İÇİNDEKİLER

GİRİŞ
1. Bazı iddialardan örnekler 2. Resmi tarih 3. Yasaların, gerçekleri açıklamaya engel olduğu iddiası 4. Devlet arşivlerinin durumu 5. İngiliz belgeleri 6. Tarih yazarlığı hakkındaki görüşler

BİRİNCİ BÖLÜM
VAHİDETTİN

1. M.Kemal aleyhindeki iddialara giriş 2. Vatan ve Hürriyet Partisi (1905-1906) 3. Hareket Ordusu (1909) 4. Balkan Savaşı (1913). 5. Çanakkale Savaşı (1915). 5/1. Savaşın çok kısa bir özeti. 5/2. Çanakkale bir zafer midir? 5/3. TRT'nin 18 Mart 1988 günü yayımladığı Çanakkale programı.

de

1. Vahidettin'in kısa hayat hikâyesi 2. Vahidettin'in kişiliği 3. Saltanatın kaldırılması ve Vahidettin'in hain ilan edilmesi 4. Vahidettin'in İstanbul'dan ayrılmasının sebepleri 5. Ayrılış hazırlıkları 6. Vahidettin'in ayrılışı ve sonrası (Malta, Hicaz, Cenova, San Remo) 7. Vahidettin'in ayrılışını nasıl değerlendiriyorlar? 8. San Remo günleri 9. Vahidettin'in cesareti 10. Bazı görgü tanıklarının Vahidettin hakkındaki görüşleri 11. Ölümü 12. Birinci Bölümün sonu

bi

İKİNCİ BÖLÜM
MUSTAFA KEMAL

an

_8

1. Mütareke. 2. Vahidettin ile M.Kemal'in tanışmaları. 3.Kurtuluş Savaşı konusuna girmeden önce eğlencelik birkaç örnek.. 4.Vahidettin ve D.Ferit hükümetleri hakkında bazı ön bilgiler. 4/1. Anadolu'da durum. 4/2. Bu facialar karşısında İstanbul yönetiminin 1919'daki tutumu. 5.Vahidettin'in vatanseverliğinin kanıtı olarak ileri sürülen olaylar. 6.Vahidettin ve Kurtuluş Savaşı. 6/1. Milli Mücadele'yi ilk düşünen ve planlayan Vahidettin imiş. 6/2. Vahidettin'in planının özü neymiş?. 6/3. Planın uygulamaya konulması. 6/3.1. M. Kemal'i Anadolu'ya göndermek için işgalcilerin gözlerini boyamaya yönelik bir görev uydurulmuş: 6/3.2. M.Kemal'i bu göreve Vahidettin seçmiş. 6/3.3. M.Kemal'in atanmasına karşı çıkanlar olmuş ama Vahidettin

de

bi

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

VAHİDETTİN VE M.KEMAL

an

5/4. M.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolü konusunda farklı yaklaşımlar. 5/5. Zafer kimin?. 5/6. M.Kemal'in rolünün sonradan büyütüldüğü. 5/7. Çanakkale Savaşı'nı nasıl değerlendiriyorlar?. 5/7.1. Genel değerlendirmeler. 5/7.2. İlk gün ve Arıburnu savaşları. 5/7.3. M.Kemal, kendiliğinden değil, emirle hareket etmiş.. 5/7.4. M.Kemal ordunun tüm yedeklerini kullanarak savaşı tehlikeye atmış. 5/7.5. Arıburnu savaşlarında M.Kemal'in başarısız olduğu ve askeri savurganca kullandığı. 5/7.6. M.Kemal'in düşmanı denize dökemediği. 5/7.7. Meğer M.Kemal izinsiz ricat etmiş. 5/7.8. Anafartalar ve Conkbayırı savaşları. 5/7.9. Bizimkiler ne diyorlar?. 5/7.10. M.Kemal'in saatinin parçalanması. 5/7.11 Çanakkale'nin boşaltılması sırasında M.Kemal neredeymiş?. 5/7.12. Enver Paşa- M.Kemal çekişmesi. 5/7.13.M.Kemal'in parlak bir asker olmadığı. 5/7.14. Resmi tarih, M.Kemal ve Çanakkale. 6. Suriye Cephesi. 7. Mütarekeye doğru. 8. İkinci Bölümün sonu.

_8

dinlememiş. 6/3.4. Vahidettin M.Kemal'i neden Anadolu'ya göndermiş?. 6/4. İşin doğrusu. 6/5. Vahidettin planını yalnız M.Kemal'e açıklamış. 6/6. M.Kemal Anadolu'ya gitmek istemiyormuş, Vahidettin ikna etmiş. 6/7. Vahidettin neden Anadolu'ya ve Milli Mücadele'nin başına geçmemiş?. 6/8. Planın ayrıntıları. 6/8.1. Meclis'in kapatılması, Tevfik Paşanın istifaya zorlanması, Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi de planın ayrıntılarındanmış. 6/8.2. Vahidettin bazı genç komutanları ve devlet adamlarını da aynı plan gereğince Anadolu'ya göndermiş. 6/8.3. Vahidettin birçok yere mektuplar yazmış. 6/8.4. M.Kemal Anadolu'dayken, Vahidettin ile bağlantı kurarak fikir üretiyormuş. 6/9. Vahidettin M.Kemal'e bir hatt-ı hümayın vermiş. 6/10. M.Kemal'e bol para da verilmiş. 7. Bandırma gemisi. 8. M.Kemal - İngiliz gizli anlaşması masalı. 8/1. M.Sabri Efendi. 8/2. İngilizlerin M.Kemal ile ilişki kurması. 8/3. Gizli anlaşmanın amacı ve M.Kemal'in tavsiyesi üzerine, Yunanlıların İzmir'e çıkarılması. 8/4. Yunanlıların İzmir'e çıkmalarının gerçek öyküsü. 8/5. İngilizler ile M.Kemal neden kolayca uzlaşmışlar?. 8/6. K.Mısıroğlu'na göre iki muamma. 8/7. M.Kemal-İngiliz ilişkisini kanıtlamak için ileri sürülen örnekler ve doğruları. 9. Vahidettin neden ve ne zaman M.Kemal'e karşı olmuş?. 10. Milliyetçilerin suçlanması, fetvalar, Kuva-yı İnzibatiye, Kuva-yı Seferiye, isyanlar, idam kararları ve öteki faaliyetler. 10/1. Vahidettin'in Damat Ferit'i 4.defa sadrazamlığa atamasının gerçek öyküsü. 10/2. Milliyetçileri suçlama. 10/3. Fetvalar. 10/4. Kuva-yı İnzibatiye. 10/5. Kuva-yı Seferiye. 10/6. İsyanlar. 10/7. İdam kararları . 10/8. Bolşeviklik suçlaması ve Milli Mücadele karşıtı dernekler. 10/9. İşbirlikçi basından örnekler. 11..Şehzade Ömer Faruk Efendi konusu. 11.1. Veliaht Abdülmecit Efendi konusu. 12. Sevres Andlaşması . 13. Vahidettin, Damat Ferit ve İstanbul hükümetleri ile ilgili belgeler,bilgiler

de

bi

an

_8

ve notlar [19 Ocak 1919-20 Ekim 1920]. 14..Vahidettin'in anıları ve beyannamesi. 14/1. Anıları. 14/2. Beyannamesi ve ilgili belgeler[ 21 Ekim 1920-25 Ekim 1922]. 15. Ek belgeler. 16. Vahidettin'le ilgili bir televizyon dizisi. 17. Üçüncü Bölümün sonu.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
KURTULUŞ SAVAŞI Birinci Kısım KURTULUŞ SAVAŞI'NIN NİTELİKLERİ HAKKINDAKİ İDDİALAR 1.Kurtuluş Savaşı‘nın bir Türk-Yunan savaşı olduğu.. 1/1. Birinci Dünya Savaşı öncesi gizli anlaşmalar. 1/2. Savaş içinde yapılan gizli anlaşmalar. 1/3. Mondros Mütareke Anlaşması. 1/4. Sevres Andlaşması ve Üçlü Anlaşma ile ilgili görüşmeler. 1/5. Sevres Andlaşması. 1/6. Üçlü Anlaşma. 1/7. Bu sürecin kısa bir değerlendirmesi. 2.İngilizlerin Yunanlılara yardım etmediği. 3.Emperyalistlerin Anadolu'yu yerleşmek niyetiyle işgal etmedikleri ve savaşmadan da gittikleri. 4.Kurtuluş Savaşı'nın antiemperyalist bir savaş olmadığı. 5.Kurtuluş Savaşı‘nın bir kurtuluş savaşı olmadığı. 6.Kurtuluş Savaşı‘nın emperyalist bir savaş olduğu. 7.Kurtuluş Savaşı hakkındaki öteki iddialar ve doğrular.

de

1.İnönü savaşları. 1/1. Birinci İnönü Savaşı ve Ethem olayı. 1/2. Birinci İnönü Savaşı'nın gerçek öyküsü. 1/3. Birinci İnönü Savaşı 'zafer' mi, yoksa 'başarı' mı?. 1/4. Bizimkiler ne diyorlar?. 1/5. İkinci İnönü Savaşı. 1/6. Bakalım bizimkiler ne diyorlar?.

bi

an
İkinci Kısım SAVAŞLAR

_8

1/7. Ek iddialar . 1/8. H.Suphi Tanrıöver'in telgrafı. 2.Kütahya-Eskişehir savaşları. 3. Sakarya Savaşı. 4.Büyük Taarruz . 4/1. Yunan kayıpları. 4/2. 30 Ağustos Savaşı. 4/3. Zaferden sonra.

Üçüncü Kısım LOZAN, HİLAFET VE EK KONULAR 1.Lozan Andlaşması. 1/1. Bazı iddialar ve masallar. 1/2. M.Kemal, Halife olmak istiyormuş!. 1/3. M.Kemal'in, her yerde, hilafeti göklere çıkaran konuşmalar yaptığı iddiası ve askerlerin terhis edilmesi sorunu. 1/4. Öteki iddialar. 2..Hilafet. 2/1. İngilizler ve hilafet. 2/2. Emir Ali ve Ağa Han. 2/3. Mektup olayı. 2/4. Tepkiler. 2/5. Hilafetin tarihçesi ve kaldırılmasının sonuçları. 2/6. Hilafetin kaldırılması için yapıldığı iddia edilen hazırlıklar. 3..Kazım Karabekir konusu. 3/1. K.Karabekir ve kitapları. 3/2. Başlıca iddiaları 3/3. Bir Karabekir masalı. 3/4. Karabekir'in yakın tarihe meraklı damadı. 3/5. Karabekir ve kolordusu hakkında bazı ilginç görüşler. 4..İstiklal Mahkemeleri. 4/1. Bazı iddialar, masallar. 4/2. Bize Nasıl Kıydınız adlı film ve 4 televizyon programı. 4/3. Bir televizyon programı daha.. 4/4. Sonuç. 5..İngiltere- Yunanistan ilişkileri hakkındaki belgeler ve notlar [9 Kasım 1919 19 Ekim 1922].. 6..Kurtuluş Savaşı'nın stratejisi. 6/1. Dış siyasette uygulama. 6/2. İç siyasette uygulama..

de

bi

an

_8

Dördüncü Kısım SON KONULAR 1.Anılar. 2.Yalanlar, dolanlar, yanlışlar. 3.Sonuç 4.Atatürk Kanunu 5.Gazi Mustafa Kemal Atatürk. 6.Son söz. 7.Ekler. 7/1. Falih Rıfkı Atay'ın bir yazısı. 7/2. 37 yıldır gizli kalmış çok önemli bir gerçek. 7/3. İslam ahlak . Çanakkale haritası . Enver Paşanın gerçek el yazısı ile sahte el yazısı örneği. Kaynakça. Dizin.

de

bi

an

_8

KISALTMALAR
ATASE = Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Dairesi (eski Harp Tarihi Dairesi) Atatürk = Kinross, Atatürk, Bir Milletin Yeniden Doğuşu Atatürk'le Beraber = M.Müfit Kansu, Erzurum'dan Ölünceye Kadar Atatürk'le Beraber bç.= Basılmamış çeviri 1918-1923 İstiklal Savaşı = Nurettin Peker, 1918-1923 istiklai Savaşı, Resim ve Vesikalarla İnebolu-Kastamonu Havalisi C. = Cilt CG Yol = A. Dilipak, Cumhuriyete Giden Yol Dış Politika = S.R.Sonyel, Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika GRYT Ansiklopedisi = Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi GCZ = Gizli Celse Zabıtları (tutanakları) Güney Asya Müslümanları = Mim Kemal Öke, Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası ve Türk Milli Mücadelesi Hayatı ve Eseri = Hikmet Bayur, Atatürk- Hayatı ve Eseri Hilafet = K.Mısıroğlu, Geçmişi ve Geleceği ile Hilafet İng. Belgeleri = Jeschke, Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri İngiliz Belgelerinde = Bilal N.Şimşir, İngiliz Belgelerinde Atatürk İngiliz İstihbarat Servisi = S.R.Sonyel, Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz istihbarat Servisinin Türkiye'deki Eylemleri İstanbul Hükümetleri = Sina Akşin, İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele KA Günlüğü = Utkan Kocatürk, Kaynakçalı Atatürk Günlüğü KS Günlüğü = Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü Lozan = K.Mısıroğlu, Lozan, Zafer mi Hezimet mi Milli Mücadele Başlarken = Tevfik Çavdar, Milli Mücadele Başlarken Sayılarla Vaziyet ve Manzarayı Umumiye M.M.Başlarken = M.Tayyip Gökbilgin, Milli Mücadele Başlarken M.M.Hatıraları = A.F.Cebesoy Milli Mücadele Hatıraları Mondros = TİH, 1.C., Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı Osm.T.Kronolojisi = İ.H.Danişment, izahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi Sakarya'dan İzmir'e = Bilal N.Şimşir, İngiliz Belgeleri ile Sakarya'dan İzmir'e S.Mücahitler = K. Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler Sina-Filistin Cephesi = Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi dizisi, Sina Filistin Cephesi TC Kronolojisi = Utkan Kocatürk, Atatürk ve TC Tarihi Kronolojisi TC'de Tek Parti = Mete Tuncay, TC'nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması TİH = Türk İstiklal Harbi [dizisi, ATASE yayını] TKS Kronolojisi I/ll = Jeschke, Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi I/II T.Ü. Tezler 2 = Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler, 2.cilt T.Ü. Tezler 5 = Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler, 5.cilt XX. Yüzyıl = Hikmet Bayur, XX. Yüzyılda Türklüğün Tarih ve Acur Siyasası Üzerindeki Etkileri V.G.Cehenneminde = T.Mümtaz Göztepe, Vahidettin Gurbet Cehenneminde V.M.Gayyasında = T. Mümtaz Göztepe, Vahidettin Mütareke Gayyasında Yunan Askeri Tarihi = 1919-1922 Küçük Asya Seferinin Özetlenmiş Tarihi ZC = TBMM Zabıt Cerideleri (tutanak dergileri) Kaynakçada, adları kısaltılan kitapların künyesinin sonuna • işareti konulmuştur.

de

bi

an

_8

GİRİŞ
1. Bazı iddialardan örnekler Uzun zamandan beri Vahidettin, M.Kemal ve Kurtuluş Savaşı hakkında, bazı kitap, gazete ve dergilerle televizyon kanallarında, resmi tarihe de, resmi tarih dışındaki pek çok esere de ters düşen yeni iddialar, görüşler ileri sürülüyor, yorumlar yapılıyor. Bazıları kısaca şöyle: □ M.Kemal İngiliz ajanıdır, □ M.Kemal'in Çanakkale'deki rolü küçüktür, □ Suriye Cephesinde M.Kemal'in ihaneti yüzünden yenildik, □ Yunanlılar, M.Kemal'in tavsiyesi üzerine İzmir'e çıkartılmıştır, □ Vahidettin, Damat Ferit, Ali Kemal vb. hain değildir, □ M.Kemal'i Anadolu'ya, milli mücadeleyi başlatması için Vahidettin göndermiş, ayrıca bol para ve bir de hatt-ı hümayun (padişah buyruğu) vermiştir, □ Kurtuluş Savaşı antiemperyalist bir savaş değildir, bir kurtuluş savaşı da değildir, hatta 'son tahlilde... Kürdistan'ın bir bölümünün ilhakıdır'.1 □ Kurtuluş Savaşı bir Türk-Yunan savaşıdır, abartıldığı kadar da önemli değildir, □ 1. ve 2. İnönü savaşları masa başında uydurulmuş zaferlerdir, □ Büyük Taarruzda Yunanlılar imha edilememiş, denize dökülememiş, kaçmalarına göz yumulmuştur vb... Bu iddialara yer vermediği için resmi tarihi de kıyasıya suçluyorlar: □ "...Hakikate kıyılmış ve Kurtuluş Savaşının gerçek yüzünü örten şal, aradan elli yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ bir türlü kaldırıl amamıştır. [..] Yarım asırdan beri devam eden pespaye yalanlar... Tahsi-sat-ı mestureden (örtülü ödenekten) cömert ihsanlarla (bağışlarla) yazdırılmış kitaplar..." (Kadir Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.32; Lozan Hezimet mi Zafer mi, 1.C., s.51) □ "... doğruların yanlış, yanlışların doğru olarak gösterilmeye çalışıldığı ve bütün bunların da her türlü dayatmalarla millete zorla öğretildiği 'yalan söyleyen tarih'..." (H.Hüseyin Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.9) □ "...Tarihi hadiseler ters yüz edilmiş, kahramanlar ile hainler yer değiştirmiştir... Gerçekler, günlük politikanın emrinde ve hizmetinde, icab eden değişi kliklere uğratılarak kullanılmıştır." (Vehbi Vakkasoğlu, Son Bozgun, 1.C., s.6, 20) □ "Yakın tarih tahrif edilmiş (değiştirilmiş), Milli Mücadele'nin gerçek dışı bir versiyonu geliştirilmiştir." (Fikret Başkaya, s.25) □ "...resmi tarihe inanmıyoruz... Yeni tetkikler, resmi tarihi bir yalanlar h eyulasına çeviriyorlar." (Hüseyin Yılmaz, İnkılap Kurbanları, s.6; Cumhuriyetin

de

bi

an

_8

2. Resmi tarih

Resmi tarih kısaca şöyle tanımlanabilir sanıyorum: Okunması zorunlu ana çizgilerden oluşan, pedagojik amaçlı, yönlendirici ilk ve orta öğretim ders kita pları.5 Kurtuluş Savaşı, M.Kemal ve Türk devrimi hakkındaki resmi, özel, Türkçe ya da yabancı dilde yayımlanmış bütün eserlerin, yıllara göre toplam sayıları şöyle: 1941: 227 7 1953: 433 1960: 1.130 8 1968: 3.959 9 1974: 7.010 10
6

de

İlk Yıllarında Devlet Terörü, s.59-60) □ "Bu ülkede yaklaşık yetmiş yıldır, ilkokuldan üniversite son sınıfa kadar eğitimin her kademesinde, bütünüyle sübjektif gözle kaleme alınmış, gerçek dışı, hayal ürünü, saptırma bilgilerle dolu "resmi tarih" okutulagelmiştir... Resmi tarih doğruları yeni nesilden saklıyor... Yakın tarih hâlâ sisler altında..." (Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi, 1.C., takdim yazısı; 2.C., s.114.121) 2 □ "Resmi tarihin aldatıcı masalları..." (Abdurrahman Dilipak, İhtilaller Dönemi, s.8) □ "Gerçek tarihle ilgisi olmayan neşriyat, tarihi günlük politikanın oyuncağı haline getirip ikbal sahiplerinin arzuları istikametinde yazıp söylemeyi âdet edinen sözde tarihçilerle yapılmış ve ortaya atılan o yalan laflar, yıllar boyu, mektep sıralarından gazete ve mecmua sütunlarına kadar her yerde o kadar çok tekrarlanmıştır ki bugün o yalan lafların gürültüsünden, gerçek tarihin sesi d uyulmaz olmuştur," (Mustafa Müftüoğlu, Yalan Söyleyen Tarih Utansın, 1.C., önsöz) □ "Resmi tarih masalları !" (Nokta Dergisi, s.10, 5 Mayıs 1991) □ "Türkiye'de tarih... inanılması çok zor bir masal niteğindedir." (Yalçın Küçük, Aktüel Dergisi, s.44, Sayı 36/1992) □ "Resmi tarih tezi, Türkiye'de yalanlarla dolu bir şekilde ele alınmış ve sunulmuştur." (Mehmet Altan, Kanal 6'da, 16 Mayıs 1995 Salı günü akşamı, Pusula programı) 3 Bu iddialar doğru mu, değil mi ? ● Hepsini, gerçeğe saygılı bir tarih meraklısı ve Kurtuluş Savaşı'na katkı-da bulunmuş herkese mihnet duyan biri olarak ele alıp değerlendirmeye karar verdim. Yakın tarihimizle ilgili genişçe bir kitaplığım ve arşivim vardı zaten. Gereken yeni kitapları da topladım ya da yakınlarımın ve öğrencilerimin yardımıyla fotokopilerini sağladım. Televizyonda yapılan konuşmaları kaydettim. İki yıl süren kesintisiz bir çalışma sonunda, bu kitapçık ortaya çıktı. Gerçek tarihçil erin bu cüretimi bağışlayacaklarını umut ederim.4

bi

an

_8

1995'te bu sayının 10.000'i çoktan geçmiş olduğu rahatça söylenebilir. Bu yayınların acaba yüzde kaçı, eleştirilmesi moda olan resmi tarih? Bunu yaklaşık olarak saptamak için şu üç kaynağı tarayıp değerlendirdim: 1. Türk Dil Kurumu'nun yayımladığı Atatürk'e Saygı adlı derlemenin sonu ndaki S.N.Özerdim'in hazırladığı 'kılavuz bibliografya ',11 2. Türker Acaroğlu'nun hazırladığı, Açıklamalı Atatürk Kaynakçası,12 [1981'e kadar bu konularda yayımlanmış eserlerin en önemlilerinden 500'ünün özellikleri ve özetleri, iki cilt] 3. Yapı ve Kredi Bankası'nın Atatürk Kitaplığı katalogu,13 [kitaplıkta bulunan 1200 özgün eserin künyesi]14 Bu üç esere göre resmi tarihlerin ya da resmi tarih niteliğindeki yayınların o rtalama oranı, % 1,3. 10.000 eser içinde, ortalama oranın, yüzde birin çok altına düştüğünü söyl emek yanlış olmaz sanırım.15 O kadar eleştirilen resmi tarihin, yakın tarihle ilgili bütün yayınlar arasındaki ağırlığı işte bu kadar.16 Öteki yayınların oranı ise, % 98,7. Tabii, ders kitaplarının, öğrencilerce okunmalarının zorunlu olması gibi önemli bir özelliği var. Resmi tarih gerçeklere uygunsa, bu özellik bir sakınca sayılmaz. Ama değilse, gerçeklerden habersiz masal çocukları yetiştiriyoruz demektir. Fikret Başkaya, "Sovyetler Birliği'nde devrimden bu, yana 'resmi gerçeğin' (resmi tarihin) tam on defa değiştirildiğini" yazıyor17 ve şöyle devam ediyor: "Bizde aşağı yukarı 1920'lerin sonları ve 1930'ların ortalarına kadarki döne mde oluşturulmuş bir 'resmi tarih' ve 'resmi gerçek' varlığını sürdürmektedir. Burada tartışılması gereken, nasıl olup da 'resmi gerçek' ve 'resmi tarih'in ciddi bir eleştiriye uğramadan ve yara almadan veya çok az aşınmaya uğrayarak bu kadar uzun süre varlığını sürdürebilmiş olmasıdır." Sahi, acaba neden resmi tarih, bunca yıldır ciddi bir yara almadı ve pek az aşınmaya uğradı? İki olasılık var: a. Ya doğru olduğu için dayanıyor, b. Ya da dayanıklılığı doğruluğundan değil, daha başka sebeplerden kaynaklanıyor. Fikret Başkaya'ya göre bu dayanıklılık, resmi tarihin doğruluğundan kaynaklanmamaktadır: "Bunun, hem Türkiye'deki sermaye birikiminin aldığı özgün biçim, hakim sınıfların niteliği veya sınıfsal ittifakın yapısı ve tarihsel süreklilik, hem de aydınların devlet içindeki ve devlet karşısındaki konumları ile ilgili yanlan var... Bizimki gibi ülkelerde ve bürokratik baskı rejimlerinin geçerli olduğu ülkelerde (Çin, son dönem öncesi SSCB, Doğu Avrupa, Küba vb.), bilimsel bilginin (sosyal bilim) göreli bağımsızlığı da ortadan kalkmakta, bağımlılık mutlak bir nitelik kazanmaktadır. Böyle bir göreli özerklik yokluğu, toplumda irrasyonel (akla aykırı), bilim dışı, iç tutarlılığı olmayan bir toplum ve tarih versiyonunun ortaya çık-

de

bi

an

_8

masına sebep olmakta [dır]."18 Ama Başkaya'nın dikkate almaktan özenle kaçındığı bir olgu var. 'Kurtuluş Savaşı, M.Kemal ve sonrası' ile ilgili kitapların % 98'inden fazlası özel ça-lışma. Bu yazarların kimi Türk, kimi değil; kimi sağcı, kimi solcu; kimi Doğ ulu, kimi Batılı. Dinleri, sınıfları, konumları, eğitimleri, meslekleri, dünya görüşleri başka başka insanlar ve çok büyük çoğunluğu da resmi tarihi doğruluyor. Entelektüelliğin başlıca niteliğinin 'gerçeği ortaya çıkarmak' olduğunu yazan Başkaya,19 bu farklılıkları görmezden gelerek, hepsini aynı şablona sığdırmış. Vahidettinci yazarlar da, resmi tarih çizgisini sürdüren bütün tarihçileri ve araştırmacıları -aynı yaklaşımla- bir kaba koyuyor ve şöyle suçluyorlar: □ "Hakikate saygısız birçok inkılap dalkavuk ve yobazı..." (K.Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.83) □ "Kiralık kalemler..." (K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.21) □ "Tarih yalancıları..." (V.Vakkasoğlu, Son Bozgun, 3.C., s.6) □ "Gerçeği söylemek yerine dalkavukluk etmeyi tercih edenler... M.Kemal ve İnönü'nün meddahları... Masalvari kitaplar yazmaktan başka iş yapmayanlar." (GRYT Ans.LC, s.133, 319, 374) vb... Ama mesela Yunanlı A.A.Pallis, Kuva-yı Milliyeci İbrahim Ethem, tarihçi Bernard Lewis, gazeteci Ö.Sami Coşar, Bulgar gazeteci Paruşev, bilim adamı Seha L.Meray, Eski Kızılordu komutanlarından Büyükelçi S.İ.Aralov, yedeksubay Şevket Soğucalı, Hindli araştırmacı Sinha, gazeteci İlhami Soysal, Tunuslu bilim adamı Abdülvahap Boudhima, bilim adamı Sina Akşin, Fransız Türkolog J.L.Bacque Grammont, öğretmen Baki Öz, Pakistanlı bilim adamı Yakup Mughul, yazar Attilâ İlhan, İngiliz bilim adamı A.J.Toynbee, yazar Peyami Safa, İtalyan Yüzbaşı Baj Makario, araştırmacı Fethi Tevetoğlu, Alman bilim adamı G. Jeschke, Arjantinli yazar Blanco Villalta, Avusturyalı Dagobert von Mikusch, Pakistanlı bilim adamı Hanif Fauk, araştırmacı Zeki Sarıhan, tek bir şablona sığdırılabilir, resmi tarihi doğrulayan tutumları, 'çıkarcılık ve dalkavukluk'la açıklanabilir mi? Yakın tarihimizle ilgili özel eserlerin, genel olarak resmi tarih doğrultusunda olmasının gerçek sebebini, bütün iddiaları görüp değerlendirdikten sonra, birli kte bulacağız.

3. Yasaların, gerçekleri açıklamaya engel olduğu iddiası
Bu konudaki iddiadan bir örnek: □ "Bu satırların naçiz muharriri, Türk Kurtuluş Savaşının gerçek veçhesi üzerine resmen çekilmiş bulunan örtüyü kaldırmaya muktedir değildir. Kanunlar, bugün için böyle bir şeye asla imkân vermemektedir." (Kadir Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.33) Yazar 'kanunlar' diyor ama aslında tek kanundan şikâyetçi: Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlarla İlgili 5815 sayılı Kanun. Bu kanunla ilgili iddialar ve görüşler, dördüncü bölümde ele alınacaktır. Sakın bu kanundan dolayı, gerçekleri öğrenemeyeceğiz diye üzülmeyin. Ne söylemek

de

bi

an

_8

istiyorlarsa hepsini apaçık, düpedüz yazıyorlar ama bir yandan da sızlanıyorlar. Niye mi sızlanıyorlar? İlerledikçe anlayacağız.

4. Devlet arşivlerinin durumu
İleri sürülen iddialardan biri de, devlet arşivlerinin, 'gerçeklerin anlaşılmaması için' kapalı tutulduğu. İşte birkaç suçlama örneği: □ "Yetmiş yıldır kat kat kilitli bodrumlarda gizlenmiş belgeler..." 20 □ "Bir kısım Meclis zabıtları (tutanakları), İstiklal Mahkemesi dosyaları gibi çok mühim tarihi malzeme hâlâ gözlerden uzak tutulmaktadır. [..]Vesikalardan (belgelerden) bir kısmı hâlâ saklanmakta, araştırmacılardan gizlenmektedir." 21 □ "Yakın tarihimizde cereyan eden bir yığın mühim hadiselerin perde arkası, iç yüzü, gerçek mahiyeti ortaya konulamamış, sağlıklı değerlendirmesi yapılamamıştır. Bunun da temel sebebi, başta Çankaya ve Genelkurmay Başkanlığı arşivi olmak üzere yakın tarihin belgelerini bağrında saklayan arşivlerin sivil araştırmacılara kapalı oluşu(dur)." 22 □ "Tarihi ile bu kadar çok övünen devlet, savaş tarihi arşivlerini, resmi tarihçilerin dışında hiç kimseye açmıyor." 23 Bu iddiaların gerçek olup olmadığını anlamak için arşivlerimizin durumuna çabucak bir göz atalım. 4/1. TBMM Arşivi

1. İstiklal Mahkemeleri ile ilgili dosyalar, hiç olmazsa 1973'ten beri araştırmacılara açıktır.24 Prof.Dr.Ergün Aybars'ın bu dosyalara dayanarak hazırladığı 1920-1923 dönemi İstiklal Mahkemeleri hakkındaki doktora tezi, 1975 yılında Bilgi Yayınevi'nce yayımlanmıştır;25 1923-1927 dönemi İstiklal Mahkemeleri hakkındaki doçentlik tezi de 1982'de Kültür Bakanlığınca yayımlandı. Ahmet Nedim de Ankara İstiklal Mahkemesi (1926) tutanaklarını 1993'te yayımladı. 26 2. TBBM Gizli Celse Zabıtları (1920-1937), TBMM'nce 1980'de yayımlanmıştır. 4/2. Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler (ATASE) Arşivi Bu arşivde, Osmanlı dönemine ilişkin olanlarla birlikte yedi milyona yakın askeri belge,27 ayrıca Atatürk'ün ölümünden 25 yıl sonra açılmak üzere Ziraat

de

bi

an

_8

4/3. Cumhurbaşkanlığı Arşivi

Bu arşivde bulunan Atatürk dönemi belgeleri, uzunca bir zaman araştırmacılara açık kalmıştı; 1991 yılında, bilgisayara geçmek amacıyla geçici olarak kapatılmıştır. Ama bu arşivde bulunan belgelerin kopyaları yalnız ATASE'de değil, Türk Tarih Kurumu'nda da var.31 Doğrudan bu arşivden ya da TTK' ndaki fotokopilerden yararlanmış, değişik yıllara ilişkin birkaç yazarın ve eserinin adı: Lord Kinross (Atatürk- Bir Milletin Yeniden Doğuşu, Sander Y., İstanbul, 1966) Uluğ İğdemir (Sivas Kongresi Tutanakları, TTK Y., Ankara, 1969) Prof.Dr.B.Sıtkı Baykal (Heyet-i Temsiliye Kararları, TTK Y., Ankara, 1974) Doç.Dr. Mim Kemal Öke (Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası ve Türk
Milli Mücadelesi, Kültür ve Turizm B.Y., Ankara, 1988)

4/4. Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü ve Türk Tarih Kurumu Arşivleri
Bunlar da araştırmacılara kapalı değil. Sözü uzatmamak için her iki arşivden birden yararlanılarak yazılmış yeni bir örnek vermekle yetineceğim: Dr.Sıtkı Aydınel'in 'Güneybatı Anadolu'da Kuva-yı Milliye Harekâtı' adlı araştırması, Kültür Bakanlığınca 1993'te yayımlandı. Araştırmacı bu kitabı için şu dosyaları

de

bi

an

_8

Bankası kasalarında korunup 1964 yılında Genelkurmay'a teslim edilen Atatürk'ün özel mektupları ile özel not defterlerinden oluşan- Atatürk özel arşivi ile Cumhurbaşkanlığı arşivinin kopyası bulunmaktadır. 1. Bu arşive dayanan Kurtuluş Savaşının Askeri Tarihi 16 cilt olarak yayımlanmıştır. Bu arşivden yararlanılarak hazırlanmış üç yeni kitabın adı: Doç.Dr. İsmail Özçelik, Milli Mücadelede Güney Cephesi, Kültür Bk.Y., Ankara, 1992; Dr.Mesut Aydın, Milli Mücadele Döneminde TBMM Hükümeti Tarafından İstanbul'da Kurulan Gizli Gruplar ve Faaliyetleri, Boğaziçi Y., İstanbul, 1992; Dr.Bülent Çukurova, Kurtuluş Savaşında Haberalma ve Yeraltı Çalışmaları, Ardıç Y., İstanbul, 1994.28 2. ATASE'nin başvuru kitaplığında, Kurtuluş Savaşı ile ilgili Yunanca, İtalyanca, Fransızca vb. kitapların çevirileri ile yayımlanmamış çeşitli anılar, tümen ve alay tarihçeleri, harp cerideleri bulunuyor. ATASE araştırma kitaplığından herkes yararlanabilmektedir. 3. Atatürk'ün özel arşivindeki mektuplar ve defterlerindeki notlar, üç kitap halinde29 ve geri kalanlar ise 75,77,79,80 ve 82 sayılı Askeri Tarih Belgeleri dergisinde yayımlanmıştır. Atatürk özel arşivi de araştırmacılara açıktır.30

Bu yüzden. İstiklal Mahkemeleri dosyaları. araştırmacılara kapalıydı. de bi 5. s. en azından 22 yıldan beri araştırmacılara açık. İngilizler bu şeki lde Müslümanların Hıristiyan ahali üzerindeki baskısını İstanbul'u kullanarak bloke etmek ve İstanbul'a alternatif bir hareket başlamasını ümit ediyorlardı. Osmanlı Arşivi gibi arşivlerden birçok yazar harıl harıl yararlanıyor.İnkılap Tarihi Enstitüsü (Cavit Aker arşivi). 1939'a k adarki bütün belgeler serbest bırakıldı.399) Bu arşivlerde bulunan belgeler. Harp Tarihi Vesikaları (Askeri Tarih Belgeleri). Atatürk Araştırmaları Merkezi dergisi ile Belgelerle Türk Tarihi ve Türk Kültürü gibi dergilerde yayımlanıyor. 1920-1937 dönemine ilişkin Gizli Celse Zabıtları 1980'de eksiksiz yayımlandı.Kemal ile ilgili belgeler 1982'de.İnkılap Tarihi Enstitüsü (Ali Orhan İlkkurşun arşivi). İngiliz belgelerinin incelemeye açılmadığının doğru olmadığını aşağıda göreceğiz. resmi tarihler ve pek çok özel kitap.Kemal'in Samsun'a çıkışından herkes kendine göre bir fayda gözetiyordu. Bu belgelerin bizimle ilgili olanlarını.35 Durum bu. Bu amaçla birçok temas ve görüşmelerin vuku bulması mümkündür.32 Başbakanlık arşivinde bulunan M.incelemiş: T. (s. Belleten. çeşitli vesilelerle tevil edilmek suretiyle aşılarak izleyicilere sunulmamaktadır. Dışişleri arşivinde bulunan Kurtuluş Savaşı ve Atatürk dönemine ilişkin temel belgelerin 1. sistematik olmamakla birlikte. ● Sözü bağlayayım. Türk Tarih Kurumu (Alb.Dr. Vahdettin Anadolu'daki halk hareketini örgütlemek istiyordu. 1967'de ise. □ Abdurrahman Dilipak diyor ki: "M. Ne yazık ki bu döneme ilişkin İngiliz belgeleri hâlâ çok özel sebepler ve birtakım siyasi mülah azalarla İngiliz yasaları ile belirlenen süreler. TİTE.Jeschke yayımlamıştır. yanlış bilgi veriyor. T. 1960'lı yıllar a kadar pek az İngiliz belgesine rastlanır. Öyleyse neden böyle yazıyorlar? Bu sorunun cevabını. ilk defa Prof. çünkü İngiliz arşivlerinin büyük bölümü.cildi 1981'de. ATASE. İngiliz belgeleri an _8 . bu çalışmanın sonunda. Askeri Bülten. ● Kurtuluş Savaşı hakkında yazılmış ilk Türk eserlerinde." (Cumhuriyete Giden Yol.35) Dilipak. Çankaya. Meclis Zabıtları 1920'den beri yayımlanıyor.33 Lozan Kurulu ile Ankara arasındaki tüm yazışmalar ise 1990 ve 1994'te 34 yayımlandı. Tarih Vesikaları.36 İngiliz belgelerinin ilk bölümü 1944'te araştırmacılara açılmış ve belgeler yavaş ama sürekli olarak yayımlanmaya da başlamıştır. İng iliz belgeleri bilinmeden yazılmıştı. 2. Türk Tarih Kurumu (Tevfik Bıyıklıoğlu arşivi). birlikte bulacağız.Bekir Sami Günsav arşivi).cildi 1982'de. TTK.

birçok anı. 1919-1938. ve 89. Türk Kültürü dergisinin 85. cildindeki 683 belgeden yararlanmış. beyaz kitapları (Commend Papers). hemen hemen her ülkede uygulanagelmektedir.. Curzon. serisinde bulunan bazı belgelere yer verilmiştir. Crow gibi İngiliz yetkililerinin özel belgelerini. genel bir kural olarak. 1. (Toplam 37 sayfa) 1970 yılında ise G.47 Yazar..sayılar.45 Ryan.Şimşir'in "İngiliz Belgeleri ile Sakarya'dan İzmir'e (19211922)" adlı araştırması çıktı (546 sayfa). (308 sayfa) 38 Celal Bayar'ın 1968'de yayımlanan Ben de Yazdım adlı 8 ciltlik kitabında. öte yandan sistematik belge yayınlarını da sürdürmektedir. İngiliz Dışişleri arşivinin FO 371 ve FO 424 sayılı serilerden başka.Sonyel'in "Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika" adlı eserinin birinci cildi izledi. günlük ve gazeteleri de taramış ve özetlerini aktarmıştır. Jeschke'nin "Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi" çıktı.43 Kabine tutanakları (Cabinet Archives. (216 sayfa) 1971'de. özet olarak diyor ki: "Arşivlerin elli yıllık kapalılık süresi. Jeschke'nin "Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri" y ayımlandı (285 sayfa). İngiliz devlet arşivlerinin kapalılık süresi elli yıldan otuz yıla indirildi. Documenti diplomatici della Pace Oriental).46 1973'te Bilal N. Ayrıca İngiliz Dışişleri Bakanlığı arşivi (Foreigne Archives) belgelerini de yeniden taramış.(Die Welt des İslam. ilk kez Yunan siyasi belgelerine geniş biçimde yer vermiş olması. İngiliz belgeleri ile yetinmemiş. Paris Barış Konferansı ile ilgili ABD resmi belgelerini (Papers Rela-ting to the Foreign Relation of the USA). sayılarında. serisinin (30 Ekim 1918-1922) yanında birçok kaynağa da gönderme yapmakta ve belgelerin çok kısa özetlerini vermektedir.41 Jeschke bu araştırmasında. Salahi R.. sayılı seri) ile İngiliz Kabinesine sunulmuş rapor ve muhtıraları da (Cabinet Papers) incelemiştir. Doğrudan doğruya arşive inip de bi an _8 . Kitabın önemli bir özelliği de. [Oysa] Aynı dönemde Türkiye ile ilgili İngiliz Dışişleri Bakanlığı arşivinin yalnız bir dizisinde 723 cilt belge vardı. FO 454-559 sayılı serilerde bulunan gizli belgeler ile Balfour.42 Araştırmacı Dış Politika Belgeleri 1.ve 2. (198 sayfa) Araştırmacı.40 Bu kitapta ilk kez İngiliz parlamentosu tutanaklarından da yararlanılmıştır.44 Yazar. İngiliz Dış Politika Belgeleri'nin 1.. 1957) 37 Bu belgelerden büyükçe bir bölümünü 1967'de Erol Ulubelen yayımladı. 1919-1923 yılları Türkiyesi üzerine yayımlanan İngiliz belgeleri birkaç ciltte toplanmıştı. İngiliz Dış Politika Belgeleri 1. 5. Kemal ve Milli Mukavemet. cildi yayımlandı: "İngiliz Belgelerinde Atatürk. Herhalde yayımlanmış İngiliz belgeleri ile yetinilemezdi. 1973'te Salahi R. çeşitli monografi ve yabancı doktora tezlerini de taramış..Sonyel'in bir monografisi yayımlandı: 1919 Yılı İngiliz Belgelerinin Işığında M.serisinin I-XVII.Şimşirin yeni ve önemli araştırmasının 1. ciltlerindeki 756 belge ile XVII. 23.C. 1969 yılında. yine G. İkinci İnönü Savaşı sonu ile Büyük Taarruz dönemini kapsayan bu zengin araştırmayı. İtalyan belgelerini (Giannini I ve II. 1972'de Bilal N.-39 Bunu 1970'te Taner Baytok'un kitabı izledi. İngiltere bir yandan arşivlerini araştırıcılara açarken. Bu genel kuraldan ilk ayrılan ülke İngiltere oldu.

.Şimşir. konuyla ilgili tüm İngiliz belgeleri ile Başbakanlık arşivi (Meclis-i Vükela zabıtları) ile Dışişleri Bakanlığı arşivini de (Mütareke ile ilgili dosyalar) taramış.) 1976'da Bilal N.. Avam ve Lordlar Kamaralarının tutanaklarından da yararlanmış." TTK Y.R. sayfaları Kurtuluş Savaşı ile ilgilidir.. 1983'te de Sina Akşin'in "İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele" adlı geniş araştırması yayımlandı. Ank ara. 19191939 dönemine ilişkin İngiliz belgeleri ile belli başlı anılara.araştırmayı gerekli gördük.49 1296 sayfası Kurtuluş Savaşı dönemi ile ilgilidir.. İngiliz arşivlerinin araştırmacılara kapalı olduğunu ileri sürüyor? Aranıp da bulunamayan belgeler ne hakkında? Bu çalışmanın sonuna doğru. Bilimsel dürüstlük kaygısıyla bütün belgeleri kitabımıza almayı uygun hatta gerekli bulduk. Ömer Kürkçüoğlu'nun. Tarih yazarlığı hakkındaki görüşler Resmi tarihe yöneltilen eleştirileri ve alternatif tarihleri incelemeye geçmeden önce.50 (420 sayfa) 1978'de Doç.51 (333 sayfa) Kürkçüoğlu. Yazarın 18981914 dönemine ilişkin British Documents'ten de yararlandığı anlaşılıyor. 6.52 (602 sayfa) Akşin. bütün bu araştırmaları yok sayıp. Toplam olarak 1.Dr. ek olarak. Hasım bir tarafın belgeleri olmaları dolayısıyla bunların karşıt görüşleri savunmalarını olağan karşıladık. XX. bu sorunun cevabını da yine birlikte bulacağız. Yüzyılda Türklüğün Tarih ve Acun Siyasası adlı eseri çıktı. (347 sayfa) 54 Sözün özü. I. resmi tarihe şiddetle çatan bazı yazarların tarih yazımı konusundaki görüşlerini de aktarmak istiyorum.097 sayfa) 1974'te. "Türk-İngiliz İlişkileri" adlı çalışması yayımlandı. H. S. neden bir kısım İngiliz belgelerinin gizlendiğini." (s.) 53 Son olarak da 1995'te. Bunlara 1983'te. 1974'te Doğan Avcıoğlu'nun 4 ciltlik "Milli Kurtuluş Tarihi" adlı araştırması yayımlandı. Belgeleri seçerken sübjektif davranmadık. V.Kemal'in kendisini veya politikasını yermeye kalkışmış belgelere de rastladık.55 • Peki. Dilipak. Bulabildiğimiz belgelerin hepsini k itabımıza aldık. (208 belge. XI -xıv) 4 ciltte tamamlanan araştırmada. Mim Kemal Öke'nin İngiliz Belgelerinde Lozan Barış Konferansı (1922-1923) adlı belge derlemesi katıldı. 320 s.. toplam 997 belgenin orijinali ile Türkçe özeti yer almaktadır.Sonyel'in son eseri yayımlandı: "Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri. de bi an _8 .. (C.Bayur'un. çeşitli araştırmalara ve resmi dokümanlara dayanmaktadır. yaklaşık 15 yıllık bir dizi yoğun çaba ve bizi yakından ilgilend iren binlerce İngiliz belgesi. M.. Yazar. Kurtuluş Savaşı'nın ilginç bir kesimine ışık tutan ve yine İngiliz belgelerine dayanarak yazdığı "Malta Sürgünleri"ni kitaplığımıza kazandırdı. III.48 Eserin 153-370. (2.300 kadar arşiv cildini taradık. Okuyunca beğeneceksiniz.

3. tanıklara ve 'kapı gibi sağlam' belgelere dayanarak yazdıklarını söylüyorlar. Şu gözlerin gördükleri gördükleri. s. Vahidüddin. olayları his ve arzularına göre yorumlamayacaklar. kronolojik tasniflerle yazılır..." (V. ele geçen vesikaların sıhhat (doğruluk) derecelerini araştırmak ve bu vesikaları icabında başkalarıyla mukayese (karşılaştırmak) ve kontrol etmek gibi prensiplere riayet etmeksizin (uymaksızın) sıhhatli bir araştırma yapılamaz.Hüseyin Ceylan. başka belgelerle karşılaştırılmış. 56 Yakın tarihimizin doğrusunu." (K. artık yerini belgelere bırakmamalı mı?" (A. □ "Bu iddiamızı tam bir fikir namusuyla ana tezimiz olarak başa alıyor ve en ince teferruatına kadar ispatını boynumuza borç biliyoruz. tarih değil. Büyük Oyun." (N... 140) □ "Bu korkunç hak ve hakikat kalpazanlığı karşısında biz.F. 1. Son Bozgun. s. Üstelik -bazen. en küçük ayrıntısına kadar adalet ve haktanırlık ölçüleriyle değerlendirecekler..C.17) □ "Tarihi. Şuradan veya buradan ele geçmiş herhangi bir vesikayı kafi telakki ederek (kesin belge sayarak) işe koyulmak ve sadece bunlar'a ihticac etmek (yetinmek). Onun için de gerçekleri ortaya çıkarmak için kendine mahsus birtakım ispat usulleri vardır.9) bi an _8 . s. tarihin ne olup olmadığını belirleyen bu nefis söz. kanıtlanmış ciddi ve gerçek belgelere.C. en ince ayrıntıyı bile adalet ve haktanırlık ölçüsünde kaydeden bir dikkat olmadan hadiseleri (olayları) değerlendirmeye kalkışırsanız. 1. önsöz) □ "Tamamen belgelere dayandırılmış olarak hazırlanan bu araştırma.339) □ "Bugün müspet bir ilim ve bütün ilimler gibi gayesi gerçekleri aydınlatıp ortaya çıkarmak olan tarih. öyle çarıklı erkan-ı harp rivayet ve hikâyelerini dikkate almayacaklar. yalan söyleyen tarihi utandırmaya çalıştık. Kısakürek. Osmanoğulları'nın Dramı. hoşa giden masal yazmış olursunuz. ünlü tarihçi Wels'e aittir.Dilipak. Malumdur ki tarihi hadiseleri. Vakkasoğlu. onları ortaya çıkaran müessirlerden (etkenlerden) ayıklayarak ele almak caiz (doğru) değildir.C. olayları his ve arzularına göre yorumlamadan olduğu gibi yansıtan. onlar kadar sağlam anılara. çarıklı erkan-ı harp rivayetleri ve hikâyelerinden ayırmak gerekmez mi? 'Siz bilmezsiniz. inceledikleri dönemin ve olayın şartlarını dikkate alarak.Mısıroğlu. s. Kısaca söylemek gerekirse. s. tarih açısından değer taşıyan. araştırıcıyı çok defa yanlış neticelere götürür. Başka Açıdan Kemalizm. Son Bozgun." (F. güvenilir tanıklara dayayacaklar.Müftüoğlu. 1.C.." (M. ' Evet. "Dürüst tarihçilik" yapacaklarına güvence de veriyorlar." (H. sizin okuduğunuz kitaplarda yazmaz.' diye başlayan sözlü hatıralar.19) □ " 'Kronolojiyi temel sayan.Mısıroğlu..Vakkasoğlu.. Hilafet." (K.Demek ki iddialarını.214) □ "Bugün tarih de adeta bir laboratuar ilmi haline gelmiştir.tek bir vesikaya (belgeye) istinat da (dayanmak da) tarihçiyi şaşırtıcı neticelere sürükler. s. ancak doğruluğu sabit vesikalara ve onlar kadar sağlam hatıralara dayanılarak. gerçeği tek bir belgeye de bağlamayacaklar. Yalan Söyleyen Tarih Utansın.9) de □ "[İncelenen] devrin hadise ve şartlarını biraz bilmek lazımdır. doğruluğu araştırılıp kontrol edilmiş. şu kitabımızla bazı tarihi olaylara ışık tutarak.Kandemir'den aktaran ve benimsediğini yazan V. s.

dinci örgütlere parasız dağıtıldığını yazmaktadır. gazete ve dergilere ve kaydettiğim televizyon programlarına gönderme yaptım. Paradigmanın İflası. 2. yine belgelere dayanılarak eksikleri tamamlanmalıdır. Mustafa Kaplan. öğretmenler ile ders kitapları dışındaki objektif ve ayrıntılı araştırmalar ve dürüst anılar doldurur ve tamamlar. geneli etkiyecek ağırlıkta olmamakla birlikte. (Kâzım Karabekir Anlatıyor. İnsanın beyinselliğini.□ "[Amacımız] Sultan Vahdeddin'in. s." (H.66. Kısacası. bütün kişi.. ciddi bir iştir. bildiğim ve bilmediğim daha birçok kaynak olduğunu belirtmeliyim. Boşlukları.C. metotsuz.Kemal'i karalayan anılarının. dar görüşlülük vb. 1. Türkiye'yi çağa ulaştırmak için tabu bellediğimiz yalan ve yanlışları teker teker tespit edelim. gelişigüzellik. Alışageldiği bir garnizon kültürü içinde. Geride. ne gayr-i resmi olduğundan dolayı doğru. lise. belgelerle ortaya koymaktır. resmi tezlerin itirazsız tekrarlanmasını ister. 1941.778 sayfa ve ancak Erzurum Kongresine kadarki dönemi içeriyor. dikkatsizlik. Kurtuluş Savaşı'nın yalnız askeri yönü 16 cilt. Atatürk.. 5) Bir kısım yazarlar. eleştirel tarihçilik. Atatürk ve Devrim Kitapları Katalogu.. Ankara. yanlışları dolayısıyla elbette eleştirilebilir. 189/21 . Bu yüzden. Mehmet Altan 20 ve 27 Mayıs 1995 Sabah gazetesinde şöyle yazıyor: "Türkiye yönetimi. Büyük Oyun. aynen tekrarlanmasını istediği bir 'resmi söylemle' kısırlaştırma çabası içindedir. Atatürk Bibliografyası. Rıza Nur'un M. Burhan Bozgeyik. Ankara. 87) Acaba doğru mu söylüyorlar? Yoksa okuyucularına. Bir tarihin ancak doğru olup olmadığı tartışılabilir. Bir tarih.59. Gönderme yaptığım bütün kitapların künyesi. Ama bu.17. araştırma tembelliği. M. Kurtuluş Savaşı ile ilgili bazı özel yayınlarda. hatta üniversite ders kitabı. Gelin. s. s. unutkanlık. kitabın sonundaki 'kaynakça' bölümünde verilmiştir. önyargıyla." İlke olarak. İsmail Arar. ayrı bir tür oluşturuyor ve tarih için geçerli bir kaynak değeri taşımıyorlar. En uzunu bile genişçe bir özet niteliğindedir. sadece kitaplığımda ve belgeliğimde bulunan kitaplara. bilgi ve kaynak yetersizliği. Kurtuluş Savaşı. bu vatan için yaptıklarını. Bitlis Derneği Y. Uğur Mumcu.1953. öyle ulu orta. (Türk İstiklal Harbi [TİH] dizisi) Celal Bayar'ın anıları 8 cilt. bütün olayları ve kişileri kapsamaz.. ne resmi olduğu için yanlıştır. tarih metodunu bilmeyi ve ansiklopedik kültüre sahip olmayı da gerektiriyor. hayali..Mercangil. Yazarları: Bünyamin Ateş. ancak gerçeğin özünü ve ana çizgilerini yansıtır ve sadece belli başlı kişileri ve olayları vurgular. Resmi ya da gayr-i resmi bir tarih.dipnotun son paragrafı) Prof. hayatı bire bir yansıtamaz. Tarihi.H. Suudi Arabistan'da basılıp.Başkaya. geniş bir hazırlığa ihtiyaç gösteren. bir tarih kitabı.. kulaktan dolma bilgiyle yapılacak bir iş değil.. olay ve belgelere yer vermediği için resmi tarihleri eleştiriyorlar. sahte bir tarihi benimsetmek ve gerçekleri değiştirmek için bu sözlerle bir ön hazırlık mı yapıyorlar? Birlikte göreceğiz! Notlar 1) 2) 3) F. Yanlış varsa eleştirilmeli. Devrimler ve Cumhuriyet Türkiyesi ile ilgili 4) 6) 7) 8) de bi an _8 . Herbert Melzig. Geniş ve sağlıklı bir tarih bilgisinin yanında.. dayanaksız. Bir orta okul.. resmi ve gayr-i resmi diye ayırmak da doğru değildir. Bunun için hatıratlar başta olmak üzere yüzlerce belge taradık. yayına hazırlayanların nitelikleri. ayak üstü. Rıza Nur'un anıları gibi patalojik yayınlar ise.Ceylan. sebeplerden kaynaklanan irili ufaklı hayli yanlış ve sübjektif değerlendirmeler bulunduğunu da belirtmeliyim. belgelere dayanılarak düzeltilmeli. bu kadar uzun ve ayrıntılı olabilir mi? Zaten ne kadar uzun olursa olsun.

Atatürk Özel Arşivinden Seçmelerin I.. bir müessese ile ilgili arşiv belgelerinin. Türkiye Üzerine Tezler 2. Orta III).Zuhuri Danışman adlı bir tarihçi.16. sebebini öğrenmek için telefon ettim.Y.g.e. İşaret Y.. Askeri Tarih Bülteni.e. Baha Matbaası.. s..e. 1993 V. Ankara. Atatürk Kaynakçası.. İstanbul.. Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları. Yeni Asya Gazetesi Y.g. 1993.. "Arşivin.7. Ankara. Türk Dil Kurumu Y. İnönü adının geçmemesi için İnönü savaşları ile Mudanya anlaşmasını ve Lozan'ı çıkartmıştı. 1973 (Bu değerli ve yararlı kitaplık ne yazık ki kapatıldı). bu sebeple incelemelerine imkân olmadığını yazılı olarak bildirmiş. 1. (Leman Şenalp. ATASE Başkanlığı. ilk yayın tarihinin 1991 olduğunu sanıyorum.. s. s. ve III. bizde de A. 1975. İstanbul.Küçük. eskiyazı bilen Türk ve yabancı bilim adamlarına ve araştırmacılara açık olduğunu". Hiçbir dosya incelemeye kapalı değil" (23. a. si Kültür Bakanlığınca (1981). 1. İşaret Y. Bu tür desteksiz atışların daha patırtılılarını da göreceğiz.. 1981. (GRYT Ansiklopedisi. İstanbul. sanık adlarına göre tasnif edilmiştir. bugün ortada yoktur!" (Ç. 1984) Yeni devletin.. Ankara. TTK Y. en azından bu dosyanın incelemeye kapalı olduğu anlamını çıkararak. Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nce yazılıp 1931'de basılmış olan tarih dizisinin "Türkiye Cumhuriyeti" başlıklı 4. s.. s. X.Kaplan.g. 1919-1925.. a. TBMM arşivindedir. Çünkü sanık adı belirtilmek şartıyla her dosyayı incelemek kabil." Bozgeyik.Ethem.Y. a. 1969. Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları. İstanbul. cildi de bulunuyor. "tasnif aşamasında olduğunu ve bu konuda Başkanlıkça bir yayın hazırlığı olduğunu". Acaroğlu şöyle diyor: "işte Atatürk'ün gözden geçirdiği Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi tarihi budur..g. kâğıt fabrikasına gönderilerek hamur yapıldığı söylenmektedir. Bir yanlış anlaşılma olmuş herhalde.634. İstanbul. sayı 36 (1994). ancak incelemek istedikleri (Doğu Anadolu olaylarıyla ilgili) belgelerin. Arşiv yetkilisi dedi ki: "Dosyalar olaya ve mahkemeye göre değil. Künyesini verdiği kitapların arasında. Atatürk'ün doğumunun 100'üncü yılı dolayısıyla yayımlanan 485 tanıtma.1995 günü.Vakkasoğlu.Baskı. N.165) Doğu olayları ile ilgili belgelerin bu aşamada araştırmacılara kapalı olduğu anlaşılıyor. 1994) yayımlanmıştır. s. Kur.9) 10) 11) 12) 13) 14) 15) 16) 17) 18) 19) 20) 21) 22) 23) 24) 25) 26) 27) 28) 29) Kitaplar..Alb.. böyle çocukça bir söylentiyi aktarmakla yetinmiyor. M. s. 1960. ise ATASE Başkanlığınca (1992. rejimi yerleştirmek ve ideolojisini benimsetmek için yoğun ve sürekli bir yayın etkinliği göstermediği anlaşılıyor.. İşb.. ek cilt I.14. Uğur Mumcu. s.C. Y. İstanbul..) Bu ifadeden. Ankara.7. s. a. araştırma ve inceleme kitabının bile 436'sı özel yayın.271.e. Devlet Kitapları Müdürlüğü.7. Kısa bir süre sonra bu ayıp düzeltildi. Gökman. araştırma yapmak isteyen GRYT Ansiklopedisi yazarlarına. Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi 1.16. II. takdim yazısı. Atatürk ve Devrimleri Tarihi Bibliografyası.C." (s. 1974. Burhan Bozgeyik şöyle yazıyor:"İstiklal Mahkemesi gibi. 666) Yapı ve Kredi Bankası Y. de bi an _8 .C. 1960. 5.e. 1991) Bütün dosyalar ve belgeler. 'Şeyh Sait Ayaklanması dosyalarının tasnif dışı olduğunu' ileri sürmektedir. (Kürt-İslam Ayaklanması. a. Arşiv Md. Hasan Mezarcı'nın önsözü.g. Bilgi Y. s. T. İhsan Ezherli ile yapılan konuşma)" İstiklal Mahkemeleri. 1950-51 döneminde okutulan kitabından (Yeni Tarih Dersleri. bir de kesin yargıda bulunuyor: "Bu mahkemelere ait on binlerce belge. 1924 yılı müfredat programına göre yazılmış olan Asr-ı Hazırda Türkiye Tarihi adlı ilk tarih dersi kitabından 1973 yılı ders kitaplarına kadar bütün resmi tarihlerin dökümü var. İstanbul.6.

4. daha önce yazılmış Türk resmi tarihlerini. doğrularıyla birlikte Dördüncü Bölümün Lozan paragrafında göreceğiz. B.XII/dipnot. TTK Y. 2. İngiliz ve Yunan kaynaklarından yararlanmış iki başka önemli eser: M.kısım.Şimşir. Sonyel'den. Araştırma iste klerine cevap bile vermedikleri anlaşılıyor. 2 cilt. Kültür Bakanlığı Y. Arşivlerimizde kaba tasniften ince tasnife geçilemediği. TTK Y. s. s. Başbakanlık (Osmanlı) arşivi için Başbakanlığın izni gerekiyor. TBMM arşivi için Meclis Başkanının... 213 vd. Hürriyet Y... 2 cilt.. de bi an _8 . daha fazla ertelenemez. s. Prof. 1959. s. Ankara.TTK Y.N. Ankara. belgeler sistematik bir biçimde yayımlanmadığı için ayrıntılara inmek isteyen araştırmacıların işi hâlâ kolay değildir. Sakarya Savaşı sırasında Türk Cephe emirlerini ele geçirmek gibi şaşırtıcı başarıları yok değil. a.. İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye. belgelerin değerini azaltmıyor.) Bu çalışmadan ilk söz eden ve yararlanan da T. TTK Y. çev: M. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. Yunan ve bazı İngiliz belgelerinden yararlanmışsa da hepsi 1914'e kadarki dönemle ilgilidir.1 vd. Sovyet.N. tanıtma yazısında.Dr... 1990. sayı 5/1965) Ayrıca. Milliyet Y. Herhalde bu işleri kolaylaştırmak şart. belgelerin bir bölümü. Cem Y. cilt 1973. cilt 1979'da. 2. TTK Y.Bıyıklıoğlu'dur: Atatürk Anadolu'da. 2. çev: Halim İnal. Ankara. Doğu İşleri.Siyasal Bilgiler Fakültesi Y.Smith. A. bilgisayar gibi kolay arama ve ulaşma sistemleri çoğunlukla kurulamadığı.1982. Atatürk'le İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921). cilt 1975'te. Ankara. Lord Curzon'un belgeleri hakkında ileri sürdüğü bazı iddiaları. hiç olmazsa doğru bilgilerin alınabileceği kaynakları işaret etmesi beklenirdi. başarılı ve yanılmaz bir örgüt sananlar olabilir. TDV İslam Araştırmaları Merkezi Y. sayı / 1967) yayımlanmıştır. Bu serinin 46. mikrofilm.47.L.Aydın. Ankara. Şunu da söylemek gerek. Türk İnkılabı Tarihi (10 kitap) için yayımlanmış Alman. işlenmemiş bilgi yerine.20 'Bütün belgelerin fotokopisi' deniyor. İngiliz İstihbarat Servisini..Langhorne'un Documents on British Foreign Policy 1919-1939/XVIII. tüm belgelerin. Dışişleri Bakanlığının. Avusturya.30) 31) 32) 33) 34) 35) 36) 37) 38) 39) 40) 41) 42) 43) 44) 45) 46) 47) 48) 49) 50) 51) 52) 53) 54) 55) Örnek: Dr. 1981/1982. 1921 yılı '117' cilt. 1974.1994. Lozan Telgrafları. Ankara. İstanbul. Şimşir. Milliyet Y. Fransız. (1. Ankara.Ali Kayabal. cilt 1986. İngilizlerin neden birçok konuda yanıldıklarını. Azmi Özcan'ın bu konudaki açıklaması. Çağdaş Y. s. sayı 4/ Nisan 1984.. Çeviren Cemal Köprülü.cilt 1982'de yayımlanmıştır. Atatürk'ün Milli Dış Politikası...N.C. 626 belge.1. 3.313. Gerçekten böyle mi. Yön dergisinde de(197. (Son olarak. bu masalları okudukça. Bilgi Y. Ankara. Sakarya'dan İzmir'e. Pan-İslamizm. (Tarih ve Toplum.Ü. masal. FO 424 sayılı seri. İstanbul. 1970. (B. FO 371 sayılı seri: Genel yazışmalar.48 ve 49..e. raporlarda yer alan bilgi ve iddiaların doğrularını da kısaca belirtmesi. yaygın ününe aldanarak. Göyünç. Ankara. bilmiyorum. bocaladıklarını anlıyor. Türkiye. Ciltler Nisan 1919. TTK Y. Başbakanlık Y. Ankara... cildinin ikinci bölümünden alındığını açıklıyor ve bunu belirtmediği için araştırmacıyı ağır şekilde eleştiriyor. Bu sorunun bir çözüme kavuşturulması. birkaç küçük ayrıntı dışında. 1922 yılı '116'cilt. İngiliz belgeleri. Ankara. s.. FO 406 sayılı seri: Gizli yayınlar (belgeler). Mesela H..g. Başnur Matbaası.) Ama bu kitaptaki istihbarat raporlarının çoğu. İstanbul. Prof.M. İstanbul. İstanbul Matbaası.. ciltleri. Çanakkale Olayı (The Chanak Affair). Anadolu Üzerindeki Göz (İonian Vision).Bayur.. Cumhurbaşkanlığı arşivi için Genel Sekreterliğin. (Hayat Tarih dergisi. insan. Mısıroğlu'nun. David Walder.Mesela Başbakanlık arşivinde 50 milyon belge olduğu anlaşılıyor. 1992). 715 gizli belge.Ekim 1922 dönemine ilişkin belgeleri içermektedir. arşivini pek az araştırmacıya açtığı ise bir gerçek. TTK Y.70-71) Ama araştırmacıya dönük bu kusur. 273 vd. İstanbul.

C. s. itidal çizgisini korumuş olduklarını. Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz Belgeleri.g. Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri.R.... a.e. Türk tarihçilerinin. 349 vd. S. İngiliz belgeleri ve türleri için genel bilgi: Jeschke. de bi an _8 . s.. İstanbul 1969) görüp inceleyemediğim için bu mini araştırmanın dışında bırakmak zorunda kaldım.Sonyel. s. Bu.XI vd. abartıya ve süslemeye kaçmadıklarını gösteren çok önemli bir göstergedir. Ali Kemal Meram'ın Belgelerle Türk-İngiliz İlişkileri Tarihi adlı kitabını (Kitaş Y.56) doğrulamaktadır.163. 1.

79) □ "M. Vahidettin." (Nihal Atsız. bildiğimiz Vahidettin'den farklı biri. ilkokul birinci sınıftan itibaren söylenen Sultan Vahideddin.Vakkasoğlu. s. Babası otuz ikinci Padişah Abdülmecit..C.23.Kemal Paşayı geniş yetki ve imkânlarla donatarak Anadolu'ya gönderdi." (K. 1958) □ "Milli şahlanış hareketinin fikirde müellifi (yaratıcısı) ve bu maksatla M. Buna karşılık bazı yazarlar..C. hatta Kurtuluş Savaşı'nı onun başlattığını ileri sürüyor. değil mi. [..Mısıroğlu. Fakat hain değil. 1.] Sultan Vahdeddin vatana ihanet etmemiş. Vahidüddin olmasaydı.H.BİRİNCİ BÖLÜM VAHİDETTİN Resmi tarihlere. çeşitli yayınlara ve belgelere göre Kurtuluş Savaşı'na karşı olanların başında. 1. Ceylan. mesela şöyle diyorlar: □ "Osmanlı padişahlarının en talihsizidir. 87) Bu.Kısakürek. s. 184) □ "Sultan Vahidettin. Türk Ülküsü." (H.Kemal Paşayı Anadolu'ya gönderen. Büyük Oyun. en dikkatli şekilde planladı. s.Kemal'i milli mücadele için Anadolu'ya olağanüstü yetkilerle gönderen bizzat Padişah olmuştur. Bu cümleden olarak yaverlerinden M. Sultan Vahidettin'in asla hain olmadığını." (V. İstanbul.Çocukluğu ve gençliği kapalı bir ortamda geçer.F. görelim. Son Bozgun. Bu yüzden kendisine hain damgası vurulmuştur.85. birçok kitapta "hain" olarak niteleniyor. Vahüdiddin. Türk İstiklal Savaşı olmayacak ve kurtuluş sağlanamay acaktı. son Osmanlı Padişahı Vahidettin geliyor. Amcası Abdülaziz ile ağabeyleri V. doğrudan doğruya Vahidüddin'dir. Hani şu bize vatan haini olduğu. Abdülmecit'in 30 çocuğundan 23'üncüsü. s.57 Dört aylıkken babası ölür. adeta hakkı yenmiş bir gizli kahr aman! Doğru mu. annesi Gülistu hanım.. Osmanoğulları'nın Dramı.. 155) □ "Anadolu'nun kurtuluş hareketinin başlamasının bir numaralı kahramanı Sultan Vahdeddin'dir. s. tam te rsine Vahdeddin'in bu vatan için yaptıklarına karşılık olarak ona ihanet edilmiştir. bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen. 3. bütün Osmanlı padişahları gibi vatanperverdir. Vahidettin'in kısa hayat hikâyesi Doğumu 1861.156.Murat de bi an _8 ." (N. ufukta beliren vahim tehlikelere karşı Anadolu'da bir direniş hareketi düşünüp.

Mısır'da yaşamak ister ama İng ilizler uygun görmeyince. 'Eline hangi sazı alsa bilerek çalardı. Veliaht iken Avusturya ve Almanya'ya resmi ziyaretler yapmıştır.Abdülhamit'in tahttan indirilmelerine. Sabiha).66 Birçok Vahidettinci yazar. Anadolu silaha sarılır. Vahidettinciler ise tersini iddia ediyorlar. Vahidettin'in kişiliği • Kızı Sabiha Sultana yazdığı mektubun üslubu. darbe ve savaşlara tanık ve Veliaht Yusuf İzzettin Efendi intihar edince Veliaht olur.60 İstanbul'dan apar topar ayrılırken tek oğlu Ertuğrul'u yanına alması. Yanlış bilgi ve gerçeğe aykırı iddiaları işaretledim ve doğruları belirtmeye çalıştım. Resmi tarih. Kısa hayat hikâyesi böyle. masanın kurallarına uyar.Mahmut Kemal İnal diyor ki: "Eserleri üstadça idi. bir İngiliz savaş gemisiyle Malta'ya gidecek bunun üzerine TBMM.(1916). 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırır. Milli Mücadeleye karşı çıktıklarını ve önlemeye çalıştıklarını ileri sürüyor. yakınlarının. içmese de ağzına. bu olaydışında ağzına damla içki koymadığını yazıyorsa da. Ağabeyi Sultan Reşat'ın ölümü üzerine de 4 Temmuz 1918'de. TBMM. İslam alemine bir beyanname yayımlar. 63 Hazinedarlarından bir hanımla bu mevzuda konuşurken hangi sazı çaldığını sordum. Bu iddiaların tamamını göreceğiz. İmparatorun şerefine şampanya kadehini kaldırır. iki kızı var (Ertuğrul. ihtilal." 64 • Çok sigara içiyor. Vahidettin. bunların başında da daima konyak vardı. Vahidettin ve eniştesi Damat Ferit ile yakınlarının.65 • Dindar ama yobaz değil.61 • Yakınlarına cömert. metinler genellikle sadeleştirilmiştir. Şimdi. iyi bir baba olduğunu gösteriyor. Mütarekeyi işgaller izler. yeni Hicaz Kralı Hüseyin'in davetinden yararlanarak Malta'dan Mekke'ye geçer (Ocak 1923]. • Sırasında ağlayan ve ağladığını da saklamayan biri. 17 Kasım 1922 Cuma sabahı İstanbul'dan ayrılarak. yakın adamı Tütüncübaşı Şükrü Bey tersini söylüyor: "(Hünkâr] istediği öte beriyi bana aldırtırdı. İ. Çalmadığı saz yoktu' dedi. dostlarının.Kemal'in öncülüğünde Kurtuluş Savaşı başlar ve bu çetin mücadele Lozan Andlaşması ile noktalanır. İtalya'nın Riviera bölgesindeki San Remo kentine yerleşir ve 1926'da vefat eder." 67 de Bu bölümde. bi an _8 ve II.62 • İyi bir besteci. Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı devletine başkaldırmış olan eski Mekke Şerifi. Vahidettin'in yerine Veliaht Abdülmecit Efendiyi Halife seçecektir.Hakkı Okday'ın anlattıkları.58 Vahidettin.59 1923'te. damadı İ. Mesela Almanya'yı ziyareti sırasında verilen bir ziyafette. Padişah-Halifenin Veliahtı sıfatıyla. Vahidettin'i daha yakından tanıyalım: . 58 yaşında tahta çıkar. M. tarafsız kişilerin tanıklığına ve bazı sağcı tarihçilerin yazdıklarına ve geçerli belgelere dayanılmış.2. Bir oğlu. Ulviye. değdirerek içer gibi yapmak inceliğini gösterir.

arabadan inince."iyi bir binici olduğunu"." 70 Geleneğe göre Osmanlı hanedanına mensup kızları.. Mühim anlarda birkaç defa baygınlık geçirmiş ve derhal müdahaleye lüzum hasıl olmuştu.. nikâhlı da olsalar. [. romatizmadan muzdarip olup yol yürümekte zahmet çeker. amcam da kork usuz olarak Sultanla buluşma imkânını elde etmişti. hiçbir kaynakta. çocukluk ve gençliği türlü hastalıklar içinde geçmiştir..73 Dönemiyle ilgili bütün kaynakları taradım. 'Bu bir felaket!' diye sızlanır.Hakkı'nın yeğeni Şefik Okday diyor ki: "Osmanlı Sarayı da Avrupalılaşmak yolunda ufak bir adım daha atmış. bir Fransız gazetesinde yayımlanan açıklamasında diyor ki: "Padişah çok asabi ve sinirleri vehme mütemayil olacak kadar zayıftı. Başkâtibi tabanca taşıdığını yazıyor ama tabanca taşımakla silahşorluk başka başka şeylerdir. Bunlardan bir tanesi Sevres Muahedesi (andlaşması) şeraitini (şartlarını) ve metnini tetkik için teşkil edilen Saltanat Şûrasına riyaset (başkanlık) etmek üzere salona girecekleri anda vukua gelmişti." 72 • Nihal Atsız.Hakkı'yı davet eder ve -zaten İ.. "Osmanlı hanedanı içinde silahşorluğu ve biniciliği ile ünlü olduğunu" yazıyor. birkaç örnek: "Pek müteheyyiç (heyecanlı) bir halde bulunduğundan. Tahta çıkış töreni dolayısıyla Topkapı'ya ge ldiği zaman.Göztepe de. Onlara Amerikalı kız-kardeşlerinin statülerini vermek suretiyle ve dinimiz delaletiyle (yardımıyla) en iyi surette başaracağımıza inanmaktayım.68 San Remo'daki köşkün alt katında bulunan misafir salonunun duvarında büyük bir çıplak kadın tablosu asılıdır. "Ziyade de bi an 1922'de Malta'da Tigne Villası salonlarında verilen yılbaşı balosuna da katılır.69 Amerikan 'Associated Press' muhabiri ile 1919 Aralık ayının ortalarında yaptığı konuşmada şöyle der: "Türk kadınlarının hürriyetlerine kavuşmaları için önümüzde açık bir büyük saha bulunuyor.Hakkı ile gizlice buluşmakta olan." 75 Padişahlığında da sağlıklı değil.74 _8 . hastalıklı bir genç.M. bastonunu ister.162). buna rağmen Vahidettin düğünden önce. Padişahlığında Ali Fuat Beye defalarca söylediğine göre. Halifeliği sürdürdüğünü ilan eden Vahidettin. T." 76 □ Hususi doktoru Reşat Paşa.] Diğer bir baygınlık da Malaya zırhlısı ile İstanbul'dan müfareket (ayrılma) kararının İngiltere devletince kabul edildiğinin Yaver (Kiraz) Hamdi Paşa tarafından arzı sırasında vukua gelmişti. misafirlerini bu tablonun altında oturarak kabul etmekte sakınca gö rmez. Denilebilir ki bu haliyle de vletin en sadık timsali. önemli olaylar karşısında çok heyecanlandığını açıklıyor." 77 □ Başkâtibi Ali Fuat Bey de.. adamları bastonu almayı unutmuşlardır. kocaları düğünden önce göremezler. nahif. damadı İ.• Sağlığı ve sinir sistemi: "Şehzadeliğinde zayıf." (s..kızı Ulviye Sultan'a takdim eder.71 İ.. 'silahşorluğunu' ve 'iyi bir binici olduğunu' doğrulayan bir kayıt göremedim.

□ II. Diğer özellikleri: Gençliğinde Abdülhamid'e 'jurnalcilik' yaptığı oldukça yaygın bir söylenti." (T." (Sultan Abdülhamit. _8 . hatta kendi dilini bile hakkıyla öğretmemek yüzün- de bi an (çok) heyecanlı olmasıyla." 78 □ Vahidettin'le ilk defa görüşen Yüksek Komiser Amiral de Robeck'in 21..M.Kemal İnal: "Cebinde tabanca bulundurarak. Abdülhamit'in Başkâtibi Tahsin Paşa diyor ki: "Vahdeddin Efendinin Sultan Hamid'e sürekli havadis taşıyıp getirdiği mevsuken (doğru olarak) rivayet edilirdi ki bunun jurnalcilikten bir farkı yoktu.Kemal İnal'ın açıklaması: "Bir devletin idaresini yüklenmek için şehzadeler.. Lütfi Simavi Bey sigarayı yerden kaldırarak tablaya koydu. onun gibi daima bir suikast beklemekte ve kendini korumaya hazır old uğunu göstermektedir. dünya olaylarıyla ilgilenmek ve onlar hakkında bilgil i olmaya çalışmak ve bir devlet adamı olarak yetişmek gerekirken. kalb rahattan yoksun olacağından. s. "Zaten hey ecanlı bir haldeydi.M.Baytok. Parmakları arasındaki sigarasını düşürecek kadar elleri titriyordu." (s.Ziya Uşaklıgil şöyle aktarmaktadır: "Bir aralık Sultan Reşat'ın oğlu Necmettin Efendi beni ve Lütfi (Simavi) B eyi kardeşlerinden uzakça bir yere çekerek hemen aynen şu sözleri söyledi: 'Amcamız Vahidettin Efendiden sakınınız!' " 81  Öğrenimi: □ İ.254). sağlık durumu ve tanık olduğu eski ve yeni olaylar dolayısıyla. s. düşünce doğruluktan. vehimli büyük kardeşi Abdülhamit'i taklit etmesi. □ Meclis Başkan Vekili Hüseyin Kazım Bey: "Padişah son derece heyecanlı idi.. 172) □ Rauf Orbay: "Vahidettin umulabileceğinden fazla heyecanlı idi." 79 Yaşı.. Birçok olay karşısında. büsbütün sinirlenerek. 175).8." (s.255) vb." (s. zamanın gereğine uygun biçimde eğitim görmek. öğretim ve eğitimlerine itina edilmemek... "Abdülhamit zamanı ndaki kötü şöhreti" diye söz etmektedir. 171) □ Başmabeynci Lütfi (Simavi) Bey bu durumdan.124) □ İ. devlet işlerini iyi idare etmenin zorluğunu açıklamaya gerek yoktur. Kelimeleri güçlükle kullanıyordu.1920 günlü raporu: "Heyecanlı hali dikkati çekiyordu.80 □ Vahidettin'e güvensizliğin Abdülhamit'ten sonra da sürdüğünü gösteren bir olayı Sultan Reşat'ın Başkâtibi H. Böyle bir korkunç bekleyiş içinde. gereken metinliği ve soğukkanlılığı gösteremediğini de göreceğiz. sinir si steminin sağlam olmadığı anlaşılıyor." (s. hasta olduğunu bahane edip. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. "Gayet heyecanlı bir vaziyette...

bu ağır vazifeyi üstlendim. [. şu bilgiyi veriyor: "Çocukluk ve gençliği türlü hastalıklar içinde geçmiş.33) □ Başkâtibi Ali Fuat Bey: "Sultan Vahidettin kardeşi Sultan Reşat kadar Arapça ve Farsçayı bilmezse de. Şeyhülislam Musa Kazım Efendiye durumunu açık yüreklilikle itiraf etmiştir: "Ben bu makam için hazırlanmadım. zekâsı: □ Ali Fuat Bey: "Kitabeti (yazılı anlatımı) ve imlası düzgündü. [. bu yüzden layıkiyle okumaya." 82 □ Vahidettin'in öğrenimi hakkında N." (s. Fakat buna da şaşmadım ve bu bilgi yoksulluğunun kabahatini kendisine yüklemek istemedim." (s. o da fıkıhla (İslam hukuku ile) ilgilenmişti. Vahidettincilerin dilinde şu biçimi almış: "Fıkıh bilgini idi. Fakat bir adamı birkaç kere yanına kabul edip de kendisine alıştıktan sonra gittikçe açılarak bazen bir saat düzgün söylerdi.24) □ Rıza Tevfik: "Kasden açmış olduğum hükümet şekilleri bahsinde biraz konuşunca derhal anladım ki [Vahidettin'in] bu konularda bilgisi yoktur. o da sırf kendi heves ve gayretleriyledir ki Vahidüddin de onlardan biridir.] Devrin en iyi hukukçuları kadar fıkıh bilirdi. [.274 vd. Zira pek iyi biliyordum ki o zamanlar şehzadeler bilgisizlik içinde yaşarlardı. Bu tanışmada tercüman olarak sadece ben hazır bulundum. şayet bir şey öğrenebilmişlerse. Bundan sonra başka konulara geçildi. Padişah hazretleri adına önce uygun ve saygılı cümlelerle başsağlığı dilediler.. Yazması. Şaşmış bir haldeyim.] Vükelayı (bakanları) topluca kabul ettiği sırada gözlerini kapayıp her kelime ağzından birer ikişer dakikada çıkmak suretiyle ve hafif sesle birkaç söz söylerdi.Fazıl Kısakürek." 87 de bi an den ne türlü zararlar doğduğunu açıklamak ve kanıtlamak için sayfalar doldurmak icab eder.. konuşması.) □ Başmabeynci Lütfi (Simavi).. ciddi bir tahsil görmeye imkân bulamamıştır." 86 Lütfi Bey Almanya ziyareti için de.. Vahidettin'in Şehzade iken Avusturya'ya yaptığı ziyareti şöyle anlatmış: "Veliaht hazretleri İmparator tarafından İmparatoriçe hazretlerine takdim olundular. akl-ü kiyaset (akıl ve uyanıklık) ve evsaf-ı bergüzide (seçkin nitelikler) ise İmparator hazretlerinden bed' ile (başlayarak) kendileriyle temasta bulunanlarca fevkalade takdir olunmuştur. o zamanın üslubuyla şunları söylüyor: "Veliaht hazretlerinin meftur oldukları (yaradılışında bulunan) nezaket." 85 _8 . Ekser vükela kendisinin iyi söz söylediğine değil.] Cin fikirli ve seri-ül intikal (çabuk kavrayışlı) idi. Fikirlerini kâğıt üzerine koymakta zahmet çekmezdi." (s. hatta lakırdı söyleyebildiğine bile kani değillerdi.] Bu makama gelmeyi beklemiyordum. [. bana dua ediniz. Halleri acımaya layık olan bu zavallılar. Kendisinin konuşmayı pek iyi idare ettiğini belirtmek isterim. Vahidettin Efendi. Fakat takdir-i ilahi ile bana teveccüh etti." 83 [Ali Fuat Beyin verdiği bu bilgi."]84 □ Vahidettin.

Uşaklıgil. İstanbul Elçiliği eski çevirmeni A.. İstanbul hayat ve maişetiyle az çok uyuşmuş bir Anadolu softası şivesiyle söz söylüyordu.XIII. İngiliz Belgeleri. bigarezane (kinsiz) ve bitarafane (tarafsızca) idare-yi umur edecek (işleri yönetecek) bir halefim (bir yeni Padişah adayı) olsaydı. saltanat tahtının kuş tüyünden minderleri üzerine oturup gömülmedim." 88 □ Osmanlı Mebusan Meclisi Başkan Vekili Hüseyin Kazım Beyin izlenimi de şöyle: "Vahideddin'i ilk defa görüyordum. Düşündüm ki bu zat akıllı olmalıdır. Hayret ettim. Kronolojisi. 42." (Osm. Görüp İşittiklerim.. □ Danişmend diyor ki: "Sultan Vahidüddin. Biraz okuyup yazmış. bu görgü tanıklarını doğrulamaktadır: "Vahidettin bu sözleri çok ağır fakat düzgün söylüyordu.1920 günlü mülakat hakkında rapor. Br. kendisini tamamen serbest gördükten ve bilhassa muhataplarının güvenilir adamlar olduğunu anladıktan sonra.." 92 • Rüyaya inanır. IV.7.. şahsiyetini olduğu gibi göstermekte artık sakınca görmüyor. (V.. Aramızda ciddi ve samimi sohbetler oldu.31. o dönemi bilenlerce anlaşılması kolay olan sebep ve şartların tesiri altında garip bir hal gösteren Veliaht.□ Almanya gezisine katılan M. ömrümün devr-i ahırında (son döneminde) bu bar-ı azimi (büyük yükü) vallahi. savaş ve baskıdan yılgın ve yanık halk. umutla karşılar.Jeschke. hakkında bilgi toplamak isteyen Fransız Dışişleri Bakanlığına. İstanbul'da [Çengelköy'deki köşkünde] ilk buluştuğumuz vakit. Hilafet.Yaradılışında hileye.C. 6 Temmuz 1918 günü bir not de bi an _8 . Ledoulx. entrikaya..Kemal de. gizli düzenlere.218." 89 □ Amiral de Robeck'in raporu: "Büyük bir karakter gücüne veya şahsiyete sahip olmamakla beraber çok samimi ve nazik bir zat olup oldukça zihni bir idrak de göstermektedir. adamlarını istihareye yatırıp geleceği keşfetmeye çalışır.. 21. □ Vahidettin diyor ki: "Eğer akilane (akıllıca). billahi. 229) • Ağzı sıkı. bir gün yeniden tahtına döneceğini umut eder.Gurbet Cehenneminde.. tallahi kabul etmezdim.93 • Birçok devlet işlerini gizlice yürütmeye meraklı. s." (G.23) • Sultan Reşat'tan sonra tahta çıkmasını.." 94 □ Tahta çıkınca. şöyle yazıyor: ". gördüğü bir rüyaya dayanarak. s. s. No. yeni Padişah için gerçekten talihsizlik olmuştur.Z..442)90 • Savaşın ağır bir yenilgiyle bitmesi ve acı sonuçları. s. karışık girişimlere düşkünlüğü olan Vahideddin Efendi. T. □ Anlaşılan eskiden beri gizli iş yapmaya eğilimi var ki Başkâtip H. [halkın] kendisini milli bir ümit timsali haline getiren bu ruh halinden yazık ki yararlanamadı.91 Ben milletin ateşli külü üzerine oturdum. Dritnavtlarıyla (büyük savaş gemileri ile) mücehhez (donatılmış) bir kuvvet karşısında bulunuyorum. s. tabir ettirir.8. İstanbul'u terk ettikten.

İzzet Paşaya tek bir kelime bile söyletmedi. ikincisini açmak istemez.Fuat Bey özetle şöyle diyor: "Bu baskı neden dolayı. yabancıların amansızlığından ve baskısından şikâyet eder. Açıkça mutlakiyetçi saltanattan yanadır.162). 210). benim için esrarla dolu bir konuşma olarak kalmıştır." 97 bi an _8 verir. .. "Her gün yüzlerce gizli yazı aldığını" söyler (s. Tabii Padişah. Şeyhülislam Musa Kazım Efendiye açıklamış.] Padişahın hiçbir şeyi olmadığı halde. bu kadar ustaca hasta rolü oynayışına hayran kalmıştım. görüyordum. Sesi de son derece gür ve sağlamdı. olumsuzdur.12. kim ve ne oldukları belli olmayan adamların. Bu konudaki görüşünü. [. Padişah yorgun. 27 Ocak 1919 günü.1918) kapatır. açılmasını engellemek mümkün olmayınca da hastalık bahane ederek açış konuşması yapmaktan kaçınır. Büyük bir şaşkınlığa uğradım. çağının bütün hükümdarlarının tersine. Çehresinde hastalıktan en küçük bir iz görülmüyordu. Hep kendisi konuştu. hatta İtilaf Devletleri (İngilizler. Biraz önce müthiş hasta görünen Padişah şimdi tamamiyle iyileşmişti.188.] İzzet Paşayı uğurlayarak tekrar Padişahın yanına döndüm.. Padişah böylelikle güya çok ustaca bir siyaset güttüğü kanaatindeydi." (s. Bu bakımdan parlamentonun yerine.95 □ Adına gelen yazıların açılmadan kendisine verilmesini emreder (Görüp İşittiklerim. benden gizli birçok kimselerin. mütarekeden az önce. [. Ali Fuat Beye. ilk seferinde. kimler tarafından ve hangi aracı ile yapılıyordu? Açıklamadığı için bu." 98 Meclis-i Mebusanı.240).182vd.) □ Başmabeynci Lütfi Bey daha açık yazmaktadır: "Mart 1919. bazı kimseleri gizlice özel dairesinde k abul eder. hükümetle haberleşmek için görevi bu olan A. Parlamento hakkındaki düşüncesi. en gerekli olduğu bir sırada (21. Padişahın huzuruna kabul edildiklerini duyuyor. Kısaca şö yle: "Şeriatte müşavere (danışma) varsa da danışılacak kimseler ancak ulema ve İslam büyükleridir.İzzet Paşa ile birlikte huzura girdik. vakitli vakitsiz.Fuat Beyi değil de adamı Refik Beyi kullanır (s.99 Ama onu da açılı- de □ "A. ağır ve muzda -rip görünmeye çalışan bir sesle İspanyol gribinden çok zahmet çekmekte olduğunu öyle bir halde ve öyle bir dilde anlattı ki buna ben de inandım ve gerçekten üzü ntü duydum. Notunda Vahidettin'i "içten pazarlıklı "diye nitelemektedir. s. Padişahça seçilecek üyelerden oluşan bir kurul kurmak gereklidir.• Rol yapması: • Meşrutiyetçi değil. bu kurulun verec eği kararlarla bağlı olmayacaktır. yerinde göreceğiz. Fransızlar vb) uyruğundan. bazı temasları gizlice yürütür (s. Başmabeynci olduğum halde. A. Eski Sadrazamı görünce Padişahın takındığı tavır ve hareket dikkatimi çekti." 96 Bu gizli ilişkilerin ayrıntısını. 181). Sarayda nizamsızlık (kuralsızlık) ve intizamsızlık (düzensizlik) günden güne ve hissedilir şekilde artmaktaydı.

Vahidettin'in daha şehzade iken bir 'takım' kurduğunu ve siyasi olaylara karıştığını ileri sürmektedir. İstanbul Hükümetleri. gücünü yitirecek. İstanbul yönetimi.101 Bu çağdışı tutumu yüzünden. (Görüp İşittiklerim. gırtlağına kadar günlük siyasete gömülmüş din adamlarından. Osmanlı Meclisi tarihe gömül ecektir.105 □ Lütfi Simavi.197)108 bi an Hürriyet ve İtilaf." (s. ülkeyi Meclise dayanmayan. Damat Ferit'in de bir ara Başkan olduğu108 bu partinin.100 Olaylar ve belgeler. s. Hükümetlerin kuruluşuna ve işine karışır. Arnavutları isyana teşvik ettiğimi ben kendi elimle yazdım. • İttihat ve Terakki Partisi'nin amansız bir düşmanı. Kurtuluş Savaşı dönemindeki tutumunu. (Sina Akşin. Veliaht ve Padişahtır.374. Vahidettin'in.218) Çağın baskın eğiliminin milliyetçilik olduğunu bir türlü kavrayamayan çevresi gibi o da Milli Mücadele'yi.şından 3 ay sonra.. Derviş Vahdeti'nin karanlık derneğine de üye olduğu anlaşılıyor. 1911'de. çok kısa bir süre sonra. taraf tutmuş ilk Şehzade. bu işe el koymasını -açıkçası Rusya'nın Osmanlı Devleti'ne saldırmasını. Onunla İttihatçılar aleyhinde anlaştık. tabansız ve devre dışı kalacaktır. Arnavutluk'ta isyan yapacak. 11 Nisan 1920'de kapatacak. İttihat ve Terakki iktidarının Türkiye'yi mahvettiğinden söz ederek.107 Derviş Vahdetinin mahkemede verdiği ifadeye göre. partinin liderlerinden Sadık Bey hakkında şu bilgiyi vermektedir: _8 . [. devletin yargı hak ve yetkisine bir tecavüz olduğunu düşünmez. Vahidettinci bir yazardan dinleyelim: de "Yunan idaresine geçen Selanik'e giderek. bir İttihatçı hareketi ve bolşeviklik olarak gör ecek ve sonuna kadar da bu saplantısını sürdürecektir.104 • Hürriyet ve İtilaf Partisine yakınlığı: □ Hürriyet ve İtilaf Partisinin kurucularından ve üyelerinin çoğu gibi eski bir İttihatçı olan Dr.102 Damat adaylarının bile 'İttihatçılığa bulaşmamış olmasına" çok önem vermiştir. s.istemişti. İttihatçılar hükümetini devirdik. dolayısıyla yalnız saraya bağlı hükümetlerle yönetmek istediğini gösteriyor. oradan Rus İmparatoruna bir telgraf çekmiş." (s. Bu kusur değil iftiharım sebebidir. 378) Mahmut Şevket Paşa.Rıza Nur da anılarında şöyle yazıyor: "Yakovalı Rıza Bey Sinop'ta sürgündü.] Gidip katıldı.38) Kısacası günlük politikaya karışmış.37. İngilizler tarafından tutuklanıp Malta'ya götürülmelerini.103 İttihatçıların. sırf İttihat ve Terakki iktidarını devirmek amacıyla biraraya gelen. en ileri batıcılık yanlılarına kadar her çeşit muhaliften oluşmuş bir tepki partisi. Kaçıracağım. gidecek. tersine "hayırlı bir iş" olarak değerlendirir.

General Milne'in 16 Aralık 1918 günlü raporunun özetini aktarıyorum: □ "Padişah." (V.2029-2094)110 □ A. sonra devleti teslim etti.Ferit'in Dahiliye Nazırı): "Altıncı Mehmet. Pek uzun olan tırnaklarından herkes iğrenirdi. Vahidettin'in ablası Mediha Sul-tan'ın ikinci kocasıdır. İttihatçıların kendilerine zulmettiğini iddia eden Ermenilerle birlikte hareket edip onlara katıldıkları gibi. Türkiye'nin idaresini mümkün olduğu kadar çabuk ele alması için Britanya Hükümetinden istirhamda bulundu. dıştaki düşmanlarla ortaklaşa yürüttükleri kin harekâtının parolası. düşmanlarımızla aynı seviyede ve hizada görünmekten bile çekinmemişlerdir. kolay tatmin olacağa be nzemiyordu.109 işte böyle uğursuz ve işbirlikçi bir parti. Onunla Vahideddin arasındaki ilişkiyi. İngiliz emelleriyle inanılmayacak uygunluğa bakınız: İstanbul'un işgali karşısında Hürriyet ve İtilaf Partisi. □ İ. [ikincisi dünürü Tevfik Paşadır]. öyleyse kendisine ihanet etmesi düşünülemez. İntikam duygusu iliklerine işlemiş olan bu zümre.111 Ferit Paşa. Son Bozgun. İltifat görmeyince bu sefer ona da düşman oldu. güvenilir ancak iki kişi bulabilmişti. Şimdilik. Hürriyet ve İtilaf Partisinin kuruluş çalışmalarına katıldı. Meclisin İttihatçılar tarafından seçilmiş olması sebebiyle dağıtılmasını isteyen İngilizlerle de aynı şekilde düşünüyorlardı. tek üzüntüsünün. s. İngiliz Belgeleri. 1. Bunlardan birincisi eniştesi Ferit Paşa. İçteki muhaliflerin. Britanya memurlarının kontrol maksadıyla memleket içine gönderilmesini ve Britanya subaylarının idareye yardımda bulunmalarını rica etti. Bu görüşle Damat Ferit Paşaya sarılarak İttihat hükümetinin düş- de bi • Sadrazam Damat Ferit Paşa: an Bu konu. omuz üzerinde baş bırakmamak' olmuştu. görgü tanıklarının yardımıyla izleyelim. • Vahidettin'in İngilizciliği: Vahidettin'in." (Jeschke.4) _8 .. S. Üçüncü Bölümde geniş olarak ele alınacak. Son Sadrazam Tevfik Paşa Ferit'ten 'yalancı' diye söz ederdi. böyle bir önlemin bu denli geciktirilmesinden doğduğunu açıklıyordu.. Abdülme-cit'in damadı olduğu için Sultan Aziz koluna. tayin edilmeyince Abdü lhamit'e gücendi.112 İttihatçıların da.□ "Hürriyet ve İtilafçılar. s. Ala frangalıkta frenkleri de geçmişti." (Son Sadra-"zamlar. Kemal İnal: "[özettir] Ferit Paşa. yoğun ve ciddi uyarılara rağmen beş kez Sadrazamlığa getirdiği Damat Ferit'i de tanımak gerekiyor.M.96) Vahidettin'in şehzadeliğinden beri yakınlık duyduğu parti. özellikle Veliaht Abdülmecit'e uzak. Vahidettin de eskiden ‗inelun' derdi. 1853 doğumludur. İttihat ve Terakki Derneğine yaranmak ve bu yolla büyük bir makam yakalamak için derneğin meddahı kesildi.C.. Damat olunca Londra Elçiliğini istedi. Reşit (Rey) Bey (D. ‗inemlekette İttihatçılardan taş üzerinde taş. sevincini gizlemiyor. bugünü ve geleceği Vahidettin'in varlığına bağlı. Hürriyet ve İtilaf Partisi yandaşı olduğu için dışladığı bir adam.Vakkasoğlu.

115 Ferit Paşa hakkındaki bu derece tutkunluğunun sebeblerini anlayamamışımdır. Ne kimsenin Padişah ile görüşmesini. Dar bir saray muhiti içinde otuz şu kadar yıl yaşadığı için dünyadan kesinlikle haberi yoktu... hareketi cali (yapmacık). düşüncesi kısa. önüne çıkmaları kendisi için bir felaket oldu. 531) □ Ali Fuat Türkgeldi: "[Vahidettin'in yakın adamı olan] Refik Beyden işittiğime göre Padişah şehzadeliğinde. eniştesinin elinde daima bir kötülük aracı (asli: alet-i şer) olmaktan kendini kurtaramadı. bunlar bir saç ayağıdır: Biri bizim hemş ire (Damat Ferit'in eşi Mediha Sultan).. 'Danıştay'ı hiç idare edemem.Kemal İnal: de bi an _8 . daha kolaymış gibi Sadr azamlığı kabul etti. ben [önemli bir] işte bulunmadım. Vahdettin tahta çıktıktan bir süre sonra.. S. 2079)113 □ Ali Fuat Türkgeldi: "Ferit Paşa mütelevvin-ül mizaç (değişken mizaçlı).") □ Lütfi Simavi: "Vaktiyle 'kız kardeşini bu adama vermekle budalalık ettiğini' yakınlarına söylediğini duyduğum Padişah. Damat Ferit.. Makam tutkunu olduğunu ve kendine çok güvendiğini fark ettim. rica ederim ısrar buyurmayın' dedi..43. Öyle bir zamanda." (s. biri de -Mediha Sultanın ilk eşinden olan.. ondan sonra da kendisini Sadrazamlığa getirmiştir. onun büyük güvenini kazanmış ve onun gözünde memleketin en değerli devlet adamlarından biri imiş gibi görülmeye başlamıştı.. En büyük marifeti de gösterişi idi. ne bir yazı sunmasını ve ne de muhalif bir gazetenin Padişah tarafından görülmesini isterdi.." (s. Zeki olarak bildiğimiz. Bütün hali ve hareketleri incelenirse cahilliğine ek olarak teleyyün-ül dimaği ile malul (beyni sulanmış) olduğuna hükmetmek zaruri idi.273. bilgisi daha kısa idi.. son Sadrazam ve Padişahın dünürü): "[İlk] kabineyi kurmak için uğraşırken. Avrupa'nın umumi siyasi tarihini de bilmiyordu. orası nezaretler gibi değildir' dedim. Sami'ye de sevgi ve övgü ile davranmaktaydı.] Hali. 244) □ Tevfik Paşa (Okday. [." (S." (s.425.2037. devletin kanun ve düzenini bilmelidir. biri kocası Ferit Paşa. İ..oğlu Sami' dermiş. 'Aman efendim.2037. Ferit Paşa ile yardakçılarının. Tevfik Paşa kabinesinin devrilmesini dört gözle bekliyo rdu.Sadrazamlar'dan alıntı.. ben bilmiyorum. Ayan'da (senatoda) arkadaşımız olan Ferit Paşaya. 46. 'Siz de bir nezaret (nazırlık/bakanlık) kabul etseniz' dedim. 'Dünyada üç melun vardır. çünkü oraya başkanlık edecek kimse.. Adeta Hünkârı kendi tekeli altına almak isterdi. hiç olmazsa öyle görmek istediğimiz Su ltan Vahidettin.. 44.M.214. bir koca nezareti nasıl idare ederim' dedi.Kemal İnal'ın eki: "Sonra." (Son Sadrazamlar.. 276) □ Rıza Tevfik: "Damat Ferit Paşa." (s. bukalemun meşrep (her renge girer) bir adam olup bugün ak dediğine yarın kara der ve esas fikrinin ne olduğu bilinmezdi. 69) □ İ.mesine kadar eniştesi ile aile muhabbeti yapmış. s. gerçekten çok yazık ki.M. sonraları nedense fikrini değiştirmişti. 496. Olayların gelişiminden ve içinde bulunduğumuz durumdan tamamen habersizdi.. kendi taht ve tacını feda edecek derecede tutkunluk gösterdi.114 Oysa tahta çıkmasından sonra kızkardeşine saygı ve Ferit Paşaya karşı da.. Acemi cinci hoca gibi cinleri topladı da dağıtamadı. 'Danıştay Başkanlığını alınız.

Mesela Damat Ferit Paşa.. gerekse Fransızlar. tahsili orta derecede. kendi uydurması birtakım hayal ürünü tehlikelerle karşı karşıya bırakıp onu korkutmak suretiyle birtakım emellerine muvaffak olabildiğidir. her şeyden şüphelenen. İşin asıl tuhaf tarafı. yetenekçe ve ahlakça güvenilir ve halkın istediği biri değilse. muhakeme ve mantığı gayet bozuk ve yanlış. 4 Ekim 1920. Türk tarihinin Osmanlı kısmının en uğursuz. her kelimeyi ağzından ölçü ile çıkaran bu vehimli (kuruntulu) Hükümdar bütün bu safsatalara nasıl inanıyordu?"116 □ Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a. hele sağduyusu. Zira gerek İngilizler. 283) □ İ. Sultan Vahideddin Han gibi vesveseli... Toros dağlarından aşağıda (ötede) Türk mevcut olmadığını. Uzun boylu. söyleyecek kadar cehalet ve alçaklık göstermişti]."117 □ Dr." (s. bu realitedir. o kimseden çok Padişaha düşer. düşüncesini kanunların üstünde sayar bir adamdı. Padişahı şuna kesin olarak inandırmıştır ki İstanbu l'u işgalleri altında bulunduran düşmanlar ancak kendisi iş başında bulunduğu müddetçe yumuşak davranacaklardır ve şayet kendisi iktidardan uzakta bulunursa. açıklanması kabil olmayan bir haldir. benim gibi Padişahın damadı sıfatıyla pek yakınında bulunanlar. kararsız. s. maddi ve manevi sorumluluk. s. çok gizli ve kişiye özel yazı: "Ferit. kendi düşüncesi gibi doğru düşünce dü nyada yok zanneder. devlet ve millete türlü zararlar vereceğinden."Böyle bir adamdan devlete ve millete hizmet bekleyenler de. hatta bendeganının (yakın adamlarının) ve yaverlerinin büyük bir çoğunluğu da hiçbir vakit anlayamamışlardır.Rıza Nur: "Ferit Paşa. irfan ve iz'anda onun gibi olduklarını kanıtlarlar. 'Sultana etki eden tek insan olduğunu' söylüyor.. pek müstebit ve mütehakkim. her türlü usul ve kanuna hiç uymaz. bir şeyden şüpheleniyorduk: Bu da Enişte Paşanın. Şu kadar ki. Paris Konferansında. gayet kendini beğenmiş. Hünkârı. fakat gayet mağrur.." (TürkTarihi. henüz barış yapmamış düşmanlar gayet insafsız hareket edecek. her kim olursa olsun.C. 190) de bi an _8 . Başkâtibinin yaradılış itibariyle zekâsından bahsettiği Sultan Vahideddin'in bu gözbağcılığa bütün varlığı ile inanması. Çünkü seçtiği kimse akılca. Vahideddin'in ona olan sevgi ve güveninin azalmam ası. Bu zatı yakından tanırım.2051. Türkiye'ye kan kusturacaklardır. zekâsı sınırlı. Hükümetin başına getirilecek kimsenin her türlü üstün nitelikleri olan seçkin biri olmasına dikkat e tmek Padişahın en önemli görevidir. 2053) □ Hüseyin Kazım Kadri: "Damat Ferit'in başarısızlığı ve cahilliği ve tecrübesizliği ile her işte üzülecek duruma düştüğü ardarda anlaşılmış ve çevresinden de yararlanmaya kabiliyet gösteremediği ve Padişahı da sorumluluklarına ortak etmekten uzak kalmadığı defalarca görülmüş iken." (Son Sadr azamlar. 171. İşte Enişte Paşanın Sultan Vahideddin Han'ın gözleri önünde canlandırdığı umacı. bizler gibi yakınları da. eniştesinin bu oyununa gelmesidir. aklı başında vükelası da (vekilleri de). en hain bir siması olmuştur.. 1.. devlet dizginlerini onun idare etmesini arzulamaktadırlar. ancak ve ancak kendisine itimat etmekte..Hakkı (Okday): "Kayınpederim Sultan Vahideddin'in Ferit Paşa hakkındaki anlaşılmaz bağlılığını.

"118 □ Nihal Atsız: "Damat Ferit Paşayı birkaç defa sadrazamlığa getirmiştir. burada izahı imkânsız olan çeşitli sebeplerle çok hatalı bir politika takip etmiştir.122 Sultan Vahideddin.. Osmanlı yıkılışının en mühim sebeblerinden olan yoz ve çürümüş devşirme ruhunu her manasıyla sürdüren bu vatansız ve imansız Balkan serserisinin. hatta ne de Damat Ferit Paşa idi.Vahidettinci yazarların bu konudaki kanıları da şöyle: □ İ. ‗inelun' diye andığı bir insanı birkaç kere sadrazamlık makamına getirmiş olması elbette sebebsiz değildir. İmparatorluğumuzun son yıllarında devlet idaresine -maalesef. Damat Ferit'i savunan. olanca çıplaklığı ile tespit edilip ayrı bir kitapta toplanmalı ve ibret belgesi olarak evlatlarımıza okutulmalıdır. bugün olanca dehşetiyle gözler önündedir ve bilinen gerçek. işgal kuvvetleri elinde bir nevi kukla durumundaydı.. Su ltan Vahidüddin'in zekâsıyla bağdaştırmak kabil değildir. nasıl olup da Sultan Vahidüddin'e o kadar sokulup etkilemiş olduğuna hayret etmemek ve bu hali. İngilizlere uşaklık ettiğidir.121 Hükümeti bu duruma getirenler de ne Sultan Vahideddin. Allahın inayetiyle zafere ulaşması üzerine Damat Ferit İstanbul'da barınamamış ve 1922 yılının 22 Eylül Cuma günü gizlice yurt dışına kaçmış. Damat Ferit Paşanın Osmanlı Devleti'ne sadrazamlık değil. toplam bir sene..Hami Danişmend: "Sultan Vahidüddin'in eniştesi. Diyor ki: "Vahideddin'in etrafı içinde en sorumlu ve hatalı olanlardan biri Damat Ferit 'tir. İhtimal ki İngilizlerin baskısı ile onu sadrazam yapmıştır. zekâsının kıtlığı ve şahsi kinlerini öne katması yüzünden devletin işlerini çıkmaza sokmuş.hakim olan bu Balkan serserisinin bütün hayatı. Damat Ferit'i bilhassa de bi an _8 . ana-baba bir kardeşi olan Mediha Sultanın uğursuz kocası Arnavut Damat Ferit Paşadır. Bugün kabahati bunlara yıkan kalemşor ve politik acıların üstadları olan İttihatçılardı. Bunu anlamak güçtür.' [. Sultan Vahideddin'in... O zaman hükümet.. Çünkü Damat Ferit'ten nefret ettiği malumdur. □ İlki Kadir Mısıroğlu. Gerçekten gayet bilgili ve kuvvetli bir şahsiyete sahip olan Damat Ferit Paşa. öyle bir zamanda memleketin başına.. s. Sultan Vahideddin'in ‗inelun' dediği Damat Ferit serserisine niçin devlet idaresini teslim ettiği karanlıktır ama Damat Paşanın bütün mel'unlukları.. hem devleti bu hale koydu.. hainliğini k abul etmeyen sadece iki kişi var. Sultan Vahdeddin'in de felaketini hazırlamıştır. 6 Ekim 1923 günü Nis şehrinde gebermiştir. sekiz gündür. şu olmuştur: 'Çapkın. Sultan Vahidüddin'in hiçbir surette örtbas edilemeyecek en büyük hatası. Damat Ferit serserisinin kaçtığını duyduğunda söylediği söz. bir ay.. Bu beş sadrazamlığındaki korkunç uygulamaların ayrıntılarına bu kitabın sayfaları müsait değildir.86) □ Mustafa Müftüoğlu: "Damat Ferit beş kere sadrazamlık yapmıştır ve sadrazamlık süresi.119 Bu Damat Ferit Paşa. hem gitti. O devrin pek buhranlı olan şartlarının geti rdiği şaşkınlık ve zorunlukların tahlil ve münakaşasına bu eserde imkân yoktur." (Türk Ülküsü."120 • Yakın tarihimizle ilgilenenler arasında..] Milli Kıyam'ın. katiyyen hain olmamakla beraber. ne mal olduğunu çok iyi bildiği Damat Ferit gibi bir kâbusu musallat etmesi ve her dediğ ini kabul edivermesidir.

Damat Ferit hain değilmiş ama zavallı adamcağız. Ankara Hükümetini değil. Diğer taraftan."125 (Sarıklı Mücahitler. daha bir müddet meraklı safh alar arzederek devam etmiştir. Aynur Mısıroğlu: "Damat Ferit Paşa bu bildiride ifade edildiği gibi asla 'hain' değildir. Bu traji-komik iddiayı uzatmanın bir anlamı yok. _8 . elinden her türlü selahiyet ve iktidarı fiilen alınmış bir Hükümdar.Abdülhamid'in kızı Şadiye Osmanoğlu. İkinci ve Üçüncü Bölümlerde ele alınacak. Sultan Reşat'ın özel kasalarındaki parayı saydırmakta olduğu- de bi • Vahidettin'in parayla ilgisi hayli tartışmalı. Damat Ferit Paşanın riyasetindeki hükümetin birçok icraatına icabında karşı çıkmak suretiyle. an İngilizlerin zoruyla işbaşında tutmuştur. s. Çanta Beylerbeyi'nde mühürlü olarak bir iki ay kalmıştı. Padişah bu zatlara haremdeki (Padişahın özel dairesi) ve mabeyindeki (Padişahın resmi dairesi) kasaların içinde bulunan eşya ve mücevherler hakkında bilgi ve emirler vermekte idi. M. M.40-42) □ İkincisi ise. onların asıl maksatlarının.(!) Hükümet merkezi işgal edilmiş. Damat Ferit'in yaptığı bu küçük yanlışlıklar (!) da. her nasılsa İngilizlere inanmış.124 Üstelik o. bilhassa başta geliyordu.□ Bu konudaki ilk tanık II. Anılarında diyor ki: "[Babamın] Beylerbeyi Sarayında. İstanbul Hükümetini suçlu duruma sokarak Hilafetin yıkılmasını temin etmek (sağlamak) olduğunu anlamakta çok geç kalmıştır.Kemal-İngiliz gizli anlaşması da. 126 Belki siyasetinin yanlış ve hatalı tarafları vardır. gerçek hilafına." 128 □ Lütfi Simavi de anılarında. Hanedan Meclisi de her şeyi bırakmış su çantasının bizim elimize geçmesine engel olacak birtakım itirazlar icat ediyordu. bunların arasında. böyle bir zor altında. Herkes tarafından muhteviyatı (içindekiler) merak ediliyor ve bir an önce açılması aile efradı (üyeleri) tarafından arzu ediliyordu. M. şahsiyet ve vatanseverliğini mümkün olduğu kadar göstermekten de geri kalmamıştır. s. Bu zatlar huzurdan çıktıktan sonra yalnız kaldık. Damat Ferit Paşa.69) Mısıroğlu ailesine kalırsa." (Kuva-yı Milliye'nin Kadın Kahramanları. Sultan Vahidettin.Kemal Paşa ve Kuva-yı Milliye'ye karşı görünmelerinden doğmuştur. "Vahidettin Efendinin Paraya Karşı Olan Aşırı Sevgisi" başlığı altında şöyle yazıyor: "Bir iş için Padişahın (Vahidettin) huzuruna çıktığım zaman orada Başkâtip Ali Fuat Bey ile Hazine-yi Hassa (Hanedan hazinesi) Genel Müdürü Refik Beyi buldum.Kemal ile İngilizler arasındaki gizli anlaşmayı (!) bilmediği için belki bazı yanlışlıklar yapmışmış.127 Bunlar da İngilizlerin. Ferit Paşayı sadrazamlığa getirmiş bulunmaktan dolayı kınanamaz. çantanın dedikodusu mübalağalı şekilde sarayın hademelerine kadar kulaktan kulağa yayılmıştı. Sultan Vahidettin. vefat ettiği odada bulunan eşyalar arasındaki (içi mücevher dolu] 'su çantasının' hikâyesi.123 Birçok kereler onu bu makamdan uzaklaştırmışsa da işgal kuvvetlerinin zorlaması ile yeniden tayine mecbur ka lmıştır.

3. bununla birtakım saray eşyası ve sofra t akımları yaptırdığını büyük bir şaşkınlık içinde öğrendim.H. bilinmez bir sona gittiği halde. şahsi (kişisel) mirası mahiyetinde.000 lira idi. eğer şimdi yanlış hatırlamıyorsam. hazine dairesine iade ettikten sonra firar ettiği (kaçtığı).] verilmesi hem kanunun. babası Sultan Mecid'in murassa ve ortasında dikdörtgen şeklinde pırlanta büyük bir taş bulunan sorgucu da vardır."129 Buna karşılık İ. memleketten kaçarken. bunun üzerinde durmak istemiyorum. Halbuki gerçek. [. Vahideddin isteseydi bu usulü tatbik etmek suretiyle bütün Hazine-yi Hümayun'u beraberinde götürebilirdi.000'i altın ve kalanı banknot (kâğıt para) olarak 30.Danişmend şöyle diyor: □ "Bu son Osmanlı Padişahının muhtelif taksiratı (kusurları) içinde para ve umumiyetle servet hırsından da bahsedilir. yeryüzünde misli pek az bulunabilecek kadar namusludur. Dünyanın bütün kanunları baba malını evlada verdiği halde Sultan Vahidüddin'in bunları götürmeye tenezzül etmemesi. buna benzer olayların geçeceğini aklıma bile getirmezdim. Buna dair Hazine-yi Hassada elbet bir kayıt olmalıdır. devletin kendisine verdiği ödenekten biriktirilmiş paralarla meydana gelmişti. de bi an _8 . onun kanuni mirasçılarına vermeyip kendi keyfince harcadığını. Bu müh im meziyetinin en büyük delili.. efsanevi bir namus ve istikamet (doğruluk)eseridir. o sırada oturduğu Yıldız Sarayında ve yanında bulunan musanna (sanat eseri) ve murassa (değerli taşlarla bezeli) bir altın çekmeceyi. Altıncı Mehmet'in bırakıp gittiği muhteşem mücevherler içinde. Çadırda yaşayan kabile ve aşiret reislerinin. resmi soruşturmayla sabit olmuştur.. O böyle yapmadığı gibi yanındaki kıymetli eşyaları da oraya teslim edip daha evvel bunlar için verdiği makbuzu geri almak yolunu tutmuştur. şahsi miras olarak padişahtan padişaha geçen Hazine-yi Humayun'a (Saltanat hazinesine) katiyyen dokunmamış ve hatta öz babasına ait olan kıymetli eşyaya bile el sürmeyip hepsini millete bırakmış olmasında gösterilebilir.] Padişahlar resmen bir makbuz vermek suretiyle Hazine-yi Hümayun'daki her şeyi getirtip yanlarında alakoyabilirlerdi. hem şeriatın emrettiği açık bir gerçekti. bugüne kadar yazılıp söylenenlerin tamamen aksinedir." (K.Mısıroğlu. [. haremdeki kasanın anahtarlarının ağabeyinin ölümünden ancak bir hafta sonra bulunmasının kendisinde bazı kuşkular uyandırdığını bildirdi. malî ahlak bakımından Sultan Vahidüddin. babasından kendisine intikal eden her şeyi bile Hazine-yi Hümayun'a göndermiştir. Kasalardan çıkan paranın miktarı. Birçok siyasi hatalarına karşılık. Memleketten pek haklı sebeblerle ayrılırken. emirlerindeki insanların her türlü mal ve mülküne sahip çıktıklarını bilirdim ama koskoca Osmanlı hanedanında. Onun mirasının oğullarına [.. Bir zamanlar Altıncı Mehmet sözündeki 'altıncı' kelimesinden kinaye olarak altın seven adam manası çıkarılmak suretiyle itham edilmiştir."130 Danişmend'in yaklaşımını paylaşan günümüz Vahidettincileri de şöyle yazıyorlar: □ "Sultan Vahideddin'in birçok meziyeti yanında bir de efsanevi dürüstlüğünü belirtmek icap eder. Sultan Reşat'a ait bulunan bu para ve mücevhe rler. Altıncı Mehmet bu kadarla da yetinmemiş. Sultan Vahidettin'in ağabeyinden kalan bu parayı.nu.] Bu doğru değildir.. Bunlara neden saygı gösterilmedi..

Bu Hazine kayıtsız şartsız milletin malıdır.11. vardır. 30. Hüküm süren Sultan."132 □ "[Vahidüddin Han] Malaya zırhlısına binerken eşsiz devlet hazinesinden bir kıl dahi almamak soyluluğunu göstermişti.Osmanoğulları'nın Dramı. 18. savaş ganimetleri. Tarihçi Ubucini diyor ki: ". Osmanlı devlet düzeni ve töresi ile zerre kadar ilgisi yoktur. devlet hazinesi demek olan Hazine-yi Birun. Bunlar sizin malınızdır. belki de üç milyona alıcısı hazırdır. şahsi malımızdır.11. saltanat makamına aittir. 'Padişahım! Hazine-yi Hümayununuzdaki bütün eşya. Saray Hazinesinden çaldığı dört buçuk milyon altın vardı. ötekuse İ. 'Bu Gözler Neler Gördü?'. Fakat ecdadım bu milletin hükümdarları olmasalardı. bugünün parasıyla (!) elli bin lira para ile gitmiştir.ı Mübareke' ile Yavuz Selim'den beri sıkı bir kayıt altına alınmış olan değerli eşyalar. İ. s. Hiç olmazsa bunu bir ihtiyat olarak yanınızda alıkoymanız doğru değil midir?' [ dediler. Saltanat Hazinesinde.' " (R. Bunlar. makbuzunu getirterek yine Hazineye iade etmişti. Tercüman gazetesi. Halbuki Napolyon [kaçarken] yanındaki sandıklarda. Roma'dan altın mahfazayı Beytülmale (hazineye) ait olduğu için İstanbul'a geri iade etti (Ne Türkçe).Danişmend'in ve izleyicilerinin iddia ettikleri gibi Padişaha değil. ecdadınıza ve hanedanınıza hediye edilen eşyadır. Milyonları bile götürmesi işten değilken. hesabını kimseye vermekle mükellef olmadığımız. onlara kim bu hediyeleri verirdi? Binaenaleyh bu kıymet biçilmez eşyada benim kadar milletin de hakkı vardır. İ.H. Eskiden para da bulunurmuş. 95) □ "Sultan Vahideddin İstanbul'dan çıkmadan evvel. O zaman yakınları. kişisel malı olarak anlatıyor ve buna uygun sonuçlar çıkarıyor. bu yazarların gittikçe köpürterek yazdıkları yazıların da.] Sultan Vahdeddin şu cevabı verdi: 'Haklısınız. Oysa.Nazif Tepedelenlioğlu. padişah yadigârları vb. Padişahın babadan kalma. Bir padişahın bu hazineyi dilediği gibi kullanma yetkisi yoktur.1969) □ "Giderken Hazine'den hemen hemen kendine ait eşyalar dışında hiçbir şey almadı. 'Emanat."131 □ "[Vahideddin] tamamen Padişaha ait olan Hazine-yi Hassa'dan bir kuruş almadığı gibi baba yadigârı elmaslı bir sorguç ile altın bir çekmeceyi makbuz karşılığı bırakarak gitmiştir. bu hazinenin sadece mutemedidir (güvenilir koruyucusu). padişahlara gelen armağanlar.Danişmend'in ifadesinin de.H.1966) Görülüyor ki İ. Hami Danişmend. Neden mi? Çünkü Osmanlı Devletinde iki hazine vardı: Biri.. Hazine-yi Humayun'daki her şeyi. Ben bu ih aneti kabul edemem. bazı eşyayı ancak geçici olarak ve makbuz karşılığı saraya aldıra- de bi an _8 .Danişmend'in ve öteki Vahidettinci yazarların söz konusu ettikleri Hazine-yi Enderun yani iç hazine..H.Cevat Ulunay. Son anda yolda okumak için istediği Kuran-ı Kerim'in altın bir mahfaza içinde olduğunu öğrenince." (N." 133 Padişah. Yeni İstiklal gazetesi. Hazine-yi Hümayun'dan makbuz mukabilinde 'Kıyametname' adlı kitabı getirtmiş ve minyatürleri iki milyon değerinde olan eseri. Bu hazine. yani dış hazine. saltanat hazinesi. Hükümdarlar tarafından. Geri yollamak istediğiniz kitabın iki. Öteki yazarlar da bu ifadeye kapılıp coşmuşlar.

gelmişse miktarını bilmiyoruz. saltanat mülklerinden gelir gelip gelmediğini.181) Tabii Vahidettin'e de aynı ödenek verilmiştir. Hazine odalarına giriş çıkış bile çok ayrıntılı kurallara bağlanmıştır. Oysa son zamanlardaki en müsrif padişahlar bile içten ve dıştan borç almış ama bu hazinedeki değerlere el uzatmamışlardır. "Babasının elmaslı sorgucunu almamış". Ağabeyi Sultan Reşat'ın aylık ödeneği 20. Bu geliri yok saysak bile Vahidettin'in aylık ödeneği. çok zengindi. 500 yıllık saltanat ve devlet töresinin cahili mi ki "Bunlar. Vahidettin. Her şey kayda geçer.Z. geçici olarak yanında bulunan ve Hazine-yi Hümayun'a ait olan altın çekmeceyi. Vahidettin.000 altın (yaklaşık 40 tri lyon lira) ödenek almış demektir. Bu değişmez töre sayesindedir ki 500 yıllık Hazine-yi Hümayun. Çünkü ihtiyacı yoktu. Peki.Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi koca Hazine'nin tümünü değilse de.hırsız denilirdi. anlaşılan aile içi para ilişkilerinde zayıf ama töreye karşı dikkatli. yanında kâğıt para '50 bin' lira. hem Vahidettin'e saygısızlıktır. saltanata ait bir müze-hazinedir.137 Ama o zaman ona da -Napolyon gibi. yükte hafif. Durum bu iken. 'küçük bir cep harçlığı' ile ay- de bi an _8 . "Hazineye dokunmamış".bilir. Samiha Ayverdi.140 H." (Saray ve Ötesi. • İstanbul'dan ne kadar para ile ayrıldı? Bu konusundaki iddialar çeşitli.000 altındır.142 T.000 altın'.020.M. Kur'an mahfazasını geri vermesi doğal bir olaydır. Ancak -ödenek ve mülklerle ilgili işlemleri yapan. Kıyametname'yi. toplam 1. ötekiler de gözü kapalı inanıyor.138 Zaten Hazine-yi Hümayundan bir şeyler alıp götürmesi de gereksizdi. her padişahın dilediği gibi kullanabileceği bir baba mirası değil.141 Refi Cevat Ulunay '20.000 İngiliz lirası'143 aldığını ileri sürüyorlar. "Milyonları bile götürmesi işten değildi" gibi dayanaksız ve yavan cümleler. 1918 Temmuzundan 1922 yılı Kasım ayına kadar 51 ay tahtta kaldığına göre devletten. pek müreffeh ve pek muntazam bir saray hayatına yetti. s. Kapı yüzlerce yıllık töre gereği Yavuz Sultan Selim'in mührüyle mühürlenir. Vahidettin istese.Uşaklıgil özetle şöyle diyor: "Sultan Reşat'a verilen aylık ödenek ve bu mülklerden gelen gelirler birleşince.Hazine-yi Hassa Genel Müdürlüğünün kayıtları yayımlanmadığı için mütarekeden sonra.134 Kısacası bu hazine. hesabını kimseye vermekle mükellef olmadığımız şahsi malımızdır" demiş olsun? Besbelli ki Refi Cevat Ulunay uyduruyor.135 Öyle olmasa bu görkemli hazineden geriye bir efsane kalırdı. "İstese bütün Hazine-yi Hümayun'u beraberinde götürebilirdi". bozulmaz töre gereğidir. Kızı Sabiha Sultan.139 Buna ek olarak saltanat mülklerinden gelen gelirler de vardır. hem Osmanlı gerçeğine. bugünün (1995 Temmuz) parasıyla (1 Reşat altını = 4 milyon lira) en azından 80 milyar lira tutuyor. söz konusu nesneleri birlikte götüremez miydi? K. Göztepe '35. Topkapı Sarayı'nda duruyor!136 Bu yüzden Vahidettin'in. pahada ağır bazı şeyleri pekâlâ götürebilirdi.

000 altın' bulunduğunu açıklamaktadır. düşman bu propagandayı yaparken o.272) Hüseyin Avni (Ulaş.Dönem Zabıt Ceridesi. paragrafında. Yanına aldığı paranın miktarı hakkında Vahidettin bir açıklama yapmamış148 tır. Buna Mediha Sultan ile Kral Hüseyin'in. ilerde ayrıntısını göreceğimiz desteklerini de eklersek. Evet yalnız Bolu hadisesi de bi an rıldığını yazıyor. 40 odalı köşkün kirası. Meclis Başkanlığına resmi olarak yazdığı iki yazı. o tantanalı sürgün hayatı yaşanamazdı.000 altın bulunuyor. Evet canidir! Çünkü bunca kıyım yapan Yunan ordusu. Durumu görmüş. Kurtuluş Savaşı ile ilişkisi ise. Zaten buna yakın bir parası olmasa. 24. bacağı kırılsaydı da saltanat şûrasında Sevres Andlaşmasını kabul için ayağa kalkmasaydı. kendini yıllarca Halife ordusu diye tanıttı. Tevfik Paşa makam-ı hilafetten bahsediyor! Makam-ı hilafet nerede? Vahidettin. din bilginleridir). Vahidettin. Ankara'ya göndermiştir!149 Milletin aleyhinde hareket eden bu kişiler haindir!" (I. _8 . Tütüncübaşı Şükrü Beyin verdiği oldukça makul bilgiyi esas alırsak. 'Y unan ordusu neden Halife ordusu oluyormuş?' demek cesaretini gösteremedi. saltanat ve İstanbul hükümetleri hakkındaki kanı ve düşüncelerini özetle ve sadeleştirerek aktaracağım.Reşat Paşa tarafından taşındığı ve 'Sultan Vahdeddin'in bütün nakdî servetini (parasını) ihtiva ettiği söylenen bir el çantasına'147 152 kilo altın sığar mı? 152 kilo ağırlığı.146 Dr. bir İngiliz bankasındaki hesabında da 20. O gün konuşan milletvekillerinin (Efendi ve Hoca diye anılacak olanlar. Antalya): "O tahtta oturan kimsenin (Vahidettin) cani olduğunu bilemiyorduk. bir el çantası ve bir kişi taşıyabilir mi? Bu tür hesapsız iddialara. Saltanatın kaldırılması ve Vahidettin'in hain ilan edilmesi 30 Ekim 1922 Pazartesi günü. R.3. San Remo'daki villada yaşayan 40 kişinin yiyip içmesi. 50.Kemal Paşaya özel.000 lira kâğıt para ya da küçük bir cep harçlığı ile karşılanamaz. temsilcilerini İstanbul'a değil. İslam alemi kör değil. Ama bu kadar para. C. • Vahidettin'in cesareti. s.144 Tütüncübaşı Şükrü ise. Vahidettin'in yanında ve hesabında 23. Çoğu da inandırıcı değil.Cevat Ulunay 20-000 altın diyor ki 152 kilo eder. son sadrazam Tevfik Paşanın M. ilerde de tanık olacağız. Vahdettin‘in kullandığı gurbet parası 140 milyarı geçiyor. yaver Zeki'nin lükse ve kumara harcadıkları. TBMM'nde. Bu bile bugünün (1995) parasıyla 92 milyar lira eder. 25 kişilik hizmetli kadrosunun aylığı. Üçüncü Bölümde ele alınacak. Tevfik Paşa 'Ankara ile Bab-ı Ali arasında hakiki bir ikilik yoktur' diyor. bu bölümün 9. bir beyanname ile olsun. Vahidettin'in bazı maceracılara yardım için verdiği paralar.145 Biri ötekini tutmayan ifadeler. genel görüşme konusu olur. 'Vahidettin'in yanında 3.000 altın. Erzurum): "Türkiye halkı geçmişteki sisteme isyan etmiştir. üç buçuk yılda nasıl bitti? Bunun cevabını San Remo'da yaşanan gösterişli hayatı görünce bulacağız. Rasih Hoca (Kaplan.

memleketi alt üst edecek bir hale düşürecek yasa dışı sıfatlar takınmalarına. Halbuki bugün. kişiliğinin sonucudur. Anadolu milletine uzatmış ve İstanbul hükümetini lanetlemiştir.." (a.g. bize karşı silah kullansınlar diye kandıranlar. malikâne gibi zorla gasbedilmesi sonucu kullanılan cinayet mühürüdür.e. gerek Çanakkale'de. TBMM' nin kesin emriyle ve ilk fırsatta. İstiklal Mahkemesi ile bu adamlara gereken işlemi yapalım. bunun İslam aleminde büyük etki yapacağını' yazıyor. s.275) Rıza Nur (Sinop): "Türk milleti. Kendilerine verilecek cevap. hakkımızı istiyorduk. İstiklal Muharebesini yaparken ve İstanbul aleyhimize bir cihat fetvası çıkarmış iken. Yozgat hadiseleri sesleri) Sevres'i imza eden Bab-ı Ali değil mi? Tevfik Paşa sadrazam sıfatını kullanmak için hangi mühürü kullanıyor? O mührü kimden almıştır? (Vahidettin'den sesleri) O mühür benim memleketimin. Bu hareket. İslam kardeşlerimizi. vicdandan yoksun birtakım insanlar.278) K.e." (a. bu adamları lanetliyorlar.. Konya hadisesi vardır.g. vatana ihanet suçu işlediklerini bildirmektir!" de bi an _8 . bacakları kopmuş kardeşlerimiz. Bunlar idrakten. bu şerefli günlere iki yıl önce kavuşurduk. Tevfik Paşa.e. mescitlerimizi. doğuda İslam. TBMM hiçbir zaman fırsat vermeyecektir. ayakları. ellerini bize.. Müthiş bir esirlik çemberi altında olduğu için bu Padişahın böyle haince hareket ettiğini sanacak arkadaşlar bulunur. Bütün şehitlerimiz. Genel Savaşta cihad ilan edilmiş iken. gerek Irak'ta sürekli İslam askerleri ile savaşmak zorunda kaldım. Hilafet perdesi altında. 282) Müfit Efendi (Kurutluoğlu. Sevres Andlaşmasının üzerinde duruyor. Bir an önce. Gasp edilen hakkımızı geri almak ve yaşamaya layık bir millet olduğumuzu dünyaya ispat etmek için toplandık. doğudaki en uzak köşelere kadar fesat ellerini sal-masalardı. O mühür milletin idam kararını mühürledi. s. saltanat cinayetlerine kadar kapı açmalarına." (a. milletimizi şu alçağın (aslı: leîmin) adıyla kirletmemek için buna bir son verelim.281.(isyanı). İstiklal Savaşının başlangıcında. İstanbul'da oturan bir küçük zümredir.274. hatta benim birliklerimin. s. esirliğin gereği değil.. zavallı mabetlerimizi. 'eğer Bab-ı Âli barış konferansına gitmezse. bütün gazilerimiz. bütün İslam muhitinin mukaddesatına kayıtsız kalan Vahidettin'e biat ettiği için sağ elime nefretle bakıyorum. İsyan etmedik.g. kendi şahsım adına ve kumandan olarak söylüyorum." (a. üç yıl önce TBMM'ni toplayarak kararını vermiştir: Hakimiyet milletindir. Kırşehir): "İstanbul'dakiler bizi onlara karşı isyan etmiş olarak ilan ettiler..g. karargâhımın içine kadar Ferit Paşa melunu zehirli mektuplar göndermemiş olsaydı. yerine genç ve milli bir Türkiye devleti kurulmuştur ve bütün hakimiyet ondadır. s.e. (Gülmeler.Karabekir Paşa (Edirne): "Kötü ruhlar (asli: ervah-ı habise) gibi karşımıza çıkan bu adamlar. O halde Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış.280)150 Hacı İlyas Sami Efendi (Muş): "İslamın hayatına..

yakıştırması. (306 sayılı karar.e.. s. 292) Saltanatın kaldırılması hakkında Rıza Nur'un yazdığı önerinin gerekçesinde. Saray ve Babı Âli ile fiilen ve silahla ve bilinen çetin zorluklar ve acı yoksunluklar içinde savaşıma girişmiş ve bugünkü kurtuluş gününe ulaşmıştır.e. bu görüşmelerin ışığında.286) Nusret Efendi (Erzurum): "Bab-ı Âli ve Saray ölmüştür.(a. vermiştir.. 1/2 Kasım 1922 gecesi kesinleşir. Saray ve Bab-ı Âli'nin (hükümetin) bilgisizliği ve akılsızlığı yüzünden devlet. (Bravo. besmele ile taşlanmasını" önerir. s. "İstanbul hükümetinin. "İstanbul hükümetinin ve Vahidettin'in. (a. Anadolu'da.g.315) 152 Görülüyor ki Vahidettin'in hainliği. Saray ve Bab-ı Âli'nin hainliğini gördüğü zaman.291. Türk milleti...e. Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve gerçek sahibi olan Türk milleti. 285) Ali Fuat Paşa (Cebesoy. s. s. şaşkınlığa uğramış bulunuyoruz. Hal böyleyken. iftirası filan değil. Bence düşmanların da sonuncusu (Vahidettin) bugün halledilmelidir!" (a. (Karar sayısı 308) Karara sadece bir milletvekili muhalif kal-mıştır.e. sonunda tarihe karışmış bulunduğu bir anda.e. s. Türkiye'de Büyük Millet Meclisi ve onun hükümet ve ordularını oluşturarak.289)151 TBMM o gün. Kurtuluş Savâşı'nın kısa bir özeti yapılıyor.." (a. "Padişah ve İstanbul hükümeti hakkında koğuşturma yapılmasına" da karar verecektir.g.313) Saltanatın kaldırılması hakkındaki iki maddelik karar.g. Ankara): "Hâlâ İstanbul entrikası son bulmuyor. bir anayasa çıkararak. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararıdır. yaşa sesleri) Önce bu kişiyi tahtından indirelim!" (a. İstanbul'da düşmanlar ile işbirliği yapmış olanların. hem dış düşmanlarına karşı ayaklanmış ve hem de o düşmanlarla birleşip millet aleyhine harekete gelmiş olan Saray ve Bab-ı Âli'ye karşı mücadeleye atılarak. Bir bölümünü sadeleştirerek aktarıy orum: "Birkaç yüzyıldır. Bu karar kaldırılabilir mi? Nasıl kaldırılabilir? Sonra neler olur? İşte size üç ilginç bulmaca! de bi an _8 . resmi tarihçilerin ya da 'devrim kalemşörlerinin' bir iddiası. milli varlığın ruh ve manasına aykırı olan yazısına cevap bile verilmemesini" ister.g. onun birinci maddesiyle egemenliği Padişahtan alıp doğrudan millete.Avni ve Ziya Hur-şit'in de bulunduğu 14 kişi de. aralarında H..284.... (s.g. hâlâ saltanat ve Osmanlı ailesinin haklarından söz etmelerini görmekle.294) Diyarbakır milletvekili Hacı Şükrü Efendi. büyük felaketler içinde korkunç biçimde çalkandıktan sonra. dış düşmanlar. s.

de bi an _8 . dünyanın gözünde gayet ağır ve namus kırıcı bir hareket olduğunu düşünemez ve vaktiyle Sultan Cem ve Mustafa'nın acı sonunu bilmez bir kimse değildi. O zamanlar İslam kitlelerinin büyük kısmı İngiliz idaresinde olduğuna göre. Fransız Büyük İnkılabı olaylarını taklit. Bu vaziyette ne yapmalı? Ya memlekette kalıp başına gelecekleri tevekkül ve teslimiyetle beklemek yahut sultanlık vasfını kaybetmiş ve adi bir fert düzeyine inmiş insan sıfatıyla vatan dışına göçmek. etmekte oldukları "O zaman Fransız hükümdarı ihtilalciler tarafından nasıl idam edildi ise. ayrılış sebebi olarak.) "Halk zafer sarhoşluğu içindeydi.157 Araya karışan bazı kötü maksatlılar.Fazıl Kısakürek: "Önünde [."153 Vahidettinci yazarların154 görüşleri de şöyle: □ K. Bazı kimseler. Vahdettin'in de öyle asılacağında şüphe yoktur" yolundaki sözlerini son derece korkmuş ve. Gündüzleri meydanda toplanıyor. Sultan Vahideddin hakkında da ileri geri konuşuyorlardı.. "Vahidettin.102 vd. akşamları fener alayları tertip ediyordu. cumhuriyet kurmak için kararlı idiler.." (S. Hatta tramvaylara tebeşirle 'Kahrolsun Sultan Vahideâdin!' diye yazılmıştı.] Padişah vatanından ayrılmak mecburiyetinde kalmıştır.dinleyelim. onu vatan hainliği ile suçlayan bir karar almıştı. heyecanlı nutuklar veriyor.4."156 (Osmanoğulları'nın Dramı.. Fakat onun bir de Halifelik sıfatı var ki yüz milyonlarca Müslümana şamil bulunmakta ve bu bakımdan mahalli (yerel) kararların üstünde bir mahiyet arz etmekte." (Hilafet. bir başka yerde de şöyle diyor: "Hanedana hakaret edilmesini önlemek amacıyla. saltanatı yüzüstü bırakıp kaçmanın. Bunlar.94)160 □ N. s.274)159 □ Mısıroğlu. Vahidettin'in son Başkâtibi Rıfat Beyi. can kaygısına düşmüştü. Esasen bir gün önce de TBMM. 'Asılacağı' sözü halk arasında konuşulmaya başlamıştı.Mücahitler. Halife sıfatıyla hakarete uğramak istemeyen Padişah. Eski devrin önde gelen Nazırlarından (bakanlarından) olup Milli Mücadele'ye karşı yazılar yazan Ali Kemal Bey. Vahidettin'in İstanbul'dan ayrılmasının sebepleri □ Önce.] İzmit'e götürülüp parça parça edilmiş Ali Kemal misali vardır ve onu bu hale getiren Nurettin Paşa. Uzun nefs muhasebe ve murakabelerinden sonra kararını veriyor: Vatanı terk edecektir. Halife sıfatıyla alaka isteyebileceği tek devlet İngiltere'dir.. Asla İngiliz emellerine alet olmamak şartıyla bu mevzuda onları vazifeye davet etmek hakkıdır. aynı şeyin Vahidüddin'e de yapılacağını ilan etmiştir. İstanbul'da yakalanıp zorla İzmit'e götürülmüş ve orada Nurettin Paşanın emriyle askerlere linç ettirilmiş? Saraya her gün Sultan Vahideddin için iyi düşünülmediğini gösteren haberler gelmekteydi. s.Mısıroğlu'na göre: "Sultan Vahidettin'i son derece düşündüren ve endişelendiren bir hadise oldu. doğup büyüdüğü ve hükümdarı olduğu vatandan (17 Kasım 1922 günü) ayrılmak zorunda kalmıştır. s.158 Bu durumda kendisini emniyette hissetmeyen [.

C. bu bakımdan tehlike de vardı.] □ K." (Vahidüddin. 197) □ Mediha Sultanın oğlu Sami Beyin çocuklarından Rükneddin Bey. 'Kal ve gerekirse öl!' diyemiyor. Acaba İngilizler. böyle bir emeli gerçekleştirebilirler miydi? İşte burası çok şüphelidir. bunu olsun kabule mecbur değiller midir?" (S. Diyelim ki Vahidettin'in gözü bunu isteyecek kadar karardı. (Jeschke. Onun şahsı ve tahtından başka bir şey düşünmediğini söyleyip yazanlar. Bu şehzadenin anılarını da Üçüncü Bölümde aktaracağım. hakikaten vardı. Anadolu'dan sert ve olumsuz karşılık geldiği doğru değildir. Yani Vahidettin'in Milli Mücadele'ye katılmak için Şehzadeler yolladığı iddiası da gerçeğe aykırıdır. iki hususu şimdiden açıklamak doğru olacak: Vahidettin'in gösterdiği bütün iyi niyetlere. bu hazin karara sevketmiş olduğunu söylemiştir." (Aktaran S. Bakın. s. Hemen kıymet ölçümüzü belirtmek için kaydedelim ki Vahidüddin'in asil kalbinde. hatta Milli Mücadele'ye iştirak için gönderdiği Şehzadelerin geri çevrilmiş bulunması gibi sebeblerin onu. s.Ayverdi. bu kadar büyük bir şecaat (kahramanlık) ve ulviyete (büyüklüğe) yer yoktur. Vahidettin ikisini de reddetmiştir.İçinden bir ses. Vahdettin için muzaffer Türklerle İstanbul içinde dövüşmeyi göze alırlar de bi an _8 . Türk Tarihinde Osmanlı Asırları.195) [Ayrıntıları Üçüncü Bölüme bırakarak. Ama K. Vahidettin'in kaçış sebeplerini şöyle açıklamış: "Rükneddin Sami Bey. s. hem de yoktu. Vahidettin iyi niyetini belirtecek herhangi bir davranışta bulunmamıştır ki sert ve olumsuz bir karşılık gelmiş olsun! Tersine Ankara. tahtında kalmak için işgalci İngiliz kuvvetleri ile vatanı kurtarmış Türk ordusunu çarpıştıracak! Mısıroğlu. gerek fikirlerine itimat etmek gafletinde bulunduğu Ferit Paşanın hatalı kışkırtmalarının. iki kere Vahidettin'e TBMM'ni tanımasını teklif etmiş. 3.94) Az önce TBMM'nin verdiği karardan söz eden kendisi değil miydi? Artık herhangi bir kişinin girişimi söz konusu olabilir mi? Vahidettin'in de TBMM'ne karşı direnebileceği düşünülemez. s. son derece vatansever ve hamiyetli bir kimse olmasına rağmen. Padişahın memleketi kendi arzusu ile terk etmek çaresizliğinde kaldığını. kaş yapayım derken. Mücahitler. Vahidettin'in kaçmasını içine sindirememiş olacak ki başka sebepler de ileri sürerek haklılığını pekiştirmeye çalışıyor ama olayı da doğal yatağından taşırıyor: "Acaba Sultan Vahideddin'in vatandan ayrılmasını gerektirecek ölçüde hayatına karşı ciddi bir tehlike var mıydı? Doğrusunu isterseniz hem vardı. göz çıkarıyor.94) Yani Halife-Sultan. s.Mücahitler. Fakat bunlar. O da Vahidettin'den gizli olarak İnebolu'ya gelir. İngilizlerin desteği ile fiili mücadeleye girişebilirdi.Mısıroğlu düşünüyor.. gerek gösterdiği bütün iyi niyetlerine Anadolu'dan sert ve menfi (olumsuz) karşılık gelmiş olmasının.161-162) Anadolu'ya geçen bir tek Şehzade var: Ömer Faruk.Mısıroğlu. Vahidettin nasıl direnebilirmiş: "İstanbul'da kalıp Ankara hükümetine karşı söz gelimi." (S. İngiliz Belgeleri. Şöyle ki ona fenalık yapmak isteyen kimseler.

bu iddiasını daha da genişleterek şöyle devam ediyor: "Reşat Paşa. Sultan Vahideddin merhuma karşı oynanan bu oyunu [İstanbul'dan uzaklaştırma] birlikte planlamışlardı. diğer bir çok vesaikle (belgeyle) birlikte Sultan Vahideddin merhum tarafından zembille şömineye atılıp yakılmıştır. hem Ankara'daki adamları (!) vasıtasıyla başından beri çok mükemmel bir surette planlayan İngiliz entelicansı (gizli servisi).Kemal'in casuslarından biri idi. Sarıklı Mücahitler kitabında. Ankara ve M. Alternatif tarih yazıcılarının. Vahideddin'in tehlikeyi ciddi kabul etmesini gerektiren bir hava ihdas etmişti (yaratmıştı)." (S. suret-i haktan görünerek Padişahı bu harekete (kaçmaya) sevk için çok mahirane (ustaca) bir rol oynadılar.] Miralay Fahri Bey güya Sultan Vahidettin merhumun en yakınlarındandı. Muhbirler ise Padişahın itimadını kazanmış resmi şahıslardı. de bi an _8 .95) □ K. O derece ki gurbete bile kendisiyle birlikte çıkmış ve ondan ölünceye kadar ayrılmamıştı. Bu haberlerin asıl kaynağı İngiliz entelicansı idi. bir kısmı Ankara'da bulunan (!) ve İngiliz entelicansı ile irtibatta (bağlantıda) olan bu adamlar. yine böyle kesin bir ifade ile ne diyor: □ "İstanbul'daki işgal kuvvetleri ve özellikle İngilizler ile Ankara'nın mümessilliğini yapan şahıslar.163 İngilizler o zaman Yahudilikle çok haşır neşir olduklarından. Meşhur Kuva-yı İnzibatiye Kumandanı Süleyman Şefik Paşa da onlardandı. verdiklere sözlere ve tarih metodu hakkındaki açıklamalarına rağmen. bir ipucu bile vermiyor. ayrılmak için daha önce başvurduğunu açıklıyor.Mısıroğlu bir başka kitabında..mıydı. sonuç ne olurdu acaba? İyisi mi. yüzbaşı. Bir kısmı sarayda. hem de İngilizler hesabına sultanı belli doğrultulara sevk etmeye memurdu. bu kimseler de masonlardan seçilmişti.Mücahitler." (Hilafet. Mesela Padişah adına General Harington'la bu meseleyi görüşen Miralay (Albay) Fahri (Engin) Bey. s. [.164 Reşat Paşanın kendisinden af dileyen bu mektubu. s. sadece sarayda görevli deniz yaveri. Kısacası aklına va gönlüne göre bir senaryo yazıyor. bu boş varsayımları ve yersiz yorumları bir yana bırakıp Mısıroğlu'nun yeni bir iddiasını dinleyelim: "Fakat hadiseyi hem saraydaki.276) Doğrular: Fahri Engin o tarihte albay değil. Hem masondu. Padişaha 'onu aldatıp ihanet ettiği' yolunda bir mektup yazıp bırakarak intihar etmiştir. Üstelik bu görevinden memnun da değil. Mesela vefatına kadar Sultan Vahideddin'in yanından ayrılmayan hususi doktoru Reşat Paşa bunlardan biri idi.151. Yakınlarından bizzat dinlediğimize göre.94. alacak durumda mıydılar?161 Alsalar. 276) Yazar böyle diyor ama hiçbir dediğini kanıtlamıyor.162 Her gün saraya yeni bir ihbar yapılıyor ve Padişah'ın bir suikasde uğrayacağı bildiriliyordu. ilerde çok rastlayacağız. aynı yazar. bütün konuştuklarını akrabası Niyazi Bey vasıtasıyla [Ankara'nın temsilcisi] Refet Paşaya saati saatine bildirmiştir. böylesi dayanaksız iddialarına. Mason olmasına rağmen yine de asgari bir vicdan sahibiymiş ki San Remo'da. Bakınız. Vahidettin'in 'en yakını değil." (s.

yakın bir tehlike vukuunda. Kıbrıs'a mı götüreceklerini sorar. bir müddet Padişah. 4 Kasımda istifa eder. Fakat halk tamamiyle kayıtsız kaldı.5. s. öteki kanıtsız iddiaları nasıl ciddiye alınabilir? Vahidettin'in. Vahidettin'in istememesine rağmen.1919 da İngiliz Yüksek Ko- de bi an _8 Yazarın iddia ettiği gibi Vahidettin'le gurbete de birlikte çıkmamıştır.166 Meraklısı için Amiral Fahri Engin'in bu konuda yaptığı geniş açıklamanın adresini veriyorum: Yakın Tarihimiz. Mısır'a gitmesinin imkânsız olduğunu. Aşağıda okuyacaksınız. (3) Harington'la yaptığı konuşmaları Refet Paşaya saati saatine intikai ettirmiş olduğu da yanlış. Padişahlardan hiçbirisi bu derece sefalet ve hakarete düştükten sonra. Ayrılış hazırlıkları Son İstanbul hükümeti." (Biraz da Ben Konuşayım. Halk galeyan halindedir. Vahidettin'e önceden güvence vermişlerdir.. dolayısıyla ölünceye kadar Vahidettin'den ayrılmamış olduğu da bütünüyle gerçeğe aykırı. İstanbul'da kaldı ve arabasıyla şehri dolaşmak suretiyle teveccüh (ilgi. gerçekten akrabası Niyazi Bey aracılığıyla Refet Paşaya göndermiştir. geçici olarak. Fahri Engin hakkındaki bilgilerin tümü gerçeğe aykırı. Çünkü Vahidettin ve Damat Ferit. Bu konunun başlıca evreleri. dostluk) kazanmak istedi. ..191) Vahidettin 6 Kasım 1922 günü. Cumhuriyet döneminde Donanma Komutanı olmuş.165 amiralliğe kadar yükselmiştir. götüreceklerse Mısır'a mı.Tevfik diyor ki: ". Kurtuluş Savaşı'na karşı olanlar dalga dalga.C. barış görüşmelerine katılacakları için ve-daya gelen İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold ile Baştercüman Ryan'ı kabul eder ve uzun görüşmenin sonunda.7. 3. 10-15 kişiyle her yere gidebileceğini söyler. İngilizlere sığınmasına ve İstanbul'dan ayrılmasına. çünkü Harington'la sürekli değil.167 yerli ve yabancı basın Vahidettin aleyhinde haberlerle doludur. şahsını korumak. Yazının tek doğru noktası ise şu: Fahri Engin bu tek konuşma hakkındaki raporunu. yine mevkiini muhafazaya çalışmamıştı.. hayatlarının korunması için İngilizlerden defalarca güvence istemiş ve almışlardır. Kendisini [güvenli bir yere] götürüp götürmeyeceklerini. Yani bu ayrıntı dışında..169 □ R. için her şeyi yapacaklarına dair 1920'de yaptıkları vaadi (sözü) hatırlatır. nedense başka bir elçiliğe değil de. İngiliz Elçiliğine koşup sığınmaya başlarlar. İstanbul'da kalmış.168 6 Kasım 1922 günü Ali Kemal'in milliyetçilerce tutuklandığı haberi İstanbul'da bomba gibi patlar. Rumbold. Harington'un daveti ve Padişahın izniyle yalnız bir kere konuşuyor. gerçeğin bu kadar uzağına düşen yazarın.' 170 Görülüyor ki İngilizler. tarih sır asıyla şöyle: □ Erzurum Kongresi sürerken Damat Ferit 30. Çünkü çok öncesi var. s. 'Britanya makamlarının.. • Askerlik hayatı ortada olan Amiral Fahri Engin hakkında bile.385 vd.Daha. İngilizler ile Ankara temsilcilerinin ortak oyunu sebep olmuş değildir.

Sizce.7. milliyetçilerin iktidara gelmeleri halinde kendisinin...8. Rumbold'dan Harington'a: "Padişah İstanbul'dan ay- de bi an _8 . memlekette kalırsa kendisinin ve Padişahın korunmalarına çalışılacağı.12." 178 □ 6.miserliği Siyasi Müşaviri Tom B. tahttan indirilmesine ve belki öldürülmesine yol açmaktan korktuğu için müttefiklerin desteğine güvenip güvenemeyeceğini" öğrenmek ister.173 □ Damat Ferit. İngiltere'nin. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Tahttan çekilmesi halinde Padişahın yurt dışına çıkmasına İngiltere'nin yardım edeceği fakat tahttan çekilmemesi için ısrar edilmesi. kendisinin ve adamlarının selametini sağlayacak her türlü tedbirin alınacağı" hakkında güvence verir. General Haring ton'dan Rumbold'a: "Padişahın korunması için alınacak önlemler konusuna dikkatinizi çekerim. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a."İngilizlerin istediği her bir kişinin tutuklanıp cezalandırılmasını sağlamaya hazır olduğunu" bildirir. Padişahı ve Ferit'i koruyacağı yolunda bir vaatte bulunabilmesi için yetki verilmesi..172 □ İngiliz Dışişleri Bakanlığı 18.9. bu hususta Londra'nın talimatına ihtiyaç olduğu. "Padişah ve Damat Ferit'in kişisel güvenlikleri konusunda gerekli önlemlerin alınmasını" onaylar.." 180 □ 7 Eylül 1922 (Türk birlikleri İzmir ve Bursa önünde)..10. onlara dokunulmaması ve güvenliklerinin korunması için tedbir alınması gerektiğini" bildirir. Amiral de Robeck'in Lord Curzon'a yolladığı yazının özeti: "Ferit Paşanın. dolayısıyla kendilerine her türlü saygının gösteri lmesi. Sivas Kongre'sinin sona ermesinden sonra ve istifa etmeden önce. 1920. 29. "Her ikisinin de mütareke şartlarına uyarak bunları uygulamak yönünde ellerinden geleni yaptıklarını...1919'da Londra'ya duyurur.10. Padişah için hangi geminin ayrılması uygun görülür?" 181 □ 11 Eylül 1922. Tahttan mutlaka çekilmek isterse Padişahın Türkiye dışına çıkmasına yardım edileceği.174 Amiral de Robeck "Sultan'ın.1919'da. Yeni Yüksek Komiser Rumbold'dan Lord Curzon'a: ".. Ne var ki. "geniş ölçüde eyleme geçerse bir ihtilali tahrik edip hiçbir yarar sağlanamadan.10.. "Padişahla kendisinin ve taraftarlarının hayat ve özgürlüklerinin güvenlik altına alınmasını" bir daha rica eder. Padişahın ve yakınlarının kişisel güvenliğinden kaygı duyduğu.175 □ Vahidettin 1920 yılı başında da.Hohler'den. ancak talimat gelene kadar gerekirse meselenin lehlerine mütalaa edileceği (düşünüleceği) cevabını verir.." 179 □ 10.1920. Yüksek Komiserliğe.. çok gizli: "İngiliz Yüksek Komiserliğince Damat Ferit Paşaya şu yolda bir mesaj gönd erilmesi düşünülmektedir: İstifadan sonra memleketi terk etmek isterse Ferit Paş aya yardım edileceği.1920.1919'da."177 □ 4. bu defa yeni Yüksek Komiser Amiral de Robeck'ten..1921. Hohler..Padişah güvence altındadır.. "Lüzumu halinde Padişahla kendisinin güvenliklerinin İngilizler tarafından korunup korun-mayacağını" sorar.171 □ Yüksek Komiser Amiral Calthorpe bu görüşmeyi 31. bir İngiliz aracılığıyla Yüksek Komiser Calthorpe'a.176 □ 1.

