İÇİNDEKİLER

GİRİŞ
1. Bazı iddialardan örnekler 2. Resmi tarih 3. Yasaların, gerçekleri açıklamaya engel olduğu iddiası 4. Devlet arşivlerinin durumu 5. İngiliz belgeleri 6. Tarih yazarlığı hakkındaki görüşler

BİRİNCİ BÖLÜM
VAHİDETTİN

1. M.Kemal aleyhindeki iddialara giriş 2. Vatan ve Hürriyet Partisi (1905-1906) 3. Hareket Ordusu (1909) 4. Balkan Savaşı (1913). 5. Çanakkale Savaşı (1915). 5/1. Savaşın çok kısa bir özeti. 5/2. Çanakkale bir zafer midir? 5/3. TRT'nin 18 Mart 1988 günü yayımladığı Çanakkale programı.

de

1. Vahidettin'in kısa hayat hikâyesi 2. Vahidettin'in kişiliği 3. Saltanatın kaldırılması ve Vahidettin'in hain ilan edilmesi 4. Vahidettin'in İstanbul'dan ayrılmasının sebepleri 5. Ayrılış hazırlıkları 6. Vahidettin'in ayrılışı ve sonrası (Malta, Hicaz, Cenova, San Remo) 7. Vahidettin'in ayrılışını nasıl değerlendiriyorlar? 8. San Remo günleri 9. Vahidettin'in cesareti 10. Bazı görgü tanıklarının Vahidettin hakkındaki görüşleri 11. Ölümü 12. Birinci Bölümün sonu

bi

İKİNCİ BÖLÜM
MUSTAFA KEMAL

an

_8

1. Mütareke. 2. Vahidettin ile M.Kemal'in tanışmaları. 3.Kurtuluş Savaşı konusuna girmeden önce eğlencelik birkaç örnek.. 4.Vahidettin ve D.Ferit hükümetleri hakkında bazı ön bilgiler. 4/1. Anadolu'da durum. 4/2. Bu facialar karşısında İstanbul yönetiminin 1919'daki tutumu. 5.Vahidettin'in vatanseverliğinin kanıtı olarak ileri sürülen olaylar. 6.Vahidettin ve Kurtuluş Savaşı. 6/1. Milli Mücadele'yi ilk düşünen ve planlayan Vahidettin imiş. 6/2. Vahidettin'in planının özü neymiş?. 6/3. Planın uygulamaya konulması. 6/3.1. M. Kemal'i Anadolu'ya göndermek için işgalcilerin gözlerini boyamaya yönelik bir görev uydurulmuş: 6/3.2. M.Kemal'i bu göreve Vahidettin seçmiş. 6/3.3. M.Kemal'in atanmasına karşı çıkanlar olmuş ama Vahidettin

de

bi

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

VAHİDETTİN VE M.KEMAL

an

5/4. M.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolü konusunda farklı yaklaşımlar. 5/5. Zafer kimin?. 5/6. M.Kemal'in rolünün sonradan büyütüldüğü. 5/7. Çanakkale Savaşı'nı nasıl değerlendiriyorlar?. 5/7.1. Genel değerlendirmeler. 5/7.2. İlk gün ve Arıburnu savaşları. 5/7.3. M.Kemal, kendiliğinden değil, emirle hareket etmiş.. 5/7.4. M.Kemal ordunun tüm yedeklerini kullanarak savaşı tehlikeye atmış. 5/7.5. Arıburnu savaşlarında M.Kemal'in başarısız olduğu ve askeri savurganca kullandığı. 5/7.6. M.Kemal'in düşmanı denize dökemediği. 5/7.7. Meğer M.Kemal izinsiz ricat etmiş. 5/7.8. Anafartalar ve Conkbayırı savaşları. 5/7.9. Bizimkiler ne diyorlar?. 5/7.10. M.Kemal'in saatinin parçalanması. 5/7.11 Çanakkale'nin boşaltılması sırasında M.Kemal neredeymiş?. 5/7.12. Enver Paşa- M.Kemal çekişmesi. 5/7.13.M.Kemal'in parlak bir asker olmadığı. 5/7.14. Resmi tarih, M.Kemal ve Çanakkale. 6. Suriye Cephesi. 7. Mütarekeye doğru. 8. İkinci Bölümün sonu.

_8

dinlememiş. 6/3.4. Vahidettin M.Kemal'i neden Anadolu'ya göndermiş?. 6/4. İşin doğrusu. 6/5. Vahidettin planını yalnız M.Kemal'e açıklamış. 6/6. M.Kemal Anadolu'ya gitmek istemiyormuş, Vahidettin ikna etmiş. 6/7. Vahidettin neden Anadolu'ya ve Milli Mücadele'nin başına geçmemiş?. 6/8. Planın ayrıntıları. 6/8.1. Meclis'in kapatılması, Tevfik Paşanın istifaya zorlanması, Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi de planın ayrıntılarındanmış. 6/8.2. Vahidettin bazı genç komutanları ve devlet adamlarını da aynı plan gereğince Anadolu'ya göndermiş. 6/8.3. Vahidettin birçok yere mektuplar yazmış. 6/8.4. M.Kemal Anadolu'dayken, Vahidettin ile bağlantı kurarak fikir üretiyormuş. 6/9. Vahidettin M.Kemal'e bir hatt-ı hümayın vermiş. 6/10. M.Kemal'e bol para da verilmiş. 7. Bandırma gemisi. 8. M.Kemal - İngiliz gizli anlaşması masalı. 8/1. M.Sabri Efendi. 8/2. İngilizlerin M.Kemal ile ilişki kurması. 8/3. Gizli anlaşmanın amacı ve M.Kemal'in tavsiyesi üzerine, Yunanlıların İzmir'e çıkarılması. 8/4. Yunanlıların İzmir'e çıkmalarının gerçek öyküsü. 8/5. İngilizler ile M.Kemal neden kolayca uzlaşmışlar?. 8/6. K.Mısıroğlu'na göre iki muamma. 8/7. M.Kemal-İngiliz ilişkisini kanıtlamak için ileri sürülen örnekler ve doğruları. 9. Vahidettin neden ve ne zaman M.Kemal'e karşı olmuş?. 10. Milliyetçilerin suçlanması, fetvalar, Kuva-yı İnzibatiye, Kuva-yı Seferiye, isyanlar, idam kararları ve öteki faaliyetler. 10/1. Vahidettin'in Damat Ferit'i 4.defa sadrazamlığa atamasının gerçek öyküsü. 10/2. Milliyetçileri suçlama. 10/3. Fetvalar. 10/4. Kuva-yı İnzibatiye. 10/5. Kuva-yı Seferiye. 10/6. İsyanlar. 10/7. İdam kararları . 10/8. Bolşeviklik suçlaması ve Milli Mücadele karşıtı dernekler. 10/9. İşbirlikçi basından örnekler. 11..Şehzade Ömer Faruk Efendi konusu. 11.1. Veliaht Abdülmecit Efendi konusu. 12. Sevres Andlaşması . 13. Vahidettin, Damat Ferit ve İstanbul hükümetleri ile ilgili belgeler,bilgiler

de

bi

an

_8

ve notlar [19 Ocak 1919-20 Ekim 1920]. 14..Vahidettin'in anıları ve beyannamesi. 14/1. Anıları. 14/2. Beyannamesi ve ilgili belgeler[ 21 Ekim 1920-25 Ekim 1922]. 15. Ek belgeler. 16. Vahidettin'le ilgili bir televizyon dizisi. 17. Üçüncü Bölümün sonu.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
KURTULUŞ SAVAŞI Birinci Kısım KURTULUŞ SAVAŞI'NIN NİTELİKLERİ HAKKINDAKİ İDDİALAR 1.Kurtuluş Savaşı‘nın bir Türk-Yunan savaşı olduğu.. 1/1. Birinci Dünya Savaşı öncesi gizli anlaşmalar. 1/2. Savaş içinde yapılan gizli anlaşmalar. 1/3. Mondros Mütareke Anlaşması. 1/4. Sevres Andlaşması ve Üçlü Anlaşma ile ilgili görüşmeler. 1/5. Sevres Andlaşması. 1/6. Üçlü Anlaşma. 1/7. Bu sürecin kısa bir değerlendirmesi. 2.İngilizlerin Yunanlılara yardım etmediği. 3.Emperyalistlerin Anadolu'yu yerleşmek niyetiyle işgal etmedikleri ve savaşmadan da gittikleri. 4.Kurtuluş Savaşı'nın antiemperyalist bir savaş olmadığı. 5.Kurtuluş Savaşı‘nın bir kurtuluş savaşı olmadığı. 6.Kurtuluş Savaşı‘nın emperyalist bir savaş olduğu. 7.Kurtuluş Savaşı hakkındaki öteki iddialar ve doğrular.

de

1.İnönü savaşları. 1/1. Birinci İnönü Savaşı ve Ethem olayı. 1/2. Birinci İnönü Savaşı'nın gerçek öyküsü. 1/3. Birinci İnönü Savaşı 'zafer' mi, yoksa 'başarı' mı?. 1/4. Bizimkiler ne diyorlar?. 1/5. İkinci İnönü Savaşı. 1/6. Bakalım bizimkiler ne diyorlar?.

bi

an
İkinci Kısım SAVAŞLAR

_8

1/7. Ek iddialar . 1/8. H.Suphi Tanrıöver'in telgrafı. 2.Kütahya-Eskişehir savaşları. 3. Sakarya Savaşı. 4.Büyük Taarruz . 4/1. Yunan kayıpları. 4/2. 30 Ağustos Savaşı. 4/3. Zaferden sonra.

Üçüncü Kısım LOZAN, HİLAFET VE EK KONULAR 1.Lozan Andlaşması. 1/1. Bazı iddialar ve masallar. 1/2. M.Kemal, Halife olmak istiyormuş!. 1/3. M.Kemal'in, her yerde, hilafeti göklere çıkaran konuşmalar yaptığı iddiası ve askerlerin terhis edilmesi sorunu. 1/4. Öteki iddialar. 2..Hilafet. 2/1. İngilizler ve hilafet. 2/2. Emir Ali ve Ağa Han. 2/3. Mektup olayı. 2/4. Tepkiler. 2/5. Hilafetin tarihçesi ve kaldırılmasının sonuçları. 2/6. Hilafetin kaldırılması için yapıldığı iddia edilen hazırlıklar. 3..Kazım Karabekir konusu. 3/1. K.Karabekir ve kitapları. 3/2. Başlıca iddiaları 3/3. Bir Karabekir masalı. 3/4. Karabekir'in yakın tarihe meraklı damadı. 3/5. Karabekir ve kolordusu hakkında bazı ilginç görüşler. 4..İstiklal Mahkemeleri. 4/1. Bazı iddialar, masallar. 4/2. Bize Nasıl Kıydınız adlı film ve 4 televizyon programı. 4/3. Bir televizyon programı daha.. 4/4. Sonuç. 5..İngiltere- Yunanistan ilişkileri hakkındaki belgeler ve notlar [9 Kasım 1919 19 Ekim 1922].. 6..Kurtuluş Savaşı'nın stratejisi. 6/1. Dış siyasette uygulama. 6/2. İç siyasette uygulama..

de

bi

an

_8

Dördüncü Kısım SON KONULAR 1.Anılar. 2.Yalanlar, dolanlar, yanlışlar. 3.Sonuç 4.Atatürk Kanunu 5.Gazi Mustafa Kemal Atatürk. 6.Son söz. 7.Ekler. 7/1. Falih Rıfkı Atay'ın bir yazısı. 7/2. 37 yıldır gizli kalmış çok önemli bir gerçek. 7/3. İslam ahlak . Çanakkale haritası . Enver Paşanın gerçek el yazısı ile sahte el yazısı örneği. Kaynakça. Dizin.

de

bi

an

_8

KISALTMALAR
ATASE = Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Dairesi (eski Harp Tarihi Dairesi) Atatürk = Kinross, Atatürk, Bir Milletin Yeniden Doğuşu Atatürk'le Beraber = M.Müfit Kansu, Erzurum'dan Ölünceye Kadar Atatürk'le Beraber bç.= Basılmamış çeviri 1918-1923 İstiklal Savaşı = Nurettin Peker, 1918-1923 istiklai Savaşı, Resim ve Vesikalarla İnebolu-Kastamonu Havalisi C. = Cilt CG Yol = A. Dilipak, Cumhuriyete Giden Yol Dış Politika = S.R.Sonyel, Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika GRYT Ansiklopedisi = Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi GCZ = Gizli Celse Zabıtları (tutanakları) Güney Asya Müslümanları = Mim Kemal Öke, Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası ve Türk Milli Mücadelesi Hayatı ve Eseri = Hikmet Bayur, Atatürk- Hayatı ve Eseri Hilafet = K.Mısıroğlu, Geçmişi ve Geleceği ile Hilafet İng. Belgeleri = Jeschke, Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri İngiliz Belgelerinde = Bilal N.Şimşir, İngiliz Belgelerinde Atatürk İngiliz İstihbarat Servisi = S.R.Sonyel, Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz istihbarat Servisinin Türkiye'deki Eylemleri İstanbul Hükümetleri = Sina Akşin, İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele KA Günlüğü = Utkan Kocatürk, Kaynakçalı Atatürk Günlüğü KS Günlüğü = Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü Lozan = K.Mısıroğlu, Lozan, Zafer mi Hezimet mi Milli Mücadele Başlarken = Tevfik Çavdar, Milli Mücadele Başlarken Sayılarla Vaziyet ve Manzarayı Umumiye M.M.Başlarken = M.Tayyip Gökbilgin, Milli Mücadele Başlarken M.M.Hatıraları = A.F.Cebesoy Milli Mücadele Hatıraları Mondros = TİH, 1.C., Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı Osm.T.Kronolojisi = İ.H.Danişment, izahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi Sakarya'dan İzmir'e = Bilal N.Şimşir, İngiliz Belgeleri ile Sakarya'dan İzmir'e S.Mücahitler = K. Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler Sina-Filistin Cephesi = Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi dizisi, Sina Filistin Cephesi TC Kronolojisi = Utkan Kocatürk, Atatürk ve TC Tarihi Kronolojisi TC'de Tek Parti = Mete Tuncay, TC'nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması TİH = Türk İstiklal Harbi [dizisi, ATASE yayını] TKS Kronolojisi I/ll = Jeschke, Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi I/II T.Ü. Tezler 2 = Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler, 2.cilt T.Ü. Tezler 5 = Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler, 5.cilt XX. Yüzyıl = Hikmet Bayur, XX. Yüzyılda Türklüğün Tarih ve Acur Siyasası Üzerindeki Etkileri V.G.Cehenneminde = T.Mümtaz Göztepe, Vahidettin Gurbet Cehenneminde V.M.Gayyasında = T. Mümtaz Göztepe, Vahidettin Mütareke Gayyasında Yunan Askeri Tarihi = 1919-1922 Küçük Asya Seferinin Özetlenmiş Tarihi ZC = TBMM Zabıt Cerideleri (tutanak dergileri) Kaynakçada, adları kısaltılan kitapların künyesinin sonuna • işareti konulmuştur.

de

bi

an

_8

GİRİŞ
1. Bazı iddialardan örnekler Uzun zamandan beri Vahidettin, M.Kemal ve Kurtuluş Savaşı hakkında, bazı kitap, gazete ve dergilerle televizyon kanallarında, resmi tarihe de, resmi tarih dışındaki pek çok esere de ters düşen yeni iddialar, görüşler ileri sürülüyor, yorumlar yapılıyor. Bazıları kısaca şöyle: □ M.Kemal İngiliz ajanıdır, □ M.Kemal'in Çanakkale'deki rolü küçüktür, □ Suriye Cephesinde M.Kemal'in ihaneti yüzünden yenildik, □ Yunanlılar, M.Kemal'in tavsiyesi üzerine İzmir'e çıkartılmıştır, □ Vahidettin, Damat Ferit, Ali Kemal vb. hain değildir, □ M.Kemal'i Anadolu'ya, milli mücadeleyi başlatması için Vahidettin göndermiş, ayrıca bol para ve bir de hatt-ı hümayun (padişah buyruğu) vermiştir, □ Kurtuluş Savaşı antiemperyalist bir savaş değildir, bir kurtuluş savaşı da değildir, hatta 'son tahlilde... Kürdistan'ın bir bölümünün ilhakıdır'.1 □ Kurtuluş Savaşı bir Türk-Yunan savaşıdır, abartıldığı kadar da önemli değildir, □ 1. ve 2. İnönü savaşları masa başında uydurulmuş zaferlerdir, □ Büyük Taarruzda Yunanlılar imha edilememiş, denize dökülememiş, kaçmalarına göz yumulmuştur vb... Bu iddialara yer vermediği için resmi tarihi de kıyasıya suçluyorlar: □ "...Hakikate kıyılmış ve Kurtuluş Savaşının gerçek yüzünü örten şal, aradan elli yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ bir türlü kaldırıl amamıştır. [..] Yarım asırdan beri devam eden pespaye yalanlar... Tahsi-sat-ı mestureden (örtülü ödenekten) cömert ihsanlarla (bağışlarla) yazdırılmış kitaplar..." (Kadir Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.32; Lozan Hezimet mi Zafer mi, 1.C., s.51) □ "... doğruların yanlış, yanlışların doğru olarak gösterilmeye çalışıldığı ve bütün bunların da her türlü dayatmalarla millete zorla öğretildiği 'yalan söyleyen tarih'..." (H.Hüseyin Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.9) □ "...Tarihi hadiseler ters yüz edilmiş, kahramanlar ile hainler yer değiştirmiştir... Gerçekler, günlük politikanın emrinde ve hizmetinde, icab eden değişi kliklere uğratılarak kullanılmıştır." (Vehbi Vakkasoğlu, Son Bozgun, 1.C., s.6, 20) □ "Yakın tarih tahrif edilmiş (değiştirilmiş), Milli Mücadele'nin gerçek dışı bir versiyonu geliştirilmiştir." (Fikret Başkaya, s.25) □ "...resmi tarihe inanmıyoruz... Yeni tetkikler, resmi tarihi bir yalanlar h eyulasına çeviriyorlar." (Hüseyin Yılmaz, İnkılap Kurbanları, s.6; Cumhuriyetin

de

bi

an

_8

2. Resmi tarih

Resmi tarih kısaca şöyle tanımlanabilir sanıyorum: Okunması zorunlu ana çizgilerden oluşan, pedagojik amaçlı, yönlendirici ilk ve orta öğretim ders kita pları.5 Kurtuluş Savaşı, M.Kemal ve Türk devrimi hakkındaki resmi, özel, Türkçe ya da yabancı dilde yayımlanmış bütün eserlerin, yıllara göre toplam sayıları şöyle: 1941: 227 7 1953: 433 1960: 1.130 8 1968: 3.959 9 1974: 7.010 10
6

de

İlk Yıllarında Devlet Terörü, s.59-60) □ "Bu ülkede yaklaşık yetmiş yıldır, ilkokuldan üniversite son sınıfa kadar eğitimin her kademesinde, bütünüyle sübjektif gözle kaleme alınmış, gerçek dışı, hayal ürünü, saptırma bilgilerle dolu "resmi tarih" okutulagelmiştir... Resmi tarih doğruları yeni nesilden saklıyor... Yakın tarih hâlâ sisler altında..." (Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi, 1.C., takdim yazısı; 2.C., s.114.121) 2 □ "Resmi tarihin aldatıcı masalları..." (Abdurrahman Dilipak, İhtilaller Dönemi, s.8) □ "Gerçek tarihle ilgisi olmayan neşriyat, tarihi günlük politikanın oyuncağı haline getirip ikbal sahiplerinin arzuları istikametinde yazıp söylemeyi âdet edinen sözde tarihçilerle yapılmış ve ortaya atılan o yalan laflar, yıllar boyu, mektep sıralarından gazete ve mecmua sütunlarına kadar her yerde o kadar çok tekrarlanmıştır ki bugün o yalan lafların gürültüsünden, gerçek tarihin sesi d uyulmaz olmuştur," (Mustafa Müftüoğlu, Yalan Söyleyen Tarih Utansın, 1.C., önsöz) □ "Resmi tarih masalları !" (Nokta Dergisi, s.10, 5 Mayıs 1991) □ "Türkiye'de tarih... inanılması çok zor bir masal niteğindedir." (Yalçın Küçük, Aktüel Dergisi, s.44, Sayı 36/1992) □ "Resmi tarih tezi, Türkiye'de yalanlarla dolu bir şekilde ele alınmış ve sunulmuştur." (Mehmet Altan, Kanal 6'da, 16 Mayıs 1995 Salı günü akşamı, Pusula programı) 3 Bu iddialar doğru mu, değil mi ? ● Hepsini, gerçeğe saygılı bir tarih meraklısı ve Kurtuluş Savaşı'na katkı-da bulunmuş herkese mihnet duyan biri olarak ele alıp değerlendirmeye karar verdim. Yakın tarihimizle ilgili genişçe bir kitaplığım ve arşivim vardı zaten. Gereken yeni kitapları da topladım ya da yakınlarımın ve öğrencilerimin yardımıyla fotokopilerini sağladım. Televizyonda yapılan konuşmaları kaydettim. İki yıl süren kesintisiz bir çalışma sonunda, bu kitapçık ortaya çıktı. Gerçek tarihçil erin bu cüretimi bağışlayacaklarını umut ederim.4

bi

an

_8

1995'te bu sayının 10.000'i çoktan geçmiş olduğu rahatça söylenebilir. Bu yayınların acaba yüzde kaçı, eleştirilmesi moda olan resmi tarih? Bunu yaklaşık olarak saptamak için şu üç kaynağı tarayıp değerlendirdim: 1. Türk Dil Kurumu'nun yayımladığı Atatürk'e Saygı adlı derlemenin sonu ndaki S.N.Özerdim'in hazırladığı 'kılavuz bibliografya ',11 2. Türker Acaroğlu'nun hazırladığı, Açıklamalı Atatürk Kaynakçası,12 [1981'e kadar bu konularda yayımlanmış eserlerin en önemlilerinden 500'ünün özellikleri ve özetleri, iki cilt] 3. Yapı ve Kredi Bankası'nın Atatürk Kitaplığı katalogu,13 [kitaplıkta bulunan 1200 özgün eserin künyesi]14 Bu üç esere göre resmi tarihlerin ya da resmi tarih niteliğindeki yayınların o rtalama oranı, % 1,3. 10.000 eser içinde, ortalama oranın, yüzde birin çok altına düştüğünü söyl emek yanlış olmaz sanırım.15 O kadar eleştirilen resmi tarihin, yakın tarihle ilgili bütün yayınlar arasındaki ağırlığı işte bu kadar.16 Öteki yayınların oranı ise, % 98,7. Tabii, ders kitaplarının, öğrencilerce okunmalarının zorunlu olması gibi önemli bir özelliği var. Resmi tarih gerçeklere uygunsa, bu özellik bir sakınca sayılmaz. Ama değilse, gerçeklerden habersiz masal çocukları yetiştiriyoruz demektir. Fikret Başkaya, "Sovyetler Birliği'nde devrimden bu, yana 'resmi gerçeğin' (resmi tarihin) tam on defa değiştirildiğini" yazıyor17 ve şöyle devam ediyor: "Bizde aşağı yukarı 1920'lerin sonları ve 1930'ların ortalarına kadarki döne mde oluşturulmuş bir 'resmi tarih' ve 'resmi gerçek' varlığını sürdürmektedir. Burada tartışılması gereken, nasıl olup da 'resmi gerçek' ve 'resmi tarih'in ciddi bir eleştiriye uğramadan ve yara almadan veya çok az aşınmaya uğrayarak bu kadar uzun süre varlığını sürdürebilmiş olmasıdır." Sahi, acaba neden resmi tarih, bunca yıldır ciddi bir yara almadı ve pek az aşınmaya uğradı? İki olasılık var: a. Ya doğru olduğu için dayanıyor, b. Ya da dayanıklılığı doğruluğundan değil, daha başka sebeplerden kaynaklanıyor. Fikret Başkaya'ya göre bu dayanıklılık, resmi tarihin doğruluğundan kaynaklanmamaktadır: "Bunun, hem Türkiye'deki sermaye birikiminin aldığı özgün biçim, hakim sınıfların niteliği veya sınıfsal ittifakın yapısı ve tarihsel süreklilik, hem de aydınların devlet içindeki ve devlet karşısındaki konumları ile ilgili yanlan var... Bizimki gibi ülkelerde ve bürokratik baskı rejimlerinin geçerli olduğu ülkelerde (Çin, son dönem öncesi SSCB, Doğu Avrupa, Küba vb.), bilimsel bilginin (sosyal bilim) göreli bağımsızlığı da ortadan kalkmakta, bağımlılık mutlak bir nitelik kazanmaktadır. Böyle bir göreli özerklik yokluğu, toplumda irrasyonel (akla aykırı), bilim dışı, iç tutarlılığı olmayan bir toplum ve tarih versiyonunun ortaya çık-

de

bi

an

_8

masına sebep olmakta [dır]."18 Ama Başkaya'nın dikkate almaktan özenle kaçındığı bir olgu var. 'Kurtuluş Savaşı, M.Kemal ve sonrası' ile ilgili kitapların % 98'inden fazlası özel ça-lışma. Bu yazarların kimi Türk, kimi değil; kimi sağcı, kimi solcu; kimi Doğ ulu, kimi Batılı. Dinleri, sınıfları, konumları, eğitimleri, meslekleri, dünya görüşleri başka başka insanlar ve çok büyük çoğunluğu da resmi tarihi doğruluyor. Entelektüelliğin başlıca niteliğinin 'gerçeği ortaya çıkarmak' olduğunu yazan Başkaya,19 bu farklılıkları görmezden gelerek, hepsini aynı şablona sığdırmış. Vahidettinci yazarlar da, resmi tarih çizgisini sürdüren bütün tarihçileri ve araştırmacıları -aynı yaklaşımla- bir kaba koyuyor ve şöyle suçluyorlar: □ "Hakikate saygısız birçok inkılap dalkavuk ve yobazı..." (K.Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.83) □ "Kiralık kalemler..." (K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.21) □ "Tarih yalancıları..." (V.Vakkasoğlu, Son Bozgun, 3.C., s.6) □ "Gerçeği söylemek yerine dalkavukluk etmeyi tercih edenler... M.Kemal ve İnönü'nün meddahları... Masalvari kitaplar yazmaktan başka iş yapmayanlar." (GRYT Ans.LC, s.133, 319, 374) vb... Ama mesela Yunanlı A.A.Pallis, Kuva-yı Milliyeci İbrahim Ethem, tarihçi Bernard Lewis, gazeteci Ö.Sami Coşar, Bulgar gazeteci Paruşev, bilim adamı Seha L.Meray, Eski Kızılordu komutanlarından Büyükelçi S.İ.Aralov, yedeksubay Şevket Soğucalı, Hindli araştırmacı Sinha, gazeteci İlhami Soysal, Tunuslu bilim adamı Abdülvahap Boudhima, bilim adamı Sina Akşin, Fransız Türkolog J.L.Bacque Grammont, öğretmen Baki Öz, Pakistanlı bilim adamı Yakup Mughul, yazar Attilâ İlhan, İngiliz bilim adamı A.J.Toynbee, yazar Peyami Safa, İtalyan Yüzbaşı Baj Makario, araştırmacı Fethi Tevetoğlu, Alman bilim adamı G. Jeschke, Arjantinli yazar Blanco Villalta, Avusturyalı Dagobert von Mikusch, Pakistanlı bilim adamı Hanif Fauk, araştırmacı Zeki Sarıhan, tek bir şablona sığdırılabilir, resmi tarihi doğrulayan tutumları, 'çıkarcılık ve dalkavukluk'la açıklanabilir mi? Yakın tarihimizle ilgili özel eserlerin, genel olarak resmi tarih doğrultusunda olmasının gerçek sebebini, bütün iddiaları görüp değerlendirdikten sonra, birli kte bulacağız.

3. Yasaların, gerçekleri açıklamaya engel olduğu iddiası
Bu konudaki iddiadan bir örnek: □ "Bu satırların naçiz muharriri, Türk Kurtuluş Savaşının gerçek veçhesi üzerine resmen çekilmiş bulunan örtüyü kaldırmaya muktedir değildir. Kanunlar, bugün için böyle bir şeye asla imkân vermemektedir." (Kadir Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler, s.33) Yazar 'kanunlar' diyor ama aslında tek kanundan şikâyetçi: Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlarla İlgili 5815 sayılı Kanun. Bu kanunla ilgili iddialar ve görüşler, dördüncü bölümde ele alınacaktır. Sakın bu kanundan dolayı, gerçekleri öğrenemeyeceğiz diye üzülmeyin. Ne söylemek

de

bi

an

_8

istiyorlarsa hepsini apaçık, düpedüz yazıyorlar ama bir yandan da sızlanıyorlar. Niye mi sızlanıyorlar? İlerledikçe anlayacağız.

4. Devlet arşivlerinin durumu
İleri sürülen iddialardan biri de, devlet arşivlerinin, 'gerçeklerin anlaşılmaması için' kapalı tutulduğu. İşte birkaç suçlama örneği: □ "Yetmiş yıldır kat kat kilitli bodrumlarda gizlenmiş belgeler..." 20 □ "Bir kısım Meclis zabıtları (tutanakları), İstiklal Mahkemesi dosyaları gibi çok mühim tarihi malzeme hâlâ gözlerden uzak tutulmaktadır. [..]Vesikalardan (belgelerden) bir kısmı hâlâ saklanmakta, araştırmacılardan gizlenmektedir." 21 □ "Yakın tarihimizde cereyan eden bir yığın mühim hadiselerin perde arkası, iç yüzü, gerçek mahiyeti ortaya konulamamış, sağlıklı değerlendirmesi yapılamamıştır. Bunun da temel sebebi, başta Çankaya ve Genelkurmay Başkanlığı arşivi olmak üzere yakın tarihin belgelerini bağrında saklayan arşivlerin sivil araştırmacılara kapalı oluşu(dur)." 22 □ "Tarihi ile bu kadar çok övünen devlet, savaş tarihi arşivlerini, resmi tarihçilerin dışında hiç kimseye açmıyor." 23 Bu iddiaların gerçek olup olmadığını anlamak için arşivlerimizin durumuna çabucak bir göz atalım. 4/1. TBMM Arşivi

1. İstiklal Mahkemeleri ile ilgili dosyalar, hiç olmazsa 1973'ten beri araştırmacılara açıktır.24 Prof.Dr.Ergün Aybars'ın bu dosyalara dayanarak hazırladığı 1920-1923 dönemi İstiklal Mahkemeleri hakkındaki doktora tezi, 1975 yılında Bilgi Yayınevi'nce yayımlanmıştır;25 1923-1927 dönemi İstiklal Mahkemeleri hakkındaki doçentlik tezi de 1982'de Kültür Bakanlığınca yayımlandı. Ahmet Nedim de Ankara İstiklal Mahkemesi (1926) tutanaklarını 1993'te yayımladı. 26 2. TBBM Gizli Celse Zabıtları (1920-1937), TBMM'nce 1980'de yayımlanmıştır. 4/2. Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler (ATASE) Arşivi Bu arşivde, Osmanlı dönemine ilişkin olanlarla birlikte yedi milyona yakın askeri belge,27 ayrıca Atatürk'ün ölümünden 25 yıl sonra açılmak üzere Ziraat

de

bi

an

_8

4/3. Cumhurbaşkanlığı Arşivi

Bu arşivde bulunan Atatürk dönemi belgeleri, uzunca bir zaman araştırmacılara açık kalmıştı; 1991 yılında, bilgisayara geçmek amacıyla geçici olarak kapatılmıştır. Ama bu arşivde bulunan belgelerin kopyaları yalnız ATASE'de değil, Türk Tarih Kurumu'nda da var.31 Doğrudan bu arşivden ya da TTK' ndaki fotokopilerden yararlanmış, değişik yıllara ilişkin birkaç yazarın ve eserinin adı: Lord Kinross (Atatürk- Bir Milletin Yeniden Doğuşu, Sander Y., İstanbul, 1966) Uluğ İğdemir (Sivas Kongresi Tutanakları, TTK Y., Ankara, 1969) Prof.Dr.B.Sıtkı Baykal (Heyet-i Temsiliye Kararları, TTK Y., Ankara, 1974) Doç.Dr. Mim Kemal Öke (Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası ve Türk
Milli Mücadelesi, Kültür ve Turizm B.Y., Ankara, 1988)

4/4. Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü ve Türk Tarih Kurumu Arşivleri
Bunlar da araştırmacılara kapalı değil. Sözü uzatmamak için her iki arşivden birden yararlanılarak yazılmış yeni bir örnek vermekle yetineceğim: Dr.Sıtkı Aydınel'in 'Güneybatı Anadolu'da Kuva-yı Milliye Harekâtı' adlı araştırması, Kültür Bakanlığınca 1993'te yayımlandı. Araştırmacı bu kitabı için şu dosyaları

de

bi

an

_8

Bankası kasalarında korunup 1964 yılında Genelkurmay'a teslim edilen Atatürk'ün özel mektupları ile özel not defterlerinden oluşan- Atatürk özel arşivi ile Cumhurbaşkanlığı arşivinin kopyası bulunmaktadır. 1. Bu arşive dayanan Kurtuluş Savaşının Askeri Tarihi 16 cilt olarak yayımlanmıştır. Bu arşivden yararlanılarak hazırlanmış üç yeni kitabın adı: Doç.Dr. İsmail Özçelik, Milli Mücadelede Güney Cephesi, Kültür Bk.Y., Ankara, 1992; Dr.Mesut Aydın, Milli Mücadele Döneminde TBMM Hükümeti Tarafından İstanbul'da Kurulan Gizli Gruplar ve Faaliyetleri, Boğaziçi Y., İstanbul, 1992; Dr.Bülent Çukurova, Kurtuluş Savaşında Haberalma ve Yeraltı Çalışmaları, Ardıç Y., İstanbul, 1994.28 2. ATASE'nin başvuru kitaplığında, Kurtuluş Savaşı ile ilgili Yunanca, İtalyanca, Fransızca vb. kitapların çevirileri ile yayımlanmamış çeşitli anılar, tümen ve alay tarihçeleri, harp cerideleri bulunuyor. ATASE araştırma kitaplığından herkes yararlanabilmektedir. 3. Atatürk'ün özel arşivindeki mektuplar ve defterlerindeki notlar, üç kitap halinde29 ve geri kalanlar ise 75,77,79,80 ve 82 sayılı Askeri Tarih Belgeleri dergisinde yayımlanmıştır. Atatürk özel arşivi de araştırmacılara açıktır.30

35) Dilipak. Harp Tarihi Vesikaları (Askeri Tarih Belgeleri). Çankaya. s. yanlış bilgi veriyor.Jeschke yayımlamıştır. Meclis Zabıtları 1920'den beri yayımlanıyor. Bu yüzden. ATASE. 2.33 Lozan Kurulu ile Ankara arasındaki tüm yazışmalar ise 1990 ve 1994'te 34 yayımlandı. 1939'a k adarki bütün belgeler serbest bırakıldı. İngiliz belgeleri an _8 . en azından 22 yıldan beri araştırmacılara açık. Belleten.Kemal'in Samsun'a çıkışından herkes kendine göre bir fayda gözetiyordu. □ Abdurrahman Dilipak diyor ki: "M.Kemal ile ilgili belgeler 1982'de. Bu belgelerin bizimle ilgili olanlarını. ● Sözü bağlayayım.incelemiş: T. Ne yazık ki bu döneme ilişkin İngiliz belgeleri hâlâ çok özel sebepler ve birtakım siyasi mülah azalarla İngiliz yasaları ile belirlenen süreler. Tarih Vesikaları. Osmanlı Arşivi gibi arşivlerden birçok yazar harıl harıl yararlanıyor. İngilizler bu şeki lde Müslümanların Hıristiyan ahali üzerindeki baskısını İstanbul'u kullanarak bloke etmek ve İstanbul'a alternatif bir hareket başlamasını ümit ediyorlardı. Dışişleri arşivinde bulunan Kurtuluş Savaşı ve Atatürk dönemine ilişkin temel belgelerin 1. İstiklal Mahkemeleri dosyaları. ilk defa Prof. 1967'de ise.cildi 1982'de. bu çalışmanın sonunda. 1920-1937 dönemine ilişkin Gizli Celse Zabıtları 1980'de eksiksiz yayımlandı.Bekir Sami Günsav arşivi). TTK. araştırmacılara kapalıydı. Öyleyse neden böyle yazıyorlar? Bu sorunun cevabını. sistematik olmamakla birlikte. Türk Tarih Kurumu (Alb. Türk Tarih Kurumu (Tevfik Bıyıklıoğlu arşivi).35 Durum bu.32 Başbakanlık arşivinde bulunan M. İngiliz belgelerinin incelemeye açılmadığının doğru olmadığını aşağıda göreceğiz.İnkılap Tarihi Enstitüsü (Cavit Aker arşivi). TİTE. Bu amaçla birçok temas ve görüşmelerin vuku bulması mümkündür.36 İngiliz belgelerinin ilk bölümü 1944'te araştırmacılara açılmış ve belgeler yavaş ama sürekli olarak yayımlanmaya da başlamıştır. resmi tarihler ve pek çok özel kitap. T.İnkılap Tarihi Enstitüsü (Ali Orhan İlkkurşun arşivi).Dr. Askeri Bülten. de bi 5. çeşitli vesilelerle tevil edilmek suretiyle aşılarak izleyicilere sunulmamaktadır. (s. İng iliz belgeleri bilinmeden yazılmıştı. Atatürk Araştırmaları Merkezi dergisi ile Belgelerle Türk Tarihi ve Türk Kültürü gibi dergilerde yayımlanıyor. Vahdettin Anadolu'daki halk hareketini örgütlemek istiyordu. 1960'lı yıllar a kadar pek az İngiliz belgesine rastlanır. çünkü İngiliz arşivlerinin büyük bölümü.cildi 1981'de. birlikte bulacağız." (Cumhuriyete Giden Yol. ● Kurtuluş Savaşı hakkında yazılmış ilk Türk eserlerinde.399) Bu arşivlerde bulunan belgeler.

1919-1923 yılları Türkiyesi üzerine yayımlanan İngiliz belgeleri birkaç ciltte toplanmıştı. Crow gibi İngiliz yetkililerinin özel belgelerini. ciltlerindeki 756 belge ile XVII. (216 sayfa) 1971'de. 1957) 37 Bu belgelerden büyükçe bir bölümünü 1967'de Erol Ulubelen yayımladı. 1.43 Kabine tutanakları (Cabinet Archives. Paris Barış Konferansı ile ilgili ABD resmi belgelerini (Papers Rela-ting to the Foreign Relation of the USA). Türk Kültürü dergisinin 85.Sonyel'in bir monografisi yayımlandı: 1919 Yılı İngiliz Belgelerinin Işığında M.42 Araştırmacı Dış Politika Belgeleri 1.. Ayrıca İngiliz Dışişleri Bakanlığı arşivi (Foreigne Archives) belgelerini de yeniden taramış.. 23. Herhalde yayımlanmış İngiliz belgeleri ile yetinilemezdi. İngiliz devlet arşivlerinin kapalılık süresi elli yıldan otuz yıla indirildi. Kitabın önemli bir özelliği de. (308 sayfa) 38 Celal Bayar'ın 1968'de yayımlanan Ben de Yazdım adlı 8 ciltlik kitabında. beyaz kitapları (Commend Papers).sayılar. 1969 yılında. birçok anı. özet olarak diyor ki: "Arşivlerin elli yıllık kapalılık süresi. İkinci İnönü Savaşı sonu ile Büyük Taarruz dönemini kapsayan bu zengin araştırmayı.. ve 89.47 Yazar.Şimşir'in "İngiliz Belgeleri ile Sakarya'dan İzmir'e (19211922)" adlı araştırması çıktı (546 sayfa).. serisinin (30 Ekim 1918-1922) yanında birçok kaynağa da gönderme yapmakta ve belgelerin çok kısa özetlerini vermektedir. 5. İngiliz Dış Politika Belgeleri'nin 1. [Oysa] Aynı dönemde Türkiye ile ilgili İngiliz Dışişleri Bakanlığı arşivinin yalnız bir dizisinde 723 cilt belge vardı. Salahi R. Bu genel kuraldan ilk ayrılan ülke İngiltere oldu.45 Ryan. Jeschke'nin "Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri" y ayımlandı (285 sayfa). 1972'de Bilal N. cildi yayımlandı: "İngiliz Belgelerinde Atatürk. ilk kez Yunan siyasi belgelerine geniş biçimde yer vermiş olması. İngiltere bir yandan arşivlerini araştırıcılara açarken. hemen hemen her ülkede uygulanagelmektedir. serisinde bulunan bazı belgelere yer verilmiştir.C.-39 Bunu 1970'te Taner Baytok'un kitabı izledi. çeşitli monografi ve yabancı doktora tezlerini de taramış.44 Yazar. FO 454-559 sayılı serilerde bulunan gizli belgeler ile Balfour. 1973'te Salahi R. öte yandan sistematik belge yayınlarını da sürdürmektedir. günlük ve gazeteleri de taramış ve özetlerini aktarmıştır. Doğrudan doğruya arşive inip de bi an _8 . İtalyan belgelerini (Giannini I ve II. Documenti diplomatici della Pace Oriental). İngiliz belgeleri ile yetinmemiş. 1919-1938.serisinin I-XVII. yine G.Şimşirin yeni ve önemli araştırmasının 1.. (Toplam 37 sayfa) 1970 yılında ise G.Sonyel'in "Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika" adlı eserinin birinci cildi izledi.(Die Welt des İslam.40 Bu kitapta ilk kez İngiliz parlamentosu tutanaklarından da yararlanılmıştır. Curzon. İngiliz Dışişleri arşivinin FO 371 ve FO 424 sayılı serilerden başka.ve 2. Kemal ve Milli Mukavemet. sayılarında. (198 sayfa) Araştırmacı. genel bir kural olarak. Jeschke'nin "Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi" çıktı. cildindeki 683 belgeden yararlanmış.46 1973'te Bilal N.41 Jeschke bu araştırmasında. İngiliz Dış Politika Belgeleri 1. sayılı seri) ile İngiliz Kabinesine sunulmuş rapor ve muhtıraları da (Cabinet Papers) incelemiştir.

araştırmayı gerekli gördük. Ank ara. Tarih yazarlığı hakkındaki görüşler Resmi tarihe yöneltilen eleştirileri ve alternatif tarihleri incelemeye geçmeden önce. M. İngiliz arşivlerinin araştırmacılara kapalı olduğunu ileri sürüyor? Aranıp da bulunamayan belgeler ne hakkında? Bu çalışmanın sonuna doğru. XX. H. 1974'te Doğan Avcıoğlu'nun 4 ciltlik "Milli Kurtuluş Tarihi" adlı araştırması yayımlandı. III. I.55 • Peki. Avam ve Lordlar Kamaralarının tutanaklarından da yararlanmış. Toplam olarak 1. Yazarın 18981914 dönemine ilişkin British Documents'ten de yararlandığı anlaşılıyor." (s. sayfaları Kurtuluş Savaşı ile ilgilidir." TTK Y. toplam 997 belgenin orijinali ile Türkçe özeti yer almaktadır.... yaklaşık 15 yıllık bir dizi yoğun çaba ve bizi yakından ilgilend iren binlerce İngiliz belgesi. Kurtuluş Savaşı'nın ilginç bir kesimine ışık tutan ve yine İngiliz belgelerine dayanarak yazdığı "Malta Sürgünleri"ni kitaplığımıza kazandırdı.Dr. de bi an _8 . "Türk-İngiliz İlişkileri" adlı çalışması yayımlandı.300 kadar arşiv cildini taradık. XI -xıv) 4 ciltte tamamlanan araştırmada. resmi tarihe şiddetle çatan bazı yazarların tarih yazımı konusundaki görüşlerini de aktarmak istiyorum. (2. V.52 (602 sayfa) Akşin. Bulabildiğimiz belgelerin hepsini k itabımıza aldık. (C.. Mim Kemal Öke'nin İngiliz Belgelerinde Lozan Barış Konferansı (1922-1923) adlı belge derlemesi katıldı.097 sayfa) 1974'te. (208 belge.50 (420 sayfa) 1978'de Doç. 320 s. Yüzyılda Türklüğün Tarih ve Acun Siyasası adlı eseri çıktı. Okuyunca beğeneceksiniz. Bilimsel dürüstlük kaygısıyla bütün belgeleri kitabımıza almayı uygun hatta gerekli bulduk. Ömer Kürkçüoğlu'nun. neden bir kısım İngiliz belgelerinin gizlendiğini.51 (333 sayfa) Kürkçüoğlu.Şimşir. 1983'te de Sina Akşin'in "İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele" adlı geniş araştırması yayımlandı.Sonyel'in son eseri yayımlandı: "Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri.49 1296 sayfası Kurtuluş Savaşı dönemi ile ilgilidir. 19191939 dönemine ilişkin İngiliz belgeleri ile belli başlı anılara. 6. (347 sayfa) 54 Sözün özü. Bunlara 1983'te. çeşitli araştırmalara ve resmi dokümanlara dayanmaktadır. Hasım bir tarafın belgeleri olmaları dolayısıyla bunların karşıt görüşleri savunmalarını olağan karşıladık.. ek olarak. Yazar. konuyla ilgili tüm İngiliz belgeleri ile Başbakanlık arşivi (Meclis-i Vükela zabıtları) ile Dışişleri Bakanlığı arşivini de (Mütareke ile ilgili dosyalar) taramış. bu sorunun cevabını da yine birlikte bulacağız. Dilipak. bütün bu araştırmaları yok sayıp.Bayur'un. S.) 1976'da Bilal N..) 53 Son olarak da 1995'te.Kemal'in kendisini veya politikasını yermeye kalkışmış belgelere de rastladık.R.. Belgeleri seçerken sübjektif davranmadık.48 Eserin 153-370.

Mısıroğlu. kronolojik tasniflerle yazılır. ancak doğruluğu sabit vesikalara ve onlar kadar sağlam hatıralara dayanılarak. 1." (M. en ince ayrıntıyı bile adalet ve haktanırlık ölçüsünde kaydeden bir dikkat olmadan hadiseleri (olayları) değerlendirmeye kalkışırsanız. araştırıcıyı çok defa yanlış neticelere götürür.C.214) □ "Bugün tarih de adeta bir laboratuar ilmi haline gelmiştir. olayları his ve arzularına göre yorumlamayacaklar.Hüseyin Ceylan. Son Bozgun..F. başka belgelerle karşılaştırılmış.339) □ "Bugün müspet bir ilim ve bütün ilimler gibi gayesi gerçekleri aydınlatıp ortaya çıkarmak olan tarih. çarıklı erkan-ı harp rivayetleri ve hikâyelerinden ayırmak gerekmez mi? 'Siz bilmezsiniz.. hoşa giden masal yazmış olursunuz. güvenilir tanıklara dayayacaklar. inceledikleri dönemin ve olayın şartlarını dikkate alarak. Üstelik -bazen. tarihin ne olup olmadığını belirleyen bu nefis söz. Yalan Söyleyen Tarih Utansın.C.19) □ " 'Kronolojiyi temel sayan.tek bir vesikaya (belgeye) istinat da (dayanmak da) tarihçiyi şaşırtıcı neticelere sürükler. tarih değil.Kandemir'den aktaran ve benimsediğini yazan V. öyle çarıklı erkan-ı harp rivayet ve hikâyelerini dikkate almayacaklar.Dilipak.. ele geçen vesikaların sıhhat (doğruluk) derecelerini araştırmak ve bu vesikaları icabında başkalarıyla mukayese (karşılaştırmak) ve kontrol etmek gibi prensiplere riayet etmeksizin (uymaksızın) sıhhatli bir araştırma yapılamaz. s. 140) □ "Bu korkunç hak ve hakikat kalpazanlığı karşısında biz." (K. s.Mısıroğlu.17) □ "Tarihi. 3. Vahidüddin.' diye başlayan sözlü hatıralar.. Büyük Oyun. onlar kadar sağlam anılara. yalan söyleyen tarihi utandırmaya çalıştık." (V. şu kitabımızla bazı tarihi olaylara ışık tutarak. 1.." (F. Onun için de gerçekleri ortaya çıkarmak için kendine mahsus birtakım ispat usulleri vardır.C. Osmanoğulları'nın Dramı. önsöz) □ "Tamamen belgelere dayandırılmış olarak hazırlanan bu araştırma.Müftüoğlu.C.. kanıtlanmış ciddi ve gerçek belgelere." (H. s.. sizin okuduğunuz kitaplarda yazmaz. 56 Yakın tarihimizin doğrusunu. en küçük ayrıntısına kadar adalet ve haktanırlık ölçüleriyle değerlendirecekler. Malumdur ki tarihi hadiseleri.. Şu gözlerin gördükleri gördükleri. 1.9) de □ "[İncelenen] devrin hadise ve şartlarını biraz bilmek lazımdır." (K. Son Bozgun. Kısaca söylemek gerekirse. Kısakürek. tarih açısından değer taşıyan. artık yerini belgelere bırakmamalı mı?" (A. "Dürüst tarihçilik" yapacaklarına güvence de veriyorlar. Başka Açıdan Kemalizm. ' Evet. onları ortaya çıkaran müessirlerden (etkenlerden) ayıklayarak ele almak caiz (doğru) değildir. s.9) bi an _8 .Demek ki iddialarını. gerçeği tek bir belgeye de bağlamayacaklar. doğruluğu araştırılıp kontrol edilmiş. Şuradan veya buradan ele geçmiş herhangi bir vesikayı kafi telakki ederek (kesin belge sayarak) işe koyulmak ve sadece bunlar'a ihticac etmek (yetinmek). s. tanıklara ve 'kapı gibi sağlam' belgelere dayanarak yazdıklarını söylüyorlar. □ "Bu iddiamızı tam bir fikir namusuyla ana tezimiz olarak başa alıyor ve en ince teferruatına kadar ispatını boynumuza borç biliyoruz. s. ünlü tarihçi Wels'e aittir. s. Hilafet. Vakkasoğlu." (N.Vakkasoğlu. olayları his ve arzularına göre yorumlamadan olduğu gibi yansıtan.

dar görüşlülük vb. Mustafa Kaplan. hatta üniversite ders kitabı. yanlışları dolayısıyla elbette eleştirilebilir. Bitlis Derneği Y. Kurtuluş Savaşı'nın yalnız askeri yönü 16 cilt.. 87) Acaba doğru mu söylüyorlar? Yoksa okuyucularına. (Türk İstiklal Harbi [TİH] dizisi) Celal Bayar'ın anıları 8 cilt. bir tarih kitabı. Türkiye'yi çağa ulaştırmak için tabu bellediğimiz yalan ve yanlışları teker teker tespit edelim. Bunun için hatıratlar başta olmak üzere yüzlerce belge taradık. Ankara. Devrimler ve Cumhuriyet Türkiyesi ile ilgili 4) 6) 7) 8) de bi an _8 . ne gayr-i resmi olduğundan dolayı doğru. Paradigmanın İflası.H." (H. sadece kitaplığımda ve belgeliğimde bulunan kitaplara. Rıza Nur'un anıları gibi patalojik yayınlar ise. lise. M. unutkanlık. Alışageldiği bir garnizon kültürü içinde. Suudi Arabistan'da basılıp. Bu yüzden. aynen tekrarlanmasını istediği bir 'resmi söylemle' kısırlaştırma çabası içindedir. bütün kişi. gelişigüzellik.dipnotun son paragrafı) Prof. dinci örgütlere parasız dağıtıldığını yazmaktadır. metotsuz.Kemal'i karalayan anılarının. kulaktan dolma bilgiyle yapılacak bir iş değil. resmi ve gayr-i resmi diye ayırmak da doğru değildir. Atatürk ve Devrim Kitapları Katalogu. Uğur Mumcu. 5) Bir kısım yazarlar. resmi tezlerin itirazsız tekrarlanmasını ister. s. yine belgelere dayanılarak eksikleri tamamlanmalıdır. ciddi bir iştir. belgelere dayanılarak düzeltilmeli.. Bir orta okul. yayına hazırlayanların nitelikleri..778 sayfa ve ancak Erzurum Kongresine kadarki dönemi içeriyor.1953. Gönderme yaptığım bütün kitapların künyesi. Kurtuluş Savaşı. Kısacası. Atatürk Bibliografyası. belgelerle ortaya koymaktır. Kurtuluş Savaşı ile ilgili bazı özel yayınlarda.. hayatı bire bir yansıtamaz. bu kadar uzun ve ayrıntılı olabilir mi? Zaten ne kadar uzun olursa olsun. En uzunu bile genişçe bir özet niteliğindedir. öyle ulu orta. Yazarları: Bünyamin Ateş. ancak gerçeğin özünü ve ana çizgilerini yansıtır ve sadece belli başlı kişileri ve olayları vurgular. bilgi ve kaynak yetersizliği." İlke olarak. 1941. Bir tarih.□ "[Amacımız] Sultan Vahdeddin'in. Ama bu. Burhan Bozgeyik.. kitabın sonundaki 'kaynakça' bölümünde verilmiştir. Geride. geneli etkiyecek ağırlıkta olmamakla birlikte.C. Geniş ve sağlıklı bir tarih bilgisinin yanında. bildiğim ve bilmediğim daha birçok kaynak olduğunu belirtmeliyim. Ankara. öğretmenler ile ders kitapları dışındaki objektif ve ayrıntılı araştırmalar ve dürüst anılar doldurur ve tamamlar. Büyük Oyun. Bir tarihin ancak doğru olup olmadığı tartışılabilir. s. Tarihi. İsmail Arar. Yanlış varsa eleştirilmeli. ayrı bir tür oluşturuyor ve tarih için geçerli bir kaynak değeri taşımıyorlar.. Gelin.59. eleştirel tarihçilik. olay ve belgelere yer vermediği için resmi tarihleri eleştiriyorlar. (Kâzım Karabekir Anlatıyor.66. İnsanın beyinselliğini. Herbert Melzig. 189/21 .17. Boşlukları. bütün olayları ve kişileri kapsamaz.Ceylan. sebeplerden kaynaklanan irili ufaklı hayli yanlış ve sübjektif değerlendirmeler bulunduğunu da belirtmeliyim. bu vatan için yaptıklarını. 1.. s. hayali.Başkaya. Atatürk. Rıza Nur'un M..Mercangil. ne resmi olduğu için yanlıştır. dikkatsizlik. tarih metodunu bilmeyi ve ansiklopedik kültüre sahip olmayı da gerektiriyor. sahte bir tarihi benimsetmek ve gerçekleri değiştirmek için bu sözlerle bir ön hazırlık mı yapıyorlar? Birlikte göreceğiz! Notlar 1) 2) 3) F. önyargıyla.. 2. dayanaksız. geniş bir hazırlığa ihtiyaç gösteren. araştırma tembelliği. ayak üstü. Resmi ya da gayr-i resmi bir tarih. gazete ve dergilere ve kaydettiğim televizyon programlarına gönderme yaptım. Mehmet Altan 20 ve 27 Mayıs 1995 Sabah gazetesinde şöyle yazıyor: "Türkiye yönetimi.

TBMM arşivindedir. a.Ethem. Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları. (GRYT Ansiklopedisi. Baha Matbaası." Bozgeyik." (s.Zuhuri Danışman adlı bir tarihçi.C. Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nce yazılıp 1931'de basılmış olan tarih dizisinin "Türkiye Cumhuriyeti" başlıklı 4. Atatürk Özel Arşivinden Seçmelerin I. Bir yanlış anlaşılma olmuş herhalde. N. İhsan Ezherli ile yapılan konuşma)" İstiklal Mahkemeleri.6.g. sebebini öğrenmek için telefon ettim. Burhan Bozgeyik şöyle yazıyor:"İstiklal Mahkemesi gibi. Ankara. takdim yazısı. a. M. sayı 36 (1994)..C. ATASE Başkanlığı. rejimi yerleştirmek ve ideolojisini benimsetmek için yoğun ve sürekli bir yayın etkinliği göstermediği anlaşılıyor. de bi an _8 . si Kültür Bakanlığınca (1981). 1981.634. a. s..Alb. s.. 1919-1925. TTK Y.e. İşb. X.. Türk Dil Kurumu Y. Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi 1. Arşiv Md.165) Doğu olayları ile ilgili belgelerin bu aşamada araştırmacılara kapalı olduğu anlaşılıyor. s.Kaplan. bugün ortada yoktur!" (Ç. Bu tür desteksiz atışların daha patırtılılarını da göreceğiz. (Kürt-İslam Ayaklanması. 1924 yılı müfredat programına göre yazılmış olan Asr-ı Hazırda Türkiye Tarihi adlı ilk tarih dersi kitabından 1973 yılı ders kitaplarına kadar bütün resmi tarihlerin dökümü var. 1994) yayımlanmıştır. ve III. Çünkü sanık adı belirtilmek şartıyla her dosyayı incelemek kabil. 666) Yapı ve Kredi Bankası Y.. ilk yayın tarihinin 1991 olduğunu sanıyorum..g. s. Uğur Mumcu. Hiçbir dosya incelemeye kapalı değil" (23. 1975.Y. böyle çocukça bir söylentiyi aktarmakla yetinmiyor.16.e. Atatürk Kaynakçası.. Türkiye Üzerine Tezler 2. 1973 (Bu değerli ve yararlı kitaplık ne yazık ki kapatıldı). Kur. araştırma yapmak isteyen GRYT Ansiklopedisi yazarlarına.e. Ankara.g. Hasan Mezarcı'nın önsözü. 1991) Bütün dosyalar ve belgeler. Acaroğlu şöyle diyor: "işte Atatürk'ün gözden geçirdiği Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi tarihi budur..Vakkasoğlu. İstanbul. 1. s. İstanbul.7. bir müessese ile ilgili arşiv belgelerinin. 1993 V..e. (Leman Şenalp.7.16. s. Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları. Gökman. bu sebeple incelemelerine imkân olmadığını yazılı olarak bildirmiş. s. Devlet Kitapları Müdürlüğü. araştırma ve inceleme kitabının bile 436'sı özel yayın. eskiyazı bilen Türk ve yabancı bilim adamlarına ve araştırmacılara açık olduğunu"..271.... ek cilt I.g. 1969. Atatürk ve Devrimleri Tarihi Bibliografyası. İstanbul.1995 günü.. Yeni Asya Gazetesi Y.7.g. 5. Y. s. İstanbul. İşaret Y. Künyesini verdiği kitapların arasında. İşaret Y. Arşiv yetkilisi dedi ki: "Dosyalar olaya ve mahkemeye göre değil. 1960. 1993.C. a. "tasnif aşamasında olduğunu ve bu konuda Başkanlıkça bir yayın hazırlığı olduğunu". İnönü adının geçmemesi için İnönü savaşları ile Mudanya anlaşmasını ve Lozan'ı çıkartmıştı.e. İstanbul. s. "Arşivin. ancak incelemek istedikleri (Doğu Anadolu olaylarıyla ilgili) belgelerin. ise ATASE Başkanlığınca (1992.) Bu ifadeden. 1.. bizde de A.. İstanbul. en azından bu dosyanın incelemeye kapalı olduğu anlamını çıkararak. İstanbul. kâğıt fabrikasına gönderilerek hamur yapıldığı söylenmektedir. bir de kesin yargıda bulunuyor: "Bu mahkemelere ait on binlerce belge.Baskı..Y. 1950-51 döneminde okutulan kitabından (Yeni Tarih Dersleri. 1984) Yeni devletin. Ankara. s.. Orta III). II. 1960. T. 'Şeyh Sait Ayaklanması dosyalarının tasnif dışı olduğunu' ileri sürmektedir. sanık adlarına göre tasnif edilmiştir. Askeri Tarih Bülteni. Ankara. a.14. Kısa bir süre sonra bu ayıp düzeltildi. 1974. cildi de bulunuyor.9) 10) 11) 12) 13) 14) 15) 16) 17) 18) 19) 20) 21) 22) 23) 24) 25) 26) 27) 28) 29) Kitaplar. Bilgi Y. Atatürk'ün doğumunun 100'üncü yılı dolayısıyla yayımlanan 485 tanıtma.Küçük.

(Hayat Tarih dergisi.313. Cumhurbaşkanlığı arşivi için Genel Sekreterliğin.) Bu çalışmadan ilk söz eden ve yararlanan da T. Bilgi Y. cildinin ikinci bölümünden alındığını açıklıyor ve bunu belirtmediği için araştırmacıyı ağır şekilde eleştiriyor. Ciltler Nisan 1919. 1922 yılı '116'cilt. Herhalde bu işleri kolaylaştırmak şart. Lord Curzon'un belgeleri hakkında ileri sürdüğü bazı iddiaları. İstanbul Matbaası. Türk İnkılabı Tarihi (10 kitap) için yayımlanmış Alman. Mesela H. TBMM arşivi için Meclis Başkanının. Azmi Özcan'ın bu konudaki açıklaması. sayı 5/1965) Ayrıca. Başnur Matbaası.M. Ankara. TTK Y... Sovyet. Şimşir. çev: M. Yunan ve bazı İngiliz belgelerinden yararlanmışsa da hepsi 1914'e kadarki dönemle ilgilidir.30) 31) 32) 33) 34) 35) 36) 37) 38) 39) 40) 41) 42) 43) 44) 45) 46) 47) 48) 49) 50) 51) 52) 53) 54) 55) Örnek: Dr. TTK Y.Şimşir. 1974. raporlarda yer alan bilgi ve iddiaların doğrularını da kısaca belirtmesi. Dışişleri Bakanlığının. başarılı ve yanılmaz bir örgüt sananlar olabilir. Atatürk'ün Milli Dış Politikası. Ankara. Ankara. 3.20 'Bütün belgelerin fotokopisi' deniyor. Prof. Çanakkale Olayı (The Chanak Affair). Ankara. Fransız. TTK Y. sayı 4/ Nisan 1984. Başbakanlık (Osmanlı) arşivi için Başbakanlığın izni gerekiyor. tüm belgelerin.. ciltleri. İstanbul. s..Smith. TTK Y. 1970. Arşivlerimizde kaba tasniften ince tasnife geçilemediği. (Son olarak... Avusturya.70-71) Ama araştırmacıya dönük bu kusur. Hürriyet Y. 1990. çev: Halim İnal. İstanbul. 2. hiç olmazsa doğru bilgilerin alınabileceği kaynakları işaret etmesi beklenirdi. Sonyel'den.. Başbakanlık Y. daha önce yazılmış Türk resmi tarihlerini. TTK Y. Çeviren Cemal Köprülü. bilgisayar gibi kolay arama ve ulaşma sistemleri çoğunlukla kurulamadığı. bu masalları okudukça. 4. tanıtma yazısında. Prof. 1921 yılı '117' cilt. insan.Bayur. 715 gizli belge.. Milliyet Y..N. s. (B. de bi an _8 . Lozan Telgrafları. Ankara. TTK Y. Ankara.Siyasal Bilgiler Fakültesi Y. Anadolu Üzerindeki Göz (İonian Vision). s. doğrularıyla birlikte Dördüncü Bölümün Lozan paragrafında göreceğiz. David Walder. FO 424 sayılı seri. Ankara. İngiliz ve Yunan kaynaklarından yararlanmış iki başka önemli eser: M. Yön dergisinde de(197.Ekim 1922 dönemine ilişkin belgeleri içermektedir. cilt 1986.. İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye. Mısıroğlu'nun. 2. 2. A.Ü... 1992). İngilizlerin neden birçok konuda yanıldıklarını..1 vd.N. 213 vd. sayı / 1967) yayımlanmıştır. bilmiyorum.Mesela Başbakanlık arşivinde 50 milyon belge olduğu anlaşılıyor. Atatürk'le İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921). Araştırma iste klerine cevap bile vermedikleri anlaşılıyor. Kültür Bakanlığı Y. İngiliz belgeleri. Çağdaş Y. İstanbul.Dr.XII/dipnot. birkaç küçük ayrıntı dışında.Bıyıklıoğlu'dur: Atatürk Anadolu'da. Ankara.cilt 1982'de yayımlanmıştır. B. İstanbul.. Milliyet Y.N. bocaladıklarını anlıyor. 2 cilt. cilt 1973. cilt 1979'da.kısım.47. Şunu da söylemek gerek.Ali Kayabal. Bu serinin 46. Ankara. Pan-İslamizm. arşivini pek az araştırmacıya açtığı ise bir gerçek. FO 406 sayılı seri: Gizli yayınlar (belgeler).g.1994. işlenmemiş bilgi yerine. Sakarya Savaşı sırasında Türk Cephe emirlerini ele geçirmek gibi şaşırtıcı başarıları yok değil. yaygın ününe aldanarak. s.Aydın. 273 vd. (1. İstanbul. daha fazla ertelenemez.Langhorne'un Documents on British Foreign Policy 1919-1939/XVIII..TTK Y. Sakarya'dan İzmir'e.e. Bu sorunun bir çözüme kavuşturulması.. 1959. Ankara. s. 1981/1982.) Ama bu kitaptaki istihbarat raporlarının çoğu.L. (Tarih ve Toplum. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı....C. s. 2 cilt.48 ve 49. belgelerin değerini azaltmıyor. cilt 1975'te. FO 371 sayılı seri: Genel yazışmalar.1982. TDV İslam Araştırmaları Merkezi Y. Doğu İşleri. mikrofilm. Göyünç. Ankara. belgeler sistematik bir biçimde yayımlanmadığı için ayrıntılara inmek isteyen araştırmacıların işi hâlâ kolay değildir. Gerçekten böyle mi. a. masal. Türkiye. belgelerin bir bölümü. İngiliz İstihbarat Servisini. Cem Y.1. 626 belge.

g.163. Bu. de bi an _8 . S. 1. itidal çizgisini korumuş olduklarını. 349 vd.C. İngiliz belgeleri ve türleri için genel bilgi: Jeschke... Türk tarihçilerinin. s. Ali Kemal Meram'ın Belgelerle Türk-İngiliz İlişkileri Tarihi adlı kitabını (Kitaş Y. İstanbul 1969) görüp inceleyemediğim için bu mini araştırmanın dışında bırakmak zorunda kaldım.e. a. s... Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz Belgeleri. abartıya ve süslemeye kaçmadıklarını gösteren çok önemli bir göstergedir.R. s. Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri.56) doğrulamaktadır.Sonyel.XI vd.

1958) □ "Milli şahlanış hareketinin fikirde müellifi (yaratıcısı) ve bu maksatla M.. Ceylan." (Nihal Atsız. birçok kitapta "hain" olarak niteleniyor. Babası otuz ikinci Padişah Abdülmecit. Son Bozgun. ilkokul birinci sınıftan itibaren söylenen Sultan Vahideddin. adeta hakkı yenmiş bir gizli kahr aman! Doğru mu.Kısakürek. Vahüdiddin. s. Bu yüzden kendisine hain damgası vurulmuştur." (H.85.79) □ "M.] Sultan Vahdeddin vatana ihanet etmemiş. tam te rsine Vahdeddin'in bu vatan için yaptıklarına karşılık olarak ona ihanet edilmiştir. bütün Osmanlı padişahları gibi vatanperverdir. s.Kemal Paşayı geniş yetki ve imkânlarla donatarak Anadolu'ya gönderdi. s. hatta Kurtuluş Savaşı'nı onun başlattığını ileri sürüyor. Türk İstiklal Savaşı olmayacak ve kurtuluş sağlanamay acaktı.. doğrudan doğruya Vahidüddin'dir. Büyük Oyun. 3. Türk Ülküsü.Kemal'i milli mücadele için Anadolu'ya olağanüstü yetkilerle gönderen bizzat Padişah olmuştur. Vahidettin'in kısa hayat hikâyesi Doğumu 1861.Vakkasoğlu.C. görelim." (K. [.156. 1.Mısıroğlu. Bu cümleden olarak yaverlerinden M. mesela şöyle diyorlar: □ "Osmanlı padişahlarının en talihsizidir. Osmanoğulları'nın Dramı. Fakat hain değil." (V. İstanbul. Buna karşılık bazı yazarlar.F.57 Dört aylıkken babası ölür.C. Abdülmecit'in 30 çocuğundan 23'üncüsü.H.. bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen. s. 155) □ "Anadolu'nun kurtuluş hareketinin başlamasının bir numaralı kahramanı Sultan Vahdeddin'dir. 87) Bu. 184) □ "Sultan Vahidettin. bildiğimiz Vahidettin'den farklı biri.. Hani şu bize vatan haini olduğu.. Amcası Abdülaziz ile ağabeyleri V. son Osmanlı Padişahı Vahidettin geliyor. Sultan Vahidettin'in asla hain olmadığını. ufukta beliren vahim tehlikelere karşı Anadolu'da bir direniş hareketi düşünüp. Vahidettin. annesi Gülistu hanım.Kemal Paşayı Anadolu'ya gönderen.23. en dikkatli şekilde planladı. Vahidüddin olmasaydı. çeşitli yayınlara ve belgelere göre Kurtuluş Savaşı'na karşı olanların başında.BİRİNCİ BÖLÜM VAHİDETTİN Resmi tarihlere." (N. değil mi.Çocukluğu ve gençliği kapalı bir ortamda geçer.Murat de bi an _8 . s. 1.

iki kızı var (Ertuğrul.Mahmut Kemal İnal diyor ki: "Eserleri üstadça idi. Kısa hayat hikâyesi böyle. yeni Hicaz Kralı Hüseyin'in davetinden yararlanarak Malta'dan Mekke'ye geçer (Ocak 1923]." 64 • Çok sigara içiyor.66 Birçok Vahidettinci yazar. içmese de ağzına. M. Şimdi. bi an _8 ve II. Vahidettin'in yerine Veliaht Abdülmecit Efendiyi Halife seçecektir. ihtilal. Anadolu silaha sarılır. Veliaht iken Avusturya ve Almanya'ya resmi ziyaretler yapmıştır. 63 Hazinedarlarından bir hanımla bu mevzuda konuşurken hangi sazı çaldığını sordum. Bu iddiaların tamamını göreceğiz. Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı devletine başkaldırmış olan eski Mekke Şerifi. masanın kurallarına uyar. darbe ve savaşlara tanık ve Veliaht Yusuf İzzettin Efendi intihar edince Veliaht olur. Sabiha).58 Vahidettin. Mısır'da yaşamak ister ama İng ilizler uygun görmeyince. bir İngiliz savaş gemisiyle Malta'ya gidecek bunun üzerine TBMM.60 İstanbul'dan apar topar ayrılırken tek oğlu Ertuğrul'u yanına alması. 'Eline hangi sazı alsa bilerek çalardı. Vahidettin." 67 de Bu bölümde. değdirerek içer gibi yapmak inceliğini gösterir. Mütarekeyi işgaller izler. damadı İ. TBMM. İmparatorun şerefine şampanya kadehini kaldırır.(1916). metinler genellikle sadeleştirilmiştir. Çalmadığı saz yoktu' dedi.61 • Yakınlarına cömert. Padişah-Halifenin Veliahtı sıfatıyla. İ.Hakkı Okday'ın anlattıkları. iyi bir baba olduğunu gösteriyor. yakın adamı Tütüncübaşı Şükrü Bey tersini söylüyor: "(Hünkâr] istediği öte beriyi bana aldırtırdı.2. Resmi tarih. yakınlarının. Vahidettin ve eniştesi Damat Ferit ile yakınlarının. tarafsız kişilerin tanıklığına ve bazı sağcı tarihçilerin yazdıklarına ve geçerli belgelere dayanılmış. Mesela Almanya'yı ziyareti sırasında verilen bir ziyafette.Abdülhamit'in tahttan indirilmelerine.62 • İyi bir besteci. Milli Mücadeleye karşı çıktıklarını ve önlemeye çalıştıklarını ileri sürüyor. Ağabeyi Sultan Reşat'ın ölümü üzerine de 4 Temmuz 1918'de. Ulviye. Vahidettin'in kişiliği • Kızı Sabiha Sultana yazdığı mektubun üslubu. • Sırasında ağlayan ve ağladığını da saklamayan biri. bunların başında da daima konyak vardı. 58 yaşında tahta çıkar. bu olaydışında ağzına damla içki koymadığını yazıyorsa da. dostlarının. Vahidettinciler ise tersini iddia ediyorlar.Kemal'in öncülüğünde Kurtuluş Savaşı başlar ve bu çetin mücadele Lozan Andlaşması ile noktalanır.59 1923'te. İslam alemine bir beyanname yayımlar. Bir oğlu. 17 Kasım 1922 Cuma sabahı İstanbul'dan ayrılarak. Yanlış bilgi ve gerçeğe aykırı iddiaları işaretledim ve doğruları belirtmeye çalıştım. Vahidettin'i daha yakından tanıyalım: . İtalya'nın Riviera bölgesindeki San Remo kentine yerleşir ve 1926'da vefat eder. 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırır.65 • Dindar ama yobaz değil.

71 İ.] Diğer bir baygınlık da Malaya zırhlısı ile İstanbul'dan müfareket (ayrılma) kararının İngiltere devletince kabul edildiğinin Yaver (Kiraz) Hamdi Paşa tarafından arzı sırasında vukua gelmişti.Hakkı'yı davet eder ve -zaten İ. damadı İ. Bunlardan bir tanesi Sevres Muahedesi (andlaşması) şeraitini (şartlarını) ve metnini tetkik için teşkil edilen Saltanat Şûrasına riyaset (başkanlık) etmek üzere salona girecekleri anda vukua gelmişti. arabadan inince.74 _8 . buna rağmen Vahidettin düğünden önce. amcam da kork usuz olarak Sultanla buluşma imkânını elde etmişti..162).Göztepe de. Denilebilir ki bu haliyle de vletin en sadık timsali. romatizmadan muzdarip olup yol yürümekte zahmet çeker." 72 • Nihal Atsız. Padişahlığında Ali Fuat Beye defalarca söylediğine göre.M." 75 Padişahlığında da sağlıklı değil. çocukluk ve gençliği türlü hastalıklar içinde geçmiştir."iyi bir binici olduğunu". Halifeliği sürdürdüğünü ilan eden Vahidettin. Başkâtibi tabanca taşıdığını yazıyor ama tabanca taşımakla silahşorluk başka başka şeylerdir. bastonunu ister. "Osmanlı hanedanı içinde silahşorluğu ve biniciliği ile ünlü olduğunu" yazıyor.. 'silahşorluğunu' ve 'iyi bir binici olduğunu' doğrulayan bir kayıt göremedim. Tahta çıkış töreni dolayısıyla Topkapı'ya ge ldiği zaman.68 San Remo'daki köşkün alt katında bulunan misafir salonunun duvarında büyük bir çıplak kadın tablosu asılıdır. misafirlerini bu tablonun altında oturarak kabul etmekte sakınca gö rmez.kızı Ulviye Sultan'a takdim eder.. 'Bu bir felaket!' diye sızlanır....• Sağlığı ve sinir sistemi: "Şehzadeliğinde zayıf.Hakkı'nın yeğeni Şefik Okday diyor ki: "Osmanlı Sarayı da Avrupalılaşmak yolunda ufak bir adım daha atmış. kocaları düğünden önce göremezler. nahif.Hakkı ile gizlice buluşmakta olan. Onlara Amerikalı kız-kardeşlerinin statülerini vermek suretiyle ve dinimiz delaletiyle (yardımıyla) en iyi surette başaracağımıza inanmaktayım.73 Dönemiyle ilgili bütün kaynakları taradım." 76 □ Hususi doktoru Reşat Paşa. bir Fransız gazetesinde yayımlanan açıklamasında diyor ki: "Padişah çok asabi ve sinirleri vehme mütemayil olacak kadar zayıftı." (s. T." 70 Geleneğe göre Osmanlı hanedanına mensup kızları.. [." 77 □ Başkâtibi Ali Fuat Bey de. nikâhlı da olsalar. Mühim anlarda birkaç defa baygınlık geçirmiş ve derhal müdahaleye lüzum hasıl olmuştu. hiçbir kaynakta. "Ziyade de bi an 1922'de Malta'da Tigne Villası salonlarında verilen yılbaşı balosuna da katılır. hastalıklı bir genç.69 Amerikan 'Associated Press' muhabiri ile 1919 Aralık ayının ortalarında yaptığı konuşmada şöyle der: "Türk kadınlarının hürriyetlerine kavuşmaları için önümüzde açık bir büyük saha bulunuyor. birkaç örnek: "Pek müteheyyiç (heyecanlı) bir halde bulunduğundan. adamları bastonu almayı unutmuşlardır. önemli olaylar karşısında çok heyecanlandığını açıklıyor.

." (s. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. "Abdülhamit zamanı ndaki kötü şöhreti" diye söz etmektedir. 175).Ziya Uşaklıgil şöyle aktarmaktadır: "Bir aralık Sultan Reşat'ın oğlu Necmettin Efendi beni ve Lütfi (Simavi) B eyi kardeşlerinden uzakça bir yere çekerek hemen aynen şu sözleri söyledi: 'Amcamız Vahidettin Efendiden sakınınız!' " 81  Öğrenimi: □ İ.Baytok. vehimli büyük kardeşi Abdülhamit'i taklit etmesi." (s." 79 Yaşı.M. hatta kendi dilini bile hakkıyla öğretmemek yüzün- de bi an (çok) heyecanlı olmasıyla. kalb rahattan yoksun olacağından. sinir si steminin sağlam olmadığı anlaşılıyor. Lütfi Simavi Bey sigarayı yerden kaldırarak tablaya koydu..M." (s.1920 günlü raporu: "Heyecanlı hali dikkati çekiyordu. dünya olaylarıyla ilgilenmek ve onlar hakkında bilgil i olmaya çalışmak ve bir devlet adamı olarak yetişmek gerekirken. "Zaten hey ecanlı bir haldeydi. Birçok olay karşısında. düşünce doğruluktan.8. s. □ Meclis Başkan Vekili Hüseyin Kazım Bey: "Padişah son derece heyecanlı idi..124) □ İ." (s. "Gayet heyecanlı bir vaziyette.254). Kelimeleri güçlükle kullanıyordu. hasta olduğunu bahane edip. _8 . sağlık durumu ve tanık olduğu eski ve yeni olaylar dolayısıyla... Diğer özellikleri: Gençliğinde Abdülhamid'e 'jurnalcilik' yaptığı oldukça yaygın bir söylenti. devlet işlerini iyi idare etmenin zorluğunu açıklamaya gerek yoktur.Kemal İnal'ın açıklaması: "Bir devletin idaresini yüklenmek için şehzadeler. öğretim ve eğitimlerine itina edilmemek. s. onun gibi daima bir suikast beklemekte ve kendini korumaya hazır old uğunu göstermektedir.Kemal İnal: "Cebinde tabanca bulundurarak. Abdülhamit'in Başkâtibi Tahsin Paşa diyor ki: "Vahdeddin Efendinin Sultan Hamid'e sürekli havadis taşıyıp getirdiği mevsuken (doğru olarak) rivayet edilirdi ki bunun jurnalcilikten bir farkı yoktu... □ II.80 □ Vahidettin'e güvensizliğin Abdülhamit'ten sonra da sürdüğünü gösteren bir olayı Sultan Reşat'ın Başkâtibi H.255) vb. zamanın gereğine uygun biçimde eğitim görmek." (T." (Sultan Abdülhamit. Parmakları arasındaki sigarasını düşürecek kadar elleri titriyordu. gereken metinliği ve soğukkanlılığı gösteremediğini de göreceğiz. Böyle bir korkunç bekleyiş içinde." 78 □ Vahidettin'le ilk defa görüşen Yüksek Komiser Amiral de Robeck'in 21. 172) □ Rauf Orbay: "Vahidettin umulabileceğinden fazla heyecanlı idi. 171) □ Başmabeynci Lütfi (Simavi) Bey bu durumdan.. büsbütün sinirlenerek.

o zamanın üslubuyla şunları söylüyor: "Veliaht hazretlerinin meftur oldukları (yaradılışında bulunan) nezaket. Vahidettincilerin dilinde şu biçimi almış: "Fıkıh bilgini idi. Fakat bir adamı birkaç kere yanına kabul edip de kendisine alıştıktan sonra gittikçe açılarak bazen bir saat düzgün söylerdi. [. şayet bir şey öğrenebilmişlerse. akl-ü kiyaset (akıl ve uyanıklık) ve evsaf-ı bergüzide (seçkin nitelikler) ise İmparator hazretlerinden bed' ile (başlayarak) kendileriyle temasta bulunanlarca fevkalade takdir olunmuştur." 87 de bi an den ne türlü zararlar doğduğunu açıklamak ve kanıtlamak için sayfalar doldurmak icab eder. [. Halleri acımaya layık olan bu zavallılar." (s. Zira pek iyi biliyordum ki o zamanlar şehzadeler bilgisizlik içinde yaşarlardı. [." 83 [Ali Fuat Beyin verdiği bu bilgi.. Fakat buna da şaşmadım ve bu bilgi yoksulluğunun kabahatini kendisine yüklemek istemedim.] Cin fikirli ve seri-ül intikal (çabuk kavrayışlı) idi.Fazıl Kısakürek. o da fıkıhla (İslam hukuku ile) ilgilenmişti.) □ Başmabeynci Lütfi (Simavi)." (s. Şeyhülislam Musa Kazım Efendiye durumunu açık yüreklilikle itiraf etmiştir: "Ben bu makam için hazırlanmadım. Fikirlerini kâğıt üzerine koymakta zahmet çekmezdi.] Devrin en iyi hukukçuları kadar fıkıh bilirdi. Bundan sonra başka konulara geçildi. Vahidettin'in Şehzade iken Avusturya'ya yaptığı ziyareti şöyle anlatmış: "Veliaht hazretleri İmparator tarafından İmparatoriçe hazretlerine takdim olundular. konuşması. Fakat takdir-i ilahi ile bana teveccüh etti." 86 Lütfi Bey Almanya ziyareti için de.33) □ Başkâtibi Ali Fuat Bey: "Sultan Vahidettin kardeşi Sultan Reşat kadar Arapça ve Farsçayı bilmezse de. bu yüzden layıkiyle okumaya. ciddi bir tahsil görmeye imkân bulamamıştır. Şaşmış bir haldeyim. [. şu bilgiyi veriyor: "Çocukluk ve gençliği türlü hastalıklar içinde geçmiş. Ekser vükela kendisinin iyi söz söylediğine değil. Bu tanışmada tercüman olarak sadece ben hazır bulundum.. bana dua ediniz. Yazması. o da sırf kendi heves ve gayretleriyledir ki Vahidüddin de onlardan biridir.. zekâsı: □ Ali Fuat Bey: "Kitabeti (yazılı anlatımı) ve imlası düzgündü..274 vd. bu ağır vazifeyi üstlendim."]84 □ Vahidettin." (s." 82 □ Vahidettin'in öğrenimi hakkında N. Padişah hazretleri adına önce uygun ve saygılı cümlelerle başsağlığı dilediler. Vahidettin Efendi. hatta lakırdı söyleyebildiğine bile kani değillerdi." 85 _8 .] Vükelayı (bakanları) topluca kabul ettiği sırada gözlerini kapayıp her kelime ağzından birer ikişer dakikada çıkmak suretiyle ve hafif sesle birkaç söz söylerdi. Kendisinin konuşmayı pek iyi idare ettiğini belirtmek isterim.] Bu makama gelmeyi beklemiyordum.24) □ Rıza Tevfik: "Kasden açmış olduğum hükümet şekilleri bahsinde biraz konuşunca derhal anladım ki [Vahidettin'in] bu konularda bilgisi yoktur.

.23) • Sultan Reşat'tan sonra tahta çıkmasını.1920 günlü mülakat hakkında rapor. savaş ve baskıdan yılgın ve yanık halk. gördüğü bir rüyaya dayanarak. Hayret ettim.91 Ben milletin ateşli külü üzerine oturdum.7. [halkın] kendisini milli bir ümit timsali haline getiren bu ruh halinden yazık ki yararlanamadı. s. yeni Padişah için gerçekten talihsizlik olmuştur. İstanbul hayat ve maişetiyle az çok uyuşmuş bir Anadolu softası şivesiyle söz söylüyordu.Kemal de. şahsiyetini olduğu gibi göstermekte artık sakınca görmüyor. Ledoulx.. □ Vahidettin diyor ki: "Eğer akilane (akıllıca). 229) • Ağzı sıkı. ömrümün devr-i ahırında (son döneminde) bu bar-ı azimi (büyük yükü) vallahi.XIII.. □ Anlaşılan eskiden beri gizli iş yapmaya eğilimi var ki Başkâtip H. Görüp İşittiklerim. IV. entrikaya.442)90 • Savaşın ağır bir yenilgiyle bitmesi ve acı sonuçları. adamlarını istihareye yatırıp geleceği keşfetmeye çalışır. İstanbul'u terk ettikten.. (V.31. 42.Gurbet Cehenneminde. bigarezane (kinsiz) ve bitarafane (tarafsızca) idare-yi umur edecek (işleri yönetecek) bir halefim (bir yeni Padişah adayı) olsaydı. umutla karşılar." 94 □ Tahta çıkınca. saltanat tahtının kuş tüyünden minderleri üzerine oturup gömülmedim. Dritnavtlarıyla (büyük savaş gemileri ile) mücehhez (donatılmış) bir kuvvet karşısında bulunuyorum.. bir gün yeniden tahtına döneceğini umut eder. o dönemi bilenlerce anlaşılması kolay olan sebep ve şartların tesiri altında garip bir hal gösteren Veliaht.8. bu görgü tanıklarını doğrulamaktadır: "Vahidettin bu sözleri çok ağır fakat düzgün söylüyordu.Yaradılışında hileye. Aramızda ciddi ve samimi sohbetler oldu.Z. T." 89 □ Amiral de Robeck'in raporu: "Büyük bir karakter gücüne veya şahsiyete sahip olmamakla beraber çok samimi ve nazik bir zat olup oldukça zihni bir idrak de göstermektedir.. tabir ettirir.. İstanbul'da [Çengelköy'deki köşkünde] ilk buluştuğumuz vakit. 21.Jeschke. Düşündüm ki bu zat akıllı olmalıdır. No. hakkında bilgi toplamak isteyen Fransız Dışişleri Bakanlığına. Br." 88 □ Osmanlı Mebusan Meclisi Başkan Vekili Hüseyin Kazım Beyin izlenimi de şöyle: "Vahideddin'i ilk defa görüyordum." (G. karışık girişimlere düşkünlüğü olan Vahideddin Efendi. İngiliz Belgeleri. İstanbul Elçiliği eski çevirmeni A. s.218.. şöyle yazıyor: "." (Osm. s. s. Hilafet. kendisini tamamen serbest gördükten ve bilhassa muhataplarının güvenilir adamlar olduğunu anladıktan sonra. 6 Temmuz 1918 günü bir not de bi an _8 ..C. s. billahi.□ Almanya gezisine katılan M. Kronolojisi.93 • Birçok devlet işlerini gizlice yürütmeye meraklı. gizli düzenlere." 92 • Rüyaya inanır. tallahi kabul etmezdim. Biraz okuyup yazmış. Uşaklıgil.. □ Danişmend diyor ki: "Sultan Vahidüddin.

Ali Fuat Beye. Şeyhülislam Musa Kazım Efendiye açıklamış.1918) kapatır. Notunda Vahidettin'i "içten pazarlıklı "diye nitelemektedir. A." 96 Bu gizli ilişkilerin ayrıntısını." 97 bi an _8 verir. Parlamento hakkındaki düşüncesi.Fuat Beyi değil de adamı Refik Beyi kullanır (s. benden gizli birçok kimselerin.188. Sarayda nizamsızlık (kuralsızlık) ve intizamsızlık (düzensizlik) günden güne ve hissedilir şekilde artmaktaydı.) □ Başmabeynci Lütfi Bey daha açık yazmaktadır: "Mart 1919. İzzet Paşaya tek bir kelime bile söyletmedi. Açıkça mutlakiyetçi saltanattan yanadır. [. Çehresinde hastalıktan en küçük bir iz görülmüyordu. bazı temasları gizlice yürütür (s.99 Ama onu da açılı- de □ "A. Eski Sadrazamı görünce Padişahın takındığı tavır ve hareket dikkatimi çekti. en gerekli olduğu bir sırada (21.• Rol yapması: • Meşrutiyetçi değil." (s. bazı kimseleri gizlice özel dairesinde k abul eder. kimler tarafından ve hangi aracı ile yapılıyordu? Açıklamadığı için bu.İzzet Paşa ile birlikte huzura girdik. Başmabeynci olduğum halde. Kısaca şö yle: "Şeriatte müşavere (danışma) varsa da danışılacak kimseler ancak ulema ve İslam büyükleridir. Biraz önce müthiş hasta görünen Padişah şimdi tamamiyle iyileşmişti. "Her gün yüzlerce gizli yazı aldığını" söyler (s. 27 Ocak 1919 günü. Padişah yorgun. Padişahın huzuruna kabul edildiklerini duyuyor. Büyük bir şaşkınlığa uğradım.95 □ Adına gelen yazıların açılmadan kendisine verilmesini emreder (Görüp İşittiklerim. açılmasını engellemek mümkün olmayınca da hastalık bahane ederek açış konuşması yapmaktan kaçınır. kim ve ne oldukları belli olmayan adamların.12. Padişah böylelikle güya çok ustaca bir siyaset güttüğü kanaatindeydi.240). mütarekeden az önce. Tabii Padişah.. çağının bütün hükümdarlarının tersine." 98 Meclis-i Mebusanı.Fuat Bey özetle şöyle diyor: "Bu baskı neden dolayı. ikincisini açmak istemez.] İzzet Paşayı uğurlayarak tekrar Padişahın yanına döndüm. Hep kendisi konuştu. Bu konudaki görüşünü. s. benim için esrarla dolu bir konuşma olarak kalmıştır.. 181). vakitli vakitsiz. Sesi de son derece gür ve sağlamdı. ağır ve muzda -rip görünmeye çalışan bir sesle İspanyol gribinden çok zahmet çekmekte olduğunu öyle bir halde ve öyle bir dilde anlattı ki buna ben de inandım ve gerçekten üzü ntü duydum. Fransızlar vb) uyruğundan. yabancıların amansızlığından ve baskısından şikâyet eder.162). bu kurulun verec eği kararlarla bağlı olmayacaktır. Padişahça seçilecek üyelerden oluşan bir kurul kurmak gereklidir.] Padişahın hiçbir şeyi olmadığı halde. yerinde göreceğiz. Bu bakımdan parlamentonun yerine. hatta İtilaf Devletleri (İngilizler. [. . hükümetle haberleşmek için görevi bu olan A.182vd. olumsuzdur. 210). görüyordum. bu kadar ustaca hasta rolü oynayışına hayran kalmıştım. ilk seferinde.

38) Kısacası günlük politikaya karışmış.105 □ Lütfi Simavi. bir İttihatçı hareketi ve bolşeviklik olarak gör ecek ve sonuna kadar da bu saplantısını sürdürecektir.] Gidip katıldı. 11 Nisan 1920'de kapatacak. Vahidettin'in daha şehzade iken bir 'takım' kurduğunu ve siyasi olaylara karıştığını ileri sürmektedir.37. en ileri batıcılık yanlılarına kadar her çeşit muhaliften oluşmuş bir tepki partisi. oradan Rus İmparatoruna bir telgraf çekmiş.Rıza Nur da anılarında şöyle yazıyor: "Yakovalı Rıza Bey Sinop'ta sürgündü.103 İttihatçıların. Derviş Vahdeti'nin karanlık derneğine de üye olduğu anlaşılıyor. • İttihat ve Terakki Partisi'nin amansız bir düşmanı. (Sina Akşin. İstanbul yönetimi. gücünü yitirecek.şından 3 ay sonra. Bu kusur değil iftiharım sebebidir. çok kısa bir süre sonra. devletin yargı hak ve yetkisine bir tecavüz olduğunu düşünmez. tabansız ve devre dışı kalacaktır. İttihat ve Terakki iktidarının Türkiye'yi mahvettiğinden söz ederek. sırf İttihat ve Terakki iktidarını devirmek amacıyla biraraya gelen. 1911'de.374. Hükümetlerin kuruluşuna ve işine karışır.100 Olaylar ve belgeler.102 Damat adaylarının bile 'İttihatçılığa bulaşmamış olmasına" çok önem vermiştir. Vahidettin'in.101 Bu çağdışı tutumu yüzünden.107 Derviş Vahdetinin mahkemede verdiği ifadeye göre. Kurtuluş Savaşı dönemindeki tutumunu. partinin liderlerinden Sadık Bey hakkında şu bilgiyi vermektedir: _8 . Damat Ferit'in de bir ara Başkan olduğu108 bu partinin.istemişti.104 • Hürriyet ve İtilaf Partisine yakınlığı: □ Hürriyet ve İtilaf Partisinin kurucularından ve üyelerinin çoğu gibi eski bir İttihatçı olan Dr." (s. Kaçıracağım. dolayısıyla yalnız saraya bağlı hükümetlerle yönetmek istediğini gösteriyor. ülkeyi Meclise dayanmayan." (s. Arnavutluk'ta isyan yapacak. taraf tutmuş ilk Şehzade. İstanbul Hükümetleri. gırtlağına kadar günlük siyasete gömülmüş din adamlarından.197)108 bi an Hürriyet ve İtilaf. (Görüp İşittiklerim. İngilizler tarafından tutuklanıp Malta'ya götürülmelerini. s.. tersine "hayırlı bir iş" olarak değerlendirir. bu işe el koymasını -açıkçası Rusya'nın Osmanlı Devleti'ne saldırmasını. gidecek.218) Çağın baskın eğiliminin milliyetçilik olduğunu bir türlü kavrayamayan çevresi gibi o da Milli Mücadele'yi. Vahidettinci bir yazardan dinleyelim: de "Yunan idaresine geçen Selanik'e giderek. Veliaht ve Padişahtır. Osmanlı Meclisi tarihe gömül ecektir. Onunla İttihatçılar aleyhinde anlaştık. İttihatçılar hükümetini devirdik. 378) Mahmut Şevket Paşa. Arnavutları isyana teşvik ettiğimi ben kendi elimle yazdım. [. s.

düşmanlarımızla aynı seviyede ve hizada görünmekten bile çekinmemişlerdir. görgü tanıklarının yardımıyla izleyelim. İçteki muhaliflerin. Pek uzun olan tırnaklarından herkes iğrenirdi. ‗inemlekette İttihatçılardan taş üzerinde taş. Şimdilik. bugünü ve geleceği Vahidettin'in varlığına bağlı. s. Meclisin İttihatçılar tarafından seçilmiş olması sebebiyle dağıtılmasını isteyen İngilizlerle de aynı şekilde düşünüyorlardı.Vakkasoğlu. kolay tatmin olacağa be nzemiyordu." (Son Sadra-"zamlar. Bunlardan birincisi eniştesi Ferit Paşa. özellikle Veliaht Abdülmecit'e uzak. Hürriyet ve İtilaf Partisi yandaşı olduğu için dışladığı bir adam. İttihatçıların kendilerine zulmettiğini iddia eden Ermenilerle birlikte hareket edip onlara katıldıkları gibi. Britanya memurlarının kontrol maksadıyla memleket içine gönderilmesini ve Britanya subaylarının idareye yardımda bulunmalarını rica etti.4) _8 . İttihat ve Terakki Derneğine yaranmak ve bu yolla büyük bir makam yakalamak için derneğin meddahı kesildi. Türkiye'nin idaresini mümkün olduğu kadar çabuk ele alması için Britanya Hükümetinden istirhamda bulundu. 1853 doğumludur. Kemal İnal: "[özettir] Ferit Paşa. General Milne'in 16 Aralık 1918 günlü raporunun özetini aktarıyorum: □ "Padişah. S. Onunla Vahideddin arasındaki ilişkiyi. öyleyse kendisine ihanet etmesi düşünülemez. İntikam duygusu iliklerine işlemiş olan bu zümre. güvenilir ancak iki kişi bulabilmişti. 1.109 işte böyle uğursuz ve işbirlikçi bir parti.M. Son Bozgun. [ikincisi dünürü Tevfik Paşadır]." (V. tek üzüntüsünün. • Vahidettin'in İngilizciliği: Vahidettin'in. İltifat görmeyince bu sefer ona da düşman oldu.2029-2094)110 □ A.111 Ferit Paşa.112 İttihatçıların da.□ "Hürriyet ve İtilafçılar. sevincini gizlemiyor. Bu görüşle Damat Ferit Paşaya sarılarak İttihat hükümetinin düş- de bi • Sadrazam Damat Ferit Paşa: an Bu konu. İngiliz emelleriyle inanılmayacak uygunluğa bakınız: İstanbul'un işgali karşısında Hürriyet ve İtilaf Partisi. Abdülme-cit'in damadı olduğu için Sultan Aziz koluna. Ala frangalıkta frenkleri de geçmişti. Vahidettin de eskiden ‗inelun' derdi.Ferit'in Dahiliye Nazırı): "Altıncı Mehmet.." (Jeschke. Reşit (Rey) Bey (D. böyle bir önlemin bu denli geciktirilmesinden doğduğunu açıklıyordu. dıştaki düşmanlarla ortaklaşa yürüttükleri kin harekâtının parolası. Hürriyet ve İtilaf Partisinin kuruluş çalışmalarına katıldı.. yoğun ve ciddi uyarılara rağmen beş kez Sadrazamlığa getirdiği Damat Ferit'i de tanımak gerekiyor. □ İ. Son Sadrazam Tevfik Paşa Ferit'ten 'yalancı' diye söz ederdi. Vahidettin'in ablası Mediha Sul-tan'ın ikinci kocasıdır. Üçüncü Bölümde geniş olarak ele alınacak.96) Vahidettin'in şehzadeliğinden beri yakınlık duyduğu parti. İngiliz Belgeleri.C. s. tayin edilmeyince Abdü lhamit'e gücendi. Damat olunca Londra Elçiliğini istedi. sonra devleti teslim etti. omuz üzerinde baş bırakmamak' olmuştu..

Vahdettin tahta çıktıktan bir süre sonra. hareketi cali (yapmacık). 'Dünyada üç melun vardır. önüne çıkmaları kendisi için bir felaket oldu. 44.. bukalemun meşrep (her renge girer) bir adam olup bugün ak dediğine yarın kara der ve esas fikrinin ne olduğu bilinmezdi. onun büyük güvenini kazanmış ve onun gözünde memleketin en değerli devlet adamlarından biri imiş gibi görülmeye başlamıştı. Makam tutkunu olduğunu ve kendine çok güvendiğini fark ettim. daha kolaymış gibi Sadr azamlığı kabul etti.. 496. Olayların gelişiminden ve içinde bulunduğumuz durumdan tamamen habersizdi. Adeta Hünkârı kendi tekeli altına almak isterdi.. hiç olmazsa öyle görmek istediğimiz Su ltan Vahidettin. 276) □ Rıza Tevfik: "Damat Ferit Paşa." (Son Sadrazamlar..214. bunlar bir saç ayağıdır: Biri bizim hemş ire (Damat Ferit'in eşi Mediha Sultan). S.] Hali..2037." (S. s. 244) □ Tevfik Paşa (Okday. kendi taht ve tacını feda edecek derecede tutkunluk gösterdi. ben bilmiyorum. Sami'ye de sevgi ve övgü ile davranmaktaydı.114 Oysa tahta çıkmasından sonra kızkardeşine saygı ve Ferit Paşaya karşı da." (s.2037. Öyle bir zamanda. Zeki olarak bildiğimiz. düşüncesi kısa. bilgisi daha kısa idi. 531) □ Ali Fuat Türkgeldi: "[Vahidettin'in yakın adamı olan] Refik Beyden işittiğime göre Padişah şehzadeliğinde. ondan sonra da kendisini Sadrazamlığa getirmiştir. Tevfik Paşa kabinesinin devrilmesini dört gözle bekliyo rdu.. [... Damat Ferit.. bir koca nezareti nasıl idare ederim' dedi. İ.. 'Aman efendim. son Sadrazam ve Padişahın dünürü): "[İlk] kabineyi kurmak için uğraşırken. Ne kimsenin Padişah ile görüşmesini. 'Danıştay Başkanlığını alınız.Sadrazamlar'dan alıntı. 'Siz de bir nezaret (nazırlık/bakanlık) kabul etseniz' dedim.43.. 69) □ İ. Bütün hali ve hareketleri incelenirse cahilliğine ek olarak teleyyün-ül dimaği ile malul (beyni sulanmış) olduğuna hükmetmek zaruri idi.115 Ferit Paşa hakkındaki bu derece tutkunluğunun sebeblerini anlayamamışımdır. devletin kanun ve düzenini bilmelidir.oğlu Sami' dermiş.") □ Lütfi Simavi: "Vaktiyle 'kız kardeşini bu adama vermekle budalalık ettiğini' yakınlarına söylediğini duyduğum Padişah. Ferit Paşa ile yardakçılarının.M.mesine kadar eniştesi ile aile muhabbeti yapmış..M. Acemi cinci hoca gibi cinleri topladı da dağıtamadı. En büyük marifeti de gösterişi idi. orası nezaretler gibi değildir' dedim. rica ederim ısrar buyurmayın' dedi.. çünkü oraya başkanlık edecek kimse. sonraları nedense fikrini değiştirmişti. 46. Avrupa'nın umumi siyasi tarihini de bilmiyordu. biri de -Mediha Sultanın ilk eşinden olan.." (s.Kemal İnal'ın eki: "Sonra.425.273.. 'Danıştay'ı hiç idare edemem. Dar bir saray muhiti içinde otuz şu kadar yıl yaşadığı için dünyadan kesinlikle haberi yoktu.. gerçekten çok yazık ki." (s. eniştesinin elinde daima bir kötülük aracı (asli: alet-i şer) olmaktan kendini kurtaramadı. biri kocası Ferit Paşa.. 2079)113 □ Ali Fuat Türkgeldi: "Ferit Paşa mütelevvin-ül mizaç (değişken mizaçlı)." (s. Ayan'da (senatoda) arkadaşımız olan Ferit Paşaya. ne bir yazı sunmasını ve ne de muhalif bir gazetenin Padişah tarafından görülmesini isterdi. ben [önemli bir] işte bulunmadım.Kemal İnal: de bi an _8 .

eniştesinin bu oyununa gelmesidir."Böyle bir adamdan devlete ve millete hizmet bekleyenler de. 190) de bi an _8 ." (s." (Son Sadr azamlar. 283) □ İ. her türlü usul ve kanuna hiç uymaz. Türk tarihinin Osmanlı kısmının en uğursuz. fakat gayet mağrur. kararsız. aklı başında vükelası da (vekilleri de). s. 171. s. açıklanması kabil olmayan bir haldir. Şu kadar ki. gerekse Fransızlar. benim gibi Padişahın damadı sıfatıyla pek yakınında bulunanlar. 1. bir şeyden şüpheleniyorduk: Bu da Enişte Paşanın. Padişahı şuna kesin olarak inandırmıştır ki İstanbu l'u işgalleri altında bulunduran düşmanlar ancak kendisi iş başında bulunduğu müddetçe yumuşak davranacaklardır ve şayet kendisi iktidardan uzakta bulunursa." (TürkTarihi.C.. çok gizli ve kişiye özel yazı: "Ferit. devlet dizginlerini onun idare etmesini arzulamaktadırlar. devlet ve millete türlü zararlar vereceğinden. düşüncesini kanunların üstünde sayar bir adamdı..Hakkı (Okday): "Kayınpederim Sultan Vahideddin'in Ferit Paşa hakkındaki anlaşılmaz bağlılığını."117 □ Dr. irfan ve iz'anda onun gibi olduklarını kanıtlarlar. 'Sultana etki eden tek insan olduğunu' söylüyor. henüz barış yapmamış düşmanlar gayet insafsız hareket edecek. her kim olursa olsun. 2053) □ Hüseyin Kazım Kadri: "Damat Ferit'in başarısızlığı ve cahilliği ve tecrübesizliği ile her işte üzülecek duruma düştüğü ardarda anlaşılmış ve çevresinden de yararlanmaya kabiliyet gösteremediği ve Padişahı da sorumluluklarına ortak etmekten uzak kalmadığı defalarca görülmüş iken. en hain bir siması olmuştur.2051. Zira gerek İngilizler. Çünkü seçtiği kimse akılca. Hünkârı. söyleyecek kadar cehalet ve alçaklık göstermişti]. her şeyden şüphelenen.. Mesela Damat Ferit Paşa. gayet kendini beğenmiş. maddi ve manevi sorumluluk. Hükümetin başına getirilecek kimsenin her türlü üstün nitelikleri olan seçkin biri olmasına dikkat e tmek Padişahın en önemli görevidir. Toros dağlarından aşağıda (ötede) Türk mevcut olmadığını. İşin asıl tuhaf tarafı. Türkiye'ye kan kusturacaklardır. bu realitedir.. kendi düşüncesi gibi doğru düşünce dü nyada yok zanneder. hele sağduyusu. her kelimeyi ağzından ölçü ile çıkaran bu vehimli (kuruntulu) Hükümdar bütün bu safsatalara nasıl inanıyordu?"116 □ Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a. tahsili orta derecede. yetenekçe ve ahlakça güvenilir ve halkın istediği biri değilse. Vahideddin'in ona olan sevgi ve güveninin azalmam ası. muhakeme ve mantığı gayet bozuk ve yanlış. zekâsı sınırlı. İşte Enişte Paşanın Sultan Vahideddin Han'ın gözleri önünde canlandırdığı umacı. o kimseden çok Padişaha düşer... kendi uydurması birtakım hayal ürünü tehlikelerle karşı karşıya bırakıp onu korkutmak suretiyle birtakım emellerine muvaffak olabildiğidir.. Başkâtibinin yaradılış itibariyle zekâsından bahsettiği Sultan Vahideddin'in bu gözbağcılığa bütün varlığı ile inanması.Rıza Nur: "Ferit Paşa. Uzun boylu.. hatta bendeganının (yakın adamlarının) ve yaverlerinin büyük bir çoğunluğu da hiçbir vakit anlayamamışlardır. bizler gibi yakınları da. Bu zatı yakından tanırım. Sultan Vahideddin Han gibi vesveseli. 4 Ekim 1920. ancak ve ancak kendisine itimat etmekte. Paris Konferansında. pek müstebit ve mütehakkim.

Su ltan Vahidüddin'in zekâsıyla bağdaştırmak kabil değildir.. Damat Ferit serserisinin kaçtığını duyduğunda söylediği söz. Damat Ferit'i bilhassa de bi an _8 .. Bunu anlamak güçtür.119 Bu Damat Ferit Paşa.. nasıl olup da Sultan Vahidüddin'e o kadar sokulup etkilemiş olduğuna hayret etmemek ve bu hali. Bugün kabahati bunlara yıkan kalemşor ve politik acıların üstadları olan İttihatçılardı.. Sultan Vahideddin'in.121 Hükümeti bu duruma getirenler de ne Sultan Vahideddin.122 Sultan Vahideddin.86) □ Mustafa Müftüoğlu: "Damat Ferit beş kere sadrazamlık yapmıştır ve sadrazamlık süresi. Damat Ferit Paşanın Osmanlı Devleti'ne sadrazamlık değil.." (Türk Ülküsü. Bu beş sadrazamlığındaki korkunç uygulamaların ayrıntılarına bu kitabın sayfaları müsait değildir. □ İlki Kadir Mısıroğlu."120 • Yakın tarihimizle ilgilenenler arasında.. şu olmuştur: 'Çapkın.hakim olan bu Balkan serserisinin bütün hayatı. İhtimal ki İngilizlerin baskısı ile onu sadrazam yapmıştır. İngilizlere uşaklık ettiğidir.Hami Danişmend: "Sultan Vahidüddin'in eniştesi.] Milli Kıyam'ın.. İmparatorluğumuzun son yıllarında devlet idaresine -maalesef. O devrin pek buhranlı olan şartlarının geti rdiği şaşkınlık ve zorunlukların tahlil ve münakaşasına bu eserde imkân yoktur. toplam bir sene. Osmanlı yıkılışının en mühim sebeblerinden olan yoz ve çürümüş devşirme ruhunu her manasıyla sürdüren bu vatansız ve imansız Balkan serserisinin.. sekiz gündür.' [. öyle bir zamanda memleketin başına. Sultan Vahidüddin'in hiçbir surette örtbas edilemeyecek en büyük hatası. ‗inelun' diye andığı bir insanı birkaç kere sadrazamlık makamına getirmiş olması elbette sebebsiz değildir. hem devleti bu hale koydu.. Allahın inayetiyle zafere ulaşması üzerine Damat Ferit İstanbul'da barınamamış ve 1922 yılının 22 Eylül Cuma günü gizlice yurt dışına kaçmış.Vahidettinci yazarların bu konudaki kanıları da şöyle: □ İ. Damat Ferit'i savunan. Sultan Vahideddin'in ‗inelun' dediği Damat Ferit serserisine niçin devlet idaresini teslim ettiği karanlıktır ama Damat Paşanın bütün mel'unlukları. Çünkü Damat Ferit'ten nefret ettiği malumdur.. zekâsının kıtlığı ve şahsi kinlerini öne katması yüzünden devletin işlerini çıkmaza sokmuş. hem gitti. ne mal olduğunu çok iyi bildiği Damat Ferit gibi bir kâbusu musallat etmesi ve her dediğ ini kabul edivermesidir. ana-baba bir kardeşi olan Mediha Sultanın uğursuz kocası Arnavut Damat Ferit Paşadır. burada izahı imkânsız olan çeşitli sebeplerle çok hatalı bir politika takip etmiştir. s. hainliğini k abul etmeyen sadece iki kişi var. 6 Ekim 1923 günü Nis şehrinde gebermiştir. Sultan Vahdeddin'in de felaketini hazırlamıştır. katiyyen hain olmamakla beraber.. işgal kuvvetleri elinde bir nevi kukla durumundaydı. Diyor ki: "Vahideddin'in etrafı içinde en sorumlu ve hatalı olanlardan biri Damat Ferit 'tir. O zaman hükümet. Gerçekten gayet bilgili ve kuvvetli bir şahsiyete sahip olan Damat Ferit Paşa. bir ay. olanca çıplaklığı ile tespit edilip ayrı bir kitapta toplanmalı ve ibret belgesi olarak evlatlarımıza okutulmalıdır. bugün olanca dehşetiyle gözler önündedir ve bilinen gerçek."118 □ Nihal Atsız: "Damat Ferit Paşayı birkaç defa sadrazamlığa getirmiştir. hatta ne de Damat Ferit Paşa idi.

Herkes tarafından muhteviyatı (içindekiler) merak ediliyor ve bir an önce açılması aile efradı (üyeleri) tarafından arzu ediliyordu. _8 . bunların arasında.Kemal ile İngilizler arasındaki gizli anlaşmayı (!) bilmediği için belki bazı yanlışlıklar yapmışmış.124 Üstelik o.123 Birçok kereler onu bu makamdan uzaklaştırmışsa da işgal kuvvetlerinin zorlaması ile yeniden tayine mecbur ka lmıştır. onların asıl maksatlarının. Bu zatlar huzurdan çıktıktan sonra yalnız kaldık. s. Padişah bu zatlara haremdeki (Padişahın özel dairesi) ve mabeyindeki (Padişahın resmi dairesi) kasaların içinde bulunan eşya ve mücevherler hakkında bilgi ve emirler vermekte idi. İstanbul Hükümetini suçlu duruma sokarak Hilafetin yıkılmasını temin etmek (sağlamak) olduğunu anlamakta çok geç kalmıştır. Sultan Reşat'ın özel kasalarındaki parayı saydırmakta olduğu- de bi • Vahidettin'in parayla ilgisi hayli tartışmalı. Damat Ferit hain değilmiş ama zavallı adamcağız. Damat Ferit'in yaptığı bu küçük yanlışlıklar (!) da.(!) Hükümet merkezi işgal edilmiş. Sultan Vahidettin. 126 Belki siyasetinin yanlış ve hatalı tarafları vardır.Kemal Paşa ve Kuva-yı Milliye'ye karşı görünmelerinden doğmuştur. daha bir müddet meraklı safh alar arzederek devam etmiştir. her nasılsa İngilizlere inanmış. M.127 Bunlar da İngilizlerin. şahsiyet ve vatanseverliğini mümkün olduğu kadar göstermekten de geri kalmamıştır. İkinci ve Üçüncü Bölümlerde ele alınacak." 128 □ Lütfi Simavi de anılarında. Aynur Mısıroğlu: "Damat Ferit Paşa bu bildiride ifade edildiği gibi asla 'hain' değildir. "Vahidettin Efendinin Paraya Karşı Olan Aşırı Sevgisi" başlığı altında şöyle yazıyor: "Bir iş için Padişahın (Vahidettin) huzuruna çıktığım zaman orada Başkâtip Ali Fuat Bey ile Hazine-yi Hassa (Hanedan hazinesi) Genel Müdürü Refik Beyi buldum.40-42) □ İkincisi ise."125 (Sarıklı Mücahitler. an İngilizlerin zoruyla işbaşında tutmuştur. Sultan Vahidettin.Abdülhamid'in kızı Şadiye Osmanoğlu. Ferit Paşayı sadrazamlığa getirmiş bulunmaktan dolayı kınanamaz. elinden her türlü selahiyet ve iktidarı fiilen alınmış bir Hükümdar. M. böyle bir zor altında.□ Bu konudaki ilk tanık II.69) Mısıroğlu ailesine kalırsa. Bu traji-komik iddiayı uzatmanın bir anlamı yok. Ankara Hükümetini değil. Hanedan Meclisi de her şeyi bırakmış su çantasının bizim elimize geçmesine engel olacak birtakım itirazlar icat ediyordu. bilhassa başta geliyordu. s. M. Anılarında diyor ki: "[Babamın] Beylerbeyi Sarayında. çantanın dedikodusu mübalağalı şekilde sarayın hademelerine kadar kulaktan kulağa yayılmıştı." (Kuva-yı Milliye'nin Kadın Kahramanları.Kemal-İngiliz gizli anlaşması da. Çanta Beylerbeyi'nde mühürlü olarak bir iki ay kalmıştı. vefat ettiği odada bulunan eşyalar arasındaki (içi mücevher dolu] 'su çantasının' hikâyesi. Damat Ferit Paşa. Diğer taraftan. Damat Ferit Paşanın riyasetindeki hükümetin birçok icraatına icabında karşı çıkmak suretiyle. gerçek hilafına.

Çadırda yaşayan kabile ve aşiret reislerinin..H. Buna dair Hazine-yi Hassada elbet bir kayıt olmalıdır. eğer şimdi yanlış hatırlamıyorsam. Altıncı Mehmet bu kadarla da yetinmemiş. memleketten kaçarken.. onun kanuni mirasçılarına vermeyip kendi keyfince harcadığını.] verilmesi hem kanunun."129 Buna karşılık İ. babasından kendisine intikal eden her şeyi bile Hazine-yi Hümayun'a göndermiştir. efsanevi bir namus ve istikamet (doğruluk)eseridir. Bu müh im meziyetinin en büyük delili. o sırada oturduğu Yıldız Sarayında ve yanında bulunan musanna (sanat eseri) ve murassa (değerli taşlarla bezeli) bir altın çekmeceyi.Danişmend şöyle diyor: □ "Bu son Osmanlı Padişahının muhtelif taksiratı (kusurları) içinde para ve umumiyetle servet hırsından da bahsedilir.] Bu doğru değildir. devletin kendisine verdiği ödenekten biriktirilmiş paralarla meydana gelmişti.Mısıroğlu. resmi soruşturmayla sabit olmuştur. yeryüzünde misli pek az bulunabilecek kadar namusludur. şahsi miras olarak padişahtan padişaha geçen Hazine-yi Humayun'a (Saltanat hazinesine) katiyyen dokunmamış ve hatta öz babasına ait olan kıymetli eşyaya bile el sürmeyip hepsini millete bırakmış olmasında gösterilebilir. de bi an _8 . haremdeki kasanın anahtarlarının ağabeyinin ölümünden ancak bir hafta sonra bulunmasının kendisinde bazı kuşkular uyandırdığını bildirdi. şahsi (kişisel) mirası mahiyetinde. Vahideddin isteseydi bu usulü tatbik etmek suretiyle bütün Hazine-yi Hümayun'u beraberinde götürebilirdi. Onun mirasının oğullarına [. bununla birtakım saray eşyası ve sofra t akımları yaptırdığını büyük bir şaşkınlık içinde öğrendim. Altıncı Mehmet'in bırakıp gittiği muhteşem mücevherler içinde. emirlerindeki insanların her türlü mal ve mülküne sahip çıktıklarını bilirdim ama koskoca Osmanlı hanedanında. Sultan Vahidettin'in ağabeyinden kalan bu parayı.000'i altın ve kalanı banknot (kâğıt para) olarak 30. bilinmez bir sona gittiği halde. Kasalardan çıkan paranın miktarı..] Padişahlar resmen bir makbuz vermek suretiyle Hazine-yi Hümayun'daki her şeyi getirtip yanlarında alakoyabilirlerdi."130 Danişmend'in yaklaşımını paylaşan günümüz Vahidettincileri de şöyle yazıyorlar: □ "Sultan Vahideddin'in birçok meziyeti yanında bir de efsanevi dürüstlüğünü belirtmek icap eder. bunun üzerinde durmak istemiyorum. 3. hem şeriatın emrettiği açık bir gerçekti. hazine dairesine iade ettikten sonra firar ettiği (kaçtığı). babası Sultan Mecid'in murassa ve ortasında dikdörtgen şeklinde pırlanta büyük bir taş bulunan sorgucu da vardır." (K. [.. Bir zamanlar Altıncı Mehmet sözündeki 'altıncı' kelimesinden kinaye olarak altın seven adam manası çıkarılmak suretiyle itham edilmiştir. Halbuki gerçek. Memleketten pek haklı sebeblerle ayrılırken. buna benzer olayların geçeceğini aklıma bile getirmezdim. Birçok siyasi hatalarına karşılık. Dünyanın bütün kanunları baba malını evlada verdiği halde Sultan Vahidüddin'in bunları götürmeye tenezzül etmemesi. O böyle yapmadığı gibi yanındaki kıymetli eşyaları da oraya teslim edip daha evvel bunlar için verdiği makbuzu geri almak yolunu tutmuştur.nu.000 lira idi. malî ahlak bakımından Sultan Vahidüddin. Sultan Reşat'a ait bulunan bu para ve mücevhe rler. [. bugüne kadar yazılıp söylenenlerin tamamen aksinedir. Bunlara neden saygı gösterilmedi..

onlara kim bu hediyeleri verirdi? Binaenaleyh bu kıymet biçilmez eşyada benim kadar milletin de hakkı vardır. Halbuki Napolyon [kaçarken] yanındaki sandıklarda. 'Emanat. bugünün parasıyla (!) elli bin lira para ile gitmiştir. ecdadınıza ve hanedanınıza hediye edilen eşyadır. s. padişah yadigârları vb. şahsi malımızdır. makbuzunu getirterek yine Hazineye iade etmişti.. Saltanat Hazinesinde. Roma'dan altın mahfazayı Beytülmale (hazineye) ait olduğu için İstanbul'a geri iade etti (Ne Türkçe).11. Ben bu ih aneti kabul edemem.. 'Bu Gözler Neler Gördü?'.ı Mübareke' ile Yavuz Selim'den beri sıkı bir kayıt altına alınmış olan değerli eşyalar.H.Danişmend'in ifadesinin de.H."131 □ "[Vahideddin] tamamen Padişaha ait olan Hazine-yi Hassa'dan bir kuruş almadığı gibi baba yadigârı elmaslı bir sorguç ile altın bir çekmeceyi makbuz karşılığı bırakarak gitmiştir. Hazine-yi Hümayun'dan makbuz mukabilinde 'Kıyametname' adlı kitabı getirtmiş ve minyatürleri iki milyon değerinde olan eseri. bu yazarların gittikçe köpürterek yazdıkları yazıların da. Bunlar. hesabını kimseye vermekle mükellef olmadığımız.Bu Hazine kayıtsız şartsız milletin malıdır. devlet hazinesi demek olan Hazine-yi Birun. 18. Osmanlı devlet düzeni ve töresi ile zerre kadar ilgisi yoktur. Neden mi? Çünkü Osmanlı Devletinde iki hazine vardı: Biri. Son anda yolda okumak için istediği Kuran-ı Kerim'in altın bir mahfaza içinde olduğunu öğrenince. kişisel malı olarak anlatıyor ve buna uygun sonuçlar çıkarıyor." (N." 133 Padişah. saltanat hazinesi. Eskiden para da bulunurmuş. Tarihçi Ubucini diyor ki: ". Öteki yazarlar da bu ifadeye kapılıp coşmuşlar. Bu hazine.Danişmend'in ve öteki Vahidettinci yazarların söz konusu ettikleri Hazine-yi Enderun yani iç hazine. padişahlara gelen armağanlar. Hami Danişmend. Hiç olmazsa bunu bir ihtiyat olarak yanınızda alıkoymanız doğru değil midir?' [ dediler. Padişahın babadan kalma. vardır.Cevat Ulunay. Geri yollamak istediğiniz kitabın iki. bazı eşyayı ancak geçici olarak ve makbuz karşılığı saraya aldıra- de bi an _8 . İ.' " (R. belki de üç milyona alıcısı hazırdır. Yeni İstiklal gazetesi. İ.Nazif Tepedelenlioğlu. ötekuse İ."132 □ "[Vahidüddin Han] Malaya zırhlısına binerken eşsiz devlet hazinesinden bir kıl dahi almamak soyluluğunu göstermişti. Oysa.Osmanoğulları'nın Dramı. O zaman yakınları. 'Padişahım! Hazine-yi Hümayununuzdaki bütün eşya. Bir padişahın bu hazineyi dilediği gibi kullanma yetkisi yoktur. Milyonları bile götürmesi işten değilken. bu hazinenin sadece mutemedidir (güvenilir koruyucusu).] Sultan Vahdeddin şu cevabı verdi: 'Haklısınız. Tercüman gazetesi.11. Saray Hazinesinden çaldığı dört buçuk milyon altın vardı. Hazine-yi Humayun'daki her şeyi. Hüküm süren Sultan. savaş ganimetleri. 95) □ "Sultan Vahideddin İstanbul'dan çıkmadan evvel. yani dış hazine.1969) □ "Giderken Hazine'den hemen hemen kendine ait eşyalar dışında hiçbir şey almadı.H. saltanat makamına aittir.Danişmend'in ve izleyicilerinin iddia ettikleri gibi Padişaha değil. Hükümdarlar tarafından.1966) Görülüyor ki İ. 30. Bunlar sizin malınızdır. Fakat ecdadım bu milletin hükümdarları olmasalardı.

1918 Temmuzundan 1922 yılı Kasım ayına kadar 51 ay tahtta kaldığına göre devletten. Ağabeyi Sultan Reşat'ın aylık ödeneği 20. Her şey kayda geçer. hem Vahidettin'e saygısızlıktır.Z. Samiha Ayverdi. Vahidettin istese. Kapı yüzlerce yıllık töre gereği Yavuz Sultan Selim'in mührüyle mühürlenir. bozulmaz töre gereğidir.140 H. söz konusu nesneleri birlikte götüremez miydi? K. s. çok zengindi. Oysa son zamanlardaki en müsrif padişahlar bile içten ve dıştan borç almış ama bu hazinedeki değerlere el uzatmamışlardır. saltanat mülklerinden gelir gelip gelmediğini. "Milyonları bile götürmesi işten değildi" gibi dayanaksız ve yavan cümleler.Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi koca Hazine'nin tümünü değilse de.138 Zaten Hazine-yi Hümayundan bir şeyler alıp götürmesi de gereksizdi.137 Ama o zaman ona da -Napolyon gibi.000 İngiliz lirası'143 aldığını ileri sürüyorlar. hesabını kimseye vermekle mükellef olmadığımız şahsi malımızdır" demiş olsun? Besbelli ki Refi Cevat Ulunay uyduruyor. geçici olarak yanında bulunan ve Hazine-yi Hümayun'a ait olan altın çekmeceyi.020.139 Buna ek olarak saltanat mülklerinden gelen gelirler de vardır. Ancak -ödenek ve mülklerle ilgili işlemleri yapan. anlaşılan aile içi para ilişkilerinde zayıf ama töreye karşı dikkatli. pahada ağır bazı şeyleri pekâlâ götürebilirdi. "Hazineye dokunmamış". Durum bu iken. pek müreffeh ve pek muntazam bir saray hayatına yetti. hem Osmanlı gerçeğine. • İstanbul'dan ne kadar para ile ayrıldı? Bu konusundaki iddialar çeşitli. 500 yıllık saltanat ve devlet töresinin cahili mi ki "Bunlar. Çünkü ihtiyacı yoktu. Vahidettin. Göztepe '35.134 Kısacası bu hazine. Kızı Sabiha Sultan. Bu geliri yok saysak bile Vahidettin'in aylık ödeneği. Topkapı Sarayı'nda duruyor!136 Bu yüzden Vahidettin'in.135 Öyle olmasa bu görkemli hazineden geriye bir efsane kalırdı. "İstese bütün Hazine-yi Hümayun'u beraberinde götürebilirdi". yükte hafif.000 altın (yaklaşık 40 tri lyon lira) ödenek almış demektir. Kur'an mahfazasını geri vermesi doğal bir olaydır.hırsız denilirdi.bilir. ötekiler de gözü kapalı inanıyor.M. gelmişse miktarını bilmiyoruz.000 altın'. toplam 1.142 T. Bu değişmez töre sayesindedir ki 500 yıllık Hazine-yi Hümayun. Kıyametname'yi. her padişahın dilediği gibi kullanabileceği bir baba mirası değil. "Babasının elmaslı sorgucunu almamış". 'küçük bir cep harçlığı' ile ay- de bi an _8 .Uşaklıgil özetle şöyle diyor: "Sultan Reşat'a verilen aylık ödenek ve bu mülklerden gelen gelirler birleşince.141 Refi Cevat Ulunay '20.181) Tabii Vahidettin'e de aynı ödenek verilmiştir. yanında kâğıt para '50 bin' lira.Hazine-yi Hassa Genel Müdürlüğünün kayıtları yayımlanmadığı için mütarekeden sonra. Hazine odalarına giriş çıkış bile çok ayrıntılı kurallara bağlanmıştır. Vahidettin. bugünün (1995 Temmuz) parasıyla (1 Reşat altını = 4 milyon lira) en azından 80 milyar lira tutuyor. Peki." (Saray ve Ötesi.000 altındır. saltanata ait bir müze-hazinedir.

Çoğu da inandırıcı değil. bir İngiliz bankasındaki hesabında da 20. TBMM'nde. bir beyanname ile olsun. düşman bu propagandayı yaparken o.Dönem Zabıt Ceridesi. Saltanatın kaldırılması ve Vahidettin'in hain ilan edilmesi 30 Ekim 1922 Pazartesi günü. 50. San Remo'daki villada yaşayan 40 kişinin yiyip içmesi. ilerde de tanık olacağız. Vahdettin‘in kullandığı gurbet parası 140 milyarı geçiyor. saltanat ve İstanbul hükümetleri hakkındaki kanı ve düşüncelerini özetle ve sadeleştirerek aktaracağım. Zaten buna yakın bir parası olmasa. üç buçuk yılda nasıl bitti? Bunun cevabını San Remo'da yaşanan gösterişli hayatı görünce bulacağız. Tevfik Paşa 'Ankara ile Bab-ı Ali arasında hakiki bir ikilik yoktur' diyor. yaver Zeki'nin lükse ve kumara harcadıkları. R. Evet canidir! Çünkü bunca kıyım yapan Yunan ordusu. bir el çantası ve bir kişi taşıyabilir mi? Bu tür hesapsız iddialara. 'Y unan ordusu neden Halife ordusu oluyormuş?' demek cesaretini gösteremedi. ilerde ayrıntısını göreceğimiz desteklerini de eklersek. • Vahidettin'in cesareti. Vahidettin. bu bölümün 9.Cevat Ulunay 20-000 altın diyor ki 152 kilo eder. temsilcilerini İstanbul'a değil. 'Vahidettin'in yanında 3.3.144 Tütüncübaşı Şükrü ise. Üçüncü Bölümde ele alınacak.000 altın' bulunduğunu açıklamaktadır. Bu bile bugünün (1995) parasıyla 92 milyar lira eder. Vahidettin'in yanında ve hesabında 23. 25 kişilik hizmetli kadrosunun aylığı.145 Biri ötekini tutmayan ifadeler. Erzurum): "Türkiye halkı geçmişteki sisteme isyan etmiştir. Evet yalnız Bolu hadisesi de bi an rıldığını yazıyor. Durumu görmüş. o tantanalı sürgün hayatı yaşanamazdı. Meclis Başkanlığına resmi olarak yazdığı iki yazı. paragrafında. Tevfik Paşa makam-ı hilafetten bahsediyor! Makam-ı hilafet nerede? Vahidettin. 40 odalı köşkün kirası. din bilginleridir). son sadrazam Tevfik Paşanın M. Tütüncübaşı Şükrü Beyin verdiği oldukça makul bilgiyi esas alırsak.272) Hüseyin Avni (Ulaş. Antalya): "O tahtta oturan kimsenin (Vahidettin) cani olduğunu bilemiyorduk.Reşat Paşa tarafından taşındığı ve 'Sultan Vahdeddin'in bütün nakdî servetini (parasını) ihtiva ettiği söylenen bir el çantasına'147 152 kilo altın sığar mı? 152 kilo ağırlığı. Ama bu kadar para. genel görüşme konusu olur. Ankara'ya göndermiştir!149 Milletin aleyhinde hareket eden bu kişiler haindir!" (I. _8 .Kemal Paşaya özel.146 Dr. 24.000 altın. O gün konuşan milletvekillerinin (Efendi ve Hoca diye anılacak olanlar. Yanına aldığı paranın miktarı hakkında Vahidettin bir açıklama yapmamış148 tır. Rasih Hoca (Kaplan. Kurtuluş Savaşı ile ilişkisi ise. bacağı kırılsaydı da saltanat şûrasında Sevres Andlaşmasını kabul için ayağa kalkmasaydı. İslam alemi kör değil.000 lira kâğıt para ya da küçük bir cep harçlığı ile karşılanamaz. Vahidettin'in bazı maceracılara yardım için verdiği paralar. kendini yıllarca Halife ordusu diye tanıttı. s.000 altın bulunuyor. C. Buna Mediha Sultan ile Kral Hüseyin'in.

s. Gasp edilen hakkımızı geri almak ve yaşamaya layık bir millet olduğumuzu dünyaya ispat etmek için toplandık. bunun İslam aleminde büyük etki yapacağını' yazıyor. İstiklal Savaşının başlangıcında.g.281.280)150 Hacı İlyas Sami Efendi (Muş): "İslamın hayatına. Sevres Andlaşmasının üzerinde duruyor. bütün gazilerimiz. İsyan etmedik." (a. malikâne gibi zorla gasbedilmesi sonucu kullanılan cinayet mühürüdür.Karabekir Paşa (Edirne): "Kötü ruhlar (asli: ervah-ı habise) gibi karşımıza çıkan bu adamlar. bacakları kopmuş kardeşlerimiz. memleketi alt üst edecek bir hale düşürecek yasa dışı sıfatlar takınmalarına. Bir an önce. vicdandan yoksun birtakım insanlar. bu adamları lanetliyorlar. doğuda İslam.278) K.e.. milletimizi şu alçağın (aslı: leîmin) adıyla kirletmemek için buna bir son verelim. Müthiş bir esirlik çemberi altında olduğu için bu Padişahın böyle haince hareket ettiğini sanacak arkadaşlar bulunur. gerek Irak'ta sürekli İslam askerleri ile savaşmak zorunda kaldım. İstiklal Muharebesini yaparken ve İstanbul aleyhimize bir cihat fetvası çıkarmış iken. Genel Savaşta cihad ilan edilmiş iken." (a. 282) Müfit Efendi (Kurutluoğlu.g.e. Kırşehir): "İstanbul'dakiler bizi onlara karşı isyan etmiş olarak ilan ettiler... mescitlerimizi. bize karşı silah kullansınlar diye kandıranlar. hatta benim birliklerimin. esirliğin gereği değil. İstanbul'da oturan bir küçük zümredir. Yozgat hadiseleri sesleri) Sevres'i imza eden Bab-ı Ali değil mi? Tevfik Paşa sadrazam sıfatını kullanmak için hangi mühürü kullanıyor? O mührü kimden almıştır? (Vahidettin'den sesleri) O mühür benim memleketimin. üç yıl önce TBMM'ni toplayarak kararını vermiştir: Hakimiyet milletindir.g.275) Rıza Nur (Sinop): "Türk milleti. TBMM hiçbir zaman fırsat vermeyecektir. Kendilerine verilecek cevap.274. bütün İslam muhitinin mukaddesatına kayıtsız kalan Vahidettin'e biat ettiği için sağ elime nefretle bakıyorum." (a. s. Bu hareket. kendi şahsım adına ve kumandan olarak söylüyorum. Bütün şehitlerimiz. yerine genç ve milli bir Türkiye devleti kurulmuştur ve bütün hakimiyet ondadır.. Anadolu milletine uzatmış ve İstanbul hükümetini lanetlemiştir. Bunlar idrakten. İstiklal Mahkemesi ile bu adamlara gereken işlemi yapalım. İslam kardeşlerimizi. karargâhımın içine kadar Ferit Paşa melunu zehirli mektuplar göndermemiş olsaydı. TBMM' nin kesin emriyle ve ilk fırsatta. s. O mühür milletin idam kararını mühürledi. doğudaki en uzak köşelere kadar fesat ellerini sal-masalardı. hakkımızı istiyorduk. ellerini bize. saltanat cinayetlerine kadar kapı açmalarına.. zavallı mabetlerimizi. vatana ihanet suçu işlediklerini bildirmektir!" de bi an _8 .. Tevfik Paşa. O halde Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış. 'eğer Bab-ı Âli barış konferansına gitmezse. kişiliğinin sonucudur. Hilafet perdesi altında.g. Konya hadisesi vardır. Halbuki bugün." (a.(isyanı). (Gülmeler.e. s. ayakları. gerek Çanakkale'de. bu şerefli günlere iki yıl önce kavuşurduk.e.

s. (306 sayılı karar.e.e. şaşkınlığa uğramış bulunuyoruz. 285) Ali Fuat Paşa (Cebesoy. İstanbul'da düşmanlar ile işbirliği yapmış olanların. besmele ile taşlanmasını" önerir. Türkiye'de Büyük Millet Meclisi ve onun hükümet ve ordularını oluşturarak. yaşa sesleri) Önce bu kişiyi tahtından indirelim!" (a. bir anayasa çıkararak.291. (s.g. Hal böyleyken. resmi tarihçilerin ya da 'devrim kalemşörlerinin' bir iddiası. "Padişah ve İstanbul hükümeti hakkında koğuşturma yapılmasına" da karar verecektir..e.289)151 TBMM o gün. 292) Saltanatın kaldırılması hakkında Rıza Nur'un yazdığı önerinin gerekçesinde. s. s. Saray ve Bab-ı Âli'nin hainliğini gördüğü zaman. sonunda tarihe karışmış bulunduğu bir anda.g.e. aralarında H. vermiştir..315) 152 Görülüyor ki Vahidettin'in hainliği. Kurtuluş Savâşı'nın kısa bir özeti yapılıyor. "İstanbul hükümetinin. bu görüşmelerin ışığında. dış düşmanlar. Türk milleti.. Saray ve Bab-ı Âli'nin (hükümetin) bilgisizliği ve akılsızlığı yüzünden devlet.294) Diyarbakır milletvekili Hacı Şükrü Efendi. hem dış düşmanlarına karşı ayaklanmış ve hem de o düşmanlarla birleşip millet aleyhine harekete gelmiş olan Saray ve Bab-ı Âli'ye karşı mücadeleye atılarak.313) Saltanatın kaldırılması hakkındaki iki maddelik karar. 1/2 Kasım 1922 gecesi kesinleşir.286) Nusret Efendi (Erzurum): "Bab-ı Âli ve Saray ölmüştür.. Bence düşmanların da sonuncusu (Vahidettin) bugün halledilmelidir!" (a.. Anadolu'da. milli varlığın ruh ve manasına aykırı olan yazısına cevap bile verilmemesini" ister. Bir bölümünü sadeleştirerek aktarıy orum: "Birkaç yüzyıldır. (a. Bu karar kaldırılabilir mi? Nasıl kaldırılabilir? Sonra neler olur? İşte size üç ilginç bulmaca! de bi an _8 . (Bravo. yakıştırması. s. hâlâ saltanat ve Osmanlı ailesinin haklarından söz etmelerini görmekle. onun birinci maddesiyle egemenliği Padişahtan alıp doğrudan millete. Saray ve Babı Âli ile fiilen ve silahla ve bilinen çetin zorluklar ve acı yoksunluklar içinde savaşıma girişmiş ve bugünkü kurtuluş gününe ulaşmıştır.g. s.Avni ve Ziya Hur-şit'in de bulunduğu 14 kişi de. Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve gerçek sahibi olan Türk milleti. büyük felaketler içinde korkunç biçimde çalkandıktan sonra.g.(a.e. "İstanbul hükümetinin ve Vahidettin'in. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararıdır. s.284..g. Ankara): "Hâlâ İstanbul entrikası son bulmuyor. iftirası filan değil.." (a.. (Karar sayısı 308) Karara sadece bir milletvekili muhalif kal-mıştır..

Esasen bir gün önce de TBMM." (Hilafet. İstanbul'da yakalanıp zorla İzmit'e götürülmüş ve orada Nurettin Paşanın emriyle askerlere linç ettirilmiş? Saraya her gün Sultan Vahideddin için iyi düşünülmediğini gösteren haberler gelmekteydi. Fransız Büyük İnkılabı olaylarını taklit. Vahdettin'in de öyle asılacağında şüphe yoktur" yolundaki sözlerini son derece korkmuş ve."156 (Osmanoğulları'nın Dramı. Asla İngiliz emellerine alet olmamak şartıyla bu mevzuda onları vazifeye davet etmek hakkıdır. s.Mücahitler. Vahidettin'in İstanbul'dan ayrılmasının sebepleri □ Önce."153 Vahidettinci yazarların154 görüşleri de şöyle: □ K.158 Bu durumda kendisini emniyette hissetmeyen [.] Padişah vatanından ayrılmak mecburiyetinde kalmıştır. s. Gündüzleri meydanda toplanıyor. Bu vaziyette ne yapmalı? Ya memlekette kalıp başına gelecekleri tevekkül ve teslimiyetle beklemek yahut sultanlık vasfını kaybetmiş ve adi bir fert düzeyine inmiş insan sıfatıyla vatan dışına göçmek. onu vatan hainliği ile suçlayan bir karar almıştı. cumhuriyet kurmak için kararlı idiler. Halife sıfatıyla alaka isteyebileceği tek devlet İngiltere'dir. Halife sıfatıyla hakarete uğramak istemeyen Padişah.. Hatta tramvaylara tebeşirle 'Kahrolsun Sultan Vahideâdin!' diye yazılmıştı.274)159 □ Mısıroğlu.) "Halk zafer sarhoşluğu içindeydi.Mısıroğlu'na göre: "Sultan Vahidettin'i son derece düşündüren ve endişelendiren bir hadise oldu. Bazı kimseler. saltanatı yüzüstü bırakıp kaçmanın. Bunlar. akşamları fener alayları tertip ediyordu. ayrılış sebebi olarak.157 Araya karışan bazı kötü maksatlılar. dünyanın gözünde gayet ağır ve namus kırıcı bir hareket olduğunu düşünemez ve vaktiyle Sultan Cem ve Mustafa'nın acı sonunu bilmez bir kimse değildi.4. Sultan Vahideddin hakkında da ileri geri konuşuyorlardı.dinleyelim. Uzun nefs muhasebe ve murakabelerinden sonra kararını veriyor: Vatanı terk edecektir. Eski devrin önde gelen Nazırlarından (bakanlarından) olup Milli Mücadele'ye karşı yazılar yazan Ali Kemal Bey.Fazıl Kısakürek: "Önünde [. s.102 vd.94)160 □ N. doğup büyüdüğü ve hükümdarı olduğu vatandan (17 Kasım 1922 günü) ayrılmak zorunda kalmıştır. de bi an _8 .. "Vahidettin. aynı şeyin Vahidüddin'e de yapılacağını ilan etmiştir. bir başka yerde de şöyle diyor: "Hanedana hakaret edilmesini önlemek amacıyla.. O zamanlar İslam kitlelerinin büyük kısmı İngiliz idaresinde olduğuna göre. can kaygısına düşmüştü. heyecanlı nutuklar veriyor. etmekte oldukları "O zaman Fransız hükümdarı ihtilalciler tarafından nasıl idam edildi ise. 'Asılacağı' sözü halk arasında konuşulmaya başlamıştı.] İzmit'e götürülüp parça parça edilmiş Ali Kemal misali vardır ve onu bu hale getiren Nurettin Paşa. Fakat onun bir de Halifelik sıfatı var ki yüz milyonlarca Müslümana şamil bulunmakta ve bu bakımdan mahalli (yerel) kararların üstünde bir mahiyet arz etmekte.. Vahidettin'in son Başkâtibi Rıfat Beyi." (S.

O da Vahidettin'den gizli olarak İnebolu'ya gelir. hakikaten vardı. s.94) Yani Halife-Sultan. Acaba İngilizler. hem de yoktu. son derece vatansever ve hamiyetli bir kimse olmasına rağmen.195) [Ayrıntıları Üçüncü Bölüme bırakarak. (Jeschke. Padişahın memleketi kendi arzusu ile terk etmek çaresizliğinde kaldığını.94) Az önce TBMM'nin verdiği karardan söz eden kendisi değil miydi? Artık herhangi bir kişinin girişimi söz konusu olabilir mi? Vahidettin'in de TBMM'ne karşı direnebileceği düşünülemez. s. hatta Milli Mücadele'ye iştirak için gönderdiği Şehzadelerin geri çevrilmiş bulunması gibi sebeblerin onu. Vahidettin ikisini de reddetmiştir. Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. Hemen kıymet ölçümüzü belirtmek için kaydedelim ki Vahidüddin'in asil kalbinde.] □ K. İngiliz Belgeleri.Mısıroğlu. 197) □ Mediha Sultanın oğlu Sami Beyin çocuklarından Rükneddin Bey. 'Kal ve gerekirse öl!' diyemiyor." (S. gerek fikirlerine itimat etmek gafletinde bulunduğu Ferit Paşanın hatalı kışkırtmalarının.161-162) Anadolu'ya geçen bir tek Şehzade var: Ömer Faruk. Diyelim ki Vahidettin'in gözü bunu isteyecek kadar karardı.Mücahitler. Fakat bunlar. kaş yapayım derken. Vahidettin'in kaçış sebeplerini şöyle açıklamış: "Rükneddin Sami Bey. Mücahitler. Vahidettin iyi niyetini belirtecek herhangi bir davranışta bulunmamıştır ki sert ve olumsuz bir karşılık gelmiş olsun! Tersine Ankara. bu bakımdan tehlike de vardı. Vahidettin'in kaçmasını içine sindirememiş olacak ki başka sebepler de ileri sürerek haklılığını pekiştirmeye çalışıyor ama olayı da doğal yatağından taşırıyor: "Acaba Sultan Vahideddin'in vatandan ayrılmasını gerektirecek ölçüde hayatına karşı ciddi bir tehlike var mıydı? Doğrusunu isterseniz hem vardı. bunu olsun kabule mecbur değiller midir?" (S. s. Vahdettin için muzaffer Türklerle İstanbul içinde dövüşmeyi göze alırlar de bi an _8 . tahtında kalmak için işgalci İngiliz kuvvetleri ile vatanı kurtarmış Türk ordusunu çarpıştıracak! Mısıroğlu. 3. bu hazin karara sevketmiş olduğunu söylemiştir. Ama K.C.. s. gerek gösterdiği bütün iyi niyetlerine Anadolu'dan sert ve menfi (olumsuz) karşılık gelmiş olmasının. Bakın.Mısıroğlu düşünüyor. bu kadar büyük bir şecaat (kahramanlık) ve ulviyete (büyüklüğe) yer yoktur." (Vahidüddin. göz çıkarıyor. Anadolu'dan sert ve olumsuz karşılık geldiği doğru değildir." (Aktaran S.İçinden bir ses.Ayverdi. Yani Vahidettin'in Milli Mücadele'ye katılmak için Şehzadeler yolladığı iddiası da gerçeğe aykırıdır. Bu şehzadenin anılarını da Üçüncü Bölümde aktaracağım. Vahidettin nasıl direnebilirmiş: "İstanbul'da kalıp Ankara hükümetine karşı söz gelimi. iki kere Vahidettin'e TBMM'ni tanımasını teklif etmiş. Onun şahsı ve tahtından başka bir şey düşünmediğini söyleyip yazanlar. s. İngilizlerin desteği ile fiili mücadeleye girişebilirdi. Şöyle ki ona fenalık yapmak isteyen kimseler. böyle bir emeli gerçekleştirebilirler miydi? İşte burası çok şüphelidir. iki hususu şimdiden açıklamak doğru olacak: Vahidettin'in gösterdiği bütün iyi niyetlere.

suret-i haktan görünerek Padişahı bu harekete (kaçmaya) sevk için çok mahirane (ustaca) bir rol oynadılar. de bi an _8 . bu kimseler de masonlardan seçilmişti. böylesi dayanaksız iddialarına. alacak durumda mıydılar?161 Alsalar. bu iddiasını daha da genişleterek şöyle devam ediyor: "Reşat Paşa. Muhbirler ise Padişahın itimadını kazanmış resmi şahıslardı. hem de İngilizler hesabına sultanı belli doğrultulara sevk etmeye memurdu. bu boş varsayımları ve yersiz yorumları bir yana bırakıp Mısıroğlu'nun yeni bir iddiasını dinleyelim: "Fakat hadiseyi hem saraydaki. Bir kısmı sarayda.mıydı. Mesela Padişah adına General Harington'la bu meseleyi görüşen Miralay (Albay) Fahri (Engin) Bey. yüzbaşı. 276) Yazar böyle diyor ama hiçbir dediğini kanıtlamıyor." (s. [. bir ipucu bile vermiyor. hem Ankara'daki adamları (!) vasıtasıyla başından beri çok mükemmel bir surette planlayan İngiliz entelicansı (gizli servisi).151. Meşhur Kuva-yı İnzibatiye Kumandanı Süleyman Şefik Paşa da onlardandı. s. ilerde çok rastlayacağız. Alternatif tarih yazıcılarının. Vahidettin'in 'en yakını değil. Mason olmasına rağmen yine de asgari bir vicdan sahibiymiş ki San Remo'da.162 Her gün saraya yeni bir ihbar yapılıyor ve Padişah'ın bir suikasde uğrayacağı bildiriliyordu.164 Reşat Paşanın kendisinden af dileyen bu mektubu.Kemal'in casuslarından biri idi. bütün konuştuklarını akrabası Niyazi Bey vasıtasıyla [Ankara'nın temsilcisi] Refet Paşaya saati saatine bildirmiştir. sonuç ne olurdu acaba? İyisi mi. O derece ki gurbete bile kendisiyle birlikte çıkmış ve ondan ölünceye kadar ayrılmamıştı.95) □ K. bir kısmı Ankara'da bulunan (!) ve İngiliz entelicansı ile irtibatta (bağlantıda) olan bu adamlar. Bu haberlerin asıl kaynağı İngiliz entelicansı idi. s. Mesela vefatına kadar Sultan Vahideddin'in yanından ayrılmayan hususi doktoru Reşat Paşa bunlardan biri idi.Mücahitler. Padişaha 'onu aldatıp ihanet ettiği' yolunda bir mektup yazıp bırakarak intihar etmiştir." (Hilafet. verdiklere sözlere ve tarih metodu hakkındaki açıklamalarına rağmen." (S. Vahideddin'in tehlikeyi ciddi kabul etmesini gerektiren bir hava ihdas etmişti (yaratmıştı). Ankara ve M. Üstelik bu görevinden memnun da değil. ayrılmak için daha önce başvurduğunu açıklıyor. yine böyle kesin bir ifade ile ne diyor: □ "İstanbul'daki işgal kuvvetleri ve özellikle İngilizler ile Ankara'nın mümessilliğini yapan şahıslar. diğer bir çok vesaikle (belgeyle) birlikte Sultan Vahideddin merhum tarafından zembille şömineye atılıp yakılmıştır. Kısacası aklına va gönlüne göre bir senaryo yazıyor.94. Sarıklı Mücahitler kitabında. Sultan Vahideddin merhuma karşı oynanan bu oyunu [İstanbul'dan uzaklaştırma] birlikte planlamışlardı.Mısıroğlu bir başka kitabında. Hem masondu.. Yakınlarından bizzat dinlediğimize göre.163 İngilizler o zaman Yahudilikle çok haşır neşir olduklarından. aynı yazar. sadece sarayda görevli deniz yaveri.276) Doğrular: Fahri Engin o tarihte albay değil. Bakınız.] Miralay Fahri Bey güya Sultan Vahidettin merhumun en yakınlarındandı.

tarih sır asıyla şöyle: □ Erzurum Kongresi sürerken Damat Ferit 30.C.169 □ R. • Askerlik hayatı ortada olan Amiral Fahri Engin hakkında bile.. Cumhuriyet döneminde Donanma Komutanı olmuş. s. İngilizlere sığınmasına ve İstanbul'dan ayrılmasına.Daha. Bu konunun başlıca evreleri. Kendisini [güvenli bir yere] götürüp götürmeyeceklerini. Vahidettin'in istememesine rağmen. götüreceklerse Mısır'a mı. 3.385 vd. .. Kurtuluş Savaşı'na karşı olanlar dalga dalga. şahsını korumak. gerçekten akrabası Niyazi Bey aracılığıyla Refet Paşaya göndermiştir. Ayrılış hazırlıkları Son İstanbul hükümeti. Çünkü çok öncesi var. Kıbrıs'a mı götüreceklerini sorar.165 amiralliğe kadar yükselmiştir. geçici olarak. Fahri Engin hakkındaki bilgilerin tümü gerçeğe aykırı.5.168 6 Kasım 1922 günü Ali Kemal'in milliyetçilerce tutuklandığı haberi İstanbul'da bomba gibi patlar.166 Meraklısı için Amiral Fahri Engin'in bu konuda yaptığı geniş açıklamanın adresini veriyorum: Yakın Tarihimiz.1919 da İngiliz Yüksek Ko- de bi an _8 Yazarın iddia ettiği gibi Vahidettin'le gurbete de birlikte çıkmamıştır.191) Vahidettin 6 Kasım 1922 günü. Yani bu ayrıntı dışında.. 'Britanya makamlarının. hayatlarının korunması için İngilizlerden defalarca güvence istemiş ve almışlardır. yakın bir tehlike vukuunda. Rumbold.. Vahidettin'e önceden güvence vermişlerdir. İngilizler ile Ankara temsilcilerinin ortak oyunu sebep olmuş değildir. Yazının tek doğru noktası ise şu: Fahri Engin bu tek konuşma hakkındaki raporunu. bir müddet Padişah. gerçeğin bu kadar uzağına düşen yazarın. (3) Harington'la yaptığı konuşmaları Refet Paşaya saati saatine intikai ettirmiş olduğu da yanlış. çünkü Harington'la sürekli değil. İngiliz Elçiliğine koşup sığınmaya başlarlar.' 170 Görülüyor ki İngilizler. Mısır'a gitmesinin imkânsız olduğunu.. dolayısıyla ölünceye kadar Vahidettin'den ayrılmamış olduğu da bütünüyle gerçeğe aykırı. dostluk) kazanmak istedi. s. barış görüşmelerine katılacakları için ve-daya gelen İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold ile Baştercüman Ryan'ı kabul eder ve uzun görüşmenin sonunda. İstanbul'da kalmış. Padişahlardan hiçbirisi bu derece sefalet ve hakarete düştükten sonra. nedense başka bir elçiliğe değil de. Çünkü Vahidettin ve Damat Ferit. Fakat halk tamamiyle kayıtsız kaldı. 4 Kasımda istifa eder. yine mevkiini muhafazaya çalışmamıştı.Tevfik diyor ki: ". için her şeyi yapacaklarına dair 1920'de yaptıkları vaadi (sözü) hatırlatır. Harington'un daveti ve Padişahın izniyle yalnız bir kere konuşuyor. Halk galeyan halindedir.7.167 yerli ve yabancı basın Vahidettin aleyhinde haberlerle doludur." (Biraz da Ben Konuşayım. Aşağıda okuyacaksınız. İstanbul'da kaldı ve arabasıyla şehri dolaşmak suretiyle teveccüh (ilgi. 10-15 kişiyle her yere gidebileceğini söyler. öteki kanıtsız iddiaları nasıl ciddiye alınabilir? Vahidettin'in.

174 Amiral de Robeck "Sultan'ın. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Tahttan çekilmesi halinde Padişahın yurt dışına çıkmasına İngiltere'nin yardım edeceği fakat tahttan çekilmemesi için ısrar edilmesi. Padişahın ve yakınlarının kişisel güvenliğinden kaygı duyduğu. Yeni Yüksek Komiser Rumbold'dan Lord Curzon'a: "."177 □ 4..176 □ 1." 178 □ 6.175 □ Vahidettin 1920 yılı başında da.. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a..1919'da.1919'da Londra'ya duyurur. tahttan indirilmesine ve belki öldürülmesine yol açmaktan korktuğu için müttefiklerin desteğine güvenip güvenemeyeceğini" öğrenmek ister.miserliği Siyasi Müşaviri Tom B. 1920. "geniş ölçüde eyleme geçerse bir ihtilali tahrik edip hiçbir yarar sağlanamadan.. Hohler.10. çok gizli: "İngiliz Yüksek Komiserliğince Damat Ferit Paşaya şu yolda bir mesaj gönd erilmesi düşünülmektedir: İstifadan sonra memleketi terk etmek isterse Ferit Paş aya yardım edileceği. Sizce.171 □ Yüksek Komiser Amiral Calthorpe bu görüşmeyi 31." 180 □ 7 Eylül 1922 (Türk birlikleri İzmir ve Bursa önünde). İngiltere'nin."İngilizlerin istediği her bir kişinin tutuklanıp cezalandırılmasını sağlamaya hazır olduğunu" bildirir.173 □ Damat Ferit. Rumbold'dan Harington'a: "Padişah İstanbul'dan ay- de bi an _8 ... dolayısıyla kendilerine her türlü saygının gösteri lmesi.1921.12. Amiral de Robeck'in Lord Curzon'a yolladığı yazının özeti: "Ferit Paşanın. onlara dokunulmaması ve güvenliklerinin korunması için tedbir alınması gerektiğini" bildirir.1919'da.7. ancak talimat gelene kadar gerekirse meselenin lehlerine mütalaa edileceği (düşünüleceği) cevabını verir. Tahttan mutlaka çekilmek isterse Padişahın Türkiye dışına çıkmasına yardım edileceği.Padişah güvence altındadır.. Ne var ki. milliyetçilerin iktidara gelmeleri halinde kendisinin.Hohler'den." 179 □ 10. Sivas Kongre'sinin sona ermesinden sonra ve istifa etmeden önce. kendisinin ve adamlarının selametini sağlayacak her türlü tedbirin alınacağı" hakkında güvence verir. Yüksek Komiserliğe. "Padişahla kendisinin ve taraftarlarının hayat ve özgürlüklerinin güvenlik altına alınmasını" bir daha rica eder. "Lüzumu halinde Padişahla kendisinin güvenliklerinin İngilizler tarafından korunup korun-mayacağını" sorar. memlekette kalırsa kendisinin ve Padişahın korunmalarına çalışılacağı.8. bir İngiliz aracılığıyla Yüksek Komiser Calthorpe'a.1920. Padişah için hangi geminin ayrılması uygun görülür?" 181 □ 11 Eylül 1922.1920.. 29. "Her ikisinin de mütareke şartlarına uyarak bunları uygulamak yönünde ellerinden geleni yaptıklarını..10.9.172 □ İngiliz Dışişleri Bakanlığı 18.10. Padişahı ve Ferit'i koruyacağı yolunda bir vaatte bulunabilmesi için yetki verilmesi. bu hususta Londra'nın talimatına ihtiyaç olduğu.. General Haring ton'dan Rumbold'a: "Padişahın korunması için alınacak önlemler konusuna dikkatinizi çekerim.. "Padişah ve Damat Ferit'in kişisel güvenlikleri konusunda gerekli önlemlerin alınmasını" onaylar. bu defa yeni Yüksek Komiser Amiral de Robeck'ten....

