve bine yakın sivil öldürülür. s. 1.g.Rıfkı Atay da Akşam gazetesinde şöyle yazar: "... a.Yalazan. s. evine barkına. İstanbul Hükümetleri.g.g. 1.. çoluğuna çocuğuna. a. devletin bağımsızlığına ve onuruna sahip çıkmaz. (T..22) 3.36) • 4 Haziran 1919: Nazilli işgal edilir.261. s. İstanbul yönetiminin tutumunu belirten bazı örnekler: • Dahiliye Nazırı Ali Kemal. Tecavüz. işgalin protesto edileceği İstanbul mitinglerini yasaklar (KS Günlüğü. namusuna. s.27)45 • 29 Mayıs 1919: Söke'nin Yoran köyünde . her ne pahasına olursa olsun.g.. Minelbab ilel Mihrap. s.C. 2.29 46) Kadir Mısıroğlu bile diyor ki: "Müslümanlar.Yalazan.e. a.190) F. ellerini kesip dişilik organına sokarak öldürürler.Yalazan.e.307).•Eşraf ve memurlardan38 kişi." (Eski Saat. (T. mukavemete mecbur kaldılar.1. hem de sahip çıkmak için çırpınanlara engel olmaya çalışır. Kaymakam.C.49 de bi an _8 . (KS Günlüğü. Efendinin evi yağma edilir.127.48 • Hükümet. tarlasına tapanına...Yalazan..34) • 12 Haziran 1919: Yunanlılar Bergama'yı işgal ederler.C. s.. Çok acı olaylar sonucu seksen bine yakın Türk Bergama'dan göç edecektir. (T..Akşin." (Yunan Mezalimi. bu durumda ne yapar? Yer yer direnişe geçen halka. R.318) • 17 Haziran 1919: Menemen kıyımı. Aşağı Kozdibi mahallesinden 18 yaşındaki……. 100) Ama İstanbul.. (T.. erkeklerinin gözleri önünde tecavüz edilir. Kısacası.47 direnişi söndürmeyi kararlaştırır. ezan okuyan müezzinler kurşunlanır. İşte İzmir'in işgalini izleyen 40 gün içince. s. s.e.. Sonra da Yunan askerleri evlere zorla girerek yağma ve tecavüze girişirler. 'isyan' diye niteleyecektir! 4/2.Sade düşmana karşı vatanı değil. a. katile karşı canımızı koruyoruz. s. hem halkın ırzına..43).327) • 25 Haziran 1919: Balatçık istasyonunda Yunan Muhafızları tarafından trenden indirilen İslam yolcuların kadınlarına. Bu durumdan şikâyetçi olan bir kişiyi kurşuna dizerler. Jeschke. a.Yalazan. halkın bu tepkisini. geleceğine. Bu facialar karşısında İstanbul yönetiminin 1919'daki tutumu Sadece küçük bir bölümü aktarılmış olan bu acı olayları bilen İstanbul yön etimi. zorla şehir dışına götürülüp öldürülür. s. 277. s.g. TKS Kronolojisi I.. s. yağma ve öldürme başlar..

C.388.140) Gazetelere de şu demeci verir: "İzmir'de çete teşkil edenleri dağıtmak için icap ederse askeri kuvvete müracaat edeceğiz. İng. 13 Ağustosta. s.). Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri. 550). 1. 250. s. F. Gökbilgin.kısım. Belgeleri. s. sayı 2.50 • Dahiliye Nazırı Adil'in demeci: "İzmir'de çete teşkil edenleri dağıtmak için icab ederse askeri kuvvete müracaat edeceğiz. Denizli Mutasarrıflığına verdiği emirle Alaşehir Kongresi'nin de engellenmesini isteyecektir (H." (K.M. 1.164 vd. Jeschke. 20 Eylül 1919'da yayımladığı beyanname ile hükümetin bu uy- de bi an _8 ." (S. • Jandarma Genel Komutanı Kemal Paşa. • Dahiliye Nazırı Adil. M. s. İstiklal Harbimiz.ellerine kelepçe vurularak adi bir suçlu gibi gözetim altında İstanbul'a gönderilmesi.. KS Günlüğü. İstiklal Harbimiz.28) • Dahiliye Nazırı Adil..170. • D. İstanbul Hükümetleri. s.Akşin." (KS Günlüğü. • Dahiliye Nazırı Adil ve Harbiye Nazırı Süleyman Şefik Paşa.145).211.1919. HTVD.242.C. askeri ve mülki makamlarca asla meydan verilmemesi ve müteşebbisleri hakkında takibat-ı şedide icrası (şiddetli koğuşturma yapılması). 2." (KS Günlüğü. Kuva-yı Milliye'yi dağıtmaya çalışır (TİH. s.202. Sivas Kongresinin dağıtılması için 3 Eylül 1919'da.. s.Ferit hükümeti. s.53 • Vahidettin..34). 13 Ağustos 1919'da Balıkesir Kongresi'nin dağıtılmasını ister.Karabekir. Valiliğin izni ile toplanan Erzurum Kongresini yasa dışı ilan eder. TKS Kronolojisi I. 2.57).Muhittin Çarıklı'nın tutuklanması için şu emri verecektir: ".555 vd. İstanbul Hükümetleri.M. s. sivil ve asker her türlü yetkilinin bu kongreyi önleyip dağıtması için 20 Temmuz 1919'da emir verir ve özetle şöyle der: "Padişahımız Efendimiz Hazretlerinin arzu ve iradelerine ve vatanın yüksek menfaatlerine tamamiyle aykırı olan bu hareketin engellenmesi." (1919 Temmuz sonu. s.. K. S.1919'da...48.. Batı Anadolu'ya gelerek.... 8 Ağustos 1919'da şu genelgeyi yayımlar: "Teşkilat-ı Milliye adı altında toplanan kuvvetlerin gecikilmeksizin dağıtılması. belge no.Karabekir. Erzurum'a Vali atanan Reşit Paşaya şöyle der: "Birtakım celali eşkiyası türedi ise de bunlar imha edilecektir. M. s.• D. 2.Akşin.Kemal.). • Dahiliye Nazırı Adil. s. M.54 • Vahidettin. • Damat Ferit. İstiklal Harbimiz. 29. İngiliz Belgeleri.7.84. S. s. direnişte bulunmak gibi etkinliklerin önlenmesi için Tahkik Heyetleri oluşturulur (S. Ş.478). bu emre dayanarak İzmir Valisi Kambur İzzet. İng. M.Turan. s.C.Çarıklı. yeni Elazığ Valisi Ali Galip51 ile Ankara Valisi Muhittin Paşayı görevlendirirler (K.. Jeschke.C..Ferit hükümeti. Çarıklı.7. Belgeleri. H. kongre toplamak. s. 2.111). hususi birtakım teşkilat kurulmasına ve halktan bu yolda mali ve bedeni isteklerde bulunulmasına.Akşin.447 vd. s. 137.32).138. s. s.Akşin. kongrenin öncül erinden H. İstanbul Hükümetleri.52 • Çete kurmak. 247. s. İstanbul Hükümetleri. s.Karabekir.28).Kemal ve Rauf Beyin tutuklanmasını kararlaştırır (Jeschke.Kandemir." (Jeschke.. kararın orduya tamimi: 8." (2 Ağustos 1919.C. 21 Haziran 1921 günlü kararıyla Milli Mücadele'ye karşı açıkça tavır alır: "Her ne ad ile olursa olsun. Başlarken. Arkadaşları ve Karşısındakiler.

Kemal'i Anadolu'ya göndermişti? Esat (İleri) Hoca. sindirme. sınırda bir kulübeye girmekle benim sarayıma girmek arasında bir fark yoktur.58).Akşin.177) de gulamalarını savunur.. Hepsini eksiksiz olarak aktarıyorum: □ "[Fransızların bazı sultan ve şehzade evlerinin boşaltılıp kendilerine verilmesini iste meleri üzerine. Vahdettin ertesi günü der ki:] 'Bence Al-i Osman'ın mülküne girdikten sonra. Ali Fuat Türkgeldi ağlar. 1. Bosna ve Hersek Müslümanlarının yardım istekleri.] Zat-ı Şahane gözlerinden yaş gelerek..55 • Hepsi sonuçsuz kalan bu kösteklemeleri. K. Ne yapayım? Buna beşeriyet kuvveti. çocukça senaryolar yazmaya. milliyetçilerin açtığı zor ama onurlu yoldan yürüyecektir. Vahidettin'in vatanseverliğinin kanıtı olarak ileri sürülen olaylar Vahidettincilerin gösterdikleri örnekler. Ama . hatta nübüvvet (nebilik) kuvveti bile kâfi gelmez. Milli Mücadele. Urla'da Rumların yaptıkları kıyım. kısacası sahte bir tarih üretmeye çalışıyorlar. ' Dün siz ağlıyordunuz.Ferit hükümetine güvenilmesin! ister (S. ancak birkaçı belirtilmiş olan bu çeşit engelleme.1919'da. Damat Ferit hükümetleri. iyi bir barış andlaşması yapılacağını vaad eder (!) ve D. Burdur'a yerleştirilen ve evleri Ermenilere geri verilince aç ve sokakta kalan Vanlıların yakınmaları hakkındaki yazıları okuması üzerine. Şeyh Recep olayı (18 Ekim 191958). İstanbul yönetiminin.5. milli mücadeleyi hazırlayan ve devamını sağlayan bütün etkinlikleri kınar. Nasihat Kurulu'nun Başkanı Şehzade Abdürrahim Efendiye şöyle demiştir: "Millet bizim yolumuzdadır. Sizin yolunuzda kimsecikler yürümez!"66 Gerçekten de Anadolu halkı.Özalp.62 Sormak hakkımızdır: Bu Hükümdar.176. Birinci Anzavur Ahmet Ayaklanması (25 Ekim-30 Kasım 191959). İstanbul yönetiminin teslimiyetçi ve işbirlikçi politikasını benimsemeyecek. sonuna kadar Milli Mücadele'ye karşı. s. genel olarak Ali Fuat Türkgeldi'nin anılarına dayanmaktadır. bugün de ben ağlıyorum. İkinci Bozkır Ayaklanması (20 Ekim-4 Kaşım 191961). bi an _8 .' " (s. Birinci Bozkır Ayaklanması (27 Eylül-4 Ekim 191960). onun yerine.' dedi.581. s.67 Durum bu. dağıtma. Adapazarı olayları (Ekim 1919 57)." (s. 176) □ "[Ali Fuat Türkgeldi'nin. yok etme girişimlerine rağmen.. bu tutumu sü rdürdüğünü ilerde göreceğiz. Vahidettin'in vatanseverliğini kanıtlamak için türlü masallar uy durmaya. İstanbul Hükümetleri.Vahidettinci tarih yazıcılarının hiçbiri bu olaylardan söz etmiyor. Hürr iyet ve İtilaf Partisi56 ve İngilizlerin desteklediği yerel ayaklanmalar ve olaylar izleyecektir. Ancak uluhiyet (Tanrı) kuvvetine muhtaç.C.63 bu hükümet64 mi halktan ve Milli Mücadeleden yanaydı?65 Bu Hükümdar mı Milli Mücadeleyi planlamış ve M.

hüngür hüngür ağlıyordu. Maraşlılar. İzmir'in işgaline. ben onu düşünüyorum. vatan ve milletseverliğini belirtecek bir açıklaması. her gün cinayet işlerken. ne ehemmiyeti var?' 70 dedi. ve 15. Kars'ı geri alan Doğu Cephesi birliklerine olsun. Urfalılar.72 Bu ağlayıp sızlanmalarının dışında. Ama bu örnekler. bu ağlayıp sızlanma sahnelerinin yetersizliğini iyice kavramış olmalılar ki vatanseverliğini doğrular um uduyla üç iddia daha ileri sürüyorlar. Ama üzülmek başka. 'Benim milletimin ocağı yanıyor. 1. ırza geçerken. Vahidettin'in vatanseverliğini kanıtlar mı.216. 14. Vatan sınırl arından gelen yenilgi haberlerinin derin ıstırabı ile kıvranarak. bir selam yollamış mıdır? Hayır! Ege'de ve Marmara'nın doğusunda Yunanlılar. paragraflarında. Fransız ve Ermenilere karşı namus kavgası verirlerken. bu bölümün 13. ezan ok uyanlara ateş edip eğlenirken. desteklemek bir yana. hiç olmazsa bu olaylarla ilgilendiğini gösterir bir tek açıklaması olmuş mudur? Hayır! İngilizler yakaladıkları Kuva-yı Milliyecileri asarken77 sesini çıkarmış mıdır? Hayır! Yunan ordusunu 'Halife'nin ordusu' olarak gösteren propagandayı yalanlamış mıdır? Hayır! Tavrını. kanıtlamaya yeter mi? (1) Sultan Vahidettin'in yenilgiye.73 hastayla.75 bu davranışları hiç protesto etmiş midir?76 Hayır! Mesela Antepliler..Saltanat Şûrasını açtıktan sonra] Abdülmecit Efendi. gönül alıcı. Sultanın iki gözünden yaş akıp 'Karılar gibi ağlıyorum!' diyordu. tahtını ve hanedan hukukunu korumak için Milli Müc adele'yi engellemeye ve söndürmeye çalıştığı için suçlanıyor. Duygusuz bir insan bile bu olaylara kayıtsız kalamaz. Adanalılar. kendi evim yanmış.227) Ali Fuat Beyin anlattığı olaylar bu kadar.Mısıroğlu diyor ki: "Daha tahta çıktığı gün.71 Tanığın dürüstlüğünden kimsenin kuşkusu bulunmuyor." (s. Vahidettin sarayından çıkıp da bir hastaneyi." (s. Sevres Andlaşmasına hiç üzülmediğini iddia eden yok.□ "[26 Mayıs 1919'da. 'Bugünler için mi kılıç kuşanıyoruz?' de bi an _8 . bir kez olsun teselli edici. doğru düşünüp gereğini ya pmak. belgeleri ve kendi itirafları ile göreceğiz. yurdu. (2) Zaten Vahidettin. bir tek gaziyle. o törenin vekar ve gereğini unutarak. Şimdi bu ek iddiaları görelim: • K. bu olaylara ûzülmediği için değil. ) □ "[Yıldız sarayındaki özel dairesinde çıkan yangın üzerine ağlayan bekçiye:] Vahdettin. askeri birliği ziy aret etmiş. orta kattaki özel dairelerine dönmek üzere melul ve mahzun bir halde servis merdivenlerin68 den inerken. bunun için zahmeti ve tehlikeyi göze almak başka şeydir. Eba Eyyüb-ül Ensari hazretlerinin türbesinde yapılan geleneksel kılıç kuşanma töreninde. halkın çaresizliğine. basına yansımış ya da kayda geçmiş hiçbir jesti yok. teslimiyetçiliği seçtiği ve yanlış bir yol tutarak. Bazı Vahidettinciler ile hanedana saygı duyanlar. umut verici bir cümle söylemiş midir?74 Hayır! Anadolu'nun kazandığı herhangi bir başarıyı kutlamış mıdır? Hayır! Söz gelişi. Hatırlaya69 cağınız gibi toplantıya girmeden önce de bayılmıştı. Mersinliler. okulu. Rumeli ya da Ege göçmeniyle ilgilenmiş midir? Hayır! Hiç moral ve umut verici bir açıklama yapmış mıdır? Hayır! Onca çocuğunu şehit vermiş olan milletine. yetimle. koltuğuna girerek.

F. Ceylan'ın yazıları. Vahidettin‘in kılıç kuşanma törenini anlatan sadece dört kaynak var: Vahidettin‘in Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi. s.400. (Jeschke. Böyle bir masal. yazarın. Vahidettin ve dönemi ile ilgili bir araştırma yapmadıklarını. Başmabeyinci. Padişahlar. bu yüzden oldukça iyimserdir. s.Eşref Ünaydın‘ın İki Saltanat Arasında adlı kitapçığı.45)78 Bu iddia bütünüyle uydurmadır. Osmanlı Sarayının Son Günleri. Eylül ortasından sonra yağmaya başlayacaktır." (S. Padişahın y averi sanıyor. O tarihte.352) 2. ordu ve donanmaya beyannamesi de. s.79 Dört kitapta da. Padişahın yanına sokulup da kulağına. Osmanlı saray teşrifatını da.84 resmi görevi olmayan emekli bir paşanın. bu tavrın padişahlık vekar ve mehabetine yakışmayacağı husususundaki niyazını (yalvarışını) kulağına fısıldamasıyla kendine gelebilmişti. dolu dizgin Kafkasya ve İran içine ilerliyorlar. Batıda da henüz yakın bir tehlike görünmüyor.80 Kısacası Vahidettin'in. ne de hükümette.83 Vahidettin'in Başmabeynciliğine ise.24) d. doğrusu 'Ömer Yaver Paşa'dır. "tahta çıktığı gün kılıç kuşandığı" ifadesinin gerçekle de. L. 31 Mart 1919'da atanır. ne sarayda görevlidir. Kılıç kuşanma töreni. galiba bu sıralama yanlışı yüzünden. ağlamaktan töreni izleyemez hale gelmiş ve Yaver Ömer Paşanın.diyordu. Mısıroğlu da iddiasını bir kaynağa dayandıramıyor. 3. daha sonra yapılır. Doğrular: 1. İlk defa Ocak 1919'da. Yaver olmadığı gibi kılıç kuşanma töreni sırasında.H. adı Ömer Yaver olan paşayı. s. kılıç kuşanma töreninde Vahidettin‘in ağladığına ilişkin tek kelime bulunmuyor. Başmabeyncisi Lütfi Simavi ve damadı İ. Görüp İşittiklerim. yani kılıç kuşanma töreninden 4 ay sonra. Başyaver ile öteki saray mensupları ve devlet ileri gelenlerinin bulunduğu kurallı bir törende. tahta çıktıkları gün. Mısıroğlu. Tevfik Paşanın 2.Simavi. ayrıntılardan da belli: a. 'Yaver Ömer Paşa' diyor. c.82 Yenilgi ve tehlike haberleri. Hanedan ileri gelenleri ile Başkâtip. kılıç kuşanmazlar. olaylar sırasını bile bilmediklerini belli de bi an _8 . Padişahı daha hüngür hüngür ağlatacak bir durum da yok. Bu sahnenin uydurma olduğu. TKS Kronolojisi I. i.8* b. s.Okday.Mücahitler. Suriye ve Irak cephelerinde durgunluk sürüyor.H. Devrin başı göklerde din adamı Şeyh Sünusi hazretleri tarafından yapılan bir dua ile ke ndisine Hazret-i Ömer'in kılıcı takılırken o.Mısıroğlu'nun ve kopyacısı H. Hükümetinde Harbiye Nazırlığına atandığı için yollanan özel bir deniz aracıyla İstanbul'a getirtilecektir. Hazret. "bu tavrın padişahlık vekar ve mehabetine yakışmayacağı hususundaki niyazını fısıldaması" ise hiç mümkün değildir. çünkü bunlardan başka kaynak yok. Osmanlı töresiyle de bir ilgisi bulunmamaktadır. kılıç alayı törenini de hiç bilmediğini gösteriyor. Vahidettin'in ilk Hatt-ı Hümayunu da. (A. Doğuda ise Osmanlı birlikleri. Muhayyilesini çalıştırmış.Hakkı Okday gibi üç görgü tanığının anıları ve töreni gazeteci olarak izl eyen R. Nitekim Vahidettin de 4 Temmuz 1918'de tahta çıkmış ama kılıç kuşanma töreni 30 Ağustos 1918 günü yapılmıştır. İzmir'de oturmakta olan emekli bir paşadır.146. Yanya‘dan Ankara‘ya.Türkgeldi. Bu uydurmaları okuyup da inananlara ne yazık!85 K.

347-349) Haklı. Ama İ.Hakkı Okday ayrıca Saray Kurmay Başkanı ve Vahidettin'in damadı.89 İ. gerçeklerle uyuşmadığını da belgeleri ile göreceğiz. üstünkörü.Ekim/1967. R. Jeschke. zaman z aman askeri bilgi verdiği düşünülebilir. 15 Nisan 1920'de. s.116.86 Yüceltmeye çalıştıkları Vahidettin konusunda dahi bu kadar gevşek.Kısakürek'in yazdığına göre.Nuri'nin.Hakkı Okday. Çünkü Ali Nuri'nin asıl görevi Harp Akademisinde öğretmenliktir." (Son Osmanlı Sadrazamı ve Oğulları. s. bu zafer dolayısıyla şükür secdesine kapanmak bir yana. (Yanya'dan Ankara'ya. yalnız yardımcısı Yüzbaşı Neşet'in (Bora) adını veriyor.Hakkı'nın ayrıldığı tarihten sonra da.C. s. Milliyet. 28 Aralık 1988. 144 vd. de bi an _8 . hükümetin kutlamasını da uygun görmemiştir. İkisi de Tevfik Paşanın oğlu ve Vahidettin'in yaveri. Sonuna kadar Vahidettin'e bağlı kalan Avni Paşa bile N.) Yani pek gezegen biri olup ara sıra sarayda bulunmaktadır. 416)91 (3) Bu hale göre. yani Milli Mücadele düze çıktıktan sonra." (Vahidüddin. bir taraftan Harp Akademisindeki görevine devam ediyor. kardeşi Ali Nuri'den hiç bahsetmiyor. 194) Tersine.Hakkı Okday kardeşler de bu konuda bâzı iddialar ileri sürüyorlar. ayrıca da akşamları Alman firmaları ile mektuplaşıyor. paragrafta açıklaması var) Ama bu ifadesinin. Çünkü: (1) Başyaver Naci Bey. serbest iş hayatına atılmak için ilk denemelerini yapıyordu.90 (s.. TKS Kronolojisi I. Kurtuluş Savaşı hakkında ciddi bir araştırma yapmış olmaları düşünülebilir mi? Yapmadıkları için de rahat rahat uyduruyor. 28 Ocak 1922'de milliyetçilere katılmak üzere. "[Vahidüddin] 'her zafer haberini alışında şükür secdesine varmakta ve saadetinden uçmaktadır' demiş.F. s.388) (2) Saray Kurmay Başkanı İ. 8. saraydaki küçük kurmay teşkilatını ve Vahidettin'e askeri durum hakkında nasıl bilgi verdiğini anlatırken. Bu tür tarih Zati Sungurluklarına. s. 1.Hakkı Okday.Tarihimiz. gerçekleri alt üst ediyorlar. harita üzerinde askeri bilgj verdiğini anlatan" Ali Nuri (Okday) Bey. A.Orbay'ın anılarından. saptırıyor. tek savaş ve zafer var: Büyük Taarruz! Oysa Vahidettin. çok tanık olacağız.192)87 Bu bilgiye inanmak çok zor. •• Ali Nuri ve 1.388. (Yanya'dan Ankara'ya. 14 Eylül 1922. İ. "zaman zaman Padişaha.Hakkı Okday da sadece sevindiğini kaydetmekle yetiniyor ki bu ifadenin de doğru olmadığını göreceğiz. ancak bu tarihten sonra Vahidettin'e.Kısakürek'e.F. İ.ediyor. Milli Mücadeleye ancak 1921 yılının sonuna doğru taraftar olduğunu ileri sürmektedir. gelişigüzel davranan bu kimselerin. hükümetin ricasına rağmen. 'Vahidettin'in her zafer haberi alındığında şükür secdesine kapandığından' söz etmiyor. kayınpederi Vahidettin'den ve eşinden gizli olarak Anadolu'ya geçip orduya katılacaktır. Genelkurmay'da da çalıştığı anlaşılıyor: Y. (4) Zaten Vahidettin bile. kaydırıyor. (BTTD. Nitekim Ali Nuri'nin oğlu Şefik Okday şöyle yazıyor: "Babam Ali NuriBey.Bölüm. bu zaferdendolayı büyük endişeye kapıldığını göreceğiz. Damat Ferit'in baskısı sonucu görevden uzaklaştırılmış88 ve yerine Avni Paşa atanmıştır. (14. N. diğer taraftan Sultan Vahidettin'in yaveri bulunuyor. milli orduyu kutlamamış.

varsayıma ve sahte belgelere dayanılarak. Zat-ı şahanenize de bunu tavsiye ederim. düşman o rduları tarafından yok edilmesini katiyen arzulamaz. Tarih ve Toplum dergisinin yazarı Arı İnan'la Şubat 1975'te yaptığı ve banda alınmış bir konuşmasında ise. tarih değil. masal olduğu da başı ndaki tekerleme bölümüyle dürüstçe belli edilir. Mayıs 1984) (2) İ. İ. Başlangıçta da söylemiştim. anılarını anlattığı sıradaki zihinsel durumunu daha iyi anlayacağız. bütün kusuru Damat Ferit'in üzerine yıkıp Vahidettin'i korumaya çalışmaktadır. önyargıyla. "Ya Abdülmecit benim yerime geçerse?" gibi pek ilkel ve çocukça bir mazeret ileri sürmez. Ali Nuri'ninki. 5. Babam da.Okday.Kemal'i yetki ve para ile donatarak Anadolu'ya yollamış. öğrencileri eski olaylar hakkında bir hüküm vermeye yeltendikleri zaman şöyle dermiş: "Bir kâğıt parçası (belge) var mı? Başka söz dinlemem!"93 de bi an _8 . 'Paşa ne yaptınız? Siz sözü Anadolu heyetine bıraktınız!' dedi. Ama söylentiye.. memleketi düşünmedi.' demiş. Acaip karakterli bir adamdı. Eğer Vahidettin.. amacım gerçeği savunmak. karşı tavır almazdı.Kemal . bütün Vahidettincilerin ortak iddiası. tahminle. Çünkü masal dahi kendi mantığı içinde tutarlı olmak zorundadır. teville. ne aleyhindeki sözleri. Tevfik Paşa gibi kapıkulu biri de.H. onun üzerine Sultan Vahidettin ne dese beğenirsiniz? 'Ya Veliaht Abdülmecit yerime geçerse?' Yani Vahidettin.92 ••• Şimdi sıra. sözü Anadolu heyetine bıraktığı da doğru değildir. Padişaha öyle cevap veremez. bilakis zaferi dört gözle beklerdi. Vahidettin gibi cin fikirli biri ise. şu anısını anlatıyor: "[Babam. M. Vahidettin. ne Vahidettin lehindeki sözleri gerçeği yansıtıyor. 'Burada Anadolu-İstanbul diye ayıracak bir şey yok. Londra Konferansı'ndan] İstanbul'a döndükten sonra Padişah Vahideddin.Okday da. s. hiç olmazsa hareketsiz kalır. tahtı düşündü. ilhamla. Vahidettin'in vatanseverliği hakkındaki üçüncü ve en önemli iddiada: Milli Mücadeleyi Vahidettin planlamış ve M. Eskiden padişahlar başa geçer ve düşmana karşı harp ederdi. masal bile denemez. anılarında eski kayınpederine vefalı davranarak. dedikoduya. Diyor ki: □ "Sultan Vahidettin. gerçeklere denk düşmeyen bir yaşlı anısı.Okday şöyle bir cevapla işin içinden çıkmaya çalışıyor: "Evet. bir anısını daha okuyacak. Biz hepimiz aynı memleketin çocu klarıyız. son padişah Vahidettin'i 'hain' sıfatından temizleme çabalarını anlıyorum.sayı. maksada." (Tarih ve Toplum. daha doğrusu rüyası.Hakkı Beyin.Kısacası.H. isteğe ve keyfe göre yazılan şeye. İlerde. Tarihçi Fustel de Coulanges.58. olsa olsa yöntemiyle. bu çabalara bütün yüreğimle katılırım. Milli Mücadeleyi coşkuyla izliyor olsa." (s. Bu.388) (1) İ. Tevfik Paşanın Londra Konferansında.H. öyle sanıldığı gibi Milli Mücadele'mizin." Arı İnan soruyor: "Ama öte yandan da 'Anadolu'daki memleketi kurtarma mücadelesini tasvip ediyordu (doğru buluyordu)' diyordunuz?" 96 yaşındaki İ. Hanedana saygı duyanların.İngiliz oyununun kurbanı olmuş ve hizmetleri örtbas edilmişse. uydurma anılara.

GRYT Ansiklopedisi.Bu cümle çağdaş tarih yöntemini de özetlemektedir. gizlice gönderilmemiştir. Anadolu'da milli bir kuvvet hazırlamayı düşünmüş ve bu kuvveti meydana getirmek için yakınında bulunanların telkini ile yaverlerinden M. yeni bir senaryo yazmak gereğini duymuş." (K.33) Mısıroğlu. Paris'te teslim edilmiştir. bu konudaki belgelerin 'cerh edilmez' (çürütülmez) nitelikte olduğunu yazıyor. gizlice Anadolu'ya göndermiştir.10) İddiaları.Kemal ve Kurtuluş Savaşı aleyhindeki kitabı' dır.96 □ "Yunanlıların İzmir'e Müttefiklerin izniyle bir çıkarma yapacakları hakkında söylentiler duyulmaya başlanmıştı. ufukta beliren ko rkutucu tehlikelere karşı. tanıkları ve şu çürütülemez olduğu ileri sürülen belgeleri görelim.79) K. 94 Bandırma gemisinin. Çünkü M.Kemal açıklamıştır. buna karşı ilk tedbirleri düşünüp planlayan. tarih açısından hiçbir değer taşımadıklarını gördük.Kemal Paşayı olağanüstü yetkilerle donatıp Anadolu'ya gönderen [Sultan Vahideddin'dir]. Sultan Vahideddin. yanlış ve martaval yığını bir laf çorbası. Yalan. 150'liklerden ve Birinci Bölümde bazı marifetlerini öğrendiğimiz Mevlanzade Rıfat'ın 1929'da Halep'te basılan 1993'te Türkiye'de de yayımlanan. yani gidişin gizlice olmadığını da M." (K. Ama ilerde. İki yanlışına değineyim: M. tam 360 gün sonra. Anadolu'da bir mukavemet (direniş) hareketi düşünüp. s. (1.C. 6. bunun için M. yine gerçeği ters yüz ve olaylar sırasını da tepe taklak ediyor. Vahdettinciler de bu son iddialarını kanıtlamak için bazı belgeler ve tanıklar gösteriyorlar. Mevlanzade'nin iddiasını doğrulayıp süslemek isterken. Yu- de bi an _8 .95 □ "[özet].Mısıroğlu. Vahidettin ve Kurtuluş Savaşı Bu konuda ileri sürülen iddiaları. 'Sevres sulh projesi' teklifini alınca. s.Mısıroğlu ilk gerekçenin tutarsızlığını görünce. M. Bu sefer devreye Yunan tehlikesini sokuyor. 6/1.." (Mevlanzade Rıfat. işgalcilerin kontrolünden geçtiklerini.Kemal İstanbul'dan 16 Mayıs 1919'da ayrılmış.Mısıroğlu. 11 Mayıs 1920'de. Gerçi şimdiye kadar ileri sürdükleri iddiaların. s. s. Söz gelimi. Sarıklı Mücahitler.. Osmanoğulları'nın Dramı. Türkiye İnkılabının İç Yüzü.Kemal Paşayı geniş bir yetki ve özel bir talimatla galip devletlerin İstanbul'da bulunan temsilcilerinin bilgisi dışında. galip devletlerin temsilcilerinin bilgisi dışında. Ama bu sefer çok kesin konuşuyorlar..Kemal.. çeşitli başlıklar altında toplayarak sunuyorum. 'Sevres sulh projesi' ise Osmanlı hükümetinin temsilcisi Tevfik Paşaya. bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen en dikkatli bir şekilde planladı. Milli Mücadele'yi ilk düşünen ve planlayan Vahidettin imiş □ "VI Mehmet Vahideddin Han.209) Bu konudaki birçok iddianın ilk kaynağı.

an _8 . bambaşka anlamdaki bir cümledir. Osmanoğulları'nın Dramı. bu oyunu büyük bir ciddiyet ve teatral bir kudretle oynamışlardır. Bu oyun. s. karşı karşıya olacaktır. o Kuva-yı İnzibatiye. Zaten Vahidettin de. Padişah ve İstanbul Hükümeti. 1. o isyanlar.Kemal Paşanın da hatıralarında anlattığı gibi. s.151) Vakkasoğlu da duraksamadan K. Olsa yazardı.. tatlı tatlı şöyle açıklıyor: ". s.Kemal'in anılarında geçen. o idam kararları..180.. gösteriyordu.. şöyle düşündüğünü anlatıyor: "Bu son cümle bende bir şüphe uyandırdı. iki hasım (düşman) pozunda. Vahidettin'in kuşku uyandıran bir sorusu üzerine.. Vahidettin'in aleyhinde olan bu son cümleyi.193.. açıklamalarını okuyacağız. Son Bozgun. o Yunanlıları desteklemeler. o milliyetçileri tepelemek için İngilizlere türlü türlü önerilerde bulunmalar. Zat-ı şahane (padişah) beni kandırarak. ayrıca K. Vahidettin'in kendi itirafları filan nedir? Eğer bu bir oyunsa.Mısıroğlu.. Padişahın verilmiş bir karârı olmalı idi. bir siyasi komplo. 'hiçbir iddia gizli kalmasın' diyerek.C.İstanbul ve Ankara. Bu acımasız oyunun kanlı ayrıntılarını ilerde okuyacağız. paragraflarında.S.. minnacık bir ipucu bile yer almıyor.Mısıroğlu'nu izliyor:98 □ "Bizzat M. Vahidettin'in planının özü neymiş? bi nan tehlikesini de kesinlikle ve üstüne bastıra bastıra reddettiğine tanık olacağız. Hilafet. Bunu Samiha Ayverdi.. M. böylece İngilizler uyutulacakmış.Saray ve hükümet. Demek ki yarın Padişahın öyle bir hareket yapmak ihtimali vardır ki ordunun vatanperver (vatansever) kumandan ve zabitleri müteessir olabilir (üzülebilirler). s.191.Kemal. M. Planın uygulamaya konulması de 6/2. tanık. 6/3.. ve 15. bir ince politika olarak başlatılmış. düşmana karşı Anadolu ile el ele.Vakkasoğlu. buna olsa olsa Kanlı Nigar oyunu denilebilir. Milli Mücadele'ye karşı görünecek. Padişahın verilmiş bir kararı vardır." (3. Sultan Vahideddin'in zihninde bir plan mevcut olduğunu. 1.Mısıroğlu. bunlarla ilgili binlerce belge.C.87) Ama Vahidettin'e o kadar yakın olan Başkâtip Ali Fuat Beyin anılarında Vahidettin'in böyle bir kararı olduğunu belirten." (V. Milli Mücadele'yi planladığı umudunu veren bir tek cümlecik. bu görüşmeden önce. bu iddiaları açıkça yalanlıyor. Lozan. bu bölümün 14.C.80) Ama o fetvalar. Vahidettin'in bir planı olduğunun kanıtı diye kullanıyor: □ "Bu sözler. vasıtamla (aracılığımla) onlardan emin olmak istiyor. Biz yine de. • Bu gerekçesi uydurma ve biri ötekini tutmaz iddiaların esin kaynağı.. iddiaları gözden geçirmeye devam edelim."97 Mısıroğlu. o Anzavur." (K.

28 Aralık 1918'de. vicdan rahatı içinde şehadet edebiliriz. bu plan gereğince.Ordu Komutanlığının adı.Kemal'i.Vakkasoğlu. Osmanoğulları'nın Dramı.Kemal'i Anadolu'ya gönderen ve üstün yetkiler ver erek işini kolaylaştıran.Ceylan. C. ilerde açıklanacağı üzere. Bunun üzerine. S.101 İlk olarak. yerine başkası gönderilecekti. iç asayişin düzeltilmesi gibi göstermelik bir amaçla. s. M. Halbuki gerek Birinci Büyük Millet Meclisi'nde ve gerekse Erzurum Kongresinde bu hususta pek çok tartışmalar olmuştur..48) □ "Bu cümleden olarak yaverlerinden M.167.2. s. 9."104 (K. 1. O sırada. Türkiye İnkılabının İç Yüzü. Genelkurmay 2." (V.102 İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe'nin bir notası üzerine.154.147) de bi an _8 ." (K. Büyük Oyun. S. Çünkü notada değinilen sorunları çözmek.1.Bu konuyla ilgili iddialar da şunlar: 6/3.Başkanı Kazım Paşa'nın önerisi ile söz konusu tasarının bir parçası daha. Bu da Sultan Vahideddin'in eseridir. M. Bütünüyle yanlış. "Yıldırım Kıtaları Müfettişliğine çevrilir ve 2 Şubat 1919'da da Cemal Paşa (Mersinli) bu müfettişliğe atanır.234.Ordu Müfettişliği geçici adıyla uygulamaya geçirilecektir.Kemal Paşayı geniş yetki ve i mkânlarla donatarak Anadolu'ya gönderdi. 1. Son Bozgun. saray ve hükümet için de büyük önem taşıyordu.103 M. s. M. Kolorduyu." (K.Kemal bu görevi kabul etmeseydi. bu fırsattan yararlanılarak. Mısıroğlu. s..Mücahitler.C.Mısıroğlu.Ordu Müfettişliği. Mısıroğlu. birinin de doğuya gönderilmesi gerekir ve bu görev için M. 2. İşte yakın tarihimizde 'Milli Mücadele' adı verilen Türk-Yunan muharebesi105 ve onun sonucu olan zaferin gerçekleşmesini sağlayan hareketlerin ilki ve en önemlisi budur. K.79) □ "Vahideddin'in. 6/3. [.Kemal Paşayı bu harekete memur eden insan.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için işgalcilerin gözlerini boyamaya yönelik.24 vb.Kemal'i bu göreve Vahidettin seçmiş □ "Padişah.] Bu durum bir türlü yazılamıyordu. H. s.. l.Mücahitler. Sultan Vahided-din'dir. s.Mısıroğlu. 9. s.C. ordu müfettişi sıfatıyla göndermeye karar verdi.. Hilafet.Kemal seçilir. s." Osmanlı Genelkurmayı.görev uydurulmuş Bu görüşü ileri sürenler: Mevlanzade Rıfat.H. M. Bu yazarlara göre.. Hilafet. GRYT Ans. 154) □ "M.100 kurulacak üç Ordu Müfettişliği emrinde toplamayı kararlaştırır. s. orduyu mütareke koşullarına göre yeniden düzenlemek için çalışmalar yapılagelmektedir.48. hatta ifa ettiği vazifeyi sağlayan insan olduğunu. göstermelik bir . ordu komutanlıkları kaldırıldığı için doğrudan Genelkurmaya bağlı durumda kalan 9. sırf bu amaç için kurulmuştur.

'Durumu görüyorsunuz. tanığın anlattıkları.. Böyle bir göreve ve bu görevi yürütecek birine gerçekten ihiiyaç var. Kısacası. bugünkü tutumumuz ve davranışlarımız uygun değil. Vahidettincilerin bu konudaki iddiasını doğrulamıyor." (H. öyle işgalcilerin gözünü boyamak için ortaya atılmış. 1.C.Kemal Paşaya verilen görev. s.' 'Beceriksiz ve kabiliyetsiz midir?' 'Hayır efendimiz.H. Bu yü zden uygun biri aranıyor. O hepimizden bilgili. San Remo'da. Padişah ilgililere onu da hatırlatıyor.212) (1) M. Fevzi Çakmak'ın 24.Yeğen'in Sabahattin Selek'e verdiği bilgiye göre.' 'Bir namussuzluğu.106 R. Vahidettin'in planı gereği uydurulmuş bir görev değil. Mecburum bu sırrı kendimle beraber mezara götürmeye.. Sonra yarı kapalı gözleriyle ağır ağır. M.A. (2) Anıya göre. Anı şu: " 'Fıtnat' demiş mareşal. yaveranımdan (yaverlerimden) erkan-ı harp mirlivası (kurmay tuğgeneral/tümgeneral) M.□ "M. Dikkatle okuduktan sonra bir müddet sustu.' 'O halde niçin bu listeye onun adını yazmadınız? ' Hiç düşünmeden cevap verdim: de bi an _8 . sadece uyarıda bulunmuş. s. Anadolu'nun kurtuluşu için Samsun'a gönderme fikri tamamen Halife-Sultan Vahideddin'e aittir. 'Paşa' dedi.ahlaksızlığı var mıdır?' 'Haşa padişahım. bir Cuma selamlığından sonra Sultan Vahidettin beni huzuruna kabul etti. Bana Anadolu'da teşkilat kurarak memleketi şu karanlık durumdan kurtarabilecek paşaların bir listesini yapıp getirin. ölüm yıldönümü dolayısıyla. sabık Sultan kendisine demiş ki: "Samsun'a bir müfettiş gönderileceğini öğrenince. Büyük Oyun. 'öyle bir şey biliyorum ki ortaya çıkıp söylememe.Selek.Ceylan. •İkinci tanık. Tercüman gazetesine yazdığı bir yazıda. tane tane konuşmaya başladı." (S. ilk akla gelen M. • Birinci tanık.Kemal Paşayı da namzedler (adaylar) meyanında nazar-ı itibare alınız (arasında dikkate alınız) diye ikaz eyledim (uyardım).Kemal Paşa hırsız mıdır?' 'Haşa (hayır) padişahım. Bu işler ancak Anadolu'da teşkilatlanarak kurtarılabilir. Fevzi Çakmak'ın eşi Fıtnat Çakmak. Fıtnat Hanımdan dinl ediği bir anıyı anlatmış.24) Bu konudaki tanıkları dinleyelim. Radi Azmi Yeğen.Kemal değil. kabiliyetli ve dinamiktir. emekli Deniz Albayı Yavuz Senemoğlu. 'Paşa. Mütareke senesinde. üstelik Vahidettin'in de bir ısrarı yok. Anadolu İhtilali.' Ertesi Cuma yine selamlıktan sonra huzura girip hazırladığım listeyi verdim.Kemal Paşaya güvenerek.

• Üçüncü tanık, Çankaya Köşkünde garson olarak çalışan Cemal Gran-da.109 Bu tanığı N.F.Kısakürek ileri sürüyor. Üstadı dinleyelim: "Gazetemden evime bir telefon mesajı geldi. - Bir zat sizi görmek istiyor ve gayet mühim bir ifşada bulunacağını söylüyor. Şu anda burada. Bu gibi müracaatlara, muvazeneli ve muvazenesiz, ciddi ve hafif soyundan alışmış ve onlardan kanıksamış olduğum için sordum: - Kimmiş? Mevzuu neymiş? - Hiçbir şey söylemiyor. Ancak sizinle konuşabilirmiş. - Verin telefonu! Telefonda itimat edici bir ton: - Tefrikanızla alakalı olarak size vereceğim bir vesika (belge) var. Bunu ne burada telefonda söyleyebilirim, ne de başkasına emanet edebilirim. Sizinle ka rşılaşmam lazım. Ses tonundan aldığım itimat duygusundan mıdır, o anda içime doğan histen midir, nedir, meçhul şahsa, - Öyleyse evime gelin, görüşelim! Dedim ve adresimi verdim. Beyaz saçlı, esmer, 60 yaşlarında kadar görünen, gayet terbiyeli bir tavır sah ibi bir insan. Hal ve kıyafetine göre, ancak okur-yazar halk tabakasından biri hissini veriyor; fakat muntazam konuşuyor ve kulaktan kapma bir kültürcük taşıdığını belirtiyor. Hemen söze başladı. - Vahidüddin tefrikanızı dikkatle okuyorum. Orada iddia ettiğiniz bir şey var: M.Kemal Paşayı Anadolu'ya Milli Mücadeleyi açma vazifesi ile Sultan Vahidüddin'in. gönderdiği. Ben bu hakikati bizzat Atatürk'ün ağzından, Umumi Kâtibine söylerken işitmiş olan insanım. Allah var. Allah ve tarih huzurunda bu hakikate şahitlik etmek isterim."

de

bi

an

_8

'Padişahım, M.Kemal Paşa yenilik, bilhassa öteden beri cumhuriyet taraftarıdır.' Padişah elindeki kâğıdı atar gibi masanın üzerine bıraktı. Ayağa kalkıp pencereye döndü. Limanda demirli itilaf devletleri (İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan) gemilerini göstererek, 'Paşa, Paşa, bu gemileri görmek kanıma dokunuyor. Bu memleket kurtulsun da isterse cumhuriyet olsun.107 Kendisine selamımla birlikte tebliğ ediniz, haftaya Cuma günü M.Kemal Paşayı göreceğim.' " (Tercüman gazetesi, 10 Nisan 1976) Anı burada bitiyor. Yani Fevzi Çakmak, hem bu sırrı kendisiyle birjikte mezara götürmeye .mecbur olduğunu söylüyor, hem de gürül gürül eşine anlatıyor; eşi de bu büyük sırrı, Senemoğlu'nun yazdığına göre, ziyaretine gelmiş olan bu bayram misafirinin (yazarın) "tarihe meraklı olduğunu öğrenince", kelimesi kelimesine aktarıyor; tarihe meraklı yazar, "hayret ve dehşete düşmesine rağmen" not almıyor, çünkü "bu bilginin bir gün kendisine lazım olacağını düşünemiyor", nedense Fıtnat H anımın ölümünü bekliyor ve nihayet, 1976 yılında "açıklamaya karar veriyor." Ne laflar! V.Vakkasoğlu ile H.Hüseyin Ceylan da bu anıyı, ciddi bir kanıt diye aktarıyorlar. (Son Bozgun, 1.C., s.134; Büyük Oyun, 1.C., s.26)108

Cemal Granda duyduğunu anlatır, söylediklerini N.F.Kısakürek'in oğlu el yazısıyla yazar, Cemal Granda da imzalar. N.F.Kısakürek'in Vahidüddin adlı kitabının 205. sayfasında bu ifadenin fotokopisi var. Granda'nın konuyla ilgili ifadesi, fotokopiye göre şöyle: "1928-29 senelerindeydi. Kazım Karabekir Paşa bazı neşriyat yapıyor ve bunlarda İstiklal Mücadelesinin sadece kendisi ve M.Kemal Paşa tarafından kazanılmış olduğunu iddia ederek, başka hiç kimseye hisse vermiyordu. Atatürk bu iddialara fevkalade öfkeleniyordu. Bir gün huzurunda Umumi Katip Tevfik (Bıyıklıoğlu) Bey bulunurken, kahve götürmek vesilesiyle oturdukları salona girdiğim zaman şu sahneye şahit oldum. Atatürk, Tevfik Beye diyordu ki: 'Bunlar ne gülünç iddialardır! Vatanı Kazım Karabekir Paşa ile ben kurtarmışım? Hiç böyle şey olur mu? Böyle iddia sahiplerini akıl doktorlarına muayene ettirmek lazım. Koca bir vatan, nasıl olur da sadece iki kişi tarafından kurtarılab ilir? İşin hakikatini istersen, beni bu işe memur ederek Anadolu'ya Vahideddin gönderdi. Beni bulup gönderdiğine göre, asıl kurtarıcının Vahideddin olması lazım gelir" Allah'ın bildiği bu hakikati, tarihe ve Türk milli vicdanına arz etmeyi110 mukaddes bir vazife bilirim. Bu mevzudaki bütün iddialarınız aynen doğrudur. 12 Ağustos 1967 (ya da 1968, iyi okunmuyor) imza: Cemal." (Vahüdiddin, s.205 ve ona dayanarak GRYT Ans., 1.C., s.170)111 K.Karabekir'in, tartışmaya yol açan mektupları, 1928-29'da değil, 1933'te, Milliyet gazetesinde çıkan bir dizi yazı dolayısıyla yayımlanmıştır. O tarihte Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri de Tevfik Bıyıklıoğlu değil, H.Rıza Soyak'tır.112 M.Kemal'in "böyle iddia sahiplerini akıl doktorlarına muayene ettirmek lazım" cümlesinin aslı da şöyledir: "Bu mektubu yazan üzerinde akıl doktorlarının dikkat nazarını celbederim". Tek cümlelik bir cevap olarak Mayıs 1933'te Milliyet gazetesinde yayımlanmıştır.113 Cemal Granda, tarihi, tanıkları ve M.Kemal'in sözünü yanlış hatırlıyor ama kahve verirken, kulak misafiri olduğu konuşmayı tek kelimesini bile unutmadan ve kendi ifadesine göre tam kırk yıl sonra, hatırlayıp aktarıyor! Bununla da kalmıyor, 1918'den beri geçen bütün olayların iç yüzünü biliyo rmuş gibi 'bu mevzudaki bütün iddialarınız aynen doğrudur' diye de güvence ver iyor! Sanki tanık değil, bütün olayların kahramanı. Geçiniz! • Dördüncü tanık, Erzurum Kongresi'ne Sivas delegesi olarak katılan Fazlullah Moran. Vehbi Cem Aşkun, Sivas Kongresi adlı kitabında, Fazlullah Moran'ın Erzurum Kongresi hakkındaki anılarına da yer vermektedir. Fazlullah Hocanın anılarının, konumuzla ilgili kısmını aktarıyorum: "Cuma tatilinden bilistifade (yararlanarak), arkadaşım Ziya Beyle Gazi Paşayı114 ziyarete gittik. Bize, İstanbul'un müttefik devletlerin işgal-i askeriyesi altında bulunduğunu ve Padişahın adeta esir olduğunu ve onlar orada bulundukça iradesi nafiz (geçerli) olmadığından, buna nihayet vermek üzere, kendisini gizlice

de

bi

an

_8

davet ederek bu hizmeti ifa etmek için Anadolu'ya gönderildiğini ve [P adişahın] iki elini açarak, 'Aman oğlum, milletimin yüksek sesini işitmeliyim!' dediğini yana yakıla anlattı." (s.73) V.Cem Aşkun, "[1919'da] bu memleket kültürüne 38 sene vakf-ı nefs etmiş (kendini vermiş) bir bilgindi" (s.59) dediğine göre, Fazlı Efendi o sırada yaklaşık 58 yaşında. Anılarını anlattığı zaman, yaşının 84 olduğu anlaşılıyor. (1) Herhalde ilerlemiş yaşı ve yorgun zihni yüzünden, Erzurum Kongresi hakkında verdiği bilgiler, birkaç basit ayrıntı dışında, bütünüyle yanlış. Bir örnek olarak Erzurum Kongresinin ilk üç günü hakkında verdiği bilgileri (!) sunuyorum: "Erzurum mümessillerinden Kadı Raif Efendi, kürsüye çıkarak, 'Efendiler Kongreyi açıyorum!' dedi. Bunu müteakip (bunun üzerine) Trabzonlulardan birisi de, 'Biz İttihatçıların riyasete (başkanlığa) geçmelerini istemiyoruz, in aşağı!' hitabıyla karşılanan Hoca Raif Efendi kürsüden indi. O gün daha başka [kimse kürsüye] çıkmadığı için dağıldık. Ertesi gün de diğer biri kürsüye gelerek, 'Mu hterem Beyler, Kongre açıldı!' dedi. Bunu tanıyanlardan biri, 'Bizim İtilafçılarla (Hürriyet ve İtilaf Partililerle) alakamız yoktur. Sen de aşağı buyur!' dediler. O gün de öyle geçti. Ben kendi kendime düşündüm. Burada içtima eden zevatın (toplanan kimselerin) herhalde ya İttihatçı, ya İtilafçı (Hürriyet ve İtilaf partili) olması muhakkaktır. Bitaraf (tarafsız) kimsenin bulunmaması icap eder. Kıymetli günlerimizin bu suretle heder olmasına (boşa gitmesine) çok canım sıkılıyordu.. Üçüncü gün oldu. Yine herkes yerli yerinde oturuyordu. Kürsüye çıkan kimse olmadı. Ben hiç olmazsa bir gün kazanmak ve diğer boş geçen günler gibi bugünü de kaybetmemek ümidiyle kürsüye çıkmayı bir, diğer arkadaşım gibi hakarete maruz kalarak kürsüden inmeyi iki ayıp telakki ederek, oturduğum yerden ayağa kalktım ve 'Muhterem Beyler, aziz arkadaşlar' hitabıyla söze başlayarak dedim ki.." (s.66 vd.) Şu hale bakın! O kadar ümit bağlanan ve heyecanla toplanan kongrede, her kürsüye çıkan aşağı indiriliyor, iki gün böyle oturularak geçiyor, Erzurum Kon gresi bir türlü açılamıyor, bereket versin ki üçüncü gün Fazlı Hoca konuşuyor da, üyeler görevlerini ve kapıya dayanmış tehlikeyi hatırlıyor, Hocanın önerisi üzerine de M.Kemal Paşayı, seçim filan yapmadan Başkanlık kürsüsüne davet ediyorlar, Kongre de çalışmaya başlıyor! GRYT Ansiklopedisi de, bu saçmalamanın tamamına, "Delegeler kürsüye kim çıksa, hemen aşağı indiriyorlardı!" gibi bir başlık altında, ciddi ciddi yer vermiş. (1.C., s.215) (2) V.Cem Aşkun, bir yandan Fazlı Hocanın, yaşlılık uydurmalarını aktarıyor, bir yandan da şu nazik notlara yer veriyor: "Herhalde rahmetli Hoca Fazlullah Moran, hafızasında bu işi, bu mesele ile ilgili olmayan başka bir tartışma ile karıştırmış olacak..." (s.66) "Sayın Hocamız mutlaka hafızalarındaki başka bir ola yla bunu karıştırmış olacaklar..." (s.68) "Yanlış aksettirilmiş..." (s.71) Başka bir şey eklemek istemiyorum.115 • K.Mısıroğlu, beşinci tanık olarak. K.Karabekir Paşayı gösteriyor: "[Sultan Vahideddin] K.Karabekir Paşayı huzuruna kabul edip de bütün ümitlerin genç

de

bi

an

_8

paşalarda olduğunu söyledikten sonra, Anadolu'ya daha kimlerin gönderilmesini tavsiye edebileceğini sormuş. K.Karabekir Paşa, M.Kemal Paşanın adını söyleyince, bunu memnuniyetle kabul etmiş,116 zaten kendi yaveri olan M.Kemal Paşaya büyük güveni olduğu için onu huzuruna davetle konuşmuş ve Anadolu'ya giderek teşkilat yapması için kırk bin altın vermiştir." (Osmanoğulları'nın Dramı, s.88) K.Karabekir Paşa, Padişahla iki kere, 6 Aralık 1918 ve 11 Nisan 1919'da görüşmüş ve bu dönemle ilgili iki kitabında da bu konuda bilgi vermiştir . Ne Vahidettin'in kendisine, "Anadolu'ya daha kimlerin gönderilmesini tavsiye edeb ileceğini sorduğunu" yazıyor, ne de kendisinin "M.Kemal'in adını verdiğini." (K.Karabekir, İstiklal Harbimiz, s.9; İstiklal Harbimizin Esasları, s.33,34)117 Mısıroğlu yine masal yazıyor. Para konusu ayrıca ele alınacak. • Altıncı tanık olarak, yazar Falih Rıfkı Atay'ı ileri sürüyorlar. □ N.F.Kısakürek diyor ki: "Postacı geldi ve bir gazete getirdi. Bir okuyucunun gönderdiği 19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesi. Bu gazetenin altıncı sayfasında, Falih Rıfkı imzası yla çıkmış 'Atatürk Samsun'a gidiyor!' başlıklı bir hatıra yazısının ikinci başlığı, Vahidüddin'in ağzıyla M.Kemal Paşaya söylenmiş şu sözlerden ibaretti: 'Paşa, paşa! Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin! Bunların hepsi tarihe geçmiştir! Şimdi yapacağın hizmet, hepsinden de mühim olabilir! Paşa, sen devl eti kurtarabilirsin!'118 Devleti kurtarmak, Samsun'da asayişi temin etmekle olmayacağına göre, M.Kemal Paşanın Anadolu'ya niçin gönderildiği, Falih Rıfkı gibi kalemle de doğrulanıyor demektir." (Vahidüddin, s.206) F.R.Atay o yazıda, N.F.Kısakürek'in iddia ettiği gibi, M.Kemal'in milli bir mücadele açması için Padişah tarafından Anadolu'ya gönderildiğini doğrulamıyor. Çünkü söz konusu yazıda, yalnız Atatürk'ün anılarına yer vermiştir; Padişahın söylediği cümle, Atatürk'ün anılarında yer almaktadır. (Atatürk'ün Hatıraları, s.122) Yazıda, Vahidettin'in sözlerini, M .Kemal'in yorumu izliyor ama N.F.Kısakürek. onu atlayarak yalnız Vahidettin'in sözlerini ele alıyor ve iddiasını doğrulayan bir ifade olarak kullanıyor. Böyle sansürlü bir yöntemle gerçek yansıtılab ilir mi? M.Kemal'in yorumunu görelim: "Bu son sözlerden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle samimi mi konuşuyor? O Vahdettin ki ecnebi hükümetlerin yüzüncü derecedeki aletleri ile temas arayarak, devletini ve saltanatını kurtarmaya çalışıyordu. Bütün yaptıklarından pişman mıydı? Aldatıldığını mı anlamıştı?... Veliahtlığında, padişahlığında, bütün his ve fikirlerini, temayüllerini, sahtekârlıklarını tanıdığım adamdan, nasıl yüksek ve asil bir hareket bekleyebilirdim? Memleketi kurtarmak lazımdır, istersem bunu yapabilirmişim. Nasıl? Hemen hüküm verdim: Vahdettin demek istiyor ki hiçbir kuvvetimiz yoktur. Tek mesnedimiz (dayanağımız) İstanbul'a hakim olanların siyasetine uymaktır. Benim memuriyetim, onların (işgalcilerin)

de

bi

an

_8

şikâyet ettikleri meseleleri halletmektir.119 Eğer onları memnun edebilirsem, memleketi ve halkı bu siyasetin doğru olduğuna inandırabilirsem ve- bu siyasete karşı gelen Türkleri tedip edersem (hizaya sokarsam), Vahdettin'in arzularını yerine getirmiş olacaktım.120" (Atatürk'ün Hatıraları, s.122-123'ten aktarılarak, Dünya gazetesi, a.g.y., 5.sütun)121 □ K.Mısıroğlu da bu konuda diyor ki: "Bu sözleri M.Kemal'in ağzından nakleden Falih Rıfkı ve haberin kaynağı olan şahıs (M.Kemal), Vahideddin'in vatan kurtarmak hususundaki karar ve azmi ile yaverine verdiği vazifenin hakiki mahiyetini ortaya koyan bu sözleri, su-i tefsire uğratmak (yanlış anlaşılmasını sağlamak) için çok yorulmuşlarsa da güneş balçıkla sıvanamamıştır. Çünkü M.Kemal Paşa sadece bir müfettiş 122 olarak gönderilmiş olsa, ona 'vatanı kurtarabilirsin' demek biraz saflık, hatta aptallık olmaz mı? Öyle ya, Samsun havalisindeki asayişsizliği yerinde görüp incelemek üzere gönderilen bir müfettişten, böyle büyük bir iş beklenebilir mi? Hem de zekâsı M.Kemal Paşa tarafından bile tasdik edilmiş bulunan Sultan Vahideddin gibi bir şahsiyet tarafından! İsteyenler, M.Kemal ve F.Rıfkı'nın o tefsirlerini (yorumlarını) okusunlar da astarın yüze nasıl uymadığını görsünler." (Hilafet, s. 159) 1. Vahidettin'in o sözlerini, M.Kemal'in kendisi aktarıyor. Hem aktaracak, hem de 'yanlış anlaşılmasını sağlamak' için çabalayıp yorulacak! Böyle şey olurmu? O sözler, yanlış anlaşılmasını sağlamak için çabalamayı gerekiyor idiyse, niye yorulsun, anlatmaz ya da başka türlü anlatıp geçerdi. 2. F.R.Atay, o yazısında, yalnız M.Kemal'in anılarını aktarmış, herhangi bir yorumda bulunmamıştır. 3. Amiral Calthorpe, 21 Nisan 1919'da, Osmanlı hükümetine sert bir nota verir. (Notanın metni: Jeschke, İngiliz Belgeleri, s. 104) Vahidettini heyecanlandıran, M.Kemal'e verilen görevin önemini artıran ve Vahidettin'e o cümleleri söyleten, söz konusu notanın 3. maddesindeki tehdittir. Bu konu aşağıda ele alınacak. Vahidettin'in o tehditten ve gelişmelerden kaynaklanan heyecanlı sözlerini, N.F.Kısakürek ve öteki Vahidettinciler gibi yorumlayabilmek için Vahidettin'in sonraki tutumunun da bu yorumlar doğrultusunda olması gerekmez miydi? Oysa tam tersini görüyoruz. İşgalcilere karşı duran milli kuvvetler, bastırılıp dağıtı lmak istenecektir. a GRYT Ansiklopedisi yazarları ve A.Dilipak'ın, F.R.Atay'ın yazısını görmedikleri belli. Görseler bu iddiayı sürdürmezlerdi. Görmedikleri için olsa gerek, F.R.Atay hakkındaki iddiayı, iç rahatlığı içinde, daha da ileri götürüyorlar: "19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesinde, 'Atatürk Samsun'a gidiyor' başlıklı bir hatıra yazısı kaleme alan F.R.Atay da, M.Kemal Paşayı Anadolu'ya bizzat son Osmanlı Padişahı 6.Mehmet Vahidüddin'in gönderdiğini ifade etmişti." (GRYT Ans.LC, s.173) "F.R.Atay da, M.Kemal'i Anadolu'ya Vahdettin'in gönderdiği görüşündedir ve görüşlerini 19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesinde yazmıştır." (A.Dilipak, CG Yol, s. 146) Yalnız tarihe değil, okuyucularına da ayıp ediyorlar.

de

bi

an

_8

• Sekizinci tanık, Abdülaziz'in torunlarından Şehzade Mahmut Şevket Efendi. Diyor ki: "... Mehmet Vahdettin Amcam.. Anadolu'da bulunan kuvvetlerin dağılmaması ve orada milli bir cephe kurulmasını istiyordu. Bu işi de ancak M.Kemal Paşanın başarabileceğine inanıyordu, işte kendisinin 14 Mayıs 1335 (1919) tarihini taşıyan fermanı.. Anladığınız gibi M.Kemal Paşayı sadece asayişi sağlamak ve bazı kimselerin iddia ettikleri gibi orduyu dağıtmak, mukavemetleri yok etmek için değil, vatanı bölük bölük işgal eden yabancı ellerden kurtarmak için gerekli her şeyi yapmak üzere göndermiştir." (Aktaran Murat Sertoğlu, 6 Temmuz 1967, Tercüman gazetesi) 1. Şehzade, Vahidettinci tarih yazıcıları gibi iddiasını, sadece M.Kemal‘e verildiği söylenen uydurma bir fermana (Padişah buymğuna) dayandırıyor. Başka hiçbir kanıt, gözlem, tanık ileri sürmüyor. 2. Bu fermanın (hatt-ı hümayunun/Padişah buyruğunun), sonradan üretilmiş bir belge olduğunu da, az sonra göreceğiz. Tanıklar bunlar. Ve H.H.Ceylan şöyle diyor: "Bilimsel bir gerçek olarak belirtmeliyiz, ki a'dan z'ye tüm boyutlarıyla M.Kemal'i Samsun'a gönderen Vahdettindir." (Büyük Oyun, 1.C., s.24)126 Ne kadar da kesin konuşuyor değil mi? Ama bu nasıl bilimsel bir gerçek ki hiçbir ciddi belgeye, güvenilir bir tek t anığa ya da sağlıklı bir tanıklığa dayanmıyor. Peki, Vahidettin ne diyor acaba? Bunların söylediklerinin tam tersini! 1923'te, Mekke'de yayımladığı beyannamesinde diyor ki:

de

bi

an

_8

• Yedinci tanık, Refet (Bele) Paşa. R.Bele, bir gün Ankara Palas'ta, N.Fazıl Kısakürek'e, birkaç tanığın önünde demiş ki: "Sultan Vahidüddin, 1.Dünya Savaşı'ndan sonraki felaketi, millette hiçbir ferdin hissedemeyeceği mikyasta, derinden duymuş, vatanın kurtarılması yolunda genç kumandanları Anadolu'ya dağıtmış ve bu işin başına geçmesi için de maddi ve manevi her fedakârlığı göstererek, M.Kernal'i seçmiş ve Anadolu'ya göndermiş olan insandır." (Vahidüddin, s.178 vd.) N.F.Kısakürek ekliyor: "İlk ihtiyaç anında, biri doktor, öbürü mebus ve üçüncüsü büyük bir tüccar olan şahitlerin isimlerini verebilirim." (s.179) 1. Bu kitap, Refet Bele'nin ölümünden (1963) beş yıl sonra yayımlanmıştır. 2. Üstad, 1950'lerde dinlediğini yazdığı bu açıklamaya,123 Refet Paşa yaşadığı sürece, Büyük Doğu dergisinde yer vermemiştir. 3. 'İlk ihtiyaç anında açıklayacağını' söyleyerek, tanıkların adlarını vermekten kaçınmıştır.124 4. R.Bele, son olarak Sabahattin Selek'le 1.8.1962 günü görüşmüş, ilginç açıklamalar yapmış ama N.F.Kısakürek'in değindiği konuda, tek kelime bile söylememiştir. (Anadolu İhtilali, s.148)125 Yorumunu siz yapın!

