You are on page 1of 647

ALFA DA ALEV ALATLI KLLYATI Schrdinger'in Kedisi [Kbus] Schrdinger'in Kedisi [Rya] Viva La Muerte! Yaasn lm 'Nuke' Trkiye!

! Valla, Kurda Yedirdin Beni O.K. Musti, Trkiye Tamamdr. kenceci Aydn Despotizmi Kadere Kar Koy A.. Yaseminler Tter mi Hl? Eyll '98

OR DA KMSE VAR MI? KTAP 1

VVA LA MUERTE! YAASIN LM

Alev Alatl

ALFA

Alfa Yaynlar:1019 Alev Alatl Klliyat: 002

Viva La Muerte Yaasn lm!

Yaync ve Genel Yayn Ynetmeni: M. Faruk Bayrak Yayn Koordinatr: Rana Grtuna Editr: Mustafa Demirkanl Teknik Editr: Glnur zkarabacak Kapak Tasarm: Mithat nar Montaj, Bask ve Cilt: Melisa Matbaaclk Pazarlama ve Sat Mdr: Vedat Bayrak Satn Alma Mdr: Ali Bayrak Sevkiyat Sorumlusu: mer Kml

Copyright 2001, ALFA Basm Yaym Datm Ltd. ti. Copyright 2001, Alev Alatl

Kitabn tm yayn haklar ALFA Basm Yaym Datm San. ve Tic. Ltd. ti. 'ye aittir. Yaynevinden yazl izin alnmadan ksmen veya tamamen alnt yaplamaz, hibir ekilde kopya edilemez, oaltlamaz ve yaymlanamaz.

"ark mazoizmi"nden kurtulmak istiyorum. Bu bir. "Bozkr kkenli Mslman bir kyl" gibi gebermek istemiyorum. Bu iki. "Kalite, aroma, gusto" istiyorum. Bu da . Yaamak istiyorum senin anlayacan. Hayatn tadn karmak, keyif atmak istiyorum.

"Sen, basmasn" Sreyya Berfe, 1985

KUYU

I
airin cenazesi, mart aynn ortalarnda, yamurlu, sisi geniz yakan

bir gn, le namazndan sonra ili Camii'nden kalkt. Bata Emil Galip Sandalc olmak zere, herkes oradayd. Herkes, yani, Oktay Akbal, Tark Oral, lhan Berk, Asena kardeler, zgentrkler ve ekipleri. Epeyce bir yldr, allar ve sanat etkinlikleri gibi, cenazeler de insanlarn ideolojik stlenmilerdi. yle ki, mteveffa ile hibir tankl olmayan, ama bu tan...............................................(sonraki 2 sayfa eksik)

Akan, Demirta Ceyhun, Onat Kutlar, Metin Deniz, Melih Cevdet, Zeynep birlikteliklerini, birbirlerine teyit, 'tekilere' iln gibi, fazladan bir ilev i-evreyle birlikte anlmak isteyenler, davetiye gerektirmeyen bu toplantlar karmamaya zen gsteriyorlard. Tersi de sz konusuydu. len

Aleviliin nesinin yeni olduunu sormama izin vermedi,

berini hatrlasana, 'Bu yl hac mevsimi Kurban Bayram'na rastlad!' diye balk atmlard! Sonra, o enay kzcazn byk kefi (!) 'Alevilik!' dizi szlk knanr' gibisinden bilgi veriyordu, hatrlasana!"

"yi de, bunu onlar bilmiyorlar ki!" dedi Rodoplu, "Cumhuriyetin ha-

yazs! Kvrck salarn savura savura, 'Biliyor musunuz, Alevilikte hrGnay'cm!" dedim, ama dorusu ben de pek emin deildim. "Snnilikte hrszlara madalya verildiini herhalde dnmyorlard, "yle olmasa, byle bir abesi manet yaparlar myd? yle dn,

Mesela, camide efendi gibi koltuklarda oturmak varken, yerlere yapyorsun, ne st kalyor ne ba. Doru mu? stelik Alevi trkleri, hele de sylemi! Bodrum entellerinin tm Arif Sa'n peinde!" itiraf etmeliyim! Evet. dzene svp sayanlar ok gzeldir. Grmyor musun, evi heybelerle, at boncuklar ile -bir zamanlar Krt dostlarla- sslemek gibi bir ey bu Alevi Gnay Rodoplu'nun kurduu balantlar her zaman anlamadm Sonuta "ve her zaman olduu gibi", namaz bitip de tabut ayaklann-

bir din lzm, ama 'slmlk' yakk almyor. stelik reform tutmuyor.

ca hareketlenmiti aydn kalabalk. Bu defa da, namaz Allah rzasndan te bir eyler iin klanlar ortaya km, aleni bahi talepleri, "Bu da

iek tad, buna da ikibin lira vereceksin," eklinde, merasimsiz ve hitan gnn nitelii gerei kanan insanlarn" rtl fkelerini grd. sunucular"na benzetmiti.

bir duygudalk gsterisine gerek duyulmakszn tebli edilmiti. Kadnlar ellerini antalarna attklarnda, Rodoplu, yzlerinde "hr kartmakMezarn banda dua okuyan hocalar da "dnml konuan televizyon halde, ceplerine tktrlan paralar da yeterli bulmadlar, ksa kestiler: 'Tamam, tamam, banz sa olsun ite!"' "Arada saatlerine bakmasalar da inandrc deillerdi," dedi, "Her-

en ay, ortak bir dostumuzun, Tlin'in annesini kaldrrken yaadklarmz hatrlyordum. Trkiye'de, insann bu sahtekrlar, acy paylarm gibi yapan ziyaretileri, duasn Allah rzas iin okurmu gibi yapan din raca gnlerin yakn olduunu dnmtk. grevlilerini toptan defedip, kendi yaknnn cenazesini bir bana kaldmezar tan skerler!" dediydi Gnay Rodoplu. Pekl da mmknd! "O zaman da, Allah bilir, ocuklarmzn nafakas gaspolundu diye "Uzun boylu, ksa kumral sal bir kadn, yanlmyorsam Boazii

bilemiyordu. Ama, ben pekl da mmkn olduunu syledim. Daha ge-

Gerekten byle mi demilerdi, sonradan kendisi mi yaktrmt,

niversitesi'nde ngilizce okutman, en son, Talat Halman'n, Allah rahmet eylesin, olunun cenazesinde grmtm, ili Camii'nin ilkelliinnn izmaritini kabirlerden birisine doru frlatt, aya ile ezdi. Altta, yrdm, ktm." salihat nisvandan Azize Hanmefendi'nin -tanda yle yazyordu- kaburgalar atrdad! Barda taran son damlayd, kavga etmemek iin airin adna zldm syledim. Bir garip bakt, "Sevmez miydin?" diye sordum, hayretle. den yaknyordu. Ayn kadn, az nce Cardin akmayla yakt sigaras-

bir Amerikal ne kadar yadrgarsa o da ancak o kadar yadrgard."

"zlme," dedi, "O da farkl bir adam deildi. Yabancyd. Olan biteni "iirini mi? Hayr," dedi, "Sradan bir airdi -iir de sradanlkla nasl

uzlaacaksa-! Ama, umut vaat eden bir genti, dokunakl bir duyarll, lar. Babas yandaki adamlara ilk isimleri ile hitap eder oldu." melerini isterdi.

ho tamlamalar vard. Sonra, haramilerin arasna dt, iliini, kemiini

smrdler. Pohpohladlar, dller verdiler, barlarda yanlarna oturttukendisine ismiyle hitap etmesinden hi hazzetmez! Teyze ya da abla deBazen ne kadar tutucu olabiliyordu! Arkadalarnn, ocuklarnn

gayreti."

"Tutuculuk deil," dedi, "sadece, aklc otoritenin kaybn nleme Aklc, rasyonel otorite, diye zaman iinde kendisini yok eden otori-

teye diyordu.

acemiler zerindeki otoritesi. Boynuz kula getii zaman rasyonel otorite ortadan kalkar. Amalad da odur, zaten." olabileceini syledim, "Hayr," dedi. len airin, ustalarla ilk isim dzeyinde konuacak kadar eitlenmi Gnay'n "hayr"larn iyi bilirdim. Diyebilirim ki, Trkiyede, onun

"retmenin rencisinin, ustann rann, burada usta airlerin

kadar kesinlikle "hayr" deyip, kesip atabilen birisine rastlamamtm. Bu att tabii! "Canm, nereden biliyorsun yle olmadn?"

nedenle, nyarg ile, hatta banazlkla suladm ok olurdu. Tepem yine "Ben otoriteyim de ondan," dedi Gnay, sakin sakin.

Buna verecek cevap yoktu gerekten!

hepsini buldum sand, hayat karlamay unuttu. Byle ok katliam varda iir kesidir."

"Her ey yle kolay oldu ki," diye anlatmay srdrd, "Cevaplarn

dr Babli'de. Gen airler, yk yazarlar, son zamanlarda, gen izerler. "Keke gitmeseydiniz," diyecek oldum,

Sana bir ey syleyeyim mi, ksa yoldan dnlemeyecek bir ke varsa, o "Allah Allah!" diye azarlad, "ld yahu ocuk!"

drdnc katnda, yaptlarn imzalayacak yazarlara ayrlm salondaydk. Bina, bir rnek kuafrl -Rodoplu'nun 'ku yuvas' dedii, tarak ilemeyen 'Afro' modasym- kzlarla tklm tklm doluydu. Ondan az nce gelmi, beklemitim. airin zleceini, bu imza g-

O yln "Kitap Fuarnn dzenlendii Mecidiyeky'deki R. binasnn

nnde ok sklacan tahmin ediyordum. Yalnz brakmak istememi-

tim. Nitekim az sonra, merdivenlerin banda belirdiinde gzleri tatsz-

lk beklentisiyle kslmt. yle bir duraklad, hzla evreyi tarad. Beni grd, yz aydnland. enmeyip geldiime sevindim. "yen Trkler yine kokutmular ortal," diye sarld. kimizin arasnda bir akayd bu. Scaktan ikimiz de nefret ederdik.

Yllar nce bir kez birlikte Ankara'ya gittiydik. Mavi tren cehennem gibi durmutu.

scakt ama teki yolcular tek bir pencere olsun aralamamza izin vermiyorlard. Ben sylendike Gnay, "Byledir, Trk dediin r," demi, Gerekten de, insanlarn ya koyacak yer bulamadklar ya da sahiden

dkleri iin zerlerinden karmadklar slak ynl giysilerinden yaylan koku bayltcyd. Cokusuz ve tumturakl bir okuryazar kalabalk, nefesin stt ar havann iinde ayaklar yerden kesilmi, asl gibi duruyordu. Rodoplu, giriin iki yanna sral, kaba saba karkaslarn zerinsndan imza masasna yneldik. de katledilmi karanfillerden oluan zevksiz iek elenklere naho bir Nazl nazenin, ok titiz birisi deildi Gnay. Hatta tam tersi olduunu bak frlatt. Yz sararr gibi oldu. Elimi omzuna attm, kalabaln arasyleyebilirim. Ancak, yaamnn son iki ylnda urad acmasz ihanet liini dayatyordu. O kadar ki, bir gn, bana, "Nereden buldun?" yasas gibi, bir de "Nereden biliyorsun?" yasas karlmas gerektiini syledi. ptrdyd,

ona insanlara ilikin her trl bilgisini yeniden gzden geirmesi gerekliKimdi, hatrlamyorum, ama pek az tandmz birisinden bahsederken, "Nereden biliyorsun?"

"iyi bir adam," gibisinden bir ey diyecek olduydum. Gnay, hemen yaBilmiyordum tabii! Ac ac gld, ban esefle iki yana sallad, yazl yaynlarnn insanlarn bulduundan, kafalarna ve gnllerine Oysa, daha undan birka yl ncesine kadar, yreinin szl ya da "Ne hale geldiimi gryorsun, deil mi?!" dedi.

gmldnden, "bir para herkes, herkes de bir para olduundan" asla

kuku duymamt. Ama zellikle, iran olayndan sonra gzle grnr lad, "Ah, be arkadam! Neydi o gaflet?! Neydi?! Kendi lkemdeyken

bir biimde kapand, "roman notlarnda" greceiniz gibi, aylarca sorguhaymatlos ettiler beni!"

diini, cannn yandn gryordum. rnein, artk dokunmann bile

ierdii tecrit olunmuluk, sevgisizlik duygusunu yadrgadn, fkelen-

Byk bir hzla koptuunu, dilini kaybettiini, bu yeni konumunun

kr etmediini sylyordu ki, bu, hasarn boyutlarn saptamakta ok nemliydi. nk yllar yl sevmenin dokunmak olduunu iddia etmiti Gnay. letiim kurabilmek, evresiyle yeniden sevgiyle btnleebilmek iin her yolu -sormay, konumay, yazmay- denediini ama baarama-

dn iddia ediyordu, ama yine de kandramyordu beni. nsanlara duyduu ilgiyi yitirmi olduuna her eye karn inanmyordum! O gnk imza gnn kabul etmesi iin onca srar etmemin nedeni de buydu. Neyacan bile bile, onu tezghtarla zorlamakla sulad beni. Neden yapsnd bunu? Yazamayan, yazamadn bilen 'yazarlarn' gndemde olma gayretlerini aalatc bulan ben deil miydim? rn en kaypak temennisi, "Dostlukla?!" m diyecekti?! Dahas, nasl imzalayacakt kitaplarn? Hi tanmad, bir daha asla kalabilmek iin, ya gn tertip etmek dhil her trl etkinlie demirba grmeyecei insanlara, "Sevgilerimle?!" "Sayglarmla?!" ya da son ylladiye imzalayp, dergide bir eletiri kar umuduyla gnderdikleri kitaplar hatrlatt. Yaynevinin karanlk giriinde st ste, kapaklar almam dururlard. "stediinizi alabilirsiniz!" demiti, Kemal Abi. Almtk da, m ne de yaynevine uramt. Gnay, evde kapaklarn ap da binbir umutla imzalanm ithaflar gVarlk Yaynevi'nin sahibesine, yazarlarnn "Sayn Hanmefendice... "

redeyse kavga ettik. Son imza gn olduunu, bir daha hibir ey yazma-

rnce al al, moru mor olmu, bir daha ne Hanmefendi'nin yzne bak-

verici," dedi. Onu oraya gtrdm iin zr dilemekten baka syleyecek sz bulamadm. yapmay kabul etmeseydi, hayat, hatta belki de ortak yaammz, bambaka bir yn alabilirdi. Bir kez bunu ona da sylemeyi denedim, gld, bir yolunu bulurdum!" dedi. Belki de. "Akacak kan damarda durmaz. Ben ne yapar, ne eder ac ekmenin imdi dnyorum da, eer o gn beni krabilseydi, imza gn

"Varln yazarlarn emeklerine borlu bir hanmn saygszl utan

cek, koordinatlarn yeniden saptamasna yardmc olacak bir eyler dourmasyd. "Bir de yle bak," dedim, "Onlardan baka kimin var?" "Aaaah! Samalama, ltfen!" dedi, "Havarilerini yaratamayan sa'nn

Benim umduum okuyucular ile yz yze gelmesinin onu tazeleye-

yeri tmarhanedir, tarih deil!" d,

Yine balant kuramamtm, sustum. Sonra, ne dndyse dn"Peki," dedi, "Giderim. Saol canm." Cenaze, iseleyen yamurun kasveti, havaszlk, gnlnn karanl "Hadi, ben eve gideyim!" oldu. Bana maryordu. "Hadi, sen yerine otur!" dedim.

iyice bindirmi olmalyd, sarldktan sonraki ikinci cmlesi,

aznn payn kendi verdi, "Hi de deil, halt etmisin sen!" dim. Oysa zaman beni hakl kard. yapt.

"Ben zaten her eyi 'Hayr!' diye diye yaparm!" diye sylendi, kendi

Ben "ilk konuan"n hakl olduunu dnyordum, ama syleme-

Gnay Rodoplu, gerekten de her eyi "Hayr" diye, bara bara

Dier masalar botu, meslektalar henz gelmemilerdi. Saatine bakt. Saptanan saat be dakika almt. lenimini verdiini, buna da cannn skldn sylediini hatrladm. Ge kalmay hi beceremediini, bu nedenle hep ok hevesliymi izGlleri ve L'nin ksa kenarndaki bo masalardan birisinin nndeki

L eklinde dizilmi, beyaz rtl alt masadan ikincisi onunkisiydi.

okur kuyruunu ayn anda fark etti. Gllere dnd. Rengi att, elleri tityordum! Kalbim arpmaya balad! Ondan byle bir incelii her eye ramen bekliyor olabilmesine kzyordum. Ruhumun bir yan bylesi bir beklentinin tandm Gnay'a uygun, pekl da insanca, teki, fesat olan, lndaki yerini bir iekle olsun teslim etmeyen iran'd! iran deil, yaymcsyd. m iin kendime daha ok kzdm. Hakas, yanl olan Gnay deil, varSaksms eyi nne ekti, karta uzand. Hayr, gnderen (tabii ki!) "Mustafa Bey'e hakszlk ettim," dedi, yutkunarak. Telafi etmek iin

remeye balad. iran'n gndermi olduunu umduunu adm gibi bili-

onun katksz bir budala olduunu ayn anda haykryorlard. Ona kzd-

yordu. Ben de ona katldm. Gzlerim, halen bo duran teki masann bamerak ettim, isim kartonunu okudum, Hayretle bakt, "Hfz Veldet Velidedeolu!"

aranr gibi etrafna baknmaya balad. Yzn benden saklamaya al-

nda kuyruk olmu genlerdeydi. Bu denli sevilen yazarn kim olduunu

"Yok canm! 'Nutuk'u Harbiyelilerden baka okuyan kald m?"

gz ile bakyordu. Gnay'a gre, Atatrkler yenileli en az bir yirmi yl olmu olmalyd! renkli salar, imek baklar' ile 'canl bir alev' ettik, 'yeleleri alevden "Kadersiz Mustafa Kemal Paa," diye mrldand, "nce garibi 'k

"Sylev"in bu denli popler olmasna imkn olmadna muhakkak

bir ata' bindirip, Zeus misali, yce dalar ardk. Sonra, sar burjuva pa-

al ile Fatih arasnda bir yerlerde bocalad. Daha sonra, bir de halife katili, mason ve de Yahudi (!) olduu ortaya knca, gndemden toptan kalkt!" kolunda belirdi. Derken, bir alk koptu; Velidedeolu, yal ve vakur, gen bir kadnn Kadn, arbal pahal giysileriyle, "ne hazr giyime beden lleri

msait olmad iin bilgi sosyete terzilerinin parlatt Papatyalar, ne profesr duruma intibak ettirmeye abalad. Az sonra, yerlerini almak

nay'dan yana ll bir tebessm gnderdi. "Siz" diye hitap ettii yal

de Paris butiklerinden giyinen sska stanbul burjuvazisindendi"! G-

iin Velidedeolu'nu bekliyormuasna, dier yazarlar da geldiler. Anla-

lan az ilerdeki barda hep beraber birer iki "almlard". Velidedeodnn yanan okad, 1916 doumlu eski tfek yazarla "muhabbetle" selamlat, Bar Dernei'nin yeni tahliye edilen yesini barna bast.

lu'na ve yanndaki hanmefendiye sayglarn sundular. air-felsefeciretim yesi eildi, gen kadnn elini pt. Ordinarys, teki gen kaGz ucuyla Gnay'a baktm, ellerini enesine dayam, onlar seyre-

ci'den! Hapishane Defterleri'nin, Kenan Somer evirisi) bu takmn ona

diyordu. Darlandn, "dzenin z-uzman aydnlar" dedii (Grams-

elem verdiini biliyordum. Rodoplu'nun beni en ok etkileyen tespitleyatt greceliki, relativistik ahlk sisteminden kaynaklanan bir "ahlak gre, bir dnemin sofistleri gibi, onlar da, ayn eyin "ayn zamanda dodnmeden ve hibir nedamet duymadan! ru ya da yanl olduunu kantlayabilirler"di. Ve tabii, sonular zerinde

rinden birisi, Trkiye'nin gndemini saptayan bu insanlarn, lkede yaanan kaosun dzenin z-uzman aydnlar olarak bizzat kendilerinin dakaosu" olduunun farknda deilmi gibi yapyor olmalaryd. Gnay'a

olan 27 Mays' "aydn kategorisine dhil olduu egemen toplumsal grubun kar iin aklamaktan, yasal olmayan bir hareketi klfna uydur-

Bir Velidedeolu, son tahlilde btnyle anti-demokratik bir darbe

maktan kanmam, idamlarla sonulanan bir oluumdaki roln sahiplenmemi, gencecik bir DDKD lideri kadar olsun zeletiri yapma gerei duymamt". Yal adama bakt, bakt, "Yassada civarnda srarla dnen bir atana hayal ediyorum," diye

ta Velidedeolu, 'lm cezasna hayr! Hayr! Bin defa hayr!' haykrlar ile yeri g inleten, onurlu hukuk profesrleri!" Mahzun yzn bana evirdi, "Hayr," dedim. Sevindi! "Yeil Barlarn 'Gk Kua Savas' ile Pasifik'e gmldkleri

fsldad, "Kpetede, ak salar, kara cppeleri rzgrda dalgalanan, ba-

bir dnya da, ok mu olmayacak bir hayal?" diye sordu. kerleri yererken, ne faizme sverken. Hi ama hi!"

"Hi inandrc deilsiniz, Profesr, hi!" dedi, yksek sesle, "Ne as-

kitab imzalatmak iin" diyordu) younlatrd. Birbirlerini drtyorlar,

Dikkatini, Profesrn nnde sralanan okurlarda ("okumayacaklar

sar salarn omuzlarna dkm kadn gazeteci-yazar iaret ediyorlard. (Bu, 'sar sa' meselesi nemliydi. Gnay, durup durup, 'Baksana, neden bizim az lf yapan adamlarmzn hepsi ak renktir? Neden hi palabykl, karakal, kara gzl sefirimiz yok?' diye sorard.) Oral'n anlaryd. Gnay, benden sonra okuduydu. Nasl bulduunu sordum, kadar ackl," dedi. defalarca bask yapan son kitab, Bar Dernei'nin kadn mahpusunun "Boleviklerin eline dm bir Romanoff ya da bir Marie Antoinette Alay etmediini, kulland "ackl" sfatna aklama getirdiini bili-

yordum ama yine de sinirlendim. Bazen, srf beni tahrik etsin diye aykr eyler sylediini dndm olurdu; asla hesapl olmadn bildiim, hatta ona, hesapszlnn kendisini savunmasz braktn sylediim halde olurdu. Onun yanda bir kadnn inanlar uruna hapse girmi,

btn sre iinde bu denli onurlu davranm olmamasna sayg duyuyor, Gnay'n yarglarn ok kat buluyordum. Ban sallad, sun. Hanmn incinmi 'egemen snf kibiri'nin belirtilerini fark edemile kabilmek iin i fanilasndan kestii eritleri tayyrnn yakasna biye yapmasndaki snfsal iaretleri grmyorsun." analk ettiinin anlatld blmlerdi, yorsun. Erleri 'olum'lamasndaki, bir sonraki durumaya yeni bir giysiyEn ok gcne giden de, hcresini paylat devrimci "Kzlarn"a "Rahmi tazyikli suyla paralanm, gs ular postalla ezilmi, ko"Bir erkek gibi dnyorsun da ondan. Satr aralarn okumuyor-

cas her an asld aslacak gencecik bir kadn, dzenin temsilcisi hkimin

nne, yine ayn dzenin bakml sa, efendimli konuma gibi marjinal tici bir yabanclamann itirafndan baka bir ey deil!" fkesini zor deri doldu, "Cann bildiinin kaderini paylaamamak nasl bir ey, dn bir!"

deer yarglarn gzeterek kmaya ikna etmeye almak, tyler rpernetliyor gibiydi. Sonra fkenin yerini derin bir yeis ald, sakinleti, gzlededi, titrek bir sesle, "Erkeinin korktuunu bilmek ve yannda olamamak... lmden deil, barsaklarnn boalmasndan, dilinin darda ok soylu gen hanmlarm devrimciler. Romanoffa iyi dayanmlar." Tokat yemi gibiydim, ne syleyeceimi bilemedim. kalmasndan, aalanmaktan korktuunu bilmek ve yannda olamamak! "Daha da korkuncu bu lkede her anlatmn yaanlann niteliini

deitiriyor olmas," dedi, "Ktlkler saptrlyor, sradan vakalara indirgeniyor. Yokmu gibi, hi olmam gibi oluyor. Nereye dnsem ayn ey!" Uzand, antasndan o haftann Grgr'n ald, kapan iaret etti, "una bak." Allm biimde bir Grgr karikatryd. Ne izildii anlalsn diye

sol st kede bir cep alm, "kullanma talimat" (Gnay'n laf!) yazlmt: "Dou'da vatandaa cop sokuluyor. Bayrampaa Cezaevi'nde tu-

tuklu aileleri tekme tokat dvlyor. Nevehir Cezaevi'nde kitap isteyen

tutuklular hcre cezasyla korkutuluyor. Filemeler sryor. Pasaportlar verilmiyor. arklar yasaklanyor, ocuklar komnist diye hapsediliyor. Btn bunlarn ANAP'n ii olduu da biliniyor. Ama ayn lkede partisi var. (Var m acaba? Varsa nerede?)" Gnay'a dndm, "te, bu kadar" dedi, "izerler dnyann en ok satan nc dergisi adnn sosyal demokrat ve halk olduunu ne sren bir de muhalefet olarak muhalefet grevlerini yerine getirmi olmann huzuru iinde evlehav dklyor. Yaamsal talepler, arsz yakarmalara indirgeniyor. Bu, mthi bir beceri arkadam. Lanet olas bir beceri!" cak ebatlara indiriliyordu gerekten. Derginin kapana tekrar baktm. Klmn kprdamam olduunu teslim etmek zorundaydm. "Yabanclama diye buna diyorlar," dedi, Gnay. "Bana m sylyorsun?"

rine gidebilirler... Dehete kaplmyor musun? Tyler rpertmesi gereken bir feryat nasl da can skc bir vzltya dntrlyor! lklarn

Byle dile getirildiinde, faciann boyutlar okuyucuyu yaralamaya-

dedii yazar-izer takm olduunu syledi. Bizim kuan gnah, bu insanlar tarafndan takdim edilmeye raz olmu olmakt. Gnay Rodoplu, cinnetin, sadomazoizmin, yansmas olmasndan korkuyordu. bu teslimiyetin lkeyi nicedir esir alm olduundan kukuland bir dr," dedi, "Olgun ve btnlkl kiilik, ben-feragati deil, ben-sevicilii 'varlk'n inkr deil, 'kabul' etmesini gerektiriyor. Organik aydnlara kadrolar ayn kadrolar ise, bunlar besleyen kaytszln, tepkisizliin nedenlerini aratrmak lzm." hi deil, ama ben-muhabbeti, ben-dostluu zerine kuruluyor. Kiinin teslim olmann bir de bu taraf var. Babli otuz senedir ayn Babli ise, "Ne ki, 'gnah' son tahlilde, kiinin kendi varlna kaytsz kalmas-

Yanl anlamtm, yabanc olann ben deil, "i-evre vakanvisleri"

acyla kaslmt yine. Bu hali, bana Therese filmindeki rahibenin ilesini artrr, iliklerime kadar rpertirdi.

Yz, bu dnyadan olmayan, adeta transandantal diyebileceim bir "Trkiye korkun bir yalan yayor," diye srdryordu Gnay, "Bu,

o kadar byk bir yalan ve bu yalan kadar ok insan paylayor ki, ger-

ek, bir sapn mide bulandran tehdidi ya da mahalle delisinin sayklamalar gibi alglanr oldu! Hibirimizin iine gelmiyor! Ne hazin! Elli deil, yirmi yl sonra, bu dnemi yazmaya kalkan bir tarihinin elinde bu Tpk 27 Mays gibi, tpk, daha neler neler gibi, 12 Eyll'n de iinden kalpazanlarn dzenledikleri sahte belgelerden baka bir ey olmayacak! klamayacak. Mazlumlarn ebediyete intikal etmek gibi, 'mehul asker' umdan emin olmak ister gibi, teekkr eder gibi hafife skt.. Byke, tarumar ediyordu, "Yassada mazlumlar, sizi bu tarafa, Byk Millet Meclisine alalm, scak, yumuak bir eldi, kadnlara ilikin bunca yl biriktirdiim bilgileri efendim; Bar Dernei mazlumlar sizler ltfen SHP'ye! Fiili livata kurunutmayn ki, demokrasiyi koruyalm! Sayn Joan Baez, llerimizin trdim." klerini de siz sylersiniz artk. Buyurun, AKM'yi size tahsis ettik, efentalar" yerlerini alyorlard. Felsefeci-air-retim yesi, (daha sonra Dalm olmalydk. Sandalye gcrtlaryla sradk, gltk. "Meslekantlar gibi bir avuntular da yok!" Elini uzatt, elimi tuttu, orada oldu-

banlar, siz slah olmaya bakn ve bu meyanda SHP'yi desteklemeyi

anakent belediyesinin 'kltr danman') soluna dt. (Bu, 'kltr danman' lafna ok glerdi Gnay. "Bir belediye bakannn, Hocam, bizim belediyeninki nasl bir kltr olsun?' diye dantn dnebiliyor bir hareketti ki, Gnay' gldrd. Adam, yannda birisinin oturduunu fark etmemi gibi yapyordu. Bir an, bizden nerettiine emin olduum i kendi masasna ekmek oldu. ylesine bilinsizce obur, ben-merkezci musun?) Adamn ilk ii, ikisinin masasnn arasnda bir yerde duran ie-

hasmane sinyalleri aldn dndm. Eildim baktm, yle deildi. Sadece ok meguld. Boynunu, saa sola uzatyor, Velidedeolu kuyruunun arasndan birilerini grmeye abalyordu. Bond antasn gzlerini kalabalktan ayrmakszn at; ince, telal parmaklar ile kartrd, bir yeniden konumlad. Misafir gelecekmi de, dank yakalanmak istemiyormu gibi hzla hareket ediyordu. "Gamze! Gamze!" Gnay, elenmeye balamt, alenen seyretmeye koyuldu. Aradn bulmu olmalyd, kalkp oturmaya, elini kolunu sallamaya

takm kitaplar kard, masasnn stne zenle yerletirdi. Tekrar uzand, piposunu, ttn kesesini, kibritini ald, soluna koydu. Srahiyi, barda-

balad adam. Gamze de bart, "Hocam, burada msnz?" ze de telalanmt ki, arkaya bir yerlere seslendi, "Arkadalar! Arkadalar! Hoca burada!"

dnlarn bilimsel bakmszlnn izleri aka belliydi. Hocas kadar GamArkadalar, yani rencileri, grup halinde skn ettiler. Ellerinde

Yirmi iki yanda bir kzd, asistan olmalyd. retim grevlisi ka-

hocalarnn er beer kitaplar, imza kuyruuna girdiler. Ordinarys profesrnki kadar deilse de, hatr saylr bir kuyruk olutu. Birden sakinledi danman. Yreini skan havay darya, hcreleri araclyla havada, nne uzatlan kitaplar zenle imzalamaya giriti. atmt sanki. evresinde tuhaf bir serinlik olutu, bana kadar geldi. "Biri gazete yazar, biri niversite hocas! Bize kim bakar?" 'Cross' kalemini kard, grtlan da temizledikten sonra, kk parma Dirsei ile drten, Gnay'n sana yerleen, eski tfekti. nlerinde

birikmeyen okurlarn zorladn dnd bir ittifak, dlanmlarn,

hakk yenmilerin, ittifakn neriyordu. Feri kam gzleri, kurnaz kpramalarna karn dokunaklyd. Gnay, bu yzde, mademki yazyorum, sanatym, mademki sanatym, alklanmalym, mademki alklanmyorum, korunmalym, -yani devlet mdahale etsin, maa balasn, de-

nek versin, kitaplar sbvanse etsin- haklcaln btn plakl ile grd. diyorduk biz buna. Karsndakine, krmak istemedii ya da anlamayacan dnd ya da abes bulduu iin dillendirmedii dncelerine 'italik nutuklar' derdik. ok sevdii bir dostunu, Yafal Tagger'i, andn tahmin edebiliyordum. Ne dndn yznden okuyabiliyordum. 'taliklerle konumak,'

yar Yahudi, "Syler misin, ne ie yarar sanat? Hangi grevi stlenir? Soilse, sanat lkstr. Bak, birka gn nce ufack bir bebein karacierini deitirdiler. Milyonda bir ihtimal iin, milyonlarca dolar harcama, binlerce insan, bir o kadar igc. Sonra yine ayn hastanede, hemireler ve doktorlar greve gitti. Dn bir doktor, iyileecei kesin bir hastaya sn da, hemireler paraszlktan greve gitsin? Neden? nk moda, nk ilevsel olsun olmasn, n kazandrr. Sanat gibi. Balarn sokacak dam

"Dnyann u durumunda 'sanat' akl almaz bir lkstr!" derdi, ihti-

rumluluu nedir? Hi. Oysa, bir grevi olmal, bir misyon yklenmeli. De-

tasyonu gibi afaki bir ie zaman ayrsn? Neden bu ie o kadar para ayrlbulamayanlara, yoksullara, ne yarar var benim sanatmn? Hayr, gen dostum. En mkemmel sanat eseri, bir kadnn tek bir gzyana demez. Sanat da pekl herkes gibi gidip toprak kazabilir, duvar rebilir. Sanat insanlara stnlk taslamak demek deildir. Sanat, ibadet gibi, dua gibi,

bakmak, be-on ocua a yapmak dururken, neden karacier transplan-

sumiyetini smrr. Gnmz sanatlar istismarcdrlar, speklasyon yaparlar. Kitle retimi baladnda, reticiler robotlar. Bu otomobil lar illstratrleri olur, bakalarnn rettikleri kavramlar resimlerler. retiminde de byledir, resim retiminde de. Ressamlar, mzisyenler,

doruya biat etmek olmaldr. Ama gnmz sanat insanolunun ma-

hatta romanclar, kendi kavramlarn retmek yerine, retilen kavramTopluma yarar olmayacaksa, sanat olmasn daha iyi. Topluma yarar ol-

mayacaksa, hibir ey yapmamak daha iyi. imdi... Benimle bulgur orbas iermiin, canm?" dnd, Ne diyeceini bilemeden ylece bakyordu adamn yzne. Bana "Mzikten resme, teknolojiden dile kadar, insan yaps her eyde

'pir'imiz, Bat," diye fsldad, "Hal buyken, edebiyatn nasl bir ayrcal 'kadirinaslk' olmal!" Yal adama dnd, yine,

olabilir ki? ocuklarn Trk yazarlarna bu kadar zaman ayrmalar bile "ay ier misiniz, efendim?"

y dnyordum. "u istasyonlu, limanl, albayl, kiliseli, belediye reisli, duu srece her samalk mubahtr!"

Bense, adamn Simon Bolivar'n, "200. doum yl iin" yazd yk-

muzlu, cehennem scakl, az Borges, oka Marquez yklerden biri,"

demiti Gnay, "Egemen snflarn z-uzman aydnlarna 'avantrye' ol"Karlkl Hayranlk Dernei"nin sekreteri, kran Kurdakul'a gre,

"toplumcu gereki akm"n ilkelerini benimseyenlerdendi. Gnay, Anadolu'nun bir gariban kasabasnda doan 'toplumcu gereki' Trk eski tfeinin, Londra Amerikan Mason locasna kaytl, byk burjuva ksnn mmkn olmadn dnyordu. anlatmay srdrd, kenli, 'mparator' olmaya kalkt iin, iktidardan uzaklatrlan Karakash diktatr Bolivar'a, ne gibi bir muhabbet besleyebileceini anlamaBeriki, srtndan sarlan Bar Dernei yesini fark edinceye kadar "Komntern'in beinci kongresinde, Aydnlk, burjuva demokrasisi

erevesi iinde devlet ve belediye sosyalizmini desteklememi olsayd... Ooooo, stadm, gemi olsun!" siplendik.

gelen de son eseri ile karlk vermeye kotu. Dei tokutan biz de na-

Yeni geleni Gnay'la tantrd, bir kitabn "sunmaya" davrand; yeni

imzalamt! Bir daha baktm! Doru grmtm! Ciddi ciddi: "Bize verdiklerine kran duyarak!" Fesuphanallah! duk. "Our God in heaven, hallowed be the name! Thou shall be in earth, 'kran Gn'nde, hindinin nnde, balarmz eik, mrldanyor-

"Sayn Gnay Rodoplu'ya, Bize verdiklerine kran duyarak!" diye

as you were in heaven..." Yani, "Asumandaki Tanrmz, adn kutsansn! pln.

Yeryznde de, asumanda olduun gibi egemen olacaksn..." ve saire, ve Gnay'dan utandm.

saire... Sonra da "Bize verdiklerine kran duyarak, amen!" - "Kes!" hindi Bu da bir 'hapishane anlar' kitabyd,

gazetelerin zerinde. Kullanlan kaklar tahtadr. Tabaklar ise melamin terjanl kalr bulaklar. Ve tabii, souk suyla ykanr hep. Banyo gnleri ok on dakika akar... "

"Kouun ounluu yerde olmak zere yemek yenilir. Yere serilen

ya da naylondur. Bakasna izin yoktur. Su kttr, gdm gdm akar ama haftalktr ama bazen 14, bazen 21, bazen 28 gn olabilir bu. Scak su en rine bayldklar melamin tabaklar ile bayram sofralar kuran analarn dndm. 'Gaste' kdnn zerine dizdikleri 'stat sembolleri'nin, 'iOna baktm, ta gibi duruyordu. Hcre arkadalarn, gll desenle-

bulak mutlaka ykanacaktr. yice alkalama olana olmadan, yar de-

kence' olduunu bilseler, ellerini srerler miydi? Aklma, Ataky'n, Yeilyurt'un, Kocamustafapaa'nn yeni zenginleri geliyordu. Sularn gdm gdm akt 'lks' semtlerdi, bunlar. ('Lks' paradan baka ne ile llr ki?) Hamam, haftada bir yakan ya da apartmann scak su gnn pazara simle ykanan, bir biz miydik? liimi hatrladm!

ayarlayp ailecek, -tamam, kabul, ada!- ama kendine zg bir meraYatl blge okullarn hatrladm. Sirkeci otellerini hatrladm. Asker-

yar deterjanl kalan bulaklar myd? Yani, bize yaplan her eyi, rnein miz iin, ikence dediimiz, kala kala, yirmi sekiz gnde bir ykanmaya m kalyordu! "Bence, her ikisi de doru," dedi Gnay Rodoplu, "kencenin tanm "Herkesin ikencesi kendine!" diye mrldandm, ok kt bakt, "yle ya!"

Trkiye'de ikence dediin, iyice alkalama olana olmad iin,

fiili livatay, aslnda 'olaan' buluyor, neden yaknacamz bilemedii-

da bir ynyle snfsal. Mesela, Canan Arn diye bir avukat tanyorum, o, 'barts ikencedir' diyor. Bu efendi de, banyo gnlerinden yaknyor!"

lerini dnyordu. izmeyi am, patronlarn kzdrmlard.

Yine de, dzenin z-uzman aydnlarnn balarna gelenleri hak ettik-

deyken tekrar tekrar grd bir rya vard. Bir gece yars polisler evini

Rodoplu o gn bana ondan hi duymadm bir ey anlatt. Ben ier-

kanm i amarlarn bulamyor, plak tenine klotlu orap giymek deni ile orabn arasna tkmt. Gnay' merdivenlerle inilen, mahzen olmasyla matrak geiyordu!

basyorlar, onu gtryorlard. 0 kadar acele ettiriyorlard ki, yeni y-

zorunda kalyordu. Ne ki, ayba zamanyd. Koca bir para pamuu begibi bir yere kapattlar. "Na, na, na! Bir Amerikan filmi daha!" dedi, gznn nnde belirenin bir Trk yaps bodrum deil, 'ato' mahzeni olmu olduumun fark edilmesi, kanl pamuun gzler nne serilmesiydi. Dahas, kllarm uzaynca ne olacakt? yi mi?" ilim," dedi, Bar Dernei yesine bakarak, "Benim 'snfm'n yks Ne syleyeceimi bilemedim. Zaten, izin de vermedi, "Anlamyor de"Falakaya yatracaklard, biliyorum. Ama korktuum o deil, donsuz

bu. Asgari insani mtereklerinin saptanmas ondan o kadar nemli. Bitiksel bir kesinlikle saptanp tasnif edilmeli. Sosyolojinin 'metrisi ile debeleneceine, niversite bununla uramal." Nasl olabileceini

liyor musun, revizyonizm bir bilim olmal! Yaanan 'gereklik' matema-

anlatmaya koyuldu. Glmeye baladm ben de! Baka bir faklteye giremedikleri iin 'Sosyoloji'ye kapak atan kzaklar. zzet Abi'yi hatrladm, bile bile, topya olduunu bile bile kaplyor!" "yle cokulu ki," demiti, Gnay iin, "nsan onun yanndayken Trkiye'de her eyin mmkn olduu gibi bir hisse kaplyor! Olmayacan tucu olan, fiili livata kurbanlarnn sessiz kalmalar. Yzlerce roman, an, "Tamam. Tamam!" dedi Rodoplu, o da glyordu, "Her neyse! Korku-

yk dklmeliydi. Aradan neredeyse on yl geti, hl yok. Neden? Eer,

Trkiye insan kendi varlna kaytsz kald iinse, kendisine duyduu

muhabbet soumusa, kendisine kar dostluk hissetmiyorsa, 'var' oldusini her an bir ey iin feda etmeye hazrsa, o zaman, o zaman durum en kt korkularmn tesinde kt arkadam!" unu, bir 'deer' olduunu her an yadsyacak bir ruh halindeyse, kendiGzlerini ksm, meslektann yakkl yzn, snfnn ince zevki-

ni yanstan giysilerini szyordu. Onca eitimin adamn zerinden bir su trplemek dorultusunda hibir ey yapamadn dndn bilina koydum, bana dnmesini saladm, "Efendim, canm?" dedi, Gnay. dum. gibi getiini, ziyan olduunu, ben-merkezciliini, vurdumduymazln

yordum. Ne ki, herifin hafiften kaslmaya baladnn farknda deilmi

gibiydi. Trk erkeiydi keriz, Gnay onu kesiyor sanyordu. Elimi omzuAdam, omuzlarn silkti sanki, "Senin olsun!" dediini duyar gibi ol"Bir yandan, koularna 'salanan' televizyonda izledii klasik m-

zik konseri zerinde '..kinci blm (Larghettho) zarif bir romanstr' diye sun. Kendi bedelini dyorsun arkada. Kendini satmay reddettiin iin inledi Gnay.

ahkm keserken, te yandan, 'ann bedelini dyorsun sen. nsanln

evrensel mirasna sahip kmay istemedin mi? Onun bedelini dyor-

"dedirten narsist hamasetten btn kalbimle ireniyorum!" diye adeta

ti de dhildir, deil mi?"

relere televizyon seti ve satran takm verilmesini salayan nfuz ticareYz bana dnkt. Velidedeolu kuyruunu yarp, bizim tarafa y"Kim?" diye dnd, gz gze geldiler.

"Kendini satmann birden fazla yolu var canm, buna, ayrcalkl hc-

ryen Suat' grmeyeceini umdum, ama telam beni ele verdi.

II
Suat, iran'n kardeiydi. "Hayatmn en sarsc sosyolojik deneyimi,"

dedii renlerin, ikinci byk oullar, Gnay Rodoplu'ya, "hanet, taammden cinayetin teki ad. Ktl teorik olarak bilirdim, renler bana uygulamada gsterdiler," dedirten Mardinli aile. cokuyla sarld! Smsk sarld! Yerinden kalkt, uzaklaacak sanrken, Suat'a, hi beklemediim bir Benim iin anlalmaz bir davrant bu! Biimsiz, karanlk, yabancKrlmtm. Krlmtm, nk gl grmek istiyordum onu. Suat'

latran bir davran! Zafiyetini kantlyordu!

ve renleri belleinden tmyle silmi olmasn, herifi hi deilse, eski

tfek yazar koyduu yere koymasn istiyordum. Kalkp gitmeyi, onu

sahte sevgilerle oyalanmaya brakmay bile dndm. Hissetti. Suat' saran kollarn bir an gevetti, bana dnd, lar birikmiti. "Bak, grdn m, gelmi!" dedi, titreyen bir sesle, kirpiklerinde ya-

isteinin yerine gelmesi olasl onu yle sevindirmiti ki, brakp gitmeye, ona bir de beni krm olmann zntsn yklemeye kyamadm. land dorultusunda bir aklama gelitirmeye zorladm kendimi. Oysa, vilmeye zel bir nem verdiini anlayacaktm. Gergin bir gnnde olduu, bylesine duygulanmasnn bundan kaynakdaha sonra tekrar dndmde, Suat' sevdiini, onun tarafndan sehi yalan kartrmadan, itenlikle, yeniden kazanma, yeniden hayata geKtlk, bir hastalkt Gnay'a gre. Hastay kesip atmak yerine, ie

Suat ren hakknda yanlm olmam ylesine yrekten istiyordu, bu

tirme, kurtarma yollar aranmalyd. stelik, sahici bir devrimciydi Suat, ne muhatap oluna-biliyorsa, epey yol alnm demekti. "Meraba abacm," dedi, Gnay'a.

("insan sevdi, hayat sevdi, yaratc ve hogrlyd!" diyordu) sevgisi"Meraba abacm... Grnceye kadar seviyor, zlemle kucaklyo-

rum. Benim yerime bililerini peceini de biliyorum. Damga: Grlmtr. l.

Gvenlik Komutanl" Suat'n hapishane mektuplarnn deimez formBana batan savma bir selam verdi, "Dur, sana bir bakaym!" "Meraba, abacm," diye tekrarlad. Adamn ardnda dikilen, Gnay'n "dz devrimci kzlar" diye tanm-

lad, ("gncel estetiin, ada hari, her tezahrn reddeden yorgun bnda boanan karsndan sonra edindii "arkada" olmalyd. Vildan' anmsatacak her eyin silinip atlma gayreti bu kadnda somutlamt

bakllardan") gen kadn neden sonra fark ettim. Suat kaakken gyasanki. O ne kadar beyazsa, bu o kadar esmerdi; onun yz hatlar ne kadar

narinse, bununkiler o kadar kabayd. Suat'n eski karsna duyduu tutkunun tersten tezahr olduunu dndm. da ve devrimcilik heyecanl bir hrsz polis oyunu niteliini koruduu srece devrimciydi, Vildan. Yani, trkler syledi, kocasnn anadilini renmeye alt, ocuklarna Krt isimleri takmann saygnln (saynas, belki de olunu profesyonel devrimcilikten vazgeirebileceini umduu iin, ba tac etti Vildan'. ocuu yandaki grmceleri sobasn yaktlar, ayn demlediler, bebelerine dadlk ettiler, yeil fasulye yemeyi, mutfak raflarna naylon rt yaymay rendiler." "Bu nedenle okuldan kaldlar, ama ne gam, karlnda zeytinyal Aka paka bir Egeli, daha dorusu Girit gmeni, Suat'n snf arka-

gnd, nk dzeni alenen protesto ediyordu) yaad. Dil bilmez kayna-

Sonra, 12 Eyll geldi. Suat'n peine den gvenlik gleri, kocasnn adresini Vildan'dan sordular. Vildan, Devlet'e alyordu. Mdrne, etmediyse, kariyerinden (yksek jeoloji mhendisiydi) te, sigortasn, odacsna rezil oldu. irann "istifa et gel, bizimle otur" nerilerine itibar

emekliliini dnd iindi. Yava yava uzaklat renlerden. Bir sre sonra ocuklar da gstermez oldu. Ailenin en gcne giden de buydu. diye beyhude haberler gnderdi kaynpederi. Dier taraftan, devrimin doru ve haka olacana karar verdi. Kararn iran araclyla tebli belirsiz bir tarihe ertelendiini dnen Suat, Vildan', ama iki ocukla, "ocuklar benim tohumum, ocuklarmz braksn, nereye isterse gitsin!" ama bir komnistin, bir blcnn dulu olarak, serbest brakmann en etti ama reddolundu. "Kocam seviyorum!" diye haykrd kadn. Aradan bir-iki yl geti, sonra bir gn, Suatn yakaland, daha dorusu, kamaktan yorulup, kendisini yakalatt gnlerden birinde, bir nedenle Resmi Gazete'yi kartran iran bir ilana rastlad: Vildan, Suat' gyabnda bodn, ayn iran'n birka yl sonra, ipek gmlekleri ve keten takmlar amt! Sapsar oldu, "Waa!" diye bard, "Waa, Orospu!" Ne ki, ayn kaiinde (kars, 'haute couture' bir modacnn sekreteriydi) her trl k-

savurduu (Niantanda bir restoran kapatmt) dnnde gbek att. tuuna ahit oldum. Mide kanamas geiriyordu.

tln ba grd feodal arka-plann ycelten bir pervaszlkla para Ortak bir tandklar olayn ayrntlarn anlattnda oradaydm. GBen ise olayn, adi bir vakadan ibaret olduunu dnyordum. Bi-

nay'n ellerinin buz kestiine, sonra korkun rmelerle banyoya kozim kuamzn hikyesiydi bu: hanet, 'asl'larna rcu eden, aa olu

devrimciler, senet mafyasna duhul eden lkcler... Bunlar hatrlamalirteyim, Suat'n, irandan ya da dier renlerden farkl olduuna ilikin hibir somut kant da yoktu!

sn, kendisini kapp koyvermemesini diliyordum. Bu arada unu da be"Biraz da okuduum kitaplardan sz edeyim," dedi Suat, neden sonra.

Henz hibir ey konuulmamt ama o, yine de sz deitiriyordu. Yanmdaki sandalyeyi, "zninizle, arkadam," diyerek ekti, oturdu. Gnay' honut etmeye, ayrlklarn iyiletirmeye alt. "Gogol'un 'l Canlar'nn gl, gzel bir anlatm var," diye balad,

"Einstein'n 'Fiziin Evrimi', bilim yntemi konusunda Yaln Kk'n aktardndan ok daha zengin. Ancak tamamlayamadm. Fizik bilgilerimi hatrlamak gerekti." "Eh, herhalde," dedi Gnay, Suat'n, yksek jeoloji mhendisi diplo-

masna karn, marn tabakasn istten ayramadn sylediini hatrladm. "Peki de, o okulda be yl ne yaptnz, olum?" diye sormu, malum cevab almt, "Kopya!" "Devrimcilik!" "Ya snavlar?" "devler?!.. Dur, ben syleyeyim, Vildan saolsun."

nn verdiini farz ettii znty teselli etmek ister gibiydi.

ini ekti, Suat'n ban okad Gnay. Boa geen rencilik yllar-

lenmi gibi gzlerini kard.

"Kafka'nn 'Dava's da yle," diye srdrd Suat, fiziki temastan etki"Gzel bir kitap olsa gerek! zellikle son blm, piskoposla konu-

malar derin. Anlamak iin younlamak gerekiyor. lmnden sonra derlenip yaynlanm olmas da anlamay gletiriyor. Saks m deiti, ben mi yalandm, nedir, fazla zorlanmaya gelmiyor." "Yok, canm, ondan deil!" dedi Gnay. Suat bunu, "Dur, bakalm, sen daha ok gensin!" trnden bir iltifat "Kafka ok batldr. Bize zor gelir," diye aklamaya balad, vazgeti.

sand. Oysa ok ge olduunu, gen adamn amadan solduunu dnyordu Rodoplu. talik'lemeye baladn duyabiliyordum, "Nasl yani?"

zleyecek diyalogu da tahmin edebiliyordum,

"Kafka, Avrupa'nn 'Bunalm ann rndr..." dediini hayal ettim. "Basbaya, ite. Bunalm a. Malum, (bu 'malum', ayp olmasn gi-

rizghyd, yoksa, nereden malumdu? Kime malumdu?) yirminci yzyln bana gelindiinde, Bat Avrupallarn byk ounluu dnyada her eyin yerli yerinde olduu, ufak tefek aksaklklar varsa, bunun da aklclk ile bilimin yenilmez ittifak sayesinde zlecei inanc iinde, rahat ve gvenliydiler. Ancak, bir elli yl kadar sonra bu huzur yerini bunalma benzer bir tedirginlie brakt. Dnce tarihilerine gre, 1950'lerde yaynlanan roman, Orwell'in '1984', Gheorghiu'nun '25 Saat'i -bildiim kadaryla, Trke'ye evrilmedi, yerine, sama sapan bir filmini grdk-, Koestler'in 'zlem a' Bat dnyasnn, 'Bilim an geride brakp, bir tr 'dini intibah', yeniden dou, ana giriyor olmasnn ilk kantlarydlar. Bu dinin, Luterya da Aquinas zamannda olduu gibi, kltre egemen olmas anlamnda deildi, ama, kendi deyileriyle, bilimin artk 'kutsal inek' olmaktan kmas anlamndayd. Bu balamda, yirminci yzyl insan geleceine ilikin, kendisinden nceki 'Din a ' ve 'Bilim a' insan gibi gvenli olmaktan kmt. "Nasl gvenli?"

"Senin dnya grne, komnizme duyduun gibi gven. Mslman'n eriat dzenine duyduu gven gibi gven. Geen yzyln bu anlamda gvenli burjuvas gitti, onun yerine hayat zerindeki denetimini kaybetmi olduunu dehetle fark eden insanlar geldi. Ayn ekilde, lkeler ve uygarlklarda siyasi ve ekonomik geleceklerine egemen olmaktan ktlar. Bu durum zellikle Avrupa insan iin geerlidir. nk Avrupal kendisini 'yaratcln piri' bilip, yzyllar boyu dnya gndemini saptamtr. Oysa bu yzylda, iki sper gcn arasna skp kalmann aresizliini yaad. te yandan, 'Byk Makine ' dedikleri 'muazzamlar', yani devlet, siyasi parti, i lemi, ii sendikalar, atom bombas, bireyi, her an ikame edilebilir bir hilie indirgedi. Kafka, (o senin okumak istediin 'Dava'da) Huxley, Orwell, hatta, Pink Floyd, bu 'muazzamlar meselesini anlatrlar. Derler ki, bu yzylda insanlarn dnyas nceki yzyllarn 'gne nn apak' dnyas deil, 'gece karanlnn' dnyas, yani, 'Bunalm a'dr. nce doast, yani Hristiyanlk, sonra da burjuva yasalarn tepen Bat insan, kendisini kabul gren bir deer sistemi olmadan yaamaya, yani bunalmaya, mahkm etmitir. Bu durum, bir taraftan da totaliter rejimlerin ilerini kolaylatrr; ite Hitler, ite Franko gibi. "Ya sosyalizm ?" "Hi olmad ki, canm. Sosyalizm slmiyet kadar bile yaayamad!" Yarasna tuz basmamak tela iinde ekledi, "Ona bakarsan, Hristiyanlk da, kapitalizm de olmad. Baknz, Ayn Rand, 'Kapitalizm: Bilinmeyen deal'. "imiz romanclara kald, desene!" dedi Suat, taklyor gibiydi. "Edebiyatlara kald, evet, " diye cevap verdi, Gnay, "Edebiyatn 'edep ten geldiinin bilincinde olan edebiyatlara, 'roman', 'romantikle, 'romantizm'i, abazan bir iftin ay oynamalar ile kartrmayanlara... " radan, "Byle konumak zorunda kalnca ok sklyorum," dedi bana son"O kadar ok insan, o kadar ok konuda, bilmeden konuuyor ki, sz-

lerimin doruluunu kantlamak iin referans vermek gerekliliini his-

sediyorum. Bu defa da, vereceim referanslarn Trke olmamas sorunu ortaya kyor. nsan hem stnlk taslar konuma girmenin skntsn, Rand'mi! Nereye baknz? Trke'ye evrildi mi ki?" "Bir ey sylemedin, zaten." talik'lediini hatrlatyordum. hem de havanda su dvmenin aresizliini yayor. Baknz, Ayn "Ne syleyeydim? Uzun ve skc bir monolog olacakt. Suat, sorgula-

yacak, referans isteyecekti. lkede ne tercme, ne derleme, ne de telif, Tanilli, yazmad bir kitap uruna sakat kald!"

tek bir medeniyet tarihi, tek bir dnce tarihi bile yaynlanmad. Zavall landka ksrlatn, ara vermesinin iyi olacan dndn anlatyordu."Feuerbach stne Teller'i", "Tarih Bilinci ve Edebiyat Bilimi", "Edebiyatta Gerekilik Sorunu" isimli kitaplar okumutu. Suat, "Tezler"in drdncsnde Yaln Kk'n zorlandn, zor-

za'dan Bacon'a tm modern felsefeyi bilecek, Teller'i bilecek, Teller'in Hangi Trkeyle? Hangi kltrel donanmla?"

"Nasl?" dedi Gnay, "Nasl okudu? Feuerbach' bilecek, yani, Spino-

Feuerbach'a ilikin deerlendirmelerini yorumlayacak! Hangi evirilerle? kahrediyordu. Bu balamda gerek bir Taoistti. "Yzme bilmeyen ocuklar derin sulara frlatan 'malumat' alna" 'Malumat', 'bilgi'den ayrrd, Gnay Rodoplu. 'Bilgi' esasa, ze d-

nk, hayatn btnyle akan, hayata aslan, hayat aklayan, yorumlayan, aydnlatan 'k'; 'malumat' ise retilmi, bellee stok edilmi, ama hayata ireti duran kazanmlar btnyd. 'Malumat' sahibi olmak erdem deildi. Tersine, amasz 'malumat'

insanlarn zihni ve ahlki masumiyetlerini kaybetmelerine neden olurdu. 'Malumat'lar, asla kullanlmayan eyalarla tklm tklm dolu bir odada,

her an bir eye arpp devirmek korkusuyla hareket edemeyen, idi edilmi istifilerdi, baknz, Enis Batur. Ve hi kimse 'bilge'likten, bu istiflikle de, Trkiye'de (o, "hayatn btnne ilikin kerterizini yitirmi Trilerin, bu 'entel'lerin, uzak olduu kadar uzak deildi. Bu olgunun, zel-

kiye'de" diyordu), olanca plakl ile gzlemlenebildiini; sahtekrln, 'malumat' furyas, zaman iinde, rnein, Alman epik tiyatrosunun 'ges-

'malumat' eitimin yaygnlamas ile doru oranda arttn sylyordu. Okulda, Solon kanunlar ile Seneca arasnda bir yerlerde balayan tus'larnn tartlmasna, rnein Bolivar'n ululanmasna kadar uzan-

yor, rnein, Bar Dernei yesinin 'ann bedelini dyorsun sen' gibisinden, "ann hi, ama hi farknda olmadn syleyen" samalklar kapsyordu. 'Malumat' ara olmaktan kp, 'ama'a dnyordu. "Peki, 'ama' nedir?" diye sordum, raksamadan, "Ama malumat istifileri iin bu mmkn deildir." ok da akla yatkn bir aklamas vard. "Ama, dnyayla sevgi ile btnlemeyi renmektir," dedi, hi du"Freud'un 'anal karakter'ini hatrla: 'Dk' ile, yani, yaama artk hiz-

met edemeyen, kullanlp insann yaamsal srecinin dna atlm olanla har neir olan; inat, dzenli, hasis -kendinden bir ey vermeyen anlamnda- istifi." yerinde bir simge olduunu dndm. "Dk'nn insann kullanp atm olduu posa olmas nedeniyle ok "Malumat istifilerinin har neir olduklar dk, yaanan gerekle

hibir ilikisi olmayan, yaayan insann gerei ile akmayan, ona hizmet etmeyen bilgi krntlardr," diyordu Gnay, "Anal-istifi karakterin le btnlemesi sz konusu deildir. Sanki, enerjisi, akli kapasitesi ok snrl olduu iin o gne kadar biriktirdiklerini saklamas, elindekini karmamas gerektiini dnyor gibidir. Canllarn kendilerini tekrar tekrar yenileme kapasitelerinin farknda deildir. Kendisini gvencede hissedebilmek iin elinde olana aslr. Bu balamda, ister solcu, ister sac olsun, statkocudur. Byleleri -yani, Trkiye entelijensiyasnn yzde resi... ' ya da 'Abdlhamid efendimiz... ' diye balayan 'malumat'a sarldoksan dokuzu- cezaevleri adam almazken, 'Komntern'in beinci kongdnya ile ilikisi mlkiyet ve denetim zerine kurulur, evresi ile sevgiy-

mazlarsa yok olacaklarn sanrlar. Hayatta kalmann ancak yenilenme ile

mmkn olduunun bilincine bir trl varlamad iin, bir zamanlar la, bizim sahamzda, bir Tevfik Fikret-Mehmet Akif meselesi vardr ki, bu

bilgi olmu ama artk posas kalm krntlarna kaskat yaplr. Trkiye'de otuz yldr ayn gndemin dayatlmasnn nedeni de budur - Mesekonuda, ayn insanlar, en az otuz yldr, ylda bir kez, en az iki tam gazete Genlerin, tanm gerei eklektik 'malumat' edinme furyas iinde boac veriyordu ona. sayfas yaz yazarlar- khne gndemlerini yani 'mal'larn koruyabilmek iin ellerinden geleni artlarna koymaz, gerektiinde despot kesilirler. ulmalarn hzlandrmaktan baka ie yaramayan hazin rpnmalarna iaret ediyor, bu 'facia'ya tank olmak, cann yakyor, haniyse fiziki bir Gnay Rodoplu'yu izlerken, doast bir eylere tank oluum duy-

gusundan hibir zaman kurtulamadm. sa'ya duyduklar akla, onun aclar ile zdeleen rahibelerin avularnda armha gerilen peygamberlerinin avularndaki ivi dekleri gibi delikler alabildiini, kanlarn onlar adna kinlenen, utanan, sevinen, savaan, ac eken hep oydu. srdryordu Suat. imdi, eve daha bir yaknd, rahatlad Gnay. biraz da edebiyat eletirmenlii yapaym bari." layan ahkmdan nefret ederdi. kyorlar, biliyor musun aba?" "Nasl, canm?" boandn biliyordum. Bence buna benzer bir eydi Gnay'nki de. stedii kadar 'koptuunu' sylesin, insanlarla ylesine zdeleiyordu ki, "Erolu'nun 'Yarm Kalan Yry'n de okudum," diye anlatmay "Latife Tekin'in 'Gece Dersleri'ni henz okuyamadm," dedi, "Gazete "Estafurullah!" dedi Gnay, gnlsz. "Okumadm ama.. " diye ba"Erolu, Tekin ve Altan, 12 Eyll sonras romanlarnda, biimde ve

ve dergilerde onunla ilgili eletirileri okudum. Ukalalm zerindeyken

ksmen ierikte farkllklar tasalar da, gemie, esas itibariyle nasl ba-

lerini sandklarn yazyorlar. Baktklar yerleri yeterince temiz tutamadklarndan olsa gerek, baktklar yerlere kendi kirliliklerini bulatryorlar. Bak alarnn yannda, bacak alarnn da dar olduu anlalyor. yazan bu l, artk irendirici olmaya baladlar!" sknetle, nu hakl olarak syleyeceksin. Ama, ama, szmona bizim romanmz Tabii, imdi bu eletirinin ebedlikten de, edeplilikten de yoksun olduu"Sizin romannz deil, canm, kendi romanlar," dedi, Gnay, "Herkes kendi romann yazar. inde, benimseyebilecein bir eye "Yani," diye aklamaya alt, "eletirideki edep ve adap yokluu

"yle: Eiliyor, dnyorlar ve bacaklarnn arasndan bakp grdk-

rastlarsan ne l!"

Duymad, Suat,

biraz da konusunun bunlardan yokluundan geliyor. Senin yaptn gibi, dn da dnrsen, hak verirsin!" derken konu deitirdi,

SHP il bakann yakalayp, hrsn ondan almak gibi bir olanam olmaaldn dnp, iktidar olmak iin, ABD, TSAD onaynn zorunluluunun bilincinde gzkyor. Yani, atalarnn izinden gidiyor ama Kemal kadar kiilikli de olamyor." Ho bir kelime oyunuydu dorusu! zarndan biri (dieri, Kemal Tahir'di) olduu dncesindeydi, lm, olmaz m?" "Sen beeniyorsun?!" Rodoplu, hl Tekin'e ilikin eletirideydi. Tekin'in, malumatln "SHP, hkmet olmak iin gerekli onay, halktan imdiden salama

kanlmaz sonucu, statkocu edebiyata kar durabilmi bir iki Trk ya"Latife'yi daha okumadn, canm," diye uyard, "Oku da, yle konua"Evet! Her ey bir yana, ahlkl olduunu dnyorum," dedi ve ek-

ledi "Ve 'Kelam, btnyle namustur!'" gibi gld,

Derin sulara girmeye baladn fark etti, toparland, aka etmimi

rimden, balayacaz: namustan! Hotanto Cumhuriyeti! Tevekkeli deil, durup durup Gney Amerika'ya benzemekten korkuyoruz!" balad yine,

"Ne gnlere kaldk, deil mi? En bandan, en temel kaziyeden, te"Ne demek istediini anlamyorum, aba," dedi, Suat. talik konuma "unu demek istiyorum: 'Namus' doast bir ahlk kural deil, toplu-

mun somut karlarnn dayatt bir davran biimi, bir iletiim yntemidir. De ki, Tevfik Fikret'sin, dil bilmez Trk' kandrp, Hugo'dan 'Han- Yama'y eviriyorsun, ben yazdm yapp, nleniyorsun. Ya da, de ki, Trkiye'nin biricik ener en'isin, Sava Dinel'isin, 'Krmzl Kadn' denilen Amerikan filmini alyorsun, kare kare kopya ediyorsun, kostmcnn tasarmndan kuafrn modeline, knn ndan oyuncunun oyununa kadar alyorsun. Ortaya kan bu holuu TRT yaynlyor; seyirci memnun, Ertem Eilmez in tecimsel siciline bir art daha. Kaybeden kim? Toplum. nk, ne 'Han- Yama' Trk edebiyatna bir katk, ne de 'k Oldum', Trk sinemasna. Zaman ziyan, kaynak ziyan, en kts, frsat maliyeti ok yksek!" sat maliyeti' kavram. ktisat terimiydi, kazanmm gidimin bir sonucun, riimin ardndaki tuza grmeye yarard. Gnay'n dncesini en ok etkileyen kavramlardan biriydi bu 'fr-

neyi kaybettirdiini sorguladndan, 'baar' olarak sunulan pek ok gi"almay, kopyay iddetle cezalandran Bat toplumu bunu toplumun somut karlarn korumak iin yapar. Ama, tabii, bu noktaya gelebilmek iin toplumsal birikim gerekli, yani, namussuzluun kolektif zarar verdiini yllar yl snam, ikna olmu, ikna etmi olmak lzm. Ho, resmi tarih, biriktirilen toplumsal deneyimi de iktidarn kar dorultusunda yorumlar ya. 12 Eyll'den Beyaz Kitap'tan baka ne kalacak?" Bunlar sylemedi, "Hotantolular affetsin, deneyimsiz, birikimsiz toplum anlamnda kul-

landm. Hotanto Cumhuriyeti dediim oydu," dedi Suat'a,

neyimi kzlarn eitilmesi zorunluluunu dayatt ve kz okullar ald.

"Diyelim, 1800'lerin ortasna gelindiinde Osmanlnn toplumsal de-

Nitekim, yle de oldu; nas Rtiyeleri 1858'de, Atatrk iktidarndan

altm-yetmi sene nce almt. Ama, Resmi Tarih her trl ilerici hareketi Cumhuriyet Trkiyesi'ne atfetmek istiyor. Nedeni de belli: Cumhuriyeti bembeyaz gstermek iin kontrast artrmak, yani Osmanly mmkn olduu kadar karanlk tutmak lzm. Ne yapacak? Toplumun meselesi yz elli yldr gndemden kalkamad gitti. Oysa, bana yle gelir ki, mesela, Abdlhamid Efendimizin kz ocuklarnn okumasn isduk. Yan faydalar da cabas." "Toplum demokratik olmaynca byle, abacm," dedi, Suat.

byle bir deneyimi olduunu yadsyacak, yani yalan syleyecek. Kaybeden kim? Yine toplum. nk kzlarn okumalarnn gerekli olup olmad-

tedii biliniyor olsayd, sama sapan itirazlardan oktan kurtulmu olur"Hayr, demokrasiyle de ilgisi yok," dedi, Rodoplu, "Belki de tersine.

Demokratik toplumlarda yalan zgrlne de sayg gstermek zorundasn. (Ne yapacaksn yani? Han- Yama'y yasaklayamazsn ya!) Sahtekrl nlemek Hazreti Sleyman adaletinin geerli olduu totaliter rejimlerde belki de daha kolaydr. Uygulamal namusun, toplumsal biKald ki, resmi tarihi, sahtekrl alt etmenin yolunun da, her eyden yorum. Her eyden nce, greceliki ahlk sisteminden kurtulmalyz! Uzun lafn ksas, abacm, senin karna, karn derken duygusal linle, toplumsal mutabakatla ilgisi olduunu dnyorum, Suat'cm. nce 'kelam'n btnyle haysiyet olduu bilincinden getiini dnyatrmna demek istiyorum, ters debilir, gerekletirmek istediklerine set ekebilir ama Latife'nin kitab kendi gereini anlatan, btnyle de, kendi gerekliinizi yazmalsnz." namuslu bir kitaptr. Kald ki, gerek birden fazla, canm. Sen de, sizler hi holanmadn gzlerinden okuyordum. Gnay da yle hissetmiti, derse dnt!" "ok kolaym gibi sylyorsunuz," dedi Suat'n arkada. Gnay'dan "Haksz da deil, kzcaz. Sradan bir merhaba harekt skntl bir

bir sesle,

"Hayr, yle sylemiyorum," dedi kadna, alabildiine yumuatt "Kolay olduunu sylemiyorum. Ama, dnyann en yrekli kitaplar-

nn ar bask dnemlerinde yazldn biliyorum. Sansr alt etmenin rum... Pardon!"

yollar olduunu biliyorum. En ok korkulmas gereken sansrn, frsat-

ln, ke dnme itiyaknn dayatt otosansr olduunu dnyornen gen adam ben de grdm. Ne zamandr oradayd, bilmiyorum. Gnay, hayretler iinde kalmt, "Buyurun?!" dedi. Ne oldu, diye dndm, masann nne melmi, sadece gzleri g-

Gnay'n konumasn bitirmesini bekliyor olmalyd. Kendisine dndn grnce boydan boya glmsedi, ama meldii yerden kalkmad.

ne dikmi, anlay, hogr, hatta tuhaf bir ekilde af talep ediyor gibiydi. "Buyurun?" dedi Gnay, yine.

Adam yine kprdamad. Cevap da vermedi. Gzlerini, Gnayn yzCevap vermek yerine, yeniden, daha da scak glmsedi adam. Daha

da hayretler iinde, kk bir ocuun oyununa katlyormuasna eiltirdi, Gnay, "Buyurun!"

di, enesini masaya dayad, gzlerini adamn gzleriyle ayn hizaya geAdamn gzlerindeki haylaz, hatta muzr odaklamay iselletirdii-

ni hissediyordum!

yan ocuklarn neesine benzer, dupduru bir cokuyla, su gibi glyordu adam. Belki de bylesi bir gl becerebiliyor olmas uyard beni. afak etmememin nedeni de buydu.

Konumuyor, bynn, oyununa katlmasndan byk sevin du-

zden'i hi sevmedim. Ama bir 'pozitivist'tim ben. nyarglardan (imdi artk 'igdlerim' diyorum) rkmeyi retilmitim. Gnay'a bir ey belli

olmu gibi mahcup, izin istediler. Suat'a dnd,

Suat ve "arkada" ok zel bir iletiime istemeden kulak misafiri "Hadi, ama, buyurun artk!" dedi Rodoplu, "ok gzel bir oyundu "Seni zlyorum, beni ihmal etme," diyerek smsk sarld. "Sizi de

ama, benim misafirlerim var" tonlamasyla.

bekliyorum," diyerek kadna da sarld, "Suat'a iyi bakn!" gr olacan da bilmiyordu.

Kalabala karmalarn, dolu gzlerle izledi. Henz, bunun Suat' son

Gen ifti tehlikelerle dolu bir baka dnyaya uurluyordu sanki. Kendisini byk bir dikkatle izleyen adama dnd yine, "Buyurun," "Size hayranm," dedi, afak zden yekten. Gzlerini Gnay'n gzle"Kitaplarnza hayranm."

dedi. Sesinin tonundan bu defa kesin bir cevap istedii belliydi. Ne ki, gznde beliren klar grmemezlik edemiyordum. rine akm, sylediinin sradan bir iltifat olmadnn anlalmas hayati bir gereklilikmiesine ciddilemi, sesinin tonunu ayarlamt. Duraklad,

sevdiim, haniyse, benim olduunu dndm blmlerden birinden cmleler tekrarlyordu. Gnay'n yznn aydnlandn, yanaklarnn pembeletiini, dudaklarnn mutlu bir tebessmle yayldn gryordum. afak zden, Suat'n gzden kaybolduu yn iaret etti, "zdler sizi!"

Svmemek iin zor tuttum kendimi. Rodoplu'nun kitabnda en ok

"Hicrinle geceler yatabilmirem, bu hicri bamdan atabilmirem!,."

Adam, Suat ve arkadana, Gnay' zm olmalarndan dolay duyduu rar glmsedi, az ilerdeki bfeyi iaret etti,

Gnay, beklemedik bir duyarllkla dllendirilmi gibi duralad.

kzgnl geitirmek istermi gibi derin bir nefes ald, ban sallad, tek-

leydi.

"'Bir kavecik yapam, ieng?"' Rodoplu'nun kitabndan bir baka cmAk seik bir karma harektyd. Beni yok saymasndan, gzlerin-

deki kurnaz prltlardan anlyordum, bunu. Ne ki, niyetini kefedebilmi deildim ya da kefedebildiimi kondurmak istemiyordum. Cesaret edemez, Gnay olduu iin cesaret edemez, diye dnyordum. bir kitap dkknmz var," dedi, afak, Gnay yle bir szd, "Saolun," dedi Rodoplu, "ama buradan ayrlmam doru olmaz im"...ve gr solcu byklar, ilk frsatta karlp atlaca belli gevek

di," uzand, imzalatmak zere uzatt kitab ald. "Bizim de kar tarafta kravat, kerhen giyilmi frenkgmleinin yukar kvrlm yakalar, ucuzca takm elbisesi, Smerbank't sanrm, boyasz mokasen ayakkablar, yerli yerine oturdu," dedi, sonradan, "Faklte mezunu esnaf." yapmt. ok kt oynadn dnyordum "mza gnne gelirsiniz, deil mi? Sizi evinizden aldrrz, Olur mu?" "Olur, deil mi?" diye srar ederken, Gnay'n onu zmeyeceine olan

ban yana emi, kendisini, istedii verilmezse kalbi krlacak ocuk gveni; istediini ne yapp yapp elde edenlerden olduunu anlatyordu. Dieri, hemen hissetti.

Bir eyin oturmadna Gnay da farkna varm olmalyd, duraksad. ine Deresi geer, yemyeil bir kydr. Buz gibi suyu vardr...'" art arda bir dolu cmle sralad. Gnay. Haklyd. Yine de, dum. '"...Madran Baba Da, onun eteklerindeydi bizim kymz. nnden "Sanki Cumhuriyet Kitap Kulb daha m az tecimsel?" diye fsldad, "Yayncmla greyim, onaylarsa, pekiyi," demesini beklemiyor"Bizim Mustafa'yla m? Ben konutum, size sormam syledi," dedi

afak. Tuhaf bir zafer sarholuu iindeydi sanki byklarn kulaklarna

kadar yayan bir glle glyordu. Ne ki, az nceki yazardan daha akllyd, bana nispet yapmaya kalkmad. "Kendisi niye gelmedi?" ettim?" "Onun yerine ben geldim," diyerek boynunu bkt yine, "Fenam, "Hayr," demek zorunda kald, Gnay.

len gzlerinin eski mahzunluunu rtndn grdm. Ona sarlmam ister gibi yaklat, mmkn klmayacak kadar uzakta durdu, mi, arkadam?" ini ekti. "Bu lkede hesapsz bir davrana rastlamak artk hayal oldu, deil

afak'n estirdii o ksack bahar rzgr dalp gitti yznden. G-

III
Yalnzlnn ne denli youn ve tketici olduuna o gn bir kez daha

tank oldum. Ne "organik aydnlar" dedii kendi snf, ne de "Ailede kan solmutu,

davasndan hapis yatmam erkek yok," dedii Suat'n temsil ettii snfla "talik nutuklardan yoruldum, canm!" dedi.

zdeleebiliyordu. Gnn sonunda gerekten de gzle grnr biimde unu da sylemeliyim ki, o dnem benim de, bu "snf" szcnn

lard. rnein, Gnay Rodoplu derken, hangi "snf 'a oturtacam bilmetemi de dzenle-yemiyordum artk. Rodoplu, "bilgi" birliinden sz

iinin boaldn fark etmeye baladm kendime itiraf ettiim zaman-

diim gibi, Suat' da "ii" snfna tahsis edip, ilevsel bir dosyalama sis-

etmenin belki de daha doru olduunu sylyor, "yoksulluk bilgisi", "kadnlk bilgisi", "erdem bilgisi" gibi tanmlamalar atyordu ortaya. Gelecelerin, dinlerin de stnde, o rgtlenmelerde de yer alan, ama, bunlarn tesindeki bir "bilgi"yi, "insann 'zne' ilikin bilgiyi" paylaanlardan oluacan dnyordu. tyor, in "snflar"nn, loncalarn, sendikalarn, meslek odalarnn, siyasi parti-

Modern matematikteki, "birebir rten fonksiyon" kavramn hatrla"ki kmenin elemanlarnn birebir elemesi gibi, Yucatanl bir Kzl-

derilinin analk bilgisinin, Haymanal Hatice'nin deneyimini birebir rtyor olmas, kendiliinden ve kanlmaz bilgi birlikleri oluturacak ve biz bunu haberleme teknolojisine borlu olacaz," diyordu, "ama ondan lar!" daha nce Marksistlerin yabanclama bilgisi ile, Mslmanlarn irk bilgisi birbirlerini rtecek. Sahici devrimciler yepyeni bir snf oluturacakfke ve uykusuz gecelerden sonra anlayacaktm. O gn iin, Suat kmesilerle eletiini tahmin edebiliyordum. Ancak, birebir bir elemeden asla sz edilemezdi. Bir an, "mutsuzlarn ittifak" gibi bir tanmlamann mada, bylesi bir ittifakn da l domu olduundan kukum yoktu. "Ben buradan Ziya'ya gidiyordum," dedi muzip muzip, "Gelir misin?" Gelmeyeceimi biliyordu. Bunun ne demeye geldiini ok sonralar, pek ok tartma, sulama,

nin hangi elemanlarnn (ve ka tanesinin!) Rodoplu'nun kmesindekidaha uygun olacan dndm. Ne ki, Gnay'n transandantal mutsuz-

luunun nedenleri, Suat'nkinden o kadar farklyd ki, hi deilse bu aa-

sun, farkl bir dnyada dinlenmek isteini anlyordum. Btn beyhudelimez, insanlar, kendi demesiyle, "zorla kendilerini bir biimde

Byle bir gnn sonunda, iki dakikack iin bile olsa, nasl olursa ol-

ine ramen, (beyhudeydi nk havadan sudan konumasn becere-

balayacak konulara eker, tatlarn ve tabii, az sonra kendilerini" karrd) Ziya Bar'a gitmesinin nedeni buydu. Ama kalabalklarn insan deildi, Gnay. Kalabaln bireyi "stilize" ettiini, nceden belirlenmi bir stn rten bir speklasyondan ibaretti, kalabalk. sluba uyarladn sylerdi. Bu slup, bireyin sahici, yani evindeki slu"Kalabalkla tantm insanlarn davranlarn ciddiye almamay bundan ayryd. Bu balamda, bireyle akmayan, onun gerekliinin rendim," demiti, bir gn. "Ne ki, stilize edilmi figrlerden bireyin bir aba gerektiriyor!" ayrldk.

gerekliini karsamak, bozulmu izgileri aslna dntrmek, insann btn enerjisini tketen gl bir gnl gz, baar ihtimali ok dk Uzun bir yry yapmasn yelerdim.

"Hangi krda?" diye sordu. Haklyd. Ortaklar Caddesi'nin sonunda

mini saptayan "herkes"in, ki bu, "sanatlar" ve o srada "birlikte" olduklar kadnlar ve erkekler demekti, grnmeyi i edindii bir iletmeydi. rip bir ekilde taral, belki de kendisini hibir zaman Amerikan barda "zarafetle tnemi gremediinden" ekingen bir hali vard. Bulumaya d. Tandk simalarn arasndan, grmemezlie gelerek szld, Gnay. Ga-

O gnlerin Ziya Bar' stanbul'un, hatta Trkiye'nin, kltrel gnde-

sz verdii insanlarn masasn arand. Demet'i arkasndan grd, yrkasna sarktt, kollarn kaldrd. "Ne yapyor bu kadn?" demeye kalmanaklarnn iinden pislik karyormu gibi yapmaya koyuldu. Gzlerini byk bir dikkatle yapt iin zerinde tutuyordu. Bir sre Hemen ayn anda Demet, ani bir hareketle, ban sandalyesinin ar-

dan, yumuk beyaz ellerini bititirdi, taze manikrl, nariei ojeli trdaha kaznd, sonra yavaa kaykld, gbeini kard, bacaklarn ayrd. Gnay'a, "Sus, bekle!" iareti akt.

Muhayyel birinin altna yatan gene-kadn oldu. Fatma, hayretle seyreden

daha bir ayrd, berbat bir ark sylemeye balad,

Demet az daha kaykld, gbeini biraz daha kard, tysz dizlerini Bir yandan "arabesk" inlemesini srdryor, bir yandan da mteri"Hayat zor, korkuyorum... Hayat zor korkuyorum..."

si olacak adam, lagarlndan iine fenalklar basm gibi, kt kt szyordu. Ayn szleri birka defa tekrarlad, sonra birden yerinden frlasallanmaya balad. Bu kez de, erkei taklit ediyordu. "Ah, ah, ah, ah, oh, oh!"

d, boaltt sandalyenin zerine kapakland, ileri geri, ileri geri Tekrar frlad, yeniden sandalyeye oturdu, kaykld, etei baldrlarna "Hayat zor, korkuyorum! Hayat zor korkuyorum!"

trmand, byk bir umursamazlkla trnaklarnn arasn temizlemeyi srdrd. Bir daha frlad, yine erkek oldu, nefes nefese debelenmeye koyuldu, yld kald, adam. Dorulurken, elinin tersiyle byklarn siliyordu. glmeye baladlar. la,

"Gorhma! Gorhma! Gorhma!" Az sonra hzla boald, kadnn zerine

Gerekten de olaanst bir gsteriydi, masadakiler boulur gibi "Eolu eek," dedi, yerine oturan Demet, bambaka bir ses tonuy"Korkmaym! Bir yandan kadn," yumruk ettii elini dierinin avu-

cuna vurdu, bir yandan da 'Gorhma! Gorhma! Ulan, karnn zaten hayat kaym, senden mi korkacak, hyar!'" Gnay'n orada olduunu fark etti. "Caanmmm! Hogeldin!" Kocaman dilerini gstere gstere gld. Fatma ekildi, yannda yer at, "Erkekler!" dedi, Gnay'n gzlerinin iine bakarak,

zorlama' demek isterler! yle deil mi, sayn yazarmz?"

"Erkekler 'korkma' dedikleri zaman, 'korkup da beni seni anlamaya "yledir," dedi, "Bencil yaratklar!" yavak bir kahkaha att,

Dili dolayordu. Gzleri nndeki rak bardana dikili kald.

met'e dnd,

"Ama, yine de onlarsz olmuyor!" br yannda oturan ressam Ah"Hadi, kalk dans edelim! Ben bir zamanlar Caddebostan Gazino-

sunda dans kraliesi seilmitim. Tabii, o zamanlar byle deildim!" Hantallaan bedenini zntyle szd.

dengi saylmyordu. En az yar yandaki hayranlarna ki bunlar genellikle akademiden rencileri olurlard, takld iin eski sevgilileri tarafndan sbyanclkla sulanrd. Fatma'nn, kalasn abartl bir beeniyle tartt, "Fstk gibisin, fstk!" dedi.

Ressam Ahmet, Fatma'nn akranyd, ama, erkek olmas nedeniyle

bu. Gnay, Fatma'nn yznn kzardn, keyifle kkrdadn grd. Masann drdnc mterisi, Asl'yd. "Ama, anne, siz... " diye sze girdi.

Meslei icab, gerek gzellikten anlad iin, ok nemli bir iltifatt

olmalyd, hmla dnd,

Fatma, "dans edemeyecek kadar sarhosunuz" diyeceini anlam "Bana bak," diye tslad, "rahatsz oluyorsan, eker gidersin. Dour"Ama nce iemem lzm!"

duum veletten emir alacak deilim!"

Meseleyi halletmiti, isteksiz kavalyesine dnd, Kulland kelimenin bir tr parola olduunu dnd Gnay. Hayat"Hadi, beni gtr," dedi, Ahmet'e. Yanandan bir makas ald "Pek de naziktir!" Ahmet telaland, evreye alelacele bir gz att. Birilerinin grp de,

ta ok eyi am, zgr bir kadn olduunu iln ediyordu.

"Yakkl Ahmet bu kart karya m kald?" demelerinden ekiniyor olmaceiz artk," demek istiyordu.

lyd. Gnayn dncelerini okuduunu hissetti, gz krpt, "idare ede-

m tavrlarna oldum olas ierlerdi Gnay. Nasl ters bakm olabileceini grebiliyorum. Ahmet, gzlerini kard. Fatma'ya dnd, yapmack bir hareketle eildi, byle oluyor." miyor!" "Buyurun, sultanm."

"Merutiyet Zamparas" dedii bu tiplerin, efkatten nasibini alma-

"Ah, caaanm," dedi Demet, arkalarndan, "Bir saatten sonra bu hep "Bir ey yapt yok," diyerek arka kt Tlin, "Kimseyi rahatsz et-

olduunu dnd Rodoplu. gidiyor diye ok zlyor." gen kz,

Bunu Asl'dan yana sylemiti; ocuu rahat ettirme gayretinin ho "ok ekti bu gzel Asly bytnceye kadar. O da imdi evlenip Annesinin iiyor olmasna sebep olmu olmak dncesine isyan etti "Aman, Demet Abla! Ben evlendiim iin zlmyor ki annem! Cen"Yaaa? Neden?" "Tutucuymu!" dedi Asl, fke dolu bu kmsemeyle, "Ama, ben siz"ok da ekti, yavrum," dedi, iareti alan Demet,

giz'i sevmiyor!"

ler gibi deilim!"

tahlilde kendilerinin hazrladklar mutsuz "sonlarn" yzlerine vuruyordu. Genliin acmaszl, diye dnd Rodoplu. sard. Kzn isyankr yzn kendisine dndrmeye abalad. Asl'nn, rak nefesinden kanmaya altn gryordu, Gnay. "Orson Welles'in o sklar pek beenilen arksn tekrarlyordu. Demet, yerinden kalkt, Asl'nn arkasna doland, kollarn boynuna "I know what is to be young, but you don 't know what is to be old...

Kck yzn kaldrd, masadakileri istifafla szd. Yalarn, son

"Ben onu sylemek istememitim," diye skntyla mrldand ocuk.

ok daha iyi olacaksn, inallah!"

"Sen elbette bizim gibi deilsin, kzm," dedi, iyi yrekli Tlin, "Sen "Fatma'nn kzd, bunlarn evcilik oynar gibi ev dzenlemeleri!" "eekerrr! Bu da, her eyi olsun istiyor! Geen gn, yetmi iki para-

diye aklad, Demet. Asl'nn yanan okad,

lk bir porselen takm almt, ok gzeldi! Ah dars bama!"

nin tkandn, kadnn kendi zlemlerinin ifadesine dntn izledi.

Rodoplu, gen kza ynelikmi gibi balayan duygudalk gsterisi"Erkeksiz kadnn efendice yalanmas gittike zorlayor," diye d-

nd Gnay. "Ne garip, sokan, erkein iktidar sahasnn demek istiyorum, bilincine varan kadn, kck yanda yetim kalm ocuun paniesirgemeciye, 'anne!' diye sarlmalar gibi, biz de erkeklere sarlyoruz!" Konuyu deitirmek istedi, "Ne oldu senin ev durumun?" ini yayor adeta! ocuklarn yetimhaneye urayan her ocuk

geldim, hl bir yatam yok! Yani, en basit medeni ihtiyacm, ayol! Baucumda bir komodin, zerinde bir lamba, bir sigara tablas, ne bileyim, bir kitap! Okusam da, okumasam da bir kitap! nsan kalkp bir du almak bi!" istemez mi? Mmkn deil! Annemle Filiz uyanmasnlar diye, eve ayakZiya Bar gibi, bir bardak raknn ie fiyatna satld bir yerde, byle

"Hi sorma!" dedi, Demet, "Kanepede yatmaya berdevam. Krkma

larmn ucuna basa basa giriyorum. Musluk bile aamyorum. ocuk gibir konumann sahiciliine buray mesken edinmeyenlerin inanmalar gt. Ama, yleydi. Barn etrafna ylm insanlarn yars (dier yars 'entel'leri seyretmeye gelmi, eli para tutan esnaft; sahici, yani, zeyir bulan bor takarlard. Aralarnda, gndelik yaamayanlar saylyd. Belki de bu nedenle Garih burjuvazisi buraya uramazd) veresiye ierler, Ziya'ya yzbinleri kimse kimseyi evine davet etmez, "birlikte" olduklar ki, bu srekli aa-

layp, terk ettikleri demekti, kadnlara hi benzemeyen mtevaz elerini, Elerinin buralarda grldkleri de vaki deildi. Ne ki, kadn haklarnn larn kadnlara cinsel iliki zgrl veriyor olmasna balyor, "Gerekten de bir tr, 'Gorkhma! Gorkhma!' oynanyor," diyordu.

kaynvalideli, baldzl, ikmale kalm ocuklu yaamlarn paylamazlard. en ateli savunucularyd, bu insanlar. Gnay, bu olguyu, sz konusu hak"Dnsene, neden bu memlekette en hzl yaylan ve kabul gren

zgrlk, 'cinsel' zgrlk? Neden, dnce zgrl deil, eletiri zgrl deil, inan zgrl deil de, cinsel zgrlk? Neden, bir dnmemin, bir homosekselin ekrana kma hakk, bir skma ban ekrana kma hakkndan nce geliyor?" bir yntem de neriyordu, Bu tr olgular zmlemek iin Agatha Christie yntemi dedii basit "Bir cinayeti zmek iin, ie lmn kimin iine ve neden yarayabi-

leceini saptayarak balamazlar m? Galiba, yle yapmak lzm."

erkei sorumluluktan azat ediyor olmasnn payn sorguluyordu. "Ben sana kzlm verdim," diye alayan bir gen kadna, borlu olmakla, virmek arasnda yaamsal bir fark yok muydu? "Beden senin, kzm, istemeseydin vermezdin," diye omuz silkip, srt e"Hamilesin,' dedi, Jimmy, Elie 'ye, 'seninle evlenmek durumundaym!' 'Hi de deilsin!' dedi, Elie, 'Ben kendi bebeime kendim bakarm!'" Birka gece nce birlikte seyrettiimiz bir filmi italik'liyordum. Hemen anlad, karlarn glgelerine mi snyorlar?" "Eitlik, 'Gnay'cm!" "Mmkn deil!" "Hayr, deil." "Ne kahramanlk, deil mi?" dedi, "Ne oluyor, dersin? Erkiiler, yiit

Kadnn cinsel zgrlnn hzla kabul edilmesinde, bu olgunun

kararghna dalan bir zgrlk savas ile eitlenebilir mi insan?"

"Hayr, deil! Pazar ahlk! Ceplerine bombalar yerletirip, dman

"Aaaa! Hi ekemem!" diye evlenmedii yeni "boy friend"iydi) iyor," hak verdi, Tlin. "Nasl, Sava?"

"Sava'n evi de hap gibi," diye anlatmt Demet, (Sava, Demet'in, "Bir oda, bir mutfams aralk, bir de tuvalet. Bir ev bulabilseydik!" "ok da pahal kardeim. Ay dediin gz ap kapayncaya kadar geyiydi. TRT iin senaryo yazyordu. Ayrca Bilsak'ta ders veriyordu. "Paray kurtarmak iin adamla evlenmem gerekecek!" "Yine iiyor mu?" "ok! ok da eker bir adam, ama, bu ikisi! Sabahleyin bete yatyor.

Kazanc yerinde ama dzensizdi. Bazen iki milyon kazanyor, bazen de yz binle ay kapatyordu. Demet'e ok borlanmt.

Gnde bir defa, o da yatmadan nce yemek yiyor. Senin Metin gibi ite, canm. Metin nasl? Gryor musun?" "Ama evlenecek o kadnla. Tabii." "Yok, canm!" "Hi grmyorum," dedi Tlin, "grsem ne olacak" tonlamasyla, "Yok, yok, evlenecek. Evlenmek zorunda, kardeim. Ellisine geldi,

Doktor bir kadn. Bir ocuu var. Annesinin evinde bunca zamandr oturmu. Aksaray gibi yerde, herkesin gz stnde, tabii. Metin ona cazip geliyor. Aydn bir adam, cak. Daha ne? kisi iin de iyi. Allah mesut etsin, ne diyelim." a" dayanamamt, Gnay, Cezasn versin!" bul'da kocaman bir evre. Kadn snf atlayacak, adam gvenceye kavuade etmi, "aczin elebilie dnt noktada arsz arsz srtan hakszl"Yapma, bre!" diye patlad, "Allah mesut etsinmi! Ne mesut edecek! "E, ne yapalm?" dedi, Tlin. Testiyi kran ile suya gidenin bir tutulmas, adalet duygusunu rencigazetecisinden yazarna kadar, stan-

hasta. Devaml bir ii yok. Bakma ihtiyac var. Bu kadn da tam ona gre.

lim!"

"Bir ey yapacamz yok, tabii de! Ama, hi deilse knamay bile-

larnn tmne yakn blmn demiti kadn. Bir de, kendisinden neflar yle demilerdi) uyuturuculara dadand. Tedavi sresince yanndan istemediini sylyordu.

Metin'le on yl beraber oturmutu Tlin. Tandnda mflisti, bor-

ret eden bir kz vard adamn. Babasna duyduu fke sonucu (psikologayrlmayan, Tlindi. Tlin'le Metin evlenmemilerdi, nk evliydi adam. Kars Almanya'da otururdu, kendisinden bykt, kalbini krmak "Gcme giden bunlarn hibiri deil. Gcme giden emanete hya-

net," dedi, Gnay, "Tlin inancn vermiti ona. nsan insana inancndan dm gibi bir yara olmal, Tlin'inki," diye mrldand. Hayretle yzne baktm, ciddiydi! "Neden ardn, canm? hanetin acs sradan insanlarda farkl m

daha deerli bir ey verebilir mi? Brts'n Sezar'da, Stalin'in Kautsky'de, ya da son zamanlarda Oprea'nn avuesku'da atn dn-

oluyor? Siyasi yoldalk, yaam yoldalndan daha nemli olabilir mi? Biri para, teki btn deil mi?" "yle," dedi, Tlin. Elemanlar birebir rten kmeleri daha iyi anlyordum. "E, ya! Tam annene kanser tehisi konmuken, yaayacak m yaa-

mayacak m, belli deilken, sen, i-ev-hastane arasnda perperianken, rahmetlinin doktoru ile belden aa pazarla girilecek! Yetmeyecek, ev terk edilecek ki, hastalk yaam aksatmasn! Ne sadakat, ne vefa! Sonra da, insancl deerler, sosyalizm, falan! Alaklktr, bu!" son zamanlarda. tii zaman ekemiyordum."

"yle," dedi, Tlin, yine, "ama, dorusu, artk ben de ekemiyordum "Doktor hanm eksin bakalm," dedi Demet.

krk be vard.

"eksin, bakalm. Ne de olsa otuz yanda kadn," dedi, Tlin, kendisi Akn sihirini, yrei mangallatran, sevgilinin yanllarna sonsuz

bahaneler bulduran gnl zenginliini elbette unutmu deildi, Rodoplu. Ama birka yl nce, Koo'daki bir yemei daha iyi hatrlyordu. nn Skynetim'de ok nemli bir yerde (yle olmalyd, adam sivilken

Suat'n yakaland gnlerdeydi. Gnay, ok eski bir mahalle arkada-

bile silahlyd) olduunu kefetmiti. Suat' ikenceden kurtarmakta yardmc olabileceini umuyordu. Dostluu ilerletmeye, Binba'y ho tutmaya alt (Yeri gelmiken belirteyim, Suat bunu hi bilmedi. Gnay, ne lin'le, Metin'in de davet edildii bir yemekti. yapt, etti, "zindanclarn efaatine snmak" gibi bir aalanmaktan kooluklu, ocuklu mazbut bir adamd, Binba. Gvenini, dolaysyla

rudu, onu). te, bu "ho tutma" gayretlerinden bir tanesi de Koo'da, Tolas yardmn, yitirmenin en kolay yolu, "sol az ile konuan, ahlk dkn takmndan" damgasn yemekti. Metin, her ikisini de yapt. Sra Tlin'e gelince, Metin'i iaret etti, "Ei," dedi. Kalabalk bir gruptuk, Gnay, hepimizi teker teker tantryordu. "O mu? 0 benim eim deil!," dedi, tkrr gibi,

Uzun, anlamsz, sarho bir glmseme belirdi, Metin'in yznde, Baz sarholarn, sakin sakin dururken, kendilerini gstermek ihtiya"Ne bakyorsunuz bana yle?" diye bard, "Yalan m, sylyorum?" "Benim eim, Madam Maria Tekta Stein'dr, Alman'dr!"

cn hissettikleri iin, rezalet kardklar bir an vardr. , Metin de o noktadayd. Ne ki, biz o kadar hazrlkszdk ki, durduramadk onu, Byle bir kepazelii neden kendi azyla itiraf ettiini anlamayp "Et kafallar, faistler! Ama, hepsi yle deil, tabii, Size, iki kii olarak

afallayan Binba'ya, askerlere ilikin tm dncelerini de aklad,

dum. Ben, orada, hukuk doktoras yapyordum. Robert Kolej'de de..." diye

sayg duyabilirim. Sorbonne'da da, bir tane vard. Ona da sayg duyuyor-

devam etmeye alyordu ki, Binba, peetesini katlad, izin istedi, kalkt. Her trl yardm olasl da onunla birlikte gitti. Tlin'in ak hayatn sorgularken buldu, Gnay. "Ne mnasebetsizlik," diye dnrken, Tlin, herkesi artan bir aklama yapt, "yi, iyi," dedi, "imdi gen bir delikanl var." "Elimi tutuyor, Taksim'de, Gezi'de oturuyoruz. ite." "Vallahi!" "Ciddi misin?" "Vallahi!" dedi, hayretle dnen Gnay'a, matrak matrak glmsedi, Dncelerinden syrlp, tekrar masadakilere dndnde, Demet'i,

Kendisi de inanmyormu gibi yemin etti yine,

insann kendisini kadn hissetmesi hi de o kadar zor deilmi meer! Ben cinsellikle dostluu kartrrmm. Ayrdm, bitti. imdi, Cneyt'e, ey vermiyordu ki!" "Herhalde!" geriye att kendini,

"Vallahi, ciddiyim!" Yine gld, "size bir ey syleyeyim mi, ocuklar,

ad Cneyt, bakyorum, bakyorum, else el, kolsa kol, baka eyse baka ey, stelik imedii, gen olduu iin daha da iyi. Metin bundan fazla bir

Demet, bu havadisten ok honut kalm gibi kkr kkrd, aniden "Hayat zor, korkuyorum! Hayat zor korkuyorum! Gorhma, ablam be"Serseri bu, be!" dedi, Tlin, "Vallahi tatl kak!" "Bouna 'Beyaz Dizi'

nim!.. Gorhma! Gorhma! Gorhma!" Demet dememiler?" "AYE BU!"

Tam bu anda, byk bir grlt koptu. Birileri barp aryorlard. "Her emelim her arzum yine sensin..." Aye'nin sigara ve alkoln mah"Bu emele bu gnl nasl ersin!"

vettii sesi, mikrofondan yankland, Sonra bir erkek sesi duyuldu,

"Tamam, tamam!" Anlalan mikrofonu elinden almaya alyordu. "Brak be!" "Anne!" Asl dehet iinde frlad yerinden, "Otur, canm sen, yok bir ey," dedi Gnay. Asl, kt kt bakt, zp"eekerr! Bu tangoyu da ok sever!" dedi, Demet. "Brak be, hrt! Brak! "YILLARCA ektim, senin akn, niin?" "Milleti rahatsz etmeye ne hakkn var, brak unu!" ts izleyen barmay bastrd. Az sonra, Fatma, Ahmet'e yaslanm, dedemeyecek kadar ikili olduklarn fark etti. "Maara adam! Kro!" Fiten ekilmi olmalyd, aniden sustu mikrofon. Kalabaln grl-

lamaya, kalabaln stnden annesini grmeye abalad.

belirdi. Yol aanlar, makyaj svam kadna yle bir bakyor, sonra da Yz kzarmt, gzleri parlyor, dudaklar titriyordu, Fatmann, Arkalarndan gelen, gbekli, kolyeli adamn yakasna yapmak iin "Dadan gelip badakini kovacaksnz, deil mi?"

kendiilerine dnyorlard, Rodoplu, hemen hepsinin grdklerini kay-

uzanyordu ki, Demet yetiti,

kendilerinden sorulduunu hatrlyordu. tmyle silmiti,

Amerikan Kz Koleji mezunu olduunu, Arnavutky'n bir zamanlar "Yeter be!" diye bard, adam. Kroluk sulamas salon adam cilasn "Kaldramyorsan ime! Her gece," her gece, seninle mi uraacaz! ldrm gibiydi, gzle grnr biimde titriyordu Fatma, "Ne

kuru deil mi, be?! Hay, senin gibi mteri olmaz olsun, be!"

kuruu, be! Hangi kuru?!" diye haykrd, "Kerhaneci! Buras kerhane ten baka ne konuuluyor? kiyzl, it! Btn gece oraya ay gibi dikilip hangi fst yataa atacam diye beklersin! Allah'n krosu! Bir gn karn

be! Randevuevi! Pezevenk! Bak, u masalara! Bu gece kim kimi dzecek-

getir de grelim! Yooo, olmaz! Sizin karlarnz baka, biz baka, deil mi? Syle, yle deil mi, pezevenk!" Ahmet araya girdi, Adam, artk dayanamayacakm da patlatacakm gibi, bir adm att, "Yapma Abi! Gryorsun ite, sarho!" Yusuf, kendisine hkim oldu "Yusuf Bey! Kendinize gelsenize, siz! Aznzdan kan kulanz "st snf numaras ektim," diye anlatt Gnay, ac ac, "Biliyor mu"Camideki gibi mi?" diye sordum. "ok benziyor," dedi, "Aydnlar olarak, bamsz, zerk, kendimize

ama altta kalmak da istemedi, "Kadna bak, be!" diyerek dnd, evrede izleyenlere pis pis srtt, "Meer, yataa atmadk diye bozulurmu!" duysun!" Rodoplunun sesi buz gibiydi, emreder gibiydi, duralad adam.

sun ki, hl skyor?"

zg niteliklerle donatlm sanyoruz ya kendimizi, terbiyesizlik ruhsatmz var, sanki. Adam, son tahlilde haklyd. Ona ramen, inanr msn, yacan hesaplyordu sanki." gzlerinde korku grdm. Bu 'enteller'in ne zaman ittifak yapacaklarnn belli olmadn, eer yaparlarsa, bunun messesesi iin hi de iyi olmaSadece 'biz'im deil, i yapmak istiyorlarsa, bu tr barlarn da 'reza-

let ruhsat' alm olmalarnn gerektiini dndm syledim. Mterilerden en kyl komisine kadar, oradaki herkes, her trl rezaleti olmam gibi yapmakla ykmlyd, aksi halde iin iinden klamazd. "u farkla ki, ahlk anlaymz dayatan biziz." "Ne dayanma, deil mi?" indirip, ihtiyacn giderdiini anlattn hatrlatt, nl bir kadn yk yazarmzn, orada, herkesin iinde, klotunu "Espri de corps!" dedim, "Topran bol olsun, Gramsci usta!"

aldrmam, hibir ey sylemeden uzun uzun etrafna baknmt, Fatma.

Tlin'in "ocuklar, yarn i gn. Haydi, artk kalkalm," uyarlarna

Olaylar hatrlamaya alyor gibiydi. Birden, heyecanland, masaya yumruunu vurdu, "Bir rak daha istiyorum!" "Bover Fatma'cm," dedi, Ahmet, "Hadi, bize gidelim, kahve, iki neAhmet'in sesindeki yumuaklktan etkilenmi olmalyd, dudaklar "Kahve imem!" diye szland, "Rak istiyorum. Buradan ben istedi"Kahve iemez," dedi, Demet, "Uykusu kaar." "Doru," dedi, Tlin, "Bu kadnn gecede bir saat uykusu ya vardr, ya "yleyse, ben de nefis bir konyak ikram ederim. Hadi, hanmlar, nefis

ye istersek, orada devam edelim."

bkld kadnn. Alamak zere olan kk bir kza benziyordu imdi. im zaman kalkarm, o herif istedii zaman deil!" yoktur. Kahve ierse, onu da beceremez." bir Napoleon var evde!"

Asl, Demet ve Fatma ile birincisine yrd. Tlin ile Gnay kaldrmda onlarn hareket etmesini beklediler. Taksi hareket etti ama Ahmet hl onlarla beraberdi. "Adresi biliyorlar m?" diye sordu Gnay. "Hani sana gidiliyordu?" "Evlerine gidiyorlar," dedi Ahmet, yzn buruturarak. caklarmn arasna saldrd, durdu, be!" "O kadarn da kaldramam," dedi, Ressam, fkeyle, "Kadn pistte ba-

Kapya doru "yrmedi, srnd" kafile. ki taksi evrildi, Ahmet,

snn hayra alamet olabileceini dnd.

Ahmet'in kzardn grd Gnay. Utanan bir Merutiyet zampara-

IV
Ertesi sabah, ar, szmaya benzer bir uykudan sonra, gnele uyan-

d. Gn ile Btni, adeta amanistik, bir ilikisi vard: "Vicdan" olduunu sylerdi. Edilgen bir iliki deildi bu. Gnay'n onu aramasn gerektirmezdi. Hi k szdrmayan bir odada da olsa, vakti geldiinde o utand zamanlarda telalanr, daha da erken harekete geerdi gn . gelir, bulur, drterdi Gnay'. Ktle bulatn hissettii, kendisinden Amac, Gnay'la mmkn olduundan hzla hesaplamak, kerterizini onarmak, artmak, yaralarn iyiletirmek, yeni gne bark balamasn itibaren arayabileceimiz anlamna geliyordu. salamakt. Bunu en ge saat dokuzda bitirecek ekilde zamanlard kendisini. Btn bunlar, bizler iin, Gnay Rodoplu'yu en ge saat dokuzdan

mad. Azize Hanmefendi'nin kabrine frlatlan sigara, ihtiyar yazarn hilekr gzleri, Suat'n benmerkezcilii (hep kendisini anlatm, Gnay'dan boyutlarna varm gibi grnen rahatszl, sual etmemi olduunun farkna varmt, ok kr!) Fatma'nn cinnet diine msrif bir toplumdan savrulan artklard." disini. Bilemiyordu. bal galiba." "Kendisini kapp koyveren bir toplumdan, alabildiine takn, alabil-

gzden geirdi. Tiksinti artran bir duygudan baka bir ey saptaya-

Yatt yerde, cenazeden, imza gnnden, Ziya Bar'dan arta kalanlar

Bir an, ulusunu gerekten sevip sevmediini sorgularken buldu ken"Trk halk ktl bizzat m retiyor, esiri mi oldu? Biraz buna

imsel" eleriyle donatt (kendisiyle bark olmad zaman, severek yapt her eyi 'biimsellik'le sulard) uuk pembe bej yatak odasna baknd. Mthi bir fke duydu, Hangi yurt, hangi ulus!" el hareketiyle aalad, "Ne sahtekrlk!" diye, sylendi, "Hangi yumuaklk, hangi huzur!

Bu cevab korkuttu onu. Kalkt, oturdu. Kadns bir yumuakln "bi-

Kalkt, aynadaki i gzl, darmadank grnts ile karlat. Bir Her afan iki yz bin taze mezarn zerine doduunu, savrulan, "Bir yurtta aranyor," dedi, kendi grntsne, "ama bu sen deiltiraf etmiyordu ama yreindeki arln nemli bir blm dnk "Hadi, oradan, sen de!"

yitirilen zaman dnyordu. Aynaya dnd yeniden, sin!"

gnn verimsizliinden kaynaklanyordu. Bir daha hibir ey yazamayacan sylemesine karn, vazgemi deildi. Vazgeemezdi de. Trkiye'de meselenin hzla "ya biz, ya onlar" meselesi haline geldiini syleyen kendisiydi.

Bazen, tyler rpertici bir Trkiye tablosu iziveriyordu,

yzbinlerce camimiz var, Mslman olduumuz yalan; milyarlarca liralk

"Bir milyondan fazla yksekokul rencimiz var, eittiimiz yalan;

matbaalarmz var, gazeteciliimiz yalan; hkmetimiz var, iktidar olduru tartabildiimiz yalan; dnyann en eski uluslarndanz, tarihimiz yalan; NATO'nun en by ordumuz var, lkemizi savunabileceimiz ldr, birbirimizi sevdiimiz yalan... daha sayaym m?"

u yalan; Trke konuuruz, birbirimizi anladmz yalan; metrelik cetvelimiz var, yz santim olduu yalan; kilogram kullanrz, bin gram do-

yalan; Cumhuriyetiz, demokrat olduumuz yalan; konukseverliimiz nolmu gibi, bak kemie dayanm gibi, isyan edermi gibi, inanrm gibi, hatta elenir mi gibi yaptmz doruydu.. Kim daha iyi ...mi gibi, yaparsa, o kazanyordu. "Ahlk kaosu dediin...?" "Ahlk kaosu, Byk Yalan!.. imdi, tabii, Trke'de kelimelerin ii "Riteller lkesi" olduumuza katlyordum. Hep mi gibi, rencide

boald iin 'ahlk' da yeniden tanmlamak lzm. rnein, sana, 'Aye ahlksz bir kadndr,' desem, ilk akla gelen Aye'nin kocasn aldatt mad halde, muhasebeci geinir demek istiyor olabilirim, hatta, belki de

olur. Oysa, ben, Aye, ahlakszdr, nk muhasebeciliin m'sinden anlaonu diyorumdur. Ayn, ekilde falan profesr ahlkszdr dediim zaman, illa da, o adam yolsuzluk yapyor demiyorum. Son on yldr bir tek kitap okumad halde, hl ameliyat yapma cretini kendisinde buluyor, temye'de profesr olmak iin iki yabanc dil bilmek gerekirken, bir dil olsun belliinin masada brakt canlara kaytsz kalabiliyor, diyorum. Trkibilen profesr says parmakla saylacak kadar azdr diyorum. Bir bilimi sr' kelimesinin 'iddia etmek'ten trediini, 'doktora yapmann' bir biona doktorluk edebilecek kadar iyi bildiklerini iddia ettikleri gibi bir Byk Yalan paylarlar. (Burada kelime oyunu yapyordu, Gnay. 'Profelimi revize ya da tedavi edecek seviyeye ulamak demek olduunu

hatrlatyordu.) Bu yetersiz insanlar zamanla yle bir ebeke, bir mafya olutururlar ki, iktisattaki kt parann iyi paray karmas ilkesi gibi vermezler. Trkiye'de istisnasz her alanda yaanan facia budur. Zabta, sadk tccar. Bu kym byle gider." 'sahici' profesrlere, hatta 'sahici' profesr olma yolundakilere geit rvet almayan barndrmaz; politika, yalan sylemeyeni; piyasa, szne ci'nin "Aslcan" (ocuklarnn adyd!) takma adyla yazd bir makaleyi lent Gltekin'in, TKKO Bakanl'ndan ayrlm olmasna hayflanan, ye'den karacak olan da Kahveci'ydi! Ekonomik Blten gazetesinde, zamann Devlet Bakan Adnan Kahve-

gsterdi. Makale, Trkiye'nin uluslararas deeri (adam dnya finans-

man mekanizmasn elinde tutuyordu) tartlmaz bir teknisyen olan B("kardk" diyordu) iki sayfalk bir att. Ne ki, Prof. Gltekin, Kahveci'nin bakanlna balyd ve onu Trkiye'de tutacak olan da, Trki"Nasl deerlendirirsin imdi bunu?" dedi, Gnay, "Timsahn gzya-

lar desem, adam kendi ismini kullanmam. Gerek znt desem, deryan bir 'iktidarn ima ettikleri korkun. Mastrbasyon desem, adam T.C. Bakan! Cinnet bu. Topluca cinnet geiriyoruz. Batllarn, negative selection, maks seim (maks talih gibi, ters

man kendi elindeydi. Derman kendi elinde deildi, desem, iktidar olma-

giden, uursuz seim) dedikleri oluumu besleyen de budur. Darwin'in deil, tam tersine, en zayf, en yetersiz olandr. Tabii, fiziki yetersizlikten bahsetmiyorum." "Anladm." teorisi tam tersine iler. Yani, ayakta kalan, ayakta kalmaya en layk olan

den de yetersiz olanlar toplamas gerekir. Onu yapar. zleyen, katlanarak hzlanan ktr." Rodoplu, Trkiye'de, ahlkl insanlarn "yaam sahanlnn tehdit

"Gszn, yetersizin, yerinde kalabilmesi iin, evresinde kendisin-

altnda olduunu sylyordu. Namussuzlar, namuslular, ayaklarna do-

lamayacaklar bir yerlere srmlerdi. Ne ki, evlere kapanmak da zm deildi. Ar, yal, kokulu, koyu renkli bir svyd, "Byk Yalan", yazarlar hatrlatyordu. ykseldike ykseliyor, kaplarn altndan girmekle tehdit ediyordu. Nitekim, ktphanelere de bulamt. mza gnnde rneklerini grd Gnay'n yarglarn zaman zaman ok kat bulduumu sylemitim.

Trk aydnlarn bir kalemde silip atmasnn doru olmadn dnnm skyordu. Bunu syledim ona.

yordum. Millet cebini doldururken, hayali ihracatlar ortalkta cirit atarnce, "Seni gidi statkocu!" diye takld, sonra ciddileti,

ken, onlar brakp aydnlara yklenmek hakszlk geliyor, adamakll ca"Bunun epeydir farkndaym. Ne zaman aydnlara ilikin bir ey sy-

lesem baklarn karyorsun... Aramzdaki en nemli anlamazlk bu

herhalde. Ancak, 'sol' arka-plannn seni 'aydn', 'ilerici' ya da en azndan

'demokrat' bellediklerinin yanllarn ho grmeye artladn dnyani parann kimin elinde olduunu ve dolaysyla kimin elinde olmadn ok fazla nemsiyorsun." "Ne alakas var!" Kzmtm. "Var, korkarm. Ben aydnlar eletirirken sen bana 'Ama, bak, hayali "Dinliyorum." yorum. Bir dier nedeni de, burjuva arka-planndan dolay, mlkiyeti,

ihracatlar daha kt,' diyorsun. 'Yzn ykamamsn,' diyorum, 'Ama, Aye de ykamad,' gibi bir ey bu. Anlyor musun?"

olduklarn varsayyorsun. Ben ise bu konuda Gramsci'ye hak veriyorum, 'aydnsallk'n, bir 'meslek kategorisi' olduunu savunuyorum.

"Sen benim 'i-evre' dediim insanlarn, bamsz ve zerk bir grup

ratmakla grevlendirdii kendi 'z-uzman aydnlarn' yaratr. Ben diyoki'den bu yana, egemen snflarn toplumsal, ekonomik, siyasal ve

Bak, her toplumsal snf, kendi gelimesine en elverili koullar ya-

rum ki, senin 'bamsz ve zerk' bellediin bu i-evre, ttihat Terak-

kltrel alanda yarattklar aydn katmanlarndan birisidir! Kapitalistin efendim, hukukusunu yaratt gibi, ttihat Terakki ile hzlanan 'Trkleri

kendisiyle birlikte sanayi teknisyenini, ekonomi-politik profesrn, uygarlatrma misyonu' da, kendi organik aydnlarn yaratt! Bugnn kendilerini edebiyat, filozof, sanat olarak grdkleri iin 'aydn' olgrrsn. i evresi, deyi yerindeyse, ttihat Terakki cuntasnn aydn kategorisidir! Aydn tipini, tabii, edebiyat, filozof, sanat simgeler. Gazeteciler, duklarn dnrler. imdi, biraz aratrrsan, Babli'nin ileri gelenleBenim iaret etmeye altm, 'Trkleri uygarlatrma misyo-

rinin hep bir ucundan 'ttihat Terakki'ye bulam ailelerden geldiklerini nu'nun bu lkede dayatt 'otoriteci ahlk' sisteminin Byk Yalan dourmada en byk etken olmu olmas. Trkiyenin kurtuluunun ancak kn olabileceine inanyorum. Dzenin organik aydnlarnn 'yeniye' grevleri gerei geit vermeyeceklerini dnyorum. Hal byle olunca Rahatsz olmutum ama yine de itiraz ettim, sim veriyorsun." arm gibi duraksad, hayali ihracatlar -senin deyiinle- zurnann son delii!" "Ama, meseleyi kiiselletiriyorsun. Herkesin nnde eletiriyorsun. "Ama baka aresi yok ki! Yazy yazarndan nasl soyutlarsn? Kavhalkn Byk Yalan' yzmze vurmasyla -yani, ak toplumla!- mm-

ram irdeleyeceksen, kelimeyi unvan olarak benimseyenlerin ortak unsurlarndan yola kmayacak msn? 'Paa' kelimesinin armlarn, Evren, Sunay, gibi isimlerden soyutlayabilir misin? "Hayr," demek zorunda kaldm. Az nceki "statkocu" sulamasn

rndan sz ediyordu. etin Altan'n bir yazsn okuyup sokaa dkldmz gnlerin anlar belleimde henz taptazeydi. Gnay buruk bir ac veriyordu.

dnyordum. Putlatrdm birileri de yoktu ama genliimin ilahla-

ta ve bir o kadar derin, o da ekiyordu. Daha nce de sylediim gibi, zel

Bir anlamda hep vermiti, ne ki, ayn acy, ok daha farkl bir boyut-

koullarndan kaynaklanmad, transandantal olduu iin koruyamyordum da onu. te yandan, ne refahn, ne de kariyerinin keyfini srmeyi t gibi brokratik belgelerden ibaret grdnn ayrmna vardmda, "Ben Deeri Tiryakilii" adl kitabn okuyordum. Doktor un, 'kontrol dndm. Ona sylediimde, glmsedi, becerebiliyordu. Eyalarnn kaybolduunu neden sonra fark ettiini, hemen hibir eyin fiyatn bilmediini, akademik unvanlarn kimlik karbir ynyle ne denli savunmasz olduunu bir kez daha idrak etmi, panie benzer bir ruh haline kaplmtm. O sralarda, Dr. Kadir zer'in yanlgs' dedii, (Yaln Kk olsa 'mazoizm' derdi) "ben olmasam

tufan" tr psikolojik sapmann Gnay iin de sz konusu olabilirliini baka Muhammed karp getirirdi! yle mi?! Yapma, canm! Byle ilkel iin iinden kamayz!" Maxime Rodinson'u hatrlatyordu, "Eer Muhammed domam olsayd, tarihsel durum onun yerine bir

bir determinist nermeyle ya da dk seviyeden bir Marksist formlle domam olsayd, iler hi phe yok ki, ok farkl olurdu. Yirmi yl sonnuca srkler.' "Tam tersine, arkadam," dedi byk bir ciddiyetle, nefes alsak. Kendimizi kandrmayalm, gn, bugn; saat, bu saat." "Kukusuz, kimse vazgeilmez deildir, ama 'Hayr: Muhammed

ra gelen bir Muhammed, belki de Arabistan Hristiyanl kabul etmi "Tam tersine. Keke, kontrol yanlgs olanlarn says artsa da biraz

bulurdu. Her zar atta tesadf vardr; ama her at, oyunu baka bir so-

ya bugn ve bu saat mdahale etmekle ykmlyd. Nasl'na gelince

Yaam sahanln "Byk Yalan"a terk etmek istemeyen herkes, ola-

kii nce kendini slah edecek, "Byk Yalan"n btn izlerinden arndracak, sonra da, duruma, en iyi kullanabildii arala mdahale edecekti. Bu kavgada Gnay'n kendisine uygun grd yazyd ama bu ara poli-

tika, sanat, endstri, ksacas beeri faaliyetlerden herhangi birisi olabilirdi. cevab. Rodinson'un kitabn ona ben vermitim. Ama, onu, kendi hayatGnay olmutu. Btn bunlar bildiim iin, yazmaktan vazgemeyeceinden adm O sabah, (doal olarak!) dinlenememiti. Hrn, sinirli ve fkeliydi, Sahici bir militan olmay, ldrc nefret duymay beceremediini "Bilgi" ve "malumat" ayrm ile ne kastettiinin somut bir rneiydi

na ilikin "bilgi"ye dntren, daha dorusu, Rodinson'la iliki kuran gibi emindim. Sorumluluk duygusu izin vermeyecekti (Neden, bu denli sorumluluk hissettiini de daha sonra anlatacam). Gnay.

dnyordu. Daha dorusu, Byk Yalan dorulayan kahredici olaylarn says arttka, bir yerlerde bir yanllk olduu umuduna kaplyor, mihini" gz ard edemiyordu. te yandan, zaman zaman kusturacak kadar ar basan tiksinti duygusunun gerekelerini sorguladnda, ikiyzllkten olduu kadar sradanlktan da ireniyor olduunu kefetmi olmas, kendini beenmilik olasln glendiriyor gibi grnyor, szlkla eletirmesine, hrpalamasna neden oluyordu. Ama, sonuta vard yer, hemen her zaman aynyd, her yce ey!.." rak, "O zaman da, 'Haydi, bre!' diyorum," dedi, "Dostoyevski'nin, Dmitri kendisini hi durmakszn ve bakas olsa asla kyamayaca bir acmaonca insan kaytszken, kendisinin dertleniyor olmasnn paranoya "tel-

Fyodorovi'i gibi, 'Var olsun evrendeki her yce ey, Var olsun iimdeki "Gnay Rodoplu, itiraf et," dedim, parmam yzne doru sallaya"Sen bir sekincisin!"

Gzlerini kocaman kocaman at,

"Evet," diye fsldad, "Evet! Ben rasyonel otoriteden yanaym!