182 Aralarındaki gizli yazışmalardan da anlaşılıyor ki Vahidettin'in kaçması iç)n İngilizler. Vahidettin'in Harington'a şöyle bir mektupla başvurduğunu iddia ediyor: "Son olaylar üzerine hürriyet ve hayatımı tehlikede görmekteyim.' [. üzgün. Sonunda hiçbir şey söylemedi. Arkasında robdöşambr vardı.rılmak isterse. Durum düzelince memlekete dönerler. Malaya gemimizle Malta'ya nakledebiliriz. 13 Kasımda Vahidettin'in bilgisi ve izniyle İngilizce bildiği için kendisini çağırtır. [. s.Bir çarşamba günü [15 Kasım] yemekte iken Sultanın yaverinin geldiğini bildirdiler. Çünkü Vahidettin'in Harington'a yolladığı yazının de bi an _8 .. kendisini. Bu yaverin Mızıka Komutanı olduğunu öğrendim. sizinle ve buradaki Deniz Kuvvetleri Komutanımızla görüşeceğim.] Vahidettin bu ara M. Sultanla senelerce beraber bulunmuş olan doktoru dahil bütün saray halkının aleyhe döndüğünü ve Sultanın da Cuma selamlığına çıktığı zaman öldürüleceğini zannettiği için hay atını kurtarmam için bana haber yolladığını bildirdi." 185 □ T.Göztepe. yüzü traşlı. bu işler hakkında Harington'la temasta olduğunu öğrendim." [Son haberleşme için Mızıka-yı Hümayun ve Hademeyi Hassa Komutanı ve kayınbiraderi Yarbay Zeki'yi kullanacaktır. birini sık sık haberleşme aracı olarak kullandığı için kimliğinin anlaşıldığını. bir olaya tanık değilse." 184 □ Gerisini Harington şöyle anlatıyor: ".Cehenneminde. herhangi bir telkin ya da baskıda bulunmuş değiller.G. Osmanlı saltanatı ve İslam hilafeti üzerindeki bil irs vel istihkak (babadan ve haklı olarak) haiz bulunduğum meşru ve mukaddes haklarımı tamamiyle muhafaza etmek şartı ile hayatımın muhafazasını.183 Vahidettin'in yaverlerinden Fahri Engin'in verdiği bilgiye göre.] Benimle ikinci bir temas olmadı. Fakat Padişahın eşlerinden birinin erkek kardeşi olan Yarbay Zeki'nin. Teklifi dinledi. en çok Müslüman tebaya malik bir devlet olan İngi ltere'den bekliyorum. son raporunda özetle diyor ki: "Sultan bana. Vahidettin'den bir haber alamadığı için telaşlanan Harington." (V. □ Olayı Fahri Engin'den dinleyelim: "Harington beni yalnız olarak kabul etti ve bana söyleyeceği teklifin çok mahrem olduğunu ve bunu ancak Padişahın kendisine arz etmekliğim icap ettiğini söyleyerek şöyle dedi: 'Vaziyet Türkiye'de gittikçe fena bir şekil alıyor.M. bu talebin yazı ile yapılmasını istemek zorunda kaldım. 6 Kasım'da. Bu mektup da onlardan biri. Tabiatiyle Su ltanı kaçırmakla suçlanmak istemediğim için. 6 Kasım 1922 konuşmasından sonra. Fransız ve İtalyan Yüksek Komiserlerini bir toplantıya çağırır (9 Kasım 1922) ve Harington'u da uyarır. uydurmaktan çekinmeyen sevimli bir yazar.16) Göztepe. Padişah isterse..] Padişah beni iç mabeyn dairesinde kabul etti.Kemal ile bağlantı kurmak isteyecek ama bu isteğini sonuçlandırmayacaktır. bu yüzden daha az göze çarpacak birini bulacağını söyledi. Vahidettin'in güvenliğini bi rlikte sağlamak amacıyla. Rumbold. sadece 'Gidebilirsiniz' dedi. etrafında güvenebileceği yalnız iki kişi bulunduğunu.. öbürünün ise yüksek rütbeli biri olduğunu.. □ Rumbold.

Mısıroğlu diyor ki: "[Bunlar] Sultan Vahidettin'in. yeni bir Halife seçilmesi için önce Abdülmecit Efendiyle temas edilir.188 186) Yazının Türkçe ve İngilizce orijinallerinin fotokopisi Tevfik Bıyıklıoğlu'nun Atatürk Anadolu'da adındaki. Cumhuriyet gazetesi. 27 Kasım 1973. K. Vahidüddin de tahttan indirilmişti. kendisine kalan fert hakkıyla çıkıp gitti. Öyle ya. 125. Ankara'da 101 pare top atılarak padişahlık kaldırılmış.Şimşir. şu sürate bakınız!" Biri. 1958 yılında yayımlanmış olan kitabının 49. s. s. (Ayrıca. ve Harington'un anılarının. Neyse. de bi an _8 . Padişah. İcra Vekilleri Heyetinin toplantısında okumuştu. Belki bir fert (birey) olarak çıkıp gitti.200) Oysa Vahidettin Halifeliği bırakmamış ve sığınma yazısınıda o sıfatla imzalamıştır. o tarihte telgraf diye bir haberleşme aletinin çoktan icat edilmiş ve kullanılmakta olduğunu hatırlatsa da. Abdülmecit Efendinin mektubunu. 85 yaşındayken. 16 Teşrin-i sani 1922." (Hilafet." İmza: "Müslümanların Halifesi Mehmet Vahideddin'' 186 Düşmana sığınan yani resmi esareti kabul eden bir Halifenin halifeliği devam eder mi?187 Tabii ki etmez. B. Abdülmecit Efendi kabul ettiğini bir yazıyla İstanbul'daki Ankara temsilcilerine bildirir.Mısıroğlu bu olayın devamı hakkında.281) Sonra. hazreti rahatlatsa." (Hilafet. İngilizler elinde adeta esirden farksız bulunduğunu göstermektedir. O da üzerinden sıyırdıkları bütün sıfatların içinden.262) Tevfik Paşanın oğlu ve Vahidettin'in yaverlerinden Ali Nuri Okday. FO. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. İngiltere devlet-i fehimesine iltica (sığınır) ve bir an evvel İstanbul'dan mahall-i ahara naklimi (başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim.aslı şudur: "İstanbul'da hayatımı tehlikede gördüğümden. s. Yıldız Sarayı'nın yan kapısından alınacaktır. 371/7962) Vahidettin hakkında bir kitap yazan araştırmacı-yazar Yılmaz Çetiner'in. s. büyük hayretle şunu ekliyor: "Uçak mevcut olmayan bir devirde.N. ailesini dilediği yere nakledememektedir. sayfasında bulunuyor. bankadaki hesabından kendisi para çekememekte.Kısakürek'e şu bilgiyi veriyor: "Vahidettin Padişah sıfatı ile kaçmadı. asıl mektubu değil de T. kısaca şöyle yazıyor: "Ertesi günü yani 18 Kasım 1922'de Rauf Orbay. bu süratin sebebini çözememiş olan Mısıroğlu'na. 17 Kasım 1922 Cuma sabahı. N.F.220) Vahidettin'in İngilizlere sığındığının anlaşılması üzerine.M. Ali Nuri Okday'ın yaşlılıktan kaynaklanan bu tür yanlış bilgileri ile Üçüncü Bölümde yeniden karşılaşacağız. Vahidettin'in yazılı talebini alır almaz Harington hazırlığa koyulur.Göztepe'nin uyduruk mektubunu yayıml amasını nasıl yorumlamalı? (Son Padişah Vahdettin." (Vahidüddin.

6. Vahidettin'in ayrılışı ve sonrası Saraydan oğlu Ertuğrul ve Başmabeyinci Ömer Yaver Paşa, özel doktoru Reşat Paşa, Hademe-yi Hassa ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanı yarbay (kimine göre albay; San Remo'dayken yaver diye anılacak) Zeki, Seccadecibaşı İbrahim, Esvabcıbaşı Küçük İbrahim, Tütüncübaşı Şükrü, Berberbaşı Mahmut Beyler, 2.Musahip Mazhar Ağa, 3.Musahip Hayrettin Ağayla birlikte ayrılır (10 kişi). T.M.Göztepe'ye göre, 'General Harington, muhafızlarıyla birlikte Yıldız Sarayına, Vahidettin'in ayağına kadar gelmiş, aynı otomobile binmişler'. (s.17) Oysa General Harington anılarında, bu işe ayırdığı görevlilerin, Vahidet-tin'i, oğlunu ve maiyetini iki ambulans ile deniz kıyısına getirdiklerini, kendisinin kıyıda beklediğini anlatıyor ve diyor ki: "Saatlerce sürmüş gibi görünen bir beklemeden sonra Sultanı taşıyan ambulansın yolda lastiği patlamış olduğunu öğrendim, bunun bir zararı olmadı, vaktinde geldiler ve ben de kendisini motoruma alarak Malaya gemisine teslim ettim."189 Yine Göztepe'ye göre, 'Vahidettin, İngiliz zırhlısının güvertesine ayağını basarken gürlemeye başlayan selam topları (!) arasında, geminin kıç tarafına dönmüş ve orada dalgalanan İngiliz bayrağını selamlamış.' (a.g.e., s.17) Kısakürek ise, Vahidettin'in İngiliz bayrağını selamlamasını atlayarak sahneyi şöyle süslüyor: "İngiliz zırhlısına geçerken top sesleriyle selamlanan, forsu direğe çekilen ve muzaffer bir Hakan muamelesi gören Vahidüddin..." (Vahidüddin, s.207) Harington ise anılarında, selam topları ne gezer, gizliliği sağlamak için bi rçok sıkı önlem aldığını anlatıyor ve diyor ki: "Vahidettin'i kaçırdığımızı dört saat müddetle [Yıldız camisindeki Cuma namazına kadar] kimse bilmedi." 190 (N.H.Uluğ, Halifeliğin Sonu, s.81)191 Siz kime güvenirsiniz, olayın doğasına da ters düşen bu dayanaksız iddialara mı, yoksa olayın tanığı ve düzenleyicisi olan General Harington'a ve o gün t utulmuş resmi tutanaklara mı? • İngilizlere sığındığı ve İstanbul'dan ayrıldığı anlaşılınca, Şeriye Vekili Vehbi Efendinin fetvası ve Meclis'in kararı ile Vahidettin Halifelikten alınır ve Meclis, Abdülmecit Efendiyi Halife seçer. (Z.C., 24.C, s.564 vd.) • Vahidettin bir süre Malta'da kalacaktır. Göztepe'nin anılarında, Hicaz Kralı Hüseyin'in bu sırada Vahidettin'e yolladığı telgrafın metni de var. Göztepe'ye göre Kral Hüseyin, Vahidettin'e şöyle hitap ediyormuş: "Yeryüzünün Halifesi ve umum İslamların İmamı, Emirülmüminin Efendimiz Hazretleri!" 192 Bu mektubu, Kısakürek (s.210) ve Mısıroğlu (Osmanoğulları'nın Dramı, s.186) ile araştırmacı-yazar Yılmaz Çetiner de (s.284) Göztepe'den aktararak veriyorlar. N.F.Kısakürek'in kitabında mektubun metnini gören Türkolog J.L.Bacque Grammont ile H.Mammeri'nin, "VI. Mehmet'in Sürgündeki Hac Yolculuğu ve Birkaç Bildirisi" adlı araştırmalarının 14.no.lu dipnotunda şu görüş ileri sürü lmektedir: "Osmanlılarla ilişkilerini koparmasından sonra, Kral Hüseyin'in tutumuna dair bildiklerimiz, kendisinin VI.Mehmet'i Halife olarak tanıdığını ifade edecek şekil-

de

bi

an

_8

de ona hitap etmiş olması ihtimalini çok uzak kılmaktadır. Bu nedenle Kısakürek'in [gerçekte Göztepe'nin] metni, çok büyük bir olasılıkla uydurmadır." (Tarih ve Toplum dergisi, s.60, 16. Sayı/ Nisan 1985)193 Göztepe'nin, Vahidettin'in Harington'a yazdığını iddia ettiği uydurma mekt ubu daha önce görmüştük; aynı tutumu sürdürdüğü anlaşılıyor. Zaten bu son mektubu, herhangi bir kaynak da doğrulamıyor. • Grammont ve Mammeri, Fransa'nın Kahire Büyükelçiliği ve Cidde Başkonsolosluğu raporlarından yararlanarak, Vahidettin'in Malta'dan Cidde'ye k adarki yolculuğunun ayrıntılarını veriyorlar. Aşağıdaki düzeltmeler içinbu araştırmayı, ayrıca B.N.Şimşir'in Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan 'Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu' adlı dizi yazısında geçen İngiliz belgelerini esas aldım. □ Göztepe, Vahidettin'in Malta'dan Süveyş'e Barham zırhlısı' ile geldiğini yazıyor (s.66, 68, 69, 73). Oysa Fransa'nın Kahire Elçiliği raporuna göre, Port Sait'e 'Ajax zırhlısı' ile gelmiştir (Tarih ve Toplum, s.54/ 16. sayı) Bu konudaki İngiliz belgeleri daha da ayrıntılı: Kral Hüseyin 'Vahidettin'in Cidde'ye kadar bir İngiliz savaş gemisi ile yollanmasını' ister ve 'bunun, İngiltere'nin prestijine daha uygun olacağını' ileri sürer ama İngiltere reddeder. Ajax Vahidettin'i 9 Ocak'ta Port Sait'e bırakır. Bir gece orada bekletilir, ertesi günü Clematis adlı ikinci sınıf bir yolcu gemisine bindirilir. .Clematis de ancak Süveyş'e kadar götürecek, Vahidettin bir gece de burada kalacaktır. (B.N.Şimşir, Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu, 28 Kasım 1973, Cumhuriyet) • Göztepe'ye göre Vahidettin Süveyş'ten Cidde'ye de şöyle gelmişmiş: "Bir İran kumpanyasına ait bulunan ve o tarihlerde İran bayrağı ile seyrüsefer eden biricik Acem vapuru bulunan 'Zemzem' isimli bir yolcu vapuru, Hicaz hükümeti tarafından kiralanarak Sultan Vahidettin'in Hicaz seyahatine tahsis edilmişti... Vapur pruva direğine, ortasında beyaz şualı bir güneş bulunan alzeminli Hanedan-ı Âl-i Osman forsunu çekerek Kızıldeniz'e açılmıştı."(s.74) Karşılamada bulunan Cidde Başkonsolosunun raporuna göre, Vahidettin Cidde'ye, 15 Ocak 1923 sabahı, Mısır'ın Hidiv Deniz Şirketine ait, „Mansura' adlı mütevazi bir gemi ile gelir. Vapurun direğinde hanedan forsu değil, Türk bandırası vardır; üstelik gemi Vahidettin'e ve yanındakilere de tahsis edilmiş değildir, çünkü 'patates torbaları ve domates sepetleri ile yüklüdür'. Fransız Başkonsolos, Vahidettin'in böyle bir gemi ile gelmesinin, şehirde olumsuz bir hava yarattığını yazıyor. (Tarih ve Toplum, s.54/16. sayı) General Allenby, Kızıldeniz'de sefer yapan bu üçüncü sınıf yolcu gemisinin uygun olmadığını Londra'ya bildirmiştir ama Londra üzerinde bile durmaz. (B.N.Şimşir, aynı yer) • Göztepe'ye göre Vahidettin Cidde'de şöyle karşılanmış: "[Sultan Vahiddedin] gemiden römorköre atlar atlamaz, denizin yüzünü do lduran irili ufaklı yüzlerce yelkenliden bir çığlıktır kopmuştu. Denizin yüzü bir Lale devrinden nişan verirken, Cidde toprakları da çeşitli karşılama şenlik-leriyle çınlıyordu." (s.77)194 Fransız Başkonsolos ise günlük raporunda, 'Kral Hüseyin ve Veliahtı Ali'nin, şehre kadar Vahideddin'e refakat ederek, halkın genel ilgisizliği arasında ikam e-

de

bi

an

_8

tine tahsis edilen yere götürüp yerleştirdiklerini' bildiriyor ve şunları ekliyor: "Bu gibi merasimlerde âdet olduğu üzere Peygamberin sancağının karşılamada açılmaması dikkati çekmişti. Bana kalırsa Hicaz Kralının bu hareketi, Vahideddin'i Halife sıfatıyla karşılamadığını ifade eden kararının sonucudur." (Tarih ve Toplum, s.54/ 16. sayı) Karşılamayı, Connflower adlı bir İngiliz gemisinin kaptanı da izlemiştir. İzlenimlerini İngiliz Deniz Bakanlığına şöyle bildirir [özet]: "Cidde halkı bu karşılamaya... siyasi veya dini bakımdan tamamen kayıtsız kalmıştır." (B.N.Şimşir, aynı yer) Bir yanda, bu yolculukta bulunmayan ve olayı 45 yıl sonra anlatan T.M.Göztepe ve R.C.Ulunay, öte yanda, bu olayları izleyen ve aynı gün belgel eyip tarihe teslim eden görgü tanıkları! Bizimkilerin, ne kadar ayrıntılı yalan söylediklerine dikkatinizi çekerim. • Vahidettin Mart 1923'te İngilizlere, 'Sağlık durumunun Hicaz'da kalmaya müsait olmadığını' yazarak, Eğer büyük İngiliz Devleti bir sakınca görmezse Hayfa veya civarına yerleşmek istediğini' bildirir.195 (K.Mısıroğlu, Lozan, 3.C., s. 164) Olayın devamını İngiliz belgelerinden izleyelim: İngiltere hükümeti, Taif'te oturmasının uygun olacağını bildirir. Sömürgeler Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı 28 Nisan'da şu ortak kararı açıklarlar: "Eski Sultan'ın İngiliz topraklarında kalması arzu edilmemektedir." Kullandıkları sürece pek saygılı davrandıkları Vahîdettin, artık İngilizler için önemini yitirmiştir. Bunun üzerine General Allenby, İskenderiye'ye gelen Vahidettin'i, apar topar İsviçre'ye yollatır.196 Ama İngilizler, Lozan'da barış görüşmeleri yapıldığı sırada, Vahidettin'in İsviçre'de oturmasını da sakıncalı bulacaklardır.197 Emperyalist ahlakı bu: Kullan, at! Vahidettin 20 Mayıs 1923'te Cenova'ya çıkar. • Şimdi de T.M.Göztepe'den, Vahidettin'in Cenova'da nasıl karşılandığını dinleyelim. Belki bu sefer doğruyu yazıyordur. "Cenova limanında İtalyan toprağına ayağını basan sabık Padişah, bu limanda eniştesi ve eski Sadrazam Damat Ferit, Mediha Sultanın oğlu Prens Sami ve onun oğlu Bahattin Beyler, Kuva-yı İnzibatiye Kurmay Başkanı Miralay Yanyalı Tahir Bey ve İtalyan Kralı Viktor Emmanuel ile o zamanki İtalyan Başvekili Mussolini tarafından karşılanmış ve doğruca, hususi bir trenle San Remo'ya hareket etmişti." (V.G.Cehenneminde, s.99-100) Bu şatafatlı ve resmi karşılanış, Vahidettinci yazarların çoğunun kitabında yer alıyor. Almaz mı? Eski bir hükümdarın, İtalyan Kralı ile Başbakanı tarafından karşılanması önemli bir olay. Fakat gerçek böyle değil. Nereden mi biliyorum? Vahidettin'in, 1923 yılında, İstanbul'da bulunan kızı Sabiha Sultana yazdığı, üstelik Kadir Mısıroğlu'nun yayımladığı mektuptan. Vahidettin mektubunda diyor ki: "Cenova'ya muvasalatımızda (geldiğimizde) gayr-i resmi (resmi olmayan)

de

bi

an

_8

hükümet-i mahalliyeden (yerel hükümetten yani Cenova belediyesinden) pek ciddi hürmet gördüm. Bir hafta ikametim (kalmam) esnasında her güna (her türlü) teslihata mazhar oldum (kolaylığı gösterdiler). Akıbet (sonunda) San Remo'ya geldim." (Osmanoğulları'nın Dramı, s.197)198 Ne Kral söz konusu, ne Başbakan, ne öteki karşılayıcılar, ne de özel bir trenle doğruca San Remo'ya hareket! Vahidettinciler, Vahidettin'in mektubunu biraz dikkatle okusalardı, Göztepe'nin palavrasına kapılmazlardı. Ama yazan Vahidettin de olsa, "kim okur, kim dinler, varak-ı mihr-i vefayı?" 199 • Böylece, Vahidettincilerin, gerçekleri nasıl değiştirdiklerini, ayrıntılı sahneler bile uydurduklarını, az çok öğrenmiş bulunuyoruz. Daha da ayrıntılı masall arını ilerde göreceğiz! 7. Vahidettin'in ayrılışını nasıl değerlendiriyorlar? □ İ.Hami Danişmend: "Herhalde makamına ve atalarının yiğitliğine layık olan hareket, kaçmak değil, her vaziyette ölümü göze almak ve hatta ölmekti. Fakat bir rivayete göre Vahidüddin o kadar metin değildir. Dahiliye Nazırı A.Reşit Beyin anılarında, onun bu zayıf tarafı şöyle izah edilir: ‗memleketlerin mukadderatına hakim olanları başkalarından ayıran azim ve sebat ve hayatı hiçe sayma gibi meziyetlerden nasibi az, belki kibrini bile feda edecek kadar kendini düşünür idi.' " (Osm. T. Kronolojisi, 4.G., s.444) □ Nihal Atsız: "Vahdeddin'in ikinci yanlışı [Atsız'a göre birinci yanlışı, D.Ferit'i sadrazam yapması] İngilizlere sığınmasıdır. Hayatını tehlikede gördüğü için böyle yaptığı muhakkaktır. Hayatı tehlikede olan insanların her çareye başvurması da normaldir. Fakat Osmanoğulları gibi yüzlerce yıldan beri ölümle kaynaşmış ve onu bir sevgili gibi bağrına basmaya alışmış bir hanedanın temsilcisi olarak Sultan Vahdeddin'in ölümden korkması, kendine yakışmamıştır." (Türk Ülküsü, s.86)200 □ Samiha Ayverdi: "[Saltanatın kaldırılması kararı üzerine] Altıncı Sultan Mehmet, bilhassa siy asi basiretten mahrum Sadrazam Ferit Paşanın baskısı ve teşviki de eklenince, bu siyasi oldu bittiyi, ne kavrayabilmiş, ne hazmedebilmişti. Aksine, altı yüz yıllık Osmanlı tahtının tasfiyesi kararı ile irkilip küserek, açılmakta olan yeni devre ve bu devrin kendisini hiçe saymasına küsüp fikir selametini kaybeder hale gelmiş bulunduğu da bir hakikattir. [..] Sultan Vahideddin, aleyhinde birleşmiş olan bütün şartlara rağmen, icap ettiği takdirde, tahtının yanı başında ölmeyi bilmeli, fakat her şeye rağmen bir İngiliz harp gemisiyle memleketi terk etmeyi kabul etmemeli idi." (Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, 3.C., s. 194)

de

bi

an

_8

□ Vahidettin'in son başkâtibi Rıfat Bey: "Hanedan arasında böyle iki firar (kaçış) olayı vardır. Biri Sultan Cem, diğ eri Sultan Mustafa'dır. Fakat bunlar henüz şehzade iken firar ettiler ve sonları ne kadar acı oldu. Hükümdar olmuş olanlar kaçmamıştır. Bir Hükümdar, özellikle Halife bu küçüklüğü nasıl yapar, hayret!" (Aktaran, N.H.Uluğ, s.79) □ Şehzade Abdürrahim Efendi: "Bu hadise hepimizi müteessir etmiştir. Gazetelerden öğrendiğimizde hayretler içinde kaldık." (19 Kasım 1922, Tanin'den aktaran, KS Günlüğü, 4.C., s.842) □ Vahidettin'in yaveri Ali Nuri Okday: "... Kendi rızası ile ecnebi himayesine giren bir Halifenin, bu deni (alçakça) hareketiyle Müslümanların gözünde, Halifeliği düşer." (Bir mektubundan aktaran, oğlu Şefik Okday, Son Sadrazam ve Oğulları, dizi yazı, 8.bölüm, 29.12.1988, Milliyet) □ Şehzade Mahmut Şevket Efendi: "Padişah Mehmet Vahdettin, İstanbul'dan bir İngiliz harp gemisi ile uzaklaşmakla hata etmiştir. Bunu kabul ederim. Esasen o bu kararı kendi başına almış, hanedana mensup tek bir Şehzade bile kendisini takip etmiş değildir. O bunu niye yaptı? Sadece şahsı için duyduğu kaygıdan." (Röportajı yapan Murat Sertoğlu, 6 Temmuz 1967, Tercüman gazetesi)201 □ Hasan Hüseyin Ceylan: "Bize göre, Halife-Sultan Vahdettin'in hayatındaki bu tek hata, yapılmaması gereken ve hele hele vatanseverlikte bir zirve olan Vahdettin'in, hiç yapmaması gereken bir eylemdi." (Büyük Oyun, 2.C., s.27)202 □ Son olarak da, dilini sadeleştirerek Vahidettin'i dinleyelim: "Bu ayrılığım, özellikle dünya savaşından sonra, kendi yaptıklarının hesabını vermek durumunda bulunanlara karşı, yaptıklarımın hesabını vermekten korkmak kabilinden olmayıp, belki hiçbir kanuna uymayan insanlar elinde, savunma ve söz hakkından yasaklı bir halde, hayatımı göz göre göre tehlikeye teslim etmek gibi Allah buyruğunun ve sağduyunun kabul etmeyeceği bir şeyden kaçınmak ve hem de 'El-firaru mimma layütak min sünen-il mürselin (takat getirilemeyecek güçlüklerden kaçmak peygamberlerin sünnetlerindendir)' sözünü dikkate alarak, vekili olduğum şanlı Peygamberin Mekke'den Medine'ye göçmesi örneğine uymaktan ibarettir." (Vahidettin'in 1923'te Mekke'de yayımladığı beyanname, K.Mısıroğlu, Hilafet, s.196)203 Bazı dostlarının suçlamalarını da, Vahidettin'in savunmasını da okudunuz. Kaçmakta ve İngilizlere sığınmakta haklı mıydı, değil miydi? Kararı siz verin.

de

bi

an

_8

8. San Remo günleri □ T.M.Göztepe, San Remo'yıı şöyle anlatıyor: "San Remo, son zamanlarını tam bir istirahat ve sessizlik içinde geçirmek isteyen servet sahipleri ve canının kıymetini bilir zevk ve keyif ehilleri için kuru lmuş bir dünya cenneti gibidir." (V.G.Cehenneminde, s.111) Önce oldukça küçükçe bir villa kiralanır. 1924 Martında ise, İstanbul'da bıraktığı eşleri ve eşlerinin yardımcıları geleceği için Manolya (Magnoli) Villası adını taşıyan bir büyük köşk tutulur.204 □ Yeni köşkü, Göztepe'den dinleyelim: "...Nefis bir saray yavrusu olan villa, 40 odası, 15 dönümden geniş bir port akal, limon korusu ve bahçesi bulunan, beyaz renkli mükellef bir kasırdı. [..] İstanbul'dan gelen harem erkânı arasında başharemi Nazikeda, ikinci haremi Meveddet Kadınefendiler ile son haremi Nevzat ve hemşiresi Nesrin Hanımlar ve Sultan Vahdeddin'in 2. Hazinedarı ile birkaç saraylı bulunuyordu. [..] Derhal kadınefendileriyle, hazinedar ustalarıyla mükellef bir harem hayatı vücuda gelmiş, musahipler, yaverler ve esvapçıbaşıdan ibriktarbaşına kadar bütün beyler kadrosu kuruluvermiş ve meşhur Mabeyn-i Hümayun tam tertip canlanmıştı. [..] Osmanlı İmparatorluğunun bütün teşrifat ve merasim usulleri olanca titizliği ile korunuyordu [..] Sultan Vahdeddin'in hususi hizmetine ayrıca Natalina (Natalia) isimli, ufak tefek ve sarışın bir İtalyan kızı tayin edilmişti. [..] Bu kasrın tam ka rşısında küçük ve zarif bir kasır (küçük köşk) daha vardı; Sultan Vahidettin sar ayının bir nevi mabeyn dairesi haline getirilmişti. [..] Yaver Zeki bu küçük kasırda kalıyordu. Burası, dominyonlarda vazife alan zengin ve hakim-i mutlak İngiliz müstemlekecilerine (sömürgecilerine) parmak ısırtacak bir refah ve konfor bolluğu içinde yüzüyordu. [..] Kasrın bütün kapılarında şık İtalyan polislerinden çifter çifter selam ve ihtiram (saygı) memurları nöbet bekliyor...205 Küçük kasırda da çifter çifter İtalyan kızları pervane gibi dolaşarak hizmet ediyorlardı." (V.G. Cehenneminde, s.100, 101, 112, 140, 147) □ "Sultan Vahideddin... adamlarına Padişahlığı esnasında aldıkları maaşları, gurbette de fazlasıyla ve düzenli olarak veriyordu... Bu bol maaşlı kapı yoldaşlarına gün doğmuştu. Hepsi de İstanbul'daki ikbal günlerinde aldıkları maaşlardan yüksek aylık alıyor, ayrıca da Yıldız Sarayının meşhur mutfağını aratmayacak mükellef ve zengin bir mutfak sofra sofra yemekler yetiştiriyordu. Öğle ve akşam yemeklerine burada bir de mükellef sabah ve ikindi kahvaltıları ilave edilmişti. Yıldız Sarayının o zengin ve meşhur mutfağı, çeşit ve nefisliğinden çok şey kaybetmeden San Remo'da da devam ediyordu." (a.g.e., s.107) □ "Bu küçük Yıldız Sarayında yaşayanlar, Vahidettin'in 25 kişiden fazla olan maiyeti (hizmet eden kişiler) ve saray mensuplarıyla birlikte 40 kişiye yakındır." (a.g.e., s.138, 166)206 Şu sürgün hayatına bakınız! Sanki Padişah, maiyetiyle birlikte San Remo'da yaz tatili yapıyor. Kadrosu da hayli hovarda: □ "Yaver Zeki'den başka iki içki düşkünü ve keyif ehli daha vardı. Bunlar-

de

bi

an

_8

dan biri İkinci Musahip Mazhar Ağa, diğeri de Tütüncübaşı Şükrü Bey. Bunlar sakızlı mastika ve düz rakının adeta küplüsü olmuşlardı. Şükrü, San Re -mo'ya gelince işi adamakıllı ayyaşlığa dökmüş ve postu San Remo meyhanelerine ve pavyonlarına kurmuştu. [..] Mazhar Ağa da akşam olup da içki zamanı gelince kafayı iyice tütsüleyip körkütük oluyordu. [..] Üçüncü Musahip Hayrettin Ağa da şehrin gezip tozma yerlerini, zevk ve sefa köşelerini karış karış biliyordu. (..] Yaverler, mabeynciler, ağalar ve beyler, mirasyediler gibi bir sayfiye ve tebdilhava hayatı sürüyorlardı."207 Bu gereksiz, özenti, gösterişli hayata, bu hesapsızlığa ve savurganlığa para mı dayanır? Biraz daha ilerleyelim ve gurbet parasının erimesinin ikinci ve daha şaşırtıcı sebebini de görelim. Vahidettin, bazı serüvencilerin, Türkiye Cumhuriyeti ve M.Kemal aleyhindeki projelerini paraca destekler, San Remo'da kaldıkları sürece yemek ve içki dahil bütün otel giderlerini de öder.208 □ T.M. Göztepe diyor ki: "Sultan Vahidettin, San Remo'ya geldiği günden beri, çeşit çeşit teşkilat projeleri ile buraya akın eden bir sürü muhalefet grupları, sabık Padişahın sayılı ve sınırlı servetinden hayli paralar vurup Paris'in, Londra'nın zevk ve sefahat y erlerinde, bu paraların altından girip üstünden çıkmışlar." (V.G. Cehenneminde, s. 148) Göztepe, ayrıca birkaç örnek vererek, bu projelerin niteliğini ve anlamını da aydınlatıyor: • Vehip (Kalçi) Paşa,209 Gümülcineli İsmail, eski Şeyhülislam M.Sabri Efen210 di ve Damat Ferit'in Dahiliye (İçişleri) Nazırı Mehmet Ali, San Remo'ya gelirler. □ Vehip Paşa söze şöyle başlar: "M.Kemal'i taht ve tacıyla birlikte yerle bir etmek başlıca emelimdir." Gelenlerin amacı, "M.Kemal gibi kişilerin hakkından gelip gurbet köşelerinde sürünmekten kurtulmak buna hazırlık olmak üzere de "Paris'te bir gazete çıkarmaktır. " 211 Bu tasarıyı gerçekleştirebilmek için Vahidettin'den para isterler. Vahidettin 2.000 İngiliz lirası verir.212 • Mevlanzade Rıfat, San Remo'ya ilk defa, '1922'de Yunanistan'da iktidarı ele geçirmiş bulunan ihtilal hükümetinin reisi General Plastiras'ın temsilcisi olduğunu söyleyen bir Yunanlı albayla birlikte' gelir ve 'Yunanistan ile Vahidettin arasında, Ankara'ya karşı bir kombinezon (anlaşma) yapmak iste-diğini' bildirir... Vahidettin, Mevlanzade Rıfat'a da para verecektir. 213 • Mevlanzade'nin ikinci gelişini, Göztepe şöyle antatıyor: 'Bu sefer bambaşka bir şahsiyet olarak gelmişti. O artık bir Türkiye muhalefet politikacısı değil, bir Kürt ihtilalcisi idi... Yanında Edirne'nin Yunanistan tarafından işgali sıralarında Edirne mebusu sıfatıyla Yunan Mebusan Meclisine iltihak eden Neyir214 isimli bir vatansızı getirmişti." Göztepe, Mevlanzade'nin bu seferki teklifinin ayrıntılarını açıklamıyor ama

de

bi

an

_8

bazı anahtar kelimeler veriyor: "Kürt şeyhleri... Mühim bir sır... Büyük vazife… Komite... Bomba patlatmak..." 215 Fakat Vahidettin'de 'paralar suyunu çektiği için bu defa hatırları ve gönülleri kırılmadan baştan savılırlar.' Bununla birlikte, 'yine Vahidettin hesabına kaldıkları oteldeki masraflar, hatırı sayılır bir yekûn teşkil etmiştir.'216 Türkiye Cumhuriyetini devirmek... Yunanlılarla kombinezon... Kürt ihtilali... Komite... Bomba... Tüyleriniz ürpermiyor mu? Başka kitaplarda da bu tür San Remo kaynaklı birçok şaşırtıcı iddia var.217 Kapanmış bir yarayı kaşımamak için bilgi aktarmaktan kaçınıyorum ve konuyu, Göztepe'nin bir özetiyle kapatıyorum: "Sultan Vahideddin'in ölümüne kadar, San Remo'da çok meraklı ve esrarlı hadiseler geçecek, politika entrikalarına şahit olunacak, nice hacıların koltuklarının altından haçları çıkacak, siyaset perdesi altında, hatıra gelmez dolandırıcılık vakaları, 'teşkilat' namı altında vurgunculuk sahneleri seyredilecektir."218 Vahidettin'in servetini eriten sebeplerin üçüncüsüne ve sonuncusuna geldik. • Paranın, Vahidettin'in mutemedi olarak Dr.Reşat Paşada durduğunu ve masrafları onun yaptığını görmüştük. Göztepe'ye göre, "bu mühim paranın sarf ve idaresini eline geçirmek için çırpınan yaver Zeki, bu yüzden Dr.Reşat Paşaya diş bilemektedir."219 "Günlerden bir gün (15 Mart 1924 günü) Sultan Vahideddin, kasrın alt katı ndaki bir odada otururken, ani bir silah sesinden sonra, kapısının önüne, müthiş bir feryat kopararak ağır bir cismin yuvarlandığını işitmiş ve dışarı fırladığı zaman, başhekimi Reşat Paşanın kanlar içinde yere serildiğini görmüştü. Sultan Vahidettin pek eski ve emektar doktorunu bu feci vaziyette görünce, büyük bir heyecanla, 'Ne yaptın paşa?' diye üzerine kapanmıştı. Saray mensupları vaka yerine yetiştikleri zaman Reşat Paşayı can vermekle meşgul bir halde buldular. Sertabib yarı açık gözlerini Sultan Vahdeddin'e dikerek, 'Efendim, ben ölüy orum,' diyebilmiş ve kendinden geçmişti. Sırt üstü yere serilmiş olan paşanın sağ eli açıktı ve biraz ötesinde küçük bir browning tabanca yerde duruyordu. Paşa, intihar mı, cinayet mi olduğu hâlâ layıkıyla aydınlanamayan, esrarlı bir ölümle hayata veda edecek ve bu paralan har vurup harman savurmak fırsatı tamamiyle Zeki'nin eline geçecektir."220 İdareyi eline geçiren Zeki'nin San Remo'daki öteki marifetlerini görmeden önce, Dr.Reşat Paşanın ölümü üzerinde biraz duralım. Olay İstanbul'a yansıyınca basın, "Paşanın Vahidettin'le beraber gitmekten pişman olduğunu, Ankara ile temasa geçtiği ve Türkiye'ye dönme izni aldığını, Padişaha bağlı Tarikat-ı Selahiye adlı örgütün,221 paşayı bu ihaneti yüzünden öldürdüğünü" yazar. Üçüncü Musahip Hayrettin Ağaya göre olay eğer cinayet ise, mutlaka yaverlerden [ve Tarikat-ı Selahiye adlı gizli örgütten] Kiraz Hamdi Paşa tarafından hazırlanmış ve Zeki tarafından uygulanmıştır." Dr.Reşat Paşanın damadı Salih (Keçeci) Bey dava açar. Zeki, yokluğunda idama mahkum edilir. 222 Gelelim Yaver Zekiye. Zeki, kıskandığı için Vahidettin'i bırakıp saraydan ayrılan Çerkez güzeli İnşirah Hanımın erkek kardeşidir. 223 İstanbul'dayken, son görevi Hademe-yi Hassa

de

bi

an

_8

9. Vahidettin'in cesareti

Bu olaylara rağmen, bazı yazarlar, Vahidettin'in cesur olduğunu söylüyo rlar.229 Söz gelimi K.Mısıroğlu, "Sultan Vahideddin asla korkak değildi.. Şehzadeliğinden beri onun gayet cesur bir insan olduğunu gösteren pek çok vak'a vardır... Bunun pek çok delilinden bir ikisini zikredelim." diye yazıyor ve üç örnek ver iyor. Zaten kaynaklardaki örnekler de bu kadar, başka örnek yok. □ "... Bab-ı Ali baskınını müteakip takibe (koğuşturmaya) maruz kalan Mülazım (teğmen) Şaban Efendi, Şehzade Vahideddin Efendinin Çengelköy'deki köşküne sığınır. Yakalamak için gelen polislere Vahidettin der ki: 'Bana mensup olan, sarayıma iltica eden, masumiyeti de bence malum olan (?) bir adamı, garezkâr düşmanlarına teslim edemem. Zorla içeri girmek isteyenleri vururum. Beni öldürmedikçe Şaban Efendiyi alamazlar.' "230 Kanuna aykırı ama doğruysa, sahiden cesur bir davranış. Yazık ki Padişahlığı sırasında, İngilizler karşısında titrediğini göreceğiz. □ "Veliaht iken Almanya'ya yaptığı ziyarette, siperleri dolaşırken, umulmadık

de

bi

ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanlığıdır. General Harington'la son gizli temasları yapmakla görevlendirildiği için "Padişahın kaçmasını ben sağladım, hayatını bana borçlu" diye böbürlenir.224 Dr .Reşat Paşayı öldüren ya da öl-dürdüğü sanılan Zeki'nin San Remo'daki birkaç marifeti: Musahip Mazhar Ağayı dövüp, tabancasının kabzasıyla burnunu kırar. (V.G. Cehenneminde, s. 111) Vahidettin'in özel hizmetine bakan İtalyan kızını gebe bırakır ve zavallı Vahidettin iş kapansın diye birçok para öder. (a.g.e., s. 101) "[Ele geçirdiği serveti] vur patlasın, çal oynasın, har vurup harman savu -rur... delice bir hırsla giyime ve içkiye harcar, sonunda kumarda bitirir." (a.g.e., s.141, 154)225 Para bulmaları için Vahidettin'e ve Mediha Sultan'ın oğlu Sami'ye baskı yapar, Vahidettin'e "Ulan" diye bağırır, (a.g.e., s.177) 226 Ve adamı kovamazlar! N.Fazıl Kısakürek, Vahidettin'in "bu şirret adamı kovacak hamleyi gösterememesini", 'ulan' hitabına bile "bir karşılıkta bulunamamasını", "nice A vrupa kral hanedanından hiçbirinde mevcut olmayan bir asalet fakat korkunç bir zaaf (zayıflık, güçsüzlük)" olarak değerlendiriyor ve şöyle devam ediyor: □ "Allah ona hiç kimseye karşı durabilecek mukavemet bünyesi vermemiş, bunun yerine sultanî bir vekar ve asaletle her şeye katlanma seciyesi vermiş."227 Daha da şaşırtıcı bir bilgi aktarayım. Son çare olarak Mediha Sultan'ın yüzüğü satılacak ve alınan 8.000 İngiliz lirası, idare etmesi için yine Zeki'ye verilecektir! (V.G. Cehenneminde, s.157)228 Çünkü, "Zeki'ye karşı Sultan Vahideddin başta olduğu halde, gözünün üzerinde kaşın var diyecek cesareti hiç kimse kendinde bulamamaktadır." (a.g.e., s.144)

an

_8

bir tehlikeye karşı başını eğmesi ihtar edildiği zaman şu cevabı verir: Türk başı düşman karşısında eğilmez!' "231 Bu ziyarette Başmabeynci Lütfi Simavi de bulunmuştur. Lütfi Simavi anılarının 364. sayfasında '2.Wilhelm istihkâmlarını ve Kolmar batısındaki cepheyi ziyaretlerini' ayrıntılı olarak anlatmaktadır. Ama Vahidettin'in her olumlu davranışını raporuna aldığı halde, bu cesaret sahnesinden hiç söz etmiyor! □ "[Kılıç Alayından sonra] Eyüp'te arabalara binileceği sırada Talat Paşa Çanakkale Boğazı'ndan düşman tayyare filoları geçmiş olduğuna dair telgraf aldığını haber vermişse de Hünkâr, 'Onlar mütemeddin (uygar) adamlardır, böyle dini merasim (!) esnasında taarruz etmezler' diyerek telaş eseri göstermedi."232 Padişahın o kadar güvendiği uygar İngiliz uçakları, 18 Ekim günü, savunmasız İstanbul'a uygarca saldıracak, elli kişinin ölmesine, yüz kadar İstanbullunun yaralanmasına yol açacaklardır.233 • Şimdi de Milli Mücadele dönemine ait bir sahne görelim. İşgal güçlerinin İstanbul'da yönetime resmen el koyduğu gün (16.3.1920) Vahidettin, Sivas milletvekili Rauf (Orbay), Balıkesir milletvekili Abdülaziz Mecdi Hoca (Tolon) ve Konya milletvekili Vehbi Hoca (Çelik)'dan oluşan Meclis Kurulunu kabul etmiştir. Bu ilginç görüşmede yapılan konuşmaları aktarıy orum: "Vahidettin - Bu adamlar (İngilizler) daha çok şey yaparlar, her istediklerini yaparlar! Her şeye cüret edebilirler! Meclis'teki sözlerinize ve hareketlerinize dikkat ediniz! Vehbi Hoca - Efendimiz, onların kudreti milleti yıldıramayacaktır. Millet azimlidir, kararlıdır, Hakkın yardımıyla, haklarından gelecektir. Milletiniz, memleketi de, sizi de kurtaracaktır. Müsterih olunuz padişahım. Vahidettin - Hoca! Hoca! Dikkatli olun! Bu adamlar, her istediklerini yaparlar! Mecdi Hoca - Padişahım, bu kâfirlerin kudreti zahiridir, şu gemilerin top menzili dışına çıkamaz. Senin milletinin yüreği, onların demirinden metindir. Millet, istiklali uğruna giriştiği mücadeleden muhakkak muzaffer çıkacaktır. Endişe buyurmayınız. Vahidettin - Hoca, vaziyet meydanda! Hadiseler ortada! Bu adamlar isterlerse yarın Ankara'ya giderler! Rauf- Efendimiz, biz huzurunuzda milleti temsilen bulunuyoruz. Millet, haysiyet ve istiklale aykırı bir kaydı kabul etmemeye kesin kararlıdır. Eğer milletin hislerine tercüman olduğumuza kani iseniz, arz ediyoruz ki milletin sizden istirhamı (ricası), haysiyet ve istiklale aykırı bir antlaşmaya ve sözleşmeye imza koymamanızdır. Aksi takdirde istikbali çok karanlık görüyoruz. Vahidettin - Rauf Bey, millet koyun sürüsü! Bu sürüye bir çoban lazım! İşte o da benim! " 234 Yolda, Vehbi Hoca, derin bir acı içinde olan Mecdi Hoca'nın omuzuna elini koyar, 'Gam çekme efendi...' der, ' Allah büyüktür! Bu millet kurtarıcısını bul acaktır. Milleti koyun sürüsü saymak, rıza-yı ilahiye de aykırıdır. Yaşarsak, çok şey göreceğiz.' " 235 • Son olarak da İngilizlerin izlenimini gösterir bir örnek: "... Sultan, Yıldız'da

de

bi

an

_8

titreye titreye oturmaktadır... Belki de bazı hadiselerin kendini taç ve tahtından yoksun kılacağından korkmaktadır. Bu hanedana mensup hiç bir Prens (şehzade), halkını idare edebilecek kâfi (yeterli) kaabiliyet ve enerjiye sahip görünmemektedir." 236 10. Bazı görgü tanıklarının Vahidettin hakkındaki görüşleri □ II. Abdülhamid'in Başkâtibi Tahsin Paşa: "Sultan Hamid, Vahideddin Efendiyi bu derece beğenmekle pek aldanı-yordu. Çünkü Vahideddin Efendi, Sultan Hamid'e bir maksat ve çıkar karşılığınd a hizmet ediyordu, yoksa Sultan Hamid'e hiç sevgisi ve bağlılığı yoktu. Nitekim, inkılaptan (1908'den) sonra, Sultan Hamid aleyhinde en ileri gidenlerden biri Vahideddin Efendi olmuştu... Vahideddin Efendinin readet-i ahla-kiyesi (ahlakının bozukluğu) sonra bütün feciliği ile kendini göstermiş ve saltanat makamına geçince, yaltaklanma ve dalkavukluk huyu gereğince, bu sefer kuvvet ve nüfuz sahibi gördüğü yabancı ve düşman millete sokulup yanaşma yolunu tutmuş ve melanette (kötülükte) daha ileri giderek, vatanlarını düşman istilasından kurtarmak için gaza ve bu uğurda canlarını feda eden Türkleri vurdurmaktan çekinmemiştir." (Sultan Abdülhamid, s. 171) □ Vahidettin'in Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi: "Aşırı derecedeki tevehhüm (kuruntu) ve tereddütü, öteki meziyetlerini örterdi... Sultan Vahdettin, Sultan Reşat'tan daha aklı başında ve daha bilgili old uğu halde inat ve israrının, vehimliliğinin ve kararsızlığının kurbanı oldu... Sultan Reşat'ın kalbi daha temizdi... Onurlu bir zat olduğundan, mütarekeden sonra Vahdettin'in uğramış olduğu hücumlara uğrasaydı, ya felç olup yatar yahut yür eğine inip ölüp giderdi." 237 □ İngiliz Yüksek Komiserliği Siyasi Müşaviri T.B.Hohler'in 4 Kasım 1919 günlü raporu: "Hükümdar zayıf karakterli olup pek cesur olmamasına rağmen yüksek prensip ve emellere sahip görünmektedir." (G.Jeschke, İngiliz Belgeleri, s.6; Br.IV, No. 578) □ Amiral de Robeck'in raporu: "Büyük bir karakter gücüne veya şahsiyete sahip olmamakla beraber çok samimi ve nazik bir zat olup oldukça zihni bir idrak de göstermektedir." (G.Jeschke, İng.Belgeleri, s.7; 21.8.1920 günkü mülakat hakkında rapor, Br.XIII, No.23) □ A.Reşit Rey: "Oldukça zeki fakat fazla müteenni (fazla temkinli) ve müteredditti (tereddütlüydü/ kararsızdı). Diyebilirim ki anlayış ve kavrayışta hızlı, karar ve harekette yavaş idi." 238

de

bi

an

_8

□ Rıza Tevfik: "Kendisi bir kukla durumunda idi." (Biraz da Ben Konuşayım, s.191) □ İ.M.Kemal İnal: "Eski Adliye Nazırı İbrahim Bey, yeni Padişahın kendisine şöyle dediğini bi rkaç gün sonra bana nakletmişti: 'Aczim var, korkuyorum. Maddeten hiç bir şeyden korkmam. Fakat pek ağır bir vazife yüklendim. Allah'tan korkarım.' Padişahın aczini itiraf etmesi, Allah'tan korktuğunu ve pek ağır bir vazife yüklendiğini.söylemesi, haktanırlığını, doğru söylediğini belirttiği için takdire değer. Fakat aczini ve pek ağır bir vazife yüklendiğini itiraf eden bir kimsenin, tecrübeli ve yeterli olanları kullanmak ve onlardan yararlanmak gerekirken, Ferit Paşa gibi hükümet yönetiminde aczi ve devlet işlerinde tecrübesizliği bilinen ve halkın güveninden yoksun olan bir adamı, öyle tehlikeli bir zamanda, ardarda sadraza mlık makamına getirip türlü zararlara sebep olması, sözüyle özünün birbirine u ygun olmadığını göstermiştir. Allah'tan korkan, Allah'ın yasakladığı şeyleri, özellikle emaneti, yani millet işlerini, ehil olmayanlara vermekten sakınır." 239 □ Dr.Rıza Nur: "Yeryüzünden nice milletler gelmiş geçmişler, azametli saltanatlar kurmuşlar, sonra da batmışlardır; fakat batarken hepsinin padişahları başlarında bulunmuş, düşmanlarıyla dövüşmüşlerdir. Halbuki bizim yıkım ve istiklal davamızda padişahımız, vatan düşmanlarıyla birleşmiş, millet aleyhinde hareket etmiştir." (Türk Tarihi, 1.C., s.198) □ Hüseyin Kazım Kadri: "Benim anladığıma göre, Vahideddin medeni cesaretten yoksun, müteredd it (kararsız) bir adamdı. Ferit Paşa adeta bu adamı büyülemişti. Her şeyi onun gözüyle görür ve onun kafasıyla düşünürdü." (s.201) □ Damadı İsmail Hakkı Okday: "Kayınpederim hem zeki, hem mütereddit (kararsız) ve vesveseli (kuşkucu) bir hükümdardı." 240 □ Şehzade Abdülhalim Efendi: "Bu hanedan bitmiştir. Bizden millete hiç bir hayır beklenemez artık. Bizi bir tarafa atarak, millet kendini kurtarmalıdır!" 241 □ Son Halife Abdülmecit Efendi: "O hain, yalnız vatanımıza hıyanet etmedi, hanedanımızın şerefiyle de oynadı. Artık vatandan da, hanedanımız sicilinden de kovulan bu adamdan bahsetmiyelim." (Aktaran N.F.Kısakürek, s.209)242

de

bi

an

_8

11. Ölümü "1926 yılı 15/16 Mayıs gecesi kalp rahatsızlığından vefat etmiştir.243 Ailesinin isteği üzerine otopsi yapıldıktan sonra cenazesi Şam'a nakledilmek için tahnit edilmişse de 120 bin lira borcu olduğu için İtalyan alacaklıları tarafından tabutuna varıncaya kadar haciz koydurulmuş, sırf bu yüzden cenaze bir ay evinde ka lmış (?) ve nihayet kızı Sabiha Sultan para tedarik edip haczi kaldırtarak Şam'a naklettirip Sultan Selim Camiinin bahçesine defnettirilmiştir." 244 12. Birinci Bölümün sonu Bu bölümde yer alan bilgilere, belgelere ve tanık ifadelerine dayanarak, Vahidettin hakkında şu hükmü vermek, haksızlık olmaz sanıyorum: Kusurları meziyetlerini aşan bir insan, dönemin gerektirdiği niteliklere sahip olmayan, sıradan ve zayıf bir hükümdar. Peki, hain miydi? Buna, Üçüncü Bölümde, Kurtuluş Savaşı sırasındaki tutumunu ve bunu beli rten belgeleri de gördükten sonra, siz karar vereceksiniz.

Notlar
57) 58)

59)

60) 61) 62) 63)

64)

65) 66) 67)

İ.H. Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, 4.C., s.441. Ahmet Kabaklı ise nedense, tarihi gerçekleri bir yana iterek, şöyle yazıyor: "Son Padişah VI.Mehmet Vahüdiddin, 17 Kasım 1922'de, Veliaht Abdülmecit Efendiyi Halife ilan etti." (Temellerin Duruşması, s. 145) Şaka mı, baskı yanlışı mı, yoksa sayın Kabaklı kimsenin bilmediği bir sırrı mı açıklıyor? Oysa Vahidettin, sonuna kadar Halife olduğunu ileri sürmüş, Abdülmecit Efendi için de şöyle demiştir: "Bizim budala, demek ki saltanatsız hilafete razı yani tekke şeyhi olacak. Gerçi bu kadarı da [ona] çoktur ya." (Aktaran Tütüncübaşı Şükrü Bey, Yakın Tarihimiz, 3.C., s.388) K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.192'de, Mısır'da kalamamasının sebebini, Kral Fuat'ın karşı çıkmasına bağlıyor ama asıl sebebin İngilizlerin izin vermemesi olduğunu ilerde göreceğiz. İ.H. Okday, Yanya'dan Ankara'ya. Ali Fuat Türkgeldi, Görüp işittiklerim, s.177, 216, 227. San Remo'da bir süre Vahidettin'in yanında kalan T.Mümtaz Göztepe'nin anılarında bu konuda birçok ayrıntı var. (V. Gurbet Cehenneminde) T.M. Göztepe, Vahidettin'in bestelediği bir şarkıdan söz ederken, cümlenin başında 'mahur makamında', cümlenin sonunda ise 'beyati makamında' diye yazıyor. (Vahidetti n Mütareke Gayyasında, s.188) Yılmaz Çetiner ise aynı şarkının makamının 'suzidil' olduğunu ileri sürüyor (Son Padişah Vahidettin, s.292) Tek şarkı, iki araştırmacı, üç makam! Son Sadrazamlar, s.2102; Murat Bardakçı, Vahidettin'in 41 şarkısının notalarının yayımlanacağını açıklamıştı (Hürriyet, 5 Kasım 1995), bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmiyorum. Rıza Tevfik (Bölükbaşı), Biraz da Ben Konuşayım, s.32. Lütfi Simavi, Osmanlı Sarayının Son Günleri, s. 360. Yakın Tarihimiz, 3.C., s.388; Malta'da, sadece 20-30 Kasım 1922'de İngilizlerin yaptığı

de

bi

an

_8

68) 69) 70) 71) 72) 73) 74) 75)

76) 77) 78) 79) 80) 81) 82)

85)

86) 87) 88) 89) 90) 91)

92)

93) 94) 95) 96) 97)

de

bi

83) 84)

masrafları gösterir çizelgeye göre, "Vahidettin ve "maiyetinin şarap masrafı 5 İngiliz lirası" tutmuştur. (B.N. Şimşir, Vahdettin'in Kaçışı ve 'Sonu, 28 Kasım 1973 Cumhuriyet gazetesi [F.O, 371/9118/E. 172: Colonial Office'den Foreign Office'e yazı, 3.1.1923]) Osman Öndeş'in Malta gazetelerinde yer alan haberlere dayanarak hazırladığı bir yazı: Vahideddin Malta'da (Hayat Tarih Mecmuası, Mart 1971) V.Gurbet Cehenneminde, s.147. G.Jeschke, Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz Belgeleri, s.6, mülakat 17.12.1919 günlü The Times'da yayımlanmış. İ.H.Okday, s. 206. Şefik Okday, Son Osmanlı Sadrazamı ve Oğulları, 7.bölüm, 28.12.1988, Milliyet. Türk Ülküsü, s.86; V.Gurbet Cehenneminde, s.34. Görüp işittiklerim, s. 141. N.F.Kısakürek, Vahidüddin, s.24; M.Kemal İnal diyor ki (sadeleştirilmiştir): "Abdülmecit'in evladı içinde sıhhati ve şuuru tam, tahta layık bir şehzade görülmedi denilemezse de görülenlerdede nice acaip haller görüldüğü inkâr edilemez." Son Sadrazamlar, 4.C., s. 2094. A.F.Türkgeldi, Görüp işittiklerim, s.138; aksi gibi o gece Topkapı Sarayının duvarı yanındaki hamam yanar, yangın Harem dairesine sıçrayacak korkusuyla hayli telaş edilir. a.g.e., s.209. Rauf Orbay'ın Hatıraları, 2.C., s.241, Yakın Tarihimiz. Son Sadrazamlar, s.2101. Lütfi Simavi, s. 353. Saray ve Ötesi, 1.C., s.65. Son Sadrazamlar, s. 2095; "Sultan Reşat, Manisa mebusu sıfatıyla İstanbul'a avdet ettiğim sırada beni kabul eylemişti. 'Siz Manisa mebusu olmuşunuz, pek mahzuz oldum. Bu Manisa Arnavutlukta mı?' dediği zaman kendimi kaybettim ve ne cevap vereceğimi şaşırdım. [..] Saltanat taraftarı olsam bile bu kadar cahil ve gafil padişahları ilzam edemezdim (tutamazdım)." (Hüseyin Kazım Kadri, Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım, s.248) A.F.Türkgeldi, a.g.e., s.275. Nihal Atsız, s.86; K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.88; Hilafet, s.274. Öteki Vahidettinciler de bu abartıyı tekrar ediyorlar. Son Sadrazamlar, 4.C., s.2095 vd.; bu bilgi yetersizliği ve ehliyetli danışmanlar kullanmamak yüzünden, Vahidettin'in iç ve dış olaylara, doğru bir teşhis koyamadığını göreceğiz. Lütfi Simavi, s.348, 366. Osmanlı Tarihi Kronolojisi, 4.C., s.442. F.Rıfkı Atay, Atatürk'ün Bana Anlattıkları, s.29, Sel Y. Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım, s.163. Tahta çıkış yazısına eklemek üzere hazırladığı 10 maddelik not, bu umudu haklı gösterecek niteliktedir. (Ayrıntısı için, S.Selek, Anadolu İhtilali, s.24-25) Belki de bu düşüncesi yüzünden, Temmuz 1919 ve Ekim 1920'de, tahtından ayrılmayı düşündüğü ya da bu izlenimi bıraktığı halde bu kararı verememiştir. (Jeschke, İngiliz Belgeleri, s.241vd.) Acaba kendisi akıllıca, kinsiz ve tarafsız yönetti mi? Bunu, olayları izlerken anlayacağız. Görüp işittiklerim, s.183; H.Hüseyin Ceylan, 'Vahidettin'in, savaşın felaketlerinin sebebi1 olarakda suçlandığını ileri sürüyor. (Büyük Oyun, 1.C., s.17) Hiçbir kaynakta böyle bir suçlamaya rastlamadım! Kendi icad edip kendi karşı çıkmış. Gölge boksu yapıyor. Görüp İşittiklerim, s.151, 179, 207. H.Z.Uşaklıgil, a.g.e., 1.C., s.226. Tarih ve Toplum, 17. Sayı (Nisan 1985), s.59, dipnot 4 [Fransız Diplomatik Arşivi, Seri E (1918-1929), Dosya 87, s. 107-109 'a dayanarak] Lütfi Simavi, s.489. a.g.e., s.442; iki yakını da, kolayca yalan söylediğini aktarıyor: Görüp İşittiklerim, s.179; Lütfi Simavi, s. 202.

an

_8

Ferit'i Sadrazam yapmadan önce de Mondros Mütarekesi görüşmelerine Başdelege olarak gitmesi için şiddetle ısrar etmiştir. fakat hakikatte yalnız ailenin Sultan Mecit koluna bağlı idi ve Sultan Mecit ile Sultan Aziz evladı arasındaki geçimsizlikte de payı vardır. İngiliz Yüksek Komiserliği . [. partinin önde gelenleri arasında bulunan Şeyhülislam M. ona karşı bir sempati besliyordu. bu sözün katiyen doğru olmadığını. 247. babasının sadece Damat Ferit'i sevmediğini." (Osm. hem kendisinin felaketini hazırlayacaktı.. bütün parti anlaşmazlıklarında. baskı gibi mazeretlere sarılıyorlar.Tunaya. ve 27. İstanbul Hükümetleri.320.252. Vahidettin'in." (Aktaran Sina Akşin. dipnotları. (Ben de Yazdım.. kız kardeşiyle yeğenini bilakis çok sevdiğini ve hiç sevilmeyen damadın Sadrazam olmasına sebeb olarak birtakım mücbir (zorlayıcı) sebebler ile tesirler (etkiler) altında kaldığından bahsetti. Hürriyet ve İtilaf Fırkası. Türkiye'de Siyasi Partiler. 217 vd.Z. özellikle 26.265) D. Görüp İşittiklerim. (Hayat dergisi.Ferit. T. Ali Fuat Türkgeldi'nin verdiği birçok örnek var: s. Vahidettin'in emelini şöyle özetliyor:" Mutlakiyetçi ya da en azından otoriter.H. Feylezof Rıza Tevfik gibi ilginç ve karanlık kimselerle ilerde sık sık karşılaşacağız. Ben de Yazdım. ulusal olmayan 'hilafete. "Sabiha Sultan.Sabri. Veliaht Y. 245. oysa beyannamesinde "meşrutiyet gereklerine uyduğunu" iddia edecektir. gelenekçi. hem devletin..442) Bütün Vahidettinciler de." (Hatıralarım. Vahidettin'in Çengelköy'deki köşkünü "fesat yuvası" diye nitelediğini aktarmaktadır.. ötekinin aşırılığı ise Vahdettin'e. sayı 8/18 Şubat 1965) İ. (Üçüncü Bölüm. C. s. s. Oysa hem İttihatçılara. İngiliz Belgeleri. dine dayalı ve İngilizci' bir düzen. s.169. s." (İstanbul Hükümetleri. s. Jeschke. siyasal duruma göre almaşık (alternatif) imkânlar tanıyordu. s. Mektubun tam metni ve Sadık Beyin öteki densizlikleri için bkz: Ali Birinci. Hatıralarım.Kazım Kadri. s.. H.202. Ama tarihte. 254. H. bu tutumun doğru olmadığını kendisine ancak böyle dolaylı bir yolla anlatabilirdim. s.Şevket Paşa da günlüğünde." (s.C." (Biraz da Ben Konuşayım. Vahideddin Efendi.Tunaya.Okday.İzzettin Efendinin. Hürriyet ve İtilaf Fırkası. bu 'zorlayıcı sebep ve baskılardan' biri bile belgelenmiş değildir. s.162 vd.98) 99) 100) 101) 102) 103) 104) 106) 107) 108) 109) 110) 111) 112) 113) 114) de bi an _8 105) O zamanki Posta ve Telgraf Nazın Haşim (Sanver) Beye dayanarak Celal Bayar. 212. Birinin ılımlılığı. Türk mantalitesini kapsayamaz. D. 46) Sina Akşin diyor ki: "Hısımı olan Tevfik ve Ferit. s.C. s.16) M. s.1.T." (İstanbul Hükümetleri.Z. Ben. hanedan üyelerinin hiçbir partiye mensup olamayacaklarını ileri sürerek bu söylentileri yalanlamakta olduğumu söyledim. M. s. 5.4.212) Celal Bayar. Ali Birinci. 203 (dipnot 170).Kronolojisi.paragraf) Sina Akşin. 31 Mart olayında.40) Rıza Tevfik bu sözleri doğruluyor (sadeleştirilmiştir): "Damat Ferit Paşa hanedana pek saygılı. 220. s. politika ile uğraşan Şehzade Vahidettin'i ağır biçimde suçlamakta. mütareke yıllarında Damat Ferit'i arka arkaya sadrazamlığa getirerek.] İlerde Padişah olduktan sonra bu partiye olan bağlılığını açığa vuracak.Ferit'in bir sözü: "Benim conception'um. 258.81) Vahidettin. 159) T. s.322. sivil paşalar olarak Bab-ı Âli'yi onun istediği biçimde yönetebilecek adamlardı. zorunlu sebeplere. Lütfi Simavi diyor ki: "[Şehzade Vahideddin'e ] Damat Ferit Paşanın Sadık Beyle birlikte kurmuş olduğu [Hürriyet ve İtilaf adlı] partiye kendisinin onursal başkan olduğu hakkında ortada bazı söylentilerin dolaştığını duyduğumu. Ali Kemal.Şevket Paşanın ölümü ile biten darbe girişiminde.158."sinsi ve kirli rolleri" olduğunu yazıyor.207. Tersine D. 263 vd. Doğrusunu söylemek gerekirse bu söylentiler pek de temelsiz değildi. adı geçen partiye onursal başkan olmasa bile. hem Ankara hükümetine karşı olan Hüseyin Kazım Kadri bile şöyle demektedir: "İttihatçılık hissini ve imanını bu vatanda ebediyen imha eden Anadolu milli hareketi oldu ve bütün bir memleketin İttihatçılıktan kurtulmasını temin etti.1438. s.

Yalan Söyleyen Tarih Utansın. Osmanlı T. Geldikten sonra yaptıklarını.72) İ. işgal altındaki Fransa'nın Dışişleri Bakanı Laval'i. s. Cumhuriyete Giden Yol. yalnız Damat Ferit değildir.. s. aynı gün Ş.H. asabi ve ukala dümbeleği bir zat idi. Üçüncü Bölümde belgeleriyle göreceğiz." kendisinin iktidara gelmesi gerektiği konusunda. 4.269. İttihat ve Terakki Partisi iktidarıdır.C.hükümetleri zamanında. s. s. ilgili belge: 371/4215-76104) Vahidettin'in son Başkâtibi Rıfat Bey özetle diyor ki: "Sultanzade Sami. A. Sultanın ısrarlı olduğunu" açıklamıştır.Dilipak. Damat Ferit hiç istemediği halde. Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi için Vahidettin'e baskı yapıldığını gösteren bir bilgi de yok. Salih Paşa gibi kimseleri de Sadrazam olarak seçmiştir. ve 5.Ferit Paşanın Sadrazam olması.Uluğ.1920 tarihli beyannamesi. s.Müftüoğlu.A. C. gençliğinde bir İngiliz mürebbiyesinin eline verilmiş yahut bir İngiliz öğretmeni tarafından yetiştirilmiş olmasından dolayı.. K. daima İngiliz kakası karıştırır.Reşit (Rey) Beyi de düşünmüştür. 42) Bu tür kukla. Kukla ya da işbirlikçi hükümetlerin başlarına gelenler için yakın tarihe şöyle bir göz atmak yeter. İstanbul'a giriyorlardı. bu sultanzadenin ilgisi vardır. sonraki yöneticilerin işgalcilerle işbirliği yapmalarının.115) 116) 117) 118) 119) 120) 121) 122) 123) 124) 125) 126) 127) 128) 129) 130) 131) Baştercümanı Andrew Ryan'a.382. İ.H.C. Vahidettin'in. Almanlarla işbirliği yaptığı için kurşuna dizmiş.210 vd. Birinci Dünya Savaşı'nın milli kahramanlarından olmasına rağmen.Danişmend.299. Osm. Gerçeğin böyle olmadığını. '20 cürüm' (suç)işlemiş olduğunu belirtiyor. Üçüncü Bölümde bu talihsizişbirliğinin şaşırtıcı ayrıntılarını göreceğiz. Haftada bir veya iki defa Saraya gelir ve dayısı Vahidettin ile saatlerce konuşurlardı. İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye. Mesela Fransa. s.. Üçüncü Bölümde göreceğiz.49. mütareke anlaşması için Damat Ferit'i Mondros'a Başdelege olarak göndermek için girişimlerde bulunması.4.T. 1920 yılında gösterecektir! Hayatımın Acı ve Tatlı Günleri. TevtıK Paşa. Ali Rıza Paşa. Erol Ulubelen. 1. s. Şuradan buradan işittiği. (S. 443. aynı sebeple ömür "boyu hapse mahkûm etmiş ve ölene kadar hapiste tutmuştur. M. s. s.383vd. Apaçık olayları ve belgeleri görmezden gelerek. Talat Paşa'dan söz ederken şöyle diyor: "Mali namus meselesi..452) Öyleyse? A. (istiklal Harbimiz.Karabekir.Okday. halkın coşkun gösterileri arasında. s. Demek ki D. olmazsa olmaz bir durum değil.Akşin. Hiçbir İngiliz belgesinde. s. hiç bir bilinçli aydın da korumaz. Sivas Anadolu Kadınları Müdafaa-yı Vatan Cemiyeti'nin 24. Evet. Üçüncü Bölümde göreceğiz.[.441. öylekaçınılmaz. Damat Ferit'i kimin tercih ettiğini gösteriyor. A.Naili Paşa komutasındaki Türk birlikleri de. kuklalık etmek. Kronoloji II.9. İkinci Dünya Savaşı biter bitmez. 4. Rahip Fru denilen şahsı saraya dadandırmakta.hükümetlere 'işbirlikçi hükümet' denir. eğri doğru her şeyi Padişaha anlatırdı. eğer eksik olursa kusur sayılır. yani hırsız olmamak bir meziyet midir? Fakat siyasi namus büyük bir meziyettir!" (s.4.443. asıl hainliğini ise. İstanbul Hükümetleri. savunmaz. onlara kuklalık etmelerinin mazereti olarak ileri sürülebilir mi? İşbirliği yapmak. Vahidettin Roma'ya gitmedi ki mahfazayı de bi an _8 . insanın kolu.1919 günlü bir yazısında. Mütareke döneminde Vahidettin'in Sadrazamlığa getirdiği kişi. birkaç sayfa sonraysa. bu dönemdeki Devlet Başkanı Mareşal Petain'i bile.H.. 9. ahlaki ve siyasi bir sorun.Kronolojisi. İngilizlerin baskısı olmadığını. budu gibidir. yenilginin sorumlusu.İzzet Paşa.) Damat Ferit. ne yeni bir tarih yazılabilir." (Aktaran N. Damat Ferit'in ilk üç hükümetinin.İzzet Paşa itiraz edince de. hiçbir ciddi ülke ve sağlıklı bir toplum bunları bağışlamaz.177 vd. süngü zoruyla mı beş kez Sadrazamlığa geldi? Reddetmesine ne engel vardı? Bu makama pek hevesle geldiğini bütün tarafsız tanıklar söylemektedir. s. "Biz onu idare ederiz" diye güvence vermesi. Kronolojisi. Ama bu durum.] Mali namus sahibi olmak. çünkü Vahidettin'le işbirliği halindeler.117. daha İngilizler İstanbul'a gelmedenönce. ne resmi tarih eleştirilebilir. Acaba hangi olumsuz icraatına karşı çıkmış? Mısıroğlu açıklasa da herkes bilse. (Jeschke. zaten böyle birbaskıya ihtiyaçları da yok. olmazsa meziyet değildir.

Hazret-i Osman'ın bizzat eliyle yazdığı kati şekilde ifade edilen bu Kur'an-ı Kerimi. s. Gurbet Cehenneminde.M.Z. Padişahtan Padişaha geçen fakat Padişahın tasarruf (kullanım) hakkı bulunmayan bir müze gibidir. 2." (Son Mücahitler. 4. 1976.388. Ayrıca 'bugünün parasıyla elli bin lira' ne demek acaba? Türkiye 1850.Göztepe. Osmanlı Tarihi. Hicaz Kralından 3.Pakalın. Padişah ile hükümetin ortak kararıyla. V. C..C. s.203). Kronolojisi.8. Osmanlı Devletinin Saray Teşkilatı." (Yakın Tarihimiz.Bu meşhur ve çok kıymetli kitabı.Ulunay'ın anlattığına inanırsanız. (Prof. T.92). ayrıca yıllık 50.11.449) Osmanlı T.C.s.68 vd.Uşaklıgil. s. s.C. C. 'Hazret-i Osman'ın yazdığı söylenen.. Bankada hesabı olduğunu K..G. Tanzimattan önce. arazi. Ve buna ömrünün sonuna kadar yanmıştı. Damla Y.C. Tercüman gazetesi. giderayak Topkapı Sarayı Muhafızlığına tayin edilen Vahidettin'in kayınbiraderi Zeki ve bazı kafadarları da. Ceb-i Hümayun maddeleri. güya İşgal Kuvvetleri Zabıta Komutanı Albay Maksivel' gibibir destekçi de bulmuşlar.000 altın destek gördüğünü iddia ediyor.Göztepe ise. M.157) 25 Kasım 1922 günlü Chronicle _8 .C.15) K.443. Ali Şeydi Bey. s.322.Z. 91 ve 92. Buna dair o zaman tutulan zabıt (tutanak) Topkapı Sarayı Müzesi arşivinde 35 numarada kayıtlı 'ilmühaber ve Kuyudat-ı Saire Defteri'nde mahfuzdur. (V. Çev.. odasında. yanında alıkoymuştu.s.Karaağaçlı..C. Hazine-yi Hassa. 1965/5. 157. bazı avaninin (değerli kap kaçağın) iç Hazineden çıkarılıp darphaneye gönderildiği. kızkardeşi Mediha Sultandan 8. s. İstanbul. 51. s. haklı olarak. s. s. kayıtlara gerekli özenin gösterilmediği dönemler olduğu da anlaşılıyor.C.. 3. Resimli Tarih Mecmuası. ayrıca H. Hazine-yi Hümayun. 90) H.62). Türk Tarihinde Osmanlı Asırları.H. Karal. Göztepe'nin verdiği bilgi doğru ise. saltanatın malı olup hünkârların şahsi tasarrufu dairesinden hariç (kullanım alanının dışında) kaldığı için. yılda 500.000 altın idi.. 3. 2. s.. s.281. s.1969. Gurbet Cehenneminde. .132) 133) 134) 138) 139) 140) 141) 142) 143) 144) 145) de 137) bi 136) an 135) oradan geri yollasın! T. Sultan Reşat'ın Başkâtibi de aynı gerçeği şöyle yazmış: " Hazine-yi Hümayun eşyası. s. sarayların tamiri de devlete ait.902.217 vd.) de ancak gelirinden yararlanabilir. tarihi ve kıymetli bir Kur'an'ı yanında aiakoyduğunu ve Hicaz Kralı Hüseyin'e hediye ettiğini' ileri sürüyor. Yazar Hazine-yi Hassa ile Hazine-yi Hümayun'u birbirine karıştırıyor. 3. San Remo'da iken. nasılsa yanına alıp getirmeyi akıl edememiş.171) Vahidettin'le birlikte İstanbul'dan ayrılan Tütüncübaşı Şükrü ise ikisini de tekzip ediyor: ".. s. s. (Hilafet.388) Kısacası uydurup uydurup yazıyorlar! Bari birbirlerinin kitaplarını bir zahmet okuyup da ağız birliği etseler. 1.Uşaklıgil. Vehbi Vakkasoğlu. Mısıroğlu şu bilgiyi veriyor: "Sultan Vahdeddin'in vatandan ayrılışından sonra hazine dairesinde yapılan tespitler.] göstermiştir. değerli elmaslarla süslü olan bu kitaba.Z. R. Mukaddes Emanetleri birlikte götürmesi içinVahidettin'e hayli baskı yaparlar.195.İ. İstanbul'dan hareketimizden bir ay kadar evvel Topkapı Sarayından getirtmiş. Bu Vatanı Terk Edenler. s. Hiçbirinin mülkiyeti yeni padişaha geçmediği için bu mülkleri satmak bir yana. (Hurşit Paşa. Biz Hünkârın bunu mutlaka cebine koyduğunu sanıyorduk. s. Osmanlı Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü. E.Z. Meğer geri vermiş.000 lira ziyafet ve seyahat ödeneği (s. 18. 183) Para darlığı yüzünden..Uzunçarşılı. Vahidettin'in yakın çevresi bu işe çoktan teşnedir.315-335.. (V.C. herhangi bir tahminde bulunmuyor.137 vd.M. bir hayır kurumuna dahi hibe edemez.. s. Gurbet Cehenneminde. Z. her şeyin yerli yerinde olduğunu [.27) Abdülhamit'in bu tür gelirlerden aldığı para. 100..H.Sertoğlu.... Teşkilat ve Teşrifatımız. s. Yakın Tarihimiz. 1. maden vb.171." (H.Uzunçarşılı. Tahsin Öz. (İ. 180. s. Osmanoğulları'nın Dramı. 1965/3." (Hayat Tarih mecmuası. elli bin altın biçiliyordu. Hayat Tarih.Musahip Mazhar Ağanın verdiği bilgiye dayanarak..Uşaklıgil. Sultan Reşat'ın Başyaveri Hurşit Paşa anılarında diyor ki: "Topkapı Sarayı hazinesi. Fevkalade nefis cildi bile nadide taşlar.000 İngiliz lirası.125. 2.C. Sayı. Resimli Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi. Saltanata ait mülklerin (çiftlik. 1..Cehenneminde. Hazine-yi Hümayun. (V. s. Ağustos 1951) M.Mısıroğlu da kabul ediyor fakat miktarı hakkında.C. s.

mücevher cinsinden bir servetti. (s.7 gram x 20. Ancak bu. "İngiliz belgelerine göre İngiltere Dışişleri Bakanlığı." (Bilal N. isyanlar.540) Ankara'da Afganistan. Ama Kurtuluş Savaşı sırasında. Buhara temsilciliği vardır. Yeni Halife'nin kıyafet ve vazifelerini tespit etmekle ona bir hat çizebiliriz. üçüncüsü ise 150'liklerden Tarık Mümtaz Göztepe'nin yazdığı Vahideddin Gurbet Cehenneminde (Temmuz 1968) adlı kitaptır. Hilâfetin gerekli olduğundan da söz etmiştir.85 vd. türlü dinsel içerikli bildiriler.Gurbet Cehenneminde. s.44) Babanzade İ. Tutanağın 312. Vahideddin Mütareke Gayyasında (1969.Şimşir.Türkgeldi. cilt ise 1992'de yayımlandı. cildin üçüncü baskısında kitaba yeni bilgiler eklenmiş: 1. V. Ayrıca Fransız bankalarında da parası olduğu anlaşıldı ve bir süre sonra harcamasına izin verildi. Bir Milletin Yeniden Doğuşu.Mumcu.Mısıroğlu. (Resimli Tarih Mecmuası. bu kitap önce gazetede tefrika edilmiştir). 3.F.53) Nusret Efendi uzun konuşmasında. Hezimet mi" adlı kitabın 1964'te yayımlanan ilk cildi izler.Vahideddin Malta'da." (A. (2) T. kendisine hizmet etmiş olanlara da nadide (seçkin) hediyeler dağıtmış.'s. Malta'da bulunduğu sırada Vahidettin'in servetini araştırmış. idam kararları.407). Sultanın paralarıyla değerlerinin dışarıya gönderilmesine aracılık etmişti. kışkırtmalar vb.Hakkı Bey de Meclis-i Mebusan'da şöyle demiş: Hilâfet bir bergüzâr-ı tarihidir (tarihi bir hatıradır). bir konferasında 'hilafetin çoktan çürümüş ve taaffün etmiş (kokmuş) bir laşe olduğunu' söylemiş olduğunu açıklıyor (s. Vahidettin'i öven ilk genişçe yazı. Buna karşı benim mütalaam şu idi: ‗Millete baği (haydut) diyen. bize zorluk çıkarabileceğini ileri sürüyordu. Ocak 1956.000 = 152.Mısıroğlu'nun Sarıklı Mücahitleri (1967). Karşı oyun sahibi Ziya Hurşit'tir (Lazistan)." (U.000 lira almış. açıklamalar.Karabekir diyor ki M.) Büyük Doğu ve Büyük Cihat dergisindeki bazı yazılar da bu niteliktedir.146) 147) 148) 149) 150) 151) 152) 153) 154) Ajansı'nın haberine göre. Böylece yaşamasına bol bol yetecek parası vardı. cilt genişletilerek Hilafet adıyla yeni bir kitap olarak da yayımlandı.1.) İkinci eser yine K. Sonra şu üç kitap yayımlanıyor: (1) N. cilt 1973'te. Nihal Atsız'ın 1958'de yayımlanan Türk Ülküsü 'Altıncı Mehmet' başlıklı bölümdür.269) Rıza Tevfik de anılarında. milli hükümetimize karşı Halife Ordusu gönderen bu adamı tutmak. yazar.Öndeş. bir İngiliz Bankasında 20. ve 315.72 vd. s. önerinin karma komisyona havalesi için çabalamaz. s. tarihe karşı da bizi küçük düşürür.000 İngiliz lirası kadar bir serveti bulunduğunu tespit etmişti. Bunları Kadir Mısıroğlu'nun yazdığı "Lozan. bankadaki mücevherlerine karşılık da 50.Kemal Paşa Vahidettin'in [Halife olarak] kalmasını istiyordu. para değil. sonraki baskılardan bu bölümü çıkarmıştır. Kısacası hilafet aleyhindeki akım yeni değildir.. bu konudaki önergeyi de imzalamazdı. sayfaları incelenirse. Utkan Kocatürk'ün verdiği de bi an _8 . K.H. N.37. Kazım Karabekir Anlatıyor. Zafer mi." (Atatürk. dayanak göstermeden şöyle yazıyor: "İngiliz Elçiliği. Hayat Tarih. Nihal Atsız'ın görüşlerinin çoğunu kaynak göstermeden ve genişleterek kullanıyor. fetvalar.Kısakürek.Uluğ. Karşı olsa.000 gram ya da 152 kilo. Cumhuriyet gazetesi) Lord Kinross.100. Vahidüddin (Eylül 1968. 3.M.000 lira yatırmış. s. Ayrılmadan önce Malta fakirlerine sarf edilmek üzere Genel Valiye 100 İngiliz lirası hibe etmiş. baskı 330.1971 Mart) 5." (O. İlk ciltte. (2.' Fevzi Paşa da benim mütalaamı kabul etmekle kararımız: Padişahlığın lağvı ve Hilafetin Âl-i Osman'da kalması ve Halife olarak Mecit Efendinin getirilmesi."eğer Mecit Halife olursa. Ziya Hurşit'in de karara karşı olmadığı.Göztepe. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. sebebiyle bu akım çok güçlenecektir. s. "Sultan Vahideddin Osmanlı Bankasına 75. 28 ve 29 Kasım 1973. Ayrıca 3. 1911'de Süleyman Nazif de hilafet aleyhinde şöyle yazmıştır: "Hilafet bizim için daima bir bar (yük) olmuş ve dört asırdan beri şevket-i milliyemizi (milli büyüklüğümüzü) kemirmekle tegaddi edip (gıdalanıp durmuştur. millete karşı olduğu kadar. suçlu olduğundan sözümüzden çıkmayacağını. Kuva-yı İnzibatiye. s. K. kendisine söz verilmediği için muhalif kaldığı anlaşılır. Azerbaycan ve İran büyükelçilikleri. baskı 503 sayfa. Sebep olarak da.F. bizi asi diye fetva çıkararak idama mahkûm eden ve düşmanlarımızla birleşerek.

s. Kronolojisi.H." (O günkü gazetelere dayanarak. Kel Sait'in topladığı ayak takımıdır. s.47-54.F. İstanbul'a giderken." (a.19. bu tür gönderme ve dipnotlar araştırma yapmış gibi bir görüntû vermeye çalışıyorlar... "İnşallah yakında Vahideddin'i de getirip. genellikle bu yayınlara dayanıyorlar.423 vd.Danişmend de aynı hatayı yapmış: Osm.Mısıroğlu'nun yazdığı gibi askerler değil...Kısakürek'in. 2. s. herkesin gözü önünde 'kahrolsun Vahdettin!' diye slogan atmaları ve sarayın duvarlarına da 'Vahdettin defol!' yazılarının yazılması üzerine. müşaviri olduğu Lozan Kurulu'yla birlikte bir akşam İzmit'te kalır. s.. (a. Osmanoğulları'nın Dramı (1976) Öteki bütün Vahidettinci yazarlar.C.23) "V. bu bilgileri nasıl değiştirmiş ve güncelleştirmiş: "Halife Vahdettin. Haydi Mısıroğlu tarihçi değil. hayatının tehlikede olduğunu düşünerek. yıllarca yaşadığı ve hükmettiği Osmanlı topraklarından ayrılmak durumunda kalmıştı. s.92) ve Lozan adlı kitaplarında da (3." (Büyük Oyun. okullarını üç gün tatil ettiler. 800) Rıza Nur da. milli şarkılar söyleyerek. N. göstericilerin toplanarak.265) Ali Kemal'i İstanbul'da tutuklayıp İzmit'e götüren polis memuru Mazlum ile İzmit'te Ordu karargâhında sorgulayan Necip Ali'nin (Küçüka) anıları için: Asım Us..1945 tarihleri arasinda Yeni Sabah gazetesinde yayımlandığı anlaşılıyor. Avrupa. İstanbul ve Yardımları. Ali Kemal'in İstanbul'dan nasıl kaçırıldığını ve İzmit'te linç edildiğini anlattıktan sonra.. fener alayları da yapıldı.. İnzibat Yzb. saraya molotof kokteyller atılması. 4. belgesiz iddiaları gösteriyor. s. s. Teğmen Cevdet'in anısı: H. Bayram nedeniyle gençler.e.g. bazı Padişahlar hakkındaki görüşlerini. Baştan başa bayraklarla donatılmış İstanbul'da. bakınız. Bu arada bazı yabancı kitaplara da karşılığı olmayan göndermeler yapıyorlar! Bu oyunbazlığın"örneklerini göreceğiz. İşi gücü köşk yaptırıp yıktırmak. esnaf dernekleri ve diğer halk kitleleri. Günlüğü.C.H. T. pelteyi beton gösterecek kadar zayıf. s.38.. 1966.98) Ali Kemal'i Nurettin Paşanın nasıl linç ettirdiğini de. İddiaları ve bilgileri hiç denetlemedikleri için de bunlarda bulunan pek. 16 Kasım'da değil.Nur karşı çıkar: "Onu İnebolu'dan yola çıkaracağız.Himmetoğlu. çünkü Ankara'ya gelip mahkeme karşısında hesap vermesi lazımdır..21. s. 3) K. 16. İstanbul. Bir numaralı mason olarak Yahudilik ve kozmopolitlik kütüğüne kaydedilmiş ilk Osmanlı Halife ve Padişahı.. daha önce gördüğümüz gibi 30 Ekim günü alınmıştır.1944-1. K. Tarih metodu bakımından da çok ilginç bir tutumları var: Dayanak olarak.. Şahane bir yalandan ibaret olan bir donanma kurmuştur..XIX)... Yahya Kemal." (Siyasi ve Edebi Portreler." (a.C. İ. 7 Kasım 1922 günü İstanbul'da gazetecilere. "Tek kişiye kölelik devrinin geçtiğini" söyleyecektir. çok yanlış devam edip geliyor. Muhteşem bir sirk atı gibi seyislerinin emrine bağlı bir insan. Melek kadar yumuşak fakat insan olduğuna göre 'şapşal' sıfatını giymeye mahkûm bir Padişah... Ordu Komutanı Nurettin Paşa. (s..C..147 ve 172) bu doğrultuda açıklamaları yer alıyor. Osmanlı borcunu 300 milyon altına çıkardı. K. başlarında bayrak olduğu halde. R.17. Danişmend'in yanlışına ne demeli? "4 Kasım günü İstanbul'da ‗millet saltanatı bayramı' başladı. s." (Vahidüddin. sonra tekrar yaptırıp yine yıktırmak.) Ama linç edenler. ‗Muhteşem Süleyman'ın torunu bu mu?' diye hayret ve istihzalı (alaylı) bir nezaket ile seyreder. s.25) "Mehmet Reşat: irade ve dayatma kabiliyeti..468. mızıkalar çalarak. Mütareke Gayyasından Gurbet Cehennemine adı altında.810) H. Kaynakçalı Atatürk Günlüğü.Murat: Deli. birbirlerinin kitaplarındaki kanıtsız. 61) "Son Halife Abdülmecit: Kof bir azamet içinde kuklaların en sefili. Yıldız Sarayı'nın etrafında suikast planlarının çoğalması. 1.e. 1930-1950.S.. s.e. cezasını-vereceğim!" der.16. 4. Şark Mahfeline gelip TBMM'ne bağlılıklarını bildirmeye başladılar. bu garip adamı.2..155) 156) 157) 158) 159) 160) bilgiden. s. (70lik Bir Subayın Hatıraları..Ceylan..8.g. özetin özeti olarak aktarıyorum: "Abdülaziz: Abdülmecit'ten daha müsrif. 263 vd. Söz konusu karar. Devlet ağacına aşı yapmak yerine onu kökünden zehirlemek manasına. olayın görgü tanığı Rahmi Apak açıklıyor..C. 2.. Okullar. Yemekte. Abdülmecit'in de bi an _8 .27) Ayrıca Sarıklı Mücahitler (s..g.18. ilk kitapla bu kitabın ana çizgilerinin..Mısıroğlu.

kim bu zahmete katlanacak derecede haktanırdır. Refet Paşa da' Budala. Çünkü Vahidettin.. 217 vd.C.37. 3. a. a.245 vd.N.. s.. Jeschke. Hepsi Mısıroğlu'nun yakıştırması. a. Kuvvetlerimiz yetersiz.g. a. daha doğru bir ifadeyle. bu Padişahlar ve son Halife hakkında. Rıza Tevfik. Cumhuriyet gazetesi.235. yıllardan beri planladıkları ikiyüzlü siyasetin istenen sonucuydu.. B. cildine bakıp (s. XCIII. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı.. 66. K. İstanbul'da 20 bin silahlı Rum.Şimşir. İngiliz Belgeleri.. Biraz da Ben Konuşayım. Belleten.C. 147. 1171.248-249.e.Şimşir. Bey ne demek? Bu konuları en iyi Yılmaz Öztuna bilir." (B.N.529) . Bu. Jeschke.IV No.1973 (1. orijinali s.Ulubelen. özeti s.Şimşir.. s. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu." (a.N. Taner Baytok.269." (Hilafet. (Yalan Söyleyen Tarih Utansın.. konuyu daha da saptırıyor: "Ankara hükümetince tayin ettirilen (!) Padişah yaverlerinden genç bahriyeli.. s.. İngiliz Belgelerinde.219) Hem bu kadar haklı bir şikâyette bulunup hem de zahmetten kaçmak olur mu? Mustafa Müftüoğlu.Şimşir.161) 162) 163) 164) 165) 166) 167) 168) 169) 170) 171) 172) 173) 174 175) 176) 177) 178) 179) seciyesini gösteren bu adi.N.C.121. Jeschke'nin Kurtuluş Savaşı Kronojisi'nin 2.. 'efendi' dendiğini biliyoruz. neden ayrıldığını anılarında (Üçüncü Bölüm.g... a.H. muhayyilesini zorlayıp gerçeği alt üst etmezdi.e." demişmiş.145 vd. R. S. orijinali 338. Sonyel. s. s. 2. Bakmış olsaydı. R.g.245. İstanbul Hükümetleri. İstanbuldaki İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold'un Curzon'a telgrafı (22 Eylül 1922): "General Harington pek kaygılı. "Prens (!) Sami Beyzade Fethi Sami Bey. İngiliz Belgelerinde.11. doğruyu öğrenir. Jeschke. Lozan.110.Mısıroğlu'nun kulağına fısıldıyor? Ayrıca Osmanlı teşrifatında 'prens'in karşılığı 'şehzade'dir. s. İngilizlerin Vahidettin'e destek vermediklerini ileri sürüp duruyorlar! de bi an _8 ... 110. a.e.C.e.e.9 (Br. s." (K. zebunküş ve ahmak sözler. E. Üçüncü Bölümde belgeleriyle göreceğiz. Şehzadelere de 'bey' değil.LX. 8. özeti s. Kenti terk edebiliriz. bölüm).241.Şimşir.g. Rıza Tevfik.g. s.340. B. Şimşir. İngiliz Belgelerinde Türkiye. Dış Politika I. s. Oysa kendi bile diyor ki: "Başka vesikalarıda görmenin gereğini kim kavrar.g. hayatını tehlikede görünce İstanbul'dan ayrılmayı kararlaştırmış ve bu maksatla General Harington'a müracaat etmişti. sayı 211..337. acaba neden yalnız K. bu konuşmanın genişçe bir özeti Jeschke'de var. s. s. XXXVIII.. Sami Bey şehzade değil! Öyleyse neden Prens? Hele Prens.11) bu kısa bilgiyi almış ama bu kısa bilginin dayandığı asıl kaynağa bakmamış.Karay. ne ağlıyorsun' vb. ne üzülüyor. İngiliz Belgeleri. oysa Vahidettinciler sürekli.N.e. Vahidettin hâlâ milliyetçilerin bolşevik ve azınlıkta oldukları kanısındadır.İngilizlerin arayıp da bulamadığı.N. B.209) TC'nin hiçbir resmi tarihinde. Bir yanardağ üzerinde oturuyoruz. Minelbab ilelmihrap.Mısıroğlu.e. Yerinde göreceğiz.XCIV.Ulubelen.İngilizler bu sözlerini tutmuşlar. s. s. yalnız Vahidettin'i değil.e. B. s. özeti s. Reşat Paşanın intihardan önce yazıp bıraktığı mektubun canlı şahididir. böyle sert ifad eler yoktur. orijinali s.183) İngilizlerin Vahidettin'e karşı ikiyüzlü bir politika güdüp gütmediklerini. s.g.152) Dayanağı olmayan uyduruk bir süsleme. s. E. 26. bir o kadar da silahlı Türk var. Açıklasa da hep birlikte doğruyu öğrensek. s. paragraf 14'te) açıklamaktadır. Jeschke. özeti XCII." (Hilafet.151) Nasıl inanacağız buna? Fethi Bey bunu kimseye açıklamıyor da yıllarca sonra. CXVI) Mısıroğlu bir başka kitabında da diyor ki: "Sultan Vahideddin. 4.s.Mısıroğlu. İngiliz Belgelerinde. s.. birçok kişiyi de yurtdışına kaçırmışlardır. orijinali s. İngiliz Belgelerinde. özeti s. s.g. )a. s. Sina Akşin. B. orijinali s. 268. Refet Paşaya 'Padişahı İngilizler yarın sabah kaçırıyorlar' diye ağlayarak haber vermiş..

Jeschke. 24 Mart 1974.Şimşir.e. 27 Kasım 1973. olayı ayrıntılı olarak kaydetmiştir. Tercüman) Doğrusu: Vahidettin.Uluğ.. Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi. s. Yakın Tarihimiz. basın açıklamasının ancak öğleden sonra yapılmasını ister.58. Abdülhamit'in sadrazamlarından Sait Paşa için diyor ki: ".80. Malta'ya. Vahidettin'in İngilizlere ne kadar teslim olduğuna ilginizi çekerim.C.Dilipak ise. J.. bir yabancı elçiliğe sığınacak kadar bedbaht ve seciyesiz adam. (Tarih ve Toplum.. sayı) A.. özeti s. s. Ama kaçtıkları için Enver. akıl ve mantık işi değildir. ne Abdülmecit'in halifeliğini ciddiye almış. (Bilal N-Şimşir.Uluğ. Dr.217. 1 Haziran 1923 günlü raporunda.385 vd. Cumhuriyet) Nitekim 7 Mart 1924 "günü Hü-seyin halifeliğini resmen ilan edecektir. Halifeliğin Sonu. s. "Hayfa. daha da süslü anlatıyor." (Vahidüddin. 3. orijinali s. Abdurrahman Dilipak ise şöyle yazıyor: "Vahdettin'in gidişi gizli değildi.980) Şerif Hüseyin'le Vahidettin arasında bir anlaşmazlık çıktığı." (Lozan.397. Kral Hüseyin'in adı zikredilmektedir ki bu olgu da mektubun uydurma olduğunu kanıtlıyor.N. s. 20.Yol.319) Alternatif tarihçiliğin ilkeleri yavaş yavaş beliriyor: Uysa da uymasa da. Harington'un anılarından aktaran N.Şimşir aynı yerde) V. s. 'niçin ölmeyip de kaçtığını ileri sürerek onu vatan ihaneti ile suçlandırması. R.H. Malaya gemisi saat dokuz sularında İstanbul'dan ayrılacaktır. Cumhuriyet gazetesi.Cehenneminde. ne de Hüseyin'in kendini Halife ilan etmesine önem vermiştir. s.C. hiçbir kaynakta bu iddiayı doğrulayan bir kayıt bulunmuyor.Rıza Nur anılarında şöyle yazıyor: "Vahidettin İngiliz harp gemisiyle kaçtı. s.180) 181) 182) 183) 184) 185) 189) 190) 191) 192) 193) 194) 195) 196) 197) 198) 199) 200) 201) 202) S. 11256) Ama İslam alemi genel olarak. İngiliz Belgeleri. a. K. 117) Hicaz'ı atladığı gibi.G. Vahidettin'in beklenenden önce Hicaz'ı terk etmesinden anlaşılıyor ama Hüseyin'in Vahdettin'i kovduğu doğru değildir. s. G. dipnotlar: 42. dipnot: 51/16.R. 4.sayı) B.397. hiç görmediği Roma'ya yolluyor. Zaten 1919'dan beri Hicaz'ın birçok kesimlerinde hutbede. Fransa'nın Cidde Başkonsolosunun raporlarına dayanarak. Vahidettin'i Yıldız'dan almakla görevlendirilenlerden biri olan İngiliz Yüksek Komiserliği tercümanı Mattews.39.N.N.. 4. genel ilgisizlik içinde. İnsana fazla ters de gelmiyor. her gerçeğin aksini iddia etmek! Vahidettin de. B.g.Şimşir. Vahidettin'in "Hacdan birkaç hafta önce.Cevat Ulunay.. Çünkü şartlar bütünüyle değişmiş. Kronoloji II. 29 Kasım 1973. "Sabık Sultanın.g. yani Hac görevini yerine getirmeden. Fransa Başkonsolosu. Yol. Kronolojisi II. 3.F. Cumhuriyet gazetesi." (Hayat ve Hatıratım. Jeschke. özeti XCI. ayrıca. Harington'un anılarından aktaran N.76.sıkışınca..Sonyel. (14 Kasım 1969.L. (B. Vahidettin'in değil. Talat ve Cemal Paşaları neden aşağılıyor? Arada ne fark var? N.11 (14 Kasım 1922).Grammont-Mammeri. Şerif Hüseyin biraz sonra Vahidettin'i kovmuş. San Remo'ya gelip yerleştiğini" bildirmektedir.Mısıroğlu ise diyor ki: "Hiç kimsenin.61.. (C.e. Malta'ya gittiğinin gizli tutulmasını. s.Kutay.148) Bu da bir görüştür. bulunmadığı karşılama sahnesini.Şimşir. şöyle yazıyor: "Vahdeddin." (C. s.11 (15 Kasım 1922).Kısakürek. s. s. s.XCII.G. Yakın Doğuda da milli devletler dönemi başlamıştır. aynı tefrika. bekle nenden 15 gün önce.C.H. Vahdettin'in Kaçışı ve Sonu. Kıbrıs veya İsviçre'ye yerleşmek istediğini" bildirmiştir. (Tarih ve Toplum.. Dış Politika..e.C. s.bölümü. oradan Hicaz'a gitmiş. ve50/16. Halifesiz Elli Yıl. ve son bölüm. Vahidettin'i de. orijinali s. belgelerin künyeleri var.N. s. Malta üzerinden Roma'ya gitti." (C.g. s. 2. ümmet dönemi sona ermiş. a. 2 Mayıs 1923'te bir ticaret gemisiyle Cidde'den ayrıldığını" belirtiyorlar.. dizi yazının 1. B. a.C.44) Hindistan Müslümanlarının görüşünü yansıtan bir gazeteden: de bi an _8 . ne Vahidettin'in halifeliğinin sürdüğünü kabul etmiş.250.

Bir temenna ederek (selam vererek) kapı dışarı çıktım. M. bir işaretle görüşmenin sona erdiğini. Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Davası.Göztepe de katılacaktır: "Bu dakikadan itibaren ben de şu dört başı mamur villanın daimi ve itibarlı sakinlerinden biri oluyordum… Berlin'de carııma tak diyen kıtlığın ve karşılaştığım sayısız zorlukların burada ağız tadıyla acısını çıkaracağıma iyiden iyiye aklım kesmeye başlamıştı.C. 2. Açıkçası.M.Sabri Efendi hakkında. vatan ve milleti. 127. s.203) 205) 206) 207) 208) 209) 210) 211) 212) 213) de 204) "Halife-yi mazul Vahideddin.16. Ben de. İslamı ve Anadolu'yu temsil eden BMM hükümetini ezmek ve mücehedatını akim bırakmak ve binnetice alem-i islamı baltalamak gayesini takip etmiştir. saltanat ve hilafeti kurtardınız.) Anadolu'ya geçmesi önerilince.G. ulu atalarının başkentinden kaçmak olarak niteleyen Vahidettin." (B.Dilipak ise şöyle yazıyor: "Aç yaşadı ama onurlu öldü. 'Heyet-i Temsiliye benim saltanat tacımın pırlantalarıdır. V.1921 günlü İngiliz istihbarat raporunda da.186). fakat bu sözüm Vahidettin'i öfkelendirdi. ben de kapı hizasında duran Yaver Paşaya baktım. Çünkü alem-i islam.G. artık intibaha gelmiş (uyanmış) ve her hangi kisve ile olursa olsun. Buna cevaben.282) V. bütün ayrılıkçı Kürt hareketlerinde yer alan bir politikacı-yazardır. Hindistan veya diğer diyar-ı islamiyeden birisine ikame eylemekle bir şey kazanamayacaktır.539 vd. bu şahs-ı menfuru.Şükrü Esmer. s. Vehip Paşa ile Çanakkale Savaşı dolayısıyla ilerde bir daha karşılaşacağız. 143. odadan çıkmak lazım geldiğini anlattı. 'Efendimizin Anadolu'ya hatta Bursa'ya kadar teşrifleriyle {gelmeleriyle) mesele hallolunur. 24.R. s. Yunan davasını desteklemeyi kabullendikleri biliniyor. Mevlanzade Rıfat. 'Çünkü halk Padişahlarını başlarında görürse bir genel ayaklanma olur ki düşman buna karşı duramaz' dedim.Sonyel.216) bi an _8 ..11.Sivas Kongresi Heyet-i Temsiliyesi üyelerinden olduğu için Vahidettin'in kendisini görmek istediğini haber verirler. Vahidettin'le konuşmasını şöyle anlatıyor[özet]: "İlk söze başlayarak. M. s.Şimşir.Müfit Kansu. hayatı söz konusu olunca. YakınTarihimiz. harekat-ı şahsiye ve siyasiyesiyle. (U. M. Şöyle böyle bir cevap ile karşılık verdim. 144.128vd..kadar da köşkte kalır. En son ihaneti. Yol.N. efali ile ilam ve ilan eylemştir. Şubat 1920'de Meclis'e katılır. Üçüncü Bölümde bilgi verilecektir.G. gizlice İstanbul'dan ayrılacaktır. s. Mevlanzade Rıfat için özetle şöyle deniyor: "Mevlanzade Rıfat ile öteki Kürt önderlerin. İngiliz İstihbarat Servisi. Yıllığı 600 İngiliz lirasına. İngiltere hükümeti.Cehenneminde. 4. s. Nihayet. Bizim Diplomatlar.140. büyük bir pişkinlikle T.' dedim.' dediler.Cehenneminde. Ben de bunu galiba biraz sert söylemiş olacağım ki Vahdettin cevap vermeyerek başını sağa doğru çevirdi ve denize bakmaya başladı.Kemal Paşa hazretleri inşallah afiyettedirler. Britanya hükmetine ilticasıdır ki bununla.Müfit Kansu anılarında. V. son Osmanlı Meclisi'ne milletvekili seçilmiştir.Mumcu. uluorta meydana koymuş olmasıdır.215-217) Ankara'nın Roma Temsilcisi Celalettin Arif Beyin 30 Mayıs 1923 günlü raporu: "İtalyan hükümeti kendisini polis nezareti (gözetimi) altında bulunduruyor. büyük atalarınız gibi milletin başına geçmenizi teklif ediyorum.110.141) Vahidettin'in ölümüne. İstanbul'u teşrif etmeyecekler mi? Kendisiyle buluşmaya hasretim.Cehenneminde. düşmandan memleketimizi kurtarmak için ne gibi çare düşünüyorsunuz?' dedi.." [s. bunu. Vahidettin'le Sen Remo'da Bir Karşılaşma. Cumhuriyeti devirip yeniden iktidara gelmek için! V. (A. Allah sizden razı olsun. 159...G." (Aktaran Mim Kemal Öke.59. Bu geniş kadroya.159. 150. s.Cehenneminde.121) M. yüzündeki perdeyi kaldırmış ve alem-i islamın bazı köşelerince meçhul kalan hüviyet ve amal-i gayr-i meşruasını. s. s." (S.C. milletin ve vatanın bu sıkışık ve zor zamanında.204) A. 'Hayır.10.' dedim. Kürt-islam Ayaklanması. sonuna kadar Britanya hükümeti ve düşmanlarla teşrik-i mesai ederek. s. aldatılmaya razı olmadığını. kendilerine mali yardım yapılırsa. Şaşırdım.184. sert bir tavırla ayağa kalktı:'Beyefendi." (Atatürk'le Beraber.s.G. O zaman Bursa henüz Yunanlılar tarafından işgal edilmemişti. 'Ne suretle?' dedi.. büyük atalarımın başkentinden bana firar mı (kaçmayı mı) teklif ediyorsunuz?' demesi üzerine. 'Beyefendi." (C.

146'ya dayanarak. kurtarmışlar.159vd.Mısıroğlu. s. herhalde paranın bittiği sıralarda. Mızıka-yı Hümayun'un müdürü değil. Bazı yazarlar Vahdettin'in.s.. 378. de bi an _8 . kerhane. 980 vd.Ergün Aybars.açmış. s.g. s. s. s. Zaten kız kardeşi de Zeki'ye lanet okuyur. kendisini Nil'e atmış. Sarıklı Mücahitler.C. 15. Ayrıntı için: Prof.Neyir. bir ara gerçekten Ankara hesabına çalıştığı ve Cenova Konsolosluğu aracılığı ile Roma Büyükelçiliğimize. ne rezalet bu be! Çarşıya çıkamıyorum. Sonra Kahire'de evlenmiş. dipnot) Bir cümleye bu kadar çok ve şaşırtıcı yanlışı sığdırmak da büyük ustalık! İstiklal Marşının bestecisi Zeki Beyin soyadı Önger değil. şimdi orada 'Padişah karısıyım' diyor ve bir kerhane işleti-yormuş. s.21. Eder.g...Kısakürek.' Bu kadın Vahidettin'in müstefresi (odalığı) idi.208) Bu iddianın kaynağı H.G.. s. (B. s. boşanmış. 263'e dayanarak. Nihal Atsız. s.262.Şimşir. Dr.91. Mücahitler.F. V." (3.ayıptır.Sami Coşar. sayı 111. Yunan parası ile Hakikat adında bir gazete çıkarır ve Türkiye aleyhinde yayınlar yapar. Bizim Diplomatlar. N. 1 . Büyük Oyun. sırasında yer almaktadır ve 1930'larda Nis'te intihar etmiştir. S. s. evkaftan aylık bağlatmış. s. Üstelik o.Dr.315-316. Cumhurbaşkanlığı Orkestrasında şeflik. Mesela H. (Mesela D.C. s.91. s. Sinoplu ve Çerkesdi.Bardakçı. K. Söz konusu Osmanlı paşası.. V.C. dipnot 2) Cemal Behçet.. çok ahlaksız bir çirkeftir. a.) Zeki'nin.Soyak'ın verdiği bilgi farklı.Avcıoğlu. a.Kemal'den para yardımı istediğini yazıyorlar. H. ". Yılmaz Çetiner "Son Padişah Vahdettin" adlı kitabında. İstiklal Marşımızı aynı Zeki Bey bestelemiştir. a. Hem velinimetine ihanet ediyor. eski Hademe-yi Hassa ve Mızıka-yı Hümayun Kumandanı Zeki'den şöyle söz ediyor: "Zeki Bey(Önger) sarayın Mızıka-yı Hümayun Müdürüdür. M.e.tarihte henüz yardıma da ihtiyacı yok. Diyor ki: 'Size söyleyeceğim pek mühim sırlar var.207. Vahidettin'e yardımda bulunmasını rica etmiş.Aybars. s. 1. birkaç kuruş alırım umuduyla. ona hizmet ediyor.bana mektup yazdı.Reşit Rey.e.R.. Üngör'dür. s.31) Ama "H.Rıza Nur. 1923 yılı yazında. İstiklal Mahkemeleri. Benim kardeşim alçaktır. Milli Kurtuluş Tarihi 1.91. İşi pek gizli tutmalıyım. A. Mızıka-yı Hümayun'un Müdürü değil.Soyak. Gördüklerim-Yaptıklarım. E.' Bu adam casus da.114. bu iki kardeş için şu bilgiyi veriyor: "Zeki. Yani yardım isteyen Vahidettin değil.218. Vahidettin haber almasın. Fakat bana yazacağınız mektubu şu adrese yazınız.100. 391393..g. İstiklal Mahkemeleri s. paşanın gayretkeşlik ettiği anlaşılıyor. " (s. s. para alıp almadığı belli değil.85'e dayanarak. 108. zaferden sonra Selanik'e kaçar.e. 30 Nisan 1995. San Remo'dan. Edirne'de Yunan desteğiyle çıkarılan Te‘min gazetesinin sahibi (Mustafa) Neyir hakkında kısa bilgi için: O. 209. 335 vd. Zeki'nin Vahidettin'e söylediklerinin tamamı şu: "Ulan. Milli Mücadele Basını. Cehenneminde. 'Türkiye İnkılabının İçyüzü' adlı kitabı ve bazı iddiaları dolayısıyla. 1958'de ölür. Görüp İşittiklerim. yardıma muhtaç bulunduğunu sezdim" diye yazmış ve M. Oraya geleyim.16.g. S.Ceylan.214) 215) 216) 217) 218) 219) 220) 221) 222) 223) 224) 225) 226) 227) 228) 229) 230) 231) 232) Böyle bir olan Mevlânzade'yle. Türk Ülküsü.207 vd.C.384. Biraz utanmak lazımdır!" Vahidüddin.e. yurt dışında yaşayan bir Osmanlı paşasının aracılığı ile M.. (1.100. s. s.N. 220.91. s. s. Üçüncü Bölümde.H. nihayet Zengibar'a gitmiş. s..) Buna karşılık. bu yeni yaver.C. Sarıklı Mücahitler.Mücahitler.R.hal ve tavrından [Vahidettin'in] maddi sıkıntı içinde olduğunu. Şeyh Sait İsyanı. Vahidettin'in ilişkileri hakkında gizli raporlar gönderdiği anlaşılıyor. 1934'te emekliye ayrılır. Show dergisi.. orada görevli askerlerin kumandanıdır. rezil ü rüsva olacaksınız. Edirne İstatistik Md. Musiki Muallim Mektebi'nde Müdürlük yapar. Diyor ki:' Beni sokağa atan Vahidettin gibi bir adama gitti de yaver oldu. Yaver Zeki ise. Sonra karısıyım diye Mısır'a gelmiş. 140. yeniden karşılaşacağız.. saray orkestrasının şefidir. 150'likler listesinin 2.Gurbet Cehenneminde. (a.208) M.Rıza Soy ak‘ın anılarıdır.Kemal'den.

Kronolojisi.Okday. de bi an _8 . N. Vahidettin hakkında... s. 276. İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu.B. Osm.C. 2.Akşin. s.354.Jeschke.2096 vd.T.316.Kısakürek diyor ki: "Vahidettin'in Başyaveri Avni Paşaya göre Padişah. 225) Osm. 441 ve 444'ten aktarılmıştır. 275..Okday. s. Hohler'in 4 Kasım 1919 günlü raporu..C. Metin sadeleştirilmişitir. (Yakın Tarihimiz. s. Yakın Tarihimiz.4.240) C.F.F. 8 Kasım 1918 günü de söylemiştir. 591-600. üstü kapalı ve dikkatli bir dil ile Vahidettin'i nasıl eleştirdiğini hatta aşağıladığını dikkatinize sunarım. İ. s. C.274. A. s.T.Kronolojisi. s. s. No. İngiliz Belgeleri. s.Türkgeldi.s. Br. 380. Çünkü derin ve şiddetli bir mümindir.233) 234) 235) 236) 237) 238) 239) 240) 241) 242) 243) 244) İ. Onun intihar kastı güttüğüne ihtimal verilemez..240. belgelere ve olgulara dayalı genel bir analiz: S.H. 172 vd..C." (Vahidüddin. IV. İstanbul Hükümetleri. Yakın Tarihimiz.444. s. A.. 4. 3.C. 4. Vahidettin aynı sözü Rauf Orbay'a.F.578.Türkgeldi'nin. s. G.C. İngiliz Yüksek Komiserliği siyasi müşaviri T.Kutay. yani intihar etmiş.. parasının tam bittiği anda bu ölümü kendisi hazırlamıştır. 2.H. s.6. Son Sadrazamlar.

En çalışkanları.255) M. yalnız Milli Mücadele ve sonraki dönemdeki bazı düşünce ve uygulamalarını eleştirmekle yetinmiyor. Herkes M. sonraki döneme de lider olarak taşımaya yetecek önem ve ağırlıktadır.Ü. Tezler 5.Küçük diyor ki: "M. Hareket Ordusu ve Çanakkale. 1. tarihin M. kaynaklarda de bi an _8 . M. geçmişini güzelleştirebilecek biçimde yazmak ve yazdırmak durumundadır. 'sonradan eklendiğini ya da güzelleştirildiğini' iddia ettiği üç konu var: Vatan ve Hürriyet Partisi. yazan Afet (İnan). Ama bir kısmı. onunla ilgili her olayı.Kemal aleyhindeki çeşitli iddialara giriş Bazıları M. sağda Kadir Mısıroğlu. Ben bar bar bağı rıyorum. Mesela Y.Tezler 5.Küçük'ün.4 Bir tarih dergisinde bunların yayımlanması utanç kaynağı olmalıdır. 2." (T. ne zaman kurmuş' diye.Kemal'den yana olacak değil ya.Kemal'i.] "1919 yazına kadar Kemal'in yanında hiç politika bulunmuyor. İleri sürülen bütün iddiaları. gizli bir 'cemiyet'tir.İKİNCİ BÖLÜM MUSTAFA KEMAL 1 M. Tezler 5.. Ortaya atan Kemal Paşadır. (T.Kemal için 'Vatan ve Hürriyet partisi kurmuş' deniliyor. ihtilal lideri olursa ve iktidarda kalırsa. Yönetimini sağlama almış bir lider." 2 [. Ayrıca bir bölümü. S-255) İlkinden başlayalım. annesinden başlayarak1 bütünüyle karalamaya. Vatan ve Hürriyet.Kemal'in şişirme bir geçmişe ihtiyacı olduğunu hiç sanmıyorum. s. bu arada Milli Mücadele'yi de küçültmeye çabalıyorlar. bir parti değil.Kemal'e göre değiştirildiğini de ileri sürüyor. ilk kez 1937 yılında ortaya atılıyor.47) Y." (T. solda Yalçın Küçük. Vatan ve Hürriyet partisinin tümüyle bir hayal olması ihtimali çok yüksek görünüyor. s. otuz yıl sonra kendisinin geçmişe dönük hayal ettiği bir proje ile ilgili iki [yalancı] tanık bulmakta güçlük çekmeyebilir.Kemal'e karşı. tarihi. Olabilir. Önce.Ü. Zaten z aferle sonuçlanan Milli Mücadele'nin siyasi ve askeri lideriydi.3 tanıklık eden de o sıraca Kemal'in milletvekili yaptığı iki kişidir. Bu tarihi rol onu.Küçük yanılıyor.Ü. Y. tarih sırasına göre aktaracağım.Küçük diyor ki: "Geçmişinde başarıdan çok başarısızlık olan bir kimse. Vatan ve Hürriyet Partisi (1905-1906) □ Y.

gerekçelerimden birincisi..Ü. hem Mekadonya'daki silahlı özgürlük hareketlerinin.Küçük'ün doğru olmadığını iddia ettiği birinci yurttaşlık bilgisi buydu. s.Kemal'in Çatalca'ya kadar geldiğini k abul ediyor ama daha ileri gittiğine ihtimal vermiyor: "Çatalca'da kaldığı anlaşılıyor.10 Hayretle diyor ki: "Bir kaynakta Çatalca'da Hareket Orduları savaş düzenini bulabildim.247).53). Bu anlatımda İstanbul'a geldiği iddiası bile bulunmuyor (T. Demek ki doğruymuş! Bu tek konuda Y.36).örgüt'.Kemal Hareket Ordusu ile İstanbul'a gelmemiştir. hem de İstanbul'a yürüyüşün dışında kalarak.Kemal'in ünlü olmasından çok önce 1913'te Alman generali İmmhof tarafından yazılmış bir makaledir. 2.Kemal hakkındaki tezlerine8 ve M. Hareket Ordusu (1909) . M." Bunun üzerine. Ciddi kaynaklarda bu konu ayrıntılı olarak incelendiği için ben sadece Hollandalı araştırmacı Eric Jan Zürcher'in Milli Mücadelede İttihatçılık adlı kitabından bir parçayı olduğu gibi aktarıp bu konuyu kapatacağım: "M. Öyle anlaşılıyor ki kuvvetler "İstanbul'a hareket" ediyor ve kendisi bulunmuyor (s. 1912'de Selanik'te basılmış. Bürokratik mekanizmalar içinde kalarak yükselmeyi planlayan Kemal.71)7 Y.Ali Aybar'ın anılarını Cumhuriyet gazetesinde yayımladığı sırada. kitabını yazadururken yeni bir kaynak daha keşfediyor: Rauf de bi an _8 3.Kemal var (s. Faik Reşit Unat'ın bulduğu bir ders kitabıdır." Sayfalarca süren bu tür kesin ifadelerden ve yakıştırmalardan sonra birdenbire iş değişiyor.56). M. M.36). Uğur Mumcu. Sirkeci'de çekilmiş olduğunu iddia etti. düzen ile bağlarını sürdürüyor (s. Konu ilk defa 1937'de ortaya atılmış da değildir: M.Kemal Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul'a geldiği ve savaştığı iddiasında hiç bulunmuyor. Bu iddiasını. M.Kemal'in.5 3. çok ön ce daha 1922'de Ahmet Emin Yalman'a bu konuyu anlatmış ve açıklaması 10 Ocak 1922 günlü ve 1468 sayılı Vakit gazetesinde yayımlanmıştır.Kemal'in Çatalca'ya geldiğine dair bir işaretin olmadığı noktasında toplanıyordu (s.Kemal." (s. Suriye'de gizli bir örgütün (Vatan ve Hürriyet Cemiyeti)6 üyesi olduğunu ve bu örgütün Selanik'te bir şubesini kurduğunu doğrulayan iki bağımsız kaynak var: İlk kaynak. İkin ci kaynak. Hepsini görelim: 3/1." (s. 'komite' diye de niteleniyor.Abbas'a yazdırdığı ve Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayımlanan hayat hikâyesine dayandırıyor9 ve şunları yazıyor: "[Hayat hikâyesinde] M.Kemal'in 1919'da C. bunun Hareket Ordusu'nun girdiği İstanbul'da. çünkü Y. ilk kez varlığını öğrendiği bir kaynakta değişik bir bilgiye rastlamış. burada Tümen Kurmay Başkanı olarak Yüzbaşı M.Küçük şu dört iddiada bulunuyor.Tezler 5. M.62).Küçük. hiçbir kayıt veya işaret yok (s. Hüsnü Paşa ile M. Derhal bir mektup yazarak bunun doğru olamayacağını iddia ettim.. bir U dönüşü yapıp M.Kemal'in birlikte bir fotoğrafını yayımlayarak.247) Fakat işe bakın. Kemal'in Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul'a yürüdüğü konusunda.

56) Ve şu sonuca varıyor: "M. Hareket Ordusu Kumandanı Mahmut Şevket Paşanın emirlerini yazdırıyordu. (s. şöyle yazıyor: "Bir kaynakta Çatalca'da Hareket Orduları savaş düzenini bulabildim." (s. çok sonraki yıllarda.Redif Tümeni] komutanı Hüseyin Hüsnü Paşa. 1909 yılı Nisanında.Ordu Komutanı M.Orbay'ın kırk yıllık anıları! Rauf Orbay anılarında şöyle demektedir: "M. Y. Diyor ki: "Hareket Ordusu eninde sonunda bir ihtilalci yürüyüşüdür. 3/3.302)11 Y.Hüsnü Paşadır. H. Dördüncü iddiası dolayısıyla bu konuya yeniden döneceğiz.Kemal'in Hareket Ordusunun Kurmay Başkanı olmadığı." (s. Oysa gerçek çok açık ve basit: M. gerçeği az çok yansıtmış ama farkında bile değil. Kemal Paşayı süslemek için icad edilmiş bir bilgidir.Şevket Paşa Selanik'ten gelip de komutayı devralıncaya kadar. ancak 22 Nisan 1909'da gelecek ve Hareket Ordusu'nun komutasını üstlenecektir.Küçük.Kemal'in İstanbul'a gelmediği düşüncesine saplanıp kaldığı ve olayı pek az incelediği için gerisini bir türlü çözememiş.Kemal var. M Kemal de bunun erkan-ı harp subayı ya da Kurmay Başkanıdır. daha çok bir kariyer subayı. redif kuvvetleri [11. bu ilk oluşturulan gücün [1." (s.Şevket Paşa. karışık ve bir anlamda gerçekten derme çatma bir kuvvet olduğu için gerçek Kurmay Başkanının olup olmadığı ve varsa kimliği üzerinde karar vermek kolay görünmüyor. M. Kesin olan." (s.Karma Tümen'in] başına geçiyor. Y. "M.] 13 Ama M..Şevket Paşanın karargâhında çalıştığı da anlaşılıyor. Erkan-ı Harbiye Kolağası (kurmay önyüzbaşı) rütbesinde idi. şöyle yazıyordu: 31 Mart gerici asker başkaldırısı Selanik'te duyulunca bir kuvvet gönderilmesi düşünülmüştür.] Redif Tümeni Komutanı Hüseyin Hüsnü Paşanın Kurmay Başkanı olduğu anlaşılıyor. İstanbul'a da gelmiştir! de bi an _8 .Küçük'ün bir başka iddiası da M. 19 Nisan 1909 günü Hareket Ordusu adına yayımlanan iki bildiri de. burada Tümen Kurmay Başkanı olarak Yüzbaşı M. Telgraf Müdürünün koltuğunda Mahmut Şevket Paşa oturuyordu." diye yazıyor. Kemal Paşa yeni yönetimin başı olarak durumunu sağlama alınca.255) Zaten böyle bir iddiada bulunan yok. Kendi ileri sürüyor. [. İstanbul'un o zaman Makriköy denilen Bakırköy telgrafhanesinde görmüştüm. dördüncü iddiasına kadar kısa bir ara ver iyor.Kemal Paşayı ilk defa.247) Ama 200 sayfa sonra.36) [Kurmay Başkanıdır ve bu göreve 13 Ocak 1909'da atanmıştır.Küçük. kendi karşı çıkıyor. Hareket Ordusu düzensiz.Kemal'in İstanbul'da. M. Kemal'in ise bu tür hareketlenmelerle bir ilgisi görülmüyor. Çatalca'da toplanıp Bakırköy'e ilerleyen birliklerin14 komutanı H.16 3." (s.15 Bu yüzden de.302)12 Ve bu konudaki bilimsel dansına. M. Rauf Beyin anılarından.Kemal Paşanın Hareket Ordusu Kurmay Başkanlığı.Kemal de onun. bunun üzerine şöyle yazıyor: "Bakırköy'e kadar geldiği anlaşılıyor.Kemal olmadığıdır.Kemal Hareket Ordusu Komutanı değildir. 3/2.17 Yani Bakırköy'de kalmamış. yani Hareket Ordusu'nun Kurmay Başkanıdır.247) Kendi de daha önce." (s.Hüsnü Paşanın imzasını taşımaktadır. bunun M.

Çünkü defterde. 10 Ocak 1922 günlü Vakit gazetesinde yayımlanan açıklaması kanıtlamaktadır.Kemal Paşanın 1909 yılına ait 10 sayılı özel not defterinin hem aslı. R.Küçük. M. M. a. sayılar.Nur'un yazdıklarını.Kemal'in önemli bir rolü olmadığıdır. zehi hayal-i muhal!20 Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Dairesi (ATASE). Y. "Çankaya arşivleri açıldığı takdirde.Küçük'ün bu konudaki dördüncü iddiası da şu: "Bütün tarihi kendi adına göre yazdırmasına karşın. Rıza Nur'un malum ve mahut anıları.Küçük'ün iddia ettiği gibi tanıklar hayattan ve ortadan çekilince.Kemal 20 Mayısta Selanik'e döner." de bi an _8 . çünkü M.M. Kemal'in İstanbul için savaştığına dair bir iddia da bulunmuyor. Üçüncü iddiası Çanakkale'de M.Tezler'in 5.256). resmi tarihi değil ama Y. 4. "kerhen19 bulunduğu gönüllü ordu İstanbul için sokak savaşı yaparken.Ü. resmi tarihin yazdığı da bu..247) Yoksa bütün tezleri iflas edecek! Zehi tasavvur-u batıl.Yalman.258) 3/4.Kemal bu açıklamasında. (s. Y. M. İçinde M. adlar. 1994 yılında. Kurmay Başkanlığı görevinin. Balkan Savaşı (1913) Sıra K.C.e. hem yeni yazıya çevrimi var. Bu k onuyu Çanakkale paragrafında ele alacağım. Hareket Ordusunun İstanbul'da aldığı askeri önlemlerle ilgili birçok notlar.cildinin yayımından bir yıl önce.18 Gerçek de bu. çok sonradan icad edilmiş olmadığını da.Küçük'ün kendine göre yazmaya yeltendiği özel tarihi alt üst ediyor.Kemal'in bütün tanıklar sağ ve ortada iken. yani T. tarihin alt üst olacağından kuşku duymuyorum" diye yazıyordu (s. 2.g. ne Kemal Paşadan ve ne de resmi tarih yazıcılarından çıkan. s. Y.Mısıroğlu'nda. Y.Kemal Paşanın bu özel not defteri." (A..Kemal'in Har eket Ordusu ile İstanbul'a girdiğini ve askeri düzenlemelere etkin olarak katıldığını belgeliyor. doğruları ile birlikte veriyorum: "Balkan Harbinde son devrede Bulgar ordusu Tekirdağı'nda ve daha yukarılarda bulunuyordu. Atatürk Özel Arşivinden Seçmeler dizisinin üçüncüsünü yayımladı. M. Bu vaka üzerine Makedonya'dan giden kıtaların ve ilk devirde Edirne'den bunlara katılan kuvvetlerin Kurmay Başkanı olarak İstanbul'a geldim. bilgiler.56) Kendi de bir Kurmay Başkanının elde tüfek doğrudan savaşa katılmasının söz konusu olmayacağını kabul ediyor ve "kurmay görevi karargâhta yapılır" diye yazıyor ama yine de ve ille. Başlangıçta kumandan Hüsnü Paşaydı. Ama bu konudaki iddiası da doğru çıkmadı. (47 -74. emir taslakları bulunmaktadır. Onun bu konudaki iddiasının kaynağı.Küçük'ün doğru olmadığını kanıtladığını iddia ettiği ikinci yurttaşlık bilgisi de buydu.E.Kemal'in Çatalca'da kaldığını" ileri sürüyor." (s.Küçük'ün adım adım ve inleye inleye kabul etmek zorunda kaldığı gerçeği kısaca belirtmektedir: "31 Mart vakası oldu. Dr. sayfalar) Y.

Bulgar tümenlerini mahvedeceklerdi. Bu arada Mürettep Kolordu. Mürettep Kolordu. Bulgarların Marmara kıyısındaki kanadını geri atar ama sisli bir havada. Başkomutan A. Amaç.Kolordu. Enver'in şeref kazanmaması." (Doğrusu: Bnb. Çatalca savunma hattının karşısında) "Tarafımızdan Gelibolu yarımadasına bir ordu gönderilmişti. kararlaştırılan günde [8 Şubat 1913]. Bulgarların ilerlemesinden değil. Nizamiye Tümeni de geriye alınır. Beş yıl sonra yarım yamalak öğrendiği olayları.Ali Fethi Kolordu Kurmay Başkanıdır. Harekât Şubesi Müdürünün hücum ettirdiğini ileri sürmek. Bulgar mevzilerine giren 27.Kolordu da zamanında yetişip taarruza geçemeyince.Kemal Bulgarlara hücum etti ve perişan olup kaçtı. yani olaydan 14 yıl sonra yazarken.Şam Tümeni] taarruza geçer. bu şerefi kendisinin almasıdır." (Doğrusu: Kolordu). Hareketten bir sonuç alınmaz. 10.Şam Tümeninin Arap askerleri savaşı bırakıp çapulculuğa kalkar.407) Dr. başından sonuna kadar içinde yaşadığı Kurtuluş Savaşı hakkında verdiği basit bilgilerin bile ne kadar yanlış ve uydurma olduğunu.Kolordu [Kurmay Başkanı Yarbay Enver]. M.21 "Bunun erkan-ı harbi (kurmayı) Ali Fethi (Okyar) ile M.Kemal'di. iki tümeniyle [Nizamiye Tümeni ve 27. Gelibolu'ya yapılacak bir Yunan çıkarmasından çekinmiştir. Balkan Savaşı'nın bu bölümü sırasnda yurt dışındadır." (Doğrusu: Başkomutan. ayrıntılı olarak açıklamıştım. komutayı Harekât Şubesi Müdürü Bnb.Rıza Nur Dosyası adlı kitabımda." (Rıza Nur'un anıları. Bizde böyle hıyanetler cezasız kalır. Fakat Enver'in hücumunu beklemeden. Bnb.22 Bir kolorduyu. Başkomutanlıkça hazırlanmıştır.Nur. 8 Şubat günü Şarköy'e çıkarma yapacak ve Gelibolu'daki Mürettep Kolordu ile birlikte. Bu düzensiz çekilme Şam Tümeninin diğer birliklerine de yayılır. 1918'de dönecektir.M. Rıza Nur'a yakışır bir zırva! Bu kolordunun Komutanı." (Doğrusu: Plan Enver tarafından değil. Bulgar ordusunun geri çekilmesini sağlamak ve Edirne'yi kurtarmak. Fakat 10.(Doğrusu: Tekirdağ'ın yukarılarında değil..)23 "M. s. Dr. kararlaştırılan zamanda Şarköy'e çıkarma yapamaz.Kemal'e bırakmış. Kolordunun karaya çıkan tümeninin de geri çekilmesini emreder. ruh dengesinin iyice bozulduğu 1927'de.Rıza Nur'un. 10. s. (2. Bulgar ihtiyatlarının karşı taarruzu ile dağılarak kaçmaya başlarlar. Patlayan fırtına da çıkarmayı zorlaştırır.407) ve ancak beş yıl sonra. "Enver'in (Enver Paşa) tertibi üzere aynı zamanda bunlar da Bulgarlara hücum edecekler.Kemal'in bu hıyaneti yapmasının sebebi. Üstelik R.İzzet Paşa. 2. Ertesi sabaha kadar ancak bir tümenin çıkarılması tamamlanabilir.C.M. Tertip yapıldı. iyice de bi an _8 . Plan kısaca şöyle: Hurşit Paşa komutasındaki "10. çıkarma gemilerinin 4-5 saat gecikmesi yüzünden. Bolayır karşısında bulunan Bulgar tümenine taarruz edilecek. C.Kemal ise Harekât Şubesi Müdürü). Olay bu. Ne fecidir. Kurmay Başkanıyla kahvede tavla mı oynuyordu?) "Artık Bulgarların Gelibolu yarımadasına girmesinden korkulup Enver'in kuvveti de oraya gönderildi.

derin askeri bilgisiyle (!).1913' ten itibaren 1. yaklaşmıştı ki arkamızdan tozu dumana katarak yaklaşan bir otomobil de bi an _8 . böyle kesin kon uşabilmek için de olayı biraz olsun inceler. K.26 Enver ile M. Kolordu Kurmay Başkanı Bnb. Kolordu Edirne'ye 10 km. Edirne'nin geri alınması şerefini Enver Paşaya kaptırmamak gayesinden doğmuş dehşetli bir bozgun olduğunu kaydetmektedir." (s. 27 Ekim 1913'tedir. Ocak 1914'te Harbiye Nazırı ve paşa olacaktır. Sadrazama kadar yansımış. iki anlamıyla da tarihe uymuyor! Ama Mısıroğlu.Mürettep Kolordu Komutanlığına da vekalet edecektir. 22.Kemal'in arasındaki soğukluk daha da artmıştır ama M.151) İddiasını Rıza Nur'a dayandıran bir yazarın.29 Kısacası bu alternatif tarih yazarının iddiaları.Ali Fethi'nin. Balkan Harbi gibi erken bir devrede.Mısıroğlu hemen bu bilgiden (!) yararlanıp yanlışları derinleştirerek şöyle yazıyor: "M. bu iddialarını.27 (3) M.Rıza Nur.Kemal. Lozan adlı kitabının 1. tümenlerin komutanları yok mu ? İnsan bir iddiada bulunur ama hiç olmazsa enini boyuna denk düşürür.142)24 Hangi yanlışı düzeltmeli? Bir kolordunun yenilgisi. bu olaydan ancak 9 ay sonra.Kemal aleyhinde ya.Mürettep Kolordunun Kurmay Başkanlığına getirilir. Kaçan Bulgarları k ovalamaktaydık. Kahraman Edirne'yi Bulgar pençesinden kurtarmak. M." (Hilafet. Bolayır Kolordusunun bozgununun. söz konusu olaydan altı ay sonra.Kemal ve Fethi Beylerin. ufak tefek artçı çatışmaları oluyordu ama önemli bir savaş da vermiyorduk. hatta.30 "Edirne'yi Bulgarlardan geri almak gayesi ile harekete geçtik. sayfalarında genişleterek tekrar ediyor.Mürettep Kolordu Komutanlığı Emir Subayı İ. (1) Zayiat. 867 er Yaralı : 41 subay. 22 Te mmuz 1913'tedir. M.679 kişidir: Şehit : 15 subay. Harekât Şubesi Müdürüne yüklenilir mi? O kolo rdunun komutanı. Sofya'ya sürgün edilmez. Başkomutan Vekilliği ise savaşa girdikten sonradır. tersine 1.Kemal. 1801 er Kayıp : 55 er (Toplam: 2679)25 (2) Mürettep Kolordu ile 10-Kolordu yetkilileri arasında gerçekten tartışma çıkmış.cildinin 148-151.Hakkı Okday'ın anılarından izleyelim.7. 2. kurmay başkanı.birbirine karıştırıp çarpıtmış. Bu yarışın ayrıntısını. bu gazi şehri yeniden fethetmek şeref ve neşesi içinde uçuyorduk. olay Başkomutana.000 kişi değil. haklı çıkması mümkün mü? Edirne için bir yarış vardır ama o da Bolayır olayından beş buçuk ay sonra. s. 2. Ara sıra. Kolordu bu ileri harekâtında ciddi bir Bulgar mukavemeti ile karşılaşmadı.28 Enver de. K. 'başarısızlığın sebeplerini açıklayan' broşürünü de.Kemal'in Sofya ATASEmiliterliğine" atanması. "gösterdiği sebepler askeri ve mantıki bakımdan tatminkâr (doyurucu) değildir" diye eleştiriyor ve şu cümleyi ekliyor: "Dr. Şarköy çıkarması sırasında uğradığı bozgun ve sebep olduğu büyük kayıp (22.000 kişi) yüzünden Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa tarafından Sofya'ya sürgün edilmiştir.Mısıroğlu'nun yazdığı gibi 22.

1. Savaşın çok kısa bir özeti Bu konudaki değişik iddiaları görmeden önce.10. Fakat fırsatı kaçırmak istememiş. 28. yanımızdan hışımla geçti ve Edirne istikametinde uzaklaştı.-17.içinde bulunan Hürriyet Kahramanı Enver Bey. yirmi biri gece olmak üzere bombalayacaktır. Bu süre içinde Boğaz'ı ve Bolayır'ı. dümdar (ardçı) savaşlarını veren bizim kolordu idi. on dördü gündüz.1914 de bi an _8 .1914 Churchill.1914 Rus ordusu Doğu Beyazıt sınırını geçer. Kara Kuvvetleri Başkomutanlığına Orgeneral İan Hamilton atanır. 25. M. Buna çalıştıklarını da sırasıyla göreceğiz. 1915 Savaş Komitesi.Mısıroğlu da havada kapıp biraz daha şişirmiş! Çünkü amaç. 1914 29. Edirne'yi geri alma şerefini başkalarına mal etmeyi hazmedememiş. bizim kolorduyu geride bırakarak. Amiral Souchon kumandasındaki Osmanlı filosu Odesa ve Sivastopol'ü bombardıman eder.2.Kemal'in asker yanını da örselemek ama bu yetmez ki.190) Kısacası Rıza Nur bir balon uçurmuş. Ç anakkale'deki ve Kurtuluş Savaşı'ndaki rolünü de küçültmek gerek. İngiliz birlikleri Basra körfezine çıkar.11. Savaş Komitesine Çanakkale Boğazı'na taarruz edilmesini önerir. 3. s. 5. 11. Halbuki Edirne'ye yaklaşıncaya kadar Bulgar kuvvetlerini kovalayan. Bu suretle 'Edirne Fatihi' unvanını kazanmış oldu.1914 İngiliz-Fransız Birleşik Filosu. Edirne'ye giren ilk komutan sıfatıyla Edirne'nin fuzuli fatihi olmak hevesine kapılmıştı. Ruslar da İstanbul Boğazı'na çıkarma için hazırlık yaparlar.1915 Birleşik Filo. Enver Bey o sırada başka bir kolordunun (Doğrusu: Sol Kanat Ordusu) Kurmay Başkanı bulunuyordu. Birleşik Filo Komutanlığına Amiral de Robeck." (Yanya'dan Ankara'ya. arkamızdan bir otomobile atlayıp.1. 19. K. 9. Çanakkale Boğazı giriş tahkimatını bombardıman eder. 1915 Amiral Carden. Çanakkale Savaşı (1915) 5/1. Çanakkale Savaşının çok kısa bir özetini vermek istiyorum. Çanakkale Boğazı'nın donanmayla zorlanmasına karar verir. Çanakkale Boğazı girişindeki ve orta kesimdeki tabyaları (korunaklı sabit bataryalar) tahribe çalışır. biz Edirne'ye on kilometre yaklaşmış olduğumuz bir sırada. 18 Mart günü Boğaz'ın 27. Girişteki tabyaları susturulur.11. 1. Her şey umut verici görünmektedir. Deniz Bakanlığına Çanakkale'ye taarruz için hazırlanan planı sunar. Mayın arama ve tarama etkinliği kesintisiz sürdürülür. Çanakkale Boğazı bütün gemilere kapatılır.3. İngiliz kara birlikleri Mondros adasında toplanmaya başlar.11.

8/9 Ocak 1916'da Seddül-bahir kesimini boşaltarak çekilirler. Tarafların insan kayıpları: Türk tarafı 97 şehit ve yaralı. 19/20 Aralık 1915'te Arıburnu. hasta. _8 . Çanakkale'nin aşılması için deniz ve kara kuvvetlerinin birlikte hareket etmelerine karar verir.4.32 İki yanın kayıpları (25 Nisan 1915-8 Ocak 1916) Türkler'in genel kaybı (şehit. Karanlık Liman ile Morto Limanı önüne. gizlice 30 kadar mayın bırakacak ve düşman karakol gemilerine ve mayın tarayıcılara görünmeden geri dönecektir.1915 Çanakkale'ye asker çıkarmak için hazırlık.000 34 Artık Çanakkale Savaşı hakkında bazı aydınlarımız ile Y. 3 torpidobot da sulara gömülmüş.Birleşik Filonun çok güçlü ateş desteği altındaki müttefik kara kuvvetleri ile Türk birlikleri arasındaki kanlı savaş 25 Nisan 1915'ten 1916 yılının başına k adar. 27 Mart 1915 İngiliz Savaş Komitesi. 18 Mart 1915 (Deniz savaşı) Sabah.31 24 Mart 1915 Çanakkale'nin savunulması için 5. çünkü Boğaz'ın mayınlardan temizlenmiş olduğunu sanan 16 savaş gemisinden 3'ü. Çanakkale bir zafer midir? Aktüel dergisinin 18 Mart 1992 günlü 36. Birleşik Filo bu süre içinde de. 17/18 Mart gecesi. Sefa Kaplan'ın Çanakk ale Savaşını ele alan bir yazısı var. Aktarıy o- de bi an donanma ile zorlanmasına karar verilir. 3'ü topçu ateşi ve mayın dolayısıyla ağır yara almış. yazısının başlığı şöyle: "Çanakkale Savaşı: Zafer mi. sayısında. 4 Fransız zırhlısı.): 213. Nusret'in bıraktığı mayınlara çarparak batmış. torpidobot ve mayın aramatarama gemisi) Çanakkale Boğazı'nı zorlayıp Marmara'ya geçmek üzere ilerlemeye başlarlar. kuvvetinin üçte birini yitirmiştir.Ordu Komutanlığına atanır. Yedi saat sonra Birleşik Filo geri çekilir. 25 Nisan 1915 Gün doğmadan. Goliath. savaş planına göre üç sıra olarak dizilmiş gemiler (15 İngiliz. İstanbul yolunu açamayan Müttefik kuvvetleri.882 33 Müttefikler'in genel kaybı: 252.Türk Ordusu kurulur ve Mareşal Liman von Sanders. Çetin Altan'ın bu doğrultudaki görüşlerine yer vermiş. sekiz buçuk ay sürecektir. Ama Nusret mayın gemisi.Küçük ve Vahidettinci yazarların neler dediklerini gözden geçirebiliriz. 5/2.3-24. Triumph ve Majestic savaş gemileri ile birçok nakliye gemisi kaybedecektir. 308 savaş ve nakliye gemisi ve çıkarma aracıyla Boğaz'ın Asya yakasına ve Gelibolu'nun çeşitli kesimlerine çıkarma başlar. 5. esir vb. 3 kruvazör. birçok yardımcı savaş gemisi. yaralı. İngiliz ve Fransızlar 800 ölü. 28. Yas mı?" Dergi yazarı.

Böyle ters sonuçlu zafer nerede görülmüştür? Adına Çanakkale Zaferi dediğimiz şey. Rauf Orbay'ın. bir an önce savaşa girelim diye Almanların bizi nasıl zorladıklarını.1914).42 Osmanlı hükümetinin isteği üzerine Almanya. Birinci Dünya Savaşında Alman Genelkurmayının kendi donanmasını riske etmeden. Almanların." cü mlesinin anlamı ne? Daha doğrusu bir anlamı var mı? a. Kaldı ki Çanakkale Boğazı gibi dar bir su geçidinde bir deniz savaşı yapılamayacağı için bir karşı-donanmaya da gerek yoktu.Kemal'in anılarında. Hikmet Bayur'un bu olayları yabancı belgelerle destekleyen kitabında. bu hem imkânsız.44 b. Prof. Deniz savaşı. Jehuda L.rum: "Bizdeki optik hatalar. Almanya'nın. zafer filan değildir. Çanakkale Boğazı'nın Alman Donanmasıyla savunulması söz konusu bile olmamıştır çünkü az sonra açıklanacağı gibi. Çanakkale savaşlarının bir zafer olarak gösterilmesiyle başlar. Gemiler 10 Ağustos 1914 günü Çanakkale Boğazını geçerek Marmara'ya girer. Biri Yavuz Sultan Selim.Wallach'ın38 ve Peter Hopkirk'in39 eserlerinde.8. denizde de yenilmişlerdir.43 Bu yüzdendir ki Almanlar denizaltı savaşına önem vermişler fakat sonunda yalnız karada değil.37 Yüzbaşı Selahattin'in.. platonik bir yaklaşımdır.Dr. düşman donanmasını Çanakkale'de bizim 250 bin köylüyü öldürterek durdurması.40 Savaş patlamadan kısa bir süre önce. kendi ülkesini korumayı bir yana bırakıp da bütün donanmasını Osmanlıların yardımına yollamasını istemek. Ama donanmasının bir bölümünü daha Çanakkale'ye yollayamaz mıydı? Alman savaş gemilerinin bunu gerçekleştirebilmeleri için önce tehlikeli Manş ya da Kuzey Denizinden. o sırada Adriyatik'te bulunan bu iki gemiye. Çünkü 250 bin kişi öldükten sonra İstanbul yine işgal edildi. aslında 'Çanakkale Yası' olarak anımsandığı zaman düzelebilir oradaki optik hata. İstanbul'a hareket etmeleri emrini verir (3/4 Ağustos 1914). hem gereksizdi. Almanların Akdeniz'de.41 İngiltere'ye sipariş ettiğimiz ve parasını peşin ödediğimiz iki savaş gemisini İngiliz hükümetinin teslim etmeyeceği anlaşılınca (2. Almanların bize attıkları kazıklarla ilgili birçok örnek yer almaktadır. belki Feldmareşal Liman von Sanders için o sıralarda bir zafer idi ama hiçbir Alman'ın burnunun kanamadığı bu kanlı plan bizim için tam bir Alman kazığıydı. Bu da mümkün değildi. İngiliz ağır- de bi an _8 . 'Akdeniz Tümeni' adı altında sadece iki savaş gemisi vardır: Göben ve Breslau. M. o tarihte Genelkurmay İstihbarat Şubesi Müdürü olan Kazım Karabekir.35 [." 36 Türk-Alman anlaşmasından sonra. kendi üzerlerindeki baskıyı azaltmak için bizi doğuda Rusya'ya saldırmaya ve güneyde de İngilizlere karşı Kanal hareketine özendirdiklerini artık her ilgili biliyor. öteki Midilli adını alarak Osmanlı Donanmasına katılırlar. İngiliz Akdeniz Filosu ile Fransız deniz kuvvetlerini yenmeleri gerekirdi. Ama "Alman Genelkurmayının kendi donanmasını riske etmeden.. iki kitabında anlatır.. Zira İngiliz Donanması bile tek başına Alman Donanmasından çok daha güçlüydü. sonra da İngilizlerin elindeki müstahkem Cebelitarık Boğazından geçmeleri ve Akdeniz'de.] Her yıl kutladığımız Çanakkale Zaferi. düşman donanmasını Çanakkale'de bizim 250 bin köylüyü öldürterek durdurması.

Liman von Sanders'in sakat savunma anlayışıdır. 57.084'tür. Harp ve muharebe terimlerinin ikisini de savaş kelimesi ile kar-ladığımız için aralarındaki fark ortaya çıkmıyor.000 kayıp az mı? Küçük bir kent nüfusu kadar! • Ç. toplam kayıp 97. Alman Donanması yardıma koşmadı diye Çanakkale'yi savunmayacak. ne de A lman donanmasının Çanakkale'ye gelmesi gerekiyordu. subay ve er. şu sürüp gelen '250 bin şehit' edebiyatını da artık bir yana bırakalım. General von Seck diyor ki: "Almanya'da kolordu komutanlığı için uygun görülmeyen biri. bütün Türk ordusunun yeniden teşkilini (kurulup düzenlenmesini) üzerine alacaktı.46 Çanakkale'de kurulan 5. gençler için kısa bir açıklama yap mak istiyorum. Söz gelişi Almanlar. Hastanede ölenleri de bu sayıya eklersek. Öbür yanına gelince.45 Gerçi Liman Paşanın bu davranışının. Ku rmay Kurulunun çoğunluğu da Türk'tü.49 76. şehit olanlar 250 bin değil." Çetin Altan yanılıyor. tarihin derinliklerinde kalmış olan bu durumu ele alsa. Çanakkale Savaşı'ndaki yüksek kaybın sebebi. kayıp vermemek için hemen teslim mi olacaktık? d. İkinci Dünya Savaşında Dunkerque muharebesinde İngiliz ve Fransızlara karşı zafer kazandılar ama sonunda iki harbi de kaybettiler. acı yanı bu. 'donanmanın ateş gücünden çok çekinmesi' ve 'Türk birliklerinin dayanıklılığına güvenememesinden' kaynaklandığı anlaşılacaktır ama yine de ilk 24 saat içindeki tutumu hayli düşündürücüdür.lıklı Birleşik Filo ile iki kıyıdaki toplar. Tannenberg muharebesinde Ruslara karşı. c.47 Fakat Liman Paşa. hiçbir muharebede bulunmamıştır. toprağa verdiklerimizin sayısı. Kısacası. en fazla 75. Ordu Komutanının bu sakat savunma anlayışıyla. Böyle ters sonuçlu zafer nerede görülmüştür? Adına Çanakkale Zaferi değimiz şey. • Düşman donanmasının Boğazı zorladığı 18 Marttaki kaybımızı daha önce vermiştim: Şehit ve yaralı olarak toplam 79. zaman ve mekân akımından farklı." 48 İşin asıl hazin.Altan diyor ki: "250 bin kişi öldükten sonra İstanbul yine işgal edil di.0rdu Komutanlığına Liman von Sanders'i getiren de. İngiliz birliklerini Çanakkale topraklarında tutarak. zafer filan değildir. EnverPaşadır.830 ediyor. ne Almanların donanmalarını riske etmeleri mümkündü. Bütün savaş boyunca. Ç. Bir harp. bir büyük birlik komutanı olarak. Kütahya-Eskişehir muhare- de bi an _8 . birçok değişik türdeki birçok muharebe'den oluşur. Bu işin bir yanı. Niye yanıldığını belirtmeden önce. Sanders'in Kurmay Başkanı da.Altan. o topları kullanacak olanların direnci ve mayın hatları arasında geçecektir. o günkü ölü ve yaralı Alman kaybı da 18'dir. Madem ki gerçekleri konuşacağız. tartışmaya değer bir konu açmış olurdu. Türkiye'ye gelmeden önce Kassel'da bulunan 22. Birinci Dünya Savaşında. Süvari Tümeni'nin komutanıydı. Çanakkale'de Ordu Komutanı olmadan önce. Yunanlılar da. Alman genelkurmayı değil. ayrıntısını aşağıda göreceğiz. Batı Cephesindeki Alman birlikleri üzerindeki baskıyı hafifletmek istemesinden kuşkulanmışlardır. Bazı Türk subayları.

Akif'in Ça nakkale şiirinin görüntülenmesinden oluşuyordu. Çanakkale zaferi dolayısıyla yayımladığı bir program sorun olmuştu. rütbesi kaymakam (yarbay) olan M. Verdun. (s. Çanakkale. Çünkü 18 Mart 1915 günü noktalanan muharebelerde böyle bir isim yoktur. Müttefiklerin İstanbul'u işgal etmeleri.51 Yanlışlarla beyin yıkamanın vakti geçmiştir. İstanbul ve Boğazlar hakkındaki hiçbir tasarılarını gerçekleştiremeden de 'geldikleri gibi gittiler'.C. Plevne. Antep.58) Olayın tarihi gerçeklere uygun bir şekilde sahnelen mesi üzerine. Tıpkı Kanije.C. Ancak programda M.61) □ Mustafa Kaplan: "Atatürk'e yer verilmemesi programa inandırıcılığı artırmıştır.Kemal sadece o harplerde bulunmuş bir yarbaydır. s.. 1914 kışı ile 18 Martı arasında cereyan eden deniz hücumlarına gösterilen mukavemet esnasında gerçekleşmiştir. Şiirde de hiçbir isim geçmemektedir. Bu konu ile ilgili birkaç yazıdan örnekler vereceğim..Akif Ersoy'un Boğaz Harbi adlı şiirinden yola çıkılarak yazılmıştır. bu vesile ile bazı çevrelerin ve yazarların konuya yaklaşımını da şimdiden görmüş oluruz.Kemal'in adının hiç geçmemesi. Çanakkale muharebesinden 4 yıl sonra. 1. Programın büyükçe bir bölümü. (Ekim 1923) Asıl ters sonuçlu olan zafer. (s. Yanya. 1918'de Çanakkale ve İstanbul'u işgal ettiler ama Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması üzerine.63. M." (Aktaran. Biz Atatürk'ü vermeyi düşündük. s.Kemal Beyin bir rolü yoktu.. □ Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi: "Program. Ancak şiirin ve metnin içinde yama gibi kalacağını gördüğümüz için va zgeçtik.Kemal ismi yoktur. (1. 71) □ Yeni Nesil gazetesi: de bi an _8 . O kısımda. Çanakkale zaferini küçültmez. Etkisi birkaç yıl sürdü. M. M.61)" □ Tuncay Öztürk (programın yapımcısı): "Program metni. Galipler.C. TRT'nin 18 Mart 1988 günü yayımladığı Çanakkale programı TRT'nin 18 Mart 1988 günü. Birinci Dünya Harbinde kazandığımız muharebelerden biridir ve tam bir savunma zaferidir." 50 (GRYT Ans. Çünkü Çanakkale harbinin merhum Akif tarafından ebedileştirilen tabloları. GRYT Ans. tarih yanlışı yapmadığı için ister istemez Atatürk'ten bahsetmemişti. s. yanlışı gerçek zannedenler kazan kaldırdılar. 1.. Edirne.60) 18 Mart'a kadar deniz muharebeleri cereyan etmiştir ve M. büyük tepkilere ve tartışmalara yol açtı.besini kazandılar ama harbi kaybedip çöktüler... Daha sonra cereyan eden kara muharebeleri esnasında ise. Stalingrad gibi.. acaba hangisi? 5/3.