"M.Kemal'i Anadolu'ya gönderen kabineye mümaşat ettim (uydum)."127 İşte bu kadar! 6/3.3. M.Kemal'in atanmasına karşı çıkanlar olmuş ama Vahidettin dinlememiş □ K.Mısıroğlu: "[Sultan Vahideddin] kendisine yapılan itirazları dahi dinlememiştir. Bunlardan biri olarak Enver Paşanın, 'Harbiye Nezareti' başlıklı kâğıt üzerine yazdığı ve Sultan Vahideddin'e gönderdiği mektup aynen şöyledir: 'Harbiye Nezareti Mahrem Velinimetimiz, sebeb-i hayatımız, babamız, Padişahımız, efendimiz hazretlerine, Yapmış olduğumuz tahkikat neticesi, evvelce arz etmiş olduğum veçhile (g ibi) M.Kemal'in Anadolu'ya gönderilmesi, badi-i felaketimiz (felaketimize sebep) olacaktır. İstanbul'da Kavaklı Sadık, Kadıköylü Kemal ve Karaağaç Fişek Fabrikası Müdürü Kürt Bilal vesaireden müteşekkil bir heyet kurmuşlar. Fransız nakliye şirketlerinin ve bazı eşhasın (kimselerin) maddi yardımları ile aleyhimize isyan hazırlamaktadırlar. Bendenizin hemen Rusya'ya hareketim farz olmuştur. M.Kemal'i vaki davete icabet ettiremedim. 'Enver benim için Yusuf İzzetin'e yaptığını bana da yapacak' demiş. Emirlerinize intizardayım efendim hazretleri. Tarih: Şifre 21.14 35 Enver (imza)' Sultan Vahideddin'i bu hususta telkin ve tesir altına almak ve bu suretle M.Kemal Paşanın Anadolu'ya gönderilmesini önlemeye çalışmak isteyen başka kimseler de vardır. Fakat o bunların hiçbirini dinlememiş ve M.Kemal Paşa'yı her türlü imkânla donatarak Anadolu'ya göndermiştir.128" (Osmanoğulları'nın Dramı, s.84 vd.; Enver mektubunun klişesi. s.85'te) Buyrun size, bir tarih Zati Sungurl uğu daha! K.Mısıroğlu'nun, uydurma olduğu her kelimesinden anlaşılan böyle bir sahte belgeyi, gerçek bir belge diye yayımlaması da gösteriyor ki o dönem hakkındaki kültürü, baklava yufkası kadar ince. Öyle olmasa, görür görmez sahteliğini anlar, ayıplanacağından çekinerek yayımlamaktan kaçınırdı. 1. Sahte mektup, Osmanoğulları'nın Dramı adlı kitabın 85. sayfasında yayımlanmıştır. Şevket Süreyya Aydemir'in Enver Paşa adlı kitabının 3 . cildinin 530' uncu sayfasında da, Enver Paşanın yazdığı gerçek bir mektubun klişesi yer alıyor. İkisi arasındaki farkı anlamak için eski yazı bilmeye gerek bile yok, ü stün körü bir biçimsel karşılaştırma yeterli. (Örnekler kitabın sonunda) 2. Mektubun tarihi yok. Ayrıca, açık bir mektuba, şifre anahtarı yazılmaz. 3. Bir Padişaha, oğlu bile 'sebeb-i hayatımız', 'babamız' filan diye laubalice hi-

de

bi

an

_8

tap edemez. 4. Enver Paşa, birkaç arkadaşıyla birlikte, 1-3 Kasım 1918 arasında, Tür kiye'yi terk etmiştir.129 M.Kemal ise o tarihte, Yıldırım Ordular Grubu Komutanı olarak daha Adana'da. (Jeschke, TKS Kronolojisi I, s.2) Yani Anadolu'ya atanması olasılığı ufukta bile görünmüyor. 5. Diyelim ki Enver Paşa bu mektubu daha sonra, yurt dışından yolladı: M.Kemal'in atandığı 29 Nisan 1919 ile İstanbul'dan ayrıldığı 16 Mayıs 1919 tarihleri arasında Enver Paşa yolda, Almanya'dan Moskova'ya gitmek için çırpınıp durmaktadır. Üç defa uçak kazası geçirir, tutuklanır, kaçırılır, Riga'da hapse girer vb. (Ş.S.Aydemir, Enver Paşa, 3.C., s.519, 521) O kargaşalıkta, bu bilgiyi kimden alacak, bu mektubu nasıl ve neden yazacak, nasıl yollayacak? Üstelik, yanında Harbiye Nezareti başlıklı kâğıt ne arıyor? Velhasıl sahte olduğu paçalarından akan bir uyduruk belge.130 6. Zaten yazının içeriği de bütünüyle deli saçması.131 Vahidettincilerin bilgi düzeylerine bakınız ki bazıları, bu sahte mektubu, sahici bir belgeymiş gibi kabul edip okuyucularına sunuyor, yorumlar yapıyorlar, velhasıl bilgisizliğin sefasını sürüyorlar: V.Vakkasoğlu, Bu Vatanı Terk Edenler, s.49; H.H.Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.48; A.Dilipak, CG Yol, s.142. GRYT Ansiklopedisi, sahte mektubu yayınlamakla birlikte, "Şifre numarası bulunan fakat tarihi bulunmayan bu vesikanın orijinalliği tartışılabilir." demiş. (1.C., s.168) Eh, milimetrik de olsa, bu da bir gelişmedir. □ Bu konuda T.M.Göztepe de diyor ki: "Sadrazam Damat Ferit, 4 Mayıs 1919 Pazar günü, öğleden önce Yıldız sar ayında Padişahın huzuruna kabul edilir ve M.Kemal Paşanın 9.Ordu Kumandanlığına tayini iradesini alır, oradan doğruca Bab-ı Âli'ye gelir, toplantı halinde bulunun Nazırlara meseleyi açar, fakat Şeyhülislam M.Sabri Efendi, Adliye Nazırı Vasfı Hoca ve iki Nazır daha (?), bu atamaya muhalefet ederler." (V. M. Gayyasında, s.181) Göztepe yazısına şöyle devam ediyor: "Damat Ferit Paşa, itiraz edenlere dö ndü ve kati bir ifadeyle şu sözleri söyledi: 'İşbu tayin keyfiyeti, doğrudan doğruya şevketmeap efendimizin karihayı şahanelerinden sadır olmuştur. Hikmet ve kerametine (!) hepimizin kani bulunduğumuz padişahımızın iradelerine karşı ağız açamayacağınızdan eminim.' 132" (V. M. Gayyasında, s.182) T.M.Göztepe'yi birinci bölümden tanıyoruz. Çizgisini azimle koruyarak yine tarihi gönlüne göre süslüyor: 1. M.Kemal'in 9.Ordu Müfettişliğine atanma kararnamesi, Padişah Vahid-ettin tarafından, 4 Mayıs 1919 günü değil, 30 Nisan 1919 günü onaylanmıştır.133 2. Adliye Nazırı da, o tarihte, Vasfi Hoca değil, (Üryanizade) M. Cemil'dir.134 3. Padişahın onayı ile sonuçlanıp kesinleşmiş üçlü kararnameye, adı geçen Nazırların açıkça muhalefet ettikleri iddiasına inanmak mümkün değil. Çünkü atanmasından daha önemli olan M-Kemal'in görev ve yetkileriyle ilgili talimat, bu Nazırların da bulunduğu hükümetçe görüşülüp oybirliği ile kabul edilmiştir.135

de

bi

an

_8

6/3.4. Vahidcttin M.Kemal'i neden Anadolu'ya göndermiş? Bu konudaki iddialar: D "[M.Kemal'e] Verilen vazife görünüşte Ordu Müfettişliği, hakikatte ise o rdu dışında bir ihtiyat kuvveti hazırlamaktı." (Mevlanzade Rıfat, Türkiye İnkılabının İç Yüzü, s.209) □ "Teşkilat yapması için..." (N.Atsız, Türk Ülküsü, s.86) □ "Milletten gelen ayarlı, ancak göz korkutma planında bir direnme için..." (N.F.Kısakûrek, Vahidüddin, s. 161-162) □ "Milli Mücadele kararı, bir M.Kemal Paşa-Sultan Vahideddin anlaşması olarak başlamıştır. Bu anlaşmayı Büyük Millet Meclisi tutanakları bizzat M.Kemal Paşanın ağzından, bütün açıklığı ile nakleder. (Tutanaklarda böyle bir şey yok!) Memleketin korkunç ve felaketli istilası karşısında Sultan Vahideddin, pek sevdiği ve itimat ettiği yaveri M.Kemal Paşaya, Anadolu harekâtının başına geçerek, yer yer çete faaliyetlerine girmiş olan müdafaa mihraklarını (odaklarını), kendi merkezi etrafında toplamasını ve İstanbul'un da bu harekete el altından ve bütün .gücü ile yardım edip iştirak edeceğini (katılacağını) vaad eder."136 (Samiha Ayverdi, Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, 3.C., s.190) □ "İstanbul.. Anadolu'ya gönderilecek zabitan (subaylar) ve müfettişlerle, Anadolu'daki kurtuluş hareketini koordine etmek istiyordu. Vahdettin'in planı buydu.. Vahdettin, Anadolu'daki halk hareketini örgütlemek istiyordu." (A.Dilipak, CG Yol, s.34, 35) □ "Devleti düştüğü tehlikeden kurtarmak üzere..." (V.Vakkasoğlu, Son Bozgun, 1.C., s.138) □ "Anadolu'nun kurtuluşu için..." (H.H.Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.24) Diyeceksiniz ki K.Mısıroğlu'nun bu konuda bir görüşü yok mu? Olmaz olur mu? Bu tek konuda bile birkaç çeşit görüşü var: □ "Sultan Vahideddin, dahiyane bir buluşla, teklif edilecek muahedenin (antlaşmanın) melhuz menfi şeraitinin (tahmin edilen olumsuz koşullarının), Türk milleti tarafından asla kabul edilmeyeceğini göstererek birtakım nümayiş (gösteri) ve mitingler tertip etmesi maksadıyla M.Kemal Paşayı Anadolu'ya göndermiştir. Dikkat oluna ki Yunan harbi için değil. Yunan henüz ortada yoktur!" (K.Mısıroğlu, Lozan, 1.C., s. 106) □ "[M.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için) ikna ediş, Milli Mücadele için değil, Sevres'in ıslahını (düzeltilmesini) temin edebilecek birtakım protesto hareketleri içindi." (K.Mısıroğlu, S.Mücahitler, s.49) □ "Sultan Vahideddin, Anadolu'da milli bir kuvvet teşkili ile kötü bir sulh teklifi karşısında, bu kuvvete istinat ederek (dayanarak) birtakım fiili mukavemet hareketlerinde bulunmak ve bu suretle saltanat ve hilafeti ayakta tutabilmek ümidini besliyordu." (K.Mısıroğlu, Hilafet, s.154) □ "Yunanlıların İzmir'e Müttefiklerin müsaadesiyle bir çıkarma yapacakları hakkında söylentiler duyulmaya başlanmıştı. Sultan Vahideddin, ufukta bel iren vahim tehlikelere karşı, Anadolu'da bir mukavemet (direniş) hareketi düşünüp, bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen en dikkatli bir şekilde planladı.

de

bi

an

_8

Bu cümleden olarak yaverlerinden M.Kemal Paşayı geniş selahiyet (yetki) ve imkânlarla teçhiz ederek (donatarak) Anadolu'ya gönderdi." (K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.79) Her yazar ayrı telden çalıyor. Mısıroğlu'nun görüşleri ise, her kitabında değişiyor.137 Çünkü Vahidettin'in böyle amacı olduğunu ve M.Kemal'e -ya da bir başkasına- bu anlamda bir söz söylediğini doğrulayan, kanıtlayan hiçbir tanık, belge, mektup, anı defteri, günlük, not, iz, işaret, belirti, ima bulunmuyor. Ne yapsınlar, zorunlu olarak uyduruyorlar. Bizzat Vahidettin'in, bütün bu iddia ve masalları, 1923 yılında yayımladığı beyannamesinde reddettiğini de, 14. paragrafta göreceğiz!138 6/4. İşin doğrusu: • Neden Doğuya bir Ordu Müfettişinin atanması gerekti? Gelişimin çok kısa bir öyküsü: 1. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe ile Fransız Yüksek Komiseri Amiral Amet, daha Kasım 1919 sonunda, "Samsun'da Türklerin, Hıristiyanları toptan öldürmek için silahlandırıldıkları" görüşündedirler. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.102; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.242) Oysa gerçek tam tersinedir. S ilahlananlar, bu kesimdeki Rumlardı. Çünkü Sinop batısından Trabzon'a kadar bir Rum Pontus Devleti kurmayı düşlüyorlardı.139 Zamanla Türkler de silahlanacaklardır. 2. İngilizler, 11 Kasım 1918 günü, "Türkiye ile Rusya arasında, harpten ö nceki hudut ötesinde bulunan bütün Türk birliklerinin geri alınmasını" isterler . (Mondros, s.229) Hükümet, üç sancaktaki askeri birliklerin 1878 sınırlarının gerisine çekilmesini kararlaştırır, (Mondros, s.230)140 Osmanlı ordusu üç sancaktan (Batum, Kars, Ardahan) çekilir. Batum İngilizlerce işgal edilir. (26 Aralık 1919) Ermeni ve Gürcü saldırılarına karşı korunmak için Türkler, Ahıska, Ahikelek, Ardahan, Artvin, Oltu, Kars, Kağızman, Sarıkamış, Iğdır ve Nahçıvan bölgelerinde, milli şûralar ve milis birlikleri kurarlar. Bunların en önemlisi Kars'ta kurulan Güneybatı Kafkas Cumhuriyeti'dir. (1 Ocak 1919 Mondros, s.241)141 3. İngilizler, kış ortasında 1914 sınırı gerisine çekilmek zorunda bırakılan 9. Türk ordusunda, terhis ve fazla silahların teslim edilmesi işlerinin hızlı gitmediğinden de şikâyet ederler. İngiltere Karadeniz Kuvvetleri Komutanı General Milne, 17 Şubat 1919'da '9.Ordu Ordu Komutanı Y.Şevki Paşanın Ordu Komutanlığından uzaklaştırılmasını ve yerine, verilecek emirleri uygulayacak birinin atanmasını' ister. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.102; Mondros, s.244)142 4. Doğu illerinde asayişin korunması büyük önem taşıyordu. Çünkü Mütareke Anlaşmasının 24.maddesi gereğince, Bitlis, Van, Erzurum, Diyarbakır ve Elazığ illerinde (İngilizce metinde "altı Ermeni vilayeti" denilmektedir) çıkacak bir karışıklık, galip devletlere bu illeri işgal hakkını vermekteydi. İngilizlerin buraları işgal için kendi askerleri yerine, Çukurova bölgesinde Fransızların yaptı-

de

bi

an

_8

ğı gibi sınırda bekleyen Ermeni birliklerini kullanması da uzak bir ihtimal deği ldi. 5. İngiliz Y.Komiser Yardımcısı Amiral Webb, 13 Şubat 1919'da, İngiliz Dışişleri Bakanlığına şöyle yazar: "...Normal şartlara dönüş, bütün bölgenin tamamen silahtan tecrit edilmesi (silahsızlandırılması) ile mümkündür..." (Jeschke, İng.Belgeleri, s.103; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.242) 6. İngilizler 9 Mart 1919'da Samsun'a ancak 200, 30 Martta Merzifon'a 50 İngiliz askeri gönderirler. Ayrıca Teğmen Perring ile Yüzbaşı Hurst de, bölgede inceleme yaparlar. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.103; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri,s.243) 7. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe, 21 Nisan 1919'da, Osmanlı Hariciye Nazırlığına bir nota verir. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.104; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.243) Notanın içeriği özetle şöyledir: 'a. Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Sivas kesimlerinde, askeri durumun iyi olmadığı (terhis ve silahların teslimi işinin yavaş gittiği), b. Çeşitli kaynaklardan öğrenildiğine göre, bu kesimlerde, baştan başa şûralar (Sovyetler) kurulduğu, c. Şûraların, ordunun denetimi altında, asker topladıkları, d. Bu hal derhal durdurulmazsa, işlerin 'ciddiyet kesbedebileceği'.143 e. Şûraların asker toplamalarının engellenmesi için derhal talimat verilmesi.‟ 8. Ayrıca 25 Nisan günü D.Ferit, Y.Kom.Yardımcısı Amiral Webb'e "Hükümetin, halkın silahtan tecridi (silahsızlandırılması) faaliyetine girişmeye karar verdiğini" açıklar ve bu konuda İngilizlerin de yardımcı olmasını diler. (Jeschke, İng.Belg., s. 107; hükümet kararı: 28.4.1919, S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.285) 9. Vahidettin ve Damat Ferit'i, bölgenin işgal edilmesi tehlikesi kadar, doğudagerçekten şûralar kurulmuş olması ihtimali de telaşlandırmış ve korkutmuş olmalıdır.144 İşlemler hızla sonuçlandırılır ve M.Kemal'e de, 'göreve başlaması için acele etmesi' bildirilir. (HTVD sayı 1, belge No. 4; İşlemlerin hızla sonuçlandırılmasında, Kazım (inanç) Paşanın rolünün de olduğu anlaşılıyor.)145 10. Osmanlı Hariciye Nazırlığı, İngiliz Yüksek Komiserliğine, imparatorlukHükümetinin, asayişin herhangi bir şekilde bozulmasını önlemek için M.Kemal Paşayı, bu havalide bulunan Osmanlı kıtalarına (birlikl erine)146 Umumi Müfettiş tayinettiğini' bildirir. (Jeschke, İng.Belgeleri, s. 104) 11. M.Kemal'e »verilen askeri ve mülki görev ve yetkiler,147 işte bu olgu ve olayların sonucudur. M.Kemal'e verilen talimatın başlıca hükümleri: a. Bölgedeki asayişin düzeltilmesi, asayişsizlik sebeplerinin saptanması, b. Silah ve cephanenin bir an önce toplattırılıp koruma altına alınması, c. Şûralar varsa ve asker topluyorlarsa, bunun kesinlikle engellenmesi, d. Şûraların kapatılması. (Mülki yetki verilmesinin sebebi de bu.)148 Olayların gelişimi, belgeler, işlemin hızı, verilen görev ve talimat gösteriyor ki: 1. Bu görev, M.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için uydurulmuş bir görev değildir.

de

bi

an

_8

2. Bu görevin, Milli Mücadele'yi başlatmak için verildiği iddiasının gerçeklerlehiçbir ilgisi yoktur. 3. Vahidettin'in ya da hükümetin amacı, gerçekten M.Kemal'in öncülüğü ile devletin tüm tehlikelerden kurtulmasını sağlamak idiyse, öyleyse M.Kemal'i n eden Doğuya gönderdiler? Mesela Konya, bütün kritik kesimlere aynı uzaklıkta, Dörtyol, Afyon, Kütahya, Eskişehir, Ankara ve İstanbul'a demiryolu ile bağlantılı, zengin hinterlanda sahip bir merkez, Milli Mücadele'yi başlatmak için.en uygun yer ve 2.Ordu Müfettişliğinin karargâhı da orada. Neden oraya yollamadılar? Çünkü İngilizlerin işaret ettikleri yer, doğudaydı da ondan. Bu yüzden de M.Kemal, İngilizlerce gösterilen yere gönderilmiştir.149 Ama M.Kemal, çok değil 6 ay sonra, Konya'ya benzer konumda olan Ank ara'ya gelecektir. Silahlı bir mücadeleyi başlatmak gibi bir düşünce, Vahidettin'in de, Damat Ferit'in de akıllarının ucundan bile geçmiyordu. Çünkü D.Ferit'in 30 Martta Amiral Calthorpe'a verdiği tasarıyı, ilerde göreceğiz: Tam bir teslimiyetle İngiltere'ye bağlanmak! •• Neden bu görev için M.Kemal seçildi?

Harbiye Nazırı Şakir Paşa, M.Kemal'le konuşurken diyor ki: "Ben Sadrazam Paşa (Damat Ferit) ile görüştüm. Sizi uygun gördük."150 Neden M.Kemal? İki olasılık var: 1. Gerçekten bu işin üstesinden M.Kemal'in geleceğini düşündükleri için. Öyleyse Damat Ferit'e ve Şakir Paşaya, M.Kemal'i kim ya da kimler tavsiye etti?151 Bu konuda çeşitli tahmin ve iddialar bulunuyor: Dahiliye Nazırı M.Ali, Bahriye Nazırı Avni Paşa, Fevzi Çakmak, Hazine-yi Hassa Umum Md. Refik Bey, Dr.Esat Paşa vb.152 Vahidettin'in, M.Kemal'i hatırlatmış olması da olaylara pek aykırı düşmeyen ama henüz kanıtlanmamış bir olasılık. Kısacası, hepsi söylenti. 2. Damat Ferit, M.Kemal'in Ayan Başkanı Ahmet Rıza Bey ile yeni bir kabine kurmak için ilişki kurduğunu sandığı,153 İstanbul'da uslu durmayacağını da kestirdiği için bu vesile ile onu İstanbul'dan uzaklaştırmak istedi. M.Kemal uzaklaştırıldığını düşünüyor. (Nutuk, 1.C., s.7)154 H.Bayur diyor ki: "Bu yönü, o zaman Kurmay Başkanı olan Mareşal Fevzi Çakmak, Harbiye Nazırı Şakir Paşadan duymuş olduğunu bize anlatmıştır." (Atatürk, Hayatı ve Eseri, s.291) Jeschke ise bunu kabul etmiyor. (İng. Belgeleri, s.113) Yani bu olasılık da tartışmalı. Bu konuda tek kesin gerçek şu: Sebep ne olursa olsun, eğer Vahidettin, bu atama kararını onaylamasaydı, M.Kemal'in 9.Ordu Müfettişi olarak Anadolu'ya geçmesi mümkün olmazdı.155 Vahidettincilerin iddiaları bu çerçeve içinde kalsa, sorun yok. Ama bu onaya, taşıyamayacağı amaçlar, anlamlar ve işlevler yükleyerek, binlerce belgeye, ol guya, tanığa rağmen, tarihi tersine çevirmeye çalışıyorlar. İddiaları izlemeye devam edelim.

de

bi

an

_8

6/5. Vahidettin planını yalnız M.Kemal'e açıklamış
□ N.F.Kısakürek, kanıtsızlığa gerekçe bulmak ve durumu kurtarmak için bu planın çok gizli olduğunu, hükümetten bile saklandığını ileri sürüyor. Diyor ki:" "İngilizlere karşı bir aldatmaca olarak oynanan bu oyun, Vahidüddin tarafından, kendi öz hükümetine de aynı şekilde telkin edilmiştir.. M.Kemal Paşayı yeni vazifesine tayin ettiren, ne Harbiye Nazırı, ne Sadrazamdır. Sadece ve sadece, gayesini hükümetinden bile saklamış olan Padişahtır... Ancak birkaç faninin ruh mahzeninde (?) gizli kalmış[tır]" (s. 157, 162, 192) Peki, kim bu birkaç fani? Ses yok.

6/6. M.Kemal Anadolu'ya gitmek istemiyormuş, ..Vahidettin ikna etmiş Bu iddianın sahibi, Vahidettin'in yaveri ve Tevfik Paşanın oğlu Ali Nuri Okday'dır. N.Fazıl Kısakürek'in bu konudaki yazısını, gereksiz ayrıntıları çıkararak aktarıyorum:
□ "Seksen küsur yaşındaki Ali Nuri Beyefendiyi, Sultan Vahidüddin hakkında en nadide bilgilerin sahibi olması gereken eski ve müstesna biri olarak telefonla aradım. Şu cevabı verdi: 'Oteldeki daireme buyrunuz, görüşelim.' Hemen gittim. Birkaç hoş beş lafından sonra hemen mevzua girdim. 'Umumi Harp sona erip de İmparatorluğun çöküşü demek olan mütareke ve işgal günlerinde, [Sultanın] tavrı nasıl oldu?' [Bu soru üzerine Ali Nuri Bey yan odadan küçük bir hatıra defteri alarak İzmir'in işgal tarihini bulur.] 'İzmir'in işgalinden bir gün sonra, 16 Mayıs Cuma günü... Cuma selamlığından (namazından) sonra, M.Kemal Paşa huzura davet ve kabul edildi. Sultan Vahideddin onu Anadolu'ya geçmeye ikna etti.' Telaşla doğruldum: İkna mı etti? M.Kemal Paşanın bu hususta ikna edilmeye ihtiyacı mı vardı?' Söz, bu naziklerin naziği can noktasına gelince, muhatabım toparlanarak tane tane devam etti: 'İzah edeyim. M.Kemal Paşanın huzura kabul edilişinden bir iki saat sonra, Başyaver Naci Bey, yaverler odasına geldi ve haykırdı: 'Hünkâr (padişah) M.Kemal Paşayı ikna edebildi!' Bu haykırış kelimesi kelimesine aklımdadır. İkna tabiri yerindedir.' 'M.Kemal Paşanın gayesi Anadolu'ya geçmek değil miydi?' Muhatabım, delmek istediğim zarın nezaketini anladı. Küçük bir fikir hazırlığından sonra cevap verdi: 'Ben M.Kemal Paşayı, büyük bir asker ve kumandan tanırım. Öbür meziyetleri üzerinde söyleyecek bir sözüm yoktur. M.Kemal Paşanın gayesi, o zamanki hükümete girmekten başka bir şey değildi. Hem de birçoklarının sandığı gibi Harbiye Nazırı olmak değil, Sadrazam olmak gayesini güdüyordu. 1919 ilkbaharında vaziyet şöyleydi: Şark ordumuz silahları bırakmıyor ve ortada, İtilaf devletleriyle (galiplerle) aramızın yeniden açılacağı korkusu hüküm sürüyordu. M.Kemal Paşa da kudretli ve iradeli bir kumandan biliniyordu. Bu kanaat bilhassa Hünkâra aitti. M.Kemal Paşanın o günlerdeki kanaat ve görüşü ise, İstanbul hükümetinin İtilaf kuvvetlerine karşı direnmesi, isteklerini kabul ettirmesiydi. İşte bu tavrı göstermek için hükümeti eline almak istiyordu. Halbuki bu kanaat ve görüş, siyasi ve ameli (pratik) bir fayda temin edemezdi. Zira Mondros Mütarekesini imzalamış olan mağlup hükümetten, galip düşmanlara karşı bir direnme, karşı koyma iktidarı beklenemezdi.' Ali Nuri Beyefendinin sözünü kestim: 'Böyle olunca, o an için kabineye girmek imkânını bulamayan M.Kemal Paşadan, milli hareketi

de

bi

an

_8

evvelden planlamış ve gaye edinmiş olması beklenemez.' Muhatabım bu dikkate cevap vermeden devam etti: 'M.Kemal Paşa Anadolu'ya gönderilmiştir. Onu göndermekte ancak iki gaye olabilirdi: Ya İngilizlerin isteğine uygun şekilde, Şark Ordusunu silahsızlandırması ve Doğudaki mukavemeti kırması için yahut da tam aksi olarak, milli bir mukavemet ve hareket zemini (ortamı) açması için... 'Hangisi olduğunu sanıyorsunuz?' 'Ben sadece ihtimalleri kaydediyor ve hadiselere ait unsurları veriyorum. Dileyen, dilediği gibi hükmetsin. Ben kendi hesabıma, ayrıca bir tefsir (yorum) yapmayı emin bir yol görmüyorum. E min olduğum tek nokta, M.Kemal Paşanın, Anadolu'ya geçmek üzere Padişah tarafından ikna edildiğidir.' " (Va-hîdüddin, s.148-155)

N.F.Fazıl Kısakürek, 1968'de anılarını anlatan Ali Nuri Beyin "80 küsur yaşında" olduğunu yazıyor, doğrusu 85'tir.156 85 yaşındaki bu tanığa göre, 'Vahidettin, bir iki saat süren bir çabadan sonra, M.Kemal'i Anadolu'ya geçmesi için ikna etmiş!' Hem de ne günü? Kesinlikle belirttiğine göre, 16 Mayıs 1919 Cuma günü, öğle namazından sonra, hareketten birkaç saat önce. İşe bakın! İşlemler bitmiş, M.Kemal, annesiyle kız kardeşini Şişli'deki eve aldırmış, bölgesindeki bazı birlik ve illerle yazışmaya başlamış bile,157 resmi makamlar ve arkadaşları ile vedalaşmış, karargâh mensupları yolculuğa hazır, gemi istim üstünde, fakat M.Kemal hâlâ Anadolu'ya gitmek istemiyor, mızıklanıyormuş. Böyle bir şey olabilir mi? Usul gereğince son günkü Cuma selamlığına da katılıyor ve Hamidiye Camisinin mahfil-i hümayununda (padişahlara mahsus odasında) Vahidettin tarafından, bazı kimselerle birlikte kabul ediliyor.158 Az sonra yola çıkacak. Ama Ali Nuri'ye bakarsanız, bunca işlem ve hazırlığa rağmen, M.Kemal hâlâ gitmek niyetinde değilmiş, gitmemek için ayak sürüyormuş, zavallı Padişah, son günü, cami mahfilinde, hem de bir iki saat mücadele ederek,159 M.Kemal'i ancak son dakikada ikna edebilmişmiş... Öyle komik bir iddia, daha doğrusu öyle çocukça bir hayal oyunu ki ne ma ntığa uyuyor, ne gerçeğe, ne olayların akışına, ne gelişime, ne belgelere!160 Bu yaşlılık fantezisini, ciddi bir kanıt sayan alternatif tarih yazıcılarımız şunlar: V.Vakkasoğlu (Son Bozgun, 1.C., s.130), A.Dilipak (CG Yol, s.143), GRYT Ansiklopedisi (1.C., s.168) ve K.Mısıroğlu (S. Mücahitler, s.490; Lozan, 1.C., s.106). • Hayali ikna sahnesi Ali Nuri Okday'ın bu iddiasından yola çıkan N.F.Kısakürek, hayali bir ikna sahnesi yazmış. Bu hayali sahneyi şöyle savunuyor: "Bize denilebilir ki, 'bu tiyatro konuşmaları gibi hayalden uydurma hissini v eren lafları nereden çıkarıyorsun? İlmî ve tarihî hakikatleri belirtmek için mutlaka vesikaya (belgeye) istinat ettirilmeleri (dayandırılmaları) gereken bu dialogları, kimlerin şahadetleri (tanıklıkları) ile ispat edebilirsin?' Cevabımız şudur: Evvela beni dinleyin! Sonra da ispatını isteyin!" 161 Şimdi bu hayali sahneyi izleyelim:

de

bi

an

_8

Bu ayrı bir konu olduğu için konuşmanın bu bölümünü. Onu ve onunla birlikte topyekûn vatanı. saray ve devlet olanca emniyetini kaybetmiş bulunuyor. Size düşen iş. sîzin Samsun'a asayişi iade edeceğiniz ve şarktaki ordu mukavemetini kaldıracağınız kanaatini besleyeceklerdir.. üzerimize farzdır.Kemal Paşayı] Vahidüddin.166 İçinde bulunduğumuz şartlar karşısında. eminim ki büyük bir infial ve karşı koyuşa vesile olacaktır. her ne oluyorsa. Öbür işgal mıntıkaları da malumunuz. vücuttan. o plan taşırılmadıkça. parça parça kendini göstermeye başl amıştır. Gerçek sebebi yalnız siz ve ben bileceğiz.. düşman pençesinin içindedir.165 İstanbul. O da. birçok kaynak tarafından belirtildiği gibi şöyle diyor: 'Paşa. küçük salonda.'162 Derken Vahidüddin gelen kahveyi M.167 Böyle bir hareketin idaresini. Anadolu'nun her yerinde. İşgal kuvvetleri.'163 Bu üsluptan fevkalade hislenen ve tesir altına giren M. [Burada N.] Sulh Konferansının hazırlanmakta olduğu şu an.[M. pencereden düşman donanmasını göstererek. Vahidüddin. Ve tezimiz bakımından. Nihayet. Artık Yunanlıya kadar yol veren bu son işgal.Kemal Paşaya eliyle verdikten ve yine eliyle sigara ikram ettikten sonra devam ediyor: 'Böyle yakın oturuşumuz ve fısıldarcasına konuşmamız en münasip şekildir. hissedilir şekilde. Sizi Anadolu'ya. bu ruhu büsbütün alevlendirerek. Yani Anadolu! Anadolu'ya geçmek ve orada milli bir kıyama (ayaklanmaya) zemin açmak lazımdır. vatanın kalbi olarak. Bahanelerin. tek merkezli ve yekpare bir milli hareket. taşıdığınız vasıflar bakımından sizi bu ldum. daha sonra aktaracağım. gidiş sebebiniz ayrıdır. devlet merkezinden gelmeyip de milletten gelen ayarlı bir direnme ise. namlularını saraya çevirmiş olan düşman toplarını görüyor musun? Bu vaziyet karşısında. orduyu da içine alan bir daire merkezinde bütünleştirmek ve teşkilatlandırmaktır. M.Kısakürek'in hayaline göre. bu son karşılaşma neticesinde ol uyor. hangi kumandana emanet edebileceğimi uzun uzun düşü ndüm. Vahidettin neden Anadolu'ya bizzat geçmediğini anlatıyor.". imparatorluğun şu anda kalble rabıtaları büsbütün çözülmüş eczasından sonra elde kalan mazlum ve çilekeş anav atandır. her tarafa emniyet verici en münasibiyle de alakalı makamlara derhal tayininizi irade ettim. ayakta kabul ediyor ve sonra ona yer göstererek. hususiyle İngilizlere ve hükümete karşı.Kemal Paşa. Henüz haber almış bulunduğumuza göre Yunanlılar İzmir'i işgale başlamışlardır. Böylece Avrupa. haklarımızı Konferans masasında daha iyi koruyabilmemiz için ancak göz korkutma planında. destek teşkil edebilir.Kemal Paşaya. 164 vatan çapında bir hadise teşkil edeceği muhakkak bulunan şu hitap karşısında kalıyor: 'Paşa! Türkiye'yi kurtarmak için İstanbul'dan her hangi bir hareket beklemeye imkân yoktur. gerekirse istiklali için canını fedaya amade bir millet karşısında olduğunu de bi an _8 . uyumayan. vücudun kalbi çevreleyici temel azasından başka hiçbir şey kurtaramaz. Şu sarayın duvar tuğlaları arasında bizi kimbilir kaç kulak dinlemektedir. işte bu milli kıyam zeminini açmanız için gönderiyorum. Milli mukavemet ruhu. nihayet milli şahlanış hareketinin düğüm noktası olan ve tarihe intikal edeceği gün. kendisiyle dizleri birbirine dokunacak şekilde yakın oturuyor.F. Düşman kuvvetlerine.

Kısakürek de.000 liralık bir makbuz.160-163) 1.Fazıl'ın notu: "Tamamiyle tespit edilemeyen bu rakam. Ali Nuri Bey.anlar ve şartlarını hafif tutabilir. 163) Yani kendi gösterdiği tanığın ifadesine."]169 Ayrıca elinize.. bir rivayete göre 42.F. eski yaverin 'ikna edildi' demesinde. hatta bu tarihi saptamak için hatıra defterine bakmıştı. Ama M.Kemal'in bir gün sonra Bandırma vapuruyla Samsun'a hareket ettiğini' yazıyor. işte bu gayeyi gerçekleştirmek üzere geçecek ve Allahın inayetiyle muvaffak olacaksınız. bana ve hükümetime aykırı diye de gösterilebilir. gözlere gösterilmeyen ve ancak birkaç faninin ruh mahzeninde gizli kalan bu telkinlerden sonra M. Tarafımdan ayrıca. şu sözü söylüyor: 'Muvaffak ol!' Padişahın M. bir rivayete göre de 60 bi ndir. en ince bir sanat. Hatta bu hareket. s.Sabri Efendinin kitabı. [N.Ali'nin Paris'te çıkardığı gaz etede yayımladığı 1. bir rivayete göre 30. N. Anad olu'ya.Kısakürek bile. Yani milli şahlanışın muvaffak olabilmesi için mutlaka. hatıra kabilinden size bir hediye verecekler (Üzerine Padişahın adına ait ilk harfler işlenmiş olan altın saat).F. her zaman ileri sürülebilir. İstanbul.Kemal'i Anadolu'ya gönderenin Vahidettin olduğu.Kemal'e son sözü: 'Size bu büyük davada muvaffak olmanız için kesemden (.Kemal Paşa.) altın veriyorum. askeri ve mülki idare dehasıyla. Evet paşa. dağlar kadar fark var!171 2. hatırlarsınız.Kemal Paşayı ikna etti!' diye haykırmasında belirttiği gibi henüz tereddütlü olduğu besbelli bulunan bu mevzuda.Kemal'i yasal ve amacı belli bir görev için Anadolu'ya göndermek ile milli bir mücadele açması için göndermek arasında. 6 sayfa sonra kendi değiştiriyor ve Padişahın M. tanığın ifadesini. bir hatt-ı hümayun (Padişah buyruğu) ve eski Şeyhülislam M. teşebbüslerinizde muvaffak olmanız ve gereken itimat ve selahiyeti telkin edebilmeniz için bir de hatt-ı hümayun tutuşturulacaktır. Vahidettin'in milli bir mücadele açılmasını düşündüğünü ve önerdiğini ileri süremiyor. Ama N..(s. 3. Başyaver Naci Beyin de yaverler odasına gelip 'Hünkâr M." (Vahüdiddin.'168 Padişah. tam bir te slimiyetle huzurdan ayrılıyor ve bir gün sonra Bandırma vapuruyla Samsun 'a hareket ediyor.170 Gidiniz ve vatanı kurtarınız! Artık bu davaya ve onun tatbiki prensipine kanaat getirmiş bulunuyor musunuz?' M.Kemal'le ikna için 15 Mayıs Perşembe günü konuştuğunu ve 'M. Son onay makamı saltanat makamı olduğu için M.172 Bunların tarih açısından değerini sırası geldikçe göreceğiz. ne demek? Böyle 'ayarlı bir direniş' ile galip devletler nasıl hizaya getirilecekti acaba? de bi an _8 . bir cami mahfilinde bu kadar uzun ve gizli bir konuşma yapılamayacağını kestirdiğinden. Göz korkutma planında ayarlı bir direniş. ikna sahnesinin 16 Mayıs Cuma günü geçtiğini iddia etmiş. topyekûn milli kurtuluş hareketine temel teşkil eden fakat tarihi ıstırabından çatlatacak şekilde toprağa gömülen.Kemal Paşaya.. Kısakürek kitabında. onun için de ancak 'göz korkutma planında ayarlı bir direnişten' söz ettiğini yazabiliyor. devlet ve Padişah dışında vücut bulması ve düşmanlarımıza azami telaş ve dehşet vermeyecek çapı muhafaza etmesi lazımdır. kendi itiraz ediyor! 4. 'kesin nitelikte olduğunu' ileri sürdüğü birkaç belgeden de söz ediyor: Mesela Dahiliye Nazırı M. çünkü bunu doğrulayacak bir tek davranışı yok.

5. birtakım protesto hareketlerini başlatmak idiyse.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin'in M.Fuat Cebesoy ve Rauf Orbay'ın anılarını okumasını tavsiye ederim. Cumhuriyetten sonra. üzerine Ali Galip şaşkını yollandı ve M. Türkiye.Okday. M. Sevres'in ıslahını (düzeltilmesini) temin edebilecek birtakım protesto hareketleri içindi. keşke ve sahiden böyle düşünmüş ve bu sözleri söylemiş olsaydı.Kemal Paşayı Anadolu'ya göndermek için çok uğraştığını ve ısrarla ikna edebildiğini.147) Anlaşılıyor ki alternatif tarih yazıcılığının bir başka yöntemi de şu: Al eline kalemi.H. yazacaklar ama korkarım ki artık kimse inanmayacak! 6/7. hiç bilgi alış verişinde bulunmadılar mı? Olay doğru olsa. yaz işine geleni! Dilipak'a. 50 yıldır bu iki kardeş biraraya gelip de o günleri hiç konuşmadılar. Ama hayali bir sahne ile tarihi tatmin etmek mümkün değil ki. o zaman kabinede bulunan Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi de açıkça doğrulamakta ve ifade etmektedir. cebine mi lyonlarca lira koymaya.174 Ancak unutmamak gerekir ki bu ikna ediş. niye ordudan istifa zorunda bırakıldı. Milli Mücadele için değil.Dilipak: "Gelişmeler. M.176 Bizim alternatif tarih yazıcıları.Kemal idama mahkûm edildi? Efendim? □ A. duvar yükseldikçe eğriliği artar. bu yüzden o sahneye tanık olamadı.Mücahitler. hem Saray Kurmay Başkanı." (CG Yol.Kemal'in Anadolu'ya atanması ve ayrılması sırasında. Vahidettin'e elbette Ali Nuri Beyden daha yakındır ama bu önemli olaydan anılarında hiç söz etmiyor.' Bizimkiler de gerçeğin yerine hayallerini koydukları için yazdıkları gittikçe daha tutarsız ve çelişik oluyor: Eğer amaç.173 Yalnız bu tavır bile Osmanlı Hanedanına saygı duymaya yeter. A. hem de damadı olan İ. tutuklanması kararlaştırıldı. hanedan mensuplarının çok büyük bir çoğunluğu. anılarında bu konuya değinmez miydi? Üstünde bile durmamış." (S. vekar ve onurunu korumuş. Bu konudaki bazı ek iddialar: □ K. 6. hiçbir maceraya katılmamış. bir ordu komutanını. o kadar geniş yetkilerle donatıp geniş bir karargâh kadrosuyla Doğu Anadolu'ya yollamaya. bir gün belki de çok doğru bir şey.49) Şeyh Sadi anlam olarak diyor ki: 'Duvarcı ilk tuğlayı eğri koymuşsa. Kendi adıma böyle düşünüyor ve diyorum ki Osmanlı Hanedanının son Padişahı Vahidettin de.Kemal ve rejim aleyhinde tek söz söylememiştir. 1970'e kadar. hem Vahidettin'in sürekli yaveri. Diyelim ki o gün orada değildi. s. direnişi örgütlesin diye yollandıysa.Kemal'in Anadolu'ya ilişkin bir düşüncesi olmadığını 175 göstermektedir. İ. eline bir hatt-ı hümayun vermeye ne gerek vardı? Yok.Okday anılarını 1970'lerin ilk yıllarında yazmıştır. Vahidettin neden Anadolu'ya ve Milli Mücadele'nin başına geçmemiş? de bi an _8 . s.H. 7 Mayıs 1919'da kadar M.

" (Bu Vatanı Terk Edenler. 1. s. artık ikinci bir davranışa imkân bırakma-macasına bastırırlar. bir yandan da İstanbul'dan ayrılmasının siyasi mahzurları (sakıncaları) yüzünden. başta M. hareketi başlamadan boğmak.Mücahitler.. İkinci ve daha önemli sebeb ise. s. biri ötekini tutmaz hayali sahneler ve düzmece tarihler yazmak yerine.C. cephelerden son zafer müjdeleri gelinceye ve Refet Paşa kumandasında bir kısım milli kuvvet vaziyete hakim oluncaya kadar. gözyaşlarını içine akıtarak geçirmek suretiyle İstanbul'un elimizde kalmasını temin etmiştir.C. Vahidettin M. hiç şüphesiz müstevliler (istilacılar).) □ V. İstanbul'da oturmayarak Anadolu'daki milli harekâtın başına geçseydi. Padişah ve Halife olarak niçin bizzat Anadolu'ya geçip milli şahlanışı en yüksek merkeze kavuşturmayı düşünmüyorsunuz? Niçin bizzat Anadolu ayaklanmasının başına geçmiyorsunuz? Böyle bir teşebbüs. s.147) Böyle bahane ve mazeretler aramak.178 Hareketi de.Kemal Paşaya.161) □ Samiha Ayverdi: "Sultan Vahideddin. Padişah İstanbul'u bir terk etseydi." 179 (Vahidüttin. sinir sistemi." (S. 3. kültürü. Eğer ben gizlice hazırlanıp Anadolu'ya ve milli mukavemetin başına geçecek olursam. kuva-yı milliyecileri idama mahkûm ediyor. İstanbul'daki acı ve elemli günleri. bu teşebbüs milli kıyamı en üstün derecesine çıkarır amma milletimiz için bir felaket. [Sultan Vahideddin] onların tahammül edilmez baskılarına rağmen. sağlığı. bir daha dönemeyecek. alıştığı hayat düzeni. fetvalar çıkartıyordu. dişlerini sıkıp şu gerçeği bir itiraf edebilseler.97 vd. ucuz edebiyat yapmak. Bu da artık sulhe ve yeniden şart koşma imkânına kökünden sed çeker.. s.Kemal'e güya şöyle der: "Hatıra şöyle bir sual gelebilir: Ya siz.180 İşte bu mecburiyet yüzündendir ki milli mücadeleyi kötüler görünüyor ve ona karşı kuvvet sevk ediyor. yaman bir de bi an _8 . Nitekim Anadolu'ya geçmeden evvel M." (Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. hem ecdat haz inelerini mahveder. cesareti. Son Bozgun. masal söylemeye gerek kalmayacak: 'Ne yazık ki son Pad işahın yaşı. tahtının yanında kalmaya mecburdu. işin aldığı önem karşısında.193) □ K. bir yandan tarihi ve milli hazinelerin yağmalanmaması. ben İstanbul'dan ayrılırsam düşman.Kemal Paşa. boğulmasına sebep olmak neticesini doğurur. hem de şehri bir daha geri alamayız.Vakkasoğlu:: "Padişah işgalcilerin elinde tam manasıyla esirdi181 ve istediği şeyi yapmaktan çok uzaktı. şehir otomatikman işgal kuvvetlerine devredilmiş olacaktı. 'Oğlum. O zaman İtilaf devletleri şu anki tereddütlü vaziyetlerini bir anda değiştirirler.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin. s.50. Az önceki hayali sahneye göre.□ Bunun sebebini Vahidettin adına yine N. intihar gibi bir şey olur. İstanbul'a bir daha çıkmamak üzere yerleşirlerdi.Kısakürek açıklıyor.F. ben burayı beklemeye mecburum' demişti. topyekûn üzerimize saldırırlar ve topyekûn tasfiyemize giderler. Onun için sen git.177 toparlanırlar.

K. Hilafet.274)186 M.kurtuluş savaşının başına geçmeye uygun ve yatkın değildi.Kemal'in önerisi ya da isteği üzerine gerçekleştiği izlenimini vermeye çalışıyor. 2. Mısıroğlu.37) Aynı bilgiyi Hariciye Nazırı Nabi Bey de.185 Padişahın has adamı Damat Ferit.8) Dahiliye Nazırı M.C.460) Başkâtip Ali Fuat Türkgeldi ise. Tevfik Paşayı istifa ettirecek. s. velinimetlerine (liderlerine) karşı bir vefa gösterisinde bulunmak istiyorlar. TKS Kronolojisi I. sadeleştirerek ve gereksiz ayrıntılardan ayıklayarak aktarıyorum: "21 Aralık 1918 Cumartesi sabahı. Meclisin de bi an _8 .Ali Bey de bir gün önce. Anayasanın 7. s. kabineyi onlar düşürmeden önce. neye dayanarak bu iddiada bulunuyor? Hayal gücüne!184 (2) Meclis. yerine de -herhalde Tevfik Paşadan daha vatansever (!) olduğu için. bir yandan da M.'182 6/8. (Jeschke. Padişah tarafından istifaya zorlandı. Rauf Orbay'a vermiştir. 21 Aralık 1918'de dağıtılmıştır ama M. çeşitli ayrıntıları da varmış: 6/8. (Yakın Tarihimiz. Son Sadrazamlar. M.Meclisin kapatılması.1720) Vahidettin de Lütfi Simavi'ye. Ayan Meclisi'nde. (İ. huzura çağrıldım. Meclisin feshedileceğini A. Vahideddin'in. (L. bir yandan bu kararların. Padişah da 'İttihatçılar. M. s.Kemal'in muh alefetine rağmen güven oyu almış olan Tevfik Paşa. Görüşmede başka kimse bulunmadığına ve M.Kemal ile herhangi bir ilgisi yoktur. daha 2 Aralıkta Meclisin dağıtılması gerektiğini ileri sürmüştür. Gerçekten görüşmenin ertesi günü Padişahın yazılı bir buyruğu ile Meclis dağıtıldı.Kemal ile Vahidettin'in görüşmesinden bir gün sonra.. Planın ayrıntıları Bazı yazarlara göre Vahidettin'in planı.Kemal'i Anadolu'ya göndermekten ibaret değilmiş. Tevfik Paşa 'kabineye güvensizlik oyu verileceğini öğrendiğini. M.Mı-sıroğlu.Kemal de anılarında böyle bir açıklama yapmadığına göre. bu sebeble kabinede.Şerif Paşa da olayı doğruluyor. s. ne plan! Vahidettin.İnal. (1) Mısıroğlu. Tevfik Paşanın istifaya zorlanması. en gerekli olduğu anda Meclisi dağıtacak. 4. s.C. maddesi uyarınca Meclisin dağıtılması için Padişahın iznini almaya karar verdiklerini' söyledi. Vahidettin'in kafasındaki planın parçaları olduğunu ileri sürüyor. s.Simavi.) Ne plan.Damat Ferit'i getirecek ve bunlar." (K.Kemal ile görüşmesinden sonra ortaya çıkan tavır ve harekâtı aydınlatmaya başlamıştı. Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi de planın ayrıntılarındanmış □ "Bu planın ne olduğu. hiçbir yoruma yer bırakmayacak kadar açık anlatıyor.. Onun istifasından sonra da Ferit Paşa Sadrazamlığa getirildi. Milli Mücadeleyi başlatma planının ilk adımları olarak yorumlanacak!183 İnsanın dili tutuluyor. 152.M. Osmanlı Sarayının Son Günleri.Mücadele Hatıraları. M. (M.Fuat Cebesoy'a söyler.1 . kararın nasıl verildiğini. "Tevfik paşa ile Meclisi feshe karar verdiklerini" açıklayacaktır. gerçekten.

Tevfik Paşanın yerine Damat Ferit'in gelmesi. hayat hakkınızı da kaybetmiş olursunuz diyorlar' dedi. Görüp İşittiklerim. Padişah.' 187 Yeni seçimlerin 4 ay sonra yapılmasının anayasa hükmü olduğunu hatırlatarak.182)190 Bu kanıtlar orta yerdeyken.168)189 Vahidettin.Kısakürek. Ecnebiler (işgalciler) bu Meclisi seçilmiş saymıyorlar." (A.F.F. Mısıroğlu'nun yazdığı gibi Vahidettin tarafından hemen istifaya zorlanmış değildir.2. Görüp İşittiklerim. 5 Temmuz 1919'da.F. bir planın hızla ve ardarda gerçekleştirilmiş parçaları gibi anlatıyordu. Ertesi günü huzura kabulümde. Tevfik Paşanın ayrılmasından sonra Padişah beni yanında alakoyarak neden bu kararı verdiğini anlattı: 'Sizden sır çıkmaz. Doğrular: (1) a.45) Cemal Paşa. bu hususun Meclisi feshetme kararında yer almasının uygun olacağını söyledim ama kabul görmedi. s. aman kanuna aykırı bir şey olmasın diye titriyor' demiş. CG Yol. bazı genç komutanları ve devlet adamlarını da. Dahası var: Tevfik Paşa 23 Şubat 1919'da ikinci defa istifa edecek ve Vahidettin de bir daha ve yine Tevfik Paşayı sadrazamlığa getirecektir. s. ancak 4 Mart'ta gerçekleşecektir. Tevfik Paşa 13 Ocak 1919'da istifa eder ama Vahidettin sadrazamlığı yine Tevfik Paşaya verir.) Oysa Mısıroğlu bütün bunları. doğrusu büyük cesaret! (3) Tevfik Paşa kabinesi de. böylece dayılık bizde kalır' dedi. 'Siz hayat hakkınızı korumak için faaliyet gö stermelisiniz. 'Ecnebilerin zihniyeti bizimkine uymuyor. s. kimseye bilgi vermeden İstanbul'a gidecek ve Kurtuluş Savaşına katılma- de dağıtılması daha doğru olur. aynı plan gereğince Anadolu'ya göndermiş Bu masalı benimseyen bazı Vahidettinciler: N.Türkgeldi.36 vb. s. s.Konya'da bulunan Yıldırım Kıtaatı Müfettişliğine 2 Şubat 1919 tarihinde Cemal (Mersinli) Paşa atanmıştır. Vahidettin. A.Di-lipak. 179. Meclisin dağıtılmasının gerekliliğini tekrarladıktan sonra. hiç kısmet olmayacak galiba. İng. 'Başkâtip Bey pek korkak.172. 10 günlük izinle İstanbul'a gider ve bir daha geri dönmez.191 Onun yerine bakan Albay Selahattin Bey de bir süre sonra.Türkgeldi.184 ve 195 vd. Padişah benden sonra Lütfi Simavi Beye.Belgeleri. Eğer gereken faaliyeti göstermezseniz. daha işin başındayken. Gerçek ile Mısıroğlu'nu birarada görmek.6/8. 27 Ocak 1919 günü de şöyle dert yanar [sadeleştirilmiştir]: "Ecn ebiler pek amansız! Bize baskı yaparak Meclisi dağıttırdılar. bir kere kafalarına koydukları bir şeyi çıkarmıyorlar ve 'o katiller heyetinin188 seçtiği Meclisi nasıl tutuyorsunuz? Siz neye dayanıyorsunuz?' diyorlar' dedi. s. bi an _8 . (Jeschke. bunun tersini yazmaya kalkışmak." (Görüp İşittiklerim. (A.