Vahidettin'den bir haber alamadığı için telaşlanan Harington.. s. Arkasında robdöşambr vardı. öbürünün ise yüksek rütbeli biri olduğunu. sadece 'Gidebilirsiniz' dedi. [. □ Rumbold.. Fransız ve İtalyan Yüksek Komiserlerini bir toplantıya çağırır (9 Kasım 1922) ve Harington'u da uyarır. Tabiatiyle Su ltanı kaçırmakla suçlanmak istemediğim için. bu yüzden daha az göze çarpacak birini bulacağını söyledi.Göztepe. □ Olayı Fahri Engin'den dinleyelim: "Harington beni yalnız olarak kabul etti ve bana söyleyeceği teklifin çok mahrem olduğunu ve bunu ancak Padişahın kendisine arz etmekliğim icap ettiğini söyleyerek şöyle dedi: 'Vaziyet Türkiye'de gittikçe fena bir şekil alıyor.] Benimle ikinci bir temas olmadı. Durum düzelince memlekete dönerler. bu işler hakkında Harington'la temasta olduğunu öğrendim. Osmanlı saltanatı ve İslam hilafeti üzerindeki bil irs vel istihkak (babadan ve haklı olarak) haiz bulunduğum meşru ve mukaddes haklarımı tamamiyle muhafaza etmek şartı ile hayatımın muhafazasını..Kemal ile bağlantı kurmak isteyecek ama bu isteğini sonuçlandırmayacaktır.] Padişah beni iç mabeyn dairesinde kabul etti.' [." (V. en çok Müslüman tebaya malik bir devlet olan İngi ltere'den bekliyorum.16) Göztepe. uydurmaktan çekinmeyen sevimli bir yazar. Padişah isterse. Sultanla senelerce beraber bulunmuş olan doktoru dahil bütün saray halkının aleyhe döndüğünü ve Sultanın da Cuma selamlığına çıktığı zaman öldürüleceğini zannettiği için hay atını kurtarmam için bana haber yolladığını bildirdi. Bu yaverin Mızıka Komutanı olduğunu öğrendim. Vahidettin'in Harington'a şöyle bir mektupla başvurduğunu iddia ediyor: "Son olaylar üzerine hürriyet ve hayatımı tehlikede görmekteyim. yüzü traşlı.rılmak isterse. Sonunda hiçbir şey söylemedi. son raporunda özetle diyor ki: "Sultan bana. Çünkü Vahidettin'in Harington'a yolladığı yazının de bi an _8 . sizinle ve buradaki Deniz Kuvvetleri Komutanımızla görüşeceğim." [Son haberleşme için Mızıka-yı Hümayun ve Hademeyi Hassa Komutanı ve kayınbiraderi Yarbay Zeki'yi kullanacaktır.M.G. birini sık sık haberleşme aracı olarak kullandığı için kimliğinin anlaşıldığını. Vahidettin'in güvenliğini bi rlikte sağlamak amacıyla.Bir çarşamba günü [15 Kasım] yemekte iken Sultanın yaverinin geldiğini bildirdiler. 13 Kasımda Vahidettin'in bilgisi ve izniyle İngilizce bildiği için kendisini çağırtır.Cehenneminde.183 Vahidettin'in yaverlerinden Fahri Engin'in verdiği bilgiye göre. Bu mektup da onlardan biri." 185 □ T. herhangi bir telkin ya da baskıda bulunmuş değiller. Fakat Padişahın eşlerinden birinin erkek kardeşi olan Yarbay Zeki'nin." 184 □ Gerisini Harington şöyle anlatıyor: ". 182 Aralarındaki gizli yazışmalardan da anlaşılıyor ki Vahidettin'in kaçması iç)n İngilizler. 6 Kasım 1922 konuşmasından sonra. bir olaya tanık değilse. Malaya gemimizle Malta'ya nakledebiliriz. Teklifi dinledi. bu talebin yazı ile yapılmasını istemek zorunda kaldım. etrafında güvenebileceği yalnız iki kişi bulunduğunu.] Vahidettin bu ara M.. 6 Kasım'da. Rumbold. kendisini. üzgün.

Abdülmecit Efendinin mektubunu.N. Vahidettin'in yazılı talebini alır almaz Harington hazırlığa koyulur. Cumhuriyet gazetesi. bankadaki hesabından kendisi para çekememekte. ve Harington'un anılarının. 125. O da üzerinden sıyırdıkları bütün sıfatların içinden. 1958 yılında yayımlanmış olan kitabının 49. bu süratin sebebini çözememiş olan Mısıroğlu'na. s. s.F. s. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. K. (Ayrıca. s. 371/7962) Vahidettin hakkında bir kitap yazan araştırmacı-yazar Yılmaz Çetiner'in.220) Vahidettin'in İngilizlere sığındığının anlaşılması üzerine. hazreti rahatlatsa. Mısıroğlu diyor ki: "[Bunlar] Sultan Vahidettin'in. N. sayfasında bulunuyor.188 186) Yazının Türkçe ve İngilizce orijinallerinin fotokopisi Tevfik Bıyıklıoğlu'nun Atatürk Anadolu'da adındaki.200) Oysa Vahidettin Halifeliği bırakmamış ve sığınma yazısınıda o sıfatla imzalamıştır. Neyse. kısaca şöyle yazıyor: "Ertesi günü yani 18 Kasım 1922'de Rauf Orbay. B. Padişah. Ankara'da 101 pare top atılarak padişahlık kaldırılmış." (Hilafet.Mısıroğlu bu olayın devamı hakkında. şu sürate bakınız!" Biri.Şimşir. yeni bir Halife seçilmesi için önce Abdülmecit Efendiyle temas edilir. Belki bir fert (birey) olarak çıkıp gitti. ailesini dilediği yere nakledememektedir. 27 Kasım 1973.Göztepe'nin uyduruk mektubunu yayıml amasını nasıl yorumlamalı? (Son Padişah Vahdettin. Öyle ya. de bi an _8 . 85 yaşındayken. 16 Teşrin-i sani 1922. Ali Nuri Okday'ın yaşlılıktan kaynaklanan bu tür yanlış bilgileri ile Üçüncü Bölümde yeniden karşılaşacağız.281) Sonra." (Vahidüddin. Abdülmecit Efendi kabul ettiğini bir yazıyla İstanbul'daki Ankara temsilcilerine bildirir. Yıldız Sarayı'nın yan kapısından alınacaktır." İmza: "Müslümanların Halifesi Mehmet Vahideddin'' 186 Düşmana sığınan yani resmi esareti kabul eden bir Halifenin halifeliği devam eder mi?187 Tabii ki etmez. Vahidüddin de tahttan indirilmişti.262) Tevfik Paşanın oğlu ve Vahidettin'in yaverlerinden Ali Nuri Okday.aslı şudur: "İstanbul'da hayatımı tehlikede gördüğümden. İcra Vekilleri Heyetinin toplantısında okumuştu. o tarihte telgraf diye bir haberleşme aletinin çoktan icat edilmiş ve kullanılmakta olduğunu hatırlatsa da. asıl mektubu değil de T. FO." (Hilafet.M. büyük hayretle şunu ekliyor: "Uçak mevcut olmayan bir devirde. İngiltere devlet-i fehimesine iltica (sığınır) ve bir an evvel İstanbul'dan mahall-i ahara naklimi (başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim.Kısakürek'e şu bilgiyi veriyor: "Vahidettin Padişah sıfatı ile kaçmadı. 17 Kasım 1922 Cuma sabahı. kendisine kalan fert hakkıyla çıkıp gitti. İngilizler elinde adeta esirden farksız bulunduğunu göstermektedir.

6. Vahidettin'in ayrılışı ve sonrası Saraydan oğlu Ertuğrul ve Başmabeyinci Ömer Yaver Paşa, özel doktoru Reşat Paşa, Hademe-yi Hassa ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanı yarbay (kimine göre albay; San Remo'dayken yaver diye anılacak) Zeki, Seccadecibaşı İbrahim, Esvabcıbaşı Küçük İbrahim, Tütüncübaşı Şükrü, Berberbaşı Mahmut Beyler, 2.Musahip Mazhar Ağa, 3.Musahip Hayrettin Ağayla birlikte ayrılır (10 kişi). T.M.Göztepe'ye göre, 'General Harington, muhafızlarıyla birlikte Yıldız Sarayına, Vahidettin'in ayağına kadar gelmiş, aynı otomobile binmişler'. (s.17) Oysa General Harington anılarında, bu işe ayırdığı görevlilerin, Vahidet-tin'i, oğlunu ve maiyetini iki ambulans ile deniz kıyısına getirdiklerini, kendisinin kıyıda beklediğini anlatıyor ve diyor ki: "Saatlerce sürmüş gibi görünen bir beklemeden sonra Sultanı taşıyan ambulansın yolda lastiği patlamış olduğunu öğrendim, bunun bir zararı olmadı, vaktinde geldiler ve ben de kendisini motoruma alarak Malaya gemisine teslim ettim."189 Yine Göztepe'ye göre, 'Vahidettin, İngiliz zırhlısının güvertesine ayağını basarken gürlemeye başlayan selam topları (!) arasında, geminin kıç tarafına dönmüş ve orada dalgalanan İngiliz bayrağını selamlamış.' (a.g.e., s.17) Kısakürek ise, Vahidettin'in İngiliz bayrağını selamlamasını atlayarak sahneyi şöyle süslüyor: "İngiliz zırhlısına geçerken top sesleriyle selamlanan, forsu direğe çekilen ve muzaffer bir Hakan muamelesi gören Vahidüddin..." (Vahidüddin, s.207) Harington ise anılarında, selam topları ne gezer, gizliliği sağlamak için bi rçok sıkı önlem aldığını anlatıyor ve diyor ki: "Vahidettin'i kaçırdığımızı dört saat müddetle [Yıldız camisindeki Cuma namazına kadar] kimse bilmedi." 190 (N.H.Uluğ, Halifeliğin Sonu, s.81)191 Siz kime güvenirsiniz, olayın doğasına da ters düşen bu dayanaksız iddialara mı, yoksa olayın tanığı ve düzenleyicisi olan General Harington'a ve o gün t utulmuş resmi tutanaklara mı? • İngilizlere sığındığı ve İstanbul'dan ayrıldığı anlaşılınca, Şeriye Vekili Vehbi Efendinin fetvası ve Meclis'in kararı ile Vahidettin Halifelikten alınır ve Meclis, Abdülmecit Efendiyi Halife seçer. (Z.C., 24.C, s.564 vd.) • Vahidettin bir süre Malta'da kalacaktır. Göztepe'nin anılarında, Hicaz Kralı Hüseyin'in bu sırada Vahidettin'e yolladığı telgrafın metni de var. Göztepe'ye göre Kral Hüseyin, Vahidettin'e şöyle hitap ediyormuş: "Yeryüzünün Halifesi ve umum İslamların İmamı, Emirülmüminin Efendimiz Hazretleri!" 192 Bu mektubu, Kısakürek (s.210) ve Mısıroğlu (Osmanoğulları'nın Dramı, s.186) ile araştırmacı-yazar Yılmaz Çetiner de (s.284) Göztepe'den aktararak veriyorlar. N.F.Kısakürek'in kitabında mektubun metnini gören Türkolog J.L.Bacque Grammont ile H.Mammeri'nin, "VI. Mehmet'in Sürgündeki Hac Yolculuğu ve Birkaç Bildirisi" adlı araştırmalarının 14.no.lu dipnotunda şu görüş ileri sürü lmektedir: "Osmanlılarla ilişkilerini koparmasından sonra, Kral Hüseyin'in tutumuna dair bildiklerimiz, kendisinin VI.Mehmet'i Halife olarak tanıdığını ifade edecek şekil-

de

bi

an

_8

de ona hitap etmiş olması ihtimalini çok uzak kılmaktadır. Bu nedenle Kısakürek'in [gerçekte Göztepe'nin] metni, çok büyük bir olasılıkla uydurmadır." (Tarih ve Toplum dergisi, s.60, 16. Sayı/ Nisan 1985)193 Göztepe'nin, Vahidettin'in Harington'a yazdığını iddia ettiği uydurma mekt ubu daha önce görmüştük; aynı tutumu sürdürdüğü anlaşılıyor. Zaten bu son mektubu, herhangi bir kaynak da doğrulamıyor. • Grammont ve Mammeri, Fransa'nın Kahire Büyükelçiliği ve Cidde Başkonsolosluğu raporlarından yararlanarak, Vahidettin'in Malta'dan Cidde'ye k adarki yolculuğunun ayrıntılarını veriyorlar. Aşağıdaki düzeltmeler içinbu araştırmayı, ayrıca B.N.Şimşir'in Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan 'Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu' adlı dizi yazısında geçen İngiliz belgelerini esas aldım. □ Göztepe, Vahidettin'in Malta'dan Süveyş'e Barham zırhlısı' ile geldiğini yazıyor (s.66, 68, 69, 73). Oysa Fransa'nın Kahire Elçiliği raporuna göre, Port Sait'e 'Ajax zırhlısı' ile gelmiştir (Tarih ve Toplum, s.54/ 16. sayı) Bu konudaki İngiliz belgeleri daha da ayrıntılı: Kral Hüseyin 'Vahidettin'in Cidde'ye kadar bir İngiliz savaş gemisi ile yollanmasını' ister ve 'bunun, İngiltere'nin prestijine daha uygun olacağını' ileri sürer ama İngiltere reddeder. Ajax Vahidettin'i 9 Ocak'ta Port Sait'e bırakır. Bir gece orada bekletilir, ertesi günü Clematis adlı ikinci sınıf bir yolcu gemisine bindirilir. .Clematis de ancak Süveyş'e kadar götürecek, Vahidettin bir gece de burada kalacaktır. (B.N.Şimşir, Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu, 28 Kasım 1973, Cumhuriyet) • Göztepe'ye göre Vahidettin Süveyş'ten Cidde'ye de şöyle gelmişmiş: "Bir İran kumpanyasına ait bulunan ve o tarihlerde İran bayrağı ile seyrüsefer eden biricik Acem vapuru bulunan 'Zemzem' isimli bir yolcu vapuru, Hicaz hükümeti tarafından kiralanarak Sultan Vahidettin'in Hicaz seyahatine tahsis edilmişti... Vapur pruva direğine, ortasında beyaz şualı bir güneş bulunan alzeminli Hanedan-ı Âl-i Osman forsunu çekerek Kızıldeniz'e açılmıştı."(s.74) Karşılamada bulunan Cidde Başkonsolosunun raporuna göre, Vahidettin Cidde'ye, 15 Ocak 1923 sabahı, Mısır'ın Hidiv Deniz Şirketine ait, „Mansura' adlı mütevazi bir gemi ile gelir. Vapurun direğinde hanedan forsu değil, Türk bandırası vardır; üstelik gemi Vahidettin'e ve yanındakilere de tahsis edilmiş değildir, çünkü 'patates torbaları ve domates sepetleri ile yüklüdür'. Fransız Başkonsolos, Vahidettin'in böyle bir gemi ile gelmesinin, şehirde olumsuz bir hava yarattığını yazıyor. (Tarih ve Toplum, s.54/16. sayı) General Allenby, Kızıldeniz'de sefer yapan bu üçüncü sınıf yolcu gemisinin uygun olmadığını Londra'ya bildirmiştir ama Londra üzerinde bile durmaz. (B.N.Şimşir, aynı yer) • Göztepe'ye göre Vahidettin Cidde'de şöyle karşılanmış: "[Sultan Vahiddedin] gemiden römorköre atlar atlamaz, denizin yüzünü do lduran irili ufaklı yüzlerce yelkenliden bir çığlıktır kopmuştu. Denizin yüzü bir Lale devrinden nişan verirken, Cidde toprakları da çeşitli karşılama şenlik-leriyle çınlıyordu." (s.77)194 Fransız Başkonsolos ise günlük raporunda, 'Kral Hüseyin ve Veliahtı Ali'nin, şehre kadar Vahideddin'e refakat ederek, halkın genel ilgisizliği arasında ikam e-

de

bi

an

_8

tine tahsis edilen yere götürüp yerleştirdiklerini' bildiriyor ve şunları ekliyor: "Bu gibi merasimlerde âdet olduğu üzere Peygamberin sancağının karşılamada açılmaması dikkati çekmişti. Bana kalırsa Hicaz Kralının bu hareketi, Vahideddin'i Halife sıfatıyla karşılamadığını ifade eden kararının sonucudur." (Tarih ve Toplum, s.54/ 16. sayı) Karşılamayı, Connflower adlı bir İngiliz gemisinin kaptanı da izlemiştir. İzlenimlerini İngiliz Deniz Bakanlığına şöyle bildirir [özet]: "Cidde halkı bu karşılamaya... siyasi veya dini bakımdan tamamen kayıtsız kalmıştır." (B.N.Şimşir, aynı yer) Bir yanda, bu yolculukta bulunmayan ve olayı 45 yıl sonra anlatan T.M.Göztepe ve R.C.Ulunay, öte yanda, bu olayları izleyen ve aynı gün belgel eyip tarihe teslim eden görgü tanıkları! Bizimkilerin, ne kadar ayrıntılı yalan söylediklerine dikkatinizi çekerim. • Vahidettin Mart 1923'te İngilizlere, 'Sağlık durumunun Hicaz'da kalmaya müsait olmadığını' yazarak, Eğer büyük İngiliz Devleti bir sakınca görmezse Hayfa veya civarına yerleşmek istediğini' bildirir.195 (K.Mısıroğlu, Lozan, 3.C., s. 164) Olayın devamını İngiliz belgelerinden izleyelim: İngiltere hükümeti, Taif'te oturmasının uygun olacağını bildirir. Sömürgeler Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı 28 Nisan'da şu ortak kararı açıklarlar: "Eski Sultan'ın İngiliz topraklarında kalması arzu edilmemektedir." Kullandıkları sürece pek saygılı davrandıkları Vahîdettin, artık İngilizler için önemini yitirmiştir. Bunun üzerine General Allenby, İskenderiye'ye gelen Vahidettin'i, apar topar İsviçre'ye yollatır.196 Ama İngilizler, Lozan'da barış görüşmeleri yapıldığı sırada, Vahidettin'in İsviçre'de oturmasını da sakıncalı bulacaklardır.197 Emperyalist ahlakı bu: Kullan, at! Vahidettin 20 Mayıs 1923'te Cenova'ya çıkar. • Şimdi de T.M.Göztepe'den, Vahidettin'in Cenova'da nasıl karşılandığını dinleyelim. Belki bu sefer doğruyu yazıyordur. "Cenova limanında İtalyan toprağına ayağını basan sabık Padişah, bu limanda eniştesi ve eski Sadrazam Damat Ferit, Mediha Sultanın oğlu Prens Sami ve onun oğlu Bahattin Beyler, Kuva-yı İnzibatiye Kurmay Başkanı Miralay Yanyalı Tahir Bey ve İtalyan Kralı Viktor Emmanuel ile o zamanki İtalyan Başvekili Mussolini tarafından karşılanmış ve doğruca, hususi bir trenle San Remo'ya hareket etmişti." (V.G.Cehenneminde, s.99-100) Bu şatafatlı ve resmi karşılanış, Vahidettinci yazarların çoğunun kitabında yer alıyor. Almaz mı? Eski bir hükümdarın, İtalyan Kralı ile Başbakanı tarafından karşılanması önemli bir olay. Fakat gerçek böyle değil. Nereden mi biliyorum? Vahidettin'in, 1923 yılında, İstanbul'da bulunan kızı Sabiha Sultana yazdığı, üstelik Kadir Mısıroğlu'nun yayımladığı mektuptan. Vahidettin mektubunda diyor ki: "Cenova'ya muvasalatımızda (geldiğimizde) gayr-i resmi (resmi olmayan)

de

bi

an

_8

hükümet-i mahalliyeden (yerel hükümetten yani Cenova belediyesinden) pek ciddi hürmet gördüm. Bir hafta ikametim (kalmam) esnasında her güna (her türlü) teslihata mazhar oldum (kolaylığı gösterdiler). Akıbet (sonunda) San Remo'ya geldim." (Osmanoğulları'nın Dramı, s.197)198 Ne Kral söz konusu, ne Başbakan, ne öteki karşılayıcılar, ne de özel bir trenle doğruca San Remo'ya hareket! Vahidettinciler, Vahidettin'in mektubunu biraz dikkatle okusalardı, Göztepe'nin palavrasına kapılmazlardı. Ama yazan Vahidettin de olsa, "kim okur, kim dinler, varak-ı mihr-i vefayı?" 199 • Böylece, Vahidettincilerin, gerçekleri nasıl değiştirdiklerini, ayrıntılı sahneler bile uydurduklarını, az çok öğrenmiş bulunuyoruz. Daha da ayrıntılı masall arını ilerde göreceğiz! 7. Vahidettin'in ayrılışını nasıl değerlendiriyorlar? □ İ.Hami Danişmend: "Herhalde makamına ve atalarının yiğitliğine layık olan hareket, kaçmak değil, her vaziyette ölümü göze almak ve hatta ölmekti. Fakat bir rivayete göre Vahidüddin o kadar metin değildir. Dahiliye Nazırı A.Reşit Beyin anılarında, onun bu zayıf tarafı şöyle izah edilir: ‗memleketlerin mukadderatına hakim olanları başkalarından ayıran azim ve sebat ve hayatı hiçe sayma gibi meziyetlerden nasibi az, belki kibrini bile feda edecek kadar kendini düşünür idi.' " (Osm. T. Kronolojisi, 4.G., s.444) □ Nihal Atsız: "Vahdeddin'in ikinci yanlışı [Atsız'a göre birinci yanlışı, D.Ferit'i sadrazam yapması] İngilizlere sığınmasıdır. Hayatını tehlikede gördüğü için böyle yaptığı muhakkaktır. Hayatı tehlikede olan insanların her çareye başvurması da normaldir. Fakat Osmanoğulları gibi yüzlerce yıldan beri ölümle kaynaşmış ve onu bir sevgili gibi bağrına basmaya alışmış bir hanedanın temsilcisi olarak Sultan Vahdeddin'in ölümden korkması, kendine yakışmamıştır." (Türk Ülküsü, s.86)200 □ Samiha Ayverdi: "[Saltanatın kaldırılması kararı üzerine] Altıncı Sultan Mehmet, bilhassa siy asi basiretten mahrum Sadrazam Ferit Paşanın baskısı ve teşviki de eklenince, bu siyasi oldu bittiyi, ne kavrayabilmiş, ne hazmedebilmişti. Aksine, altı yüz yıllık Osmanlı tahtının tasfiyesi kararı ile irkilip küserek, açılmakta olan yeni devre ve bu devrin kendisini hiçe saymasına küsüp fikir selametini kaybeder hale gelmiş bulunduğu da bir hakikattir. [..] Sultan Vahideddin, aleyhinde birleşmiş olan bütün şartlara rağmen, icap ettiği takdirde, tahtının yanı başında ölmeyi bilmeli, fakat her şeye rağmen bir İngiliz harp gemisiyle memleketi terk etmeyi kabul etmemeli idi." (Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, 3.C., s. 194)

de

bi

an

_8

□ Vahidettin'in son başkâtibi Rıfat Bey: "Hanedan arasında böyle iki firar (kaçış) olayı vardır. Biri Sultan Cem, diğ eri Sultan Mustafa'dır. Fakat bunlar henüz şehzade iken firar ettiler ve sonları ne kadar acı oldu. Hükümdar olmuş olanlar kaçmamıştır. Bir Hükümdar, özellikle Halife bu küçüklüğü nasıl yapar, hayret!" (Aktaran, N.H.Uluğ, s.79) □ Şehzade Abdürrahim Efendi: "Bu hadise hepimizi müteessir etmiştir. Gazetelerden öğrendiğimizde hayretler içinde kaldık." (19 Kasım 1922, Tanin'den aktaran, KS Günlüğü, 4.C., s.842) □ Vahidettin'in yaveri Ali Nuri Okday: "... Kendi rızası ile ecnebi himayesine giren bir Halifenin, bu deni (alçakça) hareketiyle Müslümanların gözünde, Halifeliği düşer." (Bir mektubundan aktaran, oğlu Şefik Okday, Son Sadrazam ve Oğulları, dizi yazı, 8.bölüm, 29.12.1988, Milliyet) □ Şehzade Mahmut Şevket Efendi: "Padişah Mehmet Vahdettin, İstanbul'dan bir İngiliz harp gemisi ile uzaklaşmakla hata etmiştir. Bunu kabul ederim. Esasen o bu kararı kendi başına almış, hanedana mensup tek bir Şehzade bile kendisini takip etmiş değildir. O bunu niye yaptı? Sadece şahsı için duyduğu kaygıdan." (Röportajı yapan Murat Sertoğlu, 6 Temmuz 1967, Tercüman gazetesi)201 □ Hasan Hüseyin Ceylan: "Bize göre, Halife-Sultan Vahdettin'in hayatındaki bu tek hata, yapılmaması gereken ve hele hele vatanseverlikte bir zirve olan Vahdettin'in, hiç yapmaması gereken bir eylemdi." (Büyük Oyun, 2.C., s.27)202 □ Son olarak da, dilini sadeleştirerek Vahidettin'i dinleyelim: "Bu ayrılığım, özellikle dünya savaşından sonra, kendi yaptıklarının hesabını vermek durumunda bulunanlara karşı, yaptıklarımın hesabını vermekten korkmak kabilinden olmayıp, belki hiçbir kanuna uymayan insanlar elinde, savunma ve söz hakkından yasaklı bir halde, hayatımı göz göre göre tehlikeye teslim etmek gibi Allah buyruğunun ve sağduyunun kabul etmeyeceği bir şeyden kaçınmak ve hem de 'El-firaru mimma layütak min sünen-il mürselin (takat getirilemeyecek güçlüklerden kaçmak peygamberlerin sünnetlerindendir)' sözünü dikkate alarak, vekili olduğum şanlı Peygamberin Mekke'den Medine'ye göçmesi örneğine uymaktan ibarettir." (Vahidettin'in 1923'te Mekke'de yayımladığı beyanname, K.Mısıroğlu, Hilafet, s.196)203 Bazı dostlarının suçlamalarını da, Vahidettin'in savunmasını da okudunuz. Kaçmakta ve İngilizlere sığınmakta haklı mıydı, değil miydi? Kararı siz verin.

de

bi

an

_8

8. San Remo günleri □ T.M.Göztepe, San Remo'yıı şöyle anlatıyor: "San Remo, son zamanlarını tam bir istirahat ve sessizlik içinde geçirmek isteyen servet sahipleri ve canının kıymetini bilir zevk ve keyif ehilleri için kuru lmuş bir dünya cenneti gibidir." (V.G.Cehenneminde, s.111) Önce oldukça küçükçe bir villa kiralanır. 1924 Martında ise, İstanbul'da bıraktığı eşleri ve eşlerinin yardımcıları geleceği için Manolya (Magnoli) Villası adını taşıyan bir büyük köşk tutulur.204 □ Yeni köşkü, Göztepe'den dinleyelim: "...Nefis bir saray yavrusu olan villa, 40 odası, 15 dönümden geniş bir port akal, limon korusu ve bahçesi bulunan, beyaz renkli mükellef bir kasırdı. [..] İstanbul'dan gelen harem erkânı arasında başharemi Nazikeda, ikinci haremi Meveddet Kadınefendiler ile son haremi Nevzat ve hemşiresi Nesrin Hanımlar ve Sultan Vahdeddin'in 2. Hazinedarı ile birkaç saraylı bulunuyordu. [..] Derhal kadınefendileriyle, hazinedar ustalarıyla mükellef bir harem hayatı vücuda gelmiş, musahipler, yaverler ve esvapçıbaşıdan ibriktarbaşına kadar bütün beyler kadrosu kuruluvermiş ve meşhur Mabeyn-i Hümayun tam tertip canlanmıştı. [..] Osmanlı İmparatorluğunun bütün teşrifat ve merasim usulleri olanca titizliği ile korunuyordu [..] Sultan Vahdeddin'in hususi hizmetine ayrıca Natalina (Natalia) isimli, ufak tefek ve sarışın bir İtalyan kızı tayin edilmişti. [..] Bu kasrın tam ka rşısında küçük ve zarif bir kasır (küçük köşk) daha vardı; Sultan Vahidettin sar ayının bir nevi mabeyn dairesi haline getirilmişti. [..] Yaver Zeki bu küçük kasırda kalıyordu. Burası, dominyonlarda vazife alan zengin ve hakim-i mutlak İngiliz müstemlekecilerine (sömürgecilerine) parmak ısırtacak bir refah ve konfor bolluğu içinde yüzüyordu. [..] Kasrın bütün kapılarında şık İtalyan polislerinden çifter çifter selam ve ihtiram (saygı) memurları nöbet bekliyor...205 Küçük kasırda da çifter çifter İtalyan kızları pervane gibi dolaşarak hizmet ediyorlardı." (V.G. Cehenneminde, s.100, 101, 112, 140, 147) □ "Sultan Vahideddin... adamlarına Padişahlığı esnasında aldıkları maaşları, gurbette de fazlasıyla ve düzenli olarak veriyordu... Bu bol maaşlı kapı yoldaşlarına gün doğmuştu. Hepsi de İstanbul'daki ikbal günlerinde aldıkları maaşlardan yüksek aylık alıyor, ayrıca da Yıldız Sarayının meşhur mutfağını aratmayacak mükellef ve zengin bir mutfak sofra sofra yemekler yetiştiriyordu. Öğle ve akşam yemeklerine burada bir de mükellef sabah ve ikindi kahvaltıları ilave edilmişti. Yıldız Sarayının o zengin ve meşhur mutfağı, çeşit ve nefisliğinden çok şey kaybetmeden San Remo'da da devam ediyordu." (a.g.e., s.107) □ "Bu küçük Yıldız Sarayında yaşayanlar, Vahidettin'in 25 kişiden fazla olan maiyeti (hizmet eden kişiler) ve saray mensuplarıyla birlikte 40 kişiye yakındır." (a.g.e., s.138, 166)206 Şu sürgün hayatına bakınız! Sanki Padişah, maiyetiyle birlikte San Remo'da yaz tatili yapıyor. Kadrosu da hayli hovarda: □ "Yaver Zeki'den başka iki içki düşkünü ve keyif ehli daha vardı. Bunlar-

de

bi

an

_8

dan biri İkinci Musahip Mazhar Ağa, diğeri de Tütüncübaşı Şükrü Bey. Bunlar sakızlı mastika ve düz rakının adeta küplüsü olmuşlardı. Şükrü, San Re -mo'ya gelince işi adamakıllı ayyaşlığa dökmüş ve postu San Remo meyhanelerine ve pavyonlarına kurmuştu. [..] Mazhar Ağa da akşam olup da içki zamanı gelince kafayı iyice tütsüleyip körkütük oluyordu. [..] Üçüncü Musahip Hayrettin Ağa da şehrin gezip tozma yerlerini, zevk ve sefa köşelerini karış karış biliyordu. (..] Yaverler, mabeynciler, ağalar ve beyler, mirasyediler gibi bir sayfiye ve tebdilhava hayatı sürüyorlardı."207 Bu gereksiz, özenti, gösterişli hayata, bu hesapsızlığa ve savurganlığa para mı dayanır? Biraz daha ilerleyelim ve gurbet parasının erimesinin ikinci ve daha şaşırtıcı sebebini de görelim. Vahidettin, bazı serüvencilerin, Türkiye Cumhuriyeti ve M.Kemal aleyhindeki projelerini paraca destekler, San Remo'da kaldıkları sürece yemek ve içki dahil bütün otel giderlerini de öder.208 □ T.M. Göztepe diyor ki: "Sultan Vahidettin, San Remo'ya geldiği günden beri, çeşit çeşit teşkilat projeleri ile buraya akın eden bir sürü muhalefet grupları, sabık Padişahın sayılı ve sınırlı servetinden hayli paralar vurup Paris'in, Londra'nın zevk ve sefahat y erlerinde, bu paraların altından girip üstünden çıkmışlar." (V.G. Cehenneminde, s. 148) Göztepe, ayrıca birkaç örnek vererek, bu projelerin niteliğini ve anlamını da aydınlatıyor: • Vehip (Kalçi) Paşa,209 Gümülcineli İsmail, eski Şeyhülislam M.Sabri Efen210 di ve Damat Ferit'in Dahiliye (İçişleri) Nazırı Mehmet Ali, San Remo'ya gelirler. □ Vehip Paşa söze şöyle başlar: "M.Kemal'i taht ve tacıyla birlikte yerle bir etmek başlıca emelimdir." Gelenlerin amacı, "M.Kemal gibi kişilerin hakkından gelip gurbet köşelerinde sürünmekten kurtulmak buna hazırlık olmak üzere de "Paris'te bir gazete çıkarmaktır. " 211 Bu tasarıyı gerçekleştirebilmek için Vahidettin'den para isterler. Vahidettin 2.000 İngiliz lirası verir.212 • Mevlanzade Rıfat, San Remo'ya ilk defa, '1922'de Yunanistan'da iktidarı ele geçirmiş bulunan ihtilal hükümetinin reisi General Plastiras'ın temsilcisi olduğunu söyleyen bir Yunanlı albayla birlikte' gelir ve 'Yunanistan ile Vahidettin arasında, Ankara'ya karşı bir kombinezon (anlaşma) yapmak iste-diğini' bildirir... Vahidettin, Mevlanzade Rıfat'a da para verecektir. 213 • Mevlanzade'nin ikinci gelişini, Göztepe şöyle antatıyor: 'Bu sefer bambaşka bir şahsiyet olarak gelmişti. O artık bir Türkiye muhalefet politikacısı değil, bir Kürt ihtilalcisi idi... Yanında Edirne'nin Yunanistan tarafından işgali sıralarında Edirne mebusu sıfatıyla Yunan Mebusan Meclisine iltihak eden Neyir214 isimli bir vatansızı getirmişti." Göztepe, Mevlanzade'nin bu seferki teklifinin ayrıntılarını açıklamıyor ama

de

bi

an

_8

bazı anahtar kelimeler veriyor: "Kürt şeyhleri... Mühim bir sır... Büyük vazife… Komite... Bomba patlatmak..." 215 Fakat Vahidettin'de 'paralar suyunu çektiği için bu defa hatırları ve gönülleri kırılmadan baştan savılırlar.' Bununla birlikte, 'yine Vahidettin hesabına kaldıkları oteldeki masraflar, hatırı sayılır bir yekûn teşkil etmiştir.'216 Türkiye Cumhuriyetini devirmek... Yunanlılarla kombinezon... Kürt ihtilali... Komite... Bomba... Tüyleriniz ürpermiyor mu? Başka kitaplarda da bu tür San Remo kaynaklı birçok şaşırtıcı iddia var.217 Kapanmış bir yarayı kaşımamak için bilgi aktarmaktan kaçınıyorum ve konuyu, Göztepe'nin bir özetiyle kapatıyorum: "Sultan Vahideddin'in ölümüne kadar, San Remo'da çok meraklı ve esrarlı hadiseler geçecek, politika entrikalarına şahit olunacak, nice hacıların koltuklarının altından haçları çıkacak, siyaset perdesi altında, hatıra gelmez dolandırıcılık vakaları, 'teşkilat' namı altında vurgunculuk sahneleri seyredilecektir."218 Vahidettin'in servetini eriten sebeplerin üçüncüsüne ve sonuncusuna geldik. • Paranın, Vahidettin'in mutemedi olarak Dr.Reşat Paşada durduğunu ve masrafları onun yaptığını görmüştük. Göztepe'ye göre, "bu mühim paranın sarf ve idaresini eline geçirmek için çırpınan yaver Zeki, bu yüzden Dr.Reşat Paşaya diş bilemektedir."219 "Günlerden bir gün (15 Mart 1924 günü) Sultan Vahideddin, kasrın alt katı ndaki bir odada otururken, ani bir silah sesinden sonra, kapısının önüne, müthiş bir feryat kopararak ağır bir cismin yuvarlandığını işitmiş ve dışarı fırladığı zaman, başhekimi Reşat Paşanın kanlar içinde yere serildiğini görmüştü. Sultan Vahidettin pek eski ve emektar doktorunu bu feci vaziyette görünce, büyük bir heyecanla, 'Ne yaptın paşa?' diye üzerine kapanmıştı. Saray mensupları vaka yerine yetiştikleri zaman Reşat Paşayı can vermekle meşgul bir halde buldular. Sertabib yarı açık gözlerini Sultan Vahdeddin'e dikerek, 'Efendim, ben ölüy orum,' diyebilmiş ve kendinden geçmişti. Sırt üstü yere serilmiş olan paşanın sağ eli açıktı ve biraz ötesinde küçük bir browning tabanca yerde duruyordu. Paşa, intihar mı, cinayet mi olduğu hâlâ layıkıyla aydınlanamayan, esrarlı bir ölümle hayata veda edecek ve bu paralan har vurup harman savurmak fırsatı tamamiyle Zeki'nin eline geçecektir."220 İdareyi eline geçiren Zeki'nin San Remo'daki öteki marifetlerini görmeden önce, Dr.Reşat Paşanın ölümü üzerinde biraz duralım. Olay İstanbul'a yansıyınca basın, "Paşanın Vahidettin'le beraber gitmekten pişman olduğunu, Ankara ile temasa geçtiği ve Türkiye'ye dönme izni aldığını, Padişaha bağlı Tarikat-ı Selahiye adlı örgütün,221 paşayı bu ihaneti yüzünden öldürdüğünü" yazar. Üçüncü Musahip Hayrettin Ağaya göre olay eğer cinayet ise, mutlaka yaverlerden [ve Tarikat-ı Selahiye adlı gizli örgütten] Kiraz Hamdi Paşa tarafından hazırlanmış ve Zeki tarafından uygulanmıştır." Dr.Reşat Paşanın damadı Salih (Keçeci) Bey dava açar. Zeki, yokluğunda idama mahkum edilir. 222 Gelelim Yaver Zekiye. Zeki, kıskandığı için Vahidettin'i bırakıp saraydan ayrılan Çerkez güzeli İnşirah Hanımın erkek kardeşidir. 223 İstanbul'dayken, son görevi Hademe-yi Hassa

de

bi

an

_8

9. Vahidettin'in cesareti

Bu olaylara rağmen, bazı yazarlar, Vahidettin'in cesur olduğunu söylüyo rlar.229 Söz gelimi K.Mısıroğlu, "Sultan Vahideddin asla korkak değildi.. Şehzadeliğinden beri onun gayet cesur bir insan olduğunu gösteren pek çok vak'a vardır... Bunun pek çok delilinden bir ikisini zikredelim." diye yazıyor ve üç örnek ver iyor. Zaten kaynaklardaki örnekler de bu kadar, başka örnek yok. □ "... Bab-ı Ali baskınını müteakip takibe (koğuşturmaya) maruz kalan Mülazım (teğmen) Şaban Efendi, Şehzade Vahideddin Efendinin Çengelköy'deki köşküne sığınır. Yakalamak için gelen polislere Vahidettin der ki: 'Bana mensup olan, sarayıma iltica eden, masumiyeti de bence malum olan (?) bir adamı, garezkâr düşmanlarına teslim edemem. Zorla içeri girmek isteyenleri vururum. Beni öldürmedikçe Şaban Efendiyi alamazlar.' "230 Kanuna aykırı ama doğruysa, sahiden cesur bir davranış. Yazık ki Padişahlığı sırasında, İngilizler karşısında titrediğini göreceğiz. □ "Veliaht iken Almanya'ya yaptığı ziyarette, siperleri dolaşırken, umulmadık

de

bi

ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanlığıdır. General Harington'la son gizli temasları yapmakla görevlendirildiği için "Padişahın kaçmasını ben sağladım, hayatını bana borçlu" diye böbürlenir.224 Dr .Reşat Paşayı öldüren ya da öl-dürdüğü sanılan Zeki'nin San Remo'daki birkaç marifeti: Musahip Mazhar Ağayı dövüp, tabancasının kabzasıyla burnunu kırar. (V.G. Cehenneminde, s. 111) Vahidettin'in özel hizmetine bakan İtalyan kızını gebe bırakır ve zavallı Vahidettin iş kapansın diye birçok para öder. (a.g.e., s. 101) "[Ele geçirdiği serveti] vur patlasın, çal oynasın, har vurup harman savu -rur... delice bir hırsla giyime ve içkiye harcar, sonunda kumarda bitirir." (a.g.e., s.141, 154)225 Para bulmaları için Vahidettin'e ve Mediha Sultan'ın oğlu Sami'ye baskı yapar, Vahidettin'e "Ulan" diye bağırır, (a.g.e., s.177) 226 Ve adamı kovamazlar! N.Fazıl Kısakürek, Vahidettin'in "bu şirret adamı kovacak hamleyi gösterememesini", 'ulan' hitabına bile "bir karşılıkta bulunamamasını", "nice A vrupa kral hanedanından hiçbirinde mevcut olmayan bir asalet fakat korkunç bir zaaf (zayıflık, güçsüzlük)" olarak değerlendiriyor ve şöyle devam ediyor: □ "Allah ona hiç kimseye karşı durabilecek mukavemet bünyesi vermemiş, bunun yerine sultanî bir vekar ve asaletle her şeye katlanma seciyesi vermiş."227 Daha da şaşırtıcı bir bilgi aktarayım. Son çare olarak Mediha Sultan'ın yüzüğü satılacak ve alınan 8.000 İngiliz lirası, idare etmesi için yine Zeki'ye verilecektir! (V.G. Cehenneminde, s.157)228 Çünkü, "Zeki'ye karşı Sultan Vahideddin başta olduğu halde, gözünün üzerinde kaşın var diyecek cesareti hiç kimse kendinde bulamamaktadır." (a.g.e., s.144)

an

_8

bir tehlikeye karşı başını eğmesi ihtar edildiği zaman şu cevabı verir: Türk başı düşman karşısında eğilmez!' "231 Bu ziyarette Başmabeynci Lütfi Simavi de bulunmuştur. Lütfi Simavi anılarının 364. sayfasında '2.Wilhelm istihkâmlarını ve Kolmar batısındaki cepheyi ziyaretlerini' ayrıntılı olarak anlatmaktadır. Ama Vahidettin'in her olumlu davranışını raporuna aldığı halde, bu cesaret sahnesinden hiç söz etmiyor! □ "[Kılıç Alayından sonra] Eyüp'te arabalara binileceği sırada Talat Paşa Çanakkale Boğazı'ndan düşman tayyare filoları geçmiş olduğuna dair telgraf aldığını haber vermişse de Hünkâr, 'Onlar mütemeddin (uygar) adamlardır, böyle dini merasim (!) esnasında taarruz etmezler' diyerek telaş eseri göstermedi."232 Padişahın o kadar güvendiği uygar İngiliz uçakları, 18 Ekim günü, savunmasız İstanbul'a uygarca saldıracak, elli kişinin ölmesine, yüz kadar İstanbullunun yaralanmasına yol açacaklardır.233 • Şimdi de Milli Mücadele dönemine ait bir sahne görelim. İşgal güçlerinin İstanbul'da yönetime resmen el koyduğu gün (16.3.1920) Vahidettin, Sivas milletvekili Rauf (Orbay), Balıkesir milletvekili Abdülaziz Mecdi Hoca (Tolon) ve Konya milletvekili Vehbi Hoca (Çelik)'dan oluşan Meclis Kurulunu kabul etmiştir. Bu ilginç görüşmede yapılan konuşmaları aktarıy orum: "Vahidettin - Bu adamlar (İngilizler) daha çok şey yaparlar, her istediklerini yaparlar! Her şeye cüret edebilirler! Meclis'teki sözlerinize ve hareketlerinize dikkat ediniz! Vehbi Hoca - Efendimiz, onların kudreti milleti yıldıramayacaktır. Millet azimlidir, kararlıdır, Hakkın yardımıyla, haklarından gelecektir. Milletiniz, memleketi de, sizi de kurtaracaktır. Müsterih olunuz padişahım. Vahidettin - Hoca! Hoca! Dikkatli olun! Bu adamlar, her istediklerini yaparlar! Mecdi Hoca - Padişahım, bu kâfirlerin kudreti zahiridir, şu gemilerin top menzili dışına çıkamaz. Senin milletinin yüreği, onların demirinden metindir. Millet, istiklali uğruna giriştiği mücadeleden muhakkak muzaffer çıkacaktır. Endişe buyurmayınız. Vahidettin - Hoca, vaziyet meydanda! Hadiseler ortada! Bu adamlar isterlerse yarın Ankara'ya giderler! Rauf- Efendimiz, biz huzurunuzda milleti temsilen bulunuyoruz. Millet, haysiyet ve istiklale aykırı bir kaydı kabul etmemeye kesin kararlıdır. Eğer milletin hislerine tercüman olduğumuza kani iseniz, arz ediyoruz ki milletin sizden istirhamı (ricası), haysiyet ve istiklale aykırı bir antlaşmaya ve sözleşmeye imza koymamanızdır. Aksi takdirde istikbali çok karanlık görüyoruz. Vahidettin - Rauf Bey, millet koyun sürüsü! Bu sürüye bir çoban lazım! İşte o da benim! " 234 Yolda, Vehbi Hoca, derin bir acı içinde olan Mecdi Hoca'nın omuzuna elini koyar, 'Gam çekme efendi...' der, ' Allah büyüktür! Bu millet kurtarıcısını bul acaktır. Milleti koyun sürüsü saymak, rıza-yı ilahiye de aykırıdır. Yaşarsak, çok şey göreceğiz.' " 235 • Son olarak da İngilizlerin izlenimini gösterir bir örnek: "... Sultan, Yıldız'da

de

bi

an

_8

titreye titreye oturmaktadır... Belki de bazı hadiselerin kendini taç ve tahtından yoksun kılacağından korkmaktadır. Bu hanedana mensup hiç bir Prens (şehzade), halkını idare edebilecek kâfi (yeterli) kaabiliyet ve enerjiye sahip görünmemektedir." 236 10. Bazı görgü tanıklarının Vahidettin hakkındaki görüşleri □ II. Abdülhamid'in Başkâtibi Tahsin Paşa: "Sultan Hamid, Vahideddin Efendiyi bu derece beğenmekle pek aldanı-yordu. Çünkü Vahideddin Efendi, Sultan Hamid'e bir maksat ve çıkar karşılığınd a hizmet ediyordu, yoksa Sultan Hamid'e hiç sevgisi ve bağlılığı yoktu. Nitekim, inkılaptan (1908'den) sonra, Sultan Hamid aleyhinde en ileri gidenlerden biri Vahideddin Efendi olmuştu... Vahideddin Efendinin readet-i ahla-kiyesi (ahlakının bozukluğu) sonra bütün feciliği ile kendini göstermiş ve saltanat makamına geçince, yaltaklanma ve dalkavukluk huyu gereğince, bu sefer kuvvet ve nüfuz sahibi gördüğü yabancı ve düşman millete sokulup yanaşma yolunu tutmuş ve melanette (kötülükte) daha ileri giderek, vatanlarını düşman istilasından kurtarmak için gaza ve bu uğurda canlarını feda eden Türkleri vurdurmaktan çekinmemiştir." (Sultan Abdülhamid, s. 171) □ Vahidettin'in Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi: "Aşırı derecedeki tevehhüm (kuruntu) ve tereddütü, öteki meziyetlerini örterdi... Sultan Vahdettin, Sultan Reşat'tan daha aklı başında ve daha bilgili old uğu halde inat ve israrının, vehimliliğinin ve kararsızlığının kurbanı oldu... Sultan Reşat'ın kalbi daha temizdi... Onurlu bir zat olduğundan, mütarekeden sonra Vahdettin'in uğramış olduğu hücumlara uğrasaydı, ya felç olup yatar yahut yür eğine inip ölüp giderdi." 237 □ İngiliz Yüksek Komiserliği Siyasi Müşaviri T.B.Hohler'in 4 Kasım 1919 günlü raporu: "Hükümdar zayıf karakterli olup pek cesur olmamasına rağmen yüksek prensip ve emellere sahip görünmektedir." (G.Jeschke, İngiliz Belgeleri, s.6; Br.IV, No. 578) □ Amiral de Robeck'in raporu: "Büyük bir karakter gücüne veya şahsiyete sahip olmamakla beraber çok samimi ve nazik bir zat olup oldukça zihni bir idrak de göstermektedir." (G.Jeschke, İng.Belgeleri, s.7; 21.8.1920 günkü mülakat hakkında rapor, Br.XIII, No.23) □ A.Reşit Rey: "Oldukça zeki fakat fazla müteenni (fazla temkinli) ve müteredditti (tereddütlüydü/ kararsızdı). Diyebilirim ki anlayış ve kavrayışta hızlı, karar ve harekette yavaş idi." 238

de

bi

an

_8

□ Rıza Tevfik: "Kendisi bir kukla durumunda idi." (Biraz da Ben Konuşayım, s.191) □ İ.M.Kemal İnal: "Eski Adliye Nazırı İbrahim Bey, yeni Padişahın kendisine şöyle dediğini bi rkaç gün sonra bana nakletmişti: 'Aczim var, korkuyorum. Maddeten hiç bir şeyden korkmam. Fakat pek ağır bir vazife yüklendim. Allah'tan korkarım.' Padişahın aczini itiraf etmesi, Allah'tan korktuğunu ve pek ağır bir vazife yüklendiğini.söylemesi, haktanırlığını, doğru söylediğini belirttiği için takdire değer. Fakat aczini ve pek ağır bir vazife yüklendiğini itiraf eden bir kimsenin, tecrübeli ve yeterli olanları kullanmak ve onlardan yararlanmak gerekirken, Ferit Paşa gibi hükümet yönetiminde aczi ve devlet işlerinde tecrübesizliği bilinen ve halkın güveninden yoksun olan bir adamı, öyle tehlikeli bir zamanda, ardarda sadraza mlık makamına getirip türlü zararlara sebep olması, sözüyle özünün birbirine u ygun olmadığını göstermiştir. Allah'tan korkan, Allah'ın yasakladığı şeyleri, özellikle emaneti, yani millet işlerini, ehil olmayanlara vermekten sakınır." 239 □ Dr.Rıza Nur: "Yeryüzünden nice milletler gelmiş geçmişler, azametli saltanatlar kurmuşlar, sonra da batmışlardır; fakat batarken hepsinin padişahları başlarında bulunmuş, düşmanlarıyla dövüşmüşlerdir. Halbuki bizim yıkım ve istiklal davamızda padişahımız, vatan düşmanlarıyla birleşmiş, millet aleyhinde hareket etmiştir." (Türk Tarihi, 1.C., s.198) □ Hüseyin Kazım Kadri: "Benim anladığıma göre, Vahideddin medeni cesaretten yoksun, müteredd it (kararsız) bir adamdı. Ferit Paşa adeta bu adamı büyülemişti. Her şeyi onun gözüyle görür ve onun kafasıyla düşünürdü." (s.201) □ Damadı İsmail Hakkı Okday: "Kayınpederim hem zeki, hem mütereddit (kararsız) ve vesveseli (kuşkucu) bir hükümdardı." 240 □ Şehzade Abdülhalim Efendi: "Bu hanedan bitmiştir. Bizden millete hiç bir hayır beklenemez artık. Bizi bir tarafa atarak, millet kendini kurtarmalıdır!" 241 □ Son Halife Abdülmecit Efendi: "O hain, yalnız vatanımıza hıyanet etmedi, hanedanımızın şerefiyle de oynadı. Artık vatandan da, hanedanımız sicilinden de kovulan bu adamdan bahsetmiyelim." (Aktaran N.F.Kısakürek, s.209)242

de

bi

an

_8

11. Ölümü "1926 yılı 15/16 Mayıs gecesi kalp rahatsızlığından vefat etmiştir.243 Ailesinin isteği üzerine otopsi yapıldıktan sonra cenazesi Şam'a nakledilmek için tahnit edilmişse de 120 bin lira borcu olduğu için İtalyan alacaklıları tarafından tabutuna varıncaya kadar haciz koydurulmuş, sırf bu yüzden cenaze bir ay evinde ka lmış (?) ve nihayet kızı Sabiha Sultan para tedarik edip haczi kaldırtarak Şam'a naklettirip Sultan Selim Camiinin bahçesine defnettirilmiştir." 244 12. Birinci Bölümün sonu Bu bölümde yer alan bilgilere, belgelere ve tanık ifadelerine dayanarak, Vahidettin hakkında şu hükmü vermek, haksızlık olmaz sanıyorum: Kusurları meziyetlerini aşan bir insan, dönemin gerektirdiği niteliklere sahip olmayan, sıradan ve zayıf bir hükümdar. Peki, hain miydi? Buna, Üçüncü Bölümde, Kurtuluş Savaşı sırasındaki tutumunu ve bunu beli rten belgeleri de gördükten sonra, siz karar vereceksiniz.

Notlar
57) 58)

59)

60) 61) 62) 63)

64)

65) 66) 67)

İ.H. Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, 4.C., s.441. Ahmet Kabaklı ise nedense, tarihi gerçekleri bir yana iterek, şöyle yazıyor: "Son Padişah VI.Mehmet Vahüdiddin, 17 Kasım 1922'de, Veliaht Abdülmecit Efendiyi Halife ilan etti." (Temellerin Duruşması, s. 145) Şaka mı, baskı yanlışı mı, yoksa sayın Kabaklı kimsenin bilmediği bir sırrı mı açıklıyor? Oysa Vahidettin, sonuna kadar Halife olduğunu ileri sürmüş, Abdülmecit Efendi için de şöyle demiştir: "Bizim budala, demek ki saltanatsız hilafete razı yani tekke şeyhi olacak. Gerçi bu kadarı da [ona] çoktur ya." (Aktaran Tütüncübaşı Şükrü Bey, Yakın Tarihimiz, 3.C., s.388) K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.192'de, Mısır'da kalamamasının sebebini, Kral Fuat'ın karşı çıkmasına bağlıyor ama asıl sebebin İngilizlerin izin vermemesi olduğunu ilerde göreceğiz. İ.H. Okday, Yanya'dan Ankara'ya. Ali Fuat Türkgeldi, Görüp işittiklerim, s.177, 216, 227. San Remo'da bir süre Vahidettin'in yanında kalan T.Mümtaz Göztepe'nin anılarında bu konuda birçok ayrıntı var. (V. Gurbet Cehenneminde) T.M. Göztepe, Vahidettin'in bestelediği bir şarkıdan söz ederken, cümlenin başında 'mahur makamında', cümlenin sonunda ise 'beyati makamında' diye yazıyor. (Vahidetti n Mütareke Gayyasında, s.188) Yılmaz Çetiner ise aynı şarkının makamının 'suzidil' olduğunu ileri sürüyor (Son Padişah Vahidettin, s.292) Tek şarkı, iki araştırmacı, üç makam! Son Sadrazamlar, s.2102; Murat Bardakçı, Vahidettin'in 41 şarkısının notalarının yayımlanacağını açıklamıştı (Hürriyet, 5 Kasım 1995), bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmiyorum. Rıza Tevfik (Bölükbaşı), Biraz da Ben Konuşayım, s.32. Lütfi Simavi, Osmanlı Sarayının Son Günleri, s. 360. Yakın Tarihimiz, 3.C., s.388; Malta'da, sadece 20-30 Kasım 1922'de İngilizlerin yaptığı

de

bi

an

_8

68) 69) 70) 71) 72) 73) 74) 75)

76) 77) 78) 79) 80) 81) 82)

85)

86) 87) 88) 89) 90) 91)

92)

93) 94) 95) 96) 97)

de

bi

83) 84)

masrafları gösterir çizelgeye göre, "Vahidettin ve "maiyetinin şarap masrafı 5 İngiliz lirası" tutmuştur. (B.N. Şimşir, Vahdettin'in Kaçışı ve 'Sonu, 28 Kasım 1973 Cumhuriyet gazetesi [F.O, 371/9118/E. 172: Colonial Office'den Foreign Office'e yazı, 3.1.1923]) Osman Öndeş'in Malta gazetelerinde yer alan haberlere dayanarak hazırladığı bir yazı: Vahideddin Malta'da (Hayat Tarih Mecmuası, Mart 1971) V.Gurbet Cehenneminde, s.147. G.Jeschke, Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz Belgeleri, s.6, mülakat 17.12.1919 günlü The Times'da yayımlanmış. İ.H.Okday, s. 206. Şefik Okday, Son Osmanlı Sadrazamı ve Oğulları, 7.bölüm, 28.12.1988, Milliyet. Türk Ülküsü, s.86; V.Gurbet Cehenneminde, s.34. Görüp işittiklerim, s. 141. N.F.Kısakürek, Vahidüddin, s.24; M.Kemal İnal diyor ki (sadeleştirilmiştir): "Abdülmecit'in evladı içinde sıhhati ve şuuru tam, tahta layık bir şehzade görülmedi denilemezse de görülenlerdede nice acaip haller görüldüğü inkâr edilemez." Son Sadrazamlar, 4.C., s. 2094. A.F.Türkgeldi, Görüp işittiklerim, s.138; aksi gibi o gece Topkapı Sarayının duvarı yanındaki hamam yanar, yangın Harem dairesine sıçrayacak korkusuyla hayli telaş edilir. a.g.e., s.209. Rauf Orbay'ın Hatıraları, 2.C., s.241, Yakın Tarihimiz. Son Sadrazamlar, s.2101. Lütfi Simavi, s. 353. Saray ve Ötesi, 1.C., s.65. Son Sadrazamlar, s. 2095; "Sultan Reşat, Manisa mebusu sıfatıyla İstanbul'a avdet ettiğim sırada beni kabul eylemişti. 'Siz Manisa mebusu olmuşunuz, pek mahzuz oldum. Bu Manisa Arnavutlukta mı?' dediği zaman kendimi kaybettim ve ne cevap vereceğimi şaşırdım. [..] Saltanat taraftarı olsam bile bu kadar cahil ve gafil padişahları ilzam edemezdim (tutamazdım)." (Hüseyin Kazım Kadri, Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım, s.248) A.F.Türkgeldi, a.g.e., s.275. Nihal Atsız, s.86; K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.88; Hilafet, s.274. Öteki Vahidettinciler de bu abartıyı tekrar ediyorlar. Son Sadrazamlar, 4.C., s.2095 vd.; bu bilgi yetersizliği ve ehliyetli danışmanlar kullanmamak yüzünden, Vahidettin'in iç ve dış olaylara, doğru bir teşhis koyamadığını göreceğiz. Lütfi Simavi, s.348, 366. Osmanlı Tarihi Kronolojisi, 4.C., s.442. F.Rıfkı Atay, Atatürk'ün Bana Anlattıkları, s.29, Sel Y. Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım, s.163. Tahta çıkış yazısına eklemek üzere hazırladığı 10 maddelik not, bu umudu haklı gösterecek niteliktedir. (Ayrıntısı için, S.Selek, Anadolu İhtilali, s.24-25) Belki de bu düşüncesi yüzünden, Temmuz 1919 ve Ekim 1920'de, tahtından ayrılmayı düşündüğü ya da bu izlenimi bıraktığı halde bu kararı verememiştir. (Jeschke, İngiliz Belgeleri, s.241vd.) Acaba kendisi akıllıca, kinsiz ve tarafsız yönetti mi? Bunu, olayları izlerken anlayacağız. Görüp işittiklerim, s.183; H.Hüseyin Ceylan, 'Vahidettin'in, savaşın felaketlerinin sebebi1 olarakda suçlandığını ileri sürüyor. (Büyük Oyun, 1.C., s.17) Hiçbir kaynakta böyle bir suçlamaya rastlamadım! Kendi icad edip kendi karşı çıkmış. Gölge boksu yapıyor. Görüp İşittiklerim, s.151, 179, 207. H.Z.Uşaklıgil, a.g.e., 1.C., s.226. Tarih ve Toplum, 17. Sayı (Nisan 1985), s.59, dipnot 4 [Fransız Diplomatik Arşivi, Seri E (1918-1929), Dosya 87, s. 107-109 'a dayanarak] Lütfi Simavi, s.489. a.g.e., s.442; iki yakını da, kolayca yalan söylediğini aktarıyor: Görüp İşittiklerim, s.179; Lütfi Simavi, s. 202.

an

_8

245. İngiliz Belgeleri. s. Hürriyet ve İtilaf Fırkası. zorunlu sebeplere.158. hem kendisinin felaketini hazırlayacaktı.Tunaya.Ferit. 263 vd. Oysa hem İttihatçılara.Z.. 159) T. 247. s.98) 99) 100) 101) 102) 103) 104) 106) 107) 108) 109) 110) 111) 112) 113) 114) de bi an _8 105) O zamanki Posta ve Telgraf Nazın Haşim (Sanver) Beye dayanarak Celal Bayar.Şevket Paşa da günlüğünde. politika ile uğraşan Şehzade Vahidettin'i ağır biçimde suçlamakta. 254. Feylezof Rıza Tevfik gibi ilginç ve karanlık kimselerle ilerde sık sık karşılaşacağız. 5. s. Ben de Yazdım.paragraf) Sina Akşin.320. kız kardeşiyle yeğenini bilakis çok sevdiğini ve hiç sevilmeyen damadın Sadrazam olmasına sebeb olarak birtakım mücbir (zorlayıcı) sebebler ile tesirler (etkiler) altında kaldığından bahsetti." (Biraz da Ben Konuşayım.202. dine dayalı ve İngilizci' bir düzen. Tersine D.C. s. 203 (dipnot 170). sayı 8/18 Şubat 1965) İ. [. Ali Kemal.4. s.Tunaya. D.Ferit'in bir sözü: "Benim conception'um. Görüp İşittiklerim. bu 'zorlayıcı sebep ve baskılardan' biri bile belgelenmiş değildir.Şevket Paşanın ölümü ile biten darbe girişiminde. 217 vd. dipnotları.C. s. 220. adı geçen partiye onursal başkan olmasa bile." (İstanbul Hükümetleri. Veliaht Y. sivil paşalar olarak Bab-ı Âli'yi onun istediği biçimde yönetebilecek adamlardı. Türkiye'de Siyasi Partiler. İstanbul Hükümetleri. hem devletin. baskı gibi mazeretlere sarılıyorlar.1438. Vahidettin'in emelini şöyle özetliyor:" Mutlakiyetçi ya da en azından otoriter..442) Bütün Vahidettinciler de. Jeschke. Doğrusunu söylemek gerekirse bu söylentiler pek de temelsiz değildi.] İlerde Padişah olduktan sonra bu partiye olan bağlılığını açığa vuracak.265) D." (Hatıralarım. bu tutumun doğru olmadığını kendisine ancak böyle dolaylı bir yolla anlatabilirdim. M. babasının sadece Damat Ferit'i sevmediğini. Hatıralarım. s. s. s. bütün parti anlaşmazlıklarında. s. Vahidettin'in.İzzettin Efendinin. oysa beyannamesinde "meşrutiyet gereklerine uyduğunu" iddia edecektir. s.Okday. C. gelenekçi. mütareke yıllarında Damat Ferit'i arka arkaya sadrazamlığa getirerek.. ve 27. ona karşı bir sempati besliyordu.. T. s. İngiliz Yüksek Komiserliği .40) Rıza Tevfik bu sözleri doğruluyor (sadeleştirilmiştir): "Damat Ferit Paşa hanedana pek saygılı. Vahideddin Efendi. Mektubun tam metni ve Sadık Beyin öteki densizlikleri için bkz: Ali Birinci. 212. Lütfi Simavi diyor ki: "[Şehzade Vahideddin'e ] Damat Ferit Paşanın Sadık Beyle birlikte kurmuş olduğu [Hürriyet ve İtilaf adlı] partiye kendisinin onursal başkan olduğu hakkında ortada bazı söylentilerin dolaştığını duyduğumu.. 46) Sina Akşin diyor ki: "Hısımı olan Tevfik ve Ferit. (Hayat dergisi.252." (s.T. hanedan üyelerinin hiçbir partiye mensup olamayacaklarını ileri sürerek bu söylentileri yalanlamakta olduğumu söyledim.162 vd. Ben. siyasal duruma göre almaşık (alternatif) imkânlar tanıyordu.1." (Osm. Türk mantalitesini kapsayamaz. ötekinin aşırılığı ise Vahdettin'e. s. bu sözün katiyen doğru olmadığını. fakat hakikatte yalnız ailenin Sultan Mecit koluna bağlı idi ve Sultan Mecit ile Sultan Aziz evladı arasındaki geçimsizlikte de payı vardır.169.Ferit'i Sadrazam yapmadan önce de Mondros Mütarekesi görüşmelerine Başdelege olarak gitmesi için şiddetle ısrar etmiştir.Z. 258. H. s. ulusal olmayan 'hilafete. partinin önde gelenleri arasında bulunan Şeyhülislam M.81) Vahidettin. Ali Fuat Türkgeldi'nin verdiği birçok örnek var: s. (Üçüncü Bölüm.Kronolojisi. hem Ankara hükümetine karşı olan Hüseyin Kazım Kadri bile şöyle demektedir: "İttihatçılık hissini ve imanını bu vatanda ebediyen imha eden Anadolu milli hareketi oldu ve bütün bir memleketin İttihatçılıktan kurtulmasını temin etti. Birinin ılımlılığı. s.Kazım Kadri. Ali Birinci. Ama tarihte.16) M. Vahidettin'in Çengelköy'deki köşkünü "fesat yuvası" diye nitelediğini aktarmaktadır. 31 Mart olayında. H." (Aktaran Sina Akşin.212) Celal Bayar.H. (Ben de Yazdım.207.322. "Sabiha Sultan.Sabri." (İstanbul Hükümetleri. özellikle 26. Hürriyet ve İtilaf Fırkası."sinsi ve kirli rolleri" olduğunu yazıyor. s.

Hiçbir İngiliz belgesinde. mütareke anlaşması için Damat Ferit'i Mondros'a Başdelege olarak göndermek için girişimlerde bulunması.177 vd. s. aynı sebeple ömür "boyu hapse mahkûm etmiş ve ölene kadar hapiste tutmuştur. 443. süngü zoruyla mı beş kez Sadrazamlığa geldi? Reddetmesine ne engel vardı? Bu makama pek hevesle geldiğini bütün tarafsız tanıklar söylemektedir. yalnız Damat Ferit değildir. ahlaki ve siyasi bir sorun. İkinci Dünya Savaşı biter bitmez.Kronolojisi.382. s. İngilizlerin baskısı olmadığını. Şuradan buradan işittiği. işgal altındaki Fransa'nın Dışişleri Bakanı Laval'i.Akşin. s. Sivas Anadolu Kadınları Müdafaa-yı Vatan Cemiyeti'nin 24.1919 günlü bir yazısında. s.Müftüoğlu. budu gibidir.1920 tarihli beyannamesi. Vahidettin'in.117. ne resmi tarih eleştirilebilir." kendisinin iktidara gelmesi gerektiği konusunda. Damat Ferit'i kimin tercih ettiğini gösteriyor. asıl hainliğini ise. s. K. gençliğinde bir İngiliz mürebbiyesinin eline verilmiş yahut bir İngiliz öğretmeni tarafından yetiştirilmiş olmasından dolayı. Üçüncü Bölümde göreceğiz. 4. (Jeschke.Uluğ. olmazsa meziyet değildir.299. 1. (S. 4. A. Ali Rıza Paşa. Damat Ferit'in ilk üç hükümetinin. C. insanın kolu.] Mali namus sahibi olmak. s. 9. sonraki yöneticilerin işgalcilerle işbirliği yapmalarının.Karabekir. Mesela Fransa. ne yeni bir tarih yazılabilir.. Osmanlı T.hükümetlere 'işbirlikçi hükümet' denir." (Aktaran N. onlara kuklalık etmelerinin mazereti olarak ileri sürülebilir mi? İşbirliği yapmak.269. s. Acaba hangi olumsuz icraatına karşı çıkmış? Mısıroğlu açıklasa da herkes bilse.. s. Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi için Vahidettin'e baskı yapıldığını gösteren bir bilgi de yok. Ama bu durum. daha İngilizler İstanbul'a gelmedenönce.72) İ. İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye. 1920 yılında gösterecektir! Hayatımın Acı ve Tatlı Günleri.210 vd.Naili Paşa komutasındaki Türk birlikleri de. İstanbul Hükümetleri. (istiklal Harbimiz. İttihat ve Terakki Partisi iktidarıdır.C. İ.Okday.443.[.İzzet Paşa. Geldikten sonra yaptıklarını.Danişmend. Kronoloji II.383vd. yani hırsız olmamak bir meziyet midir? Fakat siyasi namus büyük bir meziyettir!" (s. A. eğri doğru her şeyi Padişaha anlatırdı..C.A.4. TevtıK Paşa.Dilipak. İstanbul'a giriyorlardı.H. M. Yalan Söyleyen Tarih Utansın. öylekaçınılmaz. asabi ve ukala dümbeleği bir zat idi. s. Sultanın ısrarlı olduğunu" açıklamıştır. Evet. '20 cürüm' (suç)işlemiş olduğunu belirtiyor. zaten böyle birbaskıya ihtiyaçları da yok.Reşit (Rey) Beyi de düşünmüştür.49.452) Öyleyse? A. aynı gün Ş. Rahip Fru denilen şahsı saraya dadandırmakta.H. Talat Paşa'dan söz ederken şöyle diyor: "Mali namus meselesi.441. çünkü Vahidettin'le işbirliği halindeler. halkın coşkun gösterileri arasında. Üçüncü Bölümde bu talihsizişbirliğinin şaşırtıcı ayrıntılarını göreceğiz. bu sultanzadenin ilgisi vardır. Birinci Dünya Savaşı'nın milli kahramanlarından olmasına rağmen. "Biz onu idare ederiz" diye güvence vermesi. yenilginin sorumlusu. ve 5. Mütareke döneminde Vahidettin'in Sadrazamlığa getirdiği kişi.Ferit Paşanın Sadrazam olması. Haftada bir veya iki defa Saraya gelir ve dayısı Vahidettin ile saatlerce konuşurlardı. Salih Paşa gibi kimseleri de Sadrazam olarak seçmiştir. savunmaz. Osm. Vahidettin Roma'ya gitmedi ki mahfazayı de bi an _8 . birkaç sayfa sonraysa. Demek ki D. Apaçık olayları ve belgeleri görmezden gelerek.9. Damat Ferit hiç istemediği halde. hiçbir ciddi ülke ve sağlıklı bir toplum bunları bağışlamaz. Üçüncü Bölümde göreceğiz. Cumhuriyete Giden Yol. daima İngiliz kakası karıştırır. Kronolojisi. eğer eksik olursa kusur sayılır. Kukla ya da işbirlikçi hükümetlerin başlarına gelenler için yakın tarihe şöyle bir göz atmak yeter. hiç bir bilinçli aydın da korumaz. s. kuklalık etmek. olmazsa olmaz bir durum değil.115) 116) 117) 118) 119) 120) 121) 122) 123) 124) 125) 126) 127) 128) 129) 130) 131) Baştercümanı Andrew Ryan'a.H. 42) Bu tür kukla.) Damat Ferit.İzzet Paşa itiraz edince de.T.. s. s. Almanlarla işbirliği yaptığı için kurşuna dizmiş. ilgili belge: 371/4215-76104) Vahidettin'in son Başkâtibi Rıfat Bey özetle diyor ki: "Sultanzade Sami. Üçüncü Bölümde belgeleriyle göreceğiz.4. Gerçeğin böyle olmadığını.hükümetleri zamanında.. Erol Ulubelen. bu dönemdeki Devlet Başkanı Mareşal Petain'i bile.

elli bin altın biçiliyordu.. 2.Z.s. Karal. s. 2.C. 1965/5..27) Abdülhamit'in bu tür gelirlerden aldığı para.] göstermiştir.s. Vehbi Vakkasoğlu. haklı olarak. s. yılda 500.281.Göztepe ise. (İ.. T. sarayların tamiri de devlete ait.. C.C. 1.203). V. 1976..000 lira ziyafet ve seyahat ödeneği (s. Gurbet Cehenneminde...315-335.Z. 3. Mukaddes Emanetleri birlikte götürmesi içinVahidettin'e hayli baskı yaparlar. Hazine-yi Hassa. s. Hazine-yi Hümayun. Buna dair o zaman tutulan zabıt (tutanak) Topkapı Sarayı Müzesi arşivinde 35 numarada kayıtlı 'ilmühaber ve Kuyudat-ı Saire Defteri'nde mahfuzdur. 4.. Resimli Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi.) de ancak gelirinden yararlanabilir. Ali Şeydi Bey. Padişah ile hükümetin ortak kararıyla. 100. s.68 vd. odasında. s. Osmanlı Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü.388. Teşkilat ve Teşrifatımız. Bu Vatanı Terk Edenler.Karaağaçlı. (V. Resimli Tarih Mecmuası. ayrıca yıllık 50. Tahsin Öz.. Hiçbirinin mülkiyeti yeni padişaha geçmediği için bu mülkleri satmak bir yana.217 vd. (Hilafet. s. Ceb-i Hümayun maddeleri.Cehenneminde. Vahidettin'in yakın çevresi bu işe çoktan teşnedir. 157. Kronolojisi. Bankada hesabı olduğunu K. Sayı. s.171) Vahidettin'le birlikte İstanbul'dan ayrılan Tütüncübaşı Şükrü ise ikisini de tekzip ediyor: ". Osmanlı Tarihi." (H. 90) H.. Hazine-yi Hümayun.C. s. s. .62). s. Gurbet Cehenneminde.. Fevkalade nefis cildi bile nadide taşlar. s.388) Kısacası uydurup uydurup yazıyorlar! Bari birbirlerinin kitaplarını bir zahmet okuyup da ağız birliği etseler. kızkardeşi Mediha Sultandan 8.11. İstanbul. Saltanata ait mülklerin (çiftlik.Bu meşhur ve çok kıymetli kitabı. Ve buna ömrünün sonuna kadar yanmıştı.449) Osmanlı T. Damla Y. Sultan Reşat'ın Başyaveri Hurşit Paşa anılarında diyor ki: "Topkapı Sarayı hazinesi. Ağustos 1951) M.125. Hazret-i Osman'ın bizzat eliyle yazdığı kati şekilde ifade edilen bu Kur'an-ı Kerimi. Meğer geri vermiş. s. Osmanlı Devletinin Saray Teşkilatı. s.Uzunçarşılı. tarihi ve kıymetli bir Kur'an'ı yanında aiakoyduğunu ve Hicaz Kralı Hüseyin'e hediye ettiğini' ileri sürüyor. s.İ.902. s.C. R.C.M. ayrıca H. nasılsa yanına alıp getirmeyi akıl edememiş. Tanzimattan önce.... (Hurşit Paşa. 91 ve 92. 18. 3.Pakalın.Uşaklıgil.Uşaklıgil. Padişahtan Padişaha geçen fakat Padişahın tasarruf (kullanım) hakkı bulunmayan bir müze gibidir.15) K.M. yanında alıkoymuştu.000 İngiliz lirası. Biz Hünkârın bunu mutlaka cebine koyduğunu sanıyorduk.137 vd.8. Çev. s. Hicaz Kralından 3. Sultan Reşat'ın Başkâtibi de aynı gerçeği şöyle yazmış: " Hazine-yi Hümayun eşyası. E.. Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. 'Hazret-i Osman'ın yazdığı söylenen. Gurbet Cehenneminde.Uzunçarşılı. Osmanoğulları'nın Dramı.000 altın destek gördüğünü iddia ediyor.C. 183) Para darlığı yüzünden.322. Hayat Tarih.Mısıroğlu da kabul ediyor fakat miktarı hakkında.H..C.157) 25 Kasım 1922 günlü Chronicle _8 . kayıtlara gerekli özenin gösterilmediği dönemler olduğu da anlaşılıyor. 3. bazı avaninin (değerli kap kaçağın) iç Hazineden çıkarılıp darphaneye gönderildiği. saltanatın malı olup hünkârların şahsi tasarrufu dairesinden hariç (kullanım alanının dışında) kaldığı için. güya İşgal Kuvvetleri Zabıta Komutanı Albay Maksivel' gibibir destekçi de bulmuşlar. 2.Ulunay'ın anlattığına inanırsanız.G.171. Göztepe'nin verdiği bilgi doğru ise. Yakın Tarihimiz. 1.Göztepe. s. s.Uşaklıgil." (Son Mücahitler. Tercüman gazetesi.C. bir hayır kurumuna dahi hibe edemez. (V. arazi. maden vb. (Prof.000 altın idi.C. 51. s. Ayrıca 'bugünün parasıyla elli bin lira' ne demek acaba? Türkiye 1850.C. İstanbul'dan hareketimizden bir ay kadar evvel Topkapı Sarayından getirtmiş.1969. Mısıroğlu şu bilgiyi veriyor: "Sultan Vahdeddin'in vatandan ayrılışından sonra hazine dairesinde yapılan tespitler.92). giderayak Topkapı Sarayı Muhafızlığına tayin edilen Vahidettin'in kayınbiraderi Zeki ve bazı kafadarları da. 1965/3. Z.Z. herhangi bir tahminde bulunmuyor. (V. s.Musahip Mazhar Ağanın verdiği bilgiye dayanarak.Sertoğlu. s." (Yakın Tarihimiz.443. değerli elmaslarla süslü olan bu kitaba. C. s.. San Remo'da iken.H. her şeyin yerli yerinde olduğunu [.132) 133) 134) 138) 139) 140) 141) 142) 143) 144) 145) de 137) bi 136) an 135) oradan geri yollasın! T. Yazar Hazine-yi Hassa ile Hazine-yi Hümayun'u birbirine karıştırıyor.195. M.. 1.Z." (Hayat Tarih mecmuası. 180.

. "Sultan Vahideddin Osmanlı Bankasına 75.Uluğ. millete karşı olduğu kadar. s. kendisine hizmet etmiş olanlara da nadide (seçkin) hediyeler dağıtmış.540) Ankara'da Afganistan. Karşı oyun sahibi Ziya Hurşit'tir (Lazistan).Vahideddin Malta'da. kendisine söz verilmediği için muhalif kaldığı anlaşılır." (Bilal N. Karşı olsa. cilt 1973'te. tarihe karşı da bizi küçük düşürür. Ocak 1956. Ziya Hurşit'in de karara karşı olmadığı.Mumcu.000 İngiliz lirası kadar bir serveti bulunduğunu tespit etmişti. (s. Ayrıca 3. Vahidettin'i öven ilk genişçe yazı.Şimşir. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu.Mısıroğlu'nun Sarıklı Mücahitleri (1967). Nihal Atsız'ın görüşlerinin çoğunu kaynak göstermeden ve genişleterek kullanıyor. önerinin karma komisyona havalesi için çabalamaz. cilt ise 1992'de yayımlandı. sayfaları incelenirse. İlk ciltte. "İngiliz belgelerine göre İngiltere Dışişleri Bakanlığı.Öndeş. s. Ama Kurtuluş Savaşı sırasında. Sonra şu üç kitap yayımlanıyor: (1) N. Hayat Tarih. isyanlar."eğer Mecit Halife olursa. Malta'da bulunduğu sırada Vahidettin'in servetini araştırmış. 28 ve 29 Kasım 1973. açıklamalar. K. bir konferasında 'hilafetin çoktan çürümüş ve taaffün etmiş (kokmuş) bir laşe olduğunu' söylemiş olduğunu açıklıyor (s." (U. (2) T.) Büyük Doğu ve Büyük Cihat dergisindeki bazı yazılar da bu niteliktedir. baskı 330. Nihal Atsız'ın 1958'de yayımlanan Türk Ülküsü 'Altıncı Mehmet' başlıklı bölümdür.407).F. idam kararları. Kısacası hilafet aleyhindeki akım yeni değildir.H. üçüncüsü ise 150'liklerden Tarık Mümtaz Göztepe'nin yazdığı Vahideddin Gurbet Cehenneminde (Temmuz 1968) adlı kitaptır.146) 147) 148) 149) 150) 151) 152) 153) 154) Ajansı'nın haberine göre." (Atatürk.53) Nusret Efendi uzun konuşmasında. s.'s. Bunları Kadir Mısıroğlu'nun yazdığı "Lozan. bankadaki mücevherlerine karşılık da 50. para değil.7 gram x 20. bir İngiliz Bankasında 20. 3.Türkgeldi.1. (2. sebebiyle bu akım çok güçlenecektir. Buna karşı benim mütalaam şu idi: ‗Millete baği (haydut) diyen. Zafer mi. K.85 vd.72 vd.000 lira yatırmış.000 lira almış. Ayrıca Fransız bankalarında da parası olduğu anlaşıldı ve bir süre sonra harcamasına izin verildi.Karabekir diyor ki M. bizi asi diye fetva çıkararak idama mahkûm eden ve düşmanlarımızla birleşerek. türlü dinsel içerikli bildiriler. Bir Milletin Yeniden Doğuşu.100. Kazım Karabekir Anlatıyor. sonraki baskılardan bu bölümü çıkarmıştır.Hakkı Bey de Meclis-i Mebusan'da şöyle demiş: Hilâfet bir bergüzâr-ı tarihidir (tarihi bir hatıradır). Cumhuriyet gazetesi) Lord Kinross.Mısıroğlu. Böylece yaşamasına bol bol yetecek parası vardı. Kuva-yı İnzibatiye. Utkan Kocatürk'ün verdiği de bi an _8 . kışkırtmalar vb. Hezimet mi" adlı kitabın 1964'te yayımlanan ilk cildi izler. Yeni Halife'nin kıyafet ve vazifelerini tespit etmekle ona bir hat çizebiliriz. Vahideddin Mütareke Gayyasında (1969. Buhara temsilciliği vardır.269) Rıza Tevfik de anılarında.37.' Fevzi Paşa da benim mütalaamı kabul etmekle kararımız: Padişahlığın lağvı ve Hilafetin Âl-i Osman'da kalması ve Halife olarak Mecit Efendinin getirilmesi. fetvalar. bu kitap önce gazetede tefrika edilmiştir).44) Babanzade İ. s.) İkinci eser yine K. 1911'de Süleyman Nazif de hilafet aleyhinde şöyle yazmıştır: "Hilafet bizim için daima bir bar (yük) olmuş ve dört asırdan beri şevket-i milliyemizi (milli büyüklüğümüzü) kemirmekle tegaddi edip (gıdalanıp durmuştur.Kısakürek. N. Tutanağın 312. cildin üçüncü baskısında kitaba yeni bilgiler eklenmiş: 1. milli hükümetimize karşı Halife Ordusu gönderen bu adamı tutmak. Sultanın paralarıyla değerlerinin dışarıya gönderilmesine aracılık etmişti. bu konudaki önergeyi de imzalamazdı. Sebep olarak da. 3. cilt genişletilerek Hilafet adıyla yeni bir kitap olarak da yayımlandı.M.1971 Mart) 5. Vahidüddin (Eylül 1968." (O. suçlu olduğundan sözümüzden çıkmayacağını. s. ve 315. Ayrılmadan önce Malta fakirlerine sarf edilmek üzere Genel Valiye 100 İngiliz lirası hibe etmiş. bize zorluk çıkarabileceğini ileri sürüyordu." (A. V. s. mücevher cinsinden bir servetti. Ancak bu. yazar.000 gram ya da 152 kilo.F.Kemal Paşa Vahidettin'in [Halife olarak] kalmasını istiyordu. Hilâfetin gerekli olduğundan da söz etmiştir. (Resimli Tarih Mecmuası. dayanak göstermeden şöyle yazıyor: "İngiliz Elçiliği.000 = 152.Göztepe. baskı 503 sayfa. Azerbaycan ve İran büyükelçilikleri.Gurbet Cehenneminde.

1945 tarihleri arasinda Yeni Sabah gazetesinde yayımlandığı anlaşılıyor. 7 Kasım 1922 günü İstanbul'da gazetecilere. İnzibat Yzb.C. Haydi Mısıroğlu tarihçi değil. bu tür gönderme ve dipnotlar araştırma yapmış gibi bir görüntû vermeye çalışıyorlar. 2.g. "İnşallah yakında Vahideddin'i de getirip.. sonra tekrar yaptırıp yine yıktırmak. 4. çok yanlış devam edip geliyor. Muhteşem bir sirk atı gibi seyislerinin emrine bağlı bir insan. R.47-54. s. Osmanoğulları'nın Dramı (1976) Öteki bütün Vahidettinci yazarlar. T. çünkü Ankara'ya gelip mahkeme karşısında hesap vermesi lazımdır. Baştan başa bayraklarla donatılmış İstanbul'da. 1966. esnaf dernekleri ve diğer halk kitleleri. okullarını üç gün tatil ettiler. s.. Abdülmecit'in de bi an _8 .810) H. s. Okullar." (Siyasi ve Edebi Portreler. 1930-1950.Mısıroğlu'nun yazdığı gibi askerler değil..." (Vahidüddin. mızıkalar çalarak. s. pelteyi beton gösterecek kadar zayıf.98) Ali Kemal'i Nurettin Paşanın nasıl linç ettirdiğini de.18. Bu arada bazı yabancı kitaplara da karşılığı olmayan göndermeler yapıyorlar! Bu oyunbazlığın"örneklerini göreceğiz.S. s. özetin özeti olarak aktarıyorum: "Abdülaziz: Abdülmecit'ten daha müsrif. müşaviri olduğu Lozan Kurulu'yla birlikte bir akşam İzmit'te kalır. K. Kronolojisi. s.C. "Tek kişiye kölelik devrinin geçtiğini" söyleyecektir....19. s..25) "Mehmet Reşat: irade ve dayatma kabiliyeti. 16 Kasım'da değil. İstanbul'a giderken.147 ve 172) bu doğrultuda açıklamaları yer alıyor. Günlüğü. Avrupa. Melek kadar yumuşak fakat insan olduğuna göre 'şapşal' sıfatını giymeye mahkûm bir Padişah.. Ali Kemal'in İstanbul'dan nasıl kaçırıldığını ve İzmit'te linç edildiğini anlattıktan sonra. s.g. saraya molotof kokteyller atılması. s.. bazı Padişahlar hakkındaki görüşlerini.. Devlet ağacına aşı yapmak yerine onu kökünden zehirlemek manasına.23) "V. 4.. ilk kitapla bu kitabın ana çizgilerinin. Şark Mahfeline gelip TBMM'ne bağlılıklarını bildirmeye başladılar.Murat: Deli." (O günkü gazetelere dayanarak. Mütareke Gayyasından Gurbet Cehennemine adı altında.C..1944-1.C. Kaynakçalı Atatürk Günlüğü.e. birbirlerinin kitaplarındaki kanıtsız.38. Yıldız Sarayı'nın etrafında suikast planlarının çoğalması.. İşi gücü köşk yaptırıp yıktırmak. 2.. olayın görgü tanığı Rahmi Apak açıklıyor.. Yahya Kemal.. Kel Sait'in topladığı ayak takımıdır. Söz konusu karar. Şahane bir yalandan ibaret olan bir donanma kurmuştur. Osmanlı borcunu 300 milyon altına çıkardı. Teğmen Cevdet'in anısı: H.. s. (a.265) Ali Kemal'i İstanbul'da tutuklayıp İzmit'e götüren polis memuru Mazlum ile İzmit'te Ordu karargâhında sorgulayan Necip Ali'nin (Küçüka) anıları için: Asım Us.423 vd.H. 16.Mısıroğlu. İstanbul. K. cezasını-vereceğim!" der..92) ve Lozan adlı kitaplarında da (3. göstericilerin toplanarak. (70lik Bir Subayın Hatıraları..e. Tarih metodu bakımından da çok ilginç bir tutumları var: Dayanak olarak. yıllarca yaşadığı ve hükmettiği Osmanlı topraklarından ayrılmak durumunda kalmıştı.468.8.H. 263 vd.27) Ayrıca Sarıklı Mücahitler (s. fener alayları da yapıldı. İ.17." (Büyük Oyun. Bir numaralı mason olarak Yahudilik ve kozmopolitlik kütüğüne kaydedilmiş ilk Osmanlı Halife ve Padişahı. bu bilgileri nasıl değiştirmiş ve güncelleştirmiş: "Halife Vahdettin. N. belgesiz iddiaları gösteriyor." (a. 61) "Son Halife Abdülmecit: Kof bir azamet içinde kuklaların en sefili. 3) K..Nur karşı çıkar: "Onu İnebolu'dan yola çıkaracağız. s... Yemekte.C. s. herkesin gözü önünde 'kahrolsun Vahdettin!' diye slogan atmaları ve sarayın duvarlarına da 'Vahdettin defol!' yazılarının yazılması üzerine.) Ama linç edenler.. genellikle bu yayınlara dayanıyorlar. hayatının tehlikede olduğunu düşünerek. 800) Rıza Nur da. İddiaları ve bilgileri hiç denetlemedikleri için de bunlarda bulunan pek.XIX).. bu garip adamı. daha önce gördüğümüz gibi 30 Ekim günü alınmıştır. bakınız. 1..Danişmend de aynı hatayı yapmış: Osm. İstanbul ve Yardımları.g. milli şarkılar söyleyerek.Himmetoğlu. Ordu Komutanı Nurettin Paşa..Kısakürek'in." (a. Danişmend'in yanlışına ne demeli? "4 Kasım günü İstanbul'da ‗millet saltanatı bayramı' başladı.155) 156) 157) 158) 159) 160) bilgiden..Ceylan.2.e. Bayram nedeniyle gençler.F. ‗Muhteşem Süleyman'ın torunu bu mu?' diye hayret ve istihzalı (alaylı) bir nezaket ile seyreder.16.21. başlarında bayrak olduğu halde. (s. s.

orijinali s.241. orijinali 338. s.H. Sonyel. XXXVIII.N. Bu.İngilizler bu sözlerini tutmuşlar.C.e.. s. orijinali s. Şehzadelere de 'bey' değil. Bakmış olsaydı. Sami Bey şehzade değil! Öyleyse neden Prens? Hele Prens.. Rıza Tevfik. ne üzülüyor. 268. a. s. 147.9 (Br.g.152) Dayanağı olmayan uyduruk bir süsleme. s. neden ayrıldığını anılarında (Üçüncü Bölüm.XCIV.e. İngiliz Belgeleri. Üçüncü Bölümde belgeleriyle göreceğiz.e. K.183) İngilizlerin Vahidettin'e karşı ikiyüzlü bir politika güdüp gütmediklerini. kim bu zahmete katlanacak derecede haktanırdır.e." (B.Şimşir..Mısıroğlu.C.Ulubelen. bölüm). İstanbul Hükümetleri. özeti s. s. Çünkü Vahidettin. yalnız Vahidettin'i değil.C. s.g. Sina Akşin. İngiliz Belgelerinde. a.N.121. İngiliz Belgelerinde. özeti XCII.145 vd.529) . a. orijinali s. Refet Paşaya 'Padişahı İngilizler yarın sabah kaçırıyorlar' diye ağlayarak haber vermiş.e. s. R..N. Lozan. Oysa kendi bile diyor ki: "Başka vesikalarıda görmenin gereğini kim kavrar.e. 110.Karay. Belleten. Yerinde göreceğiz. İngiliz Belgelerinde. birçok kişiyi de yurtdışına kaçırmışlardır.Ulubelen. B.245 vd.C.g.g.g." demişmiş. yıllardan beri planladıkları ikiyüzlü siyasetin istenen sonucuydu.e. cildine bakıp (s.. )a.. Şimşir. s.s. B. Rıza Tevfik. E. paragraf 14'te) açıklamaktadır. özeti s. s. daha doğru bir ifadeyle.Şimşir. 2.219) Hem bu kadar haklı bir şikâyette bulunup hem de zahmetten kaçmak olur mu? Mustafa Müftüoğlu.11) bu kısa bilgiyi almış ama bu kısa bilginin dayandığı asıl kaynağa bakmamış. İstanbuldaki İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold'un Curzon'a telgrafı (22 Eylül 1922): "General Harington pek kaygılı. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu.N. Açıklasa da hep birlikte doğruyu öğrensek. Kenti terk edebiliriz. böyle sert ifad eler yoktur.g..e.340. bu Padişahlar ve son Halife hakkında. s. Bey ne demek? Bu konuları en iyi Yılmaz Öztuna bilir. özeti s. muhayyilesini zorlayıp gerçeği alt üst etmezdi. 4.. İngilizlerin Vahidettin'e destek vermediklerini ileri sürüp duruyorlar! de bi an _8 . İngiliz Belgelerinde. E. 66.Şimşir. orijinali s. a.İngilizlerin arayıp da bulamadığı.248-249. Jeschke.Mısıroğlu'nun kulağına fısıldıyor? Ayrıca Osmanlı teşrifatında 'prens'in karşılığı 'şehzade'dir.LX. (Yalan Söyleyen Tarih Utansın. Kuvvetlerimiz yetersiz.209) TC'nin hiçbir resmi tarihinde. "Prens (!) Sami Beyzade Fethi Sami Bey. hayatını tehlikede görünce İstanbul'dan ayrılmayı kararlaştırmış ve bu maksatla General Harington'a müracaat etmişti.. R. s. B. 217 vd.245." (a.Mısıroğlu. s." (Hilafet. s.N.110. S. bir o kadar da silahlı Türk var. Jeschke'nin Kurtuluş Savaşı Kronojisi'nin 2. XCIII." (K.Şimşir. s.37. Jeschke. Jeschke.. doğruyu öğrenir. İngiliz Belgelerinde Türkiye. özeti s. 'efendi' dendiğini biliyoruz.161) 162) 163) 164) 165) 166) 167) 168) 169) 170) 171) 172) 173) 174 175) 176) 177) 178) 179) seciyesini gösteren bu adi. Bir yanardağ üzerinde oturuyoruz.337..235. B. CXVI) Mısıroğlu bir başka kitabında da diyor ki: "Sultan Vahideddin. 8. a. 1171.N. bu konuşmanın genişçe bir özeti Jeschke'de var. Reşat Paşanın intihardan önce yazıp bıraktığı mektubun canlı şahididir. İstanbul'da 20 bin silahlı Rum. s.. Minelbab ilelmihrap. s. sayı 211.g. a. Hepsi Mısıroğlu'nun yakıştırması. 26. Vahidettin hâlâ milliyetçilerin bolşevik ve azınlıkta oldukları kanısındadır.11.Şimşir. İngiliz Belgeleri.269. Biraz da Ben Konuşayım.151) Nasıl inanacağız buna? Fethi Bey bunu kimseye açıklamıyor da yıllarca sonra.. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı... zebunküş ve ahmak sözler. s.. Dış Politika I. s. Taner Baytok. oysa Vahidettinciler sürekli. Jeschke. ne ağlıyorsun' vb. s. s. Cumhuriyet gazetesi.. acaba neden yalnız K. konuyu daha da saptırıyor: "Ankara hükümetince tayin ettirilen (!) Padişah yaverlerinden genç bahriyeli. Refet Paşa da' Budala." (Hilafet..1973 (1. B. 3..IV No.g.

N. Harington'un anılarından aktaran N.XCII. daha da süslü anlatıyor. 4..g. hiç görmediği Roma'ya yolluyor.76. s. orijinali s.61. 29 Kasım 1973. s. s.C. s.Cevat Ulunay. Malta'ya gittiğinin gizli tutulmasını. Abdurrahman Dilipak ise şöyle yazıyor: "Vahdettin'in gidişi gizli değildi.N. Malta üzerinden Roma'ya gitti. ayrıca. Fransa Başkonsolosu.R. 20..H. Harington'un anılarından aktaran N. Fransa'nın Cidde Başkonsolosunun raporlarına dayanarak. akıl ve mantık işi değildir. Halifeliğin Sonu. 24 Mart 1974.Mısıroğlu ise diyor ki: "Hiç kimsenin. Ama kaçtıkları için Enver.11 (15 Kasım 1922)." (C. "Hayfa. K. G. s. 27 Kasım 1973. (14 Kasım 1969.sayı) B.Uluğ.e. Vahidettin'in "Hacdan birkaç hafta önce. bulunmadığı karşılama sahnesini. şöyle yazıyor: "Vahdeddin.Şimşir aynı yerde) V. 2. Jeschke. ümmet dönemi sona ermiş. Cumhuriyet gazetesi.G. sayı) A. Cumhuriyet) Nitekim 7 Mart 1924 "günü Hü-seyin halifeliğini resmen ilan edecektir.Kısakürek. 117) Hicaz'ı atladığı gibi. s.L. 11256) Ama İslam alemi genel olarak. Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi. dipnotlar: 42. her gerçeğin aksini iddia etmek! Vahidettin de.Uluğ.397. aynı tefrika. Jeschke. dizi yazının 1. ne Abdülmecit'in halifeliğini ciddiye almış. Şerif Hüseyin biraz sonra Vahidettin'i kovmuş.Şimşir. s.bölümü.58. Vahidettin'i Yıldız'dan almakla görevlendirilenlerden biri olan İngiliz Yüksek Komiserliği tercümanı Mattews. Malta'ya.C. a.Kutay. s. ve son bölüm.H. 3. R.Şimşir. B. (C.Yol.Rıza Nur anılarında şöyle yazıyor: "Vahidettin İngiliz harp gemisiyle kaçtı. a.Şimşir. Dr. 'niçin ölmeyip de kaçtığını ileri sürerek onu vatan ihaneti ile suçlandırması. genel ilgisizlik içinde. San Remo'ya gelip yerleştiğini" bildirmektedir. hiçbir kaynakta bu iddiayı doğrulayan bir kayıt bulunmuyor.F. Vahidettin'in beklenenden önce Hicaz'ı terk etmesinden anlaşılıyor ama Hüseyin'in Vahdettin'i kovduğu doğru değildir.11 (14 Kasım 1922). B.N. Yol. Yakın Tarihimiz.Cehenneminde. ne Vahidettin'in halifeliğinin sürdüğünü kabul etmiş.N.980) Şerif Hüseyin'le Vahidettin arasında bir anlaşmazlık çıktığı. s. Vahidettin'in değil. bekle nenden 15 gün önce. Zaten 1919'dan beri Hicaz'ın birçok kesimlerinde hutbede. s. s. s.C.. 4.385 vd. İnsana fazla ters de gelmiyor.319) Alternatif tarihçiliğin ilkeleri yavaş yavaş beliriyor: Uysa da uymasa da. (B.. Vahidettin'in İngilizlere ne kadar teslim olduğuna ilginizi çekerim.. Kronolojisi II. yani Hac görevini yerine getirmeden.G.. olayı ayrıntılı olarak kaydetmiştir. İngiliz Belgeleri.. Halifesiz Elli Yıl. Dış Politika. 1 Haziran 1923 günlü raporunda. Kıbrıs veya İsviçre'ye yerleşmek istediğini" bildirmiştir. özeti s.397. belgelerin künyeleri var.sıkışınca. dipnot: 51/16. 3. Vahidettin'i de.Sonyel.. 2 Mayıs 1923'te bir ticaret gemisiyle Cidde'den ayrıldığını" belirtiyorlar. basın açıklamasının ancak öğleden sonra yapılmasını ister. (Bilal N-Şimşir. Kral Hüseyin'in adı zikredilmektedir ki bu olgu da mektubun uydurma olduğunu kanıtlıyor. Kronoloji II.250. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu.39.217. oradan Hicaz'a gitmiş. Çünkü şartlar bütünüyle değişmiş.." (C.Dilipak ise.C. Cumhuriyet gazetesi. ve50/16." (Lozan.44) Hindistan Müslümanlarının görüşünü yansıtan bir gazeteden: de bi an _8 .. (Tarih ve Toplum. Yakın Doğuda da milli devletler dönemi başlamıştır. J.148) Bu da bir görüştür. ne de Hüseyin'in kendini Halife ilan etmesine önem vermiştir.g. Tercüman) Doğrusu: Vahidettin. s." (Vahidüddin.e. s.g.. özeti XCI. bir yabancı elçiliğe sığınacak kadar bedbaht ve seciyesiz adam.80.e. (Tarih ve Toplum. s. "Sabık Sultanın. a.C. Abdülhamit'in sadrazamlarından Sait Paşa için diyor ki: ".180) 181) 182) 183) 184) 185) 189) 190) 191) 192) 193) 194) 195) 196) 197) 198) 199) 200) 201) 202) S.Grammont-Mammeri. Talat ve Cemal Paşaları neden aşağılıyor? Arada ne fark var? N." (Hayat ve Hatıratım. orijinali s. s. Malaya gemisi saat dokuz sularında İstanbul'dan ayrılacaktır.

kadar da köşkte kalır. O zaman Bursa henüz Yunanlılar tarafından işgal edilmemişti. 2. son Osmanlı Meclisi'ne milletvekili seçilmiştir. İngiltere hükümeti. Bir temenna ederek (selam vererek) kapı dışarı çıktım.. 'Çünkü halk Padişahlarını başlarında görürse bir genel ayaklanma olur ki düşman buna karşı duramaz' dedim. s. 127. M. Hindistan veya diğer diyar-ı islamiyeden birisine ikame eylemekle bir şey kazanamayacaktır.Cehenneminde. Britanya hükmetine ilticasıdır ki bununla." (B. Cumhuriyeti devirip yeniden iktidara gelmek için! V.10. Açıkçası. düşmandan memleketimizi kurtarmak için ne gibi çare düşünüyorsunuz?' dedi.C." (Aktaran Mim Kemal Öke.G.N.Müfit Kansu anılarında. Bizim Diplomatlar. 143. s. Vehip Paşa ile Çanakkale Savaşı dolayısıyla ilerde bir daha karşılaşacağız. Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası. fakat bu sözüm Vahidettin'i öfkelendirdi. Bu geniş kadroya. M. Şaşırdım. büyük atalarımın başkentinden bana firar mı (kaçmayı mı) teklif ediyorsunuz?' demesi üzerine.Şimşir.' dedim. bütün ayrılıkçı Kürt hareketlerinde yer alan bir politikacı-yazardır. 150.R. Şöyle böyle bir cevap ile karşılık verdim. İngiliz İstihbarat Servisi.110. s. Çünkü alem-i islam.Cehenneminde..' dedim. 144. s.1921 günlü İngiliz istihbarat raporunda da.215-217) Ankara'nın Roma Temsilcisi Celalettin Arif Beyin 30 Mayıs 1923 günlü raporu: "İtalyan hükümeti kendisini polis nezareti (gözetimi) altında bulunduruyor.Göztepe de katılacaktır: "Bu dakikadan itibaren ben de şu dört başı mamur villanın daimi ve itibarlı sakinlerinden biri oluyordum… Berlin'de carııma tak diyen kıtlığın ve karşılaştığım sayısız zorlukların burada ağız tadıyla acısını çıkaracağıma iyiden iyiye aklım kesmeye başlamıştı.282) V. Mevlanzade Rıfat için özetle şöyle deniyor: "Mevlanzade Rıfat ile öteki Kürt önderlerin.G. hayatı söz konusu olunca. V. bu şahs-ı menfuru. 'Efendimizin Anadolu'ya hatta Bursa'ya kadar teşrifleriyle {gelmeleriyle) mesele hallolunur. Üçüncü Bölümde bilgi verilecektir.Sonyel.216) bi an _8 . 'Heyet-i Temsiliye benim saltanat tacımın pırlantalarıdır. 'Beyefendi. kendilerine mali yardım yapılırsa. (U.11. M.203) 205) 206) 207) 208) 209) 210) 211) 212) 213) de 204) "Halife-yi mazul Vahideddin.) Anadolu'ya geçmesi önerilince. Ben de bunu galiba biraz sert söylemiş olacağım ki Vahdettin cevap vermeyerek başını sağa doğru çevirdi ve denize bakmaya başladı. Vahidettin'le Sen Remo'da Bir Karşılaşma. s. En son ihaneti. İslamı ve Anadolu'yu temsil eden BMM hükümetini ezmek ve mücehedatını akim bırakmak ve binnetice alem-i islamı baltalamak gayesini takip etmiştir.186).539 vd. s. V.141) Vahidettin'in ölümüne. artık intibaha gelmiş (uyanmış) ve her hangi kisve ile olursa olsun. Allah sizden razı olsun.G." [s.' dediler. 'Ne suretle?' dedi. Kürt-islam Ayaklanması.204) A. s. s.16. büyük atalarınız gibi milletin başına geçmenizi teklif ediyorum.G.Şükrü Esmer." (S. sonuna kadar Britanya hükümeti ve düşmanlarla teşrik-i mesai ederek.Sabri Efendi hakkında. odadan çıkmak lazım geldiğini anlattı. büyük bir pişkinlikle T.Cehenneminde.184. (A. bir işaretle görüşmenin sona erdiğini. 24.C.Müfit Kansu.. s. sert bir tavırla ayağa kalktı:'Beyefendi. 159. Yol. vatan ve milleti.128vd.M.121) M. Nihayet. yüzündeki perdeyi kaldırmış ve alem-i islamın bazı köşelerince meçhul kalan hüviyet ve amal-i gayr-i meşruasını. YakınTarihimiz.Cehenneminde.Dilipak ise şöyle yazıyor: "Aç yaşadı ama onurlu öldü. s.s. efali ile ilam ve ilan eylemştir.Sivas Kongresi Heyet-i Temsiliyesi üyelerinden olduğu için Vahidettin'in kendisini görmek istediğini haber verirler." (Atatürk'le Beraber.Mumcu. Yunan davasını desteklemeyi kabullendikleri biliniyor. uluorta meydana koymuş olmasıdır. Ben de. 4. İstanbul'u teşrif etmeyecekler mi? Kendisiyle buluşmaya hasretim. 'Hayır.140. Yıllığı 600 İngiliz lirasına.59. Vahidettin'le konuşmasını şöyle anlatıyor[özet]: "İlk söze başlayarak. harekat-ı şahsiye ve siyasiyesiyle.. Şubat 1920'de Meclis'e katılır. gizlice İstanbul'dan ayrılacaktır. milletin ve vatanın bu sıkışık ve zor zamanında. ulu atalarının başkentinden kaçmak olarak niteleyen Vahidettin.G.. Buna cevaben.Kemal Paşa hazretleri inşallah afiyettedirler. bunu.. saltanat ve hilafeti kurtardınız. Mevlanzade Rıfat.159. aldatılmaya razı olmadığını." (C. ben de kapı hizasında duran Yaver Paşaya baktım.

s. 1958'de ölür. 209.' Bu adam casus da. s. (Mesela D.. 391393.H. İstiklal Marşımızı aynı Zeki Bey bestelemiştir. 378. Oraya geleyim.Aybars.) Zeki'nin.262. Sarıklı Mücahitler.Dr. 150'likler listesinin 2. s.G.. Bazı yazarlar Vahdettin'in.214) 215) 216) 217) 218) 219) 220) 221) 222) 223) 224) 225) 226) 227) 228) 229) 230) 231) 232) Böyle bir olan Mevlânzade'yle. 140. Zaten kız kardeşi de Zeki'ye lanet okuyur. 220. Dr. A. Vahidettin'in ilişkileri hakkında gizli raporlar gönderdiği anlaşılıyor. Ayrıntı için: Prof. Benim kardeşim alçaktır.21. M.Kemal'den para yardımı istediğini yazıyorlar. ". V. Mücahitler.. çok ahlaksız bir çirkeftir.g. rezil ü rüsva olacaksınız. Yani yardım isteyen Vahidettin değil. s.s. Yunan parası ile Hakikat adında bir gazete çıkarır ve Türkiye aleyhinde yayınlar yapar. Türk Ülküsü. yurt dışında yaşayan bir Osmanlı paşasının aracılığı ile M.31) Ama "H. evkaftan aylık bağlatmış.. a.g.91.C. 1934'te emekliye ayrılır.. 30 Nisan 1995.91. Biraz utanmak lazımdır!" Vahidüddin. a. bu iki kardeş için şu bilgiyi veriyor: "Zeki. herhalde paranın bittiği sıralarda. Eder.Şimşir. ona hizmet ediyor. (1.e." (3.e. İstiklal Mahkemeleri s.Avcıoğlu.. ne rezalet bu be! Çarşıya çıkamıyorum.açmış.Mısıroğlu.384. Nihal Atsız. Sarıklı Mücahitler. de bi an _8 . 980 vd.N. Musiki Muallim Mektebi'nde Müdürlük yapar. Mesela H.F. şimdi orada 'Padişah karısıyım' diyor ve bir kerhane işleti-yormuş. 1 . Cumhurbaşkanlığı Orkestrasında şeflik.R. Üstelik o.bana mektup yazdı. Üçüncü Bölümde.Mücahitler.C.146'ya dayanarak. Görüp İşittiklerim.Soyak. eski Hademe-yi Hassa ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanı Zeki'den şöyle söz ediyor: "Zeki Bey(Önger) sarayın Mızıka-yı Hümayun Müdürüdür. 1. Diyor ki: 'Size söyleyeceğim pek mühim sırlar var. E. s. Fakat bana yazacağınız mektubu şu adrese yazınız. 1923 yılı yazında. Sonra karısıyım diye Mısır'a gelmiş. Show dergisi.208) M.159vd. s.Reşit Rey. İstiklal Mahkemeleri. s.ayıptır.Soyak'ın verdiği bilgi farklı. para alıp almadığı belli değil. kurtarmışlar.207 vd. Söz konusu Osmanlı paşası.Rıza Nur. kendisini Nil'e atmış.Bardakçı. (B. İşi pek gizli tutmalıyım.Sami Coşar. Edirne'de Yunan desteğiyle çıkarılan Te‘min gazetesinin sahibi (Mustafa) Neyir hakkında kısa bilgi için: O. bir ara gerçekten Ankara hesabına çalıştığı ve Cenova Konsolosluğu aracılığı ile Roma Büyükelçiliğimize. boşanmış. N. Gördüklerim-Yaptıklarım. Milli Mücadele Basını. s.Ergün Aybars.91. 'Türkiye İnkılabının İçyüzü' adlı kitabı ve bazı iddiaları dolayısıyla. birkaç kuruş alırım umuduyla.315-316.g. " (s. s. Mızıka-yı Hümayun'un Müdürü değil. yardıma muhtaç bulunduğunu sezdim" diye yazmış ve M.. Diyor ki:' Beni sokağa atan Vahidettin gibi bir adama gitti de yaver oldu. a. Sinoplu ve Çerkesdi. V. sırasında yer almaktadır ve 1930'larda Nis'te intihar etmiştir. Milli Kurtuluş Tarihi 1.218. H.208) Bu iddianın kaynağı H. Yaver Zeki ise.. (a. s. Bizim Diplomatlar. 263'e dayanarak.C. K.C. Mızıka-yı Hümayun'un müdürü değil.91.e.Ceylan. yeniden karşılaşacağız. zaferden sonra Selanik'e kaçar.) Buna karşılık. s..tarihte henüz yardıma da ihtiyacı yok..hal ve tavrından [Vahidettin'in] maddi sıkıntı içinde olduğunu. dipnot) Bir cümleye bu kadar çok ve şaşırtıcı yanlışı sığdırmak da büyük ustalık! İstiklal Marşının bestecisi Zeki Beyin soyadı Önger değil. s..Gurbet Cehenneminde. 108. s. 15. S. s. dipnot 2) Cemal Behçet. saray orkestrasının şefidir. s. s. Şeyh Sait İsyanı..Neyir. orada görevli askerlerin kumandanıdır.114.100. 335 vd. s.e. Edirne İstatistik Md.207.Kemal'den. Vahidettin'e yardımda bulunmasını rica etmiş.85'e dayanarak.R. Yılmaz Çetiner "Son Padişah Vahdettin" adlı kitabında. kerhane. paşanın gayretkeşlik ettiği anlaşılıyor. Cehenneminde. bu yeni yaver. s. nihayet Zengibar'a gitmiş.C.Kısakürek. San Remo'dan. s. Sonra Kahire'de evlenmiş. Büyük Oyun.100. Üngör'dür.' Bu kadın Vahidettin'in müstefresi (odalığı) idi. Vahidettin haber almasın. Hem velinimetine ihanet ediyor. S. s.g.16. Zeki'nin Vahidettin'e söylediklerinin tamamı şu: "Ulan. s.Rıza Soy ak‘ın anılarıdır. sayı 111.

2.Türkgeldi'nin. 591-600. 4. A. 4. s.316." (Vahidüddin.Akşin.F. yani intihar etmiş.Kutay.Jeschke. G. Vahidettin hakkında.578. s.. 275. s. üstü kapalı ve dikkatli bir dil ile Vahidettin'i nasıl eleştirdiğini hatta aşağıladığını dikkatinize sunarım. s. Yakın Tarihimiz.Okday.. s. parasının tam bittiği anda bu ölümü kendisi hazırlamıştır. 3. s.240.6. No.444.C. s. s.F.2096 vd. 172 vd..C..T.240) C. s.H.F.C. İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu.H. 276. Br. Osm. Onun intihar kastı güttüğüne ihtimal verilemez. 441 ve 444'ten aktarılmıştır.. 225) Osm..C.T.s. Vahidettin aynı sözü Rauf Orbay'a.. N.274. (Yakın Tarihimiz. C. İstanbul Hükümetleri.Türkgeldi. s.. belgelere ve olgulara dayalı genel bir analiz: S. IV. 380.354. 2.C.Kronolojisi.4. A.Kronolojisi. Yakın Tarihimiz. 8 Kasım 1918 günü de söylemiştir.Okday. İngiliz Yüksek Komiserliği siyasi müşaviri T. de bi an _8 .233) 234) 235) 236) 237) 238) 239) 240) 241) 242) 243) 244) İ. Metin sadeleştirilmişitir. s.B.Kısakürek diyor ki: "Vahidettin'in Başyaveri Avni Paşaya göre Padişah. s. İngiliz Belgeleri. Hohler'in 4 Kasım 1919 günlü raporu. İ. Son Sadrazamlar. Çünkü derin ve şiddetli bir mümindir.

. Hareket Ordusu ve Çanakkale.Kemal'i." (T.Küçük diyor ki: "M.3 tanıklık eden de o sıraca Kemal'in milletvekili yaptığı iki kişidir. Ben bar bar bağı rıyorum. kaynaklarda de bi an _8 . 'sonradan eklendiğini ya da güzelleştirildiğini' iddia ettiği üç konu var: Vatan ve Hürriyet Partisi. Vatan ve Hürriyet.Kemal'in şişirme bir geçmişe ihtiyacı olduğunu hiç sanmıyorum. tarihin M. s.İKİNCİ BÖLÜM MUSTAFA KEMAL 1 M. yazan Afet (İnan). solda Yalçın Küçük. bir parti değil.Kemal'den yana olacak değil ya. annesinden başlayarak1 bütünüyle karalamaya.47) Y. gizli bir 'cemiyet'tir. Ortaya atan Kemal Paşadır. tarihi. Olabilir. İleri sürülen bütün iddiaları.Ü.Kemal için 'Vatan ve Hürriyet partisi kurmuş' deniliyor.Küçük diyor ki: "Geçmişinde başarıdan çok başarısızlık olan bir kimse. tarih sırasına göre aktaracağım. s." 2 [. Yönetimini sağlama almış bir lider." (T. ne zaman kurmuş' diye. Tezler 5. Ayrıca bir bölümü. Herkes M. Ama bir kısmı.4 Bir tarih dergisinde bunların yayımlanması utanç kaynağı olmalıdır.] "1919 yazına kadar Kemal'in yanında hiç politika bulunmuyor. 1. otuz yıl sonra kendisinin geçmişe dönük hayal ettiği bir proje ile ilgili iki [yalancı] tanık bulmakta güçlük çekmeyebilir. 2. sağda Kadir Mısıroğlu. ihtilal lideri olursa ve iktidarda kalırsa. En çalışkanları. S-255) İlkinden başlayalım. geçmişini güzelleştirebilecek biçimde yazmak ve yazdırmak durumundadır. Vatan ve Hürriyet partisinin tümüyle bir hayal olması ihtimali çok yüksek görünüyor.Kemal'e göre değiştirildiğini de ileri sürüyor. yalnız Milli Mücadele ve sonraki dönemdeki bazı düşünce ve uygulamalarını eleştirmekle yetinmiyor.Ü.Tezler 5. Tezler 5.Kemal'e karşı. Bu tarihi rol onu. Y. Vatan ve Hürriyet Partisi (1905-1906) □ Y.255) M.Kemal aleyhindeki çeşitli iddialara giriş Bazıları M. Önce. onunla ilgili her olayı. sonraki döneme de lider olarak taşımaya yetecek önem ve ağırlıktadır. M. Zaten z aferle sonuçlanan Milli Mücadele'nin siyasi ve askeri lideriydi. ilk kez 1937 yılında ortaya atılıyor. bu arada Milli Mücadele'yi de küçültmeye çabalıyorlar. Mesela Y.Ü.Küçük yanılıyor.Küçük'ün. (T.

M.Kemal.10 Hayretle diyor ki: "Bir kaynakta Çatalca'da Hareket Orduları savaş düzenini bulabildim.Kemal var (s.Ali Aybar'ın anılarını Cumhuriyet gazetesinde yayımladığı sırada.Kemal'in Çatalca'ya kadar geldiğini k abul ediyor ama daha ileri gittiğine ihtimal vermiyor: "Çatalca'da kaldığı anlaşılıyor. s.Kemal'in ünlü olmasından çok önce 1913'te Alman generali İmmhof tarafından yazılmış bir makaledir.Abbas'a yazdırdığı ve Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayımlanan hayat hikâyesine dayandırıyor9 ve şunları yazıyor: "[Hayat hikâyesinde] M. bir U dönüşü yapıp M. Sirkeci'de çekilmiş olduğunu iddia etti. çünkü Y.247).Kemal'in Çatalca'ya geldiğine dair bir işaretin olmadığı noktasında toplanıyordu (s.Kemal'in 1919'da C. Demek ki doğruymuş! Bu tek konuda Y." Bunun üzerine.Tezler 5. M.Küçük şu dört iddiada bulunuyor.örgüt'. bunun Hareket Ordusu'nun girdiği İstanbul'da. Ciddi kaynaklarda bu konu ayrıntılı olarak incelendiği için ben sadece Hollandalı araştırmacı Eric Jan Zürcher'in Milli Mücadelede İttihatçılık adlı kitabından bir parçayı olduğu gibi aktarıp bu konuyu kapatacağım: "M. hiçbir kayıt veya işaret yok (s." Sayfalarca süren bu tür kesin ifadelerden ve yakıştırmalardan sonra birdenbire iş değişiyor. 2. Konu ilk defa 1937'de ortaya atılmış da değildir: M.Küçük'ün doğru olmadığını iddia ettiği birinci yurttaşlık bilgisi buydu. İkin ci kaynak.Kemal Hareket Ordusu ile İstanbul'a gelmemiştir. hem Mekadonya'daki silahlı özgürlük hareketlerinin." (s.Kemal hakkındaki tezlerine8 ve M. Kemal'in Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul'a yürüdüğü konusunda. çok ön ce daha 1922'de Ahmet Emin Yalman'a bu konuyu anlatmış ve açıklaması 10 Ocak 1922 günlü ve 1468 sayılı Vakit gazetesinde yayımlanmıştır. Hepsini görelim: 3/1. ilk kez varlığını öğrendiği bir kaynakta değişik bir bilgiye rastlamış. burada Tümen Kurmay Başkanı olarak Yüzbaşı M. Derhal bir mektup yazarak bunun doğru olamayacağını iddia ettim.56).Ü.53). gerekçelerimden birincisi. M.36).247) Fakat işe bakın. M. Öyle anlaşılıyor ki kuvvetler "İstanbul'a hareket" ediyor ve kendisi bulunmuyor (s. Suriye'de gizli bir örgütün (Vatan ve Hürriyet Cemiyeti)6 üyesi olduğunu ve bu örgütün Selanik'te bir şubesini kurduğunu doğrulayan iki bağımsız kaynak var: İlk kaynak. Bürokratik mekanizmalar içinde kalarak yükselmeyi planlayan Kemal. Hareket Ordusu (1909) .36). kitabını yazadururken yeni bir kaynak daha keşfediyor: Rauf de bi an _8 3.62). düzen ile bağlarını sürdürüyor (s. M.Kemal'in. Bu iddiasını.Kemal'in birlikte bir fotoğrafını yayımlayarak.." (s..71)7 Y. 'komite' diye de niteleniyor. Faik Reşit Unat'ın bulduğu bir ders kitabıdır.5 3. Hüsnü Paşa ile M.Kemal Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul'a geldiği ve savaştığı iddiasında hiç bulunmuyor.Küçük. Bu anlatımda İstanbul'a geldiği iddiası bile bulunmuyor (T. Uğur Mumcu. 1912'de Selanik'te basılmış. hem de İstanbul'a yürüyüşün dışında kalarak.

yani Hareket Ordusu'nun Kurmay Başkanıdır. burada Tümen Kurmay Başkanı olarak Yüzbaşı M. bu ilk oluşturulan gücün [1.Orbay'ın kırk yıllık anıları! Rauf Orbay anılarında şöyle demektedir: "M. şöyle yazıyor: "Bir kaynakta Çatalca'da Hareket Orduları savaş düzenini bulabildim. Hareket Ordusu düzensiz." (s.Redif Tümeni] komutanı Hüseyin Hüsnü Paşa.Küçük.247) Kendi de daha önce." (s. ancak 22 Nisan 1909'da gelecek ve Hareket Ordusu'nun komutasını üstlenecektir. "M.302)11 Y. Kemal Paşa yeni yönetimin başı olarak durumunu sağlama alınca. (s. M.15 Bu yüzden de.Karma Tümen'in] başına geçiyor. Kemal'in ise bu tür hareketlenmelerle bir ilgisi görülmüyor. Kendi ileri sürüyor.Kemal'in Hareket Ordusunun Kurmay Başkanı olmadığı.56) Ve şu sonuca varıyor: "M.] 13 Ama M.Küçük'ün bir başka iddiası da M. Y. Oysa gerçek çok açık ve basit: M. bunun M. Telgraf Müdürünün koltuğunda Mahmut Şevket Paşa oturuyordu. M." (s. daha çok bir kariyer subayı.247) Ama 200 sayfa sonra. Rauf Beyin anılarından. 1909 yılı Nisanında.Ordu Komutanı M. Kesin olan. H. Hareket Ordusu Kumandanı Mahmut Şevket Paşanın emirlerini yazdırıyordu. M Kemal de bunun erkan-ı harp subayı ya da Kurmay Başkanıdır.Şevket Paşa.Hüsnü Paşanın imzasını taşımaktadır." (s. İstanbul'a da gelmiştir! de bi an _8 ." diye yazıyor.17 Yani Bakırköy'de kalmamış. Dördüncü iddiası dolayısıyla bu konuya yeniden döneceğiz. Çatalca'da toplanıp Bakırköy'e ilerleyen birliklerin14 komutanı H. 3/3.Kemal olmadığıdır. gerçeği az çok yansıtmış ama farkında bile değil.Şevket Paşa Selanik'ten gelip de komutayı devralıncaya kadar. 3/2.Kemal'in İstanbul'da. çok sonraki yıllarda.Kemal'in İstanbul'a gelmediği düşüncesine saplanıp kaldığı ve olayı pek az incelediği için gerisini bir türlü çözememiş. M. karışık ve bir anlamda gerçekten derme çatma bir kuvvet olduğu için gerçek Kurmay Başkanının olup olmadığı ve varsa kimliği üzerinde karar vermek kolay görünmüyor.302)12 Ve bu konudaki bilimsel dansına.16 3.Küçük.Kemal de onun.Hüsnü Paşadır. şöyle yazıyordu: 31 Mart gerici asker başkaldırısı Selanik'te duyulunca bir kuvvet gönderilmesi düşünülmüştür. Diyor ki: "Hareket Ordusu eninde sonunda bir ihtilalci yürüyüşüdür." (s. Y.. Erkan-ı Harbiye Kolağası (kurmay önyüzbaşı) rütbesinde idi.Kemal var.Kemal Paşanın Hareket Ordusu Kurmay Başkanlığı. 19 Nisan 1909 günü Hareket Ordusu adına yayımlanan iki bildiri de.255) Zaten böyle bir iddiada bulunan yok.36) [Kurmay Başkanıdır ve bu göreve 13 Ocak 1909'da atanmıştır." (s.Kemal Hareket Ordusu Komutanı değildir.Kemal Paşayı ilk defa. İstanbul'un o zaman Makriköy denilen Bakırköy telgrafhanesinde görmüştüm. kendi karşı çıkıyor. [. dördüncü iddiasına kadar kısa bir ara ver iyor. Kemal Paşayı süslemek için icad edilmiş bir bilgidir. bunun üzerine şöyle yazıyor: "Bakırköy'e kadar geldiği anlaşılıyor. redif kuvvetleri [11.] Redif Tümeni Komutanı Hüseyin Hüsnü Paşanın Kurmay Başkanı olduğu anlaşılıyor.Şevket Paşanın karargâhında çalıştığı da anlaşılıyor.

Kemal Paşanın bu özel not defteri." (A.Kemal'in Çatalca'da kaldığını" ileri sürüyor.Kemal bu açıklamasında. 4. "Çankaya arşivleri açıldığı takdirde. yani T.Yalman.Kemal'in önemli bir rolü olmadığıdır. Çünkü defterde.Küçük.18 Gerçek de bu. Y. İçinde M. M. adlar. resmi tarihin yazdığı da bu. doğruları ile birlikte veriyorum: "Balkan Harbinde son devrede Bulgar ordusu Tekirdağı'nda ve daha yukarılarda bulunuyordu.Kemal 20 Mayısta Selanik'e döner.Ü. Balkan Savaşı (1913) Sıra K. M.258) 3/4. emir taslakları bulunmaktadır.256).C.Küçük'ün adım adım ve inleye inleye kabul etmek zorunda kaldığı gerçeği kısaca belirtmektedir: "31 Mart vakası oldu.M.Nur'un yazdıklarını." (s. Y.Küçük'ün bu konudaki dördüncü iddiası da şu: "Bütün tarihi kendi adına göre yazdırmasına karşın. s. Bu vaka üzerine Makedonya'dan giden kıtaların ve ilk devirde Edirne'den bunlara katılan kuvvetlerin Kurmay Başkanı olarak İstanbul'a geldim. Y.Tezler'in 5.Kemal Paşanın 1909 yılına ait 10 sayılı özel not defterinin hem aslı. 2. Kemal'in İstanbul için savaştığına dair bir iddia da bulunmuyor." de bi an _8 .Küçük'ün doğru olmadığını kanıtladığını iddia ettiği ikinci yurttaşlık bilgisi de buydu. R. M. Bu k onuyu Çanakkale paragrafında ele alacağım. Atatürk Özel Arşivinden Seçmeler dizisinin üçüncüsünü yayımladı. çok sonradan icad edilmiş olmadığını da. Hareket Ordusunun İstanbul'da aldığı askeri önlemlerle ilgili birçok notlar.cildinin yayımından bir yıl önce. sayfalar) Y. Dr. tarihin alt üst olacağından kuşku duymuyorum" diye yazıyordu (s.. zehi hayal-i muhal!20 Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Dairesi (ATASE). hem yeni yazıya çevrimi var. "kerhen19 bulunduğu gönüllü ordu İstanbul için sokak savaşı yaparken. (47 -74.Kemal'in bütün tanıklar sağ ve ortada iken.g. Üçüncü iddiası Çanakkale'de M. (s. çünkü M. ne Kemal Paşadan ve ne de resmi tarih yazıcılarından çıkan. resmi tarihi değil ama Y.Mısıroğlu'nda.247) Yoksa bütün tezleri iflas edecek! Zehi tasavvur-u batıl.Küçük'ün iddia ettiği gibi tanıklar hayattan ve ortadan çekilince. 1994 yılında.E.Küçük'ün kendine göre yazmaya yeltendiği özel tarihi alt üst ediyor. Başlangıçta kumandan Hüsnü Paşaydı. bilgiler. Ama bu konudaki iddiası da doğru çıkmadı. Rıza Nur'un malum ve mahut anıları. Onun bu konudaki iddiasının kaynağı.e. 10 Ocak 1922 günlü Vakit gazetesinde yayımlanan açıklaması kanıtlamaktadır.56) Kendi de bir Kurmay Başkanının elde tüfek doğrudan savaşa katılmasının söz konusu olmayacağını kabul ediyor ve "kurmay görevi karargâhta yapılır" diye yazıyor ama yine de ve ille. M.. Y. a. sayılar. Kurmay Başkanlığı görevinin.Kemal'in Har eket Ordusu ile İstanbul'a girdiğini ve askeri düzenlemelere etkin olarak katıldığını belgeliyor.

Kemal'e bırakmış. Ne fecidir. Bnb. ruh dengesinin iyice bozulduğu 1927'de.Kemal'di.Kemal Bulgarlara hücum etti ve perişan olup kaçtı. Tertip yapıldı.Rıza Nur'un. Kurmay Başkanıyla kahvede tavla mı oynuyordu?) "Artık Bulgarların Gelibolu yarımadasına girmesinden korkulup Enver'in kuvveti de oraya gönderildi.Şam Tümeninin Arap askerleri savaşı bırakıp çapulculuğa kalkar.21 "Bunun erkan-ı harbi (kurmayı) Ali Fethi (Okyar) ile M." (Rıza Nur'un anıları.)23 "M. Gelibolu'ya yapılacak bir Yunan çıkarmasından çekinmiştir. Bizde böyle hıyanetler cezasız kalır. Bu arada Mürettep Kolordu. 1918'de dönecektir. iyice de bi an _8 . yani olaydan 14 yıl sonra yazarken. Bulgarların Marmara kıyısındaki kanadını geri atar ama sisli bir havada. Bu düzensiz çekilme Şam Tümeninin diğer birliklerine de yayılır. Fakat 10. bu şerefi kendisinin almasıdır. s.Kolordu da zamanında yetişip taarruza geçemeyince. Hareketten bir sonuç alınmaz.Nur.Rıza Nur Dosyası adlı kitabımda. 2. Nizamiye Tümeni de geriye alınır. 10.M. çıkarma gemilerinin 4-5 saat gecikmesi yüzünden. Bulgar ihtiyatlarının karşı taarruzu ile dağılarak kaçmaya başlarlar. komutayı Harekât Şubesi Müdürü Bnb. Ertesi sabaha kadar ancak bir tümenin çıkarılması tamamlanabilir. M.Kemal ise Harekât Şubesi Müdürü). Fakat Enver'in hücumunu beklemeden. Bulgar ordusunun geri çekilmesini sağlamak ve Edirne'yi kurtarmak. Başkomutan A. Patlayan fırtına da çıkarmayı zorlaştırır. 8 Şubat günü Şarköy'e çıkarma yapacak ve Gelibolu'daki Mürettep Kolordu ile birlikte. Plan kısaca şöyle: Hurşit Paşa komutasındaki "10. Bolayır karşısında bulunan Bulgar tümenine taarruz edilecek. iki tümeniyle [Nizamiye Tümeni ve 27. Amaç. Olay bu.22 Bir kolorduyu.407) Dr. kararlaştırılan günde [8 Şubat 1913]. Bulgarların ilerlemesinden değil.M.. Rıza Nur'a yakışır bir zırva! Bu kolordunun Komutanı. Beş yıl sonra yarım yamalak öğrendiği olayları. Harekât Şubesi Müdürünün hücum ettirdiğini ileri sürmek. Çatalca savunma hattının karşısında) "Tarafımızdan Gelibolu yarımadasına bir ordu gönderilmişti. Mürettep Kolordu. ayrıntılı olarak açıklamıştım. 10. başından sonuna kadar içinde yaşadığı Kurtuluş Savaşı hakkında verdiği basit bilgilerin bile ne kadar yanlış ve uydurma olduğunu.Ali Fethi Kolordu Kurmay Başkanıdır." (Doğrusu: Kolordu).(Doğrusu: Tekirdağ'ın yukarılarında değil. Dr. Üstelik R." (Doğrusu: Başkomutan.Kemal'in bu hıyaneti yapmasının sebebi. s. C. (2.Kolordu.C.İzzet Paşa.Kolordu [Kurmay Başkanı Yarbay Enver]. Kolordunun karaya çıkan tümeninin de geri çekilmesini emreder. "Enver'in (Enver Paşa) tertibi üzere aynı zamanda bunlar da Bulgarlara hücum edecekler. Bulgar tümenlerini mahvedeceklerdi. Enver'in şeref kazanmaması. kararlaştırılan zamanda Şarköy'e çıkarma yapamaz. Bulgar mevzilerine giren 27." (Doğrusu: Plan Enver tarafından değil.407) ve ancak beş yıl sonra. Başkomutanlıkça hazırlanmıştır." (Doğrusu: Bnb. Balkan Savaşı'nın bu bölümü sırasnda yurt dışındadır.Şam Tümeni] taarruza geçer.

Balkan Harbi gibi erken bir devrede.Ali Fethi'nin. 'başarısızlığın sebeplerini açıklayan' broşürünü de. Sofya'ya sürgün edilmez.27 (3) M.26 Enver ile M. (1) Zayiat." (s. 1801 er Kayıp : 55 er (Toplam: 2679)25 (2) Mürettep Kolordu ile 10-Kolordu yetkilileri arasında gerçekten tartışma çıkmış. hatta.Hakkı Okday'ın anılarından izleyelim. "gösterdiği sebepler askeri ve mantıki bakımdan tatminkâr (doyurucu) değildir" diye eleştiriyor ve şu cümleyi ekliyor: "Dr.28 Enver de.Kemal ve Fethi Beylerin.cildinin 148-151. Başkomutan Vekilliği ise savaşa girdikten sonradır.Mısıroğlu'nun yazdığı gibi 22. 22 Te mmuz 1913'tedir.000 kişi) yüzünden Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa tarafından Sofya'ya sürgün edilmiştir.29 Kısacası bu alternatif tarih yazarının iddiaları.Mısıroğlu hemen bu bilgiden (!) yararlanıp yanlışları derinleştirerek şöyle yazıyor: "M. Edirne'nin geri alınması şerefini Enver Paşaya kaptırmamak gayesinden doğmuş dehşetli bir bozgun olduğunu kaydetmektedir. böyle kesin kon uşabilmek için de olayı biraz olsun inceler. Kolordu Edirne'ye 10 km.Mürettep Kolordunun Kurmay Başkanlığına getirilir. yaklaşmıştı ki arkamızdan tozu dumana katarak yaklaşan bir otomobil de bi an _8 . Kahraman Edirne'yi Bulgar pençesinden kurtarmak.Kemal'in arasındaki soğukluk daha da artmıştır ama M. M. haklı çıkması mümkün mü? Edirne için bir yarış vardır ama o da Bolayır olayından beş buçuk ay sonra. Ara sıra. Bu yarışın ayrıntısını.Mürettep Kolordu Komutanlığına da vekalet edecektir. bu iddialarını. tümenlerin komutanları yok mu ? İnsan bir iddiada bulunur ama hiç olmazsa enini boyuna denk düşürür.151) İddiasını Rıza Nur'a dayandıran bir yazarın. 2. Kolordu Kurmay Başkanı Bnb. 867 er Yaralı : 41 subay. kurmay başkanı. Lozan adlı kitabının 1. tersine 1. Harekât Şubesi Müdürüne yüklenilir mi? O kolo rdunun komutanı.Kemal'in Sofya ATASEmiliterliğine" atanması. iki anlamıyla da tarihe uymuyor! Ama Mısıroğlu. K. 27 Ekim 1913'tedir. sayfalarında genişleterek tekrar ediyor. söz konusu olaydan altı ay sonra.Kemal." (Hilafet. Sadrazama kadar yansımış. Bolayır Kolordusunun bozgununun.30 "Edirne'yi Bulgarlardan geri almak gayesi ile harekete geçtik. ufak tefek artçı çatışmaları oluyordu ama önemli bir savaş da vermiyorduk. 2. olay Başkomutana.1913' ten itibaren 1. M. Kolordu bu ileri harekâtında ciddi bir Bulgar mukavemeti ile karşılaşmadı.142)24 Hangi yanlışı düzeltmeli? Bir kolordunun yenilgisi. Kaçan Bulgarları k ovalamaktaydık.7. bu gazi şehri yeniden fethetmek şeref ve neşesi içinde uçuyorduk. Şarköy çıkarması sırasında uğradığı bozgun ve sebep olduğu büyük kayıp (22. derin askeri bilgisiyle (!). 22. Ocak 1914'te Harbiye Nazırı ve paşa olacaktır.Kemal. s.Rıza Nur. bu olaydan ancak 9 ay sonra. K.birbirine karıştırıp çarpıtmış.679 kişidir: Şehit : 15 subay.Mürettep Kolordu Komutanlığı Emir Subayı İ.000 kişi değil.Kemal aleyhinde ya.

5. dümdar (ardçı) savaşlarını veren bizim kolordu idi.1914 İngiliz-Fransız Birleşik Filosu.11. Buna çalıştıklarını da sırasıyla göreceğiz. Çanakkale Boğazı girişindeki ve orta kesimdeki tabyaları (korunaklı sabit bataryalar) tahribe çalışır.1914 Rus ordusu Doğu Beyazıt sınırını geçer. 19.11. Amiral Souchon kumandasındaki Osmanlı filosu Odesa ve Sivastopol'ü bombardıman eder. yanımızdan hışımla geçti ve Edirne istikametinde uzaklaştı.11. 1915 Amiral Carden. arkamızdan bir otomobile atlayıp.3. Edirne'ye giren ilk komutan sıfatıyla Edirne'nin fuzuli fatihi olmak hevesine kapılmıştı. Deniz Bakanlığına Çanakkale'ye taarruz için hazırlanan planı sunar. 1915 Savaş Komitesi. Enver Bey o sırada başka bir kolordunun (Doğrusu: Sol Kanat Ordusu) Kurmay Başkanı bulunuyordu. on dördü gündüz. İngiliz kara birlikleri Mondros adasında toplanmaya başlar. Çanakkale Savaşının çok kısa bir özetini vermek istiyorum. Birleşik Filo Komutanlığına Amiral de Robeck. 3.Mısıroğlu da havada kapıp biraz daha şişirmiş! Çünkü amaç." (Yanya'dan Ankara'ya.10. Her şey umut verici görünmektedir. Kara Kuvvetleri Başkomutanlığına Orgeneral İan Hamilton atanır. 28. Mayın arama ve tarama etkinliği kesintisiz sürdürülür. 11. 1914 29. Savaş Komitesine Çanakkale Boğazı'na taarruz edilmesini önerir. Fakat fırsatı kaçırmak istememiş.190) Kısacası Rıza Nur bir balon uçurmuş. biz Edirne'ye on kilometre yaklaşmış olduğumuz bir sırada. Bu suretle 'Edirne Fatihi' unvanını kazanmış oldu. Çanakkale Savaşı (1915) 5/1. Savaşın çok kısa bir özeti Bu konudaki değişik iddiaları görmeden önce.1915 Birleşik Filo. 1. Çanakkale Boğazı bütün gemilere kapatılır.1914 Churchill. bizim kolorduyu geride bırakarak. Girişteki tabyaları susturulur. 9. 1.1914 de bi an _8 . s. Çanakkale Boğazı'nın donanmayla zorlanmasına karar verir. 25.2.Kemal'in asker yanını da örselemek ama bu yetmez ki. Ç anakkale'deki ve Kurtuluş Savaşı'ndaki rolünü de küçültmek gerek.içinde bulunan Hürriyet Kahramanı Enver Bey. Edirne'yi geri alma şerefini başkalarına mal etmeyi hazmedememiş. K. İngiliz birlikleri Basra körfezine çıkar. yirmi biri gece olmak üzere bombalayacaktır. Çanakkale Boğazı giriş tahkimatını bombardıman eder.-17. Bu süre içinde Boğaz'ı ve Bolayır'ı. Halbuki Edirne'ye yaklaşıncaya kadar Bulgar kuvvetlerini kovalayan. M. Ruslar da İstanbul Boğazı'na çıkarma için hazırlık yaparlar. 18 Mart günü Boğaz'ın 27.1.

18 Mart 1915 (Deniz savaşı) Sabah. 8/9 Ocak 1916'da Seddül-bahir kesimini boşaltarak çekilirler. Nusret'in bıraktığı mayınlara çarparak batmış.Ordu Komutanlığına atanır. yaralı. sekiz buçuk ay sürecektir.3-24. Aktarıy o- de bi an donanma ile zorlanmasına karar verilir. Çanakkale bir zafer midir? Aktüel dergisinin 18 Mart 1992 günlü 36.Türk Ordusu kurulur ve Mareşal Liman von Sanders.1915 Çanakkale'ye asker çıkarmak için hazırlık. hasta. İngiliz ve Fransızlar 800 ölü. kuvvetinin üçte birini yitirmiştir. 28. birçok yardımcı savaş gemisi. Karanlık Liman ile Morto Limanı önüne.31 24 Mart 1915 Çanakkale'nin savunulması için 5. Ama Nusret mayın gemisi.000 34 Artık Çanakkale Savaşı hakkında bazı aydınlarımız ile Y. 17/18 Mart gecesi.882 33 Müttefikler'in genel kaybı: 252. 25 Nisan 1915 Gün doğmadan. 4 Fransız zırhlısı. 27 Mart 1915 İngiliz Savaş Komitesi.4. Birleşik Filo bu süre içinde de. esir vb.Küçük ve Vahidettinci yazarların neler dediklerini gözden geçirebiliriz. _8 . 308 savaş ve nakliye gemisi ve çıkarma aracıyla Boğaz'ın Asya yakasına ve Gelibolu'nun çeşitli kesimlerine çıkarma başlar. torpidobot ve mayın aramatarama gemisi) Çanakkale Boğazı'nı zorlayıp Marmara'ya geçmek üzere ilerlemeye başlarlar. Çetin Altan'ın bu doğrultudaki görüşlerine yer vermiş. gizlice 30 kadar mayın bırakacak ve düşman karakol gemilerine ve mayın tarayıcılara görünmeden geri dönecektir. İstanbul yolunu açamayan Müttefik kuvvetleri. 19/20 Aralık 1915'te Arıburnu. 3 torpidobot da sulara gömülmüş.32 İki yanın kayıpları (25 Nisan 1915-8 Ocak 1916) Türkler'in genel kaybı (şehit.): 213. çünkü Boğaz'ın mayınlardan temizlenmiş olduğunu sanan 16 savaş gemisinden 3'ü. sayısında. Tarafların insan kayıpları: Türk tarafı 97 şehit ve yaralı. Triumph ve Majestic savaş gemileri ile birçok nakliye gemisi kaybedecektir. 5/2. 5.Birleşik Filonun çok güçlü ateş desteği altındaki müttefik kara kuvvetleri ile Türk birlikleri arasındaki kanlı savaş 25 Nisan 1915'ten 1916 yılının başına k adar. Yas mı?" Dergi yazarı. yazısının başlığı şöyle: "Çanakkale Savaşı: Zafer mi. 3 kruvazör. savaş planına göre üç sıra olarak dizilmiş gemiler (15 İngiliz. Çanakkale'nin aşılması için deniz ve kara kuvvetlerinin birlikte hareket etmelerine karar verir. Goliath. 3'ü topçu ateşi ve mayın dolayısıyla ağır yara almış. Sefa Kaplan'ın Çanakk ale Savaşını ele alan bir yazısı var. Yedi saat sonra Birleşik Filo geri çekilir.

o sırada Adriyatik'te bulunan bu iki gemiye." 36 Türk-Alman anlaşmasından sonra.Kemal'in anılarında. Böyle ters sonuçlu zafer nerede görülmüştür? Adına Çanakkale Zaferi dediğimiz şey. belki Feldmareşal Liman von Sanders için o sıralarda bir zafer idi ama hiçbir Alman'ın burnunun kanamadığı bu kanlı plan bizim için tam bir Alman kazığıydı..43 Bu yüzdendir ki Almanlar denizaltı savaşına önem vermişler fakat sonunda yalnız karada değil. Bu da mümkün değildi. Almanların bize attıkları kazıklarla ilgili birçok örnek yer almaktadır.42 Osmanlı hükümetinin isteği üzerine Almanya. Almanların Akdeniz'de. Çanakkale Boğazı'nın Alman Donanmasıyla savunulması söz konusu bile olmamıştır çünkü az sonra açıklanacağı gibi.Dr. M. zafer filan değildir. Zira İngiliz Donanması bile tek başına Alman Donanmasından çok daha güçlüydü. denizde de yenilmişlerdir. 'Akdeniz Tümeni' adı altında sadece iki savaş gemisi vardır: Göben ve Breslau.41 İngiltere'ye sipariş ettiğimiz ve parasını peşin ödediğimiz iki savaş gemisini İngiliz hükümetinin teslim etmeyeceği anlaşılınca (2. Prof. kendi ülkesini korumayı bir yana bırakıp da bütün donanmasını Osmanlıların yardımına yollamasını istemek.1914). İngiliz ağır- de bi an _8 ." cü mlesinin anlamı ne? Daha doğrusu bir anlamı var mı? a. İstanbul'a hareket etmeleri emrini verir (3/4 Ağustos 1914). Ama donanmasının bir bölümünü daha Çanakkale'ye yollayamaz mıydı? Alman savaş gemilerinin bunu gerçekleştirebilmeleri için önce tehlikeli Manş ya da Kuzey Denizinden. Almanların. Ama "Alman Genelkurmayının kendi donanmasını riske etmeden. Biri Yavuz Sultan Selim. Kaldı ki Çanakkale Boğazı gibi dar bir su geçidinde bir deniz savaşı yapılamayacağı için bir karşı-donanmaya da gerek yoktu.35 [. Çanakkale savaşlarının bir zafer olarak gösterilmesiyle başlar. hem gereksizdi. o tarihte Genelkurmay İstihbarat Şubesi Müdürü olan Kazım Karabekir. Deniz savaşı.37 Yüzbaşı Selahattin'in..40 Savaş patlamadan kısa bir süre önce. öteki Midilli adını alarak Osmanlı Donanmasına katılırlar. Rauf Orbay'ın. bir an önce savaşa girelim diye Almanların bizi nasıl zorladıklarını.] Her yıl kutladığımız Çanakkale Zaferi. Hikmet Bayur'un bu olayları yabancı belgelerle destekleyen kitabında. kendi üzerlerindeki baskıyı azaltmak için bizi doğuda Rusya'ya saldırmaya ve güneyde de İngilizlere karşı Kanal hareketine özendirdiklerini artık her ilgili biliyor. Birinci Dünya Savaşında Alman Genelkurmayının kendi donanmasını riske etmeden. bu hem imkânsız.8. düşman donanmasını Çanakkale'de bizim 250 bin köylüyü öldürterek durdurması. İngiliz Akdeniz Filosu ile Fransız deniz kuvvetlerini yenmeleri gerekirdi.rum: "Bizdeki optik hatalar. düşman donanmasını Çanakkale'de bizim 250 bin köylüyü öldürterek durdurması. Gemiler 10 Ağustos 1914 günü Çanakkale Boğazını geçerek Marmara'ya girer. Jehuda L.Wallach'ın38 ve Peter Hopkirk'in39 eserlerinde.. sonra da İngilizlerin elindeki müstahkem Cebelitarık Boğazından geçmeleri ve Akdeniz'de. Çünkü 250 bin kişi öldükten sonra İstanbul yine işgal edildi. Almanya'nın.44 b. platonik bir yaklaşımdır. aslında 'Çanakkale Yası' olarak anımsandığı zaman düzelebilir oradaki optik hata. iki kitabında anlatır.

ne Almanların donanmalarını riske etmeleri mümkündü.47 Fakat Liman Paşa. ayrıntısını aşağıda göreceğiz. zafer filan değildir. Ordu Komutanının bu sakat savunma anlayışıyla. Böyle ters sonuçlu zafer nerede görülmüştür? Adına Çanakkale Zaferi değimiz şey. Hastanede ölenleri de bu sayıya eklersek. Bu işin bir yanı. Birinci Dünya Savaşında. Madem ki gerçekleri konuşacağız. Liman von Sanders'in sakat savunma anlayışıdır. Niye yanıldığını belirtmeden önce. en fazla 75.0rdu Komutanlığına Liman von Sanders'i getiren de.000 kayıp az mı? Küçük bir kent nüfusu kadar! • Ç. Bütün savaş boyunca.830 ediyor. Batı Cephesindeki Alman birlikleri üzerindeki baskıyı hafifletmek istemesinden kuşkulanmışlardır. Çanakkale'de Ordu Komutanı olmadan önce. Çanakkale Savaşı'ndaki yüksek kaybın sebebi. Ku rmay Kurulunun çoğunluğu da Türk'tü. kayıp vermemek için hemen teslim mi olacaktık? d. zaman ve mekân akımından farklı." Çetin Altan yanılıyor. Tannenberg muharebesinde Ruslara karşı. acı yanı bu. Kısacası. 57. birçok değişik türdeki birçok muharebe'den oluşur. Yunanlılar da. Söz gelişi Almanlar. bir büyük birlik komutanı olarak. İngiliz birliklerini Çanakkale topraklarında tutarak. • Düşman donanmasının Boğazı zorladığı 18 Marttaki kaybımızı daha önce vermiştim: Şehit ve yaralı olarak toplam 79. Harp ve muharebe terimlerinin ikisini de savaş kelimesi ile kar-ladığımız için aralarındaki fark ortaya çıkmıyor. toprağa verdiklerimizin sayısı. Kütahya-Eskişehir muhare- de bi an _8 . toplam kayıp 97. şehit olanlar 250 bin değil.Altan. subay ve er. gençler için kısa bir açıklama yap mak istiyorum. hiçbir muharebede bulunmamıştır.084'tür. Türkiye'ye gelmeden önce Kassel'da bulunan 22. o topları kullanacak olanların direnci ve mayın hatları arasında geçecektir.46 Çanakkale'de kurulan 5. Süvari Tümeni'nin komutanıydı.49 76. ne de A lman donanmasının Çanakkale'ye gelmesi gerekiyordu. General von Seck diyor ki: "Almanya'da kolordu komutanlığı için uygun görülmeyen biri. Alman Donanması yardıma koşmadı diye Çanakkale'yi savunmayacak. o günkü ölü ve yaralı Alman kaybı da 18'dir. 'donanmanın ateş gücünden çok çekinmesi' ve 'Türk birliklerinin dayanıklılığına güvenememesinden' kaynaklandığı anlaşılacaktır ama yine de ilk 24 saat içindeki tutumu hayli düşündürücüdür. bütün Türk ordusunun yeniden teşkilini (kurulup düzenlenmesini) üzerine alacaktı. Sanders'in Kurmay Başkanı da. Öbür yanına gelince. şu sürüp gelen '250 bin şehit' edebiyatını da artık bir yana bırakalım.45 Gerçi Liman Paşanın bu davranışının.Altan diyor ki: "250 bin kişi öldükten sonra İstanbul yine işgal edil di. EnverPaşadır. tartışmaya değer bir konu açmış olurdu. Bazı Türk subayları." 48 İşin asıl hazin. Alman genelkurmayı değil. İkinci Dünya Savaşında Dunkerque muharebesinde İngiliz ve Fransızlara karşı zafer kazandılar ama sonunda iki harbi de kaybettiler. tarihin derinliklerinde kalmış olan bu durumu ele alsa. Bir harp.lıklı Birleşik Filo ile iki kıyıdaki toplar. c. Ç.

Çanakkale muharebesinden 4 yıl sonra. Yanya. Stalingrad gibi. s. 1. M. İstanbul ve Boğazlar hakkındaki hiçbir tasarılarını gerçekleştiremeden de 'geldikleri gibi gittiler'..Akif'in Ça nakkale şiirinin görüntülenmesinden oluşuyordu. GRYT Ans.besini kazandılar ama harbi kaybedip çöktüler." 50 (GRYT Ans.. Şiirde de hiçbir isim geçmemektedir. Çanakkale zaferi dolayısıyla yayımladığı bir program sorun olmuştu.58) Olayın tarihi gerçeklere uygun bir şekilde sahnelen mesi üzerine." (Aktaran.61)" □ Tuncay Öztürk (programın yapımcısı): "Program metni. 1914 kışı ile 18 Martı arasında cereyan eden deniz hücumlarına gösterilen mukavemet esnasında gerçekleşmiştir. rütbesi kaymakam (yarbay) olan M. büyük tepkilere ve tartışmalara yol açtı.C. TRT'nin 18 Mart 1988 günü yayımladığı Çanakkale programı TRT'nin 18 Mart 1988 günü.. Ancak şiirin ve metnin içinde yama gibi kalacağını gördüğümüz için va zgeçtik.Akif Ersoy'un Boğaz Harbi adlı şiirinden yola çıkılarak yazılmıştır. Verdun. yanlışı gerçek zannedenler kazan kaldırdılar. Antep.Kemal Beyin bir rolü yoktu. Müttefiklerin İstanbul'u işgal etmeleri.. (1. (s. (s. Tıpkı Kanije. 1. s. □ Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi: "Program.Kemal sadece o harplerde bulunmuş bir yarbaydır.C. acaba hangisi? 5/3.. 71) □ Yeni Nesil gazetesi: de bi an _8 . Çünkü Çanakkale harbinin merhum Akif tarafından ebedileştirilen tabloları. Birinci Dünya Harbinde kazandığımız muharebelerden biridir ve tam bir savunma zaferidir. Çanakkale.Kemal'in adının hiç geçmemesi. Edirne. (Ekim 1923) Asıl ters sonuçlu olan zafer. M. bu vesile ile bazı çevrelerin ve yazarların konuya yaklaşımını da şimdiden görmüş oluruz. 1918'de Çanakkale ve İstanbul'u işgal ettiler ama Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması üzerine..63. Çanakkale zaferini küçültmez.61) □ Mustafa Kaplan: "Atatürk'e yer verilmemesi programa inandırıcılığı artırmıştır. Etkisi birkaç yıl sürdü.C. Biz Atatürk'ü vermeyi düşündük. M. Ancak programda M.60) 18 Mart'a kadar deniz muharebeleri cereyan etmiştir ve M. s. O kısımda. Programın büyükçe bir bölümü. Plevne. Bu konu ile ilgili birkaç yazıdan örnekler vereceğim. Daha sonra cereyan eden kara muharebeleri esnasında ise.51 Yanlışlarla beyin yıkamanın vakti geçmiştir.. Çünkü 18 Mart 1915 günü noktalanan muharebelerde böyle bir isim yoktur. Galipler. tarih yanlışı yapmadığı için ister istemez Atatürk'ten bahsetmemişti.Kemal ismi yoktur.