M." (Yeni Nesil.Küçük: "Türkiye'de her yılın Mart ayının on sekizinde top atışlarıyla kutlanan zafer bu kısa süreli deniz savaşıdır. Kıyı savunması Cevat Paşa Hazretlerinin emri altında bulunuyordu. 21 Mart 1988.Kemal'in o günkü deniz savaşına katılmadığını da. Bir kara birliği komutanının. geride 8. vurgulaya vurg ulaya belirtiyorlar. kendi ürettikleri bir hayale saldırıyorlar.64. Doğal ve doğru o lmayan. son hadise ortaya koymuştur..C.Ü.' " (36.] İstibdatla tarihe yön verip suni olarak şekillendirmenin bir çare olmadığını.Kemal: 'Bu tamamiyle bir deniz harekâtıdır.Mehmet Reşat'tır.Kemal'den söz edilmesi çok doğaldır. 66) Yazarlar. hiçbir komutanın rolü olduğunu kabul etmeyenler bulunuyor. Tezler 5. 18 Mart. s."Aslında Çanakkale zaferi kutlanırken birinin isminden mutlaka bahsedilecekse. Neden doğal ve doğru olduğunu yerinde göreceğiz. çok uzun yıllardan beri. □ Bunların en kıdemlisi. Çünkü ülkeyi o idare etmektedir.5 ay süren kara muharebeleri var. 5/4.. Zaferin nüvesini (çekirdeğini) teşkil eden deniz savaşları yapılırken. Askeri bakımdan da Padişah adına Başkumandanlığa vekâlet eden Enver Paşa birinci sırada yer alır. [.52 Çanakkale zaferi onun idaresi altında kazanılmıştır. Oysa katıldığını iddia eden hiç kimse yok!54 Bunu belirtmek için zahmete girmek bile gereksiz. 18 Marttaki savaşta kendisinin pek fazla rolü olmadığını yine kendisi söylüyor. deniz ve kara savaşlarını birlikte anmak üzere 'Çanakkale Günü' olarak kabul edilmiştir. böyle eleştiriyor ve M. 12-18 Mart 1992) □ Y. M.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolü konusunda farklı yaklaşımlar • En uçta. Emperyalist donanmanın 18 Mart 1915 tarihinde durdurulmasında Kemal'in hiçbir rolü bulunmuyor.. deniz savaşında işi ne? Bu yazarlar. Deniz ve kara zaferleri.Kemal harbin bilfiil içinde değildir.. kısacası hiçbirinin üzerinde durmadığı bir husus var: 18 Mart törenlerinde yalnız 18 Mart deniz zaferi anılmaz çünkü Çanakkale Zaferi yalnız o günkü savaştan ibaret değil. ondan söz etmemek ve söz edilmemesini savunmaktır. sayı. M. işbirlikçi ve Milli Mücadele düşmanı.. Ama bir kısmının unuttuğu. s." (T. bir kısmının da ağız kalabalığına getirip unutturmaya çalıştığı..Kemal'den söz edilmediği için programı kınayanları.Kemal Paşa. 1.53 Ruşen Eşrefe şunları söylüyor M. o da Sultan V.65) □ Aktüel yazarı Sefa Kaplan: "Belki şaşıracaksınız ama M. M. GRYT Ans. Asıl kaybın verildiği muharebe de bu. Tahlil adlı imzasız köşe yazısından aktaran..55 O yüzden de 18 Mart Çanakkale Günü. o gün birarada kutlanır. gazeteci Ali Kemal: de bi an _8 .

Kahramanlar.. kahraman komutanı imkânsız bir mücadele alanıdır. oradaki kumandanlardan herhangi birisine 'kahramanlık' veya 'kurtarıcılık' sıfatları elbetteki izafe edilemez. [1919 tarihli hayat hikâyesinde]56 Gelibolu'da görev yaptığını belirtiyor ve hiçbir kahramanlık iddiasında bulunmuyor. mutlak yalan ve sahtekârlıktan başka bir şey olmaz. tarihin tam bir falsifikasyonu (çarpıtılması) ve aklın tümden bozulması demek oluyor.. meydan kavgası gibi bir şey.74.Kemal'in] hanesine yazmak.Kutlu. ne Liman Paşa. Ali Kemal.156) □ Y. Çanakkale yalnız Mehmetçiğin şaheseridir..Kemal. topografyası gereği (!) kahramanı olmayan bir direniştir.. İstanbul'u kurtaran.. 255) Ve sözünü şöyle bağlıyor: "Gelibolu savaşını bir yarbayın [yani M."57 (s. muhakkak ki kötü sevk ve idaredir. Tümden sağduyuya aykırı bu ucuz iddiaların tek sebebi var: Aman M.Küçük: "Gelibolu. Tezler 5. sonradan abartılmış.83) M. Çanakkale sırtlarına dört yüz bin (Sayı daha da arttı!) vatan evladını gömen bir subay kadrosunun muvaffakiyetinden elbette bahsedilemez.C." (T. Mehmetçik denilen eşsiz Türk neferine aittir. Çanakkale'de M. sayı 12/Ocak 1971) □ İ. önlerine düşüp taarruza kaldıran subayların da." (Osm...67. Muharebede zayiatın (kayıpların) bir numaralı etkeni.C.". Ateşe bile atılmaktan korkmayan Türk askeri idi.35) Bu yazarlara kalırsa Çanakkale Savaşını.Çanakkale müdafaasının en birinci kahramanı. Gelibolu. Bu kumandan M. s. 1. Kronolojisi. yararı olm amış. Yalnız şu kadarını söyleyelim ki." (Aktaran Ş. Gelibolu'da ancak inatçı kütleler savaşabiliyor. iki bin şehit ve yaralı vermiş olan subayların ve komutanların hakkını yemekten bile çekinmiyorlar.Ü.Hami Danişment: "Türk tarihinin en muhteşem destanlarından olan Çanakkale menkıbesinin bütün şan ve şerefi.. hepsi başarısız. Anlaşılan sekiz buçuk ay süren Çanakkale Savaşı. ne bilmem ne paşa idi. onun cehennemle boğuşup muzaffer çıkan imanı ile milli kudretidir. biri bile kahraman değil. HTM.Mısıroğlu: "Çanakkale muharebeleri Mehmetçik için büyük bir şeref olduğu halde.. katkısı. sadece iki taraftan savaşa katılan sıradan askerlerdir. (s. her iki tarafta da kütlelerin inatçılığı ve kahramanlığı söz konusu olabiliyor. kahraman erlerimiz kendi başlarına kazanmışlar. Buna göre. bütün yönetim ye komuta kadrosunun da hiçbir etkisi. T.) □ K.429 vd.Kemal Paşa olsa bile!" (Lozan. Edilirse.Kemal'in rolü vardır ama önemli değildir.. s. asıl kahramanlar unutturulmuştur: □ Gayr-i Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi: de bi an _8 . 4. s. Bunun uzun ve teferruatlı sebepleri üzerinde durmuyoruz. Onları eğitip yetiştiren.Kemal'e zaferden bir pay düşmesin! Bu hırsla... • Bir kısım yazarlara göre ise. s. orada kumandanlık etmiş subaylar için hiç de yüz ağartıcı değildir.

Yarbay M.Kemal'e mal etmek olacak iş mi yani? M.. s. s.. Cevat Paşalar var komutan olarak. plan.85) Padişah adına ordular Enver Paşanın emrinde savaştı. bunun başarısı.115-116) □ Abdurrahman Dilipak: "Fevzi Çakmak'la (!) Liman von Sanders arasında çıkan bir ihtilaf yüzünden M.62) □ Çetin Altan: "Çanakkale şayet zaferse. s. (s. TRT'nin de aynı yanlışı tekrarlaması. ikisi de yanlış.Kemal ve onun rütbesindeki subaylara sıra gelinceye kadar.C. s. 12-18 Mart 1992) □ Ahmet Altan: "M.65) □ Bünyamin Ateş: "M. 21 Mart 1988 günlü Tahlil adlı imzasız köşe yazısından aktaran GRYT Ans. s. s. hatta M. Esat. sonradan kendine göre biçimlendirmiştir Ç anakkale Savaşlarını. ondan başkasına verildi. harekât subayı (!) olarak savaşa katılır. Resmi tarih yazımı.C.. Alman General Liman von Sanders.133." (CG Yol.l.C... 250 bin şehidin (!) kanı ile Çanakkale destanı yazılmıştır.C.Kemal'in sarih ifadesine rağmen koskoca destanın sevabını.21. Kurtuluş Savaşını yönetmesi de bi an _8 ." (Yeni Nesil. Ans. 1 . padişah adına Başkumandan Vekili de Enver Paşaydı.Kemal Beyin 'Çanakkale Kahramanı' zannedilmesine sebep olmuştur. 3. Bu gerçeklere.Kemal Paşanın [Çanakkale] kahramanlığı da.Kemal'in rütbesi yarbaydı. Ancak nedense zaferin ganimeti.55) M.Kemal'in de uzunca bir süre. Onun üzerinde albaylar. Haydi Liman'ı geçelim.. Vehip. Çünkü harekâtın tüm planlarını o hazırlamıştır ve zaferler de. İstiklal Harbinde bile vatanı kurtardığı söylenemez. sevk ve idaresi. mantığa ve akla sığar mı?" (20 Mart 1988 günlü Yeni Nesil gazetesinden aktaran GRYT.Kemal'e boca etmek insafa. (s. Yazar iki bilgi veriyor. Cevat ve Selahattin Adil Paşalar unutturuldu. sırada (?) olmasına rağmen. yarbay rütbesi ile ve komuta kedemesinde 17.Kemal kara harplerinde geri planda vazife yaptı.) □ Yeni Nesil: "Kara savaşlarında M. pek böyle bir iddiası yoktur aslında..Kemal'in tümeni yedeğin yedeği idi. yenilgiler de komutanların adıyla kaydedilir tarihe.sayı. resmi tarih onu gerçek kahraman göstermiştir.. (s. (1." (Aktüel. Esat ve Vehip Paşa gibi askeri simalar önde gelir."Çanakkale zaferinin gerçek kahramanları. 36.C. paşalar vardı. Doğrular aşağıda.101) M. anma günlerinde adını bile anmadığımız Çanakkale Cephesi Komutanı Alman Generali Liman von San-ders'e ait olmak gerekir.Kemal."121) Devletin kitaplarının yanında. M. götürüp M."58 □ Yalçın Küçük: "M. Çanakkale'yi tümüyle M. Çanakkale'de." (1. Çanakkale'de göğsünü düşmana siper etmiş 1887 subaydan sadece birisidir.Kemal Paşa. Onun ve diğer paşaların tedbir.Kemal.

Sultan Reşat'ın hesabına yazmak gülünç olur. kahramanları da eklemek haktanırlık gereğidir.Kemal için mi geçerli?62 Çanakkale Türk kanı. Teğmen Mevsuf. Çanakkale zaferini Almanlara armağan ediyor.00'e kadar yöneten Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı Yarbay Selahattin Adil Bey. sayı. gerçeğe aykırılık. Aylar süren Gelibolu direnişini.9 Ocak 1916 arasındaki kara muharebeleri sırasında ordu Komutanı olan Liman Paşanın durumunu tartışmadan önce.. 12-18 Mart 1992) Önce elma ile portakalı birbirinden ayıralım. Çünkü geçerli kurala göre zafer.etmek bir gelenektir" diyor ve Liman Paşa Alman diye. yenilgiyi ise orduyu oluşt uran millete yazmak gibi benim cahili olduğum bir gelenek mi var? Ya da bu g elenek. Kemal Bey daha çok kuzeyde. tarihe haksızlık.60 son mayınları döken Nusret mayın gemisinin kaptanı Yüzbaşı Hakkı Bey ile Müstahkem Mevki Mayın Komutanı Yüzbaşı Nazmi (Akpınar) Beydir.. 25 Nisan 1915 . savaşı planlayan ve birlikleri doğrudan yöneten komutanına yazılır: Nitekim Kut-ül amare zaferi. 6. Osmanlı ordusu. hemen bir konuyu netleştirmek gerekiyor. Mete Tuncay gibi bir eleştirel tarihçinin bu yaklaşımına hayret ettim. Bir zaferi. kafası. Başkomutan Vekili Enver Paşaya değil. "Ordu. Enver Paşa da söz konusu olamaz. örnek-siz bir savaştır. 'Çanakkale Zaferi' deyimi ikisini birden kapsıyor. Tezler 5. çok fazla abartılıyor.Kemal'e ait değildir. Çanakkale'de M.. Suriye yenilgisi sırasında da Yıldırım Orduları Grubunun Komutanıydı. daha sonraki zamanlarda. Çanakkale'de iki ayrı muharebe var.ve liderliğini perçinlemesinden sonra yaratılıyor. ancak aptal tarihçilerin işi olabilir.Ü.. komutanın milletine mal etmek de mi gelenek ? Ne zamandan beri? Liman Paşa. Bu ikiz zaferin ortak bir kahramanı yoktur. □ Mete Tuncay.Kemal'in rolü. Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Bey (ilerde paşa. Çünkü savaşta zaferleri komutana izafe.Ordu Komutanı Halil Paşanın adına yazılmıştır. Suriye yenilgisini de Alman yenilgisi olarak mı kabul edip değerlendireceğiz? Yoksa zaferi. En üstte bulundukları için zaferi Sultan Reşat'la Enver Paşaya yakıştıranlar da var ama zaferi. 255) □ Mete Tuncay: "Tamam. orada dövüşenlere ve şehit olanlara saygısızlık olmaz mı? Almanlar de bi an _8 . 248.63 Böyle bir zaferi Almanlara armağan etmek.Kemal'in kısmî başarısı vardır ama zafer M. İlki 18 Mart deniz muharebesi. inancı. Ordu Osmanlı ordusu. Çobanlı)59 ile savaşı saat 14. s. Seyid Onbaşı vb. ne var ki zafer Almanların. ne var ki zafer Almanların. 36. komutanın mensup olduğu millete." (Aktüel." (T. Çünkü savaşta zaferleri komutana izafe etmek bir gelenektir. yalnız Çanakkale ve M. ikincisi 25 Nisanda başlayan ve Ocak 1916'da biten kara muharebeleri.61 Bunlara Üsteğmen Hasan.102. Anafartalar'daki anlık bir çıkıya (?) bağlamak. • 18 Mart deniz savaşının önde gelen kahramanları. Çanakkale direnişinde M. bir ihtiyat tümeninin başında bulunuyor. emeği ve silahı ile kazanılmış.

tam tersine. Neden 'belki'? Çanakkale savaşlarıyla ilgili Türk askerî kitaplarında. kıyılardaki alaylar da birer tabura indirilir. . düşmanın Gelibolu yarımadasının boynuna (Saros körfezinin bitimine) veya Beşige'ye (Anadolu yakasında bir kesim) çıkacağına inanır. M.Adil'in anılarında yer alan olaylar ve yargılar.bile bütününe sahip çıkmaya cesaret edememişler. 'kuvvetleri merkezde toplamak ve nereye çıkarma yapılırsa oraya taarruz etmek' diye özetlenebilecek bir savunma planı yapar.244) Düşman bu sebeple her çıktığı yerde tutunacaktır. Ama Liman Paşa yanlış bir tahminle. (S. birçok eleştiri ve suçlama daha yer almaktadır. Bu görüş farkı.Korgeneral Fahri Belen'in68 başlıca eleştirilerini.64 Yöneltilen eleştiriler şöyle özetlenebilir: Liman Paşa.71 Bu plan gereğince. 30 km. Anafarta çıkarmasına (Ağustos 1915) kadar da bu yanlış görüşte ısrar eder. Türk askerî tarihinde ve askerî inceleme kitaplarında. Saros -Bolayır çevresinde bulunan iki tümeni yerinde bırakır ve asıl savaş yerine (güneye) göndermez. S. çok özet olarak aktarıyorum: Müstahkem Mevki Komutanlığı.66 Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin'in (Altay). Sadece F. Altay. F.Kolordu ve Tümenler. çıkarmanın başladığı sabah. yaptığı savunma planının zaafını.72 Mesela yarımadanın en güneyinde (Seddülbahir'de) sadece bir tümen (9.Adil. 235.240.Belen.Adil.67 bunun birçok kanıtından sadece dördüdür. 261 )69 Bu yüzden ilk savaş günü. Türk komutanların kıyılara yerleştirdikleri birlikleri geriye aldırır.Kemal'in Enver Paşaya yolladığı Liman Paşa aleyhindeki yazı. Almanlara değil ama belki kişisel olarak Liman von Sanders'in (ya da Türklerin andığı gibi Liman Paşanın) adına yazılabilirdi.lik bir kıyıyı bir tümenin savunması mümkün değildir. F.Kolordu Komutanı Esat Paşanın. birliklerin donanmanın ezici ateşine dayanamayacağı70 düşüncesiyle değiştirir. 5/5.65 Mesela 3. 86.Belen. Türk askerlerinin bu eleştirileri sonradan icad edilmiş değildir. birçok kararı yüzünden acı bir biçimde eleştiriliyor.Adil'in ve Çanakkale Savaşı'na da katılmış olan askeri tarih yazarı E. (S. 237)73 Liman Paşa. 247) Liman Paşa.Adil 236. kenarından kıyısından zafere ortak olmaya çalışmışlardır. (S. 7-8 kilometre ilerlemekle Boğaz tahkimatının gerisine çıkabilirdi. savaş içinde belirtilmiştir. F." (s. Mete Tuncay'ın dili sürçtü herhalde. Yarbay S. F. 3.Tümen) bırakır. Gelibolu'daki karargâhından ayrılıp de bi an _8 . daha önce Türk komutanların hazırladığı 'düşmanı mümkün o lduğu kadar kıyıda karşılama' planını ve buna dayalı düzeni.Altay'ın. Liman Paşa'nın bir komutan olarak övülüp büyütüldüğünü hiç görmedim.Belen diyor ki: "Halbuki bu bölgede düşman. 236. ardarda yaptırdığı taarruzlarda dökülen Türk kanıyla kapatmaya çalışmıştır. Zafer kimin? Kara savaşının zaferi. düşmanı durdurmanın çok pahalıya mal olmasına yol açar. düşmanın Seddülbahir ve Kabatepe'ye çıkacağını düşünmektedirler.

bu yüzden olsa gerek. M. birlikleri gece taarruzlarına zorlar.000 kayıpla geri çekilecektir. Albay Nikolai Bey. Bilenlerin de anmamaları doğaldır. Trommer Paşa. Başkomutanlıkça yollanmakta olan takviyeleri bekleyip cephelerden birine hazırlıklı ve etkili taarruz yapacağı yerde.Saros'a gider.98) Liman Paşa'nın. 248) Gelen her yeni birliği ceph eye sürerek. anılmasından daha zarif bir harekettir.Belen. Bu tür duygu ortamlarında. inceleme ve araştırmalarda söz konusu ediliyor ama bazı yazarlar. törenlerde de adının geçmesini istiyor." (s. İçlerinden pek azının bu isimleri bildiğini tahmin ediyorum.Kemal.000 kayba mal olan bir başka taarruz için de şöyle diyor: "Bahis konusu taarruzun tarafımdan işlenmiş bir hata olduğunu itiraf ederim. 247. bazı sıradışı nitelikleri ve özellikle eğitime yönelik başarılı hizmetleri olmakla birlikte. Yine bir Alman olan von der Goltz Paşayı saygıyla anan Türk askerî kamu oyu.75 İki tümenimiz toplam 16.Adil. savaşlar gün gün incelenir.Tümen ile henüz yoldan gelmiş olan 15. savaşın ilk günlerinde.Belen. Bu bakımdan.Tümeni bir gece taarruzuna kaldırır. amaçları da değişik olaylardır. Çanakkale zaferi. bu sebeple emir almadan harekete geçmek zorunda kalacaktır. hizmet ve kusurlarıyla zaten askerî tarihlerimizde yer alıyor. Weber Paşa. Bu taarruzu Alman Albay von Sonderstern yönetir. tartışılsın ve Liman Paşanın yanlışları ve bunların acı sonuçları açıklanıp eleştirilsin. güneyde kıyamet koparken. (S. Kaldı ki savaşla ilgili törenler.76 Liman Paşa. on kolordu ve grup komutanı daha var. anılmaması.74 Kimseye karar yetkisi de bırakmamıştır. Albay Ali Rıza Bey. belgeler harita yardımıyla okunursa. Çolak Faik Paşa. Liman Paşaya daima uzak ve soğuk kalmıştır. (F. Albay Kannengiesser Bey. onların anılmamalarını eleştiriyorlar: Esat (Bülkat) ile Vehip (Kalçi) Paşalar Niye yalnız ikisinin anılmasını istiyorlar acaba? Çanakkale'deki üst komutanlar bu ikisinden ibaret değil ki. Liman Paşa. Kolordu Komutanı yetkisiyle grup komutanı olan Albay M. bazısı da önemli sayılabilecek bir savaş yönetmemiştir. 246) 3 Mayıs gecesi 7. F. 250) Liman Paşa anılarında. Liman Paşanın. 88) M. sonuçları zorlukla ve ancak bol kan dökülerek düzeltilebilmiş yanlış tahminlerine ve yanlış savunma planına rağmen.Adil.Fevzi Paşa (Çakmak). milli değerlerin vurgulanmasından daha doğal ne olabilir?77 • Bazı yazarlar da.Altay.Kemal'in dışında. Albay Ahmet Fevzi Bey. bu manasız taarruzlarla erimelerine yol açar. Çünkü bazısı kısa süreli ve geçici komutanlık yapmıştır. 18/19 Mayıs gecesi yaptırdığı ve bize 9. (S. Albay Çevat Bey (Çobanlı). her rütbeden Türk askerinin inanılmaz çabası ve can cömertliği ile kazanılmıştır. havası da. Mehmet Ali Paşa. yalnız bir bölümünü aktardığım yanlışlarının ağır bastığı daha açık olarak görülebilir. Zaten bir savaşa katılan bütün de bi an _8 . geçmemesini eleştiriyorlar. kara savaşlarına katılmış iki kardeş komutanın adını ererek. Milli ve kısa süreli bir tören. bir seminer ya da sempozyum değil ki savaş uzun uzun irdelensin. (F. gece de orada kalıp ancak ertesi günü döner. Bu hatayı düşman kuvvetini iyi takdir edememekle ve elimizdeki az topçu kuvvetiyle ve çok sınırlı cephaneyle bu işi başaracağımızı önceden hesaplayamamakla işledim.

Yalçın Küçük'ün. Yaptıklarından dolayı zamanında bir kahraman sayılmıyor. Esat Paşa da "Çanakkale'de kesin sonuç sağlayan Anafartalar kahramanı M. gerçekle ilgisi olmadığını.80 Çanakkale'de en uzun bulunan üst komutanlar. Çanakkale'den ayrıldığı tarih olan 10 Aralığa kadar sürecektir.79 Sed-dülbahir kesimindeki on bir savaşın yalnız üçünde bulunmuş. Kahramanlığının ilanı çok sonraki yıllara denk düşüyor. Kol-ordu Komutanı Esat Paşa81 ve Albay M.Ü. kolordular)85 toplanır. bu kadar çok birliğe ve bu kadar geniş bir alana komuta etmemiştir. iddiaların. 16. Çanakkale zaferine katkıda bulunanlar ar asında kardeşi Vehip Paşaya yer vermiyor. ve 15.Kemal Paşadır" diyor.Kemal'in en başta anılmasının. elbette 18 Mart kahramanlarını ve Yahya Çavuş'tan Esat Paşaya kadar birçok kahramanı da anmak gerekir.Kemal'in rolünün sonradan büyütüldüğü Çanakkale Savaşının ayrıntılarına girmeden önce. sekizinde bulunmamıştır. Çanakkale Savaşı boyunca. de bi komutanların adları ancak ayrıntılı askeri tarihlerde bulunabilir. 5/6.Kemal savaşa yarbay olarak başlamıştır ama beş hafta sonra.000 şehit ve üç yüz bine yakın gazi.. Y. tek tek anılamayacağına göre. telefon rehberine dönerdi.Sonuç 76. kimseye haksızlık olmadığını göreceğiz.82 • Çanakkale savaşlarını ya hiç bilmeyen ya da bildiğini de çarpıtarak anlatan yazarların. Anafartalar Grup Komutanı olarak emri altında 3 kolordu (2.Kemal' dir. "yarbay". M. 1 Haziran 1915'te albay olacaktır. "harekât subayı" diye önemsizleştirmek için çırpındıkları M.. 'rolü abartılmıştır' vb. Yoksa her tarih kitabı.. M. 3. Esat ve Vehip Paşalar. Çanakkale. ayrıntısıyla göreceğiz. M. bu kadar uzun zaman. an _8 . "geri planda görevli". Yanya savunmasındaki hizmetleriyle ün kazanmış iki komutan. Bu görevi. ne de anlaşılabilir. ister istemez bir seçme yapmak zorunlu."yedeğin yedeği". Bu. Albay Cevat Bey."87 (T. bazı sağcı yazarlarca da paylaşılan bir iddiasına yer vermek istiyorum. ordu komutanlığı niteliğinde bir komutanlık demektir.78 Fakat Vehip Paşanın Güney Grup Komutanı olarak Çanakkale'deki hizmet süresi sadece üç aydır (9 Temmuz-9 Ekim 1915).83 bunu altın ve gümüş liyakat madalyaları izleyecektir.Kemal hakkında birkaç kısa not: M. Elbette yalnız önemli olanlar vurgulanacak.86 Onunla birlikte.84 8 Ağustos'ta Anafartalar Grup Komutanlığına getirilir. Liman Paşa dışında hiçbir komutan. Esat Paşa bile kendi yazdığı hayat hikâyesinde.Kemal'siz ne anlatılabilir. 'Kısmî başarısı vardır'.Küçük kesin bir dille diyor ki: "Kemal Paşa için parlak bir askeri geçmiş yaratmak için bulunabilen ve seçilen tek yer Gelibolu oluyor. 30 Nisan'da gümüş imtiyaz madalyası alır.

28. Trene bineceğimiz sırada."90 (Aktaran Oktay Akbal. s. ummaya bile cesaret edemediğim zafer haberi ulaştı. fakat şahsen görüşmemiştik." (Görüp İşittiklerim.Tezler 5. s. herkes gibi ben de kendisini gıyaben tanıyordum.Kemal Beyi kucakladı ve bugüne kadar göstermiş olduğu kahramanlıklardan dolayı takdirlerini bildirdi. s." 89 (Esat Paşanın Anıları.88 Oraya gittik. Gazeteler. Bu büyük zaferi.. Çıkartma yapmaya muvaffak olmuş ama ordumuzun karşısında mıhlanıp kalmıştı.1992. tam tersini söylüyorlar: □ Esat Paşa: "Bugün (11 Mayıs 1915) Enver Paşa. Enver Paşa. Rabbime şükürler olsun ki.Vakkasoğlu da diyor ki: "[1919'da) Halk ve hatta münevver zümre (aydınlar). Ben bir türlü bu haberlere inanamıyordum. Sirkeci garında. s.C.Kemal adı bu şiirle girmiştir. 118) □ Eski Sultan Abdülhamit: "Hayatımın en karanlık günlerini bu devrede yaşadım. M. Muhafız Kumandanı Asım Beyi sık sık Saraya göndererek sahih (doğru) malumat almak için çırpınıyordum. M. Fakat İngiliz ve Fransız donanmasının Çanakkale Boğazı'nı zorladığı ve giremediği bir hakikatti. de bi an _8 ..Emin Yurdakul'un 1915 Eylülünde Tan Sesleri' diye bir şiir kitabı yayımlanmıştır. o sırada İstanbul'da bulunan Çanakkale kahramanlarından M.Kemal Beyin karargahı hâlâ Kemalyeri'ndeydi. Milliyet gazetesi) □ Ali Fuat Türkgeldi: "Anafarta hücumu. devletime hizmeti geçenlerden razı olsun! (Sultan Abdülhamit'in Hatıra Defteri. 3..83) □ Vecihi Timuroğlu: "M. Çanakkale 'de düşmanın durdurulduğunu. yaverleri ve erkan-ı harbi (kurmayları) ile karargâhıma geldi. büyük zayiata uğratıldığını yazıyorlardı. s. Bu kitapta 'Ordunun Destanı' adlı uzun bir manzume yer almaktadır. 158) □ Lütfi Simavi:91 "Bu gezide. Sanıyorum Türk şiirine M.Tümen Kumandanı M.Kemal Bey adında bir miralay (albay) kazanmış.Kemal Paşayı tanımamaktadır.." (Son Bozgun. 19.Kemal Paşa ile Miralay Naci Bey (Eldeniz) de bulunmaktaydı. M.19/ dipnot) Ama tanıklar ve belgeler.Kemal Paşayı ilk defa olarak.248) V. Gazi hazretlerinin himmet-i mahsusaları ile def olundu ve kendisi Anafartalar Kahramanı unvanını ihraz eyledi (kazandı).. M. 1917 yılı Aralık ayında.. 15 Eylül 1915 tarihini taşıyan bu manzumenin ilk dörtlüğünde M Kemal'den söz edilir. 'Tanışmıyor musunuz?' diye sorarak bizi birbirimize takdim etti.3. o vakitki Veliaht Vahidettin Efendinin beraberinde Almanya'ya gideceğimiz gün gördüm. orada bulunan bir zat. Allah. İşte bu sırada. Çanakkale'deki övünç ve gurur verici hizmetleriyle. Her vasıta ile ceph eden haber almaya çalışıyordum.

orada bulunanlara ve T..49) □ M. 91." (1919. s.C. Tanışmaktan duyduğum şeref ve iftihar duygularımı bildirdim... aktaran M.Şimşir.Kemal'in ünü halk arasında yaygındı. orada çarpışan Türklük ruhunu. Türklük fedakârlığını ispat ettiği gibi bir de M.Kemal ve Çevat Paşaların isimlerini de altın harflerle yazacaktır. 1.Kemal ile Mülakat. İngiliz Belgelerinde Atatürk. Sayı." (Yanya'dan Ankara'ya.. 28 Mart 1918.Z. bir İstanbul çocuğu ruhu ile derin bir şükran olduğu halde yanından ayrıldım. Tarih Çanakkale vakasını kaydederken hiç şüphesiz M. bugünkü muhavereden (konuşmadan) daha fazla mı bir heyecan duyacaktım? Memleketin en tehlikeli zamanlarında. İngiliz Belgeleri. 'Anafartalar kahramanı meşhur Miralay M.Fikret'in eşine.Kemal gibi büyük bir kahramana malik olduğumuzu gösterdi. bu mülakat ilk olarak 1918 yılında Yeni Mecmua'nın Çanakkale özel sayısında yayımlanmıştır. s. Büyüklerini tanımak mecburiyetinde olan gençlik. İçimde ona karşı derin bir hürmet.C. geldiği zaman kendisini kapıda karşılamış ve ihtifale başlamadan evvel. İstanbul. s. B." (19.1918. Eşref Ünaydın: "Ben.XXVI) □ Amiral Webb'ten Sir R. s. Mustafa Kemal adını da belleklerine eklemeli ve kurtarıcılarımı zdan birinin de o olduğunu unutmamalı.Kemal Paşayı da yanına almıştı..)92 □ Rıza Tevfik: "Aşiyan'da Tevfik Fikret'e yapılan ilk anma töreni için. o zaman "Anafartalar Kahramanı" diye anılan M. (M.8. s.84) □ Kont Sforza: "M. Sadrazam tarafından de bi an _8 . s.48. kendisine refakat etmek üzere..Zekeriya Sertel): "Osmanlı tarihinin en şerefli bir sayfasını işgal edeceğine şüphe olmayan Çanakkale başarısı. Kanije müdafii Tiryaki Hasan Paşa ile yahut Plevne aslanı Gazi Osman Paşa ile görüşmek mukadder olsaydı..Kemal Beyefendi' diye takdim etmiştim. 1.Kemal Paşa.356." (Osmanlı Sarayının Son Günleri.101) □ Amiral Cartorpe'tan Lord Curzon'a: "Çanakkale Savaşı'nda ün yapmış bulunan M. can verircesine vazife başına atılan bu kahramanın elini sıktım.Kaplan. 3. (Anafartalar Kumandanı M. Jeschke. Hamit Matbaası. 1930.." (23 Haziran 1919.Graham'a: "Çanakkale Savaşı'nda bir hayli ün yapan M. s. Devrin Yazarları. Biraz da Ben Konuşayım." (20 Mart 1919.Kemal.N. Büyük Mecmua. 381) □ İsmail Hakkı Okday (Vahidettin'in damadı): "Vahideddin Efendi bu seyahate çıkarken.Hizmetlerinden ve başarılarından dolayı kendisini orada tebrik ettim.329) □ R.

1. Milli Mücadele'de Erzurum. s. Çanakkale muharebelerinde Anafartalar'da.Bardakçı. İlki.Kemal.41) Benim geliştirdiğim tezlerden birisi.Ü.98.94) □ L'îllustration dergisi: "Kararlı.Kemal Paşa.353) M. Tezler 5.." (Turkey/Türkiye. Çanakkale'de." (s.168-170) □ Tevhid-i Efkâr gazetesi: "Çanakkale'de iki defa İstanbul'u kurtarmış olan M. s.Kemal'in hiçbir planda önemli olmadığıdır. ne de amaç ve imkânlar bakımından doğru olur.Kemal Paşa.Kemal. belge sayısı 433) □ Albayrak gazetesi (Erzurum): "Anafartalar'da milli şerefi. Askeri ve siyasi sonuçları bakımından da tamamen iki ayrı olay.Ulubelen.21) □ Arnold J.. parlak subaylar için bir model olmaktan uzak düşüyor. bir savunma harbi olması bakımından Milli Mücadeleye son derece benzer fakat elde edilen başarı bakımından Milli Mü-cadele'yle karşılaştırılamayacak kadar büyük bir şerefi haizdir." (31 Ağustos 1921. İngiliz kuvvetlerini durdurduğu zaman. s. (s." (28 Haziran 1919. s.Mısıroğlu: Çanakkale muharebeleri. Genel değerlendirmeler □ K. anılmaya değer. hem Almanya'da bir kahraman olarak tanınmıştı. Taşhan'dan Kadifekale'ye.192.Toynbee: "M.9) Doğru ve bilimsel tarihin. 4. bugün de Milli Müc adele'nin başında görmek. KS Günlüğü. kitabın orijinali 1926'da yayımlanmıştır) Oysa Y.1. sert ama iman etmiş olan M." (14 Temmuz 1919. Meslekten askerdir.155-156. bu defa da vatanı kurtaracaktır.Samsun'a müfettiş olarak gönderildi. 292-293) Her iki olay da bizim için çok değerli ve anlamlı. mutlu bir görüntüdür. de bi an _8 .C.C. tarihin bugünkü nesilden beklemekte olduğu kutsal görevi yükselten ve yücelten bu saygıdeğer komutanı.Dursunğlu." (Lozan. Amasya'yı b uluncaya kadar M." (26 Şubat 1921/4069. Birini ötekiyle karşılaştı rmak. ne iyi niyet ve mantıkla bağdaşır. aktaran İ. s. İngilizler karşısında kazandığı büyük zafer. s. mırıl mırıl ne masallar anlatıyordu: "Ortaya çıkardığım bulguların şaşırtıcı olduğunu biliyorum! (T. dünyaya baş kaldırmıştır. Çanakkale Savaşı'nı nasıl değerlendiriyorlar? 5/7. s. benim işaret ettiğim doğrultuda yazılacağından kuşku duymuyorum! (s. E. hem Türkiye'de.Küçük.366) Şimdi ne diyeceğini merak etmez misiniz? 5/7. C. sayı.

Kemal'in övüldüğü kısımları büyük bir dikkatle atlıyor ya da zorlama yorumlarla gölgelemeye çalışıyorlar. Aksi gibi Çanakkale zaferinde M. M.Küçük'ü okuyunca. kanat. savunma. vadiler.Mısıroğlu.68) İngilizler.95 Talihsiz İngilizler.94 Arada bir. Bunun için de en basit ayrıntılarda bile yanılıyorlar. Bazı kitap ve anılardan.65. Hangi sırt." (T. bayır. parçalar.Ü. yalnız Conk-bayırı için 50. Conkbayırı gibi yerleri ele geçirmek için didinip durmuş. bilgi boşluklarını yakıştırmalar ya da mantık dışı yorumlarla dolduruyorlar. sırf liderine karşı olduğu için Milli Mücadele'yi küçültmek amacıyla Çanakkale'yi büyütüyor. taktik. strateji. Öyleyse. 81) Durumu Y. Çimen Tepe (Kocaçimen demek istiyor olmalı).Ü. s. araziyi değerlendirmeyi ve savaş planlarını buna göre yapmayı bir yana bırakarak. bazı ciddi kaynaklara gönderme yaparak sahte bir bilimsellik havası yaratmaya çalışıyorlar ama hepsi dekoratif. Hay şaşkınlar hay! "Gelibolu. ayırd-etmek çok zor görünüyor. M. direnek noktası. hurraaaaa deyip yığın halinde ilerlemeleri gerekirken. Tezler 5. Gelibolu'da savaş. s. Kaba Tepe. Çanakkale'de onun gibi bir kurmayları olmadığına kimbilir ne kadar y anacaklar! 96 "Gelibolu savaşında hiçbir zaman bir cephe çizgisi. ister İngiliz. sırtlar ve tep eler topoğrafyasıdır. yarma. cephe. nedense Kocaçimen.. Yazar.Kemal'in daha sonra de bi an _8 sonu yenilgiyle bitmiş bir harp içinde kazanılmış şerefli bir muharebe. esaslı bir konuda değil. kuşatma. ne yapmalı da bu rolü ve payı küçültmeli? K. . İnattır ve ölüm-kalım savaşıdır. Abdul rahman Burnu (Herhalde Abdurrahman Bayırı'nı kastediyor) ve sayısız sırt ile vadiden hangisinin daha önemli olduğunu tartmak pek zor olmalıdır. bazı gelişmeleri anlatmak için alıntı yapmak zorunda kalırlarsa. kazanmaya mahkûm görünüyor. mevzi savaşı filan gibi gereksiz düşünce ve işlerle oyalanıp durmuşlar... ister Türk. tüm askeri tarih kitaplarından93 ilke olarak yararlanmıyorlar.Küçük gibi kavramamış olan komutan ve kurmaylarsa. askerlik sanatıyla ilgili görünmüyor. hiç bir gönderme. Gelibolu savaşının askerlik sanatı ile ilgili bir yanı bulunmuyor. Seçtikleri bu maksatlı ve kısır yöntem yüzünden Çanakkale Savaşını öğememişler. tahkimat. Tezler 5. 68. Y.. amaçlarına denk düşen cümleler. İşte bazı örnekler. baskın. Kaynaktaki bilgiyi de ya abartıyor ya da değiştiriyorlar.□ Y." (T. bunu sağlamak umuduyla şöyle bir yöntem kullanmışlar: Çanakkale savaşları ile ilgili. ölecek daha çok kütlesi bulunan ve şu veya bu şekilde bunu ileri sürebilen taraf.Kemal'in de büyük rolü ve payı var.Küçük. diğerinden daha önemli veya stratejik olduğu üzerinde her türlü tartışma yapılabilir.Küçük: "[Gelibolu savaşı] düzenli birliklerin yaptığı bir gerilla mücadelesidir. ötekisi ise kesin bir zaferle sonuçlanmış şerefli bir harp. bilgi kırıntıları toplayıp kendi niyetl erine uygun bir mozaik oluşturuyorlar. çevirme.000 kayıp vermişler. GRYT Ansiklopedisi yazarları ve Y. vadi veya tepenin. taarruz. Savaş Tepe (?). birbirine iki yatak kadar çok yakın dereler.

'Garp Cephesi'.Kemal'in]. 107). Kemal'in 'hatt-ı müdafaa yok. bir satıh üzerinde gerçekleşiyor.Ü. "Eğer Çunuk Bayırı'nda97 başarılı olmaları halinde. hiçbir ciddi tarih yazıcısının ciddiye almasını.Kemal var. birkaç bilgi yanlışı daha sergiliyorum: □ Savaşın başladığı gün.C.Kemal'in ihtiyatta olan 19. düşman kuvvetlerinin Sarıbayır'ı98 da ellerine geçirecekleri ve böylece ilerleyerek Boğaz'ı açacaklarını düşünme ve ileri sürmenin fazla inandırıcı olamayacağını sanıyorum.100 M.Küçük bu yerlerin. sath-ı müdafaa var' sözü. Gelibolu'da hiçbir komutanın [M. Ansiklopedi bu yanlışı."99 "Gelibolu.Küçük'ün bu önemli açıklamasından haberi olmayan Çerkes Ethem de. Conkbayır ise onun anahtarıdır. d olayısıyla da M..Tümenin komutanı.Tümen Komutanı olarak göstermesi pek gerçeklere uymamaktadır. bir ihtiyat tümeninin komutanının [M. s. Mes ela Anzak Kolordusu Komutanı General Birdvvood diyor ki: "Sarıbayır Boğaz'ın kalesi. biz bu sözleri ciddiye alalım. 27. s. Kurtuluş Savaşı. Aynı zamanda her tepe önemsizdir. bir Alman zabiti olan Kannengiesser'di.101) Yarımadanın kuzeyindeki bütün savaşlar." (Lozan. kahraman komutanı imkânsız bir savaş yaşanıyor. Gelibolu'da her tepe önemlidir. 'cepheler'. Albay Kannengiesser'i 9.Küçük'ün de bu karavana atışa hararetle de bi an ünlenen sözcüğüyle bir cephe hattı bulunmuyor. savaş dereler.Ü.C. gelgelelim İngilizleri inandırmak zor görünüyor.. imkân dahilinde göremiyorum. 'Gediz Cephesi' deyip duruyor (Çerkes Ethem'in Hatıraları." (1.Mısıroğlu diyor ki: "Anafartalar'daki 9.104.84)" _8 . bayırlar. Bu bölge komutanının Vehip Paşa olduğu katidir. bir yüzey savaşı değil. Tezler 5. 1. kahraman komutanı imkânsız bir mücadele alanıdır.Tümenine çıkarmayı haber verdi. ha bire. Tezler 5. 158) □ Buna karşılık GRYT Ansiklopedisi de şöyle yazıyor: "Mısıroğlu'nun.13..67) Tekrar etmekte yarar var.) Doğrusu: İkisi de atıyor! Aşağıda Y. Çerkes Ethem'in gerillaları temizlendikten sonra. Anafartalar'da bir tümenin bulunduğunu sanan K. 49. s.Kemal'in önemsiz olduğunu kanıtlamak için çabalıyor." (T.97) Y. s. Daha önce de belirttim.85) Son cümleyi trajik akıbeti ile başbaşa bırakarak.Ve tezini bir daha açıklıyor: "Bir komutan savaşı olmayan bir savaşta. s. bu yüzden Y.Kemal'in]. sürekli tekrar ediyor. (s. Haydi." (s. 'Salihli Cephesi'. bütün birlikleri aşarak savaşı kazanmak ve kahramanlık iddiasında bulunmasını. (s.. yine Kemal Paşanın daha sonra kullandığı bir sö zcükle. kahraman olma imkânı bulunmuyor. 157. sözünü ettiği o yerlerin çevresinde yaşanıyor ve oralarda da hep M. Kurtuluş Savaşı'ndan daha çok Gelibolu'ya uygun düşüyor." (T. sırtlar ve tepelerden oluşan bir yüzey. 'Nazilli Cephesi'. bir cephe mücadelesidir.

Fevzi Bey ile Fevzi Paşayı karıştırmasınlar diye okuyucularını uyarmışlar da.Kolordunun Komutanı Albay Fevzi Bey. kuzeyde. ne de bizim ansiklopedistlerin ileri sürdüğü gibi Vehip Paşa. aynı zamanda aklı bozmak zorunludur. 91 )110 Doğrusu: Bu tarihte Vehip Paşa Gelibolu'da değil.. savunmadan daha çok.106 A. pek çok tümen komutanını bir kenara atarak. Türk kuvvetlerinin yerleşimi de. Vehip güney bölgesine. 81.G.Fevzi (Çakmak) Paşa.102 Komutanı da o tarihte ne Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi Kannengiesser. bütün mücadeleyi ihtiyat tümeni komutanı olarak bu savaşa katılan Kemal Beyin adına yazabilmek için yalnız tarihin falsifikasyonu (çarpıtılması) yeterli olmayabilir.104 □ GRYT Ansiklopedisine göre.Kemal atanınca. hem Celal Erikan. yarımadanın ta doğu kıyısında. Gelibolu'nun güneyinde bulunan 5. Kannengiesser için general diyor. GRYT Ansiklopedisinde de aynı şeyler yazılı: "Müttefiklerin ciddi hücumuna uğrayan bölgenin kuzeyinde Esat Paşa kumandasındaki birlikler.Kemal'in 19. (Kavaklı) Mustafa Fevzi (Çakmak) Paşa başka. 9 Temmuzda Gelibolu'ya gelecektir.Tümen. Tezler 5. Bunların emrinde tümenler ve tümen komutanları var. Tabur.Fevzi Bey de daha İstanbul'da.. sayfalarda da tekrar ediyor.. Kolordu Komutanı Albay (Beylerbeyli) Ahmet Fevzi Bey başka biri.Küçük'e göre.101 9 Tümenin karargâhı ise.103 Mısıroğlu.Ü.C. Albay Halil Sami Bey.107 Hem Hikmet Bayur. ihtiy ata ayrılmış 19. meğerse şöyleymiş: "Gelibolu. Üstelik M.Tümeninin 77. gözetleme hizmeti ile vazifelendirilen bu 9. yerine Albay M. Bir ordu komutanını. o tarihte Kannengiesser.125). 25 Nisanda çıkarma başlarken. Saros'dan Anafartalar kesimine getirtilen ve Anafartalar Grup Komutanlığına atanan 16. iki kolordu komutanını.89. Kemal Bey. İki ayrı kişi.. çok parlak iki komutan olan Esat ve Vehip Paşaların komutasında iki kolorduya ayrılmış bulunuyor.Kolorduya komuta etmektedir. s.. general de değil.. Esat ortada. güneyinde de Vehip Paşa kumandasındaki birlikler bulunuyordu.Alayına bağlı 3. ve 85.111 O tarihte A.)109 Aralarında yanlış değiş tokuşu mu yapıyorlar.." (T. Ordunun komutanı Kara savaşlarının başlamasından iki buçuk ay sonra. s.66.katıldığını göreceğiz. Trakya'daki 2.112 Saros Grubu Mayıs de bi an _8 . Ağustosta." (1. nedir. Anzakların karşısındaki bölgeye komuta ediyor. Maydos'da. İstanbul'a dönecek. o da aksi gibi M. bu iddiaları. İlk günü bütün Anafartalar kesiminde sadece bir tabur var.108 □ Y. Ansiklopedi. çok geniş bir cephe üzerinde bulunuyo rdu. tam bu sırada. daha sonra da Viyana askeri ATASEliğine tayin edilip savaş bitene kadar orada kalacaktır.105 Doğrusu: 16.Tümenin komutanı oluyor.Fevzi Bey." (1.. s. o tarihte Anafartalar'da değil. Fevzi Çakmak'in kocaman bir resmini de koyarak sayfayı süslemiş. "daha sonraki unvanıyla Mareşal Fevzi Çakmak'tır. Bolayır'da Fevzi Bey var. Müttefiklerin gözünü diktiği Seddülbahir bölgesi (yarımadanın en güneyi) Vehip Paşanın kumandası altındaydı.

Tümenin ihtiyat birliği olma niteliği sona erecektir. Sarıbayır yükseltisi.Tümeni Saros'a sevk ettiği için yalnız bir tümen kalmıştı: 9. 'birlikler' değil. Saros'a ve Asya kesiminde Beşige'ye çıkarma yapacakmış gibi davranır.117 Düşmanın planı özetle şöyle: Asya yakasında Kumkale kesimi: Oradaki 2 Türk tümenini yerinde tutup Gelibolu'ya geçirilmelerini önlemek için az kuvvetle çıkarma yapıp oyalama savaşı yapmak ve çekilmek.Tümeni) kuzeyden kuşatmak. ilk gün Liman Paşa 7. İlk gün ve Arıburnu savaşları 25 Nisan 1915 günü düşman.00'de. öyle bol keseden attıkları gibi 'tümenler '. bir düşman alayı Asya yakasındaki Kumkale civarına.Kemal'in ihtiyat tümeni komutanı olması konusuna gelince. Bu yüksekliği elinde bulunduran taraf.sonunda kurulacak ve Fevzi Bey bu grubun komutanlığına o zaman getirilecektir. Kanlısırt. 2 tümen (Anzak Kolordusu) de Kabatepe-Arıburnu arasına çıkmaya başlar. Seddülbahir kesimi: İlk hamlede. Sanki bütün savaş boyunca ihtiyat tümeni komutanı kalmış gibi M. Tartışma konusu M.Kemal olduğu için ilk günkü savaşı. 19. Ege denizi ve Boğaz'a kadar olan bütün araziyi denetimi altına alacağı için duruma egemen olur.116 Kocaçimen Tepesi bu yükseltinin en yüksek noktasıdır. Conkbayırı. Seddülbahir kesimi dışındaki bütün muharebeler bu sarp bölgede geçecektir.Kemal'den sürekli 'ihtiyat tümeni komutanı' diye söz etmenin sebebi yalnız bilgisizlikle açıklanamaz. Kabatepe-Arıburnu kesimi: Öğleye kadar Kabatepe-Conkbayırı-Kocaçimen Tepe çizgisini ele geçirerek. onunla ilgili hususl arı öne alarak özetleyeceğim. daha savaşın ilk günü. Beşike limanlarına ise çıkarma yapacak gibi aldatıcı hareketlerde bulunmak. yarımadanın belkemiği olarak nitelendir ilen bir yükselti kütlesi (İngilizler buraya Sarıbayır diyorlar) vardır. taarruzu doğuya doğru geliştirmek ve böylece Seddülbahir'deki Türk kuvvetlerini (yani 9. 24 saatte toplam 75. Kırmızısırt vb. Kemalyeri. gibi savaşlarda adları çok geçecek olan tepeler ve mevkiler. bu kolların üzerindedir. Besim Tepe. kıyıdan 6 km.114 Savaşı işte bu bilgi düzeyi ile analiz edip değerlendiriyorlar. aşağıda gör eceğiz. Kuzey Arıburnu ile Kaba Tepe arasına.113 Savaş başladığı zaman Gelibolu'da. uzaktaki Alçı Tepeyi ele geçirmek ve yarımadanın güneydeki en dar yeri olan Kaba Tepe-Maydos çizgisine de bi an _8 .Kemal ile bozmak da zorunludur. 3 düşman tümeni Gelibolu yarımadasının Seddülbahir kesimine.115 5/7. Düz Tepe. adı geçenlerden yalnız Esat Paşa bulunuyordu ama onun emrinde de. Tümen! M. aklı M.000 asker çıkarılacaktır. Saros Körfezi: Bolayır çevresine çıkarma yapacak gibi aldatıcı hareketlerde bulunmak. çeşitli kollar halinde ve gittikçe alçalarak iner.2. Küçük'ün üslubuyla söyleyeyim. sabah saat 08. Arazinin özelliği: Gelibolu yarımadasınının ortasında.

ve 26.121 Kısacası.Tümen'e.Tümendir.Tümen komutanı Albay H. Saros'tan ve Anadolu yakasından bilgi gelmediğini.Alaya aittir. Kaba Tepe-Arıburnu arasındaki kesiminin kıyı güvenliği de. bu 4 tümenden biri kuzeyde.Kemal. Liman Paşanın savunma planına göre bu alayın da büyük kısmı hayli geride.Tümenin kıyıda bulunan zayıf kuvvetleri karşılayacak ve erime pahasına akşama kadar direnecektir. düşmanın sayıca ezici üstünlüğü ve donanmanın korkunç ateşi altında eriye eriye gerilemeye başlayacaklardır.Alay Komutanı.30: 9. 2.Tümene bağlı küçük ve birbirinden uzak birlikler bulacaktır.32) Bu arada M.Halil Sami Bey komutasındaki 9. Çanakkale Cephesi. toplam 6 tümen (50. Maltepe'deki kuvvetinizden bir taburu. (Ötekisi. Bu tek taburun kıyı boyunca yayılmış küçük birli kleri.97 vd. M.lik kıyıda sadece küçük birlikler halinde yayılmış olan bir tek tabur var.88.245. savaşın ilk saatlerinde. tüm çıkarma yerlerinin daha belli o lmadığını öğrenir.Tümeni) Seddülbahir'de birkaç ayrı noktaya çıkan düşman birliklerini. 25 Nisan sabahı Gelibolu'da bulunan 7.Tümen ise.ulaşmak. yine 9. Biri.000 kişi) var. alayını ileriye yanaştırmayı ve bölgenin en kritik kıyılarını daha kuvvetli tutmayı birkaç kez önermişse de.Altay. 9. Kitap. Liman Paşa.Tümen Komutanı. 19. (F. (2.Türk Ordusunda. fakat Ordu Komutanının izni olmadan kullanılması mümkün değil. Weber Paşa komutasında 2 tümen.Şefik Aker). 27. Saat 05. s.119 5. s.129) Saat 05. tümenlerin yerleşimi de şöyle: Anadolu yakasında. Alayları yetişince. Arıburnu'ndan Kabatepe sırtlarını sarmaktadır. Maydos civarında bulunuyor. (Erikan. komutanı Alb.Tümenden 27. Liman Paşa. Türk savunma sistemini çökertmek. merkezde bir yerde bulunuyor (Bigalı-Maltepe). Rumeli yakasında 4 tümen. 107) ve Esat Paşa ile telefonla konuşur. s. Remzi Alçıtepe) Saros'a sevk edince. 12 km. Yakınlığınız dolayısıyla. Alay Komutanı (Yb. s. çıkarmadan önce.120 Tümenin ihtiyattaki 25. 'alayının hemen o kesime hareket etmesini' teklif edecek ama 9.Sami Bey. Ş. Saros kesiminde (5 Tümen. Kolorduya ve 19.Kemal'in komuta ettiği 19. Çanakkale Boğazına bakan Kilitbahir yaylasını (platosunu) işgal etmek118 ve Boğaz'a ve iki yakadaki tabyalara egemen olan bu alandan. Tümeni de (Komutanı Alb.Basri Somel). o sabah.Tümen Komutanı kabul etmeyecektir.Kolordu Komutanı Esat Paşaya bağlı olan Alb.) Liman Paşaya bağlı ve ordunun genel ihtiyatı olan ve M. 3. Seddülbahir ve Arıburnu kesimlerine çıkan kuvvetlerin ortak hedefi. s.Kitap. yarımadada yalnız 2 tümen kalır. karşısında yalnız 9. s. keşif için tümen süvari bölüğünü Conkbayırı kesimine yollar ve birliklerine alarm verir (Belen. bu tümenin nasıl kullanılacağı konusunda bir talimat da bırakmamıştır. Seddülbahir'e ve Arıburnu'na çıkarmanın başladığını bildirir.Kemal'in ordu emrindeki 19.10: 9. Seddülbahir ve Arıburnu'na çıkan düşman. 27.Tümen Komutanlığına şu mesajı verir: "Düşman. durum dengelenmese bile direnme gücü artar. oraya gitmiş. asıl çıkarmanın Saros-Bolayır kesimine yapılacağını tahmin ederek. ordunun genel savunma sistemi hatırlatılarak red olunmuştur. Kabatepe'nin kuzeyindeki Arıburnu'na karşı olan sırtlara ivedilikle gönderip sonucunu bildi rmenizi de bi an _8 .Aker.

Alayını.Tümen Komutanı da alayla beraber gidiyor.Tümenin yardım isteyen mesajı 19. düşmanın Kabatepe civarında önemli kuvvetle karaya çıkmaya teşebbüsü.88) Saat 06. de bi an _8 .İzzettin Çalışlar'a.. s. Tümen Kurmay Başkanını karargâhta bırakarak bizzat oraya gidiyorum. 19.Kemal ile Mülakat.25: 9.123 9. 16) Saat 10. s. (C.Erikan.00: Anzak (Avustralya-Yeni Zelanda) birlikleri.30: 9." (Stratejik ve Taktik S onuçlar Serisi.Erikan.Kemal Gelibolu'daki 3. (Erikan.Erikan.Kemal 57. Kitap. (C. s.Tümen şimdi 57. iki taburlu 27. s. 132) Saat 07.Alayı Arıburnu'na doğru yola çıkarır.Tümene ulaşır. (C.Tümen Komutanı.Tümen Komutanından 27.47) Saat 09.Alay ve bir dağ bataryasını şimdilik o tarafa hareket ettiriyorum. Tümen büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek bir durum olunca.45: 9.Aker. herhalde evvelce tahmin ettiğim gibi bütün tümenimle düşmana yönelmenin kaçınılmaz olduğunu takdir ediyordum.Erikan. Saat 08. s. düşmanın kuzey (sol) kanadına taarruza kaldırır.10: M.Kemal karargâhta bıraktığı Kurmay Başkanı Bnb. 57. s. s. s. Komutan Atatürk. tümenin kalan iki alayının da Kocadere'ye yaklaştırılması emrini verir ve kararını yeni bir raporla da Kolorduya bildirir. Komutan Atatürk. 3 topunu düşmana kaptırarak geri çekilmiştir.50: M.Kemal'in yazılı emri. gecikmeli olarak.00: Anzaklar. Kocaçimen istikametine hareket ettirdi. 19) Ve ordunun iznini bek lemeden 'bir alay ve bir dağ bataryası ile' başından beri tehlikeli bulduğu Arıburnu kesimine yetişmeye karar verir. M.Tümenin 27.Avni) ve Dağ Topçu Taburuyla birlikte Kocaçimen'e doğru yola çıkar. batıya doğru taarruzunu sürdürmesi haberini yollar. No.H.135) Saat 10.129) Genel durum henüz aydınlanmadığı için 19." (M. s. Düşmanın kuvvet ve durumunu anlamak.134) Bu sırada Anzakların karaya çıkan kuvveti 12. (Ş.76.33. Alayı. 133) Böylece ihtiyatta bekleyen bir tümen olma niteliği sona erer. Komutan Atatürk. ona göre gerekli tedbirleri almak üzere. s. s. s. (C.Kolordu Komutanı Esat Paşaya özetle şu raporu yollar: "Düşmanın Kocadere batısındaki sırtları (Conkbayırı kesimi) işgal etmesine meydan vermemek için. Saat 07. F.19) Saat 08. demek ki vuku buluyordu. güneydoğuda Kanlısırt ve Kemalyeri'ne yaklaşmışlardır. Conkbayırı'na ulaşmış. Çanakkale Cephesi 2.Tümenin orduca nerede kullanılacağı daha belli değildir. (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi.135) Kanlısırt'ta bulunan batarya da.122 M.130) Saat 05. Erikan s.000 kişiye ulaşmıştır. öteki iki alayına da harekete hazırlamalarını emreder.4. Komutan Atatürk.24: M.00: M.Alay (Komutanı Bnb. kıyının 100 metre yakınına kadar sokulmuş bazı savaş gemilerinin ateş desteği altında.Kemal diyor ki: ". tümenin başına geleceğimi arz ederim. (Erikan. 130." (Ş. kuzeyde Conkbayırı doğrultusunda ilerlemiş.Kemal. Bu işin içinden bir taburla çıkmak mümkün olamayacağını.rica ederim. s. 57.Kemal'in ATASE Arşivinde bulunan Arıburnu Muharebeleri Raporu'ndan aktaran C.Alay Komutanına emir: "19.Alayına da.Altay.Aker s. s. No. İrtibat tesisi ile (bağlantı kurarak) tevhid-i hareket ediniz (birlikte hareket ediniz).. (M.Erikan." (Bayur.101.4.

. 6 alay. 25 Nisan'da günlüğüne yazdıkl arından bazı cümleleri birlikte okuyalım: "Sabah. hep ilk hatta bulunacaktır. Birleşik Filonun yüzlerce ağır ve uzun menzilli topu tarafından desteklenen düşman kuvveti karşısında yalnız bırakırlar.Tümenin. belki de savaşı sona erdirecek olan bu çok tehlikeli gelişmenin önüne geçmiştir. bütün Anzak birlikleri.. raporun tam metni için R. aldıkları bütün yerleri Türklere bırakarak kıyıdaki sırtlara kadar geri çekileceklerdir. doğudan 27. s. muharebenin sonuna kadar da öyle kalacak. hızla hareket edip Anzak birliklerini sert bir taarru zla geri sürerek...Kemal.134. askerlerinin. 2.Belen. Ateş hattından durmadan yaralı gelmekte ve çetin arazide birlikler toparlanamamaktadır. ve 7.Tümen.Alayın taarruzları karşısında.Tümene bağlanır. İngiliz Harp Tarihi de dahil.) O gün yapılan kanlı savaşlar sonunda.Kitap. Maruzatımın ne derece ciddi olduğunun farkındayım: Eğer bura- de bi an _8 . Hızla ele geçirileceği umulan Kaba Tepe.Kemal.Tümenleri Saros civarında.' Buna karşılık düşmanın sahte çıkarma gösterilerine kapılan Liman Paşa.Kocaçimen çizgisi çok uzakta kalmıştır.28. ve 64. malzeme ve sayı üstünlüğüne karşı denge. Anzak Kolord usu Komutanı General Birdvvood'un raporundan öğrenecektir: "Tümen ve tugay komutanlarım. 26-27 Nisan günleri gelen iki yeni alayla da (33.Yüzyılda Osmanlı Devleti s 247). Savaş gemileri Türk siperleri üzerine mermi yağdırıyor. s. birliklerinin feci durumunu gece yarısı.00'den itibaren M..Kemal'e verir (F. Türklerin bir sürpriz yapıp bu manzarayı bozmayacaklarını ümid ederim. Dalgalar halinde ilerliyor ve kaybolan izler ardında yeni dalgalar beliriyor. 19. Gelibolu yarımadası kazanılmış olacak.. Arıburnu savaşının ilk gününü şöyle değerlendiriyorlar: 'M. Arıburnu'nda savaşan kuvvetlerin komutasını M. Alaylar) takviye edilir. artık ihtiyattaki bir birlik değil. 27.. daha ilk saatlerde bölgeye egemen olan Conkbayırı ve Koca-çimen'i ele geçirerek Boğaz yolunu açmış ve Seddülbahir'i savunan 9. 5. 109 vd.Tümeni kuzeyden kuşatmış olacaktı.Kemal'in tümeni. ancak kanla sağlanacak125 ve savaş sonuna kadar da böyle korunabilecektir....... s.. düşmana taarruz etmek için Ordu Komutanının iznini bekle-seydi.s. Askerler Sarıbayır'a ulaşmaya çalışıyorlar. bir başka ifade ile 2 tümen toplanmış olacaktır. Özet için esas aldığım kitaplar. durum bir fiyasko ile sonuçlanabilir. Alay da 19.. Asya Grubu Komutanı Weber Paşa da 11.92-103) Umutlu Başkomutan. Böylece M Kemal'in komutası altında..Conkbayırı. Avustralyalılar Türk ordusunu Maltepe'den (Sarıbayır'ın doğusu) tamamen silkip atarlarsa.124 Ateş. yerlerine ileri sürebileceğim yeni kuvvetler olmadığından.." (Gelibolu Günlüğü. Birlikler yarın sabah da ateşe maruz kalırlarsa.126 Görüldüğü gibi sabah saat 08.. Zafere ulaşma yolundayız. Kaba Tepe açıklarındayız. dağılabileceklerinden endişe duyduklarını arz ettiler.Tümeni Beşige civarında boş yere tutarak. Gelibolu'daki 2 tümenimizi. Şimdi de Başkomutan General Hamilton'un.Eşref. 20. düşman. kuzeyden 19. muharip (muharebe eden) bir birliktir. Sabah gittiği Saros'tan öğle üzeri dönen Esat Paşa. ayrıntılar için Çanakkale Cephesi. M.

M. başarı kesin bir zafere dönüştürülemez. ordunun umumi yedeği olan 19.Moorehead.yı boşaltacaksak.158)129 Her satırında bir yanlış var ama düzeltmeye üşeniyorum artık.. Yanlışları. etkisi bu kadar şiddetli olan Türk başarısıyla sona ermiştir. 5/7. ne bir tek düşman askeri! Düşman Arı-burnu ile Seddülbahir'e çıkıyor.Kemal.Kor.C. (!) işareti ile vurgulayıp geçmeyi tercih ettim.. şöyle yorumluyor: "Demek ki vaziyetin ehemmiyetini gören Güney Cephesi Kumandanı (!). s. yoksa direkt bağlı bulunduğu (!) 3. 1. savaşın özetinde doğruları bulabilir.Kemal. tümeninin 57.. Arıburnu.Kemal'in emirle hareket ettiğini kanıtlamak için çırpınıp duruyorlar.Alayından iki yüz kişiyi (!).. sonu şöyle biten umutsuz bir mesaj yollar: . siper kazdırınız!" (Hamilton. bu boşaltma bir an önce yapılmalıdır!" (A. General Birdwood'a. M. Kıyıdaki daracık bir alana sürülüp sıkıştırılan düşman. K. ilerlemekte olan düşmana karşı süngü hücumu yaptırdı. 9. İnsan bir savaşı analiz etmeye yeltenmeden önce. basit bir krokiye olsun göz atmaz mı? Anafarta -lar'da bu sırada ne bir Türk tümeni var. Neşelenmeniz için aktarıyorum: □ K. emirle hareket etmiş Savaşın önemi ve sonucu yanında.Tümene de bir rapor göndererek acele bir taburluk yardım istemiş. Anafartalar nire. siper kazdırınız. saat beş buçukta (!). Esat Paşa'dan mı emir alacaktı (!) veyahut da başı sıkışan yakın birli klerin imdat istemesine de kulak verecek miydi? Bu husus iyice aydınlatılmadığı için (!). Mısıroğlu'nun yazdıklarını haritaya uygularsanız. "bir tabur yollaması için M.. o günkü sonucu bir yana bırakıp M. Birkaç sayfa geri dönenler. öze llikle İngiliz donanmasının kesintisiz ve yoğun ateşi yüzünden yazık ki denize dökülemez. ortaya müthiş bir karikatür çıktığını da görürsünüz.3. Şunuk Bayırı128 istikametine sevk ederek.Kemal'den ricada bulunmasını". bu üçüncü derece bir konu ama Mı-sıroğlu ve ansiklopedistler.Emniyete kavuşuncaya kadar sadece siper kazdırınız. yıllar sonra Atatürk soyadını alan Türkiye Cumhuriyetinin tek adamına yaranmak isteyen çevreler.Kemal'in ihtiyatta olan 19. Şimdi bır gün için bizimkilerin ne gibi iddialarda bulunduklarını izleyelim. s. hadiseyi çarpıtma yoluna gitti- de bi an _8 ." (Lozan. ister istemez.Tümenine bu çıkarmayı haber verdi ve bir taburla sol kanadını (!) takviye etmesini istedi.Tümen. sadece Ordu Kumandanı Mareşal Liman von Sanders'in mi emriyle hareket edecekti (!).Mısıroğlu diyor ki: "Anafartalar'daki (!) tümenin kumandanı. Gelibolu Günlüğü. s.105.Tümen Komutanının. Bu emir üzerine M. Seddülbahir ve Conk-bayırı nire? □ GRYT Ansiklopedisi ise.195-198)127 İlgili amiral. boşatmanın ancak üç günde yapılabileceğini söyleyince Hamilton. 106) Arıburnu kesiminde ilk savaş günü. Burada anlaşılamayan bir nokta belki şu olabilir: Acaba 5. kendiliğinden değil. Çanakkale Geçilmez.Ordunun yedeği olan 19.

s. bir taburunu yola çıkarmak için emir aldığını kabul edelim. ve 77.. kimseden izin almadan Arıburnu'na doğru göndermiş. bir zahmet ciddi kaynakları okuyun!] Bu yakıştırma ve yanlışlarla oyalanmamak için M..95) Anzak kuvvetlerinin sınırlı olduğu." (Türkiye'de Beş Yıl. 19.Alayı ve bataryayı kimin emriyle yola çıkarıp savaşa soktu.Tümenin başında bulunursa bulunsun. kendiliğinden muharebeye girerek. tümeninin öteki alaylarının savaş hattına yaklaştırılması emrini kim verdi? Bunları da dürüstçe ve gerçekçi olarak açıklamak g erekmez mi? Gerekir ama böyle bir açıklama M.38)133 Her türlü atmasyona son veren bu açıklamalardan sonra. Y.Küçük diyor ki: "Bu monografi de (A.Tümen komutanının kim olduğunu kesin olarak öğrenmek istiyorsanız. Neden mi? .Kemal'in nerede ise bütün 5.Küçük'ün yakıştırması." (s.. Ama 57. Daha 25 Nisan sabahı. sınırlı bir Anzak kuvvetlerine karşı M. Bu isimlerden hangisi o gün 9. daha önce geliştirdiğim düşünceleri destekliyor.Kemal Beyi.Esat Paşayı da dinleyelim: "[Saros'tan döndüğüm zaman]132 M. Ona tam anlamıyla güvenilebilirdi.Kemal'den rütbece üstün olduğu açıktır ve dolayısıyla da acele bir taburla Conkbayırı'na yardım etmesini emir buyurmaları normaldir! " (1.Kemal lehine sonuç vereceği için susmayı tercih edip gerçeği örtüyorlar. s.Sami ya da Vehip Paşa. tümeninin 57.Tümen de 'd irekt olarak' Esat Paşaya değil.Tümen ile ve hiçbir yerden emir almadan. tümeninin 72. üstelik biri de öğretmen! [O sırada Güney Cephesi Komutanlığı diye bir makam yok.Kemal. Albay Kannengiesser ya da Albay H.Alayını ve 9. izin almadan kullandığı ve bütün hareketi tehlikeye attığı. üçünün de M. bu konuyu kesin olarak kapatabiliriz değil mi? 5/7.109)131 an _8 ler. Alayı.Alaylarını [ilerletip] Maltepe ile Kocadere arasında ihtiyatta tutmuş duru mda buldum. M-Kemal ordunun tüm yedeklerini kullanarak savaşı tehlikeye atmış a Y.Ordunun ihtiyatlarını.Moorehead'in Çanakkale Geçilmez adlı kitabı). 104) Bu sözleri okur yazar olmayan biri söylese.Kemal'in." (s.103.. Oysa ansiklopedinin üç yazarı da yüksek öğrenim görmüş.4.Tümene bağlı olup Arıburnu-Kaba Tepe hattı gerisinde bulunan 27. sorumluluk ve görevden zevk duyan bir komutan özelliğine sahipti. açıklıkla yazılıyor. Liman Paşaya bağlıdır. Ansiklopedistlere not: Aydınlanmak ve 9.. düşmanı sahile kadar püskürtmüş ve bundan sonra da üç ay süre ile kırılmaz bir azimle devamlı düşman saldırılarına karşı koymuştu.C. hele Liman Paşa ile Esat Paşanın bugün için söylediklerinden hiç söz açmıyorlar. O sırada sahile de bi Çünkü Liman Paşa şöyle diyor: "İlk askeri başarısını Trablusgarp'te130 gösteren M. gülüp geçilir. 19.

Kaldı ki Moorehead de durumu abartıyor. bu iki cümlesinin dayanağı olan cümlelerini de atlamış. yargıda bulun! Ne derler buna? _8 . bir başka yerde.134 Ayrıca A.Kemal'in komutan olarak o hayrete değer mesleği." (Lozan.Kemal'in. 1.Küçük. o anda belli olurdu.136 Y. o noktada (Conkbayırı) b ulunmasıydı. o andan itibaren başlamıştır. daha durum tam aydınlanmamışken verdiği kararın önemini ve riskini belirtiyor. Okuyunca neden atladığını anlayacaksınız.Kemal'in. sonuç da doğru değil. ilk aşamada sad ece bir alayını ileri sürmüş. hiçbir belge ve kanıt göstermeden diyor ki: "M. Şunuk Bayırı (yani Conkbayırı) istikametine sevk ederek.Küçük.Küçük'ün yaptığı özet arasında da ciddi fark var.Kemal. Moorehead diyor ki: ".Kemal'in başarısız olduğu137 ve askeri savurganca kullandığı bi an 8 tabur çıkmış bulunuyordu ve yeni birlikler de çıktıkça savaşa katılıyorlardı.Kemal.C. Sadece bir soru sorup geçeceğim: Conkbayırı'na kadar ilerlemiş olan Anzaklar.Alayından iki yüz kişiyi. Y." (s. ilerlemekte olan düşmana karşı süngü hücumu yaptırdı. pekâlâ o sabah Conkbayırı'nı ele geçirebilirler ve savaşın kaderi orada.Mısıroğlu. Liman'ın elindeki bu yedek tümeni kullanmaya yetkisi yoktu. C. Türkler ise beş taburdu.Kemal yine hiçbir netice elde edemedi.5... 57. bir başka çıkarma planlamış olsalardı. tümeninin 57. izinleri o kadardı da akşam olunca kendiliklerinden mi deniz kıyısına geri döndüler? □ Mısıroğlu. A. s. Conkbayırı'ndan ta kıyıya kadar neden çekildiler acaba. Moorehead diyor ki: "Bir tümen komutanı olarak M. bu deha sahibi küçük rütbeli Türk komutanının tam o anda.Kemal elindeki kuvvetleri kolayca yutulabilecek küçük küçük lokmalar haline getirmek suretiyle düşman üzerine de 5/7. Çünkü M.158)139 Ayrıntıların tümü yanlış. Eğer İttifak güçleri. Çünkü aksi takdirde Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar. işin bu yanını aydınlatmaktan dikkatle kaçınarak. sonra da o iki yanlış aktarılmış cümleye dayanarak yorum yap. kalan iki alayını ise yeni bir duruma ya da ordu emrine göre kullanmak üzere harekete hazır halde tutmakla yetinmiştir.178) Bir bütünden yalnız işine gelen iki cümleyi al. Moorehead'in bu saptamasını. onu da yanlış aktar.. saat beş buçukta.□ K."135 Yani M. yeni bir yaklaşım sanarak heyecana kapılmış.Moorehead'in yazdığı ile Y..Moorehead'in. Fakat hiçbir netice alamadı. şu askerî eleştiride bulunuyor: "Burada dikkat edilecek husus şudur ki M.Erikan'ın bu konudaki değerlendirmesini daha önce aktarmıştım. İttifak devletleri adına harekâtın en kötü rastlantılarından biri.M. Alayın mütebaki (kalan) kısmını süngü hücumuna kaldıran ve bunun da erimesinden sonra emrindeki iki Arap alayı138 ile aynı taarruzları tekrarlayan M. 'bütün hareketi tehlikeye attığını' değil. Arıburnu Savaşlarında M. durum umutsuz olurdu.

.Alayın kolbaşındaki taburunu Conkbayırı'na yetiştirdi. Mısıroğlu niye böyle yapıyor. 'normal asker mantığı' adına değerlendirme yapıyor. Sonra da bu taburun arkasından batarya ile yetişen tekmil 57. bir alayı şehit etme pahasına durdurmanın. elindeki kuvveti. Zaten ordunun ihtiyatı olan 19.. neden ikinci derece önem taşıyorlar? O gün Arıbur-nu'na çıkanlar bütünüyle Anzaklardır ve Çanakkale savaşları boyunca da. Zırvalamak zorunlu olmadığı halde.Tümenin 27. "Aynı hadisenin yorumunu yapan Kadir Mısıroğlu ise Lozan isimli eserinde şöyle diyor" diye yazarak.Kemal] bir yandan da emir subayı ile gönderdiği emirle. önce olduğu yerde durduruldu. ikincide daha büyük kuvvetler sevki gerekmez miydi?" (Lozan. uyduruyor! Sonra da. gümüş imtiyaz madalyaları ile taltif edildiler. düşmanın üstün kuvvetinden mi. Artık bu neticenin. İlk hücumda netice alınamayınca..106) Hangi yanlışı düzeltmeli? (1) Acaba Anzaklar. en iyi onlar savaşmıştır. ve 9.Alayın soldan. Buraya kadar pervasızca yaklaşmış olan düşman... 1. 9.C.Alay idi. [Sonunda M. Anzaklar.Kemal Beye bağlı bulunan 57. (!) Müttefik kuvvetlerin ikinci derece önem taşıyan (!) Anzak birliklerini.Alay. küçük lokmalar halinde düşmanın üzerine sevketmemiştir. bu sarp araz ide yürüyüş derinliği uzamış olan 57.Tümene bağlı 27.Kemal Beyin 19. [M.Kemal. Kemalyeri üzerinden yaptıkları süngü hücumu ile Anzaklar yüz geri ettirildi ve sahil yakınlarına kadar sürülüp atıldılar. bu uyduruk bilgilere dayanarak.Alay ile M.. o gün kamilen (bütünüyle) şehit olmuşlardır." (1. Armstrong bile böyle bir iddiada bulunmuyor.sevk etmektedir. anlamıy orum.Alayındır. Alayları vaktinde harekât sahasına yetişmeleri ve düşmana kahramanca saldırışları ile öne çıktılar ve altın. Bu durduruşta en mühim pay. yani bütün mesuliyet (şeref demeye dilleri varmıyor!) 19. (2) 25 Nisandaki muharebe de. Sonra da özetle şöyle diyorlar: "Anzak tugaylarının Conkbayırı'nda durdurulduğu doğrudur.Tümende değildir.Alay çarpışmıştır. Anzakları sadece Conkbayırı'nda durdurmaktan ibaret değildir. Ki o cephede bir de 9.Alayın Conkbayırı'ndan ve 27.Mısıroğlu. kuldan da korkmadan. pek de o kadar mübalağa edilecek bir kahramanlık olmadığı görülebilir.Tümenin 57. s. Allahtan da.Kemal'in bir hizmetini olsun kabul etmişler diye h emen umuda kapılmayın! İşte. devamı geliyor] Fakat burada Mısıroğlu'nu doğrulayan bir nokta var. □ Ansiklopedi yazarları.158) M. henüz net bir şekilde ortaya konamamıştır.Tümenin elindeki tek sağlam alay.Tümenine bağlı 57. '1915'te Çanakkale'de Türk' adlı kitaptaki özetten şu paragrafı aktarıyorlar: ". önce. Normal bir asker mantığı ile bu hareket tarzını izah etmeye i mkân yoktur. kumandanları başta olmak üzere. s. Bahsi geçen kahramanlığı gösteren ve M.Tümene bağlı 27...C. Vahidettincilerin askeri otoritesinin yukarda aktardığım eleştirisine yer veriyorlar. yoksa Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi kumanda hatasından mı kaynaklandığı. Bu muharebelerde 19. Kahraman K. kıyı başına kadar sürülmemişler miydi? Bundan hiç de bi an _8 . bu kamilen şehit olan 57. bu alıntının hemen arkasından." Bizim ansiklopedistler.

.. Cümleyi yine yanlış çevirmiş. Tezler 5.söz yok. üç ay sonra.Ü. (M. s. Tezler 5.Bayur. "26 Nisan günü.20) İkincisi ise H.Bayur'un şu notu: "Atatürk.Alay." (Türk İnkılabı Tarihi. 13 Ağustos Cuma günü şehit olacaktır.Ks. saat 11.Eşrefin "M.Alay da 25 Nisanda ağır kayıp vermiştir ama 'kamilen yok' olmadığı şundan anlaşılır ki 57. Savaş süresince oluşmuş bir durumu belirtiyorlar.Aker.140 25 Nisan günü hiçbir tabur komutanı da şehit olmamıştır.Yabancı araştırmacılar (!).144 □ Y. alayın o gün 'kamilen şehit olduğunu' da söylemiyorlar. savaşa katılan askerlerin bir kısmının mektuplarını ve anı defterlerini derlemiş ve İngilizler açısından Çanakkale Savaşı'nı ayrıntılı bir biçimde yazmış. Hiç olmazsa o günkü sonucun alınması için şehit olanlara saygı gösterseler.Küçük aynı görüşü genişleterek paylaşıyor: "Gelibolu'nun savaş tarihini yazan yabancı araştırıcılar..Alay.57.30'dan itibaren.Tümenin bir alayı olarak çalışmıştır. yalana başvuruyorlar.Alayın o gün şehit olduğu iddiası da doğru değil. Tezler 5.Kemal ve H.95)145 'Yabancı araştırmacılar' diyor ama böyle yazan ikinci bir araştırmacı bulam adım! • Bu yakıştırmalara kısa bir ara verip. 6 Mayısa kadar tek takviye almadan142 bütün taarruzlara katılacaktır.Avni Bey. Kemal'e bırakılması halinde. komutanı Şefik Aker'in ifadesiyle.143 (4) 27.. M. Y.146 Buna karşılık Türk tarafını.69): "Eğer Kemal'e kalsaydı.Ü. şu Mr.James. 95.Kemal ile Mülakat" adlı eserindeki bir cümle. (3) Komutanıyla birlikte bütün 57.60 ve dipnot) İşte böyle. Alaya gelince. s.Alayın Komutanı H.C. ancak gerektikçe anl a- de bi an _8 .." (s..141 Öteki bütün alaylar gibi elbette 57. Alay Komutanının o gün şehit olduğunu söylemedikleri gibi. cümleyi çevirirken Mayıs ayı sonuna kadar genişlettiği süreyi. s.sayfada. bizimkiler dut yemiş bülbüle dönüyor ya da ilerde göreceğiz. 12 Mayısta yarbaylığa terfi edecek.295) Ama M. bu andan itibaren 19. İş M. 3. amacı dışında olduğu için. Çünkü 57. Mr." (Ş.. s. ilki R.Ü. James'in kitabı üzerinde biraz duralım.Kemal'in başarısına dayanınca. İngilizlerin içinde bulundukları koşulları ve yaptıkları yanlışları öğrenmek isteyenler için zengin malzemeyle dolu.Küçük. orijinaldeki 'the beginning of May' (Mayıs ayı başı).Kemal o mülakatta diyor ki: ". Müttefikler hakkında verdiği bilgiler doğru olsa gerek.." (T. meşhur bir alaydır bu. Kemal'in israf derecesinde asker kullandığında birleşiyorlar" diyor (T. önemli bir kaynak. Bu iddianın iki kaynağı var. s. Mayıs ayı sonuna kadar (doğrusu: Mayıs ayı başına kadar) Anzak bölgesinde hayatta kalan bir tek Türk askeri olmazdı.Küçük'ün çevirisiyle "Mayıs ayı sonu" olmuş (T.95) ve Robert Rhodes James'in Gallipoli (Gelibolu) adlı eserinden aldığı bir cümleyi ileri sürüyor. çünkü hepsi şehit olmuştur. çok üstün kuvvetlere saldıran ve savaş gemilerinin ateşini de yiyerek hemen kamilen (neredeyse bütünüyle) yok olan 57.Tümenin şehit komutanı Hüseyin Avni Beyi dâima sevgi ile anardı. zamanında açıklanmış ya da sonradan incelemeye açılmış bütün İngiliz belgelerini incelemiş. iyice genişletip 'yaz ortasına kadar' yayıyor: ". yaz ortasına kadar canlı bir Türk askerinin bile kalmayacağını açıkça yazabiliyorlar. 2.Kemal'in) emir ve kumandasına girmiş." Y.

küçümseyici sözlerin eşliğinde yansıtıyor. gibi eleşt irici.Küçük'ün her satırına gözü kapalı inandığı kitap. dağınık" vb. Kim.000 er ve subay M.James. s. 147 aralarında Binbaşı Zeki adında bir not yazarına rastlamadım. kaba. M. hangisi. işte bu kaynaklardan elde ettiği bilgilerin bazısını aynen aktarmış. Bu uğurda hiçbir kayıp büyük sayılmaz!" diye yazıyor. bazısını ise oryantalist bir bakışla148 kendine göre işleyip süslemiş. Türkiye ve Türkler ile ilgili bilg iler için daha çok. Düşman sayıca ve ateşçe çok üstün. Yzb. İstanbul'daki ABD Elçisi Morgenthau.149 Türk taarruzlarını.Armstrong'dan yaptığı bir alıntıya da değinmek istiyorum. genellikle "koordinasyonsuz.153 İki tarafın toplam genel kaybı.268. Mr.Alay eridi. konu yine de bi an _8 . dipnot) Dört yerde de. ileri bir tarihteki olaya ilişkinse de. "bir Türk tarihçisi" ya da "Türk resmi tarihi" deyip geçiyor. belli değil.Kemal'in Arıburnu ve Anafartalar'la ilgili rapor ve tarihçesinden çok kısa alıntılar yapmış. Seddülbahir cephesinde de. Liman von Sanders ve bazı Alman subaylarının (Prigge. Armstrong'un mahut kitabına. ne 76. 109) ve hiçbir dayanak göstermeden şöyle bir sahne yazıyor: "Türkler teslim olmaya pek istekliydiler ve zahmetle zirveye tırmanan iki bölük Yeni Zelandalıyı.Kemal'e özgü bir tutum gibi göstermek. Türkler bakımından işte böyle bir şey. "Girişilen sefer başarılı olursa. Liman Paşanın savunma planı yanlış. Bir iki yerde de M.379)150 Y. Hangi belgelere. Türk kayıplarına yol açtığı için Liman Paşayı eleştiren bir Türk askerî tarih yazarını "nankörlükle" suçluyor (s. bu amaçla da dar bir alana yüz binlerce asker yığıyorlar. Arıbunu cephesinde de. (s. sadece 1962'de Çanakkale'yi gezdiği sırada kendisine kolaylık gösteren Türk askerî makamlarına teşekkür ediyor.Kemal'den alıntıların pek doğru olarak çevrilmemiş olduğunu b elirtmektedir. • Bu arada K. 57. ancak kan fedakârlığı ile dengelenip kapatılabildiğini. 378) Çanakkale ile ilgili bütün yayınları gözden geçirdim.Mısıroğlu'nun. Çanakkale Savaşını hiç anlamamış olmak demektir.. kaynaklara.Alayın 1. Bazı Türk kaynaklarından yararlandığı anlaşılıyor ama hiçbirinin künyesini vermiyor. Türk komutanlarına ve askerî tarihçilere dayanarak daha önce belirtmiştim. sonuca -hem de nasıl bir sonuca!. İddia. Savaş boyunca ne yalnız 57. bunu yalnız M.Tabur Komutanı olduğunu açıkladığı Zeki adındaki bir binbaşının 'notlarından' parçalar veriyor.151 Gelelim sadede.XIII).. Sertlik Çanakkale Savaşının genel özelliğidir. bu yüzden 400. onlar da ne pahasına olursa olsun sonuç almak istiyorlar. Churchill diyor ki: "Çanakkale'de 500 metre bir ilerleyiş. Kannengiesser ve Mühlman'ın) anılarına dayanıyor. mükâfatı çok büyük olacaktır. tezahürat ve alkışla karşıladılar!" (s.Kemal'in emri altında şehit oldu. bu savaşın Türkler açısından taşıdığı anlamı da kavradığını söylemek hayli zor.000'i aşar. 377. İngiliz yazarı H. uzmanlara dayanarak böyle yazdığını açıklamaya da gerek duymuyor. 375.atılmış bir adımdır. Bu yüzden hiçbir Türkle ve Türk kuruluşu ile ilişki kurmamış (s. (Çevirici." 152 Seddülbahir'deki birliklerin Komutanı General Hunter Weston da. Her neyse. Müttefikler de çok azimli ve kararlı.C.tıyor. Türk askerini de.IX ve 57. Bu üstünlük ve zaafın.

224 vd. 3). M. Liman ikisinin arasını güçlükle buldu. zaten daha önce.159. 29 Haziranda Gelibolu‘ya gelmiştir. mevcudu bir hayli azalmış bulunan 19. M.)158 Liman Paşanın. Lozan.C. Enver Paşa ise birliklere bir genelge göndererek. düşman cephesinin 'can alıcı bir noktası olan' Yükseksırt'a taarruz için Grup Komutanı Esat Paşanın onayını almış.223) H. Ama saldırı tam bir felaketle sonuçlanınca.Tümen‘in taarruzu. ‗M. Enver Paşa Kemal'in askerleri boş yere kırdığını söylüyordu. Enver Paşanın hakaret dolu tenkitlerine içerleyerek istifa etti. Düşman Arıburnu'nda yer yer ateş baskınlarına girişmektedir. (s. kıyametler koptu. Kitap. ‗kıyametler koptuğundan‘ tek kelime bile etmiyor. 168) Alaylarına taarruz hazırlığı yaptırır ve durumu.Kemal. s.Cahit Yalçın anılarında.Mısıroğlu'nun hemen benimseyip aktardığı. Yani Cephe (Grup) Komutanı Esat Paşanın taarruza izin vermediği iddiası doğru değildir.167. s..157 O gün öğleden sonra. H. 26. Haziranda Enver Paşa. 29/30 Haziran gecesi yapılmıştır.Kemal. M. 57. M. 26 Haziranda değil.47-48) K.20'de Grup Komutanlığına bildirir.156 Beraberinde Hüseyin Cahit (Yalçın) ve şehzade Ömer Faruk Efendi vardır. tümen bandosunun Carmen operetinden bir parça çaldığı‖ gibi ayrıntılara kadar her şeyi anlatıyor ama ‗hakaretamiz tenkitlerden‘. Ordu Komutanlığı ve Kuzey Grubu Komutanlığı karargâhları ile bazı birlikleri. (Rapor.Kemal‘in istifasından‘. böylesine beceriksiz kumanda altında bile kahramanca çarpışmış oldukları için takdirlerini bildiriyo rdu. Ne yazık ki bu taarruzdan da sonuç alınamayarak taze kuvvetlerden oluşan 18.00'te taarruzu başlatır.Kemal'in planladığı taarruzu öğrenince bunu saçma bularak engelledi. M.Alay.74'ten akt aran Mısıroğlu. bu arada M. 'lüzu msuz taarruzlarla emrindeki askerleri israf ettiğini' söyledi. bu dayanaksız iddia hakkındaki süslemelerini de görelim: "Enver Paşa. (2.Yalçın. Haziran ayında İstanbul'dan gelerek savaş bölgesine yapmış olduğu periodik ziyaretlerden birinde.Alay da bütünüyle mahvoldu. Enver Paşa. M. (Rapor. s. Alayı ve bir havan bataryasını tümen emrine vermiştir.C. Liman von Sanders'in Enver Paşa nezdindeki ısrarlı teşebbüsleri sonunda bu istifa durdurulduğu gibi istenen taarruz izni de verildi. ―M.Kemal‘in kıyafeti.172. s. 1. Armstrong'un iddiası şu: ". hatta Esat Paşa bu taarruz için 18. Esat Paşanın anılarında da böyle bir olayın izi yok. s. Bozkurt'un son çevirisinde. saat 24.Tümen emrine verildi. Tam bu sırada. Enver Paşanın karışmasıyla planının bozulduğunu ifade ediyordu. suçlamalar yeniden başladı. 2).Yeni teşkil edilen 18. s. ayran ikram ettiği." (Çanakkale Geçilmez. 162) Grup Komutanlığından olumsuz bir emir gelmeyince..Kemal‘in karargâhını da ziyaret ederler.Kemal bu taze kuvvetle 28 Haziran'da yeni bir taarruz planl adı ise de Cephe Kumandanını ikna edip gerekli müsaadeyi alamadı.Tabur Komutanlığından alınan habere göre bu tabur cephesine taarruza kalkar.Kemal de karşı taarruza karar verir. Başkomutan Vekili sıfatıyla cepheyi teftişe geldi. 29 Haziran saat 22. 19. s. GRYT Ansiklopedisinin de baştacı ettiği bu iddiaları154 değerlendirmeden önce." (Grey Wolf.328-329)155 Doğrular: 1).Kemal hemen istifasını verdi. de bi an _8 . Alan Moorehead'in. s. M.asker israfı ile ilgili.Kemal'in Anzak cephesine düzenlediği bir saldırıyı iptal edince.. Alayın 1.

bunun üzerine M. London. s.Enver Paşa yuvarlak bir ifadeyle ‗yaklaşık bin kişi‘ diyor. Tümenin kaybı. hayali ayrıntılarla iyice şişirip aktarmış.Kemal'i suçlayan bir genelge gö nderdiği" iddiası da doğru değildir. istihbaratçı olarak İstanbul'da bulunmuş bir İngiliz yüzbaşısıdır.164).Moorehead'in sözünü ettiği genelge içeriği ile uzak-yakın ilgisi olan tek kelime. Yükseksırt geri alınamamıştır. bu sefer 3.Kemal'in istifa ettiği de doğru değildir. mütareke yıllarında. "Bu kitap gerçek bir hikây eyi değil. grup gözetleme yerinden taarruzu izler. o da arkasında kötü bir ün bırakarak memleketine döner.7. Kut-ul-Ammare'de Türklere esir düşmüş. Yunan gazetecisi Spanuidi'nin konuşma ve yazılarının yanında.Alayın 'tamamen mahvolduğu' iddiası da gerçeğe aykırıdır. Enver Paşanın "birliklere M. A. Enver. (John Lane. Armstrong ve Gray Wolf adlı kitabı hakkında kısa bir bilgi sunmak istiyorum. hatta bir ima bile bulunmamaktadır. Ordu Komutanlığına yolladığı 3 Temmuz günlü kapalı telgraf emrinin bir maddesinde. 211) Buna karşılık. Bütün çabalara rağmen." Sadi Borak. kulaktan dolma bilgiyi. aynı kefeye koymamış. sona erer.Zığındere muharebesini izler. s. önce Güney Grubu Sağ Kanat Komutanı Faik Paşayı. (2. o tarihteki bazı yabancı gazetelerde çıkan makalelerden da alıntılar yapmış: "Bu kitap. 6) 30 Haziranda Arıburnu'ndan Seddülbahir'e geçen Enver Paşa.Kemal'in taarruzunu eleştirmekle yetinecektir. merak uyandıran bir sinema filminin senaryosunu andırıyor. M." (Sunday Times).Herriot'nun.Moorehead de bu yalancı pastanın üstüne sahte tüy dikmiş! Yabancı kaynaklardaki her bilginin doğru olduğunu sanmak. Tanzimat dön eminden kalma sakat bir alışkanlıktır. sonra da Grup Komutanı Weber Paşayı görevden alır.Armstrong.165) Yani 18. (Enver Paşanın 3.Kemal ve İftiralara Cevap) Fransız devlet adamı E.Kemal'in çekişmelerini ve bu son olayı şöyle bir duymuş ama ciddi bir inceleme yapmamış. Yeri gelmişken.1915 günlü yazısı. Arıburnu Muharebeleri Raporu. mütareke gözlemlerini ve anılarını anlattığı Turkey in Travail'dır. 172) Güney Grubunun yaptığı karşı taarruzun başarılı olmaması üzerine. Liman ve Esat Paşaların yazılarında.159 (Esat Paşanın 14. A. _8 .Kemal‘e göre ‗800 kişiden fazladır‘ (s. tarihçiler için kaynak olacak nitelikte değildir. (2.Kitap. s. (Armstrong'tan Bozkurt M.1915 günlü ve 1675 sayılı yazısı. İlk kitabı. Kuzey Grubu karargâhında bulunan Enver Paşa. ikinci ve bizimle ilgili son kitabını yayımlar: "Gray Wolf: Mustafa Kemal. 5) Taarruz gün ağarırken. s. kitapla ilgili bazı tepkileri derlemiştir.Kemal'in taarruzu ile Güney Grubunun yaptığı taarruzu. Sözün özü. • Haron Courtenay Armstrong." (The Observer) de bi Sonuç an 4).7. M. Arıburnu Muharebeleri Raporu. 165) Yani Enver Paşanın taarruzu engellediği de.160 Demek ki M.Kitap. 1925) 1933'te de. Enver ile M.183. Yine istihbaratçı olan ve birçok kirli işler çeviren Yüzbaşı Bennet gibi.

Kemal'in verdiği bilgilere dayanarak.Ü.23. doğru yansıtıyor. tuzaklarla dolu bir kitap. düşmanın tamamen kıyıya atıldığı ve yalnız Arıburnu'nda kalan zayıf bir bölümün de 26 Nisan sabahı şafakla denize döküleceği haber veriliyo rdu.30'da. yarın (19. de bi an Necmettin Sadak. birliklere bir hedef verilir de ondan böyle yazıyorlar.Kemal'in düşmanı denize dökemediği □ Y. Sadak. Tehlikeli." (s. Taarruz. (7 Aralık 1932." (Arıburnu Muharebeleri Raporu.Adil böylece Kemal Beyin gerçekleşmemiş bir zafer için önceden telgraf çektiğini yazmış oluyor.55) N. -Sadi Borak'ın yazdığına göre.Tümen Kumandanlığından 25/26 Nisan gecesi Müstahkem Mevkie gelen bir telgrafta. cildine yazdığı önsözde şöyle diyor: "[Armstrong'un] sokak rivayetlerine değer vermeyi tercih etmesi." (T. çünkü bir hakikat lokomotifinin peşine takılan bir sürü yalan ve iftira vagonu da.1915) öğleden önce saat 03. Yani bir istihbaratçı olarak iyi bildiği gri propaganda tekniğini ku llanıyor: Yalanı. M. başarılı tahlil ve tasvirler yok değildir. Akşam. Borak'ta. çevirisinin 1. hakikat istikametinde yol almakta. fakat hakikat aleyhine tehlikeli bir eser haline getiren de budur.6. s. o başka bir şey. Bu eserde. 138) Esat Paşa da. 'gerçekleşmemiş bir zafer için önceden telgraf çekmiş 'mi oluyor?163 Tabii ki hayır! Çünkü her taarruz emrinde. bu cevabın tamamı var: s. Peyami Safa..Mısıroğlu'nun ilgi ve bilgisine sunulur. Gelibolu'da. İngiliz İmparatorluğu'nu ezen adam!"162 K.. M. Çanakkale ile ilgili pek az yanlışını cevaplamaya değer bulmuş ya da savaş ayrıntılarına yer vermek istememiş.89) Esat Paşa da bir emrinde aynı şeyi yazıyor: "Kuzey Grubu. arka plana kendi senaryolarını yerleştiriyor. Tezler 5.Adil anılarında şunları bildiriyor: '19.' S. birliklerimiz Conkbayırı-Kanlısırt hattında sağlam bir yere yerleşmiş oldular. Genel gerçekleri.kitaptaki belli başlı yanlışlara işaret eder ve doğruları açıklar. hedefine ulaşır ya da ulaşamaz. birçok doğrunun y anında.Küçük diyor ki: "S. pek çok da yanlış var. aynı derecede doğru görünmek şansını kazanmaktadır. Bunda başarı elde edilmemekle beraber.5/7. Atatürk'ün karakterine. Oysa Armstrong'un Çanakkale Savaşı hakkında verdiği bilgiler arasında.5. hususi hayat ve davranışlarına ait oldukça doğru hükümler.Kemal ve Çanakkale Savaşı hakkında şu i lginç cümleyi koymuş: "1915'te. yanlışlara sürekleyen. s. Bir bakıma kitabı değerlendiren.6)161 Kısacası. tamamını doğru sanıp ciddiye alanı. baskın suretiyle düşmana şiddetle hücum ve işgal ettiği mevzileri ele geçirerek düşmanı denize dökecektir. kitabı için kolay tesir ve satış başarılarından başka bir şey aramadığını gösterir. gerçekle besliyor! İlginç kitabının kapağına da. M. _8 .

A. Anzak Kolordusunun içine düştüğü durumu yansıtan sayfaları okuyanlar. Gelibolu Harekâtı. s.Ü. böylece Kemal Paşanın en yakın komutanı. Bilebildiğim kad arıyla 'denize dökme'.104. M. sığındıkları yerlere yapışıp kalmışlardır. '19. Dökebilseydik.254)165 5/7. Gelibolu Günlüğü. Moorehead. Tezler 5. s.Kemal‘in.Küçük diyor ki: "Esat Paşanın özet olarak yayımlanan anılarından. kıyı şeridine sığınan Anzakla-rın paniğini. Çanakkale Geçilmez. askerî edebiyatta.James'in kitaplarında. s.Kemal düşmanı denize döktüğü için değil. denize kadar gerileyen bir düşmanın gemilere binip kaçtığını ya da bu durumun eşiğinde bulunduğunu anlatmak için kullanılan bir deyim.vd.Muharebesi Raporu. Seddülbahir‘de de düşmanı denize dökme. Hiçbir ciddi tarih kitabında M.Y. çok tekrarlanan ve kendisini kahraman yapan bir iddiasını doğrulamıyor.Tümenler bugün düşmanı denize dökmeyi başaramamışlarsa da ilerlemesini önlemişlerdir' diye yazıyor. s. (A. zaten savaş sona ererdi. moloz yığını gibi denize süpürüldüğü ya da topuyla tüfeğiyle denize çekilerek toptan boğulduğu tarihte görülmemiştir. Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarının galibi olduğu için kahraman diye anılmaktadır.Kemal'in [yine Esat Paşanın anılarında yer alan] 'düşmanın den ize döküldüğünü' bildiren bir raporuna daha değindikten sonra şöyle yazıyor: "Kemal'in bu son derece abartılı raporlarıyla ilgili olarak Esat anılarında.Y. Çünkü Anzak birlikleri kaçmaya hazırlanıyorlardı. Kemal izinsiz ricat etmiş (geri çekilmiş) □ Y. Besbelli ki ilk hatta savaşan komutanlar.yazık ki mümkün olamamıştır.90) Doğrular: 1) Yalnız Arıburnu‘nda değil.Kemal de ilk hattan gelen bu rapor ve mesajlar ile esirlerin verdikleri bilgileri ve kendi gözlemlerini ‗denize‘ ya da ‗sahile dökülme‘ diye üst komutanlığa ve öteki birliklerine duyurmuş. birlikleri ile birlikte geriye gel- de bi an _8 . bu tür değerlendirmelerini haksız bulmazlar. Ama yetkililerin.James'e göre. R." (T.Küçük nerede okumuş acaba? 2) M. arkası denize yaslanan bir birlik.R. İngilizler 9 Mayısta bile hâlâ Arıburnu kesimini boşaltmayı görüşmekteydiler. ‗düşmanın denize döküldüğü‘ hakkında daha başka raporları da var. ve 9. s.Kemal‘in düşmanı toptan denize döktüğüne ilişkin bir ifade görmedim. hatta bazılarının sandallara bindiklerini görüp durumu böyle bildiriyo rlar.James. M. ya gemilere binip kaçar ya da teslim olur. Kemal'in. olayı ateş perdesi arkasından izleyen ileri hat komutanlarının. s.178.195.56) 3) Zaten bir ordunun.7. (Hamilton.R.Moorehead'in ve R.. Arıburnu. çaresiz.Küçük. boşaltmanın güçlüğünü belirtmeleri üzerine.164 M. Meğer M. düşman Arıburnu'na yakın bir kumsaldan karaya çıktığı sırada.158.R. R.

ya saptırmak. Bu k adar da değil.Kemal. Tezler 5. askerimiz eğitimi henüz noksan olduğundan. Orgeneral Fahrettin Altay. Tezler 5. Tümenini. Kemal‘in ricat ettiğini yazamıyor… Savaşta komutana sormadan. çünkü az sonra. Esat Paşanın verdiği bu kısa bilginin önünü ardını araştırsa. bu hesapça o da mı ricat etmiş oluyor? Peki. baltayı taşa vurmazdı!167 Ama bu zahmete ancak gerçeğe saygı duyanlar katlanır. s. dönmek yok!‘ dedim. yıllar sonra ve Kemal Paşa öldükten sonra yayımladığı anılarında bile Kemal‘den korkusundan kurtulamıyor. izinsiz olarak düşmanı bırakıp geri dönmesi söz konusu ediliyor. 'şimdilik' diyorum.89) Y. (s. birlikleri ile birlikte geriye gelmişti? Hani mevzilerini terk etmişti? Hani hiç kimseden emir almadan bir ricat hareketine girişmişti? de bi an _8 .‖ (Esat Paşanın anıları.Küçük. Ancak ayrıntısıyla araştırılmasının benim işim olmadığını belirtmek durumundayım.87) Bulduğum kaynak ve anılarda Kemal'in izinsiz olarak düşmanın üzerine gitmesi yerine. yalnız Esat Paşanın şu paragrafını gösterebiliyor: ". ya küllemek. Esat Paşanın yazdıklarını şimdilik doğru kabul edelim. bir krokiye bakarak Eğer Tepe‘nin nerede olduğunu öğrense.Kemal Bey yanıma geldi. s.. hiç olmazsa olayın hangi gün geçtiğini saptasa. düşman donanması tarafından yapılan ve birçok kayıplara sebebiyet veren ateş yağmurundan kurtarmak için Eğer Tepe'ye geri almak düşüncesinde olduğunu söyledi.Küçük‘ün ricat (geri çekilme) diye allayıp pullayarak anlattıklarının tek kaynağı işte bu dört cümle! Kurmay Başkanı Fahrettin Altay anılarında. mevzilerini terk ettiği. Kolordu Komutanıyla görüşmek için geriye gelmiş.Bu sırada M.. Y. dönmek yok' emriyle geriye gönderdiği anlaşılıyor.90) ama Y. gerekirse düşmana saldıracaktır. (T. neydi o gürültülü iddialar? Hani M.Kemal aleyhinde bir olay yakaladığını sanmanın esrikliği içi nde. 'bulduğum kaynak ve anılarda' diyor ama bu iddiasına dayanak olarak. ölmek var. Ne olmuş yani? Bir Tümen Komutanı. Bu ricat mıdır? Esat Paşa da savaşın ilk günü.‖ (T." (s.Ü. s. normal bir durumda önemli bulunmayabilir. karargâhından ayrılıp Bolayır'a gitmişti.88) Y. kendisinin [Esat Paşanın] 'ölmek var. cepheyi ve mevzii bırakıp geri gelmeye ‗ricat‘ adı veriliyor.73) Öyle anlaşılıyor ki Kemal hiç kimseden emir almadan bir ricat hareketine girişiyor.Ü. Kolordu Komutanının sert çıkışıyla düşmanın üzerine gittiği anlaşılıyor.Küçük. ‗Beyefendi. koşulları ve savaşın akışını incelese. bu olayın aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak olan sebebini ve aslını anlatmış (s. hemen saldırıya geçiyor: ―Fahrettin (Altay) anılarında. Bunun içindir ki tümeniniz yerinde kalarak.39)166 Y. M. (s. Ancak tarihin bu kadar abartıldığı bir zamanda araştırılmasının gereğine kesinlikle inanıyorum. tıpkı Vahidettinci arkadaşları gibi savaşın hiçbir ayrıntısını bilmediği için boşa kılıç sallıyor.diği.Küçük. tarihte birçok örnekleri görüldüğü üzere bu çekilişi bozgun sayarak istediğiniz yerde durmayarak kaçmaya kalkışacaktır.Küçük'ün amacı gerçeği ortaya çıkarmak değil. belleğinin Esat Paşaya oyun oynadığını göreceğiz.86) Bütün bunlar doğru mu? Mustafa Kemal Gelibolu'da ricat etti mi? Araştırılması gerek iyor.

" (2.Alayını görür ve onu derhal Kum Tepe yönüne yola çıkarır. 'Kum Tepe'ye çıkarma yapıldığı'nı söyler.Alayın da gerisine düşer. o sabah saat 07.Kitap. ve 27. durumu görmek için ileri çı kmıştır. Bu noktada bir an durup.50'de Esat Paşaya yo llamış olduğu raporu hatırlayalım. Esat Paşa ile karşılaşmış. s." (Esat Paşanın anıları. Karşılaşırlar. M. Ben.Alaylara şu emri verir: ". savaşa sürmek için! Zaten Conkbayırı'nın batı ve güney eteklerinde düşmanla boğuşmakta olan de bi an _8 . kroki.00) Bu sırada. bu düşmanı durd uracak başka bir kuvvet de yok. ayrıca 27. öğle üzeri. düşmana taarruz etme kte olan 57. ancak savaş heyecanı ile Kaba Tepe yerine. Tümenini.Kemal.Tümenin büyük kısmını (yani kalan iki alayı) Kayal Tepe'ye (Kum Tepe karşısında bir tepe) yanaştıracağım ve bizzat oraya gideceğim. savaşın ilk günü olan 25 Nisanda. o sırada Conkbayırı'nda bulunan M. Saros'tan Maltepe'deki yeni karargâhına gelmiş olan Esat Paşa da.39) Esat Paşanın anlattığına göre durum bu..Kemal'in. Kolordu Komutanlığına gönderilmiş bir raporun özetini sözlü olarak aktarır.168 2) 9.Kitap. Kum Tepe-Sarıburun arasındaki tekmil cüz ü tam (birlik) kumandanları benimle Eğer Tepe'de (Kayal Tepe'nin iki kilometre kuzeybatısında bir başka tepe) bağlantı sağlayacaklardır. 3) Saat 12.26) Bekleyen iki alayını harekete geçirmek için hızla Maltepe kesimine hareket eder.112 ve 28.. Doğrular: 1) Olay. yine Esat Paşanın ifadesiyle. 19.112. "cepheye geri dönerek bölgeyi kahramanca savunup düşmanı bir adım dahi ile rletmemiş. sabahleyin ileri yanaştırılmasını emrettiği 77.Kemal'e. Esat Paşa ne diyor.Tümenden gelen bir süvari subayı.169 Kum Tepe. (Demek ki düşünce suçu işlemiş!) Paşa uygun görmeyince de. Kaba Tepe ile Seddülbahir arasında bulunan kritik bir yer." Tümenin büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek tehlikeli bir haber almış ve tümeninin başına gelmiş: Birliklerini geri çekmek için değil. s.Alayının bulunduğu Maltepe'ye gelir.Taarruzlar devam edecektir. savaşın en kritik ânında ve bütün şiddetiyle devam ettiği sırada geçmiştir. Arıburnu Raporu. Düşmanın Kum Tepe ve Seddülbahir bölgelerinde de karaya çıktığı haber alındı.30'da. böyle de değil. Seddülbahir'deki birlikleri kuşatabilir. tümenin başına geleceğimi arz ederim. Kum Tepe kıyısına çıkan düşman. Elde. (2. s. tam tersine. (Saat 13. Ama gerçek. Raporunun sonunda diyordu ki: "Tümen büyük kısmının kullanılmasını gerektirecek bir durum olunca. Arıburnu kesiminin güneyinde.Oysa ne yapmış? Tek başına ve kendi karargâhına gelmiş. Bunun üzerine M. Eğer Tepeye geri mi almış ? Hayır! Esat Paşaya göre "geri almayı düşünüyormuş". 113) Oradan da 72. s. "Tümenini ateş yağmurundan kurtarmak için Eğer Tepe'ye geri almak düşüncesinde olduğunu söyledi".

'yenildik' diyor ve başarısından dolayı M. yeri ve yetkililerin adlarının kayıtlı olduğu.174 Esat Paşanın aklında. de bi an _8 . belleğinin oyunu. Arıburnu çevresindeki durumu derhal kavramış olmakla. uzak bir yer.171 Ordudan hâlâ hiçbir talimat almamış olan iki dertli komutan durumu değerlendirirler.Alayını da Conkbayırı'na. Kendi de Conkbayırı'na döner.Alaya. Esat Paşanın söylediklerini çalakalem kaydetmiş. Esat Paşa da sonradan bir düzeltme. h edefine erişmemesini ve yenilgisini sağlamıştı. Esat Paşanın anılarında verilen bilgilerin yanlışlığını ve tutarsızlığını kolayca anlar.Küçük'ün anlattığı ricat (!) öyküsünün aslı astarı bu.Kemal'i övüyor. M."175 Churchill de anılarında. Yazık ki böyles ine düzenli ve ayrıntılı bir kayıt sistemi. dağınık. yakınında bulunan bir mevki değil.173 Esat Paşanın anılarını gözden geçirenler. güneydoğusunda. Çünkü anılarının bu parçası.176 Kısacası düşman. önemli olayları bile ancak kalın çizgilerle aktardığını. • Yıllarca sonra yazılan ya da anlatılan savaş anılarının çoğunda bu tür birçok ayrıntı yanlışı bulunmaktadır. Esat Paşa olayı niye böyle anlatmamış? Esat Paşa anılarını 1946'da Avni Bari adında birine söyleyip yazdırmış. ayrıntılı olarak öğrenebiliyoruz.Alayları. bekleme halinde. savaş dışı bir k esimde. hangi gün. Conkbayırı'nın 10 km. • Acaba düşman bugün için ne diyor. Kum Tepe'nin karşısında. 77.Kemal'in aldığı bilgi karşılaştırılır.Alayın sol kanadına yanaşması için emir yollar.Kemal. anılara pek az yer verilmekte. 80 yıl önce bir bataryanın. Bu. tutanak. bir de ona bakalım. Kitabın sonundaki basit krokimize bakan. bu birliklerin hemen gerisinde. ve 27. Bunun üzerine M. savaşın dişlerinden koparıp da Eğer Tepe'ye çekmek mümkün değildir. saati. bugünkü başarısından dolayı M. çıkarılan İlk Anzak Kolordusu'nun. Esat Paşaya.Alayı alıp o kesime gitmek istediğini söyler. M.Kemal'in bağlantı noktası olarak seçtiği Eğer Tepe adı kalmış herhalde. Gerisi. gibi günü. birçok ayrıntıyı atladığını. derleyip toparlama yapmamış. emir.Kemal'i "kaderin adamı" diye niteleyecektir.170 Kolorduya gelen raporla M.Alayın sağ kanadına yollar. Kum Tepe'ye çıkarma olmadığı. süvari subayının tepe adlarını karıştırdığı anlaşılır. Tümeninin öteki iki alayı ise Maltepe çevresinde. Bu yüzden anılar. ku vve cetveli vs. aldığı bilgiye dayanarak Kum Tepe'ye çıkarma yapı ldığını. 72. Bazı örneklerini ilerde göreceğiz. kaç mermi sarf ettiğini. Y. 77.57. savaşın genelini yansıtmadığını görebilir.172 4) Peki. Kum Tepe'ye değil. İngiliz Resmi Harp tarihi: "25 Nisanda M . o andaki durumla tamamen ilgisiz. 57. Bu sayede. rapor. 27. Anlaşılan Avni Bari. ordudan başka hiçbir kurumumuzda yok. somut ve geçerli belgeler esas alınmaktadır. boşluklarla ve Türkçe yanlışlarıyla dolu. saat saat belgelenmiş olaylara ve o andaki savaş durumuna ve birliklerin konumuna tümden aykırı.Alayını oraya sevk ettiğini. harp ceridesi.Kemal.Kemal. gelişigüzel. İngiliz kuvvetlerinin kıyıda saplanıp kalmaları sonucunu doğurmuştur. O kadar ki Esat Paşanın verdiği bazı çok isabetli kararlar bile doğru dürüst açıklanmış değil. yani savaş hattının çok dışındaki. Çünkü Eğer Tepe. Bu yüzden askeri tarihlerde. şimdi de 72.

Tümene de cepheye yaklaşması emrini verir. 16.Tümen cephesine taarruz eder ve Kırmı-zısırt'ın güneyinde bulunan Kanlısırt'ı (İngilizler buraya Tek Çam Tepesi diyorlar) bir hamlede ele geçirir.000 kişi) iki kol halinde. bu savaşların da çok kısa bir özetini vermek istiyorum.177 Yapacakları analizlerin tadına varmak için bu özeti okumanızı tavsiye ederim.Tümen ardarda taarruz ederse de Kanlısırt'ı geri alamaz. 'hayır. Anafartaların karşısında bulunan Suvla koyuna da gizlice yeni bir kolordu daha çıkarılacaktır. estağfurullah. Tümen geride. (Moore-head.179 Bir Anzak birliği 17. öbür bölümü ise (asıl taarruz bi rlikleri. böylece Arıburnu'ndaki Türk cephesi. Türk Komutanlığını şaşırtmak amacıyla.Tümeni (Cephesi: Sazlı Dere'den Kırmızısırt'a kadar). Kuzey Grubu Komutanı Esat Paşa. Her kesim için. farklı biçimde ayarlanmıştır. Savaş 6 Ağustos günü başlayacaktır.8. solda 16. ihtiyatta. ilk aşamada 20.Tümen kesiminde cephenin yarılması tehlikesi baş gösterir. kıyı korumasında. 9. Anafartalar ve Conkbayırı savaşları Bizimkilerin bu konudaki görüşlerini aktarmadan önce. Böyle harika bir güldürü sahnesi. Bundan sonra her hava hücumuna 12 uçak birden katılacaktır. 16. çok yoğun bombardımanlardan sonra başlar. geniş bir kavis çizerek Conkbayırı-Kocaçimen'e doğru ilerleyecektir. o kesimdeki Türk cephesine taarruz ederek bunları geri sürmeye çalışacak.30'da. Filoya. iki de uçak gemisi eklenir. -Y. saldırı saatleri. başarılı değildi' diye feryat ediyorlar. Cephane üretimi bütünüyle Çanakkale'ye ayrılır. 16. Bütün yaz bu taarruz için hazırlık yapılır.Tümen (Cephesi: Kırmızısırt'tan Kaba Tepe'ye kadar). Bunun için Anzak Kolordusundan ayrılacak birlikler ile Suvla'ya çıkarılan iki tümenli kolordu ilerleyip birleşerek bu bloku ele geçirecek.000 kişiye yükselir. sol kanat açığındaki 9.Tümeni.Küçük kızacak ama. Arıburnu'ndaki Anzak birliklerinin bir bölümü.bizimkilerse.318) Ortak hedef. hemen ihtiyatındaki 5. Aynı gün Güney kesiminde de (Seddülbahir'de) kuzey kesimine kuvvet kaydırılmasını önlemek amacıyla gösteriş taarruzları yapılacaktır. Bunun üzerine Ordu Komutanlığı da de bi an _8 . ne münasebet.Tümen ise Arıburnu ile Seddülbahir arasında.180 Bu kritik yerin elden çıkması üzerine. asla yenilmediniz! O gün Arıburnu'nda bulunan kuvvetlerin başındaki M. ayrıca Arıburnu'nun daha kuzeyinde.yine Conkbayırı ve Kocaçi-men Tepesidir (Sarıbayır bloku)! Çünkü bu savaşı kazanmak için bu yüksek blokun ele geçirilmesi şarttır. Anzak Kolordusu 25. Savaş Bakanı Mareşal Kitchener'in yeni birlikler vermeyi kabul etmesi üzerine General Hamilton.000 kişiyle takviye edilecek. Savaş 6 Ağustos günü. 16. Moliere'de bile yok! 5/7. Türk cephesinin sağ açığından geçip. birçok gemiden başka.Tümenin arkasına yanaştırır. sağ kanadının açığından ve kuzeyinden kuşatılmış olaca ktır.Kemal'in 19. 5. Bu sırada Arıburnu kesimindeki Türk cephe hattında yalnız iki tümen var: Sağda M.178 Asker sayısı 125. Ağustosta genel bir taarruza geçmeyi kararlaştırır.Kemal. s.

Tümene ardarda taarruz eden düşman. kendi kesiminin dışında olmakla birlikte. 3.Tümen. s. s. iki bölüğünü de tümen bataryalarını korumak üzere Conkbayırı'na yollar.Kitap." (s. her neye mal olursa olsun.338. BTTD. Conkbayırı-Kocaçimen Tepesi hattında o sırada hiçbir kuvvet yoktur.) Anzak taarruz kolları da.Tümene şu emri yollar: "19. Tümenin iki alayı vardır. ihtiyatındaki bir taburu Kocaçimen'e.39. hastane gemileri. genişliğindeki sarp bir arazi şeridinden. buharlı yatlar. Times nehrine özgü römorkörler ve yelkenliler vardı.00'de Conkbayırı'na ulaşacaktır. Kuzey Denizine özgü balıkçı tekneleri. yandan çarklı vapurlara kadar hemen hemen dünyada mevcut her çeşit büyük. bütün taarruzları kırılır. Bunların arkasına da kurtarma sandalları ve salapuryalar dizilmişti.39) Burası. küçük deniz izliyordu. Mayıs 1987) Liman Paşa anılarında diyor ki: "Sekiz buçuk ay süren Çanakkale seferinin ortalarına rastlayan Anafartalar çıkarması.Kitap. İstif halindeki bu birlikleri on torpido muhribi taşıyordu.349) Durumu izleyen Esat Paşa. Bunun üzerine Esat Paşa 16.Kemal.Kitap. Daha birlikleri gelmemiştir." (3. aynı akşam. komutayı Kurmay Başkanı Binbaşı Hulusi Bey üstlenir. Son bölümü ise transatlantiklerden Manş Denizi araba vapurlarına. [buradan] gelemezler!" dediği yerdir.Kemal'in. 24. çıkarma filosunu şöyle anlatıyor: " Filonun ilk kademesi. Tanrının yardımıyla püskürtülmüştür. Sizden de. Şubat 1987. Sazlıdere vadisi ile Azmak Dere arasındaki 5 km. İngiliz resmi harp tarihi. Bu on torpidoyu. derhal [kaybedilen] siperlerin geri alınması haberini kesinlikle beklerim.183 Anzak sağ taarruz kolu ise. 19.Kemal'in 19. Sayı 27. düşmanın taarruz doğrultusunu kapayan ilk kuvvetler bunlar olacaktır. Esat Paşanın da. Gelibolu Harekâtı.52. Türk ileri karakollarını atarak Conkbayırı yakınındaki Şahin Tepe'yi ele geçirir. 9. bordasında büyük bir mavnayı ve arkasında bir karakol gemisini yedekte çekmekteydi.sayı. kuzeye doğru ilerlemeye başlarlar. on bin askeri savaş alanına götürüyordu. sabah. s.181 Aynı saatte iki tümen de Suvla'ya çıkmaya başlamıştır. saat 07.Tümenine ardarda taarruz eder. 'olası bir düşman taarruzuna karşı kuvvetli tutulması' için Esat Paşayı uyardığı." (BTTD. büyük sallar izliyordu. o kesimden sorumlu olan Yarbay Willmer Müfrezesinin küçük ve yayılmış birliklerinden başka birlik yoktur.Güney Grubunun ihtiyatındaki 4. kablo ve balon gemileri. Her muhrip. İngiliz Harp Tarihi.R. Kanlısırt'ı geri alamaz ama Anzak birliğinin daha fazla ilerlemesini engelley ecektir. (R. (3.389. Tümen Komutanı Albay Kannengiesser. s.113) Ve Anzak taarruz kolları ile Suvla'ya çıkan kolordunun karşısında. Düşmanın de bi an _8 . M. 16. bu muharebelerin askeri ve politik bakımdan zirve noktasını teşkil ediyordu. Tümeni Conkbayırı'na hareket ettirir. ikisi de açılarak savaş düzeni alır.00'de.Tümeni (Komutanı Yarbay Cemil Conk) kuzeye kaydırır. Filonun arasında ise kruvazörler. M.Tümenin sol kanadına üç kere daha taarruz ederse de yine başarılı olamaz. sabaha karşı. Şahin Tepe'ye yerleşen düşmanın makineli tüfek ateşiyle yaralanır.182 7 Ağustos: Arıburnu Cephesinde kalan Anzak birliği. kroki 38. Keşif yaparken. s. 9.James. "Merak etme Beyefendi. Bir başka Anzak birliği de. M. saat 22.

Fevzi Bey ise.Fevzi Beyin komutası altına verir.Kitap. oraya yürüyen düşmana taarruz etmekle görevlendirir. s. Türk cephesi batıdan ve kuzeyden kuşatılmış olacak ve iş bitecektir. 4.Fevzi Beyi. Saros Grubunu oluşturan 7. Ama küçük Türk birliklerinin direnmeleri ve Kolordu Komutanı General Stopfort'un ağırdan alması yüzünden. A.366) Bu kritik durumda. Tümenlerin görevi.Tümeni yollar. o da iki alaylı Ali Rıza Bey komutasındaki 8. Conkbayırı'nda ciddi bir komuta kargaşalığı yaşanmaktadır. Yeni kurulan Anafartalar Grubu Komutanı A. Önlenememesi halinde. Yarbay Pötrich gelir ama türlü komuta sorunları çıkarır. Anafartalar Grup Komutanlığına getirir.354) Daha sarp yoldan ilerleyen Anzak ikinci taarruz kolu (sol kol) ise. Conkbayırı kesimindeki Türk cephesi. s. Liman Paşa anılarında şöyle diyor: "O akşam. rastlantı eseri karargâhında bulunan. Conkbayı-rı'ndaki bunalımı öğrenen Esat Paşa.270)184 24. Arıburnu cephesinin kuzey (sol) kanadında bulunan de bi an _8 . askerin yol yorgunu olduğunu vb.Alaylar) Esat Paşa 24. Güney Grup Komutanı Vehip Paşadan yardım ister. Gece. 9.Kemal'in yolladığı bölükler. sağda Willmer müfrezesinden birkaç küçük birlik.30'da.Kemal'i getirir.185 Liman Paşa. Yarbay Cemil Conk'un ve Yarbay Willmer'in birliklerini de.Tümen Komutanlığına atar. 9. 3. Albay Fevzi Beyi Anafartalar Grup Komutanlığından alır. Anafartalar ovasında ilerleyen düşmana. yüzü batıya dönük olarak soldan sağa şu düzeni almıştır: Solda M. 'kolordu komutanı yetkisiyle' 19.Tümen.Alay o gece Conkbayırı'na ulaşıp savaşa girer ama cephesindeki düşmanı geri sürmeyi başaramaz. ileri sürerek taarruz etmeyi ardarda ertelemektedir. ortada 9. Tümen Komutanı Yarbay Cemil Conk getirilecektir.Tümen Komutanı Albay M. bu birliklerin Anzak taarruz kollarıyla birleşmesini önlemektir. Suvla'ya çıkmış birlikler de Anafartalar ovasını çevreleyen tepelere doğru ilerlemektedir. Ayrıca. Durum kritikleşmektedir. Anafartalar civarında toplanan bütün birliklerin komutasını. Şahin Tepeye taarruz ederse de sonuç alamaz. Hemen bir tugay yola çıkarılır.Kitap. çok yorulmuş. Conkbayırı çevresinde. 25-30 metre bir mesafe vardır. Liman Paşa. (23. ve 12. çok kanlı taarruz ve karşı taarruzlarla geçer. bu ilerleyiş çok yavaş gelişmektedir. Anafarta ovasına yayılan ve ovayı çevreleyen tepelere yürüyen düşmana taarruz ederek durdurmak.sağ taarruz kolu (Yeni Zelandalılar+Gurkhalar) hücuma kalkar. s. ve 24. Esat Paşanın emrinden alarak.Alayı. saat 21. (Çanakkale Cephesi. ateş altında kalınca da bir yere saklanır. tarafların arasında. (Esat Paşanın anıları. geldikleri anda.Kitap. Conkbayırı-Kocaçimen'deki kuvvetlerin komutanlığına.359) Liman. Kocaçimen'e taarruzu ertesi güne erteler ve takviye ister. 8 Ağustos: Gün. Bazı yerlerde. s. Saros Grubunu (iki tümen) Anafartalar kesimine yola çıkarır ve Saros Grubu Komutanı Albay A. 3. (Çanakkale Cephesi. Saat 13. artık Conkbayırı kesimi kendisine ait olmadığı halde. demiryolu işleriyle ilgili Yarbay Pötrich'i 9.Tümenin bir alayı.Tümen bu ilk hücum dalgasını durdurur. 3.45'te. (Çanakkale Cephesi. adım adım gerileyen küçük Türk birliklerinin ateşinden de hayli kayıp vermiştir. yerine.

Kemal.Alay Komutanı Yarbay Şefik Aker'e bırakır. Birliklerin durumu hakkında. Suvla ovasına doğru. gecikmiş taarruzu başlatmak için gece yarısına doğru.57) Alan Moorehead Anafartalar taarruzunu şöyle anlatıyor: "Bu korkunç bir hücumdu ve İngiliz birliklerini yok etti. acı bir manzaraya tanık oluyordu. çarpışmanın başl amasından bir buçuk saat sonra. Gün doğmadan taarruza geçilmesi gerekmektedir. Tabur ve tugay karargâhları. Anafartalar Muharebesi]: Liman Paşa anılarına şöyle devam ediyor: "Nitekim 9 Ağustos sabahı erkenden. düğümün çözüleceği Conkbayırı-Kocaçimen kesimine çevirelim.186 Anafartalar'a ilerleyen İngiliz Kolordusu ile Conkbayırı-Kocaçimen kesimine taarruz eden Anzak taarruz kollarının birleşmesi engellenir. Grup Kurmay Başkanı da açık ve ayrıntılı bilgi veremez. A. 01. haberleşme ve sağlık hizmetlerini de düzenler ve yazılı taarruz emrini. ve 41.Kemal Beye verdim. dumanlar saçarak tavşanlar gibi ortaya çıkıyorlardı.. genel durumu ve eski komutanın verdiği emirlerin ana çizgilerini öğrenebilecektir.Fevzi Bey çadırında uyumaktadır. M.00'da. dağ yollarından Anafartalar kesimine hareket eder.' (s. askerlerden bir kısmı tam bir kaçış halinde tuz gölüne. çeşitli yerlerden sahile doğru sürüldü. Buralara gizlenmiş askerler. Ama 28.30'da Anafartalar Grubunun karargâhına gelir." (BTTD. Birkaç dakika içinde bütün subaylar öldürüldü.Tümen Komutanlığını 27. evvelce üç defa emredildiği halde yapılamayan taarruz yapıldı ve düşman. binlerce kişilik yığınlar halinde. sorumluluk ve görevden zevk duyan bir komutan özelliğine sahipti. Makineli tüfeklerin yoğun ateşinden fundalıklar tutuşmuştu.R.417) Şimdi biz de General Hamilton'la birlikte gözlerimizi. silindirle ezilmiş gibi oldular. s. fakat bu manzaranın fecaati karşısında adeta paralandı. İngiliz resmi harp tarihinde deniliyor ki: "Bir Türk komutanı. Çanakkale savaşlarının kaderine hakim olmuştu. s. 109) M. Askerleri.Alaylar) yollamıştır.Kemal. saat 04.Alay ancak gece yarısından sonra Conkbayırı'na de bi an _8 . durum tam bir çöküş halini almıştı. hatta denize kadar çekilmişlerdi. karmakarışık kaçışıyorlardı.Kemal akşama kadar taarruzu yönetir." (R." (s. Gözlerimi Sarıbayır'dan (Conkbayırı-Kocaçimen kesimi) ayıramıyordum. Ona tam anlamıyla güvenilebilirdi.Tümen Komutanı Albay M.389) General Hamilton da o günü şöyle anlatıyor: "Yüreğim. 9 Ağustos [1. Sadece tepeler kaybedilmekle kalmamış. Güneş doğarken Triad'ın güvertesinden durumu seyretmekte olan General Hamilton. M. Bugün Esat Paşanın isteği üzerine Vehip Paşa son olarak iki alay daha (28. kalkmaz. Askerler darmadağınık bir halde her tarafa kaçışıyorlardı." (Çanakkale Geçilmez. O âna kadar ihmal edildiği anlaşılan yiyecek. Saat 06. yarımadadaki mücadelelerin ortasında katılaşmıştı. s. Beni ayakta tutan Sarıbayır'ın görünüşüydü.Kemal ancak bütün kurmay subayları toplayıp tek tek bilgi alarak. Gelibolu Harekâtı. sayı 26. kıçlarından alevler. 19.00'te haber subayları ile tümenlere yollar.James. 109) M.19. Artık birliklere yeni bir savaş düzeni vermeye vakit yoktur.

mermilerin bahriye mermisi olduklarında ve arkasından geldiğinde ısrar etti. (R. tam ortamıza 6 tane 12 inçlik monitör mermisi indirdi. 10 Ağustos (Conkbayırı Muharebesi): M.R." (R. Conkbayırı-Besim Tepe-Kocaçimen hattının çeşitli kesimlerine.Kemal‘in işareti ve 23. 17.30‘da yola çıkar. biri hayli zayiat vermiş olan iki alayı ile bir süngü hücumu yaptırarak Conkbayırı‘nı düşmandan temizlemeye karar vermiştir. Wellington Taburu. Bu sırada Anzak birlikleri.Kemal kararından dönmez. o gece ve ertesi gün için gerekli emirleri verdikten sonra.Tümenin.Alayların unutulmaz süngü hücumu ile başlar. birinci ve ikinci taa rruz kademeleri sık avcı hattı. Gece yarısından sonra güneyden gelerek 8. Gelibolu Harekâtı. Allanson‘un kendi ifadesinden. dolayısıyla M. Yaralı olmasına rağmen. ‗hücum başladıktan 56 saat sonra atılan birkaç mermi. Conkbayırı zirvesinin arka tarafında. bu yükseklikten Çanakkale Boğazı'nı. ayrıca 157.372) 8. iki tümenden fazladır. 41.‘ ― (Gelibolu Harekâtı. Binbaşı Allanson bu olayı raporunda şöyle anlatıyor: "Koyda bir parlama gördüm ve kendi donanmamız.R. Öteki tümenler de bu hücu mla birlikte. bir Amerikan askeri yazarının dediği gibi. Allanson'un iddiasını reddeder. daha 100 metre ilerlemeden. gün doğmadan. taarruza hazırlanılır.James de diyor ki: "Allanson. mermiler atıldığı vakit arka yamaçta bulunduğu ve oradan İngiliz gemilerini görmesine imkân olmadığı açıkça bellidir… Ancak. Gelibolu Harekâtı. müfrezenin ortasında altı tane mermi patlar. . dalga dalga taarruz etmektedirler. Donanma.□ R.Kemal.Kemal‘in de bi an _8 ulaşır. Conkbayırı ve çevresi.Tümenin. s. Esef edilecek bir faciaydı bu.Kemal. muharebenin seyrini değiştirdiğini iddia etmek.R.408) Anzakların verdiği 12. o heyecanla Boğaz doğrultusunda ilerlemeye karar verir. bir ara Conkbayırı Tepesi'nin zirvesini ele geçirir ama ağır zayiatla geri sürülür. Binbaşı Allanson. o meşhur tepenin akıbetini tayin edemezdi. Müthiş bir karışıklık oldu. James. Derin bir sessizlik içinde. kendi kesimleri karşısındaki düşman birliklerine taarruza kalkarlar. üçüncü taarruz kademesi ise yanaşık düzen halinde hücum edecektir. 8. s. M.Tümenin karargâhına gelir. s.000 kayıp içinde187 100-200 arasında olduğu anlaşılan bu küçük kaybın askeri açıdan hiçbir önemi yoktur ama Binbaşı Allanson'un.409. bu mermileri donanmanın attığında ısrar etmesi üzerine. bu felaketin. Taarruzdan önce topçu ateşi açılmayacak. düşmandan tümüyle silinip süpürülür. dipnotlar)188 Bu basit konu üzerinde bu kadar durmamı bağışlayınız. Alçı Tepe'nin arkasındaki yolları gören ilk ve son İngiliz olur. M. Sebebi ilerde anlaşıl acak. ve 24. Conkbayırı-Kocaçimen cephesi karşısındaki düşman. olay tartışma konusu ol acaktır. Taarruz. s. maceralı bir yolculuktan ve akşamdan sonra Conkbayı-rı‘ndaki 8. (3.James. durumu yanlış yorumlamak olur.Kitap. Besim Tepe'nin (İngilizler Q Tepesi diyor) güney zirvesini ele geçirir.401) Binbaşı Allanson'un emrindeki tabur ise kanlı bir boğuşmadan sonra. M.Tümenin Kurmay Başkanı itiraz ederse de.Alayın ise ne zaman ulaşabileceği belli değildir. ve 158.

s. s. kendilerinden bir daha haber alınamadı." (General Hamilton'un Mareşal Kitchener'e 17. önceden sahip bulundukları üstünlüklerini yitirdiler. Anafartalar doğrultusunda bir daha taarruz etmek için hazırlığa girişirler.. askerliğin. Gelibolu Harekâtı. İngilizler.Kemal yeniden Anafartalar'daki grup karargâhına döner. bütün kesimlerde kırılır.. Türkler cephenin bütün hakim noktalarına yerleşmişlerdi.emri altına giren 28. Conkbayırı ve zirvedeki siperler hemen çiğnendi ve İngilizlerin askerlerinden hiçbiri -1. yeniden takviye alarak. BTTD.kurtulamadı. bunları karşılamak üzere ayağa kalktılar.56. minicik yaylada bi nden fazla ölü veya ölmekte olan subay ve er bırakarak. Saat 10." (A. Türkler.59. savaşı uzaktan izlediği için M. büyük bir komutana sahip olmanın. Bu muharebeler sonunda İngilizler.000'den fazlaydılar.391) "Son 24 saat içerisinde Türkler. mücadelenin bütün örneklerini vermişlerdi. Suvla ve Anzak cephelerinde. saatlerdir durmadan savaşan coşkun birlikleri de dinlendirmek amacıyla taarruz durdurulur. Anzaklar bu muharebede 12.Moorehead.Kemal. Dört saat sonra.James. • Bundan sonraki olayları anlatmadan önce. (Alayın komutanı Alman Binbaşı Hunker‘dır.. 10 Ağustos öğle vakti. ümitsizliğin verdiği cesaretle. sayı 28/ Haziran 1987)189 "Türk ordusu kahramanca savaşmakta ve mükemmel surette sevk ve idare edilmektedir. ateş etmeden süngüleriyle ilerleyen. sabahleyin başlayan İngiliz taarruzu.190 de bi an _8 .R. fırtına gibi süratle aşağıya gidiyorlar ve o kadar kısa bir zaman görünüyorlardı ki sağ kalan coşkun fanatikler.Kemal‘den azar işitecektir. Sarıbayır sırtlarında tek bir İttifak Devleti askeri kalmamıştı. çok daha çılgınca olmuştu. İngiliz resmi tarihi.) Şahin Tepe'den atılamayan düşmanın ve donanmanın yoğun ateşi yüzünden. ufuk hattının üzerinden boşanan." (A. sayı 28/ Haziran 1987) Anafartalar kesiminde de. yaylaya büyük sayılar halinde vardılar. Bir kez daha şanslarını denemek için yeniden hazırlığa başlarlar. kahramanlığın.. İngiliz resmi tarihi. s. Bu saldırı Suvla'dakinden daha şiddetli.1915'te çektiği telgraf. yoğun Türk kitlelerini gördüler. hiçbir önemli tepe İngilizlerin elinde bulunmuyordu. İngiliz kuşatması bütünüyle suya düşmüştür. düşman siperleri önünde ayağa kalktı. Kaçanlardan çoğu dere yataklarında kaybolduklarından." (R. Baldwin ve subaylarının hemen hepsi ölmüş bulunuyor ve kalanlar.Oglander..8. BTTD. Çanakkale Geçilmez.421) "Şafaktan birkaç dakika önce M. daha dolgun. bu hücumu nasıl değerlendirdiklerini görelim: "Türk taarruzu dehşet verici bir manzaraydı. derelere sığı nmak üzere geri çekiliyorlardı. İngiliz ve Avustralyalı yazarların ve General Hamilton'un. düzenin... M. bir mermi saatini parçaladı ama o kırbacını kaldırarak İngiliz hatlarına doğru ilerledi. s.Alaya da Şahin Tepe‘yi... 15 Ağustos: Bugün başlayan ve inatla ertesi günü de sürdürülen İngiliz taarruzu yine Anafarta ovasında ve ovadaki tepelerde kırılacak ve bu başarısızlık üzerine İngilizler üst komutanları değiştireceklerdir. k aranlık. Şaşkınlıktan serseme dönen İngilizler. Ele geçirme görevi verilir ama yorgun alay ancak en yüksek sırtı ele geçirebilecektir. güneş iyice yükseldiği vakit.00'da..000 kişi kayıp vermişlerdir. General Baldwin'in adamları..

" (s. bir piyade tümeninin b aşında. İngilizler. Conkbayırı'nda. fedakârlık ve feragat. Müttefiklerin Çanakkale'deki tek başarısı. Anafartalar Grubu Komutanlığı kendisine verilince. (Moorehead. Anzak Kolordusunun karaya çıkarıldığı ilk günde.396. her türlü övgünün üzerindedir ve bu hususta ne söylense azdır.Kemal'den başkası değildi. harbin sevk ve idaresi yönünden çok dikkati çeken. M. yalnız bu da değildir. İngilizlerin hakim noktaları elde edemeyerek dar kıyıda sıkışıp kalmaları ve 9 Ağustosta [Suvla-Anafartalar kesimindeki] İngiliz kolordusunun iflas ve hezimetinin de başlıca sebebi yine Gazi M. Arıburnu çevresindeki durumu derhal kavramış olmakla. Anafartalar kesiminde ve Suvla körfezinde de.Moorehead.118) Bu savaş. Gelibolu Harekâtı. hem de bu yeni İngiliz kolordusunu hezimete uğratmıştı. Aralık sonunda Suvla ve Anzak'tan. Gelibolu yarımadasında.000 kişidir. Çanakkale Savaşı'nın en büyük muharebesidir. Arıburnu'nda olduğu gibi. Çanakkale muharebelerinde göstermiş olduğu çok yüksek sevk ve idare. R.James. Çanakkale Savaşı hakkındaki İngiliz resmi tarihi. James. (A. ancak donanmalarının himayesinde muhufaza edebildikleri şerit halindeki sahil kesiminde ve tahkimat yapmak suretiyle tutunabilmişlerdir. bir başka cephede. Gelibolu yarımdasında başarısı. üstün şahıs.432) Savaş bütün gece ve ertesi gün de sürer. İngiliz ordugâhları tamamen deniz kenarında bulunmaktadır ve bu dar k esime hakim tepler kamilen Türk ordusunun elindedir. Başlangıçta M. Bu önemli bir sebep olarak.394. İngilizlere parlak bir karşı taarruz yapmıştır.Kemal'di. Çanakkale de bi an _8 . Çanakkale Geçilmez. bu büyük ve son taarruzu kırmakla kalmayacak. hedefine erişmemesini ve mağlubiyetini sağlamıştı. bütün düşman birliklerini çıkış hatlarına kadar geriye sürecektir. açık bir deha örneği vermiştir.Kemal'in yönettiği Anafartalar Grubu. 25 Nisanda. İşte bu taarruzda kazanılan zafer sonunda Türkler. İngilizler için sonun başlangıcı olur. Çanakkale Geçilmez. bu çekilişi kayıpsız gerçekleştirmiş olmalarıdır. s. Alman Genel Karargâhına şu bilgiyi verir: "İngilizlerin büyük kuvvetlerle giriştiği Anafarta çıkarması. M. Anafartalar'da İngiliz kolordusunun ileri hareketini durdurup hezimete uğrattıktan 24 saat sonra. İngiliz kuvvetlerinin kıyıda saplanıp kalmaları sonucunu doğurmuştur. R. Anafartalar Muharebesi]: İngilizler ihtiyat tümenlerini de karaya çıkartarak.Kemal Paşa. derhal yaptığı sert ve şiddetli bir hareketle. 6 Ağustos'tan beri verdikleri kayıp 45. tam bir yenilgiye uğramıştır. Bizzat yaptığı keşif sonunda. Gelibolu Harekâtı. s. Liman Paşa. 452) 15 Ekim günü Başkomutan General Hamilton da görevden alınır. s.21 Ağustos [2. Türk ordusuna parlak bir zafer daha sağlamıştır. bir kere daha ve son olarak taarruza geçerler. Katılan asker sayısı bakımından bu. Artık Gelibolu'dan çekilme zamanı gelmiştir.R. Ocak başında da Süddülbahir'den çekilmeyi başarırlar. şu genel değerlendirme ile bitmektedir: "Çanakkale'de geleceği elinde tutan komutan. İngiliz kolordusunun karaya çıktıktan sonraki gecikmiş hareketini hem durdurmuş.R.

Gelibolu muharebeleri. sayı 32/Ekim 1987) Yenilen düşman bile M.00‘de. 25-40 km. saat 07. Ordu emrine göre alaylar yanlarına. Kısacası..C.45 ve 08. 12. dinlenirler. ve 12. 7 Ağustos saat 01. ‘küçük ağırlık‘ denilen muharebe ağırlıklarını almışlardır. Anafartalar kesimine gelir. taarruz etmesinin kaabil olmadığını ve ancak böyle bir istirahatten sonra şafakla taarruza geçebileceğini kati bir lisanla ifade etmesi üzerine fevkalade canı sıkılan Liman von Sanders.Kitap.Kemal'in Çanakkale Savaşı'ndaki rolünü işte böyle değerlendiriyor. askerin mutlaka ve en az bir gece istirahat ederek. s.Tümenin 36.00‘de yola çıkarılmıştır. bütünüyle.Fevzi Beyin yerine. bütün ağırlıklarını değil.398) 3) 7 Ağustos saat 22...9.Tümenin yola çıkarılması emri de. s. Bir daha İngilizler bu hakim yeri ele geçirememiş ve Türklerle savaşamamıştır. Albay M. s.191 Bir de bizimkileri dinleyelim. taarruza geçmesi veya müdafaada bulunması.Kitap.. mesafede bulunuyordu. 3.Kitap. gideceği yere yaklaşık 60 km. 7 Ağustos sabahı. alayların bulundukları yeregöre. (Fevzi Beyin raporundan aktaran. Albay A. (Çanakkale Cephesi. iki alayını yola çıkarması emri.00‘de verilir." (BTTD.." (Lozan. tek tayin edici rolü oynamış.boğazına hakim olan Sarıbayır sırtına yerleşmişler ve kesin olarak orada tutunmuşlardır. değil.Kitap.162.50. sıcak bir çorba içip birkaç saat uyku uyumadıkça. 3. Çanakkale'nin kaderini tayin etmiştir. 7 Ağustos günü. (Çanakkale Cephesi.Kolorduyu oluşturan 7. bu alaylar da öğle üzeri yola çıkarılır. taarruza geçmez.40‘da verilmiş ve alaylar.Conk. dinlenmeleri için bir buçuk ay önce Güney Cephesinden çekilip bu kesime gönderilmiştir. 1.Kemal'in atanması olayı □ K.Tümene. M. bu yolu katetmenin verdiği yorgunluk üzerindeyken. Emrindeki askerlerin hayatı üzerine bir kumara girişmeyi vicdanı asla caiz görmeyen Fevzi Bey. s. saat 05. s.Kemal'in üstün deha ve zekâsıyla etkili olduğu bir tarihi anlatır. 163) Doğrular: 1) 16.404) Yürünecek mesafe de 60 km. C. arasındadır.397) 12. Bu mesafeyi bir kolordunun bütün ağırlıklarıyla süratle aşıp cepheye yetişmesi ve ilerlemiş düşman kuvvetleri karşısında. (Çanakkale Cephesi. Bu suretle Çanakkale savaşlarının kaderinde. 5/7.405) 2) 7. (3.Alayı dışındaki bütün birlikler. Üstelik yol yorgunluğu ile taarruz etmek.Mısıroğlu diyor ki: "İngilizlerin çıkarma yaptığı mıntıkaya yetişmek üzere kolordusuyla hareket emrini alan Fevzi Bey. imkansız den ecek bir şeydi. s. hızlı yürüyebilmek için. birçok örneği olan de bi an _8 .Tümenler. sıcak çorbalarını içer ve ‗birkaç saat uyurlar‘. 3. Bizimkiler ne diyorlar? a.86) Yani yoldan gelir gelmez. s. onu bulunduğu mevkiden alıp yerine bir başka kumandan tayin etme hevesine (!) kapıldı.

s.Fevzi Beyin raporudan aktaran. Bu arada 36. C.Adil Beyin.Fevzi Beyin raporundan aktaran.Conk. düşmana taarruz için emir göndermiştim.87) Akşam saat 22. 'Ne olursa olsun.86) 6) Liman Paşa.00'te de. Bendeniz ise emirlerinin icr asında tehlike gördüğümden.doğalbir olaydır. s.Conk. herhalde hezimeti mucip bir hareket idi. emir ve kumandayı mumaileyhe (adı geçene) tevdi ile İstanbul'a hareketiniz rica olunur. C. dinlenmeden savaşa girmiştir.402) 4) Saros Grubunun birlikleri.Conk.Fevzi Bey raporunda. Liman Paşanın yerinde olsaydınız.Kemal'i tayin etmesi teklif ve telkininde bulundu. bir emir subayı ile 'akşam taarruz edilmesi' için yazılı emir yollar.Tümenin Mestan Tepe‘de bulunan düşmana taarruza geçmesini emreder. 3. siz ne yapardınız? K.Fevzi Bey bu emri de yerine getirmez. Ayrıca. Fevzi Beyin kendi raporunu esas alarak aktardım. Kendileri soruyorlar.] Cephedeki öteki askerler de iki gündür uykusuzdu ve durup dinlenmeden savaşmaktaydılar. Fevzi Beyin yerine M. C. s. yapılan teklifi hiç duraksamadan kabul etti. (Çanakkale Cephesi. Esasen bugün taarruz etmemeye karar vermiş ve ona göre tertibat almış olduğumdan. 'Ben bugün Fevzi Beye.Alay da sağ kanat gerisine yanaşır." (A..Kemal. biraz sonra gelen şu emirle görevden alınır ve İstanbul'a postalanır: "Anafartalar Grubu Kumandanlığına tayin edilen M. s. Raporunda bu tavrının gerekçesini şöyle açıklıyor: ". uzun bir yürüyüşle hücum etmek. benim emrim icra olunacaktır!' buyurdular.88) Olayı.Tümen Komutanı S. benbu taarruzu da bugün yapmayı doğru bulmadım. 5 nci Ordu Kumandanı Liman von Sanders" (Fevzi Beyin raporundan aktaran. 8 Ağustos günü saat 10. A. ‗Ben askerim. bu tümenlerin 8 Ağustos sabahı yapması gereken taarruz da.404) 5) Suvla kesimindeki İngiliz hareketinin gittikçe gelişmesi üzerine.‖ (A. gerekli düzeni alırlar. o güne kadarki askeri hayatı bakımından biraz ağır bir yük olduğunu de bi an _8 . C. uzun mesafeler aştı ktan sonra." (Fe yzi Beyin raporundan aktaran.gece karanlığı nda. Vahidettincilerin övdüğü A.. (3.Kemal Beyin muvasalatıyla (gelmesiyle) beraber. Taarruzu yarın şafak zamanına (9 Ağustos sabahına) bıraktım ve ona göre icap eden emri verdim.Kemal için bir kolordu kuma ndanlığının. Niçin taarruz etmedi?'" A. 8 Ağustos öğle üzeri. meçhul bir arazide. Bunun üzerine kendisine telefon edilen M.Kitap.Kitap. Kabul etmediler. telefonla Fevzi Beyi arar ve der ki: "Liman Paşanın yanındayım.88) Ordu Komutanının bir türlü harekete geçiremediği A. Önemli olanı şu ki M.Kemal'in İttihatçı arkadaşlarından olan Kazım (İnanç) Bey. Albay A. bu defa bir kolorduya hükmetmek fırsatı çıkınca.30‘da.Fevzi Bey raporunda diyor ki: ―12.Fevzi Beyin isteği üzerine ertelenecektir. Liman Paşa. şu cevabı verdiğini açıklıyor: ". saat 15..00'de Ordu Kurmay Başkanı. 12. Liman Paşanın bu emrinin de bir tesiri olmadı. s.hücumun yarın şafak zamanına tehir edilmesini (ertelenmesini) rica ettim.Conk. [Mesela Sakarya Savaşında birçok tümen. icra etmedim (yapmadım).Fevzi Bey. verilen emri icra ederim‘ demesine rağmen..Mısıroğlu'nu dinlemeye devam edelim: "İşte bu sırada Liman von Sanders'in yanında bulunan ve M. s.

onun emrindeki kolorduya tayin edildi.00'de Kazım Beyi y eniden arar. Durum genelleşmiş. Conkbayırı kesimine.Altay saat 20. Paşaya söyle. Kurmay Başkanının.26)192 3) Bu konuda kaynakların hiçbirinde. Komutanın durumu nasıl gördüğümü ve düşüncemi sorduğunu bildirdi. buradaki durumu bilen 19. şimdi ordu komutanı yapmaya mecbur olacaklar. s. bu teklifi K azım Beye telefonla duyurur ama Kazım Bey Liman Paşanın kabul edeceğini sanmadığını söyler. hepsi. tayinimi emretsin!' demiştir.Kemal'in Anafartalar Grup Komutanlığına tayin edildiği emri geldi. ‗Bütün mevcut kuvvetlerin komutam altına verilmesinden başka çare kalmadığını‘ söyledim.‖ (Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe. Paşa- de bi an _8 . Tümen Kumandanı M. Zaten tereddüt etmese. Kazım Beyin. s.'[dedim.Kemal'in Kazım Beye. o zaman kabul ederim. 'işlerin kötü gitmekte olduğunu gör erek.Kemal diyordu ki: 'Bütün kuvvetler bir elden idare olunursa." (Lozan.Kemal'in atanmasını teklif ve telkin ettiğini' gösteren bir ifade yer almıyor. gülerek Esat Paşaya döndüm. Kazım (İnanç) Beyin. ‗Çok gelmez mi?‘ dedi. bu konudaki teklifleri tereddütle karşıladığını gösteriyor. Anafartalar'a gelen kuvvetleri de benim emrime verirseniz. Nitekim 21. 163) Hepsi yanlış! Doğrular: 1) Kurmay Başkanı F. (On Yıl Savaş.Kemal Bey." (On Yıl Savaş. 'Ne münasebet." Bu sırada telefon konuşması kesildi.Kemal'in bu konudaki kısa açıklaması da şöyle: "Ordu Kurmay Başkanı. "Çok gelmez mi?" diyerek kendi teklifiyle çelişkiye düşer miydi? 4.Kemal Beyin görevlendirilmesi lüzumunu Ordu Komutanına bildirmek üzere Kurmay Başkanım Fahrettin aracılığı ile Ordu Kurmay Başkanına telefon ettirdim. Tersine.. 'İttihatçılık gayretiyle M. bu olayı anılarında şöyle aktarıyor: "M. M. "Derhal kabul ediyorum. Liman von Sanders Paşa Hazretleri adına beni telefon başına çağırdı. s.272) F. s.] ." (On Yıl Savaş. s.C. Anafartalar'a çıkmış ve çıkmakta olan büyük düşman kuvvetlerini dikkatle ve ona göre genel önlemler alarak. Esat Paşa ve kendi adına. ‗Az gelir!‘ dedim. başarı elde edilebilir. s.Altay. 'Bizim teklifimiz olan kolordu komutanlığını çok gördüler. Bu sebeple. sevk ve idareyi birleştirmek ve sağlamak gerekiyordu. Ayrıca Mısıroğlu. 110) 2) M. M. telefon hatları karışmıştır. Az bile gelir! Derhal kabul ediyorum.Altay anılarında.Tümen Komutanı M.109) F. onun için de M.ve böyle bir yükün altından kalkabilmesinin mümkün olup olmadığını soran K azım Beye.109) Esat Paşa da olayı şöyle anlatıyor: "Conkbayırı'na komuta etmek üzere. kudretli bir komutanın atanması gerektiğini. 1.Kemal ile Kazım Beyin konuşmalarına kulak misafiri olur. ‗Çare kalmadı mı?‘ sorusuna verdiğim cevapta.Kemal Beyin kolordu komutanı olarak bu bölgeye verilmesini Esat Paşaya söylediğini' yazıyor. Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak 19. Kendisine Conkbayırı'nın durumunun kritikliğini ve durumun düze ltilmesi için daha bir an kaldığını ve bu ânın da kaybedilmesi halinde felaketin pek muhtemel olduğunu bildirdim. (On Yıl Savaş.45'te (teklifimizden 8 saat sonra) M.

1. o cepheye birlik yollayan komutanlar. bir savaşı başlatan.C. s. (Çanakkale Cephesi.Kolordu193 ve Vehip Paşanın bu noktaya yığdığı ihtiyat kuvvetleridir.127) İsteseler." (Lozan. 1. asıl önemli olanlar. 8.Kemal'in tayininin mantıki hiçbir ciheti yoktu. 8 Ağustos akşamı taarruz etmesi emredilen A.164) Yine yanlış.) de ya söyle. Yavuz'a. Bu takdirde. Çünkü burada dövüşen. İkisi arasında fark var." (K.Kemal Bey. tayinimi emretsin!" dediğini yazıyor ve dayanak olarak da.Willmer Müfrezesi ve bir süvari tugayı! □ "Fakat tuhafı şu ki 19.Kemal'e mal edilmek istenmişse de.164) M.Kemal...Tümen bir hayli geride bulunduğundan. çünkü hiçbiri.Kemal'in talim ve tensiki altındaki 19. M. taarruzu 9 Ağustos sabahına bıraktığını az önce görmüştük. ilk aşamada şu birlikler de bulunmaktadır: 4. A.Doğrular: (1) Bu çarpık mantığa göre. sayfalarını gösteriyor. 3.Tümen değil. 16.Fevzi Beyin.C. 'tarihen ve fiilen' bir önemi yok. s.. 3. çünkü Anafartalar Grubunda..Kolordu Komutanlığına değil. Fatih'e. M.Anafartalar Savaşı) elde edilen başarı. talip olduğu görevi.Kemal. Lozan. 01.C." (Lozan.Tümen.Atay'ın Çankaya adlı kitabının 1969 baskısının 91. bu tarihen ve fiilen doğru değildir. 1. taarruzu fiilen gerçekleştirebilmek için M.Kemal.) Gecikme söz konusu değildir.Tümen Kumandanı M. Fevzi Beyin istediği mühletten bile fazla oldu. ve 92. tam zamanında yerine getirerek. parmak hesabıyla bile doğruyu bulurlardı. M.S. s.409 vd.30'da gelmiş ve M. Fevzi Beyin çok iyi donatıp talim ettirmiş olduğu 16. Çünkü Vehip Paşanın yolladığı toplam 6 alaydan194 biri bile Anafartalar Savaşı'na katılmamıştır. Anafartalar Grup Komutanlığına tayin edildi. F. kroki 50.Kitap. Yani bu noktada. s. Kema l'in taarruz edilmesi istenilen noktaya kadar gelinceye kadar geçen zaman.Kitap..Kemal Bey de zaten ancak 9 Ağustos sabahında yeni birliğine ulaşabilmişti. birlikleri talim ettirenler ile emir ya da istek üzerine. 16." (1. yine 9 Ağustos sabahı birlikleri taarruza geçirmiştir. Çünkü cepheye derhal ulaşabilecek bir mesafede bulunmadığı için fiilen mümkün olmayan bir taahhütte bulunmuş oluyordu. 9. 2) "Vehip Paşanın bu noktaya (yani Anafartalar'a) yığdığı kuvvetler" ifadesi de bütünüyle gerçeğe aykırıdır.164) bi an _8 . Kolordudan başka. Yb. onun emrindeki kolorduya tayin edildi. Kanuni'ye de hiçbir zafer mal edilemez.Tümen. (Çanakkale Cephesi. Yani Fevzi Beyin istediği mühlet.C. M.R. Söz konusu sayfalarda böyle bir konuşma yok! Hazret yine karşılıksız çek yazmış! Mısıroğlu devam ediyor: □ "Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak 19. □ "Ertesi gün cereyan eden hücumlarda (1.Mısıroğlu. Mısıroğlu'nun bu yanlışını da kopyalamış: "Albay M. □ GRYT Ansiklopedisi. s. Ama niyetleri bu değil. bir birliği talim ettirmiş değildir.Tümen.406. ister istemez geçmiş oluyordu.Fevzi B eyin karargâhına 8/9 Ağustos gecesi. 5.Tümen. yöneten ve başarıya ulaştıran komutanın.

sadece Yarbay Willmer müfrezesinin bazı küçük birliklerinin bulunduğunu görmüştük. İşte bugüne kadar anlatıla anlatıla bitirilemeyen Anafartalar Kahramanlığı'nın iç yüzü kısaca bundan ibarettir. (3. Arıburnu.C. sanki hepsi bir yerde ve aynı zamanda yapılmış tek bir muharebeymiş gibi şöyle özetliyor: "Temmuzda (!) İngilizler.Bununla beraber yine de her iki taraf da çok büyük kayıplara uğramışlardır. onun cephesine bir taarruz olmamıştır. Boğaz sahiline inmiş bulunacaklardı. Taarruz muvaffakiyetle neticelendi (!) ve Alman generali (!) Kafınengiesser yaralandı. Birdenbire topçu ateşi kesildi. bunları yazmaktan kaçınırdı. Tümenlerin cephesinde yeniden taarruza geçtiler (!).) 6 Ağustostan 21 Ağustosa kadar süren bu çok kanlı ve kapsamlı muharebeleri. Anafartalar ve Conkbayırı muharebelerini.159 vd. s.Tümen. ve 19.C. bir karayolları haritası bile bulundursaydı. Mısıroğlu önünde.Kemal'in yönettiği Conkbayırı taarruzu ise 10 Ağustosla yapılacaktır! İnsanın içinden. Çanakkale‘ye hakim bütün tepeler boşalıyordu‖ ifadesi de anıtsal bir yanlış. M. kendi kuvvetlerini topa tutmuş ve onların ricatlerine (geri çekilmelerine) sebep olmuştur.Mısıroğlu: ".b. Temmuz‘da değil. iki ayrı savaş. zaman ve yer bakımından. s avaşın evrelerini gösteren 38-43.Mısıroğlu. 1. ve 19. ve 2. donanmalarından kendi bataryalarına ateş açtılar. Çanakkale'ye hakim bütün tepeler boşalıyordu (!). kuzey ile güney kesimleri arasında. İşte tam bu esnadadır ki İngiliz donanması. Şiddetli topçu ateşiyle Türk kıtaları çekiliyor (!)..Tümenlerin cephesine yapılmış bir taarruz ve donanmanın yanlış ateşi sonucu." (Lozan. öyle kıtalar filan değil.. Sarıbayır'ı (!) işgal ettiler. 'İngiliz donanmasının kendi kuvvetlerini topa tutması' (?) diye anılan olay da Anafartalar'da değil. Ayrıca. 1) İngiliz taarruzu. savaş alanı dışındadır. 3) ―Şiddetli topçu ateşiyle Türk kıtaları çekiliyor. tarihte ender rastlanan bir hata ile İngilizler. taze kuvvet getirerek 9. 6 Ağustosta başlar. İngiliz kıtaları (!) süngü nizamında ilerliyorlardı. Birçokları yaralandı ve kalanlar da mütereddit bir surette kaçmaya başladılar. Birkaç adım daha atabilseler (!). Anafartalar kesimi ve muharebesiyle hiçbir ilgisi yok! Kaldı ki 6 mermi olayı da 9 Ağustos'ta geçer.. bilindiği gibi Conkbayırı kesiminde olmuştur. bilindiği gibi birinci hatta değil. '9. Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarının aslı ne imiş? □ K. eski mevzilerini yeniden işgal edebildiler (!). Bu taarruzun geliştiği ve yöneldiği kesimlerde. gerçeği az çok kavrar.. Çanakkale‘ye hakim tepelerde zaten hiç kimse yoktu ki boşaltıldığından söz edilebilsin.Kitap. Bu arada. 1. krokiler. 1. 2) 6 Ağustos‘ta 9." (Lozan. Türklerin eski mevzilerini yeniden işgal etmesi‘ diye özetlemek için Çanakkale Savaşı hakkında açılmış özel ve yoğun bir bilgisizlik kursundan geçmiş olmak gerekir.) de bi an _8 .164) Anafartalar ve Conkbayırı savaşları. s.195 İşte o zaman Türkler.196 Yanlışları işaretledim ama özeti atlamış olanlar için birkaç kısa açıklama yapmak istiyorum. "Edep yahu!" diye haykırmak geliyor! Ve K. birbirlerinden ayırmadan.

'olayı şöyle izah ediyormuş': "İngiliz kıtaları (!) Koca Çemen Boğol noktasını (?) süngü hücumu ile zaptettiler ve Türkleri sırtın öbür tarafına attılar. Gelibolu Harekâtı. sırtlar. bir tepenin bayırı sanıyor. s. yürüyüp sahile inseler ya. taarruza kalktığı gün.30) 5) Mısıroğlu'na kalırsa..R. Mısıroğlu'nun İngiliz kıtaları diye şişirerek anlattığı kuvvet de. Ee. kare genişliğinde koskoca bir kütle. donanmalarından kendi bataryalarına ateş açtılar. neden birkaç uzun İngiliz adımı daha atmıyorlar? Atamıyorlar.198 Birçokları yaralandı ve kalanlar da mütereddit bir surette kaçmaya başladılar. Türkleri bitirmek üzereler. ne de koca Sarıbayır! Kocaçimen ile Conkbayırı arasında bulunan.."197 Eyvah. ne Conkbayırı'dır. geçitler. tarihte ender rastlanan bir hata ile İngilizler.. A. kalanlar da mütereddit (tereddütlü) bir surette geri kaçıyorlar. sonra ne olmuş? ". tepeleri boşaltan Türk kıtalarından hiçbiri. Zaten kâğıttan bir ordu mu ki bu. Sarıbayır'ı. (R. Çanakkale Geçilmez. Fakat müthiş bir hata neticesi. C. O sıra Gelibolu'da 15 Türk tümeni var ama anlaşılan.Conk.400. s.200 sırf 6 mermi yüzünden geri çekilir mi? Bakalım Armstrong. de bi an _8 . hoşgörünüze sığınarak tekrar ediyorum. s.. neredeyse sona ermek üzere.. o uzun ve engebeli yolu. dere yataklarından oluşan 100 km." Anlaşılan hazret. bu sahneyi böyle mi anlatmış? Yoksa Mısıroğlu. çünkü bataryaların üstüne düşen altı mermi.." Hayret! Donanma bataryalara ateş açmışsa. "Birdenbire topçu ateşi kesildi. tepeler.." İşte Vahidettincilerin askeri otoritesi Mısıroğlu'na göre.James. İngiliz kıtaları süngü nizamında ilerliyorlardı. bir yerde durup da savunmaya geçmeyi göze alamamış.4) Mısıroğlu.Moorehead.Sarıbayır'ı işgal ettiler. o ünlü Conkbayırı muharebesinin aslı buymuş..376. iki zirveli Besim Tepe'nin güney zirvesi. o gün tatildelermiş ki kıllarını bile kıpırdatmamışlar. Oysa Sarıbayır. ışık hızıyla aşıp Sarıbayır'a ulaşmış: ". Yani sportmen düşman. Fakat. □ Mısıroğlu..Bu arada. işgal edilse. Büyük zayiata sebebiyet vererek199 onları geri çekilmeye mecbur etti. Allah Allah! Bu tereddütün sebebi ne ola ki? Belki şu iki olasılık arasında tereddüt geçirmişlerdir: Yol açık." Metnin aslı böyle değil. 6 mermi yiyince çözülüp kaçsın? Cepheye yayılmış ve hedefe yaklaşmış dört tugay. uçurumlar. o koca Sarıbayır'ı hızla ve kolayca işgal edivermiş. ateşini bizzat kendisine (!) tevcih etti. Boğaz sahiline inmiş bulunacaklardı. bir de tanık gösteriyor: Yüzbaşı Armstrong! Bu yazar. Doğrusunu göreceğiz. üç-beş kilometre ilerde yürüyen hassas piyadeleri de yaralıyor." diyor. öyleyse sahile inip Boğaz kıyısında temiz hava mı almalı. yoksa çay saati geldi. Allanson'un ele geçirdiği yer de. İngiliz Donanması. adına bakarak. Çanakkale destanı. ilerdeki piyadelerine. vadiler. Birkaç adım daha atabilseler. nasıl oluyorsa. ". savaş biterdi. boyunlar.. geriye kaçıp maviş Ege denizine karşı misk gibi Seylan çayı mı içmeli? Anlaşılan bu kısa tereddüt ânından sonra karara varıyor ve bu sefer bilatereddüt (tereddüt etmeden) çay saatine yetişmek için geriye kaçıyorlar. Binbaşı Allanson'un taburu.. "Türkler de geri gelip eski mevzilerini işgal ediyorlar. Bö ylece bir İngiliz taburu..

Conkbayırını temizlemişler. 1. s. Türklerin yaptığı karşı taarruz muvaffak olamamış. işler yoluna girecek. bu husus İngiliz Genelkurmayı raporlarında zikredilmiştir. onlara cesaret veriyordu.. cesaret verici idi. asıl metinleri işine geldiği gibi değiştirip aktarmaktan sabıkalı. Pırıl pırıl yanan süngü dalgasına dayanmak imkânı yoktu.' Akşam sekizde.59-61. □ Mısıroğlu.Kemal'in yönettiği Conkbayırı süngü hücumunun günlerini de.. M. göreceksiniz.. birbirine üstünlük gösteriyordu. [10 Ağustos] sabaha karşı M. bu cümleyi. ilgisiz sayfalara.161) Mısıroğlu. yirmi dört saat dayanın. Siperleri tıka basa askerle doldurdu. s.Kemal telefonda. gülüşerek. sesi gayet soğukkanlı.Kemal ön siperlere geldi. Yeni Zelandalılar. savaş mekânlarını da. sahildeydiler.. var olmayan bilgilere dekoratif göndermeler yapmaktan. sayfasından aldığını söylüyor ama inanmak çok zor. İngilizleri Kocaçimen'den biraz aşağıya sürmeye muvaffak olmuştu.Armstrong'un yazdıklarını değiştirerek mi aktarıyor? Armstrong'un ne yazdığını görelim: "[9 Ağustos günü]201 Conkbayırı ve Kocaçimen için muharebeler. Gül Çağalı Güven'in yeni çevirisi.S.202 Mısıroğlu'nun çarpıtması bu kadarla kalmıyor. altı mermi olayının geçtiği gün ile M. bir aşağı bir yukarı devam ederken. Bütün Türk piyadesi de.Kemal Conkbayırı'na dönmüştü. biraz daha yukarı (?) çekilmişti. 13 Eylül 1915 günlü Times gazetesinde yayımlanan yazısında. çünkü kendisi. Anafarta önünde işleri düzene s okana kadar. Birbirlerine yakın olmak. kendi adamlarına ağır (!) zayiat verdirerek. Ne altı de bi an _8 . korkunç naralar atarak. Dahası var. geri çekilmeye mecbur etmişti." (Armstrong. konuşarak.52-54) Armstrong dahi. kitabında şöyle yazdığını da iddia ediyor: "Sarıbayır'ın İngilizler tarafından tahliyesine (boşaltılmasına) İngiliz donanmasının ateşi sebep oldu.. M. İngilizler onu açıkta görünce ateş ettiler. Sarıbayır'ın boşaltılmasının sebebinin. süngü takarak boyuna hücum etmiş. vaziyeti kurtarmışlardı. 10 Ağustos günkü olağanüstü Türk hücumu olduğunu yazıyor. Peyami Safa çevirisi. Kurşunlardan biri göğsüne geldi fakat saatinin üstünden sekerek. Hintli (Gurkha) ve İngiliz askerlerinden müteşekkil bir kol. bunları geri atamamıştı. Öte yanda. Elini kaldırıp ileri doğru atıldı.C. O gece hazırlık yaptı. İki İngiliz taburunu ezip geçtiler. ona dokunmadı." (Lozan. peşinden geliyordu. birbirinden ayırıyor. cesaretlerini artı rmıştı. Bozkurt. adı geçen gazeteci. Bir başka köşede. Şafak sökerken Türkler. Buradan Türk hatlarını yan ateşine alıyorlardı. Conkbayırı sırtlarında.. burada bulunan Türkleri önlerine katarak kovalamaya başlamıştı. Kendisi de aralarında dolaşıyor. 'Ben.Kemal'e telefon ettiler. M. Fakat İngiliz donanmasının büyük topları. sıcağı sıcağına. kâh bir taraf. Türkler. Nitekim. İngiliz gazetecisi Ashmet-Barlett'in.. Türk zaferini de altı mermi yiyen bir düşman kolunun geri çekilmesine bağlamıyor. Ashmet-Barlett'in kitabının 212. 'Merak etmeyin!' diye bağırdı.. kâh öteki taraf. yanlışlıkla bunların üzerine ateş açmış. Hemen geleceğim. savaşları da.

İngilizlerin kendi askerlerini yanlışlıkla topa tutmaları meselesi hakkında şunları söylemektedir: 'Bu muharebeye dair rapor veren İngiliz kumandanlarından biri (Bnb. Binaenaleyh Conkbayırı savunmasını kendine mal ederek.mermiden söz ediyor. 10 Ağustos sabahı Türkler. Conkbayırı'ndan.Kemal'in ölümünden 9 yıl sonra. İngiliz kumandanının sözü. 390) Söz konusu tabur. işte bu dört tugay (20 tabur) sökülüp atılacaktır! 7) O tarihte Conkbayırı-Kocaçimen Bölgesi Komutanlığını yürüten 4. aktaran C. '100metre kadar açıldıktan sonra' yine Besim Tepe'nin güney zirvesine geri dönmüş ve geceye kadar beklemiş." (3. sayfasında da. çünkü Conkbayırı çevresinde. Ama 1959'da yayımlanan Conkbayırı Savaşları adlı kitabında.Kitap. böyle yazdığı için Cemil Conk'a da sataşıyor: □ "M. bu tartışmalı bombalama konusuna.381... gece de yerini yeni bir birliğe bırakmıştır. Tümen Komutanı Yarbay Cemil Conk'un (ilerde paşa) kısa anıları. General Hamilton'un raporu. Hayatlarını hiçe sayan ve ölümle alay edercesine yapılan bu hücum karşısında birliklerimiz sırtın eteklerine doğru çekilmek zorunda kaldılar. General Hamilton'un raporunun yanı sıra. bir gün önce geçen sıradan bir olayı. 409. M. 1947 yılında. askerlikte mazeret teşkil etmez.' Halbuki söz konusu olan.Conk.55. (s.Moorehead. 60) Mısıroğlu. Allanson) ise.mevziini bırakıp geri çekilmiş bile olsaydı. R. bu muharebeyi kendine mal etmek isteyen Cemil Conk Paşa. Canlı Tarihler'in VI. düşman ricatine (çekilişine) bir mazeret teşkil edip etmeyeceği hususu değil. fiilen böyle bir vakanın (yani düşmanın çekilmesinin) olup olmadığı noktasıdır.James. devler memleketinde bir devler muharebesi idi. kısaca değinmiştir. kendi topçu ateşlerinin tesiri altında kaldıklarından dolayı çekildikl erini iddia etmiştir. İngiliz donanması- de bi an _8 . fecirle beraber son derece şiddetli bir saldırışla süngü hücumu yaptılar. Conkbayırı hücumunu 'devler savaşı' diye niteleyip övüyor. bu hareketin. Conkbayırı'nı bize kaptırmamaya çalıştılar ve başardılar. bilakis ile rlemektir.Kemal'i suni bir surette medih gayretlerine rağmen. bunun Türkler açısından fazla bir önemi olmazdı. İngiliz resmi tarihinin 112.C. A.55. bildiğimiz gibi 4 İngiliz tugayı (20 tabur)daha bulunuyordu. Gelibolu Harekâtı. Bu bö lgenin değer ve önemini takdir eden Türkler. hatıratında.R. 6) Üstelik Allanson'un taburu da. mevzilerini boşaltıp geri kaçmamış.204 Ertesi günü. s. bu gerçeğin.Conk. Ashmet-Barlett'in yazısını özet olarak aktarıyorum: "Bu muharebe. söz konusu mermilerin Türk bataryalarının mermileri olduğunu yazıyor. Bundan kurtulmanın biricik çaresi ise. Anafartalar ve Conkbayırı'nda elde edilen başarıları küçültmek için çabalayıp duruyor. soyadını Conker (!) alan bir kimse bile. (Allanson'un raporu. ne Türk başarısını 9 Ağustos'taki altı mermi olayına bağlayacak kadar komik oluyor. s. bu konuyu daha ayrıntılı olarak ele alır. anılarında. cildinde yayımlanmıştır. Bu kitabında. Çanakkale Geçilmez. Çünkü muharebede her asker kendi topçu ateşinin tesiri altında kalabilir.609)203 İkinci tanık da. s. İngiliz yenilgisinin sebebi olarak göstermek. Buna karşılık Mısıroğlu. mevkiini bırakıp geri çekilmek değil. bugün kuşkusuz pek büyük cesaret ve yiğitlikle savaştılar. açıkça belirtildiğini ekliyor.

bunda bir hak ve şeref payı olmadığını. Bu şehit ve gazileri rahmet ve saygıyla anacağına. ne Conkbayırı savaşlarını kendine mal etmeye çalışmıştır.Kemal gelmeden önce.Alayları yapmıştır. bağlamak için çırpına çırpına helak oluyor.Tümenin iki alayının yiğit ve fedakâr er ve suba yları yapmış.Alay Komutanı Yb.Kemal'in bir başarısını daha perdeleyebilmek uğruna.Nail şehit olmuş. 64. bir de Mısıroğlu'nun kaba üslubuna ve dayanaksız suçlamalarına! Bu satırları yazan insanı. kendi yağı ile kavrulmuş. düşman hamlelerini durdurmuştur. aslında hiçbiri için de. ya da okumuş ama gerçeği göz göre göre saptırıyor. 1. hezimete uğramış' Mısıroğlu inatla. istenildiği kadar şeref taksimi kavg ası yapıla dursun. kendi komutanlığı altında yapılmış olan Conkbayırı savaşlarının şerefini bile arkadaşlarının adına yazıyor." (Lozan. Bu kesimde 4. gerçeği teslim etmiş olmaktadır. 161) Doğrular: 1) Başlangıçta Conk diye yazdığı soyadını. çok önemli bir yanlıştır. yalnız 9.24) Bir şu cümlelerdeki inceliğe. "Bu muharebeyi kendine mal etmek isteyen. işte bu 9 Ağustos'taki yanlış bombalanma yüzünden. yalnız talih. daima büyük gayret ve kahramanlıkla mukabil taarruzlar yaptırarak. 9.Tümenin 25. ya okumamış ama okumuş gibi yorumlayarak okuyucuyu aldatıyor. Bu itibarla. Yalnız Conkbayırı'nın temizlenmesi. Cemil Conk'un Conkbayırı Savaşları adlı kitabını. s. 'düşman.Alay Komutanı Yb. 25. bunda benim tümenimin hiçbir tesiri olmamış. düşmanın kendi hatasından doğmuş bulunan bir hezimetin. kaynakları karşılaştırmalı bir surette inceleyenler. alçakgönüllüğe ve haktanırlığa bakınız. Tam tersine. Çünkü Cemil Conk Paşa anılarında da. tarih yazılır mı? 2) Mısıroğlu. İngiliz ve Anzak kolordularının Anafartalar ve Conkbayırı savaşlarında uğradıkları yenilgileri. Conkbayırı müdafaasını nefsine hasreden. şeref taksimi kavgası yapan" biri olarak sergilemekten çekinmiyor.Kemal Paşa arasında. Conkbayırı'nın en çetin ve kanlı boğuşmalarını. oranın kahramanca müdafaasını. onları da gözünü kırpmadan harcıyor.Tümenin Conkbayırı'na yetişmesi ile tehlikenin önlenmiş olduğu kanaati. kavgası yapmıştır. yani kendi hatasından dolayı 'ricat etmiş. ve 64.nın böyle bir hataya düştüğü hususundaki iddiayı reddetmemek ve ancak bunun bir mazeret teşkil etmeyeceğini beyan eylemek suretiyle..Alaydan iki tabur bulunmuştur. Conker yapmış.Kemal Paşa ile şeref taksimi. Vicdansızlık bu değilse. Cemil Paşa ile M. 4) Mısıroğlu sonunda diyor ki: "Aslında hiçbiri için bunda (yani bu zaferde) de bi an _8 .Tümenden yalnız 11. aktarıyorum: "Yerli ve yabancı eserlerde. kumandanını orada bulundurmuştur.Servet Bey (General Yurdatapan).. yedi satır sonra. M. Her şeyin hakkını vermek gerekir. yedi bin beş yüz Türk'ün kanı ve canı pahasına gerçekleştirilmiştir. teslimde tereddüt etmezler.C. [komutanı olduğum] 4." (s. nedir? 3) Mısıroğlu'nun iddiasına göre. bu ayrıntılı kitabında da. Tekrar ediyorum. 10 Ağustosa kadar. Orada canlarını veren kahraman şehitlerin ruhları önünde saygı ile eğilirim ve sağ kalan fedakâr gazilerin namlarını överek anarım. Bu dağınık zihin ve bu sallapati tutumla. altı mermiye ve bir taburun geri çekilmesine.. M. Conkbayırı ilk iki gün. ne de M.

savaş hali bu.Tümeni geri sürebilse.Tümenin emri altına girmiştir)205 ve bir topçu bataryasını Seddülbahir'den alarak Anafartalar cephesine (Doğrusu: Conkbayırı'na) gönderdim. 3) M. anılar ve gerçeğin ta kendisi duruyor. Seddülbahir'deki ihtiyatın bir kısmını.160) Eğer M.Kitap'ta bulunan ve savaş durumunu günü gününe yansıtan krokilere bir göz atmak yeter. bazı yerleri sahiden düşmana terk etmiş bile olsaydı. Esat Paşanın 16. olayları his ve arzularına göre yorumlamayacaklar. gerçeği tek bir belgeye bağlamayacaklar. M.Alaylardan (Doğrusu: 41 . üstelik yanlış günlere oturtarak okuyuc ularını aldatmaya çalışıyor. Conkbayırı'nda savaşan 8. savaş sonuna kadar Arıburnu cephesinde kalmış. Arıburnu'ndaki cephemizin sağ yanında bulunan 19. bu yutturmacalarına. Conkbayırı'ndaki kuvvetlerini takviye etmek için yolladığı birlikler. geniş bir kavis çizmek zorunda kalmazlardı. kendi sorumluluğum altında Anafartalar cephesine göndereceğimi Esat Paşaya söyledim. güvenilir tanıklara dayayacaklar.Kemal tümeninin düşmana terk ettiği yerleri (!) yeni baştan geri aldılar (!)" (Lozan 1.Doğrular: 1) M. Vehip Paşa demişmiş ki: ". Fransa'da iken Mısıroğ-lu'na aktarmış.. özel araştırmalar. başka belgelerle karşılaştırılmış. onlar kadar sağlam anılara. □ Mısıroğlu. devamlarını da vermiyor.Tümeni. Arıburnu'nda bulunan 19. bu bilgiyi Mısır'dayken Osmanlı hanedanından Mahmut Şevket Efendiye. Terk edilmemiş yerlerin geri alınması da elbette söz konusu olmaz. M.Tümen. Vehip Paşanın yolladığı iki alay ise Conkbayırı'na gelmişlerdir.Şevket Efendi de yıllarca sonra. kaynakları karşılaştırmalı surette inceleyenler.Anafartalar'daki müşkil vaziyeti anlayarak.Şevket Efendi'nin aklında doğru kalmış ve doğru aktarmış.Kemal'in 19. sarp ve çetin araziden geçmek. bi an _8 .C. Hangi günlere ilişkin bilgiler olduklarını açıklamıyor. Bunu anlamak için 3. ve 48. açıkça yalan söylüyor ve yanlış bilgi veriyor. Conkbayırı'nda savaşan Vehip Paşanın alayları." Sevsinler böyle karşılaştırmalı incelemeyi! Hazretin yararlandığı iki kaynak var: Armstrong ile İngiliz gazetecisi Ashmet-Barlett'in kitaplarından alınmış. kısa iki paragraf! Hepsi bu. Bu alaylar mukabil taarruza geçtiler (!).Tümene yolladığı emri de hatırlatırım. Bu iki paragrafın karşısında ise bütün Türk ve İngiliz resmi yayınları. o yerleri nasıl geri alacaklardı ki? de bir hak ve şeref payı olmadığını.. Vehip Paşanın verdiği bir bilgiyi de e kliyor.. o kadar uzak. Mı-sıroğlu da doğru not etmiş ise Vehip Paşa. doğruluğu araştırılıp kontrol edilmiş. yolladığı iki alay. 28. Sormanın sırasıdır: Hani "iddialarını.Alay) mürekkep bir tümeni (böyle bir tümen yok. tarih açısından değer taşıyan. Vehip Paşa.Kemal'in tümeni. teslimde tereddüt etmezler. en küçük ayrıntısına kadar adalet ve haktanırlık ölçüleriyle değerlendireceklerdi?" Yalandan vergi alınsa. 2) Düşman. incelemeler. hepsi iflas ederdi. cephesindeki bir kısım araziyi elden çıkarmış da olabilirdi ama çıkarmamıştır. kanıtlanmış ciddi ve gerçek belgelere. s.

Zaten durmuyor olsalardı. "İngilizler.İngilizlerin. cephelerindeki İngilizleri denize mi dökmüşler? Söz konusu bile değil! Hepsi yerli yerinde duruyor. ordu emri ile Kuzey Grubundan alınıp Anafartalar Grubuna bağlanmıştır. 'sadece M.Kemal'in cephesinde' kalan İngilizleri de denize süpürüvermezler miydi? Bu yazarlar. pek ustalıkla stratejik baskın yaptıktan ve iki gün boyunca Gelibolu yarımadasının anahtarı olan Conkbayı-rı'nı elde tuttuktan sonra oradan atılmış ve Suvla-Anafartalar bölgesinde dar bir kıyıda sıkışıp kalmışlardı.Bayur'un Türk İnkılabı Tarihi adlı kitabından şu alıntıyı yapıyor: "..C." (Lozan.James. Anafartalar Grubu Komutanı Albay M.131) Gayri Ciddi Ansiklopedi. Böylelikle.10'da.Kemal Bey Anafartalar Grup Kumandanı tayin edilince. s. ayrıca 3.) ve Conkbayırı da paşanın mıntıkasında idi.371. 6 Ağustosta başlayan yeni taarruzları da istenileni vermemişti. 3. s.. düzeni ve yönetimi altında yapılmıştır. krokiler) □ GRYT Ansiklopedisi.R. s. BTTD. s. bu yalanın da eni boyuna denk düşmemiş. 421. Kısacası.Kemal Beyin cephesi olan Suvla-Anafartalar kıyılarında tutunabilmişlerdir. (Esat Paşanın anıları. A. sadece "M. Gelibolu Harekâtı. Esat Paşa da Arıburnu Grup Kumandanı idi (Doğrusu: Kuzey Grubu K. (Doğrusu: Değildi!) Nitekim M. her yerde.Kemal'in kararı.Tümenler kalmıştı. bütün birliklerimiz toplanıp. 1.227) 2) 10 Ağustos günü yapılan Conkbayırı taarruzu ile ne Esat Paşanın. ve 43. 10 Ağustos günü Esat Paşanın kuvvetleri de Conkbayırı'nı geri almışlardı. Doğrular: 1) Conkbayırı-Kocaçimen bölgesi ile burada bulunan bütün birlikler. s.Kitap. Çanakkale Geçilmez..Kitap. sadece Anafartalar Grup Kumandanı olan Albay M.131) Ee.Bir daha tekrar edeceğim: Arıburnu nire. Conkbayırı nire. sayı 28/Haziran 1987.372 vd.C. bu alıntıyı şöyle değerlendiriyor: "Atatürk'ün Genel Sekreterliğini de yapan Bayur da itiraf ediyor ki müttefik kuvvetleri. 397) Esat Paşa da anılarında bu durumu açıklıyor: ―Benim emrimde yalnız 19. İngiliz resmi tarihi..265. ve16.Kolordunun başına geçerek Anafartalar bölg esindeki İngiliz kolordusunun karşısına çıkarken." (1...59. yeni İngiliz hükümetinin Çanakkale'de kesin sonuç elde etmek amacıyla gönderdiği kuvvetler. yalan bağımlısı olmuşlar! de bi an _8 . Anafartalar nire ? Bir ortaokul atlasına bakmak bile akıllarına gelmiyor. □ GRYT Ansiklopedisi de. (R. 7 Ağustos günü.Moorehead. ayrıca 42. 391. s.Kemal Bey 9 Ağustosta kendi grubundaki 16. saat 22. s.C." (1.129) Bunlar uydurma ve saptırma yarışına çıkmışlar. Arıburnu ve Seddülbahir cephesi Komutanları Esat ve Vehip Paşalar. H. Çanakkale Cephesi.Kemal'in cephesi olan Suvla-Anafartalar kıyılarında tutunabilmişler" de. ne emrinde kalan iki tümenin bir ilgisi vardır. bu çarpıtmalara kendince katkıda bulunuyor: "M.‖ (s. Taarruz.

Gelibolu'da her tepe önemlidir.Eşrefe anlatırken. 1919 başında.'" Y. yani o da Mısıroğlu gibi 1. Küçük buraya bir dipnot işareti koyarak. s.Kemal bu savaştan sonra. terfi ettirilmiyor. sayfanın altında şu açıklamayı yapıyor: □ 'Kemal Paşa. işte bu şarapnel nedeniyle oluyor.Anafartalar muharebesi nden de haberi yok galiba. s. 1918'de. M. 2." Y.101) Sonra da ciddi ciddi şöyle diyor: "Çunuk Bayır'da başarılı olmaları halinde düşman kuvvetlerinin. 101) Bir açıklamasında da.Kemal için Anafartalar'daki rolü ehemmiyetsiz diyorum.Tezler 5. Gelibolu'yu R.Kemal'in göğsüne çarpan şarapnel olayının daha sonra uydurulduğunu söylemek istiyor.Kemal'in saatinin parçalanması Y." (T. (T.□ Y. İzzettin'in yazısı 1919'da yayımlanmış. de bi an _8 .dururken.Anafartalar muharebesini bütünüyle yok sayıyor. daha sonra. bu özgürlüğün iyice tadını çıkarıyor. Harp Tarihi dergisindeki yazısından bir paragraf aktarmayı gerekli görüyor ve ben de buraya alıyorum: 'Bir aralık topçu tabur komutanı Binbaşı Nafiz ve batarya komutanı Teğmen Fethi ile batarya gözetleme yerinde -ki burası açık bir toprak çukuruydu. 5/7. Yüzbaşı İzzettin'in anıları arasında kalmasına bazılarının gönlü elvermiyor. bu yazıdan bir yıl önce." (s.Kemal ve Cevat [Abbas] ise.' Böylece bir şarapnel parçası Türkiye tarihine girmiş oluyor. anılarında. söze karışarak." demiş.Ü. "M. Küçük sonra şöyle devam ediyor: □ "Daha sonra böyle onurlu bir şarapnelin. 1918 Martında anlatmışlar. 'bu şarapnel misketlerinden bir tanesi de paşanın göğsünü okşamıştır' diyor. Aynı zamanda her tepe önemsizdir. Y.Kemal'in Kurmay Başkanı Yüzbaşı İzzettin'in (Çalışlar).90)207 Yani M. 'Çunuk Bayırı'nda [Conkbayırı'nda yani] durdurulduğunu yazıyor.Kemal'in Anafartalar'daki rolü de ehemmiyetsiz. bu olayı R.Küçük." (Erkekçe dergisi.Ü. Neden Anafartalar Kahramanı diyoruz? M.Küçük ise Suvla'ya çıkartma yapan İngiliz kolordusunun. M. denizden açılan top ateşinden söz ediyor ve tam bu sırada yaveri Yüzbaşı Ce-vat. fazla inandırıcı olamayacağını sanıyorum.Küçük de diyor ki: □ "Esat Paşa.206 Bir başka açıklaması da şöyle: "M.10. Ekim 1986) Zırvalamak yasak değil.Eşref'e.Tezler 5. daha önce de belirttim. Sarı Ba-yır'ı da ellerine geçirecekleri ve böylece ilerleyerek Çanakkale Boğazı'nın en dar geçidini kontrolleri altına alarak Boğaz'ı açacaklarını düşünme ve ileri sürmenin. bir anlamda açığa alınıyor.Kemal sendromuna yakalanmış olanların şu hallerine bakınız! Yılların sırasını bile dikkate almıyorlar. önümüzde patlayan bir gemi mermisinin dip tablası benimle Teğmen Fethi'nin omuzları arasından geçerek önümüze düştü. Oysa kendi de belirtmiş. M. M. Bir cep saatinin paşanın yaşamını kurtarması.

2. M.Kolordu Komutanı Fevzi (Çakmak) getirilmiştir.Kemal. sonraları dört yüz bin kişiye kadar çıkmıştı.Kemal ve Fevzi Paşanın sicil dosyalarının210 ve askeri belgelerin filan.. sonra da albay olan M. anlam vermek mümkün o l- de bi an _8 . başarı kazanan komutanların adları ve başarıları ilan edildiği halde.C.Çanakkale'deki düşman kuvvetleri.Kısım. M.. Oysa Albay M. s.Kemal neredeymiş? □ K.. H.M. 3. yerine Güney Grubundan 5. Seddülbahir'de 35.286 İngiliz bulunuyordu.Kemal'in boşaltma sırasında Çanakkale'de bulunduğunu ileri sürüyor. ne önemi var? Meğerse M..165) Mısıroğlu. Ama ansiklopedi. önce yarbay. muharebe safhalarını başından buraya kadar takip ettikten sonra. M. M.Kemal'in adının anılmasına izin vermemiştir. boğazdaki düşman gemilerine taşınıp yüklenmesini fark edemeyen bir kumanda heyetinin. ihtiyacı olan erkana.Kemal'in bu boşaltma sırasında Gelibolu'da olmadığını belir tmiyor.' (1.357) Sonra da şu yorumda bulunuyorlar: "Çanakkale Zaferini.Kemal.209 □ GRYT Ansiklopedisi soruyor: "Peki.. önceleri sadece doksan bin kişi olduğu halde.048.Yesari diyormuş ki: İngilizler çekildikten sonra. o sırada Çanakkale'de yedeksubay adayı olarak bulunan yazar Mahmut Yesari'nin bir yazısına dayanarak. Enver Paşa . rahatsızlığı sebebiyle 10 Aralık 1915'te Gelibolu'dan ayrılmış.Kemal çekişmesi □ 'GRYT Ansiklopedisi. s. önce.C.Bayur'dan şu alıntıyı yapıyor: "İkinci defa olarak İngilizlerin.11 Çanakkale'nin boşaltılması sırasında M.]" (Türkiye İnkılabı Tarihi..C. aklına geleni yazmayı sürdürüyor hazret.5/7. kahramanlıkla veya en azından kumandanlıkla ne ilgisi olabilir?" (Lozan. M. M.Kemal oradaymış! Mübarek olsun! 5/6.12. düşmanın bu gayet mahir (ustaca) çekilişi sırasında. olduğu gibi.Yesari böyle yazdığına göre. yarımadanın ortasındaki dar yerinden Marmara kıyılarına ulaşmak ümitleri kırılmış ve her iki defasında da bu işi aynı adam. kalan ganimetlerden payına düşeni M. İstanbul'da sansür... zabitlere. Anafartalar Kahramanı [M. Muazzam düşman kuvvetl erinin. küçük zabitlere bağışlamışmış. akan sular durur. O aynı zamanda İstanbul'u da ikinci defa kurtarmış ve Rusya'nın Boğazlar yoluyla yardım görmesi ihtimalini ortadan kaldırmıştır. Alma nya'da ve bütün savaşan devletlerde..Kemal Beye verme gayretkeşliğinin bir ürünü olan şu satırlara.Kemal] nerede idi?" İstanbul'daydı.208 İngilizlerin o tarihte 'dört yüz bin kişi kadar olduğu' da doğru değildir.Mısıroğlu: ".138) M. 1.Kemal önlemiştir. s. Arıburnu ve Suvla kesiminde 83.

189 vd. bakalım onlar ne diyor: □ Refik Halit Karay: "Harbin son yılında. iht iyat tümeni kumandanı. buna Enver kızmış. merkez azasından dostum. son günlerini yaşayan Başkumandan Vekilinin öfkesi yatıştırılmıştı. M. O nüshada Çanakkale zaferi başarısı. mecmua baskıda iken M. Bir yazı ki yanlışsız. ister istemez. yalansız tek satırı yok!) □ Y. Çanakkale hususi nü shası çıkardığı zaman. şaşa- de bi an _8 .Rıfkı Atay (Akşam gazetesi yazarı): "Enver Paşanın adamları. s.Kemal'in bir resmi konulmasını bile kıskanmışlar.Kemal Paşanın eseri olarak kabul ediliyordu. Son saatte mecmuanın içine. ne kadar realist bir davranış olabilir ki? M." (1. Ruşen Eşref'in o nüshadaki mülakat şekilli yazılarını dikkatle okumuş[tum. Enver Paşa ile M.Kemal Paşa Türkiye'nin tek adamı olduktan sonra ona bağlayanlar. rahmetli Küçük Talat Beyi telaşa düşürmüştü." (Aktaran da.Kemal'in adının geçmemesi.C. bunu somut terfi veya ödüllendirmelerle kanıtlayamayınca. tarihçi. s.]. Çanakkale Zaferini. s. M.. Ordu Kumandanını kızdıran ve bu yüzden azlolan Albay Fevzi Çakmak Beyin (!) askeri ve planı ile yürümüştür.Kemal Bey. Çanakkale muharebelerinde M. bu bahsedilmeyişin kabahatini Enver P aşanın çekemezliğine yüklüyorlar. bir yıllık bir yarbaydır ve emrindeki iki alay (!) bütünüyle şehit olmuştur.Kemal'in resimlerini neşrettirmek istemezdi. her zaman kullanılan bir 'şeytan' var. Alman kumandanının büyük kıtada resmi konulmuş. sorumluluğu hep Enver'in kıskançlığına bağlıyor. Gerçekler böyle olunca. yani bir yarbaydan bahsetmek. Ziya Gökalp'in Yeni Mecmuası. Merhum Enver Paşa ile arası çok açık bulunduğu için askeri sansür. kendisinden bahsedilmemiştir. Anafartalar Grup Kumandanlığı ise. bir şeyler yapılarak." (Çank aya. Evet. Arıburnu muharebelerinde. kendisinin muharebeler içinde fazla rolünün olmamasından ve bir de ondan daha kıdemli bir sürü kumandanın bulunmasıdır. M.) □ F.. basında sansür tatbik ettirmek şeklinde belirmesi biraz garip kaçıyor..muyor." (T..Küçük: "Türk tarih yazıcılığında. o günkü İstanbul basınında. terfi etmeyi hak etmiş bir subaya. Kemal'in parlak başarılarını saydıktan sonra. 140.Kemal'in klişesini Liman von Sanders'in klişesi ile değiştirmişlerdi. s.. Boğaz'ı ve İstanbul'u birkaç defa kurtarmış olan o kahraman kumandanın resmini basmak için ne güçlükler çektiğimizi şimdi tessürle hatırlıyorum." (Bir Ömür Boyunca.305) □ Abidin Daver (Tasvir-i Efkâr gazetesi yazarı): "Bu muharebeler sırasında. Merkez-i Umumi ile mecmua sahibi. Tezler 5.Kemal Bey arasında bir çekişmenin olduğu bilin iyor ama bu çekişmenin.Kemal Beyi "zafer kazanmış" gibi göstermeye kalkmak.Ü. Çanakkale zaferi üzerine 'Harp Mecmuası'na M.103) Birkaç tanık dinleyelim. O günün basınında. 18 Mart 1915'te hiç yoktur. 132. daha ziyade M.

M..13. s. bana haber verdiler. savaş sanatında parlaklığına işaret eden bir de bi an _8 ." (Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri. 'Bir daha arkadaşına (Salih Bozok'a) gelecek olursa. Oğluma mün asip bir mukabelede bulunmasını hatırlattım. M.381) □ M. Çanakkale savaşları sona erip Anafartalar Kahramanı M. Fransa gibi iki büyük devletin ordusunu.1.caksınız ama GRYT Ans. haber ver.140) a Ali Fuat Cebesoy: "Enver. tehlikeli bir sükûneti vardı.211 5/7.Kemal İstanbul'a döndüğü günlerde idi.Nazım'ın da dikkatini çekmişti.. İngiltere. Bunu Talat Paşa tutuyormuş. bilinmez.. neden hâlâ terfi ettirilmeyişi. 101 ve 102) Bu kadar tanık yeter. Uzaktan yüzünü iyice seçemedim ama sıradan askerlere benzemiyordu. 'bir altın saat' diyecektim ama hem dedikodusundan çekindim. 171) □ Sultan Abdülhamit: ". Bundan memnun oldum. s. M.Kemal'in bu başarısına rağmen. hepimiz gibi Dr. Talat Paşanın da bulunduğu toplantıda.Kemal'in şahsında kendisi için bir rakip mi görürdü. M.Kemal Paşayı daima kendisine rakip görür ve onu çekemezdi.Nazım heyecanlı bir ifade ile. Sırtında bir pelerin vardı ve arkadaşına veda ediyordu.. 'Paşa. Muvaffakiyeti için dua ettim.Kemal'in lafı geçti.Kemal'in parlak bir asker olmadığı □ Y.. Abit Efendiye yakınlık göstermesi.Kemal'i kendine rakip olarak görür ve onu kıskanırdı. s. Dr. İkimiz de kendisini Selanik'ten tanırdık.Düşmanı olduğu yere mıhlayan M. ona karşı daima soğuk ve çekinser davranırdı. bir şahsiyeti olduğunu anlatıyordu. derhal şu cevabı verdi: 'Bu Enver'e ait bir iştir." (İmparatorluğun Çöküşü. Meziyetlerini takdir eder ve severdik." (Osmanlı Sarayının Son Günleri. Devletimin yüzünü ağartmış bir paşanın.Küçük: "Kemal'in bütün yaşamı boyunca. Bir gün Merkez-i Umumi'de.Kemal'in terfi meselesi neden bu kadar uzadı?' diye so rdu. ben de göreyim' demekle yetindim. kendisine (oğlu Abit Efendiye) iki ceylan yavrusu hediye etmiş.'. hem oldukça geçim sıkıntısı içinde olduğum için bir şey söylemedim.M. Gerçekten bir defa daha gelmiş.159) □ Lütfi Simavi Bey (Başmabeynci): "Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa." (Sınıf Arkadaşım Atatürk. Oysa Enver. Talat (Paşa) ile aramızda. Enver Paşanın kendisinden niçin çekindiğini o zaman anladım. donanmasını durdurdu. M. Biraz vakti halim olsa. Bunlar küçük şeyler! Çanakkale'de. Talat Paşa böyle bir soru ile karşılaşacağını biliyor olacak.Kemal Paşa.. bana lazım olan odur.C. M. s. yüzgeri ettirdi ya. değil mi? Hiçbiri de resmi tarihçi değil. s..Şükrü Bleda (İttihat ve Terakki Partisi Genel Sekreteri): ".

Çiller. 2. Kemal. 133) de □ General Mac Arthur: "Askerlik dehasıyla insanlık idealini Atatürk kadar nefsinde birleştirmiş bir adamı tanımıyorum. s. Tezler 5. ister istemez Yusuf Bayur gibi vazifeli zevatlarla (Ne Türkçe!). Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti'nden bir k urul. Yine devletin kitaplarının yanında.132)212 bi an _8 . yıllardır bu hep böyle zannedilmiştir.. gerçeklerin hiç de şu anlatılanlara benzemediğini görmüşlerdir.Kemal ve Çanakkale Orta öğretimde okutulmak üzere. olağanüstü hızlı görebilmektir. bu kitabın 1933 baskısında da aynen yer alan Çana kkale Savaşı bölümüne yer verdikten sonra. İlk baskısının tarihi 1931.C. derleyen.80. Yarbay M.Küçük'ü.. s. M. bu iddiası ile başbaşa bırakmaktır.Ü." (Liman Paşanın Enver Paşaya yazdığı 10. s. hatta bir ulusun kaderini değiştirecek yücelikte bir zafer kazandığı tarihte pek az görülür. kendi inisiyatifi ile giriştiği hareketlerle.485'ten çeviren C. TRT'nin de aynı yanlışı tekrarlaması.1915 günlü mektup. süratli şimşek çakması içinde yaşayan insandır. bir harbin. yetkili ve cesur bir subay olarak tanıdım.Kemal'in askerliği ile ilgili birkaç görüşü aktarmak istiyorum: □ Liman von Sanders: "Albay M.14. her an çaktırdığı şimşeklerle sıradan insanların karanlıklarını yırtabilen insan oluyor.132.] Öyle ki kendisine takdirimi ve şükranımı tekrar tekrar ifade ettim.Enginsoy.. başkalarının açtığı aydınlıktan yürüyen liderler kategorisine giriyor.27) 5/7. hiçbir zaman arkadaşlarından önce görmüyor. Dahi. M. GRYT Ansiklopedisinin yazarları." (T. Dahi. AAMD.Oglander (Çanakkale askeri tarihi yazarı): "Bir tümen komutanının üç ayrı yerde. bu bölümü şöyle eleştiriyorlar: "Başından beri Çanakkale muharebelerinin seyrini takip edenler." (Aktaran Ali Fuat Erden.Kemal Beyi. Galipoli (İngiliz resmi tarihi).Kemal Beyin 'Çanakkale Kahramanı' zannedilmesine sebeb olmuştur. s.8. Deha. s. sadece muharebenin değil. Atatürk. [. Kemal'de hiçbir deha işareti de göremiyorum. Öyküleriyle Atatürk'ün Özel Mektupları. s. s. Devletin resmi tarihi böyle olursa. Resmi tarih.tek kanıtın bulunabileceğini sanmıyorum.C.Kemal Paşa. aktaran Sadi Borak.F. gerçeği söylemek yerine dalkavukluk etmeyi tercih edenler yüzünden. S. sayı 19] □ Mareşal Birdwood (Çanakkale'de Anzak Kolordusu komutanı): "Atatürk kadar kahraman ve yüce gönüllü bir komutan tanımadım!" (Atatürk için Diyorlar ki. vatanın bu büyük savaşta hizmetlerine muhakkak surette muhtaç olduğu çok müstesna kaabiliyetli.208) □ General Aspinal C. Ama gençler için M. 'Tarih III' adlı bir ders kitabı yazmıştır." [History of the Great War Military Operation. " (1..70) En iyisi Y.

bir milli şeref olarak kalmıştır. M. Türk Ordusunun Gelibolu Yarımadasında. Kaybedilen yerleri de. Çanakkale Savaşı ile ilgili bölümünü aktarıyorum: ". M. hakaret ve iftira etmeyi düşünmemiştir. cebindeki saatin parçalanmasile hayatı kurtulmuştu. Suvla limanı istikametinde. Türk cephesini yandan. Türk neferinin ve Türk milletinin fıtri (doğuştan gelen) fedakârlığını ve yüksek hasletlerini en iyi anlayan ve ondan istifade etmesini bilen M.Atay diyor ki: "Mareşal Petain. önemsiz muharebelerse." (Çankaya. Almanlarla işbirliği ettiği için Fransız vatanseverleri tarafından mahkûm edilerek bir zindan köşesinde ölmüştür.Kemal'in eşsiz dehası sayesinde olmuştur.Kemal kendi inisiyatifiyle derhal Arıburnu mıntıkasına yetişerek taarruz ve düşmanı sahilde tuttu. bu arada İngiliz donanması da yanlışlıkla kendi askerinin üzerine 6 mermi atmış. İngiliz ve Avustralyalı yazarların ve tanıkların değerlendirmeleri bile." (1931 baskısı.307-308)213 Ağırlıklı olarak İngiliz kaynaklarına dayanarak yaptığım özetten ne farkı var bu anlatımın? İngiliz resmi tarihi. Conkbayırı'nda ve Kocatepe'de (Kocaçimen Tepesi'nde) yaptığı şanlı taarruzlarla Kiçner ordusunu da mağlup etti ve ordumuzun vaziyetini bir kere daha tehlikeden kurtardı.Kemal'i. Miralay (Albay) M. Anafartalar'dan çevirmek için çıkan yüz bin kişilik (Lord) Kiçner ordusu da karşısında M.İtilaf Devletleri Gelibolu yarımadasına kuvvetler çıkardıkları zaman. demek ki Ç anakkale Destanı gibi laflar da palavra! F. büyük.Şimdi bu ilk resmi tarihin. Petain'in ne kadar kötü bir Fransız olduğuna kendi milletini inandırmak için Fransız tarihinin bir şerefine. s. şiddetli hücumlar hep sonuçsuz kaldı. bizim bu ilk resmi tarihimizden daha fazla övüyor ve yüceltiyor. s. Conkbayırı muharebesi sırasında bir mermi parçası ta kalbinin üzerine gelmiş iken.. s. hatırlayacaksınız. resmi tarihimizden çok daha ateşli ve coşkun değil miydi? Ee? • Mısıroğlu'na göre. önemli ve savaşın kaderini değiştiren ve etkileyen hiçbir muharebe yok! Bu muharebeler.Kemal Çanakkale savunması ile İmparatorluğun başkentini istiladan kurtardı. Türk'ün talihi onu muhafaza etmişti. bunun üzerine İngiliz ordusu. üzerinde durulmayacak kadar basit bir çatışmaydı. Anafartalar ile Conkbayırı muharebelerini de öyle değerlendiriyor. dünyanın en muntazam ve mükemmel ordularına karşı gösterdiği kahramanca mukavemet ve onları ricate (geri çekilmeye) mecbur ederek kazandığı büyük zafer. Hatta o şeref Petain'in adından ayrılmamıştır.Kemal'in komuta ettiği bu üç muhar ebeden başka. Yarımadanın boşaltılmasına kadar düşmanın ilerlemek için yaptığı müteaddit taarruzlar.150.Kemal Bey.. Ağustos günleri. sıradan. Hiçbir Fransız politikacısı. M. Vehip Paşanın yolladığı iki alay geri alıvermiş. Arıburnu. İkinci Dünya Harbi'nde. düşman kuvvetleri yapışıp kaldıkları Arıburnu'nun yalçın yamaçlarından ileri bir adım bile atamadılar. Conkbayırı'ndan ve Anafartalar'dan çekilerek kıyıya dönmüş.214 Böyle diyor ama kuzey kesiminde.R.167) de bi an _8 . 1933 baskısı. M.Kemal'i buldu. Fakat Mareşal Petain'in Birinci Dünya Harbi'nde Fransız ordusuna kazandırdığı şeref.

136) Vakkasoğlu.Atay yazmıştır ama anlattığı olay 1919'da geçmiştir. ne kimse Ayasofya'ya çan takmaya cesaret edebilirdi." (T. bu olayın 1919'da geçtiğini de biliyor. gülünç bir masal! Ayasofya 1935'te müze yapılmıştır.Veliaht'ın şahsını korumak için bir taburun görevlendirilmesi. mizah sanatını parlatan iki iddiasını daha aktarayım: "Resmi tarihi altüst ettiğimi kabul ediyorum.Veliaht idi. 2.Ü. Çanakkale Boğazı'nın zorlandığı tehlikeli zamanlarda. Çünkü bir başka kitabında F.Ü. sadece 2.Atay'ın bu yazısından alıntılar yapmış. ikinci konu Hareket Ordusu idi. Vahidettin'e Çanakkale Savaşı'ndan da bir pay çıkarabilmek için olayı. isted iği gibi ve dilediği yerde kullanamaz. Bu konudaki iddialarının da gerçeğe aykırı olduğunu görmüştük. kendini de gülünç duruma düşürüyor. Ayasofya etrafında sipere sokmuş ve şu emri vermişti: 'Camiye çan takmak veya müze yapmak isteyenlere ateş ediniz!' " (Bu Vatanı Terk Edenler. Bu iki konudaki iddialarının doğru olmadığını görmüştük. fütursuzca 1915'e aktarmış. Vahidettinci yazar Vehbi Vakkasoğlu'nun bir iddi ası ile bitirmek istiyorum: "Sultan Vahideddin.R. Tezler 5. ordunun kendi şahsını korumakla görevlendirdiği taburu.. cumhuriyetçi ve laik olduğu ya da komünist olmadığı için M. usulden değildir. Neresinden bakılsa. Vahidettin'i de. doğru tarih yazımı ve geçerli bir tarih felsefesine başlangıç yapabildiğimi düşünüyorum. şahsını korumakla görevli bir taburu. Üstelik 1915'te. tarihle oynuyor.51)215 Nasıl? İki cümlede yedi yanlış! 215) Meraklısı için not: Böyle bir söylenti çıktığını ve halkın telaşa kapıldığını F. s." (T.Küçük ne demişti: "Üç yurttaşlık bilgisinin doğru olmadığını kanıtlayabilmiş durumdayım. Üçüncüsü ise Çanakkale kon usundaydı.Kemal'in önemini azaltabilmek umudu ile Türk tarihinin kaç şerefini birden hoyratça çiğnemekten çekinmiyorlar! • Y. uydurmuş. s. senarist bu cümleden sonra.Bizimkiler ise. de bi an _8 . s.255) İlk konu Hürriyet ve Vatan Partisi. olmamış ve de olamaz bir olay uyduruyor. Bunu açıkça yazmak dururken. 1. (Çankaya. şöyle yazardı: "Efekt: Kahkaha sesleri yükselir!" • Çanakkale konusunu. Tarihin tahrifatını (değiştirilmesini) ortadan kaldırarak.15.R. Ayrıca. s. Son olarak. kısacası tarihin gözünün içine baka baka masal söylüyor. Tezler 5. hakkıdır. ne de Ayasofya'nın müze yapılması söz kon usuydu. 98) Bu bir film senaryosu olsaydı. Vakkasoğlu. s. bu kararı eleştirebilir. meşruti bir Sultan bile. (Son Bozgun. Çanakkale Savaşı olduğu sırasında Vahidettin. ancak ve belki Hoko Moko kabilesi gibi ilkel bir toplulukta olur.C. Böyle kural dışı olaylar. 185) Yani gerçeği bildiği halde. Açıkçası.

30) Sanırsınız ki Mısıroğlu. cephe üzerinde müthiş bir yarık hasıl olmuş ve 4. Albay Lavvrens'in aracılığı. Suriye Cephesi □ K.Bu bölgede Türk ordusunu yenilgiye uğratabilmek için İngiliz Entelli -jansı hummalı bir faaliyete geçti. İngiliz ordusu hemen bu yarıktan içeri dalarak. ilerde de belirtilecektir.Orduya ve bilhassa Ordular Grubuna hiçbir haber vermeden ve hiçbir şey sızdırmadan. İlerde bu hususu daha açıkça belirtecek: ". derhal 4. Yıldırım Ordular Cephesi denilen ve 4." Bir tek kelimesi bile doğru olmayan.Ordu.Ordu artıkları. ve 8. birdenbire Bisan istikametinde son süratle çekilmeye başlıyor. birbirinden uzakta ve temassız halde kalmışlardır.Ordu üzerine dönüyor.Sabri'nin iddiasını daha sonra ele alacağım.Kemal'dir. İhanet. Haleb'e doğru akmaya başlıyor.Ordular var. İşte bunun üzerine memleket tek kalemde tepetaklak olmuş ve Mondro s'un imzası zorunluğu doğmuştur. miğde bulandırıcı bir laf salatası! Mısıroğlu'nun esin kaynağı.. Az sonra daha açık yazacak.Ordu." (Sarıklı Mücahitler." (Lozan. s. nasıl ihanet etmiş M. Şam'a doğru mahşeri bir ana-baba akışıyla kulaç atarken. Birdenbire. Ancak Tul-u Kerem mevkiindeki Cevat Paşa birkaç kişilik maiyeti ile zor bela kurtulabiliyor. General Allenby ve casus Lawrens'le gizlice ilişki kurarak. 8.Ordu hiçbir baskı görmeden (!) Haleb'e çekilmiş ve orada karargâh ku rmuştur. tarih boyunca misli görülmemiş bozgun seli halinde. s..Ordunun gerisine düşüyor ve bu orduyu kuşatıp kamilen esir alıyor. Filistin Cephesindeki ihanetten söz ederken. [M.Mısıroğlu'nun bu gülünç iddialarının kaynağı.Sabri'nin genel bir iddiası ile Büyük Doğu dergisinin 25.Ordu. Yazarın kasdettiği M.. İngiliz kumandanı Allenbi ile hususi temaslarda bulunduğunu da bir gün tarih tespit edecektir. İngiliz baskısı oradan. M. 1. ne sağındaki 4.Ordu ise. ne de solundaki 8. Vaziyet tek kelimeliktir: Kahhari hezimet (Tam yenilgi)! 4.7. Doğrular. (Mısıroğlu bu palavraya bir de Lawrens'i ekliyor) Nihayet 31 Ağustos 1918. Hayır. daha orduların konumunu bile bilmiyor) Bu arada M.216 meşhur İngiliz casusu Lavrens (Lawrens) aracılığıyla emeline muvaffak oldu..217 yenil- de bi an _8 . Peki. Ordulardan teşekkül eden cepheyi çökertebilmek İçin Yahudi asıllı İngiliz Başkumandanı General Allenbi (Allenby).Kemal'in komutanı olduğu] 7.6. bir ihanete ku rban gittiğimiz Filistin Cephesi hariç tutulursa. Vaziyeti birdenbire ve tepeden inme haber alan 4.Kemal Paşanın.C. eski Şeyhülislam M. şimdilik üstü kapalı ifadesine göre.. "Dedektif X" imzasıyla yayımlanmış olan yazılı bir hezeyandır.168) K. her tarafta başarılı savunmalarla vatanımızı koruyabilmiş olmamızdır. herhangi bir maddi menfaat bahis mevzuu olmaksızın. (Dedektif X-l. 7.. İngiliz Entellijansı (gizli servisi).Orduya. Arapları kasdediyor. ve 8.sayısında. solunda da 7.Mısıroğlu diyor ki: "Önemle belirtilmesi gereken tarihi bir gerçek vardır ki o da.Ordu ile 8. Önce Büyük Doğu'da Dedektif X-1 imzası ve Hakikat başlığıyla yayımlanan ciddi (!) yazıda yer alan iddiaları aktarıyorum: "Şeria nehrinin sağında 4.Kemal? Mısıroğlu'nun. işte Dedektif X-1'in bu hezeyanları.

M. Birkaç aydan beri. durumu yukarda açıklanmış olan üç Türk ordusu bulunuyor: Akdeniz de bi an _8 . Ama bu vaadlerin biri olsun yerine getirilmedi. 303. yenerek. Yazlık elbisesi olmayan. Tümenlerin mevcutları pek az olduğu için ilk hatlarda az piyade bulundurmak. o da varsa. Bir İngiliz taarruzu başlamadan. 307. her üç orduda her gün yüzlercesi ölüyordu.5 kilo. 'Büyük Turan İmparatorluğu' hayali içinde219 İran'a. Enver Paşa.12. çok zaman susuz kalıyor.222) Enver Paşa ise. 294. Daha 1917 sonunda asker kaçaklarının sayısı 300. ölü İngiliz erlerinin ayaklarındaki çizme ya da postalları gıpta ile seyrediyorlardı. Ayaklarını paçavralarla sarıp savaşıyorlardı. Keşif kolları. görevden her defasında.gi ve General Allenby'nin emeline kavuşması gibi arabesk süslemeleri çıkarın.lik bir cephede. kan içinde kalmış ayaklarla dönüyorlardı. 309. Kendi ayaklarında. 308. yırtık çarıklar vardı hatta çok defa bu bile yoktu. 295. • Savaşın özeti 218 Türk ordusu savaşa savaşa."220 (s. Malarya ve dizanteri. cephede bulunuyordu ve altı aydan beri yeni gelmiş hiçbir tümen yoktu. bu sıcak yaz mevsiminde pek çok kurban verilmesine sebep oldu. Türk askerleri. Sina'dan Kudüs'ün 50 km. (Liman Paşanın 13. mevzilerde kalıp direnmenin daha güvenli olduğuna karar verdim. iyice zayıflamış Suriye ve Irak cephelerini takviye edeceği yerde. kuzeyine kadar çekilmek zorunda kalmıştır. Suriye Cephesindeki acı durumu anılarında özetle şöyle anlatıyor: "Yıpranan tümenlerin geriye alınması ya da değiştirilmesi. kendiliğimizden geri çekilerek Teberiye gölü ile Yermuk vadisi arasında bir mevziye girmeyi düşündüm ama Türk askerlerinin yürüyüş kaabiliyeti çok azalmış olduğu ve koşum hayvanlarının da artık çekiş kuvvetleri kalmadığı için. yenilerek ve gittikçe zayıflayarak.' üç yıl içinde.1917 günlü raporu. s. boşlukları makineli tüfeklerle doldurmak gerekiyordu. 95 km. doğudaki iki ordumuzu. ihtiyat kuvvet bulunmadığı için mümkün değildi. 11 Eylül tarihli telgrafında her türlü yardımın yapılacağını yine vaad etti. günde ancak 1-1. doğrudan tenlerine giydikleri bu kalın kumaş altında ve 55 -65 derece sıcaklıkta. Türkiye'de Beş Yıl. geriye işin özü olan savaş kalır. Sekiz tümen altı aydan fazla bir süredir değiştirilmeden. 1918 Martında Yıldırım Orduları Grubu Komutanı olan Liman Paşa. ne kadar zahmet çektikleri açıktır. 312)221 Akdeniz ile Şeria nehrinin doğusundaki Maan bölgesi arasında.283. Topçu cephanesi de o kadar az geliyordu ki bataryalarda hiçbir zaman gereken sayıda cephane bulunmuyordu. Hayvanların bitkinliği o dereceye varmıştı ki bazı bataryaların birkaç yüz metre içinde mevzi değiştirmeleri için verdiğim emirler bile güçlükle yerine getirilebiliyordu. Azerbaycan'a ve Kafkasya'ya doğru yürütmektedir. ancak kalın yün kumaş giyen (bunlara paçavra demek daha yerindedir) ve dörtte üçünden fazlasının artık iç çamaşırı da kalmayan Türk erlerinin. 306. Süvarilerin atları da acınacak durumda idi.000'i aşmıştır. Subayların çoğu bile düzgün bir ayakkabıdan yoksundu. arpa verilebilen hayvanlar.Kemal-İngiliz gizli anlaşmasını (!) şimdilik bir yana bırakıp Filistin/Suriye cephesindeki savaşın doğrusunu görelim.

Ordu emrindeki 1.Kolordu cephesi) yarmaya çalışacak. 35.616) "7. s. Ordusu.vardı. depolar. s.000'e yükselir. iki! (Türkiye'de Beş Yıl. Yüzyılda Osmanlı Devleti. deniz kıyısından yarmaktır. 20.000 motorlu araç. 56.Ordu222 var. (Filistin-Sina Cephesi. 11. s.Ordunun sol açığında da. İngilizlerin deniz kıyısından taarruz edeceklerini bildirir. Komutanı Cevat Çobanlı Paşa.300 tüfek gücünde.000 tüfek. hastaneler vs.Ordu cephesinde 5 kat.Ordu cephesine taarruz edecek. tüm kadro 400. İkmal noktaları ve birliklerde 6. 40. kroki 54) 4. mevzilerini geride bulunan bataklık bölgeye çekip cephesinin daraltılmasını önerir.307. FilistinSina Cephesi. piyadede 3 misli.Ordu yer alıyor.Ordu cephesinin sağında bulunan 22. 623.Ordunun ön hatlarında bulunan ve kuvvetlerine oranla çok geniş bir cepheyi tutan tümenlerinin gerisinde. s. (F.) Cevat Paşa bunun üzerine istifa ederse de. asıl taarruzdan bir gün önce. tamirhaneler. 8. 20. Liman Paşa bu istek ve öneriyi kabul etmez. s. amele tabur ları. ortalama 1. Yüzyılda Osmanlı Devleti. Bütün cephedeki uçaksavar topunun sayısı. s.368. ayrılmadan olayların içinde kalacak ve ordusunun dağıldığını görecektir. otomobil kolları.Belen. süvaride 4 misli üstünler. 100. İngilizler. Filistin -Sina Cephesi.Kolordunun cephesi) cepheyi yarayacak. bunun üzerine.000 muharip er ve sadece 20. M. 8.lik bir boşluk bulunuyordu. Cepheye kadar günde altı yüz bin galon arıtılmış su akıtan boru hattı ile demiryolu döşenir.307) Üç ordunun toplam mevcudu ise. yarma bölgesinde ise 14 kat üstünlük sağlamışlardır. 2 tümenli öteki İngiliz Kolordusu ise. s. s.Ordu cephesine taarruz.622) 7. 200 km. saldırıya geçmek için İngilizlerden emir bekleyen Faysal komutasındaki Arap birlikleri bulunuyor. (Liman. 20.Yüzyılda Osmanlı Devleti. 4. Geri bölgede çalışan işçi sayısı 135. Tümenler. Genel olarak. bu kesimde. 314.000 deve. Sağ kanadı denize dayalı olan 22. Şeria nehrinin batı kıyısı ile doğusunda ise Cemal (Mersinli) Paşanın 4. muharebe birliklerinden tamamen yoksun. s.000 kılıç. (Filistin-Sina Cephesi.' (F. 67. 552 top gücünde. 8.Belen. Burada menzil birlikleri. açılan gediklerden Türk cephesinin gerisine sarkacaktır.Kemal Paşanın komutasındaki 7. Cevat (Çobanlı) Paşa durumu hemen Liman Paşaya duyurur ve takviye ister.331) İngiliz ordusu.615) General Allenby'nin planı. 6 tümenli İngiliz piyade kolordusu.000 kişi. Bu kesime 384 top yığılır.Orduya sığınan Hindli bir çavuş.Türk KolordusununKomutanı Albay Refet (Bele) Bey. s.tarafında 8.620 vd.Ordunun karşısında bulunan.Belen. onun gerisinde toplanacak olan 4 tümenli süvari kolordusu. 18 Eylül Çarşamba de bi an _8 . günde 43.000 tüfek.615. (F. Filistin ve Suriye'yi ele geçirmek için çok büyük hazırlık yapmışlardır. 622. 10 km." (Türkiye'de Beş Yıl. ne Ordular Grubu Komutanlığının ve ne de orduların elinde yedek kuvvet bulun uyor.366. Türk cephesini.320) İngilizler ise. bu cepheyi Şeria nehrine y akın bir noktadan (20.000. Filistin-Sina Cephesi. s.lik yerden (8. ortadaki 7. Bu kadronun yalnız yiyecek gideri. bir tümen ve bir tugaydan kurulu Chaytor Grubu ise.000 at toplanır.385 İngiliz altınıdır. uçak alanları. Ortada. İngiliz cephesinin sağ yanını koruyacaktı.Ordu ile 8.223 17 Eylülde.100 tüfekli bir tümenden başka.

s. yolları insan ve hayvan ölüleri ve nakil vasıtası parçalarıyla doldurur. topçular. gaz mermileri kullandığını bildirir. (Filistin-Sina Cephesi. daha geniş bir çekiliş durumunda kullanabileceği tek güvenli geçit budur. solda. sonraki harekât için direktif ister. s. (F. İkinci hat me vzileri de yer yer çöker ve cephe yarılır.Kolordu cephesinde. s.vd. (Türkiye'de 5 Yıl. s.629) 20.224 Bundan sonraki harekât için düşüncemse. (Filistin-Sina Cephesi. Oysa 8.Ordu cephesinde başlayacaktır. s. s. s. sol kanadını da (16.Alay. İleri hatta bulunan 163. Ordular Grup Komutanlığından.631) Bunun üzerine.30'da. Tul-u Kerem'e girer.Tümenler ile Alman Asya Kolu) geceleyin geriye çekeceğini bildirir. 7.30'da İngiliz Süvari Kolordusu. 20. Asıl süvari kitlesi ise kuzeye ve doğuya doğru ilerler." (FilistinSina Cephesi. düşman topçusunun.günü başlar. Tümen.Kolordunun sol kanadındaki 26. Düşman gece. komşu Ordu Komutanlıklarına ve Yıldırım Ordular Grubuna bildirir. Türkiye'de 5 Yıl. 05.Kemal.633)225 Liman Paşa.630. piyadeler." (Filistin-Sina Cephesi. 316) 07. tehlikeyi o kadar y akın görmediği için erteler. Düşman cepheyi yarmayı başaramaz. oradan buradan tasarruf ettiği birlikleri. "Yarım saatte bir değişen İngiliz uçak filolarının attıkları bombalar. Aynı zamanda. Ordular Grubu Komutanlığına. (Türkiye'de 5 Yıl. Asıl kitlenin.632. saat 17. s. sağda Albay İsmet (İnönü) komutasındaki 3. saat 03.30'da Ordular Grup Karargâhının bulunduğu Nasıra'yı basacak.314.Ordunun sağ kanat birlikleri. (Filistin-Sina Cephesi. iki zayıf tümen tarafı ndan tutulan birinci hat mevzileri. Türkiye'de 5 Yıl. (FilistinSina Cephesi.632) Liman Paşa. Ordular Grubunun sağ yanı. Refet Bele'nin komuta ettiği 22. Gün topçu ateşi ile geçer. kroki 55) Tul-u Kerem kısa zamanda mahşer yerine döner.320) Liman Paşa. kroki 55) İngilizlerin asıl ve kesin sonuçlu taarruzu. bir kısım maiyeti ile de bi an _8 .Kolordu (2 tümenli). ve 7.Kolordunun özellikle sol kanadına yüklenir.Yüzyılda Osmanlı Devleti. ve 19. 20. 8.319) 8. s. 19 Eylül 1918 Perşembe günü. Şeria nehri üzerindeki Bisan geçidini tutması tehlikesi belirmiştir. çok yoğun topçu ateşiyle yıkılır. 19/20 Eylül gecesi. araçlar Tul-u Kerem'e (kuzey doğuya) çekilirler.Ordu Komutanı..Kolordu (2 tümenli) bulunuyor. açılan kıyı yolundan kuzeye doğru hızla ilerlemeye başlar. deniz kıyısından ilerleyen İngiliz Süvari Kolordusunun bir kolu. 8.368) "Bu kararını.Belen. İngilizlerin durdurulması mümkün olabilirdi" diyor. sağ kanadı açıkta kalacak olan ortadaki 7. her türlü düşman hareketine açılır. k arargâh dağılacaktır. önceden hazırlanmış olan ikinci hatta çekilmeye karar verir. 8.Ordu Komutanı M.Ordu cephesinde. birçok kez karşı taarruza kalkarak düşmanı durdurur. s. Tul-u Kerem yönüne sevk eder.Orduların arkasından geçerek. özet olarak şu direktifi verir: "Ordu için gösterilen gerideki savunma hattıyla aynı fikirdeyim. ve 7. tutulacak olan bu hattın kesin olarak savunulmasından ibarettir." (Liman von Sanders. s. (Liman von Sanders.45'te. (Filistin -Sina Cephesi. fakat Bisan geçidinin güvence altına alınmasını.319) Bu arada bir İngiliz süvari tümeni. Şeria nehrine yakın kesimde de Ali Fuat (Cebesoy) Paşa komutasındaki 20. s.Ordunun. Liman Paşa. "Eğer geride biraz ihtiyat kuvvet bulunsaydı.635) Fakat 20 Eylül sabahı.

Bisan kesimine ulaşır.Kolordu karargâhına uğrayıp bu kararı bildirmeyi de ihmal etmez. (Filistin-Sina Cephesi.647) İngiliz uçakları. Akşam üzeri M.Ordu karargâhı düşman süvarisinin taarruzuna uğrar.Ordunun elde kalan birlikleri de dağınık bir biçimde Tul-u Kerem'den Nablus'a çekilmektedir.45te. emir subayları ve Kurmay Başkanıyla Beyt-i Hasan'a hareket eder.Ordu Komutanı Cemal (Mersinli) Paşa ile bağlantı kurabilir.Ordu Komutanı Cevat Paşa.Kolordu karargâh mensupları. Ancak 4. Cevat Paşa ve Refet Bey. çekilişi çok ağırlaştırır.Kolordu birliklerini de sürekli hırpalamaya başlamışlardır. (Filistin-Sina Cephesi.Ordunun kuzeye çekilme yolunu (C enin) keser.Ordunun yeni durumuna uymak için 13. Nablus çıkışında.) Bu sırada 7. s. Cemal Paşa birliklerini kuzeye çekmeye hazırlandığını bildirir. cephesine yönelmiş düşman taarruzuna direnmeye çalışmaktadır.226 Bu sırada İngiliz Süvari Kolordusu durmadan doğuya doğru ilerlemektedir. 8.Ordunun.Ordu Komutanlığına saat 13.Kemal Paşa. Bir kolu akşama doğru. (Filistin-Sina Cephesi. önceden haber verdiği hattın da gerisine çekmeye k arar verir. devrilen araçlar yolları tıkar.00'de yürüyüşe geçer. s.Ordu o gece çekilip yerleştiği yeni mevzilerde. 654) Kalabalık filolar halindeki düşman uçakları. Cevat Paşa. Karargâhın geri kalanı da saat 18. 642) 8. Bu bilgi. 7. iki kolordusuna. Giderken.645 vd. Durum birlikte değerlendirilir.Kemal. Emir Faysal komutasındaki Arap birliği de demiryollarını ve haberleşme hatlarını sabote ederek İngilizlere yardım etmektedir. düşman taarruzu şiddetle devam ettiği için elinde kalan son birlikleri. çekilmenin güvenliği için alınacak önlemleri bildirir. taşınamayacak malzemenin tahribini. tutsak olmaktan güçlükle kurtulurlar. Öbür kolu ise 8. ve 7.30'da ulaşacaktır. s. (Filistin-Sina Cephesi. (Filistin-Sina Cephesi. Bisan'ın güneyinde. (Filistin-Sina Cephesi.657) de bi an _8 . 15. s.Nasıra'dan ayrılır. 8. en kısa yoldan Şeria'nın doğusuna geçilmesi gerektiği düşüncesinde.641.Orduların belli başlı bütün çekiliş yolları kapanmıştır. 21 Eylül günü öğle üzeri. 659)228 8. s. Komutanlar. Şeria nehrine doğru vadilerde ilerleyen düzensiz birliklerini yakalar ve üst üste saldırarak ağır kayıp verdirir. komşu birliklerle bağlantıyı koruyarak.Ordu karargâhına gelirler.30'da Taberiye'ye ulaşır. bunların başına gitmeye karar verir. Şeria nehrinin doğusuna geçmek ve geçitleri tutmak için taarruzunu şiddetlendirir. 8. (Filistin-Sina Cephesi. (Filistin-Sina Cephesi. 3. Bisan geçidi ile kuzeyindeki köprüyü denetimi altına alır. Nablus'daki askeri ve sivil makamlara duyurulur. s. 4.636) 8. s. 3. 7.641) 7. s. Bisan'ın tutulduğu anlaşıldığından.Ordu Komutanı. henüz savaş yeteneğini yitirmemiş bazı birliklerinin bulunduğunu öğrenince.Ordu karşısında bulunan Chaytor Müfrezesi.227 Yolların tıkanmış olması. M. daha gerideki bir hatta çekilmelerini emreder. 637) 8. (Fili stin-Sina Cephesi. Ordunun Nablus'u boşaltarak Beyt-i Hasan'a gideceği. ve 20. Kurmay Başkanı ile birkaç subay ve 20. görüş birliğine varırlar.649.Ordunun iki kolordusu savaşarak yeni hatta çekilmektedir.

(Filistin-Sina Cephesi. 4.Kolordu birlikleri de sahra toplarını tahrip ederek. Düşman topçusu da. s. Asker bitkin ve. Albay İsmet. Dera kesiminde de bi an _8 . geçitleri tutan düşman süvarisini yarmak ve zorla nehri aşmak için harekete geçilmesini emreder. Geçiş. "Böyle bir tutanağı getiren kişiyi öldüreceğini" söyleyerek yılgınlığı bastırır. yeniden 7. kroki 57) Bu sırada 3.Ordunun Şeria batısında bulunan 24. kuzeyden ve güneyden kuşatılmak üzeredir. Gerisinde harekete elverişsiz bir arazi bulunan bu kolordu. kaçak toplama ve alım işleri dolayısıyla çevreyi iyi tanıdığını açıklayınca. nehir kıyısına ulaşmak için yürüyüşe geçilir. s. (Filistin-Sina Cephesi.229 Geçiş gün doğmadan sona erer. Kolordu ve tümen karargâhları ile zayıflamış birlikler. soyunmuş erlerin tuttukları iplerle işaretlenir ve hayvanların ya da erlerin sırtında karşıya geçilir. Bisan güneyindeki kesimden. s.Tümeninin süv ari bölüğü komutanı. Bazı komutanlar muharebeye son verilmesini isterler. zikzaklı bir yol izlemekt edir. s. nehri geçecek birlikleri korumak üzere artçı bırakılarak. 50-60 metre genişliğindeki nehrin geçilebilir yeri. güneydeki tümenin geçit yerini ateş altına alır. 22/23 Eylül akşamı yola çıkılır. su ve yiyecek bitmiştir.açtır. 23 Eylül günü. Düşman süvarilerinin. Şeria nehrini geçmenin mümkün olmadığını göstermektedir.676) 7.Kolordu.Ordu karargâhına katılmıştır. Ama Bisan'dan doğu kıyısına geçmiş bir düşman süvari birliği ya klaşarak.Ordu karargâhına gelir. Şeria'ya yaklaşmaya çalışmaktadır. Dağlık. (Filistin-Sina Cephesi. doğusunda ve batısında düşman hareketlerinin çoğaldığı nehrin uzak bir noktasından (İrbit üzerinden) geçerek kuzeye çekilmeye karar verir. Bugün bazı küçük birlikleri ile doğu kıyısına geçmiş olan 8. Cephane çok az kalmış.231. İki tümen geçitlere doğru ilerler. onun bilgisinden yararlanmaya karar verilir.Ordunun güney kanadında bulunan bazı birlikler ve perakendeler de 7. s. yolsuz ve uçurumlu bir bölgeden geçilecektir. doğu kıyısına çıkmayı başarırlar. (Filistin-Sina Cephesi. s. kolordu ile nehir arasına sokuldukları görülmektedir.Ordunun birlikleri ile İngilizlere ve Araplara tutsak vere vere geriye çekilen.667) Biraz güneyde bulunan 20.657) 21/22 Eylül gece yarısı. gecikmiş 4. Bir yerleşim merkezine ulaşmak için Aclun dağlarını aşmak üzere dinlenmeden yola çıkarlar. (Filistin-Sina Cephesi. 22 Eylül gün ağarmadan nehir kıyısına ulaşılacaktır. zorlukla nehri geçer. teslim tutanağı hazırlandığını öğrenince. 3. Geçişin korunması için gerekli düzen alınır. Kuzeydeki tümenin öncüsü düşmanla çatışmaya girer.Süvari Tümeni. Geçit. 3.673. M.Kemal. artçı olarak bırakılmış Süvari Tümenini geri atacak ve doğu kıyısına geçebilmiş olan bu askerlerin bir bölümünü yok edecektir. top ve makineli tüfek ateşi altında ve savaşa savaşa gerçekleştirilir.675)230 24 Eylül sabahı savaşarak geçitlere yanaşırlar.Ordunun kalan birlikleri ve kurtulabilen geri birimler.Ordu Komutanı Cevat Paşa.672) 4.Keşifler.Kolordudan ise haber yoktur. Albay İsmet teslim olmanın askeri namusla bağdaşmayacağını söyleyerek reddeder. (F ilistinSina Cephesi. Disiplini sağlamak için sert önlemler alınır. Ayrıca bir süvari birliği de bu tümene saldırır.

sırf bir mevki elde etmek için İngilizlerle ilişki kuruyor. 107) 1) M. s.Kemal Paşanın. Enver'in sağladığı Alman desteğine benzer bir destek sağlayarak. mesela Harbiye Nazırlığına gelebilmekti. 20. bilinen (!!!) bir husustur. Hilafetin amansız düşmanı olan İngilizlerle bu paralelliğin. ayrıca Lozan. c. M.682) Liman Paşa. M..Kemal Paşayı Rayak'a çağırır ve Rayak Cephesi Komutanlığına atar.Kemal Genelkurmayın Almanlara teslim edilmesine ve savaşa girilmesine gerçekten karşıydı. s.Kemal Sofya'dayken. M. Türkiye'de 5 Yıl. böyle temelsiz. Şimdilik.. Bu ağırlıkta bir iddia. M. Fakat bu safhalarda M. devlet kademelerinde bir yere. birçok yerde yayımlandı.Kemal ile İngilizler arasında. sağır sultan bile duyardı. değişik kitaplarından derleyerek biraraya getirmeye çalıştım. Filistin Cephesinde de devam ettiği.Kemal-İngiliz ilişkileri. s. Ancak olayların gelişmesi. (Filistin-Sina Cephesi. Haleb'in düştüğü 25/26 Ekim 1918 gününe kadar sürecektir. onun ve Almanların aleyhtarı. doğrularıyla birlikte topluca aktarıy orum: "M.338) Savaşın ve Şam'a kadar çekilişin. Filistin-Sina Cephesi." (Hilafet. s.Kemal'i Anadolu'ya gönderebilmek gibi önemli bir rol sahibi kılınca.690.Kemal'in Anadolu'ya gitmesi söz konusu olunca. İngiliz süvari kolordunun takibi.Kemal gizlice anlaşıyorlar. neden İngiliz taraftarı olmayı gerektirsin? Mısıroğlu'nun yazılarından.232 Vahidettin de savaşa karşıydı. öyleyse onu da.. Bu paralellik Filistin/Suriye Cephesinde de devam ediyor. s.. binnetice (sonuç olarak) İngiliz taraftarı mevkiine sürüklendiği malumdur (!). 1. 'malumdur' deyip geçiyor. Kurtuluş Savaşı içindeki M. belgelere dayalı gerçek hikâyesi bu. Rayak'ta kuvvet toplamaktadır.Kemal'in bir mevki elde etmek için İngilizlerle ilişki kurduğu iddiasına değinmek istiyorum: Yazar bu konuda hiçbir belge ve tanık göstermiyor. M. Üçüncü ve Dördüncü Bölümlerde ele alınacak. 28 Eylül günlü yazılı emriyle M. İngiliz aleyhtarı olduğu anlaşılıyor. Amaç.142 vd. (F. kanıtsız ileri sürülür mü? Vahdettincilere özgü bir yöntem bu.Yüzyılda Osmanlı Devleti.C. IRA ve Sinn Fein taraftarı olarak mı kabul edeceğiz? Karşıt gücün yanı nda yer almak. Çekiliş. olsa olsa. dayanaksız.370. onunla Türkiye'nin gelecekteki kimliği üzerinde anlaşmanın gereğini ortaya çıkarmıştır. s. davul zurna eşliğinde açıklar. Türkiye'nin gelecekteki kimliği ve hilafetin yarını üzerinde. Arap birliklerinin ve yağmacı aşiretlerin saldırıları altında. □ Mısıroğlu'nun bu savaş hakkındaki şaşırtıcı iddialarını. Elinde belge olsa.biraraya gelirler. Savaşın hesapsız idare edilmesine de karşı çıkmıştır.233 2) Enver'in ve savaşın karşısında olmak.Belen. Sofya'da. b. İngilizler ile M.Kemal-İngiliz anlaşmasına sonra yeniden değinmek üzere Mısıroğlu'nu okumaya devam edelim: de bi an _8 .Bu konudaki yazı ve açıklamaları. kaçınılmaz bir şart mıdır? 3) Yazarın iddialarına göre: a. hilafet ve buna benzer meselelerin söz konusu olduğu söylenemez.

yalanla gerçek arasındaki kadar büyük fark var! Bu fark.Kemal Paşanın ayrıntılı açıklamak istemediği olayların içyüzü şudur" deyip yazısına devam ediyor. M.□ Mısıroğlu devam ediyor: "Filistin Cephesi'nde üç ordumuz vardı. nehirlerden geçerek.Kolordu Kumandanı İsmet (İnönü) Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kalmıştı.Kemal‘in bu savaşla ilgili anı ve açıklamalarını. Buradan düşman süvarisi geçti.atmış ve burada 3.. ve 8.Kemal Paşa idi. Hakimiyet-i Milliye ve Milliyet gazetelerinde yayımlanmış. (Lozan. "M. anıların Arapçasını yeniden Türkçeye çevirip kullanıyor. Ama M. ani bir şekilde ricat etmesiyle ortaya çıkmıştır.Kemal‘in anlattıkları ile Mısıroğlu‘nun Abdülaziz Hanci‘den aktardıkları arasında büyük fark var. devletimizi Mondros Mütarekenamesini imzalamaya mecbur bırakan bu hezimet esnasında.. aslından değil de.Ordu Kumandanı M. 4. s.Ordulardan kurulu olup Yıldırım Orduları adını alan bu kuvvetlerin Cephe Kumandanı. s. 7. Ordulara haber vermeden. Abdülaziz Hanci adlı Mısırlı bir yazarın. çöllerden aşarak. 2) M. devamını sonra aktaracağım. 8. s.Ordu Kumandanı ise M. ordumu Şam'a kadar getirebildim. 7..Kemal‘in bu savaşla ilgili anıları. (!) Bu de □ "M.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşa. (!)" "Bu hezimet. 7. Abdülaziz Hanci'den mi kaynaklanıyor. Mısıroğlu. 31 Ağustos 1918'de (Mısıroğlu da hiçbir savaşın başlama tarihini bilmiyor !). ve 8. Onun cepheye gelmesinden sadece birkaç gün sonra İngilizler yeniden taarruza geçtiler.Kemal Paşanın. 8.. o derece süratli bir bozguna yol açtı ki kilometrelerce geride bulunan Ordu K umandanları bile canlarını güçlükle kurtarabildiler. Ordumla sahralar ve nehirler geçerek. Benim ordumun sağ kanadındaki ordu esir oldu ve boş kalan bu cepheden geçen düşman süvarileri. 4. yoksa Mısıroğlu mu böyle çevirmiş. 1926‘da. Hakikat anlaşılmıştı fakat neye yarar? Anlatılması uzun sürecek güçlükler içinde. Ama ikisinden birinin. Liman von Sanders'in karargâhına kadar ulaştı. Önce bi rkaç hususu açıklamak gerekiyor: 1) M.' " (Lozan. 7.Kemal‘in anılarına dayanarak yazdığı Arapça ‘Müzekkerat-ı Kemal Paşa‘ adlı kitaptan çevirerek aktarıyor. ayıp ettiği açıktır. Şam'a ricate mecbur oldum.65) (3) "Ordumun sol kanadı bozuldu ve esir düştü" demiyor.174) Yani Türkçesi ve aslı varken. kestirmek zor.174) Mısıroğlu..234 bu cephede o kadar ani bir çöküş oldu ve bu hal. 1. "ordumun sağ kanadındaki ordu esir oldu" diyor. sağ ve solundaki 4.Ordu kumandanı Cevat (Mersinli) Paşa. İkisinin arasında. Liman von Sanders'ti. Gerçekten. Liman von Sanders'in karargâhını bastı.C.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşa. Cephe genel karargâhı Nasıra'da bulunuyordu.Kemal Paşa.C. 1. bi an _8 .Kemal'in söylediklerinin aslı şu: "Gece muharebe ile geçti. M.Ordu Kumandanı olarak Nablus'a gitti. Kendisi diyor ki: 'Bu gece şiddetli bir muharebe ile geçti ve ordumun sol cenahı (kanadı) bozuldu ve esir düştü." (Atatürk'ün Hatıraları. karargâhından kalpağını bile alamadan kaçıp kendini Şam'a zor. Burada çekilen zorlukların açıklaması uzun sürer. sonra kitap olarak da çıkmıştır.

yanında (?) bulunan şoförüne işaretle yavaşlayan otom obiline atlamış. Binaenaleyh mecnunane bir emir verdim. Kalan kuvvetlerin kumandasını Cemal Paşa'ya terk ederek235 trene atlayıp Rabat'a (Doğrusu Rayak'tır.Ordu karargâhı. bu olayı gazetecilere şöyle anlatmıştır: 'O gece şunu anladım ki..351) 7. Yedinci Ordunun isminden ve bazı döküntül erinden başka bir şey kalmamıştı. fakat burada da duramamıştır. (3) M. 22 Ekimde Halep'ten ayrılarak 24 Ekim Perşembe günü Adana'ya gelmiş bulunuyordu. Hilafet. s. 1. 2) M. Halep'te topl amak ve orada yeni bir karar vermek lazım geliyordu. Şam'a bıraktığımız kuvvetler İsmet Beyin. sağ ve soldaki Yedinci ('Sekizinci' demek istiyor ama zihni yine dağınık herhalde) ve Dördüncü Orduları arkadan kuşatarak (!) yetmiş beş bin esir ve üç yüz yetmiş beş adet top ele geçirmişlerdir.Kemal. herkes başının çaresine baksın!'237 Filhakika bu emrin hakiki mahiyetinin. 734) Fatıma adındaki yeri. atlarken de Halep Kumandanına emir vermiş: 'Halep ve civarındaki kuvvetleri şimale çekin. 1935 baskısı.C. s. orada harp edeceğiz!. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı Halep'ten Fatıma'ya (?) naklolundu ve Yıldırım Ordular Kumandanlığına. 'Bu hareket amelî idi.Atay ile Mahmut Soydan'ı kastediyor herhalde) bir askeri emir gibi not ettirilmiş bulunan bu sözlerin man ası açıktır: 'İstikamet kuzey. daha geride bulunan Adana'ya çekti.000 ölçekli Andrees atlasında bile bulamadım." (Hil afet.728. Fakat bu unvan da onun Halep civarında yeni bir müdafaa hattı teşkil ederek düşmanı du rdurmasını temin edemedi. 730.720. Türkiye'de 5 Yıl. Çünkü Yıldırım Ordular karargâhı. yer adları indeksi de bulunan." (Lozan.' 236 Gazetecilere (M.R. 'Umum Cenup Orduları K umandanı sıfatıyla (?) M..146} "Diğer kumandanlar gibi M.Kemal Paşa. burada kendi ifadesine göre. (Filistin-Sina Cephesi. s. 30 Ekimde ise Raco'ya alınır. karargâhını 200 km. 'Umum Cenup Orduları Kumandanı' gibi bir unvanla 'cep- de bi an _8 .Kemal Paşa da sekiz kişilik maiyeti ile resmi e lbiselerini bile giyemeden (!)." 238 "Gerçekten altı yüz kilometrelik (?) mesafeyi.açıldığı bir sırada. bütün kıtaat ve cephelerde kumandanlık kalmamıştı.145 vd. yorumladığımız gibi olduğunu M.Ordunun ani ve habersiz ricati ile (!) cephede açılan boşluktan saldıran İngilizler.Kemal Paşa da doğrulay arak.' 240 "Bu emir üzerine.Ordu karargâhıdır. Bu döküntüleri Suriye'nin kuzeyinde. kendisini Şam'a atmış (!).suretle merkezi durumdaki 7. 'ahalinin hücumuna uğramış ve sokak muharebeleri yapmış!'239 Kendisine ateş. Cephe kumandanı tayin edildi. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı değil. 7.Kemal Paşa. yani ancak 25 günde (?) geçilebilecek bir yolu süratle aşıp Halep'e gelen M. s.) Mısıroğlu'na göre Suriye savaşı böyle olmuşmuş. s.176 vd. 25/26 Ekim akşamı Halep'ten Katma'ya. daha önce. (Filistin-Sina Cephesi. 1/ 400. Doğrular: 1) Baş kısımdaki uydurmaların doğrusunu daha önce belirtmiştim.Kemal'in emri üzerine Halep'ten çekilen. Rayak civarındaki kuvvetler ise Ali Fuat Paşanın emrinde ve bu kuvvetlerin hepsi şimale doğru hareket etsinler. Rabat Fas'ta bir şehir !) gelen M..Kemal Paşa.' demektedir. s.Kemal'in anılarını anlattığı F..

Bu sebeple de senaryoyu. S. s.31.Kemal-İngiliz ilişkisinin son perdesi. aynen alıp yayımlamış.Mısıroğlu.Kemal Paşanın 7. s. kendi komutasındaki üç ordunun (4. (Son Bo zgun.C. yazım yanlışlarıyla birlikte. birdenbire Kurtuluş Savaşı'yla başlatmak." diye yazıyor.Kemal'in. M.Kemal ile İngilizler arasındaki gizli anlaşmaya dayanan bir oyunmuş.0rdu Komutanıyken.Ordusu. birçok taarruza uğradı ama hepsini geri püskürtmeyi başardı. 20. Peki.Sabri Efendiye göre Kurtuluş Savaşı.7 ve 8. "M.45'te düşmanın dört süvari alayı.730) Ayrıntılar üzerinde.353. daha geride bul unan Adana'ya çekti' diyor ki bu da tamamen uydurmadır.s. Saat 10.Kemal ile İngilizler arasındaki şu gizli anlaşma masalına değinebiliriz. her zamanki gibi hiç d enetlemeden. (CG Yol. s. zırhlı otomobiller ve piyadelerin de katıldığı bir taarruz yaptı. Sofya'dan başlatıyor. Yıldırım Ordular Grubu karargâhı çoktan Adana'daydı. bir saat süren çarpışmalardan sonra bu taarruzu kırdı.Kemal Paşanın kurduğu savunma hattı.)243 K. daha ayrıntılı bilgi için Filistin-Sina Cephesi.Mısıroğlu bu senaryoyu pek sevmiş.Tümen. (Türkiye'de 5 Yıl. s. yazarın gerçekleri sürekli olarak saptırıp çarpıttığını belirtmek için duruyorum. (K. Buna bir 'evveliyat' uydurmak gerek.Kolordu adını alan bu tümenler. Eski Şeyhülislam. kuzeyindeki Höyük Tepeleri'nde mevzilendiler. belge? Yok ama ne de □ Vehbi Vakkasoğlu. Yıldırım Ordular Grubu Komutanının Liman Paşa old uğu gerçeğini gözardı ederek. inandırıcı olmayacak.İzzet Paşanın emri ile 30 Ekim günü. 7.□ A.Kemal'in son Filistin görevi. s. Üçüncü ve Dördüncü Bölümde ele alınacak." (Türkiye'de 5 Yıl. Dilipak'ın yazmaktan ve konuşmaktan. ve 11. M. Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığına tayin ol unur241 ve görevi. karargâhını 200 km.Kemal Paşa. akşama doğru şehri (Haleb'i) boşalttı. s. bu konuda ne yazıyor: "M. M. doğruları öğrenmeye vakit ayıramadığı anlaşılıyor. düşmanı Halep kuzeyinde durdurmuştur.726-730) Tamam mı? M. 1. Ali Fuat Paşanın k omutası altında bulunan ve Bedeviler tarafından yakından takip edilen 1. Liman Paşadan Adana'da devr alır.ordu) kesin olarak imha ve tasfiyesi ile sonuçlanmıştır.Tümenler. _8 .. 1.Kemal görevi devralmak için oraya gitmiştir.) • Artık M. Haleb'in 8 km. Halep civarında yeni bir müdafaa hattı teşkil ederek düşmanı durdurmasını temin edemedi. karargâhını Adana'ya çektiği ifadesi de yanlıştır. şehrin batısından kuzeye çekildiler. 26 Ekim sabahı. 7.. Sadrazam A.Ordu Komutanı M. Ama bu gizli ilişkiyi.352.242 Filistin-Sina Cephesi. Bundan sonraki günlerde M.Sabri Efendi'nin yazısı ve M.Mücahitler.95. İngiliz işbirlikçisi ve 150'liklerden M.Dillipak da. 4) 'Fakat bu unvan da onun. Bakalım Liman Paşa.45-47) bi an he kumandanı' tayin edilmemiştir. Mısıroğlu'nun yazdıklarını.

□ Mısıroğlu. ciddi belgelere dayanılarak yazılır. de bi an _8 . Teklif neticesiz kalıyor. Bu v aziyetten kurtulmak için tek çare.' Sonra? Şiddetle reddettikleri bu ihanet teklifini Harbiye Nazırlığına. Genelkurmaya. tarihten sıkılmadan. araya da Entellijans Servis. nasıl olsa kimse araştı rmaz. M. onun da çaresi var: Lafazanlıkla işi boğuntuya getirmek ve hakaret etmek!244 Ve savaşı. iman ve namusu ile tanınmış bir zattır ve elyevm (şimdi) sağdır. (İşbu Ömer Lütfi Bey. bilgiyi kimden almış? Bu da belli değil. her iki asker de bu teklifi şiddetle reddetmiş ve böyle bir hareketin korkunç bir şey olacağını sö ylemiş ve yerlerine gitmişlermiş. gerçeklere aykırı bir biçimde anlatmaya koyuluyor. harp tarihleri. Büyük Doğu dergisinin tarih polisi Dedektif X-1. İngilizlerle anlaşma teklifini şu surette nakletmiş ve bu neşriyat tekzip edilmemiş bulunmaktadır: 'Günün birinde M. bilenler de.)' " (Lozan. Bu hale göre iki ihtimal var: Ya bu olayı başka birinden duymuş (Bunu da açıklamıyor. Mısıroğlu. s. okuyucu nasıl olsa kurcalamaz. Ama bu yetmeyeceği için savaşı da. Albay Lawrens gibi bazı esrarlı sözcükler sokuşturuyor. bu iki kişiyi Nablus'a çağırmış. Belgeler. uydurmuş. ya bu tür iddiaları zırva buldukları için susarlar ya da bir tartışmaya bulaşmamak için karışmazlar. 'Enver'den şikâyet etmiş ve İngilizlerle anlaşmak gerektiğini' söylemiş. Başka hiçbir çıkar yol kalmamıştır!' Her iki asker de bu teklifi şiddetle reddediyor ve böyle bir hareketin korkunç bir şey olacağını söylüyorlar ve yerlerine gidiyorlar. 3) İddiaya göre. senaryosuna bir de Suriye Cephesini ekliyor. bu inanılmaz hadis eyi naklederken. bu tür hezeyanlara değil. çünkü böyle yalanı her babayiğit söyleyemez) ya da ve açıkçası. 1) Ne zaman olmuş bu olay? Büyük Doğu yazarına göre.Kemal Paşa. bu uyduruk yazının 'yalanlanmamış olmasını'.C. Bir kurcalayan çıkarsa.1.175) Şu palavranın üzerinde biraz duralım. anılar var ama önemli değil. bunu elbette altını çizerek belirtirdi. doğruluğunun kanıtı olarak ileri sürüyor. Büyük Doğu dergisindeki yazılı hezeyanda yer alan şu ayrıntıyı da aktarıyor: "8 Eylül 1950 tarih ve 25 numaralı Büyük Doğu dergisi..Kemal. orduyu ve vatanı her yerde felakete sürüklüyor. Ömer Lütfi Bey ya da Kazım Paşadan öğrenmiş olsa. önüne ne koysan yer. Her yazı yalanlanır mı? Hele böyle bir saçmalamayı kim ciddiye alıp da yalanlar? Tarih.önemi var. Dedetif X-l'nin masalından yararlanarak. o zaman hayatta bulunan Ömer Lütfi Bey adında bir zatın muh atap olduğu. olduğundan başka türlü anlatmak gerek. Yıldırım Orduları Levazım Reisi Merzifon-lu Miralay (Albay) Ömer Lütfi Bey (İstiklal Harbi sırasında Nafıa Vekili) ile Ordular Grubu Erkan-ı Harp Reisi (Kurmay Başkanı) Diyarbekirli Kazım Paşayı nezdine (yanına) çağırıyor ve diyor ki: 'Enver Paşanın idaresi. 2) Peki. ―günün birinde‖!Yani tarihi belli değil. İngiliz'lerle anlaşmaktır. araştırmalar.

Kolordu Komutanı olarak görev alacaktır.Kutay'ın yayımladığı. hiç kimse konuşmayacak. bir buçuk yıl sonra da.246 Bütün bu komutanlara rağmen böylesi bir ihanet gerçekleştirilebilir mi? Ordusunu kimseye haber vermeden geri çekmesi yeterli idiyse.Ordu Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşanın. "Ortadaki 7. kendisini Şam'a attığı. gümbürtüsü olmayacak.Savunma Bakanlığı Müsteşarı.Tümen Komutanı olan Alman Yarbay Guhr bile ağzını açmayacak!247 Böyle bir şey olabilir mi? Osmanlı ordusu toptan hain mi? 4) Oysa. iki ordu komutanı. • Mısıroğlu'nun iddialarını topluca hatırlayalım: "7. Sakarya Savaşı sırasında Başkomutanlık Bürosu Başkanı.12. anlatmayacak. 'komşu birliklerden gizli olarak geri çekilmeleri' için emir verdiğini varsay alım. yazmayacak.Kemal neden bu etkisiz iki kişiye açılıyor? Ne kuvvetleri var.1921)248 Kazım Paşa (İnanç) da. Ordular Grubu Komutanı. Sonra? Kolordu Komutanları. niye gereksiz yere bunlara açılmış? Ve bir Ordu Komutanı. tek başına karar vererek.Kemal'i yücelten anıları. ani bir şekilde ricat ettiği".Kolorduya bağlı 1. cepheye yayılmış iki kolordusunu (4 tümenini). karargâh arkadaşlarına bildirmişler mi? Hayır! Hele 'iman ve namusu ile tanınmış' Ömer Lütfi Bey acaba neden susmuş? Böyle bir ihanet teklif ini saklamak da ihanete ortak olmak değil midir?245 M.Liman Paşaya. iki yanındaki ordulara haber vermeden. Büyük Taarruz'da da 6. tümenlere.11. 1920'de Anadolu'ya geçecek.Kemal Paşanın. sebepsiz emri. ve 8. gereksiz.961'inci sayfalarında yayımlanmıştır! Mısıroğlu'na duyurulur.Ordulara haber vermeden.Ordunun ani ve habersiz ricati ile cephede açılan boşluktan İngilizlerin saldırdığı".Kemal'in liderliğini ve komutanlığını kabul ettiklerine göre." "8. bunlar da so nradan İngiliz ajanı mı oldular acaba? Ömer Lütfi (Yasan) Beyin. sekiz kolordu ve on dört tümen komutanı daha bulunuyor. "Diğer kumandanlar gibi M. sessizce toparlanıp geri çekilecek. bu tümenlerden birinin. bu yüzden Türk ordusu bozguna uğrayacak ama bu olayın hiçbir yankısı. ani olarak nasıl geri çekebilir ? Bu kararının gerekçesini Kolordu Komutanlarına nasıl açıklar? Böyle bir şey olamaz ya. C. M. M. tümen komutanları da alay komutanlarına yollayacak. 'iman ve namusu ile tanınmış' Merzifonlu Ömer Lütfi (Yasan) Bey. sebepsiz ve gereksiz yere. ne karar yetkileri.958 10.Kemal Paşanın da kaçarak.Kolordu Kumandanı İsmet Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kaldı- de bi an _8 . (27. M. kıy amet kopmayacak. kendini Şam'a zor attığı ve burada 3.1920 -14. dört tümen ve bütün bağlı birlikler. TBMM'ne Amasya milletvekili olarak katılacak ve Bayındırlık Bakanı olacaktır.Ordu Kumandanı M. Türkiye İstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi'nin 19. O geniş cephede. trene atlayıp Rayak'a geldiği. Kolordu Komutanlarına. sekiz kişilik maiyeti ile resmi elbiselerini bile giyemeden. burada da duramayıp kalan kuvvetlerin kumandasını Cemal Paşaya terk ederek. sağ ve solundaki 4. cildinin 10. 3. bu kuşku uyandırıcı.

. baştan sona yalan. Bu sözler.49) Fevzi Çakmak'ın sözde anılarında. yanındaki ordulara haber vermeden çekilmiş. üzerinde büyük bir tesir yaptı. İngilizler büyük bîr taarruza geçmişler ve bir hamlede tekmil Filistin ve Suriye'yi ele geçirmişlerdi.Kemal Paşa ord usunu bırakıp kaçmış. Son Bozgun.Kemal Paşalar (?) da geri çekilmek zorunda kalmışlardı. 1. 'Paşam.Kemal Paşa..252 Fevzi Paşa. Alman Kurmayı ve M. bilgisizce ve maksatlı iddialar!250 D Vehbi Vakkasoğlu da şöyle yazıyor: "M.bölüm." (aynı yer.Kemal Paşanın idamına sebep olacak hale gelmişti. onun adına 'hatırat' uyduran kişiler! Fevzi Çakmak'ı (!) dinlemeye devam edelim: "General Liman von Sanders. hiç olmazsa bir Türk paşasını harcamaya karar vermiş bulunuyordu. de bi an _8 . daha 1917'de ele geçirmişlerdi ve Fevzi Paşa o tarihte. Biraz düşündükten sonra bir şey demeden odadan çıktı. ne İngilizler o boşluktan yararlanarak ilerlemiş.ğı. Kazım (İnanç) Paşadır." Ne M. Anı şöyleymiş: "Eylülün ilk haftasında Suriye'den çok fena haberler geldi." (Mareşal Çakmak'ın Hatıraları. savaşı izlerken gördük. Filistin'in çok büyük bir bölümünü. Hemen kurşuna dizilmesi için emir verece-ğim!'253 dedi..249 Birinin bile doğru olmadığını. s. o cephede bulunan 7. Adalet bunu icap ettirir. Eğer kendisini kurşuna dizdirmeye kararlı iseniz. Ve gider ayak böyle delice bir son emir vermekten vaz geçti. Giderayak. 2."251 Ve Fevzi Çakmak'ın anısını (!) aktarıyor.' dedim. Hemen cesaretimi topladım. kaderini bağlamış bulunduğu Almanları memnun etmek üzere. Alman değil. aynı suçu işleyen bütün Alman general ve subaylarını da kurşuna dizdirmeniz gerekebilir.Kemal Paşa. ne de Cevat Paşa Şam'da İsmet Paşayı tellal bağırtarak aramaya mecbur kalmıştır. Eylülün ilk haftasında değil. yanlış.C. gelen haberlere göre M. 18/ 19 Eylülde başlamıştır.Kemal Paşa ile Enver Paşa arasındaki zıddiyet. ne M. düzmece. Alman generali ile birlikte çekilmek zorunda kalmış. Ben bu acı haberi öğrendiğim anda Enver Paşa. İngilizlerin tekmil Filistin'i. Bu tehlikeli safhalardan biri de Suriye bozgunundan hemen sonra cereyan etmiş ve neredeyse M. Beni görünce. olmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığını. 11 Nisan 1975'ten aktarılarak. Odada daha bazı arkadaşlar da vardı.Ordunun komutanıydı. vs. Hürriyet gazetesi. Enver Paşanın bu kararının gerekçesini (!) belirten iki cümle daha var ki Vakkasoğlu onları vermiyor: "Enver Paşa memleketin batmak ve kendisinin gitmek üzere olduğunu biliyordu. Velhasıl gerçeklere aykırı. İngilizler de.sütun) Doğrular: 1) Liman Paşanın Kurmay Başkanı." Artık hepimiz biliyoruz ki İngiliz taarruzu.Kemal Paşa resmi elbiselerini bile gi ymeden kaçmış. 'M. bir top güllesi gibi bulunduğum odaya girdi. 1. bir hamlede ele geçirmediklerini' bilmez mi? Bilmeyen o değil. zaman zaman şiddetlenmiş ve tehlikeli safhalar arz etmiştir. Mareşal Fevzi Çakmak hatıratında bu olayı şöyle anlatıyor.

Murat Sertoğlu'na verdiğim notlar bunlardır. 10 Nisan 1975) Oysa bu tefrikada yer alan anıların büyük çoğunluğu. İşte bütün bunları düşündüğüm içindir ki rahmetli amcam Mar eşal Fevzi Çakmak'ın bana anlattıklarını. sürekli İstanbul‘a bildirilmekteydi. ve 11. yazan da Murat Sertoğlu! □ Adnan Çakmak. daha somut olarak göreceğiz. bütünüyle ham. yanlışları ve abartilarıyla birlikte aktarıyor. bazı gazete.Çakmak'ı yüceltmemiş. 1. Fevzi (Çakmak) Paşa. Mütarekeye doğru □ K. S. cahilce ve Uydurma bir anı. Peki bu anıları imal eden kim ya da kimler? Anlatan Fevzi Çakmak'ın yeğeni Adnan Çakmak. büyük ölüye ve tarihe karşı son ödevimi tamamlamış bulunduğuma inanıyorum.Mısıroğlu diyor ki: de bi an _8 .. Fevzi Çakmak'ın ölümünden tam 25 yıl sonra. dergi ve kitaplarda yayımlanmış kısa anılar ile bilgilerden de yararlanmıştır ama derlediği yazılardaki bilgi yanlışlarını olduğu gibi bırakmış. düşünülemez.Külçe. Bunu. Gençlik. Fevzi Çakmak'tan dinlemiş ve not etmiş gibi..Külçe. Ben de bunları not ederdim. o da ayrı sorun!) Bu uydurma anılar ve anılardaki bu cins yalanlar.Sertoğlu bunları nasıl yutmuş.sayfa. 1959'daki utanç verici Uşak olayları sırasında.Kurmay Kurulunda da Türkler çoğunluktadır. yazık ki yalancı duruma düşürmüş ve küçültmüştür. kendi de gerçeğe aykırı bazı eklemeler yapmıştır. . bu büyük adamı hakkıyla tanıyamamaktadır." (Hürriyet.256 7. 'Mareşal Fevzi Çakmak-Askeri ve Hususi Hayatı' adlı kitabından devşirilmiştir.88) Bir görevi ve Harbiye Nezaretinde bir odası yoktu ki ‗odasına dalan Enver Paşa‘ ile böyle bir konuşma yapmış olabilsin? 3) Olaylar.Külçe'nin yalan-yanlış yazdıklarını. ilk günlerde kesintili de olsa. gerçeklere ve sağduyuya aykırı türlü uyduruk polisiye sahneler de ekliyor.254 (S.. bu kitabı yazarken. diyor ki: "Rahmetli amcam her zaman bin bir olay içinde geçmiş askerlik ve politika hayatı hakkında hatıralarını anlatırdı. yukardaki örnekte olduğu gibi.. Beykoz‘daki evinde yatıyordu.Uşak Emniyet Müdürüydü. onun ağzından dinlediğim gibi nakletmekle. Kıcacası. s. s. İşte bu zat. F.255 S. bunların arasına. 4) Enver Paşa birçok açıdan eleştirilebilir. Aktarmakla yetinmiyor. 2) Cephenin yarıldığı ve orduların çekildiği haberi İstanbul‘a ulaştığısırada. Süleyman Külçe'nin. Filistin‘de yakalandığı amipli dizanteri hastalığından dolayı. s. sözde anıların Kurtuluş Savaşı ile ilgili bölümlerini incelerken.328. Adnan Çakmak.. pek kaba ve haksız bir yakıştırmadır. Filistin-Sina Cephesi. suçlanabilir ama 'Almanlarımemnun etmek üzere hiç olmazsa bir Türk paşasını harcamaya karar verdiğini'iddia etmek. (Türkiye‘de 5 Yıl.656) Enver Paşanın gerçekleri bilmediği. (M.

kendisinin ise Harbiye Nazırlığına getirilmesi.M.211) Doğrusu: Talat Paşa Sadrazamlıktan 8 Ekimde istifa edince. Talat Paşanın önerisini uygun bularak. [. Halep'ten Padişaha bir telgraf çeker. Harbiye Nazırlığına. Tevfik Paşa. Paşanın teklif ettiği kabinede.29‘da var!) 4) Bu telgrafla kendisine açıkça Harbiye Nazırlığı verilmesini de istememiş. Osmanlı Devletinin can de bi an _8 . Tahsin (Uzer). Kronolojisi.1. Azmi Beyler ile Şeyhülislam Hayri Efendi ve kendisinin katılacağı bir hükümet kurulmasını zorunlu gördüğünü. A. bu telgraftan sonra Talat Paşa hükümeti istifa etti ve A." (Hilafet. 4.260 2) M.C. İsmet Bey ve Fevzi Paşanın hükümete alınmasını yazmış değildir. s. kendisi Harbiye Nazırı olacak. s. V. Fevzi Paşa (Çakmak) ve Fethi (Okyar) da bulunacaktı.. M.H.257 O gece Padişah Talat. Başyaver Naci Bey aracılığıyla Padişaha iletilmek üzere Dr.'Bahçe Telgrafı' diye meşhur olduğu. Tevfik ve A.İzzet Paşa kabinesi 14 Ekim 1918'de kurulur.168)261 □ Vehbi Vakkasoğlu'da. 'Bahçe Telgrafı' diye meşhurdur." (Lozan 1.C."Kemal Paşa.Danişmend. T.258 A. Halep'ten çekilmiştir. Adana'nın Bahçe kasabasından değil.Kemal Paşa. Osm. ayrıca İsmet (İnönü).Gayyası.. s. s.. hükümeti ku rma görevini Tevfik Paşaya verir.' Fethi Beyle Fevzi Paşa bu hükümete girmişti. (İ. (Hükümet listesi. s. gerçeği başka türlü çarpıtıyor: "M.İzzet Paşalarla görüşür ve görevi.Rasim Ferit (Talay) Beye yollanmıştır. bu kez A.İzzet Paşaya verilmesini.179) "Bu telgraf. Mısıroğlu ürünüdür.Kemal ise bu tarihlerde Halep'tedir ve 25 Ekim akşamına kadar da orada kalacaktır.211) "Saray.259 M.İzzet Paşaya önerir.Kemal. 'A. bu kimselerden kurulacak bir hükümetin duruma egemen olabileceği kanısında olduğunu‘ yazmaktadır. 3) Hükümet. Hatıralar. yerine iş görebilir bir kabine teklif eder. yapılan teklifi aynen benimseyerek o kabineyi teşkil eylemiştir. İsmet ve Fevzi Paşalarla Fethi Bey (Okyar) gibi daha bazı kims elerin de dahil olacağı yeni bir kabinenin kurulması' ricasında bulundu. İ.] Gerçekten.." (Hilafet. (Filistin -Sinâ Cephesi. s. Fethi (Okyar).449) M.İnönü. Vahidettin. Adana'nın Bahçe kasabasından Padişaha çektiği bir telgrafla. Rauf (Orbay). s." (Son Bo zgun.M. Bu telgrafında Talat Paşanın başkanlığındaki kabinenin düşürülerek.Göztepe. s.C.728. s..İzzet Paşa başkanlığında yeni hükümet kuruldu. 1.Kemal'in Talat Paşa hükümetinin düşürülmesini teklif ettiğini.Kemal. T. Telgraf. (İslam Ansikloped isi.C. 1. 'Sadaretin A. aynen M:Kemal‘in teklif ettiği gibi de kurulmuş değildir. Talat Paşa hükümetinin de bu teklif üzerine istifa ettiğini yazmak. İzzet Paşa Sadrazam.İzzet Paşanın Sadrazamlığa. sadece hükümette yer almak istediğini belirtmiştir.Kemal bu telgrafında.C.73) M. hükümeti kurmayı başaramadığını 10/11 Ekim gecesi Padişaha bildirir.728) 1) Telgraf da.İzzet Paşaya çektiği ayrı bir telgrafla talip olacaktır. İsmail Canpulat.

Yemen'deyken kurmayı (1910).‖ (Hilafet. İ. Fethi ve Rauf Bey ile Fevzi Paşanın kabineye dahil edildiklerini ve İsmet Paşanın ise Harbiye Nezareti Müsteşarlığına tayin edildiğini görüyoruz.F.Kemal'in talimatıyla hareket eder bir robot durumuna düşürüyor.Kemal'in tavsiyesi üzerine kurulan bu kabinedir! Aziz vatanımızın sonradan uğradığı işgaller de bu mütarekenamenin 7.Kemal sorumluymuş! □ Mısıroğlu bir başka yerde de şöyle yazıyor: "Osmanlı devleti.Kemal Paşanın.Kemal'in üzerine yıkmak.Kemal.73) Rauf Orbay'ın anılarından. cephenin yıkılmasını sağlıyor.C. bu yüzden mütareke anlaşmasını imzalamak zorunda kalacak olan hükümeti. 2.İzzet Paşanın anılarında da Mısıroğlu‘nun iddiasını doğrulayacak hiçbir işaret bulunmuyor.Kemal'e bu kadar olağanüstülük yüklemeyi beceremediler." (Lozan. "Bu yeni kabinenin benim telgrafımla alakadar (ilgili)olup olmadığı hakkında bir şey diyemem" diyor. Sultan Va hideddin üzerindeki tesir ve nüfuzunun devam etmekte olduğunu gösteren bir hadise olarak. A. 1. s. □ Mısıroğlu devam ediyor: ―Sebep olduğu (!) müthiş hezimete rağmen M. (İ.M.Kemal bile. Ne biçim Osmanlıcı bunlar? Osmanlı Devletinin son günlerini bile bilmiyorlar!262 Öteki yanlışları aşağıdaki paragrafta açıklanacak.İnönü.C. 1.İzzet Paşanın. İkisi de eski silah arkadaşı.149) 1) M. s. M. Hatıralar.C. (K. s.Karabekir. hükümete girecek kimselerin. bu telgraf üzerine A.8. İnal. s. mütarekeanlaşmasının sorumluluğunu da M. maddesine dayanılarak gerçekleştirilmiştir.232). (A.264 3) Albay İsmet Bey ise. Son Sadrazamlar." (Hilafet.Hatıraları.51 vd.178) Yani işgallerden de M. s.İzzet Paşanın sadarete getirildiğini. İstiklal Harbimiz. doğrudan A.Kemal'in sınırsız kudretine bakınız! Önce.1982-1985) 2) Mısıroğlu. Vakkasoğlu ve GRYT Asiklopedisi (2. s.C. s. Fevzi (Çakmak) Paşanın A. de bi an _8 .K. Bazı dalkavukları bile M. Niyeti... (Y. bir bildiği mi var? Yoo.. Bu amaçla da diyor ki: □ "Mondros Mütarekenamesini imzalayan kabine. bir telgrafıyla kurduruveriyor! Hiç kimse de gık demiyor.Ordu Komutanıykende (1916) Kurmay Başkanıdır. kabinenin M. 1. M. s. 3 Ekim 1919‘da ve Ali Rıza Paşa hükümeti zamanında. M. Harbiye Nazırlığını elinde tutmuştur.İzzet Paşa.Kemal'in telgrafına uyularak kurulduğu konusunda neden bu kadar kesin konuşuyor ve Vahdettin'i M.163) İsmet Bey. A. M.çekişme dönemini hiç bilmemek demektir. İsmet Beyin Harbiye Müsteşarlığına atanmasını isteyecektir ama o tarihten bir yıl sonra. Yıldırım Orduları cephesindeki bu bozgunun doğurduğu yılgınlıkla Mondros Mütarekenamesini imzaya mecbur kaldı.)263 A. (Atatürk'ün Hatıraları. sonra da.İzzet Paşanın hükümetinde yer aldığını yazıyorlar ki bu da yanlıştır.Cebesoy.M.148) Şu M.Tarihimiz. birbi rlerini gayet iyi tanıyorlar.İzzet Paşa tarafından Müsteşarlığa getirilmiştir. s.234) 4) Mısıroğlu. s.Kemal'in telgrafından daha önce kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.

Masum. İstanbul üzerine yürümek üzere Meriç sınırına yaklaşmıştır.121) Belleten. silah altındaki Osmanlı Ordusunun mevcudu da.290-309. konuşuyor. tartışıyor ve hüküm veriyorlar. mütareke istenmesinin sebeplerinden bindir ama tek sebebi değildir.l.265 İngiliz Generali Tawnshend. u ydurmalara. bu konudaki görüşünü. M. 8.Rıza Nur Dosyası adlı kitabımdan aktarıyorum: "Bu iddiada bulunanlar. Mustafa Cantekin. 1937 Müfit Özdeş. C.Kemal Paşa. Antakya-Halep kuzeyi arasında kurulan savunma çizgisini (aşağı yukarı bugünkü sınırımızı) tutmuş.Küçük.E.Küçük onu bildirmiyor: Mukaddes Tabanca. maksatsız. eklemelere. Suriye Cephesinin çökmesi.C. sayı 3-4. s.Ama bu kadar kudretli Paşa. belki de bundan daha fazla karşı koyabilirlerdi. A.160) 3 Aralık 1986 günlü Yeni Nesil gazetesinde yayımlanan açıklaması.267 Çünkü Avusturya hükümeti 14 Eylülde barış girişiminde bulunmuş.1. Allenby'ye daha dört-beş ay. Sultan Abdülhamit devrinde askeri okula girmiş. (Mondros. Çünkü ezilmemiş olan 2. C.Ordu ile az-çok toparlanmış 7. İkinci Bölümün sonu Notlar 1) 2) 3) 4) 5) Osmanlı hanedanından. daha sonra da erkan-ı harp (kurmaylık) sınıflarına devam etmiş. Bulgari stan 19 Eylülde mütareke istemiş. anılarında şöyle yazıyor: "Türkler. Dr."266 Haklı..61) Ama İstanbul'da panik erken başlamıştır. cayır cayır yazıyor. s. Daha da sunturluları. Ama biri biterken öbürü başlayan saptırmalara.. izin vermediği için adını açıklayamadığım bir sultanın.Kemal Paşanın rahmetli annesi konusundaki bu çirkin iddianın. cephe gerisi teşkilleriyle birlikte 400. arkasını Anadolu'ya dayamıştır.Yalman'ın Gördüklerim ve Geçirdiklerim adlı kitabının 2'nci de Buraya kadar ki iddia ve açıklamalardan anlaşıldığı gibi özellikle Vahidettinci yazarlar ve Y. anayurdun eşiğinde. M. yakın tarihimizin belli başlı olaylarını ya hiç bilmiyor ya da pek az biliyorlar. Mülakatın tam metni. çarpıtmalara. s. biraz tarih bilgisi olan bir kimse. Sultan Reşat zamanında paşalığa terfi etmiş. s.605-610. bir hesaba dayanmayan yanlışlıklar hoş görülebilir.1.000'i aşıyor. (Aktaran GRYT Ans. belki en önemli sebep bile değildir. Bu tarihte.1937. resmi adı Mekteb-i Fünun-u Harbiye-yi Şahane olan Harbiye'ye. Kuzey Yunanistan'da bulunan General Milne kuvvetleri de. O devirlerin şartlarını bilen.Ordu. hatta gerçeklerin açığa çıkmasına yardımcı oldukları için yararlı bile sayılabilirler. bir devri ve son üç Padişahı da küçülttüklerinin farkında değiller." (s. Ama mahcup olmaktan hiç korkmadan. nedense Harbiye Nazırı olmayı başaramıyor. sayı 2. Üçüncü ve Dördüncü Bölümde! bi an _8 . kasıtlı bir iftira olduğunu anlar. Belleten. Afet İnan'ın bu yazıyla bağlantılı bir yazısı daha var ki Y.268 Asıl tehlike buydu. kısacası masallara ne demeli? Bugüne kadar herhalde bu kadar çok yalanı birarada görmemişsinizdir. Sultan Vahidettin de kendisini fahri yaverine seçmiştir.

Y.. Böyle arabesk bir üslubu var. Çatalca'ya gönüllüler ve çetelerden başka.Ü.Tezler 5.Belen.Meşrutiyet İnkılabının Hazırlanması Rolüne Ait Bir Belge. Kurmay Başkanlığına Ali Rıza Paşa getirilecektir.Bayar.19. S.C. s. Yb.. Uğur Mumcu.C. Bildiri M. Uluğ İğdemir.456) Utkan Kocatürk.266.Ü.C.Unat. Atatürk'ün Yaşamı.6) 7) 8) 9) 10) 11) 12) 13) 14) 15) 16) 17) 18) cildinin 253.1937.9 vd. s.Yalman.456) Sayfalar arasındaki büyük farklara bakıp da aradaki sayfaları dikkate almadığımı sanmayın sakın. E. The Fail of Abdülhamit. s.Küçük daldan dala atlıyor.Cebesoy. (Maarif Vekaleti Y. Tezler 5. s. Prof. Ayrıca Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti'nden bir kurulun yazdığı.Orbay'ın anılarının devamını vermiyor.Şevket Paşanın karargâhı Harbiye Nezaretindedir.Ordu'dan. s. O zaman bunun manasını kimse anlamamıştı. Bazı arkadaşlar 'Hürriyet Ordusu' dediler. Y. 2. (K.Yüzyılda Osmanlı Devleti.. Halbuki bütün ordu hürriyet ordusu durumundaydı. Sınıf Arkadaşım Atatürk. cemiyetle ilgili açıklama ise 257. Atatürk'ten Anılar..Cemal olduğu anlaşılıyor. Jön Türkler ve İttihat ve Terakki.98. Şeriatçı Bir Ayaklanma/ 31 Mart Olayı. Mesele şundan ibaretti: İstanbul'a hitaben bir beyanname yazmak lazım geldi.Fethi Tevetoğlu." Hayat hikâyesinde yer alan bilgi şöyle: "31 Mart hadisesi üzerine Selanik'ten İstanbul'a hareket eden kuvvetlerin Erkan-ı Harbiye Reisliğinde (Kurmay Başkanlığında). Yorumu size bırakarak aktarıyorum: "M.583'de. s. komutanı Şevket TurgutPaşa ve Kurmay Başkanı K.. Ama artık Kurmay Başkanı değildir. s. 2.90 vd.g.Kemal'in 1919'a kadar devrimci mücadelenin dışında geçen bir yaşamı var (T.J.) Bu konuda ayrıca: H.32) Kaynak şu: Francis McCullagh. K. sayfalarında.E. 20.Hasan İzzet. A.625-629'daki rapor ve Sina Akşin.Bayur..104..Karabekir. (Doç. de bi an _8 . C. Atatürk'ün Askeri Kişiliği.. s.Kemal tarafından hazırlanmıştır. İmparatorluğun Çökuşü.Şükrü Bleda. Ne imza konulması münasip olacağını düşündük. Konuyla ilgili bazı kitaplar: İttihat ve Terakki Katib-i Umumisi M. sayı 3/4. s. kitabın Ç. (K. Hareket Ordusu İstanbul'a girince.Bayar. 31 Martta Yabancı Parmağı.614. Çünkü Y. Atatürk Arşivinden Seçmeler III'de var. 1. Doğan Avcıoğlu. bulunmuştur. Belleten.44).Karabekir Anlatıyor. Dr. Atatürk-İttihat ve Terakki.3 vd. sayı 102/ 1962. AAMD.R. a.. s. s. Ankara) Cemiyet önce Vatan adıyla kurulmuş. sayı 15/Temmuz 1989. H. Kendine güveni olmayan bir kişiliğe sahip görünüyor (s. Abdülhamid'in Düşüşü adıyla 1990'da yayımladı. 1931'de yayımlanmış 'Tarih III' adlı kitabın 141.Küçük. Fahri Belen.Kemal ile] Hareket Ordusu İstanbul'u işgal ile isyan bastırıldıktan sonraki günlerde.. Sina Akşin. Edirne'deki 2.Zürcher. s. s.e. (A.Dr."(T.F.52.daha sağlıklı bir yaklaşım içinde olması beklenirdi. sayfalarında bulunmaktadır. Y.kısım. s.Karabekir olan ikinci bir karma tümen daha gelecektir.304) M. Sonra sefirlere (elçilere) ikinci bir beyanname yazdık. Ben bu operasyon kelimesinin Türkçeye tercümesini düşünerek 'Hareket Ordusu' dedim.161. F..Tarih.C. Hayatı ve Eseri. Vatan ve Hürriyet. s.Dr. Yb.67.Sami Kızıldoğan. s.Kemal sözünü ettiği 'bazı arkadaşların' Alb.Sina Akşin. s. Vahidettinciler zaten böyle ama akademik kariyerden gelen birinden. Bak.65 vd. Atatürk'ün 2. ve 258. 2. R. 1910. s. İnsan topluluklarıyla ilişki kuramıyor (s. İttihat ve Terakki Cemiyeti.Karabekir. Milli Mücadelede İttihatçılık. 2. 1970'te yayımlanmış olan Şeriatçı Bir Ayaklanma adlı eserinde bol bol kullanmıştır.Küçük'ün ancak 1995'de varlığını keşfettiği bu kaynağı.34. kendi elyazısıyla olan taslak. Kazım Özalp. sayfasında da bu konuya yer verilmiştir.Şevket Paşanın karargâhında rastgeldikçe görüşürdüm.41). İttihat ve Terakki Cemiyeti.Salahattin...66. C. M. s. 2." (Y. KA Günlüğü.. sonra Vatan ve Hürriyet adını almış. M.Gülersoy'ca yapılan çevirisi.259) M.C. bir sıralama ve sınıflama yapmadan yazıyor. Bildirinin tam metni.Kemal şöyle anlatıyor: "Hareket Ordusu adını ben buldum. Türk İnkılabı Tarihi. s. F.10. s.42). Sina Akşin.37). Hareket halindeki kuvvetlerin durumunu göstermek için 'Hürriyet Ordusunun Operasyon Kuvvetleri' denildi. Oysa Orbay diyor ki: "[M.Hikmet Bayur. Belleten. Politikaya ve özgürlük mücadelesine uygun bir yapısı yok (s. London.

C.. İan Hamilton.Kitaplar. s.Yb.Kemal istemeden görev almışmış. s. 3. s. Mahmut Şevket Paşanın Günlük Not Defteri. yaralılardan 18.3. yaralı. s. 26) Erik Jan Zürcher. 1912-13 Balkan Harbinde Şarköy Çıkarması ve Bolayır Muharebesi. s.746= 75. (Çanakkale Cephesi.. 1. Mufassal Osmanlı Tarihi.289. daha sonra Bolayır Kolordusu adını alacaktır. s.618.Cumhuriyet gazetesi. Çanakkale Cephesi. 3/1965.16) Birkaç satır aşağıda da.. Haziran 1938.143. On Yıllık Harbin Kadrosu. kayıp. s.211. 20. Sofya ATASEmiliterliğine atanarak 'uzaklaştırıldığını' ileri sürüyor. 31) Çanakkale Cephesi.8). s. Dolayısıyla Ermenilere karşı oluşturulan Osmanlı politikasında doğrudan Almanların parmağı vardır.108.Kitap.. U.Tevetoğlu ise. ve 3.. Bu iddiasının birdayanağı var mı? Var tabii. 25) Kur. sayı 15) 29) Fahrettin Altay. ayrıntılı bir inceleme var: Kur.Mısıroğlu yayımlamıştır. BTT Dergisi. İ. Bu birşey değil. M. Atatürk'ün Yaşamı. Komutan Atatürk. 158 şehit. yine aynı yılda Alman Genelkurmayı tarafından planlanmış olan Türk-Ermeni dramlarının savunmasını üstlenmek durumunda kaldık.19 vd.Kitap.. 27) C.27) 22) Bu konuda 228 sayfalık. 1. Fethi Okyar ve Cemal'in (Büyük Cemal Paşa) ısrarıyla kabul ettiğini yazıyor.81. s. F.Kemal'den M. yaralılardan 24 bini. M.Sertoğlu. 3.009 kişi katılmış.Kemal'in) zaferiymiş gibi göstereceğiz derken. zorla demektir.g. kendi kutsal saplantıları! 20) Bu ne güzel fos istek.Şevket Paşanın Günlük Not Defteri. 1.164 vd. Gelişmeleri sık sık Madam Corinne'e yazıyordu. tedaviden sonra yeniden cepheye dönmüştür. İngilizlerin Gelibolu Seferinin Resmi Tarihi..500 ve 4 sayılı cetvel. s. s.276) 32) Özetin dayanakları: Çanakkale Cephesi. Şehit sayısı: 57. 33) Çanakkale Cephesi. AAMD. 3. Mürettep Kolordu diye anılıyor. 1915'te bütün Osmanlı ordusunun üst birimleri Almanlara teslim edilmişti ve bütün istihbarat doğal olarak onlarda toplanıyordu.1986. sayı 13/ Mart 1986 vd.Yb. M. 3.Kemal Sofya'da iken burada kendisine bir de Fransız sevgili bulmuştu. 28) Zürcher. ATASE Y.Hikmet Bayur.475. bu ne güzel boş hayal! 21) Kısaca. "Gördüklerini bir objektif sadakatiyle tespit ve ifade etmiştir" diye övdüğü yazarın kitabını okumadığı anlaşılıyor. İstanbul'da yaşadığını yazıyor.500) Hastanelerde ölenlerle birlikte genel şehit sayısı: 57.e. s.Özalp "Fethi Beyin teklifiyle. Tuğg.108. Gallipoli/ Çanakkale Geçilmez. başarılı bir yarbayın (yani M. [. istemeden. Ankara.35. Hayat dergisi. yaralı sayısı: 96.F. Fahri Belen.Belen.203) 34) Alan Moorehead.Dilipak da diyor ki: "M..Kısım.. s. s. 3 Kasım 1914-18 Mart 1915 arası toplam zayiatımız ise 21 şehit ve 4 yaralı subay. 35) ÇetirıAltan şöyle devam ediyor: "Biz Alman Feldmareşalinin bir anlık zaferini. s.Kemal'in ATASEmiliterliği. (a.] Bin yıl birlikte. Genel kayıp (şehit. tıbbiyeli ve okur-yazar olduğu sanılmaktadır.499. 2. yüzlerce belgeye dayalı.. idari Faaliyetler ve Lojistik. s. 23) F. 24) A. Dilipak'ın asıl yanlışlarını ve emsalsiz incilerini ilerde göreceğiz. Ama önsözünde.Yüzyılda Osmanlı Devleti." (Cumhuriyete Giden Yol.Şevket Paşaya [Mektup]." diyor (Atatürkten Anılar. İttihat ve Terakki Kongresinde yaptığı ve dernek yöneticilerinin görüşlerine ters düşen konuşması yüzünden. s. M. s.Erikan. (Atatürk ve İttihat ve Terakki. (Birinci Dünya Harbi.164 vd. Askeri Yönüyle Atatürk. İsmet Görgülü.847. 197 yaralı ve 1 kayıp er. Yirminci Yüzyılda Osmanlı Devleti. Türk İnkılabı Tarihi.Aspinall Oglander. s. 1993) Savaşa ikmal erleriyle birlikte toplam 350. Hayat dergisi.830. On Yıl Savaş ve Sonrası.C.084+18. Madame Corinne'in İtalyan olduğunu.Kitap. mülkiyeli. 109 sayılı Askeri Mecmua'nın tarih eki.C.İğdemir. (s. Alan Moorehead.20 vd.sayı/1965. 6. sarmaş dolaş yaşamış insanların bir anda birbirlerinin boğazına 19) de bi an _8 .Hüsnü Ersu.'Kerhen'. M. Tam adı 'Bahr-i Sefit (Akdeniz) Boğazı Kuva-yı Mürettebesi. Gelibolu Günlüğü.113) K. 5. (s. (Askeri Yönüyle Atatürk. esir) sayısının yüz bin kadarının öğretmen. s. 2.Hüsnü Ersu.Kitap. 30) İşin komik yanı.084.746'sı hastanelerde ölmüştür.Hakkı Okday'ın anılarını K.. Ayrıca.

28 Temmuz 1996) Birinci Cihan Harbine Neden Girdik. Hayat Tarih Mecmuası. Kamuran Gürün. sunuş.36) 37) 38) 29) 40) 41) 42) 43) 44) sarılması.. 1992) Çetin Altan.Wallach. Trabzon (1895)." Aktüel yazarı.Görgülü Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. Richard Humble. s. Osmanlı Ermenileri. Yıldız suikastı (1905). araya Osmanlı politikacısını tanıyan yabancı bir Genelkurmay girmeden olamazdı zaten. tarihi belgeler ış»ğında yapılan ve farklı bir perspektif içeren bir analiz.. 1915 yılında..McCallum. Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik? İlhan Selçuk. Neşe Düzel'le yaptığı konuşmada da tekrar ediyor: "Çanakkale Savaşı'nı. Yakın Tarihimiz. Ankara. U-14 ise bir İngiliz denizaltısını batırır.6. (Dr.. Adana (1909) gibi birçok kanlı ve üzücü olayın izlediğini sanıyorduk.C.. H.511) Liman Paşa anılarında şöyle diyor: de bi an _8 . Van (1896).Yüzyıl Tarihi.g. İngiliz ve Rus etkisi ile geliştiğini. Konuyla ilgili birkaç kitap: Esat Uras.126..345. Ve Türk-Ermeni dramlarından sorumlu olan yabancı genelkurmay. Elazığ vb)." 28. Doğu Cephesindeki ordularımızı takviye için yola çıkarılan perakende birlikleri vurmaları. İngiliz armadasını Akdeniz'de karşılamadı da. Yas günü olması lazım. Eğer Aktüel yazarı. ATASE Y.. AAM dergisi. s. askerden kaçmaları. Almanya Türkiye'ye ve Akdenize çeşitli zamanlarda.Yüzyıl Tarihi. 1966/1.sayı. 1. Mart 1994.. bu amaçla çeşitli dernek ve terör örgütleri kurduklarını.. 3. Bilal Ş. H. Türk İnkılap Tarihi.20 vd.İ. Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi. bu görüşleri 8 Temmuz 1996 günlü Yeni Yüzyıl'da. 1. 1. 1. 'gerekenlerin başka yere nakil ve iskan ettirilmeleri hakkındaki i 3 maddelik kanun kabul edilmiştir. 13 denizaltı yollamıştır. Sason"(1893). Van. yer yer ayaklanma hazırlığı içinde olmaları. Çanakkalesi Cephesi.. bu yanlışların işi ne? Nilgün Cerrahoğlu ile yaptığı sohbette de aynı görüşü savunuyor: ""250 günde 250 bin kişi öldürülür mü? Bu oldu Çanakkale'de.Tuchman. Meğerse hiçbiri olmamış. Atatürk'ün Bana Anlattıkları.201 vd.Altan'ın yazısını doğru özetleyip aktarmışsa ve Çetin Altan da şaka yapmıyorsa. Çanakkale Savaşı'nın aslında bir yas günü olması gerekir.. Korkunç Takip. Dr.12:2. bazı yerlerde ayaklanmaları (Zeytun. Ermeni Sorunu.e. (Kanun metni için: S. a. Triumphe ve Majestic'i.B. Belgelerle Ermeni Sorunu. bizim köylülerimizi kalkan olarak kullandı ki? Kendi armadasını riske etmedi. şu tarihi belgeleri açıklasa da optik yanlışlıklarımızı düzeltsek. s. Ermenilerin 1880'de isyan hazırlıklarına koyulduklarını.J. Yüzbaşı Selahattin'in Romanı. 3. s.Bayur. Berlin Genelkurmayı idi.Ks. bir anda birbirlerinin boğazına sarılırlar. Aktüel yazarı diyor ki: "Çetin Altan'ın söyledikleri.' Allah Allah! Biz de saf saf.Atay. bunu mesela Kumkapı (1890).7-38. iddia şu: 'Bin yıl birlikte.Sason (1897). sarmaş dolaş yaşamış olan Türkler ve Ermeniler. 1. Bitlis. s.382 vd." Türk-Ermeni konusu.. F. bu çalışmanın sınırları dışında ama birkaç satır yazmadan da geçemeyeceğim. 250 gün içinde 250 bin kişi öldürmeyi de müthiş bir başarıymış gibi gösterirsiniz. Ermenilerin Ruslara casusluk yapmaları. Ermeni Dosyası. Muş.Kitap. Ermeni Dosyası.Tansel. 20 Haziran 1890'da Erzurum'da ilk ayaklanmayı başlattıklarını. Amasya (1895).157.C. Ç. Hayat Tarih Mecmuası.. Osmanlı Bankası (1896).16 vd. askerleri kaçmaya teşvik etmeleri gibi olaylar üzerine 14 Mayıs 1915'te. Bunlardan U-21. Bab-ı Ali (1895). s.. s. s.. mesela s.C. s.Niye Alman donanması. 4. her şey 1915'te ve bir anda başlamış. Mim Kemal Öke. s. Ermeni sorununun 19.C. Binlerce araştırmacı hayal görmüş. Berlin Genelkurmayının araya girmesi sonucu. Amiral Dönitz'ın Hatıraları. " (Milliyet.Şimşir. Rauf Orbay. Kazım Karabekir. 2.sayı. R. Diyarbakır (1895). 1.C. Zeytun (1896).R. 20. Mondros'tan Mudanya'ya. B.. s." Onca doğru sözün arasında. Bir Askeri Yardımın Anatomisi (1835-1919). Birinci Dünya Savaşı başladıktan sonra. Yozgat (1893). İstanbul'un Doğusunda Bitmeyen Oyun.L.Bayur. Bunları hiç kimse kurcalamaz. 1967/10. birçok milletlerarası evrelerden geçtiğini. Merzifon (1895). Prof. 136. 20. yüzyılda ortaya çıktığını.

"ufacık bir karaya ne hayasızca tahaşşüd (yığılma)". (Radyo ve Televizyon Yüksek Kurulu'nun 5.Kemal'le beraberdik. Türkiye'de Beş Yıl.472. Milliyet gazetesinde. 1922 yılında yayımlanan anılarına Malta'da başlamıştır.Akif in şiirini ya okumamış.746. deniz savaşlarıyla mı ilgili? O şiir de.6. 7. Çanakkale Anıtı için sanatçılara yaptığı duyuruda. "lağım". yazmaktan okumaya vakit bulamıyorlar. ben deniz cihetine bağlı idik. 18 Mart sabahı böyle başlamıştı. s. ülkeyi yönettiğini ileri sürmek için yalnız tarih. usule ve savaşın gereklerine denk düşmüyor. Yalnız.19.77) de bi an _8 . Çanakkale Geçilmez.1988 gün ve RTYK-01. hukuk ve siyasetten haberli olmamak yetmez. (Liman von Sanders. Sultan Reşat hakkında da tam bir bilgisizlik içinde yüzmek şarttır.Kemal'in verdiği bu kısa bilgiye bile gözükapalı itiraz ediyor ve diyor ki:" Söylediklerinin gerçekle hiçbir ilgisini bulamıyorum. "Avustralya ile beraber Kanada".000 olarak verdi.. M.4. şöyle bir başlık atmış: "Bize Hiç de Böyle Anlatmamışlardı". 18 Mart gününün sabahı Cevat Paşa hazretleri. s. M. s.Kaplan. "tüfek" gibi sözler.121. 3. Efsane gerçeği bastırıyor! [Hastanede ölenlerin sayısının doğrusunu. dolayısıyladır." (Yakın Tarihimiz.15) Y. anlaşma gereğince bir üst rütbe ile çalıştı (müşir/mareşal)." (T. s.11. Yani feldmareşal olmadı. İşte. şehit sayısını 253. "tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya". meşrutiyet döneminde.A. Fatih Çekirge'de de göreceğiz. elbette okulda anlatılmaz. Arıburnu Savaşları ve 27.Küçük. bu kitabın 111-135. Çanakkale Savaşı'ndaki kayıplarımız için şöyle yazıyor: "250.88/0232 sayılı yazısına bağlı rapor.1995.Alay. Düşman donanmasının ilerlemekte olduğunu görünce. Kendisine Seddülbahir sahil mıntıkasındaki tertibatı göstermek üzere beraber Kirte'ye gittik. A.71) Doğrusu. Milliyet) Böyle ayrıntılar ve özel konular.) M." (Türkiye'de Beş Yıl.18. Maydos yakınındaki karargâha giderek. yayımlanmış ve okunmayı bekleyen pek çok kitap var! Üçüncü Bölüm.77. Seddülbahir'e gittik.. s.Kemal'in açıklamasına. "Hindu". M.Ü.293) Kültür Bakanlığı da.C. tıpkı Çanakkale Günü gibi bütün savaşları kucaklamaktadır. (22. s.99) Albay Şefik Aker.Kemal ile Mülakat. Bu konuyla ilgili. Alman İmparatoru tarafından. Maydos'ta bulunan karargâhıma geldi. vaktinden önce süvari orgeneralliğine yükseltildi (1914). Türkiye'ye tümgeneral olarak geldi (1913).1." (M. sayfaları Liman von Sanders'le ilgilidir ve çok ilginç ayrıntılar içermektedir) Mısıroğlu. s.. Cevat Paşanın. bir daha veriyorum: 18. Asıl tartışılacak üst sorun şu: Savaştan kaçınmak mümkün müydü? Savaş böyle mi yönetilmeliydi ya da nasıl yönetilmeliydi gibi sorunlar. bir ihtiyat tümenin yarbay rütbesindeki komutanını ziyaret etmesi imkân dahilinde görülmüyor. Şiirde geçen "en kesif ordular". s. Alan Moorehead.45) 46) 47) 48) 49) 50) 51) 52) 53) 54) "Denizaltılarımızın Çanakkale'de gösterdikleri faaliyet sonunda. 1919'da Almanya'ya döndü ve orgeneral olarak emekli oldu.000 şehit ve 150. Türkiye'de. paragrafta aynı şaşırmayı. şiir dışı bölümler ve bu bölümleri destekleyen görüntüler de vardır. Anlaşılan bu sevgili gençler. Cevat Paşa özetle diyor ki: İlk gün M. asıl Sefa Kaplan şaşırmış görünüyor! Belli ki bu konuda pek hazırlıksız.500] Programda yalnız şiir değil. ya da gerçeği bile bile çarpıtıyor. ancak bu temel sorunun çözümünden sonra anlamlı bir irdeleme konusu olabilir. s. sözü Cevat Paşa'ya bırakmak olacak. Sultan Reşat'ın.C. s. 1918'de İngilizlerce tutuklanarak Malta'ya sürgün edildi. s.Kitap. Çanakkale. 1. ders dışı kitaplardan öğrenilir. Gül Dirican da. İngiliz harp gemilerinin muharebe meydanından çekildikleri yolunda Alman gazetelerinde yer alan haberler tamamen yanlıştır. Bir Yardımın Anatomisi.. 18 Mart 1996 günü. O esnada ilk düşman mermisi başımızın üstünden geçerek Alçıtepe'ye düştü. rütbesi bazı politik sebeplerle.Pallis'in Yunanlıların Anadolu Macerası kitabını okuyunca şaşırmış ve kitabı tanıtmak için yazdığı yazıya.000 hastanelerde vefat etmiş yaralı. ya okumuş anlamamış. Tezler 5.Kemal 18 Mart ile ilgisini Ruşen Eşrefe şöyle anlatır: "Benim bu harekâtla alakam. M." (Lozan. O kara cihetine. Gelibolu'da. geriye dönüp Alçıtepe yolunu tuttuk.

sayfada 'Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı" olduğunu açıklamış.Kemal olduğunu' yazdığını ve R.222-228) Y. zaferin bütün şerefini.8.sayfa) Birçokları gibi onun da rütbesi." (Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları.Adil anılarında şöyle yazıyor: "[Savaş sona erince] hepimiz bu büyük günün zaferinden dolayı kumandanımızı usule göre tebrik ettik.Mühlmann ise. Üsteğmen Gehl'in. 18 Marttan az önce yerleştirdiği mayınların da bu zaferde rolü olsa gerektir" diye yazıyor. M. Prof. 1756'dan 1939'a kadar Türkiye'de vazife alan Alman subayları açıklayan Duetsche Offiziere in der Türkei isimli kitapta da bu isim ve hatta benzeri dahi yer almamaktadır. Gelibolu kıyısına geçmiş ve saat 14. bu hayat hikâyesini. Nutuk'un 3. Daima başkalarını yüceltmiştir. Ayrıca bu isim diğer kaynaklarda hiç yer almadığı gibi Almanlar tarafından hazırlanan. sabah erkenden Çanakkale kasabası civarında bulunan karargâhından. sayfada "Çanakkale'de topçu komutanı" diye tanıtmış. albaydır. (Türkiye'de Beş Sene.Altan bu sözleri.Eşrefin 1918'de.Kemal ve Kurtuluş Savaşı hakkında. s. "17. gazeteci Velit Ebüzziya Beyin sorduğu 21 sorudan birinin cevabı olarak. 18 Mart 1915 günü paşa değil. Bu kısa hayat hikâyesinde.118. Bunun en iyi örneği. ciddi bir inceleme yapmışcasına fikir yürütüyor! M.Dr. süvari olarak Yüzbaşı Reyder'in değil. Kendini. Oysa tam ve doğru metni. Churchill diyor ki: "1915 yılında bütün Avrupa'da. Ama M. s. Murat Belge ve Asaf Akat. Nusret gemisinin bahriye mühendisi Reyder'in komutası altında olduğunu' yazıyor. dolaylı olarak bile övdüğü bir tek konuşması yoktur! A. sadece o güne kadar bulunduğu görevleri sıralamaktadır. AAMD. Nusret'in döktüğü mayınlar kadar harbin devamına ve düşmanın istikbaline müessir olacak bir başarı gösterememiştir. o günden bu yana da defalarca basılmış olan Nutuk'u bile okuyup incelememiş.E. (F.İsmet Görgülü." (Hayat Mücadeleleri. 29 Ekim 1996. '18 Marttan az önce yerleştirilmiş mayınlarla1 ilgisi olmadığını.Aybars.00'e doğru dönmüştür. Liman Paşa. sıradaki (?) birisinin. S. "Türkiye'de mayın uzmanı olarak çalışan Üsteğmen Gehl'in Erenköy körfezine. söz konusu hayat hikâyesini. Dr. Milliyet. insanlarımızı bilmedikleri konuda konuşmaya ve ahkam kesmeye zorlayan özel ve gizli bir yasa mı var? Ergün Aybars. 1934'te yeni yazıyla basılan. Churchill'in anılarında. Milliyet gazetesine ek olarak yayımlanan İstiklal Savaşı Gazetesi'nde (1969-70) gördüğünü yazıyor. Dr. Hayret! Y. 68. Mete Tuncay. sayı 28/ Mart 1994) de bi an _8 . programında söylemiş ve katılanların düşüncelerini sormuş. Nusret gemisinin günlüğünde. M. Mart 1972) Bu başarıya Almanlar ortak olmaya kalkışmışlardır. yaveri Cevat Abbas'a dikte ettirmiştir. cildinde var: 144 no.83) Cevat Bey. 'siyasi yaşamını yirmi yıl ileri atan ve Savaş Bakanı Lord Kitchener'inkini yıkan kişinin.Küçük.Küçük ilk kez 1927'de eski yazıyla. Yüzbaşı Hakkı'nın adının yazılı olduğunu açıklıyor ve diyor ki: "Bir bahriye mühendisinin bir gemiye komutan olması çok uzak bir ihtimaldir. 'Boğaz ortasındaki mayın hatlarının düzenlenmesinde çalıştığını. Hizmetlerinin değerlendirilmesini ise geleceğin gerçeğe saygılı tarihçilerine bıraktığı anlaşılıyor.Ergün Aybars'ın da katıldığı ve kendisinin yönettiği. Ayrıca Anafartalar Günü de kutlandı.Altay. Dinamit adlı Tv.1924'te Dumlupınar'da yaptığı konuşmadır. 30. nihayet doğruyu keşfedip 71.Dr. Ama program.55) 56) 57) 58) 59) 60) 61) Bu gelenek ilk defa bu yıl (1996) değişti.Küçük'ün. 18. 12 dakikalık bu bölüm makaslanarak yayımlanmış! (Prof. 'Anafartalar Kahramanı M. milyonlarca insanın hayatına mal olan büyük taarruzlar yapılmıştı. Demek ki Y. arkadaşlarına ve ordunun subay ve erlerine paylaştırmıştır. 40. s. daha önce bir derece aşağı indirilmiş olduğu için Cevat Çobanlı. S. kendini övmüş değildir ki. daha Dünya Savaşı bitmeden. s.59. sayfada "Boğaz'ı savunan komutanlardan" olduğunu yazmış.Kemal ile Mülakat' yaptığını söylemiş. Ama yanlış tarihte.75) Ama bir sonraki dipnotta sözü edilecek olan eserde.Kemal hiçbir zaman 'kahramanlık iddiasında' bulunmuş. cephenin gerçek kahramanı olamayacağını" ileri sürmüşler.Adil'i.Kemal.lu belge. Fakat bunlardan hiçbiri. sayı 2. s." (Hayat Tarih.

şöyle yazdığını aktarıyor: "İtiraf etmek gerekir ki İngilizler. uysal bir ihtiyar olan" Alman Amiral Marten Paşadan geldiğini açıklamaktadır. (1.0rdu Komutanı Cevat Paşa (Çobanlı) cephenin kendi bölgesinden yarılacağını anlamıştı. Sayı 19. Ilgar'ın açıklamaları ve yorumları ile dolu. s. s. bir istihkâm bölüğü idi.Carl Mühlmann'ın yazdığı 'Çanakkale Muharebesi-1915'tir. Hayat (1959) ve Hayat Tarih (1965/3) dergilerinde de yayımlanmıştır. ağır muharebeler ve zayiat yüzünden kısa zamanda 40'a düştü. yay.221) Almanların olayla ilgisi. İstanbul.121) Çanakkale Savaşına katılan Türklerin sayısı ise 350. s. dizinin 16.] Vatanımızın müdafaasında kalp ve vicdanları bizim kadar daraban etmeyeceğine (çarpmayacağına) şüphe olmayan.Adil de. s. s. AAM dergisi.Kemal'in rolünü küçültmekten başka bir şey düşünmeyen GRYT Ansiklopedisi.100. Çanakkale muharebeleri sırasında hizmet gören tek ve biricik Alman birliği geldi. 3.. Hindli bir asker. haz. İngilizlerin Gelibolu'dan sessizce çekilmeyi başarmaları üzerine. İhsan Ilgar. çok dikkatli okumak gerekiyor. Liman Paşanın yanlış planını savunuyor.0rdu yok olur. Bu birlik." (Çanakkale Zaferi Üzerine Alman İddiaları. İngiliz taarruzunu inatla doğu kanadından bekleyecektir. sayfalarında bulunuyor.C. o noktaya kadar zaferi bir Türk-Alman ortak zaferi olarak gösteren yazarın. mayınları hazırlayıp atanların da Yüzbaşı Hafız Nazmi ve arkadaşları olduğunu. ikinci ve son batarya ise Aralık 1915'te gelecektir. daha sonra ortaya çıkmış bir tutum değil! 9. Ama Liman Paşa görüşünü korudu. ancak bu son mayınları dökme teklifinin. Liman Paşanın yeni yayımlanmış olan anılarını çok ağır bir dille eleştirmekte ve 'ellerini Türk kanıyla yıkadığını' yazmaktadır. 200 mevcutlu bu bölük.. bu kadar. cildi.) Bu da gösteriyor ki Liman Paşayı eleştirmek.101.S. 105) Almanlar kâra ortak çıkıyorlar.000'dir. bizim memleketi tanımadığı ve layıkıyla tetkikatta bulunacak kadar bir zamana malik olamadığından. beslenme tarzı. cephe yarılır ve dağılır. 20.5. ilk batarya 15 Kasım'da. 307 sayfalık kitabın üçte biri.81.. bizim orduları. Esat Paşanın anılarını. Yüzyılda Osmanlı Devleti. Bu anıların bir kısmı.62) 63) 64) 65) 66) 68) 69) 70) 71) de 67) Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı Yb.. "sevimli. Çanakkale Cephesi adlı askerî tarihin 1. Çanakkale ile ilgilidir. sahilde ihraç (çıkarma) noktalarını kamilen açık bırakacak tertibat almış ve düşmanın karaya asker ihracını teshil eylemiştir (kolaylaştırmıştır). s. s. 3 Mayıs 1915 günlü bu çok dikkate değer yazıdan bazı parçalar: "Sanders Paşa hazretleri bizi. Liman Paşa'nın planını açıklayan 26. Dr. zararı Türklerin hesabına yazıyorlar. Esat Paşanın 6 cilt olan anılarının sadece 3.Belen.107) bi an _8 .278..Görgülü.İsmet Görgûlü'nün verdiği bilgiye göre. Baha Matbası. Bunun dışında Çanakkale'ye Almanya'dan başka kuvvet gönderilmedi. 8. Liman Paşa Suriye Cephesindeyken de.Tümen Komutanının yeni düzene yazılı itirazı: Çanakkale Cephesi. Türkleri aldatmaya ve şaşırtmaya çok güzel muvaffak olmuşlardı.Kısım." (F. gerekli yazım işaretleri konulmadığı ve tutarlı bir sayfa düzeni yapılmadığı için bunlardan ayırdetmek hayli zor. 8. Yahya Kemal gibi sivil bir yazar bile. [. Haziran sonuna doğru." (Türkiye'de Beş Yıl. [. (Hayat Mücadeleleri. kaptanın Yüzbaşı Hakkı. İngiliz ordusu batıdan (deniz kıyısından) taarruza geçer. iklimin etkisi. Kasım 1990) 20.1915 günlü yazısı ise 218 220.G." (İ. s. Kasım 1915'te. Cildi. başta von Sanders olmak üzere bütün Almanlar. ayın 19'unda deniz kıyısından (Batıdan) büyük ölçüde bir taarruz yapılacağını haber verdi. Türk İnkılabı Tarihi.] Çanakkale harp sahnesinde bulunun Alman er. Kitabının 212-216.224. 2.0rdu emrine.. (Eğil Dağlar. İlk Alman topçu cephanesi Çanakkale'ye savaş sona ermek üzereyken.Bayur. Belen özetle diyor ki: "Bu onda 'sabit fikir' haline gelmişti. Esat Paşanın Çanakkale Anıları. Yüzyılda Osmanlı Devleti.161 vd. astsubay ve subayların sayısı ise en çok 500 kişiye çıkmıştır. 28 Mayıs 1921 günlü İleri gazetesinde.366) H. Atatürk'ün Arıburnu Muharebeleri Raporu ve Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe Adlı Eserlerinde Yer Almayan Emir ve Raporlardan Bir Demet. İ. Ne hoş ticaret! Alman katkısının derecesini Liman Paşadan dinleyelim: "5.93. Dr. sayfalarında. Türk görüşünü belirleyen belgeler. 1. s.Görgülü. 1975. Alman Arşiv Kurulu 1927'de Genel Harp Olayları dizisini yayımlar. Kitap. M.

çıkarmanın merkez kesimine yapılacağını değerlendirmiş ve Çanakkale savunmasını buna göre planlayıp kurmuştu. İ.102.255) Y." (Esat Paşanın Hatıraları.Altay. ilk kez.Alayın Tarihçesi. 1918 yılı Mart ayında ortaya atılıyor. bunun başarısı. Kitap'ta bulunun 13.James de İngilizleri. Komutanlığın yabancı ele teslimi ve bu planın tamamen tersinin uygulanışı cidden çok üzücüdür ve bize çok pahalıya mal olmuştur. Yanya Savunması ve Esat Paşa. s.87. kahraman susuzluğu yaşayan ülkede. (s. Ama komutan ve ordu aynı milletten değilse. Fakat geç kalınmıştı." (s.Bayur. s. s. s. s.Küçük kitabının bir başka sayfasında da şöyle yazıyor: "Kemal'in Anafartalar Kahramanlığı.] Liman von Sanders'te bir Saros fobisi vardı. zaferi komutana izafe etmek bir gelenektir.23 . Y. 12-18 Mart 1992) Bu konudaki Türk eleştirisi çok kısaca şöyle: Gelibolu'da. S.Küçük ise şöyle yazıyor: "Gelibolu'da hiçbir komutana 'kahraman' denmez. bu bakımdan düşmanı eldeki kuvvetlerle kıyıda karşılamak mümkündü. 137. subay ve birliklerine öncelik ve ağırlık vermiştir. s. Sadi Borak. s.Görgülü.398) Söz konusu yere bu adı 3. Yanya Savunması ve Esat Paşa."(Aktüel.Ordu Komutanlığına atandığı için Çanakkale'den ayrılmıştır. General Lütfi Doğancı. "3. nitekim madalyalar Sultan'a ve direnişi yöneten en üst düzey komutanlara veriliyor. [.Ü. film. krokiler. hevesli ve genç bir gazeteci-yazar olan Ruşen Eşref tarafından. On Yıllık Harbin Kadrosu. Çanakkale Cephesi. kitabın sonunda Esat Paşanın kendi yazdığı hayat hikâyesi var.473) Savaşın başından 10 Aralık 1915'e kadar. Esat Paşa da anılarında şöyle diyor: "Bu tarihi adın günlük emirle yapılmasını ve haritalara kaydını emrettim." (T. Esat Paşa anılarında bu madalyaların verilmesini 27 Mayıs 1915'te kendisinin önerdiğini yazmaktadır.Görgülü. İ. H. Türk Komutanlar ile Liman Paşanın planı arasındaki büyük farkı göstermektedir.1919 yılı yaz ortalarına gelindiği zamanda bile.93.24) Komutanla ordu aynı millettense. Liman von Sanders. No. Bu nedenle 5. özel durumlarını görememişti.359 (Harp Tarihi Dairesince verilen bilgiye göre). s. s. milli tarihlerde ve genel olarak edebiyatta bu geleneğe pek uyul madığını gözlüyoruz.Hayatı ve Eseri. Çanakkale Savaşı yazarlarından Avustralyalı Alan Moorehead. Atatürk. Atatürk. düşmanın Türk direncini çökertebilmek amacıyla çıkarma yapabileceği kesimler çok azdır ve bellidir.72) 73) 74) 75) 76) 77) 82) 83) 84) 85) 86) 87) 88) de 79) 80) 81) bi 78) Çetin Altan da savunuyordu: "Çanakkale şayet zaferse. Çünkü harekâtın tüm planlarını o hazırlamıştır.102.Kolordu Komutanı General Esat. " (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. televizyon dizisi). s. Alman komutan. Tezler 5. sayı.K. 57.. 3. Çanakkale Cephesi Komutanı Alman generali Liman von Sanders'e ait olmak gerekir. Esat Paşa da savaşın başından 3 Kasım 1915'e kadar hizmet görmüş..Tümeni güney bölgesine göndermesi için verdiği bir emirle Ordu Komutanını uyardı. doğal olarak daha çok Anzakları anlatır. 1.R. 3 Kasımda 1. Liman Paşa da anılarında.Tümenleri o bölgeden ayırmıyordu. (Yanya Savunması ve Esat Paşa. Suriye cephesindeki savaşlardan söz ederken. Yanya Savunması ve Esat Paşa. Nihayet Başkomutanlık (İstanbul) bunun farkına vardı ve 26 Nisan akşamı 5.79 ve 82. s. Hayat an _8 . Kolordu Kurmay Başkanı Fahrettin Bey (Altay) vermiştir (F.Adil.235) Çanakkale Cephesi. s. ve 15. (Hayat Mecmuası.4." diye yazıyor. ve 7.102.Küçük'ün bu tür dayanaksız yorumlarına ve gerçeğe aykırı iddialarına daha çok tanık olacağız. 88. sayı 29 /1959) Kaynak taraması yapmadığı anlaşılan Y.93). her milletin kendi komutanlarını ya da birliklerini öne çıkardığına tanık olmaktayız. On Yıl Savaş. bunun fazla tutmadığı anlaşılıyor.. İngiliz R.. Bu taarruzun büyük kayıp ve başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Sondenstern'in yerine Weber Paşa atanır. "Liman Paşa ne yazık ki bölgeyi yalnız bir iki motor veya otomobil gezintisi ile pek yüzeysel bir bakışla görmüş. 36. ikinci Dünya Harbindeki muharebeler anlatılırken (roman.

1959) Esat Paşa. R. M. 1927) kitabından bir paragraf aktarıyor. 92) Tarih ve Toplum dergisinin 16.Kemal'i öven bütün bölümlerin uzağından geçiyor.634) Bu yüzden Türk harp tarihlerinden yararlanmaktan kaçınıyorlar. (Lozan. Fakat bu iki yazarın savaş hakkında verdiği bilgilerin tamamını aktarmıyor.Küçük'ün "Çunuk Bayır" dediği yer. kendisine doğal bir yardımcı kazanmış. ".34) 90) "Ey bugüne şahit olan sarp hisarlar / Ey kahraman Mehmet Çavuş siperleri / Ey Mustafa Kemaller'in aziz yeri / Ey toprağı kanlı dağlar. Açık. şiir ve fotoğraf.C.C. Bozkurt'un tamamı. s. gerek stratejik. Askeri Kamus.Mecmuası. Mısıroğlu da "Şunuk Bayırı" diyor. Ama 'Genelkurmayın yayımladığı kitap' diye tanıtıyorlar. Şöyle diyor: "Hayatımın son yıllarında duyduğum en büyük zevk. Çev. 19 Mayıs 1919'a kadarki bölümü. gerek taktik hareketlerde. yanık yerler. şöyle bir tarayıp ya da birine taratıp yalnız işine gelen birkaç paragrafı almış.Tezler 2.C.Eğitim Bakanlığının 1957 yılında. (Armstrong ve kitabı hakkında." (Kur. tarih eğitimiyle hiçbir ilgileri olmayan emekli subaylara açmak. Çanakkale Geçilmez.Küçük'ün bile "M. GRYT Ansiklopedisi yazarlarının dayanakları ise. s. Küçük de. orta öğretim öğrencilerine parasız dağıtılmak için bastırdığı 103 sayfalık bir anma kitabıdır. (T. İngiliz harp tarihinden de uzak duruyorlar." (S. olduğuna göre harekâtı zorlaştırır ya da kolaylaştırır. "Savaş tarihi arşivlerini. M. çünkü o da M. Peyami Safa'nın çevirisiyle. "1915'te Çanakkale'de Türk" adlı tek bir kitapçık.101) Kitapta. 96)Çanakkale savaşları hakkındaki İngiliz harp tarihini yazan General Aspinall Oglander diyor ki: "Conkbayırı'nın 1915 Ağustosundaki hayati önemini veya bu yüksek noktanın İngilizlerin elinde bulunmasıyla Türklerin maruz kalacakları tehlikeyi anlamak için pek az bir askeri bilgi yeter. Bu sebeple araziden yararlanmasını bilen komutan." (Aktaran C.R.. tarihi örtmeye çalışmak demek[tir. 1996'da Arba Yayınevi tarafından yayımlanmıştır. Ne yapsınlar? Zorunlu olarak dedikodu tarihçiliği yapıyorlar! 94) Mesela Mısıroğlu esas olarak.S.Moorehead.Kemal'e kinle dolu İngiliz istihbaratçısı" diye nitelediği (T. içinde pek çok yanlış bulunan kitabına dayanıyor. sayı 30. Çok arızalı. Kitap.]" diyor.62-65) 93) Mısıroğlu. Y..Albay S. (1.. s. s. memleketi kurtaran o harikulade şahsiyetle bir zaman silah arkadaşlığı yapmış bulunmamdır. Y. s.42) Yüzbaşı H.Ü. s. Yeni Mecmua'nın bu özel sayısı hakkında geniş bilgi var. Gül Çağalı Güven) Mısıroğlu. (s.Moorehead'in kitaplarından yararlanıyor ama ikisini de dikkatle okumamış. İnsan 6 ciltlik ansiklopedinin "gayr-i resmi" mi. s. 1. Harp Tarihi Dairesini. s.Güngör.12) 97) Y. kısa bilgi sunulacaktır. Harp Tarihi Dairesince hazırlanmış 14 sayfalık basit bir Çanakkale Savaşı özeti var.. gerisi anı. olayların tarihlerini değiştiriyor.C. ormanlık vb. Londra. 1. tartışmalara yol açmış.81.Kemal'i övüyor. Kumandanlarımızın Harp Hatıraları.Ü." 91) Lütfi Simavi'nin anıları ilk defa 1924'te yayımlanmıştır.Kip. yoksa "gayr-i ciddi" mi olduğuna karar veremiyor.C. 1936'da.Conk. önemli rol oynar. sarp yamaçlı.tam bir Kemalist telkin altında yetişen subaylardan kurulu" diye niteliyor.. arızasız. 95)A.Armstrong'un Grey Wolf (Bozkurt) adlı. Bizi de kitabın bu kısım ilgilendiriyor zaten.158) Yalnız birkaç yabancı kitaptan yararlandıkları için 89) de bi an _8 .78) "Arazi.Küçük ise. sayısında (1985). Göreceğiz. gazeteci Selahattin Güngör'le yaptığı uzunca konuşmanın bir yerinde. maksadına göre bir düzenleme yapıyor. (1. (Lozan. Sel yayınları arasında çıkmıştır.James'in ve A. bildiğimiz Conkbayırı. Türkiye'ye sokulması yasaktı. Tezler 5. kuvvetini çoğaltmış olur. okusa Çanakkale Savaşını kavrardı.178. kapalı.. Hayat Tarih mecmuası ile Yıllar Boyu Tarih dergisinde yayımlanmış özetlerini okumuşlar. Çanakkale Savaşı ile ilgili bütün bilgilerinin kaynağı işte bu 14 sayfalık basit özet! Ayrıca Liman von Sanders'in anıları ile General Hamilton'un güncesinin de tamamını değil. bir yerde de İngiliz gazeteci Ashmead-Barlette'in La Verite sur les Dardanelles adıyla Fransızcaya çevrilmiş olan (Orijinali: The Uncensored Dardanelles.139) Bu bilgi düzeyi ile gerçekleri tersine çevirmeye yelteniyorlar. ilerde. s. kesik.43) Y.

.332. Lorel-Hardi diksiyonuyla adlandırıyorlar.50. 2. (Malta'ya sürülenlerin genel listesi: B. S. 3 cilt olarak Yb.84) Bu bilgi de doğru değil.98.Kemal'in bu görevden ayrıldığı 10 Aralık 1915'te." Bu cümleden o anlamı çıkarmak da büyük bir beceri. 90) yeterli bilgi var! Vehip Paşa.Göztepe.. Tezler 5'in 85. İ. Gayyasında. Liman Paşa da anılarında Vehip Paşanın cepheye geliş tarihini belirtiyor (s. Malta'ya sürülen subayların tam listesi. ne istediğini gayet iyi biliyor. 1927. H. Çanakkale Cephesi.159. verdiği yanlış bilginin kaynağını da göstermiş: "Hayat Tarih mecmuası.g..Görgülü. Kitap." Oysa gösterdiği kaynakta deniliyor ki: "Anafartalar Cephesi kumandanlığında bir ara Fevzi Paşa (Mareşal Fevzi Çakmak) da bulunmuştur.G. Düztepe'nin yer aldığı yükselti kütlesine İngilizlerin verdiği ad. o tarihte Gelibolu'da bulunmadıklarını anlardı.Sami Beyin ne zaman kumandayı bıraktığı veya devrettiği ise açıklık kazanmamamıştır.27) Abdurrahman Dilipak da.88.91) Vehip Paşayı 9.Fevzi Beyi. On Yıllık Harbin Kadrosu. s. Fevzi (Çakmak) Paşa sanıyor.Görgülü. Y. ilk tutuklama furyası sırasında yakalanıp Bekirağa Bölüğü'ne hapsedil-mişse de oradan kaçıp İtalya'ya gitmiştir.80.C. bu kitabında M. ayrıca. s.82. ayrıca. 1972/5.e.Adil. Çanakkale'yle ilgili bir anı-tarih yayımlamıştır: Gallipoli.Küçük. Ansiklopedi. M. Kemal.222). (İ. Selahattin Çiller. 17. ne de Malta'dan kaçmıştır.100) ve bizimkiler Ordu Komutanının anılarını bile okumadan Çanakkale'yi analize yelteniyorlar. 2.71. 1. kişileri de birbirine karıştırıyorlar. a.. İ. Kannengiesser Haziran ortasında 9.(!)" Ansiklopedistlere not: 10 Yıllık Harbin Kadrosu adlı kitapta (s. Kitap. A.Bayur. HTM.Tümen komutanı olacaktır.415-420. Kocaçimen. Yol. 192) Vehip Paşa.Kemal'den şöyle söz ediyor: "M. s. s.. A.C. Komutan Atatürk.21) T. de bi an _8 . Fevzi (Çakmak) Paşa gerçekten Anafartalar Cephesi Komutanlığına vekalet edecektir ama dört ay sonra. a.Tümen Komutanı sanan ansiklopedistler. s.17) Sonradan generalliğe terfi eden Hans Kannengiesser. 2. Dünya Harbinde Türk Harbi.98) Bizimkiler inceleme özürlü oldukları için yalnız tarihleri değil. ayrıca 15 No.(Söz konusu kitap. 3. Vehip Paşa ne Malta'ya sürülmüş.260..98) 99) 100) 101) 102) 103) 104) 105) 106) 107) 108) 109) 110) 111) 112) yerleri.Ks.e. sayfasında bulunan bilgileri Fransızca olarak aktarmış. sayfasında.1915'te 'ordu komutanı yetkisiyle Güney Grubu Komutanlığına' getirilecektir. s. Mısıroğlu da bu yanlışı bize satıyor. s. Vehip Paşa hakkında bilgi verirken de. (s. Armstrong yanlış yazıyor. (C.. oradan kaçtığını' ileri sürüyor.Belen. C.M. Kitap. s. Vehip Paşanın da. Bozkurt. Çanakkale Cephesi.Görgülü. Aktaran H. s.) Ama yaptığı Fransızca alıntıya şöyle bir göz ucuyla olsun bakmamış.(!) Asıl 9.g. s.N.Larcher'in La Guerre Turque Dans Le Guerre Mondiale adlı eserinin 212.s. M. sanki tersini yazan olmuş gibi.Şimşir.Görgülü. a.g.Erikan.Fevzi Beyin de adlarının geçmediğini görür. s.Kemal'in ordu ihtiyatındaki bir tümenin komutanı olduğunu kanıtlamak azmiyle M. Mart 1965. Atatürk için Diyorlar ki. s. Hayatı ve Eseri. Conkbayırı. Mısıroğlu'nun bu yanlışının kaynağı. Her kararı kendi başına veriyor.lu kroki. Berlin.C.79.7. M.Tümen kumandanı olan Albay H. s. Besim Tepe. (F. baksa. Vehip Paşanın.Safa.237 vd. (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı 2. s. 'İngilizler tarafından tutuklanarak Malta'ya götürüldüğünü. 9. Çanakkale Cephesi. Malta Sürgünleri. Armstrong'un kitabı. s." (Aktaran.21) İ. 1.e. yaman adam. Hayat Mücadeleleri s. (P. s. s. s. 1. 2. (Çanakkale Cephesi.79.M. "Batum'da yaptığı söylenen milyonluk bir petrol yolsuzluğu suçuyla tevkif edildiğini" ileri sürüyor. Türk İnkılabı Tarihi. s.57) Çanakkale Cephesi. s.Görgülü. 10 Yıllık Harbin Kadrosu.Bayur. Kitap. Kitap. 18..Nihat tarafından Türkçeye çevrilmiş ve 1927'de Genelkurmayca yayımlanmıştır. İ." Günahı boynuna! (V.34. Beteutung und Verlauf der Kämpfe 1915. 2. olayları kavrayamayınca şöyle yazıyorlar: "Ama Vehip Paşanın kumandayı ele alış tarihi bizce tam tespit edilememiştir.

M. 9. yani yedeğin yedeği idi. XX/80. 20. bu bilgiyi bakınız nasıl yorumluyorlar: "Genelkurmayın da açıkladığı gibi düşman ordusu ile yüzyüze gelecek olan Osmanlı ordusunun ihtiyat birliği 9. Tuğgeneral C. s. (Prof. s..Kemal'in tümeni yedeğin yedeğiydi" diye iri harflerle başlık atmışlar! 9. General Hamilton. Hayatı ve Eseri.Kemal Beyin kumandasında bulunan 19.13 vd. Kilitbahiryaylasına hücum ederek. Esat Paşa da diyor ki: "Durumu bildirmek.Çaycı.Tümenin 26. GRYT Ansiklopedisi yazarları.84.85) Sayfanın başına da. birliğinin.Kemal. AAMD. oradan soruluyor. Bigalı-Maltepe çevresinde.Tümen ise ordunun ihtiyatı. "M.Tümenin 25 Nisandaki hareketleri inceleniyor). tümenin.. Söz konusu özet. F. Oglander. Çünkü M. Gelibolu'nun muhtemel çıkarma noktalarında görevli bir birlik. Conkbayırı) bağlı"diyor. H. O kadar ki 18 Mart günü bile ihtiyat tümeni komutanı olduğunu ileri sürüyor. Aspinall Oglander'in yazdığı İngiliz resmi tarihi: Gelibolu.. Kitap. İlk hatta bulunan bir birlik. hiç olmazsa Kocaçimen Tepeye yaklaştırılmasını önerdi. sayılı kroki. s. Ordu emir vermekte gecikiyor.Tümen.Tümen vardı.. 1. Fahri Çeliker. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No.34. adeta bu planın uygulanmasını kolaylaştırıyordu. s. Esat Paşanın Kurmay Başkanı Fahrettin (Altay) özetle diyor ki:' M. 1. 4 (27. Liman Paşa kabul etmemişti..Erikan." (A.Küçük'ün şifa bulmaz bir takıntısı.Kemal'i önemsizleştirebilmek için bu basit özeti bile anlamamış görünmeyi göze alıyorlar. s.e. (R.88) Liman Paşa bu sırada Bolayır'dadır. yani ilk hatta.315) Arazi ve taktik noktalar hakkında daha fazla bilgi için Şefik Aker.' (Belleten. Çanakkale Cephesi adlı askeri tarihin 2.Bayur. M. s.15) "Mareşal Liman von Sanders'in planı.. Yarbay M. ordu ihtiyatı olur mu? Askercilik oynayan çocuklar bile olmayacağını bilir.4.Ordunun kurulup (25 Mart) LimanPaşanın Ordu Komutanlığına atanması ve birlikleri yeniden düzenlemesinden sonradır. gerekli emirleri almak üzere kendisini (Liman Paşayı) aramaya gittim.Alay ile 19.. Sarı Bayır'ın doruklarına (Kocaçimen.C. s.Kemal de Arıburnu'na hareketine müsaade istiyor.71) Soyadıyla ters orantılı bir yanlış."(Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No. Çanakkale ve M. Maydos-Seddülbahir-Morto limanı kıyılarının korunmasıyla görevliydi ve ayrıca. 9. 9. 9. iki gün sonra İngiliz ve Avustralyalı piyadelerin. BTTD. Kitabı.Kemal'in ihtiyat tümeni komutanı olduğu.g.Tümen.Belen.Tümen idi..F.Tümeni.235-239 ve 15. Sayı 13. zaten bir kısım kuvvetini ihtiyat olarak geride bulundurmak zorundadır.Kemal'in 19.Kemal Beyin kumandasında 19.Kemal'in tümeninin ordu ihtiyatı olması. sayı 9) . AAMD. Çanakkale Cephesi. "(1.." (s. s. Mart 1986) "Çanakkale Boğazı'nın merkez tahkimatını bu plato (Kilitbahir) korumaktadır. (s.7) GRYT Ansiklopedisinin yazarları. s. Alayları da emrindeydi. Yüzyılda Osmanlı Devleti.605) Fahrettin (Altay) diyor ki: "M. kendi ihtiyatlarını ancak savaş başladıktan sonra kullanabildiğini belirtmek istiyor.Tümen.James. 5.Alay Komutanı Yarbay Şefik Aker'in anı-raporu (Arıburnu Savaşları ve 27. Y.72. burayı alacakları ümit ediliyordu.Tümenin gerisinde.ve 27. tehlikeli gördüğü Arıburnu kesimine kaydırılmasını istemiş. 9. İngiliz resmi harp tarihinden: "İstila kuvvetleri 25 Nisan'da Seddülbahir ve Anzak (Arıburnu)çevresinde karaya çıkarıldığı vakit... Komutan Atatürk. s. Çanakkale ve Atatürk. "Bütün tertipler. Kitap. Gelibolu Harekâtı." (s. 18 Martta M.. Liman Paşa bu öneriyi de reddetti. Özet için yararlandığım kaynaklar: Esat Paşanın anıları. ordunun ihtiyatı olarak Yarbay M. düşman çıkarma faaliyetine göre ihtiyatındaki kuvvetlerini kullanmada serbest bulunuyordu. s.Kemal savaşın başlamasından önce.Alay).35. bu sakat anlayış yüzünden. düşmanı ilk karşılayan 27.Tümenin alaylarının yerleşimi açıklandıktan sonra da şöyle deniyor:". Kendisinden _8 .. sayı 19. Liman Paşanın planı uyarınca. Bu tümen ordunun emrinde olduğundan. A. s.113) 114) 115) 116) 117) 118) 120) 121) 122) de bi an 119) a..12) '1915'te Çanakkale'de Türk' adlı kitapçıkta yer alan özette.Dr.R. Her savaşacak birlik. kuvvetinin gerekenden daha çoğunu geride tutmaktadır." (Çanakkale Cephesi. C.641 vd.

Esat Paşa Saros'tan Maltepe'ye öğle üzeri döner. ilerde göreceğiz. tepenin yüksek yamaçlarını cehenneme çeviriyor." Bu açıklamadan sonra.. tetiklerebasılıyor. bu taarruzdan önce 57. s. Bu defa organize bir gayretle merkeze yükleniyor. dipnot) M. 'Ordu emrinin ancak dört saat sonra geldiğini" kaydetmektedir. mevzilenmiş birliklerimizin üzerinden geçerek. Taş. Arkasından Queen Triumph. s.85. hem de savaştan sonraki resmi ve özel yayınlardan anlaşılıyor. işte bu cehennem ateşi altında dövüştüler. kemik. Bu hareketinin sorumluluğuna göğüs gerecekti. Esat Paşanın cümlesini aktarıyor: "M. isterseniz ayaklanma. 106 vd. herhalde M. Arıburnu kesimi:Türklerin dehşetli karşı taarruzları başladı.. s. derhal Türklerin üzerine çevirdiği toplarıyla ateşe başlıyor. s.. bu kural dışı kararın doğru ve gerekli olduğunu kanıtlamasaydı. düşman topraklarını hallaç pamuğu gibi atıyor. No.Alayın subaylarına şöyle diyecektir: "Ben size taarruz etmeyi emretmiyorum. isterseniz keyfe göre hareket deyiniz.. (T.Küçük.95) C.30) Conkbayırı'na önem vermekte ne kadar nakli olduğu. Tezler 5. Mermiler. 'Cyrenaique'ı.Kemal Beyi. toprak. Frasızcasında ise 'Cyrenaique' diye geçiyor (Türkçesi Bingazi'dir). et yığınları birbirine karışıyor." (Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi.Kemal ile Mülakat. tamamen hareketsizliğe mahkûm edilerek. emrini savsaklayan 16. Bu yerin adı.Altay. Kulaklarımız mumla tıkalı. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir (geçebilir).Tümene bağlı olup Arıburnu-Kaba Tepe hattı gerisinde bulunan 27.. (On Yıl Savaş. s." (Komutan Atatürk.) Çanakkale Savaşında Türkler.38) F.Kolordu Komutanı A. Düşman hedefi yok artık. kükrüyor ve gökteki yıldızları titreten bir şiddetle patlıyordu. 9. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. iki Alman subayının eli altında bulunan kanat kuvvetleri. gözlerimiz nefes kesici sarı infilaklardan yarı yarıya kör halde. bu arada.123) 124) 125) 126) 127) 128) 129) 130) 131) 132) 133) yapılacak hareket hakkında hiçbir talimat alamadım.Alayını. London zırhlıları toplarıyla ölüm saçmaya başlıyorlar. Arazinin yapısı gereğince.. Majestic..Ü. 'ilerde Atatürk soyadını alacak olan Türkiye Cumhuriyetinin tek adamına yaranmak için hadiseyi çarpıtan' ilk kişi oluyor! Kolordu karargâhı. Y." (Esat Paşanın anıları. ilk gün birliklerinin üçte birini kaybettiklerini yazıyor. Bu anlayışa göre. Y. hem olayların gelişiminden. bunlar. tümenin 57." (Gelibolu Günlüğü.77. hazret 'Conkbayırı' demek istiyor.Kemal'in hareketi ne diye nitelendirilebilir? İsterseniz gördüğü bir tehlikeyi ortadan kaldırmak ve süren durumdan kurtulmak için üstün bir inisiyatifle hareket.Alayı. Arıburnu kesimi: Queen Elizabeth bütün gücüyle düşman üzerine çullandı. anılarını 1919'da yazan Liman Paşa. düşman çimenlik bir arazi parçasından geçmek istiyor..Kemal övüldüğü için gerisini kesmiş. Bu yanlışların kaynağı da Armstrong'un kitabı (P.24) Hamilton'un. s.51)." Y. Prince of Vales kruvazörü.Küçük de bi an _8 .102. yüksek patlayıcı madde doldurulmuş mermileriyle. "25 Nisan günü.Küçük diyor ki: "Esat Paşanın. Her top alev saçıyor. Baccante. s. denizden bombardımana ilişkin bazı notları: "25 Nisan. Gelibolu'dan Maltepe'ye alınmıştır.Kemal'le ilgili bu pasajın da sadece ilk cümlesini vermiş. kimseden izin almadan.Kemal'in verdiği bu riskli kararı. işte. s. M.Erikan.115) İzninizle tercümanlık yapayım.Safa. M. Arıburnu'na doğru göndermiş buldum." (M. tarihi de tepetaklak etmiş. General Hamilton. Eğer olayların gelişimi.Fevzi Beyi. Bozkurt.5 ay. Liman Paşanın anılarının Almancasında 'Syrenaica'. s. 'Suriye' diye çevirmiş ve yalnız cümlenin anlamını değil.Kemal de aynı akıbete uğrardı. (Gelibolu Günlüğü. 131) Liman Paşa. s. 26 Nisan. yazılan tarihe ciddi kuşkular getirecek boyutlara ulaşıyor. 8.. düşmanın karaya çıkmasına ve tutunmasına fırsat verilmiştir. çok kısa bölümleri yayımlanmış anılarından bazı aktarmalar yapmak istiyorum.. birçok açıdan değerlendirdikten sonra diyor ki: "M. derhal görevden alacak ve cephe gerisine postalayacaktır.4.Kemal. Queen Lizzie zırhlısı derhal yakalıyor. ölmeyi emrediyorum. Conkbayırı kesimine çok önem veren M. 15 inçlik ağır topl ar.

esasen sarsılmış ve gerilere atılmış olan Anzakları deniz kenarına dökmek ümidini bize vermişti.000 kişiye çıkacaktır.cilt) oluşturduğu da anlaşılıyor. Oysa anıların 1975'te yapılmış tek baskısı var ve benim elimdeki nüshada böyle nokta nokta bir boşluk yok. Savaştan önce M. Mısıroğlu'nun bu yanlışlarının kaynağı yine Armstrong'un kitabı. s. biraraya getirerek." (1. bu alay erlerinin Arap olması oldu. 2) Aktardığı cümlede bulunan biçimindeki boşluğa dikkati çekerek.Aker de 77." (s..C. Arap alaylarını.89. anıların sadece bir bölümünü (3.Küçük.Kemal'in.Kemal Beyin bulunmasından ileri geliyor. birbirini pek tutmuyor. "Kendi Kalemiyle Hayat Hikâyesi".86) 1) Esat Paşanın anılarının hiçbir yeri. M. nasıl kaçıp fundalıklara gizlendiklerini. düşman mevcudu ertesi günü de 15.Safa. Y.Piyade Alayı Tarihçesi. savaşın bütününü bilmediği için anı parçalarını. 105) İsteyenin inceleyebileceğini sanıyorum. (57. Esat Paşanın kendisi yazıyor.Görgülü. 179.Alay Komutanı Ş. 10 Yıllık Kadrosu. 2. (Yanya Savunması ve Esat Paşa.ve77. 19. Yanya Savunması ve Esat Paşa.119. doğru sentezi yapmaya çalışacağız. Arıburnu mıntıkasında daha yedi aydan fazla bir müddetle kan dökülmesine belki yegâne sebep.Kemal. Geri kalan bölümlerin. 88.69-71) ve diyor ki: "Biz o güne kadar bu alayın erlerini Türk sanıyorduk ve bu sebepten dolayı [M. 82) Fahrettin Altay diyor ki: "[Arıburnu'nda savaş devam ederken] 72." (s.Kemal Beyin solumuza sevk ettiği] bu alayın yapacağı bir taarruzla. 25 Nisan 1916'da yapılacaktır.100) Kimler gerçekleri saptırıp farklı göstermeye çalışıyor. s. sayfalardaki komutanlar çizelgeleri. bu yüzden de eksantrik yorumlarda buluyor.Arap Alayının çadırlı ordugâhında. s. (10 Yıllık Harbin Kadrosu. Çanakkale Geçilmez. görmüştük. Bozkurt. Kitap. 3) Esat Paşanın tam anılarının bir nüshasının Harp Akademileri kütüphanesinde. 87. Hepsinin Toriçelli borusu kadar boş olduğunu göreceğiz. tam bir yıl sonra. tümenindeki iki Türk alayıyla değiştirilen bu yeni alayların (72.103) İngiliz harp tarihine dayanarak. 'anıların aslında. Çanakkale Cephesi. GRYT Ansiklopedisi diyor ki: "Takviyeli müttefik birliklerinin Seddülbahir'de çakılıp kaldıklarına kimse itiraz etmiyor. ilk alaylarının geri verilmesini istemiş ama kabul edilmemiştir.Alaylar) yerine.107-108. Esat Paşanın anılarından kısa bölümleri yayımlayana ait bulunuyor.Moorhead'den aktardığı (s. Nitekim cümlenin tamamını nokta noktasız olarak yukarda okudunuz. (Altay.134) 135) 136) 137) 138) 139 140) 141) şöyle devam ediyor: "Yazılmayan (yani nokta nokta geçilen) kısımlar bana ait değil.. 83. nasıl. savaşın akışı içine yerleştirmeyi başaramıyor. savaş hattına sessizce yaklaşmaları gerekirken hücum çığlıkları atarak düşmanı uyardıklarını uzun uzun açıklıyor (s. s. Kitap.322. Bu cepheleri anlatan tezat. On Yıllık Harbin Kadrosu. s. 86. Y.32) de bi an _8 . Bunları toplayarak cepheye gönderdik. alaydan kaçan birçok Arap erinin çadırlarda saklandıklarını ve nargile içmekte olduklarını gördük. 85.Kemal aleyhinde bir ifade varmış da yayına hazıdayan o bölümü atlamış' gibi bir kuşku uyandırmaya çalışıyor.Kemal Beyin o günkü durumunu.51) İ. Öyleyse Y. Çanakkale Savaşı'nın. Türk askerlerine arkadan ateş ettiklerini.Arap Alayı erlerininin. 2.71) M.95) uzunca bölümün doğru çevirisi için. s. s. Bu karışıklığı çözebilmek için değişik kaynakların verdikleri bilgileri. (P.111. Belki siz çözebilirsiniz. On Yıl Savaş. s. kimler doğruyu yazıyor. 'yazılan tarihe ciddi kuşkular getirecek' nitelikte değildir. 2. Çanakkale Cephesi.Küçük niye böyle yazıyor? Ben çözemedim. bir nüshasının ise ATASE Arşivinde olduğu belirtiliyor. olduğundan farklı göstermek isteyenler ile gerçeği olduğu gibi aktarmaya çalışan kaynakların (!) anlatma metodları değişik görülüyor. 8."(s. Alay sancağına madalya takılması töreni. hele ansiklopedi nasıl doğru sentez yapıyor.Daha sonra Türkiye Cumhuriyetinin yıllarca Reisicumhurluğunu yapan M.Küçük'ün A. öteki savaşlar ve eğitim hizmetleriyle ilgili olduğunu. Ama mesele Arıburnu'na yapılan Anzak çıkarmasına gelince iş çatallaşıyor ve kaynakların verdiği bilgiler.Tümenin başında Yarbay M. Kitap. s. hep birlikte ve ibretle göreceğiz.95) 27. s. ne zaman ve nerelerde savaşa soktuğunu. Verilen bilgilerden.

. 57. Buna karşılık Esat Paşa.Bayur'un ne yazdığına bakalım: "17 Mayısa kadar orada (Arıburnu'nda) komuta M.000 kişi ise.Bayur. 10 Yıllık Harbin Kadrosu ile Çanakkale Cephesi adlı kitapların sonunda. 2. yayımlanmış Türkçeeserlerin tam listesi bulunuyor. sayı 525 (Eylül 1995). (s.C. şimdiye kadar ilerledikleri (!) mesafe ile Gelibolu yarımadasının tümünü ele geçirmiş olmaları gerekirdi. Batılıların doğuya ve doğululara -üstten.H. (Atatürk. onun verdiği sayı da. Hayali Doğu.125. sayfasını göstermiş.6. 3. Kısacası bu konuda ne söylenip yazılsa spekülasyon olur. 130) 17 Mayıs'ta.Alayın 'harp ceridesi' (birliğin resmi güncesi) bulunamadığı için alayın tarihçesinde kayıplarla ilgili açık ve tutarlı bilgi yok. s. 138..142) 143) 144) 145) 146) 147) 148) 149) 150) 151) 152) 153) 154) Çanakkale Cephesi. de bi an _8 .369-371. a.33. Alayın hemen bütünüyle yok olduğunu".Tümenin 25-27 Nisan günlerine ilişkin kaybının "bine yakın yaralı olduğunu" söylüyorsa da (s.Dr. 'Esat Paşanın sırf Vehip Paşanın kardeşi olduğu için 17 Mayıstan itibaren Arıburnu Komutanlığını üstlendiğini' de yazmıyor." (Çanakkale Cephesi. uydurmalar ne? Cevap: Alaturka alternatif tarihçilik! 'Açıkça yazabiliyorlar' ne demek ? Engel mi var a efendim? Uydur uydur yaz! Alan Moorehead'in İngilizlerle ilgili birçok bilgi ve değerlendirme yanlışını da düzeltmiş. 'M. Kitabın askeri açıdan kısa bir eleştirisi: F. Biri de. Yazamazdı da. K.Tümen Komutanı kalır ve Arıburnu Grubunun komutası.James'in. Dagobert von Mikusch'un kitabının Fransızca çevirisinin 104. bu değişikliğin olduğu tarihte (17 Mayısta)Güney Cephesi Komutanı olduğunu' yazmıyor. 2. s..e. kaynak göstermeden.Kolordu Komutanı Esat Paşaya geçer. GRYT Ansiklopedisi bu olaydan şöyle söz ediyor: "Bu hadiseyi nakleden Y.1915) diyor ki: "İngilizlerin her yazdığına inanmak gerekseydi. s. 57. Peki bu yakıştırmalar. s. Şişirme.Bayur. Bu günden sonra o yine 19. Türk İnkılabı Tarihi.123.48.Kemal kuvvetlerinin o günkü kaybının 2.. eksiklerini tamamlamış: 31. 19) Kayıp 2. 3. Alayın 'hemen bütünüyle yok olduğu" iddiası da havada kalıyor.. o kıyamet günleri içinde yapılmış kabataslak bir tahminden öteye geçmiyor. Ünlü Lord Kinross da aynı yanlışı sürdürüyor.000 kişi olduğunu' yazıyor. Roman olsa sorun yok amatarih yazdıkları iddiasındalar. Esat Paşanın da sırf Vehip Paşanın ağabeyisi olduğu için 17 Mayıstan itibaren Arıburnu Grubu Kumandanlığını üstlendiğini yazıyor ki gerçeklere dayanmayan bir iddiadır. GRYT Ansiklopedisi de aynen aktarmış ama sürekli Mısıroğlu'dan yararlanıyor görünmemek için kaynak olarak.283. LDurrell'in Kıbrıs'ın Acı Limonları.Belen.s. H. s..2. 168. s.328. Türk Dili dergisi. s. süsleme hastalığına. A. Türk cephesi hakkındaki yanlışlıklarını düzeltse! Şahane tembelliğimiz yüzünden. 180.72." (3. Liman Paşa Başkomutanlığa yazdığı bir raporda (9.62). (1. zahmet edip Moorehead'in. Çünkü Vehip Paşa daha Gelibolu'ya gelmemişti.162 ve 175 No. sonra da.336'daki dipnot) Görüldüğü gibi. Böylece M.143. (s. "57.H.638 erle girmiştir. 1iC.g.R.Kemal Beyde idi.Alayın Tarihçe'sine göre alay savaşa 49 subay ve 3.Moorehead de aynı dikkatsizlikle. 20.Mısıroğlu'nun Armstrong'tan yaptığı bu alıntıyı.ayrıca Thierry Hentch.93) H.Bayur. 'Vehip Paşanın. 19. Yüzyıl Tarihi.OyaBatum Menteşe.70. Kuzey Grup Komutanlığı kurulur ve bu kesimdeki bütün birlikler Esat Paşaya bağlanır.C.bakışı hakkında yeni bir çalışma için: Prof.Kemal'in Arıburnu Kuvvetleri komutanlığı sona erer.Ks. artık sadece 19. çünkü savaşın şiddetini yansıtmıyor. O Vehip Paşanın ağabeyisidir.C. Seddülbahir bölgesinden mesul (sorumlu) Güney Cephesi Kumandanının Ve-hip Paşa olduğunu." (1. O gün savaşan yalnız 57.110) Bir de Y. 1918 yılında Suriye Cephesinde esir düşen 57.C. Kitap. Alan Moorehead'te de rastlıyoruz. 201). 2.lu dipnotlar. Yanlış yanlışı doğurur. kök salıyor. Türklerin Başarısı. Sadece. yanlışlar ve yalanlar. Armstrong'un ve R.Kitap. Ks.Tümen Komutanıdır.. yeri geldiği için Vehip Paşanın ağabeyisi olduğunu belirtiyor.Alay olmadığı gibi.

Bu tür tartışmalı kitapların. sayfaya. bu taarruzdan habersizmiş gibi davranmalarını açıkça eleştirmiş.Kemal. kendi açısından haklı olarak.175.180. s. okuyucudan bu kitabı şüpheli bir dikkatle okumasını rica ederim. (Çanakkale Cephesi. sayı 35.1996. 1908 olayları ve M. Kitap.Kitap. savaşlarla ilgili yanlışları.Kitap. s. s.Yalçın'ın Siyasal Anıları. 263.Küçük.181 vb.Kemal ile Enver Paşa arasında sebebi ve içeriği bilinmeyen bir tartışma olmuştur ama o birbuçuk ay daha önce. o da taarruz hazırlığından ve son taarruzdan hiç haberi yokmuş gibi bir hava içinde. Çeviren. 3. 29 Haziran. sayısında (25 Kasım 1996).‖ Y. 16. M. K. Çünkü basılı ve hele yabancı imzalı yalanlar. düşmanı bir adım dahi ilerletmedi.207) Eleştirisi şöyle: 'Hazırlanmadan ve bir maksada dayanmadan yapılmış bir taarruz. Göz boyama değil de ne bu? İlerde. elbette ne de firar! Y. Arba Y. bizde pek itibar görüyor ve kuşkuya düşülmeksizin bütünüyle benimseniyor. fotokopisi önümde duruyor: 104. Gül Çağalı Güven.149.Kemal'e yollar. Çözülme (sıyrılma) ile başlayarak." Yayınevi kapandığından. emrin bu bölümünü. raporunun 165 ve 166.000 kişidir..Kemal! Sarışın yüzü ve gergin bakışlarında ürkütücü bir karar bulunan bu adam.136) Enver Paşanın Gelibolu'ya geldiği tarihler: 11 Mayıs. 460. s.Kitap.143-144) "Çanakkale'de. düşmandan uzaklaşmak için yaptığı harekettir. bitkin Türkleri dar Conkbayırı tepesinde dayandırıyor ve sırf kendi kişiliğinin etkisiyle müttefik kuvvetlerini bir bozgunla karşı karşıya bulunduruyordu." (J.94. birçok yalan ve mübalağaları sezeceklerdir. Harp tarihleri bunun birçok sebebini sıralıyor. s. 2.39) Esat Paşanın bundan sonra gelen cümlesini vermiyor. Başkomutan Enver Paşanın eleştirisini de cevaplamıştır.Tümen emrinde sadece kısa menzilli ve küçük çaplı 36 top vardı. s. M.g. bu emri Esat Paşaya iletir.e. 24Eylül (Çanakkale Cephesi. sayfalarına almış ve ikisinin de. özel olarak' M. Hayat mecmuası. (Çanakkale Cephesi. Kurt ve Pars. bambaşka bir konuda gönderme yaptığını göreceğiz.83'teki dipnot veF. kitaptaki bazı yanlışları düzeltmeye çalışmış.Şevket Paşa olayı anlatılıyor. 2.C. 'kişiye.Altay.Kitap. M.Kemal. Liman Paşanın aynı nitelikteki emirleri için.. sayfada Çanakkale Savaşı ile ilgili tek bir hece bile yok. Armstrong'un verdiği bu asılsız bilgiyi. Birini açıklayacağım: Anzakları koruyan savaş gemilerinin. artçıların yürüyüş koluna geçmeleri ile -yani geri yürüyüşe geçmekle. Sekiz gün süren 3.Küçük'ün ricatın (çekilmenin) anlamını da bilmediği. Armstrong'un delilsiz iddialarını ve yanıldığı birçok noktayı göstermeye çalışacağım. Zığındere muharebesindeki Türk kaybı y." (Askeri Kamus. tam bir editioncritique olarak basılmasının gerekli olduğuna inanıyorum. Kitabın yeni ve tam çevirisi Bozkurt adıyla çıktı. çevirinin ikinci cildi ve cevaplar yayımlanamadı. Ama.Mısıroğlu'nun da yine bu her derde deva 104. 1959. Peyami Safa şöyle devam ediyor: "İki ciltte tamamlanacak olan olan bu çevirinin sonunda. 2. bunu beceremediği için 166) 167) 168) de bi an _8 . 28 Temmuz.119) Kitabın Fransızcasını Milli Kütüphane'de buldum. Çev. 23 Ağustos. 19.Benois Mechin.176.. belki daha ölçülü yazardı. 468) Esat Paşanın anıları. Armstrong ve kitabı hakkında ilginç açıklamalar var. isteyerek veya mecburen. s. yalnız bir engel vardı: M. Anzaklarla büyük amaçları arasında. olduğu gibi bırakmış. s. s.Moorhead gibi şişirip süslememiş. 2.46) Burada ne ricat söz konusu. Ayrıntı için: Esat Paşanın anıları. İstanbul. olayın zamanını kestirebilse. s. O cümle şöyle: ―Kendileri cepheye dönerek bölgeyi kahramanca savunup.224vd. (a. H.' Liman Paşa.155) 156) 157) 158) 159) 160) 161) 162) 163) 164) 165) s. hiç araştırmadan Lord Kinross da kullanmış ama hiç olmazsa A. s. çoğu büyük çaplı olan 255 topuna karşılık. 11 Mayıstadır. Sağduyuları kuvvetli olanlar. Ricatın tanımı şöyle: "Muharebe eden bir ordunun veya kıtaatın (birliklerin).. Cevaplarımıza sıra gelinceye kadar.nihayetlenen muharebe safhasıdır. emri ve buna dayanarak Liman ve Esat Paşaların yolladıkları yazıları. Kuva-yı Medya dergisinin 33. firar (kaçma) ile karıştırdığı anlaşılıyor.

8 Ağustosta.21.Tümen Komutanının yolladığı raporun aslı.115 vd. Savunma Bakanı Mareşal Kitchener'e izafetle 'Kitchener Ordusu' diye söz edilmektedir. toplam 3. s. içindekilerin çoğu yıkıntı altında kalarak hayatlarını yitirmiştir. Gelibolu yarımdasının ve dolayısıyla Çanakkale Boğazı'nın en önemli.4.Kitap.44). Tezler 5.Kitap. Churchill'in anılarından [The World Crisis.Altay.Kemal ile Mülakat. Cemil Conk‘un kitabında var. sayısında ve Çanakkale Cephesi. Enver Paşa tarafından önce emekli edilir.Kemal. (C.Kûçük de belirtiyor: "Anıların her ayrıntısına güvenmemek gerekiyor. M. s. s. s. (s. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi. Ordu Komutanı Liman Paşanın. 2." (s.Kitap..C.) Raporunda.32.384) "Sabah 05. İstanbul‘a dönünce. s.255] aktaran H.40'ta düşman. 2. bir bilgi parçasına yapışıp kalem oynatıyor. saat 16. Yanya Savunması ve Esat Paşa. Esat Paşa anılarında diyor ki: "Kanlısırt'ı koruyan 47. ―muvaffakiyet beklenemez‖.kısım. BTTD.4. ―tehlikeli görüyorum‖gibi deyimler. (1.lu siperimize saldırmış ise de kayıplar verdirilerek üç bölgeden de geri atılmıştı. ―hezimeti mucip olur‖. Stratejik ve Taktik Sonuçlar Serisi No.Kemal'in sonunda haklı çıktığını da görmezden geliyor. tünelin ağzındaki kum torbalarını kaldırarak baskın halinde hücuma geçerler.Kitapta . Viyana ATASEmiliterliğine gönderilecektir. bu sorumluluğu üzerime alıyordum. "Kendi Kaleminden Özgeçmişi". s." (s. s. yanlış rapor yazan bir subay olduğu böylece kanıtlanmış oluyor!" (T. Sayı 32/ Ekim 1987. No.00 başlayacak. 3. s. ve 27. bu tartışmaları. Y.90. Türk siperlerini örten kalaslar da.Taburdan da ancak elli yaralı ercik kalmıştı. Özet için öncelikli olarak A. anılarında bu yanlışlığı anlatan F. s..26'da var! Olay hakkında geniş ayrıntı için: Arıburnu Raporu.James‘in Gelibolu Harekâtı adlı kitapları ile İngiliz Resmi Harp Tarihini esas aldım. Y. Güneydeki (Seddülbahir) taarruz 6 Ağustosta. 3. s. Türk İnkılabı Tarihi. s. kilidi sayılabilecek bir yer olması dolayısıyla. 3. sonra emeklilik işlemi gerialınacak ama bir cepheye değil. 2. s. 'kumandanlık çekişmesi' başlığı altında veriyor.259) Esat Paşa anılarında diyor ki: "Gerçi Conkbayırı. ilerleyen düşmanaüç defa taarruz etmesi için emir verdiğini ama çeşitli gerekçelerle üçünü de dinlemediğini açıkça yazıyor. 18. ―muvaffakiyet ümit etmiyorum‖.) Bazı kaynaklarda yalnız bu kolordudan. bu olay hakkında Enver Paşaya verdiği raporun tamamı.103.000 kişi. 9. s. Olayın önemini zerre kadar kavramadığı anlaşılan GRYT Ansiklopedisi. 2.88) M.Bayur. Fevzi Beyin bu sert savaşların aradığı nitelikte bir komutan olmadığını gösteriyor.Moorehead‘in Çanakkale Geçilmez. s. ―çok tehlikeli‖. R.Kemal'in bu muharebe boyunca verdiği çeşitli emirler.C. 3. İngilizler. Anafartalar Grubuna bağlı ise de.Tümen cephesini gece yarısından itibaren şiddetli topçu ateşi altına alarak. 2." (s. Kitap ile Cemil Conk‘un Conkbayırı Savaşları adlı kitabından yararlandım. ağır bombardıman yüzünden çökmüş.25-27. Y.169) 170) 171) 172) 173) 174) 175) 176) 177) 179) 180) 181) 182) 183) 184) 185) 186) de bi an _8 178) de. s.5 ve devamında. M.) Dört piyade taburu.Altay'la aklınca şöyle alay ediyor: "Kemal'in ricat ettiği. Türk cephesi ile ilgili bazı ayrıntılar için de Çanakkale Cephesi 3.88) Bunu yazarken. s. 9 Ağustosta yavaşlayıp 13 Ağustosta kesilecektir. Bu emirler hakkında raporunda kullandığı..Ü.C. (Harp Tarihi D.50.Conk. s.55) Gelibolu Seferinin Resmi Tarihi. s. 31 No. neresinden tutarsa fili ona göre tarif eden kör gibi.25 vd.R.253) M. ―meçhul arazi‖. Türk siperlerinin önünde sona eren 500 metre uzunluğunda bir tünel kazar ve top ateşi sona erer ermez. Çanakkale Cephesi.Küçük. F.270) Fevzi Beyin. s.Taburunun büyük kısmı. yetkim dışı bir harekette bulunmam.112. üç batarya." (Esat Paşanın anıları.295. ancak bunun sorumlusunun. bir istihkam bölüğü. (Çanakkale Cephesi. Arıburnu Raporu. ayrıca AAMD'nin 19. bir süvari bölüğü. Anafartalar Muharebatına ait Tarihçe'de (s. Arıburnu Raporu..83 vd. bu olayı ayrıntıları ve belgeleri ile açıklıyor. 19.Alayın cephelerinde bir lağım patlatarak.113. asıl kendi bilgisizliğini kanıtladığının farkında bile değil.Taburunun hemen hemen hepsi şehit düşmüştü. Çanakkale Cephesi.Alayın 1.21.36. Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe. bazılarında ise bütün İngiliz birliklerinden.

Buna karşılık Mısıroğlu şöyle yazıyor: "Sadece bir Albay sıfatıyla küçük bir bayırı tutmuş bulunan M. s.Atay. Vehip Paşanın grubunda dört tümen. Yine bu birlikler. 2 alaylı 4.Kemal." (General Hamilton. General Hamilton'a şu öneride bulunur: "Türk askerlerine.R. İngiliz Resmi Tarihi'ne göre ise '200'den fazladır' (BTTD. Sayı 26/ Nisan 1987. Conkbayırı-Besim Tepe-Kocaçimen Tepesi kesimi karşısında bulunan takviyeli iki Anzak tümeninin. bu olayı. ateş hattında dövüşecek kimse kalmaz. Kayıp sayısı.R. Dagobert von Mikusch'un La Resurrection d'un Peuple adıyla Fransızcaya çevrilen kitabının 104." (Lozan. 25.. ve 41 . Gelibolu Harekâtı. biraz daha ayrıntılı anlatmaktadır. 100-200 kaybın.sayı. s. 1 . s. s. ortalama olarak 300-800 kişiyle gelebilmişlerdi.Kitap. s.190. grubunda iki tümen. 26. Esat Paşanın anıları.James'e göre '100'den fazla' (s. 2 alaylı 8.' (Çanakkale Cephesi.6.119) Söz konusu sayfada Çanakkale Savaşı ile ilgili herhangi bir bilgi yok.409). s. s.Türk Alayı da kendi topçusunun ateşi altında kalmıştır. her asker silahı ve teçhizatı ile gelip teslim olur.8) F.C." (Gül Çağalı Güven'in çev. 'mütereddit' kelimesinden hemen sonra.Alaylar (Esat Paşanın isteği üzerine). (F. Bilindiği gibi 9 Ağustosta M.Türklere zaferi kazandıran ve yarımada ile İstanbul'u kurtaran.61). s. 3. BTTD. (R.Conk. 1.1915) Türk askerinin namusuna 10 şiling değer biçen Asmead-Barlett bile gerçeğin hakkını veriyor da bizim alternatif tarih yazıcıları. s. adam başına 10 şiling bahşiş verileceği söylenir ve kendilerine dokunulmayıp affedilecekleri ilan edilirse.Tümen (ordu emri ile).James. 27. Gazi Mustafa Kemal adıyla yayımlanmıştır. Allanson'a göre '150' (Allanson'un raporundan aktaran C.. yoldaki döküntülerden dolayı. 1.59.C. Armstrong'un ve Mısıroğlu'nun büyüttükleri kayıp bu kadar. anılarında. 25 Nisan günü öğleden sonra.Kemal. Anafartalar kesiminde.Anafartalar Savaşı'nı yönetiyordu. s.500 kişi vardır.Conk. yürüyüş yeteneklerini büyük ölçüde yitirmiş ve idmansızlaşmışlardı.Ilgar. Yalnız Conkbayırı'nın yakın çevresinde 5. İkisi de.Kemal'in emri altında yedi tümen.178) 'Bu tümenlerin mevcutları kısmen tamamlanabilmişti. bir süvari alayı toplanmıştır. Gallipoli adlı ünlü filmi çeken ve Müttefiklerin yenilgisini anlatan Peter Weir da sakın Kemalist olmasın? M. bu atama için Enver Paşanın iznini aldığını tahmin ediyor. var olmayan bir hesabı karşılık göstererek. cümlenin ortasında. eldeki bu bir avuç asker ile M.Altay'ın Hayat Mecmuasında (1958) yayımlanan anılarından aktaran İ. General Hamilton‘un savaş raporundan aktaran C.Kitap.. Asya Grubunda iki tümen var. s. dip not işareti vererek. de bi an _8 . Armstrong sonra şöyle devam ediyor: ". Liman Paşanın.Altay. (104..Kemal'in olağanüstü kişiliği olmuştur. Hatırlayacaksınız. sayfasına gönderme yapıyor. çek yazıyorlar! Dagobert von Mikusch'un kitabının Türkçesi.187) 188) 189) 190) 191) 192) 193) 194) 195 196) 197) 198) 199) 200) 201) 202) 203) 204) bulunmaktadır. (F. sayfalardır) Kisbsiz ta o kadar cehl olmaz Cehlin ol mertebesi sehl olmaz En yakın Boğaz sahili 7 km. çeviride 118 ve 119. uzakta.404) Mısıroğlu'nun "Fevzi Beyin çok iyi teçhiz ve talim ettirmiş olduğunu" yazdığı birliklerin gerçek durumu böyle. (2.R. uzun sûredir siperlerde bulunduklarından. Atatürk'ün Hatıraları. savaşın sayısız cilvelerinden biri sayıp mesele yapmıyorlar.000 kişidir. (Lozan.115) Gerçek askerler bu gibi aksilikleri. sayfanın karşılığı. bu kanlı savaşın sonucu bakımından bir önem taşımadığı açıktır. bir başka konu için yine bu sayfaya gönderme yapmıştı. Mısıroğlu. Taburlar. değil mi? M. 7-10 Ağustos arasındaki kaybı 12.54) Ashmead-Barlett. R. Bu sırada Esat Paşanın. gerçeği tersine çevirmek için her yolu deniyorlar.Kemal.293) Ne kadar bilimsel ve dürüst bir değerlendirme.Tümen ile 28. s. GRYT Ansiklopedisi de.71.50). İngiliz resmi tarihi.

418) On Yıllık Harbin Kadrosu." (Jeschke. [. No.Kitap.C. iki ayrı yerde ve iki ayrı zamanda muharebe eden iki İngiliz kolordusunun birden. Çanakkale Cephesi. Anafartalar Müfrezesi Kurmay Başkanı Haydar Mehmet (Alganer) de Liman Paşa ile M. Artık ümitleri kalmayan İngilizler.Kemal daha önce de (Eylül 1917) 7. Enver Paşanın Halil (Kut) Paşaya telgrafı: "Büyük Turan imparatorluğunun Hazer kenarındaki zengin bir konak yeri olan Baku şehrinin zaptı haberini büyük bir meserretle (sevinçle) karşılarım. s. 16.Başk.93. s.Kısım. her tarafta Anafartalar kahramanına saygı.Kronolojisi.Fevzi (Çakmak) Paşa. düşman kuvvetlerini geri atmaya muvaffak olmuştu. Mısıroğlu'nun yakıştırması olduğunu sanıyorum. 3.12. hürriyet kahramanlarınkini geçer gibi olmuştu.S.Belen. 20.Sonyel. saatin parçalanmasını. Geniş bilgi için: S.1931) İ. Güney Bölgesi Komutanı Hilmi Paşa.. İran'da olduğu gibi. Meraklısı için not: Cemil Conk'un kitabının 68.Kemal. Liman von Sanders. s. sayfasında. s. Edirne halkı onu çok büyük gösterilerle karşılamıştı. Halil Paşanın yaveridir) Vehbi Vakkasoğlu. geri çekilmekte yıldırım gibi hareket etmesiyle tarihe mal olmuştu bu ordumuz.414.C. 4. 30 Mayıs 1920 günü. 3.C. İşte M. 3.T.482. F. 4.Kolordu K."(Son Bozgun. Belgeleri. Komutan Atatürk.Kemal'in saatlerini nasıl değiştirdiklerini anlatıyorlar.s.. "9 Ağustosta M. oradaki kuvvetleri de düzenlemiş ve bir saldırı yaparak." (O zaman 3. s. bütün bir memleketin işgalini önlemişti. s. s.493.43) M. 2.Kemal 10 Ağustosta yalnız İstanbul'un değil. F. Askeri Yönüyle Atatürk.209.Altay.Kemal-Enver Çatışması (1919-1922).114) Aynı metin. The Sunday Times gazetesi. Çanakkale Cephesi.Yüzyılda Osmanlı Devleti.46.121.Kemal. kendi top mermileri düştüğü için sahile kadar çekilmek mecburiyetinde kaldığından bahsedilir. Yıldırım Ordular Komutanı General Falkenhayn'ın emrinde çalışmak istemediğini ileri sürerek 7. İng. GRYT Ans.. KA Günlüğü. Belleten. 20.22'de de var. s.381 vd. Bu konuda. biraz daha kısa olarak. s. M. Yeni yıldızın ışığı büyümeye başlamış. Selahattin. yeni karaya çıkan düşmana karşı tertip ettikten sonra.202) Özet için dayanaklar: Sina-Filistin Cephesi. olarak Edirne'ye gönderilmiş. Ordu Komutanı olarak Suriye'de (Halep) bulunmuş. On Yıl Savaş. Lawrens'in bir açıklamasını yayımlamıştır. ordusunun Sina Cephesinde görevlendirilmesi üzerine. artık oldukları yerde mıhlanıp kalmış. ne yazık.Dr."(Osm. s. Boşaltma sırasındaki komutanlar: Ordu Komutanı Liman Paşa. işte bu durumdaki Türk ordusuyla şöyle alay ediyor: "Düşmanın üzerine gitmekte değil. 10 Yıllık Harbin Kadrosu.205) 206) 207) 208) 209) 210) 211) 212) 213) 214) 216) 217) 218) 219) 220) 221) s. s.Kitap. Süleyman Külçe. 3. M. askerinin üzerine.R. (Maarif Vekaleti Y. ki tek müttefikimiz Sultandır. Prof. 1. Türkiyede Beş Yıl.] Albay M. Çanakkale Cephesi.Yüzyılda Osmanlı Devleti.) İngiliz resmi tarihine dayanarak. s. Celal Erikan.Ali Rıza.268. 1." (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı.89. yazık ki Mısıroğlu'nun canını sıkacak bir belge sunmak zorundayım. Yzb. (Çekilişlerini örtmek için İngilizlerin aldığı başarılı önlemler için. Ankara. s. U. 64.C. s. s.C. İngilizlerin büyük ümitlerle gelen kolorduları.Hami Danişmend de şöyle yazıyor: "[İngilizlerin] Bu muharebelerde.E. 69. Fevzi Çakmak.. 1..486 vd. 498.71. zafer tamamı ile bizim olmuştu. s.Kemal'in saati de bu savaşta parçalanmıştı.Kitap. ünlü İngiliz ajanı Albay T.Alay Komutanı Servet (Yurdatapan).0rdu de bi an _8 . sayfasında. anlattıkları olayların görgü tanıklarıdır.1986 günlü Yeni Nesil gazetesinden aktaran.. iki ay sonra Gelibolu yarımadasını boşaltıp çekilip gitmeye mecbur kalıyorlardı.Belen.Kolordu Kur.181. 10 Ağustosta Conk Bayırı'na gelmiş. "üzerlerine kendi top mermileri düştüğü için sahile çekildiklerini" kayda değer bir ihtimal olarak gören bir masalcı tarih yazarı daha! Allenby'nin Yahudi asilliği olduğunun. Anafartalar'a gelen kuvvetleri.Kocatürk. Anafartalar Grubu Komutanı M.110.425) İşte size.Her ikisi de. Bu açıklamadan bir cümle: "Türkiye'de. Kuzey Grubu Komutanı Alb. F. 'Tarih IV.44.

Büyük şef hayatını bu suretle kurtarabildi. ordunun mevcut itibariyle azlığını ve birliklerin perişan halini gördü ve aldandığını anladı. 1. 12 Ağustostan itibaren gelmeye başlayan 109. " (Türkiye'de 5 Yıl. anılarında. bu zamana kadar mevzilerinde kalabilmişti. herhangi bir savaş olmamıştır ki bir yararlılık gösterip gösteremediği ileri sürülebilsin? Bu muhterem. (Ana Britannica. geniş ölçüdebir çekilme emri vermek gerekirdi. çeşitli sebeplerle hemen çekilemez. (Filistin-Sina Cephesi. İstanbul'dan oraya gitmişler ve bu subayların yerine ise kimse tayin edilmemişti. birçok kaynaktan farklı olarak M.56-61) A. Her halde kuzeyden.Kemal'e bir oldu bitti ile kabul ettirilmiştir." (Türkiye'de 5 Yıl. s. buraya gelince.! " (20.Ordu. s.Orduların Şeria nehrini geçişlerini güven altına almaya yetişemez. M. s.176) Bu uydurma yazının yazarı Arif Oruç. Ordu henüz düzenini korumaktadır. (Atatürk'ün Hatıraları. iki gün kaybedilir. daha sonra o ay içinde asaleten M. 7.370) M. Hicaz'daki kolordu feda edilerek.368) 4.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Liman Paşa ile bağlantı sağlayamayan Enver Paşanın telgrafına verdiği cevap: "8.Kemal Paşa bile az daha esir olacaktı. Maan'daki 2.." (Filistin-Sina Cephesi. 20. M. s. Osmanlı saltanatını yıkma zamanı geldi.60 vd. F. Türk-Müslüman imparatorluğunun yıkılmasında asıl kuvvet olan Araplar. Bu alayın komutanı ve alay karargâhının diğer erkanı. Bulgaristan'da yayımlanan Yarın gazetesinin 20 Mayıs 1934 günlü sayısında çıkan yazısında Arif Oruç şöyle yazıyormuş: "Bizzat M. La Fontaine'nin kurbağası gibi şişinenlerin kulakları çınlasın! Fahri Belen diyor ki: "İki düşman arasında kalan kolordunun. bu görevi önemli bulmuyor.Ordu Komutanlığına önce vekaleten Nihat (Anılmış) Paşa. Enver ona gerçeklerden uzak rakamlar vermiş ve ordunun durumunuda hayli elverişli göstermişti. Bu yüzden 7. Çanakkale muharebelerinde tanıdığım bu değerli komutan.Kemal'in Nablus'a geliş tarihinin.C. s. Araplara şu bildiriyi yayımlar: "…Uyanınız! Elele vererek. Acaba nasıl bir görev tatmin ederdi Dilipak'ı? Ayrıca.Dilipak diyor ki: "Filistin cephesinde pek önemli bir göreve getirilmediği gibi bir yararlılık da gösteremedi. Emir zabiti Yüzbaşı Bedri Bey. 4. üstelik Maan'daki 2. s.Ordu Komutanı ama anlaşılan Dilipak.Kolordusu da bütünüyle tutsak düşer.300 vd.Yüzyılda Osmanh Devleti. s.Ordu. s. kendini yücelten bu konuya hiç değinmemek inceliğini gösteriyor. Grup komutanlığı ile irtibatım yoktur. 17/195) İ. 660.Ordu kalmamıştır. an _8 . bir süre sonra affedilmiştir.118.İnönü.0rduyu Vadi-i Fara kuzeyine çekmeye çalışıyorum.Kemal'in.) Sadi Borak. belge no.Belen. kesinlikte 8 Eylül olduğunu ileri sürüyor.Kolorduyukurtarmak ve bunu demiryolu ile kuzeye nakletmek uygun olurdu. bilmediği konularda susmayı neden denemiyor acaba ? Bu seferki görev M.s. 1 Ağustosta uzun bir izin alarak ayrıldı. Şeria nehrinde tesadüfi bir geçit buldu..Kemal Paşa. Doğu Kafkasya'da bir göreve atandıklarından. Ben karargâhımla Beyt-i Hasan'dayım.316) Fahri Belen'in değeriendirmesi: "19 Eylül günü. 1921'de Çerkes Ethem olayı ile ilgili görülerek.330. sağlamdır. s.Alayın iki taburunu. hiç yedeği bulunmayan cephesinin gerisine çekti. 21 Eylül saat 01. (Atatürk.(KA Günlüğü." (E. s.222) 223) 224) 225) 228) 229) 230) 231) de 227) bi 226) Komutanlığından ayrılmıştır. dipnot) Liman Paşa diyor ki: V. Ancak yiyecek ve cephane durumu düşünülmeye değer.." (Lozan.165) Emir Hüseyin'in oğlu Faysal.) Liman Paşa diyor ki: "Uzun süredir hasta yatan Fevzi (Çakmak) Paşa. sürgün cezasına çarptırılmış. ve 8. Bisan'ı tutturmaya çalışıyorum. şimdi ödüllerinin ne olacağını bilmek istiyorlar.Ulubelen.Yüzyılda Osmanlı Devleti.27) 7. yarma haberi alındıktan sonra.Kemal Paşa getirildi. düşman süvarisini yararak. 7.Ordu henüz taarruza uğramamış. 278) Mısıroğlu'na göre." (20. bu noktaya kuvvet yetiştirilmesi hayat ve memat sorunudur.30'da." (CG Yol. İstanbul'da yayımladığı Yarın gazetesi (1929) ile Serbest Fırka'yı destekler.Kemal o cephede bulunurken.656) Emir Faysal'ın 11 Ağustos 1919 günlü mektubu: "Bütün Müslümanların gözleri İngiltere'ye dikilmiştir. s. Serbest Fırka kapanınca Bulgaristan'a geçer ve Yarın'ı yayınlamayı orada sürdürür.

" (Atatürk'ün Hatıraları. şimale (kuzeye) hareket edeceklerdir.Kemal'den Salih'e (Bozok) mektup. Büyük Doğu dergisinde yayımlanan 'Dedektif X-1'in yazısına dayanıyor.726 vd.Kemal'in. Liman Paşanın 28 Eylül günlü yazılı emrinin 3. s.. 31 Ekim 1918 günü birliklere yolladığı veda yazısının ilk cümlesi: _8 . Otomobile binmeden evvel Halep Kumandanına emirlerimi ve talimatımı verdim. buna göre hareketinizi tanzim ediniz. Halep sokak muharebesi 25 Ekimde olmuştur. İngiliz ve Araplarla muharebe edeceğim.Kemal Rayak'a. s. (Vahidettin'in 1923 beyannamesi: Hilafet. savaşın başladığı tarihi.186 ve 210. s. Filistin-Sina Cephesi.34. Belgeleri. M. Burada genç kolordu komutanının cesareti ve azmi şahlanmış gibidir. Aralık 1914/ Sofya) M. Mısıroğlu da. " (Atatürk'ün Hatıraları. Suriye'nin şimali sonunda toplamak. Halep'e 5 Ekim sabahı gelmiş. Akşam oldu. bir savunma siyaseti ve elimizde bulunan kuvvetleri ve bir tek neferi. Halep'ten Başkomutanlığa yolladığı raporun bazı cümleleri: ". s. bütün kuvvetlerin kumandanı olan Liman von Sanders Paşanın malumat edinmesi için kendisine yolladım." (Jeschke.369370) "Ben. 'herkes başının çaresine baksın!' diye yorumlayabilmek için Mısıroğlu olmak gerek.Askeri siyasetimiz. İng. Aslı: "Amelî kararım şu idi: Ortada kalan." (Hikmet Bayur. Emri.. s. kendiliğinden değil. Bunu bizzat ben yapacaktım. emir ve kumanda kalmamıştır..352) M. 693. Detektif X-1. İng.352) Harp Tarihi Vesikaları dergisi. Liman von Sanders. s.1) Çünkü bu savaşla ilgili hiçbir kitabı okumuş değil.bu esef verici hadise olmazdı. Aslı şöyle: "O akşam bende bir uyanma oldu: Bütün cephelerde ve bütün kuvvetler üzerinde.Ordu. sömürge şekline sokmak ve memleketimizin bütün kaynaklarını kendi ellerine almak siyasetine karşıyım ve yöneticilerin.' Vakalar dilediğim gibi geçti. benim orada bıraktığım İsmet Beyin emri altında.3) Vahidettin.Borak. s." (M. s. Jeschke. s. s. s. Bunları Halep'te. Öyküleriyle Atatürk'ün Özel Mektupları. bakış ve seziş farkını da belirtiyor. s. s.688) Abdülaziz Hanci'den çevirerek aktarıyor.Yüzyılda Osmanlı Devleti. Liman von Sanders bu teklifimi kabul etti. Şehirde vaziyete tamamen hakim olduk. s. Yedinci Ordunun unvanı ve birçok enkaz. Bugün içinde bulunduğumuz bataklıktan.. S. Belgeleri. bu zaruretten ve harbin devamından yararlanarak bizi. Emrin bir suretini. (Filistin-Sina Cephesi.) Aslı: "Hücum edenler yenilip kaçtılar. Verdiğim talimatta esas olan şu nokta vardı: 'Bu akşam Halep ilerisindeki kuvvetleri geriye çekeceğim. sonuna kadar Almanlarla birlikte bulunarak kurtulmanın zaruri olduğu açıktır." (20. Sokak muharebesini idare ettiğim noktanın yakınında şoför bekliyordu. 24 Kasım 1918'de.125'ten sadeleştirilerek) Gelecekte olacakları adeta resimleyen bu rapor. Almanların bu savaşı kazanacaklarına kesinlikle inanmıyorum. Sükûnet geldi. memleketimiz dışında bir tek Osmanlı neferi kalmasına tahammül etmez. bulunduğum noktaya yanaştı. Bu siyaset.710. Hayatı ve Eseri. gerçek sanıp benimsemiş. s." (Atatürk'ün Hatıraları.705'te var. bu süre içinde yeniden düzenlenip kurulmuştur. Suriye Cephesinin çökmesinden önce. Rayak taraflarındaki kuvvetler Ali Fuat Paşanın kumandası altında. 27. Türkiye'de 5 Yıl.. yanlış olarak 31 Ağustos diye yazmış..710 vd. Liman von Sanders. Filistin-Sina Cephesi. belge No. (Filistin-Sina Cephesi. yarın Halep'in şimal garbında.Kemal'in 1 Ekim günlü bu emrinin aslı ve tamamı. Vahidettin.maddesi üzerine gelmiştir. Liman Paşanın. s. Fakat Almanların. 724. tarihte az görülen olaylardandır. 20 Eylül 1917'de.Sayı.Kemal'in çabalarıyla 7.70 vd. son âna kadar saklamak siyaseti olmalıdır.Kemal ve karargâhı. ondan sonra yeni bir karar almak. Türkiye'de 5 Yıl. Adeta delice bir emir verdim. The Daily Mail muhabirine diyor ki: "Eğer ben tahtta olsaydım.68) M. Almanya'ya haber vermeden ayrı bir barış yapmayı düşünmüş ve bunun için girişimlerde bulunmuştur. işaret ettim. M.232 233) 234) 236) 237) 238) 239) 240) 241) 242) de bi an 235) ateş altında nehri geçişi. Bu emrin esaslı noktaları şunlardır: Şam'da bulunan bütün kuvvetler.Kemal ile arkadaşları arasındaki teşhis.67-68) M. bu hususta hiç olmazsa Bulgarlar kadar müstakil ve kıskanç olmalarını gerekli görürüm. (Filistin-Sina Cephesi.

Yunanistan'da çıkardığı haftalık Yarın gazetesinin 1 ve 2 Kasım 1929 günlü sayılarında yayımlanmış. 3. Mareşal Fevzi Çakmak. Birinci el anıları bile ihtiyatla okumak ve denetleyerek dikkate almak gerekiyor. şu nazik ve edebi sözleri kullanıyor: İnkılap yobazı. Türk İnkılabı Tarihi. Hayatı ve Eseri. Mısıroğlu'nun Lozan adlı kitabının 1.Akçakayalıoğlu dikkati çekmiştir. Söz konusu yayının.İnal. 179. İlk defa.19. onlardan yararlanabilirdi.K. Şam'a girmeden. 148-152. H. Osmanlı imparatorluğu'nun yararına savaşmış bütün subay. acemi silahşor.Rasim Ferit'in (Talay) yolladığı şifreli telgraftan öğrenir. s.Kemal'i öven dokuz satır var ama V. M. M. Ö. İsmet Beyin komutanı olduğu 3. harp tarihi yazarı C. 1715) M.1715-1716. bu ihanet teklifinden (!) iki ay sonra. 'Cavit Bey. Tevfik Paşa. 121.(I. züppe yazar. M. Ö.C.C. Adnan Çakmak'ın yararlandığı sayfalar: 12-17.8192. s. kuruluş 4. 4.Reşit (Rey) Beyin anılarına dayanarak. Gerçeğe allerjisi var.Kemal neden Harbiye Nazırı olmak istediğini.. s. Belleten.Kemal. Hayatı ve Eseri. 1.. her an tetikte durarak okumak şart. emrim altında. şehrin güneyinden geçmiştir.C. Son Sadrazamlar.Mısıroğlu.66. 236. TBMM Vakfı Y. 1.K. s.152. Vakkasoğlu'nundayandığı sahte 'hatırat'ın içyüzü aşağıda açıklanacak. 4. şu zavallı kemalistler. 10 Yıllık Harbin Kadrosu. Lozan.180.C..Bayur. 4. s. 141-142. 220.C. Tevfik Paşanın hükümeti kurmakta zorluklarla karşılaştığını. Sina Akşin. s. Dr. Yakın Tarihimiz. 191.Kolordu. M. sonuna kadar silahının namusunu korumuş olan bir orduya da sürekli haksızlıkediyor. 24 Aralık 1918'de. s.Lütfü Bey M. M.baskısının önsözünde. Mısıroğlu. sayı 16/Kasım 1989.cildin 3. s.. s. mantık fukarası.Kemal'e karşı olanlar da yalana! Filistin-Sina Cephesi. s.İnal. (Rauf Orbay'ın Hatıraları. Halep'ten İstanbul'a gelerek. bu eleştiriye cevap verirken.179) Büyük Doğu'nun yazdığı doğru olsa M. Telgrafın tam metni için: H.164. mantığını sevsinler.Bayur. Bundan sonra M. s. memur ve erlerin hepsine candan teşekkürlerimi sunarım.C.Kemal Paşanın birçok harpte şeref kazanmış kudretli ellerine bırakmak zorunda olduğum şu anda.Kemal. (M.Vakkasoğlu onları sessizce atlamış. Filistin-Suriye Savaşı hakkında yayınlanmış o kadar askeri tarih. 36-38.353) M. 69.156) Askeri tarih yazarı Cihat Akçakayalıoğlu. Ve bunca yoksunluğa ve güçsüzlüğe rağmen. (Lozan. (MareşalFevzi Çakmak'ın Anılan ve Atatürk. Hayatı ve Eseri.164) A. İstanbul Hükümetleri. 1.Sabri Efendinin iddiaları. tatlı su frenkleri' vs. hastalığının devam etmesine rağmen. 66. 1. Hele böyle ikinci el anıları.134) Büyük Doğu'da ya da Bulgaristan'da yayınlanan bir gazetede çıkmış dayanaksız iki yazı yada Mısır'da yayınlanmış bir kitabın yanlış çevirisi yerine.Kemal'in Harbiye Nazırı olması için çalışır mıydı? Denize düşen yılana sarılıyor. niyeti ve bilgi eksikliği devreye giriyor. 78-86. pespaye yalanlar.. Ankara.243) 244) 245) 250 252 253 254) 255) 256) 257) 258) 259) 260) 261) de bi 251 an _8 246) 247) 248) 249 "Ordular Grubunun sevk ve idaresini. 157/1976) 9 Ekim 1917-1 Ağustos 1918.Çakmak'ın anıları olmadığını hemen belirteyim. kitap ve anı var.inönü'nün Hatıraları.s. 3. Ama ciddi kaynaklara bağlanmak hazretin işine gelmiyor.. 1966 yılında. Son Sadrazamlar.Kısım. AAMD. 26-28. 3." (Liman von Sanders. s. s. F.164 vd.Ömer Lütfi Bey. Türkiye'de 5 Yıl. s. Türk Parlamento Tarihi. (K. Çünkü bir de ikinci kişinin bakış açısı.38-52) Alb. çirkin mugalata. Hikmet Bayur'a şöyle açıklamış: . Genelkurmay Başkanlığı görevini kabul edecektir. 96-99.C. 214.Bayur.Cildinin ilk baskısı üzerine bir eleştiri yazısı yayımlamış.710. Bu sözde anılardaki gerçeklere aykırıiddialar bulunduğuna ilk önce.Lütfi Beyi eline özel şifre vererek İstanbul'a yollar.. 32-33. Hayri Efendi ve Rahmi Beylerin kabineye alınmasını Talat Paşanın istediğini' açıklamaktadır. Nusret Baycan.Kemal'in Harbiye Nazırlığına tayin edilmesi için kulis yapacaktır.C. s. Yıllardır bu anılar arasında dolaşıp duran biri olarak şunu söyleyebilirim: Gerçekleri değiştirmeden yazan ya da anlatanların sayısı pek az. (H. 1995. ayrıca.

" (20. Ma Campagne de Mesopatamie (1915-1916). (Y. Yakın Tarihimiz.1.Danişmend. (Rauf Orbay.250'den aktaran H.84.262) 263) 264) 265 267 268 de bi an _8 266 "Padişah ve hükümeti alıp Anadolu'ya çekilmek. Harbiye Nezareti ile Başkumandanlık Erkan-ı Harbiye Riyasetini de elinde tutmuştur.İzzet Paşa kabinesinin 18 Ekim günlü toplantısına. s.Tarihimiz. T.Sayı.N. s.63) H. Vahidettin'in yaverlerinden Ali Nuri Okday'dır. Tevfik Paşanın oğlu) katılır ve cephelerdeki durumu açıklar. (Son Bozgun.145) Ordulardan ne bilgi istenir.377) İstanbul'a yürüyecek birlik ve komutanının kim olacağı konusundaki İngiliz ve Fransız çekişmeleri hakkında: H. Genelkurmay temsilcisi olarak Kurmay Binbaşı Ali Nuri Bey (Okday.Kısakürek'e şöyle demiş: "Birçoklarının sandığı gibi Harbiye Nazırı olmak değil.. (TİH. Üçüncü Bölümde göreceğiz.C. mütareke ve barış görüşmelerini oradan idare etmek".LC.22'de biografisi var) öyle bir tablo çizer ki kabine üyeleri..C.154) A. 4..Nuri Okday'ın tanıklığının ne derece sağlıksız olduğunu.449) Askeri tarihçi F. s. Ondan başka bu iddiada bulunan olmadığını sanıyorum» A.C.Şükrü Bleda.80 vd.728 vd.Bayur..696. s.s.167) Vakkasoğlu ile GRYT Ansiklopedisi. Sir Charles V.. s.116. 4. 4."(Hatıralar. Padişah da bunu kabul etmiştir. Batı Trakya'dan ile rleyen General Milne komutasındaki İngiliz ordusu idi. Y.kısım. A.Orbay.166) İ. Osm.İzzet Paşa da yalnız Genelkurmay 2.C.Bayur'un Türk İnkılabı Tarihi adlı eserinin 3. Hayatı ve Eserleri. dış kaynaklı belgelerden yararlanılarak. 1. s.F. s.Kronolojisi.H. sayfalarında.Belen diyor ki: "En yakın tehlike. 1. (R.Bayur. İstanbul Hükümetleri. hedefini.Yüzyılda Osmanlı Devleti. s. 'kendisini sadrazam yapmasını istediğini' yazıyorlar.Tarihimiz. 1968 yılında. 4. ömrü yaverlikte geçmiş olan bu subay (Tarih ve Toplum.C. ne de görüş alınır.C. İ. ayrıntılı bir biçimde anlatılmaktadır.) A. Hayatı ve Eseri. memleketin kuvvetini müsait şartlarda değerlendirerek çok iş yapabilirdi. 'harbi durdurmaktan başka çare kalmadığına' karar verirler. N.1. Sina Akşin.169) Bu iddianın kaynağı.c. s. 144 vd. M. Cavit Bey ile iki İttihatçının kabineye alınmasını Talat Paşa şart koşmuş. s.Bayur. Osm. s.C. s." (Vahidüddin.T. bu gelişimler. 3. s. s.Kemal'in Padişahtan. GRYT Ans.448) İzzet Paşa. vaziyetini iyi bilen bir hükümet. s.19..İnönü de şöyle diyor: "Atatürk'e hakim olan fikre göre. s. Kronolojisi.115 vd.Okday. Türk inkılabı Tarihi. . Tawnshend. s.(H. Mondros.159. Başkanı Alman Generali von Seckt'e danışmıştır. (14 Ekim 1918. 673. 6..Kısım. Sadrazam olmak gayesini güdüyordu.F. M. Hayatında hiç savaş görmemiş.

s. Vahidettin'in bu fırtınadan kaygı duyması doğaldır. Sebebi kısaca şöyle açıklanabilir: Çarlığın yıkılması ve Çar Nikola'nın öldürülmesi.İzzet Paşa kesinlikle itiraz etmiş ve böylece.Kemal'e sorduğu ilk soru. 1. kendisine bir fenalık gelip gelmiyeceği' olmuştur. (Atatürk'ün Hatıraları. s. eniştesi Damat Ferit'e dört elle sarılır ama hükümet dayatınca. delegelere verilecek talimata eklenmesi için hükümete iki maddelik bir not yollar.3 Savaş sonunda rejimlerin ve hanedanların durumu bu. saltanat ve hanedan haklarının korunması!' (Görüp İşittiklerim. özet olarak şöyl edir: "Hilafet.155)4 'Yalnız kendini ve tahtını düşündü' şeklindeki suçlamalara yol açan ilk somut ve belgeli davranışı budur. Bunun için çok da ısrar etmiştir. Kayser Wilhelm'in tahtı da sallanmaktadır.1 Yenilgi üzerine Bulgar Kralı Ferdinant da tahttan çekilmek zorunda kalır (4 Ekim 1918).Tarihimiz.ÜÇÜNCÜ BÖLÜM VAHİDETTİN VE MUSTAFA KEMAL 1. s.. zaten bütün hanedanları sarsmıştı. Bunun üzerine.' (Y.2 Çünkü Almanya'nın yaptığı ateşkes ve barış teklifini Başkan Wilson.180) Bu kuşkuya." (Lozan. 179) . Türkiye'yi bin türlü facianın beklediği apaçık iken. 'Kumandan ve zabitlerden. M . galiplerin kendisini de tahttan düşürecek bir karar vermelerinden kuşkulanıyordu. Mütareke □ K.84) Bu kuşku ve kaygı içinde. Bunu Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun parçalanması ve Avusturya'da 30 Ekimde cumhuriyet ilan edilmesi izler. Mondros Mütarekenamesinin imzası.C. 'Almanya'da demokratik bir idare olmadığını' ileri sürerek reddetmiştir. 1.Mısıroğlu diyor ki: □ Vahidettin'in. verdiği notun birinci maddesi. s. ordunun idareye el koyacağından kaygılanmasını da ekleyebiliriz.. ısrarından caymak zorunda kalır. Bu tayine A. kısa zamanda kuşkulanmasına ve kaygılanmasına gerek ol- de bi an _8 "[Sultan Vahideddin] bu görüşmeleri yürütmeye Damat Ferit Paşayı memur etmek istiyordu.C. Rauf Orbay anılarında özetle diyor ki: 'Sultan Vahidettin. mütareke anlaşması için eniştesi Damat Ferit'i memur etmek istediği doğrudur. Saraya rağmen ve Sultanın etkisi dışında ortaya çıkmıştır.5 Ama Vahidettin.

C. mütareke anlaşmasını beğenmediği için değiştirdiği iddiası. onu kullanalım ve bu kuvveti zayıflatmayalım!"6 İstanbul'un işgal edilmesi üzerine İşgal Kuvvetleri Komutanlığınca yayımlanan bildiride de. Delegeler.' 7 Kurtuluş Savaşı'nın sonuna kadar Vahidettin'i destekleyeceklerdir. üyeler. yoldan geçerken halkın toz içinde yere kapandığı. Saray Başkâtibi Ali Fuat Bey aracılığıyla Padişaha.İzzet Paşa da değildir.76) an madığını anlar.F. ikincide de. Yakın Tarihimiz." (Osmanoğulları'nın Dramı. Ali Fuat Türkgeldi. Mareşal Liautey Fransız sömürgesi olan Annam'ın İmparatoru hakkında diyor ki: "O. İstanbul'a o sevinçle döner ve kamuoyuna o yolda bilgi verirler. Zaten Vahidettin kabinenin çekilmesini değil.154)8 Damat Ferit'i Başdelege yaptıramayan Vahidettin. Çünkü emperyalistler Doğuda. Tam tersine Türk Kurulu. ecnebiler yanımıza gele- de bi "Bahriye Nazırı (Deniz Bakanı) Rauf (Orbay) Başkanlığındaki heyet. anlaşmanın 'göz yaşları içerisinde imzalandığını' gösterir hiçbir bilgi bulunmuyor. saltanat rejimini tercih etmektedirler.Mısıroğlu şöyle yazıyor: "Sultan Vahideddin. _8 .79) Vahidettin'in kabineyi. ısrar halinde topluca istifa edeceklerini bildirmişlerdir. gelişmelere de. s. öteki ise Kurul Kâtibi Ali Türkgeldi'nin. 156) Vahidettin'in bu önemli konuya yaklaşımı da böyle.9 Anlaşılan desteksiz atış. 1. "Padişahın hareme girip soyunmuş olduğu" söylenerek baştan savılır. demokratik rejimle yönetilen özgür bir yurttaşlar topluluğunu idare etmekten çok daha kolaydır. Damat Ferit'in Başdelege olarak gönderilmesine itiraz eden sadece A. Bir hükümdarla onun kullarını idare etmek. şöyle der: "Mütareke imzalandı. çok başarılı bir anlaşma yapıldığı vehmi içinde sevinçlidir. serçe parmağının bir işaretinin kesin buyruk sayıldığı büyük bir sosyal kuvvettir. s. Aynı yöntem. s. (Rauf Orbay. belgelere ve tanık ifadelerine de uymuyor. Görüp İşittiklerim. bu mütarekenin ilerde nasıl uygulanacağını çok iyi kavramıştı.180. Mondros'tan dönen delegeler kurulunu kabul etmez.C. Bu sebeple onu Müttefiklerin teklif ettiği 10 tarzda ve aynen kabul eden hükümeti değiştirdi.□ Vakkasoğlu diyor ki: İmza sahnesini anlatan sadece iki eser var: Biri Rauf Orbay'ın anıları. İçinde sui istimale (kötü kullanıma) elverişli maddeler vardı. Öyle olsa. s. 'Mondros ve Mudanya Mütarekelerinin Tarihi' adlı eseri. Vahidettinci tarih yazıcılarının ortak niteliği.Türkgeldi. Görüp İşittiklerim. Medemki bu sosyal kuvvetin ipleri elimizde. sadece bazı Nazırların değiştirilmesini istemiştir. bütün nazırlar da kesin tavır almış. kabineyi hemen değiştirirdi." (Son Bozgun. □ K. Padişahın emirlerine uymadıkları için suçlanır ve herkes. 1. gözyaşları içerisinde ateşkes anlaşmasını imzalamışlardır. 'Kuva-yı Milliyeciler. (A.. . Ahmet Rıza Beye. s.Birincide de. Padişah hükümetince verilecek emirleri dinlemeye çağrılır.

içi dinamit dolu anlaşmayı da şöyle değerlendirir: "Bu şartları. Ertesi günü Adana'ya giderek M. 'yarın Adana'ya teşrif ediniz. T. nasıl?' Teşkilat yapmalı. Ordu Adana'ya çekildikten sonra. Hükümetin çok mütereddit davrandığını ve mütarekenin fesh edilmesinden korktuğunu. s. Paşa dedi ki: 'Memlekette adam kalmadı mı? Kendinizi müdafaa etmek çaresini düşününüz!' Hayretle sordum. Vahidettin'in mütareke boyunca izleyeceği siyasetin özetidir. Başkumandanlık Kurmay Başkanlığı ile yaptığı yazışmaları gösterdi. Hususi ve gayr-i resmi bir surette bunu anlatınız. ağır olmalarına rağmen kabul edelim. müdafaa teşkilatının çekirdeğini teşkil etmiştir. özellikle cihat fetvası veren Hayri Efendinin yerlerine. s. M. İngiliz Belgeleri. Cavit Beyin. s.2. bu kadar dahi bir varlık gösteremeyeceğini söyledi. Vardığımız ortak kanı şu idi: İngilizler ve onu izleyerek öbür itilaf devletleri. mütareke filan dinlemeyecekler.İzzet Paşa sizin dostunuzdur. 'Antep'te hemşirem. bu yargıyı defalarca doğrulayacaktır! Üstelik Vahidettin. 10 Kasım 1918'e kadarki süre içinde. nereye gittiğimi' sordu. Mustafa Kemal Paşa. s. bizlerin de mümkün ol- de bi an cekler. milli bir kuvvet vücuda getirmeli! Kendinizi müdafaa edin! Ben istediğiniz silahı veririm!' Gerçekten o zaman Paşanın emri üzerine verilen silahlar.□ "İstanbul'dan Gaziantep'e gelirken Katma istasyonunda M. (Görüp İşittiklerim.Kemal Paşayla buluştum.R. Söz veriyorum. Birkaç örnek vermek istiyorum: _8 . vükela (bakanlar) ile temasta bulunacaklar. Son olayları birlikte gözden geçirdik. Vatanımızı her türlü savunma ve direnme araç ve imkânlarından yoksun bıraktıktan sonra da arzularını zorla ve baskıyla kabul ettireceklerdi." (Ali Cenani'den aktaran F. Atatürk Anadolu'da.73) □ "M.64)12 Vahidettin'in sonraki davranışları. Türk ordusunun sınır boylarındaki kısımlarını esir almaya kalkışacaklar veyahut bunları memleket içine sokulmak zorunda bırakarak terhisini sağlayaca klardı. Harp zamanında Heyet-i Vükelada bulunan iki zatın bu aralık Heyet-i Vükelada bulunmalarını uygun görmüyorum. İngilizlerin müsamaha ve lütfunu elde etmek amacıyla giriştiği aralıksız girişimleri yerinde göreceğiz.İzzet Paşanın hükümetinin yerine gelecek bir hükümetin. Atatürk'ün Hatıraları. Öyle tahmin ederim ki İngilizlerin doğuda asırlarca devam eden dostluğu ve lütufkar siyaseti değişmeyecektir. Çapulcular şehir yakınlarına gelerek yağmaya başlamışlar. sadece kabinedeki İttihatçıların ayrılmasını sağlamaktır. Onları başka tarafa nakil için gidiyorum' dedim." (Jeschke.Kemal'in girişimlerinden hiç söz etmiyorlar. düşman ayağı altında kalacaklar.Atay. Sizinle mühim şeyler konuşacağım.Bıyıklıoğlu. 'Artık milletin bundan sonra kendi haklarını kendisinin araması ve müdafaa etmesi. İzzet Paşa kabinesi istifa etsin. • M. oldu bittilerle memleketimizi işgal edecekler. Bana. A. onlara uygun bir kabine kurmak telaşındaydı. barış olacak. Sina Akşin özetle diyor ki: 'Osmanlı devletinin ve Osmanlı hanedanının alın yazısını İtilaf (galip devletler) belirleyecekti. uygun birilerini tayin etsin.Kemal Paşa. Biz onların müsamahasını (hoşgörüsünü) daha sonra elde ederiz. ben yine İzzet Paşayı kabine kurmaya memur ederim.' dediler. Vahidettin. 162) Görüldüğü gibi Vahidettin'in amacı. bununla birlikte bir hükümet değişikliğinde.VIII) Siyah dizili cümle. Antep vilayeti Maraş'a naklediliyormuş. 'Ne ile. İstasyon binasındaki karargâhında 'nereden geldiğimi. Şayet bu iki zat. istifalarını verip çekilmeyecek olurlarsa.' (İstanbul Hükümetleri.Kemal'e karşı olan yazarlar. s."11 Bu hususu Ali Fuat Türkgeldi de doğrulamaktadır. kayınvaldem ve akrabalarım var.Kemal Paşaya tesadüf ettim. A.

aşılmaz bir utanç duvarı var sanki! • Y.M.] Orduları terhis edecek ve İngilizlerin her dediğine boyun eğecek olursak. icabında bütün Anadolu'yu hükmü altına alacak derecede dahi olursa. ateşle engel olunmasını emrettim.Dönem Adana Milletvekili Damar (Zamir) Arıkoğlu. Mondros Bırakışmasına karşın. böyle düşünen ve davranan M.Kemal'in İngilizler hakkındaki düşüncelerini belirttiği için hiç söz etmiyorlar. mütareke hükümlerine İtilaf devletlerinin riayet etmeyeceklerini."14 Vahidettinciler. yarın Toroslar'a kadar olan Kilikya mıntıkasının ve daha sonra Kony a-İzmir hattının işgaline gerek olduğu şeklindeki tekliflerinin birbirini izleyeceği ve sonuç olarak ordumuzun kendileri tarafından sevk ve idaresi. İngiliz Komutanlığı tarafından bildirilir' buyuruluyor. 3-8 Kasım 1918 tarihleri arasında. s.İzzet Paşa arasındaki yazılı çekişmeden. bir süre önce İngilizlerle el altından anlaşarak cepheyi çökertmiş olduğunu iddia ediyorlar! Gerçekler nerede.Kemal Paşa. harp boyunca omuzunda taşımıştı.. s. halkı çok durgun ve hareketsiz bir hale getirmişti. bugün Payas-Kilis hattına kadar olan araziyi isteyen İngilizlerin.) İskenderun'a her ne sebep ve bahane ile asker ihracına (çıkarılmasına) t eşebbüs edecek İngilizlere. birliğini ve silahını bırakmayan ve bu nedenle de bi an _8 . Hatıraları.M. Sadrazam ve Harbiye Nazırı V. Kimsede bu doğru sözü dinleyecek takat ve kuvvet yoktu. . 'Aramızda tam bir anlaşma var paşam' cevabını verdim.Kemal Paşanın.Kemal .] İngilizlerin tekliflerine.71) Vahidettin ise. bizim hazretler nerede? Gerçekle aralarında. Adana'nın ileri gelenlerini ve söz sahibi kimselerini nezdine davet ederek.A. Hatıralarım. Bu kuvvet mesela. A.) □ "Mütarekenin maddeleri ağır şartlar ihtiva ettiğinden M.." (1. Adana'nın büyük zayiata uğrayacağını. sadeleştirerek bazı cümleler aktarmak istiyorum: "…'Toros tünellerini işgal edecek kuvvetin sayısı. müsaade edilecek midir? [. uzak değildir.13 [. Çok yazık ki harp bıkkınlığı. şimdiden işgal kuvvetlerine karşı koymak ve hazırlıkta bulunmak için aralarında bir teşkilat kurmalarını.28 vd. bugüne kadar olduğu tarzda karşılık verildiği ta kdirde. M.Fuat Cebesoy. bu tarihlerde.' dedi ve sonra aynı fikirde olup olmadığımı sordu. birliklerini bırakarak. Suriye. lazım gelen silah ve malzemenin tarafından temin edileceğini' istikbali görür gibi anlattı. İngilizlerin ihtiraslarının önüne geçmeye imkân kalmayacaktır. A. daha ağır şartlar altında memleketi ezeceklerini.duğu kadar bu yolu göstermemiz ve bütün ordu ile beraber yardım etmemiz lazımdır. Filistin ve Kanal seferlerinin bütün ağırlığını. mütarekenin uygulanması konusunda. M." (4 Kasım 1919. bunun üzerinde düşünmeden. münasip yerlerde siper kazmalarını. [. hatta Osmanlı Hükümeti Bakanlarının Britanya Hükümeti tarafından seçilmesi gibi teklifler karşısında kalınacağı günler.İzzet Paşa'ya yazdığı yazılardan. Çukurova.. Başkaları var. İstanbul'da yaşaması çok düşündürücüdür. İlerde göreceğiz! M. İngilizlerin bütün Anadolu'yu işgal etmesini i stemektedir.Kemal'in. Kemal Paşanın. bilim ve tarih yazımı olacağını sanmıyorum.. Yıldırım Orduları Komutanı M. kendini kızağa aldırmış bir kamu görevlisi olarak.Küçük diyor ki: □ "Mondros Bırakışmasından sonra.. kuvveti olmayan bir general. 'Durumu iyi görmediğini. Irak.Kemal'e karşı olan yazarlar.

17 M. Albay Fahrettin (Altay). s. savaş suçlusu sanıyorlar. Bu yedi suça.174 vb.) • Bir kısım Vahidettinciler.C. galiplerce belirlenmiş suçları işlemiş değillerdi. dört genel başlık altında toplanabilir: Savaş yasa ve törelerine aykırı davranmak. M. Bu yüzden. Albay S.Ü..C.15 2) Harbiye Nezareti emrine alınmasını da o istemiş değildir ki 'kendini kızağa çektirdiği' ileri sürülebilsin. Donanmanın hemen teslimi istenildiği halde. Kara Vasıf ve Galatalı Şevket Beyler. 206.Kemal'in tevkif edilmemesi düşündürücüdür. 5 Şubat 1919'da.Kemal 'birliklerini bırakarak' kendiliğinden İstanbul'a dönmüş değil: dir. (B.38) Doğrusu: İşgalciler.Şimşir. kara ordusunun kaldırılmasından veya hemen silahları bırakmasından bahsedilmiyormuş. 'birliğini ve silahını bırakmadığı' için tutuklanıp sürülmemiştir. bu iddia dolayısıyla tutuklanıp Malta'ya gö nderilirler. Albay Refet (Bele).Vakkasoğlu: "M. 223 vb. savaşa katıldıkları halde tutuklanmamış olmalarına. (Mesela. kuşku uyandırıcı ifadelerle değiniyorlar.Adil Beyler de tutuklanmamışlardır. İsmet (İnönü) ve Rauf (Orbay) Beyin. Hilafet. Y. Ermeni olaylarına karışmış olmak." Son Bozgun. İngilizlerin kara ordusuna karşı mutedil (yumuşak) davrandıklarını söylüyor.. 1920'de. 1. 7 Kasım 1918'de Yıldırım Orduları Grubu ile 7.16 Toptan 'savaş suçu' diye anılan bu yedi suç grubu.205. K.. Hiçbiri. 3) Mütarekeye rağmen. Malta Sürgünleri. Malta Sürgünleri.191.N.Ordu karargâhları İstanbul hükümetince lağvedilir. 218. Kazım Karabekir. s. içte asayişin sağlanması ve sınırların korunması için gereken ordu miktarı.Kemal Harbiye Nezareti emrine alınır ve A.. Tersine sadece seferberliğin kaldırılması istenirken." (T. s. mütareke hükümlerine uymakta kusur etmek ve hükümlerin uygulanmasına engel olmak. s. Rauf Orbay ve Albay İsmet Bey gibi Fevzi (Çakmak). V. s.N. sekizinci suç olarak.İzzet Paşa kendisini İstanbul'a çağırır. 'Ermeni kırımına katıldığı' iddiasıyla tutuklanıp Malta'ya sürülecektir. gerçekten tutuklanıp Malta'ya sürülmüşlerdir ama bunun çeşitli sebepleri vardır. 1. (B. Çünkü hiçbiri. Mısıroğlu şöyle devam ediyor: □ "Kont Sforça (Sforza). Cemal (Mersinli). Mısıroğlu. 200) . Cevat (Çobanlı).C. kendilerine göre yedi suç grubu belirler ve İstanbul hükümetine bildirirler. Nihat (Anılmış).97. M. bütün savaşa katılanları. Ali Fuat (Cebesoy). bu mütarekeden bahsederken. Ama bu yüzden değil. Lozan. 'kuva-yı milliyeci ya da kuva-yı milliyeye yardımcı olmak' da eklenecektir. Rauf.193) de bi an _8 (1) M.daha sonra Büyük Britanya işgalcileri tarafından savaş suçlusu sayılan generaller biliniyor. birliğini ve silahını bırakmayan komutan. 222. Tezler 5. 1." (Lozan.Kemal'in. terhisten istisna ediliyormuş.Kemal.Şimşir.İzzet ve Nurettin Paşalar. Cevat ve Cemal Paşalar vb. Kazım (İnanç). İngiliz esirlerine kötü davranmak ve subaylarına hakaret etmek. 137) 4) Bazı komutanlar. s. s. yalnız Medine Komutanı Fahrettin Paşadır.

" (Lozan. göz boyamak ve okuyucusunu aldatmak için bu sahte kaynak gösterme yoluna. İngilizler Kont Sforça'nın fikrine göre. M.194) . Ama 164.İngiliz gizli anlaşması masalının.Reşit Paşanın. "sınırların korunması ve iç asayişin sağlanması için gereken asker ve jandarma sayısının beraber saptanması". kendi çıkarları için kullanılabilir bir 18 mevkiye koyabilsinler. bu iddia ile ilgili bir tek kelime bile bulunmuyor! (Türkçe çeviride 190. her mütareke anlaşmasında.Kemal . Kont Sforza'nın iddiasına gelince: an _8 □ "Sultan Vahideddin ve Sadrazam Ferit Paşa. henüz direnme yeteği olan Türkleri." (Lozan. uygulamanın nasıl hukuka ve ahlaka aykırı bir tarzda ve ne kadar haşince yapıldığı. bu çekişme bütün ordu Ankara'nın emrine girinceye kadar sürmüştür.. Sforza'nın anılarıyla oyalanacağına.Mısıroğlu.kabul etmezler. Bilerek. Kurtuluş Savaşı ile ilgili bölümünü açıyor ve şöyle devam ediyor: 1) Kont Sforza. Bu arada Vahidettin ve Hariciye Nazırı M.Kemal Paşayı. maddesi uyarınca. 3) Mütareke anlaşmasının 5. maddelerine baksaydı.Kemal Paşa da İstanbul'da galip devletlerin ileri gelenleri ile münasebette bulunuyor ve onlardan talimat alıyordu." □ "Bu durumdan anlaşılıyor ki daha mütarekenin imzası günü.193) Böylece. ordunun nasıl soyulup güçsüzleştirildiği. Doğu sınırındaki Türk birliklerini İngilizlerin emrine vermek için gizli bir girişimleri olur ama İngilizler .Kemal Paşayı Sultan Vahideddin'den önce bulmuşlardır. yani Padişahın daha Anadolu'da bir kuvvet kurulmasını hayalinden bile geçirmediği zamanda.22 de bi Mısıroğlu. 1. isteyerek sürdürdüğü bu tutumun. sayfada. işgalciler ve Osmanlı makamları arasında uzun süre çekişme konusu olmuş. sayfasını gösteriyor.Mısıroğlu. Osmanlı devletinin mirasçıları arasında şimdiden bir anlaşmazlık görüyor ve bilinen ikiyüzlü siyasetiyle şunu istiyor: Eğer Müttefiklerin talepleri İngilizleri sıkacak bir şekil alırsa.Mısıroğlu'na göre Kont Sforza "bunda gizli bir maksat görüyor" ve diyormuş ki: "İngiltere Hükümeti.C.. hatta bunun için M. Yenik bir devletin sınırlarını açık bırakan ve iç asayişi gözardı eden bir tek mütareke anlaşması yoktur. 'memlekette büyük şöhreti vardır. gittikçe daha sık başvurmaya başladı.21 4) Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı adlı kitapta. ve 6. bu iddiasına dayanak olarak Dagobert von Mikusch'un kitabının 164. ve 191. M. Kurtuluş Savaşı daha çabuk biterdi. ibret verici belgelerle ve ayrıntılı olarak belirtilmektedir. M. Keşke doğru olsaydı. itimat edilecek namuslu insandır' diye İngilizlere karşı müdafaa edip Anadolu'ya göndermeye çalışırken. mütareke anlaşmasının 5.19 2) K. hukukta.20 Kara kuvvetlerine karşı ölçülü davranıldığı iddiası. çok ağır bir adla anıldığını sanıyorum.C. sınırların ve iç asayişin korunması için belli sayıda asker ve jandarma bulundurulmasına imkân verildiğini bilir. s. s. gerçeği anlardı. bu kuvvetin kurulmasını düşünmeye başlamışlar. sayfalar) K. 1. kesinlikle doğru değildir.

27 Mısıroğlu. M.26 bi □ K.272 vd. tüfeklerin mekanizmalarını toplar.İstanbul derhal terhise başlanmasını emrederek orduların iskelete dönmesini çabuklaştırır. mütareke sınırlarını aşarak ilk aşamada Güneydoğu Anadolu'ya. 22 Eylül 1909'daki 2. 143) Yani M. M. her ciddi araştırmacının kabul ettiği bir gerçektir. Kürtler ve Çerkesler okşanır. Bu gezi 15 Aralık 1917de başlamış ve 4 Ocak 1918 'de sona ermiştir (20 gün)." (Hilafet.Kemal ilişkisi. Derneğin Türk milliyetçiliğini savunan radikal kanadına mensuptur. Veliaht Vahideddin Efendinin.25 Ordu iyice güçsüzleşince de. bu seyahatte. birlik komutanlarının da işgalcilerden saklayabildiği silah_ve cephane ile başlamıştır. Nihat (Anılmış).23 arkasından da bütün ordu komutanlıklarını kaldırır. Doğuda İngilizler. topların kamalarını. de Heyette sadece iki subay var: Biri askeri danışman Albay Naci (Eldeniz) Bey.Kemal.Kemal Paşa. K. Veliahtın gözüne girmek için Enver ve İttihatçı yönetim aleyhinde konuştuğunu iddia ederek. hiç barışmayacaklar mı? 2. bir daha emperyalistlere kafa tutamayacak hale getirmektir.Kemal. Yunan ordusu İzmir'e çıkarılır ve y ayılmalarına yeşil ışık yakılır. aslında Enver Paşadan ve İttihatçılardan yanadır ama bir mevki kapmak için onların aleyhinde görünür.)24 İşgal kurulları. ikbal (yükselme) yolunda ilk ciddi adımını atmıştır.Kemal 1908 yılının başında İttihatçılara katılmıştır. iç isyanlar körüklenir vb. Vahidettin ile M. M. yanındaki subaylardan biri de M. Trakya'ya. Karadeniz kıyısı boyunca. _8 . açık gerçekleri maksatlı olarak tersine çeviriyor. Ermeni birliklerinden yararlanırlar. Amaç. özendirilen Pontuscu Rum çeteleri faaliyete geçer. s. Almanya gezisi ile başlıyor. 'askerlerin siyaset dışı kalması tezini' savunduğu için derneğin ileri gelenler inin düşmanlığını kazandığı.Mısıroğlu ile gerçek. Müttefik birlikleri. Enver'e ve İttihatçı hükümetlerin yönetim tarzına karşı olduğu. Enver Paşa ve İttihatçıların şiddetle aleyhinde olduğunu görünce. birçok silahı da denetimi altında tutabileceği ambarlara taşıtır.Şevki (Subaşı) vb. (Mondros.Kemal'in tanışmaları □ "Onu bu vazifeye tayin eden İttihat ve Terakki hükümeti olduğu halde. s. kendisi de bu yönde fikirler ileri sürerek. Kars'a girecek ve İstanbul'u işgal edeceklerdir. Kurtuluş Savaşı. Türkiye'yi parçalayıp ezerek. Doğrular: 1. Kemal'di.. Y. komutanların yurt içine taşıtabildiği.." an Vahidettin ile M. ötekisi de geziye ordu temsilcisi olarak katılan M.Mısıroğlu'nun bu geziyle ilgili iddiaları: "Hasta olan Sultan Reşat'ın yerine Alman Cephesini ziyarete giden Veliaht Vahideddin Efendinin. Kongrede. güneyde de Fransızlar.Kemal'in.

Kemal Paşaya Veliaht hakkındaki fikrini sormuştu. ikincisinde ise Anadolu'ya (1919 Mayıs).143) □ "Dostlukları o kadar ilerlemişti ki bir gün Berlin'de. İki yazar da söz konusu paragrafları. s.Kemal Paşa şöyle cevap verdi: 'Daima göz önünde bulundurmak ve ona sadakatle (sadık olarak) hizmet şartıyla. Filistin/Suriye cephesine gönderilir (1918 Ağustos). İsteyen inanır.Kemal. saptıramaz. bir üçüncü kişinin tanıklığı da söz konusu değil. bu adam ile çok iş görülebilir." (Bu paragrafın kaynağı. Şu halde. rütbesi ve nişanları alınacak. b.93 imiş.Kemal'i de kendi istediği gibi konuşturamaz. bu konularda yalnız M." (Bu paragrafın kaynağı. Adlon Oteli'nde M." (Hilafet. Onlara gösteriniz ki hesaba katılması lazım gelen birisiniz. istemeyen inanmaz. yine yabancı aktarıcılara başvuruyor. İlkinde. Hilafet. Bunların gözlem olabilmesi için yazarlarının olaylara tanık olmaları. 'Sizden sarahatle (açıkça) bir şey söylemek müsaadesi isteyeceğim. anıları keyfine ve maksadına göre değiştiremez. H. M. Vahidettin bir açıklama yapmamamıştır. orada bulunmaları gerekirdi. Aktarmadan önce. M. Veliaht kendisine karşı pek büyük itimat izhar ederek. bu alıntıl arı "ecnebi gözlemi" diye sunuyor. 'Reddecekler!' dedi. Veliaht. s. hem de ilerdeki görüşmeleri hakkında. M.Kemal. idama mahkûm edilecektir. M.144) □ "Seyahatleri esnasında bir gün de Naci Paşa.Kemal'in anılarına dayanmak zorunda. s. Hilafet. Zat-ı necabetpenahileri gölgede kalmamalısınız' dedi. paşayı daha önce tanımadığından dolayı teessürlerini beyan etmiştir. 'İstanbul'a gidince 30 görüşürüz' cevabını verdi. her araştırmacı. s. M. M. Armstrong. Vahidettin zamanında da yine ordu komutanlığı yapacaktır. değiştirme ya da süslemeleri belirtmek için anıların aslını da dipnot olarak vereceğim: bi an _8 . s. Bu mu ikbal? □ "Buna dair birkaç yabancı gözleminden söz edelim. 'ikbal yolunda ilk ciddi adımını attığı' iddiası da d uruma ve gelişime hiç uymayan bir yakıştırma. trende kendisi ile dost olmuş. şu ya da bu yönde süsleyemez. 29 Hilafet.120 imiş. abartı.Kemal'in bu yolla.Armstrong ve Dagobert von Mikusch'un kitaplarından yaptığı alıntılara yer veriyor. Mısıroğlu.Kemal'in tanışmaları ve görüşmeleri hakkında bilgi veren bir tek kaynak var: M. İkisi de olayların tanığı d eğil.143) Mısıroğlu bu cümleden sonra. c. bu tek kaynak dururken.' (Bu paragrafın kaynağı da Dagobert 31 von Mikusch. Vahidettin ile M. ayrıca Mısıroğlu da yanlış çeviriyor. beni hayatınız müddetince kendinize bend edeceksiniz (bağlayacaksınız)' mukaddi-mesiyle (diye söze başlayarak). bir hususu belir tmek istiyorum: a. Veliaht. Bu alıntılardaki yanlış. Ayrıca. M. İstanbul'a gidince bir ordu kurulmasını talep ve kendisini de bu orduya Erkan-ı Harp Reisi (Kurmay Başkanı) yapmasını teklif etti. s.Kemal. üstelik doğru olarak aktarıp aktarmadıklarını da denetlemiyor.Kemal'in anıları!28 Hem bu gezideki. Size öyle bir teklifte bulunac ağım ki eğer kabul ederseniz.□ "Veliaht Vahideddin Efendinin zekâ ve dirayetinden takdirle bahseden M.Kemal'in anılarına dayanarak yazmışlar ama doğru aktarmamışlar.C. Ama dürüst bir yazar. 'Cesaret edemeyecekler. Armstrong. bu sırada zaten ordu komutanıdır. İkinci görevine başlamasından iki ay sonra ordudan ayrılmak zorunda kalacak. çünkü bütün görüşmeler ikisinin arasında geçiyor.144) de 2. Veliahta.96 imiş. s.Kemal.

29 Nisan 1919‟da evleneceklerdir. s.' Bu tür yalanlar. en ince ayrıntıyı bile adalet ve haktanırlık ölçüsünde kaydedeceksin! Olayları bunlara dikkat etmeden değerlendirmeye kalkışanlar. bi an _8 . gerçeği ters yüz etmeler o kadar çok ki hepsinin doğrusunu açıklamaya ömrüm yetmez. Atatürk'ün Almanya ve Avusturya Gezileri. kendi adına pek güzel yararlanmış ve seyahat esnasında Veliahta azami surette tesir ederek. ötekiler ancak törenlere katılır. • Ünlü tarihçi Wells. M.Önder. M. s. Kurtuluş Savaşı konusuna girmeden önce. bir onur unvanı olup gerçek yaverlik değildir. Ömer Faruk Efendi de. En basit gerçekleri bile bilmediklerini göstermek için yakın tarihimizle ilgili bazı yanlışlarından örnekler vereceğim.34 Mısıroğlu bu konuyu şöyle kapatıyor: □ "Bu hususdaki diğer bir gerçek de şudur: Veliaht Vahideddin Efendi. Bu gezi 15 Aralık 1917‟de başlayıp 4 Ocak 1918‟de bitmiştir. beraberindeki damadı Şehzade Ömer Faruk Efendiye.H. İttihat ve Terakki'nin kendisine olan itimadından. Ömer Faruk Efendi o tarihte damat. Albay Naci (Eldeniz) Beydir. Asıl yaverlik hizmetini birkaç kişi yapar.35 Kısacası. sonradan kendisinin yaveri olabilmek imkânını elde etmiştir. sonra da yalnız belli başlı iddialara değineceğim. bir yıl dört ay sonra." (Hilafet.Kemal'in hakiki düşüncelerini sezdirmeden öğrenip kendisine rapor etmesini emretmişti. Mısıroğlu'nun muhayyilesinin ürünü olduğunu söylemeye gerek yok. s. 3. bu seyahat esnasında. Geri kalan ayrıntıların.Hakkı Okday.Kemal'e fahri yaverlik bir yıl sonra. Oysa Abdülmecit‘in oğlu Ömer Faruk Efendi ile Vahidettin‘in kızı Sabiha Sultan. M. çeşitli suretlerde yoklamış ve sonuç olarak Veliaht'a. (s. ilerde Anadolu'ya gönderilmesi esnasındaki güvene zemin (ortam) hazırlamıştı.Kemal değil. olayları his ve arzularına göre yorumlamadan olduğu gibi yansıtacaksın. hoşa giden masal yazmış olurlar. Ömer Faruk Efendi.Okday‘ın anılarında bilgi var. 22 Eylül 1918'de verilecektir. ne diyordu? 'Kronolojiyi temel sayacaksın." (Hilafet.Kemal. 144) Bu yolculuk sırasında yaverliği söz konusu olan.329. Almanya'ya giden heyette. İ.145) Oooof! Kaç atmasyon bir arada. hatta damat adayı bile değildir. yanlışlar. M.366-372) 2. s. tarih değil.Kemal'in İttihatçı aleyhtarı ve hilafete bağlı olduğu tarzında rapor vererek.33 Fahri yaverlik. onu yol boyunca.Mısıroğlu'nu izlemeyi sürdürelim: □ "Yukardaki izahattan anlaşılacağı üzere M. eğlencelik birkaç örnek de 1.32 M. Bu sırada damat adayı olanlar hakkında.9) 3. herhangi bir sıfat ve görevle de bulunmuş değildir! (İ. Yanya'dan Ankara'ya.

(A. s. □ ".Hüseyin Ceylan. s.. (KA Günlüğü. H. (Türk Parlamento Tarihi. Bu nasıl belge tarama. s.127) Fetvayı veren Şeyhülislam Hayri Efendidir.359.Dili pak. CG Yol.Larousse.H. İstanbul'dan 676 siyasi tutukluyu Malta'ya sürdü. K. s. 128) H.114) Mareşal değildir.□ "[1914 yılındaki] cihat fetvasını Şeyhülislam Suat Hayri Ürgüplü imzalamıştı.." (H.Kemal ve Fevzi Çakmak! □ "Eski Meclis Başkanlarından Rauf Orbay.) □ "Sultan Vahideddin'in oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendi.Kemal'e verildiği iddia edilen altınlar ile İstiklal Mahkemelerince verilmiş idam kararlarının sayısı konusunda da göreceğiz. resim altı) M. Rauf Orbay hiç Meclis Başkanlığı yapmamıştır. Suat Hayri Ürgüplü ise Hayri Efendinin oğludur. İngilizler.199. (KA Günlüğü.11.43) Sürülenlerin tamamı 144 kişi. Büyük Oyun.Tuncay. M." (H. T..Dilipak.C. s. bakanlık.451. Malta'ya sürülenleri. İstanbul Mebusan Meclisi'nde kurduğu grubun adıdır." (H..H. □ "K. Vahidettin'in de damadı. s.Karabekir ordu komutanlığından korgeneral olarak ayrılmış ama askerlikle ilişiği kesilmediği için 1. s.1927'de.Hüseyin Ceylan." (GRYT Ansiklopedisi." (A.. Veliaht Abdülmecit'in oğludur. 1. s. Din-Devlet İlişkileri. Tam liste. büyükelçilik.58) 'Felah-ı Vatan'. s.Şimşir'in Malta Sürgünleri kit abının 415-420.Ceylan. sayfalarında var.. s. 3.280) Huy canın altındadır. daha yüksek rütbe sahibi oluyor. 1. T. □ "Erzurum'da da Felah-ı Vatan grubu çalışmalarına başladı.1. 12.Dilipak.. Bu abartma huyunu.C'nde Tek Parti. CG Yol..Kemal 1 Nisan 1916'da. Dilipak. beş kat fazla gösteriyor. açıktan orgeneralliğe (1.686 kişi idi. Kemal'den daha yüksek rütbeye sahipti.Ceylan. M. 1..C.Karabekir. 131) Bir meclis grubunun şubesi olmaz.Hüseyin Ceylan. B.C. 27 ay sonra terfi eden.879 vd.C. 6 Şubat 1920'de. Çeşitli Cephelerde K..508. s.C.. CG Yol.C. (On Yıllık Harbin Kadrosu..87) ama Ömer Faruk Efendinin Vahidettin'in oğlu olmadığını bilmiyor. s. senato başkanlığı ve başbakanlık yapmıştır! (M." (A. DinDevlet İlişkileri. 1. s.49.C.C. sayı 11/Mart 1988) Demek ki GRYT Ansiklopedisi yazarlarına göre.Ferikliğe) yükseltilmiştir. Müdafaa-yı Hukukçu milletvekillerinin. AAMD.N.1. Cumhuriyet döneminde milletvekilliği.Ceylan bol keseden rütbe ve makam dağıtmaya devam ediyor. bilgi toplama? Ömer Faruk. s.485) □ "Şark (Doğu) Cephesi Kumandanı Mareşal Kazım Karabekir. Dilipak'ın Erz urum'da çalışmaya başladığını iddia ettiği bu grup da ne ? Anlayan beri gelsin!36 de bi an _8 .H.78) H.Rauf Orbay'ın biografisi. Aferin! □ "Birinci Dünya Savaşı'nın insan zayiatı 371.Baycan." (H. Vahidettin'in milli mücadeleye katkısını kanıtlamak için "yüzlerce belge taradığını" iddia ediyor (Büyük Oyun.C. M. önsöz) K.Karabekir ise 28 Temmuz 1918'de mirliva (paşa) olmuşlardır. İstanbul'daki grup hafta sonu tatili için Erzurum'a gelmiş de olamaz. Karabekir Paşa. s.. çünkü yolculuk gidip gelme otuz gün sürüyor.nin iki mareşali var: M. N. Din-Devlet İlişkileri.

devletin kuruluşuyla ilgili en önemli belgelerden birini." (A. s. daha çok iç isyanlara karşı koymak amacıyla Ankara'da Kuvve-yi İnzibatiye kuruldu..98.Said-i Nursi TBMM'nde milletvekili olarak hiç bulunmamış. 2. Yani Halkçılık Programının.2057-2058)38 □ "18 Nisanda. o kadar önemsediği hilafetin kaldırıldığı tarihi bile bilmi- de bi an _8 . □ "13 Eylül 1920'de M. s. 6. Karabekir Paşa.M.Natık Paşa ve beraberindekiler tarafından dağıtılır ve kapılar kilitlenir.80) Tarih meraklılarının artık kahkahalarla güldüklerini tahmin ediyorum.□ "Said-i Nursi birinci Mecliste.119)40 Şu işe bakın! Yazar.Dilipak. ne de Cumhuriyet tarihini. s. uzun görüşmelerden sonra.C. 1924'te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kurucularından biri ve başkanıdır. 13 Eylül günü TBMM'nde. Cumhuriyet Halk Fırkasına dönüştürme yolundaki ilk adımlarından birini atmış oluyordu. CG Yol.Kemal. Müdafaayı Hukuk Cemiyetlerini. Milletvekilleri İstanbul Muhafızı M. Müdafaa-yı Hukuk Cemiyetlerinin CHFna dönüştürülmesi ile hiçbir ilgisi yok. s. TKS Kronoloji I. içtimai.62) 'Yanlışlıklar Komedyası' tam gaz sürüyor: . hükümet beyannamesi ol arak okunur. Serbest Fırka ise 1930 kurulacak olan bambaşka bir parti.439)37 □ "11 Nisan 1920'de Osmanlı Meclis-i Mebusanı fiilen kapandı. idari. İstiklal Harbinde Ayaklanmalar. s. hilafetin kaldırılmasının üzerinden 20 gün geçmeden Lozan Kon-ferans çahşmalarına başlanmıştı." (A." (A. sadece 9 Kasım 1922 günü. Dilipak. Düşmana karşı savaşmak. (Jeschke. Bu hareketi ile M. vatanın kurtarılması yolunda çalışan aktif bir milletvekilidir!" (A. "Halkçılık Programı" adı altında bir broşür hazırladı ve TBMM üyelerine dağıttı. 120) □ "Cumhuriyet Halk Fırkasına karşı Serbest Fırkayı kuran Kazım Karabekir Paşa. CG Yol. Karma Kurul.39 □ "Daha Mudanya Mütarekesinin üzerinden 20 gün geçmeden hilafet kaldırılmış. bu progr ama dayanarak bir anayasa tasarısı hazırlayacak ve ilk anayasa. 18 Nisan günü 'Kuva-yi İnzibatiye' adını taşıyan bir birlik kurulmuştur ama Ankara'da değil İstanbul'da.C. CG Yol. İ.." (A.Kemal." (A.Dilipak. s.Dilipak. s. 'M. tartışılır ve karma bir kurula havale edilir. CG Yol. başkanı da Fethi Okyar. Bir daha tekrarlamak ihtiyacını duyuyorum: Bunlar ne Osmanlı tarihini biliyorlar. Son Sadrazamlar. Vahidettin'in aynı tarihli iradesiyle. Yazarın broşür sandığı Halkçılık Programı. (ZC. askeri görüşlerini hülasa eden ve idari teşkilat hakkındaki kararlarını gösteren bir programdır".. oturumu dinleyici locasından izlemiştir.K.İnal.Kemal'in hazırladığı broşür' sanıyor ve öyle tanımlıyor. s. (TİH. Düzce isyanı başladı. düşmana karşı savaşan milli kuvvetleri tepelesin diye ve Vahidettin'in de imzasını taşıyan bir kararname ile. CG Yol.65) Ankara'da 'Kuvve-yi İnzibatiye' adıyla bir birlik. hiçbir zaman kurulmamıştır. Gençler için not: K. CG Yol. s.Dilipak. 11 Nisan 1920'de fiilen değil.Dilipak.65) Osmanlı Meclis-i Mebusanı. resmen ve hukuken kapatılmış ve bu karar zorla uygulanmıştır. 20 Ocak 1921'de kabul edilerek yürürlüğe girecektir. s. "Vekiller Heyetinin siyasi. Serbest Fırkanın değil.81) Dilipak. 24.

e. Kendisine yardımı olur umuduyla doğru tarihleri bildiriyorum. Kıyım. şehit ve yaralı. Kulaksızzade Mehmet Efendinin evine zorla girilir. askerin ağzına işediğini görür. binden fazla sivil kayıp. Yunanlılar işgal sınırlarını genişlettikçe yayılıp artacak. Yunanlılar çocuğu da süngülerler. s. 550 ev ve 30 dükkân kül olur. İzmir'in işgali ve işgali izleyen kırk güne ilişkin birkaç örnek: • 15 Mayıs 1919: İzmir'deki askeri birlikler. öteki 6 aylık olan iki çocuğu. yerel yetkililerce de. babasının cesedi üzerine kapanınca. yoksa kan gölüne mi dönmüştü? Konuyu yaymamak için örnekleri Ege'den aldım. 1.g. Ege'de Kurtuluş Savaşı Başlarken s. 1. eşi.16) 2. Kordonboyunda şehit edilen Yzb.Yalazan.C. belli başlı konuları ele almak istiyorum. kızı ve kızının biri beş yaşında.Necati Beyin 8 yaşındaki oğlu. ortalıkta Yunanlıların da İzmir'e bir çıkarma yapacakları söylentileri dolaşmaya başlamıştı. Vahidettin ve D. Hilafet. yağma ve kundaklama başlar. (T. Daha bu tür binlerce eğlendirici yanlış var. Önce Vahidettin ve İstanbul yönetiminin. Anadolu'da durum Anadolu ne durumdaydı? Sessiz sedasız savaş yaralarını mı sarıyordu.21 44) 2. birçok ırza tecavüz ve yağmalama ol ayı. Ali Nadir Paşanın emrine uyarak. kendisi. 4.Mısır oğlu. bu sırada rıhtımda 'su' diye inleyen yaralı bir Türk erinin üzerine çömelen bir Rum kadının. Türkiye'de Yunan Vahşeti ve Soy Kırımı Girişimi.153) Yunan ordusunun İzmir'e 1920'de değil. nasıl bir tavır takındıklarını görelim. Milli Mücadele'ye karşı.41 Sonuç: 500'den fazla subay ve er..92)43 Bu olaylar. yokluğundan yararlanarak evine girdikleri bir subayın eşine tecavüz ettikten sonra 4-5 yaşındaki kızının bikrini de parmakla bozarlar. Çanakkale Olayı. (D. Bu.Taçalan.253) 3.yor.Yalazan. Birçok mahalleden biri olan Cuma mahallesinde çıkarılan yangın sonucu. Ama öteki yanlışlarına bakarak diyebiliriz ki böyle bir yanlış." (K. Mısıroğlu'nun bile bildiğini sanıyorum. sürekli olarak İstanbul'a bildirilecektir:  27_Mayıs 1919: Aydın işgal edilir. Ama bunları bir yana bırakıp.42 Birkaç somut örnek: 1 İzmir'de.. s. a. (N. 50'nin üzerinde ölü. 15 Mayıs 1919'da çıktığını. süngülenerek öldürülür.Ferit hükümetleri hakkında bazı ön bilgiler 4/1. K. buna rağmen o gün akşama kadar Yunanlıların ve Rumların çılgınlıkları sürer. herhalde bir dizgi yanlışı. de bi an _8 . hazrette pek de yadırganmıyor. Mudanya Mütarekesinin imzalanması: 11 Ekim 1922! Lozan Konferansının çalışmaya başlaması: 20 Kasım 1922! Hilafetin kaldırılması: 3 Mart 1924! □ "1920 yılı Mayıs ayı başına gelindiği zaman. s. İzmir limanındaki gemisinden kıyıyı (daha doğrusu kıyımı) seyreden bir İngiliz deniz subayı. İzmir'e çıkan Yunanlılara direnmezler. Yunan askerleri.Walder. s. (T.

s. S. s. Minelbab ilel Mihrap.. geleceğine.27)45 • 29 Mayıs 1919: Söke'nin Yoran köyünde . (T.. s. Kaymakam. katile karşı canımızı koruyoruz.29 46) Kadir Mısıroğlu bile diyor ki: "Müslümanlar. bu durumda ne yapar? Yer yer direnişe geçen halka. 1. İşte İzmir'in işgalini izleyen 40 gün içince..•Eşraf ve memurlardan38 kişi. 100) Ama İstanbul.318) • 17 Haziran 1919: Menemen kıyımı. (T. Redd-i İlhak ve Müdafaa-yı Hukuk gibi yeni kurulan milli örgütlerin telgraflarının çekilmesini yasaklar ve Yunanlılarla çatışmaya başlamış olan milli kuvvetlerin bastırılıp dağıtılması için genelge yayımlar (18 Haziran 1919. Aşağı Kozdibi mahallesinden 18 yaşındaki……. hem halkın ırzına. eşine kocasının gözü önünde tacavüz edilir.327) • 25 Haziran 1919: Balatçık istasyonunda Yunan Muhafızları tarafından trenden indirilen İslam yolcuların kadınlarına. Sonra da Yunan askerleri evlere zorla girerek yağma ve tecavüze girişirler. Jeschke.g.47 direnişi söndürmeyi kararlaştırır.g.127.Sade düşmana karşı vatanı değil. Efendinin evi yağma edilir. s. tarlasına tapanına.Akşin. 2.36) • 4 Haziran 1919: Nazilli işgal edilir. halkın bu tepkisini. a.48 • Hükümet. s. s. jandarmalar ve bine yakın sivil öldürülür. zorla şehir dışına götürülüp öldürülür.e. erkeklerinin gözleri önünde tecavüz edilir.. evine barkına.C. s.43).g. a. yağma ve öldürme başlar..Halit Karay.190) F.. (KS Günlüğü. 1. Bu durumdan şikâyetçi olan bir kişiyi kurşuna dizerler.Yalazan." (Yunan Mezalimi.Yalazan...Hanıma tecavüz ettikten sonra.. namusuna.g.. Kısacası. s..Yalazan.. 'isyan' diye niteleyecektir! 4/2..e.C. s. a. Tecavüz.49 de bi an _8 . Yunan devriyeleri.C. R. (T.. s. TKS Kronolojisi I. a.(T.Yalazan.e.e.34) • 12 Haziran 1919: Yunanlılar Bergama'yı işgal ederler.307)..g.e.. ellerini kesip dişilik organına sokarak öldürürler. mukavemete mecbur kaldılar.. çoluğuna çocuğuna.261..22) 3. her ne pahasına olursa olsun. 1. işgalin protesto edileceği İstanbul mitinglerini yasaklar (KS Günlüğü. hem de sahip çıkmak için çırpınanlara engel olmaya çalışır. 3. hiç olmazsa el altı ndan destek ve cesaret mi verir? Yazık ki hayır! Pek kısa bir süre bocaladıktan sonra." (Eski Saat. (T.Rıfkı Atay da Akşam gazetesinde şöyle yazar: ". s. İstanbul Hükümetleri. a. ezan okuyan müezzinler kurşunlanır. Çok acı olaylar sonucu seksen bine yakın Türk Bergama'dan göç edecektir. devletin bağımsızlığına ve onuruna sahip çıkmaz. (KS Günlüğü. Bu facialar karşısında İstanbul yönetiminin 1919'daki tutumu Sadece küçük bir bölümü aktarılmış olan bu acı olayları bilen İstanbul yön etimi. İstanbul yönetiminin tutumunu belirten bazı örnekler: • Dahiliye Nazırı Ali Kemal. 277.Yalazan.1. s. s.

.32). 13 Ağustos 1919'da Balıkesir Kongresi'nin dağıtılmasını ister.164 vd.Karabekir. Ş.. Başlarken.28) • Dahiliye Nazırı Adil.). 2. hususi birtakım teşkilat kurulmasına ve halktan bu yolda mali ve bedeni isteklerde bulunulmasına. Jeschke. İstanbul Hükümetleri.202. • Dahiliye Nazırı Adil.ellerine kelepçe vurularak adi bir suçlu gibi gözetim altında İstanbul'a gönderilmesi. s.C. Batı Anadolu'ya gelerek. M.. sayı 2.Karabekir.555 vd.M..1919.57). s.C. İng." (Jeschke. • Dahiliye Nazırı Adil.84. M. Belgeleri. s.48.kısım. s. M.Kandemir.. 550). s. İstanbul Hükümetleri.138.54 • Vahidettin. s. s. s..).Turan.C." (2 Ağustos 1919.34). İstanbul Hükümetleri.. Jeschke. kongrenin öncül erinden H.• D. • D.447 vd.Çarıklı. • Dahiliye Nazırı Adil ve Harbiye Nazırı Süleyman Şefik Paşa.. s.C. 29.478). İstiklal Harbimiz.1919'da.52 • Çete kurmak. TKS Kronolojisi I.Kemal ve Rauf Beyin tutuklanmasını kararlaştırır (Jeschke.. s.50 • Dahiliye Nazırı Adil'in demeci: "İzmir'de çete teşkil edenleri dağıtmak için icab ederse askeri kuvvete müracaat edeceğiz.28). belge no. 21 Haziran 1921 günlü kararıyla Milli Mücadele'ye karşı açıkça tavır alır: "Her ne ad ile olursa olsun. İngiliz Belgeleri. H. s." (K. S.Karabekir. sivil ve asker her türlü yetkilinin bu kongreyi önleyip dağıtması için 20 Temmuz 1919'da emir verir ve özetle şöyle der: "Padişahımız Efendimiz Hazretlerinin arzu ve iradelerine ve vatanın yüksek menfaatlerine tamamiyle aykırı olan bu hareketin engellenmesi. s.388. 1.Akşin. • Jandarma Genel Komutanı Kemal Paşa.111).M. • Damat Ferit. s. KS Günlüğü.Kemal. 2." (KS Günlüğü.. 13 Ağustosta.53 • Vahidettin. askeri ve mülki makamlarca asla meydan verilmemesi ve müteşebbisleri hakkında takibat-ı şedide icrası (şiddetli koğuşturma yapılması). Valiliğin izni ile toplanan Erzurum Kongresini yasa dışı ilan eder. Çarıklı. 20 Eylül 1919'da yayımladığı beyanname ile hükümetin bu uy- de bi an _8 . K. s. direnişte bulunmak gibi etkinliklerin önlenmesi için Tahkik Heyetleri oluşturulur (S.C.Akşin. kararın orduya tamimi: 8. Denizli Mutasarrıflığına verdiği emirle Alaşehir Kongresi'nin de engellenmesini isteyecektir (H..." (S. 8 Ağustos 1919'da şu genelgeyi yayımlar: "Teşkilat-ı Milliye adı altında toplanan kuvvetlerin gecikilmeksizin dağıtılması.242.140) Gazetelere de şu demeci verir: "İzmir'de çete teşkil edenleri dağıtmak için icap ederse askeri kuvvete müracaat edeceğiz. s.. 1. 2.170.7.7. Kuva-yı Milliye'yi dağıtmaya çalışır (TİH. kongre toplamak.211. s.Akşin.Akşin. S. HTVD. 250. Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri. 247.Ferit hükümeti. Belgeleri. Arkadaşları ve Karşısındakiler. Erzurum'a Vali atanan Reşit Paşaya şöyle der: "Birtakım celali eşkiyası türedi ise de bunlar imha edilecektir. F. Gökbilgin.. M.Ferit hükümeti. 137. s.145). İstanbul Hükümetleri." (1919 Temmuz sonu.Muhittin Çarıklı'nın tutuklanması için şu emri verecektir: ". İng. İstiklal Harbimiz. s. s." (KS Günlüğü. s. Sivas Kongresinin dağıtılması için 3 Eylül 1919'da. İstiklal Harbimiz. yeni Elazığ Valisi Ali Galip51 ile Ankara Valisi Muhittin Paşayı görevlendirirler (K. bu emre dayanarak İzmir Valisi Kambur İzzet. 2.

Bosna ve Hersek Müslümanlarının yardım istekleri. Burdur'a yerleştirilen ve evleri Ermenilere geri verilince aç ve sokakta kalan Vanlıların yakınmaları hakkındaki yazıları okuması üzerine.177) de gulamalarını savunur. genel olarak Ali Fuat Türkgeldi'nin anılarına dayanmaktadır. Sizin yolunuzda kimsecikler yürümez!"66 Gerçekten de Anadolu halkı. K. bugün de ben ağlıyorum. hatta nübüvvet (nebilik) kuvveti bile kâfi gelmez.' " (s. Adapazarı olayları (Ekim 1919 57). çocukça senaryolar yazmaya. Ali Fuat Türkgeldi ağlar. dağıtma.63 bu hükümet64 mi halktan ve Milli Mücadeleden yanaydı?65 Bu Hükümdar mı Milli Mücadeleyi planlamış ve M. Hepsini eksiksiz olarak aktarıyorum: □ "[Fransızların bazı sultan ve şehzade evlerinin boşaltılıp kendilerine verilmesini iste meleri üzerine. Şeyh Recep olayı (18 Ekim 191958).1919'da. Nasihat Kurulu'nun Başkanı Şehzade Abdürrahim Efendiye şöyle demiştir: "Millet bizim yolumuzdadır.. iyi bir barış andlaşması yapılacağını vaad eder (!) ve D. ancak birkaçı belirtilmiş olan bu çeşit engelleme.55 • Hepsi sonuçsuz kalan bu kösteklemeleri. bu tutumu sü rdürdüğünü ilerde göreceğiz. kısacası sahte bir tarih üretmeye çalışıyorlar.C. Ama ." (s.67 Durum bu. İstanbul yönetiminin. Milli Mücadele. bi an _8 . 176) □ "[Ali Fuat Türkgeldi'nin. milli mücadeleyi hazırlayan ve devamını sağlayan bütün etkinlikleri kınar. onun yerine.Özalp. Damat Ferit hükümetleri. Vahdettin ertesi günü der ki:] 'Bence Al-i Osman'ın mülküne girdikten sonra. Hürr iyet ve İtilaf Partisi56 ve İngilizlerin desteklediği yerel ayaklanmalar ve olaylar izleyecektir.] Zat-ı Şahane gözlerinden yaş gelerek.Ferit hükümetine güvenilmesin! ister (S.' dedi. s.Kemal'i Anadolu'ya göndermişti? Esat (İleri) Hoca. sonuna kadar Milli Mücadele'ye karşı. Vahidettin'in vatanseverliğinin kanıtı olarak ileri sürülen olaylar Vahidettincilerin gösterdikleri örnekler. sınırda bir kulübeye girmekle benim sarayıma girmek arasında bir fark yoktur. Ne yapayım? Buna beşeriyet kuvveti. İstanbul yönetiminin teslimiyetçi ve işbirlikçi politikasını benimsemeyecek. Birinci Bozkır Ayaklanması (27 Eylül-4 Ekim 191960). Ancak uluhiyet (Tanrı) kuvvetine muhtaç.58).. yok etme girişimlerine rağmen. Vahidettin'in vatanseverliğini kanıtlamak için türlü masallar uy durmaya.Vahidettinci tarih yazıcılarının hiçbiri bu olaylardan söz etmiyor. Urla'da Rumların yaptıkları kıyım. İkinci Bozkır Ayaklanması (20 Ekim-4 Kaşım 191961).. sindirme. İstanbul Hükümetleri. milliyetçilerin açtığı zor ama onurlu yoldan yürüyecektir.176. 1. Birinci Anzavur Ahmet Ayaklanması (25 Ekim-30 Kasım 191959).62 Sormak hakkımızdır: Bu Hükümdar.Akşin. s.581.5. ' Dün siz ağlıyordunuz.

okulu. 14. ırza geçerken. tahtını ve hanedan hukukunu korumak için Milli Müc adele'yi engellemeye ve söndürmeye çalıştığı için suçlanıyor. bunun için zahmeti ve tehlikeyi göze almak başka şeydir. ben onu düşünüyorum. bu bölümün 13.73 hastayla. Sultanın iki gözünden yaş akıp 'Karılar gibi ağlıyorum!' diyordu. halkın çaresizliğine. o törenin vekar ve gereğini unutarak. 1. kendi evim yanmış. Adanalılar. gönül alıcı. vatan ve milletseverliğini belirtecek bir açıklaması.Mısıroğlu diyor ki: "Daha tahta çıktığı gün. Ama bu örnekler. Fransız ve Ermenilere karşı namus kavgası verirlerken. Bazı Vahidettinciler ile hanedana saygı duyanlar. Şimdi bu ek iddiaları görelim: • K. Vahidettin sarayından çıkıp da bir hastaneyi. İzmir'in işgaline. Rumeli ya da Ege göçmeniyle ilgilenmiş midir? Hayır! Hiç moral ve umut verici bir açıklama yapmış mıdır? Hayır! Onca çocuğunu şehit vermiş olan milletine. ve 15. Kars'ı geri alan Doğu Cephesi birliklerine olsun. yetimle. basına yansımış ya da kayda geçmiş hiçbir jesti yok. bir tek gaziyle. 'Bugünler için mi kılıç kuşanıyoruz?' de bi an _8 .. 'Benim milletimin ocağı yanıyor. yurdu.□ "[26 Mayıs 1919'da. askeri birliği ziy aret etmiş. Duygusuz bir insan bile bu olaylara kayıtsız kalamaz. Sevres Andlaşmasına hiç üzülmediğini iddia eden yok. Mersinliler. Hatırlaya69 cağınız gibi toplantıya girmeden önce de bayılmıştı. Vatan sınırl arından gelen yenilgi haberlerinin derin ıstırabı ile kıvranarak. ezan ok uyanlara ateş edip eğlenirken. bu ağlayıp sızlanma sahnelerinin yetersizliğini iyice kavramış olmalılar ki vatanseverliğini doğrular um uduyla üç iddia daha ileri sürüyorlar. teslimiyetçiliği seçtiği ve yanlış bir yol tutarak. Maraşlılar. paragraflarında. Eba Eyyüb-ül Ensari hazretlerinin türbesinde yapılan geleneksel kılıç kuşanma töreninde. desteklemek bir yana. bir selam yollamış mıdır? Hayır! Ege'de ve Marmara'nın doğusunda Yunanlılar. koltuğuna girerek. belgeleri ve kendi itirafları ile göreceğiz. ) □ "[Yıldız sarayındaki özel dairesinde çıkan yangın üzerine ağlayan bekçiye:] Vahdettin.Saltanat Şûrasını açtıktan sonra] Abdülmecit Efendi. orta kattaki özel dairelerine dönmek üzere melul ve mahzun bir halde servis merdivenlerin68 den inerken. Vahidettin'in vatanseverliğini kanıtlar mı. kanıtlamaya yeter mi? (1) Sultan Vahidettin'in yenilgiye." (s. Ama üzülmek başka. (2) Zaten Vahidettin.75 bu davranışları hiç protesto etmiş midir?76 Hayır! Mesela Antepliler. hüngür hüngür ağlıyordu.227) Ali Fuat Beyin anlattığı olaylar bu kadar. doğru düşünüp gereğini ya pmak.72 Bu ağlayıp sızlanmalarının dışında. her gün cinayet işlerken. Urfalılar. bu olaylara ûzülmediği için değil." (s.216. hiç olmazsa bu olaylarla ilgilendiğini gösterir bir tek açıklaması olmuş mudur? Hayır! İngilizler yakaladıkları Kuva-yı Milliyecileri asarken77 sesini çıkarmış mıdır? Hayır! Yunan ordusunu 'Halife'nin ordusu' olarak gösteren propagandayı yalanlamış mıdır? Hayır! Tavrını. bir kez olsun teselli edici. ne ehemmiyeti var?' 70 dedi. umut verici bir cümle söylemiş midir?74 Hayır! Anadolu'nun kazandığı herhangi bir başarıyı kutlamış mıdır? Hayır! Söz gelişi.71 Tanığın dürüstlüğünden kimsenin kuşkusu bulunmuyor.

Vahidettin'in ilk Hatt-ı Hümayunu da. Tevfik Paşanın 2.Okday. Nitekim Vahidettin de 4 Temmuz 1918'de tahta çıkmış ama kılıç kuşanma töreni 30 Ağustos 1918 günü yapılmıştır. İlk defa Ocak 1919'da.8* b. ağlamaktan töreni izleyemez hale gelmiş ve Yaver Ömer Paşanın.79 Dört kitapta da. Devrin başı göklerde din adamı Şeyh Sünusi hazretleri tarafından yapılan bir dua ile ke ndisine Hazret-i Ömer'in kılıcı takılırken o. Suriye ve Irak cephelerinde durgunluk sürüyor. Padişahın y averi sanıyor. "bu tavrın padişahlık vekar ve mehabetine yakışmayacağı hususundaki niyazını fısıldaması" ise hiç mümkün değildir. s. Padişahı daha hüngür hüngür ağlatacak bir durum da yok. daha sonra yapılır. 'Yaver Ömer Paşa' diyor. İzmir'de oturmakta olan emekli bir paşadır.Mısıroğlu'nun ve kopyacısı H. (Jeschke.F.Simavi. Böyle bir masal. Görüp İşittiklerim.352) 2. Bu uydurmaları okuyup da inananlara ne yazık!85 K. Mısıroğlu da iddiasını bir kaynağa dayandıramıyor. s. Vahidettin‘in kılıç kuşanma törenini anlatan sadece dört kaynak var: Vahidettin‘in Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi. s. Bu sahnenin uydurma olduğu. doğrusu 'Ömer Yaver Paşa'dır. Hükümetinde Harbiye Nazırlığına atandığı için yollanan özel bir deniz aracıyla İstanbul'a getirtilecektir. Başmabeyinci. Ceylan'ın yazıları.400. çünkü bunlardan başka kaynak yok. (A. Doğrular: 1.diyordu. olaylar sırasını bile bilmediklerini belli de bi an _8 .83 Vahidettin'in Başmabeynciliğine ise. L.146. adı Ömer Yaver olan paşayı. ayrıntılardan da belli: a. s.H. "tahta çıktığı gün kılıç kuşandığı" ifadesinin gerçekle de.Türkgeldi." (S. galiba bu sıralama yanlışı yüzünden. Padişahlar. Osmanlı töresiyle de bir ilgisi bulunmamaktadır.Hakkı Okday gibi üç görgü tanığının anıları ve töreni gazeteci olarak izl eyen R.Mücahitler. Osmanlı Sarayının Son Günleri. Eylül ortasından sonra yağmaya başlayacaktır. Hazret. yani kılıç kuşanma töreninden 4 ay sonra.80 Kısacası Vahidettin'in. kılıç alayı törenini de hiç bilmediğini gösteriyor.H. Muhayyilesini çalıştırmış. 31 Mart 1919'da atanır.Eşref Ünaydın‘ın İki Saltanat Arasında adlı kitapçığı.24) d. Doğuda ise Osmanlı birlikleri.45)78 Bu iddia bütünüyle uydurmadır. Başyaver ile öteki saray mensupları ve devlet ileri gelenlerinin bulunduğu kurallı bir törende. 3. i. tahta çıktıkları gün.82 Yenilgi ve tehlike haberleri. dolu dizgin Kafkasya ve İran içine ilerliyorlar. ne sarayda görevlidir. Yanya‘dan Ankara‘ya. Başmabeyncisi Lütfi Simavi ve damadı İ. TKS Kronolojisi I. Mısıroğlu. Yaver olmadığı gibi kılıç kuşanma töreni sırasında. ne de hükümette. kılıç kuşanma töreninde Vahidettin‘in ağladığına ilişkin tek kelime bulunmuyor. Padişahın yanına sokulup da kulağına. Vahidettin ve dönemi ile ilgili bir araştırma yapmadıklarını. Hanedan ileri gelenleri ile Başkâtip.84 resmi görevi olmayan emekli bir paşanın. bu yüzden oldukça iyimserdir. kılıç kuşanmazlar. c. s. ordu ve donanmaya beyannamesi de. Osmanlı saray teşrifatını da. Batıda da henüz yakın bir tehlike görünmüyor. yazarın. O tarihte. bu tavrın padişahlık vekar ve mehabetine yakışmayacağı husususundaki niyazını (yalvarışını) kulağına fısıldamasıyla kendine gelebilmişti. Kılıç kuşanma töreni.

(4) Zaten Vahidettin bile. Damat Ferit'in baskısı sonucu görevden uzaklaştırılmış88 ve yerine Avni Paşa atanmıştır. yani Milli Mücadele düze çıktıktan sonra. 14 Eylül 1922. TKS Kronolojisi I. Kurtuluş Savaşı hakkında ciddi bir araştırma yapmış olmaları düşünülebilir mi? Yapmadıkları için de rahat rahat uyduruyor. gerçeklerle uyuşmadığını da belgeleri ile göreceğiz. s. kaydırıyor.Hakkı Okday da sadece sevindiğini kaydetmekle yetiniyor ki bu ifadenin de doğru olmadığını göreceğiz. s. zaman z aman askeri bilgi verdiği düşünülebilir. Milliyet. R.Hakkı Okday. saptırıyor. 15 Nisan 1920'de.ediyor. (Yanya'dan Ankara'ya. kardeşi Ali Nuri'den hiç bahsetmiyor. 144 vd. 8.192)87 Bu bilgiye inanmak çok zor.F. üstünkörü.Hakkı'nın ayrıldığı tarihten sonra da.) Yani pek gezegen biri olup ara sıra sarayda bulunmaktadır. bu zaferdendolayı büyük endişeye kapıldığını göreceğiz. 28 Ocak 1922'de milliyetçilere katılmak üzere.Hakkı Okday ayrıca Saray Kurmay Başkanı ve Vahidettin'in damadı. milli orduyu kutlamamış. s.C. Çünkü Ali Nuri'nin asıl görevi Harp Akademisinde öğretmenliktir. İkisi de Tevfik Paşanın oğlu ve Vahidettin'in yaveri. Ama İ. harita üzerinde askeri bilgj verdiğini anlatan" Ali Nuri (Okday) Bey.Nuri'nin. çok tanık olacağız. İ. Genelkurmay'da da çalıştığı anlaşılıyor: Y.388) (2) Saray Kurmay Başkanı İ.Hakkı Okday kardeşler de bu konuda bâzı iddialar ileri sürüyorlar. Sonuna kadar Vahidettin'e bağlı kalan Avni Paşa bile N. Bu tür tarih Zati Sungurluklarına.F. Nitekim Ali Nuri'nin oğlu Şefik Okday şöyle yazıyor: "Babam Ali NuriBey. (BTTD. (14.89 İ. kayınpederi Vahidettin'den ve eşinden gizli olarak Anadolu'ya geçip orduya katılacaktır.Bölüm. tek savaş ve zafer var: Büyük Taarruz! Oysa Vahidettin. 1. (Yanya'dan Ankara'ya. yalnız yardımcısı Yüzbaşı Neşet'in (Bora) adını veriyor. ancak bu tarihten sonra Vahidettin'e. bu zafer dolayısıyla şükür secdesine kapanmak bir yana.Orbay'ın anılarından. s. ayrıca da akşamları Alman firmaları ile mektuplaşıyor.388.90 (s." (Vahidüddin. s. bir taraftan Harp Akademisindeki görevine devam ediyor. paragrafta açıklaması var) Ama bu ifadesinin. Jeschke.Kısakürek'in yazdığına göre. gelişigüzel davranan bu kimselerin. "[Vahidüddin] 'her zafer haberini alışında şükür secdesine varmakta ve saadetinden uçmaktadır' demiş. "zaman zaman Padişaha.Ekim/1967. gerçekleri alt üst ediyorlar. 28 Aralık 1988. Milli Mücadeleye ancak 1921 yılının sonuna doğru taraftar olduğunu ileri sürmektedir.347-349) Haklı. hükümetin ricasına rağmen.Tarihimiz. hükümetin kutlamasını da uygun görmemiştir. N. saraydaki küçük kurmay teşkilatını ve Vahidettin'e askeri durum hakkında nasıl bilgi verdiğini anlatırken." (Son Osmanlı Sadrazamı ve Oğulları. 'Vahidettin'in her zafer haberi alındığında şükür secdesine kapandığından' söz etmiyor.116.Kısakürek'e. A.Hakkı Okday. •• Ali Nuri ve 1. serbest iş hayatına atılmak için ilk denemelerini yapıyordu. Çünkü: (1) Başyaver Naci Bey. diğer taraftan Sultan Vahidettin'in yaveri bulunuyor.86 Yüceltmeye çalıştıkları Vahidettin konusunda dahi bu kadar gevşek. de bi an _8 . 416)91 (3) Bu hale göre. 194) Tersine.. İ.

tahtı düşündü.Kemal'i yetki ve para ile donatarak Anadolu'ya yollamış.Kemal . Vahidettin gibi cin fikirli biri ise. amacım gerçeği savunmak. varsayıma ve sahte belgelere dayanılarak. Ama söylentiye.Kısacası.' demiş.Okday şöyle bir cevapla işin içinden çıkmaya çalışıyor: "Evet. Hanedana saygı duyanların. s. bu çabalara bütün yüreğimle katılırım. Bu. tahminle. öyle sanıldığı gibi Milli Mücadele'mizin. önyargıyla. hiç olmazsa hareketsiz kalır. Vahidettin'in vatanseverliği hakkındaki üçüncü ve en önemli iddiada: Milli Mücadeleyi Vahidettin planlamış ve M." (s. masal bile denemez. gerçeklere denk düşmeyen bir yaşlı anısı.92 ••• Şimdi sıra. anılarını anlattığı sıradaki zihinsel durumunu daha iyi anlayacağız." Arı İnan soruyor: "Ama öte yandan da 'Anadolu'daki memleketi kurtarma mücadelesini tasvip ediyordu (doğru buluyordu)' diyordunuz?" 96 yaşındaki İ. karşı tavır almazdı. İ. maksada. daha doğrusu rüyası.H. Başlangıçta da söylemiştim. İlerde. isteğe ve keyfe göre yazılan şeye.sayı.Okday. Londra Konferansı'ndan] İstanbul'a döndükten sonra Padişah Vahideddin. Babam da. Padişaha öyle cevap veremez. Tevfik Paşa gibi kapıkulu biri de.. Diyor ki: □ "Sultan Vahidettin. "Ya Abdülmecit benim yerime geçerse?" gibi pek ilkel ve çocukça bir mazeret ileri sürmez. Tevfik Paşanın Londra Konferansında.H. teville. bütün kusuru Damat Ferit'in üzerine yıkıp Vahidettin'i korumaya çalışmaktadır. bütün Vahidettincilerin ortak iddiası. şu anısını anlatıyor: "[Babam.Hakkı Beyin. tarih değil. öğrencileri eski olaylar hakkında bir hüküm vermeye yeltendikleri zaman şöyle dermiş: "Bir kâğıt parçası (belge) var mı? Başka söz dinlemem!"93 de bi an _8 . uydurma anılara. memleketi düşünmedi. M. düşman o rduları tarafından yok edilmesini katiyen arzulamaz. olsa olsa yöntemiyle. dedikoduya. Tarihçi Fustel de Coulanges. 'Paşa ne yaptınız? Siz sözü Anadolu heyetine bıraktınız!' dedi.Okday da. onun üzerine Sultan Vahidettin ne dese beğenirsiniz? 'Ya Veliaht Abdülmecit yerime geçerse?' Yani Vahidettin. Acaip karakterli bir adamdı.H.388) (1) İ. masal olduğu da başı ndaki tekerleme bölümüyle dürüstçe belli edilir. ilhamla. Ali Nuri'ninki. Eskiden padişahlar başa geçer ve düşmana karşı harp ederdi." (Tarih ve Toplum. ne aleyhindeki sözleri.. 5. bir anısını daha okuyacak. Zat-ı şahanenize de bunu tavsiye ederim. Eğer Vahidettin. son padişah Vahidettin'i 'hain' sıfatından temizleme çabalarını anlıyorum. Vahidettin. Mayıs 1984) (2) İ. 'Burada Anadolu-İstanbul diye ayıracak bir şey yok.İngiliz oyununun kurbanı olmuş ve hizmetleri örtbas edilmişse. anılarında eski kayınpederine vefalı davranarak. bilakis zaferi dört gözle beklerdi. Biz hepimiz aynı memleketin çocu klarıyız. Milli Mücadeleyi coşkuyla izliyor olsa. Çünkü masal dahi kendi mantığı içinde tutarlı olmak zorundadır. Tarih ve Toplum dergisinin yazarı Arı İnan'la Şubat 1975'te yaptığı ve banda alınmış bir konuşmasında ise. sözü Anadolu heyetine bıraktığı da doğru değildir. ne Vahidettin lehindeki sözleri gerçeği yansıtıyor.58.

Mısıroğlu ilk gerekçenin tutarsızlığını görünce. 94 Bandırma gemisinin. gizlice gönderilmemiştir.. 150'liklerden ve Birinci Bölümde bazı marifetlerini öğrendiğimiz Mevlanzade Rıfat'ın 1929'da Halep'te basılan 1993'te Türkiye'de de yayımlanan.Mısıroğlu. Vahidettin ve Kurtuluş Savaşı Bu konuda ileri sürülen iddiaları.Kemal İstanbul'dan 16 Mayıs 1919'da ayrılmış. Yalan. Gerçi şimdiye kadar ileri sürdükleri iddiaların.Kemal açıklamıştır. M.209) Bu konudaki birçok iddianın ilk kaynağı. yeni bir senaryo yazmak gereğini duymuş. GRYT Ansiklopedisi. 'Sevres sulh projesi' teklifini alınca.33) Mısıroğlu. bu konudaki belgelerin 'cerh edilmez' (çürütülmez) nitelikte olduğunu yazıyor. s.95 □ "[özet]. Söz gelimi. 6." (Mevlanzade Rıfat.Kemal. Bu sefer devreye Yunan tehlikesini sokuyor. yanlış ve martaval yığını bir laf çorbası. Paris'te teslim edilmiştir. bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen en dikkatli bir şekilde planladı.C. Ama ilerde. (1." (K.79) K.Kemal ve Kurtuluş Savaşı aleyhindeki kitabı' dır..Kemal Paşayı geniş bir yetki ve özel bir talimatla galip devletlerin İstanbul'da bulunan temsilcilerinin bilgisi dışında. Osmanoğulları'nın Dramı. Anadolu'da bir mukavemet (direniş) hareketi düşünüp. Mevlanzade'nin iddiasını doğrulayıp süslemek isterken. İki yanlışına değineyim: M. Ama bu sefer çok kesin konuşuyorlar.96 □ "Yunanlıların İzmir'e Müttefiklerin izniyle bir çıkarma yapacakları hakkında söylentiler duyulmaya başlanmıştı.Kemal Paşayı olağanüstü yetkilerle donatıp Anadolu'ya gönderen [Sultan Vahideddin'dir]. Milli Mücadele'yi ilk düşünen ve planlayan Vahidettin imiş □ "VI Mehmet Vahideddin Han. s. Anadolu'da milli bir kuvvet hazırlamayı düşünmüş ve bu kuvveti meydana getirmek için yakınında bulunanların telkini ile yaverlerinden M. Sarıklı Mücahitler.. gizlice Anadolu'ya göndermiştir. Yu- de bi an _8 . Sultan Vahideddin.Bu cümle çağdaş tarih yöntemini de özetlemektedir. Türkiye İnkılabının İç Yüzü. tam 360 gün sonra. işgalcilerin kontrolünden geçtiklerini.10) İddiaları. çeşitli başlıklar altında toplayarak sunuyorum." (K. s. Çünkü M. buna karşı ilk tedbirleri düşünüp planlayan. 6/1. bunun için M. yine gerçeği ters yüz ve olaylar sırasını da tepe taklak ediyor. tarih açısından hiçbir değer taşımadıklarını gördük. tanıkları ve şu çürütülemez olduğu ileri sürülen belgeleri görelim. ufukta beliren ko rkutucu tehlikelere karşı. s. 11 Mayıs 1920'de. Vahdettinciler de bu son iddialarını kanıtlamak için bazı belgeler ve tanıklar gösteriyorlar. yani gidişin gizlice olmadığını da M.Mısıroğlu. galip devletlerin temsilcilerinin bilgisi dışında.. 'Sevres sulh projesi' ise Osmanlı hükümetinin temsilcisi Tevfik Paşaya.

87) Ama Vahidettin'e o kadar yakın olan Başkâtip Ali Fuat Beyin anılarında Vahidettin'in böyle bir kararı olduğunu belirten. bu iddiaları açıkça yalanlıyor. 1. Sultan Vahideddin'in zihninde bir plan mevcut olduğunu. bu oyunu büyük bir ciddiyet ve teatral bir kudretle oynamışlardır.. ve 15.. iddiaları gözden geçirmeye devam edelim. buna olsa olsa Kanlı Nigar oyunu denilebilir."97 Mısıroğlu. 6/3. Demek ki yarın Padişahın öyle bir hareket yapmak ihtimali vardır ki ordunun vatanperver (vatansever) kumandan ve zabitleri müteessir olabilir (üzülebilirler).C. Vahidettin'in bir planı olduğunun kanıtı diye kullanıyor: □ "Bu sözler. Padişahın verilmiş bir kararı vardır.S.Kemal.. o Anzavur. Planın uygulamaya konulması de 6/2.C.Mısıroğlu'nu izliyor:98 □ "Bizzat M. M. Padişahın verilmiş bir karârı olmalı idi.. ayrıca K.C. vasıtamla (aracılığımla) onlardan emin olmak istiyor. böylece İngilizler uyutulacakmış. s..Saray ve hükümet. minnacık bir ipucu bile yer almıyor. Osmanoğulları'nın Dramı. şöyle düşündüğünü anlatıyor: "Bu son cümle bende bir şüphe uyandırdı. Milli Mücadele'ye karşı görünecek.80) Ama o fetvalar. tatlı tatlı şöyle açıklıyor: ".Mısıroğlu. Vahidettin'in planının özü neymiş? bi nan tehlikesini de kesinlikle ve üstüne bastıra bastıra reddettiğine tanık olacağız. tanık. 'hiçbir iddia gizli kalmasın' diyerek. s.Vakkasoğlu." (V. bu görüşmeden önce. Bu oyun. gösteriyordu. Bunu Samiha Ayverdi.191. o idam kararları.. Vahidettin'in aleyhinde olan bu son cümleyi." (K. Olsa yazardı. Son Bozgun. Vahidettin'in kendi itirafları filan nedir? Eğer bu bir oyunsa. bir ince politika olarak başlatılmış. bambaşka anlamdaki bir cümledir. Lozan. Bu acımasız oyunun kanlı ayrıntılarını ilerde okuyacağız. Padişah ve İstanbul Hükümeti." (3. Vahidettin'in kuşku uyandıran bir sorusu üzerine. o Kuva-yı İnzibatiye.. Hilafet. o Yunanlıları desteklemeler. düşmana karşı Anadolu ile el ele. bu bölümün 14.. Zat-ı şahane (padişah) beni kandırarak. bir siyasi komplo. açıklamalarını okuyacağız. M. bunlarla ilgili binlerce belge. Zaten Vahidettin de. s.. s. iki hasım (düşman) pozunda. an _8 .193.180.Mısıroğlu. Milli Mücadele'yi planladığı umudunu veren bir tek cümlecik. 1. paragraflarında.Kemal'in anılarında geçen. karşı karşıya olacaktır.Kemal Paşanın da hatıralarında anlattığı gibi.. o milliyetçileri tepelemek için İngilizlere türlü türlü önerilerde bulunmalar. • Bu gerekçesi uydurma ve biri ötekini tutmaz iddiaların esin kaynağı.. Biz yine de. o isyanlar.151) Vakkasoğlu da duraksamadan K.İstanbul ve Ankara.

Kemal Paşayı geniş yetki ve i mkânlarla donatarak Anadolu'ya gönderdi. Bütünüyle yanlış.Mücahitler. 154) □ "M. iç asayişin düzeltilmesi gibi göstermelik bir amaçla." Osmanlı Genelkurmayı. saray ve hükümet için de büyük önem taşıyordu. M. 2.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için işgalcilerin gözlerini boyamaya yönelik. birinin de doğuya gönderilmesi gerekir ve bu görev için M.103 M. Bu yazarlara göre. s. s. ordu komutanlıkları kaldırıldığı için doğrudan Genelkurmaya bağlı durumda kalan 9. 9. 1. yerine başkası gönderilecekti.C. s.Mücahitler.Kemal'i bu göreve Vahidettin seçmiş □ "Padişah. orduyu mütareke koşullarına göre yeniden düzenlemek için çalışmalar yapılagelmektedir. l.Ordu Müfettişliği. s." (K. Türkiye İnkılabının İç Yüzü. s. bu fırsattan yararlanılarak. Hilafet. M.48) □ "Bu cümleden olarak yaverlerinden M. Sultan Vahided-din'dir. H. 1. sırf bu amaç için kurulmuştur. ilerde açıklanacağı üzere.100 kurulacak üç Ordu Müfettişliği emrinde toplamayı kararlaştırır. M." (K. bu plan gereğince.Ordu Müfettişliği geçici adıyla uygulamaya geçirilecektir.101 İlk olarak.1.Kemal'i. göstermelik bir ."104 (K. GRYT Ans. Son Bozgun.H. Halbuki gerek Birinci Büyük Millet Meclisi'nde ve gerekse Erzurum Kongresinde bu hususta pek çok tartışmalar olmuştur. Bu da Sultan Vahideddin'in eseridir. Büyük Oyun. S.] Bu durum bir türlü yazılamıyordu.147) de bi an _8 . "Yıldırım Kıtaları Müfettişliğine çevrilir ve 2 Şubat 1919'da da Cemal Paşa (Mersinli) bu müfettişliğe atanır.Kemal Paşayı bu harekete memur eden insan. O sırada. Mısıroğlu.Kemal seçilir.167. C. Genelkurmay 2.48.2. Kolorduyu.Ceylan.24 vb.234. 6/3.Bu konuyla ilgili iddialar da şunlar: 6/3. Mısıroğlu.görev uydurulmuş Bu görüşü ileri sürenler: Mevlanzade Rıfat.. 9. Hilafet.C.102 İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe'nin bir notası üzerine. hatta ifa ettiği vazifeyi sağlayan insan olduğunu.Başkanı Kazım Paşa'nın önerisi ile söz konusu tasarının bir parçası daha. 28 Aralık 1918'de.Ordu Komutanlığının adı.Mısıroğlu... s. Çünkü notada değinilen sorunları çözmek. K.Vakkasoğlu.79) □ "Vahideddin'in. [. s. s.154." (V. M. Osmanoğulları'nın Dramı.Kemal bu görevi kabul etmeseydi.Mısıroğlu.. s. Bunun üzerine. vicdan rahatı içinde şehadet edebiliriz.Kemal'i Anadolu'ya gönderen ve üstün yetkiler ver erek işini kolaylaştıran. ordu müfettişi sıfatıyla göndermeye karar verdi. İşte yakın tarihimizde 'Milli Mücadele' adı verilen Türk-Yunan muharebesi105 ve onun sonucu olan zaferin gerçekleşmesini sağlayan hareketlerin ilki ve en önemlisi budur.. S.

Dikkatle okuduktan sonra bir müddet sustu.. s. Bana Anadolu'da teşkilat kurarak memleketi şu karanlık durumdan kurtarabilecek paşaların bir listesini yapıp getirin.' 'Bir namussuzluğu.H.' Ertesi Cuma yine selamlıktan sonra huzura girip hazırladığım listeyi verdim. ölüm yıldönümü dolayısıyla. öyle işgalcilerin gözünü boyamak için ortaya atılmış.' 'O halde niçin bu listeye onun adını yazmadınız? ' Hiç düşünmeden cevap verdim: de bi an _8 .Kemal Paşaya güvenerek. kabiliyetli ve dinamiktir. 'öyle bir şey biliyorum ki ortaya çıkıp söylememe. bir Cuma selamlığından sonra Sultan Vahidettin beni huzuruna kabul etti.Kemal Paşa hırsız mıdır?' 'Haşa (hayır) padişahım. 'Durumu görüyorsunuz. Fevzi Çakmak'ın 24. Böyle bir göreve ve bu görevi yürütecek birine gerçekten ihiiyaç var. s. ilk akla gelen M. emekli Deniz Albayı Yavuz Senemoğlu. tanığın anlattıkları. bugünkü tutumumuz ve davranışlarımız uygun değil. Vahidettincilerin bu konudaki iddiasını doğrulamıyor. Bu yü zden uygun biri aranıyor. O hepimizden bilgili. üstelik Vahidettin'in de bir ısrarı yok. 'Paşa. Bu işler ancak Anadolu'da teşkilatlanarak kurtarılabilir. Vahidettin'in planı gereği uydurulmuş bir görev değil. Büyük Oyun.Kemal değil. •İkinci tanık.C.ahlaksızlığı var mıdır?' 'Haşa padişahım." (S. Anadolu'nun kurtuluşu için Samsun'a gönderme fikri tamamen Halife-Sultan Vahideddin'e aittir. (2) Anıya göre.Yeğen'in Sabahattin Selek'e verdiği bilgiye göre. 1. yaveranımdan (yaverlerimden) erkan-ı harp mirlivası (kurmay tuğgeneral/tümgeneral) M. Kısacası." (H. Tercüman gazetesine yazdığı bir yazıda.212) (1) M. sabık Sultan kendisine demiş ki: "Samsun'a bir müfettiş gönderileceğini öğrenince. Radi Azmi Yeğen. Anı şu: " 'Fıtnat' demiş mareşal.Ceylan. San Remo'da..' 'Beceriksiz ve kabiliyetsiz midir?' 'Hayır efendimiz.Kemal Paşaya verilen görev. Padişah ilgililere onu da hatırlatıyor. tane tane konuşmaya başladı. Mütareke senesinde. • Birinci tanık. M. Fıtnat Hanımdan dinl ediği bir anıyı anlatmış. 'Paşa' dedi. sadece uyarıda bulunmuş.□ "M. Fevzi Çakmak'ın eşi Fıtnat Çakmak. Anadolu İhtilali. Mecburum bu sırrı kendimle beraber mezara götürmeye.24) Bu konudaki tanıkları dinleyelim.Kemal Paşayı da namzedler (adaylar) meyanında nazar-ı itibare alınız (arasında dikkate alınız) diye ikaz eyledim (uyardım).A. Sonra yarı kapalı gözleriyle ağır ağır.Selek.106 R.

• Üçüncü tanık, Çankaya Köşkünde garson olarak çalışan Cemal Gran-da.109 Bu tanığı N.F.Kısakürek ileri sürüyor. Üstadı dinleyelim: "Gazetemden evime bir telefon mesajı geldi. - Bir zat sizi görmek istiyor ve gayet mühim bir ifşada bulunacağını söylüyor. Şu anda burada. Bu gibi müracaatlara, muvazeneli ve muvazenesiz, ciddi ve hafif soyundan alışmış ve onlardan kanıksamış olduğum için sordum: - Kimmiş? Mevzuu neymiş? - Hiçbir şey söylemiyor. Ancak sizinle konuşabilirmiş. - Verin telefonu! Telefonda itimat edici bir ton: - Tefrikanızla alakalı olarak size vereceğim bir vesika (belge) var. Bunu ne burada telefonda söyleyebilirim, ne de başkasına emanet edebilirim. Sizinle ka rşılaşmam lazım. Ses tonundan aldığım itimat duygusundan mıdır, o anda içime doğan histen midir, nedir, meçhul şahsa, - Öyleyse evime gelin, görüşelim! Dedim ve adresimi verdim. Beyaz saçlı, esmer, 60 yaşlarında kadar görünen, gayet terbiyeli bir tavır sah ibi bir insan. Hal ve kıyafetine göre, ancak okur-yazar halk tabakasından biri hissini veriyor; fakat muntazam konuşuyor ve kulaktan kapma bir kültürcük taşıdığını belirtiyor. Hemen söze başladı. - Vahidüddin tefrikanızı dikkatle okuyorum. Orada iddia ettiğiniz bir şey var: M.Kemal Paşayı Anadolu'ya Milli Mücadeleyi açma vazifesi ile Sultan Vahidüddin'in. gönderdiği. Ben bu hakikati bizzat Atatürk'ün ağzından, Umumi Kâtibine söylerken işitmiş olan insanım. Allah var. Allah ve tarih huzurunda bu hakikate şahitlik etmek isterim."

de

bi

an

_8

'Padişahım, M.Kemal Paşa yenilik, bilhassa öteden beri cumhuriyet taraftarıdır.' Padişah elindeki kâğıdı atar gibi masanın üzerine bıraktı. Ayağa kalkıp pencereye döndü. Limanda demirli itilaf devletleri (İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan) gemilerini göstererek, 'Paşa, Paşa, bu gemileri görmek kanıma dokunuyor. Bu memleket kurtulsun da isterse cumhuriyet olsun.107 Kendisine selamımla birlikte tebliğ ediniz, haftaya Cuma günü M.Kemal Paşayı göreceğim.' " (Tercüman gazetesi, 10 Nisan 1976) Anı burada bitiyor. Yani Fevzi Çakmak, hem bu sırrı kendisiyle birjikte mezara götürmeye .mecbur olduğunu söylüyor, hem de gürül gürül eşine anlatıyor; eşi de bu büyük sırrı, Senemoğlu'nun yazdığına göre, ziyaretine gelmiş olan bu bayram misafirinin (yazarın) "tarihe meraklı olduğunu öğrenince", kelimesi kelimesine aktarıyor; tarihe meraklı yazar, "hayret ve dehşete düşmesine rağmen" not almıyor, çünkü "bu bilginin bir gün kendisine lazım olacağını düşünemiyor", nedense Fıtnat H anımın ölümünü bekliyor ve nihayet, 1976 yılında "açıklamaya karar veriyor." Ne laflar! V.Vakkasoğlu ile H.Hüseyin Ceylan da bu anıyı, ciddi bir kanıt diye aktarıyorlar. (Son Bozgun, 1.C., s.134; Büyük Oyun, 1.C., s.26)108

Cemal Granda duyduğunu anlatır, söylediklerini N.F.Kısakürek'in oğlu el yazısıyla yazar, Cemal Granda da imzalar. N.F.Kısakürek'in Vahidüddin adlı kitabının 205. sayfasında bu ifadenin fotokopisi var. Granda'nın konuyla ilgili ifadesi, fotokopiye göre şöyle: "1928-29 senelerindeydi. Kazım Karabekir Paşa bazı neşriyat yapıyor ve bunlarda İstiklal Mücadelesinin sadece kendisi ve M.Kemal Paşa tarafından kazanılmış olduğunu iddia ederek, başka hiç kimseye hisse vermiyordu. Atatürk bu iddialara fevkalade öfkeleniyordu. Bir gün huzurunda Umumi Katip Tevfik (Bıyıklıoğlu) Bey bulunurken, kahve götürmek vesilesiyle oturdukları salona girdiğim zaman şu sahneye şahit oldum. Atatürk, Tevfik Beye diyordu ki: 'Bunlar ne gülünç iddialardır! Vatanı Kazım Karabekir Paşa ile ben kurtarmışım? Hiç böyle şey olur mu? Böyle iddia sahiplerini akıl doktorlarına muayene ettirmek lazım. Koca bir vatan, nasıl olur da sadece iki kişi tarafından kurtarılab ilir? İşin hakikatini istersen, beni bu işe memur ederek Anadolu'ya Vahideddin gönderdi. Beni bulup gönderdiğine göre, asıl kurtarıcının Vahideddin olması lazım gelir" Allah'ın bildiği bu hakikati, tarihe ve Türk milli vicdanına arz etmeyi110 mukaddes bir vazife bilirim. Bu mevzudaki bütün iddialarınız aynen doğrudur. 12 Ağustos 1967 (ya da 1968, iyi okunmuyor) imza: Cemal." (Vahüdiddin, s.205 ve ona dayanarak GRYT Ans., 1.C., s.170)111 K.Karabekir'in, tartışmaya yol açan mektupları, 1928-29'da değil, 1933'te, Milliyet gazetesinde çıkan bir dizi yazı dolayısıyla yayımlanmıştır. O tarihte Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri de Tevfik Bıyıklıoğlu değil, H.Rıza Soyak'tır.112 M.Kemal'in "böyle iddia sahiplerini akıl doktorlarına muayene ettirmek lazım" cümlesinin aslı da şöyledir: "Bu mektubu yazan üzerinde akıl doktorlarının dikkat nazarını celbederim". Tek cümlelik bir cevap olarak Mayıs 1933'te Milliyet gazetesinde yayımlanmıştır.113 Cemal Granda, tarihi, tanıkları ve M.Kemal'in sözünü yanlış hatırlıyor ama kahve verirken, kulak misafiri olduğu konuşmayı tek kelimesini bile unutmadan ve kendi ifadesine göre tam kırk yıl sonra, hatırlayıp aktarıyor! Bununla da kalmıyor, 1918'den beri geçen bütün olayların iç yüzünü biliyo rmuş gibi 'bu mevzudaki bütün iddialarınız aynen doğrudur' diye de güvence ver iyor! Sanki tanık değil, bütün olayların kahramanı. Geçiniz! • Dördüncü tanık, Erzurum Kongresi'ne Sivas delegesi olarak katılan Fazlullah Moran. Vehbi Cem Aşkun, Sivas Kongresi adlı kitabında, Fazlullah Moran'ın Erzurum Kongresi hakkındaki anılarına da yer vermektedir. Fazlullah Hocanın anılarının, konumuzla ilgili kısmını aktarıyorum: "Cuma tatilinden bilistifade (yararlanarak), arkadaşım Ziya Beyle Gazi Paşayı114 ziyarete gittik. Bize, İstanbul'un müttefik devletlerin işgal-i askeriyesi altında bulunduğunu ve Padişahın adeta esir olduğunu ve onlar orada bulundukça iradesi nafiz (geçerli) olmadığından, buna nihayet vermek üzere, kendisini gizlice

de

bi

an

_8

davet ederek bu hizmeti ifa etmek için Anadolu'ya gönderildiğini ve [P adişahın] iki elini açarak, 'Aman oğlum, milletimin yüksek sesini işitmeliyim!' dediğini yana yakıla anlattı." (s.73) V.Cem Aşkun, "[1919'da] bu memleket kültürüne 38 sene vakf-ı nefs etmiş (kendini vermiş) bir bilgindi" (s.59) dediğine göre, Fazlı Efendi o sırada yaklaşık 58 yaşında. Anılarını anlattığı zaman, yaşının 84 olduğu anlaşılıyor. (1) Herhalde ilerlemiş yaşı ve yorgun zihni yüzünden, Erzurum Kongresi hakkında verdiği bilgiler, birkaç basit ayrıntı dışında, bütünüyle yanlış. Bir örnek olarak Erzurum Kongresinin ilk üç günü hakkında verdiği bilgileri (!) sunuyorum: "Erzurum mümessillerinden Kadı Raif Efendi, kürsüye çıkarak, 'Efendiler Kongreyi açıyorum!' dedi. Bunu müteakip (bunun üzerine) Trabzonlulardan birisi de, 'Biz İttihatçıların riyasete (başkanlığa) geçmelerini istemiyoruz, in aşağı!' hitabıyla karşılanan Hoca Raif Efendi kürsüden indi. O gün daha başka [kimse kürsüye] çıkmadığı için dağıldık. Ertesi gün de diğer biri kürsüye gelerek, 'Mu hterem Beyler, Kongre açıldı!' dedi. Bunu tanıyanlardan biri, 'Bizim İtilafçılarla (Hürriyet ve İtilaf Partililerle) alakamız yoktur. Sen de aşağı buyur!' dediler. O gün de öyle geçti. Ben kendi kendime düşündüm. Burada içtima eden zevatın (toplanan kimselerin) herhalde ya İttihatçı, ya İtilafçı (Hürriyet ve İtilaf partili) olması muhakkaktır. Bitaraf (tarafsız) kimsenin bulunmaması icap eder. Kıymetli günlerimizin bu suretle heder olmasına (boşa gitmesine) çok canım sıkılıyordu.. Üçüncü gün oldu. Yine herkes yerli yerinde oturuyordu. Kürsüye çıkan kimse olmadı. Ben hiç olmazsa bir gün kazanmak ve diğer boş geçen günler gibi bugünü de kaybetmemek ümidiyle kürsüye çıkmayı bir, diğer arkadaşım gibi hakarete maruz kalarak kürsüden inmeyi iki ayıp telakki ederek, oturduğum yerden ayağa kalktım ve 'Muhterem Beyler, aziz arkadaşlar' hitabıyla söze başlayarak dedim ki.." (s.66 vd.) Şu hale bakın! O kadar ümit bağlanan ve heyecanla toplanan kongrede, her kürsüye çıkan aşağı indiriliyor, iki gün böyle oturularak geçiyor, Erzurum Kon gresi bir türlü açılamıyor, bereket versin ki üçüncü gün Fazlı Hoca konuşuyor da, üyeler görevlerini ve kapıya dayanmış tehlikeyi hatırlıyor, Hocanın önerisi üzerine de M.Kemal Paşayı, seçim filan yapmadan Başkanlık kürsüsüne davet ediyorlar, Kongre de çalışmaya başlıyor! GRYT Ansiklopedisi de, bu saçmalamanın tamamına, "Delegeler kürsüye kim çıksa, hemen aşağı indiriyorlardı!" gibi bir başlık altında, ciddi ciddi yer vermiş. (1.C., s.215) (2) V.Cem Aşkun, bir yandan Fazlı Hocanın, yaşlılık uydurmalarını aktarıyor, bir yandan da şu nazik notlara yer veriyor: "Herhalde rahmetli Hoca Fazlullah Moran, hafızasında bu işi, bu mesele ile ilgili olmayan başka bir tartışma ile karıştırmış olacak..." (s.66) "Sayın Hocamız mutlaka hafızalarındaki başka bir ola yla bunu karıştırmış olacaklar..." (s.68) "Yanlış aksettirilmiş..." (s.71) Başka bir şey eklemek istemiyorum.115 • K.Mısıroğlu, beşinci tanık olarak. K.Karabekir Paşayı gösteriyor: "[Sultan Vahideddin] K.Karabekir Paşayı huzuruna kabul edip de bütün ümitlerin genç

de

bi

an

_8

paşalarda olduğunu söyledikten sonra, Anadolu'ya daha kimlerin gönderilmesini tavsiye edebileceğini sormuş. K.Karabekir Paşa, M.Kemal Paşanın adını söyleyince, bunu memnuniyetle kabul etmiş,116 zaten kendi yaveri olan M.Kemal Paşaya büyük güveni olduğu için onu huzuruna davetle konuşmuş ve Anadolu'ya giderek teşkilat yapması için kırk bin altın vermiştir." (Osmanoğulları'nın Dramı, s.88) K.Karabekir Paşa, Padişahla iki kere, 6 Aralık 1918 ve 11 Nisan 1919'da görüşmüş ve bu dönemle ilgili iki kitabında da bu konuda bilgi vermiştir . Ne Vahidettin'in kendisine, "Anadolu'ya daha kimlerin gönderilmesini tavsiye edeb ileceğini sorduğunu" yazıyor, ne de kendisinin "M.Kemal'in adını verdiğini." (K.Karabekir, İstiklal Harbimiz, s.9; İstiklal Harbimizin Esasları, s.33,34)117 Mısıroğlu yine masal yazıyor. Para konusu ayrıca ele alınacak. • Altıncı tanık olarak, yazar Falih Rıfkı Atay'ı ileri sürüyorlar. □ N.F.Kısakürek diyor ki: "Postacı geldi ve bir gazete getirdi. Bir okuyucunun gönderdiği 19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesi. Bu gazetenin altıncı sayfasında, Falih Rıfkı imzası yla çıkmış 'Atatürk Samsun'a gidiyor!' başlıklı bir hatıra yazısının ikinci başlığı, Vahidüddin'in ağzıyla M.Kemal Paşaya söylenmiş şu sözlerden ibaretti: 'Paşa, paşa! Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin! Bunların hepsi tarihe geçmiştir! Şimdi yapacağın hizmet, hepsinden de mühim olabilir! Paşa, sen devl eti kurtarabilirsin!'118 Devleti kurtarmak, Samsun'da asayişi temin etmekle olmayacağına göre, M.Kemal Paşanın Anadolu'ya niçin gönderildiği, Falih Rıfkı gibi kalemle de doğrulanıyor demektir." (Vahidüddin, s.206) F.R.Atay o yazıda, N.F.Kısakürek'in iddia ettiği gibi, M.Kemal'in milli bir mücadele açması için Padişah tarafından Anadolu'ya gönderildiğini doğrulamıyor. Çünkü söz konusu yazıda, yalnız Atatürk'ün anılarına yer vermiştir; Padişahın söylediği cümle, Atatürk'ün anılarında yer almaktadır. (Atatürk'ün Hatıraları, s.122) Yazıda, Vahidettin'in sözlerini, M .Kemal'in yorumu izliyor ama N.F.Kısakürek. onu atlayarak yalnız Vahidettin'in sözlerini ele alıyor ve iddiasını doğrulayan bir ifade olarak kullanıyor. Böyle sansürlü bir yöntemle gerçek yansıtılab ilir mi? M.Kemal'in yorumunu görelim: "Bu son sözlerden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle samimi mi konuşuyor? O Vahdettin ki ecnebi hükümetlerin yüzüncü derecedeki aletleri ile temas arayarak, devletini ve saltanatını kurtarmaya çalışıyordu. Bütün yaptıklarından pişman mıydı? Aldatıldığını mı anlamıştı?... Veliahtlığında, padişahlığında, bütün his ve fikirlerini, temayüllerini, sahtekârlıklarını tanıdığım adamdan, nasıl yüksek ve asil bir hareket bekleyebilirdim? Memleketi kurtarmak lazımdır, istersem bunu yapabilirmişim. Nasıl? Hemen hüküm verdim: Vahdettin demek istiyor ki hiçbir kuvvetimiz yoktur. Tek mesnedimiz (dayanağımız) İstanbul'a hakim olanların siyasetine uymaktır. Benim memuriyetim, onların (işgalcilerin)

de

bi

an

_8

şikâyet ettikleri meseleleri halletmektir.119 Eğer onları memnun edebilirsem, memleketi ve halkı bu siyasetin doğru olduğuna inandırabilirsem ve- bu siyasete karşı gelen Türkleri tedip edersem (hizaya sokarsam), Vahdettin'in arzularını yerine getirmiş olacaktım.120" (Atatürk'ün Hatıraları, s.122-123'ten aktarılarak, Dünya gazetesi, a.g.y., 5.sütun)121 □ K.Mısıroğlu da bu konuda diyor ki: "Bu sözleri M.Kemal'in ağzından nakleden Falih Rıfkı ve haberin kaynağı olan şahıs (M.Kemal), Vahideddin'in vatan kurtarmak hususundaki karar ve azmi ile yaverine verdiği vazifenin hakiki mahiyetini ortaya koyan bu sözleri, su-i tefsire uğratmak (yanlış anlaşılmasını sağlamak) için çok yorulmuşlarsa da güneş balçıkla sıvanamamıştır. Çünkü M.Kemal Paşa sadece bir müfettiş 122 olarak gönderilmiş olsa, ona 'vatanı kurtarabilirsin' demek biraz saflık, hatta aptallık olmaz mı? Öyle ya, Samsun havalisindeki asayişsizliği yerinde görüp incelemek üzere gönderilen bir müfettişten, böyle büyük bir iş beklenebilir mi? Hem de zekâsı M.Kemal Paşa tarafından bile tasdik edilmiş bulunan Sultan Vahideddin gibi bir şahsiyet tarafından! İsteyenler, M.Kemal ve F.Rıfkı'nın o tefsirlerini (yorumlarını) okusunlar da astarın yüze nasıl uymadığını görsünler." (Hilafet, s. 159) 1. Vahidettin'in o sözlerini, M.Kemal'in kendisi aktarıyor. Hem aktaracak, hem de 'yanlış anlaşılmasını sağlamak' için çabalayıp yorulacak! Böyle şey olurmu? O sözler, yanlış anlaşılmasını sağlamak için çabalamayı gerekiyor idiyse, niye yorulsun, anlatmaz ya da başka türlü anlatıp geçerdi. 2. F.R.Atay, o yazısında, yalnız M.Kemal'in anılarını aktarmış, herhangi bir yorumda bulunmamıştır. 3. Amiral Calthorpe, 21 Nisan 1919'da, Osmanlı hükümetine sert bir nota verir. (Notanın metni: Jeschke, İngiliz Belgeleri, s. 104) Vahidettini heyecanlandıran, M.Kemal'e verilen görevin önemini artıran ve Vahidettin'e o cümleleri söyleten, söz konusu notanın 3. maddesindeki tehdittir. Bu konu aşağıda ele alınacak. Vahidettin'in o tehditten ve gelişmelerden kaynaklanan heyecanlı sözlerini, N.F.Kısakürek ve öteki Vahidettinciler gibi yorumlayabilmek için Vahidettin'in sonraki tutumunun da bu yorumlar doğrultusunda olması gerekmez miydi? Oysa tam tersini görüyoruz. İşgalcilere karşı duran milli kuvvetler, bastırılıp dağıtı lmak istenecektir. a GRYT Ansiklopedisi yazarları ve A.Dilipak'ın, F.R.Atay'ın yazısını görmedikleri belli. Görseler bu iddiayı sürdürmezlerdi. Görmedikleri için olsa gerek, F.R.Atay hakkındaki iddiayı, iç rahatlığı içinde, daha da ileri götürüyorlar: "19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesinde, 'Atatürk Samsun'a gidiyor' başlıklı bir hatıra yazısı kaleme alan F.R.Atay da, M.Kemal Paşayı Anadolu'ya bizzat son Osmanlı Padişahı 6.Mehmet Vahidüddin'in gönderdiğini ifade etmişti." (GRYT Ans.LC, s.173) "F.R.Atay da, M.Kemal'i Anadolu'ya Vahdettin'in gönderdiği görüşündedir ve görüşlerini 19 Mayıs 1957 tarihli Dünya gazetesinde yazmıştır." (A.Dilipak, CG Yol, s. 146) Yalnız tarihe değil, okuyucularına da ayıp ediyorlar.

de

bi

an

_8

• Sekizinci tanık, Abdülaziz'in torunlarından Şehzade Mahmut Şevket Efendi. Diyor ki: "... Mehmet Vahdettin Amcam.. Anadolu'da bulunan kuvvetlerin dağılmaması ve orada milli bir cephe kurulmasını istiyordu. Bu işi de ancak M.Kemal Paşanın başarabileceğine inanıyordu, işte kendisinin 14 Mayıs 1335 (1919) tarihini taşıyan fermanı.. Anladığınız gibi M.Kemal Paşayı sadece asayişi sağlamak ve bazı kimselerin iddia ettikleri gibi orduyu dağıtmak, mukavemetleri yok etmek için değil, vatanı bölük bölük işgal eden yabancı ellerden kurtarmak için gerekli her şeyi yapmak üzere göndermiştir." (Aktaran Murat Sertoğlu, 6 Temmuz 1967, Tercüman gazetesi) 1. Şehzade, Vahidettinci tarih yazıcıları gibi iddiasını, sadece M.Kemal‘e verildiği söylenen uydurma bir fermana (Padişah buymğuna) dayandırıyor. Başka hiçbir kanıt, gözlem, tanık ileri sürmüyor. 2. Bu fermanın (hatt-ı hümayunun/Padişah buyruğunun), sonradan üretilmiş bir belge olduğunu da, az sonra göreceğiz. Tanıklar bunlar. Ve H.H.Ceylan şöyle diyor: "Bilimsel bir gerçek olarak belirtmeliyiz, ki a'dan z'ye tüm boyutlarıyla M.Kemal'i Samsun'a gönderen Vahdettindir." (Büyük Oyun, 1.C., s.24)126 Ne kadar da kesin konuşuyor değil mi? Ama bu nasıl bilimsel bir gerçek ki hiçbir ciddi belgeye, güvenilir bir tek t anığa ya da sağlıklı bir tanıklığa dayanmıyor. Peki, Vahidettin ne diyor acaba? Bunların söylediklerinin tam tersini! 1923'te, Mekke'de yayımladığı beyannamesinde diyor ki:

de

bi

an

_8

• Yedinci tanık, Refet (Bele) Paşa. R.Bele, bir gün Ankara Palas'ta, N.Fazıl Kısakürek'e, birkaç tanığın önünde demiş ki: "Sultan Vahidüddin, 1.Dünya Savaşı'ndan sonraki felaketi, millette hiçbir ferdin hissedemeyeceği mikyasta, derinden duymuş, vatanın kurtarılması yolunda genç kumandanları Anadolu'ya dağıtmış ve bu işin başına geçmesi için de maddi ve manevi her fedakârlığı göstererek, M.Kernal'i seçmiş ve Anadolu'ya göndermiş olan insandır." (Vahidüddin, s.178 vd.) N.F.Kısakürek ekliyor: "İlk ihtiyaç anında, biri doktor, öbürü mebus ve üçüncüsü büyük bir tüccar olan şahitlerin isimlerini verebilirim." (s.179) 1. Bu kitap, Refet Bele'nin ölümünden (1963) beş yıl sonra yayımlanmıştır. 2. Üstad, 1950'lerde dinlediğini yazdığı bu açıklamaya,123 Refet Paşa yaşadığı sürece, Büyük Doğu dergisinde yer vermemiştir. 3. 'İlk ihtiyaç anında açıklayacağını' söyleyerek, tanıkların adlarını vermekten kaçınmıştır.124 4. R.Bele, son olarak Sabahattin Selek'le 1.8.1962 günü görüşmüş, ilginç açıklamalar yapmış ama N.F.Kısakürek'in değindiği konuda, tek kelime bile söylememiştir. (Anadolu İhtilali, s.148)125 Yorumunu siz yapın!

"M.Kemal'i Anadolu'ya gönderen kabineye mümaşat ettim (uydum)."127 İşte bu kadar! 6/3.3. M.Kemal'in atanmasına karşı çıkanlar olmuş ama Vahidettin dinlememiş □ K.Mısıroğlu: "[Sultan Vahideddin] kendisine yapılan itirazları dahi dinlememiştir. Bunlardan biri olarak Enver Paşanın, 'Harbiye Nezareti' başlıklı kâğıt üzerine yazdığı ve Sultan Vahideddin'e gönderdiği mektup aynen şöyledir: 'Harbiye Nezareti Mahrem Velinimetimiz, sebeb-i hayatımız, babamız, Padişahımız, efendimiz hazretlerine, Yapmış olduğumuz tahkikat neticesi, evvelce arz etmiş olduğum veçhile (g ibi) M.Kemal'in Anadolu'ya gönderilmesi, badi-i felaketimiz (felaketimize sebep) olacaktır. İstanbul'da Kavaklı Sadık, Kadıköylü Kemal ve Karaağaç Fişek Fabrikası Müdürü Kürt Bilal vesaireden müteşekkil bir heyet kurmuşlar. Fransız nakliye şirketlerinin ve bazı eşhasın (kimselerin) maddi yardımları ile aleyhimize isyan hazırlamaktadırlar. Bendenizin hemen Rusya'ya hareketim farz olmuştur. M.Kemal'i vaki davete icabet ettiremedim. 'Enver benim için Yusuf İzzetin'e yaptığını bana da yapacak' demiş. Emirlerinize intizardayım efendim hazretleri. Tarih: Şifre 21.14 35 Enver (imza)' Sultan Vahideddin'i bu hususta telkin ve tesir altına almak ve bu suretle M.Kemal Paşanın Anadolu'ya gönderilmesini önlemeye çalışmak isteyen başka kimseler de vardır. Fakat o bunların hiçbirini dinlememiş ve M.Kemal Paşa'yı her türlü imkânla donatarak Anadolu'ya göndermiştir.128" (Osmanoğulları'nın Dramı, s.84 vd.; Enver mektubunun klişesi. s.85'te) Buyrun size, bir tarih Zati Sungurl uğu daha! K.Mısıroğlu'nun, uydurma olduğu her kelimesinden anlaşılan böyle bir sahte belgeyi, gerçek bir belge diye yayımlaması da gösteriyor ki o dönem hakkındaki kültürü, baklava yufkası kadar ince. Öyle olmasa, görür görmez sahteliğini anlar, ayıplanacağından çekinerek yayımlamaktan kaçınırdı. 1. Sahte mektup, Osmanoğulları'nın Dramı adlı kitabın 85. sayfasında yayımlanmıştır. Şevket Süreyya Aydemir'in Enver Paşa adlı kitabının 3 . cildinin 530' uncu sayfasında da, Enver Paşanın yazdığı gerçek bir mektubun klişesi yer alıyor. İkisi arasındaki farkı anlamak için eski yazı bilmeye gerek bile yok, ü stün körü bir biçimsel karşılaştırma yeterli. (Örnekler kitabın sonunda) 2. Mektubun tarihi yok. Ayrıca, açık bir mektuba, şifre anahtarı yazılmaz. 3. Bir Padişaha, oğlu bile 'sebeb-i hayatımız', 'babamız' filan diye laubalice hi-

de

bi

an

_8

tap edemez. 4. Enver Paşa, birkaç arkadaşıyla birlikte, 1-3 Kasım 1918 arasında, Tür kiye'yi terk etmiştir.129 M.Kemal ise o tarihte, Yıldırım Ordular Grubu Komutanı olarak daha Adana'da. (Jeschke, TKS Kronolojisi I, s.2) Yani Anadolu'ya atanması olasılığı ufukta bile görünmüyor. 5. Diyelim ki Enver Paşa bu mektubu daha sonra, yurt dışından yolladı: M.Kemal'in atandığı 29 Nisan 1919 ile İstanbul'dan ayrıldığı 16 Mayıs 1919 tarihleri arasında Enver Paşa yolda, Almanya'dan Moskova'ya gitmek için çırpınıp durmaktadır. Üç defa uçak kazası geçirir, tutuklanır, kaçırılır, Riga'da hapse girer vb. (Ş.S.Aydemir, Enver Paşa, 3.C., s.519, 521) O kargaşalıkta, bu bilgiyi kimden alacak, bu mektubu nasıl ve neden yazacak, nasıl yollayacak? Üstelik, yanında Harbiye Nezareti başlıklı kâğıt ne arıyor? Velhasıl sahte olduğu paçalarından akan bir uyduruk belge.130 6. Zaten yazının içeriği de bütünüyle deli saçması.131 Vahidettincilerin bilgi düzeylerine bakınız ki bazıları, bu sahte mektubu, sahici bir belgeymiş gibi kabul edip okuyucularına sunuyor, yorumlar yapıyorlar, velhasıl bilgisizliğin sefasını sürüyorlar: V.Vakkasoğlu, Bu Vatanı Terk Edenler, s.49; H.H.Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.48; A.Dilipak, CG Yol, s.142. GRYT Ansiklopedisi, sahte mektubu yayınlamakla birlikte, "Şifre numarası bulunan fakat tarihi bulunmayan bu vesikanın orijinalliği tartışılabilir." demiş. (1.C., s.168) Eh, milimetrik de olsa, bu da bir gelişmedir. □ Bu konuda T.M.Göztepe de diyor ki: "Sadrazam Damat Ferit, 4 Mayıs 1919 Pazar günü, öğleden önce Yıldız sar ayında Padişahın huzuruna kabul edilir ve M.Kemal Paşanın 9.Ordu Kumandanlığına tayini iradesini alır, oradan doğruca Bab-ı Âli'ye gelir, toplantı halinde bulunun Nazırlara meseleyi açar, fakat Şeyhülislam M.Sabri Efendi, Adliye Nazırı Vasfı Hoca ve iki Nazır daha (?), bu atamaya muhalefet ederler." (V. M. Gayyasında, s.181) Göztepe yazısına şöyle devam ediyor: "Damat Ferit Paşa, itiraz edenlere dö ndü ve kati bir ifadeyle şu sözleri söyledi: 'İşbu tayin keyfiyeti, doğrudan doğruya şevketmeap efendimizin karihayı şahanelerinden sadır olmuştur. Hikmet ve kerametine (!) hepimizin kani bulunduğumuz padişahımızın iradelerine karşı ağız açamayacağınızdan eminim.' 132" (V. M. Gayyasında, s.182) T.M.Göztepe'yi birinci bölümden tanıyoruz. Çizgisini azimle koruyarak yine tarihi gönlüne göre süslüyor: 1. M.Kemal'in 9.Ordu Müfettişliğine atanma kararnamesi, Padişah Vahid-ettin tarafından, 4 Mayıs 1919 günü değil, 30 Nisan 1919 günü onaylanmıştır.133 2. Adliye Nazırı da, o tarihte, Vasfi Hoca değil, (Üryanizade) M. Cemil'dir.134 3. Padişahın onayı ile sonuçlanıp kesinleşmiş üçlü kararnameye, adı geçen Nazırların açıkça muhalefet ettikleri iddiasına inanmak mümkün değil. Çünkü atanmasından daha önemli olan M-Kemal'in görev ve yetkileriyle ilgili talimat, bu Nazırların da bulunduğu hükümetçe görüşülüp oybirliği ile kabul edilmiştir.135

de

bi

an

_8

6/3.4. Vahidcttin M.Kemal'i neden Anadolu'ya göndermiş? Bu konudaki iddialar: D "[M.Kemal'e] Verilen vazife görünüşte Ordu Müfettişliği, hakikatte ise o rdu dışında bir ihtiyat kuvveti hazırlamaktı." (Mevlanzade Rıfat, Türkiye İnkılabının İç Yüzü, s.209) □ "Teşkilat yapması için..." (N.Atsız, Türk Ülküsü, s.86) □ "Milletten gelen ayarlı, ancak göz korkutma planında bir direnme için..." (N.F.Kısakûrek, Vahidüddin, s. 161-162) □ "Milli Mücadele kararı, bir M.Kemal Paşa-Sultan Vahideddin anlaşması olarak başlamıştır. Bu anlaşmayı Büyük Millet Meclisi tutanakları bizzat M.Kemal Paşanın ağzından, bütün açıklığı ile nakleder. (Tutanaklarda böyle bir şey yok!) Memleketin korkunç ve felaketli istilası karşısında Sultan Vahideddin, pek sevdiği ve itimat ettiği yaveri M.Kemal Paşaya, Anadolu harekâtının başına geçerek, yer yer çete faaliyetlerine girmiş olan müdafaa mihraklarını (odaklarını), kendi merkezi etrafında toplamasını ve İstanbul'un da bu harekete el altından ve bütün .gücü ile yardım edip iştirak edeceğini (katılacağını) vaad eder."136 (Samiha Ayverdi, Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, 3.C., s.190) □ "İstanbul.. Anadolu'ya gönderilecek zabitan (subaylar) ve müfettişlerle, Anadolu'daki kurtuluş hareketini koordine etmek istiyordu. Vahdettin'in planı buydu.. Vahdettin, Anadolu'daki halk hareketini örgütlemek istiyordu." (A.Dilipak, CG Yol, s.34, 35) □ "Devleti düştüğü tehlikeden kurtarmak üzere..." (V.Vakkasoğlu, Son Bozgun, 1.C., s.138) □ "Anadolu'nun kurtuluşu için..." (H.H.Ceylan, Büyük Oyun, 1.C., s.24) Diyeceksiniz ki K.Mısıroğlu'nun bu konuda bir görüşü yok mu? Olmaz olur mu? Bu tek konuda bile birkaç çeşit görüşü var: □ "Sultan Vahideddin, dahiyane bir buluşla, teklif edilecek muahedenin (antlaşmanın) melhuz menfi şeraitinin (tahmin edilen olumsuz koşullarının), Türk milleti tarafından asla kabul edilmeyeceğini göstererek birtakım nümayiş (gösteri) ve mitingler tertip etmesi maksadıyla M.Kemal Paşayı Anadolu'ya göndermiştir. Dikkat oluna ki Yunan harbi için değil. Yunan henüz ortada yoktur!" (K.Mısıroğlu, Lozan, 1.C., s. 106) □ "[M.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için) ikna ediş, Milli Mücadele için değil, Sevres'in ıslahını (düzeltilmesini) temin edebilecek birtakım protesto hareketleri içindi." (K.Mısıroğlu, S.Mücahitler, s.49) □ "Sultan Vahideddin, Anadolu'da milli bir kuvvet teşkili ile kötü bir sulh teklifi karşısında, bu kuvvete istinat ederek (dayanarak) birtakım fiili mukavemet hareketlerinde bulunmak ve bu suretle saltanat ve hilafeti ayakta tutabilmek ümidini besliyordu." (K.Mısıroğlu, Hilafet, s.154) □ "Yunanlıların İzmir'e Müttefiklerin müsaadesiyle bir çıkarma yapacakları hakkında söylentiler duyulmaya başlanmıştı. Sultan Vahideddin, ufukta bel iren vahim tehlikelere karşı, Anadolu'da bir mukavemet (direniş) hareketi düşünüp, bunu tepesindeki işgal kuvvetlerine rağmen en dikkatli bir şekilde planladı.

de

bi

an

_8

Bu cümleden olarak yaverlerinden M.Kemal Paşayı geniş selahiyet (yetki) ve imkânlarla teçhiz ederek (donatarak) Anadolu'ya gönderdi." (K.Mısıroğlu, Osmanoğulları'nın Dramı, s.79) Her yazar ayrı telden çalıyor. Mısıroğlu'nun görüşleri ise, her kitabında değişiyor.137 Çünkü Vahidettin'in böyle amacı olduğunu ve M.Kemal'e -ya da bir başkasına- bu anlamda bir söz söylediğini doğrulayan, kanıtlayan hiçbir tanık, belge, mektup, anı defteri, günlük, not, iz, işaret, belirti, ima bulunmuyor. Ne yapsınlar, zorunlu olarak uyduruyorlar. Bizzat Vahidettin'in, bütün bu iddia ve masalları, 1923 yılında yayımladığı beyannamesinde reddettiğini de, 14. paragrafta göreceğiz!138 6/4. İşin doğrusu: • Neden Doğuya bir Ordu Müfettişinin atanması gerekti? Gelişimin çok kısa bir öyküsü: 1. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe ile Fransız Yüksek Komiseri Amiral Amet, daha Kasım 1919 sonunda, "Samsun'da Türklerin, Hıristiyanları toptan öldürmek için silahlandırıldıkları" görüşündedirler. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.102; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.242) Oysa gerçek tam tersinedir. S ilahlananlar, bu kesimdeki Rumlardı. Çünkü Sinop batısından Trabzon'a kadar bir Rum Pontus Devleti kurmayı düşlüyorlardı.139 Zamanla Türkler de silahlanacaklardır. 2. İngilizler, 11 Kasım 1918 günü, "Türkiye ile Rusya arasında, harpten ö nceki hudut ötesinde bulunan bütün Türk birliklerinin geri alınmasını" isterler . (Mondros, s.229) Hükümet, üç sancaktaki askeri birliklerin 1878 sınırlarının gerisine çekilmesini kararlaştırır, (Mondros, s.230)140 Osmanlı ordusu üç sancaktan (Batum, Kars, Ardahan) çekilir. Batum İngilizlerce işgal edilir. (26 Aralık 1919) Ermeni ve Gürcü saldırılarına karşı korunmak için Türkler, Ahıska, Ahikelek, Ardahan, Artvin, Oltu, Kars, Kağızman, Sarıkamış, Iğdır ve Nahçıvan bölgelerinde, milli şûralar ve milis birlikleri kurarlar. Bunların en önemlisi Kars'ta kurulan Güneybatı Kafkas Cumhuriyeti'dir. (1 Ocak 1919 Mondros, s.241)141 3. İngilizler, kış ortasında 1914 sınırı gerisine çekilmek zorunda bırakılan 9. Türk ordusunda, terhis ve fazla silahların teslim edilmesi işlerinin hızlı gitmediğinden de şikâyet ederler. İngiltere Karadeniz Kuvvetleri Komutanı General Milne, 17 Şubat 1919'da '9.Ordu Ordu Komutanı Y.Şevki Paşanın Ordu Komutanlığından uzaklaştırılmasını ve yerine, verilecek emirleri uygulayacak birinin atanmasını' ister. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.102; Mondros, s.244)142 4. Doğu illerinde asayişin korunması büyük önem taşıyordu. Çünkü Mütareke Anlaşmasının 24.maddesi gereğince, Bitlis, Van, Erzurum, Diyarbakır ve Elazığ illerinde (İngilizce metinde "altı Ermeni vilayeti" denilmektedir) çıkacak bir karışıklık, galip devletlere bu illeri işgal hakkını vermekteydi. İngilizlerin buraları işgal için kendi askerleri yerine, Çukurova bölgesinde Fransızların yaptı-

de

bi

an

_8

ğı gibi sınırda bekleyen Ermeni birliklerini kullanması da uzak bir ihtimal deği ldi. 5. İngiliz Y.Komiser Yardımcısı Amiral Webb, 13 Şubat 1919'da, İngiliz Dışişleri Bakanlığına şöyle yazar: "...Normal şartlara dönüş, bütün bölgenin tamamen silahtan tecrit edilmesi (silahsızlandırılması) ile mümkündür..." (Jeschke, İng.Belgeleri, s.103; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.242) 6. İngilizler 9 Mart 1919'da Samsun'a ancak 200, 30 Martta Merzifon'a 50 İngiliz askeri gönderirler. Ayrıca Teğmen Perring ile Yüzbaşı Hurst de, bölgede inceleme yaparlar. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.103; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri,s.243) 7. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe, 21 Nisan 1919'da, Osmanlı Hariciye Nazırlığına bir nota verir. (Jeschke, İng. Belgeleri, s.104; S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.243) Notanın içeriği özetle şöyledir: 'a. Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Sivas kesimlerinde, askeri durumun iyi olmadığı (terhis ve silahların teslimi işinin yavaş gittiği), b. Çeşitli kaynaklardan öğrenildiğine göre, bu kesimlerde, baştan başa şûralar (Sovyetler) kurulduğu, c. Şûraların, ordunun denetimi altında, asker topladıkları, d. Bu hal derhal durdurulmazsa, işlerin 'ciddiyet kesbedebileceği'.143 e. Şûraların asker toplamalarının engellenmesi için derhal talimat verilmesi.‟ 8. Ayrıca 25 Nisan günü D.Ferit, Y.Kom.Yardımcısı Amiral Webb'e "Hükümetin, halkın silahtan tecridi (silahsızlandırılması) faaliyetine girişmeye karar verdiğini" açıklar ve bu konuda İngilizlerin de yardımcı olmasını diler. (Jeschke, İng.Belg., s. 107; hükümet kararı: 28.4.1919, S.Akşin, İstanbul Hükümetleri, s.285) 9. Vahidettin ve Damat Ferit'i, bölgenin işgal edilmesi tehlikesi kadar, doğudagerçekten şûralar kurulmuş olması ihtimali de telaşlandırmış ve korkutmuş olmalıdır.144 İşlemler hızla sonuçlandırılır ve M.Kemal'e de, 'göreve başlaması için acele etmesi' bildirilir. (HTVD sayı 1, belge No. 4; İşlemlerin hızla sonuçlandırılmasında, Kazım (inanç) Paşanın rolünün de olduğu anlaşılıyor.)145 10. Osmanlı Hariciye Nazırlığı, İngiliz Yüksek Komiserliğine, imparatorlukHükümetinin, asayişin herhangi bir şekilde bozulmasını önlemek için M.Kemal Paşayı, bu havalide bulunan Osmanlı kıtalarına (birlikl erine)146 Umumi Müfettiş tayinettiğini' bildirir. (Jeschke, İng.Belgeleri, s. 104) 11. M.Kemal'e »verilen askeri ve mülki görev ve yetkiler,147 işte bu olgu ve olayların sonucudur. M.Kemal'e verilen talimatın başlıca hükümleri: a. Bölgedeki asayişin düzeltilmesi, asayişsizlik sebeplerinin saptanması, b. Silah ve cephanenin bir an önce toplattırılıp koruma altına alınması, c. Şûralar varsa ve asker topluyorlarsa, bunun kesinlikle engellenmesi, d. Şûraların kapatılması. (Mülki yetki verilmesinin sebebi de bu.)148 Olayların gelişimi, belgeler, işlemin hızı, verilen görev ve talimat gösteriyor ki: 1. Bu görev, M.Kemal'i Anadolu'ya göndermek için uydurulmuş bir görev değildir.

de

bi

an

_8

2. Bu görevin, Milli Mücadele'yi başlatmak için verildiği iddiasının gerçeklerlehiçbir ilgisi yoktur. 3. Vahidettin'in ya da hükümetin amacı, gerçekten M.Kemal'in öncülüğü ile devletin tüm tehlikelerden kurtulmasını sağlamak idiyse, öyleyse M.Kemal'i n eden Doğuya gönderdiler? Mesela Konya, bütün kritik kesimlere aynı uzaklıkta, Dörtyol, Afyon, Kütahya, Eskişehir, Ankara ve İstanbul'a demiryolu ile bağlantılı, zengin hinterlanda sahip bir merkez, Milli Mücadele'yi başlatmak için.en uygun yer ve 2.Ordu Müfettişliğinin karargâhı da orada. Neden oraya yollamadılar? Çünkü İngilizlerin işaret ettikleri yer, doğudaydı da ondan. Bu yüzden de M.Kemal, İngilizlerce gösterilen yere gönderilmiştir.149 Ama M.Kemal, çok değil 6 ay sonra, Konya'ya benzer konumda olan Ank ara'ya gelecektir. Silahlı bir mücadeleyi başlatmak gibi bir düşünce, Vahidettin'in de, Damat Ferit'in de akıllarının ucundan bile geçmiyordu. Çünkü D.Ferit'in 30 Martta Amiral Calthorpe'a verdiği tasarıyı, ilerde göreceğiz: Tam bir teslimiyetle İngiltere'ye bağlanmak! •• Neden bu görev için M.Kemal seçildi?

Harbiye Nazırı Şakir Paşa, M.Kemal'le konuşurken diyor ki: "Ben Sadrazam Paşa (Damat Ferit) ile görüştüm. Sizi uygun gördük."150 Neden M.Kemal? İki olasılık var: 1. Gerçekten bu işin üstesinden M.Kemal'in geleceğini düşündükleri için. Öyleyse Damat Ferit'e ve Şakir Paşaya, M.Kemal'i kim ya da kimler tavsiye etti?151 Bu konuda çeşitli tahmin ve iddialar bulunuyor: Dahiliye Nazırı M.Ali, Bahriye Nazırı Avni Paşa, Fevzi Çakmak, Hazine-yi Hassa Umum Md. Refik Bey, Dr.Esat Paşa vb.152 Vahidettin'in, M.Kemal'i hatırlatmış olması da olaylara pek aykırı düşmeyen ama henüz kanıtlanmamış bir olasılık. Kısacası, hepsi söylenti. 2. Damat Ferit, M.Kemal'in Ayan Başkanı Ahmet Rıza Bey ile yeni bir kabine kurmak için ilişki kurduğunu sandığı,153 İstanbul'da uslu durmayacağını da kestirdiği için bu vesile ile onu İstanbul'dan uzaklaştırmak istedi. M.Kemal uzaklaştırıldığını düşünüyor. (Nutuk, 1.C., s.7)154 H.Bayur diyor ki: "Bu yönü, o zaman Kurmay Başkanı olan Mareşal Fevzi Çakmak, Harbiye Nazırı Şakir Paşadan duymuş olduğunu bize anlatmıştır." (Atatürk, Hayatı ve Eseri, s.291) Jeschke ise bunu kabul etmiyor. (İng. Belgeleri, s.113) Yani bu olasılık da tartışmalı. Bu konuda tek kesin gerçek şu: Sebep ne olursa olsun, eğer Vahidettin, bu atama kararını onaylamasaydı, M.Kemal'in 9.Ordu Müfettişi olarak Anadolu'ya geçmesi mümkün olmazdı.155 Vahidettincilerin iddiaları bu çerçeve içinde kalsa, sorun yok. Ama bu onaya, taşıyamayacağı amaçlar, anlamlar ve işlevler yükleyerek, binlerce belgeye, ol guya, tanığa rağmen, tarihi tersine çevirmeye çalışıyorlar. İddiaları izlemeye devam edelim.

de

bi

an

_8

6/5. Vahidettin planını yalnız M.Kemal'e açıklamış
□ N.F.Kısakürek, kanıtsızlığa gerekçe bulmak ve durumu kurtarmak için bu planın çok gizli olduğunu, hükümetten bile saklandığını ileri sürüyor. Diyor ki:" "İngilizlere karşı bir aldatmaca olarak oynanan bu oyun, Vahidüddin tarafından, kendi öz hükümetine de aynı şekilde telkin edilmiştir.. M.Kemal Paşayı yeni vazifesine tayin ettiren, ne Harbiye Nazırı, ne Sadrazamdır. Sadece ve sadece, gayesini hükümetinden bile saklamış olan Padişahtır... Ancak birkaç faninin ruh mahzeninde (?) gizli kalmış[tır]" (s. 157, 162, 192) Peki, kim bu birkaç fani? Ses yok.

6/6. M.Kemal Anadolu'ya gitmek istemiyormuş, ..Vahidettin ikna etmiş Bu iddianın sahibi, Vahidettin'in yaveri ve Tevfik Paşanın oğlu Ali Nuri Okday'dır. N.Fazıl Kısakürek'in bu konudaki yazısını, gereksiz ayrıntıları çıkararak aktarıyorum:
□ "Seksen küsur yaşındaki Ali Nuri Beyefendiyi, Sultan Vahidüddin hakkında en nadide bilgilerin sahibi olması gereken eski ve müstesna biri olarak telefonla aradım. Şu cevabı verdi: 'Oteldeki daireme buyrunuz, görüşelim.' Hemen gittim. Birkaç hoş beş lafından sonra hemen mevzua girdim. 'Umumi Harp sona erip de İmparatorluğun çöküşü demek olan mütareke ve işgal günlerinde, [Sultanın] tavrı nasıl oldu?' [Bu soru üzerine Ali Nuri Bey yan odadan küçük bir hatıra defteri alarak İzmir'in işgal tarihini bulur.] 'İzmir'in işgalinden bir gün sonra, 16 Mayıs Cuma günü... Cuma selamlığından (namazından) sonra, M.Kemal Paşa huzura davet ve kabul edildi. Sultan Vahideddin onu Anadolu'ya geçmeye ikna etti.' Telaşla doğruldum: İkna mı etti? M.Kemal Paşanın bu hususta ikna edilmeye ihtiyacı mı vardı?' Söz, bu naziklerin naziği can noktasına gelince, muhatabım toparlanarak tane tane devam etti: 'İzah edeyim. M.Kemal Paşanın huzura kabul edilişinden bir iki saat sonra, Başyaver Naci Bey, yaverler odasına geldi ve haykırdı: 'Hünkâr (padişah) M.Kemal Paşayı ikna edebildi!' Bu haykırış kelimesi kelimesine aklımdadır. İkna tabiri yerindedir.' 'M.Kemal Paşanın gayesi Anadolu'ya geçmek değil miydi?' Muhatabım, delmek istediğim zarın nezaketini anladı. Küçük bir fikir hazırlığından sonra cevap verdi: 'Ben M.Kemal Paşayı, büyük bir asker ve kumandan tanırım. Öbür meziyetleri üzerinde söyleyecek bir sözüm yoktur. M.Kemal Paşanın gayesi, o zamanki hükümete girmekten başka bir şey değildi. Hem de birçoklarının sandığı gibi Harbiye Nazırı olmak değil, Sadrazam olmak gayesini güdüyordu. 1919 ilkbaharında vaziyet şöyleydi: Şark ordumuz silahları bırakmıyor ve ortada, İtilaf devletleriyle (galiplerle) aramızın yeniden açılacağı korkusu hüküm sürüyordu. M.Kemal Paşa da kudretli ve iradeli bir kumandan biliniyordu. Bu kanaat bilhassa Hünkâra aitti. M.Kemal Paşanın o günlerdeki kanaat ve görüşü ise, İstanbul hükümetinin İtilaf kuvvetlerine karşı direnmesi, isteklerini kabul ettirmesiydi. İşte bu tavrı göstermek için hükümeti eline almak istiyordu. Halbuki bu kanaat ve görüş, siyasi ve ameli (pratik) bir fayda temin edemezdi. Zira Mondros Mütarekesini imzalamış olan mağlup hükümetten, galip düşmanlara karşı bir direnme, karşı koyma iktidarı beklenemezdi.' Ali Nuri Beyefendinin sözünü kestim: 'Böyle olunca, o an için kabineye girmek imkânını bulamayan M.Kemal Paşadan, milli hareketi

de

bi

an

_8

evvelden planlamış ve gaye edinmiş olması beklenemez.' Muhatabım bu dikkate cevap vermeden devam etti: 'M.Kemal Paşa Anadolu'ya gönderilmiştir. Onu göndermekte ancak iki gaye olabilirdi: Ya İngilizlerin isteğine uygun şekilde, Şark Ordusunu silahsızlandırması ve Doğudaki mukavemeti kırması için yahut da tam aksi olarak, milli bir mukavemet ve hareket zemini (ortamı) açması için... 'Hangisi olduğunu sanıyorsunuz?' 'Ben sadece ihtimalleri kaydediyor ve hadiselere ait unsurları veriyorum. Dileyen, dilediği gibi hükmetsin. Ben kendi hesabıma, ayrıca bir tefsir (yorum) yapmayı emin bir yol görmüyorum. E min olduğum tek nokta, M.Kemal Paşanın, Anadolu'ya geçmek üzere Padişah tarafından ikna edildiğidir.' " (Va-hîdüddin, s.148-155)

N.F.Fazıl Kısakürek, 1968'de anılarını anlatan Ali Nuri Beyin "80 küsur yaşında" olduğunu yazıyor, doğrusu 85'tir.156 85 yaşındaki bu tanığa göre, 'Vahidettin, bir iki saat süren bir çabadan sonra, M.Kemal'i Anadolu'ya geçmesi için ikna etmiş!' Hem de ne günü? Kesinlikle belirttiğine göre, 16 Mayıs 1919 Cuma günü, öğle namazından sonra, hareketten birkaç saat önce. İşe bakın! İşlemler bitmiş, M.Kemal, annesiyle kız kardeşini Şişli'deki eve aldırmış, bölgesindeki bazı birlik ve illerle yazışmaya başlamış bile,157 resmi makamlar ve arkadaşları ile vedalaşmış, karargâh mensupları yolculuğa hazır, gemi istim üstünde, fakat M.Kemal hâlâ Anadolu'ya gitmek istemiyor, mızıklanıyormuş. Böyle bir şey olabilir mi? Usul gereğince son günkü Cuma selamlığına da katılıyor ve Hamidiye Camisinin mahfil-i hümayununda (padişahlara mahsus odasında) Vahidettin tarafından, bazı kimselerle birlikte kabul ediliyor.158 Az sonra yola çıkacak. Ama Ali Nuri'ye bakarsanız, bunca işlem ve hazırlığa rağmen, M.Kemal hâlâ gitmek niyetinde değilmiş, gitmemek için ayak sürüyormuş, zavallı Padişah, son günü, cami mahfilinde, hem de bir iki saat mücadele ederek,159 M.Kemal'i ancak son dakikada ikna edebilmişmiş... Öyle komik bir iddia, daha doğrusu öyle çocukça bir hayal oyunu ki ne ma ntığa uyuyor, ne gerçeğe, ne olayların akışına, ne gelişime, ne belgelere!160 Bu yaşlılık fantezisini, ciddi bir kanıt sayan alternatif tarih yazıcılarımız şunlar: V.Vakkasoğlu (Son Bozgun, 1.C., s.130), A.Dilipak (CG Yol, s.143), GRYT Ansiklopedisi (1.C., s.168) ve K.Mısıroğlu (S. Mücahitler, s.490; Lozan, 1.C., s.106). • Hayali ikna sahnesi Ali Nuri Okday'ın bu iddiasından yola çıkan N.F.Kısakürek, hayali bir ikna sahnesi yazmış. Bu hayali sahneyi şöyle savunuyor: "Bize denilebilir ki, 'bu tiyatro konuşmaları gibi hayalden uydurma hissini v eren lafları nereden çıkarıyorsun? İlmî ve tarihî hakikatleri belirtmek için mutlaka vesikaya (belgeye) istinat ettirilmeleri (dayandırılmaları) gereken bu dialogları, kimlerin şahadetleri (tanıklıkları) ile ispat edebilirsin?' Cevabımız şudur: Evvela beni dinleyin! Sonra da ispatını isteyin!" 161 Şimdi bu hayali sahneyi izleyelim:

de

bi

an

_8

Onu ve onunla birlikte topyekûn vatanı. gerekirse istiklali için canını fedaya amade bir millet karşısında olduğunu de bi an _8 . Şu sarayın duvar tuğlaları arasında bizi kimbilir kaç kulak dinlemektedir. imparatorluğun şu anda kalble rabıtaları büsbütün çözülmüş eczasından sonra elde kalan mazlum ve çilekeş anav atandır. her ne oluyorsa. Vahidüddin. Artık Yunanlıya kadar yol veren bu son işgal. taşıdığınız vasıflar bakımından sizi bu ldum.Kemal Paşa. düşman pençesinin içindedir. haklarımızı Konferans masasında daha iyi koruyabilmemiz için ancak göz korkutma planında. Anadolu'nun her yerinde. namlularını saraya çevirmiş olan düşman toplarını görüyor musun? Bu vaziyet karşısında. bu ruhu büsbütün alevlendirerek. Bahanelerin. uyumayan. üzerimize farzdır. Vahidettin neden Anadolu'ya bizzat geçmediğini anlatıyor. her tarafa emniyet verici en münasibiyle de alakalı makamlara derhal tayininizi irade ettim. vücudun kalbi çevreleyici temel azasından başka hiçbir şey kurtaramaz. işte bu milli kıyam zeminini açmanız için gönderiyorum. Size düşen iş.Kemal Paşayı] Vahidüddin. eminim ki büyük bir infial ve karşı koyuşa vesile olacaktır. parça parça kendini göstermeye başl amıştır. pencereden düşman donanmasını göstererek.167 Böyle bir hareketin idaresini. Düşman kuvvetlerine. vatanın kalbi olarak. Milli mukavemet ruhu. Gerçek sebebi yalnız siz ve ben bileceğiz.Kemal Paşaya. Öbür işgal mıntıkaları da malumunuz.[M.". bu son karşılaşma neticesinde ol uyor. devlet merkezinden gelmeyip de milletten gelen ayarlı bir direnme ise.. M. hangi kumandana emanet edebileceğimi uzun uzun düşü ndüm. Ve tezimiz bakımından.Kısakürek'in hayaline göre. birçok kaynak tarafından belirtildiği gibi şöyle diyor: 'Paşa. o plan taşırılmadıkça. 164 vatan çapında bir hadise teşkil edeceği muhakkak bulunan şu hitap karşısında kalıyor: 'Paşa! Türkiye'yi kurtarmak için İstanbul'dan her hangi bir hareket beklemeye imkân yoktur. Böylece Avrupa. vücuttan.] Sulh Konferansının hazırlanmakta olduğu şu an. [Burada N. destek teşkil edebilir. hususiyle İngilizlere ve hükümete karşı. O da. tek merkezli ve yekpare bir milli hareket.Kemal Paşaya eliyle verdikten ve yine eliyle sigara ikram ettikten sonra devam ediyor: 'Böyle yakın oturuşumuz ve fısıldarcasına konuşmamız en münasip şekildir.'163 Bu üsluptan fevkalade hislenen ve tesir altına giren M. küçük salonda.165 İstanbul.F. daha sonra aktaracağım. kendisiyle dizleri birbirine dokunacak şekilde yakın oturuyor.'162 Derken Vahidüddin gelen kahveyi M. Bu ayrı bir konu olduğu için konuşmanın bu bölümünü. hissedilir şekilde. Yani Anadolu! Anadolu'ya geçmek ve orada milli bir kıyama (ayaklanmaya) zemin açmak lazımdır. Nihayet. saray ve devlet olanca emniyetini kaybetmiş bulunuyor. gidiş sebebiniz ayrıdır.166 İçinde bulunduğumuz şartlar karşısında. ayakta kabul ediyor ve sonra ona yer göstererek. Henüz haber almış bulunduğumuza göre Yunanlılar İzmir'i işgale başlamışlardır. Sizi Anadolu'ya. nihayet milli şahlanış hareketinin düğüm noktası olan ve tarihe intikal edeceği gün. İşgal kuvvetleri. sîzin Samsun'a asayişi iade edeceğiniz ve şarktaki ordu mukavemetini kaldıracağınız kanaatini besleyeceklerdir.. orduyu da içine alan bir daire merkezinde bütünleştirmek ve teşkilatlandırmaktır.

ne demek? Böyle 'ayarlı bir direniş' ile galip devletler nasıl hizaya getirilecekti acaba? de bi an _8 . Hatta bu hareket. devlet ve Padişah dışında vücut bulması ve düşmanlarımıza azami telaş ve dehşet vermeyecek çapı muhafaza etmesi lazımdır.Sabri Efendinin kitabı.Kemal Paşaya. çünkü bunu doğrulayacak bir tek davranışı yok. Göz korkutma planında ayarlı bir direniş. Vahidettin'in milli bir mücadele açılmasını düşündüğünü ve önerdiğini ileri süremiyor.170 Gidiniz ve vatanı kurtarınız! Artık bu davaya ve onun tatbiki prensipine kanaat getirmiş bulunuyor musunuz?' M.. onun için de ancak 'göz korkutma planında ayarlı bir direnişten' söz ettiğini yazabiliyor. Ama M. askeri ve mülki idare dehasıyla.000 liralık bir makbuz.F.Kemal'i yasal ve amacı belli bir görev için Anadolu'ya göndermek ile milli bir mücadele açması için göndermek arasında. bana ve hükümetime aykırı diye de gösterilebilir." (Vahüdiddin. Yani milli şahlanışın muvaffak olabilmesi için mutlaka.Kemal'i Anadolu'ya gönderenin Vahidettin olduğu. 'kesin nitelikte olduğunu' ileri sürdüğü birkaç belgeden de söz ediyor: Mesela Dahiliye Nazırı M.Kemal Paşa.. Başyaver Naci Beyin de yaverler odasına gelip 'Hünkâr M. şu sözü söylüyor: 'Muvaffak ol!' Padişahın M. 163) Yani kendi gösterdiği tanığın ifadesine. bir rivayete göre de 60 bi ndir. Ali Nuri Bey.(s. tanığın ifadesini. bir rivayete göre 42. hatıra kabilinden size bir hediye verecekler (Üzerine Padişahın adına ait ilk harfler işlenmiş olan altın saat)."]169 Ayrıca elinize.Kemal'e son sözü: 'Size bu büyük davada muvaffak olmanız için kesemden (. eski yaverin 'ikna edildi' demesinde. s. hatırlarsınız. teşebbüslerinizde muvaffak olmanız ve gereken itimat ve selahiyeti telkin edebilmeniz için bir de hatt-ı hümayun tutuşturulacaktır. dağlar kadar fark var!171 2.Kemal Paşayı ikna etti!' diye haykırmasında belirttiği gibi henüz tereddütlü olduğu besbelli bulunan bu mevzuda. gözlere gösterilmeyen ve ancak birkaç faninin ruh mahzeninde gizli kalan bu telkinlerden sonra M.F.. en ince bir sanat. hatta bu tarihi saptamak için hatıra defterine bakmıştı. işte bu gayeyi gerçekleştirmek üzere geçecek ve Allahın inayetiyle muvaffak olacaksınız. Anad olu'ya.) altın veriyorum. topyekûn milli kurtuluş hareketine temel teşkil eden fakat tarihi ıstırabından çatlatacak şekilde toprağa gömülen. bir hatt-ı hümayun (Padişah buyruğu) ve eski Şeyhülislam M. Ama N. 6 sayfa sonra kendi değiştiriyor ve Padişahın M. kendi itiraz ediyor! 4. bir rivayete göre 30. [N. her zaman ileri sürülebilir.anlar ve şartlarını hafif tutabilir. ikna sahnesinin 16 Mayıs Cuma günü geçtiğini iddia etmiş.160-163) 1.Kemal'in bir gün sonra Bandırma vapuruyla Samsun'a hareket ettiğini' yazıyor. 3. bir cami mahfilinde bu kadar uzun ve gizli bir konuşma yapılamayacağını kestirdiğinden.172 Bunların tarih açısından değerini sırası geldikçe göreceğiz.Fazıl'ın notu: "Tamamiyle tespit edilemeyen bu rakam.Kemal'le ikna için 15 Mayıs Perşembe günü konuştuğunu ve 'M.'168 Padişah.Ali'nin Paris'te çıkardığı gaz etede yayımladığı 1. N. tam bir te slimiyetle huzurdan ayrılıyor ve bir gün sonra Bandırma vapuruyla Samsun 'a hareket ediyor. Tarafımdan ayrıca.Kısakürek de. Son onay makamı saltanat makamı olduğu için M. Kısakürek kitabında. İstanbul.Kısakürek bile. Evet paşa.

yaz işine geleni! Dilipak'a. Türkiye. niye ordudan istifa zorunda bırakıldı. 1970'e kadar. bu yüzden o sahneye tanık olamadı. o kadar geniş yetkilerle donatıp geniş bir karargâh kadrosuyla Doğu Anadolu'ya yollamaya.' Bizimkiler de gerçeğin yerine hayallerini koydukları için yazdıkları gittikçe daha tutarsız ve çelişik oluyor: Eğer amaç.Kemal ve rejim aleyhinde tek söz söylememiştir." (S. hem Vahidettin'in sürekli yaveri.174 Ancak unutmamak gerekir ki bu ikna ediş. üzerine Ali Galip şaşkını yollandı ve M. Sevres'in ıslahını (düzeltilmesini) temin edebilecek birtakım protesto hareketleri içindi.H. Kendi adıma böyle düşünüyor ve diyorum ki Osmanlı Hanedanının son Padişahı Vahidettin de. M. o zaman kabinede bulunan Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi de açıkça doğrulamakta ve ifade etmektedir. M. Cumhuriyetten sonra. 50 yıldır bu iki kardeş biraraya gelip de o günleri hiç konuşmadılar. A. bir ordu komutanını. Vahidettin'e elbette Ali Nuri Beyden daha yakındır ama bu önemli olaydan anılarında hiç söz etmiyor. anılarında bu konuya değinmez miydi? Üstünde bile durmamış.49) Şeyh Sadi anlam olarak diyor ki: 'Duvarcı ilk tuğlayı eğri koymuşsa. s.173 Yalnız bu tavır bile Osmanlı Hanedanına saygı duymaya yeter. hiç bilgi alış verişinde bulunmadılar mı? Olay doğru olsa.Okday anılarını 1970'lerin ilk yıllarında yazmıştır. duvar yükseldikçe eğriliği artar. tutuklanması kararlaştırıldı.Kemal'in Anadolu'ya ilişkin bir düşüncesi olmadığını 175 göstermektedir.Kemal Paşayı Anadolu'ya göndermek için çok uğraştığını ve ısrarla ikna edebildiğini.Mücahitler. hanedan mensuplarının çok büyük bir çoğunluğu. direnişi örgütlesin diye yollandıysa. hem Saray Kurmay Başkanı.Fuat Cebesoy ve Rauf Orbay'ın anılarını okumasını tavsiye ederim. hem de damadı olan İ. 6.Kemal'in Anadolu'ya atanması ve ayrılması sırasında. cebine mi lyonlarca lira koymaya.Okday. bir gün belki de çok doğru bir şey. yazacaklar ama korkarım ki artık kimse inanmayacak! 6/7. s. İ. 7 Mayıs 1919'da kadar M.H. Ama hayali bir sahne ile tarihi tatmin etmek mümkün değil ki.Dilipak: "Gelişmeler.Kemal idama mahkûm edildi? Efendim? □ A.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin'in M. keşke ve sahiden böyle düşünmüş ve bu sözleri söylemiş olsaydı. Milli Mücadele için değil. Bu konudaki bazı ek iddialar: □ K. eline bir hatt-ı hümayun vermeye ne gerek vardı? Yok.5.147) Anlaşılıyor ki alternatif tarih yazıcılığının bir başka yöntemi de şu: Al eline kalemi. hiçbir maceraya katılmamış. vekar ve onurunu korumuş. Vahidettin neden Anadolu'ya ve Milli Mücadele'nin başına geçmemiş? de bi an _8 .176 Bizim alternatif tarih yazıcıları. Diyelim ki o gün orada değildi. birtakım protesto hareketlerini başlatmak idiyse." (CG Yol.

dişlerini sıkıp şu gerçeği bir itiraf edebilseler. tahtının yanında kalmaya mecburdu.) □ V.Kemal'e güya şöyle der: "Hatıra şöyle bir sual gelebilir: Ya siz.Kemal Paşa..Mücahitler. bu teşebbüs milli kıyamı en üstün derecesine çıkarır amma milletimiz için bir felaket. bir yandan tarihi ve milli hazinelerin yağmalanmaması.178 Hareketi de. fetvalar çıkartıyordu. hiç şüphesiz müstevliler (istilacılar). ucuz edebiyat yapmak. başta M.180 İşte bu mecburiyet yüzündendir ki milli mücadeleyi kötüler görünüyor ve ona karşı kuvvet sevk ediyor.97 vd. Nitekim Anadolu'ya geçmeden evvel M. biri ötekini tutmaz hayali sahneler ve düzmece tarihler yazmak yerine. s. topyekûn üzerimize saldırırlar ve topyekûn tasfiyemize giderler. intihar gibi bir şey olur.147) Böyle bahane ve mazeretler aramak.161) □ Samiha Ayverdi: "Sultan Vahideddin. sinir sistemi. ben burayı beklemeye mecburum' demişti. Padişah ve Halife olarak niçin bizzat Anadolu'ya geçip milli şahlanışı en yüksek merkeze kavuşturmayı düşünmüyorsunuz? Niçin bizzat Anadolu ayaklanmasının başına geçmiyorsunuz? Böyle bir teşebbüs.□ Bunun sebebini Vahidettin adına yine N. boğulmasına sebep olmak neticesini doğurur.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin. s. 3. 1. bir daha dönemeyecek. Bu da artık sulhe ve yeniden şart koşma imkânına kökünden sed çeker. [Sultan Vahideddin] onların tahammül edilmez baskılarına rağmen." (Türk Tarihinde Osmanlı Asırları. bir yandan da İstanbul'dan ayrılmasının siyasi mahzurları (sakıncaları) yüzünden." (Bu Vatanı Terk Edenler. s.50. alıştığı hayat düzeni. Az önceki hayali sahneye göre. gözyaşlarını içine akıtarak geçirmek suretiyle İstanbul'un elimizde kalmasını temin etmiştir.C. masal söylemeye gerek kalmayacak: 'Ne yazık ki son Pad işahın yaşı. hareketi başlamadan boğmak. Son Bozgun.F. 'Oğlum. kuva-yı milliyecileri idama mahkûm ediyor.Kısakürek açıklıyor. işin aldığı önem karşısında. İkinci ve daha önemli sebeb ise. kültürü. Padişah İstanbul'u bir terk etseydi." (S. Vahidettin M.193) □ K.Vakkasoğlu:: "Padişah işgalcilerin elinde tam manasıyla esirdi181 ve istediği şeyi yapmaktan çok uzaktı. hem ecdat haz inelerini mahveder. Onun için sen git. sağlığı. artık ikinci bir davranışa imkân bırakma-macasına bastırırlar. şehir otomatikman işgal kuvvetlerine devredilmiş olacaktı." 179 (Vahidüttin.Kemal Paşaya. Eğer ben gizlice hazırlanıp Anadolu'ya ve milli mukavemetin başına geçecek olursam. İstanbul'a bir daha çıkmamak üzere yerleşirlerdi. s.. İstanbul'daki acı ve elemli günleri.C. hem de şehri bir daha geri alamayız. s. cesareti. ben İstanbul'dan ayrılırsam düşman. İstanbul'da oturmayarak Anadolu'daki milli harekâtın başına geçseydi. O zaman İtilaf devletleri şu anki tereddütlü vaziyetlerini bir anda değiştirirler.177 toparlanırlar. yaman bir de bi an _8 . cephelerden son zafer müjdeleri gelinceye ve Refet Paşa kumandasında bir kısım milli kuvvet vaziyete hakim oluncaya kadar.

(Yakın Tarihimiz.Damat Ferit'i getirecek ve bunlar. Mısıroğlu.C. çeşitli ayrıntıları da varmış: 6/8. Hilafet. Damat Ferit'in Sadrazamlığa getirilmesi de planın ayrıntılarındanmış □ "Bu planın ne olduğu. en gerekli olduğu anda Meclisi dağıtacak.. bir yandan bu kararların. s.Kemal ile Vahidettin'in görüşmesinden bir gün sonra. Padişah tarafından istifaya zorlandı.Kemal ile herhangi bir ilgisi yoktur. 21 Aralık 1918'de dağıtılmıştır ama M.185 Padişahın has adamı Damat Ferit. Osmanlı Sarayının Son Günleri.Kemal'in önerisi ya da isteği üzerine gerçekleştiği izlenimini vermeye çalışıyor. M.1 .Mücadele Hatıraları. Milli Mücadeleyi başlatma planının ilk adımları olarak yorumlanacak!183 İnsanın dili tutuluyor.Kemal'in muh alefetine rağmen güven oyu almış olan Tevfik Paşa.460) Başkâtip Ali Fuat Türkgeldi ise.K.Meclisin kapatılması. daha 2 Aralıkta Meclisin dağıtılması gerektiğini ileri sürmüştür. s. maddesi uyarınca Meclisin dağıtılması için Padişahın iznini almaya karar verdiklerini' söyledi. hiçbir yoruma yer bırakmayacak kadar açık anlatıyor.C.274)186 M.Şerif Paşa da olayı doğruluyor. M. M.) Ne plan. gerçekten. s. Görüşmede başka kimse bulunmadığına ve M.1720) Vahidettin de Lütfi Simavi'ye. (1) Mısıroğlu. yerine de -herhalde Tevfik Paşadan daha vatansever (!) olduğu için.8) Dahiliye Nazırı M. Padişah da 'İttihatçılar. bir yandan da M.İnal. (L.Kemal de anılarında böyle bir açıklama yapmadığına göre. Rauf Orbay'a vermiştir. (Jeschke. kabineyi onlar düşürmeden önce.'182 6/8. Ayan Meclisi'nde.M. Planın ayrıntıları Bazı yazarlara göre Vahidettin'in planı. Tevfik Paşayı istifa ettirecek. huzura çağrıldım. velinimetlerine (liderlerine) karşı bir vefa gösterisinde bulunmak istiyorlar.kurtuluş savaşının başına geçmeye uygun ve yatkın değildi. 152.Simavi. Meclisin feshedileceğini A. "Tevfik paşa ile Meclisi feshe karar verdiklerini" açıklayacaktır. bu sebeble kabinede. Onun istifasından sonra da Ferit Paşa Sadrazamlığa getirildi. Tevfik Paşanın istifaya zorlanması. s. Meclisin de bi an _8 . neye dayanarak bu iddiada bulunuyor? Hayal gücüne!184 (2) Meclis.Mı-sıroğlu. Vahideddin'in.37) Aynı bilgiyi Hariciye Nazırı Nabi Bey de. (İ. Son Sadrazamlar. (M. Vahidettin'in kafasındaki planın parçaları olduğunu ileri sürüyor. ne plan! Vahidettin. M.Kemal'i Anadolu'ya göndermekten ibaret değilmiş. Gerçekten görüşmenin ertesi günü Padişahın yazılı bir buyruğu ile Meclis dağıtıldı. sadeleştirerek ve gereksiz ayrıntılardan ayıklayarak aktarıyorum: "21 Aralık 1918 Cumartesi sabahı. Tevfik Paşa 'kabineye güvensizlik oyu verileceğini öğrendiğini.. s. kararın nasıl verildiğini. Anayasanın 7. s." (K.Ali Bey de bir gün önce. 4. 2.Kemal ile görüşmesinden sonra ortaya çıkan tavır ve harekâtı aydınlatmaya başlamıştı.Fuat Cebesoy'a söyler. TKS Kronolojisi I.

A. (Jeschke. bazı genç komutanları ve devlet adamlarını da. s. s. s.Kısakürek. hayat hakkınızı da kaybetmiş olursunuz diyorlar' dedi.168)189 Vahidettin. doğrusu büyük cesaret! (3) Tevfik Paşa kabinesi de.6/8. bi an _8 . CG Yol. aman kanuna aykırı bir şey olmasın diye titriyor' demiş.172. kimseye bilgi vermeden İstanbul'a gidecek ve Kurtuluş Savaşına katılma- de dağıtılması daha doğru olur. aynı plan gereğince Anadolu'ya göndermiş Bu masalı benimseyen bazı Vahidettinciler: N. 179. böylece dayılık bizde kalır' dedi. Eğer gereken faaliyeti göstermezseniz." (Görüp İşittiklerim. bu hususun Meclisi feshetme kararında yer almasının uygun olacağını söyledim ama kabul görmedi. Doğrular: (1) a. İng. Mısıroğlu'nun yazdığı gibi Vahidettin tarafından hemen istifaya zorlanmış değildir. daha işin başındayken. 27 Ocak 1919 günü de şöyle dert yanar [sadeleştirilmiştir]: "Ecn ebiler pek amansız! Bize baskı yaparak Meclisi dağıttırdılar. Tevfik Paşanın yerine Damat Ferit'in gelmesi.2. Dahası var: Tevfik Paşa 23 Şubat 1919'da ikinci defa istifa edecek ve Vahidettin de bir daha ve yine Tevfik Paşayı sadrazamlığa getirecektir.191 Onun yerine bakan Albay Selahattin Bey de bir süre sonra. 5 Temmuz 1919'da.Türkgeldi.' 187 Yeni seçimlerin 4 ay sonra yapılmasının anayasa hükmü olduğunu hatırlatarak.182)190 Bu kanıtlar orta yerdeyken. s.F. 'Siz hayat hakkınızı korumak için faaliyet gö stermelisiniz. Tevfik Paşa 13 Ocak 1919'da istifa eder ama Vahidettin sadrazamlığı yine Tevfik Paşaya verir.F. bir kere kafalarına koydukları bir şeyi çıkarmıyorlar ve 'o katiller heyetinin188 seçtiği Meclisi nasıl tutuyorsunuz? Siz neye dayanıyorsunuz?' diyorlar' dedi.36 vb.F. s. Padişah benden sonra Lütfi Simavi Beye.Belgeleri. 'Başkâtip Bey pek korkak. Ecnebiler (işgalciler) bu Meclisi seçilmiş saymıyorlar. Meclisin dağıtılmasının gerekliliğini tekrarladıktan sonra.Konya'da bulunan Yıldırım Kıtaatı Müfettişliğine 2 Şubat 1919 tarihinde Cemal (Mersinli) Paşa atanmıştır.) Oysa Mısıroğlu bütün bunları.Türkgeldi. Padişah. Tevfik Paşanın ayrılmasından sonra Padişah beni yanında alakoyarak neden bu kararı verdiğini anlattı: 'Sizden sır çıkmaz.45) Cemal Paşa. Ertesi günü huzura kabulümde. Görüp İşittiklerim. bir planın hızla ve ardarda gerçekleştirilmiş parçaları gibi anlatıyordu." (A. 10 günlük izinle İstanbul'a gider ve bir daha geri dönmez.Di-lipak. ancak 4 Mart'ta gerçekleşecektir. Vahidettin. Görüp İşittiklerim. 'Ecnebilerin zihniyeti bizimkine uymuyor. (A. s. hiç kısmet olmayacak galiba. bunun tersini yazmaya kalkışmak.184 ve 195 vd. Gerçek ile Mısıroğlu'nu birarada görmek.

Kolordu karargâhının Yunanlılara teslim olrnası üzerine. Vahdettincilerin ikide bir ileri sürdükleri. yerine Selanik'i hiç savunmadan Yunan ordusuna teslim eden emekli paşalardan Ali Nadir Paşa yollanacaktır. zaten 20. s.. Ali-Fuat Cebesoy Paşa. K. bazılarını da Ege'ye göndermişti (!). Mondros'tan Mudanya'ya. Kolordu Komutanlığına atanır.C.9-18) 195 e.Kolordu Komutanı Nurettin Paşa. bir Yunan teğmeninden tokat yer ve bu içi geçmiş paşa. Harbiye Nezaretine.54) 14.193 Vahidettin'in ünlü planında (!) İzmir'i korumak yer almıyordu herhalde. İzmir'deki 17.179-183) 1919'da. s. İzmir'deki 17. (N.117)192 b. 1. s.196 Yalnız Ali Nadir Paşa gibi bir zavallının. geçmişteki başarısızlıklarından ve yaşından bellidir. Yunan ordusu yayılırken.Karabekir Paşa. K. doğuda bulunun 15. Anılarında.Mücadele Hatıraları. 28 Aralık 1918'de." (2.. (M. İstiklal Harbimiz..113) de bi an _8 . (Yüzbaşı Selahattin'in Romanı. İstiklal Harbimiz. İzmir'in de hiç direnmeden Yunanlılara teslim edilmesini emreder. 271) Başlangıçta tutumu budur. s. Hatıraları.1. s.Kolordu Komutanı Yusuf İzzet (Met) Paşa. tedavi için izinli olarak İstanbul'a gelmiş ve izni bitince de (Şubat 1919 sonunda) görevine dönmüştür. "Yunanlıların ilerlemeye devam etmeleri halinde. s. Anadolu'da bulunan bütün paşalar bunlar. 6 Haziran 1919'da Balıkesir'e alınır.194 (İstiklal Harbimiz. Nitekim bu şaşkın paşa. K. Anadolu'daki Milli Mücadele harekâtını başlatmıştır. gerçekten birtakım paşalar ve emekli subaylar yollamaya yeltenecektir ama Milli Mücadeleyi söndürsünler diye. bu zorunluk dolayısıyla Anadolu'ya geçer. İzmir'deki 17. Çünkü Ali Nadir Paşanın hiçbir işe yaramayacağı.Kısım. Tekirdağ'da bulunan 14. 'genç paşaların Anadolu'ya gönderildiği' masalının iç yüzü de bu.Tansel.229. 1919 Nisan ayında görevden alınacak. Ege'de mukavemet (direniş) teşkilatları kurmakla vazifelendirilen Bahriye Nazırı Rauf Bey (Orbay). zorlukla sonuç aldığını ve ancak 12 Nisan'da İstanbul'dan ayrılabildiğini uzun uzun ve yakınarak anlatıyor.46) c. s.194 vd.Karabekir.C. oradan Doğu Anadolu'ya gönderirken.M. Ege'de KurtuluşSavaşı Başlarken. (S. s. Vahidettin'in verdiği herhangi bir görevden de hiç söz etmiyor. Anadolu'daki bazı birliklerin başına. . s. Çerkes Ethem Beyle de temas kurmuş ve onu vazifeye davet etmişti. Bazı subayları ilk önce Doğu Karadeniz'e.Cebesoy. daha da ileri gidiyor ve şöyle yazıyor: "Sultan Vahidüddin.Karabekir. Milli Mücadele'ye kazanılacaktır. M. (TİH2. Ama bir süre sonra.F. Cilt.Kolordu Komutanlığına atanabilmek için türlü girişimlerde bulunduğunu. ucunda beyaz mendil sallanan bir sopa ile esir kafilesinin başında yürümekten utanmaz. mukavemet edilip edilmeyeceğini" sorar.yacaktır! (A. Tekirdağ'da bulunan 14.Kolordu Komutanıdır.156) d.Kolordu Komutanlığına atanmış olması bile Vahidettincilerin iddiasını tek başına iflas ettirmeye yeter! İstanbul.Taçalan.197 □ Bu konuda GRYT Ansiklopedisi.Kolordu karargâhı.. güvendiği devlet adamları ile subaylara vazifeler vererek.250 vd. atanma biçimleri ve tutumları da böyle. s.

s. mektup.59)201 A. herhalde telepati yoluyla oluyor. ilk kez A. Anadolu'ya gerçekten bazı devlet adamları (!) yollamıştır ama görevleri "milli mücadele harekâtını başlatmak" değil.200 . Gümülcineli İsmail ile Nemrut Mustafa (Bursa'ya Vali). bir önceki atış rekorunu kırıyor! M.Dilipak her iddiasında. Dilipak'ın Türk tarihine armağanı: "Bir yandan Vahdeddin. paşalar ve bazı Meclis üyeleri. ansiklopedi yazarlarından Burhan Bozgeyik. Çerkez Ethem adlı masal kitabında da ileri sürüyor. Anzavur Ahmet (Balıkesir'e Mutasarrıf). telgraf.Dilipak açıklıyor. Şu mektupların hepsini değil. kayıt. Osman Kadri (Bolu'ya Mutasarrıf). Abdurrahman Bey (Adana'ya Vali). Vahidettin'le bağlantı kurarak fikir üretiyormuş □ Şu inci de A. Artin Cemal (Konya'ya Vali).C.C. Çünkü birlikte fikir ürettiklerini belgeleyen bir tek kanıt. 15) Pes! Rauf Bey anılarında.. pul kadar bir belgecik bile yok! Varsa. kösteklemektir. (s. halk hareketini teşvik etmek için birçok yere mektup yazdığını. Birkaçının adını vereyim: Kambur İzzet (İzmir'e Vali). v atanın kurtarılması yolunda gayrete çağırıyordu. Anadolu'ya M.190) Bu da böyle. Ali Galip (önce Elazığ'a. s. bir yandan hükümetin belli başlı üyeleri. M. Vahidettin birçok yere mektuplar yazmış _8 Aynı iddiayı..Mısıroğlu. tanık. halk hareketini teşvik ederek." (CG Yol.. s. anı. s. s.36) Vahidettin'in. Milli Hareketin gelişmesi yönünde fikir üretiliyordu. hiç olmazsa birinin içeriğini ve kime yazıldığını açıklasa da uydurmadığına inansak. Dördüncü Bölümde göreceğiz." (K. Her biri Milli Mücadele'ye bir Yunan alayı kadar zarar vermiştir.Kemal'le birlikte verdikleri karar sonucu geçtiğini. İbrahim Bey (İzmit'e Mutasa rrıf).4. Böyle fütursuzca yazdığına göre elinde belgeler olmalı..16-18)199 Vahidettin ise. 1923'te yayımladığı beyannamesinde.401-404. ayrıntılı olarak açıklamaktadır.198 (Yakın Tarihimiz." (CG Yol. sonra Sivas'a Vali). İstanbul.Kemal ve Vahidettin arasındaki işbirliği ve fikir üretimi. Rauf Beyden şöyle söz ediyor: "Muhalefete ön ayak olmak küstahlığını gösteren Rauf Bey.Dilipak diyor ki: "Vahdettin birçok yere yazdığı mektuplarda.6/8. (Dünya prömiyeri!) Çünkü şimdiye kadar kimse böyle bir iddiada bulunmamıştı.Kemal Anadolu'dayken. Hilafet. Rauf Bey-Ethem ilişkisinin doğrusunu da. de □ A. açıklamasını rica ederim... sürekli olarak M. Vahidettin ve hükümetleri hakkındaki olumsuz düşüncelerini. 2. bi an 6/8.Kemal tarafından aranarak.3. 3.

San Remo şehrinde. nihayet bizim elimize kadar gelmiştir. bu belgenin suretlerini nasıl elde ettiklerini. suret Avni Paşa tarafından eski Şeyhülislam ve150'liklerden M. muhterem arkadaşım Azmi Beye (Radi Azmi Yeğen). Halep'te oturan Kadıköy Belediyesi . "bu belgenin de bi an _8 ." (s.206 Sonradan gurbette.Mücahitler.Mısıroğlu yayımlamıştır.Kemal Paşanın elindeki fermanın bir suretini alıp saklamıştır. ölümünden birkaç ay önce. s. Bozuk cümleden kesin bir anlam çıkmıyor. Genel Savaş'ın Müttefikler hesabına kaybedilmesi üzerine meydana gelen siyasi durum." • . s. bir ihtiyat olmak üzere (?).Mısıroğlu'na göre ise.. Razi Azmi Ye-ğen'e. 150'liklerden Mevlanzade Rıfat'ın 1929 yılında Halep'de basılan 'Türk İnkılabının İç Yüzü' adlı kitabında ortaya atılmış ve hattı-ı hümayunun sureti.Mevlanzade Rıfat ve K. bu hattı-ı hümayunun bir sureti ile bazı belgeleri. milletimin dokunulmazlığının güçlenmesi ve ülkemin saldırgan ellerden kurtulması için hep birlikte hareket edilmesini. asayişi sağlamak ve arzularıma aykırı hallerin başgöstermesini tümüyle engellemek için çaba harcayarak.Mısıroğlu'na ulaşmış." (S. M. şöyle açıklıyorlar: □ Mevlanzade Rıfat: "Merhum Sultan Vahideddin Han. hatt-ı hümayunu ilk yayımlayan Sabahattin Selek'i. o yoldan da K. kendisini Anadolu'ya götürecek geminin kumandanına emir verebilmek için Avni Paşadan gemi kapt anına hitaben yazılı bir emir istemiştir.6/9. Önce M.205 Avni Paşa da bu emri yazıp vermekle beraber. Bunun el yazısıyla kopyasını çıkarmasının sebebi şudur: M. M. 239) □ K.Kemal'e bir hatt-ı hümayun vermiş Bu konu ilk kez. Bahriye Nazırı ve bir zaman da yaver-i ekrem olan204 Avni Paşanın el yazısıyladır. suretin fotokopisi. Çıkarabildinizse. Mısıroğlu.Kemal'e gizlice verildiği iddia edilen şu hatt-ı hümayunun (Padişah buyruğunun) sadeleştirilmiş metnini görelim: "Padişahlığım yaverlerinden Tuğgeneral M.55 vd.Sabri Efendiye verdiği bu ferman sureti. San Remo'da verilmiş ya da oradan yollanmış.Kemal'e.)207 (1) Mevlanzade Rıfat'a göre.Sabri Efendiye verilmiş. Şeyhülislam M.238. memurlara ve halka bildirilmesini buyururum. (2) K.Mısıroğlu.eski müdürü. ne mutlu size. yayımlanmak üzere gönderilmiş olduğunu bildiğimden istedim ve yukarı aynen aktararak.202 Daha sonra da K. zor ve tehlikeli alana sürüklediğinden. hükümetimin kararı gereğince atandığınız bölgede. büyük atalarımın ülkesiyle halifelik ve saltanatı. Rıfat'a vermiş. o da M. tarihe bir hizmet hediye etmiş oldum. Padişah buyruğunun sureti. selamla203 rımla birlikte askerlere.Mısıroğlu: "Bu fermanın (Padişah buyruğunun) yayımladığımız sureti.Kemal Paşa. Sabahattin Selek tarafından Türk kamuoyuna duyurulmuştur.56'da. Vahidettin. İki farklı açıklama.

doğru olup olmadığı konusunda tereddüt belirten devrimbaz kalemşor" diye azarlıyor. olmayan bir belgeyi M. Söz gelimi "Atandığınız bölgede" deniyor. Bu duruma göre. herhangi bir biçimde M. gayet gizli bir Padişah buyruğunu görmek istemeye cesaret edebilir mi? Vapur kaptanına emir yazmak için böyle bir belgeyi görmesine gerek mi vardı? M. yeterli değil.212) Mısıroğlu'nun yaptığı açıklama ise.208 Bence haksızlık ediyor.210 M. eğer gerçekten verildiyse. Buyruğun tarihi. Vahidettincilerin hiçbir iddiasını karşılamıyor. s. kimden ve ne zaman öğrenmiş de M.Mücahitler. önce Genelkurmaya gelip Cevat ve Fevzi Paşalara veda eder.Kemal. o akşam ya da 15 Mayıs Perşembe sabahı. Üstelik M.Azmi Yeğen de. (3) Çünkü: a. herkesten sakladığı gayet gizli buyruğu. akla ilk gelen bu basit sorulara makul açıklamalar getirmedikleri sürece. Çünkü Mevlanzade. Vahidettin'in tasarladığı de bi an _8 . bu son görüşme sırasında verilmiş olmalı. gemi hareket etmeyecek. en yakın arkadaşlarına bile söz etmemiş. R. Bahriye Nazırı Avni Paşa.211.Kemal'den isti-yor? b.Kemal. Osmanlı devletinin Ordu Müfettişi Anadolu'ya geçemeyecek miydi? c. güven verici bir açıklama yapmamış.212 M. Öğrenmiş olsa bile. bu Padişah buyruğundan. henüz M. M. DahiliyeNazırı M. (Anadolu İhtilali.Selek'e.Kemal-Avni Paşa görüşmesi sırasında bu gayet gizli buyruk. neden ve hemen Avni Paşaya göstersin? Gösterir mi? Ayak üstü suretini çıkarmasına niçin izin versin? Verir mi? (5) Vahidettinciler. Avni Paşa.55) b.211 en dar zamanda dahi yararlanmamıştır.Kemal.Ali Bey ve Bahriye Nazırı Avni Paşa ile konuşur. Söz konusu gayet gizli buyruk. oradan ayrılıp Yıldız Sarayı'na gelir ve Vahidettin'le görüşür.Kemal'den alıp suretini çıkarmış olamaz! (4) Mısıroğlu'nu üzmemek için 14 Mayıs 1919 tarihli gizli buyruğun. onun da bu gayet gizli buyruğu alelade bir mektup gibi cebinde gezdirdiğini varsayalım ve olayı bir de bu duruma göre değerlendirelim: a. bu gayet gizli ve bir gün önce verilmiş buyruğun varlığını nasıl. (K.Kemal.s. 15 Mayıs 1919 Perşembe günü M.Kemal'e ulaştırılmış olduğunu. sahte bir belgenin pazarlamacısı olmaktan kurtulamazlar! (6) Buyruğun ifadesi de bulanık.Kemal'e. S. buyruk suretinin kendisine verildiğinden ya da yollandığından hiç söz etmiyor. emrindeki küçük bir geminin kaptanına emir vermek için bunlar yetmiyormu ki ayrıca Padişah buyruğunu da görmek istiyor? Böyle özel bir buyruk olmasa ve bu buyruğu Avni Paşa görmese ya da M. Avni Paşa‘dan Bandırma kaptanına hitaben bir yazı alır.Kemal göstermese. sonra Bab-ı Âli'ye uğrar. 14 Mayıs 1919 Çarşamba.209 c.Kemal'e verilmiş değildir. S. Padişahın onayladığı atama kararı ve Avni Paşa‘nın da üyesi bulunduğu kabinenin verdiği olağanüstü yetkilerle Ordu Müfettişi olarak yola çıkmıyor mu? Bir Bahriye Nazırına.Mısıroğlu. Öyleyse.

22 ve 333 vd.216 birçok değerli yarış atı beslediğinin dikkatten kaçtığı ve bu olayı kimsenin bilmediği düşünülemez." (Lozan.170) Açığa vurulmayacak idiyse.186) Laf ola beri gele! Padişah buyruğundan söz eden bir tek komutan ve vali bile yok. s.Ferman. s.C.Yol. Ali Fuat Paşa. kanıtı olmayan bir iddia. atlarından da hiç söz açmıyor. eskiden beri beslediği değerli yarış atlarını satmak suretiyle elde edilmiştir.C. GRYT Ans. ne işe yarar? b.H.212) (7) Bu sahteliği üzerinden akan belgeyi ciddi bir kanıt olarak kabul eden y azarlar: N.-(Anadolu İhtilali. anılarında yazmazlar mıydı? Tek kelime bile etmiyorlar! Refet Paşa da böyle bir belgeden haberdar olmadığını." (Türk Ülküsü.168.. V.Vakkasoğlu. Hükümetçe verildiği ileri sürülen paralardan sadece biri belgeli. M.Karabekir. Son Bozgun. milli bir mücadeleyi kapsamayan bu ifade yetersizliğinekılıf uydurmak için diyor ki: ". s.Kemal Paşaya teşkilat yapması için 40. Çengelköy'deki köşkünün bahçesinde. 5 Mayıs 1991.C. on beş kadar yarış atı satmış olması gerekir.217 (1) O kadar çok yarış atının beslenip yetiştirilmesi için ciddi ve büyük bir tesis. s. s. bütün kumandan ve valilere. hiçbir kanıta dayanmıyor.. Sabahattin Selek'e açıklamış. 1.) de Vahidettin'in verdiği ileri sürülen parayla ilgili iddia.6/10.Kısakürek. s. Mesela K.C.Dilipak. Nokta dergisi de ciddiye almış: Resmi Tarihin Aldatıcı Masalları başlıklı yazı.F.215 Önce şunu belirteyim: Vahidettin'in. bu yeni hareketin. Sivas Valisi Reşit Paşa buyruğu görmüş olsalar. F.145. Güvercin merakından bile söz edilirken.Kemal'e verilmiş olan ferman -ı hümayun.171. M. H. K.Ceylan. bi an Milli Mücadele. Bu takdirde. geniş bir eğitici ve bakıcı kadrosu gerekir. 1. belki açığa vurulur da. ötekiler ya söylenti ya uydurma. Damadı ve süvari binbaşısı İ. ne böyle bir tesise imkân var.214 Bu paranın önemli kısmı.Altay. Büyük Oyun. N. tanığı. neden buyruğun "asker.Kemal'in görev alanıyla mı sınırlı? a.86) Belgesi.Kısakürek. s.. '40. 'eskiden beri değerli yarış atları beslediğini' belirten hiçbir kaynağa rastlamadım.. Hepsini görelim.213 _8 .ve karanlık yazılmış [tır]. A.Mısıroğlu ise tam tersini yazıyor: "M. s. ne böyle bir tesisin kalıntısına rastlandı.1. C. Padişahın gayreti düşman devletlerin gözüne batar kaygısıyla biraz müphem. s. (s.Hakkı Okday. 13.G.139." (Vahidüddin.Kemal'e bol para da verilmiş □ İlk iddia Nihal Atsız'dan: "[Vahidettin] M.33. memur ve halka tebliği" emrediliyor? Açıklanamayacak bir buyruk.l. Padişah ve hükümet tarafından gizlice onaylandığı izlenimini vermiştir. n e de böyle bir tesisten söz eden birini duyduk.000 altının mühim kısmı için'. Vahidettin'in Çengelköy'deki köşkünü uzun uzun anlatıyor ama Vahidettin'in at merakından da. s.000 altın vermiştir.F. Diyelim ki at yetiştirdiği doğru..

. üç döküntü otomobil var. Çok iyi bir binici olan Sultan Vahideddin.000 altın: 7. altın sayısı arttıkça güçleşecek.219 (6) Verilen buyruğun açıklanmasından bile çekinen saray. Altı sandık dolusu altın.Kemal ve arkadaşlarının ellerinde ancak. bu iş için lüzumlu parayı da şahsi atlarını satarak temin etmiştir. Amasya'ya. 'ben satın aldım.000 = 304.Kemal‘e verilen para miktarını. açıkça bu kadar p ara vermiş olamayacağına göre.Karabekir Paşa. gemiden Samsun rıhtımına. Vahidettin'in konyak içtiğini ya da Dr. X 40. Şişli'den Galata rıhtımına. anlaşılır bir meraktır. neden hiçbiri bugüne kadar bu altınlar konusuna değinmedi? Neden gerektikçe altınları harcamayıp da ona buna muhtaç oldular? Kırk bin altının Samsun'dan Ankara'ya kadar nasıl taşındığı da. başlı başına bir bilmece. Ankara'ya nasıl taşınır? Kimler taşır? Hiç kimsenin ilgi ve merakını çekmez. (5) Şimdiden '40.000 altın nasıl taşınabilir' sorununa da değinmekte yarar var.Kemal'e 40.Reşat Paşayı Zeki'nin öldürdüğünü açıklamaktan çekinmeyen bu yakın adamlardan biri olsun. Sivas'a. Bu araçlara 3-4 kişi binerek yolculuk yapıyorlar. Ama sağlığı sebebiyte uzun yıllardır ata binemediği halde ve at ticareti yapmak da bir Osmanlı Veliahtına ve Padişahına yakışmayacağına göre. o kadar çok yarış atı beslemesinin sebebi ne? (3) O kadar atı. masal bu ya. yani 304 kilo eder. Kırşehir'e. aşağıda okuyacağız. Yanlarında da özel eşyaları. 866.218 (4) Vahidettin'in. Kayseri'ye. şu kadar altın ödedim' diye bir açıklama yapmış d eğil. bu sayı ve ağırlıktaki altını. Erzurum'a.Kemal ile yaveri Cevat Abbas acaba Yıldız Sarayı'ndan Şişli'ye kadar nasıl ve gizlice taşıdılar? Taşıyabilirler mi? Yoksa bu altınları. neden besliyordu o kadar çok atı? Birkaç soylu ve değerli ata sahip olmak. 50 kilo olsa. oradan Mıntıka Palas oteline. rıhtımdan motora. Çünkü bu sorunun çözümü. Şişli'deki eve gizlice Vahidettin'in güvenilir adamları mı getirdi? Eğer böyleyse. tüfekler ve dosyalar var. 40. mütareke döneminin çetin koşulları içinde.906 kiloya kadar yükseltiyorlar! Oysa M.000 gram. altı sandık eder. Yarışlara sokmayacaksa.Mesela Refet Paşa. M.220 Nasıl taşıdılar beş ton altını? Vahidettin'in M. at satma olayına hazırlık olmak üzere uydurulmuş bir hikâye olduğu anlaşılıyor.Mısıroğlu: "Sultan Vahideddin. oradan Havza'ya. Her sandık. Rauf Bey bu esrarlı sandıklardan neden hiç söz etmiyorlar? M. Bu bir şey değil. Vahidettinciler tarafından gözü kapalı kabul ediliyor: □ K.Kemal sandıklarda altın olduğunu arkadaşlarına söylediyse.000 altına yani 4. kimsenin doğrulatmadığı "iyi bir binici olduğu" iddiasının. gazete haberi olmazmıydı? Böyle bir haber yok. M.6 gr. kırk bin altın.Olsa ilgisini çekmez ve yazmaz mıydı? (2) Vahidettin'in atlarından biri bile yarışlara katılsa. motordan Bandırma gemisine. biri bile "bunlar nedir?" diye sormaz mı? .Vahidettinciler. kim satın alır. Erzincan'a. neden bugüne kadar böyle bir açıklama yapmadı? (7) Altınlar herhalde sandıklara yerleştirilmiştir. neden satın alır ve o atları ne yapar? Şimdiye kadar atları satın alanlardan biri bile.000 altın verdiği hakkındaki iddia. gayet kıymetli yarış atları de bi an _8 . K.

143. M. 66. Tercüman gazetesi) K.Şevket Efendi..Atsız'a dayanarak. 1. artık ona da. Kalan 399.C. Öyle ince eleyip sık dokumaya.Kemal Paşaya] devlet veznesinden ve örtülü ödenekten 100. Vahidettin'in 400." (Murat Sertoğlu'nun röportajı." (N. s. Son Bozgun.000 lira ne olacak peki? Eh.000 altına baliğ olmuştur (varmıştır). Türkiye İnkılabının İçyüzü. M. s.devamlı surette para göndermiştir.Mücahitler. Bu paranın tutarı da 400.49. az sonra sözü edilecek olan 1. 4. hükümetin bir kaçamak yapmaması içinkaynak gösterilmiş ve bu amaçla Donanma Cemiyetinin parasının kullanılabileceğine de işaret edilmiş. 400.237) Vahidettinçiler bu sayıyı gittikçe artırıyorlar. İstanbul hükümeti de bu isteği yerine getirmiştir. Bu husus Harbiye Nezaretince tanzim olunur. s. sayfasını gösteriyor.000 lirasından lüzumu kadarı hükümet tarafından bu maksada tahsis kılınabilir.Kemal Paşa bizzat itiraf ediyor.000 liralık bir makbuzun fotokopisini gösteriyor. maddesi şöyle: "Aydın Kuva-yı Milliyesinin takviyesi ve iaşelerinin teshil vetemini. belge aramaya ne gerek var? Maksat Vahidettin'in namı kurtulsun! (2) Mısıroğlu'nun sözünü ettiği 'bir başka dört yüz bin lira' olayının aslı da şu: a. Bu konudaki genel iddialardan ilkini görelim: □ "[M.. sanki kanıtlanmış gibi bu iddiaya sarılarak diyor ki: □ "Dört yüz bin altın ne demektir..) Aydın cephesinin ihtiyacı için kullanılmak üzere Donanma Cemiyetinin elinde bulunan paralardan dört yüz bin lira talep etmiş. Bu Vatanı Terk Edenler.000 lira tutarında para verilmişti. Benim bildiğime göre paşaya. Ali Rıza Paşa hükümetinin.000 altını M.beslerdi. V.Mücahitler.Kemal'e] en geniş yetkileri ve lüzumlu parayı da vermiştir. gerekse kurulan çeşitli hükümetler vasıtasıyla -ki bilhassa Ali Rıza Paşa hükümeti zamanında. (Ama Nutuk'ta verilen bilgi böyle değil. Üstelik .) (1) M.000 lira gönderdiğini iddia ediyor ama kanıt olarak da. Onu da M. 177) Nutuk'ta yer alan bilgi işte bu.Şevket Efendinin gül hatırı için inanacağız."Gerektiği kadarı bu de bi an _8 . Bu suretle elde edilen 40.Kemal'e hükümetçe verildiği ileri sürülen paralar var. b. s. 6 Temmuz 1967.49. 1. Yani M. s. Damat Ferit hükümeti yerine gelen Ali Rıza Paşa hükümetinin temsilcisi Salih Paşa ile Heyet-i Temsiliye arasında Amasya'da görüşmeler ya-pilır (Ekim 1919) ve bazı protokoller düzenlenir. (Dayanak olarak da 1927 baskısı Nutuk'un 209.180 vb.. Protokolde.Vakkasoğlu." (Mevlanzade Rıfat.Kemal.bir başka dört yüz bin lira meselesi daha var. Protokolün 8.Kemal Paşaya verdi. S.50 vd. GRYT Ans.Mısıroğlu." (Nutuk. s. Açık artırmanın öncülüğünü. Donanma Cemiyetinin 400. Şehzade Mahmut Şevket Efendi yapıyor: □ "[Vahideddin.C. s. doğr udan doğruya Aydın Kuva-yı Milliyesine yardım etmesini istiyor. bu kadar da değil ama açıklamıyor!) Bu kadar parayla neler olmaz!" (S. Tamamı da söz konusu edilmemiş.C.000 lira istemiyor. düşününüz. gerek bizzat kendisi. M.)221 Sırada. 1. bunun düzenlenmesi işinin de İstanbul Harbiye Nezaretince yapılması karara bağlanıyor.

onu hesap etmiyor.Kemal Paşa Anadolu'ya giderken kendisine makbuz karşılığı olarak Dahiliye Nezareti örtülü ödeneğinden yirmi beş bin lira vermiş bulunan o zamanın Dahiliye Nazırı M.C. 'hangi Vekalette para varsa toplayıp kendisine vermişlerdir. (3) S. Ama hayrettir ki Mısıroğlu. Bu gazetede.□ "Anlaşıldığına göre hangi vekalette ne kadar para varsa. 2. M.51) (1) Mısıroğlu. de bi an _8 işe ayrılabilir" denmiş. yollukları verilen %50 zam. s. bu hususu kendisine sormuş ve şu cevabı almıştım: "Makbuzun M.223 2.Selek de görmemiş. Mısıroğlu'nun. "İstanbul hükümeti bu isteği yerine getirmiştir" dediğine de bakmayın.Kemal'in ve karargâh mensuplarının 3 aylık aylıkları.000 liralık makbuzun fotokopisi de.000 liralık bir makbuzdan söz ediyor. s. bu derneği kapatıp malvarlığına el koyacaktır.." (S.459) c.Ödenen belgeli para bu kadar. Bunlardan birini daha zikredelim: M.25. çok büyük bir paraymış gibi "Bu parayla neler olmaz!" diye çığlık atıyor.224 Ama K. M.000 liralık makbuzun klişesini yayımlamıyor.000 altın harcanarak süslenmiştir. Toulon'a götürecek olan Gülcemal vapuru bile 70. Aydın cephesinin acaba kaç gününü karşılardı. hükümetin Aydın Kuva-yı Milliyesine yardım edip etmediği.Ali'nin gazetesindeki klişeyi görmüş. gördüğünü yazmış ya da 25.Ali'nin gazetesinde yayımlandığını.Selek görmemiş ama makbuzun fotokopisi yayımlanmış olabilir . Çünkü gazeteyi görmüş değil.sağdan soldan başka makbuzlar da ortaya çıkıyor' diyor ama sadece 25. b u paraya ait makbuzun fotokopisini neşretmiştir. Çünkü kısa bir süre sonra Damat Ferit.M. O paranın tamamı verilmiş olsaydı bile. (2) S.Selek'in kitabından almış.Yazdığına göre.403 vd.Kemal'e Dahiliye Nezareti ödeneğinden verilen 1. M. Fransada 'Zincire Vuru lmuş Cumhuriyet' isimli bir gazete çıkardı. Hani öteki makbuzlar? Derin ve zengin bir sessizlik. bin liralık makbuzdan daha önemli olan bu 25. Mısıroğlu.000 frank verilmiştir! (T.. bu kuru bilgiyi S. (Anadolu İhtilali. söz konusu gazetede yayımlandığını yazmakla birlikte. birçok belge arasında. Radi Bey (Radi AzmiYeğen) söylemişti. toplayıp kendisine vermişlerdir. Belgeli ve yasal ödemeler şunlardır: 1.Ali Bey. Basın İlan Kurumu'nun Bayramoğlu'ndaki Tatil Köyü'nde.Mücahitler.) Dedikoduları ve hayalleri bir yana bırakıp gerçeklere dönelim. M. Ama bildiğim kadarıyla. s.222 Sevres Andlaşmasını alıp geri dönmek için Paris'e giden kurul üyelerine ise toplam 280.225 Zira sağdan soldan başka makbuzlar da ortaya çıkmaktadır.000 lira.Gökbilgin. aktarıyor. (Lütfi Simavi Bey.000 liralık makbuzun klişesini Türkiye'de yayımlamış olan hiç kimse yok. makbuz hakkında herhangi bir bilg ide vermemektedir. gazetenin tarihini de. Damat Ferit'i. MAli'nin gazetesinde yayımlanmış.Mısıroğlu fütursuzca devam ediyor: ."226 Yani gazeteyi ve makbuzun klişesini S. böyle bir makbuzun klişesinin.Selek. s.Başlarken. 133) 1984 ya da 1985'te. ettiyse ne kadar ettiği bilinmemektedir.

" (Lozan. para ile ilgili iddiasına." (Son Bozgun. 105 belgeyi içeriyor.Hüseyin Ceylan! Yazar. 300.. para gittikçe ürüyor. Cebine yüz binlerce altın konmuştur. bu paranın 4 ay içinde bittiği ve hiç paralarının kalmadığı. dipnot).Müfit Kansu da. bunun coşkusu içinde. belgelenmemiş bir iddiadır. M.Kemal'e 25...186. M. s. (C.25. Geldik bu hesapsız kitapsız atışların doruk noktasına. başka adres veriyor.Kemal'e 1.185.M.000 lira önemli değil.227 Velhasıl M. Anadolu'daki kurtuluş hareketini örgütlemek için gönderilmişti.155.000 altın para verilerek. Ötesi dedikodu ve büyüklere masal. H.Şapolyo.143)229 Farkında mısınız. sayfasını gösteriyor (17. M. sadece aylıklar..Kemal'in ağzından şöyle bitirir: "Vahdettin ayağa kalktı.Dilipak: ".'de Erzurum.000 + 25. Son atıcı. kaynak olarak. bu görüşmeyi. o para Pontus çetelerine karşı kurulan Türk çetelerini desteklemeye ve yeni önlemler almaya bile yetmez. Sarayı terk ettim.138) M.Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi adlı kitabının 302.C.164. bu doğrultuda tek mektup yok! Dilipak yine desteksiz atmış. Bu zaman bir kadife kutu içinde birtakım da hediyeler verdi. 1. M.41.. 157) □ A.Dursunoğlu. emekli Binbaşı Süleyman Beyin 900 lirası ile Müdafaa-yı Hukuk Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin buna eklediği 100 liraya muhtaç olmalarından anlaşılıyor. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığının 1982'de yayımladığı. 'Atatürk'ün Bana Anlattıkları' adlı kitabın 78. s.Kemal Paşaya verilen paralar milyonlarla ifade edilmektedir. sayfasından alıntı yapıyor ama alıntının sonunda. 1. parasızlıkla ilgili birçok olay anlatmaktadır. elimi sıkı sıkı sıktı: 'Muvaffak olunuz!' dedi. M. Bu nasıl iş? Çünkü yıllardır kims enin çözemediği bir düğümü çözmüş. "Enver Behnan Şapolyo olayı şöyle anlatıyor" diyor ve onun K.Vakkasoğlu: "M." [CG Yol.Mısıroğlu: "Kendisine külliyetli paralar verildi. Bu mektuplar Başbakanlık Arşivi'nce yayımlanmıştır. bu yüzden de alıntıyı nerden yaptığını unutmuş. s.Kemal'in 15 Mayıs 1919 günkü veda sahnesiyle başlıyor. Hilafet. Erzurum'dan ayrılırken.228 Ama Vahidettinciler.Kemal.B.000 lira verildiği kabul edilse bile. yolluklar. Atatürk ile İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921) adlı kitaptır. kusuruna bakmayın! Nedir bulduğu gerçek? Açıklayayım: Veda sahnesini anlatan E. Sonuç: M. Önemli olan gerçek olup olmadığı.Kemal'e ve karargâhına verilen kanıtlanabilir para. Vahidettin ile M. sonradan yapılan % 50 zam ve 1.. Y a- de bi an _8 . s.C.. Söz konusu kitap.000 lira verildiği de.] □ V..Kemal'in daha sonraki mektupları bunu doğrulamaktadır.000 liradır. dedikodu yapmaya ve masal anlatmaya bayılıyorlar: □ K. s. Anadolu'da halk ayaklanmasını örgütlemek için büyük miktarda para ile Samsun'a gönderiliyordu.

304 kiloyu tüy gibi kaldırabileceklerini neden daha önce düşünemedim? Sonra. yani açık denizde.. Büyük Oyun. kadife kutu içersindeki para ve altının muhtevasını öğrendiğimizde." Şu tatlı masalı kesip de araya girmeyeyim diyorum ama mümkün olmuyor ki! 18 Mayıs 1919 akşamı. s.H.Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi.302. bu kadar altın nasıl taşınır. kendisine kadife kutu içersinde verdiği altının miktarı tamı tamına 40.232 Bu kadar büyük bir miktarın. normal bir harc-ı rah (yolluk) veya Dokuzuncu Ordu Müfettişliği için verilmiş bir tahsisat olmasına da imkân yoktur.verim Cevat Abbas'la gecenin karanlığında. 40.231 Bu arada Nihal Atsız'ın iddiasının nasıl değiştirilip. Sanki kadife bir kutu değil.. Yıldız Tep elerini aşarak Şişli'ye geldik. öyle altı tane sandığa filan da gerek yokmuş.Sultan Vahiddedin bana saraydan ayrılırken bir kadife kutu içersinde birtakım da hediyeler verdi.] Kaldı ki M. Sultan Vahdeddin'in. Çünkü Sultan Vahdettin gayet kıymetli. derin düşünceler içinde.000 altının tamamının Vahidettin'e mal edildiğine de dikkatinizi çekerim. bir cümleye dikkat çekmek ist erim: '.5 milyon olduğu için M. bu 'tarifsiz ve tanımsız' jestin yanında. 40. kim taşıyabilir. M. düpedüz vızıltı kalır.C. Bafra Burnu açıklarında. Öyleyse son taksit. bir cep saatinin kadife kutusuna sığabiliyormuş. Üstelik bu altınlar Sultan Vahdettin'in tamamen şahsi servetidir. bu tamamen Sultan Vahdeddin'in. o da almış ve koltuğunun altına sıkıştırıp saraydan ayrılmış.B.Kemal'e vermiş. Naim Süleymanoğlu'ndan daha güçlü kuvvetli olduklarını. ne koysan alıyor. Hay Allah razı olsun! Ben de boş yere. şimdi bu kadife kutu içersinde neler olduğunu biraz açmaya çalışalım.Kemal gibi büyük adamların. içinde 304 kilo altın bulunan kadife kutuyu M. [Paranın verildiği garanti de şimdi sıra niteliğini açıklamaya geldi!] Olsa olsa.Şapolyo.!' Geliniz. K. sabah Samsun'a varacak.000 altın. s. açık de- de bi an _8 ." Demek ki Vahidettin. dört yüz bin altına yükselmiştir..Kemal'e vermiştir.Kemal'in kendi ağzıyla açıkladığı bu olayda. Sinop'tan ayrılmış.Kemal'i Anadolu'ya ve Samsun'a göndermeye ikna ettikten sonra.Kemal'e 18 Mayıs 1919 akşamına kadar verilen müteaddit (birçok) yardımların toplamı. [Ne kadar doğru söylüyor! Vatan için ölmek filan. 1995 Ocak ayı verileriyle bir Reşat altını 3 . Meğer. Vahidettin ve M. kendisine ait yarış atlarını satarak bu birikimi elde etmiş ve bunu da kadife kutu içersinde M. Bandırma vapuru. kaç sa ndığa sığar diye kafa patlatıp duruyordum. Tarih önünde vicdan sahibi herkesi çarpacak olan bir gerçekle karşılaşıyoruz. Ali Cengiz'in torbası.Ceylan'ın akıcı bir Türkçeyle anlattıklarını dinlemeye devam edelim: □ "Bugünkü verilerle ele alacak olursak. Ocak 95 verileri için tam tamına 140 milyar Türk lirasıdır." (E. 1.29)230 □ Ceylan heyecanla diyor ki: "M. kırk bin Osmanlı altını ki bunlar bugün Reşat altın dediğimiz altınlardır. vatanın kurtuluşu için ortaya koyduğu tarifsiz ve tanımsız (!) bir jestten başka bir şey değildir. Dişimizi sıkıp H.Kemal'e Sultan Vahdeddin'in verdiği şahsi parasının toplamı.000 (kırk bin) altındır.

nin karşılığıdır) ki Türk siyasi ve kültür hay atımızda ilk kez gündeme getirdiğimiz (!) bu rakamlarla Anadolu'da nelerin yapılabileceği gayet iyi anlaşılacaktır.000 altın talep etmiş. Vahidettin'in makam denizaltısı. peyderpey (parça parça).H. Doğrusu ayıp etmişler. Bu masala en çok Deniz Kızı Eftelya y akışıyor değil mi? Her neyse. bu bilgiyi nereden aldığını belirtir. geniş yetki ve selahiyetler hakkında. 'Bu kitapta.C.) Bu miktarı da M. Öyleyse kitabı bulup okumuş. Aydın cephesinde savaşan askerlere yardım ulaştırmak için Donanma Cemiyeti'nin elinde bulunan paralardan 400. Padişahın kendisine verdiği (Kime? M.Asırda yetişmiş.000 liralık makbuzu ileri sürüyor ve devam ediyor:] Ayrıca şu da anlaşılıyor ki M. nerede ne bulduysa vermeye çalışmıştır.Kemal'e yardımlar da yapılmıştır. yani makam-ı hilafet.nizdeki gemiye nasıl yetiştirildi? H. □ H.F.H.000 altın234 toplam Ocak/95 altın hatlarına göre.29-32) H. (Burada M.Kemal bizzat ikrar ve itiraf etmektedir.Kısakürek.Şevket Efendinin 5 Temmuz 1967'de Tercüman gazetesinde yayımlanan. bu heyecanlı film sahnesine neden anılarında yer vermemişler. Halife-Sultan Vahdeddin'in emriyle (!) bu istek de yerine getirilmiştir. Padişah tarafından verilen altın liraların mi ktarı. Damat Ferit'in Ah İngiltere adlı özel yatı. malum açıklamasına gönderme yapıyor. 1.000 liranın son taksitinin. M. biz ona bakalım. [Bu sefer de mahut 25. kendisine bütün bu yaptıklarına rağmen 'vatan haini' damgası vurulmak ist enen Halife-Sultan Vahdeddin'dir.Ceylan devam ediyor: "Üstelik Samsun'a hareket edene kadar verilen miktarlardan başka.Sabri Efendinin verdiği bilgilerdir. İşte bu büyük maddi yardımın arkasındaki tek adres. cildinin 469. İslam dünyasının en büyük alimlerinden biri olan ve Vahdeddin döneminin Şeyhülislamlığını yapan M. s. 20. "Her olayı kendi nezaketi ve tarih disiplini içinde analiz etmeye ve irdelemeye çalıştığını" (!) açıklıyor. [1. M. O. Anadolu'nun ihtiyacı görülmesi için İstanbul hükümeti tarafından M.Sabri'nin malum kitabının yine 1." (Büyük Oyun. makam-ı hilafet ve tek kişi de. M. M. ya da Deniz Kızı Eftalya ile. görüp incelemediği bir kitaba doğrudan gönderme yapmaz.. veriliş tarzı ve gayesi nakledilmektedir. Hangi vasıta ile ulaştırılmış olabilir? Benim aklıma şunlar geliyor: Maşallah Helikopteri.Kemal ve arkadaşları. N. Bu kadar para ve altın yardımının dışında. Çünkü sahici bir araştırmacı. Artık muhteremi daha fazla yormayalım da. anlamadım.000 lira hakkında bilinenleri tekrar ediyor. sayfasına gö nderme yapıyor. Böylece verilen para da 866.233 Öyleyse bu konuyu da analiz edip irdelemiştir elbette. Çünkü ortaya çıkan başka makbuzlar da vardır. meşhur 'Mevkuf-ul Akl ' isimli eserinde bilgi vermekte [dir]. açık denizde. Bu kadar parayla neler olmaz ki! Bugünkü rakamlarla 840. bir dört yüz bin altın meselesi daha var.Kemal'e İstanbul hükümeti.Ceylan da.Kemal'e nasıl teslim edildiğini biz keşfetmeye çalışalım.Kemal'e mi?) para ve altınlar. bir çare bulup yetiştirmişler ya. bir vesika deposudur' diye yazıyo r- de bi an _8 .Sabri'ye mi. yaklaşık tam (Ne Türkçe!) 30 trilyon Türk lirasına tekabül etmektedir (30 trilyon TL. şu 400.906 kiloya ulaştı!] Yine bizim için en önemli belgelerden biri de. 18 Mayıs akşamı.H.000 altına ve 4. Alternatif Tarih Balonu.Ceylan.

dayanaksız iddia ve isnatlara ayırmış. Cumhuriyet döneminde yaşanan cemaatdevlet-tarikat ilişkilerinin de yanlış aktarılmış olabileceğini anlatmak adına. Bu iki sayfadan yapılan aktarmalar şunu gösteriyor: Sarığına kadar politikaya batmış olan M. Sonuç olarak. Türkçesi yetersiz ama İmam-Hatip Lisesi ve İlahiyat Fakültesi mezunu olduğuna göre herhalde iyi Arapça biliyordur. Alptekin Müderrisoğlu'nun Kurtuluş Savaşının Mali Kaynakları adlı eserini tavsiye ederim. aslında nasıl da tartışılabilir olduğunu or-teya koyuyor.235 Gerçeği öğrenmek isteyenlere.Kemal ve Kurtuluş Savaşı'na ilişkin sadece iki dedikodu sayfası bulunmaktadır.Sabri Efendinin kitabı • Sonuç: 7. bi an _8 Dikkat etmişsinizdir. Bazı soruları burada hiç çekinmeden soralım! İşte bu sorulan ararken bulduğumuz bir örnek: Bu örnek. kolay bir senaryo değil bu. Derledik. geçerli.du." de Para konusundaki hiçbir iddiaları. İçinde dişe dokunur bilgi ve bir tek belge olsa.Sabri Efendi. Hiçbir belgenin yer almadığı da belli. Hepsi uydurma. Türkiye'nin daha güzel günlere gitmesi için paslanmış tabuların yıkıldığı bir dönemdeyiz. eledik ve İktidar Oyunu'nun bu keskin sahnesini hazırladık. Bandırma gemisi 5 Nisan 1995 akşamı. kitap elinin altında. programın başında dedi ki: "Kolay bir araştırma. bugüne kadar okuduğumuz tarihi gerçeklerin. yakıştırma! Kurtuluş Savaşı.] Öyleyse işin temeline inelim. halkın canı. tarihe katkıda bulunmuyor? Çünkü kitabı Mısıroğlu'ndan başka gören yok. kanıtlı değil. Şu altın liraların miktarı. belgeli. bu muazzam sahnede. Bu örnek. kitabının iki sayfasını birtakım belgesiz. parası ve malı ile kazanılmıştır. • M. ATV'de bir program yayımlandı: İktidar Oyunu. cildinin iki sayfasına. O zaman tarihe biraz daha ışık tutarak.. sayfalara] gönderme yapıyorlar. Anlaşılıyor ki N. Mısıroğlu mutlaka aktarırdı.. Niye yapmıyor bu tarihi hizmeti? Neden bu belge ve bilgileri çevirerek. sağlam. kanı. . [468 ve 469.. veriliş tarzı ve gayesini gösteren bilgi ve belgeleri çevirip yayımlasa ya. mantıklı. Bu anlamda çok önemlidir. Mısıroğlu da. Ne güzel işte. Şişirdikleri kitap bu. M. Pro gramın hazırlayıcısı ve sunucusu Fatih Çekirge. onun verdiği bilgileri benimseyen öteki yazarlar da. Bu yüzden birçok kişiyle konuştuk. söz konusu kitabın sadece 1. bizce önemli ve tarihsel bir iddia ile başlıyor.. [..Kısakürek'in vesika deposu sandığı kitapta.F. el yordamıyla ama emin adımlarla ilerleyebiliriz sanıyorum.

Ceylan. üzerine türküler yakılan Yavuz'dan da büyükmüş demek ki! Fatih Çekirge.Ceylan. Çekirge. Çekirge'nin tarih bilgisini yoklamış.Ceylan. her an batabilecek bir taka ile kıyıdan kıyıdan Samsun'a gidebilmiştir. de bi an _8 . Ceylan'ın iddialarına önce inanamadık.H. bu şahane resmin üzerine düşüyor:] "Buyrun! Yaklaşık 236 metre uzunluğunda. şimdi oraya geliy orum. Çekirge de. aslında büyük bir gemi olduğunu söylüyor... Bandırma gemisi hakkında doğru bilgi bulur. sonunda. "cebinden 146 milyar lira verdiğini" ileri sürüyor. Galip Efendi de şöyle diyor: "Bunlar tarihi vaka. Peki ama bu nasıl olabilir? Bunca yıl okul kitaplarında öğrendiğimiz bu tarihi gerçek. esip gürlüyor. sağa sola vurarak. Oraya gelmeden. H. Çekirge'nin şu son kelimesi üzerinde duracağım." [Bir an sonra.H.] H.Kemal." [Emin Oktay ve Enver Ziya Karal'ın böyle yazıp yazmadıklarını aşağıda göreceğiz! H. Bir taka ile yol iz bilmeyen bir kaptanın gözetiminde. önce. bağrını bu yalan rüzgârına açmış. fırsattan yararlanarak. (Aaaaaa! Şu bizim H. Bandırma gemisi ile cemaat-devlet-tarikat ilişkilerinin ilgisi ne? Sabırlı olun. F. yine Çekirge 'de:] "Gerçekten şaşırtıcı değil mi? H. Refah Partisi'nin önemli bir ismi. onu açıklay acak. d ahası.Kemal'i "Anadolu'nun kurtuluşu için yolladığını". Emin Oktay'dan tutunuz. ayılmadan ve uyanmadan dinliyor.H. suları boşaltarak.Ceylan devam ediyor:] "İşte Bandırma vapuru!" [Ve ekranı. bakmış eksi 273 (mutlak sıfır). bugüne kadar hepimizin.237 baca yüksekliği 19 metre yüksekliğinde. birdenbire kocaman bir vapurun fotoğrafı dolduruyor. birkaç balon patlatıp F. Çekirge bizim de sendeleyeceğimizi sanıyor. nasıl böylesine çarpıtılabilir? Bu niye yapılır? Oysa bizim bildiğimiz kadarı ile M. Anlaşılan H. çok zor durumda. 19 Mayıs sabahı. gülünç bir iddiaya aracılık etmekten de kurtulurdu. İşin gerçeğini söyle!" Rufai Tarikati Şeyhinin bu önemli uyarısından (!) sonra söz.Ceylan'ın sesi. hepinizin Cumhuriyet tarihi bilgilerinizi yoklayıp belki de biraz sendeletecek.Ceylan!) Sizi biraz çocukluk günlerinize götürecek.Çekirge devam ediyor:] "İddianın sahibi. su almış.[Anlaşılan bu ilişkileri aydınlatacak çok önemli bir belge bulmuş. 19 metre ne demek.Ceylan şöyle devam ediyor: "[M.H.236 sendelemekten de. bir dairenin yüksekliği 3 metredir yahu. Oooo! Ad eta orta boy bir transatlantik! H.H. s abah namazından sonra.Çekirge'yi sendeletmiş.Kemal'in] Samsun'a gidişini nasıl tarif edeyim size. yayına hazırlık yapıldığı sıralarda. bu önemli ve tarihsel iddianın Bandırma gemisiyle ilgili olduğunu anlıyoruz. Hasan Hüseyin Ceylan. Samsun'a ayak bastığı iddia edilir. Bunlar gizlenmesin. Bütün dikkatimizi ekrana topluyoruz. Vahidettin'in M.H. herhalde d enizcilik tarihi uzmanı olmalı ki burada Rufai Tarikatı Şeyhi Galip Efendi'ye söz veriyor. bunu biraz sonra açıklayacak. Oysa yayından önce Meydan Larousse ansiklopedisine şöyle bir göz atmış olsaydı. Yalanla dolanla Cumhuriyet oturmaz. küçük bir taka olarak bildiği o pusulasız vapurun. Enver Ziya Karallara varıncaya kadar böyle söylenmiş. İngiliz işgal kuvvetlerinden kaça kaça. hiç dümen bilmediği için yanlışlıkla önce İnebolu'ya çıktık denilerek." [Allah Allah! Yavuz zırhlısının boyu bile 186 metreydi!238 Bandırma.H.

gerçekten bizler de şaşırdık ama bu zırvalara inanıp da ekrana getirdiği için! İlk Bandırma vapuruyla hiç ilgisi olmayan. Bu konuşmayı sonra vermek üzere. herkesi kendi bilgisizliğine de ortak ediyor. bu bir hülya mıdır. Vahidettin'in damadı İ. bunları bilen. bağnazlık ne.Yusuf Halaçoğlu gelecek ve kısa bir konuşma yapacak.239 Bu yutturma iddialar ile devlet-tarikat sorunu arasında ilişki kurmaya çabaladığı için. kapitülasyon ne. bu yolculuğu de bi an _8 . saray ne.Ceylan.Hakkı Okday. azıcık bilgi ve biraz sağduyu yeter. tam bağımsızlık ne. Ankara ne. hiç kimse böyle ıvır zıvır k onularla ilgilenmez.H. İstanbul ne. 1924'te yayımlanan 'Anadolu İnkılabı. Lozan ne. yoksa M. s. Kim.]: Evet. hoşgörü ne. biz Bandırma'nın taka olmadığını biliyoruz! Bize hiç kimse o geminin taka olduğunu söylemedi.Sonra dedik ki bunu en yetkili kurum olan Türk Tarih Kurumu Başkanına da soralım. cilerin öncüsü Mevlanzade Rıfat'tır. Doğu Karadeniz bölgesine özgü.241 Bandırma ise buharlı bir gemi. sonradan Bandırma adı verilmiş bir başka geminin fotoğrafını yutturmaya çalışan H. Dört bir yanımız. hiç kimse kamuoyunu böyle dış kapının mandalı konularla meşgul etmezdi.Dr. kendi kurguladıkları bir uyduruk tarihe inandırma tuzakları olduğu besbelli değil mi? Şimdi gelelim. işgal devriyelerinin nalça sesleri ile İzmir kordonunda Türk süvarilerinin nallarının şakırdaması arasındaki fark ne.Arif. Çekirge'nin sözlerini ele almak istiyorum. Çünkü Kurtuluş Savaşının daha dumanı üstündeydi. din tüccarı kim. daha çok balıkçılıkta kullanılan bir kıyı teknesidir. "bugüne kadar hepimizin küçük bir taka olarak bildiğimizi" söyleyerek. TBMM ne. gerçek dindar kim. acıyı ve zafer coşkus unu iliklerine kadar yaşamış insanlarla doluydu.Ceylan'a aracı olduğu için. yakın geçmişimizle ilgili gerçeklerden kuşkuya düşürerek.240 F.Kemal'e haber vermiştir. Ayrıca bizim gençliğimizde. kuva-yı milliyeci kim. (Türkiye İnkılabının İçyüzü. geçim derdine düşmüş ve pek az okuyan insanlarımızı.239)243 Bandırma gemisinde bulunanlardan biri olan Yarbay M. bir İngiliz savaş gemisinin Bandırma'yı izleyeceğini sanıyorlar. Hayır efendim." [Bundan sonra ekrana TTK Başkanı Prof. işbirlikçi kim. Bandırma'yı. Taka. kaptanın 'hiç dümen bilmediğini' yazmış ki? Kim? Kim? Böyle birileri yok! H. Mücahedat-ı Milliye Hatıratı' adlı kitabında.242 Bir kruvazörün Bandırma'yı takip ettiğini ilk ortaya atan da yine Vahidettin-. Masal yazmaktan vakit bulup araştırmıyor ki doğruları öğrenebilsin. Şimdilerde birileri. Çünkü biri. kaptan için 'yol iz bilmiyor' demiş ki? Kim. Dört yıl süren yaman bir mücadelenin sonucu bir yana bırakılıp da Bandırma'nın boyu poşu ile neden uğraşılıyor acaba? Bu çabaların. Bandırma gemisine taka diyenin aklından şüphe etmek için doktor olmaya bile gerek yok.Kemal ve arkadaşları. böyle bir tehlike olduğunu M. 8-10 metre boyunda. yelken ve kürekle hareket eden.Ceylan'ın yeni Zati Sungurluğuna.H.H.Çekirge ayrıca. Kim dersiniz? Söyleyeyim.Kemal'in bayrağı altında toplanmış olanların gerçekleştirdiği bir mucize midir. Sevres ne. bu acıları ve coşkuları unutturmaya çalışıyor ve dikkatleri böyle zırvalara çekmeye çalışıyor. M. H. tam gaz uyduruyor! Ama bir gerçek olan fırtınayı ise abartı sanıyor.

otomobile atlayarak Galata rıhtımına geldim. fındık kabuğu gibi oynamaya başlamıştı.Kemal'in karargâh subaylarından biridir.Kemal'in bu konuyla ilgili olarak anlattıkları da şu. aldığı bir hab ere göre. maiyetinde (emrinde) çalıştığı bir damattan (Vahidettin'in damadı İsmail Hakkı Okday)246 aynı şeyleri öğrendiğini bildirdi. Hatta ka ptan köprüsüne çıkıp kaptanla konuştuğunu görmüştük. Biz açıldıkça deniz de kabardıkça kabardı. sayı 21/ Mayıs 1969)245 Kısacası Samsun yolcularının. usulen rotasını sahilden uzak tutmak mecburiyetinde idi. çok sıkıntı çekmişlerdi. azgın fırtına da. İngilizlerin Boğaz'dan çıktıktan sonra.."244 □ Aynı vapurda bulunan Kur. Hepimiz yataklara serildik. hem de çok tehlikeli geçirdik." (Hayat dergisi. "Artık Şişli'deki evi bırakmak üzereyiz. beni büroma (çalışma odama) götüren bir dostum. diğer taraftan İngiliz torpidosunun karanlık hayalinden kaçmak isteyen bu küçük teknenin yolcuları.şöyle anlatıyor: □ "Acaba Boğaz dışında bir İngiliz torpidosu tarafından küçük Bandırma vapurumuz durdurulacak mıydı? Samsun'a ayak basıncaya kadar bu şüphe ve tereddüt kaybolmadı. Sandallarla vapura gittik. Evdeki vedaları bitirmiştim. muayyen saatte rıhtımda toplanmış olacaklardı. Bir taraftan Karadeniz'in müthiş fırtına ve dalgalarından kurtulmak.. Tam bu sırada gelerek. Denizin çok dalgalı olması. M.. fazla durmadan Sinop'un yolunu tuttuk.. Baktım ki rıhtıma yanaşmış olacağını sandığım vapur. bir İngiliz gemisinin Bandırma'yı durduracağından ya da batıracağından kuşkulanmaları da. Gecenin karanlığı içinde büsbütün korkunçlaşan Karadeniz'in hırçın dalgaları üzerinde Bandırma gemisi.." (Hayat dergisi.Bnb.. uzaklardadır.. Geceyi pek fena..Kemal Paşa da buna sinirlenmekte idi. Kaptana 'sahilden uzaklaşmamasını. yahut vapurun Karad eniz'de batırılacağını söyledi.. İstanbul'dan ayrılmadan önce kulağımıza. Daha sonra. Yolculuğu o da şöyle anlatıyor: "Hafiften hafiften esen rüzgâr. resmi tarihçilerin uydurduğu şeyler değildir. .Hüsrev Gerede de o yolculuğu özetle şöyle anlatmaktadır: "[Silah ve cephane denetiminden sonra] akşamın sekiz buçuğunda Boğaz'dan çıktık. Bandırma vapuru Galata rıhtımında hazır. Akşam 9. Allahın inayeti ile batmadan. icap ederse baştan karayı dahi göze almasını' emretmiş. M.] Hemen karar verdim. Otomobil kapımın önünde idi. Yaver Muzaffer (Kılıç) Beyden öğrendiğime göre.. Fırtınadan ufacık gemi. bu yolculukta bulunan. tekne gibi sallanıyordu. kaç mil gittiğimizi de bilmiyorduk. bildiğimiz bu. [. fırtınanın şiddeti sebebiyle gemi süvarisi. arkamızdan bir torpido yollayarak. □ M. birden yerini şiddetli bir fırtınaya bıraktı. Kaptana yola çıkmak de bi an _8 .30'da İn ebolu'ya girdik. Paraketeyi dalgalar kopardığından. Fakat endişemize rağmen torpido görünmedi.Sinop'tan Samsun'a doğru yola çıktık. sayı 7/ Mayıs 1956) □ Üsteğmen Hikmet Gerçekçi de. Yıldırımla vurulmuşa döndüm.. içindekilerle beraber Bandırma'yı Karadeniz'in azgın sularına gömecekleri söylentisi çalınmıştı. Karargâhımızdan olanlar. ayın 18'inde öğleye doğru Sinop limanına girebildik. benim ya hareketime müsaade edilmeyeceğini.. vaktiyle uzun müddet yanımda çalışan bir erkan-ı harp (Kurmay Yüzbaşı Neşet Bora) da gelerek.

'bu denizi pek iyi tanımam. Birkaç ecnebi zabit ve askeri bizi yoklayacaklar mıydı? Muayene uzayıp gitti.124125) M. pusulası olmayan. kaptana tehlikeli ihtimalleri anlattım. İstanbul'dan gizlice yola çıktıklarını. acaba bunlarla şehirdekiler arasında bir muhabere mi (habe rleşme mi) vardı? Maksat beni tevkif etmekse. Atatürk'ü Samsun'a götüren gemi. evvela Sinop'a geldik. hatta Sinop'ta inip yolculuğa karadan devam etmeyi bile düşünüyor.için emir verdimse de Kız Kulesi açıklarında muayeneye tabi tutulduk. Sahili. özetle şöyle demektedir: "Son olarak bir de Bandırma vapuru safsatası çıkardılar. İ.. susarlar sanıyorduk. Dört görgü tanığının ağzından Samsun yolculuğunun hikâyesi bu. altına da şunları yazmışlar: '70 yıllık resmi tarihin kitaplarında.Kemal de bi an _8 . Hareket ettik.Kemal ve arkadaşları da gereksiz yere kuşkuya kapıldıkları için de eleştirilemez. dışarı çıktılar. Gelip gidildiğine göre. taka mıydı? Sanki takaydı diyen varmış gibi. Bu defa Ankara'daki kitap fuarına (15-23 Nisan). Anadolu'nun bir kara parçasına ayak basmaktan ibaretti. bütün bu şeylere lüzum yoktu. uzak bir olasılık değildir.250 (16 Nisan 1995) Artık herhalde yanlışlarını anlarlar. Yirmi yedi yıllık ihtiyar kaptan. Milliyet'teki 30 Nisan 1995 günlü yazısında.Kemal. hiç takaya benziyor mu? Sultan Vahdettin tarafından Kurtuluş Savaşı'nın meşalesini yakmakla görevlendirilen M." (Atatürk'ün Hatıraları. Tekrar Bandırma vapuruna bindik. nihayet Samsun limanına vardık. günlerce yollarda kalacaktık. Muht eremler. Bilmem neden. resmi tarihin büyük oyununu faş ediyorlardı: Bandırma vapuru 236 metre boyunda koca bir gemidir. demir aldırmaya başladı. Kasabaya çıktım. Samsun'a kolaylıkla gidilebilecek yol olup olmadığını soruşturdum. çünkü o karışık dönemde bu. Ben kaptan yerinde idim. Sıkılıyordum. M. Aynı tertiple seyahat ederek. Geniş tutuklamaların başladığı çok karanlık bir dönem yaşanmaktadır. vapur muydu.. Mümkün olduğu kadar kıyıları takip etmesini tavsiye ettim. hareket hazırlıklarını çabuklaştırmasını söyledim. yol iz bilmeyen bir kaptanla yola çıkılan Bandırma vapurunun fotoğrafı! Osmanlı donanmasına bağlı. □ Hasan Pulur. Maatteessüf yokmuş. Oradakilerle görüşerek.takip ede ede. kendi koşulları içinde değerlendirmek zorundayız.' dedi. Bandırma'nın çürük çarık bir taka. 19 metre baca yüksekliğindeki bu dev şilep. Karadeniz boğazından çıkarken. bir geminin fotoğrafını asıp. pusulamız da biraz bozuk. baca yüksekliği 19 metredir! Önce bunu. Samsun'a bir an evvel ayak basmak için o kadar acele ediyordum ki zaman kaybetmektense tehlikeye göğüs germeyi tercih ettim. kaptana kıyıdan gitmesini söylüyor. M. Bir kararsızlık da olabilir diye düşündüm. Cevap verdi. aldanmışız. Bundan istifade edebi lmek için kaptana.248 Çok zorluk çekecek. Okday boş yere telaşlandığı. Zabit ve askerler. Telaşlanıp kuşkulanmakta haklılar.249 bir İngiliz gemisinin Bandırma'yı izlediğini anlatmıyor! Her olayı. kırık dökük.Kemal bu kuşkusundan dolayı.H. Kısa bir araştırma yaptık ve doğrusunu yazdık. kaptanının yol iz ve dümen bilmeyen biri olduğunu. 'Ne aksi. 236 metre uzunluğunda. Bugünkü bilgilerimize dayanarak.247 Çünkü bundan sonra benim tek istediğim. pusulasının bulunm adığını. televizyo ndaki bir programa yutturdular. bizlere taka diye öğretilen. s.

gençlerimize. Atatürk'ün Samsun'a nasıl çıktığı sorusuna da. 5 Mayıs 1995 günü Olaylar ve İnsanlar köşesinde yayımlanan bu açıklamanın. ya da söyledi ama F. 'biz her zaman hakikati arayan.Dr. onlardan gizlice Samsun'a gittiği şeklinde kayıtlar vardır. programda söylediğim bu kadar değildi. pusulası olmayan ve zor hareket eden ve hatta Karadeniz'in bu engin dalgalarına dayanacak gücü bile olmayan. F. Tabii. Kanal 6'da yayımlanan Pusula programında bir daha ele alındı.Dr. A.Halaçoğlu.. aktarıyo- de bi an Paşaya. bariz örneklerden bir tanesi bu.H. oyunlarından kurtulacaktır. İstanbul hükümeti tarafından.. Birçok gazetede bu fotoğrafın ikinci Bandırma gemisine ait olduğu açıklandı. konumuzla ilgisi olmayan kısımları çıkararak. 'büyük Atatürk de. dolaylı olarak doğrulamış oluyor. daha sonra.Dr. hem gençlerimiz. nal gibi harflerle "Bize yalan söylediler!" diye yazıyordu. • Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Ya böyle yazan hiçbir resmi tarih kitabı yoksa. hem halkımız. Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile ilgili olarak da. maiyetiyle birlikte Anadolu'ya geçmesi için tahsis edilen taka. İngilizlerden de kaçarak. Özellikle 'bile' kelimesini sarf ettim ki bu. Ergun Aybars ile birlikte Prof. onu buldukça da söylemeye cüret eden insanlar olmalıyız' demektedir ve bu deyişi. hayli tartışma konusu olmuştu. demiştim. Hasan Pulur'a bir açıklama gönderiyor. bilinmeyen bir şey değildir anlamını vermek istedim. gerçek manada öğretelim ki ben şundan eminim. konumuzu ilgilendiren bölümünü de aynen aktarıyorum: ". dediğim gibi. Türk Tarih Kurumu'nun Bilim Kurulu toplantı salonu nda yer almaktadır'. Birtakım kişilerin de şeyinden. işte bu gemidir!' " Pulur'un verdiği bu bilgiye ben de bir şey ekleyeyim: Afişin üstünde de. 'bu bilgiler İslam Ansiklopedisinde bile var'. Halbuki bugün.251 Ama kimin yalan söylediği." [Ama söylediğini iddia ettiği bu sözlerin çoğu. ancak kıyıdan gidebilen bir Bandırma vapurunun hızıyla.Çekirge'nin İktidar Oyunu adlı programında yaptığı kısa konuşma. İngilizlerin de oluruyla 16 Mart 1919 Cuma günü öğleden sonra İstanbul'dan hareketle. Bu programa Prof. 'Atatürk Bandırma vapuruyla İngilizlerden kaçarak değil.Taner Kışlalı. 19 Mayıs sabahı Samsun'a çıkmıştır' dedim ve ekledim.252 Ve asıl yalancılar ve destekçileri. olduğu gibi aktarıyorum: "Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile ilgili tarih kitaplarında. çok daha iyi yolda olacaktır. Öte yandan. o zaman ne yapacak TTK Başkanı?] _8 . Tarihimizi.Dr. tarihi doğru gördüğü zaman.Yusuf Halaçoğlu'nun." [Böylece H.Ceylan'ın iddiasını. 16 Mayıs 1995 akşamı.253 Kaldı ki belgelerde de bunun böyle olmadığı görülüyor. İşte en açık.Çekirge sansürledi] □ Bandırma vapuru konusu. sonradan ekliyor. işte Atatürk'ün külü stür bir vapurla. yeni bir yalana kadar sustular.Yusuf Halaçoğlu da katıldı.Y. Bu programın ilgili bölümünü. kısa süre içinde açığa çıktı. 'doğrular islam Ansiklo pedisi'nde bile mevcuttur' demiştim. programdaki konuşmasında yer almıyor! Ya bunları söylemedi. Nitekim sözlerimin devamında. O programdaki konuşmasını.Dr.□ Prof. Prof. sadece yıllar önce yayımlanmış olan İslam Ansiklopedisinde bile bunun aksi yazıyor.

Emin Oktay döneminden itibaren şöyle bir baktığımızda. Onun dışındaki ilk söylediğiniz kısımla ilgili herhangi bir şeyim yok.Halaçoğlu .Ondan sonra mikrofon size dönmüş galiba ve 'Evet. Atatürk Samsun'a dedim.Programda yalnız. H.. eksiksiz aktarıyorum. Y.. orta ve lise tarih kitapları duruyor.Halaçoğlu .Halaçoglu da. pusulası olan bir vapurdur.Orada bir fazlalık var yalnız. t arihin doğrusunun öğretilmesi..Halaçoğlu . Y. Tarih kitaplarımızda.. İşin ilginç yanı. orada sözü edilen kısım. Enver Ziya Karal ile Emin Oktay'ın254 kitapları da. dedim. doğrusu öğretildiği takdirde gençlerimize ve insanlarımıza. tarihimizde bu tür çarpıtmalar ve yanlışlar var.Nedir efendim? Y. fakat TTK Başkanı Y.. H. Kulaktan dolma. Y. H.. yani izlenecek olursa. normal.. Bunun ötesinde herhangi bir.rum. demiyeyim de veya yanlış bir biçimde ortaya konmuştur. ham bilgiyle ahkâm kesilir mi? Artık "Emin Oktay'dan Enver Ziya Karallara varıncaya kadar böyle söylendiği" iddiasını ele alabiliriz.H. Y. burada sanıyorum ki. Hem İstanbul hükümetinin. Tabii Prof. Bandırma dökü ntü. hem İngilizlerin haberi olarak. hem Vahdettin'in. Mesele budur. ee. çok daha doğru ve iyi bir yolda olabileceğ imizi ifade ettim.Ceylan'ın gerçeklerle arası zaten bozuk. Programın hazırlayıcısı ve sunucusu Ümit Zileli.Halaçoğlu . ben sadece şöyle bir ifadede bulundum.Zileli . bilgisi dahilinde Samsun'a Bandırma vapuru ile çıktı. askeri tarihler de. Çünkü ben gemiyle ilgili hiçbir beyanat vermedim. Ü. geçmişte Emin Oktay'ın tarih kitabında olduğu gibi İstanbul'dan kaçarak gizlice gitmedi.Halaçoglu. de bi an _8 . Halaçoğlu'na diyor ki: "Ü. gerçekten. İngilizlerden kaçarak Samsun'a çıkmadı. programın yapımcısı Fatih Çekirge ile.. Ü. yanlış öğretilmemesi gerektiği. tarih kitaplarımızda biraz bu konu saptırılmış. Ben de.Peki efendim. dedim.Zileli . değişik yıllara ilişkin belli başlı ilk okul yurt bilgisi. o konuyla ilgili.Zileli ..Z....Şimdi. gençlerimize gerçekleri öğretmeliyiz' gibi bir şeyle de toparlamışınız.Bunu ben. İslam Ansiklopedisi'nde bile çürük olmadığı yazılı.. Değil mi efendim? Bir yanlış. birkaç kitap karıştırıp gerçeği öğrenmeye çalışamaz mıydı? Başkanı olduğu kurumda.Karal ile Emin Oktay'ın ve 1928'den beri ilk okul. Ü.. çürük değil. konumuzla ilgili olarak ne yazılıysa.H. gerçekleri araştırmadan konuşuyor. milyonların önüne yeniden çıkmadan önce. orta okul ve liselerde okutulan başlıca tarih kitaplarından alıntılar yapacağım: Hepsinde. Masamın üzerinde... Atatürk Samsun'a nasıl çıktı diye soruldu.Affedersiniz." Söylediğini iddia ettiği bu sözler de ilk programdaki konuşmasında yok! Açıkl adıkça yeni cümleler ekliyor. Türkiye'nin en zengin kitaplı klarından biri var..Ceylan'ın iddialarını özetledikten sonra. ne takadan bahsettim. Bir bilim adamı ve çok önemli bir kurumun Başkanı olarak.Ceylan'ın Emin Oktay'ın tarih kitabı hakkındaki iddiasını da hâlâ paylaşıyor.. Bana sorulan sualde.Zileli . benim programda sadece.H. Karadeniz'in azgın suları ile boğuşarak. zamanın iyisi bir vapu rdur. E.

memleketin en kötü günlerinden biri olan. ilk Mekteplere Yurt Bilgisi.Yalçın.63. İstanbul.Kemal 16 Mayıs 1919'da çürük bir vapurla255 İstanbul'dan Samsun'a hareket etti.. MEB y. Ş. İlk Okul: □ "Çanakkale'de büyük yararlık ve kahramanlık göstermiş olan kumandanlarımızdan M. 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan ayrıldı. Atak Y. 1928) □ ".Sınıf. 1957) □ "M. İzmir'de kurulan Redd-i İlhak cemiyeti. 1952) □ "Bu maksatla.a." (Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti.. M." (E.Kemal.Oktay.E. İstanbul. 1958) □ "M. 19 Mayıs günü Samsun'da Anadolu'ya ayak bastı. Yunanlılara karşı koymak için hazırlıklar yaparken.Mumcu. İstanbul'dan Anadolu'ya hareket etti ve Samsun iskelesine çıktı (19 Mayıs). ordu müfe ttişliği vazifesiyle Anadolu'ya gidiyordu.223. İstanbul.Kemal de 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. Bir Y.. Yunan ordusu İzmir'e ayak bastıktan bir gün sonra. T. İstanbul.K. 1958) b. Bu vazifeyi hemen kabul etti. TC İnkılap Tarihi.Bu sırada kendisine Samsun'da Ordu Müfettişliği teklif ettiler.. s." (M. Suhulet Kitapevi.Kemal.Cumhuriyeti Tarihi. s. 14. Yunan ordusu İzmir'e ayak bastıktan bir gün sonra. s. Orta III.Kemal Samsun'a hareket ediyor ve 19 Mayıs'ta Samsun'da. s. 1931 [İlk resmi tarih budur]) □ "Hükümet kendisine ordu müfettişliği teklif etti. Ordu Müfettişliği vazifesini alarak. güvendiği arkadaşlarını yanına alarak karargâhını kurdu ve 16 Mayıs akşamı İstanbul'dan Bandırma vapuru ile Samsun'a hareket etti.g.Kemal Paşa. Orta Okul ve Lise: □ ". İlk Okul 5." (E. s. 19 Mayıs sabahı da Samsun'a çıktı. Remzi K. M." (R.. M. M. Anadolu'da bir ödev al arak (3. M. 15 Mayıs 1919'da.Su -A.26.23. s." (Emin Oktay. 19 Mayıs 1919 günü Samsun'da Anadolu'ya ayak bastı. Yeni Tarih.Kemal Samsun'a hareket ediyor ve 19 Mayıs'ta Samsun'da.e. s. Anadolu topraklarına ayak basıyordu. İstanbul. 15 Mayıs 1919'da.Ziya Karal. Orta III. T." (E.Ziya Karal. Ders Kitapları Türk Ltd.124. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı..14. İzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edildiği günden bir gün sonra. bu sırada Anadolu'ya geçti. M. Anadolu topraklarına ayak basıyordu. 1945) □ "15 Mayıs 1919'da Yunanlılar hiçbir sebep yokken İzmir'e çıkmışlardı. 3. Tarih IV.234) □ "Hükümet kendisine ordu müfettişliği teklif etti." (E..Oktay.. s. 134. Yeni Tarih Dersleri. İstanbul. 5.117." (M. Devlet Matbaası. s.Kemal de 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı.Ordu Müfettişliği). Üçüncü Ordu Müfettişliği ödeviyle 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan çıktı. İlk Okul 5.Cumhuriyeti Tarihi. İstanbul. İstanbul. geçen dersimizde gördüğümüz gibi.. a.Arkın-O.Basımevi. Yunanlılar İzmir'e asker çıkardıktan dört gün sonra. 1950) □ "M. 1981) de bi an _8 ..Kemal Paşa.Ahmet Sevengil. Yeni tarih." (Zuhuri Danışman. s.

12) □ "Aşağıdaki bilgiler incelendiğinde.c.Halaçoğlu'nun tutumunu nasıl niteleyeceğiz? M. Peki. 1962)  Hani. E..Y. s. Sekreter hanım. Böyle bir açıklamaya önce bu kitapta yer vermek için 4 Ocak 1996 Perşembe günü. 1 cild. 5 Mayıs 1991." (TİH.195. ne dümen diyorlardı. Bandırma vapuru ile İstanbul'dan hareket edecek ve 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkacaktır.Halaçoğlu'nun iddia ettikleri gibi bir ifade yok! Üstelik çoğunda Bandırma gemisinin adı bile geçmiyor. Bu kitabı baskıya verinceye kadar Halaçoğlu'dan ses çıkmadı. CG Yol. hani gizlice diyorlardı.K. Harp Tarihi Dairesi Y. gizlice gitti diyorlardı? Hiçbirinde. Gizlice gittiğini yazan tek kişi M.Mısıroğlu. müfettişlik karargâhını. Halaçoğlu konferanstaymış.Ceylan. s. Allah ıslah etsin! de bi an _8 . '18.  M. kadrosuna göre ikmal ettirerek. Halaçoğlu yerine döner dönmez haber vereceğini söyleyerek numaramı aldı. şeklindedir. 16 Mayıs 1919 tarihinde.00'da TTK santralinden Halaçoğlu'nu aradım." (K..H. Yıllardır ketmedilen (saklanan) bu gerçeği. Ankara. M." (H. Emin Oktay.Karal ve onlardan sonraki resmi tarihçiler taka diyorlardı. hani kaptan ne yol iz biliyor. Prof. M.Kemal'e karşı olan yazarların piri Mevlanzade Rıfat'tır! (Türkiye İnkılabının İçyüzü.Dr. bu konuda bir açıklama yapmak zorunda olduğunu sanıyorum. M.209) Hayali bir yel değirmeni kuruyor.Kemal'in İstanbul'dan ayrılışı ile ilgili öteki iddialar: □ "Anadolu'ya kaçarak geçmiş değil. hani İngiliz işgal kuvvetlerinden kaça kaça.Z. TRT nihayet 21 Aralık 1987'de [açıkladı]. Askeri tarih: □ "M. sonra da ona hücum ediyorlar. H. hani pusulasız diyorlardı....Kemal'in İstanbul'dan gizlice Samsun'a hareket ettiği yazmıyor.133) Az önce hepsini gördük.Y.Mücahitler. s.00'den sonra yerinde olur' dedi ve niçin aradığımı sordu. saat 16. S. hiçbir resmi tarih kitabında. s.." (A. ne Vahdeddin'den ve ne de İngilizlerden gizli Samsun yolculuğuna çıkmadığı görülecektir. Sekreterine bağladılar.H. s.Atatürk'ün Türkiye'yi işgal kuvvetlerinden kurtarmak ve Anadolu'da kurtuluş meşalesini yakmak adına İstanbul'dan gizlice Samsun'a hareket ettiği.69) Kaçarak geçtiğini söyleyen kim ki?256 □ "Bütün resmi tarih kitaplarında ve ideolojide anlatılan.Kemal Paşa.Kemal'in.Dr. H.Dilipak.. hani yanlışlıkla önce İnebolu'ya çıktılar diyorlardı. Anlattım. Nokta Dergisi.Ceylan ile TTK Başkanı Prof.Kemal'in kurduğu Türk Tarih Kurumu'nun Başkanının.H.Ceylan'ın yine uydurduğu anlaşılıyor.

. Bandırma vapurunda tek başına M. bugünkü nesil. Büyük Oyun.Sabri Efendi. ne M. ne de kitaplarda! Vahidettinciler. ötekisi de bir iki kelimesini değiştirip uyduruk cümleyi kendine mal ediyor.C. (Dr. Bandırma vapurunda tek başına M. 1926'da Hakimiyet-i Milliye ve Milliyet gazetelerinde yayımlanan M. s.C. yalnız M.C. Ötekiler: Üç albay. bu tek örnekten yola çıkarak ve işe resmi tarihleri de katarak genel bir suçlamada bulunmak. (S. önce bir iddiada bulunup sonra da bu iddiayı şiddetle yalanlıyor ve herkesin bildiği gerçekleri kendileri keşfetmiş gibi açıklıyor. Padişahın olması.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu. ilk defa 1987'de TRT'nin açıkladığı da Dilipak uydurması. Büyük Oyun..Mücahitler. Aziz Nesin'e selam olsun! Böyle yalan-yanlış bilgilere yer veren özel bir kitap olsaydı bile. 1. 1. M. o da M. M. Atatürk'le Samsun'a Çıkanlar.Kemal Paşanın bulunduğunu sanmaktadır..Kemal Paşanın bulunduğunu sanmaktadır. 9. □ "[Bandırma vapurunda] tam 19 üst düzey paşa ve devlet yetkilisi vardır. s.Kemal. Bir paşa. meğerse M. 1. beş yüzbaşı. üç üsteğmen. dürüst bir yaklaşım olur muydu? Bunun. H. iki şifre kâtibi. Son Bozgun.155) □ "Yıllarca yürütülmüş dayatmacı resmi tarih yalanlanınca.Ceylan." (H. s.H.Fethi Tevetoğlu. Damat Ferit hükümetlerinde dört kere Şeyhülislam258 olarak görev almış. s.141.Ordu Müfettişliğine. genç nesil. s.C.. anayasa hukuku gereğidir.Kemal ile İngilizler de Vahidettin'e karşı_ gizlice anlaşmışlarmış.H. ne öteki anılarda.Kemal.İngiliz gizli anlaşması masalı Vahidettincilere göre. bir yarbay.Mısıroğlu'nun açıklamasından anlaşıldığına göre.14)257 □ "Yıllarca yürütülmüş yağcılık edebiyatı neticesi.37) Biri uyduruyor. 1.37) Türkçesine mi şaşarsınız. 150'liklerden M.Ceylan. s. GRYT ansik lopedisi de yer vermektedir.Kemal'in olduğu.Kemal'e karşı olanların tekelinde mi? 8.Vakkasoğlu. Vodvil kurgusunu andıran eğlenceli bir durum! K. bu konuda ayrıntılı bilgi var. bu iddianın fikir babası.Kemal . Vahidettin ile M.95) Efendi hazretleri.Kemal'in anılarında var. verdiği bilginin ilkelliğine mi? Vapurda bir tek paşa var. Bandırma'da tek başına M. Yunanistan'da çıkardığı haftalık de bi an _8 . aynı iddiaya.Bu gerçeği. Padişahtan gizli olarak atanabilir mi? Atama kararındaki üç imzadan birinin. ne resmi tarihlerde. Beşinci Murat'ı örnek alıp bütün O smanlı Padişahlarının deli olduğunu söylemekten ne farkı var? Yoksa yalan-yanlış yazı yazmak. üç binbaşı. İngilizlere karşı gizli bir anlaşma yapmışlardı ya." (V.Kemal'in anılarında. böylece resmi tarihin bir yanlışını bulmuş gibi hava atıyorlar! Pek çocukça bir numara! Eğer bu numarayı yutanlar varsa.

212) M. eğitimini ilerletir.262 Gümülcineli İsmail ise bir daha siyasetle uğraşmayacağına dini ve namusu üzerine yemin ettiği için sürgün cezasına uğramaktan kurtulur.Sabri de Romanya'ya kaçacak. s. bir kısmına ise hükümetçe yurt dışına gitmeleri tavsiye edilir (Mesela Ali Kemal ve Rıza Nur'a).]" (Hilafet." (Hayat ve Hatıratım.Şevket Paşa öldürülecektir (11 Haziran 1913). İngilizler hesabına casusluk yapmayı kabul ederler. 217)261 Bunun üzerine Hürriyet ve İtilaf Partisi yöneticilerinin bir kısmı yurt dışına kaçarlar (M. s. Türk ordularının ve halkının üzerine tayyarelerle atılır. 25 Ocak 1913 günü Bab-ı Âlinin basılıp hükümetin devrilmesine karar verildi ama İttihat ve Terakki daha hızlı davranıp Bab-ı Âli'yi basarak iktidarı ele geçirdi.Sabri Efendi." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. de bi an _8 . Ama çok geçmeden.Sabri Yunanistan'dan Mısır'a geçer.Sabri de Mısır'dan Romanya'ya döner. s. bu cinayetle de ilgilidir. Türkçe gazetelere yazılar yazar." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası.Sabri ve Gümülcineli'den mürekkep bir klik teşekkül etmiş.259 Mısıroğlu diyor ki: "Bu muammaya (bilmeceye) ilk defa ve isabetle parmak basan. M. asırda yetişmiş. 8/1. s.Sabri'nin hakimiyetine girdi." (Hürriyet ve İtilaf Fırkası.277)260 Önce bu belgesiz iddianın sahibi M. M. fenalık ve edepsizlik başlamıştı. 1908'de Tokat milletvekili olarak Meclis'e girer.219) Bu arada M. 'allame'. politikaya merak salar. Ali Birinci'nin verdiği bilgilere göre Talat ve Cemal Paşalarla Polis Müdürü Azmi Beyin de öldürülmesi düşünülmüş fakat gerçekleştirilememiştir. merhum Şeyhülislam M.Abdülhamit'in kitaplık memurluğunda bulunur.209) Vahidettincilerin 'büyük din bilgini'.Sabri Efendi Pi-re'den İstanbul'a gelmiş. özetle şöyle diyor: "Bir toplantıda. İslam dü nyasının en büyük alimlerinden biri' olarak niteledikleri M.Sabri Efendi Tokat'ta doğar.196. İstanbul'a gelir. Gümülcineli İsmail'in hükümet darbesi yapma önerisi üzerine parti başkanı ve bazı üyeler istifa ettiler. önce İttihat ve Terakki'nin yanında.264 Mesela "Gümülcineli İsmail savaşın başlamasından (1914) birkaç ay sonra İngilizler tarafından Selanik'e gönderilir. '20. parti Gümülcineli İsmail. ancak istenen neticenin alınamaması üzerine geri dönmüştür. sonra Yunanistan'a geçecektir. II. burada Türk hükümeti aleyhinde bir gazete çıkarması temin edilerek. 1900-1904 arasında.Sabri Efendi [dir.263 Mısır'da bulunan kaçak İtilafçılardan 20-30 kadarı. parti yönetimi ihtilal komitesi halini aldı. Bu arada suikastçılarla da görüşmeler yapmıştır.198.Sabri Efendiyi tanıyalım. Rıza Nur diyor ki: "Maatteessüf (yazık ki) çabucak Sadık.Yarın gazetesinin 1 ve 2 Kasım 1929 günlü sayılarında açıklamış. (Hürriyet ve İtilaf Fırkası. Basri Bey ve M. s. medrese eğitimi görür. ders vermeye başlar. s. daha sonra Ahali Partisi (1910) ile Türk siyasi hayatının en karanlık kuruluşu olan Hürriyet ve İtilaf Partisinin (1911) kurucuları arasında yer alır. yeni bir darbe girişimi hazırlıklarına katılacak ve Sadrazam M. Ali Birinci diyor ki: "Hadise günü M.370) Bu parti hakkında geniş bir araştırma yapmış olan Ali Birinci.

266 M.267 Bütün milleti Hürriyet ve İtilaf Fırkasından uzaklaştıran ve bir gün de tiksindiren ana sebeplerden biri. Bilecik'te oturmaya mecbur edilir. 'bütün subaylar İttihatçıdır' diyor da başka bir şey demiyordu. Türkiye'de Siyasi Partiler. İngiliz ATASEmiliteri General Deedes'in 27 Şubat 1919 günlü raporuna göre. Sultan Vahideddin Hanın indinde söz ve nüfuz sahibi olmuştu. Gayyasında.Sabri Efendinin yazdıkları da bu doğrultuda mıydı? Bu husus açıkça beli rtilmemiş ama Türk birlikleri Romanya'ya (Galiçya) gelince.268 □ Celal Bayar şöyle yazıyor: "M." (V.M. Teslim olmak isteyen askerlerin. bu olasılığı güçlendiriyor.□ T. inat ve ihtirası iman haline gelmişti.Sabri'nin yakalanıp Türkiye'ye gönderilmesi. birkaç kere Yüksek Komiserliğe başvurarak İngili zlerin desteğini istemiştir. bu gazeteleri özetle şöyle anlatıyor: "Gazetelerde.Birinci. bu sakat zihniyetti.Tunaya.231. s. İngiliz himayesine girmekten başka kurtuluş yolu olmadığını iddia edenlerdendir.Göztepe de şu bilgiyi veriyor: "M.76) □ Göztepe. ellerini nasıl havaya kaldırmaları gerektiği de rejimle gösterilir. kendi fırkasını içinden çıkılmaz bir duruma düşüren müzmin ve hasta bir zihniyetin adeta öncüsü idi.. 'Anadolu'ya karşı daha şiddetli davranılmasını isteyen' M. M.." (Türkiye İnkılabının İçyüzü. s. Dediği dedikti. Milli Mücadele'nin şiddetli düşmanıdır. kitabının 342-353.Sabri Efendi.Sabri Efendi. Hürriyet ve İtilaf partisi. Paris'te bulunan Damat Ferit'e vekalet de etmiştir. İngilizlerin Türk dostu oldukları. s. 11.. Hürr iyet ve İtilaf Partisini canlandırır265 ve İngiliz casusu Sadık Bey grubunun önde gelen adlarından biri ve partinin 2. Kürdistan Cemiyeti adındaki siyasi bir kurul ile müşterek. Feci vaziyette bulunan devlet hazinesinden on beş bin lira sürgün tazminatı almıştı.Sabri Efendi.Sabri Efendinin. s. Sultan Abdülhamit sarayının tatlı lo kmalarının lezzeti henüz damağından çıkmayan M. İngilizlere teslim olanların refah içinde yaşadıkları belirtilir. Şeyhülislam oldu.110'dan aktaran A. bu amaçla D. Türkleri İttihatçıların zulmünden kurtarmak istedikleri dile getirilir. Hürriyet ve İtilaf Fırkası.219) M.M. vatanın parçalanmasına yol açan bir anlaşmayı..437) _8 . 232) bi an Rıza Nur." (Türk Tarihi. reisi olduğu Hürriyet ve İtilaf Partisi Umumi Merkezi adına imzala- de □ Mevlanzade Rıfat diyor ki: "M.Sabri.Sabri Efendi. (T. Başkanı olur. s.Z.Sabri Efendi.C. M. İstanbul-Anadolu anlaşmazlığının başladığı dönemde. Ferit hükümetini devirmek ve Sadrazam olmak için çevirdiği oyunları da (Eylül 1920). saraya hulul etmiş (sokulmuş).. İngiliz Muhipler (sevenler) Derneğinin'de Onursal Başkanlarından biridir. İngiliz casusu Sait Mollanın kurduğu. Mütareke olur olmaz İstanbul'a dönüp yeniden politikaya sıvanacaktır. sayfalarında ayrıntılı olarak anlatmaktadır.

ilgili belge: FO 371/4158-94640. "Artık el aman bu softa hükümetinden!" diyecektir. Kuruluş ve Sonrası. Bir daha geri dönmeye yüzü olmadığından ailesini de yanına alarak. erkeklerle birarada ders yapıyorlardı. 'Müslüman barbarlar' diye niteler. 'Kardinal Richlieu'ye özenmekle' suçlar. 'Kuva-yı Milliyecilerin katli vaciptir' fetvasını yazan odur.9) Hayatından birkaç çizgi daha: V. eski Dahiliye Nazırı Mehmet Ali ile birlikte.2640. Türkleri. Türklerin.242) İdeal arkadaşı Albay Sadık ise onu.F.Akşin. Avni Doğan. Nemrut Mustafa'nın Bursa valiliğine getirilmesinin de onun eseri olduğu anlaşılıyor. yani daha ilk adımda.Bayar'ın açıklamaya fırsat bulamadığı İstanbul-Kürt anlaşmasının metnini yayımlamıştır: Kurtuluş. Görüp işittiklerim. s. yine İngilizlerin bulduğu bir yük gemisi ile kapağı Mısır'a atar.Sabri Efendi şöyle feryat (!) ediyordu: 'Ne günlere kaldık! Darülfünunda (üniversitede) kız ve erkek talebe dizdize oturuyor.Akşin. (Gökbilgin. s. M.Vakkasoğlu diyor ki: "[Mütareke sırasında] çarşaflı kız talebeler. İngilizleri memnun etmeyecek önerilere karşı çıktığını açıklayarak göze girmeye çalışır ve direnişten yana olan Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşayı gammazlamayı da ihmal etmez. Görüp İşittiklerim. Bu arada İtalya'ya geçerek Vahidettin'i ziyaret eder. 8. s.242) Bütün Hürriyet ve İtilaf Partisi yöneticileri gibi onun da en belirgin özelliği İngiliz işbirlikçisi olmasıdır. 25 Eylül 1919'da bir bildiri yayımlar. temas edeceğim.270 Kendisi ile birlikte 150'likler listesinde yer alacak olan oğlu İbrahim ile birli k- de bi an _8 . 8 Haziran 1919'da. ciltten sonrası yayı mlanmadı) Sadrazam Vekili olduğu sırada Ali Galip'i Sivas Kongresi üzerine yürümeye teşvik edenler arasındadır.C. İstanbul Hükümetleri. her atamaya karışır.C. s. her yere kendi adamlarını yerleştirmeye çalışır. Bildiride. 'Musul üzerinde Türklerin hak iddia etmelerinin gülünç olduğunu' ileri sürer. bu sırada Şeyh Sait ayaklanması bastırılmış ve yakalanan sanıkların muhakemeleri başlamıştır.Kemal'i geri çağırmak için yaptıkları girişimden dolayı teşekkür eder'.' " (Son Bozgun.M. 385. s.Sabri'den şikâyet ederek.44) Türk ordusunun zaferinden sonra..343. imza eden Dürrizade'dir.100) Devlet çökmüş. (Anıların 8. Peyam-ı Sabah gazetesinde M. Ermeniler gibi Kürtleri de imhaya çalıştıklarını' iddia eder. cildimizde belgeleriyle.Türkgeldi. Kuva-yı Milliyeciler "kudurmuş haydutlar" diye anılmaktadır. General Deedes'e. M.Başlarken. bütün yoldaşlarıyla birlikte ve suçluların telaşı içinde İngiliz Elçiliğine sığınacaktır. (A. işgal başlamış. s. dipnot 194) Her işe. (S. C. s. 2.mıştır. s. birkaç gün sonra Turgut Paşa istifa etmek zorunda kalacaktır. 'M. efendi hazretleri bunca felakete gözlerini kapamış. İstanbul Hükümetleri.376.) Kurucularından ve yöneticilerinden olduğu Cemiyet-i Müderrisin. millet yere serilmiş.. Yakın tarihimizin gizli kalmış bu büyük ihanetine ve onu hazırlayanlara.F. (S. 1. (A.C. İtalyan basınında yer alan bir bildiri yayımlar.269 Sonra yine Yunanistan'a sığınır.. 9. kızlarla erkekler birlikte okuyor diye feryat ediyor! Hafazanallah! Dahiliye Nazırı Adil gibi bir adam bile." (Ben de Yazdım. 'hükümet içi tartışmalarda.Türkgeldi.

Dördüncü Bölümde de Lozan.274 İstanbul'daki Hilafet Hükümetinin elinden alarak. İngilizler de aynı adamla (M. psikolojide savunma mekanizmaları deniyor. ilerde çoğunu okuyacağız.271 M.96) Her türlü dayanaktan yoksun. [Lozan'da] komisyon olarak aldılar.Sabri Efendinin hayranı K. İzmir'i geçici de olsa. Harb-i Umumi (Birinci Dünya Savaşı) neticesinde. 1954'te orada ölür. s. K. işte bu ibret verici gizli ilişkileri külleyip unutturmaya çalışıyorlar. çıplak.Kemal'le onlara oyun oynamaya çalıştığı sırada. daha da sıkışırsa.Ferit ikilisinin girişimlerini açıklayan birçok İngiliz belgesi bulunmaktadır. Birçok Vahidettinci de bu tutumu açıkça yâ da örtülü bir üslupla paylaşıyor.276 İngilizler ile asıl gizli pazarlık yapanlar. İkinci Bölümde görmüştük.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu ileri süren M. yani kusur ve zaaflarını başkalarına yansıtma. işte böyle. M. Sa bri Efendi. Yunanlılara veren ve sonra bunu Ankara'nın laik hükümetine geri veren275 İngilizler. Vahidettin-D. olduğu gibi aktarıyorum: de bi an _8 . Bu amaçla düzenlediği senaryonun Sofya ve Suriye sahnelerini. söz oyunlarıyla suçları örtmeye çabalamış. Mısıroğlu'nun bu konudaki bütün iddialarını. kendisinin. iç çatışmalarını hafifletmek için başvurdukları birtakım yollara. Vahidettin-D. gülünç bir iddia! M." (Aktaran K.Kemal-İngiliz pazarlığı masalıyla. Vahidettinciler.272 □ M.Sabri Efendi de. Yarın ve Peyam-ı İslam gazetelerini çıkarır. Kardinal Richlieu ile Cinci Hoca karması. S. Ankara'ya yönelttiği eleştirilerde ölçüyü o kadar kaçırır ki sonunda Yunanlılar bile aylığını keserler. M. 'muamma' (bilmece) diyor. hiçbir zaman bu kıyamı (ayaklanmayı)273 tam bir ciddiyetle bastırmak yolunu seçmeyerek. çalıştığı derneklerin. M.Kemal ile). yasaların gerçeğin açıklanmasını engellediğinden yakınarak. Ama eteğinde ne kadar taş varsa hepsini dökmekten de geri durmuyor. uygun olduğunu sandığı bazı örnekler alıp kanıt diye ileri sürüyor. bilerek kabahatli duruma düşürdükleri Hilafet'i bu alış veriş içinde. eğer gerçek durumu senaryosuna uyduramazsa. Şimdi senaryonun son iki sahnesine geldik: Kurtuluş S avaşı ile Lozan! Bu bölümde Kurtuluş Savaşı hakkındaki iddialar ele alınacak. komitacı ve pol itikacı bir din adamı! İnsanların. partisinin. Padişaha ve makam-ı Hilafete oyun etmek fırsatını kaçırma-mışlardı. İngilizleri savsaklamakla vakit geçirdiği ve M.Ferit ikilisidir.te Yunanistan'da. bu iddiayı kanıtlamayı üzerine almış.İngilizciliğini.Mısıroğlu.Mısıroğlu. sanki bildiği başka şeyler varmış da söyl eyememiş izlenimi bırakmaya çalışıyor.Mücahitler.Sabri Efendinin yazısının özeti şöyle: "Padişah. alem-i İslam'a sezdirmeden. tekrar Mısır'a döner. Bunların biri de projektion. yüz binlerce olaydan oluşmuş sarmal bir sürecin içinden. içinde yer aldığı hükümetlerin -ve sarayın. soyut.Kemal'e yansıtarak rahatlamaya çalışmış.Mısıroğlu. bu sahneleri süslemek için yine bazı ayrıntılar uyduruyor.

" (Hilafet. İstanbul'dayken Rahip Fru ile adam sanarak görüşmüş! Ne var bunda? İngiliz ajanı olduğu anlaşıldıktan sonra Fru'ya saygı göstermeye devam mı etmiş. Onlardan pek çok kimseyi tanıdım. Böyle bir şeyin yapılabilmesine imkân vermeyen bi r- de bi an _8 . M. İngiliz Muhipleri Cemiyetini kuran.c. 27.Kemal Rahip Fru'ya ağır bir uyarı mektubu gönderir. 4. 181. Bunda ne kadar aldandığımı. 205. Hatta M." (Son cümle için kaynak olarak M. Pera Palas otelinin müdürü. ama M. M. 1.Kemal. 1954'ten beri. insaniyete hadim. s."278 Yani Mısıroğlu.Kemal ile temasa geçmişti. 209 ve 287.279 Her İngilizle konuşan.216) Görüşmeyi Rahip Fru'nun istediğini ve neler konuşulduğunu da anılarında anlatmıştır: s. temasım olmuştur.Kemal Nutuk'un 5. (Mektubun metni: Nutuk. örnekler göstererek yüzüne vurduktan sonra Rahip Fru'ya diyor ki: "Sizi. İngilizlerin M.Kemal Paşa. Fransız fakat İngiliz ajanı Mösyö Marten aracılığıyla birçok defalar (?) gerçekleşen görüşmelerinde.. cümlenin sonunu da saklıyor..366. M. yoksa bütün melunluklarını belgeleriyle açıklayıp emperyalist metodlar kon usunda gözümüzü mü açmış? Kaldı ki konuştuğu daha başka İngilizler de var. Sait Molla ile birlikte çevirdikleri kanlı dalavereleri. sayfalarında Rahip Fru'dan söz eder ama övmek için değil. mektubunda.216) M. M. 377) Kendi yaptığı sanki başka bir şey mi? □ "Başından sonuna kadar İngilizlerin hakiki niyet ve faaliyetleri tespit edilmeden. son malumat-ı mevsukanın teyit etmekte olduğunu iblağ ile kesp-i şeref eylerim. Evet.Kemal ile ilişki kurması □ a K.8/2. adalete muhabbetkâr bir zat-ı faziletkâr telakki etmiştim.Kemal'in bu cümleyi ne zaman ve neden söylediğini açıklamıyor. hülasa Doğuda İngilizlerin siyasi emellerini sağlamaya çalışan Rahip Fro (Frew). Rahip Fru ile İstanbul'dayken.Kemal. hemen İngiliz ajanı mı olur? Nitekim Mısıroğlu da özet olarak diyor ki: □ "[Hizb-ut tahrir] hareketiyle hemen hemen ilk kurulduğu yıllardan itibaren.162. ne Sultan Vahideddin ve ne de Kurtuluş Savaşı'nın yazılmasına imkân yoktur. s. ne M. tam tersine çevirerek..Mısıroğlu şöyle yazıyor: "İngilizlerin İstanbul'da gizli teşkilatını yapan. Herkesi İngiliz ajanlığı ile itham ederler (suçlarlar). (s. M.93 vd.)277 Doğrular: 1. suçlamak için! 2.Kemal'in Nutuk'unu gösteriyor: Hilafet. Bi rçokları ile münakaşalar ettim ve kendilerine asla ısınamadım. Yadırgayıp kendilerine ısınmamı engelleyen hususlardan biri de budur. "görüşüp tartıştığını" belirtiyor.Kemal'in Rahip Fru'yu aşağılamakiçin söylediği sözleri.. s.Kemal Paşa. 3. adalete hizmetkâr bir zat-ı faziletkâr telakki etmiş olduğunu' bizzat ifade etmektedir. Rahip Fro'yu 'insaniyete hadim. Eylül 1919 sonunda. övgüymüş ve İstanbul'dayken söylemiş gibi sunuyor. Sait Molla'nın Rahip Fru'ya yazdığı gizli mektuplarının ele geçirilmesinden sonra.

Kemal ve İngilizlerle ilgili sorunlarda kazandığı yoğunluk ve naziklik akla durgunluk verecek derecededir. Hilafet. Haydi! . Yunan'a üstün gelecek olan Anadolu'daki askeri başlar da istenen inkılaplar için tartışılmaz bir otorite kazanacaktı. 164) _8  Daha ne yazacaklar acaba? Bununla birlikte. halifeliği yıkacak bir bunalım yaratmaktı. Bu sağlandıktan sonra Yunanistan'a yardımı kesecek ve onların Anadolu içlerinde kendi başlarına devam ettirmeye güçleri yetmeyeceği muhakkak olan askeri harekâtlarını sonuçsuz bırakacaklardı. daha emin bir tabirle söylemek gerekirse. kendi icat ettikleri uyduruk bir tarihe inanacak bir kitle yaratmayı tercih ediyorlar.Mısıroğlu. o zamanın Hilton'u de bi □ Von Mikusch'un kitabının 224. Öyle ki hilafet sorununda en önemli noktayı teşkil eden bu konunun gerektiği şekilde şerh ve izahına -bugün için. Şöyle ki: Yunanlıları sonuna kadar desteklemek kararında değillerdi.von Mikusch. s. Maksat. hem Yunanlılara. 'bir muvazaa' (danışıklı oyun) olarak niteliyor. hem de bize. bir taraftan bütün İslam dünyasının ve bu arada pek doğal olarak petrolü bulunan Arap Yarımadası'nın dayanak ve birlik noktası olan halifelik yıkılırken.Mücahitler.çok yasal engellerin mevcut olduğu da malumdur. Gizli anlaşmanın amacı ve M. Bunun M. s." (K. ben açıklayayım.95) Oysa olayları aydınlatacak anılar. ellerinde daha başka belgeler ve bilgiler var da açıklamaktan korkuyorlarsa.en küçük ölçüde bir imkân mevcut değildir. Bu planın.277) 8/3. M. araştırmalar ve bütün İngiliz belgeleri ortada. hâlâ layıkıyla anlaşılamamış olan bir oyun oynamışlardır. gerçekleri açıklamak yerine. Böylece." (Kaynak. Yunanlıların İzmir'e çıkarılması □ K. yayımlanmış araştırmaları. s.Kemal'in tavsiyesi üzerine." (K. 'M.Mısıroğlu: "İngilizler. sayfasında. D. Türkiye'deki İslami rejimi. Bundan doğacak hukuki sorumluluğu üstlenmeye hazırım.224 imiş: Hilafet. bu üçüzlü muammayı. tahta geçtiği gün (!) başlamıştır. dostmuş gibi davranılarak oynanan bu oyu nlar. □ "Sultan Vahideddin merhuma. s.Sabri Efendi.Kemal'in İngilizlerle gizli bir anlaşma yapmakta olduğunu ve bu anlaşmanın daima da gizli kalacağını' kabul etmek gerekir. Fakat baştan bunu onlara belli etmediler. 'bu anlaşmanın daima gizli kalacağından' da söz eden bir tek kelime bile yok!280 Mısıroğlu yine gözünü kırpmadan uydurmuş! an □ "Dagobert von Mikusch'a bakarsanız. Masal yazacaklarına.Mısıroğlu. lütfen bana yollasınlar. S. Venizelos'a İzmir'e çıkarma yapmak izni vermekle. açıklanmış belgeleri okuyup inceleseler ya! Ama bu yazarlar. 'gizli bir anlaşma'dan da.

Yunan askerinin İzmir'e çıkarılışının İngilizlere. kendi varlığına ve niteliğine yönelmiş böylesi bir yalan sağnağı karşısında. gittikçe yayılıp genişleyen bu tür iddiaları yalanlamak ve doğruyu açıklamak için kıllarını bile kıpırdatmıyorlar. Açıkça yazıyorlar da. Atatürk Kültür-Dil ve Tarih Yüksek Kurulu. bütün bunların da Türkiye'yi mutlak surette İslam dünyasından koparmak ve İslam dünyasının liderliğinden uzaklaştırmak amacıyla planlandığı. s.Kemal telkin ve ilham etmiş! İki yandan toplam üç yüz bin insan ölmüş ve yaralanmış ve bu bir danışıklı dövüşmüş!282 bi an _8 . M.Kemal'i. Türkiye'ye gelince yakın dostlarına anlatmaktadırlar. ne için ve ne gün için saklıyorlar acaba? Bu yalanlara. neler uydurmuş: ". sağduyuya.Mesela. belgeli ve delilli olarak. muhtelif Avrupa memleketlerinde yayımlanmış kitaplarda. gerçeğe zulmediyorlar! □ Dr. yalana dolana başvuruyor. dipnot 227) Aşağıda okuyacaksınız. Bütünüyle akla ziyan. belgeli başarılarını inkâr ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı. mantığa. neden bu kadar vurdumduymaz davranır? de demek olan Pera Palas oteli salonlarında başlayıp Londra ve Ankara'ya kadar uzayan pazarlıkları ve bunun dakik teferruatının (ince ayrıntılarının). Kısacası.212. Türk-Yunan muharebesinin sadece bir muvazaadan (danışıklı dövüşten) ibaret bulunduğu. bunun da İngiliz petrol politikasına bağlı bulunduğu hususlarını. beğenmiyor olabilirler.Bu akıl dışı yalanın sadece bu iki kitapta kalmadığını da göreceğiz. Milli Mücadele'ye karşı koymaya zorlayacaklarmış. ayrıntılarıyla görüp okumakta. M. öte yandan da halkın gözünde küçük düşürmek amacıyla Vahidettin'i ve İstanbul hükümetlerini. iz'ana." (Hilafet. günaha giriyor. reddedemedikleri zaferlerini bile. hiç olmazsa küçültmek için çırpınıp duruyorlar. Atatürk Araştırma Merkezi. Yakışıksız senaryolar uyduruyor. Yunan ve İngiliz tarihlerine aykırı bir ayıp masal! M. radikal bir reformcu olduğu için sevmiyor. yalan olduğu üzerinden akan bu senaryoyu pekiştirmek için bakınız.. bu görevlilerin yerine. Trilyonlarca liraya mal olan ne görkemli bir suskunluk! Bilgilerini.  Buna karşılık. Türk Tarih Kurumu.Kemal tarafından telkin ve ilham edildiği. Ama bununla yetinmiyorlar ki. gerçeğe saygılı bazı aydınlar ve köşe yazarları tepki gösteriyor.. Türk. bir yandan Kuva -yı Milliyecilere el altından yardım edecek. sebeplerine. kanıtlanmış hizmetlerini. dikkatli okuyucular. binlerce araştırmaya. olayların öncesi ve sonrasına. tarihi ters yüz etmeye yelteniyor. Buyrun size bir hafta sonu bilmecesi: Bir devlet. yüzlerce anıya. ayıp ediyor. milyonlarca belgeye.Kemal'in su katıksız bir İngiliz casusu olduğu. yetkilerini ve devletin önlerine serdiği imkânları."281 Meğerse Yunanlıların İzmir'e çıkmasını M. İngilizler bu plan (!) gereğince.cildine önsöz yazan Dursun Satılmışoğlu. bugünkü çarpık mevzuatımız karşısında genişçe açıklanması imkânsızdır. Üniversiteler.Rıza Nur'un anılarının 3.

Kemal'e bu vazife (Ordu Müfettişliği) verildikten sonra. İngiliz askeri heyetinin kaldığı. 131) 284 M. İngiliz Başbakanı Edward Gray. İngiltere ve Fransa. İzmir hakkında bir isteği ve girişimi.. Rusya'nın oluru koşuluyla. s. savaşa katılması koşuluyla. Çünkü uzun bir geçmişi olan dallı budaklı bir konu bu. M." (CG Yol. şöyle yazıyor: "(M.Kemal ve pazarlığı yürüten İng iliz ajanının." (Hilafet. Kasımdan beri Ege'de açık ya da kapalı biçimde Yunan-İtalyan yarışması yaşanmıyor. hilafeti kaldırmak için buldukları bu gizli çözüm birdenbire devreye giriyor ve Barış Konferansı da hemen kabul ediveriyor! Bu iddiada bulunanlar. işgal kuvvetleri karargâhı görünümündeki bu mekânda.. Pera Palas'ta olan birtakım pazarlıkların eseridir ki bunun izah edileceği yer burası değildir. M. İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilebileceğini bildirir. İtalya'ya verilmesi ni kabul ederler.Dilipak da sessiz ve derinden giderek.212. 16 Aralık 1912'de atılır.Mısıroğlu. yüzlerce delegeden.Kemal'in] Pera Palas mülakatlarını (buluşmalarını) da buna eklemek gerek. saflarına çektikleri İtalya'yı ödüllendirmek için bir anlaşmayla İzmir ve çevresinin. 227 sayılı dipnot)283 □ A. 1917'de tahtını oğluna bırakmak zorunda kalacaktır. uzmandan."287 3. danışmandan.Kemal 30 Nisanda atandığına ve Dörtler Konseyi'nin İzmir'in Yunanlılara verilmesi hakkındaki kararının tarihi ise 6 Mayıs 1919 olduğuna göre. Lloyd George -Venizelos işbirliğinin temeli. Şimdi bu konunun kısa öyküsünü görelim.285 galip devletlerin böyle bir niyeti yok.5 Mayıs arasında yapılmış olması gerekiyor. Venizelos-Konstantin anlaşmazlığı giderek gelişecek ve Konstantin. s.Bu vurdumduymazlık sürüp giderse bir gün ne olur? □ K. s. Yunanlıların İzmir'e çıkartılmasına ne zaman ve nasıl karar verildiğini de şöyle anlatıyor: "Yunan'ın İzmir'e çıkartılması ve bundan dolayı bir Milli Mücadele ihtiyacının doğması.Mücahitler. "bütün Yunanlıları ve eski Yunan toprakl arını bir bayrak altında toplama gibi bir ülküsü (megali idea). 23 Ocak 1915'te. ileri sürülen bu pazarlıkların 30 Nisan.Kemal tüm ilişkilerini dahiyane bir ustalıkla sürdürüyordu.290 5.49) ". ya Bermuda çukuru kadar derin bir bilgisizlik içinde yüzüyorlar.289 Grey'in önerisi suya düşer.. ya da sağlıklarında çok ciddi bir arıza var. Ama Kral Konstantin'le savaşa girme konusunda anlaşamazlar." (S.. görevliden oluşan Barış Konferansında bu konu o güne kadar hiç görüşülüp tartışılmamış fakat M. 8/4.288 4.286 2.İstanbul'un o zamanki Hilton'u demek olan Pera Palas oteli salonlarında başlayıp Londra ve Ankara'ya kadar uzayan pazarlıklar. Yunanlıların İzmir'e çıkmalarının gerçek öyküsü 1. Yani bu tarihe kadar Yunanlıların.291 Kasım 1917'de Rusya'da kurulan yeni rejim. Çarlığın kabul etti- de bi an _8 . 1913'te Venizelos şöyle der: "Artık gözlerimizi Doğuya (Anadolu'ya) çevirme zamanı geldi.

İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilmesinin Yüksek Konsey'e önerilmesini.63) 2 Kasım 1918'de. İngiltere Dışişleri Bakanına bir mektup göndererek. Yunanlıların Anadolu Macerası.90)299 Kesin kararı Yüksek Konsey verecektir.295 (8) Venizelos isteklerini. Lloyd George'a gönderdiği bir muhtıra ile Yunanistan'ın Batı Anadolu'ya talip olduğunu resmen bildirir.Smith.. İzmir için Yunan ve İtalyan çekişmesi ve yarışması başlar. TKS Kronolojisi I. Ege Denizi'nin doğu kıyılarına kadar yayılmasına izin verilmeyeceğini ümit etmek isterim. 14 Ekim 1918'de.293 Bu isteğini. Anadolu'ya çıkacağız ve öyle ümit ediyorum ki içinde Rumların yaşadığı bütün illere girmemize göz yumulacaktır. bir oldu bitti halinde. s. s. 5 Şubat'ta.. (14) İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe. s. Yunan Propagandası. A. 63) (13) Komisyon."300 S.Komiser Yardımcısı Amiral Webb ve Y. İng.Sonyel.Pallis. Başbakan Venizelos'un. Lord Curzon'a. 3-4 Şubat 1919'da.294 (7) Ege'de ve Barış Konferansı kulislerinde. (Jeschke. Yunan birliklerinin de bu operasyona katılmasını' önerir.Belgeleri. 9 Mart'ta. 28 Mart günü Antalya'yı işgal eder. s. s. anlaşmanın kendi açısından geçerli olduğunda direnecektir.Komiserlik Siyasi Yardımcısı Yarbay İan Heathcote-Smith! (1. şimdilik kimseye açmaman ricasıyla bazı şeyler söyleyeceğim. Anadolu Üzerindeki Göz.23. iç bölgeleriyle birlikte bize verileceğine hemen hemen kesin gözüyle bakabiliyorum. Bu hareket ilgili taraflardan hiçbirisinin mutluluğuna hizmet etmeyecektir. Barış Konferansı. s. İng. Barış Konferansı'nın 'Onlar Şûrası' önünde sözlü olarak da açıklar. İtalya." (M..296 Venizelos. anılarında. 25. İzmir'e Yunanlıların çıkarılmasına karşı olan İstanbul'daki öteki iki İngiliz yetkilisini de açıklıyor: Y. Bütün Trakya'yı alacağız ve büyük devletlerle birlikte İstanbul'un da ortak hakimi olacağız. İng.48) ' (11) Yunanlı gazeteci ve işadamı Teodor Petrakopulos.61. s.ği bütün anlaşma ve yükümlülükleri tanımadığını ilan eder. çoğunlukla kabul eder.292 6. Yunanistan. İng.24)298 (12) İtalyanlar. On iki Adalar ve Kıbrıs için henüz sonuçtan emin değilim.86)297 9. Belgeleri. 30 Mart günü. (Jeschke. İngiliz-Yunan Dostluk Örgütü'nün propagandalarına fazla kulak verilmemesini öğütler.C.57) Dışişlerinden Vansittart da karşıdır. 3 Nisan günlü raporunda özetle şöyle der: "Yunan Krallığı'nın. (Jeschke.L. 25 Mart günü kendisine şunları söylediğini yazıyor: "Sana. 30 Aralık 1918 günlü uzun bir muhtıra ile pekiştirecektir. 'Bazı Türk topraklarının işgali gerekiyorsa.R. Belgeleri.61) (10) Amiral de Robeck. Londra'ya gelen Başbakan Venizelos.A. Belgeleri. (Jeschke. Savaşın sona ereceği belli olur olmaz. (Jeschke. de bi an _8 . s." (Aktaran D. vekili Repoulis'e şöyle yazacaktır: "İzmir ve Ayvalık'ın. en iyimser olanımızın bile hayalinden geçmeyecek ölçüde büyük ve güçlü bir devlet haline gelecek. (Jeschke. Konya ve Muğla'ya doğru yayılmaya başlarlar.Kitsikis. s. Yunan toprak isteklerinin bir komisyonca incelenmesine karar verir. Anlaşmanın hükü msüzlüğü İngiltere tarafından İtalya'ya bildirilir.

Yunan ordusunun İzmir'e çıkmasını kararlaştırır.302 (18) İtalya'nın Fiume'ye ve İzmir'e savaş gemileri yolladığını. Çanakkale Olayı.90) (19) 5 Mayıs günü Yüksek Konsey'de.Smith. Başkan Wilson'un Fiume sorunundaki tutumu yüzünden.89) D. şiddetle protesto edecektir. Barış Konferansı'nı terk eder. Biz Yunanlıların İzmir'e asker çıkarmalarını kabul etmeliyiz.Smith.L. Dış Politika."303 Başkan Wilson konuyu şöyle noktalayacaktır: "Niçin onlara şimdiden asker çıkarmalarını söylemiyorsunuz? Buna bir itirazınız var mı?" L.89. L. s.Kitsikis. Anadolu Üzerindeki Göz.Smith.93) Venizeloscu A. Lloyd George'a.A. Belgeleri." (Aktaran D. Churchill'in de karara kesinlikle karşı olduğunu vurgulamaktadır.. İng.L. 6 Mayıs günü. Yakın Doğu'da büyük olasılıklara sahiptir ve bu olasılıklardan yararlanabilmek için askerlik yönünden olabildiğince güçlenmeniz gerekir.George: "Hiçbir itirazım yok. İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesine şiddetle karşı çıkar. Ortadoğu'yu bir pastayı böler gibi parça parça etmeleri. s.İng. s.George'un. İngiltere Başbakanı L. Belgeleri. s. 4 Nisan'da yolladığı mektupta.C.62) (16) O tarihte Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Lord Curzon.Evans." (A.George'un danışmanı Harold Nicolson da şöyle diyor: "Bu cahil ve sorumsuz adamların. "Kışkırtıcı Yunan isteklerine karşı teslimiyet gösterilmemeli!" diyecektir.93. 90. Türkiye'nin Paylaşılması. (Jeschke.George 9 Mayıs akşamı Venizelos'la yemek yer ve özetle şunları söyler: "Yunanistan.Pallis.Pallis. s.162) (20) ABD Başkanı Wilson. Günlüğüne de şu notu düşer: "Bütün bunlar delilik!" (M. s. s. (M.58) (17) İtalyan Başbakanı Orlando." Clemenseau: "Benim de itirazım yok!" Böylece. (D.George ve Fransız Başbabakanı Clemenceau. Wilson'u Yunanlılara daha çok yaklaştıracaktır.A. 1. Türkiye'nin Paylaşılması. Barış Konferansının taraftar olduğu söylenen bu siyasanın bir felakete değilse bile geniş ölçüde kargaşalıklara yol açacağına dair kesin bir fikir birliği vardır.Smith. s. Anadolu Üzerindeki Göz.L. s.George şöyleder: "İtalya'nın bizi Asya'da bir oldu bittiyle karşılaştırmasına izin vermeyeceğimiz konusu nda bir kez daha diretiyorum."(S.163)305 L. Yunan Propagandası.L. s. Yunanlıların Anadolu Macerası. kuvvetli ve varlıklı bir devlet olarak görmek hususunda samimi bir arzu duyduğu gerçekti.91)304 Mareşal Wilson.R. Yunanlıların Anadolu Macerası. Pallis diyor ki: "L.Evans. Yüksek Konsey. s. İtalya'nın tutumunu daha geniş bir şekilde ele alırlar.Walder. A.68)306 de bi an _8 .Kitsikis. Orlando dönmeden bir gün önce.92. (L.A. s. (M. Bu arada J. Yunanistan'ı Ege Denizi ve Marmara'ya hakim." (M. Anadolu'nun Üzerindeki Göz. s.83) (15) İngiltere Genelkurmay Başkanı Mareşal Wilson da. İtalyan yayılmacılığı görüşülür.43) (21) L.Sonyel. 24 Nisan'da.301 Curzon özetle diyor ki: "Görüştüğüm bütün yetkililer ile danıştığım bütün kaynaklar arasında. bütün kabine üyelerine dağıttığı 18 Nisan günlü muhtırasıyla. bu kararın yeni bir savaşı başlatmak anlamına geldiğini söyleyerek. doğrusu dehşet verici bir şeydi. 2 Mayıs günü haber alan Başkan Wilson dehşetli sinirlenir: "İtalya'nın tutumu kuşkusuz saldırgan bir tutumdur ve barışı tehdit etmektedir!" İtalyanların tavrı.

Yunan Propagandası. İzmir istihkâmları. ABD Başkanı ile İngiliz ve Fransız Başbakanlarının.Mısıroğlu'nun iddiası doğru. acizane çalışmalarımın eseri olduğunu sanıyorum. Nerde onlar? Haydi.309 Bununla da bitmiyor. görüşler ve öneriler yer alıyor.Kitsikis. Harington.Satılmışoğlu ve K. basamak basamak gelişmiş. kesin karar için M. memurlar. İngiltere.(22) İtalyanlar. Birleşmiş Milletler adına Yunanistan'ın yönetimine bırakmayı teklif ediyorum.30) (23) 13 Mayıs günü Dörtler Toplantısı'nda Başkan Wilson şöyle diyecektir: "Yunanistan İzmir'in (kentin) bütününü alacaktır. sonuna kadar gizli kalması da imkânsızdır. kendisine bu haberi ileten Yunanistan'ın Londra Elçisi Kaklamanos'a şöyle yazar: "Verdiğiniz güzel haberler için teşekkür ederim. 12 Mayıs'ta Marmaris'i.Sabri Efendi. Öyle 30 Nisan -5 Mayıs arasına sığdırılabilecek basit bir sorun ve ayaküstü bir karar değil. A. D. s. Müttefik askerleri tarafından işgal edilir.307 (26) 15 Mayıs 1919'da İzmir'e Yunan çıkarması başlar. bu senaryoyla bağlantılı ya da böyle bir senaryonun varlığını düşündürebilecek bir ifadecik bulunmuyor. Londraİstanbul. Yunan Propagandası. kökü yıllar öncesine giden." (D. (25) 14 Mayıs'ta. bu konuyla ilgili küçücük bir işaret dahi yer almıyor. 2. bu konuyla ilgili belgeler gizlendi diyelim ama yayımlanmış binlerce belge var ve hiçbirinde. milletvekilleri. hakkında yüzlerce kitap yazılmış. Görülüyor ki Yunanlıların İzmir'e çıkması. düşüncelerini bütün çıplaklığı ile not etmiş olan Mareşal Wilson'un günlüğünde de. Şimdiye kadar çoktan. Londra-Paris arasında pek çok yazışma yapılmış olması gerekirdi. 11 Mayıs'ta Bodrum'u. (Jeschke. hükümet üyeleri. TKS Kronolojisi I. söz konusu senaryonun tam karşıtı olan kararlar. Ama böyle çok yanlı bir senaryonun planlanması ve aşama aşama uygulananabilmesi için bu işi en azından yüzlerce kişinin bilmesi.34) (24) Yunan çıkarma gemileri. Anılarında nice devlet sırrını açıklamış olan Churchill'in yazdıklarında da. bu binlerce sıradan ya da gizli belgede. . sadece gülünç bir iddiadır.Ryap ve Bennett'in anılarında da bir ipucu yok. bir yerden sızıp açığa çıkması gerekirdi. 13Mayısta Kuşadası'nı işgal ederler. s. Diyelim ki M.200) Bu olayın çok kısa ve belgeli öyküsü de böyle. Bir de Türk cephesi var.Kitsikis. bu beklenilmez durumdan kuşkuya düşüp sebebini araştırmaz ya da hiç olmazsa bu kuşkuyu belirtmezler miydi? de bi an _8 . Bu haberlerin. 1. İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesini 30 Mart'ta uygun görmüştü. askerler. Komisyon. 13 Mayıs günü yola çıkarlar. İlin geri kalan kısmınıda.308 (27) Silah taciri Basil Zaharof. Zaten birçok insanla bağlantılı olan bu çaptaki ve çok uzun süreli bir operasyonun. Ankara yönetimine el altından yardım ediyor olsaydı." (D.Kemal'den gelecek cevabı beklediklerini ileri sürmek. son yüzyılın en önemli ve acı olaylarından biri. 3. Barış Konferansı'nın içyüzünü hiç çekinmeden anlatan Nicolson'un kitabında da. s. Tersine.

211. s.Kemal ile bozmuş birinin anılarında bile böyle bir kuşkunun gölgesine rastlanmıyor. A.313 8/6. Fransızlara karşı verilen silahlı mücadele! Kurtuluş Savaşı gibi çok aşamalı. 109-112. s.Rıza Nur gibi kafayı M.Vakkasoğlu. GRYT Ansiklopedisi.35. olayların başka türlü gelişeceğini. çok yönlü.140 vd. s. İttihat ve Terakki Cemiyetinin bilinen programına rağmen bir de gizli programı (?) vardı ki bunda.C. R.Orbay'ı.. K.F. halkın çabuk uyanmasına sebep olduğu doğrudur.□ K. Kurtuluş Savaşı bir bütündür. 'kanaat'. 250. an _8 . 248. birkaç belgeyi ya da olayı değerlendirerek yorumlamaya kalkışanların yanlış. çok ayrıntılı bir olayı. s. İngilizler ile M. 53-55. Milli Mücadele'yi genişletip hızlandırdığı.C. bu daha da iyi anlaşılacak.Mısıroğlu'na göre bunun sebebi. Son Bozgun..Cebesoy'u bir yana bırakıyorum. s. 61. 3. Ankara ile İngilizler arasındaki ilişkiler topluca incelenirken. eğer Batı Anadolu'yu Yunanlılar yerine bir büyük devlet işgal etseydi.Kemal Paşanın sonradan gerçekleştirdiği inkılapların cümlesinin mevcut olduğu iddia edilmiştir. 3. hatta gülünç sonuçlara varması. yalnız birkaç Vahidettinci tarafından ileri sürülen bu iddiayı ciddiye almıyor? Pek kaba ve maksatlı bir yalan da ondan. meğerse şuymuş: "M.C.310 Yunan işgalinin. CG Yol. yalnız bir açıdan inceleyerek. 1. Dr. Yaz gitsin! Biri inansa.. hatta Milli Mücadele'nin başlamay acağını iddia ya da ima ediyorlar. Bu gelişmemiş çocuk masalını savunan öteki tarih yazıcılarından bazıları: V.Kemal Paşanın koyu bir İttihatçı olduğu ve kamil yaşına kadar da bu siyasi fırkanın içinde ve onların fikirleriyle yoğrulduğu muhakkaktır.. yalnız bir ucundan tutularak açıklanamaz.Karabekir'i. M.90-105. 118. neden bu oyunu bugüne kadar ortaya çıkaramadı acaba? Ve neden hiçbir tarihçi." (Hilafet. kârdır. Kanıta manıta gerek yok. 279 vd. A.Kemal neden kolayca uzlaşmışlar? bi K. Hilafetin ilgası (kaldırılması) keyfiyetinin ise İttihatçılarca çok önceden düşünülüp planlandığı fakat buna fiilen imkân bulunamadığı yaygın bir kanaattir. Yoksa bunlar da İngiliz ajanı mıydı? Ya Yunanlı ya da Müslüman araştırmacılar? Yakın tarihi didik didik eden yüzlerce araştırmacıdan hiç değilse biri.Mısıroğlu'na göre iki muamma □ "Günlerdir oyalanan M. 4. Lozan.Dilipak. • Bazı yazarlar. 244.121)312 Alternatif tarih yazıcıları için düşünceleri doğrultusundaki 'bir söylenti'. 293 vd. 188. kaçınılmaz bir durumdur. 'bir iddia' hatta 'dedikodu' yeterli.163.Kemal Paşa için tam hareket edeceği gün 'İngilizler de 8/5. çok cepheli..311 Ama bu iddiada bulunanların unuttukları bir olay var: Güney Anadolu'da.

M. M.Türk Tümeninin karargahı ile 45. K.82) Mısıroğlu durumu yine çuvala sığdıramadığı ve senaryosuna uyduramadığı için çaresizlik içinde. s.Alay. Havza'da 56. yine 'muamma' deyip geçiyor. daha sonra da devam etmiştir ki bunun pek çok örneğinden bir ikisini gösterelim.Kemal'in Anadolu'ya gidişi kendi bilgileri ve izinleri dışında olmuş gibi.Kemal'i.Kemal'in hemen geri çağrılmasını nasıl açıklayabilir? Çaresizlik içinde.tarafından yakalanıp tutuklanacağı' söylentisi çıktı. İngilizlerin çıkardıkları kanlı ve kansız zorlukların ve sorunların başlıcalarını. 163) 'Pek çok örnek' diyor ama bula bula ancak aktaracağım örnekleri bulabilmiş. M.Alay bulunuyordu. Eskişehir'deki Kuva-yı Milliye Komutanı Atıf Bey dışında. Şimdi Mısıroğlu'nun. iki tarafı karşı karşıya getirmek ve İstanbul hükümeti ile Halifeyi.314 2.. geri çağırması için Bab-ı Ali'ye baskı yapmaya koyuldular? Doğrusu bu bir muammadır. Merzifon'da 10. güya ona engel olmak yoluna gitmeleri ve bu maksatla İstanbul hükümetlerince Kuva-yı Milliye'nin takbihini (suçlanmasını) istemeleri. Bu tarz hareketle İngilizler. hayli eğleneceksiniz.Kemal el çabukluğuna getirip tutuklanmadan gemiye bindi diyelim.315 Komutanını üç buçuk düşmana teslim etmiş birlik var mı tarihte? Kaldı ki İngilizler. bir de güçlü oldukları ve hükümetten destek gördükleri İstanbul'da gösterebilmişlerdir. Bakalım buna benzer kördüğümleri çözmek.Mücahitler. sanki M." (Hil afet. Amma Samsun ve Merzifon havalisinde İngiliz askerleri yok muydu? Neden onu tutuklayıp İstanbul'a göndermediler de.. M." (Hilafet. milli gaye aleyhinde göstererek halkın gözünden düşürmek maksadını gütmüşlerdir. dördüncü bölümde topluca göreceğiz. s.Kemal'i geri çağırmalarından ve İstanbul hükümetinden Kuva-yı Milliye'yi suçlamasını istemelerinden mi ibaret? Olmadığını elbette kendi de biliyordur ama senaryosuna ters düştüğü için hepsini yok sayıyor. 160) 1.Mısıroğlu'nun. Samsun'da ve Merzifon'da bulunan birkaç yüz askere güvenip de mi tutuklayacaklardı? O sırada Samsun'da 15. İngilizlerin milliyetçilere çıkardıkları zorluk. Tuhafı şu ki haydi M.Kemal ile İngilizler arasında gizli bir anlaşma olduğunu ileri süren bir yazar.Alay. □ "İngilizler.Kemal -İngiliz ilişkisini kanıtlamak için ileri sürülen örnekler ve doğruları Mısıroğlu diyor ki: "İngilizlerin Kuva-yı Milliye'ye karşı bu ilgileri. s. Amasya'da 5.Alay.Kafkas Tümeni karargahı ve 9. İngilizler. 8/7. ne zaman nasip olacak?" (S. mütarekenin başlangıcında Batum'da. Örnekleri görünce. yalnız M. Anadolu'da bulunan hangi komutanı. meri (yürürlükteki) kanunlar önünde açıklanması imkansız bir muammadır. 'sobe' deyip kaçıyor. subayı hatta hangi eri tutuklayıp da İstanbul'a getirebildiler ki? Bu cesareti. binlerce olay ara- de bi an _8 . İngilizlerin bu fırsatı kullanamamış olmasına üzüldüğü anlaşılıyor.

s. Harbiye Nezaretinin kendisine de aynı gemi ile İstanbul'a dönmesini emrettiğini' bildirir. 'İstanbul'dan bir İngiliz gemi-siyle Albay [Çolak] Salahattin Beyin 3. 14 Temmuz 1919'da M. s. bu adı Sally Flood diye veriyor) Ali Fuat Paşanın yanına bir kurmay binbaşı ile Eskişehir İngiliz kontrol subaylarından oluşan bir heyet gönderdi.1210. Hamit Bey İstanbul hükümetince atanmış ve İstanbul hükümetini temsil eden bir yönetici. oldukça tutarsız biridir. Pontus olayları dolayısıyla gerginliğin arttığı şehirde. 3.Kemal'in önerisiyle tayin edilmiştir. 1. kaynak: yine Nutuk) Hamit Bey Mülkiye'den 1902'de mezun olmuş eski bir idarecidir.Kemal Paşa. Samsun'daki İngiliz subayına bildirmiştir. hiç olmazsa bizim de görüşümüzü almalıydı. 'İngilizlerin ahval-i dahiliyeye (iç de bi an _8 . 1 sayılı dipnotun 4. (Nutuk. geçimsiz. ıkına sıkına sinekten yağ çıkarmaya çalışıyor. 1. derhal verilmesi doğal olan hüküm. 3.C.317 Albay Selahattin'in Albay Refet Beyin yerine gönderilmesinin sebebi de şu: Albay Refet Bey. 38. ateşle karşı koyacağını.Kemal'in İngilizlerle ilişkili gibi görünen herkesten kuşkulandığını gö sterir. Refet Bele.C. O tarihte daha Erzurum Kongresi bile toplanmamış. maddesi.Kolordu Komutanlığı görevini devralmak üzere geldiğini.Şimşir. D. M.1919 günlü bir telgraf dolayısıyla yer almıştır.Avcıoğlu. (S.43)318 □ "M. M. Samsun'daki İngiliz subayının. kaynak: Nutuk) Nutuk'ta bu konu.Kemal'i ve milli hareketi desteklemekle ne ilgisi var? □ "25 Eylül 1919 tarihinde yani daha Kuva-yı Milliye'nin herhangi bir varlığı görülmeden önce. Merzifon'a İngiliz askeri yollanırsa.. İngiliz Belgelerinde. Bu heyet... yerinde bırakılması için İstanbul hükümetine başvurmuşlardır. Samsun Müfettişliğine (doğrusu: Mutasarrıflığına) Ha-mit Bey adında birini tayin ettirmişti.163. General Salliklad (Jeschke.320 Ama Samsun'da asayişin düzelmesine yardımı olur. s.7. s. İstanbul-Anadolu ayrılığı söz konusu bile değil." (Nutuk. ilgili belgeler: B.42.Kemal'e.145.41.Tansel. Refet Bele de. Milli Kurtuluş Tarihi.C.37) Bu olay ve M.N.C." (Hilafet.Kemal'in yorumu. az-çok güvenli bir ortam sağlamış olan Hamit Beyin yerinde kalmasını istemesinin. 163. 1. Deli Hamit diye ünlü. Samsun'daki İngilizlerin de Hamit Beyin yerinde kalması için İstanbul'a başvurdukl arını yazar. 'İstanbul hükümetince görevinden alınmış olduğunu duyduğunu' bildirir.sından bulup da kanıt diye ileri sürdüğü bütün örnekleri aktarıyorum: □ "Albay Salahattin Beyi (Köseoğlu)316 Anadolu'ya bir İngiliz gemisi götürmüştür.Kemal bu durumu şöyle yorumluyor: "İtiraf etmeliyim ki bu tarz ve tavırdan memnun olmadım.Kolordu Komutanı Refet Bele'den gelen 13. Refet Beyin benimle olan işbirliği İstanbulca biliniyor. 2. M. Refet Bey komutayı ona vermede acele etmemeli. Salahattin Bey onu değiştirmek için hem de bir İngiliz gemisi ile geldiğine göre. bu kimsenin İngiliz görüşüne hizmet edeceği için kendisine güven duyulduğudur..39-43) Mısıroğlu.36. Mondros'tan Mudanya'ya. Samsun Mutasarrıflığına319 Refet Bele'nin tavsiyesi ve M." (Hilafet. s.C. Bu kimsenin daha sonra Dahiliye Nazırı ile arası bozulduğu için görevden alınmasına karar verildiği halde İngilizler. İngilizlerin Kuva-yı Milliye'ye destek verdiğini değil. s. Bu hüküm bir zan (sanı) gücünde olsa bile.

Trabzon Muhafaza-yı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin İl Kongresi. Yunan. 16 Ağustos 1919. işte bu gelişmelerdir. Balıkesir (2." (Hilafet. ve 2. O kadar ki Yunan Komutanı. Balıkesir (3. s. İstanbul hükümetinin engelleme girişimleri üzerine Sivas Kongresi. Kars Büyük Kongresi. 'Tam bir Türk seferberliği (!) karşısında bulunduğunu' bildirecektir. Erzurum Kongresi. Nazilli (1. Muğla Kongreleri. kaynak: Nutuk) Mısıroğlu'nun Kurtuluş Savaşı'nı hiç bilmediği.) Kongresi. 25 Eylüle kadar bütün Ege ve Kocaeli'nde. 1. açıklama yapmadan önce. 6 Ağustos 1919. Bu tepkilere yol açan olaylardan bazılarını ve İstanbul'un vurdumduymaz ve olumsuz tutumunu görmüştük. örgütlenmiş ve silahlı direnişe geçmiştir. 1 ve 5 Haziran 1919. Alaşehir Kongresi. ilk tepkiler bireysel ve yereldir. 17 Haziran 1919. 2. Nazilli (2.) Kongresi. bu kadar çabuk silkinip ayağa kalkmış olan milleti ile gurur duyar ve İngilizlerin neden böyle davrandıklarını kavramaya çalışır.322 Kuzeydoğuda Karadeniz şeridi boyunca ve Doğuda da bütün sınır ve sınır ötesi Türk kesimlerinde çete/kuva-yı milliye/milis birlikleri kurulmuş. 19 Eylül 1919. 1.164. '25 Eylül 1919'da Kuva-yı Milliye'nin herhangi bir varlığı görülmediğini' ileri süren yazara. 16 Eylül 1919. Bu gelişmelerden sonra İngilizler. Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi'nin kuruluşu. Özel sebepler de şunlar: a. İzmir Müdafaa-yı Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti'nin İzmir Kongresi. 23 Temmuz. 1919 Sivas Kongresi. 3. Zamanla gelişip birleşerek.321 Güneyde. bir daha ve pek görkemli bir biçimde açığa çıkıyor. genişleyip yaygınlaşabilecek.) Kongresi. çok gerekmedikçe. 11/12 Eylül günü İstanbul'la haberleşmenin ve ilişkinin kesilmesine karar vermiş ve karar bütün illere duyurulmuştur. 3 Kasım 1918. Vilayat-Şarkiyye Müdafaa-yı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin Erzurum İl Kongresi. Tabii. Ayrıca.Fuat Paşaya birkaç subay yollayarak çatışmayı engellemek istemesinin genel sebebi. daha Haziran 1919'da Venizelos'a telgraf çekerek. yeni bir savaşa yol açacak her türlü çatışmadan uzak durmaya çalışacaklardır. birkaç varlık örneği hatırlatayım.olaylara) ve Kuva-yı Milliye'ye katiyen (kesinlikle) müdahele etmeyeceklerine (karışmayacaklarına)' dair söz verdi. Örgütlenmeler: 7 Kasım 1918. Bu karara uymayan bir iki yerin yöneticisi de bi an _8 . Yani halk çoktan uyanmış. 17 Mart 1919. 13 Şubat 1919.) Kongresi.323 General Sally Flood'un A. genel bir anlam kazanacaklardır. Balıkesir (1.) Kongresi. 4 Eylül. belki o büyük yıkımın altından. 28 Haziran 1919. Fransız ve Ermeni birlikleri ile Rum ve Ermeni çeteleri ile çarpışmaya çoktan başlamışlardır. 26 Temmuz 1919.

üstelik aynı gün (21 Eylül) İngilizler ile milliciler arasında.461.329 Merzifon'un boşaltılmasında Reşitbeyzade Sırrı Beyin teşkil ettiği mahalli kuvvetin büyük hizmeti olmuş. 2.Başlarken.264)330 Anadolu'da sıkışan İngilizler.Danişment versin: "Bunun sebebi. özellikle Eskişehir'de bulunan birliği takviye ederler. Kütahya'da silahlı çatışma çıkar. Telgraf hatları kesilir. Kuva-yı Milliyece 'pek memnun oluruz' cevabı verildi. İstiklal Harbimiz. sonra da ahkâm çıkarıyor. Ankara'ya gidemez. 4.Kronolojisi. Bunun üzerine İngiliz generali. b.H.□ "Yine aynı tarihlerde İngilizler. kaynak: Nutuk) Bu iddianın cevabını. s. Kiraz Hamdi Paşa apar topar İstanbul'a kaçar.M.324 Eskişehir'deki Kuva-yı Milliye Komutanı Yarbay Atıf Beyi de 7 Eylülde tutuklayıp İstanbul'a gönderirler. M.61) Bunun üzerine Kuva-yı Milliye. İstanbul'un işgali üzerine onlar da tutuklanırlar. Mısıroğlu olayın yalnız ilk evresini anlatıp ortamı ve sebepleri açıklamıyor. Ankara'daki 20..Danişment. 21 Eylülde birkaç subayını yollayarak Ali Fuat Paşayı uyarır ama kuşatma kaldırılmaz. Bilal N. İstanbul Hükümetleri. c. Dr. Eskişehir'i de boşaltarak. İngilizler Kütahya'yı bırakmak zorunda kalırlar. İngilizler.327 Olay bu. s. S. T. 2 Ekimde Damat Ferit istifa edecektir. Merzifon'dan Samsun iskelesine gidinceye kadar hırpalamıştır. Vahidettin'den yana bir tarihçi. s.Eskişehir'den ayrılmaya zorlamaktır. (Gökbilgin.352. bu kuvvet İngilizleri. s. İstanbul hükümeti de. İ.C.Ali Fuat Paşa da.Hatıraları. M. ayrıca S. İngilizleri ve İngilizcileri .164. d.M. (29 kişi. Kuva-yı Milliye'yi bastırmak için yeni bir kuvvet oluşturmaya kalkışır.325 Bu arada Mutasarrıf Hilmi.326 1/2 Ekim gecesi Eskişehir halkı.579. s. 25 Eylülde. İzmit'e çekeceklerdir.. Dış Politika 1. General Sally Flood.316 vd. Kiraz Hamdi Paşa Eskişehir'e gelir.F. dipnot 47)] bi an _8 ." (İ. Kuva-yı Milliyeciler demiryolu köprüsünü attığından. Anadolu'da harekât-ı milliyenin gelişmesinden dolayı.Tahsin Beyle birlikte birkaç milliciyi öldürtecektir. 4 Ekim günü Mutasarrıf Hilmi öldürülür. Merzifon'da bulunan İngiliz kuvvetlerinin geriye alınması halinde. Amaç. Malta Sürgünleri.Akşin..Kolordu Komutanlığına emekli Kiraz Hamdi Paşayı atar. orada kalır ve Mutasarrıf Hilmi Beyle birlikte. Onlar da Merzifon'daki kuvvetlerini.R. Ali Fuat Paşayı bir mektup ile tehdit eder..H. Osm. 'Kuva-yı Milliye'nin memnun olup olmayacağını' sordular.Karabekir.Sonyel. s. çoğunlukla milis birliklerinden kurulu bir kuvvet ile Eskişehir'i kuşatır. Doğu Anadolu ile Batı Anadolu'yu birbirinden ayırmak ve milliyetçilerin birleşmesini önlemek amacıyla İzmit-Eskişehir-Konya demiryolunu bütünüyle denetimleri altına alır. s. Eskişehir'de de yönetimi ele alır.C. gelişimi aktarmıyor. ağırlıklarıyla birlikte önce Samsun'a. s. cephe daraltmak için 4 Ekimde Samsun'daki asker- de arasında Eskişehir Mutasarrıfı Hilmi Bey de vardır. oradan da İstanbul'a çektiler. K. 147) Anadolu'da pek az İngiliz subayı ve askeri kalır.C. Eskişehir'deki millicileri yıldırmak için İngilizlere dayanarak sıkıyönetim ilan edecek.328 İngilizler bir süre sonra. İngilizlerin tehlikede kalmış olmalarıdır." (Hilafet. (A. ayaklanacak.Cebesoy.Şimşir. Anadolu demiryolunu denetim altında tutan 3 taburu.

331 □ "1919 yılında Sultan Vahideddin. İstiklal Harbimiz." (Hilafet. 165. Bu sayfanın sayısı 2.Ertürk'ün İki Devrin Perde Arkası adlı kitabı. M." (Dış Politika. s. bu itirafla. Anadolu'ya gitmek üzere iken İstanbul'da Ruslarla temasta bulunmuştur. M." (Hilafet.Kemal'in Rauf ve Kara Vasıf Beylere yazdığı iki mektubu aktarıyor.338. Rus Albayı İlyaçev ile M.) K. 'Bu mütareke şartlarına aykırıdır.333 □ "Ayrıca.leri de İstanbul'a çekeceklerdir. Albay İlyaçev. s.Karabekir'in İstiklal Harbimiz kitabına dayanarak. s. imiş. İlyaçev konusundaki yanlışlarını kolayca fark edip düzeltebilirler. Kara Vasıf Bey de.618 vd.Sonyel gibi çalışkan bir bilim adamı bile. s. İtilaf devletleri temsilcileri buna asla izin vermediler. Ankara'ya yollar (Nisan 1920). 3.C. M. İlyaçev ile ne 'Anadolu'ya gitmek üzere İstanbul'da iken' görüşmüştür. bastırmak için kuvvet kullanmak istediğini itiraf etmiş!332 Ee. K. terhis yerine yeniden silahlanma mı yapacağız?' dediler.579-582. (Budiyenni'nin anılarına dayararak. Albay Budiyenni başkanlığındaki bir heyetle görüşmelerde bulunduğu bilinmektedir. Albay Budiyenni bu tarihte. 342)334 1. İstiklal Harbimiz adlı kitabın ilgili sayfalarını dikkatle okurlarsa. 2. Baha Sait'in yaptığı anlaşmanın üzerinde bile durmaz. kaynak: K.baskıda. ne de Ankara'da. Bu temaslarda. Anadolu'daki isyanı bastırmak üzere güvenilir kuvvetlerinden iki tümen teşkil edip Anadolu'ya göndereceğini söyleyince.s." (Hilafet. onun yaptığı bu yanlışlık sürüp geliyor.165.83) Oysa İstiklal Harbimizin bu konuyla ilgili sayfalarını (2. Türk-Sovyet İlişkileri. de bi an _8 ..Kemal Paşa. bütün iddiaları gümlemiş olmuyor mu? □ "M.Kemal'in İstanbul'da Albay İlyaçev ile görüştüğünü ilk defa kimin yazdığını saptayamadım ama ilk yazan her kimse. S. bu garip anlaşmayı.Karabekir'in kitabının o sayfalarını okumaya zaman ayıramamış ki aynı yanlışı yapıyor.Mısıroğlu bile Vahidettin'in Milli Mücadele'yi desteklemediğini.Kemal. 591595) dikkatle okuyanlar görürler ki Karabekir. kaynak: Masalcı H. Volga kıyısında Çaritsin çevresinde çarpışmaktadır. Diyor ki: "[M. S. s.Kemal Paşa arasında neler görüşüldüğü bugüne kadar açıklanmamıştır.Karabekir.Kemal'e. Kısacası. M.onaylaması için M.R. Samsun'a çıktıktan sonra Havza'da. Karakol Cemiyeti'nden Baha Sait'le Baku'da yapılan anlaşmayı onaylatmak için 1920 yılının ilk aylarında İstanbul'a getirir ve Kara Vasıfla ilişki kurar. İstanbul'da iken İlyaçev adında bir Sovyet albayıyla görüşmüştür.s. 1. Bu belgelere göre olayın aslı şu: 1. s. Mısıroğlu ve bu masala inananlar.Kemal'in İstanbul'dayken İlyaçev'le görüştüğünü yazmıyor.. sadece Baha Sait'in mektubu ile Baku'da yaptığı 11 Ocak 1920 günlü tuhaf anlaşmanın metnini. tabii onaylamaz da.Kemal] Karabekir'in açıkladığına göre. baskıda 593'tür.Yerasimos. bu sırada Ankara'dadır ve Meclisin açılışı için hazırlık yapmaktadır. Buradaki müzakereler tam yirmi iki gün sürmüştür. 164) K.

D.Karabekir'e uzun bir mektup yazarak. 1979) 4. Gerçekten böyle bir temas olsaydı. sayfalarında da.) 3.Kemal Paşa ile görüşüp anlaşmaya imale eden (yönlendiren) İngiliz entelijansına (gizli servisine) mensup kimseler olmuştur (!). İngiliz belgelerine dayanarak açıklamıştı!337 □ "[K. M. Mısıroğluda hiç incelemeden kopya çekip. İstiklal Harbimiz. yanlış bilgi vermeye aynı hızla devam ediyor: Batum. Çünkü bilhassa İstanbul'daki görüşmelerin antikomünist Ruslarla olmak ihtimali galiptir (çoktur) (!).Günlüğü. 27." (Hilafet. s. M. Havza'dan K. s. sayfalarını gösteriyor. Budiyenni'den ya da herhangi bir Sovyet kurulundan söz etmemektedir.59 vd.von Mikusch'un 164 ve 292. daha 24 Aralık 1918 günü. daha İstanbul'dan ayrılmadan.□ "İhtimal ki Rus heyetini M. küçük bir kasabada ve kalabalık karargâh mensuplarından gizli olarak gerçekleştirildiği de düşünülemez. son cümle için dayanak olarak Dagobert von Mikusch'un kitabının 164 ve 292. kendi fikirlerine çekmeye çalışmışlardır. Sovyetler-Ankara ilişkileri hakkında bazı bilgiler verdikten de bi an _8 108. bu görüşü kuvvetlendirmektedir.Ertürk'ün yanlışına kuyruk takıyor. böylece H. 1. dipnot 87) Eğer aynı anda iki yerde bulunabilmek gibi bir kerameti yo ksa. 338-339. (Çev: A. Mısıroğlu. Sovyetler'e ilişkin görüş ve bilgileri bildiren Binbaşı Hüsrev Gerede de. yazdığı gibi sonra değil.R.Kemal.Budiyenni'nin Havza'da olması mümkün değildir.(!) Fakat Samsun'daki görüşmelerin (Havza demek istiyor) komünist Ruslarla olduğuna da şüphe yoktur. H.Kemal-Budiyenni görüşmesinin masal olduğunu kanıtlamış: Atatürk'le İlgili Olarak Uydurulmuş Bir Hikâye. (TİH.510 vd.166) S.) 1.Mısıroğlu. 12 Haziran'da Amasya'ya geçmiştir! (KA. kesintisiz sürüyor! □ "Ruslar bu sıralarda Balıkesir'de bulunan Kazım (Özalp) Paşaya da gizli bir Rus delegesi göndererek. Sözü neden uzatıyorum ki? Mete Tuncay. s.161) 2. Bilim Y. 'görüşmelerin tam 22 gün sürdüğünü ' iddia ediyor. Bu temasın." (Hilafet.. Sovyetlerle kurulan bu ilk temas hakkında. İngilizlerin daha sonra komünizme karşı Batum'a çıkarma yapacak kadar ileri gitmeleri.) Yani yutturmacılık yöntemi. Yorumlarının hüzün verici naivliği bir yana.8792)336 . yer almamaktadır. 'M. M. (K. İstanbul.Hasanoğlu. SSCB Bilimler Akademisi tarafından hazırlanmış olan 'Ekim Devrimi Sonrası Türkiye Tarihi' adlı kitapta da bu uydurma. s.Kemal Havza'da 22 gün kalmıştır' diye yazıyor.Kemal.Ertürk. 2. arkadaşlarına bilgi verirdi.s. 165.İngiliz Tümeni tarafından işgal edilmiştir. sayfalar. Esasen M.Karabekir. İngiliz entelijansına mensup bazı kimselerle de gizlice görüşmüştü. bu gizli Rus delegesinin (!) bir İngiliz ajanı olduğunu.335 5.c.Sinan Yıllığı/1973. Bu konuda bir belge olmadığı gibi hiçbirinin anılarında da böyle bir bilgi yer almıyor. s. Mısıroğlu'nun iddiasına dayanak olabilecek tek kelime yok! (Türkçe çeviride 190-191.Kemal Havza'da 17 gün kalmış (25 Mayıs-11 Haziran). K.Sonyel.Mısıroğlu'nun bu kitabının yayımlanmasından yıllarca önce.

Kemal sizinle görüşmeye pek hevesli' dediği anlaşılıyor.1. s.Kemal ile İngilizler. İngiliz Belgeleri. (1-4.) . Henry ve Stourton. 'M. Mesela '1921 senesi[nde] M. bir görüşme yapıldığı doğrudur. Ama Refet Paşanın söylediklerinin. 2. İstanbul'un işgali üzerine M. madde için." (Hilafet. orijinal metin: s.CXXI." (Görüşmenin tutanağı:Bilal N.341Henry'nin İnebolu dönüşü.339 ayrıca der ki: "M. Hilafeti halkın gözünden düşürmek için İstanbul'daki işgal kuvvetleri ile Ankara'daki M. Edgar Pech'in kitabının 200. madencilikle ilgilenmektedirler. Mısıroğlu öyle münasip görüyor. bu konuda 1919'da. Saltanat ve Hilafete ilişkin birtakım siyasi meseleyi de söz konusu etmişlerdi. evvelki taahhütlerdi (önceki söz vermelerdi).340 4.Kemal Paşa. kısaca söylemek gerekirse. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi bir de bi an Doğrular: _8 sonra diyor ki:] Teferruatına giremediğimiz böyle bin türlü tehlikeli faaliyet ve propagandanın ortaya çıkmasına sebep neydi? Hiç şüphesiz. genel konularda da yuvarlak sözler etmiş. Edgar Pech. bu iki İngilizle hayli dalga geçmiş. sayfasında. s. ilk adımı o atmalı!" 3.Şimşir. Mısıroğlu'nun iddiası ile bir ilgisi yok! Çünkü Refet Paşanın söylediklerinin özeti şöyle: "Türkiye meşruti bir Hükümdarca yönetilecek ve bu Hükümdar aynı zamanda Halife olacaktır. birinci derecede Rusya'ya şirin görünerek bir parça yardım koparmak! Yahut da evvelce arz etmiş olduğumuz üzere. 172. Refet Paşa ile 12 Haziran 1921'de görüşen Henry ve Stourton. Sakarya'dan İzmir'e. Henry'den. Harington'un erkan-ı harbiyesi ile ilgileri yoktur. Les Allies et Turqui. Anadolu'da dört cephane fabrikası olduğunu' söylemiş. sel yüzünden İnebolu'dan ileri gidemez ve İnebolu'da bulunan Refet Paşa ile görüşürler. gayet akortlu (uyumlu) bir şekilde faaliyette bulunmuşlardır. özet: s. Stourton'un raporundan anlaşıldığına göre Refet Paşa.)343 6.Kemal'in askeri niyetleri hakkında bilgi toplamasını ister. 3. sonunda Ruslara veda ederek İngilizlerle kayıtsız şartsız beraber olmuştur. s.200) Bu anlaşma gereğince. B. İnebolu civarında bir çiftlikte toplanarak siyasi ve iktisadi şeyler görüşürler.165.Şimşir.68-136)342 5. Mesela son olarak 600 top sağlandığını. Harington'a. ' (Kaynağı. İnebolu'ya geçmek için izin istedikleri zaman General Harington. İstanbul'da Hilafet ve Türkiye'nin geleceği hakkında kesin anlaşmaya varmışlardı? Bu yeni anlaşmanın sebebi ve gereği ne? Ne olacak.Kemal'in tutuklattığı İngiliz askerleri ile M.Kemal ile ilişki kurmaya çalışacak ama Henry'in sözünün doğru olmadığı ortaya çıkacaktır. hani M. Bu hareket tarzını zorunlu hale getiren amiller (etkenler) Lozan'da ortaya çıkmıştır. Harington bu bilgiyi ciddiye alarak M. ticarete başlamış iki eski İngiliz subayıdır.Kemal İngilizlere yaklaşmak istiyorsa. bu ilgi ile İngilizleri korkutmak!338 Ancak M Kemal Paşa.N. Bunun da sebebi. Saltanat ve Hilafet hakkında da çok kısa da olsa.Kemal tarafından tayin edilen Refet Paşa ile Harington'un Erkan-ı Harbiyesinden gönderdiği murahhaslar (delegeler)..453 vd.C.

Şimşir.Komiser Amiral de Robeck. Hatta Ankara'ya kaçacak mebusların pek çoğunu. M.C. a..Kemal karşısında İngiliz aslanının prestiji sarsıldı.N. İstanbul'un resmen işgaline ve onunla birlikte başka önlemlerin de alınmasına karar vermelerinin sebepleri ve belgeleri. M. Hakikaten İstanbul'daki Meclis-i Mebusan'ın dağıtılmasında. Müttefiklerin. Sivas Kongresinin toplanması. M. artık ordunun silahlarını toplayamaması.g. 173) Siz hiç bu kadar sunturlu bir palavra duymuş muydunuz? İngilizlerin Meclisi basmaları ve bazı milletvekilleri ile birçok milliyetçiyi tutuklamaları. 'heyet-i nasıha' adı altında yine kendileri götürmüşlerdir. TKS Kronolojisi I. Askeri kuvvet kullanmak icap edecek. Ankara'nın kuvvetlenmesini ve siyasi faaliyetlerin merkezi haline gelmesini istemek gibi anlaşılması güç bir İngiliz siyasetinin ilgisi olduğunda şüphe yoktur. Bu yeni Türkiye'ye barış şartlarını empoze etmek kolay olmayacak.. (Jeschke.Ferit hükümeti istifa etti.. bugün bambaşka bir Türkiye var.Komiser de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Anadolu'daki milli hareketin baskısıyla D. • İstanbul'un resmen işgalinin gerçek öyküsü Erzurum ve Batı Anadolu kongreleri. mebusların (milletvekillerinin) Ankara'ya gitmeleri ve bu suretle İstanbul'u çökerterek orasının güçlenmesini sağlamak içindi.Ferit istifa eder.72) de bi an _8 . s. s. bütün ciddi kitaplarda var.Kemal Paşa ve Rauf Orbay ile anlaşarak yapmışlardı. bütün işgal güçlerini tedirgin etmeye başlamıştır." (Hilafet. 10 Ekim 1919: Y. 1. Mütarekeyi imzalayan Türkiye'nin yerinde. 2 Ekim 1919: Ali Rıza Paşa hükümeti kurulur. Olaylar şöyle gelişir: 9 Eylül 1919: Y.344 Bu ne bitmez tükenmez yalan yağmuru! □ "İngilizler bu hususta o kadar /mahirane (ustaca) bir siyaset takip ettiler ki İstanbul'daki Meclis-i Mebusan'ı basıp dağıtmaları bile. İstanbul'un resmen işgali kararı ile bağlantılı bir olaydır. s. Curzon'a şunları yazar: "M. İstanbul yönetimiyle birlikte İngilizleri de çok rahatsız eder. TKS Kronolojisi I.Ulubelen." (Jeschke.345 İstanbul'un işgaline yol açan olayların ve karar sürecinin. s." (E." (B. belgeli öyküsünü özet olarak görelim.ifade de. Ancak önemli olan şudur ki İngilizler bu hareketi. milli kuvvetlerin Batıda ve Güneydeki etkinlikleri.Kemal'in hareketi Anadolu'da bağımsız bir cumhuriyete doğru gelişiyor.66) 1 Ekim 1919: D. İngiliz Belgelerinde. s.Kemal'in tesiri gittikçe artıyor." (Jeschke.. İngiliz denetim subaylarının.211) 11 Eylül 1919: Sivas Kongresi'nin bildirisi! 17 Eylül 1919: İngiltere Karadeniz Ordusu Başkomutanı General Milne'in raporu: "Hükümet ve Müttefik devletleri kuvvetsizdirler.e.LVIII/134)346 20 Ekim 1919: General Milne'in raporu: "Milli liderler.64) 24 Eylül 1919: Vali Artin Cemal Konya'dan kaçar. silahlı direnişe iyiden iyiye kendilerini kaptırmışlar. s. kesinlikle yer almamaktadır.

(KS Günlüğü.XCIX/336) 20 Ocak 1920: Üç Y. kabine üyelerine. s. (K.Gökbilgin. TKS Kronolojisi I. düzenli Türk kuvvetlerinin de Fransız askerlerine saldırdığını belirterek mütarekenin artık fiilen bitmiş sayılacağını' söyledi.Şimşir. Bunun için Türkleri İstanbul'dan atmak. (Jeschke.XCIII/300) 12 Ocak 1920: Antep savaşı başlar.N..N. TKS Kronolojisi I.C.N.Gökbilgin. Türk milli hareketine karşı kuvvet kullanmak gerekecek. 1.TKS Kronolojisi I. s. 2. s.C. M. İngiliz Belgelerinde. 1.. savaşta olduğu gibi barışta da güçlük çıkaran.CIII/364) de bi an _8 . İngilizler Bandırma'ya iki bölük asker çıkararak şehri işgal ederler.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Fransız Y. 1.. Avam kamarasında şöyle konuşur: "Karşımızda. Ermeni birlikleri ile birlikte Urfa.Kemal başlıca düşmanımızdır!" (Jeschke.Türkgeldi. B. 2." (Jeschke. Milli Mücadele. s.. s. 27 Ocak 1920: Gelibolu civarında ve Fransız askerlerinin gözetimi altında bulunan Akbaş silah ve cephane depolarını.Başlarken.F..Belgelerinde.. 'Maraş bölgesinde durumun ciddi olduğunu.N. Misak-ı Milli'yi kabul eder. General Milne'e: "M.s.C. Amiral Webb'ten Lord Curzon'a:". ortak bir nota ile milli kuvvetleri destekledikleri anlaşılan Harbiye Nazırı Cemal Paşa ile Genelkurmay Başkanı Cevat Paşanın. Görüp İşittiklerim.N. s.LXIX/188) 11 Aralık 1919: Y. İstiklal Harbimiz.180) 10 Kasım 1919: Y.Şimşir. (K.254.Komiser Amiral de Robeck'ten.M..Kemal hareketinin bastırılması için çok büyük bir kuvvet gerekiyor.. 1.Şimşir.88 vd.76.." (B. İngiliz Belgelerinde. şöyle özetlenebilecek olan bir muhtıra dağıtır: "Türklerin Avrupa ile ilişiğini kesmek. İngiliz Belgelerinde.TKS Kronolojisi I. 'itaatsizlik ettikleri için Cemal ve Cevat Paşaların azlini' ister. 48 saat içinde görevden alınmalarını isterler..Komiser V.73) 29 Ekim 1919: Bölgeyi İngilizlerden devralan Fransızlar. 1. 4 Ocak 1920: Lord Curzon. TKS Kronolojisi I.105)' 8 Kasım 1919: Lloyd George.80) 11 Aralık 1919: General Milne.C..C. İng. Kısa bir süre sonra Türklerle bu kuvvetler arasında kıyasıya bir boğuşma başlayacaktır.28 Ekim 1919: Konya-Bozkır asileri İngilizlerden yardım isterler.Özalp.Karabekir.Şimşir. hatta savaştakinden daha fazla güçlük çıkaran bir Türkiye var!" (T. s. s.307)347 20 Ocak 1920: Maraş savaşı başlar. s. (Jeschke.Başlarken. İng.. Türklerin İstanbul'da bırakılmasının..434)349 4 Şubat 1920: Y.Komiserde Robeck'in raporu: "İstanbul'un resmen işgali gereklidir..Komiseri.CIX/381) 28 Ocak 1920: Meclis-i Mebusan. B. M....Kemal ve Heyeti Temsiliye Ankara'ya gelir.. 18 Ocak 1920: Y.M.Komiser de Robeck'in raporu: "M. Belgelerinde. s.80) 26 Aralık 1919: Y.C." (Jeschke. Köprülülü Hamdi ile Dramalı Rıza348 ve arkadaşlarının basarak silah ve cephaneyi Anadolu'ya kaçırmaları.C. s. milli akımı daha güçlendireceği. s.82) 27 Aralık 1919: M." (B.2. gizli bir toplantı yaparak.C.Şimşir." (B.C. s. A. s. s. 1. işgal güçlerinin şiddetli tepkilerine yol açar.Komiser. (T. Maraş ve Antep kentlerine girmeye başlarlar.

dipnot) 21 Şubat 1920: İngiliz askeri haberalma raporu: "İstanbul'daki milliyetçilerin M. 1.C.İngiliz Belgelerinde.Şimşir..Himmetoğlu.Şimşir.." (B. Barış şartları nisbeten yumuşak olduğu takdirde../381) 23 Şubat 1920: Y. s. Bizim aldığımız kararlara hürmet etmeyen tek halk. Baytok. Dış Politika. s...Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Milliyetçi direnişi kırmak için harekete geçilmesi ve İstanbul'un işgal edilmesi.CV/371) 16 Şubat 1920: İstanbul yönetiminin ve İngilizlerin destekledikleri Anza-vur'un ikinci isyanı.C.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Anado-lu'daki bütün hareketler. Maraş'a saldırılmasını..George‘nin konuşması: ―Fransız‘ların Maraş‘tan çekildiklerine.. İngiliz Belgelerinde.N. Milliyetçi harekete karşı silah kullanmak gerekeceği. KS‘da İstanbul ve Yardımları.C.. 4.CXI vd. 1... 1.. 5..4.CVIII vd. 1.." (B. General Milne İstanbul'da kuvvet yığınağı yapmak düşüncesinde.. İstanbul'daki İngiliz ve Fransız Yüksek Komiserlerinin ortak önerileri görüşülür: İstanbul'da yönetimin işgalcilere devredilmesi.206) 12 Şubat 1920: Fransızlar Maraş'tan çekilir ve Kuva-yı Milliye Maraş'a gi-rer.95) 13 Şubat 1920: Y.CX /388) 28 Şubat 1920: Galip devletler temsilcilerinin Londra‘da yaptıkları toplantıda Başbakan L. Ma-raş ve Antep'e saldıran Kuva-yı Milliye birliklerinin arkasında düzenli ordunun olduğunu söylediği.C.C. s. milli hareketin parçaları olarak tertiplenmektedir.C. s.C.Komiser Amiral de Robeck.. Çukurova‘da Ermeni kıyımı yapıldığına dair haberler alındığı…351 Müttefiklerin prestijinin sarsıldığı… Artık Türkiye‟ye karşı harekete geçmek gerektiği…” (B.C. s. barışı kabul edecek Türkleri.N. 6. s. Türk halkıdır.. s. T.Şimşir. Urfa.. s.Şimşir. Meclis'te milletvekillerinin ateşli konuşmalar yapmalarını.. s.27)350 17 Şubat 1920: Misak-ı Milli açıklanır! (Türk Parlamento Tarihi. (TİH.82 vd.. Müttefiklerin M.Şimşir..C.. (Tutanaklara dayanarak S. (TİH. (B. İngiliz Belgelerinde.Kemal'e baskı yapması gerektiği. 1. Sultanın etrafında toplayıp milliyetçilere karşı bir cephe kurulabilece- de bi an _8 ..25. milliyetçilerin tutuklanması ve Meclis'in kapatılması. 1. s..C.434) 24 Şubat 1920: Yüzbaşı Butler'in raporu: "General Gouraud'nun. (TİH." (B./403. s.Ulubelen. Osmanlı Meclisi'nin milliyetçi örgütün İstanbul'da siyasi bir parçası durumunda olduğu. s. 23 Şubat 1920: Bazı yeni İngiliz savaş gemileri İstanbul‘a gelir ve karayaasker çıkarırlar.) 29 Şubat 1920: Görüşü sorulan Y.. 104) 10 Şubat 1920: Galip devletler temsilcilerinin Londra'daki toplantısında..CIV/366) 8/9 Şubat 1920: Kuva-yı Milliye Urfa'yı kuşatır ve şehre girer. M.6 Şubat 1920: Y.R. Akbaş depolarının boşaltılması ve Müttefik nöbetçilerinin yakalanmasını şiddetle protesto eder. (H. İngiliz Belgelerinde. İngiliz Belgelerinde. s.N.. s. 1.Sonyel.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Her ihtimale karşı hazır bulunmak gerektiğinden.C. 1.N.257).C." (E.CVIII /379) 23 Şubat 1920: Y.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Damat Ferit Paşanın tekrar başa geçirilemediği." (B.Şimşir.Kemal Paşa tarafından.N. İngiliz Belgelerinde.N.Kemal Paşa ile Meclis telgrafhanesi ile haberleştikleri. 1.

8 Mart 1920: LGeorge . s..CXIX /444) 10 Mart 1920: İstanbul'daki Y. Balıkesir milletvekili Abdülaziz Mecdi Hoca (Tolon) ve Konya milletvekili Vehbi Hoca (Çelik)'dan oluşan Meclis Kurulunu saat 17.Komiser Amiral de Robeck‘ten Lord Curzon‘a: ―İstanbul‘u işgal etme düşüncesini General Milne de kabul etti..Şimşir.Komiserlerin Sadrazam Salih Paşaya 09..C.." (B. Eğer Anadolu'da genel karışıklık ve Hıristiyan kıyımı gibi olaylar olursa.354 Bir İngiliz birliği.C.00'dan itibaren işgal edilecek.. 5 Mart 1920: Y. İngiliz Belgelerinde. s. s. 1.. İngiliz Belgelerinde.Venizelos görüşmesi sırasında. İki tümenle M.s.C. İngiliz Belgelerinde. Sivas milletvekili Rauf (Orbay). 1 .40'da verdikleri ortak nota: "İstanbul saat 10.Komiseri ile İstanbul'un işgali ve milli hareket liderlerine karşı sert önlemler alınması konularında düşünce birliğine vardık.Elçisine.N. Türkleri İstanbul'dan yoksun bırakmamaktır.. Hatırlamanıza yardımcı olmak için yalnız Vahidettin'in sözlerini akta- de bi an _8 . Müttefik devletlerin niyeti.N.Hatıraları..CXXII/460) Tren ve vapur seferleri durdurulur. İngiliz Belgelerinde. Yunanistan'ın üzerine alabileceği. o gücü desteklemek ve sağlamlaştırmaktır.CXIV/413) 3 Mart 1920: Ali Rıza Paşa hükümeti istifa eder.Komiser Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Fransa_ Y. Osmanlı hükümetince derhal red ve inkâr edilmeleri. 1.. önde gelen milliyetçileri tutuklama emrinin nasıl uygulanacağını görüşürler." (B. Osmanlı idaresinde kalacak yerlerde. İngiliz Belgelerinde.1.‖ (B.M.357 Bu görüşmeyi birinci bölümde vermiştim.N. s. s..Kemal kuvvetlerinin ezilebileceği." (B.."(B..Kemal ve milli hareketin öbür liderlerinin. Tutuklamalar 18 Marta kadar devam edecektir. Harbiye Nezaretine.309)356 Aynı gün Vahidettin.N. İngiliz Belgelerinde. s. 3. 1. M...Komiserler toplanarak.CXVIII /422) 10 Mart 1920: Londra'da alınan kararlar: "İstanbul işgal edilecek. saltanat makamının gücünü kırmak değil.F.N. polis teşkilatına el konulur.Şimşir..ği. Şimşir. İstanbul'un işgal edileceği ve barış şartları kabul edilinceye kadar işgal altında tutulacağı.CXVI/427)352 8 Mart 1920: Salih Paşa hükümeti kurulur.C." (B.C. 1..Şimşir.00'de kabul eder. M.C. polis teşkilatına ve PTT'ye el konulacak!" (B..355 İşgal Kuvvetleri Komutanlığının tebliği (özet): "2. 1. İngiliz Belgelerinde. alınan kararlar hakkında verdiği bilgiler: "Kilikya'da (Çukurova'da) asayişi Fransızların sağlayacağı.Şimşir. 6 erimizi şehit eder.. Şehzadebaşı karakolunu basar.. Harbiye Nezareti ve PTT işgal edilir.s.. s.Şimşir." (A. Müttefik devletlerin niyeti. Sivil ve asker 150 milliyetçi Türk tutuklanır.138) 12 Mart 1920: Lord Curzon'un.CXIII/411) 2 Mart 1920: Y. M.Kemal'in bertaraf edileceği. 15 erimizi yaralar. (TC Kronolojisi... bu kararın değiştirilmesi muhtemeldir.CXX/453)353 16 Mart 1920: İstanbul'daki Y. bütün yollar tutulur.. Venizelos'un ileri sürdüğü görüşler: "Türkiye'ye barış şartlarını kabul ettirme görevini. Vaşington'daki İngiliz B..C.Şimşir..N.Cebesoy.N.

(29 kişi) Osmanlı Meclisi de.Kemal ve Rauf Orbay ile anlaşarak yaptıklarını" ileri sürüyor.Kemal Tengirşenk. (Görüp İşittiklerim. M. (A.140 vd. Ankara'yı yatıştırmak umuduyla Heyet-i Nasıha (öğüt kurulu) olarak.Cebesoy. her istediklerini yaparlar! Hoca.) Bu dört milletvekilinden başka hiçbir milletvekili.Kemal'in emriyle de Anadolu'da bulunan bütün İngiliz subay ve erleri tutuklanacaktır.359 Ayrıca bazı milletvekili. ilerleyen milli kuvvetler.39)364 de rıyorum: "Bu adamlar daha çok şey yaparlar. Y. M. Vatan Hizmetinde. idareci ve gazeteciler daha tutuklanıp Malta'ya sürüleceklerdir. İstanbul ile Anadolu arasındaki tek kara ve demiryolu geçidi olan Geyve Boğazı'nı ele geçirirler. Abdullah Azmi Efendidir.yapıştırılır.280 vd. millet koyun sürüsü! Bu sürüye bir çoban lazım! İşte o da benim!"358 Aynı akşam.F.Rıza Nur. vaziyet meydanda! Hadiseler ortada! Bu adamlar isterlerse yarın Ankara'ya giderler! Rauf Bey. Ve Mısıroğlu. Oysa TBMM'nin tam üye sayısı 403'tür.520 vd.Rıza Nur. s..363 İkinci önlem. s. gittikçe gelişen ve güçlenen milli hareketi cezalandırmak ve hazırlanan barış andlaşmasının itirazsız imzalanmasını sağlay acak ortamı hazırlamak için müttefiklerce ortaklaşa alınan önlemlerden biridir.C. Edirne Milletvekilleri Şeref (Aykut) ve Faik (Kaltakkıran) Beylerle İstanbul Milletvekili Numan Ustayı alırlar.Kazım Kadri. ileri gelen milliyetçilerin tutuklanmasıdır ki bu da 16-18 Mart tarihlerinde gerçekleştirilir.• Salih Paşa hükümeti.360 Sıkıyönetim ilan edilir. her istediklerini yaparlar! Her şeye cüret edebilirler! Meclisteki sözlerinize ve hareketlerinize dikkat ediniz! Hoca! Hoca! Dikkatli olun! Bu adamlar. s. İstiklal Harbimiz. 315 milletvekili ise. Üçüncü önlem olan 'hükümetçe milli liderlerin red ve inkâr edilmesi' konusu ise. Ankara'ya sadece dört milletvekili yollamıştır: Bunlar Dr.. Y. Allah şifa versin! bi an _8 . Vehbi Efendi. İstanbul'la her türlü ilişkiyi keser. Malta dönüşü Ankara'ya gelecek olanlarla birlikte. Rauf ve Kara Vasıf Beyler tutuklanırlar. İngilizlerin tutumunu protesto için tatil kararı alır.320. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi. s.542) Görülüyor ki İstanbul'un işgali. s. Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım. 1..Kemal bunlardan kuşkulanmış ve Ankara'ya kadar gözetim altında getirtmiştir. gazetelere sansür konur. Ertesi günde yine Meclisten zorla.Karabekir. "milliyetçilere yardım edenin ölüm cezasına çarptırılacağını" ilan eden afişler .361 Buna karşılık aynı gün.362 Anadolu. Ankara'nın yaptırdığı yeni seçimlerde seçilerek Meclis'e katılmıştır. ilerde ele alınacak. M. asker. İngilizce ve Türkçe. K. s. Meclis sarılır.Kemal Tengirşenk. "İngilizlerin bu hareketi. (Dr. Bütün sokak duvarlarına.260) Yunan işgali altında olmayan bütün demiryollarına el konulur. heyet-i nasıha üyesi olarak ve İngilizlerin bilgisi ve yardımıyla Ankara'ya gelmiş değildir! Mısıroğlu yine masal söylüyor! Osmanlı Meclisi üyesi olup da İstanbul'dan kaçarak TBMM'ne katılanlar. H. İngilizlerin bilgisi altında. sadece 88 kişidir. (Türk Parlamento Tarihi. s.

tıpkı Mısıroğlu gibi Refik Halit Karay da sinirlenir. Son Osmanlı Meclisi. 12 Ocak 1920'de İstanbul'da açılan Meclis-i Mebusan'a Sivas mebusu olarak girmiştir. işgalcilerin de onayı ile seçim yapılmasına karar vermiştir.Komiseri Rumbold arasında. ona anlamlı bir hareket olarak Meclisin dağılmasına kadar dokunmadılar. (13) "Daha önemli olanı şudur ki Rauf Bey. (Bilal N. Milli Andın özü şudur: "Bölünmez." (Hilafet.Kemal'in tutuklattığı bütün İngilizler karşılıklı serbest bırakılacak. 23 Ekim 1921'de. Jeschke. Türkçe çevirinin. esasları Erzurum ve Sivas Kongrelerinde belirlenmiş ve taslağı Ankara'da hazırlanmış olan Milli Andı (Misak-ı Milli'yi) kabul ve ilan edecektir (Şubat 1920). dileyen İstanbul'a.176) Uydurma devam ediyor! Çünkü Dagobert von Mikusch'un kitabının hiçbir sayfasında. uslu uslu barış andlaşmasını bekleyeceğine.(12) "Dagobert von Mikusch. İnebolu'dan M. daha İstanbul'a adım attığı anda tutuklamak yerine.. hür ve bağımsız bir Türkiye!"368 Bu karara öncülük eden milletvekilleri. İngilizlerin. Öyle ya. Onu da İngiliz ajanı olduğu için mi tutuklamadılar acaba?) Malta dönüşünde.Danişmend de Sivas Kongresine katılmıştı. s. Dokunulmazlıkları olduğunu sanan yeni milletvekilleri. sayfalarına bakanlar.392 vd.Kemal Paşadan sonra ikinci derecede faal bir şahsiyet bulunduğu halde.Belgeleri."(Hilafet. Kuva-yı Milliyecilere yardım edeceklerin idam edileceklerine dair sokaklara çarşaf gibi ilanlar asmış bulundukları halde. Bekir Sami'nin imzaladığı adaletsiz sözleşme yerine. Bu gecikmeden dolayı K.Kemal Paşanın yanına gitmesine ses çıkarmadılar. 16 Mart günü tutuklanacak ve Malta'ya götürüleceklerdir. s. barışı onaylamaktır. dolayısıyla ve kanıtlı bir şekilde ortaya koymaktadır. Malta Sürgünleri. bunun bir hata sonucu olmadığını. dileyen Türk İnebolu'ya inecektir. Tevfik Paşa. s.H. İstanbul'a gelmeye başlar. 2. böyle bir ifade bulunmamaktadır.Kemal Paşanın bu en yakın arkadaşını. İstanbul'un işgaliyle ilgili olan 237-243. başta Rauf Bey olmak üzere. İstanbul da. dokunulmazlık da. yalanı kuyruğundan yakalayabilirler. İng.Mısıroğlu'dan özür dileriz! 4. adı geçen eserinde.365 M. Anadolu milletvekillerinin İstanbul'a gelmelerine. İngilizlerin bu yardımlarını bile bile yaptıklarını. Şom kalemiyle şöyle yazar: "Merhaba Sivas kuzuları. (Vahidettincilerin pek beğendiği İ."366 İşgalciler de barış sorununun sona ereceği ümidiyle Meclisin açılmasını beklerler. Malta dönüşü Rauf Beyin İnebolu'ya inmesine izin vermeleri de Mısıroğlu'nun canını sıkmış.Şimşir. Yüksek Komiser de Robeck'e şöyle der: "Meclisin başlıca görevi. En iyisi bütün milliyetçilerin denize atılmalarıydı ama ne çare ki Sakarya zaferi üzerine. Ankara temsilcisi Hamit Bey ile yelkenleri suya indiren İngiliz Y. İstanbul'a uğrayan gemiden çıkmayarak. yalnız Padişahın kulları ile İngilizcilere ait. Sevres antlaşmasının bir an önce onaylanabilmesi için Meclisi toplamaktan başka çare kalmadığını gören saray ve hükümet. 16 Mart işgali sorununu inceleyerek. de bi an _8 . yeni bir değiş-tokuş anlaşması yapılmıştır: Malta'da bulunan Türklerin tümü ile M. M. Ankara keçileri! Kurban bayramı mı yaklaştı? Ecelinize ayağınızla mı geldiniz?"367 3.174) 1. İngilizler.

s. İsmet Bey.s. İstanbul'un işgalinden sonra.) Rauf Bey de. tutanaklar. İstanbul'daki silah depolarının kapılarına Hindli Müslümanları koyarak. Ağa Hanı araya sokmalar." (Hilafet. din kardeşliği etkisiyle. tanıklar. itiraflar. s. herhangi bir yolcu gibi trene binip Ankara'ya gelmiştir. bu konudaki belgeler. ayrıntılı ve belgeli bir biçimde anlatılmaktadır. tanıklar. bir yalanı savunmak için bu destanı reddediyor.370 Dipnotta adı verilen kitaplarda bu olay.193 vd. Anadolu harekâtını başarılı kılacak silahları kaçırmalarına göz yummak da İngiliz siyasetinin bir gafleti değil.Kemal Paşayı öldürtmek (!)369 üzere Ankara'ya gönderilmesi ve sonradan M. İddia edenlerin konum ve durumuna bakan. Tamam mı? (14) "Aynı şekilde İsmet Paşa da. bu tür yakıştırmaların sebebini kolayca anlar. İngiliz siyasetinin gerçek yüzünü gizlemek maksadıyla yapılmış bir hareketti. Sagir'in itirafları.Kemal Paşaya dolaylı bir surette ihbar edilerek yakalattırılıp astırılması da. (15) "Hatta [Hindli] Mustafa Sagir'in 'casus' sıfatı ile M. Mısıroğlu'nun uydurduğu gibi İngilizlerin görünüşü kurtarmak için giriştikleri bir entrika değil. hain gösterebilmek için birtakım hareketlere zorluyor- de bi an _8 .Sagir olayı. onlar ne? M. Ayıp derler bir şey vardır! (17) "İngilizler. Hiçbir ciddi eserde. İsmet Bey. s. ancak o zaman ilan edilecektir. Kuva-yı Milliyecilerin bu depolardan.372 Şimdi biri çıkmış. zorla götürülmüş olsa bile. zekâ ve cesaret dolu bir destandır. onu tutuklamayı acaba niçin düşünmemişlerdir?" (Hilafet." (Hilafet. neden tutuklansın? Amasya'ya gelen Salih Paşayı da tutuklamadıklarına göre. elini kolunu sallayarak İstanbul'a gelip tekrar Ankara'ya dönmüştür. ilk defa. kendi aralarındaki gizli yazışmalarda 'casus' olduğunu açıklamalar. Bu konuyla ilgili birçok anı ve araştırma yayımlanmış. bazı milletvekilleri ve subaylar ile birlikte İstanbul'dan kaçarak Ankara'ya ikinci kere.Kemal'e karşı düşmanlıklarını gösteren birçok örnekten sadece biridir. Bu anlamlı ziyarete de İngilizler seyirci kalarak. birçok Malta sürgünü vatanseverle birlikte İnebolu'ya iner.174) 1. M. Allah Allah! Bir şeyi olsun doğru bilip doğru yazamayacak mı bu alternatif tarih yazıcıları? 3. savaş tutsağı saydırarak geri almak için çevirdikleri numaralar. Padişahı.174) İstanbul'dan Anadolu'ya silah kaçakçılığı. İngilizlerin Mustafa Sagir'in idamına engel olmak için yaptıkları baskılar. M. (20 Ocak 1920.371 (16) "Dikkat edilirse. o da mı İngiliz ajanıydı yoksa? 2. 3 Nisan'da gelecek ve bu katılmalar. 10 Şubatta geri döner) Geldiği de ilan edilmemiştir. İngilizlerin bu kaçakçılığı önlemek için aldıkları birçok sert önlem açıklanıp belgelenmiştir. İsmet Paşanın Ankara'ya zorla götürüldüğü gibi bir iddia yer almıyor.175) Mugalatanın bu kadarını Kadı Karakuş bile beceremez! Peki o kanıtlar. Neden tutuklanmadığı da daha önce savaş suçluları paragrafında açıklanmıştı.Kemal ile her görüşen. ustaca bir biçimde ortaya çıkarılmış bir siyasi taktik idi. bir kere Ankara'ya katıldıktan ve bu katılış gösterişli bir surette kamuoyuna ilan edildikten sonra.

Bu ipe sapa gelmez saçmaları. Vahidettin aleyhindeki yalnız iki olayı anarlar. on binlerce belge var. binlerce tanık. Yüz binlerce gencin. Boş laflar. Birincisinin süngü zoruyla verildiğini. Evvela şu husus bilinmelidir ki Sultan Vahidettin.lardı: Halifenin İngiltere'ye karşı güya bir muvazaa (danışıklı dövüş) silahı olarak başvurduğu Kuva-yı İnzibatiye ve mahut fetvalar gibi. önceleri inanmıştı. s. M. Geride daha yüzlerce olay. atmasyonlar. 29 Temmuz 1919'da. çok daha önce Akaretler'deki evinde açıklamış bulunmaktadır.Kemal ve Rauf Beylerin tutuklanmalarına karar vermiş olduğunu görmüştük.)373 Kuva-yı İnzibatiye ve fetvalar konusunu. de bi an _8 . Halbuki o.Kemal'e karşı olmasına da bir gerekçe uydurmak gerek.Kemal'e değil.Kemal Paşanın saltanat ve hilafete bağlılık ifade eden beyanlarına. bu tarihten öncesine ilişkin bir bahane bulmak zorunda.376 İki ayrı tarihe inanan bir millet. Vahidettin neden ve ne zaman M. sanki kanıtlamış gibi Lozan Andlaşmasına da bağlıyor. Kemal'e karşı olmuş? Vahidettinciler. kuşku uyandırmaya çalışmalar. nasıl bir yalan bombardımanı altında olduğuna dikkatinizi çekmek istedim. bu belgesiz. Bu hususu. kaydırmalar. "Sultan Vahidettin'in vatanın kurtuluşuna memur ettiği M.Kemal'e karşı olduğunu iddia ediyor.172vd. Bu konuyu Dördüncü Bölümde ele alacağım. M. değiştirmeler. hilafetin de aleyhinde bir hissiyat taşıyordu. elbette Vahidettin'in rızasını alarak ve İngilizlerin de isteği ile daha işin başında.Mücahitler. bu masallara kapılarak. yazılanları doğru sanan ve sanacak olan gençler ile aramızda. dayanaksız ifadelere.Mısıroğlu'nun. M. Ama M. Ama kendileri de farkındalar ki Vahidettin'in -ve Damat Ferit'in-. taramış. D. ileri sürdüğü örnekler bu kadar. gitgide hiçbir ortak gerçek kalmayacak. Mısıroğlu'nun bulduğu şu iki sebebi görelim: I. Sonuç: Karavana!374 Sonra da bu iddiasını.375 Bu kitapları okuyan ve bu sahte göndermelere. çünkü bu iki olayı örtbas etmek mümkün değil: Fetvalar ve Kuva-yı İnzibatiye. sadece bu ikisinden oluşmuyor. M. Aramış. uydurmalar. komik yorumları aktardığım için beni bağışlayınız.Kemal'e karşı gözüken sonraki tavır ve hareketlerini. yalnız M . bu vazife ile Anadolu'ya gönderilmeden çok evvel. Milli Mücadele'ye de karşı olduğunu gösteren olaylar.Ferit hükümetinin. eski teşkilat-ı mahsusacılardan Albay Hüsamettin Ertürk'e. • K." (Hilafet. az sonra ele alacağım. Ne etmeli de Vahidettin'i bu kötü durumdan kurtarmalı? Mısıroğlu. zorlamalar. nasıl izah edebileceğimiz sorulabilir. saltanatın da.Mısıroğlu. kanıtsız iddialar.Kemal'in Anadolu'ya geçmesinden öncesine ve geçtikten hemen sonrasına ilişkin iki sebep bulmuş.377 Öyleyse K. millet niteliğini koruyabilir mi? Bir kere daha sormadan edemeyeceğim: Sonra ne olacak? 9. Vahidettin'in Milli Mücadele'ye değil. çocukça yorumlar. ikincisinin de danışıklı dövüş olduğunu söyleyerek işi kapatmaya çalışıyorlar. çarpıtmalar. (S.

bir gece. M. annesi ve kız kardeşiyle birlikte. Akaretler'deki evde yapılması da olası değil. İstanbul'dayken R. bir gün senin Teşkilat-ı Mahsusa mensuplarından. 'sen bir taht devireceksin' demiş. annesi ile kızkardeşini de Şişli'ye aldırır. Çünkü.Ertürk'ün anılarında (79. s. M.338 'dir. 'bir gece. 2 Aralık 1918'den sonra. M.58. kendi açısından haklı sayılması gerekir." (s.378 Akaretler'deki eve. bunun için Teşkilat-ı Mahsusa'nın yardımını istediğini' söylemiş olabileceği düşünülebilir mi? b.Kemal Adana'dan 13 Kasım 1918'de İstanbul'a döner. çeşitli anılara göre. s. hilafet ve saltanat aleyhtarlığını. Kaldı ki böyle bir amacı olduğunu. a. Trablus'dayken bir bedevi M.Ertürk.58 vd. sadece. (Atatürk'ün Hatıraları. Akaretler'deki evde. Daha ilk adımında. Üstelik H. bana bu sözleri söyleyen falcının rüyasını hakikat yapmak hususunda yardım bekleyeceğim..Ertürk'ün anılarının yine 79. Enver Paşanın yakını Hüsamettin Beye.Albay Budiyenni konuşmasının masal olduğunu da daha önce görmüştük.86)379 Azbir zaman sonra.380 Böyle bir konuşmanın. sayfa) yazdığına göre.Cebesoy gibi yakın arkadaşlarına bile açmış değil. A.Ertürk'ün anılarından bile anlaşılıyor." Hüsamettin Bey de şöyle cevap vermişmiş: "Hele o günler gelsin de paşam." (Sarıklı Mücahitler. F. kaynak olarak H. aralarında hiçbir yakınlık olmadığı H. Çünkü M. 22 Ağustostan önce. İki Devrin Perde Arkası.Kemal gibi tedbirli. H. ortaya koyunca. s. Sultan Vahidettin elbette kendisine cephe alacaktı. yumurta yokken. Havza. 'tahtı devireceğini. bu fal hikâyesini Hüsamettin Beye anlatmış'.İnönü.78.Orbay.. o gün için mevcut olan rejime karşı düşünceler taşıdığını ve Rus heyeti ile bu hususta anlaşmalar yaptığını beyan etmektedir. Kaynak: H. herhalde hizmetinizde bulunmaktan zevk duyacağız. sonra da şöyle demişmiş: "İşte Hüsamettinciğim.Kemal Paşanın Samsun'a geldikten sonra Rus heyeti ile Havza'da yaptığı görüşmeyi de nakleden Albay Hüsamettin Ertürk.Ertürk'e niye açsın? H. Olsa. "Ayrıca M.Ertürk "anlaşmalar yapıldığını" da yazmamıştır. 2 Aralıkta da Şişli'deki eve taşınır. 'annesinin Akaretler'deki evinde.79) 1. II.. 'Hüsamettinciğim' diye hitap ederek. Ayrıca o tarihte İttihat ve Terakki bütün hışmıyla iktidarda.. M. M. Akaretler'deki evde oturmaktaydı. Bu da de bi an _8 .Ertürk.Ertürk yine masal anlatmış. orada oturmayı sürdüren annesini ziyaret etmek için gidecektir.Okyar.79) 2. Enver Paşa Başkomutan Vekili ve hanedanın damadı! Teşkilat-ı Mahsusa da doğrudan Enver Paşaya bağlı.F. H. birkaç gün de Salih Fansa'nın evine geçer. doğrusu s.Kemal'in Suriye'ye hareket ettiği 22 Ağustos 1918 gününden önce yapılmış. Akaretler'deki evde misafir kabul etmiyor.Kemal'in falına bakmış.Kemal de. İ. ballandırarak yazardı. onun Anadolu'ya ilk ayak bastığı yer demektir.381 Hiç tanımadığı H.Kemal ancak o tarihe kadar. ortada fol yok. sayfasına gönderme yapıyor. Pera Palas'a iner.s. bu görüşmelerde de onun. Onun sırf şahsına (M.. hesaplı bir insanın.Kemal. zımni (üstü kapalı) de olsa.' diyor! Şu halde bu konuşma.) Bakalım haklı mı? 1.Kemal'e) karşı olan bu tavır ve hissiyatında da.

bütünüyle Milli Mücadele'ye.1920).Komiserlerin. Mesela D.10. Zaman kazanmak istiyorlar.Şimşir.. s. milli liderleri suçlama konusundaki [sakıngan] tutumu.Kemal'e değil. Kuva-yı Seferiye.Kemal Paşa ile milli hareketin öteki liderlerinin açıkça red ve inkâr edilmesi!" (B.Rıfat Efendi ve Şeriye Vekili (Din İşleri Bakanı) Mustafa Fehmi Efendi gibi dinadamlarının idam kararlarını neden onayladı?383 b. İngiliz Belgelerinde. Kuva-yı İnzibatiye.Şimşir. Oysa bizim alternatif tarih yazıcıları.C. Rauf Beye neden karşı?382 Mesela Ali Fuat Cebesoy. resmi tarihlere de. masalla karşı çıkıyorlar! an _8 . N.Ferit'ten önlemler almasını istedi? (Buyruğun tam metni. 2.Komiserler bu metnin de değiştirilmesini isterler. her yaptıklarını onayladı? e. resmi olmayan tarihlere de. 26 Mart'ta ikinci bir ortak nota daha verirler: "Yüksek Barış Konseyinin kararına dayanan bu isteğe gecikmeden uyulması ve M. Bu tutumumun belgeleri ve kendi itirafları ilerde verilecek.CXXV) İkinci nota gereğince Salih Paşa hükümetinin hazırladığı metin. Fevzi Çakmak. Türkiye'yi zafere ve bağımsızlığa ulaştıran Milli Mücadele'yi isyan olarak nitelemektedir. Vahidettin'in yalnız M..N.. Mesela onca uyarıya rağmen Damat Ferit hainini neden 1920 Nisanında Sadrazamlığa getirdi. milliyetçilere düşman bir hükümetin başa geçmesini önlemek niyetinden ileri geliyor.4. Zaten bu uyduruk iki sebebe dayandırılan iddia. Nurettin Paşa ile Ankara Müftüsü M. dolayısıyla bağımsızlığa karşı olduğunu kanıtlıyor. Mesela bütün Kuva-yı Milliyecilerin öldürülmesini din görevi (!) sayan fetvalara neden engel olmadı? Sadece bu örnekler bile. Hükümet yeni bir metin daha hazırlar. Milliyetçilerin suçlanması. Y. 16 Mart'ta.Edib'in ne ilgisi var? c. ilerde verilecek. Öyleyse Vahidettin.385 Belge ancak belge ile çürütülebilir.386 Y.Komiser Amiral de Robeck'in 30 Mart tarihli rapor özeti: "Hükümetin. 1. Salih Paşa hükümetinden 'milli liderlerin derhal red ve inkâr edilmesini' istediklerini görmüştük.)384 f. Y.Ferit'i Sadrazamlığa atarken (4.Komi-serlerce yeterli görülmez. isyanlar." (B. Mesela milliyetçilerin üzerine iki tümen yollamak için İngilizlerden neden izin istedi? d. idam kararları ve öteki faaliyetler Y. fetvalar.. Vahidettin. Milli harekete düşman bir hükümetin başa geçmesi ve milli hareketi bastırma yoluna gitmesi tercih edilir. neden Milli Mücadele'yi isyan olarak niteledi ve Milli Mücadele'yi boğması için D. 1923'te yayımladığı beyannamede bile. de bi Mısıroğlu'nun özel ürünü. şu basit soruları bile karşılamıyor: a. Hele Halide Edib'in idam kararını onaylamasının sebebi ne? Kuva-yı Milliye için 'zorla asker ve para toplamak' ile H. İngiliz Belgelerinde. onun ve Nazırlarının Milli Mücadele aleyhindeki davranış ve sözlerine neden hiçbir tepki göstermedi..

Onu bu fikrinden vaz geçirmek için uğraştık durduk.387 Meclis İkinci Başkanı Hüseyin Kazım Kadri. saraya gelmemi ihtar etti. s. yani Vahidettin'in en güvendiği üç kişi de D. bir facia olacaktır!' dedi. sadrazamlığı önce Tevfik Paşaya teklif eder. Başkâtip Ali Fuat Bey ile Refik Bey de bu fikirdedir. 2 Nisan 1920'de istifa etmeye karar verir.389 5 Nisan 1920'de. Bu ünlü sahneyi yine Ali Fuat Türkgeldi'den dinleyelim: □ "H.Ferit'e karşı!) Ali Fuat Türkgeldi şöyle yazıyor: □ "Hüseyin Kazım Bey. biz de elbirliği ile çalışırız. 171. Padişahın D. Padişahı da uyarır." (Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım. D. D.Kazım Beyin. s.)388 Vahidettin. İşgalcilerin bu isteğini. Ermeni Patriğini de getiririm. 10/1. çok fena ve sonu tehlikeli bir durumdayız.260) H. Padişah.260 vd. Fakat böyle bir söz almamış ise kendisinin Sadrazamlığı memlekette pek fena tesir yaratacağından.CXXVI) Baskıya dayanamayan Salih Paşa hükümeti. bundan sonraki gelişmeyi şöyle anlatıyor: □ "[Vahidettin'in Başmabeyncisi] Ömer Yaver Paşa bana telefon ederek.1. Ferit Paşanın sadarete gelmesi bir felaket. defa Sadrazamlığa atamasının gerçek öyküsü Salih Paşanın istifası üzerine Vahidettin. huzura çıkmadan odama gelerek. Ferit Paşayı tekrar Sadrazam tayin etmeye karar verdi. Padişah kendisini sadrazamlığa getirsin. Vahidettin'in. Ne yaparsanız yapın ve Padişahı bu kararından döndürünüz. 'Eğer Ferit Paşa İngilizlerden sağlam bir söz almışsa. Hahambaşıyı da getiririm' demiş ve kendisi 'Getirirsiniz ama bir yararı olmaz' diye karşılık verince.C. getireceğim!' cevabını vermiş[tir].Ferit'i Sadrazamlığa atama de bi an _8 . nihayet bu işte sizin aracılığınıza müracaata karar verdik.390 H. nasıl ve neden dördüncü defa Sadrazamlığa atadığını görelim." (Görüp İşittiklerim. Vahidettin olgusunu daha iyi kavramak için.. Hünkâr. s." (Görüp İşittiklerim. Damat Ferit'i 4.. 'Ben böyle karar verdim. Fakat bir türlü iknaya muvaffak olamadık. Tevfik Paşa kabul etmez. birçok sözlü ve yazılı uyarıya rağmen. 'Ben istersem Rum Patriğini de.Ferit'i yeniden ve dördüncü defa Sadrazamlığa tayin eder.Ferit hükümeti yerine getirecektir. s. Beni görünce.Kazım Kadri: □ "O gün gazetelerde yayımlanan. bunu yapmasın!' dedi. işgalcilerin istediği gibi bir bildiri yayımlamaktansa.. 'Ferit Paşanın Sadrazam yapılmasının memleket ve saltanat için felaket sebebi olacağını' söylemesi üzerine.Kazım Kadri huzura kabul edilince. Damat Ferit'i. 'Aman azizim.

Ferit Paşa mı Padişahı.2053) Olayı Ali Fuat Türkgeldi de doğruluyor: □ "[Ferit Paşanın İngilizlerden sağlam bir söz alıp almadığı keyfiyetini sormam üzerine] Padişah söz aldığını belirterek "Evet!" dedi. Çünkü bir ay sonra o insafsız Sevres Andlaşması tebliğ edilecek. iyi bir etki yaratacağı ihsas edildi (üstü kapalıca bildirildi. milliyet adı altında meydana getirilen kargaşalıklar kötü bir hale sokmuş ve buna karşı şimdiye kadar alınmasına çalışılan uzlaşıcı önlemler faydasız kalmıştır. bir süre sonra istifa edecek olan D.M." (İ. Fakat Ferit Paşa. hükümetin siyaset ve hareket tarzını gösteriyor ve bunu bizzat belirleyen Padişah da.260) Ali Fuat Türkgeldi böyle acı acı sormakta haklı.175. 31. ve son defa Sadrazamlığa atayacaktır!391 Salih Paşa kabinesine istediklerini yaptıramayan işgalciler. s. Son Sadrazamlar. Bütün suçu D. A. Vahidettin'in Milli Mücadele'ye bakışını yansıtan bu önemli belgeyi sadeleştirerek sunuyorum: "Salih Paşanın istifası üzerine Sadrazamlık. birçok konuda onları da geçecektir. Damat Ferit'te aradıklarını fazlasıyla bulurlar: D. Çünkü Vahidettin. Anayasanın 27. Padişahın. bilinen ehliyet ve görüşünüz dolayısıyla size verilmiş ve Şeyhülislamlığa da Dürrizade Abdullah Efendi uygun görülmüştür. yalnız işgalcilerin istediklerini yerine getirmekle kalmayacak. Mütarekenin yapılmasından başlayarak yavaş yavaş iyileşmeye yüz tutan siyasi durumumuzu.Ferit'i Sadrazamlığa şu buyrukla atamıştır. Son zamanlarda görünen olaylara göre bu isyan halinin devamı.İnal.Ferit'i.Ferit'in üzerine yıkmak ve Vahidettin'in bir kusuru olmadığını ileri sürmek de mümkün değildir.Ferit.1920'de yeniden ve inatla.Reşit Rey.K.maddesi gereğince kurduğunuz yeni Vekiller Kurulu onaylanmıştır.buyruğu. bu kargaşalıkların bilinen düzenleyicileri ve kışkırtıcıları hakkında kanun hükümlerinin uygulanması ve fakat aldatılarak katılmış ve alet olmuş olanlar hakkında genel af ilanı ile bütün ülkede asayiş ve düzenin sağlanıp sağlamlaştırılması için gereken önlemlerin hızla ve kesinlikle alınıp tamamlanması ve bütün sadık tebamızın hilafet ve saltanat makamına olan sadakat ve bağlılıkla- de bi an _8 . A. Allah saklasın.Reşit Rey'in anılarından öğreniyoruz. korkunç hallere sebeb olabileceğinden." (Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım. İngiltere hükümeti gözünde güvenilir olduğundan.7. Padişah mı bizi aldattı?" (s. şu sırada iş başına getirilirse. bunca uyarı ve bu kadar aldanışa rağmen bir türlü uyanmayan ve ayılmayan Vahidettin. Vahidettin'in tutumunu gösteren bu buyruğun metni aşağıda verilecek) Vahidettin'in neden Damat Ferit'i tayin ettiğini. D. üzerine korkunç bir sorumluluk alıyordu. sezdirildi). s. 5. Acaba İngilizler mi Ferit Paşayı. hükümete katılması için kendisini teşvik ederken şöyle dediğini yazmaktadır: □ Hükümetin bizzat sizin başkanlığınızda bulunmasının uygun olacağını biliyorum.

" (T.393 D. Bolu. D. 11 Nisan günü. kesin isteklerimizdendir. bu hareket liderlerine karşı.Baytok. s. 6.395 Aynı gün fetvalar da açıklanır! Böylece İstanbul yönetimi. belge no. milliyetçi liderleri ve Milli Mücadele'yi red ve inkâr eden. Padişahın manevi nüfuzundan başka.8.Şimşir. Kayseri ve Elazığ taraflarında da bazı kişilerin. Bandırma bölgesinde Anzavur'dan başka. 2. milliyetçilere karşı sevk edilebileceğini söyledi. V.260.Ulubelen. barış şartlarının ölçülü (yumuşak) olmasına ve bir an önce barışın imzalanmasına çalışılması ve o zamana kadar her türlü mali ve ekonomik önlemlere başvurularak genel sıkıntıların olabildiğince hafifletilmesi. milli namusu korumak. kıyımı ve istilayı durdurmak için kanını sebil eden Kuva-yı Milliyecilere ve askerlere karşı.M. s. suçlayan bir beyanname (bildiri) yayımlar. belge No. Milliyetçiler aleyhinde yayımlanacak bildiri ile fetvaları. Hükümetin Anzavur‘u paşalığa yükselttiğini belirtti. s.Karabekir Paşa. tutuklayıp Malta'ya sürülmelerini istediği kişilere ilişkin yeni bir liste daha verir. dinsel nitelikli bir iç savaş açar. Mütareke Gayyasında.Ferit.XXVII. T. Ferit Paşa.267) Masalcıların vatansever diye savundukları Vahidettin'in.100) Acaba hangi milletin tarihinde böyle bir hain vardır? Damat Ferit hükümeti.394 4. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. 3. Listede şu adlar da yer almaktadır: M. silah kullanmak kararını açıkladı. geleneğe aykırı olarak ilk defa bir İngiliz subayı da bulunacaktır. İng. 22 Nisanda.Kemal Paşa.48. E. K. İzmit. Vahidettin'in yazılı bir buyruğu ile kapatılır ve tarihe gömülür. Kazım Paşa [İnanç].Komiseri de Robeck'i ziyaret eder. uçakla Anadolu'ya dağıttırmak için yardım istedi.C. s.Komiser yardım vaadetti. büyük devletlerle içten ve güven verici ilişkiler kurulması ve millet ve devlet çıkarlarının hak ve adalet esasına dayanılarak savunulmasına özen gösterilmesi." (Bilal N. Trabzon. uygulanmasını istediği acımasız program bu!392 Damat Ferit'in sadrazamlığa başlaması dolayısıyla Bab-ı Âli'de yapılan törende. Anzavur kuvvetleri için silah istedi. 2. Ferit Paşa. 9. Ertesi günü Osmanlı Mebusan Meclisi de. tamamiyle İngilizlere uygun bir yol izleyeceğini söyledi. 7. Bu ziyaretle ilgili olarak bir tutanak tutulmuştur. Göztepe. İngiliz Belgelerinde. …. Damad Ferit.rının güçlendirilmesi ve bunlarla birlikte. Anadolu'ya gizli ajanlar yollaması için Y.Ferit'in niyetlerini açıklayan bu çok önemli belgenin özetini veriyorum: "1. …. 7 Nisanda.Y. İngiliz Yüksek Komiserliğine. Ali Fuat de bi an _8 . milli hareketi bastırmak programıyla başa geçtiğini belirterek.

milli gaye aleyhinde göstererek. 'Milli Mücadele liderlerini ve Milli Mücadele'yi reddetmekten ve suçlamaktan' kaçınabilir. sanki M. Zaten Vahidettin'in. Albay İsmet [İnönü].Mücahitler. dördüncü defa Ferit Paşaya düştü ve bu son hükümet teşekkülüyle İstanbul. işgalcilerin isteğini tereddütsüz yerine getirmiştir. Damat Ferit'i. baskı üzerine baskı neticesinde iş. Biz de şimdi bu soylu ve yürekli tavrı yüzünden onu saygıyla anardık. İsmail Fazıl Paşa. belki onu tahtından indirir.Mısıroğlu.Mısıroğlu.Adil Bey. ona aykırı görünmek felaketine tahammül gösteremeyecek de ne yapacak?" (Vahidüddin. 2. İngilizlerin hoşuna gideceği umuduyla atadığını Ali Fuat Beye itiraf ettiğini az önce görmüştük. S. Görgü tanıkları da herhangi bir baskıdan söz etmiyorlar. dışından. Hiçbir kaynakta. Milli Harekete cephe almış oldu. S.Paşa [Cebesoy]. Padişahın iç isteğine rağmen.Ferit hükümeti. iki tarafı karşı karşıya getirmek ve İstanbul Hükümeti ile Halife'yi. Ama D. bu ibret verici olaylarla ilgili olarak bütün masallarını. Albay Behiç [Erkin].Kemal'in Anadolu'ya gidişi kendi malumatları.. Vahidettin de. Albay Selahattin [Köse]. Nihat Paşa [Anılmış].Kısakürek ise olayı farklı şekilde açıklıyor: □ "Salih Paşa kabinesi de galip devletlerin Anadolu aleyhindeki tekliflerini kabul etmeyince.Vahidettin için pek şerefli ve hayırlı bir sonuç olurdu. İngilizlerin. malum senaryoyu devreye sokuyor: □ "Bu tarz hareketle İngilizler. Milli Şahlanış Hareketinin zaferine için için dua ederken. hatta izinleri dışında olmuş gibi güya ona engel olmak yoluna gitmeleri ve bu maksatla Kuva-yı Milliye'nin suçlanmasını istemeleri. istifa ederek şerefini koruyabilirdi. Milliyetçileri suçlama □ "İngilizler. konu sırasına göre aktarıyorum: 10/2.. 3.396 Vahidettincilerin. sık sık yürürlükteki kanunlardan yakınıyor ama ağzına ve aklına ne gelirse yazmaktan da geri kalmıyor! Nitekim bir satır sonra.82) Mısıroğlu. 1. bir yere sürer. s. halkın gözünden düşürmek maksadını gütmüşlerdir. s. Sevenleri de. Damat Ferit hükümeti de. Albay Cafer Tayyar [Eğilmez]. Albay S. Bu.82) N." (K. onu aklayabilmek için türlü türlü masallar uydurmak zorunda kalmazlardı. Salih Paşa hükümeti gibi. Muhittin Paşa [Okyayüz] vb.F. en fazla da hapsederlerdi. yürürlükteki kanunlar önünde izahı imkânsız bir muammadır. ne olurdu? İşgalciler. için için dua etmekle yetinip düşman iradesine hemen boyun eğeceğine." (K. Damat Ferit'i Sadrazam yapması için Vahidettin'e baskı yaptıklarını gösteren bir ipucu bulunmuyor.Mücahitler. de bi an _8 . Yakup Şevki Paşa [Subaşı]. Hiç kimseye sadrazamlığı kabul ettiremeyen ve düşman iradesine boyun eğmek zorunda kalan Padişah. iç isteğine uyup tam bir hükümdar gibi direnseydi.

Milli Hareketi Müttefik kuvvetlerine boğdurmaya yol açar. Sonunda Dürrizade Abdullah bulunmuş ve Vahidettin de Dürrizade'yi Şeyhülislamlığa getirmiş. şöyle bir durup vicdanını yoklayacağı yerde.] İstanbul fiilen kaybettiği savaşı.82) □ "Fetvayı veren. bu fetvayı verdirmeyiniz ve Anadolu hareketinin meşruluğuna (yasallığına) dil uzatmayınız!' diyebilmesi imkânsızdır. böylece Milli Hareketin gelişmesini sağlamak ve bu başarıyı. Bu takdirde bizzat kendisinin yükte hafif pahada ağır nesi varsa omuzlayıp (ee. mal canın yongasıdır) Anadolu'ya geçmesi gerekir ki bu da. s." (N.Kısakürek. [. İstanbul hükümetinin meşruiyeti (yasallığı) tartışmasına girdi. Haydarizade İbrahim Efendi. istenilen fetvayı vermemek için makamını terk etmişti. İngilizlerin baskısı ile ortaya çıkmıştır. İlgisi başka nasıl olabilirdi? Fetvaları kendi yazıp imzalayacak değildi ya! imzalayacağı anlaşılan adamı. fetva makamına atamış işte. Fetvalar Vahidettincilerin bu konudaki iddia. onları da geçmiştir. Padişahın. sorumluluğu yok mu? de bi an _8 . istenilen fetvayı vermemek için istifa edip şerefle köşesine çekilmiş. fetva yoluyla kazanmayı denedi. K. Padişah tarafından veya onun emir ve rızası ile değil. tevil ve savunmaları şöyle: □ "Karşısındakilerin her vesile ile aleyhinde oldukları Şeyhülislam Dürrizade'nin fetvası. Vahidüddin aksine. icabında vatan haini görünmeye kadar gidecek bir fedakârlıkla yerine getirmek makamındadır.Kemal hakkında bir fetva yayımlamıştı. s. 'Hayır." (K. "Padişahın.191) □ "Ankara kendi varlığını ve İstanbul'dan bağımsız kişiliğini ortaya koyduktan sonra. Esasen kendisinden önce Şeyhülislamlık makamını işgal eden Haydarizade.Mısıroğlu'nun pek sevdiği Yüzbaşı Armstrong diyor ki: "Padişahın lehinde bulunmak bize göre en sağlam siyasetti. Dürrizade ise kabinenin uygun görmesi ile İngiliz baskısından kurtulmak için bu fetvayı vermek üzere aranıp bulunmuş ve o makama getirilmişti. Her emrimizi yerine getirmeğe hazırdı. D. s.Vahidettin yazık ki işgalcilere karşı durmak yürekliliğini gösterememiş.64) Bu iddiaları değerlendirelim: 1. İstanbul'da kalıp düşmanlara ümit vermek. Ama bunda da başarılı olamadığı gibi daha da zor duruma düştü. CG Yol. bunun hiç vebali. Kuva-yı Milliciler aleyhindeki bu fetva ile hiçbir ilgisi yoktur..F. hem de. Tarih önünde. S. Mücahitler. bu tavır karşısında. her dediklerini yapmış. Mısırlıoğlu.Ferit Paşanın Şeyhülislamı Dürrizade olduğu gibi398 verdiren de Ferit Paşadır ve kenardan hadiseleri dikkatle takip edici düşman kuvvetlerine karşı Padişahın.Dilipak. vakit geçirmeden istenilen nitelikte fetva verecek bir adam aramaya koyulmuş. günahı. Mısıroğlu.399 İstanbul yönetimi." (A. hem bunları açıklıyor. Kuva-yı Milliciler aleyhindeki bu fetva ile hiçbir alakası yoktur" diyor.. Vahidüddin."397 10/3.. düşman baskısına mukavemet edemeyerek. Bu konuda İstanbul hükümeti de bir tartışmanın içine girmiş ve Ankara hükümeti ve M.

Hiçbir müdafaa vasıtası olmayan bir Müslüman dahi yerden üç taş alarak düşmana atmaya mecburdur. bu fetvaların. milyonlarca dindar.C. hangi din ve namusta vardır?"402 3. halka şöyle demiştir: "Vatanı. tarihte örneği olmayan fetvaları yazar ya da M.İnal. Son Sadrazamlar. namusu. Yunanlılar İzmire çıkar çıkmaz. dinin özüne ters olduğunu söyleyebilecek mevkidedir ama o da susmayı yeğler. Ermeniler ve ajanlar tarafından dağıtılır.410 Sonunda. " (İng.403 Foreigne Office (İngiliz Dışişleri Bakanlığı) dosyalarında bu iddiayı destekleyebilecek hiçbir şey yoktur. de bi an _8 .M. İngiliz subayları. Şeyhülislam da. 6. ecnebi ısrarı değil.Hazret-i Muhammet diyor ki: "Sizin ateşe atılmaya en cüretkârınız. Fetvaların İngiliz baskısı ile verildiği konusunda. vicdanı titremeksizin. s. 'bu fetvalar Türkiye'yi böler.Reşit Beyin anılarından aktaran.408 Hepsini minnet ve rahmetle anıyoruz. Fransız ve Yunan uçaklarıyla Anadolu'ya atılır. din gereği ve görevidir. Bu uğurda ölenler şehit. İngiliz. R.2056) 404 4.K. fetvaya en ziyade cüret göstereninizdir.."400 2. dini. Halife olarak. konsoloslar. Fetvalar ve hükümet bildirisi. Prof. 7.405 Ve Dürrizade Abdullah Efendi. hükümet üyeleri de. Özellikle Vahidettin. din düşman emeline alet edilemez' dememişlerdir. Ben fetva veriyorum. Ulunay'ın Alemdar'ı ve Ali Kemal'in Peyam-ı Sabah'ı gibi gazetelerde yayımlanır. bu anlayışı paylaşacak ve Milli Mücadele'ye destek verecektir. Buna karşılık. Sebep ne olursa olsun. tek tek veya topluca öldürmek.Reşit Rey de anılarında şöyle demektedir: "Fetvanın.Belgeleri. dinin düşman çıkarları için kullanılmasına isyan edecektir: "Vatanı müdafaasız bir hale koymak. garaz ve hamakat (ahmaklık) eseri olduğu malum. milletin gözü açılacak ve halkın bilgisizliğini sömürenler. Bir de gerçek vatansever Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendiyi düşününüz. karşı fetvalar yayımlayarak bu ihanetin karşısına dikilir.Sabri Efendinin yazıp hazırladığı fetvaları kuzu kuzu imzalar. Fetvaları şöyle özetleyebiliriz: "Padişahtan izinsiz olarak istilacılara karşı direnen milliyetçileri. İ. bayrağı korumak farzdır."407 Binlerce din adamı ve bilgini. kardeş kavgasına yol açar.. uzun yıllar sineceklerdir.153) O kabinede Nazır olarak bulunan A. öldürenler gazi sayılır."401 Amasya'da yayımlanan küçük Emel gazetesi bile.409 Anadolu yer yer cadı kazanına döner.Jeschke şöyle diyor: "Damat Ferit İngilizlerin ısrarlı olduklarını ve bu ısrar karşısında Hariciye Nazırı sıfatıyla fetva ilanını kabul ve taahhüd ettiğini' iddia etmiştir. s. öz ellerimizle yıkımını hazırlamak. Anadolu'daki 153 yurtsever din bilgini ve müftü.406 5. kan gölüne çevirir." (A.

Mücahitler. T.Mısıroğlu. anılarında.M. yalanını kanıtlamak için Vahidettin'e söylettiği bu ipe sapa gelmez sözleri biraz irdeleyelim: a. bu konuya oldukça uzun bir yer ayırmıştır. Anadolu'daki Kuvayı Milliye'den filan değil de bu iki şehirdeki asayişsizlikten mi şikâyetçiler? 16 Mart günü resmen el koydukları İstanbul'da. İzmit'e gönderdi? b. TBMM'nin kabul ettiği 150 kişilik sürgün listesi içinde Kuva-yı İnzibatiye mensuplarından 7 kişi yer almaktadır. Sırf görünüşü kurtarmaya yönelik olan bu tedbirlerin. İkincisini kabul ettik ve bu vaadimizin kuru bir sözden ibaret olmadığını ispat için de bir miktar askeri kuvvet teşkil ettik. Hele T. S.M.. kabinenin çıkarıp dağıttığı fetva beyannameleri yüzünden.Göztepe'dir. mizah şaheseri: Milliyetçileri öldürmenin farz olduğu hakkında fetvalar yayımlanmış. bu arada. Memleket.291) T. bu apaçık ve kaçınılmaz sonucu göremeyecek kadar kısa akıllı mıydı? Kurtuluş Savaşı hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmeyen Vahidettinci-ler. hilafet makamı ve Halifeyi gözden düşürerek yıkabilmek için bunun oluşturulması ve kurulması için saraya yapmadık baskı bırakmıyorlardı. Kuva-yı İnzibatiye Bu konudaki bütün iddia ve masalların kaynağı. (V. s. s.10/4.95) de bi an _8 . İstanbul hükümeti bu suretle bazı hatalara düşmüştür. Gayyasında. Ya Girit'te bir işarete bakan Yunan inzibat kuvvetleri (?) İstanbul ve Edirne'ye girerek. kanlı bir kardeş kavgasına döndüğünü görüyorum.M. tanığı olduğu türlü pislikleri de açıklamıştır. Kuva-yı İnzibatiye İngilizlerin desteği ile donatılıp törenle İzmit'e yollanıp milli kuvvetlere saldırtılmak üzere ve Padişah.M. 282. Vahidettin'i de küçük düşüren bu uyduruk sözlere can simidi gibi sarılıyorlar: □ "O Kuva-yı İnzibatiye ki Sultanın.Göztepe'nin Vahidettin'e söylettiği son sözler.. Anzavur Kuvayı Milliye'nin üzerine salınmış. 'kanlı kardeş kavgasından' yakınıyor! Yani Vahidettin. Edirne ile İstanbul'dan mı ibaret? Müttefikler.Göztepe'nin anılarıdır.M.271. güneşi balçıkla sıvamak mümkün olmadığından."413 (K.440) Göztepe. Anadolu Olağanüstü Genel Müfettişliğine atanan Müşir (Mareşal) Zeki Paşaya güya demişmiş ki: ".M. İngilizleri oyalamak için güya bir muvazaa (danışıklı dövüş) silahıydı. bunlardan biri de ilk Nigehbancılardan. bu asayişi bizzat kendimiz sağlamaya razı olacağız.Avrupalılar. "tam manasıyla bir muvazaadan ibaret olduğunu" ileri sürerek sorumluluğunu ve katıldığı olayın çirkinliğini hafifletmeye çalışmış.Gayyasında. Kuva-yı İnzibatiye'yi neden İstanbul'da tutmadı. İstanbul hükümeti. Halbuki İngilizler.. s. ya da Edirne'ye yollamadı da tam tersi yöne. Kuva-yı İnzibatiye'nin.Göztepe'nin." (V. asayişi neden Yunanlılara bıraksınlar? İstanbul'u birbirlerinden bile kıskanırlarken.C. s.318) Göztepe'ye göre Vahidettin. 4. (TBMM Gizli Celse Zabıtları. neden devreye bir de Yunanlıları soksunlar?412 Eğer sorun Edirneye İstanbul'un asayişi idiyse.411 Kuva-yı İnzibatiye Mitralyöz Kumandanı ve Damat Ferit'in Yaveri T. memleketimizin asayişini ellerine alacaklar yahut da biz. en zayıf noktamızı bulup oradan saldırdılar.

191) □ "Anadolu'nun ayaklanmasından şiddetle kuşkulanan İngiltere. telgraf ve telefon hatlarını keserler. Ahmediye Cemiyeti ileri gelenlerinin telkini sonucu olsa gerek. Kayseri ve Harput (Elazığ) taraflarında da bazı kişilerin.. İşte İstanbul. milli hareketi bastırmak programıyla başa geçtiğini belirterek.. (H. İzmit. Milli Mücadele. Yunanlılara karşı harpedilmesine razı değildir. (!) İstanbul hükümeti Kuva-yı İnzibatiye adı altında ordular hazırlatarak. şayet İstanbul hükümeti Anadolu harekâtına karşı koymayacak olursa. milli kuvvetlere iltihak edeceklerdir.414 bütün bunların da.F.418 'paşa' rütbesiyle ödüllendirilerek Balıkesir Mutasarrıflığına atanır.Özkan. Bursa üzerinden (!) Anadolu'ya sevk etme faaliyetindedir ki bu sözde tedip kuvvetleri. Trabzon. Anzavur kuvvetleri için silah istedi. İngilizlere. savaş gemileri ve kara birlikleri. Ferit Paşa. Bandırma bölgesinde Anzavur‘dan başka. Milli Mücadele hareketini [bastırmayı] sade Yunanlılara bırakmayıp kendi askerleri ve kendi silahlarıyla dağıtacağını söyleyerek. "421 Anzavur beş gün sonra yenilip İstanbul‘a kaçacaktır. s. silahları. Anzavur Ahmet'in programı şudur: "Melun Kuva-yı Milliye ileri gelenlerini yakalayıp İngiliz ordusuna ve kanununa teslim etmek. s. Karamürsel ve Bandırma‘da milli kuvvetlere ve halka ateş açarak bu çapulculara yardım etmekten geri kalmazlar.115)422 de bi an _8 a "Kuva-yı İnzibatiye ve sair namlar altındaki kuruluşların da. cephaneleri ve bütün ağırlıklarıyla beraber. 11 Nisanda Fetvalar ve hükümet beyannamesi ilan edilir. Padişaha baskı yapmaya başlamıştır.] c. belki Vahidüddin'in gizli talimatıyla meydana geldiği.417 4.Doğrular: 1.93) 3..420 Anzavur şöyle der: ―Padişah.‖419 İngiliz uçakları.C.415)416 . (K. emekli ve alaylı jandarma binbaşısı Anzavur Ahmet.191 vd. Yunanlılar bizim dostumuzdur. s.. Aynı gün. Adapazarı ve Hendek arasındaki köprüyü tahrip eder. Küçük Asya Türklüğünü alem haritasından silecek bu son darbeyi önlemek üzere. Milli Mücadele'ye muhalif ve karşı tavır takınmayı kabul eder görünür. 1. Adapazarı'nda Kuva-yı Milliye aleyhinde bir gösteri düzenlenir. Müttefik orduların istilasından korumuş olur. Harekete geçirilen bazı kişiler. olayların üslubundan belli. milletimi ben tedibe (hizaya/yola getirmeye) gücüm yeter' der ve böylece Anadolu'yu..C. Vahidüddin. milliyetçilere karşı sevk edilebileceğini söyledi [. İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele Karşıtı Faaliyetleri. sadece göz boyamaya muhsus kaşkarikolardan (kandırmacalardan) olduğu ve hiçbir harekete girişemeksizin eridiği ve hatta milli cepheye katıldığı. Bolu.Özalp. s. bu hareketin liderlerine karşı. Padişahın emir ve rızası hilafına olarak onlara silah çekmek küfürdür.Y. b. 'Siz kenarda durun. 7 Nisan 1920 günü İng." (S. Padişahın manevi nüfuzundan başka silah kullanmak kararını açıkladı. gayet politik bir davranışla idare eden Padişah. Kısakürek." 2. Bu İngiliz baskısını." (N.Komiseri de Robeck'i ziyaret eden Damat Ferit'in söylediklerini hatırlayalım: a.Ayverdi. 3. İzmit. isyandır.

Göztepe.282. Gayyasında. esirlikten dönmüş olan askerlerin kaldığı Selimiye Kışlasında şöyle bir konuşma yapar: "Halifenin fermanıyla geldim. s.Natık Paşa..) 7.Göztepe.342 vd.120 vd.000 kişi) Sakat kalanlara ve şehit olanlara (!) tazminat verilecek. 12. s.Sofuoğlu. 121. s.A.Gayyasında. s.M.) 12.Gayyasında.Ferit... bir kararname ile milli kuvvetleri bastırmak üzere Kuva-yı İnzibatiye adında bir birlik kurulmasını kabul eder.M. (T.830 lira ödenek ayrılır. kıdemli yüzbaşılara 90.343. TKS Kronolojisi I. İttihatçılar ve Kuva-yı Milliyeciler Halifeye isyan ettiler ve köyünüzü ve evinizi yıkıp evlatlarınızı öldürüyorlar! Bunları vurmak için 30 lira aylık ile asker yazılınız!" (ATASE ve TTK arşivlerindeki belgelere dayanarak.C. Dr.M. Her şeyden evvel asayişin temini (sağlanması) elzemdir (çok gereklidir). Damat Ferit. V.000 lira ödemesi emri verilir. V.Gayyasında.) 14. M.. çavuşlara 35. özellikle Adapazarı-Düzce yöresine adamlar yollanır.283 vd. tabur komutanlarına 100. İstanbul Merkez Komutanı M.. Kuva-yı İnzibatiye Kararnamesinden bazı hükümler: Kuva-yı İnzibatiye tümeni. dört tabur bir alay olacak. İstanbul'da da gönüllü toplamaya başlar. dipnot no. başçavuşlara 40. T. s. D. teğmenlere 60. Erlere 30.. V.. 20 Nisanda.Göztepe. (Kadro toplamı. Hükümet.Ferit'e bağlı olmak üzere özel bir Kurmay Kurulu kurulur (Karargâh Erkan-ı Harbiye-yi Hususiyesi). (TİH.M. Ayrıca Bolu bölgesinde oluşturulacak bir Kuva-yı İnzibatiye birliği içinde Bolu Mal Sandığına. (Jeschke. TİH. V. A.. yüzbaşılara 80. 401. Dr. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu.Gökbilgin. Genelkurmay Başkanlığı yerine.C. bir yandan da.425 9." (T. dört bölük bir tabur. Her bölük 250 kişi..120. s.Komiser de Robeck'e. 120) 10.C. 6..M. buradan verilir.Sofuoğlu. Kararnameler Vahidettin tarafından onaylanacak ve 24 Nisanda ilan edilip yürürlüğe girecektir. D. 6. 3 alay ve 1 topçu taburundan oluşacak. (T.C.Sofuoğlu.1440) 11. aylığından başka 500 lira da ek ödenek alacaktır.M. D. s.98) 6. İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanlığına başvurarak. eskiden beri milliyetçilere karşı kurmayı tasarladığı kuvvetin oluşturulması için harekete geçer. 2. 6. İngiliz denetimi de bi an _8 .. Asker toplamak için çeşitli yerlere.Başlarken.5.Hatıraları s. s.M.M.399.280 vd. alay komutanlarına 150 lira aylık ödenecek.. Harbiye Nezaretinde.. kolordu komutanı yetkisinde olacak. Y. Biliyorsunuz ki memleket bir buhran geçiriyor.A.Ferit.M. yüksek aylıklarla bu birliğine katılmaya teşvik edilir. A. üsteğmenlere 70.F. "M.Gayyasında. TKS Kronolojisi I. Aynı gün ikinci bir kararname ile de. Jeschke.Göztepe.99) 13.Cebesoy. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu.378.343 vd.Kemal'e karşı Kürtlerin kullanılmasını da önerir". (TİH.283)424 Fakir halk. (Başbakanlık arşivine dayanarak.288 vd. s.)423 8. şiddetli para sıkıntısına rağmen bu kuruluşa 1. Kuva-yı İnzibatiye ile ilgili bütün kararlar. Müttefiklerin iznini ve desteğini alarak.M. Harbiye Nezaretini vekaleten eline alır ve Nezarete ilk geldiği gün şöyle der: "Ben bu makama bir maksad-ı mahsusla (özel bir amaçla) geldim. V. s.M. 5. Hükümetin desteği ile Anzavur..250. (TİH. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu s. T. s. s. s.C.Göztepe. 17 Nisanda. Kuva-yı İnzibatiye Komutanı.Ferit. M. doğrudan D.. s.6.

Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin 1. (A.Hatıraları. (Jeschke. (TİH. 1914'te ordudan uzaklaştırılmış olan emekli Süleyman Şefik Paşa atanır. (A. TKS Kronolojisi.altındaki Maçka Silahhanesinden silah ve cephane almak için izin ister ve istediği izin verilir.Göztepe bu kutlama yolculuğunu ve ziyaretini özet olarak şöyle anlatıyor: "Sultan Vahidettin. Körfezde birkaç parça da savaş gemisi bulunmaktadır.Ferit. Göztepe. T.100)427 17. bir ayağı atının altında kalır. Anadolu'daki demiryollarından çekilip İzmit'te toplanan İngiliz birlikleri. s.M.58. eniştesinin seyahatine resmi yatını tahsis etmiş ve Baş- de bi an _8 . (TİH. TKS Kronolojisi I.000 lira (Anzavur '5. Komuta makamı olarak. s. s. Atatürk Anadolu'da. Balıkesir'e gitmeyi artık göze alamayan Anzavur'a yeni bir unvan ve görev verir: Kuva-yı Seyyare Umum Kumandanlığı!431 Anzavur İzmit'e bir İngiliz torpidosuyla gelir.433 10 Mayıs günü Adapazarı'nı.436 Anzavur atından düşer.289) Dahiliye Nezareti. S.C.Sofuoğlu. 29 Nisanda Kuva-yı İnzibatiye'ye.412.Ferit. kuruluşundan 9 gün sonra.. Bu arada D. doğusuna yerleşir.Kemal'in idama mahkûm edilmesinden iki gün sonra.Alaylar orada kurulacaktır.434 13 Mayısta Kandıra'yı işgal eder. ve 3. T.F.123. dereceden Mecidiye nişanı ile ödüllendirir.430 (Jeschke. 500-600 kişilik gruplar halinde İzmit'e sevk edilecek. Anadolu Fevkalade Müfettiş-i Umumiliği adı altında bir yeni bir teşkilat daha kurar ve Abdülhamit döneminden kalma. bir kısmı İzmit'e doğru kaçar. Vahidettin. s.000 tüfek. Kuva-yı İnzibatiye'nin bir an önce harekete geçmesini ister. s. Gayyasında. törenle sancak verilir. Sevres'in Osmanlı temsilcilerine tebliğinden üç.435 Kanlı çarpışmalardan sonra.Ferit hükümeti. dipnot 88) 15. (Jeschke. 154) 22. Ermeni çetelerini de İzmit'in kuzeyine yerleştirirler. 28 Nisanda. Anzavur kuvvetleri dağılır. 2. s.Alayının ilk kafilesi. 6. 6. s. TBMM'nin açıldığı gün. Kuva-yı İnzibatiye Komutanlığına. 16 Kuva-yı İnzibatiye gazisini (!) 5. (Jeschke. 600 sandık cephane alarak İzmit'ten ayrılır ve Adapazarı yakınlarına sokulur. İng. Kuva-yı İnzibatiye'den bir birlikle takviye edilerek. D. milliyetçileri yargılamak üzere Divan-ı Harpler kurulması hakkındaki kararname yayımlanır.410. (T.M. 6.C. Geyve Boğazı'nı ele geçirmek ve Anadolu yolunu açmak amacıyla taarruza geçer. üçüncü gün. 101) 18.437 23.. 13 Mayıs günü. Ama iki gündür yolladığı başarı haberlerine inanan D.100)426 16.122) 19. şehrin çevresini tel örgülerle çevirir. s..M. s.. Anzavur'u kutlamaya gelecektir. 413) 20. M. 15 Mayıs 1920 günü. emekli Müşir Zeki Paşa Umumi Müfettişliğe atanır.121)429 İstanbul'da toplanan subay (!) ve erler. s. milliyetçileri bir an önce tepeleme telaşı yüzünden. Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu. V.432 Kuva-yı İnzibatiye'den önce harekete geçerek parsayı toplamak için bu çevreden de gönüllü toplar. TKS Kronolojisi I. İzmit'in 2 km.M. Kurmay Başkanı Şah İsmail adındaki bir kaatildir.Belgeleri.357) 21.428 (TİH. s. M.C.Şefik Paşadan 15. İzmit körfezinde demirli ve Müttefiklerin gözetimi altında olan Yavuz zırhlısını seçer. 20 Mayıs günü İzmit'e..Cebesoy. 2. 29 Nisan'da İzmit'e yollanır.Bıyıklıoğlu. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin karargâhı.000 lira' diyor).

Kuva-yı İnzibatiye'nin ileri birlikleri ile Anzavur artıklarını dağıtarak Adapazarı ve Sapanca'yı geri alır. Fakat kuzeydeki Ermeni çetelerinin inatçı direnişi üzerine sonuç alınamaz. kısa zamanda yenilecek. M. Gizliden gizliye. bu raporları okumalarını öneririm! 27. yani göz boyama amacıyla kurulmadığının açık kanıtlarıdır. (TİH.C. Vahidettincileri mi haklı çı- de bi an _8 . Geri kaçırılan toplar ve çekilen bütün subay ve erlerin silahları da. çapulcu güruhuna ait teşkilatın yeniden canlandırılmasını takbih ettim (suçladım)!" (80 Yıllık Hatıralarım.444 29. Birkaç İngiliz uçağı. sahra ve dağ topları ile İzmit'in doğusundan taarruza geçer. Kuva-yı İnzibatiye Tümeninin 2. Kuva-yı İnzibatiye Tümeni. yeniden Kuva-yı İnzibatiye'yi kurmaya ve galip devletlerin.C.F.] Birkaç gün sonra Ferit Paşa da [Paris'ten] İstanbul'a geldi. Karaya çıkan Sadrazam için İzmit yöneticileri.Alay Komutanları ile 3.C. bu kuru kalabalık ertesi günü bir gemiye doldurulup İstanbul'a postalanacaktır) 28. İsyanları idare etmek üzere İstanbul'dan gönderilen Kurmay Yarbay Hayri de yakalanır ve idam edilir. hatta müttefik devletlerinin temsilcilerinin arzuları hilafına (aykırı olarak) da bu teşkilatı külliyen (tümden) ilga etmek (dağıtmak) cesaretini gösterdik. 23 Mayıs günü harekete geçen Ali Fuat Paşa emrindeki birlikler. becerebildiği kadar ve inatla dövüştüğünün. A."439 Anzavur'un bozguna uğradığını öğrenen D. Kuva-yı İnzibatiye'yi cesaretlendirmek için milli kuvvetlerin üzerine ateş açarlar. Nafıa Nazırı (bayındırlık bakanı) Dr. İngilizlere teslim edilir. bu zoraki törene katılmamıştır.yaveri Avni Paşa ile ikinci mabeyncisi Salim Beyi uğurlamaya göndermişti.133-136) Vahidettincilere. çok ağır şartlarla bize sundukları muahedeyi (Sevres'i) kabul etmeye taraftar olduğunu görünce.441(TİH.209 vd.C.Alay K.. bir süvari birliği.nın raporu443.M.. büyük kısmı İzmit'e doğru kaçacak. 6.111) 26. 2.438 Ertuğrul yatı. İlk iş olarak Kuva-yı İnzibatiye denilen çapulcu güruhunun mukannen (yasal) tahsisatını (ödeneğini) kestik.136.. kendisine pek ağır bir istifaname verdim.. İzmit'teki çuha fabrikasını tahrip ederler. s. bir kısmı ise milli kuvvetlere katılacaktır. bazı mühim icraatta bulunduk. Kuva-yı İnzibatiye adı verilen ve memleketi ikiye ayırmaya çalışan serseri. 14 Haziran 1920 sabahı.129)440 25. 6.. 4 top ve 4 makineli tüfek ele geçirirler. s. 6. (TİH. İngilizleri kandırmak. İngiliz birlikleri de. aldatmak için kurduğu iddia edilen. s.Cebesoy. bazı Boşnak ve Çerkez çeteleri.445 [.Hatıraları. bir baskınla kuzeyden İzmit'e girmeye karar verir. (A. ve 3. hayal kırıklığı içinde geri dönecektir.Ferit. s.. bütün silah ve ağırlıkları ile milli kuvvetlere katıldığı ileri sürülen bu birliğin. uyutmak. Hendek.Alay 1 Tabur Komutanının savaş raporları. Cemil (Topuzlu) Paşa anılarında diyor ki: "Ferit Paşanın bu esnada İstanbul'da bulunmamasından istifade ederek.) Vahidettin'in. İzmit'i saran milli kuvvetlerin üzerine bomba atar. İngilizler. Son olarak bir de Vahidettin'i dinleyelim. s. 6.. her ihtimale karşı.412)442 Bu taarruzu bekleyen milli kuvvetler de aynı anda karşı taarruza geçerler. s. belgelere dayalı gerçek ve utandırıcı öyküsü böyle. Bakalım. Yavuz zırhlısının yanına demirledi. bu birliğin. Düzce ve Bolu isyanları bastırılır. 24. (TİH. Büyük umutlar bağlanan Halife Ordusu (!). büyük bir karşılama programı tertip etmeye çalışmışlarsa da halk.Fuat Paşa o gece. üç piyade alayı.

ayrıca F. Kuva-yı Seferiye Kuva-yı İnzibatiye macerası. sabıkalılardan ve sırf yağma hırsı ile hareket eden birtakım şahıslardan mürekkep. s. Çanakkale Olayı. Yunan ordusu tarafından yapılan harekâtı protesto etmek niyetinde midir?" Ali Rüştü Efendinin cevabı: "Hükümetimiz.M. s. D.589 vd. Bu açıklamayı yapan Ali Rüştü Efendi. Belgeleri. O. General Paraskevopulos komutasındaki Yunan ordusunu.. V. asilere layık olduğu cezayı vermektir.338)449 10/5. aktaran KS. birkaç haftada Ankara surları önünde bulunacaktır. (T.C. 107) Peki. 3.. kendi programımıza dahil bulunan bir hareketi niye protesto etmeli? M.Kemal'in yani milli kuvvetlerin tepelenmesi (tenkili) için üzerine kuvvet gönderildiğini kabul ve itiraf ediyor Nokta! • Anzavur ve Kuva-yı inzibatiye macerasının fiyasko ile sonuçlanması üzerine.448 İngilizler gelmeden önce.. bütün hükümetlerin kuruluşuna karışan Sultan Vahidettin. şu vatansever (!) İstanbul yönetimi. bu açıklamayı yapan Ali Rüştü'nün hükümetten uzaklaştırılması için kılını bile kıpırdatmaz.karıyor. bir gazeteci. İng. D. bir ordudur. s.M. bu Yunan ilerleyişini nasıl karşılamıştır dersiniz? Yunan ordusu ilerlerken.Damat Ferit hükümetinde de yerini koruyacaktır. Tevfik Paşayı istifaya zorlayan." (Hilafet. öteden beriden toplanmış haydutlardan. s. D. emperyalistler. 21 Haziran 1920 günlü tutanak. Binaenaleyh vazifesi.Kemal'i tepelemek için üzerine askeri kuvvet gönderilmesine lüzum gösteren hükümetlere uymamda. burada noktalanmıyor. Gayyasında.Kemal ordusu. Günlüğü. üstelik bundan sonraki 5. M. birkaç İttihatçının hükümetten ayrılması için A. Yunan ordusunun başarısı için dua edilmesini de ister!447 Yunan başarısının kaç cana ve kaç ırza mal olduğunu açıklamak gereksiz. Eski Saat. M. O halde. şimdi sürat ve şiddetle harekâta devam eyleyecek olursa.194)446 Velhasıl Vahidettin de.Ferit hü- de bi an _8 . s. 12 Temmuz 1920. İzzet Paşaya ısrar eden. s. Devamı da var.Göztepe.Atay." (Peyam-ı Sabah gazetesi. 154. General Paraskevopulos ordusu.Kemal taraftarlarını resmen mahkûm etmiş ve hilafet ile vatana hain olduklarını ilan eylemiştir. yoksa onların masal anlattıklarını mı söylüyor? 1923'te yayımladığı beyannamede diyor ki (sadeleştirilmiştir): "Bağlı olduğu devleti tanımayan M.Ferit'in yeni Adliye Nazırı Ali Rüştü Efendi'ye şu soruyu soruyor: "Hükümet. 22 Haziranda Batı Anadolu'da ve 20 Temmuzda Trakya'da harekete geçirirler.R.124. (Jeschke. sorumlu hükümet ile hükümdarlık makamının karşılıklı ilişkisine ait meşrutiyet gereklerinden ayrılmamak arzusu ve bazı zorunlu siyasi sebepler etkili olmuştur.Walder.91) Ayrıca..Olcay. Sevres Andlaşmasına Doğru. s. Boulogne Konferansı.

kümeti.İzzet Paşa kurulu Bilecik'e hareket eder. İngilizlere başvurarak. Fransa da bu görüşe katılacaktır. Kuva-yı İnzibatiye'nin eski 2. ikinci bir yazı ile de. 20 Eylülde. 25. 16 Ekimde Damat istifa edecek.450 Yıl sonunda A. İngiliz Harbiye Nezareti. Anadolu'ya karşı askeri harekete geçilmesinin. ayrıca bu birliklerin eğitim ve yönetimi için Müttefik subayların görevlendirilmesini talep eder.000 kişilik yeni iki tümen kurmayı tasarlar.Düzce ayaklanmasının yarattığı elverişli koşullardan yararlanılabileceği görüşündedir..Komiseri Amiral de Robeck. Anadolu'ya bir kurul gönderilmesi konusunu Vahidettin'le görüşürler. fetvalar. bu sırada başlamış olan 2. Sevres'i Ankara'ya da kabul ettirmek için bir kurulun Anadolu'ya gönderilmesi projesini de görüşmektedirler. işlemlerin daha hızlı yürütülmesi için bazı görüşler ileri sürer. Dahası da var.Komiseri. Çekilmesinin yerinde olacağını ileri sürüyor. Harbiye Nezareti. Ferit iktidarda kaldığı sürece. Kuva-yı İnzibatiye ve Kuva-yı Seferiye.Ferit hükümetinin beyan-namesi. bir yandan. 1920 Temmuzunda. 25 Ağustos 1920'de. Kuva-yı Seferiye'nin kuruluş çalışmaları hakkında bilgi verir ve Kuvayı Milliye'ye karşı yapılacak harekâtın ayrıntılı planını açıklar. Ağustos başında. Ferit Paşa.Komiseri.Alay Komutanı Bekir Sıtkı. olası bir Kuva-yı Milliye hareketine karşı kuvvetlerini güvence altına almak için Gebze'ye çekecek. 11 Ekimde.Komiserleri.Komiserler. kurulla birlikte kuvvet de gönderilmesinden yana. • Vahidettin'in Damat Ferit'e verdiği buyruk. Anadolu'ya bir kurul gönderilmesini isteyeceğiz.Komiseri.. Kuva-yı Milliye'ye karşı.000 kişilik jandarma ve 15. Fransız Y. İngilizler de. Lord Curzon'a gelişmeleri şöyle özetler: "Hükümete baskı yaparak. 25. Sadrazamlığa sunduğu 30 Ağustos ve 8 Eylül 1920 günlü yazılarında. Müşir Zeki Paşa. de bi an _8 . Yalnız bu altı olgu bile.. Kuva-yı Seferiye'nin karargâhının Adapazarı'nda kurulmasını önerir.. D. yeni bir kuvvetin kurulması ve bunların silahlandırılması için izin ister. "M..000 kişilik bir kuvvetin kurulmasının uygun görüldüğünü bildirir. bu kuvvetin araç ve gereçlerini İngiltere'den satın almak istediklerini açıklar. 17 Eylülde İtalya. 1 Ekim 1920'de. durumu daha da kötüleştireceğini. bu görüşmede Fransa Y. İzmit'i Yunanlılara bırakacaklardır. Fransız Y. Vahidettin'in ve İstanbul yönetiminin Milli Mücadele ve tarih karşısındaki hazin durumu kanıtlamaya yeter.000 kişilik bir kuvvet kurulmasından yana olur ve bu kuvvetin milliyetçilere katılmaması için Müttefik subaylarının komutasına verilmesini şart koşar. milliyetçileri yatıştırmak için başka çareler aramanın daha yararlı olacağını bildirir. Anzavur. 'Ferit Paşanın değiştirilmesi gerektiğini' de söyler. milliyetçilerle uyuşmayı imkansız görüyor.. ilk aşamada 15. Bu sırada Müttefik Y. İngiliz Y.Kemal'in [yani Milli Mücadele'nin] kaldırılmasına karar verildiğini" bildirerek. İlk tümenin Büyükdere'de kurulmasına başlanır." Y.

F.10/6. binlerce kişinin öldüğü.Kemal ve Ankara hükümeti hakkındaki umutlarını büyük ölçüde yitirmişti. ne de ‗yürüyün‘ denil-mediği.Kemal‘in Osmanlı Devleti ve İslam dini. s. dini kaygılarla ortaya çıkıyordu. 3. “geleceği görenler” başlatmış. geleceği önceden nasıl gördükleri ise başlı başına bir sorun. karma bir imparatorluk toplumunun safiyetinden. D. Dilipak. Üç dört yıl sonra neler olacağını.452 isyan hareketlerinin doğup gelişmesinde önde gelen faktörlerden biri idi… Vahdettin. isyanların sebebinin.96)453 1. giderek Hilafete karşı bir tehdit oluşturmaya başlaması ve dini karakterini yitirmesi. sarayca tahrik edilmek şöyle dursun. İncir çekirdeğini doldurmaz konularda sayfalarca yazı yazanların. bunların da. rüyasını mı görmüşler. Vahidüddin. 64) □ H. 'geleceği önceden görmek' olduğunu ileri sürüyorlar ama bu konudaki bilgiler. bakıcı. isyanları. İsyanlar Anadolu isyanları.Ceylan. son zamanlarda.‖ (N. yine hadiselerdeki üslup ifadesinden anlaşılır. Bu isyancıların.C. Bir daha sorsam ayıp olur mu acaba: Hani Vahidettin Milli Mücadele'yi destekliyordu? 4. müneccim miymiş bunlar. (DinDevlet ilişkileri. nasıl bilmişler acaba? Keramet sahibi. ilişkiler. 2. bunlara katılmadığı. 'dini kaygılar' ya da. isyanların sebebinin dini kaygılar olduğunu ileri sürüyor: ―Yurdun birçok kesiminde.Dilipak. 1919 ya da 1920'de. belgeler. Bazı Vahidettincilerin bu olaylar hakkındaki görüşleri şöyle: □ ―Yer yer Anadolu isyanlarına gelince.H.Kemal'in düşüncelerini sezinleyen (!) Vahidettin'in. isyanların sebebi “içtihat farkıdır”. M. de bi an _8 . 1.‖ (CG Yol.Kısakürek. türlü hastalık ve zaaflarından yararlanan iç ve dış güçlerin başlattığı. M.191) □ K. s. 'içtihat farkı'. 137)451 □ A. gelişimler gösteriyor ki isyanları. doğuda ve batıda boy gösteren isyanların çoğu. (Hilafet. remil mi atmışlar. gaipten bilgi mi almışlar. yakın tarihimize büyük bir katkıda bulunmuş olur. birazdan bazı sahnelerini göreceğimiz bu isyanlara destek verdiğini de açıkça yazarak.Kemal bu yönde şiddetle eleştiriliyordu. bu hususu açıklarsa. falcı.. Hilafeti kurtarmak için başlatılan hareketin. Hilafet hakkındaki düşüncelerini seziyor olmalı idi ki destek verdiği halk ayaklanmalarında. Vahidettinci yazarlar.Ferit hükümetleri.Mısıroğlu‘na göre. içlerine mi doğmuş? Yoksa derin bilg ileri ile geleceği mi okumuşlar? H. hakikati ortaya dökemeyen sarayın çelişkili vaziyetinden doğan şeyler olduğu. İsyanları haklı göstermeye çalışıyorlar. çok acı sahnelerin yaşandığı olaylardır.H. ne ‗durun‘. M. hazin bir gerçeği doğruluyor.Ceylan‘a göre de. M.63. bu çok acı olaylar hakkındaki görüşleri böyle ve bu kadar. s.

doğal olmayan bulunmaması. bazıları kendini. Yunanlılar kışkırtmış. içtihat kelimesini. sebebi ve tahrikçileri çok açık olmakla birlikte. İçtihadın.. Çukurova'da Fransızlar da halkı Kuva-yı Milliye'ye karşı kışkırtmaya çalışırlar ama başarı kazanamazlar. emirler. paralar. demeçler. İngilizler. istenilen yana çekilebilir. Yoksa şöyle sonuçlara varırız: Ermeniler görüş farkı yüzünden Abdülhamit'i öldürmeye kalkışmışlardır. Manisa Mutasarrıfı Hüsnü. kısaca şu: Kuran'a. görüş farkı yüzünden Yunanlılara hizmet etmiştir. ve İtilaf Partisi yöneticileri ve uzantıları ile bazı dernekler. düşmana hizmet gibi eylemler. Yine de birkaç kışkırtma ve destekleme örneği vereyim: 13 Nisan 1920'de Ali Kemal.. s. Ali Rüştü Efendi. Pınarbaşı'na doğru geliyorlar! Onlarla birlik olup Kuva-yı Milliyecileri yeneceğiz!" (Şevki Yazman. Yozgat isyancılarını över. Sait Molla görüş farkı yüzünden İngilizlere ajanlık yapmıştır. ne bilgileri içtihat sahibi olacak düzeydedirler. Böyle şey olur mu? b. ya düpedüz haindir. bir din terimi olarak anlamı ise.. her amaca hizmet edebilir. sözlük anlamıyla değil de. Mısıroğlu ve Dili-pak'ın ileri sürdüğü iddialar üzerinde durmakta yarar görüyorum: a. bu yaklaşımı ile İslamiyete haksızlık etmektedir. körüklemiş ve desteklemişlerdir. Rumlar. s. kendi askerini arkadan vurmayı bile caiz gören.. 2. bize en kestirme yolu gösterdiler!"454 Fetvalar.Ferit'in 7 Nisan günü. 'İçtihat'ın sözlük anlamı. her yerde ve her zaman suçtur. ne de davranışları bir içtihata dayandırılabilecek niteliktedir. hadislere. Birkaç örnek: □ Delibaş Mehmet'in tellalı şöyle bağırır: "Halifenin müttefiki olan İngilizler.Komiseri Amiral de Robeck'le yaptığı görüşmenin tutanağı ile Sait Molla'nın Rahip Fru'ya yolladığı mektuplar. Görüşler arasında fark bulunması çok doğal bir durum. Zile. bu mütevazi çalışmaya sığdırmak mümkün değil. dolanlar.455 Ö. vaadler.Nasuhi Bilmen diyor ki:"Bu pek büyük bir uzmanlık işidir.." (Büyük İslam İlmihali. Delibaşlar. sonuç vermeyeceği besbelli olan bu kanlı olayların içinde bulur. şeriat hükmüne ve Padişah fermanına dayanarak. bu şaklabanlara hadlerini bildirmelidir!" 30 Ekim 1920'de. Sonunda. Amacı. Ermeniler. Anadolu halkına oynanan oyunları açıklamak bakımından yeterli kanıtlardır. sırt sıvazlamalar. görüş farkı yüzünden Yunan ordusunun başarısı için dua edilmesini istemiştir. işbirlikçilik. böyle davranmaya elverişli. 6 Kasım 1920'de de şöyle yazar: "Konyalılar (yani Delibaş ve avanesi) ayaklanarak. (KS Günlüğü. İstiklal Savaşı Nasıl Ol- de bi an _8 . gerek de yok.Hürriyet. bir din terimi olarak kullanmışsa.37) Eğer yazar. yalanlar.. Ama casusluk. 'görüş'tür. İngiliz Y. ya cahil. göz boyamalar. benzer olaylar hakkında verilmiş içtihata ve icma-ı ümmete dayanarak bir dini mesele hakkında görüş belirtme. D. ajanlar. Kısacası. bildiriler.C. görüş farkı diye yorumlanıp bağışlanamaz. ya meczup.427) Bu doğrultudaki bütün bilgi ve belgeleri. İslamiyet.. yüreklendirmeler ve halka örnek olmak üzere harekete geçirilen Anzavurlar. Düzce. önüne ve işine gelenin istediği gibi içtihatta bulunabileceği bir din midir? Hâşâ! Kaldı ki isyancılar. Peyam-ı Sabah'ta şöyle yazar: "Anadolu Türkleri.

195) □ İsyancı Şeyh Eşref şöyle der: "Ben sahib-i şeriatım.253) □ Konya halkını kışkırtmaya çalışanlar da halka derler ki: "Kim milliyetçilerle birlikte Yunan'a karşı giderse. Allah tarafından gönderildim."458 (U. s. s.. Kani Beyin bulunduğu evi soyup soğana çevirmişler. vücudunu parça parça etmişler. kirli ayaklarıyla çiğnemişler.C. s.Kemal'in] arkasına düşmek ve emrine itaat etmek. Hamdi Beyin mübarek naaşını.63)456 Bunlar mı görüş ya da içtihat?457 c. Bu en büyük küfürdür. 17-18 Şubat 1920) 2. asker ve memurlar dinsiz ve kâfirdir!" (TİH. kaçtım. Şimdi de tek başımıza İngilizlere meydan okuyoruz. elbiselerini soyarak.C. daha ölmeden merdivenden atmışlar. Bu vatan fedaisinin haydutlar elindeki bu halini görmek istemiyordum. eshab-ı kiramın adlarıyla çağırır'. şer'an küfürdür. s. Ne başını bırakmışlar.du.10-13. 6. Dilipak'ın.69) □ Gerede isyanı öncülerinden Divitli Eşref Hoca da der ki: "Büyük savaşta. Bolu isyanından birkaç sahne (özet):459 "2 Mayıs 1920 günü. 3 Mayıs sabahı her de bi an _8 . Karısı boş düşer!" (D.Arıkoğlu.." (S. "Bayırdan. yanlış ve haksız olarak 'dini kaygı' diye nitelediği duyguları da aşağıdaki isyan sahnelerinde göreceğiz: 1. alçaklar. Of! Bu koca kahramanın cesedini. Cesedini.62. 64. Zavallı Kani Beyin naaşı idi. bunlardan daha insaflı idiler. Herhalde Balkan harbinin Bulgarları.127) □ Cami kapılarına şöyle yaftalar yapıştırılır: "[M. ne vücudunu. Biga Ayaklanması ve Anzavur Olayları.' dedi.. diğer devletlerle birlik olduğumuz halde mağlup olduk. parça parça etmişler zavallıyı. Bütün ulema. Anzavur isyanından birkaç sahne (özet):. Dayanamadım. bu alçakların kirli ayakları altında mı göreceğiz? Ertesi günü derste idim. 3. bütün kainatla harp edeceğim. Fuat Umay'dan aktaran R. '[Akbaş cephaneliğini boşaltıp Anadolu'ya kaçıran gözüpek ekibin başkanı] Hamdi Beyin cesedi akşama gelecek' diye haber verdi. s. canavarlar. Akşama doğru bir tellal.İğdemir. Düzce-Bolu İsyanları.. şer'an kâfirdir. s. 'Hamdi Beyi getiriyorlar. bağırarak ve koşarak getiriyorlar. Zavallı şehidin vücudunu arabadan süngülerle çıkarmışlar. Mondros'tan Mudanya'ya. 'çevresindekilerden bazılarını da.Özkök.Tansel. Hademe kapıyı açtı. hatta edep yerini açarak sürükleye sürükleye getirmişler. Hatıralarım.. iç elbisesi ile bir cesedi sürükleyerek. S. Anladım." (Gerede'de isyancıların eline düşen Dr. Bu saldırıya Bolu ve Düzce'ye yakın bazı köyler de katılmıştı. Ankara'ya karşı ayaklanan Düzce asileri Bolu'ya yürüdüler.

Delibaş. yolun yarısında. 'İngilizler-Yunanlılar' paragrafında göreceğiz. 3 Ekim 1920 Pazar sabahı Konya'ya girdi. ünlü Sivaslı din bilgini Ali Kemali Efendi vardı. Bıçakla vücudunu delik deşik ettiler ve belediye önüne attılar. Kastamonu Nasrullah Camiinde verdiği va'azda. 'Yarabbi! Sen bu cahil insanlara insaf hissi ihsan ve onları affet. sakalından utan!' dedi. Fakat kudurmuş asiler durumu öğrendiler ve derhal hastaneye gelerek subayın boynuna bir ip geçirdiler ve sokaklarda sürükleyerek öldürdüler.. hapisaneye boşalttı. şeriatını seven bizimle olsun!' çağrısı ile Konya halkını kendisine katılmaya davet etti. s.. Ali Kemali Hocayı. milletvekili Rıfat Efendi Hoca. şehidi çıplak halde sokak ortasında bıraktılar." (TİH.. Hocayı ikindi üzeri Piri Mehmet Paşa Camiine yine sürükleyerek götürüp kapattılar. Genç subayın çok yarası vardı ama ölmemişti. 'Nutuk verirsin ha.. son bir dipçik darbesi ile yere serildi. Konya isyanından birkaç sahne (özet): "Delibaş Mehmet Ağa. İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu. Listenin başında Konya Müdafaa-yı Hukuk Derneği Başkanı. hükümet konağını ele geçirdi.113. Eve dolanlar. 19 Kasım 1920 günü. Müftü Ömer Vehbi Hoca. gerçek dindarlara da hakarettir.. Halife düşmanı! Sarığından. Tahir Efendi Hoca vardı. Hocanın naşını da rahat bırakmadılar.' diyorlardı.) Bu bilinçsiz..taraftan şehire saldırdılar. itme kakma içi nde Abdürrahim Hanına getirdiler. haince davranışları. Birkaç çapulcu koşuşarak onu soydu. "İşte Şeyhülislamın fetvasının hükmü yerine geldi!" diye bağırdılar. eski lise binasının kırık camları ile kestiler ve korkunç işkencelerle öldürdüler. zalim... Padişahını. Yoz- de bi an _8 . Doktor. Dördüncü Bölümde. İdareciler. Utanmadan soydular. Ellerine geçirdikleri askerleri. kanlı.. Sırada. Allah da sizi affetsin. Halifeye karşı gelirsin ha. birlikler Afyon'daydı.Kemal Paşa kurtarsın seni." (Cemal Kutay.288 vd. Mahallelerde tellallar dolaştırarak.. 6. azımsanmayacak kuvvetiyle. Ertesi günü subayın kıpırdadığını pencereden gören bir doktorun hanımı kocasına haber verdi. R. s.99-102.. uyarılara rağmen saklanmayan Ali Kemali Hocanın üzerine yürüyüp sürükler gibi götürdüler. sabahın tenhalığından faydalanarak subayı memleket hastanesine kaldırttı.' diye cevap verdi.. Ali Kemali Hocanın evine silahlı bir güruh yolladı. Delibaş. Konya'da askeri birlik yoktu. Sabah camiden alınarak sorguya çekilmek üzere Arslanlı Kışlaya götürüldü.' dedi ve son nefesini verdi. 'Halifesini. 'Haydi gelsin de M. Delibaş'ın Yunan uşağı olduğunu. Ankara'dakilerin burada başı olursun ha. Düzce-Bolu İsyanları. her şeyden önce dine saygısızlık. bir araba ile getirip hükümet meydanına attılar. bu kadar zulme dayanamadı. Alaattin Tepesinde hazırlanan savunma hattının gerisine çekilmişlerdi. 'Ben sizleri affettim. Çünkü ne yaptığınızı bilmeyecek kadar cahilsiniz. dini kaygı ve duygulara bağl amak. Postaneyi basarak haberleşmeyi kesti. yolda türlü hakaret.103.. Bolu'da kalan (Devrekli) Abdülkadir adında çok genç bir subayı da soyarak ve işkence yaparak Bolu sokaklarında dolaştırdılar. s. Olayların içinde yaşayan M. Yaşlı Hocanın bedeni.Akif Ersoy.. Asiler yolda Hocayı mütemadiyen dipçikliyor..Özkök. gerçeği açıklıyor: "Adapazarı.) 3. Ak sakalı kan içinde kalmış olan Hoca. Binbaşı İhsan'ı şehit ettiler. Hoca geceyi ibadetle geçirdi.C. sükûnetle ve sadece. Millicilere asker toplarsın ha. darbe. Şimdi sıra ibret-i alem için öldürülecek Kuva-yı Milliyecilere gelmişti. Düzce.

Celalettin Arif. Konya isyanları.gat. mesela milliyetçilerin 'bolşevik oldukları' yayılır.Suphi Tanrıöver.Adnan Adıvar.. H.Kemal'in idama mahkûm olduğunu belirtiyor. Bolşeviklik suçlaması ve Milli Mücadele karşıtı dernekler • Milliyetçiler aleyhinde geniş bir propaganda başlatılır. Kara Vasıf. Ankara Meclisi'ne katılacak milletvekillerinin bolşevik oldukları propagandasını yaparak. bütün elebaşılar. bolşevik hareketi olarak ilan eder ve der ki: "Padişahımız bunları 'asın' diye ilan etmiş. Y. Ankara'ya karşı açık bir mücadele içine girmekt edir. s. Meclisin açılmasını önlemeye çalışırlar.214) Sonuç Halkın. şeriat fetvasını vermiş. İsmail Fazıl Paşa. Oysa İstanbul.Rıfat Börekçi461 ile Din İşleri Bakanı Mustafa Fehmi Gerçeker! 10/8. Biga. Yusuf Kemal Tengirşenk. Yarbay Seyfi Düzgören ve Ankara Müftüsü M. ancak bazı kesimlerde ve çok sınırlı olarak katıldığı bu isyanlar. Milli Mücadele'nin neredeyse bütün öncülerini ve pek çok subayı idama mahkûm etmiştir. 11 Mayıs tarihli bu Divan-ı Harp kararı. CG Yol.Dilipak. Fevzi Çakmak. Refet B ele.70)460 Vahidettinciler. Bekir Sami Kunduk.Selahattin Köseoğlu. Bazıları: Ali Fuat Cebesoy. Hükümet kuvvetleri bunları Hakk'ın yardımı ile tepeleyecektir. Mu- de bi an _8 . Albay Fahrettin Altay. ord unun bu en zayıf döneminde bile hızla bastırılmış. Bozkır. İsmet İnönü. Alfret Rüstem.462 İstanbul'un Bolu'ya mutasarrıf olarak atadığı Osman Kadri de yayımladığı bir bildiri ile milli direnişi. Kızıl Hançer Cemiyeti. s. zannediyorum ki gelmiştir!" (TC Kronolojisi. İdam kararları □ "M. Dr. Birkaç örnek: İngilizler halka. ya çarpışmalarda yok edilmiş ya da yakalanarak hakkettikleri cezalara çarptırılmışlardır. Böylece artık İstanbul. kimin hesabına birbirimizin gırtlağına sarıldığımızı anlamak zamanı. Gönen. kendi adamları tarafından öldürülecektir."463 Adana'da Fransız desteği ile çıkan gazeteler de aynı temayı işlerler: "Milli hareket bolşevikliktir!"464 • Milliyetçilere karşı yeni dernekler kurulur ve kurulu olanlar da milliyetçilere karşı kullanılır: Askeri Nigehban-ı Vatan Cemiyeti.İzzet Met Paşa. Alb.Kemal İstanbul hükümetince idama mahkûm edilmişti. Delibaş Mehmet ise. Nurettin Paşa. Cami Bey. 10/7. hep o melun düşmanların işidir. Albay Bekir Sami Günsav. 24 Mayısta Vahdettin tarafından da tasdik edilecektir. Dilipak da yalnız M. genellikle idam kararları konusunda susmayı tercih ediyorlar. Yarbay Hüseyin Hüsnü. Artık kime hizmet ettiğimizi. Halide Edip Adıvar." (A.

466 İngiliz Muhipler Cemiyeti. Halas-ı Vatan Cemiyeti." (R. bu onursuz tutumu şiddetle desteklemiş ve halkı milliyetçilere karşı kışkırtmıştır.H. harpten ezilmiş olan zavallı Anadolu'nun kuvveti ile kafa tutmasının ne hükmü olabilir?" (Jeschke. K. Peyam: "M. Halkın gözü önünde.C. en namuslu. sen deli misin?'" (R. Milli kuvvetler. İşbirlikçi basından örnekler İşbirlikçi basın. bir kafese gi rmiş. Hilafet Cemiyeti (Mudurnu) vb.hafaza-yı Mukaddesat Cemiyeti. Sanki bir şeyler oluyor. .. bu [milli] harekettir. Beyannameler. Ayol.. hangi kuvvet. oturuyoruz. kötü niyetlidir." (R.S. hangi kahraman? Hülyanın bu derecesine. İslam alemi için hiçbir tehlike yoktur. blöfün sırası mı? İstedikleri kadar kafama vursunlar: Hangi teşkilat.465 Kürt Teali Cemiyeti. Alemdar: "İstiklal diye bağıranlar. Birkaç örnek [bir kısmı özetlenmiş ve bazı kelimeler sadeleştirilmiştir]: □ 14 Temmuz 1919. bir şeyler olacak.Kemal Paşa. Hülyanın." (R. Dört tarafımız açık.. uydurmasyonun bu şekline ben de dayanamayacağım.Kemal) □ 14 Kasım 1919." (A. s." (A. Muhafaza-yı Mukaddesat Cemiyeti. her kuvvetimiz meydanda..Ulunay) □ 28 Eylül 1919. Peyam: "Kurtuluşumuza en sön darbe.. Alemdar: "Bir patırdı. mavzerli bir heyetin kuru sıkı tehd idi ile iş yürür mü?" (R..Karay) □ Şubat 1920.Cevat Ulunay) □ 31 Ağustos 1919.142) □ 29 Ekim 1919. Anadolu'da bir hare-ket-i milliye vücuda getirmeye çalışıyor.ile ilgili İngiliz Belgeleri.Karay) de bi an _8 ." (Ali Kemal)469 □ 11 Ekim 1919. İngiltere'nin güvenilir eline teslim etmekte." □ 7 Ağustos 1919. Renin (Adana): "M.H. cirimleri kadar yer yakarlar.Kemal) □ 9 Ocak 1920. telgraflar." (A.468 10/9. Peyam-ı Sabah: "Anadolu'da ne yaptığını bilmeyen M. Alemdar: "Bizim için tutulacak yegâne kurtuluş yolu.C. Anadolu Cemiyeti.. Alemdar: "İslam kilidinin anahtarını. Dünya vaziyeti biliyor. Muhafaza-yı Saltanat Cemiyeti.Ulunay) □ 8 Ocak 1920.Kemal ve arkadaşlarının hareketine öncelikle son verilmesi gerekir. şuracıkta her işimiz. Siyasetten habersizdirler.. Bari K avuklu gibi ben de sorayım: 'Kuzum Mustafa. İlayı Vatan Cemiyeti. Siyasi Mağdurlar Cemiyeti.467 Tarik-i Salah Cemiyeti..Kemal) □ 19 Kasım 1919. Alemdar: "Çarıklı. Hayriye-yi İslamiye Cemiyeti (Adana). mütarekeden sonra hemen İngiltere devleti ile beraber yürümek için siyasi teşebbüste bulunmaktı.Kemal ve Rauf Bey ikbal hırsı içindedirler. Teali-yi İslam (İslamı Yüceltme) Cemiyeti. en haşmetli devleti olan İngiltere. ateş olsalar. Alemdar: "Dünyanın en adil. Bu ne çocukça hayaldir! Bütün cihanın kuvvetine karşı. Sabah: "İngiltere en büyük İslam devletidir!" □ 14 Ağustos 1919. bir gürültü.. Peyam: "Anadolu'nun yeni Celalileri [milliyetçiler]..

Peyam-ı Sabah: "Ciddi bir hükümet. unutulmaz hizmetlerde bulunmuş olacaklardır.Ulunay) □ 7 Nisan 1920. Nihayet gittiler.Ulunay) □ 6 Nisan 1920. dine.C. şimdiye kadar göste rmiş olduğu gayret ve kahramanlık. Dahildeki Müslümanlar bilmelidirler ki o alçaklara karşı çıkanlar. Peyam-ı Sabah: "Dost bir devletin (İngiltere'nin) aleyhinde bulunan M." (Asaf Muammer) □ 16 Mart 1920.C. Alemdar: "D.Ulunay) □ 23 Mart 1920. Alemdar: "Hükümet.. büyük devletlerin kırgınlığına sebep olabilir.Kemal cezalandırılmalı.. Alemdar: "Kuva-yı Milliyecilerin kafalarına vurmak lazımdır!" (R. Vahidettin'in Meclisi fesh etmesi üzerine.C. bugün İstanbu l'un işgal edildiği gündür!) □ 17 Mart 1920. Peyam-ı Sabah: "Düşmanlar. her şeyden önce eşkiyaya (milliyetçilere) haddini bildirecek[tir].. elif. millete. Kemal) □ 5 Mart 1920." □ 9 Nisan 1920.Ulunay. Alemdar: "Yunanlılar. Milli Harekât adı altında takındıkları tutumlar. Ahmet Anzavur Beyin bugün de bir resmini yayımlamak suretiyle sayfalarımızı süslüyoruz." (R. geçirir. Peyam-ı Sabah: "Milli hareket boşa gitmeye mahkûmdur. bugünkü galiplerimizin bir müttefikidir. tasfiyeye muhtaçtır.C.Ferit Paşa hazretleri.Kemal) □ 29 Nisan 1920.Kemal) □ 10 Şubat 1920. Alemdar: "Tek çarenin galiplerle uyuşmak ve anlaşmak olacağı bu kafasızlarca ne zaman anlaşılacak?" (R. Onlara karşı yapılacak bir hareket.Kemal) □ 15 Mart 1920. Kuva-yı Milliye denen o serserilerin hakkından gelir!" (A. Peyam-ı Sabah: "Fenalığın kaynağı Kuva-yı Milliye.C. kaf) □ 4 Nisan 1920. Peyam-ı Sabah: "Kuva-yı Milliye ancak çetecilik yapar. böyle idarenin sonuçları böyle olur!" (R.Ulunay) □ 23 Mart 1920.Ulunay) □ 22 Mart 1920. bütün çıkarlarımızı mahv ve berbat etmektedir.C. kırar.□ 3 Şubat 1920. layık olduğu akıbete uğradı. Alemdar: "Anadolu Kemalistlerden temizlenecektir!" □ 1 Mayıs 1920." (R.Kemal) □ 13 Nisan 1920." (R." (Hafız İsmail) □ 7 Mart 1920.Ulunay) □ 2 Mart 1920." (A. Alemdar: "Böyle Meclis. Kuva-yı Milliye adı altına sığınan bu haydutların kafasına bir yumruk indiremiyor." (İmza: Ayın." (A. Halifeye. Alemdar: "Milli teşkilatı yok etmek. Alemdar: "Bu Meclis (son Osmanlı Meclisi) milli iradeyi temsil edemez.." (A. teşkilat-ı milliyeden bin kere daha iyidir!" (A. uğurlar olsun!" (R. böyle teşkilat.C. millet için var olma meselesidir. Alemdar: "Mebusan Meclisi. vurur. Alemdar: "Ahmet Anzavur Beyin.Ulunay." (Sait Molla'nın demeci) de bi an _8 . ilerde görülecek kıymetli hizmetlerine de bir delildir. Alemdar: "Bilmiyorlar ki İngiltere tehdite gelmez ve biz bunu yapmakla kendimizi büsbütün mahvederiz." (R.) □ 23 Nisan 1920. Alemdar: "Birtakım sorumsuz ve durumu kavrayamamış askerlerin.C.

kısa zamanda M.Kemal) □ 6 Şubat 1921. Abdurrahman Beyin demeci) □ 20 Aralık 1920. Peyam-ı Sabah: "Anadolu'nun henüz istilaya uğramayan yerlerini. Ermenistan'a taarruz ile onu da tamamladık. Bolşeviklerle elele ver erek Ermenistan'a yürüdüler.. Avrupa medeniyeti." (Ömer Fevzi)470 □ 8 Eylül 1920. asırlardan beri Asya'nın hangi kavmi başardı ki. Alemdar: "M. temizlenmelidir!" (A. Ali Kemal. soyguncu ve yağmacı demektir!" (Şahap Azmi) □ 12 Ocak 1921.Ulunay) □ 17 Ekim 1920. [Yunanlı] Genel Vali Beyefendi hazretleri. onlarla muharebelere girişilemez." (A. kuvvet bakımından ve her açıdan bu derece fark varken.C. biz başarabilelim?" (A. 'Kars'ın Sükûtu' başlığını taşımaktadır (Kars'ın düşman eline geçmesi!).□ 28 Mayıs 1920. akılsız fikirsiz zorbalardan. son devrin Kabakçı Mustafa'sıdır. Peyam-ı Sabah: "Avrupa ile başa çıkmayı.) □ 18 Ekim 1920. mal. 11 Kasımda da şöyle yazacaktır: "Ankara yaranı. küçük heriflerin eseridir.." (Bu gazetenin sahibi olan Yunan işbirlikçisi M." (A. Peyam-ı Sabah: "Demek işlemediğimiz bir hata kalmıştı.. askeri ve mülki ileri gelenler ve Metropolit Efendi hazretleri. aramızda akılca da.Kemal tarihe şüphesiz nam bırakacak fakat siyasi deliler arasında." (A. M. Kan. Fransızlar bizim iyiliğimizi istiyorlar!" (Adana Vali V. İrşat (Balıkesir): "M.Kemal kuvveti denilen çapulcuları tamamen tenkil edecektir (tepeleyecektir). ilimce de. çılgınlıktan başka bir sıfat verilemez. ne pahasına olursa olsun. Selimiye Camiini şereflendirmişler ve Müftü Hilmi Efendi ve yanındakiler tarafından karşılanmışlardır. Anadolu'yu bu zararlı haşarattan temizleyecektir. Te'min (Edirne): "Dün öğleden sonra saat beşte. Yunanlı generaller. can. Anadolu direnişi bir blöftür. Ali Fuatlardan. Alemdar: ". Ferda (Adana): "Kahraman Delibaşın başarısı üzerine Düzmece Mustafa'nın (M.. canilerden temizlemelidir.Neyir hakkında Birinci Bölümde bilgi verilmişti) □ 4 Eylül 1920. Hürriyet ve adaletin saygıdeğer temsilcisi olan Başvekil Venizelos hazretlerinin sağlığı için Müftü Efendi tarafından güzel bir dua okumuş ve hazır bulunanlar şükran duyg ularını belirterek duaya katılmışlardır.Kemal. bu yazıdan sonra 'Artin Kemal' diye anılacaktır. Kars'ı işgal ettiler." (Filozof R.Yunanistan.Kemal) □ 11 Temmuz 1920. Peyam-ı Sabah: "Ankara Türkiye'yi felakete sürüklüyor. Peyam-ı Sabah: "Hükümet.Kemal. Anadolu'daki idareye son verilmesini istemelidir. Peyam-ı Sabah: "Büyük Millet Meclisi." Yazı.Kemallerden."471 □ 27 Ekim 1920. nihayet meramlarına erdiler.Kemal'in) kaçmaya hazırlandığı söylenmektedir." (A. [Ankara'dan] barış şartlarının (Sevres) aynen kabul edilmesini." (R.Kemal) □ 13 Ağustos 1920.Kemal) □ 5 Kasım 1920." (A.. Peyam-ı Sabah: "(Ankara yöneticilerinin] Yunanlılara hâlâ meydan okumalarına.Tevfik) □ 5 Ağustos 1920. o ipsiz sapsız. Ferda: "Kuva-yı Milliye adı altında meydana atılmış soyguncularda bir varlık hissedenlere diyorum ki: Millici ve çeteci.Kemal) □ 7 Ağustos 1920.Kemal) de bi an _8 . Ferda: "Ayaklanmak için sebep yoktur.. Yunanlılarla.

." (A.Ulunay) □ 13 Şubat 1921. Şimdi Yunanlılar Ankara kapılarına dayandılar." (A.Kemal) □ 26 Temmuz 1921.. Bu millete yazıktır." (A. Peyam-ı Sabah: "Ankara." (Hakkı Halit [Refik Halit'in kardeşi]) □ 16 Haziran 1921.Kemal) □ 26 Temmuz 1921.Kemal) □ 2 Ağustos 1921. özellikle İngiltere ile uzlaşmalıyız. icraata geçmelidir. sonra yine bilinen türkülerine başlar.. Peyam-ı Sabah: "Mukadderatımızı Ankara'ya bırakmama- de bi an _8 ...Kemal) □ 19 Ağustos 1921. b iraz da memleketi düşünseler. Başka bir barışçı ve uzlaşmacı siyaset ile bu memleketi." (A. M. oysa 8 Eylülde bu orduyu." (A." (A. Avrupa'nın en asri usulüne göre harp ediyorlar" (R.Kemal ile uzlaşamaz!" (R. devlet gemisini şapa oturtmaya çalışıyor. Bu milletin kurtuluşunu düşünenler. Peyam-ı Sabah: "M. İlk hamlede muvaffak oldu gibi göründü. O hiçbir yerde dikiş tutturamaz. Ankara Meclisindekiler. ufak bir aşireti bile idare edemezler. faaliyete. Alemdar: "Ne olurdu Yarabbi. hükümeti ele aldı. şu çukurdan kurtarmak mecburiyetindedir.Ulunay. Peyam-ı Sabah: "Yunan ordusu bozgun halinde geri çekiliyor!" (A.G. Mahut yazarların tutumu yine değişiyor!) □ 13 Haziran 1921..Kemal) □ 19 Haziran 1921. Peyam-ı Sabah: "Bekir Sami aşırılara yenildi ve çekildi.inönü zaferi üzerine. hakkımızın topla tüfekle alınacağı gibi ham bir hayale kapılmamıştır.Ulunay) □ 8 Şubat 1921.. milli birlik bozulmasın diye Ankara'yı artık örnek olarak alamaz.. Peyam-ı Sabah: "Biz. M. Peyam-ı Sabah: "Bolşeviklik çukuruna yuvarlanan Ankara'nın arkasından ayrılmalıyız. paşaların bilmeleri lazım. Ankara'dakiler barış istemiyor.. 'çapulcular' diye aşağılıyordu!) □ 5 Nisan 1921.Kemal'e barınacak yer kalmayacak." (A. Peyam-ı Sabah: "Bu macera (Milli Mücadele) artık devam edemez.. Peyam-ı Sabah: "İstanbul.Kemal) □ 20 Mayıs 1921.) □ 1 Ocak 1922." (A. O. bu irfanda. bir hükümeti değil. Bekir Sami Beyin. Bu hayal ile kainata meydan okuduk. Alemdar: "İstanbul. ordu teşkilinde (kurmada) büyük başarı kazanmıştır. gaddar bir idare kurdu.Kemal. Sakarya zaferinden sonra. Alemdar: "Ankara'nın istiklal-i tamcıları (tam bağımsızlıkçıları) kimi aldatıyorlar.Kemal) □ 16 Haziran 1921. dahili ve harici hiçbir siyasetini tasvip edenlerden değiliz.C. Türk namusunu yine kurtardı! Kemal o rduları.Kemal) □ 4 Nisan 1921. Milli And'a aykırı anlaşmalar yüzünden istifa ettirilmesi üzerine." (A. Peyam-ı Sabah: "Ankara.Kemal. Büyük devletlerle. zamanı münasip buldu. İngiliz. Fransız ve italyanlarla imzaladığı. Alemdar: "Ordu.□ 7 Şubat 1921. bu kıratta adamlar (Ankara yöneticileri).Kemal. Peyam-ı Sabah: "Yunanistan'ı yensek bile Müttefiklere kılıç çekemeyiz. bir süre sessizliğe gömülür. Ankara'nın Teşkilat-ı Esasiye'sinden Moskova ile ittifakına kadar. Sakarya Savaşı dolayısıyla. İstiklal-ı tammın mümkün olmadığını bu beylerin.C.Kemal) □ 3 Mayıs 1921. bu türedi." (A. Peyam-ı Sabah: "Bu idrakte. 2." (R.

hiçbir zaman bir fayda göreceğimizden emin değiliz..Kemal Paşa tarafından geri çevrilerek İstanbul'a gönderilen Ömer Faruk Efendiyi huzuruna çağıran Sultan Vahidettin'in ona cevabı şu olmuştur: 'Seni kabul etmeyeceğini biliyordum oğlum. yüz bin kere yanılıyorsunuz ve yanlış yoldan gidiyorsunuz.. bozguna sürüklüyorlar. (V. Biz de içtihatımızda yanılabiliriz.Kemal) □ 31 Ağustos 1922.Kemal) □ 9 Eylül 1922. Peyam-ı Sabah: "Türk'ün bayramı!" (A.Kemal) □ 4 Mayıs 1922. bir serabı hakikat sanıyorsunuz..Kemal) □ 29 Haziran 1922. milli hareketin başına hanedandan birinin geçmesini arzu etmiş ve bu maksatla Şehzade Ömer Faruk Efendiyi Anadolu'ya göndermiştir.. Peyam-ı Sabah gazetesinde.Faruk anılarında." (A.11. sevincimizden çıldırırız. Bu mücadelelerimizden." (A. Biz her ne sebebe dayanırsa dayansın. ' demekle ye- de lıyız.Kemal) □ 10 Eylül 1922.M.) □ 2 Eylül 1922.... Fakat M.. ağalar! Yanılıyorsunuz. irfanca bu derece yanıldığımız için yalnız kalemimizi kırmak değil.. en azından bu harekete muvafakat etmiş (izin vermiş) kabul edilmesi gerekir. tam tersine söylüyor!) Çünkü M. (Ama Ö. Veyahut da Ömer Faruk Efendinin kendiliğinden Anadolu'ya gitmiş olduğu kabul edilse bile (Bu keskin dönüşün sebebi şu: Çünkü Ö. insanlığımızdan bile istifa ederiz. Peyam-ı Sabah: "[Ankara yönetimine] Beyler.433)474 bi an _8 . Fakat akılca. silaha sarılmanın bu memleket için bir selamet ve kurtuluş yolu olduğuna inanmamıştık. lakin siyaseten hiçbir fayda temin etmez. Peyam-ı Sabah: "Her fert içtihatında serbesttir. Peyam-ı Sabah: "Kabul ediyoruz ki Anadolu'nun son zaferi.Kemal. Gayyasında. Peyam-ı Sabah: ". Fakat esef ederim ki şimdiye kadar olduğu gibi şimdiden sonra da olaylar gösterecektir ki biz yanılmış olmayacağız!" (A." (A.Kemal Paşanın saltanat ve hilafete karşı kötü emeller beslediği bir kere daha belli oldu. Hiç hata etmediğimiz iddiasında değiliz.Mesela Edirne ve İzmir kurtulur-sa. bizlerin kanaatinin yanlışlığını ortaya koymuş bulunuyor. Ali Kemal gazeteden uzaklaştırılmıştır. Şehzade Ömer Faruk Efendi konusu □ K.. hatalarını itiraf ederek arz-ı teslimiyet etmek[tir]. Türk olmak itibariyle seviniriz." (A. Öyle olduğu için [Ankara'nın] içtihatına muhalif kanaatta bulunanlara.Kemal) □ 26 Ağustos 1922." (A.Ertürk ve Albay Budiyenni ile yaptığı konuşmaları öğrenince (!)] Sultan Vahidettin. bir milletin ebedi başarılarına bir sayfa daha ilave eder. s. Mihran Efendinin bir açıklaması yayımlanır. Muhaliflere düşen vazife. H.Mısıroğlu'nun bu konudaki iddiasını aktarıyorum: "İş bu şekle girince [yani M."472 (A. bin kere.. hürmet edilm esini isteriz.Kemal'in..Faruk'u Vahidettin'in yollamadığını Mısıroğlu da biliyor!) Sultan Vahidettin'in. Büyük Taarruz'un gelişmesi üzerine. Sizler.Kemal)473 □ 11 Eylül 1922 günü. Peyam-ı Sabah: "Bu şanlı mücadeleler. Peyam-ı Sabah: "Bu goygoycular da uğursuz selefleri gibi (İttihatçılar) memleketi tam bir çöküntüye.

Kemal imzası ile bütün millete hitaben bir beyanname dağıtılmıştı. 4 Şubatta bir çocukları olmuş. yoksa bu iddiaları ciddiye alanları düşünüp hüzünlenmeli mi. ona ceza vermesi icap etmez miydi? Böyle buhranlı bir zamanda." (S.. İsviçre'nin Territet kasabasında yaz tatili yapmaktadır.477 Sultan Vahidettin'in milli hareketin başına geçmesi maksadıyla Anadolu'ya gönderdiği Şehzade Ömer Faruk Efendi. Öteki bilgilere gelince. elbette birçok yorum ve olaylara yol açabilirdi. 61. bu 23 yaşındaki operet askerinin emrine girecekler ve Ömer Faruk Efendi de onlara emir mi verecekti? Öylesine ölçüsüz. İnebolu'dan geri dönmüştü.. M. Nurettin Paşa.Bele. İşte Mısıroğlu'nun. R.484 Piyade yüzbaşısı. s.Kemal'in telgrafının tarihi doğru. (59. ateşli. Fevzi Çakmak. Düşünüp taşınmadan yapılacak bir iş değildi.Şevket Efendi tarafından (Tercüman gazetesi yazarı Murat Sertoğlu'na) verilen ikinci belge de (birincisi sahte hatt-ı hümayundu.483 Vahidettin'in kızı Sabiha Sultanla bir yıldan beri evli.Faruk'a yolladığı telgraftır) bu hususu aydınlatmaktadır.486 Göğsü hiçbir hizmet karşılığı olmayan nişanlarla dolu.İnönü.) _8 . Ömer Faruk Efendi. gülünç bir iddia ki insan. 1919 Haziranında. Türkiye dört bir yanından işgal altına alınırken. ikincisi M.479 Bu telgrafın tarihine dikkat edilirse. yalnız M. Yani henüz hiçbir zafer kazanılmış değildir.482 Anadolu'ya geçtiği sırada 23 yaşında. Bu telgraf M. İ. bild irinin yayımlandığı tarihi de biliyor!) Diğer birçok tarihi belgelerde olduğu gibi bunda da hilafet ve saltanata bağlılık açıkça belirtiliyor.481 Ama Türkçe tahsili ve edebiyatı zayıf. gerisi baş- de bi an tinmiştir. A. Avusturya'nın Trezyanum Askeri Kolejini bitirmiş.485 Kurmay Albay Asım Gündüz'den özel ders alıyor. Vahidettin'in. K.59-63.Kemal hakkındaki şüpheleri kuvvetlendirmiş ve Sultan Vahidettin'i asla tatmin etmemişti.• Bu yutturmacaları değerlendirmeden önce. nasıl geçecekti acaba Milli Mücadele'nin başına? Hangi sıfatla? Meclis Başkanı mı olacaktı? Yaşı dolayısıyla milletvekili seçilmesine bile imkân yok ki Meclis Başkanı olabilsin.Cebesoy. Padişahın damadı ve hanedana mensup olan bir Şehzadenin476 Anadolu'ya gitmesi.Kemal'in Ö. dipnotta bu bildirinin metnini de veriyor! Öyleyse. Yoksa askeri kolej bilgisi ve sıfır savaş deneyimi ile Başkomutan olup savaşı mı yönetecekti? M. Milli Mücadele'nin başına geçmesi için Anadolu'ya yolladığını iddia ettiği Şehzade bu.Kemal. yakışıksız.475 İzni veya muvafakati dışında gitmiş olsaydı. toy bir Şehzade.Mücahitler. Şevki Subaşı gibi komutanlar. telgrafın klişesi var.Karabekir.478 Bunun sebebi de M. yakışıklı. kahkaha ile gülmeli mi. Vahidettin'in Kurtuluş Savaşı'nın başına geçmek üzere Anadolu'ya gönderdiği iddia edilen Ömer Faruk Efendiyi tanıyalım. Meclis açılalı da henüz dört gün olmuştur. Son Halife Abdülmecit Efendinin oğludur.sayfada.F. 1898 doğumlu. Hatta TBMM'nde İkinci Grup adı ile anılarak muhafazakârlıklarıyla tanınmış bulunan muhalif mebusların ısrar ve sıkıştırması üzerine Meclis adına.Kemal Paşadan aldığı siyasi telgraftı.480 Almanca ve Fransızca biliyor. Y. Şehzade M. 27 Nisan 1921 (1337) olduğu görülür. kestiremiyor.

Ceylan da bilmektedir. 1951 Ekim ayında. 'henüz hiçbir zafer kazanılmamışmış. bunu da muvafık görmedikleri takdirde doğru Avrupa'ya gönderilmeme müsaade edilmesini rica ettimse de cevap verilmedi. Tecrübesizdim. teessürüm pek derin oldu. (Yalan Söyleyen Tarih Utansın.. Kroker Oteline hapsedilecek veya Malta'ya sürülecek. Doğu Cephesi birlikleri. arzu ettikleri takdirde beni dosdoğru cepheye sevk etmel erini ve bunu da muvafık (uygun) görmedikleri takdirde. s. Bu telgraf bizzat TBMM Reisi M." (Resimli Tarih Mecmuası. selam vererek bir telgraf uzattı. bu açıklamanın baş kısmını almış ama sonunu o da vermiyor. O tarihe kadar. batıda da düzenli ordu kurulmuş. Şehzade Ömer Faruk Efendi. Ben bahçeye inmiştim. Hamdolsun. 12 Kasım 1920'de Iğdır'ı kurtarmış.C. Eşyalarımı bir hamala verdim.İnönü Sava- de bi an _8 . ancak vazife-yi vataniye ve askeriye için geldiğimi..Kemal Paşadan geliyordu. Sarayın bana karşı takınacağı tavır.tan başa atmasyon: 1.115) Kitabına neden 'Büyük Oyun' adını koyduğu anlaşılıyor. Birer birer gözümün önüne geliyordu. korkularım boşuna çıktı. "İstanbul'dan kayınpederi Vahidettin'den habersiz ayrılıp İnebolu'ya geldiğini" açıklamış ve açıklamasını da şöyle tamamlamıştır: "İnebolu'da eşraftan birinin evinde. 10/11 Ocak 1921'de 1. belki de öldürülecektim. Vahidettin'in intikam almaya kalkması. Bir kanun neferi (inzibat) geldi. 4. 30 Ekim 1920'de Kars'ı. İstanbul'a döndüğüm zaman İngilizler tarafından yakalanacak. Derin bir sükût-u hayale uğramıştım. Doğruca eşim Sabiha Sultanın evine gittim. gerçeği ortaya çıkarmaktı? Tarih gibi ciddi bir bilim dalını bile mizaha dönüştürüyorlar. Ömer Faruk'un İnebolu'ya geldiği sırada. Mustafa Müftüoğlu. Çünkü ilk bölümünü. TBMM açılmış. ya da Kemalist. öğle yemeğini yedik.114. 28 Eylül 1920'de Sarıkamış'ı. (Büyük Oyun. Mısıroğlu'na göre. Vapur Sirkeci'de rıhtıma yanaştı.İnönü Savaşı. isyanlar bastırılmış..C. İstanbul'a yaklaştıkça korku ve heyecandan titriyordum. Gümrü Andlaşması imzalanmış. Sakın o da İngiliz ajanı. s.1557)487 Hani Vahidettin yollamıştı? Olayın kahramanı tam tersini söylüyor! Vahidettin'in intikam alacağını düşünerek tir tir titriyor zavallı. O zaman 23 yaşında idim. 23 Şubat 1920'de Ardahan ve Artvin geri alınmış. Resimli Tarih Mecmuası'nın yazarı Mehmet Ataker'e. beni diledikleri yerde enterne etmelerini (göz altında tutmalarını) fakat İstanbul'a dönemeyeceğimi bildirerek. ya da gizli bir resmi tarihçi olmasın? Ömer Faruk'un bu açıklamasını H.278) Oysa onun kitabının adı da pek iddialı: Yalan Söyleyen Tarih Utansın! Hani amaçları.' 488 İtiraf edeyim ki bilgisizliğin bu derecesine ne dendiğini bilmiyorum. 1. kaynak göstermeden aktarıyor ama yukarıda okuduğunuz son bölümü saklıyor. siyasi bir düşüncem olmadığını. 2. Anzavur serserisi ile Kuva-yı İnzibatiye tepelenmiş. s.H. Bunun üzerine derhal ikinci bir telgraf çekerek. 1 Nisan 1921 günü 2. İskenderiye'de.. sayı 30/ 1952.

Dönem Zabıt Ceridesi.Kemal'in buna da engel olduğunu yazıyorlar." (Bu Vatanı Terk Edenler.]" Bu da yeni bir Zati Sungurluk! Çünkü söz konusu TBMM beyannamesinin. Milli Mücadele'nin başına geçemeyeceğini dikkate alıp işi daha ciddileştirmek gereğini duyuyor ve Veliaht Abdülmecit Efendinin de Anadolu'ya geçmek istediğini. milli hareket gelişmeye başlar başlamaz. Meclis'in 23 Nisan 1921'de değil. geriye döndürülmüştü. Bu davranışa ne ad verilir? Üstelik 25 Nisan 1920'de. Veliaht Abdülmecit Efendi konusu Bazı yazarlar. bile bile bir yıl sonraya kaydırıyor.50)491 de bi an _8 . hatta geçtiğini fakat M. beyannamenin metnini ve tarihini biliyor ve yayın tarihini.Vakkasoğlu: "Anadolu'ya geçip Milli Mücadele'ye katılmak isteyen Şehzadelere490 bile Ankara hükümetince müsaade olunmamış. s. 146) □ V." (Vahidüddin. s. Sizce hangisi daha ayıp? 4.şı kazanılmış. saraya ne gözle bakıldığının şaşmaz delilidir. Mısıroğlu ayrıca. ne 'İkinci Grup' vardır. "Meclis açılalı dört gün olmuştur" diye yazıyor.. s. 50) 489 Mısıroğlu. Onca kösteklemeye. bir yıl dört gün olmuştur! (369 gün!) Ya sahiden bilmiyor. Diğer birçok tarihi vesikalarda olduğu gibi bunda da hilafet ve saltanata bağlılık açıkça belirtiliyordu. □ N. Müttefikler Ankara'yı da Londra Konferansı'na çağırmak zorunda kalmışlardır. onun gelişinden tam bir yıl önce ve Meclisin açılışından iki gün sonra. (1. ne de bu bildirinin yayı mlanması için birilerinin baskı yapmasını gerektirecek bir durum.F. Mısıroğlu diyor ki: "Bu telgraf M. M. bizden değildir!" 11/1. Hazret-i Muhammet diyor ki: "Aldatan. ya da bildiği halde okuyucularını aldatmak için doğruyu yazmıyor. Hatta TBMM'nde İkinci Grup adı ile anılarak muhafazakarlıklarıyla (tutuculuklarıyla) temayüz etmiş (tanınmış) bulunan muhalif mebusların ısrar ve sıkıştırması üzerine Meclis adına. Abdülmecit ve Ömer Faruk Efendiler. 1..Kısakürek: "Anadolu'ya geçmek isteyen Veliaht Abdülmecit Efendinin karşısına çıkardıkları engel. 23 Nisan 1920'de açıldığını ilk okul çocukları bile bilir. Ö.Kemal hakkındaki şüph eleri kuvvetlendirmiş ve Sultan Vahidettin'i asla tatmin etmemişti. Ömer Faruk'un İnebolu'ya gelişi ile hiçbir ilgisi yok. yoksulluğa ve güçlüğe rağmen bir yıl içinde daha ne olsun? 3. 25 Nisan 1920'de yayımlanmıştır.Kemal imzası ile bütün millete hitaben bir beyanname (bildiri) dağıtılmıştı. Ömer Faruk'un yaşını-başını düşünerek.Faruk İnebolu'ya geldiği gün.C. Sovyetler Birliği ve Afganistan ile dostluk andlaşmaları yapılmış. Meclis açılalı dört gün değil..

Fakat ben bunu tabiidir ki bilemezdim ama kararımı vermiştim.' Yaver de aynı fikirdeydi. arka kapıdan gelmeleri için haber gönderdim. TBMM .496 N. Tam vaktinde geldiler.' dedi ve bir zarf uzattı. ailenizi ve saltanatınızı kurtarmış olursunuz.F. Lakin benim de hilafetim ilan edilecek. Vahdettin tahtında oturuyor.494 Memleket işgal altındaydı. yoksa tarihten ve tarihçilerden özür dileyerek. Babam bunları okuyunca şaşırdı.Ceylan da şöyle yazıyor: "Yetmiş yıldır Türkiye'de tarih adına öğretilenler ise. O esnada vaziyetler değişmiş. sayı 29 /Mayıs 1952. sizi Anadolu'ya geçirmek için bütün tertibat alınmıştır' dedi. hiçbir şey değişmez. M. para karşılığı gerçekleri örten resmi tarihçi' diye tahkir mi edecekler. Oysa Abdülmecit Efendinin oğlu Ömer Faruk Efendi bile.' Babam hâlâ düşünüyordu. bunu benden beklemesin!' dedi. Ona. babamın eski yaveri Yümnü (General Üresin) Beydi. babası Abdülmecit'in. Onları gizlice içeri aldık. ben ikilik yapamam. o kadar.492 Vakit gece yarısına geliyordu. s. M. 'Kemalist.Kemal' İkinci mektup Hamdullah Suphi Beyden. 1499 dv.) Oğlu. gayet mühim bir mevzuu görüşmek üzere Anadolu'dan gelen bir zatla birlikte bu gece ne olursa olsun bizi görmek istediğ ini yazı ile bildirmişti.Kemal tarafından çağrıldığını ve Abdülmecit Efendinin de bu davetten kaçarak Milli Mücadele'ye katılmadığını hep bir masal gibi de bi an _8 ..Kısakürek'in yanlışını düzeltmesine artık imkân yok. ben giderim!' dedim. Veliaht Abdülmecit olayında da olmuş ve Veliah-tın Anadolu'ya bizzat M. Oraya gelirdim. Aşağıya indim.. 'Hiç tereddüt etmeyiniz." (Resimli Tarih Mecmuası. Gece saat üçte.1.Kemal tarafından "İstiklal mücadelesi yapan milletin başına geçmek üzere" davet edildiğini ama babasının kabul etmediğini işte böyle anlatıyor.Kemal'den geliyorum. 'sizi bir asker görmek istiyor' dediler. gerçekleri kabullenip yanlışlarını mı düzeltecekler? Göreceğiz! □ H.Kemal her şeyi yapacağımdan şüphe etmesin. devrimbaz kalemşor. Fakat kızım Neslişah o sıralarda doğmak üzereydi.. Gitseniz iyi olur. aynen Sultan Vahidettin olayında olduğu gibi. nasıl gidebilirdi. Anadolu'dan gelen zat. [Babam] nihayet Yümnü Beye. Bu yüzden üç ay kaybettim. Ama öteki yazıcılar ne yapacaklar? Ömer Faruk'u da.Kemal'in babasını davet ettiğini fakat babasının daveti reddettiğini doğruluyor. dalkavuk. Kapı vuruldu. Ailemi doğum esnasında yalnız bırakamayacağımı anladım.' dedim. bize artık ihtiyaç kalmamıştı.H. üçüncüsü ise (Roma Sefiri) Cami Beydendi.Reisi M.493 'Ben M. buyrun: "Bir akşam Nişantaşında evimde oturuyorduk. Kendi yaverim topçu binbaşısı Faik Bey. 'Bugün gidiyoruz derseniz her şey hazır.. memleketinizi. Yümnü Bey. 'Muvaffak olduğunuz takdirde. 'M. Babam (Veliaht Abdülmecit) zarfı açtı. anlayamıyordum.495 'O halde. Yaver ilave etti: 'Siz gidiyorum deyiniz. Hepsi de aynı mealde (anlamda) idiler. İçinden çıkan bir mektupta şunlar yazılıydı: 'İstiklal için mücadele eyleyen milletimizin başına geçmek üzere Anadolu'ya geçmeniz mütemennadır (diliyoruz) efendim.

Sevres.Gündüz.Kemal'in 'özenle engellediği' yolunda hiçbir ifade yok. Abdülmecit'in Milli Mücadele'ye katılmasını M. 1.498 2. Sevres Andlaşması 499 □ K. (A.57. sayı 32/ 1970) Başlangıçta Müttefikler. s.Şimşir. Fakat Mecit'e itimat ve hörmetim vardı. Sevres Andlaşmasını onaylamaktan kaçınmış. İkisinde de tersi anlatılıyor! 3." (Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a 'çok gizli' iş aretli yazı.Yılmaz Altuğ..Kemal'in Abdülmecit'i davet ettiğini..Kemal'in bu teşebbüsleri özenle engellediğini görürüz. Yümnü Üresin'in anılarında da. Gelip de millet için çalışır mı? Görüldü ki artık bu aileden hayır yok. andlaşmaları onaylama yetkisi. H. İngiliz Belgelerinde. bu iddialarına dayanak olarak.maddesine göre.500 Bu bakımdan. Bu ailenin mahvına birinci sebep Vahidettin. tam tersine. Ayan ve Mebusan Meclislerinindir. İşte bu vakadır ki o gün beni Osmanlı hanedanını bu milletin başından atmak lüzumuna kani etmişti. Ertürk'ün anılarını göstermiş. andlaşmanın Vahidettin tarafından onaylanması için ısrar etmişlerse de Vahidettin. Vahidettin onaylasa bile bu işlem. H. (Lozan. andlaşmayı onaylamayı savsaklamıştır.H." (S.Mısıroğlu: "Sultan Vahidettin.Ferit'in de verdiği cesaretle.674 vd. Abdülmecit'in gelmeyi reddetmesine çok kızan Dr. Yani asıl masal. onayl amamak için direnmiştir.42) 5. s.. fakat Abdülmecit'in bu daveti k abul etmediğini. BTTD.. Ankara'nın işine yarar diye "hemen onaylamak istemediğini" söylemiştir: "Sultan. Kadınlaşmış şeylerdi.) 1. Ama kendi de iş işten geçtikten sonra Anadolu'ya geldiğini itiraf ediyor. 2. Abdülmecit Efendinin ve oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendinin Milli Mücadele'ye kendi arzuları ile katılmak istediklerini ve fakat asıl M. doğrudur. andlaşmayı.C/361) de bi an _8 . ikinci sebep Mecit'tir. Mısıroğlu bunun sebebinin. s.anlatagelmişlerdir. cephede de yararlanılamayacağı açıktır. Yümni Üresin ve H.42) Osmanlı anayasasının 7." (Büyük Oyun.C.C. hukuki bir değer taşımayacak. Ömer Faruk'un geri çevrildiği ise. olayın tanığı oğlundan dinledik. B. Zaten bir gece ambarda yolculuk yaptığı için yürüyemeyecek kadar hastalanan bu nazik delikanlıdan.111) Oysa Vahidettin.. s. Bu hareketi beni kendisinden iğrendirdi.Rıza Nur şöyle yazar: "Hanedanın tereddi etmiş (yoz/dejenere) bir aile olduğunu bilirdim.. (Prof. Bunlar yalnız keyif ve rahat düşünüyorlar. Anadolu'daki milliyetçi ateşi körükleyeceğini söyledi." (Hayat ve Hatıratım.Dr.Ceylan'ın söyledikleridir. "Milli Mücadele için zaman kazanmak" olduğunu ileri sürüyor.Mücahitler.C.Ertürk'ün anılarında da. M. 4. s.) 12. Demek bu ailede bir fert bile kalmamış. 1.N.. Saraydan başka yerlerde yaşayamıyorlardı. andlaşmanm hemen onaylanmasının. s. andlaşma yine proje olarak kalacaktı. 14 Ekim 1920. D. Abdülmecit Efendinin eski yaveri Yümnü Güresin (doğrusu: Üresin497) Paşanın hatıralarında bu konuyla ilgili anlatılan uzun bir hatırattan bile. Hatıralarım.

İng. mirasçılarının ifade ettiklerine göre.. S. Rıza Tevfik ve Reşat Halis Beyler tarafından 10 Ağustos 1920 günü.Mısıroğlu.. Reşit (Rey) Bey. 1. Lozan. Dış Politika.C.Belgeleri. M. 3. Sevr Entrikaları.C. Sevres Andlaşmasını. 1.132) □ "Sultan Vahidettin.. yurda dönüşünü müteakip açıkça ifade edilmiş bulunduğu gibi. Damat Ferit hükümeti ile Saltanat Şûrasının kararı üzerine. Nazırların değil. de bi an _8 .Sonyel.." (Lozan.. S. Hadi Paşa.Kemal Paşanın muvafakatiyle (uygun görmesiyle) gerçekleştiği.501 (Jeschke. Bu arada şartlar değişir: D. 1. Sadrazamın (D. İşittiklerim.C.44) Mısıroğlu. s. (General Stratigos.XCVII vd. bu andlaşmanın imza edilmesine karar ve oy verenler ile imza edenleri hain ilan eder (TBMM 1. K. Paris'te imzalanmıştır.204-206. s.Helmreich. kuşkusuzdur. s. bu iddiasını kanıtlamak amacıyla.Şimşir.Reşit Rey anılarında. s. s.Walder. 19..117. 2. İngiliz Belgelerinde.C. D.) İstanbul hükümetine baskı yapmak yerine.111 vd.506 TBMM ise.R. Oysa A. diyor ki: "Zat-ı Şahanenin bu andlaşmayı. Yunanistan'da da seçimi kaybeden Venizelos iktidardan düşer. Yunanistan Küçük Asya'da. yetkili bir tanık olarak Sultan Vahidettin'in Sevres Andlaşmasını imza etmemek için hükümete rağmen direndiğini belirtmiştir.Dönem ZC.299503) □ "Sevres'in imzalanması. özellikle Fransa'nın karşı olduğu Konstantin tahtına döner.110) İstanbul yönetimi. meğerse M. Ankara İstiklal Mahkemesi de 7 Ekim 1920'de. s. s.s.C. İngiliz ve Fransızlar. anılarında.Kemal Paşa ile yapılan muhabere (haberleşme) ve sağlanan mutabakat (uyuşma) üzerine gerçekleşmiştir." (K.Mısıroğlu'nu d efalarca yalanladığını belgeleriyle göreceğiz.504 M. B. s.Reşit Rey'in anılarına dayandırıyor.238 vd. halen ellerinde bulunan 'Edebi ve Siyasi Hatıralarım' adlı basılmamış eserde de geniş olarak anlatılmakta ve bu hususta M.109." (K. s.333507).) Sevres Andlaşması.502 Sevres'e bütünüyle karşı koyan Ankara'nın silahla zorlanması yolunu seçecek ve bu amaçla Yunan Ordusunu kullanacaklardır.. Sevres'i imza eden heyetten Filozof Rıza Tevfik tarafından. Damat Ferit'in baskı yaptığını açıklamaktadır.Mısıroğlu. Ankara'nın kabul etmeyeceği bir andlaşmanın onaylanmasının bir anlamı olmayacağı da iyice anlaşılmıştır.Ferit'in) baskısına rağmen onaylamaktan kesinlikle kaçındığı.C. Anadolu Üzerindeki Göz.505 Vahidettin'in rızası olmadan imzalanamayacağı da tartışılmaz bir gerçektir.C. s..8. Dahiliye Nazırı A. onaylamamakta ısrar etmiştir.Mücahitler. Çanakkale Olayı. andlaşmanın onaylanması için ısrar etmeyi durdururlar.Kemal ile uyuşarak i mzalamış! Mısıroğlu.107." (Gördüklerim.1920'de.N. İttihatçı hükümet erkanının baskı ve ısrarına rağmen.Kemal Paşa ile aralarında geçen yazışmaları ispatlayan birkaç mektup da adı geçen eserde yer almış bulunmaktadır. s. P.L Smith. İttihatçı Nazırların (!) baskı yaptığı iddiasını. M.Vahidettin'in daha sonraki davranış ve açıklamalarının da. bakınız ne hoş masallar anlatıyor: □ "Milli Mücadele için zaman kazanmak bakımından zaruri olan bu hareketin.Ferit istifa eder. 2.

Osmanlı Ayan ve Mebusan Meclisleri toplanamadıkları için onaylanmamış. böyle bir iddiada bulunmuyor. M. Pişman filan da değil.Cemil Paşanın (Topuzlu) anıları yayımlandı. (Jeschke. Belgeleri. Sevres Andlaşmasının bir olgu olduğunu ileri sürecektir. Gerek Londra Konferasında (Şubat 1921).204-205) ama yok saymamışlardır. s. Çünkü Lozan Andlaşmasına kadar bütün siyasi ilişki ve görüşmelerde.Bouillon bile. Vahidettin bile son beyannamesinde. o tarihlerdeki doğal afetle rden bile M.H. 64-77. Sevres Andlaşmasını. böyle bir şeyin sözünü bile etmiyorlar. Doğrular: 1. Sevres'in imzalanması sorumluluğunu bile.147) □ "Sevres Andlaşmasını [onaylamayarak] Vahidettin geçersiz kılmıştır. S.Mısıroğlu.Aybars. s.Karay açıklamıştır. gerekse 22 Mart 1922 günlü barış teklifinde. 251) Ama K. Sevres Andlaşması ile ilgili.510 Hatta Ankara'da TürkFransız görüşmeleri başladığı zaman (13 Haziran 1921) F.Mücahitler. birtakım uydurma sebepler ileri sürerek. Neredeyse. tarihi hiçe sayarak. (Bir Ömür Boyunca. İşin tuhafı. Sevres Andlaşması. Rıza Tevfik'in 1948 yılında Yeni Sabah gazetesinde tefrika edilen. 142-143. hararetle Sevres'in imzalanması gerektiğini savunuyor!508 Başka bir hatıratı olmadığını da ideal ve sürgün arkadaşı R. TBMM Ordusunun kesin zaferi ve Lozan Andlaşmasıdır!512 de bi an _8 . (E. 'Biraz da Ben Konuşayım' adını taşıyan kitabın 27-29. Mısıroğlu'nun iddia ettiği gibi bir açıklama yapmamıştır! 2. kafası kadar dağınık anıları ile bazı mektupları derlenerek. 1. Fakat Mısıroğlu'nun iddiasını doğrulayan bir tek kelime bile yok. Rıza Tevfik. Sevres Andlaşmasının imzalanmasını uygun gördüğü ve bu konuda yazışmalar yapıldığı. sayfaları. imza koyan öteki devletler de onaylamamış.Kemal'in. M.83. uygulanmaya başlanmıştır. bu yüzden de kesinleşmeyerek proje halinde kalmıştır.Ferit Paşa ile Hadi Paşa. telif hakkı tamamen Mısıroğlu'na ait bir masal! O kabinenin üyesi olan Reşit Rey ile Dr.. 88-94. Rıza Tevfik ve Reşat Halis Beyler hakkında idam cezası verir. 3." (K. örnek metin niteliğini koruyacaktır. 110-139. s. sadece bazı maddelerinin yumuşatılması ya da değiştirilmesi düşünülmüştür.C.Kemal'i sorumlu tutacak.Kemal'in üzerine yıkmaya yelteniyor. Sevres esas alınmış. 1993 yılında kitap olarak yayımlandı.42) Doğrular: 1. Sevres Andlaşmasını bütünüyle geçersiz kılan.509 Yürürlüğe girmediği halde bazı maddeleri. s.511 2.Mısıroğlu. İng.

1918: • Vahidettin. Vahidettin. Sultan ve geniş bir halk kitlesi adına katiyet ve ciddiyetle temin ederim ki umumun arzusu. Britanya'ya tam bir sempati besliyor. 4)513 • İngiliz Yüksek Komiseri (Büyükelçisi) Amiral Calthorpe'un 4 Aralık 1918 günlü raporu: "Sultan. İng.Graham'a gönderdiği 19 Ocak 1919 günlü mektuptan: "Görünürde memleketi işgal etmed iğimiz halde... The Daily Mail muhabiri G. basınlarını denetliyor. İngiliz hükümetinin. zindanlarına girerek Rum ve Ermeni tutukluları. tarih sırasına göre aktarıyorum.4) • Karadeniz Ordusu Başkomutanı General Milne'in 16 Aralık 1918 günlü raporu: "Padişah.. s.Belgeleri. şimdi valileri tayin ediyor veya görevlerinden uzaklaştırıyoruz.. İng. İng..Ward Pri -ce'a şöyle der: "İngiliz milletine kuvvetli sevgi ve hayranlık duygularımı. s.Akşin. babam Sultan Abdülmecit'ten miras aldım.8) 1919: • Y. Padişah. s. Dışişleri Bakanlığından R." (Jeschke.Belgeleri." (Jeschke. bilgiler ve notlar Bazı belge ve bilgilere gerektikçe yer verilmişti. barışın beklenilmesi halinde geç kalınmış olacağını söyledi." (S. Şimdi. şimdi bütün ümidini İngiltere'ye bağladığını' İngilizlerin istediği her bir kişinin tutuklanıp cezalandırılmasını sağlamaya hazır olduğunu' söylemiş. Britanya memurlarının kontrol maksadıyla memleket dahiline gönderilmesini ve. Adalet çok geçmeden yerini bulacaktır.Belgeleri. İst. İng.Komiser Calthorpe'un İngiltere Dışişleri Bakanına yolladığı 10 Ocak 1919 günlü mektubun özeti: "Padişahla uzun bir görüşme yapan bir İngiliz şahsiyetinin515 verdiği bilgiye göre.Belgeleri.13. Türkiye'nin idaresini mümkün olduğu kadar çabuk ele alması için Britanya Hükümetinden istirhamda bulundu. s.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'in. 'daima İngiliz dostu olduğunu. 517 Demiryollarını sıkıca murakabemizde bulunduruyoruz ve istediğimiz her şeyi müsadere ediyo- de bi an _8 . Damat Ferit ve İstanbul hükümetleri ile ilgili belgeler.261 ve 274) • Y.Hükümetleri. 24 Kasım 1918'de. mektubun orijinali: s.Akşin.. İstanbul Hükümetleri. s.145-147. s." (Jeschke. 'kendim. 'şiddetle harekete geçtiği takdirde bir ihtilal çıkarsa. kabinedeki arkadaşlarım. ilgili belge: 371/ 4172-13592.Reşit Paşa]. kalbimi yaralamıştır. İng. işledikleri suçlara aldırmaksızın serbest bırakıyoruz. Ermenilerin öldürülmeleri. Müttefiklerin desteğine güvenip güvenemeyeceğini' sormuş.144) • Y.Belgeleri. Sami Beyi514 Ordu Karargâhına göndererek. İngiliz Yüksek Komiserliğinden gelecek herhangi bir işarete göre davranmaya hazır olduğunu' bildirmiş.4. polisleri yönetiyor.. kendisini Halifelik makamında desteklemeye niyeti olup olmadığını' öğrenmek istemiş ve bu meseleye çok büyük önem verdiğini belirtmiş ve.s. Britanya subaylarının idareye yardımda bulunmalarını rica etti. S.516 Jeschke. öteki belge ve bilgilerin başlıcalarını." (Jeschke.4. İngiltere tarafından idare edilmekliğimizdir' dedi.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'in 30 Aralık 1918 günlü raporu: "Hariciye Nazırı [M.

9 Mart 1919'da da Amiral Webb'i ziyaret eder.000 Ermeniyi öldürttü.518 Calthorpe.s.9. 21 Ocak 1919'da. s.229) • Damat Ferit. İslam dünyası üzerinde ek bir denetleme aracına sahibiz.ruz. şöyledir: "1. Türkiye'de yerleşmemiz için pek arzulu. İngiltere Devletine mutlak bir teslimiyetle bağlamak olduğunu" söyler ve Sultanla birlikte hazırladığını belirttiği gizli bir proje verir. belgeleri.. Politikamız süngünün keskin ucuna dayanıyor." (S. s. İngiltere. ilgili belge: FO 4164-19127) • Amiral Calthorpe'un 19 Ocak 1919 günlü yazısı: "Padişah. Padişaha bu güvenceyi vermek için Londra'dan yetki talep eder.s. kısacası güvence talep. s. s. düşünülmesi mümkün olan en İngiliz yanlısı kabinedir. İstanbul Hükümetleri.Ferit. 1.Akşin..Komiserliğine gönderir ve tutuklamalar dolayısıyla gösterilebilecek tepkilerden çekindiğini bildirerek.. Yetki 5 Şubat 1919'da verilecektir.Akşin.Komiserlik danışmanlarından Hohler'e. Dış Politika. Bildiğiniz gibi Padişah bizi buraya yerleştirmek istiyor.Reşit (Rey) Bey." (Aktaran S." (S. İstedikleri herhangi bir kimseyi tutuklamaya hazır olduğunu" bildirir. 2.Kendisinin ve Padişah efendisinin ümitlerinin Allah'tan sonra İngiltere Krallık Hükümetinde toplandığını beyan etti ve bunun Londra'ya bildirilmesini istedi. 30 Mart 1919'da. Moniteur Oriental gazetesine demeci: "İttihat ve Terakki 800. İng. İstanbul Hükümetleri. Amiral aynı günlü raporunda bu görüşme hakkında şunları bildiriyor: ".. özet olarak.Akşin.. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral de Ro-beck'i ziyaret ederek. İngiliz Y.230) • 15 Mart 1919. İstanbul Hükümetleri. İstanbul Hükümetleri. 168) • Vahidettin. de bi an _8 .eder. Y.C. İngiltere Türkiye'nin dışa karşı bağımsızlığını korumak ve iç asayişi sağlamak için gerekli gördüğü yerleri 15 yıl süreyle işgal edecektir. 3.. İstanbul Hükümetleri.198) 521 • Damat Ferit. [Doğu Anadolu'dan verilecek topraklarla]523 bağımsız veya özerk bir Ermeni cumhuriyeti haline getirilecektir. (S. ilgili belge: 371/4172-13694)519 • Dahiliye Nazırı A.Akşin."Bütün umudunun Allah'ta ve İngiltere'de olduğunu. "Babası Abdülmecit'in onu [Vahidettin'i] İngiliz devletine ve İngilizlere dostluk duyguları ile yetiştirdiğini.R. İstanbul Hükümetleri.." (Jeschke.Akşin.Ferit kabinesi.150. 167)520 • D.. Osmanlı Devletini bir İngiliz sömürgesi yapmayı amaçlayan bu projenin başlıca hükümleri. Ermenistan.Akşin. (S.522 bugün takip ettiği gayenin Osmanlı Hükümetini.Akşin. 5 Mart 1919'da.Sonyel.44. S. Osmanlı Nezaretlerinde (bakanlıklarında) gerekli görülen yerlere İngiliz Müsteşarlar tayin edilmesini kabul edecektir. s.. Dahiliye Nazırı Artin Cemal'in." (S. Beyrut eski Valisi Halil Paşa ise 6 Mart 1919'da İngiltere'nin İstanbul eski elçisi Mallet'yi ziyaret ederek. İstanbul Hükümetleri. (S. s.. Halife elimiz altında bulundukça. böyle bir durumda İngilizlerin tutumunun ne olacağını bir daha öğrenmek ister. s.. 28 Şubat 1919'da Paris'te Lord Harding'i. henüz sadrazamlığa getirmediği Damat Ferit'i..229) • Amiral Webb'in 11 Mart 1919 günlü yazısı: "D. İngiltere'nin Osmanlı Devleti'ni himayesine alması için görüşmelerde bulunurlar.

D. Hayatı ve Eseri. S.Ferit'in Paris'e gitmeden önce (29 Mayıs 1919) kendisinden. Osmanlı Devletinin kalan ülkesinin birliğinin ve İngiltere'ye bağlılığının sağlanmasını" ister. ilgili belge: FO 371/4229-92736) Calthorpe. Bu muhtırada.Bayur. aynı raporunda şöyle demektedir: "Padişahın yalnız kendi kişisel güvenliğini düşündüğü.Belgeleri.Mümtaz Paşa ve saray mabeyncilerinden de bi an _8 .XII/6) • 8 Haziran 1919."(Jeschke.. s. Şeyhülislam M. maliyeyi sıkı bir kontrole tabi tutmak hakkına sahip olacaktır.güney sınırının Toroslar olduğunu" ileri sürer.XXIII/11) • D.4. İstanbul Hükümetleri.. Calthorpe da.Komiser Amiral Calthorpe.. s.Belgeleri.C..Belgeleri. 1. İngiliz konsoloslarının kontrolleri altında yapılacaktır. İstanbul Hükümetleri.Sonyel. Amiral Calthorpe'u 3 Haziran 1919'da ziyaret eder ve "Yokluğu sırasında Padişahın kişisel güvenliği bakımından kaygılı olduğunu" söyler.Belgeleri. Belediye ve parlamento seçimleri.R. "İngiltere ile gizli bir anlaşmaya varılarak. Belgelerinde.Akşin. s.5) • 1919 Temmuz ortalarında.N. İngiliz askeri ATASEsine.Kemal'i geri çağırdıkları için" General Deedes'e teşekkür eder. s."524 (Amiral de Robeck'in 3 Nisan günlü raporuna dayanarak. ilgili belge: FO 371/4229-83495) • Amiral Calthörpe'un 6 Haziran 1919 günlü raporuna göre. "Türkçenin -dolayısıyla Türkiye'nin. İng. her ile bir Başkonsolos tayin edecek ve bunlar.9) • Y.Şimşir. ilgili belge: FO 371/4156.238) • D. 15 Temmuz 1919'da The Morning Post gazetesi muhabirine der ki: "Ben daima İngiltere'ye hayranlık besledim ve daima İngiltere'ye dost bir siyasetin destekleyicisi oldum. 17 Haziran 1919'da.Sabri Efendi. (Jeschke. İng. "M. s.Akşin.Komiser Amiral Calthorpe'un 5 Nisan 1919 günlü raporunda Damat Ferit için şöyle yazıyor: "Şahsına iyice güveneceğimiz bir kimse." (B.N. (S. saltanat ve hilafetin İngilizler elinde bulunduğunu gören Mısır ve Hindistan Müslümanlarının da İngiltere'ye dost olmanın gereğine inanacaklarını" söyler. Tevfik Paşa da.Ferit. Br. s.C. 15 yıl müddetle Valinin Müşaviri olarak görev göreceklerdir. 1. s. bu ifade.Akşin. İngiltere. 409. 6. İng. (S. Paris'te Barış Konseyi önünde muhtırasını okur.Akşin. 5. dipnot 13)525 • Y.. devlet merkezinde ve illerde.233.. s. İstanbul Hükümetleri. "Delegeler heyetindeki meslekdaşlarına bile ifşa edilemeyecek bazı hususların [İngilizlere] bildirilmesine aracılık etmek üzere bir İngiliz memur tutup tutamayacağını" sorduğunu Londra'ya rapor eder.Ferit bu konuyu. İng. (S. İngiltere.Şimşir.Belgeleri. (S. s. s.5. Dış Politika.. İng.398. D. R.5 ve 38 ve S. (B. bu ricasını göz önünde tutacağını" bildirir. Türkiye'de çok büyük tepkilere yol açacaktır. s.. "İngiltere Osmanlı Devletinin yönetimine el koyarsa." (Jeschke. H.371. Jeschke.C. "İsteğine uygun olarak Yıldız Sarayına yakın kışlalara İngiliz askerleri yerleştirilmiş bulunduğunu. 8 Eylül 1919'da Amiral Webb'e bir daha açacaktır: Jeschke. 10) • 6 Mayıs 1919'da Sait Molla.Akşin.Ferit. İstanbul Hükümetleri. s. s.50. s.270 vd.1. İstanbul Hükümetleri. s.526) • Vahidettin. İng.754.571.IV. İngiliz Belgelerinde.

Şimşir. s. İngiltere'den yana kullanacak.Komiser Yardımcısı Amiral Webb'ten Lord Curzon'a: "Bugünkü hükümetin (D. İngiliz Belgelerinde. Mısır ve Kıbrıs üzerindeki bütün haklarından vazgeçecek. s. 2.572 vd.C. 3." (B. İttihatçıların büyük paralarla (!) körükleyip yönettikleri ve savaş sırasında subay olmuş gençlerin yürüttüğü bir harekettir.Akşin..Ferit. İngiltere.Komiserliğinden Hohler'e. s.488 vd. 1.N.. (S. s.XXXIII/48. İngiliz Belgelerinde.Akşin. Dış Politika. ayrıca S.Kemal askerlikten çıkarılır. İngiltere'nin denetimi altında olacak. Temps gazetesi muhabiri Psalty'ye şöyle der:"Milliyetçi hareket.XLI/73) • D. gerekirse fiili olarak sağlamasına yardımcı olacak ve hilafet gücünü. İngiliz Belgelerinde. (Ş.C.Komiseri.Komiserleri şu karara varırlar: "Padişahın desteklenmesi ve her çeşit ihtilale karşı konulması. 26 Ağustos'ta. s.Ferit.XXXIX/69) • D. S. Y.Akşin. Barış koşullarına dönüldükten sonra Padişah. Amiral Calthorpe'den Lord Curzon'a: "Bugünkü Osmanlı hükümetinin desteklenmesine karar verildiği. s.Ferit Hükümeti.C. İngiliz hükümeti ile 4. İngiliz Y. Maddeleri [özet]: an _8 . anlaşma gayr-i resmi nitelikte olup İngiltere. Türkiye bağımsız bir Kürdistan'ın kurulmasına karşı çıkmayacak." (S.. M. "İngiliz himayesi isteyen bir muhtıra" verirler..Sonyel.509. 6.C. Milliyetçi akımları önlemek ve yönetimi korumak için İngiltere bir zabıta kuvveti örgütleyecek.Şimşir.1. 1. 4.Ferit hükümetinin 9 Ağustos 1919 günlü kararıyla..N. Bu.Akşin. D. İstanbul Hükümetleri. 555) • 30 Temmuz 1919'da D. 1. İngiltere'nin Suriye ve Elcezire (Kuzey Mezopotamya) üzerindeki egemenliğini. 7. 8 Ağustos 1919'da. Osmanlı-İngiliz gizli anlaşması imzalanır. Boğazlar ve İstanbul.XXXVIII/66) • 5 Ağustos 1919.N.R.56528) • 9 Ağustos 1919."Yalnız Allah'a ve İngiltere'ye güvendiğini" tekrarlar.484." (B. 8. İstanbul Hükümetleri. s.. Dahiliye Nezareti kanalıyla bütün illere. 1. İngiltere ile Osmanlı Devleti arasında. 1. Türkiye.Şimşir. s. Türkiye. Vahidettin'in talimatı ile İsviçre'deki İngiliz Elçisine de. İstanbul Hükümetleri. İngiliz Belgelerinde.C. Türkiye'nin bütünlüğünü ve bağımsızlığını tanıyacak. (Jeschke.)527 • D. (S." (B. ilgili belge: FO 371/5117-E 260/83/44) ABD Y. İstanbul Hükümetleri.407) • 22 Temmuz 1919'da İngiliz ve Fransız Y.Ferit ile üç İngiliz temsilcisi arasında. s.Akşin. 5. Müslümanların bulunduğu İngiliz sömürgelerinde. nişanları geri alınır ve fahri yaverliği kaldırılır. Osmanlı delegelerinin bu esaslara uygun taleplerini desteklemeyi kabul eder.. İn- de bi Emin Bey.TKS Kronolojisi I. s. 4 Eylül 1919'da.. (B. s. maddedeki esasları genişletip genelleştirecek gizli bir anlaşma yapacak.. Kuva-yı Milliye'nin dağıtılması için emir verir.N. İstanbul Hükümetleri.Ferit) galip devletler bakımından makbul fakat pek zayıf olduğu..69) • 12 Eylül 1919'da.Şimşir.

(1919 İngilizOsmanlı Gizli Antlaşması. İngiliz Belgelerinde. 13 Eylül 1919'da." (24 Aralık 1919'da Dışişlerinin cevabı: "İyi yaptınız!" Robeck devam ediyor:) "Sultan kendisini bize teslim etti.giltere-İran arasındakine benzer bir anlaşma imzalanacağına dair yaygın söylent iler olduğunu bildirmiştir.Akşin. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. İngiliz ATASEmiliteri Yb. s.) • 15 Aralık 1919. İngilizlerin her isteğini kabul edebilecek kadar zayıftır.C. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Geçende Sultan benimle görüşmek istedi. Milli hareketin önemini kavrayamamaktadır. 9 Aralık 1919'da.Kemal.. s. İngiliz Y. s.437-449." (T." (B.LXVIII/185) • Seyid Abdülkadir.Ulubelen.571.C.. 1.80. 1.Şimşir.C. s..Kemal şöyle yazıyor: "Doğrulanması ve kanıtlanması için aslının ele geçmesine çalışılmaktadır. belge no.Şimşir.1. B. s.141).N.N. s. s. dipnot) Ele geçirilen anlaşma suretini M.Akşin. D."milli hareketi ezmek için ya bir Türk kuvvetinin gönderilmesine izin verilmesini ya da Müttefiklerin stratejik noktaları işgal etmelerini " önerir.. s. s.. İngiliz otoritelerinden.39.XLIX/107) • 30 Eylül 1919'da. İngiliz Belgelerinde. Şimşir. 1.Komiserliğinden Hohler'in hazırladığı muhtıra: "Osmanlı hanedanının artık tükenmiş göründüğü. 12 Aralıkta K. s. onu anılan gazeteye verdiğini bizlere söylemiştir ve olayın kesin olarak doğruluğu üzerinde direnmiştir. Padişahın tahtından indirileceğinden kaygı duyduğunu söyledi.N.s. 356. yeni Y. T. H." (B. Yalnız S.N. kuvvet kullanarak milliyetçileri durdurmalarını istedi. ilgili belge: FO 371/4158-129060." (E. s.. İngiliz kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. bu belgeyi kendisinin elde etmiş olduğunu.C.578.Sonyel. ancak bir Amerikan gazetesinde yayımlanmasının daha tesirli olacağını düşündüğünden.Bouillon." (B.Şimşir.LVIII/133) • İngiliz Y. TKS Kronolojisi I. 1." (Jeschke.. (S.Şimşir. hükümet değişikliğinin arzu edilmeyeceği.LVH/132) • Amiral Webb'in 8 Ekim 1919 günlü raporu: "Eski Sadrazam (D.Komiserliğinden Hohler'e şu bilgiyi verir: "Damat Ferit bana. anlaşmanın doğru olduğunu kabul ediyor.J.Bayur şöyle yazıyor: "F. KSGünlüğü.Ferit.I. M.Ulubelen. s.. Çünkü tek dayanağı İngiltere hükümetidir.Baytok. İngiliz Belgelerinde.N." (B.Karabekir'e teller. 1. Belleten. (S.Ferit. de bi an _8 ..Ferit). anlaşmanın varlığını kuşku ile karşılamaktadır. Kürtlere özerklik vereceği vaadinde bulundu. "529 Anlaşma metni 22 Ocak 1920'de The New York Herald Tribune gazetesinde yayımlanır.201. İngiliz Belgelerinde. s.Baytok. 30 Eylül 1919'da. [S.R. E..Ferit'in yaveri Kemal Bey'in. 530) • D. Dış Politika.Smith'e söyledikleri: "Sadrazam Ferit Paşa. İngiliz Belgelerinde. sayı 135/1970 Temmuz)530 • D.Komiser de Robeck'i ziyaret ederek. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Sultan.Sonyel. İstanbul Hükümetleri.32 vd. s.C.XLVII/102] • Amiral de Robeck'in 19 Eylül 1919 günlü raporu: "Şimdiki Osmanlı hükümetinin desteklenmesi..R.C. İstanbul Hükümetleri. aynı görüşmede milli hareketin. 'sayıları 500'ü geçmeyen bir avuç subay tarafından başlatıldığını' söyler." (Hayatı ve Eseri. reddettim.198. eğer [yeniden] Sadrazam olursa.205) Birçok Türk ve yabancı yazar.

s.. İngiliz Belgelerinde..XLVI/117531) • 30 Mayıs 1920.. İng.. İngiliz Belgelerinde. Barış andlaşmasından şikâyet eden Sadrazama..262.Komiserini ziyarete ederek.. Eğer Yunanlılara Ankara'ya. İngiliz istihbarat raporu: "İstanbul hükümetinin.." (B. s." (B. s...Ferit. Dış Politika.C.C.Ferit. s.' (B. Şimşir.. Bandırma'da bir anlaşma imzaladığı..99) • D.Belgeleri.. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Milliyetçilere karşı kuvvet kutlamasında İstanbul hükümetinin desteklenmesinin uygun olduğu..C. 2. ilerleyişleri askeri bir yürüyüş niteliğinde olur. İngiliz Belgelerinde. Türk köylüsü. 2.. s." (B." (E.Şimşir. s.Şimşir. İngiliz Y. O gün söylediklerinden bazı bölümler: "Milliyetçiler yalnız Türk hükümetinin değil... İngiliz Belgelerinde.C.XXVII/29) • 20 Nisan 1920. Anadolu halkını [milliyetçilere karşı] ayaklandırma konusunda bir komite kurduğu. Sultandır.... 2.C.XXI/3) • 11 Nisan 1920.. s.Ferit'in Nazırları Reşit Rey ve Cemil (Topuzlu) Paşa.. Albay Lawrens'in demeci: "Türkiye'deki tek müttefikimiz. nereden gelirse gelsin. yapılacak bir barış teklifini kabule hazırdır. Anadolu asilerini bastırmak için 10.N. Amiral de Robeck'ten Curzon'a: "Damat Ferit yerinde kalabilirse.. İngiltere'nin idaresine vermek suretiyle bu memleketi adil bir barışa ve sükûna kavuşturmak isteğinde ısrar ederler.. 2.XXXI/44) • 23 Nisan 1920.Ferit] hükümetini tamamen destekleyecekleri. belge no.Ferit'in. milliyetçilere karşı kuvvetlerin silahlandırılmasına müsaade edeceği. İngiliz istihbarat raporu: "Yunan Başkomutanı ile Anzavur'un adamlarından] Şah İsmail'in.C.250) 1920: • 25 Mart 1920 günlü İngiliz askeri istihbarat raporu: "İstanbul'da milliyetçi liderlerin tevkiflerinin Padişahı rahatlattığı. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Sadrazam D.C. s.Komiser V. KS Günlüğü. 2.. Y. s." (B. antlaşmanın çok sert olacağının mütarekeden beri söylendiğini hatırlattığı.Amiral Webb'ten Lord Curzon'a: "Anzavur'a ulaştırılmak üzere Karabiga'ya cephane vs.N.80.Şimşir.67) • 6 Haziran 1920. anlaşılan Veliaht Abdülmecit'i gözden çıkarmışlar: S. "Türkiye'yi. 3..Şimşir." (The Sunday Times. 2.N. 2.R... Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "İngiliz Yüksek Komiserliğinin.. hatta Sivas'a kadar gitmeleri emredilse. İngiliz Belgelerinde.XXXVI/81) • 27 Mayıs 1920. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D..XXXIV/65 vd.Ulubelen..." (B.Şimşir.N. s.11) • 15 Temmuz 1920.N." (Jeschke.C.C.Şimşir." (E Ulubelen. s.LXIX/226) • 16 Temmuz 1920 günü D." (B.N.000 kişilik bir kuvvet kurup silahlandırmak istediği.C. çok faydalı olabilir.. 23 Haziran 1920'de. s. İngiliz Belgelerinde. 2. Galip devletlerin [D.Sonyel. istikbaldeki Türk devleti için İngiliz himayesi istedi ve yeni Prensin (yeni veliahtın) tamamen İngiliz dostu olarak yetiştirileceğini söyledi. s.2...) • 30 Nisan 1920. aynı zamanda İngiltere'nin de düşmanıdır. Amiral de Robeck'i ziyaret eder... de bi an _8 .278) • 10 Haziran 1920.N. İngiliz Belgelerinde.. gönderileceği.

LXX/233) • 1 Ağustos 1920.. Geleneksel İngiliz dostluğunu da çiğnemişlerdi.. yabancı subaylar ve 25 milyon borç istediği..N. Vahidettin'i. çünkü o sizin yaptığınız anlaşmayı (Sevres'i) kabul etmiyor.264.Şimşir.LXXXVII/314) • 23 Eylül 1920. cesaretlendirmeliyiz.C. mesut geleceklerin ışıklı bir başlangıcı olarak kabul ettiğini söyledi.) • D.Komiser de Robeck'in 11 Eylül 1920 günlü raporuna.532 İngiltere'nin.Şimşir.N.N. s.Sonyel. İngiliz Belgelerinde. İki aydır hazırlanmakta olan askeri projenin uygulanabilmesi için kırk bin kişilik bir ordu kurulması gerektiği.Ferit bana geldi.Sonyel... İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı. aracılar yardımıyla yürütülüyordu. milli hareketi bastırmak için 15.Ferit Paşanın İngiliz Y. Osmanlı Genelkurmayı'nın Anadolu hareketini bastırmak için planlar hazırladığı..Baytok.. Lord Curzon'un düştüğü not: "D. belge no. A. İngiliz Belgelerinde.R. çünkü antlaşmayı (Sevres'i) yalnız imzalamakla yetinmeyip onaylanmasını da sağlayacak. Türkiye'de düzenin yeniden sağlanmasına yardımcı olmayı kabul etmesi şartı ile Padişahtan aşağıya doğru herkes. çünkü o bolşevikliği getirmek istiyor.533 Türkiye. dedi ki: 'Kürt liderleri M. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D.N. 2.C...Şimşir. TKS Kronolojisi I.s. ancak Sevres Andlaşmasının Osmanlı temsilcileri tarafından imzalanmasından sonra 21 Ağustos 1920 günü ziyaret etmişlerdir. İngiliz Belgelerinde. içinde bulunduğu ânı.. 2.Kemal'den nefret ediyorsunuz. S." (S.85. asker taşımak için gemi.C. İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı." (T." (B. 2.000 kişilik asker ve 25. 8 Ağustos 1920'de.. Siz M. Belgeleri.. İngiliz Belgelerinde. s...Kemal'i sevmezler.Ulubelen. D. s.C.Ferit. yaşayabilmek için bir dostun yardımına muhtaçtı. O halde Kürtleri.R. s. Macera düşkünü bir avuç insan tarafından memleketin felakete sürüklendiğini acı bir dille tenkit etti. 2.C. 2. B. s." (Jeschke." (Jeschke. M.. (9 ve 30 Eylül 1920 günlü İngiliz istihbarat raporlarına dayanarak..Ferit bir süre işbaşında kalırsa.85) • Veliaht Abdülmecit.Sonyel....Şimşir. çıkarlarımız açısından iyi olacak. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Sadrazamın 15000 kişilik ordu kurmasına İngiltere'nin bir itirazı olmadığı. s. Dış Politika..Şimşir.R. gizlice Yunan Başbakanı Venizelos'la da ilişki kurmaya çalışır." (T.Baytok.' " (E. 142) • 23 Eylül 1920.N. İngiliz Belgelerinde. S.Ryan'a şu açıklamayı yapar: "Anadolu'daki hareket haince.LXXXVIII/317 vd. 124) • Y.000 kişilik jandarma kuvveti kurmak için izin." (B.Kemal'e karşı birlikte kullanalım.LXVIII/222) • 28 Temmuz 1920. Bu yardım İngiltere'nin desteği şeklinde olmalıydı. cahilce ve canavarcadır. Amiral de Robeck'ten Lord Curson'a: "D... O güne kadar ilişkiler. Amiral de Robeck'in. güvenebileceğimiz tek sadrazamdır.. o günkü görüşme hakkındaki raporundan bazı parçalar: "Sultan.. Sevres Andlaşmasının imzalanmasına taraftar bulunmaktadır.C. s.56) • Y.C." (B.123. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "D. 2.Erzurum'a kadar hiçbir direnme ile karşılaşmazlar.Ferit'in. s. Dış Politika.Ferit'i. İng.Komiserine yazdığı mektuptan: "Osmanlı hükümetinin Sevres andlaşmasmı imzalamakla yüklendiği görevleri yerine getireceği. de bi an _8 . 2. s.LXXXVI/314) • 24 Eylül 1920. s. 103. B. s.Komiserler..

bir kısmını da eski Başyaver Avni Paşaya dikte ettirmiş.. Anıları Vahidettin'in son söz niteliğindeki ve ağırlığındaki beyannamesini sonraya bırakarak.C. Vahidettin'in anılarından aktardığı örnekler şunlar: □ "Yazdıklarım okunduğunda da görüleceği gibi mütareke senelerinde.N. anıların bir kısmını Vahidettin yazmış. Bardakçı'nın. İngiltere ve Fransa'nın. milliyetçiler aleyhinde konuştuğu. 14/1." (B. Çünkü bu örnekler gösteriyor ki eski Padişahın. gerçi kalkan olamadım ise de. Padişahı tahtından ayrılmak zorunda bırakacak kadar ısrar etmek istemedikleri. yayımlaması için kendisine teslim etmişler.Komiserlerle birlikte Vahidettin ile görü-şen Amiral de Robeck'in. öteki Y. s. 100.Dışpolitika. Vahidettin'in anıları ve beyannamesi _8 . önce anılarını sunmak istiyorum. Vahidettin'i dinleyelim.Ferit. Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Son zamanlarda Ferit Paşayı Padişahtan başka destekleyen kalmadığı." (B.. İngiliz Belgelerinde.Şimşir.C/361) • 22 Ekim 1920.C. Bardakçı'nın verdiği bilgiye göre. 2. anılarının bütününde de..534 Vahidettin'in torunları. s. İngiliz Belgelerinde. 14 Ekim 1920 günlü raporu: "Sultanın. Milliyetçilerin iktidara gelmesinden ve kendi kişisel güvenliğinden kaygı duyduğu. Murat Bardakçı'nın bir yazısı çıktı. 126.. 2. İngiliz Belgelerinde. genel olarak İngiliz ve Fransız Yüksek Komiserlerine söyledikleri ile az sonra sunacağım beyannamesinde açıkladığı düşünceleri koruyacağı anlaşılıyor.. 2..) • 11 Ekim 1920 günü.. Ortaya çıkan facialara ve olaylara karşı. Keşke yanılıyor olsam.N. onları okuyunca heyecanım söndü. Dünya Savaşı'nın sorumlularından bana kalan musibetlere karşı şahsımı siper ettim. Padişahın ise zayıf karakterli olduğu. Şimşir. Lord Curzon'dan Amiral de Robeck'e: "Sevres Andlaşmasının hemen onaylanması konusunda. yerini Vahidettin'in dünürü Tevfik Paşa alır." (B.Şimşir. dedelerinin yarım kalmış anıları ile birlikte mektu plarını ve belgelerini. s. 12 Mayıs 1996 günlü Hürriyet gazetesinde.dipnotta belge künyeleri var....N.CIII/372) • 23 Ekim 1920. anılardan bazı bölümler aktarmış. 20 Ekim 1920'den sonraki dönemle ilgili belgeleri görmeden önce.G. s. paratoner vazifesi gördüm ve öyle zannediyorum ki bütün musibetleri üzerime de bi an 14...535 Yakında yayımlayacağını açıklıyor. 20 Ekim 1920'de istifa eder ve yurt dışına kaçar. 2.C. özellikle Kurtuluş Savaşı'nın bilmediğimiz bazı gerçeklerini aydınlığa çıkaracağını düşünerek heyecanlandım ama Bardakçı. Anıların.CIV/381) Vahidettin'in eniştesi D.

Onun istemediği. Ali Rıza ve Salih Paşalar gibi devletin ve milletin kalburüstü isimlerine talihimi bağlayarak. hicret (göç) ettim. bu müdafaanamedeki (yazılı savunmadaki) fikirleri kaale (dikkate) almamazlık edemezler. Anadolu'da yenilirseniz." □ "Dört sene süren Dünya Savaşı'ndan sonra. şiddet ve nefretlerini azaltmaya çalışıyo rdum. ne baş eğmek imkânı görmeyerek.çektim. Tevfik. Ecdadımın sarıkları aynı zamanda kefenleri idi. vekili olduğum şanı yüce Peygamberin yaptığını yaptım." □ "Her tarafı istila eden inkılap ve ihtiras içinde bunaldım.. de bi an _8 . vatanı kurtarmaya çalıştım. vaziyeti kim kurtarır?' dediler.". Beyannamesi 536 □ K. Ama ecdadımdan miras kalan saltanat hakkımdan ve Hilafetten hiçbir vakit ve asla feragat etmedim ve etmeyeceğim. aldanmam. Hilafetin ortadan kaldırılacağına asla inanmak istememem. İkincisi. Allah göstermesin. kendimi feda ederek. M. vat anıma ve milletime. nihayet gurbetlere attı. İzzet. Şahsen mü stakil bir siyasetim yoktu ama. kaçmadım. Hayli mücadele ettim ama mağlup oldum. ne karşı koymak. Gerçe malum sebepler yüzünden. s. Elverir ki tarafgir olmasınlar (taraf tutmasınlar)!" (Hilafet. Anad olu'da at sırtında olmalıydık. halis muhlis Türk olan Osman-oğulları'nın memleketten sürgün edilip. Devlet tehlikede ve İstanbul sallantıda idi. kurtuluşumuz için babam Abdülmecit Han'dan miras aldığım İtilaf devletlerine [galiplere] yakınlık politikasını." □ "Talih ve kader bizi vatanımızdan ayırdı. Böylelikle anlaşma olmasa bile hiç olmazsa husumetlerini (düşmanlıklarını). kamuoyunda sükûn ve durumda açıklık belirinceye kadar.Ferit Paşadır. Şimdi burada. □ "Gitmekle. sadece D.Kemal Paşa ile haberleşiyoruz.Mısıroğlu diyor ki: "Artık bundan böyle Sultan Vahideddin devri için yazıp konuşacak olanlar. bütün musibetlere göğüs germek zorunda kaldım. Ama Anadolu'ya gitme konusunu etrafımdakilere açtığım zaman. geçici olarak tehlikeli bölgeden ayrılmaya karar verdim. uyuşmacı bir siyaseti seçmiştim. Üçüncüsü. Bana teklif ed ilen şekildeki [saltanatsız] Hilafete.537) Haklı. Hatasızlık iddia edemem. rahmetli biraderim Sultan Reşat'tan sonra. başta Ferit Paşa olmak üzere." □ "Ben de insanım. asla ihanet etmedim.." Yoruma gerek var mı? 14/2. Zaferden sonra gelip size bağlılığını bildirecek. arzu ettiğim kadar hizmete vakit ve imkân bulamadım ise de. saltanat makamını kabul etmem.184vd. dinime. mütareke hükümetlerine. İngilizlerin zıddına hareket etmemek ve Fransızlarla İngilizleri gücendirmemek şeklinde. Başlıca üç hatam oldu. Birincisi. Alla-hın takdiri ve kısmetimiz böyle imiş. muhalefete uğradım: 'Böyle bir maceraya giremezsiniz. zelil ve sefil bir halde kalmaktansa.

Fethi (Okyar) ve M. bu iddiayı uzaktan olsun destekleyen bir kayıt yer almıyor.. s. orta boy 10 sayfa.. Kurtuluş Savaşı hakkında verdiği bilgilerin büyük çoğunluğu da. (aslı: şirzime-yi kalile539)" 540 Artık beyannamenin Milli Mücadele'yle ilgili. böylece aleyhimizdeki genel hıncın geçeceği uygun zamanı bekle- de bi an _8 . Yine sadeleştirerek s unuyorum: □ "Mütarekeden sonra izlediğim yol.Kemal için de şöyle yazıyor: ". beni karşılayan zorlukların önem derecesi ve büyüklüğü takdir olunur.. elindeki bütün vasıtalarla savaşın tahribatını ve sakıncalarını sınırlamaya çalıştığını" ileri sürüyor.Kemal için kabul edilebilir hiçbir mazeret yo ktur. Belgeleri. daha önce aktarmış olduklarımın dışında kalan belli başlı bölümlerini inceleyebiliriz. Milli Mücadele'yi desteklediğini yana yana kanıtlamaya çalıştıkları Vahidettin. şiddetle İttihat ve Terakki iktidarını eleştiriyor ve "memlekette anlaşılmaz maksatlarla yer yer yangınlar çıkartmakla" (Ermeni olayları) suçluyor. Dini.. ya şimdi doğru söylemiyor! Vahidettincilerin.31538) M.1) Mondros anlaşması dolayısıyla da sözü. Beyannamenin aslı." Bu konu İkinci Bölümde tartışılmıştı. Üslubu da zaman zaman kabalaşıyor. ağdalı bir dili var. milleti. (A. bu arada bir yandan memlekette makul ve ölçülü bir ıslahata ve icraata hız vermek. bir yandan da dışarıya karşı siyasi girişimlere d evam etmek. s..Türkgeldi. Kara günlerin eşiğinde tahta çıkmıştır. geri alınması mümkün olmayan bir adım atmaktan çekinmek. Sonra şöyle diyor: "O günler göz önüne getirilirse. bu göreve geldiğim zaman. gerçeğe aykırıdır. (İng. iktidarda da Padişaha dahi söz hakkı tanımayan ve hele Vahidettin'e hiç yakınlık duymayan İttihat ve Terakki Partisinin bulunması." Bunda haklı. Vahidettin'in beyannamesi. gerçeklere uymuyor. Devletin belli başlı kuvvetinin büyük kısmını esir vererek. beyannamesinde şöyle nitelendiriyor: ". hiç incelemediği. in sanı kuşkuya düşürüyor: Ya o zaman doğru konuşmamış. Halkça anlaşılması zor. Ayrı bir barış için çeşitli girişimlerde bulunduğunu açıklıyor ki bunu. beyannamesine Birinci Dünya Savaşı'na girişimizle başlıyor. mütareke yapılmasını kaçınılmaz hale getiren M. sonradan böyle kaba bir üslupla suçlaması.Kemal'e getiriyor. önyargısını şaşırtıcı bir ısrarla koruduğu anlaşılıyor. bu iddiaya inanmayı güçleştirmektedir.Kemal'i. Hiçbir kaynakta da. Bu anlaşmadan dolayı Rauf Orbay'ın gafletini eleştirmesine bir şey denemez. Vahidettin. "Savaşa katılmamıza kesinlikle razı olmadığını. Mondros ve Mudanya Mütarekeleri Tarihi. Dört yıl hükümdarlık yaptığı halde. Savaşın başlangıcında Veliaht bile olmaması. zilletle Toros eteklerine sığınması yüzünden. Fethi Okyar. mütareke görüşmelerine katılmamıştır. vatanı şüpheli ve karışık askerlerle öteki sınıflardan oluşmuş küçük bir azınlık. Daha sonra.Çünkü Vahidettincilerin iddialarının doğru olup olmadığını anlamak için başvurulacak en sağlam belge. Onun için bu yanlış ve haksız iddianın üzerinde yeniden durmayacağım. Ermenileri zorla göç ettirme kararının sebeplerini. Kuva-yı Milliyecileri de. Ama Fethi Okyar'ın "anlaşmanın yapılmasına bilfiil katıldığını" yazıyor ki bu iddia. Ama bir zamanlar "namağlup kumandanım" diye övdüğü M. Jeschke de doğrulamaktadır. Rauf.

Fransa'nın Ankara Anlaşmasını imzalaması üzerine İngiltere ile Fransa arasında kısa süren bir gerginlik olduğu doğrudur. emir büyük yerden. Bazılarını hatırlatayım: İngiltere'nin sömü rgesi olmak için öneride bulunmak. Antep. Kuva-yı Milliye'yi yok etmeye çalışmak vb. nesi varsa % 40'ını vererek orduyu desteklemiş. kararlı ve sürekli olarak. harpte mağlup olmamak şartı ile direnme gösterilmesine bende taraftar idim" 1.. doğru bir yol olarak görünüyordu. Hilafeti İngilizlerin hizmetine sunmak. Ekim 1921'de Türk-Yunan meselesine dönüştüğünü kabul edelim ve Ekim 1921 tarihine kadar Türkiye'de neler olduğuna bir bakalım: Bu tarihe kadar Yunanlılar.541 Meclisleri kapatmak. Kütahya. İzmir. Aydın. anası ağlayacakmış. Ayrıca. yüz binlerce insan göç yoluna düşmüş. Binlerce şehit ve kurban.543 2.544 3. Çukurova'dan sonra. 4. büyük devletler meselesi olarak görünmekteydi. üç büyük devletin kesin ve ani bir kararına d ayandığı gibi mesele de.. on binlerce gazi ve mazlum. bir Türk-Yunan mücadelesine dönüşmemiştir ama eski Padişaha zorluk çıkarmamak için olayın. saraya bağlı hısım-akraba hükümetleri kurmak. yıkılmış. İki olay arasında bir yıl fark var. Afyon." Oysa İstanbul yönetimi. Ondan önce bu mesele. Yunanistan'daki siyasi durumun değişmesi ve üç büyüklerin aralarının açılmasından sonra ortaya çıktı...545 Anadolu'nun üçte biri yanmış. bundan başka bir şey değildir. Balıkesir. Büyüklere karşı durulmaz! □ "İşgalin geçici nitelikte olması. yanlış bir adım atmaktan çekinilecek.." Şu teslimiyetçiliğe bakınız: Üç büyükler Yunanlıların İzmir'i işgal etmesine karar vermiş. Halk. (13 Eylül 1921) Artık sıra son savaşa ge l- de bi an _8 . Yunanistan'daki siyasi durumun değişmesi. Sevres Andlaşması taslağının Osmanlı Temsilcilerine tebliğ edildiği 11 Mayıs 1920'den beri. Urfa ve Maraş'ı işgal etmişler. Sakarya zaferi kazanılmış ve üstünlük Türklere geçmiş. Eskişehir ile Tekirdağ ve Edirne'yi. Mesele. ne yapalım. yani Venizelos'un iktidardan ayrılması ve Konstantin'in tahtına geri dönmesinin tarihi. hayatı sönecek. 20 Ekim 1921'dir." İşgalin geçici olmadığı... kesin olarak bilinmekteydi. bu açıklamanın tam tersi girişim ve etkinliklerde bulunmuştur. Bu arada birçok Türkün canı yanacak. galiplerin hoşuna gitmek için suçlular yaratmak ve idam kararlarını uygulamak. yalnız siyasi girişimlerle yetinilecek ve hakkımızdaki genel hıncın geçeceği ve üç büyüklerin insafa geleceği zamana kadar(?) el pençe divan beklenecek.. Bursa. Kasım/Aralık 1920'dir. Bu anlaşmanın tarihi de. Manisa. Fransızlar da. Uşak. □ "İzmir işgali olayı karşısında izlediğim yol ve amaç da. Yunan meselesi halini aldıktan sonra.mek için vakit kazanmaktan ibaretti. büyük ve galip devletlerin ortaklaşa verdikleri kesin bir kararın tebliği niteliğinde olduğu için hakkımızdaki genel hıncın geçeceği zamana kadar beklemek ve siyasi girişimlerle yetinmek.542 □ "Olayın Yunan meselesi haline dönüşmesi. Milli Mücadele. Dördüncü Bölümde göreceğiz. öyleyse yapılacak bir şey yok. Vahidettin bunlardan hiç söz etmiyor. hiç değilse. Çünkü bu işgal. hiçbir zaman.

Anlaşılan son Sadrazam Tevfik Paşanın son iktidarını kastediyor. Onlardan sonra ise. ve 5. tersine. D.. Demek ki söz konusu ettiği hükümetler. son Tevfik Paşa hükümetini.547 Vahidettin'in ölçülerine göre alternatifi olmadığı için de. D. saltanatın kaldırılacağı güne kadar Sadrazamlığını sürdürecektir.16 Ekim 1920) Herhalde bunlar da değil. bunlar değil.548 İşte bu döneme ilişkin ibret verici bazı belge ve bilgiler: • 24 Ekim 1920. Müttefikler arasında bir anlaşmazlık yok. 2. o olay 8 ay sonra gerçekleşecek. direnişe ancak bu tarihten sonra. destekleyen Vahidettin'dir' şeklindeki masalı da bütünüyle ve kesin bir şekilde yalanlayıp reddetmiş oluyor! Umud ederim ki Vahidettinciler artık bu masala son verirler! □ ". Amiral de Robeck'ten Lord Curzon'a: "Tevfik Paşa hükümetinin.Ferit'in. Sevres'i onaylamak gerektiğini kabul ettiği. şöyle özetlenebilir: Anadolu'ya karşı yürütülen sertlik politikasının ters teptiği nihayet kavranılmış ve Kuva-yı Milliye'yi kuvvet ve entrika ile bastırmanın mümkün olmadığı anlaşılmıştır.miştir: Büyük Taarruz! Vahidettin. Vahidettin'in. Bu bakımdan. ancak milliyetçilerden çekin- de bi an _8 . İngiliz Belgelerinde. milliyetçileri teslim olmaya çağıracağı. hükümetleri geliyor.. hem de şartlar artık sertliğe elve rmediği için Damat Ferit tarzı ahmakça önlemlere baş vurmayacak ama Ankara politikasını da hiçbir zaman desteklemeyecek. henüz 'Yunan meselesi halini' almamış. Öyleyse olay. harıl harıl işgal ediyor ve Türk direncini bastırmaya çalışıyor.CV/382)549 • 8 Kasım 1920. gerçeklere ters düşme ktedir. Fransızlar İngilizlerden Güney Doğu Anadolu bölgesini devralmış. 'olay.546 Tevfik Paşa. Yunanistan'da iktidar henüz değişmemiştir. saltanata ve Vahidettin'in İngilizci politikasına bağlı kalacak. s.. Bu ifadesi ile de. Türk-Yunan meselesi halini aldığı için iktidara getirilmiş bir hükümet olduğu' iddiası da doğru değildir.Kemal'i Milli Mücadele'yi başlatması için Anadolu'ya yollayan." Ali Rıza ve Salih Paşa hükümetleri.N. Bu tarihlerde. başka bir deyişle zafere beş kala taraftar olduğunu söylüyor.Şimşir. Yunanistan'da bir siyasi değişiklik söz konusu değil. Amiral de Robeck:ten Lord Curzon'a: "[İstanbul yönetimince] Anadolu'ya gönderilecek [A.İzzet Paşa] heyetinin.C. Şu halde bu son hükümetin. Müttefikler arasında da bir anlaşmazlık yok. Milli Mücadele'yi söndürmeye çalışan 4. Milli Mücadele'yi planlayan. (21 Ekim 1920-4 Kasım 1922) Tarihlerden de belli ki bu hükümet kurulduğu sırada da. sözde tarafsızlıklarını da ilan etmiş değiller. 'M. iktidarı süresince." (B. barış şartlarını görüşmeyeceği. 'Kuva-yı Milli-ye'ye eğilimli olduğu' için iktidara getirdiğini iddia etmesi de. 2 Ekim 1919 ile 2 Nisan 1920 arasında görev yaptılar. (5 Nisan 1920 . hem ılımlı bir insan olduğu.Ferit'in çekilmesi ve yerine Tevfik Paşanın geçmesinin gerçek sebebi.Bu his ile Kuva-yı Milliye'ye eğilimli birtakım hükümetleri de iktidara getirdim.

.N." (B. Rumbold'un. 2 Ocak 1921'de İngiliz gazetesi The Morning Post'un muhabirine şu açıklamayı yapar: "Bizi kendi tarafınıza çekerek." (B. 3..Şimşir... M.. olmazsa devrileceği.CIX/395) • 12 Aralık 1920. Padişahın.XXII/7) • 29 Ocak 1921.../262) • 7 Nisan 1921 g