'Deklare edecek bir eyiniz var m?' diye soran gmrkye, 'Evet, var. Deha'm,' demi olmasndan oldum olas gurura benzer bir ey duyarm!" sndrmemi gibiydi. Ben geldiimde, kl tablas hemen tmyle dolbir gn geirdii iin cezalandryordu. Bu hali de kzdryordu onu, "Nasl, Oblomov ama?" "Samalyorsun, ama!" Sabah, aynada kendisini szerken, "inat iin" yakt sigaray hi

Sana bir sr vereyim mi? Amerika'y ziyaret eden Oscar Wilde'in,

mutu. Sigarann grntsn irkinletirdiini, oday kokuttuunu, dahas, zaten kanamal midesini berbat ettiini biliyor, kendisini dnk gibi

Kendisine byle aptalca sfatlar yaktrmasndan nefret ediyordum, mal?" "Estepeda'y! Bugn ona bakmayacak mydm?" "yle miydi?" Kzard, yanaklarna renk geldi.

"Hadi, uzun etme de, mal grelim," dedim. Telaland birden, "Hangi

Oyunda, ebe, yzn duvara dner, arkasnda trl ekillere giren (srekli hareket etmek artt) oyuncular grmez, sonra, aniden, "Bir, ki, ! Estepeda!" diye barrd. Komutunu duyan oyuncular o anda hangi kotirirdi. numdaysalar, dil darda, gzler a, vb., yle kalmak, 'donmak' zorunBu masals (ya da bilimkurgumsu) kitapta, gnlerden bir gn, birisi, Yedi tepeden yanklanan meum bir sesti, bu. Koca stanbulu bir an-

"Estepeda" bir ocuk oyununun adyd. Galiba 'tp' diye de bilinirdi.

daydlar. Yeterince hzla davranmayp ebeye yakalanan onunla yer deibu dnyadan olmayan, yabanc ses, "Estepeda!" diyordu.

da donduran, gl bir ses. Uzay gibi sessiz (bunun nasl bir ey olabileceini kestirebilmek iin gnlerce kulaklarn tkayp dolamt) ayn yzeyi gibi kmltsz bir hayalet ehre dnyordu stanbul. Kerhanelerde, meyhanelerde, hastanelerde, rvet alrken, nutuk atarken, doururken donmu kalm insanlar, martlar, ayrntlar ile anlatyordu Ro-

doplu. Pompeii'yi anmsatan blmleri vard ama ehir stanbul olunca, yaknlarnzn cesetleri stnde yryor gibiydiniz. Dehet vericiydi. sadece ve sadece bir dzine insan olduunu reniyorduk; bir ayakkab retmen, bir imam, bir veteriner, bir eletirmen, bir sendikac, bir avukat Sayfalar ilerledike, sekiz milyonluk ehirde bu felketten kurtulan

tamircisi, bir sanayici, bir fahie, bir tarih profesr, bir serseri, bir ve bir de ekerci. Birbirlerini tanmyorlard, grnrde hibir ortak yanlar yoktu. Her biri stanbul'un bir ucunda oturuyordu. Kyametten nce yatta olduklarn anladklarnda yaayan birilerini bulmak umuduyla, lard. karlam olsalar, birbirlerini fark dahi etmeyecekleri muhakkakt. Habelirli merkezlere ulamaya alyorlar, sonunda Taksim'de buluuyorkurtulmu olduklarn anlamaya ynelik abalar anlatlyordu. Aklc bir gereke bulunamyordu ama kurgu zldke ilk anda fark etmediimiz kinci blmde kafilenin neden bakalarnn deil de, kendilerinin

bir eyi, ortak zelliklerini kefediyorduk: Bu insanlar "yerli"ydiler, her eyden nce "sahici"ydiler. Emanet kafalar'la dnmeyen insanlard. "Byk Yalan' paylamay reddetmiler, yaamlar boyunca, toplumla ya da bireylerle hemfikir olmama zgrlklerini korumak, "akln rman le direnmiler, bamsz dnce ve inanlarn (rnein, akide ekeri imalatnda, sentetik renklendirici kullanlmamas gereklilii bunlardan biriydi!) inatla savunmulard. Trkiye'de, otoritenin dayatt ne kadar direnebilen, felketten kurtulanlar da onlardlar.

alkanlklarn karanlk lnde kurutmamak" iin olaanst bir gayret-

kalp varsa, hepsini sorgulamaktan, gerektiinde krmaktan kanmyorlard. Hep mutsuz, hep umutsuz olmulard, ama "Estepeda!" komutuna Gnay Rodoplu'nun iki k noktas vard. lki, Daniel de Foe'dan,

Meri'in aktard, "Hakikati bulan, bakalar farkl dnyorlar diye, 'benden baka herkes aldanyor' demesi g phesiz; ama sahiden herkes

onu haykrmaktan ekiniyorsa, hem budala, hem de alaktr. Bir adamn,

aldanyorsa, o ne yapsn?" szleriydi. Tahmin edeceiniz gibi yazarn bu-

na cevab, sonular ne olursa olsun, insann doru bildiini sylemek ve

yapmakla ykml olduu eklindeydi. Satr aralar okunduunda, Trlerden' kurtulabilmenin tek yolunun, insanlarn kendi gereklerini haykrmalar olduunu dnd anlalyordu. neden olduu savyd: tne ne diyorsunuz?" "Abd-l Kadife, Hbr'n haiyesine, 'Heavy Metal' esprileri izdirten zevzeklik," dedi, imam. "Daha imdiden Beyolu kiliselerinde Noel kutlayan seninkiler, asrn bandan bu yana huu ile seyrettikleri Sistina apelinin Mikelanj boyamas muhteem kubbesi altnda, Mozart'n reauiemini yneten, dokuz dilli Cizvit papazn barlarna basmazlar m? Bir de, Kilise milliyetilii brakrda, bir iki Trk kardinal karrsa..." "Trk binlerce yldr yaptn yapar; temas ettii medeniyetin klc kesilir." tm sonusuz kaldktan sonra, Boaz Kprs'nden, Kafda'nn ardna son blmd, ama anlalan yazmamt, Gnay. "Yazamadm," dedi. ehre ilk kez gryormuasna uzun uzun bakt, m, sanki." Kitabn sonunda, stanbul'u diriltmek iin gsterdikleri gayretlerin kinci k noktas, lkeyi esir alan "Byk Yalan"a, yabanclamann "Peki, ya Gne Taner?" diye sordu sanayici, "Onun, No/No/No! tirkiyeyi egemenlii altna alan kalpazanlar mafyasndan, 'yabanc igalci-

(zaten bir anlamda hep orada yaamlard) yryen kafile, yerlilerin Yerinden kalkm, pencereye yrmt. Ayaklarnn altnda uzanan

(bir ulusun!) hazin sonunu sergileyecekti. Okumaya geldiim blm bu

"Kyamyorum," dedi, "Affettirmenin bir yolunu bulsam, aklayaca-

msn?!" Birden, ok sklm gibi dnd,

Kyamet'e neden olanlardan bahsediyordu! "Ne dedin? Aklayacak

hepsi uydurma!" Yaz masasn iaret etti, "Bak, orada ne var!" lar grdm, "Bunlar m?" "Evet," dedi. "Bak!" "Nedir, bunlar?" yle yaptm. "Esasen bunlarn hepsi uydurma," diye balyordu, notlar, "Esasen bunlarn hepsi uydurma."

"Amaaan!" dedi, sinek savar gibi bir el hareketiyle, "Aslnda bunlarn

stlerinde, el yazs, uzun bir iire benzer birtakm notlar olan kt-

Samanyolu galaksisinin gne sisteminin kokuan bir gezegeni olan

dnyada, insanolu insanoluna ksack bir sre iin teettir. Sonra herkes kendi mehulne yollanr. Bir bana, insanolunu insanolu klan, insanolunun insanoluna teet getii o ksack sredir: 'Biz' yle buyurduk. Belki be bin yl ncesinin Mezopotamya'snda, belki on bin yl ncesinin in'inde. yle buyurduk. 'Anamzdan ocuk yapmayz!' dedik, trmz kedilerden iguanalardan ve ereltiotlarndan ayrdk. 'Zayf kollanmaldr!' dedik, su kaplumbaalarndan, akallardan ayr durduk. 'Ne farknz var?' diye soranlara, ya Darwinle ya da din kitaplaryla kar koyduk. Doa'dan doal olmayan talep ettik, insan olduk, Bazlarmz, olay ok ciddiye ald. Gnein bir alevden arlk ki defa milyon defa iki bin milyon ton 'ne iyi ne fena ne gzel ne irkin ne hakl

ne haksz' olduunu unuttu! Kadnck, bunlardan birisiydi. Gnei zaptetmeye kalkt. Kendince, 'hayat' karlyordu. Kl oldu. Kerem gibi yana yana. Oysa, gne devedikenlerini de, kahkahaieklerini de styordu." (1) rini gsne kavuturmu, gzlerini dikmi, bana bakyordu. Yznde, may andran, endieli ifadesi vard. Hayretle bam kaldrdm, iran'n portresinin yannda, ayakta, elle-

nasl karlanacaklarn bilmeyen, ama, en ufak bir saygszlkta oray "Devam et, " dedi, zor toparlam gibi bir sesle.

hemen terk edeceklerini nceden haber veren insanlarn, meydan okuTa devri insan maarasnn duvarlarna izdii hayvan tasvirlerinin asllarn getireceine inanrm. Bir tr by, ya da hayati bir gerekliliin olmayan var etmek dayatmas. Cann alp giden lsn diriltmek iin elinden geleni ardna koyan var m? Neandertal atalaryla zdeleti Kadnck. Biare bir gayretle atld. Biareliine bir gld, bir alad. Sevdiinin aziz yzn canl klmaya svand. Patlayan flan elindeki ufack fotorafta yok ettii binlerce ayrnt grtlana tka oldu. Buruncuunun zerindekini, gzne yaknlnn her baktnda rperttii teki yara izini bouna arad. Sevdiini trnden ayrt eden farkllklarn hibiri yoktu. Gzlerini yumdu, Hint fakirlerini atete yalnayak yrten gleri yardma ard.

'Elini tuvalin zerine koy' dediler. yle yapt. Hasreti enerji oldu, parmak ularndan akt, beze dedi. Bez kabard, doku deitirdi, iran'n inceden terli aln oldu. ncitmekten korkar gibi, her bir hcresinden ayr ayr sorumluymuasna, sevgili aln bir batan bir baa dolat Kadncn parmaklar. Kalarnn arasna indi, yumuak tylerini okad. Yukar, sa diplerine kt. Dayanamad, ban koklad. Yoldan km iki teli yerlerine yerletirdi. Kepekleri fledi. Bir daha, bir daha okad. Saatler akt, gn dnd. Darda Sibirya frtnas lleri mezarlarndan skmekle tehdit etti. Kadncn yamura zendi gzleri. Yalar perde olunca aradan ekildiler, gremez oldu. O zaman da, fray yreine verdi. Yrei, sevgili dudaktaki yarn derinliini, byklarnn nikotin demi ve dememi kllarnn yerini ve adedini, burun deliklerinin iki yanndaki kck kvrmlarn eklini, akaklarn da halkalanan salarnn dokusunu ve yumuakln herkesten daha iyi biliyordu. Binlerce any bir araya toplad. Renkler yardma geldi, anlar kayda getiler. nceden terini kehribar sars anlatt. Gamzelerini sienna-portakal karm. Spa gzeli gzlerini koyu kahve, tan veren ltlarn, ihaneti kanlmaz beyaz. Darbe darbe, dua dua, cann evine getirdi Kadnck. Yetmi ikinci saatin sonlarna doru, sisler iinden bakt sevdii. Gardenyaya bakt, televizyona bakt, Glsn 'n resmine bakt. 'Hogeldin, bir tanem, hogeldin, 'fsldad Kadnck. zleyen iki ay, aziz ehreyi gizleyen sis molekllerini ayklad. ki ay, erkein esirgedii balayn ondan habersiz, yalboya tablosuyla yaad! Tablo, dudaklarn karmyordu, kalarn atmyordu, gzleriyle kovmuyordu. Hi olmad kadar onunlayd. Ona Krte trkler ald. Dede Korkut'tan sklr diye kst. yi geceler diledi, kapatp karanlkta brakmakta tereddt etti.

Yatana almadysa, tablo portre olduu iindi. Gvdesiz ban artrabildiklerine dayanamazd! (2) Kadnck'tan Portre'ye: Bana verdiin acdan zevk almyorum. Ama senden yz eviremem. iran ' unutacaksn diye ferman verseler, cevabm lam ve elif olurdu: La! Haykrrm, LaHaHa! (3) stnden indirmedii o mahut portrenin, adamn kck bir fotorafndan bytt portrenin hikyesini anlatyordu. Masasnn etrafna toplanm olanlar hemen tandm. Aralarnda ben de var mym, diye ndm. Ama deil, Kadncn kann yerde brakmayacakt. Blent: dn? (portreye ters ters bakarak) Nilgn: zlme be anam, ben sana yeni bir sevgili bulurum! (akrdayan gm Bodrum taklar) Fstk gibi karsn, fstk! Blent: Bu resmi yapan akademi rencisine diploma verirler be! (yerinden kalkp tekrar bakarak) baktm. Kendimi tanyamadm ya da belki tanmak iime gelmedi. ylesine lk la baryordu ki, bir an, dostlarndan intikam aldn dYeni bir romann notlaryd: iran'n romannn. Yemek masasnn

Ne lan, Kbe mi bu herif, hepimizi bana topla-

Nilgn:

imdi, byle bamza dikilip, lokmalarmz m, sayacak? (4)

Kadnck'tan Dost'a: Kadnck 'tan Portre'ye.

Buras onun evi! Geri dnd. Bir daha hi gitmeyecek! Sen onlara bakma. Seni geri getiren resim yeteneim deil. man gc. (5)

Portre:

Serseri! (belli belirsiz kvrlan dudaklar!) (6)

Kadnck'tan Portre'ye:

Seni seviyorum. Toprak olsan, Toprak kadar souk Toprak kadar yabanc Seni seviyorum. (7)

Nilgn:

Dertleri i i , zevk Sus, be kadn!

edindimmM.

Ben de nee ne ar a r r r! Blent: Abla, yahu, imdi ne diyorsun sen? (8) Kadncktan Dost'a: Te ku lil ki Te ku lil ki der be xare Der be xare de bu iser singemen Kewa disa, ketva disa helin dani Helin dani a kesara dilemen...

(9) Blent: Allahalah! Bende bir bozukluk var galiba! Kadnca bakyorum, bakyorum, hibir ey anlamyorum, Abi! Ne var yani, dnya da erkek mi yok? Herhalde bende bir bozukluk var. Anlald, ben hibir eye heyecanlanamyorum artk! (kaybetmilik duygusu) Mehmet: Hibir eyi ciddiye almyorsun da ondan! Kendini bile ciddiye almyorsun! Nilgn: Vallahi, ben bir heyecanlanyorum abi, o biim! Koy kz bir rak! Bir iek gryorum, heyecanlanyorum. Bir ku gryorum, heyecanlanyorum. Bir yakkl delikanl gryorum, vallahi burnumun direi szlyor! Ne var, lan, u gnlk dnyada? Bu herif beni byle zsn, gn zlrsem, Allah belam versin! (en kahkahalar) Yabanc: Karmdan ayrldmda ben de ok kt olmutum. Ama insan iradesini... (10) Kadncktan Dost'a: Ben de yle yapyorum, irademi kullanyorum ve sevmeye devam ediyorum. zgr iradem benim biricik mttefikim. (11) Nilgn: Brak imdi! Ne diyorsan onu syle! (12)

Kadncktan Nilgn'e :

Mardin 'den yola ktm, Midyat zerinden Cizre 'ye. Mela'nn memleketi Cizre 'ye. Bir ahtur kiralayacaktm Dicle'den aa, Musul'un az berisine, Havsar ovasna, Horsabad'a, Dur arrukin harabelerine Herkes Gney'e gitmez ya! Benimki de, sar yolculuk ite. Zin'e sevdal Mimin rehberliinde, klar gibi sabrsz, o dur durak bilmez, lgn nehirde. 'Galiba senin gnlnde de bir yer var' dedim, Dicle'ye, 'yoksa ne diye coarsn Cizre'nin yan banda, byle? 'Xalib d dile teda ney ar ek,' dedi, Mim, 'Sergete d bi rex Cezir'e!' Baktm, baktm da rehberim Mim'i sevmekten korktum. Uyardm onu, 'Dostluk, ahbaplk ve kardelik, ikiyzllkle, lafla olmaz, ha bilesin,' dedim. Dostluk kolay deil, zordur. Dostluktan maksat da vefadr. Sonunda vefa gstermeyeceksen eer, sen sen ol, gze alma o cefal ii." Bakt bakt da, beni sevmekten korktu Mim. Uyard, beni, Yari ubrayi muvaxat Na bit b riya- meqalat, Yari ne hesaniye, cefaye Evvel ne de ber wve ve cefaye.' Ahd ettik, el sktk, yle koyulduk yola. ok uzak yoldan geldiler, Medler,' dedi Mim, Asya'nn ortalarndan bir yerlerden. Buhara'ya, Semerkant'a, Hint'e uradlar.ran 'da konakladlar, Acemlere dillerini, otuz alt harfli Aryan alfabelerini sundular. Kafkaslar atlar, Kble 'ye indiler. Dur arrukin 'e vardklarnda, daha sa'nn doumuna bin yl vard. Derler ki, vefadr birincil nitelikleri. Vefasz Atinallar bile bilirlerdi ki, bir Med, lr

de sznden dnmez. Bir ahd yapmsa, vazgemez. Boynunu bkt, Benim vnmem deildir,' dedi, 'Tarihi Briffault da byle der.' Kadim denizlerin yosunlar nicedir buhar olmu kra diplerini grdm. Isszn ortasnda, ufkun altnda grnen karalt bir aann kasryd ki, bir yudum ac su iebilmek iin oraya varmam gerekti. Dizlerim kesildi, dudaklarm atlad, Rzgr savurdu kumlar taneleri terime kart, terim phtlat. Bedenimi gittike sertleen bir amur sard. Yanklar, kantlar arttka, Ama ben mecburdum o suya! nce knm, sonra dostlarm attm srtmdan. Ykm hafiflettim. stanbulda, undan birka ay nce mantar topladm Belgrad ormanlarnn ge varan aalar, dereler gibi taan emeleri canland hayalimde. Sanki stanbula Diz kmek, hayalimin serin glgesine uzanmak istedim, ama Mim brakmad. 'Kasr'a varmazsan, telef olursun,' dedi. imden dayanaklar aradm, 'Bu yolda ben bir borcu dyorum,' dedim, Asrlardan beri soyulan, smrlen, yalnz can, yalnz mal vergisi iin aranan, u bitmi tkenmi insanlara kar stanbulun iledii gnahlarn borcunu dyorum,' dedim, kendi kendime. Yrmekten ziyade srneceim.' yle yaptm. Gn sona erdi, gne arkamdan alald, ssza vahi bir sessizlik indi. Nihayet, uzaktan tm umutlarm baladm Kasr'a vardm. Vardm ya, varmaz olaydm! Grdm ya, grmez olaydm! Grmez olaydm, elin ayan gtn

kuyunun suyunun ekilmi Kasr'n yklm olduunu! te, iran'n evi burasdr,' dedi, Mim. HAYIIIIIRRR! Hayr,' diye haykrmm da, tarla farelerini bile karamamm! Ama, aklm... aklm yitirmi olmalym, Doruya, hatrladm, Doruya, renler burada oturmuyorlar... 'stanbulda, hanmelinin glgesinde' 'Eh,' ban sallad bilge Mim, 'yledir!' Buras Yukar Mezopotamya'dr. Yzyllardr biriniz gelir, biriniz gidersiniz.' Kimse kalmaz m, burada?' Kalr,' dedi, Mim, 'Dler kalr, benim gibi dler!' (odaya den bomba, izleyen sessizlik) (12) Nilgn: yi, ho abi de, herif istemiyor ite seni! Yanl anlama, dost ac syler. (13) Kadnck: Doru. Dost ac syler. Dman ac syler. (16) iran: Seni yanmda KADIN olarak istemiyorum. (14) Kadnck: !!!!! !!!!!!! !!!!!!!! iiiiiiiii!

Avaaaaz! Avaaaaaaaaz! Haber saln iranma! Yklas yalan dnya! Etme brE! Etme bRE! Etme BRE BUNU BANA! ETME! ETME! (13) Dalardan yankland ses, yand. Dr. Oya:

Erkek olsaydn, kolayd! Keserdik, kadn olurdun, bu i de byle halledilirdi. Ama, kadn ? Korkarm, yapacak hibir ey yok, canm! (13)

Kadnck iran'a:

Mim 'e sz verdim, geri gelmeni salamak iin yapacam yoktur. Haberin olsun! (20)

frk Yakup Aliy:

Sayn Kadnck Abla, bu adam sizi terk Etti. nki Adamn sizden Baka meTrisi var grnyor.

bouluyormuum gibi ktnn farkndaydm. ksryormu gibi yaptm. tmda gzleri dolu doluydu. "Bu bir roman, canm!" dedi, beni yattrmak istercesine, ama, bak-

"Kim bu Yakup Aliy?" Grtlama bir ey tkanmt sanki, sesimin

d, "yle de olur."

"Daha ok tiyatro oyunu gibi," dedim. Munis bir ifadeyle ban sallaSenin baka hocaya yazdrdnz musga kyor yasdkta onu karn KaP zerinde var onu karn Ve sizin Tadnz musgay hePsini eVden daR Temiz yere gmn zr dileRim siz de Nikahl deilsiniz siz de 8 senedir meTrissiniz Ama siz getir derseniz getireyim Sout dersen unlar lazim ylan derisi on santim suna ylan olacak 1 pr hoyrat otu miskizafer 1 paket kehver 3 sran 15.000 TL soutmak iin bunlar sana getirmek iin 3 gr hamrelyarasa kuu canl 5 sm kiniinle glladeni 3 gr kaskar e gr Baharatdan Al msr ars emberlita Kumpa 35.200 tutar. (21)

iran: Kadnck:

Bari bana syleme! Neden? Bana yardmc olmak istemez misin? (22)

Kadnck Nilgne

Hani, diyorsun ya, 'Sana yeni bir sevgili bulurum,' Bilmez misin, ylan sokmalarna kar panzehir, yine ylandadr? Bana yeni bir 'sevgili' neriyorsun. Kim dedi sana iran ikame edilebilinir bir cinsel doyumdu diye?

Nilgn:

Kz, yoksa onu da m beceremiyordu!? (ara ykselen kahkahalar) (23)

Kadnck:

(24) Ik: Kadnck hanm, en byk ktl bana yaptnz. Affetmeyi rettiniz. Bundan byle en az on yl bu adam brakamam. (gzlerinin ii glen kocas) Suat: O dnyaya affetmek iin gelmi. (27) Suat. Skntyla duraladm. "Saat ka?" i, Tonton!" Hi beklemediim anlarda karma kan garip bir sembold sanki "Bee geliyor," dedi ve frlad, "Eyvah! Dr. Sernea gelmek zere! De-

ekil deitirme komutuydu, "Dei, Tonton!" malarn hicvediyordu. "O da kim?"

Televizyondaki izgi film dizisinin her ekle girebilen yaratklarnn Evde, darda alan, her trl konuma ayak uydurmak zorunda

olan kadnlarn ekil, daha da nemlisi, ruh hali deitirmek zorunda ol"Dr. Elizabeth Sernea, Iowa niversitesi profesrym. Orta Dou "Anlald. Ben kalkyorum." "Hele bir!" diye bard ierden, "Kesinlikle kalkmyorsun! "Vallahi, gidemezsin!"

Aratrmalar Merkezi'nden."

tehdit ediyordu,

Ben ne yapacam kadnla tek bama?!" Banyodan ban karm,

Kadnck Portreye:

Gzlerinde grdm Suat '. ilk kez, senin gzlerinde. Dalp dalp, gneyin yldzl karanlklarna dalan gzlerinde. Suriyeli konukta, boazndan

gemeyen yemekte, iemediin ikide, souk ter dktren fkende. 'Aykr bir yaam'd, Suat, aranzda, 'Skca kavranp kollarndan, zenle geirilecekti' aranzdan. Baka bir yerde tansaydm, belki de seveceim polisler tarafndan. (Korkma ocuum, o senin amcan!) stelik ben yoktum Taksim alannda. Belki de bundan katmerlendi acm. Bir yanda, kardeim 'Baran'ndan, Hozan'ndan uzak, te yandan, 'bann glgesi olsun drmez nne!' Dilinde trk, Dilinde Itri Bir yan kelam Bir yan silah Alp gtrdkleri gn her beki ddnde bir lk! Suat! Suat! Suat! (28) Kadnck Suat'a: nsan kime yataklk eder? nsan kime snr? Soyad tutmuyorsa, senesi bellidir. nsan kimin senelerini talep eder? Abasndan! Deil mi? Neden yanmda deilsin? Ne garip! En ok mazereti olan da sensin En affedilemeyecek olan da sen!

Valla, kurda yedirdin beni!"

"Oul bu muydu sadkln?

Ne zaman duydum, ne zaman anladm bu uzun havay!

V
Diana Pavlovi'i tantrm olmasn saymazsak, Dr. Sernea, Rodop-

lu'nun hayatnda nemli bir yer igal etmedi. Hatrladm kadaryla, Gmamm nedeni benim iin Rodopluyu tanma bakmndan ok retici tuk. imdi dncesi ac veriyor ama o geceden sonra bir sre 'kstk' tm, eimden ayrlmtm... Her neyse, bu Gnay'n hikyesi. ulu kadn yazarlar tanmakt"t.

nay onu kez ya grd, ya grmedi. O gnk ziyaretini burada aktarolmu olmas. Kadn gittikten sonra sabaha kadar oturmu, konumude. Benim iin de zor bir dnem olmu olmal. Cezaevinden yeni kmSernea, randevuyu mektupla almt. Dile getirdii nedeni, "Orta Do-

"Entelektel merak? yle mi?" "Bu da ne?" "Bindall."

"Entelektel merak," dedi Rodoplu, stn deitirmi, gelmiti. Beni artmakta ustayd bu kadn! "Sen bindall giyer miydin?" cakm ya, tansn bakalm!" Koyu mavi kadife zerine gm ilemeli giysiye gzellii burnunun direini szlatyormu gibi bakt, "ok da gzel ama deil mi?" "Osmanl sultan gibisin!" tutuu bile farklyd sanki. "ok," dedim. Gnay' ne kadar deitirdiini dnyordum. Ban "Ona hanm sultan denir! Cahil!" Geldi sarld, "Kalyorsun, deil mi?" "Kadn bir de kitabn gndermiti!" diye telaland, "una bir baka"Tabii!" dedi muzip muzip, "Hatun, Orta Doulu kadn yazar tanya-

Cevap vermemi beklemedi, lm, ayp olmasn."

mal Boullata) fotoraflar yer almt. Gnay, yle bir bakt, Takm tamam."

Msralard. Arka kapanda on airenin ve kitabn redaktrnn (Ka-

Kitabn ad, "Bereketli Hilal'in Kadnlar, Arap Kadnlarndan ada

"Oh, oh, oh!" dedi, "Bereketli Hilal'in Esin Afar'lar, Bilgesu Erenuslar... mitim. Ona duyduum gvene karn, kitabn kapan bile amadan vard sonu, iimi rpertti. fkeye kaplmaya baladm hissediyordum. Tabii, o da. "Yani?" "Bak," dedi, "rt yok, taklar firuze art gm..." "Yani, 'Bodrum' (kurduu balantlar her zaman anlamadm da nyarglardan korktuum kadar hibir eyden korkmadm syle-

sylemitim), kuafrl salar, zenli makyajlar, sigaralar... Esmer ama

herhangi bir Bat ehrinde rastlanabilecek kariyer kadnlar. Arap burjur?" Sinirlenmeye balyordu. "Ne demek imdi bu?" Buda redaktr Kamal Boullata olmal... hmmmm! Bedri Baykam'n

vazisi. Sen hi Filistinli kadn grdn m? Kamplardakileri. Sahici olanla-

Arap eitlemesi! Lle lle uzun salara, ksnl tebessme baksana! "

nc Dnya sendromudur. Bundan kurtulup kendisini 'ilgin' klmak isteyen Arap, ranl, Trk vs. erkek, byle holuk yapar. " Macias geldi. Ne diyeceimi bilemedim, aklma Cezayirli Fransz arkc Enrico "Bereketli Hilal'in deil, bizatihi kendilerinin temsilcileri bunlar,"

"Canm, efendim, esmer ten, kvrck siyah sa, Bat lkelerinde, ilkel

dedi, Gnay, "Sernea'nn gr alanna girebilmi olduklarna gre yabanc dil, para ve... ve duygu birliine sahip Olmallar." Gzn gzlerime dikti birden, ezilen Arap kadnlarnn aclarn dile getirecekler." "Kitaba daha nce bakmadn, deil mi?" Baktm: yor; "Bak, gel bir tahmin yapaym. iirlerinde bamllktan yaknacaklar, "erefim zerine! Bakmadm," kitab uzatt, "Sen bak."

Andre Chedid, Lbnanl Hristiyan, Paris'te yayor, Franszca yaz-

lm korkusu, yoksun olduum ftri zgrlm, Arap dnyas kadnnn aalk konumundan aldm yaralar, izleyen ulusal aksilikler ve siyasi yenilgiler: ite iirimi hznle boyayan temel unsurlar. " ; lar bomadan, kilitlemeden, beynini, ryalarn kontrol altna almadan lar yapabilir!" ;

Nazik al-Mala'ika, Badat doumlu, Amerikan eitimli, "Esasl bir

sevemezler... bask altnda deil, zgrken nasl severiz, bunu sadece kadn-

Mona Sa'udi, rdn doumlu, Paris eitimli, "Erkekler neden kadn-

gelince, bizde bir tane bile yoktur hepsi kendilerini erkeklerinin dier yars sayarlar " nn hikyesi." ;

Elif Adnan, Lbnan doumlu, Fransa ve ABD eitimli, "...Kadnlara Therese Awwad, Lbnan doumlu, Paris eitimli, "ldran ev kadnAlmaal-Kharda'al-Jayyusi, Filistinli, Amerikan ve ngiliz eitimli,

"...mrm boyunca kimseye ne boyun edim, ne bir usta edindim, ne de gl erkek cinsinden emir aldm. Bizim kadnlarmz akllarn ve yreklerini kocalarnn, babalarnn, erkek kardelerinin ve oullarnn akl ve yrekleriyle btnletiriyor, buna da iffet ve takva diyorlar. Bu kadnlar, erkeklerine deil uluslarna kar sorumlu olduklarn anlayncaya kadar, bu ulus asla ulus olmayacak."; nin ad "Bir Erkee" aire, Fawziyya Abu Khalid, Suudi Arap, Bedevi, Amerikan eitimli... iiri"Sadk bir kpek olabileceini dnmtm," diye yazmt, Bedevi "Sadk bir kpek olabileceini dnmtm Koumsuz bir Arap at, kabilenin kuru hurmalar lezzetinde, herhangi bir tanrnn mjdeleyicisi! Bana gelince, miras ilamm yrtm, airetimin aalarn kknden skm, kanunsuzlarn zgrln kucaklamtm! Heyhat! Erkekliinin 'Narsissus 'un Levanten aynasnda dnm bir sis senin ise Bereketli Hilal'in meyvelerinin faziletlerini ululayan pezevenklerden birisi; herhangi bir Sultan'n, herhangi bir yardaksndan baka bir ey olmadn kefettim!"

fke arasnda gidip geldiini grebiliyordum. bunlar!"

Yzne baktm, korktuu bana gelmi gibi duralamt. Hznle

da Arabn ibirlikisi! Katliam hzlandrmaktan baka ie yaramazlar remediim neydi? Neden gremiyordum?

Miras ilamn yrtm, airetinin aalarn kknden skmm! Bu Kendimi aptal gibi hissediyordum. Onun hemen grd, benim g"Bir de bana anlatsana unu? Nereden bildin?" "E, hayatm, kitap Amerikan basm! Ticari bir i olmad belli, Ame-

se, bir nedeni var. O neden de u: Bat'nn kafasndaki kltrden kurtarlmas gereken 'Doulu' kavramn perinliyor. Baka trl olsa cak bakar. 'Evrensel' olduu iddia edilen bir kltr dayatlyor ya canm, itibar grrler. Ho, itibar da deil ya buraya kabul edilmek gibi bir ey." larmdan tr af diliyordum. "...hamakattr!" bu kadnlar, o 'evrensel' kltre duyduklar zlemi, daha dorusu kendi 'ilkel' kltrlerinden ne denli nefret ettiklerini dile getirdikleri srece "Esin Afar'n, Paris konserleri gibi mi?" Kendimce, az nceki duygu"Tabii," dedi, "yani, Allah akna, arabeske inat olsun diye Paris'te "Hamakat?" basmazlard, inan bana! Bat ancak grmek istedii Dou'yu anlatana s-

rika'da ka kii iir okur, ka kii 'Arap iiri' okur? Yine de, baslabilmi-

trk bozmak nasl bir... " kelime bulamyormu gibi duraklad, "Anlayszlk, duyarszlk, bnlk, ahmaklk! Ah, bu entellerin uur-

suz kibiri! Airetinin aalarn kknden sktn attn da, yerine -hele de o ekolojide- ne yeertebileceini sanrsn?" Yzne baktm, "Yaplmak istenene baksana! Bat kltr getirilecek, Batl olmayan

bir toprak parasnda -o toprak parasnda yaayan yerli ounluun

varl ve istemleri tmyle kulak arkas edilerek!- yeni bir vatan edin-

mesine yardmc olunacak! Nasl yardmc olunacak? Bat'nn kltrnn, yerli kltr istedii gibi tasarruf etmek hakknn, yerli kltr korumak hakkndan 'daha yce', 'daha iyi', 'daha saygn', 'daha ada', 'daha akll ini korumak isteminden; bireysellii yceltmek, geleneksel aile yapsn pacak bu ileri? galcilerin z-uzman aydnlar, tabii! olduu eklinde, tartmasz 'doru'lar yerletirilerek, yardmc olunacak. Efendim? Mesela, Trk mziini 'oksesli' klmak, 'teksesli' olmak zellikorumak isteminden, pizzaclar yaygnlatrmak, lahmacuncular koruSeni sinirlendirdiimi biliyorum, ama sylemeden edemeyeceim.

mak isteminden 'daha yce' bir ura, hatta bir 'hak' saylacak! Kim yaBak, bu hanmlarla 'zmir'i lahmacuncularn igaline terk etmeyeceiz,' cundan daha saygn klan ne? Bunun cevab yok. Rasyonel cevab yok. Floransa'ya getiler mi, biter bu i." baka eylerde de olurlar."

diyen Tark Dursun, ayn hamurdandr 'Siz' kimsiniz, 'igal edenler' kimler? Kim kimin ehrini igal ediyor da, kim savunuyor? Pizzay lahmaAkld cevab var, tabii: 'Batc otorite, organik aydnlar, yle buyurduu iin, yle!' Levi's'lerle pipolar, z Gaziantep lahmacuncusundan, Pizza O kadar basit olmadn dnyordum, "Ka tane organik aydn var ki, Gnay'cm? Bu kadar etkili olabilseler "Aydn olmayan yoktur ki! Her insan eninde sonunda meslei dn-

da bir entelektel etkinlikte bulunur. Aydnlar dilekesini hatrlasana!

Her insan bir dzeyde bir filozof, bir sanat, bir beeni adamdr. Aydnsall meslek edinmilerin grevi, herkeste belli bir gelime dzeyinde var olan entelektel faaliyetin, 'Batc' dnya gr dorultusunda ekillenmesine nclk etmektir. Edebiyatta, sanatta, sinemada, 'Batc' dnlum dmanl ile eleir. 'Oryantalizm'in de gelimesi byle oldu. Birka tarihi, birka papaz balatt belki, ama gibi byd, tartlya gr ylesi bir haklclkla ortaya konur ki, Bat'ya muhalefet topmaz bir 'bilgi' oldu. Smkl bir ngiliz tezghtar kzn ya da Alman daz-

lann iine Trklerden fiilen 'stn' olduu gibi bir 'bilgi' nasl yerleti dersin? Trkiyedeki 'beyaz dizi' daktilosunun kendisini hatim indiren deil mi?" Elleri titremeye balamt yine, anneannesinden daha 'kltrl' bellemesinin nedeni ayn trden 'bilgi' "Niye sinirleniyorsun bu kadar?" diye uyaracak oldum, bir durdu,

"Trkm, doruyum, alkanm ya! Allah Allah!" Glmeye balad, ama yine de, kendisine bu duygular yaatan kadna tavr, "en Osmanl tavr!" almas kanlmazd. "En Osmanl tavr" mmkn olduunca az konumak, hemen hi glmemek, misafiri bir yandan mkemmelen arlarken, te yandan hi yz vermemek gibi, heyecanl ve teklifsiz yapsna hi yine de taknd. Kadna birden sordu, unu dnemiyorum!" "Ankara'dan?" uymayan, "stelik Osmanl olup olmad da mehul" bir tavrd. Gnay "Beni nereden buldunuz, Dr. Sernea? nmn Iowa'ya ulam oldu"Oh," diye nledi, Dr. Sernea, "Ankara'dan." "Evet!" dedi kadn. Elini boynuna gtrdne, tek sra inci kolyesi

ile oynamaya baladna dikkat ettim.

kan kadnlar arasnda salarn boyayanlarn pek az olduunu sylerdi. lermi) bir kadnd, Dr. Sernea. Ortaokul rencisi gibi, yn etek, beyaz tphaneciye benzediini syledi. "Ankara'dan m? Bakn bu ilgin ite. Tandm birisi mi?" bluz, hrka ve dz ayakkab giyinmiti. Rodoplu, PTT memuresi ya da k-

Elli yalarnda, ince, buruuk, ipil gzl, mavi sal (Gnay, Ameri-

Elizabeth yandakiler, ykannca kan ivit mavisi bir tonu tercih eder-

nd, Ronald Reagan tr, yaptrma bir glck taknd, "Milliyeti olduunuzu duydum," dedi Gnay'a.

Bu soruya cevap vermemeyi tercih etti Sernea. Sevimli olduunu d-

va geri ekti, dramatik bir tavrla arkasna yasland, sigarasndan bir nefes ekti, neden sonra fledi, alabildiine souttuu bir sesle sordu, "yle mi?!" "Evet," dedi Sernea, ama sarslmt, "Deil misiniz?"

Gnay, kte uzatt elini bir an hareketsiz tuttu, sonra yava ya-

baygnlklar getirdiini bildiim bir arlkla bardaklara ay doldurdu. bildii halde bardak kullanmakta srar ediyordu. "Oh!" diye nledi Sernea, arm gibi, "Milliyetilikten ne kastettiinizi sorabilir miyim?" dedi, nihayet. "Milliyetiliin birden fazla tanm olduunu dnmemitim!"

Uzun bir sre cevap vermedi Gnay. Oynuyordu. Kendisinin iine de

Bardak meselesi de garipti, nk Amerikallarn fincan tercih ettiklerini

tanmlarn olmas gerekir!" bir yandan da nazik nazik glmsyordu. sin ok iyi bildii bir abesi tekrarlyormuasna, sordu,

"Yapmayn, bayan," diye yaptrd Rodoplu, "CIA'in arivlerinde bu

srd. Ne ki Gnay, sohbetin gndemini kaptrmamaya niyetliydi, herkena, CIA ile nasl halleiyorsunuz? Sizi rahat brakyorlar m?"

Dr. Sernea, bu defa gerekten sarsld. Toparlanmas be-on saniye "Orta Dou Aratrmalar Merkezi'ndendiniz, deil mi? Syleyin baProfesr, bunun ardndan nl Princeton niversitesi'nin, CIA'in,

bata Amerikan akademisyenleri olmak zere, Amerikan kamuoyunu srail lehine koullandrmak amacyla finanse ettii aa km "Orta Dou Seminerleri" skandalnn geleceini kestirmi olmalyd. Elenmeye balamtm! Kaldma memnun oldum. "Neyse, unutun!" dedi Rodoplu, kmseyen bir el hareketiyle, "imdi, ne sormutunuz? Ah, evet, milliyeti olup olmadm... "Bu, milliyetilikten ne anladnza bal, Profesr," diye srdrd

Gnay, "Milliyetilik derken Alman, yani Bat tipi bir rkl kastediyorsanz, 'milliyeti' deilim, hayr. Anlyorsunuz, deil mi? rn olduum kltr elvermez. Eveet... Soruyu, ABD bamlln, Sovyet bamllna

yeleyeceim anlamnda soruyorsanz, yine hayr. Ancak, sizi yanltmak

istemem. Bakn, Sovyetler, neresinden baksanz heyecanl, hatta ocuksu

bir Asya topluluudur. Zccaciye dkknna dalm bir dana gibi, sonularnn bilincine varmakszn krp dktkleri ok olmutur. ngilizler kilmeyi beceremezler." Sz nereye getirecek diye merak ediyordum. Ayn ey Sernea iin "Yani, sabrszdrlar," diye srdrd Rodoplu, ayn uzak tavrla, "fizigibi, smrgelerinin duvarlarna Kralie'nin resmini hatra brakp e-

de sz konusu olmalyd ki, gzlerinin bydn grdm.

ki gc, uzun vadeli entrikaya tercih ederler. Anlayacanz, Sovyetlerle olan ilikimizde biz tankla uzun vadeli ideolojik asimilasyon arasnda bir rz," diyerek gld, "Tabii, siz buna zihinsel tembellik de diyebilirsiniz." arlkla, beinci barda doldurmay nerdi, edildiini dnebilirdiniz! lirsiniz!" tercih yapmak durumundayzdr. Kolay bir seim deildir. Ama sonuta, aydanla uzand, Sernea'nn Doululara yaktracan bildii bir "No, no! Thank you!" diyerek kand, Amerikal. Hayatnn tehdit "Ah, ama, bunu anlayacanzdan eminim," diye srdrd Rodoplu, biz de Asyalyz. Sinsilikten, silahtan korktuumuzdan daha ok korka-

tepeden bakan bir tavrla, "Bizim Makyavelli geleneimiz olmadn bisordu Dr. Sernea. Gnay'n dncesini izlemekte zorlandn, kendince bir k yolu yakaladn grebiliyordum. Gnay'n gzlerinde italikleri grdm, "Kafanzda, 'Sovyetler'i parampara edecek Asya Mslmanlar' zille"Bundan, sizin kendinizi Asyal saydnz m anlamalym?" diye

rinin aldn grr gibiyim, Dr. Sernea! Asya Trkleri, Ruslara rahat vermese ne gzel olur, deil mi? Belki de iyi bir Turancymdr. Ne ho olurdu, deil mi?"

"Sradan bir memurun her yerde sradan bir memur olacan dnmeliydim!" Bu, banayd. "CIA 'in birinci snf beyinlerini Trkiye'ye, stelik de byle sradan bir i iin herhalde tahsis etmezler, deil mi?" Sernea'ya dnd, "Elbette, Asyalym," dedi, "Baka ne olabilir ki? Devam edelim mi?

Milliyetilii, kapitalizm ululamas eklinde dnyorsanz, yine hayr. slami uyan eklinde dnyorsanz, yine hayr." yordu, ok anlama gelebileceini dnmemitim!" Gerekten, ok kt oynunz tatl, limon skarsanz salata olur!" Trkiye'de 'eek armudu' diye bilinen, yalnz ithalci manavlarda satlan, Amerikallarn pek sevdii bir meyveyi rnek veriyordu. "Evet," dedi kadn, "Anlyorum." Yalan sylyordu. "Ha, eer, milliyetilikten, Batllamakta yaya kalma pahasna, kendi "Avokado gibi," dedi Rodoplu, kalarn kaldrarak, "eker koyarsa"sa Mesih!" diyerek ellerini rpt, Profesr, "Bu kelimenin bu kadar

kltrne sahip kmay anlyorsanz, bakn o doru. Evet, milliyetiyim. olmasn, Hilal'i seerim."

Ve Hilal'le, Ha arasnda bir seim yapmak sz konusuysa, hi kukunuz dedi Dr. Sernea, yine en Reagan glcyle. Ben, ylklnn mide bulandrc olduunu dnrken, nay. Dondu kald, kadn, "Oh, insanlarn kltrel miraslarna sahip kmalar gzel bir ey!" "Bunun iin mi kitabnzdaki o aireleri setiniz?" diye bastrd G"Neden? iyi bir seim olmadn m dnyorsunuz?"

Alelacele toparland, ekledi, nekli bir ressam ve yazardr."

"Kamal Boullata yardm etti. Biliyorsunuz, Filistinlidir. Kendisi, yete-

Gnay, bana bakt, "Grdn m?"

sine ho grnmek isteminden kaynakland akt. Acemice olduunu dndm. "Evet, grdm," dedi Gnay.

Kadnn, "Filistinli" aklamasnn, Hilal'i savunacan syleyen biri-

Brakn o da yapt ilerle tannsn ehirde." Sleymann Meselleri, XXXI, 31" deil mi? Boullata, Hristiyan Filistinlilerden olmal," diye ekledi mstehzi bir glle. "Demek biliyorsunuz? Hristiyan msnz?"

"Bandaki alntdan belli: Ellerinin emeinden o kadna da pay verin.

miti, "O pasaj ben de bir kitabmda kullanmtm. Ancak izin verirseniz Boullata'nn seimini yersiz buldum." "Neden?" Gerekten arm, gzlerini amt kadn. Renkten renge girmek

"Tabii ki, hayr," dedi Rodoplu, sesine hakarete uram bir ton ver-

diye bir ey varsa, bu o anda tank olduum ruh hali olmalyd! y varsa hepsini ierdiini bilmediinizi sylemeyin bana!" saj,

karyordu!) "ncildeki o pasajn, bu airelerin kar kt ne kadar anlaKadn iyice ezmeye niyetliydi. enmedi, kalkt, buldu ve okudu pa'"Kim, nasl bulsun bir iffetli kadn? Varsa yle bir kadn, fiyat kat kat

"Azizem, Dr. Sernea," dedi Gnay, (Azizemmi! Sandktan kelime -

fazladr yakutlardan. Bir kadn ki, ona kocasnn yreini emanet etmesinde tehlike yoktur. Bir kadn ki, kocas gnln kazanmak iin uramak zorunda deildir. Bir kadn ki, mrnn her gnn kocasna iyilik yaparak geirir, ktle geit vermez. Yn bulur, keten bulur ve isteyerek alr elleriyle. O kadn ki, bir ticaret gemisi gibidir; uzaklardan erzak tar. yle bir saattir ki uyand vakit henz gecedir ve kadn o saatte ev halkna et datr. Bir tarla dnr, satn alr ve ellerinin emei ile bir ba yetitirir. Belini gle takviye eder, kollarn kuvvetle donatr. Bilir rettii maln iyi olduunu ve onun mumu gece de snmez. Ellerini iinin zerinde tutar

ve onun elleridir saran rekeyi... Ve kocas itibar grr otururken ileri gelenleriyle lkesinin ehir meydannda... Byle bir kadn kocas da beenir. .. 'Ve sizin kitabnzdaki cmleler... Arap feministlerinin, Kitab Mukaddes dururken, gnah keisi olarak Kuran Kerimi semi olmalarn garip bulmuyor musunuz?" Bu noktada dayanamadm. Gnay'a dndm, "Allah'n da ta s...neydi!" deyiverdim, Laz aksanyla tabii. Glmekten

krldk. Efendim, bir Laz fkrasnn son cmlesiydi. te, Temel, drise dun?" "Ateist, oldum." "Kimdir, o?" "Ateist oldum dedim sana. Ben, Allah' tanmayrum!" Ve tabii, son cmle, "Allah'n da okta s...neydi!" O kadar gldk ki, kadna evirmek art oldu. evirdim, ama olmad tabii. meyi baarmtk.

gelir, der, "dris, lan, duydun mu? Ben ateist oldum." "Ne oldun, ne ol-

alm gibi grnyor, yle dnmyor musunuz?" Kadn sinirlendirmediini dnyorsunuz!" "Siz bu hanmefendilerin Bereketli Hilal'in kadnlarn da temsil et"Hanmefendi," dedi Gnay, ar ar, "Bu hanmlar, 'Bereketli Hilal'i ne kadar temsil ediyorlarsa, ben de

"Her neyse," dedi Gnay, "Filistinli dostumuz erkeklerin intikamn

Trk kadnln o kadar temsil ediyorum!"

dnyordum. (Gnay Rodoplu'ya k olduumun farkndasnz, tabii!) Nasl bakm olmalym ki, kadnlk bilgim yoktur ya, onu sylyorum! bir zevk!" "Ohh!" diye nledi, Sernea, "Ohh! Yine de, sizinle konumak byk

Buna da ben sinirlendim! Temsil ne kelime, medar iftihar olduunu

du. Dil sorunlarn, Trke ve Arapann ok zor diller olduunu, kendisinin bu dilleri konuamad iin hata yapm olabileceini, yleyse, ne kadar zgn olduunu sralad. "Ben okumadm, ama..."y yeniden yaad Rodoplu.

Gerei deil, kendisine en yakn geleni, ortak paydas olan aryor-

nizi nasl yrtebiliyorsunuz?" sorusu, hn almak iin sorulmu bir soruydu. nk, "Sanki bizim tarihilerimiz ince biliyorlar da!" diyordu, bunlar kadar kstah deiliz!" "Dil bilen dostlarmz var. Sizler gibi!" diye krtt, Dr. Sernea, tantabilir misiniz, diye soracaktm!" "Niin?"

"Bizim blgenin dillerinden hibirini konuamadnz halde grevi-

italikler, "Olsun, biz hi olmazsa bilmiyor olmamzn ezikliini yayoruz,

medim. Bize, tabii bata kendiniz olmak zere, Trk kadn yazarlarn Azize'ydi sanki Gnay! Mthi bir kibirle bakt, "Sorduum o deil," dedi Rodoplu, "Niin, diye soruyorum." kadn, "stemez misiniz?" "Biraz daha ay?" Pierre Loti'nin evlenme teklif etmeye cret ettii bir hanm sultand, "Ohhh, cretli tabii!" diye alelacele aklad akn misafiri. "Bize yardmc olmak isteyeceinizi dnmtk!" Adeta kekeledi

"Ohhh! Sohbet o kadar aydnlatcyd ki, bir trl esas konuya gele-

Dudaklarnda, belli belirsiz bir tebessm, dikleti Gnay, "Hayr," dedi, dmdz. Sernea'nn zoraki 'ltfen'i zaman kazanmak iindi. "Nedenini sorabi"O kadar karmak deil!" dedi Gnay, "Aslnda, ok basit bir nedeni var. Ben, sizin dilinizi, sizi reneyim,

lir miyim?" dedi, bir sre sonra.

bizimkilere anlataym, diye rendim ve ok da emek verdim. Size, bizi anlamakta yardmc olmak iin deil. Bunu gerekten istiyorsanz, yani gerekten istiyorsanz, siz zahmet edeceksiniz, tpk bizim ettiimiz gibi. bizi, bizim medeniyetimizi, ayrca parantez iinde syleyeyim, epeyi iyi bir medeniyettir, hakas, bize asrlarca ok iyi hizmet verdi, renmeyi

Ayrca, yabanc dil renmeyi size de tavsiye ederim, hele hele Orta Dou tutmuyor. Biz, bu sorunu yz yl yaadk, iyi biliyoruz." myor musunuz?"

ile ilgileniyorsanz, arttr diyebilirim. nann, hibir eviri aslnn yerini larda ne zorluklarla karlayor! Kendinizi tantmanz gerektiine inan"Hayr, Madam. Fotosentez yoluyla renim olmaz." "Ne demek istediinizi anlamyorum!" "Demek istediim," bayla maydanoz bahesindeki bitkiyi iaret etti, "Ama, bakn, Trkiye kendisini tantamad iin uluslararas forum-

kollarn, bitkinin yapraklarn taklit ederek iki yana at, edeceksiniz, ihtiyacnz siz sahipleneceksiniz.

gibi, bakalarnn gayretine terk ederseniz, renemezsiniz. Siz zahmet bir ey vardr, o da bir eyi biliyor olmanzn size salayaca ekonomik Bir ey daha var: Sizin dnyanzn renme azmini kamlayan tek

"Byle hibir ey yapmadan durup, kendinizi gne na brakr

fayda! Bu Avrupa'nn Asya'y smrgeletirmeye kalkt gnden beri niz, balayn, u anda sizin yaptnza benzer biimde, saraylarmzda misafir olup, konukseverliimizin keyfini kardktan sonra geri dndler ve hkmetlerine o lkeleri ele geirmenin yollarn rettiler. Bakn, Buradan bir teblile dnmeniz iin. Niin? niversitenizin n bysn, daha ok paral renci alabilin diye. CIA size yardmc oluyor. Niin? Trkiye'de etkili olabileceini dnd kimselerin kafa yapsn anla'Amerikan yaam biimi' dediiniz, 'kutsal inei' korumanz iin! sun, sizinkinin, 'kutsal inei' kardan baka ne olabilir?"

byle olmutur. Corafya cemiyetlerini bouna kurmadnz. Gezginleri-

niversiteniz size Trkiye'ye gelesiniz diye cretsiz izin veriyor, niin?

mak, gerekirse ynlendirmeye almak iin. Ve btn bunlar sizin o Azizem, Dr. Sernea, hapishanelerini zel sektre devreden bir ulu"Dr. Rodoplu! Sizi kullanmay dndm dnyor olamazs-

nz!" diye haykrd Dr. Sernea, "Byle dnyor olamazsnz?"

ilikiniz olabilir ki!" kadn.

"Neden, hanmefendi?" dedi Gnay, "Benimle kar dnda nasl bir

Buna verecek bir cevap bulamad, gzlerini krptrmakla yetindi, "Size bir sr vereyim mi?" diye srdrd Gnay, "Sizin kltrnzle

ba edecek gc elde edinceye kadar, Bat ile fazla yz gz olmamamzda

yarar gryorum! Niye biliyor musunuz? Bugne kadar muhteem ABD sadece kendi kltrnden olanlarla, yani, kendi hsm akrabalaryla baa kabildi de ondan. Ne zaman ki, bir Vietnam'a, ran'a, hatta Filistin'e atmiz, kendimize kalsn. Siz, kendi muhayyilenizdeki Trkiye ile avunun. Teslim edersiniz ki, bizim tek silahmz budur!" ncili bir kaftana yatrp, ran ah'nn huzuruna kan Trk sefiri, geride daha neler neler olduu izlenimini verebilmiti. Ne blft! irmeyi ihmal etmedi. "ncili Kaftan" oynuyordu! mer Seyfettin'in cebindeki son kuruu t, yenildi. Onun iin diyorum ki, brakalm, bizim kendi tlsml gleri-

rar gelmek iin izin isteyip kalkt, Sernea. Gnay, byk bir nezaketle geVe ben buruktum. zlediim olayda, bir Trk olarak, hncmn alnm olduunu grme-

"zgnm," trnden bir eyler mrldand, oturdu oturamad, tek-

nin keyfi vard, elbette. Ama, bu Gnay'n 'militan' tavrnda insan rknaz', hatta sac diyebileceim bir eyler vard! kz gibi bzld, dary seyretmeye balad. "Yoruldun mu?" Sernea'y byk bir nezaketle geirdi. Kapy kapatt. Geldi, karma

ten, kendime bile itiraf etmek istemiyordum ama yabanclatrc, 'baoturdu. Tm enerjisini tketmi gibiydi. Bacaklarn toparlad, kk bir

nin, didimenin, kanlmaz krclndan olsa gerek, hakl olduumdan

"Yorgunluk. Sululuk duygusu... Srgit kar kmann, eletirme-

emin de olsam, attm zaman sanki sulanyorum, canm. Sulanyo-

rum, kirleniyorum. Bazen, kendimden ok sklyorum! Nefes aldrmayan bir lafebesi gibiyim ya. Lafebesi ve kadn olma keyfiyeti! Amma da zor bileke, ha!" ini ekti, atmadan sonra uurumun kenarnda uyanyorum." "Yorgunum gerekten, " diye tekrarlad, "im boalyor sanki. Her

yabanclama duygum yok oldu. Gnay'n 'rktc' olduunu dnm olmam ne kadar komikti! Ne ki, bu defa da sinirlendi, Neelendirmek istedim, "Amaaan!" diyerek hrsla sildi yan.

yle olmalyd, gznden bir damla ya indi, o yala birlikte benim

anlamamasn umduum bir cokuyla, "Oynadm m, dndn?"

"Perian ettin, ezdin gnderdin kadn, " dedim, yapmack olduunu

"ncil'den pasaj okuman harikayd!" "Yani... " duraksadm, "Tiyatrovariydi, dorusu." Patlad, tabii, "Ne yapsaydm? Braksaydm da, beinci snf CIA memuresine anak

m tutsaydm? Onlar ancak kendi silahlaryla yenebilirsin... Eeeeh! Utandryorsun insan! Sylemek istediim 'yenmek' de deil! letiim kurmak nyormu gibi duralad, ama ters ve maks -bu kelimeye baylyordum!- bir yoldan." Tekrar dl magandasna Veda'lardan m bahsedecektim?!" Bu defa baryordu. Amerikan birisine atm olduudur." sergiliyorsun?" "ncil okuyacaktm, tabii," dedi, zor duyulur bir sesle, "Yok, elin Iowa"Tabii ki deil, ama bu kadar yorulmana deer miydi, diye dn-

yorum. Tanr bilir, kadnn btn bu konumadan btn anlad antiUzun uzun yzme bakt, az nceki coku gsterime kanmamt, "Nasl, yani?"

"Ne kadar garip," dedi, "Farknda msn, ne kadar Trk bir tutum

re tkrr, sinirlenmeye deer mi? Terbiyesizlik yapar, muhatap olmaya sallad, gzlerini darya evirdi yeniden. ok canm skld. dnyorsan syle!" yordu.

'"Deer mi' diye bakyorsun. 'Allah'ndan bulsun,' tavr bu. Adam ye-

deer mi? Kr krne iddia eder, tartmaya deer mi?" Ban bana ayormu gibi, konumaya demezmi gibi (ya da ben yle vehmettim)

"Gnay Rodoplu," dedim, "Sakn italikleme bana! Sakn yapma! Ne "Affedersin. Ama sen balattn," az nceki coku oyununu ima edi-

"Sen de affedersin."

mermi' Gogi'sini, 'Buzdan Kllar'daki. Hatrlyor musun, Masonlar anlatacaktr da, ne der Gogi? 'Dnyann byle dev konular vardr. Ne kadar ok tahmin yaplabiliyorsa, meseleyi o lde byk ve derin grmek lzm. Bu tekilatn gc benim fikrimce, beynimizin ileyii kadar yaygndr. Hayal yeteneimizi serbest brakrsak, temeli onlar olan dedikodunun gnah dahi olmayacaktr, nk Allah bunun hesabn tutamaz, karr. Gnlmzn izinde, biz kafamzda kurduumuz ekle inanacaz. Felsefenin icabdr. Onlara 'Forus' dersek, Forus olmaya mecbur kalrlar. Zaten de Forusturlar!" "Hangi balamda hatrladn imdi bunu?" "'Oryantalizm' denilen hurafeler ynnn olumasn yle gzel an-

"Gogi'yi dnyordum," dedi Gnay, neden sonra "Latife'nin 'bilgili

latyor ki! Bak, 'bilgili mermi' Avrupalnn 'dev konusu' Orient'ti. Romancsyla, piskoposuyla, ressamyla, politikacsyla koca bir Batl Gogiler ordusu Yunanistan ile Trkiye arasnda bir yere hayali bir izgi izdi. labiliyorsa, meseleyi o lde byk ve derin grmek lzm' uyarnca, o Onun dousunda kalan her eye 'Orient' dedi. Ne kadar ok tahmin yaphayali izginin berisinde yaayan Trk, Krd, Arab, inlisi, Gogilerin uygun grdkleri her trl nitelii kabullenmek zorunda brakldlar.

Mesela, 'ark zihniyeti' diye ne id belirsiz bir kavram gelitirdiler. Bu nd her dnce ve deer yargsyla, tarihsel bir p sepeti gibi tka

hesapa biz 'Forus'larz ve Avrupalnn kullanp att, yani 'atn' dbasa dolu, ipe sapa gelmeyen ve her nedense doal olarak 'ilkel' bir kafaullar almas zorunluluunu dayatt iin, serbest brakt iin 'ezilen oldu! s olmalyd. Az nceki rnekteki gibi, Avrupal, kadnlar erkeklerin 'mtemmim cz' olarak grmekten vazgetii, daha dorusu ekonomik kokadn' denince nefretle andklar kendi mukaddes kitaplar deil, Kuran yemin ederler, ecinsel 'kar kocalar' kilisede -yani, 'Kitap'a uygun olalar Kuran'dadr! Kitab- Mukaddes Allah'sa, Kuran felektir. Zalim felee atlr ama zalim Allah, kfrdr. Ne rezil bir ikiyzllktr, ya rabbim!" dedim. "Hurafelerin 'bilgi'ye dnmesi sanld kadar zor deil galiba," "Hayr, deil, canm. Bununla da bitmiyor tabii. 'Oryantal'in, eli kanl "Travesti bilgi? O da ne demek, Gnay'cm?" Baksana! Demin okuduum pasaj ieren Kutsal Kitaba el basarak

rak- evlenme hakk iin gsteri dzenlerler ama nefretle andklar satr-

bir cani olmas olasl yzde bin be yzdr. nk 'ark despotu' diye travesti bir bilgi vardr ki... " "Yani... Kendisini olmad biimde gsteren anlamnda kullandm.

nk bu 'ark despotu' denilen hayali yaratk yle betimleniyor ki, bununla, mesela, n yedi gn Londra kulesinden sallandrp kargalara yem eden, efendim, dnyann en gelimi ikencehanesini kurduran Kralie Elizabeth bile ba edemiyor! 'ark ehveti' diye isimlendirdikleri Avrupal Gogilerin porno fantezilerinin, palabykl Trk erkeklerinde, mem nerelerinde gezenlerin Trk erkekleri deil, cinsel tecavz sularnn yzlerce defa katland, Bat'nn 'zgr' bknlar olduu gerei de fark etmez. 'ark aaas', Louvre'un rkl ile Topkap'nn yalnln efendim, ahu gzl oryantal kadnlarda cismaniletirilmesidir. Elleri bil-

kyaslamaya bile yanamayan utan verici bir hurafedir. 'ark anlalmazl' 'uygarlamay' reddeden oryantallerin 'aklszlkn simgeler... lah! Hal byle olunca, biz 'oryantal'lere, akllarmz balarmza toplayp,

'slah edilmek' zere topraklarmz dhil isteneni vermek der. Mslrimizi zapturapt altna almay renmeliyiz. Bu yzden diyorum ya, imza benim gzmn nnden Orient'in kann emmeye yeminli smrgeciler geiyor. Bu mu, miras?!" deilmi gibiydi.

mansak, bu slmiyet samalndan kurtulmal, Trk isek 'vahi' detlegnndeki adamlar gibi adamlar dinler ya da okurken, bilimkurgu izliyormuum gibi geliyor bana. te 'evrensel miras' diyor mesela ya, imdi

Hava kararmt, sis basyordu, yzn zor gryordum, ama o farknda dm yine. O alacakaranlkta, yzyllarn hznn gzden geiren bir hayalet gibi grnd bana. Tank olduu ktlklerden ac eken, bedensizliin acziyle kvranan, azap iinde bir ruh, bir anakronizm. ki srarn niye?" muhite uymayan bir eysin. Dn olmayan olgularn acsn ekmekteGzlerini yzme diktiini hissettim, Cevabm beklemedi, "Adaletsizliin bir tarih hatas olduuna gerekten inanyor musun? "Hayr, deil mi? Hayr! "Gnay Rodoplu," diye fsldadm, "Sen bir tarih hatassn. Tarihsel Dnyevi olmayan bir eyle kar karya olduum duygusuna kapl-

Cmlelerinin sertliine karn, ksk bir sesle, ar ar konuuyordu.

Ktln dn olmayan bir olgu olduunu kabullenebiliyor musun?" nsanolu yaayacaksa adaletin hatr iin yaamal." "Hilal iin adalet. yle mi? Ters bir Hal Seferi mi?"

ya seferi. Bilgi ve inanla, szle ve eylemle, malla ve canla, btn kuvvetini sarf ederek biyofilya yolunda sava... " diyerek gld, "Cihat!" Sustu. Uzun uzun sustu. "talik'lemeyeceksin, deil mi?" "Hayr. Hayr, ila talik'lemeyeceim," dedi, neden sonra.

"Hayr, evet. Elemanlar birebir eleen biyofilik kmelerin nekrofil-

abajuru yaktm. Dizlerini gsne ekmi, hafif hafif sallanyordu. Yzn grmemi istemiyormu gibi ban pencereye evirdi, diim gibi, Gnay'dan da beklemiyordum. "l-sevicilii?" "Sen haklsn," dedi birden, "Onlardan nefret ediyorum!" "Amerikallardan m?" diye sordum, hayretle! Byle bir ey syleme"Hayr," dedi iini ekerek, "Ya da bir bakma, evet. Hasretine yand"Viva la Muerte! Oley! Ali'yi hatrlyor musun?"

Yavaa, byy bozmaktan korkar gibi uzandm, arkamdaki kk

mz 'ada' Avrupa-Amerikan uygarlndan. Nekrofilyadan..."

VI
Ali'yi hatrlamamak mmkn myd! ok iyi hatrlyordum, tabii!

nce rgtten, sonra cezaevinden, sonra da Gnayn bir arkadann,

Yldz'n kardei olarak. Yaammda nemli bir yeri vard, nk bir efsaneydi Ali. Ve ben bu efsanenin ldn grdm. imdi dndmde Keanl Ali Destan'n oynam olduumuzu gryorum, ama o dnemde yaadnz her ey 'yaamsald'. Balayn, bulmaca gibi anlatyorum! Ali'nin sadece kendisinin (kendi bedeninin, kendi gereksinimlerinin,

kendi duygularnn, kendi fikirlerinin, kendi dorularnn, kendisine ait olduunu dnd her ey ve herkesin!) gerek, kendisinin paras ya da gereksinimlerinin hedefi olmayan herkes ve her eyi "gerekd"ym

gibi gnlden alglayamadn, fiilen renksiz ve arlksz bulduumuzu testo etmek amacyla btn gruplara bir ar yapld. Birok grup geldi.

ne zaman anladm tam bilmiyorum. Pek ok gzlemin bir araya gelmesinden olmal. rnein, bir keresinde idamlar, ama sadece idamlar proAma da belliydi: idamlar protesto etmek. O arada Ali de geldi ama yle

artlarla geldi ki, sanki bir parti kuruyorduk ve devrim programn hazrlayacaktk. Mesela, Ali'nin artlar arasnda iktidarn nasl ele geirilecei ekilde kar kmak, reformizm olurdu. Neticeten, idamlar bir yana borik tartmaya giriildi ve esas mesele gndemden kalkt. Bir an, bunu toplanty sabote etmek iin mi yaptn dndm hatrlyorum. gibi hususlar vard. Ona gre, idamlara devrim programndan ayr bir rakp, devrimciler reform iin mcadele ederler mi, etmezler mi diye teAma hayr, kiilii icab yapyordu. Tm narsistler gibi, olaylar alglar-

ken ifte standart kullanyordu. Kendisi ve kendisine dnk eylerin, bu durumda kendi grubu tabii, dnda kalanlar alglayamadndan, nests, ortada sahici bir alma ya da baar olmad halde, mkemmel,

nellik gelitiremiyor, yarglamada ciddi hatalara dyordu. Daha da klimeyi 'narsizm' karl olarak kullanyorum) gerei, kendisine bitii oluyordu. Yine de bir toplantda, Acilciler bildiri metninde mutlaka stn ve olaanst yetenekleri olduuna inanyordu. Ben-sevicilii (ke-

dan, narsizmi tehdit edildiinde hayati bir dzlemde tehdit edilmi gibi

deer ve kimliine ilikin saptamalar bu inancn zerine yaplandn-

'Anadolu' kelimesinin yer almasn istiyorlard. Tabii, bu defa da 'Anadouldu. Bir yere varlamad ama Ali'nin, Acilcilerin bu srarnn nedenini bilmedii (Anadolu Komnist Partisi kurmak istiyorlard) ortaya kt. s, oyunda yenilmek gibi olaylara tepkisi youn bir fkedir! Asla affetmez ortaya karan arkada hi affetmedi. te yandan, bedensel bir saldrya

lu'nun neresi olduunun saptanmas gerei ortaya kt. Yedi saat konuBir ben-sevicinin hafife alnmak, eletirilmek, hatasnn yzne vurulma-

ve intikam iin uygun bir frsat kollar. Nitekim yle oldu! Ali, cehaletini

urad zaman ayn iddette tepki gstermiyor olmas, onun cesaretine du.

ilikin -pek de abartlm olmayan- yklerin yaylmasna neden oluyoryordum. Ali'yi bir sre de o balamda gzlemledim. Siyasal baar ve alkn akli dengesini muhafaza etmesi iin art olduunu grdm. Byk ve hatasz olduu inanc, bir devrimci, bir insan olarak kaydettii aamame olmadan yaayamayacan grdm. Rodoplu'nun deyiiyle, "nk ti." nl olmak zorundayd Ali! Baarszlk durumunda tam bir ruhsal rirken aslnda yaptnn kendi akl saln koruma mcadelesi olduunu anladm. Ben-seviciler, kendi deerlerini de kendileri biiyorlard tabii. Bu lara deil, zde ben-sevici byklenmeye dayanyordu. Narsistik iirilinsani ekirdei, yani inan, vicdan, sevgi ve gven duygulan gelimemikntye giriyordu. Oysa, onaylanma, beenilme, 'alk' onu depresyon ve delirmekten koruyan tedavi gibiydi. Zamanla, devrimci mcadele vePolitikaclar arasnda yksek dozda narsizme sk rastlandn bili-

anneanne olarak, emekliye ayrlan sava kahramann bir dede olarak, baarsz bir politikacy bir insan olarak da deerli olduuna ikna etmek denle, kendisine bitii deeri pekitirmek ya da korumak iin amansz despotik, tehditkr, hatta yok edici sadist saldrya bavurabilirdi, yapt

balamda, nasl ki kendisine sinema yldzln yaktran narsisti bir

mmkn deildir, Ali'yi de kendi devrimci grubunun genel sekreteri olbir sava verdi. Bu savata, kendisinin iinde yer almad dnyalara,

mann dnda bir deer olduuna inandrmak mmkn deildi! Bu nemesela dier gruplara, mesela, TKKO'culara kar alaltc, aalayc, da. Zamanla, Ali'nin kendi konumunu muhafaza amacyla dier insanlar zerinde kesin ve sonsuz, akas, 'tanrsal' denetim salamak ihtiyacnda olduunu grdm. Sadist bir taraf olduu kukusuzdu. Ben-sevicilii icab, nesnel olmak gereini duymad iin vgde ve yergide znel ller kullanrd. Byle yapt iin de iletiim yok olur, Ali'nin szckleri

bir sihirbaz kurnazl ile kulland, muhatabnn lafn azna tkt, da, gelime duruyor, dnce gdkleiyor, sekterlerin says artyordu. Gnay'n Ali'yi neden andn merak ediyordum.

trl kurnazlklarla elini kolunu balad bir ortam oluurdu. Byle bir ortamda yapc diyalog elbette mmkn deildi. Dayanma yok olunca

ayan her eyden, kardei dahil, nemliydi. Ceset grmeden huzura kavuamayacak bir ruh! Cesetlerle sevien bir ruh! Korkun bir eydi, deil mi?" ailecek devrimciydiler, eli silah tutacak yataki erkeklerin hepsi en az bir Gnay'n bir arkadann kardeiydi demitim. lenler gibi, bunlar da

"l-seviciliinin ders kitab rneiydi," dedi. "Kendi dorular, ya-

kez cezaevi grmt. Bu defa da en kkleri, Haydar, ierdeydi, alk

grevindeydi. Yldz, Haydar'n kimsenin szn dinlemediini ama Ali aabeysi yapma derse yapmayacan, ne ki, Ali'nin de ikna edilmesinin krmayacan alaya alaya anlatmt. Gnay, haber gnderince geldi, Ali. Tahliye edileli bir yl kadar vard, gerektiini, bunu da yapsa yapsa Gnay'n yapabileceini, Ali'nin onu hapishane anlar belleinde taptazeydi. O gn, ilk kez anlatt. En ok hapishane mdrnden nefret ettiini syledi, ama bizim tahmin ettiimiz du. nedenlerden deil de, "adamn insanca yaklamlar" olduu iin nefret etmiti. Rodoplu, doru mu duyuyorum diye bana bakt. Doru duyuyordum," diye anlatt, "O zaman da yemek getirmek iin rahatsz ediyorlard. "Kendimi bir tek hcreye artrabildiim zaman rahat hissediyor-

Kapy aan, yemek getiren erlerden nefret ettim. Aydnlkta, baharda mizlenen arkadalardan nefret ettim. Unutturmaya alyorlard. Ama, istemiyordum, istemiyorum!

yeeren boktan bir fidan vard, ondan nefret ettim. Bayramda, grmeye izin verilmesinden nefret ettim. Gre kmadan nce tra olan, teben direndim! Kendimi asla iyi hissetmedim! nk ben, BEN, unutmak

kasn hatrlayacam. fkemi ancak byle ayakta tutabilirim, bunu hissediyorum! Hibir hakareti, hibir hogry, hibir ihaneti unutmak istemiyorum (kulland kelimelerin tam tamna bunlar olduundan emin deilim). Bana yaplan her ktl, azma san, azma smas neyimi, her dmanm hatrlamak istiyorum. Soluk aldm her saniyeyi istenen hibir szc unutmak istemiyorum. Herkesin yzn, her debana yaplanlarn anlaryla doldurmak istiyorum! Hayr! Asla unutmalikten yeerecek olas grkemi hibir zaman kabul etmeyeceim! Ben, ulusumuz, 'mutlu' olsun, brahim Tatlses konserler versin, millet alklasn diye savamadm! Bilimsel kaderinin yolunu izmesi iin savatm." Gnay, Ali'nin sadece dmanlarndan deil, hayatn bizzat kendiyacam! Bir ey hari! O da bana yaplan siktirici iyilikler! Hah! Bu pis-

Unutursam, Allah belam versin! Gemiimin her gnn, her daki-

lardan, kendisine iyi davrananlardan, herkesten, her eyden nefret ediyordu. olur, senin amaladn dzen deiikliini demokratik yoldan salar? Ya da bir sosyalist parti kurulur?" ikimiz de fark etmitik. "Belki, bir baka yoldan da mutlu olur ulus? Bakarsn, SHP baarl "Olamaz!" diyerek kesip atmt Ali. Bunun 'salayamaz' olamaz de"Bir an iin, bir mucize olduunu 'bilimsel kader'in bu yolu izlediini

sinden nefret ettiini sylemiti. Aydnlktaki fidandan, dier mahkm-

il, 'bu kadar alaka bir ey yapp, beni hie sayamaz!' olamaz olduunu dn!" diye srar etti, Gnay. kat.

"Dnmek istemiyorum! Dnmeyeceim!" dedi Ali, fkeden kas"Bir denesen? Zihin jimnastii gibi. Ne kaybedersin?" "Beni ilgilendirmez!"

Gnay' deli edecekti.

bir vaka, bir olgu! Yzde otuza yakn oy ald! Sizin arkanzda ka kii var?" nleyemeyecektir!"

"Nasl ilgilendirmez! Bu yolda btn aile perian oldunuz! Oysa, SHP "Ne oy alrsa alsn! Trkiye'nin bilimsel kaderi yolunda ilerlemesini

"onurlu direniini desteklediini syledi. "12 Eyll ncesinden ayakta bir biz kaldk zaten," diye vnd, "Cezaevlerindeki en iyi alk grevini de TKP-ML deil, biz yaptk." Sylenecek sz yoktu. "Devrimcinin lm umutlarn lmdr, Ali," dedi, Gnay, acyla,

Haydar, alk grevinin otuz drdnc gnndeydi. Ali, Haydar'n

celmeye hizmet akdr, zgrlk tutkusudur.

"Devrimci ruhun pnar, yaam sevgisidir. Yaama, serpilmeye, y-

kanlmazl varsa affedilebilir. Serkelikle, devrimcilik arasndaki fark... "

Haydar'n lmesine izin verme! Devrimcinin lm ancak mutlak

Devrimcinin lm umutlarn lmdr, Ali.

fark... Mussolini'nin kara gmlekli tosuncuklaryla devrimciler arasndaki de syleyecekti ama, "nsanlk onuru ikenceyi yenecek!" diye kesti att ki, Ali'yi krmamak iin gsterdii zen dokunaklyd. Daha baka eyler

herif, dvken gzleri deli deli parlyordu. Yine de, son bir kez denedi Gnay. Tkanp kalan grtlandan glkle kan hrltl sesi lkt san"Kardein LECEK!" Ama, Ali bitirmedi, "lm insanolunun en teorik eylemidir. Bunu isten ile seerek,

tekmeleyerek yapmak bir yksek gelime izgisi oluyor," deyiverdi. den onun da yz deiti, anlamt,

Gnay'n dikkatinin Ali'nin yznde odaklatn gryordum. Bir-

versin!"

"Viva la Muerte! Deil mi?!" diye tslad adeta, "Allah senin belan "Allah belan versin," diye tekrarlad, ii boalyormuasna hrltl "imdi, defol buradan. Hemen imdi, imdi, defol git, bir daha da Ali'nin tebessm sapk bir srtmaya dnt. Kapdan karken ha"Tabii, ya!" dedi Gnay, "Ben de Ali'ye 'siktirici iyilikler' edenlerde"Hem de ok, ok, ok tehlikeli bir hasta!"

bir sesle,

gelme!" Kapy gsterdi. niyse glyordu!

nim! Elbette nefret edecek! Nefretini azaltacak her eyden de nefret edecek, ortadan kaldrmaya alacak! Hasta bu adam!" Titriyordu. hafta kadar sonra da Haydar ld. Ali, kardeini alk grevinde azat etmedi. Rodoplu'ya geldiinden bir

da nasl bir balant kurduunu merak ediyordum.

Bu hikye byle. Ama, ben Ali ile Avrupa-Amerikan uygarl arasn"Deil mi?" dedi, Gnay, dnceli dnceli. Sonra, kendi kendine

konuur gibi, bir dizi tanm sralamaya balad. "Nekrofilya, us'un ycelmesi, yapayn, soyutun, mekanik olann ekicilii, yaama, insana duyulan ilginin 'ey'lerle ikame edilir olmas, insann eyalatrlmas...lsevici dikkatini, canldan cansza, giderek eyalara, dogmalara, kaydran. Ritellerde ve 'mutlak dorularda younlatran... imdinin ya da olacan deil, olmu'un gerekliinde yaayan... Hayatna hkmeden kurumyan eylerden oluan... " "Statkocu?" lar, yasalar, gelenekler, sahip olduklar, 'bir zaman varolmu' artk olma"Ne kelime! Sekter. l-sevicinin felsefi ya da siyasi dncesinde

kutsal olan, yaanm olandr. Gncel gerekliin hibir deeri yoktur. Deiim, 'revizyonizm', 'doa' yasalarn ihlal eden bir su olarak grlr... Herhangi bir sorunu, bir tartmay zme yolu, kaba kuvvet ve sal-

drdr. Kuvvet kullanmnn gerekli olup olmad dnlmez bile... nsanolunu hilie dntrecek gc, her eyde ilk ve son zm olarak gren. yle syleyeyim, nekrofilin, dnyaya ve kendisine bak ussaldr.

Bilim ann insanla hediyesi! Ne gibi? Mesela, Nrnberg mahkemelerinde, Himmel, Gring, herkimse, onlardan birisine, 'Bu kadar Yahudi'yi nasl ldrebildiniz?' diye soru sorulur. Adam, yle bir duralar, ite, saladklarn anlatr. Ussal baktan kastettiim bu. imdi, tabii, o 'lm insanolunun en teorik eylemidir. Bunu isten ile seerek, tekmeleyerek yapmak bir yksek gelime izgisi oluyor,' laf, bir ideoloji, yani bir 'ey' gaz odalar u kadar metrekpt, u kadar insan doldurunca gaza u kadar yer kalyordu, diye balayp, ceset bana optimal verimlilii nasl

bir canldan, bir ritel, gencecik bir inann hayatndan daha deerlidir lidir demek. Neden? Ya rahmetli Haydar'n durumundaki gibi, 'faizm'le

demek. Birey, kendisini 'toplum' denilen bir soyutlama adna feda etme-

ya da Nihal Atsz'n nerdii gibi anti-faizmle savamak iin. Nihal Atsz da, 'Hayat savatr. lmden korkanlar yaamasn. lmden ancak hayvan ve hayvanlam insan kaar. lmlerin en gzeli ise yurt ve eref dii gibi. 'lmden ancak hayvan ve hayvanlam insan kaar' iddiasna bak! Us yceltmenin bir baka rnei. Us'un yceltilmesi soyutlama akn da beraberinde getiriyor. uruna lmdr,' diyordu. Hangi yurt, hangi eref, diye sorarsan, bunu o

belirleyecekti tabii. Tpk, Haydarn lmne 'fraksiyon'un karar ver-

gerekiyordu. Sevebilecei Haydar, ancak Haydar'n ans olabilirdi. Ans, yani Haydar'n tmyle Ali'ye ait, istedii gibi ekillendirecei, asla deimeyecek soyutlamas! l-seviciler deiiklikten nefret ederler. leonayndan gememi, kendi icatlar olmayan bir yoldan mutlu olamazlar rinin rahat edebilmesi iin, hayat bizzat ve mutlak surette kontrol altnda tuttuklarna inanmaldrlar. Bu ayn zamanda, insanlar, l-sevicinin

Korkun, ama Ali'nin Haydar' sevebilmesi iin delikanlnn lmesi

demektir. Neden? yle bir mutluluk olamaz nk! Mutluyuz diye iddia edenler, sapktrlar, 'doa' yasalarna kar geliyorlar demektir. Cezalandrlmalar vaciptir." Pencereyi brakt, bana dnd,

biliyor. Mesela Fenerbahe manda binlerce taraftarn 'lmeye geldik,' latrmann rnei daha ok. Mesela dostunun baklad zavall Feri

"imdi, tabii, bunlar u rnekler. l-sevicilii daha hafifde seyrede-

diye barmas nekrofilik bir haykrtr. ok dndrc. nsan eya-

Cansel'in fotorafn ekerken, eteini syrmay ihmal etmeyen foto muhabiri. Mesela, mezra basp, oluk ocuk ldren PKK militanlar. Mesela, olmasna izin verilmesi. Mesela, Trk basnnda, manetlere hkim olan tamaz!' demektir." Austos Genelgesi denilen ve zde, mahkmlarla merhametsizce ztlamaktan baka bir anlam olmayan nesnenin Haydar'n lmne neden felket tellall. Bu tr tellallk, Ali'nin, 'SHP baarl olamaz!' haykrndan farkl deil. 'Bu hkmet doru i yapp, limi mutlak, basn yanltabii. Narsizm sadizm, nekrofilya, yle gider." "talikleme sras bana geldi!" dedim. "Bunun kendini beenmilikle, narsizmle bir ilgisi yok mu?" "Var,

gibi sustu Gnay. Darya, karanla bakmaya balad yine. Sisi gzleriyle nay'n sesiyle geldim. "Sadizm, illa da kadn dven, ocuk dven, eli krbal sadizm deil,

Narsizme ilikin bilgilerimi hatrlyordum. Bana zaman tanmak ister

deliyordu sanki. Ben epeyce bir sre belleime gmldm, kendime Gtabii," diyordu, "Tinsel gaddarlk denilen ey, bir insan kk drmek, incitmek arzusu, fiziksel sadizmden ok daha yaygndr. Bir bakma ok daha pistir. Namert bir itir, nk sadistin kendisini gizlemesine yarar. dim, akl kartran bir tabir, bir gl kullanlmtr. Sadist, her zaman nk sonuta, kaba kuvvet deil de, nihayet bir kelime, bir soru, efen-

kvrtabilir. Ne ki, psiik ac, en az fiziki ac kadar, hatta ondan daha ok zedeler. Etkileri daha uzun srelidir." eytan yoklam gibi rperdi, "Gaddarlk balamnda korkun bir toplumdur bizimki!" "Korkun!" "Trk mrekkep yalamaya grsn, hemen sadistleir!"

danoz bahesine yrd, arkasn dnd. Kprdamadan ylece durdu bir sre, "Evet, arkadam," dedi, neden sonra,

Dnceleri oturmasna izin vermiyormu gibi kalkt yerinden. May-

izofreni."

seviciliin, gaddarln, l-seviciliinin arasnda, bir kurt gibi kemiriyor thamn arl altnda ezilmi gibiydim, ne diyeceimi bilemedim. "Ulusumuza hakaret ettiimi dnyorsun, deil mi?"

"Ne yazk ki, areleri hovardaca savuran bir toplum bizimkisi. Ben-

Evet, yle dnyordum! istiyorum!"

"Bir de, neden 'mrekkep yalam Trk,' diye tasrih ettiini sormak "O bir umudun dile getirilmesiydi!" dedi Gnay, zehir gibi bir sesle,

yeyim mi? Kzn dvmeyen dizini dver hikyesi! Kendi snfm sevemiyorum, bari 'halkm' seveyim gayreti." Yaz masasna doru hzl birka meselesi!" "Gnay'cm! Bana bilmece zdrmesen?" adm att, durdu, "yle de deil!" dedi, "yle de deil! Balk batan kokar Masaya eriti, yanndan bir yerlerden tka basa dolu bir dosya kar"Bak," dedi, az nceki hrnlna hkim olmutu, "Bak, ne haldeyiz."

"Her eye ramen halkm sevme gayreti! Can simidi! Daha da syle-

d, nme koydu,

nk igdsel bir biimde ne demek istediini hissediyordum. Haya-

Dosyann kapan amak istemediimi hatrlyorum. stememitim,

tm boyunca tandm 'stat' sadistler geiyorlard gzlerimin nnden.

Garip olan, onlar sadece ubede ya da cezaevinde deil de, gnlk yalinler, kaynvalideler, retmenler, memureler, hastabakclar... Aalama ustalar, insan rencide edecek, yerin dibine geirecek doru kelimeyi lar, inceden alay ustalar, inceden hakaret ustalar... dum. "kence faslndan melamin tabak?" ya da doru hareketi p diye kestirme ustalar, ta gediine koyma usta"O yazarn melamin tabak meselesini hatrlyor musun?" diye sor"Evet. Hcre arkadalarn aalyordu, ona tepki duydun, deil mi?" Yerine dnd, ker gibi oturdu, sallad ban. "Bu daha m iyi, daha m kt?" "Evet," dedi, Gnay, "Evet, gaddarlkt." "Kendisinin farknda bile olmadna kalbm basarm," diye esefle "Daha kt. Zulme altmz, sadizmi bir yaam biimi haline geamda tanm olmamd! Sradan insanlard bunlar; anneler, babalar, ge-

tirdiimizi anlatyor. Tabii, daha kt."

dum bir trl. Nedenini de biliyorum. Melamin tabak meselesinde tinsel akas, byle bir olaslk canm yakyordu. Kald ki, baka eyler de

Dosyay amam beklediini biliyor, ama yine de elimi sremiyor-

sadizm grecek kadar incelikli yaklamn, paranoya derecesine varan bir duyarlln rn olabilecei ihtimalini gz ard edemiyordum. Ve vard. rnein, Gnay, faizan eilimlerimizi TRT'nin 'Pf Noktas' gibi

olmadk dizilerinde bile grebiliyordu. rnein, turistlerin dolat yer-

lerde atletleriyle iki ienleri ayplayan bir program vard ki, bunun, halmuda ortlarnzla sokakta bira imeyin, Arap turistlere ayp oluyor diyor! "Yine bir baka programda, bir kadnn akam gezmesine giderken ne giymemesi gerektii anlatlyordu ki, deli ediyordu Gnay'! "Alay

kn aalanmas olduunu sylyordu. "Bir dn! BBC ngilizlere ber-

mahfilinde 29 Ekim balosuna giden subay hanmlarnn giysilerinin Palk!"

a'nn karsnn denetiminden gemesi gibi bir ey bu! Ne kadar aalym, " Yine de aacaktm dosyay, ama yeterince hzl davranamam olma"Buras bizim lkemiz," dedi Gnay, kahr dolu bir sesle, dosyay ia"O kadar da deil!" diye szn kestim, "O kadar Osmanlca biliriz, Uzand, kolumu skt hafife. zr diliyordu. 'zleyecek felket hepimizi kapsayacaktr. Neye hizmet ettiklerini

ret etti, "Bu insanlar da bizim insanlarmz. Msebbibleri, neden olanlar... da!"

bilmediklerine bahse girebilirim. yle ocuksuyuz ki, cehenneme giden yanmz bu bizim. Allah kahretsin!" ald, "Sulugz! Ben de!" Gzleri doluverdi, birden. Fark ettiimi grnce de kendisini alaya

yolun, iyi niyet talar ile rldn bilemiyoruz. En yce ve en zayf

snda yer alyormuum gibi bir duyguya kapldm. Bunda paranoya kelimesini aklma getirmi olmamn dahli vard, tabii!

Sulugz! iran'n lafyd bu. Birden, o herifle birleip, Gnay'n kar-

ler vard. nde duran aldm. Semra zal'n Grgr dergisinde kan bir ara kazma dilerini gsteriyordu. Gerekten irenti. "Gencecik bir delikanl bu izer. Suat Gnlay." "Yok, canm!"

Dosyaya uzandm, atm, iinde yayn organlarndan kesilmi kupr-

karikatr, daha dorusu, bir izgi roman karesiydi. renti. izer, kat

kat yalarnda boulan, bir kerhane mamas yapmt Semra Hanm'. Ara

son delii' diyeceksin ama nemli olan Semra Hanm'n gencecik bir

"Olsun olsun yirmi olsun," dedi, Gnay, "imdi sen yine 'zurnann

adamn bunca nefretini kazanmak iin, ne yapm, nesnel olarak ne yaprik'ten sz etmek de ok zor! Baka bir ey iliyor." "Anlamaya alyorum."

m olabilecei. Nihayet seimle gelmi bir babakann Suat'n hazzetmedii ei, deil mi? O kadar gen ki, bir 'kuyruk acs'ndan, yani 'ar tah"Diyelim, bu gen adam lke ynetimine kar ok duyarl, Trki-

ye'nin gidiatndan rkyor ya da faizmi Semra Hanm'da sembolletirmi. Ama bu kat kat yalarnn tehirindeki belden aa saldry aklamyor. Bir de faist illa da kilolu olmaz ya!" "Hitler'in Ari rknn temsilcileri aslan gibiydiler, canm!" Ankara AST'ta, Brecht oynadmz yllar hatrladm. 'Faistleri oy-

narken, ille de azndan tkrkler saan, iren portreler izmemiz istenirdi. nenin gsleri dizine dese ne olur, demese ne olur? Ak edilmesi amsal farka iaret ediyordu, "Ben de onu diyorum," dedi, Rodoplu, " torun sahibi bir annean-

hangi toplumsal sorunu zer?" Eletiri ile kr kyclk arasndaki yaneanneyi kk drmek hangi toplumsal derde devadr?" "Bir babakan ei olduunu bir an iin unut, herhangi bir kilolu an-

tlkte bir eye birka yl sonra tekrar rastlayacaksn. avuesku ve einin ldrld gnlerdeydi. Bu defa, otuzunu oktan am bir adam, Ercan Akyol, zallar kuruna dizilmek zere diree" balanm izmiti. O gnk Milliyetin birinci sayfasnda, srmanette, avuesku'nun toprak bula kanlar iindeki fotoraf vard. Ve bana hocam Ttengil'in, topraa dm bembeyaz sal ban hatrlatmt. Birinci sayfadaki n merak etmitim. Alklayacak myd?) "Anlamadm?" "Kind, compassionate, loving..." diye mrldanyordu Gnay. fotorafn avuesku deil, zal olmas halinde Akyol'un nerede olaca-

"Sadistik duygularn tatminine, olsa gerek," diyebildim. (Benzer k-

imiz, tekisi unuttuumuz bir dilin insani deerleri," dedi Gnay Rodoplu, olana merhamet ve sevgiyle koan, insanlar safi katksz, ivazsz hesapsz sevgiyle besleyen demek. Hayrhah, insanolunun maddi ve manevi l olan. Refik, yardmc, yolda. Rfki..." Sesi alald, alald, snd. Oday sar edici bir sessizlik kaplad. O hisse kapldm yine. Elimden kayyordu, yabanclayordu Gnay, yine. "Mfik; bakasnn kederiyle ilgilenen, yardma, sevgiye muhta

"Mfik, hayrhah, nazik, muhip, kerim, refik, rfki... Biri bilmedi-

iyiliini isteyen. Muhip, dost olan, Kerim, cmert, msamahakr hogr-

korkun deil mi? Allah vergisi bir izim yetenei, korkun bir silah oluyor ve vuruyor!" bu! Ama, ben yine ayn eye taklyorum. Suat'a gelinceye kadar o kadar na!" "Haklsn," dedim, "Hibir toplumsal sorunu zmeye ynelik deil

"O yata bir gen adamn ruhunun bylesine zedelenmi olmas ne

ok yanl var ki! Suat gerekten de zurnann son delii. Ona takldn

zaman bozuluyorum. Ouz Aral'a ne demeli? Senaryo onunmu baksan ii deil bu! Ama, senden ayrldm nokta yine ayn nokta. Bu oluumu, yabanclamay, organik Aydnsall ya da dilersen statko bekiliini, bir kuak brakrken teki devralyor! Suat ok gen, ama bebek deil!" ginlii azaltmaya alyordum! "Ne demi air? 'Fatih'in stanbul'u fethettii yatasn!' demi," ger"yle! Statkonun, otoriter ahlkn bekiliine talipse, zurnann ka"Delikanlya ne diyorsak, onu, maalesef," dedi Gnay, "Tek bir kua-

nc delii olduu nemli deil! Sonra, sen biliyorsun ki, ben 'Hz. Muhammed o yl domasayd, onun yerini bakas alrd' da yokum. Bunu ilkel bir bahane olarak gryorum."

da Ali'ninki gibi "renksiz, kokusuz ve arlksz" sa, insana yabancysa, insan olmad yolunda bir hkm gelitirmiti. Gnay daha hl karikatrdeydi,

"Hakl olabilirsin," dedim, bu delikanlnn kendi dnda kalan dnya

kime -bu durumda Semra Hanm'n ailesine, sevenlerine, semenlerineve ne ac verdiini umursamayacan, dnyordum. Belki de, onlarn "Biliyor musun," diye iini ekti, "Ouz Aral' sevdiimi dnrdm. "Yapma!" dedim. Sz deitirdi,

Ne yazk!" Hbr'la sonulanan rezaleti dnyordu. Gzleri bulutland yine, "Bak, bu da Suat'n dedesi yandaki Cneyt Arcayrek!" Cumhuriyet "Semra Hanm'n sarkk gslerini sevici Papatyalar dikeltiyorlar!" "Vay, vay, vay, vay!" demiim! "Otoriter ahlkn, daha dorusu basnn gcnn bylesine alaka

gazetesinden kesilmi bir makaleyi gsteriyordu,

kullanld bir toplum olmadn biliyorum," dedi Gnay, "Mslman sn. Sosyal sadizmin cezas bsbtn yoktur. Ulusal hasletlerimizdendir, gibi yapp, otuz bir ekmek! Yani, statkoyu korumak. Lanet olas! Kirlenirsin ve yine iinde bir boluk kalr!" Gnay, ciddiyetle. "Mastrbasyona kar msn?" Aptalca bir akayd, "Merkezi 'ille de ben' olan, paylalmayan her eye karym," dedi

toplumlarda yapamazsn, zan phe altnda hkm vermek gnahtr. Bat toplumlarnda hi yapamazsn, yasalar izin vermez. Trkiye'de yaparnk. 'Byk Yalan'n paras. Bir sosyal soruna, ahlaki ke kar tavr almyormu gibi yapp, lkenin ynetili biimine kar kyormu

Ve ben yine ayn duyguya, honutsuzluk duygusuna kapldm!

nc kupr, lhan Seluk'un "Lobi ile Bobi" balkl ke yazsyd.

"Lobi, ses armayla bobiyi anmsatyor. Bobi neyi anmsatyor? Ku-

duzu... Lobi, Amerikan siyasal yaamnda Beyaz Saray, Kongre, hkmet;

daha ksa deyile, devlet ynetimi kesiminde belirli amalar dorultusunda etkinlik gsteren bask grubuna verilen addr. Bunlarn en nlleri de srail ve Yunan lobileridir... Bizim sivri aklllar, Trkiye'nin karlarn korumak iin Washington 'da bir lobi kurmaya alyorlar. Oysa en byk lobi Trkiye 'de kurulmu, bunun ad da Amerikan lobisi. Ankara'daki Amerikan lobisi, Amerika'daki srail ya da Yunan lobisinden krk kat daha gl... nk bu lobiyi, Amerikal lobicilerle birlikte Trk bobileri oluturuyorlar. Trkiye'nin Washington'a kar ulusal karlarn koruyabilmek iin Amerika 'da Trk lobisi kuracak yerde, Trkiye 'deki Amerikan lobisini datmak gerekiyor. Biz bu yolda baarya ulaamazsak, Amerikal istedii eyi Trkiye'den kolaycack ve ppadanak alacaktr. " maya alanlar?" "Lobi bobi kuduz kpekler mi, yani? Amerika'da bir Trk lobisi kur"Affedersin," dedi Gnay, Mustafa Amcamn Washingtonda grevli "Ben-sevicilerin nesnellik yetileri yoktur da!"

olduunu biliyordu,

ye! Glmeye baladm,

Seluk'un yazsna bahane bulmaya alyordu. Canm yanmasn diNesnel koullarla kar karya kaldklarnda, o gne dek saldrdkla"Cumhuriyet yaz ileri mdr aptall tevikten hapse girse yeri!"

r icraat zorunlu olarak benimsediklerini, komik olduklarn, daha da kts, halk asla yerine getiremeyecekleri beklentilerin iine soktuklar iin, d krklna urattklarn, ylgnla sevk ettiklerini sylyordu. "Bir lhan Seluk'un zledii iktidar konumunu elde etmesi halinde -

li Devrim Partisi gerekleseydi, Amerikada kurulacak bir Trk lobisinden vazgemesi mmkn myd?" rabilen nefretin nedenini dnyordum. Deildi, tabii. Bu amansz, bu insanlara kuduz kpeklii dahi yakt-

biliyorsun bu uurda askerlerle birleip darbe yapmay bile denedi!- Mil-

miyorsa vay halimize! Nesnellik aramayacaksn." Kuprleri art arda evirmeye koyuldum.

"Narsizm byledir, ya," dedi Gnay, "iler onun dnd gibi git"...rasyonel dalm srecinde marjinal fanteziler tretme abala'Ben de, territorial armi konsepti dedi diye zal'a takm.

rna kart, folklorik motiflere, bezemeye varan bir antik ftrizm anlatmn gerekletirmek... " "Bu da ok yaygndr," dedi Gnay, "Ve biliyor musun, sosyal sadiz-

min belirtilerinden birisidir? ngilizce paralamak, Franszca paralamak... Muhatab aalamak... Ama babakan konusunda haklydn. O bir babakan!" bir nlem vard. nsan nasl da her gn grdn grmez oluyor! "Her halkrda koyacak adam, iyi mi? iddete bak!" Necati Doru'nun stununun adnn, 'Uysada, Uymasa da', yannda "0 inanlmaz bir adam, zaten," dedi Gnay, "Mesela, bak, ekonomi

sayfasn ynetiyorsa, ekonomist deil. Bu bir tarafa. Trkiye'de sermaye piyasas yerletirilmeye allyor, deil mi? Bu adam da insanlar bu uyar gibi grnyor, deil mi? Bak, ama!" Uzand, bir kupr buldu, '"Borsann Sonu Beladr!'" "Allah Allah?!"

konuda uyaracak. Salam gerekelere dayanmayan, ama halisane bir

azn aarken kfrle balyor adam! Ve hibir gerekesi yok. Flata olmann dnda, tabii. Ve 2000'e eyrek var ve dnya ekonomi zerine duruyor ve bu adam Trkiye'nin en ciddi gazetelerinden birinin ekonomi c yapmazlar!.. Yooo, Trkiye bile buna layk deil." sayfasn ynetiyor! Bir 'Times'ta, bir 'Wall Street Journal'da adam kapkryordu. Nefret ve karamsarlk! Mehmet Kemal, "Hayvan Kime Denir?" rili ufakl puntolardan gerekten de karalama, alay, kin f-

borsada oynayanlar kimlermi? Ayya rantiyeler, cebi delik aktrler... Daha

"Solculuk deil, saclk deil, hibir ey deil bu! Dahas davar! Bak,

Refik Erduran, "nekten Dmek", "Sen Cama Trman", "YK Demenin Arapas". gibi deil." "Hadi, brakalm artk," dedi, Gnay, "Yzlerce var. Okumakla bitecek

"Bir dakika!"

ymen'in yazsyd, Yaar Kemal'in, o dnemde ASALA'ya ak destek yordu. lserimin kpratn hatrlyorum. sevicilii bize onlardan bulat!" Bu kadar da fazlayd! "Belki de hep byleydi..." diye mrldandm.

Gzm, " be, !" balkl bir yazya taklmt. Rahmetli rsan

veren Mitterrand'n elinden edebiyat dl almasn eletirenlere sv"Hayr," dedi Gnay, kesin bir sesle, "Bu bize, Bat'nn hediyesi! l-

ok daha asil bir medeniyetin ocuklaryz!' deil mi'" ipek gibi keserdik

ktalar, klcmzdan kan damlard!" Sesim, niyetlendiimden ok daha alaycyd. Saatlerdir konutuumuz sayrln tuzana dtmn ge farkna vardm! Gnay hibir ey sylemeden kalkt. Dosyay toplad, yerine kaldrd. Maydanoz bahesine yrd.

"Hep sylerlerdi de, inanmazdm!" deyiverdim, '"Biz ok daha eski,

uultu halinde gelen ezanlardan anladm. Az sonra da afak skt. "Dar kalm," dedi Gnay. yle yaptk.

Sis dalmaya balamt, sabah ettiimizi Boaz'n teki yakasndan ehir yeni yeni uyanyor, belediye ofrleri bombo yollarn keyfini Alarn onaran balklarn, Gnay' uzun uzun szdklerini hatrl-

karyorlard. rperen, tyleri dikenlenen ciltlerimizin serinliinden honut, kyya, eski iskelenin oraya yrdk.

yorum. Snflandramamlar, vazgemiler, ilerine dnmlerdi. aycnn gzleri akmak akmak ra, naylona sard teybini altrd, Karl kayn ormannda, gidiyorum geceleyin,

Efkrlym efkrlym, elini ver, nerde elin? t. Gnay fark etti, yattrc bir tebessmle karlk verdi. maya balad, Byklar nikotin sars yal ayc, bizden yana kaygl bir bak frlat-

ni, yal yurttann elini istediini anlyordum. Az sonra, o da mrldan"...elini ver, nerde elin?" Ayrlma vakti gelmiti. "Tabii," dedi. "Herhalde!" "Yorulmuum." "Sandn anlamda, deil. Sen yormadn." Gldm. Gnay da gld, "yi." Aslnda, "yalan syleme!" diyordu. "Bu dnyada ama bu dnyadan deil, sufi!" stedii elin beninki olmadn biliyordum. "Ben gidiyorum," dedim.

Btn bir geceyi, karl da deil, kanl bir kayn ormannda geirdii-

"Niye?" Gzlerini kocaman kocaman am, su gibi glyordu, tm kitaplar senin!"

"Bir gn seni bir gzel dvecem, Gnay Rodoplu!"

"Ak dinine mensupsun sen. Her dinde yerin var. Kuran, ncil, Tevrat,

ne drd iin lkenin yaamsal sorunlarn Allaha emanet ettiimi indirgemeyi renmeye alyordum. Tanr'nn yarattklarn "miyoplar da grebilsinler diye, merceini "Seni terk ediyorum," dedim.

Son yllarda tasavvufa duyduum ilginin beni kendi ruhumun derdi-

ima ediyordu! Haksz da deildi! Epeyce bir sredir, gnceli dedikoduya indirip, ekilleri net, renkleri renk kld", garip, jilet gibi bir sabah, kararsz karayelin ehrin elini yzn sildii, "tam Sreyya'lk" bir sabaht.

ot kokusunun girdii her eyi insan iin olan bir oda," dedi, "Gitsen iyi rnn alakgnll kararllklar vard.

yle bir bakt, "Pencerelerinden Metropol kokusunun deil, toprak ve

edersin!" diye de ekledi. Yznde az nce grdm iyimserlik kaybolGnay Rodoplu, "toprak ve ot" kokularndan bahsetmeye balaynca

mutu. Yerinde bambaka bir ey, hakl olduklarn bilen eylem adamlayreinin hepimize kapal bir blmesinde inzivaya ekilmeye hazrlandn bilirdim. Oraya tek bir kiiyi kabul ediyordu, o da imdi yazacam latm. dizelerin yazaryd. Gnay elini antasndaki kitaba att, ben hzla uzak"Pencerelerinden metropol kokusunun deil, toprak ve ot kokusunun girdii her eyi insan iin olan insana gre bir oda" Birtakm takmlarn deil insann kiralayaca bir oda Eyalarn deil insann olaca eyalarn deil insann yaayaca bir oda Durur beklerim orada Da banda, kalabalklarda, hakszlklarda Koparlp soldurulan bir iekte, elektrikli aralarda Ciddi paraszlklarda, maddi-manevi ikencelerde Telefonla kz tavlayan gencin neesinde, parfmnde Durur beklerim orada Bunalm geiren "ok iyi bir insan, serbest" hanmlarn gecelerinde iip iip yatmalarn arefesinde, ertesinde Balkonsuz ve manzarasz sosyal konutlarda ocuklar ve insanlar sevdiklerini sanan sanat kardelerimin sanatlarnda Grei develere benzeyen mehur adamlarn

aksesuarlarnda Durur beklerim orada Kar yan seyrederken kyya vuran kk, kpksz bir dalgada Durur beklerim Nesli tkenmi zanaatlarda ve zanaatkrlarda Apartmanlar arasna sktrlm ocuk ve araba parklarnda Her snf vatandan i ve d piyasaya kar giritii byk, milli ama normal taarruzda Benden sonrakinin benden nce dolmua binme adalnda Durur beklerim Doum gn, snnet, evlenme, kayp ve lm ilanlarnda ki-mzik ortamlarnda doan ve ok ksa sren maceralarda Tama sularda, havacvalarla srp giden evliliklerin karmaasnda Paralarda, bankalarda, kasalarda, altnda, hesaplardakitaplarda Durur beklerim Oralarn buralarn, kesif zevk uzuvlarn yoran mevzun ve atletik vcutlarn yoran ama kafalarn yormayan, eskaza yorarlarsa sklanlarn kibarlklarnda kiilik makyajlarnda ve btn makyajlarnda Durur beklerim Yetinenlerin dangalaklnda Yamurun altnda, bahar dalnda

Dururum Huzuru, sknu yurtdnda bulan vatandalarla nl-nsz sanatlarmzn ortak ve hakl kayglarnda Baz bilimsellerin kark kafalarnda sakallarnda, Bat 'ya hayranlklarnda "Olay, genelde, yani, ey, gibi, oldu, tamam m vb." szcklerle her eyi anlatabilenlerin konumalarnda Yeme-ime, mal-mlk, st-ba konularndaki modalarla donatlm mamur ve mreffeh ama biraz yabanclamalarn mrnde Dururum Bilumum avantalarda, frsatlarda, tezghlarda Kiminle neden evlendiini "ok iyi" bilen kiminle neden evleneceini "ok iyi" hesap etmi olanlarn ebedi saadet tablolarnda On sekiz yan doldurmularn, zgrlklerin, babozuklarn btn alarn yaptrm, haplarn almlarn rtlerinde Erkeklerin "yemek ", kadnlarn "grme" tekliflerinde Dururum "ok iyi" hazrlam sofralarda "Nefislerde, "harika"larda, "ok zevkli lerde "Artk korkusuzca gidebiliriz her yere " "Ne iyi oldu, iyi elendik, ok keyifliyim bu gece" diyenlerin ve "mutluluk durumu" olanlarn boa giden sesinde Dururum Gnmz insannn haz ve lezzet alt,

yani hurdaha oluunda Dururum Kumlarn stnde ve gnein altnda deil aa ya da ardak altnda kz gibi, saatlerce, tahta bir masada rak iip keyif attm sanan salkllarn gittike azalan beyin kvrmlarnda Dururum ite nemli deil. Yeter yukardaki oda. ok srmedi. manna kadar dolu trenler, vapurlar, minibsler yolla"Herkes o yana giderken, ben eve dndm."

r doldurdular. Gn buland, yordu.

Maydanoz bahesi Rodoplu'yu grnce sitem etti. Nicedir sulanm"Affedersiniz!" dedi, kck kmada, yerden olmayacak bir yk-

seklikte, karayelle bouan sakslara, "Bu gnlerde ylesine kendime dtm ki, sizi grmez oldum!"

hiplerinin kiiliklerine ilikin ne ok ipucu verdiklerini dnd; bencillik, hoyratlk, zensizlik, sevgisizlik, kaytszlk... yapraklarna bakt; trn san okad. myordu! "Buncazlara dikkat et, bre!" Patlamaya hazrlanan koncaya, filizini tutan hanmeline, karayemiin

Talam topraa kilitlenmi, tozdan nefes alamayan, bitkilerin sa-

yiydi hotu bu karayel, ama maydanoz bahesine hi de iyi davran-

ardna kadar at. ok uzaklarda bir yerlerde (nedense, o yer illa da Banaz Yaylas olmalyd!) karlar erimeye balamlard. Damlalar damlalarla buluuyor, (tp, tp, tp; tp, tp, tp. Tp! Moldau!) karda klcal izler aa-

ocuk gibi seviniverdi birden: Karayel bahar kokuyordu! Pencereyi

rak ilerliyor, az tedeki lacivert, ama delikanl; aya koturuyorlard. Bir nakarat tutturdu, ya!" Karc nereye, ben oraya. Karc nereye, ben oraya! Karc nereye, ben oraSyledike neelendi, neelendike syledi, "Selam, ey canmn can efendim, k uzaklat bahar geliyor," asl, "K uzaklat, bahar geliyor," diye srdrd, "Ve kutsal ehrenden gne douyor, iekler ayor gzlerinde... Kalk artk yatandan! Kalk, kalk ama artk!" "lkbahar ayini!" Dou'da k! Frtnal umman, "Kar satan adam dadan indi. Eeinin semerinde idemler vard.

"gece uzaklat, afak skyor"du, bir Hint (Tiruvaagam!) duasyd ama ne gam! Cotuka cotu Rodoplu!

Tomurcuklar patlad, karayel zayflad. Sakslarn topraklarn deitirmeye niyetlendi. Yere serecek bir arafn zerine "tertemiz!" toprak dkt. Topaklarn ovalad, par-

eyler arad. Bembeyaz, tl bir arafta karar kld.

maklarn kevgir etti, aralarndan geirdi. ncitmekten korkar gibi, her bir ne su serpitirdi. Bahar evin ortasnda nlad, toprak koktu, ot koktu. Telefon ald, ekleyecekti.

hcreden ayr ayr sorumluymuasna, zenle temizledi kkleri. Yeni evlerine tad. Uur getirsin, gle gle otursunlar diye de yamur niyeti-

"Buyurun, efendim!" ne'e ne'eydi sesi, az daha "Hogeldiniz!" diye "Aa-lo!" dedi, tanmadk erkek sesi.

"Buyurun?"

"Gnay Rodoplu ile grmek isterdim." "Benim, buyurun." Tannd m, diye az bekledi. aret almaynca aklad, Masa ile ayn hizadaki gzler! "mza gnnzde tanmtk." "A, evet, tabii! Naslsnz afak Bey?" "Ben, afak zden," dedi. ok gzel bir sesti, (mey?)

leden sonra ikide gelip evden alacaklard, olur muydu? "Tan yeri aaryor bak, Iklarn en gzeli,

Cumartesi gnk imza gn iin aryordu. Gazeteye iln verecekti.

zden konuurken bir nakarat da ona tutturdu, Gnay, En gnl aan: afak! Gne ufku terk edince, Tahtna kurulur Gece, Sonra saltanat afak'n, Sen geen afaklarn sonuncusu, Sen ilki gelecek afaklarn, Sonu geldi karanlklarn, Uyann dostlarm, uyann!" "Olur deil mi?" diye soruyordu, afak zden.

Kadnck Mehmet'e:

kard.

kck bir odaya sar, hicranl bir ak hikyesi bile yazard! Notlarn

Olurdu, olur! yle keyifliydi ki, bugn her ey olur, koca bir dnya

Baba'nn idamla yarglandn ne zaman m rendim? Bilmem ki! Belki nerede olduunu sorduum zaman, belki de renlerin her hafta sonu zikredilmeyen bir yere gittiklerini fark ettiim zaman. Hayr, kan davas deil, iftirayd. Siyasal

rekabet, AP-CHP atmas, daha dorusu iki airetin iktidar kavgas. Hasmlar Baba'nn yazhanesini taradlar. Sonra da, onu komplo kurmakla suladlar. Onlarca ahit vard. Dava yllarca srd. Baba, ok hastayd. Yllarca saklanmak zorunda kald. Nerede saklandn, birok yakn akrabalar biliyorlard, bir de bana sylediler. (29) Kadnck Portre'ye: Nasl bir iltifatt! Gvenin bama ta oldu, canm. Hastaneye gidecekti, hemerilerinizin ihanet etmesinden korkuyordunuz. Ben mi talip oldum, sen mi istedin? Naslda gururluydum o yakkl ehresinin glgesinde! Nasl da gururluydum hastane koridorlarnda! Bana emanet edilmi bir aa! Koca bir airetin aas, senin baban! Canmla korurdum. (30) Kadnck Baba'ya: Seni soyduumu hatrlyor musun? Kzm, unu alver!' Fanilan uzattn hatrlyor musun? Boynundan, bileklerinden tesi st beyazd. Kemiklerin saylyordu. Kaburgalarnda zulmn izlerini tek tek saydm, utancmdan yzne bakamadm. Sana, 'Baba' demeye o gn baladm hatrlyor musun? (31) Hekim: "Hanmefendi, siz nesi oluyorsunuz bunlarn?"

Hemire: Bakc: Airet:

"Siz! Nesi oluyorsunuz?" "Bak buraya! Sen nesisin bunlarn?" "Ki ye?" (32)

Kadnck Kadnca:

Hani, 'idam' kelimesi dehetengiz, idamlk acmasz, hain, edidi? Baba deilse amcalar, Abidin, ehabettin katil deil miydiler? iran'n onlarn olu olmamas neyi deitirir. Hani, affetmeyecein tek ey, adam ldrmekti? iran, 'Kariyeristsin, sen!' derken, haksz myd? (33)

Airet:

Ki ye? (34)

Kadnck Portre'ye:

'Ortamn babas,' dedim iranmn ortadr, 'yanklad', Baba. Benimkiler, seninkiler rahat bir nefes aldlar. Yalanmdan utandm! Sana duyduum sonsuz sevgiyi gizlemekten utandm! Anlatma yolunun onlar da sevmekten getiini sandm! Aalk sfatlardan korunma yolunun, birilerinin Kadnck kz, Kadnck ablas olmaktan getiini sandm. O sfatlara layk olmak ancak onlar gerekten, yrekten sevmekle mmknd. Aksi aldatmacayd. Aldatamayacak kadar onurluydum. imdeki sevgi kvlcmlarn krklemeye giritim. Pek de zor olmad. (35)

Kadnck Baba'ya:

Suat'n karsna, 'Bizim ocuklarmz bize ver, nereye istersen git,' dediin zaman anlamalydm! 'Senin' ocuklarn, dlnn dlnden olmalarnd! st ste yp, bedenlerinden kendine barikat kursan, kim ne diyebilirdi ki? Analarnn ad Vicdan deil de, Kadnck'm ne fark ederdi? (36)

Kadnck Baba'ya:

Ah, Baba! Ne ettim, ettim de ayrcalk vehmettim. Mrettebatn en adi korsanlardan da olusa, elbette aile gemisini yeleyecektin! (37)

Kadnck renler'e:

Yllar nce evinize geldiimde, beni sevdiiniz iin kabullendiniz sandm. Arkamdan konumadnz, dedikodu etmediniz, aalamadnz, engin hogrnzden, soyluluunuzdan sandmd. Alaka bir sktmu! Meer, babanz veliaht kimi getirse kabullenirmisiniz. Bilmedim. Aabeyiniz istedii srece varmm. Bilemedim. Varken ilgin, yokken zlemeyecek ve asla gerekli olmayan, in yemei gibiymiim. Bilemedim. Beni ben olduum iin hi sevmemisiniz. Bilemedim.

iek'e:

Sorunlu kk yzn zlyorum. Hl o kadar zayf msn? Burun ameliyat oldun, lens taktn m?

Feride'ye:

en kahkahan hl kulaklarmda! Deodorant kullanmay rendin mi? Suphi ngilizcene yardm ediyor mu?

Ferit'e:

Eve kabak tatls girmiyor. Bakamaz oldum. Yen-

gen piirmeyi rendi mi? Sana da piiriyor mu? Rana'ya: Muallimin cam krlmad m hl? Huysuzluun geti mi? Bydn m biraz? Drdne: Sizler geiyorsunuz Bir sessiz ikindide Sizler geiyorsunuz Derelerden deil Deil yollardan Yreimin Gelip geip inediiniz Yreimin ortasndan (Not: Serzenilerde Berfe'ye mracaat!) (38) Blent: Alama be abla! (39) Nzm: Alama be abla alama! Kara bahtn aynasna el balama! El balama alama! Kadnck Baba'ya: Kadnck Baba'ya: Kahveye inmek iin benden izin isterdin Baba! Ne yapacam arrdm! Bana sunulan Aa' olaydn, Kim bu kar? Ne ii var evimde?' demeliydin Baba. Ne yapacam armazdm! Kadnck Baba'ya: Kadnck Baba'ya: Bana sunulan 'Aa' olaydn Baba. Kadnck kzn arayp, sormalydn. Kardeini olunla beraber gmdm, yzlerce fin-

can mrra piirdim, Baba! Birinin hatr bir yl olsa, hi hesap ettin mi, ka yllk selam birikir? (39) Kadnck Hala'ya: Kzn on iki yanda kocaya verdin. Dellendi. Ne Kknel braktm, ne Aktin Hi hesap ettin mi, Hanmaa? Ka yllk selam birikir? (40) Baba: Kadnck kzm, hasmlarmz SHP'ye geti. Ben belediye bakanlna adaylm ANAP'tan koyacam. Olanlara sylemedim. Sen bir azlarn arayver, bakalm ne diyorlar? (41) Baba'ya (sylenmedi): iran'a u kadar saygnz olsayd, bunu aznza bile almazdnz! (42) Kadnck Portre'ye: Yerden ge diktiim kplerin en altndakini ald, iranm. 'isyan etmek en kolay,' demitin bana, 'ama gelimeyi durdurur. Dntrmek gerekir.' 'Dntrmek' yani yllarn Baba'sna babalk etmek. Dntrmek uruna yllarn veren sen, isyan eden Baba oldu! Trkiye devrimcilerinin kaderi olmasn? Aman olmasn! (43) iran'a: Baba belki de, sizin yokluunuzu kapatmak iin

byle yapyor. Brakn hayatn yaasn! (44) iran: Sen bu ie karma! (45) Baba iran'a: Hasmlarm var. Yanma gelin, koruyun. (46) iran: Hibirimiz gelemeyiz! (47) Kadnck iran'a: Demokrasiye ne oldu? (48) iran: Pekl, Suphi gitsin. (49) Kadnck Baba'ya: Ne zaman bunca nem kazandn, hayatmda? Hi farkna vardn m? Bu yl yine mercimek mi ektin? Hava raporlarna baklrsa kurumu olmallar. Naslsn? Naslsn, Baba? Baba? (50) Kadnck Anne'ye: Yamurun balkonda asl halnn stne boand geceyi hatrlyor musun? Yirmi kii var mydk evde? Bir sen, bir ben szldk balkona. Ayn kayglarla hareket eden iki

kadnn gece bulumas gibi dostluk var mdr? Ne ard deil mi? Yerinden kprdatamadkt! Sarldmz hatrlyor musun? Dil bilmez Trk'e sarldn. Kuran dilinden baka ortak dilimiz yoktu. Nasl da sohbet ettik, hatrlyor musun? (51) Kadnck Anne'ye: ocuklar stanbulda brakp, memlekete dndnz geceyi hatrlyor musun? 'Sana emanet, sana emanet, tekrar tekrar 'Sana emanet!' Merak etme! Merak etme! Tekrar tekrar 'Merak etme!' 'Ben bakarm! Olur, reel de yaparm!' (52) Kadnck Portre'ye: Nasl da ciddiye aldm, iranm! ki olan torununun ebeliini yaptm. ptal edilen bir 'cicianne'lii, hl anlam deilim. (53) Kadnck Anne'ye: Bu yaz da geldin mi? Yn yataklar baheye serdin mi? Kaburga getirdin mi? Ya badem? Seni zlyorum, bacm. Benden sual ediyor musun? Anne?? (53) Kadnck Anne'ye: Sen onlara aldrma, kyafetin ok gzel! (54) Kadnck Portre'ye: Niye kzyorsun? Gzelin tescil edilmesi iin Vak-

ko'da satlmas m lzm? (55) Blent: Nilgn: Kadna bak, yahu! Pes! E, manyak ite! Ulan kzm, senin akn ikinize de yeter. O aptal da, bir daha bok bulur! Ryasnda m grm byle Kenan Evren gibi bir resim? Birisi benimkini yapsa, bin yl srtmda tarm be! Blent: Nilgn: Blent: Ne lan, yapmadk m? Hadi be! Modelin gelmedi diye beni kullandn. Beni bu kadnn iran' sevdii gibi sevseydin, ben de yapardm. Nilgn: Sen beni ok sevdin de sanki! Geen defa ekip gittiinde ne dedin? Geri gelmi beyefendi, nk enmi! imdi senden ayrl, ev tut, bir baka karnn peine d, senden daha iyi mi olacak? Onun da garantisi yok! En iyisi, bo vermek dedim, geldim,' dedin. Byle demedin mi namussuz? (srtan Blent) Kadnck Dost'a: Portreden iran'a ne? Hangi bizon ilkel bir resmini izdi diye teslim olur? Meerki yle kendini beenmi olsun ki, srf portresi yapld diye ulufe datsn! (56) Kadnck Portre'ye: Yuvama mzahir olasn, soframdan eksik olmayasn diye, sana ramen getirdim seni! nk doru olan bu. Hal buyken, bir de fatura m ka-

raydm? (56) Kadnck Kadnca: ki huyun var, Kadnck. ki huyun var ki, benim cesaretimi kryor, umutsuzlua dryor, hayatm altst ediyor! Birincisi, vefa: Tarihimi unutamyorsun. kincisi, adalet: Tlin iin talep ettiin adaleti, benim iin de talep ediyorsun. Vefan beni actyor; ikrar- hak talebin, iran'. stelik, iran tende can, iran, Kadnck'n ta kendisi! (57) Nilgn: Kadnck: Blent: Ulan, abi, ne yapalm? Gidip getirelim mi? Hangi birini? Yani, imdi bundan ne anlamamz lzm? Ha, Mehmet? Sen bilirsin. Mehmet: Nilgn: Siktir lan! Ben ararm abi! (telefona gidiini seyreden Kadnck) (58) iran'n telesesi: Efendim. eFENdim alo, Alo, ALO! Efendim. eFENdim. alo, Alo, ALO! (59) Kadnck Portre'ye: Sesini dinliyorum, yine dinliyorum, yine dinliyorum, diye knyorlar beni. Knanma, ayplanma, eletirilme iarm oldu. Ne gam?! Senden bahsediliyor ya! Adn bir mit, telffuz edildiini duy-

mak mutluluk! (60) Koro: - Anam sen de! Herif buradayken byle davranmyordun ki! - Biz senin iran bu kadar sevdiini bilmiyorduk bile! - likinizin ne olduunu bile doru drst bilmiyorduk! - O da zaten hi konumazd! - Senden frsat m kalr? Okulda da byle ukalayd bu! - Yalan deil! Ezdin durdun adam! - Canm tabii, 'onu ister misin iran, bunu ister misin iran?' Etrafnda dolanp duruyordun ama sen ezmisindir, abla! - Olaca buydu! ok bile dayand. Sana u kadarn syleyeyim, ikiniz iin de bylesi hayrl! (Zaten ..iktir etti adam! Daha ne bekliyor anlamyorum ki!) - Abartyor. - Mazoist. - Adamn geldii yer belli. Bunun da yldz dktr, nerede var bir maganda onu bulur. Kulland kulland, brakt herif! (61) Kadnck Portre 'ye: iranm, iranm!! Gzmn nuru! Bak, bana neler diyorlar! Hadlerini bildir unlarn! Sahip k bize! Sahip k ne olursun, yaanmn, do-

runun ba iin sahip k! (62) Kadnck Koro'ya: Maganda, ha? iran' tanmyorsunuz bile! Hanginiz onunla yreinizle konutunuz? ki ift sahte lakrd dnda, yrekten konutunuz? ki ift sahte lakrd! O da, 'diploma'sn alp, hitabetinize layk' olduunu ispatladktan sonra! Bunca nemsediiniz ben dostunuz, nedendir, i sevdama gelince tm saygnlm yitiriyor, deli muamelesi gryor, aalanyorum? Bana ilikin baka herhangi bir konuda haddinize mi dmt byle konumak? Dosta yaraan, dostunun dost bildiini dost etmek deil midir? Niye beni yalnz braktnz? Ki ye, iran? Qui est? Neden sorulmas gereken sorularn hibirini sormuyorsunuz? (63) Koro: . . . . . . (64) Kadnck Portreye: Omzunu uzat iranm. Seninle bana deil! Herhangi bir kadnca hayat adna alayalm! (65) Kadnck Kadnca: Y2-Y1 - Y2-Y1 2(Y2-X1) Y2-Y1 2 mi? . . . . . .

bunlar konuturan? Neden inanmyorlar, ne bunu zebildiim ne de onsuz yapabildiim yalan!

(66) afak: Aptallar da ondan! Oysa ben seni dzerken aslnda limitleri, polimetreyi, metropoln makro formunu, lineer aamal organik dokuyu, hata marjlarn dzyorum! (Not: Bu hakszlk! Bunu ok daha sonra syledi!) Blent: Oh hooo! Yahu, yine alyor bu! Seninle de hi konuulmuyor be abla! Ben de seni gl kadn zannederdim! Topla ama artk kendini! (67) Kadnck Kadnca: Topla kendini! Yani? Acdan usan artk! (68) Kadnck Portre'ye: Acdan usanmak m? Kaburgalarnda ateten bir yrek yerine idare lambas yanan ben deilim! Kendileri! Syle canm, usanmaya hazr birinden ne beklenir? Kararsz sevdalara gvenilir mi? dn verilmi gibi geri istenen sevdalara ne denir? (69) Kadnck Portre'ye: Sevgi seni yaralad, oh olsun! diyorlar bana. imdi, desem ki, vallahi hayr! O beni yaralamad! Kanm onun varln hissetti, kendi kendine frlad damarndan. Ne yaparlar bana dersin? (70) Mehmet: Kadnck doru sylyor.

(71) Blent: Hak ! Bu asrda, pes dorusu! (bklen dudaklar, sallanan ba) (72) Edward Said: Bu saptamann mantksal uzants, Amerikallar ayda yrdkleri iin, Shakespeare'in modasnn getiidir! (73) Bir kimse k olsa, akn namusunu lekelemeden korusa ve lse, o ehittir. (74) Kadnck: Dalar delen Ferhat' ben hi komik bulmadm ki! (75) Nilgn: Anam, sen bize benzemezsin ki! Sen gl karsn. Kendini kurtarrsn. Blent: Kurtaracak, tabii. Bir tanedir, Kadnck! Bir tane! (76) Tlin: Kurtaracaksn, tabii. (77) Kadnck Kadnca: Binali: Sen kendini kurtarrsen, xere ya! Sen kendini kurtarrsen, xere ya!

Hz. Muhammed (sav):

(78) Binali!!! Binali! Yllar ncesinden bir an, Binali. Taksim Intercontinental'in giriinde ayn cmle. "Patron " dedii, her ay yapmad iler iin para ald irani Kadnck 'tan kurtarmaya alan, Binali. Smr dzeninin en galiz rnei pazarlamacln nimetlerinden kendisine her naslsa deni her naslsa tketen Binali. Gle beslendii azotu hak etmek iin ne yapt sorulur mu? Gl'dr, azot gerekmektedir, o kadar. Azot yoksa zaten gl de yoktur. O da o kadar. Dnya bir hayrattr. ok doru! iran kusa kusa kazanrm, pazarlama elemanlarn sokaa her aldnda beline kadar souk terler dker, midesi tutarm olgusunu usunun gndemine dahi almayan, Binali. Acmasz bir iklimin, daha da acmasz domdom kurunlarnn ocuuydu. Dehas onu olmadk bir ilenin, dokuz dersin alts retmensiz geen bir lisesinin diplomasyla, dul anas ve tek kardeini ta tarlann merhametine terk ettirip, T elektronik laboratuvarna nladnda, talihine kredecek hali yoktu. Testiyi her eye ramen krmam, suya gidebilmi olmay da, olmamay da rastlantsal olgular olarak deerlendirdiinden, birinin te kine stnl yoktu. Ne varla sevinen, ne yoklua yerinen bir dervi ve Tanrtanmaz bir devrimciydi, Binali. Gnnde yatrmad vergilerden, postaya vermedii kolilerden bunalan iran, "ime yarad iin deil, onu sevdiim iin para veriyorum, "derdi, "Gcm yettii srece veririm." Kadnck henz Binali'nin ne verildiinde minnet ne de verilmediin de hiddet duyacan bilmiyordu. Keyfilik, Aaolu tavr incitti, bir ay sonrasnn akarnn belirsizliinin sulusunu arad. "Burs gibi mi?" diye sorduran, demelerin hi deilse belirli bir zaman dilimi srecei umuduydu.

"Bilmem" dedi, iran. Harran toprann rengindeydi Binali'nin yz. Hollywood'un en banaz Musevi ynetmeninin Filistinli terristlere bile yaktrmayaca kanl gzlerini dikti, "imdi, sen bize bakirsen, krodur' demirsen he mi?" diye sormad, iln etti. "natla fralanmayan dileri, kaznmayan sakal, deitirilmeyen leheyi, bir yreye, bir snfa atfetmemesi elbette ki mmkn deildi Kadncn, ama 'Kro?' "Ben iran tanyncaya kadar bu kelimeyi hi duymamtm," dedi, "Hi kimseden duymadm, hi kullanmadm. Anlamn da olsa olsa biliyorum." "Etme, bacm!" diyerek kaykld sandalyeden evresine bir gz att, 'duydunuz mu, ne diyor?' mesajn iletti, kih kih gld, "Sen stanbulliysen, deel mi? stanbulliysen, kro'yu he duymami sen?" Kadnca, "yalanc" diyordu. "Duymadm, " dedi, Kadnck, "Hi duymadm. Duyduumdan sen nasl emin olabiliyorsun, onu anlamyorum." "Anlamazsn bacm. Anlamazsn!" Binali'nin 'bilimsel' ablonunun mutlakyetinin henz farknda deildi. Oysa, oktan snflandrlm, ait olduu dosyaya konulmu, etiketlendirilip kaldrlmt. "Anlamazsn," dedi, Binali. "Anlamazsn, nk sen devrimci deilsen!" "Yani?" gi'sinin, "burjuvasan, rksan" tanmlamasna dntn ii burkularak hatrlad Rodoplu. Gogi geldi, karsna oturdu sanki! burdurlar. Zaten de Forusturlar!" "Gnlmzn izinde biz kafamza kurduumuz ekle inanacaz, " diyordu, "Felsefenin icabdr. Onlara 'Forus' dersek, 'Forus' olmaya mecBu "yani?"nin cevabnn, Binali'nin Kadnck'n kimliine ilikin 'bil-

gerinen yaratklarna dert yand, Kadnck Portre'ye:

Yerinden kalkt, maydanoz bahesinin lk gnein altnda keyifle "Her yer Gogi dolu, pr nur, pozitivizm! Aklclk yoksa, kehanet mi, ya Rab!" Kendimi savunmaya, yani ezilmeye, galiba Binali ile baladm iranm. Yllar yl savunmada olduumu, bir tr onay beklediimi yeni yeni fark ediyorum. Bu onay, varlmn, "sizden biri!" olduumun onaylanmasyd. yle haklydnz, yle ilericiydiniz, sizi yle seviyordum ki! Binali, beni var gcyle aalyordu. Yine de, 'Hadi, ordan!" deyip, arkam dnemedim. tham mesnetsiz, itham aptalcayd, yine de arka plnn anlamaya, yanl dzeltmeye altm. Grevdi ya! Anlatmaya altm, beceremedim. Heyhat! "kna" benim en tapon silahmd! (ne yazk, hl da yle!)

Binali'ye:

"Devrimci deilsin,"den kastn, bu devamn istiyor, o ynde mcadele veriyor olmam ise, yanlyorsun. Muhayyel bir gelecek iin mutlak bir imdiyi feda etmekten yana olmadm kastediyorsan, haklsn. Orman kanununu, smry, zulm, 'testiyi kran da bir, suya giden de' gerekesiyle zmnen de olsa savunduumu dnyorsan, yanlyorsun. Hayata kastolunmadka, dnyada hibir adam ldrmeye demeyeceine inandm dnyorsan haklsn. Bir babann yaamak hakknn ocuununkinden daha az olmadn dndm hissediyorsan yine

haklsn. (71) Binali: Billah, kvrtiyrsen., (72) Kadnck Portre'ye: Sonraki ilikimiz hogr zerine kuruldu, iran'm. Gizlilik ve hogr. Ortalkta dolamasna ii olduu srece tahamml edilen bir hizmeti gibiydim! 'Aile' sorunlar gndeme geldiinde, dar kmas, 'arkamdan kapy kapat' uyarsyla istenen bir hizmetinin dlanmasn yaadm. 'im'in ne olduu, neden Krtlerle beraber olduum, 'senin bilecein bir i olduu srece irdelenmedi. Varlm, sen var olmam istediin srece teslim edildi. Hatrm sordularsa, Aa'nn khyasna selam vermek, Aa'nn hatrn saymak anlamna geldii iin sordular. Gnn 'parka' gibi, krmz karanfilli poster' gibi grsel, Nurhak sana gne domaz' gibi mzikal parolalarna cevap vermiyordum. Byleyken, bana yaktrlan 'snfmdan beklenen kibirli haklcalm da yoktu. Belki de bu yzden, bana en yakan sfat, 'kariyarist'ti! Kyl efendimizdir'di ya! Efendilerine yaranmaya alan uaklarn ezikliini renince canm yand. Buz gibi bir dnyayd oras. Tpk imdi oturduum masann dnyas gibi. iranm, gel sarl bana, ne olur! yorum. Portre: Olur

Kadnck:

Sahi mi? Sz m? (l l gzler!) (73)

iran: slamc:

Kariyaristsin sen. Herkese yaranmaya alyorsun. Yzde yz bizden deilsen, bizi sevme. htiyacmz yok. Kfrnde samimi olmalsn. (74)

Kadnck Portre'ye:

nsanolunun mutlak dman ihtiyac mutlak dost ihtiyac kadar mutlak olabilir mi? Ne dersin, canm? (75)

Kadnck Kadnca:

Selime Teyze'ye mi benziyorum? Cenazeden dne herkesin iine koan, davetiyesi hep unutulan Selime Teyze misin? (76)

Kadnck iran'a:

Sevgi tohumlar dururken, sevgisizlik tohumlarn sulamak nesi? Peki, sana yaranabildim mi, bari? Beni seviyor musun? (77)

iran:

Dr. Oya:

Tabii. Sanrm Herhalde Bilmem. Seni yanmda KADIN olarak istemiyorum! Dedim kzm sana! Erkek olaydn, keser atardk! Sen sa ben selamet! Kadn erkek yapamam!

Kadnck: Dr. Oya:

Ama beni kadn olarak istemiyor! Fesuphanallah!

VII
Cumartesi gn kapy alan Duran Kuran'n belirleyici nitelikleri,

aydnlk, yakkl yz, giysilerinin olaand dzeltiliyi ve diline pelesenk ettii, 'efendim' szcyd. sini, "Sizi almaya geldim." "Efendim, ben afak Bey'in orta, Duran Kuran," diye tantt kendi"Saolun," dedi, Rodoplu. Aada bekleyen arabaya bindi. "Dkkn afak Bey'in, deil mi?" "Yrin gl yanandan baka!" "Hayr, efendim, benim. Ama biz ortaz," Gnay' oturttuu arka kol"Ne gzel," dedi Rodoplu, akn.

tua dnd, gld, "Ahdimiz var, her eyi blrz," dedi,

dkknda kitap kadar, bebek, bebek kadar kalemtra vard. Kapnn dkeye sinmi olduunu grd. "Kerim Abi, naslsnz?"

Anadolu yakasnda, Maltepe taraflarnda bir yerlere getiler. Kk

na elenk-iekler dizilmiti. Gnay, bir baka eski tfek yazarn bir "Canm, merhaba, ho geldin! Gel, gel otur yanma." "Karl kayn ormannda, gidiyorum geceleyin, Efkrlym, efkrlym, elini ver, nerde elin?"

Tezghtar kz, aradan uzand, kasetalarn dmesine bast. Kerim Aabey, mzik, raflardaki Erdal z, Latife Tekin, Orhan Pa-

nc yazar tanmyordu.

muk, letiim Yaynlar, hizmet eden delikanllar, Duran Bey'in temiz pak, lilerin arasndayd.

siyah etek - beyaz bluz, sade ei, ilk tehisini dorulad Rodoplu'nun. Yadrgad, viski servisiydi, az sonra onu da anlad, paral solun, yani Partirak, sraya girenlerin ya ortalamas otuzun stndeydi. Hemen hepsi Rodoplu'nun elini skmak iin uzanyorlard. "Ho geldiniz," deyilerinde, Dkkn, doldu tat o gn. Ancak, dier imza gnlerinden farkl ola-

kendisini sahiplenen, kylerine gelmi bir yabancy rahatlatmak istemilerinden hecelediklerini fark etti, yal yazara eildi, onaylatt, "Abi, kim bunlar?" "ili'den kitap almak iin ta buraya m geldiler?" "Partililer," dedi, yannda beliren afak, "ili'den."

ni andran dokunakl halleri vard. Kitab tutularndan, evirip evirmele-

rinden, okuyucu olmadklar belliydi. Gnay, bazlarnn kitabn adn i-

syla. "Neden gelsinler ki?" diyeceini biliyor olmalyd, acele ekledi, "Trkiye'nin en iyi yazar burada, tabii ki gelecekler." fsldad,

"Gelecekler, tabii!" dedi afak zden, "eek gibi gelecekler" tonlama-

Gnayn alayl bakn yakalad, uzand, bir gl ald, eildi, kulana

yazarna!" Dudaklarn kulana dedirmi olmalyd, Gnay rperince gld, az ilerde duran iri yar delikanlya seslendi, "Olum, Sedat!" "Efendim, abi?" "Tamam, abi." "Nerede kald o viski? Git, getir hemen." En sradan eyleri, bir sr veriyormu ya da ortak bir snrlarn hatr"eriz, deil mi?"

"Trkiye'nin en gzel, dikkat et, bu defa en iyi demiyorum, en gzel

latyormu gibi sylemek yetenei vard afak'n. Aralarndaki mesafeyi Rodoplu'ya, imza gnnde, Suat ve arkadana ilikin tavrn hatrlatt. Kuran. afak'a eildi, "Geldiler mi?" "Seninkiler burada."

ortadan kaldran, ok eski dostmular izlenimi veren bir yetenekti bu. "yi misiniz? Rahat msnz?" glerek yaklat, gerek ev sahibi Duran

buldu, rahatlad. Ne ki, konutuunda sesinin duyduu rahatlamay aksettirmediini fark etti, Gnay. Tersine, Rodoplu'ya gz krpt, "Eek gibi gelecekler," dedi, Duran'a. "Bana birka dakika msaade edersin, deil mi?" "'Siz'in, 'sen'e, dnmesi, 'Trkiye'nin en iyi yazar'nn, 'Trkiyenin

afak zden'in gzleri dardaki kalabal hzla tarad, aradn

en gzel yazar'na dnmesiyle elenmiti. 'En iyi yazar'n cinsiyeti belirsiz ama 'en gzel yazarn' cinsiyeti tartlmazd. Kadn olmaya terfi mi, yoksa tenzil mi, edildiimi merak ettim!" diye anlatt Gnay. "Evet, saolun. Kim bu insanlar?" "Hemerilerimiz." "Nerelisiniz, Duran Bey?" "Rahatsnz, deil mi, efendim?" diye yine sordu, nazik Duran.

"Bayburtluyum, efendim." talikler balad,

"Vardm ki yurdundan aya glm, Yavru gitmi, ssz kalm ota Camlar ikest olmu, meyler dklm Sakiler meclisten ekmi aya. "

itirdi,

Duran'n Bayburtlu Zihni'yi tanmadn duymak istemedi, sz de"afak Bey de mi, Bayburtlu?" "Hayr efendim, o Gmhaneli."

"Zihni'nin memleketi!"

Duran'n, Rodoplu'dan hi beklemedii bir bilgiydi, "Bayburt'ta bulundunuz mu?" diye sordu, hayretle. rum. De get Bayburt, de get Bayburt, de get senden nem kald? Bayburt kalasnda canm, gmleim kald!' ya da byle bir ey! Bilir misiniz?" bilirim, da!' diyecekti. Duran.) "Evet. Kavaklar, kargalar, dereyi, kaleyi, bir de trklerini hatrlyo-

"Desenize iyi kavga ediyorsunuz?"

doplu. (Daha sonralar iyi dost olduklarnda, Eh, akolsun, ben Zihni'yi iyi nede de bulunmu ama Bayburt baka diyor!" varm!" gz krpt.

Duran Bey, karamad, Zihni'yi gndeme getirmediine sevindi, Ro"afak, Gnay Hanm Bayburt'u biliyor, biliyor musun? Gmha"Hadi, efendim!" dedi, afak, "Hi olur mu?"

"Diyor ki, Gmhane, yle kt bir yermi. Ne varsa Bayburtta "O kadarda deil!" dedi, Gnay, "Bir da hatrlyorum, hepsi bu. Ama, "Grdn m, bak!"

nedense gne grmezdi Gmhane. Akamst oldu mu, k yakmak zorunda kalrdk. Doru mu, hatrlyorum?"

liyle daha kentli, afak sallapati taralyd. Kentliden yana olmak yakk ti, kardiim!" derdi!) "Akolsun!" "Siz de nasl Bayburtluysanz, bir trk bile bilmiyorsunuz!"

hane-Bayburt ekimesinin arkasna saklandn hissetti. Duran, her ha-

Aralarnda, rtl bir rekabet var gibiydi. Gnay, rekabetin, Gm-

almazd, afak'la ittifak yapt, (Tlin olsa, "Halklktan kurtulamadk git-

afak zden, serzeniin yaratt frsat karmad, "Ben sana bir trk syliyeyim???" "Ltfen!" "Alama yr alama, aney," diye balad afak zden, "Mavi yazma balama, Yreimi dalama! Mavi yazma tez dolar, aney, Yreimi dalama... " Dalga dalga ykselen sesi gzelden ok itendi. Syledii Gmhane Mavi yazma tez solar, aney,

trks de deildi, ama aksini kantlayacak kimse olmadn biliyor olmem," diye italik'ledi, Gnay. "Almalar olanda gel, aney, Baheyi dolan da gel, Hasta dtm, gelmedin, aney, Bari can verende gel! Hasta dtm, gelmedin aney, Bari can verende gel!" Olanlara ne o zaman, ne de sonra inandm, ama doruydu!" dedi Gnay. "Kck dkknn havas deiti birden! Ne oluyor, diye bakndm.

malyd. Gnay' da srda etti, kimseye sylemezsin deil mi? "Syle-

dalardan sesleniyordu ve yeil elma, tarn ve kekik kokuyordu!

afak zden, ge zenen dalardan, bir kanat darbesiyle terk ettii "O anda, ylesine yrekten dayatan bir gereklikti ki, gnlerin, gece-

lerin dondurucu yalnzlndan, tarihimin srgit taleplerinden bizar deli lan, 'kadnlar, ehirler, metruk kervansaraylar gibi bo kitaplar, kendi Kitaplar!

pencerelerime kadar ykselen, yaam sahanlm tehdit eden Byk Yakafamla kendi gnlmle doldurmak zorunda olduum kitaplar!' Kitaplar! lar'dan indi Atnn terkisinde yabanglleri vard. Atl nereye ben oraya, atl kada hatrna dolduran bu kt giyimli, tral tarallardan, bu sahici insanlardan, snma talep etmek gibi lgn bir dnceye kapldm!" rnsn!" "teki" sesi. Ne ki, darda iselemeye balayan yamur, alkoln minnetle kabullendii rehaveti, ortaklaa bir koza rdler, italik savunma balad: "Ah, Gnay'cm, ah! Neydi bu gaflet, neydi?" diye, uyarmaya alt, Dilimde seslendirmediim bir nakarat: Umut tayan adam Zigana-

gnlm, deli bir ksrak gibi parlad birden! Ben-seviciler, l-seviciler,

nereye ben oraya, atl nereye ben oraya! Duran'n kck dkknn ar-

"Kalkn aradan dumanl dalar! Kalkn da dost elinin bahe ba g-

"Niye ardn o kadar? 'Sen dncelerin bulutlatn bilir misin?

Bulutlar, cvklar, katranlar dnce. armlar zikzak izer boyuna. Szcklerin mzii biter, uultu balar, bilinaltnn ya da bilinsizliin uultusu. Hayat, uyku ile uyuukluk arasnda dans eder artk. Tehlikeye den beden iin, bilin bir safradr. Kle gibi yaamak, le gibi yaamak da yaamaktr. Akln srekli isyanlarndan yorgun den beden, bu mark, bu geveze, bu merakl mealeyi bir fleyite sndrverir. Cinnet, bedenin zaferidir!" "Ne dedin, hayatm?"

mn kendi bardan uzatyor olmasnn ima ettii el koyma bildirisini kabul etti; yazar Gnay, tebessmle izledi, !"

Elindeki viski bardan uzatt afak zden. Kadn Gnay, gen ada"Gnay dehr elinden her zaman alar, Vardm ki ba alar baban

alar, Smbller perian gller kan alar, eyda blbl terk edeli bu ba"eyda blbl" dedii kadnlyd. Gnbegn, o kadar ok ve kadar

niteliklerden sadece bir tanesi olan kadn olma keyfiyeti" gndeme dierlerinden soyutlanm olarak geldiinde ne yapacan ardn iyi giriimine kar" mutlak dokunulmazl vard! nk, dnya o kadar bilirdim. Gnay'a gre, kadn olarak alglanmaya, "her trl anafine byk, o kadar zengindi ki, onu "salt bu niteliinin tanmlamasna, ilikinim!" derken de bir bakma ayn eyi sylyordu, "siyah bir gecelik giymasnn nedeni de bu olmalyd. lerini glgelemesine asla izin veremezdi." "Kadnlk bilgim yok ki, bemesini bile beceremem ben!" zden'in o yollu tutumunu olaan bir tavr olarak duygudalkla, ama muhatab kendisi deilmi gibi izlediini sanGlleri yaprak etti, assolist rnei, Gnay'n bandan yadrd. Haklyd, cokusunu tkamaya kyamazd. Prl prl, ne'e ne'eydi afak zden! Gller getirdi, gller gtrd.

pis ve o kadar znde erkek eyle bouuyordu ki, "varln tanmlayan

"afak'tan baka kimse byle bir eye cesaret edemezdi!" nsanlar bir Hava karard. Livaneli'nin yedi tepeli ehrinde brakt konca gl

garip baktlar, ama aldrmad Rodoplu. Biliyorum. iekler aan birisinin herkese ayr bir zlem anmsatt. Sol toplantlara hemen her zaman hkim olan ortak hznn kardelie benzer grnts sard sarmalad. Uzaklardan bir sar scak pencere imar etti. miz bir araf serse... " "Ben ordan geerken biri dese, 'Hanm, gir ieri!' Bir dek atsa, te-

istedi.

Mahzunlat,

mahzunlamasn yorgunluuna verdi. Kalkt, izin

maz, yle ey!"

"Brakmam," dedi afak, dnyann en aptal lafn duymu gibi, "Ol-

"afak Bey, ge oldu, ben kalkaym."

rn hayretle iselletirdi, Gnay. Bileini saran kt parmaklara bakt, ediyordu, "Laf m, yani?"

Dosdoru yzne yneltilmi, tutku, hatta tehdit sergileyen bakla"Olmaz, da!" dedi, afak yine. Olmayacan Gnay'n da bildiini ima

sayfalar dnd, Gnay da. Souk, pis, acmasz saati dnd, ar mereplerle karlama, yollarda olma saatini, sigara kahve imeyi, bakp amay, eyalarla, malumatla zenginletiini, yceldiini sananlar, sevgi, bakp da armay, anlayamamay, toplumun bir duvarndan bir duvarna srklenmeyi, nne srlen deerlerin hem iinde hem dnda yamet'i, felsefeci-yazar-retim yesini, yukar Mezopotamyay, renleri, rayan ele bakt, yzne akl gzlerin ta dibine bakt, iseleyen yamura bakt, "Nereye gidiyoruz?" ak, inan, drstlk, insancl deerler laflarn dnd. Ressam Ahbinlerce oyunu, binlerce yalan, binlerce maskeyi dnd. Bileini kav-

Kahredici yabanclamay, eve dndnde kendisini bekleyen bo

giriti.

"Harmana," dedi afak zden. Bileini brakt, hzla rgtlenmeye "Duran, sen Gnay Hanm' gtr, Sedat sen bizim arabay getir, Nec-

la siz buralar kaldrn..."

mterisi olmayan bir yerdi. Duran Bey'i ismiyle aran garson, geriye, nispeten tenha bir blmeyi ald. Gnay, SHP delegelerini ilk kez orada grd.

Harman, Bostanc'da, iskeleye yakn, tklm tklm, hemen hi kadn

r ortalama iki santim, giysileri ounlukla lacivert ve skc, rak gbekleri yalaryla orantl, asgari ikisinin salar boyal, on Partili; masada ezme, beyazpeynir, marul, ortada kark zgara, soumu ve sert. "Ltfettiler, benim yeni dkknda imza gn yaptlar... " "Estafurullah!" "...Biz de brakmadk. Aldk, getirdik." "Efendim, sayn yazarmz, Gnay Rodoplu," diye tantrd Duran,

Bir masa etrafnda on kiiydiler. Esmer, dudaklarn rten bykla-

ayn szleri sylemekten ve dinlemekten usanm, on kadnsz erkektiler. Yazar gibi yapan kadn ya da kadn gibi yapan yazar hem cinsen geldiini fark etti Gnay. Delegeler, kadn deil ama yazar tanyormu gibi yaptlar. orannda mukabele ettiler. hem de entelektel dzlemde alglanabilirdi. Kimliinin herkesin iine "yi akamlar, beyler," dedi, net bir sesle. Masadakiler kentlilikleri "imdi, kardeim," dedi, yanndaki adam onun yanndakine,

Kimin nesiydi, bilmiyorlard, yazardan bol ne vard. Ama, btn gece

m lzm? Bakarm, dnya grme uyarsa tutarm. Yoksa, tutmam! Bu blgecilik ii, bizi mahvetti! Bizim orada Aleviler. Adamlar blc. 163 kalksn deyince, kvrtyorlar. Devrimcilie, sosyal demokratla yakr m?" zunu emekli retmenle zorunlu konumasn kesip, "Dildeki gericilik en ok sizi etkiliyor." ca olduundan sz ediyordu. "TDK'ya karym."

"Ben, Lzm. Tamam m? Ama, Lzm diye, ille Ali Topuzu tutmam

"Siz yazarsnz," dedi Pendikli avukat, yanndaki, Ky Enstits me-

Trk Dil Kurumu yerine kurulan kuruluun ne denli tehlikeli bir irti"Ben, TDK'clardan deilim," dedi Rodoplu. "Kadn olup, hanm ha-

nmck oturmay beceremedii iin de" ekledi,

likte olduklar izlenimini vereceinden rkt. Belki de yleydi, kitaplarn Gerici olmasa gerekti, yine de, sz deitirmeye davrand, "Haydi, ielim! Gnay Hanm, rak alrsnz, deil mi?" yan banda patlad. Gnay'a eildi,

Duran, bu gereksiz deklarasyonun sonularnn gerici bir yazarla bir-

"Dikkat! On alarm durumu!" diye uyard teki sesi.

hi okumamt. Ama Cumhuriyet Kitap Kulb imza gn dzenlemiti. "Yahu, arabay park edecek bir yer bulamadk!" afak'n davudi sesi "Affedeceksin, deil mi?"

Pendikli avukat, iin ucunu brakmak niyetinde deildi, Gnay,

"Hele sen de atla bir," Duran' yerinden kaldrd, kendisi oturdu. "Atatrk'n miras," diye balad. Szn nereye gideceini biliyordu "Ben Atatrk' putlatranlardan da deilim," dedi. (Sonradan d-

i gld Gnay'n. Adam apak "ekin, ellerinizi!" mesaj veriyordu.

ndnde bu knn aslnda afak'a bir mesaj olduunu anlayacakt. 'Kimi dansa kaldrdn bil,' gibisinden bir uyaryd.) iesine uzand. Rodoplu, tepkisini anlamak ister gibi bakt. Hibir iaret

Masadaki gzler zerine dikilmedi, akld adeta. afak zden rak

gelmedi. te yandan, dkkndaki "mbarek" rehavetinin getiini, gereklie, "plak neon, arabesk kaset, rak, zgara et ve kadnsz erkek dnyas gereklii "ne dndn ii burkularak hissetti. Burada ne aradn hatrlamak ister gibi duraklad, oldu. lamaz klan bir faciay bylesine evkle alklamamtr!" dedi ve piman tarlmas gereinden, divan edebiyatndan, halktan, halkn okumularn

"Dnyada bizden baka hibir ulus, kuaklar birbirinin dilinden anPendikli avukatn, dilin yabanc szcklerin boyunduruundan kur-

dilini anlamadklarndan, bu nedenle dilin sadelemesi gereinden, aksi-

nin halk ve tabii, toplumcu ve sosyal demokrat dnya grne ters deceinden bahsedeceini biliyordu. yle oldu. Avukat Bey, Blent Ecevit'i neredeyse satr satr tekrarlyordu. etkisiz klma yoluna gittiler. Osmanl koullandrlmasndan kurtulamayan, kendilerini milliyeti saysalar da bilinaltlarnda Trk', Osmanlnn grd gibi hor gren kimi tutucu Trk aydnlarna gre Trke'yi zletirmek, onu yoksullatrp ksrlatrmaktr. Oysa, tm tersine Trke, zlettike zenginleen, nk zletike olanaklar daha iyi deerlendirilebilen ve her bilim dalnda, felsefenin her kolunda en ince ayrmlar anlatc terimleri kolaylkla retebilen bir dildir. Ne gariptir ki, kat din kurallarna gre ynetilen Osmanl Trk halk, yzyllarca kendi dinini kendi dilinde ve kendi dilinin kutsal kitabndan renememi, Arapa kelimeler kullanmak zorunda braklmtr. 1930'da, Atatrk, 'lkesini, yksek istiklalini korumasn bilen Trk milleti, dilini de yabanc boyunduruundan kurtarmaldr' diyordu. imdi de Trke'yi kurtarmak, ulusal kimliimizi, dolaysyla bamszlmz korumann bir gereidir. Ksacas sorun, temelde, Trk halknn, Atatrk devrimiyle ve cumhuriyetle kavutuu zsaygsn ve zgvenini, ulusal kimliini, bamszln ve zgrln srdrmesi sorunudur. Eer Trk halk bunlar srdrmeye kararlysa ki kararldr, her trl engellemeye kar Trke yaayacak demektir. Herhalde, alt yzyllk Osmanl saltanatnn yok edemedii Trke'yi yok etmeye, baz Osmanl zenticilerinin gc yetmeyecektir." bir bak frlatt Avukat Bey. Rodoplu, ikilemin, her zamanki ikilem olduunu dnyordu: Susacak, sktun ikrardan geldiini sanacaklar konuacak, kaacaklard! Avukat Bey'in hi tanmad birisini Trk' kmseyen tutucu Trk aydn iln etmekten kanmyor olmasnn ardnda yatan aptalca nyarg dayanlr gibi deildi, "imdi siz ne diyorsunuz, biliyor musunuz?" dedi Gnay, ar ar, Noktasz virglsz bir nutuktu; bitirdiinde kadndan yana muzaffer "Padiahlar iktidarlarnn snrsz olmasn istedikleri iin Trkleri

kt.' Turgut Reis deil, Barbaros Hayrettin. 21 Austos deil, 21 Temyum? Hangi birini dzelteyim, ne diyeyim size?" arkadalarna bakt, "Hi konumayalm m, yani?" nce bir duraklad, sonra da, "Heh, heh, heh!" zoraki gld adam,

"Siz diyorsunuz ki, 'Turgut Reis, 21 Austos 1565'te, Nice'te karaya

muz. 1565 deil, 1543. Nice deil, Marsilya. Bilmem anlatabiliyor mu-

yok!" diyecekken, sustu.

Rodoplu'nun dilinin ucuna geldi, "Eh, vallahi bence hibir mahzuru "Hep sizler konuun, bir konumayalm!" yine arkadalarna bakt.

Ezilen halk ocuunu oynadn gryordu Rodoplu; ezilen halk ocuunu oynadn ve birilerine yatrm yaptn. Gz ucuyla afak'a bakt, nay, onun da fkelendiini sezinledi. fkenin kayna da, muhatab da, kendisi olabilirdi. "Evet, ama grev, grevdir. nce kafalardaki kemekei dzeltmekten sorumluydu. datmaya, metafizik birer orospu olup kan kaypak, hain mefhumlara kar kmak zorundayz." Ev sahiplerini mahcup etmek pahasna da olsa, yanllektel kpr," brakt, Rodoplu. "Bakn, kardeim," diye balad, "ve atlmadk ve ne cinsel ne de ente"Bir kere, Trke'ye girmi dini terimler, Arapa deil, Farsadr. gen adam gzlerini nndeki tabaktan ayrmamakta kararl gibiydi. G-

nk, biz slmiyet'i Araplardan deil, ranllardan rendik. rnek: peygamber, rnek: namaz. Farsa'dr, Arapa deil. tir. Daha da kts, Bat dillerinden alnmadr, yani bamszlk sz konusu deildir. Bir boyunduruk bakas ile deitirilmitir. Mesele ondan ibarettir. rnek: Arapa kkenli 'usul' kelimesinin yerine geen 'yntem' kelimesinin 'yn' hecesi, Trke; 'tem' hecesi, Franszca 'systeme' kelimesinin 'tem'idir. Trke'de byle bir sonek yoktur. Ayn ey, 'kyas kincisi, 'z' denilen Trke'de kelimeler, tretilmi deil, retilmi-

mukassem' ya da 'dilemme'in karl olarak sunulan 'ikilem' kelimesi

iin de geerlidir: ilk hece Trke, kincisi Franszca. 'Mektep' kelimesinin yerini alan 'okul' kelimesi, Franszca 'ecole'n bozulmuudur. 'stvane' yerine kullandmz 'silindir' Bat dillerinin 'cylinder'idir. 'Umumi' 'gon'udur. kelimesinin yerini alan 'genel', ngilizcedir. 'Sekizgenin 'gen'i 'octagon'un TDK'da bir tek filolog, dilbilimci almad gibi, bir tek Trkolog da yok"O sizin yorumunuz!" dedi Pendikli avukat, pikin. Bunun byle olmas da doaldr, nk u kadar yllk hayatnda

tur. Neticeyi kelam, TDK, yaratt kavram kargaas ile Trk fikir hayatn tarumar etmekten baka bir ie yaramamtr." "Ne yorumu?" diye patlad Gnay, "Hangisi? Peygamber kelimesinin

Arapa deil, Farsa olduu mu, yorum? Silindir kelimesinin 'cylinder' olduu mu? Yapmayn, Allah aknza! Buna yorum deil, bilgi derler!" nn, bir o yana bir bu yana bakmaya baladklarnn farkndayd. Kendisi deil, yanndaki arkada azarlanan ocuklar gibi, 'bu szler bana deil, istemeye baladlar. Kirlenmilik duygusu tm hmyla indi yine. Ne sar scak pencere, "Gnay Hnm, sizi evinize ben brakacam, efendim." "Hayr!" diye araya girdi afak, dili dolayordu, "Ben brakacam! Sedat! Olum neredesin? Arabay getir!" gitsin mi, bilemedi. Rodoplu, "merak etmeyin" mesaj yollad. "yi akamlar efendim. ok teekkr ederiz." "Ben teekkr ederim. Saolun." "Tamam, abi," dedi, kadn endieyle szen Sedat. Duran, kalsn m Masadakilerin gzlerini kendisinden ve birbirlerinden kardklar-

beni ilzam etmiyor'u oynuyorlard. "Koca bebekler", birer ikier msaade ne temiz dek brakt. afak'a dndnde, onun da sarho olduunu grd! Duran, aknln fark etti, rahatlatmaya alt,

yana bir bu yana yuvarlanyordu. Sedat, yol stndeki bir bfeye ekti, bir ie daha ald, bana dikti. Kaseti yuvasna itti, di. Bir an nce eve gitmeyi, iine bakmay diledi. di, afak. "Evet, abi." Memleket mi, yldzlar m, genliim mi daha uzak?

Pahal ama ok bakmsz arabann iindeki bo arap ieleri bir o

Gnay' kapsamaya balayan beyhudelik duygusunu anlatyor gibiy"Sedat, bak, bu kadn var ya, bu kadn, Trkiye'nin en iyi yazar!" de"Sedat, bak! Ben k oldum. Bu kadna k oldum." "O arkadana fazla sert davrandm galiba." "Almalar olanda gel aney, Baheyi dolan da gel, Hasta dtm gelmedin aney, Bari can verende gel... hasta dtm gelmedin, aney, bari can verende gel!"

eyler" tebessm gnderdi, konuyu deitirmeye alt Rodoplu, di afak. Sonra aniden trkye krld,

Sedat'n panikleyen gzlerini aynadan yakalad, "sklma olur byle "Bo ver! iyi ettin! Hyar aas! Kiminle konutuunu bilseydi!" de-

Gzlerini Gnay'n gzlerine dikti, tekrarlad, Birden neelendi, Gnay'a sarld, "Bari can verende gel!" "Sedat, nasl geirdik, ama?!" "yle oldu, abi," dedi Sedat. "Geirdik, deel mi? Deel mi, kz?"

afak'n kor gibi yanan kocaman bedenine samayan cokusunda insann iine ileyen, rikkat uyandran hleler olduuydu. Gnl olsun istedi,

Neyi kutladn ok sonra anlayacakt, Gnay. O an iin btn bildii,

Gzlerinde deli prltlar, uzand, elini boynuna yerletirdi, tirdi, boynundaki elden kurtuldu.

"He, ya!"

Sedat duymam olamazd, skntdan al bast Gnay'. Srtn dikleEtiler sapa imdada yetiti, Gnay eildi, yolu tarif etmeye koyuldu. "Sedat, olum," dedi afak, "uraya bak! Buras da stanbul, bizim

"Seni istiyorum!" diye fsldad, afak, "imdi! imdi! imdi!"

oras da!" Gnay, afak'n elini smsk tutan elini teselli eder gibi okad. yine de ayrlmamak, biraz daha beraber olabilmek iin are aryordu. Gzleri d, afak'n, "Yap!" "Sana bir kahve yapaym m?"

Kapya geldiklerinde, gen adamn ayakta duracak hali kalmamt,

"Gidelim, aabey!" diye uyard, Sedat. sa ellerinin altndan kayacakm gibi Gnay'n yanndan ayrlmyordu. durdu. Gzden bir an iin olsun uzaklamasna raz deilmi gibi, uzaklar"Ben kahve ieceim."

Beraber mutfaa geldi, suyun kaynamasn bekleyemedi, dizlerinin zerine kt, ban tabureye ilien Gnay'n kucana gmd, uyumaya sayklyordu. Birden gzlerini at, "Kadnm!" "Seni istiyorum. imdi, imdi, imdi!" diye yar uykulu, yar uyank,

Yaamsal bir gereksinimmi gibi sarld.

sesi. ('Frtnaya ilahi' dedii, Rig Vedalardan bir duayd.) Gnay, kucanda tutkuyla sarslan gl bedene ne kadar yaktn dnyordu. "Bren bir boa, frtna! Tohum sayor topraa, Gzleri kor kor..

"Szcklerin orgazm ya da Frtnaya ilahi!" dedi, Rodoplunun teki

Kams rzgr.. Arabas sular. fritleri nne katar. Br, grle, tohumunu serp. Ufuklardan, ufuklara kanatlan, Vadiler dalasn, dalar vadilesin Boan, frtna!" durdu, Gnay. adam. Elini, erkein bann stne koydu, sk salarn efkatle okamaya Ama mrl mrl mrldanyor, geviyor, geriniyor, yerleiyordu gen "yi de," dedi, Gnay Rodoplu, teki sesine, "Uyandrmaya kyamam "Sylemedin deme!" dedi, teki sesi yine. "Eeeeh!" kzd, Gnay, "Ben de kadnm, da!" ekmedi elini, "Haydi, "Siz oktan m, tanyorsunuz?" "Yine elin yanacak!" diye uyard, teki sesi.

ki imdi! yle de gzel uyuyor ki!" canm, biraz kahve i."

Sedat'n gzleriyle uyand, afak. Evde yengesi bekliyordu. Giriteki kk aynada parlayan yznn sakin gzellii dikkatinden "Tlin hakl," dedi, teki sesine, "insann kendisini kadn hissetmesi "Sadece adam gibi bir adam istiyor. Br, grle, tohumunu serp! "yle," dedi, Gnay Rodoplu, "Yllardr tanyoruz."

kaacak gibi deildi. Gerekten, ok gzeldi! pek bir ey istemiyor."

"Yok canm, ne isteyecek, hibir ey istemiyor!" dedi, teki sesi,

Dalar vadilesin, vadiler dalasnm! Pehhh!" Alay ediyordu. "te, byle," dedi Gnay, "Ne dnyorsun?" "Duyduum en pespaye hikye," dedim.

likle karladm,

"Ya?!" Elleri titremeye balad, "Dost ac syler, ylemi?" italikini ita"Dost ac syler. yle."

VIII
Bugn, "duyduum en pespaye hikye" cmlesini hatrladmda ilik-

lerime kadar rperiyorum. Ben, Gnay Rodoplu'ya o gn, o cmleyle ihanet ettim. Etmeseydim bugn belki de yayor olacakt. malydm. Yapmadm! dm. Gnay' sevdiine, hep sevmi olduuna inanmal, onu da inandristeyen afak deil, benim!" demiti!- yapmadm! Uyarm olduu halde, - "Batan bir gemideyim ve kylardan imdat Kendisine kar ne kadar acmasz olabildiini bildiim halde afak'n kucandaki bann ok gzel bir ba olduuna inanmaly-

hatrlarsnz, iran'n romannn notlar arasnda, "Ben seni dzerken aslnda limitleri, polimetreyi, metropoln makro formunu, lineer aamal

organik dokuyu dzyorum!" diye afaka sylettii bir cmle vard. Onu da grmtm- yapmadm! unutmamalym!) o sralar "zgrlmle meguldm" de, ondan m, yapmadm? Yoksa, kskanlmdan m bilemiyorum. Bildiim hl varsa, hakl olarak, "Neye yarar?" diyeceiniz. o da kendimi mrmn sonuna kadar affetmeyeceim; sizlerin de bana, Sadizmin bize Bat'dan bulatn syleyip beni ileden kard "Kakts Aac'nda dedii gibi (o iirini bu kitabn arkasna eklemeyi

sabah, onu Arnavutky'de brakp gittikten sonra bir on gn kadar grmedik. O sre iinde ben Dergh'ta, Gnay'n demesiyle, "ruhumun geldiimiz hkmn henz sindirmi deildim! kincisi, lkenin hali prmelalinin nedenini Batya mal etmenin kolayclk olduunu dnnekrofilya seferi... Bilgi ve inanla, szle ve eylemle, malla ve canla, btn Sklm olacan dnrken, prl prl bir Gnay at kapy. "Ne yaptn, nasl geti?" diye sordum. "nanmayacaksn!" dedi ve anlatt. emrinde" kaldm. Rodoplu'ya, zlemin tesinde bir nedenle, "hesaplamak" amacyla gittim. ncelikle, l-sevici, nekrofil bir toplum haline

yordum. ncs de, "elemanlar birebir eleen biyofilik kmelerin kuvvetini sarf ederek biyofilya yolunda "cihat" arsnn dibine inmeyi istiyordum! nceki gn, karda, imza gnnde olduunu biliyordum.

geldiinde, o malum laf ediverdim, "Duyduum en pespaye hikye!"

Neesinin bana ac verdiinin farknda deilmi gibi anlatt. Sonuna Dondu kald, gzelim. Anlattna piman olduunu belli etmek iste-

yorum ama birden kendimi nekrofilya tartrken buldum. Gndemi deitirmek ihtiyacn o da duymu olmal ki, uzun bir konuma oldu. sevici ancak kendisini gl hissederse tatmin olur. Sadist, gl olmak

medi, neden yle dndm de sormad. Nasl yaptn hatrlayam-

"l-seviciliini g tutkusundan ayr dnemezsin," diyordu, "l-

zorundadr. Gl bir gazetenin gl bir yazar, mahallenin gl hrt, lkenin gl iadam, gl generali." teknoloji ile doru orantda artyordu. Bu iin bir yanyd. br yan, gcn teknoloji ile rtmesiydi. G, "G'e tapan, teknolojiye de tapacaktr ve de tersi, yani teknolojiye "Evet. Ama, sallanmay brakr msn, ltfen?" "Pardon.

tapan gce tapandr. G ile teknoloji arasndaki balant nekrofilik bir balantdr. Biri, dierini azdrr. Anlatabiliyor muyum?"

ye alma. rnlere tapnma diye, ileyen bir dzenlemeye -ilevi ne olursa

imdi, teknolojiye tapnma meselesinin sadece silahlara tapnma di-

olsun- hayranlk diye bak. Mesele u, artk i o hale geldi ki, gnmz insannn, Trk'n, ilgisi artk doann ve yaayanlarn stnde deil, mekanik olan, yaamayan, insan-yaps nesneler zerinde younlat. nsanmz, otomobiline kadnna gsterdiinden daha fazla ilgi gsterir, daha efkatli davranr oldu. Motordaki en ufak bir arzay anlamaya alrken, kadnn gzndeki glgeyi grmyor bile. Kadnna bir dal gtrmeyi akl tutan, kendi elleriyle ykayan, cilalayan, sevecen isimler takan, ocuuna haneye gider. O hale geldi ki, otomobilsiz hayat, kadnsz hayattan daha etmezken, otomobiline vazo takyor. Otomobilinden gurur duyan, 'aziz' ayn ilgiyi gstermiyor. Okul aile birlii toplantsna gitmez ama tamirdayanlmaz olabiliyor. TRT'nin 'Kit' isimli dizisini hatrlar msn? Trkiye'nin en sevilen dizilerinden birisiydi. Kit, konuan, uan bir sper otomobildi. Src ikinci plndayd. Bu otomobilin simgeledii 'g'n yle bir albenisi vardr ki, sradan bir insann hayat ile kyaslandnda daha

deerliydi. yle syleyeyim, araba vapuru batacak olsa, Kit'in kurtarlmas mionun kurtarlmasndan daha nemli olurdu. Ev kadnlarnn alet dknlklerini dn. Bu dknln nedeni o aletlere duyulan gereksinim deil -neticeden, hele de almayan kadnn 'akll frn' ihtiya-

cndan bahsedilemez- o aletlere sahip olmann verdiini dndkleri 'g'tr. kyor. Sen, nekrofilik eilimin Batllara zg bir nitelik deil de insaBu noktada, senin itirazn, demeyeyim de, kukularn diyelim, ortaya

nolunu tanmlayan yaradl zelliklerinden birisi olduunu dnmeye yatknsn. Hangi kltrn rn olursa olsun, insanolu yaradl icab, nin gibi dnenler ounlukta." yaayandan ok yaamayanla, malla ilgilidir diye dndn iin, gl olmak tutkusunu evrensel bir miras, adeta kader olarak gryorsun. Seyl ncesinin Msr ve Mezopotamya uygarlklarna kadar srlebildiini Rodoplu, insanolunun nekrofilik eiliminin izinin, bundan be bin

sylyordu. Kadim Msr ve Mezopotamya uygarlklar ile gnmz Avlik de, megamachine denilen yaplamaya duyulan hayranlkt. "Byk Makine?" "Yani?" amalardan koptuu aama."

rupa ve Kuzey Amerika uygarlklarnn birbirlerine ok benzedikleri, insanolunun o gn bugn deimedii saptanmt. En nemli ortak zel"Evet. Megamachine, "dedi, Gnay. "Mekanik aralarn insani ilev ve "Yani, insann makine tarafndan ikame edilebilir bir konuma indir-

genmeye balad aama. Makinenin insana deil, insann makineye maklaan bir dzenleme. Bu anlamda, devlet, siyasi partiler, i dnyas,

hizmet eder hale geldii aama. yle de dnebilirsin; Makine nihayet ii sendikalar gibi bireyi her an ikame edilebilir klan dzenlemeler de lm a'na girildi, falan. Geen gn Suatla konutuumuz eyler." "imdi... " en doru kelimeleri bulmak ister gibi duralad,

bir dzenlemedir. yle deil mi? Bydke, glendike daha da kar-

birer 'megamachine'dirler. Megamachineler ya da 'colossi, yani muazzamlar', insani ilev ve amalarndan koparlar. Nitekim yle oldu, 'Buna-

'Byk Makine'nin her an ikame edilir bir paras haline gelmesi, etkisiztimin' artmas demektir."

"Mekanik aralarn insani ilev ve amalarndan kopmas, bireyin

lemesi, toplumda bilirgin ve dogmatik bir dzenin yerletirilmesi, tar"Hayvan iftlii, Orwell, Asimov."

tmasz 'dorularn, kurallarn, yasalarn saysnn ve dolaysyla, 'deneBilimkurgu yazar Isaac Asimov'un, uzaydaki yaam dzenleyen Co-

lossus adl bilgisayarndan bahsediyordu. ('Colossus', ayn zamanda kitazam') Asimov'un galaksi imparatorluklarn yneten Colossus'un, izdm olduunu anlatt. megamachine ideolojisinin uzay andaki -yazar, 'Galaksi a' diyordufaaliyetlerinin sistematikletirilmesi arttr," diye srdrd, "insan dncesi kabul gren bir kalba dklr. rnein, zel mlkiyetin dokuduklar gibi, tutumluluun erdemi gibi, refah toplumuna ancak ok nulmazl gibi, rnein, krallarn tanrlarn yeryzndeki glgeleri olreterek eriebilinecei gibi, megamachine'in ne pahasna olursa olsun teklememesi gereklilii gibi, meneleri sorgulanmayan 'dorular' Allah "Tabii, 'Byk Makine'nin teklememesi iin insanolunun bamsz

bn da adyd - Latince 'colossi' kelimesinin tekili, Trke karl 'muaz-

kelam gibi belletilir." (iran'n romanna, "Esasen bunlarn hepsi uydurma," diye baladn hatrladm, "Samanyolu galaksisinin gne sistemi'Anamzdan ocuk yapmayz,' dedik, trmz kedilerden ve iguanalardan

nin kokuan bir gezegeni olan dnyada insanolunu insanolu bir an... ve ereltiotlarndan ayrdk. 'Zayf kollanmaldr' dedik, su kaplumbaalarndan, akallardan ayr durduk..." "Zamandan mnezzeh'ti sanki bu kadn! Gnay Rodoplu, ayn anda iguanalardan ve Asimov'dan bahsedebilir, du.) basit bir gazete haberinde Tevrat'n izlerini grebilirdi. Yreim burkulmeyen faaliyetler aalanr, toplum d braklr. Muhalefet asgariye in"Megamachine'le rtmeyen, kalba girmeyen, sistematikletirile-

dirilir. 'Kitle kltr' denilen kabullenilmi dorular btn', 'ansiklotannica, ngilizlerin dorularn perinlemeye yarar,

pedilerini kurarlar. Kendi ansiklopedilerini, yani kendi kltrlerini ayakAnsiklopedisi'de Heliconlularn... " Glmyordu. Gzleri d birden, "Neden dersin?" reklendirdi, Gnay, ediyordu onu. 'Galaksi

ta tutacak 'dorular'n. Bir Fransz ansiklopedisi, Franszlar iindir. Bri"Bizim ansiklopedimiz yok. Trk Ansiklopedisi yok."

Balanty nasl kurdum bilmiyordum. Uuk bir balantyd ama yCevap yerine, yumuack bakt. Frekansna girebilmi olmam mutlu "nk, ansiklopedinin varl 'malumat' sistematikletirilmi top"nk, ansiklopedinin l-sevicilii ile bir balants var. yle mi?"

lumun habercisidir. Deil mi? Onu demek istiyorsun, yle deil mi?" Yine cevap vermedi.

ridir," diye srdrd, artan bir enerjiyle, "Bu piramitlerde, mumyalanm cesetler yaarlar". Yani, l-seviciliinin be bin yllk sembolleridirler." "Viva la Muerte!" "Evet. Bugn, Bat'nn kltrnn izini srd en eski uygarla,

"Byk Makine ideolojisinin bilinen en eski sembol Msr piramitle-

Msr medeniyetine ilikin bilgilerimizin tm 'llere' ilikin bilgilerdir. vunlarn ateli mritleri de olabilirlerdi." "Hitler genlii gibi!"

Ehramlara ta tayanlarn kle olup olmadklarn bile bilmiyoruz. Fira"Hitler genlii gibi. Tanrsal bir fhrere ve onun dorularna tapn-

mak. Balanty gryorsun, her ikisi de nekrofilik. Nitekim, ayn blgede Asurlarn ve onlar takip eden her yaylmac imparatorluun, 'teknik be-

ceri'sinin bir numaral kant, yerle bir edilmi kyler, zehirlenmi topraklardr. Bu kadim imparatorluklar, gnmzn 'uygar' sadizminin pro-

seviciliidir, faizmdir."

totipini tekil ederler. Avrupa-Amerikan medeniyetinin teki ad lSihirli bir cmleydi sanki! Beni olaanst rahatsz etti. Yendiimi

sandm yabanclamann geri geldiini hissediyordum. Avrupa lkelerinin, mesela, bir sve'in, 'faist' olarak tanmlanmasn nasl kabul edebilirim ki!? Ne ki, Gnay, bu defa sabrlyd, tirdiini, Sandinist Nikaragua hkmetinin benzer bir fileme sistemi gelitirmek iin sve'ten yardm istediini biliyor musun?" Bilmiyordum, tabii! "sve'in vatanda filemede dnyann bir numaral sistemini geli-

ran iki ana kaynaktan birincisi Yahudi-Hristiyan, kincisi Yunan-Roma. Bu malum." "Evet?" "imdi bak, birinci kaynak, Yahudi-Hristiyan gelenei, Bat medeni-abartmyorum,

"Bak, imdi, neden byle," diye srdrd, "Bat medeniyetini olutu-

yetine bireyi hie indirgeyen, bir kitle kltr dayatr. yle ki, Yahudi, zere terk etmenin hasreti ile kavrulduuna

ruhunun bedeninden ayrlmak, bedenini 'Kinatn Sahibi' ile birlemek rip, belirgin ve bamsz bir varlk olan 'doal hali'ni yok etmesi istenir.

dklar kelimeler bunlardr- inandrlmtr. Yahudi'den bunu gerekletiYani, zgr iradesini bireyselliini yok etme yolunda kullanmakla ykmldr. Rab Yahova'nn kendilerine izdii kader dorultusunda yrmek zorundadrlar. Rab Yahova da, 'bilgi' aacndan elma yediler diye 'nda, Almanlara kuzu gibi boyun emelerinin ardnda da, bu anlay sidir, Yahudi gelenei. Bu balamda, dev bilgisayar 'colossus'a boyun kime teslim edecei meselesi olarak alglanr. emekle Rab Yahova'ya boyun emek zde ayn ruh halini, ayn insan grn yanstr. Mesele, insann zgr olup olmamas deil, kaderini bunlar yeryznde ile ekmeye mahkm etmitir. kinci Dnya Savayatar. Megamachine ideolojisinin en mkemmel uygulamalarndan biri-

kullan-

Roma dnyasnn insan grne gre, insanolu, kaderini tanrlarn lktr. Tanrlarn dnyas ile srgit bir atma iindedir. Mitolojiyi hatrsz, zgr olmasna, tabiatstnde egemenlik kurmasna engel olmak

Dnelim Akdeniz'in kuzey kylarnda yaayan dostlarmza. Yunan-

elinden kurtarabilmek, bamszln kazanabilmek iin rpnan bir var-

la: Tanrlar, insanlarn, 'ben bilincine erimesine, kendilerinden bamiin ellerinden geleni yaparlar. Zeus'un ateini alan Promete hikyesinhdr. erini yer ya- en byk gnah, tabiat stnde egemenlik kurmak gnaBu da, byle mi? Gelir, sa Peygamber. Kendi kitab yoktur. lmn de olduu gibi -hani bir kayaya balanr da, her gece bir akbaba gelir ci-

izleyen yetmi yl sreyle, Hristiyanlk Yahudi havralarnda retilir. Yani, sa'nn ve havarisi Petrus'un Hristiyanl Yahudiliktir. Bunun ima ettii kabulleri anlyorsun. di'yi grrz. Sonra, sa'nn lmnden on yl sonra doan, Tarsuslu Paulus Efenimdi, Tarsus'ta, tapndklar ilahn onlar kurtarmak iin ldne,

sonradan tekrar dirildiine ve gerektii gibi iman edildii takdirde, kendilerini ller diyarnn mabudu Hades'ten ya da Pluto'dan, kurtaracana, lmszletireceine inanan bir din, putperest Orfik dini hkimdir, gnahlarnn kefaretini demek iin hayvan kurban etmek deti de, hem Yunanl putperestler hem de Yahudiler arasnda yaygndr. Etti mi ? bu bir. Bir taraftan Eflatuncular, dier taraftan Stoaclar, bedeni ktlklerin kayna olarak lanetlemeyi srdrmektedirler, bu iki. nsanlarn

nahn devraldn, Tanr'nn lanetinden ancak Tanr'nn Olu'nu affettirerek kurtulabileceini' syleyen bir ussal dzenleme, ilahiyat oluturur. Zemin zaten msaittir, bu ilahiyat tutar, olur Hristiyanlk. iin gnahkr, bilerek isteyerek kt olan bir eydir. Dahas da var:

Paulus, onu ona katar, 'bir kadndan doan her erkein dem'in g-

Hristiyan insan da, yasak meyveyi yemek suretiyle Tanrya bakaldrd-

etmeye bir trl yanamyor olmasdr. Promete gibi o da tanrs ile ak

deyile asli Megamachinein ikame edilebilir bir paras olduunu- teslim

Gnahn kayna, insanolunun 'sradan bir yaratk' olduunu -bir baka

atmaya kalkmaktadr. Aklna gvenir. Oysa, Paulus'un tanmna gre, yapsn, onu yarglayacak olan, bir baka lml deil, kendi akl deil,

akl denilen ey, kutsal ve sonsuz olan Tanr'dr ve insanolu ne yaparsa Tanr'dr. Hal byle olunca yaayandan, yaamayana dnlmesi kanlni lmlden sonraki sonsuzlua evirir. lm aradaki bir aamadan ibarettir. Yaamann anlam, 'yaamann anlam yok' diye yaamak olur. ak, deil mi?" "ok basitmi gibi anlatyorsun!" lmszlk ad altnda lme, l olana yneli. Nekrofilik balantlar "ok kaba anlatyorum, tabii! Sana bir kanava vermeye alyorum, mazdr. nsanolu, bir baka lml zerinde odaklamaktansa, gzleri-

hepsi bu. Hristiyanlk, Yahudilerin telkinlerinden kaynaklanr. sa'nn

kiiliinden hz alr. Osiris, Attis, Dionysos gibi Akdeniz havzas tanrlarnn dirilileri ve lmszlk vaatlerine duyulan inan sayesinde glenir. ser, bu idari miras zerine muzaffer bir kilise kurar. Yani, yar Romal rofilik eilimin, Roma ile perinlendiine iaret eder. Paulus'un ilahiyatyla biimlenir. Romann rgtlenme biimini benimolur. Yar-Romal olma aamas ok nemli, nk Msr'la balayan nekimdi, putperest Roma hukukunu hatrla. Mlkiyet hakk, his utendi

et abutendi, 'kullanmak ve tketmek' hakkdr, deil mi? te bu sylem,

oluturur. O kadar ki, sonuta 'Tanr' iin bile geerli olabilmitir! Batl,

bu 'doru', Avrupa-Amerika medeniyetinin dnya grnn temelini

Tanry da kullanm, tkenmi olduunu dnmtr. On dokuzuncu melidir. Mal sahibine mal zerinde gerek bir Tanrsal hak tanr. Peki,

si, Roma Kodunun, Napolyon yasalarnn ve gnmz kapitalizminin te'mal sahibi' kimdir, biliyor musun? Baba! Baba'nn kars ve ocuklar

yzyln kavgasn hatrla! Nietzsche'yi hatrla. Jus utendi et abutendi ilke-

zerinde yaatma, ldrme ve satma yetkisi vardr. Buna 'mancipium' derler. Koca herhangi bir sutan sank karsn yarglama grevini de infaz da stlenir. Zina ne kelime, arap mahzeninin anahtarn almak bile lme mahkm edilmek iin yeterlidir. Batl kadnlar, 'mal' olmaktan korkuyorlarsa, yeridir. Feminist olsalar yeridir." diyordun!"

"Arap airlere ne oluyor, diyorsun? yle deil mi? Geen akam onu "Yooo," ban sallad, "Ben, Trklere ne oluyor diyorum," dedi, G-

deniz havzas medeniyetinin paras onlar. Ben, bize ne oluyor, diyorum. kartrmayaym. Ksaca zetlersek, bu medeniyetin insan 'eya'dr. Ve bu balamda, nekrofilya, Bat medeniyetinin ekirdeidir." mez! Kimse bilmiyor mu?" Rodoplu konuurken ben eitim sistemimizi dnyordum,

nay, "Son tahlilde, Araplar, Yahudi-Yunan-Roma geleneine komu. Ak-

aman kkenli Asyalya ne oluyor. Neyse, ona sonra dneriz. imdi akl

"Neden, bizde doru drst bir dinler tarihi, dnce tarihi retil"Kimse bilmese, ben nereden bilirim? Tabii, herkes biliyor. Ama, he-

lan," iini ekti, "Daha dorusu, eyalarla uramaktan, insanlarla uramaya vakit yok. l-sevicilerinin zaferidir, bu. Colossus'u krmaya kalkan Heliconluya, 'Vakf ne yapard, dersin? Bizim anlamamz, hzla duu anlay, bizimkine deil, Bat kltrne tmyle yabancdr. nsan ye, tepki gstermeye zorlayan onlarn kltrdr, bizimki deil!" Koyun olan biz deiliz, onlar diyordu! ykmamz gereken en byk put u: nsanolunun bamsz ve zgr olnceden kararlatrlm bir biimde dnmeye, almaya, talep etme"Evet! Tapmak iin yarattklar tanrlar da, bu kltrn rnleridir;

pimizin 'hayati' karlar ocuklar 'ocuksu' brakmakta birleiyor anla-

bu kltre uygun derler, bu kltrn yansmalardr. Bak, YahudiHristiyan gelenei kendisini gkyznde tekrarlamtr! Tanrs, dnyevi geleneinin izdmdr."

"Tersten halife?"

"Tersten halife, tabii!"

Karl Marx bile -'bile' diyorum, nk Bat'nn en zgn dnrlerinden znde, 'Felsefe, Promete'nin inancyla ittifak halindedir, ksaca, tanrlara mesele, tanrlardan nefret edip etmemek deil, 'tanr' denilen bu, lsevicileri, bu insan grn, kimlerin nasl biimlendirdiini sorgulamak olmalyd!" "Nereden biliyorsun yasas!" birisidir- gelenein etkisinden kurtulamamtr. Doktora tezinin nskar bir tiksinti duyuyorum, ' diyecek kadar kendisini kaptrmtr. Oysa,

"Tabi, bu arada komik eyler oluyor! sa'dan u kadar yl sonra yazan

biliyorsun diye sormalym. Bu iin fantezisi. Ama tabii Marx, Asya'y, olabileceini bilmezdi. Ama, konu Marx deil." Marx hesaplamasn henz bitirmemitim.

"Evet! Birisi Paulus'a Tanr'nn byle bir kiilii olduunu nereden

yani tanrlarn tanmlanmas meselesinin bambaka bir zmlemesi cekmiiz gibi grnen on yllar dnyordum. Kendi adma ben Karl Deildi, ama nemliydi. Kuamn geirdii on yl, daha da geire"imdi, insanolunun bamsz ve zgr olduu anlaynn Bat me-

deniyetine tmyle yabanc olmasnn bir sonucu da klelik kurumudur," diye srdrd Gnay, "Byk Roma Makinesi 'kleler' olmadan ileyekuzuncu yzyla kadar fiilen, yanl kelime, 'ilkel' biimiyle demek daha doru, sonra da teknolojik biimiyle srd klelik." "Ne demek istiyorsun?" "Demin de syledim. Teknoloji ille de, fze deil! letiim aralar da, mezdi. Yunan ve Roma, kleler zerine kurulmu medeniyetlerdi. On do-

tketim maddeleri de teknoloji rnleri. Nasl ki, Byk Roma Makinesi olmadan ileyemez! Teknoloji harikalar, televizyondan 'compact disc'e kadar, insanlar zerinde katksz bir denetim kurarlar. Onlara sahip olma

kleler olmadan ileyemezdi, Byk Pazar Makinesi de, teknoloji kleleri

tutkusu insan bir yandan sabah dokuz-akam be kleliine mahkm grdatamaz, bamsz retemez olur. htiyar Tagger'in dedii gibi, bir 'ilteknolojik stnlk, g tutkusu, i ie gemi bir yumak olur." krd filmlerin yapmnda kullanldn sorguluyordu.

ederken, te yandan da Byk Pazar Makinesi'nden bamsz faaliyetleri

nler. Mesela, kendisini ekolayzrn bysne kaptran ocuk, gitar tnmaz. Teknolojinin boyunduruundan kurtulmak mmkn olmad gibi, "Bilgisayarl bilmemneli" teknolojinin, rnein, sinema endstrisinlstratr'dr artk. retilmi olan tekrarlamaktan baka bir ey yapa-

de neden insanlarn barsaklarnn ortaya dkld, beyinlerinin fkullanr da, iyiliin eitlemesi yaplmaz?" "nk," diyordu, "Batlnn cek olsa da yaplmaldr. Ay'a gitmek mmknse, insanlar acndan lse "Ayn teknoloji neden ktln bunca eitlemesinin yapmnda

kafas 'bir eyin yaplmas teknik olarak mmknse, o zaman yaplmaldr' kafasdr. Yani, nkleer silah yapmak mmknse, hepimizi yok edelumun ana kural. nsancl deerlere tmyle tersmi, onlar siler geermi, ne gam! Bu ii becermi olmann kibri, kendini beenmilii de cabas!" "Narsizm!" "l-sevicilii," dedi Gnay. de gidilmelidir. Bu sibernetik toplumun aksiyomudur; teknotronik top-

lere savurmutu. Yanndan uzaklara, uzaklardan yanna att bir top gibi

Beni alp srklemi, Yahova'dan Colossus'a, piramitlerden galaksi-

hissediyordum kendimi. Belki tekrar sryordum ama her seferinde bir lar acyla, Parlad kaan bir ksrak gibi, imekti uzaklarda akan, Yanm soldu o solgun kta! dim.

yerlerim krlyordu. Sonra garip bir ey oldu. O solgun kta gkyz

oldu, Sard drt bir yanm, Acyla dokundu bana, ardm. Parlad dudak-

Gerekten byle oldu! Ama, tabii, o farknda deildi, ben de syleme-

dist ben-sevicidir. Batllarn baka medeniyetleri alglayamamalarnn,

"Tanm itibariyle her ben-sevici ille de sadist deildir ama, her sa-

kendi kitle kltrlerini dayatmalarnn, yaamn her alanndaki ftursuz yatmalar eklinde yansr." "Kle bizde de vard."

smrgeciliinin arka-plan kendilerine duyduklar aktr! Bize dzenin z-uzman aydnlarnn 'halk alglayamamalar, kendi kltrlerini da"Hayr. Asya'da kle yoktur!" Kesti, att!

lar myd insanlar? Bunu nasl aklyorsun?" gmlm olmasn nasl aklyorsun?" Durdum. Gnay da durdu.

"Yapma, Gnay'cm! stanbul'da, esir pazarnda, para ile satlmyor"Sen, Sleyman Paa'nn trbesinde, paa, lalas ve atnn yan yana "Asya'da narsizm yoktur! Kendini beenmi bir Hintli dnebiliyor

musun? Vedalara bak, Upaniadlara bak. Kle kltr, Trklerde de yoktur. Klelerin ina ettii bir tek yol, bir tek saray, bir tek cami yoktur. Oysa, Roma'ya bak. Bizdeki kleler daha ok sava esirleri gibidirler. Azat yetinin tarihi klelerin tarihidir. Tabii, imdi 'kle' deyince senin aklna mparatorluunda, Roma vatandalarndan baka herkes kledir." "stnz, deil mi? Onlardan stnz!", diye mrldandm. "Ne yleyse?" "'stn', senin kelimen," dedi Gnay, "Benim deil, canm." bsbtn aztmasn hi deilse geciktirecek bir denge unsuru olabileceimiz umut edilebilir. Ama, tabii, in hikyesini bilirsin. Hani, herkesi "Trkiye bir tr evrensel emniyet sbab olabilir! l-seviciliinin

edildikleri zaman da gelemeyecekleri mevki yoktur. Oysa, Bat medenidoal olarak Amerika'ya satlk olarak zenciler geldii iin bu hkm doru deerlendirmeyebilirsin. Ama, Yunan' ve Romay dn. Roma

delirten bir su vardr. Birka kii bu suyu imemek iin direnirler ama

sonunda o kadar yalnz kalrlar ki, ne olursa olsun der, ierler. Trkler de sonunda iecekler, herhalde. yle grnyor." meselesi olduunu sylyordu. 'Delirten su,' nekrofil Bat medeniyetiydi. Bu yolda iyiye gidilmeden nce ktde alnacak daha ok yol vard. "yleyse, hi k yok!" Meselenin, zalizm, ANAP iktidar filan deil, Batya duhl" etmek

ne inanyorum. Onlar ilerine yarayan eyleri bulup karmakta ustadrlar. Yllar yl, neredeyse kara by dedikleri akupunkturu kefedip, en lar." "Hakszlk olduunu dnyorsun... mu?!" iyi uygulaycs kesildikleri gibi. Sonra da dnp tekrar inlilere satar"Ne fark eder?" diyerek omuzlarn silkti, "Derman kimden gelirse

"Yooo, hayr. Var. Ne ki, ben n Dou'dan deil, Bat'dan gelecei-

gelsin, dermandr. Kald ki, okuyan, yazan, aratran onlar... Her neyse!

Bari bu aamada hi deilse iyi muhalefet ya da kadim deerlerin bekityden baka bir ey kalmayacak!"

hine'den bamsz yaamay beceren insandan birka boncuk, birka bekiliinin sadece Trklerin sorunu olamayacan dnrken buldum. kadar sahip kmalyd. Beni adamakll etkilemi olmalyd ki kendimi, insansal zgrln

liini iyi yapabilsek! Kendimizi l-sevici Bat'ya kaptrrsak, Megamac-

'nsan zgrl' diye bir evrensel miras varsa buna Batda en az bizim ildir. Bilenin sorumluluu, bilmeyenden fazladr. Tpk, hkmedenlerin, cl, hem de sper devlet olunmaz." s, rktmyor mu seni?" "Hi kukusuz!" dedi Gnay, "Ama, gel gr, bilenle bilmeyen bir de-

yneticilerin sorumluluklarnn, hkmedilenlerden fazla olduu gibi. Sper devletlerin sorumluluklar gibi. Ama, tabii bu bir safsata! Hem insan"Her eye bir cevabn var, yle deil mi! Her eye bir cevabnn olma-

benzeten ben deildim. Aclarna uhrevi bir nitelik yaktran ben deildim! Konumasn, anlatmasn isteyen ben deildim! Ne olmutu bana duu balanty hazmedemiyordum. Oysa, Gnay, 'kle gibi' yaamann da yaamak olduunu bilenlerdendi. Ama ben o dnemde hayata 'ussal' bakyordum. Kendi nekrofilik eilimlerimin henz farknda deildim. diye sorguladmda, cevabn imdi biliyorum artk. afak zdenle kur-

Ne garip, ne yakksz bir soruydu! Sanki, onu Therese'deki rahibeye

tk ya da eletirel inceleme sonucu varlan bir sonu deil, genel mutabaNarsizm tuzana dmemek gerektiinin bilincindeyim. Ve revizyona hazrm. Her zaman." dndm.

"Hayr," dedi, "Hayr, nk, 'gereklik'in hemen hibir zaman man-

kat rn olduunu gzard etmemeye zen gsteriyorum. Btn grmeye, sada solda srtan boluklar brakmamaya zen gsteriyorum. ncinmi olmalyd, ama belli etmedi. Bunun daha da kt olduunu "Eve dnelim mi?" diye sordum. Anlad, tabii. "Kuran da Akdeniz havzasnn rndr," diye balad, "Ve tabii, di-

er iki kitaptaki pek ok anlay paylar.

hun zihin olduu; tenin lml, ruhun lmsz olduu dncesinin ortak olduunu hatrlatt. Ancak, slmiyet'te lem, korku, yasak, gnah nedeniyle deil, ak nedeniyle olumutu. nsan, lanetlenmi de deildi. Tersine, Allah, meleklerine 'Yeryznde kendime bir vekil yaratacam,' 'Melek gibi adam,' tanmlamasnn kfr olduunu dnyordu, Gnay. yun eme ya da isyan etme zgrldr. diye seslenmi, yarattn bilgilendirmi, sonra da meleklere, ona secde etmelerini buyurmutu. nsan, semavi varlklarn tmnden stnd. "Daha sonra da insan 'zgr iradesi'ne emanet eder," dedi, "zgr

nsann, ten ve ruh denilen iki unsurdan olutuunu; tenin doa, ru-

irade insann en byk zenginlii saylr; iyilik ya da ktlk yapma, bo-

etmi olmas ok nemli! Bu anlay, insana duyulan gven onu tensel ve

Bak, slmiyet'in insann zgr olduunu, bamsz olduunu teslim

zere yreklendirir! Dnyann ve kendisinin sahibi olduunu; dnyadan, dier yaratklardan ve kendisinden sorumlu olduunu syler. O kadar Davanzda bana bavurursanz, bazlarnzn dili kuvvetli olabilir, baznzn sorumlu klar ki, brak bir papaza gnah karp kurtulmay, Peygamberin arkasna bile gizlenemez." Hadis'i hatrlatt, '"Ancak, bir insanm ben. sz brnden daha kandrcdr. Ben de iittiime gre hkm veririm. Bir Mslman'n hakkna tecavz ettiyseniz, bana yanl hkm verdirerek birinin hakkn aldysanz, bilin ki o hak, bir ate parasdr: isteyen alsn, isteyen braksn.' Nasl bir sorumluluktan bahsettiimi anlyor musun? nsan kendisine ya da istersen buna 'bir lml'ye de diyebiliriz, yarglatan sorumluluk! Seni, senden baka knayacak kimse olmasa da, yaptn Bu inancn ima ettii dnyevi tavr ok nemlidir, nk, sadizm ve onu ktln hibir tan olmasa da, srdrmen gereken hayrhah tutum! izleyen nekrofilya Byk Makinenin insann elini kolunu balad, kendi adna dnemez hale getirdii ortamlarda yeerir. Megamachine, 'resal silah da ayn tavrla retir! Napalm retmeyi reddeden bir ii snf tenle retileni' ayrtrd iin insanolu gnlk mesaisinin sonucunu kavrayamad bir kr dvnn iine itilir, ocuk mamasn da, kimyaSovyetler Birlii'nde bile yeerememitir. Hiroima'ya atom bombas frlatan uan pilotu, yapt iin sonularn alglayamaz! Karmak bir srcs gibi daldrmtr. Bir taraftan megamachine ideolojisi dayatr, makineyle ba edebiliyor olmasnn heyecan iinde nce Mehmet'in iz te yandan, zaten belirli bir kadere mahkm olduunu syleyen din kiratt felketi bilimsel kaderidir diye kabullenir. Bu ereve iinde oluan sosyal bilimlerin ve ideolojilerin tanmlad insanolu da 'eli kolu taplar. zleyen kymdaki roln kavrayamayan insanolu, elleriyle yabalanm' bir yaratktr. rnein, bir Marksiste, 'O pilot o bombay at-

ruhsal -maddi ve manevi- dayatmalara, Byk Makine'ye kar durmak

masa, dnyann ekli deiirdi,' dersem, 'Eer o bomba atlmam olsayd, tarihsel durum baka bir pilot getirirdi,' eklinde ilkel bir determinizmi yanstan cevap alacam tabiidir. Neden? nk, Megamachine'in hkmettii dnyalarda sadece Tanr'nn deil, ideologlarn gznde de bir hitir insanolu! Kitapl dinlerin arasnda bir tek slam, Hiroima'y, vatan Asya'dr. in'dir, Akdeniz deil." slmiyet'teydim, sordum. yorum."

ne tarihsel durumun ne de nceden belirlenmi alnyazsnn deil, insanolunun marifeti olarak grr! deolojilere gelince, insanc ideolojiler Konfys', into'yu dndn biliyordum ama ben daha hl

"Bunun ima ettii ey, Mslman'n o bombay 'atamayaca' m?" diye mayandr. Tabii, ilkesel olarak. Profesyonel Mslmanlardan bahsetmi"'slm' kelimesinin kkeni 'sulh'tur, bilir misin?" "Evet," dedi, sevinle, "evrecilerin Refah Partili ya da Refah Partili"Tamam, tamam biliyorum! Yzbinlerce camimiz var, ama Msl"yle! Oysa, slmiyet'in insanoluna ykledii sorumluluun ima "Mslman, ileri o noktaya getirmeyendir! Mslman, yabancla-

lerin evreci olmamalar garip deil mi?" man deiliz! Deil mi?" dedim.

ettii liyakat mthi bir eydir, arkadam. Rnesans hmanizmas filan arken, sadist Zeus'un kucana dtler! te yandan, 'lemlerin Rabbi, na hareket etme yetkisi veriyor! Bat insan kendisini byle bir iltifata asla layk grmedi! Ezikliinden kurtulamad!"

bunun yannda ocuk oyunca kalr. Adamlar, gaddar Yahova'dan ka-

dem'in Yaratcs', insanolunu kendisine vekil tayin ediyor! Kendi adnsann boyun eme ve isyan etme zgrlnden bahsetti. slm'n

insan grnde, insann kimsenin klesi filan olmadn, itaatin ancak

'iyilik emredildii zaman' art olduunu, bireyin iyi ile kty ayrt ede-

bilmek iin her an uyank olmakla ykml olduunu ve kim emrederse emretsin, kty reddetmek gerektiini anlatt. teki ad 'biyofilya'dr." "Biyofilya?" Duralad, "Her koyun kendi bacandan aslacaktr. Ksacas canm, slmiyet'in "Yaam-severlik. teki anahtar kavram. l-seviciliinin tersi." "Bunun iin buradaym," diye hatrlattm." "Evet, yle..." "Uzadka uzuyor, ama," diye zr diledi yine, "aresiz."

saptanm bulunuyor. Herhangi bir Batl psikolou oku, ayn eyi syleyecektir. nsanolu, amasz, dnyaya atlm bir nesne gibi yaayamyor. deil, etkili olmak istiyor. Bu etkinlii toplum iinde yakalayamazsa, Ne kadar gvenlik iinde olursa olsun, sadece beslenen ve reyen bir makine konumuna indirgendii zaman ac ekiyor. Tekdze bir yaam kendi icat ediyor, yani yok ediciliin heyecann yayor. Bir ey yaratmyorsa, kimseyi etkileyemiyorsa, kendini beenmiliini insanlara zarar vermeden tatmin edemiyorsa -unutma ki, kii narsizmini bir politikac, unun cenderesinden kurtulamyorsa, izleyen yaamsal iktidarszlk ve hilik duygusunun dayanlmazlndan ancak yaratamad hayatn yok len sokan arasnda bir yerde de zmlenebiliyor. Veyahut l-sevicilii bir ne bileyim, sinema yldz olarak da tatmin edebilir- tecrit olunmuluedilmesi prosesinde yer alarak kurtulmaya alyor. artlara gre bu,

yle syleyeyim, bugn artk insann bir cisim gibi yaayamad

'dazlaklkla Hitlerlik arasnda, efendim, ikenceye izin verenle, copu fiikiinin kendi bedenini hedef alabiliyor. Uyuturucu, alkolizm, intihar gibi. ntihar istatistiklerine bak: nsanlar ak, itibar, intikam gibi tutkular dnyada en ok intihar vakasnn olduu toplumlar, fiziki ihtiyalar en ok karlanm, en gvenli toplumlardr." iin kendilerini ldryorlar ama a kaldklar ya da cinsel arzularn tatmin edemedikleri iin intihar eden hemen hi yoktur. Bir de stelik

"sve."

karlayarak yaatabilecei yolundaki, znde mekaniksel ve kaba inan-

"Mesela! Bat medeniyeti, insanolunu salt fiziki gereksinimlerini

cn srdrmeye devam ettii iin, iddetten kurtulamyoruz. Yoksul toplumlarn, Dou Avrupa'da olan bitene hayretle bakmalar, 'rahat klarna nltan bu oldu. Nihayet, 'bilim a'nn rnyd adam. Bilimin 'kutsal hunu yok etmeden rahat etmeyecekler bunlar!" "ok kr, artk Gorby var!" dedim, alayla. m batt?' diye ap ap kalmalar da bu anlayn rn. Marx' da ya-

inek' olmad ortaya ondan ok sonra kt. Korkarm, insanolunun ru"Gorby'nin bir kurtarc olduunu kim sylyor? Komnizm naslsa

yenildi, muhalefetin bynden kurtulduk diye daha da azmayacaklar-

n kim sylyor? Narsizmin kudurmayacan kim sylyor? Unutma, insanlk tarihinin en acmasz sadistlerini, Hitler'i, Stalin'i yetitiren verimli toprak Bat medeniyeti. Ve bu medeniyet srekli bir biimde, filmlerle, televizyon dizileriyle, basnla, salgn hastalk gibi yaylyor." Sovyetler Birlii'nde, Gorbaov'la balayan srecin emperyalizm

pitalist Bat'nn tartmasz zaferi demek olmasndan korkuyordu Gnay.

szcn gndemden kaldrm gibi grndn sylyor, bunun ka-

Ona gre sosyalizm, Bat kltrnn en yenir yutulur uzants, dnyann nev komnistiyle duygu ba gelitirirken buluyor, kaderin bu oyununa

kltrel mozaiinin korunmasna hi deilse dilde destek veren anlayn

rnyd. Bu nedenle olacak, zaman zaman Rodoplu'yu en banaz Brejglyordum! Moskova'ya gzellik yarmas tertipleten, Amerika'nn birinci leydisini karlayan Rus ocuklarna ngilizce arklar syleten gaybi'nde, ngiliz sefirine erkek-erkee dans ederek ov yapmak zorunda braklan Nzm Hikmet'in snf arkadalarn hatrlattn sylyordu. "Bu aalk soytarlk gururumu incitiyor," demiti. "Bu ok ar bir sulama, deil mi?" Yanl anlad, retkeliin, kendisine bir zamanlar, Heybeliada'daki Bahriye Mekte-

ritlerinin yreklerini tashih etmek yolunda hibir gayretleri yok! Tersine! Bir dnsene, barn yceltildii bir uzay filmi neden yok? Neden sava'a koullandrlyorlar? Anlasana, bu defa da, 'uzayllar' yanstlyor l-sevicilii. Ters halifelik iliyor yine." "Uzayl Batlnn galaksideki izdm demek istiyorsun?" kitleler daha imdiden, ortada fol yok yumurta yokken, 'galaksiler aras

"Az bile! Ruslar dhil -nedir o Yeltsin efendi?- Bat uygarlnn m-

ln l-sevicilii de Heliconlu bilmem nereli olup, galaksiye kt! Bak, teknoloji gibi ilerliyor. Elektronik a da bitti, bilgi a balyor. Bu yerini 'bilenler' ve 'bilmeyenler', 'eitilebilenler' ve 'eitilemeyenler' diye iki snf alacak demek." "Nasl yani?"

"Evet! Firavun nasl Yahova olup, gkyzne ktysa, yirminci yzy-

ne demek biliyor musun? Bugne kadar bilinen snflar kaybolacak, onun

lard? Neden biliyor musun? Refleksleri zayft. Dmelere zamannda

hatrlyor musun? yi uaklar olduklar halde pilotlar hedefi bulamam-

"Bir rnek verirsem daha kolay anlayacaksn. Kaddafinin uaklarn

basamyorlard. Bu memleketteki arln farknda deil misin? Kalk, bir rz! Oysa, daha imdiden hza eitimli, 'akll askerler' var. Atari oyunlayar reniminin kazandrd hz dnebiliyor musun? Yirmi-otuz yl iinde, tarihin hibir dneminde olmad kadar vahim bir 'bilenler ve bilmeyenler' ayrm olacak. Vahim, nk bilgi aralar da tpk retim aralar gibi, sermayenin, yani nasl anlataym, Haydar'n ans gibi, elle cak. Bu 'ey' altn yn deil, elmas yn da deil, bilgi, iliki, hrs, senet

sokaa bak. Bak, Trklerin hareketleri nasl ardr! Srklenir gibi yrryla yetien kuaklarn gz/el koordinasyonlarn, becerilerini, bilgisa-

tutulamayan, doatesi ama kesinlikle ynlendirici bir 'ey'in elinde olasepet gibi ('senet sepet'in nihayet 'verilmi bir sz' olduunu hatrlatyordu) bir 'ey' olduundan, el de konulamayacak. Aradaki uurum, bir kitap bulup okumakla, malumat edinmekle de kapatlamayacak. Bildii-

miz anlamda 'kitap' da kalmayacak 'okuma' da. Keilerin yazmalarn niden gndeme gelecek. Daha da kts, genetik mhendislii ilerliyor. Bu, Bat'nn, belki de herkesten daha vasfl adamlar retebilecei demek.

kilitli kaplar ardnda sakladklar karanlk alar gibi bir dnem balayacak. 'Bilginin yaylamamas' hususunda bugne dek sylenen her ey yeBtn bunlarn anlam u: Ya bu adamlar, daha bilgili, daha stn olmann sorumluluunu tayacaklar, retilecekler, ona gre hazrlanacaklar caklar. Ve Bat bu gc insanln emrine vermeyi bilmedii iin, Trkler ya da despot kesilecekler. imdiki halde bir tr tanrclk oyunu oynamalar ok daha byk bir ihtimalmi gibi grnyor. nk, ok gl olagibi 'bilmeyenler' ya da 'eitilemeyenler' zerinde mutlak ve snrsz delime, yldzlar da istiyorlar. Teknolojik baar, omnipotans, yani kadiri

netimi kurmak isteyecekler. Bunlar Camus'nn Kaligula's gibi, ay ne kemutlaklk, yani, insani snrlarn almas illzyonunu yaratyor. Kaligula'y hatrla; tanrsal g peindeydi, insanlar sadistik denetim altna aldrmelerini aalayarak izliyordu. Yunan tanrlar, Rab Yahova, hep ayn ekoldendir. Sistemin hamurunda var bu. alyor, bazlarn ldryor, geri kalanlarn glmeyi, akalamay srNe yazk ki, teknolojik baarnn yaratt kadiri mutlaklk illzyonu mt. Senatrlerin kanlar ile yatyor, onlarn ac ekmelerinden keyif

ile l-seviciliinin kadiri mutlaklk illzyonu sonular itibariyle ayn kapya karlar. Daha da vahimi, her ikisinin temelinde de ayn sakatlk yatar: Hayatn patronu olmak tutkusu! Vahimden de vahimi, gl olana tn ezer."

hayranlk, mazoizm, dnyay dal budak sarmaya devam ediyor! Ve sadist, gsz olandan, kendisine kar gelemeyenden nefret eder, bsbak olduunu syledi. Sadizm, bir insan ynnn teki ynn denetim mrc denetim, smrlen kitlenin bamszln, haysiyetini, eletirel Sadece bireylerin deil, medeniyetlerin de sadistik olabileceklerinin

altnda tuttuu, serpilmesine izin vermedii durumlarda yeerirdi. S-

dncesini, reticiliini yok eder; bunlarn yerine koyduu elencelikler, smrlen ynn kiiliinin gelimesini nlerdi. dedi Gnay, "imdi, televizyonlar cinayet, sava, terr, her trl sapklkla elendiriyor. Magic Box denilen Trke szl Amerikan televizyonuna bak! Sunulan elence ve heyecan, 'ne'e deildir! Coku, zgrlk gerektirir; ama denetleyen grup buna asla izin vermez! Sonuta ortaya kan, gittike byyen bir hortum gibidir. Denetim altnda tutulan kitlenin bireyleri kendilerini bombo ve iktidarsz hissederler. Trkler gibi." "Roma imparatorlar kullarn gladyatr dvleri ile elendirilerdi."

"'Onlarn her eyini tahrip ettik. Felsefeleri, dinleri mahvoldu. Artk

hibir eye inanmyorlar. Derin bir bolua dtler. Anari ve intihar iin olgun hale geldiler!" dedim, "Orient "e nasl kyldn anlatan Louis Massignon'dan alnt yapyordum. Baknz, "Oryantalizm" Edward Said! ekten de iktidarsz hissediyoruz. Sindik. Korku iindeyiz; yarn ne ola"Evet. Aynen yle," dedi Gnay, "Trk'n ii boald! Kendimizi gerasla adam olamayacamz korkusu. ocukluu, srgit

kusu,

cak korkusu, gelecek korkusu, hibir eyi doru yapamayacamz korAncak, sana unu syleyeyim, deminki alnt, Louis Massignon'un

aalanmakla, dayakla gemi yetikinlerin ruh hali bizimkisi.

kadirinasl. Onun merhametini Trk aydnlarnda grmyoruz! Unutma, daha geen gn Tanzimat'n bilmem kanc yldnmn "kutladk". Tanrm! Ne ironi! l-sevicilerine 'duhul etmenin", smrgecilerin ynfer deil! O kutlamay, l-seviciler yapmal, Louvre'da, Beyaz Saray'da balo vermeliydiler!" kinci Sultan Mahmut'a, 'ilericilik' olsun diye, askerin bana Yunan temlerini renmeye karar vermenin yldnmnn kutlanmas ne de-

mek! Tanzimat, utan verici bir zorunluluk olabilirdi ama kutlanacak za-

apkas giydirten hamakat dnyordum! Ne diyordu bu kadn? Daha da byk bir hamakat fesi 'yasaklamak' myd?

diye srdrd, Gnay. "Akrabann akrabaya akrep etmez ettiini hikyesi! Haysiyetimiz, zgvenimiz yok oldu. Kiiliimiz yok oldu. Artk biz, cuklarn akli donanmlarn idman ettirecek, beyinlerinin elektrik ykl se onlar dinlemez, kimse tepki vermezse, gsz ve iktidarsz kalrlar. Tpk, Trk halk gibi!" Ne kadar anlatsa, anlatamayacakm gibi skntlyd, 'biz' deildik. Tpk, o ocuklar gibi, zihinsel bir ktlk yayoruz. Bak, okpr kpr hcrelerini altracak drtler olmazsa, tekdze ve neesiz bir ortama mahkm edilirlerse, donarlar. Seslerini duyuramazlarsa, kim-

birlikiler, havan dvcnn hk deyicisi kadar bile olamyorlar!"

vururlar. Bozlak sylemeye kalksa, 'yle sylenmez, byle sylenir,' diye

"Ya, bak!" dedi, bezgin bir sesle, "Arabesk sylemeye kalksa, azna

Rahmi Saltuk'larn ortaya dkerler (tonal mzik demek istiyordu). Borsa'ya gitmeye kalksa, 'Srtk aktr, ayya rantiye, dnek solcu," derler. Amerika'da lobi yapmaya kalksa, kuduz kpektir, Yaar Kemal Mitterrand'dan dl almasn dese, 'eek!' Yani, ya icab samalayan ocuklara bile byle muamele edilmez! Edilmez, be canm!" kendi lkemiz iindeki iktidarszlyd. niyetimiz olarak Bat karsndaki iktidarszlmz; kincisi, kitlelerin brokrasinin, mrekkep yalamlarn, 'dardakiler' zerindeki Tanrsal

Trkiye'nin trajedisinin iki ynl olduunu syledi. Birincisi, mede"Brokratik despotizm! Aydnlar devleti! Oligari! Silahl ve silahsz

denetim tutkusu. Gelitirdikleri grup narsizmi: Kendi dnceleri, kendi lamadklarn alglayamama, aalama, eyalatrma, yok sayma tutkusu. Sosyal sadizm."

duygular, kendi gereksinimleri dndaki dnyalar gnlden alglayamamalar. Giyimden damak zevkine kadar kendilerinden olmayan, onayAlmanya'daki Trkleri dnyordum. Bana 'lmez otu'nu art-

ran bir diren yok muydu? "Direniyoruz tabii. Bir ksmmz hl direni-

yoruz. Mamafih, Batl, rnein, Mevlna'ya gidince biz de peinden gideriz! O yzden diyorum ya, 'k da batdan gelir'." "Ama, umutlu deilsin?!" "Ksa vadede, hayr. Bilgi ana giriyoruz. Ve dediim gibi, Batllarn

hibir insanca hazrlklar yok. Bir Fromm'la, bir Edward Said'le olacak i deil." yum?" "Seni dndren, bu 'eitilemezler' snf dediin ey, yanlyor mu"Yooo, hayr. Tersine, beni 'eitilenler' dndryor. Bi-lenler'in,

bilgili olmann sorumluluunu nasl tayacaklar dndryor. 'Eitlik' denilen kandrmacaya snp, bilmeyenlerle sidik yarna kacaklarn ...bilmeyenlerin canlarna okuyacaklarn dnyorum." dum,

'Eitlik'in ilkel bir paylam biimi olduunu dndn biliyor"Evet. 'Eitlik'e deil, 'kardelik'e inanyorum. 'Eitlik fiilen mmkn

olmayan bir kandrmacadr. nsanlar kardetirler ama eit deil! Kk kardeiyle boks yapmaya kalkan bir aabey dnsene! Bazen, bu eitlik iin uydurduklar bir kavram olduunu dnyorum." 'Fraternit' evet, 'galit' hayr! diyordu.

denen eyin, gllerin gl olma sorumluluklarn srtlarndan atmak "nsann optimum pay almas baka ey, eit pay almas baka eydir.

Eitlik olsun diye, bir bebekle bir delikanlnn nne ayn cins ve miktartar koymak deil! nemli olan bu blm gerekletirecek biyofilik yaplanmay gerekletirebilmektir. " "Hrpalyorsun beni!" "Niye? Sadece dnmeye davet ediyorum."

daki yemei mi koyacaksn? Paylamak, azami doyumu salayacak bl-

m becerebilmektir, biri a kalrken tekinin nne yiyemeyecei mik-

Dnyordum. Anti-demokratik olduunu dnyordum.

pediye, ayak takmnn idaresine dneceini unutuyorsun," dedi, "lkel rin burnunu." "Ne demek istiyorsun?"

"Su geirmez ahlaki kuramlarla destelenmeyen demokrasinin demo-

kovboylar gibi, salt saylarla dnyorsun. Burun sayyorsun. DelegeleYorulmu olmalyd ki, "Naranara naa... Na na na naaa! Na"Clint Eastwood, irkin Joe ile teke tek vuruacak! Kasabadan kimse

ini taklit etmeye balad! En kaln Holivud sesiyle konuuyordu,

ranaranaaa, na na nommm!" diye 'yi, Kt ve irkin' filminin fon mzi-

der! Say birebir olmal! 'Birebirlik kutsal bir kuraldr. Kasaballar Clint Eastwood'a yardm etmedikleri iin, irkin Joe kazanr, kzlar tecavze yle ey?!" urar, kasaba tarumar olurmu, ne gam! Biz, iki heybetlinin erkeklik riok ciddiydi!

karmayacak! Kim glyse o kazanacak! Sonularna katlanlacak! Ka-

teline kaptrr, huuya durur, ktle raz olurmuuz! Olur mu lan, "Davul ktnn elinde, tokmak iyinin! Olmaz, olmaz! Ne birebir, ne

hibir eyi deitirmez! Kald ki, kendini kandryorsun! Bu Trklere (eliyle stanbul'u iaret ediyordu) bir halk jrisinde yarglanmay kabullenecek kadar gveniyor musun? 'Allah, korusun! Dalara talara, ulu ulu aalara!' demeyecek kadar gveniyor musun?" Son darbeyi de vurdu, "Bir dn, peygamberler ve Marxlar 'seim'e girselerdi, ne olurdu?"

ikiye iki, olmaz! l-seviciliinin iktidara 'demokrasi' ile gelmi olmas

en dleri dnyordum! Uygulamada rezili kacaksa, 'teori'nin ne deeri vard? kikati deil, kendini ver," dedi, Cemil Meri'ten alnt yapyordu, '"Kendini, yani ryan! Olmak istediin gibi grn, olduun gibi deil! Ne dndm biliyordu sanki! 'Sanki'si yok, biliyordu! "Bana ha-

Ne dediini anlyordum, tabii! nsanolunun elinde paavraya dn-

Zaten nasl olduunu, ne olduunu biliyor musun? Her yalan bir yarat." luna krk gn akll dersem akll olmaz m? Ne dersin?" Nedendir, hi bilmiyorum, ama afak zden'i dnyordum!

Biraz durdu, ekledi, "Deliye krk gn deli dersen, deli olurmu. nsano"Gerek u ki, insanolunun deiebilmesi, kiiliini, hayata yeni bir

bak as gelitirerek 'dntrmesi' ile mmkn olabiliyor. nl psikorerek, yeni bir hayatiyet kazanarak btnleebiliyor. bakmak.

loji profesrmze, geen gn bana kitabn okuduun adama sor, dorulayacaktr. nsan hayatla, yaam destekleyen tutkularn harekete geislmiyet'teki karl 'cihat'tr. Cihat, yani, bilim ve inanla, szle, eyBu abann lemle, malla canla, btn gcn kullanarak amurdan ykselmeye komnizmi Jivkoftan bilmeye benzer! Olmaz yle hakszlk! O ifadeyi de taknma! slmiyet'i Kral Faysal'a bakarak yarglamak, Ac olan ne biliyor musun? u konutuumuz eyler, u veya bu bi-

imde bin drt yz yldr syleniyor ama narsizm Bat'nn kulaklarn deil, insan eliyle l! l-seviciliinin durdurulamaz ykselii!" Birden durdu, "Amma da ok konutum, deil mi?" "Bana hl slm' borlusun," dedim.

va varken, sadece 1900-1940 aras 892 sava! Milyonlarca l, eceliyle

sar etmi, duyulmuyor. Sonu, 1500-1599 yllar arasnda 87 tane sa-

olarak, Bat medeniyetinin nekrofilik kyclnn alternatifi, biyofilik insann kar karya geldii temel bir seenektir, insanolunun yaradl

"Bir baka zaman, ne olur!.. Ama, u kadarn syleyeyim: Kuramsal

slmiyet'tir. Erich Fromm, 'Yaayan sevmek ya da ly sevmek! Her biyofilyaya msaittir; ancak, psikolojisi nekrofilyaya ynelebilir,' derken, Mslmanlarn 1400 yldr syledikleri bir eyi tekrar ediyor: nsanoolmas. Yaradlndaki amura, yani, kyc nekrofilyaya, doru alalmak lunun amur ve Allah'n nefesi gibi birbirine zt iki unsurdan olumu

da, Allah'a rahman, rahim ve gaffar olan Allah'a, yani biyofilyaya doru ykselmek de onun bilecei itir, nk zgr iradesi vardr." yimserliine dayanamadm artk! "Ya, cebbar, kahhar, mtekebbir olan Allah'a, despotizme, kahretme"Cihat olacak," dedi Gnay, sakin sakin.

ye, kibire ynelirse ne olacak? Bunlar da Allah'n sfatlar deil mi?" diye soruverdim,

balayan ya da kvrk hanerleri ile saldran, gz dnm ynlarn hayali rperticiydi! Sylediinin bu olmadn, kiisel slahattan bahsettidiklerini dndm. "Kavga, insanla kader arasnda deil artk, insanla kelime arasnda. Ynlar onun iin yayor, onun iin dvyor, onun iimden geenleri gryormu gibi bakyordu, ini biliyordum ama yine de yle oldu! Kelimelerin psikolojik boyutlarn dndm ben de. En masum szcklerin bile ne denli rktc olabiliin lyorlar, "diyen Cemil Merii ilk kez anladm hissettim. Rodoplu lum bir medeniyetin yelerini, saral sahtekrlar, iren yaratklar olarak takdim etmesine dayanamyordum!" dedi, "yle byk bir hakszlk ki!" duyarlln incitiyor." olmadn ima ediyordum, "rtnmek iine gelmiyor! Kara araf estetik kusuzdu! Ne ki, Gnay tnmad, "Ne demek istiyorsun?" "Yine de, seni dergha gtremiyorum," diye takldm, Mslman "Senin ya da bir bakasnn, nyargl ya da sadece cahil birinin, maz-

rperdim! Salyalar kara sakallarnn stne akan, kendilerini kr-

Neyin intikamn alyordum bilmiyorum, ama intikam aldm ku"Bak, o doru," dedi, gzlerimin iine bakarak, "Ama, unutma ki, Ku"Ak, deil mi? Kuran Kerim'in arkasndan, boy boy kara araf pat-

ran, Burda Model misali, patron vermiyor!"

ronlar kmyor! Kara araf vahiy deil, bir tr moda! Tesettr, bindall ile de, kaftanla da gerekletirilebilir. Kara araf gerekten irkin bir

vam olamaz."

klk. Ama, ben de TRT deilim, lemin zevkini ynlendirmek gibi bir daOnu seviyordum! "Neden ama?" "Gnay Rodoplu, bir tarih hatas olduun hususunda srarlym!" "Tanrnn bile unuttuu bir idealistsin de ondan." "Bu hakaret mi, oluyor imdi?" "Hayr. ok dokunakl oluyor." kullanmamakta srar ediyordu. Kendisine gelince, "Haaadi! Belki de sana tercman oluyorumdur?! Ya da, sana bir 'dil'

buluyorumdur? yle ya, sufizmle uraan sensin." Tasavvuf kelimesini

dn farz edip kelimelere dken birisinin dnya gr olsun, bana fark etmez. Trdan, ona dnyadaki yeri ve rol hakknda birka ynetici dar sahiplenen birisinin nnde eilirim! Unutma ki, kitlelere doyurucu

"Bana fark etmez, ster vahiy, ister Allah'n ne demek istediini anla-

dnce, yaayn dzene koyacak birka kural, 'bir harita' verecek kabir sistemi, modern ideologlardan ok daha nce din reformcular ve nm'n 'geri kalm' bir lkenin vatandalarndan bekledii aalk olacam imdi? Bu ne crettir!" sn istiyordum. peygamberler sunmulardr. Bu peygamberlerin arasnda Hazreti Muhammed gibisi yoktur. Esizdir. Byle dndm, cahil Elizabeth Hakompleksi iinde savunmaya gemediim iin, 'fanatik' Mslman m lerdeydik. Gnay'n, ne Semea, ne de onun Trk karlklar ile uramaHmla dnd, "Bover, demez!" dedim. "Nasl, demez?! Dnyann en kanl katliamlarn yaratm, rklk'rtica'nn '90'lar Trkiyesi'nin 'krizi' olmaya aday gsterildii gn-

tan, faizmden, nkleer silahlardan sorumlu bir medeniyetin akakla-

rnn Mslmanlara syleyecei bir tek szleri olamaz! Kald ki, biz l 1071 yl olmutu!" "Yani?" di. Biz yabancyz."

Trkz, Ortadoulu bile deiliz! Biz bu topraklara geldiimizde sa doa"Yani, Akdeniz havzas Samileri ile Aryanlar oktan btnlemiler"slmiyet'e de mi?" "Resmi slmiyet'e de." ulu deiliz de ne demek!" "Olur," dedim. "Saat ka?" ard,

"ok oldun, ama!" dedim, "Batl deiliz dediini anlyorum. Ortado"Deiliz!" dedi Rodoplu, bir yandan da glyordu. "Yoruldum artk. Bir baka zaman anlatrm, olur mu?" "Bee geliyor. Bak, gzel bir bar biliyorum. Buraya ok yakn. Orada "Yaa? Neresi?"

birer kadeh bir ey 'alalm'. Sonra yemee gideriz." "Ziya Bar," dedim, ciddi ciddi. "Serseri!" dedi, "Ne serserisin!"

IX
Ameliyat olmas gerektiini hibirimiz bilmiyorduk. Ara ara ortadan

kaybolduunun, yzn bir kabuki oyuncusu gibi kapsayan beyazln farkndaydm, tabii. Ama, Gnay'n transandantal dediim aclar da ayn ondan!" diyordu.

biimde etkilerdi grnmn. Garipti, ama, rnein yorgun olduunda olaanst gzelleirdi. "Hibir eye sinirlenemeyecek kadar bitkinim de Dehete ve mthi bir korkuya! na?" Her ey olup bittikten sonra haber vermi olmas dehete sald beni! "lebilirdin!" dedim, "lebilirdin! Oysa, sylenmedik o kadar ok ey

var ki! Konumadmz o kadar ok ey var ki! Neden yaptn bunu ba-

yordum, ama yapmadm. imdi, dndmde inanmas zor, ama yapmadm, nk bylesi davran fazla dramatik buluyor, Amerikan filmlerine yaktryordum! "Tam bilemiyorum," dedi, "ok zel, asla paylalamayacak bir dene"lebilir, beni bir toprak ynnn banda brakabilirdin!"

Yanna varmak, rtlerin altndaki sevgili bedeni kucaklamak isti-

yimdi. Son tahlilde yapabilecein bir ey yoktu. zlmekten gayri. Bilmediin bir eyin de, seni zmeyeceini dndm." ettii bir gururla. "Riski gze aldm ve kazandm!" dedi, sahte olduunu bilerek ak "Ama, benim srtmdan!" dedim, "Oysa, fikrimi sorabilirdin. znt-

m nasl harcamak istediimi sorabilir, tercihime sayg gsterebilirdin." Olanlar anlatt. "Tu!" dedi, kollarn at, "Azck gelsene!"

rektirdiini sylediinde, karanlk basmak zereydi, kar apartmanlardaki dairelerin klar birer birer yanyorlard. Hemen sonra maydanoz bahesinin ardndan muhteem bir ay dodu, kmadaki karayemiin yapraklarnn glgesi camda titreti. Ve Gnay, ertesi gn bu saatlerde, gereinin ilk kez idrakine vard. ay yeniden doup maydanoz bahesini aydnlattnda, yeryznde ihlal Odasna, kitaplarna, dantel rtlerine, l evini toplamaya gelen bir

Oya, telefonla arayp tahlillerinin sonularnn mutlak ameliyat ge-

ya da iptal edilmi olacak bedenciklerinden birisinin kendi bedeni olacayabancymasna, kendisinin olmayan gzlerle baknd. Egemenlikleri altna girerim korkusuyla benimsemekten korktuu, yllar yl horlad k el halsn, her daim azna kadar dolu mavi sigara tablasyla yaad etme dncesinin cann acttn, hayretler iinde fark etti. eyalarn, deseninin keyfini karmaktan haniyse sululuk duyduu kak-nefret ilikisini ok sevdiini, onlar bakalarnn tasarrufuna terk

kadar titrek olduu saniyelerin tikledii, yaamnn benzinin solduu bir yebilirim gkteki mehtab; yavrusunu kucaklayan ana gibi; barna bas bedenimi toprak! Ben nasl rtersem erkeimi, sen de beni yle rt, toprak!'" bocaladklarn, gen adamn azna, burnuna topraklarn dolduunu, asna panikletti, ii daralmaya, kesik kesik nefes almaya balad. Kalkt, kokusu raklarn nicedir anasonsuz olduunu hatrlatt. Gen airin cenazesini dnyordu. Topra krek krek stne anda, kirli bir tablann uyandrd duygularn younluu rperticiydi. "ok garip! iir okumaya baladm," diye anlatt, '"Bir daha greme-

Yarnn maydanoz yapranda tutunmaya alan bir su damlac

onu boduunu dnyordu. Bu dnce darack bir asansrde kalmbulabildii en byk bardaa rak doldurdu. Ortala yaylan i ispirto dum! Sanki, o i bir trl halledilebilse, lme de yeni bir deneyim gibi "Bu dnyadan ayrlmaktan deil, kabrin karanlndan korkuyor-

bakabilecektim! ok garip, ok tuhaf gerekten! Asyalym, diyorum da

inanmyorsun! Ne oldu, biliyor musun? Alkol kanma karp, beyin hcdakilerden ok daha fazla olduu duygusuna kapldm. Hani o iirler vardr ya, "Nasl da zgr bu yabankazlar! Nasl da dinleniyorlar Yu dallar zerinde! Ve biz! Kraln ezeli ilekeleri, henz ne darmz ne pirincimizi ekebildik. Anam babam ne yiyecekler? Sen, o ok uzaklardaki mavi gkyz! Syle, ne zaman bitecek btn bunlar? Kzarmayan yaprak, karsndan koparlmayan koca m kald?" Ya da teki, "Yalvarrm sevgilim, terk et bu mezray, stn dallarn krma; ste zleceimden deil, babam uyandrmandan korkarm.' Yalvaran, sevdadr, tutkular tarumar - Baba emri yerine getirilir. Yalvarrm sevgilim, duvarmdan atlama, dutun dallarn krma; kuruyacandan deil, aabeyimi kzdracandan korkarm! Aabey sz tutulur. Yalvarrm sevgilim, bahe yaygsn alma, sandal aalarm krma; aalar nemsediimden deil, kyllerin dedikodusundan korkarm! relerimi efkatle kucakladnda, teki dnyadaki dostlarmn bu dnya-

Dilediklerini yapsalard klar, neler demezlerdi komular!' Sonra bir tane uuk. Huzursuzum. Aada, solan otlarn arasnda hl kprdad; ayak sesini duyduumu sandm. Sonra bir ekirge tt. Dou ufkunda hilal grnnce, tepeye trmandm. Onu gney patikasndan gelirken grdm. Yreim ykn boaltt.'" Syledii iirleri biliyordum, in iirleriydi, sa'dan 2000 yl nce "Ata ruhlarna tapan bir aman'dm, sanki! Topraklarndan zorla sok garipti, ama art arda bunlar hatrlyordu! daha, '...Kahkahaiei tepemden trmanr, mor beyaz, mavi krmz renkleri

yazlmlard. Tam 4000 yl nce ve bir o kadar gncel!

klp, lme tahsis edilmi erlerin ezeli ve ebedi figann, yrei ku gibi arpan gen kzn telan, yeryznn tlsml gzelliklerini onca yl nce yakn gibiydi." Ne kadar yalnzd, yarabbim! Ve ben bu yalnzl kramyordum!

kayda geiren inli ozan bana akranlarmn hepsinden daha dost, daha "Yooo, yalnzlktan deil," dedi, "Senin gzlerinin hayata, benim gz-

lerimin lme dnk olduu bir dnemdi. Doast bir deneyim yaam olmalym. lgin olan, melekler filan deil, hatta hadislerini yreimde m olmam! Bu lm denilen eyle pirlerim halleebilmilerse, benim de olmal. Aklma gelenlerden birisi de Kazancakis'ti, mesela. Ona smsk karanla onunla el ele atlayabileceini dnyordum!"

hissettiim Hazreti Muhammede de deil, kadim air ve yazarlara dnefendice hallemem gerekir ya da elle gelen dn bayram gibi bir duygu sarlabileceimi, dizinin dibinde yllarca oturabileceimi, lm denilen itiraf etmeliyim ki, Rodoplu gibi insancl -hmanist anlamnda kullanyorum- bir yapya, insana dayal inan sistemlerini yaktrmyor da deildim! "Sanrm, Kazancakis bildii iin," dedi Gnay. "Ata ruhlar, ha! Hogeldin, into! Neden acaba?" diye sordum ama

balad,

"Neyi biliyordu, Gnay'cm?" Gzlerini kapatt, ezberden sylemeye "...Lenin 'in grevinin ne olduundan da haberleri yok; yepyeni, daha

iyi bir dnya yaratmak iin geldiine inanyorlar. Oysa, Lenin yaratmak iin deil, yok etmek iin geldi. Ardndan gelmesi gerekene yol amak zere, bu kokumu dnyay yok etmek iin geldi... ' 'Ardndan kim gelecek?' 'Mesih. Mesih gelecek. Gelecek ve partizanlarn bana geecek. Bir daha da armha gerilmeyecek, bizi ksz, hakszlklarla ba baa brakp gitmeyecek; gkyz ve yeryz birleecek bundan byle.' 'Benim istediim de bu, hayatm boyunca ayn eyi, yeryzyle gkyznn birlemesini diledim. Ama yolunu bir trl bulamyorum; ac ekmemin nedeni de bu.' 'Ben de, sana yol gstermek iin geldim, Muhterem Peder. Gen yamda klavuzun olduum iin beni bala. Ama sana klavuz olan ben deilim, genliktir. Bu akam gentik senin hcrene girdi, sesleniyor: 'Bizimle gel!' diyor.' 'Bizimle gel!' diyordu kei, yal din adamna, sakin ve batan karc bir sesle. 'Saymz az ama bir avu maya btn hamuru kabartmaya yeter.' 'Bu sylediklerini devrimciler biliyorlar m?' 'Balangta sustum. Utanyor, srrm herkese amak istemiyordum. Onlarla yayor, onlarla omuz omuza savayor, gcm yettiince dnyann yklmasna katkda bulunup, Mesih'e yol amak iin ldryordum da. Ama konumuyordum; iimi paralayan bu srr kendimde gizliyordum. Bir sabah, varlmn derinliklerinden bir ses ykseldi: 'Bu adamlar nefret dolu!' diye haykrd teki sesim. 'ldryorlar, lyorlar, umut besliyor ve nedenini bilmiyorlar; sen biliyorsun. Kalk, konu onlarla. Yerimden kalktm, bir kayann stne ktm. Tepeden trnaa silahl, gs fieklerle rl elli kadar sakall adam evreme topland. Ha kardm, kahkahay koyuverdiler. Yreime zrh geirdim, onlar aydnlatmak iin konumaya

baladm. Ama iki szckten ok syleyemedim; bir kahkaha, slk, kfr tufan koptu: 'Din bataklktr, halkn afyonudur! Alak satlm! Atn dar! Atn dar!' Beni dvdler, ellerinden kurtulup katm, baka bir daa ktm, orada da aalandm, dayak yedim, ldrlme tehdidiyle karlatm Ama Tanr bana yardm ediyor, ellerinden kurtulabiliyordum... Evet? Geliyor musun?' Yal din adam gelmiyordu. 'Ktsn,' dedi, gen kei, Ktsn. nsanlara acman gerekir. ' 'Delikanl, en yce eyin iyilik olduunu mu sanyorsun?' 'Evet.' 'Deil ite! En yce ey zgrlktr. Daha dorusu, zgrlk uruna verilen sava.' 'Sevgi, deil mi?' 'Hayr. zgrlk uruna verilen sava.' 'yleyse neden vaazlarnda hep ayn eyi, sevgi szcn syleyip duruyorsun?' Sevgi, son deil balangtr. Harekete gemesi iin halk sarsmak gerektiinden, 'Sevgi, sevgi!' diye haykryorum boyuna. Ama tek bama ya da Tanr ile konuurken, sevgi demiyor, zgrlk uruna sava diliyorum.' 'Peki, ama o zaman zgrle yklediin grev ne?' htiyar adam, 'zgrlk,' dedi, titreyen bir sesle, 'zgrlk, bir hedefe ynetmez. Yeryznde zgrle rastlanmaz. Yeryznde rastlanlan tek ey, zgrlk uruna verilen savatr. Eriilmeze erimek iin savayoruz, insan bu yzden hayvanlktan kurtuldu. Ama yeter bu kadar. zgrlk lmdr.' 'Gidiyorum,' dedi gen kei. 'Nereye? Manastrlardan atlyorsun, dalardan kovuluyorsun, ovaya indiinde kovalanyorsun, nereye gideceksin?' 'Ele gemez bir kalem var, Muhterem Peder; ben orada oturuyorum. ' 'Nedir bu kale?' 'Hazreti sa!'"

szlk olup olmadn dndm. Yine de armtr,

Kazancakis'in szn ettii 'zgrlk'n megamachine'den bam"Allah Allah!" dedim, "Bu pasaj hatrlaman ne garip!" "Nedenini biliyorum galiba!" dedi, Gnay, anestezinin etkisinden tam

kurtulmadn dndren bir sesle, "nk, sonra bir ara Sultan Galiyefi, Dostoyevski'yi dndm. Hani bir yerde, en korkulacak sosyalistin Hristiyan sosyalist olduunu syler ya, o blm. Allah'tan vazgeemiyordum ama yeryzndeki halifesinin, insanolunun esenliini salamak uruna, cehennemde yanmay gze alan bir sevgili kulu olmal diye dnyordum. Allah'n olmad bir dnyann temel kaziyesinden yoksun lemez diye dnyordum! Sonra tuhaf bir ey oldu. Evimi dardan grmeye baladm. Koyu karanlkta kl bir pencere; az geri ekilince kaldn biliyor ama insanc, dnyevi adalet olmadan da dnya yneti-

bir apartman, az daha geri ekilince mahalle, semt, sonra da Boaz Kprs, stanbul, Marmara Blgesi, Balkanlar, Anadolu, Ortadou, giderek yuvarlaklaan ufuk izgisi, kreye dnen dnya, araya giren ay, uzay dzlar! Bir sre orada, varlmn, uzayda baka yaam olasl gibi olduu boluu, topluine bana indirgenen dnya, hzla kayan gezegenler, ylyerde, duraladm. Gecenin bir yarsnda, buz gibi bir evde, omuzlarmda

battaniye, kendi kendine konuan varlm ile bulunduum yerdeki hilidenim var olduu kadar da yoktu. Uakla, bulutlarn arkasna bir yere

im arasnda balant kurmaya altm. Her iki ucunda da kendimin olyolcu ettiin insan, yeryznde kalana var mdr? Varl, o noktada kuramsaldr, deil mi? Ama, 'var'dr ite. Ya da uaktaki dier yolcular iin bir gerekliktir. Onun gibi bir ey. Yani, varken de yoktum, yokken de yoktu." vardm, gibi. Senin iin de yle olacaktm. Sen, uakta benimle beraber olmadna gre, yere inmesini beklemekten, ummaktan baka aren

duu alc-verici, gerekliin de bir seim meselesi olduunu anlatt. Be-

"Doktorlara ve kadere teslimiyet mi?"

tevekkl kavramn yeniden irdelemeliydim. Kazancakis'in gen keii,

Militan yapsndan hi beklemediim bir tevekkld! Ya da ben bu

"Evet," diye gld,, "Ama, ata ruhlarnn ellerini tutarak!"

'kale'sinin Hazreti sa olduunu sylemiti, ama, Rodoplu'nun ideali takil, durmu oturmu akld.

va ehli bir zahit (zhd'den, bor olan ibadetlerden, asli vazifelerden baka bir ey dnmeyen, dnya ss ve makamlarndan feragat eden) de"Dncenin her korkudan azat olduu bir lke!" diye Tagore'un a-

zndan tanmlyordu, bu kaleyi, "Bir lke ki insanlar dimdik; Dnya duvarlarla blnmemi; Kelimeler gnln derinliklerinden fkrr; Emek kemale uzatr kollarn; Akln rma alkanlklarn lnde kuruyup gitmemi!" il. zgrlk yolunda bir engel. yilik, zgrletiricilikle eanlaml olmal. "Hayr," dedi, yksek sesle, "Kazancakis yanlyor, lm zgrlk de-

Byk Makine'den kurtulmak yetmez, Gogilikten, gnllerimizin yani ksa vadeli karlarmzn izinde, kafamzda kurduumuz ekillere inanmaktan, 'onlara forus dersek, forus olmaya mecbur kalrlar, zaten de fodan dnme zgrlne kavualm." rusturlar' trnden mstebit nyarglardan kurtulacaksak, bize zaman "Sarho oluyordum," diye srdrd, "Sarho oluyordum ve tek bir

lazm. Uzun, ok uzun, drt yz be yz yllk mr lzm ki, hatalarmzkaygm vard. 'Hayr,' diye, bara bara dneniyordum odann ortasn"Tamamlanma" dedii, kendisini zenle terbiye etmekti, "Yreimi "Yalnzdm, lm kapdayd, kiisel idealime ilikin dncelerim

da. 'Hayr, daha henz tamamlanmadm. Byle ham lmek istemiyordum.'" slah etmek" diyordu.

mrmde ilk kez bu kadar netleti. Yaz filan diyoruz ya kitaplar bitir-

mek, 'Estepeda'y bitirmek, 'Kadnck' bitirmek, 'Medeniyet Tarihi'ni bitirmek filan. Hibiri deildi." Yanl anlamasn nlemek iin dncelerini toparlamaya, kelimeleri eyden korkacaksam, paraszlktan deil, kendi gereimi bulamamaktan korkmak istiyorum. Para ba dorularla avunmak yerine, btn kucaklamak istiyorum. Azmdan kan her szn, her kelimenin doru olmasn istiyorum. Aya yere basmayan bir malumat istifisi, bir akademisyen olmak istemiyorum. Kiiliimin temelini itenlik olutursun istiyorum. Gevezelik etmektense yapmay, yaptmla sylediimin bir olmasn istiyorum. Kusuru bakasnda aramaktansa, kendimde aramak istiyorum. Eer bir eyden sklacaksam, nl olmamaktan deil, yeteneksiz olmaktan sklmak istiyorum. lmnden sonra admn anlmayacan bilmek houma gitmiyor. Alakgnll, ama yapc olmak istiyorum. Az ve z konumak istiyorum. En zorlu kazanmlarmn tanksz kalmasna zlmemek istiyorum. Davranlarm, btn uluslarn gelecek kuaklarna rnek olacakmasna yaamak, azmdan kan, her kelime dnyay etkileyecekmiesine zenle konumak istiyorum. Bana yaplmasn istemediimi bakalarna yapmak istemiyorum. Ama karlkllk istiyorum. Ktl iyilikle karlamak istemiyorum, nk o zaman iyiye vereceim ey kalmyor. yilii iyilik, ktl adalet karlasn istiyorum. Bayal deil, ycelii ululamak istiyorum. imden herkese kar grl grl duygudalk aksn istiyorum. Benden stn olanlar kskanmamak, onlarla eitlenmek iin gayret gstermek istiyorum. Alaklarla karlanca da yine dnp kendime bakmak istiyorum, nk biliyorum ki, trdalarmzla paylamadmz niteliimiz yoktur. ftiradan uzak durmak, bu sylediimin doru olduunu sahiden biliyor muyum diye kendime hi durmakszn sormak istiyorum. Herkese kar dikkatle semeye alyordu, "Zek, cesaret ve iyi niyetin birletii noktaya erimek istiyorum. Bir "Ycelmek istiyorum," demiti, masann zerinde duran fotorafna.

nazik olmak, herkesin hatrn saymak, sadk ama kimsenin yardaks olmamak istiyorum. Hepsinden te, hayatn her ann ciddiyetle, saygyla karlamak istiyorum. Gryor musun, btn bunlardan ne kadar uzam! Henz ne kadar i, ne kadar hamm! Bana zaman tan! Zaman tan adam olaym! Amadan solmak istemiyorum! lmek istemiyorum! Daha deil, yarn deil!" sklam ettiini fark etmiti. Byk bir utan duydu. Alacakaranlk bir odada, zrl zrl alayan bir kadn olduu dncesi onuruna dokundu, Hrsla gzyalarn sildi, klar yakt, ceksin!" "Aman be! Budala, sen de!" Neden sonra, epey bir sredir aladn, gzyalarnn stn srl-

"Ne diye yalvaryorsun, kstah! Hayat bilmezken, lm nasl bile"Kalktm, hastane antasn hazrlamaya baladm," dedi, "Ama sana

hl syleyeyim mi? Btn bu ite ufak bir kt var!" "Nasl, yani?" diye sordum, hayretle.

byle bir ey yapmak bir yana, hastalk emri bile vermeyecekti benim beynim. imdi deil, daha deil! Zamann birlikte kararlatracaktk!"

"lm emrini beynin verdiini biliyordum. Ve yine biliyordum ki,

dii aksilikler oluyordu. Ama, bunlar, adlar stnde, sadece aksiliklerdi tansiyon dmesi gibi eyler en ok korktuu rahatszlklard) ona da bir ey olmazd! Yine de, kolay uyuyamad. Ertesi sabah, erkenden hastanedeydi.

Tabii, ara sra bedeninde kendisini artan, kzdran, denetleyeme-

ve geiciydiler. Beynine bir ey olmad srece (bu yzden ba dnmesi,

"Arnavutky zerinden bir tur attm, yle gittim," dedi.

"Yorgun grnyorsun," dedi. Dr. Bayr, "Gece uyuyamadn m?"

"Tahmin et!" "Oturdun, iki itin." "Greceiz." "Sen naslsn?"

"Avek!.. Zor mu baylacam imdi?" Kerim yznde kocaman bir tebessm belirdi arkadann,

byle havada," kollarn kaldrd, "her bir elinde birer krmz karanfil karlad beni. Hemireden rica etmi, sarglarn arasna sokmular. Hay, Allah!" diyerek ban sallad. Mahcup olmutu. "Parmaklar pembelemi mi?" "Pembeleti!" "Yaa!"

"Delikanlnn ellerini taktm," dedi, "Az nce uradmda elleri sarl,

"parmaklarm nasl?" diye sorduunu hatrlad mikro cerrah arkadamn. Bir insana hediye edilen bir el, bir bacak, bir mr! "Yalama! Dn kn, bir ine yapacaz." "Tamam." "Sinirli misin?" yan iek! Seni ok seviyorum, kadn. Burnumun direi titriyor." "Sana ne verebilirim ki, kelimelerden baka! Bir yan kan gl, bir

Gnay'a geldii akamlar gecenin bir yarsnda hastaneyi arayp,

la," ameliyathaneyi iaret etti, "ilgisi yok, merak etme." Grrz... ti ta!"

"Evet. Zor bir gece geirdim," diye itiraf etti Rodoplu, "Amma bunun"0 zaman sen yat uyu artk," dedi Oya, "Bundan sonras bizim iimiz! "Ne kadar parlak bu klar! Ben en iyisi roman yazaym... Dikkat "Tamamdr... " "yi ya!"

edin, ldrmeyin beni, ha!"

Gnay da romann yazmaya durdu,

Kimi zaman uyanamad, kimi zaman "ii" kt, snavlara girmedi. Okuldan atlma tehlikesi Binali'nin gndemine o yl geldi. Onulmaz bir kayb nleme istemi miydi? Yardmn esirgememek kaygs myd? Dlanmaktan kurtulmak abas myd? iran' memnun etmek arzusu muydu? Hepsinden birer para myd? Kadnck, sonuncusuna hkmetti; evinden atlan Binali ile kr bir sobann iki yann paylatlar, iki ay. iran, ne onayladn, ne de onaylamadn belirtti. lke, 'birliktelikler'de kimsenin kimsenin zgrlne mdahale etmemesiydi. Erkein suskunluunu hayra yormaktan baka aresi yoktu, kadncn. Bir baka erkee hibir cinsel ierii olmayan "canm" hitabna fkelenirken, Binali'yle paylat gece yarlarn kskanmamas, iki arkadan ideolojik birlikteliklerinin tezahr olsa gerekti. deolojik birliktelik, kadn erkek birlikteliinden ok daha nemli, ok daha saygn, zenle korunmas gereken birliktelik olmalyd. deolojik birliktelikte, sapana "hain" denirdi ama, kadn erkek birlikteliinde, byle bir niteleme ancak gln olurdu; zgrl kstlamak, olurdu. "E"inden ayrlann, "zeletiri" yaynlad nerede grlmt? Trkiye Cumhuriyeti'nde, cinsel zgrln, dnce zgrlnden ok daha hzl sindirilebilmi olmasnn ardndaki "erkek" faktrnn etkinlik oran neydi? (75) Kadnck Portre 'ye: Geceler boyu, seni "aslnda" sevmediimi dinledim, canm. Binali'ye gre, senin bilinsizce de olsa, snf atlama gayretinden, benim ise servenciliimden deilse, abazanlmdan kaynaklanmalyd birlikteliimiz. ki ayr snfn insanlarydk, "son tahlilde "aramzda sevgi olamazd.

"eliki"imiz, "uzlamaz" olmaya mahkmdu Kt kehanetlerini geceler boyu stme stme yadrd, iran'm. Dnemin "Ttn" gibi, "Don "gibi popler romanlar doru yolu eninde sonunda bulan, kendi snfnn kadnlarna sevdalanan yiitlerin romanlaryd. Sevgiler uzun vadeli karlar kollayan, Sevgiler akl banda, Sevgiler ak deillerdi. Kadnlarn kocalar deil, sevgilileri deil, klar deil, arkadalar vard. Sevmek, dokunmak deil, silah arkada olmakt. Zalimdi, canm. Ne ki, "zulm" szc bu balamda kullanlmaz olmutu. Ya da canm yaktn bilmiyordu; yanmamas gerektiine karar verdii iin, bilmiyordu. Yine bir gece, sevdiini sand ama devrime ihanet ettii anlalnca sevmemi olduunu anlad erkeini srtndan vuran devrimci kadnn yksnde, yiitlik deil, ziyanlk grdm iin heyecanlanamadmda, devrimci olmadmn "ikrar " dnda, bir ey anlatamadm. "Sen devrimci deilsen, burjuvasn!" basit bir tanmlama olmaktan kt, "czzamlsn" trnden aalamaya dnt. Titiz bir kz babas gibi seni korudu. "Damat namzeti" olan beni, saf d etmeye abalad. Aclarmn gnahnn vebali boynuna olsun. (76) Kadnck Kadnca: Dil bil, diller bil! (O'nu gr ad ol!) Yurt'un iini dna yele! Renklerin pastellerini

sev, ikinci snf lokantalarn erdemine inanma, "genel ilkeler"i deil, ayrntlar nemse, 'burjuva" denilince de, stelik, 'burjuva eitiminin" yozlatrc girdabna kaplnmamak iin fen fakltelerinin dahi terk edilmeleri gereklilii savunulan bir dnemde, "Eitimimle, ekonomik kkenlerimi kartryor olmayasn?" diye ukalalk et! Elini vicdanna koy: iran korumaya kalkmakta haksz myd? (77) Kadnck Kadnca: Kadnck Dostlara: Evet. Hakszd. Sizlere kar drst deilim. "insanlar birleirler de, ayrlrlar da, ne var bunda? "y; "kar adama k, adam terk etmi. Her gn binlercesi yaanyor, ne var bunda?"y, dinler gibi yapyorum, ama bir kulamdan giriyor, tekisinden kyor. Ama, size belli etmiyor, tlerinizin ie yaradn dnp mutlu olasnz diye urayorum. yleyken, ac ektiim iin azarlyorsunuz beni. Dp dizini yaran ocuu dvmeye benziyor. Bir de, sylemediklerimi duysanz! (78) Kadnck Kadnca: Ne bekliyordun? Gecelerini talep ettin, gecelerinin keyfini kardn. Bir Arifte, bir Ziya 'da olabilecekleri cuma gecelerini. (79) Hakl. Doru sylyor. Hoyrat ve cimriyiz. Birbirimize vakit ayrmyoruz. Daha naslsn derken,

cevabn da kendimiz veriyoruz, iyisin, iyi!' Bu lkede geitirmekten ibaret oldu hayatmz. Her eyi, ama her eyi geitiriyoruz. Gerekemiz de hazr: 'Adam sen de! Bu gnlk dnyada!' Mesele aslnda bir olgunluk meselesi, gelimilik meselesi. Mesela sen. Sen her eyi geitiriyorsun. Adam bakasnn resmini kopya ediyor, geitiriyorsun. Halan, can dostunu boynuzluyor, geitiriyorsun. Bu toplumda hayatmz unutma ve geitirme zerine kurulu. nsanlar yalandka olgunlamyorlar, sadece ihtiyarlyorlar. Beer sene aralklarla dn bak, herkes braktn yerde deil mi? Neden? Hep geitirdiimiz iin. Doru sylyor. Kadnck da geitiriyoruz. Eriyor gidiyor aramzda ve biz, abi, geitiriyoruz! imdi sen beni brak da, ne yapalm onu syle abi. Syle de yapalm bari! Siktir, ulan! Bana arkl erkn harp numaras yapma! Ne yapmamz gerektiini ben syleyeceim, yapmayacak, kaytaracaksnz, yznze vuran yine ben olacam. Bu defa da, adm huysuza, deliye karacaksnz. Yok, abi! Nasl biliyorsanz yle yapn. Nilgn: Ne azarlyorsun kocam, be?! Doldur urdan bir rak! Mehmet: Azarlamyorum. Bu gerekten bir ilke meselesi. Gelimilik meselesi. Kadnck, "Ben unutmak iin domadm!" diyor. Nedir bu abi? Onu unut, bunu unut, hakszlklar unut, keyfilikleri unut, yeni durumlara habire uyum sala, yzn gl-

sn, daha dorusu srt, insanlar mutlu olsun! Neye benziyor, biliyor musun? 12 Mart' unut, 12 Eyll' unut, kazanmlarn unut, abalarn unut! Yeter be! Blent: Mehmet: Ne ilgisi var imdi bunun? Ne ilgisi var olur mu? Hayata sahip kmaktr bu, oluuma sahip kmaktr! Blent: Desene, Kadnck yatrmn kolluyor?!(pis srtma) Mehmet: Tabii, kollayacak. Devrime yllarn vermi bir sosyalist dn. Amerika kazand diye bir Coca Cola bayilii kapp, hayatn keyfini karmasn bekleyebilir misin? Dnem mi bu kadn? Syle! Hadi, durma! Nilgn: Abi, desene bizim iran da bir ideolojiydi! Bir yama daha girdim! (en kahkahalar) (80) Ahmed Arif: Hasretinden prangalar eskittim... A kaldm, susuz kaldm, terk etmedi sevdan beni. (81) Doktor Ahmet'in telalandn fark etti, "Tansiyon 5," diyordu, "Ben onu imdi ykseltirim!" dedi Gnay, "Sen merak etme, Oya'cm." Sreyya Berfe: Devrim unutmaz Sabrl sonsuza dek Sana ne gnderebilirim ki

Kelimelerden baka Bir yan kan gl Bir yan iek (82) "Ne diyor?" "Bana sylyor," dedi Dr. Bayr, "Bana ne verebilirmi kelimelerden "Maskaralk'mzn bir baka ynn de, Abidin Amca aklad. Kaderi kabullendii yoksulluunun bir gn, her naslsa, ulusunu kurtaracan dnen mahzun Abidin Amca! Hazreti sann, "dnya mutilere kalacak!" vaadine iman tam, Abidin Amca. Bir zamanlar ldrd adamn yzn bile hatrlamayan Abidin Amca. imdi dnyorum, bana kar en drst olan oydu. Ne iselletirdi, ne de iselletirir gibi yapt. (88) Abidin Amca: Bizim oralarda Ermeni oktur, Kadnck Hanm. Boze derler, yiit bir gelin vard. Kocas lm, bir de olu vard. Boze, kocas lnce tarlann bana geiyor. Bir bana ekiyor, biiyor, olunu bytyor. Ne kimseden bir ey istiyor, ne kimsenin yanna snyor. steyenleri oluyor, kimseye varmyor. Gn geliyor, Birinci Cihan Harbi patlyor. leye Trk askerleri geliyor. Balarnda da bir mlazm. Mlzm, Yedisekiz Hasan Paa'nn yeeni miymi, neymi. Uzatmayalm. Boze'yi g-

baka? Bir yan kan dolu, bir yan iek! Byle - delidir bu kar, ite!" Kadnck Portre'ye:

ryor. Kara kal, kara gzl, ok gzel bir kadn. Mlzm efendi, bu Boze'yi seviyor. Boze de Mlazm' seviyor, "varrm "diyor. Ailesi, aireti ayaklanyorlar ama Boze'ye kimse sz geiremiyor. Olurdu, olmazd, derken, Mlzm'a emir kyor, evredeki Ermenileri toplayp, sreceksin! Nereye? Nereyi gzn grrse. Mlzm, tabii, emir kulu. Bir de, o sralarda, Van Ermenileri askeri krmlar diye szler geliyor. Boze, "Yok!" diyor, "Bunlar gnderirsen, ben de giderim." yle yiit bir gelin! Gelin, yiit de, Mlzm emir kulu. Uzatmayalm, Mlzm soruyor, "Kendimi mi vuraym, sen mi beni vurasn, ikimiz birbirimizi mi vuralm?" Ertesi gn geliyor ki, Boze yok. Ermeniler grmler, diyorlar ki, kara bir gelinlik giydi, ge utu. Trkler diyorlar ki, yok, aya gitti. Mlzm da, kaderine artk, Arabistan'da ehit olmu. Ya, Kadnck Hanm! te bizim oralar byledir. Ramazan da Apo'cu olmu, haberin var m? (89) Kadnck: Boze'cim, lanet olsun! Yiit olduun iin sev, yiit olduun iin l! Ya kara gelinlik kuan, edebiyata meze ol ya da aya git, alabalklara meze ol! Alabalklara daha yararl olacan, bilimsel bir gerek, deil mi, bacm?! Allah'n rahmeti bile yetmez sana! Lanet olsun! (90) "Kurtuldu," dedi alnn okayan elin sesi,

"Cin tonik ister misin?" Gnay.

"imdi cin tonik iilir mi? Anesteziden yeni ktm!" diye azarlad, "yi miyim?" "ok iyisin!" "Saat ka?" zleyen kahkahalar kendisine getirdi,

Nerende biriktirdin o kadar eyi!" "iran arad m?" "Kim? Kim arad m?" dar ok uykum var?"

"Be buuk saat srd," dedi. Oya, " kilodan fazla mal kardm!

"Uykum var," dedi Rodoplu, yaptnn farkna varp, "Neden bu ka"Bu yeni tip bir anestezi. Uyutuyor." "Uyumak istemiyorum." "Uyu, uyu da dinlen." "stemiyorum ama!" "marma!"

Reis:

Ne o resim? Adam seviyor musun, nesin kz? Kskanrm, ha! Hay Allah! Hay Allah! Gel seni Balk Ahmet'e gtreyim. Uzun etme, da! Gel, gidelim!

Balk Ahmet, efik Hsn'nn sa koluydu. Sa olsa yatyd. Kafkas kkenliydi. Otuz yl, Kanlca'da, bir sandalda Mnevverle yaad. Otuz yl gnar yakard kadn, "Nikhlan benimle, Ahmet'im. oluk ocuktan getim, torunlara rezil oluyoruz!" Git lan, kz! Otur oturduun yerde! Balatma beni torunundan!"

Yldan yla soldu Mnevver gelin. Nefesi darland, memesi prsd, istavrit olsun ayklayamaz oldu. Bir sabah uyandnda, elini ayan akam koyduu yerde bulamad. "Aman, glm!" Ne ses, ne kprt, toptan kkten nzl.. "N'oluyon kz, n 'oluyon!" Elini pt, yzn pt, imdirdi, ekitirdi, gk etmedi kadn. Doktorlardan gelecek hayr, Allah 'tan gelmeliydi; iki ay smn temizledi, istavritin kln temizledi, beyaz etini inedi, hazma hazr azna verdi erkei. Sonra bir sabah aacak az da bulamad. Geti karsna, gn boyu seyretti otuz yllarn. Gn boyu su sineklerini kovdu. Gneten korudu. Gece oldu, mehtabn boyuna bakt. Dolunay dolduraca gn hesaplad. Reis'i arad, rak masasndan kaldrd, "Mnevver gitti," dedi. "Aman, etme!'yi, "imdi geliyorum!" izledi. "Gelme," dedi, Balk, "Ben demir alyorum." Nereye, ne zaman niinini anlatt, "Karadeniz'e,"dedi, "Karadeniz'e gmeceim. Duvan takacam, sulara salacam, dolunayda ar ar dalgalanacak duva. Kayp gidecek Kafkas gelinim. eyh amil oynar gibi kayp gidecek." "Kanlca 'dan Karadeniz 'e nereye krek ekeceksin! Kocadn be, Balk!" Kadnca dnd, "Biliyor musun, ne dedi bana? 'El bilmemnesiyle gerdee girilmez,' dedi, 'Madem dn gndr, krei de ben ekerim!"' Bir sessizliktir izledi. Balk, zgaralardakileri evirdi. Kadnck, can havliyle raksna yapt, koca bir yudum ald. htiyardan yana dnd, gzlerinin iine baka baka, "Cann cehenneme, ihtiyar," dedi, byk bir sknetle, "cann cehenneme!" Gzlerini uzaklara, simsiyah denize dikti, ihtiyar adam,

"Amin, kzm!" dedi, "Amin!" "Yine de, "fsldad, Kadnck, "yine de, iran lme bir ktan giydireydi, grp greceiniz en mutlu ceset ben olurdum!" (92) Balk Ahmet'e: Nasl bir adamd? Galiba pek tanmyorum. Karlatmzda karanlkt ve her ey ylesine abuk olup bitti ki! iran, nemi olan her eyi kendisine saklard. Kendisine nemli her eyi kendisine saklard. Benimle paylamazd. Beni ezen de buydu, ya. Neye zlrd, neye sevinirdi? Neden kanr, neyi hedeflerdi? Hatta, benim hakkmda ne dnrd? Neleri, niinleri, nedenleri hi bilmedim. Btn bilebildiim gzlemlediimi sandm sonularn yorumlaryd. Yllar yl, her an bir baka boyuta geip kaybolacak endiesi ile yaadm. Hep korku iinde. Bir gn uyandmda yanmda bulamayacam korkusu. Fizan'da, Oslo'da ya da maalesef, bir baka kadnn yannda olaca korkusu. Hcre ile TBMM krss ya da Abdullah calan ile Ahmet Trk. Benimle paylalan bir hayatla tmyle dlandm bir hayat, lirann iki yz gibiydiler: iran, her an yaz tura oynayabilirdi... El Hira Kral Numan gibi! Onun da iki gn vard. Biri mutlu gn; o gn tebaasn mutlu ederdi. tekisi, mutsuzluk ve dmanlk gn. Onun da mutlu gn vard, ama, ne yazk benim iin deil! Bana ayrlanlar ac dolu olanlard. Razydm, nk benimdiler. Zamanla sadece ileleri paylatk. Gzel gnlerini, tatille-

rini bakalaryla geirdi. ileli gnler bitince, ben de bittim. iee dursun diye onca suladm fidanm elimden alverdiler. Biliyor musun, Reis, kars tpk bana benziyormu? Tam iek aaca zaman, tam iek aaca zaman... 'Seni kimselere yr etmem!' diye bak sallayan adam anlyor olmam, ne ac! (93) Kadnck Reis'e: Yaanmam o kadar ok ey kald ki, geride! Biliyor musunuz, ben daha damda bile uyumadm! Bizim Mardin'de geceleri damda yatarlar, Balk. Yksek karyolalar epeevre bezle kapatrlar, dardan grnmezsin. Grnmezdin ama yldzlar stne stne gelir. Ara sra bir tanesi kayar, burnunu iran'n boynuna gmer, bir dilek dilersin. Dilein ne olduu her zaman bellidir, "Erkeimin elini bamdan eksik etme, Allahm!" Sonra?... Sonra da raknn iine byle gzya dkersin, o da seni 'ayya kar' beller! u halimize bakn beyler! Yaarken kadnndan soyadn esirgeyip, ldnde anl anl Karadeniz dn yapan bir eski tfek, kalbi delik bir profesr, kan gden bir kadn. Hayat adna utanyorum! (94) htiyar Haham: nsanolu bu dnyaya doduunda, iindeki sevgi kvlcm kcktr. te, o kck kvlcm insanolunun iindeki "hayr"dr. O kvlcmn

bir hazine gibi saklanmas gerekir. Bovericilik, tembellik, iddet, hatta mantk bu kvlcm bomaya alabilir! Ama, insan sevgi krnn bandan ayrlmazsa kvlcm ate olur, cimrilik, hoyratlk, sevgisizlik kllerini yakar! Sen, sen ol, krn bandan ayrlma Kadnck Kzm! nsanlar sevmekten korkma! Sevmediin deil, sevdiin yanlarn abart! nsan olmann kefareti, sevmeyi bilmektir. (101) Kadnck Portre'ye: Kentli kabuumu krmaya, bana ay kadar yabanc akrabalarn sevmeye giritim, iran'm. Yaam haritam deitirmem gerekti. yle yaptm. Kendi srmden ayrldm. Bambaka bir corafyann iine dodum. Burada yol tozlu, gne cehennemdi. Sen on drt yandaydn. Benim corafyamda, bu ya, 'git, burnunu sil!' dedirtecek yat. Oysa, senin elinde Kalanikof vard; Baba'mza kalkandn. Amca oullarm, Bayram, aban; hala olumuz hsan; teyze olumuz erafettin; day olumuz Remzi; eli silah tutan tm renler oradaydlar. Politikac Babamz kahveye kyordu, onun fedaileriydiniz. On drt yanda ocuun elinde silah. eytann deil, kendisinin doldurduu silah. lm ertelemenin tek yolunun ldrme becerisi gelitirmek olduu bir corafya. Beikten mezara bir an iin olsun gevemeyen srt kaslar. Nasl da hzlyd reflekslerin! Dokundu-

umda frladn! Gven nedir, hi bilmedin ki! (102) Sen ne diyordun? Nasl saldn olunu yollara? ncelikle kimin iin alardn? iran iin mi? Kendi erkein iin mi? Kendin iin mi? Olunun ardndan lr mydn? Bir tane daha m doururdun yoksa? Hayat devam eder'di mi? Kadnck Dostlara: Ne bakyorsunuz yle? iran'n kyafetini mi beenmediniz? Hayr, Yargc'y bilmiyor, Benetton'u di macunu sanyor! Onun, kahverengi zerine lacivert giyilmeyeceini renecek vakti mi oldu? (103) iran'n kadnlarna: Onu benim gzmle grmezseniz, namertsiniz. (Grrseniz, benim katilim.) (104) Kadnck Nilgn'e: Evet. iran, bir ideolojiydi. Hangi sahici sevda deildir ki? (83) Kadnck Yabancya: kramda kusur ettiimin farkndaym. Misafirperverliime dlyolum dahil deil! (73) Nzm: Dostlar, beni brakp dostlar byle hmla

nereye gidiyorsunuz! (74) "ok mu cann yanyor? Doktor hanm araym m?" "Yok, yok. Rya grdm." "Hayrolsun," dedi, yal hastabakc.

AFAK ZDEN YEL ELMA, KEKK VE TARIN KOKUYORDU!

I
nk, Anadolu yeil elma, kekik ve tarn kokuyordu. Sonralar

bunlara bakalar da eklendi: Taze imen, ra, akl, akarsu. Sfatlarn sonu gelmez gibiydi. Bir d, bir zlemdi afak zden.

bir rttrldn grdm! Ba pare pare dumanl dalara yaktrd lar, yaln kayalarndan fkran buz gibi sular ile nefes kesecek kadar

Bir toprak parasnn nasl cismaniletiini, zden'in kiilii ile bire-

Gnay onu. Memleketinin Ziganalar gibi yce, sarp, zor geit verir; am-

gzel, bir o kadar da "temiz, hayrhah ve asude" grd. Ziganalar gibi

"heybetli ve ketum ve dimdik"ti. Bir basit trk, "almalar olanda gel,

aney..." adamn saygl alakgnlllnn, insancl hznnn, erkekliinin simgesi oldu. Doruklardaki meknndan, gnee bu trk ile elik neyden baka bir mzik aletine 'Katiyyen!' yz vermeyeceini sylerdi! sterse Beethoven'inki olsun, bir senfoniye mmkn deil kmazd!) eder, dourur ve bastrrd, afak zden. (Gnay, Anadolu gneinin Topran tarihi, afak'n tarihi, topran kaderi afak'n kaderiyle

btnleti. afak'a inancn kaybettiinde, daha dorusu inanc hunharca kin son umut kvlcmlar da snd. yen bir ey kalmad. Durrell'in, "tutkusuz bir akla sevemeyecek kadar onurluydu," dedii "Varken de yoktum, yokken de varm, canm! Hepsi, bu!"

gasp edildiinde, yurttalarna, "Byk Yalan"n bir yalan olduuna ilikadnlardand. O noktada, artk "Kafda"nn ardna gmesini engelleBen, afak'la ilikisini o ar ameliyattan sonra bedenine yeniden

kavumu olmasnn getirdii epikryen ruh haline veriyor, abartlm ama anlalr buluyordum. olsa! afak onu elendirmiyor. Bilakis..." 'bilakis'in sonunu getirmedi, yor, iinden bir para gibi tanyor ve seviyor!" "Yanlyorsun," dedi Tlin, "Epikryen ruh haliyle ilgisi yok. Keke "Gnay, seviyor onu," dedi, "ok iyi tanyor. Avucunun ii gibi tan-

anlatacam) akamn ertesi gn, Sti'te bulumutuk. Bertolucci'yi grmeye gidecektik, bir kahve iimlik vaktimiz vard. Ne ki, galiba o gnunu da bildiimi sanyorum. afak'la gelitirdikleri beraberliin hepimizi belirli llerde dlayan bir taraf olumutu. Ve hepimiz, Gnay'a ilikin haberleri birbirimizden alr, paralar bir araya koymaya alrdk. imdi dndmde, bu yabanclamada Gnay kadar bizim de paymz olduunu anlyorum. Daha m "akll'ydk, daha m "kt niyetlerde bir araya geldiimizde hep Gnay' konuur olmutuk. Neden oldu-

Gnay'n, afak' herkesin ortasnda tokatlad (o olay daha sonra

li"ydik, bilmiyorum, ama daha ilk gnden sevmedik adam. Nedenlerimiz elbette farklyd, ama artk zde snfsal olduunu kavryorum. "Gnay, seviyor onu," sz zerine nasl bakm olmalym ki, "Yiit!?" "Gerekten yle!" dedi Tlin, esefle, "Maalesef! Trk erkeinin gele"Hem de koyiit!" dedi, Tlin, "Ve tm armlar!" yoktur. Eilip bklmez. Otoriteye ylmaz', deil mi?" edebiliyorum."

neksel niteliklerinin hepsini bu gen adama yaktryor sanki!"

"Anlyorum. 'Yrekli, onurlu, drst, itenlikli! Kimseye mdanas "Sen nereden biliyorsun? Siz konuuyor musunuz?" "Yo. Tahmin "Ben de armtm," dedi Tlin, "Benimle de hi konumuyor da."

Bir gn, "Bu 'yiit' kelimesi, sana ne artryor?" diye sorduydu. yorsun?"

Baka balamlardaki konumalarmzn satr aralarn okuyordum. "Bilemiyorum," dedim, stnde hi dnmemitim, "Neden soru"Byk Yalan'n bir paras olup olmadn dnyorum," dedi,

"nk, bak, ne bir haram yedi, ne cana kyd; ekmek kadar temiz, su gibi ayd, deil mi? Sonra, demirden dei, tatan sediri vard ama yiidim aslanm burada yatyor! Niye? 'Yiit'in grevi, ta sedir stnde yatmak ve mahkmluk mudur?" Neye varmaya altn bilmiyordum, ama ona refakat ettim, "Bir kere, krsal kesim erkeini artryor, tabii." "Ama, sska bir inein ardnda, alnnda patlayan gnein bunaltt,

kavruk bozkr rgat deil de, uzunca boylu, gl kuvvetli, keskin ama bir 'Anadolu erkei!' yle deil mi?" sini tarif ediyordu. Glmeye baladm. Anlad, tabii. Benim fiziki niteliklerimin tam ter"Canm alnma, sen de nce Memet olursun," dedi, o da glyordu.

mfik bakl, gr ama kumral bykl, Kadir nanr-Tark Akan karm

bu koyiitler. Jandarmann ya da polisin nnde ezilip bklmezler, rinde el ele apal tavuklar gibi koumazlard. Yoksul muydular, peki? d. Peki, ne yer, ne ierlerdi bu adamlar?

Konutuka ortaya kt ki, yrekli, onurlu, drst ve itenlikli olurdu

"Tam buldun!"

kaymakama ya da baka bir otoriteye ylmazlar, Ankara asfaltnn zeHem evet, hem hayr diye karar verdik. Hayr, birilerine bir rak sofras ayclk yaparlar myd? Hayr. Garsonluk? Hayr. Kasaplk? Hayr. kuramayacak kadar yoksul olmazlard ama i gbek esnaf da olmazlarOdaclk? Hayr! Asabi bir mdire hanmdan azar iitecek "yiit" bir oda-

c, olacak ey deildi! Kuafrlk? Samalama! ofrlk? Evet, ama, kz

gibi araba kullanmaz, bozulduu mterisini yar yolda indirir. Fabrika lak surette toplumcu-solcu ya da lkc, olabilir. Mafya? Olabilir, ama Mario Puzo'nun talyan mafyas deil. Fedai olabilir ama pezevenk olmaz. liini gstermez.

iilii? Geici bir sre iin, sadece ustaba olarak, ama sendikal ve mutPeki, imam? Pek deil. Allah'a inanr ama dini btn Mslmanlarn titizmeslekler olduunu fark ettik. Demek ki, pek de cin fikirli olmayacakt yiit. Peki, bir profesr olmaz myd? "Niye ama?" masa da olur," dedim. ard birden, Dndke, aklmza gelen mesleklerin hepsinin deha istemeyen "Asistanl atlarlarsa, belki, ama tp doktoru olursa asistanl atla-

Oysa, hekim, asistanlk yapmazsa da bana buyruk olabilir. Bir, mesela, dr, muhasebeci filan olmamasnn da nedeni bu olmal." Uuyorduk!

"nk, 'yiit' kimsenin emrinin altna girmez, kapkulluu etmez.

corafya krss asistan gibi deil. O hocasna mecburdur. Genel mDokuz-be mesaisi yapan devlet memuru bir "yiit" olacak i deildi.

Eve pazardan prasa tayan aile babas yiit de olacak i deildi.

Tenis oynayan, atal kak kibar bir yiit de olacak i deildi.

rimci arkadalardan birisi sahnede yere tkrm, ynetmen hanm taken, oyuncu arkadalardan birisi dayanamad, mzdr!" deyiverdi. Gnay'a onu anlattm,

Aklma, 70'lerde, Ankara'da AST'ta izlediim bir prova geldi. Dev-

rafndan kibarca uyarlmt. Tatsz bir iti, hepimiz olmam gibi yapar"evket arkadamz yere tkrm olabilir, ama o yiit bir arkada"E, tabii," dedi, "Uyarlmak tkrenin 'onur'una dokunmutur, ama

syleyecek szck yoktur; savunmasna koann tkr onaylayacak hali yoktur, ama arkadann 'onur'unu korumakla ykmldr; ynetmene gelince, muhtemelen ehir kzyd, balgamn zerine basp geemezdi... Sana, bir ey syleyeyim mi, galiba bu 'onur' garip bir kavram." "'Maoluk' olmasn?" "Sanmam Kadnlarda da var nk. Yemein 'tuzsuz' de de bak, ka

kadn af diler? Daha ok, birisinin 'btnl' gibi. Ters yoldan gidecek, baracaksn, 'onur'u krlacak. Trk, hatasn kabul etmez, bilirsin. 'Onur'u krlr!" "Narsizm, diyorsun." "Ulusal kimliimizdir, da!"

kuvvetli" sfatlar ile bir arada anlan yiit'in bir baka zelliinin de, "ekonomikman" idi edilmi olmas gereklilii olduunu grdk. Cefi Kamhi dnebiliyor musun?" "Siyasette de olmaz ki!"

Konu zerinde younlatk, "yrekli, drst, onurlu, itenlikli, gl "Bir Vehbi Ko yupisi ya da Amerikan eitimli, deodorantl gen i-

letmeci 'yiidim aslanm' olur mu? 'Koum benim' bir Cem Boyner ya da

syleyeyim mi, 'yiit'e kala kala bir askerlik, bir roman kahramanl kalyor! Anlasana, 'bilgili mermi'nin Forus yaktrmas gibi bir yaktrma bu da! Emperyalistlerin, 'uygarlatrlmas gereken vahi oryantaller' ya-

"Hayr, olmaz. Yiit ancak militan olur, siyasi olmaz... Sana bir ey

ktrmas gibi bir yaktrma. Oryantaller ve yiitler dntrlp tketilmeden bitmeyecek." Tlin'e dndm, Gnay. Cierini okur." "Yanlyor olmalsn," dedi, "Paketlenmi kavramlara itibar etmez "Bilemem, ama yle," dedi Tlin, "adam, Danny boy oldu kt."

dalar seni aryor, vadilerden, dalarn yamalarndan! Yaz geti, gller nce, olmazsa, vadiler karla susunca dn! Ben orada, evet orada, gn viyorum ki!"

Eski bir rlanda sarkyd, Dannyboy, "Ah, Danny boy, gaydalar, gay-

dklyor, sen gideceksin ve ben veda etmeliyim! Ama, yaz otlaklara dnda ya da glgede, ama orada olacam! Ah, Danny boy, seni yle setkenmez savalarndan birinde arpmaya m, bilmiyordum. Ama, Gnay'n trksnn, rlandaca trks olduunu biliyordum. rine oturdu. Erdemleri, aclar ve olas yetersizlikleriyle benimsiyordu afak'. Syledii buydu. Gn nda ya da glgede onu bekleyecek olan kendisiydi! Tlin'in anlattklar, benim bildiklerim, ilk kez gnl dzleminde yeDorusu Danny slaya m gidiyordu, rlandallarn ngilizlerle bitmez

olan 'kendisi' olduunu anladm! Orada durmu aryordu onu. Topran suya ars gibi, suyun topraa ars gibi, ikisini de aan, ne birinin

Ama, afak' -halkn!- bekleyenin 'tamamlanm,' lmle artk barm

Nereden nasl geldi, bilmiyorum. Nasl hissettim, onu da bilmiyorum!

ne tekinin bir bana sahiplenemeyecei bir eyle, bir fidanla sonulayordum. Bir 'lk' olduunu biliyordum ama bu lk bir bebekle de sonulanabilirdi, o bebekte sembolize edilen yeni bir kuakla da! Ne ki, Gnay'n, btn grmek, anlatm yerindeyse, kendisini yere brakp gkyzne ykselmek, dnp oradan yine kendisine bakmak gibi bir huyu olduunu biliyordum. Trmzle paylamadmz niteliimizin olnacak birlik ars! Ne ki, bu 'fidan' gncel terminolojide ifade edemi-

mad bilgisi, afak'tan gelecek her ktln karln kendisinde delik gibi iine gmecek, kendisini koruyamayacak demekti.

arayacak, kendisinden soyutlamayacak, geriye yanstacak yerde, bir kara Anadolu' olmadn anlatmak da mmkn olmayacakt, zira daha en bandan kendisi 'yiit'in, 'forus' gibi bir yaktrma olduunu sylemiti. ret ettiimi hissediyordum. Bu durumda, nyargl olmam kanlmazd. anlatmalym. unu da itiraf etmeliyim ki, o ary yllardr bekleyen bendim. Kent soyumla, sekin kaplamnla, ben. (Hazin, deil mi?) Bazen, kyllkten nefdnp, Durann dkknnn alndan sonra olaylarn nasl gelitiini Yazacam en zor blm belki de bu olacak, ama, bu aamada, geri afak, Gnay', drt hafta sonra arad. Bu sre iinde, Gnay hasKalbim acd. im burkuldu. Gnay'a, afak'n -hi kimsenin!- 'kapsl

taneden km, evde dinleniyordu. Sze, bir gn nce grmler gibi girdi, ancak ameliyat olduunu rendii zaman, onu defalarca aram, oradayd. Parti almalarndan, rgtteki aksaklklardan yaknyordu. cann paylamadn belirtti. "Neden?!" "Bak, canm, SHP beni hi ilgilendirmiyor," diye kesip att. "ekincesiz zdeleebileceim hibir ey nermiyor da ondan Beni "Geen gn yaynlanan aratrma sonularn okudun mu? SHP'liler "Yok," dedi, afak. "En az dindar, en ok laik, en az milliyeti, en ok Atatrk, en ok bulamam olduunu syledi. Yarm saat iinde, demet demet glleriyle Gnay, ortak bir konu bulma abasna verdi. Yine de, SHP'ye ilikin heye-

temsil etmiyor senin Parti'n." Sz uzatmak istemedi,

kendilerini nasl tanmlyorlard?"

sosyal adaleti, en demokrat, en zgrlk, en muhafazakr, en az libe-

ral... Bu da nasl oluyorsa, yani, hem en demokrat hem de en az liberal nasl olunuyorsa!" lyorlar," dedi, afak, "Yoksa, adamlar grdn ite, Bayburtlu Duran Kuran, nereye 'Batl' oluyor? Kartall emlak komisyoncusunu hatrlyor musun? Hani, o avukatn yannda oturan? Adamn SHP delegesi olmann tesinde gurur duyaca ka becerisi var? Toplumda hangi becerisiyle lek sanyor, hyar!" "Canm, ite, 'Batl' nitelikleri olduunu dndkleri ne varsa sra-

etkili olabilecek? Ama, bu haliyle, 'kravatl' Erol evike'yi ayana getirebilir ya da Mustafa zyrek'e saatlerce nutuk atabilir! Politikay mes"Sen yle dnmyorsun... mu?" "Ben," dedi afak, zerinde ok dnm olduu bir konuda son "Ben ok su tadm eve. Artk ocuklar eve su tasnlar istemiyo"Bu hedefine SHP araclyla ulaacana inanyor musun? Gerek"Sosyalizme gei srecinde ii snf ile ittifak yapan bir partidir, "Anti-emperyalisttir. Sosyalizme geiin eitliliinin bir sonucu ola-

kararn vermi birinin edasyla,

rum." Bir srrn ak etmi gibi glmsedi, gzlerini kard. ten?"

da!" dedi afak, kendi kendine konuur gibi. Sonra birden gzleri parlad,

rak deerlendirilmelidir. Sosyalist demokrasinin bir zenginlii olarak m bir savunmay tekrarlad kukusuna kapld. tlmas." Rodoplu'nun duraladn grd, "yle deil mi?"

deerlendirilmelidir." Sesinin tonu deimiti. Gnay, nceden hazrlanalma bilinciyle hareket ediyor olmas," diye srdrd, "Bu olanan yara"Teori, problem deil, zaten," dedi Gnay. Lao Tzu'dan bu yana, pey"nemli olan, halkn kendi dzenini kurma inisiyatifini kendi eline

gamberler de dahil olmak zere, teorisyenlerin pek az hata yaptklarn

dnyordu. Son tahlilde dinler ve ideolojiler mazlumlara k yolu

bulmak zere yola karlard. Gelmi gemi dehalarn hemen her zaman burada kalan boluklar da doldurulurdu.

su geirmez ussal dzenlemeleriydiler. Pek az boluk brakrlar, orada olursa olsun, teorinin, ideolojinin, hatta dinin zne sadakat, yani uygulamadaki baar. Bu balamda, efendim, ''tek parti, bazlarnn syledii gibi, demokrasiyi dlamak yle dursun, ii ve emeki snflarla birlikte, "Bir Marx'n naslsa bir Lenin'i olur," diyordu, "nemli olan hangisi

sosyalizmi ilerletmede demokrasiyi de en iyi biimde iletebilmenin tek yoludur. Yeter ki parti, Marksist-Leninist izgisinden sapmasn, snfsz toplum yolunu armasn, brokratlap hantallaarak kitlelerle olan canl ba kopmasn,'' demek i deil. Kopuyor nk. Sezar ya da Lkres Borjia, sa'ya ne kadar yaknsa, Jivkof da Marx'a o kadar yakn olabiliyor. Ya da, Halife Deli brahim, Hazreti Muhammed'e! 'Yeter ki olmasn,' demek zorunda kalyorsan, o'...'olacak demektir. Murphy kanunudur, bir eyde bir aksaklk ihtimali varsa, mutlaka aksayacaktr. O ortadan kaldrlamad lenmesine bir trl yanamaz nedense." mad iin." srece, u ya da bu sisteme ballk bir seim ya da sbjektif artlar me-

selesidir. Ne ki, insanolu teori zerinde kavgaya baylr da, '...'larn irde"Belki de o senin dediin nokta noktalardan kurtulmak mmkn ol"Elbette. 'Mutlak' yok ki, 'mutlak' doru olsun. O yzden diyorum ya,

hibir ideoloji bir insann bir damla gzyana demez diye. Bence tek bir kural olmal. Tek bir kural, tek bir ilke: "En az actan neyse onu uygula!" Biyofilik ahlk ilkesinden bahsettiini biliyordum.

de ideolojilerde. Baktn ilemiyor, baktn can yakyor, derhal revize edeceksin! Ama, tabii, l-seviciler izin vermezler. " "Sakn bunu kimsenin yannda syleme!" "Ne var yani? u dnyaya bir de tepeden bak. Nzm'n dedii gibi, ne

"Revizyonizm srekli klnmal," demiti, bir gn, "hem dinlerde hem

iyi ne fena, ne gzel ne irkin, ne hakl ne haksz! 0 alevden arlk kah-

kahaieklerini de str, devedikenlerini de! Gerisi yaktrma. Kendini kolla! En az actan uygula!" "Yine de, sen sen ol, bunu kimsenin yannda syleme!" dedim. sa'nn

iguanalardan ayrdysan, zayf kollayabilmek iin ayrdn. O zaman da armha ayaklarnn st ste konularak tek bir iviyle mi, yoksa iki iviypa'da yz yl kan dktn dnyordum. Devrimci fraksiyonlarn snda Kahramanmara olaylarndan bu yana ka gn gemiti! ya deve kar." birbirlerine reva grdkleri hunharlklar dnyordum. unun uramaktr, zaten," dedi, afak'a, "deolojiyi komisyona' havale edersin, orta"Ne demek istiyorsun?" "yle bir sz vardr, deve bir komisyon tarafndan dzenlenmitir "Teoriyi katletmenin en iyi yolu, herkese ak bir siyasi parti kur-

le ayr ayr mhlanarak m gerildii konusundaki anlamazln Avru-

diye. Eri br ya! te, parti politikasn da parti meclisine havale edersin, sizinki gibi bir program kar. Yok aslnda birbirimizden farkmz hu afak, senin gibi bir adama ok ihtiyacm var. Gel, seni ayrtepe'den ceksin?" "Ayp olur, yahu!" hikyesi. imdi, bak, mesela, Dalan' seviyorsun. Gelse, sana dese ki, 'Yaaday gsterelim. Belediye bakan ol, u ileyi adam et!' hayr m, diye"Evet, ite, o kadar. Sadece 'ayp olur' diye yaplmaz. Yoksa, ANAP

belediyecilik anlaynn SHP'ninkinden farkl olduundan, kabul edilemez olduundan filan deil. Kald ki, SHP'nin belediyecilik anlay da yok." yordu, afak. "Var ya ite, 'katlmc belediyecilik', 'effaf belediyecilik'!" alay edi"0 zaman niye sylyorsunuz byle laflar?" "Ben mi sylyorum!" "Zmnen sylyorsun, tabii! Parti yesisin!"

fkelenmeye baladn hissediyordu, Gnay, "Nasl, 'Brak!'?" Rodoplu'nun alnna den salarn geri att, sanki. "urada birka dakika seni greceim. Brak bunlar!" Elini uzatt, "pek gibi!" diyerek gzlerini gzlerine dikti, "afak zden, ne yapacam ben seninle?" "Kadnm ol!" dedi afak, sakin sakin. rum? stelik ne kadar sevinirim!" "afak zden! Sen ne dediinin farknda msn?!!" "Ne var, bunda? Sen bana erkeim dersen ben senin maln m oluyo"Hadi!" dedi, bynn zaafndan istifadeye kararl bir ocuktu,

"Brak, canm efendim!" dedi afak.

rum. 'Artk nasl yorumlarsan,' diyor. 'Ama, alyansa benziyor bu.' 'Olabilir.' man istiyorum, ellerin bo olunca, sanki... ok serbestmisin gibi deil mi? Oysa parmanda bu varken, benim kadnmsn ite.' 'Senin kadnn mym?' 'Evet, benim kadnm olman istiyorum... amarlarm sen yka, yemeim

'Samalama, biz evli deiliz ki.' 'Ne olacamz bilmiyorum, ama bunu tak-

Rodoplu'dan Duygu Asenavari bir k vehmetmiti, '"Bu ne?' diyo-

senin elinden ksn, hep benimle ol... Yalnz bir yerlere gitmen gerekirse anlasnlar onlar da, o pis herifler de, senin bir sahibin var.' 'Sahibim mi var?' 'Evet, anlyor musun, seni nasl sevdiimi, ben sana k oldum, artk bensiz hibir ey yapman istemiyorum, seni kskanyorum, bu yz tak sevgilim, seni sahipsiz bir kadn sanmasnlar. Benim ol. Sana ben bakaym, seni ben koruyaym, savunaym... O pis herifler... sana yaklamasnlar... Ben varm artk. Ve benim de dnya gzeli bir kadnm var... ite ak bu...' Donmuum... yle kalmm... 'ite sizin aknz bu,' diyebilmiim...' Hadi bana eyvallah!'" 'sahiplenilmemek' muhabbetinin zavallln dnd, Gnay. Don, gmlek, amar ve yemek zerine kurulu bir 'sahiplenmek' ve

nzca kendim iin istiyorum... Bir erkek aslnda hibir ey demek. Bir an, bir zaman dilimi..." dedirten eyalatrmanm acsn yreinde hissetti. rofilyay grebiliyor musun?" demiti, bana, "Dnebiliyor musun? Trkiye'nin en ok satan kitab ve 'Bir erkek "nsan hilie indirgeyen faizmi grebiliyor musun? Hiroimay

"Ben bu ocuu ikimizin ortak rn olsun diye deil, kendim iin, yal-

aslnda hibir ey demek. Bir an, bir zaman dilimi!' Yabanclamay, nekbombalayan pilot da byle dnm olmal! Aadaki ocuklar 'bir an, m olmas hastaln boyutlarna iaret etmez mi?"

bir zaman dilimi! Geer gider!' Faizmin ilericilik ad altnda nasl tezghlandn grebiliyor musun? Bir tek eletirmenin bunun farkna varma"Belki de okumamlardr?" dedim. nl bir eletirmenin, Fsun

Akatl'nn, kupr dosyasndaki yazsn hatrlyordum. "zdemir nce'nin Kentler'ini ise ben grmedim. Onun da airin iir izelgesi iindeki yerine oturtulmas gerektii sansndaym... Ferit Edg'nn lk'n ben henz okuyacak frsat bulamadm ama 1982'nin anlmaya deer yaptlarndan biri olacan dnyorum. Edg'nn ykcln bilen biri olarak varyorum bu kanya" diye yazmt. Dergi (Gsteri) sayfasnn kenarnda Gnayn el unsuitable authority - uzmanlk ovu. " dem?" yazs bir notu vard, "safsata, fallacy of irrelevance tr, the appeal to "Merdi kipti, ecaat arz ederken sirkatin syler," dedi Gnay, "Ni"Sylesene, ne var bunda? Hadi konu!" diye sarsyordu, afak. Yere, "Sylenecek o kadar ok ey vard ki, italikler balad yine," diye an"Seni, 'yaam paylama' davetini, ne kadar ciddiye aldm, nasl nem-

Gnay'n nne diz km, ellerini tutmutu. latt, Gnay.

sediimi nasl anlataym sana? Sevince davet, acya davet, baarya davet, yenilgiye davet, bir baka insann, senin iine yerlemeye, kaderini paylamaya davet ediyorsun beni!"

msz oluumlar olarak dnmediimi nasl anlataydm? Kadna 'Yin',

"Kadn ve erkei, yeryzn yeryz yapan doa kurallarndan ba-

erkee 'Yang' diyen; kadn toprak, su, ay; erkei gne, ate, gkyz

belleyen, suyun atee, gnein topraa dmanlnn kymdan baka

sonu getirmeyeceini bilen, Yin ve Yang'n kozmik ahengi srdrmek nmesi gibi birbirlerini tamamladklarn, Yin olan kn, Yang olan yaza de: Tahta atei, Ate kl, Kl topra, Toprak madeni yaratr. Maden ebAte madeni eritir, Maden tahtay keser, Tahta topraa gmlr, Toprak suyu emer. Kadn erkee, Erkek kadna aktarlr, insan olur." afak'n duyamayaca bir sesle." Sonra, yaral bedenimi, ne ameliyat olduunu dahi sormam olduunu dndm. rndan kurtulmutu, den, "Hayr, maln deil, 'teki yarn' oluyorum!" diye fsldadm ben de.

zere birbirlerini tamamladklarn, Yin olan kn, Yang olan yaza ddnmesi gibi birbirlerine aktarldklarn unutmam Asyallardan olnemi toplar, ebnem byr pnar olur, Tahtay yaratr. Su atei sndrr, duumu nasl, hangi zamanlarda anlataydm? italik bir iir okudum ben

"Dur, bir dakika! Dur, ltfen!" diye uyarm, sarlmaya alan kolla"Sen bana ne ameliyat olduumu bile sormadn!"

Yanl anlalm gibi, hakszlk edilmi gibi geriye ekildi afak z"Peki, soruyorum. Ne oldun?" dedi, yumuak, sakin bir sesle.

gerek bir meraklanma, iselletirme, 'teki yars'nn asn sahiplenme istemi olmadn hissetti. at batan nlemeyen kendisine duyduu fkeyle kaslm gibiydi. eder gibiydi.

Bilgi deil, malumat istediini hissetti, Rodoplu. Gen adamnkinin, "Hadi lan, sen de!" diye frlad, kalkt yanndan, yz ona deil, gidi-

afak, hi sesini karmadan ylece kald, gzlerini yere dikti. Neden azarlandn bilmez, dahas belki de alkole (rak masas hep vard) mal

Bakt bakt, hak verdi, Gnay.

fkelendiini bilemez, "Sen hem bana kadnm ol diyorsun, hem de ameliyatmla ilgilenmiyorsun!" trnden bir telmihi, yavak, kadns bir serzeni olmaktan te deerlendiremezdi. sorma hakk veren "benimsemek" olduunu anlayamazd. "Hl anlam deilim," dedi, "O ne cretti!" Gnay'n "sahiplenmek"ten kastnn, "geitirmemek", kiiye hesap ini ekti, Gnay Rodoplu'yu oluturan deneyimleri sahiplenmeksi"Peki, niye?" diye sordum, "Seni iselletirmediini bile bile, niye?"

Hissettii "sahiplenmezlik"e, tahta olmadan parlamak isteyen atee,

zin "teki yars" olmasn talep ettirebilen creti dnd.

bedenimi bcekler oktan yemi bitirmi olmalydlar! Anlasana, zden'in yeri o akam o sedirin st deil, mezarmn ba olmalyd! Bceklere vereceimi insandan m esirgeyecektim? " hayr, afak' mezarnn banda dua ederken de gremiyordu, Gnay. Dnd, yar karanlkta kararn bekleyen afak'n yzne bakt. Yok,

"nk... nk, doal koullarda ylesi bir tutkuyla sarmak istedii

lm ilann okuyacak, geitirecekti. (Nitekim, yle oldu! Cenazeye gelmedi, makam ofr ile bir elenk gnderdi, afak zden. O zaman belesini bir anda bir toprak yn ile kar karya getirebilecek, geri dn zulma, olmayan bir vakay sahiplenmemesiyle, mrn adad SHP'nin slogan"Tabibler Birlii, Baro ya da Gazeteciler Sendikas bakan olup da, diye bakanyd.) nk, k olduunu sand kadnn yaralarn, kendilarn sahiplenmiyor olmas ayn bozulmann rnleriydiler. Ve bu botutuklulara hcre penceresinden tehis koyan, yataa zincirle balanmalarna seyirci kalan, hkime rvet vereceini syleyerek mvekkilinden zulmann bir baka tezahr'yd!" fazladan para szdran, asparagas haberlerle ocaklar sndren yelerinden hesap sormayan, kara listeye almayan, meslekten men etmeyen bo-

profesrlerin niversiteleri, retmenlerin milli eitimi sahiplenmemeleri ile bunun arasnda, son tahlilde, bir fark yoktu. talipti. Nasl bir ihanete su orta oldum, dnebiliyor musun?" "in kts," dedi, "afak, lkenin kaderini etkileyecek siyasi gce "imdi, bak canm, " dediini hayal etmiti, "Sahiplenmenin temelinde

Alt yz bin DSK yesinin sendikalarn, KT alanlarnn KTleri,

yatan itenliktir, iktidarn birincil ilkesi, sahiplenmek, yani itenliktir. Hkmet etmenin asli arac iyi rnek tekil etmektir: politikacya da ynetici itenlik modeli olmal, ynetilenler bu modele yknmelidirler. Siyasilerin kurnazlatka alklanmalar, alklayanlara kurnazlama hakk ngrd iindir. Konfys derki... Ay, Gnay komik olma!" afak, Gnay'daki tavr deiikliini "sanat kiilik" denilen tutarsz"Ekyann ne yapaca belli olmaz!" dedi, tekrar sarld; kendince Glmeye balad.

lk ruhsatna verdi, rahatlad, engin bir hogr ifadesiydi.

oldu Gnay. tenlik, itenlik derken, kendisinin iten olmadn dnyordu. Bir an, ne yapp edip anlatmaya almas gerektiini dnd. leri sklat. Bu defa da rkt. Ne ki, sohbet ediyor deil nutuk atyor, daha da kts ders veriyor gibi olacakt! Yere, halnn stne kayd, af diler gibi sokuldu, afak'n nefesmelerle adlandrlan, gzn grmesiyle birlikte tensel temas istemi gelik olmay bilmediini dnyordu. "Kimya", "elektrik" gibi keli-

Bu defa da onunla paylaamad dncelerinin varlndan mahcup

tiren cinsellie yabancyd. Bu nedenle olacak, trnn zelliklerini ne likle 'erkek' bedeni olarak farkllatn alglama renimi yoktu.

kadar almla tarsa tasn, bir baka bedenin kendisininkinden ncemuhtat. Yin-Yang'n gnlk hayata aktarlan Trkesi, imeceydi. Bu Rodopluya gre insanolu insanolunun bedenine yaamak iin

imece sayesinde kprler ina, senfoniler icra edilir, hastalar baklr, bil-

zaman zaman karncalanan dlyolunu sakinletiren, yaam destekleyen ren, ba okayan erkek elinden, bir satr yazy, bir duyarll, bir lky paylaan erkek beyninden bamsz, kendi bana bir ey olamazd.

gi aktarlr, deneyimler paylalr, tr srdrlrd. Kadn bedeninin

her nimet gibi sayg duyulmas, zen gsterilmesi gereken erkek organ

diye bir ey vard tabii. Ama, Rodoplu iin bu organ, bir kak orba iiErkein organnda odaklaan, bedenini eyalatran, "aklardan i-

reniyor; ok yakn bir gelecekte, erkek fahielerin alt kerhanelere dadanmay "zgrlk" belleyecek Trk kadnlarnn, smrgen karclklarn "uygarlama" ad altnda pazarlayabileceklerini dnyordu, italikler balad yine! "Bedensel haz zerine kafa yoran, 'Anneler Gn' olan anneleri bedensel haz zerine felsefe yapan bayan entelektelleri bedensel haz zerine alan zevk sahibi erkekleri Bedensel Hazda ilk Adm adl kitap karsan yamalayacak olan veletleri anlayamazsn. Neden yceltiliyor bedensel haz? Neden ticareti ve sanayisi var? Anlayamazsn. Sonra da iki ift bedensel haz edildi diye bozulursun. Biliyor musun 'bu balamda' Salpazar Rhtm'ndaki bir hamaln hemizin yaknen tand cinsel ilikiye 'tahmil-tahliye' diyebileceini? Nedir mi bu an bedenle alp veremedii? Zorlama zihnini, kavrayamazsn..." afak'a dnd, "Ne dedin?" "nk, Gnay'cm, sen basmasn."

duyulmaz fsldad, "Trksz basma olmaz!"

"En iyisi, sen bana bir trk syle!" dedi, aniden. Sonra da duyulur

Trk sylemedi, "Hayr!!!" "Bakaym!"

"En iyisi sen bana bir trk syle, daha dikilerim bile alnmad." "Bakaym!" dedi, afak. "Bak da gr!" Uzaklatrmann, olas dostlua zaman tanmann yo"ok gzel!" dedi afak zden, dikilere deil, tenine bakyordu.

luydu; giysisini syrtverdi.

afak, yalan sylemekle itham edildiini sand, gzlerini sabitletirdi. "ok gzel," dedi, yeniden. Ac ekiyormu gibi, inceden terliyordu, "Glm! Glm, glm! Bir tanem!" Susmu, yorulmu gibi geriye yaslanmt. Bir sre gzlerini yumdu, renmek iin yollara den racaya ne demiti?" Hatrlyordum, tabii.

Kadn gld. Karnnn oralardan bir yerlerden uzun uzun gld.

"Hatrlyor musun, Hintli khin tacn terk edip evrenin srlarn "'Sor,' demiti, 'bu kt kokulu, kemik, deri, kas, ilik, et, meni, kan,

smk, gzya, dk, sidik, safra ve balgamdan oluan; tutku, fke, tamah, vehim, korku, kskanlk, yeis, alk, bunaklk, lm, hastalk ve ac eken bir naiz beden, haz alsa ne, almasa ne?... Baksanza, u tatarcklar, sinekler, imenler, aalar gibi ryor dnya... Okyanuslar kurur, kutup yldz kayar, uurumlar alrken haz alsa ne, almasa ne?'" "Gel, canm." "Cann yakmayaym?"

rum, sense... Yiit kadnm benim!" Uzandm, yan sildim.

"Bilmez miyim! Ben bir nezle olduumda dnyay ayaa kaldryo-

"O kadar tkrldm deilim, merak etme!"

afak hayatnn son eylemiymi gibi sard.

"Yeil elma, tarn ve kekik kokuyordu. Gerekten!" dedi, Gnay.

II
Ertesi sabah, gne 'stanbul'u ota kurmu, muhteem bir len ve"Yiit, yiidim... koyiidim," diye st ste tekrarlad, Gnay mayda-

riyordu!"

noz bahesinin patlayan koncalarna. afak'n ona yaktrd sfat dDerken, ince bir yel kalkt, yzn yalad. Maydanoz bahesi bir oraya bir derecikler Kelkit ay'nda bulutular. Gnay Rodoplu, Pulur Ky Enstitdikkatsizliinin istikbalini tehlikeye atabileceini dndn grd!

nyordu: Yiit!" (Bu meseleyi benimle o gnlerde konumu olmal) buraya yalpalad. Dou'da ok uzaklarda, Gmhane dalarndan inen s'nn on bir yandaki birinci snf rencisi Halis zden'in kpren sularn amurlad hki keten golf pantolonunu kaygyla incelediini,

oluan formasn daha o sabah teslim almt. Kemal Tahir'in demesiyle,

afak zden'in babas, avc ceketi, kasket ve asker postallarndan

"kasketli Bulgaryal", Tongu'un, da kylerinden, sulak ovadan, bozkrn orandan, kasaba yaayn bile tanmamlar arasndan setii "bokirse vatan savunmasna komak." zulmam kyl ocuklarndand. "Kylln kaybetmeyecek biimde" yetitirilecek, "iki devi olduuna inandrlacakt: ocuk okutmak, gerelu'nun kaderini afak zden'in kaderi ile btnletirdiini sylemitim. Bu sylemi Halis Amcann Ky Enstits mezunu olmas pekitiriyor, dik sorumluluk gelitirmesine neden oluyordu. Rodoplu'nun, Anadolu'nun tarihini afak zden'in tarihi, Anado-

Gnay'n "i-smrgeciliin kurbanlar" dedii zdenlere kar grlmeyzyl Avrupa smrgeciliinin -ve onun izdm Siyonizmin!- nc Gnay Rodoplu'ya gre, slahat yapacaz derken, on dokuzuncu

Dnya halklarna kar gelitirdikleri mitolojiyi devralmtk biz! Avrupa

grm, biraz mrekkep yalam Osmanl aydn, 'tpk oryantalistlerin dii kendisi ile 'onlar' dedii 'birileri' arasna bir izgi ekmi, bu izginin ka'da, Asya'da, yaptklar gibi, 'Batllam Trk de, bir tr 'mission civilizatrice'e 'uygarlatrma misyonu'na girimi, 1800'lerin ikinci yarsndan sa ve ekilsiz, k uykusunda ve ykc bir biimde kafasz' diye takdim ettikleri Arabi adam etmek misyonuna yknmt.

Trkiye ile Yunanistann arasna izdikleri muhayyel izgi' gibi, 'biz' detesinde kalan 'yerli halk' tanmlamak, 'takdim' ve temsil etmek, 'yeniden biimlendirmek' grevini stlenmiti. Avrupal smrgecilerin Afriitibaren glenen bu misyon, bir avu kahraman Batl Yahudi'nin, 'deva"Trk slahat hareketleri, 'kt Arabi' adam etmek sylemiyle evren-

sel hakllk kazanan Siyonizm'e benzer," diyordu, "Her ikisi de 'yerlilere dan da kanat altna girdikleri iin kmserler."

babacan bir husumetle yaklarlar. 'izginin teki tarafndaki Halis zdenleri bir taraftan kanatlarnn altna alr gibi grnrlerken, te yan-

Siyonizm'le, Hitler'le korkun paralelliklere iaret ediyordu!

diyse 'ulvi' nitelikler yaktrarak balarlar. (Mesela, daha on yedinci

"Smrgeciler, ie, gz diktikleri toprak parasn verek, ona han-

yzylda -srail'in kurulmasndan 300 yl nce!- George Sandys, ngiliz

air, Filistin'i 'St ve bal akan lke; yaama elverir bir dnyann ortasnda, lman bir iklimde; gzel dalar, zengin vadilerle sslenmi, mkemmel sular fkrtan kayalar; hibir kesi yok ki, esenlik ve servetten yoksun olsun!' diye anlatyordu!) kinci aamada, tamah edilen toprak, dr!- ve yerlilerden olmasa, 'muhteem!' olabilecek gelecei ile yer eder! lar! zerinde yaayan insanlardan soyutlanr, smrgecilerin gnlnde eski medeniyetleri, grkemli gemii -naslsa bir yerlerde bir iki harabe varGel gr, o gzelim topraklardan o Allah'n belas yerliler hi eksik olmazliler diye birileri yoktur!' diye kesip atmaktr. Bu yutturulabilirse, dnya kamuoyuna lkesiz bir halk iin, halksz bir lke' gibi fevkalade aklc ve hakl bir dileke ile bavurula bilinir! Ha, eer, bu pek bir kr parmam ylmazlar' nk ya Kzlderililer gibi 'vahi' ya da Araplar gibi marjinal gzne bir iddia ise, bir ikinci yol daha vardr. O da, yerlilerin 'var' oldukBu durumda iki ey yaplabilir: Birincisi, Golda Meir rnei, 'Filistin-

larn kabul etmekle birlikte, 'onlar saylmaz!' oynamaktr. Yerliler 'sabir medeniyetin ("...len Yunan-Roma medeniyetinin son parltlar") mensuplar olduklar iin o gzelim toprak parasna layk deildirler! Smrgecilerin yaktrmalarnn tutmas ve srmesi iin 'yerlilerin kenbu,' sunmalar nlenir. lk aamada 'takriri skn' kanunu trnden nlemler alnmak suretiyle yerlilerin gerekliklerinin st rtlr. kinci yeniden biimlendirmeyi gerektirir ki, bu, o dorultuda dzenlenmi eitim sisteminin uygulamaya konulmas demektir. tururken, te yandan da onlar smrgecilerin karlar dorultusunda dilerini 'takdim' etmeleri, adalarna bir 'zgemi,' bir 'niyet mektuaama biraz daha karmaktr; bir yandan yerlilere zgemilerini unut-

smrlen ayn ulustan olduklarndan, smrgeci 'slahat, inklap,

Ayn ilkeler i smrgecilikte de geerlidir (ancak, burada smrenle

nc' gibi sfatlarn ardna daha kolay saklanr). Aamalar uluslararas smrgeciliin evrelerine paraleldir. nce, yerli halkn fiilen renksiz, kokusuz olduu bir dnem yaanr. Bu dnem, Nepalli Gurkalarn, Pencapl Hintlilerin, ngilizler iin savamak zere Irak llerine sevk edilmeleri, Rumeli kzanlarna Yemen'de, Mardin Krtlerine anakkalede lmeleri lar dorultusunda takdim ve temsil etmeye baladklar aama budur. lerin egemen snflar tehdit edecek konuma gelmelerini nlemek!' Yiit kaln ki, kannz emelim ey yerliler!

emredilen dnemdir. Egemen snflarn, halk, yani 'yerlileri,' kendi kar'Yiit' syleminin gelitirildii aama da budur. Ama hep ayndr: 'YerliFilistin, Batl emperyalistin gznde nasl yer ettiyse, 1800'lerin

yaklak yarsndan itibaren Anadolu da, Avrupa grm Trkn kafalikarnasl bu muhteem arsa, 'yeniden kazanlmas gereken bir toprak'

snda yle yer etmeye balar! Cumhuriyetle birlikte Lidyal, Frigyal, Haolarak alglanr. Mrekkep yalam Trk, Anadolu aklna gelince, bu topraa hyanet edilmi gibi hznlenir olur. Yazklanma, Trk aydnnn, Trk sanatsnn 'Anadolu' gr haline gelir. 'Ilgaz Anadolunun sen yce bir dasn...'dan bala, 'Beikler vermiim Nuh'a...'a ura, 'Havasna rizm posterlerine varncaya kadar, bu topraklarda yaayan yerlilerin gerekliklerinin izi olmayan bir Anadolu sylemi gelitirilir. (Rodoplu, sal nekrofilya patolojisinin bu noktada baladn dnyordu.) stikll tarmtr. Kimden? Hem 'rakip' igalcilerden, hem de kendinden. suyuna, tana toprana...'dan ge, efendim, Yldz Kenter'in 'Ben, Anadolu' oyununa kadar gel, efendim, 'Anadolu Medeniyetleri' sergisinden, tu'yerin altndakinin, stndekine,' yani 'lnn diriye' yelendii toplum-

Sava sanki kt Anadolu iin deil, 'Anadolu' topra iin yaplmtr!

Sanki, bir yabanc g gelmi, 'Anadolu' denilen st ve bal lkesini kur-

egemenlik -smrgeci mant dorultusunda!- yerlilere zgemilerini unutturmay, onlar smrgecilerin karlar dorultusunda yeniden biimlendirmeyi gerektirir. Unutturma faaliyeti hemen her zaman 'karalama' faaliyeti ile balar. rnein, Filistin'in Siyonistler tarafndan igalinin hedeflendii yllarda kurulan nc tekilatlardan birisinin, Filistin Keif Kolunun bakan Salisbury (ngiltere) Piskoposunun, Bence, Kenan (yani,

Sava kazanlnca, marjinal yerliler zerinde kurulmas gereken

Arap) medeniyetinin, srail medeniyetinin egemenliine girmesinde zlecek bir ey yoktur, nk, kazlarn kantlad gibi, Kutsal Kitap, yerini srail medeniyetine brakan Kenan kltrnn irenliini ortaya koyarken hi yanlmamtr!' diye nl bir demeci vardr. Bu pasajdan 'Kenan profesrn duyar gibi oluruz! O kadar ki, hani, hasbelkader diyeceim, lef sayarz! medeniyetini' karr, yerine 'Osmanl' kelimesini; 'srail medeniyetini' karr, yerine 'Bat' kelimesini koyarsak, herhangi bir Trk arkeoloji Osmanlya ait birka eser bulursak, kendimizi mimarnn Sinan gibi 'gayAyn ilemi 'Arap medeniyeti bir yutturmacadr. Arap fetihlerinin rimslim' -Rum ya da Ermeni- olduunu en azndan ima etmekle mkel-

dehetinin doru olduu kadar dorudur... Arap medeniyeti denilen ey, nin son parltlardr,' iddiasnda ilemi burada yap, konuan cahil Arabn

slmiyet'in gsz ellerinde ar ar len Yunan ve Roma medeniyetielinden Filistin'in Rabb'mzn ayak izleriyle kutsad en ilgin kalntd iin yok olan Caperhaum Havras'n kastediyorum. Al, Arabn yerine 'Trk' koy, konuan Sebahattin Eybolu deilse, Azra Erhat'tr! , yann 'evrensel miras' diye geitirirsin,'... Evrensel mirasn en ilgin kalntlarndan birisi...' Caperhaum Havras da, bilmem ne manastr olur. lardan birisini kurtarmaya umuyoruz. Talar kire yapmnda kullanlRabb'n ayak izlerine kadar uzamaz -laiktir ya dostlarmz!- ama iin o

ratklara indirgendii dzenlemelerde, dncelerinin, duygularnn ve hatta hayatlarnn bir kymeti harbiyesi olmamas tabiidir. Ve ite,

Yerlilerin igal ettikleri toprak parasna layk olmayan, marjinal yaymen'e '', Mehmet Kemal'e 'hayvan' dedirten, zmir'i 'igalci-

ler'den korumaya soyunduran, TRT'ye klk kyafet zerinde ahkm kestiren, hatta YK'n sakal byk misyonunu mmkn klan 'haklclk'n lar yoktur ki, adamlar sayg duysun! z de budur! izginin te yanndaki binlerinin sayg duyulacak bir tarafluklarn, amanizm'i, hatta devrimci hareketleri) deta yz kzartc bir sumu gibi karalama aamasndan sonraki aama, onlar takdim, temsil Yerlilerin zgemilerini (Osmanly, slmiyet'i, Bozkr imparator-

ve yeniden biimlendirme aamasdr. -smrgeciliin Trkiye versiyonunda, takdim, 'Trk kyls' denilen muhayyel bir yaratn icat sidir, 'Kyl sen topraktan renip kitapsz bilirsin!"' Glmeye balamtm; edilmesiyle balar. Kimmi efendim bu yaratk? Bir kere, milletin efendi"Vallahi, dalga gemiyorum," dedi, Gnay, "Bu sylediklerim,

1940larn sloganlaryd. Ky Enstitlerinin duvarlarnda yazlyd! Ama, bak, 'devrimci' airlerimizin, 'kyl' takdimleri de farkl deildir. te, 70'lerden bir rnek: 'Olmuu olaca bir renberim iim bulut Erciyes'ten kaynam. Kar tarlas bir bulut. Sevgiyle balarm iime. Yamur yam. Gne eneltmi her yan Harmann sermi. Sevinle balarm iime. Gkkua bir sevinle. Ve sonsuz bir bozkr denizi olan. Topra bilirim. Varsn bire iki versin. ifti gelecee srerim. Terim bir buday tanesidir. Parlak toprak altnda. Baz baz yarar topra. Gn gelir sarsar ky kenti. Da orman...' filan, byle gider ite. 'Varsn bire iki versin!'mi! Anadolu'nun 'yiit' renberinin gereklii, akn akn ehre kayor olmas da nemli deildi, Zeytinburnu'nun, mraniye'nin, Kutepe'nin 'ii bulut' renberleri de nemli deildir! Bak, bir baka mitolojiyle, Tongu'un

'kyl' takdimiyle, nasl btnleir, 'Zaten, kyl ocuunun geim anla-

ynn ls, bir ev, alacak tarla, almas iin gerekli aralar, ncelikle ift hayvandr.' kinci aama, yerlileri bu takdim dorultusunda biimlendirme aa-smrgecilerin rnek alabilecekleri dhiyane sistemler Siyo-

masdr ki, bu amaca eitim sistemiyle ulalr.

nizm'in ve onun sulandrlm versiyonu Hitler faizminin eitim sistemler'den yzyl nce yaad! Weizman da yle!). Niye Hitler diyeceksin? mzden gelir! ok affedersin, Avrupal bok yese, biz de yeriz! Bak, nk, Trkler d-n-mez-ler! Bizim bamza en byk belalar dTrkiye Cumhuriyetinin ilkretiminden sorumlu Tongu,

leridir (Hi irkilme yle! Siyonizm'in fikir babas Theodor Heriz, Hitnmemekten, bir adm tesini grmemekten, Bat plne dknlAlmanya'ya 1918 ylnda gitti. Ayn yln Kasm'nda, Alman mparatonk oldu. Osmanl ordular gibi Alman ordular da hibir muharebe kaybetmemi, buna ramen aalk Versailles Antlamasn imzalamak ye'de saraya ve ttihatlara karlan malubiyet faturas, Almanyada tiklerine inandlar. Alman ordusunun iki kez yaralanm, birisi ok ender kaya atlmas da ayn yla rastlad. Ordudan, kendisi gibi bir zanaatkrn tisi olarak deitirdii siyasi partinin bandayd. zleyen on yl iinde kurduu anti-Marksist Alman ileri Partisi'ne katlmak iin yine o yl

runun, Vahdettin rnei, lkeyi terk edip, Hollanda'ya snmasna ta-

zorunda braklmlard ya da milyonlarca Alman yle inanyordu. TrkiWeimar Cumhuriyeti sosyal demokratlarna, komnistlerine ve Yahudilere karld. Milliyetiler, Almanya'y bu st bozuk adamlarn mahvetverilen Demir Ha olmak zere, ifte madalyal 'gazi' onbasnn politi-

istifa etti. 1 Nisan 1920'de, adn Milliyeti Toplumcu Alman ileri Par-

Almanya'da frtna gibi esti, lkeyi nc Reich'a getirdi Naziler. gallerin, fiyatlarn saat ba artt, DM'n el arabalarnda tand ei gdusunun canndan bezdirdii Almanlarn, Tek Parti diktatrln rlmemi bir enflasyonun, 1932'de says alt milyonu akn isizler or-

denemekten baka are grememi olmalarnda anlalmayacak bir ey kalp'na kadar, hemen hepsi ttihat Terakki ile bir biimde akraba Trkiye 'entelijensiya's etkilenmez de, ne yapar? Fhrer'in k tuttuu yoldan ile alp veremedii yoktu. Sava kazanyor gibiydiler.

yoktu. Nitekim 1934'te baa geen Fhrer -yani, ef- be yl iinde yedi dvele meydan okuyan bir Almanya yaratt. Yunus Nadi'sinden Ziya Gyrmez de, ne yapar? Hele de eitim sisteminde! Kald ki, Halis zden'in, Kelkit banda hayale dald 1943 ylnda, Trkiye'nin Almanya Mttefikler Yahudi soykrmn henz dillerine dolamamlard, dil-

lerine dolamamlard, diyorum, nk biliyorlard, Stalin'in diri diri rn kprdatmadlar.

gmd Polonyal subaylar bildikleri gibi biliyorlard, ama, parmaklaKampfa yknmesinde alacak bir ey yoktur: 'zetle,' diyordu Adolf Hitler, 'Halk Devleti, eitim sistemimizi yeniden, sadece mutlak gerekli nularda bunun tesinde uzmanlamak isteyenler iin salanmaldr. eitli konulara, rencinin temel retilerine aina olaca kadar deinen bir eitim, sradan insanlar iin yeterlidir. Bylelikle, okul saatleri ksalacak, rencilerin bedenlerini, kiiliklerini terbiye etmeleri, irade gc kazanmalar iin zaman kalacaktr. Matematik, fizik, kimya gibi dersler nemli olmakla birlikte, bir milletin eitimini bu konular zerine yaplandrmak tehlikelidir. Genel eitim her zaman 'lk' dorultusunda ekillenen, sosyal bilimleri temel almaldr. Aksi takdirde, milletin muhafazas iin her trl teknik bilgiden daha nemli olan manevi gleri kaybederiz. Endstride, teknolojide, ticarette ilerleme ancak lkc bir halkn varl ile mmkndr. Bu durum, maddeci ben-merkezcilik deil, feragat ve kiinin kendisini bakalarna adamasyla gerekleebilir.'" "...varlm Trk varlna armaan olsun!" Hal byle olunca, elii retmeni lkretim Mdr'nn Mein

olan kapsayacak ekilde dzenlemelidir. leri retim olanaklar belirli ko-

baka, ky ocuuna baka. Enstitlerde yeterince bilgi, meslek bilgisi veriyoruz... ncelik tanyoruz pratik bilgilere. Bunun da belkemii, almaya gidecekleri yer ky olduu iin tarm. 'Bir de bunu dinle: 'Trk ky, yurtlerimiz. Bozulmam ky ocuklar alnacak, tresel kymzn yksek ahlaksal deerleri (Rodoplu, bunun tercmesi 'yoksullua gk karmadan tahammldr!' diyordu) hrsla savunulacak. Byklerine ('egemen vatan iin duraklamadan, gz kapal lmek! ('Buyurun, Kore'ye!') ilelamak iin olmal!') er ge dzeleceine inanmak. Bu inanc bir an snflara, brokrasi-aydn-niversite ittifakna!') sayg, kklerine sevgi,

"imdi bir de Yunus Nadi'yi dinle: 'ehir ocuuna gerekli retim

dumuzun biricik dayana, biricik gvenidir. Geleneksel safl, ana cevherindeki zellik, bozulmamaldr. Bunu salamak iin almtr Ky Ensti-

lerden yksnmemek, millet yolunda azla yetinmek. Daha da nemlisi, urad hakszl bile kutsal saymak, ('Bu da daha sonra 'koyun' diye su-

yitirmeden sabrla beklemek. Kye sapk fikirlerin girmesini, gerekirse can karmak.'

pahasna nlemek. Bir Kubilay, be Kubilay deil, ordularla Kubilay Buras korkuntur! Bir yandan 'komnizmi nleyeceksin, te yandan Elia T. Zwrayk'n, 'srail'deki Filistinliler, Bir Smrgecilik Ara-

olas bir yerel lideri!

trmas' diye bir kitab vardr. srail'in siyasi hedefinin, Araplar sindirnlemek iin aldklar tedbirleri anlatr. Ne zaman bir lider belirmeye balasa, ortadan kaybedilmitir. Ayn dorultuda, Trk egemen snflar

mek, Yahudilerin egemenlie engel olabilecekleri duruma gelmelerini Anadolu'yu Saidi Nursi ile paylaacak deillerdir, mritlerinin canlan

cehennemedir! Menderes, 'bizim' cumhuriyetimize yakmyordur, semenlerinin de can cehennemedir! Deniz Gezmi dzenimizi tehdit edisi'nin cenazesinin kaybedilmi, Menderesin aslm olmasna, bir yordur, yasa tutsun tutmasn idam edilir. Daha da korkuncu, Saidi Nurynyle de olsa 'hak' veren bir ruh halinin yerletirilmesidir! Nekrofilya-

nn, l-seviciliinin, giderek toplumsal sado-mazoizmin bu lkeye nasl 'evrensel hakllk' gibi bir hakllktr bu!

yerletiini grebiliyor musun? Siyonistlerin misyonuna kazandrlan Bak, 'burjuvazi' lafzna takldk, yllarca egemen snflar yanl yerde nsan deli eden, 'devrimci' hareketin bu tuza grememi olmas!

aradk biz! Trk solunun en byk hatas bu oldu! Ayn hata hl da devam ediyor! Bize rklk jn Trklerle, faizm ttihatlarla girdi! Yerlileri miyle, retmenlerle geldi. Sarkl hocayla deil, tarikatlarla deil! (Taner Akam!!! Neredesin?!!!) sindiren, kolayca maniple edilebilinir ruh halini dayatan eitim sisteAz nceki metin, 'Kyde devletimizin, partimizin, hkmetimizin gren

gz, duyan kula, syleyen dili olmak! Yetmez! Gerekirse rejimin ekilmi klc kesilmek! Rejim dmanlarn tepelemek. te bu sonulara varabilmek iin onlar zel eitimden geirmek gerekiyor' diye devam eder. ye asla izin vermezler! Bu dzende ne Deniz'e, ne de Nursi'ye yer vardr! Aranlan, egemen snflarn yaam biiminin klc kesilecek ajanlardr!" "Kim bu yazar?" dedim dehetle, 'dur, bekle' iareti yapt Gnay, Bahsedilen rejim elbette demokrasi deildir! Egemen snflar demokrasi-

yanlarn') suikastndan koruyacak tedbirleri almay hi ihmal etmemek bal, amz uygarlnn ilerini baarmaya daha yakn, taze eleman bol bol alarak ve onlarn karakterini bozmayacak messeselerde yetitirerek,

lzmdr. Bunun iin de, ky kaynandan, hayata daha kuvvetli balarla

'Rejimi yar aydnlarn (bunun tercmesi 'ufak ufak aymaya bala-

bu kabil insanlardan cumhuriyeti besleyecek ve grbzletirecek, memleketi saadet yuvas haline getirecek hakiki iadamlarn yetitirmek lzmdr!' kyametler kopard!" Bu laflar Stalincilerin, hatta Trklerin azndan km olsayd "Deli etme beni! Kim bu adam?!!" "Mahmut evki Esendal," dedi Gnay, ac ac, "CHP Genel Sekreteri!" "u... " diyebildim, televizyonu gstererek!

dl alm, Cumhuriyet Halk Partisi Roman Yarmas dl!" "Breh, breh, breh!"

"Evet, 'Ayal ve Kiraclar'nn yazar. Biliyor musun, o eseriyle bir de "Dn imdi, 'Tek Parti', 'Ebedi ef, 'Tek Parti Roman Yarmas',

yani, resmi tarih, resmi edebiyat! Btn bunlar ne sylyor, arkadam?

Daha da var, 'Ky deitirmek gelmez bizim iimize. Dzenimiz bozulur.

Deimesini durduramasak da geciktirirdik epey. Modern teknikten mmkn mertebe uzak tutarak kendine yeterliliini srdrrdk bir zaman. Kylnn nahiyeden bile ayan kesecekti bu enstitler. Ayda ylda hayvan nallatmaya gidenler de bu ii retmene gr dreceklerdi. Almanyatalya mihveri kazansayd, kyller istemeseler de yrtecektik gzel gzel. ok da iyi olurdu!' sn!" Bu trden bir aklamay, inan, Menahem Begin'e bile yaptramazGnay, 'ky istese de terk edemeyecek'teki anahtar kelime, istese

de' kelimesi demiti. nk, "Bizim iimize" diyorlard, ki bu 'biz'in kimler olduunu biliyorduk, "Bizim ilkretimle elde etmek istediimiz Ama, kyl milleti su koyverir de, Gltepe'ye filan gmeye kalkrlarsa, zalimlikle kleletirmek, topraa balamakt! yaplacak ey; insanlar, Trk edebiyatna yllar yl meze olan mstebit ama, en ok pratik okumu, yerinde kalan kyl milleti yetitirmektir". "ky aalar"na, faizmin en karanlk uygulamalarna ta karacak bir tik, encmen yirmi yla indirdi!" diye eseflenmiti Tongu. sadece 42 yld!

"Yirmi yl mecburi hizmeti var. Biz kanun tasarsnda otuz yl demi-

Gnay'n sylediine gre, 1940'larda Trkiye'de ortalama mr "Btn bunlar oluyordu ve i-evre Garip iirler yazyordu!" dedi,

"Ve sen btn bu adamlardan irendiim, bu dzenden sorumlu tutuum iin kat buluyorsun beni!"

madene balayan, sadece orada almaya mecbur eden nl "Kmr Havzas" kanunu! Onun akl hl Ky Enstitlerindeydi,

Haklyd! 'Havzay Fahime' hatrlyordum. Zonguldak kyllerini

"yerliler" iin sahici okullar atklarnn vaki olmadn sylyordu. Ne Hindistan'da, ne Filistin'de, ne Afrika'da ('ne de Trkiye'de' demek istiyordu) sahici okullar yoktu.

"Aslnda, pek de amamak lzmd, herhalde," dedi. Smrgecilerin

rail'de yaayan Araplara uygulad bir eitim plan, daha dorusu 'ilkeleri' vardr. Bu ilkeleri okuyunca rperiyor insan. nk, bugn aynen Trkiye'de uygulanyor." ocuun kendi varln reddetmesi esas zerine bina edildiini sylyordu. Trk maarifinin izdii, by olan, k kz, iki ocuklu, gl gibi isimlere yer olmad gibi, yoksullua, kuyulardan kan iyi saatte diktikleri bahe iinde iki katl evde oturan, piyano alan, topuklu iskarpinli, ince orapl anneleri olan, 'Trk ailesi' tablosunda, kriye, Halis olsunlara, (Latife Tekin'e 'cinlerden bahsetti diye nasl saldrdklarn hatrlatt) hatim dualarna da yer yoktu. Bu durumda, kyl Halis zden, ncelikle Halis zden diye biri olmadn, sratle yok edilmesi gereken rendii gibi. bir tarih hatasndan ibaret olduunu renecekti! Tpk, Filistinlinin versiteye kabulde, bursta, Arap ve Yahudi rencilere eit artlar uygulanmasn getiriyordu. Ama, Arap rencileri 'eitlik' ad altnda tasfiye etmekti. Baarl oldu, nk," "Biliyorum," dedim, "nk, TC mhr ile tpatp ayn iki ilkokul "Bu iin z zaten. Sonra devam ediyor. Mesela, birinci madde, niO argmann biliyordum. Trk eitim sisteminin daha ilk gnden,

"Bak, Koenig'in c-citizen - hemehri gibi hem-vatanda-dedikleri s-

diplomasndan birisi Robert Lisesi adaylna, dieri Fatih Belediyesi te-

mizlik iiliine yeterlidir. Kapc ocuklar kapc, ofr ocuklar ofr olur," iiliine kolayca uyum salamalar ve zihinsel hadmlklarnn gvence "yle. Koenig, amacn ak ak sylyordu, 'Gen Araplarn beden

altna alnmas!' Kald ki, aradan kaacak birka dikba aklsz da Franbanc renciler iin geerli 'master' programlar naslsa terbiye ederdi." Omuzlarn silkti, Gnay, "Korkun bir ey bu!"

sa'nn, 'oryantallere mahsus' doktora derecesi, efendim, Amerika'nn ya-

lerde yeterince bilgi, meslek bilgisi veriyoruz... ncelik tanyoruz pratik devrimci' yazarlarn Ky Enstitlerine antlar dikerlerse, neden olmasn? Bilir misin, bir Fakir Baykurt ac verir bana! Utanrm!"

"ehir ocuuna gerekli retim baka, ky ocuuna baka. Enstit-

bilgilere, diye balar, bunu da yllar yl 'ilericilik' diye yutturur, 'en bi Rodoplu, "Faizm, bir dnce biimidir, hayat alglama biimidir,"

diyordu, "Apoletli generallerle de gelir, blucinli ressamlarla da, gm takl kolej mezunu kzlarla da!" En az 150 yldr, hariciyeyi, niversiteyi, edebiyat, sanat, basn, dolaysyla siyaseti dolaysyla Trkiye'nin gndemini ynlendiren, ordu destekli bir "Batl" aristokrasinin varlndan fndan bilinmeyen bir "hkmet" oluturmulard. sz ediyordu. Bu aristokrasiyi oluturan egemen snflar, Trkiyede, ka"Baa hangi siyasi parti gelirse gelsin, kuraca hkmet mutlaka ve nunlarda vazedilmeyen bir "hkmet", yeleri ve yntemleri kimse taramutlaka egemen snflarn 'asli hkmet'inin emrinde olacaktr."

Gizli hkmetin ajanlar, dzenin z uzman aydnlar, niversitelerden kurulua yaylmlard. Kararlarn hibir belge olmakszn verir, 'gizli'

basna, sanat evrelerinden dilerine, ilahiyat fakltelerinden Yeilam'a, siyasi partilere kadar, 'yerlilerin' kaderlerini etkileyebilecek her konumalarla, rnein, uluslararas bir sergiye kim gidecek, kime dl

verilecek, kim alklanacak, kim konuturacak, kim yokmu gibi davranlacak trnden binlerce ie ilikin dzenlemeler yaparlard. monyasna ne kadar iyi bir rnek!" toteksten bir kart ekerek, "egemen snflar ve z uzman aydnlar hegeyazar, be tane eseri var. Olu, Hikmet Bey, Matbuat Mdr, Hamburg olu Celalettin Ezine (1901-1972) Heidelberg, Leipzig niversiteleri ile 'stanbullu Mehmet Nzm Paa (1840-1926) Selanik'in son valisi, "Mesela, bak," dedi, bir gn, 'domestik MT arivi' diye alay ettii kar-

Konsolosu, sonradan 'zel teebbse' atlyor, pek modern bir stlk messesesi kuruyor. Onun olu Nzm Hikmet. Kz (saylmaz!) kznn Paris Siyasal Bilgiler Fakltesi mezunu, Cumhuriyet Gazetesi yazar...

imdi, Mustafa Celaleddin Paa, Polonyal Gagavuz, Borjenski. Olu, Enver Paa, onun kz ressam Celile Hanm, Celile Hanm'n olu, Nzm Hikmet. Tekrar, Mir Mehmet Ali Paa, Hgonot asll Alman. Kari de Troi ailesinden, Magdeburglu. Osmanl mparatorluunu datan 1878 Berlin Anlamas'nda Nafa Nazr Aleksandros Karatodori ile birlikte lin edilir. Onun damad Ferit smail Fazl Paa (1856-1921), onun olu mparatorluku temsil eder. Memleketi satt gerekesiyle daha sonra Ali Fuat Cebesoy (1883-1968), St. Joseph mezunu, Nzm Hikmetin teyze olu. 'Hareket Ordusu'nu Selanik'ten stanbul'un kapsna kadar getiren' sa, Hukuk Fakltesi devletler hukuku doenti. Nzm Hikmet'in teki bHseyin Hsn Paa, torunu, Mehmet Ali Aybar, 1910 Galatasaray, Franyk teyze olu... Sonra, Oktay Rifat (1914 doumlu), Paris Siyasal Bilgiler Fakltesi mezunu, dede mesleine rcu Basn Yayn Genel Mdrl. Devlet Demir Yollar I. letme avukat. Samih Rfat (1874-1932) Maarif Telif ve Tercme zas, TDK bakan, muhtelif yerlerde -Konya, Trabzonnay, balantlar gnmze kadar getiren notlar dmt: Nzm Hikmet, malum. Garip! (ilk basm, 1941! Sonra, 1945!) Avrupa kaynyor! "Fransz gerekst airlerinin etkisinde kalarak! Garip! Oktay Rifat.

vali. ttihatlarn zmir Valisi Rahmi Bey." Burada bir izgi izilmiti. G-

(TDK dl 1970; TRT dl 1970; Sedat Simavi dl 1980, Devlet Tiyatrosu'nda oyunlar, m. Kadnlar Arasnda) Melih Cevdet Anday (1915, Ynetim Kurulu yelii, Cumhuriyet yazarl, Sedat Simavi Edebiyat Belika eitimli, MEB Yaym Mdrl -dikkat! Ky Enstitleri!- TRT dl, 1978; TRT Roman Baar dl 1970; Devlet Tiyatrosu'nda oyunlar, m, Mikado'nun pleri). Orhan Veli (Babas, Reisicumhur Armoni nda... Gll? Simavilere bak!., bir de, Ky Enstits mezunu Halis zden'in olu, afak zden'e bak!" Yzden fazla kart vard. Soyad Kanunu kmam olsayd, daha kolay Orkestras efi! Galatasarayl. MEB Tercme Brosu. Karde, Adnan Veli Kank) ... Uzantlar Memet Fuat, Nzm'n vey Olu, Adam Sanatn ba-

alabileceini, ayn ailede birden fazla soyad olduu iin ancak rastlad zaman kayt debildiini syledi, eitim vereyim derken ipin ucu kaar. Nitekim, bir Halis zden'i eninde sonunda stanbul'a, 'ayrtepe' lkokulu'na tayin etmek zorunda kalrsn! likle sonulanr. Trkiye'nin en iddial niversitesinin mezunu, Amerikal akranndan otuz yl gerideyse, buna eitim denmez! Brak bilgisayar, Osmanlca bile retemeyip, Babakanlk arivlerini yabanclara teslim tabakasn istten ayramyorsa buna eitim denmez! ediyorsan, buna eitim denmez. Halis olu afak, ktisat Fakltesi'nden mezun olup, iktisat olamyorsa, Yksek Jeoloji Mhendisi Suat, marn Ama, dur daha bitmedi. Koenig'in ikinci maddesi, 'rencilerin teknik Byle balayan ktleme, egemen snflarn ngrmedikleri bir dzeysiz"Ne ki, i-smrgecilik ters de teper! Kyllere onlara yetecek kadar

mesleklere, fiziki ve tabii bilimlere ynelmeleri tevik edilmelidir' maddesiayrmak zor, baarszlk oran ise daha yksektir!' Trkiye'yi hatrlatan bir eyler yok mu?" Donmu kalm gibiydim,

dir. Neden, nk, 'Bu almalarda milliyetilikle uramak iin zaman

sr, biri Cumhuriyetten biri de Milliyetten iki nl gazeteci ve eleri ile

"Onun iin mi?" diye sordum. Mlkiyeliler Birlii'nde biri SBF profe-

yediimiz yemei hatrlamtm. Her zamanki konular, irtica, 163. madde hedef olmutu, Gnay. Anlad, tabii,

konuuluyordu. Sz, dnp dolap, imam hatip okullarnn saysna ge-

lince, "Her erde bir hayr vardr," demi, milletin buz gibi baklarna leneksel egemen snflarla, Anadolu sermayesinin palazlandrd yeni kabaklar kendi z uzman aydnlarn yaratacaklar. Bak nc madde, 'rencilerin yurtdna kmalar kolaylatrlrken, geri dnmeleri ve dndkleri zamanki durumlarn zorlatran bir politika ile d g tevik "Evet," dedi, "Bugnk 'irtica' kavgasnn altnda Rumeli kkenli ge-

zenginlerin iktidar kavgasnn yattnn farknda deil misin? Bu defa da

edilmelidir.' Yurtdnda okuyan Trk renci saysna bak, mezunlarn daki eitli kkrtclara kar sert nlemler alnmaldr.'" Btn bunlarn plnlanm olduuna inanamyordum!

istihdamna bak! Drdnc madde, 'lise ve niversite rencileri arasn"Ne fark eder ki?!" dedi Gnay, "Geitirme, sahiplenmeme, mi gibi

yapma ile plnl faizm ayn kapya kar. Ya da faizm byle ortamlarda yeerir. Koenig, Alman Yahudisiydi. Fikir babamz ortaktr da!"

hzla Tongulamalar, amansz bir snf atlama gayreti iine girmeleriydi. Elektrii on be yanda grm delikanllarn sakal salp 'entel taklkavga aramyor, tersine, aylk olup bize katlmaya abalyor. 'retmen olacaz, askerde subay olacaz! Tokat atacaksn, tokat yiyeceine. Aylk alacaksn, kyden harlk bekleyeceine. Sz geen adam olacaz, kt m? Efendi giyim, st ba. Szmz ikiletmezler, izimize basarak gelirler gtrdmz yere!" Zaman onu hakl karm, brokratizm demokratizme galip gelmiti. Rodoplu, afak'n babasnn CHP brokrasisinin sadk neferi olduunu hatrlatt. malar' da bundand. "Hadi, canm!" demiti Esendal, "Okuttuklarmz

Daha da korkutucu olan, bylesi bir eitim sisteminden geenlerin

lyordu, "Memleketi gerzekler gettosuna dndrdler!" esine dnd, elini azna gtrd, stanbula seslendi, Ban zgn zgn sallad, ruz!" "Or'da kimse var m? Heey!"

Gnay, Ky Enstitleri felsefesinin "btn vahetiyle" yaadn sy"Syleme byle! Trkiye'de hi mi adam kalmad!?" Maydanoz bah-

mi? Bu 'sisi' yarp kim kacak? 2000'e eyrek var ve hl dalga geiyoiermeyen bir umutsuzluktu bu. Derin bir umutsuzluk iinde gibiydi, ama dediim gibi, tevekkl "Hep yutturdular, hep yutturdular!" diye sylendi, "En az iki asrdr,

"Varsa bile 'bir adam'n hibir ie yaramadn hl renemedin

ie yarar bir eyler bulmak umuduyla Bat'nn pln kartrp duze pler boaltmasn! O zaman bir tela yeni dklenlere kouyor, onlar eeliyoruz. Ertesi gn olup baka kamyonlar gelinceye kadar! yle de buonlara, felsefe krntlarndan ulvi evrecilie, feminizmden Madonna yamalarna kadar! yle gcme gidiyor ki! gzel pler ki! Neler neler yok ilerinde! Bilgisayarlardan elektrikli tirBir tarafta, afak'n bembeyaz sal babasn gryorum. im szl-

ruyoruz! Gn gemiyor ki, damperli kamyonlar yaklap, tepemizden ta-

yor. 1940'larn Gmhane kasabasn dnyorum, o Gmhane ki, miti! Hayvan pislikleri, rk sebze, meyve sprntleriyle kaplyd. eriinden yaplm, manda gnne benzeyen karapestil, kirli amura

'46 seimlerinde Demokrat Parti'ye tekilat kuracak be adam vermeRzgr bunlarn kurularn, toz anaforlaryla bura bura kaldryor, eek benzeyen sar bulama, dutkurusu, bayat leblebi, boyal eker sergilerinin lan kara yazmalar gibi, arada bir kalkp sonra gene her eyi kapkara rtraarak yaplmt. Kasabann tek katl kerpi evlerine, bu evlerin stne svayarak meydanda dolatryordu. Karasinekler rzgrla savrumekteydi. Karkl, pislii, sanki kendiliinden deil, insan aklyla u-

kararm kiremitlerine, meydan dolduran kadnl erkekli kalabaln durgun mutsuzluuna, uyuz eeklerin, eek kadar atlarn, gszlkten geri vermeyecekmi gibi syrp alm, insanlar, hayvanlar, her eyi, kav km kzlerin, odundan oyulmu yamal kanlarn hantallna uygundu. Kzgn gne, plak gkyznn btn maviliini, bir daha hi gibi kurutmutu. Neredeyse her eyi stne bol benzin dklm gibi tozlu yollarda alktan, taundan krlarak, saysz ekya pusularn, engizisyon zindanlarn, saysz kurbanlar vere vere ap bugne ancak yedi yz ylda ulaacakt." Metni bir yerden hatrladm syledim, gld, parlatacakt. Yalnz Halis zden deil, btn bu dnya, usuz bucaksz

latt kadar iyi anlatamaz, canm!" dedi, "Bir yanda yalnayak bakabak

"Hi kimse 43n Gmhane'sini, Kemal Tahir'in Kastamonuyu an-

Halis zdenin zlemlerinin sz geen adam olacaz, kt m? zavalll! te yanda babasnn Ky Enstits diplomasn SHP'liler nezdinde bir tavsiye mektubu gibi kullanan afak! Be vakit namaznda ihtiyar bir hogr, susuyor yle!" grsen! spanya Sava'na katlm bir eski tfek bilgiliiyle, prnak nesnel olarak alglayamaz olduklarn, Trkiye'nin dnyadaki geliimlerin srgit gerisinde kalmasnn nedeninin de bu patolojiden kaynaklandn sylyordu. bir haklclkla aklanyordu. Avrupallar, 'vahi' yerlileri slah ediyor "On dokuzuncu yzyl smrgecilii uygarlatrma misyonu eklinde Rodoplu, toplumsal sado-mazoizmin yerletii toplumlarn dnyay

olmaktan gururluydular. Bilimselliin insanolunun sorunlarn zeceine inanlar tamd. Ancak, kinci Dnya Harbi ve izleyen kym 'bilimkin bir bak olduunu gsterdi. 1940'lar, Avrupal dnrlerin 'bilimsel' olmalarndan kaynaklanan 'stnlk' iddialarna pheyle bakmaya baladklar yllardr. Philipp Frank gibi, her eye kadir fiziki sellik'in vaheti nleyemediini, tam tersine, teknolojinin iki kenar kes-

bilimlerin insanolunun byk sorunlarn zeceine inanan adamlar etkinliklerini btnyle yitirmemilerdi; Marksistler toplum sistemlerini bilime dayandrdklar iddiasn henz srdryor, 'kokumu Bat' ile mas yine de tuttu. Bilim adamlar ve filozoflar da dhil olmak zere pek in, Huxley bir takm deneylerin budalaln hicvediyordu. Ortega y. Gasset, bilim adamlarna uzmanlk alanlarnda stat, dier alanlarda barbar, 'eitimli mankafalar' diye isim takt. Bu arada bir de ok ciddi korku geliti. Batllar, bilimin salad gcn, zensiz ve cahil adamlarn gerei gremedii iin alay ediyorlard, ama 'bilimin yetersizlii' saptaok Batl, bilimin, bilim hviyetiyle bize gerein btnn asla veremeyeceini dnmeye, bilim adamlarn ac ac eletirmeye balad. rne-

ellerine geeceinden korkmaya baladlar. 'Naturmensch' ya da aklclktan, psikolojik ve kltrel aklclktan nasibini almam ada' diye bir kavram ortaya kt. Maq Lerner, 'Dnyann gne sisteminin merkezi olmaktan kmas gibi, aklc, doru-dnen insan da bizim dnce sistena krkle gidiyor, 'insan, doas itibariyle aklc olmayp, farknda bile

mimizin merkezi olmaktan kmtr' diye yaknyordu. Freud'cular yangolmad hayvansal igdlerinin etkisi altnda kalan anti-sosyal bir yaratktr,' diyorlard Sonuta, Avrupa medeniyetinin, Sanayi Devrimi'nin palazland 'ynlar' slah edememi olduuna karar verildi. Bugn Avrupa'ya egemen olan ilkel adam, uygarln gz nnde glenen naturmenschdir diyorlar. lkeldir, nk 'onu trmzn geleneksel kl-

tryle eitmeye vakit bulamadk.' yi mi? Bu naturmensch fiziki uygarln btn avadanlklarna sahip, ama onlar var eden ilkelerin farknda deildir. Deniyor ki, 1930'larn liberal devlet adamlar hi deilse Freud hazrlkl olurlard." yordu. ve Ortega'y okumu olsalard, izleyecek faist lgnla kar daha bir

Suat'a anlatp anlatp da anlatamad 'Bunalm a'ndan bahsedi-

yksek taramal katot nl televizyon alclarna, sekonder radardan, penisilin G'ye kadar kefeder, gelitirirken, te yandan bilim denilen kutsal inek'ten yaknyordu! Gzel, ama plerini nereye dkecekti dersin? Vekleti'nin sergisini geziyorduk geenlerde, Alaman elilik mstearyla. grafiklerde grnce herifin gzleri yaard, 'Ah, eski alar! Makine bizi berbat etti. Halinize kredin' diye yand, yakld. Arkadan, Kaliforniyal Profesr, Everhart geldi, safiyeti bozulmam Anadolu kylerini dolat, insanolunun teknik yznden kaybettii mutluluu sapasalam bulunca, 'Ah, kafa! Yitirdiimiz cennet budur! Aman sk tutun, mutluluunuzu bilin!' diye ban yumruklad! 'Ky deitirecek her davran tehlikelidir!' yor, teknik geri tepti ya, a yakaladlar sanki! Yahu, bak, yere ge koyamadmz Mareal Fevzi akmak, ne diyor biliyor musun? Bizim gerzekler pek memnun oluyorlar! Bat'da kan gvdeyi gtr'O herifler gvur akllaryla biliyorlar da, ben bilmiyor muyum? Asl Tabii, Trkiye'ye. imdi, efendim, Esendal efendi, anlatyor, 'iktisat Kylere dattmz krklarn, dokuma tezghlarnn on binleri atn

"1940'larn Avrupals, bir yandan atom bombasndan 819 satirli

bela, teknik denilen rezilliin nce ordulara bulamas. Yani silah almazsan yenilirsin, aldn m subaylar, erleri ister istemez eiteceksin. Hele im-

di! Yukardan uak, alttan tank yklenip datacak, yarmadan ieri, makineye bindirilmi birlikler dalacak! Gnde yz kilometre ilerleyecek. Bunun akaryakt ikmali, yedek paras, bakm, haberlemesi okumu adam istiyor. Bunlar belimi bkmese, ben Ky Enstitlerinin lafn m ettiririm o zibidilere!"' "Onlar da kapatacakm, yle mi?" "Tabii! 'Ne are, kannn 'stnden aldm herif, kamyonla yarm

saat gitse, tat tutmasndan iki saat kusar. gn yatar, bir hafta akln

bana toplayamaz. Bunlar uydurma deil, manevralarn verdii sonular.

Alaman milleti gereinden fazla okutulduu iin Hitler yaknrken, gz-

mze ne grnd, kudurduk mu biz?' diyor adam! aresi de var, 'Bat 'da kan gvdeyi gtryor. nk teknik geri tepti. Ya bizim gibi kandan uaa atlamak isteyenlerin bana neler gelir? lerde bu belaya bulaacaksak bile mmkn mertebe ge bulumalyz. Onlar gibi kandan yaylya, yayldan buhar kazanl demir tekerlee, ondan da otomobile geerek.' cak idi etme faaliyetine Batllarn dilinden bir gereke bulunuyor! Neden ireniyorum bu egemen snflardan imdi anlyor musun? Bunlarn likleri, ne sosyal demokratlklar, ne liberallikleri sahici deildir! nerdikleri hibir sisteme gvenilmez! Ne demokratlklar, ne sosyalistildi, fiziki uygarln avadanlklarndan hi nasibini almamt ama naturmensch oluvermiti ite. Tabii, bir Allah'n 'aydn' kp, 'Geri tepen teknik deil, teknii insanolunun hizmetine vermeyi beGaribim Halis zden, sanayi devriminin palazlandrdklarndan deKy Enstitlerinin rencilerini ne yapp edip ortaa kyls tuta-

ceremeyen Bat kltr! Hem dersini bilmezsin, hem de topunla tfeinle, silahl silahsz brokratnla iktidarsn, Allah'n belas ahmak!' diyemiyor! Garip iirler yazyorlar ya dostlarmz!" Bu terimlerde ifade ettii zaman, "yllar yl Avrupa'dan ahkm kesip,

sosyalizmin farkna varamayan jn Trklerden, Pariste gre gre 'ryan

kahramanlar' dedii erkeklerin sardklar 'tllerle rtl sebular', yani yiin usaresini' ararken Jean Paul-Sartre' karan Yakup Kadriden, ykselmenin farkna varmayan Tongua, 1975'te, New York'ta ilk Sov-

testileri, yani kadnlar gren Yahya Kemal'e, Homeros'ta 'cihan beda1918'de Almanyada, Hitler'in doduu Braunau kasabasnn yzelli kilometre batsnda Ettlingen retmen okulunda renci olup da, faist yet bankas kaplarn aarken 'neler oluyor, yahu?' demeyen Yaln Kkten, Edward Said'in farkna varmayan milliyeti Kltr Bakanmz Ali Naili Erdem'e, seksenli yllarda hzlanan sosyal kapitalizm akmn, Esendal'n zden'i naturmensch edip ksrlatrmas gibi, Aliaa'y zelletirip

peke ekmekten ibaret belleyen gabilie" duyduu nefreti anlamamak mmkn deildi, tabii! ml yoktur! Entelekteli, 'entel'e, mnevveri 'aydn'a indirger! Sradanl bayal yceltir. Halkln yerine pespaye bir halk dalkavukluu koyar. Negative selection'u yerletirir!" (Bir iki yl sonra, 'ismrgeciliin kurban' afak zden, 'ayrtepe Gnleri' dzenleyecek, Rodoplu'nun, 'tatlsu muhalifleri' dedii, 'dzenin aydnlar'nn ayrtepelileri ifal etmelerini kolaylatracakt! Gnay, afak'n, Asena'ya gller sunduunu grmedi diye krederken, imdi, dnyorum da, belki de lim, sevgilim! "Bu biliyordu diyorum. lmeden nceki szn hatrlyorum, 'leh bin nicht lkenin yerlilerine yaplanlar dndmde, "Ya biz, ya onlar!" dedii, buydu! "Faizmin entelijensiyaya taham-

bse,' demiti, krgn deilim!, 'Ich bin nich bse, meine liebe!' krgn deiAuschwitz ya da her neyse, bir toplama kampna girmi gibi oluyorum!" yadan geliyormu gibi bir sesle konuuyordu, Bergen,

dedi, "st ste yl bedenler bizimkilerin bedenleri sanki!" teki dnaz ak ayran budalalarna eviren, lkeyi gerzekler gettosuna dntren idi edilme faaliyetinin elleri kelepeli tanym sanki! Titremek ne kelime, cinnet geirsem yeri, deil mi?" on kiiydiler. Esmer, dudaklarn rten byklar ortalama iki santim, ilk frsatta karlp atlaca belli kravatlar, kerhen giyilmi frenkgmAkl, birlikte yemek yedii SHP delegelerine gitti. Bir masa etrafnda "Koca ulusu, incir ekirdeini doldurmayacak eylerle gn geitiren,

leklerinin yukar kvrlm yakalar, ounlukla lacivert, ucuz takm elbiseleri, rak gbekleri yalaryla orantl, asgari ikisinin salar boyal, on umu ve sert. partili; masada ezme, beyazpeynir, marul, ortada kark zgara, somiti afak, "Yani, yoksul blgelerden geldiler. Burada bir dzen kurdu"Anadolu'nun benim geldiim gibi kylerinden gelen insanlar," de-

lar. Bu dzeni daha ileriye gtrebilmek iin, bu insanlarn daha salkl

bir yaam biimi ierisinde yryebilmelerini salamak iin politika yapyorum. Hepimiz onun iin politika yapyoruz. Bu lkede ezilen insanbalar yanan bir beldede yaayabilmeleri, sularn akt bir beldede yaayabilmeleri iin politika yapyorum. nk, ben ok su tadm eve. larn, yoksul insanlarn, daha rahat ve daha mutlu, hi deilse sokak lamocuklarn kuyudan su ekmelerini istemiyorum. 1970'te Cumhuriyet Halk Partisi'ne girdiimde yam tutmuyordu. Yam byterek girdim Genlik Kollar'na. Girdiim gnden '80'e kadar mahallemin deimez tm. 1978'de ile genlik kolu sekreteriydim. 79'da ana kademe ynetim kurulu iin seime girdim kaybettim. Halk Evi'ni kurdum. Kurucu sekreparti grevlisiydim. 1977'de ile genlik kolu ynetim kurulu yelii yapteriydim. Kapatlana kadar kurucu sekreterliini yaptm. 12 Eyll'de gdm, isiz kaldm. Yine de politik mcadelemi brakmadm. nsanlarla ilikilerimi srdrdm. Ne oldu? Yine kravatllar geldi oturdu bamza. Yok, Aydn Gven Grkan, yok nn!" latmak istermi gibi uzanm, ban okamt Gnayn. "Yine kravatllar!" dedi, mahcup olmu gibi gld, "Ben kravat takmaktan nefret ediyorum!" Rodoplu'nun duralamasna izin vermedi, "Sen beni sevdiin iin yle gryorsun." "Takma!" dedi Gnay, "Byle daha yakklsn!" "Seviyorsun, seviyorsun! Ben biliyorum!"

zaltna alndm. Su bulamadlar, dava almad ama srldm. A kal-

Rodoplu'nun snfna duyduu fkenin onunla ilgisi olmadn an-

Gnay. Yzba Selahattin'ler cephelerde parampara olurken, Erhat Brksel'de, Eybolu Dijon, Lyon, Paris'te, Serteller Sorbonne'da, lombia'da 'okuyorlard! Yurtolu kanser eini ameliyat ettirebilmek iin diki makinesini (45 lira), radyo pikap (190-200 lira), drbn (30 lira) ve

'Kravatllar' ve gen adamn ne kadar hakl olduunu dnyordu

Co-

yatak takmn (15-20 lira) satarken bunlar bakelere kurulmulard bile! Meydan Larousse'da Selahattin Yurtolu'nun adna rastlanmazd. ('Burada da iren bir ey vardr,' demiti, bana, 'Biliyor musun, lhan kin dnya kadar bilgi vardr, ama aleyhtedir. Ve pek sayn yazarmz, o Seluk, Yzba Selahattin'in Roman'n, Yurtolu'nun hatratndan ald blmleri sansr etmekten utanmamtr! nk, nedense dier eylerde

ve sansr etti! O hatratn gerisinde, yzbann Atatrk'e, evresine ili'doru' olduuna inanlan Yurtolu, Atatrk' eletirmeye kalknca 'yanllk' yapyordur! Ne kstahlk, deil mi?) Ama Serteller oradaydlar nk Larousse'u evirecek Franszcay bilenlerle, Trkiye'yi gerzekler 'lard. gettosuna dntren mstebit malumat istifileri ayn takmdan, kravatllar takmndandlar. Ve onlar "btn zamanlar"n yneticileri, "halk"Senin yerin yanl," diye fsldad, Gnay, afak'a. Blbl ky Lisesi

diplomas, ktisadi Ticari limler Akademisi mezuniyetiyle, Sinema Gnler, Cemler, Kavalalar, Pamuklarla ba edemeyeceini dnyordu. "Olur mu, canm!" dedi afak. Ama haklyd, SHP'den baka gidecek yeri yoktu afak zden'in. Konutuunda bambaka bir telden alyordu, "Bilmez olur muyum?" "Ziganalar bilir misin?" diye sormutu afak'a, neeyle.

leri'nin incelikli mdavimleri, birka dilde dilbaz, nc kuak jn TrkNe demek istediini sylemeden anlam olmas mutlu etti Gnay'. "O da benim gibi, hi temsil edilmedi ki! Kendi diliyle konumad ki!"

minde yer alr, 2.025 metre tutar, nl Zigana Geidi. Trabzon, Maka trmanr. Tortul dik rampal, sert virajl iner de iner artk. Doruklar am, etekleri elma, sular buz... "

"Kuzey Anadolu Dalar ky sralarnn Trabzon-Gmhane kesi-

Gnay. afak hayretle, pek de inanmayarak dinlemiti. Yirmi ylda yirmi gn gitmemiti Gmhane'ye. lzm anlalan! Biz iimize bakalm!"

Pastoral romantizme kaptrdn biliyor, ama kendisini alamyordu "Hadi, canm sen de!" dedi afak, "Ky iiri yazmak iin kentli olmak "O kadar haklsn ki! Doaya dn zleminin garip bir kendini kan-

drmaca olduunu dnrm hep. Avlanmaya kurgulanm insanolu

iin, son tahlilde, tarm da, sanayi kadar 'gayri-tabii'dir. Hemen her zaman nankr bir topra belle, yamur bekle! Sadakati gvence altna alkirlenmesinden boul, fabrikaya tkl ve robotla! Yine de, ssz vadilerin, mak iin rvet, yani gbre, yani baraj ver. Yani, yani endstrile; evre maz. Biliyor musun, yazl tarihten bu yana ehir hayatnn zalim kavgaclndan, karmaasndan, aceleciliinden yaknan iirler yazlr? Krsal yaamn asude cokusu dile getirilirken, bilgiden ok lk zerine yaplanlr! Rousseau ile Voltaire, Lao Tze ile Konfys, sa ile Hazreti Mucilerle dnya nimetleri ululayanlar arasnda gider gelir insanolu!" hammedi!. Yaam bir Budist asgarisine indirmekte erdem bulan perhizdum dorusu! Ama ciddiyetle dinlenmi olmalyd ki, fikirlerin de insanlar gibi mrleri olduunu anlatt Rodoplu, "Bir ya da birka kuak bir lur, kklerine dncelerinin ancak bir czn brakrlar. Rousseau, Lao Tze ya da Aziz Fransis ile krlara almak, hayvanlarla dost olmak, afak zden'in btn bunlardan ne anlam olduunu merak ediyorinsansz dalarn sknetinin yaralar sarc bir etkisi olduu yadsna-

fikir iin arpr, o fikir konjonktrn tamamlar, eskir, kuaklar yorucahil kyllerle sohbet etmekten, mine nnde, elinde konyak kadehi,

zek tokuturan bir Makyavel'den daha ok keyif almak, kaynayan dnyay arkada, 'ne halleri varsa grsnler' diyerek brakmak ya da 'malusnda gelir gider insanolu!" mat' ululamak, ehir yaamn uygarln temeli bellemek! kisinin ara-

ama yle bir kelimelendirmiti ki! "Neye?"

"Btn bunlar brak Ziganalar'a dn, istersen!" demek istiyordu, "Biliyor musun, hl yleyim. Bir trl alamadm," dedi afak. "Lks yerlere. Lokantalara. Krlar seviyorum. yle dinleniyorum ki, "Ben de severim," dedi Rodoplu, Ziya Bar' hatrlayarak. "Bir gn gidelim, ha?" "Tabii."

krlarda! Hani o Kilyos civarndaki kr lokantalar var ya, kendin piir kendin ye, baylyorum onlara."

Okuyan kyl ocuu ne ister? Kyden kurtulmak! zdenler kurtulmulard ite! Ve imdi stanbul'daydlar, lerini alacaklard. "Alsnlar, anasn sataym!" Altm ylda aydnlar devletinin Trkiye'yi getirdii yer belliydi!

Osmanlnn yasa gn! Kald ki, kyl tutmamt enstit iini.

smrgecilere kar halk ayaklanmas! stelik demokratik yolla! Olmayacak bir ey olmadn dnyordu, Gnay Rodoplu. Para lzmd, rgt lzmd, pln lzmd, ama hepsinden te akl ve iyi niyet lzmd ki, bunlarn hakkndan gelebilirlerdi! "Sana para lzm!" diye mrldand. "Deel mi, ya!" diyerek sarld, afak. "Onlar da getir." man yazsana!"

Yeil elma kokulu afak zden, sanki halk ayaklanmasyd; faizme,

"Bir akam yemee getirsene ortan?"

"Benim iki tane ortam daha var. Sen onlar tanmadn daha." "Getireyim, hayatm," daha sk sard, "Bak, ne diyeceim, bir ak ro"Yazyorum," dedi Gnay, boynuna sokulmu serin burna bir pck

kondurdu, "yazyorum!"

III
Misafirleri glleri ile geldiklerinde sofras ve kendisi hazrd. Duran'

tanyordu, drdnc ortaklar, Onur Oflu gelememiti. Dikkatini milletvekili aday Erol iek zerinde younlatrd. Uzun boyu, gl yaps, "Fatih" burnu, dklen salarnn kazandrd geni aln ve gr byklar ile Erzurum Dada'nn somut bir biimlendirmesiydi iek. Krk civaken, gzlerini karma eilimi, sinsilik deilse bile, rtllk izlenimi verdi, Gnay'a. "iran gibi mi?" "Yo, hayr. Daha erkeksi. Hrsl. Bu adam hibir zaman gerekten rnda olmalyd. Yzn aniden kapsayabilen scakla ramen, konuur-

tanyamayacan dndm hatrlyorum," diyerek glmeye balad,

de evli barkl adamlardlar! Kaynvalideli, baldzl, ikmale kalm ocuklu

"Ne komiim, deil mi? Hangisini 'gerekten' tanyabilirdim ki?!

yaamlarn, sahici yaamlarn asla paylaamazdm! te! Kendimizi kandrp, dostuluk oynuyorduk, herhalde. Neyse. nsann kendisi orada olmasa da yryen bir dzeni olmasnn nasl bir duygu olabileceini hep merak etmiimdir. Yani, politik, entelektel, hatta cinsel bir doyumdan

sonra gecenin bir saatinde kapnn her an ak olduu, temiz arafl bir yere gidip, devinim yeniden balayncaya kadar dinlendirilmenin nasl bir ey olduunu merak etmiimdir. O gece bir ara hayalimde kendimi kadnn yemee davet ettii bir erkek yaptm. Keyifli bir gece geirecek,

sonra bir saatte, o da eer istersem, evime dnecektim. ocuklarm oktan uyumu olacaklard. Melek yzlerinden pecek, onlar da, seslerinde en ufak bir sitem olmakszn sitem ne kelime, eve geldiim iin minnettar olup bana sarlacaklard. Sonra karmn yanna gidecek, stt yorgann altna giriverecektim! yi mi? Onlar kskanyordum, herhalde! beline kadar uzun; Duran'a kzl, ksa ve kvrck bir peruk taktm! Az klar ykadklarn hayal ettim. Ha, tabii, kendi yataklarn da kendileri konusu olamazd! Nasl ama?" "Delisin, sen!" Ama, intikamm aldm! afak'a sar, dalgal; Erol'a kmr gibi siyah,

sonra darmadan olacak sofray topladklarn, da gibi ylacak bulastacaklard. nk, evli deillerdi! Evli olsalar benim onlarla olmam sz "Herhalde! Neyse, elimde ekmek sepeti, salona dndmde, Duran, "Gel, otur da, balayalm, da!" dedi afak, "ok acktm. Kartofel var "Affedersiniz, Gnay Hanm, biz byleyiz ite. Politika konumadan "Ne istemitin, sen?" afak'a dnd, Rodoplu.

Erol'a Saryer'deki durumu soruyor; Erol, Erhan Alptekin'le grmesinden kardklarn anlatyordu. m, kartofel? Baylrm Kartofele!" edemiyoruz!"

"Kartofel," dedi afak, "Patates. Baylrm, patatese!" "Hay Allah! Bilsem, kzartrdm!" numalar devam etti. "yle mi?" "Kzartma, halama, her trlsne baylrm!" "Hadi, yarasn!"lar, "Hogeldiniz!"ler arasnda Erol'la Duran'n ko"Yetti, da!" dedi afak sonunda, " konumaya geldik buraya!" "Ha, belediyeden arsa alyormuuz, yle deil mi, Gnay Hanm?" dan bahsetti ama, ben hi duymamtm." peratiflere arazi tahsis ediyorlar." "Nerelerde bu blgeler?" "Bilmiyorum," dedi Rodoplu, Duran'a, "afak dn yle bir uygulama"oktan beri var," dedi Erol, "Gecekondu nleme blgelerinde koo"eitli yerlerde var. Avclarda var, Kartal'da var. Tabii, daha iyi yer-

lerde de var. Bakan'n kendi kontenjanndaki arsalar daha iyi yerlerde tabii. Etiler'de, Levent'te, Saryer'de filan. Alnacaksa onlardan alnmal." yerler." "Canm, yirmi-otuz daire ama en ucuzu 250 milyon," dedi afak. "Etme, afak da!" dedi, Duran, "Biz onun iinden nasl karz?" ralm, Etiler'de," Rodoplu'ya dnd, gz krpt, "Deil mi?" Erol da, Duran gibi dnyordu, o anda, "Niye kamayalm? Tarm irketi buraya. Evi de. Biraz da biz otu"Etme, afak," dedi, sesinin tonunda her zaman ykseklerde uan "Ama, onlar da kk," diye itiraz etti, Duran, 'Yirmi-otuz dairelik

arkadan makul olmaya davet etme grevini stlenmi bir adamn rtl sabrszl vard, "Biz o kadar lks inaatla baedemeyiz." kz?" "Olur'u konualm, da!" dedi Duran, Rodoplu'ya dnd, "yle deil mi, Gnay Hanm?" "Baederiz, baederiz! Evleri ipotek eder, yine baederiz. Deel mi,

yim!"

"Ben ne konutuumuzu bile bilmiyorum," dedi Rodoplu, "Ayda gibi"Sen bover, glm," dedi afak, "Sen anlamasan da olur. Sen otur "elim, o zaman," dedi Erol, sevimli bir ifadeyle.

kitabn yaz. Ben seni hibir eyle uratrmayacam," arkadalarna dnd, "Baka eyler konualm, da!" "Erzurum'un neresindensiniz?" mi, Gnay Hanm?"

"indenim," dedi Erol, "Erzurum'u bilir misiniz?"

"Gnay Hanm'n bilmedii yer yok ki!" diye araya girdi Duran, "Deil "0 kadar deil canm! Erzurum'u bilirim, evet. Yurtdnda olduum "imdi de sana Emrah' sorarsa, ama ha!" Duran uyard Erol'u, "Ge"Aahtan gelirem, ykm eriktir..."

zamanlar, Palandkenler hep ryalarma girerdi. O kadar severdim!" Erol'a dnd, "Bayburtlu Zihniyi sormutu." diyerek gld, Rodoplu.

en defa bana," Rodoplu'ya dnd, "Hatrlyor musunuz, Gnay Hanm?"

gzel trk syler ama!" dedi Duran. Erol iek'in kzardn grd, koca bir adamn utangalnn ho bir taraf olduunu dnd, Rodoplu, "Siz de kimsiniz?" "Biz kylyz, da! En kylmz de bu!" afak' gsteriyordu, "imdi,

"Grdn m, bak! Bizi bizden daha iyi biliyor! Aaa, ama arkadam da

Gnay Hanm, bilirsiniz, Gmhane'de sebze filan yetimez. Sebzeyi kafalar almaz demek istiyordu.

saksda grr bunlar. Dayanrlar ekmee, o zaman da..." ban iaret etti, Trkiye Cumhuriyeti'nin onurlu bir retmeninin oluyum. Sizin gibi, snden mezundur." "Ne ekmei be olum? Ete, ete! Ben memur ocuuyum, unuttun mu?

iftten ubuktan kmadm," kadna dnd, "Benim Babam Ky Enstit-

goncaya takl. orak betonda aan bu elimsiz koncay, dzinelerle bakara glne deimeyeceini dnyordu. "Ak, emektir!" Arkasnda grd kar apartmann peneleri deil, ba pare pare

"Biliyorum, da!" dedi Gnay, gz maydanoz bahesinde titreen

Ziganalar'd. Kelkit grledi, inceden esen yelin efkat dolu serinlii yznde dolat, am kokusu sarho etti. "Sevmeye silahlandn" hissetti Gnay. Misafirleri, arsa tahsisi meselesini grmeye gelmi inaatlar de-

il, o dalar gibi heybetli, ketum ve dimdik Anadolu ocuklarydlar. Ky-

lerinden yarm pabu km, Trkiye Cumhuriyeti'nin salad olanaklar heba etmemi, okumay becermi, para kazanmay becermi, lkenin karn en iyi kolladn dndkleri bir partide mcadele vermeyi yelemilerdi. Bir Adalet Partisi'nde ya da ANAP'ta da yer alabilecekken, mezdi!

mzmin muhalefet partisinde olmalarnn ima ettii yiitlik inkr edile'milletvekili' malzemesi, 'belediye bakan' malzemesi!" kltesi'nden?" Cevabn yine kendisi verdi, "Var, tabii de, Trkiye'de var m?" lantlara hi gelmiyorsunuz." "Trkiye'nin fiili taeronlar bunlar," diyordu, "Mdr malzemesi,

Erol iek'ten yana bakt, "T'den te ky var m, ya da ktisat Fa"Sizi aramzda grmyoruz, Gnay Hanm," dedi Duran Kuran, "Top"Ben muhalifim," dedi Rodoplu, "Referandumda 'hayr' oyu kullan"Aksinin, 70-80 kuana ihanet olduunu dnyordum," diye ek-

dm." Erol iek'in gzlerini zerinde hissetti, ledi,

Erbakan! Meydanlarda grmek istemiyorum."

"Hl da yle dnyorum! Bir daha ne Sleyman Demirel, ne de

zin gibi insanlara her zaman ihtiyacmz var." "SHP'de deil," dedi, Rodoplu. bir devrimci olduunu ima ediyordu.

"Baka eyler de var ama, da!" dedi Duran Kuran glerek, "Bizim si"Canm, efendim, hibirimiz SHP'li deiliz," dedi Erol iek, gerek "Ben SHP'liyim arkada!" dedi afak, "Nasl CHP'liydiysem, imdi de "Peki, niye Ecevit CHP'si deil, de bu CHP?" "Brak, o blc... bir ey syleyeceim, ayp olacak imdi!"

SHP'liyim. SHP, CHP'nin devamdr, ite o kadar!"

dan ikyet ediyorsun da, onun iin soruyorum. Bu durumda Ecevit'in savunduu daha makul deil mi?" "Ne olmu?" "mr m yeter?" "Ecevit'in baraj aabilmesi iin ka sene lzm, glm?" "Daha yan ka, ban ka?" diyerek gld, Rodoplu.

"Hayr, sen hep Parti iindeki Krt-Alevi blclnden, ar sol-

adam da yle," Erol iek'i gsterdi,

"yle, o kadar beklenmez! Ben yirmi yldr politika yapyorum. Bu "Biz ikimiz nelerden getik! Bir keresinde," diye balad, Rodop-

lu'nun ok iyi bildii, sosyaldemokrat-Dev Gen atmasn anlatt. Erol tuklarn, kendilerinin polisi itip ieri girdiklerini anlatt. Karanlk kelerden patlayan kurunlarn altnda yaptrlan afiler,

iek, lkclerin ili'deki binalarnda bir arkadalarn nasl esir tutihanetler, korkaklklar yeniden yaand, raknn kamlad hzn, afak'n, kadehinin iine "Nurhak sana gne domaz..." diye mrldanmaya balamas ile artt. arknn Dev-Gen'i simgeliyor olmas nemli deildi, aclarla dolu bir dnemin fon mzii ilevini gryordu. maya alyordu.

"Erol'un sesi ok gzeldir, Gnay Hanm," dedi Duran, havay dat-

olduunu biliyordu, uzand, elini okad, bunu bekliyormu gibi elini avucuna ald, smsk tuttu, afak. "Eze ezeden olan..." "yle mi? Bize bir trk sylersiniz artk!" "Nazlanma, da!" dedi afak, Erol'a,

Rodoplu, afak'n karakollar, hapishaneyi hatrlamasnn mukadder

Para kazan olan!"

Erol, bu kadar kt sylenmesine dayanamazm gibi devrald,

"Kapnn deliinden beni gzeten olan; Babam sana kz vermez, get! "Te, te, te!" yreklendirdi, Gnay, baka bir Erzurumluyu, Trk

Sabahattin'i hatrlyordu.

omzuna att, dizlerini krmaya zorlad. Halay ekmeye durdular. Oda drt kiinin oyununu kaldramayacak kadar kkt, dnml oynadlar. "Almalar olanda gel, aney, baheyi dolan da gel... " duunu hissetti.

afak cotu, elinden ekti kaldrd, odann boluuna getirdi, elini

Duran, "Seninkine bak!" der gibi gz etti, Rodoplu iinin efkatle dolAralarnda CHP st kademesiyle dolaysz temas olan Duran Ku"Umarm sizi d krklna uratmaz," dedi Rodoplu, Duran'n son"Pek ans olmadn dnyorum." "Tanr msnz?" "Ayn evrelerde dolamlmzdan tanrm." "O, SHP'nin ans olduuna da inanmyor," dedi afak.

ran'd. Deniz Baykal'a duyduu sevgi ve gveni anlatt. Zincirbozan'dayken haftada en az bir kez aramt. ra baklarn geri evirmek istemedi,

lamyorum da ondan."

"nsan niye SHP'li olur, onu dnnce, doru drst bir cevap bu-

Baha'nn torunuyum ben. Biliyor musunuz, Gnay Hanm, lise sona kadar Nurcu'ydum ben." Yanl anlamt. "Ne kadar anslsn," dedi Rodoplu, "Hi deilse, ne olup bittiini bi"Bilmeden lf eden, yani," diye aklad.

"Mesela, ben," dedi Duran, "yle ya, benim slalem dincidir. Alak

lecek kadar din bilgin var! akn ttihat Terakki torunu deilsin!" Duran'n duraladm fark etti, rum!" dedi Duran. hak etmedi!" "Vallahi, size bir ey syleyeyim mi Gnay Hanm, ben de bilmiyo"ok yazk. Saidi Nursi nemli bir adamd. Mezarnn yklmasn asla "yle, deil mi?" "yle, tabii. Eer doruysa, cesedini askeri helikopterden atp yok

etmiler. Yani, faizm, faizm, deyip duruyoruz da. Bize yaplnca faizm, ruz." Erol'un kalarn kaldrdn grd,

bakasna yaplnca mubahtr, olmuyor tabii. Faturasn ok ar dyo"Kald ki, slmiyet'i tkaka etmek SHP'ye bir ey kazandrmaz," de-

di, "Ya da yle syleyeyim, haka blme kar kacak Mslman kn insanlarsnz. Ziya Bar entelleri deilsiniz. Bunu hissetmeniz gerekir." camiden kmyor, yahu! Yalandka daha da beter oldu!" "Niye ksn, canm?" diyerek afak'a dnd, Gnay,

yoktur. lle de Tanrtanmaz komnizm deil ama, sosyal demokrasi "Doru sylyor," dedi afak, "Benim babam bildim bileli CHP'lidir, "Delege kimlik kart, br dnyay kurtarr m? Ha, ama, bu dnyada

Mslman'a uyar. ki, sizin takm iin farkna varabilsin. Siz tabana ya-

elbette daha adil bir dzeni gerekletirmeye yardmc olur. 'Komusu

aken tok uyuyan bizden deildir,' diyen Hazreti Muhammed'in kendisi.

Allah bilir, 'oulcu, katlmc demokrasi" diye zaten Anayasa hkm olan

tanmlamalar brakp, bu hadisi slogan yapsan ok daha fazla oy alrsn! vermeye devam ediyorsa bu ite ciddi bir yanllk var demektir." "Koyun gibiyiz de, ondan!" deyiverdi afak. "Oh, oh, oh! Halklardan gel!" dedi, Rodoplu,

Bir Mslman, hele de Asya kkenli bir Trk olup, kapitalizmin acmasz-

ln, serbest piyasa ekonomisinin erdemlerini savunan bir partiye oy

aalayacaksn, Deniz Baykal undan birka yl nce, hi alakasz bir yerde, bte konumalarnda, Alevileri ortaya atp, Hasan, Hseyin, Kerbela diye oy avcl yapacak da oy alamad zaman halk koyun olacak!" afak'a dnd, yalancktan azarlad, "Hi yakyor mu, sana!" "Brak efendim, sanki teki partiler bizden ok farkl!"

"Ne byk hakszlk! Sen adamn mukaddeslerini sabahtan akama

farkmz, ama biz SHP'liyiz'i oynuyorsunuz. Affedersin, biraz hem kellik dilerini temsil ettiine inansalard, Selamet iktidar olurdu." "Refah demek istiyorsun." "Ya da Refah."

"Ben de onu diyorum," dedi Rodoplu, '"Yok aslnda birbirimizden

hem fodulluk oynanyor. Alevilik istismar, yani, dpedz din istismar

yaplmasa, sizin parti bu kadar karr myd? Kald ki, Mslmanlar ken-

ne koymu gibi kurnaz kurnaz glerek. gryor ki!" kadnn kulana eildi, kondurdu.

"Ya da memlekette yeterince Mslman yok!" dedi afak, ta gedii"Bence, o yle zaten. Ama, sosyal demokrat da yok!" "Brak efendim," dedi afak yeniden, "Bunu kim senin grdn gibi "Bana bak, ben benden akllsndan holanmam, ha!" bir pck "Estafurullah!" dedi Rodoplu, bunun bir uyar olup olmadn d"Efendim," diyerek sze girdi Duran Kuran, "Biz tabii Atatrkn iz-

nmemiti bile.

dii Misak- Milli snrlar iindeki Trkiye'nin bamszlndan, btn-

lnden yanayz, yle artlanmz. stiklal Sava'n antiemperyalist, anti-kapitalist bir sava olarak deerlendirdiimiz iin, onun ilkelerini, Atatrk ilkelerini savunmay iar edinmiiz." "yi de, Duran Bey, iar edinmeyen var m, kardeim? Bak, Misak-

si'dir. Atatrk deil. 1920'nin Ocak'nda. Byk Millet Meclisi daha henz olarak bilincine Kurtulu Sava ile varmtr diyeceksiniz, te yandan, milliyetilii tkaka eder gibi yapacaksnz; bu da mmkn olmad iin tutarszmsnz izlenimi vereceksiniz!" bozulurmu!" "Baksana, milliyetilii de ne hale getirdiler!" dedi, Erol.

Milli'den bahsediyorsun. Misak- Milli'yi iln eden son Osmanl Mecli-

ortada yoktu. Neyse. Bir yandan, Behice Boran dhil, Trk halk bir millet

"Eee, sahip kn! Yeniden yorumlayn, anlatn. Papaza kzp oru mu

Gnay' ne kadar artm olabileceklerini tahmin edebiliyordum. "u Saidi Nursi," diye balad, Duran. "Saidi Nursi sadece bir rnek," diye atld Rodoplu, "Siz sylediniz

diye syledim. Olaanst bir adamd. Her eyden nce bir eylem adamyd, skolastik bataa saplanm bir medrese hocas deil. Kurtulu Sava'nda Kuvay Milliye'yi destekledi. Amacna ulamas cehennem alevleri iinde yanmasna neden olacaksa, buna da raz olduunu syleyecek kadar da, imdi kullanacam kelimeyi yadrgayacaksn ama, halkyd!

Dnebiliyor musun, elli yl nce, Avrupa medeniyetini alrken, 'Japonlar rnek almamz lzmdr,' diyecek kadar da ileri grlyd! Trkiye caksn yerine? Nedir bu savurganlk? Ne kazanacaksn?" Birden sinirlendi, Rodoplu, cek?" bamsz olmasn demedii gibi, Avrupa medeniyetini almayalm da demedi adam. imdi, sen bu adam gibileri dlayacaksn. Niye? Kimi koya"Vallahi, bilmiyordum," dedi Duran, arkadalarna bakarak. "Bil, kardeim! Bilin, ama artk!" deyiverdi, "Siz bilmezseniz kim bile-

"Doru," dedi Duran Kuran. gidiyor ite!"

pin ucunu kardk bir kere. Hayat gailesi, zaman da yok. Bir hayhuydur yeter. Elli be milyonluk koca Trkiye'den, be yz kii kmaz m?" "Ne olacak o be yz kii?" "Ama, yakalayabilirsiniz!" Israr etti, Gnay. "Bakn, kck bir grup

"Haklsnz," dedi, Erol, "Gerekten, biz, ne yaptmz bilmiyoruz.

lendirecek. Mesela, bakn, bundan bir asr nce, 1883'te, ngiliz Fabian Cemiyeti kurulduunda bu kadar yesi bile yoktu." i Partisi'nin ekirdeidir," diye ekledi, Fabian Cemiyeti'ni bilmediklerini fark etti, "Fabian Cemiyeti, ngiliz "Adamlar ie bir ngiliz sosyalizmi nasl kurulur, diye baladlar. Ay-

"Aratracak! renecek, oluumlar yorumlayacak. dealleri kelime-

nen, byle: ngiliz sosyalizmi. 'Yabanclarn ihtilalci yntemleri bizi ilgilendirmez; biz, ngiliz sosyalizmini gelitireceiz,' diye baladlar. Marx', ahlki deerleri erevesinde yorumladlar. ngiliz ekonomisi, ngiliz tarihi, daha da nemlisi, ngiliz ii snfnn Byk Yalan orada tutunamad! O da, uydu: Adamlar, ngiliz ii snfnn yaradl itibariyle, ftraten, sosyal adaletin gerekletirilmesinden na inanyorlard! yana olduunu iddia ediyorlard. Sermaye ile emek arasndaki elikiyi Bakn, ngiliz i Partisi'nin hamurunda temel bir ahlaki sav vardr.

yadsmyorlard ama ii snfnn asl gcnn ahlkndan kaynaklandbu sapma yani uyarlama salad. Yani, ana deerlere dokunulmad, aksine, ne ina edildiyse, ana deerlerin zerine ina edildi! Ne gibi? Mesela, iiye gidip, 'Bak, sen, komusu aken tok yatanlardan deilsin, deil mi?' diye sorup, olumlu cevap aldktan sonra, 'O zaman, SHP'ye kaydolacaksn Bu Marx'tan esasl bir sapmadr, ama, ngiliz ii snfnn desteini

yi, iki imeyi, karnn ban amay ren, sonra bize gel, nk biz ile-

arkada,' diye balayp, nedenini aklamak, gibi. nce imama kfretme-

riciyiz,' gibi deil! Efendim, bu sosyalizm deilmi! Ne gam?! Adamlar bu danda." afak'a dnd, "Marx'n retisinin namusunu korumak bize mi kald?" diye sordu,

da ngiliz sosyalizmidir, dediler, ktlar iin iinden. Baarlar da mey"Baban, camiden kmyormu, Bu bir veri. ilerin cumaya gittikleri "Hadi, canm sen de! Olacak i mi?" "Niye olmasn?" "Brak, efendim! Adamlar eriat istiyor, yav!" "Yapma, canm! Refah Partisi'nin ald oy ortada! Yine de, herkesin "Yok, valla," dedi, Duran.

de bir veri. Pekl. O zaman yaplacak ey, sosyal demokrasiyi camiye getirmektir."

gnlnde bir aslan yatar, bu kabul. Ama, slmiyet'te eman messesesi diye de bir ey vardr. Tabii, imdi, bunun ne olduunu da bilmezsiniz." "Efendim, Mekke dneminde, Mslmanlar Habeistan'a snmak

zorunda kalrlar. Habe necaisi Hristiyandr, ama, Hazreti Muhammed,

'0 adaletli bir insandr,' demi, orada yaamalarna cevaz vermitir. Necai, onlarn Mslmanca yaamalarna izin verdii srece detant mmkndr. Adalete riayet edildii srece Mslmanlar uzlamazlar diye bir ey yoktur. Tersine. Mesela, yine ayn dnemde necasi olanlara slamiyet trlar da, mesela, leme yapanlarn mrik olduunu syleyen ayetten balayp, ii yokua srmezler. Uzlama yollar ararlar. hakknda sorular sorduunda, Kuran'dan yakn gelebilecek ayetleri an-

latmakla, yani, asgari mtereklerle balarlar. Ne bileyim, Meryem'i anlaunu sylemeye alyorum, Trkiye Cumhuriyeti, Habe necaisi

bile olsa, Mslmanlarla uzlama yolu vardr. En kt ihtimalle, bu yol denenir. Silah zoruyla deil, uzlaarak, birlikte yaanr." dnyann iinden kaym da, ahiret kalsn!" "u gnlk dnyada uraamam!" dedi, afak, "Aman, glm, bu

sn!" dedi Rodoplu, serte.

"Trkiye'nin siyasal kaderini biimlendirmeye talipsen, uraacak"Boverr! Biz ne devlet adamlar grdk! Bakma, sen, biz onlarn "Trkiye'yi bu hale getirenler, o senin dediin devlet adamlar deil "Dur bir prtk, afak, da!" diye mdahale etti, Duran, konumann "Kapitalist bir toplumda yaayan Mslmanlar, sosyal demokrat bir "Bir Erdal nn ksa, 'Ben sosyal demokratm, nk komusu a-

hepsinden iyiyiz. Benim arkadalarm ko gibidir, ko!"

mi? Kim derleyecek toparlayacak? Sizler de kprdamazsanz, kim?" sonunu duymak istiyordu,

toplumda haydi haydi yaarlar," dedi Gnay,

ken tok uyuyan bizden deildir,' deyiverse, kim ne diyebilir? 'Toprak ileyenin su kullananndr' ile 'Yeryznde ne varsa Allah'ndr' arasnda tak bir dil kullanlmasn ki?" "Erdal Bey de amma hadis okur ya!" diye glmeye balad Duran. ne fark var? Yani, neticeden bir mesaj iletilmek istenmiyor mu? Niye or"Okumaz, tabii," dedi, Rodoplu, o da glyordu, "Bir kere, 'laik' ya,

dostumuz, kendisine aforoz edilmi bir gemiin bilgisini yediremez. Brak, dillendirmeyi, biliyor olmay bile yediremez!" rinin ona nasl bakacaklarn dnebiliyor musunuz?" "Hakl da," diye ekledi, "SHP Kadnlar Kolu'nun vizonlu Atatrkle"Vizonlular brak, kapc karlan bile srt evirir," dedi, afak. "Dorudur. Ama, kim ne derse desin, bir insan, ya liderdir ya deil-

dir! imdi, bakyorum, en ilerici geinenimiz bile statkocu. afak bile

hl, CHP'li olmaktan bahsediyor! smet nn dnemi sanki asr- saadet yok! Ne var?"

mbarek! Nesi asr- saadet? Demokratikleme desen yok, ekonomik kalknma desen yok! Yaplan yanllarn, kaybedilen zamann haddi hesab dneme smet Paa'nn sayesinde girdik!" "Demokratikleme yok, olur mu?" diye sylendi, Erol, "ok partili

Milletlere, 10 Aralk 1945'te girdik. Girebilmenin iki koulu vard, birincisi, Almanya'ya sava am olmakt ki, onu CHP hkmeti zaten daradar ve en haysiyetsiz bir biimde, harbin bitimine on dakika kala iln etmiti," afak'a dnd, lar, nk Alman modeli zerine kurulmutu, Almanya yenilince tkaka, var myd? Neyse! "Senin babann evini ykan da bu oldu, ya. Ky Enstitlerini kapatt-

"Deil be, kardeim. Deil! Mttefikler dayattlar. Bak, biz, Birlemi

yani komnist, oldu garibim! yle bir dn, camiden kmad zaman lar, malum, kanun olur. Birlemi Milletler Tz de kanun oldu. Yani, dir!" te, ikinci koul da ok partili olmakt. Bizde uluslararas anlama-

kimse kendini kandrmasn, nn'nn Demokrat Parti'ye gz yummas, Masada oturanlarn skntl yzlerine bakt,

Abdlhamid'in Meclis-i Mebusan' amaya raz olmasndan farkl deil"Ne kadar byk bir yalan yaadmzn farknda msnz? Deilsi-

niz... Deilsiniz, nk, o kadar uzun zamandr, o kadar ok kiinin paylat bir yalan ki, bu! Doruyu duyduklarnda insanlarn yzlerine bir maske iniyor sanki!" "Politika ve eylem adamlarnn en zayf yan, dnce adamn kmseyileridir. Beyinle kol, kuram ile eylem el ele vermedike, toplum shhate kavuamaz! Biliyorum, biliyorum; vatandalar gnn etin kavgalarnda yer alrken yldzlara serenat besteleyen bedbahtn ad sava kaadr. Ama, Gnay'cm, bak, ksyor insanlar! Farknda deil misin?" du. Gz ucuyla afak'a bakt, gen adam, bekledii gibiydi: gzlerini raksna dikmi, ylece oturuyordu. Oysa, ho bir gece geirmeye, kadnn can dostlarna tantrmaya, belki de onunla vnmeye gelmiti. Daha da kts, eer kurtuluumuz, bir elimizle, Gmhane, Bayburt ya da Ernsanlar yorduu, keyiflerini kard dncesi giderek hkim olzleyen sessizlik rktcyd. talik'ler devam etti,

zurum'u, teki elimizle New York'u tutmaktan, aydnlar camiye, camidekileri AKM'ye sokmaktan geecekse, birletirici olmak zorunluluu vard. tekrar balad Gnay. "Hayr, yle de olsa, ne olur, diye dnmek de mmkndr," diye,

lar. Baz konularda anlaamasak bile, dost olabileceimizi, hi deilse afak'n arkadalar olduklar iin bamn zerinde yerleri olduunu olan, asr- saadet hlyasnn rehaveti!'

"Bir yandan da hizmet etmeyi srdryordum ki, yabanclamasn-

iletmeye alyordum. 'Nihayet bir devlet bakan lke karlarna uygun olacak ekilde politika deitirir, nemli olan bu deil!' dedim, 'nemli iin o kadar bandasnz, sizi o kadar nemsiyorum ki, iim titriyor. niz, rt ki lem!" 'Ltfen, kusura bakmayn, size ykleniyormuum gibi oldu da! Ama,

nk, siz de bir ey yapamazsanz, bu gidiat siz de ynlendiremezsesen de ii gc brakm nelerle urayorsun tonlamasyla. Gnay, sesi"Hazreti Muhammed ve drt halife devri." "Brak, glm, yav, dine de bakas sahip ksn! kanlar var ite!" anlamak istemiyordu afak'n! "Ben asr- saadet nedir, onu da bilmiyorum ki, glm!" dedi, afak,

ni, "sakin olmaya yemin etmi gibi" denetledi,

ncelikli dnce gerektiren hibir eye yanamayacan bir trl "Onu demiyorum ki, canm!" dedi, "Ben, gereklere sahip kmaktan

bahsediyorum. Din bu gereklerden birisi ise, ki yle, ona da sahip kmaktan bahsediyorum. Sonra, bakas kim? Niye, sen deil de, 'o' sahip anlamaya imza m atsn? Dnyaya hkmdar olamayacak bir ey varsa, ksn? Bak, arkadaa! Yarn milletvekili olacak! Trkiye'nin siyasi kaderini biimlendirmeye talip. Cahil bir Osmanl veziri gibi, gidip olmadk bir kmdar, tabii, iktidar anlamnda kullanyorum. Buna, muhalefete iktidar o da cehalettir, inan bana! Ekya hkmdar olur da, cehalet olmaz! H-

olmak, muhalefete muktedir olmak da dahildir. Yoksa, Erol Bey de gelir, tince de kaybolur, gider." "Doru," dedi, Erol.

binlerce milletvekili rnei, koltuunda misafir gibi oturur, dnemi biNe ki, bir dnem sonra karanla karma olaslnn adam sahiden "Sanki, ona, bir dnem milletvekillii yetecekti," diye anlatt, "lke-

etkilemediini hissetmiti Gnay.

nin tarihine imza atp atmamas nemli deildi. 'lkelerinin kaderlerini

deitirmeye soyunanlar, kaderlerinden utananlardr,' derler ama anlalan kaderinden memnundu mstakbel milletvekili aday. Belki de, kendisini yle bir konumda, lkenin geleceine ilikin sz sahibi olmak konumunda gremiyordu." kariyer olduunu gremedin!" dedim, "Bu adamlarn politika reticisi ln yapyorlar ve bu onlara yetiyor!" "Sen de, 'politika yapmak' denilen eyin, kendi iinde, bizatihi bir

deil, satcs, komisyoncusu olduunu gremedin! Politikann tezghtarnyordum. Ticaret, elbette, retimden, sanayiden daha cazip olacakt! "retici kim peki? Genel Merkez mi?" diye sormutu, Gnay. "Bilmem," dedim, "Herhalde." "Hadi, canm sen de!" diye patlad, "Tzklerini de biliyoruz!" olutururlar," diye srdrd, Gerekten de, bunun bir geri kalm lke sendromu olduunu d-

sa, gerekler, aktif ve pasif tortularyla bir toplumsal deerler btn ksn,' dersek, 'Topluma bakas sahip ksn,' demi oluruz. O zaman da, 'Peki, canm, sen kimi temsil ediyorsun?' diye sormazlar m adama?" t zamanmzda yzde yirmi alrz, da!" "Din dhil, zmlenmekten endiimiz deerlere 'Bakalar sahip

Akl, milletvekili aday adayndayd Gnay'n. Erol Bey'e dnd, "Oy-

"Hadi, canm," dedi afak, "Bizim SHP semenlerimiz yok mu? En k-

lur, da! Konutuumuz bu deil ki! Yine de baka trl anlatmaya almt, ettii zaman, ylana sarlr gibi oy verenler var. Sosyal demokratsnz diye destek, gene de olmad! Olmuyor. Nedenini dnmek gerekmez mi?" "Doru, sylyor," dedi Duran. "Yapma, yav!" soy ile Zeki Mren dans edeceklermi." "E, mutlaka!" dedi, Erol. "Hayr, sizin semenleriniz yok!" dedi, "Size, denize dtn fark

Gnay'n italiklerini grebiliyordum! Statko her zaman taraftar bu-

oy veren yok! Yine de, ne kadar denize derse dsn, sizi, zgr iradesiyle bir kez iktidar yapmad bu halk. Asker, ordu brokrasi, basn, tm

"yle dn. Mesela, bu ylba gecesi TRT programnda, Blent Er"Evet! Buna drdmz de tepki gsteriyoruz, deil mi?"

Karnza birisi gese de, 'Efendim, demokrasi var! Herkes herkesle dans eder. Sansr edemezsiniz!' dese, ne diyeceksiniz? lan edilmi bir ahlk re geliyoruz; iktidara hkmdar olamazsnz!" "Muhalefet de olamayz." sisteminiz yoksa, banz te yana evirmek zorundasnz. Yine, ayn ye"Onu sylemeye alyorum. Muhalefete de iktidar olmazsnz. Ms-

"Peki, bu tepkiyi, sosyal demokrat terimlerde nasl ifade edeceksiniz?

lmansanz kolaydr. rnein, slmiyet ehl-i kitabn, yani, semavi dinlerden birisine mensup olann iki imesine izin verir, ama, rnek tekil sna meyhane kurdurmaz." "Salyangoz sattrmaz!" edecek ekilde imesine izin vermez, yani, Mslman mahallesinin orta"Evet, salyangoz sattrmaz. Efendim, liberalseniz, ho grrsnz,

libertinseniz, aznzn suyu akar. Peki, Trk sosyal demokrat ne yapar?

Kadnlarn rlplak denize girmesi karsndaki tutumu ne olur? Efen-

dim, bir retim yesinin, mesela Tevfik avdar'n, bir yabanc profes-

rn, Taro Yamane'nin statistik kitabn satr satr evirip, kendi yazm gibi yaynlamas halinde, nasl bir tavr taknr?" diyorsun?!" "Oh hoh! Bizim ye listelerimiz bile dandik, glm, sen neden bahse"yi ya ite! Yok, aslnda birbirinizden farknz, stelik siz ta atyor-

sunuz. Hayr, u olur, mnferit ktlar olur. Olur da, Parti'nin genel bir myorum,' ya da 'o yaparsa ben de yaparm' yatyor. yle syleyeyim: Efendim, sol kanatn ye listeleri dandik de, Baykalclarnki dandik deil mi?" "Dandik, tabii. Bizimkiler de dandik."

tavr vardr; tavr konur. Ama, bakyorsun yok. Yani, bakn, rvet sulamalarnn ardnda da, ahlaki bir tavr deil,' o yapyor da, ben niye yapa-

biz yaptmz zaman doru nk bizim amacmz daha saygn trnden

"te, sofizm, bu. Bir ey ayn anda doru ve yanl olabiliyorsa, yani,

bir anlay topluma egemen oluyorsa, ahlk erozyonu kanlmazdr. tiidir. lke nfusunun ses getirecek potansiyeli olan, st dzey yzde iki buuunu hemen her eyi ho gren, her eyi iine sindirebilen, tepkisiz bir yn haline getiriyorsun. te, Blent Ersoy-Zeki Mren dans gibi; ite, Adgzel cinayetinin karanlkta kalmas gibi; ite TRT'nin Trke'yi iln etmesi gibi; ite, basnda asparagas haber gibi; ite, Sleyman Demirel'in demokrasi havariliinin kabullenilmesi gibi; ite, Kastelli'nin hl ayakta olabilmesi gibi; ite, kopyann okullarda vakay adiyeden olmas olmalar gibi; ite, karakolda dayak yiyen adamn lmediine ciddi ciddi olmas gibi. Glmeyin! Nasl bir batan iindeyiz, baksanza!" "Gnay Hanm, ne demi air? 'Gleriz alanacak halimize', demi!" gibi; ite, film ynetmenlerinin yabanc filmleri pln pln kopya ediyor katletmesi gibi; ite, SBF Dekan'nn Dev-Gen yasalarn kabullendiini

Ahlk erozyonu, deerlerin kayb, tepkisizlemek anlamnda. Bu yerletikten sonra, zaten rt ki lem. Nitekim, bir rivayete gre, bu CIA'nn tak-

kretmek gibi; ite Hzr Servis ambulanslarnn oksijen tplerinin bo

toplumlarnn ne denli kuralc olduunun kimse farknda deil! Bilir misiniz ki, ngiltere'de, belediye bir tarafa, mahalle halkndan izin almadan nizi blp, -drt daire karmak istiyorsunuz. Mahalleli hayr derse ya da imar mdrnn iine gelir?" "Gelmez, valla!" evinize neredeyse bir ivi bile akamazsnz! Hani, diyelim mstakil eviyapamazsnz! Katlmclk denilen ey budur! Hangi belediye bakannn "Byk Yalan dediim bu ite! Herkesin -m gibi yapyor olmas. Ku-

"Alanacak halimizin de farknda deiliz ki! Doal kabul ediliyor. Bat

ralszl baskdan kurtulmak, zgrlemek sanr oldu. yle bir hale tnda, kitle duyarll yalama olur. Nitekim, bu oldu. Bu lkede artk

geliyor ki, hangi rnei versem, 'o da bir ey mi?' deyip, daha kt bir

rnek verebilirsiniz. Verebilirsiniz ama, rnekler doyum noktasna ulakimsenin yz kzarmyor. Trk erkeinin sahici tepki gsterdii tek ey karsnn kendisini aldatmas. Namus, bu kadar ucuzlad! Bakn, kadn sana m sarkt?' diye cevap alabilirim!" olduum iin iyi biliyorum, birisine 'Haysiyetsiz adam!' desem, 'Ne oldu, meyi. Haklydlar. Daha nce de sylediim gibi, Gnay'n kurduu balantlar ona bu kadar yakn olan ben bile her zaman anlayamazdm. bahsettiimi anlatamam. yle oportnist bir toplum olduk ki, insanlar rifet sanyoruz. Oysa, bize kar iyi ama bir bakasna kazk atan adamla lp, kendi karsna veren bir adam 'kocacm' diye karlayan kadn da su "Yani, haysiyetsiz, derken, belden st namustan, kafa namusundan zleyen glme iten deil, tam anlayamamaktan gelen skntl gl-

bakalarna yaptklar ile deil, bize olan muameleleri ile lmeyi bir maselam sabah kesmemiz lzm. lemin karsnn kolundan bileziini aorta deil midir? Farknda msnz, 'o senin sorunun!' diye bir anlay peydah oldu. ngilizce'den evirme -bu sylediim, yabanc bir dilde eitim yapp, onun ahlaksal kalplarn almann iyi bir rneidir- bir kalp bu! 'O senin sorunun', diye baladn zaman, faizmin nlenemez ykse-

liini de oynamaya balarsn. Kimsenin kimse iin parmak kprdatmad, her kaptann kendi gemisini kurtarmaya alt, sonu kanlmaz bir tabiliyorsunuz. Dayatmak ne kelime, millet can simidi gibi sarlyor." "Glm, sen zme kendini! O, o kadar da kolay deil, canm!" felkete doru gidi balar! Bir lkenin kendine zg deerler sistemini ortadan kaldrdnz m, izleyen kaosta egemen ulusun deerlerini daya'"Nasl, kolay deil? Sen evli bir adamsn ve ben seninle beraberim.

Karn da senin sorunun diye geitiriyorum. Nasl kolay deil?' demeliydim," dedi, Gnay, "Ama, o anda skmad. Syleyemedim!" Kendisine duyduu fkeyi baka trl ifade etmiti, in dorultuda etkileyecek faaliyetleri srekli ve sistematik olarak uygun "Nasl kolay deil? Dnsene, bir toplumun deerlerini senin istedi-

yazarlara dl vermek gibi, efendim, femekn tiyatrocunun oyununun

yurtdnda haber yaplmasna nclk etmek gibi, efendim, amalarna ters den insanlarn bir an afie edip, gzden dmelerini salamak rolnde." gibi. Anadilden gayri bir dilde yaplan eitimini desteklemek gibi. Unutmayn, dnya iletiim ebekesinin yzde yetmi bei Amerika'nn konthissediyordu. Kapy almak zere olan felketi anlatamamann, aresizliin fkesiydi bu. cakmm gibi, bardama yumulduumu hatrlyorum. gibi beklemiti. dnd, "Allahtan aklm bama geldi de sustum," dedi, "Hrsm ikiden alaO ok iyi bildii hmnn, misafirlerine ynelmek zere olduunu da

Gzlerini yummu, bu ortamdan kp, baka bir yerde amak ister "Ban m aryor, sana bir kahve yapaym m?" diye sordu, afak. "Hayr. Ama, biraz buz kar istersen,' dedi.

Duyduu minnet hissi anlatlr gibi deildi, sarho olmaya baladn afak'n ev sahibini oynamas houna gitmi olmalyd.

Epeydir buz bekleyen Duran kalknd, "Ben karaym." inlemeye ynelik olduunu fark edince hznlendi. Belli etmekten korktu, "Siz hi sahici Trk mzii dinlediniz mi?" diyerek laf deitirdi, "O zaman size bir ziyafet!" dedi, "zellikle, size Erol Bey!" 'stanbul niversitesi Trk Musikisi Aratrma Merkezi? Do. Oru "Efendim, bu zaten btnyle bir ziyafet," dedi Duran, masay, evi ve "Dinleyelim, bakalm!" dedi Erol. stnlk taslamak istememiti, se"Teknik becerim, maalesef bu kadar!" "Yok, yok, afak karr," cevabnn gen adamn zel konumunu per-

Gven?" Dinlememilerdi,

ev sahibesini gstererek. Gerekten nazik bir adamd,

sinin mahcubiyetinden yle ktn dnd, Rodoplu.

Kaseti ancak birka denemeden sonra alabildi, mahcup oldu, Gelip gelip de gelemeyen akarsuydu, kanun; ney suyun melalini bo-

uk bouk haykrd. Sonra karlkl konutular. Ney alad, yakard, kanuna. Kalksn, boansn istiyordu. Kanun, mrl mrl direndi. Bir sre di! haydi! haydi! haydi! hay!!! Haydi! haydi! haydi! haydi! haydi! haydi! hay!!! Haydi! haydi! haydi! haydi! haydi! haydi! hay! haydi! hay! Haydi! haydi! haydi! haydi! haydi! haydi! hay!!! Ses ykseldi, ykseldi, vadileri, grmek iin kanatlandlar. Akarsu, ricalar kramad, nce yava yava, dalarn doruklarndaki buzullar koynuna ald! Kartallar, ne olduunu sonra hoplaya zplaya komaya balad. ngr ngr ark sylyordu. gnee kranlarn sundular. Kar dalardan bir kadn sesi katld, byle ekitiler. Kudm dayanamad, neyi destekledi; haydi! haydi! hay-

Tribnlerdeki mineler mavi mavi glmsediler. Gne n gk kua yapacak ekilde ayarlad. alglar yle bir es verdiler, sonra hep beraber "Gzlerin ald mene, kemende sald mene, getme getme gel, gzel yar, getme getme gel!" diye yalvard, suyun arkasndan. Nereden kt belli ol-

mayan kavallar katld, "Amandr koymayaym, yr gzden sald mene, getme getme gel, gzel yr, getme getme, gel!" Gurbanam han gzne yar, nazla bahan gzne yr Yene srme ekipsen, eller ykan gzne yar, getme getme, gel!" Burun direi szlad Gnay'n. Btn gcyle sevmeye alt adamlara bakt. Onlar da, hznlenmi gibiydiler. "Getme, getme" diye yakardnn Trkiye olduunun farkndayd.

"Tkettikleri atmosferin hakkn veren Trkler, hayat karlayan

Trkler, vakur, gvenli, kiilikli, biyofil, zgn Trkler, adil, tamamlanm Trkler. Medeniyetlerini dnyadan esirgemeyen Trkler. isimsiz ve sessiz ounluk. Yarnn milletvekilleri, Trkiye'nin taeronlar." Derin bir sessizlik iinde dinlediler. Gnay, neden sonra, duymak demektir." "Bir Amerikal olmak ne demektir biliyor musunuz," diye sylendi "Amerikal olmak dnyann neresine gidersen git kendi trkn "yle, deil mi?" dedi Duran. "Bir bakarsn, bir ekik gzl Japon ya da bir palabyk Trk ya da

koca azl bir Afrikal, elinde gitar, senin trkn syler! Sylerken de

gz sendedir; beenecek misin diye merak ediyordur. Yaltaklanr. yi sanmaz msn? Nairobi'nin ortasnda ya da Kuzey Kore'de brahim Tatlses'i taklit eden adamlar olduunu dnmek ne garip deil mi? Amma da gvenli olur insan!" duymak istiyorum!" rine dikti, Uzand, bir sigara yakt. Duman gzne kat. "Gcme gidiyor," diye sylendi, "Gcme gidiyor! Kendi trkmz

taklit edip de, beendirdi mi, ondan mutlusu da yoktur ha! Her yerde bir

Madonna ya da Michael Jackson grsen, dnyann sana ait olduunu

Sesi titriyordu, afak farkna vard. Elini omzuna att, gzlerini gzle-

"Ben sana trk sylerim," dedi. doplu. Yemin ettirir gibi bakt, Misafirlerine dnd, "Peki." zden'in yreinin derinliklerini grmek ister gibi bakt, Gnay Ro"Sylerim," dedi, afak, yine. 'ngiltere'de, Amerika'da, Fransa'da, Uzakdou'da, genlerin balama "Sahi, syler misin?"

takmlar kurup, birbirleriyle yartklarn grmek, Trke telaffuzlarn

kmsemek, yetenek vaat edenlere stanbul Belediye Konservatuarnda, 'Karacaolan Bursu' vermek istiyorum! yi mi? Bob Dylan', AKM'de Neriman Altnda Tfeki ile 'Hoyrat' sylerken grmek istiyorum! Bu da iyi mi?" latt afak.

"Sana, ben, trk syleyeceim, dedim, da! Demedim mi, kz?" hatr"Evet, sen syleyeceksin," dedi, Gnay.

Erol iek, ban nne edi, Duran Kuran keyifle izliyordu.

IV
"Kilyos yolu, birbirlerinin zerine yuvarlanan tepelerin arasndan

kvrlr. Yolun iki kenarndaki fundalklar buralarn bir zamanlar kesif orman blgesi olduunu hatrlatrlar. Kuzu eviren, mangal yapan kr yaptklar ya da odalarn birka saatine kiraladklar sylenir. Kapda btn bunlar scak bir yaz gecesi, plak bir ampuln altna, aalam lokantalarndan motel hizmeti verenlerin aslnda beyaz kadn ticareti duran arabalarn marka ve modelleri bu sulamay dorular gibidir, ama gl fidanlarnn arkasna kurulan sofrann bysn bozamaz. Hele de, kii benim gibi lks beton ynlarnn arasnda yaayan, grp grecei gl fidan on kat yksekteki maydanoz bahesinde, ya tenekesi iinde biten sska bir bitkiden ibaretse, by bsbtn perinlenir."

yapra brakarak. Rodoplu, ay nda eflatuna dnen petalleri okad, "Saol."

"Dal krmaya kyamadm," dedi, afak, masann zerine bir avu gl

mangalla urayordu. letmeden nasibini almam devasa tesiste t yoktu. Hallerinden memnun olduklarn fark eden garson, minnetle ierimafya klkl iki adam, ok ar bir pazarlk iinde olmalydlar, kimsenin duymayaca ekilde fsldyorlard. Hafife gerindi, yzn aya tuttu, erkee bakt. ye, sevgili dizisini seyretmeye kotu. Bahenin teki ucundaki masada, gzlerini yumdu, Gnay. Tek eksiinin austosbcei olduunu dnrken, o da tt. Yzn kran dolu bir tebessm kaplad. Gzlerini at, Dikkatini yeniyetme bir delikanlnn masumiyetiyle, iine vermiti

Kravatn atm, kollarn svam, evinin bahesiymiesine rahat,

afak. Mangaln kzl yzne vurmu, alacakaranlk, yorgunluun izgilerini saklamt. Kesmeye endii gr salarnn evreledii heybetli ba, erkeksi profili, iine iledi. Onu seyrederken, gzlerinin dolduunu, ma duygusu, iini titretecek kadar gl bir koruma duygusu, ruhunu geyen, saklayan, ruhuydu. "Ne dnyorsun?" "E, syle da!" "Hadiii!" yreinin efkatle titrediini hissediyordu. 'Yiit' sfatnn resmi yaplabilse, ortaya kan tablonun bu olacan dnd. Benliini saran korubedeninden ayrd sanki. Yerinden kalkan, kollarn uzatan, gzelim baa Baktn hissetti, dnd, gz krpt afak, "Ne, bileyim," dedi," Rodoplu, utanmt, "Sahiden bilmiyorum."

dolayan, onu kimsenin dokunamayaca bir yere gsne, bastran, esir-

rinin arasna ald. Boaz kurumu gibiydi, sesi alaktan yayld, koncalar buldu, "Koca bedeninin scana sar beni, afak'm," diye fsldad, "Sar beni,

"Bir deneyeyim... " Dirseklerini masann zerine dayad, yzn elle-

korkularnm gecesini datsn, gzlerinin klar. Yar uykudaydm, yar uyank. Sen getirdin lkemin rzgrn. Bozkrdan ezan sesleri erdi kulaklarma." afak, hayretle duraklad, kalarn att. Gnay, ban kaldrd, gen adamn gzlerinin iine dikti gzlerini, "Bozkrdan ezan sesleri erdi kulaklarma," diye tekrarlad, yor, kul da!" "Bak, titriyor ruhum. Seni dualarla kucaklyorum. Allah da raz olu-

lamasn bekledi,

Hafife gld, az teden geen toprak ykl kamyonun sesinin uzak"Ah! Bir koca dl yata bu deli gnlm! Tohumunu yeertecek bir Ikl gnlerin Trkiyesi uzak, yaya gidilmez, yiidim. Atn, avradn

koca dl yata! Kucakla beni, evlad ayalinim ben. Sar beni, drt bin yllk bacnm ben. Bin bana, rzgr kanatl al ksranm ben. ben olaym. Bu derbeder gnlerin insanlar bilmezler, btn kervanlarn lar kesilir; rahmetlerini esirgerler, srgnler lr!

yolunun tek olduunu! Onlar hayat anahtar deliinden gzlerler, soluktirirler! Byk, saygn ve renklidir orkideleri, iekten saylrlar. Oysa bizim sevdamz karla, boranla byr, yedi dlmze yeter. Ellerini esirgeme! Dinle, bak! Ayn hrtsn duyuyorum semada! evir yzn, yarnlara kanatlanan ruhlarn timan dinle! Bilir misin, seralar vardr onlar. Fanuslarn altnda orkideler yeti-

dm sabahta, niye ellerin ellerimdir ve niye bandr okadm her bata... yanarm iran! Yanarm, lrsem anlatamadan! Yanarm, yine sah-

Bir gn toprak olursam, sana anlatamadan, neden nefesindir kokla-

tekrlara kalr, yine yiitlikleri kendilerinden menkul fahielere boulur diye dnya!" sediyor, afak'n yzne bakamyordu, Rodoplu, yine de srdrd, Elini uzatt, gen adam iki avucuyla smsk kavrad. Kzardn his"Ikl Trkiye'nin mimar, sen gelecee kanatlanrken, ben seyisin

olacam. Banazlk dikenlerini plak tabanlarmla ineyecek, al atl svarime yol aacam. Atalarmzn bizi balad gn, len kuracaz. cak bahtsz halkmz. Sen khne duvarlar ykp, yerine effaf saraylar diktiinde, kalfan olacam. Kr ktiplerden tescilli karnn rahminde, racam. Yz yllarn entel gnahndan, sana adanmakla arnacam." "te, bu kadar!" dedi, gzleri dolu doluydu. Zigana amlar davullarn sesine titreyecek. Gnete yer bulmaya koa-

oullarnn salarnda, byyen gbeinde, mezar tann glgesinde duSustu, ksack gld,

iran da kim diye sormad, Rodoplu, cevap vermedi. ey girmesin istiyordu.

"Saol," dedi, afak, "Sen yazdn deil mi?" "Seninle doru drst bir konualm," dedi afak. Kalkt, mangaldaki "Bak," dedi, "zaman zaman bana kzdn biliyorum. Hakl olabilir"Dur!... Brak, bu defa da ben konuaym, olmaz m?" "Affedersin." "Rica ederim," diyerek derin bir nefes ald,

etleri yana ekti, geldi, tekrar oturdu. Bardaklar kontrol etti. Araya bir sin, ama, ben fkeni hak etmediimi dnyorum."

Rodoplu'nun itiraz edecekmi gibi kprdadn grd,

ben, bugne kadar babama bile seni seviyorum demedim. Sana diyorum. Seni seviyorum. Yllar yl... hep sevecem. Yaayacaz, grecez. Hayatmda

"Bak, bu, bugnlerden yarna bir iliki deil," dedi, "Nasl syleyeyim,

en ok deer verdiim insansn. Kadnmsn sen benim. Belki zaman zaman seni zeceim, ama inan isteyerek deil! Vallahi, deil glm! Bak, geen gn ne oldu; Balkesir'den bir yeenim geldi. Karm filan hep beraber oturuyoruz. Baktm, boyundan byk laflar ediyor, ama yanl anlaNasl gurur duydum, byle iimden lk lk bir eyler aktn hissettim, durdu, mahcubiyetini byk bir gln ardna saklad, "Yeter ama, da!... Sen btn bunlar biliyorsun." "Bilirsin. Bilirsin da! Sen, bilirsin." "O kadar gvenme bana."

ma, akll laflar. Kimden reniyorsunuz bunlar dediydim, 'Gnay Rodoplu'dan, o bizim pirimiz,' demez mi? Seni tandm filan bilmiyor! vallaha! Limansn sen bana. Bazen, byle, sesini duymak iin... " birden "Bilmiyorum," dedi, Rodoplu, sesi kk bir kz ocuu gibiydi. "Sana gvenmeyeyim de, kime gveneyim?"

vendii bir ey varsa, o da gvenilir olduuydu. gster. Annenmiim gibi davranamayabilirim." "yledir de..."

Duralad kadn, hakl olduunu dnd. Kiiliinde kesin olarak g"Haklsn," diye iini ekti, "Ama, bak, nihayet bir kadnm ben. zen "Niye? Her kadn erkeinin biraz da annesi deil midir?" "Ve de, her erkek kadnnn biraz da babas ?" diye yaptrd, teki "Biliyor musun," diye srdrd, afak, "Seninle konutuumdan beri, "Zaten politikada deil miydin?" diye sordu, Rodoplu, hayretle. "Bu seimlerde mi?" "yleydi de, aday olmak iin daha ok zamanm olduunu dn"Bu seimlerde olmaz artk. Bu seimlerde Erol'u destekleyeceiz." "Neden sen deil de, Erol?"

sesi, ama ok zayf kmt, duyuramad.

politikaya girmeyi dnmeye baladm." yordum. Ama, sen aklma soktun."

"yle. Sz verdik. Sonra, Duran davar." "Onur Bey?" ar borland adam. Karsnn beyninde ur var. Hastanede. Biraz da onun iin istiyorum ya, bu kooperatifi." "Nasl yani?" "Nasl?" "Para kazanacaz ya, glm!" "naat biz yapacaz ya." "yle mi, olacak?" da baclarn. Yar yarya. Ev sahibi olacaksnz. "Para demeden mi, yani?" "Tabii. Bizim inaat irketimiz var ya! Seni de ortak edecem oraya. Ya "naat irketi kr etmeyecek mi? yapacaz, para kazanacaz da!" Kalkt, etleri tabakalara bltrmeye koyuldu. "O yok. O zaten istemiyor. leri kt gitti, onun. Orta kazk att, ok

"Ben hi anlamam bu ilerden! ki kere ikiyi bile toplayamam." bunlar bana brak." "Bu adamlar, bu ortaklarn, nasl olacak?" "Onlar benim hissemi paylaacaklar."

"Sen ne anlayacaksn? Urama sen bu pis ilerle. Sen, kitabn yaz,

Rodoplu'nun kalarn kaldrdn grd, baka! Eee? Ne diyorsun?" var ki! rkyor insan." ruz ki,

z," uzand, kadnn yanandan bir makas ald, "Yrin gl yanandan "Yani," dedi Rodoplu, "nsan inaat iinden de para kazanabilir, tabii.

"Baka trls mmkn deil," dedi, "Biz sz verdik, her eyde orta-

Ama, ite, mteahhitlik filan denince, yle bir kt, affedersin, kokusu "Ben varm, da! Sonra bir de, iin bir de keyfi var be glm! Biz diyo-

satn alarak, ina ederek, kiralayarak, paylaarak veya igal ederek konut larnn yardm ile kendi konutunu kendi yapmaktadr. Bizim orada inarazi birimlerinden arsa almakla mmkn olmaktadr. Emin bir parsel ve ev ailenin iinde ekonomik olarak retken olabilecei, ekonomik kriz ve sini salayan etkin nlemleri sadece sosyal adan... iin gerekli deil, edinmeye abalamaktadrlar. Kent yoksulu slkla ailesinin veya arkadasanlar kendi konutlarn kendileri yapmaktadrlar. Ancak, bir arsa bulmak ancak kamuya ait ya da zel araziyi istila etmek ve yasal olmayan

...Konut insanlarn sadece barnacaklar yer deildir. nsanlar, arsa

hastalktan kaynaklanan isizlie kar finansal bir tampon olma zelliini de gstermektedir. Bundan tr, kentteki arazi parsellerine eriilmetoplumun tm yelerinin yetenekleri ve enerjileri elverdiince, ekonoyoruz ve buna inanyoruz. Konutu ekonomik hizmet ve refah olarak grmekteyiz." ama sras Rodoplu'dayd, geriye ekildi, gzleri almt, Sakn-kesme iareti yapt, devam etti afak. Deruni sesini, tam bir "Konut sahibine bir menkul deer, gelir getirici aktivite, geni kent "Ne anlatyorsun sen?!" mik retkenliklerinin temel direi olduu iin de gereklidir diye dn-

politikac tonlamasyla kullanyordu,

ekonomisine katlm ss ile aile barnadr. Bylece, konut barnma sine i kayna ve gvence yaratmas olaydr. 1979 ylndan balayarak

gereksiniminden te, kiinin ayn parsel zerinde, deyde ve yatayda 1987'ye kadar, ayrtepe evresi gecekondularla rlmtr. Bizim lerimiz ok ak ve nettir. Bugne kadar, ayrtepe'yi ynetenlerin, bu yasada gerek hizmet, gerekse ykm ieriinin ciddiye almad uygula-

devingen bir yapda, yeni baml ve bamsz hacimler yaratarak kendiprogrammzda, gecekondulara hizmet gtrlerek shhiletirilmesi, gecekondular aff ya da ykm, gecekondulara arsa datm ile ilgili grmalar nmzde vardr. Biz, ayrtepe'deki gecekondularn slah edilebi-

lir alanlar olduuna inanyoruz ve yle dnyoruz. Islah edilebilir

alanlara imar plnlar yoluyla tapu verilmesi ve bu alanlara imar haklalerinin inasn amalamaktadr. Bu sosyal demokrat belediyecilik anlaynn katlmclk ilkesinin hayata geirilmesidir. Nasl olacaktr? Merkezi ynetim, yani, anakent belediyesindeki sosyal demokrat iktidar, cektir. Hazine arazileri bedelsiz olarak belediyelere terk edilecek, altyap oluturulacaktr!" "Olmad ki!"

rnn kazandrlmas yannda, halk ile belediye ortaklaa altyap hizmet-

teknik hizmet ve finans bakmndan ayrtepe Belediyesi'ni destekleyeve dier hizmetler iin bu amala kurulacak fondan yararlanlarak, geceDurdu, Gnay'a dnd, yzn ekitti, "Hayr, olmad!" dedi, Rodoplu; glyordu, "Nasl?" diyerek dikkat kesildi, gen adam. ok ayplamazsan, syleyeyim mi?" "Akolsun!" "Olmad, nk, ok SHP kokuyor!" diye ekledi. "ok ayp bir sz vardr, ama ne demek istediimi ok iyi yanstyor... "Ya... derler ki, yani, affedersin, 'osur osur ipe diz!' derler ya, ite ykondu nleme blgeleri arsa datm yannda nve ve mesken blok inas

le. Affedersin! Yani, bak, bir kere... bir stnlk taslama' var. Sanki insanlar 'ev' denilen eyin ne kadar hayati olduunu bilmiyorlarm da SHP'li bamsz hacim, deyde ve yatayda devingen yap, nve filan gibi laflar, politikaclardan reneceklermi gibi. Bir kere bu tatsz. Sonra, baml ok yabanclatrc laflar. Entel laflar. Kimse byle konumaz ki! Nedir yani, hacim dediin oda! Adam iki gz bir dam istiyor. Verecek misin, yapmadn yapt. yi yapt, kt yapt, ehri mahvetti, filan da; senin

vermeyecek misin? Mesele bu. mar slah planlarna, anakentin grevine

gelince; zaten on yllk hikye ve ANAP bugne kadar o konuda kimsenin deyiinle, 'gkten ne yam da, yer kabul etmemi?' Hangi gecekonducu,

ehrin organik yaps bozulacak diye, arsa almaktan imtina eder? Nostaljik evreciler bozulurlar ama onlarn da oy potansiyeli bellidir! Sesli olduklar iin iyi geinmek zorundasn ama o kadar! Bildik eyleri, ok kt kincisi, sizin tzkteki 'katlmclk ilkesinden kastedilen bu deil!" kat." tekrarlayan bir metin bu. Katlmc belediyecilik diye su borusu demek iin kylden para alacaksn! Lf m, yani? Bir kere, yeni bir ey deil, "Kaz gibi bir herif zaten bunu yazan. Bizim oradan bir partili. Avu"Biliyor musun," diyerek iini ekti Gnay, "Sen, cevlaa soyunsan, "Nasl?"

bu laf bilir misin, Bektai tabiridir, yani, iini olduu gibi yanstsan, kimse paan tutamaz senin!" "Yani, zlemlerimizi yanstan, tercman olsan. nsanlara stnlk

sylesen, kayglarn yanstsan. Yani, mesela, byle bir nutku dinleyen karclndandr! Rahmetli Cemil Bey, 'Bu yedi ceddi yabanc alftenin

taslamadan, insanlarn nezaketinden yararlanmadan, olan ve olabilecei

gecekonducu, ne anlar Allah akna? Nutku atarken senin bile iine fenalk geliyor, da! Adam susuyor, hatta alklyorsa, nezaketinden deilse dilimizde ad yok,' derdi. 'Obskrantizm heyulas yok edilmedike, herdinliyordu. Rodoplu, amak gerektiini dnd,

hangi bir dirili hayaline kaplmak lgnlk.' ok doru. Biz birimizle konumuyoruz. Birbirimizi geitiriyoruz." afak, tm dikkatini toplam "Obskrantizm, meselelerin zerini rtmek, geitirmek demek. De-

minki nutuk ok iyi bir rnek. Ne yapacan sylemiyor, ne yapamayacan da sylemiyor. Belki de bilmedii, konuya hkim olmad iin syleyemiyor. Ama sonu olarak, itenlikli deil, anlyor musun?" "Evet." "Aslnda, ondan da te, statkocu. Yeni sentezlere izin vermiyor.

Ama, bu sanki her eyde byle. Ne sylemeye alyorum, biliyor mu-

sun? Statkocu olma, yeni sentezlere soyun, yeni politikalar retmeye al, demek istiyorum." "Yap, o zaman!" "Bunu ben de isterim." "Sen niye yapmyorsun?" "Yapyorum. Ben yazyorum. Ama, benim yerim ktphane. Sonra, i

blm diye bir ey var. Kimse senden ktphaneye kapanman beklemez. Ama ben zaten kapanyorum. Ben, derken, bazlarmz, bir sr tir. Beyinlerimizi btnletirirsek fethedemeyeceimiz ey yoktur." "Buna ben de inanyorum." 'ben' demek istiyorum. Btn yapacamz el ele, akak akaa vermek"Peki, senin bir k yapman iin ne lzm? Parann dnda, tabii."

Paray kazanan benim. Harlklarn veren benim. Bakma, sen, onlarn iinden benden daha iyi rgt yoktur. Sokak sokak bilirim ayrtepe'yi. bizdeydi de ondan!" "Hile mi yaptnz?" Referandumda neden en yksek 'evet' bizden kt? Semen ktkleri "Eh, olacak o kadar, glm!" diyerek kurnaz kurnaz gld.

"in iindeyiz, tabii. Sen bakma, ben olmasam ortaklarm atr, a.

geldiini ama Babakan'n referandumu tekrar ettirmek istemediini sylemiti de, kadn ANAP milletvekili olduu iin inanmamtm. ok yazk. andan da, Demirel'in ya da Ecevit'in yasaklarnn kaldrlmas sizin ne Demirel'i meydanlarda grrz artk. ok yazk!" "Siyasi haklarn iadesi..." diye balad, szn kesti kadn, kda ne gerek var, anlamyorum, afak'cm. Siyasal karnz

"Leyla Kseolu sylemiti," dedi, Rodoplu, "Aradaki farkn hileden

iinize yaramayacak, anlamyorum. Onu da anlamyorum. gn sonra, "Ne olur, bana syleme! Aman ha, syleme! Demokrasi adna halk

dalkavukluundan bktm usandm artk! Btn kuramlaryla ilemeyen

bir demokrasi neden kutsal inek olsun? yle syleyeyim, dn bak,

eer basn bir tekeller basnysa, i-birlikiyse ve sen bu basna kar kyorsun, demokrasi var diye, byle bir basnn zgrln nasl savubata Demirel, Ecevit, Trke, Erbakan, o dnemin btn sivil siyasileri sorumludur! Bir babakann icras, on yedi yanda bir ocuun boynuna etmesi gerekli deil midir? geirilen iple sonulanyorsa, o adam hibir ey yapamyorsa, intihar ey olamaz. Diyorum ya, karc bir deerlendirmeyle SHP asndan baktm zaman da anlamyorum! yle ya da byle temizlenmi bir siyasal nmazsnz? Bu 'asr- saadet' yutturmacas nereden kyor?" "Bu i byle, glm! En iyisi bo vermek!" arena var. Neden tertemiz balayamayasnz? Neden gidip yine o adamlarn popolarna giresiniz? Neden pislie bulamam kadrolara ans ta"Veremem ki! Bunu anlamalsn. Ben bo veremem. Zaten senin hi Yok, byle gergedan derisi yzszl! Hyanet zgrl diye bir nursun? ayrtepe Karakolu'nda senin bana gelenleri askerlere ykleyip, rahatlayacak kadar safdil olamazsn, dklen her damla kandan

bo vermemen lzm. Btnyle karc bir tavrla yaklasan da bo verdlhamid tahttan indirilip, Selanik'te Alatini Kk'ne hapsedildiinde, mut evket Paa filan. Hepsi de Abdlhamid'e zamannda hizmet vermi

memen lzm. Bak, ok ho -yanl kelime!- ok ac, bir hikye vardr. AbFethi Okyar'a, Fethi Okyar'n nezareti altndadr ya, iktidar ele geirenlerin kimler olduunu sorar. Fethi Okyar da sayar, ite Salih Paa, Mahbakanlar iken, merutiyet iln edildi de, zihniyet ve kiilik mi deitirdiler? Eer buna inanlyorsa, ahlklarndan phe etmek lzmdr!' Nitekim olanlar grdk. Denenmii denemek doru deil, canm." "Haklsn." "Haklym da, ne diye hile yaptn annecim?" "Yapma, da! Bir benim hile yapmamla m oldu bu i?" adamlar. 'Vah, olum, vah,' der, Abdlhamid, 'imdi bunlar mutlakyetin

baka eyler var. Bak, kiisel olarak sen, eer, statko dna kabilirsen,

"Bak, bir eyden bir tane varsa, mutlaka bir tane daha vardr. Sonra

dikkat ekersin. Yani, o ift dil bilen kolejli tayfann dikkatini. Yapmak istediin o deil mi? Korel Gymen'in dikkatini ekmek, efendim, Erol yere basan bir adam imaj vermek deil mi istediin?" "Bu konuda bana bir eyler yazar msn?" "Hangi konuda?" "Mesela, kooperatifler konusunda." evike'nin dikkatini ekmek. Nihayet seni bunlar destekleyecekler, yle deil mi? Gen, dinamik, ibilir, halka yakn ama eitimli, bilgili, aya

"Yazarm da, mesele o deil. Senin uzmanlaman lzm." "Ktphanede oturan sensin, glm, da!" nomik platformunu oturtmakta. Esas ihtiya burada. Size yneltilen eletiriler de buradan kaynaklanyor. Sosyal demokratlar ne yapacaklarn sylemiyorlar meselesi var ya, ite bu. Gerekten de sylemiyorsunuz. bir sosyal demokrat parti ne der?" sini de okudum." Mslmanlar bile bir ekonomik model gelitiriyorlar. Ama, Trkiye'de "Sosyal demokrasi nedir bilen var m ki! ki tane kitap var zaten, iki"Biliyorum. Birisi smail Cem'inki, bir tane daha var. Geen akam Pr sosyalist olsanz, sisteminiz olur, kapitalist olsanz, o da olur, hatta "O da doru. Ama, Trkiye'de esas mesele sosyal demokrasinin eko-

be yz kii olsa yeter dediim, o. Yani, unu sylemeye alyorum. Bak,

Bat'daki sosyal demokratlarn tecrbesini bilmek iyidir de, o bize yetduruyorum, nk ngiltere nemli: hem Adam Smith'in hem de Karl iktidar 1945'te ele geirdiler. Yaptklar ilk i, ngiltere Bankas'n devebbsn elindeydi. Sonra srasyla, kmr endstrisi, elektrik, gaz, ula-

mez. Neden yetmez? imdi, ngiliz i Partisi'ne, bak. -ngiltere deyip Marx'n lkesi saylr.- Adamlar 1913'te parlamentoya girdiler. lk kesin

letletirmek oldu. 1694'te kurulduundan beri ngiltere Bankas zel te-

m, haberleme, elik, havaclk endstrileri geldi. Seim programlar

byleydi ve kazandlar. Ha, ne oldu? 1951 seimlerini kaybettiler, bu defa da muhafazakrlar devletletirmeyi durdurup, kurumlar eski sahiplerira geldi, haydaa devletletirme tekrar balad. 1970'te Thatcher geldiinde, ngiliz KT'leri, isizlie yol amamak iin habire sbvanse edilen enkaz durumundaydlar. te, 'ngiliz sorunu' dedikleri buydu. Neyse. imdi, bize bak. Bizde zaten bu endstrilerin hepsi devletin elindedir ne iade ettiler. Ne zamana kadar? 1964'e kadar. i Partisi tekrar iktida-

ve en zel sektr yanls hkmet bile tersini yapamaz, yapamad. Adnan Menderes bile, 1950'de amme hizmeti grenlerle temel sanayiler hari, mad bir tarafa, yenilerini de kurdu. dier KT'leri zel teebbse devredeceini syledi ama yapmad. Yapaimdi bugn bakyorsun, Margaret Thatcher, 'Devletin sahiplii ile

halkn sahiplii ayn ey deildir. Bugn artk ngiliz devlet teebbslerinin ne mterilerine, ne alanlarna, ne de vergi mkelleflerine iyi hizmet vermedikleri kantlanm durumdadr' diyor, i Partisi lideri de ceklerini sylediler ki, bu inanlmaz bir aamayd. Sovyetler zlyor. onaylyor. 1983'te bir manifesto yaynladlar, seim kazanrlarsa, kamulatrlan kurulular, eski sahiplerine satn aldklar fiyattan geri vereDou Avrupa gitti gidecek; bir sosyal devrim yaanyor. 'Halk kapitalizmi', efendim, 'halk pazar ekonomisi', 'endstriyel demokrasi', gibi kavramlar ortaya atlyor. Bunlar eninde sonunda, kapitalizmin kiinin becerisini dllendirmekten doan stnl ile, haka blm ilkesini gzeten bir sistemde btnletirilecek. Yeni bir sentez ortaya kartlaverimli olduunu kabullenirlerken, piyasa ekonomisi yanllar mlkiyetin halka yaylmasnn daha da verimli olaca konusunda birleiyorlar! lacak. Geen yzyldan bu yana ilk kez, sosyalistler, zel teebbsn daha Hal buyken, sizin tznzdeki gibi, 'SHP, KT'leri hzl ve belirli cak. Emekle kazancn doru orantda artmasn salayan bir sistem kuru-

yapda bir sanayilemenin gereklemesi iin en gl ara grmektedir,'

trnden bir k, sizi khne yarglar savunan bir 'mze bekisi' yapar! Kadnn, Thatcher'n, ok hakl olduu bir sz var, diyor ki, 'Bir eyin yan bir ey de, kimsenin umurunda deildir!"' "Doru sylemi." sahibi devlet ise, o ey kimseye ait deildir, demektir. Kimseye ait olma"Tabii, doru. Gorby bouna ortaya kmad. Demin, 'obskrantizm'

derken, anlatmaya altm bu. Bugn Trkiye'de kimse ekonomik vetkocu haliyle byle bir politika gdebiliyorsa, bu KT rezaletinin stn yor? Vallahi, kayt yok! nanabiliyor musun? rimlilik asndan KT'leri savunamaz. Bu byle olduu halde, SHP en startmekten baka ii yaramaz. rter de ne olur? te Smerbank olur. BiMesela, imdi, sen kalksan desen ki, 'Efendim, bunlara Kamu ktisadi

liyor musun, bugn Smerbank'n ka tane itiraki olduu bile bilinmiTeebbsleri deniyor ama, uygulamada mal sahiplii kamunun deil, bu

kurulular yneten brokratlarndr, ' desen, yalan m sylemi olursun? rak, zel sektr zerindeki etki ve denetimimiz, szde sahibi olduumuz devlet tekelleri zerindeki denetimimizden daha fazla! Yalan m? Bazen sorumlu irketlere dntrmekle ykmlendirildiini dndm

Ben PTT deil, 'Posta Terr Tekilat' desem, yalan m? Bir tketici olane dnyorum biliyor musun, daha dorusu, Smerbank'n ilk kurulurken, kurulu yasasnda, kendisine bal fabrika ve iletmeleri snrl zaman -tabii, sadece Smerbank'n deil, Etibank, Ziraat Bankas, Denizbank'n da- bunun bir trl yaplmam olmasnn bu kurulular kendilerine otlak yapan devlet memurlarndan olduunu dnyorum. Dnyann hibir yerinde, devlet memurlar imparatorluklarnn klmesine raz olmuyorlar. Dnsene, bir KT umum mdrnn saltanat kimde var?" "Niye ANAP'llar sylemiyor?" "ANAP'l dediin kim? Sizinkilerden fark yok ki! Ama, neden Deniz

sylemiyor? Onu dnmek lzm."

Atatrk inklaplarna ters dmek, alt oka ters dmek olur." "Diyorum ya ite, statkoculuk bu." "Ne statkoculuu, banazlk bu."

"Olur mu, glm, KT'lere ters dmek, devletilie ters dmek olur.

duumuz ilkeler bugnn icaplarna gre faydal olanlardr. Toplum zaman iinde deiir, inklaplk ilkesine bal kalnd srece, yeni koulkoullar yle gerektirdii iin Atatrk petrol-benzin tekelini bir Amerikan irketine, Standard Oil Company'ye, ispirto ve alkoll ikiler tekelini de bir Polonya irketine devretmiti. tirmekten, rehavetten! lara uygun yeni ilkeler gelitirilir, diyor. Nitekim, 1930 ncesi ekonomik

Yine kald ki, Atatrk zamannda sylemi. Afet nan'da var. Bugn koy-

"yi ya, ite. Kald ki, devletilik bir ilkeyse, inklaplk da bir ilke.

Ah, canm, yeni ilkeler retilemiyorsa, tembellikten, canm, be! Gei-

dan kaar gibi kayoruz! imiz gcmz meselelerin stne rtmek! Her yerde, her eyde bu! Neden?" disine hkim olamyordu, Rodoplu,

Hep onu anlamaya alyorum, neden zm retmekten, czzamok konutuunu, gllerin bysn dattn biliyor, yine de ken"Korktuum ne, biliyor musun?" diye srdrd, "Korktuum, szde

yurtsever kayglarmzn, daha dorusu zihni tembelliimizin, Trkiye'nin gerek koullarn nesnel olarak deerlendirmemizi nlemesine izin verdiimiz iin, elimize geen frsatlar deerlendiremeyeceiz. Yani, karrsak, bir daha toparlanamayacaz diye korkuyorum. Ve akas... prl bir kafan var." "Anlyorum." ekonomik konular 'devleti' ve 'anti-devleti' ikileminden karp, nesnel olarak deerlendiremeyeceiz. Bu beni korkutuyor, afak. 2000 yln da Akas, bunu, sen, 'sen' derken ne demek istediimi biliyorsun, ya-

parsn diye umuyorum. Ekonomi eitimin var, geinecek paran var, prl

daha iyi bir iin yok bu dnyada, yle deil mi?" "Sen varsn, da!" "Hadi, ordan, 'i' miyim ben?!"

"Anladndan eminim. Btn yapacan okumak... Zaten yapacak

"yle ar isin ki!" dedi, afak, birden ciddileerek. danm, hepsi bu!"

umu dnmyorsun, deil mi? nk biraz farkl bir eitimi olan a"Hepsi bu mu? Sahiden mi?" diye sordu afak, anlaml anlaml. "Bir de seni seviyorum," dedi Gnay. Biraz duralad, "Bunu sana nasl kelimelendireceimi bilmiyorum," dedi, "nk, bir

"Sahiden yle dnmyorsun, deil mi? 'Uralacak' bir ey oldu-

kendini beenmi, bir kstah gibi konumak istemiyorum. Ama, bak, bir

eyi bilmeni istiyorum, daha dorusu sana sz vermek istiyorum; ne zaman bir ey istersen, eviri, aratrma... ne istersen... ben buradaym.! Sadece birey olarak ben deil tabii, biz, hepimiz. Btn imknlarm," sesi titremeye balad. alyordu. "Biliyorum," diye fsldad, afak, ban nne emiti.

"Baka Trkiye yok," dedi, Rodoplu, duygusalln akaya vurmaya "Hayr, yok,' dedi afak, "En iyisi ben sana bir trk syleyeyim." "En iyisi!".

sne att!

Gzlerini Gnay'n gzlerine dikti, birden, ani bir hareketle elini gKr bahesi, az ilerde oturanlar, ortalklarda dnenen garson! Yine de

ve hepsine ramen!

ceini dnd bylesine cretli bir hareketten irkilmediini, dahas, bakalarnn gryor olmasn bile umursamadn hayretle fark etti. "Bir devrimdi!" diye anlatt,

Gnay, hayatnn hibir dneminde, hibir koulda kabullenemeye-

lendiren kadnn bilgisinden bunca yoksundum, ben ki, samanlkta yumemi, erotik denenlere kzarmadan bakamamtm!.. " stndeki elini tuttu, barna bast! lin'e. Hemen ekledi, dum!" Gzlerini artc bir utanmazlkla afak'a dikti, erkein memesinin "Byle bir ey yapabileceimi dnebiliyor musun?" diye sordu T"Yaptm, bacm. Vallahi yaptm! O mafiyoza tipler de, seyrediyorlarsa

"Hayatmda bir devrimdi! Ben ki, her uzvunu dirhem dirhem deer-

varlanmay bunca garipserdim, ben ki, mrmde tek bir porno film izle-

da seyretsinler, afak'n nne gemek bana dmez diye dnyorafak, bir tr meydan okuyordu. Rodoplu arda kalmad, "Hadi, gidiyoruz!" "Sen varsan, ben de varm," diye fsldad, "Sonuna kadar."

afak, bakt bakt, elini ekti. da!" dedi adam. Gnay, durdu. prl prl su dkt!

Kolu Gnay'n omzunda, otomobile yryorlarken, "yle bir dur, "Beni kendisine siper etti, iini yapt! Evet! iini yapt. Ay nda Ilk olduunu dndm hatrlyorum! Sanki ben yapyordum.

Elimi altna tutabilirdim. Temizliini yapabilirdim!

eyin farknda deildiniz! Kmemin elemanlar bire bir eleiyordu, afak'la. 'Bir' oluyorduk. Yepyeni bir snf oluturuyorduk! Ve siz hibir enuz ki, bana! Aptal ve inansz!" yordu, Son ameliyatndan birka gn nceydi, ok abuk yoruluyordu. Tlin yin farknda deildiniz! Biliyor musunuz, bazen yle aptal grnyordude, ben de kendisini yormamasn istiyorduk. Ama, Gnay konumak isti-

Tanrm, btn bu inanlmaz eyler bana oluyordu ve sizler hibir

bessm yayld yzne, alamad?" diye sordu.

"Balayn," dedi, dnd, "Hele de sen!" ini ekti, esef dolu bir te"Nasl oldu da, senin gibi akll, iyi bir insan beni zaptrapt altna "Gnay'm, ben senin yannda su dkemezdim ki!" "Doru!" kkr kkr gld. "Bak, imdi!" "Bu adam sana duyduu saygdan idrardan kesilirdi, kardiim!" dedi, "0 akam ona bir iir yazdm. Notlarmn arasnda bir yerde olmal.

Tlin, "Sistit olurdu, alimallah!"

Bir kopyas da afak'ta vardr. Tabii, eer atmadysa!

sinde. afak istedi. stanbul'un bu yakasn bir trl benimseyemediini apartmann nne geldik. Durduk.

Sonra, dura kalka, Kilyos'tan ta vezli'ye gittik. ayrtepe'nin de te-

sylerdi. Sabahn iki miydi, myd, darca bir sokakta kk bir myorum, ktk. Bir dairenin kapsn at afak. I yakt, girdik. Burnuma 'Omo' kokusu geldi ve hatrladm. afakn amarlar da Omo kokard. Etrafma bakndm, orta halli bir memur ailesinin sade denmi, kk, sobal, tertemiz bir dairesiydi. afak bir kap at, yatak odasyd. afak', bir de o kadar gencecik sevimli bir kz poz vermilerdi." "Aman, yarabbim!" dedi, Tlin, "Ne zor iler bunlar!" "Deildi," dedi, Gnay, "Deildi." ift kiilik bir yatak, aynal bir tuvalet masas vard. Tuvalet masasnn 'niyoruz,' dedi, afak. ndik. nc kat m, ikinci kat myd, hatrla-

nndeki gelin damat fotorafnda, onbe-yirmi yl ncesinin gencecik

nm evimde istiyorum. Bana ait olan her eyi seninle paylamak istiyorum.' Anlamamak mmkn deildi ki! Ben de onu kendi evimden baka bir yerde gremiyordum!" "Ne gzel bir kz," dedi, Gnay Rodoplu, fotoraf iaret ederek.

"'Seni, kendi evimde, kendi yatamda istiyorum,' dedi, afak, 'Kad-

"Tabii yle olacak," dedi, afak zden.

Ama, ben, ylesine dingin, bark bir ruh halindeydim ki, gelen kars np,

"O sralarda bir yerden bir kap ald. Anlalan evde biri daha vard.

olsa da rahatsz olmayacaktm! imdi dnyorum da, afak bana dNeyse ki, gelen ei deil, kardeiydi. Sedat, bizi grd, yle bir bakt, Tlin dayanamad, 'Siz miydiniz, abi?' dedi, 'Hadi, iyi geceler,' gitti, yatt." "Sana da bok yemek dt, tabii!" deyiverdi. 'Bu benim karm. p kumann elini,' demi olsa, eilir perdim zahir.

bulma! Ben naslsa orada kalacaktm. Sedat baka trl davranm olsa

"Yok, yok," dedi, Gnay, inler gibi, "Hi yle dnme, hi bahane

da, afak iin kalacaktm. afak'n istedii kokuyu, onun yatandan esirgeyecek deildim. Ne olursa olsun! Ha, ama, uyuyamadm, tabii. Sonrada, dm, eve dndm. Tpk, onun bana yapt gibi. Beni eve getirme telana dmesin, sknet iinde, kelime yerindeyse, 'demlensin' istedim." doplu'ya syleyecek lf yoktu! uyuyuverdi. taliklediimin farkna vard, tabii! afak skmnden az sonra kalktm, onu uyurken ptm, sessizce ayrlSyleyecek hi lf yoktu. Ne o zaman, ne de daha sonra, Gnay Ro"Ben sana 'Allah'n belas bir lf ebesiyim! demedim mi?" dedi ve

V
O yln haziran aynn byk bir blmnde Ankaradaydm. stan-

bul'a dnmeden bir gn nce, Sakarya Caddesi'ne alan sokaklardan birisinde, Gnay Rodoplu'nun konferansn duyuran afii grdm. Siyahkiinin tand bir ad binlerce kelimenin arasndan hemen grmesi gibi reimin zlemle kabardn hissettim. Bir gn daha kalmaya, konferans izlemeye, afakla birlikte deilse, stanbula onunla beraber dnmeye karar verdim. beyaz, sradan bir afiti, normal koullarda dikkatimi ekmezdi bile, ama bir eydi. Sanki orada kollarn kavuturmu, bana bakyordu, Gnay. Y-

lemiyordu, tabii. Karsnda belirince, yz umduum gibi sevinle aydnland. Sarma dola olduk,

Tahmin ettiim gibi trenle geldi. Adamakll solgundu. Beni hi bek-

iin teekkr ediyormu gibi bir duyguya kapldm. Az sonra arkasndan inen adamn yzndeki ifade bu duygumu perinleyecekti. Ksa boylu, otuz yalarnda bir adamd. zensiz giyimi, tral yz ile hep bildii bir ey kantlanm gibi srtt! Gerekten, srtt! "Hayrola?" telerinden birisi!" Tantrd. nedense, emlak komisyoncularna benzettim. Adam, bize yle bir bakt, "afak'n enitesi," diye fsldad, Gnay, "Daha dorusu, saysz eni"Beraber mi, geldiniz?" diye sordum, hayretle. "Yok, canm! Trende karlatk." "Abla, sizi bir yere brakaym m?" diye sordu, Fevzi zden, ylk

Sadece karladm iin deil, tatsz bir eye de son vermi olduum

"Saol, canm. Saol!"

'abla' hitab, Gnay'n kaderiydi, zaten. Yatlar da, kendisinden otuz ya olan bir kadn bir yerlere brakmay teklif etmezdi!) Beni nefret ettiim lerden bir kez daha stkmn syrlmasna neden oldu. "Araba var, ben sizi brakaym," dedim.

ylk. (Bu defa nyargl olmadmdan eminim. Gerekten ylkt! Bu

bykler de ona 'abla' derlerdi. O deildi yadrgadm. Ama, adamn bir

ayann kyde olduu belliydi ve bence hibir ky erkei yannda erkek bir tavr, 'mao' tavrm taknmaya zorlad. Ve tabii bu dayatma zdenGnay, yavaa elimi skt. Erkeklerin 'Denizli horozu sendromu' de-

dii bu tavrlar onu ok elendirirdi. Fevzi zden, kyl kurnaz gzlerini kard, bir yerlere uramas gerektiine dair bir eyler mrldand, gitti. "Sen iyi misin, canm? Solgun grnyorsun." "Uyuyamadm," dedi Gnay, "Ondandr." "ok mu scakt yine?" "Yo. Fevzi ile konuuyorduk. Sen naslsn? Forus'lar nasllar?"

syledim. mi!"

O ara, masonluu incelediimi biliyor, taklyordu. yi olduklarn "Ne kt," dedi, "Hi konuamyoruz bu gnlerde! Biliyor musun, bir

suretimi karmak isterdim. Senin yanndan hi ayrlmayacak bir suretilatt. Neden o kadar dnceli olduunu o gece trenle geri dnerken an"Dn gece, gelirken, Fevzi zden anlatt, ben de afak'a bir gemi

yazdm," dedi, mahzun gibi, kendisiyle alay eder gibi!

Bir sre, leden sonraki konferans tarttk. Eskiehire yaklatmzda dald.

Restorana gemek istememiti. Yemeimizi kompartmana getirdik.

suskunlat, klar sndrmemi rica etti, simsiyah bozkr seyretmeye dim. O gece ise, yllar ncesine, stanbul'dan balayan, bir ucu Ankara'da, dier ucu Pozant'da biten iki yorgun demiryoluna gtrd onu. Gnay iin, hipnotik bir etkisi her zaman vard, bozkrn. Onu bilir-

Odunla, st dallaryla ileyen dur kalk bir lokomotifteydik sanki. evket Sreyya olmu, a Anadolu'nun ince ay altnda kabaran, ky evlerini, kme kme aa karaltlarn, urada burada dev stunlar gibi ykselen servi kavaklarn szyorduk! Sada solda tek tk klar vard. Kararsz glgelerden korkan kpeklerin havlamalarn duyduuma yemin edebilirdim! Az ilerdeki deirmen olduundan boalan sularn, sert, ln derinlii iine daldklarn duyduuna da yemin edebilirdim! "Ne ki, boa alyor deirmen," diye fsldad, "tlecek buday serin hrtsnn dnen deirmen talarnn uultusuna kararak karanyok! kinci Dnya Sava sresince uygulanan akl almaz iktisat politikalar lkeyi kedi, kpek yiyen Yunanistandan beter etti! Yirminci yzyln re etmeyi dnebiliyor musun?" Ne demek istediini hi anlamamtm! "Gnay Rodoplu, sen afak' zlyorsun!" ortasnda bir lkeyi, etliye stlye karmaz bir ev kadn eziklii ile ida-

Yadsmad.

kilosu be lirayd." Duralad, et verici, deil mi?"

"Babasn dnyorum," dedi, "Yirmi lira aylk alyordu. Tozekerin "ki yz bin lira aylk alyordu, tozekerin kilosu elli bin lirayd! Deh-

na'dan kanlarla getirildii Ankara'da be kurutan azd! Eli saban tutan ne ilemiti, yine de ateli bir Paac'yd ky retmeni Halis zden!

Buday, 1927 fiyatnn altndayd. Yetmi kilometre tedeki Hayma-

zdenlerin tmnn ileyebilecei alan elli dnm gemezdi. Bir dBaba'nn, Pulur Ky Enstits'n 1948te bitirdiini, Kore Sava'n

nm en iyi senelerde seksen-yz kilodan fazla vermedi! Yoksulluk ileriucun ucun syrttn, teyzekz ffetle askerlik dn evlendiini Fevzi zden anlatmt. ffet, Halis'e, biri kz erkek, drt ocuk dourmutu. En byk olan afakt, onu Sedat ve ener izlediler.

vermemiti. Tarlalarda, elma bahelerinde byd afak. Alucu kuburzeydi; madmak da yle. Yenebilecek her eyle beslenmeyi rendi ama can grdn syledi.

Halis retmen'in maa ailesini a brakmam ama birikime de izin

nundan, vezi mumuladan ayrmay rendi. Ebegmeci ot deil, sebtevekkl asla! Gnay, be vakit namazn brakmayan babasna bakarken afak'n gzlerinin hrsla elikleeceini, lmcl bir fkeyle sarslaunda, Milli efe de, Meclis'ine de ovenlere var gcyle kar durdu," dedi, "Kuranlarn deil, eski yazl belgelerin toplatldn iddia etti." yeni yaz hzlansn!" "Erzincan'da Kuranlarn toplatld haberi Gmhane'de duyuldu"Ne yapsn hkmet?" demiti, Halis zden, "Eski yaz toplatlsn ki, "De ki, yle," diyorlard, 'sapk fikirleri savunanlar, "Ku-ran'dan ba-

ka eski yaz var m ki, evlerde?"

"eskisi zordu, bu kolay" diye alnan alfabenin, '48'e gelindiinde yz kiiden otuzunu ancak okur-yazar edebildiini dnmyordu bile. tvbeye zorlayan dayatmann iddetini dnebiliyor musun?" Ve Halis zdenler Trke ezan dahi kabulleniyorlar! Adam secdede lundaki sand yok ettiinde vatana hizmet ettiini dnyordu, Halis saklar kalkmasn diyenlerin oylarn yok edecekti!) 1950 seimlerinde Demokrat Parti kazanr korkusundan kendi oku"Yirmi ylda gelinen yer sadece yzde otuz! Dnebiliyor musun?

Beyin ykama faaliyetinin baars tam olmu olmalyd ki, 1928'de,

retmen! (Daha sonra, referandumda, olu afak zden de, siyasi ya1954'te Demokrat Parti tekrar kazannca, d glerin iktidarlar ya-

ratan kudretlerinden dehete dt. 1975'te, milletin aklnn bana gelmeye baladna sevindi. 1960'ta CHP + Ordu iktidar formlyd; elleri patlayncaya kadar alklad!" "ngiliz albayna posta atanan Hintli parya," diye, hatrlattm.

yor, tersine, aylk olup bize katlmaya abalyor. Szmz ikiletmezler, izimize basarak gelirler gtrdmz yere! 'Hatrladn m?" "Elbette," dedim.

"yle," dedi, "Ama, Esendal biliyordu! 'Okuttuklarmz kavga aram-

"Gmhane'de kar damlar at. Evlerin tahta kaplarn zorlayp atlar,

"1963 k yaman oldu," dedi, Gnay, gzlerinde tuhaf bir prltyla,

tnel kazdlar. Tneller komularla bulutu. Tahta kaplar olanlar byle yaptlar. Tahta kaplar olmayanlar, toprak altnda yaayanlard. Onlarn barnaklar daha bir muhafazalyd, ortaya kazl tandrn duman oday yer duvar yalayp ufak baca deliinden szlr giderken, scack olurlard. s kokusu, tezek kokusuna katlr, derilerine sinerdi insanlarn. ubatta bir gn, Bayburt Svari Taburu'ndan bir kratn baca bu barnaklardan birisinin iine kat. Ne olduunu anlamaya alrlarken, yeraltndan bitiverdi insanlar. Atlnn anlamad bir dilde ryorlad.

Kumandan barverince, sindiler. Atl kendisine ekidzen verdi, hayva-

nn baca sarld, ekip gittiler. Arkalarndan, dam gen evden, beddua ykseldi." Birden hatrlamtm, bir baka romanndan bir pasaj tekrarlyordu! "Kar tonlandka tonland," diye srdrd, "Buz sarkklar birken iki,

ikiyken bilek kalnlatlar. Baharda eridiklerinde on bir ev gt. Olaand. Eriyen kerpi duvarlar suyun daha da arlatrd tavan topran tamazd. afak, deinin boyundan byk topran altnda kaldn ildi. Nisan yamurlar da bitmek bilmedi. Sonunda, bezdi, yattrmak iin bir de gereke buldu, 'Olun gelecek yl ortaokula balayacak.' grd. G izleyen on gn okula gitmedi, topra kaldrmaya yardm stanbul'a tayinimi isteyeceim,' dedi, Halis zden. rkilen karsn

etti. Akrabalarda gecelediler. Topra kaldrdlar ama ev onarlr gibi de-

dt. Ege'de zmler scakt, kiraz bitmek zereydi, ilek ancak reel rinin diplomalarn datt. Ailesini toplad, yola koyuldu."

Bir yl urat. Ertesi yl, Gmhane'nin son kar hazirann ilk gn

olurdu; stanbul'da erguvanlar yerli yerindeydi. Halis zden, rencilene zincirli tutuklularn tkezlemekten ve tkezletmekten saknan admlaryla, darmadank ama smsk bir dayanma iinde indiler. Molla Gnay, Sirkeci'deki hallerini grdn syledi. Trenden birbirleri-

Ramazan'n torunuydu, afak, maher nedir bilirdi. Eminn'nden halat zehirli ttsyd. Gkyz mavi deildi. Gne pekl Bat'dan da domu

alan Adalar vapurunun dd, srafil'in sur'as olabilirdi. Kfirleri sarho edecek duman egzoz gazlarnn stanbul'un scak buusuna belenmi olabilirdi. te insanlar kabirlerinden km, "zleri dnm ekirgeler gibi dalm" kouyorlard. Her cins, her biimdiler. Zinadan yeni kalkm kadnlar, "gmgk" gzleri, plak kollar, ak gsleriyle ortadaydnm, sol omzundan "Al oku!" diye uzatlacak gnah listesini bekledi. Sonunda o da oldu, kendisine yol amaya alan bir hamaln sepeti omlar. Sar edici grlt, Dabbetlarz'n homurtular olmalyd. ffet Ha-

zuna vurdu, "Destur!" diye bard, adam. ffet Hanm'n korkudan can ekildi, bacaklar eridi, kucandaki Sedat' istasyonun betonuna frlatt, az berisine, kondktrn ayaklarnn dibine de kendisi yld. Kondktr yana atld, peronuna babalarnn iftliiymi gibi yaylan

yna midesi bulanm gibi bakt, helalar gsterdi. Kadnlar helasnn azna geldi ffet'in. Dar kat. "Zkkm i!" dedi afak'a.

duvarlar fayans kaplyd. Akseden, eilen bklen glgelerden yrei Bir iki vzldand, sonra hurcun stne kvrld, uyudu ocuk. smet Grntler ok canl olmalydlar. Gzlerini yumdu, Gnay. Farkna varmadan o transandantal havaya girdim ben de! Gnayn

zden'in babas gelip toparlayncaya kadar ilimediler.

uzandn, afak'n toz iindeki hurcun zerine kvrl elimsiz gvdesiamurlad fkeli asi yzn okadn gryordum. Sevdii adamn nst zeki olduuna inand ocuun ruhunda yapaca tahribatn kalar bana dayanlmaz bir ac veriyordu! Glmsyordu. caman aarak. "Allah akna brak! Btn bunlar doru deil!" diye barmm! "Neden ama!? Gerek olmadn bile bile neden?!"

ni, terden srlsklam sar ocuk ban, yanaklarndan szlen yalarn ocukluuna bakarken, burnunun direinin szladn hissediyordum. nlmazlnn acsnn yreini kavurduunu biliyordum. Ve btn bun"Deil," dedi, sakin sakin, "Dedim ya, afak'a bir gemi yazyorum!" "'Gerek' deil mi, sahi?" diye sordu, hznl gzlerini kocaman koocuk afak' bekleyen dnyay, bu duyarsz, bu sevgisiz ehrin olaa-

Susmak zorunda kaldm.

garistan gmenlerinin faciasn, birka gmenin daha az ya da farkl

Gerekten de, Sirkeci'ye inmi olup olmamalar ne fark ederdi? Bul-

dm,

trden eziyet ekmi olmalar deitirir miydi? Yine de kendimi alama"Kibele sendromu!" diye sylendim, "Diana hakl! Seninkisi, Toprak

Ana sendromu!" (Bunu da daha sonra anlatmak durumundaym!) yle bir bakt, ban sallad, den grmyor?" diye mrldand.

"Senin kadar akll bir adam, benim nihayet bir kadn olduumu ne-

Enite, seyahat nedenini "mar'da bir iimiz var da," diye aklamt. ayrtepe'de dayolu smet zden'le ortak bir Yeminli zel Teknik Brolar vard. "Bu gnlerde herkesin ii mar skn'la," dedi, Gnay. "Sen niye gidiyorsun, abla?" sorusunu, "Bir panel var da," diye geitirdi. "Rak ieriz deil mi?" Teklifinin nedeninin, Duran'n dkknndaki "eriz," dedi, Gnay, "ilik etmemek iin."

Ne ki, byy bozmay baarmtm. Fevzi zden'e dnd, Gnay.

imza gnnde viski itiini grm olmas olduu belliydi,

s Matematik Blm mezunu olduunu; retmenlikte para olmad de bu Yeminli Bro iini kurduunu, ilerinin "Allah kr" iyi olduunu anlatt. "Bir de, u seimleri kazansak! Bizim afak alyor ama bakalm!"

Bir sre dadan tepeden konumulard. Enite, Gazi Eitim Enstit-

iin bir yl kadastro kursu grdn, sonra da "zal amcamz" sayesin-

zinledi, can skld Gnay'n. Enite, afak' grp grmediini anlamaya, kaynaklanan bir renme istemi deildi bu. diye dndne bahse girebilirim!"

"Bizim afak" tonlamasnda senli-benlilikten te bir kmseme se-

aralarndaki ilikinin niteliini kestirmeye alyordu. Ne ki, ahlaki kayglardan, afak'n einin gururunu ya da yuvasn koruma isteminden Biliyor musun, afak'n dalgasysa dokunulmaz, deilse bir yoklarz,

rak.

"Mmkndr," dedim, adamn sabah bana nasl baktn hatrlaya"afak'a saygszlk etti," dedi, Gnay, "Ben de seyirci kalmak zorun-

da kaldm iin ihanet ediyormu gibi oldum." olduuna gerekten inanyordu, aptal!

alglanmaya, her trl anafina giriimine kar mutlak dokunulmazl "Belki de, hakszlk ediyorum. Haberi bile olmayabilir." Adam, kendisine ilikin tavr dnda da sevmemiti, Rodoplu. a-

Kendisine edilen saygszl hi dnmyordu, nk kadn olarak

fak'tan kkt Fevzi zden, ama daha imdiden hibir eyin memnun

edemedii insanlarn mzmin ekilii sinmiti yzne. Hibir rejimin ona kmetinden ikyeti kapitalist ihtiraslarnn yeterince tatmin edilemiyor olmasndan ibaretti. "Eitsizlik"ten yaknyordu ama gerekte yaknd kendisinin yararlanamad eitsizlikti, "imdi biliyor musun, bu Krt var," diye anlatmt,

uygun olamayaca belliydi. Marksist olduunu sylyordu ama zal h-

man'a, araziyi ormandan karalm, diye... Vallahi, abla, be, sefil oldum bu

"Herif Tuncelili Kzlba. Biz yllardr Ankara'ya tanyoruz, Or-

yollarda, be! Git gel, git gel! Harcadm parann haddi hesab yok! Biliyor musun, nasl rvet yiyor o memurlar! Adamn dosyay ellemesi yirmi bin lira! Eskiden de yerlermi, ama bu zal ekonomisi mahvetti milleti! tmdr, dedi, kt! Orman arazisine, benimdir, diyor, iyi mi?! Biz bu kadar veriyor Alevilere! Kmran nan'n ada-mym neymi," minse,' dedi." ilesini ekmiiz! Ama, bak, afak onu tutuyor ama bu Baykal ok yz Alevi olmadn dndmden. nnda vazgeti iddiasndan. 'te kiTuncelili deil de, Fevzi zden tarafndan "deerlendirilmeliydi". Gnay'n anlad, ormandan kmas gereken bu arazi sz konusu "Kmuran nan'n olamaz," dedi Rodoplu, "Bildiimden deil, nan'n Bu Krt, imdi, bizim uratmz araziye benim arazimdir, ahsi ran-

lendirilmesi' amacn, gtt iddias." gular yzmden okumu olmalyd,

"lgin olan, bunun yce bir ama, 'ayrtepe'nin yoksul halknn 'evAdamn slak gzlerinin, srekli srtmasnn uyandrd naho duy"Tuhaf bir ey," dedi, "Bir yeri zapteden Osmanl paas gibi bir tavr

sanki bu. Zaptedilen yerin mlkiyeti, fetihle beraber ortadan kalkyor, eski mlkiyet 'dyor' sanki. Sonra da, sen onu byk bir gnl ycelii zanyorsun." enite. ile bakalar, yani ailenle, hemerilerinle, einle dostunla paylayorsun. Onlara bir tr kyak yapyorsun. Bu arada da, hakl olarak artdeer kaKalkmaya hazrlanyordu ki, Halis zden'den bahsetmeye balad, "Tekrar oturdum," dedi, Gnay. "Biz ok sefillik ektik, be abla!" diye balamt. Gnay'n bu konuda "Halis Amca'nn buraya nasl geldiini bir bilsen! Ne sefillik ektiler!

hi kukusu yoktu. zafiyet geirdi!"

afak anlatmad m sana? ocukluunda sskalktan, ayptr sylemesi, olmas dikkatini ekti, Gnay'n. Tepeden trnaa su toplam bir afak tasvirinin ardndaki rtl dmanln nedenini dndrd. "Sska" kelimesini timpanitis, istiska hastal, anlamnda kullanyor

Halis retmen'in, smet'in (smet zden) babasnn Sul-tanhanml'daki gecekondusuna misafir olduunu anlatt. smetler, stanbul'a yerleen ilk ks, Salih rpc ile balyordu. zdenlerdi. imdiki muhtar Salih rpc'nn hsmlarydlar. afak'n ynu gren hemerileri onun peinden akn etmilerdi. Bugn artk ayrmanlara kadar ANAP'l, imdilerde de DYP'liydiler, "namussuzlar". Salih rpc da ANAP'tan delegeydi. Sultanhanml'ya gelen ilk Gmhaneliydi, rpc. Ykn tuttuu-

tepe'de, Sivasllardan sonra en byk nfusu oluturuyorlard. Son za-

iinden keyi dnmeye alrken, te yandan "Halk" olduunu dnerek. Dnyalklarn sac iktidar dneminde yapanlarn, "sac" kalmalarnn daha namuslu olduunu dnyordu. sadaka verirsin, yle de cimridir, varyemez!" "Brak abla," dedi, Fevzi zden, "ktnn biri! Kapna gelse eline 1960'larn banda ormand Sultanhanml. stanbul'a, inaatta a-

"ok makul, "demiti. Gnay, Fevzi zden'in bir yandan Yeminli Bro

lmaya gelen Salih biraz da memlekete benzedii iin oraya yanam, sonra, kars ve ikisi kz alt ocuunu getirttiinde, oda daha ekledii kondusunda, ayda seksener lira ald iki kiracs vard.

daha o zamandan dolu ormana bir kondu da kendisi yapmt. Bir yl 1963'te, kirac says bee kt. Maltepe'de yeni yeni palazlanan sa-

nayi blgesindeki fabrikalara koyduu iki olunun getirdikleri yz elli-

erden 300 lira da eklenince aylk geliri 1000 lirann zerine kt ki, bu o

zamanlar baremin ikinci derecesindeki bir devlet memurunun kazancndan daha fazlayd. Bu aamada inaat ameleliini tmyle brakt, ev sahipliine balad, Salih rpc. lk hamlede Sultanhanml'dan tede, ormann kysnda, Ankara asfaltn kubak gren tepeye ikier gz rinin kimine satt, kimine kiralad. Kendisine u ya da bu ekilde borlu seimlerinde muhtar oldu. Gmhanelilerden oluan kk bir imparatorluk kurdu, adn Atatrk Mahallesi takt. Adalet Partisi ile bakan ile oy pazarlna oturdu. 1965 hava fotoraflar ile tespit edilecek gecekondu younlamalarn "slah blgesi" iine almay ve tapu vermeyi ngryordu. ratmaya giriti. e, mahallenin gelip dayand ormanda dikkati ekmeyecek kadar kk yangnlar karmakla balad. On be yirmi gnde bir kan, itfaiyenin gelmesini gerektirmeyecek boyuttaki yangnlar birer Yaplmas gereken ey belliydi: rpc yepyeni bir "slah lekesi" ya1966'da yrrle girmesi beklenen Gecekondu Af Kanunu tasars, evcikler kondurdu. Bu evleri, artk saylar katlanarak gen hemerile-

ikier dnmlk yer atlar. Salih rpc, oullarn fabrikadan kard, gecekondu inaat mfrezelerinin bana getirdi. Alt ay iinde tam 186 konut retti. Seksen altsn satt, gerisini finanse etti. le Bakan'n yasi olarak kaytl ise de, sz konusu arazinin orman olmad gibi, meskn dar daha olduunu da belirtti. nna takt, soluu Ankara'da, "Orman"da ald, "her ne kadar orman blgeolduunun tespit edilebilmesi iin" durumu yerinde grecek "orman komisyonu" talep etti. 'O zamann parasyla' elli bin lira datt, bir o kaOrman Komisyonu, blgenin bal olduu Adapazar'ndan geldi.

Muhtar, le Bakan ve partililer karladlar. Mkellef bir le yemeinden sonra gecekondu mahallesi gezildi. Komisyon bakan grd sefarn yollar yoktu, sular yoktu, lam aktan akyordu. Beykoz'a, hatta ytlyd. Oysa, ormandan kp belediyeye ya da Hazine'ye devredilse bir da ald, dualarla ayrld. lete inanamad. Anadolu'nun yoksul kylerinden gelen bu zavall insanlamraniyeye ulaabilecekleri vastalar yoktu. stelik, bu gidile hi oleyler yaplabilirdi. Komisyon bakan hak verdi, zahmetinin karln lesi kapkara bir slah lekesi oluturmutu bile. Artk i Mesken Gecekondu leri'nin bu haritalar zerinde saptayaca Gecekondu Islah Blgesi (ksaca GIB diyorlard) snrlarn denetlemeye kalyordu, "Aman, Muhtar ne olursa senden olur!" diye yalvarmaya balad mal Harita Genel Mdrl'nn uaklar grndnde rpc Mahalmayacakt nk arazi brokratik bir ihmal nedeniyle hl Orman'a ka-

sahipleri. Bir tapu, bir de imar alsalar elde edecekleri rantn dokuz slalelerine yeteceini biliyorlard. Salih rpc, GIB snrlarndan sorumlu belediye meclisi yelerini araya koydu. Yetmi be binde anlatlar. l mdrn kimin nesi olduunu aratrmaya giriti. Islah Lekesi'ni bir milimetre byltmenin fiyatnn yz binden baladn renince, partili Meclisi yeni snrl GIB' alelacele onaylad ama i bununla bitmiyordu,

Bayndrlk onay artt. Bu defa da ara kademe olan stanbul l mar M-

drlne tanmaya balad, rpc. nsan sarraf burnu, 'para yemeyen vermeyi nerdiler, terslendi. Sonuta, adamn "toprak ileyenin, su kullanann" devrimcisi olduunu kefetti, en ezilmi haliyle karsna dikildi,

adam' kokluyordu. Fena halde can skld. Olanlar, bir kede sktr"rpc Mahallesi'nde yaayan insanlarn hibirisi, belediyenin ve

devletin yapmas gereken hizmetlerden ksmetlerini, paylarn alamyorgelmeye, gzleriyle grmeye davet etti. Mdr; stelik AP'li bir muhtarn lecek evrak, bir buuk ay iinde Ankara'dayd. Salih zden peinden gitti,

lar. Fukaralk ayp m, beyim?" diye boynunu bkt. "Sayn Mdrm" yoksulluuna kanacak kadar saf deildi ama rpc'nn rgtledii ezilSamanpazar'ndaki Uzun Palas Oteli'ni tam bir ay mesken tuttu. Grmedii milletvekili brakmad, sonunda mar skn Genel Mdr'nn "bir ayn" imeyi baard. GIB'n "bu haliyle" tasdiklenecei szn aldnda tam iki yz bin lira harcamt, stelik daha da harcayacakt. mi halk gruplarna dayanamad, ilemleri hzlandrd. Alt ayda sevk edi-

diyesi Mesken Gecekondu leri Mdrl'ne gelmesi ay buldu. Mazrt ettii yere geldik," dedi, oullarna; 1/1000 lekte parselasyon slah imar pln yaplacakt. Planlanacak ana cadde gzerghnn kendi tiydi! Sradan memurlar deil ama MGKI Planlama'nn gen mimarlar

Bakanlk onaynn yine l mar Mdrl aracl ile stanbul Bele-

aa balad kurnaz bir odacdan gnar bilgi alan Muhtar, "Zurnann dkknlarnn nnden, kraathanelerinin kysndan dolanmas hayarktyordu, Muhtar. Solcu olduklar sylenen bu byk grubun iinden dt, onlar okutmaya karar verdi. Sultanhanml lkokulu retmeni, hemehrisi Halis zden'le byle tant. ile konumaya karar verdi. matluba uygun birini bulup yanamak zor iti. Ailede onlarn dilinden anlayacak okumu birinin olmadna ilk kez hayfland. Torunlar aklna Halis retmen, byk kznn byk olunu okutuyordu. ocuun

karnesi batan aa zayft. stelik ikinci senesiydi. Muhtar, retmeni

almyor'la karlad. Salih rpc, bu Ky Enstits mezunu, inat Alagztepesi'ne kard,

Halis zden, soruturmay retmenlerin klasik cevab, "zeki ama

Halk Partili'nin iflah olmaz bir lkc olduunu kestirdi. zerine gitmedi. Uygun zaman kollad, Halis retmen'i rpc Mahallesi'ni gren "Ben geldiimde buralar bombotu," dedi. Usta bir ehir plncs

edasyla, koca mahallenin nasl gelitiini anlatt. Yllarca alm, dnyann parasn dkm, hemerilerinin elinden tutmu, herkese ban sokacak bir ev bulmutu ki, bu devletin bile beceremedii bir iti! Bu insanlara tapularn vermeden, sularn balatp, amurdan kur-

tarmadan lrse gz ak giderdi. Ama o da olacakt inallah, slah pln bitmek zereydi. Halis retmen'in gerekten etkilendiini fark ettiinde baklay azndan kard, demeye gelince, "O kolay! "d. "Sana urada bir ev ayarlayalm, Halis Hoca. Kiradan kurtul."

1969 seimleri de rol oynad. Seimlerden bir ay nce, ekimde, gecekondu tapular datlmaya baland. le Bakan ne etmi etmi, tapular ayana gitti. memurluktan alm, rpc Kraathanesi'nde isim ararak bizzat datmt. AP'lilerin arasna girmek istemeyen Halis retmen'in tapusu cuklarnn grtlandan haram lokma geirmemi olmakla vnrken, yordum. "Mafya denilen ey bu olmal," diye mrldandm. Halis zden'in o-

Islah plnnn tamamlanmasnda Muhtar Salih'in gayretleri kadar

'ekonomik crm'e su ortakl ettiini hi bilmemi olduunu dntk karanlk ke balarnda kurbanlarn bekleyen araplar deil, 'kravatl-mcrimler' denilen yeni snf olduu, doru. Bu snf, Trkiye'de "Bilmiyorum," dedi Gnay, "Bilemiyorum! Gnmz sulularnn ar-

kinci Dnya Sava ile tredi. Dahas, bunlar mahkemeye ekecek savc olmad gibi, cezalandracak hkim de yok!" dalavereye dnyordu. "Bilir misin," dedi, "Bir lkenin gelimiliinin yordu, "Trkiye'de, 1960'ta, bu say yz binde 159'ken, Federal Almanyada "Nereden de bilirsin byle eyleri!" "Ne bileyim," dedi, "Deliyim zahir!" Gnay'a gre bu, doald da. Geri kalm lkelerde kibarlayor, ince

bir ls de yllk 'ekonomik crm' saysdr? Vallahi, yledir!" gl3,660't!"

kouturan ocuklar seyretti.

Bir sre Eskiehir garn, bir simit satabilmek iin gecenin o saatinde "Btn bunlar doru da," dedi, "Ama, slmiyet'te hrszln ancak Fevzi zden ile yedii yemek, onun anlattklar ve kendi ilavelerinin

ihtiyacn olmayan bir eyi alman halinde geerli olduu da doru."

Gnay'a yine de bir tr kirlenmilik duygusu vermi olmas kanlmazd. yordum ama, yle olmad.

Bu kirlenmilikten afak zden'in de payn almas gerektiini dnGIB'lar, yaklan ormanlar anlatrken, afak'n btn bu faaliyetin bir "Pek de yle deildi," dedi, bana bir yl kadar sonra, "0 akam sana

paras olduunu dnyordum. Ama, kompartmann penceresinde lece durdu. Bu defa da dayanlmaz bir utan duydum! afak' sulamamn dum." ini ekti,

yz belirdi. Sitem dolu gzleriyle yle bir bakt, ban nne edi, yardnda yatann 'sekincilik' deilse, 'st snf bilinci' olduunun farkna "Ne vard, yani? Konut, dnyann her yerinde kylerden ehirlere vardm. Anlasana, olmak istedii her eye ters dtn dnyorgeen insanlarn sorunudur. Kalkta'y hatrladm.

rn yastk edip uyuyan insanlar grmtm. Bu insanlar da kylerden

Orada, stikll Caddesi boyutlarnda yzlerce sokan kaldrm tala-

gmlerdi ama parklarda, tren istasyonlarnda, caddelerde kamp yapyorlar, ayn yerde yiyor, iiyor, uyuyor, pisliyorlard. Her taraf bek bekti. Oysa, Trkiye'de, her eyin devlet babadan beklenildii inancnn man kamu arazisi, bu insanlar da neticeten 'kamu'ydu. yle baktmda, tersine, kendi evlerini devletten aty rtnceye kadar uzak durmasndan baka bir ey talep etmeksizin yapyorlard. Toprak hemen her zagecekondunun dnyann en ucuz ve en becerili sosyal konutu olduu reten, bu mthi ve yapc enerji kanalize edilebilir, trilyonlar geen beri, gecekondu ykm kelimesi ile eanlamlyd, neden?" Dndke, Salih rpc'nn temsil ettii dnyay bu denli itici bulyatrmn ziyan edilmemesi salanabilirdi. Oysa, kendimi bildiimden masnn nedeninin, Trkiye'nin snfsal yaps olduunu anlamaya basyleyebilirdim. Yetersiz malzeme ve igcne karn bir gecede konut

lamt. Bir Necati Eczacba, Salih rpc'nn ya da Fevzi zden'in kirdi. Nesnel olmak gerekirse, ne siyasal ne de ekonomik crmde bir Eczacba ya da Ko, herhalde rpc'dan aa kalmazlard. u farkla ki, ello dinleyecek ya da sergi gezecek hali yoktu. olduunun bilincine varmaya davet ettirmiti. Kennedy olmuyordu. Ve tabii, para arayan babalarn bo zamanlarnda

uyandrd duyguyu uyandrmyorsa nedenini snfsallkta aramak gereviski kaaks Joseph Kennedy, yani Salih rpc olmadan, saygn John ada Bat'nn Iococolarnn, Rockefellerlerinin nasl yetitiklerini "Bir nokta geldi mi, siyasi tercihleri ya da meslekleri ne olursa olsun,

hatrlatmt, kendisine. Esas meselenin bir tr snfsal 'estetik' meselesi egemen snflar, gecekonducularn stanbul'da yaamaya haklar olmad eklindeki duygularn mutlaka ak ediyorlar. Bak dikkat et, eitli biimlerde ortaya kyor bu duygular. Soukeme Soka'nn ortadirek evlerini Fransz 'boudoir'larna eviren elik Glersoy restorasyonunda

da, lahmacunun ehri igal ettiinden yaknan Ali Sirmen'in yazlarnda

da, Ortaky' gift shop'lara boan gelimede grebilirsin bunu. Mesele,

ayn mesele, Anadolu'nun yerlisi, bu topraa yakmyor! Hele de stansa, kelime moda olmad iin. Yoksa, maann tm bir eteklik almaya nda ekiyen yz, ykselen sesi, snfsalln nicedir devlet politikas anca yeten bir memurenin rpc'ya muhatap olmak durumunda kald-

bul'a hi yakmyor! Gecekonduculara aktan aa 'barbar' denmiyor-

olduunun iaretinden baka bir ey deil. dnp dolap, yine 'brokratlar devleti' meselesine geliyor! Kylleri ne yapp edip, kylerinde boaltlan yerlerde uygulanacak debdebeli ehir plnlarn iziktirmeye tutacaklard. Olmad. Bu defa da, 'kanunsuz' yerleimi nleyecek ykma, giritiler. Toplantlar, sempozyumlar birbirlerini kovalad, pipo dumanndan boulacak hale geldiler. Ama nedense kimse, sosyal silolara tkp, pacak kadar atlar!" gz nnden kaldrmak istedikleri bu insanlarn fikirlerini sormad! Oysa, benim gibi, onlar da olmadk yksekliklerde maydanoz baheleri yaehirlilerin duyduu ak duyamayan kyller daha haritalar bitmeden doluuyorlar, gzelim plnlar l belgelere eviriyorlard. Bir kusuru daha vard rengrenk haritalarn: Bire iki veren topraa "Karardka karardlar, kstke kstler mimarlar!" dedi, "Farknda

msn, onlar kadar 'ks' bir baka meslek grubu yok gibidir? Ne yapsnlar? rkilerek seyrettikleri gecekondu mahallelerinin sakinlerinin, bu 'gettolarda yaamay, kylerine dnmeye tercih ettiklerine inanamadlar! ehre tanan kadnn belini bken tarla iinden kurtulduunu, elektrik, radyo ve televizyona kavutuunu, ocuklarnn deilse bile torunlarnn imdi de, mziinden mimarisine, edebiyatndan ynetimine kadar her dler."

niversiteye gidip snf atlayaca umudunu grmezden geldiler. Gzlerini kapatrlarsa, gecekonducular yok olacaklard sanki. Ve tabii, olmadlar. eylerini tehdit ediyorlard. Tabii eitimsiz, tabii baya, tabii agzlylar demokrasinin, 'demopedi' yani 'ayaktakm'nn idaresi olduunu an"Aydnlar"a gelince, onlar, uruna canlarn vereceklerini haykrdk-

lamak zorundaydlar. Evet, ne yazk (!) ki, Melih Cevdet'in de Fevzi zdenin de birer oyu vard ve Fevzi zdenler ounluktaydlar! yondan digayri bir ey deildi!" "Ve ben 'konferans' vermeye gidiyordum!" dedi, ac ac! "MastrbasAskerlikte rendiim bir trk vard, onu mrldanmaya baladm, "Yerin yok, yurdun yok, gurban, nerde kalrsn, nerde kalrsn? Her yzne gleni dostun sanrsn, gurban, dostun sanrsn!"

Hak etmitim!

"O kadar da deil, da! afak var!"

Az sonra da kapand, tabii. "yi edersin," dedim

"Ben biraz uyuyaym. Sz verdim, sabah afak'la kahvalt edeceim."

nereye oturttuunu dnyordum. Deniz grndnde henz uyumamtm.

Ben ise, konferans, btn bu youn dnce selinin iinde, afak'

Kvrd, ban koluma dayad. Az sonra uyuyordu.

VI
Fevzi zden'den ayrldktan sonra eve gittik. Gnay'n ansna su

akyordu. Banyodan dinlenmi kt. Kendi demesiyle 'kocaman' bir kahvalt yapt. Onu arlamaktan mutluydum. stanbulda hep tersi oluyordu nk. Konferans, saat ikide, Yardm Sevenler binasndayd. Kapdaki ylma salonun dolu olduunu anlatyordu. Gnay'n kalabalklarn insan olmadn sylemitim. Sklacana muhakkak gz ile bakyordum. Ama, dndm kadar sklmad. Kapda grndnde dalgaland kalabalk. Az ilerde bekleen bir grup Mslman delikanl tanyan gzlerle baktlar. Yol atlar. Gnay, st ste birka derin nefes ald, teki dum. Krsye vardnda yine de hafife sinirli gibiydi. Biraz zaman ka-

utaki konumac masasna yrd. Ben gerilerde bir yer buldum otur-

zanmak, biraz da kendisini yreklendirmek ister gibi, sigarasn, kibritini kard. Tabla arand. Grevlinin yznden bilhassa konulmam olduu belli oluyordu. Gnay da anlam olmalyd, "Buraya bir tabla," iareti yad. Kaynamann durmasn istiyordu. yapt. Gelinceye kadar bekledi, hafife ne eildi, dirseklerini masaya dakonferanslardan birisini stlenmem istendi," diye balad, "Onun iin mi diye tanmlanan 'ekonomi' biliminin kendisini tartacam." retim yesi olduu gnlere dnm gibiydi, kar kalkt. "Benden 'serbest piyasa ekonomisi ne getirdi ne gtrd' adl dizi

karnzdaym. Ancak, ben zal ekonomisini deil, yirminci yzyln bili"Aranzda ka tane iktisat var?" diye sordu. Hemen btn eller yu"Gzel. imdi, konumama bir saptamayla balamak istiyorum:

hibir bilim kutsal inek deildir." lar m acaba?

Bilim, bir 'kutsal inek' deildir. Fiziki bilimler de dhil olmak zere, taliklemeye baladn hemen grdm, 'Kutsal inek' nedir, biliyor-

ler. Aksiyomlarn deimesi halinde o gne kadar 'bilimsel' olduu iddia edilen edinimler ilevlerini kaybederler.

"Bilimler aksiyomlar zerine kurulur, aksiyomlar zerine bina edilir'Ekonomi' biliminin temel aksiyomu 'homo economicus' yani 'eko-

nomik insan'dr. Bu bir 'insan gr'dr; 'insan tanmlamas'dr. nsann tarifidir. Bu tarife gre, 'nsanolu yaradl itibariyle, sonsuz istekleri lar ile cimri bir doann arasnda kalr ve uyank geirdii saatlerinin lanmas gerektiine karar vermeye ayrr.' 'Ekonomi' bilimi insanolunun maddi karna nasl uygun geliyorsa olan, agzl ve karc bir yaratktr. Byle olduu iin, doyumsuz arzuounu istekleriyle karlatrdnda kstl olan kaynaklar nasl kul-

yle hareket ediyor olmasn bir veri olarak kabul eder; bu karc ve agzl yarata, yani homo economicusa, tketim kavgasnda nasl baarl

olabileceini gstermeyi hedefler. Amalanan, homo economicusu dntrmek deil; H20 trnden bir deimez olarak kabul edip, karlanaklarla nasl karlayacan kararlatrmaktr. Ekonomi biliminin ders kitab tarifi budur. te yandan, insanolu kendisine yaktrlan homo srecektir." rna hizmet etmek, doyumsuz isteklerini kstl olduu ne srlen kay-

economicus tanm gerei hi doymayacandan, ekonomik sknt hep canlanm olmalydm ki, gevediimi hissettim. Ne bir kelime eksik, ne bir kelime fazla, mkemmel bir giriti. Heye"Ekonomi bilimi, bir yntem bilimidir," diye srdrd, "Bir yntem

bilimi olduu iin tek ve mutlak zmler nermez. Tarih iinde homo economicusu tatmin etmenin yollar aratrlm, ok iyi bildiiniz gibi en serbest piyasa ekonomisinden en kat merkezi plnlamaya, katksz kapitalizmden katksz komnizme kadar pek ok yntem nerilmitir. Ancak, temel aksiyom ayndr. Bu aksiyom, ekonomi biliminin kurucusu Adam Smith'in 1776'da dile getirdii aksiyomdur. Bu aksiyom, homo economicusun her halkrda z karn kollayacan syler. adayacaktr. m ise, en krl rn retmeye, yapabilecei en yksek kr yapmaya

Homo economicus, mrn, ii ise, en yksek creti almaya, iada-

cretini reddedip, 60 milyona kendi takmnda kalan Beiktal Ali'nin tutumu sistem d bir davrantr." Son cmleyi kalabaln tepkisini lmek iin sylemiti, tabii, ama Onu seviyordum! O prl prl kafasn seviyordum!

Bu durumda, geenlerde renk ak uruna 120 milyon liralk transfer

umduu hareket gelmedi. Galiba, tek glen ben oldum. yanaklar kpkrmz, rtl bir kzd,

lendirdi. Bekledi. Arkalardan titrek bir el kalkt. Konuan heyecandan

"Buraya kadar tekrarlamam istediiniz bir ey var m?" diye yrek-

rim asndan insan Allah tarafndan seilmi bir varlktr. Yeryznde dir. Ben bunu sylemek istiyorum." yoktu.

'nsanolunun byle tanmlanmas doru deildir!" dedi, "Kuran Ke-

O'nun halifesi ve temsilcisidir. nsan, yaradltan asil ve haysiyet sahibicak bir tebessm gnderdi, baka konumak isteyen var m, diye baknd, "Ben de bunu anlatmak istiyorum," dedi, "Gnmzde geerli ekoGnay'n umduu tepkinin bu olduunu anladm. O gen kza sms-

rif etmiyorsa, ekonomi bilimi denilen retinin ilevi yok ya da en aznEkonomi Bilimi' gelitirmek dncesi ilk bakta dnld kadar sama olmayabilir." "Ooooo!" gibi bir ses ykseldi kalabalktan. ok erken sylemiti! O gnlerde Milli Eitim Bakanl, Milli Tarih,

nomi biliminin temel aksiyomu olan 'homo economicus' insanolunu ta-

dan evrensel bir geerlilii yok demektir. Bu bakmdan, rnein, bir 'Milli

Milli Corafya gibi eyler 'icat ediyor' diye kyametler kopuyordu. Hatta, nldndan, 'ilerici' yaynevleri ve yazarlar boykot etmilerdi! rahatlatrd. Gnay da, yle yapt.

Kltr Bakanl bir Milli Kitap Fuar ('Birinci'si! kincisi' hi olmad, tabii! Bakan deimiti!) amt da, 'ulusal' deil de, 'milli' kelimesi kullaByle durumlarda yabanclardan yaplacak alntlar Trklerin iini "Homo economicus kavramnn, insanolunu tanmlamadn syle"rnein, Amerikal antropolog Service. Bu bey, Borneo, Sumatra

yen bakalar da var," dedi, gen kzdan yana dnerek,

gibi yerlerde yaayan toplumlar zerinde yapt aratrmalarla nldr. Service lkel insanlar ucuza almak pahalya satmak, az verip ok almak

gibi, homo economicus'ca eylerin hibirisini yapmazlar,' diyor. 'Hatta

ounlukla tam tersine davranlar sergiledikleri de sylenebilir. nsanlar ellerindekini avularndakini bakalarna verirler. Cmertlii yceltirler, konukseverlik gsterirler ve beklerler. Tutumluluu bencillik sa-

yar, cezalandrrlar. Ve en garibi, koullar ktle-tike, mallar yetersizletike daha da az hesapl davranrlar, daha bir cmert olurlar.' Ayn sonuca varan baka antropologlar da var. imdi, bu bulgularn nemi, 'homo economicus' tanmnn insano-

lunun evrensel bir nitelii deil, bir yaktrma, retilmi bir ey olduunu gstermelerindedir. Nitekim, ekonomik koullarn en vahiletii cus' tanmn yadsdn dnyorum, insan hem yiitlii yceltir, hem de homo economicus olmaya kalkarsa, izofren olmaz, m? Eeee? Zaten yle deil miyiz?" gnmzde dahi ben, Trkiye insannn agzl, karc 'homo economi-

tebessmlere karn, koca bir alk koptu.

Solda oturan byke bir grup delikanlnn yzlerinde beliren alayc "Az nce Beiktal futbolcu Ali'den bahsettim," diye hatrlatt Gnay,

"ama eminim hepiniz binlerce benzeri rnek bulacaksnz. 'A otururuz,

evimizde otururuz,' diyen kadnlardan tutun da belli miktar birikim yaptktan sonra evlerine ekilen iadamlarna kadar, Trkiye insannn belirleyici ounluu dur durak bilmeyen agzl tketici insan tanmndan ok uzaktr." Durdu, sylediklerinin hazmedilmesi iin zaman tand, mamalarnn da altnda bu yatar." rini grdm, "Bence, bunca tevike, ok ciddi tevike, vergi indirimlerine vesaire-

ye ramen, Trkiye giriimcilerinin Gneydou Anadolu'ya yatrm yap"Gneydou Anadolu" sihirli bir kelimeydi, dinleyicilerin dikletikle"yle bir dnn," dedi, Gnay, "Neden bir Avrupal, bir para top-

rak iin hi bilmedii bir ktaya gmeyi, kck teknelerde okyanuslar zim tarihimizde byle bir hareket yoktur? Daha ncesine gidelim, neden meyi hedefleyen bir halk hareketi yoktur?" Halk hareketi tamlamasn

amay, llerde boumay, kurda kua yem olmay gze almtr da, bibizde Hal Seferleri benzeri ve zde Dou'nun zenginliklerini ele geir-

zellikle vurguladna dikkat ettim. Hal ordularnn gnlllerden olutuunu vurgulamak istiyordu. tanya adalarna boaltrken, neden Osmanlnn en grkemli saraylar bir Louvre'un onda biri kadar zengin deildir?" meyi beklemeden lf att, "spanya Azteklerin altnn Madrid'e aktr, ngiltere Hindistan Bri-

Sol taraftaki gruptan bir el kalkt. Blucinli bir gen adam, sz veril"Osmanl mparatorluu en byk emperyalisttir! Eline geirdii "Hayr, en byk emperyalist deildir," dedi Gnay, sknetle,

topraklar smrmtr!" Delikanlnn ideolojisini giyimine yanstmasndaki baars grlecek bir eydi.

emekli etmeye niyetli Trk iadam gibidir. Hrs snrldr. Paray mezara ndnz m, neden Trkiyede en eski ticari kuruluunun tarihi yz yl her zaman messeseyi batrrlar?" Cevap bekler gibi baknd, gelmeyince, kendisi yantlad,

"Osmanl da, tpk belirli bir miktar para kazandktan sonra kendisini

gtremeyeceinin, kefenin cebi olmadnn farknda gibidir. Hi dgemez? Geenlerin says da ten fazla deildir? Neden oullar hemen "Batrrlar, nk baarl bir firmann kazanc onlara yeter. Hrslar-

n trpler. Osmanl da byledir. Akn yapar, yeterli olduunu dnd kadarn alr ve geri dner. Uzun vadeli pln yapmaz. Hesapl deildir. Bu balamda antropolog Sahlins'in anlatt plak vahi gibidir. O vahi lur. gibi, srekli avlanmak yerine, ara ara ava kar, dinlenmek iin vakit burnein, gnmz fabrika iisinin asla yapamayaca bir ii yapabiOsmanl, ekonomik facia ile uramann tedirginlii yerine ihtiya

lir: le uykusuna yatabilir!.. venlii iinde huzurludur.

diye belledii eylerin btnyle karland bir 'refah toplumu'nun g-

btn isteklerinin karland bir toplumdur. Ancak, isteklerin kolayca dardnda ama bolluk iinde yaayabilirler."

'Refah toplumu' kavramn hemen aaym: Refah toplumu halknn

mek veya az istemek. Dier bir deyile, insanlar dk bir yaam stanhissettim. "nsanlar dk bir yaam standardnda ama bolluk iinde yanay'n Trkiye'yi geri braktracak, ad bir neri, hatta tehlikeli bir nay, slmiyet'i savunabilir ama Mslman olmayabilirdi! romantizmi dile getirdiini dnyorlard. Bir ey zerinde tartmann O da fark etmi olmalyd, stlerine gitmeye karar verdi, Bu defa, Mslman'ndan solcusuna kadar herkesi fkelendirdiini

karlanmasnn ve refah toplumuna erimenin iki yolu vardr: ok ret-

ayabilirler," saptamasn "yaamaldrlar", eklinde alglamlard, Go eyi savunmak ya da nermek anlamna gelmediini bilmiyorlard. G"yle syleyeyim," diye srdrd, "Bugn, elinde elimsiz bir ok ve

yaydan baka bir eyi olmayan bir Avustralya yerlisine baktmzda, aalar ve hatta knarz, yle deil mi? Peki, neden? Nedir bu duygularmzn kayna?

onun aresizlii karsnda belirli bir stnlk duygusuna kaplr, onu Syleyeyim; nk, plak vahiye birtakm burjuva istemleri yak-

trr, bu istemlerini elindeki okla karlayamayacan bildiimiz iin kmseriz. Oysa, kaynaklarn ya da teknik aralarn yetersizlii eyalara zg bir nitelik deil, amalarla aralar arasndaki balantdr. Yani, ok ve yay, adamn isteklerini karlyorsa ortada acnacak, hele de knanacak

bir durum yok demektir. Ama, bizler 'refah toplumu' denilen aamaya Oysa, bizim 'yoksulluk' diye adlandrdmz durum, bir seim olabilir." oturan yoksul giyimli bir renci dayanamad, "Sizin tuzunuz kuru! Siz byle konuursunuz!"

endstri uygarl ile gelinebilecei dncesine artlanm insanlar olarak, o yerliyi onun deil, kendi ilkelerimiz dorultusunda deerlendiririz. ok tehlikeli sulara giriyordu! Homurdanmalar balad, n sralarda

Gnay, yle bir duralad,

"Bacm, sen burjuvasan, xere ya!" Roman'da Binali de yle demiti. "Senin de tuzun kuru," diye cevap verdi, "Senin de tuzun kuru ve far-

knda deilsin. Tuzun kuru, nk tuzun kuru olmas greli bir kavram. Tpk yoksulluk'un greli bir kavram olduu gibi. Bak, buzdolab, amar eylerdir."

makinesi, televizyon, video -ve bu srayla- taksidinin denemiyor olmas

eklindeki yoksullukla, et alamamak durumundaki yoksulluk ayr ayr tketimi cezaevlerine kadar bulamt. Mahkmlarn, herhangi bir spor kim, Buna syleyecek bir eyleri yoktu ama Adidas kuaydlar. 'Marka'

ayakkab deil filan marka spor ayakkab istediklerini biliyordum. Nitezendirmiyor mu, bu reklamlar?" Sakalnn eklinden anladm kadaryla Mslman genlerden olmalyd, smle, 'Homo economicusluk' retilmi bir ey. Ftri deil, yaradltan "Ben de onu sylyorum ya, canm," dedi, Gnay, sevecen bir tebes"Bu reklamlara ne diyeceksiniz?" diye srdrd delikanl, "Tketimi

deil, ama retilmi bir ey retilebilir bir ey. nsanlar stnln rinde, sergilenen rnlerin bir kol boyu uzaklkta ama avularnn iinde

endstri uygarlnn sunduu rnlerin miktar ile doru orantda arttna ikna edilebilirler. Toplumlar piyasa ekonomisi aamasna girdikleolmadn grrler. nk, kimsenin her eyi almaya yetecek paras yoktur. Byle olduu iin, piyasa ekonomisinde yaamak, yetersizlikle balayan, mahrumiyetle sonulanan bir ifte faciay yaamaktr... Homo economicus olmay renmektir. Reklamlar bu amaca hizmet ederler." cus' deil?" "Az nce, 'ilkel' insanlardan bahsettiniz," diye araya girdi, az nce

konuan rtl gen kz, "sizce sadece ilkel insanlar m 'homo economipologlar, canm. Bu adamlar yerli kabileler arasnda yaptklar gzlem"lkel insanlardan bahseden ben deilim! Service, Sahlins gibi antro-

lerden bahsediyorlar. Ve tabii unutma ki, bunlar netice olarak, uygarl tketimle eanlaml kullanan bir medeniyetin, Bat medeniyetinin insanlar." Dayanamadm, "Peki, Gnay Hanm, insan hem uygar hem de non-homo economi-

cus, yani hem uygar kalp, hem de homo economicus olmaktan kurtulamaz m?" diye sordum. Argmannn sonunu getirmek iin byle bir soruya ihtiya duyduunu hissetmitim. Gzlerinin ii gld, "Bu 'medeniyet' kelimesine yklediimiz anlama bakar, efendim,"

diye cevap verdi, "Eer medeniyet seviyesi eittir tketim miktar diye

mektir. Gnmzdeki anlay budur. Bu nedenledir ki, toplumlarn geri rirler.

bellemiseniz, homo economicus olmadan medeni olamayacaksnz de-

ya da ileri olduklarna, fert bana den milli gelirlerine gre karar veolduu sylenir. Bu hesapla, be-alt-dokuz bin dolara karmadan, azBakn, Trkiye'de fert bana den milli gelirin bin dolar civarnda

nzla ku tutsanz toplumumuz zerindeki 'geri' etiketinden kurtulamayacaksnz demektir. Bir ngiliz inaat amelesi sizin profesrnzden daha itibarl olacak, sizinki svire'ye vize alamazken, tekisi elini kolunu sallaya sallaya girecektir. unu da unutmamak gerekir: Milli gelir hesapdeniyet eittir tketim diyenlerin icatlardr." lm?!"

lar, bunlarn 'medeniyet' l birimi gibi kullanlmas Bat'nn, yani me"Peki, ne yapalm yani? Milli gelir yerine baka ller mi, kullana"Amma da yaptnz, ha!" dedi, Gnay, glerek, "Hi olur mu? Tabii ki,

trmensch olmayacaz.

nin neyi ltn unutmayacaz! k noktasn unutmayacaz! NaAz nce belirttiim gibi, gnmz ekonomi biliminin insan dn-

kyaslama olana verecek l birimi kullanacaz! Ama, o l birimi-

trmek, sonsuz isteklerine gem vurmay retmek, perhizin erdemlerini

ululamak (bunu bana sylyordu!) gibi bir misyonu yoktur. Tersine, gnmz dnyasnda istemlere gem vurmak, delilik deilse bile, garip bir ilekelik zlemi olarak alglanr. O kadar ki, bugn Amerika Birleik Devletleri'nde ok baarl bir iadam, gnn birinde her eyi brakp cektir.

rnein bir kulbede, ok basit bir yaam srmeye niyetlense, aklndan imdi...

zoru olduuna ilk nce kendisi karar verip, psikiyatrist psikiyatrist gezeimdi toplamaya alalm. Konumamn banda da belirttiim gibi,

bu konferans zal'n piyasa ekonomisi ne getirdi, ne gtrd dizi konferanslarndan birisi. Ve ben, Trkiye'de bu aamada bu sorunun cevabn verecek ekonomi biliminin ilerliinden kukuluyum! nyorum. de yok. Ve ben, Trkiye'de, homo economicusun henz olumadn dBakn, Trkiye'de, ne tketici, ne de retici homo economicustur. nk, anlatageldiim gibi, homo economicus yoksa ekonomi bilimi

Tketici homo economicus olsayd, ayn elma dokuz yerde dokuz ayr trnde malzeme ziyan yzde otuzu, krk bulmazd, te yandan, isizlikayboluyor, beinci gn tekrar ie geliyorsa, Tnaz Titiz'in cretsiz beceri

fiyata satlamazd, nk tketici kendi karn kollarken fiyat denetimini getirirdi. reticimiz homo economicus olsayd, rnein, bir inaat sekin kol gezdii bir lkede, eer bir inaat amelesi ya da tamirci kalfas, i adab denilen eye uymuyorsa yani iki gn alp, nc gn ortadan tr 'refah toplumu'nda yaadklarn gsterir. Refah toplumunda, yani, ndkleri bir toplumda yaadklarn, paraya 'mdanaa', dalkavukluk etmediklerini gsterir." Mthi rahatsz olmutu dinleyicileri. Yerlerinde duramaz gibiydiler, Hi homurdanmayn!" dedi Gnay, byk bir sknetle, kurslar sinek avlyorsa, bu insanlarn tembel olduklarn falan deil, bir yelerinin isteklerinin tmne yakn bir blmn elde ettiklerini d-

hibir hkmet, hibir rejim, i ya da d bask bizi kii bana geliri on gzde toprak parasna kurulmuuz. Bir elimiz dada, bir elimiz denizde, yediimiz nmzde, yemediimiz ardmzda. Bir mklmz varsa, o

"Hanmlar, beyler, eer biz homo economicus olmay becerebilsek,

bin dolarlk lke olmaktan alkoyamaz. Zamannda g edip dnyann en da kendimiziz. Homo economicus olmay beceremememiz. yle bir mebanc. Ei, geenlerde televizyonda, kadnlar programnda mant

deniyetin insanlaryz ki, en homo economicus olanmz bile homo economicus olmaktan utanyor. rnek mi, istiyorsunuz, mesela, Sakp Sapiiriyordu. Adam, zengin olduu iin af dilemeye zorlayan bir toplumuz

biz, o da diliyor zaten. Kayseri lehesini bozmamaya gayret ediyor, aklabanlk yapyor. Bizden biri olduunu anlatmak iin rpnyor. Sizi temin ederim, Bat'da onun apnda bir zengin, zel polisin koruduu yzlerce dnmlk baheli maliknelerde yaar. Yzlerini daha grmezsiniz. Beiktal Ali rneini verdim. Ben, kendim, u konferans vermek iin gelmiyor. Batda bir rnei yoktur. Sizler, hangi arkadanz sigara istedi de vermediniz, gmleinizi, ceketinizi, harlnz paylamadnz?" "Ben size katlmyorum. Eer siz buraya bizim iin geldiyseniz, sizin kendi paramla stanbul'dan geliyorum. Aklma bir an iin, bana ne demek

masraflarnz karlanmaldr. Yoksa smrmek oluyor. Az nce, elmann temelisiniz."

fiyatn denetlemeyen tketicileri knadnz. yleyse, siz de paranz isya iaret ettim. Bu konferans iin para istemeye gelince: Siz arkadanza yetinden para talep edeceim. Sz." "nce unu dzelteyim, ben tketicileri knamadm. Sadece bir olgu-

tek bir sigara verirken parasn istediiniz gn, ben de organizasyon herum. Bizi uyutmak, sermayeyi irin gstermek istiyor!" "Ben Sakp Sabanc'nn soytarlklarn bir uyutma olarak gryo"Ne zoruna? Bizden korkuyor yani, yle mi? Bakn, bu neye benziyor.

Hatrlarsnz, bir zamanlar bir uak karlmt. Terristler nce ua

yolcular ile birlikte havaya uurmakla tehdit etmilerdi. Yapmadlar. Ermayan onlar deil, yrekleri elvermeyen terristlerdi. 1980'den nce

tesi gn iktidar iindi, 'yaptrmadk' filan demeye balad. Oysa, yaptrbunca olay yaadk, hangi devrimci ya da lkc, bir okul otobsne bomba yerletirdi? IRA yapyor ama. Bir baka rnek, ordu. Trkiye'de mdahale oldu. nde de ordu geri ekildi, klasna dnd. imdi, sayd neden ikenceleri nleyemediler? biz siviller mi dndrdk? Trkiye'de orduya klasna dndrecek g

var m? Kimin byle bir yaptrm gc var? Bat'nn m? yle gleri varyorum. Henz birbirimize 'homo economicus' olacak kadar yabanclamadysak, homo economicus tarifinin kanlmaz uzantlar, bireysellik, sak, bu konumumuz zerinde dnmek, iyi dnmek zorundayz!" birisi frsat bildi, ayaa kalkt, Bakn, sizi kendi insanmzn yaps zerinde dnmeye davet edi-

benmerkezcilik, acmaszlk, yok olan aile yapsnn sokaa sald ocuklar, bunlar izleyen uyuturucular gibi felketlerden greli de olsa uzakBir an, sesi titrer gibi oldu. Sustu. Bir sigara yakt. Dinleyicilerden "Hocam, siz bunu, bizim ekonomikus," teleffuz edemedi, "ondan i"Homo economicus," diye balamt ki, gen adam bir gaf daha yapt, "Bildiimiz homo mu?" diye soruverdi. insan." "Hayr, bildiimiz 'homo' deil!" dedi, Rodoplu. O da glyordu, "Niye batan beri yle demiyoruz?"

te," dedi, btn bir salon glmeye balad, "olmamamz nasl aklyorsunuz? Aklayabiliyor musunuz?" Gnay, tam,

"Homo, Latince 'insan' demek, economicus da ekonomik. Yani, ekonomik

yzde elli indirim yapyorum. Yars Trke yars Latince olsun: Ekonomik nsan! Tamam m?!" Bu hareketine bayld, genler! Alklamaya baladlar.

"Pekl! Teslim!" dedi, Gnay, ellerini kaldrd, "Bundan byle sana

diye srdrd, "zerinde yeterince allm deil, ama bir teori.

"Neden ekonomik insan olmadmza ilikin bir teorim var, tabii,"

ka-plan yle: lkel toplumlarda hi kimsenin doa kaynaklarndan yalarn dayandklar kaynaklar, kolektif kullanma akt. Cemaate aitti, komnald. Cemaat yesi aileler bu kaynaklar elde etme hakkna eit ilse rica edildii zamanlarda, bu topraklarda avlanmak ya da yiyecek varsa o da meyve aalaryla ilgiliydi. Bazen belirli aalar veya aa

imdi, yle dnyorum: 'lkel komnizm' diye bir tanm var. Ar-

rarlanmas nlenmezdi, nk bu kaynaklarn sahibi yoktu. lkel toplumolarak sahiptiler. Dahas, komu cemaatlerdeki hsm akrabalara hi detoplamak izni verilirdi. Doal kaynaklarn kullanmna ilikin bir yasa gruplar belirli ailelere tahsis edilirdi. Ama bu mal blm deil, i blmyd. Yani, birka ailenin ayn blgeye yaylarak zaman ve g israfn kimse a kalmazd. nlemek zere dnlmt. Her halkrda, baz ailelerin dierlerinden daha az meyve toplamas halinde paylam kural ileyeceinden yapp, kendilerinin kullandklar silahlar, baklar, giysiler, taklar gibi i blmnn gerekli kld zel ilevleri vardr. Yani, baz insanlarn mrye yol aabilecek ekilde sahip olmalar durumu anlamna gelen dn alnabilir. Buraya kadar tamam m?" 'retim aralar' kavramn yanstmazlar. Kald ki, bu aralar her zaman yle olmalyd, soru gelmedi. Bu toplumlarda zel eyaya benzeyen eyler, kiilerin kendilerinin

eylerdir. Ancak bunlarn bile zel eyalar olduklar sylenemez, nk baz eylere dier insanlar kendileri iin almaya muhta edecek, s-

nceki Orta Asya'daki gebe yaammzda bu anlattm ilkel komnizmi yayor gibiyiz. Gibiyiz diyorum, nk o dnem toplumlarna ilikin cmertlik, konukseverlik, otlaklarn paylalmas, imece gibi niteliklerin

"imdi, biz kendi tarihimize baktmzda, Anadolu'ya yerlemeden

varl bunu gsteriyor. rnein, 'Bu sulug ol bir at yok emi, an emle llk bir hastalktr, bu hastal btn dnya kamlar tedavi edemez,' demek. de 'Gklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ndr' diyen slmiyet yapla-

yumez bu dnya kam,' diye amanist Altayllarn bir atasz var, 'AgzBu tr bir ilkel komnizm temeli zerine onuncu yzyl civarnda bir

nyor. Peygamberin kurduu Medine toplumunu incelediimizde, buraruz. yle aklayaym, Roma hukukunda mlkiyet hakk, 'jus utendi et abutendi' yani, kullanmak ve tketmek hakkdr. rnek: Diyelim bir saks

daki mlkiyet anlaynn, Bat medeniyetinin iki temel tandan birisi

olan Roma'dan kalma mlkiyet anlaynn tam tersi olduunu gryoieiniz var. Begonya. Bu saksy iki ekilde alglayabilirsiniz. Bir; birlikte yaadnz bir baka canl olarak ya da bir tketim maddesi olarak. maz! Tketir ve atarsnz! te, jus utendi et abutendi anlay budur! kinci trl bakyorsanz, daln, yapran kopartrken klnz kprdaburjuva ekonomik sisteminin, kapitalizmin temeli bu ilkedir. Bu hukuk anlay, mal sahibine mal zerinde gerek bir Tanrsal hak tanr. yle ki, adam maln istedii gibi yok etmek hakkna sahiptir. Byle yaparken mez. Yani, btn bir ky halk aken, bir ambar dolusu buday gnl toplumun en hayati ihtiyalarna zarar verse de, kimse ona bir ey diyerahatl ile yakabilir. Gletini kurutup, kasabay susuz brakabilir. Efendim, arazisine gireni vurabilir! Altn izerek sylyorum, btn bunlar gnl rahatlyla yapabilir. Vicdan farkl kurgulanmtr, anlatabiliyor muyum? Bizde, edebiyata konu olan 'aa' ktl, Batl iin doal bir mlk savunmasdr! 'Yazktr, gnahtr!' diye kavramlar yoktur! Gelelim, bize. Roma Kod'unun, yani, kanunnamesinin, Napolyon yasalarnn ve

yet'te mal sahibi sorumlu bir yneticiden ibarettir. Mlkiyet bir kiinin

slami anlay daha balangta bu sisteme iddetle kardr. slmi-

hakk olmad gibi, bir grubun ya da sultann hakk da deildir. Ancak,

mlkiyetin toplumsal bir grevi vardr. Bir maln sahibi, ister tek kii,

ister bir ortaklk veya hatta devlet olsun, sahip olduu maln ayn zamanda toplumun mal olduunu hatrdan karamaz. rnein, slmiyet'te hrszlk, insann ihtiyac olan bir eyi almas deil, ihtiyac olmayan eyi lzumsuz yere biriktirmesidir. slmiyet'i yadrgamamas doaldr, deil mi? Peki, ilkel bir komnizm arkaplan olan, Mslman bir adam, nasl olsun homo economicus?" Bu noktada kalabal fethetmiti. Nefeslerini tutmu, dinliyordu. imdi, ilkel komnizm gibi bir arka plan olan Trk toplumunun

lins'ten bir alnt yapm; refah toplumuna erimenin iki yolu vardr: ok u ile olmaz, asl zenginlik gnl zenginliidir' ya da 'aza kretmeyen oa da kretmez' ya da 'kanaat bitmez tkenmez maldr' eklindeki cus'un aklnn almayaca bir tr refah toplumudur.

"Tekbir rnek vereyim, konuyu kapalm. Az nce, antropolog Sah-

retmek veya az istemek. nsanlar dk yaam standardnda ama bolluk iinde yaayabilirler, demitim. Bu szn, Zenginlik mal mlk oklu-

hadislerden fark yoktur. Ayn eyi sylerler. nerilen, homo economitoplumlar, Hazreti Muhammed'in Medine toplumudur, ne de Roma yasalar ayn kalmtr. Ancak, mlkiyete, paylama ilikin tortular, kltrel yksek, azla yetinme alkanl olan insanlar yaratr. tortular hep kalr. Bat'nn tortular homo economicus'u yaratr ama bizim tortularmz rahmetli Kemal Tahir'in demesiyle, ile ekme gc Diyeceim, bylesi bir kltrel arka-plan olan Trk insannn homo Zaman iinde hibir ey ilk haliyle kalmaz, tabii... Ne bugnk slm

economicus olmas, yllk gelirini bilmem ka bin dolara karmas, kkl bir deiim, yani, btn kuramlaryla Batllamay gerektirir. Yoksa ne nizm, bizde Bat'da uyguland gibi uygulanamaz. Uygulanamaz ama bu zal'n serbest, yar serbest ya da her neyse ekonomik modeli, ne kombizim geri zekl olduumuzu da gstermez. stmze uymayan bir elbi-

se giydik hepsi bu. Bir terziye gtrmeyi, dzelttirmeyi eninde sonunda akl edeceiz. Hepsi bu. " Onlarca el birden kalkt. "Ben birbiriyle balantl iki soru sormak istiyorum. Siz btn ku-

ramlaryla Batllamak dediniz. Biz Mslman bir toplumuz. Btn kuramlaryla Batllamak demek Hristiyanlamak demek. Hristiyanlamayacamza gre, sizce bu, Batllaamayacak myz demek mi oluyor?" "Cevap vermeye sondan balayaym. Batllaacaz, tabii. aresiz

grebiliyordum, "Hilal de yenildi, komnizm de. Hazinelerimizi gn na karmay beceremedik, kaybettik. Ve biz, Batllaamazsak yok olacaz. dan hi de emin deilim, siz emin misiniz? Son zamanlarda bir cenazeye gittiniz mi? Kald ki, Mslman ad altnda da Hristiyanlalabilir! Ha, Mslman toplumu olmamza gelince: Ben Mslman olduumuz-

Batllaacaz. nk yenildik. talik'lemeye baladn olduum yerden

imdi siz, 'Bir Mslman Hazreti sa'nn Allah'n olu olduuna asla oul-ruh lemesini reddeden Unitarian mezhebine kaydolunur, biter gider." ok fazlayd!

inanmaz!' diyeceksiniz. Ne ki, o da sandnz kadar nemli deil. Baba-

prrlerken, solcular, Mslmanl yceltmenin akl almaz gafletine aryor, bylesi bir gericiyi dinlemeye geldiklerine inanamyorlard! ok tatsz bir eyler olacandan korkmaya baladm. "Hayr," dedi Rodoplu, llayoruz ite!" Konuan delikanlnn sesi boulur gibiydi.

ler, bylesine bir ftursuzlukla ele alnan Hristiyanlama olaslna k-

Dinleyenler adeta lgn bir fkeyle ayaa frladlar! Mslman gen-

"O zaman siz ANAP iktidarn alklyorsunuz! Sayelerinde hzla bat"Hayr. Ben, ilkel komnizmin stnde parlayan Hilalden yanaym.

Tabii, zerine biraz da Konfys eklersek! Aman, Tanrm, ne samalk!

Ama, benim kiisel tercihim sizi ynlendirmemeli. Siz, kendi kafalarnz-

la, benden ya da bir bakasndan dn aldnz kafalarla deil, kendi amak istediinize kendiniz karar vermelisiniz. Bunu yaparken uymak yaller kurmaktan ibaret kalr.

kafalarnzla dnmeli, ne olmak istediinize, nasl bir Trkiye'de yazorunda olduunuz bir tek kural var: 'Sen seni bil' dsturu. Aksi, bo hanmdan yola karak, gelecekte neler olabileceini ngrmeye alyomayan alt kltrleri inceleyebilir ya da rnein benim yanldm, homo rada, orada, niversitede, zel toplantlarda, her yerde yapmalyz." Tam o srada, gerilerden alayl bir ses ykseldi, "Titre, kendine dn!" Ben, kendi adma, Trkiye insan iin bir tarif gelitirmeye, bu ta-

rum. Siz de deneyin. Farkl tanmlar gelitirebilir, bugn gndemde oleconomicus tanmnn bize uygun dtn dnebilirsiniz. Bu dncelerimizi tartmak istiyorsanz, onu her zaman yaparz, yapmalyz. Bu-

dnmeli, Byk Yalan afie etmeliyiz!

"Ne kadar doru!" dedi Gnay, "Gerekten de! Titreyip kendimize

loglarna, oryantalistlerine, ilahiyatlarna, d ya da i smrgecilere brakmayn. Kendinizi, siz takdim edin. Ben, 'bu'yum, deyin. Olduunuz verecektir. 12 Eyll'de olduu gibi... ...Baka soru?"

Bizi tanmlamay, bizi takdim etmeyi CIA'nn sosyologlarna, psiko-

'bu' doru tarif olsun. Yanl temel zerine yaplandrdnz hedeflere

ulaamazsnz. Siz, (A) geleceini hedeflerken, karnza (B) gelecei k"Az nce, Gneydou Anadolu'da, teviklere karn yatrm yaplma-

dndan sz ettiniz. Bunun nedenini de, homo ekonomikuslua baladdou Anadolu'ya yllardr bir ivi bile aklmamtr. Gneydou Anadolu gz boyama giriimlerinden ibarettir!" tevikleri Krt milliyetiliinin trmanmasndan korkan smrgecilerin

nz. Oysa, Gneydou Anadolu'daki tevikler bir kandrmacadr. Gney-

dedi, Gnay, "Gneydou Anadolu'nun ekonomik durumunun gndeme gelmesinde PKKnn rolnn tartlmaz olduunu dnyorum. Dnyorum, nk alamayan ocua meme verilmedii bir vakadr. te yandan, Gneydou Anadolu'nun 'smrld iddias, 'kimler tarafn-

"Yine, en son sylediiniz cmleden balayarak cevaplayacam,"

dan?' eklinde bir soru getiriyor. Bu sorunun cevab, toptanc bir ifadeyle, 'Trkler' olamaz, nk, o blgelerde yaayan Trklerin durumunun Krtlerden daha iyi olmadn biliyoruz. Marksist bir yaklamla, 'burjulii yine 'Krt' olacaktr. 'Trk burjuvazisinin Dou ve Gneydou Anadolu'da yatrm yok denecek kadar azdr. Zaten esas sorun da budur. O halde mesele Krt milliyetiliinin trman deil, bir yeniden yaplama len bir ulusun' hazinelerini terk edip 'smren ulusun lkesine' g ettivazi'den bahsedeceksek, bu defa da karmza kacak snfn ulusal nite-

sorunu olarak ele alnmaldr. Kald ki, dnyann hibir yerinde, 'smri, orada tutunup, ykselebildii grlmemitir. Oysa, Dou ve Gneydou Anadolu insan, en yoksul amelesinden en varlkl toprak aasna kendi 'memleketlerinde' yatrm yapmazlar da, g ederler? Neden Krtdur. kadar, yllar yl bat blgelerine boalr. Doulu toprak aalar neden ler ulusal burjuvazilerini yaratamamlardr? Bunca tevike ramen yaratamamaktadrlar? Bence, zerinde dnlmesi gereken esas olgu buHanmlar, beyler, homo economicus olmay becerebilsek, hibir hAz nce sylediklerimi tekrar etmek istiyorum.

kmet, hibir rejim, i ya da d bask bizi kii bana u kadar dolar gelirnrldr. htiyacna elvereceini dnd ykn tuttuunda, ne kadar tevik ederseniz edin, ne kadar vergi indirimi yaparsanz yapn, onu scana dndremezsiniz." Kumburgaz'daki ya da Bykada'daki yazlndan karp, Mardin'in sar li olmaktan alkoyamaz. Krt ya da Trk, Doulu iadamnn da hrs s-

daha anladm.

iran' dnyordu. Ne byk bir d krkl yaadn bir kez "nk, Anadolu insan, 'yapabilecei en yksek kr' yapmaya deil,

'geimi iin yeterli' kr yapmaya artlanmtr," diye srdrd, "stifi riksiz bir iletmecidir, doru. Ama, Adam Smith anlamnda bir serbest

deildir. Bu nedenle ki, i devlete kalr, kalmak zorundadr. Devlet, becepiyasa ekonomisi de skmez bu lkede, nk temel aksiyomu, gz seniz doktorlar gnderemiyorsanz, sfr vergi de alsanz zel sektr aktaramyorsanz, bu bizim kltrel arka-planmzn paraya, yine ayn koyu bir diktatoryaya gitmeden zorlayamazsnz. doymaz homo economicus aksiyomu uygunsuzdur. Misliyle maa da verkelimeyi kullanacam, 'mdanaa' etmemize izin vermediindendir. 'Azck am, kavgasz bam,' diyen bir insan nasl zorlarsnz? Sa ya da sol, Unutmayn ki, Bat lkelerinde demokrasi 'homo economicus'un -

karlarna uygun dt iin gelimi, aristokratlarn homo economitir. Demokrasi yatrm yapmak zgrln ierdii gibi, yapmamak zgrln de ierir. almak zgrln ierdii gibi, almamak

cusun karlarnn nne koyduklar engeller kalksn diye yerletirilmizgrln de ierir. Bir yaptrm gcnz varsa, o da toplumun yre-

ini alan, fedakrlk dayatan bir 'lk' olabilir. Ama kendimizi kandrmayalm. Amerikal Bar Gnllleri kadar da olamyoruz. Dou'ya gitmeyen doktorlara kadar uzanmaya ne hacet, ka tane genci may, sadece grmek, bir bakmak iin gnderebilirsiniz?" konumaya devam ediyordu, rktc kaynama balad, yine. Gnay, hi farknda deilmi gibi "Neden Dev-Gen, en gelimi Amerikan halkla ilikiler yntemlerine diskoteklerden getim, kahvehanelerden karp, Dou'ya, brakn al-

uygun decek ekilde, boyunlarna k fularlar balayp, stanbul'da gsteri yapar? Bir dnsenize!"

nin tonunu birden deitirmi, kalabal hazrlksz yakalamt.

Ben kyamet kopacan dnrken yle olmad, nk, Gnay sesi"Dediim gibi, bu lkede devletin yaptrm arttr," dedi, "yle gr-

nr ki, btn KT'lerin btn beceriksizliine karn, karma ekonomiden kanlya dnd,

daha uzun sreler kurtulamayz. Bu nedenle," az nce soru soran delinomicus aksiyomu zerine kurulu bir sistemi gereki bulmuyorum." Yeterince yorulduklarn, sorularn bittiini umuyordum, olmad. "Hayr, ANAP iktidarnn icraatn gereki bulmuyorum. Homo eco-

tanl bir gen. ok kt ifade etmiti, ama ne demek istediini anlad Rodoplu, "Siz, homo economicus derken, bu tarifin Hristiyanlkla bir ilgisi ol-

"Hristiyanlk biz Mslmanlarn kabul ettii bir dindir," dedi, min-

duunu mu sylyorsunuz? Yani, ekonomi bilimi bir Hristiyan bilimi mi midir?" yle bir duraklad, Bana i almt, ite! "Sosyal bilimlerin hemen hepsi gibi, o da Hristiyan dnya gr

dorultusunda yaplanr. Evet."

Sussun diye dua ediyordum! Ama, derin bir nefes ald,

Kahramanlkt! Gnay Rodoplu, bu iin sonunda dayak yiyebilirsin! "Hristiyan kkenlidir," diye tekrarlad, Gnay, "nk, hormon eco-

nomicus Hristiyan insan grdr. Kitab- Mukaddese gre, insan doutan gnahkrdr, nk yasak meyveye tamah etmitir. Hristiyan ruh-beden ikilemini benimser. Karanlk ortaalar boyunca Hristiyan insan gr bedenin aalk kt; ruhun yce, asil olduu eklindeki Batllar, ruhun bedene galip gelmesi iin alm, ilenin yceltilmesinrncaya kadar bedene her trl ikence etmi ve sonuta malup den insanolunun ruhundan eytanlar kovmay amalayan trl engi-

zisyon tatbikatlarna, gnahkrlar yakmaktan cadlar kaynatmaya va-

dmlerdir. Rnesans bu malubiyetin addr. Rnesans bedene dnn addr. Bu dn izleyen akmlarda, sarka bu defa da teki yana sallanm, mesele, 'tamam, biz homo economicus'uz. Mademki, homo economicus'uz, yleyse homo economicus olduumuzu kabul edip, sonsuz isteklerimizi nasl tatmin edebilirizi aratralm' meselesi haline gelmitir. Ekonomi biliminin babas Adam Smith'in 1700'lerin son yarsnda ortaya kmas tesadfi deildir." yorlard! "Ya Marksizm? Marksizm hakknda ne dnyorsunuz?" Bar"Bakn, ok yoruldum. Ama, yine de size bir soruyla cevap vermeye

alaym. 'Ey ii snf! Homo economicus olmayn! stemlerinize gem bilirsiniz! alma kamp mahkmiyetinden baka kaybedeceiniz hibir

vurmay renin! Dk bir yaam standardnda ama bolluk iinde yasaeyiniz yok!" diyen bir Marksiste ne yaparlar? Hristiyan dnya grn reddeden Marx, en temel aksiyomu, insan grn zmnen kabul lamdan yanadr. Ama, gerekten ok yoruldum. Artk burada keselim, olur mu?" "Gnay, benden yana bakt, Binali, yine Binali! "Billah bacm, sen kvrtirsen!" etmitir. Ama, yine de, ok saygndr. nk, hi deilse eitliki bir pay"Bunca saattir burada oturmu sizi dinliyoruz. Hibir meseleye -

zm getirmediniz. Ben unu sylemek istiyorum...

kanlklara ters denlere duyulan fkeyi gryor olmalyd! Art arda sralanan cmleler krk dkk, sorular soru deil, sulamayd. Bir ara iyice madn dahi sordu. Konumacnn neye kafa patlatmas gerektiine de o karar verecekti, nk reetelere ihtiyac vard. "...buna ne diyorsunuz? Bari onu syleyin!" cotu, Gnay'n niin bu ilerle uratn, yapacak baka ey mi bula-

Barp aryordu delikanl. Rodoplu, gzlerindeki deli fkeyi, al-

grlk deildir bu, pasiftir. zerine destanlar yazlm bir zgrlk de ln hi anmayan iki dayana vardr: ile ekme gc ve azla yetinme gc." "Kemal Tahir! Kemal Tahir'in sylediklerini sylyorsunuz!" "Evet. Az nce de sylemitim. Bu iki nitelik, Anadolu insann zgr

"O kadar yanlyorsun ki! Anadolu insan zgrdr. Evet, aktif bir z-

deildir, ama asla zincire vurulamayan bir yap gelitirmitir. Bu zgr-

klar; kle olmaz. Ne patronun, ne parann, ne inanlarn, ne kitaplarnn, layca uyum salamasnn nedeni de budur!.. " "Kemal Tahir dnektir!" cevap vereceini merak ediyordum.

ne de gemiinin klesidir! Eskiye rabet etmemesinin, her duruma koGnay'n, "Revizyonizm bir bilim olmal!" dediini hatrladm. Ne "O sizin sorununuz olmal," dedi, kesti att, "Evet... Byle bir zgrl"Yeter artk!" diye isyan ediyordum oturduum yerden, "Yeter artk! "nk tutkulu bir ruhum var! nk zgrm! nk onlar seviyo"Ama, onlar seni sevmediler, ite. Hi sevmediler!" "Biliyorum," diyecekti, zar zor duyulur bir sesle, "Biliyorum."

Jean-Paul Sartre'n varoluular bile tahayyl edemezler." Niin yapyorsun bunu?" Verecei cevab da biliyordum, rum!"

etmimiiz gibi suskunduk. Fevzi zden'le karlamak istemediini syket etti. Az sonra, evler seyrekleti. Kondktr yemekle grndnde, Ankara ufkunda hilal vard!. rek, 'lkel bir komnizmin zerinde parlayan hilalden yanaym!'

Bir saat kadar sonra, trene ucu ucuna yetitiimizde sanki biz kavga

ledii iin hemen kompartmana girdik. Hemen ayn anda da tren hare-

tiraf etmelisin ki, iirsel bir cmleydi!" dedi, Gnay, hilali iaret ede-

de 'paylama' kelimesine yer vermeyecek bir doallkla paylaan insanyana olduumu anlatabildim mi?" Yzme bakt, glmeye balad,

"Ne artrd dersin? Yeryz nimetlerini ('bilgi nimettir!) dillerin-

lar, br dnyadan onaylayacak, srtlarn svazlayacak bir sistemden "Elbette, hayr, deil mi? Cennet tketiminin bile bir takastan ibaret

artlandklar bir dnyada nelerden bahsediyordum, Tanrm!" "Dnyay brak bir yana, Trkiye'de!" dedim.

olduu, insanlarn en az sevab verip, en byk gnahlardan kurtulmaya Bahsettii 'zgrlk' de anlatamadn dnyordum. Hilal'den

yana olmak deyince dinleyicileri slmiyet'e geri dn desteklediini sanmlard. Megamachine ideolojisini, endstri uygarln sorguladn bilemezlerdi. "Endstri uygarln sorgulamak m?" dedi, Gnay, "Yapma, Allah

akna! Esendal'a ahkm kesen Alman sefirine mi benzedim, imdi!? 'Ah, eski alar, makine geldi, bize berbat etti! Halinize, makinesizliinize kredin!' Bunu mu anlad ocuklar?!" Dehete dm gibiydi! "Ya, ne sanacaklard?" Bugnk konuma gibi aptalca bir risk ald iin fkeliydim, nomisinin erdemleri gibi, ekonomi biliminin dokunulmazl gibi dogmalar sorgulamalarn istedim. Trklerin homo economicus olduklar yalann sorgulamalarn istedim." doplu, ekonomi bilimini, teknolojiyi reddeden bir gericidir!"' "Aman, Tanrm, o kadar kt m?!" "O kadar kt!" Durumun vahametini sindirmesini bekledim. "Ben sana btn bundan ne kardklarn syleyeyim. 'Gnay Ro"Dnmelerini istedim," dedi, zayf bir sesle, "Serbest piyasa eko-

"Mamafih," dedim, "Son tahlilde dndn syledin."

"Yani?"

kar uyardn."

"Yani, nekrofilyaya kar uyardn. Bat medeniyetinin dayatmalarna "birlikiyim, da! Yine ayn yere dndk! Bir tr Esendallk ettim!"

Galiba omuzlarm da silktim. Bu defa sinirlendi, bir duralad,

intihar etmek istemiyorsak, Batllaacaz, dedim, demedim mi?" yle "Sen benim ikiyzllk ettiimi dnyor musun?" "Ne istediini anlamaya alyorum."

'"Biz yenildik,' dedim, 'Hilal de, komnizm de yenildi!' Bundan byle,

Hi beklemediim bir ey yapt, dndm, "Trrrrum, Trrrrum, Trrrrum!

"Trrrrum, Trrrrum, Trrrrum! Trak Tiki Tak!" dedi, Gnay. Hayretle

Trak Tiki Tak!" diye srdrd, "Makinelemek istiyorum geliyor bu! Beynimden, etimden, iskeletimden Her dinamoyu ldryorum! Altma almak iin

Tkrkl dilim bakr telleri yalyor damarlarmda kovalyor Trrrrum, Trrrrum, Trrrrum! istiyorum. oto-direzinler, lokomotifleri

Makinelemek Mutlak buna bir are bulacam

Trak Tiki Tak!

Karnma bir trbin oturtup Anladn m?" "Hayr."

Ve ben ancak bahtiyar olacam

Kuyruuma ift uskuru taktm gn! Srtn dnd, pencereden dar bakmaya koyuldu,

geti de, ii buruk renberlerle oyalanyor!" diye sylendi. "Neden?"

"Behey, koca Nzm! Ne oldu da, millet fabrika iiri yazmaktan vaz"1923'te yazld bu iir. O gnden bugne bir tane daha yok! Neden?" "Sen Elektrik Mhendisleri Odas'nda alrken, Polonya Elektrik "Tadeusz Dryzek." "Evet?" "Evet. Gndzleri direniteyken, geceleri maaralarda, Polonyann

Mhendisleri Kuruluu Bakan, SEP Bakan bir adam gelmiti... "

elektrifikasyon plnn hazrladklarn anlatmt, hatrlyor musun?"

rilmesinden ibaret kald? Neden pastoral romantizmden kurtulup, su yoruz? Neden akln tasavvufa taktn da, mesleinle uramyorsun?" "Neden?" nmaya davet ettim. Hepsi bu."

"Peki, neden bizde elle tutulur tek ortak gayret, Trke'nin sadeleti-

getirmek gibi, gne enerjisini adam gibi kullanmak gibi ilerle uram"ocuklardan bunlar hakknda dnmeleri istedim. Kendilerini ta"Gnay'cm! Anlamyorum! Bir nekrofilyadan bahsediyorsun, bir "Fesuphanallah! elikili deil ki bu! Bak, yaamak istiyorsak, maki-

teknolojiye tapnma ile arasndaki ba anlatyorsun, sonra da dnp makinelemek istediinden bahsediyorsun!"

nelemek zorundayz, nk aksine gcmz yetmez! Kald ki, ben geni de beraberinde getiriyor! Halklkla teknolojicilik -ne kelimeler icat

mii ycelten bir l-sevici deilim! Ama, bu nekrofilya, faizm tehlikesi-

ettiriyorsun bana!- el ele yrmezse, parsay faistler toplar! Biz makinelemeli ve makineyi insann emrine vermeliyiz! Teknolojiye kar deilim, l-seviciliine karym! Niye anlamyorsun? Gnl dalarda... " "...ve eki elmalarda!" diye kestim, "Ve 'yeil elmalarda'" diye dzeltti, "tipik bir nc Dnya insan

gibi, Bat'yla bir ak/nefret ilikim var! Yeni bir yol aryorum. Bizi kmaza sokmayacak, ama faist dayatmalardan kurtaracak bir yol! Makineleme bu oluumun olmazsa olmaz paras!" Yorulmutum. Gerekten yorulmutum, "Sen istemesen de, yle oluyor, zaten!" dedim.

kalam m, oluyoruz? Fevzi zden'e bak! Daha henz Amsterdam'da ya

land, dviz stoklar msaittir diye tane makine ithal edilince, a ya-

"Ol-mu-yor!" dedi, "Olmuyor, gzm! Gzn seveyim, kara para ak-

da Rotterdam'da kilise arazilerini igal edip, papazlarla kavga eden Hollanda kyls aamasnda! Ama, BMW'si yerinde! Natrmenschbe, zen, dalga geiyorsun gibi geliyor, bana! ki bine eyrek kald, biz daha hl baya kesirlerden ondalklara geemedik!" zmdan dklen kelimelere kendim de inanamadm, miyordum. Ama verdi, adam! Okullarda matematikten kalanlarn oran ka biliyor musun? BaDnyay asla onun alglad gibi alglayamayacaktm. Bu akt! A"Peki, sen ne olacaksn?" deyivermiim! Cevap vermesini de bekle"Alt taraf bir mrdr, sevgilim," dedi. "Titrek bir mr! Geri kala-

nn afak'la paylaacam. Masonlarn akl talar gibi, birbirimize srtne srtne sivriliklerimizi trpleyeceiz. Benim bilmediklerimi o biliyor, onun bilmediklerini, ben. O bana halkmn dilini retecek, ben ona smrgecilerin. O Trklere ne syleyeceini biliyor, ben Batllara. akak

akaa verdik, bir elimizde Gmhane'yi tutuyoruz, teki elimizle New lerken, ben mikrofonu ayarlayacam! Sana yemin ederim, dnyann en

York'u. Senin anlayacan, ben susacam, trky o syleyecek. O sy-

kaliteli mikrofonunu ayarlayacam onun iin! Orada atlamayacam, ite!" "Ondan kukum yok," dedim, "Ama, afak bunlar biliyor mu?" "Elbette, biliyor!" "Ezilmeyecek mi?" "Niye beni seti ki?" dedi, hayretle! (O anda yzn grmyordu!) "Samalama! ok akll! ok Trk! Kendine rakip almad ki beni! Ra-

kip almad, amplifikatr ald! Duyularn, bilgisini glendirecek bir amplifikatr! Benim ilevim bu. Kadnym ben onun, da! ktidar orta deil!" "ok Trk" de ne demekti? Sormadm.

BANA BR TRK SYLE

I
afak'a dnte birlikte kahvalt edeceklerine sz vermiti,

dkknda buluacaklard. Pendik istasyonunda indi. Sabahn o saatinde,

elinde kk bir valiz, beni uurlamak ister gibi, beton peronda ylece

durduunu, trenin kalkmasn beklediini hatrlyorum. Artk kocaman bir kadn olduunu, meraklanmam iin bir neden olmadn bilmeme t bir eylere gebeymi gibi bir his vard. Bir bakma doruland bu sezgi. girdi. Rodoplu, afak'n gndelik yaam ile tant. Diana Pavlovi hayatmza deki adresi okumutu, Gnay. rpc Mahallesi, Kazm Karabekir Bulvar, No: 71, minibs yolu. O sabah, epey bir sre taksi beklemi, sonunda bulduu ofre elinkarn, onu orada brakmaktan hi holanmadm. Dahas, iimde, gn k-

Gnay', yukardan aa szd, mek istiyordu. "Saol!" "neyim mi?"

"Evet, ne oldu?"

"rpc Mahallesi mi?" diyerek yzn ekitti adam.

"Yolu buradan ok zordur, be abla!" dedi. Senin ne iin var orada de"Yok, gtreceiz artk."

ini az sonra anlad. Birka dakika iinde asfalt bitmi, kil sars bir bala girmilerdi. Geceden yaan yamurun doldurduu ukurlarn derinlii belirsizdi, ofr, kenarlarndan dolanmaya abalad. "Ankara kupkuruydu, burada ok mu yad?" Cevap vermedi. Ayanda kara lastik izmeler, zerinde kendisine

"Kartal istikametinde bir yola saptlar. Yal adamn ne demek istedi-

birka beden byk, rengi belirsiz, soluk bir entari, salar haftalardr mesini iaret ediyordu. ocuk, son na kadar kprdamad, eli aznda, cuklarn yanna kat.

ykanmam gibi duran kk bir kz ocuuna yolun ortasndan ekil-

arsz arsz gld. ofr stne srecekmi gibi yapnca, az ilerdeki omt Gnay, "kk kz bana oban Sl'nn ocukluunu dndrd." "Referandumun sonularndan etkilenmi olmalydm," diye anlat-

duygusuna kapld. Ykselen gne, mahallenin kaskat irkinliini, ask lar, sabahn bu kr saatinde top oynamak iin toplanm olmalydlar. Daha imdiden amur iindeydiler. Smkleri burunlarnda fitil fitildi.

Bakmak iin dndnde, Kemal Tahir'in Kastamonu'sunu yaad

suratl plakln daha da sertletiriyordu. Az ilerde kmeleen ocukYoksullara zg iki numara sa tralar, zensiz kundaklamann sonucu rinin iindeki bedenlerinin kavrukluunu grmek iin bir kez bakmak yetiyordu. Sahipsizliin kpralt ocuklarnn yzlerine yerletirdikleri

yamuk kafataslarn bsbtn belirginletiriyordu. Kt dikilmi giysile-

de bunlarda da vard. Aralarndan biri eilse, yerden bir ta kapp arabann camna frlatsa armayacan fark etmiti. lerinin arasndan geiyorlard. ylesine geliigzel kondurulmulard ki,

kstah, yar hain, yar arlanmaz, yalarnn ok tesinde kaarlanm ifaevreye, artan bir merakla baknd. Birer katl, kiremit atl ky ev-

ayn hizada iki ev yoktu. zensiz pencerelerinde bir tek sardunya, bir tek karanfil yoktu. Hibir yerde tek bir aa, tekbir fidan yoktu. Kimileri zift ama bitkilerin elimsizliine baklrsa, su da yoktu. nenmesi gereken azgn kpekleri arad. "Neredeyiz?" rengi ondlin levhalarla evirdikleri bahelerine bir eyler ekmilerdi ri zifiri karanlk olmalyd. Gzleri, sahneyi tamamlamas iin etrafta d"rpc Mahallesi'ne giriyoruz," dedi, ofr, kfreder gibi. Rodoplu, "Haklymsn, buraya ancak kan girer," demesine kalmad, o da Elektrik direklerine benzer bir eyler de grememiti Gnay. Gecele-

bu defa hak verdi. Adamn yeni ykanm, en az seksen milyonluk yatrmnn bu amur deryasnda ii yoktu.

oldu. Derisi kemiklerine yapm bir kzn ektii bir arabayd, yannda derisi kemiklerine yapm bir adam amurlara bata ka yryordu. Gnay, muhayyilesinin ona oyun oynamaya baladn dnmt. "Daha ok var m?" ofr, yine cevap vermedi. Neyse ki, balk yerini ksmen stabilize,

daha kuruca bir yola brakmt. Burada, yaplarn ekli de deiti. Ky evleri, atlarndan demir ubuklar fkran kare prizma beton ynlara dntler.

ganlara benziyorlard," diye anlatmt. Tlin'e, "Sokaa sergiledikleri rpc Mahallesi!"

"Gkyznden gelecek bir saldrya kar silahlanm, askeri koru-

yalapap ykanm amarlara ramen, yaanmlklar yoktu. nsanla

kar meum bir eylerin planland koca bir antiye grnmndeydi,

"Geldik, ha?"

Drt-be katl Laz inaat binalarn evreledii, yamal asfalt bir caddeydi, Kzm Karabekir Caddesi. dm Pamukbank ubesi, plastik leenlerini kaldrma yaym zccaci"Toz iindeki incik boncuk vitrini ile Paabahe, pleksiglas 'M' harfi

"uradan dndk m, minibs yolu."

yeci, kuru kurabiyelerini camekn raflarnda piramit etmi kt pastane,

barts ve pardssnden yeni kurtulmu, ucuz blucinleri iinde, salerinin ekolayzrl iveleri" arasndan 71 numaray bulmaya altlar. kesip kesmedikleri mehuld. Binalarda numara olmamas usuldendi, caddeye alan, iki aracn yan "Soralm, bari," dedi, Rodoplu.

lar mandall, nadan bakl kzlara gz eden plastik iekli minibs ofryana gemesine elvermeyecek darlktaki sokaklarn say sralamasn "Karde, 71 numara ne tarafa der biliyor musun?" caddeyi birka kez dolandlar. ofr, Gnay' azarlad, "Nereye gittiini bilmiyor musun?"

"Trkiye'de kimse bilmediini sylemeyi kendisine yediremez ya"

disini rpc Mahallesi'nde adres ararken gremiyordu, Gnay. Bir an, brakp gitmeyi dnd. Kapdaki minibs tand, "Buras olmasn?" dedi, ofr.

"Bilsem, dnenir miyiz?!" Elindeki antann arl olmasa da, ken-

i brakt ama adam bakmad bile.

''Buras," dedi, Rodoplu, kendisini affettirmek iin de ykl bir bah-

Kapda, aa inen birka basamak merdivenin banda dikildi. Karsna lkla baktlar. "afak Bey, yok mu?"

Tahmininden ok daha byk, depo gibi bir yerdi afak'n dkkn.

gelen tezghta duran bir kz bir erkek, ocuk yata iki tezghtar akn-

du.

"Sedat Bey, var," cevab kardelerin ikame edilebilirliini sylyorKarlkl baktlar. "Nerede?" Rodoplu, merdivenlerden aa birka adm att. Gzlerini zayf neon "erde," dedi, erkek ocuk.

na altrmaya alt. aret edilen yne dnd, Sedat'n, DMO masalarn hatrlatan, bahriye grisi bir yazhanenin arkasnda oturduunu grd. Sedat, onu grdne arm ise de belli etmedi. Ar bedenini kaldrmakta zorlanyormu gibi yar kalkt, yrtk, kenarsz koltuu iaret etti, "Buyurun, oturun." "Ho geldiniz," dedi, almaya balayan telefona dnd. Rodopluya

sa tarafnda, tpgaz stcnn yannda duran, plastik demesi yer yer Elindeki antay nereye koyacan bilemeden ylece dikilmiti. G"Aabeyinle bir iimiz vard," diye yalan syledi, "Burada buluup, gidecektik, o nerede?" "Gelir," dedi Sedat, "Bir ay ielim de." "Nerede olduunu biliyor musun?"

nay. Sedat'n konumasn bitirmesini bekledi,

"Buluruz." afak' hatrlatan bir tavrla gen tezghtara seslendi,

vap vermeye koyuldu. Beton souunu kessin diye atlan tahta tablann ildi. Nedenini ve sresini bilmedii bir bekleyie girmiti Gnay. "Kendimi aptal gibi hissediyordum!"

"Olum, Sedat, bize ay syle!" Yazhanesine dnd, telefonlara ce-

zerine yerletirdii ayakkablarnn amuru dikkat ekmeyecek gibi de-

daki raflardan bir tanesinin zerine saydam bir plastik poet iinde raptiye ile tutturulmu fotorafn o zaman grd. Duran Kuran'n

Dkkn incelemeye koyuldu. Sedat'n oturduu yazhanenin solun-

dkknndaki imza gnnde ekilen fotoraflardand. yle ustaca seilmiti ki, Gnay hem ok belirgindi, hem de gerektiinde, resmin orada kamuflaj" olduunu dnd. Bir soran olsa, afak, "Brak, yahu, olur mu yle ey," diyebilir, inandrc da olurdu. olma nedenini aklayacak bakalar da vard. "Yasad bir akn, usta Kendi fotorafn grm olmas yabancln gidermesine yardmc

oldu, ama garip bir hzn de beraberinde getirdi. Sevdii adamn gnlerini geirdii bu yeri iselletirmeye alt. gn renmiti. "Bir ey, diyor musun?" eklindeki telefon kapatma formln de o '"Anlald, kes artk!' demenin bir yoluydu."

kapc kr Efendi nasl yadrganrsa" trl malzemenin arasnda kenlan telefonu, Sedat'n evirmelerini izleyen konumalar dinlemenin ayp olacana ilikin artlanmas, haber alabilmek iin delikanlnn gzlerini di, ne de bir aklama getirdi. Sonunda,

Mteriler geldi, mteriler gitti. "Hilton'un barna tnemi mintanl

disine zg bir adack oluturan Rodoplu da yle yadrgand. Srekli akollamaktan baka are brakmad. Ne ki, Sedat, Gnay'n ne denli skl"On dakika iinde bir ses kmazsa, ben gidiyorum," dedi Rodoplu.

dnn hi farknda deilmi gibiydi, yarm saat sreyle ne bir sz syle"Bir ay daha ielim. Birazdan gelir."

o sralarda geldi. brahim, sendikacyd. Anadolu yakas temsilcisiydi. 1980 ncesinin ii liderlerinden, Neta grevinin nderlerindendi. "Rahat otursana! Niye yle bzlm oturuyorsun?" Anlamad, Rodoplu, "Efendim?" dedi, "Bir ey mi, sylediniz?" gelip de, Sedat makamn terk etmek zorunda kaldnda, Gnay'a dnd,

Adnn brahim olduunu sonradan rendii, kara kuru gen adam

Gzleri Rodoplu'da, Sedat'la sohbete koyuldu. Bir toptanc mterisi

dnmesiyle sustuunu izledi, Gnay. "Sedat, ben gidiyorum."

Adam, tam cevap vermeye hazrlanyordu ki, Sedat geri geldi. Onun "Bir dakika," dedi Sedat, yine mteriye kalkt.

"Karya m?" diye sordu sendikac. "Evet." "Ben seni brakrm." "Saolun," demeye kalmad. diim!" diye, anlatmt, Tlin. "Efendim?"

"Besbelli, gngrm bir adamm ki, bizimkini hemen tehis etmi, karGnay'n nasl ardn tahmin edebiliyordum! Sedat dnm, sz yine kesilmiti. Bu defa da, gzlerini devirdi, "Ha"Aman, ne salam!" Nihayet "ayd" Gnay Rodoplu! Yerine bsbtn

"Sen k, kede bekle, ben imdi geliyorum," dedi adam.

di, sen kalk!" iareti yapt sendikac. yerleti.

gen adam. Sedat'n arkasn dnmesini frsat bildi, rm."

Bu defa da, Gnay'n szn yanl anladna hkmetti, kvrand "Ben kaym, sen arkamdan gel," diye fsldad, "Seni keden al"Yorgun olmasam, belki de aldrmazdm," diye anlatmt. Tlin'e

"ama, ilkel komnizm zerinde parlayan hilaller, homo economicuslarla birleti, Sedat'a adamn kim olduunu sordum." Gzleri mterilerinde, "Bir ey mi var?" "Aabeyimin eski bir arkada," demi, adn sylemiti Sedat.

misafirine bunu yapacak adamn dier ilikilerinde de gvenilir olmayacan dnyordu. Uyarmamak su ortakl yapmak demekti,

afak'a ihanet edildii duygusuna yine kapld, Gnay. Arkadann

"Terbiyesiz bir bey," dedi ve anlatt. kt herhalde."

"Neyse, imdi sen bana bir taksi bul da, ben gideyim. afak'n bir ii

na gelince, ne bir bilgi verdi, ne de aabeysini mazur gsterecek bir aklamada bulundu. Ada kk amcaoluna emretti, "Sedat olum, uradan bir taksi kap!" Yol boyu, kirlenmilik duygusunu atmaya alt Gnay. (Bu "kirlen-

Sedat, bir sfenks sessizlii ile dinledi. Aabeysinin nerelerde olduu-

milik duygusu" tamlamas Rodoplu'yu en iyi tarif eden tamlamalardan birisi. Ska kullanmam o yzden.) Ticarethaneyi, kara sakallar diken diken sendikacnn sinsiliini, Sedat'n adamla konuurken yayd yanyordu.

knlk duygusunu unutmaya alt. te yandan, kabahatin aslnda kendisinde olduunu, Sedat'a bu olaydan hi bahsetmemesi gerektiini dYarm saat kadar sonra "adresi itibarl" diye tanmlad kendi ma-

hallesindeydi. rpc Mahallesi'ni belki birka kez satn alrd ama Profesr Kevorkian'n, Profesr Pavlovi'i "Bast yerde ot bitmeyen Trk'ten sakn!" uyarsn hakl karrcasna burada da, tek bir aa yoktu. Son "yeil" alanca kondurulan ocuk bahesini de, mahallenin beddualar leri, olmayan mazgal deliklerinin glete evirdii caddeden kaldran plat-

("Ama, sadece bedduayd, eylem yoktu!") arasnda "Zengin naat' sokmutu. "Kaldrmlar insanlar iin deil ki! Yzlerce milyonluk otomobilformlar!"d. Kendi apartmannn talam toprak giriine imen ekmek paras ayda iki bin liray gemiyordu. nerisini komular "ok su gider" diye reddetmilerdi. Oysa, hepsi, en az birer tane yazlklar olan insanlard ve daire bana decek fazladan su ettiini hatrlad, "Biliyor musun, Gnay, ilgin olan ne?" demiti ngiliz, Richard Schlig'in, ili'yi, "Bir gettodan getim, ok ilginti," diye tarif

mamalar, Trk ehirleri, inanlmaz bir pejmrdelik iinde. Bu herhalde, kent geleneiniz olmad iin byle." vi de syleyecekti.

"lgin olan, Trklerin bizim 'kentsel gurur' dediimiz eye sahip ol-

Benzer eyleri daha sonra Diana Pavlovi'in kocas, Profesr Pavlo"Bir Trk ehrine tepeden baktnda gaddarlktan baka bir ey

grmyorsunuz," demiti, adam, "Ufuk izgisine hemen her zaman beton larda da hibir klk, hibir holuk yok. Birka Trk entelekteli ile kolanm bir duygu."

bloklar egemen. Binalar ya inaat halinde ya da dklyorlar. Pejmrdelik de bundan kaynaklanyor zaten. Yeni yaplan binalara bakyorum, onnutum. Onlar bunu hzl kentleme ile aklyorlar. Ben yle dnmyorum. Bence, Trk entelektellerinin nostaljisi yanl konumDiana'nn srar ile ebi arus'a, Konya'ya gittikleri dnemlerdi, "Mevlana'ya gitmeden nce, 1840'ta, Konya'y gezen bir seyyahn

anlarn okudum," dedi, Profesr Pavlovi, "Yazar, ehre gzel bir ta kapdan girdikten sonra kendilerini bir viranelikte bulduklarn sylyor. Zamann modern yaplar ounlukla kerpimi. Evler dklyormu, leecek kalknmaya temel ya da model tekil edecek sokak gzerghlar, camiler terk edilmi, minareler yklmm. nsanlar ahr gibi sefil ykn-

tlarda yayorlarm. Doal olarak, bu durumda ileri bir tarihte gerekkenti bir arada tutacak, ehrin slubunu belirleyecek meydanlardan bahlara gaz lambalar aamasndan geip ulamadnz iin olacak, demir sacayaklarn dikip stne ampuller yp geiyorsunuz. Ya da, artk resmirdkm zavalazingolar (aynen bu kelimeyi kulland!) var. Boyalar bir yla varmadan kabaryor. Kaldrmlar atlyor, asfaltlar kyor. ok ackl... " sedilemez. Korkarm, Trkiye'de kalknmann sreklilii yok. Kerpi kulbelerden beton ynaklara geilmi. Iklandrmay al; sodyum lambatore edilmi hemen her konan bahesinde grdm beyaz boyal de-

kts, dzeltilmemesi iin balatc bahane de brakmadndan bsbtn umut krc oluyor!" zin olacan dnyordu. rpc Mahallesi'nin varsl geleceinin de, yoksul gemii kadar ha"u farkla ki, rpcllar hedefledikleri gelecein sakaletini mesela,

"Zenginlik, temel yanllar dzeltmiyor," diyordu, Gnay, "Daha da

bir Bebek'i, grmyor olma gibi haklc bir aba iindeler. Huzursuz olan, ne bu mahalleye, ne de tekine samayan, Bat kentlerinin insan saran, Levent'te oturmann 'ayrcalk'nn, keyfini karamayan bizler!" lecek, kardeim," demiti, Tlin. duygusu kpramaya balad. evindeymiesine huzurlu klan yumuakln kskanmaktan, Etiler'de, "Aaca bakarken, orman karabilmeyi bir becerebilse, mutlu olabiFevzi zden, konferans, afak'n dkkn, oradaki bekleyi, sendikac

st ste geldii iin olmu olmal, bir zamandr kllenen yabanclama su damlad, diye feryat eden alt komuya inat, sulamaya koyuldu. Evine kt, maydanoz bahesine kotu. Etiler'e inat, rpclar'a inat,

dnyordu. Unutmak, zgrletirici bir duygu olmalyd. Unutmak ve romannn bana, iran' anlatmaya oturdu.

Bir yandan da, verdii randevuya gelmeyivermeyi beceren afak'

hibir ey olmam gibi yaamaya devam etmek. Ka zamandr bakmadO sralarda ben Gnay' Pendik'te indirmi olmann iime ken k'Dergh' nl balama ustas Sabri Yldz'n yars saz yapm atlyesi

tmserlii ile doruca Dergh'a srklenmitim.

olan, karanlk, rutubetli, kck mzik eviydi. Ben gittiimde Seyfettin hsani Efendi oradayd. aylarmz henz ierken, ieriye bir kadn girdi. stat, elini kalbine gtrd, sessizce selamlad. Daha nceden tantklar belliydi, ben ilk kez rastlamtm.

Pavlovi. Yeil gzleri, krmz, dank salar vard. Konuurken elleri klan bu deil, giyimiydi. Bir kere, siyah dantelden yaplma parmaksz

ok uzun boylu (en az bir seksen be) iri kemikli bir kadnd, Diana

kollarn zapturapt altna almak gibi bir kaygs olmadndan, mekn eldivenleri vard ki, ben ilk kez byle bir ey gryordum. kincisi, ak

hemen tmyle igal etti. Ne ki, Dergh'taki varln bsbtn artc yeil parlak bir kumatan (saten olduunu sonradan rendim) dar bir den farkl bir yan olmalyd ki, Sabri Bey, telala koturdu, bir tabure

etek, ayn renkten stne yapan bir ceket giymiti. Bu haliyle bana getirdi, Diana Pavlovi'i Seyfettin hsani Efendi'nin yanna oturttu. Ben

kovboy filmlerindeki bar kadnlarn hatrlatyordu. Ama, grndndiz dize oturan iki insann hibir zaman ve hibir yerde bu kadar uzak olamayacaklarn dnrken, kadn antasndan bir kitap kard. dris fettin hsani'yle, Nasreddin Hoca'nn birka fkrasn tartmaya balad. hi dnmedim (Seyfettin hsani Efendi de Galatasaray mezunudur). ok gzel bir Franszcas vard, Diana Pavlovi'in, Amerikal olabileceini gn bir sultann topraklarndan teki sultann topraklarna, saman ykl bir eek ile geer. Karakol devriyeleri hocann kaaklk yaptndan Diana'nn sorduu ilk fkra, bilinen bir fkrayd: Nasrettin Hoca her ah'n, 'Le Soufis' ('Sufiler') adl kitabyd. Arkalardan bir sayfa at, Sey-

kukulandklar iin onu her seferinde tepeden trnaa ararlar. stn Hoca gn getike zenginlemektedir. Derken, gn gelir, Hoca bu ileri lar. Devriye, "Bak, Hoca," der, "Artk olan oldu, len gitti. Allah akna syle, ne karyordun?" Diana Pavlovi, hikyenin telmihini anlamadn sylyordu. "Eek," diye cevap verir, hoca, "Eek karyordum."

ararlar, saman torbalarn altst ederler ama bir ey bulamazlar. Oysa, brakr, emekliye ayrlr. Yllar sonra, snr devriyelerinden birisi ile kar-

savlarndan birisine iaret eder. Doast deneyimin ve Btni iaretle-

"Bu hikye," dedi, Seyfettin hsani Efendi, "tasavvufun bata gelen

rin insanoluna sandmzdan ok daha yakn olduunu anlatr. Biz

Btni ya da transandantal olann gnlk hayattan ok uzak ya da ok

karmak olduunu dnrz. Lkin, kzm, byle dnmemizin nedeni cahil olmamzdandr. Cahil, bu meseleyi hi kavrayamaz! Oysa, gnlk hayattan 'ok uzak' olduu dnlen ey, sadece younlalan yn farkl olduu iin uzak gibi grnr." Nasreddin Hoca'nn bir mutasavvf olduunu ben bilmiyordum. Ya

da, belki de biliyordum ama stnde durmamtm. Artan bir merakla dinlemeye koyuldum. kinci hikye, Nasreddin Hoca'nn kmrlkte yanl yerde aranmasna bir rnek olarak anlatldn syledi. Hoca'y mizah ustasndan baka birisi olarak hi dnmemi olan bana dnd. kaybettii yzn, oras karanlk olduu iin, sokakta, elektrik direinin altnda arad hikyeydi. Seyfettin hsani Efendi, bunun, bilginin

yordu) akac Nasreddin'e, 'Bundan byle her fkran, alt fkra doursun! nsanlar seni gln bulsunlar,' diye, beddua etti. Ama, her erde bir hayr vardr. Hseyin, Nasreddin'e kendi irfannn bir ksmn armaan etti. ce btnln geri verdiler."

tard," dedi, "Efsaneye gre, o Hain htiyar ('Kaba Dnce' demek isti-

"Nasreddin Hoca'y, 'Kaba Dnce'nin penelerinden Hseyin kur-

rn yitirmediler; Hain htiyar'n insanolunun bilincinden ald dn"Hseyin kimdir?" diye sordum, "Celal ile Kemal'e bak," dedi.

Bylece, Hoca'nn fkralar aka niyetine sylendi ama fiziktesi anlamla-

ancak, kadnn dikkatinden, bylesine zel, adeta mahrem bir dnce

Diana Pavlovi'in btn bunlardan ne anladn kestiremiyordum,

biimine duyduu iten ilgiden adamakll etkilendim. Bir aray iinde

olduu belliydi ama lmpen bir aray deildi bu. Onu grebiliyordum. Sonra, daha da ilgin bir ey oldu. Diana, antasndan kard bir kt etmesini istedi. Sabri Bey, kda bakt, bana uzatt, parasna yazl bir adres gsterdi, Sabri Bey'den nerede olduunu tarif

duunu syledim. O, Gnay' tanmadn, ortak bir dostlar, Profesr acaklarn anlatt. Sernea'y tanyor olmama ayrca sevindi. Birlikte gidip gidemeyeceimizi sordu. Onun iin bir mahzuru yoksa, benim iin de

Bir bana, bir ona bakan Diana'ya, Gnay Rodoplu'nun arkadam ol-

Gnay'n adresiydi!

"Sen daha iyi bilirsin."

Sernea'nn tantrmaya sz verdiini, bugn leden sonra orada buluyoktu, tabii. Kald ki, Gnay' orada, istasyonda brakm olmann sknt-

sn atabilmi deildim. Kalkmadan nce, Diana, Sabri Bey'le bir sonraki ders saatini kararlatrd. Kadnn balama dersi alyor olmas da bir enstrman alyor olmasnn dahli vard. eyin bu olduunu hatrlatt. baka srprizdi. Sabri Bey, ok hzl rendiini, piyasadaki birok insandan daha iyi aldn syledi. Bunda, gitar ve piyano dahil, be-alt mesi olacan sanmtm. Kadn tekrar grmek profesyonellik denilen setmitim. Sernea'nn da ondan geri kalan yan yoktu. Her ikisi de bir doksana yakndlar. ok yksek sesle konuuyorlard. Aralarndaki tek fark Sernea'nn ktphane memuresi giyimine karn, Diana Pavlovi'in, dar," diyordu) rk olmasyd. "Sorma!" dedi, Rodoplu. Sernea bizden nce gelmiti. Gnay'la ilk grmesinin son grDiana'nn, mekn egemenlii altna almaktaki maharetinden bah-

(Gnay, "Kralie Elizabethin ikinci gelini, Ferguson'a ta karacak kakalemi alm fondtenin zerine ka gz izmi kendisine!" "Aman, kardiim, ne bu?!" dedi, daha sonra gelen Tlin, "Kadn, eline "Sesi de zurna gibi! Kandral duysa kaacak yer arard!"

"nemli" olduunu Prof. Sernea anlatt. Gnay'n italik'lediini hemen

Diana Pavlovi sahici bir Hollywood film prodktryd. Nedenli

grdm, "Onca, nemli ise Trkiye'de ne ii var?" zleyen aklama ma-

sumdu. Kocas, psiko-linguistik profesryd. Bir yllna Boazii ni-

versitesi'ne konuk retim yesi olarak gelmiti. Diana, bu frsat deerlendiriyordu. Amac, Trkiye'de bir film yapmakt, bir Trk yazarla astne ekmemek iin diye dndm), eyler syledi, kalkt Sernea. lmak istiyordu. Bu dileini Sernea'ya sylemi, Sernea da onu Rodoplu'ya getirmiti. Ksa bir tantrmadan sonra (ben bir ikinci gazab "Ben artk siz kzlar yalnz brakaym, konuun," gibisinden bir bir "Biliyor musun, akademisyenlerle hi aram iyi deildir benim! Tanr "Hmmm," dedi Tlin, Diana'ya bakarak, "Fena bir kza benzemiyor "Tanr'ya kr!" dedi, Pavlovi, Sernea'nn arkasndan,

akna, konumaktan baka bir eye yaramazlar!" bu." Rodoplu, her zamanki gibi ok dolayszd,

"Hollywood'u brakp, neden buraya geldiniz?"

myordum!" Birden rahatlam gibi, dantel eldivenlerini karmaya koyuldu. penceresiz ofislere kapatrlar ve 'yaz!' derler. Yazlan her eyi, yzlerce defa yazdrrlar. Sonra da, ite byle b..tan filmler yaparlar. Hollywood filmlerinin ne kadar kt olduunu bilirsiniz, deil mi! Yani, Tanr akna, Rambo 1,2,3,4,5, Star Wars 1,2,3! B..! nsann beynini s . . . brakrlar!" balad. "Vallahi!" ciddi sylediini anlatmak iin de yemin etti, Tlin. "Ne dedi, ne dedi?" diye sordu, Pavlovi, "nemli deil," dedi Gnay. "Siz Trkler hep byle yaparsnz, deil mi?!!" diye sylendi, Diana. Hollywood'dan ka tane zgn film kyor? Bir konunun pazarlanabilir olduunu grmeye grsnler. Artk hepsi benzerini yapmaya balar. "Herkesin de derdi baka, kardiim," dedi, Tlin. Gnay, glmeye "Biliyor musun, orada insana ne yaparlar? Byle, hcre gibi darack,

"Oh, b..," dedi, Diana Pavlovi, adl adnca, "O pilere zaten dayana-

fkesi itendi, Gnay'n houna gitmi olmalyd. "Nasl yaparz?" diye sordu. "Kendi aranzda konuursunuz!" "Each to his own," dedi Rodoplu. "Ne demek, yani?" "Grdn m?" deil mi?" "Her eyi eviremeyeceimiz iin," dedi Gnay. "Bir dene!" diye srar etti, Pavlovi.

"Hey, seni sevdim!" diye bart, kadn. "Espri anlayn var, yle "Ne esprisi, kardiim?" dedi, Tlin, gzlerinin ii glyordu. "Ne i yapar?" diye sordu, Pavlovi, Tlin'i gsterek. "Ne i olursa yaparz, hemire!" dedi Tlin. "u anda bir otel iletiyor," dedi Rodoplu, "Nasl, yani!" "Daha nceden, Trk Ticaret Odas'n iletirdi."

sonra beni yazacak."

"Onu teki romanda anlatacak," dedi, Tlin, "iran Efendi'yi bitirsin, "Heeey! Siz kzlar benimle dalga m geiyorsunuz?" "Gerekten, deil!'i, glmesinin arasna ancak sktrabildi, Gnay,

Ltfen, inann bana."

"kimizin arasnda, anlatmas ok uzun srecek bir aka, hepsi bu. "Dinle, bak," dedi Pavlovi, "Siz benim cinsimden hanmlara benzi"Siz hanmlar tuttum. Onun iin soracam: Bu evde, Tanr'nn belas "Cin tonik?" dedi, Tlin, kirpiklerini ok mahcup olmu gibi yere in-

yorsunuz," benim orada olduumu unutmu olduu iin ok utanm gibi dnd, elimi tuttu, uzun uzun zr diledi, aydan baka iecek bir ey var m? Sert bir iecek?"

direrek, "Bizim lkemizde kadnlar gnlerde cin tonik ierler de... Olacak

o kadar," diye ekledi, "bildiiniz gibi, Batllayoruz da, biz. Sue Ellen ier de, biz geri kalr myz?" "Cin tonik, yok," dedi, Diana Pavlovi, Trke, "Raki var!" "Var, var," dedi Rodoplu, "ikisi de dolapta." "Artk onu siz bileceksiniz, kardiim," dedi, Tlin, o da Trke, "Bizde

ikisi de var. Var deil mi, Gnay'cm?"

lerden uzak, bir ikinci yapmclar halkas oluturmaya altklarn anlatrnn dnda filmler retecek, Musevi sermayesine boyun emeyen, le" alacakt. Kendi irketi, bu halkann Trkiye ucunu oluturacakt. yle deil mi?" "Trkiye, yani, Ortadou," dedi, "Trkiye, Ortadou'ya alan kapdr,

Diana Pavlovi, Hollywood'un dnda, paragz Musevi prodktr-

t. Bu ikinci halka, Hollywood'un gittike daha da ktleen klie yaptlaAvrupal ya da Avrupaya yerlemi ynetmenlerle "ve tabii, senaristler-

Diana'nn anlad, ilerinde dil bilen parmakla saylacak kadar azd ve filmler sesli ekiliyorlard, "Tabii!" "Tabii," dedi, Tlin. "Bir ey daha var," dedi, Diana, "Beni yanl anlamayn," elini Rodop-

Trk film yldzlarn oynatmak isterlerdi, tabii, niin olmasnd ama,

lu'nun elinin zerine koydu, hafife skt, "Ltfen! OK?" "Tamam, tamam!"

Sernea, "Dikkat! Milliyetidir!" trnden bir uyar yapm olmalyd. "Kendilerine bakmay bilmiyorlar! Makyaj bilmiyorlar, k bilmiyor"Biliyorum," dedi Rodoplu. "imdi biz film yaptmz zaman Amerikallar kullanmak zorunda"Neye kar kmam?" "Shirley McLaine'e!"

lar. Anlyor musun?"

yz. Umarm, sen buna kar kmazsn. Benim aklmda Shirley McLaine var?"

"Bayan Pavlovi... " "Diana de!" "Diana. Biz imdi film mi yapyoruz?" "Yapmyor muyuz?" nce bir ard, sonra kendisini toplad, kadn, Aklndaki, Trkiyenin gzelliklerini sergilemeyi hedefleyen bir film-

"Ah, tabii! Aklmdakini henz sylemedim, sana!"

di, ancak pazarlanabilir olmas iin, Humeyni rejiminden kaan ranllar konu alan bir gerilim filmi olacakt. Fanatik slmiyet'ten kaan ranllar, yaad ak vard. Trkiye zerinden Amerikaya g edeceklerdi. O arada trl ihanetler, "ah'n paralar ile mi kaacaklar, parasz m?" diye sordu Rodoplu. "ranl kadn saraydan olmal, yle dnmyor musun?" "Pierre Loti'nin Aziyade'si ya da Flaubert'in Tanit'i gibi, ufak tefek,

entrikalar ve ncirlik ss'nden bir Amerikal pilotun ranl bir kadnla

Gnay'n sorusundaki ironiyi anlamamt. yantal, yle mi," diye yineledi Rodoplu. caksn garibi ya, haberi yok!"

yakc, sonsuz cinsellii olan, egzotik, i gcklayc, esmer gzeli bir or"Estiriniz, efendim!" dedi, Tlin. Gnay'a dnd, "imdi, paralaya-

"Bu teki gibi de deil," Rodoplu arkadana, "cahil bu. Anlamaz."

lovi, "Bylesi bilgi bizim iimizde paha biilmez bilgidir. Biliyor musun, seni tandm iin ok anslym!" diye nledi Diana, cokuyla, uzand, yine elini okad, Gnay'n. "Sandn kadar, deil," dedi Rodoplu. "te, geliyor!" dedi Tlin. "Ne demek istiyorsun?" diyerek geriledi, kadn. Saklamad d k-

"Dr. Sernea, slmiyet'i ok iyi bildiini syledi," diye srdrd Pav-

rklnda ocuksu bir dokunakllk vard. Gnay'n, kendisinden istenen

bir eyi muhatab dengi olmad iin, gerekesini aklayamadan red-

detmenin, bencillik ediyor olmaya benzer skntsn duyduunu hissettim. am trendeydim, hemen hi uyumadm." Diana. "Bak, ne diyeceim," dedi, bunu "sonra konualm, olur mu? Dn ak"Ah, ok affedersin! Gerekten, ltfen affet!" diyerek yerinden frlad, "Seni yarn ararm. Olabilir mi? Arayabilir miyim?" "O kadar da deil," dedi Gnay, "kini bitirebilirsin."

Diana Pavlovi'in,

her ahfadndan, Amerikan htilali'nin Kz Evltlar Dernei yesi (Gnay,

"kinci kuak New England Pritenlerinin nl lideri Increase Mat-

almayan, mthi "snop" bir beyaz Protestan dernei olduunu, gericilikte

bunun Amerika'ya ilk g eden ailelerin kurduu, baka kimseleri ye

neredeyse Ku Klux Klan'n "dii" karl olduunu syledi) Mrs. Anne dan, kinci Dnya Sava'nn 'Mor Kalp' madalyal 'gazi'si, 'Aachincloss Sanayi Boyalar' fabrikalarnn Ynetim Kurulu Bakan, Robert Steven Auchincloss'un ilk evltlar olduunu, 1947 ylnn mart aynda, Amerika Birleik Devletleri'nin, Massachusetts eyaletinin, Boston ehrinde dooklynli ("Ah, bizim Woody'nin memleketi!" dedi, Tlin, "yle sylesene, ayol! Bizim Woody Allen, ite!") bir Yahudi olan Prof. David Pavlovi'le ya'ya tanp, sinema iine girince de, "Diana Pavlovi "te karar klmt. t, "Orada bir Yahudi ismi her kapy aar!" Pavlovi'in yz gld. "Baylrm akll kadnlara!" "Diana da seksi olduu iin herhalde?!!" dedi Gnay.

Austin-Auchincloss ile Amerikan Pasifik Filosu'nun emekli binbalarn-

duunu" rendik. Asl ad, Ellen Catherine Austin-Auchincloss'tu. Broevlendii zaman "Catherine Pavlovi" olmu, New York'tan Kaliforni"Anlyorsunuz ya! Sermaye onlarn sermayesi!" diyerek gzn krp-

Rodoplu buna cevap vermedi. Dnceli dnceli bakmakla yetindi.

taraf olmalyd. Ama, tabii, onu bu aamada anlamam imknszd. Trkiye'ye geleli aydan biraz fazla olmutu, Bebek'te bir yer kiralamlard. ki ocuklu bir aile iin, kkt ama idare ediyorlard. rar verdi, "Bebek" adresini duyan Tlin, kadn Gnay'n bandan almaya ka-

Kadnn arka-plannn o sabahki Dergh muhabbetini aklayan bir

nay'n, belli belirsiz bir minnetle baktn grdm. Kapdan karlarken gld,

"Bana ok yakn oturuyorsun, ben seni brakaym," diye atld. G"Hayrl olsun," dedi Tlin, Gnay'a, "Bana i aldn!"

Daha dorusu, hepimiz sanki Gnay her eyi brakm da afak'la urayormu gibi bir duyguya kaplmtk. Tabii ki, doru deildi. Nitekim, sorduumda, romann yeni yazd blmlerini gsterdi, "Oradalar, bak!"

Ankara'da olduum ay iinde, Rodoplu'nun romanndan kopmutum.

e blmler vard! Sabahtan balayan, kt eyler olacana ilikin duygudan zaten kurtulamamtm. Okuduklarmdan bsbtn rahatsz oldum. Daha da kts, ikimizin de uykusu kamt. "afak," dedi Gnay, "afaktr." "Hep bu saatte mi gelir?" "Ben gidiyorum," dedim. "Hayr. lk defa. Ama o olmal." Alt kapy amaya yneldi. afak zden asansr kullanacakt, ben merdivenlere yneldim. seme kark bir tebessmd, ama beni durdurmad. Gnay'n yzndeki ifadeyi hi unutmayacam! Alay, hzn, km"Beni bu saatte burada grmesi doru olmaz." Kap alndnda saat ikiye geliyordu. rkildim, Gnay'a baktm,

O gece, notlarn okuduka telalandm hatrlyorum. inde Krt-

II
"Gelenin o olduunu biliyordum. Biliyordum, nk afakn yanl

yapmamaya zen gstermektense, hasar grkemli bir geri dnle bii," diye anlatt, fsldar gibi, "Ben olsam, ben de byle yapardm, diye olduu bir saatte kapsna dayanr, kendimi affettirmeye alrdm." Balanmak ister gibi yzme bakt,

onarmay yeleyeceini hissediyordum. Bir taraf bana benziyordu, tadnyordum. Ben de erkek olsam, k olduum kadna sz verip de gidememi olsam, aklamak iin sabah bekleyeceime en savunmasz

im en tarafsz yz ifademle atm, ama srdremedim tabii, nk kapy amamla afak'n kollarma ylmas bir oldu!

"O gece, sen gittikten sonra stm deitirdim, kapy taknabildi-

almamdand. Deli bir tela iindeydim. afak' ieri almaya urayoruk bouk, hkrr gibi itiraz ediyordu," 'eri girmicem!' yzn grmeye abalamt,

'Yaral msn?' diye sormadysam, neresinden vurulduunu anlamaya

dum, ama, o 'Yok, yok,' diye direniyordu. Ba omzuma gmlyd, boRodoplu, bir yandan dmesini nlemeye, te yandan ban kaldrp Konuaca yerde daha da sk sarld, afak. Gnay onun kapnn da"Neyin var? Syle, ne olur!?"

rack aralnda, zamanna ve mekna tmden kaytsz, ylece kalmak lemesini bekledi. Epey bir sre sonra, fsldad, "Niye ieri girmiyoruz?" "Sus, SUS!" diye adeta tehdit etti, afak, "Hibir ey syleme! Giyin, kyoruz!"

isteini, sunduunu "vehmettii snaa duyduu hayati ihtiyaca atfetti!" Yaral olmadn anlamann rahatl iinde gevedi, afak'n sakinUykuya dalmak zereyken uyandrlm gibi silkindi, Geveyen kollarndan yararland, afak'n ban ellerinin arasna "Gzleri! Kan ana iinde, altlar mosmor, yal, zehir gibi, deli gibi

ald, kaldrd. Saklad yzn aratrd. Yara bere yoktu, ama, sanki. Uzandm, yalarn sildim. Bir ara ptm herhalde,

bakyordu! O gece o gzlerde grdm ac yreime indi. im boald lk getirir!' aka yapyor, sandm, ama yapmyordu. Ne garip, deil mi? kendi omzuna yerletirdi. Salarm okamaya koyuldu." dim. Akn altnda da kalmazd. 'pme! Gzlerimden pme!' diye geri kat, 'Gzlerimden pme, ayr'Hadi! Giyin hadi!' deyip duruyordu ama brakmyordu da. Tekrar

sarld, burnunu boynuma gmd, eliyle bam buldu, hafife bastrd,

olmalyd. Gnay, Gnay'd nk. Hibir eyin altnda kaldn grme-

Onlar grebiliyordum. Gnay, adamn hareketini mutlaka karlam

zerinde, olduklar yerde sallanm, yarm daireler izmi olmalydlar.

Balar birbirlerinin omuzlarna gml, elleri birbirlerinin balar

(Cezaevinden ktm gn, Gnay'n bana nasl sarldn biliyordum, arkada ya da karkocaydlar.

herhalde pek bir fark yoktu) Ortak bir acy dindirmek, birbirlerini teselli etmek iin kucaklam, abi karde, abla abi, ana ocuk, eski dost, silah "Bana ne gelmi olduunu bilmiyordum, tabii. Ama, alamaya ba-

ladm. Sessiz olduumu sanyordum ama afak fark etti. Kollarn zd, geri ekildi, kapnn iki yanna dayad, kendisini ayakta tutmaya alt. Ben yine, 'Senin bir yere gidecek halin yok, gel, evde oturalm,' diyordum. 'Hayr! Hayr! Haydi, giyin! abuk!' Yine yamur yayordu.

cek mi, diye bir kez daha baktm hatrlyorum."

'Peki,' dedim. Giyinmeye giderken, ayakta durmaya devam edebile-

siyi grnce ferahlad, Rodoplu. Hi deilse araba kullanmaya kalkmayacakt. ofr, gecenin bu saatinde uyandrlan kadna yle bir bakt, ne dnd yadsnmayacak kadar akt. "yi akamlar," dedi Gnay, "en avukat sesiyle!" "yi akamlar," demek zorunda kald ofr.

Gnay destek oldu. Aa indiler. Apartmann nnde bekleyen tak-

Nereden geliyordu ki? "Nereye, abi?"

Taksimetrenin ak olduunu, binlerce lira yazm olduunu grd. Geri vitese takt, caddeye kt ofr, "Nereye, gidelim?" Soru, Gnay'a yneltilmiti, ard kald. Gezme-

ye kacaklarn hi dnmemiti! "Bilmem!" "Boaza gidelim mi? "Bu saatte her yer kapaldr."

"Bir bakalm," diyerek sarld afak,

"Koum, sen Boaz'a ek, bir bakalm!"

anlatt, Gnay, "Ne kadar sama olursa olsun, afak'n iradesine uyacak, cann actan neyse, onu geitirmesine yardm edecektim!" ak yer yoktu. afak, fkelenmeye balad, Gnay, stanbul'un bir ehir frlad, yine de geri dnmelerinin daha akllca olduunu sylememeye kararlyd, "Bak ne diyecem," dedi sonunda, kiletmedi, afak, "Sen en iyisi bana bir trk syle!" "Alama yr alama aney, mavi yazma balama!" Solukland, srdrd, "Almalar olanda gel, aney, baheyi dolan da gel, " "Hasta dtm, gelmedim, aney, bari can verende gel." Bir saate yakn dolamlard. Arnavutky'deki ikembeciden baka

"Abesle itigalin verimsizliine, sklmay ertelemeye altm," diye

deil, sekiz milyonluk ky olduunu hatrlatt. Taksimetre ikinci defa s-

Son msraya ofr de katld, daha iten syledi.

"Hemerim o benim," diye aklad, afak, adama duyurarak. Beriki "Hasta dtm gelmedin aney, bari can verende gel!"

Bir an sustu, ciddileti, "Nereye gidiyoruz?"

"Olur mu?" diye sordu. Gnay'a.

"Bir kere, hasta olmana izin vermem ki!" dedi, "Bilmiyorum," dedi,

Bir yer dnmesi art olmutu. bar."

Etiler'e dnmlerdi, ama anlalan eve dnmek sz konusu deildi. "Ece Bar," dedi, "Ece Bar aktr, herhalde. u, diskonun stndeki "Diskoya gidelim," dedi afak.

"Disko?" "Disko." le! Hadi!" "Disko'ya gidiyoruz! Hemerim, sen urada park edecek bir yer bul, bekekildi, "Buyurun." Diskotein palabykl Krt fedaisi, afak'la gz gze geldi, kenara "Buz beyaz neonlarn, beyaz fayans duvarlar daha da tt, ha"Yapma, ne olur!" ok keyiflendi birden,

va meydanlarnn umumi tuvaletlerini anmsatan girie davet edildik. Garsonlarn baklar stmzde odaklat. Bahi alp alamayacaklarn, altklarn yzlerinden okuyabiliyordum. afak'n tral yz, epeydir alabileceklerse miktarn iltifat etmeye deip demeyeceini kestirmeye berber grmemi salar, ince ceketinin altna giydii el rgs yelei,

tsz pantolonu, amurlu mokasenleri, benim kazak, etek, makyajszlm doru deerlendirmi olmalydlar ki, srtlarn dndler. Garson kinli soytarlar!' dediimi hatrlyorum. Karanlk ve grlt, diskotek denilen bu dev hangara pop ilahlarna milletinin ikiyzl zentiliinden nefret ettiimin farkna vardm. 'Smobiat etmeyenlerin girmesini nlemek iin dnlm bir barikatt, sanki. Dur durak bilmeyen amansz mekanik ritim, gs kemiime kt, nabzm yz krka frlatt. Dokunduunu taa eviren ve bu dnyaya ait no'ya, bilerek isteyerek girmesi iin insann ldrm olmas gerektiini dnyordum!" lyd. "afak, girmeyelim!" diye, rica etmitim. "Niye girmeyecekmiiz? Hadi!" olmayan, meum mor k, yal bir tka gibi geldi burun deliklerimi t-

kad, nefes alamaz oldum. Dante'yi akn bir amatre eviren bu infer-

Ne ki, "smokinli soytarlarn" kstahln afak da karmam olma-

bir sedire ulatlar, bakt, anlayamad.

Etrafa serili insanlarn ayaklarna basmamaya alarak, piste yakn "ki tane, bol buzlu,' birisi susuz." Rodoplu, mahsus mu yapyor, diye "Viski," dedi, afak, hacaa geleneinde,

yukar syrld, gbei ald. "Hadi, dans edelim!" "Vallahi, etmem!" "Edersin!"

Birden yorulmu gibi kaykld, bacaklarn uzatt, afak. Yn yelei "yeceksin," diyerek yelei aa ekti Gnay.

"afak, ben dans etmem!"

"Hadiii!" Bat eitimini ima ediyordu. "Hangarn bir duvarnda drt sra halinde, onar taneden krk tane

byk ebat televizyon ekran vard. Birden kan krmz bir renk patlad, ra aldnda, yerini memelerinin ularna kadar bir rnek, yarm dzine

ardndan krk ekranda, krk elektrikli sandalye belirdi. Sandalyeler, mayplastik sarn kza brakmt. Kzlar, sapk olduu kadar edit, bir dizi im, pop yldz aralarna dald. Kamera birden yaklat, etli dudaklarnn izgisini izleyerek enesine doru inen birka milim kalnlndaki by, kolsuz tirtn koltukalt kllarn uzun uzun sergileyerek syrtt, az

tap gibi kvlcmlar satlar, etraf dumana bouldu, bir saniye kadar sonhareket yapmaya baladlar. Adnn Prince olduunu sonradan rendiGlriz Sururi'ye ta karacak gz makyaj ile ibnelerin ibnesi bir zenci, objektife nce dilerini gstererek, kuduz bir kpek gibi hrlad, sonra yabalar ile boynuzlu yarasa adamlar etrafn aldlar, az nceki plastik tyl gsnn zerinde beliren altn ha hoplatt. Ellerinde demirden sarnlar geri dndler. Herkesin herkese nefretle bakt, Nazilerin insan haralarn, de Sade'nin ikence odalarn anmsatan, yabal, kaml, elektrik sandalyeli 'video klip' vahetini iliklerime kadar rpererek izle-

dim. Kusmak zere olduumu hissediyordum, bama balyoz gibi inen ritmin bir an olsun susmas iin dua ediyordum, ama olmad. mavi niseks giysileri iindeki genlerinin arasna girdik! Bu defa da Aliafak, piste doru ekitirdi. Etiler'in, Badat Caddesi'nin, pembe

ce Cooper denilen adam devrald! Bilek kalnlnda zincirler, iviler, deriler iinde le gibi salar, eytani makyaj ile ya ba belirsiz ama toplama kamplarnda canl insanlar zerinde deney yapan doktor 'Beyaz Melek'e severek asistanlk yapacak gibi duran bir 'dii'ye (ancak, 'dii' dantel sanki, lk attn duymak iin cann yakmak istiyorum, vs.vs. "Marquis de Sade'in yatak odas," dedi, Tlin, rperir gibi. olabilirdi, 'kadn' deil!) ilan ak etmeye balad: 'Seni tatmak istiyorum ama dudaklarn ldrc zehir aktyor, tenin yle slak ki, tere batrlm

elleri bir tarafta, kollar bir tarafta, dt decek sallanan bir koca koyiit, bir 'maganda'yd afak! Yanndaki 'kar'nn stne ylan, nnde yzlerinden okuyordum! diz ken, ellerini pen, hayali ihracat, kaaklk artran bir maganda olduunu, ayaklarna bast genlerin, terslemeye hazr garsonlarn anlyor, arad snan bu elektronik kuyu olamayacan, kulamda patlayanlar evirecek olsam receini biliyor, kandrld iin onun adna -belki de oradaki herkes adna- canm yanyordu! izofrenlere yknen moda mankenlerini anmsatan, 'Doctor Link', Szn ksas, hain baklar objektife dikili, ifadesiz yzleri katatonik Gel gr, afak'n viskinin daha da yorduu zihninin biare kan da

"yle. Kulaklarma inanamyordum. te yandan, pistin ortasnda,

'Brown Yare', 'Boby Z.', Wendy', gibi 'Love Godsi'n, 'Life is a garden that 'Music is the food of life, taste the sounds that nourist within. Bon apetit.

grows with the light of love- 'Hayat, akn ile byyen bir bahedir-' ''Mzik hayatn gdasdr, iinde besledii sesleri tat. Afiyet olsun,' gibisinden adi felsefe krntlarnn yansd krk ekran arkamza alp, be-

denlerimizden kl pay tede patlayan krbalardan saknacaz diye bo yere kvrlp bklen klelerin zavall hareketlerini taklite koyulduk!" kovduu bu yerde afak'tan baka glen yoktu. Onunkini de, filleri gren larna kadar yayan, sararm dilerini ortada brakan aptalca bir gl! ciddileme aamasndaki yzlerinin eiydi ifadeleri. Saplantnn cokuyu, hipnotik odaklamann neeyi, seksin sevgiyi

Timurlenk tebaasnn glne benzetmiti Gnay. Gr byklarn kulakDierleri, elenmeyi baarma azmi iinde kslmlard; bedenlerinin hareketinden olmasa, 10 Kasm trenlerinde alamaya alan rencilerin "Diskotekler ya da yrtk blucinlerin zerine anneannelere diktirili

veren Madonna yamalar ile nekrofilya arasndaki balanty kime anlatsaydm. Mardinli heavy metalciyle, Mussolini'nin kara gmlekli tosunlar arasndaki balanty kime anlatsaydm!" Susup, italiklemeye koyuldu.

n (bunlar bize hastanede anlattn sylemi miydim?) dzeltiyordu, konusunda uzun bir nutuk att. O da heavy metalci olmu ya," iini ekti.

"Geen gn, Ahmet'in kz geldi," dedi Tlin, kalkm, Gnay'n yast-

"Bana, insanlarn arzularn tatmin etmelerinin en doal haklar olduu bert Marcuse gibi radikal dnrlerin arasnda sadizmi cinsel zgrln bir ifadesi olarak vmek moda olmutu. O dnemde, de Sade'n kitaplar filan da tekrar tekrar basld, ite, cinsel sadizm de insani bir duygudur, insan haklarndan birisi de sadistik ve mazoistik istemlerini mz grd, tatmin etmek hakkdr deniyordu. Ama, tabii, bu oktan rtlm bir "Mesele o deil," dedi, Gnay, italiklemeyi brakmt, "Bir ara Her-

iddia. Yazk, bizim ocuklarmza yol gsterecek kimse yok!" Anlamadyonalizm balamnda, insann istemleri dorultusunda hareket etme hakknn doal bir hak olarak sayg grmesi gereklilii iddias anlalr "Yani, Freud ncesi aklclk akmnn, bilim ann sav," dedi, "Ras-

bir iddiadr tabii. Ne ki, doru olmad ispatlanan bir varsaym, 'insan,

kendisi iin iyi olan ister' ve de 'doal olan iyidir' varsaym zerine kurulmutur." ra'da verdii konferansta syledikleri ilk kez yerine oturuyordu! Uzand, hafife elimi skt, "'Homo economicus' gibi!" diye bardm adeta. Aylar nce, Anka-

karlarn gzetmelerinin doal olduu, doal olduu iin de iyi olduu varsaym. Bu yanln zerine koca bir bilim kuruldu!" araf altndaki bedenini szd, gld, tabii bakalarna zarar verir sadece insanlarn deil, hayvanlarn da yle! nizmini tatmin etme uruna, sakarinli suyu ier ier ve lr!" "gdlerine gvenemezsin, yle mi?" "Ama, artk biliniyor ki, insann doal istemlerinin ou kendisine ve

"'Homo economicus' gibi arkadam," dedi, "nsanlarn bireysel -

rnein, bir fare-sakarin deneyi vardr. Fare, srf haz ald iin, hedo"Hayr, Som igdlerine gvenemezsin. inden yakp ykmak gelen

birisini, bu istemi doaldr diye tatmin etmeye brakamazsn. Ayn ekilde, zincirli, krbal ak arklarnn ima ettii, karndakini denetleme, cann yakma, kk drme eklinde tezahr eden sadizmi onaylayama isteminin, kleletirmek isteminin odak noktas olursa bestelenir. mazsn. 'lk attn duymak iin cann yakmak istiyorum,' trnden

sevgi iermeyen 'ak' arklar, ancak bir insan tekinin nefretinin, act-

Hayat destekleyen biyofilik unsurlar, hayat sakatlayan nekrofilik unsurlara yenik dmse bestelenir. Heavy metalcilerin sahnede civciv botir!" "Allah'tan bizimkiler dil bilmiyorlar da, anlamyorlardr," dedi, Tlin. "Doru. Cehaletin faydalar!" "afak senin kadar sklmamtr." "Hayr," dedi, Gnay acl bir sesle, "Hayr, sklmad." malar da budur. Bu denli popler olabiliyorsa, bir dn, bu ne demek-

Gnay, "Biraz oturalm m? ok yoruldum," demi,

"Sen yorulmazsn!" diye kesip atmt afak.

elini pt, yzn pt, dudaklarn pt, afak, seviyorum demedim! Kadnm!" "Fesuphanallah!"

Karabasanlar oturduu anda geliyor olmalydlar, pistin ortasnda "Seni seviyorum! Anlyor musun? Ben imdiye kadar kimseye seni "Alyordu," dedi Gnay, "alyordu!"

"Vallahi yoruldum. Biraz oturalm, yine kalkarz."

kalkt, bir taraftan da syleniyordu. Birden glmeye balad Gnay,

Burnunu ekmeye balad, az sonra yalar szld, Tlin silmeye "Nedir kardeim bu ans, hep seni mi bulur? eederim eyini!"

cam. Hepsini kovacam!' demeye balad birden. Koca ellerini yumruk yapt, gzlerini sildi, 'Satn alacam, hepsini kovacam!' diye baryordu, Allah'tan duyulmuyordu."

"'Bunlarn hepsini sikecem. Satn alacam buray. Senin iin satn ala-

"O da yle sylyordu!" dedi, sevecen bir sesle,

olduunu ima eden ksack bir bak frlatt. Gizli ittifak kurmak istemini nasl karlam olabileceini tahmin ediyordum!

"Viski getir!" diye emretmiti, afak. Garson, Gnay'a, beyin ok ikili "'Viski, dedim, olum!' dedi, afak, tehditkr bir sesle. Ben hl o gn

bana geleni renmek istiyordum. O, 'Sus, sorma!' diyor, baka bir ey zuma ektim. Bir iki hkrd, seller gibi boand. Yalar, kazamdan szld, tenimi buldu."

sylemiyordu. Utanmay, braktm, 'herkes ne der'i braktm, ban om"12 Eyll sabaha kar drt buukta, ilk bizi topladlar. Boranlar, Kut-

lular, Sakalszlar, Keskinler... Tyoyu nceden alanlar, ceplerinde pasaportlar, ceplerinde paralar olanlar, ensesi kalnlar bizi sattlar, kapa yasaldk, yerimiz yurdumuz belliydi ya, bizi topladlar, Otuz drt gn, bir yurtdna attlar. Bana hl ehliyet vermiyorlar, sabkalymz diye! Biz

buuk metrekarelik bir tuvalette tecritte kaldm. Parmak kadar sucuk parasn o zamann parasyla bin be yz liraya satyordu erler. Otuz nar tutuklarm!' Bir protokol yaptk, ben, niye anlatyorum ki imdi bunlar sana!" c ard, 'Bak, dedi, ya sen ayrtepe'yi terk edersin ya da ben seni gGnay, o gn yine bir ey olduunu, belki de polisin ardn ddrt gn sonra braktlar. Bir ay sonra tekrar aldlar. Yine braktlar. Sav-

nyordu. Sabahki randevuya habersiz gelmemesinin nedeni bu olmalyd. Anlatmamt ama ikence grm olmalyd. 12 Eyll sabah yakaaalanm olmalyd. lanp da ikence grmeyen yoktu. Korkmu, ok korkmu, ok yali, Prince'in krk ekranda yeniden beliren video klipiyle akt, nefesi afak'n domalm plak bedenine elinde copla yaklaan polisin ha-

kesildi. Saniyeler iinde Ftrist Manifesto'dan kara gmlekli tosunlara,

lerin eyalam heyecanlarndan nekrofilyaya, faizmden Gestapo'ya, d. Bir avaza haykrmaya balad, Gnay:

pistte, elektrikli sandalyelerin glgesinde birbirlerini mncklayan gen-

oradan Ziganalar'n am kokusuna, sar gllerin narin yapraklarna atla"...alama yr alama aney, mavi yazma balama! ...giderem tez gelirem aney, ele gnl balama! ...giderem tez gelir em aney, ele gnl balama!" ronik ilah, David Bowie. "Let's dance, put on your red shoes and dance the blues!" dedi, elekt"Bir ey mi, diyorsun?" diye sordu, gzlerini silip. Gnay'n gzlerin"Sana sz veriyorum," dedi, "hepsini sikicem bunlarn!"

afak zden, David Bowie'yi duyuyordu.

deki acy grd, zmekten utanm gibi sarld,

yecekler senin. Bunlar..." diskoyu iaret etti, "onlar..." polisler, demek istiyordu, "tekiler!" lkede!" Bununla da yetinmedi, "Ben de sana sz veriyorum, senin bakan olduunu greceim bu "nce ile bakan, dedi afak, cieri yanyormu gibi, "O ayrte-

"Hepsi geecek, canm!" dedi, Gnay Rodoplu, "Hepsi, avucundan yi-

pe'ye bir gn ile bakan olaym, sonra da leyim!" "Belediye bakan, glm," dedi afak. "Niye belediye bakan?" bunu biliyor musun, kz?"

"Tamam," dedi Gnay, "nce ile bakan, sonra da milletvekili." "O beni tuttuklar karakolun komiserini ayama aracam, da!" "Hadi, edelim!" diyerek gld, Rodoplu.

Neelendi birden, "Hadi, dans edelim! Ben diskoya ilk defa geliyorum, "Seni seviyorum!" diye bard, afak, "Bir ey diyor musun?

aran bir afak'a, "...ben ok su tadm eve. Ben ocuklarn artk su tamalarn istemiyorum. Kuyudan su ekmelerini istemiyorum!" diye haykran bir afak'a, zulm nedir bilen bir afak'a, gelecein zerinde skecek bir afak'a. verdi, Dnte taksiye verecek para yoktu. "Yarn, gel al." "Zarar etmez, o benim hemerim," dedi, afak. Dkknn adresini "Tamam, abi," dedi ofr.

"Ben de seni," diye fsldad, Gnay. Ama, Kelkit'in kysnda trk

nasl olup da yabanclaabildiine, zaman zaman da olsa, ben bu milleti sahiden seviyor muyum, dnebildiime ayordum.

"im d! Halknn gzellii! Biliyor musun, bir dnem iin de olsa,

de, uyumu, pfr pfr sesler karyordu. Ceketini karmay denedim, imi dndm, braktm. Yanna uzanp uzanmamakta tereddtlydm,

Eve ktk. afak, ok yorgundu tabii. Ben yzm ykayp geldiim-

olmad, pantolonunu karmak ie yaramayacakt, sabah tleyebileceremeyen ruhunun rpnlarn izlemek allak bullak etti beni. Yanna girdim, sarmaladm. Hemen dald ama yine de, uyumas ile uyanmas bir oldu ya da bana yle geldi. Yorgun, perian, tedirgin, frlad yerinden. Ein zld kadar zld, demek istiyordum, anlad, tabii. 'O deil,' dedi, 'Karyla zaten kavgalyz!' 'Neden?' 'Geen defa donumu ters giymiim. Bizimki de, cin ya, grd hemen!' 'Bir ey olmaz. Geer,' dedi afak, banyodan, yzn kuruluyordu. Fotoraftaki gen kadna beslediim efkat, afak'n glnn, 'bir 'Uyu biraz daha,' dedim, 'olan oldu, naslsa.' 'Nerdesin, gelsene!' dedi, birdenbire prl prl. Szmasn bile bece-

Dondum, kaldm.

ey olmaz, geer,' derken ki gveninin uyandrd drt ile birleti bminat anmsatan bir eyler vard. Karsnn ters giyilmi donu fark edebilmi olmasndan duyduu gurura benzer bir eyler vard. ("Eee!!

yd; ellerimin soumaya baladn fark ettim. Bu glte, kiinin bedeninin ald ufak bir yara karsnda telalanan bakalarna verdii teZek ister dorusu!" dedi, Tlin, "Donun ters giyildiini grmek kolay deil kardiim!") Tmyle kendisine ait bir maln bir bedenin, bir uzvuakladn sordum, takma kafan.' 'Dedim bir eyler, ite,' dedi, uzand, yanamdan bir makas ald, 'Sen nun acsnn geitirilmesini anmsatan bir eyler vard. Ne dediini, nasl

Bu mmkn deildi, tabii,

'Rahatlad m, bari?' diye sordum,

cak, tabii, kurnaz kurnaz gld, pmek iin eildi, 'Ben gidiyorum.' 'Dn sabah olan Sedat anlatt m sana?' 'Nasl, yani?' gelmiyordu! sandn?'"

"Eeee, gkten ne yam da, yer kabul etmemi?" dedi, afak, 'nana-

O anda drtenin eytan olup olmadn sonralar ok dndm! 'Ha o mesele,' dedi, afak, 'O mesele halledildi.' 'Kz kardei ortam. Kz kardeini sikicem.' 'Nasl, yani? 'azmdan dklen kelime paracklar kulaklarma 'yle,' dedi, afak, 'yersen' der gibi katiyetle, 'Yanna koyacam m "Yazar" Gnay'n, jeneratr hzyla devreye girdiini tahmin edebili"Bunun ne faydas olacak?" "Erkein intikamn alsn istemez misin?" yaca bir lk,

yordum! Nitekim, yle olmutu,

"Hayr!" demiti, ama, bir lkt ama sessiz, ama afak'n duyama-

cezalandrm olacaksn!"

"Yani sen kadn... " kelimeyi tekrarlayamad, "keyif alacaksn, adam "Yani ben?" diyemedi ise, afak'n kendisine gelinceye kadar bir de "Ama, o senin keyfin!" dedi afak, gzleri l l. "Kadn bile sikicen, yle mi?" "Yani, imdi, sen, beni yle benimsiyorsun ki, benim iin kadn bile... "Tabii, benimsiyorum!" dedi, afak kolar gibi,

yasal kars olduu iindi. Sesinin titremeye balayacan hissetti, sustu. " duralad, derin bir nefes ald, hayatnda ilk kez azna ald, 'o' kelimeyi,

dikti,

"Kadnm deil misin?" Yaklat, koluna yapt, gzlerini gzlerine "Deil misin, kz?"

cak" temas kurduunu ararak fark etti! afak zden'in doum yeri, tanesiydi medeni durumu. Ve o, onu, yle kabullenmiti! maya hazrdm. Zaten afak yle istiyordu." maszl iaret ediyordu.

Gnay Rodoplu, afak zden'in, "evli" olduu olgusu ile ilk kez "s-

doum yl, ana-baba ad gibi, zgemiine ilikin kalemlerden sadece bir "Benimle bir ilgisi yoktu ki," dedi, "Onunla, ona ait her eyi payla"Delisin, sen!" dedi, Tlin, "Hangi dnyada yayorsun, bilmem ki!"

diye sylendi. Evli bir erkekle kurulan sevgi ilikisinin dayatt savuncuklar dhil, her eye sahip kabilmesi, kendi varln tmden inkr Ben dehete dmtm! Gnay'n, afak'a ve ona ait olan, ei ve o-

etmesi ile mmkn olabileceini grmemi olmasn anlayamyordum! trl ihanete ak olacakt. Bunu grmemi olabilir miydi? medim ki! Hi, ama hibir neden yoktu!" binmesini seyrederken...

Gsterecei en ufack bir zaaf, en ufack bir ego uuu afak' zor duruma drrd ki, Gnay, ne ona, ne de eine kyamayaca iin, her an, her "Yok, canm, gryordum, tabii!" dedi, "Ama, afak'a inanyordum. "Kadnm, deil misin?" diye sordu, afak yine.

Beni, kullanacam kelime iin zr dilerim, 'satabileceini' hi dn"Evet, de... " diyerek duralad, Gnay Rodoplu, arkasndan, taksiye

erkekten, bilmedii bir eyin intikamn alacak diye dzlen kadnn yerine koydu, iliklerine kadar rperdi. Diilerini savunmak iin dven gizlenen kadnlar olabileceini hi dnmemiti! Denizli horozlarnn hedeflerinin birbirleri deil, hsmlarnn arkasnda acak, kadn kandracak demekti. Kald ki, afak'n keyfini onun 'kadn' vard. afak'n bunu gremiyor olmas daha da rktcyd. Meer ki, Saldr dolaysz bir tecavz olamayacana gre, afak, sinsice yakla-

Ynler karm, oklar ters dnmt. Kendisini, bir erkek, baka bir

olarak paylamak dncesinde seks sahnelerini hatrlatan sapk bir ey

'kendisi' bilsin!"

"Meer ki," diye dnyordum, "Meer ki, 'Kadn' dedii mahluku "Yani, tam bir zdeleme?" "Evet, bir tr Yin-Yang. Ben de onu sorgulamtm, ama o zmle"Bu hesapa yle," dedi, Tlin ciddi ciddi.

menin sonucu da ok aalkt, nk afak'n einin, affedersiniz, beni dzd gibi bir sonu kyordu ortaya." "Kald ki, adam karsna 'Ben sayn yazarmz dzyorum ama o

senin keyfin' demekten alkoyacak olan bir ey de yoktu. afak'n gzlerini einin gzlerinin iine diktiini, 'Nikhlm deel misin kz?' dediini ln var m, 'len?'" Gzleri doldu, yine. grebiliyordum. Sonra da kk oluna sarlm olmalyd, 'Babam! Har"'Yani, imdi ben bir dii ve bir erkekten oluan bir mahlukla birlikAnlyorduk.

teyim?!' diye sorduumu hatrlyorum, 'iki de ocuk!' Evet, yleydim, tabii. Ama byle deil! Anlyor musunuz?" "nk, biraz daha uzatsam, tam bir organizma kyordu ortaya.

Fevzi zden'iyle, Halis zden'iyle, muhtelif Sedat'laryla tam bir orgaedilebilirdi ya kardeler." "afak yoksa Sedat' verelim!" dedi, Tlin.

nizma! yle ki, benim intikamn almak iini Sedat'a brakabilirdi. kame "yle. 'Delisin, sen!' dedim, kendime. Bir yandan da, 'Ben ne yapaca-

m imdi?' diye alyordum. Cevab belliydi tabii. Ya, o geleneksel kadnm bilgisiyle vnecek ya da bu diyardan gidecektim." mazd. lk bilgisini edinecek, o kzcazn beni deil, benim onu bilmem ne yaptHep sylediim gibi, Gnay Rodoplu, insana syleyecek sz brak"O saatten sonra nereye gidecektin?" dedi, Tlin, esefle.

m da verdim, "Zaten onu yapmyor muyuz!" "Ne kadar acmaszsn!"

"Sayn Rodoplu, hastiriniz, efendim!" dedim, kendi kendime, cevab"ok, deil mi? Ama, bir taraftan da, afak'n rasgele bir lf etmi

rum, umuyordum. Adam sevmeye balamtm, da! nsan emek verdii eye bir baka trl balanyor."

olabileceini dnyordum. Hayr, doru sylemiyorum, dnmyo-

III
Bu sre iinde, bir yandan da kooperatif meselesi geliiyordu. "Benim anladm u," dedi, "bir yap kooperatifi kuruluyor. Bu koo-

diyordu, Tlin'le beni ard.

ciddiye binince, panikledi Gnay. "Akl isteyen her durumda olduu gibi,"

peratif, anakent belediyesine, gecekondu nleme blgelerindeki arazi-

lerden birisini on yl vadeli bir deme plan ile ve ucuza almak zere

bavuruyor. Gerekli artlar yerine getirilmise, anakent bu tahsisi yapdan kalkt iin konutlar ok ucuza mal edilebiliyor. Ha, bir de, Toplu Konut kredi veriyor. afak'la ortaklar da diyorlar ki, 'Biz bu ilerden ok iyi anlarz.' ki mi m ne, kooperatif kurmular. Birinin inaat bitmi,

yor. Bunun zerine kooperatif inaata balyor. Tabii, arsa meselesi orta-

teslim etmiler. Dier ikisi de bitiyormu. imdi de diyorlar ki, bu tahsis olayndan yararlanalm, bir kooperatif daha kuralm." "Eh, kursunlar," dedim, "Sana ne bundan?" "yle mi?" "Ona ne olur mu?" dedi, Tlin, "Arsay Gnay alacak." karacan dnyorlar." "Yani," dedi, Gnay, "SHP'li olduklar iin, Dalann onlara glk -

"Olumlu bakyorsun, yle mi?"

Eh, etrafma yle bir baktmda hemen hibirinizin evi yok. Kald ki, afak'a yardm etmek istiyorum." "naat onlar yapacak?" etmiim gibi, ekledi,

"Yani," dedi, yine, "Anladm kadaryla yasal olmayan bir taraf yok.

"Evet. Normal mteahhit kr ne ise alacaklar, tabii." Duralad, itiraz "Naslsa biri kr edecek, onlar etsin. Ya da, niye onlar etmesin?" nsanlarn kendilerine i rettiklerini, hrszlk, uursuzluk yapma-

dan, para kazanmak istemlerinin saygnlndan sz etti. Ama ben esas meselenin afak' desteklemek olduunu gryordum. Akas, toplumyordum. imdi artk kendime "Neyi yaktramyordum?"

mun bir duvarndan bir duvarna srklenmek, nne srlen deerlerin hem iinde hem dnda yaamak bu olmal diyor, Gnay'a yaktradiye sorduumda (hele de Sadiye Atakan' tandktan sonra!) verecek cevabm olmadn gryorum. Belli ki, daha henz insanlar kendim icat ettiim bir kalpta tanmlamaktan, "yazar" Gnay ile anakent belediyesinde bir maktan, daha dorusu, Gnay gndelik hayatn dnda, adeta semavi ilgileniyor olmasnda, beni yabanclatran bir taraf da vard. in kts, memurenin nnde evrak takip eden Gnay arasnda balant kuramabir varlk olarak grmekten vazgememitim. Dahas, tecimsel bir ile Tlin de bu duygularm paylayor gibiydi. Bunu ikimizin birden G-

nay'a, "Otur scack evinde, keyfine bak, brak ne halleri varsa grsnler," trnden telkinlerde bulunmu olmamzdan karyorum. Sonunda kzd, tizm mi desem, yoksullukta erdem bulmak abas m desem? Nedir, yani, "Bir tuhaf kendini beenmilik sizinki de!" dedi, "Garip bir roman-

ne yiyip ne iecek insanlar? Senin 'Dergh'n, benim 'roman'm kooperatifilikten daha saygn klan ne?" Tlin'e dnd, "Ya da, senin iletmecilan." Onu demek istemediimizi syledik ama haklyd. Onu demek isti"Ya da, adamlarn ad kt! Sanki, baka mesleklerde kt yok, bir "Doru," dedi, Tlin. "Doru, tabii. Ne ki, bugn Trkiye'de hibir meslek grubunu alenen liini? Mteahhitlerin ayaklarnn amurunu beenmiyorsunuz, anlayorduk.

tek bunlarda var."

ktleyemezken, -televizyonda hastasn para iin ameliyat eden bir dokmediimi brakmazsn. Bu da m snfsaldr, nedir!" tor filmi gster bakalm, Tabipler Odas ne yapar- mteahhitlere syleSonra afak' anlatmaya balad birden. Sirkeci Gar'nda, hurcun ze-

rinde kvrlm olduunu vehmettii elimsiz gvdesini, terden srlskkeli, asi yzn anlatt. rpc Mahallesi'nden stanbul'u mthi bir fke ders alrken, nasl bakm olabileceini, ayrntlaryla, oradaym gibi anlatt. "Gmhaneli bir amelenin gayretiyle yaklan ormanlar zerinde

lam sar ocuk ban, yanaklarndan szlen yalarnn amurlad file seyretmi olmalyd. Annesine kova kova bulank su tarken, sar baln iinde yarm pabu dolarken, babasnn amansz gzetimi altnda

kurulup tutunmaya alan bir mahallede, stanbul olmayan bir stanbul'da yayor olmann 'makro' sonularndan kayglanmasn nasl beklersiniz ki?"

li oturup, gzlerini imparatorluun bakenti olmu, binlerce yllk bir zn de sen yadsyamazsn!" "Hele seni hi anlamyorum," dedi bana, "70'lerin gazabn yaadn

"yi de, stanbul'dan alnan gzelliklerin zerinde yavuz hrsz misa-

ehrin durmu oturmu deerlerine dikmenin zorbala benzer teki ysen. On para etmez adamlar tarafndan aalanma, isiz kalma, oluun tanbul'u bir 'iyeri' gibi grecekler." ine doduumuz iddeti yeniden yaamaya, bu iddetin afak'n

ocuun a kalmas! Elbette, bu sistemle bouacak insanlar. Elbette sruhunda yapm olmas mukadder hasar ngrmeye alyordu. (Tabii, bilmiyordum ben.)

o srada bunun aslnda afak' aklama gayretlerinden birisi olduunu lamaya hazr, fnyesi taklm, saniyeli fitili hazrlanm bir bomba gibi' Yan bytp, CHP genlik kollarna girdii, 1970 yln 'her an pat-

diye tanmlamt gazeteler. 1970'in son gn, 31 Aralk'ta, gazete balknda bir renci ldrlmt. Ankara'da bir polis aracna dinamit atlmt. Eczaclk Fakltesi rencileri, ila fiyatlarna yaplan zamm

lar gelecek gnlerin habercisiydiler. Trabzon'da atma olmu, 19 yaprotesto etmek iin Eczaclar Birlii'ni bir saat igal etmilerdi. Ertesi gn, Balkesir renci Yurdu'nda dinamit patlam, Trkiye'de btn iiler Trk- binasna atlan bombay protesto etmek iin iki saat sreyle grev yapm, Demirel'in yeni Personel Kanunu'na direnen mhendiskam ve bucak mdr on be gnlk 'bo oturma grevi' balatm, maalarn alamayan on bin stanbul Belediyesi iisi ilerini brakmt. greve giden bir devlet olabilir mi?" "Dnebiliyor musun, 500 vali, kaymakam ve bucak mdr! Valisi ler, mimarlar, teknik personel ile Ankara'da toplanan 500 vali, kayma-

Bankas'n soyduklar haber verilmiti. 17 Ocak'ta Erdal nn'nn evi

On gn sonra Deniz Gezmi'in nderliinde drt Dev-Gen yesinin

ile Konya TS binas bombalanm, Edirnekap renci Yurdu'nda apa'da, patlamalar olmutu. karsnda olacaz" tehdidini savuruyordu. 24 Ocak'ta, Nide renci Yurdu'ndaki silahl atmada kaanlarn SBF'ye sndklarn iddia eden rine dzenlenen retim yeleri ve renciler ortak forumunda, Devmt. "Bunu unutmuum," dedi, Tlin. Dev-Gen, "Deniz Gezmi ve arkadalarna sklacak her kurunun

polis, faklteyi basm, yz yedi renciyi gzaltna alm, bunun zeGen tarafndan tespit edilecek eylem biimlerini uygulama karar aln"yle oldu tabii," dedi, Gnay, "Siyasal Bilgiler Fakltesi retim ye-

leri ve rencileri yaptklar forumda Dev-Gen tarafndan tespit edilecek sin rencilere ikence yaptn ileri srdkten sonra, 'kamuoyundan baka hibir makam tanmayacaklarn' bildirdi. Kan donuyor insann.

eylem biimlerini uygulayacaklarn akladlar. Dekan Prof. Tala, poli1917 doumlu koca adam, Cahit Tala. Koca adam ve Dev-Gen'in pein-

de, kamuoyundan baka hibir makam tanmayacan ilan edebildi! Bunun yasalarn alenen inenmesi demek olduunu bile bile, Trkiye'de kamuoyu denilen eyin lkenin ancak yzde beinin okuduu gazete haberlerinin vehimlerinden ibaret olduunu bile bile, bu k lkenin tek du!"

rgtl gc olan orduya davetiye karmak olduunu bile bile yapyorbeklenemezdi, ama bu Tala, bir dekan, bir profesrd. Profesrd, ama gencecik ocuklarn kann sahiplenmek gibi bir derdi yoktu anlalan. "Adam, 1960 ihtilal hkmetinin bakan da deil miydi?" "yleydi, tabii. Bizim aydnmz, totaliter rejime ancak kendi dorulYasalar yceltmek iin herkesten Sokrat gibi baldran otu imesi

tusunda gitmedii zaman kar kar. Yoksa, bakan da olur, umum mdr de. Hi merak etme."

sin dilinde Bamsz Trkiye ve kinci Kurtulu Sava var. Kurtulu Sava yle her babayiidin sabah kalktnda icat edebilecei bir meydan muharebesi deildir. Kurtulu Sava bir kere olmutur. imdi yirmi be yandaki delikanl nereden, nasl bir kuvvetle ve hangi izanla tahriklere gn bylesi kacak!.. Tabiat bu kadar zengin deildir!" alet olarak Kurtulu Sava yaptn ilan edebiliyor? Trk Milleti barndan Mustafa Kemaller karacaktr. Daima mstakil kalacaktr. Ama her "Hatrlyorum. Zaten o k yreklendirmi olmal ki, kendilerine

"O arada rahmetli nn'nn iyi klar vard," dedi, Tlin, "Herke-

sosyal demokrat diyen genler, ocak aynn son gnlerinde nce DevGen'le, sonra lkclerle atmaya girdiler. Otursanz da, dinleseniz bir afak'." Ben de hatrlyordum. Genel Sekreter Ecevit, "Ar solcu Dev-Gen'le

ar sac lk Ocaklar'nn ynettii komandolarn hkmetle ibirlii de, sosyal demokratlara "sahte devrimciler" dediydi.

halinde" olduklarn sylemiti. Dev-Gen Genel Bakan Erturul Krk

Bu arada, Ziraat Bankas'nn bir ubesi soyuldu. On be gn sonra, Balgat'taki Amerikan tesislerinde nbet tutan zence avu Finley nce karekesiyle serbest brakld. "Saflklar da inanlmaz," dedi Tlin. rld, sonra da 'zenci', yani ezilmi bir ulusun insan olduu romantik geDev-Gen'in aklamas "Trk halknn can gvenliinin olmad l-

kede, Amerikan emperyalizminin ajanlarnn can gvenlii sz konusu madn ima eden bir safsatayd.

olamaz!" trnden, lkede Dev-Gen'ten gayri kimsenin Trk halk olprotesto amacyla uuruldu. TA'nn nndeki atmada Mustafa Kolak vuruldu. lkcler nce stanbul Edebiyat, sonra Kimya fakltelerini igal ettiler. Kurtulu Lisesi'nin bahesine konulan bomba iki ocuu komalk etti. Ayn gn stanbul'da patlamalar pe peine srp gidiyorErtesi gn, ODT'deki Kennedy Ant, Amerika'nn Laos'a girmesini

du. ili'de, Galatasaray'da, ngiliz Konsolosluu'nun nlerinde dinamitler patlyor, camlar krlyor, buk unutuyoruz ki!" adamlar yine neden getirdi, anlayamyorum. ocuklar gibiyiz, yle amn yaratclarydlar bu insanlar. ronik olan, katillerin maktul gibi yapm ve yutturmu olmalaryd. Bugn bir Zincirbozan "mahkmu", amaktan bezdiren bir ylklk vard. Bu ylklk, retenle retilenin hr eden l-seviciliinden baka bir ey deildi. Gnlk mesaisinin sokendisini, rnein bir Suat ile zdeletirebiliyor, o "mahkmiyeti" bir ayrmas, retenin nihai rne tmyle yabanclamas eklinde tezanucunu kavrayamaz hale getirilen, ocuk mamas rettii rahatlkla kimyasal silah da retebilen ya da Auschwitz Toplama Kamp'nn frnlarn lantsnda ya da mecliste, nerge reten birisinin arasnda fark yoktu. yakan ii ile herhangi bir kurultayda ya da merkez ynetim kurulu topHiroimaya atom bombas frlatan uan seyir mhendisinin yaptnn idrakine varamamas, karmak bir makineyle ba edebiliyor olmann olmasnn arasnda fark yoktu. Nihayet, ikisi de karmak bulduklar bir mekanizmada bouuyorlar, kendi yeteneklerini snyorlard. heyecan iinde, izleyen kymdaki roln gremez hale gelmesi ile, rgt, kurultay ya da seim heyecan ile tutumunun nihai sonularna kr Gnay, meselenin yine ayn mesele, "itenlik" ve "sahiplenme" mese"tavsiye kart" gibi kullanabiliyorsa, bunda akllar durduran, insan yaDrlemeyen MC hkmetleri ve 12 Eyll'le sonulanan bir dra"Ve tabii kimse yakalanamyordu," dedi Gnay, "Bu referandum bu

lesi olduunu syledi. nsanlar tavr almak, karar vermekle ykmlydler. Yaamdan, atmosferi tketen herkes ama herkes sorumluydu. Trkiye, ne yapp yapp hayata sahip kan, hesap soran insanlar yaratmalyd. Olanlar desteklemeliydi. Ve afak zden, byle bir adamd!

mi byle gider" diskurlarnda bulan ataletin, "lkenin stnde meum

Trkiye'nin stne kan, ifadesini "gelen gideni aratr", "byle gel-

bir el gibi gezinen kokumuluun" stne gidebilecek bir adamd. "Geri den ibaretti.

braklmlk" ve benzeri bahaneler, kendi yreksizliimize, tavr almay "Hayata kart amay bilmek lzm," dedi, "En nefret ettiim insan

beceremeyen, lkeyi sahipsiz brakan itenliksizliimize verilen isimlertipi, kumar oynayanlarn arkalarnda dikilerek onlarn heyecanndan geinenlerdir. Kendi paralarn asla riske etmezler. Asla masaya oturmazlar. Kart amazlar ama seyreder, ahkm keserler." Ykn Hiroima yerine okyanusa brakan pilot, kendisinin yerini

alacak bir baka pilotun gelmesini belki nleyemeyebilirdi, ama denemekle ykmlyd. Ykmlyd nk ne kadar az bir ihtimal olursa olsun, bombann etkisini gren Japonyann, yedi yandaki kz ocuklarn yakmadan teslim olmas ya da Batl lkelerin her eye karn gl kamuoylarnn felketi durdurma olasl yadsnamazd. Ayn ekilde, bugn btn yzszlkleri ile ortada dolaan " MC ve Muhalefeti" btnn oluturan bireylerin "12 Eyll'le zetlenen faciay nlemek iin yapabilecekleri her ey denenmeye deerdi. afak zden gibi insanlar, yeniden trmanmas muhtemel benzer bir lgnln sigortalaryd. Satyor ve bizi onu desteklemeye zorluyordu! olabileceini dndm. afak zden'i satyordu bize! Bana ve Tlin'e! kaldrdydk," dedi, Tlin, "Patlayc maddeleri paspaslarn altna koyuyorlard ya. Aklmz sra can emniyetimizi salyorduk, kardeim." dyd. Kapatmay protesto eden ODT rencileri, Eskiehir yolunu kelar drt Amerikan askerini kard, olay kendilerine Trk Halk Kurtulu Ordusu diyen birileri stlendi. Jandarma ve komando birliklerinin ODT'ye girmelerine renciler kar koyunca, bir renci, bir komando eri, 18 ubat gn stanbul ve Hacettepe niversiteleri sresiz kapatl"O gnlerde biz apartmanda dairelerin nlerindeki btn paspaslar Hayretle dinliyordum. Bir an, istese ne kadar yaman bir politikac

since karlarnda askerleri buldular. 5 Mart'ta Deniz Gemi ve arkada-

bir a ld, bir stemen, be er ve yirmi renci yaraland. Kilolarca patlayc madde ve silah ele geirildi. ki bin renci niversitenin futbol sahasnda gzaltna alnd, niversite sresiz kapatld. "Her eyden evvel ve her eyden sonra, niversite iinde balca so-

rumluluun, bu tkenmi siyasi iktidarda olduunun bilinmesi, kabul

edilmesi ve onun gereinin parlamenter rejimin usulleri iinde yaplmasdr. lerin bu hale gelmesinde en byk amil, balca kusur, siyasi iktidr. 17 renci silahla ldrld, bunun bir tanesinin katili bulunamad. seleleri ve niversite hayat nihayet ay iinde intizamn bulur. Hayal rel'in cevab, afak' deli etmi olmalyd: Ordu yle dnmyordu, Bugn, demokratik parlamenter rejim iinde vazifesini idrak eden vadarn kaytszl ve bandan beri srdrd, marifet sand oyunlartandan gvenine, inancna sahip bir siyasi iktidar kurulsa, renci meolan sadece bu intizam, tkenmi bulunan ve durumun gerek sorumlu"Bu olaylar karsnda ar ktmserlie kaplmann yeri yoktur. Bu "Saat 12:40'ta TRT Haber Merkezi'ne bir tmgeneral ve iki albay girsu ayn siyasi iktidardan beklemektir," diyen Ecevit'e Babakan Demigibi olaylar dnya memleketlerinde mzminlemi ikyet konusudur."

di. subay doruca Haberler Mdr Doan Kasarolu'nun odasna girdiler. General n elindeki kapal zarf uzatt ve 'An, gereini yapn' rel hkmeti istifa etti." ortaya kacaktr."

dedi, zarfn iinden 12 Mart Muhtras kt. 4 saat 18 dakika sonra DemiAbdi peki onaylad: "...salt hukuk asndan antidemokratik gz-

ken olayn aslnda demokratik dzenin korunabilmesi amacn gtt

de byk bir ferahlk yaratmtr. DSK Atatrk devrimlerinin ve Anayasa Kuvvetleri'nin yannda olduunu belirtmekten kvan duyar."

DSK onaylad: "12 Mart Muhtras, ii kesiminin devrimci kesimin-

ilkelerinin korunmasnda, uygulanmasnda, gelitirilmesinde Trk Silahl

buluyoruz. Ancak, bu parlamentodan gl bir hkmet kmaz." Trk- onaylad: "12 Mart Muhtras'n benimsiyoruz." "Ne ikiyzllk, deil mi?" "Muhtra ve istifa hukuka uygundur."

Dev-Gen onaylad: "12 Mart Muhtrasn tespit bakmndan olumlu ki Anayasa profesr, Blent Nuri Esen ile Bahri Savc onaylad:

onun yerine atanan Erim'in CHP'li olmasna itiraz vard. Btn olaylarn bizzat kendisini ve iktidara gelecei anlalan partisini bertaraf etmek iin hazrlandn iddia ediyordu. "Ortann solu hareketinin ve benim, demokrasi kurallar iinde yeni-

Blent Ecevit'in, Demirel'in drl biimine itiraz yoktu ama

miz salanmtr. Oyun bitmitir. Hkmete katlmama karar alnabilseydi baz eyler kurtarlabilirdi. Ama Sayn Genel Bakan byle dnmyor," demi, Metin Toker'i bile gldrmt: iddias en iyi niyetli sempatizanlarn bile gldrmtr." "Ecevit'in kendisi elinde CHP'nin iktidara gelivermek zere olduu 4 Nisan'da yazan peki'nin saptamasna katlmamann mmkn ol-

lemeyeceim anlalmtr. Demokratik kurallar dna klarak yenilgi-

madn dnyordu, Gnay. "Halk Partisi bugne kadar serbest seimlerle iktidar alamam, daima 'ordunun basks ile hkmete getirilen parti' olarak tannmtr." Ayn saptama on alt yl sonra da geerliydi. Konutuka, on yl sreyle yaanan cinnetin kantlaryla bir kez daha

rperdik. Sonuta Gnay Rodoplu, bizi, lkclerle "koministler"in arasizlii iinde bym bir afak zden portresine ikna etti. Proletarya lkenin ihtiyac olan adamlar, bu deneyimi yaam adamlard. Siyasi hayata artk onlar hkim olmalydlar. "Anlald," dedi Tlin sonunda, "Peki, ne istiyorsun?" iktidarndan yana olmadysa, Halis zden gibi, Atatrk devrimlerine ve

snda skan, her ikisinden de dayak yiyen bir konumda olmann gven27 Maysa sz syletmeyen bir babas olduu iin olmam olmalyd.

mazsanz yapamam. Kooperatife girmenizi, birinizin bakanl stlenmenizi istiyorum." "Niye sen deil?"

"Akas, ben bu arsa meselesine bakmak istiyorum. Ama, siz ol-

yr'la knca, Tlin kabullenmek zorunda kald, Gnay'a dnd, "Peki, imdi ne yapyoruz?"

"ki kere ikiyi toplayamam ben! Bilmez misin?" Ben, kesin bir "ha"Ne yapalm, kardeim, bu kadn kollamak zorundayz!" dedi, bana.

Gnay, ktphaneye uzand, bir dosya kard, maddeyi deitiren genelge." "Ver, bakalm," dedi Tlin.

"te, hepsi burada. Bu 775 sayl Kooperatifler Kanunu, bu da 26. "Bana da roman notlarn versene. Siz alrken ben de okuyaym." "Peki," dedi, telefona gitti Gnay.

ne davet ediyordu. Rodoplu, afak'n bir eylerin ters gittiini hissettiiinen sistematik bir tartmadan kanacakt ama hasarn onarldn, huyunu zamanla daha iyi tanyacakt Rodoplu, hi bir zgrlk olduunu dnyordu.

Arayann afak olduunu sesinden anladm. Saryer ilesine yemei-

ni, hissetti. Yanl anlalmay aklamak ya da af dilemek gibi, ayrntlara Gnay'n teskin olduunu, meselenin halledildiini grmek istiyordu. Bu den ve byk bir cokuyla balamak!" Bu yetenein mthi bir g, mt"Ne ki, her eye ramen bsbtn de kaptrm deildim anlalan. "stenmeyenin stn rtmek, olmam gibi yapmak, her eye yeni-

Kadnck'n, Suat'a 'Olum, bu muydu sadkln, valla yedirdin kurda belanmadn fark etmeye baladm. Sadece gndelik olaylar deil, tabii ki

ni' dedii gibi, ne zaman aymaya baladm bilemiyorum. Ama, geirdionlar izleyemezdi, ama hayatmn btnn ilgilendiren oluumlar da

im ameliyattan balayarak, benim hayatma ilikin hibir eyi sorgu-

sorgulamyordu. rnein, Ankara'daki o konferansn deil, edit sonularn, ieriini bile bilmek istemedi. Zamanla, btnmle deil, afak'n kendi gereksinimlerinin hedefi olan, kendisine yarayacak paralarmla ilgili olduunu grmeye baladm. Bu paralarn benim btnlm iinde marjinal paralar olmas, birlikte geirdiimiz ilk gece gibi, neredeyse zoraki sunuluyor olmasn da nemsemiyordu. nk, nemli olan ayam, renksiz ve arlksz bir dnyayd. Ne dncelerim, ne kyc humusun? Anadolu erkei filan diyoruz da! Sendikac meselesinde olduu nimle deil, herkesle byleydi. Ters giyilen don olayn dndmde, fak zden'in kendi gerei olduunu dndm." "Gelemem, yemee misafirim var," dediini duydum. Kim olduunu zursuzluum, ne ilikilerim, hatta ne de hayatmdaki erkeklere ilikin tek fak'n 'aldyd'. Benim dnyam, yani kendisininkinin dnda kalan dnbir soru sormad afak. Seninle olan ilikimi bile sormad! Dnebiliyor gibi, aslnda tmyle bana ynelik bir saldrnn intikamn bile, beni deil, kendisini rahatlatan yntemle almaya kalkt. Ama galiba sadece bekarsnn dnyasn da gnlden alglamadn, tand tek gerein 'asormu olmalyd, "Tanmazsn, bir arkadam... nianls. Hayr, bir ey vereceim." Telefonu kapatt.

yapamam. Yapamam. Evlenmek zereler, ben de bir tr nian yemei "Roman, ltfen," diyerek elimi uzattm, "Roman notlar!"

Kadnck tandnda yirmi binden fazla abonesi olan bir salk dergisinin, on dokuz yandan beri sahibiydi iran. Dergi iki- formalkt. nc hamurdu, basks amurdu, kanser hcrelerini anlatan makalelerin arasna devrimci sloganlar yerletirilirdi, Trkiye'nin Erdal Atabek, ldeniz Kurtalan gibi "ilerici" hekimlerinin vesikalk resimlerinin ssledii yazlar yaynlanrd, silah hari, zorla abone olunurdu.

Ve, sahibini bir daire, bir Mercedes sahibi edecek kadar krlyd. Ve sahibi Mteferrikada sk sk misafir edilen devrimci renciydi. Yirmi bin abone, yaynclarn ryalarnda grmedikleri bir sayyd. Kadnck, duvardan duvara hall, elektrikli daktilolu, kolej mezunu Sekreterli, klimal, deodorantl, yurtd diplomal pazarlama uzmanlarnn, iki kelimesinden birisi ngilizce yntemlerine gldrd. irann baars, mazrufun zarfa zaferiydi. stanbulun khne bir semtinde, alt ikili lokanta, st devrimci lokali, iki buuk odal yazhanesinde, kapitone plastik srtl, Vezv gaz sobas, tezghsz mutfan yere zorlad piknik tpnn stnde kaynayan ay, 'kir gstermesin' rengindeki perdelerin pisliini saklayamad camlar, komu kebapnn komisini bekleyen eti yenmi, sumakl soan kalm dev madeni tabaklarn zerinde dilenen hamambcekleri gibi, tara kkenli karanlk komisyonculara atfedilen grsel unsurlarn -Atatrk resmi hari!- hepsi vard. Kadnck'n zgrln satn almas iin kanlmaz grd ticari giriimi muhteem bir iflasla sonulanmak zereydi. irann yazhanesi, Kadnck in, stanbulun "zgn" grafiklerinin "dizayn" etmedii, antetsiz ktlar, zarflar; marjlar, tarihi, imza yeri hatasz; ancak ok iyi silinebilmise, o da, ancak bir tek daktilo hatasna 'belki" izin verilen raporlar raporlar raporlar olmakszn, i yaplabilineceine ihtimal olsun vermeyen

Kadnck'n ofisinin yz metre ilerisindeydi. Kadnck'n bitmez tkenmez "proje"lerinin bunaltt Ortaknn dertletii; fikirlerini fikirleri gibi savunduu tanyd iran. Gnlerden bir gn, "iran, o i yrmez, diyor," diye tantrld. zerinde konuulan, Ortak'nn henz okumad, ayrntlara gsterdii zenin baarsn kanlmaz klacana inand bir projeydi. Kadnck'n. Tepkisi sert oldu, "iran da kim oluyormu!" (115) Kadnck Portre'ye: Tantmz gn hatrlyor musun? Al krmz kazan giymitin, pantolonun kara, sakallarn ondan karayd; yzm doladka, gldn sakallarn. Esrar kaaksndan bar fedaisine kadar, yasad her meslee yakrdn. Bir an nce geldiin yere gidesin istemitim. Yzne bakmadm hatrlyorum. Ortakla aram daha da bozasn istemiyordum. Ama, sen gitmedin. Karma getin, af diledin. "Ben, Hseyin 'e, 'O i yrmez,' derken, sizin raporunuzu okumamtm. Okuyunca grdm, ok iyi bir proje. Sesin. Yumuack. Bulu andaymsn gibi, sk sk ton deitiren, yumuack sesin. Hatasn dzeltmeyi i edinen mertlik. Beklenmedik bir zarfn iinde sunulan hayal gc. Yllardr ses vermeyen bir mttefik.

Gzlerindeki hayranlk parlts. Sen. Dostum. Dalardan yankland ses, yand. Aram: Te ku lil ki Te ku lil ki der be xare Der be xare, de bu iser, singemen Kewa di sa, kewa disa helin dani, Helin dani a kesara dilemen... (118) Arif: Krcali 'yle Arda aras, Saat sekiz sular, Yusuf'um, Saat sekiz sular, Demedim mi, ben sana Yusufum, yoktur bre aresi! (119) iran: Dotman day kamet ev mi ti mane d kyri, di gazi, ber destane wi a wa, be sebran, me Kurdane le dotman, le dotman wemrurei (120) Oru: Bugn de akamdan batma yarm ay! Ik ver ylda bir dinlenenlere. Grdn m nasld, Ural'la Altay? Halini sordun mu, halkn bir kere? (121) iran: Hanmam! Bermalm! Dil sai bu ylli bame! Hanmam, bermayam, rendih, reva, malanmn, Hanmam, bermayem, rendih, hemla, malanm. Hanmam mm,

were banm, runiya, her duaveymin, Hanmam, bermayam, rendih, hemla, malan hanmam, bermayam, rendin, hemla, malan! Kadnck: Mezar talarn, Hasan, Koyun mu, sandn? Bre Hasan, koyun mu sandn? Adam ldrmeyi Hasan, oyun mu sandn? (123) iran: Kadnck:

Nedeni medeni yok! Ben komnistleri seviyorum. te o kadar. yi ya. (124)

Ramazan: Kadnck Ramazan'a:

Pasaportla gireceksiniz Diyarbakr'a, Yok, yav? (sylenemeyen) (125)

iran:

Ser frazkn, ser frazkn, ser frazkn ala azadi! (126)

Kadnck Portre'ye:

Oysa, ben de o gnei izlemi, o ok uzun, o ok yorucu yolculuu ben de yapmtm. Benim ocukluumda da 'Bat'ya, Bat'ya, Bat'ya, rrd kular, 'Bat'ya, Bat'ya, Bat'ya, rrd dil kurslar resim sergileri

elektronik bulular. Yol uzun, yol zahmetliydi, Yol yenime, Yol kavga, yok ispatt. Nihayetinde birka yaldzl diploma karl kahramanlarm ald, dlerimi, kanatlarm krd. Yzbir bilim adam, binbir kitap grdm. 'Siz Doulular pek bir eysiniz... ' dediler, 'Anlyorsunuz,' deil mi?... Hadiii, canm, siz anlarsnz. Ne de olsa, Batllam saylrsnz!' 'Biz, Doulular' kimdik? 'Pek bir...'neydik? 'Ben neyi anlayacaktm?' Budisti, Bedevisi, Acemi, Kamboyals, erkezi, Vietnamls, Trk, inlisi, Krd, Tibetlisi, Alevisi, Malezyals, Suriyelisi, Sumatrals, ksacas Meri'in dousunda yaayan tm halklar, 'Biz, Doulular,' Biz gabi, ehvetli, kaypak, hain, hissiz, pis, despot. Biz, bir rnek Doulular Biz, bedensel faaliyetleri dnda, ne id belirsiz Doulular Biz, sosyal 'bilim'lere, siyasi bilim'lere edebiyatlara meze Doulular. 'Batldasn,

Batldasn, Batldasn!' rrd,

sinemalar, konferanslar, konseyler moda evleri, tekeller, karteller. Nasl bir aryd? ipil mavi gzlerin pipo dumanlar arasndan talep ettikleri neydi? Nasl bir aryd, halkma yaayabilmek iin nce kendisini, 'Doulu' kendisini iptal etmesi gerektiini srarla tekrarlayan? Marx'a nasl bir umutla sarlm olabileceimi dnebiliyor musun? Das Kapitalin ve otuz yorumunun n dnebiliyor musun? ilili 'yabanc renci' Ortega, Kolombiyal Omar, Hintli Daver lkelerimizin aclarna 'szc' arayan lkelerimizin aclarna are arayan milyonlarca bizler. Yl 1853't. ngiltere, Hindistan yok ediyordu. Marx, insanlarn straplar ile megul

tek Batl bilim adamyd. Bizimle gzya dkt, yreimize aldk. Yllarca dizinin dibinde oturduk. 'Kitap'a aptessiz dokunmadk. Derken, bir gn, fazla alanm olmalyz ki, 'Ama, unutmayn, 'deyiverdi, Marx, 'ngilterenin Hindistan'da yerine getirilecek iki grevi vardr: birisi ykc, birisi yapc. Yal Asya toplumunu ortadan kaldrmak, onun yerine, Avrupa toplumunun kurallarn getirmek. ' Oh, oh, oh, oh, oh!!! ayi, vayi, vayi!!! Yerinden srad, Daver! 'Yal Asya toplumu dediin benim anam, babam, daym, kardeim, Azndan kan kulan duyuyor mu senin ?!!!' 'Ne var, yani? dedi, Marx, en bilimsel haliyle Timur'un boyunduruu sndrmedi mi, saysz insan yaamn? Ne biim bir itihatt? Ne biim bir gerekeydi? Hintliler ldrlmeye alktrlar, bu kez de biz kendi iyilikleri iin kessek, ne olur?'u benim 'Doulu yreim anlayamazd!

Hintliler diye birileri yoktu, 'Doulular' diye birileri yoktu, benim amcalarm, daylarm, kardelerim, komularm vard! Talep etmedikleri bir corafyaya talep etmedikleri bir haritaya hasbelkader duhul etmi, iki litre kanl, iki ayakl, oluklu ocuklu, sevinleri, aclar ile 'insan'dlar! u kflenmek zere olan yosunlu gezegende bir gdm dolaacaklar, sonra herkes geldii yere dnecekti. Bir bana. Kendi iyilikleri iin 'yok edilmenin' rasyonalini anlayamazlard. nkalar, Aztekler, Massachussettler de anlayamadlar! Bu balamda, Hitler, oryantalistlerden daha bir namusluydu: Yahudileri, onlarn iyilikleri iin deil, 'stn'Alman rknn iyilii iin kestiini hi saklamad! 'Uygarlatrma misyonu'nun ardna saklanmad. Clk yarama bir de tuz bast, Marx, 'Bo ver, ' dedi, Daver 'i gstererek, 'Bu insanlar bizim gibi ac ekmez. Onlar, Douludur. O halde, biz onlar baka yollardan anlamaya almalyz.' 'Bat 'ya, Bat 'ya, Bat 'ya' rd

grkemli binalar dolu vitrinler ksa alma saatleri iilerin altlarndaki otolar, zgrlkler Ne ki, ihanetin acs yreimdeydi. Artk brorleri incelemeden, Onlar 'baka yollardan anlamadan' hibir davete icabet, paketlenmi doldurua gelmeyecektim. Baktm, bir daha baktm, bir daha baktm, Grdm ki, hakknda ahkm kesilen insan deil, insann izdm. Kartondan oyulma bir ekil, egzotik, gizemli, yaamayan bir ta bebek, bir oyuncakt. Gunga Din, ieko, Ortega, Omar, Hozan, kitleyi oluturan ve fakat ve aslnda bedenimizde her gn milyonlarcas yenilenen hcreler gibi nemsiz kiiliksiz

ve anlamszdlar. Muhalefet hakk olsun tannmayan insanolu nasl yaayacakt 'Bir aa gibi tek ve hr Ve bir orman gibi kardeesine?' Nzm anlamayan birileri vard. (133) Kadnck Portreye: sve'e giden geline: svee gnderdiiniz gelini hatrlyor musun? Bir gelin grdm Gll donu zerinde ah gmlek Gll donu zerinde ifte dayra Karasar yzne dolal puu Ya kokulu, ter kokulu, antiseptiksiz Anadolu. Bir gelin, grdm, sar dilsiz Bir gelin grdm, aasz bacsz Bir gelin grdm, besmelesiz atsz Skagerrak Nehri kysnda Alt ay gece, elektronik Oslo'da. Bir gelin grdm. Alk alyordu, siyasi mlteciler brosunda Il l bir sirkte Kan ter iinde. Kadnck Portre'ye: Gelini de, Binali'yi de, Gndz Vassaf gnderdi. Ben biliyorum, o gnderdi! (135)

Kadnck Elaya:

Az daha Avukat hsan da gnderiyordu. hsan, ya. Krte konumak istiyorsan, sve'e geleceksin,' dedi, ona. Sryani dilini yazya dkebilmek iin svelilerin akl almaz gayretlerinden sz etti.

zgrlklere sayglarndan, insan haklarna sayglarndan sz etti. Sz etmedii 'hak aramak' iin nasl bir donanm gerektiiydi! Sz etmedii, 'asimile olmamak' diye bir zgrln svete de olmadyd. Oralarn ocuuydu, Vassaf. ngiliz mstemleke valisinin beyaz eldivenli, Shakespeare dkn, Jeeves hayran, mikroptan, bakteriden, kokudan arnm vekilharcyd. 'Hak'n elbette alrd. Ya Dilan? Ona ne olurdu? sve entellerinin naps masalarna meze? rana silah yetitiren Gteburg fabrikalarna nc vardiya temizlikisi? Gzel gelin, nazl gelin! Bin yl dnsen, Bin hocaya dansan, u dev gibi sarn falanj ustabayla ne gibi bir ortak meselen olduunu anlayamayacaksn! (136) Feyzullah'a: ngilizler sana hayran kaldlar m, canm? Hyde Park'ta nutuk atp, zgrln kutladn'm? Seninkileri yine taradlar geen akam, bebeler top gibi frlad. Kahrndan gitar konserleri veriyor musun? Pakistanllara m Hintlilere mi? (137) Vapur senetlerini okulda retmiyorlard, retmeliydiler. Entegralleri reteceklerine, vapur senetlerini retmeliydiler. ok da kolayd.

skdar'dan biniliyordu. Karda, stanbul tarafnda beliren ilk reklam levhasndaki isim senede yazlyordu: 'Cemilolu Lastikleri'nin 'Cemilolu'su. Yannzdaki kadn ocuuna sesleniyordu, "Selim! Seni krolasca!" Borlunun ismi belirleniyordu, "Selim Cemilolu." imdi de bir adres... Bakmyordunuz, tahliye sandallarnn zerinde bir isim, diyelim, 'Turhan Korkmaz'. Eh, gemiye verilen isim elbet sokaa da verilir. te cadde ad, Turhan Korkmaz Caddesi. nnzdeki srada ka kii oturuyor, sayyorsunuz, bir, iki... krk yedi. O da tamam. Gelelim ehire: Karaky'de her gn nnden getiiniz bir pideci mutlaka vardr. Trabzon pidecisi. Daha gvenilir bir borlu olabilir mi? Bir de fiyakal imza atyorsunuz, ite senet: Selim Cemilolu, Turhan Korkmaz Caddesi, No. 47, Trabzon. Meslei pideci. Banka mdr gvenmeyecek de, ne yapacak? Ya da gkten ne yam da yer kabul etmemi? Kredinizi alyorsunuz, senet protesto oluncaya, yani size gerekli deme ertelemesi salanncaya kadar zaman kazanyorsunuz. Adam olana iki ay yeter de artar bile. Kadnck'n, zamannda denmesinde srar ettii vergi, sigorta primlerinin ucuz borlanmalar olduundan haberi yoktu. Alacakl deil, borlu; davac deil, daval olmak gereinden haberi yoktu. cra memurlarnn kuruluk eyasna dalacaklarndan kukusu yoktu. 'Byk Gazete'de, gzleri bantl fotoraflarnn kacandan kukusu yoktu. Var gcyle urat, (138) Kadnck: Amerikan Servis! Amerikan Servis! (ne olur aln! Beten nce yirmi sekiz bin lira lzm! Senedimiz var!)

Amerikan Servis geldi! Sokaklar karanlk, sokaklar pusu doluydular. Ortaky, devlet terrnn rgt terr ile kol kola gezdii mekn. Biraz daha beraber olabilmek iin, yirmi metrekarelik meyhaneye sndlar. Neydi birbirlerine iletmek iin bunca telalandklar? nsan onuru? nsan ilesi? Yeni haritalar? evrenin homurdanmalarn duymular myd? Kadnck'n, 'rpnrsn Karadeniz' diye katla katla alayanlara uruna len-ldrenlere duyduu merhamet miydi, duyurmayan? Yan masada aniden peydah olan adamn yz iek bozuu irkiniydi. 'Polisim,' dedi. Sohbeti o gnlerde be paraya ayrlp, her bir paras stanbulun bir semtine datlm, kimlii belirsiz bir kadnc nasl bir araya getirmeye altnn ballandrlmasyd. Fotoraflar kard cebinden, 'ite bu bir kolu, bu bir baca.' 'ite, biz byle grev yapyoruz!' gururlanma myd? stanbulun drt bir yanndan kol, bacak toplayana ne denebilirdi ki? Dehete bakmay grev edinene, ne denebilirdi ki? 'Allah, raz olsun!' mu? iran'n beyaza alan yz uyard, kalktlar. Ortaky karanlk, Ortaky labirentti. Caddeye yrdler. Nereden frlad bilinmez, ufack bir ocuktu, Aabey, buras faist dolu,' dedi. Hemen uzaklasn!' Bir Mslman ciniydi, grnd gibi kayboldu. Kadnck'n tepkisi, Kibele sendromuydu, dven oullarnn arasna giren, ana sendromu, 'Hibir ey yapamazlar! nce beni vursunlar da, grelim!' Bir de trk syledi.

'Bir hm ile geldi, geti, peh peh peh peh! Bir beyin kz, zor beyin kz!' 26 Mart'ta niversite bahesine atlan bombaya arkadalarn vermiti, iran. Glecek hali yoktu. Dolmabahe'yi buldular. 'Bir Krt olarak, seni sevdiimi biliyorsun, deil mi?' dedi iran. Gemilerinin kanatlarn krd, iki kk kutular. zdeleemedikleri bir dnyada yaam sava veriyorlard. Birbirlerine dayanarak uacaktlar. Uacak yerleri yoktu. Caddeler evleri oldu. iran'n sahiplerini gz krpmadan vurabileceini syledii Yeniky yallarnn kuytu glgelerine sndlar. Yaralarn sardlar. (140) Nurdan: A, haberiniz yok mu, Kadnck hanm? iran Bey, Ataky'de iki yz milyon liraya mkellef bir daire ald!!! (141)

IV
afak zden, Gnay'n iinde i smrgeciliin 'kurban'ndan, 'yar-

dak'sna ne zaman dnt, bilemiyorum. Ama, srecin kooperatifle den yoktu. Ne ki, "Kepazelik daha ilk aydan balad," diye anlatt Tlin.

balam olduunu dnyorum. te yandan S.S. Etem Aa Yap Koope"Drd onlardan, bei bizden -Gnay, malum, ben de dhil olmak

ratifi'nin (ismi buydu) bylesi bir skandalla sonulanmas iin hibir nezere eriebildii 'evsizler'i bir araya toplad- dokuz kurucu Sanayi Tica-

ret'e mracaat ettik. Ettik, diyorsam ben ettim. Akas, afak'n ekibinin

zelikti. Her ey yanlt, ama her ey. Efendim, adam, kurucu ye bana, rnein, on bin lira sermaye bedeli yatrlacak m, diyor, hayr yle deil,

'en bilen'i Onur Oflu efendinin elime tututurduu 'dosya' tam bir kepa-

yirmi bin. ki tane nfus sureti yeter mi diyor, hayr yetmiyor, tane dmcs olduu iin de dinlemek durumundayz. Ama dediim gibi, daha

lzm. Fotoraf gerekmiyor mu diyor, bil ki gerekiyor. Neticeten, ne diyorsa yanl diyor. Btn bu arada, bir baka kooperatifin bakan yarilk gnden belli oldu ki, ortada ciddi bir palavra var. 'Biz bu ii biliriz!' i bakanl yapm bir ahbabma gittim. Uzun uzun konutuk, saolsun, palavras. Hal byle olunca, ben daha Ankara'dayken, kooperatifler birliadamcaz beni bir gzel uyard. Ortaya kt ki, iin sonunda rezil olmak nman lzmd. Metin'le tarttk, o da ben de benim bu kooperatifin bakanln stlenmem iin bu meselenin halledilmesinin art olduuna karar verdik. Konuyu, Gnay'a atmda, 'E, tabii!' dedi, akn akn, 'Baka trl olmaz ki!' istemiyorsak, bize salam bir kooperatif muhasebecisi, bir de hukuk da-

mizi Ticaret Sicili'nde dizi dizi basl grdk. Pek mutlu olmu olmalyz ki, Pafuli'de bir akam yemei ile kutladk kardeim." 'Pafuli' dedii, Kurueme'de SHP'lilere lokal gibi hizmet veren bir

Neyse. O yln eyll aynda kooperatif tescil edildi. Hepimiz isimleri-

restorand. Sahibini eskiden Kotil'in belediye bakanl zamanndan tanrdm. Sevimli de bir adamdr. Hele de yerel seimlerden nce, Gnay'n demesiyle 'siyasi iktidara talip' ne kadar tara politikacs varsa orada buluurlard. Ender de olsa, 'kravatl' Ankara ekibinin dt de olurdu. "Garip bir iti! afak zden, btn hanmlara tabii, en pahals ve g-

zeli Gnay Rodoplu'ya olmak zere saks saks iekler getirmiti. Masa yle lebalep doluydu. Btn harcamalar da o yapyordu. Zaten, bandan beri o yapyordu. Ankara'daki masraflar da o stlenmiti. Onlar neyse de, yemek fasllar, her frsatta kutlama yemei yiyor gibiydik, o kadar yordum. Bence, afak zden'de kimseye, Gnay dhil, bir ey kaptracak parasn kaptrmasyla namusunu kaptrmas birdi onun iin." gz yoktu. Mesela, bir gn bana 'para, namustur' gibi lf ettiydi. nsann abartlmt ki, akas, 'Bunun faturas ne zaman kacak?' diye bekli-

nerek. Sanki o notlar yazan birisinin farkna varmamasna imkn yoktu! de stelik afak' fatura almasa bile, harcamalarn bir yere not etmesi taklarnn afak'tan bir eyler gtrdnn farkna varmt da, onu koruyordu! Mamafih, haksz da saylmazd. Gecenin artk bir saatinde, adamn Gnaya, 'Bunlarn hepsi fasa fiso. Bu i seninle benim, glm. Bir sen bir ben varz,' dediini kulaklarmla duydum. Yalan da deildi. Hema!' dedi, kesti att, 'Ben de ta attm da, kolum yoruldu nk! Fikir "Varmad, biliyor musun!" dedi Tlin, "Varmad! Varmad gibi, bir

"Gnay farkna varmyor muydu?" diye sordum, roman notlarn d-

gerektii hususunda uyaryordu. Sanki, bizler de dhil olmak zere, or-

sapa, arsay Gnay alyordu, harcamalar afak yapyordu, bizler de araafak'n, para afak'n. Ben sadece bir sempati ilikisini kullandm da ileri hzlandrdm. Yoksa, Dalan herkese veriyor.' yle deildi, tabii. Adam lenmezdi." Dahas da vard. O "sempati ilikisi" dedii eye duyduu gvenden,

da nasiplenecektik. Bunu Gnay'a sylediimde, 'Hadi, ordan, samala-

herkese bir veriyorsa, bize be vermiti, ama bilirsin, Gnay'a lf syseimlerde afak zden'i desteklediini haber vermiti, Dalan'a. Tabii,

byle, kazanann kazandna bin piman olduu bir "Pyruss zaferi" beklemiyordu ama Dalan'a, "ayrtepe'ye size benzeyen bir adam geliyor," demiti. "Sizin biraz daha genciniz. Birde, hemeri saylrsnz." Kendince, zamandan aralarn bulmaya alyordu, afak'n nn ayor, birlikte almak zorunda kalacaklar iin, daha o dunuz o adam? Olacak gibi deil!" yle bir duralam, "Eh, gelsin bakalm," demiti Dalan, glerek. Bu da, ok mutlu etmiti Gnay'. Trkiye'de insanlara itenlikle yaklald zaman olmazn olmadn dnd o ksack, umutlu dnemi yayordu. Muhasebeci ve hukuk danman meselesini o akam amt Tlin, "Sizin adaynzla kyaslanamayacak kadar iyi! Sahi, siz, nereden bul-

"lk itiraz, Onur Oflu'dan geldi," diye anlatt, imdi vatandan parasn harcayalm?" t. afak zden, keza. de kz alyor."

bu! Yllarca mali danmanlk yaptm ben. irketim vard benim. Niye Duran Kuran da ayn fikirdeydi. O da yllarca muhasebecilik yapm"Biz hallederiz, efendim," dedi, Duran Bey, "Sadece benim yazhane-

"Ne gerek var, efendim?" dedi adam, sinir sinir glerek, "Benim iim

m diye tereddt ediyordu. afak zden, gzlerini bardana dikmiti, belli ki, dnyordu. Neticeyi kelam, o akam bir karara varlamad. Zasomasyona kyorlard, kardeim!" Ne dediini anlamadm grd, ten, varlacak gibi de deildi. Politikac ortaklarmz durup durup kon"Yani, lokantadaki masalar geziyorlar, dost partililerle pyorlar,

Gnay, bir bana bir onlara bakyor, arln koysun mu, koymasn

bir ikilerini iip, en son dedikodular alyorlard! Anlayacan, biz kadnlar iekler arasnda yle oturuyorduk, kardeim! Biz kadnlar derken, zellikle Gnay demek istiyorum. nk, millet dnp dnp bakyordu fak'n iine yaradn dndnden, beu bir ehreyle imzalad." "Allahallah!" demiim! d ilikisi mi kaldyd?" ldrd onu. ve Gnay'n adnn gezdirildiinin farkndaym ben. Nitekim, bir ara, im-

zalamas ricasyla restorann 'defter'ini bile getirdiler. Bizim ki de, a"0 zaman yleydi," dedi Tlin, iini ekerek, "Hatrlasana. Kullanma-

Evet, kullanmad ilikisi gerekten kalmamt ve bu yanl sonunda d kendisini."

O anlamda sylememiti biliyorum. Yine de, zehir gibi oturdu iime. "Kendini beenmi salak sevgilim!" diye mrldandm, "Balayama-

"Biz de onu ok ciddiye aldk ya. Koruyamadk ki." kimiz de ayn eyi hatrlyorduk. Filistin sefiri meselesini. cierinde yer eden bir mesele olduu iin yaknyd. afak zden'in, Parti Gnay'n yaknyd adam. Daha dorusu, Filistin, meselesi Gnay'n

"Balayamad salak!" dedi Tlin, gzlerinden de yalar iniyordu,

'kravatllar' nezdinde konumlanmas, 'kravatszlar' nezdinde de 'ke-

deki dkknn sahibi' kisvesini soyunup, yeni bir saygnlk kazanmas lenmedik bir davette Deniz Bey'in karsnda belirivermek olduu kadar, yanna katlan zellikle boboaz bir ayrtepelinin, stanbul dn, sn da salyordu.

iin gerekli dzenlemeler uyarnca sefirle tantrd, intifada anma trenlerine katlmak zere Ankara'ya davet edilmesini salad. Bu, hi bekafak zden'in bilinmeyen erdemlerini bire bin katarak anlatmas faydaald dnemdi. nk, ikimizin arasnda her gn bahsi geen bir yrek yarasyd Filistin. Bir iadam gnde ka kez 'deme' ya da 'nakit' derse, sem, abartm olmam. Fawaz Trki'nin, "Ben, yirmi dokuz yllk mrmn "l" Trkiye'ydi! unu da sylemeliyim. Bu dnem, Gnay'la ilikimizin en ok yara

bizim de o kadar 'Filistin' ya da ilikin bir szck kullandmz sylerhemen hemen tmn bir yurtsuz olarak yaadm," diye balayan unlarn ezbere bilirdik. nk, Gnay, kendisinin Trki olduunu sylerdi! Onun "Ben yirmi dokuz yllk mrmn hemen hemen tmn bir yurtsuz olarak yaadm. l kysndaki bir mlteci kampnda yaadm ve bydm. Biliyorum. Ara sra bize gnderilen yiyecek ve scak battaniye yklerinin belgelerini dzenleyen il yzl Batl brokratlar dnda, bu yeryznde benim yaadm bilen kimse yoktu. Bir insan olarak yaamak iin gerekli ama ve duygudan yoksun braklmtm ben. Her ay, BM yiyecek depolarnn nnde dalkavuka ylarak sraya girmeye zorlanmtm ben. Btn bu yirmi yl boyunca, ne zaman korksam, aklma yirmi souk k gelirdi. Ne zaman bir d grsem, gzmn nne bakalarnn yedii yi-

yecekler gelirdi. Yine biliyorum ki, btn yaadklarmn sonunda, gereklik duyum krleti ve bilimcim ksrlat. Bir milyon Filistinli kardeim gibi, ben de yurtsuzlar kampnn amurlu yollarnda sanki yaamyormuum gibi sessiz sedasz, anlamsz voltalar atarak gnlerimi geirirdim. Maddi yalnzlmz da dahil, her eyimiz bizden ekilip alnmt. Bu yzden, zaman zaman nefret ve acmaszln lgnca snrlarnda bir girdaba kaplr, zaman zaman da derin bir hayal krkl iinde teslimiyete boulurduk." en ar deneyiminin Trk ocuklarna tm boyutlar ile anlatlmas gesini istemesinin ardnda, Trkiyenin siyasi kaderini belirlemeye talip nay'n dnyasn bile iselletiremeyen birinin Filistin trajedisini gnl rektiini sylerdi. Filistin faciasnn afak zden'in yreinde yer etmebirisini mutlak surette uyarmak gerektii inanc vard tabii. Ama, Ggzyle alglamasn beklemek abesle itigalden baka bir ey deildi. rn bile iade etmez oldu adam. Gnay, bunu o zaman bilemezdi, tabii. can dnyordu. Tabii, eer afak zden'in sefiri olas bir saldrya Nitekim, 'dava' afak'a hizmet ettikten sonra kapand. Sefir'in telefonlaDahas, 70'leri yaam birisinin Filistinlileri herkesten daha iyi anlayaGnay, bu pasajn Trke kitaplarna konulmas, yirminci yzyln bu

kar korumak amacyla nne getiini ya da BMWsinin antenine Filisniz. imdi dndmde, Gnay'n hakl olduunu, zden'in bunu btnyle gsteri olsun diye de yapmadn anlyorum. "ok Trk!" derken, bunu sylyordu Gnay. takarsn, tuttu sanrsn, birka dakika ancak dayanr, tak atar, baka vite"Trk, vites tutmaz," demiti, bir gn. "anzman hep arzaldr. Bire

tin bayra takl dolatn grm olsaydnz, siz de farkl dnmezdi-

se geer, yavalar, hzlanr, ama durmas gereken yerde durmaz! Trk'n

istikrarna gvenemezsin. Ne duygusal dzlemde gvenebilirsin, ne gnmaz ki."

lk hayatta. Frtnadr, akll uslu bir meltem deil. Rzgrnn enerjisin-

den de o yzden yararlanamazsn ya zaten, ne zaman dinecei belli ol-

kurduk ya, arsann tahsis edilmesi iin doksan yenin bir araya gelmesi gerekiyordu. imdi, ie bak, bu doksan yenin yllk gelirlerinin, sk dur, iki milyon drt yz bin liradan daha fazla olmamas lzm diye bir art gemeyecek ve nasl olacaksa, bu miktarla geindii yetmiyormu gibi, yecek!" "Nerede varm byle bir mahlk?" var! Dahas gelirlerinin bu miktarn altnda olduunu ilerleri tasdik edecek! Bu ne demek biliyor musun, adamn aylk geliri brt 200.000 TL'yi ayda ta atlasa 750.000 TL'nin altna dmeyecek kooperatif aidat de"Yok, tabii. Gnay ard kald. arp kalacak kadar naifti. Onun bu

"Her ey batankarayd," diye srdrd Tlin, "Mesela, kooperatif

hali zden ve reksn ok gldrm olmal. 'Byk Yalan' diyordu, km' diye ortaya kan bizler, 'evet, yllk geliri iki milyonun altndadr' yalan sylemeye zorlanyordu."

'Byk Yalan'dan hi kurtulamayacaz!' Haklyd. Herkes yalan syldiye damgay basp, imzay atan iveren! Herkes! Daha dorusu, herkes de biraz yanl olmas. Bizim bamz sokacak evlerimizin olmad doru, ama yllk iki milyon bilmemnenin altnda yoksul olduumuz doru deil. O denli yoksul birinin deil ev almak, hayatta kalmas mmkn deil! yle pis bir i ki, yasal otorite, isterse bu yalan kullanp sana arsa birimiz u anda bu yalana kar kamayz, nk karmz bu yalann dorulanmasnda." "Ne yaptnz peki?" diye sordum, vermez, isterse kullanmaz, verir. Bu noktada kiisel sempatiler, yani key"in iren taraf," diyordu Gnay, "Her eyin hem biraz doru, hem

yordu, yoksul halk ev sahibi yapacam diyen belediye, 'ben yoksul hal-

filik iler. Sanki btn dzen keyfilie elversin diye kurulmutur! Ve hi-

yazarlar vard. Onlarn gelirlerini tescil edecek iyerleri de yok! Hadi ba-

Ne yapacaz?" dedi Tlin, "Bizim aramzda bir de stelik ressamlar,

kalm, vergi dairelerine mracaat edildi ki, bu da bir baka fars tabii! Yok,

vergi karnesi yoksa, bu defa da, herkes i sahibi bir arkadana koturdu, yani! Bu tabii, kurucu yeler iin byle, geriye kalyor seksen bir kii. Onu da, Onur Oflu halletti." "Nasl?"

asgari cretten orada alyormu gibi gsterildi. Yalan diz boyu! Delilik

rafl, muhtardan, iyerinden tasdikli ye kart, ikametgh nfus sureti filan vard! 'Tlin Hanm, buyurun, istediinizi seebilirsiniz!' demez mi!" "Uydurma insanlar m?" "Hayr efendim, sahici insanlar! SHP'liler, Parti yeleri! Meerse,

"Buna inanmayacaksn ama adamn elinde belki binden fazla foto-

bunlarda byle bir stok varm! Nerede bir kooperatif arsas tahsis edilelar! Tutarsa hesab! Tutturduklar da olmu besbelli! Tabii, sen esas o zaman bizi grmelisin! lk lk baryoruz, 'Byle ey olur mu?"' "Ve tabii oluyor!"

cek, bunlar hemen gerekli sayda kart bir araya getirip mracaat ediyor-

var, onunla ahbap olduk. A, bir de bakyoruz ki, btn kooperatifler yle

"Hem de nasl! Bu arada Mesken Gecekondu'nun banda bir hanm

mracaat ediyor! 'Bu nasl i?' diyoruz, kadncaz, gzlerini yere indiriyor, dudak bkyor. Devlet memuru ya, konuamaz, eletiremez! Bu araunu sonradan grdk tabii. Neyse, kardeim, anladk ki, bu dandik listeyle mracaat edilecek, da, Gnay yrtnyor, tabii, 'Ne gerek var btn bunlara!' Ne gerek olduarsa knca da, bu insanlar istifa edecek, yerine para deyebilecek 'sahikn.' 'Nasl, brakaym, kooperatif bakan benim!' Elcevap, 'Ama, bakan olmay siz istediniz, efendim!"' "Korkun!"

ci' yeler alnacak! 'Peki, ya istifa etmezlerse?' diye soruyorum Onur Of-

lu'ya, 'Ederler, efendim, ederler,' diye pis pis glyor, 'Siz o ii bana bra-

kezi meselesi var. Onur Oflu, srar kyamet, kooperatif merkezinin dier

"Daha bitmedi, bu hibir ey deil! imdi, bu arada, kooperatif mer-

bir ya da belki iki kooperatif ve bir de sigorta acentesini barndran kendi

ofisinde olmasn istiyor. Bizde de serapa iyi niyet kardeim! Gidip bakyoruz, le gibi bir apartmann asansrsz altnc katnda, le gibi bir yer. Onur Oflu, terlikle geziyor, iyi mi! O da bir ey deil, ne kadar Partili varsa orada! Mesela, sevgilisi mi, sekreteri mi belirsiz bir kadn var, sabahtan akama telefonda, Kthane senin ili benim SHP ile merkezleri ile sohbet halinde. Artk bir konuma bir konuma. Efendim, belediye meclisine girmeye hazrlanyormu. Gelen giden bir yn kk politikac ve onlarn mandall sevgilileri!'" "Niye?" "Ne?!" eer merkez benim ofisim olmazsa, ben de yokum!" 'Olmaz!' dedik tabii. Dedik ama, Oflu, kyametleri kopartt. 'Efendim, "Niyesini ok sonra anladk. Meer adam bandan beri o ofisi adam "Evet, bu kadar basit. nanabiliyor musun? patladnda grdk.

etmek iin, kooperatifin para tutmasn beklermi! O tafras da oymu!"

Demirba ad altnda tam krk milyonu gtrmt adam! Pirin halojen lambalar, ef sekreterler, hallar, perdeler ve hatta bir banyo! yle bir yonluk demirban laf m olur?' deyiveriyor! 'Daha ruhsat ortada yok, hangi drt milyarlk i?' diyorsun, '0 da olur, efendiiim! O da olur!' diyor! Akl alr gibi deil!" yor?" yzszlk ki, 'Ne bu?' diyorsun, 'Efendim, drt milyarlk bir ite krk mil-

"Peki, siz kontrol edemiyor musunuz? afak ne diyor, Gnay ne di"Eeehhh, mesele de orada ya zaten! imdi, afak zden, Onur'dan ok iyi hatrlyorum, bir gn, gene bir nedenden patladm. Sekreter

yana. Gnay da hep afak'tan yana!

almz, bir ocuklu dul bir kadn, sigortas yaplmyor, ortada bordro ledi. Sonunda,

yok, filan byle bir ey. Gnay'a gittim Uzun uzun anlattm, dinledi, din-

yp, maydanoz bahesine yrm olmalyd,

Tlin anlattka, gzlerimin nne geliyordu Gnay. Kitabn kapa"Senin mer yalarnda bir adam dn. Evli. ki ocuu var. ki tane

'Bak,' dedi, 'sana bir hikye anlatacam.'

de gmm. ayrtepe Mezarl'na. Prl prl bir kafa, a deil ama yok-

sul. Hep burslu okumu. Bir yerlere gelmeye alyor. 0 dnemdeki her namuslu yurtsever gibi, sokaklarda, vatan kurtaryor. Derken, 12 Eyll geliyor. Sabahn drdnde alyorlar. Otuz drt gn. Brakyorlar. Tekrar alyorlar. Tekrar. Tekrar. Sonunda da sryorlar." Dnm, Tlin'in gzlerinin iine dikmiti gzlerini,

verdii arkada Erol iek bile, bir gn olsun evine urayp, on bin lira olsun brakmyor. Memleketine dnyor, olmuyor. Elma bahelerinde nicedir stanbullu bir gen adamn retebileceini hibir ey yok. zmit'e lklarla besliyor ailesini. Aklnda bir tek ey var, almak. Hak etmedii bir hayatn, hi hak etmedii aalanmann, yoksulluun cn almak." tin olduunu dnyordu. Ve haklyd. geliyor, inaatlarda marley dyor, kt krfezden tuttuu kokulu ba-

"nce, insanlar ellerini ayaklarn ekiyorlar. Omuz omuza mcadele

"Kimden?" diye sormutu Tlin. 0 da kendi hayatnn bir o kadar e"Bak," diye kesti att Gnay, "siyasal olaylarn gizli kapakl yorumlar

beni hi mi hi ilgilendirmiyor, canm! Bildiim tek bir ey var, o da, yaad deneyim, evresinde grd gereklik dzenini ve hukuk anlayn alp gtrmse, armamak gereklilii." yor olmalyd, karlarsa, ben (dirseini gstererek) bu kadar sokarm!" dediini hatrlbazlarnn yreini katlatrr, bazlarn yozlatrr, bazlarn da biler. sadk kalmaya alyor. "Byle bir deneyim, bazlarn yenilgiye uratr, bazlarn sindirir, afak'n, iaretparmandan bir boum gsterip, "Bana u kadar so-

afak, bilenmilerden. kretmek lzm ki, yine de oyunun kurallarna

bir muhasebecilik ii buluyor. Sadece bir ay alabiliyor. Neden biliyor

Bak, bir sre sonra stanbul'a dnyor, ayda otuz be bin lira maala

musun? irket TIRlarla nakliyat yapan bir irket. Eski bir solcuyu, dikkat et, hkm giymi deil, tutuklanm bir solcuyu istemiyorlar, ya TIR'larla darya adam karrsaym. Eline bir otuz be bin daha veriyorlar, kapnn nne koyuyorlar. ofrlk yapmak istiyor, yapamyor, ehliyet vermiyorlar, nk 'sakncal.' ki seenei var, ya araba kullanmayacak ya da kullanacak ve her yakalandnda polise rvet vermeyi renecek. kincisini yapyor. Koskoca bir araba alyor ve ehliyetsiz kullanyor. Ben letliini bilmeyen bir devletin temsilcisine sayg duymas beklenebilir mi? Oradan kyor, kck bir dkkn buluyor. O yetmi bin liray yecek hale geliyor. Acmasz bir iadam oluyor mu? Hayr. Duran Bey,

de olsam, kincisini seerdim! Tpk onun yapt gibi, ben de rvet verir

ve verdiim her kuruun hesabn sorar gibi aalardm! Anlasana, devsermaye yapp, i hayatna atlyor. Bytyor, bytyor, slale besleher zaman syler, ne zaman afak'tan bir ey istesen oradadr. Elini ce'Nedense' deil, nk, zapturapt altna girmekten nefret eder. Maliyecinn unutur, haciz stne haciz gelir. Sonra da onu birilerinden karr. bine atar, para, ek, ne karsa paylar. Ama, vergisini demez, senet glerden defterleri dzenli tutup kurtulmaktansa, rvet verip savmay

yeler. Ve baarr. nk, hayata kart aan trdendir. Kart aan ve riskini n da daha iyi bilir. nk, nihayet, i yapmaktan ama para kazanmaktr. afak zden de nasl kazanlacan bilir. Ama, bu onu lkesinden ayrmaz. Kalbi, bu lke iin arpar hl. Politikay brakmaz, stelik, 'sol' politikadr brakmad. Bu arada, devreye ben girerim. Bir i olasl daha iyi bildii iin istiyor."

gze alan. Bu lkeyi senden benden ok daha iyi tanr. Nasl i yaplaca-

daha kar. Deerlendirir, tabii. Ve undan eminim, orada evlerimiz olmasn en az bizim kadar istiyor. Yoksulluun ne olduunu bizden ok

yordu. Sklmesi gerekecek aalar ekecekleri yerleri planlamlard. Dalan'n yeni ald aa makinesini kullanacaklard. yapyorlar, defterlerini kaybediyorlar. Ama, sonunda kazanyorlar."

afak'la, arsaya gittiklerini, demet demet iek topladklarn hatrl"Ama, yntemleri farkl bunlarn. Kesektlarnn stnde hesap

raan bir mkemmeliyetiydi Gnay! Dilim varmyordu, hibir zaman da varmad, ama akn gzn kr ettiini dnmek pekl da olasyd! edersem, Gnay' kaybedebileceimi hissettim." "Yok, canm!" "Vallahi, byle dedi. Byle dedi, kardeim. Daha da fenas, eer srar "Evet! u anlamda, afak'a inanszlk sergileyen herkese kar duru-

"Gerekten, byle mi dedi?" diye sordum, bir paragrafla bir hafta u-

yordu. Daha da srar etseydim, benden kopacakt. Unutma, Duran Bey'le nasl oldu. 0 zaman da, bu kooperatifle hi hlleemeyecekti. ok da ar cezalar var." Duran Bey'le, ne olduunu bilmiyordum.

da, hani Erol Bey, afak lehine adayln ekmezse, bir nc adamn m. Erol'la konumasn istemiti." "yle mi, olmutu?"

"Ankara'dayken, aday gsterilecei zaman telefonla konuuyorlard

aradan kacan sylemiti ya. Gnay da buna dayanarak, Duran' ara"yle olmutu, tabii. Duran da dinlemi, 'Yalan sylemediinden

emin misiniz, Gnay Hanm?' diye sormutu. Gnay, afak'n yalan syleyebileceini, hele de kendisine yalan syleyebileceini ima etti diye bir daha yzne bakmad adamn! Konumad bir daha!" imdi dnyorum da, (bu 'imdi dnyorum da' ibaresini ok

sk sk kullandmn farkndaym, ne ki, neden sonra ayanlarn hikyesi hamml etmi olduunu anlamakta neden o zaman o kadar zorlanmz,

bu! ster istemez byle) evet, imdi dnyorum da, Gnay'n niye taonu anlamyorum. Oysa, hatrlamalydm. Bir gn, yine Tlin'le beraber-

dik. 0 sralarda Tlin bir arkada ile ortak hediyelik eya ii yapyorlard.

retimini de, pazarlamasn stlendiklerinden akl almaz bir mesai iindeydiler, yine de iler yrmyordu. O gn, Tlin, iki adam grmt. lki, holdinglerden birisinin perdahl gibi duran, parlak koordinatrlerinden biriydi. Srnd aftershave'in kokusu daha koridordan duyuryd. Tlin'i ayakkablarndan utandrmt, luyordu. Ofisindeki halnn temizlii evde bile salanmayacak bir baadan bir para deri, bundan tt, Voque'da grdmz bir portfy yaptryoruz ya... Olum yanda delikanl, beni yle tepeden trnaa szd, 'Biz, bunlar ithal ediyoruz,' deyiverdi. Kaldm m, ben orada yle? Kendimi dar dar attm, bu defa da Mahmut Bey'e gidiyorum. Mahmut mam'da iki tane dev gibi han var. Neyse, orada ayakkablarmzdan "Kardeim, btn gn Rami senin, Kazleme benim gezmiim. On-

Bey, Ticaret Odas'ndan eski tandk. Sokakta grsen, fakirdir diye cebine para koymaya kalkarsn. Adam ii bytt, bytt, imdi Sultanhautanmadk. Saolsun, ay da ikram etti. Mal gsterdik. Demez mi ki, 'Biz

byle eyler kullanmyoruz, ama, senin gzel hatrn iin, iki dzine brak!' Nasl bir tepem atm! Elimde, numune, yle kalakalmm. Canm gstereyim size de," diye elini yanndan ayrmad naylon torbaya atnca Gnay barvermiti, "Yeter, da!" km bir araya getirinceye kadar, bir de stelik iyi mal, yle kavga etmiim dericisiyle, dikiisiyle, mahcup olmayalm i yapacaz, diye. Bakn,

ni devirip, "Bize de bok yemek dyor, kardeim. te, yle." "Akln makln kulland yok," dedi, Gnay. Gzleri bulutland, "yle. yle. Akln kullanm kardeim."

"Adam, akln kullanm keyi dnm, ite," dediydi, Tlin, gzleri-

zek ayn ey deildir. Zek, 'eyler'i, insanlar ilevsel klma becerisidir.

"Hayr," dedi, Gnay, yine, "hayr!" Fsldar gibi konuuyordu, "Aklla

ki sopay birbirine balayp aatan muz dren maymun, zeksn kullanr, akln deil. Zek, elde olan olduu gibi kabul edip, kendi amacn dorultusunda yeni kombinasyonlara sokarak ilerlik kazandrmak demaya; ekirdei, gerekliin zn bulmaya ynelir. Akln ksa vadeli, mez!" Yerinden kalkt, Tlin'e sarld, mektir. Biyolojik anlamda hayatta kalmak srecinde kullanlan bir dnce eklidir. Oysa, akl anlamaya ynelir. Yzeyin altnda kalan anlaelle tutulur bir amac yoktur. Yani, insan akln kullanp keyi dne"Bizim takmn yapt hata da ounlukla budur," dedi, teselli eder

gibi, "Hatrlasana, butikilikten yatla kadar ne iler batrld? Adam haliyle kazanrsa, ben haydi haydi kazanrm,' deyip, ne ilere girdi millet.

imzasn atmay bilmiyor, iki kelime konuamyor,' deyip, '0, o poturlu Olmad. nk, o adam zeksn, kurnazln kullanyor, paralar bir am tiyatro seyredip, Kral Lear'in insanlk kadar eski ve her an gncel Git, evine otur, iek yetitir!" araya getiriyor, muzu dryor. Sen, akln kullanmaya kalkyorsun. trajedisiyle btnleip sabah 'eyler'i ve insanlar maniple edemezsin. Haddini bil sevgilim, sen bir garip ingenesin. Nene lzm gm zurna? gndermeyi teklif etti, ne haber?!" "yi, kardeim! Mahmut Bey de havasn atsn! Beni eve BMW'siyle "Eeee, yle olacak! Boaz'da yemee kalm da demedi mi?" "Demez mi!" diye nledi Tlin, acyla. Az sonra da, kalkt. mamdr. Batllatn, bile!" "Ne dedin yine?" "Ahhh, ala sevgili yurdum," dedi Gnay, arkasndan, "Trkiye ta-

Oysa, akl, fiziki, zihni, ruhani varlmz zenginletirmeye ynelir. Ak-

Kurduu balantlar her zaman anlamadm sylemitim. "Ters geldi, deil mi? Buna 'Batllamak' deil, 'Batllaamamak'

diyorsun, sen?"

dar."

"Hibir ey demiyorum. Gnay'cm. Ne dndn sordum, o ka-

den ekibine brakmasnn altnda, onlarn pratiine duyduu inan yatyor olmalyd. Ama, Tlin ikna olmam, ayrlmt, du ama ben hissediyordum. Mesela, bir ara 'Kooperatif merkezini madem burada istemiyorsunuz, ayrtepe'ye tayalm,' diye tutturdu. Ben tm. Bu defa afak zden bakan oldu, Onur Oflu da kendisini bakan de nutuk att, nutuk att diyorsam, att koullar grmeliydin! Gnay'n "Neden sonra!" dedi, "afak da beni istemiyordu. Bir ey sylemiyor-

Tlin'e o konumay hatrlattm. Gnay'n daha o zamandan ii z-

oraya nasl gidecektim ki? Trkesi, 'i brak' demekti. Ben de yle yapyardmcs yapt. Deneti Duran Kuran, sayman Erol iek. afak o ara bir evindeydik, yle yamurlu, souk bir akamst, afak zden en hayat rifin. Kabul etmek lzm, yorgunu gen adam halinde. Gnayn gz benim stmde, sanki hayatn gereklerini grmemi ister gibi. Bir karizmas da var, canm, tabii heamayacanz dnmeliydim. Ben, belediye bakanlna aday olmaktan da vazgetim. Haddimiz deil, parasz olmuyor. Kooperatifi antiyeye tar, iin bana geer yrtrm. Sizi de rahat brakrz. Tlin Hanm.' 'Sizi ok zdk biz,' diye balad. 'Kabahat benim. Ortaklarmla anla-

ite adam aday bile olamayacak,' diye dnmeye baladm. Gnay, tabii, fak rahat etsin, iine baksn! Tabii, bu nutku attktan iki ay sonra adayd,

yle bir syledi ki, ben bile, 'Hay Allah, parann gz kr olsun, bak

iki kere ikinin drt ettiini bilse, hemen bakanlna talip olacak ki, a-

adam! Tam bir hyarlkt canm bizimkisi! Bu kadar kt olacan ben de

nay'a 'bu adamlar atalm, ii biz gtrelim, biz onlarn namuslarna gdum." "Dinlemedi, tabii."

dnmemitim ama hakikaten ok tedirgindim. O kadar ki, bir ara G-

venmek zorunda kalacamza onlar bizimkine gvensinler' diye tuttur-

yordu, canm! Mesela, biz neden sonra aydk ki, ikinci genel kuruldan

"Dinlemedi. Sana, Duran'a yaptn anlattm. nanlmaz eyler olu-

balayarak her ey usulsz. Mesela, kooperatif yneticileri ile i ortakl

olanlar deneti olamyor, bunlar yapmlar. Biz iin farknda deiliz, bunmalar lzm. stifalar alnmad gibi, adamlar genel kurula

lar resmen iki irkete ortak. O dandik yelerin istifalar alnmam, ynearlmadklar iin, ynetim fiilen geersiz! Hangi birini syleyeyim, ka"Peki de, korkmuyorlar myd? Nihayet, herkesin ban derde sok"Hayr, korkmuyorlard kardeim. Bir tuhaf, ryada gibiydiler sanki. 'Efendiiim, dertlendiiniz eye bakn!' pis pis glyor, 'Koyarsnz

tim kurulu tarafndan tasdik edilmemise genel kurulda mutlaka yer al-

nun aka belirtiyor, Erol iek hem sayman olup, hem de proje izdi diye kooperatiften para alamaz." maz myd, bu?"

Mesela, adama, 'Peki, bir mfetti gelse ne yapacaksnz?' diye soruyorsun, iki ellerini iki yanna ayor, cebine birka yz bin, eker gider efendim!'

sak olmuyor mu?' onun cevab yok. Bizim anladmz anlamda yok. 'Siz bana brakn efendim, ben hallederim,' diyor. 'Size nasl brakaym

'Peki, ama ne gerek var btn bunlara?' diyorsun, 'u ii dzgn yap-

'Efendim, buras Trkiye, mfetti yemesin olur mu?' diye balayp, devlet memurlarnn zavall maalarla geinemeyeceklerini anlatyor, ya da Onur Bey, bakn, insanlardan ift imza olmadan para alyorsunuz,' diyorsun,

sun, 'Ne var efendim, makbuzlar imdi afak'a gtrr, imzalatrm,' di'Canm, efendim, afak yoksa, Sedat var, atverir bir imza,' diyor ve

yor. 'Gtremezsiniz, nk afak burada yok, stanbul dnda,' diyortabii ben deli kyorum, 'Sedat nasl imza atar?! Kooperatifin orta bile

deil!' 'Atar efendim atar. Zaten afak'n her eyini o imzalyor. afak, bu

imza benim deil demedikten sonra ne beis var?' Mmkn deil, ortak bir zemin bulup konuamyoruz!" nn Asimov'a ar bir hakaret olduunu dndm syledim, Colossus'u yazan adamn bu anlattklar ile uzaktan yakndan ilgisi olamazd. "Btn bu arada, afak zden'in tutumu neydi?" "Dedim ya, beni istemiyordu adam. Nedenini imdi anlyorum. Ben, "Bilimkurgu gibi kardeim," diye, devam etti Tlin, ne ki anlattklar-

Gnay'la arasna girebilecek tek kiiydim. Oysa, o Gnay' maniple ederek gelmiti bu kadar yolu. Beni ister mi? Tabii, arada ok bir ey ters gittii zaman barnyordum. Mesela, efendim, tapu iin mracaat edilmiyor. ay, drt ay edilmiyor. Seimler yaklayor. Gnay, tuhaf bir i'Birine hrslanalm, bize hakszlk yapsn, stmze yz kurun sksn gibi, vites atyor kardeim adam! Sana anlatmama imkn yok, nasl bir nyor, Latife'nin Hazmi'si gibi -Buzdan Kllar'daki Hazmi'yi hatrlarsn lmeyiz, onu ldrnceye kadar yaarz biz,' gibisinden, pek bir erkeksi yzszlk iindeler. Sevsen olmuyor, dvsen olmuyor! Bir de iin teki son genel kurulda bile sustuk be kardeim!" k yapyor. Hah, tam oldu, diyorsun, gene olmuyor. Gnay'n dedii taraf var. Fazla stne gidemiyorsun, 'Sen benim kadnm benden daha m ok kollayacaksn?' havasna giriyor, arada Gnay var, susuyoruz. Bu Son genel kurul, seimlerden birka gn nceydi. afak'n o gn a"Dikkat et, glm, ynetim kurulu, denetiler ayn kalsn, ynetim gdyle 'u tapuyu aln,' diyor. Sylyorsun, afak zden, birden babala-

yrtepe'de, sonu "paa" ile biten mahallelerden birinde kahve toplants vard. Gelemedii iin yerine Gnay' gnderdi. Sk skya da tembih etti, kuruluna ihale yetkisi al. Tamam m?" Tamamd, tabii.

nce hi yataa girmemiim. 0 arada her hafta sonu kamuoyu yoklamas

"Ara sokaklarda bir pastanede buluuldu. Ben de bitkinim, bir gece

yapyorum. Paraszlktan, sonular her pazar elle dkyorum ki, pazar-

tesi gn hangi mahallede gerideysek, oraya adam karalm, afak gitsin, konusun filan. Neyse. Masalar konmu, millet etrafna dizilmi. Baktm, Duran orada. Yanma gelecek gibi oldu, yzne bakmadm. Vazgeti. Erol orada ama uzak duruyor. Onur konsomasyon halinde. Sedat orada tabii, 'Abla, abla' diye etrafmda geziniyor. Beni koruyacak ya bir tr. Ben de, srtn aslan gibi kardeine dayam, en inanl kadn halimde getim baa oturdum. afak, dedi ya, ynetim kurulu, denetiler ayn kalsn, ihageldi, yannda da ocuu bir kadn, ite efendim bir yerden bir deneti bizim arkadamz bir air, yerine de imza atmlar. Sonra, bilano. Bir de ortada, Erol'un izdii, renkli renkli resimler var. Bir tanesi daire pln, sinde, bir de bbrek eklinde bir mavi boyal bir leke, 'Onur Bey, bu da havuz mu, yoksa?' 'Niye olmasn, efendim?' le yetkisi al, gzm Onur'da, bir kt atmasn diye. Hkmet komiseri

raporu kt. Duran deneti ya, o raporu gezdirdi. Sonra reniyoruz ki,

deneti raporunu Onur hazrlam, o imzalam, ikinci denetinin ki o

bir tanesi de arsaya apartmanlarn nasl yerletiini gsteriyor. kinci-

daireyi kendisine kapatm. Ama bu arada unutma, avam proje yok, ruhseden ses kmyor. Nasl ksn? Ben, en Gnay Rodoplu halimle orada

Tlin'in sana syledii havuz o. Gerekten de, Onur, hemen nndeki

sat yok, bir tapu alnm, onu da Onur kaldrp kaldrp gsteriyor. Kimoturuyorum ve para deyen ortaklarn hepsi bir biimde benden dolay bii, imza yetkisi demek. O arada bakyorum, ynetim kurulu yedei olaoradalar! Ben de etrafa gvenli glckler datyorum! Derken, sra seimlere geldi. Onur Oflu, kendisini bakan yardmclna getirdi. Bu, tarak, adayln koymam bir kzcaz da yazyor. Kzcaz tanyorum, o zamanlar hep onun yannda geziyor, bir de hangi akll uslu balayp da, sonunda herkesin iin gbek att dnler gibi, insanlar nihai kiiliklerini ortaya dkerler, oralarn mdavimi. imdi, Parti'de nemli bir yere geldi. Sonra birisi daha, o da onlardan. Ben, yine de aymyorum, nk,

adamn kendisini byle ortaya atmasn ackl buluyorum. Hani, SHP'de, tatmin edecek diye dnyorum. Efendim, afak'n bakanlnda yeni seilen ynetim kuruluna 'ihale dosyasna gre gvenilir firmalardan

herkes herkese 'bakan' der ya, kendimce, bu adam hibir yere 'bakan'

olamad iin bari bu kooperatife bakan yardmcs olacak da, kendisini davet usulyle' ihale yetkisi veriliyor. Karambolde, bir de kooperatifi,

yona da yaplabilecek dairelerin krka kmasna karar veriliyor, yani, seltiliyor. Tabii, o zaman bilmiyorum, meer 'kooperatifilik' diye bir

lks inaat haline getiren bir karar geiriliyor. Yani diyelim ki, yirmi mil-

nitelikleri deitiriliyor, lks inaat oluyorlar, yani Oflu'nun 'ciro'su yksektr olumu! Adamlar, lemin paralarn organize edip, zengin oluyorlar! yle syleyelim, mteahhit olsan, ksmen de olsa, kendi paran kulra gre byk su ama zaten yasalar Byk Yalan'n paras. Kimin kmza 'konut' ite, yatay dey devingen yap, filan diye siyasal nutuk 'sosyal' gibi, 's' harfiyle balayan hibir kelimeyi azlarna alamyorlar. Neyse, canm. Genel kurul tkr tkr iledi. Onur Oflu, lanrsn. Burada, paray toplayan da sensin, inaat yapan da sen. Yasalakyn kimden soruyorsun? Dahas, SHP'lilerdensen, bir de yoksul halatmana da imkn veriyor, nk, Parti'ni bir kere sol diye konumlamsn. Sa partiler, en 'sol' eyleri de yapsalar, inandrc olamyorlar, nk 'Memnun musunuz, Gnay Hanm? Sizi memnun edebildik mi?' di-

yor, ben de, 'Aman, estafurullah, saolun!' Sedat, yanmda bitiyor, 'Abla, seni eve ben gtreceim, abim, brakma dedi!' ime iliyor, bir mutlu oluyorum, sorma! 'Bir tanem, o kadar iinin arasnda beni dnyor!"' mi ya, 'Bast yerde ot bitmeyen Trk'ten sakn!' diye, vallahi doru dlar!"

"Yok, kardeim yok," dedi, Tlin, "Kevorkian Diana'nn kocasna de-

demi! Bastklar yerde ot bitmedi adamlarn. Ne var ne yok yamalad-

lar! Para, ak, sevgi, sayg, dayanma, acma, hogr ne varsa yamala-

yle bir bakmakla yetindi.

"En kts de hogr yamas olmal," dedim. Tlin, cevap yerine

den belediye bakan olmutu. Onur Oflu, il meclisi yesiydi. Erol iek, Teknik Daire bakanlklarndan birisine geirilmiti. 'Akta kalan' tek ortak, Duran Kuran'd, ,;. tnlkl adam oydu!"

Bunlar konutuumuz zaman, 26 Mart seimleri gemi, afak z-

"Olacana bak," dedi, Gnay, "Aralarnda kzarmasn bilen, tek b"Desene, dostun bahesine bir hoyrat girmi, gln dererken daln

krm!" dedim, insanln bitmez tkenmez hznn hatrlar da, biraz olsun rahatlar diye umuyordum. Dudaklar kvrlmad bile! kendime yediremiyor, daha dorusu, kendimi balayamyordum! Ben de, adam, bunca eye karn silkip atmam olmasn bir trl "Sen de bunu anlamyorsun," dedi Tlin, "Deil sen, gkten tvbe

estafurullah Hazreti Peygamber inse, bir ey yapamazd! Ahlkla afak istemedi!" "O zaman seviyordu!" diye barmm,

arasnda kalan son ban kendisi olduunu biliyordu. 0 ba kopartmak "Aksini hi sylemedim ki! Hep sevdi!" dedi.

V
Demet'in Sava'la evlenmeye karar verme nedenini anlyordu, Ro-

doplu. Yorulmutu, kz. Eyalam ilikilerden, "sahipsizliini" her an yzne vuran, kullanan erkeklerden yorulmutu. Son darbeyi vuran da, bir nceki erkek arkada Hasan'd. gibi kulland entel barlara, ilk adyla ard Turgut Bora, smet Ay Birinci kuak stanbullu bir Krt't Hasan. Demet'in babasnn evi

gibi tiyatroculara, kolej diplomasna, sergiledii meme yarna, eksilmeyen kahkahasna, paraszlk korkusuzluuna, Robert'te okuttuu oluna, erkez tavuklu-keten peeteli sofrasna, teyze demenin yersiz kaaca bakml annesine, en yeni Trke konumasna, solculuuna, Tarkovsky hayranlna, bir yerin pazarlama mdr ciddi kz kardeine uzaktan ama huu iinde bakan bir Krt't. Demet'e meftun olmu olmasn, Demet'i "dzerken", aslnda, asla eriemeyeceini dnd bir dnyay

dzyor, yani, o dnyann "sahibi oluyor" olmasna balyordu Rodoplu. Demet'e gelince; o dnemimizin belirli bir snfnn, esasta kendilerine r vard: Deniz. Mutlu sonla bitmi, olsa dillere destan olacak, saygyla aacak bir tekne" ina etmeye gitti. Demet. yeterli kadnlarnn tm gibi, "erkek adam" aryordu. Bir de ortak aklaalklanacak bir ey yapt; iini brakt, evini datt, olunu annesine Aylarca, tezghtarlk, kasiyerlik yapt, hibir becerisini esirgemedii emanet etti, "erkeinin" ardndan Bodruma onunla birlikte 'okyanuslar bir ak yaad. Sonra bir gn, stanbul'dan, Hasan'n evlendirme vaadi ile

ifal ettii, on sekiz yalarnda, "gzeller gzeli", Aksarayl bir kz kageldi. Kz, Hasan'n eski sekreteriydi, annesinin ba rtlyd. Demet'in gsnde alad. Demet, Hasan'a eline ne geirdiyse onunla vurdu ama kar olan mazbut annesinin, akl banda kz kardeinin bana geleni enkaz gibi geri dnd. bir haftalk doktor raporu alan da kendisi oldu. stanbul'a, ie bandan hak ettiini ima eden sessizliklerine, olunun sitemkr baklarna, bir adiyeden olduklar, "yaanmalar gerektii" dnld iin sorgulamyorlard ama Demet'in aldrd yoktu. Nariei ruju, lgn giysileri hapis yatan Sava'la tant, ihanet acsn paylat. Sava Rus Filolojisi mezunuydu. Senarist, ynetmen ve oyuncuydu. ile yine ortaya kt. Bu defa, daha bir solcuydu. 12 Mart'ta, tam be yl Cihangir'de tek bana yayor, "btn stanbul"u tanyordu. Demet, annesinin evinde kanepede yatmaktan, "Yani, en basit medeni ihtiyacm, bileyim, bir kitap! Okusam da, okumasam da bir kitap!" horlanmaktan, ayol! Baucumda bir komodin, zerinde bir lamba, bir sigara tablas, ne "Annemle Filiz uyanmasnlar diye eve ayaklarmn ucuna basa basa giriyorum. Musluk bile aamyorum. ocuk gibi!" kat, beraber yaamaya baladlar. Ne ki, Hasan'la geirdii gibi bir macera bir kez affedilirdi. Bu yeni ilikiyi bu defa saygn bir ekil vermek onurunu kurtarmas asnSorgulamadan saranlar entel barlardaydlar. Bu tr servenler vaka-

dan gerekliydi. Yaam yorgunu Sava'n evlenme teklifini kabul etti. Sanki, bu temiz kma harekt olmasa, Demet, entel barlar da kaybedecekti. lalet edecek ekilde itibar edilmesi gerektii gibi bir duygusuyla, Osmanl usul bir davete kalkt, Rodoplu. Bu arlamada, Dr. Sernea'ya taknd, "Bizi sakn hafife alma!" tavr vard. uradn syleyen Diana Pavlovi de katld. Demet, Sava ve Tlin lsne, telefonu karamad iin kapdan Drt kadnn arasna den erkei rahatlatmaya abalayan Tlin, orDemet'in ardan satlmas, saygn ve sevilen bir kadn olduuna de-

tak bir konu bulmu olmann sevinciyle, Pavlovi'in mesleini, ie televizyon yazar olarak baladn bir nefeste anlatt. Sava, her gn sahici elini sakalna dayad, bir Hollywood film senaristiyle karlyormuasna nadan bir tavrla karakterlerin yaam m, yknn kendisi mi?" diye, Amerikaly akna eviren bir soru sordu. ra zaten karakterler de yk de kendi balarnn aresine bakarlar, Kendi kendilerini gelitirirler, yani." Rodoplu'ya dnd, "yle deil mi?" "Sorar msnz, senaryo yazarken, nereden balyor? Determine ettii

"Oh, shit, man!" dedi Diana, "Kim aldrr? Bir ucundan balarsn, son-

dudaklar alayc bir ifadeyle kvrld,

Sava'a dnd, sylenenleri evirdi, kfrl ksmn atlad. Ksnl Tlin, arkadalarna, aman-sakn-damad-paralama mesaj akt; hi"Marjinal," dedi Sava, "Marjinal zaten."

"Herhalde," dedi Rodoplu, "Bilemem."

yapar mym? diye cevaplad Gnay. Ne ki, Sava bitirmeyecekti. Elini cebine daldrd piposunu kard.

diye takm, sakaln tra olmaktan endii iin uzatm, iyi de, kardeim, bu pipo da neyin nesi?" "Sava Bey, nerelisiniz?" Rodoplu dayanamamt. tns karlacak gibi deildi. Diana Pavlovi'e dnd, "Ne diyor, ne diyor?"

Tlin'le yine gz gze geldiler. "Haydi, diyelim fular boynu yor

"Adana," dedi, adam, "Adanalym," Sesindeki, bir-itiraz-nz-m-var

esin, ister bakaldrsn, bir tanktan baka bir ey deildir." Rodoplu evirdi. olacak?"

"Bir yazar," diye srdrd, "dzene ister sizin yaptnz gibi boyun

"Boyun een kim?" Sava'a dnd, "Peki, yaratclk? Yaratclk ne "Yaznsal bir yapt uygarla ilikin bir belgedir. i snfnn mca-

delesini, iktisadi gelimeyi belgeler. Aristokratik hiyerariyi, burjuvazilarna tanklk ederler." malym, imdi?"

nin kapkaln, ezilen ii snfnn aclarn anlatr. En suya sabuna

dokunmayan, bamllktan en ok kaan yaptlar bile toplum bozukluk"Yani?" Rodoplu'ya dnd, "Bunlar bana neden anlatyor? Ne anla"Beyefendinin Marksist olduunu," dedi Rodoplu, "Onu anlamalsn." "Hey, sana yardm edebilir miyim?" "Oh, bir Marksist," dedi Diana, "anlyorum." Tm ilgisini kaybetmiti.

Mutfaa giden Tlin'e seslendi,

olduunu unutmutu. lk bardaklar, onulmaz bir acs varm gibi, gittike kaslan bir yzle iti Sava. Karardka karard, sessizletike sessizleti, gzlerini tabana dikti, kaskat bekledi. Kadnlar kendi aralarnda konumay, her ey yolundaym gibi yapmay srdrdler. Ne ki, davet

Rodoplu raknn kurtarc gibi yetitiini sand ama Sava'n alkolik

nian yemei olmaktan kt, misafirlerin, evin, einin "gn"ne isteme-

den dm erkeini, sklp da hrsn sonradan karsndan almasn diye

elbirlii ile pohpohladklar bir mizansene dnt. Demet'in, onca gldkleri, "Hayat zor korkuyorum... Gorhma! Gorhma! Gorhma!" numaras bysn kaybetmiti. Onu izleyen, yumruk ettii ellerini omuzlarna ildii srada, "Flaubert'in romantizmi Madame Bovary gibi salksz bir kahraman vura vura yapt "mastika" ie yaramad. Laz fkralarnn anlatmna geyaratmtr," diye sze giriverdi, Sava. Nihayet konumu olmasndan duyulan mutluluk grlty kesti. zleyen nutuk tarihlerin, edebiyat akmlarnn birbirine kart, deli samas bir diskurdu. Flaubert, romantik akma neyse, Madame Bovary realist akma o'ydu. Hayr, ftrist mantik deil realist akmn ilk temsilcisiydi, Hugo'nun Cromwell'i roakmn Marksizmle ilikisi yoktu, tam tersine faizme temel tekil etmiti. "Tarihin gzlemleyecei her ey anlamszdr," diyen Racine deil Valery'ydi. Yaanan, "Turgut Reis 21 Austos 1465'te, Nice'te, karaya kt," samalyd. Ne ki, Demet hayran hayran dinliyordu. Diana Pavlovi, "Ne

diyor? Ne diyor?" diye eviri talep etmekten vazgemi, ikisine yumulmutu. Kerim yz ile Tlin, sabr tan atlatacak bir sknet iindeydi. Yanl dzeltmemeyi, dncelerini saklamay alaklk sayan Rodoplu, o ok iyi tand yabanclama duygusunu yeniden yaad, ne ki, bu defa kendi evindeydi, kaacak yeri de yoktu, italik'lediini grebiliyordum, ayp olacak." "Susacam, sktumun ikrardan geldiini sanacak; konuacam,

"Ayp eden kim? Desteksiz atp, kadn etkilemeye kalkan sahtekr m, bu sahtekrla seyirci kalan m?" burjuva snfsal kkene dayanmasndan gelmektedir," diye srdrd Sava, maydanoz bahesini szerek, "'Solcu' lf ebelikleri yaparak, halkn proleter yoldalna dayanmayan 'ahbap avu birlikleri' kurmak; taban saf elemanlar zerinde etkin olmaya almak; hibir ilke birliine ve "En nemli bir zaaf, bir yanl eilim de, Trk edebiyatnn kk

temsilcilii pozlar taknp, yanl ve hastalkl eilimleri pohpohlayarak

kendi kariyerimizi kitle dilei eklinde gstermek; bazen saygl ve masum tavrlar, bazen Don Kiotvari olduundan fazla grnmeler, rtl eilim. Kk burjuva snfsal kken, proletaryann ideolojisine lere de kaynaklk etmektedir." Saldr o kadar akt ki, Demet bile anlad, "ekerr!" dedi Rodoplu'dan yana, "Gnay'cm, byle eyler yapmaz!" smsk sarlp, onun kavgas iine samimiyetle girilerek, kk burjuva kanca vnmeler ve yaknmalar eklinde kendini gstermektedir bu yankiiliklerde devrim yaplmad srece gnmz yaznnda yanl eilim"Halkmzn u 'saf elemanlar'n bir de biz grseydik, demek vard,"

diye dnd Rodoplu. Dirseklerini masaya dayam bo olduunu umduu gzlerini adama dikmiti. "'Hangi kitabm okudunuz?' diye sormak, 'ben okumadm, ama...'y yeniden duymak vard." mek?" "Oh olsun sana," diye fsldad Tlin, "Btn bunlar davet eden sen-

sin. Alan memnun satan memnun, sana m kalmt 'nian yemei' versndan daha nemliydi. Fildii kuleden yayn yapmaya raz olsa, byle bir gece geirmeyecei doruydu. te yandan, yayn yapt insanlar, yine bu insanlar olacaklard. Bir nc seenek hi yayn yapmamak, bu diyar olmak demekti ki, Rodoplu'ya gre intiharla eanlamlyd. "Hayrdr, inallah," dedi Tlin, "Kim acaba?" terk etmek, gnn gn etmenin yolunu bulmak, yani, tmyle pasifize dedi Diana Pavlovi. Ev sahibesinin stnden bir yk kalkt. Kap alnd. gelinmimi gibi bir hisse kapld, yrei skld. halde." "Bak, siz kzlar ne yapacaksnz bilmiyorum ama ben gidiyorum," Bence pekl da mstehak olduu hakszlkt ama ima ettikleri a-

Gelenin kim olduunu tahmin edebiliyordu. Tuvaletteyken stne "afak'tr," dedi, "Parti'nin bir yemei vard, oradan kt, urad her-

mak istemeyen Pavlovi. Gnay'n bir trl snamad bir tanmd bu "erkek arkada" tanm. "Onlarcasndan biri," diye cevap verdi. "Oh la la la! Seni gidi seksi hanm, seni!" deim?

"afak??? Erkek arkadan m?" diye sordu, hibir eyin dnda kal-

"Fesuphanallah!" dedi Tlin, dilerinin arasndan, "Ne oluyoruz, kar"Rahatsz etmiyorum ya?" Elindeki glleri uzatt, gzlerini gzlerine

dikti, sesini alaltt, "Seni ok zledim," dedi, afak, bir sr veriyor gibi. tm."

Yanndan syrlarak geerken, uzand salarn koklad, fsldad, "hayalydm ki, izleyen tanma batan savma bir tokalamadan ibaret kald. Konuyu deitirmek gayreti iinde, nan Tlin oldu. Sava'a baktnda yznn deitii hususunda yanlmam olma"Parti almalar nasl gidiyor, afak Bey?" demek gafletinde bulu"yi, ok iyi," dedi, rakya uzanan afak. Yznde, baaracana ihti-

mal vermeyen insanlara nispet verenlerin taknd bakn grdnz mnasl-da kazandm-oh-olsun! diyen, kendini beenmi kahkaha vard. Hi holanmadm. "stanbul'u alyoruz!" Siyasi yasaklarn kaldrlmasna ilikin referandumdan bahsediyor"Devrimcilikte kimsenin nabzna gre erbet vermek yoktur," dedi,

du. Dnem, ayn zamanda Deniz Baykal'n stanbul il rgtne hkim olmaya alt dnemdi. Sava, yle anlamay yeledi, "Kitle dalkavukluu yoktur. Devrimciler yanl eilimlere gz yummazetmektir." Cmleler, birbirlerini hi tanmayan bu iki insan arasnda, bir tr

lar. Snf savann bir yan da anti-demokratik eilimlere kar mcadele parolayd sanki. afak zden, gzle grnr biimde gerildi,

siden bahsediyorsunuz? Krtlerin rgt ele geirmeye altklarn tmda, Snni neymi, Alevi neymi bilmezdim. Hl da bilmem. Ama mazm, byle eyler gndemden kt artk. Srf Krt'tr, Alevi'dir, diye Sivasl deilsen bir yere gelemezsin, ii o hale getirdiler." O arada garip konumalar da oluyordu. Bir ara, afak' gsterdi, "Is he a bull?" "Mays doumlu," dedi Rodoplu. Demet frsat yakalad, "Boalar nasldr?" "Boa olmal." "Boa burcundan olup olmadn soruyordu. "Efendim?" "Allahallah!" dedi, Tlin. "Listen, is he a bull?" diye sordu, Diana Pavlovi.

"Brakn efendim bu ilerin yakasn," diye patlad, "Hangi demokra-

grmyor musunuz? Adamlarn ovenizmi sizin benim anladm llerin ok stnde. Ben, dnyaya gzm atmdan beri solcuyum. Hayaadamlar blgecilii o hale getirdiler ki, adam o ii yapabilirmi yapaseim kazanyor. Olmaz byle ey. Bugn stanbul'da aznla ku tutsan,

ukkanl, kararl, sevecen. Olumsuz zellikleri, haris, tembel, kinci, obur,

pratik, sabrl, dayanma gc yksek, lks ve iyi yiyecekleri sever, so-

"Deimez, toprak ve kadns. Olumlu zellikleri, sevimli, scakkanl,

inat, ar, tutucu, hayal gcnden, zgnlkten yoksun. Sahip olma igds ok kuvvetli. Kendisini koruma igdleri ok gelimi; kolay kolay kendisinden bir ey vermez. Toprak grubundan olduu iin, somut meyi yeler. Rahatna dkn. Hayattan zevk almak, doyuma ulamak balca amac. Paray, yemek yemeyi ok sever ama ar yemek imekten eylerle uramay sever. Kent yaam yerine krsal blgelerde yerlecinsel canlln yitirebilir. Amacna ulamakta hibir engel tanmaz. Ba-

arya hayrandr. Kendisine ne yapmas gerektiinin sylenmesinden hi ocuklarn dncelerine pek..." "I don't like him."

holanmaz. Tutucu igdlerinden dolay gen kuakla iletiim kuramaz. de, Amerikann sesi kulana alnd, Ne halleri varsa grmeleri iin brakt, erkeklere dnd Gnay. Yine "Buna de ne oluyor, neden sevmemi?"

mektedirler," diyordu, Sava, konumaktan ok bir fraksiyon bildirisi dnda braklmas da dikkate deer bir noktadr." bilsinler diye. Daha ne istiyorlar?" ldrlar."

"Gneydoudaki kar-devrimci askerler Krt kyllerine zulmet-

kaleme alr gibiydi, "Krt feodallerinin ve nfuzlu kiilerinin bu zulmn mokratik haklarna sahip kabilsinler, parlamentoda seslerini duyura"yi ya ite, onlar da biz aldk," dedi afak, "Politika para ister. De-

Krt kylleri bu ibirliki hainlere kar isyanda sonuna kadar hak"Trk ve Krt kylleri, arkadam," dedi afak, "Kurtulular da, ii "si snfnn nderliinde mi?"

snfnn nclnde ve btn milli snflarn ittifakyla yrtlecek aktif bir politika sonucu sz konusu olacaktr." anlar mesajn iletti. Sabahki sendikacy dnyordu. afak, fark etti, bu-adam bundan"Krt halk, Trk halkndan bugn en az elli yl geridir. 'Ne mutlu

Trkm diyene', 'Bir Trk dnyaya bedeldir', gibi szler, Trk halknn

uluslamasn kolaylatrrken, Krt halknn uluslamasnn da gecikmesine neden olmutur. Bu sonucun domasnda en nemli etken, Dou runa asimilasyon asndan deil devrimci bir tavrla ve 'uluslarn eitlii ye'nin btnl iin de byk zorunluluktur." ve kardelii' temel grnden hareket ederek yaklamalar, TrkiSorununun ne olduunu anlamayan ya da yanl anlayp, kadrolarn so-

kaybetmi de biz bulmuuz? Tarihinde bir tek devlet kuramam bir ulus kendisini Trk halkyla nasl bir tutar? Biz imparatorluklar kuran bir bilir, yle deil mi Gnay Hanm?" ulusuz. Benim dedelerim Gmhaneye at srtnda geldiler. Memleketi-

"Brakn, brakn efendim bu ilerin yakasn! Uluslarn eitliini kim

mizde Trk olduumuzu syleyemez olduk. Gnay Hanm bu ileri iyi "yle," dedi Rodoplu, "'Etrak bi-idrak,' denirdi." Demet'in anlamaya-

can dnd. "Aklsz Trkler demek."

Biz bugne ate emberinden getik de geldik. imdi, 'siz buyurun' diye kodaki halini anmsatt. "Denebilir." "Kavga m ediyorlar?" "Bak, ben gitsem iyi olur," dedi Pavlovi, "Seni yarn ararm." "yi olur," dedi Rodoplu. kendi dillerini konuabiliyorlar m? 'Ben Krdm,' diyebiliyorlar m?"

"Trk olduklarn syleyen insanlar askeri mekteplerden atarlard.

Krtlere mi brakacaz?" Gzleri eliklemeye balamt. Gnay'a dis-

"Bu szler bugn de Krt halk iin geerli," dedi Sava, "Krtler "Diyorlar, tabii. Bizden en az yedi milletvekili var Krt. Her dakika

Avrupa'dalar. Bu devletin paras ile blclk yapyorlar. Bir de tehdit: Trkiye'nin btnl iin yle yle yapn. Nerede grlm yahu?" tek atan Demet. var!"

"Ama, ite, yaplmad zaman da PKK oluyor," dedi, nianlsna des"Olsun, efendim," dedi afak, "PKK olsun. Emperyalistler akllarna

koydular m, PKK da olur, ASALA da. Gelecekleri varsa grecekleri de lemlerinin beyazlatn grd. Bir yumruk atmamak iin zor duruyor gibiydi. Diana bile sustu. "Burjuva ovenizmi," dedi Sava, raksnn iine, kfreder gibi. Ek-

lirten bir sesle.

"Hadi, ocuklar, kalkalm," dedi Tlin, itiraz kabul etmeyeceini be-

ra, kmak iin kapy atklar zaman kprdad. "Bakarm," dedi Rodoplu.

ck girie dolutular. Ceketlerini aldlar, antalarn buldular. Neden son"Kusura bakmayn," dedi Sava, aaya inmek zereyken. "afak zden'i hi tanmyorsunuz," dedi kahr eder gibi, "Gemiine

Kalktlar. Rodoplu, yerinden uzun sre kprdamad. Misafirler dara-

Ellerini gsne kavuturmu, ylece duruyordu.

ilikin hibir ey bilmiyorsunuz. yleyken, neden byle dndn mak hakkn vermiyor, Sava Bey! Kald ki, tek yatanda siz deilsiniz." "Hadi, ocuklar, hadi," dedi Tlin, Sava'n koluna girdi, "Ehh, be!" diyerek silkindi adam. Demet, Pavlovi'i alm nden yrmt, grmedi.

sormadnz bile. Hapis yatm olmanz, size bakalarn uluorta yargla-

Gnay. afak yerinden kprdamamt. Rodoplu, hibir ey sylemeden oturdu. Karafakiye uzand, boalm bardan doldurdu.

Yemek artklarnn, dolu tablalarn, kirli tabaklarn zibilliine dnd '"Krdara azadi'ymi!" dedi, afak, "Eninde sonunda kesmek zorun-

da kalacaz bunlar. Kescez. Kescez Allah'ma! Ellerimle keserim! Dou'da bamsz Krt devleti, ha! Benim dedem Kafkas cephesinde ehit olal unun urasnda ne oldu? Bak, sana bir ey anlataym. Geen gn, Trke konumas art deildir,' demez mi? Biz, lkcleri niye dvdk, yahu? Ne istedik ki adamlardan? Biliyor musun, o toplantdan ktm, esbirden 'iyi ki bunlar var' diye bir duygu gemedi mi!" Gzleri dolu dolu oldu, ili'de bir toplantdaym. Oylama yapacaz, bir grup herif aralarnda Krte konuuyor. 'Ya baba, anlamyoruz,' diyecek olduk, 'Krt halknn

ki MHP binasnn nnden getim. Az lerde M ile binas var. imden

hale geldiysem, var sen hesap et!" yumruk ettii eliyle sildi, buras da vatan yahu!"

"Ben bu hale geldiysem, ben Alpaslan'n tosunlarndan medet umar "Var sen hesap et! Hesapl, kitapl, plnl partiyi ele geiriyorlar! Bak, Ani bir hareketle, kadna dnd, "Ne figran?" "Yok, canm!"

sana ne deyim, bu byle giderse, vallahi ANAP'a geerim. SHP partiyse,

cretle oturuyor bu adam? Onuncu snf Yeilam figran!"

"Ne iin var senin bu heriflerle? Gnay Rodoplu'nun masasna hangi "Trk filmlerinde oynar bu. Kt adam rollerinde. Hi grmedin mi?"

Yine kap alnd. geldi aadan.

"Tanmadm, ama, nemli de deil."

"Oynar, tabii. Tecavz sahnelerinde filan oynar. Nasl tanmazsn?!"

"Bir ey unuttular herhalde," demeye kalmad, kadnl erkekli sesler "Baka birileri geliyor," dedi afak'a.

diler, kapda bir ark tutturdular. "Faolar geliyor all, yeilli! Faolar geliyor, yank yrekli!"

En by yirmi -yirmi drt yalarnda, ikisi kz be niversiteliy-

balayan iirini deitirmilerdi,

Ecevit'in, daha sonra bestelenen "Takalar geiyor all yeilli," diye "Abla, Hakanlarda yemekteydik. yle, udlu, kudml bir mek ettik

ki sorma. imize sinmedi, vallahi. ktk. 'Bu takm gitse gitse Gnay Abla'ya gider,' dedik, Rahatsz etmiyoruz ya?" "Evde misin, deil misin, bilmediimiz iin getirmedik." "Oooo, misafirin varm senin!" dedi Erdoan, "Hani nerede, aletleri getirmediniz mi?"

"Girsenize," dedi Rodoplu, "Biz de sofradan yeni kalkmtk"

Kzlardan birisini tanmyordu, "Sen kimsin?" "Ben, Atiye," dedi kz. "renci misin?" "Diilikte okuyorum. Drdnc snf rencisiyim." "Nerelisin, Atiye?" "Azeriyim," dedi Atiye, "gmeniz." "Saz olsa," dedi kz. "Atiye, solistimiz oluyor, abla," dedi Erol, neeyle, "Sesi ok gzel." "Sizin oralardan," dedi Rodoplu, afak'a, gen kza dnd, "Bize bir trk syleyeceksin artk!" "O deil de..." dedi, kzcaz. "Bu kk hanm sahici profesyonel! Ne gzel!" rnda eliyle dm tek, dm tek tempo tutmaya balad, Erdoan, hzn alamam olmalyd, bulaklar itti, masann kena-

"Az nce gittiler. Buyurun."

"M-mmm-m-mmm -m-mmm mm mm mm mm... Dalar ile talar ile

araym Mevlam, seni; Seherdeki kular ile araym Mevlam seni," Dierleri de birer ikier katlmaya baladlar, "Gkyznde sa ile,

Tur danda Musa ile; Elindeki asa ile, araym Mevlam, seni! M-mmm m-mmm -mmm." O bitti, "Buyruun tut Rahmann tevhide gel, tevhide! Hak ya ilahe illaallah! Allah! Hak ya ila he illallah!" duu yerde ilahi syleniyor olmasn hi beklemiyor olmalyd. Belki de, afak zden, nereden geldiini arm gibiydi. Rak masasnn ol-

olayn stne gitmek iin, Erdoan'a bir bardak gsterdi, "dolduraym

m?" iareti akt; delikanl elini kalbine gtrd, selamlad, "Yok, teek-

yordu.

kr ederim," dedi. ay ieceklerini, Rodoplu'nun suyu koyduunu bilmiMn-mmmmm... Hadi, abla!" "O da katlr, hadi!" "Atiye'nin yannda! Utanrm, canm!" "Bir dakika!" kendi bardan gremedi, afak'ndan koca bir yudum "Alama yr, alama aney! Mavi yazma balama! Mavi yazma, tez

ald,

solar aney! Yreimi dalama!" etmekti. Aklama nedenini de biliyordu: Ac ekiyor olmas. Ac ekiyor sanki. Hakan katld, afak' aklyordu. Trk sylemeye davet etmek, aklanmaya davet

olmasna kyamyordu. Trk sylese aklanacak, aclar son bulacakt "Almalar olanda gel aney, baheyi dolan da gel! Hasta dtm, gel-

medin aney, bari can verende gel!" alama aney... " Umduu oldu, baka bir anahtardan, batan ald, afak, "Alama yr,

dnde, afak'n kimlii ortaya km, tanma bitmiti. "Ne i, bu 'fao' ii?" faosun, 'Mslman'm dedin mi, yeilli faosun." Faizmin akas bile rpertiyordu, afak', sert bakt,

Rodoplu, brakt onlar sylesinler, kendisi ay koymaya kalkt. Dn"Fao, abi," dedi Erdoan, "Bu lkede, 'Ben Trkm' dedin mi, all

"Brakn bu ilerin yakasn," dedi, Rodoplu'yla gz gze geldi, sert "Ben solcuyum!" dedi, "Trk solcusuyum, tamam m?!" Aksini iddia "Tamam, abi," dedi, Erdoan, "Biz saa ektik, sol eridi sana brak-

eden varm gibi meydan okuyordu.

tk. Git gidebildiin kadar. Tkandn yerde, arkandayz."

sen bilirsin," dedi Erdoan glerek,

"stemem," dedi afak, "Sizin yardmnza ihtiyacm yok!" "Peki, abi, "Hadi, abla, syle!" Ne istediini, biliyordu Gnay, nazlanmad, "Hicrinle, gece yatabilmirem, bu hicri bamdan, atabilmirem! Neyle-

yim ki, sana atabilmirem! Ayrlk, ayrlk, aman ayrlk... "

rini ektii, ektiinin tkettii atmosferin hakkn veren Trkiyeliler; mamlanm, uygarlklar dnyadan esirgemeyen Trkiyeliler.

Azeri kz devrald, Rodoplu, Zigana'dan Kafkaslara uzand yine. Hic-

vakur, gvenli, kiilikli Trkiyeliler; biyofil, zgn Trkiyeliler; adil, ta"Farknda msn, Gnay'cm," dedim, "Bir trk yetiyor sana? Bir "Sen hi Gner Karabacak'n, 'Aman, aman Vehbi'm, yle de byle "Ktahya'nn Pnarlar?" diye onaylad, sustu. "Evet?" "Biliyor musun, insan ne zaman trk syler ya da bir resim yapar ya "Ne zaman?" "Alglad dnyay duygularyla ifade ettii zaman. En katksz, en

trk!... " Seni kandrmaya, demek istiyordum, ama sylemeye kyamamtm. olur mu? Ben lrsem, dnya sana kalr m?' diye titretiini, evet, 'titre-

tiini' duydun mu?"

da halay eker?"

saf, en yaln halindedir trk syledii zaman.

deli ettiydi. ok da yorgun olmalymm ki, alamaya baladm. Yolda

Bir zaman hatrlyorum. Seim kampanyas srasndayd. afak beni

geliyoruz, beni eve getiriyor. Ben alyorum. 0 ne yapacan bilmiyor,

birden balad, 'alama yr alama aney, yreimi dalama, hasta dtm den olduu hzn biliyordu ya da ne hissettiimi alglyordu. Algladn

gelmedin aney, bir can Verende gel!' Delilik gibi bir eydi. '0 trky ben

sylemeliyim,' dedim, 'Gelmeyen sensin! Ben deil!' Sonra, anladm. Ne-

trk ile ifade ediyordu. Drst olduu, kendisi olduu zamanlar hep trk sylerdi. Dierleri de yleydiler aslnda. Onur Oflu hari. 0 akam Erol da sahiciydi." "Eeee? Ne oldu, peki?" bana ilk geldiklerinde, o adamlar sahiciydiler. Eze eze de olan derken, Sorunun cevab, Gnay Rodoplu'yla gerekten tanmamz salad.

Garip gelecek ama gerekten onu ilk kez anlamaya baladm o gn hissettim. Nasl olduunu anlatacam, ama nce o akamn geri kalann syleyeyim. afak, Sedat'n aada onu beklediini genler gittikten sonra hatrlad. "Sedat m?! Yok, canm! Neden?!" "Niye yukar kmad?" "stemedi, utand." "nip alalm!" "Ka saat imdi?" "Drde geliyor." "Gitmitir, koum benim." Birden gevedi, "Hadi, gel yanma!" "Nasl unutursun! Ayp ocua!" "Beklesin, ne ii var?" "Laf m imdi, yani? Koca adam." "kili araba kullanmak istemiyorum. Ehliyet de yok ya. O getirdi."

rm karver,' demiim. kard ocuk. Sonra da bir ara, 'Abi, ayp oluyor,' dedi ve aklm bama geldi. O da kocaman adam. Evli, ocuu var. Unutmuum." Mahcup mahcup gld. kravatn gevetti. rm benim!" "lahi!" dedi Rodoplu, ne diyeceini bilemedii iin. Ceketini kard, "ok seviyorum, onlar. Hele Sedat'! Oullarmdan daha ok seviyo-

"Ne var? Olum o benim. Biliyor musun, geen gn, ener'e 'orapla-

rum. yle bir yryleri var, kardelerimin yannda! Greceksin! KolaGnay'n akl kesmedi,

"ocuklarndan daha ok nasl seversin?"

Bunlarn belli ama. Bir dediimi iki etmiyorlar. Onlar olmasa nasl dnerdi o dkkn? Politika yapabilir miydim?" Uzand. "Gelsene, kz!" "Ben unlar toplayaym," dedi Rodoplu, "ren grnyorlar." "Yarn toplarsn, hadi, gel yanma!" Gzlerini dikti, "imdi!" "Ne oldu imdi?"

"Niye? Tabii, daha ok severim. ocuklarn ne olacaklar belli mi?

Deimeye giderken geirdii geceyi dnyordu, Rodoplu, memnun etmekse, o olmamt. Verimli desem, hi deildi. Kendimi ok "Hoa vakit geirmekse, hoa vakit geirmemitim. Birilerini

yalnz hissettim birden. afak'n yannda da kendi bama yatacam hissettim. Onunla konumaya, sendikacdan teki meselelere kadar hissetmt bile. Gzlerimi tavana diktim, ylece durdum. Dnyor, daha dorusu, bilgilerimi tazeliyordum." tiklerimi anlatmaya karar verdim. Ne ki, yanna geldiimde uykuya dal-

VI
'"Bana bir trk syle!' ne demek biliyor musun?" diye dnd Gnay

Rodoplu, "ster Trke, ister Lehe syle, ama kenedindeki 'sen'i syle, ry reneyim, ama iindeki kendini syle." Onu d krklna uratmtm.

kendindeki insan' syle demek. yi syle iim snsn, kt syle hog"Byleyken, bir trk ile kandrldm sylyorsun, arkadam."

Ban nne emi, kendi kendine konuur gibiydi, "yle deil! Kandrlmadm tek zaman trk dinlediim zaman!" Duralad, "Trk sevmemi halk dalkavukluu sanyorsun. Ya da, egzotik bir

aydn tavr. Eve kilim yaymak, anakla sslemek gibi bir ey. yle deil.

yle deil. Bu ak sana anlatabilmem iin, 'bilimsel' terimler istiyorsun.

Arka-planmn beni 'oksesli" mzii sevmeye ynelteceini sanyorsun.

Batl gerekeler istiyorsun. Veremezsem, tutucu, gerici sayacaksn beni. okur gibiydi,

yle deil! yle deil! Ne, peki!" dedi. Tekrar konutuunda meydan mekten bir trl vazgeemeyen aziz dostum! Dinle de sana 'ayar'n yksn anlataym. Zamanda olduun 'Trk' patolojik bir vakaya indirgeyen 'yabanclama'nn yksn anlataym. Ama bu kelimeyi deil, senin bu szc her duyduunda irkilmeni istiyorum. Anlyor musun? evireceim, bir materyalist gibi anlatacam; evireceim, bir idealist Byk Yalan ve ihaneti anlayacaksn." gibi anlatacam. Anlatacam ve sen kooperatifi, SHP'yi, afak', beni, bilemedim! Hasta yatandan kalkt, pencereye yrd, yzn ok uzaklardaki Sultanahmet Camii'ne evirdi, dn!" Hi beklemediim bir patlamayd, arm kalmtm! Ne diyeceimi "...almada al olaydn aney, selvide dal olaydn!" diye sylendi ksk 'el olma' ifadesini kullanacam, nk daha arpc! nk, canm, ben, "Dinle, byk ilerici! Dinle benim ambalajlanm 'dorular tket-

ksk, "Bana gre yr m yok aney, istedim sen olaydn! ...istedim sen olayyordum. Neden sonra, Ramazand. Az sonra erefelerin klar yand. Ben, pusmu oturu"Yabanclama, insann kendisini 'el' gibi, 'yabanc' gibi alglad pa-

tolojidir," diye balad,

sine el' gibi grd, eylemlerini kendi dndan dayatlan bir dzenin normlarna gre srgit ayarlad durumdur. Eylemlerinin sonular imini yok eder, kendisine duyduu muhabbeti soutur, ama yine de boyun eer, hatta tapar eylemlerine!" yle bir bakt,

"Bireyin dnyasn kendi adna biimlendiremedii, kendisini 'kendi-

kendisini kmaza sokar, benliinden uzaklatrr, kendisi ile olan ileti"Nasl ey o yle? Delilik!" diye mrldandm hatrlyorum. Yzme

spanyolcada, 'aiendo', 'psikopat'tr. ngilizce'de deli doktoruna 'alienist' dnya ile balarnn tmyle kopmas hali." Ac ac gld,

"Delilik tabii," dedi Gnay yavaa, "Franszca'daki karl 'ailene',

denir. Btnyle yabanclama durumu, cinnettir. Cinnet, yani, kiinin "Yabanclama, bilinen en eski patolojidir, canm," dedi, "Marx, 'kii-

nin kendi eyleminin kendisine el olan, kendisinden 'gayri' olan bir g, kendisi tarafndan ynlendirilecei yerde ona tepeden bakan ve kar olan bir g haline geldii durum' diye tanmlar. Tevrat-ncil-Kuran lCasiye 23. " tabii. sndeki karl 'putperestlik'tir. Kuran yabanclamay 'kendi istek ve

tutkularn ilah edinmek' eklinde tanmlar, efendim, baknz, Furkan: 43, Gnay Rodoplu'nun beni uzaklardan yaknlara, yaknlardan uzaklara "ardn, deil mi?" diye sordu, serte, "Yaygn sylemden farkl ola-

frlattn, savurduunu daha nce de sylemitim. O da farkndayd,

rak, putperestlik ile tek tanrl dinler arasndaki fark, putperestlikte birden fazla tanr olmas deil, kiinin yabanclamas, yani elleriyle ina sun? nsann kendi eylemi, putu, kendisine yabanc, ona tepeden bakan ve kar olan bir g haline gelir. Snrsz yeteneklerini kullanabilecei onca ey varken, kakar bir put yapar, var olma nedeni diye o putu beller, onun nnde eilir, ona tapar." ini ekti.

ettii bir puta, kendi eyleminin sonucuna tapyor olmasdr. Anlyor mu-

sini, hem de bakalarn 'nesneleri alglad gibi alglamaya balar. Kendisi, kendisinden bamsz olan bir eydir sanki. Ortalkta avare kasnak temas kesilmitir. gibi dnenir durur artk. nsansal zenginlii ile, sonsuz yetenekleri ile

"Put bir kere ina edilmeye grlsn, arkadam! nsan, hem kendi-

tur. Ne kendisini, ne de evresini toparlayabilir. Yapc gcn, insan olma keyfiyetini kayd hayat artyla bir puta devretmitir! Bundan byle kendisini, yaratc glerinin ve aklnn aktif taycs olarak deil, kendi bilecekleri snrl bir 'ey' olarak alglayacaktr. Eylemlerini 'put'u belirler, zgr iradesi deil. zgrl bir illzyondan, seme hakk bir sanrdan ibarettir. in asln asla renmeyecektir, nk, kendisine 'el'dir, kiyesinde daha 'eyrek' var." dndaki ve varln borlu olduunu vehmettii glere baml, yapa-

Dnyann sahibi olduunu, dnyann ondan sorulduunu unutmu-

bakalarna 'el'dir, gereklii deil, kendi yaratt arptmalar algla'eyrek'ten kastn sordum,

maktadr. ada Bat toplumunda 'yabanclama' tamdr, gnmz Tr"Drtte bir kadarmz henz yabanclaamad," dedi Gnay. "Mecazi "Yeil elma, tarn ve kekik kokan 'eyrek' bu eyrek! Bizi bu lkede

eyrek." Kelime bulmakta zorlanyormu gibi ar ar konutu,

lden vahaya, vahadan le atan, akna eviren de bu eyrek... yerden yere vuran, umutsuzlukla umut, boyun emekle bakaldrmak arasnda

brakan, savuran eyrek... Trk'n Trk'e sevgi/nefret ilikisi gelitirmesine neden olan eyrek... deer yarglarmz karmakark eden, ahlk kaosunu krkleyen, Byk Yalan'a saygyla biat ettiren eyrek... hayali ihracatyla hi evran esnafn zamanda klan eyrek... afak'la benim,

Skmenolu gibi haysiyet sahibi bir adamla Sleyman Demirel'i bir arada rek... "

iran'la senin," birden aklna gelmi gibi duralad, ban sallad, "Murat

yaamak durumunda kalmamz demek olan eyrek... Dnya kuruldu kuYatana dnmesini istedim, duymad bile. lk kez gryormu gibi

rulal, hibir ulus bizimki kadar hoyrata savrulmad demek olan eySultanahmet'i seyrediyordu, den sonra,

"Trkiye'nin kavgas, ayarla yerlinin kavgasdr," diye fsldad, ne-

kavgasdr!"

'"Ya biz, ya onlar!' kavgasdr! 'Ya Gnay Rodoplu, ya afak zden' "lmne kavgadr!" dedi, ksk ksk. Sustu, dudaklarn srd, "Syledim, ite!" Yalar yanaklarn buldu, "Ama, korkma!" dedi, "Ne ldren 'ben', Ben; ne len 'afak', afak

Bana dndnde gzleri yalyd,

olacak! Onun ldn ben grmeyeceim."

tan olamamaktan yaknd gnleri dndm! Ne kadar yanlmt!

Gnay' hi byle grmemitim! Hi bu kadar kararl olmamt! MiliFeryadnn afak zden'le olduu kadar o gnlerde bir ailenin baca-

sndan ieri bomba atp yarm dzine ocuu ldren PKK ile de ilikili

olduunu hissedebiliyordum. Ama, balanty kuramyordum. Rodoplu'yu daha az tanyan birisi, tavrn pekl da d krklna uram bir kadnn duygusallna, hatta hezeyanna verebilirdi. Ne ki, ayn anda szcn, coup de grace, merhamet darbesi anlamnda kullandn anlayverdim. zmem gereken kavram, 'put' kavramyd. " smrgeciliin kurbanlar, sizi yine de seviyorum," diyordu. nefret, acma, ak, umut ve umutsuzluk ieren yzne bakarken, "lm"

dedi Gnay, "Topluma iyi uyarlanm, baarl tip. Bir deil, be deil, yz yamac. Tlin'in dedii gibi, bastklar yerde ot bitmez. Para, hret, g, tapar!"

"Gnmz Trkiyelisinin putu, gnmzn toplumsal karakteridir,"

binlerce, milyonlarca afak zden, iran ren. Yz binlerce, milyonlarca sevgi, sayg, inan, ideoloji, zen, rikkat, bilgi, hogr, ne varsa yamalarlar! Trkiye insan, bu karakteri kendi elleriyle yaratr, boyun eer ve 'Toplumsal karakteri "Ulusumuz insanlarnn ounun paylatklar,

ortak kiilik yapsnn gnmzdeki z, ekirdei," diye tanmlyordu. rakter zaman iinde deiirdi nk.

Ancak, 'gnmz' szcn altn izerek vurguluyordu, toplumsal ka-

belli," diye mrldandm. Cevap vermedi.

'nsanmz artk yeil elma, kekik ve tarn kokan bir yiit deil, bes"Gnmzn Trk toplumsal karakterini anlamak iin kapitalizmin

geliim sreci iinde Batl trdalarmzla ne oldu, ona bakmak lazm," tahlilde biz onlarn patolojisini ithal ederiz."

dedi, "Malum, trdalarmzla paylamadmz niteliimiz yoktur ve son zetledi. Kapitalizm ncesi, bu srecin tanmlayc nitelii, insann, ("Arzinde yer almasyd. On altnc yzyl insan, her eyin lyd. Rodoplu, o gn, nce on altnc yzyl Bat insannn dnya grn

zular ile kederleri ile, ama yaayan insan'n," diyordu) sistemin merke'lkel toplumlarda evrenin merkezi, 'cemaat'tir," diye anlatt, "Cema-

atin dndaki her ey karanlktr, cemaatin bamsz bir varl olduu vardr. te, bizim lgen'imiz, Yahudilerin Yahova's gibi."

dnlemez. O kadar ki, her cemaatin kendisine mahsus bir 'tanr's bile dnyay, gkyzn, yldzlar da ieriyordu. Ama, 'dnya' bu evrenin du, kyl de kyl. Ortaa'da evren ok daha 'bym't. Artk sadece 'cemaat'i deil,

merkezindeydi; 'Yaratl'n nedeniydi. lahi dzende, herkesin bir yeri, "Lordun kyllerinden hizmet talep etmesi Tanrsal hakkdr, buna

nceden kararlatrlm bir konumu olduu dnlyordu. Lord, lordkarlk onlar asgaride de olsa doyurmak ve korumakla ykmldr.

Feodal smr, karlkl sorumluluklar ve birtakm rfi kstlamalar erevesinde bir dayanma iererek geliir. Avrupal trdalarmzn dgeiren, toplumsal hiyerariyi altst eden, on beinci ve on altnc yzylbabas magandadan nasl rktn, nasl fkelendiini dnebiliyor musun?" "Onlar da m lahmacun yiyorlard?" diye sordum. rafi keifler ayn yzyllara denk derler. Duraan toplumu harekete ncesinde, 'dnya'nn evrenin merkezindeki yerini kaybetmesi ile colardaki keiflerdir. Sekin Lord'un karsna dikilen eski ua, yeni para

gecekondu yaptklar kesin! nce kilise arazilerini, sonra lordlarn topraklarn igal ettiler. Antwerp gibi, Avrupann en gzel ehirleri byle olutu." fark etmesinin ayn dneme rastladn syledi. lkel bir cemaatin yesi, kendisini henz 'birey' olarak alglayamadndan, "Ben, biziz," derdi. Rodoplu, Avrupa insannn, cemaatinden ayr bir "benlii" olduunu

"Onu bilmiyorum," dedi Gnay ciddi ciddi, "Ama soan koktuklar,

"Ben kimim?" sorusunun sorulabilmesi iin, feodalizmin yklmas gereklam, bireyselleme srecinde ald mesafeyle doru oranda bymt. duklarn kefeden, klan balarn kopartan insanlarn siyasi ve ekonoboyun emeyeceklerini haykrdlar. Bundan byle kendileri gibi lml "zleyen on yedinci ve on sekizinci yzyllarn kapitalizmi, 'birey' ol-

ti. 'Bireyselleme', kiinin mensubu olduu klandan ba vermesi ile ba-

mik zgrlklerine kavumalarnn yksdr," diye anlatt, "nsanlar, bu yzylda irrasyonel otorite'ye, yani, aklla kavranamayan otoriteye lordlar iin, onlarn ngrdkleri biimde almayacaklar, emeklerini ye sahiplerine para karl satacaklard. Emeklerinin fiyatlarn da lord deil, serbest pazar belirleyecekti." be yz yln belirleyen bir nokta olduunu dnyordu.

emek pazarnda ve zgr iradeleri ile imzaladklar bir kontratla sermaGnay Rodoplu, Avrupa tarihinin bu noktasnn dnyann gelecek "Batl trdamz kendisinin klanndan ayr ve farkl bir varlk olabi-

leceinin ayrmna varp bireyselliini tanmladnda, dnya ve insanlarrar vermeden badatrabilecek iliki tryd."

la yeni bir iliki gelitirmek zorunda kald. Bu iliki iki trl geliebilirdi. Biyofilik, yaamsever bir iliki demek istediini dndm.

lki, kendisini dnya ve dier insanlarla, btnlne, bireyselliine za"Evet," dedi, "Bir airete, klana, millete tapnma ilikisi deil de, par-

as olunan bir btnle kurulan iyiletirici iliki. Sevgi ilikisi."

n ve farklln bozmadan btnlemesi olarak tanmlyordu. Kiinin i

Sevgiyi, kiinin kendi dnda birisi ya da bir eyle kendi btnl-

dnyasn ortaya dkmesine izin veren iletiimdi, paylamayd sevgi. Kiisel dzlemde, rnein, Rodoplunun Rodoplu, zden'in zden olmasna duklarndan farkl grmeye ya da gstermeye gerek duymadklar iliki tevik ediyordu. tr," diyordu. Toplumsal dzlemde, bireyin evreden farkllamasna izin veriyor, toplumunu olduu gibi grmesini mmkn klyor, hatta seviyorsan, sevdiinin, kadn ya da erkek sevgilinin, ulusunun, snfnn, cektir. Sen bir seyirci deilsin. Gelimesinde, mutluluunda aktif bir rol "Dayanma, zen, sorumluluk, sayg, bilgi," diyordu, Gnay, "Eer izin veren ilikiydi. "lzyonsuz, taraflarn kendilerini ve bakalarn ol-

toplumunun, ideolojinin ne yapt, hangi yolda gelitii seni ilgilendireoynayacaksn. Sorumlusun. htiyalarna, hele de dile getiremediin ihtiyalarna cevap vereceksin. Sayg duyacaksn. Ona, onu isteklerin ve korkularn dorultusunda arptmadan, nesnellikle bakacaksn. Onu tanyacaksn, zne inecek, kendi yreinle btnletireceksin. Zekn deil, dei, gerekliin zn bulmaya yneleceksin. Sopalarn birbirlerine cak." Bireyin d dnya ile kurduu iliki, ya byle bir iliki olacakt ya da "Kendisinden 'daha byk' olan bu 'ey', kadn erkek bir baka birey, balayp, muzu dren maymun misali, ksa vadeli bir amacn olmayakiinin kendisinden daha byk bir eye 'snmas' eklinde geliecekti. akln kullanacaksn. Anlamaya, yzeyin altnda kalan kavramaya, ekir-

bir millet, bir airet, bir kavim, bir kurum, bir ideoloji olabilirdi. Bu trl ilikide, birey, btnn paras, olmaktansa, 'btn' kendisinin bir paras haline getirmeye abalar; bunu da ona ya 'itaat' ederek ya da 'tahakn, btnln kaybeder." km' ederek gerekletireceini sanr. Ama, her iki durumda da zgrl-

birbirlerini beslediklerini, birbirlerinin srtndan geindiklerini anlyordum. Kleler ve firavunlar. Son tahlilde ikisi de ayn dzene mahkmdurlar. lar. kisi de, rtl ya da ak bir dmanlkla sarldklarnn farkndadrsunun stesinden gelebilmek iin daha ok itaate ya da daha da ok "Daha da kts," dedi Gnay, "dmanlarla sarlm olduu duygu-

taatkr ya da mazoistik kiilik ile tahakkm edici, sadistik kiiliin

hkmetmeye yneleceklerdir. Ne ki, sonu, her zaman yenilgidir. Kii,

dnya ile badaacam derken, btnln kaybeder. Mesela, alkla, hkmettii ailesi, aireti, klan olmadan yapamaz. Mazoistik kiilik ile sadistik kiilik sonunda ayn kapda buluurlar: Biri kendisinden stn bulduuna snr, teki de alak bulduuna. Her iki durumda da badama yoktur. Badama 'ben' bilinci gerektiriyor. Kiinin ayr bir 'benlibavermesini gerektiriyor. Yabanclamam insan, ailesinin, airetinin, olduunun bilinci iinde, onlara hayat veren, onlar oluturan insandr." klannn, kliinin, hatta ann klesi olmayan, tam tersine, onlardan biri nin kendi eylemini kendisine yabanc bir g olarak alglamamas, kendisinin ynlendirdii, egemen olduu, kendisinden yana bir g olduunun farkna varmasyd. Ne ki, Batl trdalarmz bunu becerememilerdi. diler," dedi Gnay. "nk, Tanr'y terk ettiler ama yeni bir 'put' yapp, buna boyun eEl olmamann, dnya ile yapc temas srdrebilmenin koulu, kiii' olduunun bilincine erimesini gerektiriyor. yesi olduu 'klan'dan lanmak istedii iin alklayclara gitgide ve daha ok baml olur. Mese-

ylda Byk Makine oldu.

Bu 'put' on dokuzuncu yzylda i, retim ve pazard, yirminci yz"On dokuzuncu yzyldan itibaren, Avrupalnn toplumsal karakteri

deiiklie urad," diye anlatt, Rodoplu, 'nsan 'her eyin ls' olmaktan kt, onun yerine i, retim ve pazar yerleti. Yeni 'put' nce Hristiyanlktan kurtulmay gerektiriyordu. Ancak, Batl trdamz iin Hris-

tiyanlktan vazgemek, kendisinden vazgemekle eanlamldr. nk, alglanamaz."

suretinde yaratld iin insan da dondurulamaz, bir nesne, 'ey' olarak erimesiydi. eriati'nin demesiyle bu 'ne bilim tarafndan inantan, ne de rilmektense, evreyi biimlendirecek' ekilde donanmak demekti. ve yabanclam yaam arasndaki kavgadr."

kitapl dinlerin vazettii Tanr belirli bir kalpta dondurulamaz. Tanr'nn byk dinde nihai ama, insann serpilmesi, 'mutlak kemal'e

inan tarafndan bilimden alkoyulmamak; evre tarafndan biimlendi"Bu balamda, tek tanrclkla, putperestlik arasndaki kavga, yapc Ancak, bir taraftan bakldnda da dinler serpiliyorlar gibi grn-

yordu: "rnein, Amerika Birleik Devletleri'nin dindarl dolarn zerindeki 'In God We Trust,' Tanr'ya inanrz, sylemiyle gnlk emisyon lerinin ihtiam Trklerin burnunu szlatal nicedir! Ama, aslnda olan

hacmine eit sayda tekrarlanr!" dedi. Gnay, "Kiliselerdeki nikh trennedir, biliyor musun? Bir Amerikal dnrn dedii gibi, 'Din vitrinlerde tehir edilen mallardan birinden ibarettir.' Laik Bat, 'insann varolutn anlamn, sorunlarn zmn bir yana braktk, mrlerimizi krl ruz.' una ilikin temel sorunlar bir kenara braktk' diye dertleniyor. 'Hayabir sahaya yatrmak, ok byk sorunlar kmadan geitirmek istiyokeklik misali kabullenir. nanmayanlar iin de yokluu antada kekliktir. Tanr'ya inandn syleyen ounluk Tanr'nn varln antada

Ne demek istediimi anlyor musun? Yani, ne varl ne de yokluu umursanr. Bu umursamazlk hali dini ya da psikolojik sorunlar filan da varl da gndemden kalkar. Tanr uzak bir Kinat A. .'nin, Ynetim Kuo ynetir, ama, mzisyenlerin o olmasa da mzik yapabileceklerini hep hissedersin." yaratmaz. Anlatm yerindeyse, Tanr'nn varl da, kiinin kendisinin

rulu Bakan'na indirgenir. Oradadr. Deyi yerindeyse, byk orkestray

her pazar dini yaynlar yapan televizyonlarda vaazlar verirdi. Mthi bir neden bir deterjana tantma faaliyeti ona da yaplmasn?' derdi. "Bir de, Sheen diye biri vard, Piskopos Sheen. Adam sahte Mesihlere

Amerika'nn ok nl bir papazn, Billy Graham' hatrlatt. Adam,

reklamcyd, 'Dnyann en mkemmel mamuln, Tanr'y, satyorum, ilikin bir vaaznda, 'Eer, gelen Mesih olsayd, o zaman, Tanr'nn en

azndan onun geldiini bizlere ilan etmesi gerekirdi. Otomobil reticileri kimlerle zdeletirildiini gryor musun?"

yeni bir model karacaklarn ilan ederler ama!' deyivermiti. Tanr'nn lat belki de en byk tehlike olduunu sylyordu, Gnay. Tanr, bu drlan Tanr olmutu! Bat'da yirminci yzylda yaanan 'rnesans'n tek tanrcln kar-

yzylda ilk kez, patron Tanr, iyi bir i orta olsun diye dua ile borlanhahamlar ne kadar barrlarsa barsnlar, kiliseler ve sinagoglar ada hudi olarak yaadklarna inandrmaktr. Bu anlamda afyonluk grevini dar hallerindeyken kfre girdiklerinin farknda deillerdir." Tanr'nn lm, en ok kapitalizmin iine yaramt. "Ne kadar ironik deil mi?" dedi Gnay. Ne diyeceimi bilemedim! "ada Batl, kitapl dinlerden hibirisi ile uzlaamaz. Papazlar ve

Bat toplumunun yabanclatrc gleri yannda yer alrlar. Btn yap-

tklar, insanlar tmyle din-d bir sistemde iyi bir Hristiyan ya da Yagerekten iyi yrtrler. nsanlar Byk Makine'nin yani ada putperestliin farkna varamazlar. Bunun farkna varmadklar iin de, en din-

sermayenin satn ald herhangi bir mala dntrd! Emek, putperest Yunan-Roma geleneinde, Jus utendi et abutendi, kullanmak ve tketmek sorumluluu yoktu." zere kullanld. Kullanann, yani iverenin deyecei cret dnda, bir

"Bak, yle," dedi, 'nsan bir 'ey'e indirgeyen yabanclama, emei

balyordum, galiba.

"Ve bu cret pazar tarafndan kararlatrlyordu," dedim. Anlamaya "Aynen. Emein fiyatn bien, soyut ve tabiatyla sorumsuz bir pazar

ekonomisinin putperestlerin, insana ayar olann, dnya ile sadoland. Hazreti sa'nn 'mazlumlar' artk kutsanm deillerdi, dnyann da onlara kalaca yoktu. On dokuzuncu yzyl kapitalizminin tanmlayc gibi enteller bir de kulp taktlar: Glnn ayakta kalmas, zayfn telef bas orman kanununu yenmek, insan olmakt! Bu unutulmu gibiydi. -

mazoistik iliki kuranlarn nasl isiz ve alk noktasndaysalar, bu onlarn ansszl, yeteneksizlii ya da dpedz doa kanunu eklinde aknitelii iinin zalim bir biimde smrlyor olmasdr. Hak, hakszlk gibi kavramlar adamakll khnemiti. zleyen orman kanununa Darwin olmas doann temel kanunuydu. Oysa, insanolunun binlerce yllk aren bir yzyldr, on dokuzuncu yzyl," dedi, Gnay Rodoplu, "Gerekten iren! Dnebiliyor musun, Renan'dan Marx'a kadar, maalesef rklarn dierlerinden yaradllar icab daha stn olduklarn da ilan Marx'a kadar, bir dzine dnr, smrye kulp takmak ister gibi baz talkl bir ocuun pek zor bym eklini andrrlar,' Marx'a gre, ettiler. Mesela, Sami rklar, yani Araplar ve Yahudiler, Renan'a gre, 'Has-

'Hintliler ac ekmezler, nk onlar Douludurlar.' Tabii, btn bunlar, l ile smrmesini kolaylatran sylemlerdi."

kendi lkelerini tketmi yamaclarn, Asya-Afrika insann gnl rahatnekleri tamamen unutulmutu. Oysa, on yedinci yzylda, ortaa kltBu yzylda, Hristiyanln hkim olduu gemi yzyllarn gele-

r henz etkiliydi ve rnein 'kr' yapmann bir haddi olduu dnlrd. Bir tccarn baka bir tccarn mterisini almak iin fiyat ekonominin 'insan' iin olduu dncesi henz kaybolmamt. drmesinin Hristiyanla uygun dmedii sylenirdi. Toplumun ve lum iinde bir grubu inciten ekonomik kalknma salksz saylrd. Sos"nsan'n ekonomi ve toplum iin var olmas sz konusu deildi. Top-

yal dengelerin bozulmamas gereklilii eklindeki geleneksel dnce desman, ngiliz Tccarnn Klliyat isimli bir kitap vardr. O kitapta, ok reticiden, aracsz alan bir tccarn haksz rekabetle, 'tamahkrlkla' denir. Montesquieu iilerin saysn azaltan makinelere 'habis' derdi. Ama, homo economicus, galip geldi.

etkisini srdryordu. Mesela, 1731'de yazlan, Complete English Tra-

paras olduu iin kredi kullanmak zorunda olmayan, mallarn dorudan sulandn biliyoruz. Yine ayn dnemlerde, makinelere 'ii dman' On dokuzuncu yzyln toplumsal karakteri, rekabeti, istifi, sm-

rc, otoriter, saldrgan ve ben-merkezci bir karakterdi. Ve geerli bir son tahlilde topluma yarayaca inancnn rnyd. Feodal dnemin tersine, 'farkl' ve 'stn' olmak, insanlara bir igd gibi yerleti." snflarn ve Asya-Afrika'y yamalamalar olduunu syledi.

karakterdi, nk kapitalizm, homo economicusu serbest brakmann Rodoplu, dnemin patolojik sorunlarnn smr ve istifilikten "On dokuzuncu yzyl reform hareketlerinin hepsi bu toplumsal pa-

kaynaklanan, insan onurunun hie saylmas, Batl uluslarn kendi ii

tolojiyi dzeltmeye ynelikti. Anaristlerden Marksistlere kadar, sosyalist hareketlerin tm smry ortadan kaldrmak, iiyi bamsz, zgr, saygn yani yeniden insan klmak, sistemin merkezindeki yerine oturtmak isterler." "Kitabi dinlerin ngrdkleri gibi... " diye mrldandm. "Evet," dedi, Gnay, "Daha nce de konutuk bunu, Marx'n k nok-

tas dinseldir. Dikkatlice bakarsan, dine olan itiraznn Yunan-RomaEkonomik ile ortadan kalkarsa, iiler sermayecilerin boyunduruundan kurtulurlarsa, on dokuzuncu yzylda kaydedilen ilerlemenin meyve yonel otoritenin ortadan kaldrlmas halinde, kurtuluun yeni bir ortam gelitireceini sylyorlard. Biliyorsun, sonradan vazgeti ama, Freud vereceini, ktlklerin son bulacan dnyorlard. Liberaller, irrasHristiyan tanrsn ekillendiren anlaytan kaynaklandn grrsn!

da cinsel basknn kaldrlmas halinde pek ok akl hastalnn son bulacan iddia etmiti." lard. Birbirlerinden farkl, ama an patolojisine uygun reetelerdi bunlar. Nitekim, elli yl sonra, on dokuzuncu yzyl reformcularnn istekleri snfnn sorunlar Marx dneminde hayal edilemeyecek bir biimde yknenlerden" koruyamamlard. "Sence neden Gnay'cm?" Cevab olduundan neredeyse emin olduum soruyu sordum, "Sosyalizmin uygulayclar, sermaye ve emein uzlamaz elikisinin Sosyalistler, liberaller, psikanalistler reete zerine reete yazm-

hemen tmyle karlanmt. Avrupa ve zellikle de Amerika'da, ii zld. Ama Batl trdalarmz, Hitlerlerden, Stalinlerden "ve onlara

n gzard ettiler," dedi, "Oysa, uzlamaz eliki, iki deer arasnda bir

iki snf arasnda kim daha fazla pay alacak kavgasndan ibaret olmad-

kavgadr: Eyalarn ve istifiliin dnyas ile hayatn ve onunla yapc bir oldular."

biimde btnlemenin dnyas. Yabanclarla yerlilerin, l-sevicilerle yaam severlerin dnyas. Sosyalistler, sosyalizme ayar olanlara teslim Rafet Ball'nn 'Sosyalist Sol Konuuyor' adl kitabndaki Dursun Ka-

rata syleisini hatrlattm. Karata, "Tek parti, bazlarnn syledii gi-

bi, demokrasiyi dlamak yle dursun, ii ve emeki snflarla birlikte, nfsz toplum yolunu armasn, brokratlap hantallaarak kitlelerle

sosyalizmi ilerletmek iin de, demokrasiyi de en iyi biimde iletebilmenin tek yoludur. Yeter ki, parti Marksist-Leninist izgiden sapmasn, solan ban koparmasn," diyordu. Gnay'a ne dndn sordum.

rldnda, lkeleri brokratik yneticilerin, yabanclam ruhlarn igal yaayamaz."

"yi de, kanlmazd," dedi. "Birey sistemin merkezi olmaktan ka-

etmesi kanlmazdr. Smr, brokrasisiz, yani yabanclama olmadan

durumuydu. Seimle gelmi hkmetleri de, i dnyasn da yneten bolmaktan ibaretti. "Brokratlar, halk ne severler, ne de ondan nefret ederler," dedi,

Yabanclamann en nemli gstergelerinden biri de brokrasinin

rokrasiydi ve brokratlarn kitlelerle ilikileri, soyutlamaktan, kitlelere el "nceden dayatlm bir hiyerarinin hizmetkr olan brokrat iin halk, tiler de, ideologlar da yle.

rat dnyaya faaliyetinin nesnesi olarak bakar.'" Yabanclam siyasi par"Birileri Marx' yanl okudu!"

nesnelerden ibarettir. Bu konuda en iyi tarif yine Marx'tan gelir: 'Brok-

nda tebessmlemek ve binlerce yl anlalmadan tekrarlanmak, kirlenmek, genellemek. Ebediyet, cehennemin ta kendisi.'" Cemil Merii hatrlyordu, di! Sava'n o akam diline pelesenk ettii zgrlk, 'insanca yaam',

"yle," dedi. Gnay, '"lmszlemek milyonlarca budalann duda-

"Talihsiz, Marx! Gerekten de milyonlarca budalann dilinde, kirlen-

Marx iin, sadece sosyo-ekonomik baskdan kurtulmak deil, insann egnl zengin olandr, baknz, Die Frhschriften, sayfa 243. Marx, servet sahibi adam diye kendisi 'ok bir ey olan'dan bahseder, ok eye sahip olandan deil! Biyofiliktir," duralad, yalarn ve olaylarn basksndan kurtulmasdr. Marx'n 'zgr insan'

Pek muhtemeldir ki, bunlardan sonuncusu doru!" diye ekledi. Kapitalist dnyann yks zde ayn, ayrntda farklyd. ylda anonim oldu."

maz! Varm diyorsa, ya Muhammed'i bilmiyor, ya Marx' ya da hibirini. "On dokuzuncu yzyl kapitalizmi kiisel kapitalizmdi, yirminci yz-

"Ve bu balamda, Hazreti Muhammed'e kfreden bir Marksist ola-

deerlendirmiler, yeni yntemler, ekonomi kurallarna uygun olarak yeni retim teknolojileri gelitirmilerdi.

Bin sekiz yzlerde Avrupal trdalarmz nlerine kan frsatlar

m, karanlk alarn hurafelerinden kurtulmulard. Aklc olmaktan, kendilerinden baka karar mercii tanmamaktan dolay vnl, kendilerinden emin ve mutluydular. retenin rettiine yabanc olmad bir dnemdi on dokuzuncu yzyl." Yastnn yerini deitirdi, yln patolojisi buydu."

'nsanlar keiflerinden gurur duyuyorlard. Doay kontrol altna al-

"retenin rettiine yabanclamas," diye tekrarlad, "Yirminci yz"Artk yirmi birinci yzyldayz," dedi, "Bu yzyln patolojisi de farkl "retim derken, imalattan, hizmet retimine, mzik retimine, yasa Anladm syledim.

Gemi zaman kullanyor olmas dikkatimi ekti, nedenini sordum, aka m yapyor diye baktm, yapmyordu.

olacak. Neo-liberalizm geliyor ya!"

retimine, politika retimine kadar her trl faaliyeti kastettiimi anlyorsun, deil mi?" "Yirminci yzylda, retim 'elden kt', reteni ynetmeye balad,"

dedi, Gnay. "Pazar ekonomisinin kendisine zg kurallar sermaye sahiplerini ilerini istemeseler de bytmeye zorlad. Her eyin devletii bir dnyada durmak dmek demek olduundan, temettler ertelenir, basnn baarsnn hidrojen bombasn zorunlu klmas gibi bir girdapt bu. Sihirli kelime bymeydi. Nihai rnn toplumsal fayda salamas, art deer tketilecek yerde yeniden sisteme gmlr oldu. Atom bominsann yapt iten haz almas gibi kavramlar ortadan kalkt. Mesela, bette kazanacakt, ama saladn dnd toplumsal fayda da bir o kadar haz veriyordu. Bu anlay kayboldu. Batl trdamz kendisini her

bak, Henry Ford, gerekten de orta direin satn alabilecei bir otomobil,

nl Model-T, retmeyi hedef edinmiti. Para kazanmayacak myd? El-

an daha daha daha da bye zorlayan bir Byk Makine'nin kulu oldu.

unu anlamalsn, Byk Makine, bir amac, kendisini aan bir hedefi olmayan bir dzenlemedir." "Afrika totemleri gibi... " "Tabii. Byk Makine'nin insanlar daha mutlu, efendim, dnyay

daha temiz, daha yaanlr bir yer klmak, alar doyurmak, yoksullar

kollamak filan gibi hedefleri yoktur. Tersine, Byk Makine deyi yerinne'nin her an ikame edilebilir bir parasna indirgenmitir." "yle dn," diyordu Gnay,

deyse, insanlarn arkasndan i evirir; nk, teknoloji insanlarn emrine deil, insanlar teknolojinin hizmetine verilmi, birey, Byk Maki-

bslere birlikte akan milyonlarca insan! Byk Makine'nin z uzmanlate, her biri btnn bir paras olduunun bilincinde, ehramlara ta yan yn!" tayan yz milyonlarca kle! Ayn gazeteleri okuyan, ayn TVyi, radyoyu "Sorgulamayan?"

"Birlikte alan, fabrikalara, ofislere, otomobillere, metrolara, oto-

rnn ngrdkleri bir ritimde, ok hzl deil, ok yava deil, ama birlikizleyen, ayn filmi gren, birlikte reten, tketen ve gidiat sorgulama"Sorgulamayan. Bireyi bu defa da Byk Makine yok etti! Birka yz-

yl ncesinin feodal otoritesi gitti, yerine 'kamuoyu ve pazar' denilen mak demek, toplum dman olmak demek oldu. nsanlarn kendilerine ait, z gereklikleri, trdalarna iletebilecekleri gereklikleri soyutlatekliini grecek, sadece kendi gereklii ile temas kuracak, sadece kendi dorular ile btnleebilecek, kendi durumu ile halleebilecekti." "Toptan yabanclama?" "Evet ve tabii birey yabanclatka muhakeme kabiliyeti azalyor.

isimsiz otorite konuldu. lkel klanlarn, 'ben, biziz'i kayboldu. 'Farkl' olrld. Kimse, kimseye derdini anlatamaz, kimse kimsenin dilinden anlamaz oldu. Batl trdamz bundan byle sadece ve sadece kiisel ger-

Olaylarn arkasnda yatan, gelimelerin nedenini kavrayamaz oluyor.

Daha da kts, bireysel vicdan yerini topluma uyma ve dlanmama

kaygsna brakyor. nsanolu, parmann izi gibi esiz, yegne olduukalmyor. eylerin benlii yok nk! eylemi insanlarn benlii yok!" dantal dediim acsn grdm, dnyordum. Ban sallad,

nu unutuyor, herhangi bir ey oluyor, eyleiyor!!! 'Benim dncem, "Benim kararm', 'Benim yargm', 'Benim eylemim', diyebilecei bir ey ini ekti, Therese'deki rahibenin yzn grdm yine! Transan"Onca gayretten sonra ne byk bir d krkl!" dedim. On altnc "Ne yazk ki, aadakiler de yukardakiler de, ahmaklar da aklllar

yzyl, kyllkten kurtulmay, Marx', 17 devrimini, dnya savalarn da 'eyleti'," diye srdrd, "Batl trdamz kendisini bamsz ve z-

gr sanan, hibir otorite, ilke ve vicdana kul olmadna btn kalbiyle rakter gelitirdi. Profesr Sernea'y hatrla. O, 'yukardakiler'den deil mi? Bir profesr, genleri biimlendiriyor. Ama, Trkiye'de yz yl da tr."

inanan, ama emredilmeye tene, ama kendisinden beklenileni yerine getirmeye tene, toplumsal makinede srtnme yapmamaya tene bir ka-

kalsa, niversitesinin dikte ettii 'Orient' kavramnn dna kmayacakgtrmt. rrasyonel otoriteden kurtulunmu ama bu, 'rasyonel' otoriteyi de "Mritler yok oldu," dedi Gnay, "Peygamberler zaten khnemi-

lerdi. Filozoflar, ideologlar da pazar ahlk yok etti. likileri pazar yn-

lendirdii srece, neyin doru neyin yanl, neyin iyi neyin kt olduu den daha 'stn', efendim, daha 'yce', daha 'iyi' olmadna dair bir sybirey, insan onuruna, vakarna, yeteneklerine, iyiliine duyduu gveni kaybeder." lem gelitirilince, pazar ahlk gerei kurunun yannda ya da yannca,

hususunda dnmeye gerek yoktur, anlyor musun? Kimsenin kimse-

larn sama olduunu dndm.

nsann 'ey'e dnt bir durumda, "onur", "vakar" gibi kavram"Elbette," dedi, "'onurlu' ya da 'iyi' ya da 'hogr sahibi' bir, mesela,

'sandalye' dnebiliyor musun? Bu kavramlar samalklara indirgenip, insann stn vasflar, alklanmaz olunca, birey giderek artan gszlk duygusuna kaplr. Bu yzylda nemli olan tek ey kabul grmektir. Hal byle olunca birey, kimliini, insanca kazanmlarn unutur, kendisini 'sata karr'! En ok beeniyi hangi rol ile toplayacaksa, hangi rol en ok alk getirecekse, o role soyunur." Ibsen'in Peer Gynt adl oyununu anmsadm. Oyun, ada insanda

'benlik' kaybn anlatr. Peer Gynt, topluma uyarlanma, baarl olma abasnda o kadar eitli rollere brnr ki, bir sre sonra i artk, 'benden nasl holanyorsanz, hangi libasmla baarlysam yleyim'e kadar gelir. "Yirminci yzyl Batlsnn toplumsal karakteri, kalabalklara rahat-

a uyum salayan, daha ok tketmek isteyen, zevkleri standardize edilmi, ("Televizyon dizilerinde seyircilerin glmeleri gereken yerler bile dikte edilir. Seslendirmede araya sokulan kahkahalar hatrla.") kolayca Stevenson'un dile getirdii patoloji, Peer Gynt patolojisidir." "Stevenson?" etkilenen ve ngrlebilen biridir, bir 'robot'tur. Msr uygarl ile balayan sistematikletirme, bu yzylmzda son eklini alr. Haklsn, tabii,

dan birisiydi, 'Artk kle olmaktan korkmuyoruz ama robot olmaktan

"Adlai Stevenson," dedi, Gnay, "1950'lerin ABD bakan adaylarn-

korkuyoruz,' demiti. 'Bireyler olarak somut bir otoriteye boyun emiyoruz, kimse ile boumuyoruz ama kendimize zg inanlarmz yok, kendimiz yokuz!' Nedenini de, an toplumsal karakterini numune kabul edip ona uyarlanmak gerektii eklinde ortaya kan mutabakata balyordu." "Robot olmann kar konulmaz cazibesi!"

baarl, gl, zengin!.." duraksad, "yle deil' mi?" "Bunu aklayacaksn tabii!"

"Eeeeh! afak zden olmay kim istemez?" dedi Gnay, "Zeki, sevimli,

bu dnm, robotlamay iime sindiremiyordum.

Aklayacakt ve ben anlayacaktm, tabii. Ne ki, yirminci yzyldaki "Anlalmayacak bir ey deil," dedi Gnay, "Her ey soyutlama ve

yrtt iin maliyetini bilir, karmak muhasebe sistemlerine, bilanolara gerek duymazd. Oysa, yirminci yzylda bymeye zorlanan i bilano zerine yaplanr. Onsuz yapamaz! Emek, rakamlanm deilse, parasal deer biilmesini istemelerinin ardnda da bu yatar. Soyutlama ve rakamlama olmadan ktle retimi mmkn deildir tabii, ama ne ki, sanlara ve kendilerine baklarn deitirdi." emek saylmaz. Amerikan feministlerinin ev kadnlarnn mesailerine ekonomik aktivitenin temel ura olduu Bat toplumunda rakamlama ve soyutlama retimi, ekonomi dnyasn at, insanlarn eylere, dier inlunun soyutlama yetenei zerine kurulmutu ama, 'Soyutlama', insanlk tarihi kadar eskiydi. Felsefe ve bilim, insano"Ne yazk ki, yabanclamann da temel esi oldu!" dedi, Gnay,

rakamlamayla balad. Bak, ilk dnem kapitalisti bir kalfa, birka rak ile

"nce kapitalistin kendisi, sonra da retim soyutlat. nsanlar artk birisi iin deil, bir ey iin alr oldular. i karan birisi deil, bir 'ey'dir. yutlar, anlyor musun? br taraftan, retimi de uzmanlama, i bldr. rnein, sabahtan akama tekbir makinenin kolunu indirmektedir. imlendirirken, insann kendisini de biimleyen bir faaliyet olmaktan Bu 'ey,' IBM, Neta ya da devlet bilmemne kuruluudur. Sorumluluk so-

m, soyutlatrr. i, imalat srecinin ok kk bir paras ile temasta-

lam toplumlarda, alma, i, yaratc bir faaliyet, dnyay yeniden bikar. alma ve elenme, i ve kltr arasnda uurumlar oluur. al-

retimin btnyle badaamaz, yapc iliki gelitiremez olur. Yabanc-

ma artk doyum veren, mutluluk veren bir ura deildir. Ya Sovyetler deki gibi bir grev ya da ABD'deki gibi bir tutkudur!" "Weber buna ilecilik, zahitlik der," diye hatrlattm. "Evet. Yabanclam, hibir ekilde doyum vermeyen alma iki

tepki ile sonulanyor. lki, hibir ey yapmamay, tam anlamyla tembellii idealize etmek; kincisi ise, ie ve onunla ilgili her eye ve herkese kar gelitirilen, kkleri derinde ve bir o kadar da bilinsiz bir dmanlk! Her iki ruh hali de bir yandan verimsizlik demektir. te yandan, karncay incitmekten korkan bir adam dnyann sonunu getirecek silahn n, ne ideolojisi kurtarabilir." lanmas olduunu syledi, yapmnda gnl rahatl ile yer alabilecek kadar bo verici klar. Bu

noktada insanolunu kendisini yok etmekten ne dini inanlar, ne vicdaSatn alnan eyin, kullanlan ey olmaktan halinin tketimin soyut"Tketime, yani retimin nihai amacna yabanclalabilir mi? O da "Sanyorum, Mareal Von Moltke'nin hatralarnda vard. Anadolu'da,

oluyor." ok da ho bir hikye anlatt,

Ankara civarnda bir yerde, otomobille seyahat ederlerken, tipi altnda bir uval odun tayan bir ihtiyara rastlarlar. Nereye gittiini sorarlar. den kurtarmay teklif ederler. Adam, nce kabul eder. Paray alr, ykn

Adam, kestii odunlar aadaki kye, satmaya gtrdn syler. Ha-

line acrlar, kaa satmay plnlyorduysa, ona o paray vermeyi, yknkarn ortasna brakr. Ama, hemen sonra kendisine gelir. 'Yok,' der, 'Aada insanlar souktan titreirlerken, ben bu odunlar buraya misli ye toplar, yrmeye devam eder. retimden amalanan tketime sahip kmann bildiim en iyi rneidir bu hikye." Tketimde 'yabanclatrma' ilevini para stlenmiti. Para varsa, para da verseniz, brakamam. Aln paranz geri.' Odunlarn gerisin geri-

bilir, ("Tpk rpc Mahallesi'nde tek bir elektronik sazla doldurulan adi

mzikle uzak yakn ilikisi olmayan birisi, milyonlarca liralk bir set ala-

kaseti almak iin satn alnan Pioneer teypler gibi," diyordu) gazete olsun okumayan birisi, Britannica'ya, srf toplumsal bilanosunun aktifine girsin diye talip olabilirdi. "Satn alnan eyin nitelii, alann gayreti ile artk niteliksel olarak da

orantl deildir. On dokuz yanda bir ocuk, Mercedes'ten aa inmez olur. nsanca tketim ortadan kalkar. Bu, milyonlarca liralk bilgisayarlarn, kapasitelerinin ok altnda, adeta tuzluk gibi kullanlmalar demektir. Bu, sosyetenin dz yolda cip kullanma merak demektir. Bu, her trl deil, obuay fagottan ayramayanlarn tketmesi demektir. Bir o kadar

rklk demektir. Bu, stanbul Festivali'ni konservatuvar rencilerinin kts, satn alnan eylerin gzmzdeki deerinin satn alndktan baka, emein somut dl olarak hibir anlam yoktur. Marx'n dedii glere dntrr.'" sonra da takas deeri olarak kalmaya devam etmesidir. rnein, satn

alnan bir otomobil, her an elden karlabilir. nk, takas deerinden gibi, 'Para, bir yandan insann sahici, doal glerini szde glere dntrd iin etkisizletirirken, asl olmayan, hayali glerini gerek Marx'tan bir alnt daha yapt, "Para, sadakati ayba, ayb erdeme, kleyi efendiye, efendiyi kleye,

it olur. Oysa, insana insan olarak bakp, dnya ile ilikisinin insani olduunu varsaydnzda, greceksiniz ki, mesela, sevgiyi ancak sevgiyle, inanc ancak inanla takas edebilirsiniz. Sanattan keyif almak istiyorsanz, o alanda eitilmi olmanz gerekir. nsanlar etkilemek istiyorsanz,

ahmakl akla, bilgeyi cahile dntrr. 'Yiitlik' satn alan korkak yi-

onlar gerekten canlandracak, ilerlemelerine yardmc olacak etkileyiciliiniz olmas lazm. Doa ve insanlarla ilikileriniz, sizin sahici, kendinisi olmal." ze ait olan hayatnzn arzuladnz nesneyle aktnn kesin bir ifade-

yeniden okumal. Aksi halde, Stalin'den kaalm derken, neo-Hitler'in kucana oturacaklar!" sylemeye balad, knd. Sonra, birden, o daha nce bahsettiim drt bin yllk in iirini zerinde! Ve biz! Kraln ezeli ilekeleri, henz ne darmz ne pirincimizi ekebildik! Anam babam ne yiyecekler? Sen, o ok uzaktaki mavi gkyz! Syle, ne zaman bitecek btn bunlar? Kzarmayan yaprak, karsndan koparlmayan koca m kald?" lar, Tibet lamalar, Yahudi hahamlar, Katolik kardinalleri, Buhariler, lard. Syledike dinginleti. Baklar yumuad. Hakl olduumu biliyorum!" Gzleri kapal, hafif hafif sallanyordu. Budist rahipleri, into papazKalkt oturdu, kalkt oturdu. Olmad. Pencereye yrd. Durdu, ba-

"Trkler, Marx' yeniden okumal!" diyordu, Gnay. "Hatta, Sovyetler

"Nasl da zgr bu yabankazlar! Nasl da dinleniyorlar Yu dallar

Mevlnalar... Hepsini, hepsini ayn anda hatrlatt! Ortak bir at yakyorGnay Rodoplu trk sylyordu! "Ata ruhu! Ata ruhu! Yardm et!

biydi! Ateten bir kmeye dnp yorgann yaksa armayacam mediklerini hatrlyorum!

Yatan, hastanenin, Nianta'nn, stanbul'un iine smayacak gi-

fark ettim! liklerime kadar rperdiimi, aklm bama toplamaya altm, kendi tanrlarm, bilim ilahlarm, yardma ardm ama gel-

VII
"Ne zaman fark ettim, bilmiyorum... Ne zaman fark ettim? Ama fark

ettim. En az be yz yanda bir hilkat garibesine, bir anakronizme, bir aresizmiesine iki yana at, "Belki de hep biliyordum! Hep biliyordum da, o gece idrak ettim.

yabancya k olduumu fark ettim... Ah! Ne bileyim!" diyerek ellerini Sedat'n kapmn nnde koca gece aabeysini beklemi olmasnda

beni inciten, tehir edilmilik duygusu uyandran bir ey vard. Geneleve gtrd arkadann siftahn bekleyen bir delikanly anmsatan bir ey vard. Oradaki erkek dayanmas ne tuhaf bir eydir, hatrlasana! beni hep birlikte dzerler sanki... Kapda bekleyen ierdekinin hazzna bir biimde ortaktr. Kadn, burada kirlenmiti!.. Ama, dndke bir baka meselenin daha farkna vardm. Sylediimiz trkler kirlenmiti, ilahiler kirlenmiti, gen ocuklar

afak beni sahiden benimsemi olsayd, kardeini yukar davet ederdi diye dnyordum. Sonra aklma beni evine gtrd gece, Sedat'n teki odada byk bir ftursuzlukla uyuduu geldi." "iran'n babas gibi... "

tirmiti. Ayn eyi yayordum. Sedat'n kiilii zerinde younlamama

"Evet! iran'n 'aa' babas gibi. Kadnck' ne kovmu, ne de iselle-

neden olan, onun o geceki onursuz nbeti oldu. Sonra, Duran Kuran'n tek bir kadn tanmam Sedat, aabeysinin pezevenkliini yapyordu!... " "Estafurullah!"

dkknndaki imza gnnden bu yana Sedat'ta gzlediklerimi dndm... Korkun bir sonuca vardm: Yirmi dokuz yanda olmasna karn "Yok, o yle! yle de, byle bir konumu kendisine nasl yediriyordu,

beysine sunduu hizmetlerden sadece bir tanesi olduunu grmeye baladm. afak'n da dedii gibi, Sedat 'ko'uydu, 'fedai'siydi, aabeysinin. Son delege seimlerinde yz tane grgen sopa kestirdiini, anti-Baykalc delegeleri dvdn sylemiti. Aabeysi iin! Dev-Gen militanyd, SHP'yi kmsyordu ama ye olmutu. Aabeysi iin! afakn kurduu mt. Ailesi iin! bir ite, afak politika yapabilsin diye alyordu. Aabeysi iin! Bir kzla beraber olmu ama onu ortada brakm, akrabadan bir kzla nikhlanorganizatr olduum iin, birlikte altm kardelerime iyi bir babalk afak'n bir seim nutkunu hatrladm. 'Ben iyi bir iadamym; iyi bir

onu anlamaya altm. Sonra dndke, pezevenkliin Sedat'n aa-

yapabildiimden, aileme babalk yapabildiimden, iyi bir iadamym. Sekiz yldr birlikte ticaret yapyoruz; sekiz yldr blme hesab yapmadk,' diyordu. Sedat'n benim afak'a aldm ceketi giydiini, aabeysinin ald bnn alnmas iin bile afak'n onay gerekmiti. Onu da hatrladm. nler aydnlanmaya balad. Ailesine 'babalk' yapmaktan bahsediyordu eyay kullandn biliyordum. Evlenip de bir ev aaca zaman buzdola-

celeri nemsemediim bir sr ayrnt art arda eklendi. Kafamda bir ey-

afak. Dndke, nutkundaki 'blme hesab yapmadk' bildirisinin kkl bykl zdenlerin klelik ferman olduunun, 'kimse gerek emeinin gerek hakkn almad', gerek nitelikleri ile deerlendirilmedi demek olduunun ayrmna vardm." "Emeklerinin deerini pazar ekonomisi bimedi!" "Evet. Ayn eyler, ener iin de geerliydi tabii. Yeteneklerini, ussal

donanmlarn serbest pazarda deerlendirmeye kalksalar, deil BMW

sahibi olmak, halk otobsne binmekte zorlanrlard. Delikanllarn yaAnlyor musun? Birisi, yani afak, paray maniple ediyor, tekileri besliyor, karlnda da sadakat talep ediyordu. 'yi babalk' sylemi, 'cmert lard! Tabii kul olacaklar, feodal dzenin devamn tabii isteyecekler, kap lord' sylemiydi. Sfat yanl myd? Hayr. Emeklerini zgr iradeleri ile pazarlasalar 'Lord' afak'n onlara tahsis ettiinin drtte birini alamazkulluunu bir nian gibi benimseyeceklerdi. Kap kulluunun icaplarna gelince; onlar da, kocaman delikanlnn benim kapmda beklemesi, alkolden yryemez hale gelen aabeysini tamas, onun iin adam dvmesi, sun?" "On altnc yzyl Avrupas! Onu demek istiyorsun, deil mi?" "'Ben, biziz!' diyen zdenler!" gerekirse hapse girmesi demek olabilecekti! Tabloyu grebiliyor mu"Be yz yandaki sevdiimin bir yz!.. Evet, on altnc yzyl Av"Evet.... Evet. Ne Sedat, ne de ener 'Ben kimim?' sorusunu asla soramak iin aabeylerine kap-kulluu etmekten baka olanaklar yoktu!

rupas, Lord afak, 'Baba' afak!"

madlar. 'Ben kimim, bu karnn kapsnda ne aryorum?' 'Ben kimim, bu

sopalarla kimi, neden dvyorum?' 'Ben kimim, neden teyzekzm dzyorum?' 'Ben kimim, Alevilerden neden nefret ediyorum?' 'Ben kimim, si iin gerekli kimlik bilinci, benlik asla olumad. Anlyor musun? Bireysellik gelimeyince de, bata aabeyleri olmak zere, kimseye kar nesBaykal'n resmini neden baucuma asyorum?' Bu sorularn sorulabilme-

nel, efendim, muhakemeye dayal bir yarg gelitirmeleri elbette mmdenlerin evrenlerinin merkezi kendi 'klanlar, aileleriydi. Onun dnda her ey karanlkt ve ne benim, ne de bakalarnn onlardan bamsz ola-

kn deildi! Hayat sorgulamalar mmkn deildi! Anlyor musun? zrak var olduumuzu dnemezlerdi! Bir 'lord' olarak, afak'n kylle-

rinden hizmet talep etmesi Tanrsal hakkyd. Buna karlk, onlar asgagenilettiinde greceksin ki, bir sonraki aamada, 'Biz belediye bakan olunca... ' diye balad cmlelerini, 'Belediye bakan biziz'e evirdi. ANAP'l Gmhanelileri oylarn 'bizim ocuumuz' dedikleri afak'a verdiler." "Bu, Trkiye'de hep byledir!" olduk!' diyeceklerdir. Ve aynen yle oldu! Sedat, 'Biz belediye bakan

ride olsa, doyurmak ve korumakla ykmlyd. imdi, bu anlay

'Biz' kim? 'Biz' ncelikle zdenler, sonra da geniletilmi klanlar, yani Partililer, yani Gmhaneliler! Nitekim, ayrtepe'nin ounlukla DYP'li,

'Varsn kt olsun, bizden olsun,' iler. Bir tr zina ilikisi, anlyor musun? Koynuna alacaksan, aileden birisini alacaksn!" Anlyordum, tabii. "Son tahlilde karlkl sorumluluklar, birtakm greneksel kstlama-

"Onu sylyorum ya! Sivasllar Sivasllara, Aleviler Alevilere oy verir.

lar ieren bir dayanmadr ya feodal smr, afak tebaasnn sadakatini iadamyken dkknnn kr, belediye bakanyken ayrtepe'nin rant ile dllendirecektir. Yetenekleri ve yeterlilikleri ne olursa olsun, klan mensuplar korunacak, kollanacaklardr. Onlar da yok i, yok imar durumu, yok kmr deposu kuracak belediye arsas talep edeceklerdir. Onlar afak', afak da onlar smrr. Burada bir kma yapaym, Trkiye'de, efendim, ie gre adam deil, adama gre i aranyor yaknmalarnn solacak, ona i icat edilecektir. Zina ilikisi son bulmadka, retime, ie, ncelik veremezsin!

nunun gelmemesinin nedeni de budur. Klan mensubunun karn doyuru-

yirminci yzylda yaamaktadrlar. On altnc yzyl deerlerine boyun emeleri tek bir eyle aklanabilir... " "Yabanclam olmalar! M?" "Elbette benim yaadm yzyldan 'gayri' bir yerlerdeydiler. Sahip-

te yandan, unutma ki, zdenler, on altnc yzyln deerleriyle ama

lendiim tarihe ayardlar. Bak, Sedat'n konumunun senin ya da benim olduu iin 2100 ylnda bulmamzdan fark yoktur! Yeni koullara biz de

kendimizi birdenbire 2400 ylnda, ya da, de ki, gelime ok daha hzl baka seeneimiz olamazd! Ve unutma, 'tehlikeye den vcut iin, uur namyorum deyip, kendimizi ortadan kaldracaktk. Bata kendisine el'di Sedat. Dnsene, hibir durumda 'benim!' diyebilecei, kendisine zg ancak o dzenin 'klesi' olarak uyarlanabilirdik. Hayatta kalmak iin

bir safradr. Kle gibi, le gibi yaamak da yaamaktr.' Ya bilincimizi

krletirecek, kendimizden 'gayri' birileri olacak ya da ben bu oyunu oybir karar verememiti delikanl. Ne tuttuu ite, ne politikada, ne koynuna ald kadnda! Daha da kts, kendisine ilikin kararlar kendisinin re, aabeysine, amcasna onlar dnyann merkezi bilip ycelterek, hatta taparcasna balyd. Bu ballk st ocuunun meme bamll gibi yaamsal bir ballkt. te yandan, ben, 'Bu adam benim kapmda beklerken, yan odada yatarken, hi yengesini dnmez mi, neden hi cephe veremediinin farknda olmad gibi, kendisini oluturan feodal detle-

almaz, gmleini ykayan, yemeini piiren o kadna hi sevgi beslemez

mi?' diye aptalca sorular soruyordum kendime! 'Sevgi' elbette sz konuyecek, sonra 'sen', sonra 'o' diyecek! Sonra da kendisinin dndakilere tabii. Sedat sevmeyi becerebilecek olsa, onca yllk yengesine ramen be'younlaacak!' Dayanma, zen, sayg gelitirecek! Olacak i deildi, nim kapmda bekler miydi? Sedat sevmeyi becerebilecek olsa Dianann meyi 'unutur' muydu? Sedat sevmeyi becerebilecek olsa, nne gelen

su olmazd! 'Ben bilinci' gelimeden, 'sevgi' geliemez ki! nce 'ben' di-

telefonda ciyak ciyak 'Gnay lyor!' diye bardn aabeysine syle-

yere aabeysinin imzasn atar, kooperatif defterlerini afak' hapiste srndrecek ekilde darmadan eder miydi?" de anlatacakt diye dndm, sormadm. O noktada hangi defterlerden bahsettiini bilmiyordum ama herhal"afak'n, Sedat'n biraz daha gelimi tr olduunu ok sonra kav-

radm. Niye bu kadar geciktiimi dnnce unu anlyorum... nk, bir kere, afak zden'in Gmhane'den, yoksul bir retmen ocuu olarak balayp, stanbul gibi 2500 yllk bir ehirde belediye bakanlna uzanan serveni, cezaevi, ikence fasllarn da dnnce, mthi etkileyirvende on dokuzuncu yzyl Avrupa'snn sosyal mobilitesini gryorciydi. Muhteem bir tarihi miras kendi snf adna, asrlardr sistemin merkezinden uzak tutulmu snf adna, devralyordu sanki. Ben bu sedum. Khne kalplar kran, egemen snflara, dzenin z uzman aydnlabulu lahmacuncular sard filan diyenlere dman kesiliyordum. Trkiye

rna Antwerp tepelerinden bakaldran mobilite! Kalplarn krlmas

gerektiine de btn kalbimle inanyordum. Kar kanlara, ite, stanilk kez homojenleiyordu, demokratlayordu! Efendim, stanbul'da, Boaz vapurlarnda birinci mevki denen ayrcalkl konumlar da, erguvanl dum. Ne kadar umutlandm biliyorsun. Ankara'dan dnmzde sana ele ele verirsek, Trkiye'de misli grlmemi bir hareketi balatabiliriz kklerdeki ak maceralarna duyulan nostaljiyi de hastalkl buluyoranlattklarm hatrla. Gerekten de, afak'la -trnak iindeki 'afak'la!diye umuyordum. Ben ona yirminci yzyln normlarn tercme edecektim, o bu normlar insanmza anlatacakt!.. 'Trk insan' diye ortak bir inanmak istiyordum ki, eski bilgilerimi bilerek, isteyerek unuttum... " Kollarn kavuturdu, ban nne edi, paydamz olduuna ciddi ciddi inanyordum! yle inanyordum ki ya da "'Ben' bilincini kazanmann da yeterli olmadn, esas meselenin bu

'ben'in kendi dndaki dnyayla hangi yntemle btnletii meselesi olduunu unuttum!" diye sylendi, ac ac.

gayri!' yle diyorlard. 70-80 dneminde ayrtepe'de ciddi kavga vermilerdi. Bir tarafta lkcler, te yanda devrimci fraksiyonlar. Silah, sopa ne istersen vard. Kurtarlm blgeler vard. 1 Mays Mahallesi'ne talarla ina edilmiti. afak zden, genlik kolu ynetim kurulu yelii, ran l Ynetim Kurulu yesiydi. Onur Oflu, vs. vs. Neyse! girilmiyordu. Ve o 1 Mays Mahallesi, rencilerin srtlarnda tadklar sekreterlii yapt, o artlar altnda bir halkevi kurdu, kurucu sekreterliini yapt. Erol iek, CHP'nin l Genlik Kolu bakan adayyd. Duran Kumerkezine koymak kavgas olduuna inandm! Ve aklmca, bu kavgay Ve ben btn bu kavgann, insan' olmas gereken yere, sistemin tam

"Drt ortaktlar... Ve her eyi paylarlard, 'yrin gl yanandan

entelektel donanmmla destekleyecek, trdalarmzn tarihsel deneyimini aktararak, olabilirliklerin olamazlklardan ayklanmasna yardm edecektim. Oysa, daha batan, afak bana 12 Eyll sonrasn anlatt zaman aymam gerekirdi. 12 Eyll'de tutuklanan, ikence gren o olmu-

tu. En ok ihtiyac olduu srada, Erol iek'in onun yanna bile uramadn sylerdi. Ne ailesini makarna ve gazya kokan balklarla beslerken, ne de daha sonra... Ona bakan, arka kan yine kendi klanyd. Bu lesi bakt, niversiteden atlan retim yelerine de aileleri bakt! Ben durum afak'a zg bir ey de deildi. Ali'ye de ailesi bakt, Suat'a da aibanda efendi efendi otururken devlete satlm babasn tanmtm. iran'n babasn da tanmtm. Halis zden'ide! afak'n Kelkit suyunun

Adamcaz olunun ne devrimciliine, ne 'iadam' kimliine, ne ikisine, ne apknlna anlam verememiti. Ama, tpk Sedat gibi, o da boyun emekten baka are bulamad. Bildiin gibi sonunda kendisini camiye, ildi! yani slm riteline att! En dindar olduunu sand zaman bile aslnda,

Allah'a deil, 'devlet' denilen, 'aile' denilen puta taptnn farknda dedeil de klanlar arka kt diye sormalydm! Bu soruyu sorsaydm, zde Eer o zaman, daha o zaman, bu insanlara neden ideoloji arkadalar

on altnc yzyl Avrupa kyls zihniyetiyle deil solcu, deil demokrat,

birey bile olunamadn anlardm! Klanlarn bir yana itip, dizleri titreyen bir endstrinin smrlen emekileri kimliini nereden ve nasl sahipleneceklerdi? Az daha dnseydim, ne afak'n, ne de dierlerinin uruna lmeyi gze aldklarn syledikleri solcu kimliklerini muhakeme edilmi ve somut bir seim olarak benimseyemeyeceklerini anlardm.

mz kadar gereki ve salkl. Hatta, biliyorsun, bu devleti altm ylda dum. Nerede atladm, biliyor musun?

afak' ok salkl, ok gereki buluyordum. Senin benim olmad-

aydnlar bu hale getirdi, brakalm da biraz da bunlar ynetsinler diyorEvet, afak'n gl bir benlik duygusu vard... Sedat ve enerden,

hatta babasndan farkl olarak klanndan ba vermi, feodal dzeni tersmay setii iliki btnleme deil, tahakkm ve itaat ilikisiydi! Anlyor vumak isteyen insann yks... " "On yedinci yzyl?" yz ederek ailesine babalk etmiti ama dnya ile, dier insanlarla kurmusun? Klan balarn kopartm, siyasi ve ekonomik zgrlne ka"On yedi, on sekiz, on dokuz, yirmi! Hepsini bir arada yayordu!

ta ailesi, ei, kardeleri, ocuklar, hkmedebilecei herkese hkmetme gayreti iindeydi. Kiiliinin itaatkr paras ona gururla 'Ben, Deniz Baykal'n,' ya da 'Mustafa zyrek'in neferiyim,' dedirten parasyd. O kadar ki, bir gn bir konuda yanl yaptn sylediim zaman 'Aman bir eyin neferi olmaya yle tene ki bu lkede!" "Yeni putlar?" glm, Deniz de yanl yapt! Biz yanl yaptysak ok mu?' diyebildi.

re, rgte, SHP'ye, onun iindeki bir hizbe snrken, te yandan da ba-

Bir yandan kendisinden daha byk olduunu dnd bir eyle-

Ama, tabii, Deniz Baykal da, 'SHP'nin neferi!' Sorun da bu zaten! Herkes

zgrlkten ka, snma. Muhakeme yeteneinin, gereklik duygusunun kayb. te yandan, kardelerine, karsna, 'altndakiler'e nefes aldrmayan tahakkm. Bu patolojiye yakalanm insanlarn 'sevdikleri' deil, 'kullandklar' vardr. afak'n 'Kardelerimi oullarmdan daha ok seviyorum, kolarm benim,' diye gzlerinin yaarmas da buydu. 'ocuklarn mesi de buydu. Benimle olan ilikisi de buydu. ne olaca belli mi? Bunlarn belli ama! Bir dediimi iki etmiyorlar,' deram deil tabii. Onun iin bir bakta tehis edilmiyor. Ama, 'kullanlmak' kavramnn bir insann dierine, onun amalarn gerekletirebilmesi iin hizmet etmesi demek olduunu anladn anda tablo nne seriliveriyor. Bir sre sonra afak'a baktmda hepimizin ama hepimizin onun amalarna hizmet ettiimizi grdm! imdi baktmda gryorum ki, amalarmz da akmyormu! Bir sahne kurmutuk. afak barol aktryd, bizler de, kimimiz k, kimimiz art-direktr, kimimiz ra kadar onu bekleyen kars, kardeleri, ben, hatta ocuklar! ocuklar alklayc olarak onun amalad rol oynamasn salyorduk! Sabahladiyorum, nk 'ocuk sevgisi' sylemi de koulsuz deil. afak tr, kendi beklentilerine uygun bir oula, oullara, maddi manevi mirasna, dnyevi ilevine layk olduklar srece 'sevgi' besler. Olanlar byyeKzla zina ilikisi kurulamyor, kocaya gidiyor ya kz! lan, maniple edilen rakamlardan ibarettiler. cek, sorumluluk stlenecek, afak'a itaat edecek, hizmet verecek nesnelerdir. Olu deil de kz olacak diye dnn koptuunu biliyor musun? Semenler de bizler gibiydi. Ayn konumda. Tpk delegeler gibi, aBu yzyln 'kullanlma' kavram, on dokuzuncu yzyln zulm kav-

Yeni putlar, tabii. Bir yandan, yanla, ktye gz yumduran tapnma,

yrtepeliler de afak'n kiisel amalarn gerekletirmek zere kullan-

mitik. afak, ben, bir de afak'n Ankara'ya, Filistin intifadas anma gnne getirdii astsubay emeklisi. Sonradan bakan yardmcs oldu san-

Bir zaman hatrlyorum. Bir nedenle Saryer'de bir len yemei ye-

rm. Urcan'a gelmeden, deniz kenarnda kk bir balk lokantas, vardr, orada. Gzel, gneli bir gnd. Astsubay eskisi denize bakt, bakt, nm?' verdi, 'Bakan oldun mu, buraya bakan olacaksn? Deil mi, Gnay Habir ngiliz smrge valisiydi afak zden! ayrtepe yoksuldu, amurluybu sofrann bana gemeli, buray tketmeliydi. Ve bu bana, bu bana... " reketiyle durdurdu. stemiyordu. 'Sen de bakan aday olmak iin bula bula ayrtepe'yi buldun,' deyi-

Sanki tayini zengin Singapur'a deil de, yoksul Afganistan'a km

du, cahildi! Oysa, Saryer, bir byk ziyafet sofrasyd. afak, geecekse hkra alyordu! Ona gitmek, sakinletirmek iin ayaa kalktm, el hahkrd, "Yine de, adam bunu byle dedi ya, ben afak'n tersleyeceini sandm! yle ya, insan niye politikac olur, niye belediye bakan olmaya ildi. lar almak iin, o yolda etkili olmak iin, deil mi? Hayr, canm, yle degrdm! 'O gnler de gelir,' dedi, afak ve ben gzlerindeki o garip prlty ayrtepelilerden nefret ettiini de o dnemde fark ettim. Aslnda kalkar be canm? nsanlar sevdii iin, onlar mutlu klacak siyasi karar"...bu bana, bakanlk beenmeyen milletvekillerini hatrlatt!" diye Beklemediim bir ey oldu. Birden alamaya balad Gnay. Hkra

dndm zaman anlalmayacak bir ey de deildi. O kendisini nefret neksiz, budala, artk ne dersen, insanlar neden sevsindi ki? Bylesi bir gibi bir samalkt. i bu deildi, anlyor musun? i orada patronlarnn vumas iin bir arat, asla ama deil!..

ettii ayrtepe'den kurtarmaya alrken, burada kalacak kadar yete-

beklenti, ngiliz igal kuvvetleri albaynn Hintlileri sevmesi beklentisi onaylayaca bir performans gstermek ve daha iyi bir yere tayin olmakt, anlyor musun? ayrtepe, afak'n kendisi iin ngrd hayata ka-

gn uyardm,

Siyasi olarak glendike, sevgisizliini saklamas daha gleti. Bir 'Nesini seveyim? Canlar cehenneme,' deyiverdi. 1 Mays Mahalle-

si'nden sz ediyordu. Ama, hemen ayd. Ertesi gn bir deme verdi, 'Ben ayrtepe'de gzm atm. ayrtepe'de k oldum. ayrtepe'de okudum. ayrtepe'de top oynadm. ayrtepe'de kavga ettim. ayrtepe'de evlendim. ocuum ayrtepe'de dodu. ayrtepe'de ikence grdm.

Nasl kendimi ayrtepe'den soyutlayaym? Yani, bir baka dnya kurmam mmkn deil, ilk arkadalarm, dostlarm ayrtepe'de. Anam ayrtepe'de. Babam ayrtepe'de. ocuklarmn mezarlar ayrtepe'de. pe'siz bir dnya kuramam ki! Kuramyorum ki! Ben ayrtepe'nin giriBenim yarnm ayrtepe'de, ocuklarmn yarn ayrtepe'de. ayrteinde, rpc'da, 'ayrtepe' levhasn grnce iim hopluyor. Hatrlyorum; on dokuz yamda sevgilimi beklerken de yleydim. Snav pe'den alyorum. Tra olacaksam, ayrtepe'de oluyorum. ayrtepe'siz

sonularn almaya, diploma almaya gittiimde de yleydim. Ben, ayrbir yaam dnemiyorum. Gmhaneliyim. Gmhane'ye gittim, ayrtepe'de yapyorum. ayrtepe'de dinleniyorum ben. Nefes alyorum.' Ne byk yaland! Ve biliyor musun, nasl bulduumu sorduunda, inandrc olmadn dndm sylemekle yetindim, ben! imdi, artk anlyorum.

tepe'ye her giriimde bunu dnyorum. Bir kazak alacaksam, ayrte-

gn durdum. Kotum, ayrtepe'ye geldim. Tatil yapacam zaman gelip

yorlard ki! Hepsi birer mstakbel afak zden'di nk! Anlyor musun? kendileri Badat Caddesi'ni ya da Levent'i tketebilecek aamaya gelen kendileriydi. nk Levent daha yeillikti, Badat Caddesi daha temizdi.

Kimse, hele de ayrtepeliler, afak'n ayrtepe'yi sevmesini istemi-

Hepsi kendilerine ayardlar, kendilerine el'diler! Kendilerine yabancydlar! Kendilerine duyduklar muhabbet soumutu. 'Sevebilecekleri'

te yandan, ayrtepe'yi yaanacak bir yer haline getirmek gayret isti-

bilirliinin farknda olmasn gerektiriyordu.

yordu, yaratmak yetenei istiyordu. Kiinin gcnn ve gcn kullanlaOysa, kiinin aa dikmeye gc vardr, sokaklar temizlemeye gc

vardr, rgtlenmeye, greve gitmeye gc vardr! arpk kentlemeye rabilsin!"

'hayr' diyecek gc vardr! Hrszla hayr diyecek gc vardr! evre "Bylesi gc YK'zedeler bile kullanamadlar Gnay'cm!"

kirlenmesine kar duracak gc vardr! ki, kii gcnn bilincine va"Bunu sylyorum ya! Yabanclama derken, insann kendisine ayar

olmas derken bunu sylyorum be canm! Yapc eylem kimlik bilinci, tiriyor. ayrtepelilerde, niversiteyle sevgi ilikisi gelitirmek. Bu yoktu! lanma, seenle seileni ayn kaba koymutu bile. Ve en vahim olan bu deildi! Btn bunlar ne demek oluyordu, biliyor musun?" "Trkiye'nin toplumsal karakteri iziliyordu... " "Evet!.. Avrupal trdalarmz bugnk nekrofilik kiiliklerini be

ayrtepeli olmak, retim yesi olmak gibi kimlikleri sahiplenme gerekAnlyor musun? Sado-mazoist dayanma, toplumsal karaktere uyardayanmayd! Yoksa, tek bir afak zden, tek bir bilmem kim nemli

yz ylda gelitirdiler... Bizde byle bir sre de yaanmad. Adamlarn dnmek, Byk Makine'nin talep ettii kiilie uyarlanmak iin vakitleri vard. Deyi yerindeyse, l-seviciliine yumuak ini yaptlar! Biz, daha vahim! ldrc! biz kelimenin tam anlamyla kroke olduk! Onun iin bizim patolojimiz siyasi zgrlk mcadelesinin aksiyomlarnn elikilerine bak! Bir yandan, on yedinci yzyl kapitalizminin kr yapmann bir haddi olduu dncesi; 'SHP'li iadamlarnn bir fark vardr. O da, daha fazla fedakrlk, daha fazla vermek dernektir. Demek fazla veriyoruz, daha fazla vereceGmhane dalarndan yarm pabu inen afak'n ekonomik ve de

iz. Biz holdingci deiliz, trst deiliz, yle uluslararas ekonomik gle-

rimiz falan da yok. Ama, dnya grmzn egemen olmas iin kullanabileceimiz baka glerimiz var,' nutku! Bir yanyla absrd, br yanyla da ne kadar dokunakl bir af dileme tavr deil mi? Yirminci yzyldayz, kapitalist ekonominin kurallarnn dna kmamz mmkn deil, holdinglememek de sz konusu deil, '...daha fazla vermek... ' Byk Yagibi, Byk Yalan'n bir paras. reticiden aracsz alp, daha ucuza mal

lan! Ferhan ensoy'un, 'Kahraman Bakkal Spermarkete Kar' oyunu Colbert'i gibi, adam 'tamahkrlkla sularsan, komik olursun. Nurettin Szen'in 'nce insan' slogan gibi bir safsata. Hemen bir soru sorduruyor: sermayesi yeterli olmad iin daha pahalya yediren insan m? Sosyal SHP'lileri kr kkenli? Anlyor musun? ettii iin spermarketten yana olmak zorundasn, ki yz elli yl ncenin

'Hangi insan?' Kuru fasulyeyi spermarketten daha ucuza alan insan m, demokrat etiketinin onu nasl bir yalana zorladn gryor musun? Bu yalan feodalizmin nasl krklediini gryor musun? Niye gnmz le ken on dokuzuncu yzyl kapitalizmi... Bir yandan on yedinci yzyl deerleri, te yandan btn vahametiyOn dokuzuncu yzyl Avrupa'snda kr haddi gibi ahlaki ller kh-

nemitir, gnmz Trkiye'sindeki gibi! Komular 'gemek', onlardan 'farkl' ve 'stn' olmak, insanlara bir igd gibi yerlemiti, gnmz

Trkiye'si gibi!. Kiinin toplumdaki yerini ve haddini bilmesi gerektii cme edersen, nedir 'haddini bilmezlik' biliyor musun? 'Haddini bilmezrasyonel otorite yok oluyor. Kimse karsndakinin kendisinden daha bilgili, daha stn olabileceini kabullenmiyor. Herkesin kendisini her mevkie layk grd, herkesin 'en iyi yeri kapmak' iin savata olduu d yerde, retmen-renci, eski deyimiyle akirt-mrit arasndaki inanc kaybolmutu, gnmz Trkiye'si gibi! Bugnk Trkiye'ye terlik' rasyonel, aklc otoritenin kaybdr. imdi, bak, insann insan kullan-

bir ortam oluuyor ki, Beikta Belediye Meclisi'ne tombalacy ye yapan anlay da budur, efendim, Fatma Girik'i iliye layk gren cret de

budur, 'k'yi, 'g' okuyann TRT spikerliine soyunmas da budur! Bize her gn her saat 'bu mevkiye getire getire bunu mu getirmiler!' dedirten, benim maks seim dediim ey budur. Hatta unu da syleyeyim, Trkcei bir ey yok! Anlyor musun? Bu lkede herkes herkesten daha akll olduu iin her eye her an yeniden balanr. Bir Ali Paa'nn, efendim, rumundadr. lerin kitap okumamasnn nedeni de budur! Kimsenin kimseden renebir Cemalettin Afgani'nin bir bildii olmu olabileceini ldr Allah kimseye anlatamazsn! Amerika her an yeniden ve alklarla kefedilmek duilkeleri de kayboluyor, tabii. Hayat, irrasyonel bir yara indirgeniyor. On dokuzuncu yzyl Avrupa insan 'rekabeti, istifi, smrc, otoriter, saldrgan ve ben-merkezciydi,' deil mi? Peki, aadaki Laz bakkal nasl? Vehbi Ko kim? Hayatn bir oku da bak! Koca bir stikll Sava'n yok yle de, Sabahattin Eyubolu yle deil mi? Memleket yklrken ettikleri tipoloji, deil mi? Aklc otorite kaybolunca, insani dayanmann toplumsal ve ahlaki

sayp, iine bakacak kadar yabanclaabilmitir adam! Ho, Vehbi Ko Oxford'da Shakespeare okumuyor muydu? Yine de, hangi afak zden ya Batl trdalarmzn patolojik sorunlar, smr ve istifiliin insan Ayn patoloji gnmz Trk toplumsal karakterinin patolojisi deil da iran ren, Vehbi Ko olmak istemez? Trkiye'de insanlarn ba tac onurunu ayaklar altna almas, uluslarn kendi emeki snflarn, sonra da Asya-Afrika'y yamalamalaryd.

mi? Ha, u farkla ki, d smrgecilii beceremediimiz iin i smrgecilie dndk! Akrep gibi kendimizi sokuyoruz. tiimiz suya lam katmaktan, pein vergiden, Ky Enstits mezunlarna otuz yl mecburi drmeye varncaya kadar, kendi kendimizi smrmyor muyuz? Ve dn, bu patolojinin zerine bir de yirminci yzyl biniyor! hizmet bimekten emeklilerimizi maa kuyruunda kalp krizinden l-

kiiliin urdan burdan srtan 'vicdan azab'n iptal etti! Vicdan azabnn iptali, yani slmiyet'in lm.... Bak, insanolunun Ay'a ayak bastna inanamazken, Star Wars filmlerinden televizyon belgesellerine kadar, nereye baktysak, yle bir kozmik resimle kar karya geldik ki, insani referans sistemimiz kkten tarumar oldu! Bu kozmik resmi 'bilim' izi-

Trk'e ka trl vurdu yirminci yzyl! lkin, az nce tanmladm

yordu ve bilim bize evrenin merkezi, Yaratl'n amac, dnyann patronu filan deil, uzayda yuvarlanan bir toz tanesi olduumuzu haykrd! Hibir eye bal olmayan, amasz bir toz tanesi! Milyonlarla, milyarlarla artk Allah'n halifesi olmak gibi bir illzyonumuz da olamazd. nk, ifade edilen, somut bir deneyimi mmkn klmayacak kadar byk, alglayamayacamz kadar byk bir eylerle kar karya kaldk. Ne ki, 'Bulunduu ykseklikte kalabilmek iin k hz ile hareket etmek zorunda

kalan Hak- Tel, (Gogi yapt aratrmalar sonucunda bunun byle olduunu tespit etmiti) yoruldu ve yere inerek eyalar sindi... Vacib-l vcut, sonunda yoksullara srt evirdi. Kendini aa brakt ve dokunulabilen binlerce cisme dntrd... Allah'n yeni pozisyonuna esrarl bir hznle baktlar...' tr. Ve Trkler, 'Buzdan Kllar' okumadlar! Tek tanrl dinlerin sonuncusunun lmn Latife Tekin byle anlaslmiyet ld, 'irtica' bir nostaljiden ibaret! Adnan Hoca gibiler, Billy Graham ya da Piskopos Sheen'in Trk eit-

l'na indirgemilerdi, biz ayn ie kavramlarn iini boaltarak baladk.

lemeleridirler. Bak, onlar Tanry Evren A..'nin Ynetim Kurulu Bakan-

Mesela, 'her koyun kendi bacandan aslr' dsturunun asl, herkesin remeyecein ie kalkma' oldu. Efendim, 'yeryznde ne varsa fanidir,

kendi cihadn, i slahatn tamamlamas gerei iken, 'gemisini kurtaran kaptan' yerine kullanlmaya baland. 'Sen seni bil', dnd dolat, 'beceancak kudret ve ltuf sahibi Rab'in yz bakidir'e 'yalan dnya her ey

bombo, yolcu sarho, hanc sarho' diye ark dzld. 'Her eyin bom-

bo' olduuna karar veren bir toplum, hangi lky ciddiye alabilir? Sosyalizmi mi? nsan haklarn m? Dnce zgrln m? Mkemmeliyetilii mi? slmiyet'i mi? Hocann dergisinin ad 'Rnesans'tr! 'Rnesans!' Yani? Yunan'a dn! Yani? ok tanrcla dn! 'Hoca' yle yabanclamtr, slmiyet'e ylesine ayardr ki, silme kue dergisinde ilan eder: 'Ben her an devlete Dzeninin z-uzman aydnlar 'irtica' diye ahmaka titrerken, Adnan

olan sadakatimden kaynaklanan bir abayla blc ideolojilere kar amack olarak deil, tm samimiyetimle yapan bir insanm!' Bir Mslman'n yecek kadar yabanclamtr! Vazettii dine yabancdr! Daha ne olsun?! 'slm insann yaratlna uygun, kolay, mantkl, demokrattr,' derken, let ok saf, slmiyet'in Avrupallamay nleyeceini sanyor,' derken,' Byk Makine'nin egemenlii altndaki ada dnyann putperestlii ile lmaktaym... Ben devlete kstek deil, destek olmaya alan ve bunu yapAllah'tan digayri bir gce kategorik olarak destek olamayacan bilme-

ehli kitap tek tanrclnn uzlamazlnn bilincinde bile deildir! 'Devdevlet denilen ve nihayet idari kk burjuvazinin -yorgun ve kibirli devini dnemeyecek kadar "yabanclamtr! ne'nin emri altna girmezse, Trk'n Avrupal trdana yknemeyeceNe oluyor, gryor musun? 'Sevgi'yi klann, ailenin dnda da geerli let memurlarnn- oluturduu putun hi de saf olmadn, Byk Maki-

klan biyofilyay bir yana itip, yerine pazar ahlkn ikame etmi Trkiyelinin oradan buradan bakan vicdan azab yok ediliyor, rahatlatlyor! Bu mu, Mslman olduuna inandran bir uyuturucu, 'afyon' olmaya indirgeniyor! Afyon olmal ki, l-sevicilerin zaferleri garantilensin, afyon olmal ki, insanlar insanlarla olan ilikilerinde pazar kurallarn uyguladklar zaman haka olduklar inanc iinde, kimseye verecekleri hibir hesaplar olmad inanc iinde huzurlu olsunlar! oluyor! slmiyet belki de ilk kez bu yzylda gerekte din-d bir toplu-

lomon ortaktrlar. Sirkeci'de, kt bir otel iletirlerken, birden ileri byr, demeye kalmadan be yldzl bir otel yaparlar, sonra bir tane daha,

Bak, 'pazar ahlk'n en iyi Mionai hikyesi anlatr. Mionai ile So-

bir tane daha. Zaman iinde ocuklar da byr, onlar da ocuklarn evlendirmeye, paray aile iinde tutmaya karar verirler. Dn gn gelir atar, iki baba nikhtan nce ocuklarn arrlar, onlara nasihat ederkar her zaman drst olacaksnz ki, Allah da size verecek!' 'Evet,' diye mze borluyuz. Biz iki ortak, birbirimizi bir kez olsun aldatmadk,' der, ler. 'Hayatta' der, Mionai, 'en nemli mrit, drstlktr! Birbirinize onaylar Solomon, 'Biz, bu gnmz, nce Allah'a, sonra da drstlMionai. Solomon anlatr, 'Biz, Sirkeci'deki otelde, bir gn -ben yataklar unutmu gitmi. ini atk, bir de ne grelim, silme altn! Hemen oturduk, bir altn bana, bir altn Mionai'ye. Bir altn bana, bir altn Mizm, ocuklarm, drstlk budur!' onai'ye! Ne bir altn fazla bana, ne bir altn fazla Mionai'ye! te, glanmamak gibi geleneksel deerleri ierir gibi grnr. Ancak, pazar Pazar ahlk, yalan sylememek, hile yapmamak, kaba kuvvet kuldzeltiyorum, Mionai, yerleri spryor- bir anta bulduk. Mteri

ahlk insann 'komu'sunu -burada, antasn unutan gariban- 'sevmesi', onu kendisini duyumsad gibi duyumsamas, gerekirse dntrmesi, tinsel glerini arttrmas anlamnda bir ahlk sistemi deildir. Bu rum,' diye balayp karnnda ocuunu tayan kadna, 'bugne kadar senden baka birisi ile olmadysam, denk gelmedii iin, vakit olmad nedir biliyor musun, afak zden gibi, 'Sana kar drst olmak istiyoiin olmadm,' deyip rahatlamak, 'mert' adam sylemini srdrmektir!

Topu kar sahaya atmak, Nasreddin Hocann borcunu deyemedii komusuna, 'imdiye kadar ben dndm, bundan sonra sen dn!' letmek iin parman kprdatmamak, dahas bu davrann hakllna itenlikle inanmak demektir. Pazar ahlknda, 'sevgi' yoktur! Pazar

dedii hikyedeki gibi, kadna verdiin acdan sorumlu olmamak, hafif-

ahlknn hkim olduu toplumlarda, byk aklar, byk nefretler de yoktur. Bunlarn yerini 'dengeli' dostluklar, 'dengeli' aklar, yzeysel 'hakkaniyet' alr. D politikann maksimi olduu sylenen 'uluslararas dostluklar deil ortak karlar vardr' ilkesi, kiisel ilikilerde de geerli tr, kariyerizmdir. 'Nefret' ayp deilse, 'ocuksu' bir duygu! olur. Aldndan fazlasn vermek 'enayilik' deilse, 'kiiliksizlik'tir, zaafPazar ahlk, Mslmanlkla uzlaamaz. evket Eygi'yi hatrlayacak-

sn. Zaman gazetesini ele geirmeye kalktnda, Nabi Avc'y, Adnan Teken'i son dakikaya kadar maniple etmi, sonra da ilerinden etmiti. tazminat demesi bile byle bir acy dindiremezdi. Daha ne rnekler boyutlarn anlatmak iin yeterlidir! Bu bir girdaptr!

ylesine belden aa bir tekmeydi ki, pazar ekonomisinin 'aklaycs' var! Mslmanl kimselere brakmayanlarn slamiyeti pazar ahlk dorultusunda yorumlayabilmi olmalar, bu lkedeki yabanclamann Yabanclama, pazar ahlkn; pazar ahlk, yabanclamay krkler!

teri yaratr ve besler. Toplumsal karakter diye, belirli bir kltre mensup demitim. yle syleyeyim, bir toplumun ya da o toplumdaki eitli s-

Sonuta, Byk Makine, kendisine en iyi hizmet edecek toplumsal karak-

insanlarn ounun paylatklar kiilik yapsnn ekirdeine diyorlar nflarn, stat gruplarnn yeleri, o toplumun dzeninin talep ettii edayatlan davran biimi onlarn davranmak istedikleri biimle akr kilde davranrlarsa ilev grebiliyorlar. Ancak bu, bilinli bir karar sonucu da olmuyor, gelime kendiliinden o ynde. Zaman iinde insanlara lar mutlu ediyor. rnein, afak zden'e, SHP, belli bir davran biimioluyor. Dayatldklar ekilde davranmak insanlarn kolayna gidiyor, onni, rnein, ANAP'n ak dediine kara demeyi dayatyorsa, afak bu davran biimini, hakl bulmasa da benimseyecektir. Neden? nk,

'snd' grubun onay kendi dorusundan daha nemlidir. Anlyor musun? Bu eilim, toplumdaki insan enerjisinin toplumun ilemesini Byk

Yalan dorultusunda srdrmek amacyla kalplanyor, o ynde kanalize

ediliyor olmasna iaret eder. Mesela, bak, modern endstriyel toplum,

kim, yirminci yzyln modern endstriyel toplumlarnda insanlar kendilerini, baka kltrlerde grnmedik bir tarzda enerjilerinin ounu

insanlarn enerjisini almaya dndremezse amacna ulaamazd. Nite-

sonunda kendilerine zarar veren ya da en azndan faydasz retimde ayen bir kalba dktler. Kiinin her sabah uyandnda o gn almas gerekip gerekmediine, o ikolunda almasnn doru olup olmadna mezdi. Bireyin yapc glerini nasl tasarruf etmek istedii yolundaki bilinli seimi, pek ok istisna ile sonulanacandan Byk Makine'yi lmaya kanalize etmeye hevesli, disiplinli, dzenli ve dakik olmak iste-

ya da ie gitme saatine karar verdii bir yirminci yzyl toplumu iletekletirdi. Kaba kuvvet, zor kullanmak da ie yaramazd, nk modern

rini zgr hisseden adamlarn becerebilecei bir itir. Kimseye silah zoruyla 'bulu' yaptramazsn! ,0 halde, almak, dzenli ve dakik olmak

endstriyel toplumlardaki yksek dzeyde uzmanlama ancak kendile-

gereklilii, bir igdye dnmek zorundayd. Toplum, bu abalar iinlumsal beeninin odaklat bir numune, bir rnek olmal, insanlar bu 'numune'ye yknmeliydiler. Peki, bizdeki 'numune, 'Trk toplumunun yknd karakter ne?

de olan bir toplumsal karakter gelitirmeli, bu toplumsal karakter top-

imanna, ailesine, hemerilerine, siyasi partisine, futbol takmna, ideolojisine sapna kadar sadk, 'yozlamam' denilen trden Trk olacak. ba rtl dua edecek! te yandan, ayn adam, bir on dokuzuncu yzyl Asla dneklik etmeyecek, iinden kt yumurtann kabuunu beenmemesi sz konusu olmayacak. Blent Ersoy dahi olsa, Eyp Sultan'da kapitalisti gibi, rekabet edecek, sermaye istifleyecek, baarl olabilmek

imdi, bakyorsun, adam bir taraftan 'Ben, biziz!' diyecek ki, dinine

de dini inanlar, gereinde Atatrk' smrecek, burnundan kl aldr-

iin gereinde sevgiyi, gereinde hogry, gereinde cehaleti, gerein-

kmesi, ikinci deerler kmesi ile akmayp attndan, zemine ve jenere edecek ama bu dejenerasyonu belli etmemek iin sinsileecek!" "Peer Gynt?" karacak. Hibirisini tam olarak benimseyemeyecek, kendisine gre de-

de evreyi gz grmeyecek kadar ben-merkezcileiyor. Birinci deerler

ganlaacak, btn bunlar yaparken vicdan azabna duar olmasn diye

mayacak kadar otoriter olacak, konumunu muhafaza etmek iin saldr-

zamana uygun olarak, bir bu kmenin, bir teki kmenin deerlerini ne

holanyorsan, hangi deerleri savunduumda baarl olabileceksem, onlar savunurum! stersen, Zinganalar'n yeil elma, tarn ve kekik kokan yiidi olurum, istersen cefakr bir 80 ncesi militan. stersen iyi bir iadam olurum, istersen cami yaptrma dernei bakan, istersen falanca dar kaypak semenlerinin o gnk bamtellerini bulmak iin ne kadar ok meslek deformasyonu, mesleki bozulma eklenirse ne olur? Kemalist derneinin genel sekreteri. imdi, bir dn, adam bir de, kenekil deitirmek zorundadr! gdlemi eilimlerinin stne bir de

"Peer Gynt, tabii. Pear Gynt, iran ren, afak zden. Benden nasl

disi gibilerin oylar iin rekabet eden bir politikacysa? En az kendisi ka-

kabul grmeme, beenilmeme endiesini bertaraf etmek iin ald ekildii zaman nikhl karsn koluna takt, 'mazbut aile babas' oldu. Camide, babasnn yannda durdu, 'geleneklere saygl, Kardelerini yannda gezdirdi, 'aabey' oldu. 'Atalarm Gmhaneye at diren insanlara sayg duyarm. Trkiye'de doru drst iadamlar yok mu? Trkiye'de azck ekonomik durumu iyi olan herkes hrsz m? imanl' oldu. srtnda geldiler,' dedi, 'yozlamam Trk' oldu. 'Namusuyla para kazalerden herhangi birisi oluverdi! Kartaldan bilmem kimin desteini iste-

Ne olacan afak'ta grdm ben. afak iin 'afak', alklanmak iin,

nan' iadamlarn savundu -'Namusuyla alan, olanaklar iyi deerlenHerkes kt m? Herkes hayali ihracat m? Herkes devlet olanak-

larn kullanarak m zengin olmaktadr?'- 'gereki bir sosyal demokrat'

oldu. Giderek, benliine ilikin verileri yle kaybetti ki, toptan delirmekadn kucak dolusu iekle ziyaretime geldi, iki yanamdan pt' diye vnyordu- baarl, yararl, ksacas, Trklere pazarlanabilir bir ey bir deeri olan, -'nemli adam olmuum, SDP Bavarya milletvekili bir mek iin olacak, yepyeni bir kimlik gelitirdi! Bu ikinci kimlik beenilen,

olma kimliiydi. sabetliydi de! nk evresi artk onu bir 'varlk' olarak

gryordu. Olaanst bir varlk deil belki, ama gndelik akmlara iyi bir gn...

uyarlanm, baarl bir adam. Nitekim, bir gn, Parti ileri gelenlerinden birisi, 'erdemli bir arkadamz deil, ama iyi bir Parti'li deyiverdi! Sonra Sonra bir gn, benimle konutuunu, ben'im, gerekten murakabe

edilmi bir 'ben' olduumu unuttu. Nurhak sana gne domaz... ile baerken, 'iyi ki bunlar var' diyen o deildi. Sanki, 'kesecez' bunlar diyen o gelmesini istemek fayda etmedi!

layan akl almaz bir nutuk ekmeye balad. Sanki, MP'nin nnden gedeildi. Sanki, 1 Mays Mahallesi'nde, Krt Alevilerden, Dev-Genli oullar cezaevlerinde ryen analardan oy istiyordu! Uyarmak, kendisine yerine, arkadamla ben syledik, '...bana gre var m yok, aney, istedim sanki! Biliyor musun, yalvardk bir trk sylesin diye! Sylemedi! Onun

by yapyor, iblisleri kovup kendisine gelmesini salamaya alyorduk Ama, olmad! imdi anlyorum, geri gelmesini istediimiz kendisi

sen olaydn!' Bir avaza baryorduk ve halimiz ok acklyd! Trk ile

tkenmiti! 'Beni nasl beeniyorsanz, yleyim! isterseniz parmaklarm piyano tular zerinde gezdiririm, mzikten anladm sanrsnz, isterseniz ellerimle pilav yerim, Zigana kkenimi belgelerim!' disini yle kaptrd ki, en banaz Stalinciden daha Stalinci oldu. Bir gsSenin o ok merak ettiin tokatlama olay da o gn oldu. O gece, ken-

terinin provasn yapyordu ama gsteri bana deildi -beni oktan gzden karm olduunu artk anlyorum- yanmzdaki iki arkadanayd.

Onlardan birisi de eski bir TKP'li. Gsterisinin TKP'linin karsnda duy-

duu bir garip eziklikten olduunu dndm. Bir yandan da, iimden lincinde olan bir ortaklk... Sosyalist toplum, bireyin tam ve zgr gelime-

Marx'n sosyalizm tanmn tekrarlyordum: 'Sosyalizm, hepimizin zgrce gelimesinin koulunun her birimizin zgrce gelimesi olduunun bisinin ynlendirici kural olduu bir toplum... Sosyalizm, ancak, 'insan kendi 'forces propres,' 'zgn glerini' tanyp, onlar toplumsal gler halinde rgtledikten, bu gleri siyasi gce dntrdkten sonra' oluabilecektir'. Bir ara, 'Marksist olduunu iddia edebilmek iin nce Trk insannn radikasna inmek lazm,' gibi bir ey diyecek oldum. Sonra da baladm

glmeye. 'Radika' malum, 'kk' demek, 'radikalizm' kktencilik bu kelimeden trer. Ama, aklma hep zmirlilerin radika salatas geliyordu! Yadika da salata olurdu, birader! ni, imdi, rak-roka-kavun, mangalda et, bir sofrada, Marx tartlrsa, raNasl oldu bilmiyorum, kendimi kaybettim. Elim kalkt, aklm bama

geldiinde, tahta masann zerine kan damlyordu. Kopkoyu bir sv u atal bkyor, drt kat ediyordu. ryordu!

nunu kanatmm! Ve afak, mukabele etmesin diye olacak, elinde tuttudm! Ama, o! O, az sonra ve hibir ey olmam gibi konumasn srdgibi yollarda, deli gibi bir otomobil gezisi yaptk! Sonra biz eve dndk. merhamet darbesiydi! iddetim, drdmz de allak bullak etti. Gecenin bir saatinde, deli Deliye dndm! Utantan! Kendi iddetimin telmihinden deliye dn-

damlad, damlad, kk bir glck yapt. Nasl vurduysam, afak'n bur-

Ve ben, Gnay Rodoplu, afak zden'i yine koynuma aldm. Evet, Kibele Evet, afak lyordu!

sendromu. Onu seviyordum! Attm tokat gerekten de coup de grace, Yeil elma, tarn ve kekik kokulu yiidim aslanm lyordu!

sun- lm umutlarn lmdr! Sanki afak'n lmyle birlikte, Trkigeldi. Ama sonra, ok sonra, beni yerden yere vuran afak zden deneyi-

nk, devrimcinin -bu kelimeyi illa da 'sol' diye kullanmadm biliyor-

Artk, imdi sana syleyebilirim, lmesin diye ok uratm! nk,

ye'nin o son yabanclamam eyrei de lyordu! O zaman bana yle minin ne denli sradan olduunu grdm! Gnmz Trkiyelisinin benim yerle bir etmek iin yola ktm putu, gnmz Trkiyelisinin yok olmas iin hayatm vereceim toplumsal karakteriydi afak! Ne ki, bu karakteri zerine titrediim halkm, biz, ben, bizzat douruyorduk! Trk

toplumunun sosyolojik ve ideolojik unsurlarnn ekillendirdii karakter yc gcn som ekonomi olmadn biliyoruz artk. retim ynteminin, toplumsal ilikileri, hayatn gidiini, pratiini belirledii doru ama tek

cyle destek atyordu! 'Destek atyordu,' diyorum, nk, insan tanmladoru deil. Dinsel, siyasal, felsefi sistemler ikinci derecede nemi olan kiiliini sosyo-ekonomik yap belirler,' derken sadece tek bir kutuptan

buydu! Dahas, ekonomik unsurlar, pazar ahlk, bu karaktere tm g-

sistemler deil. Toplumsal karakterin yaplanmasnda bunlar da var. Dobahsettiimizi doruluyorlar. kinci kutupta, toplumsal sosyo-ekonomik ad ve hayatta kalabilmek iin baa kmak zorunda olduu d dnya yazd bo bir kt da deil!

u Avrupal, SSCB'li trdalarmzn deneyimi bunu doruluyor. 'nsann yapy biimlendiren insann kendi yaps var! Toplumsal oluumlar, ancak insann gereklii anlalrsa, psiik ve fizyolojik yaps ile iinde yaile arasnda ilikiler incelenirse, anlalabiliyor. nsan, hemen her koula uyum salayabiliyor ama toplumsal koullarn zerine kendi metnini afak zdenleri, iran renleri yaratan oluumun ekonomik unsur-

rn hakkndan 1940'larda gelinmiti, slamiyet de ldrlnce, Byk

larna eilince, Trkiyelinin aresizliini bir kez daha grdm! Son aala-

Makine'ye kar duracak g kalmad. Gariban Trk! On dokuzuncu yz-

yl Avrupal trdan iselletiremez, iki kere ikiyi zar zor bellerken,

sistemleri, yok Rand Corporation! Mikro-chip, genetik mhendislii,

hoppala, yok Arthur Anderson'un sper-ayrcalkl maliyet muhasebesi

Hawkins! Kanla irfanla kurduk biz bu Smerbank' derken, buyurun, liberalizm!

zelletirme! "Ben, biziz," diyeni var gcmzle dntrmeye alrken, buyurun, 'aileye sayg'y yeniden gndeme getiren, ululayan neoTrkiye'de, hele de SHP'nin kol kanat gerdii kk esnaf, yirminci

yzyln alametifarikas, bilanoyu iler klmak bir yana, kesekd zerinde hesap yapan adamdr. Baka trlsn bilmedii gibi, rakamdan da snn, defter tutamamasnn nedeninin ortaa esnaf olmaktan bir adm ileri gidememi olmasndan ileri geldiini kavrayverdim! Kooperatifteki sklr. Btnden gelince, afak'n ekini, senedini gnnde yatramama-

karmaann nedenini anlayverdim! Salt kt niyet deildi bu! Deyi yeyaydk! Sonra, KT'leri, bir trl kra geemeyen dev yatrmlar dn-

rindeyse, 1800'lerin yaam biimiyle, retim alkanl ile kar kardm! Personelinin saysn dahi bilmeyen Devlet Demir Yollar'n, itiraklerinin adn sayamayan Smerbank dndm. Hastanelerde, gmrklerde ryen makineleri, Szen'in bodruma att Belbim bilgisayarlarn dndm! Ayn dnya grnn hkimiyetini grdm! Ne yapsn gariban, Trkiyelidir, diye de dnlebilir. Aslnn ne olduunu lar kadar yabancdr. Ne ki, yirmi birinci yzyla eyrek kala bu tabloya kadn satn aldrabilecek, yani televizyondaki drt ke eneli Amerikal bilmedii nesnelerle evrilidir. Makineler, ona da ilkel bir adama olduknostaljik bir hogr ile bakamyorsun! nk bu yzyl Trk' bir yandan da ona, rnein, Montecarlo'da kumar oynatabilecek, Singapur'da neyi tketiyorsa, onu tkettirebilecek cirolar, krlar talep ediyor! Yirperatifinden talep ettii kr, onu yzme havuzlu bir evde oturtabilecek dzeyde olmaldr. Kendisini kooperatif 'mdr' ilan edip, yapmad

minci yzyln ikinci kaz da budur! Onur Oflu'nun bir sosyal yap koo-

iler iin para talep ettii gn, Amerikan 'Yat' dergilerine abone olmas

rakamlar byterek kapatmak zorundadr. Yirmi milyona mal edilebilecek bir daireyi, krk milyona mal etmek istemesi de bundandr. Rakamladam etmek' iin, krk milyona ihtiyac olduuna karar verip, bunun dairelerin u kadar miktardan kmas gerektiine ikna etmek! Yalnz,

da bundandr. Hal byle olursa, hesapszln, sallapati savurganln

r bytmek, yani kaynaklar acmaszca yamalamak!.. Yazhanesini 'a-

'makul' karlnn drt milyarlk bir ciro olduunu 'hesaplayp' yeleri bak, bu yama patolojisi gnmz Trkiyelisinin hemen her uranda geerlidir. Trkiye'de tarih de, Trk dili de, folklorda, edebiyat da yamalanr! rnein, kelime uydurmak, tpk dairelere maliyet uydurmak tem'i ile 'yn' balayp, yntem kelimesini icat etmek, zeki ama aklsz gibi, tembellikten, savurganlktan, vermeden almak itiyakndandr! Ayn

yabanclama, ayn yama, ayn maniplasyon! 'System' kelimesinin '-

maymunun iki sopay balayp muzu drmesinden farkl deildir.

Onur Oflu'nun 'zek'sndan farkl deildir. Rasyonel otorite yok olduundan bu gidiat engellenmek bir yana, afie dahi edilemez! Yine bir kma yapaym, bak, enflasyonun bu lkede durdurulamamasnn ok nemli bir nedeni de budur. Ne devlet sektrnde, ne de zel sektrde, zamlar aamad sallapati yapsndan gelir. Daha da vahimi, bu deformasyon kanlmaz klan savurganln nne geemezsin! Yapsaldr! Trk'n yirminci yzyln retime yabanclaan patolojisine de denk der. Daha nce de sylediim gibi, bu yzylda nihai rnn toplumsal fayda salamas kavram ortadan kalkmtr. Mesele, retimi daha ucuza mal edip, kr ykseltmek deil, yatrmdan kr etmek meselesidir. Byle olunca bir uak biletini yz binlerce liraya satan Trk Hava Yollar'n ya da bir

paket Samsun'u bin be yz liraya satan, yani 'mterileri'ni tpk Onur Oflu gibi smren, Tekel'i 'kr' ediyor diye ciddi ciddi alklayabilirsin! bile verirler! Hibir uluslararas finansman kuruluu da kar kamayacaktr! Kredi

Trkiyeli, somut bir eyi tketen somut insan deil artk. Tkettiine yabanc! Kendi gereksinimlerine yabanc! Anlyor musun? Bu nedenledir ki, tketim bir ama haline geldi! Trk, sonu gelmez bir ihtiya listesi retir oldu. Geleneksel tavrda insanla sahip olduu eyler arasnda sevecen bir maddelerinin takas deerinden, pazar deerinden baka, bir emein somut dl olarak hibir anlam olmaynca byle oluyor. Biliyor musun, iler sarpa sarnca, Onur Oflu, kooperatifi, yani insanlarn ev sahibi olma

Yirminci yzyln ikinci byk kaz tketim patolojisidir, dedim.

iliki vard; zenle korunan, bakm aksatlmayan evler gibi! Bu kayboldu, yerine eyalara kar gelitirilen bir sevgi-nefret ilikisi ald. Tketim

ryalarn satmay nermiti! Ne am, ne iek, ne topladmz brtelini pm, dedemin adn vermitim. afak sattrmadysa, o koullarda iyi fiyat bulamayacan dnd iindi. Bir de afak'n bana ald bir otomobil hikyesi var. Bana, seim s-

lenler, hibiri nemli deildi! Oysa, ben, o arazide, stanbul'un u dneminde insanlar ev sahibi etmek gibi bir amaca hizmet etti diye afak'n

'ald', sonra da kendi arabas tamire girdii iin geri istedii yetmi iki model arabann hikyesi." "Sahi, ne oldu, o arabaya?"

rasnda kullanaym -taksi masraflar korkuntu- diye alt milyon liraya

rezalet su stne ktktan sonra, 'Ben bu arabay kooperatifin parasndan almtm,' diye satt, kooperatife olan borcundan dt! kotum! On bir kez telefon ettiimi ve bulamadm biliyorum! Ne onu, Aylarca, kime sattn renip, ruhsat devredebilmek iin peinden

"Ne oldu biliyor musun? Seim geip bakan olduktan, kooperatifteki

ne Sedat', ne de ener'i! Satn alan adam bir kaza yapar ya da otomobili yasal olmayan bir ekilde kullanr diye korkuyordum. Olmad, olmad. im. Artk, siz bilirsiniz.' Ne irkin ey, deil mi? Ama, adam, kotu geldi. Sonunda, tehdit etmek zorunda kaldm, 'Eer, satn alan adam, yirmi drt saat iinde meydana kmazsa, polise arabam alnd diye ihbar edece-

Noterden devir yaptk. Bu defa da, trafikten stne almam. Birka ay sonra, araba alnm m, ne olmu, bu defa da polisler eve geldi mi?" "E, ne oldu?" "imdi, tabii, bu, tpk kooperatif hikyesinde olduu gibi, her eyi

'takas deeri' ile alglamann ok arpc bir rnei. Hibir eyin hatr yok!.. Ne benim, ne de eyann... Hepimiz takas deerimizle alglanyor, lar, bin bir zenle annelerine hediye etmek iin boyadklar resimlerin

Sedat'n srtnda ve paavra gibiydi... Oysa, emeimdi ya o benim! ocuk-

hep beraber soyutlanyorduk, anlasana! afak'a hediye ettiim ceket de

trlyorum! Ama, ayn duyguyu bir kenara atlan raporlarmda da yaamtm. larn soyut niteliklerine younlalr, somut ve kendilerine zg nitelikleri gzard edilir. Gl bile gl olmaktan kar, u kadar deeri olan bir sosyete hediyesine dnr. Oysa, 'A rose is a rose is a roses' kalmad! airler alar! Biliyor musun, artk gl almann Trkiye'de de keyfi Bat dnyasnda bu soyutlama neredeyse tamdr. Eyalarn ve insan-

bir kenara atldn grdklerinde ne hissederlerse, onu hissettiimi ha-

rnr, sanatlar barnr. Bir de bizi, teknolojiyle bir trnak makasndan

Bat'nn nde gelen toplum psikologlar barnr, edebiyatlar ba-

te yaknl olmayan biz Trkleri dn! On dokuzuncu yzyln istifilii yirminci yzylda dipsiz kuyuya dnd; ama, habire gelsin. Azmz erkek insan tketimine. srekli ak sanki! Doymuyoruz, ne eylere, ne de eyletirilmi kadn-

VIII
"Sedat'n kapda bekledii o gece ta be sabah kirlenmilik duygusuy-

la boutum. Ertesi sabah, urada, senin oturduun yerde, afak oturmu, katlanan gbeinin altnda kalan burumu erkeklik organn siliyordu. Alelacele, beni kayglandran bir batan savmalkla; yalapap siliyordu. Ak sylemini bayala indirgeyen bir manzarayd. Titredim mil tahliye' dedii ilevin sonucuydu ve bir anda, insan iguanalardan ayran her eyin bir vehimden ibaret olduunu kantlad!" ksack gld, baya..: Dnyorum da, estetik yoksunluu da deildi. Berfe'nin 'tah"Sreyya'nn, 'iir' yazmay neden srdrdn merak ettim," diye ekledi, "O kadar ki, bir yandan da, 'Bu ne kendini beenmilik! Karanlkta

kendi vajinann bir baka kadnnkinden, stn filan demiyorum, 'farkl' dime."

olduunu sahiden dnebiliyor musun?' diye soruyordum kendi ken"Peki, ne cevap verdin? 'Vajinann baka bir kadnnkinden stn

olup olmad' sorusuna ne cevap verdin?"

Beni 'Gnay Rodoplu' olmaktan karp, 'bir dii' olmaya indirgediini hissediyordum! O noktada sorunun adn henz koymamtm ama tepki

talca deildi! afak'n beni soyutladn hissediyordum, anlyor musun?

"'Aptalca bir soru!' dedim... Aptalca bir soruydu! Ve tabii, hi de ap-

gsteriyordum. 'Bir dii' olmaya tepki gsteriyordum, nk, btnlm ihlal ediliyordu. Neydi, biliyor musun? 'Ben bir btnm,' kavgasyd. 'Beni seviyorsan, btnm seviyorsun. Sadece, cinsel organn alp zaman dilimi...' olmaya dayanabilir miydi? Hangi insan dayanr? gittiin ey, 'insan' olmaya devam edebilir mi? afak zden, Asena'nn

erkei gibi, '...hibir ey demek' olmaya dayanabilir miydi? 'Bir an, bir yordum, iim krk! te yandan da diyordum ki, 'Hadi, hadi, gndz oldu lat' diye msralar dzersin!' Sonra da bir diyalog: 'Beni sarmad bile!' Tabii, insanolu scaklk aramaktan da vazgemiyor! afaka bak-

ya, sen anlat bakalm! Gece oldu mu, en basit tahmil tahliye ilevine, 'vus'Yin-Yang'dan getim, 'dost'u bile deil miyim?' Sonra da.

tahliye ilemini ok ciddiye aldnsa, bu senin sorunun, Gnay'cm!' Patladm, 'afak zden, seni istemiyorum!'

'Brak bu ilerin yakasn be kadn, iine bak, iine! Basit bir tahmil

Tehir edilmilik duygusu, eyalatrlm olmak duygusu bunalt. Yine yzn kuruluyordu, yle bir duralar gibi oldu, 'Eyvallah. Bir ey diyor musun?'

'Tamam,' dedi afak. Sakin giyindi, kapdan karken dnd,

Daha dorusu Diana geldi. Onunla btn gn btn gece film iini konutuk. Sonra ertesi gn bir saatte afak arad. 'Merhaba!' atyordum. Ben de, 'Merhaba,' dedim, sustum. Aklm sra topu afak'n sahasna 'Naslsn?' 'Sen naslsn?'

Kafasna bir ey atmamak iin zor tuttum kendimi! O gn yle geti.

balad, 'Biz politika yapyoruz ya ite, ocuklar da bu kadar bakabiliyor. Neyse, bo ver. Bu iler hep byle. Asl sen naslsn?' snda, 'Heyheylerin geti mi, dzeldin mi?' imas ak seikti. nceki gBeni gncele zorlayan usta bir manevrayd. 'Sen,' derken ki tonlama-

'Nasl olaym? milyonluk ekim var. Kasada bir kuru yok,' diye

nn 'Seni istemiyorum afak zden!' deklarasyonunu ciddiye almayacaalacak, yaam hibir ey olmam gibi kendi istedii yerden ve zamandan tekrar srdrecekti. dnyam ortaya dkmeme asla izin vermeyecekti. Kendimle ne yaptm onu zoraki bir seyirci olmasnn dnanlamaya, ekirdei, gerekliin zn bulmaya ynelmeyi amalamda ilgilendirmiyordu. Tepkilerimi anlamaya, yzeyin altnda kalan yordu bile! Tabii, bu da beni hazzetmediim bir satranca srklyordu. yor, hesapl olmay dayatyordu. 'Seni istemiyorum,' diyen bir kadna aptal olduunu varsayan kurnazlkt. 'Ltfen oynama afak!' dedim, 'Ltfen, ha?!' yan bir oyundu bu; hayatn kendi kendisine gelien tepkilerini yok edinsan karsndakinin bir sonraki hareketini nceden kestirmeye zorlan belirtiyordu. Olumsuzu demeyecek, stn rtmeye, yok saymaya

milyon demeden sz etmek, vurdumduymazlk deilse, karsndakinin 'Ne oyunu yahu?! Niye oynayaym ki seninle?'

gsleyen erkeklerin tonlamasn duyabiliyordum. Ne ki, ayn anda

Gerekten, bilmiyordu! Sesinde kadnlarn kanlmaz yakarmalarn

rn da grebiliyordum! Ne sylediimi anlamamas m, anlamak iin en ufak bir gayret gstermeyip geitirmesi mi daha ktyd bilemiyordum. Samaladm!

onun karsnda oturan Sedat'a beni idare ettiini belirten gz krpmala-

dim, buz gibi bir sesle, 'Ben baka bir ey sylyorum. Ne sylediimi de sen biliyorsun!' Dediim gibi, samaladm, 'Etme glm yav!' dedi afak, 'Vallahi, bilmiyorum!'

'Benimle oynamak zaten senin haddine dmemi afak zden!' de-

beni de kendim olmamaya zorluyordu! Bu defa da, hakszla uram ocuk sesini taknd afak. Onu fark ettim, bir daha skldm. Sonunda, nerdi.

Bu defa da cadaloz kadn sesi! Tanrm! Kendisi kendisi olmad gibi,

'Seninle bir konusak iyi olacak!'

ili'de bir toplants olduunu syledi, o bitince Ece Bar'da bulumamz daydm. te, her zamanki insanlar oradaydlar. Ece, rahat ettirsin diye Sekizde buluacaktk ve ben her zamanki gibi tam zamannda ora-

kouturdu. Bo durmaktan, bo durmak ve beklemekten nasl nefret 'Yabanclam toplumlarda alkol tketimi artar! Birey, evresiyle yapc

smda kendini oradan oraya atan, bir buraya bir oraya vuran bir cmle,

ederim, bilirsin. Art arda viski imeye baladm. Bir yandan da kafatailiki kuramad iin giderek artan bir bamllkla alkole ve uyuturuculara dner.' Az ilerde, barda oturan yal adamn slak gzleri zerine ya'Merhaba Gnay! Naslsn?' 'yiyim, sen naslsn?' 'Birini bekliyorum.' 'Yalnz msn? Gelsene!' ilerdeki bir masay iaret ediyor. 'Mslman olmusun, ha? yle duydum! Yaknda rtnecekmisin!'

konuma:

pt. O arada da, yanmdan geen nl bir gazeteci ile ipsiz sapsz bir

'u ii bir konualm seninle. Bir akam yemee gel.' 'Gelirim.'

'Belli olmuyor mu?' viski bardan gsteriyorum. Hah hah hah!

olmusun, ha? u ii bir konualm,' ya da 'Tele-kz olmusun, ha? u ii siktir!' ne?' 'Ben Mslman olacak kadar budala mym?' Ha siktiri mi? 'Tvbe estafurullah!'

Aptalca bir konuma ve ben eitlemelerini dnyorum. 'Filozof

olmusun, ha?'nn cevab, belki de, 'Ha, siktir!' olmalyd. te yandan, 'Ha,

bir konualm.' Cevap verdiim iin de kzyorum kendime. 'Mslman

lyor musun? Yabanclam toplumlarda dil de kayboluyor!

ledii iin 'Ha, siktir!' ekmek zorunda kalrdm! Ortak dilimiz yoktu, anRandevu saatini elli dakika geirdi, afak. Ben, 'kadn'm barda 'kadn

Ama, yle desem anlard. zr bile dilerdi, ne ki, bu defa da zr di-

bana' yalnz bekleten bir 'koyiit!'in nasl bir ey olabildiini dnyordum. Sonra aydm! stanbul barlar, Demet'in Sava' ya da 'benim' afak'n gibi yabanclarn tkettikleri sahici kadnlarla doluydu. Sakn gibi anne olanlar! Anne, koulsuz sevgiyi simgeler. Erkekten farkl olarak, bunun hemcinslerimi kayrmak olduunu dnme! Kadn, her eye kar-

n daha zor yabanclayor. Doaya erkekten daha yakn., Hele de Fatma

yor, kadn. Her koulda affediyor; ocuu ne yapm olursa olsun, hibir Donunu ters giydii zaman neden affetti? Ya daha nce? Bunda karclk yok muydu? Vard belki. Ama, yle bakarsak, annelerde de vardr." "Kibele sendromu."

'Ne yapm olursan ol, sen benim ocuumsun, seni seviyorum,' diyebili-

eyin o ocukla o ocuun yaamnn, mutluluunun arasna girmesine ii raz gelmiyor. Erkei bildiinin de annesi oluveriyor. afak'n ei gibi.

sonra Ziya'da yaadm gece tekrarlanyordu sanki. evremi bedenlerini

"Evet, Kibele sendromu. Etrafma bakmyordum, imza gnnden

nasl 'istimal' ettiklerinin hesabn verecek merci bulamayan Trk kadn-

lar sarmt. Birden, ortak sorunumuzun 'btnlk'mz bozan, bizi

eyalatran cinsel zgrlmz olduunu dnmeye baladm! Sanki, kendimizi Fatma gibi alkole vurmutuk, kimimiz Duygu gibi erkekleri

Fatma da, Demet de, Duygu da, ben de, ayn dertten mustariptik. Kimimiz

eyalatrarak intikam almaya kalkmtk. Evli olup da eyalatrldklarnn farkna varanlarmzn adn koyamadklar halde 'yabanclama'nn ni, solduklarn, daha dorusu hep birlikte, solduumuzu dnyordum. lerini ya konkene, ya alverie vuruyorlard. Ama sonucun deimediiSonunda geldi afak. Ben de, enemi elime alm yle baknyorum. farkna varanlarmzn durumlar daha da kt olmutu. Onlar da kendi-

Bir an, btn benzerliklerimize karn, evrelerine kahkahalaryla nee datan hemcinslerimden ne kadar farkl ve skc olduumu dndm. Ne ki, afak'n arkasnda beliren Sedat bu gayretimi de ald. Toparlanmaya, afak' geldiine geleceine piman etmeye niyetlendim. hep buradaym, bir iki dakikalna dar km da gelmi gibiydi. Hidipteki masaya oturduk. afak, evreyi hzla gzden geirdi. gibi ekledi, 'Viski.' 'Bundan byle, byle!' Bana dnd, 'Deel mi kz? Ne iiyorsun?' Garsona baknmaya balad. 'yle geelim mi?' dedi, arkadaki bo masay gsteriyordu. Sanki

getik -o zamanlar elini srtma koyduunda iim huzur dolabiliyordu'Sedat, olum, ite Ece Bar buras!' zel bir akay paylayorlarm

bir ey sylemeden kalktm. nsanlarn arasndan, afak'n eli srtmda

ya vurdu, Sedat'a dnd, 'Heriflere bak yahu!'

'Namusum nikhm stne,' diye sylendi kulan ekti, tahta masalk kez duyduu bir yemin biimiydi. Neden ettiini de anlamadm

ama 'nikh' zerine edilen bir yemin, hayatndaki en rktc eyin,

runmann gll, avularm terletti. afak'n her zaman tmyle

karsnn kendisini aldatmas olduunu ifade ediyordu. ma ettii ko-

kendisine ait, beni her an dlayacak, ilikimizi sradan bir abazanla indirgeyecek kalkan olduunu gsteriyordu. 'teki' karsnn, benim, kendisini 'aldatabileceimi' dnmyordu bile! Dnmyordu, nk ben onun dnyasndan deildim! Sadece ili-

ki kurduu, btnlemedii, sahiplenmedii iin ne yaptm ne de yapsorulur mu? Dzlecek bir eyadan ibaret deil midir? madm gndemde deildi. Genelev kadnndan bir nce kiminle yatt

yorum. Sedat'a baktm, koca bir bebek gibi grnd bana. Aabeysinin

Yabanclama dehet vericiydi! liklerime kadar rperdiimi hatrl-

pezevenkliini yapan koca bir bebek! Kravatn gevetip ayaklarn uzatan afak'a dndm. Onun akl toplantda, gzleri fldr fldr etraftayd. lunduumuzu da unutmu olmalyd. Yoksa, Sedat' getirmezdi diye dBenim orada olduumun farknda bile deil gibiydi. Neden burada bu-

snn gstergesiydi. O srada, 'O, Mustafa Sargl'n adam,' diyordu ler! Yok, be, glm,' garsonun uzatt raky imedi, boazndan aa dkt.

nyordum. Getirmi olmas, konuma talebimi ciddiye almam olma-

afak, Sedat'a, 'Akllar sra birleecekler, sonra da kurultayda geirecek'stanbul'da Trklerle Lazlar birlemeden bu i olmayacak! Kotil, 'yle abi.'

Baykal'a destek atacak, ancak yle temizleyeceiz bu ii! yle deil mi Sedat?'

ndm eytani glmseme oturdu, yapyorsun?' Hemen ardndan,

Raksnn geri kalann da bitirdi. Biraz gevedi, yzne o ok iyi ta'Neyse, siktir et. Naslsa alacaz,' gzlerini dikti, 'Sen naslsn, neler 'Ali Sirmen deil mi, bu?'

taliklemeye baladm ben de,

Ne olsun, be abi?! Bildiin yuvarlanp gidiyoruz ite! Bir Amerikal kar geldi, filmciymi. Btn gn btn gece ona takldk, anlattk durduk ite. Bir film yapacakm, senaryosunu bizim yazmamz istiyor. Anlaabilirsek, bakacaz' Yada, 'Tamam, afak. Bu i buraya kadar. Marxn dedii gibi, 'insanlarla

ilikilerimiz kiisel gerekliimizin, arzuladmz insanla aktnn kesin bir ifadesi olmal. Eer sevgimiz sevgi uyandrmyorsa, o zaman sevginiz ksrdr, bir talihsizliktir!' ne de rest ekecek halim vard. Korkun bir nafilelik, bir yalnzlk, bir sufilik, bir fazlalkt hissettiim. Alkoln duygularm abarttn biliyor, kopartp salmasn diliyordum. imdeki fke daha da kabarsn, yaksn yksn istiyordum. nanabiliyor musun?! