You are on page 1of 120

YAZKO-FELSEFE dergilerinden toplanmistir. sayfa numaralari bu yuzden devamlilik gostermez.

METAFZK1
I. KTAP (A;

ARSTOTELES eviren: Ahmet Arslan 1. Blm [Duyum, Deney, Sanat, Bilim, Bilgelik]1 Btn insanlar doal olarak bilmek isterler. Du yumlarn verdii zevk, bunun bir kantdr. nk on lar, zellikle de dierlerinden fazla olarak grsel duyum lar, faydalar dnda bizzat kendileri bakmndan bize zevk verirler. Gerekten, sadece eylemle ilgili olarak de il, herhangi bir eylemde bulunmay dnmediimiz de de grmeyi, genel olarak, btn geri kalanlarna ter25 cih ederiz. Bunun nedeni, grmenin, btn duyumlar mz iinde bize en fazla bilgi kazandrmas ve birok fark gstermesidir. Hayvanlar, doalar gerei duyuma sahiptirler. Ancak o, bazlarnda hafzay meydana ge tirdii halde dierlerinde meydana getirmez. Bundan 980 b 21 tr bu birinciler, hatrlama yeteneine sahip olma yan sonunculardan daha zeki ve renmeye daha ye teneklidirler. renme yeteneine sahip olmakszn ze ki olan varlklar, arlar ve ayn durumda olan btn di er hayvanlar gibi sesleri iitme yetisine sahip olma yan varlklardr. Buna karlk renme yetenei, haf zaya ek olarak, iitme duygusuna da sahip olan varlk25 larda bulunur. Ne olursa olsun, insan dndaki hayvanlar, sadece imgeler ve hatralara sahip olarak yaarlar. Onlar de neysel bilgiden ancak ok kk bir pay alrlar. Buna karlk insan tr, sanat ve akl yrtmelere kadar ykselir. nsanlar deneye hafza sayesinde ularlar. 149

981 a

10

15

20

25

30

Gerekte ayn eye ilikin birok hatra, sonunda, tek bir deney oluturur ve deney, sanat ve bilimle hemen hemen ayn yapda bir ey gibi grnmektedir. Ancak u farkla ki bilim ve sanata insanlar deney araclyla eriirler. nk Polos'un hakl olarak dedii gibi de ney sanat, deney yokluu ise raslanty yaratmtr. Bir dizi deneysel kavramdan btn benzeri durumlar iin geerli tmel bir yarg oluturulduunda sanat ortaya kar. nk belli bir ilacn belli bir hastala ya kalanm Callias'a, sonra Sokrates'e, daha sonra teker teker ele alman birok bireye iyi geldiine ilikin bir yargnn oluturulmas ii, deney alanna aittir. Buna karlk belli bir ilacn belli bir yapya sahip olan, belli bir snfn iine giren, belli bir hastala yakalanm tm bireylere, rnein soukkanllara, [flegmatik] fke lilere [bily] veya telallara [fiyevr] iyi geldiine ili kin bir yargnn oluturulmas ii, sanat alanna aittir. Bunlar syledikten sonra devam edelim: Pratikle ilgili olarak deney, sanattan tamamen farksz grn mektedir. Hatta deney sahibi insanlarn, deney olmak szn kavrama sahip olan insanlardan daha fazla baariya eritiklerini grrz. Bunun nedeni, deneyin birey selin, sanatn tmelin bilgisi olmasdr. imdi her trl eylem ve her tri meydana getirme, bireysel olan ko nu alr. nk tedavi eden hekimin iyiletirdii, ilinek sel [arz] olara alnmas dnda insan deil, Callias veya Sokrates'tir veya ilineksel olarak bir insan olma durumunda bulunan dier herhangi bir byle adlan drlan kiidir. O halde deney olmakszn kavrama sa hip olan ve tmeli bilen, ancak onda ierilmi olan bi reyseli bilmeyen bir insan sk sk tedavi yanllar ya pacaktr. nk iyiletirilmesi gereken, bireydir.An cak uras da bir gerektir ki biz genellikle bilginin ve anlama yetisinin deneyden ok sanata ait olduunu dnr ve bilgeliin btn insanlarda daha ok bilgi ile birlikte bulunduunu dnerek sanat erbabnn deney sahibi kiilerden stn olduunu kabul ederiz. Bunun nedeni, bu birincilerin nedeni bilmeleri, dierle rinin bilmemeleridir. Gerekten, deney sahibi kiiler bir eyin olduunu bilirler, ama neden olduunu bilmez ler. Buna karlk sanat erbab, nedeni ve niini bilir. Yine bu ayn nedenden tr her trl ite ynetici sa natkrlara salt iilerden daha fazla deer verir ve on-

larn daha bilgin, daha bilge olduklarn dnrz. nk onlar, meydana gelen eyin nedenlerini bilirler. Oysa salt iiler, atein yakmasnda olduu gibi bir e yi yapan, fakat yapt eyi bilmeyen cansz varlklara benzerler. Yalnz cansz varlklarn ilevlerinden her bi rini doal bir eilimle yerlerine getirmelerine karlk, iiler ilerini alkanlkla yapaiar. O halde ynetici sanatkrlar gzmzde daha bilge klan pratik usta lklar deildir, kurama sahip olmalar ve nedenleri bil meleridir.Genel olarak bilgin kiinin ayrt edici zeK ligi, retme yeteneidir ve sanatn, deneyden daha gerek anlamda bilim olduuna inanmamzn nedeni de budur. nk retme yeteneine sahip olanlar, sa natkrlardr, dierleri deildir. Sonra bize bireysel ey lere ilikin en gvenilir bilgileri saladklar halde du yumlarmzdan hibirine genel olarak, bir bilgelik g zyle bakmayz. nk onlar bize hibir eyin nedeni ni, rnein atein neden scak olduunu, sylemezler. Onlar sadece onun scak olduunu saptamakla yetinir ler. O halde ortak duyumlar aan bir sanat ilk olarak bulmu olan bir kiinin, insanlarn hayranln kazan m olmas dorudur. Bu hayranln temelinde sadece, onun bulularnn yararll deil, bilgelii ve dier in sanlara olan stnl yatmaktadr. Sonra, bazlar ha yatn ihtiyalarn karlamaya, dierleri onu daha zevkli klmaya ynelik yeni sanatlar ortaya km ve oalmtr. imdi bu sonuncu trden sanatlar yaratan insanlar, her zaman dierlerinden daha bilge kiiler ola rak grlmlerdir. Bunun nedeni onlarn bilimlerinin yarara ynelmi olmamasdr. Ne zevke, ne ihtiyalar karlamaya ynelik olan bilimlerin tm bu sanatlarn ortaya kmalarndan sonra bulunmu olmasnn da ne deni budur. Bu bilimler, bo zamana sahip olan lke lerde domulardr. Bylece Msr, matematik bilimle rin beii olmutur. nk orada rahipler snfnn ok bo zaman vard. Ahlak'ta, sanat, bilim ve ayn trden dier disip linler arasnda hangi farklarn olduuna iaret ettik. Fakat u andaki tartmamzn amac, bilgelik kavra mndan herkesin ortak olarak ilk nedenleri ve ilk ilke leri ele alan eyi anladn gstermektir. Bundan do laydr ki yukarda sylediimiz gibi genel olarak deney 151

30 982 a

sahibi insan, basit olarak herhangi bir duyuma sahip olan insandan; sanatkr, deney sahibi insandan; mimar, iiden; kuramsal bilimler pratik bilimlerden stn kabul edilmektedir. O halde bilgeliin baz neden ler ve baz ilkeleri konu alan bir bilim olduu artk apaktr. 2. Blm [Bilgeliin Yaps] Aratrmamzn konusu bu bilim olduuna gre, in celememiz gereken, bilgeliin hangi nedenlerin ve han gi ilkelerin bilimi olduudur. Bilge kii zerine genellikle ileri srlen yarglar gz nne alnd takdirde, bu sorunun cevab phesiz ok daha aklk kazana caktr. nce bilge kiiyi mmkn olduu lde, yani her biri hakknda teker teker bilgi sahibi olmakszn, her eyi bilen kii olarak tasarlarz. Sonra g ve insan bil gisinin erimesi kolay olmayan eyleri bilme gcne sahip olan bir insann, bilge bir insan olduu kabul edi lir. (nk tm insanlarda ortak olduundan, duyusal bilgi, kolaydr ve onun bilgelikle ilgisi yoktur.) Ayrca nedenleri daha pekin bir bilimde bilen ve onlar her trl bilimde retme gcne sahip olan insanlar, da ha bilgedirler. Sonra, bilimler iinde kendileri iin ve srf bilme amacyla seilen bilimler, sonularndan t r aranan bilimlerden daha gerek anlamda bilgelik olarak kabul edilirler. Nihayet hkim bir bilimin, ona tbi bir bilimden daha fazla bilgelik olduunu dn rz. Gerekten bilge kii, kendisine yasalar konulan de il, onlar koyan kiidir. Onun bakalarna deil, ter sine daha az bilgenin ona itaat etmesi gerekir. O halde genellikle bilgelik ve bilge kiilere ilikin olarak sahip olunan grler, say ve tr bakmmdan bunlardr. imdi bu grdmz zellikler iinde her eyin bilgisi, zorunlu olarak en yksek lde tmelin bilgisine sahip olana aittir. nk o, belli bir tarzda tmelin iine giren btn zel durumlar bilir. Sonra, bu bilgiler, yani en tmel bilgiler, insanlar tarafndan kazanlmas en g bilgilerdir. nk onlar duyusal al glardan en uzak olanlardr. Sonra, en pekin bilimler, en fazla ilkelerle uraan bilimlerdir. nk daha so yut ilkelerden hareket eden bilimler, daha karmak ilkelerden kan bilimlerden daha pekindirler. rnein

10

15

20

25

30 982 b

10

15

20

25

aritmetik, geometriden daha pekindir. Sonra, bir bili min neden aratrmalarn derinletirdii lde daha retilebilir olduunu syleyelim. nk retmek, her eyin nedenlerini belirtmektir. Sonra, konusu en yksek bilinebilir olan bilimin ana zellii, bilmek ve an lamak iin bilmek ve anlamaktr. Gerekten bilmek iin bilmeyi tercih eden, her eyden nce en mkemmel bilimi tercih edecektir. En yce bilinebilirin bilimi ise byle bir bilimdir. imdi bilinebilir en yce eyler, ilk ilkeler ve ilk nedenlerdir. nk ilkeler sayesinde ve ilkelerden hareketle geri kalan her ey bilinir. Bunun tersi olmaz, yani ilkeler, kendilerine bal olan eyler le bilinmezler. Nihayet hkim ve her tbi bilimden s tn olan bilim, her eyin hangi amala meydana geldiini bilen bilimdir. Bu ama, her varlkta onun iyili i olan ve genel olarak Doa'nn btnnde en yksek yi olan amatr. Btn bu dnceler, sz konusu szcn [bil gelik], ayn bilime iaret ettiini gstermektedir. Bu nun ilk ilkeler ve ilk nedenler zerinde dnen bir bilim olmas gerekir. nk yi olan, yani erek, neden lerden biridir.te yandan en eski filozoflarn tarihi de onun poetik bir bilim olmadn gstermektedir. Gerekten bugn olduu gibi ilk dnrleri de felse fi kurgulara iten ey, merak olmutur. Onlarn balan gta merak, zihnin ilk nce dikkatini eken glkle re ynelmiti. Sonra onlar yava yava ilerleyerek ara trmalarn ayn deiimleri, gnein ve yldzlarn hareketleri, nihayet evrenin meydana gelii gibi daha nemli sorunlara yneltip genilettiler. imdi, bir g l fark etmek ve merak etmek, insann kendi bilgisizlini kabul etmesi demektir. (Bundan dolaydr ki efsane sevgisi, bir anlamda bilgelik sevgisidir. nk efsane, bir merak uyandrc eyler toplamdr.) O halde bilgisizlikten kurtulmak iin felsefe yapmaya giri tiklerinde ilk filozoflar phesiz bilgiyi herhangi bir faydac amala deil, srf kendisi iin aramaktaydlar. Gerekten de olup bitmi olan eyler bunu gstermek tedir: Bu tr bir disiplinin aratrlmasna balandn da, hemen hemen hayatn btn ihtiyalar ve onun rahatl, zevki ile ilgili eyler tatmin edilmi bulunu yordu. Bundan, ak olarak aratrmamzda ona yaban c hibir kaygy gz nne almadmz sonucunu karyorum. Nasl ki, ancak ereini kendi iinde tayan 153

ve bir bakas iin var olmayan insana zgr insan di yorsak, ayn ekilde bu bilim de btn bilimler iinde zgr olan tek disiplindir. nk yalnz o, ereini ken di iinde tamaktadr. Bundan tr hakl olarak ona insandan ok Tanr'nn sahip olduu dnlebilir. Gerekten insan do as o kadar ok ynden snrldr ki, Simonides'e gre sadece Tanr bu ayrcala sahip olabilir ve insann kendi imknlar iinde olan bilimi aratrmakla yetinmemesi doru deildir. Eer airlerin szlerinde bir gerek varsa ve eer Tanr'nm kskanmas mmkn se, yle grnyor ki bunlar zellikle bu konuda geerli olacaklardr ve bu bilgide sivrilen tm insanlarn ac nacak bir kaderleri olmas gerekir. Ancak Tanr'nm kskan olmas kabul edilemez (hatta atasz ile bir likte, airlerin byk yalanclar olduklar n syleye lim) . Bir baka bilimin eref bakmndan bundan stn olduu da dnlmemelidir. Gerekten en tanrsal bi lim, ayn zamanda eref bakmndan en yksek bilim dir. Ve sadece bu szn ettiimiz bilimin, iki bakm dan, en tanrsal bilim olmas gerekir: nk tanrsal bir bilim, hem Tanr'nm tercihan sahip olaca, hem de tanrsal eyleri ele alacak bir bilimdir. imdi sz n ettiimiz bilim, gerekten bu iki zellii tayan tek bilimdir. nk bir yandan, genel kanya gre Tanr, hereyin bir nedenidir ve bir ilkedir. te yandan byle bir bilime yalnz Tanr veya hi olmazsa esas olarak Tanr sahip olabilir. O halde btn dier bilimler on dan daha zorunludurlar. Fakat hibiri eref bakmn dan ondan stn deildir. Bununla birlikte onun kazanlmas, bir anlamda bizi, aratrmalarmzn balangcnda iinde bulundu umuz ruh haline, tamamen kart olan bir ruh haline gtrecektir: Yukarda her insann eylerin olduklar bi imde olmalarna hayret etmekle yola koyulduunu sylemitik. Burada durum tpk henz nedenini ince lememi olanlarn gznde kendi kendine hareket eden kuklalarda, gndnmlerinde veya karenin kegeni nin llemezliinde olduu gibidir. Gerekten de, veri olan bir niceliin en kk bir birimle bile llemez olmas herkese hayret verici grnr. Oysa sonuta kar t hayrete, ataszne gre, daha iyi olana varlacak tr. Bu, nedenleri hakknda bilgi sahibi olur olmaz r-

20

neklerimizle ilgili olarak da ortaya kar. nk bir geometriciyi bir karenin kegeninin llebilir olmas kadar hayrete drebilecek baka bir ey yoktur. Bylece aradmz bilimin yapsn ve dolaysyla aratrma ve her trl incelememizin erimesi gereken amac ortaya koymu olduk. 3. Blm [lk Yunan Filozoflarnn Neden Aratrmalar; Maddi Neden, Hareket Ettirici Neden Ve Ereksel Neden] (Her eyi ancak ilk nedenini bildiimizi dnd mzde bildiimizi sylediimize gre) kazanmamz gereken bilimin, ilk nedenlerin bilimi olduu aktr. imdi drt anlamda nedenden sz edilir: Bir anlamda, nedenden, formel tz veya z anlarz (Gerekten de, bir eyin varlk nedeni, sonuta bu eyin kavramna in dirgenir ve ilk varlk nedeni, neden ve ilkedir). Bir di er anlamda neden, madde veya nitelii tayan tzdr (substratum). nc bir anlamda o, hareketin kendi sinden kt ilkedir. Nihayet bu ncnn kart olan drdnc bir anlamda neden, ereksel neden veya iyi olan'dr. (nk iyi olan, her trl olu ve hareke tin ereidir). Fizik'te bu ilkeleri yeter derecede de rinliine ele aldk. Bununla birlikte burada bizden n ce varlklarn incelenmesine girimi ve doru zerinde dnm olanlarn grlerini hatrlatalm. nk onlarn da baz ilkelerden ve baz nedenlerden sz et tikleri apaktr. Bu gzden geirme, u andaki ara trmamz iin yararl olacaktr. Gerekten bylece ya baka bir tr nedenin varln kefedeceiz veya ne denlerin saysna ilikin bu grmze olan gvenimiz pekimi olacaktr. lk filozoflarn ounluu her eyin ilkeleri olarak sadece maddi yapda ilkeleri kabul etmekteydiler. T zn kendisi eitli zel biimleri altnda varln sr drrken btn varlklarn kendisinden meydana gel dii, kendisinden doup sonuta yine kendisine dnd eyi onlar e [unsur], varln ilkesi olarak adlandrmaktaydlar. Onlar bundan u sonucu kara bileceklerine inanmaktadrlar: Nasl ki Sokrates gzel letii veya mzisyen olduunda, onun mutlak anlam da meydana geldiini veya bu varlk tarzlarn terkettiinde ortadan kalktn sylemezsek nk burada nitelii tayan tz, yani Sokrates'in kendisi varln srdrr, ayn ekilde bu ilk doann varlm srdr155

25

30

983 b

10

15

meinden otur ne olu, ne de yokolu vardr. Szn ettiimiz filozoflar ite bu biimde, dier varlklarn hibirinin ne doduu, ne de yokolduunu sylemekte dirler. nk ister tek, ister ok olsun, geri kalan b tn varlklarn kendisinden doduu ancak kendisi s rekli olarak varln srdren bir doann olmas ge rekir. Bu tr ilkelerin says ve yapsna gelince, filozof larn hepsi bu konuda bir gr birlii iinde deiller dir. Bu tr felsefenin kurucusu olan Thales, ilkenin su olduunu sylemektedir. (Yine bundan dolay o, dn yann suyun zerinde yzdn ileri srmekteydi.) Onu bu inanca gtren ey, hi kukusuz, her eyin svms bir varlktan beslendiine ve scan kendisi nin de ondan ktna ve onunla yaadna ilikin gzlemiydi. (imdi her eyin kendisinden kt ey, onun ilkesidir.) O halde ona bu gr tarzn benimse ten, bu gzlemi ve her eyin tohumlarnn nemli bir ya pda olduu ve suyun, nemli eylerin doasnn kayna olduuna ilikin dier gzlemi idi. Bazlarna gre bugnk kuaktan ok nce gelen ve Tanrlar ele alan ilk kiiler olan eski kozmologlar da doay ayn biimde tasarlamlardr. Gerekten onlar dnyay meydana getiren varlklar olarak Okeanos ve Tethys'i kabul etmekte ve Tanrlarn, airlerin Styks adn verdikleri su zerine yemin ettiklerini sylemek tedirler. Gerekten en eski olan, en fazla saygya de er olandr ve en fazla saygya deer olan ey zerine yemin edilir. Doa hakkndaki bu grn hakikaten ilkel ve eski olup olmadna gelince bu, kukusuz ok tartmal bir noktadr. Ne olursa olsun, sylendiine gre eylerin ilk nedeni hakknda Thales'in ileri sr d reti buydu. Hipon'a gelince, dncesinin nem sizliinden tr hi kimse onu bu filozoflar arasna yerletirmeyi dnmeyecektir.Anaksimenes ve Diogenes havann sudan nce geldiini sylemekte ve ba sit cisimler arasnda ilke olarak onu tercih etmekte dirler. Buna karlk Metapont (i) um'lu Hippasos ve Ephesos'lu Herakleitos'a gre ilke, atetir. Empedokles, eler olarak drt basit cismi saymaktadr. Ona gre bu eler her zaman varlklarn srdrrler ve sade ce nicelik bakmndan oalma veya azalma yoluyla olua tabidirler. Bu, onlarn bir birim meydana getir-

mek zere bir araya gelmeleri ve bu birimden hareket le birbirlerinden ayrlmalar tarznda kendini gsterir. Yaa Empedokles'den byk olan, ancak dncesi daha sonraki bir aa ait grnen Klazomenai'li Anaksagoras, sonsuz sayda ilkeyi kabul etmektedir. O, Su veya Ate gibi birbirinin ayn ksmlardan meydana ge len btn bu eylerin ancak tek bir tarzda, yani bu k smlarn birlemeleri ve ayrlmalar yoluyla olu ve yokolua tbi olduklarn, baka bir tarzda ne doduk lar, ne de yok olduklarn, tersine, ezeli-ebedi olarak varlklarn srdrdklerini sylemektedir. O halde yle grnyor ki btn bu filozoflar an cak tek bir nedenin, maddi yapda olduu ileri sr len nedenin var olduunu sylemek istemektedirler. An cak aratrmalarnn bu noktasnda gerein kendisi on larn yolunu izmi ve onlar daha derinlemesine bir aratrmaya zorlamtr: Gerekten de, istenildii kadar, her olu ve yokoluun bir veya birok ilkeden kt farzedilsin; o, neden ortaya kmaktadr? Ortaya k nn nedeni nedir? Nitelii tayan tzn deimelerinin nedeni hi kukusuz kendisi deildir. rnein tahtann veya tuncun deimesinin nedeni, ne tahta, ne de tun tur. Yata yapan tahta, heykeli yapan tun deildir. Bu deimelerin nedeni olan bir baka ey vardr. Bu dier nedeni aramak da dier ilkeyi veya hareketin balangcnn kendisinden kt eyi aramaktr. im di, ta ilk balangta yukarda szn ettiimiz ara trmaya girien ve tzn tek olduunu ileri sren filo zoflar bu glkten rahatsz olmamlard. Ancak, tek bir tzn olduunu ileri srenler arasnda hi olmazsa bazlar yaratm olduklar sorunun altnda ezilmiler dir. nk onlar Bir olan'm, dolaysyla tm doann, sadece olu ve yokolu bakmndan deil nk bu ta balangtan beri herkesin katld bir grtr ay n zamanda dier her trl deime ile ilgili olarak da hareketsiz olduunu savunmaktadrlar. Ve bu gr, sadece onlara zgdr. O halde Btn'n birliini ileri srenler arasnda, belki Parmenides mstesna, hi kim se sz konusu neden anlayna erimemitir. Parme nides de sadece tek bir nedenin deil, bir anlamda iki nedenin varln farzettii lde bunu kabul etmek tedir. Scak ve Souk olan veya Ate ve Toprak gibi bir ok eyi kabul eden filozoflara gelince, hareket ettiri ci nedeni gstermek onlar iin daha kolaydr. Gerek157

ten onlar hareket ettirici doay Ate'e, bunun kart olan edilgenlii ise Toprak ve dier elere yklemek tedirler. Bu dnrlerden sonra, kefedilmi olan bu ilke lerin varlklarn doasn meydana getirmekte hl ye tersiz olduklar grldnden, yukarda dediimiz gi bi gerein bizzat kendisi tarafndan yeniden aratr maya zorlanan filozoflar, baka bir nedensel ilke ara dlar. Gerekten, eylerde iyi ve gzel olan'm varlnn veya meydana gelmesinin nedeni, muhtemelen ne Ate, ne Toprak ne de bu trden bir baka edir ve filozof larn da byle bir eyi dnm olabilecekleri akla uy gun deildir. te yandan bu kadar muhteem bir eseri raslantya ve ansa mal etmek de akla uygun deildir. Bundan dolay hayvanlarda olduu gibi doada da d zen ve evrensel uyumun nedeni olan bir Akl'n (Nous) bulunduunu sylemek zere bir insan ortaya kt nda, bu insan kendisinden nce gelenlerin saykla malar karsnda akl banda tek kii olarak grn d. Anaksagoras'm bu grleri benimsediini kesin olarak biliyoruz. Ancak Klazomenai'li Hermotimos'un ondan nce bu gr ileri srm olduu sylenmek tedir. Ne olursa olsun bu retiyi Meri srenler iyi olan'n nedeninin, varln ilkesi olduunu sylerlerken, ay n zamanda onun varlklara, hareketlerini verdiren ilke olduunu kabul ettiler. 4. Blm [Platon-ncesi Felsefelerin ncelenmesi} Benzer bir zm arayan ilk kii olarak Hesiodos'dan ve onunla birlikte Parmenides'in kendisinin de yap t gibi Ak veya Arzu'yu varln ilkesi olarak kabul edenlerden sz edilebilir. Gerekten Parmenides evreni nin oluumunu anlatrken yle demektedir: (Aphrodite), btn Tanrlar arasnda ilk olarak Ak' (Eros) yaratt. Hesiodos ise yle demektedir: Hereyin ncesinde Khaos vard Sonra geni gsl Toprak ve Btn Tanrlar arasnda parlayan Ak (Eros). Yani evrende eylere hareket ve dzen verebilecek bir nedenin olmas o kadar gerekliydi. Bu retiyi ilk

30

985 a

10

15

20

25

kez kimin ileri srd konusuna gelince, bu konuda ki yargmz daha ilerde belirtmemize izin verilsin. Ancak iyi olan'm kartlarnn da doada var olduu, doada sadece dzen ve gzel olann deil, dzensiz ve irkin olann da bulunduu, hatta kt olann iyi ola na, irkin olann gzel olana stn geldii farkedildi. Bir dier filozofun Dostluk ve Nefret'i ortaya atmas nn nedeni budur. Bu iki ilkeden herbiri, bu iki eser den birinin nedenidir. nk Empedokles'in akl yrt mesi izlendii ve szel ifadesi bakmndan deil nk bu bakmdan o, bir kekelemeden baka bir ey deil dir, ruhu, z bakmndan ele alnd takdirde Dostluk'un iyi olann, Nefret'in de kt olann nedeni oldu u grlr. O halde Empedokles'in bir anlamda ve ilk kez, yi olan ve Kt olan' ilkeler olarak ortaya atan kii olduu savunulursa, her trl iyiliin nedeninin iyi olan'm kendisi (her trl ktln nedeninin de Kt olan'm kendisi) olmas anlamnda bu gr, belki doru olacaktr. Bu filozoflar, buraya kadar, hi kukusuz Fizik'te birbirinden ayrt ettiimiz nedenlerden ikisine, yani maddeye ve hareketin ilkesine erimilerdir. Ancak on lar iyi eitim grmemi, her yne atlan ve ou kez karsndakine bilimin deil, rastlantnn sonucu olarak yerini bulan darbeler indiren askerlerin savalarda davrandklar gibi, bunu belirsiz ve kapal bir tarzda yapmlardr. Ayn ekilde bu filozoflar da syledikleri eyi bilmiyor grnmektedirler. nk onlarn hemen hemen hibir zaman ilkelerine bavurmadklar veya onlara ok az durumda bavurduklar grlmektedir. Bylece Anaksagoras, evreni meydana getiriinde Akl'dan ancak bir deus ex machina olarak yararlanmaktadr. Herhangi bir eyin neden tr zorunlu olduunu aklamakta glkle karlatnda sahneye Akl' karmakta, ancak dier [daha kolay] durumlarda oluun meydana geliini Akl'dan ziyade btn dier il kelere yklemektedir.Empedokles'e gelince, o, Anaksagoras'tan daha ok nedenlerden yararlanmakla bir likte, bunu yeterli lde yapmamaktadr ve onlar kul lannda da kendi kendisiyle tutarl kalamamaktadr. Hi olmazsa ou durumda onda, ayran Dostluk, birletiren Nefret'tir. Gerekten de Nefret'in etkisi altn da Btn, unsurlarna ayrldnda, dier unsurlarn 159

herbiri gibi Ate tek bir kitle halinde toplanmaktadr. Bunun tersine Dostluk'un etkisi altnda unsurlarn bir lemesi ortaya ktnda, her unsurun ksmlar yeni den birbirlerinden ayrlmak zorunda kalmaktadrlar. Ne olursa olsun, kendisinden nce gelenlerden ayrlan Empedokles, sz konusu nedeni ortaya atan ilk kii ol mutur. Bunu hareketin ilkesi olarak tek bir ilke ka bul etmeyip birbirlerinden farkl, hatta birbirlerine kart iki ilke ortaya atp, nedeni ikiye blmek yoluyla yapmtr. Ayrca maddi yapda drt enin varln ilk kabul eden de o olmutur. Ancak o, bu elerden, drt tane imiler gibi deil, bir tarafa Ate'in kendisi ni, dier tarafa tek bir doa iinde birletirilmi kar tlarn, yani Toprak, Hava ve Su'yu koyarak sanki sa dece iki tane imiler gibi yararlanmaktadr. iiri okun duunda bu aka anlalabilir. Bu filozofun kabul ettii ilkelerin says ve yaps ite budur. Leukippos ve meslekta Demokritos ise e ler olarak srayla, Varlk ve Var-Olmayan diye adlan drdklar Dolu olan ve Bo olan' kabul etmektedirler. Bu ilkelerden Dolu olan ve Cisim olan, Varlk, Bo olan ve Seyrek olan Yokluk'tur (Bundan trdr ki onla ra gre Yokluk, Varlktan daha az var deildir. nk Boluk, Cisim'den daha az var deildir). Bunlar, mad di neden anlamnda varlklarn nedenleridirler ve nasl ki tzsel varlk olarak tek bir ilkeyi kabul edenler, Sey rek olan ve Youn olan' deiimlerin ilkeleri olarak ortaya koyup, btn dier varlklar bu tzn deiim leri araclyla meydana getiriyorlarsa, bu filozoflar da btn dier niteliklerin nedeninin, elerdeki farkllk lar olduunu ileri srmektedirler. Ancak onlara gre bu farkllklar biim, sra ve durum bakmndan olmak zere trldr. Onlar varlklarn farkllklarnn sa dece oran, temas ve konumdan ileri geldiini sylemek tedirler. imdi oran biim, temas sra ve konum durum demektir. Bylelikle A.N'den biim bakmndan; AN, NA'dan sra bakmndan ve Z, N den, durum bakmn dan farkldr. Hareket sorununa gelince, varlklarn ha reketi nereden ve nasl aldklar konusunu dierleri gi bi bu filozoflar da sessiz geitirmilerdir. Szn ettiimiz iki neden zerinde bizden nceki lerin aratrmalarnn gelip dayand nokta bizce bu rasdr.

5. Blm [ncelemenin Devam, Pitagoralar, Elealilar, Formel Neden] Bu filozoflarn zamannda, hatta onlardan nce, Pitagoraslar diye adlandrlanlar, kendilerini mate matie veren ilk insanlar olmulard ve onlar matema tii ilerletmilerdir. Bu disiplinle ok megul olduklar iin, matematiin ilkelerinin btn varlklarn ilkeleri olduunu dnmlerdir. Bu ilkeler arasnda sayla rn doalar gerei ilk ilkeler olmalarndan, saylarla var olan ve varla gelen her ey arasnda Ate, Toprak ve Su ile olduundan daha fazla sayda benzerlikler grdklerine inanmalarndan (nk onlara gre belli bir say adaleti, dier biri ruhu ve akl, bir dieri uy gun zaman ifade etmekteydi ve btn dier saylarn her biri ile ilgili olarak da durum buydu), ayrca sa ylarm mziksel zellik ve oranlar ifade ettiklerini gr melerinden, nihayet btn dier varlklarn tm ya plar itibariyle kendilerine saylara benzer grnme leri, saylarm kendilerini ise evrenin ana gereklikleri olarak tasarlamalarndan tr Pitagoraslar, sayla rn ilkelerinin btn varlklarn ilkeleri olduklar ve tm evrenin uyum ve say olduu dncesine ulam lardr. Onlar saylar ve Armoni ile gksel olaylar, gn ksmlar ve evrenin dzeni arasmda yakalayabildikleri btn benzerlikleri birletirip, kendi sistemleri iine sokmakta ve herhangi bir noktada bir boluk ortaya ktnda, kuramlarnn tam tutarlln salamak amacyla ivedi olarak zorunlu eklemelere bavurmak taydlar. rnein on says kendilerine mkemmel ve saylarn tm zelliklerini ieren bir say olarak grn dnden, harekette olan gk cisimlerin saysnn on tane olduunu sylemektedirler. Ancak grnen gk ci simleri sadece dokuz tane olduundan, onlar, bir onun cunun yani Kar-Yer'in varln farzetmektedirler. Btn bu noktalar baka yerde daha ayrntl bir biimde ele aldk. Eer burada ayn konuya yeniden d nyorsak, bu, bu filozoflardan da ilke olarak neyi kabul ettiklerini ve ilkelerinin yukarda saydmz nedenler iine nasl girdiini renmemiz iindir. imdi, bu ba kmdan onlarn da sayy, ayn zamanda hem varlkla rn maddesi, hem de onlarn deiim ve hallerini mey dana getiren ey olarak dndkleri anlalmaktadr. Onlara gre saylarn unsurlar ift olan ve Tek olan'161

dr. ift olan Snrsz, Tek olan snrldr. Bir olan, bu iki eden meydana gelir. nk o, ayn zamanda hem ift, hem de tektir. Say, Bir olan'dan kar ve yukar da denildii gibi saylar, evrenin btnn meydana getirirler. Bu filozoflar arasnda bazlar u iki paralel stun iinde sraladklar n ilkenin varln kabul eder ler: Snr-Smrsz Tek-ift Bir-ok Sa-Sol Erkek-Dii Sknette Olan-Harekette Olan Doru-Eri Ik-Karanlk yi-Kt Kare-Dikdrtgen

Kroton'lu Alkmeon'un retisi de ister o fikir lerini Pitagorasardan, isterse Pitagoraslar ondan alm olsunlar hemen hemen bunun ayn grnmek tedir. Alkmeon, Pitagoras'm yall zamannda parlak dnemini yaamaktayd ve ileri srd reti hemen hemen brlerininkinin ayndr. Gerekten o, insani eylerin ounluunun iftler halinde bulunduunu sylemektedir. Bununla o, Pitagoraslarmkiler gibi bel li kartlklar deil Beyaz olan-Siyah olan Tatl olanAc olan, yi olan-Kt olan, Byk olan-Kk olan vb., gibi raslant olarak setii kartlklar kastetmek tedir. Bylece Pitagoraslar, kartlklarmm says ve yaps ile ilgili olarak dncelerini ak bir biimde be lirttikleri halde bu filozof, geri kalan kartlklar hak knda belirsiz eyler sylemitir. Bu iki okulla ilgili ola rak aklmzda tutabileceimiz eylerin tm, onlarn, varlklarn ilk ilkeleri olarak kartlklar aldklardr. Ancak bu kartlklarn neler ve ka tane olduklarna ilikin bilgiyi sadece Pitagorasardan renebiliriz. Bu ilkeleri, szn ettiimiz nedenlere indirgemenin nasl mmkn olacana gelince, bu filozoflar tarafndan ak bir biimde belirtilmemi olan da budur. Bunun la birlikte onlar, elerini madde kavram iine soku yor gibidirler. nk onlar, tzn, her eyin iinde bu lunan ksmlar olarak ele alnan bu unsurlardan mey dana geldiini ve biimlendiini ileri srmektedirler. Doadaki elerin okluunu kabul eden eski filo zoflarn dnceleri bu sylediklerimizden yeterli l de ortaya kmaktadr. Ancak bu filozoflar arasnda,

bunun tersine, Btn'n tek bir doadan ibaret oldu unu ileri srenler de vardr. Ancak bu kuram, ne on larn tmnde ayn mkemmellikte ortaya konulmak tadr, ne de olaylarla uygunluk halindedir. Ne olursa olsun, onlarn retilerinin tartlmas, hibir biimde, bu, nedenlere ilikin incelememizin erevesi iine gi remez. nk onlar, Varln bir olduunu kabul eden bununla birlikte her eyi madde olarak tasarlanan Bir olan'dan meydana getirtmekten geri kalmayan Doa Filozoflar gibi davranmamaktadrlar. Onlarn retisi bir baka trdendir. nk Doa Filozoflarnn, ilke lerine ek olarak hareketin de varln kabul etmeleri ne karlk nk onlar Btn'n olu iinde oldu unu kabul etmektedirler, szn ettiimiz filozoflar, bunun tersine, Btn'n hareketsiz olduunu ileri sr mektedirler. Bununla birlikte, u anda yapmakta oldu umuz aratrmaya yabanc dmeyen bir noktay be lirtelim: Parmenides Bir olan' formel, Meiissos ise mad di bir ey gibi tasarlyor grnmektedirler. Bundan do lay bu Bir olan, birinciye gre sonlu, ikinciye gre son suzdur. Bir olan'm varln savunanlar arasnda en es kisine, Ksenophanes'e gelince (nk Parmenides'in onun rencisi olduu sylenmektedir), o, kesin bir ey sylememitir ve iki nedenden hibirinin doasn an lam grnmemektedir. O, bakn maddi evrenin b tn stnde gezdirerek Bir olan'm Tanr olduunu sylemektedir. O halde bu filozoflarn, onlar arasnda da kesin olarak gerekten ok kaba tasarmlara sahip olan ikisinin, yani Ksenophanes ve Melissos'un, yukar da dediimiz gibi u andaki aratrmamzn dnda kal malar gerekir. Buna karlk Parmenides, ou kez da ha byk bir kavrayla konuuyor gibidir. Varlk'm dnda Var-Olmayan'm olmadndan emin olan o, tek bir eyin, yani Varlk'm kendisinin zorunlu olarak var olduunu ve baka hibir eyin var olmadn dn mektedir (Fizik'te daha ak olarak bu nokta zerinde durduk). Ancak olaylar karsnda eilmek ve hem for mel birlii, hem de duyusal okluu kabul etmek zo runluluu ile karlanca, iki nedenin, iki ilkenin var ln ortaya atmak ihtiyacn hissetmektedir. Bunlar, Scak olan'la Souk olan'dr veya baka deyile Ate ve Toprak'tr ve o, bu iki ilkeden birini yani Scak olan' Varlk'la, dierini Yokluk'la birletirmektedir. Sylediimiz eylerden ve kendilerine bavurduu163

muz filozoflarn retilerinden kardmz tm sonu lar unlardr: Bir yandan, en eski filozoflar, ilkeyi cisimsel olarak grmektedirler (nk Su, Ate ve ben zeri eler, cisimlerdir). Bazlarnda bu cisimsel ilke, tektir, dierlerinde oktur. Ancak her iki gurup da onu maddi yapda bir ey olarak ortaya koymaktadrlar. te yandan, baz filozoflar bu nedenin yannda bir dieri ni, hareketin kendisinden kt nedeni kabul etmek tedirler. Bu dier neden de bir ksmna gre tek bir ey dir, dierlerine gre ise ifttir. O halde zel olarak talya Okulu ortaya kncaya kadar, yukarda dediimiz gibi, iki tr nedene bavur malar, bu nedenlerden biri ve hareketin kayna olan nedeni bir ksmnn tek, dierlerinin ift olarak orta ya koymalar dnda bu filozoflar, szn ettiimiz il keler zerinde uzun aklamalar vermemilerdir. Pitagoraslar da bu iki ilkeden ayn ynde sz etmiler, an cak onlara u iki zel noktay eklemilerdir: nce Pitagoraslar Snrl olan veya Bir olan'la Snrsz olan'n Ate, Toprak veya ayn trden dier bir e gibi ba ka baz gereklikler olduunu dnmemekteydiler. On lara gre Snrsz olan ve Bir olan'n kendileri, yklem leri olduklar eylerin tzdrler. Bundan dolay da on lar, saynn her eyin tz olduunu sylemekteydiler. Onlarn bu noktadaki gr tarzlar budur. kinci ola rak z hakknda akl yrtmeye ve tanmlar vermeye balayanlar da onlardr. Ancak onlar bu konuda gerek tiinden de basitletirici bir biimde davranmaktayd lar. Gerekten onlar v yzeysel bir tarzda tanmlamada bulunmaktaydlar. Nitekim verilen bir tanmn geerli olduu ilk sayy, verilen eyin tanm olarak kabul et mekteydiler. Bu, ikinin, iftin hakknda olumlandg [tasdik edildii] ilk say olmasndan tr, iftle iki nin ayn ey olduuna inanmaya benzemektedir. Ne var ki hi kukusuz iftin z ile ikinin z ayn deildir. Yoksa Bir olan'n ok olmas gerekir. Ne var ki bu, on larn karmaktan ekinmedikleri bir sonutur. O halde eski filozoflar ve onlarn izleyicileri ile il gili olarak aklmzda tutmamz gereken eylerin tm, bunlardr. 6. Blm [Platon'cu dealar Kuram] Szn ettiimiz filozoflardan sonra en ok Pitagoraslarn kuram ile uyuan, ancak talya Okulu'nun

30

987 b

10

15

20

felsefesinden ayr olarak kendine zg nitelikleri de olan Platon'un kuram ortaya kt. Platon, genliin den itibaren Kratylos'un dostu olduundan ve btn duyusal eylerin srekli bir ak iinde olduklarna ve bilimin konusu olamayacaklarna ilikin Herakleitos'un grlerini yakndan bildiinden, daha sonra da bu re tiye sadk kald. te yandan ilgileri hibir zaman b tnnde Doa'ya deil, ahlaksal sorunlara ynelmi olan Sokrates, bu alanda tmeli aram ve dnceyi tanmlar zerine younlatran ilk kii olmutu. Pla ton onun bu retisini benimsedi. Fakat ilk eitimi onu, bu tmelin, duyusal eylerden ayr bir dzene ait gerekliklerin iinde bulunmas gerektii dncesine gtrd. Gerekten o, ortak tanmn bireysel duyusal nesnelerin herhangi birinde, hi olmazsa onlarn srekli deiim iinde olanlarnda, bulunmasnn imknsz ol duunu dnmekteydi. Bu dncelerden hareketle Platon, bu tr gerekliklere dealar adn verdi. te yandan o, duyusal eylerin dealardan ayr olduklarn ve hepsinin adlarn dealardan aldklarn syledi. nk dealarla ayn ad tayan duyusal okluk, bunlar dan pay almak yoluyla var olmaktadr. Bu pay almaya gelince, Platon onun sadece adn deitirmek teydi. nk Pitagoraslar varlklarn, saylarn tak lit edilmesi yoluyla var olduklarn sylemektedirler. Platon iin ise bu pay alma yoluyla olmaktadr. De ien, sadece szlktr. Bununla birlikte bu dealar dan pay alma veya onlarn taklit edilmesinin ierii ne olabilir? Bu, onlarn aratrmay ihmal ettikleri bir ko nudur.Ayrca Platon, duyusal eyler ve dealar dn da matematiksel eylerin varln kabul etmektedir. Bunlar bir yandan ezeli-ebedi ve hareketsiz olmalar bakmndan duyusal nesnelerden, te yandan dea'nm kendisinin bireysel ve tekil bir gereklik olmasna kar lk birok benzer matematiksel nesnenin var olmasn dan dolay dealardan ayrlan arac gerekliklerdir. dealarn dier eylerin nedenleri olmalarndan dolay Platon, onlarn elerinin, btn varlklarn eleri ol duklarn dnd. Ona gre dealarn ilkeleri, madde olarak Byk olan ve Kk olan, form alarak Bir olan'dr. nk Byk olan ve Kk olan'dan hare ketle ve Byk olan ve Kk olan'm Bir olan'dan pay almasyla, deal saylar meydana gelmektedir. Bir olan'm, bir olduu sylenen bir baka eyin yklemi olma165

yp, bizzat tozun kendisi olduu konusunda Platon, Pitagoraslarla gr birlii iindedir. O, onlarla birlik te saylarn dier varlklarn tznn nedenleri olduu nu da kabul etmektedir. Onun buradaki kiisel katk s Pitagoraslarm Snrsz olan'lar yerine kilik'i koy mas ve Snrsz olan' Byk olan ve Kk olan'dan meydana getirmesi idi. Ona zg olan dier bir nokta, saylar duyusal nesnelerin dma yerletirmesidir. Oy sa Pitagoraslar saylarn, eylerin kendileri olduklar n ileri srmekte ve te yandan matematiksel eyleri dealaia duyusal eyler arasnda arac varlklar olarak ortaya koymamaktadrlar. Platon'un bylece Pitgoraslara kart olarak Bir olan' ve saylar duyusal dn yadan ayrmasnn ve delar ortaya atmasnn nedeni, mantksal dzene ilikin aratrmalar idi (nk on dan nce gelenlerin Diyalektik hakknda hibir bilgile ri yoktu). te yandan Belirsiz kilik'i ikinci gereklik olarak ortaya atmasnn nedeni de ilk saylar dnda ki saylarn, plastik bir maddeden kar gibi kolayca on dan kabilmeleridir. Ancak gerein kendisi buna ters dmektedir. Ayrca bu filozoflarn gr akla uygun da deildir. Gerekten de onlar birok eyi, maddeden meydana getirtmektedirler. Buna karlk yine onlara gre form, ancak tek bir defa meydana getirebilir. Ne var ki tek bir maddeden ancak tek bir masann ka rld aktr. Oysa formu uygulayan sanatkr, tek bir varlk olduu halde, birok masa meydana getirir. Diiye gre erkein durumu da byledir. Dii sadece tek bir birleme ile dllendii halde, erkek bir ok di iyi dller. Ama burada bu ilkelerin birer benzeri kar snda bulunduumuz aktr. O halde Platon, szn ettiimiz noktalarda re tisini bu tarzda ortaya koymutur. Yukardaki dnce lerden apak alarak, onun, iki tr nedenden yarar land ortaya kmaktadr. Bunlar formel ve maddi nedenlerdir. (nk dealar btn dier eylerin zle rinin nedenleridir. Bir olan ise, kendi payna dealarn nedenidir.) Niteliklerin taycs tz ifade eden ve (du yusal eylere ilgili olarak dealarn, dealarla ilgili ola rak da Bir olan'm kendisine yklendii) maddeye ge lince, o, kilik'tir, yani Byk olan ve Kk olan'dr. Platon ayrca bu iki enin birine yi olan'm, dierine Kt olan'n nedenini yerletirmektedir. Bu, daha n ce belirttiimiz gibi nceki dneme ait Empedokles ve

Anaksagoras gibi filozoflarn savunmaya alt re tidir. 7. Blm [ncelenen Sistemlerin Aristoteles'in Drt Nedeni le likisi] lkeler ve doru zerinde dnm olan filozofla r ksaca ve zet olarak gzden geirdik ve bu ilkeler ve dorudan sz edi tarzlarn inceledik. Bu inceleme bi ze u nemli saptamada bulunma imknn salad: l keyi ve nedeni ele alanlardan hibiri bizim kendimizin Fizik'te belirlediimiz nedenler iine giremeyecek her hangi bir ey sylememilerdir. Onlarn tm, bu ne denlerden birini belli belirsiz sezmi grnyorlar. Ger ekten bir ksm ilkeden ister onu bir, isterse ok farzetsinler ve yine ister onu cisimsel, isterse cisim-d bir ey olarak ortaya koysunlar bir maddeden sz eder gibi sz etmektedirler. rnein Platon'a gre o, Byk olan ve Kk olan'dr. talya Okulu iin o, Belirsiz olan; Empedokles iin Ate, Toprak Su ve Hava; Anak sagoras iin sonsuz saydaki benzer paralardr. Byle ce btn bu filozoflar, bu tr bir nedeni sezmilerdir. Nedenin Hava veya Su veya hatta Ate'ten daha yo un, fakat Su'dan daha ince bir unsur olduunu ileri srenlerin de durumu byledir (nk bazlar da ilk e olarak bunu kabul etmilerdir). O halde bu filozoflar sadece maddi nedene nem vermilerdir. Dier bazlar, rnein ilke olarak Dost luk ve Nefret'i veya Akl' veya Ak' kabul edenler, ha reketin kendisinden kt ilkeyi buna eklemilerdir. Ancak z, yani formel tz hi kimse ak olarak ortaya karmamtr. Ona en ok yaklaanlar, yine dealar savunanlardr. Gerekten onlar ne dealar duyu sal dnyann maddesi, ne de Bir olan' dealarm maddesi olarak almaktadrlar. dealar ,onlara gre, hare ketin kendisinden kt kaynak da deildir. (Onlar dealarn daha ziyade hareketsizliin ve sknetin ne deni olduunu sylemektedirler.) Onlar, dealar dier varlklarn herbirinin z, Bir olan' ise dealarn z olarak ortaya koymaktadrlar. Eylemler, deimeler ve hareketlerin ereksel nedenine gelince, bizden nce ge lenler, bir anlamda, onun neden olduunu kabul edi yorlar. Ancak ondan bizim sz ettiimiz tarzda, yani eylerin iinde doal bir neden olarak bulunmas an167

20

25

30

35 988 b

10

15

20

lamnda sz etmiyorlar. Gerekten Akl ya da Dostluk'tan sz edenler, bu nedenleri bir iyi olarak ortaya koy maktadrlar. Ancak onu, varolular ve olularnda ele alman varlklarn bir erei olarak ileri srmemektedir1er. nk onlara gre, bunun tersine, bu sz edilen ilkeler, varlklarn hareketlerinin nedenleridirler. Ayn ekilde Bir olan'm veya Varlk'm bir iyi olduunu be lirtenler de onun, tzn nedeni olduunu sylyorlar, ama varlklarn Bir olan'dan veya Varlk'tan tr var olduunu veya varla geldiini sylemiyorlar. Bylece onlar bir bakma yi olan'm hem neden olduunu, hem de olmadn sylemi oluyorlar. nk onlarda sz konusu olan Kendisinde yi deildir, ilineksel olarak neden olan iyidir. O halde btn bu filozoflarn tank lklar, gerek saylar, gerekse yaplaryla ilgili olarak nedenler hakknda yaptmz zmlemede [analizde] hakl olduumuzu gstermektedir. nk onlar bir ba ka nedenin varlna ulaamamlardr. lkeleri arat rrken onlar ya btn bu bakmlardan veya sadece bunlardan biri bakmndan ele almamn gerekli oldu u da apaktr. imdi bu ilkelerle ilgili olarak bu filozoflarn herbirinin syledikleri eylerde ve tavrlarnda ortaya kabilecek glkleri gzden geirmemiz gerekmektedir. 8. Blm [Plton'dan nceki Sistemlerin Eletirisi] Evrenin bir olduunu syleyen ve onun maddesi olarak tek bir doay, yani cisimsel olan ve yer kapla yan maddeyi kabul edenler, kukusuz bir sr yanla dmektedirler: Gerekten onlar cisim-d varlklar da var olduklar halde, sadece cisimsel varlklar, duyusal cismin elerini kabul etmektedirler. Sonra onlar oluve yokoluun nedenlerini aklama ve evrenin maddi bir sistemini kurma abalarnda hareketin ilkesini ortadan kaldrmaktadrlar. Bundan baka onlar hibir durum da z veya formu neden olarak kabul etmemektedirler. Bunun dnda onlar elerin, yani Ate, Su, Toprak ve Hava'nn karlkl olarak birbirlerine nasl dntk leri konusu zerinde dnmeksizin varlklarn ilkesi olarak Toprak'n dnda herhangi bir basit cismi kabul etmektedirler. Oysa bu eler, birleme ve ayrlma yo luyla birbirinden domaktadrlar. Bu ise, onlarn bir-

25

30

168

35 989 a 5

10

15

20

25

birlerine gre olan ncelik ve sonralklarn belirlemede en nemli bir zelliktir. nk bir adan, en asli e nin, kendisinden hareketle btn dier cisimlerin bir leme yoluyla meydana geldikleri e olmas ve byle bir enin de btn cisimler arasnda onlarn en hafifi ve en incesi olmas gerekir. Bundan dolay ilke ola rak Ate'i kabul edenler, bu gr tarzn seve seve pay laacaklardr. Btn dier filozoflar da cisimlerin esinin zelliinin byle olmas gerektiini kabul etmek tedirler. Hi olmazsa, tek bir enin varln kabul edenler arasnda hibiri Toprak' e olarak almam tr ve bunun nedeni de hi kukusuz onun ksmlar nn kabaldr. Dier elerin her biri srayla oylar toplamtr. Baz filozoflara gre e, Ate'tir. Dierleri iin Su, nihayet daha bakalar iin Hava'dr. Fakat on lar neden insanlarn ounluu gibi Toprak' da e olarak anmamlardr? Gerekten genellikle insanlar her eyin Topraktan olduu grndedirler ve Hesiodos'un kendisi de btn cisimlerden nce, ilk olarak Toprak'm meydana geldiini sylemektedir. Demek ki bu inan bu kadar eski ve poplerdir! Bu adan ne Ate'ten baka bir ilkeyi kabul edenler, ne de ilk e nin Hava'dan youn, fakat Su'dan ince olduunu ileri srenler doru yolda olabilirler. Ancak te yandan, eer olu sras bakmndan sonra gelen doa bakmndan nce ise ve bileik, kark olan, olu sras bakmn dan sonra ise, yukarda sylediimiz eyin tersi doru olacaktr. Yani bu durumda Su'yun Hava'dan, Toprak'm Su'dan nce gelmesi gerekecektir. Tek bir nedenin varln kabul eden filozoflar hak knda syleyeceklerimiz bunlardr. Bu ayn gzlemleri miz birden fazla nedenin varln kabul edenler iin de geerlidir. eylerin maddesi olarak drt cismi kabul eden ve bylece zorunlu olarak bir ksm yukarda temas ettiklerimizin ayn olan glklere den Empedokles de bu filozoflardan biridir. Ancak yalnz onun iin ge erli olan dier baz glkler de sz konusudur: n k nce, bu cisimlerin birbirlerinden doduunu gr yoruz. Bu ise ayn cismin, her zaman Ate veya Toprak olarak kalmamasn gerektirir (Doa Hakkmda'ki ki tapmzda bu noktay inceledik). kincisi, varlklarm hareketinin nedeni ile ilgili olarak tek neden mi yoksa iki neden mi kabul etmek gerektii sorunu biz169

30

989 b

10

15

ce, Empedokles tarafndan ne gerektii gibi hatta ne de onun kendi sistemine tam uygun den bir tarzda zlmtr. Nihayet genel olarak onun grnn paylalmas durumunda, zorunlu olarak, niteliksel de imenin varlnn feda edilmesi gerekir. nk bu varsayma gre ne nemli olan, scak olandan; ne de s cak olan nemli olandan gelebilir. Gerekten de bu durumda, Empedokles'in kendisinin kabul etmeyi reddet tii bir eyin, yani kartlarn zerine gelecei bir z nenin, Ate ve Su olacak bir doann olmas gerekir. Anaksagoras'a geelim: Onun iki unsuru kabul ettii varsaylabilir ve bu varsaym da onun bizzat kendisi nin aka izlemedii, ancak eer gzleri nne seril mi olsayd paylamasnn muhakkak olaca bir d nce dizisi ile en iyi uyuma durumunda olacaktr. Gerekten de, balangta her eyin birbirine karm bir halde bulunduunu ileri srmek samadr. nk bu, bu karmdan nce gelen bir ayr bulunma duru munun var olmasn gerektirir. Sonra doada her eyin her eyle rastlantsal olarak birlemesi mmkn deil dir. Nihayet bu durumda nitelik ye ilineklerin, tzler de ayr olarak var olabilmeleri gerekir (nk birle mesi mmkn olan eylerin ayrlmas da mmkndr). Bununla birlikte sylemek istedii eyi ak bir biim de dile getirerek Anaksagoras'm dncesini izlersek, hi kukusuz onun dncesi bize daha ada gr necektir. nk eer balangta hibir ey dierinden ayr deildiyse, bu ilk tze ilikin herhangi bir doru ileri srlemezdi. unu demek istiyorum ki, bu durum da o ne beyaz, ne siyah, ne gri ne de bir baka renkteydi. O, zorunlu olarak, renksizdi. nk aksi takdirde onun bu renklerden birine sahip olmas gerekirdi. Ayn ekilde ve ayn nedenden tr onun ne tad, ne de bu tr herhangi bir nitelii vard. Onun ne nitelii, ne nicelii, ne herhangi bir belirlemesi olabilirdi. nk aksi takdirde bu zel formlardan herhangi birinin ona ait olmas gerekirdi. Bu ise her eyin birbiriyle karm bir halde bulunmasndan tr, imknszdr. nk bu, herhangi bir zel formun, bu karmdan daha nce ay rlm olmasn gerektirirdi. Oysa Anaksagoras'a gre tek, saf ve karmam varlk olan Akl'm dnda her ey birbiriyle karm bir durumda bulunmaktayd. Bundan, onun kabul etmi olduu ilkelerin Bir olan

170

nk basit ve karmam olan odur ve Baka olan olduu ortaya kmaktadr. Bu Baka olan, her trl belirlemeden ve herhangi bir formdan pay almadan n ce Belirsiz olan'a verdiimiz rol oynamaktadr. O hal de bu gr doruluk ve aklktan yoksundur, ama daha sonraki grlere benzemeye ve gnmzde tu tulan zmlere daha fazla yaklamaya doru gitmek tedir. Btn bu filozoflarn dnceleri aslnda sadece olu ve yokolu ve hareketle ilgilidir. nk onlarn aratrmalar hemen hemen sadece duyusal tzn il keleri ve nedenlerine yneliktir. Aratrmalarn btn varlklar iine alacak biimde geniletenler ve bu var lklar arasnda duyu-d varlklar da kabul edenlere gelince, onlarn bu iki tr varl incelemeye altk lar aktr. Bundan dolay bizi ilgilendiren konuyla il gili olarak ierdikleri doru veya yanllar ortaya karmak zere tercihan onlarn retileri zerinde dur mamz yerinde olacaktr. Pitagoraslar diye adlandrlanlar, Doa Filozoflarnkinden daha soyut ilkeler ve elere bavurmak tadrlar. (Bunun nedeni onlarn ilkeleri duyusal nesne lerden karmamalaryd. nk astronominin konusu olanlar dnda matematik eyler, hareketsiz varlklar snfna girerler.) Bununla birlikte onlarn tm tart malar ve aratrmalar, gene de Doa zerinedir. n k onlar gn nasl meydana geldiini anlatmakta ve onun eitli ksmlarnda olup biten eyleri, onun de iimleri ve ilevlerini gzlemlemektedirler. Onlar g rnte, gerein tamamen duyusal olandan ve gk k resi diye adlandrdmz eyin iinde bulunanlardan ibaret olduu konusunda dier doac filozoflarn g rlerini paylaarak, ilkeler ve nedenlerini tmyle bu inceleme iin kullanmaktadrlar. Bununla birlikte yu karda dediimiz gibi Pitagoraslarm neden ve ilkeleri, onlar kendi sistemleri iinde daha yce bir gereklik dzeni anlayna ykseltmek iin yeterlidir ve bu ne den ve ilkeler, bu gereklik dzenine, fizik kuramlar na olduklarndan daha uygun dmektedirler. Ancak S nr ve Snrsz, Tek ve ift olan'dan baka bir ilke ka bul edilmedii zaman, hareket nasl ortaya kabilir? Onlar buna ilikin bir aklama vermedikleri gibi hare ket ve deime olmakszn olu ve yokoluun veya gk171

te hareket eden cisimlerin hareketlerinin nasl ortaya kabileceini de aklamamaktadrlar. Dahas var: On larn ilkelerinden yer kaplamann ktn tartmasak veya bunun kantladn kabul etsek bile, cisimlerin arlk ve hafifliini nasl aklayacaz? Onlar kendi varsaymlar ve grlerine dayanarak sadece matema tiksel cisimlerin deil, onlarn yannda duyusal cisim lerin de aklamasn vermek durumundadrlar. Bundan dolay eer onlar hibir zaman Ate'ten, Toprak'tan ve bu tr dier cisimlerden sz etmemilerse, bunun ne deni, bence, duyusal varlklar hakknda syleyecekleri zel hibir eyleri olmamasdr. Ayrca eer evrenin ken disinden meydana geldii saynn dnda baka hibir say yoksa, saynn zellemi biimlerinin ve bizzat kendisinin gerek ta balangtan itibaren, gerekse im di varlklarn ve maddi evrenin oluunun nedeni olma s nasl tasavvur edilebilir? Gerekten Pitagoraslar evrenin belli bir ksmna kany ve uygun zaman, onun biraz stne ve altna hakszlk ve ayrlma veya bir lemeyi yerletirmekte ve bunun gerekesi olarak da bu eylerden her birinin bir say olmasn ve kendilerini meydana getiren zellemi biimlerinin uzayn farkl blgelerine uygun dmelerinden tr bu yerlerin herbirinde saylardan oluan birok bykln daha n ceden bir arada bulunmasn gstermektedirler. Sz n ettiimiz soyutlamalardan her birini temsil eden bir ey olarak anlamamz gereken bu say, [fiziksel] evren de bulunan saynn ayn mdr? Yoksa ondan ayr bir say mdr? Platon onun dier bir say olduunu syle mektedir. Ancak o da gerek bu varlklarn, gerekse on larn nedenlerinin saylar olduunu dnmektedir. Yalnz Platon, nedenler olarak aklsal saylar kabul et mekte, dierleri ise onlarn duyularla kavranan saylar olduunu sylemektedir. 9. Blm [Plton'un retisinin Eletirisi] imdi Pitagoraslar bir yana brakalm. Onlar bu kadar ele almak yeter! Pitagoraslardan, nedenler ola rak dealar kabul edenlere geelim. nce, bizi evre leyen varlklarn nedenlerini kavramaya alrken on lar, bu varlklarla ayn sayda baka gereklikleri orta-

ya attlar. Bu, bir hesap yapmak isteyen, ancak nesne lerin says ok az olduu takdirde bunu yapamayaca n dnerek hesabn yapabilmek iin onlarn say sn oaltan bir adama benzemektedir. nk dealarm says ile, bu filozoflarn dealarna varmak ama cyla nedenlerini aratrmada kendilerinden hareket ettikleri duyusal varlklarn says birbiriyle karlat rlra, dealarn says, duyusal varlklarn saysna he men hemen eittir veya ondan daha az deildir. nk burada her eye ayn ad tayan ve ayr bana var olan bir gereklik tekabl etmektedir. Yani gerek asl anlamnda tzlerin, gerekse, ister duyusal, isterse ezeliebedi bir okluk sz konusu olsun herhangi bir oklu un birliini ieren dier eylerin zlerinin birer deas vardr. Sonra, dealarn varln kantlarken kulland mz diyalektik kantlarn hibiri apak deildir. Onla rn bazs zorunlu bir sonuca gtrmez; dierleri ise, bizim kendi grmze gre aslnda dealar olmayan baz eylerin dealar olduunu kantlar. Gerekten bi limlerin varlndan karlan kantlara gre, bilimi olan tm eylerin dealar olmas gerekir. Bir okluun birinden karlan kanta gre ise olumsuzlamalarn da dealar olacaktr. Nihayet ortadan kalkm olan bir eyin de dncenin konusu olabileceini syleyen ka nta gre, ortadan kalkabilir eylerin de birer deas olmas gerekir. nk bu eylerin de zihinde bir tasa rm kalr. Bunlardan daha kesin olan akl yrtme lerin bile bazs bizi bantlarn dealarm kabul et meye (oysa biz banty bir Kendinde Cins olarak d nmeyiz), dierleri ise nc Adam kantna gt rr. Genel olarak dealarn varlna ilikin diyalektik kant, varlna, dealarn varlndan daha fazla nem verdiimiz ilkeleri ortadan kaldrmaktadr. Gerekten bu kanttan, ilk olann Belirsiz ki olan deil, say ol duu, greli olann kendi kendisiyle var olandan nce geldii sonular kmaktadr. Bunlara, dealar reti sini izleyen bazlarnn iine dt btn dier ken di kendileriyle elikilerini de ekleyebiliriz. Bundan ba ka dealarn varln olumlamak [tasdik etmek] ama cyla kendisinden hareket ettiimiz anlaya gre sade ce tzlerin deil, baka birok ve tzlerden ayr eyin 173

25

30

991 a

10

de deas olmas gerekecektir (nk sadece tzlerle il gili olarak deil baka eylerle ilgili olarak deil, ba ka birok ve tzlerden ayr eyinde deas olmas gere kecektir (nk sadece tzlerle ilgili olarak deil, ba ka eylerle ilgili olarak da dnce, birdir. te yandan sadece tzn deil, baka eylerin de bilimi vardr; ve buna benzer daha binlerce sonu ortaya kacaktr). Fakat dealann doasnn kendi zorunluluklar ve on larla ilgili ileri srlen grlerin gerektirdii ey u dur ki, eer dealar kendilerinden pay alnan eylerse, bunun kanlmaz sonucu olarak sadece tzlerin dealar var olabilirler. nk eyler, dealardan ilineksel [arz] olarak pay almazlar. Her eyin deadan, deann kendisinin bir ilinek olarak bir tzn yklemi olmama s anlamnda ve bu lde pay almas gerekir. lineksel olarak pay almadan unu kastediyorum: rnein Ken dinde ift olan'dan pay alan bir varlk, Ezeli-Ebedi olan'dan da pay alr. Ancak bu ilineksel olarak pay al madr. nk Kendinde ift olan'm ezeli-ebedi olmas, onun iin bir ilinektir. O halde ancak tzn dealar var olacaktr. Ancak duyusal dnyada tz ifade eden, aklsal dnyada da onu ifade eder. Sonra bir okluun birliinin, bu okluktan ayr bir ey olduu ileri srlrken ne demek istenmektedir? Eer dealarla, onlar dan pay alan varlklar ayn forma sahipseler, dealarla bu varlklar arasnda ortak bir eyin olmas gerekir. Gerekten de, ki olan'n birlii ve zdelii, niin Kendinde ki olan ile herhangi bir iki olan arasnda deil de ortadan kalkabilir iki olanlarla saysal bakmdan ok, fakat ezeli-edebi matematiksel iki olanlar arasnda olacaktr? Eer bunun tersine onlar ayn forma sahip deillerse, o zaman da ortadan sadece bir isim benzer lii olacaktr. Bu, aralarnda ortak hibir eyi gz n ne almakszn Kallias ile bir tahta parasnn ikisi ni birden insan diye armaya benzeyecektir. Sorulmas gereken en nemli soru, dealann du yusal varlklara ister ezeli-ebedi, isterse olu ve yokolua tbi varlklar sz konusu olsunlar ne tr bir yardmda bulunduklardr. Gerekten de onlar, bu var lklarn ne hareketlerinin, ne de deimelerinin nede nidirler. Onlarn ne baka varlklarn bilinmesi bak mndan bir faydas vardr (nk dealar bu varlkla rn tz deildirler. Yoksa onlarn iinde olmalar ge-

174

rekirdi), ne de onlarn varlklarnn aklanmas bak mndan. nk dealar kendileri pay alan eylerin iinde deillerdir. Eer onlarn iinde olsalard, beyazn, beyaz varln karmna girerek ondaki beyazln nedeni olmas anlamnda, onlarn nedenleri olarak ka bul edilebilirlerdi. Ancak kaynan Anaksagoras'ta bu lan ve daha sonra Eudeksos ve baz dier filozoflarca ele alman bu gr, kolayca rtlebilir. nk by le bir retiye kolayca altndan kalklmaz itirazlar yneltilebilir.Sonra dier nesnelerin dealardan, bu dan szcnden genellikle anlalan anlamda k malar da mmkn deildir. dealarn modeller olduu ve dier eylerin onlardan pay ald iddiasna gelince bu, bo szlerle avunmaktan ve iirsel benzetmeler yap maktan baka bir ey deildir. nk burada alan ve gzlerini dealara diken nedir? nk bir baka var la benzeyen bir varlk var olabilir veya varla gele bilir; ama bundan tr bu baka varla model ola rak baklmas gerekmez. rnein gerekten bir Sokrates var olsun veya olmasn, Sokrates'e benzeyen bir adam dnyaya gelebilir. Hatta hi kukusuz ezeli-ebedi bir Sokrates var olsa bile, bu durum deimez. Sonra bu anlayta bir ve ayn varln birok modeli, dolays ile birok deas olmas gerekir. rnein insan iin bu, Hayvan, ki Ayakl ve ayn zamanda Kendin de nsan dealar olacaktr. Sonra bu durumda dealar sadece duyusal varlklarn deil, dealarn kendilerinin de modelleri olacaktr ve rnein cins, cins olmak ba kmndan cinste ierilmi bulunan trlerin modeli ola caktr. O halde ayn bir ey hem model, hem de resim olacaktr. Sonra tzn, tz olduu eylerden ayr var olmas imknszdr. O halde eylerin tzleri olan dealar nasl onlardan ayr var olabilirler? Phaidon'da, dealarn hem varln, hem de oluun nedenleri olduklar sylenmektedir. Ancak dealarn var olduu kabul edilse bile, hareket ettirici neden olmak szn onlardan pay alan varlklar meydana gelemezler. Fakat bizim deas olmadn sylediimiz birok ey, rnein bir ev ve yzk varla geldiine gre, bundan, dier eylerin de bu szn ettiimiz nesnelerin neden lerine benzer nedenler tarafndan var olmas veya var la gelmesinin mmkn olduu ortaya kar. Sonra eer dealar saylarsa, nasl nedenler olabi175

lirler? Bu, varlklarn farkl saylar, rnein bir say nn insan, bir baka saynn Sokrates, bir dier say nn Kallias olmasndan tr mdr? Bu takdirde ne den dolay deal Saylar, eylerin saylarnn nedenleri dirler? nk saylarn bazsnn ezeli-ebedi olup dier lerinin yle olmamasnn fazla bir nemi yoktur. Eer bu, duyusal varlklarn bir armonide olduu gibi say sal oranlar olmalarndan tryse, bu takdirde de hi olmazsa onlarn oranlar olduklar bir eyin var olaca aktr. Eer bu ey, yani madde, belli bir eyse, deal Saylarn kendilerinin de kendilerinden farkl bir eyin oranlar olacaklar apaktr. Bununla unu demek is tiyorum: Eer Kallias Ate, Toprak, Su ve Hava'nn sa ysal bir oran ise, deanm da baz baka nitelii ta yan tzlerin saysal bir oran olmas ve ister belli bir deal Say olsun, ister olmasn, Kendinde nsan'm da her eye ramen asl anlamnda bir say deil, baz un surlarn saysal bir oran olmas gerekir. te bu neden den tr hibir dea bir say olamaz.Sonra birok saydan tek bir say meydana gelir. Ama birok deadan tek bir dea nasl meydana gelebilir? Saynn, saylarn kendilerinden deil de on binde olduu gibi sayda bu lunan birimlerden meydana geldii mi sylenecek? O zaman bu birimlerin yaps ne olacaktr? Eer bu birim ler ayn trden iseler, bundan saysz samalklar doa caktr. Onlarn ayn trden olmadklar zaman da is ter bir ayn say iinde bulunan birimlerin hibirinin dierinin ayn olmamas, isterse farkl saylar iinde bulunan birimlerin tmnn, tm bakmndan birbir lerinden farkl olmas sz konusu olsun ayn glk ortaya kacaktr. nk hibir zel belirlenimleri ol madna gre bu saylar birbirlerinden ne bakmdan farkl olacaklardr? Bu varsaymlar ne akla yakndr, [ne de birimler hakknda] dndmz eye uymak tadr. [Sonra, eer birimler farkl trden iseler] Arit metiin konusunu oluturacak ve baz filozoflar tara fndan arac varlklar olarak adlandrlan btn ger eklikleri meydana getirecek dier bir tr saylar ya ratmak zorunlu olacaktr. Ancak bu arac varlklar nasl var olabilirler ve onlar hangi ilkelerden kabilir ler? Duyusal dnya ile dealar arasnda niin arac var lklarn olmas gerekir? Sonra bu durumda Belirsiz ki olan'daki birimlerin herbirinin daha nceki bir iki

olan'dan kmas gerekir. Bu ise imknszdr. Son ra, birimlerden meydana gelen deal Say'nin bir birim olmas nasl aklanabilir? Dahas var: Eer birimler kendi aralarnda birbirlerinden farkl iseler bu takdir de iki veya drt enin varln kabul edenler gibi ko numak gerekecektir. nk tm bu sz edilen insan lar, eler ile, ortak bir eyi, rnein genel olarak Cisim'i deil, ister ortak bir cisim var olsun, ister olma sn, Ate'i veya Su'yu kastetmektedirler. Fakat Platoncular Kendinde Bir'den, Ate ve Su'yun kendilerinde olduu gibi birbirinin ayn ksmlardan meydana ge len bir eymi gibi sz etmektedirler. Ancak byle oldu u takdirde saylar, tzler olamazlar. Eer Kendinde Bir varsa ve eer o bir ilke ise, Bir olan'n birden faz la anlam olmas gerekir. Aksi takdirde onun varl imknszdr. Tzleri ilkelerimize indirgemek istediimizde, do rular, Ksa olan ve Uzun olan'dan, yani bir tr Kk olan ve Byk olan'dan, yzeyi Geni olan ve Dar olan' dan, cismi Yukar olan ve Aa olan'dan meydana ge tiririz. Bununla birlikte yzey doruyu veya cisim do ru ve yzeyi nasl iinde bulundurabilir? nk Geni Olan ve Dar olan'la Yukar olan ve Aa olan birbir lerinden ayr trdendirler. Nasl ki ok olan'la Az olan' n [geometrik] byklklerin ilkelerinden farkl olma larndan tr say, geometrik byklklerin iinde bu lunmazsa, ayn ekilde bu farkl [geometrik] byk lklerden mantk bakmndan nce gelenlerinin de da ha aa dereceden byklklerin iinde bulunamaya ca aktr. Ayn ekilde Aa olan'n Geni olan'n cinsi iine girdii sylenemez. nk aksi takdirde cis min, bir tr yzey olmas gerekir. Sonra doruda bu lunan noktalar neden meydana gelebilir? Platon'un kendisi, geometrik bir tasarm olmamasndan tr, nokta kavramna kar kmaktayd. O, noktaya do runun ilkesi adn vermekteydi. Hatta ou kez b lnmez dorular deyimini kullanmaktayd. Bununla birlikte bu blnmez doru larn da bir snr olmas gerekir. Bylece blnmez dorunun var olduunu or taya koyan kant, noktann da varln ortaya koyar. zetle sylememiz gerekirse; bilgeliin konusu olaylarn nedenini aratrmaktr. Ancak biz zellikle bunu bir yana brakmakta (nk deimenin kendi177

sinden meydana geldii neden hakknda hibir ey sy lememekteyiz) ve duyusal varlklarn tzn aklamak zere baka trden tzlerin varln kabul etmekteyiz. Ancak bu sonuncularn nasl ncekilerin tzleri oldu unu aklamamz gerektiinde bo szlerle yetinmek teyiz. nk pay almak, daha nce de dediimiz gibi, hibir anlama gelmemektedir.Bilimlerin konusunu oluturan ve her zek ve doann kendisini gz nn de tutarak eylemde bulunduu ilkelerden biri olduu nu sylediimiz nedene gelince, dealarm bu nedenle hibir ilgisi yoktur. Ne var ki matematik, zamanmz filozoflarnda, onu ancak geri kalanlar iin ilemek ge rektiini sylemelerine ramen, tm felsefenin yerine gemitir. Sonra, bu filozoflar tarafndan tz ve var lklarn maddesi olarak ileri srlen ey, fazla mate matiksel bir madde olarak ele alnabilir. O, maddenin kendisinden ziyade tzn ve maddenin bir znitelii ve zel biimidir. rnein Doa Filozoflarnn kendisinden sz ettikleri ve nitelii tayan tzn ilk zel biimleri diye tanmladklar Seyrek olan ve Youn olan'a kar lk olan Byk olan ve Kk olan'm durumu byle dir. nk bunlar bir tr Fazlalk ve Azlk'tan baka bir ey deildirler. Harekete gelince, bu zel biimlerin harekette ol duklar kabul edilirse, dealarm da hareket edecekleri aktr. Eer yle deilseler, hareket nereden km tr? Burada tm doa incelemesi ortadan kalkmakta dr. Var olan her eyin birlie indirgenebileceini kant lamak kolay grnmektedir. Ancak ona eriilememek tedir. nk Bir olan'm, okluun modeli olduunu ile ri sren kanttan kan sonu Platoncularm talep et tikleri her eyin kendilerine bahsedilmesi durumunda, her eyin bir olduu deildir; sadece varlklardan ayr bir Kendinde Bir'in var olduudur. Bu ise ancak tme lin bir cins olduu kabul edildii takdirde kendilerine bahsedilebilir. Ne var ki baz durumlarda bu imknsz dr. Sonra, saylardan sonra gelen kavramlarn, yani Doru, Yzey ve Cisimlerin nasl var olduklar veya ola bilecekleri aklanmad gibi, onlarn ilevlerinin neler olduu da aklanamaz. nk geometrik byklkler ne dealar olabilirler o (nk saylar deildirler), ne de arac varlklar (nk arac varlklar, ancak mate-

matik eylerdir). Onlar yokolua tbi varlklar da ola mazlar. O halde ak olarak onlarn yeni ve drdnc bir tr varlklar olmalar gerekir. zetle, zellikle eylerin kendilerinden meydana geldikleri eler aratrldnda, Varlk'm eitli anlam larn birbirinden ayrt etmeksizin varlklarn elerini aratrmak, insann kendisini onlar bulmamaya mah km etmesi demektir. nk etkide bulunmak veya et kiye uramak veya dorunun hangi elerden meyda na geldiini bulmak kukusuz imknszdr. Onlarn e lerini bulmann mmkn olduu kabul edilse bile, bu eler ancak tzlerin eleri olabilirler. Bundan, btn varlklarn elerini aramann veya onlar bulduunu dnmenin doru olmad sonucuna varyorum. Za ten btn varlklarn elerini nasl renebiliriz? nk burada daha nce gelen hibir bilgiye sahip ol mamak gerektii apaktr. Bylece, geometri renme ye balayan bir insann, daha nceden, geometriye ya banc bilgileri olmas mmkndr. Ancak o, geometri biliminin tm konusunu ve renmeye yneldii konu lar bilmez. Her trl bilginin kazanlmasnda da du rum budur. O halde ileri srld gibi her eyin bili mi varsa, bu bilime daha nceki herhangi bir bilim ol madan yaklalmas gerekir. Ancak her bilim dal, is ter kantlama, ister tanmlarla alsn, daha nce ge len bir 30 tm [total] veya ksm bilgiler btn saye sinde elde edilir (nk tanmn unsurlar daha nce bilinmelerini, hatta kendileriyle ili dl olunmasn gerektirirler). Tmevarmla alan bilginin de durumu byledir. te yandan, eer bilim bizde doutan olsay d, haberimiz olmadan bilimlerin en ycesine sahip ol mamz hayret verici olurdu. Nihayet, eylerin kendile rinden meydana geldikleri en son elere nasl eriile bilir? Onlara eriildiinden nasl emin olunabilir? Bu rada yeni bir glk ortaya kmaktadr. Baz heceler konusunda olduu gibi bu noktada da her zaman tar tma iinde olunabilecektir. rnein bazlar ZA hece sinin S'dan, yani A ve A dan meydana geldiini syle mektedirler. Dierleri ise burada bildiimiz seslerden hibirinin deil, ayr bir seisn sz konusu olduunu sylemektedir. Nihayet herhangi bir duyu organndan yoksun olan bir insan, bu duyu organ tarafndan alg lanan nesneleri nasl bilebilir? Bileik seslerin sese zg 179

10

elerden meydana gelmesi gibi eer her ey ayn elerden meydana gelmi olsayd, durumun bu olmas gerekirdi. 10. Blm [lk Kitabn Sonucu: Ancak Drt Neden Vardr'] Yukarda sylediklerimiz, bizim Fizik'te saydmz nedenlerin btn filozoflarn aratryor grndkleri nedenlerin ayn olduklarn ve bu nedenler dnda her hangi bir nedeni anma imknna sahip olmadmz aka gstermektedir. Ne var ki bu ilkelere imdiye ka dar ancak belirsiz bir tarzda iaret edilmitir. Bir an lamda onlarn tmnn bizden nce belirtildii, bir baka anlamda ise onlarn hibirine iaret edilmedii sylenebilir. lk zamanlarn felsefesi, henz gen ve balanglarnda bulunduu iin, her ey hakknda an cak yarm yamalak szler sylemitir. Bylece Empedokles'in kendisi kemiin, elerinin oran ile var oldu unu kabul etmektedir. Bu ise zden, yani formel tz den baka bir ey deildir. Ancak o zaman onun ya eti ve dier organik elerin her birini ayn tarzda ele al mas ve onlann tmnn birer oran olduunu syleme si veya hibiri ile ilgili olarak bunu kabul etmemesi gerekirdi. Gerekten et, kemik ve bu dier maddelerin her biri, Empedokles'in Ate, Toprak, Su ve Hava diye ad landrd maddeden tr deil, bu oran sayesinde var olacaklardr. Eer kendisine gsterilmi olsayd Empedokles mutlaka bu nedenleri kabul ederdi. Fakat biz zat kendisi bunu ak olarak ifade etmemitir. Btn bu konular zerinde yukarda kendi gr tarzmz ortaya koyduk. Ancak bu ayn noktalarda or taya kabilecek glklere yeniden dnmemiz gerek mektedir. Belki bunun daha sonraki glklerin z mnde bize faydas olacaktr.

15

20

25

1: Bu eviri, J. Tricot'nun Franszca evirisi (Aristote, le Metaphysique, Tome I, Paris Librairie Philosophigue, J. Vrin, 1970) esas alnarak ya pld. Ayrca, Metafizik'm Almanca evirisiyle (Aristoteles, Metaphysik, Franz F. Schvarz, Stuttgart, Philipp Reclam, 1970) Ross'un nl Commentary'sz'nrife; da (Aristotle, Metophlysics, W.D. Ross, Volume I, Oxford, Clarendon Press, 1924) de yararlanld. (.N.). 2. Kseli parantez iindekiler bizim eklemelerimizdir (.N.).

180

METAFZK
II. KTAP (A)

ARSTOTELES eviren: Ahmet Arslan 1. Blm [Felsefe Hakknda Genel Dnceler] 993 a 30 993 b Dorunun aratrlmas bir anlamda g, bir baka anlamda kolaydr. Hi kimsenin tam olarak onu elde edememesi, ancak te yandan tmyle de ondan uzak olmamas bunu gsterir. Her filozofun Doa zerine syleyecei bir ey vardr. Bu eyin kendisi doru ile il gili olarak kukusuz bir hitir veya ok az eydir. Ancak btn dncelerin toplam verimli sonular meydana getirir. Bundan dolay doru ile ilgili durum, ataszn de sylenen eye benzer: Bir kapya kim (nian alp da) isabet ettiremez?. Bu bakmdan gz nne alnrsa, bu aratrma kolaydr. Ancak bir doruya btnyle sahip olabilmekle birlikte tam hedeflediimiz noktaya isabet ettirememiz bu giriimin zorluunu gsterir. Belki de nasl iki trl glk varsa, bu gln kayna da eylerde deil, bizim kendimizde bulunmaktadr. nk ruhumuzda bulunan aklmzn tm eyler iinde do alar gerei en apak olanlar karsndaki durumu, yarasann gzlerinin gn karsndaki durumuna benzer. O halde sadece grlerini paylatmz insan lara deil, daha yzeysel grler ileri srm olan kii lere de minnettar olmamz gerekir. nk bu sonuncu lar da dnme yeteneimizi gelitirmek suretiyle bize yardmda bulunmulardr. Eer Timotheos olmam olsayd, birok melodimiz olmayacakt. Fakat Phrynis de olmam olsayd, Timotheos'n kendisi olmayacakt. Doruya ilikin grler ortaya koymu olan insanlarla ilgili olarak da durum ayndr: Biz birok filozoftan baz

10

15

112

20

25

30

grler edindik. Ama bu filozoflarn ortaya klarnn nedeni de onlardan baka filozoflar olmutur. Felsefenin, dorunun bilimi olarak adlandrlmas da dorudur. nk kuramsal bilginin amac, dorudur. Oysa klgsal bilginin amac, eylemdir. nk eylem adamlar bir eyin nasl davrandn inceledikleri za man dahi, onu ncesiz-sonrasz doas bakmndan ele almazlar; sadece belli bir an ve belli bir amala ilgili ola rak ele alrdar. te yandan nedeni bilmeksizin doruyu bilemeyiz ve eyler arasnda bir doaya en yksek l de sahip olan ey, her zaman, btn dier eylerin ortak olarak bu doay kendisinden aldklar eydir: rnein Ate, en mkemmel anlamda scak olan eydir. nk btn dier varlklarda scakln nedeni odur. Bundan dolay kendisinden sonra gelen varlklarda bulunan do runun nedeni olan ey, en mkemmel anlamda doru dur. Bundan da ncesiz-sonrasz varlklarn ilkelerinin zorunlu olarak en doru ilkeler olduklar ortaya kar. nk onlar sadece herhangi bir anda doru deildir1er. te yandan onlarn varlklarnn nedeni de yoktur; tersine btn dier eylerin varlnn nedeni onlardr. O halde bir ey ne kadar varsa, o kadar dorudur.

2. Blm ISonsuz Bir Nedenler Dizisinin imknszl ve Bir lk 994 a lkenin Varlnn Zorunluluu} ': Sonra bir ilk ilkenin var olduu ve varlklarn ne denlerinin sonsuz sayda olmad aktr. Onlar ne di key olarak sonsuz bir dizi olutururlar, ne de tr bak mndan sonsuz saydadrlar. Gerekten de maddi neden asndan, rnein, etin Toprak'tan, Toprak'n Hava'dan, Hava'mn Ate'ten gel mesi ve bunun bylece sonsuza kadar devam etmesi cin sinden bir eyin dierinden, onun da bir bakasndan v.b. kmas ve bunun bylece sonsuza kadar gitmesi mmkn deildir. Hareket ettirici ilke ile ilgili olarak da durum ayndr. rnein nsan' Hava'mn, Hava'y G ne'in, Gne'i Nefret'in harekete geirmesi ve bu sre cin bylece bir sonu olmamas sz konusu olamaz. Ayn ekilde ereksel nedenle ilgili olarak da sonsuza gidilemez ve gezmenin salk iin, salklm mutluluk iin, mutluluun bir baka ey iin olduu ve bylece her eyin sonsuza kadar bir baka ey iin olduu sylenemez. Ni hayet zle ilgili olarak da durum budur: nk kendi leri dnda bir son terimle bir ilk terimin bulunduu 113

10

15

20

25

30

994 b

5 114

ara terimlerde ilk terim zorunlu olarak btn dier ken disinden sonraki terimlerin nedenidir. nk eer bu terimden hangisinin neden olduunu sylememiz gere kire, onun ilk terim olduunu syleriz. nk son terim hibir eyin nedeni deildir. O, ara terim de deildir; nk o da ancak tek bir terimin nedenidir. te yandan bu ara terimin bir veya ok olmasnn, sonlu veya son suz sayda olmasnn bir nemi yoktur. imdi bu biim de sonsuz olan dizilerde veya genel olarak sonsuzda, bi ze verilmi olan terim dndaki btn terimler ayn l de orta terimdirler. Bundan kan sonu da udur ki eer bir ilk terim olmazsa, kesin olarak neden de olmaz. Fakat Su'yun Ate'ten, Toprak'm Su'dan kaca ve bylece her zaman iin bir baka eyin varla gele cei bir tarzda sonsuz bir dizi, yani bir ilk ilkenin varl n kabul etmekle birlikte, ondan kan eylerin sonsuz olmas da mmkn deildir. nk bu, bundan kar sznn iki anlam vardr. (sthmia Oyunlarndan son ra Olimpiyat Oyunlarnn geldiini sylememizde oldu u gibi dan sznn basit olarak sonra anlamna geldii durumu hemencecik bir yana brakyoruz). Bu iki anlamdan biri yetikin insann ocuktan kmas, di eri ise Hava'nm Su'dan kmasdr. Yetikin insann ocuktan meydana geldiini sylerken, meydana gelmi olan eyin meydana gelen eyden veya tam, gerekle mi olan eyin gerekleen eyden ktn sylemek is teriz. Nasl ki Varlk Me Yokluk arasnda Olu demek olan bir arac durum mevcutsa, var olanla var olmayan arasnda da olan, meydana gelen ey vardr: nceleme de bulunan, bilgin olandr. Bilgin olann incelemede bu lunandan kt sylenirken de kastedilen budur. Su' yun Hava'dan kmasna benzer bir tarzda bir eyin bir baka eyden knn kastedildii ikinci anlama gelin ce, burada bu baka eyin ortadan kalkmas gerekir. Bundan dolay birinci anlamda, geriye dn yoktur: Yetikin insandan ocuk olmaz, nk burada olan, olu un kendisinin bir rn deildir. O, olutan sonra ge len eydir. Ayn ekilde gndz, afaktan kar, yani afaktan sonra gelir. Ama afak, gndzden kmaz. Dier olu trne gelince, burada tersine olarak, geriye dn vardr. Ancak her iki durumda da sonsuza kadar gitmek imknszdr. nk birinci anlamdaki oluta ara terim ler olmalarndan tr terimlerin zorunlu olarak bir so nu vardr. kincide ise bir unsurun yokoluu, dierinin meydana geliidir. Bundan tr burada da srekli ola rak bir unsurun dierine dnmesi sz konusudur.

10 15

20

25

30

Ayrca dizinin ilk unsurunun, ncesiz-sonrasz ol masndan tr, ortadan kalkmas imknszdr. nk mademki geriye doru olu sonsuz deildir (o halde o, ncesiz-sonrasz bir neden gerektirir). lk terimin orta dan kalkmas yoluyla oluan meydana geldii duruma gelince, bu durumda ncesiz-sonrasz bir neden sz ko nusu olamaz. Sonra ereksel neden bir erektir ve o bir baka eyi elde etmek iin istenen bir yapda deildir; tersine ba ka eyleri onu elde etmek iin isteriz. Bundan dolay eer byle bir en son terim varsa, sonsuza kadar gidi olamaz. Eer o yoksa, ereksel neden var olamaz. Sonsuz bir dizinin varln ileri srenler iyi kavramnn ken disini ortadan kaldrdklarn farketmemektedirler. Oy sa bir sonuca eriemiyeceini dnen hi kimse bir ie kalkmaz. Bu takdirde bu tr eylemierin bir anlam olamaz. nk insan, hi olmazsa akl sahibi insan, bir eye erimek iin bir eylemde bulunur. Bu ey de bir sondur. nk erek, bir sondur. Sonra z de sonsuza kadar kavramsal bakmdan da ha ok ey ieren bir tanma indirgenemez. nk byle bir dizide (eyin zne) en yakn olan tanm, daha son ra gelen tanmdan daha gerek anlamda tanmdr. mdi ilk terimin olmad yerde, onu izleyen terim de yoktur. Sonra byle bir reti her trl bilimsel bilginin or tadan kalkmas demektir. nk tanmn blnemez unsurlarna erimeden, hibir ey bilinemez. Hatta bu retide amiyane bilgi de imknsz olacaktr. nk bil fiil sonsuz eyleri nasl tasarlayabiliriz. Burada durum (geometrik) izgilerde olduu gibi deildir. Evet, izgi sonsuza kadar blnebilir. Ancak dnce bu blme i lemini durdurmakszm izgiyi kavrayamaz. Bundan dolay biz bu sonsuza kadar blnebilir izgiyi kat ederken, bkuvve blmeleri hesaba katmayz. Ancak maddeyi de hareket halinde olan bir eye bal olarak dnmek zo runludur. Sonra sonsuz hibir ey var olamaz. Aksi takdirde sonsuzluk, sonsuz olmaz. Nihayet nedenlerin tr bakmndan sonsuz sayda olduklar ileri srld takdirde yine bilgi imknsz olur. nk biz ancak nedenleri bildiimizde bildiimizi dnrz. Oysa sonlu bir zamanda toplama yoluy la meydana gelen sonsuz tketlemez.

115

3. Blm Ynteme likin Dnceler] Derslerin sonucu dinleyicinin alkanlklarna ba ldr. nk hepimiz alk olduumuz bir dilin kulla nlmasn isteriz. Aksi takdirde eyler bize ayn eyler olarak grnmezler. Yabanclk duygusu onlar daha g anlalr ve bize daha uzak klar. Alkanln ne kadar gl olduunu yasalar gs terir. Onlarda masallar ve ocuka eyler, alkanlktan dolay, bu yasalara ilikin dorunun bilgisinden daha byk bir gce sahiptirler. imdi baz insanlar sadece matematik bir dili kabul ederler. Dier bazlar sadece rnekler isterler. Bakalar herhangi bir airin otoritesi ne bavurulmasn ister. Nihayet baz insanlar hereyin kesin kantlamasn istedikleri halde baka bazlar, is ter akl yrtme zincirlerini izleme yeteneine sahip ol mamalarndan, isterse gereksiz ayrntlar iinde kaybolmaktan korktuklarndan, bu titizlii ar bulurlar. Ger ekten de gereinden fazla titizlik gstermede byle bir ey vardr. Bundan dolay baz insanlar gerek gndelik hayatta, gerekse felsefi tartmalarda ona zgr bir in sana yakmayan bir ey olarak bakarlar. O halde her bilimde hangi taleplerle ortaya kmak gerektiini bil mi olmamz gerekir. nk ayn zamanda hem bir bi limi, hem de bu bilimi elde etme tarzn aramak sama dr. Kald ki bu iki eyden hibiri de kolayca elde edile bilecek bir ey deildir. zellikle her eyden matematik kesinlik aramamak gerekir. Matematik kesinlik sadece madde-d varlk larda sz konusudur. Bundan dolay matematik. Doa felsefesine uygulanamaz. nk Doa'nm tm, madde ierir. Bundan dolay bizim nce Doa'nm ne olduunu incelememiz gerekir. nk bylece Doa felsefesinin neyi ele aldn (ve eylerin nedenleri ve ilkelerinin bir mi yoksa birok bilime mi ait olduunu) grm olaca z.

995 a

10

15

20

116

III. KTAP (B)

1. Blm [Metafiziin Ana Sorunlarnn 25

Sergilenmesi]

30

35

995 6 5

10

Aradmz bilimle ilgili olarak nce tartmamz gereken sorunlar ele almakla ie balamamz zorunlu dur. Bununla, baz filozoflarn ilkelerle ilgili olarak sa vunmu olduklar bizimkinden farkl grleriyle dik katlerinden kam olabilen hereyi kastediyorum. im di bir soruna zm bulmak istendiinde nce onu her ynyle derinliine aratrmak faydaldr. nk d ncenin daha sonra kendisine eriecei kolaylk, daha nce ortaya konan glklerin zmnde yatar. te yandan neyin sz konusu olduunu bilmeden de bir so runu zmek mmkn deildir. Sorunla karlaan dnce, konunun kendisinde bir dm olduunu g rr. nk bir sorunla karlaan dncenin durumu, zincire vurulmu bir adamn durumuna benzer. Dn ce de onun gibi ilerleyemez. Bundan dolay hem yukar da belirttiimiz nedenlerden tr, hem de daha nce sorunlar her ynde incelemeden aratrmaya girimek, insann nereye gittiini bilmeden ilerlemesi, hatta ara d eyi bulup bulmadn bilmemeye kendisini mahkm etmesi anlamna geleceinden, nce bizim sorun lar gz nne alm olmamz gerekir. nk aksi tak dirde tartmann sonu bize ak grnmez. O, ancak daha nce sorunlar ortaya koymu olana ak grnr. Nihayet insan mahkeme nnde kar grleri savu nan insanlar gibi birbirine kart btn kantlar dinledikten sonra daha doru bir yargda bulunma imknm elde eder. (1) Birinci sorun daha nce Giri'te zerinde durduumuz konularla ilgilidir: Nedenlerin incelenmesi, tek bir bilime mi, yoksa birok bitlime mi aittir? (2) Bi limimizin sadece tzn ilk ilkelerini mi gz nne alma s gerekir, yoksa o bir ve ayn eyi ayn zamanda hem olumlama, hem de deillemenin mmkn olup olmad trnden her trl kantlamann temelinde olan ilkeleri de ele almak zorunda mdr? (3) Eer sz edilen bilim tzle urayorsa, btn tzlerle uraan tek bir bilim midir, yoksa onlarla uraan birok bilim mi var dr? Eer birok bilim varsa, tm ayn cinsten midir, yoksa onlarn bazsn bilgeliin ksmlar, dierlerim ise 117

15

20

25

30

35

996 a

farkl bir ey olarak m gz nne almamz gerekir? (4) Zorunlu olarak ele almamz gereken konular iine gi ren dier bir sorun udur: Acaba sadece duyusal tzlerin varlm m kabul etmeliyiz, yoksa onlarn dnda baka tzler de var mdr? Acaba bu dier tzler kendi ilerinde ayn trden midirler, yoksa dealardan baka dealar dnyas ile duyusal dnya arasnda arac varlk lar olarak matematiksel eylerin varln farzedenlerin dndkleri gibi farkl trden midirler? Btn bu so rular da incelememiz gerekir. Ayrca (5) unu da bil memiz gerekir: ncelememizin konusu sadece tzler mi dir, yoksa o ayn zamanda tzlerin ana niteliklerini de iine almak zorunda mdr? Sonra Aynlk, Bakalk, Benzerlik, Benzemezlik, zdelik ve Kartlk, ncelik ve Sonrahk ve diyalektikilerin yalnzca muhtemel n cllerden hareketle aratrmalarn ynelttikleri bu tr dier btn kavramlarla ilgili baka sorunlar da ortaya kacaktr. Btn bunlarn incelenmesi hangi bilime aittir? lerde bu kavramlarn kendilerinin ana zellik lerinin neler olduu ve sadece herbirinin doas deil, ayn zamanda tek bir eyin daima tek bir kart olup olmad da grlecektir. (6) Baka bir soru udur: Varlklarn ilkeleri ve eleri cinsler midir, yoksa her varlkla ilgili olarak bu varln kendilerine blnd ikin ksmlar mdr? (7) Eer onlar cinsler iseler bu cinsler bireylere yklenen en yakn cinsler midir, yoksa en uzak cinsler mi? rnein ilke olan ve daha ziyade bi reylerden ayr varlnn kabul edilmesi gereken ey, hayvan mdr, yoksa insan m? (8) Bir dier soru zellikle ele alnmal ve incelenmelidir: Acaba madde nin dnda kendinde neden olan bir ey var mdr, yok sa yok mudur? Bu ey maddeden ayr mdr, yoksa ayr deil midir? O, say bakmndan tek midir, ok mudur? Somut bileik varln dnda (maddeye bir eyin yk lendii durumda somut bileik varlktan sz ederim) bir ey var mdr, yoksa maddeden ayr hibir ey yok mu dur? Veya nihayet acaba baz varlklarla ilgili olarak maddeden ayr bir ey vardr da baka baz varlklarla ilgili olarak m yoktur? Eer yleyse bu varlklar hangi leridir? (9) Sonra ister formel, ister maddi ilkeler sz konusu olsunlar, ilkeler say bakmndan m, yoksa tr bakmndan m sonludurlar? (10) Acaba ortadan kalka bilir varlklarla yokolua tabi olmayan varlklarn ilke leri ayn mdr, yoksa farkl mdr? Acaba bu ilkelerin tm yokolua tabi midir, yoksa sadece ortadan kalka-

118

10

15

bilir varlklarn ilkeleri mi yokolua tabidir? (11) Btn bu sorunlar iinde en zorlu olan ve en byk bir glk gstereni udur: Bir olan ve Varlk acaba Pythagoras ve Platoncularm iddia ettikleri gibi eylerin tznn ken disi midirler, yoksa yle deiller de rnein Empedokles iin Dostluk'un,: bir dier filozof iin Ate'in, bir digeri iin Su'yun, bir dieri iin de Hava'nm olduu gibi onlara dayanak devi gren bir baka ey mi vardr? (12) Baka bir soru: lkeler, turneler midir, yoksa birey sel varlklara benzer eyler midir? (13) lkeler bilkuvve midir, yoksa bilfiil mi? Onlar hareketten baka bir bakmdan bilkuvve veya bilfiil midirler? Gerekten bu so rular da byk glkler karabilirler. (14) Sonra sa ylar, uzunluklar, geometrik ekiller ve noktalar tzler midirler, yoksa tzler deil midirler? Eer tzler iseler, duyusal varlklardan ayr mdrlar, yoksa bu varlklarn iinde midirler? Btn bu noktalarda doruyu kefetmek gtr; hatta onu akla uygun ve gerektii bir biimde aratr mann kendisi bile kolay deildir.

2. Blm [Birinci, kinci, nc, Beinci ve Drdnc Sorunlar'] 20 O halde ilk olarak iaret ettiimiz sorunu ele alalm: Acaba btn neden trlerini incelemek bir tek bilime mi, yoksa birok bilime mi aittir? Kendi aralarnda bir birlerine kart olmadklarna gre, ilkelerin bilgisi nasl tek bir bilime ait olabilir? Varlklarn byk bir bl mnde bu ilkelerin tmne rastlanmadn da buna ek leyeyim: Gerekten de hareketsiz varlklarda bir hare ket ilkesinin veya yi'nin var olabileceini nasl dne biliriz? nk kendinden ve kendi doasndan tr iyi olan herey, bir erektir ve bu bakmdan o, ayn zamanda bir nedendir (nk dier varlklar bu iyi olana eri mek iin varla gelirler ve vardrlar). Yine te yandan, nk erek, bir eylemin varmak istedii amatr ve her eylem de bir hareketle birlikte bulunur. O halde hare ketsiz varlklarda ne bu hareket ilkesinin, ne de bir ken dinde yi'nin varl kabul edilebilir. Matematikte hibir eyin bu neden tr ile kantlanamamasmm, onda daha iyi veya daha ktye dayanan bir kantlama nn bulunmamasnn da nedeni budur. Tersine hibir matematiki byle bir nedeni anmaz. Yine bundan dola y Aristippos gibi baz Sofistler, matematii kmse119

25

30

35 998 b

10

15

20

25

inekteydiler. nk onlar u grtedirler ki dier sa natlarda, hatta dlgerlik ve ayakkabclk gibi allage len el sanatlarnda srekli olarak neden diye daha iyi ye veya daha ktye bavurulur. Buna karlk matematik yi ve Kt'y hi hesaba katmaz. Ancak eer nedenlerin birok bilimi ve her farkl il kenin farkl bir bilimi varsa, onlar arasnda hangisinin aradmz bilim olduunu kabul etmemiz gerekir? Ba ka deyile bu bilimlerin temsilcileri iinde hangisini sz konusu ey hakknda en mkemmel bilgiye sahip olan kii diye kabul etmemiz gerekir? nk ayn bir eyin kendisinde her trl nedeni toplamas mmkndr: r nein bir evle ilgili olarak hareket ettirici ilke, sanat ve ya mimardr, erek i, madde toprak ve talar, form ise onun tanmdr. imdi hangi bilimin bilgelik adm alma y hakkettii sorunuyla ilgili olarak yukarda yaptmz tartmaya gre bu nedenlerle uraan bilimlerden herbiri ayn hakla onu talep edebilir. nk dier bilimle rin kendisine hizmetkarlar olarak itaat etmelerinin doru olduu ana ve hakim bilim olmas bakmndan bu ad almaya layk olan, erein ve yi'nin bilimi ola caktr. (nk dier eyler ancak yi'ye erimek iin vardrlar.) te yandan felsefenin ilk nedenlerin ye en iyi bir biimde bilinebilir olanm bilimi olarak tanmlan mas bakmndan bilgelik olacak ey, formel tzn bili mi olacaktr. nk ayn bir eyi birok biimde bilebi liriz. Ama bir eyi olduu ey bakmndan bilenin, olmad ey bakmndan bilenden daha bilge olduunu sy leriz. Bu birinci tr bilme biiminin kendisinde de dere celer ayrdederiz: Bir eyin en mkemmel bilgisi, onun znn bilgisidir, yoksa niceliinin veya niteliinin ve ya doal etkinlik veya edilgenliinin bilgisi deildir. Sonra dier durumlarda da hereyin, hatta kantlamas olan eylerin bilgisinin ancak eyin zn bildiimizde ortaya ktn dnrz. rnein bir dikdrtgenin edeeri olan bir kare meydana getirmek ne demektir? O, dikdrtgenin kenarlar arasndaki ortak oram ke fetmek demektir. Dier durumlarda da byledir. Niha yet te yandan varlklarn meydana gelii, eylemler ve her trl deimeyle ilgili bilgiye ancak hareket ettirici ilkeyi bildiimizde, yani erekten farkl olan, hatta ona tamamen kart olan eyi bildiimizde sahip olduumu za inanrz. O halde bu nedenlerin herbirinin incelenmesi farkl bilimlere ait gibi grnmektedir. (2) Peki kantlamann ilkeleri nedenlerle birlikte tek bir bilimin mi yoksa birok bilimin mi konusudur? . . ;

120

30

35 997 a

10

15

20

Bu da tartmal bir sorundur. Kantlamann ilkelerin den, herkesin kantlamada kendilerine dayand ortak kanlar, rnein her eyin zorunlu olarak ya olumlanmas, veya deillenmesi gerekir veya bir eyin ayn zamanda hem olmas, hem de olmamas imknszdr il kelerini ve btn bu tr dier nclleri anlyorum. Bu rada sorun, bu ilkelerin biliminin tzn bilimi ile ayn olup olmadn, eer ondan farkl, yani onun ayn de ilse bu iki bilimden hangisini aramakta olduumuz bi lime zde klmak gerektiini bilmektir. imdi burada tek bir bilimin sz konusu olmas akla uygun deildir. nk aksiyomlar ele almak neden dier herhangi bir bilimin deil de geometrinin ayrcal olacaktr? Eer her bilim ayn lde bu ayrcala sahipse, bununla birlikte onlarn hepsinin bu ayrcal kullanmas kabul edilebilir deilse, bu dorularn bilgisi dier bilimlerden ok esas itibariyle tzn bilimine ait olamaz. Sonra hangi anlamda bu ilkelerin bir bilimi mevcut olabilir? n k bu ilkelerin herbirini biz dorudan bir deney aracl yla kafi derecede bilmekteyiz. Hi olmazsa dier bilim ler de iyi bilinen eyler olarak onlar kullanmaktadrlar. te yandan eer bu ilkelerin doruluuna ilikin kantlayici bir bilim varsa, o zaman bu ilkelere dayanak devi gren bir cinsin varln ve ilerinden bazsnn aksi yomlar olmasna karlk (nk hereyin bir kant ol mas imknszdr) dierlerinin ana-nitelikler olduunu kabul etmek gerekir. nk kantlamann zorunlu ola rak baz ncllerden hareket etmesi, belli bir z zerine ynelmesi ve baz zellikleri kantlamas gerekir. Bundan da kantlanmas mmkn olan tm eylerin tek bir cinse indirgenebilecekleri sonucu kacaktr. nk b tn kantlayc bilimler aksiyomlar kullanrlar. Ancak te yandan aksiyomlarn biliminin tzn biliminden ay r olduu kabul edildii takdirde onlardan hangisi doal olarak ana ve ilk bilim olacaktr? nk aksiyomlar en evrensel eylerdir ve hereyin ilkeleridirler. Felsefe bili minin alanna ait olmadklar takdirde onlarn doruluk veya yanllklarn ortaya koyma iini hangi bilim zerine alacaktr? (3) Acaba genel olarak btn tzlerin tek bir bili mi mi, yoksa birok bilimi mi vardr? Eer onlarn bir den fazla bilimi varsa, bizim bilimimizin konusu hangi tzler olacaktr? te yandan btn tzlerin tek bir bi limi olmas da pek akla yakn deildir: nk bu takdirde varlklarn btn ana-niteliklerinin tek bir kant layc bilimi olacaktr. nk her kantlayc bilim, ak121

25

30

35

997 b 5

10

siyomlardan hareketle belli bir konunun ana-niteliklerini inceler. O halde, bir ve ayn cinse ait ana-nitelikler ayn aksiyomlardan hareket eden tek bir bilimin konusu olacaklardr. Eer tm tzlerin znesi olan cins tek bir bilimin alanna aitse, te yandan eer aksiyomlar da kendi paylarna tek bir bilimin konusu iseler (bu son bilimin ilkiyle ayn bilim almasnn veya ondan farkl bir bilim olmasnn bir nemi yoktur) tm ana-nitelikler de tek bir bilimin (ister bu iki bilimin, isterse bu iki bi limden meydana gelen tek bir bilimin) konusu olacak lardr. (5) Sonra bizim bilimimizin sadece tzleri mi kapsadn, yoksa ayn zamanda tzlerin ilineklerini de mi iine aldn kendi kendimize sorabiliriz. Bir rnek ve reyim: Eer cisim bir tzse ve yine eer izgi ve yzeyler de tzlerse, tzlerin incelenmesi ile matematik kantla malarn konusunu oluturan her cinse ait zelliklerin incelenmesi bir ayn bilime mi ait olacaktr, yoksa bu ikincisi ayr bir bilime mi ait olacaktr? Eer onlar ayn bilime ait olurlarsa, tzn bilimi de kamtlayc bir bilim olacaktr. Oysa genellikle zn kantlamasnn olmad kabul edilir. te yandan eer ortada iki farkl bilim var sa, tzn ilineklerini ele alacak bilim hangisi olacaktr? Bu soruya verilecek cevap da en g cevaplardan biri dir. (4) Sonra acaba sadece duyusal tzlerin varln m kabul etmek gerekir, yoksa bu tzlerin yannda ba ka tzler de var mdr? Acaba tek bir eit tz m vardr, yoksa birok eit mi? dealarla matematik bilim lerin konusunu oluturduklarn dndkleri arac ey lerin varln savunanlar bu ikinci grtedirler. dealarn hangi anlamda nedenler ve kendinde tzler plduklarn dndmze bu konuyu ele alan birinci Kitab'mzda iaret ettik. Bu reti birok trden itirazla ra yol amaktadr. Ancak duyusal evrende grdmz varlklarn dnda birtakm varlklarn olduunu, duyu sal varlklarn ortadan kalkabilir olmalarna karlk kendilerinin ncesiz-sonrasz olmalar dnda bu varlk larla duyusal varlklar arasnda hibir fark olmadn iddia etmekten daha sama bir ey yoktur. nk baka hibir ey eklemeden kendinde nsan'm, kendinde At'm ve kendinde Salk'm var olduklar sylendiinde yaplan ey, Tanrlarn var olduklar, ancak insan biiminde olduklarn syleyenleri taklit etmekten baka bir ey deildir. Bu sonuncularn yaptklar ey, sadece, Tanr lar lmsz insanlar klmaktan ibaretti. Ayn ekilde

122

15

20

25

30

35 998 a

Platoncular da deaarn ortaya atarlarken ncesiz-sonrasz duyusal varlklar ortaya atmaktan baka bir ey yapmamaktadrlar. Sonra dealar ve duyusal varlkla rn dnda arac varlklar olduu kabul edilirse bundan saysz glkler ortaya kacaktr: nk bu durumda hi kukusuz kendinde izgilerle duyusal izgiler arasnda arac izgiler olacak ve bu durum dier her eit eyle ilgili olarak da geerli olacaktr. Astronomi matematik bilimlerden biri olduuna gre, bu takdirde, duyusal gn dnda bir baka Gk, bir baka Gne, bir baka Ay var olacak, btn dier gksel cisimlerin de durumu byle olacaktr. Ancak insan btn bunlara nasl inanabilir? nk byle bir cismi (yani g) ha reketsiz farzedemeyiz. Ancak onun hareketli olmas da ayn lde imknszdr. Optik'in ele ald olaylarla Armoni'nin matematiksel incelemesinin durumu da ay n olacaktr. nk ayn nedenlerden tr bu varlkla rn da duyusal varlklardan ayr olarak var olmalar im knszdr. nk arac duyusal varlklar olduu takdir de onlara karlk olan arac duyumlar ve hi kukusuz kendinde Hayvan'la ortadan kalkabilir hayvanlar arasmda arac hayvanlar olacaktr. Sonra bu arac varlk larn bilimlerinin hangi tr varlklar kendilerine konu olarak almalar gerektiini de kendi kendimize sorabili riz. nk Geometri ile Yer lm birbirlerinden sade ce, Yer lmnn algladmz nesnelere ynelmesine karlk Geometrinin duyu-st varlklar kendisine ko nu olarak almas bakmndan ayrldklarna gre, Tp ve btn dier bilimlerle ilgili olarak da ayn ey sz konu su olacaktr. O zaman kendinde Tp ile duyusal tp arasmda arac bir bilimimiz olacaktr. Ama byle bir eyi nasl farzedebiliriz? Ayn ekilde bu durumda duyusal salkl eylerle kendinde Salk arasnda arac salkl eyler olacaktr. Sonra yer lmnn duyusal ve orta dan kalkabilir byklkleri ele aldn ileri srmek de doru deildir. nk o zaman bu bilimin bu byklk lerin kendileri ile birlikte ortadan kalkmas gerekecek tir. Ancak te yandan astronominin konusu ne duyusal byklkler, ne de bamzn stndeki Gk de olamaz. Gerekten de duyusal izgiler geometri bilgininin szn ettii izgiler olmad gibi (nk duyular bize ne tanmna uygun dz izgiyi, ne de eik izgiyi verirler; yine duyusal ember teetle tek bir noktada deil, Protagoras'm geometricileri reddediinde gsterdii gibi birok noktada birleir), Gn hareketleri ve yrnge123

10

15

ieri de astronominin hesaplarnda ele alnanlarn ayn deildir. Nihayet noktalar da yldzlarla ayn doada de ildirler. dealarla duyusal dnya arasnda arac diye adlandrlan bu varlklarn varln kabul eden, ancak onlar duyusal eylerden ayrmayan ve onlarn duyusal eylerin iinde olduunu syleyen filozoflar vardr. By le bir grn dourduu btn imknszlklar ayrn tl olarak aklamak, sz gereinden fazla uzatmak olacaktr. Bundan tr u dncelerle yetinelim: Yal nzca bu arac varlklarn duyusal nesnelerde olduunu kabul etmek akla uygun deildir. Hi kukusuz dealarm kendileri de onlarda olacaktr. nk bu her iki du rumda da ayn nedenler geerlidir. Sonra bundan iki cismin zorunlu olarak bir ayn yeri igal ettikleri ve ha rekette bulunan duyusal nesnelerin iinde bulunacakla rna gre bu arac varlklarn hareketsiz olarayaaklar sonucu kacaktr. Sonra genel olarak, kendilerini tutup duyusal varlklarn iine yerletirmek zere arac eyle rin varln ortaya atmann yaran nedir? Bu varsaym da da biraz nceki samalklarn ayns kendini gstere cektir. Bylece yine duyusal Gn dnda bir Gk ola cak, ancak bu kez bu Gk duyusal Gkten ayr olmayp, onunla ayn yerde bulunacaktr. Bu ise bir nceki var saymdan daha imknszdr.

3. Blm [Altnc ve Yedinci Sorunlar] 20 (8) O halde btn bu noktalarda doruya varmada byk bir glk sz konusudur. lkelerle ilgili olarak da durum ayndr: Acaba varlklarn ilkeleri ve eleri olarak cinsleri mi almak gerekir, yoksa bu daha ok her bireyin kendilerinden meydana geldii ilk elerin mi grevidir? rnein kelimenin eleri ve ilkelerini btn kelimelerin kendilerinden meydana geldikleri ilk ele rinin oluturduunu, yoksa onlarn ortak bir cins olarak alman kelimenin kendisi olmadn dnrz. Geomet ride de e olarak, kantlamalar dier nermelerin ka ntlamalarnda ister bu nermelerin tmnn, ister se ounluunun ierilmi bulunan nermeleri anla rz. Ayn ekilde cisimsel varlklarla ilgili olarak gerek birok enin, gerekse tek bir enin varln kabul edenlerin tm, ilkelerden, cisimlerin kendilerinden meydana geldikleri ksmlar anlamaktadrlar. rnein Empedokles'e gre varlklarn kendilerinden meydana geldikleri ilkeler Ate, Su ve dier arac elerdir. Ancak

25

30

124

998 b

10

15

20

25

30

Empedokles bu eleri varlklarn cinsleri olarak ortaya atmamaktadr. Sonra yine baka herhangi bir varln rnein bir yatan doasn incelemek istediimizde, onun hangi ksmlardan meydana geldiini ve bu ksm larn birbirleriyle birleme tarzn aratrr ve o zaman yatan doasn biliriz. te btn bu nedenlerden tr cinsler, varlklarn ilkeleri olamazlar. Ancak te yan dan hereyi tanmlar sayesinde bildiimize ve cinsler de tanmlarn hareket noktalan olduuna gre cinslerin, zorunlu olarak, tanmlanan varlklarn ilkeleri olmalar gerekir. Ayn ekilde eer varlklarn bilimini,elde etmek, onlarn kendilerine gre adlandrldktan trlerin bili mini elde etmekle mmknse, cinsler trlerin ilk ilkele ridir. Sonra varlklarn eleri olarak Bir olan veya Varlk'la Byk olan ve Kk oian' kabul eden baz filo zoflar, bunlar aka cinsler olarak ele almaktadrlar. Ne olursa olsun, ilkelerden ayn zamanda iki farkl anlamda sz etmek mmkn deildir. nk tzn tek bir tanmnn olmas gerekir. mdi cinslerle yaplan tanm, . kurucu elerle yaplan tanmdan farkl olacaktr. (7) Sonra en gerek anlamda ilkelerin cinsler oldu unu kabul etsek bile, bu ilkeler olarak ilk cinsleri mi, yoksa bireylere dorudan doruya yklenen en son trleri mi kabul etmemiz gerekir? nk eer her zaman daha genel olan daha ok ilke ise en yksek cinslerin ilkeler olacaklar aktr. nk onlar varlklarn tm ne yklenirler. O zaman da ka tane ilk cins varsa, eylerin o kadar ok ilkesi olmas gerekir. Bunun sonucu da Bir olanla Varlk'm ilke ve tzler olmalar olacaktr. nk varlklarn tmne en genel olarak yklenenler, bu kavramlardr. Ancak Bir oian'm veya Varlk'n, var lklarn bir cinsi olmas mmkn deildir. nk zorun lu olarak hem bir cinsin ayrmlarnn olmas, hem de bu ayrmlardan herbirinin bir olmas gerekir. mdi ne cin sin trlerinin farkl ayrmlarna yklenmesi, ne de trlerinden ayr olarak alman cinsin ayrmlar hakknda tasdik edilmesi mmkndr. O halde eer Bir olan ve Varlk birer cins olurlarsa, o zaman hibir ayrm ne var, ne de bir olabilir. Eer Bir olan ve Varlk cins deilseler, o zaman da ilkeler olamazlar. nk yukarda onlarn ilkeler olduunu kabul ettik. Sonra (bu kuramda) cin sin, kendilerinde birbirlerini izleyen ayrmlarla birletii arac trlerin tmnn, son trlere varncaya kadar, cinsler olmalar gerekir. Oysa Platonculra gre gerek te onlardan sadece bazlar cinstir, dierleri cins deil dir. Buna (bu takdirde) ayrmlarn cinslerden daha faz125

35 999 a

10

15

20

la ilkeler olacaklarn ekleyelim. Ancak eer ayrmlar da ilkeler olurlarsa, zellikle ilke olarak en yksek cinsin kabul edilmesi durumunda, ilkelerin says adeta sonsuz olacaktr. Sonra eer birliin daha ok ilke nitelii gs teren ey olduunu, blnemez olanm bir olduunu, her blnemez eyin ya nicelik, ya da tr bakmndan bl nemez olduunu, tr bakmmdan blnmez olanm die rinden nce geldiini, nihayet cinslerin trlere blnd n dnrsek, dorudan doruya en son tre ykle nen eyin daha gerek anlamda bir olmas gerekir. n k insan bireysel insanlarn cinsi deildir. Baka bir kant: ncelik ve sonral kabul eden varlklarda, b varlklara yklenen eyin onlarn dnda var olma: mmkn deildir. rnein iki, saylar iinde ilk say is< zel say trleri dnda bir kendinde Say var ok*ma Ayn ekilde zel geometrik ekillerin trleri dnda bii kendinde ekil yoktur. imdi eer bunlarda trlerin d nda cinsler yoksa, dier eylerde bu cinsler haydi haydi yoktur. nk cinsler zellikle saylar ve geometrik e killerle ilgili olarak var gibi grnmektedirler. Buna kar lk bireylerde ne nce, ne de sonra vardr. Sonra daha iyi ve daha ktnn olduu her yerde daha iyi her za man daha ktden nce gelir. Bundan, bu durumlarda da cinslerin olamayaca sonucu ortaya kar. Bu dn celerin nda ilkeler grevini cinslerden ok bireyler hakknda tasdik edilen trlere yklemek daha doru gibi grnmektedir. Ancak te yandan bu trlerin ilke ler olduunu nasl dnebiliriz? Bu, aklanmas kolay bir ey deildir. nk neden veya ilkenin, ilkesi olduu eylerin dnda var olmas ve onlardan ayrlabilmesi gerekir. Ancak bireylerin dnda bu tr bir ilkenin varl n niin farzetmekteyiz? Bunun nedeni sadece onun bireyler hakknda evrensel ve bir btn ieren bir ey olarak tasdik edilmesi deil midir? Ancak eer nedeni miz bu ise, daha genel ve evrensel olann, daha ok ilke olduunu farzetmemiz gerekir. Bu takdirde de ilkeler, ilk cinsler olacaklardr.

4. Blm [.Sekizinci, Dokuzuncu, Onuncu ve On Birinci Sorunlar] (8) imdiye kadar ele aldmz sorunlarla ilgili bir dier sorun vardr. Bu sorunlar iinde en zorlu ve incelenmesi en zorunlu olandr. imdi bu sorundan sz et menin sras gelmitir: Eer bireylerin dnda hibir

25 126

30

999 b

10

15

ey yoksa, bireyler sonsuz sayda olduklarna gre, bu sonsuz saydaki bireylerin bilimini elde etmek nasl mmkn olabilir? nk bildiimiz btn varlklar bir ve ayn bir ey olmalar ve genel bir nitelie sahip olma lar bakmndan biliriz. Ancak eer bu zorunluysa, yine eer (bundan dolay) bireylerin dnda bir gerekliin olmas zorunlu ise ister bireylere en yakm, ister en uzak cinsler olsunlar, bireylerin dnda cinslerin olmas zo runlu olacaktr. Ama bu imknszdr. nk hemen bir yukarda yaptmz tartmalar, bunun imknsz oldu unu ortaya koymutur. Bir baka kant: stenildii ka dar somut bileik varlk dnda bir eyin varl kabul edilsin. Maddeye herhangi bir eyin yklendii her se ferinde, bu eyin btn varlklarn dnda m var olmas gerekir, yoksa sadece onlarn bazsnn dnda m? Yoksa onun onlarn hibiri dnda var olmamas m sz konusudur? O halde bireyler dnda hibir ey olmad n kabul edelim: Ancak bu takdirde aklsal hibir ey var olmayacak, btn varlklar duyusal varlklar olacak ve eer duyuma bilim demiyorsak, hibir eyin bilimi olmayacaktr. Bu durumda ne neesiz-sonrasz, ne hareketsiz bir ey de olmayacaktr. nk btn duyusal varlklar yokolua tabidirler ve hareketlidirler. Ancak neesiz-sonrasz bir ey olmad takdirde oluun ken disi mmkn deildir. nk her oluta, olan bir eyin ve bu olan eyin kendisinden olduu bir eyin olmas ve bu dizinin en son teriminin meydana gelmemi bir ey olmas zorunludur. nk bu dizi, sonsuza gitmez ve var-olmayandan hibir ey varla gelemez. Sonra olu ve hareket var olduklarna gre zorunlu olarak onlarn bir de sonu olmas gerekir. nk hibir hareket sonsuz deildir. Her hareketin bir sonu vardr ve gerekleme me imkanna sahip olmayan bir eyin var olmas mm kn deildir. Gereklemi bir eyin ise gerekleip ger eklemez var olmas zorunludur. Sonra varla gelme mi olmasndan tr maddeye (somut bileik varlk tan) ayr bir varlk yklediimize gre, ayn neden den tr maddenin belli bir anda olduu ey demek olan formel tzn de (somut bileik varlktan) ayr varln kabul etmemiz gerekir. nk eer ne form, ne de maddenin var olmad ileri srlrse, hibir ey var olmayacaktr. Bu imkansz olduuna gre, zorunlu olarak, somut bileik varln dnda bir ey vardr. Bu, biim ve formdur. imdi bunun tersine formun bileik varln dn da varln farzedelim: Bu takdirde glk hangi var127

20

25

30

1000 a

lklarla ilgili olarak bu ayr varl kabul edip hangi leri ile ilgili olarak onu kabul etmeyeceimiz konusunda ortaya kacaktr. Gerekten tm varlklar ile ilgili ola rak onu kabul edemiyeceimiz aktr. nk bireysel evlerin dnda, onlardan ayr bir ev olduunu syle yemeyiz. Bir baka glk: Btn bireylerin, rnein in sanlarn formel tz bir mi olacaktr? Ama bu samadr. nk formel tzleri bir olan herey, birdir. Peki onlarn formel tz birok ve farkl m olacaktr? Ama bu daha da samadr. Sonra madde nasl bireysel eylerden herbiri olmaktadr ve somut bileik varlk nasl ayn za manda kendisini meydana getiren bu iki eydir. (9) lkelerle ilgili olarak ortaya kabilecek bir baka glk udur: Eer ilkeler sadece tr bakmndan bir iseler, kendinde Bir ve kendinde Varlk da iinde olmak zere hibir ey say bakmndan bir olamaz. Eer bir varlklar btnnn ortak olarak paylatklar herhangi bir birlik yoksa, bilgi nasl mmkn olacaktr? Ancak te yandan ilkelerin say bakmndan bir olduklar ka bul edilirse, yani eer onlardan herbiri biricikse ve du yusal eylerin ilkelerinde olduu gibi baka durumlarda baka deilseler (rnein tr bakmndan bir bakas ile ayn olan ve yine tr bakmndan bir bakasmnkilerle ayn olan elere sahip bulunan herhangi bir heceyi gz nne alalm. Tr bakmndan diyorum, nk say ba kmndan bu eler de farkldrlar), evet, demek ki eer durum byle deilse, tersine eer varlklarn ilkeleri sa y bakmndan bir iseler, o zaman da elerin dnda hibir ey var olmayacaktr. nk say bakmndan bir demekle birey demek arasnda hibir fark yoktur. nk bizim birey diye adlandrdmz, say bak mndan bir olan, tmel diye adlandrdmz da btn bireylere yklenen eyden baka bir ey deildir. O hal de burada durum telaffuz edilen sesin elerinin sanki say bakmndan snrl olmalarna benzer olacaktr. Bu (sesin elerinin ,say bakmndan snrl olduu) varsa ymnda, yazabileceimiz harflerin toplam, bu elerin toplamn aamaz. nk onlarn ne bir defa, ne de da ha fazla tekrarlanmamalar gerekir. (10) Daha az g olmayan ve gerek ada, gerek se eski filozoflar tarafndan bir yana braklm olan bir sorun da ortadan kalkabilir varlklarn ilkeleriyle ncesiz-sonrasz varlklarn ilkelerinin ayn ilkeler mi olduk lar, yoksa farkl ilkelerin mi sz konusu olduunu bil mekle ilgilidir. Eer onlar ayn kelerse baz varlklarn ortadan kalkabilir olup, dierlerinin yle olmamas na-

128

10

15

20

25

30

1000 b

sil ve hangi nedenle aklanabilir? Hesiodos'un ada lar ve btn teologlar, gerekte, sadece kendi inanla rna uygun den eylerle ilgilenmiler, bizi pek dn memilerdir. nk onlar ilkeler olarak Tanrlar ve tanrsal kaynakl varlklar gz nne aldklarndan nektar ve ambrosia ile beslenmeyen varlklarn lml olduunu sylemektedirler. Bu hi kukusuz anlam sa dece kendileri iin anlalr olan birtakm szckler kul lanmaktan baka bir ey deildir. Bu nedenlerin uygulamasnn kendisi ile ilgili syledikleri eyler ise Dizi a maktadr: nk eer lmsz Tanrlar sadece zevk iin bunlar yiyip iiyorlarsa, bu takdirde ambrosia ile nektar hibir ekilde onlarn varlklarnn nedeni deil dirler. Eer varlklarn devam ettirmek iin onlar al yorlarsa, o zaman da yiyecek ve iecee ihtiyalar oldu una gre onlar nasl lmsz olabilirler? Ancak masal biiminde sylenen eyler kendilerini ciddi bir inceleme ye tabi tutma zahmetine demezler. Biz daha ziyade kantlamalar yoluyla akl yrtenlere danalm ve on lara ayn ilkelerden kan baz varlklarn ncesiz-sonrasz bir doaya sahip olmalarna karlk dierlerinin ortadan kalkabilir olmalarnn nasl mmkn olduunu soralm. Ancak bu filozoflarn bunun nedenini belirtme meleri, te yandan byle bir durumun akla aykr olma s aka bu iki tr varln ne ilkeleri, ne de nedenleri nin ayn olamyacam gstermektedir. Btn filozof lar iinde en tutarl dncelere sahip biri olarak ele alnabilecek Empedokles'i gz nne alalm: O da ayn yanl yapmaktadr. nk o yoklusun nedeni olarak bir ilkeyi, Nefret'i kabul etmektedir. Ancak te yandan onun Bir olan'm dndaki btn varlklar bu ilkeden kartmaktan geri kalmad grlmektedir. nk on da Tanr'nm dndaki btn varlklar Nefret'teu k maktadrlar. te bu konudaki kendi szleri: Olmu olan, olan ve olacak olan herey Nefret [ve Dostluk'tan meydana gelir. Aalar, erkekler ve kadnlar, Vahi hayvanlar, kular ve suyla beslenen [balklar Hatta uzun mrl Tanrlar. Hatta bu msralar gz nne almasak bile bu an lay aka kendini gstermektedir. nk eer ey lerde Nefret var olmam olsayd, Empedokles'in dedii gibi her ey bir olurdu. nk eyler bir araya gelir gel mez 129

10

15

20

25

Nefret ortaya kt. Empedokles'in dncesine gre en yksek lde mutlu olmasna ramen Tanr'nm dier varlklardan daha az bilge olmasnn nedeni de budur. Gerekten kendisinde Nefret bulunmad iin Tanr btn eleri bilmez. nk benzer, benzerle bilinir. nk Empedokles'e gre: Biz topra toprak, suyu suyla tanrsal eteri eter, yakc atei atete, Sevgiyi sevgi, nefreti korkun nefretle grrz. Hareket noktamza dnersek, bu retide, hi olmazsa, Nefret'in varlktan ziyade yokoluun nedeni ol mad aktr. Ayn ekilde Dostluk da zel olarak var ln nedeni deildir. nk o btn varlklar Bir olan' da biraraya toplayarak btn geri kalanlar ortadan kaldrmaktadr. Ayn ekilde Empedokles bu deime ile ilgili bir neden de kabul etmemektedir. O, eylerin doa snn byle olduunu sylemektedir: Ancak Nefret sonunda glendiinde, Ve salam antlamann srasyla Dostluk ve [Nefret iin saptad Zamann tamamlanm olmasndan tr [egemen olmaya yneldiinde. Bu, deimenin zorunlu olduunu sylemektir. An cak Empedokles asla bu zorunluluun nedenini gster memektedir. Bununla birlikte onun hi olmazsa varlk larn bazsn lml, dierlerini lmsz klma anla mnda szn ettiimiz elikiden kanmasn bilmi olan tek kii olduunu kabul etmemiz gerekir: Ona gre elerin dndaki herey yokoiua tabidir. Ancak bu rada karmza kan sorun udur: Hepsi ayn ilkeler den ktklarna gre baz varlklarn yokoiua tabi olup dierlerinin yle olmamasnn nedeni nedir? Bylece bu szlerimiz ilkelerin, ayn ilkeler oiamyacakiarm ortaya koymak iin yeterli olacaktr. Ancak ilkelerin farkl olmalar durumunda da bir sorun orta ya kar: Bu ilkelerin kendileri de ncesiz-sonrasz im, yoksa ortadan kalkabilir mi olacaklardr? Ortadan kal kabilir eyler olmalar durumunda onlarn zorunlu olarak baz elerden kmalar gerekecei aktr. nk ortadan kalkan her ey, elerine geri dnmek suretiyle ortadan kalkar. O zaman, bu ilkelerden nce gelen ba ka ilkelerin var olaca ortaya kar. Bu ise, ister bir yerde durulsun, ister sonsuza kadar gidilsin, imkansz-

130

30

1001 a

10

15

20

dr. Sonra ilkeleri ortadan kalkm olan eyler nasl var olabilirler? O halde bunun tersine ortadan kalkabilir eylerin ilkelerinin ncesiz-sonrasz olduklar m syle necek? O zaman da baz ncesiz-sonrasz ilkelerden kan varlklarn lmsz olmalarna karlk di^r baz ncesiz-sonrasz ilkelerden kan varlklarn ortadan kalkabilir olmalarnn nedeni ne olacaktr? Bu, akla uy gun bir ey deildir; ya dpedz imkansz, veya tuhaf bir tarzda aklamadan yoksun bir eydir. Nihayet im diye kadar hibir filozof, farkl ilkelerin var olduu g rn kabul ettirmeye kalkmamtr. Tersine onlarn tm btn varlklarn ilkelerinin ayn ilkeler olduu nu kabul etmektedirler. Ancak yine onlarn bu ortaya koyduumuz sorunu nemsiz bir ey olarak grp stnkr getikleri de bir gerektir. (11) Btn bu sorunlar iinde en g ve dorunun bilgisine erimede zlmesi en zorundu olan, nihayet, Varlk ve Bir olan'm eylerin tz olup olmadklarn bilme sorunudur. Baka deyile acaba onlardan herbiri Varlk ve Bir olan'm kendisinden mi ibarettirler, yoksa Varlk ve Bir olan'a dayanak devi gren ve doasn aratrmamz gereken bir baka gereklik var mdr? Baz filozoflar Varlk ve Bir olan'm doasn birinci, di erleri ise ikinci biimde tasarlamaktadrlar. Gerekten de Platon ve Pythagoraslara gre Varlk ve Bir olan, baka herhangi bir ey deildirler: Onlarn tz Varlk ve Bir olan'm kendileri olduundan, doalar da Varlk ve Bir olan'm kendileridir. Buna karlk Doa filozofla r dier grtedirler: rnein Empedokles ilkesini daha alk olduumuz bir kavrama indirgeme dncesin dedir. O, Bir olan'm ne olduunu sylemektedir. nk szlerinden Bir olan'm Dostluk olduu sonucu kyor gibidir. Hi olmazsa Dostluk, btn varlklarn birlii nin nedenidir. Dier baz Doa Filozoflar Bir olan'm ve Varlk'm Ate, baka bazlar Hava olduunu ve varlk larn bu elerden olutuu ve meydana geldiini ileri srmektedirler. Ayn gr elerin okluunu kabul edenler tarafndan da savunulmaktadr. nk onlar da ka tane ilkenin varln kabul ediyorlarsa, zorunlu olarak, o kadar Varlk ve Bir olan' kabul etmek duru mundadrlar. Eer Bir olan'm ve Varlk'n bir tz oldu u kabul edilmek istenmezse, bundan dier tmellerin de hibirinin bir tz olmad sonucu ortaya kar. n k Bir olan ve Varlk, en tmel eylerdir. Eer ne ken dinde Bir olan, ne de kendinde Varlk yoksa, bireysel diye adlandrlan varlklarn dnda baka bir varln 131

25

30

1001 b

10

15

nasl var olabilecei kavramlamaz. Sonra eer Bir plan, bir tz deilse, saynn Kendisinin varlklardan ayr bir gereklik olarak var olarmyaea aktr. nk say bi rimlerden meydana gelir. Birimler ise belli bir tr Bir' lerdir. Ancak te yandan eer bir kendinde Bir olan ve kendinde Varlk varsa, onlarn tznn Bir olan ve varlk olmas zorunludur. nk Bir olan ve Varlk'm kendilerinden baka, var olan veya bir olan hereye yklenebilecek herhangi bir ey yoktur. Ne var ki eer bir kendinde Varlkla kendinde Bir olan'n var olduklar kabul edildii takdirde de Varlk ve Bir 'olan' in dnda baka herhangi bir eyin nasl var olabilecei, yani varlklarn nasl ok olabileceini anlama gl ortaya kar. nk varlktan baka bir ey olan ey, yoktur. O halde bunun kanlmaz sonucu Parmenides' in ileri srd ey, yani btn varlklarn bir olduu ve bu Bir olan'n Varlk olduu olacaktr. Bu iki tez de glkler ortaya karmaktadr. nk ister Bir olan bir tz olmasn, isterse bir kendinde Bir olan var olsun, saynn bir tz olmas imknszdr. Kendinde Bir olan'n bir tz olmad durumda neden dolay saynn bir tz olamyacam yukarda grdk. Kendinde Bir olan'n bir tz olmas durumunda ise glk, yukarda Varlkla ilgi li olarak ortaya koyduumuz gln ayn olacaktr. nk kendinde Bir olan'n dnda bir baka bir nasl var olabilir? Onun zorunlu olarak bir-olmayan olmas gerekir. Ancak btn varlklar ya birdirler veya herbir bir olan birok varlktan meydana gelirler. Bir baka glk: Eer kendinde Bir olan blnemezse, Zenon'un gr uyarnca, hibir ey olamaz. nk Zenon bir bakasna eklendii veya ondan karldnda bu eyi daha byk veya daha kk klmayan bir eyin var ol madn ileri srmektedir. nk ona gre gerek olan bir eyin, bir bykl olmas gerekir. te yandan eer varlk bir byklkse, cisimseldir. nk cisimsel olan, btn boyutlarda varla sahiptir. Buna karlk mate matiin nesneleri belli bir biimde eklendiklerinde, ek lendikleri eyi daha byk klarlar, baka bir biimde eklendiklerinde ise hibir deiiklik meydana getirmez ler. Yzey ve izgi, byledirler. Nokta ve birime gelince, onlarn eklenmesi hibir deiiklik meydana getirmez. (O halde nokta ve birim, varlklarn ilkeleri olamazlar). Ancak bu gr, kesinlikle yanl bir grtr. nk blnemiyen bir ey, var olabilir. Bu, bu zemin zerinde bile Zenon'a yle cevap vermenin kolay olduunu gs terir: Blnemez olan bir bakasna eklendiinde onun

132

20

25

bykln arttrmaz; ancak sayy arttrr. (Ancak Zenon'un kt akl yrtmesine ramen burada sorun varln korumaktadr) : Byle bir Bir olan'dan veya birden fazla Bir olan'dan bir byklk nasl meydana getirilebilir? nk bu izginin, noktalardan meydana geldiim sylemek anlamna gelecektir. Baz filozoflar izleyerek saynn kendinde Bir olan'la Bir olan'dan ba ka bir ilkeden hareketle meydana geldii ileri srlse bile, bu Bir-olmayan her zaman ayn ey, yani Eitsizlik olduuna, gre, meydana gelen eyin nasl ve niin bazan bir say, bazan ise bir byklk olduu aratrlma s gereken bir sorun olarak kalmakta devam edecektir. nk byklklerin nasl olup da Bir olan'la Eitsizikten veya herhangi bir say ile Eitsizlikten meydana gelebilecei kavranlamamaktadr.

5. Blm \On Drdnc Sorun] (14) ncekilerle ilgili bir glk udur: Saylar, geometrik cisimler, yzeyler ve noktalar tzler midirler, yoksa tzler deil midirler? Eer tzler deilseler, var ln ve varlklarn tzlerinin ne olduu asla anlala maz. nk belirlenimler, hareketler, bantlar, du rumlar ve oranlar, herhangi bir eyin tzn ifade eden eyler olarak grnmemektedirler. nk onlar, belli bir zneye yklenen eylerdir ve hibiri bireysel bir tz de ildir. Bileik cisimlerin kendinlerinden meydana gel dikleri Su, Toprak, Hava ve Ate gibi en gerek anlam da birer tz olma karakteri gsteriyor gibi grnen ey lere gelince, onlarn scaklk, soukluk ve bunlarla ayn trden dier zellikleri basit duygulanmlardan (affec tion) ibaret olup, tzler deildirler. Gerek bir varlk ve bir tz olarak var olan, bu zel belirlenimlerin taycs olan cisimdir. Ancak te yandan hi kukusuz cisim y zeyden, yzey izgiden ve izgi de birim ve noktadan da ha az tzdrler. nk cismi, bu byklkler belirler. Bu byklkler cisim olmakszn yar olabilirler, ama cisim onlar olmakszn var olamaz. te (filozoflarn ou, bu arada en eskileri, tz ve Varlk'n cisim olduuna, dier eylerin yalnzca cisimlerin duygulanmlar olduuna, bundan dolay cisimlerin ilkelerinin ayn zamanda var lklarn ilkeleri olduklarna inandklar halde) daha ya kn zamanlarda ortaya kan ve kendilerinden nce ge lenlerden daha bilge olarak tannan filozoflarn varlk larm ilkelerinin saylar olduu grn ileri srmeleri133

30

1002 a

5 '

10

15

20

25

30

1002 b

nin nedeni budur. O halde yukarda sylediimiz gibi eer yzeyler, izgiler ve noktalar tzler deilseier, hibir tz veya hibir varlk, var deildir. nk bu varlklarn arazlar da hi kukusuz varlklar olarak adlandrlma ya layk deillerdir. Ancak eer izgiler ve cisimlerin noktalanmn, cisimlerden daha fazla tz olduklar grn kabul ettiimiz takdirde bu eylerin hangi cisimlere ait olabileceklerini kavrayanlayz (nk onlarn duyusal cisimlerde bulunmalar imkanszdr). O halde bu durum da hibir tz var olmayacaktr. Sonra izgi, yzey ve noktalarn, izginin cismin genilii, yzeyin derinlii, noktann uzunluu bakmndan blnmesinden ortaya kan eylerden ibaret olduklar aktr. Sonra ya cisim de herhangi bir ekil ayn lde vardr veya hibir ekil onda yoktur. Bundan dolay rnein eer Hermes tata deilse, kbn yars da belli bir ey olarak kbte deildir. O halde yzey de onda deildir. nk eer on da herhangi bir yzey bulunsayd, kbn yarsn snr landran yzey de onda olurdu. izgi, nokta ve birimle ilgili olarak da bu ayn akl yrtme geerlidir Bundan kan sonu udur ki eer, bir yandan, cisim en fazla tzse, ancak, te yandan, yzey, izgi ve nokta cisimden daha da fazla tzlerse, bununla birlikte (grld gibi) ne yzeyler, ne de izgi ve noktalarn kendileri aslnda tzler deilseier, ne varln, ne de varlklarn tznn ne olduu kavramlamaz. Bu gr, bu glkler dnda olu ve yokolula ilgili saysz akla aykr baka so nular da ortaya karr: Gerekten genellikle daha n ceden var olmayan tz imdi var olduuna ve belli bir zamanda var olan tz daha sonra var olmadna gre bu deimenin bir olu ve yokolu sreciyle birlikte bu lunduu kabul edilir. Oysa bazan var olan, bazan var olmayan nokta, izgi ve yzeyler, mantksal olarak, olu ve yokolua elverili deildirler. nk cisimler birbirle riyle temas ettiklerinde veya blndklerinde, bu temas annda tek bir yzey, blnme annda ise iki yzey orta ya kar. O halde cisimler biraraya geldiklerinde artk yzeyler yoktur, onlar varlktan kesilirler. Cisim bln dnde ise nceden var olmadklar halde yzeyler var olurlar. (nk blnemez nokta, ikiye blnm ola maz.) Sonra bu gereklikler olu ve yokolua tabi olduk larma gre, bir dayanaktan kmak zorundadrlar. Fa kat bu varlklarn durumunun zamann anlarnn duru muna benzer olduu sylenebilir: An da her zaman ken dinden bakas gibi grnd halde ne olu, ne de yok olua tabidir. nk o, bir tz deildir. Yzeylerin du-

134

10

rumu neyse, nokta ve dorularn durumu da phesiz odur. nk hepsiyle ilgili olarak ayn nedenler geerli dir. nk btn bu eyler ayn biimde ya snrlardr, ya da blmeler.

6. Blm [On nc ve On kinci Sorunlar Genel bir tarzda, duyusal varlklar ve arac eyler dnda neden dolay baka varlklar, rnein bizim var olduklarn kabul ettiimiz dealar aramamz gerektii sorunu da ortaya atlabilir: Eer bunun nedeni ma tematiksel eylerin bu dnyadaki varlklardan bir ba ka bakmdan farkl olduklar halde ayn trden birden fazlasnn var olmas asndan onlardan farkl olmama lar, bundan dolay onlarn (yani matematik eylerin) ilkelerinin de say bakmndan snrl olamamalar ise (burada durum, her trl insani dilin ilkelerinin duru muna benzer. Bu ilkeler de say bakmndan snrl de illerdir. Onlar sadece tr bakmndan snrldrlar Ancak bu da burada herhangi bir zel hece veya belli sesin kendilerini ilkeler olarak almadmz takdirde sz ko nusudur. nk onlar byie aldmz takdirde dilin ilkeleri say bakmndan da snrl olmu olurlar. te arac eylerle ilgili olarak da bu ayn durum sz konu sudur. nk onlarda da ayn bir tre ait olan eyler, say bakmndan sonsuz saydadrlar) ve eer bundan dolay, duyusal eylerle matematiksel eylerin dnda baz filozoflarn dealar adn verdikleri gerekliklere benzer baka baz gereklikler olmazsa, o zaman say bakmndan bir olan bir tz var olmayacak, sadece tr bakmndan bir olan bir tz var olacak ve varlklarn ilkeleri say bakmndan deil, ancak tr bakmndan belirlenmi olacaktr. Eer bu sonu zorunlu ise, dealarn varln kabul etmek de zorunlu olacaktr Gerek ten de bu retinin taraftarlarnm ak bir biimde ifa de etmeseler de sylemek istedikleri budur. Onlar dealarm varln kabul etmek zorundadrlar; nk dealardan herbiri bir tzdr ve onlarn hibiri ilineksel olarak var deildir. Ancak dealarm varln ve tr bak mndan deil de say bakmndan bir olduklarn kabul ettiimiz takdirde de bundan zorunlu olarak hangi g lklerin ortaya kacam yukarda syledik. (13) Bir nceki soruna sk bir biimde bal olan dier bir sorun udur: eler bilkuvve olarak m vardr lar, yoksa bir baka tarzda m? Eer onlar baka br tarz135

, . 15

20

25

30

1003 a 5

10

15

da var iseder, ilkelerden nce gelen bir varln olmas gerekir. nk kuvve, bilfiil nedenden nce gelir ve bilkuvve olan herey, zorunlu olarak bilfiil olmaz. Ancak te yandan eer eler sadece bilkuvve olarak varsalar, var olan hibir eyin var olmamas mmkndr. nk henz var olmayan bir ey de var olma imknna sahiptir. nk varla gelen, var olmayandr ve var olma imkanna sahip olmayan bir ey, varla gelmez. (12) lkelerle ilgili olarak ortaya atlmalar kanl maz olan sorunlar bunlardr. Ayrca kendimize onlarn tmeller mi olduklar, yoksa bireysel diye adlandrd mz varlklar kategorisine mi girdiklerini de sorabiliriz. Eer onlar tmeller iseler, tzler olamazlar. nk or tak olan ey, asla bireysel bir tze iaret etmez, herhan gi bir nitelie iaret eder. Oysa tz, bireysel bir varlk tr. Ortak bir niteliin bireysel bir varlk olduu ve bamsz bir varla sahip olduu ileri srld takdirde Sokrates'te, kendisi, insan ve hayvan olmak ze re birok canl varlk olacaktr. nk bu varlklarn herbiri bireysel ve bir olan bir eye iaret eder. lkelerin tmeller olduklar varsaymndan ortaya kacak sa malklar bunlardr. te yandan eer ilkeler tmeller deilseler, bireysel varlklara benzer eyseler, bu kez de bilimin konusu olamayacaklardr. nk her bilim konu olarak tmeli ele alr. O halde eer ilkelerin bir bilimi nin mmkn olmas isteniyorsa, ilkelerden nce gelen baka ilkelerin, yani bu ilkelere tmel olarak yklenen baka eylerin var olmalar gerekir.

136

METAFZK *
I. KTAP (A) YANLI-DORU CETVEL

1
"
1 1

SAYFA NUMARAS

150" 150 155


162 162 164 165 172 174

1 I 1 1 ^

175

SATIR alttan 18. alttan 18. alttan 21. alttan 19. stten 7. alttan 16. alttan 18. stten 4. stten 1-4. stten 2.

178 179 179 180

DORU (arz) olarak incelemesine raslantsal n on gerektiinden de gerektiinden szlk szck kantladm kantlandm (nk... gerekecektir) cmlesi karlacak. kendileri kendilerinden olabilirler. alttan 2. olabilirler o bir tm alttan 18. bir 30 tm sesin alttan 4. seisn alttan 3. Commentary'smde de Commentary'sinden

YANLI (arz) alarae incelenmesine raslant

2. Kitapta yaymladmz yazda baz dizgi yanllklar olmutur. D zeltir, siir dileriz.

137

METAFZK
IV. KTAP (C) ARSTOTELES eviren: Ahmet Arslan 1. Blm, [Metafizik: Varlk Olmak, Bakmndan Varln 1003 a 20 Bilimi] Varlk olmak bakmndan varl ve ona z ge rei ait olan ana nitelikleri inceleyen bir bilim vardr. Bu bilim, zel bilimder diye adlandrlan bilimlerin hi birinin ayn deildir. nk bu dier bilimlerin hibi ri, genel olarak varl varlk olmak bakmndan ele almaz. Tersine onlar, rnein matematik bilimlerin yaptklar gibi, varln beili bir parasn ayrarak sadece bu parann ana niteliklerini incelerler. imdi biz ilk ilkeler ve en yce nedenleri aradmza gre, bu ilkeler ve nedenlerin doas gerei kendisine ait ola caklar bir eyin zorunlu olarak var olmas gerektii aktr. O halde eer varlklarn elerini arayanlar, gerekte mutlak anlamda ilk ilkeleri aramakta idiy seler, onlarn aradklar bu elerin de ilineksel anlam da varln deil, varlk olmak bakmndan varln eleri olmalar gerekir. Bundan dolay bizim de var lk olmak bakmndan varln ilk nedenlerini kavra mamz gerekir.

25

30

2, Blm [Metafizik: Tsn, Bir Olan'n, ok Olan'm ve Bunlardan kan Kartlarn Bilimi'} Varlk eitli anlamlara gelir. Ancak bu anlam larn hepsi tek bir kavramla, tek bir doayla ilgilidir. Burada basit bir eseslilik (homonymie) sz konusu deildir. Nasl ki birinin sal korumas, bir bakas nn onu meydana getirmesi, bir dierinin onun belir-

35 178

1003 b

10

15

20

tisi olmas, nihayet bir sonuncunun onu kabul etnesinden dolay eitli salkl eyler, salk la ilgili iseler; yine nasl ki ister hekimlik sanatna sahip olan, ister doas bakmndan ona uygun den, ister onun eseri olan anlamnda kullanlsn tbb szc btn bu anlamlarnda atp la ilgili ise ve bunlara benzer baka rnekler de verebilirsek, ayn ekilde varlk szc de herbiri tek ve ayn ilkeye iaret eden e itli anlamlarda kullanlr. Gerekten baz eylerin tz ler olmalarndan, baka bazlarnn ise tzn belirle nimleri olmalarndan tr var olduklar sylenir. Baka bazlarnn tze doru bir gidi olmalar veya bunun tersine tzn ortadan kalk veya olmay ve ya tzn nitelikleri olmalar veya ister tzn, isterse tzle ilgili bir eyin hareket ettirici veya meydana ge tirici nedenleri olmalar veya nihayet btn bunlardan herhangi birinin veya tzn bizzat kendisinin deillemeleri olmalar anlamnda var olduklar sylenir. Bundan dolay biz hatta var-olmayann olduu, yani onun var-olmayan olduunu syleriz. Ve nasl ki sa lk la ilgili eyleri ele alan ancak tek bir bilim varsa, benzeri btn dier durumlarla ilgili olarak da ayn ey geerlidir. nk sadece ortak bir kavrama sahip olan eylerin incelenmesi tek bir bilimin alanna ait deildir; bir ve ayn doayla ilgili eylerin incelenmesi de tek bir bilimin alanna aittir. nk bu eyler de belli bir anlamda ortak bir kavrama sahiptirler. O hal de varlk olmak bakmndan btn varlklarn incelen mesinin de tek bir bilimin alanna ait olaca aktr. Ancak bilimin zel konusu daima birincil olan, btn dier eylerin kendisine baml olduklar ve adlarn kendisinden aldklar eydir. imdi eer bu ey, tzse, filozofun tzlerin ilke ve nedenlerini kavramas gere kecektir. Nasl ki her varlk snf ile ilgili tek bir alg varsa, ayn ekilde tek bir bilim vardr. rnein btn telaf fuz edilen sesleri tek bir bilim, gramer bilimi inceler. Bundan dolay varlk olmak bakmndan varln b tn trlerini incelemek, cins bakmnmdan tek olan bir bilimin grevidir. Onun eitli trlerini incelemek de bu bilimin zel ksmlarnn grevidir. imdi Varlk ve Birlik, ayn tanm tarafndan ak179

25

30

35

1004 a

lanmalan anlamnda deil, neden ve eser gibi birbir lerine bal, birbirlerini ieren eyler olmalar anlamnda bir ve ayn eydirler (Kald ki onlarn tanmlan ba kmndan da birbirlerine zde olduklarn farzetmemiz, bir ey farkettirmez. Hatta bu iimizi daha da ko laylatrr). nk bir insan ve insan ayn eydir ler. Varolan insan ve ccinsan da ayn eydirler. Sa dece o, bir insandr demek yerine szc iki defa tekrarlayarak o, varolan bir insandr desek, farkl bir ey ifade etmi olmayz. (nsann varlnn ne olu, ne de yokoiu bakmndan birliinden ayrlmad aktr. Ayn ekilde birlik de varlktan ayrlmaz). Ayn e kilde varolan bir adam da varolan adam a hibir ey eklemez. O halde btn bu durumlarda sz edilen eklemenin ayn eyi ifade ettii ve Birlik'in Varlk'm dnda hibir ey olmad aka grlmektedir. Son ra her varln tz, sadece ilineksel anlamda bir de ildir. Ayn ekilde o, kendi z gerei varolan bir ey dir- O halde ka trl Varlk varsa, o kadar da Birlik'in olmas zorunludur. Bu farkl trlerin incelenmesi de cins bakmndan bir olan bir bilimin konusu olacaktr. Yani rnein Aynlk, Benzerlik ve bu tr dier kav ramlarla onlarn kartlarn bir ayn bilim inceleyecektir. Hemen hemen btn kartlar (contraires) da bu ana ztla (opposition) indirgenebilirler. Bu noktada Kartlarn Seimbmde yaptmz inceleme ile yetinelim. Ka trl tz varsa, felsefenin o kadar ksm var dr. O halde zorunlu olarak bu ksmlar arasnda bir lk Felsefe'nin ve ondan sonra gelen bir ikinci felsefenin olmas gerekir. nk Varlk ve Birlik, derhal baz cinslere blnrler ve bu blnme de kendisine kar lk olan bir bilimler blnmesini dourur. Gerekten filozofun durumu, matematiki szcnn kullanl d anlamda matematikinin durumuna benzer: n k matematiin de ksmlar vardr ve onda da bir ilk bilim, bir ikinci bilim ve srasyla bunlardan tremi dier bilimlerin varl ayrdedilir. Ztlarm incelenmesi tek bir bilime aittir ve ok luk da Birlik'in zdddr. te yandan deilleme ve yok sun olma (privation) da bir ve ayn bilimin konusudur-

lu

180

15

20

25

30

lar. nk her iki durumda da ele aldmz, gerekte, deilleme ve yoksun olmann hakknda sylendii tek bir eydir (nk biz ya bir eyin ' olmadn syleriz veya onun belli bir cinste olmadn syleriz. Bu son durumda deillemenin ierdii eye bir ayrm eklenir. nk deilleme sadece sz konusu olan eyin yokluu anlamna gelir. Oysa yoksun olmada bir znede bulu, nan, ancak kendisinden yoksun olunduu sylenen zel bir doa vardr). Btn bunlardan Bakalk, Ben zemezlik, Eitsizlik gibi yukarda saydmz kavramla rn kartlaryla, ister bu kavramlardan, isterse Birlik ve okluk'tan tremi olsunlar, btn dier ztlarm incelenmesinin szn ettiimiz bilimin alanna ait olmas gerektii sonucu kar. Bu ztlar arasna kart l da sokmak gerekir. nk kartlk, farklln bir trdr. Farkllk ise bakaln bir trdr. imdi Bir lik birok anlamda kullanldna gre, bu farkl kav ramlar da birok anlamda kullanlacaklardr. Bunun la birlikte onlarn tmn bilmek, tek bir bilimin ko nusudur. nk bir kavram, farkl bilimlerin konusu klan ey, onun anlamlarnn farkl oluu deildir: sa dece bu kavramn tek bir ilkeye iaret etmemesi ve ta nmlarn tek bir ana anlamla ilgili olmamasdr. Fakat burada herey bir ana kavramla ilgili olduuna, rne in bir olan herey bir ilk Bir olan'la ilgili olarak bir olduuna gre Aynlk, Bakalk ve genel olarak dier btn kartlarla ilgili olarak da bu ayn durumun sz konusu olduunu sylememiz gerekir. O halde bu kav ramlardan herbirinin farkl anlamlarm ayrdettikten sonra aklamamzn sz konusu her yklemde ilk ola nn ne olduuna ynelmesi ve ilk olanla bu balant nn nasl meydana geldiini sylemesi gerekir. nk baz eyler adlarn kendilerinde bu ilk kavramn bu lunmasndan, dierleri onu meydana getirmelerinden, nihayet baka bazlarmda buna benzer baka neden lerden alacaklardr. O halde gerek bu kavramlarn, gerekse tzn ak lamasn vermenin tek bir bilime ait olduu kukusuz dur (Bu konu, nc Kitap'ta ortaya attmz so runlardan biri idi). Buna bir filozofun herey zerin de dnceler ileri srme gcne sahip olmas gerek181

IQQ4 b

10

15

20

25

tiini ekleyelim. Gerekten Sokrates le, oturan Sokratesin ayn olup olmad, tek bir eyin tek bir kar t olup olmad, kartn ne olduu ve ka anlamda kullanldn filozof incelemeyecek de kim inceleye cektir? Bu tr dier sorunlarla ilgili olarak da durum ayndr. Bu kavramlar saylar, izgiler veya ate olma lar bakmndan deil, Birlik ve Varlk olmalar bak mndan Birlik ve Varlk'n ana nitelikleri olduklarna gre, onlarn gerek zleri, gerekse ana niteliklerini in celemenin bu bilime ait olduu aktr. ncelemelerinin konusu olarak bu ana nitelikleri alan filozoflarn yap t yanl, felsefeye yabanc konulan ele almalar deildir; hakknda doru bir anlaya sahip olmadklar tzn, ana niteliklerden nce geldiini unutmalardr.. nk nasl ki say, say olmak bakmndan iftlik ve teklik, llebilirlik ve eitlik, fazlalk ve azlk gibi zel niteliklere, saylara bizzat kendileri bakmndan veya birbirleriyle ilikileri bakmndan ait olan nitelik lere sahipse, yine nasl ki cisim, hareketsiz ve hareket li, hafif ve ar varlklar da dier baz zelliklere sahip lerse, ayn ekilde varlk olmak bakmndan varln da kendine has baz ana nitelikleri vardr ve filozofun da bu ana niteliklerle ilgili olarak doruyu aratrmas gerekir. te bunun bir kant: Filozofluk taslayan diyalektikiler ve Sofistler (nk Sofistik, sadece gr nte bilgeliktir. Diyalektik'in de durumu byledir), hereyi tartrlar. Bu her eyde ortak olan ey, varlktr. imdi hi kukusuz onlarn bu konular tart malar, bu konularn felsefenin kendi alanna ait ol malarndan trdr. Sofistik'le Diyalektik, felsefe ile ayn geree ynelirler. Yalnz felsefe Diyalektik'ten bunun iin gerekli olan yetinin yaps, Sofistik'ten ise hayata ilikin amalar bakmndan ayrlr: Diyalektik sadece bilgiyi eletirmekle yetinir; oysa felsefe so mut olarak bilgiyi retir. Sofistik'e gelince, o ancak grnte felsefedir, sahte felsefedir. ki kartlar dizisinden biri, dierinin yokluun dan ibarettir ve btn kartlar Varlk ve Var-olmamaya, Birlik ve okluk'a indirgenebilirler. rnein s knet Birlik'e, hareket okluk'a indirgenir. Hemen he men btn filozoflar da varlklar ve tzn, kartlar dan hareketle meydana geldiini kabul etmekte gr

182

30

1005 a

10

15

birlii iindedirler. Hi olmazsa onlarn tm, ilk Mkeler olarak kartlar kabul etmektedirler. Bazlarna gre ilkeler Tek ve ift olan, dierlerine gre Scak ve Souk olan, baka bazlar iin Snr ve Snrsz olan, nihayet daha bakalar iin Dostluk ve Nefret'tir. Btn dier kartlar da Bir olan' ve ok olan'a indirgenebileceinden (bu indirgemeyi yeterli lde kantladk), dier filozoflarn ilkeleri de, istisnasz bir biimde, cins leri olarak bu Bir olan ve ok olan'm iinde yer alrlar. O halde bu dncelerden de varlk olmak bakmndan varlk zerinde akl yrtmenin tek bir bilime ait ol duu sonucu ortaya kmaktadr. nk btn varlk lar ya kartlardr, ya da kartlardan meydana gelen bileimlerdir. Kartlarn ilkeleri ise Bir olan ve ok olan'dr. imdi bu Bir ve ok olan ise, ister tek bir anlamlar olsun, isterse daha muhtemel olarak tek bir anlamlar olmasn, bir ayn bilimin konuudurlar. An cak Birlik farkl anlamlarda kullanlsa bile, dier an lamlarnn tmnn bir ilk ana anlamla ilgili olma lar gerekir. Bir olan'm kartlar ile ilgili olarak da bu ayn durum geerlidir. Varlk veya Birlik, bir tmel ve btn varlklarn ortak olarak paylatklar bir ey olmasa veya muhtemelen gerekte de olduu gibi onlardan ayr olmasa, Bir olan sadece bazan bir ilk, ana kavramla basit bir ilikiyi, bazan ise bir dizi birliini temsil etse de bu durum deimez. Bundan tr kar tn veya mkemmel canm veya Varlk'm veya Birlik'in veya Aynlk'm veya Bakalk'm ne olduunu in celemek, geometricinin ii deildir. O, sadece akl y rtme ilkesi olarak bunlarn varln kabul etmekle yetinecektir. O halde varlk olmak bakmndan varlk la, varlk olmak bakmndan varla ait olan ana nite liklerin incelenmesinin tek bir bilime ait olduu apaktr. Ayn ekilde apak olan dier bir ey, bu ayn kuramsal bilimin sadece tzleri deil, ayn zamanda bu tzlerin ana niteliklerini, yani yukarda szn et tiimiz kavramlar yannda ncelik ve sonralk, cins ve tr, btn ve para gibi kavramlar ve bunlarn ben zerlerini inceleyeceidir.

183

METAFZK
IV. KTAP (C)

ARSTOTELES eviren: Ahmet Arslan 3. Blm [Aksiyonlar ve elikisizlik lkesinin ncelenmesi] imdi tzlerle birlikte matematikte aksiyomlar di ye adlandrlan dorularn incelenmesinin tek bir bi lime mi yoksa eitli bilimlere mi ait olduunu belirtmemiz gerekir. Onlarn incelenmesinin de bir ve ayn bilimin konusu olduu ve bu bilimin felsefe bilimi ol duu apaktr. nk aksiyomlar varlklarn tm iin geerlidirler. Onlarn, varlklarn bir ksm iin geerli olup dierleri iin geerli olmamalar sz konusu deil dir. Btn insanlarn aksiyomlar kullanmalarnn ne deni de, aksiyomlarn, varlk olmak bakmndan varla ait olmalar ve her cinsin varlk olmasdr. Ancak insan lar aksiyomlar kendi amalarna uygun dt l de, yani kantlamalarnn yneldii varlk cinsi ile ilgili olduklar lde kullanrlar. Aksiyomlarn varlk olmak bakmndan btn varlklar iin geerli olduklar apak olduuna gre (nk varlk, var olan hereyde ortak olan eydir), onlarn incelenmesi de varlk olmak bak mndan varln bilimine aittir. Nitekim bundan dolaydr ki zel bilimlerin herhangi biri ile uraan insan lardan hibiri, rnein ne aritmetikci ne de geometrici, aksiyomlarn doruluk veya yanll zerinde herhan gi bir ey sylemek abasna girmemitir. Bu abaya sadece baz doa filozoflar girimitir. Onlarn bu tav r da bizi artmamaldr. nk onlar kendilerinin Doa'nm btnn ve genel olarak varl inceleyen biricik kiiler olduklarn dnmekteydiler. Ancak do a filozofunun zerinde de biri olduuna gre (nk 133

20

25

30

35 1005 b

10

15

20

doa, varln sadece bir cinsidir), bu dorularn ince lenmesi ona, yani tmeli ve birinci dereceden tz in celeyen kiiye aittir. Doa felsefesi, felsefenin bir trdr, ancak o lk Felsefe deildir. Doru zerine tar tmalarnda nermelerin hangi koullarda doru ola rak kabul edilmeleri gerektiini belirlediklerini ileri s ren baz filozoflarn abalarna gelince, onlarn bu a balar yalnzca Analitikler hakkndaki bilgisizliklerin den ileri gelmektedir. nk herhangi bir zel bilim sel incelemeye girimeden nce bu eyleri bilmemiz, eer henz onlar renme safhasndaysak aratrma ya girimememiz gerekir. O halde kyasn ilkelerini incelemenin de fitozofun, yani her trl tzn doasn inceleyen adamn al ma alanna ait olduu aktr. imdi herhangi bir cins le ilgili olarak en mkemmel bilgiye sahip olan bir in sann, bu sz edilen eyin en kesin ilkelerini ortaya koyma gcne sahip olmas gerekir. Dolaysyla var lk olmak bakmndan varl bilen kiinin, btn var lklarn en kesin ilkelerini ortaya koyma gcne sahip olmas gerekir. imdi bu kii, filozofun kendisidir ve btn ilkeler iinde en kesin olan ilke, hakknda ya nlmamzn imknsz olduu ilkedir. Gerekten byle bir ilkenin btn ilkeler iinde hem en iyi bilinen il ke olmas (nk btn insanlar, her zaman., bilme dikleri bir ey konusunda yanlabilirler), hem de ko ulsuz olmas zorunludur. nk her trl varl kavramak iin sahip olunmas zorunlu olan bir ilke, bir baka ilkeye bal deildir ve her trl varl bilmek iin bilinmesi zorunlu olan bir eye, zorunlu olarak, her trl bilgiden nce sahip olmak gerekir. O halde byle bir ilke hi kukusuz btn ilkeler iinde en ke sin olandr. Ancak bu ilke hangi ilkedir? imdi onu belirteceiz. Bu ilke udur: Ayn niteliin, ayn zaman da, ayn zneye, ayn bakmdan hem ait olmas, hem de olmamas imknszdr. Buna diyalektik trden itiraz lar nlemek zere btn dier belirlemeleri de ekle memiz gerekir. te bu ilke, btn ilkeler iinde kesin olandr. nk o, yukarda verdiimiz tanma uyar. Gerekten bazlarnn Herakleitos'un ileri srdne inandklar gibi, ayn eyin hem var olduu, hem de olmadn dnmek mmkn deildir (nk bir in-

134

25

30

sanm syledii her eye inanmas zorunlu deildir). Eer kart niteliklerin ayn zamanda ayn zneye ait olmalar imkanszsa (bu ncle de allagelen btn belirlemeleri eklememiz gerekir) ve yine eer bir baKa dncenin eliii olan dnce bu dncenin kart ise, ayn zihnin ayn zamanda ayn eyin hem var olduu, hem de var olmadn dnmesi kesin likle imknszdr. nk eer bu noktada yanlyorsak, ayn anda birbirlerine kart dncelerimizin olmas gerekir. te bundan dolay her kantlama sonunda ni ha bir doru olarak bu ilkeye indirgenir. nk bu ilke, doas gerei, dier btn aksiyomlarn da hare ket noktasdr,

4. Blm [elikisizlik lkesinin Dolayl Kantlanmas} 35 Yukarda dediimiz gibi gerek ayn eyin ayn za manda hem olmas, hem de olmamasnn mmkn ol duunu, gerekse dncenin bunu tasarlayabileceim ileri sren filozoflar vardr. Dierleri yannda ok sa yda doa filozofu da bu grtedir. Bize gelince biz biraz nce bir eyin ayn zamanda'hem olmas, hem de olmamasnn imknsz olduunu syledik ve onun im knsz olduuna dayanarak da bu ilkenin btn ilke ler iinde en kesini olduunu gsterdik. imdi baz fi lozoflar bu ilkenin de kantlanmasn istemektedirler. Bu, hi kukusuz byk bir bilgisizlikten ileri gelmek tedir. nk kantlama gerektiren eylerle, ona ihtiya gstermeyen eyleri birbirinden ayrdetmemek, bilgi sizlikten ileri gelir. nk hereyi kantlamak imkn szdr. Aksi takdirde sonsuza gitmek gerekir. Dolaysy la bu durumda da kantlama sz konusu olmaz. Eer ortada kantnn aranmamas gereken dorular varsa, onun bu ilkeden baka hangi ilkeye daha uygun d ecei bize sylensin. Bununla birlikte ayn eyin hem olmas, hem de olmamasnn imknsz olduunu, rtme yoluyla ka ntlamamz mmkndr, yeter ki buna kar kan, herhangi bir ey sylesin. Eer o hibir ey sylemezse, herhangi bir eyden sz etmekten ciz olan bir adamla tartmaya almak glntr. nk byle bir adam, bu nitelii bakmndan bir bitkiden farkszdr. Ancak 135

1006 a

10

15

20

25

30

1006 b

rtme yoluyla kantlamann asl anlamnda kant lamadan bambaka bir ey olduunu syleyeceim: nk burada asl anlamnda kantlama, kantlanacak ilkeyi nceden varsaymay gerektirecektir. Kantlan mam varsaymdan sorumlu olann bir bakasnn ol duu durumda ise bir kantlama deil, rtme yoluy la kantlama karsnda bulunmamz sz konusudur. Byle bir yapda olan tm kantlamalarn hareket nok tasn karmzdaki insandan bir eyin olduu veya olmadiim sylemesini deil (nk bunun sz konusu ilkenin varln nceden varsaymak olduu dnle bilir), gerek kendisi, gerekse bakalar iin bir anlam ifade eden herhangi bir ey sylemesini istememiz olu turacaktr. nk o gerekten bir ey sylemek istiyor sa, bu zorunludur. Eer o hibir ey sylemek istemi yorsa, byle bir adamn ne kendi kendisiyle ne de bir bakasyla herhangi bir tartmay yrtebilmesi mm kn deildir. O halde eer o bunu kabul ederse, bir kantlama ortaya kabilecektir. nk bu durumda elimizde belli bir ey olmu olacaktr. Bununla birlikte burada kantlanacak ilkeyi nceden varsaymaktan so rumlu olan artk kantlamay yapan deildir, onu din leyendir. nk burada akl yrtmeyi dinleyen, onu reddederken, akl yrtmeye katlm olur. Ayrca bu nu kabul eden, her trl kantlamadan bamsz ola rak bir eyin doru olduunu kabul etmi olur. Bun dan hibir eyin ayn zamanda hem yle olmas, hem de yle-olmamasmn mmkn olmad ortaya kar. imdi birinci olarak hi olmazsa u apak bir dorudur ki olmak veya olmamak szckleri belli bir ey ifade ederler. Dolaysyle hibir eyin hem yle olmas, hem de yle-olmamas mmkn deildir. Sonra insanm tek bir ey ifade ettiini ve bu ifade ettii eyin iki ayakl hayvan olduunu farzedelim. (nsanm tek bir ey ifade ettiini sylerken unu kastediyorum: Eer insan bir x anlamna geliyor sa ve yine eer herhangi bir varlk insansa, bu x, in sann z, insan olma anlamna gelecektir. Bu arada unu da belirteyim ki ayn szce, snrl sayda ol malar kouluyla bir ok anlam yklenmesi, bu szn ettiimiz durumda herhangi bir deiiklik meydana

136

10

15

20

getirmez. nk her tanmla ilgili olarak farkl bir sz ck kullanlabilir. rnein inamn bir deil, ilerin den biri iki ayakl hayvan tanmnn karl olacak olan bir ka anlam olduu sylenebilir. Snrl sayda olmalar kouluyla burada birok baka tanm da ola bilir. nk bu tanmlardan herbiri iin bir szck kullanlmas mmkndr. Ancak eer bu snrlar konul maz ve szcn sonsuz anlamlar olduu sylenirse, herhangi bir akl yrtmenin mmkn olamayaca aktr. nk tek bir ey ifade etmemek, hibir ey ifade etmemektir. Szcklerin hibir ey ifade etmeme leri durumunda da insann gerek baka insanlarla, ge rekse kendi kendisiyle her trl dnce alverii or tadan kalkar. nk tek bir eyi dnmediimiz takdirde dnmemiz mmkn deildir. Eer dnme miz mmknse, o halde her ey iin tek bir szck kul lanlabilir). O halde yukarda dediim gibi szcn blli bir anlam olduu ve bu anlamn tek bir anlam olduu kabul edilsin. imdi bunu kabul ettikten son ra bir insan olmanm, bir insan-olmama anlamna gelmesi mmkn deildir. nk insan sadece belli bir znenin yklemini ifade etmez; o ayn zamanda belli bir zneyi ifade eder. (nk biz belli bir zneyi ifade etmek le bir zne hakknda herhangi bir e yi ifade etmenin birbirinin ayn olduunu sylemeyiz. Aksi takdirde mzisyen, beyaz ve insan szck lerinin de ayn eyi ifade etmeleri, dolaysyla btn varlklarn tek bir varlk olmalar gerekirdi. nk bu takdirde onlarn tmnn ayn eyi ifade etmeleri sz konusu olurdu). O halde bir eyin hem ne ise o ey ol mas, hem de o ey olmamas mmkn olmayacaktr. Bu ancak ortada basit olarak sadece bir esesliliin ol mas, rnein bizim insan diye adlandrdmz eyi bakalarnn insan-olmayan diye adlandrmalar du rumunda sz konusu olabilir. Ancak burada sorun bir ayn eyin isim. bakmndan ayn zamanda hem insan olmas, hem de olmamasnn mmkn olup olmadn bilmek deildir. Onun gerek bakmndan yle olma snn mmkn olup olmadn bilmektir. Ve eer in amla insan-olmayan farkl bir ey ifade etmezlerse, kukusuz insan-olmama mn z, insan olmanm znden farkl olmayacaktr. Dolaysyla insanam z, 137

insan-olmayanm znn ayn olacaktr. nk on lar, bir odacaklardr. Gerekten bir olmann anlam bu25 dur, yani palto ve elbise szcklerinde olduu gi bi, kavram birliidir. imdi eer insan olma ile insan-olmama tek bir eyseler, insan olmamn z ile insan-olmamann z bir ve ayn eyi ifade edecek lerdir. Ancak onlarn farkl eyler ifade ettiklerini yu karda grdk. O halde eer herhangi bir eyi doru bir anlamda insan szc ile ifade ediyorsak, bu e yin zorunlu olarak iki ayakl hayvan olmas gerekir. nk yukarda insan szcne verdiimiz anlam 30 buydu. Ve eer bu zorunlu ise, bu ayn eyin iki ayak l hayvan olmamas mmkn deildir. nk zorun lu olmamn anlam, olmamas mmkn olmamadr. O halde sonu olarak bir ayn eyin ayn zamanda hem insan olduu, hem de insan olmadn sylemenin doru olmas mmkn deildir. Bu ayn akl yrtme insan-olmama iin de ge1007 a erlidir. nk beyaz olma ile insan olma bile bir birlerinden farkl eyler olduklarna gre, insan olma ile insan-olmama olma haydi haydi birbirlerinden' farkl eyleri ifade ederler. nk bu son iki deyim, birbirlerine ok daha zttrlar. Dolaysyla onlarn hay di haydi farkl eyleri ifade etmeleri gerekir. Eer be5 yaz la insan m bir ve ayn eyi ifade ettikleri ileri srlrse, gene yukarda sylediimiz eyi, yani o za man sadece kartlarn deil, her eyin bir olmas ge rekeceini tekrar edeceiz. Eer bu mmkn deilse, karmzdakinin sadece sorduumuz sorunun kendisi ne cevap vermesi kouluyla, yukarda belirttiimiz ey ortaya kacaktr. Ancak eer karmzdaki kendisine sorduumuz basit bir soruya, birtakm deillemeler ek leyerek cevap verirse, sorduumuz soruya cevap ver10 mis olmaz. nk bir ayn eyin hem insan, hem be yaz ve benzeri saysz ey olmasna engel olan bir ey yoktur. Ancak kendisine herhangi bir eyin insan oldu unu sylemenin doru olup olmadn sorduumuz da, karmzdakinin tek bir ey ifade eden bir cevap vermesi ve bu eyin ayn zamanda beyaz ve byk ; de olduunu bu cevabna eklememesi gerekir. nk baka nedenler bir yana, say bakmndan sonsuz ol duklarndan ilineksel nitelikleri saymak imknszdr. 138

15

20

25

30

35 1007 b

O halde karmzdakinin ya onlarn tmn saymas veya hibirini saymamas gerekir. Ayn ekilde bir ay n ey bin defa hem insan, hem de insan-olmayan ise, onun bir insan olup olmad sorusuna cevap verirken karmzdakinin cevabna btn dier ilineksel nitelik lerini, yani bu znenin olduu ve olmad hereyi eklemeksizin onun ayn zamanda insan-olmayan olduu nu sylememesi gerekir. Eer bunu yaparsa, kantdamanm kurallarna uymam olur. Genel olarak, bu biimde akl yrtenler tz ve z ortadan kaldrmaktadrlar. nk onlar her eyin ilinek olduunu ve z gerei insan olma veya z ge rei hayvan olma diye bir eyin var olmadn syle mek zorundadrlar. nk eer z bakmndan in san olma diye bir ey varsa, bu ey insan-olmama olma veya insan olmama olmayacaktr (gerekten insan olmann deilemeleri, bunlardr) nk burada insan olma ile ifade edilen tek bir ey vard ve bu ey de bir eyin tzdr. imdi bir eyin tzn ifade etmek, bu eyin znn baka bir ey olmad n ifade etmektir. Ancak eer insann z gerei insan olmas, z gerei insan-olmayan olmas veya z ge rei insan olmamas ile ayn ey olursa, insann z baka bir ey olacaktr. Bundan dolay bu filozoflarn hibir eyin bu tr bir tanm olamayacan, tersine hereyin ilinek olacan kabul etmeleri zorunludur. nk ilinekle tz arasnda u ayrm vardr: Beyazlk insann bir ilineidir, nk insan beyazdr. Ancak be yazlk insann z deildir. Ancak eer hereyin ilinek olduu sylenirse, ilineklerin bir ilk znesi olmayacak tr. nk iinek daima bir znenin yklemini ifade eder. O halde bu durumda yklemlemenin sonsuza gitmesi gerekir. Ancak bu imknszdr. nk hibir za man birbirine bal iki ilinekten fazlas yoktur. nk bir ilk anlamda, bir ilinek, her ikisi de bir ayn z nenin ilinekleri olmalarndan dolay bir ilinein iline idir. Bununla rnein her ikisinin de insann ilinek leri almalarndan dolay beyaz olann mzisyen, m zisyenin beyaz olmasn kastediyorum, kinci bir anlamda ise mzisyenlik, Sokrates'in bir ilineidir. Ama bu, bu iki eyin bir baka varln ilinekleri olmalar anlamnda deildir. O halde baz ilinekler bu birinci, 139

10

15

20

25

bazlar ikinci anlamda ilinektirler. Sokrates'in beyaz olmas rneinde olduu gibi ikinci anlamda kullan lan ilineklerle ilgili olarak sonsuza kadar gitmek im knszdr, yani beyaz olan Sokra tes'e bir baka ilinek yklenemez. nk byle bir ilinekler toplamndan bir birlik elde edilemez. Ayn ekilde birinci anlamda da beyaz olana bir baka ilinek, rnein mzisyenlik yk lenemez. nk beyazlk ne kadar mzisyenliin iline i ise, mzisyenlik de o kadar beyazln ilineidir. Son ra biz, ilinein anlamlarm birbirinden ayrdk: O, ba~ zan bu anlamda, bazan mzisyenliin Sokrates'in bir ilinei olmas anlamnda kullanlmaktadr. imdi bu son durumda ilinek, asla bir ilinein ilinei deildir. linein ilinei olabilecekler, ancak birinci durumda ki ilineklerdir. O halde hereyin ilinek olduu sylene mez. Yani bu durumda da tz ifade eden bir eyin ol mas gerekir. Ancak byle olduu takdirde de eliik lerin ayn zamanda doru olamayacaklarn gstermi oluruz. Dier bir kant: Eer ayn zne ile ilgili btn e liikler ayn zamanda doru olurlarsa, btn varlkla rn tek bir ey olacaklar aktr. Gerekten de Protagoras'm akl yrtmesini benimseyen kiilerin kabul etmek zorunda olduklar gibi, her zne ile ilgili olarak herhangi bir yklemi olumlama veya deillemenin ayn lde mmkn olmas durumunda bir gemi, sur ve insan ayn ey olacaklardr. nk (bu kiilere gre) eer insann bir gemi olmadna inanan biri varsa, insan hi kukusuz bir gemi deildir. Ancak eer bu nun eliii de doruysa, o ayn zamanda bir gemidir. O zaman hereyin birbirine karm bir halde bulun duuna, dolaysyla hibir eyin gerekte var olmadgna ilikin Anaksagoras'm grne varm oluruz. O halde bu filozoflar belirsiz olan ele alyor gibi grn yorlar ve varl ele aldklarn zannederken aslnda var-olmayandan sz ediyorlar. nk belirsiz olan, bilfiil varlk deildir, bilkuvve varlktr. Ancak bu fi lozoflar hi olmazsa her yklemin her zne hakknda olumlanabilecei veya deillenebieceini kabul etmek zorundadrlar. nk her zneye kendi deillemesinin yklenmesi mmkn olduu halde, kendisine yklen meyen bir baka eyin deillemesinin yklenememesi .

140

30

35

1008 a

10

15

samadr. Bununla unu demek istiyorum ki eer in san hakknda onun insan-olmayan olduunu sylemek mmknse, onun ya bir gemi, ya da bir gemi-olmayan olduunu sylemek de hi kukusuz mmkndr. O halde eer onun gemi olduu kabul edilirse, zorunlu olarak bunun deillemesini de kabul etmek gerekir. Eer insana gemi niteliinin yklenmesi kabul edil mezse, hi olmazsa bu deillemenin, insann bizzat ken disinin deillemesinden daha fazla kendisine ait oldu unu kabul etmek gerekir. O halde eer insann biz zat kendisinin deillemesi kendisine yklenirse, geminin deillemesi de ona yklenecektir. Ve eer o kendi sine yklenirse, onun tersi olan olumlama da ona yk lenecektir. te bu filozoflarn grlerinin sonular bunlar dr. Ancak onlarn grnden bir sonu daha kar ki o da bir eyi ya olumlamak, ya da deillemek zorun da olduumuzu kabul etmek zorunda olmadmzdr. nk eer bir eyin hem insan, hem de insan-olma yan olmas doru ise, onun ne insan, ne de insan-olma yan olmasnn da doru olduu aktr. Szn ettiimiz iki iddiaya, iki deilleme tekabl eder; Eer birin ci iddia iki nermeden meydana gelen tek bir nerme olarak ele alnrsa, ikinci iddia da birincinin zdd olan tek bir nerme olacaktr. Bir baka neden: Bizim bu saldrdmz gr ya btn durumlarda dorudur, yani bir ey hem beyaz dr, hem beyaz deildir; hem vardr, hem vardeildir ve btn dier olumlamalar ve deillemeler ile ilgili olarak da bu geerlidir; veya bu grn istisnalar vardr, yani o baz olumlama ve deillemelerle ilgili olarak geerlidir, dier bazlar iin geerli deildir. Eer o, onlarn hepsi iin geerli deilse, bu geerli ol mad durumlar, bizzat bize kar kanlarn itiraf larna gre kesin kanlar olmu olurlar. Eer o, hepsi iin geerli ise, o zaman da (iki k vardr): Ya olumlanabilen herey ayn zamanda deillenebilir ve deillenebilen herey de ayn zamanda olumlanabilir veya olumlanan herey ayn zamanda deillenebilir ama deillenen herey ayn zamanda olumlanamaz. Bu son durumda, kesin olarak, var olmayan bir ey olacaktr ve bu durumda yine. ortada kesin bir kan olacaktr. Ve 141

20

25

30

35

1008 b

eer var-olmayan kesin ve bilinebilir bir eyse, onun kart olan, daha fazla bilinebilir bir ey olacaktr. Eer deillemesi mmkn olan hereyi ayn ekilde olumlamak da mmknse o zaman da zorunlu olarak ya bu beyazdr deyip sonra tersine bu, beyaz deil dir dediimizde olduu gibi ayr balarna alman her yklemin doruluunu tasdik etmek ya da ayr ba larna alman her yklemin doruluunu tasdik etme mek sz konusudur. Eer bu sonuncu durum sz konu su ise, bize kar kan syledii eyi sylemiyor ola cak ve hibir ey var olmayacaktr. Ancak var olma yan eyler nasl konuabilir veya dolaabilirler? Sonra yukarda iaret edildii gibi bu durumda her eyin tek bir ey olmas ve insan, Tanr ve gemiyle bunlarn e liiklerinin ayn ey olmas gerekir. nk eer eliikler her zneye eit olarak yklenebilirlerse, bir varlk bir baka varlktan hibir ekilde farkl olamaz. n k eer farkl olursa, bu farkn doru ve ona zg bir ey olmas gerekir. Ayr balarna alman her yklemin doruluunun tasdik edilmesi durumunda ise yukar da belirttiimiz eylerin tm yannda bir de ayrca herkesin hem doruyu, hem de yanl sylemesi ve biz zat bize kar kann kendisinin yanlg iinde olduunu itiraf etmesi sonucu ortaya kar. Ayrca bu in sanla tartmann hibir yarar olamayaca aktr. nk o hibir ey sylememektedir. nk o ne evet, yledir, ne de hayr, yle deildir demektedir. O, hem yledir, hem de yle deildir demekte, sonra derhal bu nermelerin her ikisini reddederek ne y ledir, ne de yle deildir demektedir. nk aksi takdirde ortada belli bir eyin olmas gerekecektir. Sonra eer olumlama doru olduunda deilleme yanl ve deilleme doru olduunda olumlama yanl ise, ayn eyin ayn zamanda doru olarak hem olumlanmas, hem de deillenmesi mmkn olmayacaktr. Ancak belki bunun kantlanmas istenen eyi nceden varsaymak olduu sylenebilir. Sonra bir eyin yle olduu veya yle olmad m dnen kii yanlacak da her ikisini olumlayan kii mi doruyu syleyecektir? Eer hakl olan bu ikin cisi ise onlar var olan eylerin doasnn bu trden ol duunu sylerlerken ne demek isteyebilirler? Eer o

142

10

15

20

25

30

hakl deil, ancak bir eyin yle olduu veya yle olmad n dnen kiiye gre daha hakl ise, var lklarn belli bir doas olmu olacak, dolaysyla hi ol mazsa bu yarg doru olacak ve ayn zamanda yanl olmayacaktr. Eer herkes ayn ekde hem doru, hem yanl iindeyse, bu durumda olan bir varlk ne konu abilecek, ne de anlaml bir ey syleyebilecektir. n k o ayn zamanda hem bir ey syleyecek, hem de sylemeyecektir. Eer hibir yarg oluturmazsa veya daha dorusu hem dnp hem dnmezse, onun bir bitkiden ne fark olacaktr? O halde ne bu gr ileri srenler, ne de bakalar arasnda hi kimse gerekte byle bir zihin durumu iinde olamaz. nk bunu Heri sren filozofumuz neden Megara'ya gidiyor da oraya gittiini dnmekle yetinerek rahat rahat evin de oturmuyor? Neden sabahleyin nne bir kuyu veya uurum ktnda yryne devam etmiyor':* Neden tersine, onun kuyuya veya uuruma dmenin ayn ekilde hem iyi, hem de kt olmadn dnr gibi dikkatli davrandn gryoruz? Onun alaca herhan gi bir karan daha iyi, dier birini daha kt olarak de erlendirdii aktr. Eer o burada byle davranyor sa, u varln bir adam olduu, dierinin bir adam ol mad, u eyin tatl olduu, brnn tatl olmadm sylemek zorundadr. nk onun su imenin ve ya bir adam grmenin daha iyi olduunu dnp on lar edde etmeye giritiinde hereyi, ayn lde pe inden koup, ayn ekilde yarglamadn gryoruz. Oysa eer insan ve insan-olmayan ayn ey olsalard, onun byle yapmas gerekmez miydi? Ama yukarda da dediimiz gibi hibir insan yoktur ki belli eylerden kanp dierlerinden kanmasn. O halde herey hak knda deilse bile hi olmazsa daha iyi ve daha kt zerinde insanlarn kesin yarglar olduu ortaya kmaktadr. Eer bu tr yarglarn bilimin deil, san nn alanna ait olduklar sylenerek bize kar klr sa, buna yle cevap veririz: Nasl ki hasta bir adam, sal yerinde olan bir adamdan daha fazla sal ile ilgilenmek zorundysa, ayn ekilde, eer durum buysa, bizim de daha fazla doru ile ilgilenmemiz gerekir. nk bilime sahip olan kiiyle karlatnlrsa, san lardan bakasna sahip olmayan kii, doru ile ilgili 143

1009 a

olarak salkl bir durumda bulunmamaktadr. Nihayet istenildii kadar hereyin yle olduu ve yle olmd farzedilsin, eylerin doasnda daha fazla ve daha az mevcuttur. rnein hibir zaman iki ve n ayn lde ift olduklarnn sylenemeyecei gibi, drdn be olduuna inanan kii de drdn bin olduuna inanan kiiyle ayn lde yanlg iinde de ildir. imdi onlar ayn lde yanl olmadklarna gre, birinci insann daha az yanl olan bir eyi d nd, dolaysyla doruya daha yakm olduu ak tr. Eer bir eyin daha fazlas ona daha yaknsa, da ha dorunun da kendisine daha yakn olduu bir do runun olmas gerekir. Bu dorunun var olmadn ka bul etsek bile hi olmazsa ortada daha kesin ve daha doru bir ey vardr ve bylece bizim dnceyle her hangi bir eyi belirlememizi yasaklayan bu lsz g rten kurtulmu oluruz.

5. Blm [Protagoras'n Greciliinin Eletirilmesi] 5 Protagoras'm retisi de bu ayn grten kaynak lanmaktadr ve her iki reti ya ayn ekilde doru ve ya ayn ekilde yanl olmak zorundadr. nk bir yandan, eer btn grler ve izlenimler doru ise, her eyin ayn zamanda hem doru hem de yanl ol10 mas gerekir. nk ok sayda insan birbirine kart grlere sahiptir ve bu insanlardan herbiri kendi g rlerini paylamayan insanlarn yanlg iinde olduk larna inanr. Bunun sonucunda, o halde, zorunlu ola rak bir ayn eyin hem olmas, hem de olmamas gere kir. te yandan eer durum byleyse, btn grlerin doru olmalar gerekir. nk doru ve yanl d nenler, kart grlere sahiptirler. Eer eylerin ken15 dileri, szn ettiimiz grn varsayd gibiyseler, onlarn tmnn doru dnmeleri gerekir. O halde bu iki retinin de ayn dnce tarzn dan kaynakland aktr. Ancak tartmada herkese ayn yntemin uygulanmamas gerekir. nk baz in sanlar ikna edilmeye, bazlar ise mantksal zorlama ya ihtiya gsterirler. Dncelerinde ortaya km baz glklerden tr yukarda szn ettiimiz an144

laya varm insanlarn bilgisizliklerini gidermek ko laydr. nk bu durumda uramamz gereken, on larn ileri srdkleri kantlar deil, dncelerinin 20 kendileridir. Srf tartmak iin tartan insanlara ge lince, onlar ancak ortaya koymu olduklar biimde kantlarn rterek tedavi edebiliriz. Burada gerek glklerle karlam olan insan lar bu gre gtren ey, duyusal varlklar gzlem lemeleri olmutur. Onlar bir aym eyden kartlarn meydana geldiini grdklerinden eliik veya kart larn varlklarda ayn zamanda var olduu inancna gitmilerdir. Onlar yle dnmektedirler: Yokluktan 25 hibir eyin kmas mmkn olmadna gre, nesne de kartlarn daha nceden ayn zamanda var olmu olmalar gerekir. Bu, Anaksagoras'la birlikte hereyin hereyle karm olduunu veya Denokritos'la birlik te varlklarn her parasnda Dolu ve Bo olan'm birarada bulunduunu sylemekle ayn eydir ve Demokritos iin Dolu olan Varlk, Bo olan Var-olmayan'dr. 30 Gr tarzlar bu akl yrtmeye dayananlara, bu akl yrtmelerinin bir anlamda doru, ancak bir baka anlamda yanl olduunu syleyeceiz. nk varlk, iki anlamda kullanlr; dolaysyla herhangi bir eyin var-olmayandan kmas bir anlamda mmkn olma d halde bir baka anlamda mmkndr. Ayn eyin aym zamanda hem Varlk, hem de Var-olmayan olma s mmkndr. Ancak bu Varlk'm ayn adan ele , alnmamasyla mmkndr. nk bilkuvve olarak bir aym eyin kart eyler olmas mmkndr. Ama 35 bilfiil olarak bu mmkn deildir. Ayrca bu filozoflar dan, varlklar arasnda hibir biimde ne hareket, ne olu, ne de yokolua tbi olan dier bir tr tzn ol duunu gz nne almalarn rica edeceiz. Aym ekilde bazlarn grntlerin doru olduu inancna gtren ey de duyusal dnyay gz nne almalar olmutur. nk onlar dorunun ltnn, bir gr savunan insanlarn saysnn azl veya okluu olmamas gerektiini dnmektedirler. imdi 1009 b bir ayn ey, kendisini tadan bazlarna tatl, baka ba zlarna ac grnr. Bunun sonucu udur ki sal yerinde ve akl banda olan iki kii dnda herkes hasta olsa veya herkes aklm kaybetmi olsa, bu so145

10

15

nuncuarm deil, szn ettiimiz iki kiinin has ta veya deil olduu dnlecektir. Bu filozoflar szlerine birok hayvann ayn eyler hakknda bizimkilerine kart izlenimlere sahip oldu u, hatta insann bizzat kendi duyularna eylerin her zaman ayn grnmediini de eklemektedirler. O hal de bu izlenimler arasnda hangilerinin doru, hangile rinin yanl olduu ak deildir. nk onlarn baz lar dierlerinden daha doru deildir, tersine tm ayn lde dorudur. Her neyse bundan dolay Demokritos ya hibir eyin doru olmad veya dorunun hi olmazsa bizim iin ulalmaz bir ey olduunu sy lemektedir. Genellikle bu filozoflarn duyulara grnen eyin doru olmas gerektiini sylemelerinin nedeni, onla rn dnceyi duyuma, duyumu da basit fiziksel bir deimeye zde klmalardr. Gerekten Empedokles, Demokritos ve deyim yerindeyse btn dier filozof larn bu tr grlere kaplmalarnn nedeni budur. Empedokles'e gre insanlar fiziksel durumlarn dei tirdiklerinde, dncelerini de deitirirler: nk duyularna kendilerini gsteren eyle re bal olarak insanlarn zihni geliir. Bir baka pasajda da Empedokles yle demekte dir: nsanlarn doalar deitike, daima farkl dnceler gelir. zihinlerine

20

Parmenides de ayn dnceleri yle dile getir mektedir: Nasl ki her zaman karm yumuak uzuvla r meydana getirirse insanlarda dnce de yle ortaya kar. nk insanlann tm ve her bir insanla ilgili olarak akim ve insanla rn uzuvlarnn doas bir ve ayn eydir. nk dnceyi meydana getiren bedene egemen olan eydir. Anaksagoras'm da baz dostlarna eylerin, onlar tasarladklar biimde olduklarna ilikin bir sz sy ledii sylenmektedir. Homeros'un da ak olarak bu 146

25

30

35

1010 a

10

15

gr paylat sylenmektedir. nk o alm olduu yarann etkisi altnda uzanm yatan Hektor'a ba ka dnceler dndrmekte dir. Ki bu da normal insanlarmkilerle ayn olmamakla birlikte delilerin de dnceleri olduu anlamna gelmektedir. O halde eer iki trl akl varsa, gerek eylerin de hem yle ola caklar, hem de yle olmayacak lan aktr. Fakat byle bir retinin sonularnn en g kabul edilece i nokta da burasdr. Eer bizim iin mmkn olan tm doruyu en ak bir biimde farketmi olan bu insanlar ki onlar doruyu en ok seven ve en byk bir istekle arayan insanlardr bu tr. grlere sahip iseler ve doruya ilikin olarak bu retileri ileri srmekteyseler, felsefe yapmaya giriecek insanlarn ce saretlerinin krlmas doal olmayacak mdr? nk bu durumda dorunun aratrlmas uan kular iz lemekten baka ne olacaktr? Bu filozoflarn bu grleri ileri srmelerinin ne deni varlklarda doruyu aratrrken, Var olan dan yalnzca duyusal eyleri anlamalardr. Ancak duyu sal eylerde byk lde belirsizlik vardr ve onlarda yukarda szn ettiimiz trden varln doas h kimdir. Sz konusu grlerin, dorunun ifadesi ol mamalarna ramen, akla uygun grlmelerinin de nedeni budur. (nk sorunu Epikharmos'un Ksenophanes'e kar ortaya koyduu gibi deil, bu biimde ortaya koymak daha uygundur). Sonra bu filozoflar, tm bu duyusal doann hareket iinde olduunu gr dkleri ve deien bir ey hakknda doru bir yargda bulunulamayacam dndkleri iin, hi olmazsa her ynde deime iinde olan eylerle ilgili olarak, hibir dorunun ileri srlemeyeceini dnmlerdir. Bu gr tarz en keskin ifadesini saydmz retiler iinde en kktenci bir tutumu temsil eden bir retide, Herakleitos'un tilmizleri olduklarn syleyen filozoflarn, zellikle Kratylos'un retisinde bulmu tur. Kratylos, sonunda hibir ey sylememek gerekti i dncesine ulamt ve sadece parman salla makla yetinmekteydi. O Herakleitos'u ayn rmaa iki kez girilemeyeceini sylediinden tr knamaktay d. nk kendisine gre ona bir kez bile girilemezdi. Fakat bu kanta cevap olarak yle diyeceiz: On147

20

25

30

35

1010 b

larm deien eyin, deitiinde var olmadna ilikin dncelerinin belli lde hakl bir yan vardr. An cak o da tartmaldr. nk nihayet bir nitelii kay betmek zere olan, bu kaybetmek zere olduu ey den hl bir eylere sahiptir ve varla gelen eyden de daha nce bir eyler var olmaldr. Genel olarak, yoklua giden bir varlkta, varln devam ettiren bir eyler vardr ve varla gelen bir varlkla ilgili olarak da bu varln kendisinden meydana geldii eyle, kendisi sayesinde meydana geldii eyin var olmas zo runludur ve bu sre de sonsuza kadar gidemez. An cak bunlar bir yana brakalm ve yalnzca, niceliksel deimeyle, niteliksel deimenin ayn ey olmadn syleyelim. Niceliksel deime bakmndan varlklarn varlklarn devam ettirmediklerini kabul edelim. An cak hereyi biz, formu bakmndan biliriz. Sonra bu ekilde dnenlere yneltebileceimiz bir baka eleti ri daha vardr: Onlar ancak duyusal nesneler, hatta onlar arasnda da ok az saydaki varlklar hakknda geerli olan gzlemlerini evrenin tmne yaymakta drlar. nk olu ve yokoluun hkm srd biri cik blge, bizi dorudan doruya evreleyen duyusal dnya blgesidir. Ancak bu blge evrenle karlatrlrsa, onun bir paras bile deildir. Dolaysyla gksel dnyay duyusal dnyadan tr mahkm etmek tense, duyusal dnyay gksel dnyay gz nne ala rak balamak daha doru olacakt. Nihayet bu filo zoflarla ilgili olarak yukarda verdiimiz cevaba tekrar bavurabiliriz: Onlara deime iinde olmayan bir do ann var olduunu gstermemiz ve kendilerini bu ger ekliin varlna inandrmamz gerekmektedir. Buna unu da ekleyelim ki eylerin ayn zamanda hem var olduklar, hem de olmadklarn ileri srenler, hereyin hareketli olmaktan ok hareketsiz olduunu kabul et mek zorundadrlar. nk bu varsaymda herey hereye ait olduuna gre, eylerin kendisine dnebile cekleri bir ey yoktur. Doru ile ilgili olarak, grnen hereyin doru ol madn savunmak zorundayz. nk nce duyumun hi olmazsa kendi zel konusu ile ilgili olarak bizi al datmadn kabul etsek bile, imge ile duyumun ayn ey olduu sylenemez. Sonra bykler ve renklerin

148

10

15

20

25

gerekte uzaktan m, yoksa yakndan m, hastalara m, yoksa sal yerinde olan insanlara m grndkleri gibi olduklar, arln zayf insanlara m, yoksa kuv vetli insanlara m grnd gibi olduu, dorunun uykuda iken mi, yoksa uyankken mi grdmz ey olduu konularnda ortaya kabilecek sorunlara, do rusu, ama hakkmz vardr. nk btn bu konu larda bize kar kanlarn kendilerinin syledikleri eylere inanmadklar aktr. Libya'da olduu halde, gece ryasnda Atina'da olduunu grd iin sabah leyin kalkp Odeon'a doru yola kmaya kalkacak hi kimse yoktur. Sonra Platon'un belirttii gibi gele cekle ilgili olarak, rnein bir hastann salna kavu up kavumayacan bilmek sz konusu olduunda, bir hekimle bilgisiz bir insann grleri kukusuz ay n arla sahip deillerdir. Nihayet bizzat duyularn kendi aralarnda, bir duyunun baka bir duyunun ko nusuna ilikin tankl ile kendi konusuna ilikin ta nkl, hatta kendisine yakm bir duyunun konusu ile ilgili tankl ile bizzat kendi konusu ile ilgili tankl ayn deerde deildir. Renk konusunda otorite olan, grme duyuudur, tatma duyusu deildir. Tat konu sunda karar verecek olan da tatma duyuudur, grme duyusu deildir. Ayn zamanda ayn nesneyi konu alan bu duyulardan hibiri bize bu nesnenin hem yle olduu, hem de yle olmadm sylemez. Hatta bir duyu farkl zamanlarda bile, hi olmazsa nitelikle il gili olarak kendi kendisiyle elimez. O, nitelii tayan tz hakknda kendi kendisine ters debilir. Bir rnek vereyim: Ayn bir arap, ya kendisi veya bizim vcudu muz deitiinden bize belli bir zamanda tatl, baka bir zamanda ac gelebilir. Ama burada deien, hi ol mazsa o var olduu biimdeki tatlln kendisi deil dir. Onunla ilgili olarak sylediimiz, her zaman dorudur ve tatl olan ey, zorunlu olarak yle kalmak zorundadr. Ancak szn ettiimiz sistemlerin ykt da bu zorunluluun kendisidir; onlar nasl her tr l tz yadsmaktaysalar, zorunlu bir ey olduunu da reddetmektedirler. nk zorunlu olan ayn zamanda hem u tarzda, hem de ondan baka bir tarzda ola maz. Dolaysyla eer herhangi bir ey zorunlu ise, ay n zamanda hem yle, hem de yle-deil olamaz. 149

30

35

1011 a

Genel olarak, eer gerekten sadece duyusal olan var olsayd, canl varlklar olmad takdirde, hibir ey var olmazd. nk o manian duyum olmazd. Bu du rumda da ne duyusaln, ne de duyumun olacan sy lemek doru olurdu. (nk bunlar, duyan znenin halleridir). Ancak duyumu meydana getiren tzlerin, duyumdan bamsz olarak var olmadklar kabul edilemez. nk duyum, hi kukusuz, kendi kendinin duyumu deildir. Duyumun tesinde bir baka ey da h a vardr ve bu eyin varl zorunlu olarak duyum dan nce gelir. nk hareket ettiren, hareket eden den doa bakmndan nce gelir. Duyusalla duyumun birbirlerine bal kavramlar olduklarn kabul etsek bile, bu ncelik varln kaybetmez. rtlmesine Devam]

6. Blm IProtagoras'tn

10

il 5

Gerek bu grlerin doruluuna inanan, gerekse srf tartma uruna onlar savunan insanlar arasn da, sal yerinde olan kii zerinde kimin karar verecei veya genel olarak her trl sorun zerinde do ru bir biimde karar verecek olann kim olduu soru nunu ortaya atanlar vardr. Ancak bu tr sorunlar or taya atmak, kendi kendimize u anda uyuduumuzu mu yoksa uyank m olduumuzu sormamza benzer ve bu tr sorularn t m u ayn zellie sahiptir ki on lar ortaya atanlar kendilerine her eyin nedeninin verimesini isterler. nk onlar bir ilke ararlar ve bu ilkeye bir kantlama ile erimek isterler. Ancak onla rn eylemleri ak olarak bu istedikleri eye inanma dklarm gsterir. Onlarn yanlnn hangi noktada olduuna daha nce iaret ettik: Onlar, nedeni olma yan bir eyin nedenini aramaktadrlar. nk kant lamann ilkesinin kendisi bir kant deildir. yi niyetli insanlar buna inandrmak kolaydr. nk bu, anlalmas g bir ey deildir. Ancak sa dece mantn zorlamasna boyun emek isteyenler, imknsz bir eyi aramaktadrlar. nk onlar kendile rine, kendi kendileriyle elikiye dme ayrcalnn verilmesini istemektedirler. Bu ise derhal kendi ken disiyle eliik bir istektir. Fakat eer. herey greli de-

150

20

25

30

35 1011 b

ilse, eer kendinde ve kendinden tr var olan var lklar varsa, grnen herey doru olamaz. nk g rnen bir ey, birine grnr. Dolaysyla grnen e yin doru olduunu sylemek, hereyin greli olduunu sylemek demektir. Bundan dolay kesin mantksal kant arayan ve ayn zamanda grlerinin hesabn vermek iddiasnda olan filozoflar, grnen eyin var olduunu sylemekten kanmak zorundadrlar. Onla rn grnen eyin, grnd insan iin, ona grn d anda ve grnd anlam ve koullar altnda var olduunu belirtmeleri gerekir. Eer bir yandan gr lerinin hesabn vermeye hazr olduklarm syledikleri halde te yandan bu belirlemeleri yapmay reddeder lerse, derhal kendi kendileriyle elikiye deceklerdir. nk ayn eyin grme duyusuna bal olarak grn mesi, ancak tatmak duyusuna yle gelmemesi ve iki gzmz olduuna gre, onlarn grmelerinin farkl olmas durumunda eylerin iki gzmzden herbirine ayn ekilde grnmemesi mmkndr. Gerekten, hi olmazsa, yukarda sergilediimiz nedenlerden tr, ayn eylerin gerek herkese ayn eyler, gerekse ayn insana her zaman ayn eyler olarak grnmedikleri, tersine ou kez ayn anda birbirlerine kart eyler olarak grndklerini ileri srerek (nk parmakla rmz st ste koyduumuzda dokunma duyusu iki. grme duyusu tek bir varln olduunu syleyecektir) grnen eyin doru olduu, bundan dolay hereyin ayn zamanda hem doru, hem de yanl olduunu syleyen kiilere u cevap verilebilir: Evet, eyler bize birbirine kart niteliklerle grnrler; ancak onlar hi olmazsa ayn duyuya, ayn bakmdan, ayn koullarda ve ayn zamanda yle grnmezler. Bunlar ise duyu mun doruluu ile1 iglili olarak zorunlu olan belir lemelerdir. Ancak hi kukusuz bu ayn nedenden tr, zlmesi gereken bir glkle ilgili olarak deil, srf tartmak iin tartan kiiler bize duyumun doru olmadm, sadece herhangi bir adam iin doru ol duunu sylemek zorundadrlar. Yukarda iaret etti imiz gibi, bylece onlarn hereyi kanya ve duyuma greli klmalar gerekecektir. imdi bunun sonucu ise kendisini daha nce herhangi bir varln dnme mesi durumunda hibir eyin ne var olduu, ne de var 151

10

15

20

olabileceidir. Ancak eer gemite herhangi bir eyin var olmu olduu veya ilerde var olaca doru ise, hereyin kanya bal, ona greli olamayaca aktr. Sonra eer bir ey birse, tek bir eye veya belli sa ydaki eylere gre birdir. Ve eer bir ayn ey, ayn za manda hem yarm, hem de eitse, hi olmazsa onun eitlii, iki kat olan eye greli deildir. O halde eer dnen zne iie ilgili olarak insanla dnlen ey ayn ey iseler, insan dnen zne olamayacak, sadece dnlen ey olacaktr. te yandan eer her var lk, dnen zneye greli ise, dnen zne tr bak. mmdan birbirinden farkl sonsuz eylere greli ola caktr. Btn inanlar iinde en salamnn eliik ner melerin ayn zamanda doru olmadklar inanc oldu unu ortaya koymak ve buna kar olan grn so nu ve nedenlerini gstermek zere yeterli eyler sy ledik. Ayn zneye ayn zamanda eliik eyleri yklemek imknsz olduuna gre kartlarn da ayn za manda ayn zneye ait olmasnn imknsz olduu aktr. nk iki karttan biri, kart olduu kadar yoksun olmadr, yani zden yoksun olmadr. imdi yok sun olma belli bir cinste bir eyin deillenmesidir. O halde kartlarn ayn zamanda bir znede bulunma lar da imknszdr; meer ki onlar bu zneye belli ba kmlardan veya biri belli bir bakmdan dieri genel olarak ait olsunlar.

7. Blm [nc Halin mkn,szlmn Kantlar] te yandan eliik nermeler arasnda arac bir eyin olmas da imknszdr. Bir zne hakknda tek bir yklemi hangi yklem olursa olsun olumlamak ve ya deillemek zorunludur. Bu, birinci olarak doru ve yanln ne olduunu tanmlamamzdan kar. nk varln var olmadn veya var-olmayanm var oldu unu sylemek yanltr. Buna karlk varln var ol duunu, var-olmayanm var olmadn sylemek do rudur. Dolaysyla herhangi bir eyin var olduunu ve ya var olmadn syleyen ya doru veya yanl bir ey sylemi olacaktr. (eliik kavramlar arasnda arac

25

152

30

35

1012 a

10

br eyin olduunu sylemek ise) ne varlk, ne var-olmayanm ne var olduu ne de var olmadn sylemektir. Sonra bu arac ey, ya grinin siyahla beyaz arasn da arac olmas anlamnda eliikler arasnda gerek ten var olan arac bir ey olacaktr veya ne insan ne de at olann insan ile at arasnda arac olmas anlamnda arac br ey olacaktr. Eer o bu ikinci trden bir ara c varlksa ulara ynelen bir deime anlamnda bir deime gsteremez (nk deime, rnein iyi-olmayandan iyi olana veya iyi olandan iyi-olmayana doru olur). Ancak eer deime varsa onun daima ulara doru gittii gzlemlenen bir olgudur. nk kartla ra ve onlarn araclarna doru gitmeyen deime yoktur. te yandan gerek bir arac varln varln farzettimiz durumda da bir deime olacaktr. Ama bu deime, beyaz olmayandan beyaza doru bir deime olmayacaktr. Byle bir deimeye ise hibir yerde rastlanmaz. Sonra ister ikarsamal, isterse sezgisel dn ce sz konusu olsun, her trl dnce doru ve yan l olduu her seferinde konusunu ya olumlar, ya da deiller (bu, doru veya yanl yargnn tanmnn apa k sonucudur). Dnkonu ve yklemi ister olumlamak, ister deillemek suretiyle belli bir biimde birbi rine baladnda doruyu, bir baka biimde birbiri ne baladnda yanl ifade eder. Sonra eer srf tar tmak iin tartmyorsak, btn elikiler arasnda birer arac varln olmas gerektiini kabul etmek zorundayz. Bundan da bir yandan bir insann ne doru, ne yanl olan bir ey sylemesinin mmkn olaca, te yandan varlkla yokluk arasda arac bir eyin ola ca, dolaysyla olula yokolu arasnda bir baka tr deimenin var olaca sonucu ortaya kar. Sonra bu durumda bir yklemin deillemesinm onun kart olan yklemin olumlanmasmdan baka bir ey olma d cinslerde bile bir arac varln olmas gerekir. rnein, bu durumda saylar dnyasnda da ne tek, ne ift olan bir say olacaktr. Bu ise saynn tanmnn gsterdii gibi imknszdr. Buna bu durumda sonsu za kadar gidileceini de ekleyelim: Yani bu takdirde gereklerin says sadece tane olmayacak, ok daha fazla olacaktr. nk sz edilen arac varln ken disinin de olumlanmas ve deillenmesi bakmndan 153

15

20

25

deillenmesi mmkn olacak ve bylece bu yeni kav ram da belli bir ey olacaktr. nk onun z farkl bir eydir. Sonra kendisine bir eyin beyaz olup olmad sorulan bir insan buna hayr diye cevap verirse, beyazn varln dememekten baka bir ey yapmaz. Onun beyaz olmay da bir deillemedir. Dier birok paradoksal inanlarda olduu gibi fi lozoflarn bu gre varmalarnn da nedeni udur: On lar eristik akl yrtmeleri rtme gcne sahip ol madklarndan bu kant kabul etmi ve sonucunun doruluunu benimsemilerdir. O halde baz filozoflar bu gr benimsemeye iten neden budur. Baka bazlarnm onu kabul etmelerinin nedeni ise hereyin ne denini aramalardr. Ancak bu her iki grup da kendi lerini her terime belli bir anlam verme zorunluluu karsnda brakan tanmlardan hareket edilerek rtlebilirler. nk bir szcn ifade ettii kavram, eyin tanmnn kendisidir. imdi hereyin hem var ol duu hem de olmadm syleyen Herakleitos'un retisi hereyin doru olduu, bunun tersine eliikler arasnda arac bir eyin olduunu syleyen Anaksagoras'm retisi ise her eyin yanl olduu sonucunu douruyor gibidir. nk eyler birbirlerine karm iseler, bu karm ne iyidir, ne de iyi-olmayan. Dolay syla burada doru olan bir ey sylenemez.

8. Blm [Her eyin Doru Olduu veya Her eyin Yanl Olduu Grnn ncelenmesi] 30 Bu belirlemelerden aka anlalmaktadr ki baz insanlarn eyler hakknda ileri srdkleri tek yanl grler, yani ne hibir eyin doru olmad (nk onlara gre her nermenin durumunun, karenin ke geninin kenar ile llemezliine benzer olmasna en gel olan bir ey yoktur), ne de hereyin doru olduu gr doru deildir. Bu grler pratikte HeraMeitos'un gr ile ayn kapya karlar. nk hereyin' hem doru, hem de yanl olduunu sylemek, ayn zamanda bu iki nermenin herbirini ayr ayr ileri srmek demektir. Dolaysyla teker teker imknsz olduk larna gre onlarn birlikte imknsz olmalar zorunlu-

35 1012 b 154

10

15

20

25

dur. Bir baka neden: Kukusuz ayn zamanda doru olamayan eliik nermeler vardr. te yandan hepsi nin yanl olmas mmkn olmayan eliik nermeler vardr (Ancak yukarda sylediklerimizden bu sonun cu durum daha fasla mmkn gibi grnmektedir). Bununla birlikte bu grleri savunan btn filozof lara, daha nceki tartmalarmzda da iaret, ettiimiz gibi, bir eyin var olup olmadklarm savunup savun madklarn deil, kullandklar szcklerin bir anlam olup olmadn sormamz gerekir. nk bylece zel likle doru ve yanln ne anlama geldiini belirleye rek bir tanmdan hareketle tartmaya girmemiz mm kn olur. imdi eer olumlamas doru olan ey, deillemesi yanl olan eyden baka bir ey deilse, hereyin yanl olmas imknszdr. nk elikinin iki par asndan birinin doru olmas zorunludur. Yine eer hereyin ya olumlanmas, ya da deillenmesi zorunlu ise her iki nermenin yanl olmas imknszdr. n k elikinin iki parasndan sadece biri yanltr. O halde bu grlerin tmne, onlarn kendi kendilerini ortadan kaldrdklar eletirisi yneltilebilir. Gerekten de hereyin doru olduunu syleyen bir insan bu ken di iddiasna kart olan iddiann da doru olduunu sylemek zorundadr (nk ona kar kan, bu ner menin doru olmadn sylemektedir). Hereyin yan l olduunu syleyen de ayn zamanda bu kendi sy lediinin de yanl olduunu sylemek durumundadr. Eer birincisi sadece kendisininkine kart olan ner menin doru olmadn, ikincisi yalnz kendi nerme sinin yanl olmadm ileri srerek istisnalar kabul ederlerse, onlarn gerek doru, gerekse yanl nerme lerle ilgili olarak sonsuz sayda istisnalar kabul etme leri gerekir. nk doru nermenin doru olduunu syleyen nermenin kendisi doru syler ve bu sre bizi bylece sonsuza gtrr. Sonra ne hereyin hareketsiz olduu, ne de here yin hareketli olduunu ileri srenlerin doruyu syle medikleri aktr. nk eer herey hareketsiz olursa, baz nermelerin ncesiz-sonrasz olarak doru, bazla rnn ncesiz-sonrasz olarak yanl olmalar gerekir. Oysa eylerin bu bakmdan deitii aktr. nk hereyin hareketsiz olduunu syleyen kiinin kendisi 155

30

bir zamanlar var deildi ve bir baka zaman da artk var olmayacaktr. Eer bunun tersine herey hareketli olursa, hibir ey doru olamaz. O halde hereyin yan l olmas gerekir. Ancak bunun da imknsz olduunu gsterdik. Sonra deien eyin bir varlk' olmas zorun ludur. nk deime bir eyden bir eye dorudur. Nihayet hereyin bazan hareketsiz, bazan hareketli olduu ve hibir eyin ncesiz-sonrasz olmad da do ru deildir. nk harekette olan eyleri hareket et tiren bir ey. vardr ve bu hareket ettiricinin kendisi hareketsizdir.

156

METAFZK
V. KTAP (D) ARSTOTELES eviren: Ahmet Arslan 1. Blm [lke] 1012 b 35 1013 a lke u anlamlara gelir: 1) Bir eyin kendisinden hareket etmeye balanan ilk noktas: rnein bir dorunun veya yolun her iki ucu, bir ilkedir. 2) Bir eyin en iyi bir biimde kendisinden kabilecei ey: rne in bilimde bile bazan bir konuyu incelemeye, ontm ilk noktasndan veya bandan deil, onu en kolayca inceleyebileceimiz bir noktadan balamamz gerekir. 3) Meydana gelen bir eyi bir paras olarak meydana getiren ilk ey: rnein bir geminin omurgas veya bir evin temeli. Hayvanlara gelince bazlar yrein, ba zlar beynin, daha bakalar da baka bir ksmn by le bir ey olduunu dnrler. 4) Meydana gelen br eyi, bir paras olmakszn meydana getiren ilk ey ve hareket ile deimenin doal balang noktas: r nein bir ocuun anne ve babasndan, savan haka retten kmasnda olduu gibi. 5) radesiyle, hareket edeni hareket ettiren, deieni deitiren ey: rnein ehirlerde yarglar, oligariler, monariler, uranlklar la sanatlar, zellikle mimari sanatlar ilkeler (arkhai) diye adlandrlrlar. 6) Nihayet bir eyin bilgisinin ken disinden balad eye de bu eyin ilkesi denir. rne in ncller, kantlamann ilkeleridirler. 'Neden' kavram da, ayn ekilde, ok anlamda kullanlr, nk her neden bir ilkedir. Btn ilkelerde ortak olan ey, o halde, varln veya oluun veya bilginin kendilerin den kt kaynak olmalardr. Ancak bu ilkelerin ba zs, eylerin iindedir, bazs ise onlarn dndadr. Bundan dolay bir eyin doas, bir ilkedir. Ayn ekilde bir eyin esi, dnce, irade, formel tz de bi149

10

15

20

rer ilkedirler. Nihayet buniara ereksel nedeni de ekle memiz gerekir. nk yi olan ve Gzel olan, birok eyin gerek bilgisinin, gerekse hareketinin ilkesidir. 2. Blm [Neden} Neden u anlamlara gelir: 1) Bir eyin, bir par as olarak kendisinden yapld madde: rnein tun, heykelin; gm, bardan nedenidir. Ayn ekilde tun ve gmn cinsleri de nedendir. 2) Form veya model, yani zn tanm, onu iinde bulunduran cinsler (r nein 2/1 oran ve gene! olarak say, oktavn neden leridir) ve tanmn iinde bulunan ksmlar. 3) Deimenin veya sknetin kendisinden balad ilk ilke; rnein bir karar veren, eylemin; baba, ocuun bir nedenidir. Genel olarak yapan, yaplan eyin; dei tiren, deimeye urayan eyin nedenidir. 4) Erek, ya ni bir eyin kendisi iin olduu ey; rnein salk, ge zinti yapmann nedenidir. nk insan niin gezinti yapar sorusuna, salkl olmak iin cevabn veri riz ve byle derken de bu olayn nedenini akladmz dnrz. Bu, kendisinden bir bakas tarafn dan hareket ettirilip, hareket ettirici ile erek arasn da bir arac rol oynayan her ey iin de geerlidir. rnein zayflama, mshil alma, ilalar veya letler saln nedenleridirler; nk btn bu aralar bir eree ulamak iin kullanlrlar. Bazlar ara, dier leri eylem olmalar bakmndan birbirlerinden ayrlrlarsa da, btn bu nedenler bir erek iin vardrlar. Neden szcnn pratik olarak btn anlamlan bunlardr ve nedenlerin bu anlam eitlilii, gerek bir ve ayn nesneyle ilgili olarak, birden ok nedenin hem de ilineksel olmayan anlamda nedenin nasl olabileceini (rnein heykelin baka bir bakmdan deil, heykel olmas bakmndan nedenleri, heykeltram sanat ve tuntur; ancak bu ikisi ayn anlamda ne denler deildir; onlardan biri maddi neden, dieri ha reket etirici neden anlamnda nedendir), gerekse eylerin nasl karlkl olarak birbirlerinin nedenleri olabileceklerini (rnein idman, vcut salnn, v cut sal da idmann nedenidir; ancak bu ikisi ayn bakmdan neden deildirler; birincisi, hareketin ere i, dieri ise onun kayna olmak bakmndan neden dirler) aklar. Ayrca tek bir ey, kart sonularn nedeni olabilir; nk varl herhangi bir sonucun

25

30

35 1013 b

10

150

15

20

25

30

35

1014 a

nedeni olan bir eyin yokluunun bazan onun kart olan bir sonucun nedeni olduu sylenir. rnein bir geminin kazaya uramasnn nedeninin, dmencinin yokluu olduunu syleriz (nk dmencinin varl, onun kurtulmasnn nedeni olacakt). O halde bu her iki neden, yani dmencinin varl ve yokluu, hare ketin kayna olmak bakmndan nedendirler. Bu saydmz nedenlerin tm, ak olarak, drt gurupta toplanmaktadr: Hecelerle ilgili alarak harf ler, retilmi eylerle ilgili olarak onlarn maddesi, ci simlerle ilgili olarak Ate, Toprak ve btn dier e ler, btnle ilgili olarak paralar, sonula ilgili olarak ncller; bu birincilerin kendilerinden meydana gel dikleri eyler olmalar anlamnda nedenlerdir. Ancak bunlar arasnda bir ksm, rnein paralar dayanak (substratum) olarak; dierleri, yani btn, bileim ve form ise z olarak nedendirler. Tohum, (sperma), he kim, bir karar veren ve genel olarak faile gelince, on larn tm hareket ve skunetin kayna olmalar anlamnda nedendirler. Geri kalanlar ise baka eylerin erei ve iyilii olarak nedendirler. nk baka ey lerin kendisini elde etmek iin var olduklar ey, en iyi olandr ve o, bu baka eylerin ereidir. Bu erei Kendinde yi veya grnte yi diye adlandrmamz, bu durumda herhangi bir deiiklik meydana getirmez. O halde nedenler bunlardr ve onlarn trlerinin says da budur. Nedenler eitli tarzlarda kendilerini gsterebilirler. Ancak bu tarzlar birka ana grupta toplanabilir. Gerekten nedenler farkl anlamlarda kullanlrlar ve ayn trden olan nedenler iinde bile bazs nce, bazs sonra gelir. rnein saln nede ni hem hekim, hem de (genel olarak) meslek erba badr. Oktavn nedeni hem 2/1 oran, hem de saydr. Ve herhangi bir zel nedeni ieren snflar, her zaman zel bir eserin nedenleridirler. Sonra ilineksel anlam da nedenler ve onlar iine alan smflar da vardr. r nein bir anlamda heykelin nedeni, heykeltr atr;- bir baka anlamda Polyklitos'tur. nk heykeltram Polyklitos olmas, rastlantsal bir eydir. Sonra ilinek sel nedeni iine alan snflar da nedendirler. rnein insan veya daha genel olarak hayvan, heykelin nedenidir; nk Polyklitos bir insandr ve insan da bir hayvandr. Sonra heykelin nedeninin Polyklitos veya insan deil de beyaz olan veya mzisyen oldu unun sylenmesinde olaca gibi, bu ilineksel neden lerin kendilerinin de bir ksm daha uzak, dierleri 151

10

15

20

25

daha yakn nedenlerdir Btn bu nedenler ister asl anlamnda, isterse ilineksel anlamda nedenler sz konusu olsunlar bilkuvve veya bilfiil nedenler olarak da ortaya kabilirler (rnein meslei ev yapmak olan bir mimarla bir ev yapan mimarda olduu gibi). Ayn kural, sz edilen nedenlerin sonular bakmndan da uygulanr. rnein 'bu heykelin' veya basite heyke lin, 'bir veya genel olarak imgenin; herhangi bir birey sel tuncun veya tuncun veya genel olarak maddenin nedeni olarak adlandrlabilir. lineklerle ilgili olarak da bu ayn ey sz konusudur. Nihayet ilineksel an lamda nedenlerde, asl anlamnda nedenler, bir yandan Polyklitos, te yandan heykeltra demeyip heykeltra Polyklitos dediimizde olduu gibi, ayn kavramda birlemi olabilirler. Bununla birlikte, btn bu nedenlerin kendilerini gsterme biimleri, her biri iki anlamda olmak zere, alt tanedir. Yani nedenler, ya birey olarak veya cins' olarak veya ilineksel anlamda veya ilineksel olan ii ne alan cins olarak veya bunlarn toplam olarak ve ya onlarn ayr bana her biri olarak nedendirler ve bu alt durumdan herbiri de bilkuvve ve bilfiil olmak zere iki biimde gz nne alnabilir. Ancak onlar arasnda u fark vardr ki bilfiil ve bireysel nedenler, nedenleri olduklar eylerle ayn zamanda vardrlar veya yokturlar (rnein u hastay tedavi eden u he kim veya u ina edilmi evi yapan u mimar gibi). Buna karlk bilkuvve nedenler her zaman byle deildirler; nk evle mimar ayn zamanda ortadan kalkmazlar.

3. Blm le] e szc, 1) bir.eyin iinde bulunan, onu meydana getiren ve tr bakmndan baka trlere blnemeyen ilk ey anlamna gelir. rnein szcn eleri, szcn kendilerinden meydana geldii ve en sonunda kendilerine blnd ksmlardr. Bu ksm lar, tr bakmndan kendilerinden farkl elere bInmeleri mmkn olmayan ksmlardr. Blndkle ri takdirde bir su parasnn gene su olmas gibi bu paralar da kendileriyle ayn trden olacaktr (oysa bir hecenin paras, hece deildir). Ayn ekilde cisim lerin elerinden sz eden filozoflar, cisimlerin kendi lerine blndkleri en son ksmlara bu ad vermek-

30

152

35 1014 b

10

15

tedirler. Bu ksmlar, farkl trden dier cisimlere b lnmeleri mmkn olmayan ksmlardr. ster bir, is terse birok olsunlar, ite bu yapda olan eyleri, onlar eler diye adlandrmaktadrlar. Geometrik ka ntlamalarn eleri denen eylerle, genel olarak ka ntlamann eleri de hemen hemen buna benzer bir yapdadrlar gerekten. Her biri birok kantlamann te melinde olan ilk kantlara, kantlamann eleri den mektedir: Biri orta terim devi gren terimden mey dana gelen basit kyaslar bu yapdadrlar,. Bu noktadan hareketle, anlam genilemesi sonu cunda, eden, 2) bir ve kk olduundan tr birok eye yarayan ey de anlalmaktadr. Bundan dolay kk, basit, blnemez olana e denmekte dir. Bundan da en tmel kavramlarn eler olduklar sonucu kmaktadr (nk onlarn her biri bir ve ba sit olduundan ya btn varlklarda, veya onlarn o unda ierilmi bulunur). Yine bundan dolay baz fi lozoflar Bir olan ve Nokta'y ilkeler olarak kabul et mektedir. imdi cins denen eyler, evrensel ve blnmez olduklarndan (nk onlarm tanm yoktur), bazlar cinslerin eler, hatta ayrmdan daha fazla eler olduunu (nk cins, daha geneldir) ileri sr mektedir. Gerekten ayrmn olduu yerde, cins onun la birlikte bulunur. Ama cinsin olduu yerde, ayrm onunla birlikte bulunmaz. e szcnn btn anlamlarnda bulunan ortak zellik, her varln esinin, onun kurucu ve ikin ilkesi olmasdr.

4. Blm [Doa] Doa u anlamlara gelir: 1) Byyen, gelien eylerin meydana gelii; rnein Physis ysini bi rinin uzun olarak telaffuz etmesinde olaca gibi. 2) Byyen, gelien eyin iinde bulunan ve onun by me ve gelimesinin kendisinden kt ilk e, 3) Her doal varlkta bu doal varln z gerei sahip olduu ilk hareketin ilkesi. Bir varln kendisinden ba ka bir varlkla temas ve doal birlemesi yoluyla ve ya embriyonlarda olduu gibi onunla yapk bir hal de bulunmas sonucunda kazand bymeye, doal byme denir. Doal birleme, temastan farkldr; n k bu sonuncu durumda, temasn kendisinden baka bir eye ihtiya yoktur. Oysa doal birlemede her iki varlkta bir ve ayn olan bir ey vardr ki bu ey, ba153

20

25

30

35

1015 a

10

15 154

sit bir temas yerine, gerek bir kaynamay meydana getirir ve varlklar, nitelik bakmndan olmamakla birlikte, nicelik ve sreklilik bakmndan tek bir ey klar. 4) Doa, ayn zamanda herhangi bir yaplm nesnenin kendisinden meydana geldii veya kendisin den yapld ilk madde anlamna gelir. Bu ilk madde, formdan yoksun olan ve kendisini kuvve durumundan karacak bir deimeye urama gcne sahip olma yan bir eydir. rnein tuncun, heykelin ve tuntan yaplan eylerin; tahtann, tahtadan yaplan eylerin vb. doas olduu sylenir. nk bu elerden hare ketle yaplan her varlkta, ilk madde varln srd rr. Doal eylerin elerinin de bu eler olarak is ter Ate, ister Toprak, ister Hava, ister su, ister baka herhangi bir benzeri ilke, ister bu elerden birka veya nihayet onlarn tm kabul edilsin bu anlamda onlarn doalar olduklar sylenir. 5) Doa, ayr ca doal eylerin tz anlamna gelir. Doann balan gta bulunan bileim olduunu ileri srenlerin veya Empedokles gibi: Hibir varln doas yoktur. Var olan sadece karn ve karanlarn ayrlmasdr. Doa, insanlar tarafndan verilen bir addan baka bir ey deildir. diyenlerin ona verdikleri anlam budur. Bundan dola y doal bir tarzda var olan veya varla gelen hereyin, kendisinde olu ve varln doal ilkesini tad halde, bir form veya yapya sahip olmad mddete, henz doas olmadn syleriz. Doal bir nesne, o halde, hayvanlar ve ksmlarnda olduu gibi madde ve formun birlemesinden meydana gelir. O halde, sa dece ilk madde doa deildir, (o, iki bakmdan ilktir: Ya nesnenin kendisiyle ilgili olarak veya mutlak an lamda. rnein tuntan yaplan nesnelerde, tun bu nesnelerle ilgili olarak ilktir. Mutlak bakmdan ilk ola na gelince, o, btn eriyebilir eylerin sudan meyda na geldiklerinin kabul edilmesi durumunda, hi kuku suz, sudur), form veya z de doadr. nk o, oluun ereidir. 6) Doa szc, bu sonuncu anlamdan ha reketle bir anlam genilemesine uram ve genel ola rak her trl z, bir doa olarak adlandrlmtr. nk br eyin doas bir tr tzdr. Btn bu sylediklerimizden, ilk ve temel anlam da doann, kendilerinde ve kendileri olmalar bak mndan, hareketlerinin ilkesini tayan varlklarn tz olduu ortaya kmtr. nk maddenin doa

adm almasnn nedeni, bu ilkeyi kabul etme yetene ine sahip olmasdr. Olu ve byme srelerinin do a diye adlandrlmalarnn nedeni de bu srelerin ondan (ilkeden) kmalardr. Ve doal varlklarn ken dilerinde tadklar bu hareket ilkesi onlarda ya bilkuvve veya bilfiil bir durumda bulunur. 5. Blm [Zorunlu] 20 Zorunlu szc u anlamlara gelir: 1) Kendi leri olmakszn yaamann mmkn olmad koullar: rnein solunum ve yiyecek bir hayvan iin zorunlu dur. nk o, onlar olmakszn var olamaz. 2) Kendi leri olmakszn yi olann olamayaca veya varla ge lemeyecei Veya ktnn uzaklatrlamiyaca veya ortadan kaldrlamyaca koullar: rnein ila almak, hasta olmamak iin; bir insann Aigina'ye yelken a mas, oradan parasn almas iin zorunludur. 3) Zorunlu, zorla yaplan ey ve zorlama anlamna da gelir (yani o, arzu ve istee kar kan, onlara engel olan eydir). nk zorla yaplan eye, zorunlu denir. Bun dan dolay da o, Euenos'un dedii gibi, znt, ac vericidir: Zorunluluun dourduu her eylem, doal olarak, zcdr. Sophkles'in dedii gibi iddet de bir zorunluluktur: Bunu yapmaya beni zorlayan, iddettir. Zorunlulukta, yolundan dndrlemez, acmasz bir ey kavram vardr. Bu, dorudur. nk zorunlu luk, insann semesi, tartmas, lp bimesinden do an hareketine kart olan bir eydir. 4) Olduundan baka trl olmayan bir eyle ilgili olarak da onun ol duu gibi olmasnn zorunlu olduunu syleriz. Btn dier zorunluluklar herhangi bir biimde, zorunlu nun bu anlamndan trerler, nk bir eyin bir bask sonucunda doal eilimini yerine getiremedii bir durumda, zorlama anlamnda zorunlu bir eyi yaptn veya ona maruz kaldn syleriz. Bu ise zorunluluun, kendisinden dolay bir eyin baka trl olmas nn imknszln sylemek demektir. Hayatn ve iyi nin koullan ile ilgili olarak da durum ayndr: nk gerek iyinin, gerekse hayat ve varln baz koul lar olmakszn imknsz olmas durumunda, bu koul155

25

30

35 1015 b ' 5

10

15

1ar zorunlu olmu olurlar ve bu tr bir neden de bir eit zorunluluktur. Sonra kantlamann zorunlu bir ey olmasnn nedeni, gerek anlamda bir kantla mann sz konusu olduu durumda, sonucun, olduun dan baka trl olmasnn imknsz olmasdr. Bu zo runluluun nedenleri, ilk ncllerdir, yani kyasn ken dilerinden kt nermelerin olduklarndan baka trl olamamalardr. Zorunlu eyler arasnda bir ksm, zorunluluunu, kendisinden baka bir eye borludur. Baka bazlar ise byle deildirler; tersine onlarn kendileri baka eylerde bulunan zorunluluun kaynadrlar. O halde ilk ve gerek anlamnda zorunlu olan, basit olandr. nk basit olan, birok biimde olamaz. Dolaysy la o herhangi bir biimde ve ondan baka bir biimde olamaz. nk aksi takdirde onun birok biimde ol mas gerekir. O halde eer ncesiz-sonrasz ve hareketsiz varklar varsa, doalarna aykr veya zorlayc hi bir ey onlarda bulunamaz.

6. Blm [Bir] Bir ya 1) ilineksel anlamda bir olan veya 2) ken di z bakmndan br olan anlamlarna gelir. lineksel anlamda bir olan ele alalm: rnein Koriskos ve mzisyenle mzisyen Koriskos bir ve ayn eydirler. nk Koriskos ve mzisyenle, m zisyen Koriskos deyimleri birbirine zdetir. Mzis yen ve dille, mzisyen Koriskos ve dil Koriskos da bir olan bir eydirler. Btn bunlar ilineksel anlam da bir diye adlandrlrlar; nk dil ve mzisyen, tek bir tzn ilmekleridir. te yandan mzisyen ve Koriskos da biri dierinin ilineidir. Ayn ekilde, bir anlamda, mzisyen Koriskos, f<Koriskosla birdir; nk bu deyimin iki parasndan biri dierinin iline idir, yani mzisyen, Koriskosun ilineidir. Mzisyen Koriskos da dil Koriskosla birdir; nk bu iki deyimin herbirinin ilk paras, bir ve ayn znenin ilineidirler. linein cinse veya herhangi bir tmel kavrama yklendii, yani rnein insanla mzis yen inamn bir ayn ey olduunun sylendii durum da da ayn ey sz konusudur. nk bu ya mzisyen insansn- bir ayn ey olduunun syiendii durum smdan trdr veya insan ve mzisyensin her ikisinin bir bireyin, rnein Koriskosun ilinekleri ol-

20

25

30

156

35 1016 a

10

15

20

malarndan trdr. Ancak bu iki ilinek ayn tarzda ona ait deildirler. Onlarn biri muhtemel olarak cins ve tzn iinde bulunan bir ey olarak, dieri tzn basit bir hli veya belirlenimi olarak ona aittir. O halde ilineksel anlamda bir olduu sylenen ey1er, bu anlamda bir olarak adlandrrlar. 2) Kendi z bakmndan bir diye adlandrlan eylere geelim: Bun lardan bir ksm; a) srekli olduklarndan tr, r nein bir demet, badan tr; tahta paralar, yap trc maddeden tr, bir diye adlandrlrlar. Nasl ki kol ve bacak gibi vcudun her bir ksm bir diye adlandrlrsa, bir izgi, krk bile olsa, srekli olmas kou luyla, bir diye adlandrlr. Bu eylerin kendileri iinde doas bakmndan srekli olanlar, ancak yapma bir sreklilie sahip olanlardan daha fazla birdirler. Do as bakmndan tek bir harekete sahip olan ve ondan bakasna sahip olamayan eye, srekli ey denir. imdi bir hareket, blnemedii takdirde, birdir ve bolnemezlik de zaman bakmndan blnemezliktir. Do alar bakmndan srekli olan eyler, sadece temastan ileri gelen birlikten daha derin bir birlie sahip olan eylerdir. nk tahta paralarn birbirlerine temas edecek bir tarzda bir araya getirdiimizde, ortada tek bir tahta paras veya bir cisim veya baka herhangi bir trden srekli bir varlk olduunu syleyemeyiz. O halde, herhangi bir biimde srekli olan eyler, bir olan eyler diye adlandrlrlar; ancak bkml olmayan eyler, daha fazla birdirler. rnein kaval kemii veya oyluk, bacaktan daha fazla birdir. nk baca n hareketinin bir olmas zorunlu deildir. Dz izgi de krk izgiden daha fazla birdir. Bkml ve keli olan bir izginin hem bir olduunu, hem de bir olma dn syleriz. nk onun hareketi, btn uzunluu boyunca, ayn zamanda olabilir veya olmayabilir. Oysa dz izginin hareketi, her zaman, ayn zamanda meydana gelir ve onun bir uzunluu olan paralarnn hi biri, krk izgide olduu gibi dier bir paras ha reket ettii halde, hareket etmemezlik etmez. b) Maddeleri, tr bakmndan birbirlerinden fark l olmayan eyler de kendi zleri bakmndan bir olan eyler diye adlandrlrlar. Maddeleri tr bakmndan birbirlerinden farkl olmayan eyler, trleri duyum ba kmndan birbirlerinden ayrdedilemez olan varlklar dr. Burada kastedilen madde, ya en son duruma en yakn olan veya ondan en uzak olan maddedir. rnein bir yandan arap ve suyun, tr bakmndan birbir157

terinden yirdedilemenleleri anlamnda, bir olduklar! sylenir. te yandan zeytin ya, arap gibi btn sv larla, btn eriyebilir cisimlerin, en uzak maddeleri nin ayn olmasndan tr (nk onlarn tm Su veya Hava'dr) bir olduklar sylenir. Birbirlerine kart zel ayrmlara blnmekle bir likte cinsleri bir olan varlklar da kendi zleri bak mndan bir olan varlklar diye adlandrlrlar. Bunla25 rm da bir olduklar sylenir; nk burada ayrmlarn taycs olan cins, birdir. rnein insan, at ve kpek, br hayvan olmalar bakmndan bir birlik oluturur lar. Bu hemen hemen bir nceki duruma, yani mad denin bir olmas durumuna benzer bir durumdur. Bu varlklar bazan bu sylediimiz anlamda bir diye ad landrlrlar. Bazan ise onlarn daha yksek bir cinse gre bir ayn ey olduklar sylenir. Bu, onlarn, cins lerinin en son trleri olmalar durumunda ortaya kar (daha yksek cins, yakn cinslerin stnde olan 30 cins anlamna gelir). rnein ikizkenar genle eke nar gen, her ikisi de gen olmalarndan dolay, bir ve ayn geometrik ekildirler. Ancak onlar bir ve ayn gen deildirler. c) Her tanm kendi iinde blnebilmekle beraber, iki eyin tanni birbirinden ayrlamazsa onlara 'zde bir' denir. rnein nasl ki yzeyler sz konusu oldu unda, onlarn formunun tanm birse, byyen ve 35 klen eyler de, tanmlar bir olduundan, bir bir lik olutururlar. Tek kelime ile, zlerini konu olarak 1016 b alan dncenin blnemez olduu ve kendilerini ne zaman, ne yer, ne de tanmlar bakmndan birbirle rinden ayrmasnn mmkn olmad eyler, en fazla bir olan eylerdir. Bu eyler arasnda da zellikle tz ler, en fazla birlie sahiptirler. nk genel olarak b lnme kabul etmeyen eyler, blnmeyi kabul etme meleri bakmndan, bir diye adlandrlrlar. rnein 5 eer iki ey, insan olmalar bakmndan birbirlerinden ayrlmay kabul etmiyorlarsa, karmzda tek bir insan ' t r ; hayvan olmalar bakmndan birbirlerinden ayrdedilemezlerse karmzda tek bir hayvan tr, b yklk olmalar bakmndan birbirlerinden ayrdedilemezlerse karmzda tek bir byklk tr var demek tir. O halde varlklarn ounluunun bir diye ad landrlmalarnn nedeni, ya bir olan baka bir ey yap malar veya ona sahip olmalar veya onun etkisine u ramalar veya onunla ilgili olmalardr. Buna karlk asl anlamda bir diye adlandrlan eyler, tzleri bir 158

10

15

20

25

30

olan eylerdir. Bu bir olma da ya sreklilik vya forhi veya tanm bakmndan bir olmadr. nk biz ya s rekli olmayan veya formlar bir olmayan veya tanmlan bir olmayan eyleri ok eyler snfna sokarz. Buna unu da ekleyeyim: Biz bir anlamda bir ni celik ve sreklilik ifade eden bir eyin bir olduunu syleyebilirsek de bir baka anlamda onu syleyeme yiz: Bu eyin ayn zamanda bir btn olmas, baka deyile formu bakmndan bir olmas gerekir. rnein dzensiz bir biimde bir araya getirilmi bir ayakka bnn paralarn grdmzde, onlarn bir olduunu sylemeyiz. Ancak tek bir forma sahip olacak ve bir ayakkaby meydana getirecek bir biimde bir ara ya getirildiklerinde, bunu syderiz. Ayn nedenden t r dairesel doru, btn dorular iinde en gerek an lamda bir olandr. nk o, bir btn oluturur ve tamdr. 3) Bir olan'm z, bir tr saysal ilke olmasdr. nk ilk l, bir ilkedir. nk esas itibariyle ken disiyle her cinsi bildiimiz ey, bu cinsin ilk lsdr. O halde her cinste bilinebilir olann ilkesi, Bir olan'dr. Ancak Bir olan btn cinslerde ayn deildir. O, ura da yanm-tondur; te yanda sesli veya sessiz harftir. Arlkla ilgili olan Bir, hareketle ilgili Bir'den baka dr. Ancak her durumda Bir olan, ya nicelik ya da tr bakmndan blnemezdir. Nicelik bakmndan bl nemez olana, hibir ynde blnemez olduu ve bir konumu olmad takdirde, birim denir. Hibir ynde blnemez olmakla birlikte bir konumu olan eye, Nok ta denir. Bir ynde blnebilir olan doru, iki ynde blnebilir olan yzey, her ynde, yani ynde bl nebilir olan cisim diye adlandrlr. Ters ynden alr sak iki ynden blnebilir olan bir yzey, tek ynde blnebilir olan bir doru, nicelik bakmdan hibir ynde blnebilir olmayan nokta veya birimdir yani hibir konumu olmayan birim, konumu olan nokta dr. Sonra baz eyler say bakmndan, bazlar tr, bazlar cins, bazlar benzerlik bakmndan birdir. Sa y bakmndan bir olan varlklar, maddeleri bir olan varlklardr. Tr bakmndan bir olanlar, tanmlar bir olan; cins bakmndan bir olanlar, kendilerine ayn tr kategorinin yklendii varlklardr. Benzerlik bakmn dan bir olan varlklar ise, birbirlerine olan durumlar, nc bir eyin drdnc bir eye olan durumu gibi olan varlklardr. Bir olan'm daha sonra gelen tr, 159

35 1017 a

daima daha nce gelen trnde mevcut bulunur. rnein say bakmndan bir olan, tr bakmndan da birdir; ama tr bakmndan bir olan, her zaman say bakmndan bir deildir. Tr bakmndan bir olan herey, cins bakmndan da birdir; ancak cins bak-. mmdan bir olan, her zaman tr bakmndan bir deil dir, o sadece benzerlik bakmndan birdir. Nihayet ben zerlik bakmndan bir olan, her zaman cins bakmn dan bir deildir. ok olan m, ters ynde olmak zere, Bir olan'n anlamlan kadar eitli anlamlar olaca aktr: Baz eyler srekli olmadklar iin, bazlar ister yakn, ister uzak maddeleri sz konusu olsun maddelerinin tr bakmndan blnebilir olmasndan tr, baka bazlar z ifade eden tanmlarnn birden ok olma sndan dolay okturlar.

7 Blm VarlTc]

10

15

20

eylerin 1) ya ilineksel bir anlamda 2) veya kendi zleri bakmndan var olduklar sylenir. 1) rnein, mzisyen, ev yapar dediimizde ili neksel bir anlamda varlk sz konusudur, nk ev ya pann mzisyen olmas veya mzisyenin bir ev yapan olmas ilineksel bir eydir. Burada bu, udur sz, onlardan birinin dierinin ilinei olduu anlamna ge lir ayn ekilde dil adam, mzisyendir, insan, mzisyendir ve mzisyen, insandr dediimizde, bu her durumda da ilineksel bir anlamda varlk sz ko nusudur; nk (dnsan, mzisyendir veya beyaz olan, mzisyendir veya mzisyen, beyaz olandr ifadele rinden son ikisi, her iki niteliin var olan ayn zne nin ilinekleri olduklar; birincisi niteliin, var olan bir eyin ilinei olduu anlamna gelir. Mzisyen, bir in sandr nermesi ise, mzisyensin bir insann ilinei olduunu ifade eder. (Bu ayn anlamda olmak zere beyaz-olmayanm da var olduu sylenir. nk onun bir ilinei olduu ey vardr). O halde bir eyin ilineksel bir anlamda var olduu sylendiinde bu ya her iki ilinein var olan bir ayn zneye ait olmalarndan veya yklemin kendisine ait olduu znenin var olmasndan veya nihayet aslmda bir yklemi olduu ey, kendisi ne bir ilinek olarak ait olan znenin var olmasndan dolaydr. 2) Kendi z bakmndan varlkm trleri, kate-

160

25

30

35

1017 b

gorilerin trleri ile ayn saydadr. nk Varhk'm an lamlar, bu kategorilerle ayn saydadr. Kategorilerin bazs tz, bazlar nitelii, bazlar nicelii, bazlar banty, bazlar etkenlii veya edilgenlii, bazlar yeri, bazlar zaman ifade ettiklerine gre, onlarn her birine varln anlamlarndan biri tekabl eder. n k insan, salkldrla, insan, salkl bir durumda bulunuyor veya insan, gezen ve kesendirle, insan, gezer ve keser ifadeleri (ve benzerleri) arasnda hibir fark yoktur. 3) Sonra varlk ve dr, bir nermenin doru olduu, var-olmama ve deildir onun doru olma d, yanl olduu anlamna gelir. Bu hem olumlama, hem de deilleme iin sz konusudur. rnein Sokrates, mzisyendir nermesi, bunun doru olduu an lamna gelir. Sokrates, beyaz-deil dir de bunun do ru olduu anlamna gelir. Karenin kegeni, kenar ile llemez nermesi ise, onun yle olduunu sy lemenin yanl olduu anlamna gelir. 4) Sonra varlk ve var olan, szn ettiimiz eitli varlklarn bazan bilkuvve, bazan bilfiil varlk olduklar anlamna gelir. nk gerek bilkuvve gre ni, gerekse bilfiil greni gren, gerek bilgisini fiil haline geirme imknna sahip olan, gerekse bilfiil bilgiye sahip olan bilen, gerek u anda bilfiil hareketsiz olam, gerekse hareketsiz olabileni hareketsiz olan diye adlandrrz; Tzlerle ilgili olarak da ayn ey sz konusudur. Hermes'in tata, yarm-dorunun doruda olduunu syleriz ve henz olgunlamam olan eye, buday deriz. Ancak varln ne zaman bil kuvve, ne zaman bilkuvve olmadn baka yerde be lirlememiz gerekir.

8. Blm (Ts] 10 Tz szc, 1) Toprak, Ate, Su ve btn ben zeri eyler gibi basit cisimler; genel olarak cisimler ve hayvanlarla tanrsal varlklar gibi onlardan meydana gelen eyler; nihayet bu cisimlerin ksmlan anlamna gelir. Btn bunlarn tz diye adlandrlmalarnn ne deni, onlarn bir znenin yklemi olmamalar, tersine dier hereyin kendilerinin yklemleri olmasdr. 2) Bir baka anlamda, ruhun hayvann varlnn nedeni olduu gibi, doalar bir znenin yklemi olmamaktan ibaret olan eylerin varlnn nedeni olan herey de 161

15

20

25

tzdr. 3) Sonra bu tr varlklarda bulunan, onlar s nrlandrp bireysel varlklar olarak ortaya koyan, or tadan kalkmalar, btnn ortadan kalkmasn dou ran ksmlar da tzdr. rnein bazlarna gre yze yin ortadan kalkmas ile cisim, dorunun ortadan kalkmas ile yzey ortadan kalkar. Bazlar da genel ola rak saynn bu tr bir ey olduu grndedirler. n k onlara gre say ortadan kalktnda, herey orta dan kalkar; hereyi snrlayan odur. 4) Nihayet tanm da ifade edilen z de hereyin tz olarak adlandrlr. O halde tzn iki anlam vardr: A) Tz, bir yan dan, en son dayanak, baka hibir eyin yklemi hali ne getirilemeyendir; B) Tz, te yandan, z bakmmdan ele alman birey olarak, (maddeden) ayrlabilen eydir, yani her varln yaps veya formudur.

9. Blm [Ayn, Baka, Farkl, Benzer] Ayn, 1) nce ilineksel anlamda ayn olan an lamna gelir. rnein beyaz olanla, mzisyen, ay n znenin ilinekleri olmalarndan dolay; insanla mzisyen de biri dierinin ilinei olduu iin birbir lerinin ayndrlar. Yine mzisyen, bir insanadr; nk mzisyenlik, insann bir ilineidir. (Bileik if ade, kendisini meydana getiren iki basit terimin herbirinin; basit terimlerin herbiri bileik ifadenin ayndr. nk insan ve mzisyen, mzisyen insanin, m zisyen insan da insan ve mzisyensin ayndr). Btn bu nermelerin tmel olarak olumlanmamalarnm nedeni de btn bu aynlklarn ilineksel olan ka rakteridir. nk her insann mzisyen olduunu sy lemek, doru deildir. nk tmel nitelikler eylere, kendi doalarndan tr aittirler; oysa ilinekler on lara kendi zleri bakmndan ait deildirler. linekler bireylere basit olarak, yani herhangi bir belirleme ge tirmeksizin yklenirler. nk <cSDkratese, mzisyen Sokrates in birbirinin ayn olduu dnlr. Ama Sokrates, bir zneden daha fazlas iin sylenemez; bundan dolay her insan deriz; ama her Sokrates demeyiz. lineksel anlamda ayn olann yannda, kendi z bakmndan ayn olan da vardr. Bu kendi z bak mndan ayn olan, kendi z bakmndan bir olan ya da say bakmndan ayn kalan anlamlarnda kullanlir. nk maddeleri gerek tr, gerekse say bakmn-

30

35 1018 a

5 162

10

15

dan bir olan varlklarla, tzleri bir olan varlklarn, kendi zleri bakmndan ayn varlklar olduu syle nir. O halde aynln bir varlk birlii, ya birden fazla varln veya bir eyin kendi kendisinin ayn olduu nu sylediimizde olduu gibi birden fazla vardk ola rak gz nne alman bir varln (nk burada onu iki varlk olarak gz nne almaktayz) olduu ak tr. Trleri veya maddeleri veya zlerinin tanmlan birden fazla olan eylere baka (eyler) denir. Ve genel olarak baka, aymnn anlamlarna kart an lamlara sahiptir. Birbirlerinden baka olmakla birlikte bir bakma ayn olan eylere farkl eyler denir. Yalnz bu ayn olma, say bakmndan ayn olma deildir; tr, cins veya benzerlik bakmndan ayn olmadr. Cinsleri ayr olan eyler, kartlar; nihayet zleri baka olan eyler de farkl eyler diye adlandrlrlar. Her bakmdan ayn ozniteliklere sahip olan eyler, ayn znitellkleri farkl zniteliklerinden fazla olan eyler ve nitelikleri bir olan eyler benzer diye ad landrlrlar. Bir baka eyle en fazla sayda kartlar veya en nemli karttan (bu kartlar, eylerin kendi lerinden tr deitikleri, bakalaabildikleri kart lardr) paylaan ey, bu dier eyin benzeridir. Benzemeze gelince, o da benzerin btn bu anlamlarna kart anlamlarda kullanlr. Bakalk]

10. Blm [Ztlar, Kartlar, Tr Bakmndan 20

25

30

Zt kavram, eliikler, kartlar, greliler, yok sun olma ve sahip olma, oluun kendisinden kt ve yokoluun kendisine dnd ular hakknda kullan lr. Kendilerini kabul eden znede birlikte bulunmalar mmkn olmayan iki nitelik de gerek bizzat kendileri, gerekse eleri bakmndan birbirlerinin zdd olarak adlandrlrlar. Gri ve beyaz renk, ayn zamanda ayn zneye ait olamaz. Bundan dolay onlar meydana ge tiren eler, birbirinin zdddrlar. Kartlar unlardr: 1) ayn zamanda ayn z neye ait olmalar mmkn olmayan cins bakmndan birbirinden farkl nitelikler, 2) ayn cins iinde birbir lerinden en farkl nitelikler, 3) kendilerini kabul eden znede birbirlerinden en farkl nitelikler, 4) ayn yeti nin alan iine giren eyler arasnda birbirlerinden en 163

35

1018 b

farkl olanlar, 5) ayrmlar ister mutlak anlamda, is ter cins, ister tr bakmndan birbirlerinden en byk olan eyler. Kart diye adlandrlan dier eylere ge lince, onlarn bir ksm szn ettiimiz kartlara sa hip olduklarndan, bir ksm bu tr kartlar kabul et tiklerinden, bazs bu tr kartlar meydana getirme veya onlarn etkisine urama imknna sahip oldukla rndan veya onlar fiilen meydana getirdikleri veya fii len etkilerine uradklarndan veya bu kartlar kay betmeleri veya kazanmalarndan, veya onlara sahip ol malar veya onlardan yoksun olmalarndan dolay kartlar diye adlandrlrlar. Bir olan ve Varlk birok anlama geldiine gre, onlardan treyen kavramlarn da bu ayn anlamlarda kullanlmas, dolaysyla Ayn, Baka ve Kart olan'm da herbir kategori ile ilgili ola rak farkl anlamlarnn olmas zorunludur. Tr bakmndan Bakalk a) ayn cinsten olmakla birlikte birbirlerine tbi olmayan varlklar, b) ayn cinsten olmakla birlikte aralarnda bir ayrm olan varlk lar, c) tzleri birbirine kart olan varlklar hakknda kullanlr. ster btn kartlar, ister szcn temel anlamnda kartlar sz konusu olsun, kartlar ara snda da tr bakmndan bakalk vardr. Tanmlar, cinsn en son trnde birbirinden farkl olan varlklar da, tr bakmndan baka baka olan varlklardr: rnein insan ve at, cins bakmndan birbirlerinden ayrdedilemezler. Ancak tanmlar birbirinden farkldr. Ni hayet aralarnda bir ayrm olan ayn tzn znitelikleri de tr bakmndan bakadrlar. Tr bakmndan Aynlk yukardaki btn an lamlara kart anlamlarda kullanlr.

11. Blm [nce gelen, Semra gelen] (Her cinste bir ilk olann, yani bir balang nok tasnn varlnn kabul edilmesi durumunda) nce gelen szc, 1) ya mutlak anlamda, yani doas ba kmndan ilk olan veya bir eyle veya yerle ilgili ola rak ilk diye belirlenen veya insanlar tarafndan ilk di ye kabul edilen bir eye daha yakn olan eyler hak knda kullanlr. rnein yer bakmndan nce gelen bir ey, ya doa tarafndan belirlenmi olan bir yere (rnein bir eyin ortas veya sonuna) veya rastgele herhangi bir nesneye daha yakn olan bir eydir. Bu ilk ey den uzak olan eye ise sonra gelen denir. ' ' .

10

164

15

20

25

30

35

1019 a

Zaman bakmndan nce gelene gelince, baz eyler, rnein gemiteki olaylar, iinde yaadmz andan daha uzak olmalar (rnein Troya sava, Med sava larndan nce gelir; nk, o iinde yaadmz andan daha uzaktr), baka bazlar, rnein gelecekteki olay lar, ona daha yakn olmalar (rnein Nemea oyunlar, Pythia oyunlarndan nce gelir; nk Nemea oyun lar balang ve hareket noktas olarak kabul ettii miz iin bulunduumuz ana daha yakndrlar) anla mnda dierlerinden nce gelir 1er. Baz eyler hare ket bakmndan nce gelirler. nk ilk hareket et tiriciye daha yakn olan, dierlerinden nce gelir (rnein ocuk, yetikinden nce gelir) ve ilk hareket et tirici de mutlak anlamda bir balangtr. G bak mndan nce gelen ise, daha gl olan, daha ok e ye gc yetendir. Bir baka varl iradesine boyun e diren, yle ki kendisini hareket ettirdiinde o varlk hareket eden, kendisini hareket ettirmediinde, hare ket etmeyen her ey bu baka varlktan, g bakmn dan, nce gelir; bu baka ey ise g bakmndan sonra gelir. Burada da irade ilk olan, balangtr. Ba z eyler, mevki bakmndan nce gelirler. Bu eyler, belli bir eye gre, belli bir kural izleyerek, belli ara lklarla yerletirilmi eylerdir. rnein koroda ikinci sradaki adam, nc sradaki adamdan nce gelir. Lirde pes tellerin sondan bir evvelkisi, en pes telden nce gelir. nk birinci rnekte ilke olan, koro efi dir; ikinci rnekte ise orta teldir. nce gelen szcnn anlamlar bunlardr. An cak onun bir baka anlam daha vardr. 2) O da bilgi bakmndan nce gelendir ve bu bilgi bakmndan n ce gelen de mutlak olarak nce gelen diye kabul edi lir. Bu tr eyler arasnda tanm bakmndan nce ge lenle, duyusal alg bakmndan nce gelen ayn deil dir. nk tanm bakmndan nce gelen, tmeldir. Duyusal alg bakmndan nce gelen ise bireydir. Son ra tanmda da ilinek, btnden (rnein mzisyen, mzisyen adam dan) nce gelir. nk tanm, par as olmakszn, bir btn olarak var olamaz. (Ancak mzisyenlik de mzisyen olan bir varlk olmakszn var olamaz)' 3) nce gelen eylerin znitelikleri de nce ge len eyler olarak1 adlandrlrlar. rnein doruluk, dzlkten nce gelir; nk doruluk, izgi olmak baknmdan izginin, dzlk ise yzey olmak bakmndan yzeyin bir zniteliidir. 165

10

O halde baz eyler bu anlamda nce ve sonra ge len eyler olarak adlandrlrlar. 4) Ayrca bir de doa ve tz bakmndan nce ve sonra gelen vardr: Platon' un kulland bir ayrma gre, bakalar kendileri ol makszn var olamadklar halde, kendileri bakalarn dan bamsz olarak var olabilen eyler, bu anlamda nce gelirler. Varln eitli anlamlarn ede alrsak, birinci olarak, zne nce gelir, dolaysyla tz n ce gelir. kinci olarak kuvve veya fiilin gznne aln masna gre, farkl eyler, dierlerinden nce gelirler. rnein kuvve bakmndan yarm doru, tam doru dan para, btnden; madde somut bileik varlktan n ce gelir. Oysa fiil bakmndan bu ikinciler, birincilerden nce gelirler. nk birinciler, ancak btnn zlme sinden sonra fiil halinde olacaklardr. Bundan dolay, bir anlamda, nce ve sonra diye adlandrlan herey, bu drdnc anlamda nce ve sonra diye adlandrlrlar. nk baz eyler, rnein paralar olmakszn btn, olu bakmndan, baz eyler ise, rnein btn olmak szn paralar, yokolu bakmndan dier eylerden ba msz olarak var olabilirler. nce gelenin btn dier anlamlan ile ilgili olarak da bu ayn ey geerlidir.

166

METAFZK
V. KTAP (D)

ARSTOTELES eviren : Ahmet Arslan 12. Blm (G, Yetenek, Gl, Yetenekli-Gszlk, Yetenek siz, Gsz) 15 G, Yetenek u anlamlara gelir: 1) Bir baka varlkta veya bir baka varlk olmak bakmndan ayn varlkta bulunan bir hareket veya deime ilkesi. r nein bina yapma sanat, yaplan binann kendisinde bulunmayan bir gtr. Buna karlk yine bir gc ifade eden tedavi ei:me sanat, tedavi edilen adamda ancak tedavi edilen adam olmas bakmndan deil bulunabilir. O halde g, genel olarak bir baka var lkta veya bir baka varlk olmak bakmndan ayn varlkta bulunan deime ve hareketin ilkesidir. 2) Bir eyin bir baka ey veya bir baka varlk olmas bak mndan kendisi tarafndan deitirilebilme ve hareket ettirilebilmesinin ilkesi. nk biz, bir etkiye uraya nn bu ilkeden tr bu etkiye urama yeteneine sahip olduunu syleriz. Bazan, etkiye urayann ge nel olarak etkiye uramas anlamnda bunu syleriz; bazan ise onun herhangi bir etkiyi deil, ancak iyi ynde bir etkiyi kabul etmesi anlamnda bunu syle riz. 3) Bir varln herhangi bir eyi iyi yapma veya isteine uygun bir biimde yapma yetisi. nk bazan yryebilen ve konuabilen, ancak bunlar iyi veya istedikleri gibi yapamayan insanlar ilgili olarak, onla rn konuma veya yrme yetenei ne sahip olma dklarn syleriz. 4) Bu ayn durum, (2. maddede zik-

20

25

168

30

35 1019

10

rettiimiz) edilgin anlamdaki g iin de geerlidir. 5) eylerin, kendilerinden dolay mutlak olarak hibir eyin etkisinde kalmadklar veya deimedikleri veya kt bir ynde ancak zorlukla deitirilebildikleri hal lere de gler denir. nk eyler bir gce sahip ol duklar iin deil, ona sahip olmadklar, bir eyden yoksun olduklar iin krlr, ezilir, eilir, ksaca ortadan kaldrlrlar. Bu tr deimelerden, bir gten bir yapdan, bir ey yapma gcne sahip olduklarn dan dolay zorlukla etkilenen veya ok az etkilenen eyler, bu deimelere dayankl, direnli eyler dir. G, yetenekin eitli anlamlar bunlar oldu undan, gl, yetenekli- szckleri de bu anlam lara karlk olacak bir biimde u anlamlara gelirler-. 1) Gerek bir baka varlkta, gerekse bir baka varlk olmak bakmndan kendi kendisinde bir hareketi ve ya genel olarak deimeyi (nk skuneti meydana getirebilen ey de gl bir eydir) balatma gcne sahip olan ey. 2) Kendisi zerinde bir baka varln bu tr bir gce sahip olduu ey. 3) ster daha kt, ister daha iyi bir ynde bir deime anlamnda bir de ime gcne sahip olan ey (nk ortadan kalkan bir varln da ortadan kalkma gcne sahip bir var lk, olduu grlmektedir. nk eer o, byle bir g ce sahip olmam olsayd, ortadan kalkmazd. O hal de onda byle bir deime ynnde bir istidadn, bir nedenin, bir ilkenin var olmas gerekir. O halde yle grnyor ki bir varlk bazan bu tr bir yetiye sahip olduundan, bazan ise ondan yoksun olduundan do lay gldr. Eer yoksun olmann kendisi bir tr sa hip olmaysa, bu takdirde her ey, bir eye sahip oldu undan dolay gl olacaktr. O halde eyler hem po zitif bir nitelie ve ilkeye sahip olduklarndan, hem de eer yoksun olmaya sahip olmak mmknse by le bir nitelikten yoksun olmaya sahip olduklarndan dolay gldrler. Eer yoksun olma, bir tr sahip olma deilse, o zaman gl iki ayr anlama gelir). 4) Bir baka anlamda, ne herhangi bir baka varln, ne de bir baka varlk olarak kendisinin, kendisini or tadan kaldrma gcne veya ilkesine sahip olmad bir varlk, gl bir varlktr. 5) Yine bir baka an lamda, btn bu varlklar ya sadece gerekleme ve ya gereklememe gcne sahip olduklarndan veya uygun bir biimde gerekleme veya gereklememe
169

15

20

25 30

35 1020 a

gcne sahip olduklarndan dolay gldrler. al g aletleri gibi cansz varlklarda bulunan g, bu tr bir gtr. rnein bir lirle ilgili olarak onun sesler k a r m a gcne sahip olduunu, akord edilmemi olan bir baka lirin ise bu gce sahip olmadm syleriz. Gszlk, gten, yani yukarda betimlediimiz trden bir ilkeden yoksun olmadr. Bu ya mutlak an lamda ondan yoksun olmadr veya doal olarak byle bir gce sahip olan bir varln ona sahip olmamas veya hatta doal olarak ona sahip olmas gereken bir zamanda ona sahip olmamas anlamnda ondan yok sun olmadr. nk bir ocuun, bir yetikinin ve bir hadmn ayn anlamda ocuk yapma gcnden yok sun olduklarn sylemeyiz.Sonra gn her trne -gerek sadece hareketi meydana getirme gcne, gerekse onu iyi bir biimde meydana getirme gcnekart bir gszlk tekabl eder. Gsz, gcnden yoksun szckleri o halde bu tr bir gszlk anlamna gelir. Ancak o bir ba ka anlamda mmkn ve imknsz olandr. mkn sz, kart zorunlu olarak doru olan eydir. rnein karenin kegeninin kenar ile llebilir olmas, im knszdr. nk byle bir nerme yanltr ve onun kart, yani karenin kegeninin kenar ile llemez olmas sadece doru deildir, ayn zamanda zorunlu dur. O halde onun llebilir olmas, sadece yanl deildir, ayn zamanda zorunlu olarak yanltr, imkn szn kart, yani mmkn, kart zorunlu olarak yan l olmayan eydir. rnein bir insann oturuyor olmas mmkndr; nk onun oturuyor olmamas, zorunlu olarak yanl deildir. O halde mmkn, yu karda denildii gibi, bir anlamda, zorunlu olarak yan l olmayan ey anlamna gelir. Bir baka anlamda o, doru olandr. Bir baka anlamda, doru olabilendir. Nihayet bir anlam genilemesi sonucunda, geometride de kuvvet ten sz edilir. Mmknn bu anlam larnn g kavram ile bir ilgisi yoktur. Ancak g l teriminin g le ilgili olan btn anlamlar, birinci trden bir gce, yani bir baka varlkta veya bir ' baka varlk olmak bakmndan ayn varlkta bulunan deime ilkesine, iaret ederler. nk dier eylerin gl diye adlandrlmalarnn nedeni, ya bir baka varln onlarn zerinde byle bir gce sahip olmas veya tersine bu tr bir gce sahip olmamas veya bel li bir anlamda ona sahip olmasdr. Gsz denen

170

eylerle ilgili olarak da bu ayn ey geerlidir. O halde birinci trden gn asl anlamnda tanm u ola caktr: Bir baka varlkta veya bir baka varlk ol mak bakmndan ayn varlkta bulunan bir deime ilkesi. 13. Blm (Nicelik) Herbiri doas gerei bir ve bireysel bir ey olan iki veya daha ok btnleyici eye blnebilen eye nicelik denir. Bir nicelik, saylabilirse, bir ok luk; llebilirse, bir byklktr. Bilkuvve olarak, srekli-olmayan paralara blnebilen eye okluk, s rekli paralara blnebilen eye byklk denir. B yklkler iinde, tek bir ynde srekli olan uzunluk, iki ynde srekli olan genilik, ynde srekli olan derinliktir. Snrl okluk, say; snrl bir uzunluk bir doru; snrl bir genilik, bir yzey; snrl bir derin lik, bir cisimdir. Sonra baz eyler kendi zleri bakmndan, bazla r ise ilineksel anlamda nicelik; diye adlandrlrlar. rnein doru, kendi z bakmndan bir niceliktir. Mzisyen ise ilineksel anlamda bir niceliktir. Kendi z bakmndan bir nicelik olanlar iinde bazs, tzler olarak niceliklerdir. rnein doru, bir niceliktir (n k dorunun zn ifade eden tanmn iinde belli bir tr nicelik mevcuttur). ok ve az, uzun ve ksa, geni ve dar, yksek ve alak, ar ve hafif ve bu tr dier nitelikler gibi baka bazlar ise, byle bir tzn belirlenimleri ve halleri olarak niceliklerdir. Gerek bizzat kendileri, gerekse birbirleriyle karlkl iliki leri bakmndan ele alman byk ve kk, daha b yk ve daha kk, de niceliksel olann ana biimleridir. Ancak bir anlam genilemesi sonucunda bu adlar baka eylere de verilirler. lineksel anlamda nice lik, olan eyler arasnda bazlar mzisyen ve beyaz olann nicelikler olduklarnn sylendii anlamda, ya ni mzisyenlik ve beyazln kendisine ait olduklar eyin, bir nicelik olmasndan dolay, nicelik olarak adlandrlrlar. Bazs ise hareket ve zamann nicelik ler olmalar anlamnda, nicelik diye adlandrlrlar. nk hareket ve zamann nicelikler, srekli nicelik ler olarak adlandrlmalarnn nedeni, onlarn nitelik leri olduklar eylerin blnebilir olmalardr. Bunun171

10

15

20

25

30

la hareket eden eyin kendisini deil, onun kat ettii uzayn blnebilirliini kastediyorum. nk hareke tin bir nicelik olmas, uzayn bir nicelik olmasndan trdr ve zamann bir nicelik olmas da hareketin bir nicelik olmasndan trdr. 14. Blm (Nitelik) Nitelik, D bir ilk anlamda, zn ayrmn ifa de eder. rnein insan, iki ayakl olduundan belli bir nitelikte bir hayvandr. At, drt ayakl olduundan yi-. ne byle bir hayvandr. Daire, keleri olmadndan, belli nitelikte bir geometrik ekildir. Btn bunlar ze ilikin ayrmn, bir nitelik olduunu gstermektedir. O halde niteliin bir anlam budur, yani zn ayrm dr. Ancak nitelik bir baka anlamda 2) matematiin hareketsiz varlklar hakknda da kullanlr. Bu anlam da saylarn belli bir nitelii vardr. Bu saylar, rne in, bileik saylardr, baka deyile tek boyutlu say lar deil, yzey ve cismin bir kopyas olduklar saylardr (bunlar srasyla iki veya arpann rnleri olan saylardr) ve ksaca, saynn znde, niceliin dnda kalan ey, niteliktir. nk her saynn z, bir defa olduu eydir. rnein alt, iki veya defa bir say deildir, bir defa bir saydr. nk alt, bir defa altdr. 3) Nitelik, scaklk, soukluk, beyazlk, siyahlk, arlk, hafiflik ve benzerleri gibi deitiklerinde, cisimlerin de deitikleri, hareket eden tzlerin her trl zel halleri anlamna da gelir. 45 Nihayet erdem ve erdemsizlik ve genel olarak iyi ve kt de bu son trden nitelik anlamna gelirler. O halde niteliklin pratik olarak iki anlam var gibi grnmektedir ve bu iki anlamdan biri, asl an lamdr. Asl anlamnda nitelik, zn ayrmdr ve saylardaki nitelik, bunun bir parasdr. nk o, hare ketsiz olan eylerin veya hareketli olmamalar bak mndan ele alman eylerin zlerinin bir ayrmdr, ikin ci anlamda nitelik, hareketli eylerin, hareketli olma lar bakmndan zel belirlenimlerini ve hareketlerin ayrmn iine alr. Erdem ve erdemsizlik, bu sonuncu trden belirlenimlerin zel bir parasn olutururlar. nk onlar, hareketli varlklarn, kendilerinden t r iyi veya kt ynde etkide bulunduklar veya etki ye uradklar hareket ve etkinliin ayrmlarn ifade

35

10

20

172

25

ederler: nk belli bir ynde hareket ettirilebilen ve ya etkide bulunabilen iyi, bir baka, ona kart bir bi imde hareket ettirilebilen veya etkide bulunabilen, ktdr. yi vs kt, zellikle canl varlklarda, bunlar arasnda da zellikle zgr seme yetisine sahip olanlarda, nitelii ifade ederler.

15. Blm CGreli) Bants 1) iftin yarmla, misli olann te bir olanla ve genel olarak bir baka eyi birka defa iinde bulundurann bir baka eyde birka defa bu lunan eyle ve fazla olann a_z olanla bants gibi olan eyler greli eylerdir. Yine bants, 2) stabilen eyin, stlabilen eyie; kesebilen eyin kesilebilen ey le ve genel olarak etkin olann edilgin olanla bants gibi olan eyler de greli eylerdir. Nihayet 3) ba nts llenin lyle, bilinenin bilgiyle, duyusaln duyumla bants gibi olan eyler de greli eylerdir. 1) Birinci trden greli eyler, saysal bakmdan grelidirler. Bunlar ya belirsiz veya belirli bir tarzda, ya birbirlerine veya Bir'e grelidirler. rnein ift olan, bir olanla saysal bakmdan belirli bir bant iindedir. Oysa ok olan, bir olanla saysal bakmdan belirli olmayan bir bant iindedir; yani o, bir olanla u veya bu herhangi bir saysal bant iinde deildir. Bir baka eyden yanm misli byk olann bu eyle bants, bir sayyla belirli bir saysal banty ifade eder. Bir baka eyden '(n+) : n' kadar byk olan bir eyin bu eyle bants, oun bir olanla bants gibi belirsiz bir bantdr. Fazla olann az olanla bants tamamen belirsiz bir saysal bantdr. nk her sayi llebilir bir eydir ve llemeyen byklkleri hibir say ifade edemez. nk az olana gre ok olan, az olan kadar olan bir eyle, ona ek olan bir eydir. Bu ek olan ey, belirsiz bir eydir. nk o az olana eit olabilecei gibi ona eit olmayabilir de. O halde b tn bu bantlar, saysal bantlardr, zel saysal belirlemelerdir. Bu ayn durum, bir baka anlamda olinakla birlikte Eik, Benzer ve Ayn olan iin de ge erlidir. nk btn bunlar da Bir olan'la bantl drlar: Ayn olan eyler, tzleri bir olan eylerdir. Ben zer olan eyler, nitelikleri bir olan eylerdir. Eit olan eyler, nicelikleri bir olan eylerdir. Bir olan ise, say173

30

35 1021 a

10

15

20

25

30 1021 b

nm ilkesi ve lsdr. O halde btn bu bantlarn ayn anlamda olmamakla birlikte, saysal bantlar olduklar sylenebilir. 2) Etkin olann edilgin olanla bants, etkin g cn edilgin gle ve bu glerin fiillerinin birbirleriyle bantsdr. rnein stabilenin, stlabilenle ban ts vardr; bu, bilkuvve varlklarn bantsdr. Sonra stan eyin, stlan eyle; kesen eyin, kesilen eyle bants vardr; bu, bilfiil varlklarn bantsdr. Bu na karlk saysal bantlar, bilfiil bantlar deildir1er; meer ki, fiil den baka yerde iaret ettiimiz anlam kastedilmi olmasn: Ancak o zaman hareket anlamnda olmayan fiiller sz konusudur. Bir kuvvet, g ieren ilikiler iinde bazlar, ay rca, zamann belli dnemlerine ilikin bir e de ie rirler. rnein yapm olan, yaplm olana; yapacak olan, yaplacak olana grelidir. nk bir babaya bu anlamda olunun babas denir. nk gemite onlar dan biri belli bir tarzda etkide bulunmu, dieri belli bir tarzda bu etkiye uramtr. Sonra imknsz ve benzeri (rnein grnmez) baz greli kavramlar, gten yoksun olmay ifade ederler. O halde saysal bakmdan veya g, bakmndan greli olan bir ey, bir baka eyin kendisine bal ol mas anlamnda deil, tersine kendisinin kendi doas bakmndan bir baka eye bal olmas anlamnda greli bir eydir. Buna karlk 3) llen, bilmen ve dnlen eyler, bir baka eyin kendilerine bal ol mas anlamnda greli eyler diye adlandrlrlar. nk dnlen, dncenin kendisine greli olduu ey anlamna gelir. Ama dnce, dncesi olduu eye greli deildir. nk bunu sylemek, ayn eyi iki defa tekrar etmek anlamna gelir. Ayn ekilde gr me, belli bir eyin grlmesidir, yoksa grlen eyin grlmesi deildir (ancak bir anlamda, bunu sylemek de dorudur). Grme renk veya bu tr baka bir eye grelidir; yoksa ayn eyi iki defa tekrarlamak, yani grme, grlen eyin grlmesidir demek gerekir. Kendi zleri bakmndan greli diye adlandrlan eyler, bazan bu anlamlarda greli eyler diye ar lrlar. Bazan ise kendilerini ieren cinslerinin byle bir yapda olmalarndan dolay greli eyler diye arlr lar. rnein tb szc, greli bir kavramdr; n k onun cinsi olan, bilimcin greli bir kavram oldu u dnlr. Sonra kendilerine sahip olan varlkla-

174

10

rn, kendilerinden tr greli diye adlandrldklar nitelikler de kendi zleri bakmndan greli olan ey ler snfna girerler. rnein eitlik, greli bir kavram dr; nk eit olan, greli bir eydir. Ayn ekilde ben zerlik de, bsnzer olann greli bir ey olmasndan do: lay, greli bir kavramdr. Nihayet ilineksel anlam da greli olan eyler vardr. rnein bir insan, tesa dfen herhangi bir eyin ift kat olmasndan ve iftin de greli bir kavram olmasndan dolay greli bir ey dir. Sonra yine bir ayn varln tesadfen hem ift, hem de beyaz olmas durumunda, beyazlk da greli bir ey olabilir.

16. Blm (Tam, Mkemmel) Tam, mkemmel, 1) kendisinin dnda hibir parasn bulmann mmkn olmad say anlamna gelir. rnein her eyin tam zaman, kendisine ait hibir parasn kendisi dnda bulmann mmkn ol mad zamandr. Sonra tam, mkemmel, 2) ken di cinsinde, kendisine has olan nitelik ve erdemler ba kmndan kendisinden daha stn bir ey olmayan ey anlamna da gelir. rnein kendi trlerine has olan erdemler bakmndan hibir eksikleri olmayan bir he kim veya flt calicisinin mkemmel bir hekim ve mkemmel bir flt calicisi olduunu syleriz. Bir anlam genilemesi sonucunda, bu szck, kt olan eyler iin bile kullanlr. rnein tam, mkemmel bir muhbir, tam, usta bir hrszdan sz ederiz. Hatta onlar hakknda iyi sfatn da kullanrz. rnein iyi bir hrsz, iyi bir muhbir deriz. O halde bir varln stnl de onun mkemmelliidir. nk kendisi ne has olan erdemler, stnlklerle ilgili olarak doal bykln meydana getiren hibir paras eksik ol mayan her ey, her z tamdr, mkemmeldir. 3) Sonra ereklerine ulaan varlklar da, bu ereklerinin iyi ol malarndan dolay, tam, mkemmel varlklar diye adlandrlrlar. nk ereine erimi olma, mkemmellii ifade eder. Sonra erek, niha bir ey olduun dan, bu szck, bir anlam genilemesi sonucunda, k t olan eyler hakknda da kullanlr. rnein ykl ma ve bozulmann niha derecesine ulam eyler hakknda tamamen yklm veya tamamen bozul mu deyimlerini kullanrz. lmn de, mecaz an175

15

20

25

30

1022 a

lamda, bir son olarak nitelendirilmesinin nedeni budur. (nk onlarn her ikisi de niha olan eyler dir.) Fakat ereksel neden de bir sondur. O halde, kendi z bakmndan tam, mkemmel diye adlandrlan eyler, ite bu anlamlarda yle eyler diye ad landrlrlar. Yani tam, mkemmel olan ey, bazan iyi olanla ilgili olarak hibir eksii olmayan, ken disinden stn bir ey olmayan ve kendisine ait hibir paras kendisinin dnda olmayan eydir. Bazan ise o daha genel bir anlamda her cinsle ilgili olarak, en stn olan ve kendisine ait hibir paras kendisinin dnda olmayan eydir. Nihayet baka eyler, bu iki tr mkemmellii gerektirirler veya mkemmel bir eyi meydana getirdikleri veya ona sahip olduklar ve ya onunla uyum iinde olduklar veya asl anlamnda mkemmel olanla herhangi bir tarzda bir iliki iinde olduklar iin mkemmeldirler.

17. Blm C Snr) Snr, u anlamlara gelir: 1) Hereyin en son noktas, yani kendisinden tede eyin hibir parasn bulmann mmkn olmad, kendisinden beride onun her parasnn bulunduu ilk nokta. 2) Uzaysal bir bykln veya bykl olan bir eyin, ne biim de olursa olsun, formu. 3) Her eyin erei, yani hare ketin ve eylemin hareket noktas deil, var noktas. Ancak bazan bu ad, var noktas, yani ereksel neden kadar, hareket noktas hakknda da kullanlr. 4) Her bir eyin tz ve z. nk bu, (z) bilginin snrdr ve bilginin snr olarak, nesnenin de snrdr. O halde ak olarak snr m ilke kadar, hatta ondan daha fazla anlamlan olduu ortaya kmaktadr. nk il ke, bir snrdr; ama her snr, bir ilke deildir.

10

18. Blm (Kendisinden tr, Kendisine Gre) Kendisinden tr, kendisine gre deyiminin birka anlam vardr: Birinci olarak o, hereyin formu veya tz anlamna gelir. rnein kendisinden t r iyi bir adamn iyi olduu ey, kendinde yi'dir. kinci olarak o, bir niteliin ilk ve doal znesi (rne in renkle ilgili olarak yzey) anlamna gelir. O halde

15

176

20

25

30

35

kendisinden tr birinci anlamnda form, ikinci bir anlamda hereyin maddesi ve ilk znesidir. Ken disinden tr genel olarak neden szc ile ayn sayda anlamlarda kullanlr. nk biz aralarnda bir ayrm yapmadan o, neden tr geldi de deriz, o, neden geldi? de deriz. Yine o, neden tr yan l veya doru bir karsama yapt? dediimiz gibi onun yanl veya doru bir karsama yapmasnn nedeni nedir? de deriz. Kendisine gre ayrca du rumla ilgili olarak kullanlr. (rnein kendisine g re onun ayakta durduu veya kendisine gre onun yrd deyimlerinde olduu gibi) nk btn bu durumlarda kendisine gre bir yer ve durum bildirir. O halde kendi kendisinden tr deyiminin de zorunlu olarak birka anlam olmas gerekir. Aadaki eyler bir eye kendi kendisinden tr aittirler: 1) Hereyin z; rnein Kallias, kendi kendisinden ir Kallias'tr ve onun z iin de ayn ey sz ko nusudur. 2) zde bulunan herey; rnein Kallias, kendi kendisinden tr bir hayvandr. nk hay van, Kallias'm tanmnda bulunur: Kallias, zel bir tr hayvandr. 3) Bir eyin dorudan doruya kendisi veya bir paras bakmndan kabul ettii her nitelik; rnein yzey, kendi kendisinden tr beyazdr. Bir insan da kendi kendisinden tr canldr; nk ha yatn dorudan doruya iinde bulunduu ruh, insa nn bir parasdr. 4) Kendisinden baka bir nedeni ol mayan ey; insann hayvan ve iki ayakl gibi bir den fazla nedeni vardr. Ancak yine.de insan kendi kendisinden tr insandr. 5) Tek bir eye ait olan ve bu eye yalnz bana ele alnm olmas bakmndan ait olan her nitelik. Bundan dolay ayr olan, kendi kendisinden trdr.

19. Blm (Eilim, 'Disposition') 1022 b Eilim, paralar olan bir eyin yer, g ve form bakmndan dzenlenme durumu anlamna gelir. n k szcn kendisinin de gsterdii gibi (disposition) burada belli bir durumun (position) olmas gerekir. 20. Blm (Sahip Olma, Hl, Varlk Tarz) Sahip olma, hl, varlk tarz, 1) Sahip olan ve 5 sahip olunan eyin bir tr fiili, bir eylem veya hareket 177

10

gibi bir ey anlamna gelir. nk yapan bir eyle ya plan bir ey arasnda bir yapma vardr. Ayn ekil de bir elbiseye sahip olanla, sahip olduu elbise ara snda bir sahip olma vardr. Bu tr sahip olmaya sahip olamayacamz aktr. nk eer sahip ol duumuz bir eye sahip olmaya sahip olmamz mm kn olursa, bu sre sonsuza kadar gidecektir. 2) Sa hip olma veya hl (habit), bir eilim (disposition), bir varln ya kendisi bakmndan ya da bir baka varlkla ilgili olarak sahip olduu iyi veya kt bir eilimi anlamna da gelir. rnein salk, bir hldir. nk o, byle bir eilimdir. 3) Nihayet bu deyim, byle bir eilimin bir paras anlamnda da kullanlr. Bundan dolay bir eyin paralarnn iyi durumunda olmas, onun btnnn bir hlidir.

21. Blm (Etkilenim 'Affection') 15 Etkilenim, u anlamlara gelir: 1) Bir eyi dei tiren, bakalatran bir nitelik; rnein beyaz ve siyah, ac ve tatl, arlk ve hafiflik ve bu tr btn dier belirlenimler. 2) Bu niteliklerin fiilen gereklemeleri ve bundan doan deimelerin, bakalamalarn ken dileri. 3) zellikle zararl deime ve hareketler. Hereyin stnde de ac verici tahribat. 4) Byk talihsizlikler ve felaketler de etkilenim diye adlandr lrlar.

20

22. Blm (Yoksun olma, Yoksunluk 'Privation')


!

25

Yoksun olmann bir anlam, 1) bir eyin, bir varln doal olarak sahip olabilecei niteliklerden biri ne bu varln kendisi doal olarak ona sahip olmak iin yaplmam olsa bile sahip olmamasdr. rne in bu anlamda bir bitkinin gzlerden yoksun oldu u sylenir. Yoksunluun dier bir anlam, 2) bir var ln doal olarak bizzat kendisinin veya cinsinin sa hip olduu bir nitelie sahip olmamasdr. rnein kr bir adamla bir kstebek, farkl anlamlarda grmeden yoksundurlar. Kstebek, hayvan cinsinin doasna ay kr olmas anlamnda, insan ise bizzat kendi doasna aykr olmas anlamnda grmecten yoksundur. Yoksun luun dier bir anlam, 3) bir nitelie doal olarak ve

178

30

35

1023 a

belli bir zamanda sahip olmas gereken bir varln bu zamanda ona sahip olmamasdr. rnein krlk, bir yoksunluk tur. Ancak bir varlk herhangi bir yata ve her yata kr deildir; eer doal olarak grmeye sahip olmas gereken bir yata ona sahip deilse, kr dr. Ayn ekilde bir insan gerekli olan ortamda, ilgili organ ve nesne bakmndan ve doal olarak grmeye sahip olmas gereken koullarda grmeye sahip deil se, kr diye adlandrlr. 4) Herhangi bir eyin biri nin zorla elinden alnmasna da yoksunluk denir. Bana olumsuzluk bildiren bir ntakmn geldii ne kadar szck varsa, o kadar trden yoksunluk var dr. nk doal olarak sahip olmas gereken eitlie sahip olmayan bir eyle ilgili olarak eit-olmayan szcn kullanrz. Mutlak olarak renksiz veya ok az bir rengi olan bir eye grnmez, ayaklan olma yan ve gelimemi ayaklara sahip olan bir varla ayaksz deriz. Sonra ok kk bir ekirdei olan. bir meyvenin ekirdeksiz meyve diye adlandrlma snda olduu gibi yetersiz miktarda bulunan bir eyle ilgili olarak da yoksunluk ifade eden bir szck kulla nlabilir. Sonra kolaylkla ve iyi bir tarzda yaplama yan bir eyle ilgili olarak da yoksunluk ifade eden bir szck kullanlabilir. rnein kesilemez bir ey, sadece kesilemeyen eyi deil, ayn zamanda zorlukla kesilebilen veya iyi kesilemeyen bir eyi ifade eder. Nihayet yoksunluk, bir niteliin mutlak yokluudur: nk tek bir gz grmeyen deil, iki gz grme yen bir insann kr olduunu syleriz. Bundan dolay her insan ya iyi veya kt, ya adil veya haksz deil dir; bir de ikisi arasnda bir ara durum vardr.

23. Blm (Sahip Olma, inde Bulundurma, Tutma) Sahip olma, iinde bulundurma, tutma eitli anlamlarda kullanlr. Onun bir anlam 1) bir eyi, kendi doasna veya kendi eilimine uygun olarak sevketmektir. rnein bu anlamda, atein insan etkisi altnda tuttuu, tiranlarn ehirlerine, insanlarn giy dikleri elbiselerine sahip olduklar sylenir. Bir ba ka anlamda 2) bir baka ey iinde bir kapta bulunur gibi bulunan bir eyin, bu baka eye sahip olduu sylenir. rnein bu anlamda olmak zere tun, hey kelin formuna; beden, hastala sahiptir. 3) O, ayrca 179

10

15

20

25

ieren bir eyin, bir eyi iermesi anlamna gelir. n k bir baka eyde bir kapta bulunur gibi bulunan bir eyin bu ey tarafndan ierildii sylenir. rnein bu anlamda olmak zere vazonun suyu; ehrin, insanlar; geminin, tayfalar iinde bulundurduunu syleriz. Ayn ekilde btn de paralar iinde bulundurur. 4) Ayrca bir varln kendi doasna uygun bir tarz da hareket etmesine veya eylemde bulunmasna engel olan bir eyin de bu varl tuttuu sylenir. rne in stunlar, zerlerinde bulunan arlklar tutar lar. airler de Atlas'a g tuttururlar. Bununla baz doa filozoflarnn da syledikleri gibi aksi takdirde gn yerin zerine deceini sylemek isterler. Bu szck ayn anlamda olmak zere birarada bulunan nesneleri birarada tutan ey hakknda da kullanlr. nk aksi takdirde, bu eylerin herbirinin kendi ei limini izleyerek birbirlerinden ayrlmalar sz konusu olacaktr. Nihayet bir eyin iinde bulunmak deyiminin sahip olma, iinde bulundurma, tutma deyiminin anlamlarna benzer ve onlara tekabl eden anlamlan vardr.

24. Bolm (Bir eyden kmak, Meydana Gelmek) Bir eyden kmak, meydana gelmek. 1) Bir ey den maddeden kar gibi kmak anlamna gelir. Bu da maddenin en uzak cins veya en yakn tr olarak gz nne alnmasna bal olarak iki biimde anla labilir: rnein btn eriyebilir eylerin sudan k mas birinci anlamdadr. Heykelin tuntan kmas ise ikinci anlamda bir kmadr. 2) Bir baka anlamda o, bir ilk hareket ettiriciden kma anlamnda kmay ifade eder. rnein kavga neden kt? Hakaretten! nk kavgann balamasnn temelinde hakaret var d. 3) Yine o, paralarn btnden, iirin lyada'dan, talarn evden kt gibi, madde ve formdan meyda na gelen bileik varlktan kmay ifade eder. nk form, erektir ve ancak bir eree ulaan ey tamdr. 4) Bir baka anlamda o, insann iki-ayakldan, he cenin harf ten kmasnda olduu gibi formun, par asndan kmasn ifade eder. nk bu, heykelin tuntan kmas ile ayn anlamda olan bir kma deil-

30

35

180

10

dir. nk bileik tz, duyusal maddeden kar. An cak form da formun maddesinden kar. O halde baz eylerin bu anlamlarda bir baka ey den kt sylenir. Ancak 5) bu baka eyin sadece bir parasndan kan eylerin de bu anlamlarda k tklar sylenir. rnein, bu anlamda, ocuk babas ve annesinden; bitkiler topraktan karlar; nk onlar, bu eylerin bir parasndan karlar. 6) Bir baka anlamda o, zaman bakmndan bir eyden sonra gel meyi ifade eder. rnein gece, gndzden; frtna, g zel havadan kar; nk bunlarn biri, dierinin ar dndan gelir. Bu durumda kmalarda bazan son r neklerde olduu gibi bir karlkl deime, bazan ise sadece zaman bakmndan bir eyin dierinin arkasn dan gelmesi sz konusudur. rnein yolculua eki nokstan kld; yani yolculua ekinokstan sonra kld veya Thargelia festivalleri, Dionysos festivallerinden kar; yani Dionysos festivallerinden sonra balar.

181