Anadolu'da bulunan bütün paşalar bunlar. Cilt. doğuda bulunun 15. Ege'de KurtuluşSavaşı Başlarken.194 (İstiklal Harbimiz.179-183) 1919'da. bu zorunluk dolayısıyla Anadolu'ya geçer. bir Yunan teğmeninden tokat yer ve bu içi geçmiş paşa.C. Hatıraları.54) 14.Kısım.194 vd. K. Yunan ordusu yayılırken. Mondros'tan Mudanya'ya. Nitekim bu şaşkın paşa. daha da ileri gidiyor ve şöyle yazıyor: "Sultan Vahidüddin.Karabekir. Vahidettin'in verdiği herhangi bir görevden de hiç söz etmiyor. 271) Başlangıçta tutumu budur. Ege'de mukavemet (direniş) teşkilatları kurmakla vazifelendirilen Bahriye Nazırı Rauf Bey (Orbay).Kolordu karargâhı.Kolordu Komutanıdır. Çünkü Ali Nadir Paşanın hiçbir işe yaramayacağı. geçmişteki başarısızlıklarından ve yaşından bellidir. İzmir'deki 17. İstiklal Harbimiz. (S. İstiklal Harbimiz.193 Vahidettin'in ünlü planında (!) İzmir'i korumak yer almıyordu herhalde. Çerkes Ethem Beyle de temas kurmuş ve onu vazifeye davet etmişti. (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı." (2.197 □ Bu konuda GRYT Ansiklopedisi. bazılarını da Ege'ye göndermişti (!).Kolordu karargâhının Yunanlılara teslim olrnası üzerine. oradan Doğu Anadolu'ya gönderirken. 6 Haziran 1919'da Balıkesir'e alınır.117)192 b. K. (M. İzmir'deki 17. ucunda beyaz mendil sallanan bir sopa ile esir kafilesinin başında yürümekten utanmaz.156) d. M. 1919 Nisan ayında görevden alınacak. Anılarında.113) de bi an _8 .Kolordu Komutanı Nurettin Paşa. ..9-18) 195 e.Karabekir. 1. s.229. (N.Mücadele Hatıraları. Kolordu Komutanlığına atanır. zaten 20. yerine Selanik'i hiç savunmadan Yunan ordusuna teslim eden emekli paşalardan Ali Nadir Paşa yollanacaktır. s. mukavemet edilip edilmeyeceğini" sorar. Anadolu'daki Milli Mücadele harekâtını başlatmıştır. Milli Mücadele'ye kazanılacaktır. s.Cebesoy. atanma biçimleri ve tutumları da böyle.. Ali-Fuat Cebesoy Paşa.196 Yalnız Ali Nadir Paşa gibi bir zavallının. (TİH2. İzmir'deki 17. s.Kolordu Komutanlığına atanabilmek için türlü girişimlerde bulunduğunu. K. Tekirdağ'da bulunan 14. s. 'genç paşaların Anadolu'ya gönderildiği' masalının iç yüzü de bu..46) c. s.F.C.. s.M. Vahdettincilerin ikide bir ileri sürdükleri. Bazı subayları ilk önce Doğu Karadeniz'e. Ama bir süre sonra.Kolordu Komutanlığına atanmış olması bile Vahidettincilerin iddiasını tek başına iflas ettirmeye yeter! İstanbul. "Yunanlıların ilerlemeye devam etmeleri halinde. gerçekten birtakım paşalar ve emekli subaylar yollamaya yeltenecektir ama Milli Mücadeleyi söndürsünler diye.1.250 vd. İzmir'in de hiç direnmeden Yunanlılara teslim edilmesini emreder. Harbiye Nezaretine.Karabekir Paşa. 28 Aralık 1918'de. Anadolu'daki bazı birliklerin başına.Kolordu Komutanı Yusuf İzzet (Met) Paşa. s. güvendiği devlet adamları ile subaylara vazifeler vererek. tedavi için izinli olarak İstanbul'a gelmiş ve izni bitince de (Şubat 1919 sonunda) görevine dönmüştür. s.yacaktır! (A.Tansel. s.Taçalan. zorlukla sonuç aldığını ve ancak 12 Nisan'da İstanbul'dan ayrılabildiğini uzun uzun ve yakınarak anlatıyor. Tekirdağ'da bulunan 14.

Milli Hareketin gelişmesi yönünde fikir üretiliyordu. s.Kemal tarafından aranarak. ayrıntılı olarak açıklamaktadır. Her biri Milli Mücadele'ye bir Yunan alayı kadar zarar vermiştir. Artin Cemal (Konya'ya Vali).. pul kadar bir belgecik bile yok! Varsa..4. Anadolu'ya M.401-404.Dilipak açıklıyor. 1923'te yayımladığı beyannamesinde. s. halk hareketini teşvik ederek." (CG Yol. paşalar ve bazı Meclis üyeleri. İstanbul. 3.16-18)199 Vahidettin ise.190) Bu da böyle.C. Gümülcineli İsmail ile Nemrut Mustafa (Bursa'ya Vali). ilk kez A..200 . Dilipak'ın Türk tarihine armağanı: "Bir yandan Vahdeddin.C. sürekli olarak M. halk hareketini teşvik etmek için birçok yere mektup yazdığını. Ali Galip (önce Elazığ'a. Böyle fütursuzca yazdığına göre elinde belgeler olmalı. sonra Sivas'a Vali). tanık. Şu mektupların hepsini değil. Çünkü birlikte fikir ürettiklerini belgeleyen bir tek kanıt.. Birkaçının adını vereyim: Kambur İzzet (İzmir'e Vali). 2.6/8. Hilafet. Anzavur Ahmet (Balıkesir'e Mutasarrıf). Abdurrahman Bey (Adana'ya Vali). açıklamasını rica ederim. s.Kemal ve Vahidettin arasındaki işbirliği ve fikir üretimi.198 (Yakın Tarihimiz. s. (s. (Dünya prömiyeri!) Çünkü şimdiye kadar kimse böyle bir iddiada bulunmamıştı. Anadolu'ya gerçekten bazı devlet adamları (!) yollamıştır ama görevleri "milli mücadele harekâtını başlatmak" değil. telgraf. hiç olmazsa birinin içeriğini ve kime yazıldığını açıklasa da uydurmadığına inansak. bir önceki atış rekorunu kırıyor! M. anı. kayıt. 15) Pes! Rauf Bey anılarında.59)201 A. Rauf Beyden şöyle söz ediyor: "Muhalefete ön ayak olmak küstahlığını gösteren Rauf Bey. Dördüncü Bölümde göreceğiz. İbrahim Bey (İzmit'e Mutasa rrıf). Çerkez Ethem adlı masal kitabında da ileri sürüyor.. mektup. M.Dilipak diyor ki: "Vahdettin birçok yere yazdığı mektuplarda." (K.Dilipak her iddiasında. Vahidettin'le bağlantı kurarak fikir üretiyormuş □ Şu inci de A. herhalde telepati yoluyla oluyor. de □ A." (CG Yol.Mısıroğlu. bir yandan hükümetin belli başlı üyeleri.. Osman Kadri (Bolu'ya Mutasarrıf). s.Kemal'le birlikte verdikleri karar sonucu geçtiğini. Vahidettin birçok yere mektuplar yazmış _8 Aynı iddiayı. ansiklopedi yazarlarından Burhan Bozgeyik. kösteklemektir. bi an 6/8. v atanın kurtarılması yolunda gayrete çağırıyordu.Kemal Anadolu'dayken.3. Vahidettin ve hükümetleri hakkındaki olumsuz düşüncelerini. Rauf Bey-Ethem ilişkisinin doğrusunu da.36) Vahidettin'in.

)207 (1) Mevlanzade Rıfat'a göre. Halep'te oturan Kadıköy Belediyesi .6/9.55 vd. 150'liklerden Mevlanzade Rıfat'ın 1929 yılında Halep'de basılan 'Türk İnkılabının İç Yüzü' adlı kitabında ortaya atılmış ve hattı-ı hümayunun sureti.Mücahitler. zor ve tehlikeli alana sürüklediğinden. bir ihtiyat olmak üzere (?). s. Genel Savaş'ın Müttefikler hesabına kaybedilmesi üzerine meydana gelen siyasi durum.Mısıroğlu: "Bu fermanın (Padişah buyruğunun) yayımladığımız sureti.238. s. Bunun el yazısıyla kopyasını çıkarmasının sebebi şudur: M. bu belgenin suretlerini nasıl elde ettiklerini. Çıkarabildinizse. kendisini Anadolu'ya götürecek geminin kumandanına emir verebilmek için Avni Paşadan gemi kapt anına hitaben yazılı bir emir istemiştir. ne mutlu size. o da M." (s. M. suret Avni Paşa tarafından eski Şeyhülislam ve150'liklerden M.Kemal'e. nihayet bizim elimize kadar gelmiştir." • . hatt-ı hümayunu ilk yayımlayan Sabahattin Selek'i. 239) □ K. muhterem arkadaşım Azmi Beye (Radi Azmi Yeğen).202 Daha sonra da K. Padişah buyruğunun sureti. bu hattı-ı hümayunun bir sureti ile bazı belgeleri. ölümünden birkaç ay önce. suretin fotokopisi. Bozuk cümleden kesin bir anlam çıkmıyor. San Remo'da verilmiş ya da oradan yollanmış.Mevlanzade Rıfat ve K.Mısıroğlu'na ulaşmış.Sabri Efendiye verdiği bu ferman sureti. Bahriye Nazırı ve bir zaman da yaver-i ekrem olan204 Avni Paşanın el yazısıyladır. (2) K.Kemal Paşa. M.56'da. Rıfat'a vermiş. yayımlanmak üzere gönderilmiş olduğunu bildiğimden istedim ve yukarı aynen aktararak.Sabri Efendiye verilmiş.. şöyle açıklıyorlar: □ Mevlanzade Rıfat: "Merhum Sultan Vahideddin Han.Kemal'e gizlice verildiği iddia edilen şu hatt-ı hümayunun (Padişah buyruğunun) sadeleştirilmiş metnini görelim: "Padişahlığım yaverlerinden Tuğgeneral M.eski müdürü. Önce M. İki farklı açıklama. San Remo şehrinde. Şeyhülislam M. "bu belgenin de bi an _8 .Mısıroğlu yayımlamıştır.206 Sonradan gurbette. Mısıroğlu. Sabahattin Selek tarafından Türk kamuoyuna duyurulmuştur.Kemal'e bir hatt-ı hümayun vermiş Bu konu ilk kez. o yoldan da K. hükümetimin kararı gereğince atandığınız bölgede. Razi Azmi Ye-ğen'e. asayişi sağlamak ve arzularıma aykırı hallerin başgöstermesini tümüyle engellemek için çaba harcayarak.205 Avni Paşa da bu emri yazıp vermekle beraber.Mısıroğlu. Vahidettin. selamla203 rımla birlikte askerlere. tarihe bir hizmet hediye etmiş oldum." (S. memurlara ve halka bildirilmesini buyururum. büyük atalarımın ülkesiyle halifelik ve saltanatı.Kemal Paşanın elindeki fermanın bir suretini alıp saklamıştır. milletimin dokunulmazlığının güçlenmesi ve ülkemin saldırgan ellerden kurtulması için hep birlikte hareket edilmesini.Mısıroğlu'na göre ise.

olmayan bir belgeyi M. herkesten sakladığı gayet gizli buyruğu. Vahidettincilerin hiçbir iddiasını karşılamıyor. gayet gizli bir Padişah buyruğunu görmek istemeye cesaret edebilir mi? Vapur kaptanına emir yazmak için böyle bir belgeyi görmesine gerek mi vardı? M.Azmi Yeğen de. S. bu gayet gizli ve bir gün önce verilmiş buyruğun varlığını nasıl. (Anadolu İhtilali. sonra Bab-ı Âli'ye uğrar. Osmanlı devletinin Ordu Müfettişi Anadolu'ya geçemeyecek miydi? c. M. Buyruğun tarihi. Çünkü Mevlanzade. o akşam ya da 15 Mayıs Perşembe sabahı.208 Bence haksızlık ediyor. Padişahın onayladığı atama kararı ve Avni Paşa‘nın da üyesi bulunduğu kabinenin verdiği olağanüstü yetkilerle Ordu Müfettişi olarak yola çıkmıyor mu? Bir Bahriye Nazırına.Mısıroğlu. Bu duruma göre. DahiliyeNazırı M. güven verici bir açıklama yapmamış. eğer gerçekten verildiyse. Bahriye Nazırı Avni Paşa. önce Genelkurmaya gelip Cevat ve Fevzi Paşalara veda eder. Söz gelimi "Atandığınız bölgede" deniyor.55) b. R.Kemal göstermese.Kemal.Mücahitler. oradan ayrılıp Yıldız Sarayı'na gelir ve Vahidettin'le görüşür. buyruk suretinin kendisine verildiğinden ya da yollandığından hiç söz etmiyor. Öyleyse.Kemal.210 M.211 en dar zamanda dahi yararlanmamıştır. 15 Mayıs 1919 Perşembe günü M.212) Mısıroğlu'nun yaptığı açıklama ise. Öğrenmiş olsa bile.doğru olup olmadığı konusunda tereddüt belirten devrimbaz kalemşor" diye azarlıyor.Kemal'e ulaştırılmış olduğunu. Üstelik M. s. bu son görüşme sırasında verilmiş olmalı.s. gemi hareket etmeyecek. (K. (3) Çünkü: a. 14 Mayıs 1919 Çarşamba. bu Padişah buyruğundan. Avni Paşa‘dan Bandırma kaptanına hitaben bir yazı alır.Kemal-Avni Paşa görüşmesi sırasında bu gayet gizli buyruk.Ali Bey ve Bahriye Nazırı Avni Paşa ile konuşur. emrindeki küçük bir geminin kaptanına emir vermek için bunlar yetmiyormu ki ayrıca Padişah buyruğunu da görmek istiyor? Böyle özel bir buyruk olmasa ve bu buyruğu Avni Paşa görmese ya da M.Kemal'den alıp suretini çıkarmış olamaz! (4) Mısıroğlu'nu üzmemek için 14 Mayıs 1919 tarihli gizli buyruğun.212 M. sahte bir belgenin pazarlamacısı olmaktan kurtulamazlar! (6) Buyruğun ifadesi de bulanık. akla ilk gelen bu basit sorulara makul açıklamalar getirmedikleri sürece.Kemal. onun da bu gayet gizli buyruğu alelade bir mektup gibi cebinde gezdirdiğini varsayalım ve olayı bir de bu duruma göre değerlendirelim: a.209 c.Kemal. herhangi bir biçimde M. S. yeterli değil. Avni Paşa.Kemal'e verilmiş değildir. Vahidettin'in tasarladığı de bi an _8 .211. Söz konusu gayet gizli buyruk. kimden ve ne zaman öğrenmiş de M. neden ve hemen Avni Paşaya göstersin? Gösterir mi? Ayak üstü suretini çıkarmasına niçin izin versin? Verir mi? (5) Vahidettinciler.Kemal'e. henüz M.Selek'e. en yakın arkadaşlarına bile söz etmemiş.Kemal'den isti-yor? b.

G. F. s. kanıtı olmayan bir iddia. Bu takdirde..000 altının mühim kısmı için'.22 ve 333 vd. bütün kumandan ve valilere. Diyelim ki at yetiştirdiği doğru. anılarında yazmazlar mıydı? Tek kelime bile etmiyorlar! Refet Paşa da böyle bir belgeden haberdar olmadığını.Kemal'e verilmiş olan ferman -ı hümayun. Hükümetçe verildiği ileri sürülen paralardan sadece biri belgeli..170) Açığa vurulmayacak idiyse.ve karanlık yazılmış [tır].Vakkasoğlu.Dilipak.Mısıroğlu ise tam tersini yazıyor: "M. Son Bozgun.Yol.139. bu yeni hareketin.C. s. Sabahattin Selek'e açıklamış. A. bi an Milli Mücadele.215 Önce şunu belirteyim: Vahidettin'in." (Vahidüddin. memur ve halka tebliği" emrediliyor? Açıklanamayacak bir buyruk. s. 'eskiden beri değerli yarış atları beslediğini' belirten hiçbir kaynağa rastlamadım. 5 Mayıs 1991.Kısakürek.168. geniş bir eğitici ve bakıcı kadrosu gerekir. Sivas Valisi Reşit Paşa buyruğu görmüş olsalar.6/10. Çengelköy'deki köşkünün bahçesinde.Hakkı Okday. n e de böyle bir tesisten söz eden birini duyduk.C.l.214 Bu paranın önemli kısmı.C. 1. eskiden beri beslediği değerli yarış atlarını satmak suretiyle elde edilmiştir. Damadı ve süvari binbaşısı İ.1. ne böyle bir tesise imkân var.217 (1) O kadar çok yarış atının beslenip yetiştirilmesi için ciddi ve büyük bir tesis.213 _8 . Padişah ve hükümet tarafından gizlice onaylandığı izlenimini vermiştir. '40.Altay. belki açığa vurulur da.Ferman. V. hiçbir kanıta dayanmıyor. s.Karabekir." (Türk Ülküsü. 1. Nokta dergisi de ciddiye almış: Resmi Tarihin Aldatıcı Masalları başlıklı yazı. s.Kemal'in görev alanıyla mı sınırlı? a. s.Kısakürek. C...33.212) (7) Bu sahteliği üzerinden akan belgeyi ciddi bir kanıt olarak kabul eden y azarlar: N. s. atlarından da hiç söz açmıyor. M. 13. ne işe yarar? b. M. K. Mesela K.145. GRYT Ans. s.Ceylan. neden buyruğun "asker." (Lozan.F.171.) de Vahidettin'in verdiği ileri sürülen parayla ilgili iddia. H. ötekiler ya söylenti ya uydurma. s..H. Vahidettin'in Çengelköy'deki köşkünü uzun uzun anlatıyor ama Vahidettin'in at merakından da. (s. Hepsini görelim.F. N. tanığı.186) Laf ola beri gele! Padişah buyruğundan söz eden bir tek komutan ve vali bile yok. ne böyle bir tesisin kalıntısına rastlandı. milli bir mücadeleyi kapsamayan bu ifade yetersizliğinekılıf uydurmak için diyor ki: ".Kemal Paşaya teşkilat yapması için 40.000 altın vermiştir.86) Belgesi.216 birçok değerli yarış atı beslediğinin dikkatten kaçtığı ve bu olayı kimsenin bilmediği düşünülemez. s. Ali Fuat Paşa.-(Anadolu İhtilali.C.Kemal'e bol para da verilmiş □ İlk iddia Nihal Atsız'dan: "[Vahidettin] M. on beş kadar yarış atı satmış olması gerekir. Büyük Oyun. Güvercin merakından bile söz edilirken. Padişahın gayreti düşman devletlerin gözüne batar kaygısıyla biraz müphem.

. (5) Şimdiden '40.Vahidettinciler.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin. Erzincan'a.000 altına yani 4. Çünkü bu sorunun çözümü. mütareke döneminin çetin koşulları içinde. başlı başına bir bilmece. kimsenin doğrulatmadığı "iyi bir binici olduğu" iddiasının.000 = 304. açıkça bu kadar p ara vermiş olamayacağına göre. Vahidettinciler tarafından gözü kapalı kabul ediliyor: □ K. 40.000 altın: 7. oradan Mıntıka Palas oteline.Mesela Refet Paşa. rıhtımdan motora. oradan Havza'ya. Çok iyi bir binici olan Sultan Vahideddin. Her sandık. neden hiçbiri bugüne kadar bu altınlar konusuna değinmedi? Neden gerektikçe altınları harcamayıp da ona buna muhtaç oldular? Kırk bin altının Samsun'dan Ankara'ya kadar nasıl taşındığı da.Reşat Paşayı Zeki'nin öldürdüğünü açıklamaktan çekinmeyen bu yakın adamlardan biri olsun. Altı sandık dolusu altın. neden besliyordu o kadar çok atı? Birkaç soylu ve değerli ata sahip olmak. X 40. 50 kilo olsa. Vahidettin'in konyak içtiğini ya da Dr. gayet kıymetli yarış atları de bi an _8 . at satma olayına hazırlık olmak üzere uydurulmuş bir hikâye olduğu anlaşılıyor. M. biri bile "bunlar nedir?" diye sormaz mı? .219 (6) Verilen buyruğun açıklanmasından bile çekinen saray. Amasya'ya. kim satın alır.218 (4) Vahidettin'in. M. anlaşılır bir meraktır. Ama sağlığı sebebiyte uzun yıllardır ata binemediği halde ve at ticareti yapmak da bir Osmanlı Veliahtına ve Padişahına yakışmayacağına göre.Kemal‘e verilen para miktarını. gazete haberi olmazmıydı? Böyle bir haber yok.220 Nasıl taşıdılar beş ton altını? Vahidettin'in M. masal bu ya.000 altın nasıl taşınabilir' sorununa da değinmekte yarar var.6 gr.000 altın verdiği hakkındaki iddia.906 kiloya kadar yükseltiyorlar! Oysa M. kırk bin altın. Şişli'den Galata rıhtımına.Kemal ile yaveri Cevat Abbas acaba Yıldız Sarayı'ndan Şişli'ye kadar nasıl ve gizlice taşıdılar? Taşıyabilirler mi? Yoksa bu altınları. K. yani 304 kilo eder.Kemal'e 40. Şişli'deki eve gizlice Vahidettin'in güvenilir adamları mı getirdi? Eğer böyleyse. motordan Bandırma gemisine. altın sayısı arttıkça güçleşecek. Rauf Bey bu esrarlı sandıklardan neden hiç söz etmiyorlar? M. Bu bir şey değil. üç döküntü otomobil var.Karabekir Paşa. neden satın alır ve o atları ne yapar? Şimdiye kadar atları satın alanlardan biri bile.Kemal ve arkadaşlarının ellerinde ancak.000 gram.Kemal sandıklarda altın olduğunu arkadaşlarına söylediyse.Olsa ilgisini çekmez ve yazmaz mıydı? (2) Vahidettin'in atlarından biri bile yarışlara katılsa. Yanlarında da özel eşyaları. Kayseri'ye. aşağıda okuyacağız. gemiden Samsun rıhtımına. Sivas'a. altı sandık eder. o kadar çok yarış atı beslemesinin sebebi ne? (3) O kadar atı. Bu araçlara 3-4 kişi binerek yolculuk yapıyorlar. neden bugüne kadar böyle bir açıklama yapmadı? (7) Altınlar herhalde sandıklara yerleştirilmiştir. tüfekler ve dosyalar var. 866. Erzurum'a. bu sayı ve ağırlıktaki altını. 'ben satın aldım. Kırşehir'e. şu kadar altın ödedim' diye bir açıklama yapmış d eğil. Ankara'ya nasıl taşınır? Kimler taşır? Hiç kimsenin ilgi ve merakını çekmez. Yarışlara sokmayacaksa. bu iş için lüzumlu parayı da şahsi atlarını satarak temin etmiştir.

66.000 lirasından lüzumu kadarı hükümet tarafından bu maksada tahsis kılınabilir. 1.49..C. S. Yani M. GRYT Ans. Şehzade Mahmut Şevket Efendi yapıyor: □ "[Vahideddin.Atsız'a dayanarak. Benim bildiğime göre paşaya.) (1) M. s. sanki kanıtlanmış gibi bu iddiaya sarılarak diyor ki: □ "Dört yüz bin altın ne demektir.237) Vahidettinçiler bu sayıyı gittikçe artırıyorlar.Kemal Paşaya] devlet veznesinden ve örtülü ödenekten 100.Şevket Efendi. 177) Nutuk'ta yer alan bilgi işte bu.000 liralık bir makbuzun fotokopisini gösteriyor. maddesi şöyle: "Aydın Kuva-yı Milliyesinin takviyesi ve iaşelerinin teshil vetemini.50 vd.Mısıroğlu.. Son Bozgun. Bu konudaki genel iddialardan ilkini görelim: □ "[M. s..beslerdi.49. (Ama Nutuk'ta verilen bilgi böyle değil. Protokolde. Kalan 399..)221 Sırada." (N. Bu suretle elde edilen 40. M. gerekse kurulan çeşitli hükümetler vasıtasıyla -ki bilhassa Ali Rıza Paşa hükümeti zamanında.000 altını M." (Mevlanzade Rıfat. bu kadar da değil ama açıklamıyor!) Bu kadar parayla neler olmaz!" (S. s." (Murat Sertoğlu'nun röportajı. Ali Rıza Paşa hükümetinin. 4. Üstelik .Mücahitler. sayfasını gösteriyor. düşününüz.000 altına baliğ olmuştur (varmıştır).000 lira gönderdiğini iddia ediyor ama kanıt olarak da. belge aramaya ne gerek var? Maksat Vahidettin'in namı kurtulsun! (2) Mısıroğlu'nun sözünü ettiği 'bir başka dört yüz bin lira' olayının aslı da şu: a.Kemal'e] en geniş yetkileri ve lüzumlu parayı da vermiştir. bunun düzenlenmesi işinin de İstanbul Harbiye Nezaretince yapılması karara bağlanıyor." (Nutuk. 1. artık ona da.Kemal'e hükümetçe verildiği ileri sürülen paralar var. Bu husus Harbiye Nezaretince tanzim olunur. Protokolün 8. Bu Vatanı Terk Edenler. s. M. Vahidettin'in 400.Şevket Efendinin gül hatırı için inanacağız. Açık artırmanın öncülüğünü. Türkiye İnkılabının İçyüzü.Kemal Paşaya verdi.) Aydın cephesinin ihtiyacı için kullanılmak üzere Donanma Cemiyetinin elinde bulunan paralardan dört yüz bin lira talep etmiş. 1.000 lira istemiyor. s. 6 Temmuz 1967. Onu da M. Tamamı da söz konusu edilmemiş.devamlı surette para göndermiştir. M. hükümetin bir kaçamak yapmaması içinkaynak gösterilmiş ve bu amaçla Donanma Cemiyetinin parasının kullanılabileceğine de işaret edilmiş.Kemal Paşa bizzat itiraf ediyor.000 lira ne olacak peki? Eh.000 lira tutarında para verilmişti. b. V.C. doğr udan doğruya Aydın Kuva-yı Milliyesine yardım etmesini istiyor. gerek bizzat kendisi.180 vb.Vakkasoğlu. Donanma Cemiyetinin 400. 400. s. Damat Ferit hükümeti yerine gelen Ali Rıza Paşa hükümetinin temsilcisi Salih Paşa ile Heyet-i Temsiliye arasında Amasya'da görüşmeler ya-pilır (Ekim 1919) ve bazı protokoller düzenlenir.143. az sonra sözü edilecek olan 1.bir başka dört yüz bin lira meselesi daha var.Kemal."Gerektiği kadarı bu de bi an _8 . s. Bu paranın tutarı da 400.C. Öyle ince eleyip sık dokumaya.Mücahitler. (Dayanak olarak da 1927 baskısı Nutuk'un 209. İstanbul hükümeti de bu isteği yerine getirmiştir. Tercüman gazetesi) K.

Selek'in kitabından almış.Ali'nin gazetesindeki klişeyi görmüş. b u paraya ait makbuzun fotokopisini neşretmiştir. aktarıyor.403 vd. s.25. Ama hayrettir ki Mısıroğlu. söz konusu gazetede yayımlandığını yazmakla birlikte." (S.224 Ama K. 'hangi Vekalette para varsa toplayıp kendisine vermişlerdir.□ "Anlaşıldığına göre hangi vekalette ne kadar para varsa.Selek.223 2.000 liralık makbuzun fotokopisi de. makbuz hakkında herhangi bir bilg ide vermemektedir. gördüğünü yazmış ya da 25.000 liralık makbuzun klişesini yayımlamıyor.000 liralık bir makbuzdan söz ediyor. s. Bunlardan birini daha zikredelim: M.Selek görmemiş ama makbuzun fotokopisi yayımlanmış olabilir .000 liralık makbuzun klişesini Türkiye'de yayımlamış olan hiç kimse yok. Basın İlan Kurumu'nun Bayramoğlu'ndaki Tatil Köyü'nde.Mısıroğlu fütursuzca devam ediyor: .000 lira.Kemal Paşa Anadolu'ya giderken kendisine makbuz karşılığı olarak Dahiliye Nezareti örtülü ödeneğinden yirmi beş bin lira vermiş bulunan o zamanın Dahiliye Nazırı M. Fransada 'Zincire Vuru lmuş Cumhuriyet' isimli bir gazete çıkardı. Çünkü gazeteyi görmüş değil.51) (1) Mısıroğlu. M.Ali'nin gazetesinde yayımlandığını..M. (Anadolu İhtilali.459) c. O paranın tamamı verilmiş olsaydı bile. toplayıp kendisine vermişlerdir. Mısıroğlu. Hani öteki makbuzlar? Derin ve zengin bir sessizlik.Selek de görmemiş. yollukları verilen %50 zam. bu hususu kendisine sormuş ve şu cevabı almıştım: "Makbuzun M. (3) S. bu derneği kapatıp malvarlığına el koyacaktır. Ama bildiğim kadarıyla. MAli'nin gazetesinde yayımlanmış. ettiyse ne kadar ettiği bilinmemektedir.225 Zira sağdan soldan başka makbuzlar da ortaya çıkmaktadır. gazetenin tarihini de. Aydın cephesinin acaba kaç gününü karşılardı.000 frank verilmiştir! (T. bu kuru bilgiyi S. Bu gazetede. (Lütfi Simavi Bey.Yazdığına göre.Ali Bey.Başlarken. M.Ödenen belgeli para bu kadar. birçok belge arasında. Toulon'a götürecek olan Gülcemal vapuru bile 70. (2) S. hükümetin Aydın Kuva-yı Milliyesine yardım edip etmediği. onu hesap etmiyor. de bi an _8 işe ayrılabilir" denmiş. Mısıroğlu'nun. bin liralık makbuzdan daha önemli olan bu 25.sağdan soldan başka makbuzlar da ortaya çıkıyor' diyor ama sadece 25. 2. Çünkü kısa bir süre sonra Damat Ferit. Damat Ferit'i.. 133) 1984 ya da 1985'te.Gökbilgin. M.C.) Dedikoduları ve hayalleri bir yana bırakıp gerçeklere dönelim.Kemal'e Dahiliye Nezareti ödeneğinden verilen 1. M. Belgeli ve yasal ödemeler şunlardır: 1. Radi Bey (Radi AzmiYeğen) söylemişti. "İstanbul hükümeti bu isteği yerine getirmiştir" dediğine de bakmayın. çok büyük bir paraymış gibi "Bu parayla neler olmaz!" diye çığlık atıyor.Mücahitler. s. s.000 altın harcanarak süslenmiştir. böyle bir makbuzun klişesinin.222 Sevres Andlaşmasını alıp geri dönmek için Paris'e giden kurul üyelerine ise toplam 280."226 Yani gazeteyi ve makbuzun klişesini S.Kemal'in ve karargâh mensuplarının 3 aylık aylıkları.

sayfasından alıntı yapıyor ama alıntının sonunda. Bu nasıl iş? Çünkü yıllardır kims enin çözemediği bir düğümü çözmüş.'de Erzurum.Kemal Paşaya verilen paralar milyonlarla ifade edilmektedir.Mısıroğlu: "Kendisine külliyetli paralar verildi. M. s. dipnot). Söz konusu kitap.M.Kemal'e ve karargâhına verilen kanıtlanabilir para.000 lira verildiği de. sayfasını gösteriyor (17. bu paranın 4 ay içinde bittiği ve hiç paralarının kalmadığı." (Lozan.C.Kemal.. bu görüşmeyi.143)229 Farkında mısınız.164.B. parasızlıkla ilgili birçok olay anlatmaktadır. dedikodu yapmaya ve masal anlatmaya bayılıyorlar: □ K. s. Anadolu'da halk ayaklanmasını örgütlemek için büyük miktarda para ile Samsun'a gönderiliyordu. para ile ilgili iddiasına. s. bu yüzden de alıntıyı nerden yaptığını unutmuş.. M. Bu zaman bir kadife kutu içinde birtakım da hediyeler verdi. Ötesi dedikodu ve büyüklere masal.. H. Sarayı terk ettim. 157) □ A. s.185. Atatürk ile İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921) adlı kitaptır. Sonuç: M. Vahidettin ile M. o para Pontus çetelerine karşı kurulan Türk çetelerini desteklemeye ve yeni önlemler almaya bile yetmez. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığının 1982'de yayımladığı. başka adres veriyor." (Son Bozgun. s.25.Kemal'e 1. sonradan yapılan % 50 zam ve 1. Önemli olan gerçek olup olmadığı. M.] □ V.155.Kemal'e 25." [CG Yol.. 'Atatürk'ün Bana Anlattıkları' adlı kitabın 78.41.. "Enver Behnan Şapolyo olayı şöyle anlatıyor" diyor ve onun K.Müfit Kansu da. Bu mektuplar Başbakanlık Arşivi'nce yayımlanmıştır. (C. 105 belgeyi içeriyor. kaynak olarak. 300.. bu doğrultuda tek mektup yok! Dilipak yine desteksiz atmış. Geldik bu hesapsız kitapsız atışların doruk noktasına..Kemal'in ağzından şöyle bitirir: "Vahdettin ayağa kalktı. M.186.000 lira önemli değil. Y a- de bi an _8 . sadece aylıklar.138) M. para gittikçe ürüyor.000 altın para verilerek.Şapolyo.Dursunoğlu.Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi adlı kitabının 302. elimi sıkı sıkı sıktı: 'Muvaffak olunuz!' dedi.000 liradır..Hüseyin Ceylan! Yazar. 1. M. 1.228 Ama Vahidettinciler. Son atıcı. yolluklar.Vakkasoğlu: "M.000 lira verildiği kabul edilse bile. emekli Binbaşı Süleyman Beyin 900 lirası ile Müdafaa-yı Hukuk Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin buna eklediği 100 liraya muhtaç olmalarından anlaşılıyor. Hilafet.C.000 + 25. Cebine yüz binlerce altın konmuştur.227 Velhasıl M.Dilipak: ". Anadolu'daki kurtuluş hareketini örgütlemek için gönderilmişti. kusuruna bakmayın! Nedir bulduğu gerçek? Açıklayayım: Veda sahnesini anlatan E. belgelenmemiş bir iddiadır.Kemal'in 15 Mayıs 1919 günkü veda sahnesiyle başlıyor. bunun coşkusu içinde. Erzurum'dan ayrılırken.Kemal'in daha sonraki mektupları bunu doğrulamaktadır.

231 Bu arada Nihal Atsız'ın iddiasının nasıl değiştirilip. Üstelik bu altınlar Sultan Vahdettin'in tamamen şahsi servetidir. 1. K. ne koysan alıyor.Kemal'e 18 Mayıs 1919 akşamına kadar verilen müteaddit (birçok) yardımların toplamı." (E. bu tamamen Sultan Vahdeddin'in. Ocak 95 verileri için tam tamına 140 milyar Türk lirasıdır. bir cümleye dikkat çekmek ist erim: '.verim Cevat Abbas'la gecenin karanlığında. Sinop'tan ayrılmış. Naim Süleymanoğlu'ndan daha güçlü kuvvetli olduklarını. 40. öyle altı tane sandığa filan da gerek yokmuş. kırk bin Osmanlı altını ki bunlar bugün Reşat altın dediğimiz altınlardır. 1995 Ocak ayı verileriyle bir Reşat altını 3 . içinde 304 kilo altın bulunan kadife kutuyu M.232 Bu kadar büyük bir miktarın. düpedüz vızıltı kalır. normal bir harc-ı rah (yolluk) veya Dokuzuncu Ordu Müfettişliği için verilmiş bir tahsisat olmasına da imkân yoktur. bu 'tarifsiz ve tanımsız' jestin yanında. kaç sa ndığa sığar diye kafa patlatıp duruyordum.Sultan Vahiddedin bana saraydan ayrılırken bir kadife kutu içersinde birtakım da hediyeler verdi. kadife kutu içersindeki para ve altının muhtevasını öğrendiğimizde. kendisine ait yarış atlarını satarak bu birikimi elde etmiş ve bunu da kadife kutu içersinde M.Kemal'i Anadolu'ya ve Samsun'a göndermeye ikna ettikten sonra. Öyleyse son taksit.Kemal'e vermiş. kim taşıyabilir.Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi.Kemal gibi büyük adamların.Kemal'e Sultan Vahdeddin'in verdiği şahsi parasının toplamı. Ali Cengiz'in torbası. Tarih önünde vicdan sahibi herkesi çarpacak olan bir gerçekle karşılaşıyoruz.C. Büyük Oyun. şimdi bu kadife kutu içersinde neler olduğunu biraz açmaya çalışalım.29)230 □ Ceylan heyecanla diyor ki: "M. [Paranın verildiği garanti de şimdi sıra niteliğini açıklamaya geldi!] Olsa olsa. dört yüz bin altına yükselmiştir. Dişimizi sıkıp H. Sultan Vahdeddin'in.B. Meğer. yani açık denizde.000 altın." Şu tatlı masalı kesip de araya girmeyeyim diyorum ama mümkün olmuyor ki! 18 Mayıs 1919 akşamı. sabah Samsun'a varacak.Şapolyo. kendisine kadife kutu içersinde verdiği altının miktarı tamı tamına 40.] Kaldı ki M...!' Geliniz. bir cep saatinin kadife kutusuna sığabiliyormuş. vatanın kurtuluşu için ortaya koyduğu tarifsiz ve tanımsız (!) bir jestten başka bir şey değildir. s." Demek ki Vahidettin.H.5 milyon olduğu için M. Hay Allah razı olsun! Ben de boş yere. [Ne kadar doğru söylüyor! Vatan için ölmek filan. Çünkü Sultan Vahdettin gayet kıymetli. Bafra Burnu açıklarında.000 (kırk bin) altındır.Ceylan'ın akıcı bir Türkçeyle anlattıklarını dinlemeye devam edelim: □ "Bugünkü verilerle ele alacak olursak. M. Yıldız Tep elerini aşarak Şişli'ye geldik. s. derin düşünceler içinde.Kemal'e vermiştir.Kemal'in kendi ağzıyla açıkladığı bu olayda.. Sanki kadife bir kutu değil.000 altının tamamının Vahidettin'e mal edildiğine de dikkatinizi çekerim. Vahidettin ve M. Bandırma vapuru. 40. bu kadar altın nasıl taşınır. 304 kiloyu tüy gibi kaldırabileceklerini neden daha önce düşünemedim? Sonra. o da almış ve koltuğunun altına sıkıştırıp saraydan ayrılmış. açık de- de bi an _8 .302.

görüp incelemediği bir kitaba doğrudan gönderme yapmaz.000 liranın son taksitinin. malum açıklamasına gönderme yapıyor. kendisine bütün bu yaptıklarına rağmen 'vatan haini' damgası vurulmak ist enen Halife-Sultan Vahdeddin'dir. Bu kadar parayla neler olmaz ki! Bugünkü rakamlarla 840. Çünkü sahici bir araştırmacı. makam-ı hilafet ve tek kişi de. M. Öyleyse kitabı bulup okumuş. bir çare bulup yetiştirmişler ya.Kemal bizzat ikrar ve itiraf etmektedir. [1. M. 18 Mayıs akşamı." (Büyük Oyun.233 Öyleyse bu konuyu da analiz edip irdelemiştir elbette. şu 400.29-32) H.Ceylan da. bir vesika deposudur' diye yazıyo r- de bi an _8 . M.000 liralık makbuzu ileri sürüyor ve devam ediyor:] Ayrıca şu da anlaşılıyor ki M. Halife-Sultan Vahdeddin'in emriyle (!) bu istek de yerine getirilmiştir.H. cildinin 469.906 kiloya ulaştı!] Yine bizim için en önemli belgelerden biri de.Kemal'e İstanbul hükümeti. s. Hangi vasıta ile ulaştırılmış olabilir? Benim aklıma şunlar geliyor: Maşallah Helikopteri. Böylece verilen para da 866. Vahidettin'in makam denizaltısı.Şevket Efendinin 5 Temmuz 1967'de Tercüman gazetesinde yayımlanan. (Burada M. M.Sabri'ye mi. nerede ne bulduysa vermeye çalışmıştır.H. yani makam-ı hilafet. Padişah tarafından verilen altın liraların mi ktarı. 20.Kemal'e mi?) para ve altınlar. Anadolu'nun ihtiyacı görülmesi için İstanbul hükümeti tarafından M. meşhur 'Mevkuf-ul Akl ' isimli eserinde bilgi vermekte [dir].Ceylan.C.000 lira hakkında bilinenleri tekrar ediyor.Ceylan devam ediyor: "Üstelik Samsun'a hareket edene kadar verilen miktarlardan başka. Çünkü ortaya çıkan başka makbuzlar da vardır.F. Padişahın kendisine verdiği (Kime? M.Sabri Efendinin verdiği bilgilerdir. açık denizde. "Her olayı kendi nezaketi ve tarih disiplini içinde analiz etmeye ve irdelemeye çalıştığını" (!) açıklıyor.Kemal'e yardımlar da yapılmıştır. peyderpey (parça parça). bir dört yüz bin altın meselesi daha var. O.000 altın talep etmiş.000 altına ve 4. [Bu sefer de mahut 25. yaklaşık tam (Ne Türkçe!) 30 trilyon Türk lirasına tekabül etmektedir (30 trilyon TL. biz ona bakalım. geniş yetki ve selahiyetler hakkında.) Bu miktarı da M.000 altın234 toplam Ocak/95 altın hatlarına göre. veriliş tarzı ve gayesi nakledilmektedir. bu heyecanlı film sahnesine neden anılarında yer vermemişler.Kemal'e nasıl teslim edildiğini biz keşfetmeye çalışalım. İşte bu büyük maddi yardımın arkasındaki tek adres.Sabri'nin malum kitabının yine 1. sayfasına gö nderme yapıyor. bu bilgiyi nereden aldığını belirtir. N. 1. ya da Deniz Kızı Eftalya ile. Bu kadar para ve altın yardımının dışında.nizdeki gemiye nasıl yetiştirildi? H.. İslam dünyasının en büyük alimlerinden biri olan ve Vahdeddin döneminin Şeyhülislamlığını yapan M. Doğrusu ayıp etmişler.Kemal ve arkadaşları. anlamadım. Bu masala en çok Deniz Kızı Eftelya y akışıyor değil mi? Her neyse. Alternatif Tarih Balonu.Asırda yetişmiş. □ H.nin karşılığıdır) ki Türk siyasi ve kültür hay atımızda ilk kez gündeme getirdiğimiz (!) bu rakamlarla Anadolu'da nelerin yapılabileceği gayet iyi anlaşılacaktır. Damat Ferit'in Ah İngiltere adlı özel yatı. Artık muhteremi daha fazla yormayalım da. Aydın cephesinde savaşan askerlere yardım ulaştırmak için Donanma Cemiyeti'nin elinde bulunan paralardan 400.H. 'Bu kitapta.Kısakürek.

Mısıroğlu mutlaka aktarırdı.. ." de Para konusundaki hiçbir iddiaları. Bazı soruları burada hiç çekinmeden soralım! İşte bu sorulan ararken bulduğumuz bir örnek: Bu örnek. mantıklı. sağlam. ATV'de bir program yayımlandı: İktidar Oyunu. Bu yüzden birçok kişiyle konuştuk. onun verdiği bilgileri benimseyen öteki yazarlar da. bi an _8 Dikkat etmişsinizdir. veriliş tarzı ve gayesini gösteren bilgi ve belgeleri çevirip yayımlasa ya. Bu örnek. bizce önemli ve tarihsel bir iddia ile başlıyor. Derledik. Mısıroğlu da. kanı.du. Türkçesi yetersiz ama İmam-Hatip Lisesi ve İlahiyat Fakültesi mezunu olduğuna göre herhalde iyi Arapça biliyordur.Kısakürek'in vesika deposu sandığı kitapta. Şu altın liraların miktarı. yakıştırma! Kurtuluş Savaşı. Cumhuriyet döneminde yaşanan cemaatdevlet-tarikat ilişkilerinin de yanlış aktarılmış olabileceğini anlatmak adına. belgeli. [468 ve 469. halkın canı.. bugüne kadar okuduğumuz tarihi gerçeklerin.. Şişirdikleri kitap bu.] Öyleyse işin temeline inelim. geçerli. parası ve malı ile kazanılmıştır. Sonuç olarak. Hepsi uydurma. kitap elinin altında. el yordamıyla ama emin adımlarla ilerleyebiliriz sanıyorum. Bu iki sayfadan yapılan aktarmalar şunu gösteriyor: Sarığına kadar politikaya batmış olan M. Anlaşılıyor ki N. Ne güzel işte. Pro gramın hazırlayıcısı ve sunucusu Fatih Çekirge.Sabri Efendi. bu muazzam sahnede.Kemal ve Kurtuluş Savaşı'na ilişkin sadece iki dedikodu sayfası bulunmaktadır. kolay bir senaryo değil bu. Hiçbir belgenin yer almadığı da belli. eledik ve İktidar Oyunu'nun bu keskin sahnesini hazırladık. Bu anlamda çok önemlidir. sayfalara] gönderme yapıyorlar. tarihe katkıda bulunmuyor? Çünkü kitabı Mısıroğlu'ndan başka gören yok.F. programın başında dedi ki: "Kolay bir araştırma.235 Gerçeği öğrenmek isteyenlere. söz konusu kitabın sadece 1.. Türkiye'nin daha güzel günlere gitmesi için paslanmış tabuların yıkıldığı bir dönemdeyiz.Sabri Efendinin kitabı • Sonuç: 7.. Alptekin Müderrisoğlu'nun Kurtuluş Savaşının Mali Kaynakları adlı eserini tavsiye ederim. İçinde dişe dokunur bilgi ve bir tek belge olsa. O zaman tarihe biraz daha ışık tutarak. • M. kanıtlı değil. dayanaksız iddia ve isnatlara ayırmış. aslında nasıl da tartışılabilir olduğunu or-teya koyuyor. [. Niye yapmıyor bu tarihi hizmeti? Neden bu belge ve bilgileri çevirerek. kitabının iki sayfasını birtakım belgesiz. M. Bandırma gemisi 5 Nisan 1995 akşamı. cildinin iki sayfasına.

" [Bir an sonra. İngiliz işgal kuvvetlerinden kaça kaça. sonunda. s abah namazından sonra. Peki ama bu nasıl olabilir? Bunca yıl okul kitaplarında öğrendiğimiz bu tarihi gerçek.H.Çekirge devam ediyor:] "İddianın sahibi. suları boşaltarak. Enver Ziya Karallara varıncaya kadar böyle söylenmiş. herhalde d enizcilik tarihi uzmanı olmalı ki burada Rufai Tarikatı Şeyhi Galip Efendi'ye söz veriyor.Ceylan şöyle devam ediyor: "[M.236 sendelemekten de.H. 19 Mayıs sabahı.Kemal.Ceylan devam ediyor:] "İşte Bandırma vapuru!" [Ve ekranı. F.H. Refah Partisi'nin önemli bir ismi. sağa sola vurarak. nasıl böylesine çarpıtılabilir? Bu niye yapılır? Oysa bizim bildiğimiz kadarı ile M. Yalanla dolanla Cumhuriyet oturmaz. esip gürlüyor. bu şahane resmin üzerine düşüyor:] "Buyrun! Yaklaşık 236 metre uzunluğunda. Oooo! Ad eta orta boy bir transatlantik! H. Bütün dikkatimizi ekrana topluyoruz.Kemal'i "Anadolu'nun kurtuluşu için yolladığını". su almış. fırsattan yararlanarak.H. onu açıklay acak. bağrını bu yalan rüzgârına açmış. bu önemli ve tarihsel iddianın Bandırma gemisiyle ilgili olduğunu anlıyoruz. önce. Bandırma gemisi ile cemaat-devlet-tarikat ilişkilerinin ilgisi ne? Sabırlı olun. "cebinden 146 milyar lira verdiğini" ileri sürüyor.237 baca yüksekliği 19 metre yüksekliğinde.H. bir dairenin yüksekliği 3 metredir yahu.Ceylan. birdenbire kocaman bir vapurun fotoğrafı dolduruyor. Oysa yayından önce Meydan Larousse ansiklopedisine şöyle bir göz atmış olsaydı. ayılmadan ve uyanmadan dinliyor." [Allah Allah! Yavuz zırhlısının boyu bile 186 metreydi!238 Bandırma. her an batabilecek bir taka ile kıyıdan kıyıdan Samsun'a gidebilmiştir. birkaç balon patlatıp F. Samsun'a ayak bastığı iddia edilir. bunu biraz sonra açıklayacak. Bir taka ile yol iz bilmeyen bir kaptanın gözetiminde. üzerine türküler yakılan Yavuz'dan da büyükmüş demek ki! Fatih Çekirge.Kemal'in] Samsun'a gidişini nasıl tarif edeyim size.Ceylan!) Sizi biraz çocukluk günlerinize götürecek... H. gülünç bir iddiaya aracılık etmekten de kurtulurdu. d ahası. aslında büyük bir gemi olduğunu söylüyor. Çekirge'nin şu son kelimesi üzerinde duracağım.Çekirge'yi sendeletmiş.H. Çekirge.Ceylan.H. hepinizin Cumhuriyet tarihi bilgilerinizi yoklayıp belki de biraz sendeletecek. 19 metre ne demek. Bunlar gizlenmesin.Ceylan'ın sesi.] H. küçük bir taka olarak bildiği o pusulasız vapurun. bakmış eksi 273 (mutlak sıfır). (Aaaaaa! Şu bizim H. yine Çekirge 'de:] "Gerçekten şaşırtıcı değil mi? H. Ceylan'ın iddialarına önce inanamadık. İşin gerçeğini söyle!" Rufai Tarikati Şeyhinin bu önemli uyarısından (!) sonra söz. Hasan Hüseyin Ceylan. Oraya gelmeden. Çekirge bizim de sendeleyeceğimizi sanıyor. çok zor durumda. şimdi oraya geliy orum. yayına hazırlık yapıldığı sıralarda. Galip Efendi de şöyle diyor: "Bunlar tarihi vaka." [Emin Oktay ve Enver Ziya Karal'ın böyle yazıp yazmadıklarını aşağıda göreceğiz! H. hiç dümen bilmediği için yanlışlıkla önce İnebolu'ya çıktık denilerek. bugüne kadar hepimizin.[Anlaşılan bu ilişkileri aydınlatacak çok önemli bir belge bulmuş. Çekirge de. Çekirge'nin tarih bilgisini yoklamış. Anlaşılan H. Vahidettin'in M. Emin Oktay'dan tutunuz.Ceylan. Bandırma gemisi hakkında doğru bilgi bulur. de bi an _8 .

239 Bu yutturma iddialar ile devlet-tarikat sorunu arasında ilişki kurmaya çabaladığı için. Ayrıca bizim gençliğimizde. bu bir hülya mıdır.H. cilerin öncüsü Mevlanzade Rıfat'tır. 1924'te yayımlanan 'Anadolu İnkılabı. Dört bir yanımız. Şimdilerde birileri. gerçek dindar kim. sonradan Bandırma adı verilmiş bir başka geminin fotoğrafını yutturmaya çalışan H. hiç kimse kamuoyunu böyle dış kapının mandalı konularla meşgul etmezdi. gerçekten bizler de şaşırdık ama bu zırvalara inanıp da ekrana getirdiği için! İlk Bandırma vapuruyla hiç ilgisi olmayan. Ankara ne. Kim dersiniz? Söyleyeyim. bağnazlık ne. kendi kurguladıkları bir uyduruk tarihe inandırma tuzakları olduğu besbelli değil mi? Şimdi gelelim. Dört yıl süren yaman bir mücadelenin sonucu bir yana bırakılıp da Bandırma'nın boyu poşu ile neden uğraşılıyor acaba? Bu çabaların. işgal devriyelerinin nalça sesleri ile İzmir kordonunda Türk süvarilerinin nallarının şakırdaması arasındaki fark ne. (Türkiye İnkılabının İçyüzü. hoşgörü ne.Yusuf Halaçoğlu gelecek ve kısa bir konuşma yapacak.Kemal ve arkadaşları. İstanbul ne.Kemal'e haber vermiştir. daha çok balıkçılıkta kullanılan bir kıyı teknesidir.Kemal'in bayrağı altında toplanmış olanların gerçekleştirdiği bir mucize midir. bu yolculuğu de bi an _8 . biz Bandırma'nın taka olmadığını biliyoruz! Bize hiç kimse o geminin taka olduğunu söylemedi. tam bağımsızlık ne. Sevres ne. bir İngiliz savaş gemisinin Bandırma'yı izleyeceğini sanıyorlar. yelken ve kürekle hareket eden. Lozan ne. din tüccarı kim. kaptan için 'yol iz bilmiyor' demiş ki? Kim. Doğu Karadeniz bölgesine özgü.Çekirge ayrıca.241 Bandırma ise buharlı bir gemi.Sonra dedik ki bunu en yetkili kurum olan Türk Tarih Kurumu Başkanına da soralım. işbirlikçi kim. Bandırma gemisine taka diyenin aklından şüphe etmek için doktor olmaya bile gerek yok. herkesi kendi bilgisizliğine de ortak ediyor. Bandırma'yı. geçim derdine düşmüş ve pek az okuyan insanlarımızı. böyle bir tehlike olduğunu M.242 Bir kruvazörün Bandırma'yı takip ettiğini ilk ortaya atan da yine Vahidettin-. kaptanın 'hiç dümen bilmediğini' yazmış ki? Kim? Kim? Böyle birileri yok! H. yakın geçmişimizle ilgili gerçeklerden kuşkuya düşürerek.Dr.239)243 Bandırma gemisinde bulunanlardan biri olan Yarbay M.H. tam gaz uyduruyor! Ama bir gerçek olan fırtınayı ise abartı sanıyor. Bu konuşmayı sonra vermek üzere. s.H. bunları bilen. acıyı ve zafer coşkus unu iliklerine kadar yaşamış insanlarla doluydu. hiç kimse böyle ıvır zıvır k onularla ilgilenmez.Arif. bu acıları ve coşkuları unutturmaya çalışıyor ve dikkatleri böyle zırvalara çekmeye çalışıyor. Mücahedat-ı Milliye Hatıratı' adlı kitabında. Hayır efendim. saray ne. yoksa M. H." [Bundan sonra ekrana TTK Başkanı Prof. Çünkü biri. Çekirge'nin sözlerini ele almak istiyorum. Vahidettin'in damadı İ. 8-10 metre boyunda. kuva-yı milliyeci kim. kapitülasyon ne. Çünkü Kurtuluş Savaşının daha dumanı üstündeydi. "bugüne kadar hepimizin küçük bir taka olarak bildiğimizi" söyleyerek. Kim.Ceylan.Ceylan'ın yeni Zati Sungurluğuna. TBMM ne.240 F.Ceylan'a aracı olduğu için.]: Evet.Hakkı Okday. azıcık bilgi ve biraz sağduyu yeter. M. Taka. Masal yazmaktan vakit bulup araştırmıyor ki doğruları öğrenebilsin.

.] Hemen karar verdim.."244 □ Aynı vapurda bulunan Kur. M.30'da İn ebolu'ya girdik. muayyen saatte rıhtımda toplanmış olacaklardı." (Hayat dergisi... uzaklardadır. Allahın inayeti ile batmadan. Baktım ki rıhtıma yanaşmış olacağını sandığım vapur. Geceyi pek fena.. tekne gibi sallanıyordu. Yıldırımla vurulmuşa döndüm. Tam bu sırada gelerek.. arkamızdan bir torpido yollayarak. kaç mil gittiğimizi de bilmiyorduk. Kaptana 'sahilden uzaklaşmamasını.Hüsrev Gerede de o yolculuğu özetle şöyle anlatmaktadır: "[Silah ve cephane denetiminden sonra] akşamın sekiz buçuğunda Boğaz'dan çıktık. Sandallarla vapura gittik. Hepimiz yataklara serildik. Bir taraftan Karadeniz'in müthiş fırtına ve dalgalarından kurtulmak. Gecenin karanlığı içinde büsbütün korkunçlaşan Karadeniz'in hırçın dalgaları üzerinde Bandırma gemisi.Sinop'tan Samsun'a doğru yola çıktık. bildiğimiz bu.Kemal'in karargâh subaylarından biridir. fazla durmadan Sinop'un yolunu tuttuk. birden yerini şiddetli bir fırtınaya bıraktı.Bnb. M. "Artık Şişli'deki evi bırakmak üzereyiz.Kemal Paşa da buna sinirlenmekte idi. fırtınanın şiddeti sebebiyle gemi süvarisi. bir İngiliz gemisinin Bandırma'yı durduracağından ya da batıracağından kuşkulanmaları da. sayı 7/ Mayıs 1956) □ Üsteğmen Hikmet Gerçekçi de. yahut vapurun Karad eniz'de batırılacağını söyledi. İngilizlerin Boğaz'dan çıktıktan sonra.. vaktiyle uzun müddet yanımda çalışan bir erkan-ı harp (Kurmay Yüzbaşı Neşet Bora) da gelerek. Biz açıldıkça deniz de kabardıkça kabardı. Paraketeyi dalgalar kopardığından. Fakat endişemize rağmen torpido görünmedi.Kemal'in bu konuyla ilgili olarak anlattıkları da şu. Otomobil kapımın önünde idi. Hatta ka ptan köprüsüne çıkıp kaptanla konuştuğunu görmüştük. Daha sonra. icap ederse baştan karayı dahi göze almasını' emretmiş. Akşam 9. Kaptana yola çıkmak de bi an _8 . ayın 18'inde öğleye doğru Sinop limanına girebildik. İstanbul'dan ayrılmadan önce kulağımıza. Yolculuğu o da şöyle anlatıyor: "Hafiften hafiften esen rüzgâr. Karargâhımızdan olanlar. fındık kabuğu gibi oynamaya başlamıştı. otomobile atlayarak Galata rıhtımına geldim. Bandırma vapuru Galata rıhtımında hazır. [. diğer taraftan İngiliz torpidosunun karanlık hayalinden kaçmak isteyen bu küçük teknenin yolcuları.şöyle anlatıyor: □ "Acaba Boğaz dışında bir İngiliz torpidosu tarafından küçük Bandırma vapurumuz durdurulacak mıydı? Samsun'a ayak basıncaya kadar bu şüphe ve tereddüt kaybolmadı.. maiyetinde (emrinde) çalıştığı bir damattan (Vahidettin'in damadı İsmail Hakkı Okday)246 aynı şeyleri öğrendiğini bildirdi. hem de çok tehlikeli geçirdik. bu yolculukta bulunan. azgın fırtına da. beni büroma (çalışma odama) götüren bir dostum. sayı 21/ Mayıs 1969)245 Kısacası Samsun yolcularının. Yaver Muzaffer (Kılıç) Beyden öğrendiğime göre. Denizin çok dalgalı olması.. çok sıkıntı çekmişlerdi." (Hayat dergisi.. resmi tarihçilerin uydurduğu şeyler değildir. Fırtınadan ufacık gemi. usulen rotasını sahilden uzak tutmak mecburiyetinde idi. benim ya hareketime müsaade edilmeyeceğini. ... Evdeki vedaları bitirmiştim. içindekilerle beraber Bandırma'yı Karadeniz'in azgın sularına gömecekleri söylentisi çalınmıştı. aldığı bir hab ere göre. □ M.

susarlar sanıyorduk. Gelip gidildiğine göre. Dört görgü tanığının ağzından Samsun yolculuğunun hikâyesi bu. uzak bir olasılık değildir. M.Kemal bu kuşkusundan dolayı.. 236 metre uzunluğunda. pusulası olmayan. Bugünkü bilgilerimize dayanarak. Bundan istifade edebi lmek için kaptana.248 Çok zorluk çekecek. pusulamız da biraz bozuk.249 bir İngiliz gemisinin Bandırma'yı izlediğini anlatmıyor! Her olayı. 19 metre baca yüksekliğindeki bu dev şilep. Kısa bir araştırma yaptık ve doğrusunu yazdık. M.Kemal ve arkadaşları da gereksiz yere kuşkuya kapıldıkları için de eleştirilemez.Kemal de bi an _8 . bizlere taka diye öğretilen. demir aldırmaya başladı. Okday boş yere telaşlandığı. Bir kararsızlık da olabilir diye düşündüm. taka mıydı? Sanki takaydı diyen varmış gibi. Aynı tertiple seyahat ederek. Mümkün olduğu kadar kıyıları takip etmesini tavsiye ettim. Atatürk'ü Samsun'a götüren gemi. hareket hazırlıklarını çabuklaştırmasını söyledim. acaba bunlarla şehirdekiler arasında bir muhabere mi (habe rleşme mi) vardı? Maksat beni tevkif etmekse. yol iz bilmeyen bir kaptanla yola çıkılan Bandırma vapurunun fotoğrafı! Osmanlı donanmasına bağlı.takip ede ede. Bilmem neden. Bandırma'nın çürük çarık bir taka.için emir verdimse de Kız Kulesi açıklarında muayeneye tabi tutulduk. 'Ne aksi. s. hatta Sinop'ta inip yolculuğa karadan devam etmeyi bile düşünüyor. Telaşlanıp kuşkulanmakta haklılar. Cevap verdi. hiç takaya benziyor mu? Sultan Vahdettin tarafından Kurtuluş Savaşı'nın meşalesini yakmakla görevlendirilen M. aldanmışız. vapur muydu. çünkü o karışık dönemde bu. televizyo ndaki bir programa yutturdular. altına da şunları yazmışlar: '70 yıllık resmi tarihin kitaplarında. kaptana kıyıdan gitmesini söylüyor.H. Samsun'a bir an evvel ayak basmak için o kadar acele ediyordum ki zaman kaybetmektense tehlikeye göğüs germeyi tercih ettim. Sıkılıyordum. Milliyet'teki 30 Nisan 1995 günlü yazısında. kendi koşulları içinde değerlendirmek zorundayız..124125) M. günlerce yollarda kalacaktık. Yirmi yedi yıllık ihtiyar kaptan. Bu defa Ankara'daki kitap fuarına (15-23 Nisan). Ben kaptan yerinde idim. bütün bu şeylere lüzum yoktu. kaptana tehlikeli ihtimalleri anlattım.250 (16 Nisan 1995) Artık herhalde yanlışlarını anlarlar. □ Hasan Pulur. evvela Sinop'a geldik. Karadeniz boğazından çıkarken.' dedi. İ. baca yüksekliği 19 metredir! Önce bunu. İstanbul'dan gizlice yola çıktıklarını. Birkaç ecnebi zabit ve askeri bizi yoklayacaklar mıydı? Muayene uzayıp gitti. kaptanının yol iz ve dümen bilmeyen biri olduğunu." (Atatürk'ün Hatıraları. Zabit ve askerler. resmi tarihin büyük oyununu faş ediyorlardı: Bandırma vapuru 236 metre boyunda koca bir gemidir. dışarı çıktılar. Oradakilerle görüşerek. 'bu denizi pek iyi tanımam. Kasabaya çıktım. Geniş tutuklamaların başladığı çok karanlık bir dönem yaşanmaktadır. kırık dökük. bir geminin fotoğrafını asıp. Samsun'a kolaylıkla gidilebilecek yol olup olmadığını soruşturdum. özetle şöyle demektedir: "Son olarak bir de Bandırma vapuru safsatası çıkardılar. Maatteessüf yokmuş.247 Çünkü bundan sonra benim tek istediğim. pusulasının bulunm adığını. Anadolu'nun bir kara parçasına ayak basmaktan ibaretti. Tekrar Bandırma vapuruna bindik.Kemal. Muht eremler. Sahili. nihayet Samsun limanına vardık. Hareket ettik.

işte Atatürk'ün külü stür bir vapurla. İstanbul hükümeti tarafından. daha sonra. Birçok gazetede bu fotoğrafın ikinci Bandırma gemisine ait olduğu açıklandı. İngilizlerin de oluruyla 16 Mart 1919 Cuma günü öğleden sonra İstanbul'dan hareketle. bilinmeyen bir şey değildir anlamını vermek istedim.Yusuf Halaçoğlu'nun.Ceylan'ın iddiasını." [Böylece H. 'Atatürk Bandırma vapuruyla İngilizlerden kaçarak değil. aktarıyo- de bi an Paşaya. yeni bir yalana kadar sustular. 'biz her zaman hakikati arayan. gerçek manada öğretelim ki ben şundan eminim. sadece yıllar önce yayımlanmış olan İslam Ansiklopedisinde bile bunun aksi yazıyor. F. pusulası olmayan ve zor hareket eden ve hatta Karadeniz'in bu engin dalgalarına dayanacak gücü bile olmayan. dolaylı olarak doğrulamış oluyor. Tabii. Nitekim sözlerimin devamında. sonradan ekliyor.253 Kaldı ki belgelerde de bunun böyle olmadığı görülüyor. o zaman ne yapacak TTK Başkanı?] _8 .Dr. 19 Mayıs sabahı Samsun'a çıkmıştır' dedim ve ekledim. Atatürk'ün Samsun'a nasıl çıktığı sorusuna da. gençlerimize. programda söylediğim bu kadar değildi. 'büyük Atatürk de. hem gençlerimiz. 5 Mayıs 1995 günü Olaylar ve İnsanlar köşesinde yayımlanan bu açıklamanın. tarihi doğru gördüğü zaman. İşte en açık. Halbuki bugün. hayli tartışma konusu olmuştu.H..Dr.Dr. dediğim gibi. Özellikle 'bile' kelimesini sarf ettim ki bu. A. maiyetiyle birlikte Anadolu'ya geçmesi için tahsis edilen taka. Birtakım kişilerin de şeyinden. oyunlarından kurtulacaktır. onu buldukça da söylemeye cüret eden insanlar olmalıyız' demektedir ve bu deyişi. konumuzla ilgisi olmayan kısımları çıkararak.Halaçoğlu.Dr." [Ama söylediğini iddia ettiği bu sözlerin çoğu. çok daha iyi yolda olacaktır. konumuzu ilgilendiren bölümünü de aynen aktarıyorum: ". Ya böyle yazan hiçbir resmi tarih kitabı yoksa. nal gibi harflerle "Bize yalan söylediler!" diye yazıyordu. 'doğrular islam Ansiklo pedisi'nde bile mevcuttur' demiştim.Çekirge sansürledi] □ Bandırma vapuru konusu. kısa süre içinde açığa çıktı. Bu programa Prof. demiştim. 16 Mayıs 1995 akşamı. • Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Tarihimizi.Y. İngilizlerden de kaçarak. bariz örneklerden bir tanesi bu. Kanal 6'da yayımlanan Pusula programında bir daha ele alındı. Türk Tarih Kurumu'nun Bilim Kurulu toplantı salonu nda yer almaktadır'.252 Ve asıl yalancılar ve destekçileri. ya da söyledi ama F.. hem halkımız. 'bu bilgiler İslam Ansiklopedisinde bile var'. Ergun Aybars ile birlikte Prof.Yusuf Halaçoğlu da katıldı. Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile ilgili olarak da. onlardan gizlice Samsun'a gittiği şeklinde kayıtlar vardır.251 Ama kimin yalan söylediği. işte bu gemidir!' " Pulur'un verdiği bu bilgiye ben de bir şey ekleyeyim: Afişin üstünde de. Hasan Pulur'a bir açıklama gönderiyor. programdaki konuşmasında yer almıyor! Ya bunları söylemedi. O programdaki konuşmasını. olduğu gibi aktarıyorum: "Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile ilgili tarih kitaplarında.□ Prof.Çekirge'nin İktidar Oyunu adlı programında yaptığı kısa konuşma. Öte yandan. Prof.Dr. Bu programın ilgili bölümünü. ancak kıyıdan gidebilen bir Bandırma vapurunun hızıyla.Taner Kışlalı.

Y. orta okul ve liselerde okutulan başlıca tarih kitaplarından alıntılar yapacağım: Hepsinde. gerçekleri araştırmadan konuşuyor. yani izlenecek olursa..Ceylan'ın gerçeklerle arası zaten bozuk. milyonların önüne yeniden çıkmadan önce.H. Enver Ziya Karal ile Emin Oktay'ın254 kitapları da.. Atatürk Samsun'a dedim. programın yapımcısı Fatih Çekirge ile.Zileli . Çünkü ben gemiyle ilgili hiçbir beyanat vermedim. Halaçoğlu'na diyor ki: "Ü. Programın hazırlayıcısı ve sunucusu Ümit Zileli.Peki efendim. Y. Bir bilim adamı ve çok önemli bir kurumun Başkanı olarak. Türkiye'nin en zengin kitaplı klarından biri var.. normal. hem İngilizlerin haberi olarak... Ü. dedim. eksiksiz aktarıyorum. İslam Ansiklopedisi'nde bile çürük olmadığı yazılı. yanlış öğretilmemesi gerektiği.Zileli . çürük değil.Halaçoglu da. ham bilgiyle ahkâm kesilir mi? Artık "Emin Oktay'dan Enver Ziya Karallara varıncaya kadar böyle söylendiği" iddiasını ele alabiliriz. Tabii Prof. demiyeyim de veya yanlış bir biçimde ortaya konmuştur.. Onun dışındaki ilk söylediğiniz kısımla ilgili herhangi bir şeyim yok.rum. askeri tarihler de. benim programda sadece. pusulası olan bir vapurdur.. gençlerimize gerçekleri öğretmeliyiz' gibi bir şeyle de toparlamışınız.Ceylan'ın Emin Oktay'ın tarih kitabı hakkındaki iddiasını da hâlâ paylaşıyor... geçmişte Emin Oktay'ın tarih kitabında olduğu gibi İstanbul'dan kaçarak gizlice gitmedi. zamanın iyisi bir vapu rdur. fakat TTK Başkanı Y. tarih kitaplarımızda biraz bu konu saptırılmış. H. Emin Oktay döneminden itibaren şöyle bir baktığımızda. İşin ilginç yanı. burada sanıyorum ki.Ceylan'ın iddialarını özetledikten sonra. Bana sorulan sualde. ne takadan bahsettim.Karal ile Emin Oktay'ın ve 1928'den beri ilk okul. Bandırma dökü ntü.Halaçoğlu .Affedersiniz. H.. değişik yıllara ilişkin belli başlı ilk okul yurt bilgisi. Bunun ötesinde herhangi bir. orada sözü edilen kısım.H. Ü.. doğrusu öğretildiği takdirde gençlerimize ve insanlarımıza. Değil mi efendim? Bir yanlış. Y. Hem İstanbul hükümetinin. gerçekten. İngilizlerden kaçarak Samsun'a çıkmadı.Zileli . konumuzla ilgili olarak ne yazılıysa. Ü.Programda yalnız. tarihimizde bu tür çarpıtmalar ve yanlışlar var.Halaçoğlu .Bunu ben. orta ve lise tarih kitapları duruyor. Ben de. E.. Atatürk Samsun'a nasıl çıktı diye soruldu. çok daha doğru ve iyi bir yolda olabileceğ imizi ifade ettim.Halaçoğlu . Masamın üzerinde.Zileli . o konuyla ilgili. Karadeniz'in azgın suları ile boğuşarak.Şimdi. Tarih kitaplarımızda. bilgisi dahilinde Samsun'a Bandırma vapuru ile çıktı. de bi an _8 . dedim. t arihin doğrusunun öğretilmesi." Söylediğini iddia ettiği bu sözler de ilk programdaki konuşmasında yok! Açıkl adıkça yeni cümleler ekliyor. Y..Nedir efendim? Y.Halaçoglu.. hem Vahdettin'in. ben sadece şöyle bir ifadede bulundum..Z.Halaçoğlu . Kulaktan dolma.. birkaç kitap karıştırıp gerçeği öğrenmeye çalışamaz mıydı? Başkanı olduğu kurumda.Ondan sonra mikrofon size dönmüş galiba ve 'Evet.H.. Mesele budur. H.Orada bir fazlalık var yalnız. ee..

" (R. İlk Okul 5.. güvendiği arkadaşlarını yanına alarak karargâhını kurdu ve 16 Mayıs akşamı İstanbul'dan Bandırma vapuru ile Samsun'a hareket etti. Yeni Tarih Dersleri. 1950) □ "M. 14.Ordu Müfettişliği). 1952) □ "Bu maksatla.Sınıf. s. İstanbul. s.." (E.. Devlet Matbaası.Ziya Karal.Basımevi. Orta Okul ve Lise: □ ".26. bu sırada Anadolu'ya geçti. 15 Mayıs 1919'da.a. Anadolu topraklarına ayak basıyordu. 19 Mayıs sabahı da Samsun'a çıktı.Oktay..23. Ordu Müfettişliği vazifesini alarak. 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan ayrıldı." (E. T. Yunanlılara karşı koymak için hazırlıklar yaparken.63. İstanbul. Orta III.Kemal. s.Cumhuriyeti Tarihi." (E. Tarih IV. 5. s. M. 1928) □ ". 1958) b. T. s.Ziya Karal. s." (Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti.K. M.e. s.Kemal Samsun'a hareket ediyor ve 19 Mayıs'ta Samsun'da.g. Yeni tarih. geçen dersimizde gördüğümüz gibi. M.Mumcu. Yunan ordusu İzmir'e ayak bastıktan bir gün sonra.Arkın-O. Anadolu topraklarına ayak basıyordu.Kemal 16 Mayıs 1919'da çürük bir vapurla255 İstanbul'dan Samsun'a hareket etti...234) □ "Hükümet kendisine ordu müfettişliği teklif etti. Yunan ordusu İzmir'e ayak bastıktan bir gün sonra.Cumhuriyeti Tarihi. MEB y.Kemal. Ders Kitapları Türk Ltd. Anadolu'da bir ödev al arak (3. İzmir'de kurulan Redd-i İlhak cemiyeti.Kemal Paşa. Ş. İstanbul. Atak Y.14.. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. İzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edildiği günden bir gün sonra. ordu müfe ttişliği vazifesiyle Anadolu'ya gidiyordu..223.Kemal Samsun'a hareket ediyor ve 19 Mayıs'ta Samsun'da. M. ilk Mekteplere Yurt Bilgisi. Yunanlılar İzmir'e asker çıkardıktan dört gün sonra. TC İnkılap Tarihi. 1957) □ "M. M.." (Emin Oktay. s.. 19 Mayıs günü Samsun'da Anadolu'ya ayak bastı. Bir Y.Yalçın. Suhulet Kitapevi. İstanbul. 19 Mayıs 1919 günü Samsun'da Anadolu'ya ayak bastı.124. İlk Okul: □ "Çanakkale'de büyük yararlık ve kahramanlık göstermiş olan kumandanlarımızdan M. 1958) □ "M.Kemal de 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. İstanbul. 1931 [İlk resmi tarih budur]) □ "Hükümet kendisine ordu müfettişliği teklif etti.Su -A.117. İstanbul.Kemal Paşa. s. 3.Ahmet Sevengil. s. Bu vazifeyi hemen kabul etti." (E.Oktay. memleketin en kötü günlerinden biri olan." (Zuhuri Danışman. 1945) □ "15 Mayıs 1919'da Yunanlılar hiçbir sebep yokken İzmir'e çıkmışlardı. İlk Okul 5.Bu sırada kendisine Samsun'da Ordu Müfettişliği teklif ettiler. Üçüncü Ordu Müfettişliği ödeviyle 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan çıktı. Orta III. Remzi K. 134. İstanbul'dan Anadolu'ya hareket etti ve Samsun iskelesine çıktı (19 Mayıs). İstanbul.Kemal de 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı.E. Yeni Tarih. M." (M. 1981) de bi an _8 ." (M. 15 Mayıs 1919'da. a. İstanbul.

H. hani İngiliz işgal kuvvetlerinden kaça kaça." (A. Sekreterine bağladılar. Sekreter hanım. 1 cild. hiçbir resmi tarih kitabında. hani yanlışlıkla önce İnebolu'ya çıktılar diyorlardı.Kemal Paşa.Karal ve onlardan sonraki resmi tarihçiler taka diyorlardı. Gizlice gittiğini yazan tek kişi M.195. s.. E.. kadrosuna göre ikmal ettirerek.Kemal'e karşı olan yazarların piri Mevlanzade Rıfat'tır! (Türkiye İnkılabının İçyüzü.Z.Halaçoğlu'nun tutumunu nasıl niteleyeceğiz? M.69) Kaçarak geçtiğini söyleyen kim ki?256 □ "Bütün resmi tarih kitaplarında ve ideolojide anlatılan.Dr. sonra da ona hücum ediyorlar. CG Yol. Bandırma vapuru ile İstanbul'dan hareket edecek ve 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkacaktır.Dr. M. saat 16. Harp Tarihi Dairesi Y.Mısıroğlu. Halaçoğlu konferanstaymış.K. S.Mücahitler.Kemal'in kurduğu Türk Tarih Kurumu'nun Başkanının. s. 16 Mayıs 1919 tarihinde. şeklindedir.H. H. Nokta Dergisi.. ne dümen diyorlardı.  M. gizlice gitti diyorlardı? Hiçbirinde." (K.Kemal'in İstanbul'dan gizlice Samsun'a hareket ettiği yazmıyor. Anlattım.Kemal'in. Askeri tarih: □ "M.. 5 Mayıs 1991.c.Ceylan. M. Ankara." (H.133) Az önce hepsini gördük.H.. Böyle bir açıklamaya önce bu kitapta yer vermek için 4 Ocak 1996 Perşembe günü. Peki. s.Halaçoğlu'nun iddia ettikleri gibi bir ifade yok! Üstelik çoğunda Bandırma gemisinin adı bile geçmiyor. Emin Oktay. Prof.00'da TTK santralinden Halaçoğlu'nu aradım.Ceylan'ın yine uydurduğu anlaşılıyor.Y. s.209) Hayali bir yel değirmeni kuruyor. hani pusulasız diyorlardı. bu konuda bir açıklama yapmak zorunda olduğunu sanıyorum.Ceylan ile TTK Başkanı Prof. Halaçoğlu yerine döner dönmez haber vereceğini söyleyerek numaramı aldı. Allah ıslah etsin! de bi an _8 ." (TİH.Kemal'in İstanbul'dan ayrılışı ile ilgili öteki iddialar: □ "Anadolu'ya kaçarak geçmiş değil. müfettişlik karargâhını. ne Vahdeddin'den ve ne de İngilizlerden gizli Samsun yolculuğuna çıkmadığı görülecektir.. Bu kitabı baskıya verinceye kadar Halaçoğlu'dan ses çıkmadı.Y.. 1962)  Hani. s. hani kaptan ne yol iz biliyor.12) □ "Aşağıdaki bilgiler incelendiğinde. Yıllardır ketmedilen (saklanan) bu gerçeği. H. M.00'den sonra yerinde olur' dedi ve niçin aradığımı sordu.Atatürk'ün Türkiye'yi işgal kuvvetlerinden kurtarmak ve Anadolu'da kurtuluş meşalesini yakmak adına İstanbul'dan gizlice Samsun'a hareket ettiği. hani gizlice diyorlardı.Dilipak. TRT nihayet 21 Aralık 1987'de [açıkladı]. '18.

" (H. ne de kitaplarda! Vahidettinciler.C.Kemal. Ötekiler: Üç albay. ötekisi de bir iki kelimesini değiştirip uyduruk cümleyi kendine mal ediyor. (S. bugünkü nesil. Bandırma vapurunda tek başına M.Fethi Tevetoğlu. ne M.C.Kemal'e karşı olanların tekelinde mi? 8. anayasa hukuku gereğidir. bu tek örnekten yola çıkarak ve işe resmi tarihleri de katarak genel bir suçlamada bulunmak. Padişahın olması. yalnız M. 1. Bir paşa. Atatürk'le Samsun'a Çıkanlar. ne resmi tarihlerde. s. 1926'da Hakimiyet-i Milliye ve Milliyet gazetelerinde yayımlanan M.Mısıroğlu'nun açıklamasından anlaşıldığına göre.Kemal'in anılarında var.H.Kemal ile İngilizler de Vahidettin'e karşı_ gizlice anlaşmışlarmış.Ceylan.C. genç nesil. Bandırma vapurunda tek başına M.155) □ "Yıllarca yürütülmüş dayatmacı resmi tarih yalanlanınca. böylece resmi tarihin bir yanlışını bulmuş gibi hava atıyorlar! Pek çocukça bir numara! Eğer bu numarayı yutanlar varsa.141.H. Vodvil kurgusunu andıran eğlenceli bir durum! K. iki şifre kâtibi. ne öteki anılarda.Bu gerçeği. GRYT ansik lopedisi de yer vermektedir.Kemal Paşanın bulunduğunu sanmaktadır. s.Kemal.. □ "[Bandırma vapurunda] tam 19 üst düzey paşa ve devlet yetkilisi vardır. M. s. H.Kemal'in anılarında. 1. s. s. bir yarbay. M.95) Efendi hazretleri.Kemal . İngilizlere karşı gizli bir anlaşma yapmışlardı ya. 9.37) Biri uyduruyor. önce bir iddiada bulunup sonra da bu iddiayı şiddetle yalanlıyor ve herkesin bildiği gerçekleri kendileri keşfetmiş gibi açıklıyor.14)257 □ "Yıllarca yürütülmüş yağcılık edebiyatı neticesi. Bandırma'da tek başına M. Beşinci Murat'ı örnek alıp bütün O smanlı Padişahlarının deli olduğunu söylemekten ne farkı var? Yoksa yalan-yanlış yazı yazmak.Vakkasoğlu. aynı iddiaya. dürüst bir yaklaşım olur muydu? Bunun. s. bu iddianın fikir babası.Kemal Paşanın bulunduğunu sanmaktadır.Kemal'in olduğu. üç binbaşı. verdiği bilginin ilkelliğine mi? Vapurda bir tek paşa var. ilk defa 1987'de TRT'nin açıkladığı da Dilipak uydurması. Damat Ferit hükümetlerinde dört kere Şeyhülislam258 olarak görev almış. Son Bozgun.. meğerse M.İngiliz gizli anlaşması masalı Vahidettincilere göre. bu konuda ayrıntılı bilgi var. Vahidettin ile M. Büyük Oyun.Ceylan. Aziz Nesin'e selam olsun! Böyle yalan-yanlış bilgilere yer veren özel bir kitap olsaydı bile. Büyük Oyun.Sabri Efendi. 1.C. beş yüzbaşı.Mücahitler.. 1.37) Türkçesine mi şaşarsınız." (V.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu. o da M. (Dr.Ordu Müfettişliğine.. 150'liklerden M. Yunanistan'da çıkardığı haftalık de bi an _8 . üç üsteğmen. Padişahtan gizli olarak atanabilir mi? Atama kararındaki üç imzadan birinin.

217)261 Bunun üzerine Hürriyet ve İtilaf Partisi yöneticilerinin bir kısmı yurt dışına kaçarlar (M.Sabri Yunanistan'dan Mısır'a geçer.212) M. Basri Bey ve M. İslam dü nyasının en büyük alimlerinden biri' olarak niteledikleri M. parti Gümülcineli İsmail. Türk ordularının ve halkının üzerine tayyarelerle atılır.277)260 Önce bu belgesiz iddianın sahibi M. politikaya merak salar. sonra Yunanistan'a geçecektir.Sabri Efendi Tokat'ta doğar. asırda yetişmiş. M." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. '20.Sabri ve Gümülcineli'den mürekkep bir klik teşekkül etmiş. merhum Şeyhülislam M. s. 'allame'. daha sonra Ahali Partisi (1910) ile Türk siyasi hayatının en karanlık kuruluşu olan Hürriyet ve İtilaf Partisinin (1911) kurucuları arasında yer alır. önce İttihat ve Terakki'nin yanında. eğitimini ilerletir. bir kısmına ise hükümetçe yurt dışına gitmeleri tavsiye edilir (Mesela Ali Kemal ve Rıza Nur'a). s.Sabri de Romanya'ya kaçacak.198. fenalık ve edepsizlik başlamıştı. Bu arada suikastçılarla da görüşmeler yapmıştır." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. s. Rıza Nur diyor ki: "Maatteessüf (yazık ki) çabucak Sadık. İngilizler hesabına casusluk yapmayı kabul ederler. de bi an _8 .Sabri'nin hakimiyetine girdi. II.209) Vahidettincilerin 'büyük din bilgini'. 8/1.263 Mısır'da bulunan kaçak İtilafçılardan 20-30 kadarı. s. 25 Ocak 1913 günü Bab-ı Âlinin basılıp hükümetin devrilmesine karar verildi ama İttihat ve Terakki daha hızlı davranıp Bab-ı Âli'yi basarak iktidarı ele geçirdi.264 Mesela "Gümülcineli İsmail savaşın başlamasından (1914) birkaç ay sonra İngilizler tarafından Selanik'e gönderilir.370) Bu parti hakkında geniş bir araştırma yapmış olan Ali Birinci." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. yeni bir darbe girişimi hazırlıklarına katılacak ve Sadrazam M. bu cinayetle de ilgilidir. Ali Birinci'nin verdiği bilgilere göre Talat ve Cemal Paşalarla Polis Müdürü Azmi Beyin de öldürülmesi düşünülmüş fakat gerçekleştirilememiştir. ancak istenen neticenin alınamaması üzerine geri dönmüştür.Sabri Efendi. burada Türk hükümeti aleyhinde bir gazete çıkarması temin edilerek. Ali Birinci diyor ki: "Hadise günü M. Türkçe gazetelere yazılar yazar. ders vermeye başlar.Sabri Efendi [dir. parti yönetimi ihtilal komitesi halini aldı.262 Gümülcineli İsmail ise bir daha siyasetle uğraşmayacağına dini ve namusu üzerine yemin ettiği için sürgün cezasına uğramaktan kurtulur. (Hürriyet ve İtilaf Fırkası.]" (Hilafet.219) Bu arada M. medrese eğitimi görür.Sabri Efendiyi tanıyalım.Yarın gazetesinin 1 ve 2 Kasım 1929 günlü sayılarında açıklamış. Gümülcineli İsmail'in hükümet darbesi yapma önerisi üzerine parti başkanı ve bazı üyeler istifa ettiler.Abdülhamit'in kitaplık memurluğunda bulunur. Ama çok geçmeden." (Hayat ve Hatıratım. s.Sabri de Mısır'dan Romanya'ya döner. 1908'de Tokat milletvekili olarak Meclis'e girer. İstanbul'a gelir.196.259 Mısıroğlu diyor ki: "Bu muammaya (bilmeceye) ilk defa ve isabetle parmak basan. M.Sabri Efendi Pi-re'den İstanbul'a gelmiş. özetle şöyle diyor: "Bir toplantıda. 1900-1904 arasında. s.Şevket Paşa öldürülecektir (11 Haziran 1913).

Sabri Efendi. 'Anadolu'ya karşı daha şiddetli davranılmasını isteyen' M.Sabri Efendi.. Mütareke olur olmaz İstanbul'a dönüp yeniden politikaya sıvanacaktır. s. vatanın parçalanmasına yol açan bir anlaşmayı. Ferit hükümetini devirmek ve Sadrazam olmak için çevirdiği oyunları da (Eylül 1920). Dediği dedikti. s.76) □ Göztepe.Sabri'nin yakalanıp Türkiye'ye gönderilmesi..219) M.Sabri Efendinin yazdıkları da bu doğrultuda mıydı? Bu husus açıkça beli rtilmemiş ama Türk birlikleri Romanya'ya (Galiçya) gelince.437) _8 . İngiliz himayesine girmekten başka kurtuluş yolu olmadığını iddia edenlerdendir.M. Başkanı olur. Hürr iyet ve İtilaf Partisini canlandırır265 ve İngiliz casusu Sadık Bey grubunun önde gelen adlarından biri ve partinin 2.267 Bütün milleti Hürriyet ve İtilaf Fırkasından uzaklaştıran ve bir gün de tiksindiren ana sebeplerden biri.." (V." (Türkiye İnkılabının İçyüzü. Milli Mücadele'nin şiddetli düşmanıdır. Paris'te bulunan Damat Ferit'e vekalet de etmiştir.Tunaya. bu sakat zihniyetti.266 M. Gayyasında. İngilizlerin Türk dostu oldukları. (T.Sabri Efendinin.Sabri. Şeyhülislam oldu. ellerini nasıl havaya kaldırmaları gerektiği de rejimle gösterilir. inat ve ihtirası iman haline gelmişti. kendi fırkasını içinden çıkılmaz bir duruma düşüren müzmin ve hasta bir zihniyetin adeta öncüsü idi." (Türk Tarihi. Hürriyet ve İtilaf Fırkası.. saraya hulul etmiş (sokulmuş). reisi olduğu Hürriyet ve İtilaf Partisi Umumi Merkezi adına imzala- de □ Mevlanzade Rıfat diyor ki: "M. Türkleri İttihatçıların zulmünden kurtarmak istedikleri dile getirilir. İngiliz Muhipler (sevenler) Derneğinin'de Onursal Başkanlarından biridir.231.Göztepe de şu bilgiyi veriyor: "M. Sultan Abdülhamit sarayının tatlı lo kmalarının lezzeti henüz damağından çıkmayan M. s. sayfalarında ayrıntılı olarak anlatmaktadır.Birinci. İngiliz casusu Sait Mollanın kurduğu.Z. Kürdistan Cemiyeti adındaki siyasi bir kurul ile müşterek. 232) bi an Rıza Nur. 11. M. kitabının 342-353. Feci vaziyette bulunan devlet hazinesinden on beş bin lira sürgün tazminatı almıştı. bu amaçla D.□ T.110'dan aktaran A. İngilizlere teslim olanların refah içinde yaşadıkları belirtilir. 'bütün subaylar İttihatçıdır' diyor da başka bir şey demiyordu. İstanbul-Anadolu anlaşmazlığının başladığı dönemde. Türkiye'de Siyasi Partiler.Sabri Efendi.Sabri Efendi. Bilecik'te oturmaya mecbur edilir. Sultan Vahideddin Hanın indinde söz ve nüfuz sahibi olmuştu. Teslim olmak isteyen askerlerin. s.268 □ Celal Bayar şöyle yazıyor: "M. birkaç kere Yüksek Komiserliğe başvurarak İngili zlerin desteğini istemiştir. bu gazeteleri özetle şöyle anlatıyor: "Gazetelerde. Hürriyet ve İtilaf partisi. İngiliz ATASEmiliteri General Deedes'in 27 Şubat 1919 günlü raporuna göre.C.Sabri Efendi. s. bu olasılığı güçlendiriyor..M. M.

s. İstanbul Hükümetleri.Akşin. Nemrut Mustafa'nın Bursa valiliğine getirilmesinin de onun eseri olduğu anlaşılıyor. cildimizde belgeleriyle. (Gökbilgin. yani daha ilk adımda. 9. 'Kardinal Richlieu'ye özenmekle' suçlar. Görüp işittiklerim. imza eden Dürrizade'dir. 'Musul üzerinde Türklerin hak iddia etmelerinin gülünç olduğunu' ileri sürer. bütün yoldaşlarıyla birlikte ve suçluların telaşı içinde İngiliz Elçiliğine sığınacaktır. erkeklerle birarada ders yapıyorlardı. C.2640. 2.100) Devlet çökmüş.Sabri Efendi şöyle feryat (!) ediyordu: 'Ne günlere kaldık! Darülfünunda (üniversitede) kız ve erkek talebe dizdize oturuyor.44) Türk ordusunun zaferinden sonra. 'M. "Artık el aman bu softa hükümetinden!" diyecektir. temas edeceğim. M. işgal başlamış. Türkleri.269 Sonra yine Yunanistan'a sığınır. 'Müslüman barbarlar' diye niteler. bu sırada Şeyh Sait ayaklanması bastırılmış ve yakalanan sanıkların muhakemeleri başlamıştır. kızlarla erkekler birlikte okuyor diye feryat ediyor! Hafazanallah! Dahiliye Nazırı Adil gibi bir adam bile.Başlarken. Avni Doğan.Kemal'i geri çağırmak için yaptıkları girişimden dolayı teşekkür eder'. 'Kuva-yı Milliyecilerin katli vaciptir' fetvasını yazan odur. (S. Görüp İşittiklerim. (A. 8 Haziran 1919'da.mıştır. Bir daha geri dönmeye yüzü olmadığından ailesini de yanına alarak.Akşin. s. Bu arada İtalya'ya geçerek Vahidettin'i ziyaret eder. ciltten sonrası yayı mlanmadı) Sadrazam Vekili olduğu sırada Ali Galip'i Sivas Kongresi üzerine yürümeye teşvik edenler arasındadır.Sabri'den şikâyet ederek. 385. Ermeniler gibi Kürtleri de imhaya çalıştıklarını' iddia eder. 25 Eylül 1919'da bir bildiri yayımlar. eski Dahiliye Nazırı Mehmet Ali ile birlikte.' " (Son Bozgun. s. s. dipnot 194) Her işe. M. Kuva-yı Milliyeciler "kudurmuş haydutlar" diye anılmaktadır. Kuruluş ve Sonrası. 8. 1. Türklerin. (S. (Anıların 8.270 Kendisi ile birlikte 150'likler listesinde yer alacak olan oğlu İbrahim ile birli k- de bi an _8 .Vakkasoğlu diyor ki: "[Mütareke sırasında] çarşaflı kız talebeler.C. s. (A.. İtalyan basınında yer alan bir bildiri yayımlar. s. Bildiride.C. s. her yere kendi adamlarını yerleştirmeye çalışır. s.343. Yakın tarihimizin gizli kalmış bu büyük ihanetine ve onu hazırlayanlara.) Kurucularından ve yöneticilerinden olduğu Cemiyet-i Müderrisin. Peyam-ı Sabah gazetesinde M.. General Deedes'e." (Ben de Yazdım.Bayar'ın açıklamaya fırsat bulamadığı İstanbul-Kürt anlaşmasının metnini yayımlamıştır: Kurtuluş.242) Bütün Hürriyet ve İtilaf Partisi yöneticileri gibi onun da en belirgin özelliği İngiliz işbirlikçisi olmasıdır. efendi hazretleri bunca felakete gözlerini kapamış.F.Türkgeldi. ilgili belge: FO 371/4158-94640.9) Hayatından birkaç çizgi daha: V.376. İstanbul Hükümetleri. birkaç gün sonra Turgut Paşa istifa etmek zorunda kalacaktır.F.C. her atamaya karışır. 'hükümet içi tartışmalarda.Türkgeldi.242) İdeal arkadaşı Albay Sadık ise onu.M. yine İngilizlerin bulduğu bir yük gemisi ile kapağı Mısır'a atar. millet yere serilmiş.. İngilizleri memnun etmeyecek önerilere karşı çıktığını açıklayarak göze girmeye çalışır ve direnişten yana olan Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşayı gammazlamayı da ihmal etmez.

bu sahneleri süslemek için yine bazı ayrıntılar uyduruyor. İkinci Bölümde görmüştük. eğer gerçek durumu senaryosuna uyduramazsa.274 İstanbul'daki Hilafet Hükümetinin elinden alarak. [Lozan'da] komisyon olarak aldılar.271 M. s. içinde yer aldığı hükümetlerin -ve sarayın. Vahidettinciler. Yunanlılara veren ve sonra bunu Ankara'nın laik hükümetine geri veren275 İngilizler. psikolojide savunma mekanizmaları deniyor.272 □ M.Mücahitler.276 İngilizler ile asıl gizli pazarlık yapanlar.Kemal'e yansıtarak rahatlamaya çalışmış. olduğu gibi aktarıyorum: de bi an _8 . gülünç bir iddia! M.Mısıroğlu. daha da sıkışırsa. Kardinal Richlieu ile Cinci Hoca karması. İzmir'i geçici de olsa.Ferit ikilisinin girişimlerini açıklayan birçok İngiliz belgesi bulunmaktadır. İngilizleri savsaklamakla vakit geçirdiği ve M.Mısıroğlu. işte bu ibret verici gizli ilişkileri külleyip unutturmaya çalışıyorlar. M. Yarın ve Peyam-ı İslam gazetelerini çıkarır. M. hiçbir zaman bu kıyamı (ayaklanmayı)273 tam bir ciddiyetle bastırmak yolunu seçmeyerek." (Aktaran K.Sabri Efendinin yazısının özeti şöyle: "Padişah. uygun olduğunu sandığı bazı örnekler alıp kanıt diye ileri sürüyor. İngilizler de aynı adamla (M. Padişaha ve makam-ı Hilafete oyun etmek fırsatını kaçırma-mışlardı. M. K. Dördüncü Bölümde de Lozan. komitacı ve pol itikacı bir din adamı! İnsanların. çıplak. işte böyle. söz oyunlarıyla suçları örtmeye çabalamış.te Yunanistan'da.Sabri Efendi de. tekrar Mısır'a döner. bu iddiayı kanıtlamayı üzerine almış. Vahidettin-D. Bu amaçla düzenlediği senaryonun Sofya ve Suriye sahnelerini. 'muamma' (bilmece) diyor.Kemal ile). Birçok Vahidettinci de bu tutumu açıkça yâ da örtülü bir üslupla paylaşıyor.Sabri Efendinin hayranı K. Vahidettin-D. ilerde çoğunu okuyacağız. partisinin.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu ileri süren M. Ankara'ya yönelttiği eleştirilerde ölçüyü o kadar kaçırır ki sonunda Yunanlılar bile aylığını keserler. Sa bri Efendi. soyut. sanki bildiği başka şeyler varmış da söyl eyememiş izlenimi bırakmaya çalışıyor.İngilizciliğini. S. yüz binlerce olaydan oluşmuş sarmal bir sürecin içinden. çalıştığı derneklerin.Ferit ikilisidir. 1954'te orada ölür. yani kusur ve zaaflarını başkalarına yansıtma. yasaların gerçeğin açıklanmasını engellediğinden yakınarak.Mısıroğlu. bilerek kabahatli duruma düşürdükleri Hilafet'i bu alış veriş içinde.Kemal-İngiliz pazarlığı masalıyla. iç çatışmalarını hafifletmek için başvurdukları birtakım yollara. Mısıroğlu'nun bu konudaki bütün iddialarını. Bunların biri de projektion. alem-i İslam'a sezdirmeden.96) Her türlü dayanaktan yoksun. Şimdi senaryonun son iki sahnesine geldik: Kurtuluş S avaşı ile Lozan! Bu bölümde Kurtuluş Savaşı hakkındaki iddialar ele alınacak.Kemal'le onlara oyun oynamaya çalıştığı sırada. kendisinin. Ama eteğinde ne kadar taş varsa hepsini dökmekten de geri durmuyor. Harb-i Umumi (Birinci Dünya Savaşı) neticesinde.

ama M..Kemal Paşa. Evet."278 Yani Mısıroğlu. 1. övgüymüş ve İstanbul'dayken söylemiş gibi sunuyor. ne Sultan Vahideddin ve ne de Kurtuluş Savaşı'nın yazılmasına imkân yoktur. hülasa Doğuda İngilizlerin siyasi emellerini sağlamaya çalışan Rahip Fro (Frew). Fransız fakat İngiliz ajanı Mösyö Marten aracılığıyla birçok defalar (?) gerçekleşen görüşmelerinde.279 Her İngilizle konuşan.216) M.Kemal Nutuk'un 5.Kemal Paşa. 27. (s..Kemal ile ilişki kurması □ a K. Onlardan pek çok kimseyi tanıdım. İngilizlerin M. İngiliz Muhipleri Cemiyetini kuran.Mısıroğlu şöyle yazıyor: "İngilizlerin İstanbul'da gizli teşkilatını yapan. Sait Molla ile birlikte çevirdikleri kanlı dalavereleri. s.8/2.216) Görüşmeyi Rahip Fru'nun istediğini ve neler konuşulduğunu da anılarında anlatmıştır: s. son malumat-ı mevsukanın teyit etmekte olduğunu iblağ ile kesp-i şeref eylerim. s. Bi rçokları ile münakaşalar ettim ve kendilerine asla ısınamadım. M. tam tersine çevirerek. Böyle bir şeyin yapılabilmesine imkân vermeyen bi r- de bi an _8 . 1954'ten beri. adalete muhabbetkâr bir zat-ı faziletkâr telakki etmiştim.Kemal.366. "görüşüp tartıştığını" belirtiyor. M.Kemal Rahip Fru'ya ağır bir uyarı mektubu gönderir. Rahip Fru ile İstanbul'dayken. 209 ve 287." (Hilafet..Kemal'in Rahip Fru'yu aşağılamakiçin söylediği sözleri. Herkesi İngiliz ajanlığı ile itham ederler (suçlarlar).Kemal ile temasa geçmişti. insaniyete hadim. hemen İngiliz ajanı mı olur? Nitekim Mısıroğlu da özet olarak diyor ki: □ "[Hizb-ut tahrir] hareketiyle hemen hemen ilk kurulduğu yıllardan itibaren. M.c. İstanbul'dayken Rahip Fru ile adam sanarak görüşmüş! Ne var bunda? İngiliz ajanı olduğu anlaşıldıktan sonra Fru'ya saygı göstermeye devam mı etmiş. M. (Mektubun metni: Nutuk. 3. Sait Molla'nın Rahip Fru'ya yazdığı gizli mektuplarının ele geçirilmesinden sonra. suçlamak için! 2. 205. sayfalarında Rahip Fru'dan söz eder ama övmek için değil.Kemal'in bu cümleyi ne zaman ve neden söylediğini açıklamıyor. Pera Palas otelinin müdürü. 377) Kendi yaptığı sanki başka bir şey mi? □ "Başından sonuna kadar İngilizlerin hakiki niyet ve faaliyetleri tespit edilmeden. 181. Hatta M. 4. temasım olmuştur.Kemal. M. cümlenin sonunu da saklıyor.)277 Doğrular: 1. s. Rahip Fro'yu 'insaniyete hadim. mektubunda.Kemal'in Nutuk'unu gösteriyor: Hilafet. Eylül 1919 sonunda. yoksa bütün melunluklarını belgeleriyle açıklayıp emperyalist metodlar kon usunda gözümüzü mü açmış? Kaldı ki konuştuğu daha başka İngilizler de var. Bunda ne kadar aldandığımı.162. adalete hizmetkâr bir zat-ı faziletkâr telakki etmiş olduğunu' bizzat ifade etmektedir..93 vd. Yadırgayıp kendilerine ısınmamı engelleyen hususlardan biri de budur." (Son cümle için kaynak olarak M. örnekler göstererek yüzüne vurduktan sonra Rahip Fru'ya diyor ki: "Sizi. ne M.

Türkiye'deki İslami rejimi. 'bu anlaşmanın daima gizli kalacağından' da söz eden bir tek kelime bile yok!280 Mısıroğlu yine gözünü kırpmadan uydurmuş! an □ "Dagobert von Mikusch'a bakarsanız.Kemal ve İngilizlerle ilgili sorunlarda kazandığı yoğunluk ve naziklik akla durgunluk verecek derecededir. Gizli anlaşmanın amacı ve M.Mısıroğlu: "İngilizler.Kemal'in İngilizlerle gizli bir anlaşma yapmakta olduğunu ve bu anlaşmanın daima da gizli kalacağını' kabul etmek gerekir. Venizelos'a İzmir'e çıkarma yapmak izni vermekle.en küçük ölçüde bir imkân mevcut değildir. açıklanmış belgeleri okuyup inceleseler ya! Ama bu yazarlar. Masal yazacaklarına. Öyle ki hilafet sorununda en önemli noktayı teşkil eden bu konunun gerektiği şekilde şerh ve izahına -bugün için. hâlâ layıkıyla anlaşılamamış olan bir oyun oynamışlardır. D. Yunanlıların İzmir'e çıkarılması □ K. S. kendi icat ettikleri uyduruk bir tarihe inanacak bir kitle yaratmayı tercih ediyorlar.Sabri Efendi.çok yasal engellerin mevcut olduğu da malumdur. Maksat." (K. araştırmalar ve bütün İngiliz belgeleri ortada. o zamanın Hilton'u de bi □ Von Mikusch'un kitabının 224. Hilafet. s.224 imiş: Hilafet. Böylece.95) Oysa olayları aydınlatacak anılar. s. s.277) 8/3. Fakat baştan bunu onlara belli etmediler. s.von Mikusch. hem Yunanlılara. Bu planın. Bundan doğacak hukuki sorumluluğu üstlenmeye hazırım. Yunan'a üstün gelecek olan Anadolu'daki askeri başlar da istenen inkılaplar için tartışılmaz bir otorite kazanacaktı. Bu sağlandıktan sonra Yunanistan'a yardımı kesecek ve onların Anadolu içlerinde kendi başlarına devam ettirmeye güçleri yetmeyeceği muhakkak olan askeri harekâtlarını sonuçsuz bırakacaklardı. 'gizli bir anlaşma'dan da. 164) _8  Daha ne yazacaklar acaba? Bununla birlikte. M. ellerinde daha başka belgeler ve bilgiler var da açıklamaktan korkuyorlarsa. dostmuş gibi davranılarak oynanan bu oyu nlar. hem de bize. sayfasında. 'bir muvazaa' (danışıklı oyun) olarak niteliyor. gerçekleri açıklamak yerine. halifeliği yıkacak bir bunalım yaratmaktı. Bunun M.Mısıroğlu." (K.Mücahitler. 'M. tahta geçtiği gün (!) başlamıştır. □ "Sultan Vahideddin merhuma.Kemal'in tavsiyesi üzerine.Mısıroğlu." (Kaynak. bir taraftan bütün İslam dünyasının ve bu arada pek doğal olarak petrolü bulunan Arap Yarımadası'nın dayanak ve birlik noktası olan halifelik yıkılırken. yayımlanmış araştırmaları. Şöyle ki: Yunanlıları sonuna kadar desteklemek kararında değillerdi. Haydi! . ben açıklayayım. lütfen bana yollasınlar. daha emin bir tabirle söylemek gerekirse. bu üçüzlü muammayı.

bu görevlilerin yerine. neler uydurmuş: ". beğenmiyor olabilirler. Üniversiteler. Türkiye'ye gelince yakın dostlarına anlatmaktadırlar.Kemal'i." (Hilafet. dikkatli okuyucular. Yakışıksız senaryolar uyduruyor. Atatürk Kültür-Dil ve Tarih Yüksek Kurulu. radikal bir reformcu olduğu için sevmiyor. M. gerçeğe saygılı bazı aydınlar ve köşe yazarları tepki gösteriyor. bunun da İngiliz petrol politikasına bağlı bulunduğu hususlarını. gerçeğe zulmediyorlar! □ Dr. olayların öncesi ve sonrasına. milyonlarca belgeye. kanıtlanmış hizmetlerini. dipnot 227) Aşağıda okuyacaksınız. yalana dolana başvuruyor. Türk Tarih Kurumu. yüzlerce anıya. reddedemedikleri zaferlerini bile. bütün bunların da Türkiye'yi mutlak surette İslam dünyasından koparmak ve İslam dünyasının liderliğinden uzaklaştırmak amacıyla planlandığı. Açıkça yazıyorlar da. bir yandan Kuva -yı Milliyecilere el altından yardım edecek.Mesela.  Buna karşılık. muhtelif Avrupa memleketlerinde yayımlanmış kitaplarda. Buyrun size bir hafta sonu bilmecesi: Bir devlet. Türk-Yunan muharebesinin sadece bir muvazaadan (danışıklı dövüşten) ibaret bulunduğu. Trilyonlarca liraya mal olan ne görkemli bir suskunluk! Bilgilerini. Ama bununla yetinmiyorlar ki.Kemal telkin ve ilham etmiş! İki yandan toplam üç yüz bin insan ölmüş ve yaralanmış ve bu bir danışıklı dövüşmüş!282 bi an _8 . Milli Mücadele'ye karşı koymaya zorlayacaklarmış. yetkilerini ve devletin önlerine serdiği imkânları. ayrıntılarıyla görüp okumakta.Rıza Nur'un anılarının 3. s. ne için ve ne gün için saklıyorlar acaba? Bu yalanlara. Bütünüyle akla ziyan. Türk..Bu akıl dışı yalanın sadece bu iki kitapta kalmadığını da göreceğiz. kendi varlığına ve niteliğine yönelmiş böylesi bir yalan sağnağı karşısında. ayıp ediyor. Atatürk Araştırma Merkezi. sağduyuya. M. mantığa. iz'ana. bugünkü çarpık mevzuatımız karşısında genişçe açıklanması imkânsızdır. günaha giriyor. Milli Eğitim Bakanlığı.. gittikçe yayılıp genişleyen bu tür iddiaları yalanlamak ve doğruyu açıklamak için kıllarını bile kıpırdatmıyorlar. sebeplerine. öte yandan da halkın gözünde küçük düşürmek amacıyla Vahidettin'i ve İstanbul hükümetlerini.cildine önsöz yazan Dursun Satılmışoğlu. Yunan ve İngiliz tarihlerine aykırı bir ayıp masal! M. belgeli ve delilli olarak.212.Kemal tarafından telkin ve ilham edildiği. Kısacası. yalan olduğu üzerinden akan bu senaryoyu pekiştirmek için bakınız. Yunan askerinin İzmir'e çıkarılışının İngilizlere. binlerce araştırmaya. neden bu kadar vurdumduymaz davranır? de demek olan Pera Palas oteli salonlarında başlayıp Londra ve Ankara'ya kadar uzayan pazarlıkları ve bunun dakik teferruatının (ince ayrıntılarının). belgeli başarılarını inkâr ediyor. İngilizler bu plan (!) gereğince. tarihi ters yüz etmeye yelteniyor.Kemal'in su katıksız bir İngiliz casusu olduğu. hiç olmazsa küçültmek için çırpınıp duruyorlar."281 Meğerse Yunanlıların İzmir'e çıkmasını M.

Mücahitler. İngiltere ve Fransa.. s."287 3. 227 sayılı dipnot)283 □ A.291 Kasım 1917'de Rusya'da kurulan yeni rejim. Lloyd George -Venizelos işbirliğinin temeli. ya da sağlıklarında çok ciddi bir arıza var. Kasımdan beri Ege'de açık ya da kapalı biçimde Yunan-İtalyan yarışması yaşanmıyor. İngiliz Başbakanı Edward Gray.5 Mayıs arasında yapılmış olması gerekiyor. Çünkü uzun bir geçmişi olan dallı budaklı bir konu bu.. yüzlerce delegeden." (CG Yol.289 Grey'in önerisi suya düşer. "bütün Yunanlıları ve eski Yunan toprakl arını bir bayrak altında toplama gibi bir ülküsü (megali idea). 8/4.212.Kemal 30 Nisanda atandığına ve Dörtler Konseyi'nin İzmir'in Yunanlılara verilmesi hakkındaki kararının tarihi ise 6 Mayıs 1919 olduğuna göre." (Hilafet." (S.Kemal ve pazarlığı yürüten İng iliz ajanının. Rusya'nın oluru koşuluyla. M. 23 Ocak 1915'te. 1917'de tahtını oğluna bırakmak zorunda kalacaktır. M.Dilipak da sessiz ve derinden giderek. Yunanlıların İzmir'e çıkmalarının gerçek öyküsü 1.. 1913'te Venizelos şöyle der: "Artık gözlerimizi Doğuya (Anadolu'ya) çevirme zamanı geldi.Kemal tüm ilişkilerini dahiyane bir ustalıkla sürdürüyordu. danışmandan.49) ". İtalya'ya verilmesi ni kabul ederler.İstanbul'un o zamanki Hilton'u demek olan Pera Palas oteli salonlarında başlayıp Londra ve Ankara'ya kadar uzayan pazarlıklar.Mısıroğlu. İzmir hakkında bir isteği ve girişimi. savaşa katılması koşuluyla. ya Bermuda çukuru kadar derin bir bilgisizlik içinde yüzüyorlar. Ama Kral Konstantin'le savaşa girme konusunda anlaşamazlar. şöyle yazıyor: "(M. uzmandan. İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilebileceğini bildirir.285 galip devletlerin böyle bir niyeti yok.290 5. Yani bu tarihe kadar Yunanlıların. hilafeti kaldırmak için buldukları bu gizli çözüm birdenbire devreye giriyor ve Barış Konferansı da hemen kabul ediveriyor! Bu iddiada bulunanlar. İngiliz askeri heyetinin kaldığı. s. 131) 284 M.. saflarına çektikleri İtalya'yı ödüllendirmek için bir anlaşmayla İzmir ve çevresinin. Venizelos-Konstantin anlaşmazlığı giderek gelişecek ve Konstantin.Kemal'e bu vazife (Ordu Müfettişliği) verildikten sonra. Şimdi bu konunun kısa öyküsünü görelim. s. Yunanlıların İzmir'e çıkartılmasına ne zaman ve nasıl karar verildiğini de şöyle anlatıyor: "Yunan'ın İzmir'e çıkartılması ve bundan dolayı bir Milli Mücadele ihtiyacının doğması. görevliden oluşan Barış Konferansında bu konu o güne kadar hiç görüşülüp tartışılmamış fakat M.288 4. Çarlığın kabul etti- de bi an _8 .286 2.Kemal'in] Pera Palas mülakatlarını (buluşmalarını) da buna eklemek gerek. ileri sürülen bu pazarlıkların 30 Nisan. Pera Palas'ta olan birtakım pazarlıkların eseridir ki bunun izah edileceği yer burası değildir.Bu vurdumduymazlık sürüp giderse bir gün ne olur? □ K. işgal kuvvetleri karargâhı görünümündeki bu mekânda. 16 Aralık 1912'de atılır.

(Jeschke. 30 Aralık 1918 günlü uzun bir muhtıra ile pekiştirecektir. (Jeschke. Bütün Trakya'yı alacağız ve büyük devletlerle birlikte İstanbul'un da ortak hakimi olacağız.R. Anlaşmanın hükü msüzlüğü İngiltere tarafından İtalya'ya bildirilir. Belgeleri. anılarında. Lord Curzon'a.." (Aktaran D. Anadolu'ya çıkacağız ve öyle ümit ediyorum ki içinde Rumların yaşadığı bütün illere girmemize göz yumulacaktır. s.23. İzmir'e Yunanlıların çıkarılmasına karşı olan İstanbul'daki öteki iki İngiliz yetkilisini de açıklıyor: Y. s. İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilmesinin Yüksek Konsey'e önerilmesini. (Jeschke.Kitsikis. (Jeschke.63) 2 Kasım 1918'de. şimdilik kimseye açmaman ricasıyla bazı şeyler söyleyeceğim.293 Bu isteğini. İng. de bi an _8 . Barış Konferansı. 25.296 Venizelos.48) ' (11) Yunanlı gazeteci ve işadamı Teodor Petrakopulos.Belgeleri. Yunanistan. (Jeschke. İng.90)299 Kesin kararı Yüksek Konsey verecektir.294 (7) Ege'de ve Barış Konferansı kulislerinde. 14 Ekim 1918'de.L. Anadolu Üzerindeki Göz.C. anlaşmanın kendi açısından geçerli olduğunda direnecektir. Yunan toprak isteklerinin bir komisyonca incelenmesine karar verir. Yunanlıların Anadolu Macerası. A."300 S. İtalya.292 6.295 (8) Venizelos isteklerini. 30 Mart günü. Ege Denizi'nin doğu kıyılarına kadar yayılmasına izin verilmeyeceğini ümit etmek isterim. İngiltere Dışişleri Bakanına bir mektup göndererek.57) Dışişlerinden Vansittart da karşıdır.ği bütün anlaşma ve yükümlülükleri tanımadığını ilan eder. Belgeleri. Başbakan Venizelos'un. Londra'ya gelen Başbakan Venizelos. s. (Jeschke.Sonyel. iç bölgeleriyle birlikte bize verileceğine hemen hemen kesin gözüyle bakabiliyorum. Belgeleri.. 3 Nisan günlü raporunda özetle şöyle der: "Yunan Krallığı'nın. 25 Mart günü kendisine şunları söylediğini yazıyor: "Sana. Barış Konferansı'nın 'Onlar Şûrası' önünde sözlü olarak da açıklar. en iyimser olanımızın bile hayalinden geçmeyecek ölçüde büyük ve güçlü bir devlet haline gelecek. Bu hareket ilgili taraflardan hiçbirisinin mutluluğuna hizmet etmeyecektir. çoğunlukla kabul eder. TKS Kronolojisi I." (M. 5 Şubat'ta.61. s.. On iki Adalar ve Kıbrıs için henüz sonuçtan emin değilim. s. (14) İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe. Konya ve Muğla'ya doğru yayılmaya başlarlar. 9 Mart'ta. Yunan birliklerinin de bu operasyona katılmasını' önerir. Savaşın sona ereceği belli olur olmaz. İngiliz-Yunan Dostluk Örgütü'nün propagandalarına fazla kulak verilmemesini öğütler.Komiser Yardımcısı Amiral Webb ve Y.Smith. bir oldu bitti halinde.A. Lloyd George'a gönderdiği bir muhtıra ile Yunanistan'ın Batı Anadolu'ya talip olduğunu resmen bildirir. 'Bazı Türk topraklarının işgali gerekiyorsa. İng.24)298 (12) İtalyanlar. s.61) (10) Amiral de Robeck.86)297 9.Komiserlik Siyasi Yardımcısı Yarbay İan Heathcote-Smith! (1. 63) (13) Komisyon. Yunan Propagandası. s.Pallis. s. 28 Mart günü Antalya'yı işgal eder. vekili Repoulis'e şöyle yazacaktır: "İzmir ve Ayvalık'ın. s. İng. İzmir için Yunan ve İtalyan çekişmesi ve yarışması başlar. 3-4 Şubat 1919'da.

Bu arada J. Belgeleri. bu kararın yeni bir savaşı başlatmak anlamına geldiğini söyleyerek. s.A.Kitsikis. s. doğrusu dehşet verici bir şeydi. (D.L. Belgeleri.George 9 Mayıs akşamı Venizelos'la yemek yer ve özetle şunları söyler: "Yunanistan.93.Pallis. Lloyd George'a. s." (Aktaran D.302 (18) İtalya'nın Fiume'ye ve İzmir'e savaş gemileri yolladığını.İng. s.89) D. (Jeschke.43) (21) L. Pallis diyor ki: "L.163)305 L. Churchill'in de karara kesinlikle karşı olduğunu vurgulamaktadır. İtalyan yayılmacılığı görüşülür.Evans. 90."(S.L. s.George: "Hiçbir itirazım yok. Biz Yunanlıların İzmir'e asker çıkarmalarını kabul etmeliyiz. İtalya'nın tutumunu daha geniş bir şekilde ele alırlar." (M.68)306 de bi an _8 . 24 Nisan'da. İngiltere Başbakanı L.A."303 Başkan Wilson konuyu şöyle noktalayacaktır: "Niçin onlara şimdiden asker çıkarmalarını söylemiyorsunuz? Buna bir itirazınız var mı?" L. L. s.301 Curzon özetle diyor ki: "Görüştüğüm bütün yetkililer ile danıştığım bütün kaynaklar arasında. s.Smith. Barış Konferansı'nı terk eder. "Kışkırtıcı Yunan isteklerine karşı teslimiyet gösterilmemeli!" diyecektir.89. Çanakkale Olayı. (M.92." (A. Yunan ordusunun İzmir'e çıkmasını kararlaştırır.162) (20) ABD Başkanı Wilson. Türkiye'nin Paylaşılması. Wilson'u Yunanlılara daha çok yaklaştıracaktır. Anadolu Üzerindeki Göz. s. Yakın Doğu'da büyük olasılıklara sahiptir ve bu olasılıklardan yararlanabilmek için askerlik yönünden olabildiğince güçlenmeniz gerekir. 2 Mayıs günü haber alan Başkan Wilson dehşetli sinirlenir: "İtalya'nın tutumu kuşkusuz saldırgan bir tutumdur ve barışı tehdit etmektedir!" İtalyanların tavrı.Smith. Türkiye'nin Paylaşılması." Clemenseau: "Benim de itirazım yok!" Böylece.George şöyleder: "İtalya'nın bizi Asya'da bir oldu bittiyle karşılaştırmasına izin vermeyeceğimiz konusu nda bir kez daha diretiyorum. 6 Mayıs günü.93) Venizeloscu A. Yunanistan'ı Ege Denizi ve Marmara'ya hakim. s. s. Yunanlıların Anadolu Macerası. (L.Evans.R. İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesine şiddetle karşı çıkar.91)304 Mareşal Wilson.Smith. Anadolu'nun Üzerindeki Göz. Dış Politika.Pallis.Sonyel. s. Barış Konferansının taraftar olduğu söylenen bu siyasanın bir felakete değilse bile geniş ölçüde kargaşalıklara yol açacağına dair kesin bir fikir birliği vardır.C.George'un danışmanı Harold Nicolson da şöyle diyor: "Bu cahil ve sorumsuz adamların..62) (16) O tarihte Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Lord Curzon. Yüksek Konsey.58) (17) İtalyan Başbakanı Orlando. Yunan Propagandası. Ortadoğu'yu bir pastayı böler gibi parça parça etmeleri.A. bütün kabine üyelerine dağıttığı 18 Nisan günlü muhtırasıyla.Walder. 1. (M.Smith.L. s. şiddetle protesto edecektir. 4 Nisan'da yolladığı mektupta.Kitsikis. Yunanlıların Anadolu Macerası.L.83) (15) İngiltere Genelkurmay Başkanı Mareşal Wilson da. A.90) (19) 5 Mayıs günü Yüksek Konsey'de.George ve Fransız Başbabakanı Clemenceau.George'un. İng. kuvvetli ve varlıklı bir devlet olarak görmek hususunda samimi bir arzu duyduğu gerçekti. s. Başkan Wilson'un Fiume sorunundaki tutumu yüzünden. Orlando dönmeden bir gün önce. Anadolu Üzerindeki Göz. Günlüğüne de şu notu düşer: "Bütün bunlar delilik!" (M.

bu beklenilmez durumdan kuşkuya düşüp sebebini araştırmaz ya da hiç olmazsa bu kuşkuyu belirtmezler miydi? de bi an _8 .30) (23) 13 Mayıs günü Dörtler Toplantısı'nda Başkan Wilson şöyle diyecektir: "Yunanistan İzmir'in (kentin) bütününü alacaktır. hükümet üyeleri.Satılmışoğlu ve K. Birleşmiş Milletler adına Yunanistan'ın yönetimine bırakmayı teklif ediyorum. Harington. kesin karar için M. Londra-Paris arasında pek çok yazışma yapılmış olması gerekirdi.200) Bu olayın çok kısa ve belgeli öyküsü de böyle. 11 Mayıs'ta Bodrum'u. ABD Başkanı ile İngiliz ve Fransız Başbakanlarının. Anılarında nice devlet sırrını açıklamış olan Churchill'in yazdıklarında da.307 (26) 15 Mayıs 1919'da İzmir'e Yunan çıkarması başlar.Kemal'den gelecek cevabı beklediklerini ileri sürmek. bu konuyla ilgili belgeler gizlendi diyelim ama yayımlanmış binlerce belge var ve hiçbirinde. s. Barış Konferansı'nın içyüzünü hiç çekinmeden anlatan Nicolson'un kitabında da. bir yerden sızıp açığa çıkması gerekirdi. İngiltere. Ama böyle çok yanlı bir senaryonun planlanması ve aşama aşama uygulananabilmesi için bu işi en azından yüzlerce kişinin bilmesi. düşüncelerini bütün çıplaklığı ile not etmiş olan Mareşal Wilson'un günlüğünde de. 1. bu senaryoyla bağlantılı ya da böyle bir senaryonun varlığını düşündürebilecek bir ifadecik bulunmuyor. milletvekilleri. memurlar.Kitsikis. Diyelim ki M. 2. görüşler ve öneriler yer alıyor. A. s.Mısıroğlu'nun iddiası doğru. s. Yunan Propagandası. Yunan Propagandası. Tersine.Ryap ve Bennett'in anılarında da bir ipucu yok. hakkında yüzlerce kitap yazılmış.Kitsikis." (D. kendisine bu haberi ileten Yunanistan'ın Londra Elçisi Kaklamanos'a şöyle yazar: "Verdiğiniz güzel haberler için teşekkür ederim.309 Bununla da bitmiyor. (Jeschke. 3. TKS Kronolojisi I. sadece gülünç bir iddiadır. 13Mayısta Kuşadası'nı işgal ederler. söz konusu senaryonun tam karşıtı olan kararlar. basamak basamak gelişmiş. Londraİstanbul. askerler. Komisyon. (25) 14 Mayıs'ta. Nerde onlar? Haydi. İlin geri kalan kısmınıda. Bu haberlerin.Sabri Efendi. bu binlerce sıradan ya da gizli belgede." (D. İzmir istihkâmları. Bir de Türk cephesi var. Görülüyor ki Yunanlıların İzmir'e çıkması. . son yüzyılın en önemli ve acı olaylarından biri. bu konuyla ilgili küçücük bir işaret dahi yer almıyor. Müttefik askerleri tarafından işgal edilir. acizane çalışmalarımın eseri olduğunu sanıyorum. Zaten birçok insanla bağlantılı olan bu çaptaki ve çok uzun süreli bir operasyonun. 13 Mayıs günü yola çıkarlar. Öyle 30 Nisan -5 Mayıs arasına sığdırılabilecek basit bir sorun ve ayaküstü bir karar değil. kökü yıllar öncesine giden.308 (27) Silah taciri Basil Zaharof. 12 Mayıs'ta Marmaris'i. Ankara yönetimine el altından yardım ediyor olsaydı. İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesini 30 Mart'ta uygun görmüştü. sonuna kadar gizli kalması da imkânsızdır.(22) İtalyanlar.34) (24) Yunan çıkarma gemileri. D. Şimdiye kadar çoktan.

İngilizler ile M. yalnız bir açıdan inceleyerek.121)312 Alternatif tarih yazıcıları için düşünceleri doğrultusundaki 'bir söylenti'. K. İttihat ve Terakki Cemiyetinin bilinen programına rağmen bir de gizli programı (?) vardı ki bunda. Yoksa bunlar da İngiliz ajanı mıydı? Ya Yunanlı ya da Müslüman araştırmacılar? Yakın tarihi didik didik eden yüzlerce araştırmacıdan hiç değilse biri. an _8 . Yaz gitsin! Biri inansa.. s. hatta gülünç sonuçlara varması. neden bu oyunu bugüne kadar ortaya çıkaramadı acaba? Ve neden hiçbir tarihçi. 4. 188.313 8/6.35.Kemal Paşanın sonradan gerçekleştirdiği inkılapların cümlesinin mevcut olduğu iddia edilmiştir.C.Cebesoy'u bir yana bırakıyorum. R.310 Yunan işgalinin. Kurtuluş Savaşı bir bütündür. yalnız bir ucundan tutularak açıklanamaz.90-105. M. 'kanaat'. meğerse şuymuş: "M.Dilipak.C. 250. 'bir iddia' hatta 'dedikodu' yeterli. Hilafetin ilgası (kaldırılması) keyfiyetinin ise İttihatçılarca çok önceden düşünülüp planlandığı fakat buna fiilen imkân bulunamadığı yaygın bir kanaattir. s. 1..F.Kemal ile bozmuş birinin anılarında bile böyle bir kuşkunun gölgesine rastlanmıyor.Vakkasoğlu. hatta Milli Mücadele'nin başlamay acağını iddia ya da ima ediyorlar.C. A.Mısıroğlu'na göre iki muamma □ "Günlerdir oyalanan M.Mısıroğlu'na göre bunun sebebi.211. olayların başka türlü gelişeceğini. Bu gelişmemiş çocuk masalını savunan öteki tarih yazıcılarından bazıları: V. 293 vd. Kanıta manıta gerek yok. çok ayrıntılı bir olayı. bu daha da iyi anlaşılacak. s. Milli Mücadele'yi genişletip hızlandırdığı. çok cepheli. Son Bozgun.. 61. kârdır. kaçınılmaz bir durumdur.Orbay'ı.Kemal Paşanın koyu bir İttihatçı olduğu ve kamil yaşına kadar da bu siyasi fırkanın içinde ve onların fikirleriyle yoğrulduğu muhakkaktır. 3. Dr.Kemal Paşa için tam hareket edeceği gün 'İngilizler de 8/5. A. GRYT Ansiklopedisi. Fransızlara karşı verilen silahlı mücadele! Kurtuluş Savaşı gibi çok aşamalı. halkın çabuk uyanmasına sebep olduğu doğrudur. 244.163." (Hilafet. 118. Ankara ile İngilizler arasındaki ilişkiler topluca incelenirken. birkaç belgeyi ya da olayı değerlendirerek yorumlamaya kalkışanların yanlış.Kemal neden kolayca uzlaşmışlar? bi K.Karabekir'i. eğer Batı Anadolu'yu Yunanlılar yerine bir büyük devlet işgal etseydi. s.140 vd. • Bazı yazarlar. yalnız birkaç Vahidettinci tarafından ileri sürülen bu iddiayı ciddiye almıyor? Pek kaba ve maksatlı bir yalan da ondan.Rıza Nur gibi kafayı M. 53-55.. çok yönlü.. Lozan. 248. s.311 Ama bu iddiada bulunanların unuttukları bir olay var: Güney Anadolu'da. 279 vd.□ K. 3. 109-112. CG Yol.

Kemal el çabukluğuna getirip tutuklanmadan gemiye bindi diyelim. Anadolu'da bulunan hangi komutanı. subayı hatta hangi eri tutuklayıp da İstanbul'a getirebildiler ki? Bu cesareti. 8/7. İngilizlerin milliyetçilere çıkardıkları zorluk. milli gaye aleyhinde göstererek halkın gözünden düşürmek maksadını gütmüşlerdir. Amasya'da 5. sanki M.314 2. Şimdi Mısıroğlu'nun. Örnekleri görünce. s. M. 160) 1.Alay. daha sonra da devam etmiştir ki bunun pek çok örneğinden bir ikisini gösterelim. Samsun'da ve Merzifon'da bulunan birkaç yüz askere güvenip de mi tutuklayacaklardı? O sırada Samsun'da 15. Bu tarz hareketle İngilizler. Havza'da 56.Alay.Kemal'i.tarafından yakalanıp tutuklanacağı' söylentisi çıktı. M. □ "İngilizler. bir de güçlü oldukları ve hükümetten destek gördükleri İstanbul'da gösterebilmişlerdir. geri çağırması için Bab-ı Ali'ye baskı yapmaya koyuldular? Doğrusu bu bir muammadır.Kemal'in hemen geri çağrılmasını nasıl açıklayabilir? Çaresizlik içinde. ne zaman nasip olacak?" (S. iki tarafı karşı karşıya getirmek ve İstanbul hükümeti ile Halifeyi.Mücahitler.Kemal'in Anadolu'ya gidişi kendi bilgileri ve izinleri dışında olmuş gibi.Türk Tümeninin karargahı ile 45." (Hilafet.Kemal'i geri çağırmalarından ve İstanbul hükümetinden Kuva-yı Milliye'yi suçlamasını istemelerinden mi ibaret? Olmadığını elbette kendi de biliyordur ama senaryosuna ters düştüğü için hepsini yok sayıyor.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu ileri süren bir yazar. İngilizlerin çıkardıkları kanlı ve kansız zorlukların ve sorunların başlıcalarını. K. Bakalım buna benzer kördüğümleri çözmek. M.82) Mısıroğlu durumu yine çuvala sığdıramadığı ve senaryosuna uyduramadığı için çaresizlik içinde. İngilizlerin bu fırsatı kullanamamış olmasına üzüldüğü anlaşılıyor. s. 'sobe' deyip kaçıyor. güya ona engel olmak yoluna gitmeleri ve bu maksatla İstanbul hükümetlerince Kuva-yı Milliye'nin takbihini (suçlanmasını) istemeleri. 163) 'Pek çok örnek' diyor ama bula bula ancak aktaracağım örnekleri bulabilmiş..Mısıroğlu'nun." (Hil afet. Merzifon'da 10. yalnız M.Kafkas Tümeni karargahı ve 9.. binlerce olay ara- de bi an _8 . İngilizler.Alay bulunuyordu.Kemal -İngiliz ilişkisini kanıtlamak için ileri sürülen örnekler ve doğruları Mısıroğlu diyor ki: "İngilizlerin Kuva-yı Milliye'ye karşı bu ilgileri. s. Eskişehir'deki Kuva-yı Milliye Komutanı Atıf Bey dışında. Tuhafı şu ki haydi M.Alay. Amma Samsun ve Merzifon havalisinde İngiliz askerleri yok muydu? Neden onu tutuklayıp İstanbul'a göndermediler de. hayli eğleneceksiniz. yine 'muamma' deyip geçiyor. dördüncü bölümde topluca göreceğiz. M. mütarekenin başlangıcında Batum'da.315 Komutanını üç buçuk düşmana teslim etmiş birlik var mı tarihte? Kaldı ki İngilizler. meri (yürürlükteki) kanunlar önünde açıklanması imkansız bir muammadır.

Kemal bu durumu şöyle yorumluyor: "İtiraf etmeliyim ki bu tarz ve tavırdan memnun olmadım.36..320 Ama Samsun'da asayişin düzelmesine yardımı olur. Samsun'daki İngiliz subayının. (Nutuk. Mondros'tan Mudanya'ya. oldukça tutarsız biridir.Tansel.163. 3.41.N." (Hilafet. Samsun'daki İngiliz subayına bildirmiştir. Refet Bele de. ilgili belgeler: B.C. Samsun'daki İngilizlerin de Hamit Beyin yerinde kalması için İstanbul'a başvurdukl arını yazar.. Bu hüküm bir zan (sanı) gücünde olsa bile. İstanbul-Anadolu ayrılığı söz konusu bile değil.Kolordu Komutanlığı görevini devralmak üzere geldiğini. 3." (Hilafet.7. bu kimsenin İngiliz görüşüne hizmet edeceği için kendisine güven duyulduğudur. D.1210.C. hiç olmazsa bizim de görüşümüzü almalıydı. 'İstanbul'dan bir İngiliz gemi-siyle Albay [Çolak] Salahattin Beyin 3." (Nutuk. 'İstanbul hükümetince görevinden alınmış olduğunu duyduğunu' bildirir. 1 sayılı dipnotun 4. s. 163.Kolordu Komutanı Refet Bele'den gelen 13.Avcıoğlu.Kemal'in yorumu. Samsun Müfettişliğine (doğrusu: Mutasarrıflığına) Ha-mit Bey adında birini tayin ettirmişti.317 Albay Selahattin'in Albay Refet Beyin yerine gönderilmesinin sebebi de şu: Albay Refet Bey. Harbiye Nezaretinin kendisine de aynı gemi ile İstanbul'a dönmesini emrettiğini' bildirir.Kemal Paşa. 38. Salahattin Bey onu değiştirmek için hem de bir İngiliz gemisi ile geldiğine göre. Deli Hamit diye ünlü. 2. 1.Kemal'e. derhal verilmesi doğal olan hüküm. kaynak: Nutuk) Nutuk'ta bu konu. kaynak: yine Nutuk) Hamit Bey Mülkiye'den 1902'de mezun olmuş eski bir idarecidir. s.Kemal'in İngilizlerle ilişkili gibi görünen herkesten kuşkulandığını gö sterir. Hamit Bey İstanbul hükümetince atanmış ve İstanbul hükümetini temsil eden bir yönetici. M. M..Kemal'in önerisiyle tayin edilmiştir.Şimşir. M. maddesi. az-çok güvenli bir ortam sağlamış olan Hamit Beyin yerinde kalmasını istemesinin. Refet Beyin benimle olan işbirliği İstanbulca biliniyor. Bu kimsenin daha sonra Dahiliye Nazırı ile arası bozulduğu için görevden alınmasına karar verildiği halde İngilizler. Merzifon'a İngiliz askeri yollanırsa. s. İngilizlerin Kuva-yı Milliye'ye destek verdiğini değil. General Salliklad (Jeschke. İngiliz Belgelerinde.C.39-43) Mısıroğlu. 1. bu adı Sally Flood diye veriyor) Ali Fuat Paşanın yanına bir kurmay binbaşı ile Eskişehir İngiliz kontrol subaylarından oluşan bir heyet gönderdi. Milli Kurtuluş Tarihi.sından bulup da kanıt diye ileri sürdüğü bütün örnekleri aktarıyorum: □ "Albay Salahattin Beyi (Köseoğlu)316 Anadolu'ya bir İngiliz gemisi götürmüştür. 14 Temmuz 1919'da M. s.42.C. Refet Bey komutayı ona vermede acele etmemeli.Kemal'i ve milli hareketi desteklemekle ne ilgisi var? □ "25 Eylül 1919 tarihinde yani daha Kuva-yı Milliye'nin herhangi bir varlığı görülmeden önce. ateşle karşı koyacağını. Refet Bele. geçimsiz. 'İngilizlerin ahval-i dahiliyeye (iç de bi an _8 .145. 1.1919 günlü bir telgraf dolayısıyla yer almıştır.. yerinde bırakılması için İstanbul hükümetine başvurmuşlardır. s. Pontus olayları dolayısıyla gerginliğin arttığı şehirde. O tarihte daha Erzurum Kongresi bile toplanmamış.43)318 □ "M. ıkına sıkına sinekten yağ çıkarmaya çalışıyor. (S. Samsun Mutasarrıflığına319 Refet Bele'nin tavsiyesi ve M. s. Bu heyet.C.37) Bu olay ve M.

genişleyip yaygınlaşabilecek. kaynak: Nutuk) Mısıroğlu'nun Kurtuluş Savaşı'nı hiç bilmediği. 6 Ağustos 1919. Muğla Kongreleri. genel bir anlam kazanacaklardır. Trabzon Muhafaza-yı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin İl Kongresi.164. O kadar ki Yunan Komutanı. 13 Şubat 1919. '25 Eylül 1919'da Kuva-yı Milliye'nin herhangi bir varlığı görülmediğini' ileri süren yazara. Balıkesir (1. 25 Eylüle kadar bütün Ege ve Kocaeli'nde. Bu karara uymayan bir iki yerin yöneticisi de bi an _8 . ve 2. 17 Haziran 1919.olaylara) ve Kuva-yı Milliye'ye katiyen (kesinlikle) müdahele etmeyeceklerine (karışmayacaklarına)' dair söz verdi. Yani halk çoktan uyanmış. İstanbul hükümetinin engelleme girişimleri üzerine Sivas Kongresi. Özel sebepler de şunlar: a. 1. Bu gelişmelerden sonra İngilizler. bu kadar çabuk silkinip ayağa kalkmış olan milleti ile gurur duyar ve İngilizlerin neden böyle davrandıklarını kavramaya çalışır. 1919 Sivas Kongresi.) Kongresi.322 Kuzeydoğuda Karadeniz şeridi boyunca ve Doğuda da bütün sınır ve sınır ötesi Türk kesimlerinde çete/kuva-yı milliye/milis birlikleri kurulmuş. Tabii. bir daha ve pek görkemli bir biçimde açığa çıkıyor. örgütlenmiş ve silahlı direnişe geçmiştir. İzmir Müdafaa-yı Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti'nin İzmir Kongresi. 16 Ağustos 1919. Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi'nin kuruluşu. 'Tam bir Türk seferberliği (!) karşısında bulunduğunu' bildirecektir. 17 Mart 1919. ilk tepkiler bireysel ve yereldir.) Kongresi. 16 Eylül 1919.) Kongresi.323 General Sally Flood'un A. Yunan. 2. Erzurum Kongresi. Alaşehir Kongresi. 11/12 Eylül günü İstanbul'la haberleşmenin ve ilişkinin kesilmesine karar vermiş ve karar bütün illere duyurulmuştur. 19 Eylül 1919. işte bu gelişmelerdir. Balıkesir (2. çok gerekmedikçe. Zamanla gelişip birleşerek. 23 Temmuz. 4 Eylül. s. Kars Büyük Kongresi. Nazilli (1. birkaç varlık örneği hatırlatayım. 28 Haziran 1919. Bu tepkilere yol açan olaylardan bazılarını ve İstanbul'un vurdumduymaz ve olumsuz tutumunu görmüştük. Fransız ve Ermeni birlikleri ile Rum ve Ermeni çeteleri ile çarpışmaya çoktan başlamışlardır.) Kongresi.Fuat Paşaya birkaç subay yollayarak çatışmayı engellemek istemesinin genel sebebi. açıklama yapmadan önce. 26 Temmuz 1919. Balıkesir (3." (Hilafet. Nazilli (2. 3. Ayrıca. 1.) Kongresi. 3 Kasım 1918. Vilayat-Şarkiyye Müdafaa-yı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin Erzurum İl Kongresi. Örgütlenmeler: 7 Kasım 1918.321 Güneyde. 1 ve 5 Haziran 1919. daha Haziran 1919'da Venizelos'a telgraf çekerek. belki o büyük yıkımın altından. yeni bir savaşa yol açacak her türlü çatışmadan uzak durmaya çalışacaklardır.

Ali Fuat Paşayı bir mektup ile tehdit eder. oradan da İstanbul'a çektiler.Hatıraları. İstanbul hükümeti de. 4 Ekim günü Mutasarrıf Hilmi öldürülür. Amaç. Eskişehir'deki millicileri yıldırmak için İngilizlere dayanarak sıkıyönetim ilan edecek.M.Sonyel. ağırlıklarıyla birlikte önce Samsun'a. Bunun üzerine İngiliz generali.. Dış Politika 1. K. s. Ankara'ya gidemez.Kolordu Komutanlığına emekli Kiraz Hamdi Paşayı atar.327 Olay bu. 25 Eylülde. Merzifon'dan Samsun iskelesine gidinceye kadar hırpalamıştır. S. (A. Telgraf hatları kesilir.C. 2.Danişment. Bilal N.□ "Yine aynı tarihlerde İngilizler. 2 Ekimde Damat Ferit istifa edecektir. Vahidettin'den yana bir tarihçi.M. s. bu kuvvet İngilizleri. 'Kuva-yı Milliye'nin memnun olup olmayacağını' sordular.C. Doğu Anadolu ile Batı Anadolu'yu birbirinden ayırmak ve milliyetçilerin birleşmesini önlemek amacıyla İzmit-Eskişehir-Konya demiryolunu bütünüyle denetimleri altına alır. Anadolu'da harekât-ı milliyenin gelişmesinden dolayı. İngilizlerin tehlikede kalmış olmalarıdır. 4. Kuva-yı Milliyeciler demiryolu köprüsünü attığından. s.316 vd. dipnot 47)] bi an _8 . Kuva-yı Milliyece 'pek memnun oluruz' cevabı verildi. 147) Anadolu'da pek az İngiliz subayı ve askeri kalır.C. s. Kuva-yı Milliye'yi bastırmak için yeni bir kuvvet oluşturmaya kalkışır.328 İngilizler bir süre sonra. ayrıca S. Kiraz Hamdi Paşa Eskişehir'e gelir. İ.Danişment versin: "Bunun sebebi.579. General Sally Flood. İstiklal Harbimiz. Kütahya'da silahlı çatışma çıkar. M.H. s. İstanbul'un işgali üzerine onlar da tutuklanırlar.461. sonra da ahkâm çıkarıyor.Karabekir. s.. orada kalır ve Mutasarrıf Hilmi Beyle birlikte.352. Eskişehir'de de yönetimi ele alır. üstelik aynı gün (21 Eylül) İngilizler ile milliciler arasında. özellikle Eskişehir'de bulunan birliği takviye ederler.Ali Fuat Paşa da.Akşin.R." (İ.Cebesoy. Malta Sürgünleri. (29 kişi. Onlar da Merzifon'daki kuvvetlerini.325 Bu arada Mutasarrıf Hilmi.Başlarken. Anadolu demiryolunu denetim altında tutan 3 taburu. İzmit'e çekeceklerdir. s.Şimşir. Mısıroğlu olayın yalnız ilk evresini anlatıp ortamı ve sebepleri açıklamıyor. İstanbul Hükümetleri. İngilizler Kütahya'yı bırakmak zorunda kalırlar." (Hilafet. b. s. 21 Eylülde birkaç subayını yollayarak Ali Fuat Paşayı uyarır ama kuşatma kaldırılmaz. İngilizleri ve İngilizcileri . Merzifon'da bulunan İngiliz kuvvetlerinin geriye alınması halinde. Osm. Kiraz Hamdi Paşa apar topar İstanbul'a kaçar. Ankara'daki 20. T. Dr. Eskişehir'i de boşaltarak.H.F.61) Bunun üzerine Kuva-yı Milliye. kaynak: Nutuk) Bu iddianın cevabını. İngilizler. cephe daraltmak için 4 Ekimde Samsun'daki asker- de arasında Eskişehir Mutasarrıfı Hilmi Bey de vardır. gelişimi aktarmıyor. çoğunlukla milis birliklerinden kurulu bir kuvvet ile Eskişehir'i kuşatır.Kronolojisi.Tahsin Beyle birlikte birkaç milliciyi öldürtecektir.326 1/2 Ekim gecesi Eskişehir halkı. M. ayaklanacak.Eskişehir'den ayrılmaya zorlamaktır.264)330 Anadolu'da sıkışan İngilizler. c. (Gökbilgin.. d.164..329 Merzifon'un boşaltılmasında Reşitbeyzade Sırrı Beyin teşkil ettiği mahalli kuvvetin büyük hizmeti olmuş.324 Eskişehir'deki Kuva-yı Milliye Komutanı Yarbay Atıf Beyi de 7 Eylülde tutuklayıp İstanbul'a gönderirler.

Kemal] Karabekir'in açıkladığına göre.. İtilaf devletleri temsilcileri buna asla izin vermediler. bu itirafla. Samsun'a çıktıktan sonra Havza'da. Buradaki müzakereler tam yirmi iki gün sürmüştür. İstiklal Harbimiz adlı kitabın ilgili sayfalarını dikkatle okurlarsa.onaylaması için M. bütün iddiaları gümlemiş olmuyor mu? □ "M. 165.Kemal'in Rauf ve Kara Vasıf Beylere yazdığı iki mektubu aktarıyor. Karakol Cemiyeti'nden Baha Sait'le Baku'da yapılan anlaşmayı onaylatmak için 1920 yılının ilk aylarında İstanbul'a getirir ve Kara Vasıfla ilişki kurar. Baha Sait'in yaptığı anlaşmanın üzerinde bile durmaz. s. kaynak: K.s. s. M. M. Kısacası. Rus Albayı İlyaçev ile M. Anadolu'daki isyanı bastırmak üzere güvenilir kuvvetlerinden iki tümen teşkil edip Anadolu'ya göndereceğini söyleyince. tabii onaylamaz da. onun yaptığı bu yanlışlık sürüp geliyor.Karabekir. (Budiyenni'nin anılarına dayararak. S. 342)334 1. Albay Budiyenni başkanlığındaki bir heyetle görüşmelerde bulunduğu bilinmektedir.83) Oysa İstiklal Harbimizin bu konuyla ilgili sayfalarını (2.Karabekir'in İstiklal Harbimiz kitabına dayanarak. Bu belgelere göre olayın aslı şu: 1. İlyaçev ile ne 'Anadolu'ya gitmek üzere İstanbul'da iken' görüşmüştür. M.338. 1. de bi an _8 .Kemal Paşa arasında neler görüşüldüğü bugüne kadar açıklanmamıştır. Ankara'ya yollar (Nisan 1920). Anadolu'ya gitmek üzere iken İstanbul'da Ruslarla temasta bulunmuştur.Sonyel gibi çalışkan bir bilim adamı bile. kaynak: Masalcı H. s. bu garip anlaşmayı. Bu sayfanın sayısı 2." (Dış Politika.Kemal'in İstanbul'da Albay İlyaçev ile görüştüğünü ilk defa kimin yazdığını saptayamadım ama ilk yazan her kimse. Türk-Sovyet İlişkileri. 164) K. imiş.leri de İstanbul'a çekeceklerdir. Volga kıyısında Çaritsin çevresinde çarpışmaktadır. Albay Budiyenni bu tarihte." (Hilafet. M.579-582. ne de Ankara'da.Karabekir'in kitabının o sayfalarını okumaya zaman ayıramamış ki aynı yanlışı yapıyor. baskıda 593'tür.) K.618 vd.333 □ "Ayrıca. terhis yerine yeniden silahlanma mı yapacağız?' dediler. sadece Baha Sait'in mektubu ile Baku'da yaptığı 11 Ocak 1920 günlü tuhaf anlaşmanın metnini. 3.R. bastırmak için kuvvet kullanmak istediğini itiraf etmiş!332 Ee.s. İlyaçev konusundaki yanlışlarını kolayca fark edip düzeltebilirler. s. K. Bu temaslarda.Mısıroğlu bile Vahidettin'in Milli Mücadele'yi desteklemediğini.331 □ "1919 yılında Sultan Vahideddin.Ertürk'ün İki Devrin Perde Arkası adlı kitabı.. Kara Vasıf Bey de. 2.baskıda.Kemal. İstiklal Harbimiz. bu sırada Ankara'dadır ve Meclisin açılışı için hazırlık yapmaktadır." (Hilafet. S. Mısıroğlu ve bu masala inananlar.Yerasimos.Kemal'in İstanbul'dayken İlyaçev'le görüştüğünü yazmıyor. Albay İlyaçev. 'Bu mütareke şartlarına aykırıdır." (Hilafet.165.Kemal'e. s. s. İstanbul'da iken İlyaçev adında bir Sovyet albayıyla görüşmüştür.C. 591595) dikkatle okuyanlar görürler ki Karabekir. Diyor ki: "[M.Kemal Paşa.

Yorumlarının hüzün verici naivliği bir yana. bu gizli Rus delegesinin (!) bir İngiliz ajanı olduğunu. Bilim Y. İstiklal Harbimiz. bu görüşü kuvvetlendirmektedir.Kemal. 12 Haziran'da Amasya'ya geçmiştir! (KA. Budiyenni'den ya da herhangi bir Sovyet kurulundan söz etmemektedir. 165.Karabekir." (Hilafet.Mısıroğlu'nun bu kitabının yayımlanmasından yıllarca önce. M. İngilizlerin daha sonra komünizme karşı Batum'a çıkarma yapacak kadar ileri gitmeleri.Kemal Paşa ile görüşüp anlaşmaya imale eden (yönlendiren) İngiliz entelijansına (gizli servisine) mensup kimseler olmuştur (!). İngiliz belgelerine dayanarak açıklamıştı!337 □ "[K." (Hilafet. Sovyetlerle kurulan bu ilk temas hakkında. Bu konuda bir belge olmadığı gibi hiçbirinin anılarında da böyle bir bilgi yer almıyor. 'M. kendi fikirlerine çekmeye çalışmışlardır. sayfalar.□ "İhtimal ki Rus heyetini M. M. küçük bir kasabada ve kalabalık karargâh mensuplarından gizli olarak gerçekleştirildiği de düşünülemez.Kemal Havza'da 17 gün kalmış (25 Mayıs-11 Haziran). D.Günlüğü. (Çev: A. s.) 3. Mısıroğlu'nun iddiasına dayanak olabilecek tek kelime yok! (Türkçe çeviride 190-191. s. H.Budiyenni'nin Havza'da olması mümkün değildir. M. Sözü neden uzatıyorum ki? Mete Tuncay.Sinan Yıllığı/1973. yanlış bilgi vermeye aynı hızla devam ediyor: Batum.von Mikusch'un 164 ve 292.Ertürk. dipnot 87) Eğer aynı anda iki yerde bulunabilmek gibi bir kerameti yo ksa. daha İstanbul'dan ayrılmadan.) 1. Havza'dan K. 'görüşmelerin tam 22 gün sürdüğünü ' iddia ediyor. (TİH. böylece H. Esasen M.59 vd. Sovyetler'e ilişkin görüş ve bilgileri bildiren Binbaşı Hüsrev Gerede de.c. İngiliz entelijansına mensup bazı kimselerle de gizlice görüşmüştü. 1. Sovyetler-Ankara ilişkileri hakkında bazı bilgiler verdikten de bi an _8 108. yer almamaktadır.) Yani yutturmacılık yöntemi.Kemal Havza'da 22 gün kalmıştır' diye yazıyor. 338-339. sayfalarını gösteriyor. son cümle için dayanak olarak Dagobert von Mikusch'un kitabının 164 ve 292.Hasanoğlu. s. s.Kemal-Budiyenni görüşmesinin masal olduğunu kanıtlamış: Atatürk'le İlgili Olarak Uydurulmuş Bir Hikâye. sayfalarında da.Kemal. s.R.. Mısıroğlu. arkadaşlarına bilgi verirdi. K. 2.Mısıroğlu.161) 2. İstanbul.Sonyel. yazdığı gibi sonra değil. 1979) 4. kesintisiz sürüyor! □ "Ruslar bu sıralarda Balıkesir'de bulunan Kazım (Özalp) Paşaya da gizli bir Rus delegesi göndererek. SSCB Bilimler Akademisi tarafından hazırlanmış olan 'Ekim Devrimi Sonrası Türkiye Tarihi' adlı kitapta da bu uydurma. Çünkü bilhassa İstanbul'daki görüşmelerin antikomünist Ruslarla olmak ihtimali galiptir (çoktur) (!).Karabekir'e uzun bir mektup yazarak. 27. Mısıroğluda hiç incelemeden kopya çekip.İngiliz Tümeni tarafından işgal edilmiştir.166) S. Bu temasın.s. Gerçekten böyle bir temas olsaydı.8792)336 . (K.335 5.Ertürk'ün yanlışına kuyruk takıyor. daha 24 Aralık 1918 günü.(!) Fakat Samsun'daki görüşmelerin (Havza demek istiyor) komünist Ruslarla olduğuna da şüphe yoktur.510 vd.

Kemal sizinle görüşmeye pek hevesli' dediği anlaşılıyor. Saltanat ve Hilafet hakkında da çok kısa da olsa. 2.68-136)342 5. kısaca söylemek gerekirse. bu ilgi ile İngilizleri korkutmak!338 Ancak M Kemal Paşa. İngiliz Belgeleri.Kemal'in askeri niyetleri hakkında bilgi toplamasını ister.. (1-4. Ama Refet Paşanın söylediklerinin. bu iki İngilizle hayli dalga geçmiş. B.200) Bu anlaşma gereğince. Sakarya'dan İzmir'e.340 4. s. bu konuda 1919'da. gayet akortlu (uyumlu) bir şekilde faaliyette bulunmuşlardır. bir görüşme yapıldığı doğrudur. 'M.Kemal İngilizlere yaklaşmak istiyorsa. s.Kemal Paşa.339 ayrıca der ki: "M. Edgar Pech'in kitabının 200. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi bir de bi an Doğrular: _8 sonra diyor ki:] Teferruatına giremediğimiz böyle bin türlü tehlikeli faaliyet ve propagandanın ortaya çıkmasına sebep neydi? Hiç şüphesiz.Kemal ile ilişki kurmaya çalışacak ama Henry'in sözünün doğru olmadığı ortaya çıkacaktır. sonunda Ruslara veda ederek İngilizlerle kayıtsız şartsız beraber olmuştur.Kemal ile İngilizler." (Görüşmenin tutanağı:Bilal N. ' (Kaynağı.Kemal tarafından tayin edilen Refet Paşa ile Harington'un Erkan-ı Harbiyesinden gönderdiği murahhaslar (delegeler). Harington bu bilgiyi ciddiye alarak M. sel yüzünden İnebolu'dan ileri gidemez ve İnebolu'da bulunan Refet Paşa ile görüşürler. hani M.)343 6. Henry ve Stourton. Harington'un erkan-ı harbiyesi ile ilgileri yoktur. Edgar Pech.453 vd. Mesela '1921 senesi[nde] M.CXXI. Bu hareket tarzını zorunlu hale getiren amiller (etkenler) Lozan'da ortaya çıkmıştır. Henry'den. 3.341Henry'nin İnebolu dönüşü. orijinal metin: s. Stourton'un raporundan anlaşıldığına göre Refet Paşa. İnebolu civarında bir çiftlikte toplanarak siyasi ve iktisadi şeyler görüşürler. s. madde için. Les Allies et Turqui.Kemal'in tutuklattığı İngiliz askerleri ile M. Refet Paşa ile 12 Haziran 1921'de görüşen Henry ve Stourton.C. 172. sayfasında. özet: s.Şimşir. Hilafeti halkın gözünden düşürmek için İstanbul'daki işgal kuvvetleri ile Ankara'daki M.165. ticarete başlamış iki eski İngiliz subayıdır. İstanbul'un işgali üzerine M. Harington'a. ilk adımı o atmalı!" 3.1. Anadolu'da dört cephane fabrikası olduğunu' söylemiş. Bunun da sebebi. madencilikle ilgilenmektedirler. Saltanat ve Hilafete ilişkin birtakım siyasi meseleyi de söz konusu etmişlerdi.N.Şimşir. evvelki taahhütlerdi (önceki söz vermelerdi). Mısıroğlu öyle münasip görüyor. İstanbul'da Hilafet ve Türkiye'nin geleceği hakkında kesin anlaşmaya varmışlardı? Bu yeni anlaşmanın sebebi ve gereği ne? Ne olacak. Mısıroğlu'nun iddiası ile bir ilgisi yok! Çünkü Refet Paşanın söylediklerinin özeti şöyle: "Türkiye meşruti bir Hükümdarca yönetilecek ve bu Hükümdar aynı zamanda Halife olacaktır. genel konularda da yuvarlak sözler etmiş.) . İnebolu'ya geçmek için izin istedikleri zaman General Harington. Mesela son olarak 600 top sağlandığını. birinci derecede Rusya'ya şirin görünerek bir parça yardım koparmak! Yahut da evvelce arz etmiş olduğumuz üzere." (Hilafet.

TKS Kronolojisi I. İstanbul'un resmen işgaline ve onunla birlikte başka önlemlerin de alınmasına karar vermelerinin sebepleri ve belgeleri. s. Bu yeni Türkiye'ye barış şartlarını empoze etmek kolay olmayacak. Hakikaten İstanbul'daki Meclis-i Mebusan'ın dağıtılmasında.ifade de. bütün ciddi kitaplarda var.Kemal'in tesiri gittikçe artıyor. • İstanbul'un resmen işgalinin gerçek öyküsü Erzurum ve Batı Anadolu kongreleri.Ferit istifa eder.g. İngiliz Belgelerinde." (B. belgeli öyküsünü özet olarak görelim. Olaylar şöyle gelişir: 9 Eylül 1919: Y. bugün bambaşka bir Türkiye var. 'heyet-i nasıha' adı altında yine kendileri götürmüşlerdir. Ankara'nın kuvvetlenmesini ve siyasi faaliyetlerin merkezi haline gelmesini istemek gibi anlaşılması güç bir İngiliz siyasetinin ilgisi olduğunda şüphe yoktur." (E. (Jeschke. s. İstanbul yönetimiyle birlikte İngilizleri de çok rahatsız eder. TKS Kronolojisi I. Ancak önemli olan şudur ki İngilizler bu hareketi. s.Kemal Paşa ve Rauf Orbay ile anlaşarak yapmışlardı. Curzon'a şunları yazar: "M.344 Bu ne bitmez tükenmez yalan yağmuru! □ "İngilizler bu hususta o kadar /mahirane (ustaca) bir siyaset takip ettiler ki İstanbul'daki Meclis-i Mebusan'ı basıp dağıtmaları bile. silahlı direnişe iyiden iyiye kendilerini kaptırmışlar.66) 1 Ekim 1919: D.Ferit hükümeti istifa etti.LVIII/134)346 20 Ekim 1919: General Milne'in raporu: "Milli liderler. İngiliz denetim subaylarının.64) 24 Eylül 1919: Vali Artin Cemal Konya'dan kaçar.345 İstanbul'un işgaline yol açan olayların ve karar sürecinin. Hatta Ankara'ya kaçacak mebusların pek çoğunu.72) de bi an _8 . 173) Siz hiç bu kadar sunturlu bir palavra duymuş muydunuz? İngilizlerin Meclisi basmaları ve bazı milletvekilleri ile birçok milliyetçiyi tutuklamaları. kesinlikle yer almamaktadır.e. M. 1. a. Müttefiklerin." (Jeschke. 10 Ekim 1919: Y. 2 Ekim 1919: Ali Rıza Paşa hükümeti kurulur.211) 11 Eylül 1919: Sivas Kongresi'nin bildirisi! 17 Eylül 1919: İngiltere Karadeniz Ordusu Başkomutanı General Milne'in raporu: "Hükümet ve Müttefik devletleri kuvvetsizdirler. milli kuvvetlerin Batıda ve Güneydeki etkinlikleri. Mütarekeyi imzalayan Türkiye'nin yerinde." (Hilafet.N.Komiser Amiral de Robeck.Kemal karşısında İngiliz aslanının prestiji sarsıldı. bütün işgal güçlerini tedirgin etmeye başlamıştır..Komiser de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Anadolu'daki milli hareketin baskısıyla D.Şimşir. s." (Jeschke. Askeri kuvvet kullanmak icap edecek. artık ordunun silahlarını toplayamaması.. s. s. M..Ulubelen.Kemal'in hareketi Anadolu'da bağımsız bir cumhuriyete doğru gelişiyor.C. mebusların (milletvekillerinin) Ankara'ya gitmeleri ve bu suretle İstanbul'u çökerterek orasının güçlenmesini sağlamak içindi. Sivas Kongresinin toplanması.. İstanbul'un resmen işgali kararı ile bağlantılı bir olaydır. M.

C.. düzenli Türk kuvvetlerinin de Fransız askerlerine saldırdığını belirterek mütarekenin artık fiilen bitmiş sayılacağını' söyledi.105)' 8 Kasım 1919: Lloyd George.Komiser V. milli akımı daha güçlendireceği.Şimşir.Gökbilgin.N. General Milne'e: "M.. kabine üyelerine..Şimşir. gizli bir toplantı yaparak.CIX/381) 28 Ocak 1920: Meclis-i Mebusan. s.73) 29 Ekim 1919: Bölgeyi İngilizlerden devralan Fransızlar.Türkgeldi. (T..82) 27 Aralık 1919: M. İngiliz Belgelerinde. 1. İng.88 vd..Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Fransız Y. 1.Şimşir.180) 10 Kasım 1919: Y..C.XCIII/300) 12 Ocak 1920: Antep savaşı başlar.307)347 20 Ocak 1920: Maraş savaşı başlar. TKS Kronolojisi I. B. s. 'itaatsizlik ettikleri için Cemal ve Cevat Paşaların azlini' ister. M.Komiser Amiral de Robeck'ten. s. s. Belgelerinde. Milli Mücadele. (Jeschke. 1. 1...C.C. Misak-ı Milli'yi kabul eder.Başlarken.N." (B.Başlarken. Bunun için Türkleri İstanbul'dan atmak. Amiral Webb'ten Lord Curzon'a:".Özalp.Gökbilgin. 2. s. s. s.LXIX/188) 11 Aralık 1919: Y.Şimşir.F. (Jeschke. B. Ermeni birlikleri ile birlikte Urfa. 18 Ocak 1920: Y. Kısa bir süre sonra Türklerle bu kuvvetler arasında kıyasıya bir boğuşma başlayacaktır. Türklerin İstanbul'da bırakılmasının.254." (Jeschke. s. s.TKS Kronolojisi I. s. TKS Kronolojisi I. Avam kamarasında şöyle konuşur: "Karşımızda. Türk milli hareketine karşı kuvvet kullanmak gerekecek. 1. 1..XCIX/336) 20 Ocak 1920: Üç Y. 2..C." (B.Belgelerinde.. ortak bir nota ile milli kuvvetleri destekledikleri anlaşılan Harbiye Nazırı Cemal Paşa ile Genelkurmay Başkanı Cevat Paşanın.. Köprülülü Hamdi ile Dramalı Rıza348 ve arkadaşlarının basarak silah ve cephaneyi Anadolu'ya kaçırmaları. Görüp İşittiklerim..CIII/364) de bi an _8 . İngiliz Belgelerinde.N. hatta savaştakinden daha fazla güçlük çıkaran bir Türkiye var!" (T. TKS Kronolojisi I. 'Maraş bölgesinde durumun ciddi olduğunu.76.Komiserde Robeck'in raporu: "İstanbul'un resmen işgali gereklidir.C.N.TKS Kronolojisi I. İngiliz Belgelerinde. (K. M." (Jeschke..Komiser de Robeck'in raporu: "M.Karabekir..Kemal hareketinin bastırılması için çok büyük bir kuvvet gerekiyor.M. Maraş ve Antep kentlerine girmeye başlarlar.Komiser.80) 26 Aralık 1919: Y.C.M.Şimşir. s.C..C. (KS Günlüğü.80) 11 Aralık 1919: General Milne. İstiklal Harbimiz. şöyle özetlenebilecek olan bir muhtıra dağıtır: "Türklerin Avrupa ile ilişiğini kesmek. A. 27 Ocak 1920: Gelibolu civarında ve Fransız askerlerinin gözetimi altında bulunan Akbaş silah ve cephane depolarını. s.Komiseri. s.. s. (K.Kemal ve Heyeti Temsiliye Ankara'ya gelir.2. savaşta olduğu gibi barışta da güçlük çıkaran.28 Ekim 1919: Konya-Bozkır asileri İngilizlerden yardım isterler.. 48 saat içinde görevden alınmalarını isterler." (B. işgal güçlerinin şiddetli tepkilerine yol açar.N.Kemal başlıca düşmanımızdır!" (Jeschke. İng. İngilizler Bandırma'ya iki bölük asker çıkararak şehri işgal ederler.434)349 4 Şubat 1920: Y.s. s. 4 Ocak 1920: Lord Curzon.

s. İngiliz Belgelerinde. İngiliz Belgelerinde. 1.R.Şimşir.. 1. 1. İngiliz Belgelerinde." (B.. (TİH.Sonyel. s.İngiliz Belgelerinde.95) 13 Şubat 1920: Y. s.. General Milne İstanbul'da kuvvet yığınağı yapmak düşüncesinde.. 23 Şubat 1920: Bazı yeni İngiliz savaş gemileri İstanbul‘a gelir ve karayaasker çıkarırlar. 1.C. s.) 29 Şubat 1920: Görüşü sorulan Y.434) 24 Şubat 1920: Yüzbaşı Butler'in raporu: "General Gouraud'nun.25.. 5.C.C.Şimşir. (B.." (B.C.N. s. İstanbul'daki İngiliz ve Fransız Yüksek Komiserlerinin ortak önerileri görüşülür: İstanbul'da yönetimin işgalcilere devredilmesi.CXI vd. 104) 10 Şubat 1920: Galip devletler temsilcilerinin Londra'daki toplantısında. Akbaş depolarının boşaltılması ve Müttefik nöbetçilerinin yakalanmasını şiddetle protesto eder.. İngiliz Belgelerinde.Kemal Paşa tarafından. Baytok.C. barışı kabul edecek Türkleri. Dış Politika.. Bizim aldığımız kararlara hürmet etmeyen tek halk.Şimşir... Urfa. Meclis'te milletvekillerinin ateşli konuşmalar yapmalarını.CVIII /379) 23 Şubat 1920: Y.. s.. dipnot) 21 Şubat 1920: İngiliz askeri haberalma raporu: "İstanbul'daki milliyetçilerin M.. s.C. s. Sultanın etrafında toplayıp milliyetçilere karşı bir cephe kurulabilece- de bi an _8 . 1.Komiser Amiral de Robeck. Barış şartları nisbeten yumuşak olduğu takdirde. s.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Anado-lu'daki bütün hareketler.27)350 17 Şubat 1920: Misak-ı Milli açıklanır! (Türk Parlamento Tarihi.C.N. 1.Kemal Paşa ile Meclis telgrafhanesi ile haberleştikleri..C. s.." (B.206) 12 Şubat 1920: Fransızlar Maraş'tan çekilir ve Kuva-yı Milliye Maraş'a gi-rer. 1. s.N.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Milliyetçi direnişi kırmak için harekete geçilmesi ve İstanbul'un işgal edilmesi.CX /388) 28 Şubat 1920: Galip devletler temsilcilerinin Londra‘da yaptıkları toplantıda Başbakan L. 4. s.N.. s..6 Şubat 1920: Y. Maraş'a saldırılmasını./403.. (TİH.Şimşir..82 vd. İngiliz Belgelerinde.Şimşir. KS‘da İstanbul ve Yardımları.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Her ihtimale karşı hazır bulunmak gerektiğinden. Milliyetçi harekete karşı silah kullanmak gerekeceği.CV/371) 16 Şubat 1920: İstanbul yönetiminin ve İngilizlerin destekledikleri Anza-vur'un ikinci isyanı.N. (TİH." (B.Himmetoğlu. (Tutanaklara dayanarak S. Osmanlı Meclisi'nin milliyetçi örgütün İstanbul'da siyasi bir parçası durumunda olduğu.C.N.C." (E.257)./381) 23 Şubat 1920: Y. 1.. Çukurova‘da Ermeni kıyımı yapıldığına dair haberler alındığı…351 Müttefiklerin prestijinin sarsıldığı… Artık Türkiye‟ye karşı harekete geçmek gerektiği…” (B. Türk halkıdır. 1.CVIII vd.Kemal'e baskı yapması gerektiği. Ma-raş ve Antep'e saldıran Kuva-yı Milliye birliklerinin arkasında düzenli ordunun olduğunu söylediği. 6..C. milli hareketin parçaları olarak tertiplenmektedir.. milliyetçilerin tutuklanması ve Meclis'in kapatılması.Ulubelen..4.CIV/366) 8/9 Şubat 1920: Kuva-yı Milliye Urfa'yı kuşatır ve şehre girer. M. (H. T... Müttefiklerin M.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Damat Ferit Paşanın tekrar başa geçirilemediği..Şimşir. s.George‘nin konuşması: ―Fransız‘ların Maraş‘tan çekildiklerine.C.

Eğer Anadolu'da genel karışıklık ve Hıristiyan kıyımı gibi olaylar olursa. 1. İngiliz Belgelerinde. Harbiye Nezaretine. İngiliz Belgelerinde.F.N.N. Yunanistan'ın üzerine alabileceği. Balıkesir milletvekili Abdülaziz Mecdi Hoca (Tolon) ve Konya milletvekili Vehbi Hoca (Çelik)'dan oluşan Meclis Kurulunu saat 17...00'de kabul eder. Sivas milletvekili Rauf (Orbay). bütün yollar tutulur. 15 erimizi yaralar." (B. Sivil ve asker 150 milliyetçi Türk tutuklanır.. 3..Komiser Amiral de Robeck‘ten Lord Curzon‘a: ―İstanbul‘u işgal etme düşüncesini General Milne de kabul etti.. önde gelen milliyetçileri tutuklama emrinin nasıl uygulanacağını görüşürler. (TC Kronolojisi. s. Türkleri İstanbul'dan yoksun bırakmamaktır. 8 Mart 1920: LGeorge . s. 1.Venizelos görüşmesi sırasında. Hatırlamanıza yardımcı olmak için yalnız Vahidettin'in sözlerini akta- de bi an _8 ..Kemal ve milli hareketin öbür liderlerinin..Şimşir.CXX/453)353 16 Mart 1920: İstanbul'daki Y.Şimşir. o gücü desteklemek ve sağlamlaştırmaktır.1.N.Komiserler toplanarak.138) 12 Mart 1920: Lord Curzon'un.. 1.s. Tutuklamalar 18 Marta kadar devam edecektir..s. M.Şimşir.357 Bu görüşmeyi birinci bölümde vermiştim...N.N.."(B.C. Şehzadebaşı karakolunu basar.C.Kemal kuvvetlerinin ezilebileceği.ği.Komiseri ile İstanbul'un işgali ve milli hareket liderlerine karşı sert önlemler alınması konularında düşünce birliğine vardık.. Osmanlı idaresinde kalacak yerlerde. Osmanlı hükümetince derhal red ve inkâr edilmeleri. İngiliz Belgelerinde.CXVI/427)352 8 Mart 1920: Salih Paşa hükümeti kurulur.CXXII/460) Tren ve vapur seferleri durdurulur.Kemal'in bertaraf edileceği..Elçisine.‖ (B. İngiliz Belgelerinde. 1 .M.40'da verdikleri ortak nota: "İstanbul saat 10. Harbiye Nezareti ve PTT işgal edilir.00'dan itibaren işgal edilecek. İngiliz Belgelerinde. İki tümenle M.N. 6 erimizi şehit eder.Şimşir.. M. Müttefik devletlerin niyeti.CXIX /444) 10 Mart 1920: İstanbul'daki Y. 1. s. İngiliz Belgelerinde. alınan kararlar hakkında verdiği bilgiler: "Kilikya'da (Çukurova'da) asayişi Fransızların sağlayacağı. İngiliz Belgelerinde..CXVIII /422) 10 Mart 1920: Londra'da alınan kararlar: "İstanbul işgal edilecek." (B." (A.C. Müttefik devletlerin niyeti.. polis teşkilatına el konulur. s. İstanbul'un işgal edileceği ve barış şartları kabul edilinceye kadar işgal altında tutulacağı.. 5 Mart 1920: Y.C.C.C.. bu kararın değiştirilmesi muhtemeldir. M.CXIII/411) 2 Mart 1920: Y... 1.Komiserlerin Sadrazam Salih Paşaya 09.N.Şimşir. s. Vaşington'daki İngiliz B..CXIV/413) 3 Mart 1920: Ali Rıza Paşa hükümeti istifa eder..Hatıraları. Venizelos'un ileri sürdüğü görüşler: "Türkiye'ye barış şartlarını kabul ettirme görevini. Şimşir..Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Fransa_ Y.Şimşir.355 İşgal Kuvvetleri Komutanlığının tebliği (özet): "2.309)356 Aynı gün Vahidettin.C. s. saltanat makamının gücünü kırmak değil. polis teşkilatına ve PTT'ye el konulacak!" (B." (B.Cebesoy." (B.. s.354 Bir İngiliz birliği.

İngilizlerin bilgisi altında. Oysa TBMM'nin tam üye sayısı 403'tür. İstiklal Harbimiz.542) Görülüyor ki İstanbul'un işgali. sadece 88 kişidir. gazetelere sansür konur. s. M.Kemal'in emriyle de Anadolu'da bulunan bütün İngiliz subay ve erleri tutuklanacaktır. H. M. s.363 İkinci önlem. millet koyun sürüsü! Bu sürüye bir çoban lazım! İşte o da benim!"358 Aynı akşam.. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi.359 Ayrıca bazı milletvekili.. s. heyet-i nasıha üyesi olarak ve İngilizlerin bilgisi ve yardımıyla Ankara'ya gelmiş değildir! Mısıroğlu yine masal söylüyor! Osmanlı Meclisi üyesi olup da İstanbul'dan kaçarak TBMM'ne katılanlar. K. İstanbul ile Anadolu arasındaki tek kara ve demiryolu geçidi olan Geyve Boğazı'nı ele geçirirler.360 Sıkıyönetim ilan edilir.362 Anadolu.F.Kemal ve Rauf Orbay ile anlaşarak yaptıklarını" ileri sürüyor. ileri gelen milliyetçilerin tutuklanmasıdır ki bu da 16-18 Mart tarihlerinde gerçekleştirilir. "İngilizlerin bu hareketi.Kemal Tengirşenk. "milliyetçilere yardım edenin ölüm cezasına çarptırılacağını" ilan eden afişler . her istediklerini yaparlar! Hoca. 315 milletvekili ise. Vehbi Efendi. İstanbul'la her türlü ilişkiyi keser.320. Abdullah Azmi Efendidir.C. Ertesi günde yine Meclisten zorla. Meclis sarılır. 1. s. s. Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım. asker. İngilizce ve Türkçe. ilerleyen milli kuvvetler. (Dr. İngilizlerin tutumunu protesto için tatil kararı alır. Vatan Hizmetinde. (Görüp İşittiklerim. Üçüncü önlem olan 'hükümetçe milli liderlerin red ve inkâr edilmesi' konusu ise. Ve Mısıroğlu. (A. M.280 vd.Kemal Tengirşenk.. s.Cebesoy.Kemal bunlardan kuşkulanmış ve Ankara'ya kadar gözetim altında getirtmiştir. Y.Kazım Kadri. (29 kişi) Osmanlı Meclisi de.• Salih Paşa hükümeti. Y. Edirne Milletvekilleri Şeref (Aykut) ve Faik (Kaltakkıran) Beylerle İstanbul Milletvekili Numan Ustayı alırlar.39)364 de rıyorum: "Bu adamlar daha çok şey yaparlar. vaziyet meydanda! Hadiseler ortada! Bu adamlar isterlerse yarın Ankara'ya giderler! Rauf Bey.yapıştırılır.260) Yunan işgali altında olmayan bütün demiryollarına el konulur. Rauf ve Kara Vasıf Beyler tutuklanırlar.Rıza Nur.Karabekir.520 vd. Malta dönüşü Ankara'ya gelecek olanlarla birlikte. Bütün sokak duvarlarına.140 vd. her istediklerini yaparlar! Her şeye cüret edebilirler! Meclisteki sözlerinize ve hareketlerinize dikkat ediniz! Hoca! Hoca! Dikkatli olun! Bu adamlar. Ankara'nın yaptırdığı yeni seçimlerde seçilerek Meclis'e katılmıştır. (Türk Parlamento Tarihi.) Bu dört milletvekilinden başka hiçbir milletvekili. gittikçe gelişen ve güçlenen milli hareketi cezalandırmak ve hazırlanan barış andlaşmasının itirazsız imzalanmasını sağlay acak ortamı hazırlamak için müttefiklerce ortaklaşa alınan önlemlerden biridir.Rıza Nur. Ankara'ya sadece dört milletvekili yollamıştır: Bunlar Dr. Ankara'yı yatıştırmak umuduyla Heyet-i Nasıha (öğüt kurulu) olarak. idareci ve gazeteciler daha tutuklanıp Malta'ya sürüleceklerdir.361 Buna karşılık aynı gün. s. Allah şifa versin! bi an _8 . ilerde ele alınacak.

(13) "Daha önemli olanı şudur ki Rauf Bey. Onu da İngiliz ajanı olduğu için mi tutuklamadılar acaba?) Malta dönüşünde. yalnız Padişahın kulları ile İngilizcilere ait. dolayısıyla ve kanıtlı bir şekilde ortaya koymaktadır. sayfalarına bakanlar. hür ve bağımsız bir Türkiye!"368 Bu karara öncülük eden milletvekilleri. 16 Mart işgali sorununu inceleyerek.Kemal Paşanın bu en yakın arkadaşını.Danişmend de Sivas Kongresine katılmıştı. Malta dönüşü Rauf Beyin İnebolu'ya inmesine izin vermeleri de Mısıroğlu'nun canını sıkmış.Şimşir."(Hilafet. M. Sevres antlaşmasının bir an önce onaylanabilmesi için Meclisi toplamaktan başka çare kalmadığını gören saray ve hükümet. tıpkı Mısıroğlu gibi Refik Halit Karay da sinirlenir. işgalcilerin de onayı ile seçim yapılmasına karar vermiştir. Türkçe çevirinin. 16 Mart günü tutuklanacak ve Malta'ya götürüleceklerdir. dokunulmazlık da.Kemal Paşadan sonra ikinci derecede faal bir şahsiyet bulunduğu halde. 2.365 M.Komiseri Rumbold arasında. Milli Andın özü şudur: "Bölünmez. Bekir Sami'nin imzaladığı adaletsiz sözleşme yerine. İngilizler. Öyle ya. böyle bir ifade bulunmamaktadır.Mısıroğlu'dan özür dileriz! 4. (Bilal N. esasları Erzurum ve Sivas Kongrelerinde belirlenmiş ve taslağı Ankara'da hazırlanmış olan Milli Andı (Misak-ı Milli'yi) kabul ve ilan edecektir (Şubat 1920). 12 Ocak 1920'de İstanbul'da açılan Meclis-i Mebusan'a Sivas mebusu olarak girmiştir.Belgeleri. s. İng.Kemal Paşanın yanına gitmesine ses çıkarmadılar. Jeschke. İngilizlerin. Kuva-yı Milliyecilere yardım edeceklerin idam edileceklerine dair sokaklara çarşaf gibi ilanlar asmış bulundukları halde. İnebolu'dan M. başta Rauf Bey olmak üzere. yeni bir değiş-tokuş anlaşması yapılmıştır: Malta'da bulunan Türklerin tümü ile M. İstanbul'un işgaliyle ilgili olan 237-243. s. ona anlamlı bir hareket olarak Meclisin dağılmasına kadar dokunmadılar. adı geçen eserinde.(12) "Dagobert von Mikusch.392 vd. Ankara temsilcisi Hamit Bey ile yelkenleri suya indiren İngiliz Y. Bu gecikmeden dolayı K. İngilizlerin bu yardımlarını bile bile yaptıklarını. İstanbul'a gelmeye başlar. dileyen Türk İnebolu'ya inecektir. Anadolu milletvekillerinin İstanbul'a gelmelerine. Ankara keçileri! Kurban bayramı mı yaklaştı? Ecelinize ayağınızla mı geldiniz?"367 3."366 İşgalciler de barış sorununun sona ereceği ümidiyle Meclisin açılmasını beklerler. Son Osmanlı Meclisi. Malta Sürgünleri.174) 1. İstanbul'a uğrayan gemiden çıkmayarak. 23 Ekim 1921'de. Dokunulmazlıkları olduğunu sanan yeni milletvekilleri. Tevfik Paşa. yalanı kuyruğundan yakalayabilirler. dileyen İstanbul'a.Kemal'in tutuklattığı bütün İngilizler karşılıklı serbest bırakılacak. uslu uslu barış andlaşmasını bekleyeceğine.176) Uydurma devam ediyor! Çünkü Dagobert von Mikusch'un kitabının hiçbir sayfasında." (Hilafet. En iyisi bütün milliyetçilerin denize atılmalarıydı ama ne çare ki Sakarya zaferi üzerine.H. Şom kalemiyle şöyle yazar: "Merhaba Sivas kuzuları. de bi an _8 . s. İstanbul da. Yüksek Komiser de Robeck'e şöyle der: "Meclisin başlıca görevi. (Vahidettincilerin pek beğendiği İ. daha İstanbul'a adım attığı anda tutuklamak yerine. bunun bir hata sonucu olmadığını. barışı onaylamaktır..

onu tutuklamayı acaba niçin düşünmemişlerdir?" (Hilafet. Tamam mı? (14) "Aynı şekilde İsmet Paşa da. bir kere Ankara'ya katıldıktan ve bu katılış gösterişli bir surette kamuoyuna ilan edildikten sonra. tutanaklar. ayrıntılı ve belgeli bir biçimde anlatılmaktadır. Sagir'in itirafları. bu konudaki belgeler. o da mı İngiliz ajanıydı yoksa? 2. Ağa Hanı araya sokmalar. s.s. neden tutuklansın? Amasya'ya gelen Salih Paşayı da tutuklamadıklarına göre. Anadolu harekâtını başarılı kılacak silahları kaçırmalarına göz yummak da İngiliz siyasetinin bir gafleti değil.371 (16) "Dikkat edilirse. Mısıroğlu'nun uydurduğu gibi İngilizlerin görünüşü kurtarmak için giriştikleri bir entrika değil. İsmet Bey. zorla götürülmüş olsa bile. bu tür yakıştırmaların sebebini kolayca anlar.193 vd. M. M.174) 1. İsmet Paşanın Ankara'ya zorla götürüldüğü gibi bir iddia yer almıyor. 10 Şubatta geri döner) Geldiği de ilan edilmemiştir. (15) "Hatta [Hindli] Mustafa Sagir'in 'casus' sıfatı ile M. onlar ne? M. kendi aralarındaki gizli yazışmalarda 'casus' olduğunu açıklamalar. birçok Malta sürgünü vatanseverle birlikte İnebolu'ya iner. İstanbul'un işgalinden sonra. Padişahı. ancak o zaman ilan edilecektir.) Rauf Bey de. ustaca bir biçimde ortaya çıkarılmış bir siyasi taktik idi.372 Şimdi biri çıkmış. İddia edenlerin konum ve durumuna bakan. bir yalanı savunmak için bu destanı reddediyor. Allah Allah! Bir şeyi olsun doğru bilip doğru yazamayacak mı bu alternatif tarih yazıcıları? 3.Kemal ile her görüşen. Bu konuyla ilgili birçok anı ve araştırma yayımlanmış. ilk defa.175) Mugalatanın bu kadarını Kadı Karakuş bile beceremez! Peki o kanıtlar. İstanbul'daki silah depolarının kapılarına Hindli Müslümanları koyarak.174) İstanbul'dan Anadolu'ya silah kaçakçılığı. İsmet Bey. zekâ ve cesaret dolu bir destandır. Neden tutuklanmadığı da daha önce savaş suçluları paragrafında açıklanmıştı.Kemal Paşayı öldürtmek (!)369 üzere Ankara'ya gönderilmesi ve sonradan M. (20 Ocak 1920. Ayıp derler bir şey vardır! (17) "İngilizler. savaş tutsağı saydırarak geri almak için çevirdikleri numaralar. din kardeşliği etkisiyle.Sagir olayı.Kemal'e karşı düşmanlıklarını gösteren birçok örnekten sadece biridir. İngilizlerin bu kaçakçılığı önlemek için aldıkları birçok sert önlem açıklanıp belgelenmiştir. herhangi bir yolcu gibi trene binip Ankara'ya gelmiştir. Kuva-yı Milliyecilerin bu depolardan. İngilizlerin Mustafa Sagir'in idamına engel olmak için yaptıkları baskılar. itiraflar. elini kolunu sallayarak İstanbul'a gelip tekrar Ankara'ya dönmüştür. s. tanıklar. hain gösterebilmek için birtakım hareketlere zorluyor- de bi an _8 . 3 Nisan'da gelecek ve bu katılmalar. bazı milletvekilleri ve subaylar ile birlikte İstanbul'dan kaçarak Ankara'ya ikinci kere. Hiçbir ciddi eserde. tanıklar.370 Dipnotta adı verilen kitaplarda bu olay." (Hilafet. s. Bu anlamlı ziyarete de İngilizler seyirci kalarak.Kemal Paşaya dolaylı bir surette ihbar edilerek yakalattırılıp astırılması da." (Hilafet. İngiliz siyasetinin gerçek yüzünü gizlemek maksadıyla yapılmış bir hareketti.

Ama M. Bu ipe sapa gelmez saçmaları.Kemal'e karşı olduğunu iddia ediyor. taramış. Evvela şu husus bilinmelidir ki Sultan Vahidettin. kanıtsız iddialar.172vd. bu belgesiz. gitgide hiçbir ortak gerçek kalmayacak. kaydırmalar. s. D. atmasyonlar. binlerce tanık. Birincisinin süngü zoruyla verildiğini. yazılanları doğru sanan ve sanacak olan gençler ile aramızda. çünkü bu iki olayı örtbas etmek mümkün değil: Fetvalar ve Kuva-yı İnzibatiye. Vahidettin aleyhindeki yalnız iki olayı anarlar.)373 Kuva-yı İnzibatiye ve fetvalar konusunu. Mısıroğlu'nun bulduğu şu iki sebebi görelim: I.Mücahitler.lardı: Halifenin İngiltere'ye karşı güya bir muvazaa (danışıklı dövüş) silahı olarak başvurduğu Kuva-yı İnzibatiye ve mahut fetvalar gibi. ileri sürdüğü örnekler bu kadar.377 Öyleyse K. uydurmalar. on binlerce belge var. çok daha önce Akaretler'deki evinde açıklamış bulunmaktadır. Vahidettin neden ve ne zaman M.Kemal ve Rauf Beylerin tutuklanmalarına karar vermiş olduğunu görmüştük.Kemal'e karşı gözüken sonraki tavır ve hareketlerini. nasıl izah edebileceğimiz sorulabilir. ikincisinin de danışıklı dövüş olduğunu söyleyerek işi kapatmaya çalışıyorlar.Kemal'e karşı olmasına da bir gerekçe uydurmak gerek. Ne etmeli de Vahidettin'i bu kötü durumdan kurtarmalı? Mısıroğlu. millet niteliğini koruyabilir mi? Bir kere daha sormadan edemeyeceğim: Sonra ne olacak? 9. dayanaksız ifadelere. Geride daha yüzlerce olay. M. değiştirmeler. M. çarpıtmalar. Bu hususu. Yüz binlerce gencin." (Hilafet.Ferit hükümetinin. hilafetin de aleyhinde bir hissiyat taşıyordu. sadece bu ikisinden oluşmuyor.375 Bu kitapları okuyan ve bu sahte göndermelere. bu masallara kapılarak. Boş laflar. komik yorumları aktardığım için beni bağışlayınız. Bu konuyu Dördüncü Bölümde ele alacağım. yalnız M . Sonuç: Karavana!374 Sonra da bu iddiasını. zorlamalar. M. bu vazife ile Anadolu'ya gönderilmeden çok evvel. Milli Mücadele'ye de karşı olduğunu gösteren olaylar. Halbuki o. saltanatın da. "Sultan Vahidettin'in vatanın kurtuluşuna memur ettiği M. Vahidettin'in Milli Mücadele'ye değil.Kemal'in Anadolu'ya geçmesinden öncesine ve geçtikten hemen sonrasına ilişkin iki sebep bulmuş. sanki kanıtlamış gibi Lozan Andlaşmasına da bağlıyor.Kemal'e değil. eski teşkilat-ı mahsusacılardan Albay Hüsamettin Ertürk'e.Mısıroğlu'nun. nasıl bir yalan bombardımanı altında olduğuna dikkatinizi çekmek istedim. çocukça yorumlar. önceleri inanmıştı.Kemal Paşanın saltanat ve hilafete bağlılık ifade eden beyanlarına. Kemal'e karşı olmuş? Vahidettinciler.376 İki ayrı tarihe inanan bir millet. M. elbette Vahidettin'in rızasını alarak ve İngilizlerin de isteği ile daha işin başında. 29 Temmuz 1919'da. kuşku uyandırmaya çalışmalar. (S. bu tarihten öncesine ilişkin bir bahane bulmak zorunda. • K. de bi an _8 . az sonra ele alacağım.Mısıroğlu. Ama kendileri de farkındalar ki Vahidettin'in -ve Damat Ferit'in-. Aramış.

Okyar.Ertürk'ün anılarında (79. zımni (üstü kapalı) de olsa. Akaretler'deki evde oturmaktaydı. bir gün senin Teşkilat-ı Mahsusa mensuplarından..378 Akaretler'deki eve. kendi açısından haklı sayılması gerekir.79) 2. F. hesaplı bir insanın." (Sarıklı Mücahitler. ballandırarak yazardı. H." Hüsamettin Bey de şöyle cevap vermişmiş: "Hele o günler gelsin de paşam.78. sadece. 'Hüsamettinciğim' diye hitap ederek. 'tahtı devireceğini. Daha ilk adımında. 'bir gece.Kemal Paşanın Samsun'a geldikten sonra Rus heyeti ile Havza'da yaptığı görüşmeyi de nakleden Albay Hüsamettin Ertürk.86)379 Azbir zaman sonra.380 Böyle bir konuşmanın.Kemal'e) karşı olan bu tavır ve hissiyatında da. onun Anadolu'ya ilk ayak bastığı yer demektir.58 vd.Kemal Adana'dan 13 Kasım 1918'de İstanbul'a döner. (Atatürk'ün Hatıraları. Ayrıca o tarihte İttihat ve Terakki bütün hışmıyla iktidarda. sayfa) yazdığına göre. aralarında hiçbir yakınlık olmadığı H.338 'dir. Havza. hilafet ve saltanat aleyhtarlığını.Ertürk'ün anılarının yine 79.Ertürk "anlaşmalar yapıldığını" da yazmamıştır. Akaretler'deki evde. 'sen bir taht devireceksin' demiş. 2 Aralıkta da Şişli'deki eve taşınır.Kemal. Enver Paşanın yakını Hüsamettin Beye. yumurta yokken. kaynak olarak H. II.Kemal'in Suriye'ye hareket ettiği 22 Ağustos 1918 gününden önce yapılmış. 'annesinin Akaretler'deki evinde. İstanbul'dayken R.s. sayfasına gönderme yapıyor. bu fal hikâyesini Hüsamettin Beye anlatmış'. s. M.. o gün için mevcut olan rejime karşı düşünceler taşıdığını ve Rus heyeti ile bu hususta anlaşmalar yaptığını beyan etmektedir. Trablus'dayken bir bedevi M.Kemal ancak o tarihe kadar. A. M. birkaç gün de Salih Fansa'nın evine geçer. Sultan Vahidettin elbette kendisine cephe alacaktı. Üstelik H. orada oturmayı sürdüren annesini ziyaret etmek için gidecektir. H.Orbay.Ertürk.Ertürk yine masal anlatmış. bunun için Teşkilat-ı Mahsusa'nın yardımını istediğini' söylemiş olabileceği düşünülebilir mi? b.) Bakalım haklı mı? 1." (s. 22 Ağustostan önce. Kaynak: H.Albay Budiyenni konuşmasının masal olduğunu da daha önce görmüştük.İnönü. Bu da de bi an _8 .Kemal de. 2 Aralık 1918'den sonra.79) 1.Ertürk. ortaya koyunca. İki Devrin Perde Arkası.' diyor! Şu halde bu konuşma.. bir gece. M. çeşitli anılara göre. M. İ. Akaretler'deki evde misafir kabul etmiyor.F. ortada fol yok. "Ayrıca M. Enver Paşa Başkomutan Vekili ve hanedanın damadı! Teşkilat-ı Mahsusa da doğrudan Enver Paşaya bağlı.Kemal'in falına bakmış. Çünkü. herhalde hizmetinizde bulunmaktan zevk duyacağız.Cebesoy gibi yakın arkadaşlarına bile açmış değil. annesi ile kızkardeşini de Şişli'ye aldırır. Çünkü M. Onun sırf şahsına (M. M.58.381 Hiç tanımadığı H.. s.Ertürk'ün anılarından bile anlaşılıyor. sonra da şöyle demişmiş: "İşte Hüsamettinciğim. Akaretler'deki evde yapılması da olası değil. Olsa.Ertürk'e niye açsın? H. doğrusu s. bana bu sözleri söyleyen falcının rüyasını hakikat yapmak hususunda yardım bekleyeceğim. bu görüşmelerde de onun. s.Kemal gibi tedbirli. Kaldı ki böyle bir amacı olduğunu. a. annesi ve kız kardeşiyle birlikte. Pera Palas'a iner..

Mesela milliyetçilerin üzerine iki tümen yollamak için İngilizlerden neden izin istedi? d.Kemal Paşa ile milli hareketin öteki liderlerinin açıkça red ve inkâr edilmesi!" (B. resmi olmayan tarihlere de. Milliyetçilerin suçlanması. Salih Paşa hükümetinden 'milli liderlerin derhal red ve inkâr edilmesini' istediklerini görmüştük.Edib'in ne ilgisi var? c. dolayısıyla bağımsızlığa karşı olduğunu kanıtlıyor...Komiserlerin.10.N. neden Milli Mücadele'yi isyan olarak niteledi ve Milli Mücadele'yi boğması için D. idam kararları ve öteki faaliyetler Y.Şimşir. 1.Komiserler bu metnin de değiştirilmesini isterler.. Fevzi Çakmak. resmi tarihlere de. Zaman kazanmak istiyorlar. Mesela bütün Kuva-yı Milliyecilerin öldürülmesini din görevi (!) sayan fetvalara neden engel olmadı? Sadece bu örnekler bile.Komi-serlerce yeterli görülmez. Mesela onca uyarıya rağmen Damat Ferit hainini neden 1920 Nisanında Sadrazamlığa getirdi. 16 Mart'ta.Ferit'i Sadrazamlığa atarken (4.C. Rauf Beye neden karşı?382 Mesela Ali Fuat Cebesoy. Kuva-yı Seferiye. masalla karşı çıkıyorlar! an _8 . Zaten bu uyduruk iki sebebe dayandırılan iddia. bütünüyle Milli Mücadele'ye. Bu tutumumun belgeleri ve kendi itirafları ilerde verilecek. Öyleyse Vahidettin. s. fetvalar.385 Belge ancak belge ile çürütülebilir. Nurettin Paşa ile Ankara Müftüsü M. Hükümet yeni bir metin daha hazırlar.4. Y. 26 Mart'ta ikinci bir ortak nota daha verirler: "Yüksek Barış Konseyinin kararına dayanan bu isteğe gecikmeden uyulması ve M. milliyetçilere düşman bir hükümetin başa geçmesini önlemek niyetinden ileri geliyor. Vahidettin'in yalnız M.Kemal'e değil. 1923'te yayımladığı beyannamede bile.Komiser Amiral de Robeck'in 30 Mart tarihli rapor özeti: "Hükümetin. milli liderleri suçlama konusundaki [sakıngan] tutumu.CXXV) İkinci nota gereğince Salih Paşa hükümetinin hazırladığı metin.)384 f. de bi Mısıroğlu'nun özel ürünü. ilerde verilecek." (B. Milli harekete düşman bir hükümetin başa geçmesi ve milli hareketi bastırma yoluna gitmesi tercih edilir. Y. 2. her yaptıklarını onayladı? e. Oysa bizim alternatif tarih yazıcıları. isyanlar. Türkiye'yi zafere ve bağımsızlığa ulaştıran Milli Mücadele'yi isyan olarak nitelemektedir.Şimşir. şu basit soruları bile karşılamıyor: a. İngiliz Belgelerinde. Hele Halide Edib'in idam kararını onaylamasının sebebi ne? Kuva-yı Milliye için 'zorla asker ve para toplamak' ile H.Rıfat Efendi ve Şeriye Vekili (Din İşleri Bakanı) Mustafa Fehmi Efendi gibi dinadamlarının idam kararlarını neden onayladı?383 b. İngiliz Belgelerinde. Mesela D..386 Y. onun ve Nazırlarının Milli Mücadele aleyhindeki davranış ve sözlerine neden hiçbir tepki göstermedi.. Vahidettin.Ferit'ten önlemler almasını istedi? (Buyruğun tam metni. N. Kuva-yı İnzibatiye.1920).

nasıl ve neden dördüncü defa Sadrazamlığa atadığını görelim. Damat Ferit'i 4. 2 Nisan 1920'de istifa etmeye karar verir. birçok sözlü ve yazılı uyarıya rağmen. D.Ferit'i Sadrazamlığa atama de bi an _8 . 'Aman azizim. s. Ermeni Patriğini de getiririm.Kazım Beyin. bundan sonraki gelişmeyi şöyle anlatıyor: □ "[Vahidettin'in Başmabeyncisi] Ömer Yaver Paşa bana telefon ederek. 10/1. s.CXXVI) Baskıya dayanamayan Salih Paşa hükümeti. Vahidettin'in. 'Eğer Ferit Paşa İngilizlerden sağlam bir söz almışsa. 'Ben böyle karar verdim. saraya gelmemi ihtar etti. s. Vahidettin olgusunu daha iyi kavramak için. s. 171.260 vd. işgalcilerin istediği gibi bir bildiri yayımlamaktansa. getireceğim!' cevabını vermiş[tir]. Padişah. D." (Görüp İşittiklerim. bir facia olacaktır!' dedi. Bu ünlü sahneyi yine Ali Fuat Türkgeldi'den dinleyelim: □ "H.Kazım Kadri: □ "O gün gazetelerde yayımlanan. Onu bu fikrinden vaz geçirmek için uğraştık durduk.387 Meclis İkinci Başkanı Hüseyin Kazım Kadri. yani Vahidettin'in en güvendiği üç kişi de D. sadrazamlığı önce Tevfik Paşaya teklif eder.390 H.Kazım Kadri huzura kabul edilince." (Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım.)388 Vahidettin. biz de elbirliği ile çalışırız. bunu yapmasın!' dedi.. Padişah kendisini sadrazamlığa getirsin.389 5 Nisan 1920'de. defa Sadrazamlığa atamasının gerçek öyküsü Salih Paşanın istifası üzerine Vahidettin.260) H.1. Hünkâr. Beni görünce.. çok fena ve sonu tehlikeli bir durumdayız.C.Ferit'i yeniden ve dördüncü defa Sadrazamlığa tayin eder. Ne yaparsanız yapın ve Padişahı bu kararından döndürünüz. huzura çıkmadan odama gelerek. Tevfik Paşa kabul etmez. 'Ben istersem Rum Patriğini de. Fakat bir türlü iknaya muvaffak olamadık. Ferit Paşayı tekrar Sadrazam tayin etmeye karar verdi. Damat Ferit'i.Ferit hükümeti yerine getirecektir. Hahambaşıyı da getiririm' demiş ve kendisi 'Getirirsiniz ama bir yararı olmaz' diye karşılık verince. Padişahın D. Başkâtip Ali Fuat Bey ile Refik Bey de bu fikirdedir.Ferit'e karşı!) Ali Fuat Türkgeldi şöyle yazıyor: □ "Hüseyin Kazım Bey. Ferit Paşanın sadarete gelmesi bir felaket." (Görüp İşittiklerim. nihayet bu işte sizin aracılığınıza müracaata karar verdik. Fakat böyle bir söz almamış ise kendisinin Sadrazamlığı memlekette pek fena tesir yaratacağından. İşgalcilerin bu isteğini.. 'Ferit Paşanın Sadrazam yapılmasının memleket ve saltanat için felaket sebebi olacağını' söylemesi üzerine. Padişahı da uyarır.

Çünkü Vahidettin. Anayasanın 27. D. bilinen ehliyet ve görüşünüz dolayısıyla size verilmiş ve Şeyhülislamlığa da Dürrizade Abdullah Efendi uygun görülmüştür. Allah saklasın. Bütün suçu D.maddesi gereğince kurduğunuz yeni Vekiller Kurulu onaylanmıştır. korkunç hallere sebeb olabileceğinden. İngiltere hükümeti gözünde güvenilir olduğundan.260) Ali Fuat Türkgeldi böyle acı acı sormakta haklı.1920'de yeniden ve inatla. Padişahın.Ferit.buyruğu.175." (Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım. Mütarekenin yapılmasından başlayarak yavaş yavaş iyileşmeye yüz tutan siyasi durumumuzu.Reşit Rey. hükümete katılması için kendisini teşvik ederken şöyle dediğini yazmaktadır: □ Hükümetin bizzat sizin başkanlığınızda bulunmasının uygun olacağını biliyorum. Vahidettin'in tutumunu gösteren bu buyruğun metni aşağıda verilecek) Vahidettin'in neden Damat Ferit'i tayin ettiğini. Son zamanlarda görünen olaylara göre bu isyan halinin devamı. 31. Fakat Ferit Paşa.M. bu kargaşalıkların bilinen düzenleyicileri ve kışkırtıcıları hakkında kanun hükümlerinin uygulanması ve fakat aldatılarak katılmış ve alet olmuş olanlar hakkında genel af ilanı ile bütün ülkede asayiş ve düzenin sağlanıp sağlamlaştırılması için gereken önlemlerin hızla ve kesinlikle alınıp tamamlanması ve bütün sadık tebamızın hilafet ve saltanat makamına olan sadakat ve bağlılıkla- de bi an _8 . 5.İnal. Vahidettin'in Milli Mücadele'ye bakışını yansıtan bu önemli belgeyi sadeleştirerek sunuyorum: "Salih Paşanın istifası üzerine Sadrazamlık.2053) Olayı Ali Fuat Türkgeldi de doğruluyor: □ "[Ferit Paşanın İngilizlerden sağlam bir söz alıp almadığı keyfiyetini sormam üzerine] Padişah söz aldığını belirterek "Evet!" dedi.7.Ferit'i.Reşit Rey'in anılarından öğreniyoruz. milliyet adı altında meydana getirilen kargaşalıklar kötü bir hale sokmuş ve buna karşı şimdiye kadar alınmasına çalışılan uzlaşıcı önlemler faydasız kalmıştır. A.K. iyi bir etki yaratacağı ihsas edildi (üstü kapalıca bildirildi. birçok konuda onları da geçecektir.Ferit'i Sadrazamlığa şu buyrukla atamıştır. s.Ferit'in üzerine yıkmak ve Vahidettin'in bir kusuru olmadığını ileri sürmek de mümkün değildir. Damat Ferit'te aradıklarını fazlasıyla bulurlar: D." (İ. Ferit Paşa mı Padişahı. Padişah mı bizi aldattı?" (s. s. hükümetin siyaset ve hareket tarzını gösteriyor ve bunu bizzat belirleyen Padişah da. Acaba İngilizler mi Ferit Paşayı. bunca uyarı ve bu kadar aldanışa rağmen bir türlü uyanmayan ve ayılmayan Vahidettin. Son Sadrazamlar. yalnız işgalcilerin istediklerini yerine getirmekle kalmayacak. sezdirildi). Çünkü bir ay sonra o insafsız Sevres Andlaşması tebliğ edilecek. A. ve son defa Sadrazamlığa atayacaktır!391 Salih Paşa kabinesine istediklerini yaptıramayan işgalciler. şu sırada iş başına getirilirse. bir süre sonra istifa edecek olan D. üzerine korkunç bir sorumluluk alıyordu.

silah kullanmak kararını açıkladı. Trabzon.Komiser yardım vaadetti.394 4." (Bilal N. Bolu. uçakla Anadolu'ya dağıttırmak için yardım istedi. Mütareke Gayyasında. milli namusu korumak. 11 Nisan günü. İng.260. büyük devletlerle içten ve güven verici ilişkiler kurulması ve millet ve devlet çıkarlarının hak ve adalet esasına dayanılarak savunulmasına özen gösterilmesi. Ferit Paşa. 3. 7.C.100) Acaba hangi milletin tarihinde böyle bir hain vardır? Damat Ferit hükümeti. tutuklayıp Malta'ya sürülmelerini istediği kişilere ilişkin yeni bir liste daha verir. İzmit. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. belge No. milliyetçilere karşı sevk edilebileceğini söyledi.XXVII. Ertesi günü Osmanlı Mebusan Meclisi de. bu hareket liderlerine karşı.Ferit.Karabekir Paşa. …. s. milliyetçi liderleri ve Milli Mücadele'yi red ve inkâr eden. tamamiyle İngilizlere uygun bir yol izleyeceğini söyledi. 7 Nisanda. 2." (T. Ali Fuat de bi an _8 .M. kesin isteklerimizdendir.Ferit'in niyetlerini açıklayan bu çok önemli belgenin özetini veriyorum: "1. s. Göztepe.Şimşir. Milliyetçiler aleyhinde yayımlanacak bildiri ile fetvaları. 2. K. Listede şu adlar da yer almaktadır: M. V. Bu ziyaretle ilgili olarak bir tutanak tutulmuştur.48. Vahidettin'in yazılı bir buyruğu ile kapatılır ve tarihe gömülür. D.395 Aynı gün fetvalar da açıklanır! Böylece İstanbul yönetimi. Anadolu'ya gizli ajanlar yollaması için Y. T. 6. Padişahın manevi nüfuzundan başka. 9. kıyımı ve istilayı durdurmak için kanını sebil eden Kuva-yı Milliyecilere ve askerlere karşı. belge no. Damad Ferit. suçlayan bir beyanname (bildiri) yayımlar. uygulanmasını istediği acımasız program bu!392 Damat Ferit'in sadrazamlığa başlaması dolayısıyla Bab-ı Âli'de yapılan törende. Bandırma bölgesinde Anzavur'dan başka. s. geleneğe aykırı olarak ilk defa bir İngiliz subayı da bulunacaktır. E. Kayseri ve Elazığ taraflarında da bazı kişilerin.Komiseri de Robeck'i ziyaret eder.267) Masalcıların vatansever diye savundukları Vahidettin'in. 22 Nisanda. Ferit Paşa.Y. barış şartlarının ölçülü (yumuşak) olmasına ve bir an önce barışın imzalanmasına çalışılması ve o zamana kadar her türlü mali ve ekonomik önlemlere başvurularak genel sıkıntıların olabildiğince hafifletilmesi. İngiliz Yüksek Komiserliğine. Hükümetin Anzavur‘u paşalığa yükselttiğini belirtti. dinsel nitelikli bir iç savaş açar.Kemal Paşa. s.Ulubelen. …. İngiliz Belgelerinde.rının güçlendirilmesi ve bunlarla birlikte. Kazım Paşa [İnanç].393 D.8. Anzavur kuvvetleri için silah istedi.Baytok. milli hareketi bastırmak programıyla başa geçtiğini belirterek.

3.Mücahitler.Adil Bey. belki onu tahtından indirir. 1.Paşa [Cebesoy]. dördüncü defa Ferit Paşaya düştü ve bu son hükümet teşekkülüyle İstanbul. milli gaye aleyhinde göstererek. baskı üzerine baskı neticesinde iş. yürürlükteki kanunlar önünde izahı imkânsız bir muammadır. Hiçbir kaynakta. sanki M. bir yere sürer. Milli Şahlanış Hareketinin zaferine için için dua ederken. Albay Cafer Tayyar [Eğilmez].. Albay Selahattin [Köse]. Bu. Hiç kimseye sadrazamlığı kabul ettiremeyen ve düşman iradesine boyun eğmek zorunda kalan Padişah. onu aklayabilmek için türlü türlü masallar uydurmak zorunda kalmazlardı. s. işgalcilerin isteğini tereddütsüz yerine getirmiştir." (K.Ferit hükümeti.Kısakürek ise olayı farklı şekilde açıklıyor: □ "Salih Paşa kabinesi de galip devletlerin Anadolu aleyhindeki tekliflerini kabul etmeyince. de bi an _8 . Damat Ferit'i. İngilizlerin hoşuna gideceği umuduyla atadığını Ali Fuat Beye itiraf ettiğini az önce görmüştük." (K. Nihat Paşa [Anılmış]. hatta izinleri dışında olmuş gibi güya ona engel olmak yoluna gitmeleri ve bu maksatla Kuva-yı Milliye'nin suçlanmasını istemeleri.396 Vahidettincilerin. İngilizlerin. Yakup Şevki Paşa [Subaşı]. istifa ederek şerefini koruyabilirdi. iki tarafı karşı karşıya getirmek ve İstanbul Hükümeti ile Halife'yi. konu sırasına göre aktarıyorum: 10/2. Muhittin Paşa [Okyayüz] vb. Zaten Vahidettin'in. Albay Behiç [Erkin].Kemal'in Anadolu'ya gidişi kendi malumatları. İsmail Fazıl Paşa. Vahidettin de.82) Mısıroğlu. s. için için dua etmekle yetinip düşman iradesine hemen boyun eğeceğine. dışından. Görgü tanıkları da herhangi bir baskıdan söz etmiyorlar. 2. sık sık yürürlükteki kanunlardan yakınıyor ama ağzına ve aklına ne gelirse yazmaktan da geri kalmıyor! Nitekim bir satır sonra.82) N. Milli Harekete cephe almış oldu. ona aykırı görünmek felaketine tahammül gösteremeyecek de ne yapacak?" (Vahidüddin.Mısıroğlu. Sevenleri de. bu ibret verici olaylarla ilgili olarak bütün masallarını. Damat Ferit hükümeti de. 'Milli Mücadele liderlerini ve Milli Mücadele'yi reddetmekten ve suçlamaktan' kaçınabilir. S. S. Padişahın iç isteğine rağmen. Ama D. Biz de şimdi bu soylu ve yürekli tavrı yüzünden onu saygıyla anardık. Albay S. Damat Ferit'i Sadrazam yapması için Vahidettin'e baskı yaptıklarını gösteren bir ipucu bulunmuyor. malum senaryoyu devreye sokuyor: □ "Bu tarz hareketle İngilizler. Albay İsmet [İnönü]. halkın gözünden düşürmek maksadını gütmüşlerdir. Milliyetçileri suçlama □ "İngilizler.Mücahitler.F.Mısıroğlu..Vahidettin için pek şerefli ve hayırlı bir sonuç olurdu. iç isteğine uyup tam bir hükümdar gibi direnseydi. ne olurdu? İşgalciler. en fazla da hapsederlerdi. Salih Paşa hükümeti gibi.

D. istenilen fetvayı vermemek için makamını terk etmişti. sorumluluğu yok mu? de bi an _8 . bu fetvayı verdirmeyiniz ve Anadolu hareketinin meşruluğuna (yasallığına) dil uzatmayınız!' diyebilmesi imkânsızdır. Milli Hareketi Müttefik kuvvetlerine boğdurmaya yol açar.Mısıroğlu'nun pek sevdiği Yüzbaşı Armstrong diyor ki: "Padişahın lehinde bulunmak bize göre en sağlam siyasetti." (K. Bu konuda İstanbul hükümeti de bir tartışmanın içine girmiş ve Ankara hükümeti ve M. İstanbul'da kalıp düşmanlara ümit vermek. Vahidüddin. bunun hiç vebali.] İstanbul fiilen kaybettiği savaşı. fetva yoluyla kazanmayı denedi.Kısakürek.. İstanbul hükümetinin meşruiyeti (yasallığı) tartışmasına girdi. Her emrimizi yerine getirmeğe hazırdı.. hem de. Mücahitler.191) □ "Ankara kendi varlığını ve İstanbul'dan bağımsız kişiliğini ortaya koyduktan sonra. vakit geçirmeden istenilen nitelikte fetva verecek bir adam aramaya koyulmuş. Tarih önünde. "Padişahın. s. Kuva-yı Milliciler aleyhindeki bu fetva ile hiçbir ilgisi yoktur.Dilipak. her dediklerini yapmış." (N. istenilen fetvayı vermemek için istifa edip şerefle köşesine çekilmiş."397 10/3. Padişah tarafından veya onun emir ve rızası ile değil. Vahidüddin aksine. Padişahın. S. Ama bunda da başarılı olamadığı gibi daha da zor duruma düştü. mal canın yongasıdır) Anadolu'ya geçmesi gerekir ki bu da.64) Bu iddiaları değerlendirelim: 1. böylece Milli Hareketin gelişmesini sağlamak ve bu başarıyı. günahı. s.399 İstanbul yönetimi. icabında vatan haini görünmeye kadar gidecek bir fedakârlıkla yerine getirmek makamındadır.F.. fetva makamına atamış işte." (A. bu tavır karşısında. 'Hayır.82) □ "Fetvayı veren.Vahidettin yazık ki işgalcilere karşı durmak yürekliliğini gösterememiş. K. Mısırlıoğlu. CG Yol. onları da geçmiştir. Esasen kendisinden önce Şeyhülislamlık makamını işgal eden Haydarizade. Dürrizade ise kabinenin uygun görmesi ile İngiliz baskısından kurtulmak için bu fetvayı vermek üzere aranıp bulunmuş ve o makama getirilmişti. Bu takdirde bizzat kendisinin yükte hafif pahada ağır nesi varsa omuzlayıp (ee. İlgisi başka nasıl olabilirdi? Fetvaları kendi yazıp imzalayacak değildi ya! imzalayacağı anlaşılan adamı. Kuva-yı Milliciler aleyhindeki bu fetva ile hiçbir alakası yoktur" diyor. Fetvalar Vahidettincilerin bu konudaki iddia. İngilizlerin baskısı ile ortaya çıkmıştır. [. tevil ve savunmaları şöyle: □ "Karşısındakilerin her vesile ile aleyhinde oldukları Şeyhülislam Dürrizade'nin fetvası. Sonunda Dürrizade Abdullah bulunmuş ve Vahidettin de Dürrizade'yi Şeyhülislamlığa getirmiş.Ferit Paşanın Şeyhülislamı Dürrizade olduğu gibi398 verdiren de Ferit Paşadır ve kenardan hadiseleri dikkatle takip edici düşman kuvvetlerine karşı Padişahın. hem bunları açıklıyor. Haydarizade İbrahim Efendi. düşman baskısına mukavemet edemeyerek. Mısıroğlu. s.Kemal hakkında bir fetva yayımlamıştı. şöyle bir durup vicdanını yoklayacağı yerde.

Yunanlılar İzmire çıkar çıkmaz. dinin özüne ters olduğunu söyleyebilecek mevkidedir ama o da susmayı yeğler.Hazret-i Muhammet diyor ki: "Sizin ateşe atılmaya en cüretkârınız. Özellikle Vahidettin. İngiliz..K.Reşit Beyin anılarından aktaran. milletin gözü açılacak ve halkın bilgisizliğini sömürenler. R.406 5. Ben fetva veriyorum. Fetvaların İngiliz baskısı ile verildiği konusunda.Reşit Rey de anılarında şöyle demektedir: "Fetvanın. Fetvalar ve hükümet bildirisi. Bu uğurda ölenler şehit. din gereği ve görevidir. ecnebi ısrarı değil. s. namusu. dini. kardeş kavgasına yol açar. kan gölüne çevirir.Belgeleri.410 Sonunda. Halife olarak. bu anlayışı paylaşacak ve Milli Mücadele'ye destek verecektir."400 2. din düşman emeline alet edilemez' dememişlerdir. " (İng. 6. bayrağı korumak farzdır.153) O kabinede Nazır olarak bulunan A. Son Sadrazamlar. hükümet üyeleri de.405 Ve Dürrizade Abdullah Efendi. 'bu fetvalar Türkiye'yi böler. hangi din ve namusta vardır?"402 3.Sabri Efendinin yazıp hazırladığı fetvaları kuzu kuzu imzalar. 7. Buna karşılık. İ. tarihte örneği olmayan fetvaları yazar ya da M. s. Hiçbir müdafaa vasıtası olmayan bir Müslüman dahi yerden üç taş alarak düşmana atmaya mecburdur.. Fransız ve Yunan uçaklarıyla Anadolu'ya atılır. Fetvaları şöyle özetleyebiliriz: "Padişahtan izinsiz olarak istilacılara karşı direnen milliyetçileri. öz ellerimizle yıkımını hazırlamak. halka şöyle demiştir: "Vatanı. Anadolu'daki 153 yurtsever din bilgini ve müftü. tek tek veya topluca öldürmek.408 Hepsini minnet ve rahmetle anıyoruz. Ermeniler ve ajanlar tarafından dağıtılır. Prof. konsoloslar. Sebep ne olursa olsun. öldürenler gazi sayılır."407 Binlerce din adamı ve bilgini. Ulunay'ın Alemdar'ı ve Ali Kemal'in Peyam-ı Sabah'ı gibi gazetelerde yayımlanır. Şeyhülislam da." (A. dinin düşman çıkarları için kullanılmasına isyan edecektir: "Vatanı müdafaasız bir hale koymak.M.İnal.C.403 Foreigne Office (İngiliz Dışişleri Bakanlığı) dosyalarında bu iddiayı destekleyebilecek hiçbir şey yoktur. fetvaya en ziyade cüret göstereninizdir. vicdanı titremeksizin.Jeschke şöyle diyor: "Damat Ferit İngilizlerin ısrarlı olduklarını ve bu ısrar karşısında Hariciye Nazırı sıfatıyla fetva ilanını kabul ve taahhüd ettiğini' iddia etmiştir. uzun yıllar sineceklerdir.2056) 404 4. bu fetvaların. milyonlarca dindar.409 Anadolu yer yer cadı kazanına döner. garaz ve hamakat (ahmaklık) eseri olduğu malum. Bir de gerçek vatansever Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendiyi düşününüz. karşı fetvalar yayımlayarak bu ihanetin karşısına dikilir. de bi an _8 ."401 Amasya'da yayımlanan küçük Emel gazetesi bile. İngiliz subayları.

bu arada. neden devreye bir de Yunanlıları soksunlar?412 Eğer sorun Edirneye İstanbul'un asayişi idiyse..Avrupalılar. İstanbul hükümeti.Göztepe'nin Vahidettin'e söylettiği son sözler. (TBMM Gizli Celse Zabıtları. TBMM'nin kabul ettiği 150 kişilik sürgün listesi içinde Kuva-yı İnzibatiye mensuplarından 7 kişi yer almaktadır. Anadolu Olağanüstü Genel Müfettişliğine atanan Müşir (Mareşal) Zeki Paşaya güya demişmiş ki: ". T.Göztepe'nin anılarıdır. Kuva-yı İnzibatiye Bu konudaki bütün iddia ve masalların kaynağı.291) T. kabinenin çıkarıp dağıttığı fetva beyannameleri yüzünden.95) de bi an _8 . s. 282.440) Göztepe.M. Hele T. Vahidettin'i de küçük düşüren bu uyduruk sözlere can simidi gibi sarılıyorlar: □ "O Kuva-yı İnzibatiye ki Sultanın. Sırf görünüşü kurtarmaya yönelik olan bu tedbirlerin. anılarında.10/4. kanlı bir kardeş kavgasına döndüğünü görüyorum. ya da Edirne'ye yollamadı da tam tersi yöne.Göztepe'nin. tanığı olduğu türlü pislikleri de açıklamıştır. İngilizleri oyalamak için güya bir muvazaa (danışıklı dövüş) silahıydı. İstanbul hükümeti bu suretle bazı hatalara düşmüştür.. Memleket.C.Göztepe'dir.271. hilafet makamı ve Halifeyi gözden düşürerek yıkabilmek için bunun oluşturulması ve kurulması için saraya yapmadık baskı bırakmıyorlardı. en zayıf noktamızı bulup oradan saldırdılar. 4." (V. yalanını kanıtlamak için Vahidettin'e söylettiği bu ipe sapa gelmez sözleri biraz irdeleyelim: a. İkincisini kabul ettik ve bu vaadimizin kuru bir sözden ibaret olmadığını ispat için de bir miktar askeri kuvvet teşkil ettik. memleketimizin asayişini ellerine alacaklar yahut da biz. Kuva-yı İnzibatiye'yi neden İstanbul'da tutmadı.Mücahitler. Halbuki İngilizler. Kuva-yı İnzibatiye'nin. asayişi neden Yunanlılara bıraksınlar? İstanbul'u birbirlerinden bile kıskanırlarken.M. s. mizah şaheseri: Milliyetçileri öldürmenin farz olduğu hakkında fetvalar yayımlanmış."413 (K. s. Kuva-yı İnzibatiye İngilizlerin desteği ile donatılıp törenle İzmit'e yollanıp milli kuvvetlere saldırtılmak üzere ve Padişah.Mısıroğlu. (V. Gayyasında. s. S.411 Kuva-yı İnzibatiye Mitralyöz Kumandanı ve Damat Ferit'in Yaveri T. Edirne ile İstanbul'dan mı ibaret? Müttefikler. Ya Girit'te bir işarete bakan Yunan inzibat kuvvetleri (?) İstanbul ve Edirne'ye girerek. bunlardan biri de ilk Nigehbancılardan. Anadolu'daki Kuvayı Milliye'den filan değil de bu iki şehirdeki asayişsizlikten mi şikâyetçiler? 16 Mart günü resmen el koydukları İstanbul'da. 'kanlı kardeş kavgasından' yakınıyor! Yani Vahidettin.318) Göztepe'ye göre Vahidettin. bu asayişi bizzat kendimiz sağlamaya razı olacağız. güneşi balçıkla sıvamak mümkün olmadığından. Anzavur Kuvayı Milliye'nin üzerine salınmış.M. İzmit'e gönderdi? b.Gayyasında. "tam manasıyla bir muvazaadan ibaret olduğunu" ileri sürerek sorumluluğunu ve katıldığı olayın çirkinliğini hafifletmeye çalışmış.M.M.M. bu konuya oldukça uzun bir yer ayırmıştır. bu apaçık ve kaçınılmaz sonucu göremeyecek kadar kısa akıllı mıydı? Kurtuluş Savaşı hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmeyen Vahidettinci-ler..

Anzavur kuvvetleri için silah istedi. savaş gemileri ve kara birlikleri. milli kuvvetlere iltihak edeceklerdir. 1.Özkan. silahları. isyandır. 3. Bu İngiliz baskısını. Milli Mücadele hareketini [bastırmayı] sade Yunanlılara bırakmayıp kendi askerleri ve kendi silahlarıyla dağıtacağını söyleyerek. 'Siz kenarda durun.Özalp. "421 Anzavur beş gün sonra yenilip İstanbul‘a kaçacaktır. 11 Nisanda Fetvalar ve hükümet beyannamesi ilan edilir. Kısakürek. belki Vahidüddin'in gizli talimatıyla meydana geldiği. İzmit. İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele Karşıtı Faaliyetleri. Anzavur Ahmet'in programı şudur: "Melun Kuva-yı Milliye ileri gelenlerini yakalayıp İngiliz ordusuna ve kanununa teslim etmek. b. bu hareketin liderlerine karşı.. s.." (S. Padişaha baskı yapmaya başlamıştır. Ahmediye Cemiyeti ileri gelenlerinin telkini sonucu olsa gerek. milli hareketi bastırmak programıyla başa geçtiğini belirterek. Kayseri ve Harput (Elazığ) taraflarında da bazı kişilerin. Padişahın emir ve rızası hilafına olarak onlara silah çekmek küfürdür. s.115)422 de bi an _8 a "Kuva-yı İnzibatiye ve sair namlar altındaki kuruluşların da. İzmit. s.. Adapazarı'nda Kuva-yı Milliye aleyhinde bir gösteri düzenlenir.Y.F. 7 Nisan 1920 günü İng. İşte İstanbul. (H. sadece göz boyamaya muhsus kaşkarikolardan (kandırmacalardan) olduğu ve hiçbir harekete girişemeksizin eridiği ve hatta milli cepheye katıldığı." 2. Yunanlılara karşı harpedilmesine razı değildir. (!) İstanbul hükümeti Kuva-yı İnzibatiye adı altında ordular hazırlatarak. Bursa üzerinden (!) Anadolu'ya sevk etme faaliyetindedir ki bu sözde tedip kuvvetleri.C.420 Anzavur şöyle der: ―Padişah. cephaneleri ve bütün ağırlıklarıyla beraber.] c. şayet İstanbul hükümeti Anadolu harekâtına karşı koymayacak olursa.Komiseri de Robeck'i ziyaret eden Damat Ferit'in söylediklerini hatırlayalım: a. Harekete geçirilen bazı kişiler. telgraf ve telefon hatlarını keserler.C. Karamürsel ve Bandırma‘da milli kuvvetlere ve halka ateş açarak bu çapulculara yardım etmekten geri kalmazlar. Aynı gün. Milli Mücadele.191 vd. gayet politik bir davranışla idare eden Padişah. Vahidüddin. Yunanlılar bizim dostumuzdur. milliyetçilere karşı sevk edilebileceğini söyledi [.93) 3. Müttefik orduların istilasından korumuş olur. Padişahın manevi nüfuzundan başka silah kullanmak kararını açıkladı.‖419 İngiliz uçakları.Doğrular: 1. Milli Mücadele'ye muhalif ve karşı tavır takınmayı kabul eder görünür. s. Bolu. olayların üslubundan belli. İngilizlere. milletimi ben tedibe (hizaya/yola getirmeye) gücüm yeter' der ve böylece Anadolu'yu. Adapazarı ve Hendek arasındaki köprüyü tahrip eder. (K.. emekli ve alaylı jandarma binbaşısı Anzavur Ahmet. 191) □ "Anadolu'nun ayaklanmasından şiddetle kuşkulanan İngiltere. Bandırma bölgesinde Anzavur‘dan başka. Ferit Paşa. Trabzon.417 4. Küçük Asya Türklüğünü alem haritasından silecek bu son darbeyi önlemek üzere.418 'paşa' rütbesiyle ödüllendirilerek Balıkesir Mutasarrıflığına atanır." (N..415)416 .414 bütün bunların da.Ayverdi.

Gayyasında. TKS Kronolojisi I. dört bölük bir tabur. 12.99) 13. (T. 401.1440) 11. (TİH.M. Müttefiklerin iznini ve desteğini alarak. Kuva-yı İnzibatiye Komutanı.M.6.. Her şeyden evvel asayişin temini (sağlanması) elzemdir (çok gereklidir).Ferit.M. Kararnameler Vahidettin tarafından onaylanacak ve 24 Nisanda ilan edilip yürürlüğe girecektir. 5.Gayyasında.Sofuoğlu. İstanbul'da da gönüllü toplamaya başlar. (T. Harbiye Nezaretinde.Sofuoğlu. bir kararname ile milli kuvvetleri bastırmak üzere Kuva-yı İnzibatiye adında bir birlik kurulmasını kabul eder. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu s. M. 17 Nisanda. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu. aylığından başka 500 lira da ek ödenek alacaktır.282.C. Harbiye Nezaretini vekaleten eline alır ve Nezarete ilk geldiği gün şöyle der: "Ben bu makama bir maksad-ı mahsusla (özel bir amaçla) geldim. Ayrıca Bolu bölgesinde oluşturulacak bir Kuva-yı İnzibatiye birliği içinde Bolu Mal Sandığına. V.. tabur komutanlarına 100.Ferit'e bağlı olmak üzere özel bir Kurmay Kurulu kurulur (Karargâh Erkan-ı Harbiye-yi Hususiyesi). s. İstanbul Merkez Komutanı M.Komiser de Robeck'e. 6. s.C. V. teğmenlere 60. kıdemli yüzbaşılara 90. kolordu komutanı yetkisinde olacak.Cebesoy. (TİH. s.830 lira ödenek ayrılır. yüzbaşılara 80.288 vd.M. TKS Kronolojisi I. s. özellikle Adapazarı-Düzce yöresine adamlar yollanır. alay komutanlarına 150 lira aylık ödenecek.378.Ferit. dört tabur bir alay olacak. Asker toplamak için çeşitli yerlere..Kemal'e karşı Kürtlerin kullanılmasını da önerir". s. (TİH.. (Başbakanlık arşivine dayanarak.A. TİH.280 vd. Göztepe. 2. A.Hatıraları s...M. doğrudan D. 20 Nisanda. 121. s. Y.Göztepe.)423 8.C. İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanlığına başvurarak. buradan verilir..M. şiddetli para sıkıntısına rağmen bu kuruluşa 1. yüksek aylıklarla bu birliğine katılmaya teşvik edilir.Gayyasında..Göztepe. "M.343. D. 6. Her bölük 250 kişi.C.A.5.. Biliyorsunuz ki memleket bir buhran geçiriyor.399. A. başçavuşlara 40.Gayyasında.F. s. T.000 lira ödemesi emri verilir. İngiliz denetimi de bi an _8 . Dr. s. İttihatçılar ve Kuva-yı Milliyeciler Halifeye isyan ettiler ve köyünüzü ve evinizi yıkıp evlatlarınızı öldürüyorlar! Bunları vurmak için 30 lira aylık ile asker yazılınız!" (ATASE ve TTK arşivlerindeki belgelere dayanarak.120. s.Gayyasında. s.M. Erlere 30. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu. Kuva-yı İnzibatiye Kararnamesinden bazı hükümler: Kuva-yı İnzibatiye tümeni. D. s. Jeschke.C. Damat Ferit. V. eskiden beri milliyetçilere karşı kurmayı tasarladığı kuvvetin oluşturulması için harekete geçer. s.250.) 12. Aynı gün ikinci bir kararname ile de.Sofuoğlu.425 9. s.Göztepe..M.283)424 Fakir halk.98) 6." (T. s.342 vd.) 7. çavuşlara 35. dipnot no.Göztepe.Başlarken. Genelkurmay Başkanlığı yerine.M.120 vd.. V. V. 3 alay ve 1 topçu taburundan oluşacak. esirlikten dönmüş olan askerlerin kaldığı Selimiye Kışlasında şöyle bir konuşma yapar: "Halifenin fermanıyla geldim. T.M.283 vd. üsteğmenlere 70. D.Gökbilgin..Ferit. Dr. 120) 10... Kuva-yı İnzibatiye ile ilgili bütün kararlar.Natık Paşa.) 14.M. (Kadro toplamı.000 kişi) Sakat kalanlara ve şehit olanlara (!) tazminat verilecek..343 vd. bir yandan da. 6. M. Hükümetin desteği ile Anzavur. (Jeschke. Hükümet.

357) 21.altındaki Maçka Silahhanesinden silah ve cephane almak için izin ister ve istediği izin verilir. s. milliyetçileri bir an önce tepeleme telaşı yüzünden.430 (Jeschke. 29 Nisanda Kuva-yı İnzibatiye'ye.121)429 İstanbul'da toplanan subay (!) ve erler.M. 6..Kemal'in idama mahkûm edilmesinden iki gün sonra. 20 Mayıs günü İzmit'e. s.000 lira (Anzavur '5. s. 6.289) Dahiliye Nezareti. (Jeschke. 15 Mayıs 1920 günü. eniştesinin seyahatine resmi yatını tahsis etmiş ve Baş- de bi an _8 . 413) 20. üçüncü gün.123.Cebesoy.C. Ermeni çetelerini de İzmit'in kuzeyine yerleştirirler. 28 Nisanda. Anadolu'daki demiryollarından çekilip İzmit'te toplanan İngiliz birlikleri.Ferit hükümeti. Anadolu Fevkalade Müfettiş-i Umumiliği adı altında bir yeni bir teşkilat daha kurar ve Abdülhamit döneminden kalma. İzmit körfezinde demirli ve Müttefiklerin gözetimi altında olan Yavuz zırhlısını seçer. s. doğusuna yerleşir. 101) 18.C. V. Kuva-yı İnzibatiye Komutanlığına.428 (TİH.Hatıraları.Şefik Paşadan 15. bir kısmı İzmit'e doğru kaçar.Göztepe bu kutlama yolculuğunu ve ziyaretini özet olarak şöyle anlatıyor: "Sultan Vahidettin. Bu arada D.433 10 Mayıs günü Adapazarı'nı. Göztepe.. 1914'te ordudan uzaklaştırılmış olan emekli Süleyman Şefik Paşa atanır. 154) 22.Alaylar orada kurulacaktır.Bıyıklıoğlu. TBMM'nin açıldığı gün.M. T.C.Sofuoğlu. Gayyasında.M. 13 Mayıs günü. s. (A.. s. Kuva-yı İnzibatiye'nin bir an önce harekete geçmesini ister.410. M. TKS Kronolojisi. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu. TKS Kronolojisi I. bir ayağı atının altında kalır. D.Alayının ilk kafilesi. TKS Kronolojisi I. s. dereceden Mecidiye nişanı ile ödüllendirir. Vahidettin.412. Anzavur'u kutlamaya gelecektir.000 lira' diyor). S. Geyve Boğazı'nı ele geçirmek ve Anadolu yolunu açmak amacıyla taarruza geçer. Anzavur kuvvetleri dağılır.437 23. (Jeschke. kuruluşundan 9 gün sonra.100)426 16. 500-600 kişilik gruplar halinde İzmit'e sevk edilecek. dipnot 88) 15. M.F. s.432 Kuva-yı İnzibatiye'den önce harekete geçerek parsayı toplamak için bu çevreden de gönüllü toplar.436 Anzavur atından düşer. milliyetçileri yargılamak üzere Divan-ı Harpler kurulması hakkındaki kararname yayımlanır. s. Kurmay Başkanı Şah İsmail adındaki bir kaatildir.M. (Jeschke. T. Ama iki gündür yolladığı başarı haberlerine inanan D. (TİH. 29 Nisan'da İzmit'e yollanır. s. şehrin çevresini tel örgülerle çevirir. İzmit'in 2 km. İng. Balıkesir'e gitmeyi artık göze alamayan Anzavur'a yeni bir unvan ve görev verir: Kuva-yı Seyyare Umum Kumandanlığı!431 Anzavur İzmit'e bir İngiliz torpidosuyla gelir. ve 3. emekli Müşir Zeki Paşa Umumi Müfettişliğe atanır. Kuva-yı İnzibatiye'den bir birlikle takviye edilerek.100)427 17. Komuta makamı olarak.Ferit. Körfezde birkaç parça da savaş gemisi bulunmaktadır.000 tüfek. (T. törenle sancak verilir.434 13 Mayısta Kandıra'yı işgal eder.. 16 Kuva-yı İnzibatiye gazisini (!) 5.Belgeleri. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin karargâhı.122) 19. 6.Ferit. 2. 2. (A. 600 sandık cephane alarak İzmit'ten ayrılır ve Adapazarı yakınlarına sokulur.. s. (TİH. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin 1. Sevres'in Osmanlı temsilcilerine tebliğinden üç.58.435 Kanlı çarpışmalardan sonra. Atatürk Anadolu'da.

İngiliz birlikleri de. s. (TİH. İsyanları idare etmek üzere İstanbul'dan gönderilen Kurmay Yarbay Hayri de yakalanır ve idam edilir.F. M."439 Anzavur'un bozguna uğradığını öğrenen D.209 vd. Yavuz zırhlısının yanına demirledi.445 [.C. büyük kısmı İzmit'e doğru kaçacak.133-136) Vahidettincilere. aldatmak için kurduğu iddia edilen. 6. bazı Boşnak ve Çerkez çeteleri. 14 Haziran 1920 sabahı. Kuva-yı İnzibatiye'nin ileri birlikleri ile Anzavur artıklarını dağıtarak Adapazarı ve Sapanca'yı geri alır. her ihtimale karşı. 2. İngilizler. 6. yeniden Kuva-yı İnzibatiye'yi kurmaya ve galip devletlerin. (TİH.] Birkaç gün sonra Ferit Paşa da [Paris'ten] İstanbul'a geldi. Gizliden gizliye.. çapulcu güruhuna ait teşkilatın yeniden canlandırılmasını takbih ettim (suçladım)!" (80 Yıllık Hatıralarım.. 6.. İngilizleri kandırmak.M. ve 3. s. belgelere dayalı gerçek ve utandırıcı öyküsü böyle. 24.Alay K. çok ağır şartlarla bize sundukları muahedeyi (Sevres'i) kabul etmeye taraftar olduğunu görünce. 6.. s. s. Düzce ve Bolu isyanları bastırılır.129)440 25.nın raporu443. Son olarak bir de Vahidettin'i dinleyelim. Kuva-yı İnzibatiye Tümeni. sahra ve dağ topları ile İzmit'in doğusundan taarruza geçer. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin 2... üç piyade alayı.438 Ertuğrul yatı. (A. Büyük umutlar bağlanan Halife Ordusu (!). Geri kaçırılan toplar ve çekilen bütün subay ve erlerin silahları da.C. 23 Mayıs günü harekete geçen Ali Fuat Paşa emrindeki birlikler. (TİH.Cebesoy. Karaya çıkan Sadrazam için İzmit yöneticileri.Alay Komutanları ile 3. 4 top ve 4 makineli tüfek ele geçirirler. bir baskınla kuzeyden İzmit'e girmeye karar verir. bu raporları okumalarını öneririm! 27. Fakat kuzeydeki Ermeni çetelerinin inatçı direnişi üzerine sonuç alınamaz. Kuva-yı İnzibatiye adı verilen ve memleketi ikiye ayırmaya çalışan serseri.111) 26.Fuat Paşa o gece. hayal kırıklığı içinde geri dönecektir.444 29. bazı mühim icraatta bulunduk. uyutmak.441(TİH. İngilizlere teslim edilir. bir kısmı ise milli kuvvetlere katılacaktır. A..C.412)442 Bu taarruzu bekleyen milli kuvvetler de aynı anda karşı taarruza geçerler.Ferit. Cemil (Topuzlu) Paşa anılarında diyor ki: "Ferit Paşanın bu esnada İstanbul'da bulunmamasından istifade ederek. Bakalım. bu kuru kalabalık ertesi günü bir gemiye doldurulup İstanbul'a postalanacaktır) 28. s. Birkaç İngiliz uçağı. Hendek.yaveri Avni Paşa ile ikinci mabeyncisi Salim Beyi uğurlamaya göndermişti.) Vahidettin'in. Vahidettincileri mi haklı çı- de bi an _8 . İzmit'i saran milli kuvvetlerin üzerine bomba atar. hatta müttefik devletlerinin temsilcilerinin arzuları hilafına (aykırı olarak) da bu teşkilatı külliyen (tümden) ilga etmek (dağıtmak) cesaretini gösterdik.136. İzmit'teki çuha fabrikasını tahrip ederler. becerebildiği kadar ve inatla dövüştüğünün.Hatıraları.Alay 1 Tabur Komutanının savaş raporları. s.C. bu zoraki törene katılmamıştır. İlk iş olarak Kuva-yı İnzibatiye denilen çapulcu güruhunun mukannen (yasal) tahsisatını (ödeneğini) kestik. kendisine pek ağır bir istifaname verdim. bir süvari birliği. kısa zamanda yenilecek. bütün silah ve ağırlıkları ile milli kuvvetlere katıldığı ileri sürülen bu birliğin. yani göz boyama amacıyla kurulmadığının açık kanıtlarıdır. Nafıa Nazırı (bayındırlık bakanı) Dr. büyük bir karşılama programı tertip etmeye çalışmışlarsa da halk. Kuva-yı İnzibatiye'yi cesaretlendirmek için milli kuvvetlerin üzerine ateş açarlar. bu birliğin.

ayrıca F. s. Binaenaleyh vazifesi. bir gazeteci. İzzet Paşaya ısrar eden. (T.338)449 10/5. Tevfik Paşayı istifaya zorlayan.. s.karıyor.M..C. Çanakkale Olayı. asilere layık olduğu cezayı vermektir. 3. öteden beriden toplanmış haydutlardan. O halde.Kemal ordusu. V. üstelik bundan sonraki 5. sabıkalılardan ve sırf yağma hırsı ile hareket eden birtakım şahıslardan mürekkep. aktaran KS. birkaç İttihatçının hükümetten ayrılması için A. D. emperyalistler. sorumlu hükümet ile hükümdarlık makamının karşılıklı ilişkisine ait meşrutiyet gereklerinden ayrılmamak arzusu ve bazı zorunlu siyasi sebepler etkili olmuştur. burada noktalanmıyor.Kemal taraftarlarını resmen mahkûm etmiş ve hilafet ile vatana hain olduklarını ilan eylemiştir. 22 Haziranda Batı Anadolu'da ve 20 Temmuzda Trakya'da harekete geçirirler. Belgeleri.Atay. Yunan ordusu tarafından yapılan harekâtı protesto etmek niyetinde midir?" Ali Rüştü Efendinin cevabı: "Hükümetimiz. General Paraskevopulos ordusu." (Peyam-ı Sabah gazetesi. Eski Saat. s.194)446 Velhasıl Vahidettin de. Kuva-yı Seferiye Kuva-yı İnzibatiye macerası. Gayyasında. M. s.91) Ayrıca.124. şu vatansever (!) İstanbul yönetimi.Olcay. 107) Peki. bir ordudur. O. Yunan ordusunun başarısı için dua edilmesini de ister!447 Yunan başarısının kaç cana ve kaç ırza mal olduğunu açıklamak gereksiz. Bu açıklamayı yapan Ali Rüştü Efendi. 154. Boulogne Konferansı. şimdi sürat ve şiddetle harekâta devam eyleyecek olursa.Göztepe.Kemal'i tepelemek için üzerine askeri kuvvet gönderilmesine lüzum gösteren hükümetlere uymamda. D. General Paraskevopulos komutasındaki Yunan ordusunu. s. Günlüğü. s.Damat Ferit hükümetinde de yerini koruyacaktır.448 İngilizler gelmeden önce. yoksa onların masal anlattıklarını mı söylüyor? 1923'te yayımladığı beyannamede diyor ki (sadeleştirilmiştir): "Bağlı olduğu devleti tanımayan M. Sevres Andlaşmasına Doğru.. Devamı da var. İng. bu Yunan ilerleyişini nasıl karşılamıştır dersiniz? Yunan ordusu ilerlerken. 21 Haziran 1920 günlü tutanak. M.Kemal'in yani milli kuvvetlerin tepelenmesi (tenkili) için üzerine kuvvet gönderildiğini kabul ve itiraf ediyor Nokta! • Anzavur ve Kuva-yı inzibatiye macerasının fiyasko ile sonuçlanması üzerine. bütün hükümetlerin kuruluşuna karışan Sultan Vahidettin. 12 Temmuz 1920." (Hilafet.589 vd.R..Ferit'in yeni Adliye Nazırı Ali Rüştü Efendi'ye şu soruyu soruyor: "Hükümet. kendi programımıza dahil bulunan bir hareketi niye protesto etmeli? M.M. s. (Jeschke. birkaç haftada Ankara surları önünde bulunacaktır. bu açıklamayı yapan Ali Rüştü'nün hükümetten uzaklaştırılması için kılını bile kıpırdatmaz.Ferit hü- de bi an _8 . D.Walder.

işlemlerin daha hızlı yürütülmesi için bazı görüşler ileri sürer. Kuva-yı Seferiye'nin kuruluş çalışmaları hakkında bilgi verir ve Kuvayı Milliye'ye karşı yapılacak harekâtın ayrıntılı planını açıklar.000 kişilik jandarma ve 15. Kuva-yı Seferiye'nin karargâhının Adapazarı'nda kurulmasını önerir. 'Ferit Paşanın değiştirilmesi gerektiğini' de söyler. ikinci bir yazı ile de.Alay Komutanı Bekir Sıtkı.Komiseri Amiral de Robeck. İlk tümenin Büyükdere'de kurulmasına başlanır. İzmit'i Yunanlılara bırakacaklardır. milliyetçilerle uyuşmayı imkansız görüyor.Düzce ayaklanmasının yarattığı elverişli koşullardan yararlanılabileceği görüşündedir. Harbiye Nezareti.Ferit hükümetinin beyan-namesi. Dahası da var. Ferit iktidarda kaldığı sürece. bir yandan. Müşir Zeki Paşa. Fransa da bu görüşe katılacaktır. 16 Ekimde Damat istifa edecek. de bi an _8 . Sevres'i Ankara'ya da kabul ettirmek için bir kurulun Anadolu'ya gönderilmesi projesini de görüşmektedirler. Anadolu'ya bir kurul gönderilmesi konusunu Vahidettin'le görüşürler.. 1 Ekim 1920'de.450 Yıl sonunda A. Kuva-yı İnzibatiye ve Kuva-yı Seferiye. Bu sırada Müttefik Y.Komiseri.Komiserler. fetvalar. Lord Curzon'a gelişmeleri şöyle özetler: "Hükümete baskı yaparak. kurulla birlikte kuvvet de gönderilmesinden yana.İzzet Paşa kurulu Bilecik'e hareket eder. bu sırada başlamış olan 2. D. milliyetçileri yatıştırmak için başka çareler aramanın daha yararlı olacağını bildirir. Çekilmesinin yerinde olacağını ileri sürüyor. ayrıca bu birliklerin eğitim ve yönetimi için Müttefik subayların görevlendirilmesini talep eder. 25 Ağustos 1920'de. İngiliz Harbiye Nezareti.Komiserleri.000 kişilik bir kuvvet kurulmasından yana olur ve bu kuvvetin milliyetçilere katılmaması için Müttefik subaylarının komutasına verilmesini şart koşar. İngilizlere başvurarak. Vahidettin'in ve İstanbul yönetiminin Milli Mücadele ve tarih karşısındaki hazin durumu kanıtlamaya yeter.kümeti." Y. Sadrazamlığa sunduğu 30 Ağustos ve 8 Eylül 1920 günlü yazılarında. 1920 Temmuzunda.000 kişilik bir kuvvetin kurulmasının uygun görüldüğünü bildirir. Fransız Y. 25. yeni bir kuvvetin kurulması ve bunların silahlandırılması için izin ister.. olası bir Kuva-yı Milliye hareketine karşı kuvvetlerini güvence altına almak için Gebze'ye çekecek. durumu daha da kötüleştireceğini.. 20 Eylülde. Kuva-yı Milliye'ye karşı. İngilizler de. 11 Ekimde..Kemal'in [yani Milli Mücadele'nin] kaldırılmasına karar verildiğini" bildirerek. Kuva-yı İnzibatiye'nin eski 2. Ferit Paşa. Ağustos başında. bu görüşmede Fransa Y. bu kuvvetin araç ve gereçlerini İngiltere'den satın almak istediklerini açıklar. • Vahidettin'in Damat Ferit'e verdiği buyruk. Anadolu'ya bir kurul gönderilmesini isteyeceğiz. Fransız Y.. 17 Eylülde İtalya.. "M. Yalnız bu altı olgu bile.Komiseri. 25.000 kişilik yeni iki tümen kurmayı tasarlar. ilk aşamada 15.Komiseri. Anadolu'ya karşı askeri harekete geçilmesinin. Anzavur. İngiliz Y.

bu çok acı olaylar hakkındaki görüşleri böyle ve bu kadar. Vahidettinci yazarlar.‖ (CG Yol. dini kaygılarla ortaya çıkıyordu. hakikati ortaya dökemeyen sarayın çelişkili vaziyetinden doğan şeyler olduğu. de bi an _8 . hazin bir gerçeği doğruluyor. yine hadiselerdeki üslup ifadesinden anlaşılır. Bir daha sorsam ayıp olur mu acaba: Hani Vahidettin Milli Mücadele'yi destekliyordu? 4. 1919 ya da 1920'de. İsyanlar Anadolu isyanları. belgeler. falcı. sarayca tahrik edilmek şöyle dursun. 'içtihat farkı'.H. müneccim miymiş bunlar. bunlara katılmadığı.C. birazdan bazı sahnelerini göreceğimiz bu isyanlara destek verdiğini de açıkça yazarak. s. M. gelişimler gösteriyor ki isyanları. nasıl bilmişler acaba? Keramet sahibi. Vahidüddin.Ceylan‘a göre de.. 3. s. isyanları. ne ‗durun‘. çok acı sahnelerin yaşandığı olaylardır.Dilipak. içlerine mi doğmuş? Yoksa derin bilg ileri ile geleceği mi okumuşlar? H. “geleceği görenler” başlatmış.452 isyan hareketlerinin doğup gelişmesinde önde gelen faktörlerden biri idi… Vahdettin. yakın tarihimize büyük bir katkıda bulunmuş olur. ne de ‗yürüyün‘ denil-mediği.Kemal bu yönde şiddetle eleştiriliyordu.‖ (N. geleceği önceden nasıl gördükleri ise başlı başına bir sorun.H.F. isyanların sebebinin dini kaygılar olduğunu ileri sürüyor: ―Yurdun birçok kesiminde.Kemal'in düşüncelerini sezinleyen (!) Vahidettin'in. ilişkiler.Kısakürek. Hilafet hakkındaki düşüncelerini seziyor olmalı idi ki destek verdiği halk ayaklanmalarında.Kemal‘in Osmanlı Devleti ve İslam dini. D. gaipten bilgi mi almışlar.191) □ K. İncir çekirdeğini doldurmaz konularda sayfalarca yazı yazanların. isyanların sebebinin. isyanların sebebi “içtihat farkıdır”. bu hususu açıklarsa. 2. Üç dört yıl sonra neler olacağını. Bu isyancıların. rüyasını mı görmüşler. Hilafeti kurtarmak için başlatılan hareketin. (Hilafet. Dilipak. binlerce kişinin öldüğü. 'geleceği önceden görmek' olduğunu ileri sürüyorlar ama bu konudaki bilgiler. 137)451 □ A. giderek Hilafete karşı bir tehdit oluşturmaya başlaması ve dini karakterini yitirmesi. son zamanlarda. remil mi atmışlar. bakıcı.10/6.Kemal ve Ankara hükümeti hakkındaki umutlarını büyük ölçüde yitirmişti. M. doğuda ve batıda boy gösteren isyanların çoğu. Bazı Vahidettincilerin bu olaylar hakkındaki görüşleri şöyle: □ ―Yer yer Anadolu isyanlarına gelince. 64) □ H. türlü hastalık ve zaaflarından yararlanan iç ve dış güçlerin başlattığı. bunların da. M. s. (DinDevlet ilişkileri.96)453 1.Ferit hükümetleri. 1.Ceylan.63. İsyanları haklı göstermeye çalışıyorlar. karma bir imparatorluk toplumunun safiyetinden.Mısıroğlu‘na göre. M. 'dini kaygılar' ya da.

Pınarbaşı'na doğru geliyorlar! Onlarla birlik olup Kuva-yı Milliyecileri yeneceğiz!" (Şevki Yazman. istenilen yana çekilebilir. ya meczup. körüklemiş ve desteklemişlerdir. her amaca hizmet edebilir. İngilizler. Yine de birkaç kışkırtma ve destekleme örneği vereyim: 13 Nisan 1920'de Ali Kemal.. Düzce. Peyam-ı Sabah'ta şöyle yazar: "Anadolu Türkleri. kısaca şu: Kuran'a. Manisa Mutasarrıfı Hüsnü. Sonunda. s. bu mütevazi çalışmaya sığdırmak mümkün değil. ne bilgileri içtihat sahibi olacak düzeydedirler. hadislere. ajanlar. Birkaç örnek: □ Delibaş Mehmet'in tellalı şöyle bağırır: "Halifenin müttefiki olan İngilizler. ya düpedüz haindir. şeriat hükmüne ve Padişah fermanına dayanarak. ne de davranışları bir içtihata dayandırılabilecek niteliktedir. 6 Kasım 1920'de de şöyle yazar: "Konyalılar (yani Delibaş ve avanesi) ayaklanarak.455 Ö. Ali Rüştü Efendi. bildiriler. bu şaklabanlara hadlerini bildirmelidir!" 30 Ekim 1920'de. Yoksa şöyle sonuçlara varırız: Ermeniler görüş farkı yüzünden Abdülhamit'i öldürmeye kalkışmışlardır.Ferit'in 7 Nisan günü. Rumlar." (Büyük İslam İlmihali. görüş farkı yüzünden Yunanlılara hizmet etmiştir. bir din terimi olarak kullanmışsa. bize en kestirme yolu gösterdiler!"454 Fetvalar. Delibaşlar. Anadolu halkına oynanan oyunları açıklamak bakımından yeterli kanıtlardır. sebebi ve tahrikçileri çok açık olmakla birlikte. Mısıroğlu ve Dili-pak'ın ileri sürdüğü iddialar üzerinde durmakta yarar görüyorum: a. Yozgat isyancılarını över. vaadler.37) Eğer yazar. görüş farkı diye yorumlanıp bağışlanamaz. Amacı. Ermeniler. demeçler. görüş farkı yüzünden Yunan ordusunun başarısı için dua edilmesini istemiştir. Yunanlılar kışkırtmış. ve İtilaf Partisi yöneticileri ve uzantıları ile bazı dernekler. gerek de yok. D.. sırt sıvazlamalar. önüne ve işine gelenin istediği gibi içtihatta bulunabileceği bir din midir? Hâşâ! Kaldı ki isyancılar. Çukurova'da Fransızlar da halkı Kuva-yı Milliye'ye karşı kışkırtmaya çalışırlar ama başarı kazanamazlar. Görüşler arasında fark bulunması çok doğal bir durum.. bir din terimi olarak anlamı ise.C. 'görüş'tür.427) Bu doğrultudaki bütün bilgi ve belgeleri..Komiseri Amiral de Robeck'le yaptığı görüşmenin tutanağı ile Sait Molla'nın Rahip Fru'ya yolladığı mektuplar. dolanlar. Ama casusluk. 2. 'İçtihat'ın sözlük anlamı. yalanlar. İçtihadın. benzer olaylar hakkında verilmiş içtihata ve icma-ı ümmete dayanarak bir dini mesele hakkında görüş belirtme. paralar. Sait Molla görüş farkı yüzünden İngilizlere ajanlık yapmıştır. sözlük anlamıyla değil de. içtihat kelimesini. Böyle şey olur mu? b. (KS Günlüğü. kendi askerini arkadan vurmayı bile caiz gören. her yerde ve her zaman suçtur.. İstiklal Savaşı Nasıl Ol- de bi an _8 . sonuç vermeyeceği besbelli olan bu kanlı olayların içinde bulur.Hürriyet. Zile. işbirlikçilik. yüreklendirmeler ve halka örnek olmak üzere harekete geçirilen Anzavurlar.. bu yaklaşımı ile İslamiyete haksızlık etmektedir. İslamiyet.Nasuhi Bilmen diyor ki:"Bu pek büyük bir uzmanlık işidir. İngiliz Y. böyle davranmaya elverişli.. emirler. göz boyamalar. düşmana hizmet gibi eylemler. bazıları kendini. doğal olmayan bulunmaması. s. Kısacası. ya cahil.

'Hamdi Beyi getiriyorlar. Zavallı Kani Beyin naaşı idi. yanlış ve haksız olarak 'dini kaygı' diye nitelediği duyguları da aşağıdaki isyan sahnelerinde göreceğiz: 1." (S. bağırarak ve koşarak getiriyorlar. Cesedini. parça parça etmişler zavallıyı. Bolu isyanından birkaç sahne (özet):459 "2 Mayıs 1920 günü. Bu en büyük küfürdür. Herhalde Balkan harbinin Bulgarları. 'çevresindekilerden bazılarını da. Karısı boş düşer!" (D. asker ve memurlar dinsiz ve kâfirdir!" (TİH. Kani Beyin bulunduğu evi soyup soğana çevirmişler. Ankara'ya karşı ayaklanan Düzce asileri Bolu'ya yürüdüler.10-13. Dilipak'ın. Biga Ayaklanması ve Anzavur Olayları. Zavallı şehidin vücudunu arabadan süngülerle çıkarmışlar. s. Of! Bu koca kahramanın cesedini. Şimdi de tek başımıza İngilizlere meydan okuyoruz. ne vücudunu. S.du..127) □ Cami kapılarına şöyle yaftalar yapıştırılır: "[M.. hatta edep yerini açarak sürükleye sürükleye getirmişler. s. Akşama doğru bir tellal. 3. bunlardan daha insaflı idiler. "Bayırdan. Düzce-Bolu İsyanları.69) □ Gerede isyanı öncülerinden Divitli Eşref Hoca da der ki: "Büyük savaşta.C. kaçtım. elbiselerini soyarak. Anladım. Hamdi Beyin mübarek naaşını. Hatıralarım. Fuat Umay'dan aktaran R. 6. canavarlar. Hademe kapıyı açtı.' dedi. '[Akbaş cephaneliğini boşaltıp Anadolu'ya kaçıran gözüpek ekibin başkanı] Hamdi Beyin cesedi akşama gelecek' diye haber verdi. Bu vatan fedaisinin haydutlar elindeki bu halini görmek istemiyordum.195) □ İsyancı Şeyh Eşref şöyle der: "Ben sahib-i şeriatım. s. Anzavur isyanından birkaç sahne (özet):. Mondros'tan Mudanya'ya. kirli ayaklarıyla çiğnemişler. s. bütün kainatla harp edeceğim.62.Kemal'in] arkasına düşmek ve emrine itaat etmek. 17-18 Şubat 1920) 2. bu alçakların kirli ayakları altında mı göreceğiz? Ertesi günü derste idim. diğer devletlerle birlik olduğumuz halde mağlup olduk.C." (Gerede'de isyancıların eline düşen Dr.. eshab-ı kiramın adlarıyla çağırır'.253) □ Konya halkını kışkırtmaya çalışanlar da halka derler ki: "Kim milliyetçilerle birlikte Yunan'a karşı giderse. vücudunu parça parça etmişler. Ne başını bırakmışlar. şer'an küfürdür. şer'an kâfirdir.. Allah tarafından gönderildim. s. Bütün ulema.Tansel.İğdemir. iç elbisesi ile bir cesedi sürükleyerek.. Dayanamadım. Bu saldırıya Bolu ve Düzce'ye yakın bazı köyler de katılmıştı."458 (U.63)456 Bunlar mı görüş ya da içtihat?457 c. s.Arıkoğlu. 3 Mayıs sabahı her de bi an _8 . alçaklar. 64.Özkök. daha ölmeden merdivenden atmışlar.

s.. Delibaş.) 3. bir araba ile getirip hükümet meydanına attılar. ünlü Sivaslı din bilgini Ali Kemali Efendi vardı. İdareciler. gerçeği açıklıyor: "Adapazarı.99-102." (Cemal Kutay.. Sırada. 'Haydi gelsin de M.' diye cevap verdi. Binbaşı İhsan'ı şehit ettiler.. 'Yarabbi! Sen bu cahil insanlara insaf hissi ihsan ve onları affet. 'Ben sizleri affettim. 3 Ekim 1920 Pazar sabahı Konya'ya girdi. Listenin başında Konya Müdafaa-yı Hukuk Derneği Başkanı. 'Nutuk verirsin ha. Ali Kemali Hocanın evine silahlı bir güruh yolladı. zalim.103.Kemal Paşa kurtarsın seni. Dördüncü Bölümde. Çünkü ne yaptığınızı bilmeyecek kadar cahilsiniz.. 19 Kasım 1920 günü. Eve dolanlar.. Hoca geceyi ibadetle geçirdi.. Postaneyi basarak haberleşmeyi kesti. dini kaygı ve duygulara bağl amak. haince davranışları. Genç subayın çok yarası vardı ama ölmemişti.. Ankara'dakilerin burada başı olursun ha. milletvekili Rıfat Efendi Hoca. Halife düşmanı! Sarığından. eski lise binasının kırık camları ile kestiler ve korkunç işkencelerle öldürdüler.. Delibaş. Tahir Efendi Hoca vardı. sakalından utan!' dedi. uyarılara rağmen saklanmayan Ali Kemali Hocanın üzerine yürüyüp sürükler gibi götürdüler. Alaattin Tepesinde hazırlanan savunma hattının gerisine çekilmişlerdi. s.Akif Ersoy. sükûnetle ve sadece.113.' dedi ve son nefesini verdi.' diyorlardı.. 'İngilizler-Yunanlılar' paragrafında göreceğiz. Konya isyanından birkaç sahne (özet): "Delibaş Mehmet Ağa. "İşte Şeyhülislamın fetvasının hükmü yerine geldi!" diye bağırdılar. Konya'da askeri birlik yoktu.C. Düzce. Olayların içinde yaşayan M. Asiler yolda Hocayı mütemadiyen dipçikliyor. azımsanmayacak kuvvetiyle. Fakat kudurmuş asiler durumu öğrendiler ve derhal hastaneye gelerek subayın boynuna bir ip geçirdiler ve sokaklarda sürükleyerek öldürdüler. Bolu'da kalan (Devrekli) Abdülkadir adında çok genç bir subayı da soyarak ve işkence yaparak Bolu sokaklarında dolaştırdılar. 6." (TİH. her şeyden önce dine saygısızlık. Allah da sizi affetsin. kanlı. Hocayı ikindi üzeri Piri Mehmet Paşa Camiine yine sürükleyerek götürüp kapattılar. Millicilere asker toplarsın ha. yolun yarısında. Mahallelerde tellallar dolaştırarak. Sabah camiden alınarak sorguya çekilmek üzere Arslanlı Kışlaya götürüldü. Birkaç çapulcu koşuşarak onu soydu. birlikler Afyon'daydı. Şimdi sıra ibret-i alem için öldürülecek Kuva-yı Milliyecilere gelmişti. Utanmadan soydular. Yaşlı Hocanın bedeni. Doktor. sabahın tenhalığından faydalanarak subayı memleket hastanesine kaldırttı. bu kadar zulme dayanamadı.. Hocanın naşını da rahat bırakmadılar. Yoz- de bi an _8 .. itme kakma içi nde Abdürrahim Hanına getirdiler.. Bıçakla vücudunu delik deşik ettiler ve belediye önüne attılar. Düzce-Bolu İsyanları. s. yolda türlü hakaret. son bir dipçik darbesi ile yere serildi. 'Halifesini. Müftü Ömer Vehbi Hoca. Ellerine geçirdikleri askerleri. hükümet konağını ele geçirdi. Halifeye karşı gelirsin ha. darbe. Padişahını. İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu. gerçek dindarlara da hakarettir. hapisaneye boşalttı... şeriatını seven bizimle olsun!' çağrısı ile Konya halkını kendisine katılmaya davet etti. Kastamonu Nasrullah Camiinde verdiği va'azda. R.) Bu bilinçsiz. Ertesi günü subayın kıpırdadığını pencereden gören bir doktorun hanımı kocasına haber verdi. şehidi çıplak halde sokak ortasında bıraktılar.Özkök. Delibaş'ın Yunan uşağı olduğunu.288 vd.taraftan şehire saldırdılar.. Ak sakalı kan içinde kalmış olan Hoca. Ali Kemali Hocayı.

İzzet Met Paşa. bütün elebaşılar. mesela milliyetçilerin 'bolşevik oldukları' yayılır. Yarbay Seyfi Düzgören ve Ankara Müftüsü M. Biga. Oysa İstanbul. Bekir Sami Kunduk. 10/7. ancak bazı kesimlerde ve çok sınırlı olarak katıldığı bu isyanlar. Cami Bey. bolşevik hareketi olarak ilan eder ve der ki: "Padişahımız bunları 'asın' diye ilan etmiş. Bolşeviklik suçlaması ve Milli Mücadele karşıtı dernekler • Milliyetçiler aleyhinde geniş bir propaganda başlatılır. Y. İdam kararları □ "M. İsmet İnönü. Yarbay Hüseyin Hüsnü.gat. Gönen. Celalettin Arif. Fevzi Çakmak. Ankara'ya karşı açık bir mücadele içine girmekt edir.Dilipak. CG Yol.Kemal İstanbul hükümetince idama mahkûm edilmişti. Konya isyanları. Dilipak da yalnız M. Kızıl Hançer Cemiyeti. Bozkır. Yusuf Kemal Tengirşenk. ord unun bu en zayıf döneminde bile hızla bastırılmış. kimin hesabına birbirimizin gırtlağına sarıldığımızı anlamak zamanı.70)460 Vahidettinciler. Alb."463 Adana'da Fransız desteği ile çıkan gazeteler de aynı temayı işlerler: "Milli hareket bolşevikliktir!"464 • Milliyetçilere karşı yeni dernekler kurulur ve kurulu olanlar da milliyetçilere karşı kullanılır: Askeri Nigehban-ı Vatan Cemiyeti. Birkaç örnek: İngilizler halka. Bazıları: Ali Fuat Cebesoy." (A. Delibaş Mehmet ise. Mu- de bi an _8 . Albay Bekir Sami Günsav. Artık kime hizmet ettiğimizi. H. Hükümet kuvvetleri bunları Hakk'ın yardımı ile tepeleyecektir. Milli Mücadele'nin neredeyse bütün öncülerini ve pek çok subayı idama mahkûm etmiştir.Adnan Adıvar.Selahattin Köseoğlu. Ankara Meclisi'ne katılacak milletvekillerinin bolşevik oldukları propagandasını yaparak. s. genellikle idam kararları konusunda susmayı tercih ediyorlar.. kendi adamları tarafından öldürülecektir. Nurettin Paşa. Refet B ele.462 İstanbul'un Bolu'ya mutasarrıf olarak atadığı Osman Kadri de yayımladığı bir bildiri ile milli direnişi. s. Halide Edip Adıvar. ya çarpışmalarda yok edilmiş ya da yakalanarak hakkettikleri cezalara çarptırılmışlardır. Alfret Rüstem. Böylece artık İstanbul. 24 Mayısta Vahdettin tarafından da tasdik edilecektir. İsmail Fazıl Paşa. zannediyorum ki gelmiştir!" (TC Kronolojisi.Suphi Tanrıöver. Meclisin açılmasını önlemeye çalışırlar. hep o melun düşmanların işidir.Kemal'in idama mahkûm olduğunu belirtiyor. şeriat fetvasını vermiş. Kara Vasıf.214) Sonuç Halkın. Dr.Rıfat Börekçi461 ile Din İşleri Bakanı Mustafa Fehmi Gerçeker! 10/8. 11 Mayıs tarihli bu Divan-ı Harp kararı. Albay Fahrettin Altay.

Anadolu'da bir hare-ket-i milliye vücuda getirmeye çalışıyor. Alemdar: "İslam kilidinin anahtarını.. Birkaç örnek [bir kısmı özetlenmiş ve bazı kelimeler sadeleştirilmiştir]: □ 14 Temmuz 1919. şuracıkta her işimiz. s. blöfün sırası mı? İstedikleri kadar kafama vursunlar: Hangi teşkilat. Dünya vaziyeti biliyor.468 10/9. Hayriye-yi İslamiye Cemiyeti (Adana). İlayı Vatan Cemiyeti.S.Kemal) □ 14 Kasım 1919." □ 7 Ağustos 1919.C. Siyasetten habersizdirler. en namuslu.H. kötü niyetlidir. İslam alemi için hiçbir tehlike yoktur. Peyam-ı Sabah: "Anadolu'da ne yaptığını bilmeyen M. Anadolu Cemiyeti. bir kafese gi rmiş.Ulunay) □ 8 Ocak 1920. Alemdar: "Dünyanın en adil. harpten ezilmiş olan zavallı Anadolu'nun kuvveti ile kafa tutmasının ne hükmü olabilir?" (Jeschke. İngiltere'nin güvenilir eline teslim etmekte. bu [milli] harekettir. Sabah: "İngiltere en büyük İslam devletidir!" □ 14 Ağustos 1919." (R.. mavzerli bir heyetin kuru sıkı tehd idi ile iş yürür mü?" (R. bu onursuz tutumu şiddetle desteklemiş ve halkı milliyetçilere karşı kışkırtmıştır. sen deli misin?'" (R. Hülyanın. Alemdar: "Bizim için tutulacak yegâne kurtuluş yolu. Alemdar: "Çarıklı. Bari K avuklu gibi ben de sorayım: 'Kuzum Mustafa." (A. Milli kuvvetler. oturuyoruz. ateş olsalar." (A.Cevat Ulunay) □ 31 Ağustos 1919. Teali-yi İslam (İslamı Yüceltme) Cemiyeti. uydurmasyonun bu şekline ben de dayanamayacağım.Karay) de bi an _8 ... .Kemal Paşa. Halkın gözü önünde. hangi kuvvet. Muhafaza-yı Mukaddesat Cemiyeti.Karay) □ Şubat 1920. İşbirlikçi basından örnekler İşbirlikçi basın.Kemal ve arkadaşlarının hareketine öncelikle son verilmesi gerekir.142) □ 29 Ekim 1919.ile ilgili İngiliz Belgeleri. Muhafaza-yı Saltanat Cemiyeti.hafaza-yı Mukaddesat Cemiyeti.466 İngiliz Muhipler Cemiyeti.. cirimleri kadar yer yakarlar. Renin (Adana): "M. Peyam: "Anadolu'nun yeni Celalileri [milliyetçiler].Kemal) □ 9 Ocak 1920." (R.. telgraflar. Peyam: "Kurtuluşumuza en sön darbe. Sanki bir şeyler oluyor... Halas-ı Vatan Cemiyeti. bir şeyler olacak. K. Dört tarafımız açık. bir gürültü.." (A. Siyasi Mağdurlar Cemiyeti.. Ayol." (Ali Kemal)469 □ 11 Ekim 1919. Bu ne çocukça hayaldir! Bütün cihanın kuvvetine karşı.C. Alemdar: "İstiklal diye bağıranlar. her kuvvetimiz meydanda.. hangi kahraman? Hülyanın bu derecesine. en haşmetli devleti olan İngiltere." (R. Hilafet Cemiyeti (Mudurnu) vb.467 Tarik-i Salah Cemiyeti.465 Kürt Teali Cemiyeti.H. Alemdar: "Bir patırdı.Kemal) □ 19 Kasım 1919.Kemal ve Rauf Bey ikbal hırsı içindedirler. mütarekeden sonra hemen İngiltere devleti ile beraber yürümek için siyasi teşebbüste bulunmaktı. Peyam: "M.Ulunay) □ 28 Eylül 1919. Beyannameler.

Ulunay." (Sait Molla'nın demeci) de bi an _8 ." □ 9 Nisan 1920..Ulunay) □ 6 Nisan 1920. şimdiye kadar göste rmiş olduğu gayret ve kahramanlık. millete.Kemal cezalandırılmalı. ilerde görülecek kıymetli hizmetlerine de bir delildir. böyle teşkilat. bugün İstanbu l'un işgal edildiği gündür!) □ 17 Mart 1920.Ulunay.Ulunay) □ 2 Mart 1920. Alemdar: "Böyle Meclis. Nihayet gittiler. Alemdar: "D.C. layık olduğu akıbete uğradı. teşkilat-ı milliyeden bin kere daha iyidir!" (A. Alemdar: "Milli teşkilatı yok etmek. Alemdar: "Mebusan Meclisi. Dahildeki Müslümanlar bilmelidirler ki o alçaklara karşı çıkanlar.C.Ferit Paşa hazretleri. tasfiyeye muhtaçtır. Peyam-ı Sabah: "Düşmanlar.Ulunay) □ 7 Nisan 1920. Alemdar: "Tek çarenin galiplerle uyuşmak ve anlaşmak olacağı bu kafasızlarca ne zaman anlaşılacak?" (R. Kuva-yı Milliye adı altına sığınan bu haydutların kafasına bir yumruk indiremiyor." (A. Alemdar: "Ahmet Anzavur Beyin." (Asaf Muammer) □ 16 Mart 1920.. Kemal) □ 5 Mart 1920. Alemdar: "Bu Meclis (son Osmanlı Meclisi) milli iradeyi temsil edemez." (Hafız İsmail) □ 7 Mart 1920. Ahmet Anzavur Beyin bugün de bir resmini yayımlamak suretiyle sayfalarımızı süslüyoruz. uğurlar olsun!" (R." (A. vurur." (R. Onlara karşı yapılacak bir hareket. Vahidettin'in Meclisi fesh etmesi üzerine. Alemdar: "Birtakım sorumsuz ve durumu kavrayamamış askerlerin." (R. bütün çıkarlarımızı mahv ve berbat etmektedir. kaf) □ 4 Nisan 1920.) □ 23 Nisan 1920. geçirir. dine. elif." (R. Alemdar: "Yunanlılar. büyük devletlerin kırgınlığına sebep olabilir. kırar. Peyam-ı Sabah: "Milli hareket boşa gitmeye mahkûmdur. Peyam-ı Sabah: "Dost bir devletin (İngiltere'nin) aleyhinde bulunan M.Kemal) □ 10 Şubat 1920. Peyam-ı Sabah: "Kuva-yı Milliye ancak çetecilik yapar.C.□ 3 Şubat 1920. Kuva-yı Milliye denen o serserilerin hakkından gelir!" (A. Alemdar: "Anadolu Kemalistlerden temizlenecektir!" □ 1 Mayıs 1920.Ulunay) □ 22 Mart 1920.Kemal) □ 13 Nisan 1920. unutulmaz hizmetlerde bulunmuş olacaklardır. Peyam-ı Sabah: "Fenalığın kaynağı Kuva-yı Milliye.Ulunay) □ 23 Mart 1920.. Peyam-ı Sabah: "Ciddi bir hükümet. millet için var olma meselesidir. bugünkü galiplerimizin bir müttefikidir.. Alemdar: "Hükümet.C.C.Kemal) □ 29 Nisan 1920. Alemdar: "Bilmiyorlar ki İngiltere tehdite gelmez ve biz bunu yapmakla kendimizi büsbütün mahvederiz." (A. böyle idarenin sonuçları böyle olur!" (R.Ulunay) □ 23 Mart 1920." (İmza: Ayın.C. Alemdar: "Kuva-yı Milliyecilerin kafalarına vurmak lazımdır!" (R. Halifeye.Kemal) □ 15 Mart 1920. Milli Harekât adı altında takındıkları tutumlar. her şeyden önce eşkiyaya (milliyetçilere) haddini bildirecek[tir]." (R.C.C.

" (Filozof R. askeri ve mülki ileri gelenler ve Metropolit Efendi hazretleri." (R. Peyam-ı Sabah: "Avrupa ile başa çıkmayı.. Anadolu'yu bu zararlı haşarattan temizleyecektir. nihayet meramlarına erdiler. [Ankara'dan] barış şartlarının (Sevres) aynen kabul edilmesini. Avrupa medeniyeti.Tevfik) □ 5 Ağustos 1920.Kemal) □ 6 Şubat 1921.Kemal kuvveti denilen çapulcuları tamamen tenkil edecektir (tepeleyecektir)..Yunanistan. Ferda: "Kuva-yı Milliye adı altında meydana atılmış soyguncularda bir varlık hissedenlere diyorum ki: Millici ve çeteci. son devrin Kabakçı Mustafa'sıdır.Kemal tarihe şüphesiz nam bırakacak fakat siyasi deliler arasında. Kars'ı işgal ettiler. Peyam-ı Sabah: "Anadolu'nun henüz istilaya uğramayan yerlerini.) □ 18 Ekim 1920. Anadolu direnişi bir blöftür. [Yunanlı] Genel Vali Beyefendi hazretleri. Bolşeviklerle elele ver erek Ermenistan'a yürüdüler. Anadolu'daki idareye son verilmesini istemelidir. Ferda (Adana): "Kahraman Delibaşın başarısı üzerine Düzmece Mustafa'nın (M. Peyam-ı Sabah: "(Ankara yöneticilerinin] Yunanlılara hâlâ meydan okumalarına. aramızda akılca da. Te'min (Edirne): "Dün öğleden sonra saat beşte. İrşat (Balıkesir): "M. Abdurrahman Beyin demeci) □ 20 Aralık 1920.Kemal) □ 7 Ağustos 1920. Fransızlar bizim iyiliğimizi istiyorlar!" (Adana Vali V. küçük heriflerin eseridir." (A. Yunanlılarla."471 □ 27 Ekim 1920." Yazı. Kan. çılgınlıktan başka bir sıfat verilemez.Kemallerden. 11 Kasımda da şöyle yazacaktır: "Ankara yaranı.Kemal'in) kaçmaya hazırlandığı söylenmektedir.Kemal) de bi an _8 . soyguncu ve yağmacı demektir!" (Şahap Azmi) □ 12 Ocak 1921.□ 28 Mayıs 1920.Kemal) □ 11 Temmuz 1920." (Ömer Fevzi)470 □ 8 Eylül 1920. biz başarabilelim?" (A. asırlardan beri Asya'nın hangi kavmi başardı ki. temizlenmelidir!" (A. Ali Kemal. onlarla muharebelere girişilemez.Ulunay) □ 17 Ekim 1920. bu yazıdan sonra 'Artin Kemal' diye anılacaktır." (Bu gazetenin sahibi olan Yunan işbirlikçisi M. Hürriyet ve adaletin saygıdeğer temsilcisi olan Başvekil Venizelos hazretlerinin sağlığı için Müftü Efendi tarafından güzel bir dua okumuş ve hazır bulunanlar şükran duyg ularını belirterek duaya katılmışlardır." (A. Peyam-ı Sabah: "Ankara Türkiye'yi felakete sürüklüyor. kuvvet bakımından ve her açıdan bu derece fark varken. ne pahasına olursa olsun.C.Kemal) □ 5 Kasım 1920.Kemal) □ 13 Ağustos 1920.. Ali Fuatlardan.. kısa zamanda M.Kemal." (A. 'Kars'ın Sükûtu' başlığını taşımaktadır (Kars'ın düşman eline geçmesi!)." (A. Yunanlı generaller.. M. Selimiye Camiini şereflendirmişler ve Müftü Hilmi Efendi ve yanındakiler tarafından karşılanmışlardır.Neyir hakkında Birinci Bölümde bilgi verilmişti) □ 4 Eylül 1920. akılsız fikirsiz zorbalardan. canilerden temizlemelidir. o ipsiz sapsız. Peyam-ı Sabah: "Hükümet.Kemal. Peyam-ı Sabah: "Büyük Millet Meclisi. Peyam-ı Sabah: "Demek işlemediğimiz bir hata kalmıştı. Alemdar: ". Ermenistan'a taarruz ile onu da tamamladık. ilimce de." (A. mal. can. Ferda: "Ayaklanmak için sebep yoktur. Alemdar: "M..

Peyam-ı Sabah: "Bekir Sami aşırılara yenildi ve çekildi. Fransız ve italyanlarla imzaladığı.C. paşaların bilmeleri lazım. 2. Sakarya Savaşı dolayısıyla. Bu milletin kurtuluşunu düşünenler." (A. özellikle İngiltere ile uzlaşmalıyız.Kemal) □ 19 Haziran 1921. Şimdi Yunanlılar Ankara kapılarına dayandılar. M. 'çapulcular' diye aşağılıyordu!) □ 5 Nisan 1921. Türk namusunu yine kurtardı! Kemal o rduları. İstiklal-ı tammın mümkün olmadığını bu beylerin. Peyam-ı Sabah: "Ankara. Peyam-ı Sabah: "Yunanistan'ı yensek bile Müttefiklere kılıç çekemeyiz. Peyam-ı Sabah: "Bu macera (Milli Mücadele) artık devam edemez.Kemal) □ 20 Mayıs 1921." (A. Peyam-ı Sabah: "Biz. bu kıratta adamlar (Ankara yöneticileri).. Ankara'nın Teşkilat-ı Esasiye'sinden Moskova ile ittifakına kadar.Kemal) □ 19 Ağustos 1921..Kemal'e barınacak yer kalmayacak.Kemal) □ 26 Temmuz 1921." (A. hakkımızın topla tüfekle alınacağı gibi ham bir hayale kapılmamıştır. Avrupa'nın en asri usulüne göre harp ediyorlar" (R.) □ 1 Ocak 1922. şu çukurdan kurtarmak mecburiyetindedir. icraata geçmelidir.." (A.□ 7 Şubat 1921. Alemdar: "İstanbul. Peyam-ı Sabah: "Bu idrakte. Alemdar: "Ankara'nın istiklal-i tamcıları (tam bağımsızlıkçıları) kimi aldatıyorlar. Ankara'dakiler barış istemiyor. Alemdar: "Ordu.inönü zaferi üzerine.G. oysa 8 Eylülde bu orduyu." (Hakkı Halit [Refik Halit'in kardeşi]) □ 16 Haziran 1921.Kemal) □ 2 Ağustos 1921.Kemal ile uzlaşamaz!" (R. İlk hamlede muvaffak oldu gibi göründü." (A." (R. bir hükümeti değil.Kemal..C.Kemal) □ 3 Mayıs 1921.. Bu hayal ile kainata meydan okuduk. Ankara Meclisindekiler. Alemdar: "Ne olurdu Yarabbi. gaddar bir idare kurdu. Peyam-ı Sabah: "Ankara. Peyam-ı Sabah: "İstanbul. İngiliz. M. Sakarya zaferinden sonra.Ulunay. Peyam-ı Sabah: "Mukadderatımızı Ankara'ya bırakmama- de bi an _8 ..Kemal) □ 16 Haziran 1921. b iraz da memleketi düşünseler. Milli And'a aykırı anlaşmalar yüzünden istifa ettirilmesi üzerine.. Bu millete yazıktır. Peyam-ı Sabah: "Bolşeviklik çukuruna yuvarlanan Ankara'nın arkasından ayrılmalıyız." (A.Kemal) □ 4 Nisan 1921. Peyam-ı Sabah: "Yunan ordusu bozgun halinde geri çekiliyor!" (A. faaliyete. sonra yine bilinen türkülerine başlar. milli birlik bozulmasın diye Ankara'yı artık örnek olarak alamaz..Kemal) □ 26 Temmuz 1921. hükümeti ele aldı." (A.Ulunay) □ 13 Şubat 1921. bir süre sessizliğe gömülür. bu türedi. ordu teşkilinde (kurmada) büyük başarı kazanmıştır. Bekir Sami Beyin. bu irfanda." (A. O hiçbir yerde dikiş tutturamaz. ufak bir aşireti bile idare edemezler." (A. devlet gemisini şapa oturtmaya çalışıyor.Ulunay) □ 8 Şubat 1921. dahili ve harici hiçbir siyasetini tasvip edenlerden değiliz.Kemal..Kemal. zamanı münasip buldu.. Başka bir barışçı ve uzlaşmacı siyaset ile bu memleketi. O. Peyam-ı Sabah: "M." (A. Büyük devletlerle. Mahut yazarların tutumu yine değişiyor!) □ 13 Haziran 1921.

Veyahut da Ömer Faruk Efendinin kendiliğinden Anadolu'ya gitmiş olduğu kabul edilse bile (Bu keskin dönüşün sebebi şu: Çünkü Ö.Mesela Edirne ve İzmir kurtulur-sa. en azından bu harekete muvafakat etmiş (izin vermiş) kabul edilmesi gerekir. irfanca bu derece yanıldığımız için yalnız kalemimizi kırmak değil. Türk olmak itibariyle seviniriz. Mihran Efendinin bir açıklaması yayımlanır. Peyam-ı Sabah: "[Ankara yönetimine] Beyler.Kemal Paşanın saltanat ve hilafete karşı kötü emeller beslediği bir kere daha belli oldu. Biz her ne sebebe dayanırsa dayansın.) □ 2 Eylül 1922.. Hiç hata etmediğimiz iddiasında değiliz.Kemal) □ 10 Eylül 1922. Fakat akılca.. Peyam-ı Sabah: ". Peyam-ı Sabah: "Bu goygoycular da uğursuz selefleri gibi (İttihatçılar) memleketi tam bir çöküntüye. hürmet edilm esini isteriz.Kemal) □ 26 Ağustos 1922.... sevincimizden çıldırırız. (V. H. tam tersine söylüyor!) Çünkü M.M." (A. Biz de içtihatımızda yanılabiliriz. bir serabı hakikat sanıyorsunuz. Peyam-ı Sabah: "Her fert içtihatında serbesttir.. Şehzade Ömer Faruk Efendi konusu □ K.Kemal'in.Kemal)473 □ 11 Eylül 1922 günü.. milli hareketin başına hanedandan birinin geçmesini arzu etmiş ve bu maksatla Şehzade Ömer Faruk Efendiyi Anadolu'ya göndermiştir. s. silaha sarılmanın bu memleket için bir selamet ve kurtuluş yolu olduğuna inanmamıştık. ağalar! Yanılıyorsunuz. bir milletin ebedi başarılarına bir sayfa daha ilave eder.Faruk anılarında.Kemal) □ 29 Haziran 1922. insanlığımızdan bile istifa ederiz.Mısıroğlu'nun bu konudaki iddiasını aktarıyorum: "İş bu şekle girince [yani M.Kemal) □ 4 Mayıs 1922. hatalarını itiraf ederek arz-ı teslimiyet etmek[tir].." (A. ' demekle ye- de lıyız. hiçbir zaman bir fayda göreceğimizden emin değiliz. Büyük Taarruz'un gelişmesi üzerine. bozguna sürüklüyorlar.." (A. Peyam-ı Sabah: "Kabul ediyoruz ki Anadolu'nun son zaferi.Kemal) □ 9 Eylül 1922.Kemal) □ 31 Ağustos 1922. Muhaliflere düşen vazife.Ertürk ve Albay Budiyenni ile yaptığı konuşmaları öğrenince (!)] Sultan Vahidettin. yüz bin kere yanılıyorsunuz ve yanlış yoldan gidiyorsunuz.11.Kemal.. Peyam-ı Sabah gazetesinde." (A. Öyle olduğu için [Ankara'nın] içtihatına muhalif kanaatta bulunanlara."472 (A.Faruk'u Vahidettin'in yollamadığını Mısıroğlu da biliyor!) Sultan Vahidettin'in.. Ali Kemal gazeteden uzaklaştırılmıştır. Peyam-ı Sabah: "Bu şanlı mücadeleler." (A. Peyam-ı Sabah: "Türk'ün bayramı!" (A. lakin siyaseten hiçbir fayda temin etmez. Sizler..Kemal Paşa tarafından geri çevrilerek İstanbul'a gönderilen Ömer Faruk Efendiyi huzuruna çağıran Sultan Vahidettin'in ona cevabı şu olmuştur: 'Seni kabul etmeyeceğini biliyordum oğlum. Fakat M. Bu mücadelelerimizden. Fakat esef ederim ki şimdiye kadar olduğu gibi şimdiden sonra da olaylar gösterecektir ki biz yanılmış olmayacağız!" (A. Gayyasında. (Ama Ö.433)474 bi an _8 . bin kere. bizlerin kanaatinin yanlışlığını ortaya koymuş bulunuyor.

Kemal'in telgrafının tarihi doğru. Vahidettin'in Kurtuluş Savaşı'nın başına geçmek üzere Anadolu'ya gönderdiği iddia edilen Ömer Faruk Efendiyi tanıyalım.480 Almanca ve Fransızca biliyor. İşte Mısıroğlu'nun.) _8 . gülünç bir iddia ki insan. Ömer Faruk Efendi.479 Bu telgrafın tarihine dikkat edilirse.F.Kemal'in Ö. nasıl geçecekti acaba Milli Mücadele'nin başına? Hangi sıfatla? Meclis Başkanı mı olacaktı? Yaşı dolayısıyla milletvekili seçilmesine bile imkân yok ki Meclis Başkanı olabilsin. Nurettin Paşa.484 Piyade yüzbaşısı.477 Sultan Vahidettin'in milli hareketin başına geçmesi maksadıyla Anadolu'ya gönderdiği Şehzade Ömer Faruk Efendi.59-63.Kemal Paşadan aldığı siyasi telgraftı. K. Bu telgraf M. Vahidettin'in. Fevzi Çakmak. Düşünüp taşınmadan yapılacak bir iş değildi. kestiremiyor. s. dipnotta bu bildirinin metnini de veriyor! Öyleyse. Öteki bilgilere gelince.Karabekir.481 Ama Türkçe tahsili ve edebiyatı zayıf. M. İ. yoksa bu iddiaları ciddiye alanları düşünüp hüzünlenmeli mi. ikincisi M. yakışıksız.sayfada.478 Bunun sebebi de M. 61.Kemal. yalnız M. Türkiye dört bir yanından işgal altına alınırken.Mücahitler.Faruk'a yolladığı telgraftır) bu hususu aydınlatmaktadır. Son Halife Abdülmecit Efendinin oğludur. yakışıklı.Kemal imzası ile bütün millete hitaben bir beyanname dağıtılmıştı. bild irinin yayımlandığı tarihi de biliyor!) Diğer birçok tarihi belgelerde olduğu gibi bunda da hilafet ve saltanata bağlılık açıkça belirtiliyor. bu 23 yaşındaki operet askerinin emrine girecekler ve Ömer Faruk Efendi de onlara emir mi verecekti? Öylesine ölçüsüz. 4 Şubatta bir çocukları olmuş.• Bu yutturmacaları değerlendirmeden önce. A. ona ceza vermesi icap etmez miydi? Böyle buhranlı bir zamanda.Şevket Efendi tarafından (Tercüman gazetesi yazarı Murat Sertoğlu'na) verilen ikinci belge de (birincisi sahte hatt-ı hümayundu. 1898 doğumlu.. Avusturya'nın Trezyanum Askeri Kolejini bitirmiş. 27 Nisan 1921 (1337) olduğu görülür.Cebesoy. R.Kemal hakkındaki şüpheleri kuvvetlendirmiş ve Sultan Vahidettin'i asla tatmin etmemişti. Şehzade M. Meclis açılalı da henüz dört gün olmuştur.İnönü. kahkaha ile gülmeli mi. Milli Mücadele'nin başına geçmesi için Anadolu'ya yolladığını iddia ettiği Şehzade bu. Hatta TBMM'nde İkinci Grup adı ile anılarak muhafazakârlıklarıyla tanınmış bulunan muhalif mebusların ısrar ve sıkıştırması üzerine Meclis adına. telgrafın klişesi var.483 Vahidettin'in kızı Sabiha Sultanla bir yıldan beri evli.Bele. ateşli. Şevki Subaşı gibi komutanlar. İnebolu'dan geri dönmüştü." (S. elbette birçok yorum ve olaylara yol açabilirdi.475 İzni veya muvafakati dışında gitmiş olsaydı. 1919 Haziranında. (59. İsviçre'nin Territet kasabasında yaz tatili yapmaktadır.482 Anadolu'ya geçtiği sırada 23 yaşında. gerisi baş- de bi an tinmiştir. Y. Yani henüz hiçbir zafer kazanılmış değildir. toy bir Şehzade. Padişahın damadı ve hanedana mensup olan bir Şehzadenin476 Anadolu'ya gitmesi.486 Göğsü hiçbir hizmet karşılığı olmayan nişanlarla dolu.485 Kurmay Albay Asım Gündüz'den özel ders alıyor.. Yoksa askeri kolej bilgisi ve sıfır savaş deneyimi ile Başkomutan olup savaşı mı yönetecekti? M.

teessürüm pek derin oldu. 1.114.278) Oysa onun kitabının adı da pek iddialı: Yalan Söyleyen Tarih Utansın! Hani amaçları. Çünkü ilk bölümünü. İstanbul'a döndüğüm zaman İngilizler tarafından yakalanacak.İnönü Savaşı. kaynak göstermeden aktarıyor ama yukarıda okuduğunuz son bölümü saklıyor. 2.. Birer birer gözümün önüne geliyordu. sayı 30/ 1952. Bu telgraf bizzat TBMM Reisi M. ya da gizli bir resmi tarihçi olmasın? Ömer Faruk'un bu açıklamasını H.1557)487 Hani Vahidettin yollamıştı? Olayın kahramanı tam tersini söylüyor! Vahidettin'in intikam alacağını düşünerek tir tir titriyor zavallı. Doğu Cephesi birlikleri. Tecrübesizdim. 23 Şubat 1920'de Ardahan ve Artvin geri alınmış. 1951 Ekim ayında. O tarihe kadar. Ömer Faruk'un İnebolu'ya geldiği sırada.H. siyasi bir düşüncem olmadığını. Sakın o da İngiliz ajanı.115) Kitabına neden 'Büyük Oyun' adını koyduğu anlaşılıyor. bu açıklamanın baş kısmını almış ama sonunu o da vermiyor. isyanlar bastırılmış. Mustafa Müftüoğlu. İstanbul'a yaklaştıkça korku ve heyecandan titriyordum. s. korkularım boşuna çıktı. arzu ettikleri takdirde beni dosdoğru cepheye sevk etmel erini ve bunu da muvafık (uygun) görmedikleri takdirde. ancak vazife-yi vataniye ve askeriye için geldiğimi. TBMM açılmış. 12 Kasım 1920'de Iğdır'ı kurtarmış. Kroker Oteline hapsedilecek veya Malta'ya sürülecek. Hamdolsun.Kemal Paşadan geliyordu. Eşyalarımı bir hamala verdim. bunu da muvafık görmedikleri takdirde doğru Avrupa'ya gönderilmeme müsaade edilmesini rica ettimse de cevap verilmedi. Anzavur serserisi ile Kuva-yı İnzibatiye tepelenmiş. Mısıroğlu'na göre. Vahidettin'in intikam almaya kalkması. 30 Ekim 1920'de Kars'ı. selam vererek bir telgraf uzattı. batıda da düzenli ordu kurulmuş. (Yalan Söyleyen Tarih Utansın. 4. Bunun üzerine derhal ikinci bir telgraf çekerek.. öğle yemeğini yedik.' 488 İtiraf edeyim ki bilgisizliğin bu derecesine ne dendiğini bilmiyorum.C.C. "İstanbul'dan kayınpederi Vahidettin'den habersiz ayrılıp İnebolu'ya geldiğini" açıklamış ve açıklamasını da şöyle tamamlamıştır: "İnebolu'da eşraftan birinin evinde.İnönü Sava- de bi an _8 . Doğruca eşim Sabiha Sultanın evine gittim." (Resimli Tarih Mecmuası. 1 Nisan 1921 günü 2. Bir kanun neferi (inzibat) geldi. İskenderiye'de. ya da Kemalist. Ben bahçeye inmiştim. Şehzade Ömer Faruk Efendi. O zaman 23 yaşında idim. gerçeği ortaya çıkarmaktı? Tarih gibi ciddi bir bilim dalını bile mizaha dönüştürüyorlar. Vapur Sirkeci'de rıhtıma yanaştı. belki de öldürülecektim. 10/11 Ocak 1921'de 1. Resimli Tarih Mecmuası'nın yazarı Mehmet Ataker'e.. s. Derin bir sükût-u hayale uğramıştım.tan başa atmasyon: 1.Ceylan da bilmektedir. Sarayın bana karşı takınacağı tavır. 28 Eylül 1920'de Sarıkamış'ı. 'henüz hiçbir zafer kazanılmamışmış. (Büyük Oyun. s. beni diledikleri yerde enterne etmelerini (göz altında tutmalarını) fakat İstanbul'a dönemeyeceğimi bildirerek. Gümrü Andlaşması imzalanmış..

Onca kösteklemeye. Meclis açılalı dört gün değil. ne 'İkinci Grup' vardır. Hatta TBMM'nde İkinci Grup adı ile anılarak muhafazakarlıklarıyla (tutuculuklarıyla) temayüz etmiş (tanınmış) bulunan muhalif mebusların ısrar ve sıkıştırması üzerine Meclis adına. bile bile bir yıl sonraya kaydırıyor. Ömer Faruk'un İnebolu'ya gelişi ile hiçbir ilgisi yok.. 1.F. Mısıroğlu ayrıca. Ö. Bu davranışa ne ad verilir? Üstelik 25 Nisan 1920'de. 23 Nisan 1920'de açıldığını ilk okul çocukları bile bilir. ne de bu bildirinin yayı mlanması için birilerinin baskı yapmasını gerektirecek bir durum. s.Kemal'in buna da engel olduğunu yazıyorlar. Müttefikler Ankara'yı da Londra Konferansı'na çağırmak zorunda kalmışlardır. geriye döndürülmüştü. Hazret-i Muhammet diyor ki: "Aldatan. (1. s." (Bu Vatanı Terk Edenler. Sizce hangisi daha ayıp? 4. bir yıl dört gün olmuştur! (369 gün!) Ya sahiden bilmiyor. saraya ne gözle bakıldığının şaşmaz delilidir. M. Ömer Faruk'un yaşını-başını düşünerek.. 146) □ V. Meclis'in 23 Nisan 1921'de değil. Abdülmecit ve Ömer Faruk Efendiler. ya da bildiği halde okuyucularını aldatmak için doğruyu yazmıyor. Diğer birçok tarihi vesikalarda olduğu gibi bunda da hilafet ve saltanata bağlılık açıkça belirtiliyordu.Dönem Zabıt Ceridesi.Faruk İnebolu'ya geldiği gün. bizden değildir!" 11/1.C. Mısıroğlu diyor ki: "Bu telgraf M.]" Bu da yeni bir Zati Sungurluk! Çünkü söz konusu TBMM beyannamesinin. hatta geçtiğini fakat M. "Meclis açılalı dört gün olmuştur" diye yazıyor. milli hareket gelişmeye başlar başlamaz. Milli Mücadele'nin başına geçemeyeceğini dikkate alıp işi daha ciddileştirmek gereğini duyuyor ve Veliaht Abdülmecit Efendinin de Anadolu'ya geçmek istediğini.Kemal imzası ile bütün millete hitaben bir beyanname (bildiri) dağıtılmıştı. 25 Nisan 1920'de yayımlanmıştır. Sovyetler Birliği ve Afganistan ile dostluk andlaşmaları yapılmış..şı kazanılmış. Veliaht Abdülmecit Efendi konusu Bazı yazarlar. s.Kemal hakkındaki şüph eleri kuvvetlendirmiş ve Sultan Vahidettin'i asla tatmin etmemişti. onun gelişinden tam bir yıl önce ve Meclisin açılışından iki gün sonra.Vakkasoğlu: "Anadolu'ya geçip Milli Mücadele'ye katılmak isteyen Şehzadelere490 bile Ankara hükümetince müsaade olunmamış. beyannamenin metnini ve tarihini biliyor ve yayın tarihini.Kısakürek: "Anadolu'ya geçmek isteyen Veliaht Abdülmecit Efendinin karşısına çıkardıkları engel. yoksulluğa ve güçlüğe rağmen bir yıl içinde daha ne olsun? 3.50)491 de bi an _8 . □ N. 50) 489 Mısıroğlu." (Vahidüddin.

babamın eski yaveri Yümnü (General Üresin) Beydi.Kemal tarafından çağrıldığını ve Abdülmecit Efendinin de bu davetten kaçarak Milli Mücadele'ye katılmadığını hep bir masal gibi de bi an _8 . nasıl gidebilirdi. bunu benden beklemesin!' dedi.' Babam hâlâ düşünüyordu. ailenizi ve saltanatınızı kurtarmış olursunuz.Kemal'den geliyorum.. [Babam] nihayet Yümnü Beye. Yümnü Bey. buyrun: "Bir akşam Nişantaşında evimde oturuyorduk.) Oğlu. Ona.Kemal tarafından "İstiklal mücadelesi yapan milletin başına geçmek üzere" davet edildiğini ama babasının kabul etmediğini işte böyle anlatıyor. para karşılığı gerçekleri örten resmi tarihçi' diye tahkir mi edecekler. Kapı vuruldu. memleketinizi. O esnada vaziyetler değişmiş.Kemal'in babasını davet ettiğini fakat babasının daveti reddettiğini doğruluyor. 'Bugün gidiyoruz derseniz her şey hazır. Fakat kızım Neslişah o sıralarda doğmak üzereydi. s. Tam vaktinde geldiler.492 Vakit gece yarısına geliyordu. bize artık ihtiyaç kalmamıştı. ben giderim!' dedim. Kendi yaverim topçu binbaşısı Faik Bey.' dedi ve bir zarf uzattı. 'sizi bir asker görmek istiyor' dediler. Babam (Veliaht Abdülmecit) zarfı açtı. Anadolu'dan gelen zat.Kemal her şeyi yapacağımdan şüphe etmesin. İçinden çıkan bir mektupta şunlar yazılıydı: 'İstiklal için mücadele eyleyen milletimizin başına geçmek üzere Anadolu'ya geçmeniz mütemennadır (diliyoruz) efendim. üçüncüsü ise (Roma Sefiri) Cami Beydendi.Kemal' İkinci mektup Hamdullah Suphi Beyden. devrimbaz kalemşor.494 Memleket işgal altındaydı... Gitseniz iyi olur. ben ikilik yapamam.H. gerçekleri kabullenip yanlışlarını mı düzeltecekler? Göreceğiz! □ H.495 'O halde. Ailemi doğum esnasında yalnız bırakamayacağımı anladım.Ceylan da şöyle yazıyor: "Yetmiş yıldır Türkiye'de tarih adına öğretilenler ise. anlayamıyordum. Onları gizlice içeri aldık. yoksa tarihten ve tarihçilerden özür dileyerek. Yaver ilave etti: 'Siz gidiyorum deyiniz. Babam bunları okuyunca şaşırdı. 'Hiç tereddüt etmeyiniz. arka kapıdan gelmeleri için haber gönderdim. Ama öteki yazıcılar ne yapacaklar? Ömer Faruk'u da. Vahdettin tahtında oturuyor. Gece saat üçte. 1499 dv.Reisi M. sizi Anadolu'ya geçirmek için bütün tertibat alınmıştır' dedi. babası Abdülmecit'in. M. Oysa Abdülmecit Efendinin oğlu Ömer Faruk Efendi bile. Lakin benim de hilafetim ilan edilecek. Aşağıya indim. dalkavuk. o kadar. Hepsi de aynı mealde (anlamda) idiler. 'M. TBMM .' dedim. Bu yüzden üç ay kaybettim. aynen Sultan Vahidettin olayında olduğu gibi.' Yaver de aynı fikirdeydi.1.Kısakürek'in yanlışını düzeltmesine artık imkân yok.F." (Resimli Tarih Mecmuası. 'Muvaffak olduğunuz takdirde. 'Kemalist. Fakat ben bunu tabiidir ki bilemezdim ama kararımı vermiştim. M.496 N. Oraya gelirdim. gayet mühim bir mevzuu görüşmek üzere Anadolu'dan gelen bir zatla birlikte bu gece ne olursa olsun bizi görmek istediğ ini yazı ile bildirmişti. hiçbir şey değişmez. sayı 29 /Mayıs 1952.493 'Ben M.. Veliaht Abdülmecit olayında da olmuş ve Veliah-tın Anadolu'ya bizzat M.

andlaşmanın Vahidettin tarafından onaylanması için ısrar etmişlerse de Vahidettin. (Prof.Mücahitler. 1.Mısıroğlu: "Sultan Vahidettin.674 vd.42) 5.Ertürk'ün anılarında da..Şimşir. (Lozan. Abdülmecit Efendinin ve oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendinin Milli Mücadele'ye kendi arzuları ile katılmak istediklerini ve fakat asıl M. B.Ferit'in de verdiği cesaretle. Sevres. (A.42) Osmanlı anayasasının 7. 2. H. İşte bu vakadır ki o gün beni Osmanlı hanedanını bu milletin başından atmak lüzumuna kani etmişti. s. 4. 14 Ekim 1920.C. Yani asıl masal. s. Sevres Andlaşması 499 □ K. Yümni Üresin ve H." (Hayat ve Hatıratım. Vahidettin onaylasa bile bu işlem. Gelip de millet için çalışır mı? Görüldü ki artık bu aileden hayır yok. Bunlar yalnız keyif ve rahat düşünüyorlar.Kemal'in 'özenle engellediği' yolunda hiçbir ifade yok. bu iddialarına dayanak olarak. 1. tam tersine. onayl amamak için direnmiştir.Kemal'in bu teşebbüsleri özenle engellediğini görürüz. Saraydan başka yerlerde yaşayamıyorlardı. İngiliz Belgelerinde. s. İkisinde de tersi anlatılıyor! 3.C. Ayan ve Mebusan Meclislerinindir. Abdülmecit'in Milli Mücadele'ye katılmasını M. Kadınlaşmış şeylerdi. Zaten bir gece ambarda yolculuk yaptığı için yürüyemeyecek kadar hastalanan bu nazik delikanlıdan.57." (Büyük Oyun..500 Bu bakımdan. Ankara'nın işine yarar diye "hemen onaylamak istemediğini" söylemiştir: "Sultan. hukuki bir değer taşımayacak.anlatagelmişlerdir. Bu hareketi beni kendisinden iğrendirdi.Kemal'in Abdülmecit'i davet ettiğini.. andlaşmaları onaylama yetkisi. olayın tanığı oğlundan dinledik..C/361) de bi an _8 .) 12.H. "Milli Mücadele için zaman kazanmak" olduğunu ileri sürüyor.N. D. s. Ömer Faruk'un geri çevrildiği ise. Mısıroğlu bunun sebebinin. Ama kendi de iş işten geçtikten sonra Anadolu'ya geldiğini itiraf ediyor.111) Oysa Vahidettin. andlaşmanm hemen onaylanmasının. andlaşma yine proje olarak kalacaktı. BTTD..) 1. doğrudur.Dr. H. cephede de yararlanılamayacağı açıktır. ikinci sebep Mecit'tir.maddesine göre. Demek bu ailede bir fert bile kalmamış.C. andlaşmayı onaylamayı savsaklamıştır." (Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a 'çok gizli' iş aretli yazı.Gündüz. s. Fakat Mecit'e itimat ve hörmetim vardı.Rıza Nur şöyle yazar: "Hanedanın tereddi etmiş (yoz/dejenere) bir aile olduğunu bilirdim.Yılmaz Altuğ. Bu ailenin mahvına birinci sebep Vahidettin. Abdülmecit'in gelmeyi reddetmesine çok kızan Dr.498 2. Hatıralarım. s. Yümnü Üresin'in anılarında da.. Sevres Andlaşmasını onaylamaktan kaçınmış. Anadolu'daki milliyetçi ateşi körükleyeceğini söyledi. andlaşmayı.. sayı 32/ 1970) Başlangıçta Müttefikler. Abdülmecit Efendinin eski yaveri Yümnü Güresin (doğrusu: Üresin497) Paşanın hatıralarında bu konuyla ilgili anlatılan uzun bir hatırattan bile. fakat Abdülmecit'in bu daveti k abul etmediğini. Ertürk'ün anılarını göstermiş." (S.Ceylan'ın söyledikleridir. M.

.204-206. meğerse M.XCVII vd. Yunanistan Küçük Asya'da.238 vd..C. s.504 M.R.Mısıroğlu. İttihatçı hükümet erkanının baskı ve ısrarına rağmen. andlaşmanın onaylanması için ısrar etmeyi durdururlar. bu andlaşmanın imza edilmesine karar ve oy verenler ile imza edenleri hain ilan eder (TBMM 1. Lozan. diyor ki: "Zat-ı Şahanenin bu andlaşmayı. kuşkusuzdur.Reşit Rey anılarında.Şimşir." (K. Sevr Entrikaları. Hadi Paşa.132) □ "Sultan Vahidettin." (Lozan. Dış Politika. Anadolu Üzerindeki Göz.Kemal Paşanın muvafakatiyle (uygun görmesiyle) gerçekleştiği. 2. Ankara İstiklal Mahkemesi de 7 Ekim 1920'de. bu iddiasını kanıtlamak amacıyla.110) İstanbul yönetimi." (Gördüklerim. yetkili bir tanık olarak Sultan Vahidettin'in Sevres Andlaşmasını imza etmemek için hükümete rağmen direndiğini belirtmiştir. M.117. s.1920'de. s. S. özellikle Fransa'nın karşı olduğu Konstantin tahtına döner.. M. anılarında. İngiliz ve Fransızlar. Dahiliye Nazırı A..107. Reşit (Rey) Bey.Ferit'in) baskısına rağmen onaylamaktan kesinlikle kaçındığı. Paris'te imzalanmıştır. B.109.333507).. 1. P.Mısıroğlu. Ankara'nın kabul etmeyeceği bir andlaşmanın onaylanmasının bir anlamı olmayacağı da iyice anlaşılmıştır. s. İngiliz Belgelerinde.C.Sonyel.Kemal Paşa ile aralarında geçen yazışmaları ispatlayan birkaç mektup da adı geçen eserde yer almış bulunmaktadır. s. Nazırların değil.Walder. halen ellerinde bulunan 'Edebi ve Siyasi Hatıralarım' adlı basılmamış eserde de geniş olarak anlatılmakta ve bu hususta M.s.Dönem ZC.C.) Sevres Andlaşması. mirasçılarının ifade ettiklerine göre.501 (Jeschke. s. Sadrazamın (D. s.Mücahitler. Sevres'i imza eden heyetten Filozof Rıza Tevfik tarafından. S. Oysa A. 1. s. İşittiklerim. Çanakkale Olayı. onaylamamakta ısrar etmiştir.Vahidettin'in daha sonraki davranış ve açıklamalarının da.44) Mısıroğlu. Damat Ferit hükümeti ile Saltanat Şûrasının kararı üzerine. Bu arada şartlar değişir: D. Yunanistan'da da seçimi kaybeden Venizelos iktidardan düşer.299503) □ "Sevres'in imzalanması. Sevres Andlaşmasını.Helmreich.. D. İng.Kemal Paşa ile yapılan muhabere (haberleşme) ve sağlanan mutabakat (uyuşma) üzerine gerçekleşmiştir. Damat Ferit'in baskı yaptığını açıklamaktadır. 2.Kemal ile uyuşarak i mzalamış! Mısıroğlu.) İstanbul hükümetine baskı yapmak yerine. 19. (General Stratigos.111 vd.C.L Smith. 1.N.502 Sevres'e bütünüyle karşı koyan Ankara'nın silahla zorlanması yolunu seçecek ve bu amaçla Yunan Ordusunu kullanacaklardır..Mısıroğlu'nu d efalarca yalanladığını belgeleriyle göreceğiz. Rıza Tevfik ve Reşat Halis Beyler tarafından 10 Ağustos 1920 günü. yurda dönüşünü müteakip açıkça ifade edilmiş bulunduğu gibi.505 Vahidettin'in rızası olmadan imzalanamayacağı da tartışılmaz bir gerçektir.8. İttihatçı Nazırların (!) baskı yaptığı iddiasını. bakınız ne hoş masallar anlatıyor: □ "Milli Mücadele için zaman kazanmak bakımından zaruri olan bu hareketin. de bi an _8 . s.Belgeleri." (K.C.Ferit istifa eder.Reşit Rey'in anılarına dayandırıyor. 3.C.C. K..506 TBMM ise. s. s.

64-77. Doğrular: 1. 1.Bouillon bile. Sevres'in imzalanması sorumluluğunu bile. kafası kadar dağınık anıları ile bazı mektupları derlenerek. imza koyan öteki devletler de onaylamamış.511 2. telif hakkı tamamen Mısıroğlu'na ait bir masal! O kabinenin üyesi olan Reşit Rey ile Dr. o tarihlerdeki doğal afetle rden bile M. Neredeyse. sayfaları. s. Sevres Andlaşmasının bir olgu olduğunu ileri sürecektir.204-205) ama yok saymamışlardır. Sevres Andlaşması. bu yüzden de kesinleşmeyerek proje halinde kalmıştır. Fakat Mısıroğlu'nun iddiasını doğrulayan bir tek kelime bile yok. İşin tuhafı.C. Rıza Tevfik ve Reşat Halis Beyler hakkında idam cezası verir. Sevres esas alınmış. uygulanmaya başlanmıştır. TBMM Ordusunun kesin zaferi ve Lozan Andlaşmasıdır!512 de bi an _8 . Sevres Andlaşmasını bütünüyle geçersiz kılan. Belgeleri. (Bir Ömür Boyunca.42) Doğrular: 1. Sevres Andlaşmasını. tarihi hiçe sayarak.Mısıroğlu.83. gerekse 22 Mart 1922 günlü barış teklifinde. Vahidettin bile son beyannamesinde.. Sevres Andlaşmasının imzalanmasını uygun gördüğü ve bu konuda yazışmalar yapıldığı. Sevres Andlaşması ile ilgili. Pişman filan da değil. sadece bazı maddelerinin yumuşatılması ya da değiştirilmesi düşünülmüştür. hararetle Sevres'in imzalanması gerektiğini savunuyor!508 Başka bir hatıratı olmadığını da ideal ve sürgün arkadaşı R.147) □ "Sevres Andlaşmasını [onaylamayarak] Vahidettin geçersiz kılmıştır. S. 3.Kemal'i sorumlu tutacak.Cemil Paşanın (Topuzlu) anıları yayımlandı.Mısıroğlu. örnek metin niteliğini koruyacaktır. s. 88-94. Çünkü Lozan Andlaşmasına kadar bütün siyasi ilişki ve görüşmelerde. Gerek Londra Konferasında (Şubat 1921).Ferit Paşa ile Hadi Paşa. s. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi bir açıklama yapmamıştır! 2. 'Biraz da Ben Konuşayım' adını taşıyan kitabın 27-29. Rıza Tevfik. Rıza Tevfik'in 1948 yılında Yeni Sabah gazetesinde tefrika edilen. s. 251) Ama K. Osmanlı Ayan ve Mebusan Meclisleri toplanamadıkları için onaylanmamış.Karay açıklamıştır. böyle bir iddiada bulunmuyor.Aybars. böyle bir şeyin sözünü bile etmiyorlar. İng.Mücahitler. 1993 yılında kitap olarak yayımlandı. M.H.Kemal'in üzerine yıkmaya yelteniyor. (Jeschke.509 Yürürlüğe girmediği halde bazı maddeleri. birtakım uydurma sebepler ileri sürerek." (K. (E. M.Kemal'in. 110-139. 142-143.510 Hatta Ankara'da TürkFransız görüşmeleri başladığı zaman (13 Haziran 1921) F.

s. kalbimi yaralamıştır. Şimdi.4) • Karadeniz Ordusu Başkomutanı General Milne'in 16 Aralık 1918 günlü raporu: "Padişah. Britanya subaylarının idareye yardımda bulunmalarını rica etti. S. babam Sultan Abdülmecit'ten miras aldım.Reşit Paşa]. Damat Ferit ve İstanbul hükümetleri ile ilgili belgeler. İng. İst. mektubun orijinali: s.13.Komiser Calthorpe'un İngiltere Dışişleri Bakanına yolladığı 10 Ocak 1919 günlü mektubun özeti: "Padişahla uzun bir görüşme yapan bir İngiliz şahsiyetinin515 verdiği bilgiye göre. 517 Demiryollarını sıkıca murakabemizde bulunduruyoruz ve istediğimiz her şeyi müsadere ediyo- de bi an _8 .. 'kendim.Belgeleri. Vahidettin. kendisini Halifelik makamında desteklemeye niyeti olup olmadığını' öğrenmek istemiş ve bu meseleye çok büyük önem verdiğini belirtmiş ve. The Daily Mail muhabiri G.Belgeleri. Adalet çok geçmeden yerini bulacaktır. s." (Jeschke. İng. 'şiddetle harekete geçtiği takdirde bir ihtilal çıkarsa. Sami Beyi514 Ordu Karargâhına göndererek. İngiltere tarafından idare edilmekliğimizdir' dedi." (Jeschke.4. kabinedeki arkadaşlarım.4.516 Jeschke.Graham'a gönderdiği 19 Ocak 1919 günlü mektuptan: "Görünürde memleketi işgal etmed iğimiz halde.Belgeleri. Türkiye'nin idaresini mümkün olduğu kadar çabuk ele alması için Britanya Hükümetinden istirhamda bulundu. 1918: • Vahidettin. Padişah. 'daima İngiliz dostu olduğunu. İstanbul Hükümetleri. öteki belge ve bilgilerin başlıcalarını. Dışişleri Bakanlığından R. şimdi valileri tayin ediyor veya görevlerinden uzaklaştırıyoruz. polisleri yönetiyor. İngiliz Yüksek Komiserliğinden gelecek herhangi bir işarete göre davranmaya hazır olduğunu' bildirmiş..Akşin. İng.Akşin. Britanya'ya tam bir sempati besliyor. işledikleri suçlara aldırmaksızın serbest bırakıyoruz.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'in 30 Aralık 1918 günlü raporu: "Hariciye Nazırı [M.Belgeleri... şimdi bütün ümidini İngiltere'ye bağladığını' İngilizlerin istediği her bir kişinin tutuklanıp cezalandırılmasını sağlamaya hazır olduğunu' söylemiş. s.145-147.144) • Y. İngiliz hükümetinin..Hükümetleri. ilgili belge: 371/ 4172-13592. tarih sırasına göre aktarıyorum. Müttefiklerin desteğine güvenip güvenemeyeceğini' sormuş. 4)513 • İngiliz Yüksek Komiseri (Büyükelçisi) Amiral Calthorpe'un 4 Aralık 1918 günlü raporu: "Sultan. İng." (Jeschke.Ward Pri -ce'a şöyle der: "İngiliz milletine kuvvetli sevgi ve hayranlık duygularımı. bilgiler ve notlar Bazı belge ve bilgilere gerektikçe yer verilmişti. Ermenilerin öldürülmeleri.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'in.Belgeleri.s." (S. zindanlarına girerek Rum ve Ermeni tutukluları. İng.261 ve 274) • Y. barışın beklenilmesi halinde geç kalınmış olacağını söyledi. 24 Kasım 1918'de. Britanya memurlarının kontrol maksadıyla memleket dahiline gönderilmesini ve. Sultan ve geniş bir halk kitlesi adına katiyet ve ciddiyetle temin ederim ki umumun arzusu.8) 1919: • Y. s." (Jeschke. s. s. basınlarını denetliyor...

. henüz sadrazamlığa getirmediği Damat Ferit'i. 5 Mart 1919'da..Reşit (Rey) Bey.ruz.Komiserlik danışmanlarından Hohler'e. 2. düşünülmesi mümkün olan en İngiliz yanlısı kabinedir..Akşin. s.R. Yetki 5 Şubat 1919'da verilecektir. 21 Ocak 1919'da. Beyrut eski Valisi Halil Paşa ise 6 Mart 1919'da İngiltere'nin İstanbul eski elçisi Mallet'yi ziyaret ederek. Bildiğiniz gibi Padişah bizi buraya yerleştirmek istiyor." (S. Amiral aynı günlü raporunda bu görüşme hakkında şunları bildiriyor: ".198) 521 • Damat Ferit. S. İngiltere'nin Osmanlı Devleti'ni himayesine alması için görüşmelerde bulunurlar.Sonyel.. Osmanlı Nezaretlerinde (bakanlıklarında) gerekli görülen yerlere İngiliz Müsteşarlar tayin edilmesini kabul edecektir. de bi an _8 . 9 Mart 1919'da da Amiral Webb'i ziyaret eder. s.44.. özet olarak. İngiltere Devletine mutlak bir teslimiyetle bağlamak olduğunu" söyler ve Sultanla birlikte hazırladığını belirttiği gizli bir proje verir. Ermenistan. İstanbul Hükümetleri..C.150.522 bugün takip ettiği gayenin Osmanlı Hükümetini. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral de Ro-beck'i ziyaret ederek. böyle bir durumda İngilizlerin tutumunun ne olacağını bir daha öğrenmek ister. Osmanlı Devletini bir İngiliz sömürgesi yapmayı amaçlayan bu projenin başlıca hükümleri. s. İngiltere." (S. 1.230) • 15 Mart 1919.. İstanbul Hükümetleri.. (S.Komiserliğine gönderir ve tutuklamalar dolayısıyla gösterilebilecek tepkilerden çekindiğini bildirerek." (S.Ferit kabinesi. 168) • Vahidettin. (S. İstanbul Hükümetleri. İstanbul Hükümetleri... 3. s..9. kısacası güvence talep.229) • Amiral Webb'in 11 Mart 1919 günlü yazısı: "D. İng. 28 Şubat 1919'da Paris'te Lord Harding'i. Dış Politika.Akşin.Akşin. Politikamız süngünün keskin ucuna dayanıyor.s.Akşin. İngiliz Y.229) • Damat Ferit.Ferit. İngiltere Türkiye'nin dışa karşı bağımsızlığını korumak ve iç asayişi sağlamak için gerekli gördüğü yerleri 15 yıl süreyle işgal edecektir. İstanbul Hükümetleri..Akşin. "Babası Abdülmecit'in onu [Vahidettin'i] İngiliz devletine ve İngilizlere dostluk duyguları ile yetiştirdiğini. Padişaha bu güvenceyi vermek için Londra'dan yetki talep eder.s. Türkiye'de yerleşmemiz için pek arzulu. ilgili belge: 371/4172-13694)519 • Dahiliye Nazırı A. 167)520 • D."Bütün umudunun Allah'ta ve İngiltere'de olduğunu. İslam dünyası üzerinde ek bir denetleme aracına sahibiz. ilgili belge: FO 4164-19127) • Amiral Calthorpe'un 19 Ocak 1919 günlü yazısı: "Padişah. Halife elimiz altında bulundukça. s. [Doğu Anadolu'dan verilecek topraklarla]523 bağımsız veya özerk bir Ermeni cumhuriyeti haline getirilecektir. s.Akşin. şöyledir: "1. Y." (Jeschke.Akşin." (Aktaran S. s.000 Ermeniyi öldürttü. Moniteur Oriental gazetesine demeci: "İttihat ve Terakki 800. (S.518 Calthorpe. İstedikleri herhangi bir kimseyi tutuklamaya hazır olduğunu" bildirir. Dahiliye Nazırı Artin Cemal'in. İstanbul Hükümetleri. belgeleri. 30 Mart 1919'da. İstanbul Hükümetleri.eder.Kendisinin ve Padişah efendisinin ümitlerinin Allah'tan sonra İngiltere Krallık Hükümetinde toplandığını beyan etti ve bunun Londra'ya bildirilmesini istedi.

İng. maliyeyi sıkı bir kontrole tabi tutmak hakkına sahip olacaktır. Bu muhtırada. D. (S.C. İstanbul Hükümetleri.N. (Jeschke.. R. s. s. s.Mümtaz Paşa ve saray mabeyncilerinden de bi an _8 . Br. "Türkçenin -dolayısıyla Türkiye'nin. "İngiltere ile gizli bir anlaşmaya varılarak. s. s. Belediye ve parlamento seçimleri.Akşin. Hayatı ve Eseri. İngiliz konsoloslarının kontrolleri altında yapılacaktır. İng. S.Belgeleri.9) • Y. İng. s. 17 Haziran 1919'da. İngiliz Belgelerinde. s.1..XXIII/11) • D. bu ifade." (Jeschke. "Delegeler heyetindeki meslekdaşlarına bile ifşa edilemeyecek bazı hususların [İngilizlere] bildirilmesine aracılık etmek üzere bir İngiliz memur tutup tutamayacağını" sorduğunu Londra'ya rapor eder.Ferit. (S.Komiser Amiral Calthorpe'un 5 Nisan 1919 günlü raporunda Damat Ferit için şöyle yazıyor: "Şahsına iyice güveneceğimiz bir kimse. İngiliz askeri ATASEsine. İstanbul Hükümetleri. (S.238) • D.Belgeleri.5 ve 38 ve S. "M.Kemal'i geri çağırdıkları için" General Deedes'e teşekkür eder. İng. dipnot 13)525 • Y.Sonyel. ilgili belge: FO 371/4156. İstanbul Hükümetleri.N. ilgili belge: FO 371/4229-92736) Calthorpe. Calthorpe da. (B. 1. 10) • 6 Mayıs 1919'da Sait Molla. s. s. devlet merkezinde ve illerde. "İsteğine uygun olarak Yıldız Sarayına yakın kışlalara İngiliz askerleri yerleştirilmiş bulunduğunu. Paris'te Barış Konseyi önünde muhtırasını okur. Amiral Calthorpe'u 3 Haziran 1919'da ziyaret eder ve "Yokluğu sırasında Padişahın kişisel güvenliği bakımından kaygılı olduğunu" söyler."(Jeschke. İstanbul Hükümetleri.. 8 Eylül 1919'da Amiral Webb'e bir daha açacaktır: Jeschke.Akşin. Türkiye'de çok büyük tepkilere yol açacaktır..Belgeleri.. İng.C. s.398.270 vd. Dış Politika. "İngiltere Osmanlı Devletinin yönetimine el koyarsa.371.Akşin..güney sınırının Toroslar olduğunu" ileri sürer. s. İngiltere.4.Ferit bu konuyu. her ile bir Başkonsolos tayin edecek ve bunlar. s.Akşin.. 409.50.Komiser Amiral Calthorpe. 1. 15 yıl müddetle Valinin Müşaviri olarak görev göreceklerdir. Belgelerinde.526) • Vahidettin.5. s. 5.Bayur.R.IV.Belgeleri. Şeyhülislam M. Osmanlı Devletinin kalan ülkesinin birliğinin ve İngiltere'ye bağlılığının sağlanmasını" ister. İng. İstanbul Hükümetleri. H. aynı raporunda şöyle demektedir: "Padişahın yalnız kendi kişisel güvenliğini düşündüğü.XII/6) • 8 Haziran 1919. Jeschke. D. İngiltere.C. (S.5) • 1919 Temmuz ortalarında.Şimşir.571. Tevfik Paşa da. 15 Temmuz 1919'da The Morning Post gazetesi muhabirine der ki: "Ben daima İngiltere'ye hayranlık besledim ve daima İngiltere'ye dost bir siyasetin destekleyicisi oldum." (B. bu ricasını göz önünde tutacağını" bildirir.Belgeleri. ilgili belge: FO 371/4229-83495) • Amiral Calthörpe'un 6 Haziran 1919 günlü raporuna göre.Ferit'in Paris'e gitmeden önce (29 Mayıs 1919) kendisinden.754.233.Akşin.Sabri Efendi. s.."524 (Amiral de Robeck'in 3 Nisan günlü raporuna dayanarak. saltanat ve hilafetin İngilizler elinde bulunduğunu gören Mısır ve Hindistan Müslümanlarının da İngiltere'ye dost olmanın gereğine inanacaklarını" söyler. 6.Şimşir.Ferit. s.

ayrıca S.Akşin. 8 Ağustos 1919'da.488 vd. 555) • 30 Temmuz 1919'da D. İngiliz Y. Dahiliye Nezareti kanalıyla bütün illere. ilgili belge: FO 371/5117-E 260/83/44) ABD Y..Komiserliğinden Hohler'e.Komiseri.Sonyel. 6. İttihatçıların büyük paralarla (!) körükleyip yönettikleri ve savaş sırasında subay olmuş gençlerin yürüttüğü bir harekettir. (Jeschke. (Ş.Akşin. s. İstanbul Hükümetleri.509. Kuva-yı Milliye'nin dağıtılması için emir verir. İngiltere. İstanbul Hükümetleri. Türkiye.C. İngiliz Belgelerinde.Ferit) galip devletler bakımından makbul fakat pek zayıf olduğu.572 vd. 4 Eylül 1919'da.N. 5.407) • 22 Temmuz 1919'da İngiliz ve Fransız Y. Y.)527 • D.Kemal askerlikten çıkarılır. 1. (S. 7.Ferit.Şimşir.XXXVIII/66) • 5 Ağustos 1919.Akşin.. 2. nişanları geri alınır ve fahri yaverliği kaldırılır.Ferit hükümetinin 9 Ağustos 1919 günlü kararıyla. 1... s.C. s. İngiltere'nin Suriye ve Elcezire (Kuzey Mezopotamya) üzerindeki egemenliğini.Şimşir. İn- de bi Emin Bey.XXXIX/69) • D. İngiltere'nin denetimi altında olacak. Osmanlı-İngiliz gizli anlaşması imzalanır. İstanbul Hükümetleri.C." (S.. İngiliz Belgelerinde.R. D. 8. İstanbul Hükümetleri. M. S.Akşin. 1." (B. İngiliz Belgelerinde. gerekirse fiili olarak sağlamasına yardımcı olacak ve hilafet gücünü.N. s. İngiliz hükümeti ile 4. s.TKS Kronolojisi I. Boğazlar ve İstanbul.."Yalnız Allah'a ve İngiltere'ye güvendiğini" tekrarlar. Türkiye bağımsız bir Kürdistan'ın kurulmasına karşı çıkmayacak.Akşin. İstanbul Hükümetleri. s.Ferit ile üç İngiliz temsilcisi arasında. Milliyetçi akımları önlemek ve yönetimi korumak için İngiltere bir zabıta kuvveti örgütleyecek. s. Mısır ve Kıbrıs üzerindeki bütün haklarından vazgeçecek. Bu. Müslümanların bulunduğu İngiliz sömürgelerinde. Türkiye'nin bütünlüğünü ve bağımsızlığını tanıyacak.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'ten Lord Curzon'a: "Bugünkü hükümetin (D. İngiltere'den yana kullanacak.1.Şimşir. Türkiye.69) • 12 Eylül 1919'da.Komiserleri şu karara varırlar: "Padişahın desteklenmesi ve her çeşit ihtilale karşı konulması.56528) • 9 Ağustos 1919. İngiltere ile Osmanlı Devleti arasında.. 4.XLI/73) • D.484. Vahidettin'in talimatı ile İsviçre'deki İngiliz Elçisine de. s. İngiliz Belgelerinde. Maddeleri [özet]: an _8 . s. (S.C.XXXIII/48. 1. maddedeki esasları genişletip genelleştirecek gizli bir anlaşma yapacak. Osmanlı delegelerinin bu esaslara uygun taleplerini desteklemeyi kabul eder. s. 26 Ağustos'ta.Ferit. Şimşir. Dış Politika. Barış koşullarına dönüldükten sonra Padişah. anlaşma gayr-i resmi nitelikte olup İngiltere. (B.N..Ferit Hükümeti. Temps gazetesi muhabiri Psalty'ye şöyle der:"Milliyetçi hareket. 3." (B. 1.. Amiral Calthorpe'den Lord Curzon'a: "Bugünkü Osmanlı hükümetinin desteklenmesine karar verildiği. s. "İngiliz himayesi isteyen bir muhtıra" verirler." (B.N.C..

J. kuvvet kullanarak milliyetçileri durdurmalarını istedi. s.Ferit).C. belge no.Komiserliğinden Hohler'in hazırladığı muhtıra: "Osmanlı hanedanının artık tükenmiş göründüğü.Ferit. H. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Geçende Sultan benimle görüşmek istedi.Şimşir.Karabekir'e teller.Ulubelen. yeni Y. (S. İngiliz Belgelerinde. 9 Aralık 1919'da. s. s.80.. Yalnız S. 1.C.N.Akşin. ancak bir Amerikan gazetesinde yayımlanmasının daha tesirli olacağını düşündüğünden.R.1. (1919 İngilizOsmanlı Gizli Antlaşması.. Çünkü tek dayanağı İngiltere hükümetidir..Akşin. s. s.N." (E. T. İngiliz ATASEmiliteri Yb. (S. İngiliz otoritelerinden.s. dipnot) Ele geçirilen anlaşma suretini M." (T. B.C.C.Şimşir. KSGünlüğü. ilgili belge: FO 371/4158-129060. İngiliz Belgelerinde. sayı 135/1970 Temmuz)530 • D. s. 1. Belleten. s.Sonyel..Ferit'in yaveri Kemal Bey'in.LVH/132) • Amiral Webb'in 8 Ekim 1919 günlü raporu: "Eski Sadrazam (D.578. 1.N." (24 Aralık 1919'da Dışişlerinin cevabı: "İyi yaptınız!" Robeck devam ediyor:) "Sultan kendisini bize teslim etti.C.Şimşir. hükümet değişikliğinin arzu edilmeyeceği.141). E. reddettim. onu anılan gazeteye verdiğini bizlere söylemiştir ve olayın kesin olarak doğruluğu üzerinde direnmiştir.Baytok. s.Komiser de Robeck'i ziyaret ederek.. İngiliz Belgelerinde.. 530) • D.LXVIII/185) • Seyid Abdülkadir.Bayur şöyle yazıyor: "F. aynı görüşmede milli hareketin.N.C. "529 Anlaşma metni 22 Ocak 1920'de The New York Herald Tribune gazetesinde yayımlanır.Kemal şöyle yazıyor: "Doğrulanması ve kanıtlanması için aslının ele geçmesine çalışılmaktadır. Kürtlere özerklik vereceği vaadinde bulundu.Sonyel. eğer [yeniden] Sadrazam olursa.. 'sayıları 500'ü geçmeyen bir avuç subay tarafından başlatıldığını' söyler.giltere-İran arasındakine benzer bir anlaşma imzalanacağına dair yaygın söylent iler olduğunu bildirmiştir. İngilizlerin her isteğini kabul edebilecek kadar zayıftır.Şimşir.198.32 vd..39." (Hayatı ve Eseri.." (B. de bi an _8 .N. s.571.) • 15 Aralık 1919. İstanbul Hükümetleri.Kemal.Komiserliğinden Hohler'e şu bilgiyi verir: "Damat Ferit bana." (B.XLVII/102] • Amiral de Robeck'in 19 Eylül 1919 günlü raporu: "Şimdiki Osmanlı hükümetinin desteklenmesi. İngiliz Belgelerinde. 13 Eylül 1919'da.R. s. M. Dış Politika. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı." (B.Bouillon. s. bu belgeyi kendisinin elde etmiş olduğunu.XLIX/107) • 30 Eylül 1919'da.Ferit. İngiliz Y.Baytok. İngiliz kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. anlaşmanın doğru olduğunu kabul ediyor." (B. s. İngiliz Belgelerinde. 1. Padişahın tahtından indirileceğinden kaygı duyduğunu söyledi."milli hareketi ezmek için ya bir Türk kuvvetinin gönderilmesine izin verilmesini ya da Müttefiklerin stratejik noktaları işgal etmelerini " önerir. 30 Eylül 1919'da. 356. s..LVIII/133) • İngiliz Y. Milli hareketin önemini kavrayamamaktadır." (Jeschke. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Sultan. D. 1. anlaşmanın varlığını kuşku ile karşılamaktadır. s.201. [S. TKS Kronolojisi I. 12 Aralıkta K.I.Smith'e söyledikleri: "Sadrazam Ferit Paşa. İstanbul Hükümetleri.205) Birçok Türk ve yabancı yazar. Şimşir..437-449.Ulubelen.

..C. 23 Haziran 1920'de. Bandırma'da bir anlaşma imzaladığı. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "İngiliz Yüksek Komiserliğinin.Amiral Webb'ten Lord Curzon'a: "Anzavur'a ulaştırılmak üzere Karabiga'ya cephane vs. s.N. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Milliyetçilere karşı kuvvet kutlamasında İstanbul hükümetinin desteklenmesinin uygun olduğu.. Amiral de Robeck'ten Curzon'a: "Damat Ferit yerinde kalabilirse...278) • 10 Haziran 1920. Anadolu asilerini bastırmak için 10. İngiliz istihbarat raporu: "Yunan Başkomutanı ile Anzavur'un adamlarından] Şah İsmail'in. Anadolu halkını [milliyetçilere karşı] ayaklandırma konusunda bir komite kurduğu.Belgeleri..C. 3. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D. 2.Ferit'in Nazırları Reşit Rey ve Cemil (Topuzlu) Paşa. belge no.. Galip devletlerin [D... Türk köylüsü.LXIX/226) • 16 Temmuz 1920 günü D. İngiliz Belgelerinde. aynı zamanda İngiltere'nin de düşmanıdır. hatta Sivas'a kadar gitmeleri emredilse. ilerleyişleri askeri bir yürüyüş niteliğinde olur. Eğer Yunanlılara Ankara'ya. "Türkiye'yi.2.C. s. s..Sonyel. Barış andlaşmasından şikâyet eden Sadrazama...." (E. s... İngiliz Y." (B.Komiser V. milliyetçilere karşı kuvvetlerin silahlandırılmasına müsaade edeceği.XXXI/44) • 23 Nisan 1920.80.N.. istikbaldeki Türk devleti için İngiliz himayesi istedi ve yeni Prensin (yeni veliahtın) tamamen İngiliz dostu olarak yetiştirileceğini söyledi. O gün söylediklerinden bazı bölümler: "Milliyetçiler yalnız Türk hükümetinin değil. s. s.Şimşir.Ulubelen. s. de bi an _8 .Şimşir.. s.Şimşir. gönderileceği.Şimşir.) • 30 Nisan 1920. s..N. Y.C.11) • 15 Temmuz 1920.XXVII/29) • 20 Nisan 1920. 2." (Jeschke..250) 1920: • 25 Mart 1920 günlü İngiliz askeri istihbarat raporu: "İstanbul'da milliyetçi liderlerin tevkiflerinin Padişahı rahatlattığı.." (B. Albay Lawrens'in demeci: "Türkiye'deki tek müttefikimiz. s... 2..' (B. 2. İngiliz Belgelerinde.XXXIV/65 vd.C. antlaşmanın çok sert olacağının mütarekeden beri söylendiğini hatırlattığı.Şimşir. anlaşılan Veliaht Abdülmecit'i gözden çıkarmışlar: S... s...99) • D. İngiliz Belgelerinde.. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Sadrazam D.N. 2.N. İngiliz istihbarat raporu: "İstanbul hükümetinin. s.Ferit] hükümetini tamamen destekleyecekleri. 2." (B.." (B.Komiserini ziyarete ederek.67) • 6 Haziran 1920...XXXVI/81) • 27 Mayıs 1920.XLVI/117531) • 30 Mayıs 1920..C.Ferit..XXI/3) • 11 Nisan 1920. İngiliz Belgelerinde. Dış Politika." (The Sunday Times. 2.C. İng.262.N.C. nereden gelirse gelsin. İngiltere'nin idaresine vermek suretiyle bu memleketi adil bir barışa ve sükûna kavuşturmak isteğinde ısrar ederler...000 kişilik bir kuvvet kurup silahlandırmak istediği.Şimşir. Şimşir. Amiral de Robeck'i ziyaret eder. İngiliz Belgelerinde." (B.C." (B. KS Günlüğü. Sultandır. 2.N.R." (E Ulubelen. çok faydalı olabilir. İngiliz Belgelerinde.. yapılacak bir barış teklifini kabule hazırdır.Ferit. İngiliz Belgelerinde.C. s..Ferit'in.

2. yaşayabilmek için bir dostun yardımına muhtaçtı.. 103.N. belge no. TKS Kronolojisi I.Kemal'den nefret ediyorsunuz.123. s. İngiliz Belgelerinde.Komiser de Robeck'in 11 Eylül 1920 günlü raporuna.. İngiliz Belgelerinde.Ferit. s. 2. Vahidettin'i. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. 2. milli hareketi bastırmak için 15. çıkarlarımız açısından iyi olacak. 2. İngiliz Belgelerinde.85. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Sadrazamın 15000 kişilik ordu kurmasına İngiltere'nin bir itirazı olmadığı. İng. O halde Kürtleri." (Jeschke.264. Geleneksel İngiliz dostluğunu da çiğnemişlerdi..Baytok. s.Ferit'in. s. D. İngiliz Belgelerinde. A.LXVIII/222) • 28 Temmuz 1920.." (B. gizlice Yunan Başbakanı Venizelos'la da ilişki kurmaya çalışır..Baytok.LXXXVII/314) • 23 Eylül 1920.C.C. yabancı subaylar ve 25 milyon borç istediği. içinde bulunduğu ânı.Komiserine yazdığı mektuptan: "Osmanlı hükümetinin Sevres andlaşmasmı imzalamakla yüklendiği görevleri yerine getireceği. 124) • Y. cesaretlendirmeliyiz.. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. çünkü o sizin yaptığınız anlaşmayı (Sevres'i) kabul etmiyor. Bu yardım İngiltere'nin desteği şeklinde olmalıydı. s. çünkü antlaşmayı (Sevres'i) yalnız imzalamakla yetinmeyip onaylanmasını da sağlayacak.s.C.Ryan'a şu açıklamayı yapar: "Anadolu'daki hareket haince.. Amiral de Robeck'in.Sonyel..Ferit Paşanın İngiliz Y.Kemal'i sevmezler. Türkiye'de düzenin yeniden sağlanmasına yardımcı olmayı kabul etmesi şartı ile Padişahtan aşağıya doğru herkes.. de bi an _8 .C.Ferit bana geldi. İki aydır hazırlanmakta olan askeri projenin uygulanabilmesi için kırk bin kişilik bir ordu kurulması gerektiği.532 İngiltere'nin.Şimşir. aracılar yardımıyla yürütülüyordu.LXXXVI/314) • 24 Eylül 1920. S.Erzurum'a kadar hiçbir direnme ile karşılaşmazlar." (B..C.Şimşir." (Jeschke. s.. Sevres Andlaşmasının imzalanmasına taraftar bulunmaktadır.. s.000 kişilik asker ve 25. s.R." (T..Şimşir." (S.Sonyel. Dış Politika. Amiral de Robeck'ten Lord Curson'a: "D.. Osmanlı Genelkurmayı'nın Anadolu hareketini bastırmak için planlar hazırladığı. O güne kadar ilişkiler. asker taşımak için gemi.C.Ulubelen. Dış Politika.Şimşir.Ferit bir süre işbaşında kalırsa.C..' " (E. 8 Ağustos 1920'de.." (B.Sonyel. 2.Şimşir." (T.. S. B. İngiliz Belgelerinde.N. dedi ki: 'Kürt liderleri M.000 kişilik jandarma kuvveti kurmak için izin..85) • Veliaht Abdülmecit. B.. M. ancak Sevres Andlaşmasının Osmanlı temsilcileri tarafından imzalanmasından sonra 21 Ağustos 1920 günü ziyaret etmişlerdir. çünkü o bolşevikliği getirmek istiyor. s. (9 ve 30 Eylül 1920 günlü İngiliz istihbarat raporlarına dayanarak.56) • Y.) • D.... güvenebileceğimiz tek sadrazamdır.R. 142) • 23 Eylül 1920. Macera düşkünü bir avuç insan tarafından memleketin felakete sürüklendiğini acı bir dille tenkit etti..Komiserler. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D.Kemal'e karşı birlikte kullanalım. s.N. cahilce ve canavarcadır.LXX/233) • 1 Ağustos 1920.533 Türkiye..LXXXVIII/317 vd. o günkü görüşme hakkındaki raporundan bazı parçalar: "Sultan.N.N.Ferit'i. mesut geleceklerin ışıklı bir başlangıcı olarak kabul ettiğini söyledi. Siz M. 2.R. Belgeleri. 2. s. Lord Curzon'un düştüğü not: "D.. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D.

gerçi kalkan olamadım ise de. Bardakçı'nın verdiği bilgiye göre.. bir kısmını da eski Başyaver Avni Paşaya dikte ettirmiş. dedelerinin yarım kalmış anıları ile birlikte mektu plarını ve belgelerini. İngiliz Belgelerinde. Ortaya çıkan facialara ve olaylara karşı. İngiliz Belgelerinde. 2.Ferit. milliyetçiler aleyhinde konuştuğu. özellikle Kurtuluş Savaşı'nın bilmediğimiz bazı gerçeklerini aydınlığa çıkaracağını düşünerek heyecanlandım ama Bardakçı. anılarının bütününde de.534 Vahidettin'in torunları. Vahidettin'in anıları ve beyannamesi _8 . Şimşir. s.CIII/372) • 23 Ekim 1920.. Vahidettin'in anılarından aktardığı örnekler şunlar: □ "Yazdıklarım okunduğunda da görüleceği gibi mütareke senelerinde. Vahidettin'i dinleyelim. öteki Y. yayımlaması için kendisine teslim etmişler. İngiliz Belgelerinde. 20 Ekim 1920'den sonraki dönemle ilgili belgeleri görmeden önce." (B. yerini Vahidettin'in dünürü Tevfik Paşa alır... Dünya Savaşı'nın sorumlularından bana kalan musibetlere karşı şahsımı siper ettim.CIV/381) Vahidettin'in eniştesi D.Şimşir. 2.dipnotta belge künyeleri var. Milliyetçilerin iktidara gelmesinden ve kendi kişisel güvenliğinden kaygı duyduğu. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Sevres Andlaşmasının hemen onaylanması konusunda.G. Bardakçı'nın..C. 126. önce anılarını sunmak istiyorum.N.. 2.N. Çünkü bu örnekler gösteriyor ki eski Padişahın.Dışpolitika..C. s. genel olarak İngiliz ve Fransız Yüksek Komiserlerine söyledikleri ile az sonra sunacağım beyannamesinde açıkladığı düşünceleri koruyacağı anlaşılıyor. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Son zamanlarda Ferit Paşayı Padişahtan başka destekleyen kalmadığı. paratoner vazifesi gördüm ve öyle zannediyorum ki bütün musibetleri üzerime de bi an 14.Komiserlerle birlikte Vahidettin ile görü-şen Amiral de Robeck'in.C. anılardan bazı bölümler aktarmış. 20 Ekim 1920'de istifa eder ve yurt dışına kaçar. Padişahın ise zayıf karakterli olduğu.535 Yakında yayımlayacağını açıklıyor. Murat Bardakçı'nın bir yazısı çıktı. Anıları Vahidettin'in son söz niteliğindeki ve ağırlığındaki beyannamesini sonraya bırakarak. İngiltere ve Fransa'nın. 12 Mayıs 1996 günlü Hürriyet gazetesinde. 14/1. s. Padişahı tahtından ayrılmak zorunda bırakacak kadar ısrar etmek istemedikleri. 14 Ekim 1920 günlü raporu: "Sultanın.C/361) • 22 Ekim 1920." (B. s. Keşke yanılıyor olsam..Şimşir.. anıların bir kısmını Vahidettin yazmış.." (B. 100.. Anıların.N.) • 11 Ekim 1920 günü. 2. onları okuyunca heyecanım söndü..

asla ihanet etmedim." □ "Her tarafı istila eden inkılap ve ihtiras içinde bunaldım. s. Başlıca üç hatam oldu. geçici olarak tehlikeli bölgeden ayrılmaya karar verdim. arzu ettiğim kadar hizmete vakit ve imkân bulamadım ise de.Mısıroğlu diyor ki: "Artık bundan böyle Sultan Vahideddin devri için yazıp konuşacak olanlar. Ecdadımın sarıkları aynı zamanda kefenleri idi. Ama ecdadımdan miras kalan saltanat hakkımdan ve Hilafetten hiçbir vakit ve asla feragat etmedim ve etmeyeceğim. Böylelikle anlaşma olmasa bile hiç olmazsa husumetlerini (düşmanlıklarını). kurtuluşumuz için babam Abdülmecit Han'dan miras aldığım İtilaf devletlerine [galiplere] yakınlık politikasını. rahmetli biraderim Sultan Reşat'tan sonra. Bana teklif ed ilen şekildeki [saltanatsız] Hilafete. kaçmadım.Ferit Paşadır. ne baş eğmek imkânı görmeyerek.". Anad olu'da at sırtında olmalıydık. saltanat makamını kabul etmem. zelil ve sefil bir halde kalmaktansa. Onun istemediği. □ "Gitmekle." □ "Talih ve kader bizi vatanımızdan ayırdı.. Beyannamesi 536 □ K. vat anıma ve milletime. vekili olduğum şanı yüce Peygamberin yaptığını yaptım. vaziyeti kim kurtarır?' dediler. kendimi feda ederek. Alla-hın takdiri ve kısmetimiz böyle imiş. Üçüncüsü. Anadolu'da yenilirseniz. Tevfik. Zaferden sonra gelip size bağlılığını bildirecek. uyuşmacı bir siyaseti seçmiştim. şiddet ve nefretlerini azaltmaya çalışıyo rdum.çektim. M. Hilafetin ortadan kaldırılacağına asla inanmak istememem. İzzet.Kemal Paşa ile haberleşiyoruz. İngilizlerin zıddına hareket etmemek ve Fransızlarla İngilizleri gücendirmemek şeklinde. de bi an _8 . Elverir ki tarafgir olmasınlar (taraf tutmasınlar)!" (Hilafet. hicret (göç) ettim. nihayet gurbetlere attı." □ "Dört sene süren Dünya Savaşı'ndan sonra. mütareke hükümetlerine. Birincisi. muhalefete uğradım: 'Böyle bir maceraya giremezsiniz. kamuoyunda sükûn ve durumda açıklık belirinceye kadar. dinime. başta Ferit Paşa olmak üzere. Şahsen mü stakil bir siyasetim yoktu ama.. Ama Anadolu'ya gitme konusunu etrafımdakilere açtığım zaman. vatanı kurtarmaya çalıştım. ne karşı koymak. Ali Rıza ve Salih Paşalar gibi devletin ve milletin kalburüstü isimlerine talihimi bağlayarak. Gerçe malum sebepler yüzünden." □ "Ben de insanım. İkincisi. Devlet tehlikede ve İstanbul sallantıda idi." Yoruma gerek var mı? 14/2. bu müdafaanamedeki (yazılı savunmadaki) fikirleri kaale (dikkate) almamazlık edemezler. bütün musibetlere göğüs germek zorunda kaldım. sadece D. Hatasızlık iddia edemem. Allah göstermesin.184vd. aldanmam.537) Haklı. Hayli mücadele ettim ama mağlup oldum. Şimdi burada. halis muhlis Türk olan Osman-oğulları'nın memleketten sürgün edilip.

(İng. Ama Fethi Okyar'ın "anlaşmanın yapılmasına bilfiil katıldığını" yazıyor ki bu iddia. böylece aleyhimizdeki genel hıncın geçeceği uygun zamanı bekle- de bi an _8 .. Vahidettin. bu arada bir yandan memlekette makul ve ölçülü bir ıslahata ve icraata hız vermek. mütareke yapılmasını kaçınılmaz hale getiren M. Bu anlaşmadan dolayı Rauf Orbay'ın gafletini eleştirmesine bir şey denemez. Kara günlerin eşiğinde tahta çıkmıştır.Kemal için kabul edilebilir hiçbir mazeret yo ktur. hiç incelemediği. Halkça anlaşılması zor. Sonra şöyle diyor: "O günler göz önüne getirilirse. Ayrı bir barış için çeşitli girişimlerde bulunduğunu açıklıyor ki bunu. in sanı kuşkuya düşürüyor: Ya o zaman doğru konuşmamış.." Bunda haklı... Rauf. Dört yıl hükümdarlık yaptığı halde. orta boy 10 sayfa. s. bu iddiaya inanmayı güçleştirmektedir. mütareke görüşmelerine katılmamıştır. bir yandan da dışarıya karşı siyasi girişimlere d evam etmek. Daha sonra. Mondros ve Mudanya Mütarekeleri Tarihi. beni karşılayan zorlukların önem derecesi ve büyüklüğü takdir olunur.Türkgeldi.31538) M. Savaşın başlangıcında Veliaht bile olmaması. Onun için bu yanlış ve haksız iddianın üzerinde yeniden durmayacağım. bu göreve geldiğim zaman. ya şimdi doğru söylemiyor! Vahidettincilerin. milleti. önyargısını şaşırtıcı bir ısrarla koruduğu anlaşılıyor. ağdalı bir dili var.Kemal'e getiriyor. Jeschke de doğrulamaktadır. şiddetle İttihat ve Terakki iktidarını eleştiriyor ve "memlekette anlaşılmaz maksatlarla yer yer yangınlar çıkartmakla" (Ermeni olayları) suçluyor. daha önce aktarmış olduklarımın dışında kalan belli başlı bölümlerini inceleyebiliriz. Kuva-yı Milliyecileri de. gerçeklere uymuyor. Yine sadeleştirerek s unuyorum: □ "Mütarekeden sonra izlediğim yol. (aslı: şirzime-yi kalile539)" 540 Artık beyannamenin Milli Mücadele'yle ilgili.1) Mondros anlaşması dolayısıyla da sözü. Ermenileri zorla göç ettirme kararının sebeplerini. "Savaşa katılmamıza kesinlikle razı olmadığını. zilletle Toros eteklerine sığınması yüzünden. Milli Mücadele'yi desteklediğini yana yana kanıtlamaya çalıştıkları Vahidettin.Kemal için de şöyle yazıyor: ". beyannamesinde şöyle nitelendiriyor: ".Çünkü Vahidettincilerin iddialarının doğru olup olmadığını anlamak için başvurulacak en sağlam belge. Vahidettin'in beyannamesi. beyannamesine Birinci Dünya Savaşı'na girişimizle başlıyor. Kurtuluş Savaşı hakkında verdiği bilgilerin büyük çoğunluğu da. iktidarda da Padişaha dahi söz hakkı tanımayan ve hele Vahidettin'e hiç yakınlık duymayan İttihat ve Terakki Partisinin bulunması. gerçeğe aykırıdır.. elindeki bütün vasıtalarla savaşın tahribatını ve sakıncalarını sınırlamaya çalıştığını" ileri sürüyor. Fethi Okyar. s. vatanı şüpheli ve karışık askerlerle öteki sınıflardan oluşmuş küçük bir azınlık. bu iddiayı uzaktan olsun destekleyen bir kayıt yer almıyor. sonradan böyle kaba bir üslupla suçlaması. Dini. (A. Devletin belli başlı kuvvetinin büyük kısmını esir vererek. Belgeleri. geri alınması mümkün olmayan bir adım atmaktan çekinmek. Beyannamenin aslı. Üslubu da zaman zaman kabalaşıyor.Kemal'i. Fethi (Okyar) ve M. Hiçbir kaynakta da. Ama bir zamanlar "namağlup kumandanım" diye övdüğü M." Bu konu İkinci Bölümde tartışılmıştı.

Fransa'nın Ankara Anlaşmasını imzalaması üzerine İngiltere ile Fransa arasında kısa süren bir gerginlik olduğu doğrudur..mek için vakit kazanmaktan ibaretti." İşgalin geçici olmadığı. 4. büyük ve galip devletlerin ortaklaşa verdikleri kesin bir kararın tebliği niteliğinde olduğu için hakkımızdaki genel hıncın geçeceği zamana kadar beklemek ve siyasi girişimlerle yetinmek. Çünkü bu işgal. (13 Eylül 1921) Artık sıra son savaşa ge l- de bi an _8 . üç büyük devletin kesin ve ani bir kararına d ayandığı gibi mesele de. Bu anlaşmanın tarihi de. Büyüklere karşı durulmaz! □ "İşgalin geçici nitelikte olması. Yunan meselesi halini aldıktan sonra. Milli Mücadele. harpte mağlup olmamak şartı ile direnme gösterilmesine bende taraftar idim" 1. Yunanistan'daki siyasi durumun değişmesi ve üç büyüklerin aralarının açılmasından sonra ortaya çıktı. Vahidettin bunlardan hiç söz etmiyor. öyleyse yapılacak bir şey yok. hayatı sönecek. □ "İzmir işgali olayı karşısında izlediğim yol ve amaç da. anası ağlayacakmış. Ayrıca. yanlış bir adım atmaktan çekinilecek.541 Meclisleri kapatmak. Ekim 1921'de Türk-Yunan meselesine dönüştüğünü kabul edelim ve Ekim 1921 tarihine kadar Türkiye'de neler olduğuna bir bakalım: Bu tarihe kadar Yunanlılar. Fransızlar da.543 2. yüz binlerce insan göç yoluna düşmüş.. yani Venizelos'un iktidardan ayrılması ve Konstantin'in tahtına geri dönmesinin tarihi.. Binlerce şehit ve kurban. kararlı ve sürekli olarak. Balıkesir. galiplerin hoşuna gitmek için suçlular yaratmak ve idam kararlarını uygulamak. 20 Ekim 1921'dir. Kasım/Aralık 1920'dir. bu açıklamanın tam tersi girişim ve etkinliklerde bulunmuştur. İzmir. Yunanistan'daki siyasi durumun değişmesi. kesin olarak bilinmekteydi.. Afyon. ne yapalım. büyük devletler meselesi olarak görünmekteydi. Eskişehir ile Tekirdağ ve Edirne'yi. doğru bir yol olarak görünüyordu. Antep." Şu teslimiyetçiliğe bakınız: Üç büyükler Yunanlıların İzmir'i işgal etmesine karar vermiş. Bu arada birçok Türkün canı yanacak. Uşak. bundan başka bir şey değildir. hiç değilse. Ondan önce bu mesele. Manisa. Kuva-yı Milliye'yi yok etmeye çalışmak vb. saraya bağlı hısım-akraba hükümetleri kurmak. Çukurova'dan sonra. Kütahya. nesi varsa % 40'ını vererek orduyu desteklemiş. Sakarya zaferi kazanılmış ve üstünlük Türklere geçmiş.545 Anadolu'nun üçte biri yanmış. emir büyük yerden. Sevres Andlaşması taslağının Osmanlı Temsilcilerine tebliğ edildiği 11 Mayıs 1920'den beri. Bazılarını hatırlatayım: İngiltere'nin sömü rgesi olmak için öneride bulunmak. Urfa ve Maraş'ı işgal etmişler. yalnız siyasi girişimlerle yetinilecek ve hakkımızdaki genel hıncın geçeceği ve üç büyüklerin insafa geleceği zamana kadar(?) el pençe divan beklenecek. Hilafeti İngilizlerin hizmetine sunmak." Oysa İstanbul yönetimi.542 □ "Olayın Yunan meselesi haline dönüşmesi.. yıkılmış. Bursa. on binlerce gazi ve mazlum. Dördüncü Bölümde göreceğiz.544 3. Mesele.. bir Türk-Yunan mücadelesine dönüşmemiştir ama eski Padişaha zorluk çıkarmamak için olayın. hiçbir zaman... Halk. İki olay arasında bir yıl fark var. Aydın.

saltanata ve Vahidettin'in İngilizci politikasına bağlı kalacak. Milli Mücadele'yi söndürmeye çalışan 4. iktidarı süresince.. hem de şartlar artık sertliğe elve rmediği için Damat Ferit tarzı ahmakça önlemlere baş vurmayacak ama Ankara politikasını da hiçbir zaman desteklemeyecek. 'Kuva-yı Milli-ye'ye eğilimli olduğu' için iktidara getirdiğini iddia etmesi de. direnişe ancak bu tarihten sonra. sözde tarafsızlıklarını da ilan etmiş değiller. 2 Ekim 1919 ile 2 Nisan 1920 arasında görev yaptılar. Bu ifadesi ile de. (5 Nisan 1920 . s. Bu tarihlerde. D. hem ılımlı bir insan olduğu. Türk-Yunan meselesi halini aldığı için iktidara getirilmiş bir hükümet olduğu' iddiası da doğru değildir. 'olay. henüz 'Yunan meselesi halini' almamış. İngiliz Belgelerinde.Kemal'i Milli Mücadele'yi başlatması için Anadolu'ya yollayan. Müttefikler arasında da bir anlaşmazlık yok. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Tevfik Paşa hükümetinin. (21 Ekim 1920-4 Kasım 1922) Tarihlerden de belli ki bu hükümet kurulduğu sırada da. tersine. 2. Fransızlar İngilizlerden Güney Doğu Anadolu bölgesini devralmış. Demek ki söz konusu ettiği hükümetler..548 İşte bu döneme ilişkin ibret verici bazı belge ve bilgiler: • 24 Ekim 1920. şöyle özetlenebilir: Anadolu'ya karşı yürütülen sertlik politikasının ters teptiği nihayet kavranılmış ve Kuva-yı Milliye'yi kuvvet ve entrika ile bastırmanın mümkün olmadığı anlaşılmıştır. 'M.Bu his ile Kuva-yı Milliye'ye eğilimli birtakım hükümetleri de iktidara getirdim. Vahidettin'in.547 Vahidettin'in ölçülerine göre alternatifi olmadığı için de. D. hükümetleri geliyor.İzzet Paşa] heyetinin." Ali Rıza ve Salih Paşa hükümetleri. gerçeklere ters düşme ktedir.N. ve 5. Öyleyse olay. Yunanistan'da iktidar henüz değişmemiştir. başka bir deyişle zafere beş kala taraftar olduğunu söylüyor. o olay 8 ay sonra gerçekleşecek. harıl harıl işgal ediyor ve Türk direncini bastırmaya çalışıyor." (B.546 Tevfik Paşa. Yunanistan'da bir siyasi değişiklik söz konusu değil. Milli Mücadele'yi planlayan. Sevres'i onaylamak gerektiğini kabul ettiği. milliyetçileri teslim olmaya çağıracağı. Müttefikler arasında bir anlaşmazlık yok. Onlardan sonra ise.miştir: Büyük Taarruz! Vahidettin. saltanatın kaldırılacağı güne kadar Sadrazamlığını sürdürecektir.CV/382)549 • 8 Kasım 1920. Şu halde bu son hükümetin. destekleyen Vahidettin'dir' şeklindeki masalı da bütünüyle ve kesin bir şekilde yalanlayıp reddetmiş oluyor! Umud ederim ki Vahidettinciler artık bu masala son verirler! □ ".Şimşir. bunlar değil. Bu bakımdan.C.. ancak milliyetçilerden çekin- de bi an _8 . Anlaşılan son Sadrazam Tevfik Paşanın son iktidarını kastediyor. barış şartlarını görüşmeyeceği.16 Ekim 1920) Herhalde bunlar da değil.Ferit'in.Ferit'in çekilmesi ve yerine Tevfik Paşanın geçmesinin gerçek sebebi. Amiral de Robeck:ten Lord Curzon'a: "[İstanbul yönetimince] Anadolu'ya gönderilecek [A. son Tevfik Paşa hükümetini.

..N.diği için derhal onaylamak istemediği ve bu işi Anadolu ile temas sonuna kadar ertelemek arzusunda olduğu.. s... İngiliz Belgelerinde.XXII/7) • 29 Ocak 1921.C.N.CIX/395) • 12 Aralık 1920.../262) • 7 Nisan 1921 günlü İngiliz gizli istihbarat raporuna göre: "Ankara'dan dönen A.Şimşir. Tevfik Paşanın Dahiliye Nazırı A. Padişahın. İngiliz Belgelerinde...Şimşir..C." (B.Sonyel. kişisel olarak Anadolu'ya geçmesini.. bir avuç eşkiyaya teslim etmek istemediğini söylediği. s. 3.Kemal Paşanın da buna razı olacağı. bu sırada H