Küçük: "Türkiye'de her yılın Mart ayının on sekizinde top atışlarıyla kutlanan zafer bu kısa süreli deniz savaşıdır.. 5/4. s. hiçbir komutanın rolü olduğunu kabul etmeyenler bulunuyor.65) □ Aktüel yazarı Sefa Kaplan: "Belki şaşıracaksınız ama M. 18 Mart. 12-18 Mart 1992) □ Y. Çünkü ülkeyi o idare etmektedir. [. geride 8. M. M. çok uzun yıllardan beri.53 Ruşen Eşrefe şunları söylüyor M. o da Sultan V.Kemal harbin bilfiil içinde değildir. 18 Marttaki savaşta kendisinin pek fazla rolü olmadığını yine kendisi söylüyor. gazeteci Ali Kemal: de bi an _8 .] İstibdatla tarihe yön verip suni olarak şekillendirmenin bir çare olmadığını.' " (36. 1. 21 Mart 1988. Doğal ve doğru o lmayan. deniz ve kara savaşlarını birlikte anmak üzere 'Çanakkale Günü' olarak kabul edilmiştir.. sayı. böyle eleştiriyor ve M.52 Çanakkale zaferi onun idaresi altında kazanılmıştır.5 ay süren kara muharebeleri var... kısacası hiçbirinin üzerinde durmadığı bir husus var: 18 Mart törenlerinde yalnız 18 Mart deniz zaferi anılmaz çünkü Çanakkale Zaferi yalnız o günkü savaştan ibaret değil.. o gün birarada kutlanır. Emperyalist donanmanın 18 Mart 1915 tarihinde durdurulmasında Kemal'in hiçbir rolü bulunmuyor. 66) Yazarlar.64. M. M. Askeri bakımdan da Padişah adına Başkumandanlığa vekâlet eden Enver Paşa birinci sırada yer alır. bir kısmının da ağız kalabalığına getirip unutturmaya çalıştığı. Bir kara birliği komutanının. ondan söz etmemek ve söz edilmemesini savunmaktır. kendi ürettikleri bir hayale saldırıyorlar. GRYT Ans.Mehmet Reşat'tır." (T. Asıl kaybın verildiği muharebe de bu.Kemal'den söz edilmesi çok doğaldır.. Tezler 5.55 O yüzden de 18 Mart Çanakkale Günü.Kemal'in o günkü deniz savaşına katılmadığını da. son hadise ortaya koymuştur. Tahlil adlı imzasız köşe yazısından aktaran. □ Bunların en kıdemlisi. Neden doğal ve doğru olduğunu yerinde göreceğiz. Deniz ve kara zaferleri..Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolü konusunda farklı yaklaşımlar • En uçta. s.C." (Yeni Nesil.Kemal: 'Bu tamamiyle bir deniz harekâtıdır."Aslında Çanakkale zaferi kutlanırken birinin isminden mutlaka bahsedilecekse. deniz savaşında işi ne? Bu yazarlar. vurgulaya vurg ulaya belirtiyorlar. Zaferin nüvesini (çekirdeğini) teşkil eden deniz savaşları yapılırken.Ü.Kemal Paşa. Ama bir kısmının unuttuğu.Kemal'den söz edilmediği için programı kınayanları. Kıyı savunması Cevat Paşa Hazretlerinin emri altında bulunuyordu. Oysa katıldığını iddia eden hiç kimse yok!54 Bunu belirtmek için zahmete girmek bile gereksiz. işbirlikçi ve Milli Mücadele düşmanı.

Edilirse. ne bilmem ne paşa idi. topografyası gereği (!) kahramanı olmayan bir direniştir.Küçük: "Gelibolu. [1919 tarihli hayat hikâyesinde]56 Gelibolu'da görev yaptığını belirtiyor ve hiçbir kahramanlık iddiasında bulunmuyor. s. oradaki kumandanlardan herhangi birisine 'kahramanlık' veya 'kurtarıcılık' sıfatları elbetteki izafe edilemez.. (s. Muharebede zayiatın (kayıpların) bir numaralı etkeni. Ateşe bile atılmaktan korkmayan Türk askeri idi.Kemal'in rolü vardır ama önemli değildir. mutlak yalan ve sahtekârlıktan başka bir şey olmaz.74. sayı 12/Ocak 1971) □ İ. kahraman komutanı imkânsız bir mücadele alanıdır. Anlaşılan sekiz buçuk ay süren Çanakkale Savaşı. Onları eğitip yetiştiren. onun cehennemle boğuşup muzaffer çıkan imanı ile milli kudretidir. sadece iki taraftan savaşa katılan sıradan askerlerdir. bütün yönetim ye komuta kadrosunun da hiçbir etkisi.67.Çanakkale müdafaasının en birinci kahramanı. Bu kumandan M... s. HTM..".Kemal.Mısıroğlu: "Çanakkale muharebeleri Mehmetçik için büyük bir şeref olduğu halde. T. Yalnız şu kadarını söyleyelim ki. 255) Ve sözünü şöyle bağlıyor: "Gelibolu savaşını bir yarbayın [yani M. önlerine düşüp taarruza kaldıran subayların da." (Osm.35) Bu yazarlara kalırsa Çanakkale Savaşını.Ü. hepsi başarısız.Kemal'e zaferden bir pay düşmesin! Bu hırsla. her iki tarafta da kütlelerin inatçılığı ve kahramanlığı söz konusu olabiliyor. orada kumandanlık etmiş subaylar için hiç de yüz ağartıcı değildir.. tarihin tam bir falsifikasyonu (çarpıtılması) ve aklın tümden bozulması demek oluyor.. yararı olm amış.Kutlu. Gelibolu. katkısı. iki bin şehit ve yaralı vermiş olan subayların ve komutanların hakkını yemekten bile çekinmiyorlar.Kemal Paşa olsa bile!" (Lozan. Ali Kemal. • Bir kısım yazarlara göre ise. Gelibolu'da ancak inatçı kütleler savaşabiliyor..C. Çanakkale'de M."57 (s. Tezler 5. Kronolojisi. Mehmetçik denilen eşsiz Türk neferine aittir. s.C.. ne Liman Paşa..) □ K. İstanbul'u kurtaran.429 vd.156) □ Y.Hami Danişment: "Türk tarihinin en muhteşem destanlarından olan Çanakkale menkıbesinin bütün şan ve şerefi. meydan kavgası gibi bir şey. Çanakkale sırtlarına dört yüz bin (Sayı daha da arttı!) vatan evladını gömen bir subay kadrosunun muvaffakiyetinden elbette bahsedilemez. 4.. 1. sonradan abartılmış. Buna göre. muhakkak ki kötü sevk ve idaredir.83) M. asıl kahramanlar unutturulmuştur: □ Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi: de bi an _8 . Bunun uzun ve teferruatlı sebepleri üzerinde durmuyoruz." (Aktaran Ş. Kahramanlar.. biri bile kahraman değil. kahraman erlerimiz kendi başlarına kazanmışlar. Çanakkale yalnız Mehmetçiğin şaheseridir.Kemal'in] hanesine yazmak.." (T. Tümden sağduyuya aykırı bu ucuz iddiaların tek sebebi var: Aman M. s.

(s.Kemal. plan. s. 250 bin şehidin (!) kanı ile Çanakkale destanı yazılmıştır. Resmi tarih yazımı. Ancak nedense zaferin ganimeti.) □ Yeni Nesil: "Kara savaşlarında M." (Aktüel." (Yeni Nesil. sırada (?) olmasına rağmen.133. pek böyle bir iddiası yoktur aslında.Kemal'in rütbesi yarbaydı. 1 . anma günlerinde adını bile anmadığımız Çanakkale Cephesi Komutanı Alman Generali Liman von San-ders'e ait olmak gerekir. bunun başarısı.l. 12-18 Mart 1992) □ Ahmet Altan: "M.65) □ Bünyamin Ateş: "M. (s. resmi tarih onu gerçek kahraman göstermiştir. hatta M. Yazar iki bilgi veriyor. Kurtuluş Savaşını yönetmesi de bi an _8 . Esat.Kemal Beyin 'Çanakkale Kahramanı' zannedilmesine sebep olmuştur.55) M..sayı. Esat ve Vehip Paşa gibi askeri simalar önde gelir. Yarbay M. sevk ve idaresi.. 21 Mart 1988 günlü Tahlil adlı imzasız köşe yazısından aktaran GRYT Ans.Kemal'e mal etmek olacak iş mi yani? M.Kemal ve onun rütbesindeki subaylara sıra gelinceye kadar.C.. s. yenilgiler de komutanların adıyla kaydedilir tarihe. (1..21..C. Haydi Liman'ı geçelim. 3. s. Çanakkale'de göğsünü düşmana siper etmiş 1887 subaydan sadece birisidir.C. paşalar vardı. mantığa ve akla sığar mı?" (20 Mart 1988 günlü Yeni Nesil gazetesinden aktaran GRYT. Vehip. padişah adına Başkumandan Vekili de Enver Paşaydı. yarbay rütbesi ile ve komuta kedemesinde 17. (s.Kemal Paşa. götürüp M.Kemal'e boca etmek insafa. Cevat Paşalar var komutan olarak. ondan başkasına verildi."121) Devletin kitaplarının yanında..Kemal Paşanın [Çanakkale] kahramanlığı da. Onun üzerinde albaylar.115-116) □ Abdurrahman Dilipak: "Fevzi Çakmak'la (!) Liman von Sanders arasında çıkan bir ihtilaf yüzünden M. Ans. sonradan kendine göre biçimlendirmiştir Ç anakkale Savaşlarını. Çünkü harekâtın tüm planlarını o hazırlamıştır ve zaferler de. s. 36."Çanakkale zaferinin gerçek kahramanları. Doğrular aşağıda. ikisi de yanlış." (1.62) □ Çetin Altan: "Çanakkale şayet zaferse. İstiklal Harbinde bile vatanı kurtardığı söylenemez. s. s. Çanakkale'yi tümüyle M.85) Padişah adına ordular Enver Paşanın emrinde savaştı.C."58 □ Yalçın Küçük: "M.Kemal.Kemal kara harplerinde geri planda vazife yaptı. Onun ve diğer paşaların tedbir. Alman General Liman von Sanders. Çanakkale'de. harekât subayı (!) olarak savaşa katılır. M.Kemal'in sarih ifadesine rağmen koskoca destanın sevabını..Kemal'in tümeni yedeğin yedeği idi.. Cevat ve Selahattin Adil Paşalar unutturuldu.Kemal'in de uzunca bir süre.C.101) M. TRT'nin de aynı yanlışı tekrarlaması. Bu gerçeklere." (CG Yol.

00'e kadar yöneten Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı Yarbay Selahattin Adil Bey. Çanakkale direnişinde M. yenilgiyi ise orduyu oluşt uran millete yazmak gibi benim cahili olduğum bir gelenek mi var? Ya da bu g elenek. bir ihtiyat tümeninin başında bulunuyor. Mete Tuncay gibi bir eleştirel tarihçinin bu yaklaşımına hayret ettim. gerçeğe aykırılık. ancak aptal tarihçilerin işi olabilir. Tezler 5. komutanın mensup olduğu millete. Osmanlı ordusu.. Çanakkale'de M. Çünkü savaşta zaferleri komutana izafe etmek bir gelenektir.Kemal'in kısmî başarısı vardır ama zafer M. Bir zaferi. orada dövüşenlere ve şehit olanlara saygısızlık olmaz mı? Almanlar de bi an _8 . 'Çanakkale Zaferi' deyimi ikisini birden kapsıyor.. Enver Paşa da söz konusu olamaz.. Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Bey (ilerde paşa.Kemal için mi geçerli?62 Çanakkale Türk kanı. Çobanlı)59 ile savaşı saat 14.etmek bir gelenektir" diyor ve Liman Paşa Alman diye. ikincisi 25 Nisanda başlayan ve Ocak 1916'da biten kara muharebeleri. Suriye yenilgisini de Alman yenilgisi olarak mı kabul edip değerlendireceğiz? Yoksa zaferi. Ordu Osmanlı ordusu. s." (T. Çünkü savaşta zaferleri komutana izafe.ve liderliğini perçinlemesinden sonra yaratılıyor. Sultan Reşat'ın hesabına yazmak gülünç olur.60 son mayınları döken Nusret mayın gemisinin kaptanı Yüzbaşı Hakkı Bey ile Müstahkem Mevki Mayın Komutanı Yüzbaşı Nazmi (Akpınar) Beydir. ne var ki zafer Almanların. Çanakkale zaferini Almanlara armağan ediyor. Aylar süren Gelibolu direnişini. Çünkü geçerli kurala göre zafer. 248. daha sonraki zamanlarda.Ordu Komutanı Halil Paşanın adına yazılmıştır. 6. İlki 18 Mart deniz muharebesi. sayı. inancı. Başkomutan Vekili Enver Paşaya değil. ne var ki zafer Almanların. Bu ikiz zaferin ortak bir kahramanı yoktur.102. Anafartalar'daki anlık bir çıkıya (?) bağlamak. "Ordu. hemen bir konuyu netleştirmek gerekiyor. □ Mete Tuncay.. Suriye yenilgisi sırasında da Yıldırım Orduları Grubunun Komutanıydı. En üstte bulundukları için zaferi Sultan Reşat'la Enver Paşaya yakıştıranlar da var ama zaferi. kahramanları da eklemek haktanırlık gereğidir. çok fazla abartılıyor.63 Böyle bir zaferi Almanlara armağan etmek. yalnız Çanakkale ve M. 36. Çanakkale'de iki ayrı muharebe var. komutanın milletine mal etmek de mi gelenek ? Ne zamandan beri? Liman Paşa. emeği ve silahı ile kazanılmış. 12-18 Mart 1992) Önce elma ile portakalı birbirinden ayıralım." (Aktüel.61 Bunlara Üsteğmen Hasan.Kemal'in rolü. Teğmen Mevsuf. kafası. 255) □ Mete Tuncay: "Tamam.Ü. savaşı planlayan ve birlikleri doğrudan yöneten komutanına yazılır: Nitekim Kut-ül amare zaferi. • 18 Mart deniz savaşının önde gelen kahramanları. tarihe haksızlık.9 Ocak 1916 arasındaki kara muharebeleri sırasında ordu Komutanı olan Liman Paşanın durumunu tartışmadan önce. Seyid Onbaşı vb. örnek-siz bir savaştır. 25 Nisan 1915 .Kemal'e ait değildir. Kemal Bey daha çok kuzeyde.

Yarbay S.71 Bu plan gereğince. 'kuvvetleri merkezde toplamak ve nereye çıkarma yapılırsa oraya taarruz etmek' diye özetlenebilecek bir savunma planı yapar. birçok eleştiri ve suçlama daha yer almaktadır. Almanlara değil ama belki kişisel olarak Liman von Sanders'in (ya da Türklerin andığı gibi Liman Paşanın) adına yazılabilirdi. Türk askerî tarihinde ve askerî inceleme kitaplarında. 235. yaptığı savunma planının zaafını." (s. Anafarta çıkarmasına (Ağustos 1915) kadar da bu yanlış görüşte ısrar eder. Sadece F. 237)73 Liman Paşa.Altay'ın. 7-8 kilometre ilerlemekle Boğaz tahkimatının gerisine çıkabilirdi. çıkarmanın başladığı sabah. . 3. kenarından kıyısından zafere ortak olmaya çalışmışlardır. Ama Liman Paşa yanlış bir tahminle. Mete Tuncay'ın dili sürçtü herhalde. birçok kararı yüzünden acı bir biçimde eleştiriliyor. Liman Paşa'nın bir komutan olarak övülüp büyütüldüğünü hiç görmedim. 236. (S.Belen diyor ki: "Halbuki bu bölgede düşman.72 Mesela yarımadanın en güneyinde (Seddülbahir'de) sadece bir tümen (9. Saros -Bolayır çevresinde bulunan iki tümeni yerinde bırakır ve asıl savaş yerine (güneye) göndermez. 261 )69 Bu yüzden ilk savaş günü. Zafer kimin? Kara savaşının zaferi.Adil. tam tersine.Kolordu ve Tümenler. daha önce Türk komutanların hazırladığı 'düşmanı mümkün o lduğu kadar kıyıda karşılama' planını ve buna dayalı düzeni.66 Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin'in (Altay). F. S.Adil 236.Kolordu Komutanı Esat Paşanın.Korgeneral Fahri Belen'in68 başlıca eleştirilerini. savaş içinde belirtilmiştir. F.Kemal'in Enver Paşaya yolladığı Liman Paşa aleyhindeki yazı. 5/5.Adil.Belen.67 bunun birçok kanıtından sadece dördüdür. düşmanı durdurmanın çok pahalıya mal olmasına yol açar.Adil'in anılarında yer alan olaylar ve yargılar.Adil'in ve Çanakkale Savaşı'na da katılmış olan askeri tarih yazarı E. Gelibolu'daki karargâhından ayrılıp de bi an _8 . Bu görüş farkı.65 Mesela 3. 247) Liman Paşa. düşmanın Seddülbahir ve Kabatepe'ye çıkacağını düşünmektedirler.240. Türk komutanların kıyılara yerleştirdikleri birlikleri geriye aldırır. çok özet olarak aktarıyorum: Müstahkem Mevki Komutanlığı.Tümen) bırakır. F. kıyılardaki alaylar da birer tabura indirilir. 30 km. 86.bile bütününe sahip çıkmaya cesaret edememişler. (S. ardarda yaptırdığı taarruzlarda dökülen Türk kanıyla kapatmaya çalışmıştır.lik bir kıyıyı bir tümenin savunması mümkün değildir. Türk askerlerinin bu eleştirileri sonradan icad edilmiş değildir. Neden 'belki'? Çanakkale savaşlarıyla ilgili Türk askerî kitaplarında. düşmanın Gelibolu yarımadasının boynuna (Saros körfezinin bitimine) veya Beşige'ye (Anadolu yakasında bir kesim) çıkacağına inanır.244) Düşman bu sebeple her çıktığı yerde tutunacaktır. birliklerin donanmanın ezici ateşine dayanamayacağı70 düşüncesiyle değiştirir. M. Altay. (S.64 Yöneltilen eleştiriler şöyle özetlenebilir: Liman Paşa.Belen. F.

Mehmet Ali Paşa. Bu bakımdan. her rütbeden Türk askerinin inanılmaz çabası ve can cömertliği ile kazanılmıştır. (F. belgeler harita yardımıyla okunursa. bu sebeple emir almadan harekete geçmek zorunda kalacaktır. onların anılmamalarını eleştiriyorlar: Esat (Bülkat) ile Vehip (Kalçi) Paşalar Niye yalnız ikisinin anılmasını istiyorlar acaba? Çanakkale'deki üst komutanlar bu ikisinden ibaret değil ki. (S. (S. sonuçları zorlukla ve ancak bol kan dökülerek düzeltilebilmiş yanlış tahminlerine ve yanlış savunma planına rağmen. törenlerde de adının geçmesini istiyor. geçmemesini eleştiriyorlar. Liman Paşaya daima uzak ve soğuk kalmıştır. Albay Ali Rıza Bey." (s. Liman Paşa. 248) Gelen her yeni birliği ceph eye sürerek. anılmaması. Albay Ahmet Fevzi Bey. havası da. bu manasız taarruzlarla erimelerine yol açar.000 kayıpla geri çekilecektir. Zaten bir savaşa katılan bütün de bi an _8 . M.Adil. Başkomutanlıkça yollanmakta olan takviyeleri bekleyip cephelerden birine hazırlıklı ve etkili taarruz yapacağı yerde.Kemal.74 Kimseye karar yetkisi de bırakmamıştır. savaşın ilk günlerinde. Liman Paşanın.Belen.Belen. Kaldı ki savaşla ilgili törenler. Çanakkale zaferi. Bu taarruzu Alman Albay von Sonderstern yönetir. hizmet ve kusurlarıyla zaten askerî tarihlerimizde yer alıyor. Çolak Faik Paşa. Bu hatayı düşman kuvvetini iyi takdir edememekle ve elimizdeki az topçu kuvvetiyle ve çok sınırlı cephaneyle bu işi başaracağımızı önceden hesaplayamamakla işledim. on kolordu ve grup komutanı daha var. bazı sıradışı nitelikleri ve özellikle eğitime yönelik başarılı hizmetleri olmakla birlikte. Bilenlerin de anmamaları doğaldır.Tümeni bir gece taarruzuna kaldırır. birlikleri gece taarruzlarına zorlar. 88) M.Fevzi Paşa (Çakmak). Milli ve kısa süreli bir tören. yalnız bir bölümünü aktardığım yanlışlarının ağır bastığı daha açık olarak görülebilir. İçlerinden pek azının bu isimleri bildiğini tahmin ediyorum. Bu tür duygu ortamlarında. F. gece de orada kalıp ancak ertesi günü döner.Kemal'in dışında. inceleme ve araştırmalarda söz konusu ediliyor ama bazı yazarlar. Yine bir Alman olan von der Goltz Paşayı saygıyla anan Türk askerî kamu oyu. Çünkü bazısı kısa süreli ve geçici komutanlık yapmıştır. 246) 3 Mayıs gecesi 7.000 kayba mal olan bir başka taarruz için de şöyle diyor: "Bahis konusu taarruzun tarafımdan işlenmiş bir hata olduğunu itiraf ederim. amaçları da değişik olaylardır.Adil. güneyde kıyamet koparken. milli değerlerin vurgulanmasından daha doğal ne olabilir?77 • Bazı yazarlar da.75 İki tümenimiz toplam 16. bir seminer ya da sempozyum değil ki savaş uzun uzun irdelensin. Weber Paşa. (F. savaşlar gün gün incelenir. kara savaşlarına katılmış iki kardeş komutanın adını ererek. Kolordu Komutanı yetkisiyle grup komutanı olan Albay M. tartışılsın ve Liman Paşanın yanlışları ve bunların acı sonuçları açıklanıp eleştirilsin.76 Liman Paşa. Albay Kannengiesser Bey. 18/19 Mayıs gecesi yaptırdığı ve bize 9. anılmasından daha zarif bir harekettir.Tümen ile henüz yoldan gelmiş olan 15.Saros'a gider.98) Liman Paşa'nın.Altay. 247. Trommer Paşa. bazısı da önemli sayılabilecek bir savaş yönetmemiştir. bu yüzden olsa gerek. Albay Nikolai Bey. Albay Çevat Bey (Çobanlı). 250) Liman Paşa anılarında.

iddiaların. "harekât subayı" diye önemsizleştirmek için çırpındıkları M. Bu. Çanakkale'den ayrıldığı tarih olan 10 Aralığa kadar sürecektir.000 şehit ve üç yüz bine yakın gazi. 3.Kemal hakkında birkaç kısa not: M."yedeğin yedeği". Liman Paşa dışında hiçbir komutan.80 Çanakkale'de en uzun bulunan üst komutanlar. bu kadar uzun zaman.. Elbette yalnız önemli olanlar vurgulanacak. Anafartalar Grup Komutanı olarak emri altında 3 kolordu (2.83 bunu altın ve gümüş liyakat madalyaları izleyecektir.82 • Çanakkale savaşlarını ya hiç bilmeyen ya da bildiğini de çarpıtarak anlatan yazarların. kolordular)85 toplanır.84 8 Ağustos'ta Anafartalar Grup Komutanlığına getirilir. Y. bazı sağcı yazarlarca da paylaşılan bir iddiasına yer vermek istiyorum. Yalçın Küçük'ün. sekizinde bulunmamıştır.Kemal Paşadır" diyor.. "yarbay". Çanakkale zaferine katkıda bulunanlar ar asında kardeşi Vehip Paşaya yer vermiyor.Sonuç 76.Ü. Çanakkale. tek tek anılamayacağına göre. 'Kısmî başarısı vardır'. Yoksa her tarih kitabı. ister istemez bir seçme yapmak zorunlu. "geri planda görevli". ayrıntısıyla göreceğiz. 16. de bi komutanların adları ancak ayrıntılı askeri tarihlerde bulunabilir.. Kahramanlığının ilanı çok sonraki yıllara denk düşüyor.78 Fakat Vehip Paşanın Güney Grup Komutanı olarak Çanakkale'deki hizmet süresi sadece üç aydır (9 Temmuz-9 Ekim 1915).Kemal'in en başta anılmasının. Yanya savunmasındaki hizmetleriyle ün kazanmış iki komutan. Esat ve Vehip Paşalar.86 Onunla birlikte. 5/6. Çanakkale Savaşı boyunca. Kol-ordu Komutanı Esat Paşa81 ve Albay M. ordu komutanlığı niteliğinde bir komutanlık demektir.Küçük kesin bir dille diyor ki: "Kemal Paşa için parlak bir askeri geçmiş yaratmak için bulunabilen ve seçilen tek yer Gelibolu oluyor. telefon rehberine dönerdi.Kemal savaşa yarbay olarak başlamıştır ama beş hafta sonra. M. 'rolü abartılmıştır' vb. ne de anlaşılabilir."87 (T. gerçekle ilgisi olmadığını. M. 30 Nisan'da gümüş imtiyaz madalyası alır. Albay Cevat Bey. kimseye haksızlık olmadığını göreceğiz. Esat Paşa da "Çanakkale'de kesin sonuç sağlayan Anafartalar kahramanı M. Esat Paşa bile kendi yazdığı hayat hikâyesinde.Kemal'siz ne anlatılabilir. an _8 . bu kadar çok birliğe ve bu kadar geniş bir alana komuta etmemiştir. M. Yaptıklarından dolayı zamanında bir kahraman sayılmıyor. Bu görevi. elbette 18 Mart kahramanlarını ve Yahya Çavuş'tan Esat Paşaya kadar birçok kahramanı da anmak gerekir.79 Sed-dülbahir kesimindeki on bir savaşın yalnız üçünde bulunmuş.Kemal' dir. 1 Haziran 1915'te albay olacaktır. ve 15.Kemal'in rolünün sonradan büyütüldüğü Çanakkale Savaşının ayrıntılarına girmeden önce.

M. Gazeteler. o vakitki Veliaht Vahidettin Efendinin beraberinde Almanya'ya gideceğimiz gün gördüm.Kemal Beyi kucakladı ve bugüne kadar göstermiş olduğu kahramanlıklardan dolayı takdirlerini bildirdi.Emin Yurdakul'un 1915 Eylülünde Tan Sesleri' diye bir şiir kitabı yayımlanmıştır.. Enver Paşa. 118) □ Eski Sultan Abdülhamit: "Hayatımın en karanlık günlerini bu devrede yaşadım. M. M." (Son Bozgun. s. 19. Rabbime şükürler olsun ki. Allah. İşte bu sırada. 'Tanışmıyor musunuz?' diye sorarak bizi birbirimize takdim etti. orada bulunan bir zat. 28. devletime hizmeti geçenlerden razı olsun! (Sultan Abdülhamit'in Hatıra Defteri.Kemal Paşayı tanımamaktadır. Bu kitapta 'Ordunun Destanı' adlı uzun bir manzume yer almaktadır.Tümen Kumandanı M... 1917 yılı Aralık ayında.Kemal Bey adında bir miralay (albay) kazanmış. ummaya bile cesaret edemediğim zafer haberi ulaştı.. Sanıyorum Türk şiirine M. Ben bir türlü bu haberlere inanamıyordum. büyük zayiata uğratıldığını yazıyorlardı. Muhafız Kumandanı Asım Beyi sık sık Saraya göndererek sahih (doğru) malumat almak için çırpınıyordum. Gazi hazretlerinin himmet-i mahsusaları ile def olundu ve kendisi Anafartalar Kahramanı unvanını ihraz eyledi (kazandı). de bi an _8 . Çanakkale 'de düşmanın durdurulduğunu. s.Tezler 5. 158) □ Lütfi Simavi:91 "Bu gezide.248) V.Kemal Beyin karargahı hâlâ Kemalyeri'ndeydi. o sırada İstanbul'da bulunan Çanakkale kahramanlarından M. herkes gibi ben de kendisini gıyaben tanıyordum. 3. M.83) □ Vecihi Timuroğlu: "M. Her vasıta ile ceph eden haber almaya çalışıyordum. fakat şahsen görüşmemiştik.88 Oraya gittik.Kemal Paşayı ilk defa olarak.1992. Sirkeci garında." (Görüp İşittiklerim. Trene bineceğimiz sırada..Kemal adı bu şiirle girmiştir.19/ dipnot) Ama tanıklar ve belgeler. Fakat İngiliz ve Fransız donanmasının Çanakkale Boğazı'nı zorladığı ve giremediği bir hakikatti. 15 Eylül 1915 tarihini taşıyan bu manzumenin ilk dörtlüğünde M Kemal'den söz edilir.C. s.Vakkasoğlu da diyor ki: "[1919'da) Halk ve hatta münevver zümre (aydınlar). Çıkartma yapmaya muvaffak olmuş ama ordumuzun karşısında mıhlanıp kalmıştı."90 (Aktaran Oktay Akbal. Bu büyük zaferi. Milliyet gazetesi) □ Ali Fuat Türkgeldi: "Anafarta hücumu. tam tersini söylüyorlar: □ Esat Paşa: "Bugün (11 Mayıs 1915) Enver Paşa. s. yaverleri ve erkan-ı harbi (kurmayları) ile karargâhıma geldi.Kemal Paşa ile Miralay Naci Bey (Eldeniz) de bulunmaktaydı.. s. Çanakkale'deki övünç ve gurur verici hizmetleriyle." 89 (Esat Paşanın Anıları.3.

Kemal ve Çevat Paşaların isimlerini de altın harflerle yazacaktır.49) □ M. (Anafartalar Kumandanı M. orada çarpışan Türklük ruhunu. 1.Fikret'in eşine.." (1919. s. Tarih Çanakkale vakasını kaydederken hiç şüphesiz M.84) □ Kont Sforza: "M. 1930. İngiliz Belgelerinde Atatürk." (19. Sadrazam tarafından de bi an _8 .8.1918.Zekeriya Sertel): "Osmanlı tarihinin en şerefli bir sayfasını işgal edeceğine şüphe olmayan Çanakkale başarısı. 3.48. 'Anafartalar kahramanı meşhur Miralay M. geldiği zaman kendisini kapıda karşılamış ve ihtifale başlamadan evvel. bugünkü muhavereden (konuşmadan) daha fazla mı bir heyecan duyacaktım? Memleketin en tehlikeli zamanlarında. s. s. Büyüklerini tanımak mecburiyetinde olan gençlik. Sayı.Kemal ile Mülakat.Z. o zaman "Anafartalar Kahramanı" diye anılan M. İngiliz Belgeleri." (Yanya'dan Ankara'ya. Kanije müdafii Tiryaki Hasan Paşa ile yahut Plevne aslanı Gazi Osman Paşa ile görüşmek mukadder olsaydı. İstanbul. Tanışmaktan duyduğum şeref ve iftihar duygularımı bildirdim.329) □ R. Jeschke. Türklük fedakârlığını ispat ettiği gibi bir de M. Biraz da Ben Konuşayım. Büyük Mecmua. s..Kemal Paşa.XXVI) □ Amiral Webb'ten Sir R. s. (M. can verircesine vazife başına atılan bu kahramanın elini sıktım. s. kendisine refakat etmek üzere.Hizmetlerinden ve başarılarından dolayı kendisini orada tebrik ettim. bir İstanbul çocuğu ruhu ile derin bir şükran olduğu halde yanından ayrıldım.C. aktaran M.. Devrin Yazarları.Kaplan. İçimde ona karşı derin bir hürmet. 91.Kemal Beyefendi' diye takdim etmiştim.. Hamit Matbaası. 381) □ İsmail Hakkı Okday (Vahidettin'in damadı): "Vahideddin Efendi bu seyahate çıkarken. orada bulunanlara ve T.Kemal Paşayı da yanına almıştı. 1.Kemal'in ünü halk arasında yaygındı.101) □ Amiral Cartorpe'tan Lord Curzon'a: "Çanakkale Savaşı'nda ün yapmış bulunan M. Mustafa Kemal adını da belleklerine eklemeli ve kurtarıcılarımı zdan birinin de o olduğunu unutmamalı. B.Kemal. bu mülakat ilk olarak 1918 yılında Yeni Mecmua'nın Çanakkale özel sayısında yayımlanmıştır...C. s." (Osmanlı Sarayının Son Günleri.)92 □ Rıza Tevfik: "Aşiyan'da Tevfik Fikret'e yapılan ilk anma töreni için.." (20 Mart 1919." (23 Haziran 1919. 28 Mart 1918.356. Eşref Ünaydın: "Ben.Şimşir.N..Kemal gibi büyük bir kahramana malik olduğumuzu gösterdi.Graham'a: "Çanakkale Savaşı'nda bir hayli ün yapan M.

1.98. Çanakkale Savaşı'nı nasıl değerlendiriyorlar? 5/7. 4. s. ne de amaç ve imkânlar bakımından doğru olur. hem Almanya'da bir kahraman olarak tanınmıştı." (14 Temmuz 1919.C. s.168-170) □ Tevhid-i Efkâr gazetesi: "Çanakkale'de iki defa İstanbul'u kurtarmış olan M. tarihin bugünkü nesilden beklemekte olduğu kutsal görevi yükselten ve yücelten bu saygıdeğer komutanı. belge sayısı 433) □ Albayrak gazetesi (Erzurum): "Anafartalar'da milli şerefi. sert ama iman etmiş olan M.Kemal. bu defa da vatanı kurtaracaktır.C. KS Günlüğü. de bi an _8 ." (26 Şubat 1921/4069.9) Doğru ve bilimsel tarihin. Genel değerlendirmeler □ K.Ü." (Turkey/Türkiye. Çanakkale muharebelerinde Anafartalar'da.Dursunğlu.. mutlu bir görüntüdür. aktaran İ. sayı.Samsun'a müfettiş olarak gönderildi.192. anılmaya değer. Askeri ve siyasi sonuçları bakımından da tamamen iki ayrı olay. Birini ötekiyle karşılaştı rmak. 292-293) Her iki olay da bizim için çok değerli ve anlamlı.." (s. benim işaret ettiğim doğrultuda yazılacağından kuşku duymuyorum! (s. İngiliz kuvvetlerini durdurduğu zaman.1.94) □ L'îllustration dergisi: "Kararlı.41) Benim geliştirdiğim tezlerden birisi. s. Taşhan'dan Kadifekale'ye. E.Küçük. ne iyi niyet ve mantıkla bağdaşır. Tezler 5. parlak subaylar için bir model olmaktan uzak düşüyor." (Lozan. kitabın orijinali 1926'da yayımlanmıştır) Oysa Y. C.Kemal. Çanakkale'de." (28 Haziran 1919.155-156. s. bir savunma harbi olması bakımından Milli Mücadeleye son derece benzer fakat elde edilen başarı bakımından Milli Mü-cadele'yle karşılaştırılamayacak kadar büyük bir şerefi haizdir. bugün de Milli Müc adele'nin başında görmek.21) □ Arnold J.Kemal Paşa.Mısıroğlu: Çanakkale muharebeleri. hem Türkiye'de.Ulubelen. Meslekten askerdir.366) Şimdi ne diyeceğini merak etmez misiniz? 5/7.353) M. Amasya'yı b uluncaya kadar M. Milli Mücadele'de Erzurum. s. İlki.Kemal Paşa. (s.Kemal'in hiçbir planda önemli olmadığıdır. s. dünyaya baş kaldırmıştır. İngilizler karşısında kazandığı büyük zafer." (31 Ağustos 1921. s.Bardakçı.Toynbee: "M. mırıl mırıl ne masallar anlatıyordu: "Ortaya çıkardığım bulguların şaşırtıcı olduğunu biliyorum! (T.

Ü. s.Küçük. 81) Durumu Y.000 kayıp vermişler.Kemal'in daha sonra de bi an _8 sonu yenilgiyle bitmiş bir harp içinde kazanılmış şerefli bir muharebe. esaslı bir konuda değil." (T. Kaynaktaki bilgiyi de ya abartıyor ya da değiştiriyorlar. Aksi gibi Çanakkale zaferinde M. M. Hay şaşkınlar hay! "Gelibolu. vadi veya tepenin. Conkbayırı gibi yerleri ele geçirmek için didinip durmuş.Küçük gibi kavramamış olan komutan ve kurmaylarsa. bilgi boşluklarını yakıştırmalar ya da mantık dışı yorumlarla dolduruyorlar. Çanakkale'de onun gibi bir kurmayları olmadığına kimbilir ne kadar y anacaklar! 96 "Gelibolu savaşında hiçbir zaman bir cephe çizgisi. sırf liderine karşı olduğu için Milli Mücadele'yi küçültmek amacıyla Çanakkale'yi büyütüyor.. hurraaaaa deyip yığın halinde ilerlemeleri gerekirken. M.Kemal'in övüldüğü kısımları büyük bir dikkatle atlıyor ya da zorlama yorumlarla gölgelemeye çalışıyorlar. ister İngiliz. bilgi kırıntıları toplayıp kendi niyetl erine uygun bir mozaik oluşturuyorlar.□ Y. kanat. çevirme. amaçlarına denk düşen cümleler.. Yazar.Küçük: "[Gelibolu savaşı] düzenli birliklerin yaptığı bir gerilla mücadelesidir. ayırd-etmek çok zor görünüyor. Y. Savaş Tepe (?). mevzi savaşı filan gibi gereksiz düşünce ve işlerle oyalanıp durmuşlar. bazı gelişmeleri anlatmak için alıntı yapmak zorunda kalırlarsa.Kemal'in de büyük rolü ve payı var. 68. taarruz. İnattır ve ölüm-kalım savaşıdır. bazı ciddi kaynaklara gönderme yaparak sahte bir bilimsellik havası yaratmaya çalışıyorlar ama hepsi dekoratif. kuşatma. Gelibolu'da savaş. Gelibolu savaşının askerlik sanatı ile ilgili bir yanı bulunmuyor. hiç bir gönderme. tüm askeri tarih kitaplarından93 ilke olarak yararlanmıyorlar.95 Talihsiz İngilizler. Kaba Tepe. yarma. Bazı kitap ve anılardan. araziyi değerlendirmeyi ve savaş planlarını buna göre yapmayı bir yana bırakarak. kazanmaya mahkûm görünüyor. Bunun için de en basit ayrıntılarda bile yanılıyorlar. s. vadiler.94 Arada bir.68) İngilizler. askerlik sanatıyla ilgili görünmüyor.. tahkimat.Ü. parçalar. Hangi sırt. taktik.Küçük'ü okuyunca. Öyleyse." (T. GRYT Ansiklopedisi yazarları ve Y. yalnız Conk-bayırı için 50. bayır.. birbirine iki yatak kadar çok yakın dereler. strateji. Tezler 5. ötekisi ise kesin bir zaferle sonuçlanmış şerefli bir harp. . Seçtikleri bu maksatlı ve kısır yöntem yüzünden Çanakkale Savaşını öğememişler.65. baskın. ister Türk. direnek noktası. cephe.Mısıroğlu. savunma. diğerinden daha önemli veya stratejik olduğu üzerinde her türlü tartışma yapılabilir. bunu sağlamak umuduyla şöyle bir yöntem kullanmışlar: Çanakkale savaşları ile ilgili. nedense Kocaçimen. İşte bazı örnekler. Tezler 5. sırtlar ve tep eler topoğrafyasıdır. Abdul rahman Burnu (Herhalde Abdurrahman Bayırı'nı kastediyor) ve sayısız sırt ile vadiden hangisinin daha önemli olduğunu tartmak pek zor olmalıdır. ölecek daha çok kütlesi bulunan ve şu veya bu şekilde bunu ileri sürebilen taraf. Çimen Tepe (Kocaçimen demek istiyor olmalı). ne yapmalı da bu rolü ve payı küçültmeli? K.

101) Yarımadanın kuzeyindeki bütün savaşlar. 'Garp Cephesi'. d olayısıyla da M. "Eğer Çunuk Bayırı'nda97 başarılı olmaları halinde.Kemal'in].Kemal var. Aynı zamanda her tepe önemsizdir.97) Y. (s. Kurtuluş Savaşı.Kemal'in önemsiz olduğunu kanıtlamak için çabalıyor. 'Gediz Cephesi' deyip duruyor (Çerkes Ethem'in Hatıraları. sath-ı müdafaa var' sözü..Ü. 107). sözünü ettiği o yerlerin çevresinde yaşanıyor ve oralarda da hep M." (T.Kemal'in]." (1. s.67) Tekrar etmekte yarar var. Kurtuluş Savaşı'ndan daha çok Gelibolu'ya uygun düşüyor. Albay Kannengiesser'i 9. 158) □ Buna karşılık GRYT Ansiklopedisi de şöyle yazıyor: "Mısıroğlu'nun. birkaç bilgi yanlışı daha sergiliyorum: □ Savaşın başladığı gün. bir cephe mücadelesidir. biz bu sözleri ciddiye alalım. bayırlar. Anafartalar'da bir tümenin bulunduğunu sanan K. bütün birlikleri aşarak savaşı kazanmak ve kahramanlık iddiasında bulunmasını.104. Daha önce de belirttim. Mes ela Anzak Kolordusu Komutanı General Birdvvood diyor ki: "Sarıbayır Boğaz'ın kalesi. 'Nazilli Cephesi'. bir yüzey savaşı değil. 'Salihli Cephesi'. Gelibolu'da hiçbir komutanın [M. bir ihtiyat tümeninin komutanının [M. hiçbir ciddi tarih yazıcısının ciddiye almasını. s.Küçük bu yerlerin.C. Tezler 5. Tezler 5.. kahraman komutanı imkânsız bir savaş yaşanıyor. kahraman komutanı imkânsız bir mücadele alanıdır. Bu bölge komutanının Vehip Paşa olduğu katidir.." (s.Kemal'in ihtiyatta olan 19.13. Haydi.Tümenin komutanı.Küçük'ün de bu karavana atışa hararetle de bi an ünlenen sözcüğüyle bir cephe hattı bulunmuyor. savaş dereler."99 "Gelibolu. kahraman olma imkânı bulunmuyor. sürekli tekrar ediyor. düşman kuvvetlerinin Sarıbayır'ı98 da ellerine geçirecekleri ve böylece ilerleyerek Boğaz'ı açacaklarını düşünme ve ileri sürmenin fazla inandırıcı olamayacağını sanıyorum. s. Çerkes Ethem'in gerillaları temizlendikten sonra. 27.Ve tezini bir daha açıklıyor: "Bir komutan savaşı olmayan bir savaşta. bu yüzden Y. 157.Tümenine çıkarmayı haber verdi. Ansiklopedi bu yanlışı. gelgelelim İngilizleri inandırmak zor görünüyor. bir Alman zabiti olan Kannengiesser'di. (s. s. Kemal'in 'hatt-ı müdafaa yok.85) Son cümleyi trajik akıbeti ile başbaşa bırakarak. Conkbayır ise onun anahtarıdır.Ü. 'cepheler'. 49.84)" _8 . sırtlar ve tepelerden oluşan bir yüzey. Gelibolu'da her tepe önemlidir.100 M. imkân dahilinde göremiyorum. yine Kemal Paşanın daha sonra kullandığı bir sö zcükle.C. s." (Lozan." (T..Mısıroğlu diyor ki: "Anafartalar'daki 9. bir satıh üzerinde gerçekleşiyor.Küçük'ün bu önemli açıklamasından haberi olmayan Çerkes Ethem de. 1.Tümen Komutanı olarak göstermesi pek gerçeklere uymamaktadır. ha bire.) Doğrusu: İkisi de atıyor! Aşağıda Y.

105 Doğrusu: 16.. çok parlak iki komutan olan Esat ve Vehip Paşaların komutasında iki kolorduya ayrılmış bulunuyor.. 9 Temmuzda Gelibolu'ya gelecektir. savunmadan daha çok. yerine Albay M.125). Fevzi Çakmak'in kocaman bir resmini de koyarak sayfayı süslemiş. 25 Nisanda çıkarma başlarken. tam bu sırada. nedir. o da aksi gibi M.Fevzi Bey. Vehip güney bölgesine. Kannengiesser için general diyor. Tabur. s. GRYT Ansiklopedisinde de aynı şeyler yazılı: "Müttefiklerin ciddi hücumuna uğrayan bölgenin kuzeyinde Esat Paşa kumandasındaki birlikler. İstanbul'a dönecek." (1. çok geniş bir cephe üzerinde bulunuyo rdu. pek çok tümen komutanını bir kenara atarak. Saros'dan Anafartalar kesimine getirtilen ve Anafartalar Grup Komutanlığına atanan 16.Alayına bağlı 3. Anzakların karşısındaki bölgeye komuta ediyor. bu iddiaları. Üstelik M.66.101 9 Tümenin karargâhı ise. o tarihte Anafartalar'da değil.112 Saros Grubu Mayıs de bi an _8 . s. Bir ordu komutanını. yarımadanın ta doğu kıyısında. güneyinde de Vehip Paşa kumandasındaki birlikler bulunuyordu... 91 )110 Doğrusu: Bu tarihte Vehip Paşa Gelibolu'da değil. Türk kuvvetlerinin yerleşimi de.)109 Aralarında yanlış değiş tokuşu mu yapıyorlar. hem Celal Erikan. daha sonra da Viyana askeri ATASEliğine tayin edilip savaş bitene kadar orada kalacaktır. (Kavaklı) Mustafa Fevzi (Çakmak) Paşa başka. Maydos'da.Kolordunun Komutanı Albay Fevzi Bey. Kemal Bey. ne de bizim ansiklopedistlerin ileri sürdüğü gibi Vehip Paşa..katıldığını göreceğiz.111 O tarihte A.. s..89. "daha sonraki unvanıyla Mareşal Fevzi Çakmak'tır. sayfalarda da tekrar ediyor..Tümeninin 77.G.103 Mısıroğlu. Trakya'daki 2. Albay Halil Sami Bey. Tezler 5. Ansiklopedi.102 Komutanı da o tarihte ne Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi Kannengiesser.Tümenin komutanı oluyor.Fevzi Bey de daha İstanbul'da. general de değil. İki ayrı kişi. Müttefiklerin gözünü diktiği Seddülbahir bölgesi (yarımadanın en güneyi) Vehip Paşanın kumandası altındaydı. Ağustosta. Ordunun komutanı Kara savaşlarının başlamasından iki buçuk ay sonra.107 Hem Hikmet Bayur. Fevzi Bey ile Fevzi Paşayı karıştırmasınlar diye okuyucularını uyarmışlar da.108 □ Y.Küçük'e göre." (T. meğerse şöyleymiş: "Gelibolu. Bunların emrinde tümenler ve tümen komutanları var. İlk günü bütün Anafartalar kesiminde sadece bir tabur var. Gelibolu'nun güneyinde bulunan 5. kuzeyde.Kolorduya komuta etmektedir. Bolayır'da Fevzi Bey var.Fevzi (Çakmak) Paşa. Kolordu Komutanı Albay (Beylerbeyli) Ahmet Fevzi Bey başka biri.Kemal atanınca. ihtiy ata ayrılmış 19.104 □ GRYT Ansiklopedisine göre.Ü. o tarihte Kannengiesser. gözetleme hizmeti ile vazifelendirilen bu 9. ve 85." (1. iki kolordu komutanını.Tümen. Esat ortada.Kemal'in 19.106 A. 81. aynı zamanda aklı bozmak zorunludur.C. bütün mücadeleyi ihtiyat tümeni komutanı olarak bu savaşa katılan Kemal Beyin adına yazabilmek için yalnız tarihin falsifikasyonu (çarpıtılması) yeterli olmayabilir.

2 tümen (Anzak Kolordusu) de Kabatepe-Arıburnu arasına çıkmaya başlar. Sarıbayır yükseltisi. yarımadanın belkemiği olarak nitelendir ilen bir yükselti kütlesi (İngilizler buraya Sarıbayır diyorlar) vardır. Conkbayırı. Beşike limanlarına ise çıkarma yapacak gibi aldatıcı hareketlerde bulunmak. Kemalyeri. Küçük'ün üslubuyla söyleyeyim. Seddülbahir kesimi dışındaki bütün muharebeler bu sarp bölgede geçecektir. Ege denizi ve Boğaz'a kadar olan bütün araziyi denetimi altına alacağı için duruma egemen olur. Besim Tepe. bir düşman alayı Asya yakasındaki Kumkale civarına. 3 düşman tümeni Gelibolu yarımadasının Seddülbahir kesimine. 24 saatte toplam 75. Kuzey Arıburnu ile Kaba Tepe arasına. Bu yüksekliği elinde bulunduran taraf. ilk gün Liman Paşa 7. öyle bol keseden attıkları gibi 'tümenler '. aklı M. Arazinin özelliği: Gelibolu yarımadasınının ortasında.116 Kocaçimen Tepesi bu yükseltinin en yüksek noktasıdır. 19.Tümenin ihtiyat birliği olma niteliği sona erecektir.2. Kanlısırt.114 Savaşı işte bu bilgi düzeyi ile analiz edip değerlendiriyorlar. kıyıdan 6 km.Kemal'den sürekli 'ihtiyat tümeni komutanı' diye söz etmenin sebebi yalnız bilgisizlikle açıklanamaz. İlk gün ve Arıburnu savaşları 25 Nisan 1915 günü düşman. Saros'a ve Asya kesiminde Beşige'ye çıkarma yapacakmış gibi davranır. adı geçenlerden yalnız Esat Paşa bulunuyordu ama onun emrinde de.113 Savaş başladığı zaman Gelibolu'da.Kemal'in ihtiyat tümeni komutanı olması konusuna gelince. Saros Körfezi: Bolayır çevresine çıkarma yapacak gibi aldatıcı hareketlerde bulunmak. Kırmızısırt vb. gibi savaşlarda adları çok geçecek olan tepeler ve mevkiler. Seddülbahir kesimi: İlk hamlede. 'birlikler' değil. bu kolların üzerindedir. aşağıda gör eceğiz. Sanki bütün savaş boyunca ihtiyat tümeni komutanı kalmış gibi M. uzaktaki Alçı Tepeyi ele geçirmek ve yarımadanın güneydeki en dar yeri olan Kaba Tepe-Maydos çizgisine de bi an _8 .115 5/7. Tümen! M.sonunda kurulacak ve Fevzi Bey bu grubun komutanlığına o zaman getirilecektir.Kemal ile bozmak da zorunludur. taarruzu doğuya doğru geliştirmek ve böylece Seddülbahir'deki Türk kuvvetlerini (yani 9. Kabatepe-Arıburnu kesimi: Öğleye kadar Kabatepe-Conkbayırı-Kocaçimen Tepe çizgisini ele geçirerek.117 Düşmanın planı özetle şöyle: Asya yakasında Kumkale kesimi: Oradaki 2 Türk tümenini yerinde tutup Gelibolu'ya geçirilmelerini önlemek için az kuvvetle çıkarma yapıp oyalama savaşı yapmak ve çekilmek. onunla ilgili hususl arı öne alarak özetleyeceğim. sabah saat 08. Düz Tepe.Tümeni) kuzeyden kuşatmak.00'de.000 asker çıkarılacaktır. çeşitli kollar halinde ve gittikçe alçalarak iner. daha savaşın ilk günü. Tartışma konusu M.Kemal olduğu için ilk günkü savaşı.Tümeni Saros'a sevk ettiği için yalnız bir tümen kalmıştı: 9.

yarımadada yalnız 2 tümen kalır.121 Kısacası. asıl çıkarmanın Saros-Bolayır kesimine yapılacağını tahmin ederek.Tümen Komutanı kabul etmeyecektir.Altay. keşif için tümen süvari bölüğünü Conkbayırı kesimine yollar ve birliklerine alarm verir (Belen. s.Alaya aittir. s. (F. Liman Paşa. ordunun genel savunma sistemi hatırlatılarak red olunmuştur. Kolorduya ve 19.Tümenden 27. Liman Paşa. 107) ve Esat Paşa ile telefonla konuşur. Maltepe'deki kuvvetinizden bir taburu.Tümen'e.97 vd.Tümene bağlı küçük ve birbirinden uzak birlikler bulacaktır. s. Yakınlığınız dolayısıyla. 12 km.Sami Bey. 27. çıkarmadan önce. Liman Paşanın savunma planına göre bu alayın da büyük kısmı hayli geride. s.Tümeni) Seddülbahir'de birkaç ayrı noktaya çıkan düşman birliklerini.ulaşmak.Tümen ise. Alay Komutanı (Yb. Ş. bu tümenin nasıl kullanılacağı konusunda bir talimat da bırakmamıştır. tüm çıkarma yerlerinin daha belli o lmadığını öğrenir. 9. Seddülbahir ve Arıburnu kesimlerine çıkan kuvvetlerin ortak hedefi. Maydos civarında bulunuyor. (2.10: 9. (Erikan. Weber Paşa komutasında 2 tümen.Tümenin kıyıda bulunan zayıf kuvvetleri karşılayacak ve erime pahasına akşama kadar direnecektir. bu 4 tümenden biri kuzeyde.Kolordu Komutanı Esat Paşaya bağlı olan Alb. Türk savunma sistemini çökertmek. alayını ileriye yanaştırmayı ve bölgenin en kritik kıyılarını daha kuvvetli tutmayı birkaç kez önermişse de. Biri.120 Tümenin ihtiyattaki 25. durum dengelenmese bile direnme gücü artar. ve 26. yine 9. karşısında yalnız 9.lik kıyıda sadece küçük birlikler halinde yayılmış olan bir tek tabur var. Çanakkale Boğazına bakan Kilitbahir yaylasını (platosunu) işgal etmek118 ve Boğaz'a ve iki yakadaki tabyalara egemen olan bu alandan. 27. komutanı Alb.Tümen Komutanı. s. savaşın ilk saatlerinde. Saat 05. Seddülbahir ve Arıburnu'na çıkan düşman. o sabah.Alay Komutanı. Saros'tan ve Anadolu yakasından bilgi gelmediğini.Kitap. Alayları yetişince. Tümeni de (Komutanı Alb.Kemal'in ordu emrindeki 19. oraya gitmiş. Bu tek taburun kıyı boyunca yayılmış küçük birli kleri. 19. fakat Ordu Komutanının izni olmadan kullanılması mümkün değil. Kaba Tepe-Arıburnu arasındaki kesiminin kıyı güvenliği de.32) Bu arada M.245.30: 9.Kemal.Türk Ordusunda.88. Seddülbahir'e ve Arıburnu'na çıkarmanın başladığını bildirir. Rumeli yakasında 4 tümen.Basri Somel). s.Kemal'in komuta ettiği 19. 2. M. Remzi Alçıtepe) Saros'a sevk edince. Çanakkale Cephesi. 25 Nisan sabahı Gelibolu'da bulunan 7. tümenlerin yerleşimi de şöyle: Anadolu yakasında. Arıburnu'ndan Kabatepe sırtlarını sarmaktadır.129) Saat 05. Saros kesiminde (5 Tümen.) Liman Paşaya bağlı ve ordunun genel ihtiyatı olan ve M.000 kişi) var.Aker. Kitap.Tümen komutanı Albay H. Kabatepe'nin kuzeyindeki Arıburnu'na karşı olan sırtlara ivedilikle gönderip sonucunu bildi rmenizi de bi an _8 .Tümendir. 3.119 5.Tümen Komutanlığına şu mesajı verir: "Düşman. (Ötekisi. toplam 6 tümen (50. merkezde bir yerde bulunuyor (Bigalı-Maltepe).Şefik Aker).Halil Sami Bey komutasındaki 9. 'alayının hemen o kesime hareket etmesini' teklif edecek ama 9. düşmanın sayıca ezici üstünlüğü ve donanmanın korkunç ateşi altında eriye eriye gerilemeye başlayacaklardır.

herhalde evvelce tahmin ettiğim gibi bütün tümenimle düşmana yönelmenin kaçınılmaz olduğunu takdir ediyordum. s. Tümen Kurmay Başkanını karargâhta bırakarak bizzat oraya gidiyorum.88) Saat 06." (Stratejik ve Taktik S onuçlar Serisi. s. de bi an _8 ." (M. Tümen büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek bir durum olunca.45: 9. s. 57.Kemal. s. öteki iki alayına da harekete hazırlamalarını emreder. M. tümenin kalan iki alayının da Kocadere'ye yaklaştırılması emrini verir ve kararını yeni bir raporla da Kolorduya bildirir. s. 133) Böylece ihtiyatta bekleyen bir tümen olma niteliği sona erer. Alayını.Kemal ile Mülakat.47) Saat 09.Tümenin 27.135) Kanlısırt'ta bulunan batarya da.123 9.Alayına da. s. (C. düşmanın kuzey (sol) kanadına taarruza kaldırır.Alay (Komutanı Bnb. s.Kemal diyor ki: ".Aker s. Erikan s. F.H.101. Kitap.Alayı Arıburnu'na doğru yola çıkarır.33. Bu işin içinden bir taburla çıkmak mümkün olamayacağını.4. 130.50: M. (C.4. 57.134) Bu sırada Anzakların karaya çıkan kuvveti 12. Komutan Atatürk. iki taburlu 27. s.25: 9. Saat 08.Erikan.Erikan. Komutan Atatürk.Erikan.Kemal karargâhta bıraktığı Kurmay Başkanı Bnb.Altay. Alayı. (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. s.Kemal'in yazılı emri. (C.135) Saat 10.Kemal'in ATASE Arşivinde bulunan Arıburnu Muharebeleri Raporu'ndan aktaran C. Komutan Atatürk. s.Tümenin orduca nerede kullanılacağı daha belli değildir.Tümen şimdi 57. s.76.30: 9. Saat 07. kıyının 100 metre yakınına kadar sokulmuş bazı savaş gemilerinin ateş desteği altında. demek ki vuku buluyordu.Erikan.00: Anzak (Avustralya-Yeni Zelanda) birlikleri.129) Genel durum henüz aydınlanmadığı için 19." (Bayur.Tümen Komutanı da alayla beraber gidiyor.Alay Komutanına emir: "19.122 M.Kolordu Komutanı Esat Paşaya özetle şu raporu yollar: "Düşmanın Kocadere batısındaki sırtları (Conkbayırı kesimi) işgal etmesine meydan vermemek için.Kemal Gelibolu'daki 3. güneydoğuda Kanlısırt ve Kemalyeri'ne yaklaşmışlardır.rica ederim. kuzeyde Conkbayırı doğrultusunda ilerlemiş.24: M. İrtibat tesisi ile (bağlantı kurarak) tevhid-i hareket ediniz (birlikte hareket ediniz). Conkbayırı'na ulaşmış. (M. 132) Saat 07.Avni) ve Dağ Topçu Taburuyla birlikte Kocaçimen'e doğru yola çıkar. 19.Tümen Komutanı.Tümen Komutanından 27.Erikan. 19) Ve ordunun iznini bek lemeden 'bir alay ve bir dağ bataryası ile' başından beri tehlikeli bulduğu Arıburnu kesimine yetişmeye karar verir. (Erikan.10: M. No." (Ş. s.00: Anzaklar. (Erikan.. düşmanın Kabatepe civarında önemli kuvvetle karaya çıkmaya teşebbüsü. Kocaçimen istikametine hareket ettirdi.000 kişiye ulaşmıştır.Tümenin yardım isteyen mesajı 19. (Ş. 3 topunu düşmana kaptırarak geri çekilmiştir. 16) Saat 10.19) Saat 08. gecikmeli olarak. ona göre gerekli tedbirleri almak üzere. Düşmanın kuvvet ve durumunu anlamak.00: M. batıya doğru taarruzunu sürdürmesi haberini yollar.Aker. Çanakkale Cephesi 2. tümenin başına geleceğimi arz ederim. No.İzzettin Çalışlar'a. (C. s..Kemal 57. Komutan Atatürk. s.Tümene ulaşır.130) Saat 05.Alay ve bir dağ bataryasını şimdilik o tarafa hareket ettiriyorum.

Alay da 19. Arıburnu'nda savaşan kuvvetlerin komutasını M..00'den itibaren M.Tümeni kuzeyden kuşatmış olacaktı.Tümenin. Anzak Kolord usu Komutanı General Birdvvood'un raporundan öğrenecektir: "Tümen ve tugay komutanlarım. Alaylar) takviye edilir.Tümene bağlanır. Özet için esas aldığım kitaplar. İngiliz Harp Tarihi de dahil. Asya Grubu Komutanı Weber Paşa da 11. aldıkları bütün yerleri Türklere bırakarak kıyıdaki sırtlara kadar geri çekileceklerdir.Kemal.Conkbayırı... Ateş hattından durmadan yaralı gelmekte ve çetin arazide birlikler toparlanamamaktadır.s.. s. bütün Anzak birlikleri.. Dalgalar halinde ilerliyor ve kaybolan izler ardında yeni dalgalar beliriyor.Alayın taarruzları karşısında. M. Hızla ele geçirileceği umulan Kaba Tepe. artık ihtiyattaki bir birlik değil. düşmana taarruz etmek için Ordu Komutanının iznini bekle-seydi. belki de savaşı sona erdirecek olan bu çok tehlikeli gelişmenin önüne geçmiştir. Gelibolu'daki 2 tümenimizi. Kaba Tepe açıklarındayız.. birliklerinin feci durumunu gece yarısı. 20. ayrıntılar için Çanakkale Cephesi. 27. muharip (muharebe eden) bir birliktir.Yüzyılda Osmanlı Devleti s 247). Avustralyalılar Türk ordusunu Maltepe'den (Sarıbayır'ın doğusu) tamamen silkip atarlarsa..Tümen.. düşman.Eşref. ancak kanla sağlanacak125 ve savaş sonuna kadar da böyle korunabilecektir. malzeme ve sayı üstünlüğüne karşı denge. hep ilk hatta bulunacaktır. bir başka ifade ile 2 tümen toplanmış olacaktır.. Böylece M Kemal'in komutası altında. 26-27 Nisan günleri gelen iki yeni alayla da (33. Zafere ulaşma yolundayız.126 Görüldüğü gibi sabah saat 08. kuzeyden 19.92-103) Umutlu Başkomutan. Birlikler yarın sabah da ateşe maruz kalırlarsa.Tümeni Beşige civarında boş yere tutarak. yerlerine ileri sürebileceğim yeni kuvvetler olmadığından..Kemal. ve 64.Belen.28.124 Ateş. Savaş gemileri Türk siperleri üzerine mermi yağdırıyor.Kemal'e verir (F. daha ilk saatlerde bölgeye egemen olan Conkbayırı ve Koca-çimen'i ele geçirerek Boğaz yolunu açmış ve Seddülbahir'i savunan 9. Maruzatımın ne derece ciddi olduğunun farkındayım: Eğer bura- de bi an _8 .' Buna karşılık düşmanın sahte çıkarma gösterilerine kapılan Liman Paşa. Gelibolu yarımadası kazanılmış olacak. raporun tam metni için R.... dağılabileceklerinden endişe duyduklarını arz ettiler. Askerler Sarıbayır'a ulaşmaya çalışıyorlar. askerlerinin.." (Gelibolu Günlüğü. Türklerin bir sürpriz yapıp bu manzarayı bozmayacaklarını ümid ederim..Tümenleri Saros civarında. 109 vd.. 2.Kemal'in tümeni. doğudan 27. 25 Nisan'da günlüğüne yazdıkl arından bazı cümleleri birlikte okuyalım: "Sabah. 19. Birleşik Filonun yüzlerce ağır ve uzun menzilli topu tarafından desteklenen düşman kuvveti karşısında yalnız bırakırlar.) O gün yapılan kanlı savaşlar sonunda.134. 6 alay.. hızla hareket edip Anzak birliklerini sert bir taarru zla geri sürerek..Kitap. muharebenin sonuna kadar da öyle kalacak. Sabah gittiği Saros'tan öğle üzeri dönen Esat Paşa.Kocaçimen çizgisi çok uzakta kalmıştır. s. Şimdi de Başkomutan General Hamilton'un. 5. ve 7. durum bir fiyasko ile sonuçlanabilir. Arıburnu savaşının ilk gününü şöyle değerlendiriyorlar: 'M. s.

3. o günkü sonucu bir yana bırakıp M.Alayından iki yüz kişiyi (!). ilerlemekte olan düşmana karşı süngü hücumu yaptırdı.Kemal'in emirle hareket ettiğini kanıtlamak için çırpınıp duruyorlar. saat beş buçukta (!). kendiliğinden değil. etkisi bu kadar şiddetli olan Türk başarısıyla sona ermiştir. Neşelenmeniz için aktarıyorum: □ K.105. bu üçüncü derece bir konu ama Mı-sıroğlu ve ansiklopedistler. bu boşaltma bir an önce yapılmalıdır!" (A.Kemal'den ricada bulunmasını". General Birdwood'a. şöyle yorumluyor: "Demek ki vaziyetin ehemmiyetini gören Güney Cephesi Kumandanı (!).Tümenine bu çıkarmayı haber verdi ve bir taburla sol kanadını (!) takviye etmesini istedi. ortaya müthiş bir karikatür çıktığını da görürsünüz. emirle hareket etmiş Savaşın önemi ve sonucu yanında. ordunun umumi yedeği olan 19.158)129 Her satırında bir yanlış var ama düzeltmeye üşeniyorum artık. Bu emir üzerine M. 5/7.Kemal'in ihtiyatta olan 19. (!) işareti ile vurgulayıp geçmeyi tercih ettim." (Lozan.Tümene de bir rapor göndererek acele bir taburluk yardım istemiş.. M.C..Moorehead. başarı kesin bir zafere dönüştürülemez. sadece Ordu Kumandanı Mareşal Liman von Sanders'in mi emriyle hareket edecekti (!).195-198)127 İlgili amiral. siper kazdırınız.. sonu şöyle biten umutsuz bir mesaj yollar: . Çanakkale Geçilmez. s. ister istemez. Mısıroğlu'nun yazdıklarını haritaya uygularsanız. öze llikle İngiliz donanmasının kesintisiz ve yoğun ateşi yüzünden yazık ki denize dökülemez.Tümen.yı boşaltacaksak.Mısıroğlu diyor ki: "Anafartalar'daki (!) tümenin kumandanı. hadiseyi çarpıtma yoluna gitti- de bi an _8 .Emniyete kavuşuncaya kadar sadece siper kazdırınız.. Anafartalar nire. Gelibolu Günlüğü. savaşın özetinde doğruları bulabilir. 106) Arıburnu kesiminde ilk savaş günü.Ordunun yedeği olan 19.Kemal. Esat Paşa'dan mı emir alacaktı (!) veyahut da başı sıkışan yakın birli klerin imdat istemesine de kulak verecek miydi? Bu husus iyice aydınlatılmadığı için (!). siper kazdırınız!" (Hamilton. yıllar sonra Atatürk soyadını alan Türkiye Cumhuriyetinin tek adamına yaranmak isteyen çevreler. Arıburnu. ne bir tek düşman askeri! Düşman Arı-burnu ile Seddülbahir'e çıkıyor. yoksa direkt bağlı bulunduğu (!) 3.Kor.Tümen Komutanının.Kemal. tümeninin 57. Şimdi bır gün için bizimkilerin ne gibi iddialarda bulunduklarını izleyelim. Şunuk Bayırı128 istikametine sevk ederek. basit bir krokiye olsun göz atmaz mı? Anafarta -lar'da bu sırada ne bir Türk tümeni var. 1. boşatmanın ancak üç günde yapılabileceğini söyleyince Hamilton. Kıyıdaki daracık bir alana sürülüp sıkıştırılan düşman. M. İnsan bir savaşı analiz etmeye yeltenmeden önce. "bir tabur yollaması için M. Birkaç sayfa geri dönenler. s. K. Seddülbahir ve Conk-bayırı nire? □ GRYT Ansiklopedisi ise. Burada anlaşılamayan bir nokta belki şu olabilir: Acaba 5. 9. Yanlışları.. s.

M-Kemal ordunun tüm yedeklerini kullanarak savaşı tehlikeye atmış a Y. Albay Kannengiesser ya da Albay H. Ansiklopedistlere not: Aydınlanmak ve 9. 19.Tümenin başında bulunursa bulunsun. üçünün de M. Bu isimlerden hangisi o gün 9." (s.Küçük diyor ki: "Bu monografi de (A. bir taburunu yola çıkarmak için emir aldığını kabul edelim. daha önce geliştirdiğim düşünceleri destekliyor.103. s. Y. sınırlı bir Anzak kuvvetlerine karşı M.Sami ya da Vehip Paşa. tümeninin 72. bu konuyu kesin olarak kapatabiliriz değil mi? 5/7. ve 77.Tümen ile ve hiçbir yerden emir almadan.. Oysa ansiklopedinin üç yazarı da yüksek öğrenim görmüş.Moorehead'in Çanakkale Geçilmez adlı kitabı).Kemal Beyi. tümeninin 57.. açıklıkla yazılıyor." (s. s." (Türkiye'de Beş Yıl.Tümene bağlı olup Arıburnu-Kaba Tepe hattı gerisinde bulunan 27.Esat Paşayı da dinleyelim: "[Saros'tan döndüğüm zaman]132 M..Tümen komutanının kim olduğunu kesin olarak öğrenmek istiyorsanız. izin almadan kullandığı ve bütün hareketi tehlikeye attığı. tümeninin öteki alaylarının savaş hattına yaklaştırılması emrini kim verdi? Bunları da dürüstçe ve gerçekçi olarak açıklamak g erekmez mi? Gerekir ama böyle bir açıklama M. 104) Bu sözleri okur yazar olmayan biri söylese. Ama 57.Tümen de 'd irekt olarak' Esat Paşaya değil.109)131 an _8 ler..95) Anzak kuvvetlerinin sınırlı olduğu. 19. Alayı. düşmanı sahile kadar püskürtmüş ve bundan sonra da üç ay süre ile kırılmaz bir azimle devamlı düşman saldırılarına karşı koymuştu. Liman Paşaya bağlıdır. sorumluluk ve görevden zevk duyan bir komutan özelliğine sahipti.Alayını ve 9. hele Liman Paşa ile Esat Paşanın bugün için söylediklerinden hiç söz açmıyorlar. Daha 25 Nisan sabahı. bir zahmet ciddi kaynakları okuyun!] Bu yakıştırma ve yanlışlarla oyalanmamak için M. O sırada sahile de bi Çünkü Liman Paşa şöyle diyor: "İlk askeri başarısını Trablusgarp'te130 gösteren M.Ordunun ihtiyatlarını.C.Kemal'in nerede ise bütün 5.Küçük'ün yakıştırması. kendiliğinden muharebeye girerek.Kemal lehine sonuç vereceği için susmayı tercih edip gerçeği örtüyorlar.. gülüp geçilir.Kemal'den rütbece üstün olduğu açıktır ve dolayısıyla da acele bir taburla Conkbayırı'na yardım etmesini emir buyurmaları normaldir! " (1. Neden mi? .Kemal'in.4.Alayı ve bataryayı kimin emriyle yola çıkarıp savaşa soktu. kimseden izin almadan Arıburnu'na doğru göndermiş. Ona tam anlamıyla güvenilebilirdi.38)133 Her türlü atmasyona son veren bu açıklamalardan sonra.Kemal.Alaylarını [ilerletip] Maltepe ile Kocadere arasında ihtiyatta tutmuş duru mda buldum. üstelik biri de öğretmen! [O sırada Güney Cephesi Komutanlığı diye bir makam yok.

izinleri o kadardı da akşam olunca kendiliklerinden mi deniz kıyısına geri döndüler? □ Mısıroğlu.136 Y. Alayın mütebaki (kalan) kısmını süngü hücumuna kaldıran ve bunun da erimesinden sonra emrindeki iki Arap alayı138 ile aynı taarruzları tekrarlayan M.. kalan iki alayını ise yeni bir duruma ya da ordu emrine göre kullanmak üzere harekete hazır halde tutmakla yetinmiştir. Sadece bir soru sorup geçeceğim: Conkbayırı'na kadar ilerlemiş olan Anzaklar. s.Kemal. Kaldı ki Moorehead de durumu abartıyor. bu iki cümlesinin dayanağı olan cümlelerini de atlamış.Moorehead'in. durum umutsuz olurdu.Kemal'in.Kemal'in başarısız olduğu137 ve askeri savurganca kullandığı bi an 8 tabur çıkmış bulunuyordu ve yeni birlikler de çıktıkça savaşa katılıyorlardı.Kemal yine hiçbir netice elde edemedi. Moorehead diyor ki: ". tümeninin 57.. 'bütün hareketi tehlikeye attığını' değil. A. Y. Çünkü aksi takdirde Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar.Kemal. daha durum tam aydınlanmamışken verdiği kararın önemini ve riskini belirtiyor. ilk aşamada sad ece bir alayını ileri sürmüş. bir başka yerde..5. bir başka çıkarma planlamış olsalardı.158)139 Ayrıntıların tümü yanlış. saat beş buçukta. yargıda bulun! Ne derler buna? _8 . yeni bir yaklaşım sanarak heyecana kapılmış.Erikan'ın bu konudaki değerlendirmesini daha önce aktarmıştım. C."135 Yani M.C. Moorehead'in bu saptamasını.□ K. işin bu yanını aydınlatmaktan dikkatle kaçınarak.Küçük. Moorehead diyor ki: "Bir tümen komutanı olarak M. Eğer İttifak güçleri.. pekâlâ o sabah Conkbayırı'nı ele geçirebilirler ve savaşın kaderi orada. o noktada (Conkbayırı) b ulunmasıydı. Conkbayırı'ndan ta kıyıya kadar neden çekildiler acaba. Arıburnu Savaşlarında M. sonra da o iki yanlış aktarılmış cümleye dayanarak yorum yap. 57. Şunuk Bayırı (yani Conkbayırı) istikametine sevk ederek.Kemal'in.Alayından iki yüz kişiyi.134 Ayrıca A." (s. Fakat hiçbir netice alamadı. 1. Çünkü M. Liman'ın elindeki bu yedek tümeni kullanmaya yetkisi yoktu.Mısıroğlu. İttifak devletleri adına harekâtın en kötü rastlantılarından biri. sonuç da doğru değil.Kemal'in komutan olarak o hayrete değer mesleği. şu askerî eleştiride bulunuyor: "Burada dikkat edilecek husus şudur ki M. hiçbir belge ve kanıt göstermeden diyor ki: "M.M.Kemal elindeki kuvvetleri kolayca yutulabilecek küçük küçük lokmalar haline getirmek suretiyle düşman üzerine de 5/7. bu deha sahibi küçük rütbeli Türk komutanının tam o anda. o andan itibaren başlamıştır.Küçük'ün yaptığı özet arasında da ciddi fark var. onu da yanlış aktar. Okuyunca neden atladığını anlayacaksınız.Küçük.Moorehead'in yazdığı ile Y. Türkler ise beş taburdu." (Lozan. ilerlemekte olan düşmana karşı süngü hücumu yaptırdı. o anda belli olurdu.178) Bir bütünden yalnız işine gelen iki cümleyi al.

Kemal Beye bağlı bulunan 57." Bizim ansiklopedistler. Zaten ordunun ihtiyatı olan 19. bu sarp araz ide yürüyüş derinliği uzamış olan 57. Ki o cephede bir de 9. yoksa Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi kumanda hatasından mı kaynaklandığı. gümüş imtiyaz madalyaları ile taltif edildiler..Alayın soldan. Artık bu neticenin. s. Allahtan da. küçük lokmalar halinde düşmanın üzerine sevketmemiştir. uyduruyor! Sonra da. neden ikinci derece önem taşıyorlar? O gün Arıbur-nu'na çıkanlar bütünüyle Anzaklardır ve Çanakkale savaşları boyunca da.Kemal] bir yandan da emir subayı ile gönderdiği emirle.Alay ile M. ve 9.106) Hangi yanlışı düzeltmeli? (1) Acaba Anzaklar. bu kamilen şehit olan 57.Alayın Conkbayırı'ndan ve 27.Kemal. yani bütün mesuliyet (şeref demeye dilleri varmıyor!) 19. 9.Tümende değildir. [M.Tümene bağlı 27.Tümenin elindeki tek sağlam alay.. 1. Kemalyeri üzerinden yaptıkları süngü hücumu ile Anzaklar yüz geri ettirildi ve sahil yakınlarına kadar sürülüp atıldılar.. önce. bu uyduruk bilgilere dayanarak.. ikincide daha büyük kuvvetler sevki gerekmez miydi?" (Lozan.Tümenin 27.Kemal Beyin 19. Bu durduruşta en mühim pay.sevk etmektedir. Sonra da özetle şöyle diyorlar: "Anzak tugaylarının Conkbayırı'nda durdurulduğu doğrudur. Vahidettincilerin askeri otoritesinin yukarda aktardığım eleştirisine yer veriyorlar. Anzaklar. bir alayı şehit etme pahasına durdurmanın.Alay...Alay idi. 'normal asker mantığı' adına değerlendirme yapıyor. kıyı başına kadar sürülmemişler miydi? Bundan hiç de bi an _8 . o gün kamilen (bütünüyle) şehit olmuşlardır. Normal bir asker mantığı ile bu hareket tarzını izah etmeye i mkân yoktur. Bahsi geçen kahramanlığı gösteren ve M. Zırvalamak zorunlu olmadığı halde.C.Alay çarpışmıştır.Kemal'in bir hizmetini olsun kabul etmişler diye h emen umuda kapılmayın! İşte.Tümenin 57. Armstrong bile böyle bir iddiada bulunmuyor. anlamıy orum. Alayları vaktinde harekât sahasına yetişmeleri ve düşmana kahramanca saldırışları ile öne çıktılar ve altın. '1915'te Çanakkale'de Türk' adlı kitaptaki özetten şu paragrafı aktarıyorlar: ". düşmanın üstün kuvvetinden mi. devamı geliyor] Fakat burada Mısıroğlu'nu doğrulayan bir nokta var. henüz net bir şekilde ortaya konamamıştır. Kahraman K. Bu muharebelerde 19.. pek de o kadar mübalağa edilecek bir kahramanlık olmadığı görülebilir. en iyi onlar savaşmıştır. İlk hücumda netice alınamayınca.Alayın kolbaşındaki taburunu Conkbayırı'na yetiştirdi. Buraya kadar pervasızca yaklaşmış olan düşman. bu alıntının hemen arkasından.Tümene bağlı 27.158) M." (1. [Sonunda M.Alayındır. s.Tümenine bağlı 57. Anzakları sadece Conkbayırı'nda durdurmaktan ibaret değildir. önce olduğu yerde durduruldu.. Sonra da bu taburun arkasından batarya ile yetişen tekmil 57. elindeki kuvveti. kuldan da korkmadan.Mısıroğlu. (!) Müttefik kuvvetlerin ikinci derece önem taşıyan (!) Anzak birliklerini.C. □ Ansiklopedi yazarları. (2) 25 Nisandaki muharebe de. Mısıroğlu niye böyle yapıyor. kumandanları başta olmak üzere. "Aynı hadisenin yorumunu yapan Kadir Mısıroğlu ise Lozan isimli eserinde şöyle diyor" diye yazarak.

ilki R. savaşa katılan askerlerin bir kısmının mektuplarını ve anı defterlerini derlemiş ve İngilizler açısından Çanakkale Savaşı'nı ayrıntılı bir biçimde yazmış.Kemal'in başarısına dayanınca. 12 Mayısta yarbaylığa terfi edecek.Kemal ve H.140 25 Nisan günü hiçbir tabur komutanı da şehit olmamıştır.20) İkincisi ise H. s. iyice genişletip 'yaz ortasına kadar' yayıyor: ".Kemal'in) emir ve kumandasına girmiş." (s. Alay Komutanının o gün şehit olduğunu söylemedikleri gibi. James'in kitabı üzerinde biraz duralım. s.Alay. önemli bir kaynak. üç ay sonra. Tezler 5.Bayur'un şu notu: "Atatürk.Yabancı araştırmacılar (!).57. Savaş süresince oluşmuş bir durumu belirtiyorlar." (T.Ks.Ü.95) ve Robert Rhodes James'in Gallipoli (Gelibolu) adlı eserinden aldığı bir cümleyi ileri sürüyor." (Türk İnkılabı Tarihi. (3) Komutanıyla birlikte bütün 57.69): "Eğer Kemal'e kalsaydı.. bu andan itibaren 19.Küçük. Cümleyi yine yanlış çevirmiş. 2. meşhur bir alaydır bu. Y. Alaya gelince. saat 11.295) Ama M.146 Buna karşılık Türk tarafını.sayfada.. orijinaldeki 'the beginning of May' (Mayıs ayı başı). amacı dışında olduğu için..95)145 'Yabancı araştırmacılar' diyor ama böyle yazan ikinci bir araştırmacı bulam adım! • Bu yakıştırmalara kısa bir ara verip. Bu iddianın iki kaynağı var. yalana başvuruyorlar. Tezler 5. Kemal'e bırakılması halinde.30'dan itibaren. şu Mr.Alayın Komutanı H." (Ş. yaz ortasına kadar canlı bir Türk askerinin bile kalmayacağını açıkça yazabiliyorlar.Alay da 25 Nisanda ağır kayıp vermiştir ama 'kamilen yok' olmadığı şundan anlaşılır ki 57.. Mayıs ayı sonuna kadar (doğrusu: Mayıs ayı başına kadar) Anzak bölgesinde hayatta kalan bir tek Türk askeri olmazdı. 6 Mayısa kadar tek takviye almadan142 bütün taarruzlara katılacaktır.Ü. 95.Kemal ile Mülakat" adlı eserindeki bir cümle. Kemal'in israf derecesinde asker kullandığında birleşiyorlar" diyor (T.C. Müttefikler hakkında verdiği bilgiler doğru olsa gerek.söz yok. Mr. M. "26 Nisan günü.Alayın o gün şehit olduğu iddiası da doğru değil.60 ve dipnot) İşte böyle. İngilizlerin içinde bulundukları koşulları ve yaptıkları yanlışları öğrenmek isteyenler için zengin malzemeyle dolu. (M. komutanı Şefik Aker'in ifadesiyle..141 Öteki bütün alaylar gibi elbette 57.Küçük aynı görüşü genişleterek paylaşıyor: "Gelibolu'nun savaş tarihini yazan yabancı araştırıcılar.143 (4) 27.144 □ Y.Tümenin şehit komutanı Hüseyin Avni Beyi dâima sevgi ile anardı..Eşrefin "M. zamanında açıklanmış ya da sonradan incelemeye açılmış bütün İngiliz belgelerini incelemiş. ancak gerektikçe anl a- de bi an _8 ..Ü. s.Aker. 3.James.Kemal o mülakatta diyor ki: ". cümleyi çevirirken Mayıs ayı sonuna kadar genişlettiği süreyi. 13 Ağustos Cuma günü şehit olacaktır.Alay.. Hiç olmazsa o günkü sonucun alınması için şehit olanlara saygı gösterseler. bizimkiler dut yemiş bülbüle dönüyor ya da ilerde göreceğiz. alayın o gün 'kamilen şehit olduğunu' da söylemiyorlar. Tezler 5.Avni Bey.Küçük'ün çevirisiyle "Mayıs ayı sonu" olmuş (T. çok üstün kuvvetlere saldıran ve savaş gemilerinin ateşini de yiyerek hemen kamilen (neredeyse bütünüyle) yok olan 57. s. Çünkü 57." Y.Bayur. İş M. s.Tümenin bir alayı olarak çalışmıştır. çünkü hepsi şehit olmuştur.

Alay eridi. kaynaklara.C.149 Türk taarruzlarını. Liman von Sanders ve bazı Alman subaylarının (Prigge. Mr.tıyor. Müttefikler de çok azimli ve kararlı. sonuca -hem de nasıl bir sonuca!. Savaş boyunca ne yalnız 57.atılmış bir adımdır. 378) Çanakkale ile ilgili bütün yayınları gözden geçirdim. M. 57. Seddülbahir cephesinde de.Armstrong'dan yaptığı bir alıntıya da değinmek istiyorum. Türk askerini de. Türk kayıplarına yol açtığı için Liman Paşayı eleştiren bir Türk askerî tarih yazarını "nankörlükle" suçluyor (s.268.James. "Girişilen sefer başarılı olursa.Kemal'in Arıburnu ve Anafartalar'la ilgili rapor ve tarihçesinden çok kısa alıntılar yapmış. uzmanlara dayanarak böyle yazdığını açıklamaya da gerek duymuyor.Alayın 1. 377. (s. Her neyse. tezahürat ve alkışla karşıladılar!" (s.Tabur Komutanı olduğunu açıkladığı Zeki adındaki bir binbaşının 'notlarından' parçalar veriyor. 147 aralarında Binbaşı Zeki adında bir not yazarına rastlamadım.Kemal'e özgü bir tutum gibi göstermek." 152 Seddülbahir'deki birliklerin Komutanı General Hunter Weston da.XIII).IX ve 57. dipnot) Dört yerde de. Çanakkale Savaşını hiç anlamamış olmak demektir. İstanbul'daki ABD Elçisi Morgenthau. (Çevirici. Armstrong'un mahut kitabına. Kim. bu amaçla da dar bir alana yüz binlerce asker yığıyorlar.Mısıroğlu'nun. bu yüzden 400. bazısını ise oryantalist bir bakışla148 kendine göre işleyip süslemiş. Bir iki yerde de M.Kemal'in emri altında şehit oldu. Hangi belgelere. Bazı Türk kaynaklarından yararlandığı anlaşılıyor ama hiçbirinin künyesini vermiyor. hangisi.000 er ve subay M. ne 76.151 Gelelim sadede. konu yine de bi an _8 . Yzb. genellikle "koordinasyonsuz. işte bu kaynaklardan elde ettiği bilgilerin bazısını aynen aktarmış. bu savaşın Türkler açısından taşıdığı anlamı da kavradığını söylemek hayli zor. • Bu arada K. ileri bir tarihteki olaya ilişkinse de.. Türkler bakımından işte böyle bir şey. bunu yalnız M. "bir Türk tarihçisi" ya da "Türk resmi tarihi" deyip geçiyor. 109) ve hiçbir dayanak göstermeden şöyle bir sahne yazıyor: "Türkler teslim olmaya pek istekliydiler ve zahmetle zirveye tırmanan iki bölük Yeni Zelandalıyı. İngiliz yazarı H.. ancak kan fedakârlığı ile dengelenip kapatılabildiğini. dağınık" vb. belli değil. gibi eleşt irici. Düşman sayıca ve ateşçe çok üstün. Türk komutanlarına ve askerî tarihçilere dayanarak daha önce belirtmiştim. Bu üstünlük ve zaafın. küçümseyici sözlerin eşliğinde yansıtıyor.153 İki tarafın toplam genel kaybı.379)150 Y. 375. sadece 1962'de Çanakkale'yi gezdiği sırada kendisine kolaylık gösteren Türk askerî makamlarına teşekkür ediyor. Türkiye ve Türkler ile ilgili bilg iler için daha çok.Küçük'ün her satırına gözü kapalı inandığı kitap. İddia.000'i aşar. Bu yüzden hiçbir Türkle ve Türk kuruluşu ile ilişki kurmamış (s. Arıbunu cephesinde de. Bu uğurda hiçbir kayıp büyük sayılmaz!" diye yazıyor. mükâfatı çok büyük olacaktır. Sertlik Çanakkale Savaşının genel özelliğidir. Kannengiesser ve Mühlman'ın) anılarına dayanıyor.Kemal'den alıntıların pek doğru olarak çevrilmemiş olduğunu b elirtmektedir. Liman Paşanın savunma planı yanlış. kaba. Churchill diyor ki: "Çanakkale'de 500 metre bir ilerleyiş. s. onlar da ne pahasına olursa olsun sonuç almak istiyorlar.

Haziran ayında İstanbul'dan gelerek savaş bölgesine yapmış olduğu periodik ziyaretlerden birinde. Lozan. Enver Paşa Kemal'in askerleri boş yere kırdığını söylüyordu.167. (2. Alan Moorehead'in. s. M. suçlamalar yeniden başladı. Liman von Sanders'in Enver Paşa nezdindeki ısrarlı teşebbüsleri sonunda bu istifa durdurulduğu gibi istenen taarruz izni de verildi. Ne yazık ki bu taarruzdan da sonuç alınamayarak taze kuvvetlerden oluşan 18. s.Kemal'in Anzak cephesine düzenlediği bir saldırıyı iptal edince. M. Yani Cephe (Grup) Komutanı Esat Paşanın taarruza izin vermediği iddiası doğru değildir.Mısıroğlu'nun hemen benimseyip aktardığı.Tabur Komutanlığından alınan habere göre bu tabur cephesine taarruza kalkar. tümen bandosunun Carmen operetinden bir parça çaldığı‖ gibi ayrıntılara kadar her şeyi anlatıyor ama ‗hakaretamiz tenkitlerden‘. de bi an _8 .159.172. 3). ―M.47-48) K.157 O gün öğleden sonra. mevcudu bir hayli azalmış bulunan 19. 'lüzu msuz taarruzlarla emrindeki askerleri israf ettiğini' söyledi.Alay da bütünüyle mahvoldu.20'de Grup Komutanlığına bildirir. 29 Haziranda Gelibolu‘ya gelmiştir. böylesine beceriksiz kumanda altında bile kahramanca çarpışmış oldukları için takdirlerini bildiriyo rdu.224 vd.Kemal hemen istifasını verdi. Başkomutan Vekili sıfatıyla cepheyi teftişe geldi. hatta Esat Paşa bu taarruz için 18.00'te taarruzu başlatır. Kitap.. Ordu Komutanlığı ve Kuzey Grubu Komutanlığı karargâhları ile bazı birlikleri. 19. Alayın 1. s. s.Kemal'in planladığı taarruzu öğrenince bunu saçma bularak engelledi.Alay.C." (Grey Wolf. GRYT Ansiklopedisinin de baştacı ettiği bu iddiaları154 değerlendirmeden önce. 1.Yeni teşkil edilen 18. bu arada M.Kemal.328-329)155 Doğrular: 1). s. düşman cephesinin 'can alıcı bir noktası olan' Yükseksırt'a taarruz için Grup Komutanı Esat Paşanın onayını almış. Düşman Arıburnu'nda yer yer ateş baskınlarına girişmektedir.)158 Liman Paşanın. ‗kıyametler koptuğundan‘ tek kelime bile etmiyor. 57. (s.Kemal‘in kıyafeti.Kemal‘in karargâhını da ziyaret ederler.Kemal.asker israfı ile ilgili.Tümen emrine verildi. 29/30 Haziran gecesi yapılmıştır. s. M. zaten daha önce. Enver Paşa ise birliklere bir genelge göndererek. 2). Enver Paşanın karışmasıyla planının bozulduğunu ifade ediyordu. Bozkurt'un son çevirisinde.Kemal‘in istifasından‘.Tümen‘in taarruzu..156 Beraberinde Hüseyin Cahit (Yalçın) ve şehzade Ömer Faruk Efendi vardır. 162) Grup Komutanlığından olumsuz bir emir gelmeyince. bu dayanaksız iddia hakkındaki süslemelerini de görelim: "Enver Paşa. (Rapor. M. Alayı ve bir havan bataryasını tümen emrine vermiştir.Kemal bu taze kuvvetle 28 Haziran'da yeni bir taarruz planl adı ise de Cephe Kumandanını ikna edip gerekli müsaadeyi alamadı. M. Tam bu sırada. Ama saldırı tam bir felaketle sonuçlanınca. Haziranda Enver Paşa. kıyametler koptu. saat 24. s.Yalçın. 168) Alaylarına taarruz hazırlığı yaptırır ve durumu. 26. 26 Haziranda değil. Esat Paşanın anılarında da böyle bir olayın izi yok.C. Armstrong'un iddiası şu: ". ‗M. (Rapor. ayran ikram ettiği.223) H." (Çanakkale Geçilmez. 29 Haziran saat 22. Enver Paşa.74'ten akt aran Mısıroğlu.. Enver Paşanın hakaret dolu tenkitlerine içerleyerek istifa etti.Cahit Yalçın anılarında.Kemal de karşı taarruza karar verir. s. M. M. Liman ikisinin arasını güçlükle buldu. H.

165) Yani 18.Kitap. s.183. bu sefer 3. Arıburnu Muharebeleri Raporu. Kut-ul-Ammare'de Türklere esir düşmüş." (The Observer) de bi Sonuç an 4). A.Moorehead de bu yalancı pastanın üstüne sahte tüy dikmiş! Yabancı kaynaklardaki her bilginin doğru olduğunu sanmak.bunun üzerine M. Tümenin kaybı. "Bu kitap gerçek bir hikây eyi değil. aynı kefeye koymamış. Yine istihbaratçı olan ve birçok kirli işler çeviren Yüzbaşı Bennet gibi. Sözün özü.1915 günlü ve 1675 sayılı yazısı. _8 . (Armstrong'tan Bozkurt M. • Haron Courtenay Armstrong.7.Armstrong. sonra da Grup Komutanı Weber Paşayı görevden alır.Herriot'nun.Enver Paşa yuvarlak bir ifadeyle ‗yaklaşık bin kişi‘ diyor.160 Demek ki M. (Enver Paşanın 3. mütareke yıllarında.Kemal'in taarruzunu eleştirmekle yetinecektir. grup gözetleme yerinden taarruzu izler. Yeri gelmişken. tarihçiler için kaynak olacak nitelikte değildir.159 (Esat Paşanın 14. 165) Yani Enver Paşanın taarruzu engellediği de. London.7.Kemal‘e göre ‗800 kişiden fazladır‘ (s. Arıburnu Muharebeleri Raporu. s. s. Tanzimat dön eminden kalma sakat bir alışkanlıktır. Ordu Komutanlığına yolladığı 3 Temmuz günlü kapalı telgraf emrinin bir maddesinde. hayali ayrıntılarla iyice şişirip aktarmış.Kemal'in taarruzu ile Güney Grubunun yaptığı taarruzu. Yükseksırt geri alınamamıştır. Kuzey Grubu karargâhında bulunan Enver Paşa. Enver Paşanın "birliklere M. M.Kemal ve İftiralara Cevap) Fransız devlet adamı E. 211) Buna karşılık. istihbaratçı olarak İstanbul'da bulunmuş bir İngiliz yüzbaşısıdır. Bütün çabalara rağmen. 5) Taarruz gün ağarırken. merak uyandıran bir sinema filminin senaryosunu andırıyor. o tarihteki bazı yabancı gazetelerde çıkan makalelerden da alıntılar yapmış: "Bu kitap. hatta bir ima bile bulunmamaktadır. 1925) 1933'te de. o da arkasında kötü bir ün bırakarak memleketine döner.Kemal'in istifa ettiği de doğru değildir. A." (Sunday Times). s. önce Güney Grubu Sağ Kanat Komutanı Faik Paşayı. (John Lane.1915 günlü yazısı.Moorehead'in sözünü ettiği genelge içeriği ile uzak-yakın ilgisi olan tek kelime.Zığındere muharebesini izler. M. Armstrong ve Gray Wolf adlı kitabı hakkında kısa bir bilgi sunmak istiyorum. 172) Güney Grubunun yaptığı karşı taarruzun başarılı olmaması üzerine. kitapla ilgili bazı tepkileri derlemiştir. kulaktan dolma bilgiyi. sona erer.Kemal'in çekişmelerini ve bu son olayı şöyle bir duymuş ama ciddi bir inceleme yapmamış. Liman ve Esat Paşaların yazılarında. Yunan gazetecisi Spanuidi'nin konuşma ve yazılarının yanında. (2. İlk kitabı. mütareke gözlemlerini ve anılarını anlattığı Turkey in Travail'dır." Sadi Borak. (2.Kitap. ikinci ve bizimle ilgili son kitabını yayımlar: "Gray Wolf: Mustafa Kemal. Enver ile M.164). 6) 30 Haziranda Arıburnu'ndan Seddülbahir'e geçen Enver Paşa. Enver.Kemal'i suçlayan bir genelge gö nderdiği" iddiası da doğru değildir.Alayın 'tamamen mahvolduğu' iddiası da gerçeğe aykırıdır.

gerçekle besliyor! İlginç kitabının kapağına da.1915) öğleden önce saat 03.55) N.Kemal ve Çanakkale Savaşı hakkında şu i lginç cümleyi koymuş: "1915'te. s. bu cevabın tamamı var: s. İngiliz İmparatorluğu'nu ezen adam!"162 K. Çanakkale ile ilgili pek az yanlışını cevaplamaya değer bulmuş ya da savaş ayrıntılarına yer vermek istememiş.Adil anılarında şunları bildiriyor: '19. düşmanın tamamen kıyıya atıldığı ve yalnız Arıburnu'nda kalan zayıf bir bölümün de 26 Nisan sabahı şafakla denize döküleceği haber veriliyo rdu. de bi an Necmettin Sadak. Gelibolu'da.. yanlışlara sürekleyen. Bu eserde." (Arıburnu Muharebeleri Raporu. hakikat istikametinde yol almakta. Peyami Safa.Kemal'in verdiği bilgilere dayanarak.Adil böylece Kemal Beyin gerçekleşmemiş bir zafer için önceden telgraf çektiğini yazmış oluyor.Mısıroğlu'nun ilgi ve bilgisine sunulur. Tehlikeli.Tümen Kumandanlığından 25/26 Nisan gecesi Müstahkem Mevkie gelen bir telgrafta. Akşam. 'gerçekleşmemiş bir zafer için önceden telgraf çekmiş 'mi oluyor?163 Tabii ki hayır! Çünkü her taarruz emrinde. başarılı tahlil ve tasvirler yok değildir. s.30'da.6. hususi hayat ve davranışlarına ait oldukça doğru hükümler.23. M. Bir bakıma kitabı değerlendiren. hedefine ulaşır ya da ulaşamaz. Bunda başarı elde edilmemekle beraber. çünkü bir hakikat lokomotifinin peşine takılan bir sürü yalan ve iftira vagonu da. 138) Esat Paşa da. Genel gerçekleri." (s. Yani bir istihbaratçı olarak iyi bildiği gri propaganda tekniğini ku llanıyor: Yalanı. kitabı için kolay tesir ve satış başarılarından başka bir şey aramadığını gösterir.Kemal'in düşmanı denize dökemediği □ Y. M. Tezler 5." (T. Taarruz. birçok doğrunun y anında. tamamını doğru sanıp ciddiye alanı. doğru yansıtıyor. o başka bir şey.5/7.kitaptaki belli başlı yanlışlara işaret eder ve doğruları açıklar. tuzaklarla dolu bir kitap.5.89) Esat Paşa da bir emrinde aynı şeyi yazıyor: "Kuzey Grubu. _8 .Küçük diyor ki: "S. Oysa Armstrong'un Çanakkale Savaşı hakkında verdiği bilgiler arasında. M. baskın suretiyle düşmana şiddetle hücum ve işgal ettiği mevzileri ele geçirerek düşmanı denize dökecektir. birliklerimiz Conkbayırı-Kanlısırt hattında sağlam bir yere yerleşmiş oldular. Sadak. yarın (19. Atatürk'ün karakterine. -Sadi Borak'ın yazdığına göre. Borak'ta. fakat hakikat aleyhine tehlikeli bir eser haline getiren de budur. cildine yazdığı önsözde şöyle diyor: "[Armstrong'un] sokak rivayetlerine değer vermeyi tercih etmesi. birliklere bir hedef verilir de ondan böyle yazıyorlar.' S..6)161 Kısacası. (7 Aralık 1932. çevirisinin 1. pek çok da yanlış var. arka plana kendi senaryolarını yerleştiriyor. aynı derecede doğru görünmek şansını kazanmaktadır.Ü.

ya gemilere binip kaçar ya da teslim olur. bu tür değerlendirmelerini haksız bulmazlar. arkası denize yaslanan bir birlik. Tezler 5.Muharebesi Raporu. s.254)165 5/7.195.. olayı ateş perdesi arkasından izleyen ileri hat komutanlarının. ve 9. s.yazık ki mümkün olamamıştır. Moorehead. Besbelli ki ilk hatta savaşan komutanlar. Hiçbir ciddi tarih kitabında M. R. çok tekrarlanan ve kendisini kahraman yapan bir iddiasını doğrulamıyor. çaresiz. sığındıkları yerlere yapışıp kalmışlardır. Anzak Kolordusunun içine düştüğü durumu yansıtan sayfaları okuyanlar.7. düşman Arıburnu'na yakın bir kumsaldan karaya çıktığı sırada. Meğer M.90) Doğrular: 1) Yalnız Arıburnu‘nda değil. hatta bazılarının sandallara bindiklerini görüp durumu böyle bildiriyo rlar.R. (A.Küçük nerede okumuş acaba? 2) M.R.James.Kemal‘in. s.Kemal de ilk hattan gelen bu rapor ve mesajlar ile esirlerin verdikleri bilgileri ve kendi gözlemlerini ‗denize‘ ya da ‗sahile dökülme‘ diye üst komutanlığa ve öteki birliklerine duyurmuş.Kemal düşmanı denize döktüğü için değil. böylece Kemal Paşanın en yakın komutanı. Ama yetkililerin.104.Küçük diyor ki: "Esat Paşanın özet olarak yayımlanan anılarından.James'e göre. s.Moorehead'in ve R. Çünkü Anzak birlikleri kaçmaya hazırlanıyorlardı. Arıburnu.Kemal‘in düşmanı toptan denize döktüğüne ilişkin bir ifade görmedim.Ü. Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarının galibi olduğu için kahraman diye anılmaktadır. '19." (T. M.Küçük. (Hamilton. zaten savaş sona ererdi. Gelibolu Günlüğü.Kemal'in [yine Esat Paşanın anılarında yer alan] 'düşmanın den ize döküldüğünü' bildiren bir raporuna daha değindikten sonra şöyle yazıyor: "Kemal'in bu son derece abartılı raporlarıyla ilgili olarak Esat anılarında. moloz yığını gibi denize süpürüldüğü ya da topuyla tüfeğiyle denize çekilerek toptan boğulduğu tarihte görülmemiştir. Çanakkale Geçilmez. s. ‗düşmanın denize döküldüğü‘ hakkında daha başka raporları da var.164 M. Bilebildiğim kad arıyla 'denize dökme'. A. denize kadar gerileyen bir düşmanın gemilere binip kaçtığını ya da bu durumun eşiğinde bulunduğunu anlatmak için kullanılan bir deyim. Seddülbahir‘de de düşmanı denize dökme.178.R. kıyı şeridine sığınan Anzakla-rın paniğini.158. Dökebilseydik. Kemal'in.James'in kitaplarında. Gelibolu Harekâtı. İngilizler 9 Mayısta bile hâlâ Arıburnu kesimini boşaltmayı görüşmekteydiler.56) 3) Zaten bir ordunun. boşaltmanın güçlüğünü belirtmeleri üzerine. R. Kemal izinsiz ricat etmiş (geri çekilmiş) □ Y. s.vd. M.Y.Tümenler bugün düşmanı denize dökmeyi başaramamışlarsa da ilerlemesini önlemişlerdir' diye yazıyor.Y. askerî edebiyatta. birlikleri ile birlikte geriye gel- de bi an _8 .

Küçük‘ün ricat (geri çekilme) diye allayıp pullayarak anlattıklarının tek kaynağı işte bu dört cümle! Kurmay Başkanı Fahrettin Altay anılarında.Kemal. askerimiz eğitimi henüz noksan olduğundan. yalnız Esat Paşanın şu paragrafını gösterebiliyor: ". Kemal‘in ricat ettiğini yazamıyor… Savaşta komutana sormadan. bir krokiye bakarak Eğer Tepe‘nin nerede olduğunu öğrense.Küçük. (T. hemen saldırıya geçiyor: ―Fahrettin (Altay) anılarında. belleğinin Esat Paşaya oyun oynadığını göreceğiz.Kemal Bey yanıma geldi." (s. 'şimdilik' diyorum.Bu sırada M.89) Y. Ne olmuş yani? Bir Tümen Komutanı.Küçük. birlikleri ile birlikte geriye gelmişti? Hani mevzilerini terk etmişti? Hani hiç kimseden emir almadan bir ricat hareketine girişmişti? de bi an _8 . Bunun içindir ki tümeniniz yerinde kalarak.diği. Y. Esat Paşanın verdiği bu kısa bilginin önünü ardını araştırsa. Tezler 5. (s. Tezler 5. s. Bu k adar da değil.90) ama Y.. Tümenini. normal bir durumda önemli bulunmayabilir. mevzilerini terk ettiği. dönmek yok' emriyle geriye gönderdiği anlaşılıyor. izinsiz olarak düşmanı bırakıp geri dönmesi söz konusu ediliyor.86) Bütün bunlar doğru mu? Mustafa Kemal Gelibolu'da ricat etti mi? Araştırılması gerek iyor. dönmek yok!‘ dedim.‖ (Esat Paşanın anıları.39)166 Y. Esat Paşanın yazdıklarını şimdilik doğru kabul edelim. cepheyi ve mevzii bırakıp geri gelmeye ‗ricat‘ adı veriliyor.. Kolordu Komutanıyla görüşmek için geriye gelmiş.‖ (T.Küçük. Ancak tarihin bu kadar abartıldığı bir zamanda araştırılmasının gereğine kesinlikle inanıyorum. ya saptırmak.Küçük'ün amacı gerçeği ortaya çıkarmak değil. Kolordu Komutanının sert çıkışıyla düşmanın üzerine gittiği anlaşılıyor. tarihte birçok örnekleri görüldüğü üzere bu çekilişi bozgun sayarak istediğiniz yerde durmayarak kaçmaya kalkışacaktır. bu olayın aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak olan sebebini ve aslını anlatmış (s.88) Y. kendisinin [Esat Paşanın] 'ölmek var. hiç olmazsa olayın hangi gün geçtiğini saptasa. 'bulduğum kaynak ve anılarda' diyor ama bu iddiasına dayanak olarak. s. ‗Beyefendi. gerekirse düşmana saldıracaktır. tıpkı Vahidettinci arkadaşları gibi savaşın hiçbir ayrıntısını bilmediği için boşa kılıç sallıyor. koşulları ve savaşın akışını incelese. yıllar sonra ve Kemal Paşa öldükten sonra yayımladığı anılarında bile Kemal‘den korkusundan kurtulamıyor. Bu ricat mıdır? Esat Paşa da savaşın ilk günü. s. (s.73) Öyle anlaşılıyor ki Kemal hiç kimseden emir almadan bir ricat hareketine girişiyor.Kemal aleyhinde bir olay yakaladığını sanmanın esrikliği içi nde. Orgeneral Fahrettin Altay.87) Bulduğum kaynak ve anılarda Kemal'in izinsiz olarak düşmanın üzerine gitmesi yerine.Ü.Ü. ölmek var. çünkü az sonra. ya küllemek. düşman donanması tarafından yapılan ve birçok kayıplara sebebiyet veren ateş yağmurundan kurtarmak için Eğer Tepe'ye geri almak düşüncesinde olduğunu söyledi. baltayı taşa vurmazdı!167 Ama bu zahmete ancak gerçeğe saygı duyanlar katlanır. M. karargâhından ayrılıp Bolayır'a gitmişti. neydi o gürültülü iddialar? Hani M. bu hesapça o da mı ricat etmiş oluyor? Peki. Ancak ayrıntısıyla araştırılmasının benim işim olmadığını belirtmek durumundayım.

19. Bunun üzerine M. (Saat 13. tam tersine.26) Bekleyen iki alayını harekete geçirmek için hızla Maltepe kesimine hareket eder.Tümenin büyük kısmını (yani kalan iki alayı) Kayal Tepe'ye (Kum Tepe karşısında bir tepe) yanaştıracağım ve bizzat oraya gideceğim.Kemal'e..39) Esat Paşanın anlattığına göre durum bu.Alayını görür ve onu derhal Kum Tepe yönüne yola çıkarır.50'de Esat Paşaya yo llamış olduğu raporu hatırlayalım. 3) Saat 12.Oysa ne yapmış? Tek başına ve kendi karargâhına gelmiş.Tümenden gelen bir süvari subayı. 113) Oradan da 72. savaşın en kritik ânında ve bütün şiddetiyle devam ettiği sırada geçmiştir." (Esat Paşanın anıları. Raporunun sonunda diyordu ki: "Tümen büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek bir durum olunca.Kitap. Arıburnu Raporu.Kemal'in. böyle de değil. Esat Paşa ne diyor.00) Bu sırada. düşmana taarruz etme kte olan 57. Eğer Tepeye geri mi almış ? Hayır! Esat Paşaya göre "geri almayı düşünüyormuş". "cepheye geri dönerek bölgeyi kahramanca savunup düşmanı bir adım dahi ile rletmemiş. Kum Tepe kıyısına çıkan düşman.Alayın da gerisine düşer. Ama gerçek. yine Esat Paşanın ifadesiyle.Taarruzlar devam edecektir. Elde. Bu noktada bir an durup. "Tümenini ateş yağmurundan kurtarmak için Eğer Tepe'ye geri almak düşüncesinde olduğunu söyledi". Tümenini. bu düşmanı durd uracak başka bir kuvvet de yok." (2. Esat Paşa ile karşılaşmış.Alaylara şu emri verir: ". Saros'tan Maltepe'deki yeni karargâhına gelmiş olan Esat Paşa da. Karşılaşırlar. o sabah saat 07.112.Kitap." Tümenin büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek tehlikeli bir haber almış ve tümeninin başına gelmiş: Birliklerini geri çekmek için değil. Kolordu Komutanlığına gönderilmiş bir raporun özetini sözlü olarak aktarır.Kemal. ancak savaş heyecanı ile Kaba Tepe yerine. o sırada Conkbayırı'nda bulunan M. ayrıca 27. 'Kum Tepe'ye çıkarma yapıldığı'nı söyler. Doğrular: 1) Olay.168 2) 9.112 ve 28. Kum Tepe-Sarıburun arasındaki tekmil cüz ü tam (birlik) kumandanları benimle Eğer Tepe'de (Kayal Tepe'nin iki kilometre kuzeybatısında bir başka tepe) bağlantı sağlayacaklardır.. savaşa sürmek için! Zaten Conkbayırı'nın batı ve güney eteklerinde düşmanla boğuşmakta olan de bi an _8 . Seddülbahir'deki birlikleri kuşatabilir. kroki. tümenin başına geleceğimi arz ederim. ve 27. s. Arıburnu kesiminin güneyinde. M.Alayının bulunduğu Maltepe'ye gelir. (Demek ki düşünce suçu işlemiş!) Paşa uygun görmeyince de.30'da. Kaba Tepe ile Seddülbahir arasında bulunan kritik bir yer. öğle üzeri. (2. Düşmanın Kum Tepe ve Seddülbahir bölgelerinde de karaya çıktığı haber alındı. s.169 Kum Tepe. sabahleyin ileri yanaştırılmasını emrettiği 77. s. durumu görmek için ileri çı kmıştır. savaşın ilk günü olan 25 Nisanda. Ben. s.

yakınında bulunan bir mevki değil. 'yenildik' diyor ve başarısından dolayı M. şimdi de 72. 57. 80 yıl önce bir bataryanın.Alayları. saat saat belgelenmiş olaylara ve o andaki savaş durumuna ve birliklerin konumuna tümden aykırı.Küçük'ün anlattığı ricat (!) öyküsünün aslı astarı bu. anılara pek az yer verilmekte. bu birliklerin hemen gerisinde. Gerisi. Tümeninin öteki iki alayı ise Maltepe çevresinde. dağınık. Anlaşılan Avni Bari. önemli olayları bile ancak kalın çizgilerle aktardığını.Alayın sağ kanadına yollar. uzak bir yer.Kemal. Bu sayede.170 Kolorduya gelen raporla M. belleğinin oyunu. Esat Paşanın anılarında verilen bilgilerin yanlışlığını ve tutarsızlığını kolayca anlar. Kum Tepe'nin karşısında. savaşın dişlerinden koparıp da Eğer Tepe'ye çekmek mümkün değildir. 72. M. O kadar ki Esat Paşanın verdiği bazı çok isabetli kararlar bile doğru dürüst açıklanmış değil.171 Ordudan hâlâ hiçbir talimat almamış olan iki dertli komutan durumu değerlendirirler.176 Kısacası düşman.Alayını oraya sevk ettiğini.Kemal'in aldığı bilgi karşılaştırılır. birçok ayrıntıyı atladığını.Alayın sol kanadına yanaşması için emir yollar. güneydoğusunda. Kitabın sonundaki basit krokimize bakan. Bazı örneklerini ilerde göreceğiz. hangi gün. bir de ona bakalım. emir. o andaki durumla tamamen ilgisiz. tutanak. Çünkü Eğer Tepe.Kemal'in bağlantı noktası olarak seçtiği Eğer Tepe adı kalmış herhalde. • Yıllarca sonra yazılan ya da anlatılan savaş anılarının çoğunda bu tür birçok ayrıntı yanlışı bulunmaktadır. Esat Paşa da sonradan bir düzeltme. • Acaba düşman bugün için ne diyor. de bi an _8 .Kemal. süvari subayının tepe adlarını karıştırdığı anlaşılır."175 Churchill de anılarında. Esat Paşa olayı niye böyle anlatmamış? Esat Paşa anılarını 1946'da Avni Bari adında birine söyleyip yazdırmış. harp ceridesi. 77. yani savaş hattının çok dışındaki. ayrıntılı olarak öğrenebiliyoruz. ve 27. gibi günü. bekleme halinde. yeri ve yetkililerin adlarının kayıtlı olduğu. bugünkü başarısından dolayı M. 27. rapor.172 4) Peki.Alaya. h edefine erişmemesini ve yenilgisini sağlamıştı. Bunun üzerine M. boşluklarla ve Türkçe yanlışlarıyla dolu. M. Çünkü anılarının bu parçası. gelişigüzel. İngiliz Resmi Harp tarihi: "25 Nisanda M . Bu yüzden askeri tarihlerde. Kum Tepe'ye değil. savaş dışı bir k esimde.174 Esat Paşanın aklında. aldığı bilgiye dayanarak Kum Tepe'ye çıkarma yapı ldığını. Conkbayırı'nın 10 km. Arıburnu çevresindeki durumu derhal kavramış olmakla.Kemal'i övüyor.Kemal. Kum Tepe'ye çıkarma olmadığı. savaşın genelini yansıtmadığını görebilir. ordudan başka hiçbir kurumumuzda yok.Alayı alıp o kesime gitmek istediğini söyler. Esat Paşaya.Kemal'i "kaderin adamı" diye niteleyecektir. 77. Y. Kendi de Conkbayırı'na döner.173 Esat Paşanın anılarını gözden geçirenler. Bu. somut ve geçerli belgeler esas alınmaktadır. Bu yüzden anılar. saati. Esat Paşanın söylediklerini çalakalem kaydetmiş.Alayını da Conkbayırı'na. Yazık ki böyles ine düzenli ve ayrıntılı bir kayıt sistemi. İngiliz kuvvetlerinin kıyıda saplanıp kalmaları sonucunu doğurmuştur. ku vve cetveli vs. derleyip toparlama yapmamış. çıkarılan İlk Anzak Kolordusu'nun.57. kaç mermi sarf ettiğini.

hemen ihtiyatındaki 5. sağ kanadının açığından ve kuzeyinden kuşatılmış olaca ktır. sol kanat açığındaki 9. geniş bir kavis çizerek Conkbayırı-Kocaçimen'e doğru ilerleyecektir.000 kişiye yükselir.177 Yapacakları analizlerin tadına varmak için bu özeti okumanızı tavsiye ederim. Arıburnu'ndaki Anzak birliklerinin bir bölümü. estağfurullah. saldırı saatleri. iki de uçak gemisi eklenir.Tümen ise Arıburnu ile Seddülbahir arasında. Savaş 6 Ağustos günü. asla yenilmediniz! O gün Arıburnu'nda bulunan kuvvetlerin başındaki M. -Y. 16.Tümeni (Cephesi: Sazlı Dere'den Kırmızısırt'a kadar). öbür bölümü ise (asıl taarruz bi rlikleri. Her kesim için.8.178 Asker sayısı 125.Tümenin arkasına yanaştırır. başarılı değildi' diye feryat ediyorlar. kıyı korumasında. ne münasebet. Anzak Kolordusu 25. 'hayır. 16.bizimkilerse. birçok gemiden başka. Kuzey Grubu Komutanı Esat Paşa. Anafartaların karşısında bulunan Suvla koyuna da gizlice yeni bir kolordu daha çıkarılacaktır. Savaş Bakanı Mareşal Kitchener'in yeni birlikler vermeyi kabul etmesi üzerine General Hamilton. 9. Savaş 6 Ağustos günü başlayacaktır. 16.30'da. Cephane üretimi bütünüyle Çanakkale'ye ayrılır.Kemal'in 19.yine Conkbayırı ve Kocaçi-men Tepesidir (Sarıbayır bloku)! Çünkü bu savaşı kazanmak için bu yüksek blokun ele geçirilmesi şarttır. Moliere'de bile yok! 5/7.Tümene de cepheye yaklaşması emrini verir. Aynı gün Güney kesiminde de (Seddülbahir'de) kuzey kesimine kuvvet kaydırılmasını önlemek amacıyla gösteriş taarruzları yapılacaktır.179 Bir Anzak birliği 17. bu savaşların da çok kısa bir özetini vermek istiyorum. Filoya. Bundan sonra her hava hücumuna 12 uçak birden katılacaktır. Anafartalar ve Conkbayırı savaşları Bizimkilerin bu konudaki görüşlerini aktarmadan önce. Bu sırada Arıburnu kesimindeki Türk cephe hattında yalnız iki tümen var: Sağda M. farklı biçimde ayarlanmıştır. Bunun üzerine Ordu Komutanlığı da de bi an _8 .Tümen kesiminde cephenin yarılması tehlikesi baş gösterir. 16. Ağustosta genel bir taarruza geçmeyi kararlaştırır. o kesimdeki Türk cephesine taarruz ederek bunları geri sürmeye çalışacak. s. böylece Arıburnu'ndaki Türk cephesi. Türk cephesinin sağ açığından geçip. Türk Komutanlığını şaşırtmak amacıyla.Tümen (Cephesi: Kırmızısırt'tan Kaba Tepe'ye kadar).Tümen cephesine taarruz eder ve Kırmı-zısırt'ın güneyinde bulunan Kanlısırt'ı (İngilizler buraya Tek Çam Tepesi diyorlar) bir hamlede ele geçirir. Bunun için Anzak Kolordusundan ayrılacak birlikler ile Suvla'ya çıkarılan iki tümenli kolordu ilerleyip birleşerek bu bloku ele geçirecek. çok yoğun bombardımanlardan sonra başlar. ihtiyatta.Kemal. Tümen geride.180 Bu kritik yerin elden çıkması üzerine.Küçük kızacak ama. Böyle harika bir güldürü sahnesi.000 kişiyle takviye edilecek.318) Ortak hedef. ilk aşamada 20. 5. Bütün yaz bu taarruz için hazırlık yapılır.Tümeni. (Moore-head. solda 16. ayrıca Arıburnu'nun daha kuzeyinde.000 kişi) iki kol halinde.Tümen ardarda taarruz ederse de Kanlısırt'ı geri alamaz.

R. s. kuzeye doğru ilerlemeye başlarlar. kablo ve balon gemileri. komutayı Kurmay Başkanı Binbaşı Hulusi Bey üstlenir. Tümen Komutanı Albay Kannengiesser.349) Durumu izleyen Esat Paşa. 9. her neye mal olursa olsun.00'de.Tümene ardarda taarruz eden düşman. genişliğindeki sarp bir arazi şeridinden. "Merak etme Beyefendi. Esat Paşanın da. büyük sallar izliyordu. Bu on torpidoyu.Kitap. sabaha karşı. Filonun arasında ise kruvazörler. [buradan] gelemezler!" dediği yerdir." (BTTD. İngiliz resmi harp tarihi. on bin askeri savaş alanına götürüyordu. Son bölümü ise transatlantiklerden Manş Denizi araba vapurlarına. s. s. Her muhrip.Güney Grubunun ihtiyatındaki 4. kroki 38. Tanrının yardımıyla püskürtülmüştür. Tümeni Conkbayırı'na hareket ettirir. Tümenin iki alayı vardır.) Anzak taarruz kolları da. İstif halindeki bu birlikleri on torpido muhribi taşıyordu. 9.181 Aynı saatte iki tümen de Suvla'ya çıkmaya başlamıştır.39. bordasında büyük bir mavnayı ve arkasında bir karakol gemisini yedekte çekmekteydi.Kitap. Şahin Tepe'ye yerleşen düşmanın makineli tüfek ateşiyle yaralanır." (s. bu muharebelerin askeri ve politik bakımdan zirve noktasını teşkil ediyordu. o kesimden sorumlu olan Yarbay Willmer Müfrezesinin küçük ve yayılmış birliklerinden başka birlik yoktur.Tümenin sol kanadına üç kere daha taarruz ederse de yine başarılı olamaz. Conkbayırı-Kocaçimen Tepesi hattında o sırada hiçbir kuvvet yoktur. Bunların arkasına da kurtarma sandalları ve salapuryalar dizilmişti. kendi kesiminin dışında olmakla birlikte. derhal [kaybedilen] siperlerin geri alınması haberini kesinlikle beklerim.338. Kuzey Denizine özgü balıkçı tekneleri. M. 24. Bunun üzerine Esat Paşa 16. aynı akşam. Keşif yaparken.Tümeni (Komutanı Yarbay Cemil Conk) kuzeye kaydırır. çıkarma filosunu şöyle anlatıyor: " Filonun ilk kademesi. saat 22.00'de Conkbayırı'na ulaşacaktır. bütün taarruzları kırılır. ikisi de açılarak savaş düzeni alır. Bir başka Anzak birliği de. saat 07. M. hastane gemileri. Şubat 1987. Daha birlikleri gelmemiştir. Sayı 27. yandan çarklı vapurlara kadar hemen hemen dünyada mevcut her çeşit büyük. İngiliz Harp Tarihi.Kemal'in.39) Burası. s.Tümenine ardarda taarruz eder. ihtiyatındaki bir taburu Kocaçimen'e. iki bölüğünü de tümen bataryalarını korumak üzere Conkbayırı'na yollar. Times nehrine özgü römorkörler ve yelkenliler vardı. Sazlıdere vadisi ile Azmak Dere arasındaki 5 km. 19. (R. Kanlısırt'ı geri alamaz ama Anzak birliğinin daha fazla ilerlemesini engelley ecektir.Kemal'in 19.Kemal. küçük deniz izliyordu. buharlı yatlar." (3. 'olası bir düşman taarruzuna karşı kuvvetli tutulması' için Esat Paşayı uyardığı.52. Düşmanın de bi an _8 .389. sabah.113) Ve Anzak taarruz kolları ile Suvla'ya çıkan kolordunun karşısında. 3.Tümene şu emri yollar: "19.sayı. BTTD.James.182 7 Ağustos: Arıburnu Cephesinde kalan Anzak birliği.Tümen. (3.183 Anzak sağ taarruz kolu ise. Türk ileri karakollarını atarak Conkbayırı yakınındaki Şahin Tepe'yi ele geçirir. Gelibolu Harekâtı. M.Kitap. Sizden de. s. Mayıs 1987) Liman Paşa anılarında diyor ki: "Sekiz buçuk ay süren Çanakkale seferinin ortalarına rastlayan Anafartalar çıkarması. düşmanın taarruz doğrultusunu kapayan ilk kuvvetler bunlar olacaktır. 16.

Saat 13.Fevzi Beyin komutası altına verir. o da iki alaylı Ali Rıza Bey komutasındaki 8.sağ taarruz kolu (Yeni Zelandalılar+Gurkhalar) hücuma kalkar. s.Alay o gece Conkbayırı'na ulaşıp savaşa girer ama cephesindeki düşmanı geri sürmeyi başaramaz. Conkbayırı çevresinde.Kitap. Conkbayırı-Kocaçimen'deki kuvvetlerin komutanlığına. Anafartalar ovasında ilerleyen düşmana. (Çanakkale Cephesi. oraya yürüyen düşmana taarruz etmekle görevlendirir. Albay Fevzi Beyi Anafartalar Grup Komutanlığından alır. Gece. Liman Paşa anılarında şöyle diyor: "O akşam. geldikleri anda. s.Alaylar) Esat Paşa 24. Anafartalar Grup Komutanlığına getirir. bu ilerleyiş çok yavaş gelişmektedir. Saros Grubunu oluşturan 7. Kocaçimen'e taarruzu ertesi güne erteler ve takviye ister. Liman Paşa.359) Liman. A. Güney Grup Komutanı Vehip Paşadan yardım ister. Yarbay Cemil Conk'un ve Yarbay Willmer'in birliklerini de. (23. Türk cephesi batıdan ve kuzeyden kuşatılmış olacak ve iş bitecektir. Ayrıca. ve 12. çok kanlı taarruz ve karşı taarruzlarla geçer. 25-30 metre bir mesafe vardır. 3. Yarbay Pötrich gelir ama türlü komuta sorunları çıkarır. ortada 9. askerin yol yorgunu olduğunu vb. artık Conkbayırı kesimi kendisine ait olmadığı halde.270)184 24. 3.Kitap.Kemal'i getirir. yerine.185 Liman Paşa. Ama küçük Türk birliklerinin direnmeleri ve Kolordu Komutanı General Stopfort'un ağırdan alması yüzünden. 8 Ağustos: Gün.Tümen. Arıburnu cephesinin kuzey (sol) kanadında bulunan de bi an _8 . Conkbayırı'nda ciddi bir komuta kargaşalığı yaşanmaktadır. adım adım gerileyen küçük Türk birliklerinin ateşinden de hayli kayıp vermiştir.30'da. Yeni kurulan Anafartalar Grubu Komutanı A. (Çanakkale Cephesi. Conkbayırı kesimindeki Türk cephesi. 4. (Çanakkale Cephesi. Şahin Tepeye taarruz ederse de sonuç alamaz. Conkbayı-rı'ndaki bunalımı öğrenen Esat Paşa.Tümen Komutanlığına atar. ateş altında kalınca da bir yere saklanır. Bazı yerlerde. Esat Paşanın emrinden alarak. yüzü batıya dönük olarak soldan sağa şu düzeni almıştır: Solda M. Tümenlerin görevi. Önlenememesi halinde. rastlantı eseri karargâhında bulunan. Anafarta ovasına yayılan ve ovayı çevreleyen tepelere yürüyen düşmana taarruz ederek durdurmak. Suvla'ya çıkmış birlikler de Anafartalar ovasını çevreleyen tepelere doğru ilerlemektedir. demiryolu işleriyle ilgili Yarbay Pötrich'i 9. s. Anafartalar civarında toplanan bütün birliklerin komutasını.Fevzi Beyi.Tümeni yollar. 9. Tümen Komutanı Yarbay Cemil Conk getirilecektir. Durum kritikleşmektedir.354) Daha sarp yoldan ilerleyen Anzak ikinci taarruz kolu (sol kol) ise. 9. s.Kitap. Hemen bir tugay yola çıkarılır.Tümen bu ilk hücum dalgasını durdurur. çok yorulmuş. Saros Grubunu (iki tümen) Anafartalar kesimine yola çıkarır ve Saros Grubu Komutanı Albay A. ve 24. (Esat Paşanın anıları. tarafların arasında.45'te.Fevzi Bey ise.366) Bu kritik durumda. 'kolordu komutanı yetkisiyle' 19. ileri sürerek taarruz etmeyi ardarda ertelemektedir.Tümenin bir alayı. saat 21.Kemal'in yolladığı bölükler.Alayı. bu birliklerin Anzak taarruz kollarıyla birleşmesini önlemektir. sağda Willmer müfrezesinden birkaç küçük birlik. 3.Tümen Komutanı Albay M.

Çanakkale savaşlarının kaderine hakim olmuştu. İngiliz resmi harp tarihinde deniliyor ki: "Bir Türk komutanı.Kemal Beye verdim.Alay ancak gece yarısından sonra Conkbayırı'na de bi an _8 . Ona tam anlamıyla güvenilebilirdi. hatta denize kadar çekilmişlerdi.Kemal. sayı 26." (R. çeşitli yerlerden sahile doğru sürüldü. 109) M.Kemal. Gözlerimi Sarıbayır'dan (Conkbayırı-Kocaçimen kesimi) ayıramıyordum.186 Anafartalar'a ilerleyen İngiliz Kolordusu ile Conkbayırı-Kocaçimen kesimine taarruz eden Anzak taarruz kollarının birleşmesi engellenir. gecikmiş taarruzu başlatmak için gece yarısına doğru. silindirle ezilmiş gibi oldular. Beni ayakta tutan Sarıbayır'ın görünüşüydü. Makineli tüfeklerin yoğun ateşinden fundalıklar tutuşmuştu. kıçlarından alevler. durum tam bir çöküş halini almıştı. sorumluluk ve görevden zevk duyan bir komutan özelliğine sahipti. Askerleri. Ama 28. dağ yollarından Anafartalar kesimine hareket eder. Birliklerin durumu hakkında.Kemal ancak bütün kurmay subayları toplayıp tek tek bilgi alarak.00'da.Fevzi Bey çadırında uyumaktadır. Bugün Esat Paşanın isteği üzerine Vehip Paşa son olarak iki alay daha (28. yarımadadaki mücadelelerin ortasında katılaşmıştı.Kemal akşama kadar taarruzu yönetir.Alay Komutanı Yarbay Şefik Aker'e bırakır. binlerce kişilik yığınlar halinde. Grup Kurmay Başkanı da açık ve ayrıntılı bilgi veremez." (Çanakkale Geçilmez. Askerler darmadağınık bir halde her tarafa kaçışıyorlardı.Tümen Komutanlığını 27. M. genel durumu ve eski komutanın verdiği emirlerin ana çizgilerini öğrenebilecektir.30'da Anafartalar Grubunun karargâhına gelir. haberleşme ve sağlık hizmetlerini de düzenler ve yazılı taarruz emrini. Tabur ve tugay karargâhları.Tümen Komutanı Albay M. Artık birliklere yeni bir savaş düzeni vermeye vakit yoktur.00'te haber subayları ile tümenlere yollar. Birkaç dakika içinde bütün subaylar öldürüldü. Anafartalar Muharebesi]: Liman Paşa anılarına şöyle devam ediyor: "Nitekim 9 Ağustos sabahı erkenden. Saat 06.Alaylar) yollamıştır. s.417) Şimdi biz de General Hamilton'la birlikte gözlerimizi. M. karmakarışık kaçışıyorlardı. 109) M. saat 04.389) General Hamilton da o günü şöyle anlatıyor: "Yüreğim. O âna kadar ihmal edildiği anlaşılan yiyecek. düğümün çözüleceği Conkbayırı-Kocaçimen kesimine çevirelim. 9 Ağustos [1. Gelibolu Harekâtı.57) Alan Moorehead Anafartalar taarruzunu şöyle anlatıyor: "Bu korkunç bir hücumdu ve İngiliz birliklerini yok etti. dumanlar saçarak tavşanlar gibi ortaya çıkıyorlardı. evvelce üç defa emredildiği halde yapılamayan taarruz yapıldı ve düşman.." (BTTD." (s.James. askerlerden bir kısmı tam bir kaçış halinde tuz gölüne. kalkmaz. fakat bu manzaranın fecaati karşısında adeta paralandı. ve 41. 01. s. A. Suvla ovasına doğru. s.R. acı bir manzaraya tanık oluyordu.' (s. Gün doğmadan taarruza geçilmesi gerekmektedir. 19.19. Güneş doğarken Triad'ın güvertesinden durumu seyretmekte olan General Hamilton. Buralara gizlenmiş askerler. çarpışmanın başl amasından bir buçuk saat sonra. Sadece tepeler kaybedilmekle kalmamış.

Tümenin.Tümenin karargâhına gelir. Müthiş bir karışıklık oldu. kendi kesimleri karşısındaki düşman birliklerine taarruza kalkarlar. Gelibolu Harekâtı. M. maceralı bir yolculuktan ve akşamdan sonra Conkbayı-rı‘ndaki 8. bu mermileri donanmanın attığında ısrar etmesi üzerine. o heyecanla Boğaz doğrultusunda ilerlemeye karar verir.□ R. daha 100 metre ilerlemeden.R. Esef edilecek bir faciaydı bu. Besim Tepe'nin (İngilizler Q Tepesi diyor) güney zirvesini ele geçirir.Tümenin. Binbaşı Allanson bu olayı raporunda şöyle anlatıyor: "Koyda bir parlama gördüm ve kendi donanmamız. Conkbayırı-Kocaçimen cephesi karşısındaki düşman. Binbaşı Allanson.408) Anzakların verdiği 12. iki tümenden fazladır. mermiler atıldığı vakit arka yamaçta bulunduğu ve oradan İngiliz gemilerini görmesine imkân olmadığı açıkça bellidir… Ancak. biri hayli zayiat vermiş olan iki alayı ile bir süngü hücumu yaptırarak Conkbayırı‘nı düşmandan temizlemeye karar vermiştir. dipnotlar)188 Bu basit konu üzerinde bu kadar durmamı bağışlayınız. Allanson‘un kendi ifadesinden. 10 Ağustos (Conkbayırı Muharebesi): M. (R. birinci ve ikinci taa rruz kademeleri sık avcı hattı. Conkbayırı ve çevresi.401) Binbaşı Allanson'un emrindeki tabur ise kanlı bir boğuşmadan sonra. Gelibolu Harekâtı.30‘da yola çıkar. olay tartışma konusu ol acaktır. Taarruzdan önce topçu ateşi açılmayacak. Wellington Taburu. ‗hücum başladıktan 56 saat sonra atılan birkaç mermi. üçüncü taarruz kademesi ise yanaşık düzen halinde hücum edecektir. 8. müfrezenin ortasında altı tane mermi patlar. Conkbayırı zirvesinin arka tarafında. s. M. Bu sırada Anzak birlikleri. o gece ve ertesi gün için gerekli emirleri verdikten sonra. s.Tümenin Kurmay Başkanı itiraz ederse de. ayrıca 157. s. dolayısıyla M. gün doğmadan. taarruza hazırlanılır. Alçı Tepe'nin arkasındaki yolları gören ilk ve son İngiliz olur.Alayın ise ne zaman ulaşabileceği belli değildir.James de diyor ki: "Allanson." (R. düşmandan tümüyle silinip süpürülür. bir Amerikan askeri yazarının dediği gibi. Conkbayırı-Besim Tepe-Kocaçimen hattının çeşitli kesimlerine.Kitap.409. durumu yanlış yorumlamak olur. bir ara Conkbayırı Tepesi'nin zirvesini ele geçirir ama ağır zayiatla geri sürülür.James. bu felaketin. bu yükseklikten Çanakkale Boğazı'nı. Derin bir sessizlik içinde.R. 17. s.‘ ― (Gelibolu Harekâtı. tam ortamıza 6 tane 12 inçlik monitör mermisi indirdi.Kemal.Kemal‘in işareti ve 23. muharebenin seyrini değiştirdiğini iddia etmek. Allanson'un iddiasını reddeder. 41.Alayların unutulmaz süngü hücumu ile başlar. ve 24. .372) 8.000 kayıp içinde187 100-200 arasında olduğu anlaşılan bu küçük kaybın askeri açıdan hiçbir önemi yoktur ama Binbaşı Allanson'un. Sebebi ilerde anlaşıl acak. o meşhur tepenin akıbetini tayin edemezdi.Kemal. Yaralı olmasına rağmen. M. mermilerin bahriye mermisi olduklarında ve arkasından geldiğinde ısrar etti. Gece yarısından sonra güneyden gelerek 8. dalga dalga taarruz etmektedirler.R. Taarruz.Kemal‘in de bi an _8 ulaşır. ve 158.Kemal kararından dönmez. (3. Öteki tümenler de bu hücu mla birlikte. Donanma. James.

Suvla ve Anzak cephelerinde. Dört saat sonra.00'da. s. s. (Alayın komutanı Alman Binbaşı Hunker‘dır. İngiliz kuşatması bütünüyle suya düşmüştür.000 kişi kayıp vermişlerdir. s. yeniden takviye alarak.59. Sarıbayır sırtlarında tek bir İttifak Devleti askeri kalmamıştı. s.." (General Hamilton'un Mareşal Kitchener'e 17. k aranlık.kurtulamadı. • Bundan sonraki olayları anlatmadan önce. hiçbir önemli tepe İngilizlerin elinde bulunmuyordu. savaşı uzaktan izlediği için M. Saat 10. mücadelenin bütün örneklerini vermişlerdi.Alaya da Şahin Tepe‘yi. bunları karşılamak üzere ayağa kalktılar.1915'te çektiği telgraf. M. BTTD. İngiliz resmi tarihi. İngiliz ve Avustralyalı yazarların ve General Hamilton'un.190 de bi an _8 . ümitsizliğin verdiği cesaretle.) Şahin Tepe'den atılamayan düşmanın ve donanmanın yoğun ateşi yüzünden.. Çanakkale Geçilmez. ufuk hattının üzerinden boşanan.Kemal. Bu saldırı Suvla'dakinden daha şiddetli. daha dolgun..James. ateş etmeden süngüleriyle ilerleyen. Baldwin ve subaylarının hemen hepsi ölmüş bulunuyor ve kalanlar.Kemal yeniden Anafartalar'daki grup karargâhına döner.. sayı 28/ Haziran 1987) Anafartalar kesiminde de. Bir kez daha şanslarını denemek için yeniden hazırlığa başlarlar.Kemal‘den azar işitecektir. sabahleyin başlayan İngiliz taarruzu. bu hücumu nasıl değerlendirdiklerini görelim: "Türk taarruzu dehşet verici bir manzaraydı." (R.. Bu muharebeler sonunda İngilizler. yaylaya büyük sayılar halinde vardılar. 10 Ağustos öğle vakti. Şaşkınlıktan serseme dönen İngilizler. fırtına gibi süratle aşağıya gidiyorlar ve o kadar kısa bir zaman görünüyorlardı ki sağ kalan coşkun fanatikler. bir mermi saatini parçaladı ama o kırbacını kaldırarak İngiliz hatlarına doğru ilerledi. önceden sahip bulundukları üstünlüklerini yitirdiler. güneş iyice yükseldiği vakit. İngilizler. saatlerdir durmadan savaşan coşkun birlikleri de dinlendirmek amacıyla taarruz durdurulur.. BTTD. Conkbayırı ve zirvedeki siperler hemen çiğnendi ve İngilizlerin askerlerinden hiçbiri -1.391) "Son 24 saat içerisinde Türkler. kahramanlığın.. askerliğin. General Baldwin'in adamları. Ele geçirme görevi verilir ama yorgun alay ancak en yüksek sırtı ele geçirebilecektir." (A. kendilerinden bir daha haber alınamadı. büyük bir komutana sahip olmanın..emri altına giren 28. Türkler. minicik yaylada bi nden fazla ölü veya ölmekte olan subay ve er bırakarak.Moorehead. derelere sığı nmak üzere geri çekiliyorlardı..R. sayı 28/ Haziran 1987)189 "Türk ordusu kahramanca savaşmakta ve mükemmel surette sevk ve idare edilmektedir. 15 Ağustos: Bugün başlayan ve inatla ertesi günü de sürdürülen İngiliz taarruzu yine Anafarta ovasında ve ovadaki tepelerde kırılacak ve bu başarısızlık üzerine İngilizler üst komutanları değiştireceklerdir. İngiliz resmi tarihi. Kaçanlardan çoğu dere yataklarında kaybolduklarından. Gelibolu Harekâtı. Türkler cephenin bütün hakim noktalarına yerleşmişlerdi. düzenin.421) "Şafaktan birkaç dakika önce M.56. bütün kesimlerde kırılır. Anzaklar bu muharebede 12. Anafartalar doğrultusunda bir daha taarruz etmek için hazırlığa girişirler. düşman siperleri önünde ayağa kalktı." (A... yoğun Türk kitlelerini gördüler.000'den fazlaydılar.Oglander. çok daha çılgınca olmuştu.8.

İngilizler için sonun başlangıcı olur.R. Arıburnu çevresindeki durumu derhal kavramış olmakla. Anafartalar kesiminde ve Suvla körfezinde de. bir piyade tümeninin b aşında. Anafartalar Muharebesi]: İngilizler ihtiyat tümenlerini de karaya çıkartarak. Çanakkale de bi an _8 . ancak donanmalarının himayesinde muhufaza edebildikleri şerit halindeki sahil kesiminde ve tahkimat yapmak suretiyle tutunabilmişlerdir. 25 Nisanda. Çanakkale Savaşı hakkındaki İngiliz resmi tarihi.R. üstün şahıs.396. yalnız bu da değildir. Bizzat yaptığı keşif sonunda. M. James. 452) 15 Ekim günü Başkomutan General Hamilton da görevden alınır. bütün düşman birliklerini çıkış hatlarına kadar geriye sürecektir. bu büyük ve son taarruzu kırmakla kalmayacak. Artık Gelibolu'dan çekilme zamanı gelmiştir. Ocak başında da Süddülbahir'den çekilmeyi başarırlar. Arıburnu'nda olduğu gibi.432) Savaş bütün gece ve ertesi gün de sürer. bu çekilişi kayıpsız gerçekleştirmiş olmalarıdır. hedefine erişmemesini ve mağlubiyetini sağlamıştı. Başlangıçta M. tam bir yenilgiye uğramıştır." (s. Çanakkale Geçilmez. İngiliz ordugâhları tamamen deniz kenarında bulunmaktadır ve bu dar k esime hakim tepler kamilen Türk ordusunun elindedir. her türlü övgünün üzerindedir ve bu hususta ne söylense azdır. şu genel değerlendirme ile bitmektedir: "Çanakkale'de geleceği elinde tutan komutan. (Moorehead. derhal yaptığı sert ve şiddetli bir hareketle. Müttefiklerin Çanakkale'deki tek başarısı. Anafartalar'da İngiliz kolordusunun ileri hareketini durdurup hezimete uğrattıktan 24 saat sonra.Kemal'den başkası değildi. İngilizlerin hakim noktaları elde edemeyerek dar kıyıda sıkışıp kalmaları ve 9 Ağustosta [Suvla-Anafartalar kesimindeki] İngiliz kolordusunun iflas ve hezimetinin de başlıca sebebi yine Gazi M. harbin sevk ve idaresi yönünden çok dikkati çeken. (A. Gelibolu Harekâtı. Aralık sonunda Suvla ve Anzak'tan.21 Ağustos [2. İngiliz kuvvetlerinin kıyıda saplanıp kalmaları sonucunu doğurmuştur. s. hem de bu yeni İngiliz kolordusunu hezimete uğratmıştı. Gelibolu yarımdasında başarısı. Conkbayırı'nda. Liman Paşa. Türk ordusuna parlak bir zafer daha sağlamıştır.Kemal Paşa.394. Anzak Kolordusunun karaya çıkarıldığı ilk günde. Gelibolu Harekâtı. bir kere daha ve son olarak taarruza geçerler. İngiliz kolordusunun karaya çıktıktan sonraki gecikmiş hareketini hem durdurmuş. 6 Ağustos'tan beri verdikleri kayıp 45. Gelibolu yarımadasında. R. Bu önemli bir sebep olarak. İngilizler. Alman Genel Karargâhına şu bilgiyi verir: "İngilizlerin büyük kuvvetlerle giriştiği Anafarta çıkarması.Kemal'di. Çanakkale Geçilmez.000 kişidir. Anafartalar Grubu Komutanlığı kendisine verilince. R. M. Çanakkale muharebelerinde göstermiş olduğu çok yüksek sevk ve idare. s.Moorehead.James.Kemal'in yönettiği Anafartalar Grubu. Çanakkale Savaşı'nın en büyük muharebesidir. s. açık bir deha örneği vermiştir. Katılan asker sayısı bakımından bu. bir başka cephede. İngilizlere parlak bir karşı taarruz yapmıştır. İşte bu taarruzda kazanılan zafer sonunda Türkler. fedakârlık ve feragat.118) Bu savaş.

00‘de verilir. sıcak çorbalarını içer ve ‗birkaç saat uyurlar‘.397) 12. Anafartalar kesimine gelir. Emrindeki askerlerin hayatı üzerine bir kumara girişmeyi vicdanı asla caiz görmeyen Fevzi Bey..Conk. ‘küçük ağırlık‘ denilen muharebe ağırlıklarını almışlardır. 12.00‘de yola çıkarılmıştır. dinlenirler. Bizimkiler ne diyorlar? a. değil.405) 2) 7. s. sayı 32/Ekim 1987) Yenilen düşman bile M. birçok örneği olan de bi an _8 .Tümenin yola çıkarılması emri de. alayların bulundukları yeregöre. saat 05. Çanakkale'nin kaderini tayin etmiştir.Tümenin 36.Kitap. Albay M. Bir daha İngilizler bu hakim yeri ele geçirememiş ve Türklerle savaşamamıştır.9. (Çanakkale Cephesi. 3. Bu mesafeyi bir kolordunun bütün ağırlıklarıyla süratle aşıp cepheye yetişmesi ve ilerlemiş düşman kuvvetleri karşısında. s.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolünü işte böyle değerlendiriyor. tek tayin edici rolü oynamış..86) Yani yoldan gelir gelmez.Kolorduyu oluşturan 7. hızlı yürüyebilmek için. 163) Doğrular: 1) 16. C.Kemal'in atanması olayı □ K. 3. onu bulunduğu mevkiden alıp yerine bir başka kumandan tayin etme hevesine (!) kapıldı.. (3. sıcak bir çorba içip birkaç saat uyku uyumadıkça. imkansız den ecek bir şeydi.191 Bir de bizimkileri dinleyelim.50.Tümenler." (BTTD. bu yolu katetmenin verdiği yorgunluk üzerindeyken. taarruza geçmesi veya müdafaada bulunması. Kısacası.404) Yürünecek mesafe de 60 km. s.Alayı dışındaki bütün birlikler. s. Gelibolu muharebeleri. taarruz etmesinin kaabil olmadığını ve ancak böyle bir istirahatten sonra şafakla taarruza geçebileceğini kati bir lisanla ifade etmesi üzerine fevkalade canı sıkılan Liman von Sanders.boğazına hakim olan Sarıbayır sırtına yerleşmişler ve kesin olarak orada tutunmuşlardır. askerin mutlaka ve en az bir gece istirahat ederek.Kitap.C. (Çanakkale Cephesi.Kitap.Tümene.Fevzi Beyin yerine. Üstelik yol yorgunluğu ile taarruz etmek.40‘da verilmiş ve alaylar.Kemal'in üstün deha ve zekâsıyla etkili olduğu bir tarihi anlatır. Ordu emrine göre alaylar yanlarına." (Lozan. (Fevzi Beyin raporundan aktaran. (Çanakkale Cephesi.00‘de. mesafede bulunuyordu. 7 Ağustos saat 01. s.. gideceği yere yaklaşık 60 km. M. 25-40 km.45 ve 08. 3.. s. taarruza geçmez. iki alayını yola çıkarması emri. bu alaylar da öğle üzeri yola çıkarılır. bütün ağırlıklarını değil. 7 Ağustos günü. 7 Ağustos sabahı. Albay A. bütünüyle.398) 3) 7 Ağustos saat 22.Kitap. 1. 5/7.162. arasındadır. Bu suretle Çanakkale savaşlarının kaderinde. saat 07.Mısıroğlu diyor ki: "İngilizlerin çıkarma yaptığı mıntıkaya yetişmek üzere kolordusuyla hareket emrini alan Fevzi Bey. s. dinlenmeleri için bir buçuk ay önce Güney Cephesinden çekilip bu kesime gönderilmiştir. ve 12.

. Raporunda bu tavrının gerekçesini şöyle açıklıyor: ".404) 5) Suvla kesimindeki İngiliz hareketinin gittikçe gelişmesi üzerine. 3. meçhul bir arazide.Conk.00'de Ordu Kurmay Başkanı. s. Liman Paşa. Vahidettincilerin övdüğü A.Conk.gece karanlığı nda. Bendeniz ise emirlerinin icr asında tehlike gördüğümden. o güne kadarki askeri hayatı bakımından biraz ağır bir yük olduğunu de bi an _8 . Önemli olanı şu ki M. A.87) Akşam saat 22.hücumun yarın şafak zamanına tehir edilmesini (ertelenmesini) rica ettim. Taarruzu yarın şafak zamanına (9 Ağustos sabahına) bıraktım ve ona göre icap eden emri verdim. telefonla Fevzi Beyi arar ve der ki: "Liman Paşanın yanındayım. Esasen bugün taarruz etmemeye karar vermiş ve ona göre tertibat almış olduğumdan. 'Ne olursa olsun.Fevzi Bey. (Çanakkale Cephesi. (3.Fevzi Bey bu emri de yerine getirmez. siz ne yapardınız? K.30‘da.Fevzi Bey raporunda. 12.] Cephedeki öteki askerler de iki gündür uykusuzdu ve durup dinlenmeden savaşmaktaydılar.88) Ordu Komutanının bir türlü harekete geçiremediği A.doğalbir olaydır. Bu arada 36.Kitap. [Mesela Sakarya Savaşında birçok tümen. benim emrim icra olunacaktır!' buyurdular.86) 6) Liman Paşa. benbu taarruzu da bugün yapmayı doğru bulmadım.Kemal için bir kolordu kuma ndanlığının.Kemal'in İttihatçı arkadaşlarından olan Kazım (İnanç) Bey.Tümenin Mestan Tepe‘de bulunan düşmana taarruza geçmesini emreder.. uzun mesafeler aştı ktan sonra. s. dinlenmeden savaşa girmiştir. s. herhalde hezimeti mucip bir hareket idi. Liman Paşanın bu emrinin de bir tesiri olmadı.Fevzi Beyin raporundan aktaran. yapılan teklifi hiç duraksamadan kabul etti. icra etmedim (yapmadım). 8 Ağustos öğle üzeri. bu tümenlerin 8 Ağustos sabahı yapması gereken taarruz da. s." (A.Kitap. C." (Fe yzi Beyin raporundan aktaran.. C. ‗Ben askerim. C.‖ (A. Ayrıca.402) 4) Saros Grubunun birlikleri. 8 Ağustos günü saat 10.Fevzi Bey raporunda diyor ki: ―12.Fevzi Beyin raporudan aktaran. Kabul etmediler.Tümen Komutanı S. emir ve kumandayı mumaileyhe (adı geçene) tevdi ile İstanbul'a hareketiniz rica olunur.Fevzi Beyin isteği üzerine ertelenecektir.. Fevzi Beyin kendi raporunu esas alarak aktardım.Kemal Beyin muvasalatıyla (gelmesiyle) beraber. düşmana taarruz için emir göndermiştim. saat 15. bir emir subayı ile 'akşam taarruz edilmesi' için yazılı emir yollar.88) Olayı.Adil Beyin. Kendileri soruyorlar. Bunun üzerine kendisine telefon edilen M. gerekli düzeni alırlar. biraz sonra gelen şu emirle görevden alınır ve İstanbul'a postalanır: "Anafartalar Grubu Kumandanlığına tayin edilen M. 5 nci Ordu Kumandanı Liman von Sanders" (Fevzi Beyin raporundan aktaran. uzun bir yürüyüşle hücum etmek. s. Fevzi Beyin yerine M.Kemal'i tayin etmesi teklif ve telkininde bulundu. verilen emri icra ederim‘ demesine rağmen. 'Ben bugün Fevzi Beye.Conk. Niçin taarruz etmedi?'" A. bu defa bir kolorduya hükmetmek fırsatı çıkınca.Kemal. şu cevabı verdiğini açıklıyor: ". s. Albay A. C.Conk.Mısıroğlu'nu dinlemeye devam edelim: "İşte bu sırada Liman von Sanders'in yanında bulunan ve M.00'te de.Alay da sağ kanat gerisine yanaşır. Liman Paşanın yerinde olsaydınız.

Tersine. Anafartalar'a gelen kuvvetleri de benim emrime verirseniz. Esat Paşa ve kendi adına.Kemal diyordu ki: 'Bütün kuvvetler bir elden idare olunursa.109) Esat Paşa da olayı şöyle anlatıyor: "Conkbayırı'na komuta etmek üzere. Komutanın durumu nasıl gördüğümü ve düşüncemi sorduğunu bildirdi. (On Yıl Savaş. Conkbayırı kesimine.Kemal'in Kazım Beye. 'işlerin kötü gitmekte olduğunu gör erek. 'İttihatçılık gayretiyle M. 1.Altay saat 20. Kurmay Başkanının.C.Kemal'in bu konudaki kısa açıklaması da şöyle: "Ordu Kurmay Başkanı.Tümen Komutanı M. Nitekim 21. s. ‗Bütün mevcut kuvvetlerin komutam altına verilmesinden başka çare kalmadığını‘ söyledim. Tümen Kumandanı M." (On Yıl Savaş. bu konudaki teklifleri tereddütle karşıladığını gösteriyor. şimdi ordu komutanı yapmaya mecbur olacaklar. (On Yıl Savaş.Kemal'in Anafartalar Grup Komutanlığına tayin edildiği emri geldi.109) F. s. başarı elde edilebilir. Kendisine Conkbayırı'nın durumunun kritikliğini ve durumun düze ltilmesi için daha bir an kaldığını ve bu ânın da kaybedilmesi halinde felaketin pek muhtemel olduğunu bildirdim. onun için de M.Kemal Bey. Paşa- de bi an _8 . kudretli bir komutanın atanması gerektiğini.‖ (Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe..Kemal Beyin kolordu komutanı olarak bu bölgeye verilmesini Esat Paşaya söylediğini' yazıyor.Altay anılarında.Altay.26)192 3) Bu konuda kaynakların hiçbirinde. Ayrıca Mısıroğlu. telefon hatları karışmıştır.Kemal ile Kazım Beyin konuşmalarına kulak misafiri olur.Kemal Beyin görevlendirilmesi lüzumunu Ordu Komutanına bildirmek üzere Kurmay Başkanım Fahrettin aracılığı ile Ordu Kurmay Başkanına telefon ettirdim. hepsi. Paşaya söyle. s. "Çok gelmez mi?" diyerek kendi teklifiyle çelişkiye düşer miydi? 4. "Derhal kabul ediyorum. Kazım (İnanç) Beyin. onun emrindeki kolorduya tayin edildi. s." Bu sırada telefon konuşması kesildi. gülerek Esat Paşaya döndüm. Liman von Sanders Paşa Hazretleri adına beni telefon başına çağırdı.45'te (teklifimizden 8 saat sonra) M. Az bile gelir! Derhal kabul ediyorum. bu olayı anılarında şöyle aktarıyor: "M.Kemal'in atanmasını teklif ve telkin ettiğini' gösteren bir ifade yer almıyor. Anafartalar'a çıkmış ve çıkmakta olan büyük düşman kuvvetlerini dikkatle ve ona göre genel önlemler alarak.272) F. s. Durum genelleşmiş. bu teklifi K azım Beye telefonla duyurur ama Kazım Bey Liman Paşanın kabul edeceğini sanmadığını söyler. ‗Az gelir!‘ dedim. Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak 19. Kazım Beyin. o zaman kabul ederim. 'Bizim teklifimiz olan kolordu komutanlığını çok gördüler. M." (Lozan. buradaki durumu bilen 19.00'de Kazım Beyi y eniden arar." (On Yıl Savaş. Zaten tereddüt etmese. 110) 2) M.'[dedim. ‗Çare kalmadı mı?‘ sorusuna verdiğim cevapta. M. s.] . tayinimi emretsin!' demiştir. 'Ne münasebet. ‗Çok gelmez mi?‘ dedi. sevk ve idareyi birleştirmek ve sağlamak gerekiyordu.ve böyle bir yükün altından kalkabilmesinin mümkün olup olmadığını soran K azım Beye. 163) Hepsi yanlış! Doğrular: 1) Kurmay Başkanı F. Bu sebeple.

16. (Çanakkale Cephesi. s. M. Lozan.409 vd.C.Kemal." (Lozan. s.Kemal Bey de zaten ancak 9 Ağustos sabahında yeni birliğine ulaşabilmişti.Fevzi Beyin.Anafartalar Savaşı) elde edilen başarı. 01. parmak hesabıyla bile doğruyu bulurlardı. 1.Kolordu Komutanlığına değil.Atay'ın Çankaya adlı kitabının 1969 baskısının 91.Kemal. o cepheye birlik yollayan komutanlar. 1. □ "Ertesi gün cereyan eden hücumlarda (1.. □ GRYT Ansiklopedisi. F. (Çanakkale Cephesi. birlikleri talim ettirenler ile emir ya da istek üzerine.Doğrular: (1) Bu çarpık mantığa göre.Fevzi B eyin karargâhına 8/9 Ağustos gecesi.Tümen. ve 92.Kemal'in tayininin mantıki hiçbir ciheti yoktu.30'da gelmiş ve M. A.Tümen. Fevzi Beyin istediği mühletten bile fazla oldu. Yani Fevzi Beyin istediği mühlet. s. ilk aşamada şu birlikler de bulunmaktadır: 4.) Gecikme söz konusu değildir.164) Yine yanlış." (1. Çünkü Vehip Paşanın yolladığı toplam 6 alaydan194 biri bile Anafartalar Savaşı'na katılmamıştır. 9. Fevzi Beyin çok iyi donatıp talim ettirmiş olduğu 16. çünkü hiçbiri. Bu takdirde.C.Kemal. asıl önemli olanlar. ister istemez geçmiş oluyordu.Tümen Kumandanı M. bir savaşı başlatan. M. bu tarihen ve fiilen doğru değildir. 8. s.406. bir birliği talim ettirmiş değildir. 16. Kanuni'ye de hiçbir zafer mal edilemez. 3.S.Mısıroğlu. tayinimi emretsin!" dediğini yazıyor ve dayanak olarak da.Tümen. taarruzu 9 Ağustos sabahına bıraktığını az önce görmüştük. 1. onun emrindeki kolorduya tayin edildi.Kolordu193 ve Vehip Paşanın bu noktaya yığdığı ihtiyat kuvvetleridir. sayfalarını gösteriyor. Fatih'e. Yb.Kemal'in talim ve tensiki altındaki 19. M. Çünkü cepheye derhal ulaşabilecek bir mesafede bulunmadığı için fiilen mümkün olmayan bir taahhütte bulunmuş oluyordu.C. taarruzu fiilen gerçekleştirebilmek için M.C. Kolordudan başka.Tümen bir hayli geride bulunduğundan.Tümen.) de ya söyle.. talip olduğu görevi. 5. yöneten ve başarıya ulaştıran komutanın. Çünkü burada dövüşen. 8 Ağustos akşamı taarruz etmesi emredilen A. tam zamanında yerine getirerek. kroki 50.Kitap.164) M.164) bi an _8 .. Yavuz'a. Ama niyetleri bu değil. Anafartalar Grup Komutanlığına tayin edildi." (Lozan..Kitap. çünkü Anafartalar Grubunda. 2) "Vehip Paşanın bu noktaya (yani Anafartalar'a) yığdığı kuvvetler" ifadesi de bütünüyle gerçeğe aykırıdır. Söz konusu sayfalarda böyle bir konuşma yok! Hazret yine karşılıksız çek yazmış! Mısıroğlu devam ediyor: □ "Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak 19. 3. M..Kemal Bey. s. İkisi arasında fark var.Willmer Müfrezesi ve bir süvari tugayı! □ "Fakat tuhafı şu ki 19.127) İsteseler. Mısıroğlu'nun bu yanlışını da kopyalamış: "Albay M. 'tarihen ve fiilen' bir önemi yok. Yani bu noktada. Kema l'in taarruz edilmesi istenilen noktaya kadar gelinceye kadar geçen zaman. yine 9 Ağustos sabahı birlikleri taarruza geçirmiştir." (K.R.Tümen değil.Kemal'e mal edilmek istenmişse de.

zaman ve yer bakımından. 6 Ağustosta başlar. eski mevzilerini yeniden işgal edebildiler (!). Birkaç adım daha atabilseler (!).Mısıroğlu. İşte bugüne kadar anlatıla anlatıla bitirilemeyen Anafartalar Kahramanlığı'nın iç yüzü kısaca bundan ibarettir. 1) İngiliz taarruzu. ve 19. gerçeği az çok kavrar. Birdenbire topçu ateşi kesildi. Şiddetli topçu ateşiyle Türk kıtaları çekiliyor (!). bilindiği gibi Conkbayırı kesiminde olmuştur. 1.Tümenlerin cephesine yapılmış bir taarruz ve donanmanın yanlış ateşi sonucu.b. ve 2. ve 19." (Lozan.159 vd.C. Bu arada. İşte tam bu esnadadır ki İngiliz donanması.) de bi an _8 .Tümen. sadece Yarbay Willmer müfrezesinin bazı küçük birliklerinin bulunduğunu görmüştük. Sarıbayır'ı (!) işgal ettiler. Boğaz sahiline inmiş bulunacaklardı. bilindiği gibi birinci hatta değil. 'İngiliz donanmasının kendi kuvvetlerini topa tutması' (?) diye anılan olay da Anafartalar'da değil. krokiler. s.. bir karayolları haritası bile bulundursaydı. onun cephesine bir taarruz olmamıştır. donanmalarından kendi bataryalarına ateş açtılar. Çanakkale‘ye hakim tepelerde zaten hiç kimse yoktu ki boşaltıldığından söz edilebilsin. Bu taarruzun geliştiği ve yöneldiği kesimlerde. Mısıroğlu önünde. Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarının aslı ne imiş? □ K. 1. Temmuz‘da değil. Türklerin eski mevzilerini yeniden işgal etmesi‘ diye özetlemek için Çanakkale Savaşı hakkında açılmış özel ve yoğun bir bilgisizlik kursundan geçmiş olmak gerekir. kendi kuvvetlerini topa tutmuş ve onların ricatlerine (geri çekilmelerine) sebep olmuştur. Anafartalar ve Conkbayırı muharebelerini. Taarruz muvaffakiyetle neticelendi (!) ve Alman generali (!) Kafınengiesser yaralandı.. Ayrıca. Anafartalar kesimi ve muharebesiyle hiçbir ilgisi yok! Kaldı ki 6 mermi olayı da 9 Ağustos'ta geçer. savaş alanı dışındadır.. taze kuvvet getirerek 9. "Edep yahu!" diye haykırmak geliyor! Ve K. tarihte ender rastlanan bir hata ile İngilizler.196 Yanlışları işaretledim ama özeti atlamış olanlar için birkaç kısa açıklama yapmak istiyorum. Çanakkale'ye hakim bütün tepeler boşalıyordu (!). iki ayrı savaş. Arıburnu. İngiliz kıtaları (!) süngü nizamında ilerliyorlardı.Kemal'in yönettiği Conkbayırı taarruzu ise 10 Ağustosla yapılacaktır! İnsanın içinden. '9. s.) 6 Ağustostan 21 Ağustosa kadar süren bu çok kanlı ve kapsamlı muharebeleri. 1. sanki hepsi bir yerde ve aynı zamanda yapılmış tek bir muharebeymiş gibi şöyle özetliyor: "Temmuzda (!) İngilizler. s avaşın evrelerini gösteren 38-43.Mısıroğlu: ". Tümenlerin cephesinde yeniden taarruza geçtiler (!).Bununla beraber yine de her iki taraf da çok büyük kayıplara uğramışlardır. 3) ―Şiddetli topçu ateşiyle Türk kıtaları çekiliyor.. birbirlerinden ayırmadan." (Lozan. kuzey ile güney kesimleri arasında. bunları yazmaktan kaçınırdı. Çanakkale‘ye hakim bütün tepeler boşalıyordu‖ ifadesi de anıtsal bir yanlış. (3.C.Kitap. öyle kıtalar filan değil.195 İşte o zaman Türkler.164) Anafartalar ve Conkbayırı savaşları. M. Birçokları yaralandı ve kalanlar da mütereddit bir surette kaçmaya başladılar. 2) 6 Ağustos‘ta 9.

(R. Allah Allah! Bu tereddütün sebebi ne ola ki? Belki şu iki olasılık arasında tereddüt geçirmişlerdir: Yol açık. bir tepenin bayırı sanıyor. İngiliz kıtaları süngü nizamında ilerliyorlardı. Mısıroğlu'nun İngiliz kıtaları diye şişirerek anlattığı kuvvet de.. Çanakkale Geçilmez. Yani sportmen düşman. hoşgörünüze sığınarak tekrar ediyorum.. tepeler. geriye kaçıp maviş Ege denizine karşı misk gibi Seylan çayı mı içmeli? Anlaşılan bu kısa tereddüt ânından sonra karara varıyor ve bu sefer bilatereddüt (tereddüt etmeden) çay saatine yetişmek için geriye kaçıyorlar. nasıl oluyorsa. Türkleri bitirmek üzereler. kare genişliğinde koskoca bir kütle. tepeleri boşaltan Türk kıtalarından hiçbiri. ". çünkü bataryaların üstüne düşen altı mermi. C. Doğrusunu göreceğiz. Çanakkale destanı. s. Binbaşı Allanson'un taburu. neredeyse sona ermek üzere. Ee. adına bakarak. taarruza kalktığı gün. işgal edilse.. Bö ylece bir İngiliz taburu. 6 mermi yiyince çözülüp kaçsın? Cepheye yayılmış ve hedefe yaklaşmış dört tugay. dere yataklarından oluşan 100 km. İngiliz Donanması.198 Birçokları yaralandı ve kalanlar da mütereddit bir surette kaçmaya başladılar.Sarıbayır'ı işgal ettiler. donanmalarından kendi bataryalarına ateş açtılar. Allanson'un ele geçirdiği yer de. ilerdeki piyadelerine. tarihte ender rastlanan bir hata ile İngilizler.. "Birdenbire topçu ateşi kesildi. O sıra Gelibolu'da 15 Türk tümeni var ama anlaşılan. öyleyse sahile inip Boğaz kıyısında temiz hava mı almalı. kalanlar da mütereddit (tereddütlü) bir surette geri kaçıyorlar.400.." İşte Vahidettincilerin askeri otoritesi Mısıroğlu'na göre. Gelibolu Harekâtı. sonra ne olmuş? ". Fakat. s. vadiler. Oysa Sarıbayır. yürüyüp sahile inseler ya. ne Conkbayırı'dır. 'olayı şöyle izah ediyormuş': "İngiliz kıtaları (!) Koca Çemen Boğol noktasını (?) süngü hücumu ile zaptettiler ve Türkleri sırtın öbür tarafına attılar. ışık hızıyla aşıp Sarıbayır'a ulaşmış: ". uçurumlar.Bu arada. neden birkaç uzun İngiliz adımı daha atmıyorlar? Atamıyorlar.. de bi an _8 .4) Mısıroğlu. Büyük zayiata sebebiyet vererek199 onları geri çekilmeye mecbur etti. savaş biterdi. Boğaz sahiline inmiş bulunacaklardı. bir de tanık gösteriyor: Yüzbaşı Armstrong! Bu yazar...." Hayret! Donanma bataryalara ateş açmışsa. o uzun ve engebeli yolu. bir yerde durup da savunmaya geçmeyi göze alamamış.200 sırf 6 mermi yüzünden geri çekilir mi? Bakalım Armstrong. o ünlü Conkbayırı muharebesinin aslı buymuş.James."197 Eyvah." Anlaşılan hazret.Conk. □ Mısıroğlu." Metnin aslı böyle değil. geçitler. yoksa çay saati geldi.30) 5) Mısıroğlu'na kalırsa." diyor. ateşini bizzat kendisine (!) tevcih etti.R. A. Zaten kâğıttan bir ordu mu ki bu... bu sahneyi böyle mi anlatmış? Yoksa Mısıroğlu. o gün tatildelermiş ki kıllarını bile kıpırdatmamışlar. s.Moorehead. sırtlar. boyunlar. Fakat müthiş bir hata neticesi. üç-beş kilometre ilerde yürüyen hassas piyadeleri de yaralıyor. ne de koca Sarıbayır! Kocaçimen ile Conkbayırı arasında bulunan. Birkaç adım daha atabilseler. "Türkler de geri gelip eski mevzilerini işgal ediyorlar. iki zirveli Besim Tepe'nin güney zirvesi. Sarıbayır'ı.376. o koca Sarıbayır'ı hızla ve kolayca işgal edivermiş..

Kemal'in yönettiği Conkbayırı süngü hücumunun günlerini de. Fakat İngiliz donanmasının büyük topları.C. İngilizler onu açıkta görünce ateş ettiler. altı mermi olayının geçtiği gün ile M.Kemal'e telefon ettiler. biraz daha yukarı (?) çekilmişti. yanlışlıkla bunların üzerine ateş açmış. M. Peyami Safa çevirisi. Türkler. sesi gayet soğukkanlı." (Lozan. cesaretlerini artı rmıştı. bunları geri atamamıştı. Conkbayırı sırtlarında.. yirmi dört saat dayanın. burada bulunan Türkleri önlerine katarak kovalamaya başlamıştı. onlara cesaret veriyordu. Kurşunlardan biri göğsüne geldi fakat saatinin üstünden sekerek.Kemal ön siperlere geldi.' Akşam sekizde. bir aşağı bir yukarı devam ederken. asıl metinleri işine geldiği gibi değiştirip aktarmaktan sabıkalı.S. Bütün Türk piyadesi de. İki İngiliz taburunu ezip geçtiler. Anafarta önünde işleri düzene s okana kadar. kâh öteki taraf.52-54) Armstrong dahi.Armstrong'un yazdıklarını değiştirerek mi aktarıyor? Armstrong'un ne yazdığını görelim: "[9 Ağustos günü]201 Conkbayırı ve Kocaçimen için muharebeler." (Armstrong. Sarıbayır'ın boşaltılmasının sebebinin. 10 Ağustos günkü olağanüstü Türk hücumu olduğunu yazıyor. adı geçen gazeteci. Türk zaferini de altı mermi yiyen bir düşman kolunun geri çekilmesine bağlamıyor. 'Ben. Hemen geleceğim. gülüşerek. savaş mekânlarını da. Siperleri tıka basa askerle doldurdu.. bu cümleyi. sahildeydiler. kâh bir taraf. bu husus İngiliz Genelkurmayı raporlarında zikredilmiştir. Nitekim. kitabında şöyle yazdığını da iddia ediyor: "Sarıbayır'ın İngilizler tarafından tahliyesine (boşaltılmasına) İngiliz donanmasının ateşi sebep oldu. sıcağı sıcağına. M. kendi adamlarına ağır (!) zayiat verdirerek. Elini kaldırıp ileri doğru atıldı. □ Mısıroğlu. ilgisiz sayfalara.161) Mısıroğlu. 1. Kendisi de aralarında dolaşıyor. savaşları da. s.. vaziyeti kurtarmışlardı. Conkbayırını temizlemişler. İngilizleri Kocaçimen'den biraz aşağıya sürmeye muvaffak olmuştu. süngü takarak boyuna hücum etmiş. Pırıl pırıl yanan süngü dalgasına dayanmak imkânı yoktu. Bozkurt.202 Mısıroğlu'nun çarpıtması bu kadarla kalmıyor.. geri çekilmeye mecbur etmişti. peşinden geliyordu. var olmayan bilgilere dekoratif göndermeler yapmaktan. 13 Eylül 1915 günlü Times gazetesinde yayımlanan yazısında.Kemal Conkbayırı'na dönmüştü. çünkü kendisi. Öte yanda. Ne altı de bi an _8 . birbirinden ayırıyor. Buradan Türk hatlarını yan ateşine alıyorlardı.. konuşarak. Ashmet-Barlett'in kitabının 212. cesaret verici idi.Kemal telefonda. 'Merak etmeyin!' diye bağırdı. s. işler yoluna girecek. O gece hazırlık yaptı. Yeni Zelandalılar. [10 Ağustos] sabaha karşı M. korkunç naralar atarak.. sayfasından aldığını söylüyor ama inanmak çok zor. Gül Çağalı Güven'in yeni çevirisi. Hintli (Gurkha) ve İngiliz askerlerinden müteşekkil bir kol. göreceksiniz. Türklerin yaptığı karşı taarruz muvaffak olamamış. Birbirlerine yakın olmak. birbirine üstünlük gösteriyordu.. İngiliz gazetecisi Ashmet-Barlett'in. M. Bir başka köşede. ona dokunmadı.59-61. Şafak sökerken Türkler.. Dahası var.

Ama 1959'da yayımlanan Conkbayırı Savaşları adlı kitabında. (Allanson'un raporu. bu hareketin. s. General Hamilton'un raporu.. bu muharebeyi kendine mal etmek isteyen Cemil Conk Paşa. s.Kemal'in ölümünden 9 yıl sonra. s. Çanakkale Geçilmez. Buna karşılık Mısıroğlu. fecirle beraber son derece şiddetli bir saldırışla süngü hücumu yaptılar. ne Türk başarısını 9 Ağustos'taki altı mermi olayına bağlayacak kadar komik oluyor. devler memleketinde bir devler muharebesi idi." (3. Bu kitabında.' Halbuki söz konusu olan.mevziini bırakıp geri çekilmiş bile olsaydı. Tümen Komutanı Yarbay Cemil Conk'un (ilerde paşa) kısa anıları. Allanson) ise. 6) Üstelik Allanson'un taburu da. İngiliz yenilgisinin sebebi olarak göstermek. General Hamilton'un raporunun yanı sıra. bu gerçeğin. 390) Söz konusu tabur. aktaran C. kendi topçu ateşlerinin tesiri altında kaldıklarından dolayı çekildikl erini iddia etmiştir. mevkiini bırakıp geri çekilmek değil. fiilen böyle bir vakanın (yani düşmanın çekilmesinin) olup olmadığı noktasıdır. düşman ricatine (çekilişine) bir mazeret teşkil edip etmeyeceği hususu değil.R. 60) Mısıroğlu.mermiden söz ediyor. bilakis ile rlemektir. M.381. Conkbayırı'nı bize kaptırmamaya çalıştılar ve başardılar. mevzilerini boşaltıp geri kaçmamış. Canlı Tarihler'in VI.204 Ertesi günü. İngilizlerin kendi askerlerini yanlışlıkla topa tutmaları meselesi hakkında şunları söylemektedir: 'Bu muharebeye dair rapor veren İngiliz kumandanlarından biri (Bnb.C.Conk. 409.James. cildinde yayımlanmıştır.. Conkbayırı hücumunu 'devler savaşı' diye niteleyip övüyor. çünkü Conkbayırı çevresinde.Moorehead.55. Gelibolu Harekâtı. '100metre kadar açıldıktan sonra' yine Besim Tepe'nin güney zirvesine geri dönmüş ve geceye kadar beklemiş. R. soyadını Conker (!) alan bir kimse bile. hatıratında. açıkça belirtildiğini ekliyor. sayfasında da. (s. bildiğimiz gibi 4 İngiliz tugayı (20 tabur)daha bulunuyordu. Ashmet-Barlett'in yazısını özet olarak aktarıyorum: "Bu muharebe. Bundan kurtulmanın biricik çaresi ise. bu tartışmalı bombalama konusuna.609)203 İkinci tanık da. İngiliz resmi tarihinin 112. Conkbayırı'ndan. Binaenaleyh Conkbayırı savunmasını kendine mal ederek. A.Conk.55. Çünkü muharebede her asker kendi topçu ateşinin tesiri altında kalabilir. 1947 yılında. anılarında. Bu bö lgenin değer ve önemini takdir eden Türkler.Kitap. İngiliz donanması- de bi an _8 . işte bu dört tugay (20 tabur) sökülüp atılacaktır! 7) O tarihte Conkbayırı-Kocaçimen Bölgesi Komutanlığını yürüten 4. bugün kuşkusuz pek büyük cesaret ve yiğitlikle savaştılar. bunun Türkler açısından fazla bir önemi olmazdı. kısaca değinmiştir. bu konuyu daha ayrıntılı olarak ele alır. Hayatlarını hiçe sayan ve ölümle alay edercesine yapılan bu hücum karşısında birliklerimiz sırtın eteklerine doğru çekilmek zorunda kaldılar. Anafartalar ve Conkbayırı'nda elde edilen başarıları küçültmek için çabalayıp duruyor. böyle yazdığı için Cemil Conk'a da sataşıyor: □ "M. İngiliz kumandanının sözü. 10 Ağustos sabahı Türkler. askerlikte mazeret teşkil etmez. gece de yerini yeni bir birliğe bırakmıştır. söz konusu mermilerin Türk bataryalarının mermileri olduğunu yazıyor.Kemal'i suni bir surette medih gayretlerine rağmen. bir gün önce geçen sıradan bir olayı.

yedi bin beş yüz Türk'ün kanı ve canı pahasına gerçekleştirilmiştir. M. işte bu 9 Ağustos'taki yanlış bombalanma yüzünden.Tümenin Conkbayırı'na yetişmesi ile tehlikenin önlenmiş olduğu kanaati.Tümenin iki alayının yiğit ve fedakâr er ve suba yları yapmış. aktarıyorum: "Yerli ve yabancı eserlerde. Her şeyin hakkını vermek gerekir. 9.Tümenden yalnız 11. alçakgönüllüğe ve haktanırlığa bakınız. kendi yağı ile kavrulmuş. bağlamak için çırpına çırpına helak oluyor. Conkbayırı ilk iki gün. 161) Doğrular: 1) Başlangıçta Conk diye yazdığı soyadını.Kemal'in bir başarısını daha perdeleyebilmek uğruna. kumandanını orada bulundurmuştur.nın böyle bir hataya düştüğü hususundaki iddiayı reddetmemek ve ancak bunun bir mazeret teşkil etmeyeceğini beyan eylemek suretiyle." (Lozan. ne Conkbayırı savaşlarını kendine mal etmeye çalışmıştır. İngiliz ve Anzak kolordularının Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarında uğradıkları yenilgileri. daima büyük gayret ve kahramanlıkla mukabil taarruzlar yaptırarak. s.Alay Komutanı Yb. Tam tersine.Kemal Paşa ile şeref taksimi. Cemil Conk'un Conkbayırı Savaşları adlı kitabını. M. 10 Ağustosa kadar.Servet Bey (General Yurdatapan). kavgası yapmıştır. 4) Mısıroğlu sonunda diyor ki: "Aslında hiçbiri için bunda (yani bu zaferde) de bi an _8 . aslında hiçbiri için de. hezimete uğramış' Mısıroğlu inatla.Alayları yapmıştır. gerçeği teslim etmiş olmaktadır. "Bu muharebeyi kendine mal etmek isteyen. bunda benim tümenimin hiçbir tesiri olmamış. Bu şehit ve gazileri rahmet ve saygıyla anacağına. şeref taksimi kavgası yapan" biri olarak sergilemekten çekinmiyor. Çünkü Cemil Conk Paşa anılarında da. bu ayrıntılı kitabında da.Nail şehit olmuş. Orada canlarını veren kahraman şehitlerin ruhları önünde saygı ile eğilirim ve sağ kalan fedakâr gazilerin namlarını överek anarım. Bu kesimde 4. altı mermiye ve bir taburun geri çekilmesine. Conkbayırı'nın en çetin ve kanlı boğuşmalarını. düşmanın kendi hatasından doğmuş bulunan bir hezimetin. nedir? 3) Mısıroğlu'nun iddiasına göre. ne de M.24) Bir şu cümlelerdeki inceliğe..Tümenin 25. kendi komutanlığı altında yapılmış olan Conkbayırı savaşlarının şerefini bile arkadaşlarının adına yazıyor. Vicdansızlık bu değilse.Kemal gelmeden önce. 1. yani kendi hatasından dolayı 'ricat etmiş. 'düşman.Alay Komutanı Yb. Conker yapmış.Kemal Paşa arasında. yalnız 9. 64. onları da gözünü kırpmadan harcıyor. istenildiği kadar şeref taksimi kavg ası yapıla dursun. Yalnız Conkbayırı'nın temizlenmesi. yedi satır sonra. kaynakları karşılaştırmalı bir surette inceleyenler. düşman hamlelerini durdurmuştur. 25. bunda bir hak ve şeref payı olmadığını. tarih yazılır mı? 2) Mısıroğlu. teslimde tereddüt etmezler. Conkbayırı müdafaasını nefsine hasreden. Tekrar ediyorum. ya okumamış ama okumuş gibi yorumlayarak okuyucuyu aldatıyor.. bir de Mısıroğlu'nun kaba üslubuna ve dayanaksız suçlamalarına! Bu satırları yazan insanı.. [komutanı olduğum] 4. Bu itibarla.Alaydan iki tabur bulunmuştur." (s. Cemil Paşa ile M. ya da okumuş ama gerçeği göz göre göre saptırıyor. yalnız talih. çok önemli bir yanlıştır. ve 64. Bu dağınık zihin ve bu sallapati tutumla. oranın kahramanca müdafaasını.C.

olayları his ve arzularına göre yorumlamayacaklar.Alaylardan (Doğrusu: 41 . kaynakları karşılaştırmalı surette inceleyenler. M. Bu iki paragrafın karşısında ise bütün Türk ve İngiliz resmi yayınları. başka belgelerle karşılaştırılmış.Kemal'in tümeni. Arıburnu'nda bulunan 19. Vehip Paşa.Tümene yolladığı emri de hatırlatırım. hepsi iflas ederdi." Sevsinler böyle karşılaştırmalı incelemeyi! Hazretin yararlandığı iki kaynak var: Armstrong ile İngiliz gazetecisi Ashmet-Barlett'in kitaplarından alınmış. güvenilir tanıklara dayayacaklar. onlar kadar sağlam anılara.Tümenin emri altına girmiştir)205 ve bir topçu bataryasını Seddülbahir'den alarak Anafartalar cephesine (Doğrusu: Conkbayırı'na) gönderdim. bazı yerleri sahiden düşmana terk etmiş bile olsaydı.C. Hangi günlere ilişkin bilgiler olduklarını açıklamıyor.Tümen.Kitap'ta bulunan ve savaş durumunu günü gününe yansıtan krokilere bir göz atmak yeter.160) Eğer M. Conkbayırı'ndaki kuvvetlerini takviye etmek için yolladığı birlikler. Fransa'da iken Mısıroğ-lu'na aktarmış. savaş hali bu. devamlarını da vermiyor.Anafartalar'daki müşkil vaziyeti anlayarak. bu bilgiyi Mısır'dayken Osmanlı hanedanından Mahmut Şevket Efendiye.Kemal'in 19. ve 48. en küçük ayrıntısına kadar adalet ve haktanırlık ölçüleriyle değerlendireceklerdi?" Yalandan vergi alınsa. Vehip Paşa demişmiş ki: ". savaş sonuna kadar Arıburnu cephesinde kalmış. anılar ve gerçeğin ta kendisi duruyor.Şevket Efendi'nin aklında doğru kalmış ve doğru aktarmış. bi an _8 . kısa iki paragraf! Hepsi bu. Conkbayırı'nda savaşan 8.Alay) mürekkep bir tümeni (böyle bir tümen yok. açıkça yalan söylüyor ve yanlış bilgi veriyor. Bunu anlamak için 3. Esat Paşanın 16..Şevket Efendi de yıllarca sonra. 3) M. bu yutturmacalarına. 28. 2) Düşman. s. gerçeği tek bir belgeye bağlamayacaklar.Kemal tümeninin düşmana terk ettiği yerleri (!) yeni baştan geri aldılar (!)" (Lozan 1. sarp ve çetin araziden geçmek. tarih açısından değer taşıyan. geniş bir kavis çizmek zorunda kalmazlardı. Terk edilmemiş yerlerin geri alınması da elbette söz konusu olmaz. Vehip Paşanın yolladığı iki alay ise Conkbayırı'na gelmişlerdir. o kadar uzak. Mı-sıroğlu da doğru not etmiş ise Vehip Paşa. doğruluğu araştırılıp kontrol edilmiş. M. kendi sorumluluğum altında Anafartalar cephesine göndereceğimi Esat Paşaya söyledim. üstelik yanlış günlere oturtarak okuyuc ularını aldatmaya çalışıyor. Conkbayırı'nda savaşan Vehip Paşanın alayları. kanıtlanmış ciddi ve gerçek belgelere.. Bu alaylar mukabil taarruza geçtiler (!). teslimde tereddüt etmezler. o yerleri nasıl geri alacaklardı ki? de bir hak ve şeref payı olmadığını. □ Mısıroğlu. özel araştırmalar. Vehip Paşanın verdiği bir bilgiyi de e kliyor. yolladığı iki alay. Seddülbahir'deki ihtiyatın bir kısmını.Doğrular: 1) M. incelemeler.. Arıburnu'ndaki cephemizin sağ yanında bulunan 19.Tümeni. Sormanın sırasıdır: Hani "iddialarını.Tümeni geri sürebilse. cephesindeki bir kısım araziyi elden çıkarmış da olabilirdi ama çıkarmamıştır.

227) 2) 10 Ağustos günü yapılan Conkbayırı taarruzu ile ne Esat Paşanın. Taarruz.Kitap.Kemal Bey Anafartalar Grup Kumandanı tayin edilince.James. BTTD. 6 Ağustosta başlayan yeni taarruzları da istenileni vermemişti. □ GRYT Ansiklopedisi de.129) Bunlar uydurma ve saptırma yarışına çıkmışlar. cephelerindeki İngilizleri denize mi dökmüşler? Söz konusu bile değil! Hepsi yerli yerinde duruyor.. 10 Ağustos günü Esat Paşanın kuvvetleri de Conkbayırı'nı geri almışlardı.. pek ustalıkla stratejik baskın yaptıktan ve iki gün boyunca Gelibolu yarımadasının anahtarı olan Conkbayı-rı'nı elde tuttuktan sonra oradan atılmış ve Suvla-Anafartalar bölgesinde dar bir kıyıda sıkışıp kalmışlardı. bu yalanın da eni boyuna denk düşmemiş. s. yalan bağımlısı olmuşlar! de bi an _8 . (R. (Esat Paşanın anıları. "İngilizler.Tümenler kalmıştı.Kemal Bey 9 Ağustosta kendi grubundaki 16." (1..372 vd. yeni İngiliz hükümetinin Çanakkale'de kesin sonuç elde etmek amacıyla gönderdiği kuvvetler. 7 Ağustos günü.C.. bu alıntıyı şöyle değerlendiriyor: "Atatürk'ün Genel Sekreterliğini de yapan Bayur da itiraf ediyor ki müttefik kuvvetleri." (Lozan.R. Böylelikle.‖ (s.131) Gayri Ciddi Ansiklopedi. Anafartalar Grubu Komutanı Albay M.59.Kemal'in cephesi olan Suvla-Anafartalar kıyılarında tutunabilmişler" de. ayrıca 3. s.371.C. Çanakkale Cephesi. ne emrinde kalan iki tümenin bir ilgisi vardır. düzeni ve yönetimi altında yapılmıştır. Conkbayırı nire.Bir daha tekrar edeceğim: Arıburnu nire. ordu emri ile Kuzey Grubundan alınıp Anafartalar Grubuna bağlanmıştır. Zaten durmuyor olsalardı. sayı 28/Haziran 1987. A.Kolordunun başına geçerek Anafartalar bölg esindeki İngiliz kolordusunun karşısına çıkarken.Moorehead. Anafartalar nire ? Bir ortaokul atlasına bakmak bile akıllarına gelmiyor. İngiliz resmi tarihi. saat 22.. (Doğrusu: Değildi!) Nitekim M.İngilizlerin. s. ve16. s. Doğrular: 1) Conkbayırı-Kocaçimen bölgesi ile burada bulunan bütün birlikler. 391. bütün birliklerimiz toplanıp. sadece "M." (1. ayrıca 42. ve 43. s. krokiler) □ GRYT Ansiklopedisi. 1. Arıburnu ve Seddülbahir cephesi Komutanları Esat ve Vehip Paşalar..265.Kemal'in kararı. Çanakkale Geçilmez. 421. her yerde.) ve Conkbayırı da paşanın mıntıkasında idi. 397) Esat Paşa da anılarında bu durumu açıklıyor: ―Benim emrimde yalnız 19.Kemal'in cephesinde' kalan İngilizleri de denize süpürüvermezler miydi? Bu yazarlar. s. 'sadece M. Esat Paşa da Arıburnu Grup Kumandanı idi (Doğrusu: Kuzey Grubu K.Bayur'un Türk İnkılabı Tarihi adlı kitabından şu alıntıyı yapıyor: ". Kısacası.131) Ee. sadece Anafartalar Grup Kumandanı olan Albay M.Kitap. H. s. Gelibolu Harekâtı.10'da.Kemal Beyin cephesi olan Suvla-Anafartalar kıyılarında tutunabilmişlerdir. 3. bu çarpıtmalara kendince katkıda bulunuyor: "M.C.

' Böylece bir şarapnel parçası Türkiye tarihine girmiş oluyor.10. Gelibolu'yu R. 1918 Martında anlatmışlar. "M.Ü. anılarında. Küçük sonra şöyle devam ediyor: □ "Daha sonra böyle onurlu bir şarapnelin. Harp Tarihi dergisindeki yazısından bir paragraf aktarmayı gerekli görüyor ve ben de buraya alıyorum: 'Bir aralık topçu tabur komutanı Binbaşı Nafiz ve batarya komutanı Teğmen Fethi ile batarya gözetleme yerinde -ki burası açık bir toprak çukuruydu.Kemal bu savaştan sonra. M. 101) Bir açıklamasında da.Kemal için Anafartalar'daki rolü ehemmiyetsiz diyorum. Aynı zamanda her tepe önemsizdir.206 Bir başka açıklaması da şöyle: "M.Kemal'in Kurmay Başkanı Yüzbaşı İzzettin'in (Çalışlar)." demiş. söze karışarak. 1919 başında. M. 5/7. yani o da Mısıroğlu gibi 1. Yüzbaşı İzzettin'in anıları arasında kalmasına bazılarının gönlü elvermiyor. bu yazıdan bir yıl önce.Eşrefe anlatırken. Bir cep saatinin paşanın yaşamını kurtarması. daha sonra.'" Y. daha önce de belirttim. M.90)207 Yani M. bu özgürlüğün iyice tadını çıkarıyor.Tezler 5.Küçük ise Suvla'ya çıkartma yapan İngiliz kolordusunun. fazla inandırıcı olamayacağını sanıyorum.Anafartalar muharebesi nden de haberi yok galiba. 1918'de. 'Çunuk Bayırı'nda [Conkbayırı'nda yani] durdurulduğunu yazıyor.Kemal ve Cevat [Abbas] ise. (T. s. 2." (Erkekçe dergisi.Anafartalar muharebesini bütünüyle yok sayıyor. önümüzde patlayan bir gemi mermisinin dip tablası benimle Teğmen Fethi'nin omuzları arasından geçerek önümüze düştü. Gelibolu'da her tepe önemlidir.Küçük de diyor ki: □ "Esat Paşa. sayfanın altında şu açıklamayı yapıyor: □ 'Kemal Paşa.Kemal'in saatinin parçalanması Y. terfi ettirilmiyor. bir anlamda açığa alınıyor. Ekim 1986) Zırvalamak yasak değil. s.Küçük.Ü. denizden açılan top ateşinden söz ediyor ve tam bu sırada yaveri Yüzbaşı Ce-vat.□ Y.101) Sonra da ciddi ciddi şöyle diyor: "Çunuk Bayır'da başarılı olmaları halinde düşman kuvvetlerinin. Oysa kendi de belirtmiş. de bi an _8 .Eşref'e." (T. M. İzzettin'in yazısı 1919'da yayımlanmış." (s.Kemal sendromuna yakalanmış olanların şu hallerine bakınız! Yılların sırasını bile dikkate almıyorlar. 'bu şarapnel misketlerinden bir tanesi de paşanın göğsünü okşamıştır' diyor.dururken. bu olayı R. işte bu şarapnel nedeniyle oluyor. Sarı Ba-yır'ı da ellerine geçirecekleri ve böylece ilerleyerek Çanakkale Boğazı'nın en dar geçidini kontrolleri altına alarak Boğaz'ı açacaklarını düşünme ve ileri sürmenin." Y. Y. Neden Anafartalar Kahramanı diyoruz? M. Küçük buraya bir dipnot işareti koyarak.Kemal'in Anafartalar'daki rolü de ehemmiyetsiz.Kemal'in göğsüne çarpan şarapnel olayının daha sonra uydurulduğunu söylemek istiyor.Tezler 5.

2. önceleri sadece doksan bin kişi olduğu halde. Muazzam düşman kuvvetl erinin.Kemal oradaymış! Mübarek olsun! 5/6. kahramanlıkla veya en azından kumandanlıkla ne ilgisi olabilir?" (Lozan.209 □ GRYT Ansiklopedisi soruyor: "Peki.Kemal Beye verme gayretkeşliğinin bir ürünü olan şu satırlara. yarımadanın ortasındaki dar yerinden Marmara kıyılarına ulaşmak ümitleri kırılmış ve her iki defasında da bu işi aynı adam. M. M. o sırada Çanakkale'de yedeksubay adayı olarak bulunan yazar Mahmut Yesari'nin bir yazısına dayanarak.Yesari diyormuş ki: İngilizler çekildikten sonra. önce yarbay.. Seddülbahir'de 35.. s. M. sonra da albay olan M. s. s.Kolordu Komutanı Fevzi (Çakmak) getirilmiştir.Kemal'in adının anılmasına izin vermemiştir.Kemal.12.Çanakkale'deki düşman kuvvetleri.Kısım. olduğu gibi.11 Çanakkale'nin boşaltılması sırasında M. zabitlere. O aynı zamanda İstanbul'u da ikinci defa kurtarmış ve Rusya'nın Boğazlar yoluyla yardım görmesi ihtimalini ortadan kaldırmıştır.138) M. kalan ganimetlerden payına düşeni M.Kemal ve Fevzi Paşanın sicil dosyalarının210 ve askeri belgelerin filan.Yesari böyle yazdığına göre..]" (Türkiye İnkılabı Tarihi. M. Ama ansiklopedi.C.. M. İstanbul'da sansür. ne önemi var? Meğerse M. Arıburnu ve Suvla kesiminde 83. M. yerine Güney Grubundan 5. başarı kazanan komutanların adları ve başarıları ilan edildiği halde. H.357) Sonra da şu yorumda bulunuyorlar: "Çanakkale Zaferini. rahatsızlığı sebebiyle 10 Aralık 1915'te Gelibolu'dan ayrılmış.Kemal önlemiştir.Kemal çekişmesi □ 'GRYT Ansiklopedisi.Kemal'in boşaltma sırasında Çanakkale'de bulunduğunu ileri sürüyor.5/7.M.C..' (1. Anafartalar Kahramanı [M.. önce. 3. muharebe safhalarını başından buraya kadar takip ettikten sonra.286 İngiliz bulunuyordu..Kemal'in bu boşaltma sırasında Gelibolu'da olmadığını belir tmiyor. sonraları dört yüz bin kişiye kadar çıkmıştı..Kemal] nerede idi?" İstanbul'daydı. akan sular durur. 1.C.Kemal. boğazdaki düşman gemilerine taşınıp yüklenmesini fark edemeyen bir kumanda heyetinin.165) Mısıroğlu. Oysa Albay M. Enver Paşa . küçük zabitlere bağışlamışmış. ihtiyacı olan erkana.Mısıroğlu: ". Alma nya'da ve bütün savaşan devletlerde.Bayur'dan şu alıntıyı yapıyor: "İkinci defa olarak İngilizlerin. anlam vermek mümkün o l- de bi an _8 . aklına geleni yazmayı sürdürüyor hazret. düşmanın bu gayet mahir (ustaca) çekilişi sırasında..Kemal neredeymiş? □ K.048.208 İngilizlerin o tarihte 'dört yüz bin kişi kadar olduğu' da doğru değildir.

bir yıllık bir yarbaydır ve emrindeki iki alay (!) bütünüyle şehit olmuştur. bakalım onlar ne diyor: □ Refik Halit Karay: "Harbin son yılında. Ruşen Eşref'in o nüshadaki mülakat şekilli yazılarını dikkatle okumuş[tum. Boğaz'ı ve İstanbul'u birkaç defa kurtarmış olan o kahraman kumandanın resmini basmak için ne güçlükler çektiğimizi şimdi tessürle hatırlıyorum.103) Birkaç tanık dinleyelim. Bir yazı ki yanlışsız.Kemal Paşanın eseri olarak kabul ediliyordu. Çanakkale zaferi üzerine 'Harp Mecmuası'na M. bu bahsedilmeyişin kabahatini Enver P aşanın çekemezliğine yüklüyorlar. O günün basınında. şaşa- de bi an _8 . M. rahmetli Küçük Talat Beyi telaşa düşürmüştü. Tezler 5. Çanakkale hususi nü shası çıkardığı zaman. O nüshada Çanakkale zaferi başarısı.Ü. Arıburnu muharebelerinde... yalansız tek satırı yok!) □ Y. kendisinin muharebeler içinde fazla rolünün olmamasından ve bir de ondan daha kıdemli bir sürü kumandanın bulunmasıdır. Alman kumandanının büyük kıtada resmi konulmuş. 18 Mart 1915'te hiç yoktur. M.Kemal'in klişesini Liman von Sanders'in klişesi ile değiştirmişlerdi.) □ F.C.305) □ Abidin Daver (Tasvir-i Efkâr gazetesi yazarı): "Bu muharebeler sırasında. Evet. iht iyat tümeni kumandanı. yani bir yarbaydan bahsetmek. sorumluluğu hep Enver'in kıskançlığına bağlıyor. 140. Ordu Kumandanını kızdıran ve bu yüzden azlolan Albay Fevzi Çakmak Beyin (!) askeri ve planı ile yürümüştür.Kemal Paşa Türkiye'nin tek adamı olduktan sonra ona bağlayanlar." (Bir Ömür Boyunca.Küçük: "Türk tarih yazıcılığında.]. Kemal'in parlak başarılarını saydıktan sonra.Rıfkı Atay (Akşam gazetesi yazarı): "Enver Paşanın adamları. Son saatte mecmuanın içine. s. Anafartalar Grup Kumandanlığı ise. son günlerini yaşayan Başkumandan Vekilinin öfkesi yatıştırılmıştı..Kemal'in bir resmi konulmasını bile kıskanmışlar. Ziya Gökalp'in Yeni Mecmuası..Kemal Beyi "zafer kazanmış" gibi göstermeye kalkmak. tarihçi. bir şeyler yapılarak. basında sansür tatbik ettirmek şeklinde belirmesi biraz garip kaçıyor. 132. ne kadar realist bir davranış olabilir ki? M." (T. terfi etmeyi hak etmiş bir subaya. s. s. ister istemez." (1.189 vd. Gerçekler böyle olunca. Enver Paşa ile M.. Çanakkale muharebelerinde M. M. Merkez-i Umumi ile mecmua sahibi. kendisinden bahsedilmemiştir." (Aktaran da. mecmua baskıda iken M. daha ziyade M.Kemal'in resimlerini neşrettirmek istemezdi.Kemal Bey." (Çank aya.Kemal Bey arasında bir çekişmenin olduğu bilin iyor ama bu çekişmenin.muyor. o günkü İstanbul basınında. Merhum Enver Paşa ile arası çok açık bulunduğu için askeri sansür. merkez azasından dostum. s. buna Enver kızmış.Kemal'in adının geçmemesi. Çanakkale Zaferini. bunu somut terfi veya ödüllendirmelerle kanıtlayamayınca. her zaman kullanılan bir 'şeytan' var.

hepimiz gibi Dr. M.Kemal Paşa.Kemal'in parlak bir asker olmadığı □ Y. Oğluma mün asip bir mukabelede bulunmasını hatırlattım. haber ver. tehlikeli bir sükûneti vardı." (İmparatorluğun Çöküşü. Talat Paşa böyle bir soru ile karşılaşacağını biliyor olacak.211 5/7.Kemal İstanbul'a döndüğü günlerde idi. yüzgeri ettirdi ya. s. Sırtında bir pelerin vardı ve arkadaşına veda ediyordu.. değil mi? Hiçbiri de resmi tarihçi değil. Bunu Talat Paşa tutuyormuş. M. Uzaktan yüzünü iyice seçemedim ama sıradan askerlere benzemiyordu." (Osmanlı Sarayının Son Günleri. Çanakkale savaşları sona erip Anafartalar Kahramanı M.381) □ M.M. Talat Paşanın da bulunduğu toplantıda.. s.Kemal'i kendine rakip olarak görür ve onu kıskanırdı..13. Fransa gibi iki büyük devletin ordusunu. 'Paşa..Şükrü Bleda (İttihat ve Terakki Partisi Genel Sekreteri): ". Devletimin yüzünü ağartmış bir paşanın. M. s. Biraz vakti halim olsa. 'bir altın saat' diyecektim ama hem dedikodusundan çekindim.'.Nazım'ın da dikkatini çekmişti. s.Kemal'in lafı geçti. Abit Efendiye yakınlık göstermesi. M.140) a Ali Fuat Cebesoy: "Enver. kendisine (oğlu Abit Efendiye) iki ceylan yavrusu hediye etmiş..Küçük: "Kemal'in bütün yaşamı boyunca. Bunlar küçük şeyler! Çanakkale'de. 101 ve 102) Bu kadar tanık yeter. ben de göreyim' demekle yetindim.Kemal'in bu başarısına rağmen.Nazım heyecanlı bir ifade ile. s.Kemal'in terfi meselesi neden bu kadar uzadı?' diye so rdu. savaş sanatında parlaklığına işaret eden bir de bi an _8 .. 171) □ Sultan Abdülhamit: ".Kemal Paşayı daima kendisine rakip görür ve onu çekemezdi. Meziyetlerini takdir eder ve severdik.Düşmanı olduğu yere mıhlayan M. Oysa Enver. neden hâlâ terfi ettirilmeyişi. bana haber verdiler. İkimiz de kendisini Selanik'ten tanırdık. Bir gün Merkez-i Umumi'de. Gerçekten bir defa daha gelmiş..C. derhal şu cevabı verdi: 'Bu Enver'e ait bir iştir.1.caksınız ama GRYT Ans." (Sınıf Arkadaşım Atatürk. bilinmez. 'Bir daha arkadaşına (Salih Bozok'a) gelecek olursa.159) □ Lütfi Simavi Bey (Başmabeynci): "Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa. donanmasını durdurdu. M. Dr. Talat (Paşa) ile aramızda. bana lazım olan odur." (Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri. Muvaffakiyeti için dua ettim. ona karşı daima soğuk ve çekinser davranırdı. Bundan memnun oldum.Kemal'in şahsında kendisi için bir rakip mi görürdü. hem oldukça geçim sıkıntısı içinde olduğum için bir şey söylemedim. İngiltere. bir şahsiyeti olduğunu anlatıyordu. M. Enver Paşanın kendisinden niçin çekindiğini o zaman anladım.

Çiller.Kemal'in askerliği ile ilgili birkaç görüşü aktarmak istiyorum: □ Liman von Sanders: "Albay M.Kemal Beyi.Ü. Öyküleriyle Atatürk'ün Özel Mektupları. olağanüstü hızlı görebilmektir.. yetkili ve cesur bir subay olarak tanıdım. Yine devletin kitaplarının yanında.132)212 bi an _8 . Dahi. her an çaktırdığı şimşeklerle sıradan insanların karanlıklarını yırtabilen insan oluyor. s.C.] Öyle ki kendisine takdirimi ve şükranımı tekrar tekrar ifade ettim. sadece muharebenin değil.485'ten çeviren C. Kemal'de hiçbir deha işareti de göremiyorum. Deha." (Liman Paşanın Enver Paşaya yazdığı 10.80.208) □ General Aspinal C.Enginsoy. Dahi. Devletin resmi tarihi böyle olursa. sayı 19] □ Mareşal Birdwood (Çanakkale'de Anzak Kolordusu komutanı): "Atatürk kadar kahraman ve yüce gönüllü bir komutan tanımadım!" (Atatürk için Diyorlar ki. bu bölümü şöyle eleştiriyorlar: "Başından beri Çanakkale muharebelerinin seyrini takip edenler.F. başkalarının açtığı aydınlıktan yürüyen liderler kategorisine giriyor. Tezler 5. derleyen. süratli şimşek çakması içinde yaşayan insandır. hiçbir zaman arkadaşlarından önce görmüyor." (T. Galipoli (İngiliz resmi tarihi).. Kemal.8. s.Kemal Paşa. 133) de □ General Mac Arthur: "Askerlik dehasıyla insanlık idealini Atatürk kadar nefsinde birleştirmiş bir adamı tanımıyorum. ister istemez Yusuf Bayur gibi vazifeli zevatlarla (Ne Türkçe!). s. Resmi tarih.14.. kendi inisiyatifi ile giriştiği hareketlerle.tek kanıtın bulunabileceğini sanmıyorum. M. aktaran Sadi Borak.Kemal Beyin 'Çanakkale Kahramanı' zannedilmesine sebeb olmuştur. [." [History of the Great War Military Operation. vatanın bu büyük savaşta hizmetlerine muhakkak surette muhtaç olduğu çok müstesna kaabiliyetli. " (1.70) En iyisi Y.132. GRYT Ansiklopedisinin yazarları. İlk baskısının tarihi 1931. s. bir harbin. s.Küçük'ü. s. AAMD. Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti'nden bir k urul.Kemal ve Çanakkale Orta öğretimde okutulmak üzere. bu kitabın 1933 baskısında da aynen yer alan Çana kkale Savaşı bölümüne yer verdikten sonra.27) 5/7. Yarbay M. s. Ama gençler için M. TRT'nin de aynı yanlışı tekrarlaması. yıllardır bu hep böyle zannedilmiştir. hatta bir ulusun kaderini değiştirecek yücelikte bir zafer kazandığı tarihte pek az görülür. gerçeği söylemek yerine dalkavukluk etmeyi tercih edenler yüzünden.C. S. 'Tarih III' adlı bir ders kitabı yazmıştır. M.1915 günlü mektup.. gerçeklerin hiç de şu anlatılanlara benzemediğini görmüşlerdir. Atatürk. bu iddiası ile başbaşa bırakmaktır." (Aktaran Ali Fuat Erden.Oglander (Çanakkale askeri tarihi yazarı): "Bir tümen komutanının üç ayrı yerde. 2.

bu arada İngiliz donanması da yanlışlıkla kendi askerinin üzerine 6 mermi atmış. Türk neferinin ve Türk milletinin fıtri (doğuştan gelen) fedakârlığını ve yüksek hasletlerini en iyi anlayan ve ondan istifade etmesini bilen M. Kaybedilen yerleri de. sıradan. Suvla limanı istikametinde. M. Almanlarla işbirliği ettiği için Fransız vatanseverleri tarafından mahkûm edilerek bir zindan köşesinde ölmüştür.Kemal'in komuta ettiği bu üç muhar ebeden başka. Yarımadanın boşaltılmasına kadar düşmanın ilerlemek için yaptığı müteaddit taarruzlar. M.Şimdi bu ilk resmi tarihin. Anafartalar'dan çevirmek için çıkan yüz bin kişilik (Lord) Kiçner ordusu da karşısında M. resmi tarihimizden çok daha ateşli ve coşkun değil miydi? Ee? • Mısıroğlu'na göre. Conkbayırı muharebesi sırasında bir mermi parçası ta kalbinin üzerine gelmiş iken. Miralay (Albay) M. M. Vehip Paşanın yolladığı iki alay geri alıvermiş. Türk cephesini yandan.214 Böyle diyor ama kuzey kesiminde.Atay diyor ki: "Mareşal Petain.Kemal kendi inisiyatifiyle derhal Arıburnu mıntıkasına yetişerek taarruz ve düşmanı sahilde tuttu. Arıburnu.307-308)213 Ağırlıklı olarak İngiliz kaynaklarına dayanarak yaptığım özetten ne farkı var bu anlatımın? İngiliz resmi tarihi. büyük. Conkbayırı'nda ve Kocatepe'de (Kocaçimen Tepesi'nde) yaptığı şanlı taarruzlarla Kiçner ordusunu da mağlup etti ve ordumuzun vaziyetini bir kere daha tehlikeden kurtardı.Kemal'in eşsiz dehası sayesinde olmuştur. Fakat Mareşal Petain'in Birinci Dünya Harbi'nde Fransız ordusuna kazandırdığı şeref.Kemal'i buldu.150.. Ağustos günleri. önemsiz muharebelerse. bizim bu ilk resmi tarihimizden daha fazla övüyor ve yüceltiyor. Çanakkale Savaşı ile ilgili bölümünü aktarıyorum: "." (Çankaya.Kemal Bey.Kemal Çanakkale savunması ile İmparatorluğun başkentini istiladan kurtardı. şiddetli hücumlar hep sonuçsuz kaldı. Conkbayırı'ndan ve Anafartalar'dan çekilerek kıyıya dönmüş. bir milli şeref olarak kalmıştır. cebindeki saatin parçalanmasile hayatı kurtulmuştu. dünyanın en muntazam ve mükemmel ordularına karşı gösterdiği kahramanca mukavemet ve onları ricate (geri çekilmeye) mecbur ederek kazandığı büyük zafer.Kemal'i. hakaret ve iftira etmeyi düşünmemiştir. s. demek ki Ç anakkale Destanı gibi laflar da palavra! F. düşman kuvvetleri yapışıp kaldıkları Arıburnu'nun yalçın yamaçlarından ileri bir adım bile atamadılar. üzerinde durulmayacak kadar basit bir çatışmaydı.167) de bi an _8 . s. bunun üzerine İngiliz ordusu. Petain'in ne kadar kötü bir Fransız olduğuna kendi milletini inandırmak için Fransız tarihinin bir şerefine.İtilaf Devletleri Gelibolu yarımadasına kuvvetler çıkardıkları zaman. Türk Ordusunun Gelibolu Yarımadasında. İkinci Dünya Harbi'nde.. Hiçbir Fransız politikacısı. Türk'ün talihi onu muhafaza etmişti. s.R. Anafartalar ile Conkbayırı muharebelerini de öyle değerlendiriyor." (1931 baskısı. Hatta o şeref Petain'in adından ayrılmamıştır. hatırlayacaksınız. önemli ve savaşın kaderini değiştiren ve etkileyen hiçbir muharebe yok! Bu muharebeler. İngiliz ve Avustralyalı yazarların ve tanıkların değerlendirmeleri bile. M. 1933 baskısı.

kendini de gülünç duruma düşürüyor. ikinci konu Hareket Ordusu idi. Tezler 5. Vahidettin'i de. Çanakkale Savaşı olduğu sırasında Vahidettin. uydurmuş. usulden değildir.Veliaht'ın şahsını korumak için bir taburun görevlendirilmesi. Neresinden bakılsa. (Çankaya. Çünkü bir başka kitabında F. Vahidettin'e Çanakkale Savaşı'ndan da bir pay çıkarabilmek için olayı. olmamış ve de olamaz bir olay uyduruyor.136) Vakkasoğlu. Son olarak. şahsını korumakla görevli bir taburu.. meşruti bir Sultan bile. Üçüncüsü ise Çanakkale kon usundaydı.15.Bizimkiler ise.R.Küçük ne demişti: "Üç yurttaşlık bilgisinin doğru olmadığını kanıtlayabilmiş durumdayım. Bunu açıkça yazmak dururken. (Son Bozgun. Çanakkale Boğazı'nın zorlandığı tehlikeli zamanlarda. de bi an _8 . bu olayın 1919'da geçtiğini de biliyor. Vakkasoğlu. cumhuriyetçi ve laik olduğu ya da komünist olmadığı için M.Ü. Tarihin tahrifatını (değiştirilmesini) ortadan kaldırarak. ordunun kendi şahsını korumakla görevlendirdiği taburu. ne kimse Ayasofya'ya çan takmaya cesaret edebilirdi.255) İlk konu Hürriyet ve Vatan Partisi. Ayasofya etrafında sipere sokmuş ve şu emri vermişti: 'Camiye çan takmak veya müze yapmak isteyenlere ateş ediniz!' " (Bu Vatanı Terk Edenler.Veliaht idi.Ü. 98) Bu bir film senaryosu olsaydı. Bu iki konudaki iddialarının doğru olmadığını görmüştük. Tezler 5." (T. fütursuzca 1915'e aktarmış. s. s. Böyle kural dışı olaylar. s. ne de Ayasofya'nın müze yapılması söz kon usuydu. kısacası tarihin gözünün içine baka baka masal söylüyor." (T. Bu konudaki iddialarının da gerçeğe aykırı olduğunu görmüştük. s. tarihle oynuyor. 185) Yani gerçeği bildiği halde. senarist bu cümleden sonra. gülünç bir masal! Ayasofya 1935'te müze yapılmıştır. 1. mizah sanatını parlatan iki iddiasını daha aktarayım: "Resmi tarihi altüst ettiğimi kabul ediyorum.R. bu kararı eleştirebilir. hakkıdır.51)215 Nasıl? İki cümlede yedi yanlış! 215) Meraklısı için not: Böyle bir söylenti çıktığını ve halkın telaşa kapıldığını F.C. Vahidettinci yazar Vehbi Vakkasoğlu'nun bir iddi ası ile bitirmek istiyorum: "Sultan Vahideddin. 2. ancak ve belki Hoko Moko kabilesi gibi ilkel bir toplulukta olur. Açıkçası. isted iği gibi ve dilediği yerde kullanamaz.Atay yazmıştır ama anlattığı olay 1919'da geçmiştir. doğru tarih yazımı ve geçerli bir tarih felsefesine başlangıç yapabildiğimi düşünüyorum. sadece 2. şöyle yazardı: "Efekt: Kahkaha sesleri yükselir!" • Çanakkale konusunu. Üstelik 1915'te. s.Atay'ın bu yazısından alıntılar yapmış.Kemal'in önemini azaltabilmek umudu ile Türk tarihinin kaç şerefini birden hoyratça çiğnemekten çekinmiyorlar! • Y. Ayrıca.

Sabri'nin genel bir iddiası ile Büyük Doğu dergisinin 25.Ordu ise. Filistin Cephesindeki ihanetten söz ederken. Yıldırım Ordular Cephesi denilen ve 4. daha orduların konumunu bile bilmiyor) Bu arada M. Hayır." (Sarıklı Mücahitler." Bir tek kelimesi bile doğru olmayan.Kemal'in komutanı olduğu] 7. s. Albay Lavvrens'in aracılığı.Kemal? Mısıroğlu'nun.Ordu.C.Ordu üzerine dönüyor.Ordular var.Kemal'dir.Ordu artıkları. [M. İngiliz Entellijansı (gizli servisi)." (Lozan.Ordunun gerisine düşüyor ve bu orduyu kuşatıp kamilen esir alıyor.217 yenil- de bi an _8 . herhangi bir maddi menfaat bahis mevzuu olmaksızın.216 meşhur İngiliz casusu Lavrens (Lawrens) aracılığıyla emeline muvaffak oldu. 1. Ordulardan teşekkül eden cepheyi çökertebilmek İçin Yahudi asıllı İngiliz Başkumandanı General Allenbi (Allenby). ve 8.30) Sanırsınız ki Mısıroğlu. Birdenbire. şimdilik üstü kapalı ifadesine göre.. Ancak Tul-u Kerem mevkiindeki Cevat Paşa birkaç kişilik maiyeti ile zor bela kurtulabiliyor.Ordu.Ordu hiçbir baskı görmeden (!) Haleb'e çekilmiş ve orada karargâh ku rmuştur. Arapları kasdediyor.6.Orduya.. solunda da 7.. İngiliz baskısı oradan.Sabri'nin iddiasını daha sonra ele alacağım. M. İhanet. birdenbire Bisan istikametinde son süratle çekilmeye başlıyor. Vaziyet tek kelimeliktir: Kahhari hezimet (Tam yenilgi)! 4. "Dedektif X" imzasıyla yayımlanmış olan yazılı bir hezeyandır. Doğrular. Vaziyeti birdenbire ve tepeden inme haber alan 4.Orduya ve bilhassa Ordular Grubuna hiçbir haber vermeden ve hiçbir şey sızdırmadan. ve 8.Mısıroğlu'nun bu gülünç iddialarının kaynağı. Haleb'e doğru akmaya başlıyor.Kemal Paşanın. bir ihanete ku rban gittiğimiz Filistin Cephesi hariç tutulursa. her tarafta başarılı savunmalarla vatanımızı koruyabilmiş olmamızdır. Yazarın kasdettiği M. İlerde bu hususu daha açıkça belirtecek: ". derhal 4.Ordu.Ordu ile 8.7. Şam'a doğru mahşeri bir ana-baba akışıyla kulaç atarken. birbirinden uzakta ve temassız halde kalmışlardır. Peki. General Allenby ve casus Lawrens'le gizlice ilişki kurarak. Az sonra daha açık yazacak. ne de solundaki 8.168) K. işte Dedektif X-1'in bu hezeyanları. (Dedektif X-l. İşte bunun üzerine memleket tek kalemde tepetaklak olmuş ve Mondro s'un imzası zorunluğu doğmuştur.. Suriye Cephesi □ K. İngiliz kumandanı Allenbi ile hususi temaslarda bulunduğunu da bir gün tarih tespit edecektir.sayısında. cephe üzerinde müthiş bir yarık hasıl olmuş ve 4. (Mısıroğlu bu palavraya bir de Lawrens'i ekliyor) Nihayet 31 Ağustos 1918. nasıl ihanet etmiş M.Bu bölgede Türk ordusunu yenilgiye uğratabilmek için İngiliz Entelli -jansı hummalı bir faaliyete geçti. tarih boyunca misli görülmemiş bozgun seli halinde. ilerde de belirtilecektir. 8. ne sağındaki 4. İngiliz ordusu hemen bu yarıktan içeri dalarak.Mısıroğlu diyor ki: "Önemle belirtilmesi gereken tarihi bir gerçek vardır ki o da. s. eski Şeyhülislam M. Önce Büyük Doğu'da Dedektif X-1 imzası ve Hakikat başlığıyla yayımlanan ciddi (!) yazıda yer alan iddiaları aktarıyorum: "Şeria nehrinin sağında 4. miğde bulandırıcı bir laf salatası! Mısıroğlu'nun esin kaynağı.. 7..

Birkaç aydan beri. Kendi ayaklarında. 309. bu sıcak yaz mevsiminde pek çok kurban verilmesine sebep oldu. boşlukları makineli tüfeklerle doldurmak gerekiyordu. Keşif kolları. Yazlık elbisesi olmayan. kuzeyine kadar çekilmek zorunda kalmıştır. Hayvanların bitkinliği o dereceye varmıştı ki bazı bataryaların birkaç yüz metre içinde mevzi değiştirmeleri için verdiğim emirler bile güçlükle yerine getirilebiliyordu. 'Büyük Turan İmparatorluğu' hayali içinde219 İran'a. iyice zayıflamış Suriye ve Irak cephelerini takviye edeceği yerde. Tümenlerin mevcutları pek az olduğu için ilk hatlarda az piyade bulundurmak. Süvarilerin atları da acınacak durumda idi. yenerek.12. Subayların çoğu bile düzgün bir ayakkabıdan yoksundu. Malarya ve dizanteri. Ayaklarını paçavralarla sarıp savaşıyorlardı. Azerbaycan'a ve Kafkasya'ya doğru yürütmektedir. Suriye Cephesindeki acı durumu anılarında özetle şöyle anlatıyor: "Yıpranan tümenlerin geriye alınması ya da değiştirilmesi. 95 km.gi ve General Allenby'nin emeline kavuşması gibi arabesk süslemeleri çıkarın. her üç orduda her gün yüzlercesi ölüyordu. ihtiyat kuvvet bulunmadığı için mümkün değildi. Bir İngiliz taarruzu başlamadan. 303. doğrudan tenlerine giydikleri bu kalın kumaş altında ve 55 -65 derece sıcaklıkta.5 kilo. geriye işin özü olan savaş kalır. yırtık çarıklar vardı hatta çok defa bu bile yoktu. kan içinde kalmış ayaklarla dönüyorlardı. durumu yukarda açıklanmış olan üç Türk ordusu bulunuyor: Akdeniz de bi an _8 .' üç yıl içinde.283."220 (s. 308. 11 Eylül tarihli telgrafında her türlü yardımın yapılacağını yine vaad etti. cephede bulunuyordu ve altı aydan beri yeni gelmiş hiçbir tümen yoktu.000'i aşmıştır. çok zaman susuz kalıyor.1917 günlü raporu. 307. 1918 Martında Yıldırım Orduları Grubu Komutanı olan Liman Paşa. ne kadar zahmet çektikleri açıktır. doğudaki iki ordumuzu. 295. 312)221 Akdeniz ile Şeria nehrinin doğusundaki Maan bölgesi arasında. kendiliğimizden geri çekilerek Teberiye gölü ile Yermuk vadisi arasında bir mevziye girmeyi düşündüm ama Türk askerlerinin yürüyüş kaabiliyeti çok azalmış olduğu ve koşum hayvanlarının da artık çekiş kuvvetleri kalmadığı için. görevden her defasında. Enver Paşa.Kemal-İngiliz gizli anlaşmasını (!) şimdilik bir yana bırakıp Filistin/Suriye cephesindeki savaşın doğrusunu görelim. M. s. arpa verilebilen hayvanlar. (Liman Paşanın 13. Sina'dan Kudüs'ün 50 km. ölü İngiliz erlerinin ayaklarındaki çizme ya da postalları gıpta ile seyrediyorlardı. Türkiye'de Beş Yıl. Türk askerleri. yenilerek ve gittikçe zayıflayarak. 306. • Savaşın özeti 218 Türk ordusu savaşa savaşa. Sekiz tümen altı aydan fazla bir süredir değiştirilmeden. Ama bu vaadlerin biri olsun yerine getirilmedi. o da varsa. 294.lik bir cephede. Daha 1917 sonunda asker kaçaklarının sayısı 300. Topçu cephanesi de o kadar az geliyordu ki bataryalarda hiçbir zaman gereken sayıda cephane bulunmuyordu. günde ancak 1-1.222) Enver Paşa ise. ancak kalın yün kumaş giyen (bunlara paçavra demek daha yerindedir) ve dörtte üçünden fazlasının artık iç çamaşırı da kalmayan Türk erlerinin. mevzilerde kalıp direnmenin daha güvenli olduğuna karar verdim.

331) İngiliz ordusu. s. yarma bölgesinde ise 14 kat üstünlük sağlamışlardır. 2 tümenli öteki İngiliz Kolordusu ise.000 at toplanır.Ordu emrindeki 1. 100.000 kişi. 623. bu cepheyi Şeria nehrine y akın bir noktadan (20.000 tüfek. ayrılmadan olayların içinde kalacak ve ordusunun dağıldığını görecektir. piyadede 3 misli. iki! (Türkiye'de Beş Yıl. s. Komutanı Cevat Çobanlı Paşa. Ordusu. Ortada.Belen.Kolordu cephesi) yarmaya çalışacak.615. s.Ordu yer alıyor. muharebe birliklerinden tamamen yoksun. tamirhaneler. Liman Paşa bu istek ve öneriyi kabul etmez. Yüzyılda Osmanlı Devleti. Bu kesime 384 top yığılır.000'e yükselir.Ordu cephesine taarruz edecek. s. ne Ordular Grubu Komutanlığının ve ne de orduların elinde yedek kuvvet bulun uyor.) Cevat Paşa bunun üzerine istifa ederse de.100 tüfekli bir tümenden başka.lik yerden (8.Ordu ile 8. otomobil kolları.385 İngiliz altınıdır.Ordunun sol açığında da. (F.620 vd.Belen. Türk cephesini. 20.223 17 Eylülde. asıl taarruzdan bir gün önce.366. Geri bölgede çalışan işçi sayısı 135.tarafında 8.lik bir boşluk bulunuyordu." (Türkiye'de Beş Yıl. İkmal noktaları ve birliklerde 6. 40.320) İngilizler ise. Cepheye kadar günde altı yüz bin galon arıtılmış su akıtan boru hattı ile demiryolu döşenir.Ordunun karşısında bulunan. Bütün cephedeki uçaksavar topunun sayısı. 6 tümenli İngiliz piyade kolordusu. 10 km. süvaride 4 misli üstünler. Yüzyılda Osmanlı Devleti. 18 Eylül Çarşamba de bi an _8 .Ordu222 var. s. Tümenler. 4. s. hastaneler vs. 200 km. Cevat (Çobanlı) Paşa durumu hemen Liman Paşaya duyurur ve takviye ister. 8.Türk KolordusununKomutanı Albay Refet (Bele) Bey. Genel olarak. s. Şeria nehrinin batı kıyısı ile doğusunda ise Cemal (Mersinli) Paşanın 4. açılan gediklerden Türk cephesinin gerisine sarkacaktır. ortadaki 7. 8.Orduya sığınan Hindli bir çavuş. 11.000 tüfek. saldırıya geçmek için İngilizlerden emir bekleyen Faysal komutasındaki Arap birlikleri bulunuyor. 622.000.' (F. (Filistin-Sina Cephesi.000 deve. bu kesimde. depolar. (Filistin-Sina Cephesi. uçak alanları. İngilizler.Kolordunun cephesi) cepheyi yarayacak. 20. s. 67. 35. Sağ kanadı denize dayalı olan 22. Filistin ve Suriye'yi ele geçirmek için çok büyük hazırlık yapmışlardır.Yüzyılda Osmanlı Devleti. s. günde 43. 8. (Liman. bunun üzerine.622) 7.Ordu cephesine taarruz. ortalama 1.Ordu cephesinde 5 kat. İngilizlerin deniz kıyısından taarruz edeceklerini bildirir.000 motorlu araç.368.vardı.Belen.300 tüfek gücünde. Filistin-Sina Cephesi. M.307. bir tümen ve bir tugaydan kurulu Chaytor Grubu ise. Burada menzil birlikleri. kroki 54) 4.307) Üç ordunun toplam mevcudu ise. 552 top gücünde.615) General Allenby'nin planı. (F.000 muharip er ve sadece 20. 56. tüm kadro 400. s. FilistinSina Cephesi.Kemal Paşanın komutasındaki 7. İngiliz cephesinin sağ yanını koruyacaktı.Ordunun ön hatlarında bulunan ve kuvvetlerine oranla çok geniş bir cepheyi tutan tümenlerinin gerisinde. onun gerisinde toplanacak olan 4 tümenli süvari kolordusu. 314. s. deniz kıyısından yarmaktır.000 kılıç. mevzilerini geride bulunan bataklık bölgeye çekip cephesinin daraltılmasını önerir. amele tabur ları.Ordu cephesinin sağında bulunan 22. Bu kadronun yalnız yiyecek gideri. Filistin -Sina Cephesi.616) "7. 20.

Alay. s. Asıl süvari kitlesi ise kuzeye ve doğuya doğru ilerler. komşu Ordu Komutanlıklarına ve Yıldırım Ordular Grubuna bildirir. ve 7. (Türkiye'de 5 Yıl. çok yoğun topçu ateşiyle yıkılır. Ordular Grubu Komutanlığına. oradan buradan tasarruf ettiği birlikleri. Refet Bele'nin komuta ettiği 22. ve 7. yolları insan ve hayvan ölüleri ve nakil vasıtası parçalarıyla doldurur.Ordu cephesinde. Türkiye'de 5 Yıl.Ordu Komutanı M. her türlü düşman hareketine açılır.320) Liman Paşa. bir kısım maiyeti ile de bi an _8 .Kemal.30'da İngiliz Süvari Kolordusu. 19 Eylül 1918 Perşembe günü. "Eğer geride biraz ihtiyat kuvvet bulunsaydı. saat 17.Kolordunun sol kanadındaki 26.30'da Ordular Grup Karargâhının bulunduğu Nasıra'yı basacak. kroki 55) İngilizlerin asıl ve kesin sonuçlu taarruzu. "Yarım saatte bir değişen İngiliz uçak filolarının attıkları bombalar.314.631) Bunun üzerine. kroki 55) Tul-u Kerem kısa zamanda mahşer yerine döner. s. sonraki harekât için direktif ister. (Filistin -Sina Cephesi. Düşman gece. 8. s. İngilizlerin durdurulması mümkün olabilirdi" diyor.45'te. Düşman cepheyi yarmayı başaramaz.632.günü başlar. (Türkiye'de 5 Yıl. solda. Tümen. Ordular Grup Komutanlığından. Tul-u Kerem'e girer. İleri hatta bulunan 163. saat 03. (FilistinSina Cephesi. Türkiye'de 5 Yıl. Gün topçu ateşi ile geçer." (Liman von Sanders. 20. 20.vd. (Filistin-Sina Cephesi. önceden hazırlanmış olan ikinci hatta çekilmeye karar verir. s.Ordu cephesinde başlayacaktır. s. s. Liman Paşa.319) Bu arada bir İngiliz süvari tümeni. iki zayıf tümen tarafı ndan tutulan birinci hat mevzileri. tutulacak olan bu hattın kesin olarak savunulmasından ibarettir.224 Bundan sonraki harekât için düşüncemse. sol kanadını da (16. (F. Oysa 8. piyadeler.633)225 Liman Paşa." (Filistin-Sina Cephesi.Tümenler ile Alman Asya Kolu) geceleyin geriye çekeceğini bildirir. açılan kıyı yolundan kuzeye doğru hızla ilerlemeye başlar. 316) 07.Kolordu (2 tümenli). k arargâh dağılacaktır. 19/20 Eylül gecesi. s.319) 8.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Ordular Grubunun sağ yanı. topçular.Belen. (Filistin-Sina Cephesi. s. Şeria nehrine yakın kesimde de Ali Fuat (Cebesoy) Paşa komutasındaki 20. s.Kolordu cephesinde. ve 19. s. Asıl kitlenin. (Liman von Sanders. 8.635) Fakat 20 Eylül sabahı. Tul-u Kerem yönüne sevk eder.368) "Bu kararını. özet olarak şu direktifi verir: "Ordu için gösterilen gerideki savunma hattıyla aynı fikirdeyim.Ordunun. daha geniş bir çekiliş durumunda kullanabileceği tek güvenli geçit budur. araçlar Tul-u Kerem'e (kuzey doğuya) çekilirler. gaz mermileri kullandığını bildirir. 05. fakat Bisan geçidinin güvence altına alınmasını. Şeria nehri üzerindeki Bisan geçidini tutması tehlikesi belirmiştir. Aynı zamanda. İkinci hat me vzileri de yer yer çöker ve cephe yarılır.Orduların arkasından geçerek. sağ kanadı açıkta kalacak olan ortadaki 7.629) 20.. deniz kıyısından ilerleyen İngiliz Süvari Kolordusunun bir kolu.630.Ordunun sağ kanat birlikleri. tehlikeyi o kadar y akın görmediği için erteler. 8." (FilistinSina Cephesi.Ordu Komutanı. sağda Albay İsmet (İnönü) komutasındaki 3.30'da.Kolordunun özellikle sol kanadına yüklenir. 7.Kolordu (2 tümenli) bulunuyor. s. birçok kez karşı taarruza kalkarak düşmanı durdurur. düşman topçusunun. s.632) Liman Paşa. (Filistin-Sina Cephesi.

taşınamayacak malzemenin tahribini. s. çekilişi çok ağırlaştırır. iki kolordusuna.647) İngiliz uçakları. s.Kemal Paşa. (Filistin-Sina Cephesi. (Filistin-Sina Cephesi. Bisan'ın güneyinde. (Fili stin-Sina Cephesi. (Filistin-Sina Cephesi.636) 8. daha gerideki bir hatta çekilmelerini emreder.Ordunun iki kolordusu savaşarak yeni hatta çekilmektedir. s. (Filistin-Sina Cephesi.Ordu karşısında bulunan Chaytor Müfrezesi.Ordunun yeni durumuna uymak için 13. en kısa yoldan Şeria'nın doğusuna geçilmesi gerektiği düşüncesinde.30'da ulaşacaktır. Ancak 4.Ordu karargâhı düşman süvarisinin taarruzuna uğrar.Ordu Komutanı Cemal (Mersinli) Paşa ile bağlantı kurabilir. 4.641. 21 Eylül günü öğle üzeri. 654) Kalabalık filolar halindeki düşman uçakları. görüş birliğine varırlar. (Filistin-Sina Cephesi. Kurmay Başkanı ile birkaç subay ve 20. Cevat Paşa ve Refet Bey. henüz savaş yeteneğini yitirmemiş bazı birliklerinin bulunduğunu öğrenince. tutsak olmaktan güçlükle kurtulurlar. 642) 8.45te. Nablus çıkışında. (Filistin-Sina Cephesi. 7.657) de bi an _8 .227 Yolların tıkanmış olması. s. s.Kolordu birliklerini de sürekli hırpalamaya başlamışlardır.Ordunun kuzeye çekilme yolunu (C enin) keser. düşman taarruzu şiddetle devam ettiği için elinde kalan son birlikleri.Ordu Komutanı Cevat Paşa.Kolordu karargâh mensupları. 8.30'da Taberiye'ye ulaşır. ve 20.Ordu Komutanlığına saat 13. 637) 8. Bu bilgi. emir subayları ve Kurmay Başkanıyla Beyt-i Hasan'a hareket eder.Kolordu karargâhına uğrayıp bu kararı bildirmeyi de ihmal etmez. Karargâhın geri kalanı da saat 18. s. bunların başına gitmeye karar verir. ve 7. 3. (Filistin-Sina Cephesi. 659)228 8.Ordunun.226 Bu sırada İngiliz Süvari Kolordusu durmadan doğuya doğru ilerlemektedir. Şeria nehrinin doğusuna geçmek ve geçitleri tutmak için taarruzunu şiddetlendirir. Şeria nehrine doğru vadilerde ilerleyen düzensiz birliklerini yakalar ve üst üste saldırarak ağır kayıp verdirir. cephesine yönelmiş düşman taarruzuna direnmeye çalışmaktadır.641) 7.Ordu Komutanı. çekilmenin güvenliği için alınacak önlemleri bildirir. 15.Kemal. Durum birlikte değerlendirilir. s. (Filistin-Sina Cephesi. Nablus'daki askeri ve sivil makamlara duyurulur.Ordunun elde kalan birlikleri de dağınık bir biçimde Tul-u Kerem'den Nablus'a çekilmektedir. 8. 8. Akşam üzeri M.Orduların belli başlı bütün çekiliş yolları kapanmıştır.649.00'de yürüyüşe geçer.Ordu karargâhına gelirler.Ordu o gece çekilip yerleştiği yeni mevzilerde. Bisan kesimine ulaşır. Bisan geçidi ile kuzeyindeki köprüyü denetimi altına alır.) Bu sırada 7. Cevat Paşa. Öbür kolu ise 8. Emir Faysal komutasındaki Arap birliği de demiryollarını ve haberleşme hatlarını sabote ederek İngilizlere yardım etmektedir. Ordunun Nablus'u boşaltarak Beyt-i Hasan'a gideceği. s. Giderken.Nasıra'dan ayrılır. Bir kolu akşama doğru. Bisan'ın tutulduğu anlaşıldığından. M. 7.645 vd. önceden haber verdiği hattın da gerisine çekmeye k arar verir. 3. Cemal Paşa birliklerini kuzeye çekmeye hazırlandığını bildirir. komşu birliklerle bağlantıyı koruyarak. Komutanlar. devrilen araçlar yolları tıkar.

yeniden 7. 50-60 metre genişliğindeki nehrin geçilebilir yeri. Albay İsmet teslim olmanın askeri namusla bağdaşmayacağını söyleyerek reddeder.Kolordu birlikleri de sahra toplarını tahrip ederek. Bir yerleşim merkezine ulaşmak için Aclun dağlarını aşmak üzere dinlenmeden yola çıkarlar. Albay İsmet.Kemal. doğu kıyısına çıkmayı başarırlar. Şeria nehrini geçmenin mümkün olmadığını göstermektedir. Düşman topçusu da. İki tümen geçitlere doğru ilerler. kuzeyden ve güneyden kuşatılmak üzeredir. gecikmiş 4. s. Dera kesiminde de bi an _8 . Düşman süvarilerinin. 23 Eylül günü.Ordunun kalan birlikleri ve kurtulabilen geri birimler. (Filistin-Sina Cephesi. teslim tutanağı hazırlandığını öğrenince. su ve yiyecek bitmiştir. Dağlık. "Böyle bir tutanağı getiren kişiyi öldüreceğini" söyleyerek yılgınlığı bastırır. s. onun bilgisinden yararlanmaya karar verilir. M.231.229 Geçiş gün doğmadan sona erer.Ordunun güney kanadında bulunan bazı birlikler ve perakendeler de 7. 4.676) 7. Disiplini sağlamak için sert önlemler alınır.Ordunun birlikleri ile İngilizlere ve Araplara tutsak vere vere geriye çekilen. Gerisinde harekete elverişsiz bir arazi bulunan bu kolordu.Ordu karargâhına gelir. yolsuz ve uçurumlu bir bölgeden geçilecektir.675)230 24 Eylül sabahı savaşarak geçitlere yanaşırlar. soyunmuş erlerin tuttukları iplerle işaretlenir ve hayvanların ya da erlerin sırtında karşıya geçilir. Asker bitkin ve.Ordu Komutanı Cevat Paşa.Kolordudan ise haber yoktur. s. zorlukla nehri geçer. 22 Eylül gün ağarmadan nehir kıyısına ulaşılacaktır. 22/23 Eylül akşamı yola çıkılır. Kuzeydeki tümenin öncüsü düşmanla çatışmaya girer. s. top ve makineli tüfek ateşi altında ve savaşa savaşa gerçekleştirilir.657) 21/22 Eylül gece yarısı. Bugün bazı küçük birlikleri ile doğu kıyısına geçmiş olan 8.672) 4.Ordunun Şeria batısında bulunan 24.Ordu karargâhına katılmıştır. Geçiş. (Filistin-Sina Cephesi. Ayrıca bir süvari birliği de bu tümene saldırır. Bisan güneyindeki kesimden. Geçit. 3. (Filistin-Sina Cephesi. Kolordu ve tümen karargâhları ile zayıflamış birlikler.Kolordu. Ama Bisan'dan doğu kıyısına geçmiş bir düşman süvari birliği ya klaşarak. s. (F ilistinSina Cephesi. Şeria'ya yaklaşmaya çalışmaktadır. nehir kıyısına ulaşmak için yürüyüşe geçilir.Keşifler. s. zikzaklı bir yol izlemekt edir.667) Biraz güneyde bulunan 20. güneydeki tümenin geçit yerini ateş altına alır. Geçişin korunması için gerekli düzen alınır. geçitleri tutan düşman süvarisini yarmak ve zorla nehri aşmak için harekete geçilmesini emreder. 3. kaçak toplama ve alım işleri dolayısıyla çevreyi iyi tanıdığını açıklayınca. kolordu ile nehir arasına sokuldukları görülmektedir.Tümeninin süv ari bölüğü komutanı.Süvari Tümeni. kroki 57) Bu sırada 3. (Filistin-Sina Cephesi. artçı olarak bırakılmış Süvari Tümenini geri atacak ve doğu kıyısına geçebilmiş olan bu askerlerin bir bölümünü yok edecektir. nehri geçecek birlikleri korumak üzere artçı bırakılarak. doğusunda ve batısında düşman hareketlerinin çoğaldığı nehrin uzak bir noktasından (İrbit üzerinden) geçerek kuzeye çekilmeye karar verir. Bazı komutanlar muharebeye son verilmesini isterler.673. (Filistin-Sina Cephesi. Cephane çok az kalmış.açtır.

kaçınılmaz bir şart mıdır? 3) Yazarın iddialarına göre: a. Bu paralellik Filistin/Suriye Cephesinde de devam ediyor.233 2) Enver'in ve savaşın karşısında olmak. □ Mısıroğlu'nun bu savaş hakkındaki şaşırtıcı iddialarını.. Haleb'in düştüğü 25/26 Ekim 1918 gününe kadar sürecektir.biraraya gelirler. s.Kemal Sofya'dayken. belgelere dayalı gerçek hikâyesi bu. onun ve Almanların aleyhtarı.. M. neden İngiliz taraftarı olmayı gerektirsin? Mısıroğlu'nun yazılarından. s. 1. bilinen (!!!) bir husustur. kanıtsız ileri sürülür mü? Vahdettincilere özgü bir yöntem bu. devlet kademelerinde bir yere.Kemal-İngiliz anlaşmasına sonra yeniden değinmek üzere Mısıroğlu'nu okumaya devam edelim: de bi an _8 . Bu ağırlıkta bir iddia.142 vd. Enver'in sağladığı Alman desteğine benzer bir destek sağlayarak. Şimdilik. c. İngiliz aleyhtarı olduğu anlaşılıyor.232 Vahidettin de savaşa karşıydı. s.Kemal Paşanın. 28 Eylül günlü yazılı emriyle M.Kemal Paşayı Rayak'a çağırır ve Rayak Cephesi Komutanlığına atar. Arap birliklerinin ve yağmacı aşiretlerin saldırıları altında.370. Hilafetin amansız düşmanı olan İngilizlerle bu paralelliğin.Kemal-İngiliz ilişkileri. 'malumdur' deyip geçiyor. s. Ancak olayların gelişmesi.Belen. mesela Harbiye Nazırlığına gelebilmekti.682) Liman Paşa." (Hilafet.Kemal'in bir mevki elde etmek için İngilizlerle ilişki kurduğu iddiasına değinmek istiyorum: Yazar bu konuda hiçbir belge ve tanık göstermiyor. 20. b. Üçüncü ve Dördüncü Bölümlerde ele alınacak. s.Kemal'in Anadolu'ya gitmesi söz konusu olunca. M. böyle temelsiz. Elinde belge olsa. değişik kitaplarından derleyerek biraraya getirmeye çalıştım. binnetice (sonuç olarak) İngiliz taraftarı mevkiine sürüklendiği malumdur (!). Filistin Cephesinde de devam ettiği.Bu konudaki yazı ve açıklamaları. (Filistin-Sina Cephesi. ayrıca Lozan.Kemal'i Anadolu'ya gönderebilmek gibi önemli bir rol sahibi kılınca. dayanaksız. İngiliz süvari kolordunun takibi. Sofya'da. İngilizler ile M. Fakat bu safhalarda M. M. birçok yerde yayımlandı. hilafet ve buna benzer meselelerin söz konusu olduğu söylenemez. Filistin-Sina Cephesi. olsa olsa. IRA ve Sinn Fein taraftarı olarak mı kabul edeceğiz? Karşıt gücün yanı nda yer almak. sağır sultan bile duyardı.338) Savaşın ve Şam'a kadar çekilişin. Çekiliş. onunla Türkiye'nin gelecekteki kimliği üzerinde anlaşmanın gereğini ortaya çıkarmıştır.690.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Amaç. sırf bir mevki elde etmek için İngilizlerle ilişki kuruyor. davul zurna eşliğinde açıklar. doğrularıyla birlikte topluca aktarıy orum: "M. Rayak'ta kuvvet toplamaktadır.Kemal gizlice anlaşıyorlar. öyleyse onu da. M. Savaşın hesapsız idare edilmesine de karşı çıkmıştır. M. (F. Türkiye'de 5 Yıl.. Kurtuluş Savaşı içindeki M.. s. Türkiye'nin gelecekteki kimliği ve hilafetin yarını üzerinde.Kemal Genelkurmayın Almanlara teslim edilmesine ve savaşa girilmesine gerçekten karşıydı. 107) 1) M.C.Kemal ile İngilizler arasında.

çöllerden aşarak. Önce bi rkaç hususu açıklamak gerekiyor: 1) M. 7. Abdülaziz Hanci adlı Mısırlı bir yazarın. Liman von Sanders'in karargâhına kadar ulaştı. "M. 7. (!) Bu de □ "M.Kemal Paşa idi. sonra kitap olarak da çıkmıştır.□ Mısıroğlu devam ediyor: "Filistin Cephesi'nde üç ordumuz vardı. 7. bi an _8 . 8. ayıp ettiği açıktır. 7. devamını sonra aktaracağım...Ordu Kumandanı olarak Nablus'a gitti.Kemal‘in bu savaşla ilgili anı ve açıklamalarını. 4." (Atatürk'ün Hatıraları. ordumu Şam'a kadar getirebildim. Şam'a ricate mecbur oldum.Ordu kumandanı Cevat (Mersinli) Paşa.234 bu cephede o kadar ani bir çöküş oldu ve bu hal.atmış ve burada 3.174) Yani Türkçesi ve aslı varken. Burada çekilen zorlukların açıklaması uzun sürer. Cephe genel karargâhı Nasıra'da bulunuyordu. 8. sağ ve solundaki 4. Ordulara haber vermeden.Ordu Kumandanı ise M.Kemal Paşanın. Gerçekten.' " (Lozan. 1. nehirlerden geçerek. Liman von Sanders'ti. ani bir şekilde ricat etmesiyle ortaya çıkmıştır. 1926‘da. (Lozan. Buradan düşman süvarisi geçti. Ordumla sahralar ve nehirler geçerek. devletimizi Mondros Mütarekenamesini imzalamaya mecbur bırakan bu hezimet esnasında. anıların Arapçasını yeniden Türkçeye çevirip kullanıyor.Ordulardan kurulu olup Yıldırım Orduları adını alan bu kuvvetlerin Cephe Kumandanı. o derece süratli bir bozguna yol açtı ki kilometrelerce geride bulunan Ordu K umandanları bile canlarını güçlükle kurtarabildiler.. kestirmek zor. yalanla gerçek arasındaki kadar büyük fark var! Bu fark. 2) M.. s. 1. M. 31 Ağustos 1918'de (Mısıroğlu da hiçbir savaşın başlama tarihini bilmiyor !).Kemal'in söylediklerinin aslı şu: "Gece muharebe ile geçti. aslından değil de. (!)" "Bu hezimet.174) Mısıroğlu..Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşa.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşa. yoksa Mısıroğlu mu böyle çevirmiş. Ama ikisinden birinin. Abdülaziz Hanci'den mi kaynaklanıyor.Kolordu Kumandanı İsmet (İnönü) Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kalmıştı.Kemal‘in bu savaşla ilgili anıları. Ama M.Kemal Paşa.C.Kemal‘in anlattıkları ile Mısıroğlu‘nun Abdülaziz Hanci‘den aktardıkları arasında büyük fark var. ve 8.Kemal‘in anılarına dayanarak yazdığı Arapça ‘Müzekkerat-ı Kemal Paşa‘ adlı kitaptan çevirerek aktarıyor. Benim ordumun sağ kanadındaki ordu esir oldu ve boş kalan bu cepheden geçen düşman süvarileri. Kendisi diyor ki: 'Bu gece şiddetli bir muharebe ile geçti ve ordumun sol cenahı (kanadı) bozuldu ve esir düştü.Ordu Kumandanı M.65) (3) "Ordumun sol kanadı bozuldu ve esir düştü" demiyor. İkisinin arasında. s. 4. s. Hakimiyet-i Milliye ve Milliyet gazetelerinde yayımlanmış.C. "ordumun sağ kanadındaki ordu esir oldu" diyor. karargâhından kalpağını bile alamadan kaçıp kendini Şam'a zor. M.Kemal Paşanın ayrıntılı açıklamak istemediği olayların içyüzü şudur" deyip yazısına devam ediyor. Hakikat anlaşılmıştı fakat neye yarar? Anlatılması uzun sürecek güçlükler içinde. Onun cepheye gelmesinden sadece birkaç gün sonra İngilizler yeniden taarruza geçtiler. Liman von Sanders'in karargâhını bastı. ve 8. Mısıroğlu.

'Umum Cenup Orduları Kumandanı' gibi bir unvanla 'cep- de bi an _8 .176 vd. s.) Mısıroğlu'na göre Suriye savaşı böyle olmuşmuş.Kemal'in anılarını anlattığı F.000 ölçekli Andrees atlasında bile bulamadım. bütün kıtaat ve cephelerde kumandanlık kalmamıştı." (Lozan.Kemal'in emri üzerine Halep'ten çekilen. karargâhını 200 km.Atay ile Mahmut Soydan'ı kastediyor herhalde) bir askeri emir gibi not ettirilmiş bulunan bu sözlerin man ası açıktır: 'İstikamet kuzey. orada harp edeceğiz!. (Filistin-Sina Cephesi.Kemal Paşa. Çünkü Yıldırım Ordular karargâhı. yorumladığımız gibi olduğunu M. Doğrular: 1) Baş kısımdaki uydurmaların doğrusunu daha önce belirtmiştim.suretle merkezi durumdaki 7.' 240 "Bu emir üzerine." 238 "Gerçekten altı yüz kilometrelik (?) mesafeyi. 1." (Hil afet. 730. atlarken de Halep Kumandanına emir vermiş: 'Halep ve civarındaki kuvvetleri şimale çekin. Cephe kumandanı tayin edildi. Hilafet.. Türkiye'de 5 Yıl.' 236 Gazetecilere (M. Fakat bu unvan da onun Halep civarında yeni bir müdafaa hattı teşkil ederek düşmanı du rdurmasını temin edemedi.Ordunun ani ve habersiz ricati ile (!) cephede açılan boşluktan saldıran İngilizler.Ordu karargâhı.R. 1935 baskısı.Kemal Paşa da sekiz kişilik maiyeti ile resmi e lbiselerini bile giyemeden (!). daha geride bulunan Adana'ya çekti.açıldığı bir sırada. 'Bu hareket amelî idi. 25/26 Ekim akşamı Halep'ten Katma'ya. Bu döküntüleri Suriye'nin kuzeyinde. 22 Ekimde Halep'ten ayrılarak 24 Ekim Perşembe günü Adana'ya gelmiş bulunuyordu. burada kendi ifadesine göre.351) 7. s. s. yani ancak 25 günde (?) geçilebilecek bir yolu süratle aşıp Halep'e gelen M. 30 Ekimde ise Raco'ya alınır.' demektedir. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı Halep'ten Fatıma'ya (?) naklolundu ve Yıldırım Ordular Kumandanlığına.Kemal Paşa. Yedinci Ordunun isminden ve bazı döküntül erinden başka bir şey kalmamıştı. s. s.C. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı değil..Kemal Paşa.Ordu karargâhıdır. Halep'te topl amak ve orada yeni bir karar vermek lazım geliyordu.728. daha önce. bu olayı gazetecilere şöyle anlatmıştır: 'O gece şunu anladım ki. (Filistin-Sina Cephesi. 'ahalinin hücumuna uğramış ve sokak muharebeleri yapmış!'239 Kendisine ateş. 1/ 400. Kalan kuvvetlerin kumandasını Cemal Paşa'ya terk ederek235 trene atlayıp Rabat'a (Doğrusu Rayak'tır.146} "Diğer kumandanlar gibi M. fakat burada da duramamıştır.Kemal. sağ ve soldaki Yedinci ('Sekizinci' demek istiyor ama zihni yine dağınık herhalde) ve Dördüncü Orduları arkadan kuşatarak (!) yetmiş beş bin esir ve üç yüz yetmiş beş adet top ele geçirmişlerdir. kendisini Şam'a atmış (!). Binaenaleyh mecnunane bir emir verdim. Rayak civarındaki kuvvetler ise Ali Fuat Paşanın emrinde ve bu kuvvetlerin hepsi şimale doğru hareket etsinler. 'Umum Cenup Orduları K umandanı sıfatıyla (?) M. yanında (?) bulunan şoförüne işaretle yavaşlayan otom obiline atlamış. 734) Fatıma adındaki yeri. s.Kemal Paşa da doğrulay arak..720. (3) M. Şam'a bıraktığımız kuvvetler İsmet Beyin. 7. herkes başının çaresine baksın!'237 Filhakika bu emrin hakiki mahiyetinin. 2) M. Rabat Fas'ta bir şehir !) gelen M. yer adları indeksi de bulunan.145 vd..

daha ayrıntılı bilgi için Filistin-Sina Cephesi.31.45-47) bi an he kumandanı' tayin edilmemiştir. 4) 'Fakat bu unvan da onun. Ama bu gizli ilişkiyi. (K. doğruları öğrenmeye vakit ayıramadığı anlaşılıyor. "M. ve 11. 20.Ordusu. Dilipak'ın yazmaktan ve konuşmaktan.730) Ayrıntılar üzerinde. s. birdenbire Kurtuluş Savaşı'yla başlatmak. İngiliz işbirlikçisi ve 150'liklerden M. M. Bakalım Liman Paşa. Mısıroğlu'nun yazdıklarını.7 ve 8.Kemal ile İngilizler arasındaki şu gizli anlaşma masalına değinebiliriz. S. M. s. Ali Fuat Paşanın k omutası altında bulunan ve Bedeviler tarafından yakından takip edilen 1. karargâhını Adana'ya çektiği ifadesi de yanlıştır. 7.C.242 Filistin-Sina Cephesi. Üçüncü ve Dördüncü Bölümde ele alınacak.Kemal Paşanın kurduğu savunma hattı.Mısıroğlu.95. s. her zamanki gibi hiç d enetlemeden. Bundan sonraki günlerde M. Haleb'in 8 km. Buna bir 'evveliyat' uydurmak gerek. yazım yanlışlarıyla birlikte..ordu) kesin olarak imha ve tasfiyesi ile sonuçlanmıştır.Dillipak da.Kemal-İngiliz ilişkisinin son perdesi. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı çoktan Adana'daydı.s.353. Halep civarında yeni bir müdafaa hattı teşkil ederek düşmanı durdurmasını temin edemedi. s. Sadrazam A. Peki.Mücahitler. s. bu konuda ne yazıyor: "M.45'te düşmanın dört süvari alayı. karargâhını 200 km.. şehrin batısından kuzeye çekildiler.Sabri Efendiye göre Kurtuluş Savaşı.Kemal ile İngilizler arasındaki gizli anlaşmaya dayanan bir oyunmuş. (Türkiye'de 5 Yıl.Tümen.Kemal Paşa. Liman Paşadan Adana'da devr alır.0rdu Komutanıyken.Ordu Komutanı M.□ A.726-730) Tamam mı? M.Kemal'in.Kemal Paşanın 7. _8 . 1.İzzet Paşanın emri ile 30 Ekim günü. inandırıcı olmayacak. 7. Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığına tayin ol unur241 ve görevi. düşmanı Halep kuzeyinde durdurmuştur.)243 K. M. Sofya'dan başlatıyor. kendi komutasındaki üç ordunun (4.) • Artık M.Sabri Efendi'nin yazısı ve M. akşama doğru şehri (Haleb'i) boşalttı. Saat 10.352. zırhlı otomobiller ve piyadelerin de katıldığı bir taarruz yaptı. yazarın gerçekleri sürekli olarak saptırıp çarpıttığını belirtmek için duruyorum. Yıldırım Ordular Grubu Komutanının Liman Paşa old uğu gerçeğini gözardı ederek. 1." diye yazıyor.Kemal görevi devralmak için oraya gitmiştir. Eski Şeyhülislam. (Son Bo zgun." (Türkiye'de 5 Yıl. (CG Yol. aynen alıp yayımlamış.Kemal'in son Filistin görevi. bir saat süren çarpışmalardan sonra bu taarruzu kırdı. Bu sebeple de senaryoyu.Kolordu adını alan bu tümenler. kuzeyindeki Höyük Tepeleri'nde mevzilendiler. birçok taarruza uğradı ama hepsini geri püskürtmeyi başardı.Mısıroğlu bu senaryoyu pek sevmiş. 26 Ekim sabahı. belge? Yok ama ne de □ Vehbi Vakkasoğlu. s. daha geride bul unan Adana'ya çekti' diyor ki bu da tamamen uydurmadır.Tümenler.

2) Peki. bilgiyi kimden almış? Bu da belli değil. gerçeklere aykırı bir biçimde anlatmaya koyuluyor. Albay Lawrens gibi bazı esrarlı sözcükler sokuşturuyor. harp tarihleri. önüne ne koysan yer. Teklif neticesiz kalıyor. doğruluğunun kanıtı olarak ileri sürüyor. ciddi belgelere dayanılarak yazılır.)' " (Lozan. (İşbu Ömer Lütfi Bey. nasıl olsa kimse araştı rmaz. uydurmuş. □ Mısıroğlu. her iki asker de bu teklifi şiddetle reddetmiş ve böyle bir hareketin korkunç bir şey olacağını sö ylemiş ve yerlerine gitmişlermiş. Her yazı yalanlanır mı? Hele böyle bir saçmalamayı kim ciddiye alıp da yalanlar? Tarih. Mısıroğlu. de bi an _8 . orduyu ve vatanı her yerde felakete sürüklüyor. olduğundan başka türlü anlatmak gerek. araştırmalar. Büyük Doğu dergisindeki yazılı hezeyanda yer alan şu ayrıntıyı da aktarıyor: "8 Eylül 1950 tarih ve 25 numaralı Büyük Doğu dergisi. 3) İddiaya göre.Kemal. Dedetif X-l'nin masalından yararlanarak. Ama bu yetmeyeceği için savaşı da.1.önemi var. İngilizlerle anlaşma teklifini şu surette nakletmiş ve bu neşriyat tekzip edilmemiş bulunmaktadır: 'Günün birinde M. okuyucu nasıl olsa kurcalamaz. Yıldırım Orduları Levazım Reisi Merzifon-lu Miralay (Albay) Ömer Lütfi Bey (İstiklal Harbi sırasında Nafıa Vekili) ile Ordular Grubu Erkan-ı Harp Reisi (Kurmay Başkanı) Diyarbekirli Kazım Paşayı nezdine (yanına) çağırıyor ve diyor ki: 'Enver Paşanın idaresi. senaryosuna bir de Suriye Cephesini ekliyor. Bu v aziyetten kurtulmak için tek çare. M. bu inanılmaz hadis eyi naklederken. çünkü böyle yalanı her babayiğit söyleyemez) ya da ve açıkçası..175) Şu palavranın üzerinde biraz duralım. Bu hale göre iki ihtimal var: Ya bu olayı başka birinden duymuş (Bunu da açıklamıyor.C. bunu elbette altını çizerek belirtirdi.Kemal Paşa.' Sonra? Şiddetle reddettikleri bu ihanet teklifini Harbiye Nazırlığına. Ömer Lütfi Bey ya da Kazım Paşadan öğrenmiş olsa. onun da çaresi var: Lafazanlıkla işi boğuntuya getirmek ve hakaret etmek!244 Ve savaşı. bu iki kişiyi Nablus'a çağırmış. İngiliz'lerle anlaşmaktır. tarihten sıkılmadan. bu tür hezeyanlara değil. Belgeler. 'Enver'den şikâyet etmiş ve İngilizlerle anlaşmak gerektiğini' söylemiş. bu uyduruk yazının 'yalanlanmamış olmasını'. s. iman ve namusu ile tanınmış bir zattır ve elyevm (şimdi) sağdır. Genelkurmaya. araya da Entellijans Servis. anılar var ama önemli değil. Bir kurcalayan çıkarsa. ya bu tür iddiaları zırva buldukları için susarlar ya da bir tartışmaya bulaşmamak için karışmazlar. Büyük Doğu dergisinin tarih polisi Dedektif X-1. bilenler de. o zaman hayatta bulunan Ömer Lütfi Bey adında bir zatın muh atap olduğu. ―günün birinde‖!Yani tarihi belli değil. Başka hiçbir çıkar yol kalmamıştır!' Her iki asker de bu teklifi şiddetle reddediyor ve böyle bir hareketin korkunç bir şey olacağını söylüyorlar ve yerlerine gidiyorlar. 1) Ne zaman olmuş bu olay? Büyük Doğu yazarına göre.

Kemal Paşanın.Savunma Bakanlığı Müsteşarı.1921)248 Kazım Paşa (İnanç) da. bunlar da so nradan İngiliz ajanı mı oldular acaba? Ömer Lütfi (Yasan) Beyin. karargâh arkadaşlarına bildirmişler mi? Hayır! Hele 'iman ve namusu ile tanınmış' Ömer Lütfi Bey acaba neden susmuş? Böyle bir ihanet teklif ini saklamak da ihanete ortak olmak değil midir?245 M. trene atlayıp Rayak'a geldiği.Kolordu Kumandanı İsmet Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kaldı- de bi an _8 . sekiz kişilik maiyeti ile resmi elbiselerini bile giyemeden. Kolordu Komutanlarına. • Mısıroğlu'nun iddialarını topluca hatırlayalım: "7. bu tümenlerden birinin. sekiz kolordu ve on dört tümen komutanı daha bulunuyor. Sakarya Savaşı sırasında Başkomutanlık Bürosu Başkanı.961'inci sayfalarında yayımlanmıştır! Mısıroğlu'na duyurulur. 'komşu birliklerden gizli olarak geri çekilmeleri' için emir verdiğini varsay alım. kıy amet kopmayacak.Ordu Kumandanı M. M. Büyük Taarruz'da da 6.Kemal'in liderliğini ve komutanlığını kabul ettiklerine göre. sebepsiz emri. Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi'nin 19. 1920'de Anadolu'ya geçecek.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşanın. "Ortadaki 7. tek başına karar vererek. kendini Şam'a zor attığı ve burada 3. dört tümen ve bütün bağlı birlikler.Ordunun ani ve habersiz ricati ile cephede açılan boşluktan İngilizlerin saldırdığı".Kemal neden bu etkisiz iki kişiye açılıyor? Ne kuvvetleri var.Kemal'i yücelten anıları." "8.Kemal Paşanın da kaçarak. bir buçuk yıl sonra da.Kolorduya bağlı 1. ani olarak nasıl geri çekebilir ? Bu kararının gerekçesini Kolordu Komutanlarına nasıl açıklar? Böyle bir şey olamaz ya. hiç kimse konuşmayacak. TBMM'ne Amasya milletvekili olarak katılacak ve Bayındırlık Bakanı olacaktır. Ordular Grubu Komutanı. kendisini Şam'a attığı. 'iman ve namusu ile tanınmış' Merzifonlu Ömer Lütfi (Yasan) Bey.Liman Paşaya. tümen komutanları da alay komutanlarına yollayacak. gümbürtüsü olmayacak. C. M. yazmayacak.Tümen Komutanı olan Alman Yarbay Guhr bile ağzını açmayacak!247 Böyle bir şey olabilir mi? Osmanlı ordusu toptan hain mi? 4) Oysa. niye gereksiz yere bunlara açılmış? Ve bir Ordu Komutanı. gereksiz. "Diğer kumandanlar gibi M.Kolordu Komutanı olarak görev alacaktır. bu kuşku uyandırıcı.Ordulara haber vermeden. ani bir şekilde ricat ettiği". O geniş cephede. cildinin 10. anlatmayacak. iki ordu komutanı.12. iki yanındaki ordulara haber vermeden. bu yüzden Türk ordusu bozguna uğrayacak ama bu olayın hiçbir yankısı.246 Bütün bu komutanlara rağmen böylesi bir ihanet gerçekleştirilebilir mi? Ordusunu kimseye haber vermeden geri çekmesi yeterli idiyse.1920 -14. sessizce toparlanıp geri çekilecek. sebepsiz ve gereksiz yere. burada da duramayıp kalan kuvvetlerin kumandasını Cemal Paşaya terk ederek. (27. Sonra? Kolordu Komutanları. tümenlere. ve 8.958 10. M. ne karar yetkileri.Kutay'ın yayımladığı. cepheye yayılmış iki kolordusunu (4 tümenini). sağ ve solundaki 4.11. 3.

İngilizlerin tekmil Filistin'i. 11 Nisan 1975'ten aktarılarak. Hürriyet gazetesi. bir top güllesi gibi bulunduğum odaya girdi. Ve gider ayak böyle delice bir son emir vermekten vaz geçti. Alman Kurmayı ve M.." Ne M. 'Paşam.. o cephede bulunan 7. Anı şöyleymiş: "Eylülün ilk haftasında Suriye'den çok fena haberler geldi. Kazım (İnanç) Paşadır. ne İngilizler o boşluktan yararlanarak ilerlemiş. üzerinde büyük bir tesir yaptı. Odada daha bazı arkadaşlar da vardı.bölüm. s. 'M. Bu sözler. Bu tehlikeli safhalardan biri de Suriye bozgunundan hemen sonra cereyan etmiş ve neredeyse M. düzmece.Ordunun komutanıydı. 2. olmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığını. Hemen cesaretimi topladım. Alman generali ile birlikte çekilmek zorunda kalmış. ne M." Artık hepimiz biliyoruz ki İngiliz taarruzu.ğı.sütun) Doğrular: 1) Liman Paşanın Kurmay Başkanı. Biraz düşündükten sonra bir şey demeden odadan çıktı.Kemal Paşa ile Enver Paşa arasındaki zıddiyet." (Mareşal Çakmak'ın Hatıraları.C.Kemal Paşa. vs.Kemal Paşa. Mareşal Fevzi Çakmak hatıratında bu olayı şöyle anlatıyor. 1. savaşı izlerken gördük. daha 1917'de ele geçirmişlerdi ve Fevzi Paşa o tarihte."251 Ve Fevzi Çakmak'ın anısını (!) aktarıyor. onun adına 'hatırat' uyduran kişiler! Fevzi Çakmak'ı (!) dinlemeye devam edelim: "General Liman von Sanders. de bi an _8 . Alman değil.. bir hamlede ele geçirmediklerini' bilmez mi? Bilmeyen o değil. Adalet bunu icap ettirir.' dedim. 1. hiç olmazsa bir Türk paşasını harcamaya karar vermiş bulunuyordu." (aynı yer. İngilizler de.252 Fevzi Paşa. zaman zaman şiddetlenmiş ve tehlikeli safhalar arz etmiştir. aynı suçu işleyen bütün Alman general ve subaylarını da kurşuna dizdirmeniz gerekebilir. Giderayak. yanındaki ordulara haber vermeden çekilmiş. Eylülün ilk haftasında değil. Hemen kurşuna dizilmesi için emir verece-ğim!'253 dedi. Filistin'in çok büyük bir bölümünü. Son Bozgun. Enver Paşanın bu kararının gerekçesini (!) belirten iki cümle daha var ki Vakkasoğlu onları vermiyor: "Enver Paşa memleketin batmak ve kendisinin gitmek üzere olduğunu biliyordu. kaderini bağlamış bulunduğu Almanları memnun etmek üzere. ne de Cevat Paşa Şam'da İsmet Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kalmıştır. Eğer kendisini kurşuna dizdirmeye kararlı iseniz.Kemal Paşanın idamına sebep olacak hale gelmişti.249 Birinin bile doğru olmadığını. bilgisizce ve maksatlı iddialar!250 D Vehbi Vakkasoğlu da şöyle yazıyor: "M. yanlış.Kemal Paşa resmi elbiselerini bile gi ymeden kaçmış. Ben bu acı haberi öğrendiğim anda Enver Paşa.Kemal Paşa ord usunu bırakıp kaçmış. Velhasıl gerçeklere aykırı. İngilizler büyük bîr taarruza geçmişler ve bir hamlede tekmil Filistin ve Suriye'yi ele geçirmişlerdi. gelen haberlere göre M. 18/ 19 Eylülde başlamıştır. baştan sona yalan.Kemal Paşalar (?) da geri çekilmek zorunda kalmışlardı. Beni görünce.49) Fevzi Çakmak'ın sözde anılarında.

ve 11. Ben de bunları not ederdim. yazık ki yalancı duruma düşürmüş ve küçültmüştür. suçlanabilir ama 'Almanlarımemnun etmek üzere hiç olmazsa bir Türk paşasını harcamaya karar verdiğini'iddia etmek. Fevzi Çakmak'ın ölümünden tam 25 yıl sonra.. 10 Nisan 1975) Oysa bu tefrikada yer alan anıların büyük çoğunluğu.. bu büyük adamı hakkıyla tanıyamamaktadır. yazan da Murat Sertoğlu! □ Adnan Çakmak.Külçe'nin yalan-yanlış yazdıklarını. kendi de gerçeğe aykırı bazı eklemeler yapmıştır.254 (S.Çakmak'ı yüceltmemiş. sözde anıların Kurtuluş Savaşı ile ilgili bölümlerini incelerken. daha somut olarak göreceğiz. (M.Külçe. düşünülemez. İşte bu zat..256 7. Fevzi (Çakmak) Paşa. dergi ve kitaplarda yayımlanmış kısa anılar ile bilgilerden de yararlanmıştır ama derlediği yazılardaki bilgi yanlışlarını olduğu gibi bırakmış. bu kitabı yazarken. bunların arasına. Aktarmakla yetinmiyor. Mütarekeye doğru □ K.88) Bir görevi ve Harbiye Nezaretinde bir odası yoktu ki ‗odasına dalan Enver Paşa‘ ile böyle bir konuşma yapmış olabilsin? 3) Olaylar. Bunu. Filistin-Sina Cephesi. Filistin‘de yakalandığı amipli dizanteri hastalığından dolayı.. diyor ki: "Rahmetli amcam her zaman bin bir olay içinde geçmiş askerlik ve politika hayatı hakkında hatıralarını anlatırdı. o da ayrı sorun!) Bu uydurma anılar ve anılardaki bu cins yalanlar.. büyük ölüye ve tarihe karşı son ödevimi tamamlamış bulunduğuma inanıyorum. s.255 S. bazı gazete. (Türkiye‘de 5 Yıl.656) Enver Paşanın gerçekleri bilmediği. bütünüyle ham.Külçe. Beykoz‘daki evinde yatıyordu. s. s. Kıcacası. Adnan Çakmak. 2) Cephenin yarıldığı ve orduların çekildiği haberi İstanbul‘a ulaştığısırada. Peki bu anıları imal eden kim ya da kimler? Anlatan Fevzi Çakmak'ın yeğeni Adnan Çakmak. Süleyman Külçe'nin.Sertoğlu bunları nasıl yutmuş.328. 4) Enver Paşa birçok açıdan eleştirilebilir. F. pek kaba ve haksız bir yakıştırmadır. Murat Sertoğlu'na verdiğim notlar bunlardır. 'Mareşal Fevzi Çakmak-Askeri ve Hususi Hayatı' adlı kitabından devşirilmiştir. yukardaki örnekte olduğu gibi. ilk günlerde kesintili de olsa. sürekli İstanbul‘a bildirilmekteydi.Uşak Emniyet Müdürüydü. Gençlik.sayfa. S. onun ağzından dinlediğim gibi nakletmekle. 1959'daki utanç verici Uşak olayları sırasında. yanlışları ve abartilarıyla birlikte aktarıyor." (Hürriyet. gerçeklere ve sağduyuya aykırı türlü uyduruk polisiye sahneler de ekliyor. cahilce ve Uydurma bir anı. Fevzi Çakmak'tan dinlemiş ve not etmiş gibi.Kurmay Kurulunda da Türkler çoğunluktadır. 1. .Mısıroğlu diyor ki: de bi an _8 . İşte bütün bunları düşündüğüm içindir ki rahmetli amcam Mar eşal Fevzi Çakmak'ın bana anlattıklarını.

Başyaver Naci Bey aracılığıyla Padişaha iletilmek üzere Dr. Mısıroğlu ürünüdür.728. Azmi Beyler ile Şeyhülislam Hayri Efendi ve kendisinin katılacağı bir hükümet kurulmasını zorunlu gördüğünü.H. kendisinin ise Harbiye Nazırlığına getirilmesi. Halep'ten Padişaha bir telgraf çeker. Adana'nın Bahçe kasabasından değil.Göztepe.259 M. s.İzzet Paşaya önerir. bu telgraftan sonra Talat Paşa hükümeti istifa etti ve A. İ. V. 1. 1. Tahsin (Uzer). Talat Paşa hükümetinin de bu teklif üzerine istifa ettiğini yazmak.C. (İslam Ansikloped isi. (İ. hükümeti kurmayı başaramadığını 10/11 Ekim gecesi Padişaha bildirir.168)261 □ Vehbi Vakkasoğlu'da. yerine iş görebilir bir kabine teklif eder.257 O gece Padişah Talat. gerçeği başka türlü çarpıtıyor: "M. hükümeti ku rma görevini Tevfik Paşaya verir. 4.Kemal ise bu tarihlerde Halep'tedir ve 25 Ekim akşamına kadar da orada kalacaktır.İzzet Paşa kabinesi 14 Ekim 1918'de kurulur. Osm." (Son Bo zgun.C." (Lozan 1. s. Hatıralar. ayrıca İsmet (İnönü).211) "Saray. Harbiye Nazırlığına.İzzet Paşaya verilmesini.' Fethi Beyle Fevzi Paşa bu hükümete girmişti. Tevfik ve A.. Halep'ten çekilmiştir.179) "Bu telgraf. s." (Hilafet.258 A. İsmet ve Fevzi Paşalarla Fethi Bey (Okyar) gibi daha bazı kims elerin de dahil olacağı yeni bir kabinenin kurulması' ricasında bulundu.İnönü.Gayyası.İzzet Paşa başkanlığında yeni hükümet kuruldu. Tevfik Paşa.C. yapılan teklifi aynen benimseyerek o kabineyi teşkil eylemiştir. Fevzi Paşa (Çakmak) ve Fethi (Okyar) da bulunacaktı. A. İzzet Paşa Sadrazam. İsmail Canpulat.29‘da var!) 4) Bu telgrafla kendisine açıkça Harbiye Nazırlığı verilmesini de istememiş.C. Fethi (Okyar).İzzet Paşalarla görüşür ve görevi. bu kez A. Paşanın teklif ettiği kabinede.İzzet Paşaya çektiği ayrı bir telgrafla talip olacaktır.. s. Adana'nın Bahçe kasabasından Padişaha çektiği bir telgrafla. s.Kemal bu telgrafında. 'Sadaretin A.Danişmend. s.İzzet Paşanın Sadrazamlığa.Kemal..M. Vahidettin. 'Bahçe Telgrafı' diye meşhurdur. s. Osmanlı Devletinin can de bi an _8 .] Gerçekten."Kemal Paşa.728) 1) Telgraf da. s. (Hükümet listesi.. T.Rasim Ferit (Talay) Beye yollanmıştır. T. Bu telgrafında Talat Paşanın başkanlığındaki kabinenin düşürülerek. s.260 2) M.449) M.M.Kemal. (Filistin -Sinâ Cephesi.. aynen M:Kemal‘in teklif ettiği gibi de kurulmuş değildir.Kemal Paşa. 3) Hükümet. İsmet Bey ve Fevzi Paşanın hükümete alınmasını yazmış değildir.C. kendisi Harbiye Nazırı olacak. Telgraf. Kronolojisi. [.Kemal'in Talat Paşa hükümetinin düşürülmesini teklif ettiğini.1. Talat Paşanın önerisini uygun bularak.73) M. bu kimselerden kurulacak bir hükümetin duruma egemen olabileceği kanısında olduğunu‘ yazmaktadır. 'A. Rauf (Orbay).211) Doğrusu: Talat Paşa Sadrazamlıktan 8 Ekimde istifa edince.'Bahçe Telgrafı' diye meşhur olduğu. sadece hükümette yer almak istediğini belirtmiştir. M." (Hilafet.

264 3) Albay İsmet Bey ise. Niyeti.Kemal'in telgrafına uyularak kurulduğu konusunda neden bu kadar kesin konuşuyor ve Vahdettin'i M. İstiklal Harbimiz. s.73) Rauf Orbay'ın anılarından.İzzet Paşanın sadarete getirildiğini.M. cephenin yıkılmasını sağlıyor." (Lozan.Tarihimiz.163) İsmet Bey.Kemal'in sınırsız kudretine bakınız! Önce.İzzet Paşanın anılarında da Mısıroğlu‘nun iddiasını doğrulayacak hiçbir işaret bulunmuyor. s.)263 A. s.. s. s. Ne biçim Osmanlıcı bunlar? Osmanlı Devletinin son günlerini bile bilmiyorlar!262 Öteki yanlışları aşağıdaki paragrafta açıklanacak.178) Yani işgallerden de M. Bazı dalkavukları bile M. s. Harbiye Nazırlığını elinde tutmuştur.İzzet Paşa tarafından Müsteşarlığa getirilmiştir.C. M. A. İsmet Beyin Harbiye Müsteşarlığına atanmasını isteyecektir ama o tarihten bir yıl sonra.149) 1) M. kabinenin M.‖ (Hilafet. Fethi ve Rauf Bey ile Fevzi Paşanın kabineye dahil edildiklerini ve İsmet Paşanın ise Harbiye Nezareti Müsteşarlığına tayin edildiğini görüyoruz. M. sonra da.Kemal'in üzerine yıkmak. bir bildiği mi var? Yoo.çekişme dönemini hiç bilmemek demektir.İzzet Paşanın hükümetinde yer aldığını yazıyorlar ki bu da yanlıştır.Cebesoy. İ.232). doğrudan A. s. İkisi de eski silah arkadaşı.Kemal Paşanın.1982-1985) 2) Mısıroğlu. Vakkasoğlu ve GRYT Asiklopedisi (2. "Bu yeni kabinenin benim telgrafımla alakadar (ilgili)olup olmadığı hakkında bir şey diyemem" diyor.Hatıraları.234) 4) Mısıroğlu.F. Fevzi (Çakmak) Paşanın A. hükümete girecek kimselerin.Kemal sorumluymuş! □ Mısıroğlu bir başka yerde de şöyle yazıyor: "Osmanlı devleti. 3 Ekim 1919‘da ve Ali Rıza Paşa hükümeti zamanında. (İ.Kemal'e bu kadar olağanüstülük yüklemeyi beceremediler. bu telgraf üzerine A. (A. bu yüzden mütareke anlaşmasını imzalamak zorunda kalacak olan hükümeti. birbi rlerini gayet iyi tanıyorlar. mütarekeanlaşmasının sorumluluğunu da M. M..Karabekir.Kemal'in talimatıyla hareket eder bir robot durumuna düşürüyor.M. 1.8.İzzet Paşanın. 1. bir telgrafıyla kurduruveriyor! Hiç kimse de gık demiyor. Yemen'deyken kurmayı (1910). İnal.Ordu Komutanıykende (1916) Kurmay Başkanıdır. 1.Kemal.Kemal'in telgrafından daha önce kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu amaçla da diyor ki: □ "Mondros Mütarekenamesini imzalayan kabine.İzzet Paşa.51 vd. de bi an _8 . M. maddesine dayanılarak gerçekleştirilmiştir. Sultan Va hideddin üzerindeki tesir ve nüfuzunun devam etmekte olduğunu gösteren bir hadise olarak. (Atatürk'ün Hatıraları. Hatıralar. s.Kemal'in tavsiyesi üzerine kurulan bu kabinedir! Aziz vatanımızın sonradan uğradığı işgaller de bu mütarekenamenin 7. Yıldırım Orduları cephesindeki bu bozgunun doğurduğu yılgınlıkla Mondros Mütarekenamesini imzaya mecbur kaldı.C." (Hilafet. s.C. s. □ Mısıroğlu devam ediyor: ―Sebep olduğu (!) müthiş hezimete rağmen M.148) Şu M. A.İnönü.C. Son Sadrazamlar. (Y. (K.K..Kemal bile. 2.

Kemal Paşanın rahmetli annesi konusundaki bu çirkin iddianın.Ordu. anılarında şöyle yazıyor: "Türkler. silah altındaki Osmanlı Ordusunun mevcudu da. çarpıtmalara.1. Bu tarihte. Kuzey Yunanistan'da bulunan General Milne kuvvetleri de. anayurdun eşiğinde. s.265 İngiliz Generali Tawnshend. Dr." (s. M. Üçüncü ve Dördüncü Bölümde! bi an _8 . Daha da sunturluları.Küçük. Çünkü ezilmemiş olan 2. Sultan Abdülhamit devrinde askeri okula girmiş.160) 3 Aralık 1986 günlü Yeni Nesil gazetesinde yayımlanan açıklaması. C."266 Haklı. Belleten. A. yakın tarihimizin belli başlı olaylarını ya hiç bilmiyor ya da pek az biliyorlar.121) Belleten.Kemal Paşa.268 Asıl tehlike buydu.C.1937. belki en önemli sebep bile değildir. tartışıyor ve hüküm veriyorlar. Antakya-Halep kuzeyi arasında kurulan savunma çizgisini (aşağı yukarı bugünkü sınırımızı) tutmuş. kısacası masallara ne demeli? Bugüne kadar herhalde bu kadar çok yalanı birarada görmemişsinizdir.Yalman'ın Gördüklerim ve Geçirdiklerim adlı kitabının 2'nci de Buraya kadar ki iddia ve açıklamalardan anlaşıldığı gibi özellikle Vahidettinci yazarlar ve Y. izin vermediği için adını açıklayamadığım bir sultanın. bu konudaki görüşünü.l. eklemelere. belki de bundan daha fazla karşı koyabilirlerdi. cayır cayır yazıyor. sayı 2. maksatsız. Allenby'ye daha dört-beş ay. (Aktaran GRYT Ans. nedense Harbiye Nazırı olmayı başaramıyor.E. Sultan Reşat zamanında paşalığa terfi etmiş. M. İkinci Bölümün sonu Notlar 1) 2) 3) 4) 5) Osmanlı hanedanından.290-309. bir hesaba dayanmayan yanlışlıklar hoş görülebilir. s. Masum. konuşuyor. O devirlerin şartlarını bilen. Mustafa Cantekin. Afet İnan'ın bu yazıyla bağlantılı bir yazısı daha var ki Y. s. s. Ama mahcup olmaktan hiç korkmadan.Ama bu kadar kudretli Paşa. arkasını Anadolu'ya dayamıştır. mütareke istenmesinin sebeplerinden bindir ama tek sebebi değildir.Ordu ile az-çok toparlanmış 7. cephe gerisi teşkilleriyle birlikte 400. kasıtlı bir iftira olduğunu anlar.61) Ama İstanbul'da panik erken başlamıştır. 1937 Müfit Özdeş. sayı 3-4. Ama biri biterken öbürü başlayan saptırmalara. İstanbul üzerine yürümek üzere Meriç sınırına yaklaşmıştır.605-610. Bulgari stan 19 Eylülde mütareke istemiş. resmi adı Mekteb-i Fünun-u Harbiye-yi Şahane olan Harbiye'ye. 8. Mülakatın tam metni.Rıza Nur Dosyası adlı kitabımdan aktarıyorum: "Bu iddiada bulunanlar. Sultan Vahidettin de kendisini fahri yaverine seçmiştir. Suriye Cephesinin çökmesi. biraz tarih bilgisi olan bir kimse.267 Çünkü Avusturya hükümeti 14 Eylülde barış girişiminde bulunmuş. u ydurmalara.Küçük onu bildirmiyor: Mukaddes Tabanca. C. hatta gerçeklerin açığa çıkmasına yardımcı oldukları için yararlı bile sayılabilirler... daha sonra da erkan-ı harp (kurmaylık) sınıflarına devam etmiş.1.000'i aşıyor. (Mondros. bir devri ve son üç Padişahı da küçülttüklerinin farkında değiller.

Ben bu operasyon kelimesinin Türkçeye tercümesini düşünerek 'Hareket Ordusu' dedim. C. Kurmay Başkanlığına Ali Rıza Paşa getirilecektir.90 vd.266. 31 Martta Yabancı Parmağı.Karabekir Anlatıyor.J.C.Küçük'ün ancak 1995'de varlığını keşfettiği bu kaynağı. Bazı arkadaşlar 'Hürriyet Ordusu' dediler." (Y. Sonra sefirlere (elçilere) ikinci bir beyanname yazdık. Sina Akşin.. s..Şevket Paşanın karargâhı Harbiye Nezaretindedir. Atatürk Arşivinden Seçmeler III'de var.614. Mesele şundan ibaretti: İstanbul'a hitaben bir beyanname yazmak lazım geldi. Şeriatçı Bir Ayaklanma/ 31 Mart Olayı.Zürcher. K." Hayat hikâyesinde yer alan bilgi şöyle: "31 Mart hadisesi üzerine Selanik'ten İstanbul'a hareket eden kuvvetlerin Erkan-ı Harbiye Reisliğinde (Kurmay Başkanlığında).Bayar. Dr.Dr. s.C. Y. S.R. s.66. Yorumu size bırakarak aktarıyorum: "M. Bildirinin tam metni. (Doç.Kemal tarafından hazırlanmıştır. Sina Akşin. s.Cemal olduğu anlaşılıyor. 20.. İmparatorluğun Çökuşü. 2. H.44). Bak. komutanı Şevket TurgutPaşa ve Kurmay Başkanı K.9 vd.41).Meşrutiyet İnkılabının Hazırlanması Rolüne Ait Bir Belge.583'de. A. AAMD. Jön Türkler ve İttihat ve Terakki.Küçük. Böyle arabesk bir üslubu var. Abdülhamid'in Düşüşü adıyla 1990'da yayımladı.. sayfalarında.34... F. Yb..Unat.98.Gülersoy'ca yapılan çevirisi. (K.. s. s.daha sağlıklı bir yaklaşım içinde olması beklenirdi. İnsan topluluklarıyla ilişki kuramıyor (s.Şükrü Bleda.Bayar. Politikaya ve özgürlük mücadelesine uygun bir yapısı yok (s.) Bu konuda ayrıca: H.104. Fahri Belen. a. Oysa Orbay diyor ki: "[M. s. Vahidettinciler zaten böyle ama akademik kariyerden gelen birinden. Tezler 5. İttihat ve Terakki Cemiyeti. Belleten. s. The Fail of Abdülhamit. Kendine güveni olmayan bir kişiliğe sahip görünüyor (s. (Maarif Vekaleti Y.. Çatalca'ya gönüllüler ve çetelerden başka. 1910.Yalman. KA Günlüğü.625-629'daki rapor ve Sina Akşin. sayı 15/Temmuz 1989.6) 7) 8) 9) 10) 11) 12) 13) 14) 15) 16) 17) 18) cildinin 253. (A. Vatan ve Hürriyet.Kemal şöyle anlatıyor: "Hareket Ordusu adını ben buldum.Ordu'dan. Atatürk'ün 2.456) Sayfalar arasındaki büyük farklara bakıp da aradaki sayfaları dikkate almadığımı sanmayın sakın. Kazım Özalp.1937. sayı 102/ 1962.E.Ü. Prof.52. Y.3 vd. s.C. 2..Ü. İttihat ve Terakki Cemiyeti.65 vd.Sami Kızıldoğan.Kemal sözünü ettiği 'bazı arkadaşların' Alb. sayfalarında bulunmaktadır.10.Hasan İzzet. Atatürk'ün Askeri Kişiliği. s. Atatürk-İttihat ve Terakki. s. Çünkü Y. bir sıralama ve sınıflama yapmadan yazıyor.Dr.Kemal'in 1919'a kadar devrimci mücadelenin dışında geçen bir yaşamı var (T.Kemal ile] Hareket Ordusu İstanbul'u işgal ile isyan bastırıldıktan sonraki günlerde. Ankara) Cemiyet önce Vatan adıyla kurulmuş.Tezler 5.. Edirne'deki 2. F. Halbuki bütün ordu hürriyet ordusu durumundaydı.Bayur. M.Şevket Paşanın karargâhında rastgeldikçe görüşürdüm. Uluğ İğdemir.Küçük daldan dala atlıyor. Atatürk'ün Yaşamı.259) M. s. Yb. s.37). 2..e."(T. Y.Fethi Tevetoğlu. s.32) Kaynak şu: Francis McCullagh.Orbay'ın anılarının devamını vermiyor. s. s. sonra Vatan ve Hürriyet adını almış. Türk İnkılabı Tarihi.456) Utkan Kocatürk. kitabın Ç.42).Yüzyılda Osmanlı Devleti. 2. Atatürk'ten Anılar.Sina Akşin. Konuyla ilgili bazı kitaplar: İttihat ve Terakki Katib-i Umumisi M..161. Sınıf Arkadaşım Atatürk. cemiyetle ilgili açıklama ise 257. London. Ama artık Kurmay Başkanı değildir. Uğur Mumcu. 2.C. sayfasında da bu konuya yer verilmiştir. R. sayı 3/4.Belen. s.kısım. s. bulunmuştur.19. Ne imza konulması münasip olacağını düşündük. Hayatı ve Eseri. C. 1931'de yayımlanmış 'Tarih III' adlı kitabın 141. s. M. s. 1. Doğan Avcıoğlu. Bildiri M. de bi an _8 .C.Tarih. 1970'te yayımlanmış olan Şeriatçı Bir Ayaklanma adlı eserinde bol bol kullanmıştır.Cebesoy.. Hareket halindeki kuvvetlerin durumunu göstermek için 'Hürriyet Ordusunun Operasyon Kuvvetleri' denildi.67. Hareket Ordusu İstanbul'a girince. Milli Mücadelede İttihatçılık. Ayrıca Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti'nden bir kurulun yazdığı.Karabekir.Hikmet Bayur. s. E.Karabekir. O zaman bunun manasını kimse anlamamıştı.Karabekir olan ikinci bir karma tümen daha gelecektir.F.g. kendi elyazısıyla olan taslak. (K.Salahattin.304) M. Belleten. ve 258.

847. s..Kemal'den M.Kemal istemeden görev almışmış. Ankara.499. s..Yüzyılda Osmanlı Devleti. Bu iddiasının birdayanağı var mı? Var tabii. F. 27) C. (s. Mahmut Şevket Paşanın Günlük Not Defteri.3.Kemal'in ATASEmiliterliği. (Birinci Dünya Harbi. s. s.Tevetoğlu ise. 3. 3.746= 75. 30) İşin komik yanı. (a.Dilipak da diyor ki: "M. s.Kemal'in) zaferiymiş gibi göstereceğiz derken. Gelişmeleri sık sık Madam Corinne'e yazıyordu.500 ve 4 sayılı cetvel.C.. mülkiyeli. 33) Çanakkale Cephesi. Yirminci Yüzyılda Osmanlı Devleti. Çanakkale Cephesi. Komutan Atatürk.Sertoğlu.746'sı hastanelerde ölmüştür. Hayat dergisi.164 vd. s.830.084+18. esir) sayısının yüz bin kadarının öğretmen. Türk İnkılabı Tarihi. ve 3.Hakkı Okday'ın anılarını K. "Gördüklerini bir objektif sadakatiyle tespit ve ifade etmiştir" diye övdüğü yazarın kitabını okumadığı anlaşılıyor. s.F. M.Kitap. ATASE Y. 1. Dilipak'ın asıl yanlışlarını ve emsalsiz incilerini ilerde göreceğiz.Kitap.27) 22) Bu konuda 228 sayfalık.108. AAMD.Kitap. 1915'te bütün Osmanlı ordusunun üst birimleri Almanlara teslim edilmişti ve bütün istihbarat doğal olarak onlarda toplanıyordu.Erikan. BTT Dergisi. On Yıllık Harbin Kadrosu. s..203) 34) Alan Moorehead. Tuğg. 2. Fahri Belen.İğdemir. kayıp. Gallipoli/ Çanakkale Geçilmez.Mısıroğlu yayımlamıştır." (Cumhuriyete Giden Yol. daha sonra Bolayır Kolordusu adını alacaktır. 28) Zürcher. On Yıl Savaş ve Sonrası.Hüsnü Ersu. yüzlerce belgeye dayalı." diyor (Atatürkten Anılar. s. 23) F. Hayat dergisi.475. bu ne güzel boş hayal! 21) Kısaca. yaralılardan 24 bini.276) 32) Özetin dayanakları: Çanakkale Cephesi. 197 yaralı ve 1 kayıp er. Dolayısıyla Ermenilere karşı oluşturulan Osmanlı politikasında doğrudan Almanların parmağı vardır.618.g. 24) A. (Atatürk ve İttihat ve Terakki. 3/1965. (Askeri Yönüyle Atatürk.084. Şehit sayısı: 57. Fethi Okyar ve Cemal'in (Büyük Cemal Paşa) ısrarıyla kabul ettiğini yazıyor. Bu birşey değil. 3 Kasım 1914-18 Mart 1915 arası toplam zayiatımız ise 21 şehit ve 4 yaralı subay.81.Hikmet Bayur. M. 6. Gelibolu Günlüğü. Alan Moorehead. tedaviden sonra yeniden cepheye dönmüştür. 1. istemeden.Belen. Ama önsözünde. s.113) K.143. 26) Erik Jan Zürcher.16) Birkaç satır aşağıda da. zorla demektir. İ. 20. [.] Bin yıl birlikte.Kısım.Şevket Paşanın Günlük Not Defteri. 109 sayılı Askeri Mecmua'nın tarih eki.1986.500) Hastanelerde ölenlerle birlikte genel şehit sayısı: 57. idari Faaliyetler ve Lojistik. İttihat ve Terakki Kongresinde yaptığı ve dernek yöneticilerinin görüşlerine ters düşen konuşması yüzünden.. Ayrıca. s.Aspinall Oglander. İan Hamilton. 25) Kur.35. (Çanakkale Cephesi. tıbbiyeli ve okur-yazar olduğu sanılmaktadır. M.e.. 3. s.Kitap.Cumhuriyet gazetesi.Yb. Genel kayıp (şehit. s. 1993) Savaşa ikmal erleriyle birlikte toplam 350. s.20 vd.108. 35) ÇetirıAltan şöyle devam ediyor: "Biz Alman Feldmareşalinin bir anlık zaferini. İngilizlerin Gelibolu Seferinin Resmi Tarihi. yaralılardan 18.. sayı 15) 29) Fahrettin Altay. başarılı bir yarbayın (yani M.8).164 vd. Tam adı 'Bahr-i Sefit (Akdeniz) Boğazı Kuva-yı Mürettebesi. Mürettep Kolordu diye anılıyor. 1912-13 Balkan Harbinde Şarköy Çıkarması ve Bolayır Muharebesi. 1. (s. C. Mufassal Osmanlı Tarihi. s.. ayrıntılı bir inceleme var: Kur. U. 31) Çanakkale Cephesi. Askeri Yönüyle Atatürk. İsmet Görgülü.sayı/1965.Özalp "Fethi Beyin teklifiyle. sayı 13/ Mart 1986 vd...19 vd. Sofya ATASEmiliterliğine atanarak 'uzaklaştırıldığını' ileri sürüyor.Hüsnü Ersu. 5.'Kerhen'.C. kendi kutsal saplantıları! 20) Bu ne güzel fos istek. İstanbul'da yaşadığını yazıyor.211.Yb. s. s.009 kişi katılmış.Şevket Paşaya [Mektup]. M.Kitaplar. s. yaralı sayısı: 96. Atatürk'ün Yaşamı. 3. M. Madame Corinne'in İtalyan olduğunu. 158 şehit. s. Haziran 1938. yaralı. yine aynı yılda Alman Genelkurmayı tarafından planlanmış olan Türk-Ermeni dramlarının savunmasını üstlenmek durumunda kaldık..Kemal Sofya'da iken burada kendisine bir de Fransız sevgili bulmuştu.289. s. sarmaş dolaş yaşamış insanların bir anda birbirlerinin boğazına 19) de bi an _8 . 2.

" Onca doğru sözün arasında.İ. ATASE Y. iddia şu: 'Bin yıl birlikte.Görgülü Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları.. Almanya Türkiye'ye ve Akdenize çeşitli zamanlarda. bu görüşleri 8 Temmuz 1996 günlü Yeni Yüzyıl'da. Yıldız suikastı (1905). Yas günü olması lazım. Ermenilerin 1880'de isyan hazırlıklarına koyulduklarını. Belgelerle Ermeni Sorunu. 3. 1..' Allah Allah! Biz de saf saf. Doğu Cephesindeki ordularımızı takviye için yola çıkarılan perakende birlikleri vurmaları.. Adana (1909) gibi birçok kanlı ve üzücü olayın izlediğini sanıyorduk.Niye Alman donanması. U-14 ise bir İngiliz denizaltısını batırır. (Kanun metni için: S. askerleri kaçmaya teşvik etmeleri gibi olaylar üzerine 14 Mayıs 1915'te. Ermeni Dosyası. Yozgat (1893). Mim Kemal Öke. Hayat Tarih Mecmuası.. " (Milliyet. Bunlardan U-21. 20.Atay. Binlerce araştırmacı hayal görmüş. s. Richard Humble.Yüzyıl Tarihi. Bunları hiç kimse kurcalamaz. Muş." Aktüel yazarı. 1. Türk İnkılap Tarihi. Korkunç Takip. araya Osmanlı politikacısını tanıyan yabancı bir Genelkurmay girmeden olamazdı zaten. bazı yerlerde ayaklanmaları (Zeytun... Trabzon (1895).Ks.20 vd. H.C. Aktüel yazarı diyor ki: "Çetin Altan'ın söyledikleri. 136. Berlin Genelkurmayının araya girmesi sonucu. 250 gün içinde 250 bin kişi öldürmeyi de müthiş bir başarıymış gibi gösterirsiniz.. 'gerekenlerin başka yere nakil ve iskan ettirilmeleri hakkındaki i 3 maddelik kanun kabul edilmiştir. s.C. 1.R. İngiliz ve Rus etkisi ile geliştiğini.16 vd.36) 37) 38) 29) 40) 41) 42) 43) 44) sarılması. Van. AAM dergisi." 28. Ermeni Dosyası. 1967/10.157. B. 1.. Rauf Orbay. Eğer Aktüel yazarı.J. bizim köylülerimizi kalkan olarak kullandı ki? Kendi armadasını riske etmedi. R. Osmanlı Bankası (1896). 1966/1. Ç.Kitap. Amiral Dönitz'ın Hatıraları. Bitlis. Ermeni sorununun 19. 20.B.. Atatürk'ün Bana Anlattıkları. Yüzbaşı Selahattin'in Romanı..Tuchman. 20 Haziran 1890'da Erzurum'da ilk ayaklanmayı başlattıklarını. s. Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik? İlhan Selçuk. Hayat Tarih Mecmuası. askerden kaçmaları.g. Bab-ı Ali (1895). (Dr.Bayur. yüzyılda ortaya çıktığını. Çanakkale Savaşı'nın aslında bir yas günü olması gerekir.C. Ankara. H.C.sayı.511) Liman Paşa anılarında şöyle diyor: de bi an _8 . Ermeni Sorunu. Triumphe ve Majestic'i..12:2. Elazığ vb). Mondros'tan Mudanya'ya.382 vd. Sason"(1893). Amasya (1895). Berlin Genelkurmayı idi. 28 Temmuz 1996) Birinci Cihan Harbine Neden Girdik. s.201 vd. sarmaş dolaş yaşamış olan Türkler ve Ermeniler. yer yer ayaklanma hazırlığı içinde olmaları..7-38.sayı. Van (1896). Prof.Bayur.Wallach. Meğerse hiçbiri olmamış. 1. İstanbul'un Doğusunda Bitmeyen Oyun.Altan'ın yazısını doğru özetleyip aktarmışsa ve Çetin Altan da şaka yapmıyorsa. 1915 yılında. Dr. Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi. bir anda birbirlerinin boğazına sarılırlar. Zeytun (1896). Birinci Dünya Savaşı başladıktan sonra. Konuyla ilgili birkaç kitap: Esat Uras. s. bu çalışmanın sınırları dışında ama birkaç satır yazmadan da geçemeyeceğim.Yüzyıl Tarihi. Kazım Karabekir. s. 1. tarihi belgeler ış»ğında yapılan ve farklı bir perspektif içeren bir analiz. Merzifon (1895). F.6. sunuş. s. birçok milletlerarası evrelerden geçtiğini.Şimşir. 2.e. s. 13 denizaltı yollamıştır. bunu mesela Kumkapı (1890).. bu amaçla çeşitli dernek ve terör örgütleri kurduklarını. Ermenilerin Ruslara casusluk yapmaları. 3. şu tarihi belgeleri açıklasa da optik yanlışlıklarımızı düzeltsek.. Çanakkalesi Cephesi.Sason (1897). İngiliz armadasını Akdeniz'de karşılamadı da. Ve Türk-Ermeni dramlarından sorumlu olan yabancı genelkurmay. Bilal Ş. Diyarbakır (1895).C.345.. s. Mart 1994. bu yanlışların işi ne? Nilgün Cerrahoğlu ile yaptığı sohbette de aynı görüşü savunuyor: ""250 günde 250 bin kişi öldürülür mü? Bu oldu Çanakkale'de." Türk-Ermeni konusu. Neşe Düzel'le yaptığı konuşmada da tekrar ediyor: "Çanakkale Savaşı'nı.126. her şey 1915'te ve bir anda başlamış.McCallum. Kamuran Gürün. 4. a. mesela s. 1992) Çetin Altan.L. s. s.Tansel. Yakın Tarihimiz. Bir Askeri Yardımın Anatomisi (1835-1919).. Osmanlı Ermenileri.

45) 46) 47) 48) 49) 50) 51) 52) 53) 54) "Denizaltılarımızın Çanakkale'de gösterdikleri faaliyet sonunda.293) Kültür Bakanlığı da. Milliyet) Böyle ayrıntılar ve özel konular. ya da gerçeği bile bile çarpıtıyor.88/0232 sayılı yazısına bağlı rapor. sözü Cevat Paşa'ya bırakmak olacak. hukuk ve siyasetten haberli olmamak yetmez. (Radyo ve Televizyon Yüksek Kurulu'nun 5. İngiliz harp gemilerinin muharebe meydanından çekildikleri yolunda Alman gazetelerinde yer alan haberler tamamen yanlıştır. Fatih Çekirge'de de göreceğiz. Türkiye'de Beş Yıl. dolayısıyladır. şöyle bir başlık atmış: "Bize Hiç de Böyle Anlatmamışlardı".Kemal'le beraberdik. 18 Mart gününün sabahı Cevat Paşa hazretleri.6. tıpkı Çanakkale Günü gibi bütün savaşları kucaklamaktadır. Seddülbahir'e gittik.77) de bi an _8 . "tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya". Çanakkale Geçilmez. Çanakkale Anıtı için sanatçılara yaptığı duyuruda. Maydos'ta bulunan karargâhıma geldi. paragrafta aynı şaşırmayı. şiir dışı bölümler ve bu bölümleri destekleyen görüntüler de vardır. Çanakkale Savaşı'ndaki kayıplarımız için şöyle yazıyor: "250.71) Doğrusu.C.Ü. Gül Dirican da.18. Sultan Reşat hakkında da tam bir bilgisizlik içinde yüzmek şarttır.1988 gün ve RTYK-01." (T. Alan Moorehead. elbette okulda anlatılmaz..Kemal'in verdiği bu kısa bilgiye bile gözükapalı itiraz ediyor ve diyor ki:" Söylediklerinin gerçekle hiçbir ilgisini bulamıyorum.99) Albay Şefik Aker. Yani feldmareşal olmadı.Kitap.472. M. M. usule ve savaşın gereklerine denk düşmüyor.Kaplan. anlaşma gereğince bir üst rütbe ile çalıştı (müşir/mareşal).Pallis'in Yunanlıların Anadolu Macerası kitabını okuyunca şaşırmış ve kitabı tanıtmak için yazdığı yazıya.Akif in şiirini ya okumamış. bir ihtiyat tümenin yarbay rütbesindeki komutanını ziyaret etmesi imkân dahilinde görülmüyor. Sultan Reşat'ın.121. "tüfek" gibi sözler. Tezler 5. 3. s.C. yazmaktan okumaya vakit bulamıyorlar. bu kitabın 111-135. A.1995.Kemal ile Mülakat.A. Yalnız. Bir Yardımın Anatomisi. s. s.. "Avustralya ile beraber Kanada".11. deniz savaşlarıyla mı ilgili? O şiir de.) M. (Liman von Sanders. s.1. geriye dönüp Alçıtepe yolunu tuttuk. ancak bu temel sorunun çözümünden sonra anlamlı bir irdeleme konusu olabilir. 18 Mart 1996 günü. s.Küçük. M. 1. İşte. ya okumuş anlamamış.000 olarak verdi. "lağım". Alman İmparatoru tarafından.. Arıburnu Savaşları ve 27. (22. Şiirde geçen "en kesif ordular". 1918'de İngilizlerce tutuklanarak Malta'ya sürgün edildi.77. rütbesi bazı politik sebeplerle. yayımlanmış ve okunmayı bekleyen pek çok kitap var! Üçüncü Bölüm." (Lozan. ders dışı kitaplardan öğrenilir. Anlaşılan bu sevgili gençler. s.15) Y. "Hindu". "ufacık bir karaya ne hayasızca tahaşşüd (yığılma)"." (M.Kemal'in açıklamasına. Kendisine Seddülbahir sahil mıntıkasındaki tertibatı göstermek üzere beraber Kirte'ye gittik. Efsane gerçeği bastırıyor! [Hastanede ölenlerin sayısının doğrusunu. sayfaları Liman von Sanders'le ilgilidir ve çok ilginç ayrıntılar içermektedir) Mısıroğlu. O kara cihetine." (Türkiye'de Beş Yıl.000 şehit ve 150.4. meşrutiyet döneminde. Cevat Paşa özetle diyor ki: İlk gün M. O esnada ilk düşman mermisi başımızın üstünden geçerek Alçıtepe'ye düştü. Türkiye'de.19.Kemal 18 Mart ile ilgisini Ruşen Eşrefe şöyle anlatır: "Benim bu harekâtla alakam. 18 Mart sabahı böyle başlamıştı. s. Bu konuyla ilgili. M.500] Programda yalnız şiir değil. Maydos yakınındaki karargâha giderek.Alay. ben deniz cihetine bağlı idik. Düşman donanmasının ilerlemekte olduğunu görünce. ülkeyi yönettiğini ileri sürmek için yalnız tarih. vaktinden önce süvari orgeneralliğine yükseltildi (1914).. asıl Sefa Kaplan şaşırmış görünüyor! Belli ki bu konuda pek hazırlıksız. Cevat Paşanın. 1922 yılında yayımlanan anılarına Malta'da başlamıştır. 1919'da Almanya'ya döndü ve orgeneral olarak emekli oldu. s." (Yakın Tarihimiz. şehit sayısını 253.746. 7. Milliyet gazetesinde. bir daha veriyorum: 18. Çanakkale. s. Asıl tartışılacak üst sorun şu: Savaştan kaçınmak mümkün müydü? Savaş böyle mi yönetilmeliydi ya da nasıl yönetilmeliydi gibi sorunlar. s.000 hastanelerde vefat etmiş yaralı. Türkiye'ye tümgeneral olarak geldi (1913). Gelibolu'da. s.

'siyasi yaşamını yirmi yıl ileri atan ve Savaş Bakanı Lord Kitchener'inkini yıkan kişinin. Ayrıca Anafartalar Günü de kutlandı.Kemal hiçbir zaman 'kahramanlık iddiasında' bulunmuş.Dr. Hayret! Y. zaferin bütün şerefini. Yüzbaşı Hakkı'nın adının yazılı olduğunu açıklıyor ve diyor ki: "Bir bahriye mühendisinin bir gemiye komutan olması çok uzak bir ihtimaldir. sayfada "Boğaz'ı savunan komutanlardan" olduğunu yazmış.Kemal ile Mülakat' yaptığını söylemiş. Milliyet gazetesine ek olarak yayımlanan İstiklal Savaşı Gazetesi'nde (1969-70) gördüğünü yazıyor. 'Boğaz ortasındaki mayın hatlarının düzenlenmesinde çalıştığını. 'Anafartalar Kahramanı M. Prof.Küçük ilk kez 1927'de eski yazıyla.55) 56) 57) 58) 59) 60) 61) Bu gelenek ilk defa bu yıl (1996) değişti. daha önce bir derece aşağı indirilmiş olduğu için Cevat Çobanlı. Nusret gemisinin bahriye mühendisi Reyder'in komutası altında olduğunu' yazıyor. Nutuk'un 3.118. sayfada "Çanakkale'de topçu komutanı" diye tanıtmış.1924'te Dumlupınar'da yaptığı konuşmadır." (Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. Nusret gemisinin günlüğünde. 18. 1934'te yeni yazıyla basılan.İsmet Görgülü.222-228) Y. s. Churchill diyor ki: "1915 yılında bütün Avrupa'da. Dr. Nusret'in döktüğü mayınlar kadar harbin devamına ve düşmanın istikbaline müessir olacak bir başarı gösterememiştir. insanlarımızı bilmedikleri konuda konuşmaya ve ahkam kesmeye zorlayan özel ve gizli bir yasa mı var? Ergün Aybars. 18 Marttan az önce yerleştirdiği mayınların da bu zaferde rolü olsa gerektir" diye yazıyor. AAMD. arkadaşlarına ve ordunun subay ve erlerine paylaştırmıştır. Liman Paşa. daha Dünya Savaşı bitmeden. Dinamit adlı Tv. 18 Mart 1915 günü paşa değil. sayı 2. Bu kısa hayat hikâyesinde. sayfada 'Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı" olduğunu açıklamış. (Türkiye'de Beş Sene.Aybars. Kendini. sayı 28/ Mart 1994) de bi an _8 .Kemal ve Kurtuluş Savaşı hakkında.8.lu belge. o günden bu yana da defalarca basılmış olan Nutuk'u bile okuyup incelememiş. Fakat bunlardan hiçbiri. s. "Türkiye'de mayın uzmanı olarak çalışan Üsteğmen Gehl'in Erenköy körfezine. 40.Eşrefin 1918'de. Mart 1972) Bu başarıya Almanlar ortak olmaya kalkışmışlardır. (F.Adil'i. Bunun en iyi örneği. sabah erkenden Çanakkale kasabası civarında bulunan karargâhından. '18 Marttan az önce yerleştirilmiş mayınlarla1 ilgisi olmadığını. süvari olarak Yüzbaşı Reyder'in değil.00'e doğru dönmüştür.Altay. Oysa tam ve doğru metni. 29 Ekim 1996. Milliyet. 68. 30. nihayet doğruyu keşfedip 71. cephenin gerçek kahramanı olamayacağını" ileri sürmüşler. gazeteci Velit Ebüzziya Beyin sorduğu 21 sorudan birinin cevabı olarak. yaveri Cevat Abbas'a dikte ettirmiştir. M.Mühlmann ise. ciddi bir inceleme yapmışcasına fikir yürütüyor! M.Kemal. "17.75) Ama bir sonraki dipnotta sözü edilecek olan eserde.Küçük'ün. Ama program. 1756'dan 1939'a kadar Türkiye'de vazife alan Alman subayları açıklayan Duetsche Offiziere in der Türkei isimli kitapta da bu isim ve hatta benzeri dahi yer almamaktadır. Dr." (Hayat Tarih. S. 12 dakikalık bu bölüm makaslanarak yayımlanmış! (Prof. bu hayat hikâyesini. s. albaydır. dolaylı olarak bile övdüğü bir tek konuşması yoktur! A. M. Ayrıca bu isim diğer kaynaklarda hiç yer almadığı gibi Almanlar tarafından hazırlanan.Dr.Küçük. programında söylemiş ve katılanların düşüncelerini sormuş.Kemal olduğunu' yazdığını ve R. Ama M.Altan bu sözleri.Ergün Aybars'ın da katıldığı ve kendisinin yönettiği. Üsteğmen Gehl'in.E. kendini övmüş değildir ki. söz konusu hayat hikâyesini. sıradaki (?) birisinin. Murat Belge ve Asaf Akat. s. Churchill'in anılarında. cildinde var: 144 no.59. S. sadece o güne kadar bulunduğu görevleri sıralamaktadır. Gelibolu kıyısına geçmiş ve saat 14. Hizmetlerinin değerlendirilmesini ise geleceğin gerçeğe saygılı tarihçilerine bıraktığı anlaşılıyor. Demek ki Y. Mete Tuncay." (Hayat Mücadeleleri. s. Daima başkalarını yüceltmiştir.Adil anılarında şöyle yazıyor: "[Savaş sona erince] hepimiz bu büyük günün zaferinden dolayı kumandanımızı usule göre tebrik ettik.83) Cevat Bey. milyonlarca insanın hayatına mal olan büyük taarruzlar yapılmıştı.sayfa) Birçokları gibi onun da rütbesi. Ama yanlış tarihte.

bizim memleketi tanımadığı ve layıkıyla tetkikatta bulunacak kadar bir zamana malik olamadığından. Belen özetle diyor ki: "Bu onda 'sabit fikir' haline gelmişti. zararı Türklerin hesabına yazıyorlar. 105) Almanlar kâra ortak çıkıyorlar. 20. Ama Liman Paşa görüşünü korudu. dizinin 16. M. s. (1. iklimin etkisi. 2.278.Carl Mühlmann'ın yazdığı 'Çanakkale Muharebesi-1915'tir. Yüzyılda Osmanlı Devleti. Bu anıların bir kısmı. ayın 19'unda deniz kıyısından (Batıdan) büyük ölçüde bir taarruz yapılacağını haber verdi. o noktaya kadar zaferi bir Türk-Alman ortak zaferi olarak gösteren yazarın. Haziran sonuna doğru. (Hayat Mücadeleleri.S. beslenme tarzı. Hayat (1959) ve Hayat Tarih (1965/3) dergilerinde de yayımlanmıştır. Baha Matbası. Atatürk'ün Arıburnu Muharebeleri Raporu ve Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe Adlı Eserlerinde Yer Almayan Emir ve Raporlardan Bir Demet. ilk batarya 15 Kasım'da. ağır muharebeler ve zayiat yüzünden kısa zamanda 40'a düştü. s. Türk görüşünü belirleyen belgeler.. [. s.C.221) Almanların olayla ilgisi. 8. İngilizlerin Gelibolu'dan sessizce çekilmeyi başarmaları üzerine. yay. 1975.İsmet Görgûlü'nün verdiği bilgiye göre. cephe yarılır ve dağılır. İstanbul. s. İngiliz taarruzunu inatla doğu kanadından bekleyecektir. başta von Sanders olmak üzere bütün Almanlar. Dr.Görgülü. Bunun dışında Çanakkale'ye Almanya'dan başka kuvvet gönderilmedi. s. Türk İnkılabı Tarihi. ancak bu son mayınları dökme teklifinin.0rdu Komutanı Cevat Paşa (Çobanlı) cephenin kendi bölgesinden yarılacağını anlamıştı. cildi. Bu birlik.5. Esat Paşanın Çanakkale Anıları. 3. AAM dergisi. (Eğil Dağlar.Adil de. Liman Paşa Suriye Cephesindeyken de. Kasım 1915'te. haz." (F. s.Bayur. 8.000'dir.. sayfalarında bulunuyor. 200 mevcutlu bu bölük.93. çok dikkatli okumak gerekiyor. s.. astsubay ve subayların sayısı ise en çok 500 kişiye çıkmıştır. Ilgar'ın açıklamaları ve yorumları ile dolu. Çanakkale ile ilgilidir. Ne hoş ticaret! Alman katkısının derecesini Liman Paşadan dinleyelim: "5.161 vd. gerekli yazım işaretleri konulmadığı ve tutarlı bir sayfa düzeni yapılmadığı için bunlardan ayırdetmek hayli zor. Kasım 1990) 20." (Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. bu kadar.) Bu da gösteriyor ki Liman Paşayı eleştirmek. Dr. daha sonra ortaya çıkmış bir tutum değil! 9.100. 1. bizim orduları.366) H.1915 günlü yazısı ise 218 220. Çanakkale Cephesi adlı askerî tarihin 1. s.. "sevimli. bir istihkâm bölüğü idi.Tümen Komutanının yeni düzene yazılı itirazı: Çanakkale Cephesi.101.81. Cildi. Liman Paşa'nın planını açıklayan 26.0rdu yok olur.62) 63) 64) 65) 66) 68) 69) 70) 71) de 67) Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı Yb.Kemal'in rolünü küçültmekten başka bir şey düşünmeyen GRYT Ansiklopedisi. ikinci ve son batarya ise Aralık 1915'te gelecektir.Belen. kaptanın Yüzbaşı Hakkı. İlk Alman topçu cephanesi Çanakkale'ye savaş sona ermek üzereyken.Kısım.] Çanakkale harp sahnesinde bulunun Alman er. 307 sayfalık kitabın üçte biri. Hindli bir asker.. Sayı 19. mayınları hazırlayıp atanların da Yüzbaşı Hafız Nazmi ve arkadaşları olduğunu.107) bi an _8 ." (Türkiye'de Beş Yıl. Yüzyılda Osmanlı Devleti. sayfalarında. [. 3 Mayıs 1915 günlü bu çok dikkate değer yazıdan bazı parçalar: "Sanders Paşa hazretleri bizi.] Vatanımızın müdafaasında kalp ve vicdanları bizim kadar daraban etmeyeceğine (çarpmayacağına) şüphe olmayan.. Alman Arşiv Kurulu 1927'de Genel Harp Olayları dizisini yayımlar.G. İ. Türkleri aldatmaya ve şaşırtmaya çok güzel muvaffak olmuşlardı.224. uysal bir ihtiyar olan" Alman Amiral Marten Paşadan geldiğini açıklamaktadır. Kitap. sahilde ihraç (çıkarma) noktalarını kamilen açık bırakacak tertibat almış ve düşmanın karaya asker ihracını teshil eylemiştir (kolaylaştırmıştır). İngiliz ordusu batıdan (deniz kıyısından) taarruza geçer. s.Görgülü. Esat Paşanın anılarını." (İ.121) Çanakkale Savaşına katılan Türklerin sayısı ise 350. İhsan Ilgar. Kitabının 212-216.0rdu emrine. Çanakkale muharebeleri sırasında hizmet gören tek ve biricik Alman birliği geldi. 28 Mayıs 1921 günlü İleri gazetesinde. Liman Paşanın yanlış planını savunuyor. şöyle yazdığını aktarıyor: "İtiraf etmek gerekir ki İngilizler. Esat Paşanın 6 cilt olan anılarının sadece 3. Yahya Kemal gibi sivil bir yazar bile. Liman Paşanın yeni yayımlanmış olan anılarını çok ağır bir dille eleştirmekte ve 'ellerini Türk kanıyla yıkadığını' yazmaktadır.

İngiliz R.4. bunun fazla tutmadığı anlaşılıyor.Ü. s. Sadi Borak. düşmanın Türk direncini çökertebilmek amacıyla çıkarma yapabileceği kesimler çok azdır ve bellidir. (Hayat Mecmuası.R. Liman Paşa da anılarında.72) 73) 74) 75) 76) 77) 82) 83) 84) 85) 86) 87) 88) de 79) 80) 81) bi 78) Çetin Altan da savunuyordu: "Çanakkale şayet zaferse. s. özel durumlarını görememişti. 137.Küçük kitabının bir başka sayfasında da şöyle yazıyor: "Kemal'in Anafartalar Kahramanlığı.23 .24) Komutanla ordu aynı millettense." (T. bu bakımdan düşmanı eldeki kuvvetlerle kıyıda karşılamak mümkündü. 12-18 Mart 1992) Bu konudaki Türk eleştirisi çok kısaca şöyle: Gelibolu'da.Ordu Komutanlığına atandığı için Çanakkale'den ayrılmıştır. Yanya Savunması ve Esat Paşa.Küçük'ün bu tür dayanaksız yorumlarına ve gerçeğe aykırı iddialarına daha çok tanık olacağız. hevesli ve genç bir gazeteci-yazar olan Ruşen Eşref tarafından. ve 15. Çanakkale Savaşı yazarlarından Avustralyalı Alan Moorehead.102. Kitap'ta bulunun 13.1919 yılı yaz ortalarına gelindiği zamanda bile.473) Savaşın başından 10 Aralık 1915'e kadar. s.87. ilk kez." (Esat Paşanın Hatıraları. Fakat geç kalınmıştı. (Yanya Savunması ve Esat Paşa. [. Ama komutan ve ordu aynı milletten değilse.Tümeni güney bölgesine göndermesi için verdiği bir emirle Ordu Komutanını uyardı.Hayatı ve Eseri. Liman von Sanders. subay ve birliklerine öncelik ve ağırlık vermiştir.James de İngilizleri. "Liman Paşa ne yazık ki bölgeyi yalnız bir iki motor veya otomobil gezintisi ile pek yüzeysel bir bakışla görmüş. nitekim madalyalar Sultan'a ve direnişi yöneten en üst düzey komutanlara veriliyor. Kolordu Kurmay Başkanı Fahrettin Bey (Altay) vermiştir (F. s. Komutanlığın yabancı ele teslimi ve bu planın tamamen tersinin uygulanışı cidden çok üzücüdür ve bize çok pahalıya mal olmuştur. (s.79 ve 82. kahraman susuzluğu yaşayan ülkede. S..K. kitabın sonunda Esat Paşanın kendi yazdığı hayat hikâyesi var.Görgülü. s. On Yıl Savaş. General Lütfi Doğancı.. Suriye cephesindeki savaşlardan söz ederken. televizyon dizisi).255) Y. Çünkü harekâtın tüm planlarını o hazırlamıştır.] Liman von Sanders'te bir Saros fobisi vardı. Çanakkale Cephesi Komutanı Alman generali Liman von Sanders'e ait olmak gerekir. " (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi." (s." diye yazıyor.. Alman komutan.102. s. Bu nedenle 5. Y. "3. sayı. zaferi komutana izafe etmek bir gelenektir. Yanya Savunması ve Esat Paşa. Atatürk. doğal olarak daha çok Anzakları anlatır. milli tarihlerde ve genel olarak edebiyatta bu geleneğe pek uyul madığını gözlüyoruz. Nihayet Başkomutanlık (İstanbul) bunun farkına vardı ve 26 Nisan akşamı 5. 36. 88. Tezler 5.398) Söz konusu yere bu adı 3. 1918 yılı Mart ayında ortaya atılıyor. Çanakkale Cephesi. bunun başarısı.Altay. 57. s. Hayat an _8 .Görgülü. Esat Paşa da anılarında şöyle diyor: "Bu tarihi adın günlük emirle yapılmasını ve haritalara kaydını emrettim. İ.359 (Harp Tarihi Dairesince verilen bilgiye göre). No. 3. sayı 29 /1959) Kaynak taraması yapmadığı anlaşılan Y.93.235) Çanakkale Cephesi. Yanya Savunması ve Esat Paşa. Bu taarruzun büyük kayıp ve başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Sondenstern'in yerine Weber Paşa atanır. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. s.Bayur. Atatürk. s. 3 Kasımda 1.Küçük ise şöyle yazıyor: "Gelibolu'da hiçbir komutana 'kahraman' denmez.Kolordu Komutanı General Esat. s. s. çıkarmanın merkez kesimine yapılacağını değerlendirmiş ve Çanakkale savunmasını buna göre planlayıp kurmuştu. her milletin kendi komutanlarını ya da birliklerini öne çıkardığına tanık olmaktayız. 1.102. İ.Alayın Tarihçesi. s.Adil. Türk Komutanlar ile Liman Paşanın planı arasındaki büyük farkı göstermektedir.. H.93). ve 7."(Aktüel. On Yıllık Harbin Kadrosu. Esat Paşa anılarında bu madalyaların verilmesini 27 Mayıs 1915'te kendisinin önerdiğini yazmaktadır. ikinci Dünya Harbindeki muharebeler anlatılırken (roman. krokiler. Esat Paşa da savaşın başından 3 Kasım 1915'e kadar hizmet görmüş.Tümenleri o bölgeden ayırmıyordu. film.

Kemal'e kinle dolu İngiliz istihbaratçısı" diye nitelediği (T. şöyle bir tarayıp ya da birine taratıp yalnız işine gelen birkaç paragrafı almış. Harp Tarihi Dairesini. "Savaş tarihi arşivlerini. s.Ü.634) Bu yüzden Türk harp tarihlerinden yararlanmaktan kaçınıyorlar.12) 97) Y.Küçük ise. R. orta öğretim öğrencilerine parasız dağıtılmak için bastırdığı 103 sayfalık bir anma kitabıdır. maksadına göre bir düzenleme yapıyor. Harp Tarihi Dairesince hazırlanmış 14 sayfalık basit bir Çanakkale Savaşı özeti var. yoksa "gayr-i ciddi" mi olduğuna karar veremiyor. kuvvetini çoğaltmış olur. M. 1.Ü. Bizi de kitabın bu kısım ilgilendiriyor zaten. Çanakkale Savaşı ile ilgili bütün bilgilerinin kaynağı işte bu 14 sayfalık basit özet! Ayrıca Liman von Sanders'in anıları ile General Hamilton'un güncesinin de tamamını değil.Conk. s.. "1915'te Çanakkale'de Türk" adlı tek bir kitapçık.34) 90) "Ey bugüne şahit olan sarp hisarlar / Ey kahraman Mehmet Çavuş siperleri / Ey Mustafa Kemaller'in aziz yeri / Ey toprağı kanlı dağlar. Türkiye'ye sokulması yasaktı. Sel yayınları arasında çıkmıştır.. Y.Tezler 2.78) "Arazi. İngiliz harp tarihinden de uzak duruyorlar." (S. Kumandanlarımızın Harp Hatıraları.C.R.James'in ve A.S." (Kur. olduğuna göre harekâtı zorlaştırır ya da kolaylaştırır.101) Kitapta. Göreceğiz. kapalı.Moorehead. Çev. İnsan 6 ciltlik ansiklopedinin "gayr-i resmi" mi. arızasız. ".43) Y. memleketi kurtaran o harikulade şahsiyetle bir zaman silah arkadaşlığı yapmış bulunmamdır. sayısında (1985). Peyami Safa'nın çevirisiyle.C. tarihi örtmeye çalışmak demek[tir. gerek stratejik. Mısıroğlu da "Şunuk Bayırı" diyor. ilerde.tam bir Kemalist telkin altında yetişen subaylardan kurulu" diye niteliyor. sayı 30. çünkü o da M. Ne yapsınlar? Zorunlu olarak dedikodu tarihçiliği yapıyorlar! 94) Mesela Mısıroğlu esas olarak. Gül Çağalı Güven) Mısıroğlu. Tezler 5. Hayat Tarih mecmuası ile Yıllar Boyu Tarih dergisinde yayımlanmış özetlerini okumuşlar. sarp yamaçlı. s. şiir ve fotoğraf.. 1996'da Arba Yayınevi tarafından yayımlanmıştır. (T. bildiğimiz Conkbayırı.Kemal'i övüyor. okusa Çanakkale Savaşını kavrardı. önemli rol oynar. olayların tarihlerini değiştiriyor. Bozkurt'un tamamı. Londra. s. 1.Albay S. 92) Tarih ve Toplum dergisinin 16.Eğitim Bakanlığının 1957 yılında.. s. içinde pek çok yanlış bulunan kitabına dayanıyor.Kemal'i öven bütün bölümlerin uzağından geçiyor. (Armstrong ve kitabı hakkında.139) Bu bilgi düzeyi ile gerçekleri tersine çevirmeye yelteniyorlar. 1936'da. yanık yerler. Ama 'Genelkurmayın yayımladığı kitap' diye tanıtıyorlar. s.. kendisine doğal bir yardımcı kazanmış. ormanlık vb.Mecmuası.C. 1927) kitabından bir paragraf aktarıyor. tartışmalara yol açmış." (Aktaran C. tarih eğitimiyle hiçbir ilgileri olmayan emekli subaylara açmak. Kitap.C. (1. gerisi anı. Açık.Küçük'ün bile "M. 19 Mayıs 1919'a kadarki bölümü. Askeri Kamus. kısa bilgi sunulacaktır. Fakat bu iki yazarın savaş hakkında verdiği bilgilerin tamamını aktarmıyor.C.158) Yalnız birkaç yabancı kitaptan yararlandıkları için 89) de bi an _8 . s. Yeni Mecmua'nın bu özel sayısı hakkında geniş bilgi var. M.]" diyor. Y. 95)A. gazeteci Selahattin Güngör'le yaptığı uzunca konuşmanın bir yerinde. (Lozan. GRYT Ansiklopedisi yazarlarının dayanakları ise. bir yerde de İngiliz gazeteci Ashmead-Barlette'in La Verite sur les Dardanelles adıyla Fransızcaya çevrilmiş olan (Orijinali: The Uncensored Dardanelles.. Çanakkale Geçilmez.Küçük'ün "Çunuk Bayır" dediği yer.Moorehead'in kitaplarından yararlanıyor ama ikisini de dikkatle okumamış. Şöyle diyor: "Hayatımın son yıllarında duyduğum en büyük zevk. (1. Çok arızalı. s.Armstrong'un Grey Wolf (Bozkurt) adlı.81. gerek taktik hareketlerde." 91) Lütfi Simavi'nin anıları ilk defa 1924'te yayımlanmıştır. (Lozan. (s. Küçük de.178. s.62-65) 93) Mısıroğlu.42) Yüzbaşı H. 96)Çanakkale savaşları hakkındaki İngiliz harp tarihini yazan General Aspinall Oglander diyor ki: "Conkbayırı'nın 1915 Ağustosundaki hayati önemini veya bu yüksek noktanın İngilizlerin elinde bulunmasıyla Türklerin maruz kalacakları tehlikeyi anlamak için pek az bir askeri bilgi yeter. Bu sebeple araziden yararlanmasını bilen komutan. kesik.Kip.1959) Esat Paşa.Güngör.

Çanakkale Cephesi.100) ve bizimkiler Ordu Komutanının anılarını bile okumadan Çanakkale'yi analize yelteniyorlar. ayrıca 15 No.Adil.(!)" Ansiklopedistlere not: 10 Yıllık Harbin Kadrosu adlı kitapta (s. Kitap. Hayat Mücadeleleri s. (F. On Yıllık Harbin Kadrosu.. a. bu kitabında M. Mısıroğlu'nun bu yanlışının kaynağı. İ.Kemal'in ordu ihtiyatındaki bir tümenin komutanı olduğunu kanıtlamak azmiyle M. Kocaçimen. ayrıca. de bi an _8 . 192) Vehip Paşa.. Çanakkale Cephesi. s. s. 2. s.Sami Beyin ne zaman kumandayı bıraktığı veya devrettiği ise açıklık kazanmamamıştır. Conkbayırı.98) Bizimkiler inceleme özürlü oldukları için yalnız tarihleri değil.g. sanki tersini yazan olmuş gibi.Fevzi Beyi. Hayatı ve Eseri. A.. C.Kemal'den şöyle söz ediyor: "M. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. s.88. Tezler 5'in 85. s.332. s. a. M. Her kararı kendi başına veriyor. (İ. ne de Malta'dan kaçmıştır.s.84) Bu bilgi de doğru değil.Görgülü. Kannengiesser Haziran ortasında 9. 3.(Söz konusu kitap. 1972/5. Kitap.Larcher'in La Guerre Turque Dans Le Guerre Mondiale adlı eserinin 212. (P.g.Belen.e.Görgülü. M. 1927. ne istediğini gayet iyi biliyor.Tümen kumandanı olan Albay H. HTM.e.C.N. s. yaman adam.222). S.21) T. İ.Görgülü. (s. Atatürk için Diyorlar ki.27) Abdurrahman Dilipak da. Malta Sürgünleri. H. Kitap. Armstrong'un kitabı. (C.21) İ. Mart 1965. 18. Mısıroğlu da bu yanlışı bize satıyor.g. 3 cilt olarak Yb. Kitap.Ks. s. Kemal. 'İngilizler tarafından tutuklanarak Malta'ya götürüldüğünü. s. kişileri de birbirine karıştırıyorlar.Kemal'in bu görevden ayrıldığı 10 Aralık 1915'te. M.Tümen komutanı olacaktır.1915'te 'ordu komutanı yetkisiyle Güney Grubu Komutanlığına' getirilecektir. baksa. Vehip Paşa ne Malta'ya sürülmüş.79. Vehip Paşa hakkında bilgi verirken de.79. s. (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı 2. Lorel-Hardi diksiyonuyla adlandırıyorlar." (Aktaran.Görgülü.Bayur. s. A.(!) Asıl 9. Gayyasında. s. s. 1.. Besim Tepe. 2.57) Çanakkale Cephesi.80. verdiği yanlış bilginin kaynağını da göstermiş: "Hayat Tarih mecmuası. 90) yeterli bilgi var! Vehip Paşa. Liman Paşa da anılarında Vehip Paşanın cepheye geliş tarihini belirtiyor (s.Fevzi Beyin de adlarının geçmediğini görür.7.17) Sonradan generalliğe terfi eden Hans Kannengiesser." Günahı boynuna! (V.260. Beteutung und Verlauf der Kämpfe 1915. Çanakkale Cephesi.Erikan.34.e.C. Kitap. s.237 vd. a.415-420. Komutan Atatürk.98. ayrıca. Vehip Paşanın da.. s. s. 1. Ansiklopedi.lu kroki.Küçük.C. Fevzi (Çakmak) Paşa sanıyor. s." Oysa gösterdiği kaynakta deniliyor ki: "Anafartalar Cephesi kumandanlığında bir ara Fevzi Paşa (Mareşal Fevzi Çakmak) da bulunmuştur.82. Düztepe'nin yer aldığı yükselti kütlesine İngilizlerin verdiği ad. "Batum'da yaptığı söylenen milyonluk bir petrol yolsuzluğu suçuyla tevkif edildiğini" ileri sürüyor.Şimşir. s. Selahattin Çiller..50.159. Y. Bozkurt. Türk İnkılabı Tarihi.98) 99) 100) 101) 102) 103) 104) 105) 106) 107) 108) 109) 110) 111) 112) yerleri.. Malta'ya sürülen subayların tam listesi.G.91) Vehip Paşayı 9. 9.) Ama yaptığı Fransızca alıntıya şöyle bir göz ucuyla olsun bakmamış. 2.Bayur. sayfasında. 1. sayfasında bulunan bilgileri Fransızca olarak aktarmış. o tarihte Gelibolu'da bulunmadıklarını anlardı. (Malta'ya sürülenlerin genel listesi: B. Armstrong yanlış yazıyor. 2.71.Görgülü. Vehip Paşanın.. 17.Safa. olayları kavrayamayınca şöyle yazıyorlar: "Ama Vehip Paşanın kumandayı ele alış tarihi bizce tam tespit edilememiştir.M. (Çanakkale Cephesi. oradan kaçtığını' ileri sürüyor. Fevzi (Çakmak) Paşa gerçekten Anafartalar Cephesi Komutanlığına vekalet edecektir ama dört ay sonra. İ. s. Çanakkale'yle ilgili bir anı-tarih yayımlamıştır: Gallipoli.Nihat tarafından Türkçeye çevrilmiş ve 1927'de Genelkurmayca yayımlanmıştır. Dünya Harbinde Türk Harbi.Tümen Komutanı sanan ansiklopedistler.M. Yol.Göztepe." Bu cümleden o anlamı çıkarmak da büyük bir beceri. 2. Berlin. s. Aktaran H. ilk tutuklama furyası sırasında yakalanıp Bekirağa Bölüğü'ne hapsedil-mişse de oradan kaçıp İtalya'ya gitmiştir.

Y. Sarı Bayır'ın doruklarına (Kocaçimen. oradan soruluyor.Tümen idi.85) Sayfanın başına da. 1. s.Kemal Beyin kumandasında 19. Esat Paşa da diyor ki: "Durumu bildirmek. 5.Kemal. Çanakkale Cephesi adlı askeri tarihin 2." (Çanakkale Cephesi.Küçük'ün şifa bulmaz bir takıntısı. 9. sayılı kroki. F." (s. s.Alay Komutanı Yarbay Şefik Aker'in anı-raporu (Arıburnu Savaşları ve 27. Liman Paşa bu öneriyi de reddetti.Kemal de Arıburnu'na hareketine müsaade istiyor. Çanakkale ve Atatürk.. Liman Paşa kabul etmemişti. Liman Paşanın planı uyarınca.72.12) '1915'te Çanakkale'de Türk' adlı kitapçıkta yer alan özette. 18 Martta M.Tümen.. burayı alacakları ümit ediliyordu. Yarbay M. BTTD.605) Fahrettin (Altay) diyor ki: "M. Fahri Çeliker.Ordunun kurulup (25 Mart) LimanPaşanın Ordu Komutanlığına atanması ve birlikleri yeniden düzenlemesinden sonradır. Gelibolu'nun muhtemel çıkarma noktalarında görevli bir birlik.Belen. "Bütün tertipler. AAMD. s. iki gün sonra İngiliz ve Avustralyalı piyadelerin. Tuğgeneral C. Bu tümen ordunun emrinde olduğundan.Kemal'in tümeninin ordu ihtiyatı olması..641 vd.. Conkbayırı) bağlı"diyor. zaten bir kısım kuvvetini ihtiyat olarak geride bulundurmak zorundadır. Sayı 13. (R.Tümen ise ordunun ihtiyatı. Özet için yararlandığım kaynaklar: Esat Paşanın anıları. Komutan Atatürk. ordunun ihtiyatı olarak Yarbay M. H.Bayur. tümenin.Tümen. M.Alay ile 19. İngiliz resmi harp tarihinden: "İstila kuvvetleri 25 Nisan'da Seddülbahir ve Anzak (Arıburnu)çevresinde karaya çıkarıldığı vakit. bu bilgiyi bakınız nasıl yorumluyorlar: "Genelkurmayın da açıkladığı gibi düşman ordusu ile yüzyüze gelecek olan Osmanlı ordusunun ihtiyat birliği 9.' (Belleten.7) GRYT Ansiklopedisinin yazarları. s. General Hamilton. Kendisinden _8 . yani yedeğin yedeği idi.g. ordu ihtiyatı olur mu? Askercilik oynayan çocuklar bile olmayacağını bilir. GRYT Ansiklopedisi yazarları..35. Kitap.Tümeni.R. 20. İlk hatta bulunan bir birlik. tehlikeli gördüğü Arıburnu kesimine kaydırılmasını istemiş.Çaycı. 9. s..15) "Mareşal Liman von Sanders'in planı. Kitap.Tümen.Erikan. 9.84.Kemal'i önemsizleştirebilmek için bu basit özeti bile anlamamış görünmeyi göze alıyorlar. Hayatı ve Eseri. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No. (s. Esat Paşanın Kurmay Başkanı Fahrettin (Altay) özetle diyor ki:' M.Tümenin alaylarının yerleşimi açıklandıktan sonra da şöyle deniyor:". s. gerekli emirleri almak üzere kendisini (Liman Paşayı) aramaya gittim.. Çanakkale Cephesi.235-239 ve 15. Ordu emir vermekte gecikiyor. XX/80. Maydos-Seddülbahir-Morto limanı kıyılarının korunmasıyla görevliydi ve ayrıca. "(1. Çünkü M. 9. s.Tümenin gerisinde. düşman çıkarma faaliyetine göre ihtiyatındaki kuvvetlerini kullanmada serbest bulunuyordu. Yüzyılda Osmanlı Devleti. birliğinin. yani ilk hatta.ve 27. adeta bu planın uygulanmasını kolaylaştırıyordu.Tümen vardı. Alayları da emrindeydi. Her savaşacak birlik. s. (Prof.. Oglander... s. O kadar ki 18 Mart günü bile ihtiyat tümeni komutanı olduğunu ileri sürüyor.James.e. 4 (27.F. Kilitbahiryaylasına hücum ederek.Dr.C. 9. sayı 19. Kitabı.Kemal'in 19. kendi ihtiyatlarını ancak savaş başladıktan sonra kullanabildiğini belirtmek istiyor. düşmanı ilk karşılayan 27. C. bu sakat anlayış yüzünden. AAMD.Kemal'in tümeni yedeğin yedeğiydi" diye iri harflerle başlık atmışlar! 9.Kemal savaşın başlamasından önce. s.Kemal Beyin kumandasında bulunan 19. M. Bigalı-Maltepe çevresinde.Kemal'in ihtiyat tümeni komutanı olduğu. A. Söz konusu özet. "M.. Gelibolu Harekâtı.34. sayı 9) .Alay). kuvvetinin gerekenden daha çoğunu geride tutmaktadır." (A. s. hiç olmazsa Kocaçimen Tepeye yaklaştırılmasını önerdi.71) Soyadıyla ters orantılı bir yanlış.88) Liman Paşa bu sırada Bolayır'dadır.315) Arazi ve taktik noktalar hakkında daha fazla bilgi için Şefik Aker. s..4.. 1." (s.Tümenin 25 Nisandaki hareketleri inceleniyor)."(Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No..13 vd.113) 114) 115) 116) 117) 118) 120) 121) 122) de bi an 119) a.Tümenin 26. Mart 1986) "Çanakkale Boğazı'nın merkez tahkimatını bu plato (Kilitbahir) korumaktadır. Aspinall Oglander'in yazdığı İngiliz resmi tarihi: Gelibolu. Çanakkale ve M.

" (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. Queen Lizzie zırhlısı derhal yakalıyor. Düşman hedefi yok artık. s. Gelibolu'dan Maltepe'ye alınmıştır. Esat Paşanın cümlesini aktarıyor: "M. s. s." Y.38) F.Kemal de aynı akıbete uğrardı.Ü.. yüksek patlayıcı madde doldurulmuş mermileriyle. Bu yanlışların kaynağı da Armstrong'un kitabı (P. bu kural dışı kararın doğru ve gerekli olduğunu kanıtlamasaydı.Kemal'in hareketi ne diye nitelendirilebilir? İsterseniz gördüğü bir tehlikeyi ortadan kaldırmak ve süren durumdan kurtulmak için üstün bir inisiyatifle hareket. London zırhlıları toplarıyla ölüm saçmaya başlıyorlar.Kemal ile Mülakat. s. Bozkurt.95) C. çok kısa bölümleri yayımlanmış anılarından bazı aktarmalar yapmak istiyorum. tetiklerebasılıyor.Altay. Arazinin yapısı gereğince..Fevzi Beyi. s.. Mermiler.Safa.. derhal görevden alacak ve cephe gerisine postalayacaktır. General Hamilton. 131) Liman Paşa. gözlerimiz nefes kesici sarı infilaklardan yarı yarıya kör halde. herhalde M.Kemal Beyi.Alayını.5 ay.4. bu taarruzdan önce 57." (Esat Paşanın anıları. (On Yıl Savaş. et yığınları birbirine karışıyor. Bu defa organize bir gayretle merkeze yükleniyor. M." (Komutan Atatürk. Bu yerin adı.Kemal'le ilgili bu pasajın da sadece ilk cümlesini vermiş. işte. Kulaklarımız mumla tıkalı. Baccante. s. 8. birçok açıdan değerlendirdikten sonra diyor ki: "M. Arıburnu'na doğru göndermiş buldum.Erikan. Arkasından Queen Triumph.Kemal övüldüğü için gerisini kesmiş. emrini savsaklayan 16. Esat Paşa Saros'tan Maltepe'ye öğle üzeri döner. isterseniz keyfe göre hareket deyiniz. bu arada. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir (geçebilir). iki Alman subayının eli altında bulunan kanat kuvvetleri." (Gelibolu Günlüğü. işte bu cehennem ateşi altında dövüştüler. dipnot) M. "25 Nisan günü.) Çanakkale Savaşında Türkler.102. Prince of Vales kruvazörü." Bu açıklamadan sonra. 'ilerde Atatürk soyadını alacak olan Türkiye Cumhuriyetinin tek adamına yaranmak için hadiseyi çarpıtan' ilk kişi oluyor! Kolordu karargâhı.. 9.Kolordu Komutanı A.Alayın subaylarına şöyle diyecektir: "Ben size taarruz etmeyi emretmiyorum. bunlar. mevzilenmiş birliklerimizin üzerinden geçerek. 'Ordu emrinin ancak dört saat sonra geldiğini" kaydetmektedir. Arıburnu kesimi: Queen Elizabeth bütün gücüyle düşman üzerine çullandı.Tümene bağlı olup Arıburnu-Kaba Tepe hattı gerisinde bulunan 27. tarihi de tepetaklak etmiş. hem olayların gelişiminden. hem de savaştan sonraki resmi ve özel yayınlardan anlaşılıyor.51). 'Cyrenaique'ı. M." (M. Her top alev saçıyor.30) Conkbayırı'na önem vermekte ne kadar nakli olduğu. No. tepenin yüksek yamaçlarını cehenneme çeviriyor. Arıburnu kesimi:Türklerin dehşetli karşı taarruzları başladı. Bu hareketinin sorumluluğuna göğüs gerecekti.Kemal. Taş. Y. Liman Paşanın anılarının Almancasında 'Syrenaica'. yazılan tarihe ciddi kuşkular getirecek boyutlara ulaşıyor. kemik. Eğer olayların gelişimi.Küçük. (T. toprak.. (Gelibolu Günlüğü.. Conkbayırı kesimine çok önem veren M. ilerde göreceğiz. anılarını 1919'da yazan Liman Paşa. 106 vd. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. 'Suriye' diye çevirmiş ve yalnız cümlenin anlamını değil. isterseniz ayaklanma.Alayı. tümenin 57.115) İzninizle tercümanlık yapayım.85.Küçük de bi an _8 . s. tamamen hareketsizliğe mahkûm edilerek.Kemal'in verdiği bu riskli kararı.Küçük diyor ki: "Esat Paşanın. Bu anlayışa göre.24) Hamilton'un. kükrüyor ve gökteki yıldızları titreten bir şiddetle patlıyordu. düşman topraklarını hallaç pamuğu gibi atıyor.. Frasızcasında ise 'Cyrenaique' diye geçiyor (Türkçesi Bingazi'dir). s. ölmeyi emrediyorum. kimseden izin almadan. s. Majestic.123) 124) 125) 126) 127) 128) 129) 130) 131) 132) 133) yapılacak hareket hakkında hiçbir talimat alamadım. denizden bombardımana ilişkin bazı notları: "25 Nisan. Y. 15 inçlik ağır topl ar. ilk gün birliklerinin üçte birini kaybettiklerini yazıyor. hazret 'Conkbayırı' demek istiyor. düşman çimenlik bir arazi parçasından geçmek istiyor.. düşmanın karaya çıkmasına ve tutunmasına fırsat verilmiştir.77. Tezler 5. s. derhal Türklerin üzerine çevirdiği toplarıyla ateşe başlıyor. 26 Nisan..

32) de bi an _8 .322. s. esasen sarsılmış ve gerilere atılmış olan Anzakları deniz kenarına dökmek ümidini bize vermişti. Öyleyse Y. bu alay erlerinin Arap olması oldu.Aker de 77. Hepsinin Toriçelli borusu kadar boş olduğunu göreceğiz. 85.100) Kimler gerçekleri saptırıp farklı göstermeye çalışıyor.107-108. 179.. Bozkurt. Çanakkale Savaşı'nın. ilk alaylarının geri verilmesini istemiş ama kabul edilmemiştir. Esat Paşanın kendisi yazıyor. 86..86) 1) Esat Paşanın anılarının hiçbir yeri. 'yazılan tarihe ciddi kuşkular getirecek' nitelikte değildir.Kemal Beyin o günkü durumunu. s. nasıl kaçıp fundalıklara gizlendiklerini.Görgülü. Bunları toplayarak cepheye gönderdik. savaşın akışı içine yerleştirmeyi başaramıyor. s. On Yıl Savaş. 2. On Yıllık Harbin Kadrosu. Bu karışıklığı çözebilmek için değişik kaynakların verdikleri bilgileri. alaydan kaçan birçok Arap erinin çadırlarda saklandıklarını ve nargile içmekte olduklarını gördük." (s.111.Kemal'in. Kitap. olduğundan farklı göstermek isteyenler ile gerçeği olduğu gibi aktarmaya çalışan kaynakların (!) anlatma metodları değişik görülüyor. hep birlikte ve ibretle göreceğiz. Arıburnu mıntıkasında daha yedi aydan fazla bir müddetle kan dökülmesine belki yegâne sebep.Piyade Alayı Tarihçesi.000 kişiye çıkacaktır. biraraya getirerek.Tümenin başında Yarbay M. Yanya Savunması ve Esat Paşa.ve77. Y. 19. 87. GRYT Ansiklopedisi diyor ki: "Takviyeli müttefik birliklerinin Seddülbahir'de çakılıp kaldıklarına kimse itiraz etmiyor. "Kendi Kalemiyle Hayat Hikâyesi". kimler doğruyu yazıyor. tam bir yıl sonra. savaşın bütününü bilmediği için anı parçalarını.Safa. birbirini pek tutmuyor. Verilen bilgilerden. s. Nitekim cümlenin tamamını nokta noktasız olarak yukarda okudunuz.51) İ. 105) İsteyenin inceleyebileceğini sanıyorum. s. Geri kalan bölümlerin. Türk askerlerine arkadan ateş ettiklerini.Alay Komutanı Ş.Kemal Beyin solumuza sevk ettiği] bu alayın yapacağı bir taarruzla. (57.Küçük'ün A. anıların sadece bir bölümünü (3. nasıl. s.69-71) ve diyor ki: "Biz o güne kadar bu alayın erlerini Türk sanıyorduk ve bu sebepten dolayı [M.Alaylar) yerine. s. Bu cepheleri anlatan tezat. 2."(s. 'anıların aslında. ne zaman ve nerelerde savaşa soktuğunu. s. Çanakkale Geçilmez. 2. 82) Fahrettin Altay diyor ki: "[Arıburnu'nda savaş devam ederken] 72. 88. Arap alaylarını. görmüştük. öteki savaşlar ve eğitim hizmetleriyle ilgili olduğunu.89. (Yanya Savunması ve Esat Paşa. (10 Yıllık Harbin Kadrosu.Küçük niye böyle yazıyor? Ben çözemedim. 10 Yıllık Kadrosu. Oysa anıların 1975'te yapılmış tek baskısı var ve benim elimdeki nüshada böyle nokta nokta bir boşluk yok. Mısıroğlu'nun bu yanlışlarının kaynağı yine Armstrong'un kitabı. doğru sentezi yapmaya çalışacağız. düşman mevcudu ertesi günü de 15. Esat Paşanın anılarından kısa bölümleri yayımlayana ait bulunuyor.Arap Alayının çadırlı ordugâhında.71) M. Kitap." (s. Çanakkale Cephesi. 83.134) 135) 136) 137) 138) 139 140) 141) şöyle devam ediyor: "Yazılmayan (yani nokta nokta geçilen) kısımlar bana ait değil. Ama mesele Arıburnu'na yapılan Anzak çıkarmasına gelince iş çatallaşıyor ve kaynakların verdiği bilgiler. Kitap. (P.Kemal. M. hele ansiklopedi nasıl doğru sentez yapıyor.119.Küçük. 3) Esat Paşanın tam anılarının bir nüshasının Harp Akademileri kütüphanesinde. savaş hattına sessizce yaklaşmaları gerekirken hücum çığlıkları atarak düşmanı uyardıklarını uzun uzun açıklıyor (s.Daha sonra Türkiye Cumhuriyetinin yıllarca Reisicumhurluğunu yapan M. Alay sancağına madalya takılması töreni. (Altay." (1. Y.Moorhead'den aktardığı (s. sayfalardaki komutanlar çizelgeleri. bir nüshasının ise ATASE Arşivinde olduğu belirtiliyor.C. tümenindeki iki Türk alayıyla değiştirilen bu yeni alayların (72.Arap Alayı erlerininin. s. Belki siz çözebilirsiniz.cilt) oluşturduğu da anlaşılıyor.Kemal Beyin bulunmasından ileri geliyor. 25 Nisan 1916'da yapılacaktır. 8.Kemal aleyhinde bir ifade varmış da yayına hazıdayan o bölümü atlamış' gibi bir kuşku uyandırmaya çalışıyor.95) 27.103) İngiliz harp tarihine dayanarak.95) uzunca bölümün doğru çevirisi için. Savaştan önce M. bu yüzden de eksantrik yorumlarda buluyor. Çanakkale Cephesi. 2) Aktardığı cümlede bulunan biçimindeki boşluğa dikkati çekerek. s.

57. Buna karşılık Esat Paşa. Hayali Doğu. Sadece." (Çanakkale Cephesi. s. 201).ayrıca Thierry Hentch." (3. Armstrong'un ve R.Alayın Tarihçe'sine göre alay savaşa 49 subay ve 3. yayımlanmış Türkçeeserlerin tam listesi bulunuyor. Böylece M.James'in.Tümen Komutanıdır.328.Belen. onun verdiği sayı da.283.Kitap. Peki bu yakıştırmalar.369-371.Tümenin 25-27 Nisan günlerine ilişkin kaybının "bine yakın yaralı olduğunu" söylüyorsa da (s.Kemal'in Arıburnu Kuvvetleri komutanlığı sona erer. eksiklerini tamamlamış: 31. 'Esat Paşanın sırf Vehip Paşanın kardeşi olduğu için 17 Mayıstan itibaren Arıburnu Komutanlığını üstlendiğini' de yazmıyor. Alan Moorehead'te de rastlıyoruz. Yanlış yanlışı doğurur. sayfasını göstermiş.142) 143) 144) 145) 146) 147) 148) 149) 150) 151) 152) 153) 154) Çanakkale Cephesi. O Vehip Paşanın ağabeyisidir.C. K. 168.Dr. Biri de.Bayur. s. 'Vehip Paşanın.70. Dagobert von Mikusch'un kitabının Fransızca çevirisinin 104.Moorehead de aynı dikkatsizlikle.g. sonra da. H. zahmet edip Moorehead'in.Tümen Komutanı kalır ve Arıburnu Grubunun komutası. Yazamazdı da. Türk cephesi hakkındaki yanlışlıklarını düzeltse! Şahane tembelliğimiz yüzünden. 180. Türk İnkılabı Tarihi. süsleme hastalığına. Alayın 'hemen bütünüyle yok olduğu" iddiası da havada kalıyor. Türk Dili dergisi..Mısıroğlu'nun Armstrong'tan yaptığı bu alıntıyı. (1. GRYT Ansiklopedisi bu olaydan şöyle söz ediyor: "Bu hadiseyi nakleden Y. GRYT Ansiklopedisi de aynen aktarmış ama sürekli Mısıroğlu'dan yararlanıyor görünmemek için kaynak olarak.Alayın 'harp ceridesi' (birliğin resmi güncesi) bulunamadığı için alayın tarihçesinde kayıplarla ilgili açık ve tutarlı bilgi yok. LDurrell'in Kıbrıs'ın Acı Limonları. s.. 1iC.H.Alay olmadığı gibi. sayı 525 (Eylül 1995). de bi an _8 ..bakışı hakkında yeni bir çalışma için: Prof.000 kişi ise. yanlışlar ve yalanlar.Bayur'un ne yazdığına bakalım: "17 Mayısa kadar orada (Arıburnu'nda) komuta M.Bayur.e. Şişirme.1915) diyor ki: "İngilizlerin her yazdığına inanmak gerekseydi.62).162 ve 175 No. s. 3. s. 2. artık sadece 19. Kitabın askeri açıdan kısa bir eleştirisi: F. Yüzyıl Tarihi..R. Kuzey Grup Komutanlığı kurulur ve bu kesimdeki bütün birlikler Esat Paşaya bağlanır.125. 19) Kayıp 2.336'daki dipnot) Görüldüğü gibi. s. 3.H. bu değişikliğin olduğu tarihte (17 Mayısta)Güney Cephesi Komutanı olduğunu' yazmıyor.110) Bir de Y. (Atatürk. 2. (s. Çünkü Vehip Paşa daha Gelibolu'ya gelmemişti. Ks. A. Batılıların doğuya ve doğululara -üstten.Kolordu Komutanı Esat Paşaya geçer. Seddülbahir bölgesinden mesul (sorumlu) Güney Cephesi Kumandanının Ve-hip Paşa olduğunu. 'M. kaynak göstermeden. Bu günden sonra o yine 19.s.6.Ks. şimdiye kadar ilerledikleri (!) mesafe ile Gelibolu yarımadasının tümünü ele geçirmiş olmaları gerekirdi.Bayur.2.638 erle girmiştir.. kök salıyor. çünkü savaşın şiddetini yansıtmıyor.33.000 kişi olduğunu' yazıyor. Kitap. a. yeri geldiği için Vehip Paşanın ağabeyisi olduğunu belirtiyor. o kıyamet günleri içinde yapılmış kabataslak bir tahminden öteye geçmiyor. 10 Yıllık Harbin Kadrosu ile Çanakkale Cephesi adlı kitapların sonunda.C. (s.48. 57. Ünlü Lord Kinross da aynı yanlışı sürdürüyor. Liman Paşa Başkomutanlığa yazdığı bir raporda (9. Kısacası bu konuda ne söylenip yazılsa spekülasyon olur. Roman olsa sorun yok amatarih yazdıkları iddiasındalar. 2.72.143.C..OyaBatum Menteşe. uydurmalar ne? Cevap: Alaturka alternatif tarihçilik! 'Açıkça yazabiliyorlar' ne demek ? Engel mi var a efendim? Uydur uydur yaz! Alan Moorehead'in İngilizlerle ilgili birçok bilgi ve değerlendirme yanlışını da düzeltmiş.Kemal Beyde idi.123. O gün savaşan yalnız 57. Esat Paşanın da sırf Vehip Paşanın ağabeyisi olduğu için 17 Mayıstan itibaren Arıburnu Grubu Kumandanlığını üstlendiğini yazıyor ki gerçeklere dayanmayan bir iddiadır.Kemal kuvvetlerinin o günkü kaybının 2.. 130) 17 Mayıs'ta." (1. 138. s. Türklerin Başarısı.lu dipnotlar.C. 19. Alayın hemen bütünüyle yok olduğunu". "57.93) H. 1918 yılında Suriye Cephesinde esir düşen 57. 20.

Sekiz gün süren 3.Yalçın'ın Siyasal Anıları. özel olarak' M.176. hiç araştırmadan Lord Kinross da kullanmış ama hiç olmazsa A. s.g. İstanbul. Peyami Safa şöyle devam ediyor: "İki ciltte tamamlanacak olan olan bu çevirinin sonunda. 2. 24Eylül (Çanakkale Cephesi. 23 Ağustos.83'teki dipnot veF. olayın zamanını kestirebilse. 2. isteyerek veya mecburen. (Çanakkale Cephesi.180.C.181 vb. s. (a.1996.Tümen emrinde sadece kısa menzilli ve küçük çaplı 36 top vardı. sayı 35. 16." (Askeri Kamus. olduğu gibi bırakmış. s.143-144) "Çanakkale'de. yalnız bir engel vardı: M. savaşlarla ilgili yanlışları. 11 Mayıstadır.Kemal ile Enver Paşa arasında sebebi ve içeriği bilinmeyen bir tartışma olmuştur ama o birbuçuk ay daha önce.e. Gül Çağalı Güven. s.Kemal. Çev. sayfada Çanakkale Savaşı ile ilgili tek bir hece bile yok. Ama. s. 28 Temmuz. 29 Haziran. Ricatın tanımı şöyle: "Muharebe eden bir ordunun veya kıtaatın (birliklerin). çoğu büyük çaplı olan 255 topuna karşılık. bu emri Esat Paşaya iletir." (J. kitaptaki bazı yanlışları düzeltmeye çalışmış.Kitap. bizde pek itibar görüyor ve kuşkuya düşülmeksizin bütünüyle benimseniyor. düşmandan uzaklaşmak için yaptığı harekettir. bitkin Türkleri dar Conkbayırı tepesinde dayandırıyor ve sırf kendi kişiliğinin etkisiyle müttefik kuvvetlerini bir bozgunla karşı karşıya bulunduruyordu. s. M. firar (kaçma) ile karıştırdığı anlaşılıyor. M. Bu tür tartışmalı kitapların.Küçük'ün ricatın (çekilmenin) anlamını da bilmediği. Zığındere muharebesindeki Türk kaybı y.Kemal! Sarışın yüzü ve gergin bakışlarında ürkütücü bir karar bulunan bu adam. bambaşka bir konuda gönderme yaptığını göreceğiz. 19. Göz boyama değil de ne bu? İlerde. 2.Kemal. sayısında (25 Kasım 1996)..Küçük. Armstrong ve kitabı hakkında ilginç açıklamalar var. Sağduyuları kuvvetli olanlar.175.39) Esat Paşanın bundan sonra gelen cümlesini vermiyor. emrin bu bölümünü. 2. Hayat mecmuası. birçok yalan ve mübalağaları sezeceklerdir. fotokopisi önümde duruyor: 104. Anzaklarla büyük amaçları arasında.224vd. Liman Paşanın aynı nitelikteki emirleri için. Armstrong'un delilsiz iddialarını ve yanıldığı birçok noktayı göstermeye çalışacağım. 'kişiye. Başkomutan Enver Paşanın eleştirisini de cevaplamıştır." Yayınevi kapandığından.. 1959. Çözülme (sıyrılma) ile başlayarak. artçıların yürüyüş koluna geçmeleri ile -yani geri yürüyüşe geçmekle. s.119) Kitabın Fransızcasını Milli Kütüphane'de buldum. bunu beceremediği için 166) 167) 168) de bi an _8 . Cevaplarımıza sıra gelinceye kadar. elbette ne de firar! Y.46) Burada ne ricat söz konusu. 460. düşmanı bir adım dahi ilerletmedi.Benois Mechin. 468) Esat Paşanın anıları. sayfaya. Çeviren. Ayrıntı için: Esat Paşanın anıları. tam bir editioncritique olarak basılmasının gerekli olduğuna inanıyorum.Altay. Kitabın yeni ve tam çevirisi Bozkurt adıyla çıktı.Şevket Paşa olayı anlatılıyor. belki daha ölçülü yazardı. H. Harp tarihleri bunun birçok sebebini sıralıyor.Kitap. s.‖ Y. sayfalarına almış ve ikisinin de. kendi açısından haklı olarak. s. Arba Y. emri ve buna dayanarak Liman ve Esat Paşaların yolladıkları yazıları.. 1908 olayları ve M.Mısıroğlu'nun da yine bu her derde deva 104.' Liman Paşa. o da taarruz hazırlığından ve son taarruzdan hiç haberi yokmuş gibi bir hava içinde. bu taarruzdan habersizmiş gibi davranmalarını açıkça eleştirmiş. Armstrong'un verdiği bu asılsız bilgiyi. Kitap. okuyucudan bu kitabı şüpheli bir dikkatle okumasını rica ederim.nihayetlenen muharebe safhasıdır. M. 3.94. O cümle şöyle: ―Kendileri cepheye dönerek bölgeyi kahramanca savunup.Moorhead gibi şişirip süslememiş. (Çanakkale Cephesi.Kitap. s.. Çünkü basılı ve hele yabancı imzalı yalanlar. K.Kitap.149. çevirinin ikinci cildi ve cevaplar yayımlanamadı.000 kişidir. Kurt ve Pars.Kemal'e yollar. raporunun 165 ve 166. 263. Birini açıklayacağım: Anzakları koruyan savaş gemilerinin.155) 156) 157) 158) 159) 160) 161) 162) 163) 164) 165) s.136) Enver Paşanın Gelibolu'ya geldiği tarihler: 11 Mayıs. Kuva-yı Medya dergisinin 33. s.207) Eleştirisi şöyle: 'Hazırlanmadan ve bir maksada dayanmadan yapılmış bir taarruz.

içindekilerin çoğu yıkıntı altında kalarak hayatlarını yitirmiştir. 9.50. 19. Türk cephesi ile ilgili bazı ayrıntılar için de Çanakkale Cephesi 3. s.Kemal'in bu muharebe boyunca verdiği çeşitli emirler. s.Moorehead‘in Çanakkale Geçilmez.25 vd.. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi.Kemal.) Dört piyade taburu. bir bilgi parçasına yapışıp kalem oynatıyor. s. Türk siperlerini örten kalaslar da.88) Bunu yazarken. Y. Viyana ATASEmiliterliğine gönderilecektir.Kemal'in sonunda haklı çıktığını da görmezden geliyor. tünelin ağzındaki kum torbalarını kaldırarak baskın halinde hücuma geçerler. Y. ―hezimeti mucip olur‖.36. Savunma Bakanı Mareşal Kitchener'e izafetle 'Kitchener Ordusu' diye söz edilmektedir. Tezler 5.. s. kilidi sayılabilecek bir yer olması dolayısıyla.Kitap.88) M. s.Bayur.83 vd.R. asıl kendi bilgisizliğini kanıtladığının farkında bile değil. M. İstanbul‘a dönünce.) Raporunda. M. s.255] aktaran H. ağır bombardıman yüzünden çökmüş. 3. üç batarya. Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe. sonra emeklilik işlemi gerialınacak ama bir cepheye değil. bazılarında ise bütün İngiliz birliklerinden.55) Gelibolu Seferinin Resmi Tarihi.Tümen cephesini gece yarısından itibaren şiddetli topçu ateşi altına alarak. Gelibolu yarımdasının ve dolayısıyla Çanakkale Boğazı'nın en önemli. s. ve 27.Ü.Alayın cephelerinde bir lağım patlatarak. Ordu Komutanı Liman Paşanın. neresinden tutarsa fili ona göre tarif eden kör gibi. bu olayı ayrıntıları ve belgeleri ile açıklıyor.112.kısım. s. Fevzi Beyin bu sert savaşların aradığı nitelikte bir komutan olmadığını gösteriyor. Y." (s. s.00 başlayacak.103. s..21. saat 16.270) Fevzi Beyin.115 vd. s.Taburdan da ancak elli yaralı ercik kalmıştı.Kitap. Çanakkale Cephesi.21. ilerleyen düşmanaüç defa taarruz etmesi için emir verdiğini ama çeşitli gerekçelerle üçünü de dinlemediğini açıkça yazıyor. Güneydeki (Seddülbahir) taarruz 6 Ağustosta. Esat Paşa anılarında diyor ki: "Kanlısırt'ı koruyan 47.James‘in Gelibolu Harekâtı adlı kitapları ile İngiliz Resmi Harp Tarihini esas aldım..Altay.Taburunun hemen hemen hepsi şehit düşmüştü. 2. İngilizler. 31 No. bu tartışmaları.Altay'la aklınca şöyle alay ediyor: "Kemal'in ricat ettiği. 2. s.Tümen Komutanının yolladığı raporun aslı.5 ve devamında. Sayı 32/ Ekim 1987.253) M.259) Esat Paşa anılarında diyor ki: "Gerçi Conkbayırı.4.384) "Sabah 05. s. Bu emirler hakkında raporunda kullandığı. Anafartalar Grubuna bağlı ise de.Conk. anılarında bu yanlışlığı anlatan F." (s. bir süvari bölüğü. R." (Esat Paşanın anıları. F. ayrıca AAMD'nin 19. 'kumandanlık çekişmesi' başlığı altında veriyor. 2. (C. 3.Küçük.Alayın 1. 9 Ağustosta yavaşlayıp 13 Ağustosta kesilecektir.26'da var! Olay hakkında geniş ayrıntı için: Arıburnu Raporu. Yanya Savunması ve Esat Paşa. bu sorumluluğu üzerime alıyordum.Taburunun büyük kısmı.Kitap. ―muvaffakiyet ümit etmiyorum‖.32. 2. bir istihkam bölüğü. Türk İnkılabı Tarihi. 8 Ağustosta. 2. Enver Paşa tarafından önce emekli edilir. Türk siperlerinin önünde sona eren 500 metre uzunluğunda bir tünel kazar ve top ateşi sona erer ermez. s. s.000 kişi.44). yetkim dışı bir harekette bulunmam. 3. Cemil Conk‘un kitabında var. BTTD. ―muvaffakiyet beklenemez‖. ancak bunun sorumlusunun. s. s. 18.C.113.25-27. yanlış rapor yazan bir subay olduğu böylece kanıtlanmış oluyor!" (T.Kitapta . Arıburnu Raporu.lu siperimize saldırmış ise de kayıplar verdirilerek üç bölgeden de geri atılmıştı. toplam 3. Olayın önemini zerre kadar kavramadığı anlaşılan GRYT Ansiklopedisi. No. "Kendi Kaleminden Özgeçmişi". Çanakkale Cephesi.Kemal ile Mülakat." (s. bu olay hakkında Enver Paşaya verdiği raporun tamamı. s.C. Arıburnu Raporu. Churchill'in anılarından [The World Crisis. (s.C. ―çok tehlikeli‖. Özet için öncelikli olarak A.40'ta düşman. (1.90.4. Anafartalar Muharebatına ait Tarihçe'de (s. (Harp Tarihi D. ―meçhul arazi‖. 3. Kitap ile Cemil Conk‘un Conkbayırı Savaşları adlı kitabından yararlandım.) Bazı kaynaklarda yalnız bu kolordudan. s. sayısında ve Çanakkale Cephesi. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No.295.169) 170) 171) 172) 173) 174) 175) 176) 177) 179) 180) 181) 182) 183) 184) 185) 186) de bi an _8 178) de. (Çanakkale Cephesi.Kûçük de belirtiyor: "Anıların her ayrıntısına güvenmemek gerekiyor. ―tehlikeli görüyorum‖gibi deyimler.

ve 41 .R. yoldaki döküntülerden dolayı.. 1.James'e göre '100'den fazla' (s.Tümen (ordu emri ile).190.404) Mısıroğlu'nun "Fevzi Beyin çok iyi teçhiz ve talim ettirmiş olduğunu" yazdığı birliklerin gerçek durumu böyle.sayı. yürüyüş yeteneklerini büyük ölçüde yitirmiş ve idmansızlaşmışlardı. General Hamilton'a şu öneride bulunur: "Türk askerlerine.500 kişi vardır.61). 'mütereddit' kelimesinden hemen sonra. 1 .50). s. s.6. 25 Nisan günü öğleden sonra.Kemal. bir başka konu için yine bu sayfaya gönderme yapmıştı.James. Bilindiği gibi 9 Ağustosta M. bu kanlı savaşın sonucu bakımından bir önem taşımadığı açıktır. uzun sûredir siperlerde bulunduklarından. s. Vehip Paşanın grubunda dört tümen. s..Conk. sayfalardır) Kisbsiz ta o kadar cehl olmaz Cehlin ol mertebesi sehl olmaz En yakın Boğaz sahili 7 km. Yalnız Conkbayırı'nın yakın çevresinde 5. Bu sırada Esat Paşanın. s.R. çeviride 118 ve 119.Kitap.Ilgar. s.Tümen ile 28. (F. Liman Paşanın. s. bu atama için Enver Paşanın iznini aldığını tahmin ediyor. cümlenin ortasında. 26.Türklere zaferi kazandıran ve yarımada ile İstanbul'u kurtaran. Armstrong'un ve Mısıroğlu'nun büyüttükleri kayıp bu kadar. bu olayı. Armstrong sonra şöyle devam ediyor: ". 1. Buna karşılık Mısıroğlu şöyle yazıyor: "Sadece bir Albay sıfatıyla küçük bir bayırı tutmuş bulunan M.Conk.1915) Türk askerinin namusuna 10 şiling değer biçen Asmead-Barlett bile gerçeğin hakkını veriyor da bizim alternatif tarih yazıcıları.54) Ashmead-Barlett.Türk Alayı da kendi topçusunun ateşi altında kalmıştır.Kitap. s. İngiliz Resmi Tarihi'ne göre ise '200'den fazladır' (BTTD. çek yazıyorlar! Dagobert von Mikusch'un kitabının Türkçesi. İngiliz resmi tarihi. ortalama olarak 300-800 kişiyle gelebilmişlerdi.119) Söz konusu sayfada Çanakkale Savaşı ile ilgili herhangi bir bilgi yok.C. GRYT Ansiklopedisi de. (2. Allanson'a göre '150' (Allanson'un raporundan aktaran C. Asya Grubunda iki tümen var." (Lozan.Kemal. R. General Hamilton‘un savaş raporundan aktaran C. dip not işareti vererek.' (Çanakkale Cephesi. 25. (Lozan.187) 188) 189) 190) 191) 192) 193) 194) 195 196) 197) 198) 199) 200) 201) 202) 203) 204) bulunmaktadır. BTTD. Yine bu birlikler. eldeki bu bir avuç asker ile M. 100-200 kaybın. Gazi Mustafa Kemal adıyla yayımlanmıştır. İkisi de.8) F.59. 2 alaylı 4. sayfanın karşılığı. (F. 3.Kemal'in olağanüstü kişiliği olmuştur.Anafartalar Savaşı'nı yönetiyordu. Gelibolu Harekâtı. sayfasına gönderme yapıyor. değil mi? M.409).115) Gerçek askerler bu gibi aksilikleri. s. anılarında. var olmayan bir hesabı karşılık göstererek.Kemal'in emri altında yedi tümen.000 kişidir. s. bir süvari alayı toplanmıştır. Gallipoli adlı ünlü filmi çeken ve Müttefiklerin yenilgisini anlatan Peter Weir da sakın Kemalist olmasın? M.. (R. Conkbayırı-Besim Tepe-Kocaçimen Tepesi kesimi karşısında bulunan takviyeli iki Anzak tümeninin. 7-10 Ağustos arasındaki kaybı 12. Sayı 26/ Nisan 1987. s..Alaylar (Esat Paşanın isteği üzerine). (104. ateş hattında dövüşecek kimse kalmaz. grubunda iki tümen. Atatürk'ün Hatıraları. Hatırlayacaksınız. Kayıp sayısı.R. gerçeği tersine çevirmek için her yolu deniyorlar. de bi an _8 . Esat Paşanın anıları.71.Kemal.Altay.293) Ne kadar bilimsel ve dürüst bir değerlendirme. Mısıroğlu. uzakta. biraz daha ayrıntılı anlatmaktadır. s.Atay.178) 'Bu tümenlerin mevcutları kısmen tamamlanabilmişti." (General Hamilton. savaşın sayısız cilvelerinden biri sayıp mesele yapmıyorlar. Anafartalar kesiminde. 27." (Gül Çağalı Güven'in çev.C. her asker silahı ve teçhizatı ile gelip teslim olur. Taburlar. 2 alaylı 8.Altay'ın Hayat Mecmuasında (1958) yayımlanan anılarından aktaran İ. adam başına 10 şiling bahşiş verileceği söylenir ve kendilerine dokunulmayıp affedilecekleri ilan edilirse. Dagobert von Mikusch'un La Resurrection d'un Peuple adıyla Fransızcaya çevrilen kitabının 104.

93. [. Mısıroğlu'nun yakıştırması olduğunu sanıyorum. Lawrens'in bir açıklamasını yayımlamıştır. s. s. Anafartalar'a gelen kuvvetleri.110.Kemal..121.414. 3.. bütün bir memleketin işgalini önlemişti.202) Özet için dayanaklar: Sina-Filistin Cephesi. Yeni yıldızın ışığı büyümeye başlamış. işte bu durumdaki Türk ordusuyla şöyle alay ediyor: "Düşmanın üzerine gitmekte değil. s. 1. iki ay sonra Gelibolu yarımadasını boşaltıp çekilip gitmeye mecbur kalıyorlardı. 20.Hami Danişmend de şöyle yazıyor: "[İngilizlerin] Bu muharebelerde. Liman von Sanders.1931) İ. yeni karaya çıkan düşmana karşı tertip ettikten sonra. Enver Paşanın Halil (Kut) Paşaya telgrafı: "Büyük Turan imparatorluğunun Hazer kenarındaki zengin bir konak yeri olan Baku şehrinin zaptı haberini büyük bir meserretle (sevinçle) karşılarım. 16.Her ikisi de.Kronolojisi.Sonyel."(Son Bozgun. GRYT Ans. U.Kemal'in saatlerini nasıl değiştirdiklerini anlatıyorlar.268. biraz daha kısa olarak. s. No.Kitap. Yıldırım Ordular Komutanı General Falkenhayn'ın emrinde çalışmak istemediğini ileri sürerek 7.R. 3. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. 3.425) İşte size. Meraklısı için not: Cemil Conk'un kitabının 68.Dr.C." (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı. her tarafta Anafartalar kahramanına saygı.C. 3.181. İng. Kuzey Grubu Komutanı Alb. Askeri Yönüyle Atatürk. 4. 'Tarih IV. Güney Bölgesi Komutanı Hilmi Paşa.s.0rdu de bi an _8 . Komutan Atatürk. 498. ki tek müttefikimiz Sultandır. Celal Erikan. Çanakkale Cephesi.Kitap." (O zaman 3. İran'da olduğu gibi. s. Türkiyede Beş Yıl. KA Günlüğü. geri çekilmekte yıldırım gibi hareket etmesiyle tarihe mal olmuştu bu ordumuz. s. M. sayfasında...C. s. Anafartalar Müfrezesi Kurmay Başkanı Haydar Mehmet (Alganer) de Liman Paşa ile M. Bu konuda.1986 günlü Yeni Nesil gazetesinden aktaran. zafer tamamı ile bizim olmuştu. İngilizlerin büyük ümitlerle gelen kolorduları.Kolordu Kur.Kemal'in saati de bu savaşta parçalanmıştı.Kocatürk.Kemal daha önce de (Eylül 1917) 7. ünlü İngiliz ajanı Albay T. 2. Süleyman Külçe. anlattıkları olayların görgü tanıklarıdır.418) On Yıllık Harbin Kadrosu. (Çekilişlerini örtmek için İngilizlerin aldığı başarılı önlemler için. askerinin üzerine. ordusunun Sina Cephesinde görevlendirilmesi üzerine.89. düşman kuvvetlerini geri atmaya muvaffak olmuştu. 64. 1.205) 206) 207) 208) 209) 210) 211) 212) 213) 214) 216) 217) 218) 219) 220) 221) s..209. olarak Edirne'ye gönderilmiş. iki ayrı yerde ve iki ayrı zamanda muharebe eden iki İngiliz kolordusunun birden.C.381 vd. Artık ümitleri kalmayan İngilizler.Alay Komutanı Servet (Yurdatapan).Kemal-Enver Çatışması (1919-1922).E. Halil Paşanın yaveridir) Vehbi Vakkasoğlu.C.482. 10 Ağustosta Conk Bayırı'na gelmiş..Belen.Kemal.S. On Yıl Savaş.43) M. oradaki kuvvetleri de düzenlemiş ve bir saldırı yaparak.Başk.486 vd.Kısım. Belleten. kendi top mermileri düştüğü için sahile kadar çekilmek mecburiyetinde kaldığından bahsedilir. Geniş bilgi için: S. (Maarif Vekaleti Y.44. yazık ki Mısıroğlu'nun canını sıkacak bir belge sunmak zorundayım. Edirne halkı onu çok büyük gösterilerle karşılamıştı. Ordu Komutanı olarak Suriye'de (Halep) bulunmuş. s. Fevzi Çakmak.46.Kolordu K.Kitap. Çanakkale Cephesi.493. 4.12. 1. Selahattin. saatin parçalanmasını. s.Altay.Kemal 10 Ağustosta yalnız İstanbul'un değil.] Albay M.22'de de var. s. F. sayfasında.Belen.Fevzi (Çakmak) Paşa. 20. Bu açıklamadan bir cümle: "Türkiye'de. Çanakkale Cephesi. artık oldukları yerde mıhlanıp kalmış. s. s. "9 Ağustosta M.) İngiliz resmi tarihine dayanarak. 69."(Osm.71. İşte M. s. ne yazık. M." (Jeschke.114) Aynı metin. Boşaltma sırasındaki komutanlar: Ordu Komutanı Liman Paşa. "üzerlerine kendi top mermileri düştüğü için sahile çekildiklerini" kayda değer bir ihtimal olarak gören bir masalcı tarih yazarı daha! Allenby'nin Yahudi asilliği olduğunun. hürriyet kahramanlarınkini geçer gibi olmuştu.T. Yzb. s. F.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Ankara. s. Belgeleri.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Prof. The Sunday Times gazetesi. s.Ali Rıza. 30 Mayıs 1920 günü. F. Anafartalar Grubu Komutanı M.

! " (20. Bu alayın komutanı ve alay karargâhının diğer erkanı.30'da.0rduyu Vadi-i Fara kuzeyine çekmeye çalışıyorum. sürgün cezasına çarptırılmış." (Türkiye'de 5 Yıl.Belen. Emir zabiti Yüzbaşı Bedri Bey. 660. M. üstelik Maan'daki 2. s.Kolordusu da bütünüyle tutsak düşer. Türk-Müslüman imparatorluğunun yıkılmasında asıl kuvvet olan Araplar.Kemal'e bir oldu bitti ile kabul ettirilmiştir. Osmanlı saltanatını yıkma zamanı geldi. (Atatürk'ün Hatıraları. 1. bu zamana kadar mevzilerinde kalabilmişti. s. Hicaz'daki kolordu feda edilerek.Ordu kalmamıştır.C.368) 4." (E. Enver ona gerçeklerden uzak rakamlar vermiş ve ordunun durumunuda hayli elverişli göstermişti." (Filistin-Sina Cephesi. Ancak yiyecek ve cephane durumu düşünülmeye değer. bu noktaya kuvvet yetiştirilmesi hayat ve memat sorunudur. Şeria nehrinde tesadüfi bir geçit buldu. Maan'daki 2. Araplara şu bildiriyi yayımlar: "…Uyanınız! Elele vererek. kesinlikte 8 Eylül olduğunu ileri sürüyor.Kemal Paşa. Çanakkale muharebelerinde tanıdığım bu değerli komutan. M." (Lozan. (Ana Britannica.118. 12 Ağustostan itibaren gelmeye başlayan 109. bu görevi önemli bulmuyor. 1921'de Çerkes Ethem olayı ile ilgili görülerek.Kemal o cephede bulunurken. Ben karargâhımla Beyt-i Hasan'dayım. 1 Ağustosta uzun bir izin alarak ayrıldı. 21 Eylül saat 01. " (Türkiye'de 5 Yıl.) Sadi Borak.330.56-61) A." (20. Grup komutanlığı ile irtibatım yoktur. s. F. 278) Mısıroğlu'na göre. Liman Paşa ile bağlantı sağlayamayan Enver Paşanın telgrafına verdiği cevap: "8.. herhangi bir savaş olmamıştır ki bir yararlılık gösterip gösteremediği ileri sürülebilsin? Bu muhterem.s.27) 7.Ulubelen. birçok kaynaktan farklı olarak M.Ordu.Kemal Paşa getirildi. daha sonra o ay içinde asaleten M.) Liman Paşa diyor ki: "Uzun süredir hasta yatan Fevzi (Çakmak) Paşa. iki gün kaybedilir.Dilipak diyor ki: "Filistin cephesinde pek önemli bir göreve getirilmediği gibi bir yararlılık da gösteremedi.60 vd. geniş ölçüdebir çekilme emri vermek gerekirdi. İstanbul'da yayımladığı Yarın gazetesi (1929) ile Serbest Fırka'yı destekler.. kendini yücelten bu konuya hiç değinmemek inceliğini gösteriyor.656) Emir Faysal'ın 11 Ağustos 1919 günlü mektubu: "Bütün Müslümanların gözleri İngiltere'ye dikilmiştir.165) Emir Hüseyin'in oğlu Faysal.Ordu Komutanı ama anlaşılan Dilipak.Kemal'in. dipnot) Liman Paşa diyor ki: V. an _8 ." (CG Yol.Kolorduyukurtarmak ve bunu demiryolu ile kuzeye nakletmek uygun olurdu. ve 8.Kemal Paşa bile az daha esir olacaktı. bir süre sonra affedilmiştir.Ordu Komutanlığına önce vekaleten Nihat (Anılmış) Paşa. ordunun mevcut itibariyle azlığını ve birliklerin perişan halini gördü ve aldandığını anladı. Bu yüzden 7. Bulgaristan'da yayımlanan Yarın gazetesinin 20 Mayıs 1934 günlü sayısında çıkan yazısında Arif Oruç şöyle yazıyormuş: "Bizzat M. anılarında. s. Her halde kuzeyden. sağlamdır.176) Bu uydurma yazının yazarı Arif Oruç. s. 7. bilmediği konularda susmayı neden denemiyor acaba ? Bu seferki görev M. şimdi ödüllerinin ne olacağını bilmek istiyorlar. belge no.222) 223) 224) 225) 228) 229) 230) 231) de 227) bi 226) Komutanlığından ayrılmıştır.Orduların Şeria nehrini geçişlerini güven altına almaya yetişemez.İnönü. s. 7.(KA Günlüğü. yarma haberi alındıktan sonra. 20.Ordu henüz taarruza uğramamış. 17/195) İ.Yüzyılda Osmanlı Devleti.Kemal'in Nablus'a geliş tarihinin. La Fontaine'nin kurbağası gibi şişinenlerin kulakları çınlasın! Fahri Belen diyor ki: "İki düşman arasında kalan kolordunun. s. Bisan'ı tutturmaya çalışıyorum.. Büyük şef hayatını bu suretle kurtarabildi. 4.316) Fahri Belen'in değeriendirmesi: "19 Eylül günü. buraya gelince. Doğu Kafkasya'da bir göreve atandıklarından. İstanbul'dan oraya gitmişler ve bu subayların yerine ise kimse tayin edilmemişti. (Atatürk.Ordu. Ordu henüz düzenini korumaktadır. (Filistin-Sina Cephesi.Yüzyılda Osmanlı Devleti.Alayın iki taburunu. düşman süvarisini yararak. s. çeşitli sebeplerle hemen çekilemez.300 vd. hiç yedeği bulunmayan cephesinin gerisine çekti.Yüzyılda Osmanh Devleti. s. s. Serbest Fırka kapanınca Bulgaristan'a geçer ve Yarın'ı yayınlamayı orada sürdürür. s.370) M. Acaba nasıl bir görev tatmin ederdi Dilipak'ı? Ayrıca.

Öyküleriyle Atatürk'ün Özel Mektupları. Liman von Sanders bu teklifimi kabul etti.Askeri siyasetimiz. ondan sonra yeni bir karar almak. 20 Eylül 1917'de. Liman Paşanın 28 Eylül günlü yazılı emrinin 3. İng. sömürge şekline sokmak ve memleketimizin bütün kaynaklarını kendi ellerine almak siyasetine karşıyım ve yöneticilerin. benim orada bıraktığım İsmet Beyin emri altında. Halep sokak muharebesi 25 Ekimde olmuştur. Verdiğim talimatta esas olan şu nokta vardı: 'Bu akşam Halep ilerisindeki kuvvetleri geriye çekeceğim. M. s. işaret ettim. Liman Paşanın. Sokak muharebesini idare ettiğim noktanın yakınında şoför bekliyordu. bulunduğum noktaya yanaştı. Halep'e 5 Ekim sabahı gelmiş. Belgeleri. kendiliğinden değil. Bu siyaset. bir savunma siyaseti ve elimizde bulunan kuvvetleri ve bir tek neferi. s.186 ve 210. s. Yedinci Ordunun unvanı ve birçok enkaz.Kemal'in çabalarıyla 7. 724. gerçek sanıp benimsemiş.68) M.Kemal'in 1 Ekim günlü bu emrinin aslı ve tamamı.232 233) 234) 236) 237) 238) 239) 240) 241) 242) de bi an 235) ateş altında nehri geçişi. savaşın başladığı tarihi. Rayak taraflarındaki kuvvetler Ali Fuat Paşanın kumandası altında." (Atatürk'ün Hatıraları. Filistin-Sina Cephesi. s." (M. Adeta delice bir emir verdim. yarın Halep'in şimal garbında. 693. bu süre içinde yeniden düzenlenip kurulmuştur. " (Atatürk'ün Hatıraları. Almanya'ya haber vermeden ayrı bir barış yapmayı düşünmüş ve bunun için girişimlerde bulunmuştur. s.maddesi üzerine gelmiştir. M. Filistin-Sina Cephesi. s. s.352) Harp Tarihi Vesikaları dergisi. Vahidettin.352) M.34.Borak. son âna kadar saklamak siyaseti olmalıdır. s." (20. s. Almanların bu savaşı kazanacaklarına kesinlikle inanmıyorum.726 vd.710. Büyük Doğu dergisinde yayımlanan 'Dedektif X-1'in yazısına dayanıyor. Fakat Almanların. 27.. Hayatı ve Eseri. bu hususta hiç olmazsa Bulgarlar kadar müstakil ve kıskanç olmalarını gerekli görürüm. 24 Kasım 1918'de. Liman von Sanders. Sükûnet geldi.bu esef verici hadise olmazdı.1) Çünkü bu savaşla ilgili hiçbir kitabı okumuş değil. s. memleketimiz dışında bir tek Osmanlı neferi kalmasına tahammül etmez." (Jeschke.) Aslı: "Hücum edenler yenilip kaçtılar. s.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Emrin bir suretini. belge No.' Vakalar dilediğim gibi geçti.Kemal'in.369370) "Ben. s. buna göre hareketinizi tanzim ediniz. Suriye Cephesinin çökmesinden önce. bakış ve seziş farkını da belirtiyor. The Daily Mail muhabirine diyor ki: "Eğer ben tahtta olsaydım. sonuna kadar Almanlarla birlikte bulunarak kurtulmanın zaruri olduğu açıktır. Bu emrin esaslı noktaları şunlardır: Şam'da bulunan bütün kuvvetler. Halep'ten Başkomutanlığa yolladığı raporun bazı cümleleri: ". Bunları Halep'te.Sayı. Türkiye'de 5 Yıl.. bu zaruretten ve harbin devamından yararlanarak bizi.710 vd. Şehirde vaziyete tamamen hakim olduk. yanlış olarak 31 Ağustos diye yazmış. Türkiye'de 5 Yıl." (Atatürk'ün Hatıraları. Belgeleri. tarihte az görülen olaylardandır. Otomobile binmeden evvel Halep Kumandanına emirlerimi ve talimatımı verdim. (Filistin-Sina Cephesi.125'ten sadeleştirilerek) Gelecekte olacakları adeta resimleyen bu rapor." (Hikmet Bayur. s. Detektif X-1.3) Vahidettin.Ordu.. Akşam oldu.. Suriye'nin şimali sonunda toplamak. (Filistin-Sina Cephesi.. 'herkes başının çaresine baksın!' diye yorumlayabilmek için Mısıroğlu olmak gerek. İngiliz ve Araplarla muharebe edeceğim. emir ve kumanda kalmamıştır. s. Jeschke. Emri. Liman von Sanders. S. Bunu bizzat ben yapacaktım.Kemal Rayak'a.Kemal ve karargâhı.67-68) M. s.Kemal'den Salih'e (Bozok) mektup.688) Abdülaziz Hanci'den çevirerek aktarıyor. İng. 31 Ekim 1918 günü birliklere yolladığı veda yazısının ilk cümlesi: _8 . Aslı şöyle: "O akşam bende bir uyanma oldu: Bütün cephelerde ve bütün kuvvetler üzerinde.70 vd. Mısıroğlu da. şimale (kuzeye) hareket edeceklerdir. Aslı: "Amelî kararım şu idi: Ortada kalan.Kemal ile arkadaşları arasındaki teşhis.705'te var. Burada genç kolordu komutanının cesareti ve azmi şahlanmış gibidir. Bugün içinde bulunduğumuz bataklıktan. (Filistin-Sina Cephesi. Aralık 1914/ Sofya) M. bütün kuvvetlerin kumandanı olan Liman von Sanders Paşanın malumat edinmesi için kendisine yolladım. s. (Vahidettin'in 1923 beyannamesi: Hilafet..

Kemal'e karşı olanlar da yalana! Filistin-Sina Cephesi. çirkin mugalata. 1. Nusret Baycan.164 vd. H.179) Büyük Doğu'nun yazdığı doğru olsa M. Telgrafın tam metni için: H. 121.C. Vakkasoğlu'nundayandığı sahte 'hatırat'ın içyüzü aşağıda açıklanacak. Ö. bu eleştiriye cevap verirken.C. İsmet Beyin komutanı olduğu 3. 1715) M.180.Kemal Paşanın birçok harpte şeref kazanmış kudretli ellerine bırakmak zorunda olduğum şu anda.Reşit (Rey) Beyin anılarına dayanarak. harp tarihi yazarı C.164. Yakın Tarihimiz. s.. İlk defa..cildin 3.baskısının önsözünde.353) M. M.8192. Bu sözde anılardaki gerçeklere aykırıiddialar bulunduğuna ilk önce.C. (H.K.Kemal neden Harbiye Nazırı olmak istediğini. Dr.Kemal'i öven dokuz satır var ama V. Yıllardır bu anılar arasında dolaşıp duran biri olarak şunu söyleyebilirim: Gerçekleri değiştirmeden yazan ya da anlatanların sayısı pek az. 69. s. 191. Ö.66. 4. bu ihanet teklifinden (!) iki ay sonra.Ömer Lütfi Bey. 'Cavit Bey. İstanbul Hükümetleri. 141-142. Tevfik Paşa. s. hastalığının devam etmesine rağmen.C. mantığını sevsinler.. 236. 4. 36-38. 32-33. 1. Mısıroğlu. Söz konusu yayının.Lütfü Bey M. kuruluş 4. Gerçeğe allerjisi var. Hayatı ve Eseri.Kemal'in Harbiye Nazırı olması için çalışır mıydı? Denize düşen yılana sarılıyor. s. 179. Sina Akşin. 4.K. Hayatı ve Eseri.19.243) 244) 245) 250 252 253 254) 255) 256) 257) 258) 259) 260) 261) de bi 251 an _8 246) 247) 248) 249 "Ordular Grubunun sevk ve idaresini. 3. 1966 yılında. M. Son Sadrazamlar.İnal.Kolordu. s.Akçakayalıoğlu dikkati çekmiştir. Mısıroğlu'nun Lozan adlı kitabının 1. Hikmet Bayur'a şöyle açıklamış: . 96-99.164) A..156) Askeri tarih yazarı Cihat Akçakayalıoğlu. mantık fukarası. memur ve erlerin hepsine candan teşekkürlerimi sunarım. (Lozan. Şam'a girmeden. 3.s. s.Mısıroğlu.Vakkasoğlu onları sessizce atlamış. (Rauf Orbay'ın Hatıraları.inönü'nün Hatıraları.Bayur.Sabri Efendinin iddiaları.Kemal. s. 26-28. M. Türkiye'de 5 Yıl. M. TBMM Vakfı Y. Bundan sonra M. s. Ve bunca yoksunluğa ve güçsüzlüğe rağmen. 1. şu nazik ve edebi sözleri kullanıyor: İnkılap yobazı. Halep'ten İstanbul'a gelerek.Kısım.Rasim Ferit'in (Talay) yolladığı şifreli telgraftan öğrenir.C. 148-152.Kemal'in Harbiye Nazırlığına tayin edilmesi için kulis yapacaktır. 24 Aralık 1918'de. sayı 16/Kasım 1989. Türk İnkılabı Tarihi. (MareşalFevzi Çakmak'ın Anılan ve Atatürk.. 157/1976) 9 Ekim 1917-1 Ağustos 1918. ayrıca.Çakmak'ın anıları olmadığını hemen belirteyim. şehrin güneyinden geçmiştir.38-52) Alb. züppe yazar. Yunanistan'da çıkardığı haftalık Yarın gazetesinin 1 ve 2 Kasım 1929 günlü sayılarında yayımlanmış. sonuna kadar silahının namusunu korumuş olan bir orduya da sürekli haksızlıkediyor. onlardan yararlanabilirdi.C. s. 3.710.Cildinin ilk baskısı üzerine bir eleştiri yazısı yayımlamış. 1. kitap ve anı var. Hayatı ve Eseri. Tevfik Paşanın hükümeti kurmakta zorluklarla karşılaştığını. 220. emrim altında. M. Genelkurmay Başkanlığı görevini kabul edecektir. AAMD. pespaye yalanlar. 1995.C. Türk Parlamento Tarihi.152. Son Sadrazamlar. 214." (Liman von Sanders. Birinci el anıları bile ihtiyatla okumak ve denetleyerek dikkate almak gerekiyor. Osmanlı imparatorluğu'nun yararına savaşmış bütün subay.Bayur. 66. Çünkü bir de ikinci kişinin bakış açısı. Hayri Efendi ve Rahmi Beylerin kabineye alınmasını Talat Paşanın istediğini' açıklamaktadır. s.. Mareşal Fevzi Çakmak. s.134) Büyük Doğu'da ya da Bulgaristan'da yayınlanan bir gazetede çıkmış dayanaksız iki yazı yada Mısır'da yayınlanmış bir kitabın yanlış çevirisi yerine. Ankara. Hele böyle ikinci el anıları. F.C. her an tetikte durarak okumak şart. s. Filistin-Suriye Savaşı hakkında yayınlanmış o kadar askeri tarih.Lütfi Beyi eline özel şifre vererek İstanbul'a yollar. (M. s.(I. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. s. Adnan Çakmak'ın yararlandığı sayfalar: 12-17. Belleten. tatlı su frenkleri' vs. 78-86.Bayur.İnal. Lozan. Ama ciddi kaynaklara bağlanmak hazretin işine gelmiyor.. şu zavallı kemalistler. (K. acemi silahşor.Kemal. s. niyeti ve bilgi eksikliği devreye giriyor.1715-1716.

hedefini. sayfalarında. 3.250'den aktaran H.166) İ.H.448) İzzet Paşa.Tarihimiz. s.Orbay. 1968 yılında.. s.145) Ordulardan ne bilgi istenir. s.728 vd. s. GRYT Ans.262) 263) 264) 265 267 268 de bi an _8 266 "Padişah ve hükümeti alıp Anadolu'ya çekilmek. 'harbi durdurmaktan başka çare kalmadığına' karar verirler. Sadrazam olmak gayesini güdüyordu. (TİH.116.) A.Tarihimiz.F.T.Kemal'in Padişahtan. Kronolojisi.İnönü de şöyle diyor: "Atatürk'e hakim olan fikre göre.F.C. M. A. 1.Sayı.19. M.. s. Vahidettin'in yaverlerinden Ali Nuri Okday'dır.C.Okday. s. İ.Bayur. 4. vaziyetini iyi bilen bir hükümet.C.377) İstanbul'a yürüyecek birlik ve komutanının kim olacağı konusundaki İngiliz ve Fransız çekişmeleri hakkında: H. N..s.C. Cavit Bey ile iki İttihatçının kabineye alınmasını Talat Paşa şart koşmuş.Kısakürek'e şöyle demiş: "Birçoklarının sandığı gibi Harbiye Nazırı olmak değil.Nuri Okday'ın tanıklığının ne derece sağlıksız olduğunu. s." (Vahidüddin. s. Tawnshend. s."(Hatıralar. Padişah da bunu kabul etmiştir. Mondros.C.169) Bu iddianın kaynağı. Ondan başka bu iddiada bulunan olmadığını sanıyorum» A. 1..İzzet Paşa da yalnız Genelkurmay 2.C.(H. ayrıntılı bir biçimde anlatılmaktadır.Danişmend. Harbiye Nezareti ile Başkumandanlık Erkan-ı Harbiye Riyasetini de elinde tutmuştur. Hayatı ve Eseri.İzzet Paşa kabinesinin 18 Ekim günlü toplantısına. s. Ma Campagne de Mesopatamie (1915-1916).159. 'kendisini sadrazam yapmasını istediğini' yazıyorlar. İstanbul Hükümetleri. 6.Bayur.167) Vakkasoğlu ile GRYT Ansiklopedisi. Genelkurmay temsilcisi olarak Kurmay Binbaşı Ali Nuri Bey (Okday. Batı Trakya'dan ile rleyen General Milne komutasındaki İngiliz ordusu idi. . (Rauf Orbay.449) Askeri tarihçi F. Osm. (Son Bozgun. 4. s. Osm. dış kaynaklı belgelerden yararlanılarak.1. mütareke ve barış görüşmelerini oradan idare etmek".22'de biografisi var) öyle bir tablo çizer ki kabine üyeleri.c.N.Bayur'un Türk İnkılabı Tarihi adlı eserinin 3. Sina Akşin.kısım. Hayatı ve Eserleri.. s. ömrü yaverlikte geçmiş olan bu subay (Tarih ve Toplum.. (R.LC.Bayur. s. Yakın Tarihimiz.Kısım.115 vd. (14 Ekim 1918. Hayatında hiç savaş görmemiş. memleketin kuvvetini müsait şartlarda değerlendirerek çok iş yapabilirdi. 673. s.Yüzyılda Osmanlı Devleti.63) H. s. 4. Üçüncü Bölümde göreceğiz. (Y.80 vd.. Y. 144 vd. Tevfik Paşanın oğlu) katılır ve cephelerdeki durumu açıklar.C.1. Türk inkılabı Tarihi. s. s." (20. Başkanı Alman Generali von Seckt'e danışmıştır.Belen diyor ki: "En yakın tehlike.Kronolojisi. Sir Charles V.84. bu gelişimler. 4.Şükrü Bleda.696. ne de görüş alınır.154) A. T.

s. Türkiye'yi bin türlü facianın beklediği apaçık iken.ÜÇÜNCÜ BÖLÜM VAHİDETTİN VE MUSTAFA KEMAL 1. Rauf Orbay anılarında özetle diyor ki: 'Sultan Vahidettin.Tarihimiz.5 Ama Vahidettin.155)4 'Yalnız kendini ve tahtını düşündü' şeklindeki suçlamalara yol açan ilk somut ve belgeli davranışı budur. Bunun üzerine. (Atatürk'ün Hatıraları. özet olarak şöyl edir: "Hilafet. s. saltanat ve hanedan haklarının korunması!' (Görüp İşittiklerim. Kayser Wilhelm'in tahtı da sallanmaktadır. Vahidettin'in bu fırtınadan kaygı duyması doğaldır. s. M ." (Lozan. Mütareke □ K. s. galiplerin kendisini de tahttan düşürecek bir karar vermelerinden kuşkulanıyordu.1 Yenilgi üzerine Bulgar Kralı Ferdinant da tahttan çekilmek zorunda kalır (4 Ekim 1918).180) Bu kuşkuya. zaten bütün hanedanları sarsmıştı. 'Almanya'da demokratik bir idare olmadığını' ileri sürerek reddetmiştir.Kemal'e sorduğu ilk soru.3 Savaş sonunda rejimlerin ve hanedanların durumu bu.' (Y. 179) .2 Çünkü Almanya'nın yaptığı ateşkes ve barış teklifini Başkan Wilson. eniştesi Damat Ferit'e dört elle sarılır ama hükümet dayatınca. Sebebi kısaca şöyle açıklanabilir: Çarlığın yıkılması ve Çar Nikola'nın öldürülmesi.C. ısrarından caymak zorunda kalır.İzzet Paşa kesinlikle itiraz etmiş ve böylece. verdiği notun birinci maddesi. 'Kumandan ve zabitlerden. delegelere verilecek talimata eklenmesi için hükümete iki maddelik bir not yollar.. kısa zamanda kuşkulanmasına ve kaygılanmasına gerek ol- de bi an _8 "[Sultan Vahideddin] bu görüşmeleri yürütmeye Damat Ferit Paşayı memur etmek istiyordu. Saraya rağmen ve Sultanın etkisi dışında ortaya çıkmıştır. Bunu Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun parçalanması ve Avusturya'da 30 Ekimde cumhuriyet ilan edilmesi izler. Bu tayine A. Mondros Mütarekenamesinin imzası.C. Bunun için çok da ısrar etmiştir. mütareke anlaşması için eniştesi Damat Ferit'i memur etmek istediği doğrudur. ordunun idareye el koyacağından kaygılanmasını da ekleyebiliriz. 1. 1.84) Bu kuşku ve kaygı içinde.Mısıroğlu diyor ki: □ Vahidettin'in. kendisine bir fenalık gelip gelmiyeceği' olmuştur..

Öyle olsa.' 7 Kurtuluş Savaşı'nın sonuna kadar Vahidettin'i destekleyeceklerdir. Padişahın emirlerine uymadıkları için suçlanır ve herkes. s.F. Ahmet Rıza Beye. Çünkü emperyalistler Doğuda. kabineyi hemen değiştirirdi. mütareke anlaşmasını beğenmediği için değiştirdiği iddiası. 'Mondros ve Mudanya Mütarekelerinin Tarihi' adlı eseri. şöyle der: "Mütareke imzalandı. Ali Fuat Türkgeldi. ecnebiler yanımıza gele- de bi "Bahriye Nazırı (Deniz Bakanı) Rauf (Orbay) Başkanlığındaki heyet. Damat Ferit'in Başdelege olarak gönderilmesine itiraz eden sadece A. gözyaşları içerisinde ateşkes anlaşmasını imzalamışlardır. (Rauf Orbay. saltanat rejimini tercih etmektedirler. s. onu kullanalım ve bu kuvveti zayıflatmayalım!"6 İstanbul'un işgal edilmesi üzerine İşgal Kuvvetleri Komutanlığınca yayımlanan bildiride de. ısrar halinde topluca istifa edeceklerini bildirmişlerdir.İzzet Paşa da değildir. s. Bir hükümdarla onun kullarını idare etmek. Padişah hükümetince verilecek emirleri dinlemeye çağrılır. "Padişahın hareme girip soyunmuş olduğu" söylenerek baştan savılır. Saray Başkâtibi Ali Fuat Bey aracılığıyla Padişaha.154)8 Damat Ferit'i Başdelege yaptıramayan Vahidettin. Delegeler.9 Anlaşılan desteksiz atış. 1.Birincide de. Aynı yöntem. C. İstanbul'a o sevinçle döner ve kamuoyuna o yolda bilgi verirler. s. Görüp İşittiklerim." (Son Bozgun. öteki ise Kurul Kâtibi Ali Türkgeldi'nin. Görüp İşittiklerim.□ Vakkasoğlu diyor ki: İmza sahnesini anlatan sadece iki eser var: Biri Rauf Orbay'ın anıları.76) an madığını anlar. belgelere ve tanık ifadelerine de uymuyor. Tam tersine Türk Kurulu. s. Bu sebeple onu Müttefiklerin teklif ettiği 10 tarzda ve aynen kabul eden hükümeti değiştirdi.180.. sadece bazı Nazırların değiştirilmesini istemiştir. demokratik rejimle yönetilen özgür bir yurttaşlar topluluğunu idare etmekten çok daha kolaydır. _8 . 156) Vahidettin'in bu önemli konuya yaklaşımı da böyle. Medemki bu sosyal kuvvetin ipleri elimizde. . Mondros'tan dönen delegeler kurulunu kabul etmez. yoldan geçerken halkın toz içinde yere kapandığı. anlaşmanın 'göz yaşları içerisinde imzalandığını' gösterir hiçbir bilgi bulunmuyor. bu mütarekenin ilerde nasıl uygulanacağını çok iyi kavramıştı. Yakın Tarihimiz. çok başarılı bir anlaşma yapıldığı vehmi içinde sevinçlidir. bütün nazırlar da kesin tavır almış.Türkgeldi. 'Kuva-yı Milliyeciler. Vahidettinci tarih yazıcılarının ortak niteliği.Mısıroğlu şöyle yazıyor: "Sultan Vahideddin." (Osmanoğulları'nın Dramı. Zaten Vahidettin kabinenin çekilmesini değil. (A. Mareşal Liautey Fransız sömürgesi olan Annam'ın İmparatoru hakkında diyor ki: "O.79) Vahidettin'in kabineyi.C. İçinde sui istimale (kötü kullanıma) elverişli maddeler vardı. □ K. üyeler. gelişmelere de. serçe parmağının bir işaretinin kesin buyruk sayıldığı büyük bir sosyal kuvvettir. 1. ikincide de.

özellikle cihat fetvası veren Hayri Efendinin yerlerine. 'Antep'te hemşirem. barış olacak. Şayet bu iki zat. vükela (bakanlar) ile temasta bulunacaklar. Harp zamanında Heyet-i Vükelada bulunan iki zatın bu aralık Heyet-i Vükelada bulunmalarını uygun görmüyorum.' (İstanbul Hükümetleri. Çapulcular şehir yakınlarına gelerek yağmaya başlamışlar. Atatürk'ün Hatıraları.VIII) Siyah dizili cümle. 'yarın Adana'ya teşrif ediniz.' dediler. İngiliz Belgeleri. Cavit Beyin. Sina Akşin özetle diyor ki: 'Osmanlı devletinin ve Osmanlı hanedanının alın yazısını İtilaf (galip devletler) belirleyecekti.73) □ "M.Bıyıklıoğlu. uygun birilerini tayin etsin. Ertesi günü Adana'ya giderek M. ben yine İzzet Paşayı kabine kurmaya memur ederim. M." (Ali Cenani'den aktaran F. Ordu Adana'ya çekildikten sonra. Öyle tahmin ederim ki İngilizlerin doğuda asırlarca devam eden dostluğu ve lütufkar siyaseti değişmeyecektir. oldu bittilerle memleketimizi işgal edecekler. Paşa dedi ki: 'Memlekette adam kalmadı mı? Kendinizi müdafaa etmek çaresini düşününüz!' Hayretle sordum. Türk ordusunun sınır boylarındaki kısımlarını esir almaya kalkışacaklar veyahut bunları memleket içine sokulmak zorunda bırakarak terhisini sağlayaca klardı. bununla birlikte bir hükümet değişikliğinde. A. s. istifalarını verip çekilmeyecek olurlarsa. s. Antep vilayeti Maraş'a naklediliyormuş. ağır olmalarına rağmen kabul edelim. düşman ayağı altında kalacaklar. 162) Görüldüğü gibi Vahidettin'in amacı.Atay. bizlerin de mümkün ol- de bi an cekler. T. nereye gittiğimi' sordu.64)12 Vahidettin'in sonraki davranışları. Vatanımızı her türlü savunma ve direnme araç ve imkânlarından yoksun bıraktıktan sonra da arzularını zorla ve baskıyla kabul ettireceklerdi. s.Kemal Paşa. onlara uygun bir kabine kurmak telaşındaydı. Bana.2. Sizinle mühim şeyler konuşacağım.□ "İstanbul'dan Gaziantep'e gelirken Katma istasyonunda M. A. bu yargıyı defalarca doğrulayacaktır! Üstelik Vahidettin. sadece kabinedeki İttihatçıların ayrılmasını sağlamaktır. Son olayları birlikte gözden geçirdik. s. • M.Kemal'e karşı olan yazarlar. Mustafa Kemal Paşa. müdafaa teşkilatının çekirdeğini teşkil etmiştir. bu kadar dahi bir varlık gösteremeyeceğini söyledi.Kemal Paşayla buluştum." (Jeschke. Vardığımız ortak kanı şu idi: İngilizler ve onu izleyerek öbür itilaf devletleri. Söz veriyorum. Vahidettin.İzzet Paşa sizin dostunuzdur.R. İzzet Paşa kabinesi istifa etsin. 'Ne ile. nasıl?' Teşkilat yapmalı. İngilizlerin müsamaha ve lütfunu elde etmek amacıyla giriştiği aralıksız girişimleri yerinde göreceğiz. Biz onların müsamahasını (hoşgörüsünü) daha sonra elde ederiz.İzzet Paşanın hükümetinin yerine gelecek bir hükümetin. Onları başka tarafa nakil için gidiyorum' dedim. 'Artık milletin bundan sonra kendi haklarını kendisinin araması ve müdafaa etmesi."11 Bu hususu Ali Fuat Türkgeldi de doğrulamaktadır. içi dinamit dolu anlaşmayı da şöyle değerlendirir: "Bu şartları. 10 Kasım 1918'e kadarki süre içinde. Birkaç örnek vermek istiyorum: _8 . milli bir kuvvet vücuda getirmeli! Kendinizi müdafaa edin! Ben istediğiniz silahı veririm!' Gerçekten o zaman Paşanın emri üzerine verilen silahlar. Hükümetin çok mütereddit davrandığını ve mütarekenin fesh edilmesinden korktuğunu. İstasyon binasındaki karargâhında 'nereden geldiğimi.Kemal'in girişimlerinden hiç söz etmiyorlar.Kemal Paşaya tesadüf ettim. mütareke filan dinlemeyecekler. Hususi ve gayr-i resmi bir surette bunu anlatınız. kayınvaldem ve akrabalarım var. (Görüp İşittiklerim. s. Başkumandanlık Kurmay Başkanlığı ile yaptığı yazışmaları gösterdi. Vahidettin'in mütareke boyunca izleyeceği siyasetin özetidir. Atatürk Anadolu'da.

Hatıraları. münasip yerlerde siper kazmalarını. Adana'nın büyük zayiata uğrayacağını. bugün Payas-Kilis hattına kadar olan araziyi isteyen İngilizlerin. sadeleştirerek bazı cümleler aktarmak istiyorum: "…'Toros tünellerini işgal edecek kuvvetin sayısı. birliklerini bırakarak. Filistin ve Kanal seferlerinin bütün ağırlığını. Suriye.M. Adana'nın ileri gelenlerini ve söz sahibi kimselerini nezdine davet ederek.Kemal'in.. şimdiden işgal kuvvetlerine karşı koymak ve hazırlıkta bulunmak için aralarında bir teşkilat kurmalarını. s. [. aşılmaz bir utanç duvarı var sanki! • Y."14 Vahidettinciler.A. yarın Toroslar'a kadar olan Kilikya mıntıkasının ve daha sonra Kony a-İzmir hattının işgaline gerek olduğu şeklindeki tekliflerinin birbirini izleyeceği ve sonuç olarak ordumuzun kendileri tarafından sevk ve idaresi..) İskenderun'a her ne sebep ve bahane ile asker ihracına (çıkarılmasına) t eşebbüs edecek İngilizlere.13 [. Kemal Paşanın. İngilizlerin bütün Anadolu'yu işgal etmesini i stemektedir. bizim hazretler nerede? Gerçekle aralarında. M. lazım gelen silah ve malzemenin tarafından temin edileceğini' istikbali görür gibi anlattı.İzzet Paşa'ya yazdığı yazılardan.] İngilizlerin tekliflerine. kendini kızağa aldırmış bir kamu görevlisi olarak. müsaade edilecek midir? [. bir süre önce İngilizlerle el altından anlaşarak cepheyi çökertmiş olduğunu iddia ediyorlar! Gerçekler nerede. Kimsede bu doğru sözü dinleyecek takat ve kuvvet yoktu. ateşle engel olunmasını emrettim.Kemal Paşanın. böyle düşünen ve davranan M. İngiliz Komutanlığı tarafından bildirilir' buyuruluyor. bu tarihlerde. Irak. bilim ve tarih yazımı olacağını sanmıyorum. A.28 vd.71) Vahidettin ise. daha ağır şartlar altında memleketi ezeceklerini. bugüne kadar olduğu tarzda karşılık verildiği ta kdirde.] Orduları terhis edecek ve İngilizlerin her dediğine boyun eğecek olursak. . birliğini ve silahını bırakmayan ve bu nedenle de bi an _8 . Sadrazam ve Harbiye Nazırı V. M. A.İzzet Paşa arasındaki yazılı çekişmeden.M. İstanbul'da yaşaması çok düşündürücüdür. Başkaları var. hatta Osmanlı Hükümeti Bakanlarının Britanya Hükümeti tarafından seçilmesi gibi teklifler karşısında kalınacağı günler. harp boyunca omuzunda taşımıştı. 'Aramızda tam bir anlaşma var paşam' cevabını verdim.. mütarekenin uygulanması konusunda. Mondros Bırakışmasına karşın.) □ "Mütarekenin maddeleri ağır şartlar ihtiva ettiğinden M.' dedi ve sonra aynı fikirde olup olmadığımı sordu.Fuat Cebesoy. Çukurova. Çok yazık ki harp bıkkınlığı.Dönem Adana Milletvekili Damar (Zamir) Arıkoğlu. Yıldırım Orduları Komutanı M." (4 Kasım 1919. halkı çok durgun ve hareketsiz bir hale getirmişti. uzak değildir.. icabında bütün Anadolu'yu hükmü altına alacak derecede dahi olursa. Bu kuvvet mesela." (1.. İlerde göreceğiz! M.Kemal'in İngilizler hakkındaki düşüncelerini belirttiği için hiç söz etmiyorlar.duğu kadar bu yolu göstermemiz ve bütün ordu ile beraber yardım etmemiz lazımdır. bunun üzerinde düşünmeden. İngilizlerin ihtiraslarının önüne geçmeye imkân kalmayacaktır.Kemal . kuvveti olmayan bir general. Hatıralarım. mütareke hükümlerine İtilaf devletlerinin riayet etmeyeceklerini.Küçük diyor ki: □ "Mondros Bırakışmasından sonra. s. 3-8 Kasım 1918 tarihleri arasında.Kemal Paşa. 'Durumu iyi görmediğini.Kemal'e karşı olan yazarlar.

Malta Sürgünleri. 1. (B. Bu yedi suça. Ali Fuat (Cebesoy).C.97. Nihat (Anılmış).) • Bir kısım Vahidettinciler. s. kendilerine göre yedi suç grubu belirler ve İstanbul hükümetine bildirirler. gerçekten tutuklanıp Malta'ya sürülmüşlerdir ama bunun çeşitli sebepleri vardır. Tezler 5.N. Tersine sadece seferberliğin kaldırılması istenirken. 222. 3) Mütarekeye rağmen. İsmet (İnönü) ve Rauf (Orbay) Beyin. 1920'de.Vakkasoğlu: "M.İzzet Paşa kendisini İstanbul'a çağırır. 137) 4) Bazı komutanlar. İngilizlerin kara ordusuna karşı mutedil (yumuşak) davrandıklarını söylüyor. 7 Kasım 1918'de Yıldırım Orduları Grubu ile 7. K. 200) . savaş suçlusu sanıyorlar. Y. Rauf Orbay ve Albay İsmet Bey gibi Fevzi (Çakmak).Kemal 'birliklerini bırakarak' kendiliğinden İstanbul'a dönmüş değil: dir. Ama bu yüzden değil.Şimşir. 1. (Mesela. Cevat ve Cemal Paşalar vb. bu iddia dolayısıyla tutuklanıp Malta'ya gö nderilirler.Şimşir. s. Lozan. Kazım (İnanç). Kara Vasıf ve Galatalı Şevket Beyler. M. İngiliz esirlerine kötü davranmak ve subaylarına hakaret etmek. birliğini ve silahını bırakmayan komutan. içte asayişin sağlanması ve sınırların korunması için gereken ordu miktarı.Kemal.. Mısıroğlu şöyle devam ediyor: □ "Kont Sforça (Sforza). 206. M. s.C.17 M. 'kuva-yı milliyeci ya da kuva-yı milliyeye yardımcı olmak' da eklenecektir.. Albay Refet (Bele). V. yalnız Medine Komutanı Fahrettin Paşadır.205." Son Bozgun. Cevat (Çobanlı)." (Lozan.Ü. s. bu mütarekeden bahsederken.193) de bi an _8 (1) M..Kemal'in. s. kuşku uyandırıcı ifadelerle değiniyorlar.Kemal Harbiye Nezareti emrine alınır ve A. (B. sekizinci suç olarak. Albay Fahrettin (Altay). Bu yüzden. s. 1. 5 Şubat 1919'da. Cemal (Mersinli)..38) Doğrusu: İşgalciler. galiplerce belirlenmiş suçları işlemiş değillerdi. dört genel başlık altında toplanabilir: Savaş yasa ve törelerine aykırı davranmak. Donanmanın hemen teslimi istenildiği halde.191.Adil Beyler de tutuklanmamışlardır. 'Ermeni kırımına katıldığı' iddiasıyla tutuklanıp Malta'ya sürülecektir.daha sonra Büyük Britanya işgalcileri tarafından savaş suçlusu sayılan generaller biliniyor. bütün savaşa katılanları.15 2) Harbiye Nezareti emrine alınmasını da o istemiş değildir ki 'kendini kızağa çektirdiği' ileri sürülebilsin. terhisten istisna ediliyormuş. 'birliğini ve silahını bırakmadığı' için tutuklanıp sürülmemiştir. Ermeni olaylarına karışmış olmak. savaşa katıldıkları halde tutuklanmamış olmalarına. Çünkü hiçbiri. Hiçbiri.16 Toptan 'savaş suçu' diye anılan bu yedi suç grubu.Ordu karargâhları İstanbul hükümetince lağvedilir." (T. s.C. Mısıroğlu.174 vb. Hilafet. Rauf. Kazım Karabekir.N. 218. kara ordusunun kaldırılmasından veya hemen silahları bırakmasından bahsedilmiyormuş.İzzet ve Nurettin Paşalar. mütareke hükümlerine uymakta kusur etmek ve hükümlerin uygulanmasına engel olmak. 223 vb. Malta Sürgünleri. Albay S.Kemal'in tevkif edilmemesi düşündürücüdür.

"sınırların korunması ve iç asayişin sağlanması için gereken asker ve jandarma sayısının beraber saptanması". Yenik bir devletin sınırlarını açık bırakan ve iç asayişi gözardı eden bir tek mütareke anlaşması yoktur. kendi çıkarları için kullanılabilir bir 18 mevkiye koyabilsinler. M.19 2) K.Kemal Paşayı. hukukta..C. işgalciler ve Osmanlı makamları arasında uzun süre çekişme konusu olmuş. gittikçe daha sık başvurmaya başladı. isteyerek sürdürdüğü bu tutumun. her mütareke anlaşmasında. s.21 4) Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı adlı kitapta." (Lozan. bu kuvvetin kurulmasını düşünmeye başlamışlar." □ "Bu durumdan anlaşılıyor ki daha mütarekenin imzası günü.193) Böylece.İngiliz gizli anlaşması masalının. Bu arada Vahidettin ve Hariciye Nazırı M. 'memlekette büyük şöhreti vardır. sayfalar) K. bu iddia ile ilgili bir tek kelime bile bulunmuyor! (Türkçe çeviride 190. itimat edilecek namuslu insandır' diye İngilizlere karşı müdafaa edip Anadolu'ya göndermeye çalışırken. kesinlikle doğru değildir. henüz direnme yeteği olan Türkleri.Mısıroğlu.Kemal . Kurtuluş Savaşı ile ilgili bölümünü açıyor ve şöyle devam ediyor: 1) Kont Sforza. hatta bunun için M. sayfasını gösteriyor. 1. 3) Mütareke anlaşmasının 5. maddesi uyarınca. Bilerek." (Lozan. uygulamanın nasıl hukuka ve ahlaka aykırı bir tarzda ve ne kadar haşince yapıldığı. ve 6.22 de bi Mısıroğlu.Reşit Paşanın. M. Kurtuluş Savaşı daha çabuk biterdi. bu çekişme bütün ordu Ankara'nın emrine girinceye kadar sürmüştür. ordunun nasıl soyulup güçsüzleştirildiği. İngilizler Kont Sforça'nın fikrine göre. Doğu sınırındaki Türk birliklerini İngilizlerin emrine vermek için gizli bir girişimleri olur ama İngilizler .kabul etmezler. ve 191.Kemal Paşayı Sultan Vahideddin'den önce bulmuşlardır. Sforza'nın anılarıyla oyalanacağına. çok ağır bir adla anıldığını sanıyorum.Mısıroğlu. ibret verici belgelerle ve ayrıntılı olarak belirtilmektedir. Osmanlı devletinin mirasçıları arasında şimdiden bir anlaşmazlık görüyor ve bilinen ikiyüzlü siyasetiyle şunu istiyor: Eğer Müttefiklerin talepleri İngilizleri sıkacak bir şekil alırsa.Kemal Paşa da İstanbul'da galip devletlerin ileri gelenleri ile münasebette bulunuyor ve onlardan talimat alıyordu.. maddelerine baksaydı. sınırların ve iç asayişin korunması için belli sayıda asker ve jandarma bulundurulmasına imkân verildiğini bilir. gerçeği anlardı.Mısıroğlu'na göre Kont Sforza "bunda gizli bir maksat görüyor" ve diyormuş ki: "İngiltere Hükümeti. bu iddiasına dayanak olarak Dagobert von Mikusch'un kitabının 164. mütareke anlaşmasının 5. Keşke doğru olsaydı.194) . Kont Sforza'nın iddiasına gelince: an _8 □ "Sultan Vahideddin ve Sadrazam Ferit Paşa.C.20 Kara kuvvetlerine karşı ölçülü davranıldığı iddiası. 1. s. sayfada. M. yani Padişahın daha Anadolu'da bir kuvvet kurulmasını hayalinden bile geçirmediği zamanda. göz boyamak ve okuyucusunu aldatmak için bu sahte kaynak gösterme yoluna. Ama 164.

Ermeni birliklerinden yararlanırlar.Kemal Paşa. güneyde de Fransızlar. Enver Paşa ve İttihatçıların şiddetle aleyhinde olduğunu görünce." (Hilafet.26 bi □ K. Doğuda İngilizler.İstanbul derhal terhise başlanmasını emrederek orduların iskelete dönmesini çabuklaştırır. Enver'e ve İttihatçı hükümetlerin yönetim tarzına karşı olduğu.272 vd. birçok silahı da denetimi altında tutabileceği ambarlara taşıtır. M. ötekisi de geziye ordu temsilcisi olarak katılan M. yanındaki subaylardan biri de M.. Kemal'di.Şevki (Subaşı) vb. topların kamalarını.Kemal 1908 yılının başında İttihatçılara katılmıştır. her ciddi araştırmacının kabul ettiği bir gerçektir. (Mondros.Kemal ilişkisi. Kurtuluş Savaşı. s. aslında Enver Paşadan ve İttihatçılardan yanadır ama bir mevki kapmak için onların aleyhinde görünür.23 arkasından da bütün ordu komutanlıklarını kaldırır. Derneğin Türk milliyetçiliğini savunan radikal kanadına mensuptur. kendisi de bu yönde fikirler ileri sürerek. Müttefik birlikleri. Almanya gezisi ile başlıyor. Trakya'ya. Amaç. K.Mısıroğlu ile gerçek.. Doğrular: 1. 'askerlerin siyaset dışı kalması tezini' savunduğu için derneğin ileri gelenler inin düşmanlığını kazandığı.Mısıroğlu'nun bu geziyle ilgili iddiaları: "Hasta olan Sultan Reşat'ın yerine Alman Cephesini ziyarete giden Veliaht Vahideddin Efendinin. s. bu seyahatte. M. de Heyette sadece iki subay var: Biri askeri danışman Albay Naci (Eldeniz) Bey. bir daha emperyalistlere kafa tutamayacak hale getirmektir. açık gerçekleri maksatlı olarak tersine çeviriyor. Veliaht Vahideddin Efendinin.27 Mısıroğlu. komutanların yurt içine taşıtabildiği.Kemal. M.)24 İşgal kurulları. 22 Eylül 1909'daki 2. Bu gezi 15 Aralık 1917de başlamış ve 4 Ocak 1918 'de sona ermiştir (20 gün). mütareke sınırlarını aşarak ilk aşamada Güneydoğu Anadolu'ya. Y.25 Ordu iyice güçsüzleşince de. Veliahtın gözüne girmek için Enver ve İttihatçı yönetim aleyhinde konuştuğunu iddia ederek.Kemal'in. özendirilen Pontuscu Rum çeteleri faaliyete geçer. iç isyanlar körüklenir vb. ikbal (yükselme) yolunda ilk ciddi adımını atmıştır. Vahidettin ile M. Karadeniz kıyısı boyunca. Kars'a girecek ve İstanbul'u işgal edeceklerdir. 143) Yani M. hiç barışmayacaklar mı? 2. Kürtler ve Çerkesler okşanır. Nihat (Anılmış). Kongrede.Kemal'in tanışmaları □ "Onu bu vazifeye tayin eden İttihat ve Terakki hükümeti olduğu halde. Yunan ordusu İzmir'e çıkarılır ve y ayılmalarına yeşil ışık yakılır." an Vahidettin ile M. birlik komutanlarının da işgalcilerden saklayabildiği silah_ve cephane ile başlamıştır. Türkiye'yi parçalayıp ezerek. _8 .Kemal. tüfeklerin mekanizmalarını toplar.

rütbesi ve nişanları alınacak. İki yazar da söz konusu paragrafları. İstanbul'a gidince bir ordu kurulmasını talep ve kendisini de bu orduya Erkan-ı Harp Reisi (Kurmay Başkanı) yapmasını teklif etti." (Bu paragrafın kaynağı. üstelik doğru olarak aktarıp aktarmadıklarını da denetlemiyor. İsteyen inanır. Onlara gösteriniz ki hesaba katılması lazım gelen birisiniz. bu konularda yalnız M. saptıramaz. trende kendisi ile dost olmuş. M.93 imiş.Kemal'in anılarına dayanmak zorunda. Bu mu ikbal? □ "Buna dair birkaç yabancı gözleminden söz edelim. Veliahta. Veliaht.144) □ "Seyahatleri esnasında bir gün de Naci Paşa.Kemal'in anılarına dayanarak yazmışlar ama doğru aktarmamışlar. 29 Hilafet. s. şu ya da bu yönde süsleyemez. Şu halde. Hilafet. c. Mısıroğlu. H." (Hilafet. idama mahkûm edilecektir. Size öyle bir teklifte bulunac ağım ki eğer kabul ederseniz. b. Veliaht.Kemal'in anıları!28 Hem bu gezideki. M. M. 'Reddecekler!' dedi. s.C. Hilafet.120 imiş. orada bulunmaları gerekirdi. s. M. Bunların gözlem olabilmesi için yazarlarının olaylara tanık olmaları. bu alıntıl arı "ecnebi gözlemi" diye sunuyor.96 imiş.Kemal'in tanışmaları ve görüşmeleri hakkında bilgi veren bir tek kaynak var: M.Kemal Paşaya Veliaht hakkındaki fikrini sormuştu.143) Mısıroğlu bu cümleden sonra. s. çünkü bütün görüşmeler ikisinin arasında geçiyor.□ "Veliaht Vahideddin Efendinin zekâ ve dirayetinden takdirle bahseden M.Kemal.' (Bu paragrafın kaynağı da Dagobert 31 von Mikusch. 'Cesaret edemeyecekler. paşayı daha önce tanımadığından dolayı teessürlerini beyan etmiştir. Ayrıca. s.Kemal Paşa şöyle cevap verdi: 'Daima göz önünde bulundurmak ve ona sadakatle (sadık olarak) hizmet şartıyla. bu sırada zaten ordu komutanıdır. yine yabancı aktarıcılara başvuruyor. ikincisinde ise Anadolu'ya (1919 Mayıs). M.Kemal. hem de ilerdeki görüşmeleri hakkında. Ama dürüst bir yazar. ayrıca Mısıroğlu da yanlış çeviriyor. Adlon Oteli'nde M. M. değiştirme ya da süslemeleri belirtmek için anıların aslını da dipnot olarak vereceğim: bi an _8 . s. bu adam ile çok iş görülebilir. bir hususu belir tmek istiyorum: a. İkinci görevine başlamasından iki ay sonra ordudan ayrılmak zorunda kalacak. her araştırmacı." (Bu paragrafın kaynağı. Armstrong. İlkinde. Zat-ı necabetpenahileri gölgede kalmamalısınız' dedi. 'Sizden sarahatle (açıkça) bir şey söylemek müsaadesi isteyeceğim.Armstrong ve Dagobert von Mikusch'un kitaplarından yaptığı alıntılara yer veriyor.Kemal'in bu yolla. abartı. Veliaht kendisine karşı pek büyük itimat izhar ederek. anıları keyfine ve maksadına göre değiştiremez.Kemal'i de kendi istediği gibi konuşturamaz. bu tek kaynak dururken. M.Kemal. Armstrong. Vahidettin zamanında da yine ordu komutanlığı yapacaktır. beni hayatınız müddetince kendinize bend edeceksiniz (bağlayacaksınız)' mukaddi-mesiyle (diye söze başlayarak).144) de 2. Aktarmadan önce. Vahidettin ile M. Bu alıntılardaki yanlış. Vahidettin bir açıklama yapmamamıştır. bir üçüncü kişinin tanıklığı da söz konusu değil. s.143) □ "Dostlukları o kadar ilerlemişti ki bir gün Berlin'de. 'ikbal yolunda ilk ciddi adımını attığı' iddiası da d uruma ve gelişime hiç uymayan bir yakıştırma. Filistin/Suriye cephesine gönderilir (1918 Ağustos). İkisi de olayların tanığı d eğil. 'İstanbul'a gidince 30 görüşürüz' cevabını verdi.Kemal. istemeyen inanmaz.

22 Eylül 1918'de verilecektir. sonradan kendisinin yaveri olabilmek imkânını elde etmiştir. Almanya'ya giden heyette. bir onur unvanı olup gerçek yaverlik değildir. Kurtuluş Savaşı konusuna girmeden önce.Hakkı Okday. olayları his ve arzularına göre yorumlamadan olduğu gibi yansıtacaksın. Bu gezi 15 Aralık 1917‟de başlayıp 4 Ocak 1918‟de bitmiştir.Kemal'in İttihatçı aleyhtarı ve hilafete bağlı olduğu tarzında rapor vererek. M. M. M.9) 3. ilerde Anadolu'ya gönderilmesi esnasındaki güvene zemin (ortam) hazırlamıştı.Kemal. ötekiler ancak törenlere katılır.Kemal'e fahri yaverlik bir yıl sonra. tarih değil. gerçeği ters yüz etmeler o kadar çok ki hepsinin doğrusunu açıklamaya ömrüm yetmez. Bu sırada damat adayı olanlar hakkında. En basit gerçekleri bile bilmediklerini göstermek için yakın tarihimizle ilgili bazı yanlışlarından örnekler vereceğim. M. bir yıl dört ay sonra. Mısıroğlu'nun muhayyilesinin ürünü olduğunu söylemeye gerek yok. Ömer Faruk Efendi de. ne diyordu? 'Kronolojiyi temel sayacaksın. hoşa giden masal yazmış olurlar.35 Kısacası. bu seyahat esnasında. Ömer Faruk Efendi o tarihte damat.33 Fahri yaverlik.Okday‘ın anılarında bilgi var. beraberindeki damadı Şehzade Ömer Faruk Efendiye. 29 Nisan 1919‟da evleneceklerdir. İ. en ince ayrıntıyı bile adalet ve haktanırlık ölçüsünde kaydedeceksin! Olayları bunlara dikkat etmeden değerlendirmeye kalkışanlar. sonra da yalnız belli başlı iddialara değineceğim. s. İttihat ve Terakki'nin kendisine olan itimadından. • Ünlü tarihçi Wells. eğlencelik birkaç örnek de 1.32 M. s. s. Atatürk'ün Almanya ve Avusturya Gezileri.' Bu tür yalanlar. hatta damat adayı bile değildir." (Hilafet.34 Mısıroğlu bu konuyu şöyle kapatıyor: □ "Bu hususdaki diğer bir gerçek de şudur: Veliaht Vahideddin Efendi.Önder. Asıl yaverlik hizmetini birkaç kişi yapar. 144) Bu yolculuk sırasında yaverliği söz konusu olan.Kemal'in hakiki düşüncelerini sezdirmeden öğrenip kendisine rapor etmesini emretmişti." (Hilafet.H.366-372) 2. çeşitli suretlerde yoklamış ve sonuç olarak Veliaht'a. Ömer Faruk Efendi. Albay Naci (Eldeniz) Beydir. s.145) Oooof! Kaç atmasyon bir arada.Mısıroğlu'nu izlemeyi sürdürelim: □ "Yukardaki izahattan anlaşılacağı üzere M. kendi adına pek güzel yararlanmış ve seyahat esnasında Veliahta azami surette tesir ederek. herhangi bir sıfat ve görevle de bulunmuş değildir! (İ. Oysa Abdülmecit‘in oğlu Ömer Faruk Efendi ile Vahidettin‘in kızı Sabiha Sultan. Geri kalan ayrıntıların.Kemal değil. bi an _8 .329. yanlışlar. onu yol boyunca. 3. (s. Yanya'dan Ankara'ya.

Baycan. Din-Devlet İlişkileri.Larousse. Karabekir Paşa. Bu nasıl belge tarama.Karabekir. 1.) □ "Sultan Vahideddin'in oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendi.. bakanlık.Karabekir ise 28 Temmuz 1918'de mirliva (paşa) olmuşlardır." (H.1927'de. Din-Devlet İlişkileri.Karabekir ordu komutanlığından korgeneral olarak ayrılmış ama askerlikle ilişiği kesilmediği için 1.Hüseyin Ceylan. İstanbul Mebusan Meclisi'nde kurduğu grubun adıdır.. T.. Veliaht Abdülmecit'in oğludur. çünkü yolculuk gidip gelme otuz gün sürüyor.C. T. s." (H.C'nde Tek Parti. s. (Türk Parlamento Tarihi.Rauf Orbay'ın biografisi. İngilizler..Kemal 1 Nisan 1916'da.87) ama Ömer Faruk Efendinin Vahidettin'in oğlu olmadığını bilmiyor." (H. beş kat fazla gösteriyor.C. (On Yıllık Harbin Kadrosu. M.Hüseyin Ceylan. 27 ay sonra terfi eden. Vahidettin'in de damadı. daha yüksek rütbe sahibi oluyor. açıktan orgeneralliğe (1. s. sayfalarında var.C.78) H. AAMD. □ "K. s.Ceylan.nin iki mareşali var: M. 131) Bir meclis grubunun şubesi olmaz.. s.C.Kemal'e verildiği iddia edilen altınlar ile İstiklal Mahkemelerince verilmiş idam kararlarının sayısı konusunda da göreceğiz.Şimşir'in Malta Sürgünleri kit abının 415-420.879 vd.Ceylan bol keseden rütbe ve makam dağıtmaya devam ediyor.. CG Yol. önsöz) K. senato başkanlığı ve başbakanlık yapmıştır! (M.Kemal ve Fevzi Çakmak! □ "Eski Meclis Başkanlarından Rauf Orbay.280) Huy canın altındadır. s. DinDevlet İlişkileri. Dilipak'ın Erz urum'da çalışmaya başladığını iddia ettiği bu grup da ne ? Anlayan beri gelsin!36 de bi an _8 .Dilipak.C.199. K. Dilipak. Malta'ya sürülenleri. Suat Hayri Ürgüplü ise Hayri Efendinin oğludur. s.H.C. 1. (A.Hüseyin Ceylan.C. □ ".Dili pak.359. Aferin! □ "Birinci Dünya Savaşı'nın insan zayiatı 371.Ceylan.43) Sürülenlerin tamamı 144 kişi.127) Fetvayı veren Şeyhülislam Hayri Efendidir.114) Mareşal değildir. Büyük Oyun. İstanbul'daki grup hafta sonu tatili için Erzurum'a gelmiş de olamaz." (A. Bu abartma huyunu. M.□ "[1914 yılındaki] cihat fetvasını Şeyhülislam Suat Hayri Ürgüplü imzalamıştı. 1. Cumhuriyet döneminde milletvekilliği. 12. B..1. büyükelçilik.451. resim altı) M. İstanbul'dan 676 siyasi tutukluyu Malta'ya sürdü. sayı 11/Mart 1988) Demek ki GRYT Ansiklopedisi yazarlarına göre.. 3. Vahidettin'in milli mücadeleye katkısını kanıtlamak için "yüzlerce belge taradığını" iddia ediyor (Büyük Oyun. 128) H. s.. Kemal'den daha yüksek rütbeye sahipti. s.686 kişi idi. H." (A. Rauf Orbay hiç Meclis Başkanlığı yapmamıştır.N.C. s. M.C. 6 Şubat 1920'de.58) 'Felah-ı Vatan'..H..H. s. N.508. s. □ "Erzurum'da da Felah-ı Vatan grubu çalışmalarına başladı. s.Ferikliğe) yükseltilmiştir. bilgi toplama? Ömer Faruk. Müdafaa-yı Hukukçu milletvekillerinin.485) □ "Şark (Doğu) Cephesi Kumandanı Mareşal Kazım Karabekir. Çeşitli Cephelerde K..Dilipak. (KA Günlüğü.11. s." (H. CG Yol.49. (KA Günlüğü. s. Tam liste..Tuncay. 1.1." (GRYT Ansiklopedisi. CG Yol.

□ "Said-i Nursi birinci Mecliste. Gençler için not: K.Dilipak.Kemal. s. 6. düşmana karşı savaşan milli kuvvetleri tepelesin diye ve Vahidettin'in de imzasını taşıyan bir kararname ile. TKS Kronoloji I. s. CG Yol. (ZC." (A.M.81) Dilipak. s. uzun görüşmelerden sonra.Said-i Nursi TBMM'nde milletvekili olarak hiç bulunmamış. hiçbir zaman kurulmamıştır." (A.Dilipak. 24. tartışılır ve karma bir kurula havale edilir.65) Osmanlı Meclis-i Mebusanı. "Halkçılık Programı" adı altında bir broşür hazırladı ve TBMM üyelerine dağıttı. 11 Nisan 1920'de fiilen değil.65) Ankara'da 'Kuvve-yi İnzibatiye' adıyla bir birlik. s.2057-2058)38 □ "18 Nisanda. 120) □ "Cumhuriyet Halk Fırkasına karşı Serbest Fırkayı kuran Kazım Karabekir Paşa. Yani Halkçılık Programının. Müdafaayı Hukuk Cemiyetlerini. Serbest Fırkanın değil. o kadar önemsediği hilafetin kaldırıldığı tarihi bile bilmi- de bi an _8 ..Dilipak. Milletvekilleri İstanbul Muhafızı M.Kemal'in hazırladığı broşür' sanıyor ve öyle tanımlıyor.439)37 □ "11 Nisan 1920'de Osmanlı Meclis-i Mebusanı fiilen kapandı. içtimai.Dilipak. Bir daha tekrarlamak ihtiyacını duyuyorum: Bunlar ne Osmanlı tarihini biliyorlar. (TİH. vatanın kurtarılması yolunda çalışan aktif bir milletvekilidir!" (A. devletin kuruluşuyla ilgili en önemli belgelerden birini. s.Natık Paşa ve beraberindekiler tarafından dağıtılır ve kapılar kilitlenir. Serbest Fırka ise 1930 kurulacak olan bambaşka bir parti..C. 'M. Karabekir Paşa. s." (A. Cumhuriyet Halk Fırkasına dönüştürme yolundaki ilk adımlarından birini atmış oluyordu.98. 13 Eylül günü TBMM'nde. CG Yol. (Jeschke." (A. Dilipak. s. s. resmen ve hukuken kapatılmış ve bu karar zorla uygulanmıştır.119)40 Şu işe bakın! Yazar. s. idari. CG Yol.Kemal. Vahidettin'in aynı tarihli iradesiyle. 2. CG Yol.K. İstiklal Harbinde Ayaklanmalar. 18 Nisan günü 'Kuva-yi İnzibatiye' adını taşıyan bir birlik kurulmuştur ama Ankara'da değil İstanbul'da. s. İ. 20 Ocak 1921'de kabul edilerek yürürlüğe girecektir. Son Sadrazamlar. daha çok iç isyanlara karşı koymak amacıyla Ankara'da Kuvve-yi İnzibatiye kuruldu.62) 'Yanlışlıklar Komedyası' tam gaz sürüyor: . Yazarın broşür sandığı Halkçılık Programı. hükümet beyannamesi ol arak okunur.İnal. Bu hareketi ile M. Müdafaa-yı Hukuk Cemiyetlerinin CHFna dönüştürülmesi ile hiçbir ilgisi yok.80) Tarih meraklılarının artık kahkahalarla güldüklerini tahmin ediyorum. □ "13 Eylül 1920'de M. başkanı da Fethi Okyar.39 □ "Daha Mudanya Mütarekesinin üzerinden 20 gün geçmeden hilafet kaldırılmış. bu progr ama dayanarak bir anayasa tasarısı hazırlayacak ve ilk anayasa. Düzce isyanı başladı. Düşmana karşı savaşmak. ne de Cumhuriyet tarihini. oturumu dinleyici locasından izlemiştir. CG Yol..Dilipak." (A. CG Yol. 1924'te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kurucularından biri ve başkanıdır. sadece 9 Kasım 1922 günü.C. Karma Kurul. askeri görüşlerini hülasa eden ve idari teşkilat hakkındaki kararlarını gösteren bir programdır". "Vekiller Heyetinin siyasi. hilafetin kaldırılmasının üzerinden 20 gün geçmeden Lozan Kon-ferans çahşmalarına başlanmıştı.

Daha bu tür binlerce eğlendirici yanlış var. (T. Kendisine yardımı olur umuduyla doğru tarihleri bildiriyorum.Taçalan.Ferit hükümetleri hakkında bazı ön bilgiler 4/1.92)43 Bu olaylar. Bu. binden fazla sivil kayıp. (T. Ama öteki yanlışlarına bakarak diyebiliriz ki böyle bir yanlış. Kıyım. Mısıroğlu'nun bile bildiğini sanıyorum. Önce Vahidettin ve İstanbul yönetiminin. yerel yetkililerce de. (N.21 44) 2. Yunanlılar işgal sınırlarını genişlettikçe yayılıp artacak.41 Sonuç: 500'den fazla subay ve er. eşi. (D. Kulaksızzade Mehmet Efendinin evine zorla girilir. askerin ağzına işediğini görür.Yalazan. Kordonboyunda şehit edilen Yzb. 1. s. şehit ve yaralı. kızı ve kızının biri beş yaşında. 1. İzmir'e çıkan Yunanlılara direnmezler. bu sırada rıhtımda 'su' diye inleyen yaralı bir Türk erinin üzerine çömelen bir Rum kadının. 50'nin üzerinde ölü.42 Birkaç somut örnek: 1 İzmir'de.Necati Beyin 8 yaşındaki oğlu. Ama bunları bir yana bırakıp. yoksa kan gölüne mi dönmüştü? Konuyu yaymamak için örnekleri Ege'den aldım. yokluğundan yararlanarak evine girdikleri bir subayın eşine tecavüz ettikten sonra 4-5 yaşındaki kızının bikrini de parmakla bozarlar. Türkiye'de Yunan Vahşeti ve Soy Kırımı Girişimi.253) 3.C.16) 2. s. Mudanya Mütarekesinin imzalanması: 11 Ekim 1922! Lozan Konferansının çalışmaya başlaması: 20 Kasım 1922! Hilafetin kaldırılması: 3 Mart 1924! □ "1920 yılı Mayıs ayı başına gelindiği zaman. Anadolu'da durum Anadolu ne durumdaydı? Sessiz sedasız savaş yaralarını mı sarıyordu. Vahidettin ve D. sürekli olarak İstanbul'a bildirilecektir:  27_Mayıs 1919: Aydın işgal edilir. Yunan askerleri.Walder." (K. Ege'de Kurtuluş Savaşı Başlarken s. kendisi.Yalazan. babasının cesedi üzerine kapanınca. s. İzmir limanındaki gemisinden kıyıyı (daha doğrusu kıyımı) seyreden bir İngiliz deniz subayı. Ali Nadir Paşanın emrine uyarak.. K. buna rağmen o gün akşama kadar Yunanlıların ve Rumların çılgınlıkları sürer. Çanakkale Olayı. Yunanlılar çocuğu da süngülerler.153) Yunan ordusunun İzmir'e 1920'de değil. birçok ırza tecavüz ve yağmalama ol ayı. Milli Mücadele'ye karşı. 550 ev ve 30 dükkân kül olur. ortalıkta Yunanlıların da İzmir'e bir çıkarma yapacakları söylentileri dolaşmaya başlamıştı. süngülenerek öldürülür. hazrette pek de yadırganmıyor. s. herhalde bir dizgi yanlışı. de bi an _8 .g. İzmir'in işgali ve işgali izleyen kırk güne ilişkin birkaç örnek: • 15 Mayıs 1919: İzmir'deki askeri birlikler..e. 4. yağma ve kundaklama başlar. Birçok mahalleden biri olan Cuma mahallesinde çıkarılan yangın sonucu.yor. nasıl bir tavır takındıklarını görelim. 15 Mayıs 1919'da çıktığını. Hilafet. öteki 6 aylık olan iki çocuğu.Mısır oğlu. a. belli başlı konuları ele almak istiyorum.

ezan okuyan müezzinler kurşunlanır. çoluğuna çocuğuna.. hem halkın ırzına.Yalazan.127.Yalazan.. namusuna..43). Bu facialar karşısında İstanbul yönetiminin 1919'daki tutumu Sadece küçük bir bölümü aktarılmış olan bu acı olayları bilen İstanbul yön etimi.g. mukavemete mecbur kaldılar. (T. Minelbab ilel Mihrap.C. s. İşte İzmir'in işgalini izleyen 40 gün içince." (Yunan Mezalimi. s. s. S.e.307).g. Kaymakam..Yalazan.e. 1. Çok acı olaylar sonucu seksen bine yakın Türk Bergama'dan göç edecektir. eşine kocasının gözü önünde tacavüz edilir. tarlasına tapanına. erkeklerinin gözleri önünde tecavüz edilir. halkın bu tepkisini. Sonra da Yunan askerleri evlere zorla girerek yağma ve tecavüze girişirler.261. (T. Jeschke. s.29 46) Kadir Mısıroğlu bile diyor ki: "Müslümanlar. Yunan devriyeleri. (T.. 3.g.. s.Sade düşmana karşı vatanı değil.e. jandarmalar ve bine yakın sivil öldürülür. TKS Kronolojisi I.1.. Bu durumdan şikâyetçi olan bir kişiyi kurşuna dizerler. a..Akşin.Rıfkı Atay da Akşam gazetesinde şöyle yazar: ". yağma ve öldürme başlar.. Efendinin evi yağma edilir. zorla şehir dışına götürülüp öldürülür.49 de bi an _8 . 277. ellerini kesip dişilik organına sokarak öldürürler..22) 3. İstanbul Hükümetleri.27)45 • 29 Mayıs 1919: Söke'nin Yoran köyünde . Aşağı Kozdibi mahallesinden 18 yaşındaki……. Redd-i İlhak ve Müdafaa-yı Hukuk gibi yeni kurulan milli örgütlerin telgraflarının çekilmesini yasaklar ve Yunanlılarla çatışmaya başlamış olan milli kuvvetlerin bastırılıp dağıtılması için genelge yayımlar (18 Haziran 1919. İstanbul yönetiminin tutumunu belirten bazı örnekler: • Dahiliye Nazırı Ali Kemal. 1.e.. s.190) F. hem de sahip çıkmak için çırpınanlara engel olmaya çalışır.327) • 25 Haziran 1919: Balatçık istasyonunda Yunan Muhafızları tarafından trenden indirilen İslam yolcuların kadınlarına. devletin bağımsızlığına ve onuruna sahip çıkmaz.•Eşraf ve memurlardan38 kişi. (T.Hanıma tecavüz ettikten sonra.(T. s.34) • 12 Haziran 1919: Yunanlılar Bergama'yı işgal ederler. 'isyan' diye niteleyecektir! 4/2. işgalin protesto edileceği İstanbul mitinglerini yasaklar (KS Günlüğü. Kısacası." (Eski Saat. a.47 direnişi söndürmeyi kararlaştırır. bu durumda ne yapar? Yer yer direnişe geçen halka..Halit Karay. (KS Günlüğü. her ne pahasına olursa olsun.48 • Hükümet.. geleceğine. evine barkına. a. 1.318) • 17 Haziran 1919: Menemen kıyımı. a.. s.g.. R. s. katile karşı canımızı koruyoruz. s. 100) Ama İstanbul. 2.C.C.e. Tecavüz. s..36) • 4 Haziran 1919: Nazilli işgal edilir.. s. a.Yalazan. hiç olmazsa el altı ndan destek ve cesaret mi verir? Yazık ki hayır! Pek kısa bir süre bocaladıktan sonra. s.Yalazan. (KS Günlüğü.g..

84.50 • Dahiliye Nazırı Adil'in demeci: "İzmir'de çete teşkil edenleri dağıtmak için icab ederse askeri kuvvete müracaat edeceğiz.Akşin..145).202. Kuva-yı Milliye'yi dağıtmaya çalışır (TİH. 1. s. 250.M..Turan.111). M. İngiliz Belgeleri. M.• D. • D. s..Ferit hükümeti. Batı Anadolu'ya gelerek. Çarıklı..). • Dahiliye Nazırı Adil ve Harbiye Nazırı Süleyman Şefik Paşa. s. Arkadaşları ve Karşısındakiler.1919'da.53 • Vahidettin. belge no.Çarıklı. s. İstanbul Hükümetleri. kongre toplamak. Valiliğin izni ile toplanan Erzurum Kongresini yasa dışı ilan eder. F.388.28) • Dahiliye Nazırı Adil.28).Kemal. Ş. kongrenin öncül erinden H. s." (KS Günlüğü. s. İstiklal Harbimiz. Erzurum'a Vali atanan Reşit Paşaya şöyle der: "Birtakım celali eşkiyası türedi ise de bunlar imha edilecektir. sivil ve asker her türlü yetkilinin bu kongreyi önleyip dağıtması için 20 Temmuz 1919'da emir verir ve özetle şöyle der: "Padişahımız Efendimiz Hazretlerinin arzu ve iradelerine ve vatanın yüksek menfaatlerine tamamiyle aykırı olan bu hareketin engellenmesi. • Dahiliye Nazırı Adil.M.C. hususi birtakım teşkilat kurulmasına ve halktan bu yolda mali ve bedeni isteklerde bulunulmasına. 2.Kemal ve Rauf Beyin tutuklanmasını kararlaştırır (Jeschke.52 • Çete kurmak. İstanbul Hükümetleri. 13 Ağustos 1919'da Balıkesir Kongresi'nin dağıtılmasını ister. 550).478). 2. 8 Ağustos 1919'da şu genelgeyi yayımlar: "Teşkilat-ı Milliye adı altında toplanan kuvvetlerin gecikilmeksizin dağıtılması. 21 Haziran 1921 günlü kararıyla Milli Mücadele'ye karşı açıkça tavır alır: "Her ne ad ile olursa olsun. bu emre dayanarak İzmir Valisi Kambur İzzet. İstiklal Harbimiz.54 • Vahidettin. s. M. İstiklal Harbimiz." (K. 29. askeri ve mülki makamlarca asla meydan verilmemesi ve müteşebbisleri hakkında takibat-ı şedide icrası (şiddetli koğuşturma yapılması). s. s. 247. s. direnişte bulunmak gibi etkinliklerin önlenmesi için Tahkik Heyetleri oluşturulur (S.48. Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri. S.170.34).C. 2.Akşin.kısım.. s.C...211.. S.). 1.Akşin. TKS Kronolojisi I.555 vd.164 vd.Kandemir.Ferit hükümeti. s. Jeschke. Belgeleri.." (S.Akşin.138.57).140) Gazetelere de şu demeci verir: "İzmir'de çete teşkil edenleri dağıtmak için icap ederse askeri kuvvete müracaat edeceğiz. 13 Ağustosta. s. s.. s. Denizli Mutasarrıflığına verdiği emirle Alaşehir Kongresi'nin de engellenmesini isteyecektir (H. İstanbul Hükümetleri. H." (1919 Temmuz sonu. HTVD. kararın orduya tamimi: 8. s. 137.C. s.242." (Jeschke..Karabekir.32). M. İng.. Belgeleri. K. Başlarken.ellerine kelepçe vurularak adi bir suçlu gibi gözetim altında İstanbul'a gönderilmesi.. s. KS Günlüğü. • Damat Ferit. İstanbul Hükümetleri.Karabekir.Karabekir." (KS Günlüğü." (2 Ağustos 1919. • Dahiliye Nazırı Adil. yeni Elazığ Valisi Ali Galip51 ile Ankara Valisi Muhittin Paşayı görevlendirirler (K.1919. İng. Jeschke. s. 2.7. s.447 vd. Sivas Kongresinin dağıtılması için 3 Eylül 1919'da. Gökbilgin. 20 Eylül 1919'da yayımladığı beyanname ile hükümetin bu uy- de bi an _8 .. sayı 2.7.Muhittin Çarıklı'nın tutuklanması için şu emri verecektir: ".C. • Jandarma Genel Komutanı Kemal Paşa.

sonuna kadar Milli Mücadele'ye karşı.177) de gulamalarını savunur. Burdur'a yerleştirilen ve evleri Ermenilere geri verilince aç ve sokakta kalan Vanlıların yakınmaları hakkındaki yazıları okuması üzerine. onun yerine. bugün de ben ağlıyorum. bu tutumu sü rdürdüğünü ilerde göreceğiz.55 • Hepsi sonuçsuz kalan bu kösteklemeleri.C. sindirme.176.Ferit hükümetine güvenilmesin! ister (S.. Damat Ferit hükümetleri. İkinci Bozkır Ayaklanması (20 Ekim-4 Kaşım 191961). Hürr iyet ve İtilaf Partisi56 ve İngilizlerin desteklediği yerel ayaklanmalar ve olaylar izleyecektir.Vahidettinci tarih yazıcılarının hiçbiri bu olaylardan söz etmiyor. 176) □ "[Ali Fuat Türkgeldi'nin. Ali Fuat Türkgeldi ağlar.. İstanbul yönetiminin. s. milliyetçilerin açtığı zor ama onurlu yoldan yürüyecektir. Nasihat Kurulu'nun Başkanı Şehzade Abdürrahim Efendiye şöyle demiştir: "Millet bizim yolumuzdadır. K. Milli Mücadele.5. Adapazarı olayları (Ekim 1919 57).] Zat-ı Şahane gözlerinden yaş gelerek. Sizin yolunuzda kimsecikler yürümez!"66 Gerçekten de Anadolu halkı. Birinci Anzavur Ahmet Ayaklanması (25 Ekim-30 Kasım 191959).Özalp. Ne yapayım? Buna beşeriyet kuvveti. Hepsini eksiksiz olarak aktarıyorum: □ "[Fransızların bazı sultan ve şehzade evlerinin boşaltılıp kendilerine verilmesini iste meleri üzerine. s.' " (s. ' Dün siz ağlıyordunuz.58). Vahidettin'in vatanseverliğinin kanıtı olarak ileri sürülen olaylar Vahidettincilerin gösterdikleri örnekler..63 bu hükümet64 mi halktan ve Milli Mücadeleden yanaydı?65 Bu Hükümdar mı Milli Mücadeleyi planlamış ve M. Urla'da Rumların yaptıkları kıyım. genel olarak Ali Fuat Türkgeldi'nin anılarına dayanmaktadır." (s. yok etme girişimlerine rağmen. Vahidettin'in vatanseverliğini kanıtlamak için türlü masallar uy durmaya. İstanbul Hükümetleri.1919'da.Akşin. Bosna ve Hersek Müslümanlarının yardım istekleri. sınırda bir kulübeye girmekle benim sarayıma girmek arasında bir fark yoktur. Vahdettin ertesi günü der ki:] 'Bence Al-i Osman'ın mülküne girdikten sonra. hatta nübüvvet (nebilik) kuvveti bile kâfi gelmez. dağıtma.' dedi. 1. bi an _8 .Kemal'i Anadolu'ya göndermişti? Esat (İleri) Hoca. Ama . Ancak uluhiyet (Tanrı) kuvvetine muhtaç. milli mücadeleyi hazırlayan ve devamını sağlayan bütün etkinlikleri kınar. ancak birkaçı belirtilmiş olan bu çeşit engelleme.67 Durum bu. İstanbul yönetiminin teslimiyetçi ve işbirlikçi politikasını benimsemeyecek. Birinci Bozkır Ayaklanması (27 Eylül-4 Ekim 191960).62 Sormak hakkımızdır: Bu Hükümdar.581. çocukça senaryolar yazmaya. kısacası sahte bir tarih üretmeye çalışıyorlar. iyi bir barış andlaşması yapılacağını vaad eder (!) ve D. Şeyh Recep olayı (18 Ekim 191958).

bu bölümün 13. paragraflarında. bir kez olsun teselli edici. yetimle.. ırza geçerken. bunun için zahmeti ve tehlikeyi göze almak başka şeydir. Vatan sınırl arından gelen yenilgi haberlerinin derin ıstırabı ile kıvranarak. (2) Zaten Vahidettin. Adanalılar. Eba Eyyüb-ül Ensari hazretlerinin türbesinde yapılan geleneksel kılıç kuşanma töreninde. Duygusuz bir insan bile bu olaylara kayıtsız kalamaz. Vahidettin sarayından çıkıp da bir hastaneyi. ben onu düşünüyorum. Sevres Andlaşmasına hiç üzülmediğini iddia eden yok. belgeleri ve kendi itirafları ile göreceğiz. Urfalılar.Mısıroğlu diyor ki: "Daha tahta çıktığı gün. teslimiyetçiliği seçtiği ve yanlış bir yol tutarak. Ama üzülmek başka." (s.75 bu davranışları hiç protesto etmiş midir?76 Hayır! Mesela Antepliler. Sultanın iki gözünden yaş akıp 'Karılar gibi ağlıyorum!' diyordu. 'Benim milletimin ocağı yanıyor. Mersinliler.Saltanat Şûrasını açtıktan sonra] Abdülmecit Efendi. Hatırlaya69 cağınız gibi toplantıya girmeden önce de bayılmıştı. ) □ "[Yıldız sarayındaki özel dairesinde çıkan yangın üzerine ağlayan bekçiye:] Vahdettin.227) Ali Fuat Beyin anlattığı olaylar bu kadar. her gün cinayet işlerken. ve 15. yurdu. basına yansımış ya da kayda geçmiş hiçbir jesti yok. Vahidettin'in vatanseverliğini kanıtlar mı. hiç olmazsa bu olaylarla ilgilendiğini gösterir bir tek açıklaması olmuş mudur? Hayır! İngilizler yakaladıkları Kuva-yı Milliyecileri asarken77 sesini çıkarmış mıdır? Hayır! Yunan ordusunu 'Halife'nin ordusu' olarak gösteren propagandayı yalanlamış mıdır? Hayır! Tavrını.72 Bu ağlayıp sızlanmalarının dışında.□ "[26 Mayıs 1919'da. desteklemek bir yana. bu ağlayıp sızlanma sahnelerinin yetersizliğini iyice kavramış olmalılar ki vatanseverliğini doğrular um uduyla üç iddia daha ileri sürüyorlar.71 Tanığın dürüstlüğünden kimsenin kuşkusu bulunmuyor. kanıtlamaya yeter mi? (1) Sultan Vahidettin'in yenilgiye. Maraşlılar. ezan ok uyanlara ateş edip eğlenirken. Kars'ı geri alan Doğu Cephesi birliklerine olsun. 'Bugünler için mi kılıç kuşanıyoruz?' de bi an _8 .73 hastayla. vatan ve milletseverliğini belirtecek bir açıklaması." (s. bir selam yollamış mıdır? Hayır! Ege'de ve Marmara'nın doğusunda Yunanlılar. orta kattaki özel dairelerine dönmek üzere melul ve mahzun bir halde servis merdivenlerin68 den inerken. umut verici bir cümle söylemiş midir?74 Hayır! Anadolu'nun kazandığı herhangi bir başarıyı kutlamış mıdır? Hayır! Söz gelişi. halkın çaresizliğine. ne ehemmiyeti var?' 70 dedi. Rumeli ya da Ege göçmeniyle ilgilenmiş midir? Hayır! Hiç moral ve umut verici bir açıklama yapmış mıdır? Hayır! Onca çocuğunu şehit vermiş olan milletine. doğru düşünüp gereğini ya pmak. o törenin vekar ve gereğini unutarak. 1. askeri birliği ziy aret etmiş.216. koltuğuna girerek. gönül alıcı. Ama bu örnekler. İzmir'in işgaline. Fransız ve Ermenilere karşı namus kavgası verirlerken. hüngür hüngür ağlıyordu. okulu. Şimdi bu ek iddiaları görelim: • K. tahtını ve hanedan hukukunu korumak için Milli Müc adele'yi engellemeye ve söndürmeye çalıştığı için suçlanıyor. kendi evim yanmış. Bazı Vahidettinciler ile hanedana saygı duyanlar. 14. bir tek gaziyle. bu olaylara ûzülmediği için değil.

Mücahitler. s. Doğuda ise Osmanlı birlikleri. Hazret.Eşref Ünaydın‘ın İki Saltanat Arasında adlı kitapçığı. Mısıroğlu da iddiasını bir kaynağa dayandıramıyor. ayrıntılardan da belli: a.82 Yenilgi ve tehlike haberleri.146. s. kılıç alayı törenini de hiç bilmediğini gösteriyor. L. olaylar sırasını bile bilmediklerini belli de bi an _8 . kılıç kuşanmazlar.H.diyordu. Görüp İşittiklerim. Osmanlı Sarayının Son Günleri. Yaver olmadığı gibi kılıç kuşanma töreni sırasında. s. doğrusu 'Ömer Yaver Paşa'dır. (Jeschke. Böyle bir masal. Muhayyilesini çalıştırmış. 'Yaver Ömer Paşa' diyor. kılıç kuşanma töreninde Vahidettin‘in ağladığına ilişkin tek kelime bulunmuyor. bu yüzden oldukça iyimserdir. İlk defa Ocak 1919'da. Yanya‘dan Ankara‘ya.Türkgeldi. Suriye ve Irak cephelerinde durgunluk sürüyor.352) 2. Hükümetinde Harbiye Nazırlığına atandığı için yollanan özel bir deniz aracıyla İstanbul'a getirtilecektir. i.F. dolu dizgin Kafkasya ve İran içine ilerliyorlar. Hanedan ileri gelenleri ile Başkâtip. çünkü bunlardan başka kaynak yok. ordu ve donanmaya beyannamesi de. Ceylan'ın yazıları. Mısıroğlu. "tahta çıktığı gün kılıç kuşandığı" ifadesinin gerçekle de. Vahidettin'in ilk Hatt-ı Hümayunu da.Hakkı Okday gibi üç görgü tanığının anıları ve töreni gazeteci olarak izl eyen R.H.83 Vahidettin'in Başmabeynciliğine ise. Osmanlı saray teşrifatını da. Vahidettin‘in kılıç kuşanma törenini anlatan sadece dört kaynak var: Vahidettin‘in Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi. Nitekim Vahidettin de 4 Temmuz 1918'de tahta çıkmış ama kılıç kuşanma töreni 30 Ağustos 1918 günü yapılmıştır. "bu tavrın padişahlık vekar ve mehabetine yakışmayacağı hususundaki niyazını fısıldaması" ise hiç mümkün değildir. 31 Mart 1919'da atanır. ne sarayda görevlidir. Padişahı daha hüngür hüngür ağlatacak bir durum da yok. s.24) d.400. Başmabeyinci. c.79 Dört kitapta da. Bu uydurmaları okuyup da inananlara ne yazık!85 K. Padişahlar. Doğrular: 1. galiba bu sıralama yanlışı yüzünden. O tarihte. Bu sahnenin uydurma olduğu. İzmir'de oturmakta olan emekli bir paşadır. bu tavrın padişahlık vekar ve mehabetine yakışmayacağı husususundaki niyazını (yalvarışını) kulağına fısıldamasıyla kendine gelebilmişti. Osmanlı töresiyle de bir ilgisi bulunmamaktadır. s. Eylül ortasından sonra yağmaya başlayacaktır. Başyaver ile öteki saray mensupları ve devlet ileri gelenlerinin bulunduğu kurallı bir törende.Mısıroğlu'nun ve kopyacısı H.Simavi. ne de hükümette.80 Kısacası Vahidettin'in. Padişahın y averi sanıyor.8* b. Vahidettin ve dönemi ile ilgili bir araştırma yapmadıklarını. Padişahın yanına sokulup da kulağına. Başmabeyncisi Lütfi Simavi ve damadı İ." (S. yazarın. adı Ömer Yaver olan paşayı.45)78 Bu iddia bütünüyle uydurmadır. daha sonra yapılır. TKS Kronolojisi I. 3. tahta çıktıkları gün.Okday. Tevfik Paşanın 2. ağlamaktan töreni izleyemez hale gelmiş ve Yaver Ömer Paşanın. yani kılıç kuşanma töreninden 4 ay sonra. Batıda da henüz yakın bir tehlike görünmüyor. (A. Devrin başı göklerde din adamı Şeyh Sünusi hazretleri tarafından yapılan bir dua ile ke ndisine Hazret-i Ömer'in kılıcı takılırken o. Kılıç kuşanma töreni.84 resmi görevi olmayan emekli bir paşanın.

üstünkörü.Hakkı Okday. gelişigüzel davranan bu kimselerin. gerçekleri alt üst ediyorlar." (Son Osmanlı Sadrazamı ve Oğulları. 'Vahidettin'in her zafer haberi alındığında şükür secdesine kapandığından' söz etmiyor. yalnız yardımcısı Yüzbaşı Neşet'in (Bora) adını veriyor. ayrıca da akşamları Alman firmaları ile mektuplaşıyor.. Sonuna kadar Vahidettin'e bağlı kalan Avni Paşa bile N.F. harita üzerinde askeri bilgj verdiğini anlatan" Ali Nuri (Okday) Bey. 194) Tersine. N.Ekim/1967. "[Vahidüddin] 'her zafer haberini alışında şükür secdesine varmakta ve saadetinden uçmaktadır' demiş. s. ancak bu tarihten sonra Vahidettin'e. "zaman zaman Padişaha.388) (2) Saray Kurmay Başkanı İ. de bi an _8 . kardeşi Ali Nuri'den hiç bahsetmiyor. (14. Damat Ferit'in baskısı sonucu görevden uzaklaştırılmış88 ve yerine Avni Paşa atanmıştır.90 (s. saraydaki küçük kurmay teşkilatını ve Vahidettin'e askeri durum hakkında nasıl bilgi verdiğini anlatırken. A. 1.F. Genelkurmay'da da çalıştığı anlaşılıyor: Y.ediyor.347-349) Haklı. 15 Nisan 1920'de. s. 28 Ocak 1922'de milliyetçilere katılmak üzere.Bölüm. tek savaş ve zafer var: Büyük Taarruz! Oysa Vahidettin. s.Hakkı Okday ayrıca Saray Kurmay Başkanı ve Vahidettin'in damadı.Orbay'ın anılarından.Nuri'nin. İ. hükümetin ricasına rağmen. 416)91 (3) Bu hale göre. s.C. 14 Eylül 1922. TKS Kronolojisi I. Jeschke. saptırıyor. Kurtuluş Savaşı hakkında ciddi bir araştırma yapmış olmaları düşünülebilir mi? Yapmadıkları için de rahat rahat uyduruyor.Kısakürek'in yazdığına göre.116. diğer taraftan Sultan Vahidettin'in yaveri bulunuyor. Çünkü: (1) Başyaver Naci Bey.89 İ. Milliyet. bu zafer dolayısıyla şükür secdesine kapanmak bir yana. yani Milli Mücadele düze çıktıktan sonra. 8. (4) Zaten Vahidettin bile. 28 Aralık 1988. milli orduyu kutlamamış. zaman z aman askeri bilgi verdiği düşünülebilir. s. Ama İ.Hakkı Okday. bu zaferdendolayı büyük endişeye kapıldığını göreceğiz.192)87 Bu bilgiye inanmak çok zor.Hakkı Okday da sadece sevindiğini kaydetmekle yetiniyor ki bu ifadenin de doğru olmadığını göreceğiz. •• Ali Nuri ve 1.Kısakürek'e.388. İkisi de Tevfik Paşanın oğlu ve Vahidettin'in yaveri." (Vahidüddin.Tarihimiz. R. (Yanya'dan Ankara'ya. çok tanık olacağız. İ.Hakkı Okday kardeşler de bu konuda bâzı iddialar ileri sürüyorlar. bir taraftan Harp Akademisindeki görevine devam ediyor. (BTTD. kayınpederi Vahidettin'den ve eşinden gizli olarak Anadolu'ya geçip orduya katılacaktır. kaydırıyor. 144 vd.Hakkı'nın ayrıldığı tarihten sonra da. Milli Mücadeleye ancak 1921 yılının sonuna doğru taraftar olduğunu ileri sürmektedir.86 Yüceltmeye çalıştıkları Vahidettin konusunda dahi bu kadar gevşek. gerçeklerle uyuşmadığını da belgeleri ile göreceğiz. serbest iş hayatına atılmak için ilk denemelerini yapıyordu.) Yani pek gezegen biri olup ara sıra sarayda bulunmaktadır. Çünkü Ali Nuri'nin asıl görevi Harp Akademisinde öğretmenliktir. hükümetin kutlamasını da uygun görmemiştir. (Yanya'dan Ankara'ya. paragrafta açıklaması var) Ama bu ifadesinin. Bu tür tarih Zati Sungurluklarına. Nitekim Ali Nuri'nin oğlu Şefik Okday şöyle yazıyor: "Babam Ali NuriBey.

dedikoduya. Milli Mücadeleyi coşkuyla izliyor olsa. Biz hepimiz aynı memleketin çocu klarıyız. Vahidettin.Kısacası. varsayıma ve sahte belgelere dayanılarak.Okday. öğrencileri eski olaylar hakkında bir hüküm vermeye yeltendikleri zaman şöyle dermiş: "Bir kâğıt parçası (belge) var mı? Başka söz dinlemem!"93 de bi an _8 .58. s. Bu. Ali Nuri'ninki. ne aleyhindeki sözleri. bütün Vahidettincilerin ortak iddiası. Diyor ki: □ "Sultan Vahidettin. 'Burada Anadolu-İstanbul diye ayıracak bir şey yok. son padişah Vahidettin'i 'hain' sıfatından temizleme çabalarını anlıyorum. İ." (Tarih ve Toplum. masal bile denemez. ne Vahidettin lehindeki sözleri gerçeği yansıtıyor. Ama söylentiye.H. tahtı düşündü. düşman o rduları tarafından yok edilmesini katiyen arzulamaz. Vahidettin gibi cin fikirli biri ise.Kemal'i yetki ve para ile donatarak Anadolu'ya yollamış. amacım gerçeği savunmak.İngiliz oyununun kurbanı olmuş ve hizmetleri örtbas edilmişse.. "Ya Abdülmecit benim yerime geçerse?" gibi pek ilkel ve çocukça bir mazeret ileri sürmez. anılarında eski kayınpederine vefalı davranarak. karşı tavır almazdı. Eskiden padişahlar başa geçer ve düşmana karşı harp ederdi. bu çabalara bütün yüreğimle katılırım. 'Paşa ne yaptınız? Siz sözü Anadolu heyetine bıraktınız!' dedi. maksada. Tarih ve Toplum dergisinin yazarı Arı İnan'la Şubat 1975'te yaptığı ve banda alınmış bir konuşmasında ise. onun üzerine Sultan Vahidettin ne dese beğenirsiniz? 'Ya Veliaht Abdülmecit yerime geçerse?' Yani Vahidettin. Tevfik Paşa gibi kapıkulu biri de. memleketi düşünmedi. M.Hakkı Beyin. gerçeklere denk düşmeyen bir yaşlı anısı. Tevfik Paşanın Londra Konferansında. daha doğrusu rüyası. önyargıyla. Babam da. Başlangıçta da söylemiştim." Arı İnan soruyor: "Ama öte yandan da 'Anadolu'daki memleketi kurtarma mücadelesini tasvip ediyordu (doğru buluyordu)' diyordunuz?" 96 yaşındaki İ. Vahidettin'in vatanseverliği hakkındaki üçüncü ve en önemli iddiada: Milli Mücadeleyi Vahidettin planlamış ve M.Kemal . isteğe ve keyfe göre yazılan şeye." (s.92 ••• Şimdi sıra. Çünkü masal dahi kendi mantığı içinde tutarlı olmak zorundadır. ilhamla.388) (1) İ. Hanedana saygı duyanların. bilakis zaferi dört gözle beklerdi. anılarını anlattığı sıradaki zihinsel durumunu daha iyi anlayacağız. bir anısını daha okuyacak.sayı.Okday da. hiç olmazsa hareketsiz kalır. Mayıs 1984) (2) İ. olsa olsa yöntemiyle.H. 5. tarih değil..Okday şöyle bir cevapla işin içinden çıkmaya çalışıyor: "Evet.H. tahminle. sözü Anadolu heyetine bıraktığı da doğru değildir. Londra Konferansı'ndan] İstanbul'a döndükten sonra Padişah Vahideddin. Tarihçi Fustel de Coulanges. Acaip karakterli bir adamdı. masal olduğu da başı ndaki tekerleme bölümüyle dürüstçe belli edilir. Eğer Vahidettin. şu anısını anlatıyor: "[Babam. bütün kusuru Damat Ferit'in üzerine yıkıp Vahidettin'i korumaya çalışmaktadır. uydurma anılara. öyle sanıldığı gibi Milli Mücadele'mizin.' demiş. Zat-ı şahanenize de bunu tavsiye ederim. Padişaha öyle cevap veremez. İlerde. teville.

'Sevres sulh projesi' ise Osmanlı hükümetinin temsilcisi Tevfik Paşaya. 11 Mayıs 1920'de." (Mevlanzade Rıfat. buna karşı ilk tedbirleri düşünüp planlayan.Bu cümle çağdaş tarih yöntemini de özetlemektedir. s.Mısıroğlu. Yalan. Sultan Vahideddin. gizlice gönderilmemiştir.79) K.Kemal İstanbul'dan 16 Mayıs 1919'da ayrılmış. Çünkü M.. Paris'te teslim edilmiştir.Kemal açıklamıştır.Kemal ve Kurtuluş Savaşı aleyhindeki kitabı' dır. GRYT Ansiklopedisi. (1.C. Ama bu sefer çok kesin konuşuyorlar. yanlış ve martaval yığını bir laf çorbası. yine gerçeği ters yüz ve olaylar sırasını da tepe taklak ediyor. yeni bir senaryo yazmak gereğini duymuş. Gerçi şimdiye kadar ileri sürdükleri iddiaların. bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen en dikkatli bir şekilde planladı.209) Bu konudaki birçok iddianın ilk kaynağı. yani gidişin gizlice olmadığını da M." (K." (K. işgalcilerin kontrolünden geçtiklerini. s. 'Sevres sulh projesi' teklifini alınca. Milli Mücadele'yi ilk düşünen ve planlayan Vahidettin imiş □ "VI Mehmet Vahideddin Han. 6.33) Mısıroğlu. Vahdettinciler de bu son iddialarını kanıtlamak için bazı belgeler ve tanıklar gösteriyorlar. çeşitli başlıklar altında toplayarak sunuyorum. gizlice Anadolu'ya göndermiştir. galip devletlerin temsilcilerinin bilgisi dışında. Osmanoğulları'nın Dramı. Sarıklı Mücahitler. Yu- de bi an _8 . M. bu konudaki belgelerin 'cerh edilmez' (çürütülmez) nitelikte olduğunu yazıyor. s. İki yanlışına değineyim: M.10) İddiaları.Kemal Paşayı geniş bir yetki ve özel bir talimatla galip devletlerin İstanbul'da bulunan temsilcilerinin bilgisi dışında. 94 Bandırma gemisinin.Kemal. ufukta beliren ko rkutucu tehlikelere karşı. bunun için M..Kemal Paşayı olağanüstü yetkilerle donatıp Anadolu'ya gönderen [Sultan Vahideddin'dir]. tarih açısından hiçbir değer taşımadıklarını gördük. Türkiye İnkılabının İç Yüzü. Anadolu'da milli bir kuvvet hazırlamayı düşünmüş ve bu kuvveti meydana getirmek için yakınında bulunanların telkini ile yaverlerinden M. s.95 □ "[özet]. Bu sefer devreye Yunan tehlikesini sokuyor.Mısıroğlu.. 6/1.. 150'liklerden ve Birinci Bölümde bazı marifetlerini öğrendiğimiz Mevlanzade Rıfat'ın 1929'da Halep'te basılan 1993'te Türkiye'de de yayımlanan. Vahidettin ve Kurtuluş Savaşı Bu konuda ileri sürülen iddiaları. tam 360 gün sonra. Ama ilerde. Mevlanzade'nin iddiasını doğrulayıp süslemek isterken. Anadolu'da bir mukavemet (direniş) hareketi düşünüp.96 □ "Yunanlıların İzmir'e Müttefiklerin izniyle bir çıkarma yapacakları hakkında söylentiler duyulmaya başlanmıştı.Mısıroğlu ilk gerekçenin tutarsızlığını görünce. Söz gelimi. tanıkları ve şu çürütülemez olduğu ileri sürülen belgeleri görelim.

açıklamalarını okuyacağız. bir ince politika olarak başlatılmış. vasıtamla (aracılığımla) onlardan emin olmak istiyor. Son Bozgun. Sultan Vahideddin'in zihninde bir plan mevcut olduğunu..Mısıroğlu'nu izliyor:98 □ "Bizzat M. Olsa yazardı.C.180.C. Vahidettin'in bir planı olduğunun kanıtı diye kullanıyor: □ "Bu sözler. ayrıca K. Vahidettin'in aleyhinde olan bu son cümleyi. Padişahın verilmiş bir karârı olmalı idi.İstanbul ve Ankara. Padişah ve İstanbul Hükümeti. o milliyetçileri tepelemek için İngilizlere türlü türlü önerilerde bulunmalar. düşmana karşı Anadolu ile el ele. o Anzavur. M. Lozan. Osmanoğulları'nın Dramı. ve 15.Kemal'in anılarında geçen. bu iddiaları açıkça yalanlıyor. minnacık bir ipucu bile yer almıyor.. Bu oyun. bir siyasi komplo. an _8 . • Bu gerekçesi uydurma ve biri ötekini tutmaz iddiaların esin kaynağı. Hilafet. Demek ki yarın Padişahın öyle bir hareket yapmak ihtimali vardır ki ordunun vatanperver (vatansever) kumandan ve zabitleri müteessir olabilir (üzülebilirler).191. 1. Zat-ı şahane (padişah) beni kandırarak. o idam kararları. bu görüşmeden önce.S. o isyanlar. Vahidettin'in kendi itirafları filan nedir? Eğer bu bir oyunsa. 1. paragraflarında. Milli Mücadele'yi planladığı umudunu veren bir tek cümlecik.Mısıroğlu.. Padişahın verilmiş bir kararı vardır... M.Kemal. gösteriyordu. tatlı tatlı şöyle açıklıyor: ". bu bölümün 14. s. s.Mısıroğlu. bu oyunu büyük bir ciddiyet ve teatral bir kudretle oynamışlardır. Vahidettin'in planının özü neymiş? bi nan tehlikesini de kesinlikle ve üstüne bastıra bastıra reddettiğine tanık olacağız. 'hiçbir iddia gizli kalmasın' diyerek. Planın uygulamaya konulması de 6/2... buna olsa olsa Kanlı Nigar oyunu denilebilir.Kemal Paşanın da hatıralarında anlattığı gibi. bunlarla ilgili binlerce belge. s. o Yunanlıları desteklemeler. karşı karşıya olacaktır. Vahidettin'in kuşku uyandıran bir sorusu üzerine.. 6/3."97 Mısıroğlu. Bu acımasız oyunun kanlı ayrıntılarını ilerde okuyacağız.151) Vakkasoğlu da duraksamadan K. Zaten Vahidettin de.80) Ama o fetvalar.193. böylece İngilizler uyutulacakmış. Bunu Samiha Ayverdi.87) Ama Vahidettin'e o kadar yakın olan Başkâtip Ali Fuat Beyin anılarında Vahidettin'in böyle bir kararı olduğunu belirten." (3. o Kuva-yı İnzibatiye.Vakkasoğlu.. iki hasım (düşman) pozunda. Milli Mücadele'ye karşı görünecek. şöyle düşündüğünü anlatıyor: "Bu son cümle bende bir şüphe uyandırdı.Saray ve hükümet." (K." (V. Biz yine de.. tanık..C. iddiaları gözden geçirmeye devam edelim. bambaşka anlamdaki bir cümledir. s.

103 M.167.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için işgalcilerin gözlerini boyamaya yönelik. "Yıldırım Kıtaları Müfettişliğine çevrilir ve 2 Şubat 1919'da da Cemal Paşa (Mersinli) bu müfettişliğe atanır. GRYT Ans."104 (K..Mısıroğlu. birinin de doğuya gönderilmesi gerekir ve bu görev için M. bu plan gereğince.Mücahitler. M. [. s. 154) □ "M." Osmanlı Genelkurmayı. Son Bozgun. Çünkü notada değinilen sorunları çözmek. s.Vakkasoğlu." (K. S. Bu yazarlara göre. Osmanoğulları'nın Dramı. İşte yakın tarihimizde 'Milli Mücadele' adı verilen Türk-Yunan muharebesi105 ve onun sonucu olan zaferin gerçekleşmesini sağlayan hareketlerin ilki ve en önemlisi budur." (K..Kemal Paşayı geniş yetki ve i mkânlarla donatarak Anadolu'ya gönderdi. Kolorduyu. 6/3.Kemal bu görevi kabul etmeseydi. s.234. Bütünüyle yanlış. s. Mısıroğlu. ordu komutanlıkları kaldırıldığı için doğrudan Genelkurmaya bağlı durumda kalan 9. s. 9. O sırada.Mücahitler. M.Kemal seçilir. orduyu mütareke koşullarına göre yeniden düzenlemek için çalışmalar yapılagelmektedir. Bunun üzerine..Kemal'i Anadolu'ya gönderen ve üstün yetkiler ver erek işini kolaylaştıran. Türkiye İnkılabının İç Yüzü. göstermelik bir .154. ilerde açıklanacağı üzere. yerine başkası gönderilecekti. ordu müfettişi sıfatıyla göndermeye karar verdi. 1. vicdan rahatı içinde şehadet edebiliriz. 1. saray ve hükümet için de büyük önem taşıyordu.Ordu Müfettişliği geçici adıyla uygulamaya geçirilecektir. Halbuki gerek Birinci Büyük Millet Meclisi'nde ve gerekse Erzurum Kongresinde bu hususta pek çok tartışmalar olmuştur. sırf bu amaç için kurulmuştur. K. Sultan Vahided-din'dir.görev uydurulmuş Bu görüşü ileri sürenler: Mevlanzade Rıfat. Mısıroğlu. Büyük Oyun. bu fırsattan yararlanılarak. Genelkurmay 2.. S. 2. s.] Bu durum bir türlü yazılamıyordu.Mısıroğlu.100 kurulacak üç Ordu Müfettişliği emrinde toplamayı kararlaştırır.48) □ "Bu cümleden olarak yaverlerinden M.79) □ "Vahideddin'in. Hilafet. M.2. l. H. s.Başkanı Kazım Paşa'nın önerisi ile söz konusu tasarının bir parçası daha.C.H.Ceylan. s.Ordu Müfettişliği. Bu da Sultan Vahideddin'in eseridir.Kemal'i. M. 28 Aralık 1918'de. Hilafet.102 İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe'nin bir notası üzerine. s.24 vb.C.101 İlk olarak.Ordu Komutanlığının adı. 9.48.Bu konuyla ilgili iddialar da şunlar: 6/3.147) de bi an _8 . C.Kemal Paşayı bu harekete memur eden insan. hatta ifa ettiği vazifeyi sağlayan insan olduğunu." (V.Kemal'i bu göreve Vahidettin seçmiş □ "Padişah..1. iç asayişin düzeltilmesi gibi göstermelik bir amaçla.

öyle işgalcilerin gözünü boyamak için ortaya atılmış. yaveranımdan (yaverlerimden) erkan-ı harp mirlivası (kurmay tuğgeneral/tümgeneral) M. üstelik Vahidettin'in de bir ısrarı yok. Kısacası. (2) Anıya göre. O hepimizden bilgili. Mütareke senesinde.Selek.." (H.212) (1) M. Radi Azmi Yeğen.. 'Durumu görüyorsunuz. 'Paşa' dedi. Fıtnat Hanımdan dinl ediği bir anıyı anlatmış. San Remo'da. • Birinci tanık. Bana Anadolu'da teşkilat kurarak memleketi şu karanlık durumdan kurtarabilecek paşaların bir listesini yapıp getirin. Sonra yarı kapalı gözleriyle ağır ağır. bugünkü tutumumuz ve davranışlarımız uygun değil.Ceylan. kabiliyetli ve dinamiktir. 'Paşa. Anadolu İhtilali.□ "M. tane tane konuşmaya başladı. s. Vahidettincilerin bu konudaki iddiasını doğrulamıyor.Kemal Paşaya verilen görev. Fevzi Çakmak'ın eşi Fıtnat Çakmak. Anı şu: " 'Fıtnat' demiş mareşal.H.Kemal Paşaya güvenerek. Büyük Oyun. tanığın anlattıkları. Dikkatle okuduktan sonra bir müddet sustu. sabık Sultan kendisine demiş ki: "Samsun'a bir müfettiş gönderileceğini öğrenince.' 'Bir namussuzluğu. Bu yü zden uygun biri aranıyor. ölüm yıldönümü dolayısıyla.' Ertesi Cuma yine selamlıktan sonra huzura girip hazırladığım listeyi verdim.Kemal değil. 'öyle bir şey biliyorum ki ortaya çıkıp söylememe. •İkinci tanık. Bu işler ancak Anadolu'da teşkilatlanarak kurtarılabilir. Padişah ilgililere onu da hatırlatıyor. Mecburum bu sırrı kendimle beraber mezara götürmeye. sadece uyarıda bulunmuş. 1. Vahidettin'in planı gereği uydurulmuş bir görev değil.Kemal Paşayı da namzedler (adaylar) meyanında nazar-ı itibare alınız (arasında dikkate alınız) diye ikaz eyledim (uyardım).C.' 'O halde niçin bu listeye onun adını yazmadınız? ' Hiç düşünmeden cevap verdim: de bi an _8 .Kemal Paşa hırsız mıdır?' 'Haşa (hayır) padişahım. Fevzi Çakmak'ın 24. Anadolu'nun kurtuluşu için Samsun'a gönderme fikri tamamen Halife-Sultan Vahideddin'e aittir. s." (S.106 R. emekli Deniz Albayı Yavuz Senemoğlu. bir Cuma selamlığından sonra Sultan Vahidettin beni huzuruna kabul etti. M. Böyle bir göreve ve bu görevi yürütecek birine gerçekten ihiiyaç var.ahlaksızlığı var mıdır?' 'Haşa padişahım.A. Tercüman gazetesine yazdığı bir yazıda.' 'Beceriksiz ve kabiliyetsiz midir?' 'Hayır efendimiz. ilk akla gelen M.Yeğen'in Sabahattin Selek'e verdiği bilgiye göre.24) Bu konudaki tanıkları dinleyelim.

• Üçüncü tanık, Çankaya Köşkünde garson olarak çalışan Cemal Gran-da.109 Bu tanığı N.F.Kısakürek ileri sürüyor. Üstadı dinleyelim: "Gazetemden evime bir telefon mesajı geldi. - Bir zat sizi görmek istiyor ve gayet mühim bir ifşada bulunacağını söylüyor. Şu anda burada. Bu gibi müracaatlara, muvazeneli ve muvazenesiz, ciddi ve hafif soyundan alışmış ve onlardan kanıksamış olduğum için sordum: - Kimmiş? Mevzuu neymiş? - Hiçbir şey söylemiyor. Ancak sizinle konuşabilirmiş. - Verin telefonu! Telefonda itimat edici bir ton: - Tefrikanızla alakalı olarak size vereceğim bir vesika (belge) var. Bunu ne burada telefonda söyleyebilirim, ne de başkasına emanet edebilirim. Sizinle ka rşılaşmam lazım. Ses tonundan aldığım itimat duygusundan mıdır, o anda içime doğan histen midir, nedir, meçhul şahsa, - Öyleyse evime gelin, görüşelim! Dedim ve adresimi verdim. Beyaz saçlı, esmer, 60 yaşlarında kadar görünen, gayet terbiyeli bir tavır sah ibi bir insan. Hal ve kıyafetine göre, ancak okur-yazar halk tabakasından biri hissini veriyor; fakat muntazam konuşuyor ve kulaktan kapma bir kültürcük taşıdığını belirtiyor. Hemen söze başladı. - Vahidüddin tefrikanızı dikkatle okuyorum. Orada iddia ettiğiniz bir şey var: M.Kemal Paşayı Anadolu'ya Milli Mücadeleyi açma vazifesi ile Sultan Vahidüddin'in. gönderdiği. Ben bu hakikati bizzat Atatürk'ün ağzından, Umumi Kâtibine söylerken işitmiş olan insanım. Allah var. Allah ve tarih huzurunda bu hakikate şahitlik etmek isterim."

de

bi

an

_8

'Padişahım, M.Kemal Paşa yenilik, bilhassa öteden beri cumhuriyet taraftarıdır.' Padişah elindeki kâğıdı atar gibi masanın üzerine bıraktı. Ayağa kalkıp pencereye döndü. Limanda demirli itilaf devletleri (İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan) gemilerini göstererek, 'Paşa, Paşa, bu gemileri görmek kanıma dokunuyor. Bu memleket kurtulsun da isterse cumhuriyet olsun.107 Kendisine selamımla birlikte tebliğ ediniz, haftaya Cuma günü M.Kemal Paşayı göreceğim.' " (Tercüman gazetesi, 10 Nisan 1976) Anı burada bitiyor. Yani Fevzi Çakmak, hem bu sırrı kendisiyle birjikte mezara götürmeye .mecbur olduğunu söylüyor, hem de gürül gürül eşine anlatıyor; eşi de bu büyük sırrı, Senemoğlu'nun yazdığına göre, ziyaretine gelmiş olan bu bayram misafirinin (yazarın) "tarihe meraklı olduğunu öğrenince", kelimesi kelimesine aktarıyor; tarihe meraklı yazar, "hayret ve dehşete düşmesine rağmen" not almıyor, çünkü "bu bilginin bir gün kendisine lazım olacağını düşünemiyor", nedense Fıtnat H anımın ölümünü bekliyor ve nihayet, 1976 yılında "açıklamaya karar veriyor." Ne laflar! V.Vakkasoğlu ile H.Hüseyin Ceylan da bu anıyı, ciddi bir kanıt diye aktarıyorlar. (Son Bozgun, 1.C., s.134; Büyük Oyun, 1.C., s.26)108

Cemal Granda duyduğunu anlatır, söylediklerini N.F.Kısakürek'in oğlu el yazısıyla yazar, Cemal Granda da imzalar. N.F.Kısakürek'in Vahidüddin adlı kitabının 205. sayfasında bu ifadenin fotokopisi var. Granda'nın konuyla ilgili ifadesi, fotokopiye göre şöyle: "1928-29 senelerindeydi. Kazım Karabekir Paşa bazı neşriyat yapıyor ve bunlarda İstiklal Mücadelesinin sadece kendisi ve M.Kemal Paşa tarafından kazanılmış olduğunu iddia ederek, başka hiç kimseye hisse vermiyordu. Atatürk bu iddialara fevkalade öfkeleniyordu. Bir gün huzurunda Umumi Katip Tevfik (Bıyıklıoğlu) Bey bulunurken, kahve götürmek vesilesiyle oturdukları salona girdiğim zaman şu sahneye şahit oldum. Atatürk, Tevfik Beye diyordu ki: 'Bunlar ne gülünç iddialardır! Vatanı Kazım Karabekir Paşa ile ben kurtarmışım? Hiç böyle şey olur mu? Böyle iddia sahiplerini akıl doktorlarına muayene ettirmek lazım. Koca bir vatan, nasıl olur da sadece iki kişi tarafından kurtarılab ilir? İşin hakikatini istersen, beni bu işe memur ederek Anadolu'ya Vahideddin gönderdi. Beni bulup gönderdiğine göre, asıl kurtarıcının Vahideddin olması lazım gelir" Allah'ın bildiği bu hakikati, tarihe ve Türk milli vicdanına arz etmeyi110 mukaddes bir vazife bilirim. Bu mevzudaki bütün iddialarınız aynen doğrudur. 12 Ağustos 1967 (ya da 1968, iyi okunmuyor) imza: Cemal." (Vahüdiddin, s.205 ve ona dayanarak GRYT Ans., 1.C., s.170)111 K.Karabekir'in, tartışmaya yol açan mektupları, 1928-29'da değil, 1933'te, Milliyet gazetesinde çıkan bir dizi yazı dolayısıyla yayımlanmıştır. O tarihte Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri de Tevfik Bıyıklıoğlu değil, H.Rıza Soyak'tır.112 M.Kemal'in "böyle iddia sahiplerini akıl doktorlarına muayene ettirmek lazım" cümlesinin aslı da şöyledir: "Bu mektubu yazan üzerinde akıl doktorlarının dikkat nazarını celbederim". Tek cümlelik bir cevap olarak Mayıs 1933'te Milliyet gazetesinde yayımlanmıştır.113 Cemal Granda, tarihi, tanıkları ve M.Kemal'in sözünü yanlış hatırlıyor ama kahve verirken, kulak misafiri olduğu konuşmayı tek kelimesini bile unutmadan ve kendi ifadesine göre tam kırk yıl sonra, hatırlayıp aktarıyor! Bununla da kalmıyor, 1918'den beri geçen bütün olayların iç yüzünü biliyo rmuş gibi 'bu mevzudaki bütün iddialarınız aynen doğrudur' diye de güvence ver iyor! Sanki tanık değil, bütün olayların kahramanı. Geçiniz! • Dördüncü tanık, Erzurum Kongresi'ne Sivas delegesi olarak katılan Fazlullah Moran. Vehbi Cem Aşkun, Sivas Kongresi adlı kitabında, Fazlullah Moran'ın Erzurum Kongresi hakkındaki anılarına da yer vermektedir. Fazlullah Hocanın anılarının, konumuzla ilgili kısmını aktarıyorum: "Cuma tatilinden bilistifade (yararlanarak), arkadaşım Ziya Beyle Gazi Paşayı114 ziyarete gittik. Bize, İstanbul'un müttefik devletlerin işgal-i askeriyesi altında bulunduğunu ve Padişahın adeta esir olduğunu ve onlar orada bulundukça iradesi nafiz (geçerli) olmadığından, buna nihayet vermek üzere, kendisini gizlice

de

bi

an

_8

davet ederek bu hizmeti ifa etmek için Anadolu'ya gönderildiğini ve [P adişahın] iki elini açarak, 'Aman oğlum, milletimin yüksek sesini işitmeliyim!' dediğini yana yakıla anlattı." (s.73) V.Cem Aşkun, "[1919'da] bu memleket kültürüne 38 sene vakf-ı nefs etmiş (kendini vermiş) bir bilgindi" (s.59) dediğine göre, Fazlı Efendi o sırada yaklaşık 58 yaşında. Anılarını anlattığı zaman, yaşının 84 olduğu anlaşılıyor. (1) Herhalde ilerlemiş yaşı ve yorgun zihni yüzünden, Erzurum Kongresi hakkında verdiği bilgiler, birkaç basit ayrıntı dışında, bütünüyle yanlış. Bir örnek olarak Erzurum Kongresinin ilk üç günü hakkında verdiği bilgileri (!) sunuyorum: "Erzurum mümessillerinden Kadı Raif Efendi, kürsüye çıkarak, 'Efendiler Kongreyi açıyorum!' dedi. Bunu müteakip (bunun üzerine) Trabzonlulardan birisi de, 'Biz İttihatçıların riyasete (başkanlığa) geçmelerini istemiyoruz, in aşağı!' hitabıyla karşılanan Hoca Raif Efendi kürsüden indi. O gün daha başka [kimse kürsüye] çıkmadığı için dağıldık. Ertesi gün de diğer biri kürsüye gelerek, 'Mu hterem Beyler, Kongre açıldı!' dedi. Bunu tanıyanlardan biri, 'Bizim İtilafçılarla (Hürriyet ve İtilaf Partililerle) alakamız yoktur. Sen de aşağı buyur!' dediler. O gün de öyle geçti. Ben kendi kendime düşündüm. Burada içtima eden zevatın (toplanan kimselerin) herhalde ya İttihatçı, ya İtilafçı (Hürriyet ve İtilaf partili) olması muhakkaktır. Bitaraf (tarafsız) kimsenin bulunmaması icap eder. Kıymetli günlerimizin bu suretle heder olmasına (boşa gitmesine) çok canım sıkılıyordu.. Üçüncü gün oldu. Yine herkes yerli yerinde oturuyordu. Kürsüye çıkan kimse olmadı. Ben hiç olmazsa bir gün kazanmak ve diğer boş geçen günler gibi bugünü de kaybetmemek ümidiyle kürsüye çıkmayı bir, diğer arkadaşım gibi hakarete maruz kalarak kürsüden inmeyi iki ayıp telakki ederek, oturduğum yerden ayağa kalktım ve 'Muhterem Beyler, aziz arkadaşlar' hitabıyla söze başlayarak dedim ki.." (s.66 vd.) Şu hale bakın! O kadar ümit bağlanan ve heyecanla toplanan kongrede, her kürsüye çıkan aşağı indiriliyor, iki gün böyle oturularak geçiyor, Erzurum Kon gresi bir türlü açılamıyor, bereket versin ki üçüncü gün Fazlı Hoca konuşuyor da, üyeler görevlerini ve kapıya dayanmış tehlikeyi hatırlıyor, Hocanın önerisi üzerine de M.Kemal Paşayı, seçim filan yapmadan Başkanlık kürsüsüne davet ediyorlar, Kongre de çalışmaya başlıyor! GRYT Ansiklopedisi de, bu saçmalamanın tamamına, "Delegeler kürsüye kim çıksa, hemen aşağı indiriyorlardı!" gibi bir başlık altında, ciddi ciddi yer vermiş. (1.C., s.215) (2) V.Cem Aşkun, bir yandan Fazlı Hocanın, yaşlılık uydurmalarını aktarıyor, bir yandan da şu nazik notlara yer veriyor: "Herhalde rahmetli Hoca Fazlullah Moran, hafızasında bu işi, bu mesele ile ilgili olmayan başka bir tartışma ile karıştırmış olacak..." (s.66) "Sayın Hocamız mutlaka hafızalarındaki başka bir ola yla bunu karıştırmış olacaklar..." (s.68) "Yanlış aksettirilmiş..." (s.71) Başka bir şey eklemek istemiyorum.115 • K.Mısıroğlu, beşinci tanık olarak. K.Karabekir Paşayı gösteriyor: "[Sultan Vahideddin] K.Karabekir Paşayı huzuruna kabul edip de bütün ümitlerin genç

de

bi

an

_8

paşalarda olduğunu söyledikten sonra, Anadolu'ya daha kimlerin gönderilmesini tavsiye edebileceğini sormuş. K.Karabekir Paşa, M.Kemal Paşanın adını söyleyince, bunu memnuniyetle kabul etmiş,116 zaten kendi yaveri olan M.Kemal Paşaya büyük güveni olduğu için onu huzuruna davetle konuşmuş ve Anadolu'ya giderek teşkilat yapması için kırk bin altın vermiştir." (Osmanoğulları'nın Dramı, s.88) K.Karabekir Paşa, Padişahla iki kere, 6 Aralık 1918 ve 11 Nisan 1919'da görüşmüş ve bu dönemle ilgili iki kitabında da bu konuda bilgi vermiştir . Ne Vahidettin'in kendisine, "Anadolu'ya daha kimlerin gönderilmesini tavsiye edeb ileceğini sorduğunu" yazıyor, ne de kendisinin "M.Kemal'in adını verdiğini." (K.Karabekir, İstiklal Harbimiz, s.9; İstiklal Harbimizin Esasları, s.33,34)117 Mısıroğlu yine masal yazıyor. Para konusu ayrıca ele alınacak. • Altıncı tanık olarak, yazar Falih Rıfkı Atay'ı ileri sürüyorlar. □ N.F.Kısakürek diyor ki: "Postacı geldi ve bir gazete getirdi. Bir okuyucunun gönderdiği 19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesi. Bu gazetenin altıncı sayfasında, Falih Rıfkı imzası yla çıkmış 'Atatürk Samsun'a gidiyor!' başlıklı bir hatıra yazısının ikinci başlığı, Vahidüddin'in ağzıyla M.Kemal Paşaya söylenmiş şu sözlerden ibaretti: 'Paşa, paşa! Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin! Bunların hepsi tarihe geçmiştir! Şimdi yapacağın hizmet, hepsinden de mühim olabilir! Paşa, sen devl eti kurtarabilirsin!'118 Devleti kurtarmak, Samsun'da asayişi temin etmekle olmayacağına göre, M.Kemal Paşanın Anadolu'ya niçin gönderildiği, Falih Rıfkı gibi kalemle de doğrulanıyor demektir." (Vahidüddin, s.206) F.R.Atay o yazıda, N.F.Kısakürek'in iddia ettiği gibi, M.Kemal'in milli bir mücadele açması için Padişah tarafından Anadolu'ya gönderildiğini doğrulamıyor. Çünkü söz konusu yazıda, yalnız Atatürk'ün anılarına yer vermiştir; Padişahın söylediği cümle, Atatürk'ün anılarında yer almaktadır. (Atatürk'ün Hatıraları, s.122) Yazıda, Vahidettin'in sözlerini, M .Kemal'in yorumu izliyor ama N.F.Kısakürek. onu atlayarak yalnız Vahidettin'in sözlerini ele alıyor ve iddiasını doğrulayan bir ifade olarak kullanıyor. Böyle sansürlü bir yöntemle gerçek yansıtılab ilir mi? M.Kemal'in yorumunu görelim: "Bu son sözlerden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle samimi mi konuşuyor? O Vahdettin ki ecnebi hükümetlerin yüzüncü derecedeki aletleri ile temas arayarak, devletini ve saltanatını kurtarmaya çalışıyordu. Bütün yaptıklarından pişman mıydı? Aldatıldığını mı anlamıştı?... Veliahtlığında, padişahlığında, bütün his ve fikirlerini, temayüllerini, sahtekârlıklarını tanıdığım adamdan, nasıl yüksek ve asil bir hareket bekleyebilirdim? Memleketi kurtarmak lazımdır, istersem bunu yapabilirmişim. Nasıl? Hemen hüküm verdim: Vahdettin demek istiyor ki hiçbir kuvvetimiz yoktur. Tek mesnedimiz (dayanağımız) İstanbul'a hakim olanların siyasetine uymaktır. Benim memuriyetim, onların (işgalcilerin)

de

bi

an

_8

şikâyet ettikleri meseleleri halletmektir.119 Eğer onları memnun edebilirsem, memleketi ve halkı bu siyasetin doğru olduğuna inandırabilirsem ve- bu siyasete karşı gelen Türkleri tedip edersem (hizaya sokarsam), Vahdettin'in arzularını yerine getirmiş olacaktım.120" (Atatürk'ün Hatıraları, s.122-123'ten aktarılarak, Dünya gazetesi, a.g.y., 5.sütun)121 □ K.Mısıroğlu da bu konuda diyor ki: "Bu sözleri M.Kemal'in ağzından nakleden Falih Rıfkı ve haberin kaynağı olan şahıs (M.Kemal), Vahideddin'in vatan kurtarmak hususundaki karar ve azmi ile yaverine verdiği vazifenin hakiki mahiyetini ortaya koyan bu sözleri, su-i tefsire uğratmak (yanlış anlaşılmasını sağlamak) için çok yorulmuşlarsa da güneş balçıkla sıvanamamıştır. Çünkü M.Kemal Paşa sadece bir müfettiş 122 olarak gönderilmiş olsa, ona 'vatanı kurtarabilirsin' demek biraz saflık, hatta aptallık olmaz mı? Öyle ya, Samsun havalisindeki asayişsizliği yerinde görüp incelemek üzere gönderilen bir müfettişten, böyle büyük bir iş beklenebilir mi? Hem de zekâsı M.Kemal Paşa tarafından bile tasdik edilmiş bulunan Sultan Vahideddin gibi bir şahsiyet tarafından! İsteyenler, M.Kemal ve F.Rıfkı'nın o tefsirlerini (yorumlarını) okusunlar da astarın yüze nasıl uymadığını görsünler." (Hilafet, s. 159) 1. Vahidettin'in o sözlerini, M.Kemal'in kendisi aktarıyor. Hem aktaracak, hem de 'yanlış anlaşılmasını sağlamak' için çabalayıp yorulacak! Böyle şey olurmu? O sözler, yanlış anlaşılmasını sağlamak için çabalamayı gerekiyor idiyse, niye yorulsun, anlatmaz ya da başka türlü anlatıp geçerdi. 2. F.R.Atay, o yazısında, yalnız M.Kemal'in anılarını aktarmış, herhangi bir yorumda bulunmamıştır. 3. Amiral Calthorpe, 21 Nisan 1919'da, Osmanlı hükümetine sert bir nota verir. (Notanın metni: Jeschke, İngiliz Belgeleri, s. 104) Vahidettini heyecanlandıran, M.Kemal'e verilen görevin önemini artıran ve Vahidettin'e o cümleleri söyleten, söz konusu notanın 3. maddesindeki tehdittir. Bu konu aşağıda ele alınacak. Vahidettin'in o tehditten ve gelişmelerden kaynaklanan heyecanlı sözlerini, N.F.Kısakürek ve öteki Vahidettinciler gibi yorumlayabilmek için Vahidettin'in sonraki tutumunun da bu yorumlar doğrultusunda olması gerekmez miydi? Oysa tam tersini görüyoruz. İşgalcilere karşı duran milli kuvvetler, bastırılıp dağıtı lmak istenecektir. a GRYT Ansiklopedisi yazarları ve A.Dilipak'ın, F.R.Atay'ın yazısını görmedikleri belli. Görseler bu iddiayı sürdürmezlerdi. Görmedikleri için olsa gerek, F.R.Atay hakkındaki iddiayı, iç rahatlığı içinde, daha da ileri götürüyorlar: "19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesinde, 'Atatürk Samsun'a gidiyor' başlıklı bir hatıra yazısı kaleme alan F.R.Atay da, M.Kemal Paşayı Anadolu'ya bizzat son Osmanlı Padişahı 6.Mehmet Vahidüddin'in gönderdiğini ifade etmişti." (GRYT Ans.LC, s.173) "F.R.Atay da, M.Kemal'i Anadolu'ya Vahdettin'in gönderdiği görüşündedir ve görüşlerini 19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesinde yazmıştır." (A.Dilipak, CG Yol, s. 146) Yalnız tarihe değil, okuyucularına da ayıp ediyorlar.

de

bi

an

_8

• Sekizinci tanık, Abdülaziz'in torunlarından Şehzade Mahmut Şevket Efendi. Diyor ki: "... Mehmet Vahdettin Amcam.. Anadolu'da bulunan kuvvetlerin dağılmaması ve orada milli bir cephe kurulmasını istiyordu. Bu işi de ancak M.Kemal Paşanın başarabileceğine inanıyordu, işte kendisinin 14 Mayıs 1335 (1919) tarihini taşıyan fermanı.. Anladığınız gibi M.Kemal Paşayı sadece asayişi sağlamak ve bazı kimselerin iddia ettikleri gibi orduyu dağıtmak, mukavemetleri yok etmek için değil, vatanı bölük bölük işgal eden yabancı ellerden kurtarmak için gerekli her şeyi yapmak üzere göndermiştir." (Aktaran Murat Sertoğlu, 6 Temmuz 1967, Tercüman gazetesi) 1. Şehzade, Vahidettinci tarih yazıcıları gibi iddiasını, sadece M.Kemal‘e verildiği söylenen uydurma bir fermana (Padişah buymğuna) dayandırıyor. Başka hiçbir kanıt, gözlem, tanık ileri sürmüyor. 2. Bu fermanın (hatt-ı hümayunun/Padişah buyruğunun), sonradan üretilmiş bir belge olduğunu da, az sonra göreceğiz. Tanıklar bunlar. Ve H.H.Ceylan şöyle diyor: "Bilimsel bir gerçek olarak belirtmeliyiz, ki a'dan z'ye tüm boyutlarıyla M.Kemal'i Samsun'a gönderen Vahdettindir." (Büyük Oyun, 1.C., s.24)126 Ne kadar da kesin konuşuyor değil mi? Ama bu nasıl bilimsel bir gerçek ki hiçbir ciddi belgeye, güvenilir bir tek t anığa ya da sağlıklı bir tanıklığa dayanmıyor. Peki, Vahidettin ne diyor acaba? Bunların söylediklerinin tam tersini! 1923'te, Mekke'de yayımladığı beyannamesinde diyor ki:

de

bi

an

_8

• Yedinci tanık, Refet (Bele) Paşa. R.Bele, bir gün Ankara Palas'ta, N.Fazıl Kısakürek'e, birkaç tanığın önünde demiş ki: "Sultan Vahidüddin, 1.Dünya Savaşı'ndan sonraki felaketi, millette hiçbir ferdin hissedemeyeceği mikyasta, derinden duymuş, vatanın kurtarılması yolunda genç kumandanları Anadolu'ya dağıtmış ve bu işin başına geçmesi için de maddi ve manevi her fedakârlığı göstererek, M.Kernal'i seçmiş ve Anadolu'ya göndermiş olan insandır." (Vahidüddin, s.178 vd.) N.F.Kısakürek ekliyor: "İlk ihtiyaç anında, biri doktor, öbürü mebus ve üçüncüsü büyük bir tüccar olan şahitlerin isimlerini verebilirim." (s.179) 1. Bu kitap, Refet Bele'nin ölümünden (1963) beş yıl sonra yayımlanmıştır. 2. Üstad, 1950'lerde dinlediğini yazdığı bu açıklamaya,123 Refet Paşa yaşadığı sürece, Büyük Doğu dergisinde yer vermemiştir. 3. 'İlk ihtiyaç anında açıklayacağını' söyleyerek, tanıkların adlarını vermekten kaçınmıştır.124 4. R.Bele, son olarak Sabahattin Selek'le 1.8.1962 günü görüşmüş, ilginç açıklamalar yapmış ama N.F.Kısakürek'in değindiği konuda, tek kelime bile söylememiştir. (Anadolu İhtilali, s.148)125 Yorumunu siz yapın!

"M.Kemal'i Anadolu'ya gönderen kabineye mümaşat ettim (uydum)."127 İşte bu kadar! 6/3.3. M.Kemal'in atanmasına karşı çıkanlar olmuş ama Vahidettin dinlememiş □ K.Mısıroğlu: "[Sultan Vahideddin] kendisine yapılan itirazları dahi dinlememiştir. Bunlardan biri olarak Enver Paşanın, 'Harbiye Nezareti' başlıklı kâğıt üzerine yazdığı ve Sultan Vahideddin'e gönderdiği mektup aynen şöyledir: 'Harbiye Nezareti Mahrem Velinimetimiz, sebeb-i hayatımız, babamız, Padişahımız, efendimiz hazretlerine, Yapmış olduğumuz tahkikat neticesi, evvelce arz etmiş olduğum veçhile (g ibi) M.Kemal'in Anadolu'ya gönderilmesi, badi-i felaketimiz (felaketimize sebep) olacaktır. İstanbul'da Kavaklı Sadık, Kadıköylü Kemal ve Karaağaç Fişek Fabrikası Müdürü Kürt Bilal vesaireden müteşekkil bir heyet kurmuşlar. Fransız nakliye şirketlerinin ve bazı eşhasın (kimselerin) maddi yardımları ile aleyhimize isyan hazırlamaktadırlar. Bendenizin hemen Rusya'ya hareketim farz olmuştur. M.Kemal'i vaki davete icabet ettiremedim. 'Enver benim için Yusuf İzzetin'e yaptığını bana da yapacak' demiş. Emirlerinize intizardayım efendim hazretleri. Tarih: Şifre 21.14 35 Enver (imza)' Sultan Vahideddin'i bu hususta telkin ve tesir altına almak ve bu suretle M.Kemal Paşanın Anadolu'ya gönderilmesini önlemeye çalışmak isteyen başka kimseler de vardır. Fakat o bunların hiçbirini dinlememiş ve M.Kemal Paşa'yı her türlü imkânla donatarak Anadolu'ya göndermiştir.128" (Osmanoğulları'nın Dramı, s.84 vd.; Enver mektubunun klişesi. s.85'te) Buyrun size, bir tarih Zati Sungurl uğu daha! K.Mısıroğlu'nun, uydurma olduğu her kelimesinden anlaşılan böyle bir sahte belgeyi, gerçek bir belge diye yayımlaması da gösteriyor ki o dönem hakkındaki kültürü, baklava yufkası kadar ince. Öyle olmasa, görür görmez sahteliğini anlar, ayıplanacağından çekinerek yayımlamaktan kaçınırdı. 1. Sahte mektup, Osmanoğulları'nın Dramı adlı kitabın 85. sayfasında yayımlanmıştır. Şevket Süreyya Aydemir'in Enver Paşa adlı kitabının 3 . cildinin 530' uncu sayfasında da, Enver Paşanın yazdığı gerçek bir mektubun klişesi yer alıyor. İkisi arasındaki farkı anlamak için eski yazı bilmeye gerek bile yok, ü stün körü bir biçimsel karşılaştırma yeterli. (Örnekler kitabın sonunda) 2. Mektubun tarihi yok. Ayrıca, açık bir mektuba, şifre anahtarı yazılmaz. 3. Bir Padişaha, oğlu bile 'sebeb-i hayatımız', 'babamız' filan diye laubalice hi-

de

bi

an

_8

tap edemez. 4. Enver Paşa, birkaç arkadaşıyla birlikte, 1-3 Kasım 1918 arasında, Tür kiye'yi terk etmiştir.129 M.Kemal ise o tarihte, Yıldırım Ordular Grubu Komutanı olarak daha Adana'da. (Jeschke, TKS Kronolojisi I, s.2) Yani Anadolu'ya atanması olasılığı ufukta bile görünmüyor. 5. Diyelim ki Enver Paşa bu mektubu daha sonra, yurt dışından yolladı: M.Kemal'in atandığı 29 Nisan 1919 ile İstanbul'dan ayrıldığı 16 Mayıs 1919 tarihleri arasında Enver Paşa yolda, Almanya'dan Moskova'ya gitmek için çırpınıp durmaktadır. Üç defa uçak kazası geçirir, tutuklanır, kaçırılır, Riga'da hapse girer vb. (Ş.S.Aydemir, Enver Paşa, 3.C., s.519, 521) O kargaşalıkta, bu bilgiyi kimden alacak, bu mektubu nasıl ve neden yazacak, nasıl yollayacak? Üstelik, yanında Harbiye Nezareti başlıklı kâğıt ne arıyor? Velhasıl sahte olduğu paçalarından akan bir uyduruk belge.130 6. Zaten yazının içeriği de bütünüyle deli saçması.131 Vahidettincilerin bilgi düzeylerine bakınız ki bazıları, bu sahte mektubu, sahici bir belgeymiş gibi kabul edip okuyucularına sunuyor, yorumlar yapıyorlar, velhasıl bilgisizliğin sefasını sürüyorlar: V.Vakkasoğlu, Bu Vatanı Terk Edenler, s.49; H.H.Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.48; A.Dilipak, CG Yol, s.142. GRYT Ansiklopedisi, sahte mektubu yayınlamakla birlikte, "Şifre numarası bulunan fakat tarihi bulunmayan bu vesikanın orijinalliği tartışılabilir." demiş. (1.C., s.168) Eh, milimetrik de olsa, bu da bir gelişmedir. □ Bu konuda T.M.Göztepe de diyor ki: "Sadrazam Damat Ferit, 4 Mayıs 1919 Pazar günü, öğleden önce Yıldız sar ayında Padişahın huzuruna kabul edilir ve M.Kemal Paşanın 9.Ordu Kumandanlığına tayini iradesini alır, oradan doğruca Bab-ı Âli'ye gelir, toplantı halinde bulunun Nazırlara meseleyi açar, fakat Şeyhülislam M.Sabri Efendi, Adliye Nazırı Vasfı Hoca ve iki Nazır daha (?), bu atamaya muhalefet ederler." (V. M. Gayyasında, s.181) Göztepe yazısına şöyle devam ediyor: "Damat Ferit Paşa, itiraz edenlere dö ndü ve kati bir ifadeyle şu sözleri söyledi: 'İşbu tayin keyfiyeti, doğrudan doğruya şevketmeap efendimizin karihayı şahanelerinden sadır olmuştur. Hikmet ve kerametine (!) hepimizin kani bulunduğumuz padişahımızın iradelerine karşı ağız açamayacağınızdan eminim.' 132" (V. M. Gayyasında, s.182) T.M.Göztepe'yi birinci bölümden tanıyoruz. Çizgisini azimle koruyarak yine tarihi gönlüne göre süslüyor: 1. M.Kemal'in 9.Ordu Müfettişliğine atanma kararnamesi, Padişah Vahid-ettin tarafından, 4 Mayıs 1919 günü değil, 30 Nisan 1919 günü onaylanmıştır.133 2. Adliye Nazırı da, o tarihte, Vasfi Hoca değil, (Üryanizade) M. Cemil'dir.134 3. Padişahın onayı ile sonuçlanıp kesinleşmiş üçlü kararnameye, adı geçen Nazırların açıkça muhalefet ettikleri iddiasına inanmak mümkün değil. Çünkü atanmasından daha önemli olan M-Kemal'in görev ve yetkileriyle ilgili talimat, bu Nazırların da bulunduğu hükümetçe görüşülüp oybirliği ile kabul edilmiştir.135

de

bi

an

_8

6/3.4. Vahidcttin M.Kemal'i neden Anadolu'ya göndermiş? Bu konudaki iddialar: D "[M.Kemal'e] Verilen vazife görünüşte Ordu Müfettişliği, hakikatte ise o rdu dışında bir ihtiyat kuvveti hazırlamaktı." (Mevlanzade Rıfat, Türkiye İnkılabının İç Yüzü, s.209) □ "Teşkilat yapması için..." (N.Atsız, Türk Ülküsü, s.86) □ "Milletten gelen ayarlı, ancak göz korkutma planında bir direnme için..." (N.F.Kısakûrek, Vahidüddin, s. 161-162) □ "Milli Mücadele kararı, bir M.Kemal Paşa-Sultan Vahideddin anlaşması olarak başlamıştır. Bu anlaşmayı Büyük Millet Meclisi tutanakları bizzat M.Kemal Paşanın ağzından, bütün açıklığı ile nakleder. (Tutanaklarda böyle bir şey yok!) Memleketin korkunç ve felaketli istilası karşısında Sultan Vahideddin, pek sevdiği ve itimat ettiği yaveri M.Kemal Paşaya, Anadolu harekâtının başına geçerek, yer yer çete faaliyetlerine girmiş olan müdafaa mihraklarını (odaklarını), kendi merkezi etrafında toplamasını ve İstanbul'un da bu harekete el altından ve bütün .gücü ile yardım edip iştirak edeceğini (katılacağını) vaad eder."136 (Samiha Ayverdi, Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, 3.C., s.190) □ "İstanbul.. Anadolu'ya gönderilecek zabitan (subaylar) ve müfettişlerle, Anadolu'daki kurtuluş hareketini koordine etmek istiyordu. Vahdettin'in planı buydu.. Vahdettin, Anadolu'daki halk hareketini örgütlemek istiyordu." (A.Dilipak, CG Yol, s.34, 35) □ "Devleti düştüğü tehlikeden kurtarmak üzere..." (V.Vakkasoğlu, Son Bozgun, 1.C., s.138) □ "Anadolu'nun kurtuluşu için..." (H.H.Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.24) Diyeceksiniz ki K.Mısıroğlu'nun bu konuda bir görüşü yok mu? Olmaz olur mu? Bu tek konuda bile birkaç çeşit görüşü var: □ "Sultan Vahideddin, dahiyane bir buluşla, teklif edilecek muahedenin (antlaşmanın) melhuz menfi şeraitinin (tahmin edilen olumsuz koşullarının), Türk milleti tarafından asla kabul edilmeyeceğini göstererek birtakım nümayiş (gösteri) ve mitingler tertip etmesi maksadıyla M.Kemal Paşayı Anadolu'ya göndermiştir. Dikkat oluna ki Yunan harbi için değil. Yunan henüz ortada yoktur!" (K.Mısıroğlu, Lozan, 1.C., s. 106) □ "[M.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için) ikna ediş, Milli Mücadele için değil, Sevres'in ıslahını (düzeltilmesini) temin edebilecek birtakım protesto hareketleri içindi." (K.Mısıroğlu, S.Mücahitler, s.49) □ "Sultan Vahideddin, Anadolu'da milli bir kuvvet teşkili ile kötü bir sulh teklifi karşısında, bu kuvvete istinat ederek (dayanarak) birtakım fiili mukavemet hareketlerinde bulunmak ve bu suretle saltanat ve hilafeti ayakta tutabilmek ümidini besliyordu." (K.Mısıroğlu, Hilafet, s.154) □ "Yunanlıların İzmir'e Müttefiklerin müsaadesiyle bir çıkarma yapacakları hakkında söylentiler duyulmaya başlanmıştı. Sultan Vahideddin, ufukta bel iren vahim tehlikelere karşı, Anadolu'da bir mukavemet (direniş) hareketi düşünüp, bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen en dikkatli bir şekilde planladı.

de

bi

an

_8

Bu cümleden olarak yaverlerinden M.Kemal Paşayı geniş selahiyet (yetki) ve imkânlarla teçhiz ederek (donatarak) Anadolu'ya gönderdi." (K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.79) Her yazar ayrı telden çalıyor. Mısıroğlu'nun görüşleri ise, her kitabında değişiyor.137 Çünkü Vahidettin'in böyle amacı olduğunu ve M.Kemal'e -ya da bir başkasına- bu anlamda bir söz söylediğini doğrulayan, kanıtlayan hiçbir tanık, belge, mektup, anı defteri, günlük, not, iz, işaret, belirti, ima bulunmuyor. Ne yapsınlar, zorunlu olarak uyduruyorlar. Bizzat Vahidettin'in, bütün bu iddia ve masalları, 1923 yılında yayımladığı beyannamesinde reddettiğini de, 14. paragrafta göreceğiz!138 6/4. İşin doğrusu: • Neden Doğuya bir Ordu Müfettişinin atanması gerekti? Gelişimin çok kısa bir öyküsü: 1. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe ile Fransız Yüksek Komiseri Amiral Amet, daha Kasım 1919 sonunda, "Samsun'da Türklerin, Hıristiyanları toptan öldürmek için silahlandırıldıkları" görüşündedirler. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.102; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.242) Oysa gerçek tam tersinedir. S ilahlananlar, bu kesimdeki Rumlardı. Çünkü Sinop batısından Trabzon'a kadar bir Rum Pontus Devleti kurmayı düşlüyorlardı.139 Zamanla Türkler de silahlanacaklardır. 2. İngilizler, 11 Kasım 1918 günü, "Türkiye ile Rusya arasında, harpten ö nceki hudut ötesinde bulunan bütün Türk birliklerinin geri alınmasını" isterler . (Mondros, s.229) Hükümet, üç sancaktaki askeri birliklerin 1878 sınırlarının gerisine çekilmesini kararlaştırır, (Mondros, s.230)140 Osmanlı ordusu üç sancaktan (Batum, Kars, Ardahan) çekilir. Batum İngilizlerce işgal edilir. (26 Aralık 1919) Ermeni ve Gürcü saldırılarına karşı korunmak için Türkler, Ahıska, Ahikelek, Ardahan, Artvin, Oltu, Kars, Kağızman, Sarıkamış, Iğdır ve Nahçıvan bölgelerinde, milli şûralar ve milis birlikleri kurarlar. Bunların en önemlisi Kars'ta kurulan Güneybatı Kafkas Cumhuriyeti'dir. (1 Ocak 1919 Mondros, s.241)141 3. İngilizler, kış ortasında 1914 sınırı gerisine çekilmek zorunda bırakılan 9. Türk ordusunda, terhis ve fazla silahların teslim edilmesi işlerinin hızlı gitmediğinden de şikâyet ederler. İngiltere Karadeniz Kuvvetleri Komutanı General Milne, 17 Şubat 1919'da '9.Ordu Ordu Komutanı Y.Şevki Paşanın Ordu Komutanlığından uzaklaştırılmasını ve yerine, verilecek emirleri uygulayacak birinin atanmasını' ister. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.102; Mondros, s.244)142 4. Doğu illerinde asayişin korunması büyük önem taşıyordu. Çünkü Mütareke Anlaşmasının 24.maddesi gereğince, Bitlis, Van, Erzurum, Diyarbakır ve Elazığ illerinde (İngilizce metinde "altı Ermeni vilayeti" denilmektedir) çıkacak bir karışıklık, galip devletlere bu illeri işgal hakkını vermekteydi. İngilizlerin buraları işgal için kendi askerleri yerine, Çukurova bölgesinde Fransızların yaptı-

de

bi

an

_8

ğı gibi sınırda bekleyen Ermeni birliklerini kullanması da uzak bir ihtimal deği ldi. 5. İngiliz Y.Komiser Yardımcısı Amiral Webb, 13 Şubat 1919'da, İngiliz Dışişleri Bakanlığına şöyle yazar: "...Normal şartlara dönüş, bütün bölgenin tamamen silahtan tecrit edilmesi (silahsızlandırılması) ile mümkündür..." (Jeschke, İng.Belgeleri, s.103; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.242) 6. İngilizler 9 Mart 1919'da Samsun'a ancak 200, 30 Martta Merzifon'a 50 İngiliz askeri gönderirler. Ayrıca Teğmen Perring ile Yüzbaşı Hurst de, bölgede inceleme yaparlar. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.103; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri,s.243) 7. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe, 21 Nisan 1919'da, Osmanlı Hariciye Nazırlığına bir nota verir. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.104; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.243) Notanın içeriği özetle şöyledir: 'a. Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Sivas kesimlerinde, askeri durumun iyi olmadığı (terhis ve silahların teslimi işinin yavaş gittiği), b. Çeşitli kaynaklardan öğrenildiğine göre, bu kesimlerde, baştan başa şûralar (Sovyetler) kurulduğu, c. Şûraların, ordunun denetimi altında, asker topladıkları, d. Bu hal derhal durdurulmazsa, işlerin 'ciddiyet kesbedebileceği'.143 e. Şûraların asker toplamalarının engellenmesi için derhal talimat verilmesi.‟ 8. Ayrıca 25 Nisan günü D.Ferit, Y.Kom.Yardımcısı Amiral Webb'e "Hükümetin, halkın silahtan tecridi (silahsızlandırılması) faaliyetine girişmeye karar verdiğini" açıklar ve bu konuda İngilizlerin de yardımcı olmasını diler. (Jeschke, İng.Belg., s. 107; hükümet kararı: 28.4.1919, S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.285) 9. Vahidettin ve Damat Ferit'i, bölgenin işgal edilmesi tehlikesi kadar, doğudagerçekten şûralar kurulmuş olması ihtimali de telaşlandırmış ve korkutmuş olmalıdır.144 İşlemler hızla sonuçlandırılır ve M.Kemal'e de, 'göreve başlaması için acele etmesi' bildirilir. (HTVD sayı 1, belge No. 4; İşlemlerin hızla sonuçlandırılmasında, Kazım (inanç) Paşanın rolünün de olduğu anlaşılıyor.)145 10. Osmanlı Hariciye Nazırlığı, İngiliz Yüksek Komiserliğine, imparatorlukHükümetinin, asayişin herhangi bir şekilde bozulmasını önlemek için M.Kemal Paşayı, bu havalide bulunan Osmanlı kıtalarına (birlikl erine)146 Umumi Müfettiş tayinettiğini' bildirir. (Jeschke, İng.Belgeleri, s. 104) 11. M.Kemal'e »verilen askeri ve mülki görev ve yetkiler,147 işte bu olgu ve olayların sonucudur. M.Kemal'e verilen talimatın başlıca hükümleri: a. Bölgedeki asayişin düzeltilmesi, asayişsizlik sebeplerinin saptanması, b. Silah ve cephanenin bir an önce toplattırılıp koruma altına alınması, c. Şûralar varsa ve asker topluyorlarsa, bunun kesinlikle engellenmesi, d. Şûraların kapatılması. (Mülki yetki verilmesinin sebebi de bu.)148 Olayların gelişimi, belgeler, işlemin hızı, verilen görev ve talimat gösteriyor ki: 1. Bu görev, M.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için uydurulmuş bir görev değildir.

de

bi

an

_8

2. Bu görevin, Milli Mücadele'yi başlatmak için verildiği iddiasının gerçeklerlehiçbir ilgisi yoktur. 3. Vahidettin'in ya da hükümetin amacı, gerçekten M.Kemal'in öncülüğü ile devletin tüm tehlikelerden kurtulmasını sağlamak idiyse, öyleyse M.Kemal'i n eden Doğuya gönderdiler? Mesela Konya, bütün kritik kesimlere aynı uzaklıkta, Dörtyol, Afyon, Kütahya, Eskişehir, Ankara ve İstanbul'a demiryolu ile bağlantılı, zengin hinterlanda sahip bir merkez, Milli Mücadele'yi başlatmak için.en uygun yer ve 2.Ordu Müfettişliğinin karargâhı da orada. Neden oraya yollamadılar? Çünkü İngilizlerin işaret ettikleri yer, doğudaydı da ondan. Bu yüzden de M.Kemal, İngilizlerce gösterilen yere gönderilmiştir.149 Ama M.Kemal, çok değil 6 ay sonra, Konya'ya benzer konumda olan Ank ara'ya gelecektir. Silahlı bir mücadeleyi başlatmak gibi bir düşünce, Vahidettin'in de, Damat Ferit'in de akıllarının ucundan bile geçmiyordu. Çünkü D.Ferit'in 30 Martta Amiral Calthorpe'a verdiği tasarıyı, ilerde göreceğiz: Tam bir teslimiyetle İngiltere'ye bağlanmak! •• Neden bu görev için M.Kemal seçildi?

Harbiye Nazırı Şakir Paşa, M.Kemal'le konuşurken diyor ki: "Ben Sadrazam Paşa (Damat Ferit) ile görüştüm. Sizi uygun gördük."150 Neden M.Kemal? İki olasılık var: 1. Gerçekten bu işin üstesinden M.Kemal'in geleceğini düşündükleri için. Öyleyse Damat Ferit'e ve Şakir Paşaya, M.Kemal'i kim ya da kimler tavsiye etti?151 Bu konuda çeşitli tahmin ve iddialar bulunuyor: Dahiliye Nazırı M.Ali, Bahriye Nazırı Avni Paşa, Fevzi Çakmak, Hazine-yi Hassa Umum Md. Refik Bey, Dr.Esat Paşa vb.152 Vahidettin'in, M.Kemal'i hatırlatmış olması da olaylara pek aykırı düşmeyen ama henüz kanıtlanmamış bir olasılık. Kısacası, hepsi söylenti. 2. Damat Ferit, M.Kemal'in Ayan Başkanı Ahmet Rıza Bey ile yeni bir kabine kurmak için ilişki kurduğunu sandığı,153 İstanbul'da uslu durmayacağını da kestirdiği için bu vesile ile onu İstanbul'dan uzaklaştırmak istedi. M.Kemal uzaklaştırıldığını düşünüyor. (Nutuk, 1.C., s.7)154 H.Bayur diyor ki: "Bu yönü, o zaman Kurmay Başkanı olan Mareşal Fevzi Çakmak, Harbiye Nazırı Şakir Paşadan duymuş olduğunu bize anlatmıştır." (Atatürk, Hayatı ve Eseri, s.291) Jeschke ise bunu kabul etmiyor. (İng. Belgeleri, s.113) Yani bu olasılık da tartışmalı. Bu konuda tek kesin gerçek şu: Sebep ne olursa olsun, eğer Vahidettin, bu atama kararını onaylamasaydı, M.Kemal'in 9.Ordu Müfettişi olarak Anadolu'ya geçmesi mümkün olmazdı.155 Vahidettincilerin iddiaları bu çerçeve içinde kalsa, sorun yok. Ama bu onaya, taşıyamayacağı amaçlar, anlamlar ve işlevler yükleyerek, binlerce belgeye, ol guya, tanığa rağmen, tarihi tersine çevirmeye çalışıyorlar. İddiaları izlemeye devam edelim.

de

bi

an

_8

6/5. Vahidettin planını yalnız M.Kemal'e açıklamış
□ N.F.Kısakürek, kanıtsızlığa gerekçe bulmak ve durumu kurtarmak için bu planın çok gizli olduğunu, hükümetten bile saklandığını ileri sürüyor. Diyor ki:" "İngilizlere karşı bir aldatmaca olarak oynanan bu oyun, Vahidüddin tarafından, kendi öz hükümetine de aynı şekilde telkin edilmiştir.. M.Kemal Paşayı yeni vazifesine tayin ettiren, ne Harbiye Nazırı, ne Sadrazamdır. Sadece ve sadece, gayesini hükümetinden bile saklamış olan Padişahtır... Ancak birkaç faninin ruh mahzeninde (?) gizli kalmış[tır]" (s. 157, 162, 192) Peki, kim bu birkaç fani? Ses yok.

6/6. M.Kemal Anadolu'ya gitmek istemiyormuş, ..Vahidettin ikna etmiş Bu iddianın sahibi, Vahidettin'in yaveri ve Tevfik Paşanın oğlu Ali Nuri Okday'dır. N.Fazıl Kısakürek'in bu konudaki yazısını, gereksiz ayrıntıları çıkararak aktarıyorum:
□ "Seksen küsur yaşındaki Ali Nuri Beyefendiyi, Sultan Vahidüddin hakkında en nadide bilgilerin sahibi olması gereken eski ve müstesna biri olarak telefonla aradım. Şu cevabı verdi: 'Oteldeki daireme buyrunuz, görüşelim.' Hemen gittim. Birkaç hoş beş lafından sonra hemen mevzua girdim. 'Umumi Harp sona erip de İmparatorluğun çöküşü demek olan mütareke ve işgal günlerinde, [Sultanın] tavrı nasıl oldu?' [Bu soru üzerine Ali Nuri Bey yan odadan küçük bir hatıra defteri alarak İzmir'in işgal tarihini bulur.] 'İzmir'in işgalinden bir gün sonra, 16 Mayıs Cuma günü... Cuma selamlığından (namazından) sonra, M.Kemal Paşa huzura davet ve kabul edildi. Sultan Vahideddin onu Anadolu'ya geçmeye ikna etti.' Telaşla doğruldum: İkna mı etti? M.Kemal Paşanın bu hususta ikna edilmeye ihtiyacı mı vardı?' Söz, bu naziklerin naziği can noktasına gelince, muhatabım toparlanarak tane tane devam etti: 'İzah edeyim. M.Kemal Paşanın huzura kabul edilişinden bir iki saat sonra, Başyaver Naci Bey, yaverler odasına geldi ve haykırdı: 'Hünkâr (padişah) M.Kemal Paşayı ikna edebildi!' Bu haykırış kelimesi kelimesine aklımdadır. İkna tabiri yerindedir.' 'M.Kemal Paşanın gayesi Anadolu'ya geçmek değil miydi?' Muhatabım, delmek istediğim zarın nezaketini anladı. Küçük bir fikir hazırlığından sonra cevap verdi: 'Ben M.Kemal Paşayı, büyük bir asker ve kumandan tanırım. Öbür meziyetleri üzerinde söyleyecek bir sözüm yoktur. M.Kemal Paşanın gayesi, o zamanki hükümete girmekten başka bir şey değildi. Hem de birçoklarının sandığı gibi Harbiye Nazırı olmak değil, Sadrazam olmak gayesini güdüyordu. 1919 ilkbaharında vaziyet şöyleydi: Şark ordumuz silahları bırakmıyor ve ortada, İtilaf devletleriyle (galiplerle) aramızın yeniden açılacağı korkusu hüküm sürüyordu. M.Kemal Paşa da kudretli ve iradeli bir kumandan biliniyordu. Bu kanaat bilhassa Hünkâra aitti. M.Kemal Paşanın o günlerdeki kanaat ve görüşü ise, İstanbul hükümetinin İtilaf kuvvetlerine karşı direnmesi, isteklerini kabul ettirmesiydi. İşte bu tavrı göstermek için hükümeti eline almak istiyordu. Halbuki bu kanaat ve görüş, siyasi ve ameli (pratik) bir fayda temin edemezdi. Zira Mondros Mütarekesini imzalamış olan mağlup hükümetten, galip düşmanlara karşı bir direnme, karşı koyma iktidarı beklenemezdi.' Ali Nuri Beyefendinin sözünü kestim: 'Böyle olunca, o an için kabineye girmek imkânını bulamayan M.Kemal Paşadan, milli hareketi

de

bi

an

_8

evvelden planlamış ve gaye edinmiş olması beklenemez.' Muhatabım bu dikkate cevap vermeden devam etti: 'M.Kemal Paşa Anadolu'ya gönderilmiştir. Onu göndermekte ancak iki gaye olabilirdi: Ya İngilizlerin isteğine uygun şekilde, Şark Ordusunu silahsızlandırması ve Doğudaki mukavemeti kırması için yahut da tam aksi olarak, milli bir mukavemet ve hareket zemini (ortamı) açması için... 'Hangisi olduğunu sanıyorsunuz?' 'Ben sadece ihtimalleri kaydediyor ve hadiselere ait unsurları veriyorum. Dileyen, dilediği gibi hükmetsin. Ben kendi hesabıma, ayrıca bir tefsir (yorum) yapmayı emin bir yol görmüyorum. E min olduğum tek nokta, M.Kemal Paşanın, Anadolu'ya geçmek üzere Padişah tarafından ikna edildiğidir.' " (Va-hîdüddin, s.148-155)

N.F.Fazıl Kısakürek, 1968'de anılarını anlatan Ali Nuri Beyin "80 küsur yaşında" olduğunu yazıyor, doğrusu 85'tir.156 85 yaşındaki bu tanığa göre, 'Vahidettin, bir iki saat süren bir çabadan sonra, M.Kemal'i Anadolu'ya geçmesi için ikna etmiş!' Hem de ne günü? Kesinlikle belirttiğine göre, 16 Mayıs 1919 Cuma günü, öğle namazından sonra, hareketten birkaç saat önce. İşe bakın! İşlemler bitmiş, M.Kemal, annesiyle kız kardeşini Şişli'deki eve aldırmış, bölgesindeki bazı birlik ve illerle yazışmaya başlamış bile,157 resmi makamlar ve arkadaşları ile vedalaşmış, karargâh mensupları yolculuğa hazır, gemi istim üstünde, fakat M.Kemal hâlâ Anadolu'ya gitmek istemiyor, mızıklanıyormuş. Böyle bir şey olabilir mi? Usul gereğince son günkü Cuma selamlığına da katılıyor ve Hamidiye Camisinin mahfil-i hümayununda (padişahlara mahsus odasında) Vahidettin tarafından, bazı kimselerle birlikte kabul ediliyor.158 Az sonra yola çıkacak. Ama Ali Nuri'ye bakarsanız, bunca işlem ve hazırlığa rağmen, M.Kemal hâlâ gitmek niyetinde değilmiş, gitmemek için ayak sürüyormuş, zavallı Padişah, son günü, cami mahfilinde, hem de bir iki saat mücadele ederek,159 M.Kemal'i ancak son dakikada ikna edebilmişmiş... Öyle komik bir iddia, daha doğrusu öyle çocukça bir hayal oyunu ki ne ma ntığa uyuyor, ne gerçeğe, ne olayların akışına, ne gelişime, ne belgelere!160 Bu yaşlılık fantezisini, ciddi bir kanıt sayan alternatif tarih yazıcılarımız şunlar: V.Vakkasoğlu (Son Bozgun, 1.C., s.130), A.Dilipak (CG Yol, s.143), GRYT Ansiklopedisi (1.C., s.168) ve K.Mısıroğlu (S. Mücahitler, s.490; Lozan, 1.C., s.106). • Hayali ikna sahnesi Ali Nuri Okday'ın bu iddiasından yola çıkan N.F.Kısakürek, hayali bir ikna sahnesi yazmış. Bu hayali sahneyi şöyle savunuyor: "Bize denilebilir ki, 'bu tiyatro konuşmaları gibi hayalden uydurma hissini v eren lafları nereden çıkarıyorsun? İlmî ve tarihî hakikatleri belirtmek için mutlaka vesikaya (belgeye) istinat ettirilmeleri (dayandırılmaları) gereken bu dialogları, kimlerin şahadetleri (tanıklıkları) ile ispat edebilirsin?' Cevabımız şudur: Evvela beni dinleyin! Sonra da ispatını isteyin!" 161 Şimdi bu hayali sahneyi izleyelim:

de

bi

an

_8

Kemal Paşayı] Vahidüddin. Onu ve onunla birlikte topyekûn vatanı. devlet merkezinden gelmeyip de milletten gelen ayarlı bir direnme ise. vatanın kalbi olarak. destek teşkil edebilir. Düşman kuvvetlerine. taşıdığınız vasıflar bakımından sizi bu ldum. düşman pençesinin içindedir. Milli mukavemet ruhu. parça parça kendini göstermeye başl amıştır.] Sulh Konferansının hazırlanmakta olduğu şu an. uyumayan. işte bu milli kıyam zeminini açmanız için gönderiyorum.166 İçinde bulunduğumuz şartlar karşısında. M. [Burada N.. üzerimize farzdır. birçok kaynak tarafından belirtildiği gibi şöyle diyor: 'Paşa.[M. 164 vatan çapında bir hadise teşkil edeceği muhakkak bulunan şu hitap karşısında kalıyor: 'Paşa! Türkiye'yi kurtarmak için İstanbul'dan her hangi bir hareket beklemeye imkân yoktur. Bu ayrı bir konu olduğu için konuşmanın bu bölümünü.F. o plan taşırılmadıkça. orduyu da içine alan bir daire merkezinde bütünleştirmek ve teşkilatlandırmaktır. O da.. Vahidüddin. gidiş sebebiniz ayrıdır. Böylece Avrupa. Şu sarayın duvar tuğlaları arasında bizi kimbilir kaç kulak dinlemektedir. kendisiyle dizleri birbirine dokunacak şekilde yakın oturuyor. hangi kumandana emanet edebileceğimi uzun uzun düşü ndüm. daha sonra aktaracağım. sîzin Samsun'a asayişi iade edeceğiniz ve şarktaki ordu mukavemetini kaldıracağınız kanaatini besleyeceklerdir.Kemal Paşaya eliyle verdikten ve yine eliyle sigara ikram ettikten sonra devam ediyor: 'Böyle yakın oturuşumuz ve fısıldarcasına konuşmamız en münasip şekildir. bu son karşılaşma neticesinde ol uyor. Artık Yunanlıya kadar yol veren bu son işgal. her ne oluyorsa. tek merkezli ve yekpare bir milli hareket.165 İstanbul.". ayakta kabul ediyor ve sonra ona yer göstererek. bu ruhu büsbütün alevlendirerek. İşgal kuvvetleri. eminim ki büyük bir infial ve karşı koyuşa vesile olacaktır. Ve tezimiz bakımından. nihayet milli şahlanış hareketinin düğüm noktası olan ve tarihe intikal edeceği gün.167 Böyle bir hareketin idaresini. Henüz haber almış bulunduğumuza göre Yunanlılar İzmir'i işgale başlamışlardır. imparatorluğun şu anda kalble rabıtaları büsbütün çözülmüş eczasından sonra elde kalan mazlum ve çilekeş anav atandır. Nihayet. Anadolu'nun her yerinde.Kemal Paşaya. Yani Anadolu! Anadolu'ya geçmek ve orada milli bir kıyama (ayaklanmaya) zemin açmak lazımdır. gerekirse istiklali için canını fedaya amade bir millet karşısında olduğunu de bi an _8 .Kısakürek'in hayaline göre. saray ve devlet olanca emniyetini kaybetmiş bulunuyor. Gerçek sebebi yalnız siz ve ben bileceğiz. namlularını saraya çevirmiş olan düşman toplarını görüyor musun? Bu vaziyet karşısında. küçük salonda. Öbür işgal mıntıkaları da malumunuz. Sizi Anadolu'ya. her tarafa emniyet verici en münasibiyle de alakalı makamlara derhal tayininizi irade ettim. Vahidettin neden Anadolu'ya bizzat geçmediğini anlatıyor. hususiyle İngilizlere ve hükümete karşı.'163 Bu üsluptan fevkalade hislenen ve tesir altına giren M. haklarımızı Konferans masasında daha iyi koruyabilmemiz için ancak göz korkutma planında. vücuttan. Size düşen iş.Kemal Paşa. Bahanelerin. vücudun kalbi çevreleyici temel azasından başka hiçbir şey kurtaramaz.'162 Derken Vahidüddin gelen kahveyi M. pencereden düşman donanmasını göstererek. hissedilir şekilde.

Ali'nin Paris'te çıkardığı gaz etede yayımladığı 1.Kısakürek bile. tam bir te slimiyetle huzurdan ayrılıyor ve bir gün sonra Bandırma vapuruyla Samsun 'a hareket ediyor. bir hatt-ı hümayun (Padişah buyruğu) ve eski Şeyhülislam M.Kemal'i yasal ve amacı belli bir görev için Anadolu'ya göndermek ile milli bir mücadele açması için göndermek arasında. hatırlarsınız. askeri ve mülki idare dehasıyla. dağlar kadar fark var!171 2.Kemal Paşayı ikna etti!' diye haykırmasında belirttiği gibi henüz tereddütlü olduğu besbelli bulunan bu mevzuda.172 Bunların tarih açısından değerini sırası geldikçe göreceğiz. devlet ve Padişah dışında vücut bulması ve düşmanlarımıza azami telaş ve dehşet vermeyecek çapı muhafaza etmesi lazımdır. [N.Kemal'in bir gün sonra Bandırma vapuruyla Samsun'a hareket ettiğini' yazıyor. Hatta bu hareket.170 Gidiniz ve vatanı kurtarınız! Artık bu davaya ve onun tatbiki prensipine kanaat getirmiş bulunuyor musunuz?' M. bir rivayete göre 42. Ama M.) altın veriyorum. en ince bir sanat.Fazıl'ın notu: "Tamamiyle tespit edilemeyen bu rakam. şu sözü söylüyor: 'Muvaffak ol!' Padişahın M.160-163) 1. Kısakürek kitabında. Anad olu'ya. 'kesin nitelikte olduğunu' ileri sürdüğü birkaç belgeden de söz ediyor: Mesela Dahiliye Nazırı M. bir cami mahfilinde bu kadar uzun ve gizli bir konuşma yapılamayacağını kestirdiğinden.Sabri Efendinin kitabı. ne demek? Böyle 'ayarlı bir direniş' ile galip devletler nasıl hizaya getirilecekti acaba? de bi an _8 . kendi itiraz ediyor! 4. Evet paşa. gözlere gösterilmeyen ve ancak birkaç faninin ruh mahzeninde gizli kalan bu telkinlerden sonra M.. 163) Yani kendi gösterdiği tanığın ifadesine."]169 Ayrıca elinize.Kemal'i Anadolu'ya gönderenin Vahidettin olduğu. çünkü bunu doğrulayacak bir tek davranışı yok.Kemal Paşaya.. bir rivayete göre de 60 bi ndir.000 liralık bir makbuz." (Vahüdiddin. Başyaver Naci Beyin de yaverler odasına gelip 'Hünkâr M.F. s.Kemal Paşa. işte bu gayeyi gerçekleştirmek üzere geçecek ve Allahın inayetiyle muvaffak olacaksınız. İstanbul.'168 Padişah. Göz korkutma planında ayarlı bir direniş. her zaman ileri sürülebilir. Vahidettin'in milli bir mücadele açılmasını düşündüğünü ve önerdiğini ileri süremiyor. Ali Nuri Bey.F. onun için de ancak 'göz korkutma planında ayarlı bir direnişten' söz ettiğini yazabiliyor. N. ikna sahnesinin 16 Mayıs Cuma günü geçtiğini iddia etmiş. 6 sayfa sonra kendi değiştiriyor ve Padişahın M. bana ve hükümetime aykırı diye de gösterilebilir. eski yaverin 'ikna edildi' demesinde. Ama N. Son onay makamı saltanat makamı olduğu için M. topyekûn milli kurtuluş hareketine temel teşkil eden fakat tarihi ıstırabından çatlatacak şekilde toprağa gömülen. tanığın ifadesini. hatta bu tarihi saptamak için hatıra defterine bakmıştı..Kemal'le ikna için 15 Mayıs Perşembe günü konuştuğunu ve 'M. Tarafımdan ayrıca. 3. Yani milli şahlanışın muvaffak olabilmesi için mutlaka. teşebbüslerinizde muvaffak olmanız ve gereken itimat ve selahiyeti telkin edebilmeniz için bir de hatt-ı hümayun tutuşturulacaktır. bir rivayete göre 30.(s.Kemal'e son sözü: 'Size bu büyük davada muvaffak olmanız için kesemden (. hatıra kabilinden size bir hediye verecekler (Üzerine Padişahın adına ait ilk harfler işlenmiş olan altın saat).Kısakürek de.anlar ve şartlarını hafif tutabilir.

Fuat Cebesoy ve Rauf Orbay'ın anılarını okumasını tavsiye ederim. niye ordudan istifa zorunda bırakıldı. A. 50 yıldır bu iki kardeş biraraya gelip de o günleri hiç konuşmadılar. hiç bilgi alış verişinde bulunmadılar mı? Olay doğru olsa.Okday. Sevres'in ıslahını (düzeltilmesini) temin edebilecek birtakım protesto hareketleri içindi. cebine mi lyonlarca lira koymaya.49) Şeyh Sadi anlam olarak diyor ki: 'Duvarcı ilk tuğlayı eğri koymuşsa." (CG Yol.Kemal idama mahkûm edildi? Efendim? □ A. o kadar geniş yetkilerle donatıp geniş bir karargâh kadrosuyla Doğu Anadolu'ya yollamaya. İ. bu yüzden o sahneye tanık olamadı. Vahidettin neden Anadolu'ya ve Milli Mücadele'nin başına geçmemiş? de bi an _8 . hem Saray Kurmay Başkanı. duvar yükseldikçe eğriliği artar. hanedan mensuplarının çok büyük bir çoğunluğu. hiçbir maceraya katılmamış. Kendi adıma böyle düşünüyor ve diyorum ki Osmanlı Hanedanının son Padişahı Vahidettin de. Diyelim ki o gün orada değildi. M. 1970'e kadar.174 Ancak unutmamak gerekir ki bu ikna ediş.147) Anlaşılıyor ki alternatif tarih yazıcılığının bir başka yöntemi de şu: Al eline kalemi. yazacaklar ama korkarım ki artık kimse inanmayacak! 6/7. birtakım protesto hareketlerini başlatmak idiyse.Dilipak: "Gelişmeler.Kemal ve rejim aleyhinde tek söz söylememiştir. Milli Mücadele için değil.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin'in M. Türkiye.Mücahitler.176 Bizim alternatif tarih yazıcıları. tutuklanması kararlaştırıldı. Bu konudaki bazı ek iddialar: □ K. bir gün belki de çok doğru bir şey." (S. 7 Mayıs 1919'da kadar M. Vahidettin'e elbette Ali Nuri Beyden daha yakındır ama bu önemli olaydan anılarında hiç söz etmiyor. o zaman kabinede bulunan Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi de açıkça doğrulamakta ve ifade etmektedir. M. bir ordu komutanını.173 Yalnız bu tavır bile Osmanlı Hanedanına saygı duymaya yeter. s. direnişi örgütlesin diye yollandıysa. yaz işine geleni! Dilipak'a. 6.Kemal Paşayı Anadolu'ya göndermek için çok uğraştığını ve ısrarla ikna edebildiğini.Kemal'in Anadolu'ya atanması ve ayrılması sırasında.Okday anılarını 1970'lerin ilk yıllarında yazmıştır. üzerine Ali Galip şaşkını yollandı ve M. Cumhuriyetten sonra. hem Vahidettin'in sürekli yaveri.5. eline bir hatt-ı hümayun vermeye ne gerek vardı? Yok.Kemal'in Anadolu'ya ilişkin bir düşüncesi olmadığını 175 göstermektedir.H. hem de damadı olan İ.' Bizimkiler de gerçeğin yerine hayallerini koydukları için yazdıkları gittikçe daha tutarsız ve çelişik oluyor: Eğer amaç. vekar ve onurunu korumuş.H. s. Ama hayali bir sahne ile tarihi tatmin etmek mümkün değil ki. keşke ve sahiden böyle düşünmüş ve bu sözleri söylemiş olsaydı. anılarında bu konuya değinmez miydi? Üstünde bile durmamış.

İkinci ve daha önemli sebeb ise.Mücahitler.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin.Kemal Paşaya. şehir otomatikman işgal kuvvetlerine devredilmiş olacaktı. bir yandan da İstanbul'dan ayrılmasının siyasi mahzurları (sakıncaları) yüzünden.Kemal'e güya şöyle der: "Hatıra şöyle bir sual gelebilir: Ya siz.147) Böyle bahane ve mazeretler aramak. bir daha dönemeyecek.F." 179 (Vahidüttin.Vakkasoğlu:: "Padişah işgalcilerin elinde tam manasıyla esirdi181 ve istediği şeyi yapmaktan çok uzaktı. O zaman İtilaf devletleri şu anki tereddütlü vaziyetlerini bir anda değiştirirler. 'Oğlum.178 Hareketi de. cesareti. Nitekim Anadolu'ya geçmeden evvel M. yaman bir de bi an _8 . tahtının yanında kalmaya mecburdu. hiç şüphesiz müstevliler (istilacılar). dişlerini sıkıp şu gerçeği bir itiraf edebilseler. 1. ucuz edebiyat yapmak. Eğer ben gizlice hazırlanıp Anadolu'ya ve milli mukavemetin başına geçecek olursam. s. s. gözyaşlarını içine akıtarak geçirmek suretiyle İstanbul'un elimizde kalmasını temin etmiştir. hem de şehri bir daha geri alamayız. Son Bozgun. topyekûn üzerimize saldırırlar ve topyekûn tasfiyemize giderler. Onun için sen git.. fetvalar çıkartıyordu. s.97 vd. Az önceki hayali sahneye göre. s.C. kültürü. intihar gibi bir şey olur.161) □ Samiha Ayverdi: "Sultan Vahideddin. hareketi başlamadan boğmak. ben İstanbul'dan ayrılırsam düşman.177 toparlanırlar. hem ecdat haz inelerini mahveder." (Bu Vatanı Terk Edenler. ben burayı beklemeye mecburum' demişti. bir yandan tarihi ve milli hazinelerin yağmalanmaması.C. s." (Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. İstanbul'da oturmayarak Anadolu'daki milli harekâtın başına geçseydi. Padişah İstanbul'u bir terk etseydi. biri ötekini tutmaz hayali sahneler ve düzmece tarihler yazmak yerine..Kısakürek açıklıyor. cephelerden son zafer müjdeleri gelinceye ve Refet Paşa kumandasında bir kısım milli kuvvet vaziyete hakim oluncaya kadar. işin aldığı önem karşısında. 3. sağlığı.180 İşte bu mecburiyet yüzündendir ki milli mücadeleyi kötüler görünüyor ve ona karşı kuvvet sevk ediyor. masal söylemeye gerek kalmayacak: 'Ne yazık ki son Pad işahın yaşı.□ Bunun sebebini Vahidettin adına yine N.193) □ K. Vahidettin M. başta M.Kemal Paşa. [Sultan Vahideddin] onların tahammül edilmez baskılarına rağmen. sinir sistemi. bu teşebbüs milli kıyamı en üstün derecesine çıkarır amma milletimiz için bir felaket. artık ikinci bir davranışa imkân bırakma-macasına bastırırlar. İstanbul'a bir daha çıkmamak üzere yerleşirlerdi. alıştığı hayat düzeni. Bu da artık sulhe ve yeniden şart koşma imkânına kökünden sed çeker. İstanbul'daki acı ve elemli günleri. boğulmasına sebep olmak neticesini doğurur. Padişah ve Halife olarak niçin bizzat Anadolu'ya geçip milli şahlanışı en yüksek merkeze kavuşturmayı düşünmüyorsunuz? Niçin bizzat Anadolu ayaklanmasının başına geçmiyorsunuz? Böyle bir teşebbüs.50. kuva-yı milliyecileri idama mahkûm ediyor.) □ V." (S.

Milli Mücadeleyi başlatma planının ilk adımları olarak yorumlanacak!183 İnsanın dili tutuluyor. (Jeschke.M. 152. 21 Aralık 1918'de dağıtılmıştır ama M.Simavi. Meclisin feshedileceğini A. Planın ayrıntıları Bazı yazarlara göre Vahidettin'in planı. Ayan Meclisi'nde. Vahideddin'in. s. M.Mücadele Hatıraları.Ali Bey de bir gün önce. hiçbir yoruma yer bırakmayacak kadar açık anlatıyor. velinimetlerine (liderlerine) karşı bir vefa gösterisinde bulunmak istiyorlar.185 Padişahın has adamı Damat Ferit. (İ.Kemal ile Vahidettin'in görüşmesinden bir gün sonra.İnal. ne plan! Vahidettin. çeşitli ayrıntıları da varmış: 6/8. Vahidettin'in kafasındaki planın parçaları olduğunu ileri sürüyor. maddesi uyarınca Meclisin dağıtılması için Padişahın iznini almaya karar verdiklerini' söyledi. Hilafet.Meclisin kapatılması.) Ne plan. bir yandan da M. Mısıroğlu. M. Onun istifasından sonra da Ferit Paşa Sadrazamlığa getirildi. (M.Kemal ile görüşmesinden sonra ortaya çıkan tavır ve harekâtı aydınlatmaya başlamıştı. bir yandan bu kararların.Kemal de anılarında böyle bir açıklama yapmadığına göre.Damat Ferit'i getirecek ve bunlar. Tevfik Paşayı istifa ettirecek. Son Sadrazamlar. Anayasanın 7.Mı-sıroğlu.. Gerçekten görüşmenin ertesi günü Padişahın yazılı bir buyruğu ile Meclis dağıtıldı.274)186 M. M. bu sebeble kabinede. 2. (Yakın Tarihimiz.37) Aynı bilgiyi Hariciye Nazırı Nabi Bey de. s.Kemal ile herhangi bir ilgisi yoktur. M. (L.1 .Kemal'i Anadolu'ya göndermekten ibaret değilmiş. sadeleştirerek ve gereksiz ayrıntılardan ayıklayarak aktarıyorum: "21 Aralık 1918 Cumartesi sabahı. s. Meclisin de bi an _8 . Padişah tarafından istifaya zorlandı. s. TKS Kronolojisi I. Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi de planın ayrıntılarındanmış □ "Bu planın ne olduğu. kabineyi onlar düşürmeden önce. en gerekli olduğu anda Meclisi dağıtacak.460) Başkâtip Ali Fuat Türkgeldi ise. Osmanlı Sarayının Son Günleri.C. neye dayanarak bu iddiada bulunuyor? Hayal gücüne!184 (2) Meclis.C. (1) Mısıroğlu..'182 6/8. "Tevfik paşa ile Meclisi feshe karar verdiklerini" açıklayacaktır.Fuat Cebesoy'a söyler.K. huzura çağrıldım. gerçekten. Padişah da 'İttihatçılar. daha 2 Aralıkta Meclisin dağıtılması gerektiğini ileri sürmüştür. 4.Kemal'in muh alefetine rağmen güven oyu almış olan Tevfik Paşa. kararın nasıl verildiğini. s.Kemal'in önerisi ya da isteği üzerine gerçekleştiği izlenimini vermeye çalışıyor.8) Dahiliye Nazırı M. yerine de -herhalde Tevfik Paşadan daha vatansever (!) olduğu için. Rauf Orbay'a vermiştir." (K. Tevfik Paşa 'kabineye güvensizlik oyu verileceğini öğrendiğini.Şerif Paşa da olayı doğruluyor.1720) Vahidettin de Lütfi Simavi'ye. Görüşmede başka kimse bulunmadığına ve M.kurtuluş savaşının başına geçmeye uygun ve yatkın değildi. Tevfik Paşanın istifaya zorlanması. s.

A. Padişah. böylece dayılık bizde kalır' dedi.168)189 Vahidettin. 10 günlük izinle İstanbul'a gider ve bir daha geri dönmez. s.Konya'da bulunan Yıldırım Kıtaatı Müfettişliğine 2 Şubat 1919 tarihinde Cemal (Mersinli) Paşa atanmıştır. Tevfik Paşanın ayrılmasından sonra Padişah beni yanında alakoyarak neden bu kararı verdiğini anlattı: 'Sizden sır çıkmaz.182)190 Bu kanıtlar orta yerdeyken. kimseye bilgi vermeden İstanbul'a gidecek ve Kurtuluş Savaşına katılma- de dağıtılması daha doğru olur. Doğrular: (1) a.) Oysa Mısıroğlu bütün bunları. Ertesi günü huzura kabulümde." (Görüp İşittiklerim. Padişah benden sonra Lütfi Simavi Beye. 'Siz hayat hakkınızı korumak için faaliyet gö stermelisiniz. 179. Eğer gereken faaliyeti göstermezseniz.Di-lipak. Meclisin dağıtılmasının gerekliliğini tekrarladıktan sonra.F. Gerçek ile Mısıroğlu'nu birarada görmek. bir planın hızla ve ardarda gerçekleştirilmiş parçaları gibi anlatıyordu. bazı genç komutanları ve devlet adamlarını da. daha işin başındayken. bir kere kafalarına koydukları bir şeyi çıkarmıyorlar ve 'o katiller heyetinin188 seçtiği Meclisi nasıl tutuyorsunuz? Siz neye dayanıyorsunuz?' diyorlar' dedi. 'Ecnebilerin zihniyeti bizimkine uymuyor. s.36 vb. s. s. hiç kısmet olmayacak galiba. ancak 4 Mart'ta gerçekleşecektir. Görüp İşittiklerim.Türkgeldi.Kısakürek. Ecnebiler (işgalciler) bu Meclisi seçilmiş saymıyorlar.Türkgeldi.184 ve 195 vd. aman kanuna aykırı bir şey olmasın diye titriyor' demiş. s. Mısıroğlu'nun yazdığı gibi Vahidettin tarafından hemen istifaya zorlanmış değildir. Görüp İşittiklerim. Tevfik Paşa 13 Ocak 1919'da istifa eder ama Vahidettin sadrazamlığı yine Tevfik Paşaya verir. Dahası var: Tevfik Paşa 23 Şubat 1919'da ikinci defa istifa edecek ve Vahidettin de bir daha ve yine Tevfik Paşayı sadrazamlığa getirecektir. doğrusu büyük cesaret! (3) Tevfik Paşa kabinesi de. (Jeschke. İng." (A. aynı plan gereğince Anadolu'ya göndermiş Bu masalı benimseyen bazı Vahidettinciler: N. Tevfik Paşanın yerine Damat Ferit'in gelmesi. 27 Ocak 1919 günü de şöyle dert yanar [sadeleştirilmiştir]: "Ecn ebiler pek amansız! Bize baskı yaparak Meclisi dağıttırdılar. bu hususun Meclisi feshetme kararında yer almasının uygun olacağını söyledim ama kabul görmedi.45) Cemal Paşa. bunun tersini yazmaya kalkışmak.' 187 Yeni seçimlerin 4 ay sonra yapılmasının anayasa hükmü olduğunu hatırlatarak.6/8.F. Vahidettin.191 Onun yerine bakan Albay Selahattin Bey de bir süre sonra. bi an _8 . (A. s. 'Başkâtip Bey pek korkak. 5 Temmuz 1919'da.Belgeleri.172.F. CG Yol. hayat hakkınızı da kaybetmiş olursunuz diyorlar' dedi.2.

250 vd.197 □ Bu konuda GRYT Ansiklopedisi. (M. s. tedavi için izinli olarak İstanbul'a gelmiş ve izni bitince de (Şubat 1919 sonunda) görevine dönmüştür. (S. Ali-Fuat Cebesoy Paşa. s. Tekirdağ'da bulunan 14.Kolordu Komutanı Yusuf İzzet (Met) Paşa.Kolordu karargâhının Yunanlılara teslim olrnası üzerine.Kolordu Komutanlığına atanabilmek için türlü girişimlerde bulunduğunu.Taçalan.156) d. bazılarını da Ege'ye göndermişti (!). Bazı subayları ilk önce Doğu Karadeniz'e.Kolordu karargâhı. Çünkü Ali Nadir Paşanın hiçbir işe yaramayacağı. zorlukla sonuç aldığını ve ancak 12 Nisan'da İstanbul'dan ayrılabildiğini uzun uzun ve yakınarak anlatıyor. Anadolu'da bulunan bütün paşalar bunlar. Anadolu'daki bazı birliklerin başına. Ege'de KurtuluşSavaşı Başlarken. Anadolu'daki Milli Mücadele harekâtını başlatmıştır..9-18) 195 e. Yunan ordusu yayılırken. s. bir Yunan teğmeninden tokat yer ve bu içi geçmiş paşa. s. 28 Aralık 1918'de. s." (2. ucunda beyaz mendil sallanan bir sopa ile esir kafilesinin başında yürümekten utanmaz.194 vd. M. Ama bir süre sonra. Mondros'tan Mudanya'ya. Hatıraları. Milli Mücadele'ye kazanılacaktır. gerçekten birtakım paşalar ve emekli subaylar yollamaya yeltenecektir ama Milli Mücadeleyi söndürsünler diye. K.. geçmişteki başarısızlıklarından ve yaşından bellidir. yerine Selanik'i hiç savunmadan Yunan ordusuna teslim eden emekli paşalardan Ali Nadir Paşa yollanacaktır. oradan Doğu Anadolu'ya gönderirken.196 Yalnız Ali Nadir Paşa gibi bir zavallının. Nitekim bu şaşkın paşa.46) c. bu zorunluk dolayısıyla Anadolu'ya geçer.Mücadele Hatıraları.Kolordu Komutanlığına atanmış olması bile Vahidettincilerin iddiasını tek başına iflas ettirmeye yeter! İstanbul.C. (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı. İzmir'in de hiç direnmeden Yunanlılara teslim edilmesini emreder. mukavemet edilip edilmeyeceğini" sorar. Anılarında. Kolordu Komutanlığına atanır. (TİH2.Karabekir Paşa.1. "Yunanlıların ilerlemeye devam etmeleri halinde.Karabekir. Ege'de mukavemet (direniş) teşkilatları kurmakla vazifelendirilen Bahriye Nazırı Rauf Bey (Orbay). K.194 (İstiklal Harbimiz. zaten 20. Vahidettin'in verdiği herhangi bir görevden de hiç söz etmiyor. Tekirdağ'da bulunan 14. 1919 Nisan ayında görevden alınacak. Cilt. s. s.Cebesoy.F. İstiklal Harbimiz.M. atanma biçimleri ve tutumları da böyle.229. Çerkes Ethem Beyle de temas kurmuş ve onu vazifeye davet etmişti.Kolordu Komutanı Nurettin Paşa.Kolordu Komutanıdır.C.54) 14. doğuda bulunun 15. s. Harbiye Nezaretine. İstiklal Harbimiz. daha da ileri gidiyor ve şöyle yazıyor: "Sultan Vahidüddin.yacaktır! (A. 'genç paşaların Anadolu'ya gönderildiği' masalının iç yüzü de bu.. İzmir'deki 17.117)192 b.Tansel.Kısım. (N. . İzmir'deki 17. 1. 271) Başlangıçta tutumu budur. Vahdettincilerin ikide bir ileri sürdükleri.193 Vahidettin'in ünlü planında (!) İzmir'i korumak yer almıyordu herhalde. güvendiği devlet adamları ile subaylara vazifeler vererek. s. İzmir'deki 17. K. s.179-183) 1919'da. 6 Haziran 1919'da Balıkesir'e alınır.113) de bi an _8 .Karabekir..

Dilipak diyor ki: "Vahdettin birçok yere yazdığı mektuplarda. bir önceki atış rekorunu kırıyor! M. Ali Galip (önce Elazığ'a. (s... İbrahim Bey (İzmit'e Mutasa rrıf). Anzavur Ahmet (Balıkesir'e Mutasarrıf). Böyle fütursuzca yazdığına göre elinde belgeler olmalı. mektup. anı..200 . halk hareketini teşvik etmek için birçok yere mektup yazdığını.3.401-404. Birkaçının adını vereyim: Kambur İzzet (İzmir'e Vali). tanık. v atanın kurtarılması yolunda gayrete çağırıyordu. Anadolu'ya gerçekten bazı devlet adamları (!) yollamıştır ama görevleri "milli mücadele harekâtını başlatmak" değil. bir yandan hükümetin belli başlı üyeleri. pul kadar bir belgecik bile yok! Varsa. (Dünya prömiyeri!) Çünkü şimdiye kadar kimse böyle bir iddiada bulunmamıştı.Kemal Anadolu'dayken. Çerkez Ethem adlı masal kitabında da ileri sürüyor. halk hareketini teşvik ederek. Milli Hareketin gelişmesi yönünde fikir üretiliyordu. İstanbul. paşalar ve bazı Meclis üyeleri.Mısıroğlu. 3." (CG Yol." (K. telgraf.Dilipak açıklıyor.. Çünkü birlikte fikir ürettiklerini belgeleyen bir tek kanıt.4. s. Vahidettin birçok yere mektuplar yazmış _8 Aynı iddiayı. kayıt. açıklamasını rica ederim.C.. s. Hilafet. M.. 1923'te yayımladığı beyannamesinde. ansiklopedi yazarlarından Burhan Bozgeyik. Dilipak'ın Türk tarihine armağanı: "Bir yandan Vahdeddin. herhalde telepati yoluyla oluyor. Dördüncü Bölümde göreceğiz. Şu mektupların hepsini değil. s. bi an 6/8. Vahidettin ve hükümetleri hakkındaki olumsuz düşüncelerini. s.198 (Yakın Tarihimiz. de □ A. hiç olmazsa birinin içeriğini ve kime yazıldığını açıklasa da uydurmadığına inansak." (CG Yol. Gümülcineli İsmail ile Nemrut Mustafa (Bursa'ya Vali).59)201 A. sürekli olarak M. Rauf Bey-Ethem ilişkisinin doğrusunu da. s. Abdurrahman Bey (Adana'ya Vali).Dilipak her iddiasında. Vahidettin'le bağlantı kurarak fikir üretiyormuş □ Şu inci de A. 15) Pes! Rauf Bey anılarında. Osman Kadri (Bolu'ya Mutasarrıf).16-18)199 Vahidettin ise.190) Bu da böyle. Anadolu'ya M. kösteklemektir. ilk kez A.36) Vahidettin'in.Kemal ve Vahidettin arasındaki işbirliği ve fikir üretimi. Artin Cemal (Konya'ya Vali). 2.Kemal'le birlikte verdikleri karar sonucu geçtiğini. Her biri Milli Mücadele'ye bir Yunan alayı kadar zarar vermiştir. Rauf Beyden şöyle söz ediyor: "Muhalefete ön ayak olmak küstahlığını gösteren Rauf Bey.C.Kemal tarafından aranarak. ayrıntılı olarak açıklamaktadır. sonra Sivas'a Vali).6/8.

238. San Remo'da verilmiş ya da oradan yollanmış. s. Vahidettin. 150'liklerden Mevlanzade Rıfat'ın 1929 yılında Halep'de basılan 'Türk İnkılabının İç Yüzü' adlı kitabında ortaya atılmış ve hattı-ı hümayunun sureti.Mücahitler. ne mutlu size. Mısıroğlu.Mevlanzade Rıfat ve K. memurlara ve halka bildirilmesini buyururum. bir ihtiyat olmak üzere (?). San Remo şehrinde. bu hattı-ı hümayunun bir sureti ile bazı belgeleri. suret Avni Paşa tarafından eski Şeyhülislam ve150'liklerden M.Kemal'e gizlice verildiği iddia edilen şu hatt-ı hümayunun (Padişah buyruğunun) sadeleştirilmiş metnini görelim: "Padişahlığım yaverlerinden Tuğgeneral M.Kemal'e. İki farklı açıklama.6/9. 239) □ K. yayımlanmak üzere gönderilmiş olduğunu bildiğimden istedim ve yukarı aynen aktararak. Padişah buyruğunun sureti." • .Mısıroğlu'na ulaşmış. Bunun el yazısıyla kopyasını çıkarmasının sebebi şudur: M.206 Sonradan gurbette. s. (2) K." (S.Mısıroğlu.55 vd.Mısıroğlu yayımlamıştır.eski müdürü. Genel Savaş'ın Müttefikler hesabına kaybedilmesi üzerine meydana gelen siyasi durum.202 Daha sonra da K. o da M. Bahriye Nazırı ve bir zaman da yaver-i ekrem olan204 Avni Paşanın el yazısıyladır. büyük atalarımın ülkesiyle halifelik ve saltanatı. Halep'te oturan Kadıköy Belediyesi .Kemal Paşanın elindeki fermanın bir suretini alıp saklamıştır. "bu belgenin de bi an _8 . Çıkarabildinizse. suretin fotokopisi." (s.Kemal'e bir hatt-ı hümayun vermiş Bu konu ilk kez. M. nihayet bizim elimize kadar gelmiştir. kendisini Anadolu'ya götürecek geminin kumandanına emir verebilmek için Avni Paşadan gemi kapt anına hitaben yazılı bir emir istemiştir. milletimin dokunulmazlığının güçlenmesi ve ülkemin saldırgan ellerden kurtulması için hep birlikte hareket edilmesini. hükümetimin kararı gereğince atandığınız bölgede. tarihe bir hizmet hediye etmiş oldum.Mısıroğlu: "Bu fermanın (Padişah buyruğunun) yayımladığımız sureti. zor ve tehlikeli alana sürüklediğinden.205 Avni Paşa da bu emri yazıp vermekle beraber. ölümünden birkaç ay önce.. o yoldan da K. Rıfat'a vermiş. bu belgenin suretlerini nasıl elde ettiklerini. Razi Azmi Ye-ğen'e. Sabahattin Selek tarafından Türk kamuoyuna duyurulmuştur.Sabri Efendiye verdiği bu ferman sureti. Önce M. Bozuk cümleden kesin bir anlam çıkmıyor. asayişi sağlamak ve arzularıma aykırı hallerin başgöstermesini tümüyle engellemek için çaba harcayarak.Mısıroğlu'na göre ise. hatt-ı hümayunu ilk yayımlayan Sabahattin Selek'i. selamla203 rımla birlikte askerlere.Sabri Efendiye verilmiş. muhterem arkadaşım Azmi Beye (Radi Azmi Yeğen). Şeyhülislam M.)207 (1) Mevlanzade Rıfat'a göre.Kemal Paşa.56'da. şöyle açıklıyorlar: □ Mevlanzade Rıfat: "Merhum Sultan Vahideddin Han. M.

Söz konusu gayet gizli buyruk. Padişahın onayladığı atama kararı ve Avni Paşa‘nın da üyesi bulunduğu kabinenin verdiği olağanüstü yetkilerle Ordu Müfettişi olarak yola çıkmıyor mu? Bir Bahriye Nazırına.208 Bence haksızlık ediyor.Azmi Yeğen de.212 M. bu son görüşme sırasında verilmiş olmalı.Kemal'den alıp suretini çıkarmış olamaz! (4) Mısıroğlu'nu üzmemek için 14 Mayıs 1919 tarihli gizli buyruğun. emrindeki küçük bir geminin kaptanına emir vermek için bunlar yetmiyormu ki ayrıca Padişah buyruğunu da görmek istiyor? Böyle özel bir buyruk olmasa ve bu buyruğu Avni Paşa görmese ya da M.Kemal-Avni Paşa görüşmesi sırasında bu gayet gizli buyruk. S. Bahriye Nazırı Avni Paşa.Kemal'e ulaştırılmış olduğunu.Kemal.210 M. M. herhangi bir biçimde M. gayet gizli bir Padişah buyruğunu görmek istemeye cesaret edebilir mi? Vapur kaptanına emir yazmak için böyle bir belgeyi görmesine gerek mi vardı? M. sonra Bab-ı Âli'ye uğrar. Vahidettin'in tasarladığı de bi an _8 .Mısıroğlu.Kemal göstermese. gemi hareket etmeyecek.212) Mısıroğlu'nun yaptığı açıklama ise. Öğrenmiş olsa bile. buyruk suretinin kendisine verildiğinden ya da yollandığından hiç söz etmiyor. önce Genelkurmaya gelip Cevat ve Fevzi Paşalara veda eder. Vahidettincilerin hiçbir iddiasını karşılamıyor. en yakın arkadaşlarına bile söz etmemiş. 15 Mayıs 1919 Perşembe günü M. olmayan bir belgeyi M.Ali Bey ve Bahriye Nazırı Avni Paşa ile konuşur. (K.Kemal'e. herkesten sakladığı gayet gizli buyruğu.Mücahitler. S. (3) Çünkü: a. eğer gerçekten verildiyse. Avni Paşa.Selek'e. Öyleyse. Osmanlı devletinin Ordu Müfettişi Anadolu'ya geçemeyecek miydi? c. s. Avni Paşa‘dan Bandırma kaptanına hitaben bir yazı alır. o akşam ya da 15 Mayıs Perşembe sabahı.Kemal.Kemal. Buyruğun tarihi. akla ilk gelen bu basit sorulara makul açıklamalar getirmedikleri sürece. bu Padişah buyruğundan.s. bu gayet gizli ve bir gün önce verilmiş buyruğun varlığını nasıl. kimden ve ne zaman öğrenmiş de M.211. (Anadolu İhtilali. oradan ayrılıp Yıldız Sarayı'na gelir ve Vahidettin'le görüşür. 14 Mayıs 1919 Çarşamba.Kemal. henüz M. R.Kemal'e verilmiş değildir.Kemal'den isti-yor? b. Söz gelimi "Atandığınız bölgede" deniyor. yeterli değil. Çünkü Mevlanzade.55) b. neden ve hemen Avni Paşaya göstersin? Gösterir mi? Ayak üstü suretini çıkarmasına niçin izin versin? Verir mi? (5) Vahidettinciler. Üstelik M.211 en dar zamanda dahi yararlanmamıştır.doğru olup olmadığı konusunda tereddüt belirten devrimbaz kalemşor" diye azarlıyor. Bu duruma göre. DahiliyeNazırı M.209 c. sahte bir belgenin pazarlamacısı olmaktan kurtulamazlar! (6) Buyruğun ifadesi de bulanık. güven verici bir açıklama yapmamış. onun da bu gayet gizli buyruğu alelade bir mektup gibi cebinde gezdirdiğini varsayalım ve olayı bir de bu duruma göre değerlendirelim: a.

neden buyruğun "asker.000 altın vermiştir. 'eskiden beri değerli yarış atları beslediğini' belirten hiçbir kaynağa rastlamadım. Padişah ve hükümet tarafından gizlice onaylandığı izlenimini vermiştir. geniş bir eğitici ve bakıcı kadrosu gerekir.." (Lozan. bu yeni hareketin. ne işe yarar? b. Bu takdirde. N. belki açığa vurulur da.C.Karabekir. Mesela K.. K. on beş kadar yarış atı satmış olması gerekir. s. F.217 (1) O kadar çok yarış atının beslenip yetiştirilmesi için ciddi ve büyük bir tesis.170) Açığa vurulmayacak idiyse. milli bir mücadeleyi kapsamayan bu ifade yetersizliğinekılıf uydurmak için diyor ki: ".171.Kısakürek.000 altının mühim kısmı için'. Sivas Valisi Reşit Paşa buyruğu görmüş olsalar.. 5 Mayıs 1991..C. Güvercin merakından bile söz edilirken.Yol.Kemal'in görev alanıyla mı sınırlı? a. 13. kanıtı olmayan bir iddia.86) Belgesi. bütün kumandan ve valilere. ne böyle bir tesisin kalıntısına rastlandı. s.F. atlarından da hiç söz açmıyor. s. memur ve halka tebliği" emrediliyor? Açıklanamayacak bir buyruk.Dilipak.212) (7) Bu sahteliği üzerinden akan belgeyi ciddi bir kanıt olarak kabul eden y azarlar: N. M.33.216 birçok değerli yarış atı beslediğinin dikkatten kaçtığı ve bu olayı kimsenin bilmediği düşünülemez. C.139. s. s.Ferman. tanığı. Diyelim ki at yetiştirdiği doğru.145." (Vahidüddin.186) Laf ola beri gele! Padişah buyruğundan söz eden bir tek komutan ve vali bile yok. GRYT Ans. Son Bozgun. Vahidettin'in Çengelköy'deki köşkünü uzun uzun anlatıyor ama Vahidettin'in at merakından da. s.Altay.22 ve 333 vd.6/10.Ceylan.Mısıroğlu ise tam tersini yazıyor: "M.C. s.Kemal Paşaya teşkilat yapması için 40.. Büyük Oyun. H. Hükümetçe verildiği ileri sürülen paralardan sadece biri belgeli. 1.F.Kısakürek." (Türk Ülküsü.214 Bu paranın önemli kısmı.) de Vahidettin'in verdiği ileri sürülen parayla ilgili iddia. anılarında yazmazlar mıydı? Tek kelime bile etmiyorlar! Refet Paşa da böyle bir belgeden haberdar olmadığını. A. ötekiler ya söylenti ya uydurma.215 Önce şunu belirteyim: Vahidettin'in.C. Ali Fuat Paşa.1. s.l. '40. (s. V. Sabahattin Selek'e açıklamış. eskiden beri beslediği değerli yarış atlarını satmak suretiyle elde edilmiştir.213 _8 . M. Damadı ve süvari binbaşısı İ. n e de böyle bir tesisten söz eden birini duyduk. Padişahın gayreti düşman devletlerin gözüne batar kaygısıyla biraz müphem. ne böyle bir tesise imkân var. hiçbir kanıta dayanmıyor. 1. s.ve karanlık yazılmış [tır].Hakkı Okday.H.-(Anadolu İhtilali. bi an Milli Mücadele.G.Kemal'e bol para da verilmiş □ İlk iddia Nihal Atsız'dan: "[Vahidettin] M.168. Hepsini görelim. Nokta dergisi de ciddiye almış: Resmi Tarihin Aldatıcı Masalları başlıklı yazı. s.Kemal'e verilmiş olan ferman -ı hümayun. Çengelköy'deki köşkünün bahçesinde.Vakkasoğlu.

000 = 304.Kemal ile yaveri Cevat Abbas acaba Yıldız Sarayı'ndan Şişli'ye kadar nasıl ve gizlice taşıdılar? Taşıyabilirler mi? Yoksa bu altınları. masal bu ya. Vahidettinciler tarafından gözü kapalı kabul ediliyor: □ K. 40. Vahidettin'in konyak içtiğini ya da Dr.6 gr. kim satın alır. M. üç döküntü otomobil var. Bu bir şey değil.Kemal ve arkadaşlarının ellerinde ancak. Her sandık.000 altına yani 4. Şişli'den Galata rıhtımına.000 altın nasıl taşınabilir' sorununa da değinmekte yarar var. (5) Şimdiden '40. kırk bin altın.000 gram. gemiden Samsun rıhtımına.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin. oradan Havza'ya. altın sayısı arttıkça güçleşecek. başlı başına bir bilmece. Yarışlara sokmayacaksa. o kadar çok yarış atı beslemesinin sebebi ne? (3) O kadar atı. tüfekler ve dosyalar var. aşağıda okuyacağız.Reşat Paşayı Zeki'nin öldürdüğünü açıklamaktan çekinmeyen bu yakın adamlardan biri olsun. altı sandık eder. neden hiçbiri bugüne kadar bu altınlar konusuna değinmedi? Neden gerektikçe altınları harcamayıp da ona buna muhtaç oldular? Kırk bin altının Samsun'dan Ankara'ya kadar nasıl taşındığı da.Karabekir Paşa. bu iş için lüzumlu parayı da şahsi atlarını satarak temin etmiştir. Erzincan'a. rıhtımdan motora. oradan Mıntıka Palas oteline. anlaşılır bir meraktır. bu sayı ve ağırlıktaki altını. Erzurum'a. motordan Bandırma gemisine.000 altın verdiği hakkındaki iddia. Kayseri'ye.906 kiloya kadar yükseltiyorlar! Oysa M. neden besliyordu o kadar çok atı? Birkaç soylu ve değerli ata sahip olmak.220 Nasıl taşıdılar beş ton altını? Vahidettin'in M. gazete haberi olmazmıydı? Böyle bir haber yok. X 40.218 (4) Vahidettin'in. Altı sandık dolusu altın.Kemal'e 40. biri bile "bunlar nedir?" diye sormaz mı? . M. 866. at satma olayına hazırlık olmak üzere uydurulmuş bir hikâye olduğu anlaşılıyor.Olsa ilgisini çekmez ve yazmaz mıydı? (2) Vahidettin'in atlarından biri bile yarışlara katılsa. Kırşehir'e. 50 kilo olsa. Rauf Bey bu esrarlı sandıklardan neden hiç söz etmiyorlar? M.Mesela Refet Paşa. gayet kıymetli yarış atları de bi an _8 . Bu araçlara 3-4 kişi binerek yolculuk yapıyorlar. açıkça bu kadar p ara vermiş olamayacağına göre.219 (6) Verilen buyruğun açıklanmasından bile çekinen saray. . K. Ankara'ya nasıl taşınır? Kimler taşır? Hiç kimsenin ilgi ve merakını çekmez. neden bugüne kadar böyle bir açıklama yapmadı? (7) Altınlar herhalde sandıklara yerleştirilmiştir. 'ben satın aldım.Kemal‘e verilen para miktarını. neden satın alır ve o atları ne yapar? Şimdiye kadar atları satın alanlardan biri bile. Ama sağlığı sebebiyte uzun yıllardır ata binemediği halde ve at ticareti yapmak da bir Osmanlı Veliahtına ve Padişahına yakışmayacağına göre. Sivas'a. Çünkü bu sorunun çözümü. Çok iyi bir binici olan Sultan Vahideddin. Amasya'ya.000 altın: 7.Kemal sandıklarda altın olduğunu arkadaşlarına söylediyse. yani 304 kilo eder. mütareke döneminin çetin koşulları içinde. şu kadar altın ödedim' diye bir açıklama yapmış d eğil. Yanlarında da özel eşyaları.Vahidettinciler. kimsenin doğrulatmadığı "iyi bir binici olduğu" iddiasının. Şişli'deki eve gizlice Vahidettin'in güvenilir adamları mı getirdi? Eğer böyleyse.

143. Damat Ferit hükümeti yerine gelen Ali Rıza Paşa hükümetinin temsilcisi Salih Paşa ile Heyet-i Temsiliye arasında Amasya'da görüşmeler ya-pilır (Ekim 1919) ve bazı protokoller düzenlenir. az sonra sözü edilecek olan 1. doğr udan doğruya Aydın Kuva-yı Milliyesine yardım etmesini istiyor. s.Vakkasoğlu. Tamamı da söz konusu edilmemiş. 1. Ali Rıza Paşa hükümetinin.Kemal'e hükümetçe verildiği ileri sürülen paralar var. 66. 1. M..000 lira ne olacak peki? Eh.Şevket Efendi. Vahidettin'in 400. Benim bildiğime göre paşaya. Son Bozgun.devamlı surette para göndermiştir. s. Bu konudaki genel iddialardan ilkini görelim: □ "[M. Protokolde.237) Vahidettinçiler bu sayıyı gittikçe artırıyorlar. gerek bizzat kendisi. Tercüman gazetesi) K. Açık artırmanın öncülüğünü.) Aydın cephesinin ihtiyacı için kullanılmak üzere Donanma Cemiyetinin elinde bulunan paralardan dört yüz bin lira talep etmiş.beslerdi. Donanma Cemiyetinin 400. (Ama Nutuk'ta verilen bilgi böyle değil.000 liralık bir makbuzun fotokopisini gösteriyor.Şevket Efendinin gül hatırı için inanacağız.49."Gerektiği kadarı bu de bi an _8 .Mücahitler. Türkiye İnkılabının İçyüzü. sayfasını gösteriyor.)221 Sırada. İstanbul hükümeti de bu isteği yerine getirmiştir." (Murat Sertoğlu'nun röportajı.Kemal Paşa bizzat itiraf ediyor..Kemal'e] en geniş yetkileri ve lüzumlu parayı da vermiştir. artık ona da.000 altına baliğ olmuştur (varmıştır)." (Nutuk. Şehzade Mahmut Şevket Efendi yapıyor: □ "[Vahideddin. gerekse kurulan çeşitli hükümetler vasıtasıyla -ki bilhassa Ali Rıza Paşa hükümeti zamanında.000 lira tutarında para verilmişti. Öyle ince eleyip sık dokumaya.50 vd. b.) (1) M. düşününüz. Protokolün 8. Kalan 399. GRYT Ans.. Onu da M.000 lira gönderdiğini iddia ediyor ama kanıt olarak da. M. 400.C. S. M. V.000 lirasından lüzumu kadarı hükümet tarafından bu maksada tahsis kılınabilir. Bu paranın tutarı da 400. maddesi şöyle: "Aydın Kuva-yı Milliyesinin takviyesi ve iaşelerinin teshil vetemini. s.49. 4. Bu husus Harbiye Nezaretince tanzim olunur. 6 Temmuz 1967.Mücahitler. Bu suretle elde edilen 40.000 altını M.Atsız'a dayanarak.bir başka dört yüz bin lira meselesi daha var. Bu Vatanı Terk Edenler." (Mevlanzade Rıfat.C. Üstelik . belge aramaya ne gerek var? Maksat Vahidettin'in namı kurtulsun! (2) Mısıroğlu'nun sözünü ettiği 'bir başka dört yüz bin lira' olayının aslı da şu: a. s.Kemal. bunun düzenlenmesi işinin de İstanbul Harbiye Nezaretince yapılması karara bağlanıyor.. s. 177) Nutuk'ta yer alan bilgi işte bu. sanki kanıtlanmış gibi bu iddiaya sarılarak diyor ki: □ "Dört yüz bin altın ne demektir.Kemal Paşaya verdi.Mısıroğlu.180 vb. hükümetin bir kaçamak yapmaması içinkaynak gösterilmiş ve bu amaçla Donanma Cemiyetinin parasının kullanılabileceğine de işaret edilmiş. Yani M. 1. s.Kemal Paşaya] devlet veznesinden ve örtülü ödenekten 100. (Dayanak olarak da 1927 baskısı Nutuk'un 209.C." (N. s. bu kadar da değil ama açıklamıyor!) Bu kadar parayla neler olmaz!" (S.000 lira istemiyor.

(Lütfi Simavi Bey. aktarıyor. Aydın cephesinin acaba kaç gününü karşılardı.M.225 Zira sağdan soldan başka makbuzlar da ortaya çıkmaktadır. bu kuru bilgiyi S. söz konusu gazetede yayımlandığını yazmakla birlikte. birçok belge arasında. MAli'nin gazetesinde yayımlanmış. s. gazetenin tarihini de.224 Ama K.Gökbilgin.Kemal Paşa Anadolu'ya giderken kendisine makbuz karşılığı olarak Dahiliye Nezareti örtülü ödeneğinden yirmi beş bin lira vermiş bulunan o zamanın Dahiliye Nazırı M. 2.□ "Anlaşıldığına göre hangi vekalette ne kadar para varsa. Bu gazetede.Kemal'e Dahiliye Nezareti ödeneğinden verilen 1.Selek'in kitabından almış.Kemal'in ve karargâh mensuplarının 3 aylık aylıkları.sağdan soldan başka makbuzlar da ortaya çıkıyor' diyor ama sadece 25.Başlarken. hükümetin Aydın Kuva-yı Milliyesine yardım edip etmediği. Çünkü gazeteyi görmüş değil.Ali'nin gazetesindeki klişeyi görmüş."226 Yani gazeteyi ve makbuzun klişesini S.Selek görmemiş ama makbuzun fotokopisi yayımlanmış olabilir . Ama bildiğim kadarıyla. bu hususu kendisine sormuş ve şu cevabı almıştım: "Makbuzun M. Radi Bey (Radi AzmiYeğen) söylemişti.Mısıroğlu fütursuzca devam ediyor: .C..000 altın harcanarak süslenmiştir.25. Ama hayrettir ki Mısıroğlu. O paranın tamamı verilmiş olsaydı bile.Yazdığına göre. (3) S.) Dedikoduları ve hayalleri bir yana bırakıp gerçeklere dönelim. M. ettiyse ne kadar ettiği bilinmemektedir. s. b u paraya ait makbuzun fotokopisini neşretmiştir.459) c.000 lira. Damat Ferit'i.223 2.000 liralık makbuzun klişesini yayımlamıyor. çok büyük bir paraymış gibi "Bu parayla neler olmaz!" diye çığlık atıyor.000 liralık makbuzun klişesini Türkiye'de yayımlamış olan hiç kimse yok. Bunlardan birini daha zikredelim: M. Fransada 'Zincire Vuru lmuş Cumhuriyet' isimli bir gazete çıkardı. gördüğünü yazmış ya da 25.000 liralık makbuzun fotokopisi de. Toulon'a götürecek olan Gülcemal vapuru bile 70. böyle bir makbuzun klişesinin. (2) S.51) (1) Mısıroğlu. toplayıp kendisine vermişlerdir.Selek de görmemiş. M.222 Sevres Andlaşmasını alıp geri dönmek için Paris'e giden kurul üyelerine ise toplam 280. 133) 1984 ya da 1985'te.Mücahitler." (S. s. s. bu derneği kapatıp malvarlığına el koyacaktır. yollukları verilen %50 zam. Çünkü kısa bir süre sonra Damat Ferit.403 vd. Mısıroğlu'nun. de bi an _8 işe ayrılabilir" denmiş.Ali Bey.000 liralık bir makbuzdan söz ediyor. bin liralık makbuzdan daha önemli olan bu 25. onu hesap etmiyor.Ödenen belgeli para bu kadar..000 frank verilmiştir! (T.Ali'nin gazetesinde yayımlandığını. Hani öteki makbuzlar? Derin ve zengin bir sessizlik. Belgeli ve yasal ödemeler şunlardır: 1.Selek. Basın İlan Kurumu'nun Bayramoğlu'ndaki Tatil Köyü'nde. M. "İstanbul hükümeti bu isteği yerine getirmiştir" dediğine de bakmayın. makbuz hakkında herhangi bir bilg ide vermemektedir. 'hangi Vekalette para varsa toplayıp kendisine vermişlerdir. (Anadolu İhtilali. M. Mısıroğlu.

.Kemal'e 1. bunun coşkusu içinde. yolluklar. "Enver Behnan Şapolyo olayı şöyle anlatıyor" diyor ve onun K. M. 1.000 + 25.Mısıroğlu: "Kendisine külliyetli paralar verildi. Cebine yüz binlerce altın konmuştur.186.Müfit Kansu da. s.Kemal'in daha sonraki mektupları bunu doğrulamaktadır. M. Anadolu'daki kurtuluş hareketini örgütlemek için gönderilmişti. s. Vahidettin ile M.000 altın para verilerek. sadece aylıklar.Vakkasoğlu: "M.Dursunoğlu. Bu mektuplar Başbakanlık Arşivi'nce yayımlanmıştır.185.25. kusuruna bakmayın! Nedir bulduğu gerçek? Açıklayayım: Veda sahnesini anlatan E.Kemal'e 25. bu doğrultuda tek mektup yok! Dilipak yine desteksiz atmış. Son atıcı.155.Kemal'in ağzından şöyle bitirir: "Vahdettin ayağa kalktı.. parasızlıkla ilgili birçok olay anlatmaktadır. M. sonradan yapılan % 50 zam ve 1. bu paranın 4 ay içinde bittiği ve hiç paralarının kalmadığı. emekli Binbaşı Süleyman Beyin 900 lirası ile Müdafaa-yı Hukuk Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin buna eklediği 100 liraya muhtaç olmalarından anlaşılıyor. dipnot).. başka adres veriyor.Şapolyo.Kemal'e ve karargâhına verilen kanıtlanabilir para. s.000 liradır. Önemli olan gerçek olup olmadığı. sayfasından alıntı yapıyor ama alıntının sonunda. para ile ilgili iddiasına." (Lozan. elimi sıkı sıkı sıktı: 'Muvaffak olunuz!' dedi. 1. para gittikçe ürüyor.228 Ama Vahidettinciler.000 lira önemli değil. belgelenmemiş bir iddiadır.Kemal.Kemal'in 15 Mayıs 1919 günkü veda sahnesiyle başlıyor. Söz konusu kitap.Dilipak: ".Hüseyin Ceylan! Yazar.164. 105 belgeyi içeriyor.C. 300. (C.41. Sonuç: M.227 Velhasıl M. 157) □ A.B. bu yüzden de alıntıyı nerden yaptığını unutmuş..C. o para Pontus çetelerine karşı kurulan Türk çetelerini desteklemeye ve yeni önlemler almaya bile yetmez.143)229 Farkında mısınız. s. sayfasını gösteriyor (17. Geldik bu hesapsız kitapsız atışların doruk noktasına.Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi adlı kitabının 302. Hilafet. Anadolu'da halk ayaklanmasını örgütlemek için büyük miktarda para ile Samsun'a gönderiliyordu. Bu nasıl iş? Çünkü yıllardır kims enin çözemediği bir düğümü çözmüş." [CG Yol. s. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığının 1982'de yayımladığı. kaynak olarak. H.'de Erzurum.M. dedikodu yapmaya ve masal anlatmaya bayılıyorlar: □ K." (Son Bozgun.. Y a- de bi an _8 .. Ötesi dedikodu ve büyüklere masal. Atatürk ile İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921) adlı kitaptır. Erzurum'dan ayrılırken.] □ V.000 lira verildiği kabul edilse bile.Kemal Paşaya verilen paralar milyonlarla ifade edilmektedir. Bu zaman bir kadife kutu içinde birtakım da hediyeler verdi. Sarayı terk ettim. bu görüşmeyi. M.138) M.000 lira verildiği de.. 'Atatürk'ün Bana Anlattıkları' adlı kitabın 78.. M.

Tarih önünde vicdan sahibi herkesi çarpacak olan bir gerçekle karşılaşıyoruz.Ceylan'ın akıcı bir Türkçeyle anlattıklarını dinlemeye devam edelim: □ "Bugünkü verilerle ele alacak olursak. bu kadar altın nasıl taşınır. kadife kutu içersindeki para ve altının muhtevasını öğrendiğimizde. düpedüz vızıltı kalır. 40.000 altın.Kemal'i Anadolu'ya ve Samsun'a göndermeye ikna ettikten sonra. Sanki kadife bir kutu değil. s.. Çünkü Sultan Vahdettin gayet kıymetli.000 altının tamamının Vahidettin'e mal edildiğine de dikkatinizi çekerim. [Ne kadar doğru söylüyor! Vatan için ölmek filan. Sinop'tan ayrılmış.Şapolyo. içinde 304 kilo altın bulunan kadife kutuyu M.5 milyon olduğu için M. şimdi bu kadife kutu içersinde neler olduğunu biraz açmaya çalışalım.Kemal gibi büyük adamların.Kemal'e vermiş.H. Büyük Oyun. M.] Kaldı ki M. Ocak 95 verileri için tam tamına 140 milyar Türk lirasıdır.302. kaç sa ndığa sığar diye kafa patlatıp duruyordum." (E. 304 kiloyu tüy gibi kaldırabileceklerini neden daha önce düşünemedim? Sonra. öyle altı tane sandığa filan da gerek yokmuş.000 (kırk bin) altındır. s.verim Cevat Abbas'la gecenin karanlığında. normal bir harc-ı rah (yolluk) veya Dokuzuncu Ordu Müfettişliği için verilmiş bir tahsisat olmasına da imkân yoktur.C. Naim Süleymanoğlu'ndan daha güçlü kuvvetli olduklarını.29)230 □ Ceylan heyecanla diyor ki: "M. Üstelik bu altınlar Sultan Vahdettin'in tamamen şahsi servetidir. vatanın kurtuluşu için ortaya koyduğu tarifsiz ve tanımsız (!) bir jestten başka bir şey değildir.Kemal'e vermiştir. K. Vahidettin ve M. Dişimizi sıkıp H... Sultan Vahdeddin'in.232 Bu kadar büyük bir miktarın. 1.Sultan Vahiddedin bana saraydan ayrılırken bir kadife kutu içersinde birtakım da hediyeler verdi.Kemal'e Sultan Vahdeddin'in verdiği şahsi parasının toplamı. Ali Cengiz'in torbası.Kemal'in kendi ağzıyla açıkladığı bu olayda. kendisine ait yarış atlarını satarak bu birikimi elde etmiş ve bunu da kadife kutu içersinde M. sabah Samsun'a varacak. kim taşıyabilir. bu tamamen Sultan Vahdeddin'in." Demek ki Vahidettin.231 Bu arada Nihal Atsız'ın iddiasının nasıl değiştirilip.Kemal'e 18 Mayıs 1919 akşamına kadar verilen müteaddit (birçok) yardımların toplamı.!' Geliniz. yani açık denizde." Şu tatlı masalı kesip de araya girmeyeyim diyorum ama mümkün olmuyor ki! 18 Mayıs 1919 akşamı. kendisine kadife kutu içersinde verdiği altının miktarı tamı tamına 40. açık de- de bi an _8 . 1995 Ocak ayı verileriyle bir Reşat altını 3 . Bandırma vapuru. Yıldız Tep elerini aşarak Şişli'ye geldik. Meğer. [Paranın verildiği garanti de şimdi sıra niteliğini açıklamaya geldi!] Olsa olsa. derin düşünceler içinde. bir cümleye dikkat çekmek ist erim: '. Bafra Burnu açıklarında.Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi. 40. Hay Allah razı olsun! Ben de boş yere. bir cep saatinin kadife kutusuna sığabiliyormuş. o da almış ve koltuğunun altına sıkıştırıp saraydan ayrılmış.B. bu 'tarifsiz ve tanımsız' jestin yanında. kırk bin Osmanlı altını ki bunlar bugün Reşat altın dediğimiz altınlardır. dört yüz bin altına yükselmiştir. Öyleyse son taksit. ne koysan alıyor.

sayfasına gö nderme yapıyor. (Burada M.H.000 liranın son taksitinin. kendisine bütün bu yaptıklarına rağmen 'vatan haini' damgası vurulmak ist enen Halife-Sultan Vahdeddin'dir. M. Vahidettin'in makam denizaltısı. görüp incelemediği bir kitaba doğrudan gönderme yapmaz. anlamadım. [1.000 altın234 toplam Ocak/95 altın hatlarına göre. bu bilgiyi nereden aldığını belirtir.233 Öyleyse bu konuyu da analiz edip irdelemiştir elbette. yaklaşık tam (Ne Türkçe!) 30 trilyon Türk lirasına tekabül etmektedir (30 trilyon TL. biz ona bakalım. ya da Deniz Kızı Eftalya ile. Aydın cephesinde savaşan askerlere yardım ulaştırmak için Donanma Cemiyeti'nin elinde bulunan paralardan 400. M.Ceylan devam ediyor: "Üstelik Samsun'a hareket edene kadar verilen miktarlardan başka. cildinin 469. Öyleyse kitabı bulup okumuş.29-32) H. M. geniş yetki ve selahiyetler hakkında. bir vesika deposudur' diye yazıyo r- de bi an _8 . yani makam-ı hilafet. O.Sabri'ye mi. veriliş tarzı ve gayesi nakledilmektedir.000 altın talep etmiş. Bu kadar parayla neler olmaz ki! Bugünkü rakamlarla 840. Bu masala en çok Deniz Kızı Eftelya y akışıyor değil mi? Her neyse. açık denizde.C. s. İşte bu büyük maddi yardımın arkasındaki tek adres.. Doğrusu ayıp etmişler. Bu kadar para ve altın yardımının dışında.Kemal'e mi?) para ve altınlar. malum açıklamasına gönderme yapıyor. Çünkü ortaya çıkan başka makbuzlar da vardır.F.H. Damat Ferit'in Ah İngiltere adlı özel yatı. 'Bu kitapta. Böylece verilen para da 866.Ceylan da. şu 400.Sabri Efendinin verdiği bilgilerdir. peyderpey (parça parça). 1.nin karşılığıdır) ki Türk siyasi ve kültür hay atımızda ilk kez gündeme getirdiğimiz (!) bu rakamlarla Anadolu'da nelerin yapılabileceği gayet iyi anlaşılacaktır.000 lira hakkında bilinenleri tekrar ediyor. Artık muhteremi daha fazla yormayalım da. makam-ı hilafet ve tek kişi de. [Bu sefer de mahut 25.Kemal'e İstanbul hükümeti. 20. "Her olayı kendi nezaketi ve tarih disiplini içinde analiz etmeye ve irdelemeye çalıştığını" (!) açıklıyor.H. N.Kemal bizzat ikrar ve itiraf etmektedir. Hangi vasıta ile ulaştırılmış olabilir? Benim aklıma şunlar geliyor: Maşallah Helikopteri. meşhur 'Mevkuf-ul Akl ' isimli eserinde bilgi vermekte [dir]. Alternatif Tarih Balonu.000 altına ve 4. bir dört yüz bin altın meselesi daha var.Sabri'nin malum kitabının yine 1. Halife-Sultan Vahdeddin'in emriyle (!) bu istek de yerine getirilmiştir.Kemal ve arkadaşları.906 kiloya ulaştı!] Yine bizim için en önemli belgelerden biri de. İslam dünyasının en büyük alimlerinden biri olan ve Vahdeddin döneminin Şeyhülislamlığını yapan M.) Bu miktarı da M.Asırda yetişmiş. Anadolu'nun ihtiyacı görülmesi için İstanbul hükümeti tarafından M. Padişah tarafından verilen altın liraların mi ktarı. 18 Mayıs akşamı.000 liralık makbuzu ileri sürüyor ve devam ediyor:] Ayrıca şu da anlaşılıyor ki M. Çünkü sahici bir araştırmacı.Kemal'e yardımlar da yapılmıştır. □ H. Padişahın kendisine verdiği (Kime? M.nizdeki gemiye nasıl yetiştirildi? H.Ceylan." (Büyük Oyun. bir çare bulup yetiştirmişler ya.Kemal'e nasıl teslim edildiğini biz keşfetmeye çalışalım. nerede ne bulduysa vermeye çalışmıştır.Şevket Efendinin 5 Temmuz 1967'de Tercüman gazetesinde yayımlanan. bu heyecanlı film sahnesine neden anılarında yer vermemişler. M.Kısakürek.

yakıştırma! Kurtuluş Savaşı. Anlaşılıyor ki N. Bu anlamda çok önemlidir. O zaman tarihe biraz daha ışık tutarak. Bu örnek. belgeli. [468 ve 469. kanıtlı değil. M. Sonuç olarak. Cumhuriyet döneminde yaşanan cemaatdevlet-tarikat ilişkilerinin de yanlış aktarılmış olabileceğini anlatmak adına. onun verdiği bilgileri benimseyen öteki yazarlar da. ATV'de bir program yayımlandı: İktidar Oyunu.Kemal ve Kurtuluş Savaşı'na ilişkin sadece iki dedikodu sayfası bulunmaktadır. Bu iki sayfadan yapılan aktarmalar şunu gösteriyor: Sarığına kadar politikaya batmış olan M. Şu altın liraların miktarı. el yordamıyla ama emin adımlarla ilerleyebiliriz sanıyorum. Hepsi uydurma. tarihe katkıda bulunmuyor? Çünkü kitabı Mısıroğlu'ndan başka gören yok.. Mısıroğlu mutlaka aktarırdı. veriliş tarzı ve gayesini gösteren bilgi ve belgeleri çevirip yayımlasa ya." de Para konusundaki hiçbir iddiaları. sağlam.] Öyleyse işin temeline inelim. Bazı soruları burada hiç çekinmeden soralım! İşte bu sorulan ararken bulduğumuz bir örnek: Bu örnek. bi an _8 Dikkat etmişsinizdir. bugüne kadar okuduğumuz tarihi gerçeklerin. İçinde dişe dokunur bilgi ve bir tek belge olsa. Bu yüzden birçok kişiyle konuştuk.. programın başında dedi ki: "Kolay bir araştırma. söz konusu kitabın sadece 1. Derledik. Bandırma gemisi 5 Nisan 1995 akşamı. kanı. Alptekin Müderrisoğlu'nun Kurtuluş Savaşının Mali Kaynakları adlı eserini tavsiye ederim. Pro gramın hazırlayıcısı ve sunucusu Fatih Çekirge..F.235 Gerçeği öğrenmek isteyenlere.. • M. Türkçesi yetersiz ama İmam-Hatip Lisesi ve İlahiyat Fakültesi mezunu olduğuna göre herhalde iyi Arapça biliyordur. bizce önemli ve tarihsel bir iddia ile başlıyor. Mısıroğlu da. Ne güzel işte. sayfalara] gönderme yapıyorlar. parası ve malı ile kazanılmıştır. kitabının iki sayfasını birtakım belgesiz. eledik ve İktidar Oyunu'nun bu keskin sahnesini hazırladık. halkın canı.du.Sabri Efendinin kitabı • Sonuç: 7.Kısakürek'in vesika deposu sandığı kitapta. dayanaksız iddia ve isnatlara ayırmış. kitap elinin altında.Sabri Efendi. Hiçbir belgenin yer almadığı da belli. . bu muazzam sahnede. Şişirdikleri kitap bu. cildinin iki sayfasına. Türkiye'nin daha güzel günlere gitmesi için paslanmış tabuların yıkıldığı bir dönemdeyiz. aslında nasıl da tartışılabilir olduğunu or-teya koyuyor. Niye yapmıyor bu tarihi hizmeti? Neden bu belge ve bilgileri çevirerek. mantıklı. [. kolay bir senaryo değil bu.. geçerli.

Anlaşılan H." [Allah Allah! Yavuz zırhlısının boyu bile 186 metreydi!238 Bandırma. fırsattan yararlanarak. üzerine türküler yakılan Yavuz'dan da büyükmüş demek ki! Fatih Çekirge. Galip Efendi de şöyle diyor: "Bunlar tarihi vaka. Bandırma gemisi hakkında doğru bilgi bulur. Hasan Hüseyin Ceylan. İngiliz işgal kuvvetlerinden kaça kaça. Bunlar gizlenmesin.H. sonunda. ayılmadan ve uyanmadan dinliyor. Oraya gelmeden. önce.236 sendelemekten de.Çekirge'yi sendeletmiş. bunu biraz sonra açıklayacak. yayına hazırlık yapıldığı sıralarda. sağa sola vurarak.H.Çekirge devam ediyor:] "İddianın sahibi. Çekirge'nin şu son kelimesi üzerinde duracağım.Ceylan'ın sesi. suları boşaltarak. 19 Mayıs sabahı. d ahası. bu önemli ve tarihsel iddianın Bandırma gemisiyle ilgili olduğunu anlıyoruz. çok zor durumda.H. hepinizin Cumhuriyet tarihi bilgilerinizi yoklayıp belki de biraz sendeletecek.Ceylan. de bi an _8 . yine Çekirge 'de:] "Gerçekten şaşırtıcı değil mi? H.Kemal'in] Samsun'a gidişini nasıl tarif edeyim size. bakmış eksi 273 (mutlak sıfır). Çekirge'nin tarih bilgisini yoklamış. esip gürlüyor. bir dairenin yüksekliği 3 metredir yahu. Çekirge de.Ceylan devam ediyor:] "İşte Bandırma vapuru!" [Ve ekranı. gülünç bir iddiaya aracılık etmekten de kurtulurdu. s abah namazından sonra. birdenbire kocaman bir vapurun fotoğrafı dolduruyor.Ceylan şöyle devam ediyor: "[M. Çekirge bizim de sendeleyeceğimizi sanıyor. Peki ama bu nasıl olabilir? Bunca yıl okul kitaplarında öğrendiğimiz bu tarihi gerçek.H.Ceylan. aslında büyük bir gemi olduğunu söylüyor. Vahidettin'in M. "cebinden 146 milyar lira verdiğini" ileri sürüyor.H.H. Yalanla dolanla Cumhuriyet oturmaz. İşin gerçeğini söyle!" Rufai Tarikati Şeyhinin bu önemli uyarısından (!) sonra söz. 19 metre ne demek. su almış. Oooo! Ad eta orta boy bir transatlantik! H.] H.237 baca yüksekliği 19 metre yüksekliğinde. Bir taka ile yol iz bilmeyen bir kaptanın gözetiminde. (Aaaaaa! Şu bizim H.Ceylan. küçük bir taka olarak bildiği o pusulasız vapurun." [Emin Oktay ve Enver Ziya Karal'ın böyle yazıp yazmadıklarını aşağıda göreceğiz! H. bağrını bu yalan rüzgârına açmış. Çekirge.H. Samsun'a ayak bastığı iddia edilir. Enver Ziya Karallara varıncaya kadar böyle söylenmiş..Kemal. Ceylan'ın iddialarına önce inanamadık. herhalde d enizcilik tarihi uzmanı olmalı ki burada Rufai Tarikatı Şeyhi Galip Efendi'ye söz veriyor.Kemal'i "Anadolu'nun kurtuluşu için yolladığını". onu açıklay acak. nasıl böylesine çarpıtılabilir? Bu niye yapılır? Oysa bizim bildiğimiz kadarı ile M.[Anlaşılan bu ilişkileri aydınlatacak çok önemli bir belge bulmuş. Refah Partisi'nin önemli bir ismi. her an batabilecek bir taka ile kıyıdan kıyıdan Samsun'a gidebilmiştir. Bandırma gemisi ile cemaat-devlet-tarikat ilişkilerinin ilgisi ne? Sabırlı olun. F. Oysa yayından önce Meydan Larousse ansiklopedisine şöyle bir göz atmış olsaydı.Ceylan!) Sizi biraz çocukluk günlerinize götürecek. Bütün dikkatimizi ekrana topluyoruz. Emin Oktay'dan tutunuz. birkaç balon patlatıp F. hiç dümen bilmediği için yanlışlıkla önce İnebolu'ya çıktık denilerek. şimdi oraya geliy orum. bu şahane resmin üzerine düşüyor:] "Buyrun! Yaklaşık 236 metre uzunluğunda.." [Bir an sonra. H. bugüne kadar hepimizin.

Bandırma gemisine taka diyenin aklından şüphe etmek için doktor olmaya bile gerek yok.]: Evet. Vahidettin'in damadı İ. 8-10 metre boyunda. Dört bir yanımız. Ankara ne.Ceylan'ın yeni Zati Sungurluğuna. kapitülasyon ne.Kemal'in bayrağı altında toplanmış olanların gerçekleştirdiği bir mucize midir. azıcık bilgi ve biraz sağduyu yeter. Sevres ne. Çünkü Kurtuluş Savaşının daha dumanı üstündeydi. M. bu bir hülya mıdır.242 Bir kruvazörün Bandırma'yı takip ettiğini ilk ortaya atan da yine Vahidettin-. TBMM ne.Dr. (Türkiye İnkılabının İçyüzü. Çekirge'nin sözlerini ele almak istiyorum. tam bağımsızlık ne. yakın geçmişimizle ilgili gerçeklerden kuşkuya düşürerek. Bu konuşmayı sonra vermek üzere. Kim dersiniz? Söyleyeyim." [Bundan sonra ekrana TTK Başkanı Prof. Bandırma'yı. yelken ve kürekle hareket eden. Şimdilerde birileri. Lozan ne. Hayır efendim. böyle bir tehlike olduğunu M. hoşgörü ne. Ayrıca bizim gençliğimizde.240 F. kaptan için 'yol iz bilmiyor' demiş ki? Kim. din tüccarı kim. Mücahedat-ı Milliye Hatıratı' adlı kitabında.Ceylan'a aracı olduğu için.Ceylan.H. daha çok balıkçılıkta kullanılan bir kıyı teknesidir. herkesi kendi bilgisizliğine de ortak ediyor. acıyı ve zafer coşkus unu iliklerine kadar yaşamış insanlarla doluydu. 1924'te yayımlanan 'Anadolu İnkılabı. bu yolculuğu de bi an _8 .Kemal ve arkadaşları. bağnazlık ne. saray ne. Kim.239 Bu yutturma iddialar ile devlet-tarikat sorunu arasında ilişki kurmaya çabaladığı için. sonradan Bandırma adı verilmiş bir başka geminin fotoğrafını yutturmaya çalışan H. hiç kimse kamuoyunu böyle dış kapının mandalı konularla meşgul etmezdi. yoksa M. Dört yıl süren yaman bir mücadelenin sonucu bir yana bırakılıp da Bandırma'nın boyu poşu ile neden uğraşılıyor acaba? Bu çabaların. tam gaz uyduruyor! Ama bir gerçek olan fırtınayı ise abartı sanıyor.H. kendi kurguladıkları bir uyduruk tarihe inandırma tuzakları olduğu besbelli değil mi? Şimdi gelelim.Yusuf Halaçoğlu gelecek ve kısa bir konuşma yapacak. "bugüne kadar hepimizin küçük bir taka olarak bildiğimizi" söyleyerek. kaptanın 'hiç dümen bilmediğini' yazmış ki? Kim? Kim? Böyle birileri yok! H. Çünkü biri. bunları bilen. biz Bandırma'nın taka olmadığını biliyoruz! Bize hiç kimse o geminin taka olduğunu söylemedi. Masal yazmaktan vakit bulup araştırmıyor ki doğruları öğrenebilsin. Taka.Kemal'e haber vermiştir.H.241 Bandırma ise buharlı bir gemi. cilerin öncüsü Mevlanzade Rıfat'tır.239)243 Bandırma gemisinde bulunanlardan biri olan Yarbay M.Hakkı Okday.Çekirge ayrıca. geçim derdine düşmüş ve pek az okuyan insanlarımızı. işgal devriyelerinin nalça sesleri ile İzmir kordonunda Türk süvarilerinin nallarının şakırdaması arasındaki fark ne. Doğu Karadeniz bölgesine özgü. bir İngiliz savaş gemisinin Bandırma'yı izleyeceğini sanıyorlar. H. kuva-yı milliyeci kim. hiç kimse böyle ıvır zıvır k onularla ilgilenmez.Sonra dedik ki bunu en yetkili kurum olan Türk Tarih Kurumu Başkanına da soralım. işbirlikçi kim. bu acıları ve coşkuları unutturmaya çalışıyor ve dikkatleri böyle zırvalara çekmeye çalışıyor. İstanbul ne.Arif. gerçekten bizler de şaşırdık ama bu zırvalara inanıp da ekrana getirdiği için! İlk Bandırma vapuruyla hiç ilgisi olmayan. gerçek dindar kim. s.

] Hemen karar verdim.30'da İn ebolu'ya girdik. Kaptana yola çıkmak de bi an _8 .. aldığı bir hab ere göre. benim ya hareketime müsaade edilmeyeceğini. vaktiyle uzun müddet yanımda çalışan bir erkan-ı harp (Kurmay Yüzbaşı Neşet Bora) da gelerek.. fazla durmadan Sinop'un yolunu tuttuk. çok sıkıntı çekmişlerdi. Denizin çok dalgalı olması..Kemal Paşa da buna sinirlenmekte idi. Karargâhımızdan olanlar. sayı 7/ Mayıs 1956) □ Üsteğmen Hikmet Gerçekçi de. Allahın inayeti ile batmadan. ayın 18'inde öğleye doğru Sinop limanına girebildik.Sinop'tan Samsun'a doğru yola çıktık. bir İngiliz gemisinin Bandırma'yı durduracağından ya da batıracağından kuşkulanmaları da. Biz açıldıkça deniz de kabardıkça kabardı. . Kaptana 'sahilden uzaklaşmamasını.. Sandallarla vapura gittik. usulen rotasını sahilden uzak tutmak mecburiyetinde idi.. otomobile atlayarak Galata rıhtımına geldim." (Hayat dergisi. Yaver Muzaffer (Kılıç) Beyden öğrendiğime göre. Paraketeyi dalgalar kopardığından. uzaklardadır. Hepimiz yataklara serildik. kaç mil gittiğimizi de bilmiyorduk. Bir taraftan Karadeniz'in müthiş fırtına ve dalgalarından kurtulmak. Gecenin karanlığı içinde büsbütün korkunçlaşan Karadeniz'in hırçın dalgaları üzerinde Bandırma gemisi.. □ M... Hatta ka ptan köprüsüne çıkıp kaptanla konuştuğunu görmüştük. M.Hüsrev Gerede de o yolculuğu özetle şöyle anlatmaktadır: "[Silah ve cephane denetiminden sonra] akşamın sekiz buçuğunda Boğaz'dan çıktık. Daha sonra. Bandırma vapuru Galata rıhtımında hazır.. fırtınanın şiddeti sebebiyle gemi süvarisi. birden yerini şiddetli bir fırtınaya bıraktı. icap ederse baştan karayı dahi göze almasını' emretmiş."244 □ Aynı vapurda bulunan Kur. M. maiyetinde (emrinde) çalıştığı bir damattan (Vahidettin'in damadı İsmail Hakkı Okday)246 aynı şeyleri öğrendiğini bildirdi. azgın fırtına da.Bnb. Yolculuğu o da şöyle anlatıyor: "Hafiften hafiften esen rüzgâr. Geceyi pek fena.. [. fındık kabuğu gibi oynamaya başlamıştı. Yıldırımla vurulmuşa döndüm. Fırtınadan ufacık gemi. Otomobil kapımın önünde idi. İstanbul'dan ayrılmadan önce kulağımıza. Tam bu sırada gelerek. muayyen saatte rıhtımda toplanmış olacaklardı. İngilizlerin Boğaz'dan çıktıktan sonra. Akşam 9. resmi tarihçilerin uydurduğu şeyler değildir. yahut vapurun Karad eniz'de batırılacağını söyledi.şöyle anlatıyor: □ "Acaba Boğaz dışında bir İngiliz torpidosu tarafından küçük Bandırma vapurumuz durdurulacak mıydı? Samsun'a ayak basıncaya kadar bu şüphe ve tereddüt kaybolmadı. bu yolculukta bulunan. Baktım ki rıhtıma yanaşmış olacağını sandığım vapur. arkamızdan bir torpido yollayarak. Fakat endişemize rağmen torpido görünmedi.." (Hayat dergisi. tekne gibi sallanıyordu. içindekilerle beraber Bandırma'yı Karadeniz'in azgın sularına gömecekleri söylentisi çalınmıştı. sayı 21/ Mayıs 1969)245 Kısacası Samsun yolcularının.Kemal'in bu konuyla ilgili olarak anlattıkları da şu. bildiğimiz bu. Evdeki vedaları bitirmiştim. beni büroma (çalışma odama) götüren bir dostum.Kemal'in karargâh subaylarından biridir. diğer taraftan İngiliz torpidosunun karanlık hayalinden kaçmak isteyen bu küçük teknenin yolcuları. hem de çok tehlikeli geçirdik.. "Artık Şişli'deki evi bırakmak üzereyiz.

evvela Sinop'a geldik. taka mıydı? Sanki takaydı diyen varmış gibi. yol iz bilmeyen bir kaptanla yola çıkılan Bandırma vapurunun fotoğrafı! Osmanlı donanmasına bağlı. Gelip gidildiğine göre.Kemal de bi an _8 .H. resmi tarihin büyük oyununu faş ediyorlardı: Bandırma vapuru 236 metre boyunda koca bir gemidir. Kasabaya çıktım. 236 metre uzunluğunda. Anadolu'nun bir kara parçasına ayak basmaktan ibaretti. kırık dökük.Kemal. Samsun'a kolaylıkla gidilebilecek yol olup olmadığını soruşturdum. bir geminin fotoğrafını asıp.124125) M. Okday boş yere telaşlandığı. İ. Ben kaptan yerinde idim. Bilmem neden.249 bir İngiliz gemisinin Bandırma'yı izlediğini anlatmıyor! Her olayı. pusulasının bulunm adığını. kaptana tehlikeli ihtimalleri anlattım. M. dışarı çıktılar. Zabit ve askerler. Birkaç ecnebi zabit ve askeri bizi yoklayacaklar mıydı? Muayene uzayıp gitti. Mümkün olduğu kadar kıyıları takip etmesini tavsiye ettim. □ Hasan Pulur. Telaşlanıp kuşkulanmakta haklılar.248 Çok zorluk çekecek. Milliyet'teki 30 Nisan 1995 günlü yazısında. 19 metre baca yüksekliğindeki bu dev şilep.takip ede ede.. Dört görgü tanığının ağzından Samsun yolculuğunun hikâyesi bu. M. 'bu denizi pek iyi tanımam. Atatürk'ü Samsun'a götüren gemi. Sahili. Geniş tutuklamaların başladığı çok karanlık bir dönem yaşanmaktadır. acaba bunlarla şehirdekiler arasında bir muhabere mi (habe rleşme mi) vardı? Maksat beni tevkif etmekse. hatta Sinop'ta inip yolculuğa karadan devam etmeyi bile düşünüyor. demir aldırmaya başladı. özetle şöyle demektedir: "Son olarak bir de Bandırma vapuru safsatası çıkardılar. Bandırma'nın çürük çarık bir taka. Sıkılıyordum. pusulamız da biraz bozuk. Hareket ettik.. baca yüksekliği 19 metredir! Önce bunu.247 Çünkü bundan sonra benim tek istediğim. susarlar sanıyorduk. Yirmi yedi yıllık ihtiyar kaptan. hiç takaya benziyor mu? Sultan Vahdettin tarafından Kurtuluş Savaşı'nın meşalesini yakmakla görevlendirilen M. Bugünkü bilgilerimize dayanarak. altına da şunları yazmışlar: '70 yıllık resmi tarihin kitaplarında. 'Ne aksi. nihayet Samsun limanına vardık. Bu defa Ankara'daki kitap fuarına (15-23 Nisan). uzak bir olasılık değildir. Aynı tertiple seyahat ederek. bizlere taka diye öğretilen. Muht eremler.Kemal ve arkadaşları da gereksiz yere kuşkuya kapıldıkları için de eleştirilemez. Bir kararsızlık da olabilir diye düşündüm. aldanmışız. Oradakilerle görüşerek. kaptana kıyıdan gitmesini söylüyor.250 (16 Nisan 1995) Artık herhalde yanlışlarını anlarlar. Maatteessüf yokmuş. pusulası olmayan. İstanbul'dan gizlice yola çıktıklarını. kaptanının yol iz ve dümen bilmeyen biri olduğunu. Karadeniz boğazından çıkarken. günlerce yollarda kalacaktık. Kısa bir araştırma yaptık ve doğrusunu yazdık.için emir verdimse de Kız Kulesi açıklarında muayeneye tabi tutulduk.' dedi. vapur muydu. Samsun'a bir an evvel ayak basmak için o kadar acele ediyordum ki zaman kaybetmektense tehlikeye göğüs germeyi tercih ettim. Cevap verdi. s. Bundan istifade edebi lmek için kaptana. çünkü o karışık dönemde bu. kendi koşulları içinde değerlendirmek zorundayız." (Atatürk'ün Hatıraları. Tekrar Bandırma vapuruna bindik. televizyo ndaki bir programa yutturdular.Kemal bu kuşkusundan dolayı. bütün bu şeylere lüzum yoktu. hareket hazırlıklarını çabuklaştırmasını söyledim.

İstanbul hükümeti tarafından. Bu programa Prof. yeni bir yalana kadar sustular..H. F. oyunlarından kurtulacaktır. Kanal 6'da yayımlanan Pusula programında bir daha ele alındı. bilinmeyen bir şey değildir anlamını vermek istedim. nal gibi harflerle "Bize yalan söylediler!" diye yazıyordu. hayli tartışma konusu olmuştu. daha sonra. demiştim. o zaman ne yapacak TTK Başkanı?] _8 . Prof. gençlerimize. Bu programın ilgili bölümünü. • Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof.Yusuf Halaçoğlu da katıldı. çok daha iyi yolda olacaktır. dolaylı olarak doğrulamış oluyor.Dr. 16 Mayıs 1995 akşamı. İngilizlerden de kaçarak. programdaki konuşmasında yer almıyor! Ya bunları söylemedi. 'bu bilgiler İslam Ansiklopedisinde bile var'. 'biz her zaman hakikati arayan. İngilizlerin de oluruyla 16 Mart 1919 Cuma günü öğleden sonra İstanbul'dan hareketle. İşte en açık. maiyetiyle birlikte Anadolu'ya geçmesi için tahsis edilen taka.□ Prof. Özellikle 'bile' kelimesini sarf ettim ki bu. konumuzla ilgisi olmayan kısımları çıkararak. sonradan ekliyor. onlardan gizlice Samsun'a gittiği şeklinde kayıtlar vardır. olduğu gibi aktarıyorum: "Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile ilgili tarih kitaplarında. işte Atatürk'ün külü stür bir vapurla.Çekirge'nin İktidar Oyunu adlı programında yaptığı kısa konuşma." [Ama söylediğini iddia ettiği bu sözlerin çoğu. işte bu gemidir!' " Pulur'un verdiği bu bilgiye ben de bir şey ekleyeyim: Afişin üstünde de. konumuzu ilgilendiren bölümünü de aynen aktarıyorum: ".253 Kaldı ki belgelerde de bunun böyle olmadığı görülüyor.Halaçoğlu. Birçok gazetede bu fotoğrafın ikinci Bandırma gemisine ait olduğu açıklandı. 'doğrular islam Ansiklo pedisi'nde bile mevcuttur' demiştim. Öte yandan. onu buldukça da söylemeye cüret eden insanlar olmalıyız' demektedir ve bu deyişi. ancak kıyıdan gidebilen bir Bandırma vapurunun hızıyla.Dr. 'Atatürk Bandırma vapuruyla İngilizlerden kaçarak değil.Y. kısa süre içinde açığa çıktı. O programdaki konuşmasını. Halbuki bugün.Ceylan'ın iddiasını. 19 Mayıs sabahı Samsun'a çıkmıştır' dedim ve ekledim. Ya böyle yazan hiçbir resmi tarih kitabı yoksa. gerçek manada öğretelim ki ben şundan eminim.Dr.. pusulası olmayan ve zor hareket eden ve hatta Karadeniz'in bu engin dalgalarına dayanacak gücü bile olmayan. Türk Tarih Kurumu'nun Bilim Kurulu toplantı salonu nda yer almaktadır'. Ergun Aybars ile birlikte Prof. bariz örneklerden bir tanesi bu. hem halkımız. tarihi doğru gördüğü zaman.Taner Kışlalı. Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile ilgili olarak da. hem gençlerimiz.Çekirge sansürledi] □ Bandırma vapuru konusu. 5 Mayıs 1995 günü Olaylar ve İnsanlar köşesinde yayımlanan bu açıklamanın." [Böylece H. Tabii. Hasan Pulur'a bir açıklama gönderiyor. ya da söyledi ama F. dediğim gibi. 'büyük Atatürk de. Tarihimizi. Nitekim sözlerimin devamında.252 Ve asıl yalancılar ve destekçileri. A. Atatürk'ün Samsun'a nasıl çıktığı sorusuna da. sadece yıllar önce yayımlanmış olan İslam Ansiklopedisinde bile bunun aksi yazıyor.Dr. aktarıyo- de bi an Paşaya.251 Ama kimin yalan söylediği.Yusuf Halaçoğlu'nun. Birtakım kişilerin de şeyinden. programda söylediğim bu kadar değildi.Dr.

gerçekleri araştırmadan konuşuyor. ham bilgiyle ahkâm kesilir mi? Artık "Emin Oktay'dan Enver Ziya Karallara varıncaya kadar böyle söylendiği" iddiasını ele alabiliriz. yanlış öğretilmemesi gerektiği. yani izlenecek olursa.. Masamın üzerinde.. hem Vahdettin'in.rum.. hem İngilizlerin haberi olarak. programın yapımcısı Fatih Çekirge ile. Y. burada sanıyorum ki.H. E..Halaçoğlu . milyonların önüne yeniden çıkmadan önce. Bana sorulan sualde.. fakat TTK Başkanı Y..H. Kulaktan dolma. t arihin doğrusunun öğretilmesi. askeri tarihler de. normal.Ceylan'ın gerçeklerle arası zaten bozuk. Atatürk Samsun'a dedim. Y.Halaçoğlu ..Zileli .H. Halaçoğlu'na diyor ki: "Ü. dedim.Zileli .. Ü. İslam Ansiklopedisi'nde bile çürük olmadığı yazılı.Zileli . tarihimizde bu tür çarpıtmalar ve yanlışlar var. Türkiye'nin en zengin kitaplı klarından biri var. benim programda sadece.Bunu ben. Ü.Ceylan'ın iddialarını özetledikten sonra.." Söylediğini iddia ettiği bu sözler de ilk programdaki konuşmasında yok! Açıkl adıkça yeni cümleler ekliyor.Ceylan'ın Emin Oktay'ın tarih kitabı hakkındaki iddiasını da hâlâ paylaşıyor. bilgisi dahilinde Samsun'a Bandırma vapuru ile çıktı.Halaçoğlu . de bi an _8 . gençlerimize gerçekleri öğretmeliyiz' gibi bir şeyle de toparlamışınız. o konuyla ilgili. Karadeniz'in azgın suları ile boğuşarak...Zileli . ben sadece şöyle bir ifadede bulundum. orada sözü edilen kısım. konumuzla ilgili olarak ne yazılıysa.Peki efendim. İşin ilginç yanı. Bunun ötesinde herhangi bir.. ee. Hem İstanbul hükümetinin. Değil mi efendim? Bir yanlış. Enver Ziya Karal ile Emin Oktay'ın254 kitapları da. değişik yıllara ilişkin belli başlı ilk okul yurt bilgisi. dedim.Karal ile Emin Oktay'ın ve 1928'den beri ilk okul. H. Atatürk Samsun'a nasıl çıktı diye soruldu.. geçmişte Emin Oktay'ın tarih kitabında olduğu gibi İstanbul'dan kaçarak gizlice gitmedi..Programda yalnız. demiyeyim de veya yanlış bir biçimde ortaya konmuştur. pusulası olan bir vapurdur.Halaçoglu da.Halaçoğlu . birkaç kitap karıştırıp gerçeği öğrenmeye çalışamaz mıydı? Başkanı olduğu kurumda. Tarih kitaplarımızda. Y. çürük değil... Y. Ü. Bir bilim adamı ve çok önemli bir kurumun Başkanı olarak. H.Affedersiniz. Emin Oktay döneminden itibaren şöyle bir baktığımızda.Halaçoglu. İngilizlerden kaçarak Samsun'a çıkmadı. orta okul ve liselerde okutulan başlıca tarih kitaplarından alıntılar yapacağım: Hepsinde.Orada bir fazlalık var yalnız.Z. zamanın iyisi bir vapu rdur. H. Onun dışındaki ilk söylediğiniz kısımla ilgili herhangi bir şeyim yok. doğrusu öğretildiği takdirde gençlerimize ve insanlarımıza. orta ve lise tarih kitapları duruyor. Tabii Prof. eksiksiz aktarıyorum. çok daha doğru ve iyi bir yolda olabileceğ imizi ifade ettim. Bandırma dökü ntü. tarih kitaplarımızda biraz bu konu saptırılmış. Mesele budur. ne takadan bahsettim.Ondan sonra mikrofon size dönmüş galiba ve 'Evet. Ben de.Şimdi..Nedir efendim? Y. Çünkü ben gemiyle ilgili hiçbir beyanat vermedim. Programın hazırlayıcısı ve sunucusu Ümit Zileli. gerçekten..

İzmir'de kurulan Redd-i İlhak cemiyeti.Cumhuriyeti Tarihi. memleketin en kötü günlerinden biri olan. 1952) □ "Bu maksatla.Ziya Karal. 1950) □ "M. Ordu Müfettişliği vazifesini alarak. Anadolu topraklarına ayak basıyordu. Anadolu topraklarına ayak basıyordu.Oktay." (M.Kemal.. Orta III.Ziya Karal. M. 134. Ders Kitapları Türk Ltd." (E.63. M.a.234) □ "Hükümet kendisine ordu müfettişliği teklif etti.14. Yunan ordusu İzmir'e ayak bastıktan bir gün sonra.e.. İstanbul. 1931 [İlk resmi tarih budur]) □ "Hükümet kendisine ordu müfettişliği teklif etti. 1945) □ "15 Mayıs 1919'da Yunanlılar hiçbir sebep yokken İzmir'e çıkmışlardı.Ordu Müfettişliği). Ş.117." (R.Kemal Paşa. İstanbul. Yeni Tarih Dersleri.g. Yunanlılara karşı koymak için hazırlıklar yaparken. İstanbul.Oktay. 1928) □ ". s.K.Kemal de 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. M.Kemal Samsun'a hareket ediyor ve 19 Mayıs'ta Samsun'da.223. M. Yeni Tarih. s. TC İnkılap Tarihi." (M. M. s. s.. Atak Y. Bu vazifeyi hemen kabul etti. 1981) de bi an _8 . güvendiği arkadaşlarını yanına alarak karargâhını kurdu ve 16 Mayıs akşamı İstanbul'dan Bandırma vapuru ile Samsun'a hareket etti. M. İstanbul. Tarih IV. Suhulet Kitapevi.Kemal Paşa.Sınıf. 1958) □ "M..Basımevi. ilk Mekteplere Yurt Bilgisi.. MEB y.26.. Bir Y. s. T. Remzi K.E. İstanbul. Orta Okul ve Lise: □ ".Kemal 16 Mayıs 1919'da çürük bir vapurla255 İstanbul'dan Samsun'a hareket etti. Orta III.Mumcu." (Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti. İstanbul'dan Anadolu'ya hareket etti ve Samsun iskelesine çıktı (19 Mayıs). İstanbul. İstanbul. 15 Mayıs 1919'da. bu sırada Anadolu'ya geçti. İlk Okul: □ "Çanakkale'de büyük yararlık ve kahramanlık göstermiş olan kumandanlarımızdan M. Yunanlılar İzmir'e asker çıkardıktan dört gün sonra. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. İzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edildiği günden bir gün sonra. Yeni tarih. T.. İlk Okul 5.Kemal Samsun'a hareket ediyor ve 19 Mayıs'ta Samsun'da.Arkın-O. İlk Okul 5." (E. s.23. geçen dersimizde gördüğümüz gibi. s. Üçüncü Ordu Müfettişliği ödeviyle 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan çıktı.Bu sırada kendisine Samsun'da Ordu Müfettişliği teklif ettiler. Yunan ordusu İzmir'e ayak bastıktan bir gün sonra." (E. 15 Mayıs 1919'da. 1958) b. 19 Mayıs günü Samsun'da Anadolu'ya ayak bastı.124.. 14. a. s.Cumhuriyeti Tarihi. Anadolu'da bir ödev al arak (3. Devlet Matbaası. ordu müfe ttişliği vazifesiyle Anadolu'ya gidiyordu.Ahmet Sevengil. 19 Mayıs sabahı da Samsun'a çıktı." (E.Yalçın. 19 Mayıs 1919 günü Samsun'da Anadolu'ya ayak bastı.Su -A." (Emin Oktay. 5. İstanbul. s. 1957) □ "M. 3.Kemal de 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı.. s.Kemal. 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan ayrıldı.." (Zuhuri Danışman.

H.Y.Halaçoğlu'nun tutumunu nasıl niteleyeceğiz? M." (K.Atatürk'ün Türkiye'yi işgal kuvvetlerinden kurtarmak ve Anadolu'da kurtuluş meşalesini yakmak adına İstanbul'dan gizlice Samsun'a hareket ettiği...Kemal'in kurduğu Türk Tarih Kurumu'nun Başkanının.133) Az önce hepsini gördük. Halaçoğlu yerine döner dönmez haber vereceğini söyleyerek numaramı aldı. 1962)  Hani.Mücahitler.Kemal'in. hani yanlışlıkla önce İnebolu'ya çıktılar diyorlardı. s.Karal ve onlardan sonraki resmi tarihçiler taka diyorlardı. Prof.00'da TTK santralinden Halaçoğlu'nu aradım. ne dümen diyorlardı. CG Yol.Kemal Paşa.. hiçbir resmi tarih kitabında.. M. Emin Oktay.Ceylan ile TTK Başkanı Prof. s. hani pusulasız diyorlardı." (A.Mısıroğlu.H. Allah ıslah etsin! de bi an _8 ." (TİH. M. H. 5 Mayıs 1991. sonra da ona hücum ediyorlar. şeklindedir.Dr. M.Ceylan. Bandırma vapuru ile İstanbul'dan hareket edecek ve 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkacaktır. Böyle bir açıklamaya önce bu kitapta yer vermek için 4 Ocak 1996 Perşembe günü. Harp Tarihi Dairesi Y.Kemal'in İstanbul'dan ayrılışı ile ilgili öteki iddialar: □ "Anadolu'ya kaçarak geçmiş değil. 1 cild. Sekreter hanım. saat 16. Nokta Dergisi. Halaçoğlu konferanstaymış. hani gizlice diyorlardı. Gizlice gittiğini yazan tek kişi M. Askeri tarih: □ "M. '18. gizlice gitti diyorlardı? Hiçbirinde.Y. hani İngiliz işgal kuvvetlerinden kaça kaça. 16 Mayıs 1919 tarihinde. S. müfettişlik karargâhını.Kemal'e karşı olan yazarların piri Mevlanzade Rıfat'tır! (Türkiye İnkılabının İçyüzü. Ankara. H. s. TRT nihayet 21 Aralık 1987'de [açıkladı].12) □ "Aşağıdaki bilgiler incelendiğinde.Kemal'in İstanbul'dan gizlice Samsun'a hareket ettiği yazmıyor.209) Hayali bir yel değirmeni kuruyor. Bu kitabı baskıya verinceye kadar Halaçoğlu'dan ses çıkmadı.Z.Dr.K. ne Vahdeddin'den ve ne de İngilizlerden gizli Samsun yolculuğuna çıkmadığı görülecektir.c.195. hani kaptan ne yol iz biliyor.69) Kaçarak geçtiğini söyleyen kim ki?256 □ "Bütün resmi tarih kitaplarında ve ideolojide anlatılan. s.Halaçoğlu'nun iddia ettikleri gibi bir ifade yok! Üstelik çoğunda Bandırma gemisinin adı bile geçmiyor. bu konuda bir açıklama yapmak zorunda olduğunu sanıyorum. Yıllardır ketmedilen (saklanan) bu gerçeği..Ceylan'ın yine uydurduğu anlaşılıyor.H. Peki. Anlattım.Dilipak.00'den sonra yerinde olur' dedi ve niçin aradığımı sordu." (H.  M. E.. kadrosuna göre ikmal ettirerek.. Sekreterine bağladılar. s.

Vakkasoğlu.C. GRYT ansik lopedisi de yer vermektedir." (V.Sabri Efendi. Bir paşa.Ceylan. s.Bu gerçeği.Kemal. 150'liklerden M. Damat Ferit hükümetlerinde dört kere Şeyhülislam258 olarak görev almış. bu tek örnekten yola çıkarak ve işe resmi tarihleri de katarak genel bir suçlamada bulunmak.Ordu Müfettişliğine. H. 1926'da Hakimiyet-i Milliye ve Milliyet gazetelerinde yayımlanan M.Kemal Paşanın bulunduğunu sanmaktadır.95) Efendi hazretleri. 1.İngiliz gizli anlaşması masalı Vahidettincilere göre. □ "[Bandırma vapurunda] tam 19 üst düzey paşa ve devlet yetkilisi vardır. Aziz Nesin'e selam olsun! Böyle yalan-yanlış bilgilere yer veren özel bir kitap olsaydı bile.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu. üç binbaşı. bu konuda ayrıntılı bilgi var. Vahidettin ile M. Bandırma vapurunda tek başına M. Padişahın olması. s.Mısıroğlu'nun açıklamasından anlaşıldığına göre. bir yarbay. bugünkü nesil.H.Kemal ile İngilizler de Vahidettin'e karşı_ gizlice anlaşmışlarmış. ilk defa 1987'de TRT'nin açıkladığı da Dilipak uydurması. Büyük Oyun.Ceylan. M. üç üsteğmen. önce bir iddiada bulunup sonra da bu iddiayı şiddetle yalanlıyor ve herkesin bildiği gerçekleri kendileri keşfetmiş gibi açıklıyor. o da M. yalnız M. Bandırma'da tek başına M. dürüst bir yaklaşım olur muydu? Bunun.C. ne de kitaplarda! Vahidettinciler.H. Büyük Oyun. (S. 1. böylece resmi tarihin bir yanlışını bulmuş gibi hava atıyorlar! Pek çocukça bir numara! Eğer bu numarayı yutanlar varsa. s. ötekisi de bir iki kelimesini değiştirip uyduruk cümleyi kendine mal ediyor. iki şifre kâtibi. ne resmi tarihlerde. Padişahtan gizli olarak atanabilir mi? Atama kararındaki üç imzadan birinin.Kemal'e karşı olanların tekelinde mi? 8. s. Beşinci Murat'ı örnek alıp bütün O smanlı Padişahlarının deli olduğunu söylemekten ne farkı var? Yoksa yalan-yanlış yazı yazmak. M. İngilizlere karşı gizli bir anlaşma yapmışlardı ya.141.. s.Mücahitler. beş yüzbaşı.Kemal. ne M. aynı iddiaya." (H. meğerse M. ne öteki anılarda.155) □ "Yıllarca yürütülmüş dayatmacı resmi tarih yalanlanınca. Yunanistan'da çıkardığı haftalık de bi an _8 . 1.C. (Dr.. 9. s. verdiği bilginin ilkelliğine mi? Vapurda bir tek paşa var.Kemal'in anılarında.. genç nesil. Atatürk'le Samsun'a Çıkanlar.37) Türkçesine mi şaşarsınız.Kemal'in anılarında var. bu iddianın fikir babası.C. Vodvil kurgusunu andıran eğlenceli bir durum! K.14)257 □ "Yıllarca yürütülmüş yağcılık edebiyatı neticesi. anayasa hukuku gereğidir. Son Bozgun.Kemal . Bandırma vapurunda tek başına M.. Ötekiler: Üç albay.Fethi Tevetoğlu.37) Biri uyduruyor.Kemal'in olduğu. 1.Kemal Paşanın bulunduğunu sanmaktadır.

Yarın gazetesinin 1 ve 2 Kasım 1929 günlü sayılarında açıklamış. medrese eğitimi görür." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası.Sabri ve Gümülcineli'den mürekkep bir klik teşekkül etmiş.209) Vahidettincilerin 'büyük din bilgini'. Gümülcineli İsmail'in hükümet darbesi yapma önerisi üzerine parti başkanı ve bazı üyeler istifa ettiler. Basri Bey ve M. s. 217)261 Bunun üzerine Hürriyet ve İtilaf Partisi yöneticilerinin bir kısmı yurt dışına kaçarlar (M.262 Gümülcineli İsmail ise bir daha siyasetle uğraşmayacağına dini ve namusu üzerine yemin ettiği için sürgün cezasına uğramaktan kurtulur. de bi an _8 . ancak istenen neticenin alınamaması üzerine geri dönmüştür. politikaya merak salar. (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. M. İslam dü nyasının en büyük alimlerinden biri' olarak niteledikleri M. asırda yetişmiş.Sabri Efendi Tokat'ta doğar. s. İngilizler hesabına casusluk yapmayı kabul ederler.277)260 Önce bu belgesiz iddianın sahibi M.Sabri Yunanistan'dan Mısır'a geçer.259 Mısıroğlu diyor ki: "Bu muammaya (bilmeceye) ilk defa ve isabetle parmak basan.212) M. yeni bir darbe girişimi hazırlıklarına katılacak ve Sadrazam M. '20.370) Bu parti hakkında geniş bir araştırma yapmış olan Ali Birinci.Abdülhamit'in kitaplık memurluğunda bulunur. s." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası.Sabri de Mısır'dan Romanya'ya döner.198. Ama çok geçmeden. İstanbul'a gelir. parti Gümülcineli İsmail.Sabri de Romanya'ya kaçacak. Ali Birinci diyor ki: "Hadise günü M. Ali Birinci'nin verdiği bilgilere göre Talat ve Cemal Paşalarla Polis Müdürü Azmi Beyin de öldürülmesi düşünülmüş fakat gerçekleştirilememiştir. parti yönetimi ihtilal komitesi halini aldı. s. burada Türk hükümeti aleyhinde bir gazete çıkarması temin edilerek. merhum Şeyhülislam M. 'allame'." (Hayat ve Hatıratım. özetle şöyle diyor: "Bir toplantıda.Sabri Efendi [dir. sonra Yunanistan'a geçecektir. Rıza Nur diyor ki: "Maatteessüf (yazık ki) çabucak Sadık. bir kısmına ise hükümetçe yurt dışına gitmeleri tavsiye edilir (Mesela Ali Kemal ve Rıza Nur'a). Türk ordularının ve halkının üzerine tayyarelerle atılır. s. eğitimini ilerletir.Sabri'nin hakimiyetine girdi. Bu arada suikastçılarla da görüşmeler yapmıştır. bu cinayetle de ilgilidir.263 Mısır'da bulunan kaçak İtilafçılardan 20-30 kadarı. daha sonra Ahali Partisi (1910) ile Türk siyasi hayatının en karanlık kuruluşu olan Hürriyet ve İtilaf Partisinin (1911) kurucuları arasında yer alır.]" (Hilafet. M.264 Mesela "Gümülcineli İsmail savaşın başlamasından (1914) birkaç ay sonra İngilizler tarafından Selanik'e gönderilir. 25 Ocak 1913 günü Bab-ı Âlinin basılıp hükümetin devrilmesine karar verildi ama İttihat ve Terakki daha hızlı davranıp Bab-ı Âli'yi basarak iktidarı ele geçirdi. 1900-1904 arasında. fenalık ve edepsizlik başlamıştı. 8/1." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası.219) Bu arada M.Şevket Paşa öldürülecektir (11 Haziran 1913). 1908'de Tokat milletvekili olarak Meclis'e girer. Türkçe gazetelere yazılar yazar. önce İttihat ve Terakki'nin yanında.196. II.Sabri Efendi Pi-re'den İstanbul'a gelmiş.Sabri Efendiyi tanıyalım. s. ders vermeye başlar.Sabri Efendi.

M. s. vatanın parçalanmasına yol açan bir anlaşmayı. bu sakat zihniyetti." (Türk Tarihi. s.76) □ Göztepe. Hürr iyet ve İtilaf Partisini canlandırır265 ve İngiliz casusu Sadık Bey grubunun önde gelen adlarından biri ve partinin 2. s. kitabının 342-353. İngiliz himayesine girmekten başka kurtuluş yolu olmadığını iddia edenlerdendir.. birkaç kere Yüksek Komiserliğe başvurarak İngili zlerin desteğini istemiştir.. (T.M. inat ve ihtirası iman haline gelmişti.437) _8 . 'Anadolu'ya karşı daha şiddetli davranılmasını isteyen' M. Şeyhülislam oldu.Sabri Efendinin yazdıkları da bu doğrultuda mıydı? Bu husus açıkça beli rtilmemiş ama Türk birlikleri Romanya'ya (Galiçya) gelince. Sultan Abdülhamit sarayının tatlı lo kmalarının lezzeti henüz damağından çıkmayan M. s. Hürriyet ve İtilaf partisi.Sabri Efendi.Sabri Efendi. bu gazeteleri özetle şöyle anlatıyor: "Gazetelerde. İngilizlerin Türk dostu oldukları. sayfalarında ayrıntılı olarak anlatmaktadır." (V..267 Bütün milleti Hürriyet ve İtilaf Fırkasından uzaklaştıran ve bir gün de tiksindiren ana sebeplerden biri.110'dan aktaran A. Milli Mücadele'nin şiddetli düşmanıdır.M. İngilizlere teslim olanların refah içinde yaşadıkları belirtilir. Türkleri İttihatçıların zulmünden kurtarmak istedikleri dile getirilir. Başkanı olur. Ferit hükümetini devirmek ve Sadrazam olmak için çevirdiği oyunları da (Eylül 1920). İstanbul-Anadolu anlaşmazlığının başladığı dönemde.C. Feci vaziyette bulunan devlet hazinesinden on beş bin lira sürgün tazminatı almıştı. Gayyasında. Bilecik'te oturmaya mecbur edilir.268 □ Celal Bayar şöyle yazıyor: "M.Sabri Efendinin..Sabri'nin yakalanıp Türkiye'ye gönderilmesi. Paris'te bulunan Damat Ferit'e vekalet de etmiştir.□ T. Sultan Vahideddin Hanın indinde söz ve nüfuz sahibi olmuştu.Göztepe de şu bilgiyi veriyor: "M. İngiliz Muhipler (sevenler) Derneğinin'de Onursal Başkanlarından biridir.Birinci.Z.Sabri Efendi. reisi olduğu Hürriyet ve İtilaf Partisi Umumi Merkezi adına imzala- de □ Mevlanzade Rıfat diyor ki: "M. İngiliz casusu Sait Mollanın kurduğu. kendi fırkasını içinden çıkılmaz bir duruma düşüren müzmin ve hasta bir zihniyetin adeta öncüsü idi. s. Dediği dedikti." (Türkiye İnkılabının İçyüzü. ellerini nasıl havaya kaldırmaları gerektiği de rejimle gösterilir.Sabri Efendi. M. bu amaçla D.231. Teslim olmak isteyen askerlerin.Sabri. Kürdistan Cemiyeti adındaki siyasi bir kurul ile müşterek.Sabri Efendi. Hürriyet ve İtilaf Fırkası. saraya hulul etmiş (sokulmuş). Mütareke olur olmaz İstanbul'a dönüp yeniden politikaya sıvanacaktır.266 M. Türkiye'de Siyasi Partiler. İngiliz ATASEmiliteri General Deedes'in 27 Şubat 1919 günlü raporuna göre. bu olasılığı güçlendiriyor. 232) bi an Rıza Nur. 'bütün subaylar İttihatçıdır' diyor da başka bir şey demiyordu.. 11.Tunaya.219) M.

242) İdeal arkadaşı Albay Sadık ise onu.Akşin.C.' " (Son Bozgun.mıştır. 25 Eylül 1919'da bir bildiri yayımlar.C.Sabri'den şikâyet ederek. cildimizde belgeleriyle. erkeklerle birarada ders yapıyorlardı. 'hükümet içi tartışmalarda. Kuva-yı Milliyeciler "kudurmuş haydutlar" diye anılmaktadır. s.Sabri Efendi şöyle feryat (!) ediyordu: 'Ne günlere kaldık! Darülfünunda (üniversitede) kız ve erkek talebe dizdize oturuyor.269 Sonra yine Yunanistan'a sığınır. s. ilgili belge: FO 371/4158-94640. Bir daha geri dönmeye yüzü olmadığından ailesini de yanına alarak. Nemrut Mustafa'nın Bursa valiliğine getirilmesinin de onun eseri olduğu anlaşılıyor.Vakkasoğlu diyor ki: "[Mütareke sırasında] çarşaflı kız talebeler. yine İngilizlerin bulduğu bir yük gemisi ile kapağı Mısır'a atar. (A.Türkgeldi. (A. M. kızlarla erkekler birlikte okuyor diye feryat ediyor! Hafazanallah! Dahiliye Nazırı Adil gibi bir adam bile. s. Görüp İşittiklerim. s.Kemal'i geri çağırmak için yaptıkları girişimden dolayı teşekkür eder'. s. 9. her yere kendi adamlarını yerleştirmeye çalışır.F. 2. Türklerin.376. 'Kuva-yı Milliyecilerin katli vaciptir' fetvasını yazan odur. (Anıların 8. 'Musul üzerinde Türklerin hak iddia etmelerinin gülünç olduğunu' ileri sürer. bütün yoldaşlarıyla birlikte ve suçluların telaşı içinde İngiliz Elçiliğine sığınacaktır. işgal başlamış. 'M. 8 Haziran 1919'da." (Ben de Yazdım..100) Devlet çökmüş.270 Kendisi ile birlikte 150'likler listesinde yer alacak olan oğlu İbrahim ile birli k- de bi an _8 . yani daha ilk adımda. her atamaya karışır. dipnot 194) Her işe. Bu arada İtalya'ya geçerek Vahidettin'i ziyaret eder.Bayar'ın açıklamaya fırsat bulamadığı İstanbul-Kürt anlaşmasının metnini yayımlamıştır: Kurtuluş. s.Türkgeldi. ciltten sonrası yayı mlanmadı) Sadrazam Vekili olduğu sırada Ali Galip'i Sivas Kongresi üzerine yürümeye teşvik edenler arasındadır.Akşin. İstanbul Hükümetleri..9) Hayatından birkaç çizgi daha: V. (Gökbilgin. birkaç gün sonra Turgut Paşa istifa etmek zorunda kalacaktır.F. Avni Doğan. millet yere serilmiş. 'Müslüman barbarlar' diye niteler.C. M. s. Peyam-ı Sabah gazetesinde M.. 8. s. İngilizleri memnun etmeyecek önerilere karşı çıktığını açıklayarak göze girmeye çalışır ve direnişten yana olan Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşayı gammazlamayı da ihmal etmez.Başlarken. (S. Kuruluş ve Sonrası. Ermeniler gibi Kürtleri de imhaya çalıştıklarını' iddia eder. bu sırada Şeyh Sait ayaklanması bastırılmış ve yakalanan sanıkların muhakemeleri başlamıştır. efendi hazretleri bunca felakete gözlerini kapamış. 1. eski Dahiliye Nazırı Mehmet Ali ile birlikte.343.242) Bütün Hürriyet ve İtilaf Partisi yöneticileri gibi onun da en belirgin özelliği İngiliz işbirlikçisi olmasıdır.2640.) Kurucularından ve yöneticilerinden olduğu Cemiyet-i Müderrisin. Bildiride. 'Kardinal Richlieu'ye özenmekle' suçlar. Görüp işittiklerim. 385. imza eden Dürrizade'dir.44) Türk ordusunun zaferinden sonra. (S.M. İstanbul Hükümetleri. İtalyan basınında yer alan bir bildiri yayımlar. temas edeceğim. Yakın tarihimizin gizli kalmış bu büyük ihanetine ve onu hazırlayanlara. General Deedes'e. "Artık el aman bu softa hükümetinden!" diyecektir. Türkleri. C.

yani kusur ve zaaflarını başkalarına yansıtma. Kardinal Richlieu ile Cinci Hoca karması.Kemal'le onlara oyun oynamaya çalıştığı sırada. Yarın ve Peyam-ı İslam gazetelerini çıkarır. Vahidettin-D. M. gülünç bir iddia! M. Dördüncü Bölümde de Lozan. İzmir'i geçici de olsa. daha da sıkışırsa. kendisinin. ilerde çoğunu okuyacağız.Mısıroğlu.96) Her türlü dayanaktan yoksun. Harb-i Umumi (Birinci Dünya Savaşı) neticesinde.Ferit ikilisinin girişimlerini açıklayan birçok İngiliz belgesi bulunmaktadır. Vahidettin-D.Ferit ikilisidir. M. hiçbir zaman bu kıyamı (ayaklanmayı)273 tam bir ciddiyetle bastırmak yolunu seçmeyerek. yasaların gerçeğin açıklanmasını engellediğinden yakınarak. M. [Lozan'da] komisyon olarak aldılar." (Aktaran K.274 İstanbul'daki Hilafet Hükümetinin elinden alarak.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu ileri süren M. psikolojide savunma mekanizmaları deniyor. partisinin. sanki bildiği başka şeyler varmış da söyl eyememiş izlenimi bırakmaya çalışıyor. komitacı ve pol itikacı bir din adamı! İnsanların. bilerek kabahatli duruma düşürdükleri Hilafet'i bu alış veriş içinde. Vahidettinciler. çıplak.271 M. yüz binlerce olaydan oluşmuş sarmal bir sürecin içinden.te Yunanistan'da. Yunanlılara veren ve sonra bunu Ankara'nın laik hükümetine geri veren275 İngilizler.Kemal-İngiliz pazarlığı masalıyla. 'muamma' (bilmece) diyor.Sabri Efendinin yazısının özeti şöyle: "Padişah. alem-i İslam'a sezdirmeden. iç çatışmalarını hafifletmek için başvurdukları birtakım yollara. söz oyunlarıyla suçları örtmeye çabalamış. Ama eteğinde ne kadar taş varsa hepsini dökmekten de geri durmuyor. soyut. çalıştığı derneklerin. Sa bri Efendi. bu sahneleri süslemek için yine bazı ayrıntılar uyduruyor. içinde yer aldığı hükümetlerin -ve sarayın. Şimdi senaryonun son iki sahnesine geldik: Kurtuluş S avaşı ile Lozan! Bu bölümde Kurtuluş Savaşı hakkındaki iddialar ele alınacak.Mısıroğlu. Mısıroğlu'nun bu konudaki bütün iddialarını.Sabri Efendinin hayranı K. işte böyle.İngilizciliğini. 1954'te orada ölür.272 □ M. Bu amaçla düzenlediği senaryonun Sofya ve Suriye sahnelerini. S. uygun olduğunu sandığı bazı örnekler alıp kanıt diye ileri sürüyor. bu iddiayı kanıtlamayı üzerine almış. Padişaha ve makam-ı Hilafete oyun etmek fırsatını kaçırma-mışlardı. İngilizler de aynı adamla (M. eğer gerçek durumu senaryosuna uyduramazsa. Ankara'ya yönelttiği eleştirilerde ölçüyü o kadar kaçırır ki sonunda Yunanlılar bile aylığını keserler. işte bu ibret verici gizli ilişkileri külleyip unutturmaya çalışıyorlar.Kemal ile).Mısıroğlu.Mücahitler. tekrar Mısır'a döner. Birçok Vahidettinci de bu tutumu açıkça yâ da örtülü bir üslupla paylaşıyor. İkinci Bölümde görmüştük. s.Sabri Efendi de. olduğu gibi aktarıyorum: de bi an _8 .Kemal'e yansıtarak rahatlamaya çalışmış. K.276 İngilizler ile asıl gizli pazarlık yapanlar. Bunların biri de projektion. İngilizleri savsaklamakla vakit geçirdiği ve M.

"görüşüp tartıştığını" belirtiyor. hemen İngiliz ajanı mı olur? Nitekim Mısıroğlu da özet olarak diyor ki: □ "[Hizb-ut tahrir] hareketiyle hemen hemen ilk kurulduğu yıllardan itibaren. temasım olmuştur.216) Görüşmeyi Rahip Fru'nun istediğini ve neler konuşulduğunu da anılarında anlatmıştır: s.Kemal Nutuk'un 5."278 Yani Mısıroğlu." (Hilafet. s. 4. (Mektubun metni: Nutuk. 1954'ten beri. Eylül 1919 sonunda. Böyle bir şeyin yapılabilmesine imkân vermeyen bi r- de bi an _8 . Sait Molla'nın Rahip Fru'ya yazdığı gizli mektuplarının ele geçirilmesinden sonra. sayfalarında Rahip Fru'dan söz eder ama övmek için değil.)277 Doğrular: 1.. 209 ve 287.216) M. hülasa Doğuda İngilizlerin siyasi emellerini sağlamaya çalışan Rahip Fro (Frew). s. 181. İngiliz Muhipleri Cemiyetini kuran.Kemal ile ilişki kurması □ a K.Kemal Paşa. 1. adalete muhabbetkâr bir zat-ı faziletkâr telakki etmiştim. İngilizlerin M. Pera Palas otelinin müdürü.Kemal. insaniyete hadim.Mısıroğlu şöyle yazıyor: "İngilizlerin İstanbul'da gizli teşkilatını yapan. Fransız fakat İngiliz ajanı Mösyö Marten aracılığıyla birçok defalar (?) gerçekleşen görüşmelerinde.Kemal. övgüymüş ve İstanbul'dayken söylemiş gibi sunuyor.Kemal Paşa. Evet.279 Her İngilizle konuşan. Herkesi İngiliz ajanlığı ile itham ederler (suçlarlar)." (Son cümle için kaynak olarak M. Yadırgayıp kendilerine ısınmamı engelleyen hususlardan biri de budur. son malumat-ı mevsukanın teyit etmekte olduğunu iblağ ile kesp-i şeref eylerim. Rahip Fro'yu 'insaniyete hadim. 377) Kendi yaptığı sanki başka bir şey mi? □ "Başından sonuna kadar İngilizlerin hakiki niyet ve faaliyetleri tespit edilmeden.366. Rahip Fru ile İstanbul'dayken..c. (s. Sait Molla ile birlikte çevirdikleri kanlı dalavereleri. ne M. yoksa bütün melunluklarını belgeleriyle açıklayıp emperyalist metodlar kon usunda gözümüzü mü açmış? Kaldı ki konuştuğu daha başka İngilizler de var. M. M. örnekler göstererek yüzüne vurduktan sonra Rahip Fru'ya diyor ki: "Sizi.. ama M. M.. Bi rçokları ile münakaşalar ettim ve kendilerine asla ısınamadım. Bunda ne kadar aldandığımı. M.93 vd.Kemal'in Rahip Fru'yu aşağılamakiçin söylediği sözleri. İstanbul'dayken Rahip Fru ile adam sanarak görüşmüş! Ne var bunda? İngiliz ajanı olduğu anlaşıldıktan sonra Fru'ya saygı göstermeye devam mı etmiş. suçlamak için! 2. ne Sultan Vahideddin ve ne de Kurtuluş Savaşı'nın yazılmasına imkân yoktur.Kemal Rahip Fru'ya ağır bir uyarı mektubu gönderir. s. 3. tam tersine çevirerek.Kemal'in Nutuk'unu gösteriyor: Hilafet. adalete hizmetkâr bir zat-ı faziletkâr telakki etmiş olduğunu' bizzat ifade etmektedir. Hatta M. 27. cümlenin sonunu da saklıyor.8/2.162.Kemal ile temasa geçmişti. Onlardan pek çok kimseyi tanıdım. M. mektubunda.Kemal'in bu cümleyi ne zaman ve neden söylediğini açıklamıyor. 205.

ellerinde daha başka belgeler ve bilgiler var da açıklamaktan korkuyorlarsa. D. S. yayımlanmış araştırmaları.Kemal ve İngilizlerle ilgili sorunlarda kazandığı yoğunluk ve naziklik akla durgunluk verecek derecededir.Mısıroğlu.Mücahitler. Bundan doğacak hukuki sorumluluğu üstlenmeye hazırım. s.en küçük ölçüde bir imkân mevcut değildir. Gizli anlaşmanın amacı ve M. 'M. açıklanmış belgeleri okuyup inceleseler ya! Ama bu yazarlar. hem de bize. Fakat baştan bunu onlara belli etmediler.95) Oysa olayları aydınlatacak anılar. s. Şöyle ki: Yunanlıları sonuna kadar desteklemek kararında değillerdi.Mısıroğlu. bu üçüzlü muammayı." (Kaynak. tahta geçtiği gün (!) başlamıştır. gerçekleri açıklamak yerine. bir taraftan bütün İslam dünyasının ve bu arada pek doğal olarak petrolü bulunan Arap Yarımadası'nın dayanak ve birlik noktası olan halifelik yıkılırken.Sabri Efendi. o zamanın Hilton'u de bi □ Von Mikusch'un kitabının 224. 'bu anlaşmanın daima gizli kalacağından' da söz eden bir tek kelime bile yok!280 Mısıroğlu yine gözünü kırpmadan uydurmuş! an □ "Dagobert von Mikusch'a bakarsanız. □ "Sultan Vahideddin merhuma. Öyle ki hilafet sorununda en önemli noktayı teşkil eden bu konunun gerektiği şekilde şerh ve izahına -bugün için. Türkiye'deki İslami rejimi. Yunan'a üstün gelecek olan Anadolu'daki askeri başlar da istenen inkılaplar için tartışılmaz bir otorite kazanacaktı. lütfen bana yollasınlar. sayfasında." (K. araştırmalar ve bütün İngiliz belgeleri ortada. kendi icat ettikleri uyduruk bir tarihe inanacak bir kitle yaratmayı tercih ediyorlar.Kemal'in İngilizlerle gizli bir anlaşma yapmakta olduğunu ve bu anlaşmanın daima da gizli kalacağını' kabul etmek gerekir. Hilafet. Haydi! . halifeliği yıkacak bir bunalım yaratmaktı. Yunanlıların İzmir'e çıkarılması □ K. hâlâ layıkıyla anlaşılamamış olan bir oyun oynamışlardır.von Mikusch.224 imiş: Hilafet. dostmuş gibi davranılarak oynanan bu oyu nlar. hem Yunanlılara. ben açıklayayım. daha emin bir tabirle söylemek gerekirse. Masal yazacaklarına. Maksat. Bu planın. 'bir muvazaa' (danışıklı oyun) olarak niteliyor. s.çok yasal engellerin mevcut olduğu da malumdur.Mısıroğlu: "İngilizler. 164) _8  Daha ne yazacaklar acaba? Bununla birlikte.Kemal'in tavsiyesi üzerine. Böylece." (K. M.277) 8/3. Venizelos'a İzmir'e çıkarma yapmak izni vermekle. Bu sağlandıktan sonra Yunanistan'a yardımı kesecek ve onların Anadolu içlerinde kendi başlarına devam ettirmeye güçleri yetmeyeceği muhakkak olan askeri harekâtlarını sonuçsuz bırakacaklardı. Bunun M. 'gizli bir anlaşma'dan da. s.

yalan olduğu üzerinden akan bu senaryoyu pekiştirmek için bakınız. beğenmiyor olabilirler. iz'ana." (Hilafet. yüzlerce anıya. kendi varlığına ve niteliğine yönelmiş böylesi bir yalan sağnağı karşısında. neden bu kadar vurdumduymaz davranır? de demek olan Pera Palas oteli salonlarında başlayıp Londra ve Ankara'ya kadar uzayan pazarlıkları ve bunun dakik teferruatının (ince ayrıntılarının). mantığa.212. öte yandan da halkın gözünde küçük düşürmek amacıyla Vahidettin'i ve İstanbul hükümetlerini. sağduyuya. Açıkça yazıyorlar da.."281 Meğerse Yunanlıların İzmir'e çıkmasını M.Kemal telkin ve ilham etmiş! İki yandan toplam üç yüz bin insan ölmüş ve yaralanmış ve bu bir danışıklı dövüşmüş!282 bi an _8 . Türk-Yunan muharebesinin sadece bir muvazaadan (danışıklı dövüşten) ibaret bulunduğu. Milli Eğitim Bakanlığı. Türkiye'ye gelince yakın dostlarına anlatmaktadırlar. M. belgeli başarılarını inkâr ediyor.Kemal'i. muhtelif Avrupa memleketlerinde yayımlanmış kitaplarda.Mesela. Bütünüyle akla ziyan. sebeplerine. dipnot 227) Aşağıda okuyacaksınız. Türk Tarih Kurumu. ayıp ediyor. Yunan askerinin İzmir'e çıkarılışının İngilizlere. kanıtlanmış hizmetlerini. Yunan ve İngiliz tarihlerine aykırı bir ayıp masal! M. ayrıntılarıyla görüp okumakta. Kısacası. radikal bir reformcu olduğu için sevmiyor.Kemal tarafından telkin ve ilham edildiği. bunun da İngiliz petrol politikasına bağlı bulunduğu hususlarını. yalana dolana başvuruyor. belgeli ve delilli olarak. bir yandan Kuva -yı Milliyecilere el altından yardım edecek. Buyrun size bir hafta sonu bilmecesi: Bir devlet. tarihi ters yüz etmeye yelteniyor. bugünkü çarpık mevzuatımız karşısında genişçe açıklanması imkânsızdır.  Buna karşılık. bu görevlilerin yerine. olayların öncesi ve sonrasına. ne için ve ne gün için saklıyorlar acaba? Bu yalanlara.Bu akıl dışı yalanın sadece bu iki kitapta kalmadığını da göreceğiz. s. dikkatli okuyucular. yetkilerini ve devletin önlerine serdiği imkânları. gerçeğe zulmediyorlar! □ Dr. Üniversiteler. bütün bunların da Türkiye'yi mutlak surette İslam dünyasından koparmak ve İslam dünyasının liderliğinden uzaklaştırmak amacıyla planlandığı. Atatürk Kültür-Dil ve Tarih Yüksek Kurulu.cildine önsöz yazan Dursun Satılmışoğlu. Trilyonlarca liraya mal olan ne görkemli bir suskunluk! Bilgilerini. İngilizler bu plan (!) gereğince.Kemal'in su katıksız bir İngiliz casusu olduğu. reddedemedikleri zaferlerini bile. Türk. gittikçe yayılıp genişleyen bu tür iddiaları yalanlamak ve doğruyu açıklamak için kıllarını bile kıpırdatmıyorlar. gerçeğe saygılı bazı aydınlar ve köşe yazarları tepki gösteriyor. Atatürk Araştırma Merkezi. Yakışıksız senaryolar uyduruyor. neler uydurmuş: ".. binlerce araştırmaya. hiç olmazsa küçültmek için çırpınıp duruyorlar. Ama bununla yetinmiyorlar ki. M. günaha giriyor.Rıza Nur'un anılarının 3. Milli Mücadele'ye karşı koymaya zorlayacaklarmış. milyonlarca belgeye.

Lloyd George -Venizelos işbirliğinin temeli. Yunanlıların İzmir'e çıkmalarının gerçek öyküsü 1. 1913'te Venizelos şöyle der: "Artık gözlerimizi Doğuya (Anadolu'ya) çevirme zamanı geldi. 1917'de tahtını oğluna bırakmak zorunda kalacaktır. Pera Palas'ta olan birtakım pazarlıkların eseridir ki bunun izah edileceği yer burası değildir. savaşa katılması koşuluyla.Dilipak da sessiz ve derinden giderek..5 Mayıs arasında yapılmış olması gerekiyor.İstanbul'un o zamanki Hilton'u demek olan Pera Palas oteli salonlarında başlayıp Londra ve Ankara'ya kadar uzayan pazarlıklar. ileri sürülen bu pazarlıkların 30 Nisan. şöyle yazıyor: "(M.Kemal 30 Nisanda atandığına ve Dörtler Konseyi'nin İzmir'in Yunanlılara verilmesi hakkındaki kararının tarihi ise 6 Mayıs 1919 olduğuna göre.Kemal'in] Pera Palas mülakatlarını (buluşmalarını) da buna eklemek gerek.. 8/4.290 5. 23 Ocak 1915'te. s. Yunanlıların İzmir'e çıkartılmasına ne zaman ve nasıl karar verildiğini de şöyle anlatıyor: "Yunan'ın İzmir'e çıkartılması ve bundan dolayı bir Milli Mücadele ihtiyacının doğması. Ama Kral Konstantin'le savaşa girme konusunda anlaşamazlar. 16 Aralık 1912'de atılır. hilafeti kaldırmak için buldukları bu gizli çözüm birdenbire devreye giriyor ve Barış Konferansı da hemen kabul ediveriyor! Bu iddiada bulunanlar. 227 sayılı dipnot)283 □ A.288 4. İzmir hakkında bir isteği ve girişimi." (S. Çarlığın kabul etti- de bi an _8 . görevliden oluşan Barış Konferansında bu konu o güne kadar hiç görüşülüp tartışılmamış fakat M." (Hilafet. Çünkü uzun bir geçmişi olan dallı budaklı bir konu bu. danışmandan. saflarına çektikleri İtalya'yı ödüllendirmek için bir anlaşmayla İzmir ve çevresinin.286 2. s.Bu vurdumduymazlık sürüp giderse bir gün ne olur? □ K. M."287 3. s. işgal kuvvetleri karargâhı görünümündeki bu mekânda. Rusya'nın oluru koşuluyla. Venizelos-Konstantin anlaşmazlığı giderek gelişecek ve Konstantin.49) ". ya da sağlıklarında çok ciddi bir arıza var.289 Grey'in önerisi suya düşer. Kasımdan beri Ege'de açık ya da kapalı biçimde Yunan-İtalyan yarışması yaşanmıyor.291 Kasım 1917'de Rusya'da kurulan yeni rejim." (CG Yol. ya Bermuda çukuru kadar derin bir bilgisizlik içinde yüzüyorlar...285 galip devletlerin böyle bir niyeti yok. İngiltere ve Fransa. "bütün Yunanlıları ve eski Yunan toprakl arını bir bayrak altında toplama gibi bir ülküsü (megali idea).Kemal tüm ilişkilerini dahiyane bir ustalıkla sürdürüyordu. M. İngiliz Başbakanı Edward Gray. Şimdi bu konunun kısa öyküsünü görelim. İngiliz askeri heyetinin kaldığı. Yani bu tarihe kadar Yunanlıların.Kemal ve pazarlığı yürüten İng iliz ajanının. 131) 284 M.212. yüzlerce delegeden.Mısıroğlu. uzmandan.Kemal'e bu vazife (Ordu Müfettişliği) verildikten sonra.Mücahitler. İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilebileceğini bildirir. İtalya'ya verilmesi ni kabul ederler.

. İzmir için Yunan ve İtalyan çekişmesi ve yarışması başlar. de bi an _8 . anılarında. Lloyd George'a gönderdiği bir muhtıra ile Yunanistan'ın Batı Anadolu'ya talip olduğunu resmen bildirir. Yunanistan. (Jeschke. 30 Aralık 1918 günlü uzun bir muhtıra ile pekiştirecektir.Smith. Belgeleri. anlaşmanın kendi açısından geçerli olduğunda direnecektir. 14 Ekim 1918'de. (Jeschke. s. s. Başbakan Venizelos'un.Komiserlik Siyasi Yardımcısı Yarbay İan Heathcote-Smith! (1. Yunan birliklerinin de bu operasyona katılmasını' önerir. s. Anadolu Üzerindeki Göz. bir oldu bitti halinde.61) (10) Amiral de Robeck. İzmir'e Yunanlıların çıkarılmasına karşı olan İstanbul'daki öteki iki İngiliz yetkilisini de açıklıyor: Y. İngiliz-Yunan Dostluk Örgütü'nün propagandalarına fazla kulak verilmemesini öğütler.. Londra'ya gelen Başbakan Venizelos.63) 2 Kasım 1918'de. Anadolu'ya çıkacağız ve öyle ümit ediyorum ki içinde Rumların yaşadığı bütün illere girmemize göz yumulacaktır. Bu hareket ilgili taraflardan hiçbirisinin mutluluğuna hizmet etmeyecektir.90)299 Kesin kararı Yüksek Konsey verecektir. 3 Nisan günlü raporunda özetle şöyle der: "Yunan Krallığı'nın. Lord Curzon'a. s. 28 Mart günü Antalya'yı işgal eder. 25 Mart günü kendisine şunları söylediğini yazıyor: "Sana..L. TKS Kronolojisi I.Pallis." (M. Barış Konferansı. Barış Konferansı'nın 'Onlar Şûrası' önünde sözlü olarak da açıklar.293 Bu isteğini. (14) İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe. s.Kitsikis. İng. çoğunlukla kabul eder. 30 Mart günü. s. Anlaşmanın hükü msüzlüğü İngiltere tarafından İtalya'ya bildirilir. (Jeschke. Bütün Trakya'yı alacağız ve büyük devletlerle birlikte İstanbul'un da ortak hakimi olacağız. 3-4 Şubat 1919'da.294 (7) Ege'de ve Barış Konferansı kulislerinde. (Jeschke.296 Venizelos. Ege Denizi'nin doğu kıyılarına kadar yayılmasına izin verilmeyeceğini ümit etmek isterim.86)297 9. Savaşın sona ereceği belli olur olmaz. 63) (13) Komisyon. Yunan toprak isteklerinin bir komisyonca incelenmesine karar verir. s. en iyimser olanımızın bile hayalinden geçmeyecek ölçüde büyük ve güçlü bir devlet haline gelecek.23.Sonyel.292 6.C. şimdilik kimseye açmaman ricasıyla bazı şeyler söyleyeceğim.295 (8) Venizelos isteklerini." (Aktaran D. İtalya. 'Bazı Türk topraklarının işgali gerekiyorsa.24)298 (12) İtalyanlar."300 S. İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilmesinin Yüksek Konsey'e önerilmesini. Belgeleri. Konya ve Muğla'ya doğru yayılmaya başlarlar. İng.R. Yunan Propagandası.Belgeleri. s. İng.61. iç bölgeleriyle birlikte bize verileceğine hemen hemen kesin gözüyle bakabiliyorum.57) Dışişlerinden Vansittart da karşıdır. 25. (Jeschke. (Jeschke. İngiltere Dışişleri Bakanına bir mektup göndererek.A. On iki Adalar ve Kıbrıs için henüz sonuçtan emin değilim. Yunanlıların Anadolu Macerası.Komiser Yardımcısı Amiral Webb ve Y. 9 Mart'ta.48) ' (11) Yunanlı gazeteci ve işadamı Teodor Petrakopulos.ği bütün anlaşma ve yükümlülükleri tanımadığını ilan eder. Belgeleri. 5 Şubat'ta. vekili Repoulis'e şöyle yazacaktır: "İzmir ve Ayvalık'ın. A. İng. s.

s. Churchill'in de karara kesinlikle karşı olduğunu vurgulamaktadır. Belgeleri. Anadolu Üzerindeki Göz.L." (A. Yakın Doğu'da büyük olasılıklara sahiptir ve bu olasılıklardan yararlanabilmek için askerlik yönünden olabildiğince güçlenmeniz gerekir. bu kararın yeni bir savaşı başlatmak anlamına geldiğini söyleyerek. s. (M."303 Başkan Wilson konuyu şöyle noktalayacaktır: "Niçin onlara şimdiden asker çıkarmalarını söylemiyorsunuz? Buna bir itirazınız var mı?" L. Anadolu'nun Üzerindeki Göz. Türkiye'nin Paylaşılması.C. Barış Konferansı'nı terk eder.89.Kitsikis.George 9 Mayıs akşamı Venizelos'la yemek yer ve özetle şunları söyler: "Yunanistan. s.Smith.Pallis. Yunanlıların Anadolu Macerası. Yunan ordusunun İzmir'e çıkmasını kararlaştırır.Smith. doğrusu dehşet verici bir şeydi. 1.L. Biz Yunanlıların İzmir'e asker çıkarmalarını kabul etmeliyiz. (Jeschke.Evans. 4 Nisan'da yolladığı mektupta. s.62) (16) O tarihte Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Lord Curzon. şiddetle protesto edecektir. Orlando dönmeden bir gün önce. "Kışkırtıcı Yunan isteklerine karşı teslimiyet gösterilmemeli!" diyecektir." Clemenseau: "Benim de itirazım yok!" Böylece. A.George'un danışmanı Harold Nicolson da şöyle diyor: "Bu cahil ve sorumsuz adamların. 6 Mayıs günü. s. (M.301 Curzon özetle diyor ki: "Görüştüğüm bütün yetkililer ile danıştığım bütün kaynaklar arasında.92. L.163)305 L." (M.68)306 de bi an _8 .Evans.93.George ve Fransız Başbabakanı Clemenceau.Kitsikis.George şöyleder: "İtalya'nın bizi Asya'da bir oldu bittiyle karşılaştırmasına izin vermeyeceğimiz konusu nda bir kez daha diretiyorum. İng. Yunan Propagandası.Pallis.58) (17) İtalyan Başbakanı Orlando. Türkiye'nin Paylaşılması. Anadolu Üzerindeki Göz. (L.Walder. s. Lloyd George'a.L.83) (15) İngiltere Genelkurmay Başkanı Mareşal Wilson da. Başkan Wilson'un Fiume sorunundaki tutumu yüzünden. Yüksek Konsey. Pallis diyor ki: "L." (Aktaran D."(S.. s. (D. Wilson'u Yunanlılara daha çok yaklaştıracaktır. Bu arada J. 90.162) (20) ABD Başkanı Wilson. Çanakkale Olayı. İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesine şiddetle karşı çıkar.Sonyel.İng. Belgeleri. İtalya'nın tutumunu daha geniş bir şekilde ele alırlar. bütün kabine üyelerine dağıttığı 18 Nisan günlü muhtırasıyla.302 (18) İtalya'nın Fiume'ye ve İzmir'e savaş gemileri yolladığını. 24 Nisan'da. Yunanistan'ı Ege Denizi ve Marmara'ya hakim.93) Venizeloscu A. Günlüğüne de şu notu düşer: "Bütün bunlar delilik!" (M. Barış Konferansının taraftar olduğu söylenen bu siyasanın bir felakete değilse bile geniş ölçüde kargaşalıklara yol açacağına dair kesin bir fikir birliği vardır.A. s.89) D.George'un. Ortadoğu'yu bir pastayı böler gibi parça parça etmeleri.A.Smith.George: "Hiçbir itirazım yok.43) (21) L. s. kuvvetli ve varlıklı bir devlet olarak görmek hususunda samimi bir arzu duyduğu gerçekti. Yunanlıların Anadolu Macerası.A. s.91)304 Mareşal Wilson. s.R. s.Smith. s. İtalyan yayılmacılığı görüşülür. İngiltere Başbakanı L. Dış Politika.90) (19) 5 Mayıs günü Yüksek Konsey'de. 2 Mayıs günü haber alan Başkan Wilson dehşetli sinirlenir: "İtalya'nın tutumu kuşkusuz saldırgan bir tutumdur ve barışı tehdit etmektedir!" İtalyanların tavrı.L.

basamak basamak gelişmiş.Ryap ve Bennett'in anılarında da bir ipucu yok. milletvekilleri. A. hükümet üyeleri. 3. bu senaryoyla bağlantılı ya da böyle bir senaryonun varlığını düşündürebilecek bir ifadecik bulunmuyor. Tersine.308 (27) Silah taciri Basil Zaharof. 13 Mayıs günü yola çıkarlar. memurlar." (D. bu binlerce sıradan ya da gizli belgede. 12 Mayıs'ta Marmaris'i. İngiltere. acizane çalışmalarımın eseri olduğunu sanıyorum.Sabri Efendi. Bu haberlerin. Yunan Propagandası. sadece gülünç bir iddiadır.307 (26) 15 Mayıs 1919'da İzmir'e Yunan çıkarması başlar. Londraİstanbul.(22) İtalyanlar. kökü yıllar öncesine giden. 13Mayısta Kuşadası'nı işgal ederler. bu konuyla ilgili belgeler gizlendi diyelim ama yayımlanmış binlerce belge var ve hiçbirinde. düşüncelerini bütün çıplaklığı ile not etmiş olan Mareşal Wilson'un günlüğünde de. (25) 14 Mayıs'ta.30) (23) 13 Mayıs günü Dörtler Toplantısı'nda Başkan Wilson şöyle diyecektir: "Yunanistan İzmir'in (kentin) bütününü alacaktır. bir yerden sızıp açığa çıkması gerekirdi. Zaten birçok insanla bağlantılı olan bu çaptaki ve çok uzun süreli bir operasyonun. Şimdiye kadar çoktan. ABD Başkanı ile İngiliz ve Fransız Başbakanlarının. 1.Satılmışoğlu ve K. İlin geri kalan kısmınıda." (D. bu konuyla ilgili küçücük bir işaret dahi yer almıyor.309 Bununla da bitmiyor. s.Kitsikis. söz konusu senaryonun tam karşıtı olan kararlar. . 11 Mayıs'ta Bodrum'u. Birleşmiş Milletler adına Yunanistan'ın yönetimine bırakmayı teklif ediyorum. bu beklenilmez durumdan kuşkuya düşüp sebebini araştırmaz ya da hiç olmazsa bu kuşkuyu belirtmezler miydi? de bi an _8 . Nerde onlar? Haydi. TKS Kronolojisi I. hakkında yüzlerce kitap yazılmış. D.Mısıroğlu'nun iddiası doğru.Kitsikis. kesin karar için M. kendisine bu haberi ileten Yunanistan'ın Londra Elçisi Kaklamanos'a şöyle yazar: "Verdiğiniz güzel haberler için teşekkür ederim. sonuna kadar gizli kalması da imkânsızdır. Öyle 30 Nisan -5 Mayıs arasına sığdırılabilecek basit bir sorun ve ayaküstü bir karar değil.Kemal'den gelecek cevabı beklediklerini ileri sürmek. Ankara yönetimine el altından yardım ediyor olsaydı. (Jeschke. Londra-Paris arasında pek çok yazışma yapılmış olması gerekirdi. s. Anılarında nice devlet sırrını açıklamış olan Churchill'in yazdıklarında da. İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesini 30 Mart'ta uygun görmüştü.34) (24) Yunan çıkarma gemileri. Komisyon. son yüzyılın en önemli ve acı olaylarından biri. Harington. Müttefik askerleri tarafından işgal edilir. askerler. İzmir istihkâmları. Diyelim ki M.200) Bu olayın çok kısa ve belgeli öyküsü de böyle. s. 2. Görülüyor ki Yunanlıların İzmir'e çıkması. Ama böyle çok yanlı bir senaryonun planlanması ve aşama aşama uygulananabilmesi için bu işi en azından yüzlerce kişinin bilmesi. Bir de Türk cephesi var. Yunan Propagandası. Barış Konferansı'nın içyüzünü hiç çekinmeden anlatan Nicolson'un kitabında da. görüşler ve öneriler yer alıyor.

311 Ama bu iddiada bulunanların unuttukları bir olay var: Güney Anadolu'da. birkaç belgeyi ya da olayı değerlendirerek yorumlamaya kalkışanların yanlış. 'kanaat'.313 8/6. 'bir iddia' hatta 'dedikodu' yeterli. olayların başka türlü gelişeceğini. eğer Batı Anadolu'yu Yunanlılar yerine bir büyük devlet işgal etseydi. 248. A.90-105. 1. 4.35. Dr. Ankara ile İngilizler arasındaki ilişkiler topluca incelenirken.. A. 250.Kemal Paşanın sonradan gerçekleştirdiği inkılapların cümlesinin mevcut olduğu iddia edilmiştir. M. s. R. 3. s.Kemal Paşa için tam hareket edeceği gün 'İngilizler de 8/5. meğerse şuymuş: "M.Kemal neden kolayca uzlaşmışlar? bi K. Bu gelişmemiş çocuk masalını savunan öteki tarih yazıcılarından bazıları: V.C. İttihat ve Terakki Cemiyetinin bilinen programına rağmen bir de gizli programı (?) vardı ki bunda." (Hilafet. 293 vd. Yoksa bunlar da İngiliz ajanı mıydı? Ya Yunanlı ya da Müslüman araştırmacılar? Yakın tarihi didik didik eden yüzlerce araştırmacıdan hiç değilse biri..Kemal ile bozmuş birinin anılarında bile böyle bir kuşkunun gölgesine rastlanmıyor. hatta gülünç sonuçlara varması.211. Yaz gitsin! Biri inansa. 118. 3.Mısıroğlu'na göre iki muamma □ "Günlerdir oyalanan M.140 vd. Kurtuluş Savaşı bir bütündür..310 Yunan işgalinin. çok ayrıntılı bir olayı. Fransızlara karşı verilen silahlı mücadele! Kurtuluş Savaşı gibi çok aşamalı. s. • Bazı yazarlar. Hilafetin ilgası (kaldırılması) keyfiyetinin ise İttihatçılarca çok önceden düşünülüp planlandığı fakat buna fiilen imkân bulunamadığı yaygın bir kanaattir.Rıza Nur gibi kafayı M.C.121)312 Alternatif tarih yazıcıları için düşünceleri doğrultusundaki 'bir söylenti'. Son Bozgun. an _8 .Cebesoy'u bir yana bırakıyorum. 53-55.F. neden bu oyunu bugüne kadar ortaya çıkaramadı acaba? Ve neden hiçbir tarihçi.C. 61.Dilipak. 244. s. halkın çabuk uyanmasına sebep olduğu doğrudur.163. GRYT Ansiklopedisi. K. 279 vd. çok yönlü.Karabekir'i.Mısıroğlu'na göre bunun sebebi. İngilizler ile M. hatta Milli Mücadele'nin başlamay acağını iddia ya da ima ediyorlar.Kemal Paşanın koyu bir İttihatçı olduğu ve kamil yaşına kadar da bu siyasi fırkanın içinde ve onların fikirleriyle yoğrulduğu muhakkaktır.□ K. yalnız bir açıdan inceleyerek. 188. bu daha da iyi anlaşılacak. kaçınılmaz bir durumdur. kârdır. Milli Mücadele'yi genişletip hızlandırdığı. CG Yol. Kanıta manıta gerek yok. 109-112. yalnız birkaç Vahidettinci tarafından ileri sürülen bu iddiayı ciddiye almıyor? Pek kaba ve maksatlı bir yalan da ondan. Lozan. yalnız bir ucundan tutularak açıklanamaz.. çok cepheli.Orbay'ı. s..Vakkasoğlu.

dördüncü bölümde topluca göreceğiz.. mütarekenin başlangıcında Batum'da.314 2. Samsun'da ve Merzifon'da bulunan birkaç yüz askere güvenip de mi tutuklayacaklardı? O sırada Samsun'da 15. İngilizlerin bu fırsatı kullanamamış olmasına üzüldüğü anlaşılıyor.Mücahitler. 8/7. ne zaman nasip olacak?" (S. s. M. bir de güçlü oldukları ve hükümetten destek gördükleri İstanbul'da gösterebilmişlerdir.Mısıroğlu'nun. Amasya'da 5. yalnız M. binlerce olay ara- de bi an _8 .82) Mısıroğlu durumu yine çuvala sığdıramadığı ve senaryosuna uyduramadığı için çaresizlik içinde.. daha sonra da devam etmiştir ki bunun pek çok örneğinden bir ikisini gösterelim. Tuhafı şu ki haydi M. milli gaye aleyhinde göstererek halkın gözünden düşürmek maksadını gütmüşlerdir. Amma Samsun ve Merzifon havalisinde İngiliz askerleri yok muydu? Neden onu tutuklayıp İstanbul'a göndermediler de.tarafından yakalanıp tutuklanacağı' söylentisi çıktı.Alay.Kemal'i geri çağırmalarından ve İstanbul hükümetinden Kuva-yı Milliye'yi suçlamasını istemelerinden mi ibaret? Olmadığını elbette kendi de biliyordur ama senaryosuna ters düştüğü için hepsini yok sayıyor. yine 'muamma' deyip geçiyor. Eskişehir'deki Kuva-yı Milliye Komutanı Atıf Bey dışında. 163) 'Pek çok örnek' diyor ama bula bula ancak aktaracağım örnekleri bulabilmiş. 'sobe' deyip kaçıyor. Merzifon'da 10. iki tarafı karşı karşıya getirmek ve İstanbul hükümeti ile Halifeyi. Bu tarz hareketle İngilizler.Türk Tümeninin karargahı ile 45. İngilizlerin milliyetçilere çıkardıkları zorluk. İngilizler. geri çağırması için Bab-ı Ali'ye baskı yapmaya koyuldular? Doğrusu bu bir muammadır. subayı hatta hangi eri tutuklayıp da İstanbul'a getirebildiler ki? Bu cesareti.Kemal -İngiliz ilişkisini kanıtlamak için ileri sürülen örnekler ve doğruları Mısıroğlu diyor ki: "İngilizlerin Kuva-yı Milliye'ye karşı bu ilgileri." (Hil afet.Kemal'i. meri (yürürlükteki) kanunlar önünde açıklanması imkansız bir muammadır. s. hayli eğleneceksiniz.Alay bulunuyordu. güya ona engel olmak yoluna gitmeleri ve bu maksatla İstanbul hükümetlerince Kuva-yı Milliye'nin takbihini (suçlanmasını) istemeleri.Kemal'in hemen geri çağrılmasını nasıl açıklayabilir? Çaresizlik içinde. M.315 Komutanını üç buçuk düşmana teslim etmiş birlik var mı tarihte? Kaldı ki İngilizler." (Hilafet.Kemal'in Anadolu'ya gidişi kendi bilgileri ve izinleri dışında olmuş gibi. Şimdi Mısıroğlu'nun.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu ileri süren bir yazar. İngilizlerin çıkardıkları kanlı ve kansız zorlukların ve sorunların başlıcalarını. Anadolu'da bulunan hangi komutanı.Alay.Alay. Havza'da 56. K. Bakalım buna benzer kördüğümleri çözmek. Örnekleri görünce. □ "İngilizler.Kemal el çabukluğuna getirip tutuklanmadan gemiye bindi diyelim. sanki M. s.Kafkas Tümeni karargahı ve 9. M. 160) 1. M.

. ıkına sıkına sinekten yağ çıkarmaya çalışıyor. derhal verilmesi doğal olan hüküm. Bu hüküm bir zan (sanı) gücünde olsa bile. kaynak: Nutuk) Nutuk'ta bu konu. kaynak: yine Nutuk) Hamit Bey Mülkiye'den 1902'de mezun olmuş eski bir idarecidir. Hamit Bey İstanbul hükümetince atanmış ve İstanbul hükümetini temsil eden bir yönetici. Deli Hamit diye ünlü.Kemal Paşa.C. az-çok güvenli bir ortam sağlamış olan Hamit Beyin yerinde kalmasını istemesinin. 'İstanbul hükümetince görevinden alınmış olduğunu duyduğunu' bildirir.41. Samsun'daki İngiliz subayına bildirmiştir. s. 38. O tarihte daha Erzurum Kongresi bile toplanmamış.C. D. 163. 'İstanbul'dan bir İngiliz gemi-siyle Albay [Çolak] Salahattin Beyin 3.36. yerinde bırakılması için İstanbul hükümetine başvurmuşlardır. 1 sayılı dipnotun 4." (Hilafet. Milli Kurtuluş Tarihi.43)318 □ "M. s. 'İngilizlerin ahval-i dahiliyeye (iç de bi an _8 . geçimsiz.Kolordu Komutanlığı görevini devralmak üzere geldiğini. ilgili belgeler: B.C.1210.Şimşir.Kemal bu durumu şöyle yorumluyor: "İtiraf etmeliyim ki bu tarz ve tavırdan memnun olmadım. Pontus olayları dolayısıyla gerginliğin arttığı şehirde. hiç olmazsa bizim de görüşümüzü almalıydı.Kolordu Komutanı Refet Bele'den gelen 13.317 Albay Selahattin'in Albay Refet Beyin yerine gönderilmesinin sebebi de şu: Albay Refet Bey. maddesi. İngilizlerin Kuva-yı Milliye'ye destek verdiğini değil.42. Refet Bey komutayı ona vermede acele etmemeli." (Hilafet. 1. M.Kemal'in İngilizlerle ilişkili gibi görünen herkesten kuşkulandığını gö sterir.sından bulup da kanıt diye ileri sürdüğü bütün örnekleri aktarıyorum: □ "Albay Salahattin Beyi (Köseoğlu)316 Anadolu'ya bir İngiliz gemisi götürmüştür. bu kimsenin İngiliz görüşüne hizmet edeceği için kendisine güven duyulduğudur. Salahattin Bey onu değiştirmek için hem de bir İngiliz gemisi ile geldiğine göre. ateşle karşı koyacağını. s. Refet Bele de.C. İstanbul-Anadolu ayrılığı söz konusu bile değil.163. 1. bu adı Sally Flood diye veriyor) Ali Fuat Paşanın yanına bir kurmay binbaşı ile Eskişehir İngiliz kontrol subaylarından oluşan bir heyet gönderdi.Tansel. (Nutuk. s. Refet Beyin benimle olan işbirliği İstanbulca biliniyor. 1. 3. M.320 Ama Samsun'da asayişin düzelmesine yardımı olur..37) Bu olay ve M.Kemal'i ve milli hareketi desteklemekle ne ilgisi var? □ "25 Eylül 1919 tarihinde yani daha Kuva-yı Milliye'nin herhangi bir varlığı görülmeden önce.Kemal'in önerisiyle tayin edilmiştir.. s. oldukça tutarsız biridir. Bu kimsenin daha sonra Dahiliye Nazırı ile arası bozulduğu için görevden alınmasına karar verildiği halde İngilizler. Harbiye Nezaretinin kendisine de aynı gemi ile İstanbul'a dönmesini emrettiğini' bildirir.7. 3. Mondros'tan Mudanya'ya. s. Samsun Müfettişliğine (doğrusu: Mutasarrıflığına) Ha-mit Bey adında birini tayin ettirmişti.C. Bu heyet.Avcıoğlu. İngiliz Belgelerinde. General Salliklad (Jeschke. Refet Bele. Samsun'daki İngiliz subayının..1919 günlü bir telgraf dolayısıyla yer almıştır.N. Merzifon'a İngiliz askeri yollanırsa. 14 Temmuz 1919'da M. 2.Kemal'in yorumu. M." (Nutuk. Samsun Mutasarrıflığına319 Refet Bele'nin tavsiyesi ve M.Kemal'e.39-43) Mısıroğlu.145. (S. Samsun'daki İngilizlerin de Hamit Beyin yerinde kalması için İstanbul'a başvurdukl arını yazar.

2.) Kongresi. 11/12 Eylül günü İstanbul'la haberleşmenin ve ilişkinin kesilmesine karar vermiş ve karar bütün illere duyurulmuştur. 1919 Sivas Kongresi. 'Tam bir Türk seferberliği (!) karşısında bulunduğunu' bildirecektir. 19 Eylül 1919. Tabii. ve 2. Bu karara uymayan bir iki yerin yöneticisi de bi an _8 . Kars Büyük Kongresi. ilk tepkiler bireysel ve yereldir. bu kadar çabuk silkinip ayağa kalkmış olan milleti ile gurur duyar ve İngilizlerin neden böyle davrandıklarını kavramaya çalışır. birkaç varlık örneği hatırlatayım. çok gerekmedikçe. Yani halk çoktan uyanmış. 3. örgütlenmiş ve silahlı direnişe geçmiştir. genişleyip yaygınlaşabilecek. Bu tepkilere yol açan olaylardan bazılarını ve İstanbul'un vurdumduymaz ve olumsuz tutumunu görmüştük. 3 Kasım 1918. 26 Temmuz 1919. Ayrıca. genel bir anlam kazanacaklardır. 1 ve 5 Haziran 1919. 17 Mart 1919. 23 Temmuz.323 General Sally Flood'un A. 16 Eylül 1919. Balıkesir (1. 1. O kadar ki Yunan Komutanı. 4 Eylül.) Kongresi.321 Güneyde. 13 Şubat 1919. daha Haziran 1919'da Venizelos'a telgraf çekerek. Balıkesir (2." (Hilafet. Özel sebepler de şunlar: a.Fuat Paşaya birkaç subay yollayarak çatışmayı engellemek istemesinin genel sebebi. Zamanla gelişip birleşerek. kaynak: Nutuk) Mısıroğlu'nun Kurtuluş Savaşı'nı hiç bilmediği. yeni bir savaşa yol açacak her türlü çatışmadan uzak durmaya çalışacaklardır. açıklama yapmadan önce. Nazilli (1.) Kongresi. Bu gelişmelerden sonra İngilizler. İstanbul hükümetinin engelleme girişimleri üzerine Sivas Kongresi. 6 Ağustos 1919. 28 Haziran 1919. 25 Eylüle kadar bütün Ege ve Kocaeli'nde. 17 Haziran 1919.164. Trabzon Muhafaza-yı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin İl Kongresi.olaylara) ve Kuva-yı Milliye'ye katiyen (kesinlikle) müdahele etmeyeceklerine (karışmayacaklarına)' dair söz verdi. belki o büyük yıkımın altından. Fransız ve Ermeni birlikleri ile Rum ve Ermeni çeteleri ile çarpışmaya çoktan başlamışlardır. Alaşehir Kongresi. s. '25 Eylül 1919'da Kuva-yı Milliye'nin herhangi bir varlığı görülmediğini' ileri süren yazara.) Kongresi. Yunan.322 Kuzeydoğuda Karadeniz şeridi boyunca ve Doğuda da bütün sınır ve sınır ötesi Türk kesimlerinde çete/kuva-yı milliye/milis birlikleri kurulmuş. işte bu gelişmelerdir. Balıkesir (3. İzmir Müdafaa-yı Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti'nin İzmir Kongresi. Örgütlenmeler: 7 Kasım 1918. Muğla Kongreleri. 16 Ağustos 1919. bir daha ve pek görkemli bir biçimde açığa çıkıyor.) Kongresi. 1. Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi'nin kuruluşu. Nazilli (2. Vilayat-Şarkiyye Müdafaa-yı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin Erzurum İl Kongresi. Erzurum Kongresi.

F. c. d.H. (A. (Gökbilgin.Cebesoy. Telgraf hatları kesilir.C. Osm.. İstanbul'un işgali üzerine onlar da tutuklanırlar.329 Merzifon'un boşaltılmasında Reşitbeyzade Sırrı Beyin teşkil ettiği mahalli kuvvetin büyük hizmeti olmuş. oradan da İstanbul'a çektiler. İstanbul Hükümetleri. Kuva-yı Milliyece 'pek memnun oluruz' cevabı verildi. dipnot 47)] bi an _8 . Kuva-yı Milliyeciler demiryolu köprüsünü attığından. 2.461. s. 25 Eylülde.Kolordu Komutanlığına emekli Kiraz Hamdi Paşayı atar. Amaç. özellikle Eskişehir'de bulunan birliği takviye ederler. orada kalır ve Mutasarrıf Hilmi Beyle birlikte. Anadolu'da harekât-ı milliyenin gelişmesinden dolayı.Şimşir.164." (Hilafet.. Mısıroğlu olayın yalnız ilk evresini anlatıp ortamı ve sebepleri açıklamıyor. Ankara'ya gidemez. ağırlıklarıyla birlikte önce Samsun'a. İngilizler.Ali Fuat Paşa da.M.61) Bunun üzerine Kuva-yı Milliye.352. Doğu Anadolu ile Batı Anadolu'yu birbirinden ayırmak ve milliyetçilerin birleşmesini önlemek amacıyla İzmit-Eskişehir-Konya demiryolunu bütünüyle denetimleri altına alır. K. gelişimi aktarmıyor. Eskişehir'deki millicileri yıldırmak için İngilizlere dayanarak sıkıyönetim ilan edecek.316 vd.Başlarken. İngilizlerin tehlikede kalmış olmalarıdır. Dr. İzmit'e çekeceklerdir. Eskişehir'de de yönetimi ele alır. Eskişehir'i de boşaltarak. b. çoğunlukla milis birliklerinden kurulu bir kuvvet ile Eskişehir'i kuşatır. (29 kişi.324 Eskişehir'deki Kuva-yı Milliye Komutanı Yarbay Atıf Beyi de 7 Eylülde tutuklayıp İstanbul'a gönderirler.325 Bu arada Mutasarrıf Hilmi. General Sally Flood.579. İstanbul hükümeti de.326 1/2 Ekim gecesi Eskişehir halkı. üstelik aynı gün (21 Eylül) İngilizler ile milliciler arasında.Hatıraları. s. s. İstiklal Harbimiz.328 İngilizler bir süre sonra. s. Kuva-yı Milliye'yi bastırmak için yeni bir kuvvet oluşturmaya kalkışır. 2 Ekimde Damat Ferit istifa edecektir. Dış Politika 1.327 Olay bu. İngilizler Kütahya'yı bırakmak zorunda kalırlar. İ.C. Ali Fuat Paşayı bir mektup ile tehdit eder. s..Eskişehir'den ayrılmaya zorlamaktır. T. Ankara'daki 20.Danişment. ayrıca S. cephe daraltmak için 4 Ekimde Samsun'daki asker- de arasında Eskişehir Mutasarrıfı Hilmi Bey de vardır. Anadolu demiryolunu denetim altında tutan 3 taburu. M. 21 Eylülde birkaç subayını yollayarak Ali Fuat Paşayı uyarır ama kuşatma kaldırılmaz. Merzifon'da bulunan İngiliz kuvvetlerinin geriye alınması halinde.Karabekir. Vahidettin'den yana bir tarihçi.264)330 Anadolu'da sıkışan İngilizler. s. 4 Ekim günü Mutasarrıf Hilmi öldürülür. s. S. kaynak: Nutuk) Bu iddianın cevabını.Sonyel.Danişment versin: "Bunun sebebi. 'Kuva-yı Milliye'nin memnun olup olmayacağını' sordular. Merzifon'dan Samsun iskelesine gidinceye kadar hırpalamıştır. Bilal N. 4. Malta Sürgünleri.R. İngilizleri ve İngilizcileri . Onlar da Merzifon'daki kuvvetlerini. s.□ "Yine aynı tarihlerde İngilizler.C. 147) Anadolu'da pek az İngiliz subayı ve askeri kalır.H.Akşin. bu kuvvet İngilizleri. sonra da ahkâm çıkarıyor. Kiraz Hamdi Paşa apar topar İstanbul'a kaçar." (İ. M..M. Bunun üzerine İngiliz generali. Kiraz Hamdi Paşa Eskişehir'e gelir. Kütahya'da silahlı çatışma çıkar.Kronolojisi.Tahsin Beyle birlikte birkaç milliciyi öldürtecektir. ayaklanacak.

M. terhis yerine yeniden silahlanma mı yapacağız?' dediler. Samsun'a çıktıktan sonra Havza'da.Kemal Paşa arasında neler görüşüldüğü bugüne kadar açıklanmamıştır. 165.579-582.Mısıroğlu bile Vahidettin'in Milli Mücadele'yi desteklemediğini. Albay Budiyenni bu tarihte. kaynak: Masalcı H. bu itirafla. İlyaçev ile ne 'Anadolu'ya gitmek üzere İstanbul'da iken' görüşmüştür. Türk-Sovyet İlişkileri.165. S. İstiklal Harbimiz.C. Diyor ki: "[M.Ertürk'ün İki Devrin Perde Arkası adlı kitabı.Sonyel gibi çalışkan bir bilim adamı bile." (Hilafet. onun yaptığı bu yanlışlık sürüp geliyor. Bu temaslarda. s. Baha Sait'in yaptığı anlaşmanın üzerinde bile durmaz.Karabekir'in kitabının o sayfalarını okumaya zaman ayıramamış ki aynı yanlışı yapıyor. Mısıroğlu ve bu masala inananlar. K.Kemal. tabii onaylamaz da. 3. 342)334 1. İstanbul'da iken İlyaçev adında bir Sovyet albayıyla görüşmüştür. (Budiyenni'nin anılarına dayararak. 'Bu mütareke şartlarına aykırıdır.Karabekir. bastırmak için kuvvet kullanmak istediğini itiraf etmiş!332 Ee. 591595) dikkatle okuyanlar görürler ki Karabekir.333 □ "Ayrıca. s.Kemal'e.Kemal] Karabekir'in açıkladığına göre. M.s. M. bu sırada Ankara'dadır ve Meclisin açılışı için hazırlık yapmaktadır. Albay İlyaçev.Karabekir'in İstiklal Harbimiz kitabına dayanarak.Kemal'in İstanbul'dayken İlyaçev'le görüştüğünü yazmıyor. Rus Albayı İlyaçev ile M. kaynak: K. Ankara'ya yollar (Nisan 1920)." (Hilafet. Kara Vasıf Bey de. Volga kıyısında Çaritsin çevresinde çarpışmaktadır. 2. İtilaf devletleri temsilcileri buna asla izin vermediler.Kemal Paşa.Yerasimos.338. Kısacası. İstiklal Harbimiz adlı kitabın ilgili sayfalarını dikkatle okurlarsa. bütün iddiaları gümlemiş olmuyor mu? □ "M. Albay Budiyenni başkanlığındaki bir heyetle görüşmelerde bulunduğu bilinmektedir.baskıda.. baskıda 593'tür. Anadolu'ya gitmek üzere iken İstanbul'da Ruslarla temasta bulunmuştur. ne de Ankara'da. s." (Dış Politika. 164) K. bu garip anlaşmayı. Karakol Cemiyeti'nden Baha Sait'le Baku'da yapılan anlaşmayı onaylatmak için 1920 yılının ilk aylarında İstanbul'a getirir ve Kara Vasıfla ilişki kurar. s. sadece Baha Sait'in mektubu ile Baku'da yaptığı 11 Ocak 1920 günlü tuhaf anlaşmanın metnini.Kemal'in İstanbul'da Albay İlyaçev ile görüştüğünü ilk defa kimin yazdığını saptayamadım ama ilk yazan her kimse.618 vd.R.. İlyaçev konusundaki yanlışlarını kolayca fark edip düzeltebilirler.onaylaması için M. Bu belgelere göre olayın aslı şu: 1.Kemal'in Rauf ve Kara Vasıf Beylere yazdığı iki mektubu aktarıyor. 1. de bi an _8 . M.leri de İstanbul'a çekeceklerdir. Buradaki müzakereler tam yirmi iki gün sürmüştür. s.) K. s. imiş.331 □ "1919 yılında Sultan Vahideddin. Bu sayfanın sayısı 2. Anadolu'daki isyanı bastırmak üzere güvenilir kuvvetlerinden iki tümen teşkil edip Anadolu'ya göndereceğini söyleyince.s." (Hilafet.83) Oysa İstiklal Harbimizin bu konuyla ilgili sayfalarını (2. S.

s. s. K. yer almamaktadır. 1979) 4. son cümle için dayanak olarak Dagobert von Mikusch'un kitabının 164 ve 292.von Mikusch'un 164 ve 292. bu görüşü kuvvetlendirmektedir. İstiklal Harbimiz.8792)336 . Sovyetlerle kurulan bu ilk temas hakkında.) Yani yutturmacılık yöntemi. (K. (Çev: A. 1.161) 2. 12 Haziran'da Amasya'ya geçmiştir! (KA. Mısıroğlu. Mısıroğluda hiç incelemeden kopya çekip. Havza'dan K. (TİH.Sinan Yıllığı/1973. böylece H. bu gizli Rus delegesinin (!) bir İngiliz ajanı olduğunu. 27.R.c.510 vd.Sonyel. Bilim Y. dipnot 87) Eğer aynı anda iki yerde bulunabilmek gibi bir kerameti yo ksa.İngiliz Tümeni tarafından işgal edilmiştir.Mısıroğlu'nun bu kitabının yayımlanmasından yıllarca önce. sayfalarında da. Çünkü bilhassa İstanbul'daki görüşmelerin antikomünist Ruslarla olmak ihtimali galiptir (çoktur) (!).Kemal. Bu konuda bir belge olmadığı gibi hiçbirinin anılarında da böyle bir bilgi yer almıyor.Kemal Paşa ile görüşüp anlaşmaya imale eden (yönlendiren) İngiliz entelijansına (gizli servisine) mensup kimseler olmuştur (!).) 1. 165. SSCB Bilimler Akademisi tarafından hazırlanmış olan 'Ekim Devrimi Sonrası Türkiye Tarihi' adlı kitapta da bu uydurma.Budiyenni'nin Havza'da olması mümkün değildir. sayfalarını gösteriyor. 'M.166) S.Günlüğü.Ertürk'ün yanlışına kuyruk takıyor. Mısıroğlu'nun iddiasına dayanak olabilecek tek kelime yok! (Türkçe çeviride 190-191.Karabekir'e uzun bir mektup yazarak. s. Esasen M. küçük bir kasabada ve kalabalık karargâh mensuplarından gizli olarak gerçekleştirildiği de düşünülemez.59 vd.Kemal. H. 338-339. sayfalar.Kemal-Budiyenni görüşmesinin masal olduğunu kanıtlamış: Atatürk'le İlgili Olarak Uydurulmuş Bir Hikâye.Ertürk.□ "İhtimal ki Rus heyetini M. İstanbul. D.) 3. Gerçekten böyle bir temas olsaydı. M. İngilizlerin daha sonra komünizme karşı Batum'a çıkarma yapacak kadar ileri gitmeleri.Kemal Havza'da 22 gün kalmıştır' diye yazıyor. Yorumlarının hüzün verici naivliği bir yana." (Hilafet. kesintisiz sürüyor! □ "Ruslar bu sıralarda Balıkesir'de bulunan Kazım (Özalp) Paşaya da gizli bir Rus delegesi göndererek.Kemal Havza'da 17 gün kalmış (25 Mayıs-11 Haziran).Karabekir. s. yazdığı gibi sonra değil.Hasanoğlu.(!) Fakat Samsun'daki görüşmelerin (Havza demek istiyor) komünist Ruslarla olduğuna da şüphe yoktur. Sovyetler-Ankara ilişkileri hakkında bazı bilgiler verdikten de bi an _8 108. s. daha 24 Aralık 1918 günü. arkadaşlarına bilgi verirdi." (Hilafet. daha İstanbul'dan ayrılmadan.s. Bu temasın. Budiyenni'den ya da herhangi bir Sovyet kurulundan söz etmemektedir. 2.335 5. Sözü neden uzatıyorum ki? Mete Tuncay.. İngiliz entelijansına mensup bazı kimselerle de gizlice görüşmüştü. yanlış bilgi vermeye aynı hızla devam ediyor: Batum. kendi fikirlerine çekmeye çalışmışlardır. M. Sovyetler'e ilişkin görüş ve bilgileri bildiren Binbaşı Hüsrev Gerede de.Mısıroğlu. İngiliz belgelerine dayanarak açıklamıştı!337 □ "[K. M. 'görüşmelerin tam 22 gün sürdüğünü ' iddia ediyor.

bu iki İngilizle hayli dalga geçmiş.C. Mesela son olarak 600 top sağlandığını. bu ilgi ile İngilizleri korkutmak!338 Ancak M Kemal Paşa. s. İngiliz Belgeleri. 3. Mısıroğlu'nun iddiası ile bir ilgisi yok! Çünkü Refet Paşanın söylediklerinin özeti şöyle: "Türkiye meşruti bir Hükümdarca yönetilecek ve bu Hükümdar aynı zamanda Halife olacaktır.453 vd.)343 6. hani M. s.Kemal'in askeri niyetleri hakkında bilgi toplamasını ister. orijinal metin: s. Les Allies et Turqui. Bunun da sebebi. ticarete başlamış iki eski İngiliz subayıdır." (Görüşmenin tutanağı:Bilal N.N. İstanbul'un işgali üzerine M. 'M.Şimşir. Mısıroğlu öyle münasip görüyor. (1-4. Bu hareket tarzını zorunlu hale getiren amiller (etkenler) Lozan'da ortaya çıkmıştır. İnebolu'ya geçmek için izin istedikleri zaman General Harington.165.Kemal İngilizlere yaklaşmak istiyorsa. madde için. bu konuda 1919'da. özet: s. Edgar Pech. 2. İnebolu civarında bir çiftlikte toplanarak siyasi ve iktisadi şeyler görüşürler. Anadolu'da dört cephane fabrikası olduğunu' söylemiş. İstanbul'da Hilafet ve Türkiye'nin geleceği hakkında kesin anlaşmaya varmışlardı? Bu yeni anlaşmanın sebebi ve gereği ne? Ne olacak. ' (Kaynağı. evvelki taahhütlerdi (önceki söz vermelerdi). Sakarya'dan İzmir'e. B. Harington bu bilgiyi ciddiye alarak M.Kemal tarafından tayin edilen Refet Paşa ile Harington'un Erkan-ı Harbiyesinden gönderdiği murahhaslar (delegeler). Saltanat ve Hilafet hakkında da çok kısa da olsa. Hilafeti halkın gözünden düşürmek için İstanbul'daki işgal kuvvetleri ile Ankara'daki M.Şimşir. Henry ve Stourton. Harington'a. Refet Paşa ile 12 Haziran 1921'de görüşen Henry ve Stourton. kısaca söylemek gerekirse.Kemal sizinle görüşmeye pek hevesli' dediği anlaşılıyor.339 ayrıca der ki: "M." (Hilafet. Ama Refet Paşanın söylediklerinin. bir görüşme yapıldığı doğrudur. 172. Stourton'un raporundan anlaşıldığına göre Refet Paşa.68-136)342 5. birinci derecede Rusya'ya şirin görünerek bir parça yardım koparmak! Yahut da evvelce arz etmiş olduğumuz üzere.CXXI.Kemal ile İngilizler.341Henry'nin İnebolu dönüşü.) . Henry'den. sel yüzünden İnebolu'dan ileri gidemez ve İnebolu'da bulunan Refet Paşa ile görüşürler.1. Mesela '1921 senesi[nde] M.200) Bu anlaşma gereğince. Harington'un erkan-ı harbiyesi ile ilgileri yoktur. madencilikle ilgilenmektedirler. ilk adımı o atmalı!" 3. sayfasında. s.Kemal'in tutuklattığı İngiliz askerleri ile M. genel konularda da yuvarlak sözler etmiş.. Saltanat ve Hilafete ilişkin birtakım siyasi meseleyi de söz konusu etmişlerdi. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi bir de bi an Doğrular: _8 sonra diyor ki:] Teferruatına giremediğimiz böyle bin türlü tehlikeli faaliyet ve propagandanın ortaya çıkmasına sebep neydi? Hiç şüphesiz. sonunda Ruslara veda ederek İngilizlerle kayıtsız şartsız beraber olmuştur.Kemal ile ilişki kurmaya çalışacak ama Henry'in sözünün doğru olmadığı ortaya çıkacaktır.Kemal Paşa.340 4. gayet akortlu (uyumlu) bir şekilde faaliyette bulunmuşlardır. Edgar Pech'in kitabının 200.

64) 24 Eylül 1919: Vali Artin Cemal Konya'dan kaçar. bugün bambaşka bir Türkiye var." (Jeschke.e.." (Jeschke. İngiliz denetim subaylarının. Mütarekeyi imzalayan Türkiye'nin yerinde. • İstanbul'un resmen işgalinin gerçek öyküsü Erzurum ve Batı Anadolu kongreleri. İstanbul yönetimiyle birlikte İngilizleri de çok rahatsız eder. Hatta Ankara'ya kaçacak mebusların pek çoğunu. TKS Kronolojisi I..g. artık ordunun silahlarını toplayamaması.Kemal'in tesiri gittikçe artıyor." (B. s. Curzon'a şunları yazar: "M. kesinlikle yer almamaktadır.Kemal Paşa ve Rauf Orbay ile anlaşarak yapmışlardı. Olaylar şöyle gelişir: 9 Eylül 1919: Y.ifade de.Komiser Amiral de Robeck.211) 11 Eylül 1919: Sivas Kongresi'nin bildirisi! 17 Eylül 1919: İngiltere Karadeniz Ordusu Başkomutanı General Milne'in raporu: "Hükümet ve Müttefik devletleri kuvvetsizdirler. milli kuvvetlerin Batıda ve Güneydeki etkinlikleri. Ancak önemli olan şudur ki İngilizler bu hareketi. İstanbul'un resmen işgali kararı ile bağlantılı bir olaydır. Askeri kuvvet kullanmak icap edecek. Müttefiklerin.345 İstanbul'un işgaline yol açan olayların ve karar sürecinin. Bu yeni Türkiye'ye barış şartlarını empoze etmek kolay olmayacak.Kemal karşısında İngiliz aslanının prestiji sarsıldı.72) de bi an _8 .Ferit hükümeti istifa etti.344 Bu ne bitmez tükenmez yalan yağmuru! □ "İngilizler bu hususta o kadar /mahirane (ustaca) bir siyaset takip ettiler ki İstanbul'daki Meclis-i Mebusan'ı basıp dağıtmaları bile. İngiliz Belgelerinde. s. s. bütün ciddi kitaplarda var. s. Ankara'nın kuvvetlenmesini ve siyasi faaliyetlerin merkezi haline gelmesini istemek gibi anlaşılması güç bir İngiliz siyasetinin ilgisi olduğunda şüphe yoktur. mebusların (milletvekillerinin) Ankara'ya gitmeleri ve bu suretle İstanbul'u çökerterek orasının güçlenmesini sağlamak içindi. M. s.. silahlı direnişe iyiden iyiye kendilerini kaptırmışlar. M. (Jeschke. s.66) 1 Ekim 1919: D.LVIII/134)346 20 Ekim 1919: General Milne'in raporu: "Milli liderler.Ulubelen. 2 Ekim 1919: Ali Rıza Paşa hükümeti kurulur. 173) Siz hiç bu kadar sunturlu bir palavra duymuş muydunuz? İngilizlerin Meclisi basmaları ve bazı milletvekilleri ile birçok milliyetçiyi tutuklamaları.Şimşir.C.. a. İstanbul'un resmen işgaline ve onunla birlikte başka önlemlerin de alınmasına karar vermelerinin sebepleri ve belgeleri. 'heyet-i nasıha' adı altında yine kendileri götürmüşlerdir. 10 Ekim 1919: Y. bütün işgal güçlerini tedirgin etmeye başlamıştır. TKS Kronolojisi I.N.Kemal'in hareketi Anadolu'da bağımsız bir cumhuriyete doğru gelişiyor." (Hilafet.Ferit istifa eder. M. Sivas Kongresinin toplanması. belgeli öyküsünü özet olarak görelim." (E. 1. Hakikaten İstanbul'daki Meclis-i Mebusan'ın dağıtılmasında.Komiser de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Anadolu'daki milli hareketin baskısıyla D.

" (Jeschke. TKS Kronolojisi I. s.Başlarken.TKS Kronolojisi I. (Jeschke.. Görüp İşittiklerim.LXIX/188) 11 Aralık 1919: Y.. B.C. 1.Gökbilgin.434)349 4 Şubat 1920: Y. s. milli akımı daha güçlendireceği. İngiliz Belgelerinde.82) 27 Aralık 1919: M. s.307)347 20 Ocak 1920: Maraş savaşı başlar. TKS Kronolojisi I. 1. Bunun için Türkleri İstanbul'dan atmak. M.. Maraş ve Antep kentlerine girmeye başlarlar. Ermeni birlikleri ile birlikte Urfa.Kemal hareketinin bastırılması için çok büyük bir kuvvet gerekiyor. Türk milli hareketine karşı kuvvet kullanmak gerekecek.Şimşir. Türklerin İstanbul'da bırakılmasının.. (K. hatta savaştakinden daha fazla güçlük çıkaran bir Türkiye var!" (T.N.Başlarken. 1. General Milne'e: "M. 'Maraş bölgesinde durumun ciddi olduğunu.N...C..Komiserde Robeck'in raporu: "İstanbul'un resmen işgali gereklidir." (B..Şimşir..Şimşir.28 Ekim 1919: Konya-Bozkır asileri İngilizlerden yardım isterler. İstiklal Harbimiz. Köprülülü Hamdi ile Dramalı Rıza348 ve arkadaşlarının basarak silah ve cephaneyi Anadolu'ya kaçırmaları.Kemal ve Heyeti Temsiliye Ankara'ya gelir.s.M.. 2. 18 Ocak 1920: Y. s. A.Şimşir.C.Şimşir.Komiser de Robeck'in raporu: "M. 27 Ocak 1920: Gelibolu civarında ve Fransız askerlerinin gözetimi altında bulunan Akbaş silah ve cephane depolarını. s.XCIII/300) 12 Ocak 1920: Antep savaşı başlar.C. s. Kısa bir süre sonra Türklerle bu kuvvetler arasında kıyasıya bir boğuşma başlayacaktır. (KS Günlüğü.Komiser V. İng. kabine üyelerine. işgal güçlerinin şiddetli tepkilerine yol açar. M. Milli Mücadele.C.. 'itaatsizlik ettikleri için Cemal ve Cevat Paşaların azlini' ister.Türkgeldi.F.Karabekir. s. İng. TKS Kronolojisi I... şöyle özetlenebilecek olan bir muhtıra dağıtır: "Türklerin Avrupa ile ilişiğini kesmek.XCIX/336) 20 Ocak 1920: Üç Y. B. 1.C.C. Misak-ı Milli'yi kabul eder. 4 Ocak 1920: Lord Curzon.N.Belgelerinde.M.. İngiliz Belgelerinde. s.CIII/364) de bi an _8 .Gökbilgin.CIX/381) 28 Ocak 1920: Meclis-i Mebusan. (T. düzenli Türk kuvvetlerinin de Fransız askerlerine saldırdığını belirterek mütarekenin artık fiilen bitmiş sayılacağını' söyledi. (Jeschke. s. savaşta olduğu gibi barışta da güçlük çıkaran.. 2.80) 26 Aralık 1919: Y.Kemal başlıca düşmanımızdır!" (Jeschke.80) 11 Aralık 1919: General Milne. s..." (B.2. 1.TKS Kronolojisi I. 1.Komiseri.105)' 8 Kasım 1919: Lloyd George. gizli bir toplantı yaparak. s. Avam kamarasında şöyle konuşur: "Karşımızda.254." (Jeschke. ortak bir nota ile milli kuvvetleri destekledikleri anlaşılan Harbiye Nazırı Cemal Paşa ile Genelkurmay Başkanı Cevat Paşanın.C.N.Özalp.N.. 48 saat içinde görevden alınmalarını isterler. s." (B.Komiser Amiral de Robeck'ten.C. İngilizler Bandırma'ya iki bölük asker çıkararak şehri işgal ederler.76. İngiliz Belgelerinde. s. (K.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Fransız Y.180) 10 Kasım 1919: Y.88 vd. s. Belgelerinde.Komiser. Amiral Webb'ten Lord Curzon'a:". s.73) 29 Ekim 1919: Bölgeyi İngilizlerden devralan Fransızlar.

Şimşir.. s..Kemal Paşa ile Meclis telgrafhanesi ile haberleştikleri. barışı kabul edecek Türkleri. s. 1./403..Şimşir. s. 1. Akbaş depolarının boşaltılması ve Müttefik nöbetçilerinin yakalanmasını şiddetle protesto eder. 23 Şubat 1920: Bazı yeni İngiliz savaş gemileri İstanbul‘a gelir ve karayaasker çıkarırlar.N. Dış Politika.CV/371) 16 Şubat 1920: İstanbul yönetiminin ve İngilizlerin destekledikleri Anza-vur'un ikinci isyanı. Müttefiklerin M.N.N..R.C.İngiliz Belgelerinde. İngiliz Belgelerinde.Sonyel.CVIII vd. (TİH. M. (TİH.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Damat Ferit Paşanın tekrar başa geçirilemediği. Urfa. 5.434) 24 Şubat 1920: Yüzbaşı Butler'in raporu: "General Gouraud'nun.Şimşir.C..C..." (B. s.82 vd. Meclis'te milletvekillerinin ateşli konuşmalar yapmalarını..) 29 Şubat 1920: Görüşü sorulan Y. Bizim aldığımız kararlara hürmet etmeyen tek halk..N.C. 1. s. milliyetçilerin tutuklanması ve Meclis'in kapatılması. İngiliz Belgelerinde. General Milne İstanbul'da kuvvet yığınağı yapmak düşüncesinde. 1.C.George‘nin konuşması: ―Fransız‘ların Maraş‘tan çekildiklerine.Kemal'e baskı yapması gerektiği.CVIII /379) 23 Şubat 1920: Y." (E. Milliyetçi harekete karşı silah kullanmak gerekeceği..4. s." (B. Sultanın etrafında toplayıp milliyetçilere karşı bir cephe kurulabilece- de bi an _8 .Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Anado-lu'daki bütün hareketler.206) 12 Şubat 1920: Fransızlar Maraş'tan çekilir ve Kuva-yı Milliye Maraş'a gi-rer..Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Her ihtimale karşı hazır bulunmak gerektiğinden. (TİH. Maraş'a saldırılmasını.. s.CIV/366) 8/9 Şubat 1920: Kuva-yı Milliye Urfa'yı kuşatır ve şehre girer. Çukurova‘da Ermeni kıyımı yapıldığına dair haberler alındığı…351 Müttefiklerin prestijinin sarsıldığı… Artık Türkiye‟ye karşı harekete geçmek gerektiği…” (B. s. s. Osmanlı Meclisi'nin milliyetçi örgütün İstanbul'da siyasi bir parçası durumunda olduğu. 4.. 1. s.. s.27)350 17 Şubat 1920: Misak-ı Milli açıklanır! (Türk Parlamento Tarihi.95) 13 Şubat 1920: Y.Şimşir.Himmetoğlu." (B.. milli hareketin parçaları olarak tertiplenmektedir.C.Komiser Amiral de Robeck.CXI vd.N.Ulubelen. 6. Baytok.CX /388) 28 Şubat 1920: Galip devletler temsilcilerinin Londra‘da yaptıkları toplantıda Başbakan L..257).. İngiliz Belgelerinde. s. Türk halkıdır.N. s.C. s.25.. 1.C.C. 1. İngiliz Belgelerinde.C.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Milliyetçi direnişi kırmak için harekete geçilmesi ve İstanbul'un işgal edilmesi." (B. T... 1.Kemal Paşa tarafından. (Tutanaklara dayanarak S.. Ma-raş ve Antep'e saldıran Kuva-yı Milliye birliklerinin arkasında düzenli ordunun olduğunu söylediği.Şimşir. 1.6 Şubat 1920: Y.C. dipnot) 21 Şubat 1920: İngiliz askeri haberalma raporu: "İstanbul'daki milliyetçilerin M. (B..C. İngiliz Belgelerinde. Barış şartları nisbeten yumuşak olduğu takdirde.. (H..Şimşir. KS‘da İstanbul ve Yardımları. 104) 10 Şubat 1920: Galip devletler temsilcilerinin Londra'daki toplantısında../381) 23 Şubat 1920: Y.. İstanbul'daki İngiliz ve Fransız Yüksek Komiserlerinin ortak önerileri görüşülür: İstanbul'da yönetimin işgalcilere devredilmesi.

polis teşkilatına ve PTT'ye el konulacak!" (B.Komiserler toplanarak. (TC Kronolojisi. 6 erimizi şehit eder. Yunanistan'ın üzerine alabileceği.Şimşir..M.s.Venizelos görüşmesi sırasında.Şimşir. önde gelen milliyetçileri tutuklama emrinin nasıl uygulanacağını görüşürler.00'dan itibaren işgal edilecek. İki tümenle M. Sivas milletvekili Rauf (Orbay).N.CXIX /444) 10 Mart 1920: İstanbul'daki Y.. Müttefik devletlerin niyeti. 8 Mart 1920: LGeorge .Cebesoy. Sivil ve asker 150 milliyetçi Türk tutuklanır.CXX/453)353 16 Mart 1920: İstanbul'daki Y. Balıkesir milletvekili Abdülaziz Mecdi Hoca (Tolon) ve Konya milletvekili Vehbi Hoca (Çelik)'dan oluşan Meclis Kurulunu saat 17.Şimşir. M.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Fransa_ Y.C.. s. Şehzadebaşı karakolunu basar.N.. saltanat makamının gücünü kırmak değil.. 1..354 Bir İngiliz birliği.CXVI/427)352 8 Mart 1920: Salih Paşa hükümeti kurulur." (A.C. s.138) 12 Mart 1920: Lord Curzon'un....N.N. Osmanlı idaresinde kalacak yerlerde. 3." (B.Şimşir.C. Eğer Anadolu'da genel karışıklık ve Hıristiyan kıyımı gibi olaylar olursa. 1. 1 .F. Şimşir.00'de kabul eder.N. alınan kararlar hakkında verdiği bilgiler: "Kilikya'da (Çukurova'da) asayişi Fransızların sağlayacağı.CXXII/460) Tren ve vapur seferleri durdurulur. İngiliz Belgelerinde..C. 15 erimizi yaralar..."(B. M. İngiliz Belgelerinde.C.C...N.CXVIII /422) 10 Mart 1920: Londra'da alınan kararlar: "İstanbul işgal edilecek. M. 1. polis teşkilatına el konulur. İngiliz Belgelerinde.s.Kemal kuvvetlerinin ezilebileceği..Hatıraları...309)356 Aynı gün Vahidettin.. Harbiye Nezareti ve PTT işgal edilir. İngiliz Belgelerinde. bütün yollar tutulur. 5 Mart 1920: Y. s..355 İşgal Kuvvetleri Komutanlığının tebliği (özet): "2.Kemal ve milli hareketin öbür liderlerinin. bu kararın değiştirilmesi muhtemeldir. Tutuklamalar 18 Marta kadar devam edecektir. İstanbul'un işgal edileceği ve barış şartları kabul edilinceye kadar işgal altında tutulacağı. 1. Venizelos'un ileri sürdüğü görüşler: "Türkiye'ye barış şartlarını kabul ettirme görevini.‖ (B." (B.Şimşir.. 1.. s. İngiliz Belgelerinde.Komiserlerin Sadrazam Salih Paşaya 09. Müttefik devletlerin niyeti. İngiliz Belgelerinde..Elçisine. o gücü desteklemek ve sağlamlaştırmaktır.1.N.Komiseri ile İstanbul'un işgali ve milli hareket liderlerine karşı sert önlemler alınması konularında düşünce birliğine vardık." (B." (B.357 Bu görüşmeyi birinci bölümde vermiştim..CXIII/411) 2 Mart 1920: Y. Türkleri İstanbul'dan yoksun bırakmamaktır.ği.Şimşir.40'da verdikleri ortak nota: "İstanbul saat 10.C. İngiliz Belgelerinde. s.Kemal'in bertaraf edileceği... Harbiye Nezaretine.CXIV/413) 3 Mart 1920: Ali Rıza Paşa hükümeti istifa eder.Komiser Amiral de Robeck‘ten Lord Curzon‘a: ―İstanbul‘u işgal etme düşüncesini General Milne de kabul etti. Vaşington'daki İngiliz B. s. s. Hatırlamanıza yardımcı olmak için yalnız Vahidettin'in sözlerini akta- de bi an _8 . Osmanlı hükümetince derhal red ve inkâr edilmeleri.

Kemal bunlardan kuşkulanmış ve Ankara'ya kadar gözetim altında getirtmiştir. (29 kişi) Osmanlı Meclisi de. s. (Dr. İstanbul'la her türlü ilişkiyi keser. her istediklerini yaparlar! Her şeye cüret edebilirler! Meclisteki sözlerinize ve hareketlerinize dikkat ediniz! Hoca! Hoca! Dikkatli olun! Bu adamlar.. İngilizce ve Türkçe.Cebesoy. Malta dönüşü Ankara'ya gelecek olanlarla birlikte. Y.360 Sıkıyönetim ilan edilir. Ankara'ya sadece dört milletvekili yollamıştır: Bunlar Dr.39)364 de rıyorum: "Bu adamlar daha çok şey yaparlar. millet koyun sürüsü! Bu sürüye bir çoban lazım! İşte o da benim!"358 Aynı akşam. ilerde ele alınacak. Vehbi Efendi. Ve Mısıroğlu. s.Kazım Kadri. Ankara'nın yaptırdığı yeni seçimlerde seçilerek Meclis'e katılmıştır. İngilizlerin bilgisi altında. 315 milletvekili ise.140 vd. Abdullah Azmi Efendidir. Vatan Hizmetinde. Edirne Milletvekilleri Şeref (Aykut) ve Faik (Kaltakkıran) Beylerle İstanbul Milletvekili Numan Ustayı alırlar.) Bu dört milletvekilinden başka hiçbir milletvekili.. Meclis sarılır.Kemal Tengirşenk. s. Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım. gittikçe gelişen ve güçlenen milli hareketi cezalandırmak ve hazırlanan barış andlaşmasının itirazsız imzalanmasını sağlay acak ortamı hazırlamak için müttefiklerce ortaklaşa alınan önlemlerden biridir.361 Buna karşılık aynı gün. vaziyet meydanda! Hadiseler ortada! Bu adamlar isterlerse yarın Ankara'ya giderler! Rauf Bey. "İngilizlerin bu hareketi. (Türk Parlamento Tarihi. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi. Rauf ve Kara Vasıf Beyler tutuklanırlar. Üçüncü önlem olan 'hükümetçe milli liderlerin red ve inkâr edilmesi' konusu ise.542) Görülüyor ki İstanbul'un işgali. (A. heyet-i nasıha üyesi olarak ve İngilizlerin bilgisi ve yardımıyla Ankara'ya gelmiş değildir! Mısıroğlu yine masal söylüyor! Osmanlı Meclisi üyesi olup da İstanbul'dan kaçarak TBMM'ne katılanlar. M. sadece 88 kişidir.Karabekir. Ertesi günde yine Meclisten zorla.Kemal Tengirşenk.363 İkinci önlem. s.Kemal ve Rauf Orbay ile anlaşarak yaptıklarını" ileri sürüyor. Oysa TBMM'nin tam üye sayısı 403'tür. İngilizlerin tutumunu protesto için tatil kararı alır. ilerleyen milli kuvvetler. idareci ve gazeteciler daha tutuklanıp Malta'ya sürüleceklerdir. Y. "milliyetçilere yardım edenin ölüm cezasına çarptırılacağını" ilan eden afişler .359 Ayrıca bazı milletvekili.362 Anadolu. Ankara'yı yatıştırmak umuduyla Heyet-i Nasıha (öğüt kurulu) olarak. s.Kemal'in emriyle de Anadolu'da bulunan bütün İngiliz subay ve erleri tutuklanacaktır.C. M. İstanbul ile Anadolu arasındaki tek kara ve demiryolu geçidi olan Geyve Boğazı'nı ele geçirirler. s. Allah şifa versin! bi an _8 .280 vd.. gazetelere sansür konur. ileri gelen milliyetçilerin tutuklanmasıdır ki bu da 16-18 Mart tarihlerinde gerçekleştirilir. İstiklal Harbimiz. (Görüp İşittiklerim. her istediklerini yaparlar! Hoca. M.Rıza Nur. Bütün sokak duvarlarına. asker.• Salih Paşa hükümeti. K.F.yapıştırılır.Rıza Nur. H.520 vd.260) Yunan işgali altında olmayan bütün demiryollarına el konulur. 1.320. s.

16 Mart günü tutuklanacak ve Malta'ya götürüleceklerdir. işgalcilerin de onayı ile seçim yapılmasına karar vermiştir. dolayısıyla ve kanıtlı bir şekilde ortaya koymaktadır. dileyen İstanbul'a. Türkçe çevirinin. yalnız Padişahın kulları ile İngilizcilere ait. Ankara temsilcisi Hamit Bey ile yelkenleri suya indiren İngiliz Y. M.Kemal Paşanın yanına gitmesine ses çıkarmadılar. Milli Andın özü şudur: "Bölünmez.Şimşir." (Hilafet. Kuva-yı Milliyecilere yardım edeceklerin idam edileceklerine dair sokaklara çarşaf gibi ilanlar asmış bulundukları halde. Bu gecikmeden dolayı K. yalanı kuyruğundan yakalayabilirler. Bekir Sami'nin imzaladığı adaletsiz sözleşme yerine. hür ve bağımsız bir Türkiye!"368 Bu karara öncülük eden milletvekilleri. sayfalarına bakanlar. İstanbul'a uğrayan gemiden çıkmayarak. Onu da İngiliz ajanı olduğu için mi tutuklamadılar acaba?) Malta dönüşünde. İstanbul da. Anadolu milletvekillerinin İstanbul'a gelmelerine. Sevres antlaşmasının bir an önce onaylanabilmesi için Meclisi toplamaktan başka çare kalmadığını gören saray ve hükümet."(Hilafet. Yüksek Komiser de Robeck'e şöyle der: "Meclisin başlıca görevi. barışı onaylamaktır. başta Rauf Bey olmak üzere. s. 23 Ekim 1921'de. İngilizlerin. s. adı geçen eserinde. dileyen Türk İnebolu'ya inecektir.174) 1. 12 Ocak 1920'de İstanbul'da açılan Meclis-i Mebusan'a Sivas mebusu olarak girmiştir. İstanbul'a gelmeye başlar. ona anlamlı bir hareket olarak Meclisin dağılmasına kadar dokunmadılar. En iyisi bütün milliyetçilerin denize atılmalarıydı ama ne çare ki Sakarya zaferi üzerine.Mısıroğlu'dan özür dileriz! 4. Dokunulmazlıkları olduğunu sanan yeni milletvekilleri. İng. s. daha İstanbul'a adım attığı anda tutuklamak yerine. de bi an _8 .365 M. böyle bir ifade bulunmamaktadır.176) Uydurma devam ediyor! Çünkü Dagobert von Mikusch'un kitabının hiçbir sayfasında. İstanbul'un işgaliyle ilgili olan 237-243. uslu uslu barış andlaşmasını bekleyeceğine.Kemal Paşanın bu en yakın arkadaşını.392 vd. İngilizlerin bu yardımlarını bile bile yaptıklarını.. Malta Sürgünleri.Danişmend de Sivas Kongresine katılmıştı.Kemal'in tutuklattığı bütün İngilizler karşılıklı serbest bırakılacak.H. Şom kalemiyle şöyle yazar: "Merhaba Sivas kuzuları. 2. dokunulmazlık da. (Vahidettincilerin pek beğendiği İ.Belgeleri. (Bilal N."366 İşgalciler de barış sorununun sona ereceği ümidiyle Meclisin açılmasını beklerler.(12) "Dagobert von Mikusch. (13) "Daha önemli olanı şudur ki Rauf Bey. 16 Mart işgali sorununu inceleyerek.Komiseri Rumbold arasında. tıpkı Mısıroğlu gibi Refik Halit Karay da sinirlenir. yeni bir değiş-tokuş anlaşması yapılmıştır: Malta'da bulunan Türklerin tümü ile M. Jeschke. Öyle ya. esasları Erzurum ve Sivas Kongrelerinde belirlenmiş ve taslağı Ankara'da hazırlanmış olan Milli Andı (Misak-ı Milli'yi) kabul ve ilan edecektir (Şubat 1920). Ankara keçileri! Kurban bayramı mı yaklaştı? Ecelinize ayağınızla mı geldiniz?"367 3. İngilizler. Son Osmanlı Meclisi. bunun bir hata sonucu olmadığını. İnebolu'dan M.Kemal Paşadan sonra ikinci derecede faal bir şahsiyet bulunduğu halde. Malta dönüşü Rauf Beyin İnebolu'ya inmesine izin vermeleri de Mısıroğlu'nun canını sıkmış. Tevfik Paşa.

İstanbul'un işgalinden sonra. Sagir'in itirafları. ilk defa. s. Hiçbir ciddi eserde. kendi aralarındaki gizli yazışmalarda 'casus' olduğunu açıklamalar. onu tutuklamayı acaba niçin düşünmemişlerdir?" (Hilafet. M. İsmet Paşanın Ankara'ya zorla götürüldüğü gibi bir iddia yer almıyor. tanıklar. Bu konuyla ilgili birçok anı ve araştırma yayımlanmış. bu tür yakıştırmaların sebebini kolayca anlar. İddia edenlerin konum ve durumuna bakan. tutanaklar. İngilizlerin bu kaçakçılığı önlemek için aldıkları birçok sert önlem açıklanıp belgelenmiştir.s. savaş tutsağı saydırarak geri almak için çevirdikleri numaralar. zekâ ve cesaret dolu bir destandır.372 Şimdi biri çıkmış. (15) "Hatta [Hindli] Mustafa Sagir'in 'casus' sıfatı ile M. İngilizlerin Mustafa Sagir'in idamına engel olmak için yaptıkları baskılar.174) 1. bir yalanı savunmak için bu destanı reddediyor.Kemal ile her görüşen. Kuva-yı Milliyecilerin bu depolardan. din kardeşliği etkisiyle. zorla götürülmüş olsa bile. ustaca bir biçimde ortaya çıkarılmış bir siyasi taktik idi. Allah Allah! Bir şeyi olsun doğru bilip doğru yazamayacak mı bu alternatif tarih yazıcıları? 3. Neden tutuklanmadığı da daha önce savaş suçluları paragrafında açıklanmıştı. Padişahı.175) Mugalatanın bu kadarını Kadı Karakuş bile beceremez! Peki o kanıtlar.370 Dipnotta adı verilen kitaplarda bu olay. Tamam mı? (14) "Aynı şekilde İsmet Paşa da. Anadolu harekâtını başarılı kılacak silahları kaçırmalarına göz yummak da İngiliz siyasetinin bir gafleti değil.) Rauf Bey de. 10 Şubatta geri döner) Geldiği de ilan edilmemiştir. neden tutuklansın? Amasya'ya gelen Salih Paşayı da tutuklamadıklarına göre. M. s. İsmet Bey. Bu anlamlı ziyarete de İngilizler seyirci kalarak. Ağa Hanı araya sokmalar. İngiliz siyasetinin gerçek yüzünü gizlemek maksadıyla yapılmış bir hareketti.Kemal Paşaya dolaylı bir surette ihbar edilerek yakalattırılıp astırılması da. İsmet Bey. Mısıroğlu'nun uydurduğu gibi İngilizlerin görünüşü kurtarmak için giriştikleri bir entrika değil.193 vd. 3 Nisan'da gelecek ve bu katılmalar. s. birçok Malta sürgünü vatanseverle birlikte İnebolu'ya iner." (Hilafet. elini kolunu sallayarak İstanbul'a gelip tekrar Ankara'ya dönmüştür. o da mı İngiliz ajanıydı yoksa? 2.371 (16) "Dikkat edilirse." (Hilafet.Kemal'e karşı düşmanlıklarını gösteren birçok örnekten sadece biridir.Kemal Paşayı öldürtmek (!)369 üzere Ankara'ya gönderilmesi ve sonradan M. hain gösterebilmek için birtakım hareketlere zorluyor- de bi an _8 . bazı milletvekilleri ve subaylar ile birlikte İstanbul'dan kaçarak Ankara'ya ikinci kere. Ayıp derler bir şey vardır! (17) "İngilizler. herhangi bir yolcu gibi trene binip Ankara'ya gelmiştir.174) İstanbul'dan Anadolu'ya silah kaçakçılığı. (20 Ocak 1920.Sagir olayı. itiraflar. tanıklar. bir kere Ankara'ya katıldıktan ve bu katılış gösterişli bir surette kamuoyuna ilan edildikten sonra. İstanbul'daki silah depolarının kapılarına Hindli Müslümanları koyarak. bu konudaki belgeler. ancak o zaman ilan edilecektir. onlar ne? M. ayrıntılı ve belgeli bir biçimde anlatılmaktadır.

s. kuşku uyandırmaya çalışmalar.Mısıroğlu. yazılanları doğru sanan ve sanacak olan gençler ile aramızda.Ferit hükümetinin. Sonuç: Karavana!374 Sonra da bu iddiasını. M. Birincisinin süngü zoruyla verildiğini. Bu hususu. Vahidettin'in Milli Mücadele'ye değil. çocukça yorumlar.Kemal Paşanın saltanat ve hilafete bağlılık ifade eden beyanlarına. çok daha önce Akaretler'deki evinde açıklamış bulunmaktadır. uydurmalar.375 Bu kitapları okuyan ve bu sahte göndermelere. ikincisinin de danışıklı dövüş olduğunu söyleyerek işi kapatmaya çalışıyorlar. saltanatın da. nasıl bir yalan bombardımanı altında olduğuna dikkatinizi çekmek istedim. eski teşkilat-ı mahsusacılardan Albay Hüsamettin Ertürk'e. elbette Vahidettin'in rızasını alarak ve İngilizlerin de isteği ile daha işin başında. Evvela şu husus bilinmelidir ki Sultan Vahidettin. bu masallara kapılarak. nasıl izah edebileceğimiz sorulabilir. Ne etmeli de Vahidettin'i bu kötü durumdan kurtarmalı? Mısıroğlu. sanki kanıtlamış gibi Lozan Andlaşmasına da bağlıyor. D. millet niteliğini koruyabilir mi? Bir kere daha sormadan edemeyeceğim: Sonra ne olacak? 9. Bu ipe sapa gelmez saçmaları. (S.Mücahitler.Mısıroğlu'nun. taramış. zorlamalar. önceleri inanmıştı. Bu konuyu Dördüncü Bölümde ele alacağım. çarpıtmalar. az sonra ele alacağım.172vd.Kemal'e karşı olduğunu iddia ediyor.lardı: Halifenin İngiltere'ye karşı güya bir muvazaa (danışıklı dövüş) silahı olarak başvurduğu Kuva-yı İnzibatiye ve mahut fetvalar gibi. on binlerce belge var. çünkü bu iki olayı örtbas etmek mümkün değil: Fetvalar ve Kuva-yı İnzibatiye.Kemal'e değil.Kemal'in Anadolu'ya geçmesinden öncesine ve geçtikten hemen sonrasına ilişkin iki sebep bulmuş. Halbuki o. M. M." (Hilafet. Kemal'e karşı olmuş? Vahidettinciler.Kemal ve Rauf Beylerin tutuklanmalarına karar vermiş olduğunu görmüştük. yalnız M . bu vazife ile Anadolu'ya gönderilmeden çok evvel. sadece bu ikisinden oluşmuyor. Ama kendileri de farkındalar ki Vahidettin'in -ve Damat Ferit'in-. Geride daha yüzlerce olay. Boş laflar. hilafetin de aleyhinde bir hissiyat taşıyordu. komik yorumları aktardığım için beni bağışlayınız.)373 Kuva-yı İnzibatiye ve fetvalar konusunu. ileri sürdüğü örnekler bu kadar. gitgide hiçbir ortak gerçek kalmayacak. "Sultan Vahidettin'in vatanın kurtuluşuna memur ettiği M. M. değiştirmeler. de bi an _8 . Mısıroğlu'nun bulduğu şu iki sebebi görelim: I. binlerce tanık. kanıtsız iddialar. 29 Temmuz 1919'da. bu tarihten öncesine ilişkin bir bahane bulmak zorunda. Yüz binlerce gencin. Ama M. Vahidettin aleyhindeki yalnız iki olayı anarlar. Aramış.376 İki ayrı tarihe inanan bir millet. bu belgesiz. atmasyonlar. kaydırmalar. dayanaksız ifadelere. • K.Kemal'e karşı olmasına da bir gerekçe uydurmak gerek.Kemal'e karşı gözüken sonraki tavır ve hareketlerini. Milli Mücadele'ye de karşı olduğunu gösteren olaylar. Vahidettin neden ve ne zaman M.377 Öyleyse K.

s. doğrusu s.Kemal gibi tedbirli. kendi açısından haklı sayılması gerekir. (Atatürk'ün Hatıraları." (s.. Sultan Vahidettin elbette kendisine cephe alacaktı. annesi ile kızkardeşini de Şişli'ye aldırır.Kemal Adana'dan 13 Kasım 1918'de İstanbul'a döner. Enver Paşa Başkomutan Vekili ve hanedanın damadı! Teşkilat-ı Mahsusa da doğrudan Enver Paşaya bağlı.' diyor! Şu halde bu konuşma. Trablus'dayken bir bedevi M. ortaya koyunca. bir gün senin Teşkilat-ı Mahsusa mensuplarından. Olsa. Akaretler'deki evde oturmaktaydı. aralarında hiçbir yakınlık olmadığı H. Havza. M.378 Akaretler'deki eve. onun Anadolu'ya ilk ayak bastığı yer demektir. birkaç gün de Salih Fansa'nın evine geçer.F. sayfa) yazdığına göre. annesi ve kız kardeşiyle birlikte. 'annesinin Akaretler'deki evinde. 'Hüsamettinciğim' diye hitap ederek.Okyar.380 Böyle bir konuşmanın." (Sarıklı Mücahitler. Akaretler'deki evde misafir kabul etmiyor.Kemal de. orada oturmayı sürdüren annesini ziyaret etmek için gidecektir. kaynak olarak H.Albay Budiyenni konuşmasının masal olduğunu da daha önce görmüştük.79) 2. sayfasına gönderme yapıyor. bir gece. 2 Aralıkta da Şişli'deki eve taşınır. bu fal hikâyesini Hüsamettin Beye anlatmış'. Enver Paşanın yakını Hüsamettin Beye. bunun için Teşkilat-ı Mahsusa'nın yardımını istediğini' söylemiş olabileceği düşünülebilir mi? b. Üstelik H.. Daha ilk adımında.79) 1.Kemal Paşanın Samsun'a geldikten sonra Rus heyeti ile Havza'da yaptığı görüşmeyi de nakleden Albay Hüsamettin Ertürk. Onun sırf şahsına (M. A.Ertürk'ün anılarının yine 79. M.. F." Hüsamettin Bey de şöyle cevap vermişmiş: "Hele o günler gelsin de paşam. M.Kemal. Çünkü M.58.Cebesoy gibi yakın arkadaşlarına bile açmış değil. herhalde hizmetinizde bulunmaktan zevk duyacağız. bu görüşmelerde de onun. H. sadece. hilafet ve saltanat aleyhtarlığını.Kemal ancak o tarihe kadar. Akaretler'deki evde. 22 Ağustostan önce.Ertürk'e niye açsın? H. İ.381 Hiç tanımadığı H. 'bir gece.86)379 Azbir zaman sonra. 2 Aralık 1918'den sonra. M. Kaldı ki böyle bir amacı olduğunu. Pera Palas'a iner. o gün için mevcut olan rejime karşı düşünceler taşıdığını ve Rus heyeti ile bu hususta anlaşmalar yaptığını beyan etmektedir.Ertürk. zımni (üstü kapalı) de olsa. s. "Ayrıca M.338 'dir.Ertürk "anlaşmalar yapıldığını" da yazmamıştır. ballandırarak yazardı.Orbay. hesaplı bir insanın. a. Çünkü.. çeşitli anılara göre.Ertürk'ün anılarından bile anlaşılıyor. Kaynak: H.Kemal'in Suriye'ye hareket ettiği 22 Ağustos 1918 gününden önce yapılmış. Bu da de bi an _8 . 'tahtı devireceğini.Kemal'in falına bakmış. H.Ertürk. sonra da şöyle demişmiş: "İşte Hüsamettinciğim. bana bu sözleri söyleyen falcının rüyasını hakikat yapmak hususunda yardım bekleyeceğim.İnönü.. İki Devrin Perde Arkası.Ertürk'ün anılarında (79. Ayrıca o tarihte İttihat ve Terakki bütün hışmıyla iktidarda. İstanbul'dayken R.Ertürk yine masal anlatmış.58 vd.Kemal'e) karşı olan bu tavır ve hissiyatında da. 'sen bir taht devireceksin' demiş.s. ortada fol yok.78. Akaretler'deki evde yapılması da olası değil. M. yumurta yokken.) Bakalım haklı mı? 1. II. s.

Kuva-yı İnzibatiye.CXXV) İkinci nota gereğince Salih Paşa hükümetinin hazırladığı metin. Milliyetçilerin suçlanması. isyanlar.10.1920). de bi Mısıroğlu'nun özel ürünü. fetvalar. s.Şimşir.Komiserler bu metnin de değiştirilmesini isterler. İngiliz Belgelerinde. Mesela bütün Kuva-yı Milliyecilerin öldürülmesini din görevi (!) sayan fetvalara neden engel olmadı? Sadece bu örnekler bile.Ferit'ten önlemler almasını istedi? (Buyruğun tam metni. 26 Mart'ta ikinci bir ortak nota daha verirler: "Yüksek Barış Konseyinin kararına dayanan bu isteğe gecikmeden uyulması ve M.C. Nurettin Paşa ile Ankara Müftüsü M. Oysa bizim alternatif tarih yazıcıları.Edib'in ne ilgisi var? c.)384 f. Y. dolayısıyla bağımsızlığa karşı olduğunu kanıtlıyor.Komiserlerin.Kemal'e değil.Komiser Amiral de Robeck'in 30 Mart tarihli rapor özeti: "Hükümetin. Rauf Beye neden karşı?382 Mesela Ali Fuat Cebesoy..386 Y. idam kararları ve öteki faaliyetler Y. Mesela D. resmi tarihlere de. 2.. neden Milli Mücadele'yi isyan olarak niteledi ve Milli Mücadele'yi boğması için D.Rıfat Efendi ve Şeriye Vekili (Din İşleri Bakanı) Mustafa Fehmi Efendi gibi dinadamlarının idam kararlarını neden onayladı?383 b. 1. şu basit soruları bile karşılamıyor: a. onun ve Nazırlarının Milli Mücadele aleyhindeki davranış ve sözlerine neden hiçbir tepki göstermedi. Milli harekete düşman bir hükümetin başa geçmesi ve milli hareketi bastırma yoluna gitmesi tercih edilir. İngiliz Belgelerinde.. Bu tutumumun belgeleri ve kendi itirafları ilerde verilecek. Zaman kazanmak istiyorlar. Mesela milliyetçilerin üzerine iki tümen yollamak için İngilizlerden neden izin istedi? d. resmi olmayan tarihlere de. Vahidettin. Hükümet yeni bir metin daha hazırlar. Hele Halide Edib'in idam kararını onaylamasının sebebi ne? Kuva-yı Milliye için 'zorla asker ve para toplamak' ile H. Vahidettin'in yalnız M. her yaptıklarını onayladı? e.. N. Mesela onca uyarıya rağmen Damat Ferit hainini neden 1920 Nisanında Sadrazamlığa getirdi. ilerde verilecek. milliyetçilere düşman bir hükümetin başa geçmesini önlemek niyetinden ileri geliyor." (B. milli liderleri suçlama konusundaki [sakıngan] tutumu. 1923'te yayımladığı beyannamede bile. bütünüyle Milli Mücadele'ye. masalla karşı çıkıyorlar! an _8 .4.. Kuva-yı Seferiye.N. Salih Paşa hükümetinden 'milli liderlerin derhal red ve inkâr edilmesini' istediklerini görmüştük.Ferit'i Sadrazamlığa atarken (4.Şimşir. Y. 16 Mart'ta.Kemal Paşa ile milli hareketin öteki liderlerinin açıkça red ve inkâr edilmesi!" (B. Zaten bu uyduruk iki sebebe dayandırılan iddia. Öyleyse Vahidettin. Fevzi Çakmak.385 Belge ancak belge ile çürütülebilir.Komi-serlerce yeterli görülmez. Türkiye'yi zafere ve bağımsızlığa ulaştıran Milli Mücadele'yi isyan olarak nitelemektedir.

Vahidettin olgusunu daha iyi kavramak için. Hünkâr.Kazım Beyin. D. 'Ben böyle karar verdim. Ermeni Patriğini de getiririm.Ferit'i Sadrazamlığa atama de bi an _8 . Padişah kendisini sadrazamlığa getirsin. 'Aman azizim. 'Eğer Ferit Paşa İngilizlerden sağlam bir söz almışsa. Tevfik Paşa kabul etmez. Vahidettin'in.260 vd. Damat Ferit'i. işgalcilerin istediği gibi bir bildiri yayımlamaktansa.387 Meclis İkinci Başkanı Hüseyin Kazım Kadri. s. Fakat böyle bir söz almamış ise kendisinin Sadrazamlığı memlekette pek fena tesir yaratacağından..260) H. huzura çıkmadan odama gelerek. Beni görünce. bunu yapmasın!' dedi. bundan sonraki gelişmeyi şöyle anlatıyor: □ "[Vahidettin'in Başmabeyncisi] Ömer Yaver Paşa bana telefon ederek. 'Ferit Paşanın Sadrazam yapılmasının memleket ve saltanat için felaket sebebi olacağını' söylemesi üzerine. birçok sözlü ve yazılı uyarıya rağmen. s. Onu bu fikrinden vaz geçirmek için uğraştık durduk. defa Sadrazamlığa atamasının gerçek öyküsü Salih Paşanın istifası üzerine Vahidettin.Ferit'i yeniden ve dördüncü defa Sadrazamlığa tayin eder. 2 Nisan 1920'de istifa etmeye karar verir. Ferit Paşayı tekrar Sadrazam tayin etmeye karar verdi. getireceğim!' cevabını vermiş[tir]. Padişah. nihayet bu işte sizin aracılığınıza müracaata karar verdik. Fakat bir türlü iknaya muvaffak olamadık. çok fena ve sonu tehlikeli bir durumdayız.C.390 H. 171. Padişahın D. yani Vahidettin'in en güvendiği üç kişi de D. bir facia olacaktır!' dedi.1. 10/1.CXXVI) Baskıya dayanamayan Salih Paşa hükümeti. Damat Ferit'i 4. İşgalcilerin bu isteğini. s. sadrazamlığı önce Tevfik Paşaya teklif eder.)388 Vahidettin. s.. biz de elbirliği ile çalışırız. Ferit Paşanın sadarete gelmesi bir felaket. 'Ben istersem Rum Patriğini de.Kazım Kadri huzura kabul edilince. Başkâtip Ali Fuat Bey ile Refik Bey de bu fikirdedir." (Görüp İşittiklerim. Hahambaşıyı da getiririm' demiş ve kendisi 'Getirirsiniz ama bir yararı olmaz' diye karşılık verince.." (Görüp İşittiklerim. Padişahı da uyarır. saraya gelmemi ihtar etti. D.Ferit'e karşı!) Ali Fuat Türkgeldi şöyle yazıyor: □ "Hüseyin Kazım Bey." (Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım. nasıl ve neden dördüncü defa Sadrazamlığa atadığını görelim.389 5 Nisan 1920'de.Ferit hükümeti yerine getirecektir. Bu ünlü sahneyi yine Ali Fuat Türkgeldi'den dinleyelim: □ "H.Kazım Kadri: □ "O gün gazetelerde yayımlanan. Ne yaparsanız yapın ve Padişahı bu kararından döndürünüz.

A." (Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım. milliyet adı altında meydana getirilen kargaşalıklar kötü bir hale sokmuş ve buna karşı şimdiye kadar alınmasına çalışılan uzlaşıcı önlemler faydasız kalmıştır. Vahidettin'in Milli Mücadele'ye bakışını yansıtan bu önemli belgeyi sadeleştirerek sunuyorum: "Salih Paşanın istifası üzerine Sadrazamlık. Çünkü bir ay sonra o insafsız Sevres Andlaşması tebliğ edilecek.Ferit'i Sadrazamlığa şu buyrukla atamıştır. Anayasanın 27. bunca uyarı ve bu kadar aldanışa rağmen bir türlü uyanmayan ve ayılmayan Vahidettin.buyruğu. 5.1920'de yeniden ve inatla.7.M. Ferit Paşa mı Padişahı. Padişah mı bizi aldattı?" (s. Vahidettin'in tutumunu gösteren bu buyruğun metni aşağıda verilecek) Vahidettin'in neden Damat Ferit'i tayin ettiğini.Reşit Rey'in anılarından öğreniyoruz. Padişahın. Fakat Ferit Paşa." (İ. İngiltere hükümeti gözünde güvenilir olduğundan.maddesi gereğince kurduğunuz yeni Vekiller Kurulu onaylanmıştır. şu sırada iş başına getirilirse. yalnız işgalcilerin istediklerini yerine getirmekle kalmayacak. bu kargaşalıkların bilinen düzenleyicileri ve kışkırtıcıları hakkında kanun hükümlerinin uygulanması ve fakat aldatılarak katılmış ve alet olmuş olanlar hakkında genel af ilanı ile bütün ülkede asayiş ve düzenin sağlanıp sağlamlaştırılması için gereken önlemlerin hızla ve kesinlikle alınıp tamamlanması ve bütün sadık tebamızın hilafet ve saltanat makamına olan sadakat ve bağlılıkla- de bi an _8 . Bütün suçu D.İnal.K.Ferit. Çünkü Vahidettin. s.260) Ali Fuat Türkgeldi böyle acı acı sormakta haklı. Son Sadrazamlar. bir süre sonra istifa edecek olan D. bilinen ehliyet ve görüşünüz dolayısıyla size verilmiş ve Şeyhülislamlığa da Dürrizade Abdullah Efendi uygun görülmüştür. iyi bir etki yaratacağı ihsas edildi (üstü kapalıca bildirildi. hükümetin siyaset ve hareket tarzını gösteriyor ve bunu bizzat belirleyen Padişah da. D. ve son defa Sadrazamlığa atayacaktır!391 Salih Paşa kabinesine istediklerini yaptıramayan işgalciler. A. hükümete katılması için kendisini teşvik ederken şöyle dediğini yazmaktadır: □ Hükümetin bizzat sizin başkanlığınızda bulunmasının uygun olacağını biliyorum. korkunç hallere sebeb olabileceğinden. Allah saklasın. Mütarekenin yapılmasından başlayarak yavaş yavaş iyileşmeye yüz tutan siyasi durumumuzu. Damat Ferit'te aradıklarını fazlasıyla bulurlar: D. sezdirildi).175.2053) Olayı Ali Fuat Türkgeldi de doğruluyor: □ "[Ferit Paşanın İngilizlerden sağlam bir söz alıp almadığı keyfiyetini sormam üzerine] Padişah söz aldığını belirterek "Evet!" dedi.Ferit'in üzerine yıkmak ve Vahidettin'in bir kusuru olmadığını ileri sürmek de mümkün değildir. üzerine korkunç bir sorumluluk alıyordu. s. Son zamanlarda görünen olaylara göre bu isyan halinin devamı. 31.Reşit Rey. birçok konuda onları da geçecektir. Acaba İngilizler mi Ferit Paşayı.Ferit'i.

Ferit Paşa. 7.48. 3. Mütareke Gayyasında.Komiser yardım vaadetti. İngiliz Belgelerinde. 22 Nisanda. Anadolu'ya gizli ajanlar yollaması için Y. belge No. 6. Hükümetin Anzavur‘u paşalığa yükselttiğini belirtti. milliyetçilere karşı sevk edilebileceğini söyledi. uygulanmasını istediği acımasız program bu!392 Damat Ferit'in sadrazamlığa başlaması dolayısıyla Bab-ı Âli'de yapılan törende. E. Ferit Paşa. s. 2. dinsel nitelikli bir iç savaş açar.267) Masalcıların vatansever diye savundukları Vahidettin'in.393 D. K. barış şartlarının ölçülü (yumuşak) olmasına ve bir an önce barışın imzalanmasına çalışılması ve o zamana kadar her türlü mali ve ekonomik önlemlere başvurularak genel sıkıntıların olabildiğince hafifletilmesi.Kemal Paşa. …. Ali Fuat de bi an _8 . kıyımı ve istilayı durdurmak için kanını sebil eden Kuva-yı Milliyecilere ve askerlere karşı. Vahidettin'in yazılı bir buyruğu ile kapatılır ve tarihe gömülür." (Bilal N.XXVII.Baytok. Bu ziyaretle ilgili olarak bir tutanak tutulmuştur. milli hareketi bastırmak programıyla başa geçtiğini belirterek. Anzavur kuvvetleri için silah istedi.394 4. silah kullanmak kararını açıkladı. İng. s.Ferit. V.100) Acaba hangi milletin tarihinde böyle bir hain vardır? Damat Ferit hükümeti.Şimşir. 7 Nisanda. tamamiyle İngilizlere uygun bir yol izleyeceğini söyledi. Damad Ferit.8. D. s." (T. 11 Nisan günü. belge no. Ertesi günü Osmanlı Mebusan Meclisi de. İzmit.260. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. Kazım Paşa [İnanç]. …. geleneğe aykırı olarak ilk defa bir İngiliz subayı da bulunacaktır. Kayseri ve Elazığ taraflarında da bazı kişilerin.M. suçlayan bir beyanname (bildiri) yayımlar. kesin isteklerimizdendir. bu hareket liderlerine karşı.395 Aynı gün fetvalar da açıklanır! Böylece İstanbul yönetimi. uçakla Anadolu'ya dağıttırmak için yardım istedi. Trabzon.Ferit'in niyetlerini açıklayan bu çok önemli belgenin özetini veriyorum: "1. tutuklayıp Malta'ya sürülmelerini istediği kişilere ilişkin yeni bir liste daha verir. büyük devletlerle içten ve güven verici ilişkiler kurulması ve millet ve devlet çıkarlarının hak ve adalet esasına dayanılarak savunulmasına özen gösterilmesi. Listede şu adlar da yer almaktadır: M. Padişahın manevi nüfuzundan başka. Milliyetçiler aleyhinde yayımlanacak bildiri ile fetvaları. Bandırma bölgesinde Anzavur'dan başka.C. İngiliz Yüksek Komiserliğine. s.Karabekir Paşa. milli namusu korumak. Bolu. Göztepe.rının güçlendirilmesi ve bunlarla birlikte.Komiseri de Robeck'i ziyaret eder. milliyetçi liderleri ve Milli Mücadele'yi red ve inkâr eden.Ulubelen. 2. 9. T.Y.

onu aklayabilmek için türlü türlü masallar uydurmak zorunda kalmazlardı. Damat Ferit'i. istifa ederek şerefini koruyabilirdi. de bi an _8 . ne olurdu? İşgalciler. konu sırasına göre aktarıyorum: 10/2.Paşa [Cebesoy]. İngilizlerin hoşuna gideceği umuduyla atadığını Ali Fuat Beye itiraf ettiğini az önce görmüştük. İsmail Fazıl Paşa. Hiç kimseye sadrazamlığı kabul ettiremeyen ve düşman iradesine boyun eğmek zorunda kalan Padişah.Mısıroğlu..Kısakürek ise olayı farklı şekilde açıklıyor: □ "Salih Paşa kabinesi de galip devletlerin Anadolu aleyhindeki tekliflerini kabul etmeyince. bir yere sürer. milli gaye aleyhinde göstererek. belki onu tahtından indirir. Görgü tanıkları da herhangi bir baskıdan söz etmiyorlar.396 Vahidettincilerin. Milli Şahlanış Hareketinin zaferine için için dua ederken." (K.Ferit hükümeti.82) N. 3. halkın gözünden düşürmek maksadını gütmüşlerdir. Damat Ferit hükümeti de. s. yürürlükteki kanunlar önünde izahı imkânsız bir muammadır. S.Adil Bey. baskı üzerine baskı neticesinde iş. malum senaryoyu devreye sokuyor: □ "Bu tarz hareketle İngilizler. Albay Behiç [Erkin]. 'Milli Mücadele liderlerini ve Milli Mücadele'yi reddetmekten ve suçlamaktan' kaçınabilir. sanki M. 2. İngilizlerin.. bu ibret verici olaylarla ilgili olarak bütün masallarını.Vahidettin için pek şerefli ve hayırlı bir sonuç olurdu. Hiçbir kaynakta. Zaten Vahidettin'in. Albay Selahattin [Köse]. Milli Harekete cephe almış oldu. 1. Padişahın iç isteğine rağmen. s. hatta izinleri dışında olmuş gibi güya ona engel olmak yoluna gitmeleri ve bu maksatla Kuva-yı Milliye'nin suçlanmasını istemeleri." (K.Mücahitler. dördüncü defa Ferit Paşaya düştü ve bu son hükümet teşekkülüyle İstanbul. ona aykırı görünmek felaketine tahammül gösteremeyecek de ne yapacak?" (Vahidüddin. Sevenleri de. Vahidettin de. için için dua etmekle yetinip düşman iradesine hemen boyun eğeceğine. iç isteğine uyup tam bir hükümdar gibi direnseydi. en fazla da hapsederlerdi. Albay Cafer Tayyar [Eğilmez]. Nihat Paşa [Anılmış].F. Albay S.Kemal'in Anadolu'ya gidişi kendi malumatları. Bu. S. Yakup Şevki Paşa [Subaşı]. Damat Ferit'i Sadrazam yapması için Vahidettin'e baskı yaptıklarını gösteren bir ipucu bulunmuyor. Ama D.Mücahitler. sık sık yürürlükteki kanunlardan yakınıyor ama ağzına ve aklına ne gelirse yazmaktan da geri kalmıyor! Nitekim bir satır sonra. Albay İsmet [İnönü].82) Mısıroğlu. Biz de şimdi bu soylu ve yürekli tavrı yüzünden onu saygıyla anardık. Muhittin Paşa [Okyayüz] vb. dışından. Salih Paşa hükümeti gibi.Mısıroğlu. iki tarafı karşı karşıya getirmek ve İstanbul Hükümeti ile Halife'yi. işgalcilerin isteğini tereddütsüz yerine getirmiştir. Milliyetçileri suçlama □ "İngilizler.

Vahidettin yazık ki işgalcilere karşı durmak yürekliliğini gösterememiş. İlgisi başka nasıl olabilirdi? Fetvaları kendi yazıp imzalayacak değildi ya! imzalayacağı anlaşılan adamı.191) □ "Ankara kendi varlığını ve İstanbul'dan bağımsız kişiliğini ortaya koyduktan sonra. Bu konuda İstanbul hükümeti de bir tartışmanın içine girmiş ve Ankara hükümeti ve M. düşman baskısına mukavemet edemeyerek.] İstanbul fiilen kaybettiği savaşı. Bu takdirde bizzat kendisinin yükte hafif pahada ağır nesi varsa omuzlayıp (ee.Ferit Paşanın Şeyhülislamı Dürrizade olduğu gibi398 verdiren de Ferit Paşadır ve kenardan hadiseleri dikkatle takip edici düşman kuvvetlerine karşı Padişahın. sorumluluğu yok mu? de bi an _8 . S. [. hem bunları açıklıyor.Kısakürek. istenilen fetvayı vermemek için makamını terk etmişti." (A. bunun hiç vebali. CG Yol. Ama bunda da başarılı olamadığı gibi daha da zor duruma düştü. şöyle bir durup vicdanını yoklayacağı yerde. günahı. mal canın yongasıdır) Anadolu'ya geçmesi gerekir ki bu da. Esasen kendisinden önce Şeyhülislamlık makamını işgal eden Haydarizade. K. s..Dilipak. Kuva-yı Milliciler aleyhindeki bu fetva ile hiçbir ilgisi yoktur. 'Hayır. icabında vatan haini görünmeye kadar gidecek bir fedakârlıkla yerine getirmek makamındadır.399 İstanbul yönetimi. böylece Milli Hareketin gelişmesini sağlamak ve bu başarıyı. s. "Padişahın. Mısırlıoğlu." (K. hem de. Mısıroğlu. Her emrimizi yerine getirmeğe hazırdı. fetva makamına atamış işte. Vahidüddin aksine. Tarih önünde. Dürrizade ise kabinenin uygun görmesi ile İngiliz baskısından kurtulmak için bu fetvayı vermek üzere aranıp bulunmuş ve o makama getirilmişti.64) Bu iddiaları değerlendirelim: 1."397 10/3.. bu tavır karşısında. onları da geçmiştir. Haydarizade İbrahim Efendi. bu fetvayı verdirmeyiniz ve Anadolu hareketinin meşruluğuna (yasallığına) dil uzatmayınız!' diyebilmesi imkânsızdır. D. Kuva-yı Milliciler aleyhindeki bu fetva ile hiçbir alakası yoktur" diyor. s. istenilen fetvayı vermemek için istifa edip şerefle köşesine çekilmiş." (N. Sonunda Dürrizade Abdullah bulunmuş ve Vahidettin de Dürrizade'yi Şeyhülislamlığa getirmiş.82) □ "Fetvayı veren. tevil ve savunmaları şöyle: □ "Karşısındakilerin her vesile ile aleyhinde oldukları Şeyhülislam Dürrizade'nin fetvası. Mücahitler. fetva yoluyla kazanmayı denedi. her dediklerini yapmış. Padişah tarafından veya onun emir ve rızası ile değil.Mısıroğlu'nun pek sevdiği Yüzbaşı Armstrong diyor ki: "Padişahın lehinde bulunmak bize göre en sağlam siyasetti. Milli Hareketi Müttefik kuvvetlerine boğdurmaya yol açar. vakit geçirmeden istenilen nitelikte fetva verecek bir adam aramaya koyulmuş. Fetvalar Vahidettincilerin bu konudaki iddia. Vahidüddin. Padişahın.Kemal hakkında bir fetva yayımlamıştı.F.. İstanbul'da kalıp düşmanlara ümit vermek. İngilizlerin baskısı ile ortaya çıkmıştır. İstanbul hükümetinin meşruiyeti (yasallığı) tartışmasına girdi.

153) O kabinede Nazır olarak bulunan A. Özellikle Vahidettin. 7. hangi din ve namusta vardır?"402 3.2056) 404 4. din düşman emeline alet edilemez' dememişlerdir.410 Sonunda. İngiliz."400 2. Bir de gerçek vatansever Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendiyi düşününüz. tarihte örneği olmayan fetvaları yazar ya da M.K. bayrağı korumak farzdır. Fransız ve Yunan uçaklarıyla Anadolu'ya atılır. Şeyhülislam da.Sabri Efendinin yazıp hazırladığı fetvaları kuzu kuzu imzalar. R.İnal."407 Binlerce din adamı ve bilgini.Reşit Rey de anılarında şöyle demektedir: "Fetvanın.Belgeleri. karşı fetvalar yayımlayarak bu ihanetin karşısına dikilir. de bi an _8 . fetvaya en ziyade cüret göstereninizdir." (A. öldürenler gazi sayılır. uzun yıllar sineceklerdir.. İngiliz subayları. vicdanı titremeksizin.Jeschke şöyle diyor: "Damat Ferit İngilizlerin ısrarlı olduklarını ve bu ısrar karşısında Hariciye Nazırı sıfatıyla fetva ilanını kabul ve taahhüd ettiğini' iddia etmiştir. milyonlarca dindar. konsoloslar. halka şöyle demiştir: "Vatanı.. İ. " (İng. Bu uğurda ölenler şehit. s. Ben fetva veriyorum. Fetvaların İngiliz baskısı ile verildiği konusunda. Yunanlılar İzmire çıkar çıkmaz.403 Foreigne Office (İngiliz Dışişleri Bakanlığı) dosyalarında bu iddiayı destekleyebilecek hiçbir şey yoktur.405 Ve Dürrizade Abdullah Efendi.Reşit Beyin anılarından aktaran. Fetvaları şöyle özetleyebiliriz: "Padişahtan izinsiz olarak istilacılara karşı direnen milliyetçileri.C. Prof. Son Sadrazamlar. 'bu fetvalar Türkiye'yi böler. tek tek veya topluca öldürmek.Hazret-i Muhammet diyor ki: "Sizin ateşe atılmaya en cüretkârınız.406 5. öz ellerimizle yıkımını hazırlamak. Hiçbir müdafaa vasıtası olmayan bir Müslüman dahi yerden üç taş alarak düşmana atmaya mecburdur. Ermeniler ve ajanlar tarafından dağıtılır. Halife olarak.409 Anadolu yer yer cadı kazanına döner. garaz ve hamakat (ahmaklık) eseri olduğu malum. Sebep ne olursa olsun. dini. milletin gözü açılacak ve halkın bilgisizliğini sömürenler. dinin düşman çıkarları için kullanılmasına isyan edecektir: "Vatanı müdafaasız bir hale koymak. bu fetvaların.M. Ulunay'ın Alemdar'ı ve Ali Kemal'in Peyam-ı Sabah'ı gibi gazetelerde yayımlanır. hükümet üyeleri de. ecnebi ısrarı değil. dinin özüne ters olduğunu söyleyebilecek mevkidedir ama o da susmayı yeğler.408 Hepsini minnet ve rahmetle anıyoruz. Buna karşılık. Anadolu'daki 153 yurtsever din bilgini ve müftü. namusu. bu anlayışı paylaşacak ve Milli Mücadele'ye destek verecektir. kardeş kavgasına yol açar. 6."401 Amasya'da yayımlanan küçük Emel gazetesi bile. s. din gereği ve görevidir. Fetvalar ve hükümet bildirisi. kan gölüne çevirir.

318) Göztepe'ye göre Vahidettin. Kuva-yı İnzibatiye'nin. İstanbul hükümeti bu suretle bazı hatalara düşmüştür. İstanbul hükümeti.Avrupalılar.440) Göztepe. Kuva-yı İnzibatiye İngilizlerin desteği ile donatılıp törenle İzmit'e yollanıp milli kuvvetlere saldırtılmak üzere ve Padişah. Hele T. (V.C.271.M.Göztepe'nin anılarıdır..M. Anadolu'daki Kuvayı Milliye'den filan değil de bu iki şehirdeki asayişsizlikten mi şikâyetçiler? 16 Mart günü resmen el koydukları İstanbul'da. tanığı olduğu türlü pislikleri de açıklamıştır. s. memleketimizin asayişini ellerine alacaklar yahut da biz. bunlardan biri de ilk Nigehbancılardan. mizah şaheseri: Milliyetçileri öldürmenin farz olduğu hakkında fetvalar yayımlanmış. Memleket.Mücahitler. Anadolu Olağanüstü Genel Müfettişliğine atanan Müşir (Mareşal) Zeki Paşaya güya demişmiş ki: ". bu konuya oldukça uzun bir yer ayırmıştır. Gayyasında.M. güneşi balçıkla sıvamak mümkün olmadığından.Gayyasında. bu apaçık ve kaçınılmaz sonucu göremeyecek kadar kısa akıllı mıydı? Kurtuluş Savaşı hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmeyen Vahidettinci-ler. yalanını kanıtlamak için Vahidettin'e söylettiği bu ipe sapa gelmez sözleri biraz irdeleyelim: a. hilafet makamı ve Halifeyi gözden düşürerek yıkabilmek için bunun oluşturulması ve kurulması için saraya yapmadık baskı bırakmıyorlardı. "tam manasıyla bir muvazaadan ibaret olduğunu" ileri sürerek sorumluluğunu ve katıldığı olayın çirkinliğini hafifletmeye çalışmış. Anzavur Kuvayı Milliye'nin üzerine salınmış. s.Göztepe'dir. Edirne ile İstanbul'dan mı ibaret? Müttefikler. TBMM'nin kabul ettiği 150 kişilik sürgün listesi içinde Kuva-yı İnzibatiye mensuplarından 7 kişi yer almaktadır. Halbuki İngilizler. İkincisini kabul ettik ve bu vaadimizin kuru bir sözden ibaret olmadığını ispat için de bir miktar askeri kuvvet teşkil ettik. asayişi neden Yunanlılara bıraksınlar? İstanbul'u birbirlerinden bile kıskanırlarken. 4."413 (K.M..Mısıroğlu.. Kuva-yı İnzibatiye'yi neden İstanbul'da tutmadı. kabinenin çıkarıp dağıttığı fetva beyannameleri yüzünden.10/4. S. bu arada." (V. (TBMM Gizli Celse Zabıtları. anılarında. ya da Edirne'ye yollamadı da tam tersi yöne. s.95) de bi an _8 . Kuva-yı İnzibatiye Bu konudaki bütün iddia ve masalların kaynağı.M. s. İzmit'e gönderdi? b. en zayıf noktamızı bulup oradan saldırdılar. Sırf görünüşü kurtarmaya yönelik olan bu tedbirlerin. bu asayişi bizzat kendimiz sağlamaya razı olacağız.Göztepe'nin Vahidettin'e söylettiği son sözler.M.291) T. neden devreye bir de Yunanlıları soksunlar?412 Eğer sorun Edirneye İstanbul'un asayişi idiyse. İngilizleri oyalamak için güya bir muvazaa (danışıklı dövüş) silahıydı. T.411 Kuva-yı İnzibatiye Mitralyöz Kumandanı ve Damat Ferit'in Yaveri T. 282. kanlı bir kardeş kavgasına döndüğünü görüyorum. Vahidettin'i de küçük düşüren bu uyduruk sözlere can simidi gibi sarılıyorlar: □ "O Kuva-yı İnzibatiye ki Sultanın. Ya Girit'te bir işarete bakan Yunan inzibat kuvvetleri (?) İstanbul ve Edirne'ye girerek.Göztepe'nin. 'kanlı kardeş kavgasından' yakınıyor! Yani Vahidettin.

s. 'Siz kenarda durun. İngilizlere. olayların üslubundan belli. b. (K.417 4.C. Ahmediye Cemiyeti ileri gelenlerinin telkini sonucu olsa gerek. cephaneleri ve bütün ağırlıklarıyla beraber.C.115)422 de bi an _8 a "Kuva-yı İnzibatiye ve sair namlar altındaki kuruluşların da. Yunanlılar bizim dostumuzdur. Bu İngiliz baskısını. 191) □ "Anadolu'nun ayaklanmasından şiddetle kuşkulanan İngiltere. (H. 11 Nisanda Fetvalar ve hükümet beyannamesi ilan edilir. İzmit. İşte İstanbul.Ayverdi. Trabzon. 3. Aynı gün.F. milliyetçilere karşı sevk edilebileceğini söyledi [. Ferit Paşa.Komiseri de Robeck'i ziyaret eden Damat Ferit'in söylediklerini hatırlayalım: a.415)416 .Özkan.Doğrular: 1. s. belki Vahidüddin'in gizli talimatıyla meydana geldiği. s. (!) İstanbul hükümeti Kuva-yı İnzibatiye adı altında ordular hazırlatarak. Milli Mücadele hareketini [bastırmayı] sade Yunanlılara bırakmayıp kendi askerleri ve kendi silahlarıyla dağıtacağını söyleyerek.Y. "421 Anzavur beş gün sonra yenilip İstanbul‘a kaçacaktır. bu hareketin liderlerine karşı.191 vd. Bandırma bölgesinde Anzavur‘dan başka. Padişahın manevi nüfuzundan başka silah kullanmak kararını açıkladı. Kısakürek. Padişahın emir ve rızası hilafına olarak onlara silah çekmek küfürdür." (N. Adapazarı ve Hendek arasındaki köprüyü tahrip eder.Özalp. isyandır. Milli Mücadele...] c. İzmit.418 'paşa' rütbesiyle ödüllendirilerek Balıkesir Mutasarrıflığına atanır. telgraf ve telefon hatlarını keserler. 7 Nisan 1920 günü İng. Bursa üzerinden (!) Anadolu'ya sevk etme faaliyetindedir ki bu sözde tedip kuvvetleri.414 bütün bunların da.‖419 İngiliz uçakları. Bolu. silahları. İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele Karşıtı Faaliyetleri.. savaş gemileri ve kara birlikleri. Vahidüddin. 1.420 Anzavur şöyle der: ―Padişah. Kayseri ve Harput (Elazığ) taraflarında da bazı kişilerin. Küçük Asya Türklüğünü alem haritasından silecek bu son darbeyi önlemek üzere. Milli Mücadele'ye muhalif ve karşı tavır takınmayı kabul eder görünür." (S.. milletimi ben tedibe (hizaya/yola getirmeye) gücüm yeter' der ve böylece Anadolu'yu. Anzavur kuvvetleri için silah istedi. gayet politik bir davranışla idare eden Padişah. Yunanlılara karşı harpedilmesine razı değildir.." 2.93) 3. şayet İstanbul hükümeti Anadolu harekâtına karşı koymayacak olursa. Karamürsel ve Bandırma‘da milli kuvvetlere ve halka ateş açarak bu çapulculara yardım etmekten geri kalmazlar. Padişaha baskı yapmaya başlamıştır. Adapazarı'nda Kuva-yı Milliye aleyhinde bir gösteri düzenlenir. Harekete geçirilen bazı kişiler. emekli ve alaylı jandarma binbaşısı Anzavur Ahmet. milli kuvvetlere iltihak edeceklerdir. Müttefik orduların istilasından korumuş olur. milli hareketi bastırmak programıyla başa geçtiğini belirterek. Anzavur Ahmet'in programı şudur: "Melun Kuva-yı Milliye ileri gelenlerini yakalayıp İngiliz ordusuna ve kanununa teslim etmek. s. sadece göz boyamaya muhsus kaşkarikolardan (kandırmacalardan) olduğu ve hiçbir harekete girişemeksizin eridiği ve hatta milli cepheye katıldığı.

2. D. Harbiye Nezaretini vekaleten eline alır ve Nezarete ilk geldiği gün şöyle der: "Ben bu makama bir maksad-ı mahsusla (özel bir amaçla) geldim. üsteğmenlere 70..Gayyasında. 12.) 12.Sofuoğlu.288 vd. TKS Kronolojisi I. 17 Nisanda.830 lira ödenek ayrılır. s. Kuva-yı İnzibatiye Komutanı.282. Kararnameler Vahidettin tarafından onaylanacak ve 24 Nisanda ilan edilip yürürlüğe girecektir.C.120 vd.283)424 Fakir halk.Sofuoğlu. Jeschke. Kuva-yı İnzibatiye ile ilgili bütün kararlar. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu.Hatıraları s. bir yandan da.250. başçavuşlara 40.343 vd. 6. 120) 10. s. 5.C. tabur komutanlarına 100.Komiser de Robeck'e.M. s. s. Asker toplamak için çeşitli yerlere.) 14.M. Göztepe. teğmenlere 60. Damat Ferit. yüzbaşılara 80.M. (Jeschke. Müttefiklerin iznini ve desteğini alarak.Göztepe.M.M. s. V. esirlikten dönmüş olan askerlerin kaldığı Selimiye Kışlasında şöyle bir konuşma yapar: "Halifenin fermanıyla geldim.5. V.6. V. A.283 vd. şiddetli para sıkıntısına rağmen bu kuruluşa 1. Ayrıca Bolu bölgesinde oluşturulacak bir Kuva-yı İnzibatiye birliği içinde Bolu Mal Sandığına. TİH.F..Ferit'e bağlı olmak üzere özel bir Kurmay Kurulu kurulur (Karargâh Erkan-ı Harbiye-yi Hususiyesi). V. çavuşlara 35. İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanlığına başvurarak. s. s. 6.C. alay komutanlarına 150 lira aylık ödenecek. buradan verilir.. s.. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu. T.Başlarken. s. s. 20 Nisanda.C.1440) 11.Cebesoy..Gayyasında. M.Kemal'e karşı Kürtlerin kullanılmasını da önerir".120. Kuva-yı İnzibatiye Kararnamesinden bazı hükümler: Kuva-yı İnzibatiye tümeni. (Başbakanlık arşivine dayanarak. Dr. Her şeyden evvel asayişin temini (sağlanması) elzemdir (çok gereklidir).Ferit.M. (T. (TİH.Göztepe. (Kadro toplamı.Göztepe. doğrudan D.Sofuoğlu.M..Natık Paşa. Hükümetin desteği ile Anzavur.C.342 vd. (TİH. Gayyasında. V. s.M. Aynı gün ikinci bir kararname ile de. s.. kıdemli yüzbaşılara 90. 6.000 kişi) Sakat kalanlara ve şehit olanlara (!) tazminat verilecek.. yüksek aylıklarla bu birliğine katılmaya teşvik edilir..378.M.399. s. T. dört bölük bir tabur.. (TİH. Hükümet.Göztepe. Genelkurmay Başkanlığı yerine.Gayyasında. s. bir kararname ile milli kuvvetleri bastırmak üzere Kuva-yı İnzibatiye adında bir birlik kurulmasını kabul eder. Her bölük 250 kişi. D.343. İngiliz denetimi de bi an _8 .. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu s.. İstanbul Merkez Komutanı M. Dr.M.Ferit. Erlere 30. aylığından başka 500 lira da ek ödenek alacaktır.) 7.99) 13.98) 6. Biliyorsunuz ki memleket bir buhran geçiriyor. 3 alay ve 1 topçu taburundan oluşacak. 121. 401.000 lira ödemesi emri verilir.Gayyasında..A. eskiden beri milliyetçilere karşı kurmayı tasarladığı kuvvetin oluşturulması için harekete geçer. (T. Harbiye Nezaretinde.. M.)423 8. dört tabur bir alay olacak. D." (T. dipnot no.Ferit. özellikle Adapazarı-Düzce yöresine adamlar yollanır. kolordu komutanı yetkisinde olacak. A.A.Gökbilgin. "M. İttihatçılar ve Kuva-yı Milliyeciler Halifeye isyan ettiler ve köyünüzü ve evinizi yıkıp evlatlarınızı öldürüyorlar! Bunları vurmak için 30 lira aylık ile asker yazılınız!" (ATASE ve TTK arşivlerindeki belgelere dayanarak. İstanbul'da da gönüllü toplamaya başlar.425 9..280 vd. Y. TKS Kronolojisi I.M.

16 Kuva-yı İnzibatiye gazisini (!) 5.410. s. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin 1. Anadolu Fevkalade Müfettiş-i Umumiliği adı altında bir yeni bir teşkilat daha kurar ve Abdülhamit döneminden kalma. Balıkesir'e gitmeyi artık göze alamayan Anzavur'a yeni bir unvan ve görev verir: Kuva-yı Seyyare Umum Kumandanlığı!431 Anzavur İzmit'e bir İngiliz torpidosuyla gelir. 2. 500-600 kişilik gruplar halinde İzmit'e sevk edilecek.289) Dahiliye Nezareti.Hatıraları.M. 1914'te ordudan uzaklaştırılmış olan emekli Süleyman Şefik Paşa atanır. Göztepe. üçüncü gün.437 23.M. Ama iki gündür yolladığı başarı haberlerine inanan D.428 (TİH.434 13 Mayısta Kandıra'yı işgal eder. dipnot 88) 15. TKS Kronolojisi. Bu arada D.F. 15 Mayıs 1920 günü.412.Belgeleri. 29 Nisanda Kuva-yı İnzibatiye'ye. şehrin çevresini tel örgülerle çevirir. Kuva-yı İnzibatiye Komutanlığına. Gayyasında. Kurmay Başkanı Şah İsmail adındaki bir kaatildir. (A. emekli Müşir Zeki Paşa Umumi Müfettişliğe atanır. s.122) 19. kuruluşundan 9 gün sonra. s.. (TİH..altındaki Maçka Silahhanesinden silah ve cephane almak için izin ister ve istediği izin verilir. 101) 18. dereceden Mecidiye nişanı ile ödüllendirir. T.Bıyıklıoğlu.Kemal'in idama mahkûm edilmesinden iki gün sonra. İzmit'in 2 km. s. s.C. bir ayağı atının altında kalır. Sevres'in Osmanlı temsilcilerine tebliğinden üç. Komuta makamı olarak.Ferit hükümeti.. Atatürk Anadolu'da.. s.Alayının ilk kafilesi. 154) 22.435 Kanlı çarpışmalardan sonra. (Jeschke. 6.121)429 İstanbul'da toplanan subay (!) ve erler. S. 600 sandık cephane alarak İzmit'ten ayrılır ve Adapazarı yakınlarına sokulur.000 lira (Anzavur '5. Kuva-yı İnzibatiye'den bir birlikle takviye edilerek. Kuva-yı İnzibatiye'nin bir an önce harekete geçmesini ister. Anzavur'u kutlamaya gelecektir. 2. D. Ermeni çetelerini de İzmit'in kuzeyine yerleştirirler. TKS Kronolojisi I. eniştesinin seyahatine resmi yatını tahsis etmiş ve Baş- de bi an _8 . (Jeschke. M. 6. s.357) 21. s. V. (TİH.C.433 10 Mayıs günü Adapazarı'nı.436 Anzavur atından düşer. 6. s.M.58.C.Şefik Paşadan 15. 29 Nisan'da İzmit'e yollanır.000 tüfek. milliyetçileri bir an önce tepeleme telaşı yüzünden.M.100)426 16. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu.Cebesoy.Sofuoğlu. Körfezde birkaç parça da savaş gemisi bulunmaktadır. M.432 Kuva-yı İnzibatiye'den önce harekete geçerek parsayı toplamak için bu çevreden de gönüllü toplar.000 lira' diyor).Göztepe bu kutlama yolculuğunu ve ziyaretini özet olarak şöyle anlatıyor: "Sultan Vahidettin. Anadolu'daki demiryollarından çekilip İzmit'te toplanan İngiliz birlikleri. milliyetçileri yargılamak üzere Divan-ı Harpler kurulması hakkındaki kararname yayımlanır.123. doğusuna yerleşir. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin karargâhı.100)427 17. TKS Kronolojisi I. TBMM'nin açıldığı gün. T. 20 Mayıs günü İzmit'e. İzmit körfezinde demirli ve Müttefiklerin gözetimi altında olan Yavuz zırhlısını seçer. İng.430 (Jeschke. s. (T.Alaylar orada kurulacaktır. 413) 20. (A. bir kısmı İzmit'e doğru kaçar.Ferit. Vahidettin. (Jeschke.. ve 3. 28 Nisanda. 13 Mayıs günü. Anzavur kuvvetleri dağılır. Geyve Boğazı'nı ele geçirmek ve Anadolu yolunu açmak amacıyla taarruza geçer. törenle sancak verilir.Ferit. s.

İngilizlere teslim edilir. s.Hatıraları. (A.. kısa zamanda yenilecek. (TİH. s."439 Anzavur'un bozguna uğradığını öğrenen D..Alay K. üç piyade alayı. Cemil (Topuzlu) Paşa anılarında diyor ki: "Ferit Paşanın bu esnada İstanbul'da bulunmamasından istifade ederek. belgelere dayalı gerçek ve utandırıcı öyküsü böyle. aldatmak için kurduğu iddia edilen.444 29.C.Alay Komutanları ile 3. yani göz boyama amacıyla kurulmadığının açık kanıtlarıdır. İngiliz birlikleri de.. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin 2.111) 26.M. ve 3. M. Bakalım.yaveri Avni Paşa ile ikinci mabeyncisi Salim Beyi uğurlamaya göndermişti. 6.. İzmit'i saran milli kuvvetlerin üzerine bomba atar. (TİH.] Birkaç gün sonra Ferit Paşa da [Paris'ten] İstanbul'a geldi. çok ağır şartlarla bize sundukları muahedeyi (Sevres'i) kabul etmeye taraftar olduğunu görünce. Kuva-yı İnzibatiye'yi cesaretlendirmek için milli kuvvetlerin üzerine ateş açarlar. s. (TİH. çapulcu güruhuna ait teşkilatın yeniden canlandırılmasını takbih ettim (suçladım)!" (80 Yıllık Hatıralarım. hayal kırıklığı içinde geri dönecektir. Büyük umutlar bağlanan Halife Ordusu (!). Nafıa Nazırı (bayındırlık bakanı) Dr.412)442 Bu taarruzu bekleyen milli kuvvetler de aynı anda karşı taarruza geçerler. İlk iş olarak Kuva-yı İnzibatiye denilen çapulcu güruhunun mukannen (yasal) tahsisatını (ödeneğini) kestik.F.Ferit. Karaya çıkan Sadrazam için İzmit yöneticileri. İngilizler. bütün silah ve ağırlıkları ile milli kuvvetlere katıldığı ileri sürülen bu birliğin.) Vahidettin'in. 23 Mayıs günü harekete geçen Ali Fuat Paşa emrindeki birlikler.. Kuva-yı İnzibatiye'nin ileri birlikleri ile Anzavur artıklarını dağıtarak Adapazarı ve Sapanca'yı geri alır. Yavuz zırhlısının yanına demirledi. bir baskınla kuzeyden İzmit'e girmeye karar verir. bu zoraki törene katılmamıştır. Vahidettincileri mi haklı çı- de bi an _8 . Hendek. 4 top ve 4 makineli tüfek ele geçirirler. her ihtimale karşı. hatta müttefik devletlerinin temsilcilerinin arzuları hilafına (aykırı olarak) da bu teşkilatı külliyen (tümden) ilga etmek (dağıtmak) cesaretini gösterdik. s. bu raporları okumalarını öneririm! 27. Geri kaçırılan toplar ve çekilen bütün subay ve erlerin silahları da.Alay 1 Tabur Komutanının savaş raporları. yeniden Kuva-yı İnzibatiye'yi kurmaya ve galip devletlerin. İngilizleri kandırmak.. A.445 [.Cebesoy.136. kendisine pek ağır bir istifaname verdim.C. İzmit'teki çuha fabrikasını tahrip ederler. becerebildiği kadar ve inatla dövüştüğünün. Fakat kuzeydeki Ermeni çetelerinin inatçı direnişi üzerine sonuç alınamaz. Kuva-yı İnzibatiye adı verilen ve memleketi ikiye ayırmaya çalışan serseri. 6.209 vd.Fuat Paşa o gece. büyük kısmı İzmit'e doğru kaçacak.133-136) Vahidettincilere. 24. 6. 14 Haziran 1920 sabahı.nın raporu443. Birkaç İngiliz uçağı. bazı Boşnak ve Çerkez çeteleri.C. bir süvari birliği.129)440 25. Gizliden gizliye. Düzce ve Bolu isyanları bastırılır. s. büyük bir karşılama programı tertip etmeye çalışmışlarsa da halk. sahra ve dağ topları ile İzmit'in doğusundan taarruza geçer. Kuva-yı İnzibatiye Tümeni. bu kuru kalabalık ertesi günü bir gemiye doldurulup İstanbul'a postalanacaktır) 28. s.441(TİH.. bu birliğin. uyutmak. 2.438 Ertuğrul yatı. bir kısmı ise milli kuvvetlere katılacaktır.C. bazı mühim icraatta bulunduk. İsyanları idare etmek üzere İstanbul'dan gönderilen Kurmay Yarbay Hayri de yakalanır ve idam edilir. Son olarak bir de Vahidettin'i dinleyelim. 6.

s.194)446 Velhasıl Vahidettin de. asilere layık olduğu cezayı vermektir. İzzet Paşaya ısrar eden.Atay.karıyor. 12 Temmuz 1920.338)449 10/5.124.C. V. sabıkalılardan ve sırf yağma hırsı ile hareket eden birtakım şahıslardan mürekkep. ayrıca F.Ferit'in yeni Adliye Nazırı Ali Rüştü Efendi'ye şu soruyu soruyor: "Hükümet. Gayyasında. Yunan ordusu tarafından yapılan harekâtı protesto etmek niyetinde midir?" Ali Rüştü Efendinin cevabı: "Hükümetimiz. 22 Haziranda Batı Anadolu'da ve 20 Temmuzda Trakya'da harekete geçirirler. Çanakkale Olayı. 3." (Peyam-ı Sabah gazetesi. s. kendi programımıza dahil bulunan bir hareketi niye protesto etmeli? M.Kemal taraftarlarını resmen mahkûm etmiş ve hilafet ile vatana hain olduklarını ilan eylemiştir. 107) Peki. O.Kemal'in yani milli kuvvetlerin tepelenmesi (tenkili) için üzerine kuvvet gönderildiğini kabul ve itiraf ediyor Nokta! • Anzavur ve Kuva-yı inzibatiye macerasının fiyasko ile sonuçlanması üzerine. emperyalistler. (T. Yunan ordusunun başarısı için dua edilmesini de ister!447 Yunan başarısının kaç cana ve kaç ırza mal olduğunu açıklamak gereksiz.Olcay. M. bütün hükümetlerin kuruluşuna karışan Sultan Vahidettin. sorumlu hükümet ile hükümdarlık makamının karşılıklı ilişkisine ait meşrutiyet gereklerinden ayrılmamak arzusu ve bazı zorunlu siyasi sebepler etkili olmuştur. M. Devamı da var. aktaran KS. Bu açıklamayı yapan Ali Rüştü Efendi.. Boulogne Konferansı." (Hilafet.Ferit hü- de bi an _8 . D.M. Eski Saat. s. General Paraskevopulos komutasındaki Yunan ordusunu.M.. şu vatansever (!) İstanbul yönetimi.R.Damat Ferit hükümetinde de yerini koruyacaktır. 21 Haziran 1920 günlü tutanak. birkaç haftada Ankara surları önünde bulunacaktır. s. İng. bir gazeteci.589 vd.448 İngilizler gelmeden önce.Kemal ordusu. bu açıklamayı yapan Ali Rüştü'nün hükümetten uzaklaştırılması için kılını bile kıpırdatmaz. Günlüğü. D. şimdi sürat ve şiddetle harekâta devam eyleyecek olursa. üstelik bundan sonraki 5. General Paraskevopulos ordusu. birkaç İttihatçının hükümetten ayrılması için A. bir ordudur. burada noktalanmıyor.. Kuva-yı Seferiye Kuva-yı İnzibatiye macerası.Kemal'i tepelemek için üzerine askeri kuvvet gönderilmesine lüzum gösteren hükümetlere uymamda. (Jeschke. Tevfik Paşayı istifaya zorlayan. Binaenaleyh vazifesi. öteden beriden toplanmış haydutlardan. Sevres Andlaşmasına Doğru. Belgeleri.. yoksa onların masal anlattıklarını mı söylüyor? 1923'te yayımladığı beyannamede diyor ki (sadeleştirilmiştir): "Bağlı olduğu devleti tanımayan M. s. 154. bu Yunan ilerleyişini nasıl karşılamıştır dersiniz? Yunan ordusu ilerlerken.91) Ayrıca.Walder. s. D. O halde. s.Göztepe.

1920 Temmuzunda. işlemlerin daha hızlı yürütülmesi için bazı görüşler ileri sürer. Kuva-yı Seferiye'nin karargâhının Adapazarı'nda kurulmasını önerir. Kuva-yı İnzibatiye'nin eski 2. bir yandan.. 'Ferit Paşanın değiştirilmesi gerektiğini' de söyler. ikinci bir yazı ile de.. yeni bir kuvvetin kurulması ve bunların silahlandırılması için izin ister. "M. Sevres'i Ankara'ya da kabul ettirmek için bir kurulun Anadolu'ya gönderilmesi projesini de görüşmektedirler. İngilizlere başvurarak. 25.450 Yıl sonunda A. Bu sırada Müttefik Y. ilk aşamada 15. İngilizler de..Komiseri. 25 Ağustos 1920'de.kümeti. milliyetçilerle uyuşmayı imkansız görüyor.Düzce ayaklanmasının yarattığı elverişli koşullardan yararlanılabileceği görüşündedir. Fransız Y.Komiseri. 11 Ekimde. 17 Eylülde İtalya.İzzet Paşa kurulu Bilecik'e hareket eder. kurulla birlikte kuvvet de gönderilmesinden yana. milliyetçileri yatıştırmak için başka çareler aramanın daha yararlı olacağını bildirir. 16 Ekimde Damat istifa edecek. İlk tümenin Büyükdere'de kurulmasına başlanır. Ferit iktidarda kaldığı sürece. Lord Curzon'a gelişmeleri şöyle özetler: "Hükümete baskı yaparak. Sadrazamlığa sunduğu 30 Ağustos ve 8 Eylül 1920 günlü yazılarında.000 kişilik yeni iki tümen kurmayı tasarlar. Ferit Paşa. bu sırada başlamış olan 2.Kemal'in [yani Milli Mücadele'nin] kaldırılmasına karar verildiğini" bildirerek. D. Çekilmesinin yerinde olacağını ileri sürüyor.Komiserler. Müşir Zeki Paşa. 25. Kuva-yı Milliye'ye karşı.Ferit hükümetinin beyan-namesi. Dahası da var. Yalnız bu altı olgu bile. Anadolu'ya bir kurul gönderilmesi konusunu Vahidettin'le görüşürler. İzmit'i Yunanlılara bırakacaklardır. fetvalar. bu kuvvetin araç ve gereçlerini İngiltere'den satın almak istediklerini açıklar. ayrıca bu birliklerin eğitim ve yönetimi için Müttefik subayların görevlendirilmesini talep eder.Komiseri. İngiliz Y.Alay Komutanı Bekir Sıtkı. olası bir Kuva-yı Milliye hareketine karşı kuvvetlerini güvence altına almak için Gebze'ye çekecek.000 kişilik jandarma ve 15..000 kişilik bir kuvvet kurulmasından yana olur ve bu kuvvetin milliyetçilere katılmaması için Müttefik subaylarının komutasına verilmesini şart koşar.. Fransız Y. de bi an _8 . İngiliz Harbiye Nezareti.Komiserleri. durumu daha da kötüleştireceğini. Kuva-yı İnzibatiye ve Kuva-yı Seferiye. Anzavur. Anadolu'ya karşı askeri harekete geçilmesinin. Harbiye Nezareti.000 kişilik bir kuvvetin kurulmasının uygun görüldüğünü bildirir. 20 Eylülde. Kuva-yı Seferiye'nin kuruluş çalışmaları hakkında bilgi verir ve Kuvayı Milliye'ye karşı yapılacak harekâtın ayrıntılı planını açıklar. Ağustos başında. Anadolu'ya bir kurul gönderilmesini isteyeceğiz." Y. bu görüşmede Fransa Y. 1 Ekim 1920'de. Vahidettin'in ve İstanbul yönetiminin Milli Mücadele ve tarih karşısındaki hazin durumu kanıtlamaya yeter. Fransa da bu görüşe katılacaktır. • Vahidettin'in Damat Ferit'e verdiği buyruk..Komiseri Amiral de Robeck.

türlü hastalık ve zaaflarından yararlanan iç ve dış güçlerin başlattığı. birazdan bazı sahnelerini göreceğimiz bu isyanlara destek verdiğini de açıkça yazarak. son zamanlarda. doğuda ve batıda boy gösteren isyanların çoğu.Ceylan‘a göre de. giderek Hilafete karşı bir tehdit oluşturmaya başlaması ve dini karakterini yitirmesi. bunların da. yine hadiselerdeki üslup ifadesinden anlaşılır. müneccim miymiş bunlar. Bir daha sorsam ayıp olur mu acaba: Hani Vahidettin Milli Mücadele'yi destekliyordu? 4. s.Kemal'in düşüncelerini sezinleyen (!) Vahidettin'in. isyanların sebebinin dini kaygılar olduğunu ileri sürüyor: ―Yurdun birçok kesiminde.452 isyan hareketlerinin doğup gelişmesinde önde gelen faktörlerden biri idi… Vahdettin. 'içtihat farkı'. Üç dört yıl sonra neler olacağını.Ferit hükümetleri. “geleceği görenler” başlatmış. sarayca tahrik edilmek şöyle dursun. bu hususu açıklarsa.Kemal‘in Osmanlı Devleti ve İslam dini. Vahidüddin. rüyasını mı görmüşler. 64) □ H. bakıcı. karma bir imparatorluk toplumunun safiyetinden. nasıl bilmişler acaba? Keramet sahibi. falcı. içlerine mi doğmuş? Yoksa derin bilg ileri ile geleceği mi okumuşlar? H.. İsyanlar Anadolu isyanları. bu çok acı olaylar hakkındaki görüşleri böyle ve bu kadar. M. 'dini kaygılar' ya da. 'geleceği önceden görmek' olduğunu ileri sürüyorlar ama bu konudaki bilgiler.H. Hilafet hakkındaki düşüncelerini seziyor olmalı idi ki destek verdiği halk ayaklanmalarında. D.191) □ K. 137)451 □ A. isyanların sebebinin. Dilipak.F. de bi an _8 . remil mi atmışlar. ne ‗durun‘. gelişimler gösteriyor ki isyanları. 2.‖ (N. Vahidettinci yazarlar. s.Dilipak. isyanların sebebi “içtihat farkıdır”. 1919 ya da 1920'de. Bu isyancıların. 3. Hilafeti kurtarmak için başlatılan hareketin. s. gaipten bilgi mi almışlar.10/6. bunlara katılmadığı. hazin bir gerçeği doğruluyor. M.Ceylan.‖ (CG Yol.Kemal ve Ankara hükümeti hakkındaki umutlarını büyük ölçüde yitirmişti. (DinDevlet ilişkileri. Bazı Vahidettincilerin bu olaylar hakkındaki görüşleri şöyle: □ ―Yer yer Anadolu isyanlarına gelince. geleceği önceden nasıl gördükleri ise başlı başına bir sorun. 1.H. ilişkiler.96)453 1.Kısakürek. İncir çekirdeğini doldurmaz konularda sayfalarca yazı yazanların.C. yakın tarihimize büyük bir katkıda bulunmuş olur. (Hilafet.Mısıroğlu‘na göre. binlerce kişinin öldüğü. isyanları. İsyanları haklı göstermeye çalışıyorlar. M.Kemal bu yönde şiddetle eleştiriliyordu. hakikati ortaya dökemeyen sarayın çelişkili vaziyetinden doğan şeyler olduğu. belgeler. çok acı sahnelerin yaşandığı olaylardır. ne de ‗yürüyün‘ denil-mediği. dini kaygılarla ortaya çıkıyordu. M.63.

Çukurova'da Fransızlar da halkı Kuva-yı Milliye'ye karşı kışkırtmaya çalışırlar ama başarı kazanamazlar. paralar. s. hadislere. ya cahil.. (KS Günlüğü. görüş farkı diye yorumlanıp bağışlanamaz. Yunanlılar kışkırtmış. D.Nasuhi Bilmen diyor ki:"Bu pek büyük bir uzmanlık işidir. Zile. istenilen yana çekilebilir. dolanlar.Komiseri Amiral de Robeck'le yaptığı görüşmenin tutanağı ile Sait Molla'nın Rahip Fru'ya yolladığı mektuplar. Ali Rüştü Efendi. Böyle şey olur mu? b. İstiklal Savaşı Nasıl Ol- de bi an _8 . görüş farkı yüzünden Yunanlılara hizmet etmiştir. işbirlikçilik. İngiliz Y. Sonunda. emirler. Amacı. ya meczup.Ferit'in 7 Nisan günü. her amaca hizmet edebilir. bir din terimi olarak kullanmışsa. İslamiyet. bize en kestirme yolu gösterdiler!"454 Fetvalar. içtihat kelimesini. 2. ve İtilaf Partisi yöneticileri ve uzantıları ile bazı dernekler. bir din terimi olarak anlamı ise.. Yozgat isyancılarını över. Manisa Mutasarrıfı Hüsnü. şeriat hükmüne ve Padişah fermanına dayanarak. ya düpedüz haindir. Rumlar. yalanlar." (Büyük İslam İlmihali.C. bu yaklaşımı ile İslamiyete haksızlık etmektedir.Hürriyet. Düzce. önüne ve işine gelenin istediği gibi içtihatta bulunabileceği bir din midir? Hâşâ! Kaldı ki isyancılar. Mısıroğlu ve Dili-pak'ın ileri sürdüğü iddialar üzerinde durmakta yarar görüyorum: a. bazıları kendini.. düşmana hizmet gibi eylemler. Yine de birkaç kışkırtma ve destekleme örneği vereyim: 13 Nisan 1920'de Ali Kemal. Ermeniler. İngilizler. bu şaklabanlara hadlerini bildirmelidir!" 30 Ekim 1920'de. böyle davranmaya elverişli. ne de davranışları bir içtihata dayandırılabilecek niteliktedir. Yoksa şöyle sonuçlara varırız: Ermeniler görüş farkı yüzünden Abdülhamit'i öldürmeye kalkışmışlardır. sırt sıvazlamalar. sözlük anlamıyla değil de. kısaca şu: Kuran'a. doğal olmayan bulunmaması.427) Bu doğrultudaki bütün bilgi ve belgeleri. Pınarbaşı'na doğru geliyorlar! Onlarla birlik olup Kuva-yı Milliyecileri yeneceğiz!" (Şevki Yazman. bu mütevazi çalışmaya sığdırmak mümkün değil. 'görüş'tür. İçtihadın. sebebi ve tahrikçileri çok açık olmakla birlikte. Peyam-ı Sabah'ta şöyle yazar: "Anadolu Türkleri. Birkaç örnek: □ Delibaş Mehmet'in tellalı şöyle bağırır: "Halifenin müttefiki olan İngilizler. Görüşler arasında fark bulunması çok doğal bir durum. Ama casusluk. Delibaşlar. benzer olaylar hakkında verilmiş içtihata ve icma-ı ümmete dayanarak bir dini mesele hakkında görüş belirtme.37) Eğer yazar. bildiriler.455 Ö. ne bilgileri içtihat sahibi olacak düzeydedirler.. demeçler. körüklemiş ve desteklemişlerdir. 6 Kasım 1920'de de şöyle yazar: "Konyalılar (yani Delibaş ve avanesi) ayaklanarak.. s. 'İçtihat'ın sözlük anlamı. yüreklendirmeler ve halka örnek olmak üzere harekete geçirilen Anzavurlar. Anadolu halkına oynanan oyunları açıklamak bakımından yeterli kanıtlardır.. vaadler. göz boyamalar. gerek de yok. her yerde ve her zaman suçtur.. Sait Molla görüş farkı yüzünden İngilizlere ajanlık yapmıştır. sonuç vermeyeceği besbelli olan bu kanlı olayların içinde bulur. Kısacası. kendi askerini arkadan vurmayı bile caiz gören. ajanlar. görüş farkı yüzünden Yunan ordusunun başarısı için dua edilmesini istemiştir.

195) □ İsyancı Şeyh Eşref şöyle der: "Ben sahib-i şeriatım.du. Bütün ulema. Zavallı şehidin vücudunu arabadan süngülerle çıkarmışlar. Düzce-Bolu İsyanları." (Gerede'de isyancıların eline düşen Dr. kirli ayaklarıyla çiğnemişler. Ankara'ya karşı ayaklanan Düzce asileri Bolu'ya yürüdüler. '[Akbaş cephaneliğini boşaltıp Anadolu'ya kaçıran gözüpek ekibin başkanı] Hamdi Beyin cesedi akşama gelecek' diye haber verdi. Herhalde Balkan harbinin Bulgarları. s. s. asker ve memurlar dinsiz ve kâfirdir!" (TİH. Ne başını bırakmışlar.253) □ Konya halkını kışkırtmaya çalışanlar da halka derler ki: "Kim milliyetçilerle birlikte Yunan'a karşı giderse.C. Bu en büyük küfürdür.. s. Mondros'tan Mudanya'ya. s.62.. Zavallı Kani Beyin naaşı idi. Dayanamadım. bütün kainatla harp edeceğim. Anladım.' dedi. Bu vatan fedaisinin haydutlar elindeki bu halini görmek istemiyordum.Özkök. bağırarak ve koşarak getiriyorlar. 6. 3. ne vücudunu. bu alçakların kirli ayakları altında mı göreceğiz? Ertesi günü derste idim. "Bayırdan. Karısı boş düşer!" (D. hatta edep yerini açarak sürükleye sürükleye getirmişler. kaçtım. 3 Mayıs sabahı her de bi an _8 . Cesedini. Biga Ayaklanması ve Anzavur Olayları. Fuat Umay'dan aktaran R.. iç elbisesi ile bir cesedi sürükleyerek. Anzavur isyanından birkaç sahne (özet):.Arıkoğlu. Of! Bu koca kahramanın cesedini. 64. Hamdi Beyin mübarek naaşını. elbiselerini soyarak. daha ölmeden merdivenden atmışlar. s. Bu saldırıya Bolu ve Düzce'ye yakın bazı köyler de katılmıştı."458 (U. Şimdi de tek başımıza İngilizlere meydan okuyoruz. yanlış ve haksız olarak 'dini kaygı' diye nitelediği duyguları da aşağıdaki isyan sahnelerinde göreceğiz: 1. 17-18 Şubat 1920) 2. şer'an kâfirdir. S. Bolu isyanından birkaç sahne (özet):459 "2 Mayıs 1920 günü.Tansel.. parça parça etmişler zavallıyı.10-13. vücudunu parça parça etmişler.63)456 Bunlar mı görüş ya da içtihat?457 c. Dilipak'ın.69) □ Gerede isyanı öncülerinden Divitli Eşref Hoca da der ki: "Büyük savaşta.C.127) □ Cami kapılarına şöyle yaftalar yapıştırılır: "[M. s. şer'an küfürdür. Akşama doğru bir tellal. diğer devletlerle birlik olduğumuz halde mağlup olduk." (S. Hatıralarım. 'Hamdi Beyi getiriyorlar.Kemal'in] arkasına düşmek ve emrine itaat etmek.İğdemir. Hademe kapıyı açtı. alçaklar. bunlardan daha insaflı idiler.. Kani Beyin bulunduğu evi soyup soğana çevirmişler. Allah tarafından gönderildim. 'çevresindekilerden bazılarını da. eshab-ı kiramın adlarıyla çağırır'. canavarlar.

19 Kasım 1920 günü.. Padişahını. Halife düşmanı! Sarığından. Ellerine geçirdikleri askerleri... kanlı.. Binbaşı İhsan'ı şehit ettiler. Ali Kemali Hocanın evine silahlı bir güruh yolladı. şeriatını seven bizimle olsun!' çağrısı ile Konya halkını kendisine katılmaya davet etti.103. s. sabahın tenhalığından faydalanarak subayı memleket hastanesine kaldırttı. bu kadar zulme dayanamadı. Dördüncü Bölümde. s. Hoca geceyi ibadetle geçirdi. şehidi çıplak halde sokak ortasında bıraktılar. Doktor.taraftan şehire saldırdılar. 'Halifesini. Tahir Efendi Hoca vardı. Eve dolanlar. 'İngilizler-Yunanlılar' paragrafında göreceğiz. Ertesi günü subayın kıpırdadığını pencereden gören bir doktorun hanımı kocasına haber verdi. Kastamonu Nasrullah Camiinde verdiği va'azda. sakalından utan!' dedi. Bıçakla vücudunu delik deşik ettiler ve belediye önüne attılar. Ali Kemali Hocayı.." (TİH. Listenin başında Konya Müdafaa-yı Hukuk Derneği Başkanı. gerçeği açıklıyor: "Adapazarı. uyarılara rağmen saklanmayan Ali Kemali Hocanın üzerine yürüyüp sürükler gibi götürdüler. Postaneyi basarak haberleşmeyi kesti. milletvekili Rıfat Efendi Hoca. Delibaş'ın Yunan uşağı olduğunu. Delibaş. "İşte Şeyhülislamın fetvasının hükmü yerine geldi!" diye bağırdılar.. Sabah camiden alınarak sorguya çekilmek üzere Arslanlı Kışlaya götürüldü. Şimdi sıra ibret-i alem için öldürülecek Kuva-yı Milliyecilere gelmişti. zalim. Hocanın naşını da rahat bırakmadılar. R. darbe. yolun yarısında.C.' dedi ve son nefesini verdi.. Olayların içinde yaşayan M. Allah da sizi affetsin. 'Ben sizleri affettim. İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu. hükümet konağını ele geçirdi. yolda türlü hakaret. Müftü Ömer Vehbi Hoca. eski lise binasının kırık camları ile kestiler ve korkunç işkencelerle öldürdüler. birlikler Afyon'daydı. sükûnetle ve sadece. gerçek dindarlara da hakarettir. Genç subayın çok yarası vardı ama ölmemişti. Delibaş. Ak sakalı kan içinde kalmış olan Hoca. Düzce.. Alaattin Tepesinde hazırlanan savunma hattının gerisine çekilmişlerdi. Hocayı ikindi üzeri Piri Mehmet Paşa Camiine yine sürükleyerek götürüp kapattılar. Fakat kudurmuş asiler durumu öğrendiler ve derhal hastaneye gelerek subayın boynuna bir ip geçirdiler ve sokaklarda sürükleyerek öldürdüler. 'Haydi gelsin de M. Yoz- de bi an _8 . ünlü Sivaslı din bilgini Ali Kemali Efendi vardı. Çünkü ne yaptığınızı bilmeyecek kadar cahilsiniz. Birkaç çapulcu koşuşarak onu soydu.. Bolu'da kalan (Devrekli) Abdülkadir adında çok genç bir subayı da soyarak ve işkence yaparak Bolu sokaklarında dolaştırdılar. Ankara'dakilerin burada başı olursun ha. azımsanmayacak kuvvetiyle.99-102.) 3. Konya isyanından birkaç sahne (özet): "Delibaş Mehmet Ağa.Özkök. 3 Ekim 1920 Pazar sabahı Konya'ya girdi. Konya'da askeri birlik yoktu. 6.Kemal Paşa kurtarsın seni.113. bir araba ile getirip hükümet meydanına attılar. Mahallelerde tellallar dolaştırarak.." (Cemal Kutay. Halifeye karşı gelirsin ha. son bir dipçik darbesi ile yere serildi. Asiler yolda Hocayı mütemadiyen dipçikliyor.. her şeyden önce dine saygısızlık.. Yaşlı Hocanın bedeni. itme kakma içi nde Abdürrahim Hanına getirdiler. Utanmadan soydular.Akif Ersoy. 'Nutuk verirsin ha.' diyorlardı.. hapisaneye boşalttı.. Millicilere asker toplarsın ha. Düzce-Bolu İsyanları. haince davranışları.' diye cevap verdi. s. İdareciler. 'Yarabbi! Sen bu cahil insanlara insaf hissi ihsan ve onları affet.288 vd. Sırada.. dini kaygı ve duygulara bağl amak.) Bu bilinçsiz.

Bozkır. Yusuf Kemal Tengirşenk. s. Cami Bey. bolşevik hareketi olarak ilan eder ve der ki: "Padişahımız bunları 'asın' diye ilan etmiş.Kemal İstanbul hükümetince idama mahkûm edilmişti. Kızıl Hançer Cemiyeti. Biga. zannediyorum ki gelmiştir!" (TC Kronolojisi. mesela milliyetçilerin 'bolşevik oldukları' yayılır. Dilipak da yalnız M. Yarbay Seyfi Düzgören ve Ankara Müftüsü M.70)460 Vahidettinciler. Birkaç örnek: İngilizler halka.gat.Dilipak." (A. Alfret Rüstem. Milli Mücadele'nin neredeyse bütün öncülerini ve pek çok subayı idama mahkûm etmiştir. Oysa İstanbul. Albay Bekir Sami Günsav. Ankara Meclisi'ne katılacak milletvekillerinin bolşevik oldukları propagandasını yaparak. 10/7. Konya isyanları. Alb.. Yarbay Hüseyin Hüsnü. Meclisin açılmasını önlemeye çalışırlar.İzzet Met Paşa.Rıfat Börekçi461 ile Din İşleri Bakanı Mustafa Fehmi Gerçeker! 10/8. Bekir Sami Kunduk.462 İstanbul'un Bolu'ya mutasarrıf olarak atadığı Osman Kadri de yayımladığı bir bildiri ile milli direnişi. ancak bazı kesimlerde ve çok sınırlı olarak katıldığı bu isyanlar. Dr. Celalettin Arif. İsmet İnönü. Artık kime hizmet ettiğimizi. şeriat fetvasını vermiş.214) Sonuç Halkın. Bolşeviklik suçlaması ve Milli Mücadele karşıtı dernekler • Milliyetçiler aleyhinde geniş bir propaganda başlatılır. CG Yol. İsmail Fazıl Paşa. Fevzi Çakmak. hep o melun düşmanların işidir.Suphi Tanrıöver. Hükümet kuvvetleri bunları Hakk'ın yardımı ile tepeleyecektir. Böylece artık İstanbul. ord unun bu en zayıf döneminde bile hızla bastırılmış. İdam kararları □ "M.Selahattin Köseoğlu. Gönen. ya çarpışmalarda yok edilmiş ya da yakalanarak hakkettikleri cezalara çarptırılmışlardır. genellikle idam kararları konusunda susmayı tercih ediyorlar. Y. 11 Mayıs tarihli bu Divan-ı Harp kararı. Halide Edip Adıvar. Delibaş Mehmet ise. bütün elebaşılar. Kara Vasıf. kimin hesabına birbirimizin gırtlağına sarıldığımızı anlamak zamanı.Kemal'in idama mahkûm olduğunu belirtiyor. Ankara'ya karşı açık bir mücadele içine girmekt edir."463 Adana'da Fransız desteği ile çıkan gazeteler de aynı temayı işlerler: "Milli hareket bolşevikliktir!"464 • Milliyetçilere karşı yeni dernekler kurulur ve kurulu olanlar da milliyetçilere karşı kullanılır: Askeri Nigehban-ı Vatan Cemiyeti. H. Albay Fahrettin Altay. kendi adamları tarafından öldürülecektir. Refet B ele. Bazıları: Ali Fuat Cebesoy. Nurettin Paşa. Mu- de bi an _8 . s. 24 Mayısta Vahdettin tarafından da tasdik edilecektir.Adnan Adıvar.

. Peyam: "Anadolu'nun yeni Celalileri [milliyetçiler]." (R.S. Sanki bir şeyler oluyor. Halkın gözü önünde.467 Tarik-i Salah Cemiyeti.. Sabah: "İngiltere en büyük İslam devletidir!" □ 14 Ağustos 1919." (R. bir kafese gi rmiş." (A. Beyannameler. Peyam: "M. en namuslu. Teali-yi İslam (İslamı Yüceltme) Cemiyeti. İslam alemi için hiçbir tehlike yoktur. Birkaç örnek [bir kısmı özetlenmiş ve bazı kelimeler sadeleştirilmiştir]: □ 14 Temmuz 1919. hangi kuvvet.465 Kürt Teali Cemiyeti. Bari K avuklu gibi ben de sorayım: 'Kuzum Mustafa. Dünya vaziyeti biliyor.142) □ 29 Ekim 1919. Alemdar: "Bizim için tutulacak yegâne kurtuluş yolu.C. Anadolu'da bir hare-ket-i milliye vücuda getirmeye çalışıyor.468 10/9. Milli kuvvetler. kötü niyetlidir. bir şeyler olacak." (R." (A.Kemal) □ 9 Ocak 1920. Alemdar: "İslam kilidinin anahtarını. Anadolu Cemiyeti. İşbirlikçi basından örnekler İşbirlikçi basın.Ulunay) □ 8 Ocak 1920.Cevat Ulunay) □ 31 Ağustos 1919. bu [milli] harekettir. Renin (Adana): "M. harpten ezilmiş olan zavallı Anadolu'nun kuvveti ile kafa tutmasının ne hükmü olabilir?" (Jeschke. İngiltere'nin güvenilir eline teslim etmekte. mavzerli bir heyetin kuru sıkı tehd idi ile iş yürür mü?" (R. .Ulunay) □ 28 Eylül 1919.Kemal) □ 14 Kasım 1919.. Alemdar: "Bir patırdı. Muhafaza-yı Mukaddesat Cemiyeti. Muhafaza-yı Saltanat Cemiyeti. hangi kahraman? Hülyanın bu derecesine. ateş olsalar.Karay) □ Şubat 1920. blöfün sırası mı? İstedikleri kadar kafama vursunlar: Hangi teşkilat. Hayriye-yi İslamiye Cemiyeti (Adana).466 İngiliz Muhipler Cemiyeti. bir gürültü. Hilafet Cemiyeti (Mudurnu) vb. şuracıkta her işimiz.. Halas-ı Vatan Cemiyeti. sen deli misin?'" (R. her kuvvetimiz meydanda. Ayol. Alemdar: "Dünyanın en adil. Alemdar: "İstiklal diye bağıranlar.ile ilgili İngiliz Belgeleri.. uydurmasyonun bu şekline ben de dayanamayacağım. İlayı Vatan Cemiyeti..Kemal ve Rauf Bey ikbal hırsı içindedirler." (Ali Kemal)469 □ 11 Ekim 1919. Peyam-ı Sabah: "Anadolu'da ne yaptığını bilmeyen M. Hülyanın." □ 7 Ağustos 1919. Dört tarafımız açık.C. Siyasetten habersizdirler.. s..H.Kemal) □ 19 Kasım 1919.. cirimleri kadar yer yakarlar." (A. Siyasi Mağdurlar Cemiyeti..hafaza-yı Mukaddesat Cemiyeti. en haşmetli devleti olan İngiltere.Karay) de bi an _8 . telgraflar. Peyam: "Kurtuluşumuza en sön darbe..Kemal ve arkadaşlarının hareketine öncelikle son verilmesi gerekir. bu onursuz tutumu şiddetle desteklemiş ve halkı milliyetçilere karşı kışkırtmıştır.H. Bu ne çocukça hayaldir! Bütün cihanın kuvvetine karşı. mütarekeden sonra hemen İngiltere devleti ile beraber yürümek için siyasi teşebbüste bulunmaktı. oturuyoruz. K. Alemdar: "Çarıklı.Kemal Paşa.

" (Asaf Muammer) □ 16 Mart 1920. Alemdar: "Kuva-yı Milliyecilerin kafalarına vurmak lazımdır!" (R. böyle idarenin sonuçları böyle olur!" (R. Alemdar: "Böyle Meclis.□ 3 Şubat 1920. Kuva-yı Milliye adı altına sığınan bu haydutların kafasına bir yumruk indiremiyor.C. Alemdar: "Yunanlılar. kaf) □ 4 Nisan 1920." (A. Alemdar: "Anadolu Kemalistlerden temizlenecektir!" □ 1 Mayıs 1920.C. elif. Alemdar: "Hükümet." (Hafız İsmail) □ 7 Mart 1920. Alemdar: "Tek çarenin galiplerle uyuşmak ve anlaşmak olacağı bu kafasızlarca ne zaman anlaşılacak?" (R. Alemdar: "Ahmet Anzavur Beyin. teşkilat-ı milliyeden bin kere daha iyidir!" (A." (R. Halifeye. layık olduğu akıbete uğradı. Onlara karşı yapılacak bir hareket.Kemal cezalandırılmalı.Ulunay) □ 6 Nisan 1920. Vahidettin'in Meclisi fesh etmesi üzerine.. her şeyden önce eşkiyaya (milliyetçilere) haddini bildirecek[tir]. kırar.Kemal) □ 13 Nisan 1920.Ulunay) □ 23 Mart 1920. Alemdar: "Mebusan Meclisi. Milli Harekât adı altında takındıkları tutumlar. büyük devletlerin kırgınlığına sebep olabilir. Alemdar: "Bilmiyorlar ki İngiltere tehdite gelmez ve biz bunu yapmakla kendimizi büsbütün mahvederiz.C.Ulunay) □ 2 Mart 1920. bugünkü galiplerimizin bir müttefikidir. Nihayet gittiler. Alemdar: "Milli teşkilatı yok etmek. bütün çıkarlarımızı mahv ve berbat etmektedir. ilerde görülecek kıymetli hizmetlerine de bir delildir. Peyam-ı Sabah: "Milli hareket boşa gitmeye mahkûmdur. Peyam-ı Sabah: "Ciddi bir hükümet. Ahmet Anzavur Beyin bugün de bir resmini yayımlamak suretiyle sayfalarımızı süslüyoruz.C." □ 9 Nisan 1920." (Sait Molla'nın demeci) de bi an _8 . Peyam-ı Sabah: "Düşmanlar.C. Peyam-ı Sabah: "Kuva-yı Milliye ancak çetecilik yapar." (A.Kemal) □ 10 Şubat 1920. bugün İstanbu l'un işgal edildiği gündür!) □ 17 Mart 1920. dine. böyle teşkilat. Alemdar: "Birtakım sorumsuz ve durumu kavrayamamış askerlerin. Alemdar: "Bu Meclis (son Osmanlı Meclisi) milli iradeyi temsil edemez.C. uğurlar olsun!" (R." (A. Dahildeki Müslümanlar bilmelidirler ki o alçaklara karşı çıkanlar. Alemdar: "D. Peyam-ı Sabah: "Dost bir devletin (İngiltere'nin) aleyhinde bulunan M. Kuva-yı Milliye denen o serserilerin hakkından gelir!" (A. millete.C. geçirir.Ferit Paşa hazretleri.Kemal) □ 15 Mart 1920. Kemal) □ 5 Mart 1920.Ulunay. tasfiyeye muhtaçtır.Kemal) □ 29 Nisan 1920." (R.C. vurur.Ulunay) □ 22 Mart 1920.." (R. unutulmaz hizmetlerde bulunmuş olacaklardır. Peyam-ı Sabah: "Fenalığın kaynağı Kuva-yı Milliye." (R. şimdiye kadar göste rmiş olduğu gayret ve kahramanlık." (İmza: Ayın. millet için var olma meselesidir.) □ 23 Nisan 1920.Ulunay) □ 7 Nisan 1920.Ulunay) □ 23 Mart 1920...Ulunay.

'Kars'ın Sükûtu' başlığını taşımaktadır (Kars'ın düşman eline geçmesi!).Tevfik) □ 5 Ağustos 1920. son devrin Kabakçı Mustafa'sıdır. Peyam-ı Sabah: "Anadolu'nun henüz istilaya uğramayan yerlerini. temizlenmelidir!" (A. Peyam-ı Sabah: "Ankara Türkiye'yi felakete sürüklüyor. Fransızlar bizim iyiliğimizi istiyorlar!" (Adana Vali V. o ipsiz sapsız.Yunanistan. Peyam-ı Sabah: "(Ankara yöneticilerinin] Yunanlılara hâlâ meydan okumalarına." (Filozof R. Alemdar: "M. Selimiye Camiini şereflendirmişler ve Müftü Hilmi Efendi ve yanındakiler tarafından karşılanmışlardır. bu yazıdan sonra 'Artin Kemal' diye anılacaktır.C.Kemal) □ 11 Temmuz 1920. Ferda (Adana): "Kahraman Delibaşın başarısı üzerine Düzmece Mustafa'nın (M. Kan. Kars'ı işgal ettiler. Avrupa medeniyeti.Kemal.Kemallerden. Anadolu'yu bu zararlı haşarattan temizleyecektir. Abdurrahman Beyin demeci) □ 20 Aralık 1920. Peyam-ı Sabah: "Demek işlemediğimiz bir hata kalmıştı. mal. Ermenistan'a taarruz ile onu da tamamladık. Peyam-ı Sabah: "Avrupa ile başa çıkmayı. [Ankara'dan] barış şartlarının (Sevres) aynen kabul edilmesini.Kemal) □ 7 Ağustos 1920.Kemal.. Yunanlı generaller. ne pahasına olursa olsun. canilerden temizlemelidir. Peyam-ı Sabah: "Hükümet.Kemal) de bi an _8 . [Yunanlı] Genel Vali Beyefendi hazretleri. biz başarabilelim?" (A. Anadolu direnişi bir blöftür. Ferda: "Ayaklanmak için sebep yoktur. kısa zamanda M. Hürriyet ve adaletin saygıdeğer temsilcisi olan Başvekil Venizelos hazretlerinin sağlığı için Müftü Efendi tarafından güzel bir dua okumuş ve hazır bulunanlar şükran duyg ularını belirterek duaya katılmışlardır." Yazı. ilimce de.Kemal tarihe şüphesiz nam bırakacak fakat siyasi deliler arasında." (A.Kemal'in) kaçmaya hazırlandığı söylenmektedir. Ferda: "Kuva-yı Milliye adı altında meydana atılmış soyguncularda bir varlık hissedenlere diyorum ki: Millici ve çeteci.. M.Kemal) □ 5 Kasım 1920. Bolşeviklerle elele ver erek Ermenistan'a yürüdüler.Kemal kuvveti denilen çapulcuları tamamen tenkil edecektir (tepeleyecektir).. Ali Fuatlardan.Ulunay) □ 17 Ekim 1920..." (R." (Ömer Fevzi)470 □ 8 Eylül 1920.. asırlardan beri Asya'nın hangi kavmi başardı ki. Alemdar: ". İrşat (Balıkesir): "M. onlarla muharebelere girişilemez. Ali Kemal. Peyam-ı Sabah: "Büyük Millet Meclisi."471 □ 27 Ekim 1920. kuvvet bakımından ve her açıdan bu derece fark varken.Kemal) □ 6 Şubat 1921. askeri ve mülki ileri gelenler ve Metropolit Efendi hazretleri.) □ 18 Ekim 1920." (Bu gazetenin sahibi olan Yunan işbirlikçisi M. aramızda akılca da." (A.□ 28 Mayıs 1920." (A. Te'min (Edirne): "Dün öğleden sonra saat beşte. Anadolu'daki idareye son verilmesini istemelidir." (A. Yunanlılarla. akılsız fikirsiz zorbalardan. 11 Kasımda da şöyle yazacaktır: "Ankara yaranı. can. çılgınlıktan başka bir sıfat verilemez. nihayet meramlarına erdiler." (A. soyguncu ve yağmacı demektir!" (Şahap Azmi) □ 12 Ocak 1921.Neyir hakkında Birinci Bölümde bilgi verilmişti) □ 4 Eylül 1920. küçük heriflerin eseridir.Kemal) □ 13 Ağustos 1920.

M.. ordu teşkilinde (kurmada) büyük başarı kazanmıştır. dahili ve harici hiçbir siyasetini tasvip edenlerden değiliz. Bu millete yazıktır." (A.." (A. Alemdar: "Ne olurdu Yarabbi.inönü zaferi üzerine. şu çukurdan kurtarmak mecburiyetindedir.Kemal) □ 16 Haziran 1921. 2. O... gaddar bir idare kurdu. Peyam-ı Sabah: "Bekir Sami aşırılara yenildi ve çekildi. b iraz da memleketi düşünseler. Mahut yazarların tutumu yine değişiyor!) □ 13 Haziran 1921. Peyam-ı Sabah: "M. bu türedi." (A.Ulunay.. Fransız ve italyanlarla imzaladığı.Kemal) □ 4 Nisan 1921. İstiklal-ı tammın mümkün olmadığını bu beylerin. Peyam-ı Sabah: "Bu idrakte.) □ 1 Ocak 1922." (A. Peyam-ı Sabah: "Bolşeviklik çukuruna yuvarlanan Ankara'nın arkasından ayrılmalıyız.. ufak bir aşireti bile idare edemezler. bir hükümeti değil. İngiliz. Alemdar: "Ankara'nın istiklal-i tamcıları (tam bağımsızlıkçıları) kimi aldatıyorlar." (A. hakkımızın topla tüfekle alınacağı gibi ham bir hayale kapılmamıştır.C. Peyam-ı Sabah: "Biz. Bu hayal ile kainata meydan okuduk. icraata geçmelidir.□ 7 Şubat 1921.Kemal) □ 26 Temmuz 1921.Kemal) □ 19 Ağustos 1921. Ankara'nın Teşkilat-ı Esasiye'sinden Moskova ile ittifakına kadar.Kemal. Milli And'a aykırı anlaşmalar yüzünden istifa ettirilmesi üzerine. bu irfanda. Sakarya Savaşı dolayısıyla. Peyam-ı Sabah: "Yunan ordusu bozgun halinde geri çekiliyor!" (A. Ankara'dakiler barış istemiyor. Türk namusunu yine kurtardı! Kemal o rduları. İlk hamlede muvaffak oldu gibi göründü. oysa 8 Eylülde bu orduyu." (R.. bir süre sessizliğe gömülür. Sakarya zaferinden sonra..Kemal ile uzlaşamaz!" (R. 'çapulcular' diye aşağılıyordu!) □ 5 Nisan 1921.Kemal) □ 2 Ağustos 1921." (Hakkı Halit [Refik Halit'in kardeşi]) □ 16 Haziran 1921. M. devlet gemisini şapa oturtmaya çalışıyor. Büyük devletlerle. Ankara Meclisindekiler. Peyam-ı Sabah: "Ankara.. bu kıratta adamlar (Ankara yöneticileri).Kemal) □ 3 Mayıs 1921. Peyam-ı Sabah: "Bu macera (Milli Mücadele) artık devam edemez." (A.Kemal'e barınacak yer kalmayacak.Kemal) □ 19 Haziran 1921. Başka bir barışçı ve uzlaşmacı siyaset ile bu memleketi. milli birlik bozulmasın diye Ankara'yı artık örnek olarak alamaz. Bekir Sami Beyin. O hiçbir yerde dikiş tutturamaz. Peyam-ı Sabah: "Yunanistan'ı yensek bile Müttefiklere kılıç çekemeyiz." (A.Kemal. Avrupa'nın en asri usulüne göre harp ediyorlar" (R." (A. Peyam-ı Sabah: "Mukadderatımızı Ankara'ya bırakmama- de bi an _8 .Kemal) □ 20 Mayıs 1921.Ulunay) □ 8 Şubat 1921.G." (A. Peyam-ı Sabah: "İstanbul. hükümeti ele aldı. Alemdar: "Ordu." (A. zamanı münasip buldu. faaliyete. paşaların bilmeleri lazım. Alemdar: "İstanbul. sonra yine bilinen türkülerine başlar. özellikle İngiltere ile uzlaşmalıyız. Şimdi Yunanlılar Ankara kapılarına dayandılar. Peyam-ı Sabah: "Ankara.Kemal.C.Kemal) □ 26 Temmuz 1921.. Bu milletin kurtuluşunu düşünenler.Ulunay) □ 13 Şubat 1921.

Kemal'in. silaha sarılmanın bu memleket için bir selamet ve kurtuluş yolu olduğuna inanmamıştık. lakin siyaseten hiçbir fayda temin etmez.Kemal. bizlerin kanaatinin yanlışlığını ortaya koymuş bulunuyor. Peyam-ı Sabah: ". Peyam-ı Sabah: "[Ankara yönetimine] Beyler." (A. s. Peyam-ı Sabah gazetesinde.. bozguna sürüklüyorlar..Faruk anılarında..11. en azından bu harekete muvafakat etmiş (izin vermiş) kabul edilmesi gerekir. ağalar! Yanılıyorsunuz.) □ 2 Eylül 1922. bir milletin ebedi başarılarına bir sayfa daha ilave eder.Kemal Paşa tarafından geri çevrilerek İstanbul'a gönderilen Ömer Faruk Efendiyi huzuruna çağıran Sultan Vahidettin'in ona cevabı şu olmuştur: 'Seni kabul etmeyeceğini biliyordum oğlum..Kemal) □ 9 Eylül 1922. (V.Kemal)473 □ 11 Eylül 1922 günü. milli hareketin başına hanedandan birinin geçmesini arzu etmiş ve bu maksatla Şehzade Ömer Faruk Efendiyi Anadolu'ya göndermiştir.Faruk'u Vahidettin'in yollamadığını Mısıroğlu da biliyor!) Sultan Vahidettin'in. bir serabı hakikat sanıyorsunuz.. Biz de içtihatımızda yanılabiliriz.Kemal) □ 26 Ağustos 1922. hatalarını itiraf ederek arz-ı teslimiyet etmek[tir].Kemal) □ 10 Eylül 1922.. tam tersine söylüyor!) Çünkü M. Fakat esef ederim ki şimdiye kadar olduğu gibi şimdiden sonra da olaylar gösterecektir ki biz yanılmış olmayacağız!" (A. sevincimizden çıldırırız. Peyam-ı Sabah: "Her fert içtihatında serbesttir.Mısıroğlu'nun bu konudaki iddiasını aktarıyorum: "İş bu şekle girince [yani M. Şehzade Ömer Faruk Efendi konusu □ K.Ertürk ve Albay Budiyenni ile yaptığı konuşmaları öğrenince (!)] Sultan Vahidettin.M.Mesela Edirne ve İzmir kurtulur-sa. Biz her ne sebebe dayanırsa dayansın. Veyahut da Ömer Faruk Efendinin kendiliğinden Anadolu'ya gitmiş olduğu kabul edilse bile (Bu keskin dönüşün sebebi şu: Çünkü Ö.. Peyam-ı Sabah: "Türk'ün bayramı!" (A. Peyam-ı Sabah: "Kabul ediyoruz ki Anadolu'nun son zaferi. Muhaliflere düşen vazife. H. (Ama Ö. Fakat M.Kemal) □ 31 Ağustos 1922."472 (A. Peyam-ı Sabah: "Bu goygoycular da uğursuz selefleri gibi (İttihatçılar) memleketi tam bir çöküntüye. Öyle olduğu için [Ankara'nın] içtihatına muhalif kanaatta bulunanlara.433)474 bi an _8 . ' demekle ye- de lıyız. irfanca bu derece yanıldığımız için yalnız kalemimizi kırmak değil." (A. Peyam-ı Sabah: "Bu şanlı mücadeleler. Fakat akılca.Kemal) □ 29 Haziran 1922. Hiç hata etmediğimiz iddiasında değiliz. Gayyasında... Ali Kemal gazeteden uzaklaştırılmıştır." (A. insanlığımızdan bile istifa ederiz. yüz bin kere yanılıyorsunuz ve yanlış yoldan gidiyorsunuz." (A.. hiçbir zaman bir fayda göreceğimizden emin değiliz.. Sizler. bin kere. Bu mücadelelerimizden.Kemal Paşanın saltanat ve hilafete karşı kötü emeller beslediği bir kere daha belli oldu. Mihran Efendinin bir açıklaması yayımlanır." (A. hürmet edilm esini isteriz. Büyük Taarruz'un gelişmesi üzerine.Kemal) □ 4 Mayıs 1922. Türk olmak itibariyle seviniriz..

Milli Mücadele'nin başına geçmesi için Anadolu'ya yolladığını iddia ettiği Şehzade bu. Y. ikincisi M. Hatta TBMM'nde İkinci Grup adı ile anılarak muhafazakârlıklarıyla tanınmış bulunan muhalif mebusların ısrar ve sıkıştırması üzerine Meclis adına.Karabekir. yoksa bu iddiaları ciddiye alanları düşünüp hüzünlenmeli mi. Bu telgraf M. Fevzi Çakmak.480 Almanca ve Fransızca biliyor.F.İnönü. nasıl geçecekti acaba Milli Mücadele'nin başına? Hangi sıfatla? Meclis Başkanı mı olacaktı? Yaşı dolayısıyla milletvekili seçilmesine bile imkân yok ki Meclis Başkanı olabilsin. gerisi baş- de bi an tinmiştir. gülünç bir iddia ki insan. 1898 doğumlu. yalnız M. kahkaha ile gülmeli mi. (59. A.) _8 . İşte Mısıroğlu'nun.475 İzni veya muvafakati dışında gitmiş olsaydı. Şehzade M. yakışıklı. ona ceza vermesi icap etmez miydi? Böyle buhranlı bir zamanda. Vahidettin'in Kurtuluş Savaşı'nın başına geçmek üzere Anadolu'ya gönderdiği iddia edilen Ömer Faruk Efendiyi tanıyalım.Bele. 61. M. bild irinin yayımlandığı tarihi de biliyor!) Diğer birçok tarihi belgelerde olduğu gibi bunda da hilafet ve saltanata bağlılık açıkça belirtiliyor. İsviçre'nin Territet kasabasında yaz tatili yapmaktadır.Kemal imzası ile bütün millete hitaben bir beyanname dağıtılmıştı.486 Göğsü hiçbir hizmet karşılığı olmayan nişanlarla dolu...59-63.Şevket Efendi tarafından (Tercüman gazetesi yazarı Murat Sertoğlu'na) verilen ikinci belge de (birincisi sahte hatt-ı hümayundu. Yani henüz hiçbir zafer kazanılmış değildir. Ömer Faruk Efendi. 27 Nisan 1921 (1337) olduğu görülür. R.Mücahitler.Kemal'in Ö. telgrafın klişesi var. s. İ. Türkiye dört bir yanından işgal altına alınırken. Yoksa askeri kolej bilgisi ve sıfır savaş deneyimi ile Başkomutan olup savaşı mı yönetecekti? M. Şevki Subaşı gibi komutanlar. elbette birçok yorum ve olaylara yol açabilirdi.483 Vahidettin'in kızı Sabiha Sultanla bir yıldan beri evli. 1919 Haziranında." (S. ateşli.Kemal Paşadan aldığı siyasi telgraftı.482 Anadolu'ya geçtiği sırada 23 yaşında. İnebolu'dan geri dönmüştü.Kemal hakkındaki şüpheleri kuvvetlendirmiş ve Sultan Vahidettin'i asla tatmin etmemişti.• Bu yutturmacaları değerlendirmeden önce. Öteki bilgilere gelince.Faruk'a yolladığı telgraftır) bu hususu aydınlatmaktadır.477 Sultan Vahidettin'in milli hareketin başına geçmesi maksadıyla Anadolu'ya gönderdiği Şehzade Ömer Faruk Efendi. Vahidettin'in. Padişahın damadı ve hanedana mensup olan bir Şehzadenin476 Anadolu'ya gitmesi. Meclis açılalı da henüz dört gün olmuştur. dipnotta bu bildirinin metnini de veriyor! Öyleyse. 4 Şubatta bir çocukları olmuş. kestiremiyor.485 Kurmay Albay Asım Gündüz'den özel ders alıyor.479 Bu telgrafın tarihine dikkat edilirse.Kemal'in telgrafının tarihi doğru.sayfada. toy bir Şehzade. bu 23 yaşındaki operet askerinin emrine girecekler ve Ömer Faruk Efendi de onlara emir mi verecekti? Öylesine ölçüsüz. Nurettin Paşa. Son Halife Abdülmecit Efendinin oğludur. Düşünüp taşınmadan yapılacak bir iş değildi. Avusturya'nın Trezyanum Askeri Kolejini bitirmiş. yakışıksız.Kemal.484 Piyade yüzbaşısı.Cebesoy.478 Bunun sebebi de M. K.481 Ama Türkçe tahsili ve edebiyatı zayıf.

bunu da muvafık görmedikleri takdirde doğru Avrupa'ya gönderilmeme müsaade edilmesini rica ettimse de cevap verilmedi. Şehzade Ömer Faruk Efendi. beni diledikleri yerde enterne etmelerini (göz altında tutmalarını) fakat İstanbul'a dönemeyeceğimi bildirerek.Kemal Paşadan geliyordu. (Yalan Söyleyen Tarih Utansın. ya da Kemalist. belki de öldürülecektim. "İstanbul'dan kayınpederi Vahidettin'den habersiz ayrılıp İnebolu'ya geldiğini" açıklamış ve açıklamasını da şöyle tamamlamıştır: "İnebolu'da eşraftan birinin evinde. Tecrübesizdim. Hamdolsun. Sarayın bana karşı takınacağı tavır. 1 Nisan 1921 günü 2. Resimli Tarih Mecmuası'nın yazarı Mehmet Ataker'e. İstanbul'a yaklaştıkça korku ve heyecandan titriyordum. isyanlar bastırılmış. 10/11 Ocak 1921'de 1. öğle yemeğini yedik.. Mısıroğlu'na göre. 'henüz hiçbir zafer kazanılmamışmış. korkularım boşuna çıktı." (Resimli Tarih Mecmuası.115) Kitabına neden 'Büyük Oyun' adını koyduğu anlaşılıyor. 30 Ekim 1920'de Kars'ı. İskenderiye'de. batıda da düzenli ordu kurulmuş. 1951 Ekim ayında.C. s. Sakın o da İngiliz ajanı. 4. Doğruca eşim Sabiha Sultanın evine gittim. sayı 30/ 1952.H. ancak vazife-yi vataniye ve askeriye için geldiğimi.. O tarihe kadar. 23 Şubat 1920'de Ardahan ve Artvin geri alınmış. Anzavur serserisi ile Kuva-yı İnzibatiye tepelenmiş. Vapur Sirkeci'de rıhtıma yanaştı. 28 Eylül 1920'de Sarıkamış'ı. s... Eşyalarımı bir hamala verdim. Bu telgraf bizzat TBMM Reisi M.İnönü Savaşı.278) Oysa onun kitabının adı da pek iddialı: Yalan Söyleyen Tarih Utansın! Hani amaçları. siyasi bir düşüncem olmadığını.1557)487 Hani Vahidettin yollamıştı? Olayın kahramanı tam tersini söylüyor! Vahidettin'in intikam alacağını düşünerek tir tir titriyor zavallı. gerçeği ortaya çıkarmaktı? Tarih gibi ciddi bir bilim dalını bile mizaha dönüştürüyorlar. teessürüm pek derin oldu. selam vererek bir telgraf uzattı.114. Gümrü Andlaşması imzalanmış. kaynak göstermeden aktarıyor ama yukarıda okuduğunuz son bölümü saklıyor. (Büyük Oyun. Bunun üzerine derhal ikinci bir telgraf çekerek. Vahidettin'in intikam almaya kalkması. Ben bahçeye inmiştim. TBMM açılmış.Ceylan da bilmektedir. Çünkü ilk bölümünü.' 488 İtiraf edeyim ki bilgisizliğin bu derecesine ne dendiğini bilmiyorum.İnönü Sava- de bi an _8 .tan başa atmasyon: 1. s. İstanbul'a döndüğüm zaman İngilizler tarafından yakalanacak. Mustafa Müftüoğlu. 2. Ömer Faruk'un İnebolu'ya geldiği sırada. arzu ettikleri takdirde beni dosdoğru cepheye sevk etmel erini ve bunu da muvafık (uygun) görmedikleri takdirde. Bir kanun neferi (inzibat) geldi. Birer birer gözümün önüne geliyordu. Derin bir sükût-u hayale uğramıştım. 12 Kasım 1920'de Iğdır'ı kurtarmış.C. Kroker Oteline hapsedilecek veya Malta'ya sürülecek. Doğu Cephesi birlikleri. O zaman 23 yaşında idim. bu açıklamanın baş kısmını almış ama sonunu o da vermiyor. 1. ya da gizli bir resmi tarihçi olmasın? Ömer Faruk'un bu açıklamasını H.

Diğer birçok tarihi vesikalarda olduğu gibi bunda da hilafet ve saltanata bağlılık açıkça belirtiliyordu. onun gelişinden tam bir yıl önce ve Meclisin açılışından iki gün sonra. Onca kösteklemeye. 23 Nisan 1920'de açıldığını ilk okul çocukları bile bilir.]" Bu da yeni bir Zati Sungurluk! Çünkü söz konusu TBMM beyannamesinin. M." (Vahidüddin. bizden değildir!" 11/1.Kemal imzası ile bütün millete hitaben bir beyanname (bildiri) dağıtılmıştı. Ö.C. Mısıroğlu diyor ki: "Bu telgraf M.. ne de bu bildirinin yayı mlanması için birilerinin baskı yapmasını gerektirecek bir durum.50)491 de bi an _8 . s.şı kazanılmış.. Müttefikler Ankara'yı da Londra Konferansı'na çağırmak zorunda kalmışlardır. Milli Mücadele'nin başına geçemeyeceğini dikkate alıp işi daha ciddileştirmek gereğini duyuyor ve Veliaht Abdülmecit Efendinin de Anadolu'ya geçmek istediğini. Sizce hangisi daha ayıp? 4. Hatta TBMM'nde İkinci Grup adı ile anılarak muhafazakarlıklarıyla (tutuculuklarıyla) temayüz etmiş (tanınmış) bulunan muhalif mebusların ısrar ve sıkıştırması üzerine Meclis adına. 1. Abdülmecit ve Ömer Faruk Efendiler." (Bu Vatanı Terk Edenler.Faruk İnebolu'ya geldiği gün.Dönem Zabıt Ceridesi. bir yıl dört gün olmuştur! (369 gün!) Ya sahiden bilmiyor. hatta geçtiğini fakat M.Kemal'in buna da engel olduğunu yazıyorlar. 50) 489 Mısıroğlu.Kısakürek: "Anadolu'ya geçmek isteyen Veliaht Abdülmecit Efendinin karşısına çıkardıkları engel. milli hareket gelişmeye başlar başlamaz. Ömer Faruk'un yaşını-başını düşünerek. (1. "Meclis açılalı dört gün olmuştur" diye yazıyor. s. Meclis açılalı dört gün değil.Kemal hakkındaki şüph eleri kuvvetlendirmiş ve Sultan Vahidettin'i asla tatmin etmemişti. saraya ne gözle bakıldığının şaşmaz delilidir. bile bile bir yıl sonraya kaydırıyor. Mısıroğlu ayrıca.. Sovyetler Birliği ve Afganistan ile dostluk andlaşmaları yapılmış. Meclis'in 23 Nisan 1921'de değil. 146) □ V. Veliaht Abdülmecit Efendi konusu Bazı yazarlar. yoksulluğa ve güçlüğe rağmen bir yıl içinde daha ne olsun? 3.Vakkasoğlu: "Anadolu'ya geçip Milli Mücadele'ye katılmak isteyen Şehzadelere490 bile Ankara hükümetince müsaade olunmamış. geriye döndürülmüştü. beyannamenin metnini ve tarihini biliyor ve yayın tarihini. Bu davranışa ne ad verilir? Üstelik 25 Nisan 1920'de. Hazret-i Muhammet diyor ki: "Aldatan.F. s. □ N. Ömer Faruk'un İnebolu'ya gelişi ile hiçbir ilgisi yok. ya da bildiği halde okuyucularını aldatmak için doğruyu yazmıyor. ne 'İkinci Grup' vardır. 25 Nisan 1920'de yayımlanmıştır.

memleketinizi.Ceylan da şöyle yazıyor: "Yetmiş yıldır Türkiye'de tarih adına öğretilenler ise. bize artık ihtiyaç kalmamıştı.Kemal her şeyi yapacağımdan şüphe etmesin. O esnada vaziyetler değişmiş. M.Kemal'in babasını davet ettiğini fakat babasının daveti reddettiğini doğruluyor.Kemal'den geliyorum. İçinden çıkan bir mektupta şunlar yazılıydı: 'İstiklal için mücadele eyleyen milletimizin başına geçmek üzere Anadolu'ya geçmeniz mütemennadır (diliyoruz) efendim. Yaver ilave etti: 'Siz gidiyorum deyiniz.495 'O halde. bunu benden beklemesin!' dedi. dalkavuk. hiçbir şey değişmez.Kemal' İkinci mektup Hamdullah Suphi Beyden.Kemal tarafından "İstiklal mücadelesi yapan milletin başına geçmek üzere" davet edildiğini ama babasının kabul etmediğini işte böyle anlatıyor. gerçekleri kabullenip yanlışlarını mı düzeltecekler? Göreceğiz! □ H. aynen Sultan Vahidettin olayında olduğu gibi. Ona. babası Abdülmecit'in. Onları gizlice içeri aldık.' Yaver de aynı fikirdeydi. Ama öteki yazıcılar ne yapacaklar? Ömer Faruk'u da. Veliaht Abdülmecit olayında da olmuş ve Veliah-tın Anadolu'ya bizzat M. ailenizi ve saltanatınızı kurtarmış olursunuz. [Babam] nihayet Yümnü Beye. 1499 dv. buyrun: "Bir akşam Nişantaşında evimde oturuyorduk..F. Anadolu'dan gelen zat. gayet mühim bir mevzuu görüşmek üzere Anadolu'dan gelen bir zatla birlikte bu gece ne olursa olsun bizi görmek istediğ ini yazı ile bildirmişti.. sizi Anadolu'ya geçirmek için bütün tertibat alınmıştır' dedi. ben ikilik yapamam. Aşağıya indim.. devrimbaz kalemşor. 'Kemalist.H. Oysa Abdülmecit Efendinin oğlu Ömer Faruk Efendi bile. Yümnü Bey. Gitseniz iyi olur. M. 'sizi bir asker görmek istiyor' dediler. Vahdettin tahtında oturuyor. Lakin benim de hilafetim ilan edilecek.' Babam hâlâ düşünüyordu. anlayamıyordum. Tam vaktinde geldiler.493 'Ben M. TBMM . ben giderim!' dedim. s.' dedim. 'Bugün gidiyoruz derseniz her şey hazır. Babam bunları okuyunca şaşırdı. Hepsi de aynı mealde (anlamda) idiler.Reisi M. 'Hiç tereddüt etmeyiniz. Babam (Veliaht Abdülmecit) zarfı açtı. Kendi yaverim topçu binbaşısı Faik Bey. Bu yüzden üç ay kaybettim. Fakat kızım Neslişah o sıralarda doğmak üzereydi. Ailemi doğum esnasında yalnız bırakamayacağımı anladım.) Oğlu. yoksa tarihten ve tarihçilerden özür dileyerek. Fakat ben bunu tabiidir ki bilemezdim ama kararımı vermiştim. 'M.494 Memleket işgal altındaydı. arka kapıdan gelmeleri için haber gönderdim. nasıl gidebilirdi.' dedi ve bir zarf uzattı. Gece saat üçte." (Resimli Tarih Mecmuası.Kısakürek'in yanlışını düzeltmesine artık imkân yok. Oraya gelirdim. Kapı vuruldu. sayı 29 /Mayıs 1952.1. para karşılığı gerçekleri örten resmi tarihçi' diye tahkir mi edecekler. babamın eski yaveri Yümnü (General Üresin) Beydi. 'Muvaffak olduğunuz takdirde.Kemal tarafından çağrıldığını ve Abdülmecit Efendinin de bu davetten kaçarak Milli Mücadele'ye katılmadığını hep bir masal gibi de bi an _8 .492 Vakit gece yarısına geliyordu. o kadar..496 N. üçüncüsü ise (Roma Sefiri) Cami Beydendi.

doğrudur. M.C. Abdülmecit Efendinin ve oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendinin Milli Mücadele'ye kendi arzuları ile katılmak istediklerini ve fakat asıl M. İşte bu vakadır ki o gün beni Osmanlı hanedanını bu milletin başından atmak lüzumuna kani etmişti. Saraydan başka yerlerde yaşayamıyorlardı.C." (Büyük Oyun. andlaşmanm hemen onaylanmasının. "Milli Mücadele için zaman kazanmak" olduğunu ileri sürüyor. Abdülmecit'in Milli Mücadele'ye katılmasını M. ikinci sebep Mecit'tir. (Prof. 1. Yümni Üresin ve H. Vahidettin onaylasa bile bu işlem. Ankara'nın işine yarar diye "hemen onaylamak istemediğini" söylemiştir: "Sultan. tam tersine.Kemal'in bu teşebbüsleri özenle engellediğini görürüz. 1. Ayan ve Mebusan Meclislerinindir. s. İngiliz Belgelerinde. Zaten bir gece ambarda yolculuk yaptığı için yürüyemeyecek kadar hastalanan bu nazik delikanlıdan.Şimşir. s.) 12.Ertürk'ün anılarında da. sayı 32/ 1970) Başlangıçta Müttefikler. Sevres Andlaşmasını onaylamaktan kaçınmış.57. İkisinde de tersi anlatılıyor! 3. H. (Lozan.Mücahitler.. s. 4. andlaşmayı onaylamayı savsaklamıştır..Kemal'in 'özenle engellediği' yolunda hiçbir ifade yok. B.. s.500 Bu bakımdan. H. BTTD.N." (Hayat ve Hatıratım.) 1. hukuki bir değer taşımayacak. Abdülmecit'in gelmeyi reddetmesine çok kızan Dr.H. cephede de yararlanılamayacağı açıktır.maddesine göre. Demek bu ailede bir fert bile kalmamış.Kemal'in Abdülmecit'i davet ettiğini.C/361) de bi an _8 . Hatıralarım. onayl amamak için direnmiştir. olayın tanığı oğlundan dinledik.. bu iddialarına dayanak olarak. Kadınlaşmış şeylerdi. Yani asıl masal. Bu ailenin mahvına birinci sebep Vahidettin.Gündüz. Bu hareketi beni kendisinden iğrendirdi.Ferit'in de verdiği cesaretle. Ama kendi de iş işten geçtikten sonra Anadolu'ya geldiğini itiraf ediyor.C. s.42) Osmanlı anayasasının 7. andlaşmayı.Dr. 14 Ekim 1920. s.Rıza Nur şöyle yazar: "Hanedanın tereddi etmiş (yoz/dejenere) bir aile olduğunu bilirdim. Bunlar yalnız keyif ve rahat düşünüyorlar. Ertürk'ün anılarını göstermiş. Sevres. Gelip de millet için çalışır mı? Görüldü ki artık bu aileden hayır yok. andlaşmaları onaylama yetkisi.Ceylan'ın söyledikleridir. andlaşmanın Vahidettin tarafından onaylanması için ısrar etmişlerse de Vahidettin. Yümnü Üresin'in anılarında da. Abdülmecit Efendinin eski yaveri Yümnü Güresin (doğrusu: Üresin497) Paşanın hatıralarında bu konuyla ilgili anlatılan uzun bir hatırattan bile.498 2.Yılmaz Altuğ.." (Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a 'çok gizli' iş aretli yazı.674 vd. 2.111) Oysa Vahidettin.42) 5. andlaşma yine proje olarak kalacaktı. (A..Mısıroğlu: "Sultan Vahidettin. Sevres Andlaşması 499 □ K. D. fakat Abdülmecit'in bu daveti k abul etmediğini. Ömer Faruk'un geri çevrildiği ise. Mısıroğlu bunun sebebinin.anlatagelmişlerdir." (S. Fakat Mecit'e itimat ve hörmetim vardı.. Anadolu'daki milliyetçi ateşi körükleyeceğini söyledi.

Mısıroğlu'nu d efalarca yalanladığını belgeleriyle göreceğiz.Kemal Paşa ile aralarında geçen yazışmaları ispatlayan birkaç mektup da adı geçen eserde yer almış bulunmaktadır. halen ellerinde bulunan 'Edebi ve Siyasi Hatıralarım' adlı basılmamış eserde de geniş olarak anlatılmakta ve bu hususta M. diyor ki: "Zat-ı Şahanenin bu andlaşmayı. Oysa A.Walder. bu andlaşmanın imza edilmesine karar ve oy verenler ile imza edenleri hain ilan eder (TBMM 1. İttihatçı Nazırların (!) baskı yaptığı iddiasını. S. s. 19.Kemal ile uyuşarak i mzalamış! Mısıroğlu." (K. anılarında.504 M..." (Lozan.Kemal Paşanın muvafakatiyle (uygun görmesiyle) gerçekleştiği.C. Ankara'nın kabul etmeyeceği bir andlaşmanın onaylanmasının bir anlamı olmayacağı da iyice anlaşılmıştır. Dış Politika. onaylamamakta ısrar etmiştir.8.R. M. kuşkusuzdur.s. s. Dahiliye Nazırı A.Belgeleri.C.132) □ "Sultan Vahidettin.110) İstanbul yönetimi. İngiliz ve Fransızlar. s. M.299503) □ "Sevres'in imzalanması. s. B.Vahidettin'in daha sonraki davranış ve açıklamalarının da. Bu arada şartlar değişir: D. de bi an _8 . Ankara İstiklal Mahkemesi de 7 Ekim 1920'de. Sevr Entrikaları.505 Vahidettin'in rızası olmadan imzalanamayacağı da tartışılmaz bir gerçektir. 1. s.Reşit Rey'in anılarına dayandırıyor. 1. (General Stratigos.Kemal Paşa ile yapılan muhabere (haberleşme) ve sağlanan mutabakat (uyuşma) üzerine gerçekleşmiştir.." (Gördüklerim. Paris'te imzalanmıştır. s.117. s.44) Mısıroğlu.111 vd. meğerse M.1920'de. 1.L Smith.107. 2. Yunanistan Küçük Asya'da. Sevres Andlaşmasını.Şimşir. s..) İstanbul hükümetine baskı yapmak yerine. Yunanistan'da da seçimi kaybeden Venizelos iktidardan düşer. Reşit (Rey) Bey.C. P. bakınız ne hoş masallar anlatıyor: □ "Milli Mücadele için zaman kazanmak bakımından zaruri olan bu hareketin. Nazırların değil. 3. Damat Ferit'in baskı yaptığını açıklamaktadır. Hadi Paşa.333507).Dönem ZC. Sadrazamın (D. S..XCVII vd.501 (Jeschke.N. s. Lozan.C. İttihatçı hükümet erkanının baskı ve ısrarına rağmen.C.Sonyel. özellikle Fransa'nın karşı olduğu Konstantin tahtına döner.109. Çanakkale Olayı. İngiliz Belgelerinde. Rıza Tevfik ve Reşat Halis Beyler tarafından 10 Ağustos 1920 günü. yurda dönüşünü müteakip açıkça ifade edilmiş bulunduğu gibi. D. Damat Ferit hükümeti ile Saltanat Şûrasının kararı üzerine. K.Mısıroğlu. Anadolu Üzerindeki Göz. İng.506 TBMM ise.. Sevres'i imza eden heyetten Filozof Rıza Tevfik tarafından.Mısıroğlu." (K. andlaşmanın onaylanması için ısrar etmeyi durdururlar.Mücahitler.Reşit Rey anılarında. s. s. yetkili bir tanık olarak Sultan Vahidettin'in Sevres Andlaşmasını imza etmemek için hükümete rağmen direndiğini belirtmiştir.502 Sevres'e bütünüyle karşı koyan Ankara'nın silahla zorlanması yolunu seçecek ve bu amaçla Yunan Ordusunu kullanacaklardır. İşittiklerim.238 vd.Ferit istifa eder. 2..204-206.C. mirasçılarının ifade ettiklerine göre.Helmreich.) Sevres Andlaşması..C. bu iddiasını kanıtlamak amacıyla.Ferit'in) baskısına rağmen onaylamaktan kesinlikle kaçındığı.

Sevres esas alınmış. uygulanmaya başlanmıştır. Sevres Andlaşması ile ilgili. Fakat Mısıroğlu'nun iddiasını doğrulayan bir tek kelime bile yok.509 Yürürlüğe girmediği halde bazı maddeleri. örnek metin niteliğini koruyacaktır.Bouillon bile. tarihi hiçe sayarak. 251) Ama K. s. M.510 Hatta Ankara'da TürkFransız görüşmeleri başladığı zaman (13 Haziran 1921) F. Belgeleri. İşin tuhafı. 1.Kemal'i sorumlu tutacak.C. s. Çünkü Lozan Andlaşmasına kadar bütün siyasi ilişki ve görüşmelerde. M. telif hakkı tamamen Mısıroğlu'na ait bir masal! O kabinenin üyesi olan Reşit Rey ile Dr.Cemil Paşanın (Topuzlu) anıları yayımlandı. Sevres Andlaşmasını. 1993 yılında kitap olarak yayımlandı. o tarihlerdeki doğal afetle rden bile M.Karay açıklamıştır. hararetle Sevres'in imzalanması gerektiğini savunuyor!508 Başka bir hatıratı olmadığını da ideal ve sürgün arkadaşı R. böyle bir şeyin sözünü bile etmiyorlar. Neredeyse. (E. Sevres Andlaşmasının bir olgu olduğunu ileri sürecektir.. Osmanlı Ayan ve Mebusan Meclisleri toplanamadıkları için onaylanmamış.147) □ "Sevres Andlaşmasını [onaylamayarak] Vahidettin geçersiz kılmıştır.H.Mısıroğlu. Rıza Tevfik ve Reşat Halis Beyler hakkında idam cezası verir. Gerek Londra Konferasında (Şubat 1921). Sevres Andlaşmasının imzalanmasını uygun gördüğü ve bu konuda yazışmalar yapıldığı.Aybars. Rıza Tevfik. s.42) Doğrular: 1. birtakım uydurma sebepler ileri sürerek." (K. İng. 142-143.Kemal'in. sayfaları.Mücahitler. Rıza Tevfik'in 1948 yılında Yeni Sabah gazetesinde tefrika edilen.Kemal'in üzerine yıkmaya yelteniyor. imza koyan öteki devletler de onaylamamış. Pişman filan da değil. Sevres Andlaşmasını bütünüyle geçersiz kılan. s. 'Biraz da Ben Konuşayım' adını taşıyan kitabın 27-29. 110-139. gerekse 22 Mart 1922 günlü barış teklifinde. Sevres'in imzalanması sorumluluğunu bile. böyle bir iddiada bulunmuyor. 88-94. (Jeschke. 64-77. S. bu yüzden de kesinleşmeyerek proje halinde kalmıştır.204-205) ama yok saymamışlardır. Vahidettin bile son beyannamesinde. Doğrular: 1.Ferit Paşa ile Hadi Paşa. kafası kadar dağınık anıları ile bazı mektupları derlenerek.Mısıroğlu.83. 3. TBMM Ordusunun kesin zaferi ve Lozan Andlaşmasıdır!512 de bi an _8 .511 2. sadece bazı maddelerinin yumuşatılması ya da değiştirilmesi düşünülmüştür. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi bir açıklama yapmamıştır! 2. Sevres Andlaşması. (Bir Ömür Boyunca.

516 Jeschke. Padişah.Akşin.8) 1919: • Y.Graham'a gönderdiği 19 Ocak 1919 günlü mektuptan: "Görünürde memleketi işgal etmed iğimiz halde.Belgeleri..13.s. S. İstanbul Hükümetleri." (Jeschke. kendisini Halifelik makamında desteklemeye niyeti olup olmadığını' öğrenmek istemiş ve bu meseleye çok büyük önem verdiğini belirtmiş ve. 'kendim." (Jeschke. İst. İng. 'şiddetle harekete geçtiği takdirde bir ihtilal çıkarsa. Müttefiklerin desteğine güvenip güvenemeyeceğini' sormuş. Britanya memurlarının kontrol maksadıyla memleket dahiline gönderilmesini ve.Belgeleri.145-147.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'in 30 Aralık 1918 günlü raporu: "Hariciye Nazırı [M.Ward Pri -ce'a şöyle der: "İngiliz milletine kuvvetli sevgi ve hayranlık duygularımı..Reşit Paşa].. bilgiler ve notlar Bazı belge ve bilgilere gerektikçe yer verilmişti. İng. Dışişleri Bakanlığından R..Hükümetleri. Ermenilerin öldürülmeleri. Sami Beyi514 Ordu Karargâhına göndererek. İngiltere tarafından idare edilmekliğimizdir' dedi. öteki belge ve bilgilerin başlıcalarını. polisleri yönetiyor. Adalet çok geçmeden yerini bulacaktır. s.Belgeleri. s. İng. tarih sırasına göre aktarıyorum.. kalbimi yaralamıştır. Damat Ferit ve İstanbul hükümetleri ile ilgili belgeler. Britanya'ya tam bir sempati besliyor. mektubun orijinali: s. İngiliz Yüksek Komiserliğinden gelecek herhangi bir işarete göre davranmaya hazır olduğunu' bildirmiş. 517 Demiryollarını sıkıca murakabemizde bulunduruyoruz ve istediğimiz her şeyi müsadere ediyo- de bi an _8 .4. s." (Jeschke." (S. İng. basınlarını denetliyor.Belgeleri. 1918: • Vahidettin. şimdi valileri tayin ediyor veya görevlerinden uzaklaştırıyoruz. kabinedeki arkadaşlarım. İngiliz hükümetinin. 4)513 • İngiliz Yüksek Komiseri (Büyükelçisi) Amiral Calthorpe'un 4 Aralık 1918 günlü raporu: "Sultan. Türkiye'nin idaresini mümkün olduğu kadar çabuk ele alması için Britanya Hükümetinden istirhamda bulundu. babam Sultan Abdülmecit'ten miras aldım. işledikleri suçlara aldırmaksızın serbest bırakıyoruz. Britanya subaylarının idareye yardımda bulunmalarını rica etti.261 ve 274) • Y. Şimdi.. ilgili belge: 371/ 4172-13592.Komiser Calthorpe'un İngiltere Dışişleri Bakanına yolladığı 10 Ocak 1919 günlü mektubun özeti: "Padişahla uzun bir görüşme yapan bir İngiliz şahsiyetinin515 verdiği bilgiye göre. 24 Kasım 1918'de. Vahidettin. zindanlarına girerek Rum ve Ermeni tutukluları. İng. 'daima İngiliz dostu olduğunu.Belgeleri.Akşin. The Daily Mail muhabiri G. s." (Jeschke. barışın beklenilmesi halinde geç kalınmış olacağını söyledi. şimdi bütün ümidini İngiltere'ye bağladığını' İngilizlerin istediği her bir kişinin tutuklanıp cezalandırılmasını sağlamaya hazır olduğunu' söylemiş.4) • Karadeniz Ordusu Başkomutanı General Milne'in 16 Aralık 1918 günlü raporu: "Padişah. Sultan ve geniş bir halk kitlesi adına katiyet ve ciddiyetle temin ederim ki umumun arzusu.144) • Y. s.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'in.4. s..

İslam dünyası üzerinde ek bir denetleme aracına sahibiz.Akşin."Bütün umudunun Allah'ta ve İngiltere'de olduğunu. S.. henüz sadrazamlığa getirmediği Damat Ferit'i. Yetki 5 Şubat 1919'da verilecektir. İstedikleri herhangi bir kimseyi tutuklamaya hazır olduğunu" bildirir... Bildiğiniz gibi Padişah bizi buraya yerleştirmek istiyor.Sonyel.Ferit. Türkiye'de yerleşmemiz için pek arzulu.198) 521 • Damat Ferit. İngiltere." (S. de bi an _8 . 1.. s. şöyledir: "1. Y. s. Osmanlı Nezaretlerinde (bakanlıklarında) gerekli görülen yerlere İngiliz Müsteşarlar tayin edilmesini kabul edecektir. İstanbul Hükümetleri. Halife elimiz altında bulundukça. 167)520 • D.Komiserliğine gönderir ve tutuklamalar dolayısıyla gösterilebilecek tepkilerden çekindiğini bildirerek." (Jeschke. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral de Ro-beck'i ziyaret ederek. 2. İstanbul Hükümetleri. (S. Osmanlı Devletini bir İngiliz sömürgesi yapmayı amaçlayan bu projenin başlıca hükümleri. "Babası Abdülmecit'in onu [Vahidettin'i] İngiliz devletine ve İngilizlere dostluk duyguları ile yetiştirdiğini. Dış Politika.s. s. ilgili belge: FO 4164-19127) • Amiral Calthorpe'un 19 Ocak 1919 günlü yazısı: "Padişah. 9 Mart 1919'da da Amiral Webb'i ziyaret eder. kısacası güvence talep. İstanbul Hükümetleri. böyle bir durumda İngilizlerin tutumunun ne olacağını bir daha öğrenmek ister.Akşin. İngiltere'nin Osmanlı Devleti'ni himayesine alması için görüşmelerde bulunurlar.C. (S..150." (S. Politikamız süngünün keskin ucuna dayanıyor. İngiltere Devletine mutlak bir teslimiyetle bağlamak olduğunu" söyler ve Sultanla birlikte hazırladığını belirttiği gizli bir proje verir.9.229) • Damat Ferit. s.Akşin. düşünülmesi mümkün olan en İngiliz yanlısı kabinedir. 30 Mart 1919'da. 3.Komiserlik danışmanlarından Hohler'e.... s. Dahiliye Nazırı Artin Cemal'in. 5 Mart 1919'da. İstanbul Hükümetleri. İng. 28 Şubat 1919'da Paris'te Lord Harding'i.. 168) • Vahidettin.ruz.s. İngiliz Y. s.R. ilgili belge: 371/4172-13694)519 • Dahiliye Nazırı A." (Aktaran S.44. Amiral aynı günlü raporunda bu görüşme hakkında şunları bildiriyor: "." (S. Ermenistan. Beyrut eski Valisi Halil Paşa ise 6 Mart 1919'da İngiltere'nin İstanbul eski elçisi Mallet'yi ziyaret ederek. İstanbul Hükümetleri. 21 Ocak 1919'da.229) • Amiral Webb'in 11 Mart 1919 günlü yazısı: "D.Ferit kabinesi.. [Doğu Anadolu'dan verilecek topraklarla]523 bağımsız veya özerk bir Ermeni cumhuriyeti haline getirilecektir. belgeleri. (S. İngiltere Türkiye'nin dışa karşı bağımsızlığını korumak ve iç asayişi sağlamak için gerekli gördüğü yerleri 15 yıl süreyle işgal edecektir.Akşin.. özet olarak. s..Akşin.230) • 15 Mart 1919.000 Ermeniyi öldürttü.Kendisinin ve Padişah efendisinin ümitlerinin Allah'tan sonra İngiltere Krallık Hükümetinde toplandığını beyan etti ve bunun Londra'ya bildirilmesini istedi.Reşit (Rey) Bey.Akşin. Moniteur Oriental gazetesine demeci: "İttihat ve Terakki 800.522 bugün takip ettiği gayenin Osmanlı Hükümetini.518 Calthorpe. Padişaha bu güvenceyi vermek için Londra'dan yetki talep eder. İstanbul Hükümetleri. İstanbul Hükümetleri.Akşin.eder.

XXIII/11) • D. s. s. s.Belgeleri.Ferit'in Paris'e gitmeden önce (29 Mayıs 1919) kendisinden. 8 Eylül 1919'da Amiral Webb'e bir daha açacaktır: Jeschke.XII/6) • 8 Haziran 1919. İngiliz Belgelerinde.Bayur. 1.238) • D.754.. D. Amiral Calthorpe'u 3 Haziran 1919'da ziyaret eder ve "Yokluğu sırasında Padişahın kişisel güvenliği bakımından kaygılı olduğunu" söyler.Akşin.5 ve 38 ve S."524 (Amiral de Robeck'in 3 Nisan günlü raporuna dayanarak.Kemal'i geri çağırdıkları için" General Deedes'e teşekkür eder. dipnot 13)525 • Y.398. ilgili belge: FO 371/4156.Ferit. (S.IV.1. Br. İstanbul Hükümetleri. s.R. H.. İng.Komiser Amiral Calthorpe'un 5 Nisan 1919 günlü raporunda Damat Ferit için şöyle yazıyor: "Şahsına iyice güveneceğimiz bir kimse. "Türkçenin -dolayısıyla Türkiye'nin. İngiltere. Belediye ve parlamento seçimleri. devlet merkezinde ve illerde. Jeschke.. s.233.371.Akşin.Belgeleri.270 vd. Hayatı ve Eseri.571. bu ricasını göz önünde tutacağını" bildirir. İng.Belgeleri. s.Ferit bu konuyu. "İngiltere ile gizli bir anlaşmaya varılarak. İng. Paris'te Barış Konseyi önünde muhtırasını okur.Akşin.9) • Y.C. Belgelerinde. 6. Bu muhtırada. İngiliz askeri ATASEsine. maliyeyi sıkı bir kontrole tabi tutmak hakkına sahip olacaktır. Dış Politika. 15 yıl müddetle Valinin Müşaviri olarak görev göreceklerdir. 409. s. D. İstanbul Hükümetleri..4.526) • Vahidettin. 17 Haziran 1919'da.C.Komiser Amiral Calthorpe. s. saltanat ve hilafetin İngilizler elinde bulunduğunu gören Mısır ve Hindistan Müslümanlarının da İngiltere'ye dost olmanın gereğine inanacaklarını" söyler. 15 Temmuz 1919'da The Morning Post gazetesi muhabirine der ki: "Ben daima İngiltere'ye hayranlık besledim ve daima İngiltere'ye dost bir siyasetin destekleyicisi oldum. s..Sonyel.Şimşir. İstanbul Hükümetleri. s. "M. Tevfik Paşa da. her ile bir Başkonsolos tayin edecek ve bunlar." (Jeschke." (B. Türkiye'de çok büyük tepkilere yol açacaktır. Calthorpe da.Mümtaz Paşa ve saray mabeyncilerinden de bi an _8 ..Akşin. bu ifade. s.Şimşir.C. 5.50. (S. 1.Ferit. ilgili belge: FO 371/4229-92736) Calthorpe.Belgeleri. s. İng. Şeyhülislam M.Belgeleri. s. İng. (B.Sabri Efendi.N."(Jeschke. İngiltere. (Jeschke. s. "İngiltere Osmanlı Devletinin yönetimine el koyarsa..N. İstanbul Hükümetleri. (S. S. 10) • 6 Mayıs 1919'da Sait Molla.5) • 1919 Temmuz ortalarında. İngiliz konsoloslarının kontrolleri altında yapılacaktır.. ilgili belge: FO 371/4229-83495) • Amiral Calthörpe'un 6 Haziran 1919 günlü raporuna göre.5.güney sınırının Toroslar olduğunu" ileri sürer. aynı raporunda şöyle demektedir: "Padişahın yalnız kendi kişisel güvenliğini düşündüğü. s. Osmanlı Devletinin kalan ülkesinin birliğinin ve İngiltere'ye bağlılığının sağlanmasını" ister. R. "İsteğine uygun olarak Yıldız Sarayına yakın kışlalara İngiliz askerleri yerleştirilmiş bulunduğunu. İstanbul Hükümetleri.Akşin. "Delegeler heyetindeki meslekdaşlarına bile ifşa edilemeyecek bazı hususların [İngilizlere] bildirilmesine aracılık etmek üzere bir İngiliz memur tutup tutamayacağını" sorduğunu Londra'ya rapor eder. İng. (S.

3." (B.TKS Kronolojisi I.Komiserliğinden Hohler'e.Akşin... s.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'ten Lord Curzon'a: "Bugünkü hükümetin (D. 1. İttihatçıların büyük paralarla (!) körükleyip yönettikleri ve savaş sırasında subay olmuş gençlerin yürüttüğü bir harekettir..Şimşir..509.XXXIII/48.Ferit. Türkiye." (B. gerekirse fiili olarak sağlamasına yardımcı olacak ve hilafet gücünü.69) • 12 Eylül 1919'da. maddedeki esasları genişletip genelleştirecek gizli bir anlaşma yapacak. Müslümanların bulunduğu İngiliz sömürgelerinde. İngiliz Y. 5. İngiltere'den yana kullanacak. Amiral Calthorpe'den Lord Curzon'a: "Bugünkü Osmanlı hükümetinin desteklenmesine karar verildiği. 26 Ağustos'ta. 6. İngiltere. İngiliz Belgelerinde. İstanbul Hükümetleri. İngiliz hükümeti ile 4.. Türkiye.Komiseri.Şimşir.Ferit ile üç İngiliz temsilcisi arasında."Yalnız Allah'a ve İngiltere'ye güvendiğini" tekrarlar." (B. Bu.Sonyel. 1. İngiliz Belgelerinde. 2. D. (Ş.N. İngiltere ile Osmanlı Devleti arasında.N.Akşin. Barış koşullarına dönüldükten sonra Padişah.Ferit hükümetinin 9 Ağustos 1919 günlü kararıyla. İngiltere'nin denetimi altında olacak.C. (Jeschke. Kuva-yı Milliye'nin dağıtılması için emir verir.Akşin. s.Şimşir. s. 555) • 30 Temmuz 1919'da D.C. s. Mısır ve Kıbrıs üzerindeki bütün haklarından vazgeçecek.C. 8.N. nişanları geri alınır ve fahri yaverliği kaldırılır. 1. İngiliz Belgelerinde.. (S.Ferit Hükümeti.XXXVIII/66) • 5 Ağustos 1919.Ferit. Şimşir. 4 Eylül 1919'da.1. Dış Politika. 1. 4. "İngiliz himayesi isteyen bir muhtıra" verirler.XXXIX/69) • D. 8 Ağustos 1919'da. Temps gazetesi muhabiri Psalty'ye şöyle der:"Milliyetçi hareket. Y.56528) • 9 Ağustos 1919.. S. Vahidettin'in talimatı ile İsviçre'deki İngiliz Elçisine de. Maddeleri [özet]: an _8 .C.XLI/73) • D. Milliyetçi akımları önlemek ve yönetimi korumak için İngiltere bir zabıta kuvveti örgütleyecek. Türkiye bağımsız bir Kürdistan'ın kurulmasına karşı çıkmayacak.Kemal askerlikten çıkarılır. İngiltere'nin Suriye ve Elcezire (Kuzey Mezopotamya) üzerindeki egemenliğini. İstanbul Hükümetleri.Komiserleri şu karara varırlar: "Padişahın desteklenmesi ve her çeşit ihtilale karşı konulması. s. 7.572 vd. s. İstanbul Hükümetleri." (S.Akşin.Ferit) galip devletler bakımından makbul fakat pek zayıf olduğu..C. (B. ayrıca S. s.. 1. İngiliz Belgelerinde.)527 • D.484. s. Osmanlı delegelerinin bu esaslara uygun taleplerini desteklemeyi kabul eder. Türkiye'nin bütünlüğünü ve bağımsızlığını tanıyacak. İstanbul Hükümetleri. s. M.Akşin. ilgili belge: FO 371/5117-E 260/83/44) ABD Y.407) • 22 Temmuz 1919'da İngiliz ve Fransız Y. İstanbul Hükümetleri. s. Osmanlı-İngiliz gizli anlaşması imzalanır.R..488 vd. Dahiliye Nezareti kanalıyla bütün illere. anlaşma gayr-i resmi nitelikte olup İngiltere. Boğazlar ve İstanbul. s. (S.N. İn- de bi Emin Bey.

Kemal şöyle yazıyor: "Doğrulanması ve kanıtlanması için aslının ele geçmesine çalışılmaktadır.C.Komiserliğinden Hohler'in hazırladığı muhtıra: "Osmanlı hanedanının artık tükenmiş göründüğü.Şimşir.LXVIII/185) • Seyid Abdülkadir. İngiliz Belgelerinde.N. dipnot) Ele geçirilen anlaşma suretini M. İngiliz Belgelerinde. Kürtlere özerklik vereceği vaadinde bulundu. İngiliz kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. İngiliz ATASEmiliteri Yb. E.C.Akşin.. 12 Aralıkta K. "529 Anlaşma metni 22 Ocak 1920'de The New York Herald Tribune gazetesinde yayımlanır. eğer [yeniden] Sadrazam olursa.Kemal.Şimşir..205) Birçok Türk ve yabancı yazar. Çünkü tek dayanağı İngiltere hükümetidir. İngiliz Belgelerinde.Bouillon.Bayur şöyle yazıyor: "F.. s.80.Akşin.Şimşir..LVIII/133) • İngiliz Y. 356.Sonyel.Komiser de Robeck'i ziyaret ederek. Dış Politika. İngiliz Y. s. İstanbul Hükümetleri.141). 1. s. 9 Aralık 1919'da. KSGünlüğü.Karabekir'e teller. s.N.1. s." (B.C. (S.N. 530) • D.C.Baytok. s." (B. ancak bir Amerikan gazetesinde yayımlanmasının daha tesirli olacağını düşündüğünden." (B. s.giltere-İran arasındakine benzer bir anlaşma imzalanacağına dair yaygın söylent iler olduğunu bildirmiştir. İstanbul Hükümetleri..Baytok.. İngiliz otoritelerinden." (24 Aralık 1919'da Dışişlerinin cevabı: "İyi yaptınız!" Robeck devam ediyor:) "Sultan kendisini bize teslim etti. İngiliz Belgelerinde.R. aynı görüşmede milli hareketin.571.N. [S. anlaşmanın doğru olduğunu kabul ediyor." (B. reddettim.C. s. Padişahın tahtından indirileceğinden kaygı duyduğunu söyledi. hükümet değişikliğinin arzu edilmeyeceği. sayı 135/1970 Temmuz)530 • D.I.N.) • 15 Aralık 1919. 1. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. Milli hareketin önemini kavrayamamaktadır. Şimşir."milli hareketi ezmek için ya bir Türk kuvvetinin gönderilmesine izin verilmesini ya da Müttefiklerin stratejik noktaları işgal etmelerini " önerir. de bi an _8 .J.201. Yalnız S.LVH/132) • Amiral Webb'in 8 Ekim 1919 günlü raporu: "Eski Sadrazam (D. bu belgeyi kendisinin elde etmiş olduğunu.XLVII/102] • Amiral de Robeck'in 19 Eylül 1919 günlü raporu: "Şimdiki Osmanlı hükümetinin desteklenmesi." (T. s.Ferit). H. İngilizlerin her isteğini kabul edebilecek kadar zayıftır.Sonyel.. s. M.XLIX/107) • 30 Eylül 1919'da.39. 'sayıları 500'ü geçmeyen bir avuç subay tarafından başlatıldığını' söyler. 13 Eylül 1919'da. Belleten. B. TKS Kronolojisi I.Smith'e söyledikleri: "Sadrazam Ferit Paşa.Ferit.R. 1. yeni Y. D. kuvvet kullanarak milliyetçileri durdurmalarını istedi.Şimşir. s. (1919 İngilizOsmanlı Gizli Antlaşması. ilgili belge: FO 371/4158-129060.Ulubelen... 30 Eylül 1919'da. s. belge no.Ulubelen. İngiliz Belgelerinde." (Hayatı ve Eseri. anlaşmanın varlığını kuşku ile karşılamaktadır. s.. 1. (S. s. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Geçende Sultan benimle görüşmek istedi.C. 1.Ferit'in yaveri Kemal Bey'in.." (E.437-449.Komiserliğinden Hohler'e şu bilgiyi verir: "Damat Ferit bana. T.32 vd." (Jeschke.578.198.Ferit.s. onu anılan gazeteye verdiğini bizlere söylemiştir ve olayın kesin olarak doğruluğu üzerinde direnmiştir. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Sultan.

Türk köylüsü.Şimşir.Şimşir. s.67) • 6 Haziran 1920... 2.Belgeleri. belge no..XXXI/44) • 23 Nisan 1920.80.XLVI/117531) • 30 Mayıs 1920. s.C. milliyetçilere karşı kuvvetlerin silahlandırılmasına müsaade edeceği.C.. 23 Haziran 1920'de." (B.. antlaşmanın çok sert olacağının mütarekeden beri söylendiğini hatırlattığı. s.. çok faydalı olabilir.11) • 15 Temmuz 1920. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D.. aynı zamanda İngiltere'nin de düşmanıdır. "Türkiye'yi. 2.C. yapılacak bir barış teklifini kabule hazırdır. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Milliyetçilere karşı kuvvet kutlamasında İstanbul hükümetinin desteklenmesinin uygun olduğu.2.N.N.Komiserini ziyarete ederek. 2. Eğer Yunanlılara Ankara'ya.. s. İngiltere'nin idaresine vermek suretiyle bu memleketi adil bir barışa ve sükûna kavuşturmak isteğinde ısrar ederler. s.N.. s. KS Günlüğü. 2.Sonyel. İng." (The Sunday Times.Ferit'in Nazırları Reşit Rey ve Cemil (Topuzlu) Paşa.C.C.. İngiliz Belgelerinde.) • 30 Nisan 1920.. 2... s... s.Şimşir.C. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Sadrazam D.." (Jeschke.. Anadolu halkını [milliyetçilere karşı] ayaklandırma konusunda bir komite kurduğu.. İngiliz Belgelerinde.Şimşir." (B.C..99) • D. s..R. gönderileceği.' (B. Y.N." (E Ulubelen.Ferit..Ferit. İngiliz Belgelerinde. O gün söylediklerinden bazı bölümler: "Milliyetçiler yalnız Türk hükümetinin değil. Amiral de Robeck'i ziyaret eder.250) 1920: • 25 Mart 1920 günlü İngiliz askeri istihbarat raporu: "İstanbul'da milliyetçi liderlerin tevkiflerinin Padişahı rahatlattığı...N.. de bi an _8 . Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "İngiliz Yüksek Komiserliğinin. Sultandır. anlaşılan Veliaht Abdülmecit'i gözden çıkarmışlar: S. 2. Barış andlaşmasından şikâyet eden Sadrazama.262.Şimşir.Ferit'in. nereden gelirse gelsin.Amiral Webb'ten Lord Curzon'a: "Anzavur'a ulaştırılmak üzere Karabiga'ya cephane vs. Bandırma'da bir anlaşma imzaladığı. s.. İngiliz Belgelerinde. Galip devletlerin [D.. 3..N.XXVII/29) • 20 Nisan 1920.XXXIV/65 vd.C. Dış Politika. İngiliz Belgelerinde. Anadolu asilerini bastırmak için 10." (B..... s. 2. İngiliz istihbarat raporu: "Yunan Başkomutanı ile Anzavur'un adamlarından] Şah İsmail'in. Şimşir.." (E.278) • 10 Haziran 1920. İngiliz Belgelerinde.000 kişilik bir kuvvet kurup silahlandırmak istediği. Albay Lawrens'in demeci: "Türkiye'deki tek müttefikimiz.N.Şimşir... 2." (B.C.. ilerleyişleri askeri bir yürüyüş niteliğinde olur. hatta Sivas'a kadar gitmeleri emredilse.XXI/3) • 11 Nisan 1920. İngiliz istihbarat raporu: "İstanbul hükümetinin. s. s. Amiral de Robeck'ten Curzon'a: "Damat Ferit yerinde kalabilirse.Komiser V.." (B.Ulubelen." (B.LXIX/226) • 16 Temmuz 1920 günü D. İngiliz Belgelerinde..C.Ferit] hükümetini tamamen destekleyecekleri. istikbaldeki Türk devleti için İngiliz himayesi istedi ve yeni Prensin (yeni veliahtın) tamamen İngiliz dostu olarak yetiştirileceğini söyledi.XXXVI/81) • 27 Mayıs 1920. İngiliz Y.

" (B." (B. 103." (B..LXXXVII/314) • 23 Eylül 1920. milli hareketi bastırmak için 15.Ferit'i. İng.LXVIII/222) • 28 Temmuz 1920.Şimşir.123... s.' " (E.Komiser de Robeck'in 11 Eylül 1920 günlü raporuna. s.Baytok. cesaretlendirmeliyiz.. 2. 2.85.LXXXVIII/317 vd. s.Ferit bir süre işbaşında kalırsa. Osmanlı Genelkurmayı'nın Anadolu hareketini bastırmak için planlar hazırladığı." (Jeschke. Geleneksel İngiliz dostluğunu da çiğnemişlerdi. Türkiye'de düzenin yeniden sağlanmasına yardımcı olmayı kabul etmesi şartı ile Padişahtan aşağıya doğru herkes..R. belge no.C. A. Vahidettin'i.. TKS Kronolojisi I... Bu yardım İngiltere'nin desteği şeklinde olmalıydı.Ryan'a şu açıklamayı yapar: "Anadolu'daki hareket haince..Ulubelen.56) • Y. gizlice Yunan Başbakanı Venizelos'la da ilişki kurmaya çalışır. 142) • 23 Eylül 1920.264. çıkarlarımız açısından iyi olacak.Şimşir.Komiserine yazdığı mektuptan: "Osmanlı hükümetinin Sevres andlaşmasmı imzalamakla yüklendiği görevleri yerine getireceği. yabancı subaylar ve 25 milyon borç istediği. çünkü o bolşevikliği getirmek istiyor. İngiliz Belgelerinde.." (Jeschke. çünkü antlaşmayı (Sevres'i) yalnız imzalamakla yetinmeyip onaylanmasını da sağlayacak." (S. Lord Curzon'un düştüğü not: "D. İngiliz Belgelerinde...Sonyel. o günkü görüşme hakkındaki raporundan bazı parçalar: "Sultan. aracılar yardımıyla yürütülüyordu. s. asker taşımak için gemi. 2. İngiliz Belgelerinde.Kemal'i sevmezler. 124) • Y..R.) • D. s. B. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D.N. İngiliz Belgelerinde. S..Ferit'in..Ferit.Kemal'e karşı birlikte kullanalım. Sevres Andlaşmasının imzalanmasına taraftar bulunmaktadır.Kemal'den nefret ediyorsunuz. 8 Ağustos 1920'de. Macera düşkünü bir avuç insan tarafından memleketin felakete sürüklendiğini acı bir dille tenkit etti.Komiserler.C.. içinde bulunduğu ânı. Amiral de Robeck'ten Lord Curson'a: "D. Amiral de Robeck'in.532 İngiltere'nin.Şimşir. s. Belgeleri." (T. s. 2.C.s.Sonyel. s.. M. İki aydır hazırlanmakta olan askeri projenin uygulanabilmesi için kırk bin kişilik bir ordu kurulması gerektiği..Ferit Paşanın İngiliz Y. yaşayabilmek için bir dostun yardımına muhtaçtı.N. 2.Erzurum'a kadar hiçbir direnme ile karşılaşmazlar. 2. D.LXXXVI/314) • 24 Eylül 1920.. mesut geleceklerin ışıklı bir başlangıcı olarak kabul ettiğini söyledi.000 kişilik asker ve 25. 2. İngiliz Belgelerinde.000 kişilik jandarma kuvveti kurmak için izin. Dış Politika.C.N. B. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. O halde Kürtleri.85) • Veliaht Abdülmecit.LXX/233) • 1 Ağustos 1920. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Sadrazamın 15000 kişilik ordu kurmasına İngiltere'nin bir itirazı olmadığı.Baytok. s. çünkü o sizin yaptığınız anlaşmayı (Sevres'i) kabul etmiyor. Siz M. Dış Politika. s.Sonyel. de bi an _8 .533 Türkiye.N. güvenebileceğimiz tek sadrazamdır..N...." (T..Şimşir.C.Şimşir. dedi ki: 'Kürt liderleri M.Ferit bana geldi.. O güne kadar ilişkiler. (9 ve 30 Eylül 1920 günlü İngiliz istihbarat raporlarına dayanarak.R. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı.C. S. s. cahilce ve canavarcadır.C. ancak Sevres Andlaşmasının Osmanlı temsilcileri tarafından imzalanmasından sonra 21 Ağustos 1920 günü ziyaret etmişlerdir. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D.

Bardakçı'nın..C. 14 Ekim 1920 günlü raporu: "Sultanın. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Sevres Andlaşmasının hemen onaylanması konusunda. bir kısmını da eski Başyaver Avni Paşaya dikte ettirmiş. Padişahın ise zayıf karakterli olduğu. 2. milliyetçiler aleyhinde konuştuğu.C/361) • 22 Ekim 1920.dipnotta belge künyeleri var. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Son zamanlarda Ferit Paşayı Padişahtan başka destekleyen kalmadığı.C.N. Keşke yanılıyor olsam. 20 Ekim 1920'de istifa eder ve yurt dışına kaçar. Şimşir. s. dedelerinin yarım kalmış anıları ile birlikte mektu plarını ve belgelerini..C.. yerini Vahidettin'in dünürü Tevfik Paşa alır...Dışpolitika. Murat Bardakçı'nın bir yazısı çıktı.534 Vahidettin'in torunları. Vahidettin'in anıları ve beyannamesi _8 . 2.. gerçi kalkan olamadım ise de. Çünkü bu örnekler gösteriyor ki eski Padişahın. yayımlaması için kendisine teslim etmişler. anılardan bazı bölümler aktarmış. Padişahı tahtından ayrılmak zorunda bırakacak kadar ısrar etmek istemedikleri. Vahidettin'in anılarından aktardığı örnekler şunlar: □ "Yazdıklarım okunduğunda da görüleceği gibi mütareke senelerinde.G. Milliyetçilerin iktidara gelmesinden ve kendi kişisel güvenliğinden kaygı duyduğu.535 Yakında yayımlayacağını açıklıyor.CIII/372) • 23 Ekim 1920.N... s. paratoner vazifesi gördüm ve öyle zannediyorum ki bütün musibetleri üzerime de bi an 14. İngiliz Belgelerinde. s. genel olarak İngiliz ve Fransız Yüksek Komiserlerine söyledikleri ile az sonra sunacağım beyannamesinde açıkladığı düşünceleri koruyacağı anlaşılıyor. İngiliz Belgelerinde. öteki Y. İngiltere ve Fransa'nın. önce anılarını sunmak istiyorum.. özellikle Kurtuluş Savaşı'nın bilmediğimiz bazı gerçeklerini aydınlığa çıkaracağını düşünerek heyecanlandım ama Bardakçı. Anıların. onları okuyunca heyecanım söndü. s.) • 11 Ekim 1920 günü. 14/1. Ortaya çıkan facialara ve olaylara karşı.Komiserlerle birlikte Vahidettin ile görü-şen Amiral de Robeck'in..CIV/381) Vahidettin'in eniştesi D. İngiliz Belgelerinde. 12 Mayıs 1996 günlü Hürriyet gazetesinde. 2." (B. anıların bir kısmını Vahidettin yazmış.. anılarının bütününde de. 2. Bardakçı'nın verdiği bilgiye göre. 126.Şimşir." (B.Ferit. 100.N. 20 Ekim 1920'den sonraki dönemle ilgili belgeleri görmeden önce." (B.. Anıları Vahidettin'in son söz niteliğindeki ve ağırlığındaki beyannamesini sonraya bırakarak.Şimşir. Vahidettin'i dinleyelim. Dünya Savaşı'nın sorumlularından bana kalan musibetlere karşı şahsımı siper ettim.

zelil ve sefil bir halde kalmaktansa. Birincisi. ne karşı koymak. Zaferden sonra gelip size bağlılığını bildirecek. İzzet. bütün musibetlere göğüs germek zorunda kaldım. Hilafetin ortadan kaldırılacağına asla inanmak istememem. M.Mısıroğlu diyor ki: "Artık bundan böyle Sultan Vahideddin devri için yazıp konuşacak olanlar. kaçmadım. Ecdadımın sarıkları aynı zamanda kefenleri idi. uyuşmacı bir siyaseti seçmiştim.Kemal Paşa ile haberleşiyoruz. Onun istemediği. aldanmam. Şimdi burada. mütareke hükümetlerine. geçici olarak tehlikeli bölgeden ayrılmaya karar verdim. rahmetli biraderim Sultan Reşat'tan sonra.". Allah göstermesin. muhalefete uğradım: 'Böyle bir maceraya giremezsiniz. asla ihanet etmedim. vaziyeti kim kurtarır?' dediler. başta Ferit Paşa olmak üzere. Anadolu'da yenilirseniz. Anad olu'da at sırtında olmalıydık. kurtuluşumuz için babam Abdülmecit Han'dan miras aldığım İtilaf devletlerine [galiplere] yakınlık politikasını. Devlet tehlikede ve İstanbul sallantıda idi. vatanı kurtarmaya çalıştım. de bi an _8 . Alla-hın takdiri ve kısmetimiz böyle imiş." □ "Her tarafı istila eden inkılap ve ihtiras içinde bunaldım. □ "Gitmekle. Böylelikle anlaşma olmasa bile hiç olmazsa husumetlerini (düşmanlıklarını). kamuoyunda sükûn ve durumda açıklık belirinceye kadar. Ama ecdadımdan miras kalan saltanat hakkımdan ve Hilafetten hiçbir vakit ve asla feragat etmedim ve etmeyeceğim. Hatasızlık iddia edemem.. arzu ettiğim kadar hizmete vakit ve imkân bulamadım ise de. Gerçe malum sebepler yüzünden. Bana teklif ed ilen şekildeki [saltanatsız] Hilafete. Elverir ki tarafgir olmasınlar (taraf tutmasınlar)!" (Hilafet. vat anıma ve milletime. İngilizlerin zıddına hareket etmemek ve Fransızlarla İngilizleri gücendirmemek şeklinde. halis muhlis Türk olan Osman-oğulları'nın memleketten sürgün edilip. Tevfik. Üçüncüsü. s. saltanat makamını kabul etmem.çektim. kendimi feda ederek. ne baş eğmek imkânı görmeyerek." □ "Dört sene süren Dünya Savaşı'ndan sonra. vekili olduğum şanı yüce Peygamberin yaptığını yaptım. Beyannamesi 536 □ K. hicret (göç) ettim. Başlıca üç hatam oldu. bu müdafaanamedeki (yazılı savunmadaki) fikirleri kaale (dikkate) almamazlık edemezler. şiddet ve nefretlerini azaltmaya çalışıyo rdum. nihayet gurbetlere attı. Şahsen mü stakil bir siyasetim yoktu ama. Ama Anadolu'ya gitme konusunu etrafımdakilere açtığım zaman. İkincisi." Yoruma gerek var mı? 14/2." □ "Ben de insanım.537) Haklı. Ali Rıza ve Salih Paşalar gibi devletin ve milletin kalburüstü isimlerine talihimi bağlayarak. sadece D.Ferit Paşadır.184vd. dinime." □ "Talih ve kader bizi vatanımızdan ayırdı. Hayli mücadele ettim ama mağlup oldum..

Rauf. Savaşın başlangıcında Veliaht bile olmaması. gerçeklere uymuyor. Dini. (aslı: şirzime-yi kalile539)" 540 Artık beyannamenin Milli Mücadele'yle ilgili. Hiçbir kaynakta da.. Fethi Okyar. Bu anlaşmadan dolayı Rauf Orbay'ın gafletini eleştirmesine bir şey denemez. zilletle Toros eteklerine sığınması yüzünden. vatanı şüpheli ve karışık askerlerle öteki sınıflardan oluşmuş küçük bir azınlık.. Onun için bu yanlış ve haksız iddianın üzerinde yeniden durmayacağım. Yine sadeleştirerek s unuyorum: □ "Mütarekeden sonra izlediğim yol. Vahidettin. ya şimdi doğru söylemiyor! Vahidettincilerin. Ama bir zamanlar "namağlup kumandanım" diye övdüğü M. Kuva-yı Milliyecileri de. böylece aleyhimizdeki genel hıncın geçeceği uygun zamanı bekle- de bi an _8 . bu göreve geldiğim zaman.Kemal'e getiriyor. s. "Savaşa katılmamıza kesinlikle razı olmadığını. bu iddiayı uzaktan olsun destekleyen bir kayıt yer almıyor. s. Daha sonra. Halkça anlaşılması zor. iktidarda da Padişaha dahi söz hakkı tanımayan ve hele Vahidettin'e hiç yakınlık duymayan İttihat ve Terakki Partisinin bulunması. Vahidettin'in beyannamesi. bu iddiaya inanmayı güçleştirmektedir. Kara günlerin eşiğinde tahta çıkmıştır. Belgeleri. hiç incelemediği. mütareke yapılmasını kaçınılmaz hale getiren M. bir yandan da dışarıya karşı siyasi girişimlere d evam etmek. Sonra şöyle diyor: "O günler göz önüne getirilirse. (A.31538) M.Türkgeldi. Dört yıl hükümdarlık yaptığı halde. orta boy 10 sayfa. Mondros ve Mudanya Mütarekeleri Tarihi. beni karşılayan zorlukların önem derecesi ve büyüklüğü takdir olunur. Devletin belli başlı kuvvetinin büyük kısmını esir vererek. daha önce aktarmış olduklarımın dışında kalan belli başlı bölümlerini inceleyebiliriz. beyannamesine Birinci Dünya Savaşı'na girişimizle başlıyor.1) Mondros anlaşması dolayısıyla da sözü." Bu konu İkinci Bölümde tartışılmıştı. Ermenileri zorla göç ettirme kararının sebeplerini. mütareke görüşmelerine katılmamıştır. in sanı kuşkuya düşürüyor: Ya o zaman doğru konuşmamış. elindeki bütün vasıtalarla savaşın tahribatını ve sakıncalarını sınırlamaya çalıştığını" ileri sürüyor.. Milli Mücadele'yi desteklediğini yana yana kanıtlamaya çalıştıkları Vahidettin.Kemal için de şöyle yazıyor: ". beyannamesinde şöyle nitelendiriyor: ". ağdalı bir dili var. Ama Fethi Okyar'ın "anlaşmanın yapılmasına bilfiil katıldığını" yazıyor ki bu iddia. sonradan böyle kaba bir üslupla suçlaması. Kurtuluş Savaşı hakkında verdiği bilgilerin büyük çoğunluğu da.. geri alınması mümkün olmayan bir adım atmaktan çekinmek. önyargısını şaşırtıcı bir ısrarla koruduğu anlaşılıyor. Ayrı bir barış için çeşitli girişimlerde bulunduğunu açıklıyor ki bunu. Üslubu da zaman zaman kabalaşıyor.Kemal için kabul edilebilir hiçbir mazeret yo ktur. Beyannamenin aslı.Kemal'i. gerçeğe aykırıdır. şiddetle İttihat ve Terakki iktidarını eleştiriyor ve "memlekette anlaşılmaz maksatlarla yer yer yangınlar çıkartmakla" (Ermeni olayları) suçluyor. bu arada bir yandan memlekette makul ve ölçülü bir ıslahata ve icraata hız vermek. Jeschke de doğrulamaktadır." Bunda haklı.. (İng. Fethi (Okyar) ve M. milleti.Çünkü Vahidettincilerin iddialarının doğru olup olmadığını anlamak için başvurulacak en sağlam belge.

ne yapalım. Urfa ve Maraş'ı işgal etmişler. (13 Eylül 1921) Artık sıra son savaşa ge l- de bi an _8 . yanlış bir adım atmaktan çekinilecek. Uşak.. kesin olarak bilinmekteydi. □ "İzmir işgali olayı karşısında izlediğim yol ve amaç da. doğru bir yol olarak görünüyordu. Ondan önce bu mesele. Yunanistan'daki siyasi durumun değişmesi.544 3. Sakarya zaferi kazanılmış ve üstünlük Türklere geçmiş. bir Türk-Yunan mücadelesine dönüşmemiştir ama eski Padişaha zorluk çıkarmamak için olayın. hiç değilse.. Eskişehir ile Tekirdağ ve Edirne'yi. Bazılarını hatırlatayım: İngiltere'nin sömü rgesi olmak için öneride bulunmak." İşgalin geçici olmadığı.541 Meclisleri kapatmak. Balıkesir.542 □ "Olayın Yunan meselesi haline dönüşmesi. öyleyse yapılacak bir şey yok. saraya bağlı hısım-akraba hükümetleri kurmak. emir büyük yerden. Milli Mücadele. Fransızlar da. anası ağlayacakmış.. Halk. büyük devletler meselesi olarak görünmekteydi.. kararlı ve sürekli olarak. Dördüncü Bölümde göreceğiz. Yunanistan'daki siyasi durumun değişmesi ve üç büyüklerin aralarının açılmasından sonra ortaya çıktı. bundan başka bir şey değildir. bu açıklamanın tam tersi girişim ve etkinliklerde bulunmuştur. Mesele. Bu arada birçok Türkün canı yanacak. Antep. Hilafeti İngilizlerin hizmetine sunmak. Afyon. nesi varsa % 40'ını vererek orduyu desteklemiş. Kasım/Aralık 1920'dir. Kütahya. hiçbir zaman. 4. Fransa'nın Ankara Anlaşmasını imzalaması üzerine İngiltere ile Fransa arasında kısa süren bir gerginlik olduğu doğrudur.. yani Venizelos'un iktidardan ayrılması ve Konstantin'in tahtına geri dönmesinin tarihi. 20 Ekim 1921'dir. Aydın. harpte mağlup olmamak şartı ile direnme gösterilmesine bende taraftar idim" 1. Bursa. Ekim 1921'de Türk-Yunan meselesine dönüştüğünü kabul edelim ve Ekim 1921 tarihine kadar Türkiye'de neler olduğuna bir bakalım: Bu tarihe kadar Yunanlılar. İzmir. Sevres Andlaşması taslağının Osmanlı Temsilcilerine tebliğ edildiği 11 Mayıs 1920'den beri. Binlerce şehit ve kurban. galiplerin hoşuna gitmek için suçlular yaratmak ve idam kararlarını uygulamak. İki olay arasında bir yıl fark var. büyük ve galip devletlerin ortaklaşa verdikleri kesin bir kararın tebliği niteliğinde olduğu için hakkımızdaki genel hıncın geçeceği zamana kadar beklemek ve siyasi girişimlerle yetinmek. Yunan meselesi halini aldıktan sonra. hayatı sönecek. on binlerce gazi ve mazlum. Manisa. Ayrıca. Çukurova'dan sonra." Oysa İstanbul yönetimi. yalnız siyasi girişimlerle yetinilecek ve hakkımızdaki genel hıncın geçeceği ve üç büyüklerin insafa geleceği zamana kadar(?) el pençe divan beklenecek. yıkılmış. Vahidettin bunlardan hiç söz etmiyor.545 Anadolu'nun üçte biri yanmış.. Bu anlaşmanın tarihi de. Çünkü bu işgal.543 2. Büyüklere karşı durulmaz! □ "İşgalin geçici nitelikte olması. yüz binlerce insan göç yoluna düşmüş. Kuva-yı Milliye'yi yok etmeye çalışmak vb." Şu teslimiyetçiliğe bakınız: Üç büyükler Yunanlıların İzmir'i işgal etmesine karar vermiş.mek için vakit kazanmaktan ibaretti... üç büyük devletin kesin ve ani bir kararına d ayandığı gibi mesele de.

gerçeklere ters düşme ktedir. Bu bakımdan. barış şartlarını görüşmeyeceği. Onlardan sonra ise. sözde tarafsızlıklarını da ilan etmiş değiller. hem ılımlı bir insan olduğu.546 Tevfik Paşa. Bu ifadesi ile de. son Tevfik Paşa hükümetini. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Tevfik Paşa hükümetinin. D. Yunanistan'da iktidar henüz değişmemiştir. 'M.C.. 'Kuva-yı Milli-ye'ye eğilimli olduğu' için iktidara getirdiğini iddia etmesi de. (21 Ekim 1920-4 Kasım 1922) Tarihlerden de belli ki bu hükümet kurulduğu sırada da. Demek ki söz konusu ettiği hükümetler. Vahidettin'in.Ferit'in.Kemal'i Milli Mücadele'yi başlatması için Anadolu'ya yollayan. Sevres'i onaylamak gerektiğini kabul ettiği. Yunanistan'da bir siyasi değişiklik söz konusu değil. D. saltanata ve Vahidettin'in İngilizci politikasına bağlı kalacak. Öyleyse olay.CV/382)549 • 8 Kasım 1920. hükümetleri geliyor.Bu his ile Kuva-yı Milliye'ye eğilimli birtakım hükümetleri de iktidara getirdim. s..miştir: Büyük Taarruz! Vahidettin. İngiliz Belgelerinde.547 Vahidettin'in ölçülerine göre alternatifi olmadığı için de. destekleyen Vahidettin'dir' şeklindeki masalı da bütünüyle ve kesin bir şekilde yalanlayıp reddetmiş oluyor! Umud ederim ki Vahidettinciler artık bu masala son verirler! □ "." Ali Rıza ve Salih Paşa hükümetleri. Şu halde bu son hükümetin. Fransızlar İngilizlerden Güney Doğu Anadolu bölgesini devralmış. Müttefikler arasında bir anlaşmazlık yok.548 İşte bu döneme ilişkin ibret verici bazı belge ve bilgiler: • 24 Ekim 1920. 'olay. iktidarı süresince. milliyetçileri teslim olmaya çağıracağı. Milli Mücadele'yi söndürmeye çalışan 4.Şimşir.. şöyle özetlenebilir: Anadolu'ya karşı yürütülen sertlik politikasının ters teptiği nihayet kavranılmış ve Kuva-yı Milliye'yi kuvvet ve entrika ile bastırmanın mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Amiral de Robeck:ten Lord Curzon'a: "[İstanbul yönetimince] Anadolu'ya gönderilecek [A. harıl harıl işgal ediyor ve Türk direncini bastırmaya çalışıyor. ancak milliyetçilerden çekin- de bi an _8 . o olay 8 ay sonra gerçekleşecek. bunlar değil.N.İzzet Paşa] heyetinin. 2. ve 5. 2 Ekim 1919 ile 2 Nisan 1920 arasında görev yaptılar.16 Ekim 1920) Herhalde bunlar da değil." (B. Milli Mücadele'yi planlayan. Anlaşılan son Sadrazam Tevfik Paşanın son iktidarını kastediyor.Ferit'in çekilmesi ve yerine Tevfik Paşanın geçmesinin gerçek sebebi. hem de şartlar artık sertliğe elve rmediği için Damat Ferit tarzı ahmakça önlemlere baş vurmayacak ama Ankara politikasını da hiçbir zaman desteklemeyecek. tersine. Müttefikler arasında da bir anlaşmazlık yok. (5 Nisan 1920 . Bu tarihlerde. direnişe ancak bu tarihten sonra. Türk-Yunan meselesi halini aldığı için iktidara getirilmiş bir hükümet olduğu' iddiası da doğru değildir. başka bir deyişle zafere beş kala taraftar olduğunu söylüyor. henüz 'Yunan meselesi halini' almamış. saltanatın kaldırılacağı güne kadar Sadrazamlığını sürdürecektir.

ancak onurunu ve tahtının çıkarlarını.. 2. 163) • 25 Nisan 1921. ülkeye hizmet etmek ist eyen bir kimse olmakla birlikte zayıf. s.C.N. kendisini mertçe milli hareketin önderi ilan etmesini önerir.LXXX vd. Ankara liderlerini şikâyet ettiği." (B.Şimşir.XXII/7) • 29 Ocak 1921. son olarak." (S. İngiliz Belgelerinde. s." (B.R.Şimşir. M.CIX/395) • 12 Aralık 1920." (B.Komiserliğinin '1920 Türkiye Yıllık Raporu'nun Vahidettin'le ilgili bölümü: "Zeki. Tevfik Paşanın Dahiliye Nazırı A..İzzet Paşa: "Vatanı bu eşkiyadan (Ankara yönetiminden) kurtarmak....Belgeleri.N. İngiliz Y. pısırık ve temkinli olduğu için hakim rol oynayamadığı.XXXIV/92) • 15 Mart 1921. İngiliz Belgelerinde. İngiliz Belgelerinde.) • Abdülmecit'in 7 Ocak 1921'de. s.Şimşir. Rumbold'dan Lord Curzon'a: "Anzavur'un öldürüldüğü." (B.N. Padişahın.. Ermenilere toprak verilmesini kabul ettiği. Le Gaulois gazetesinde de şu demeci çıkar: "Müttefikler 5 yıl için İzmir'i." (B.. 2. bir avuç eşkiyaya teslim etmek istemediğini söylediği. Yeni Y..Şimşir. 3.LXXXII/298) • 27 Nisan 1921.. kendisinin büsbütün çaresiz ve yalnız olduğunu.Sonyel. s.Şimşir..C. 25 yıl için Trakya'yı işgal etmeli.. 4 Nisan günü Vahidettin'le görüşerek.İzzet paşa.. Anti-Kemalist Çerkeslerin başsız kaldığı. s.....294) • 2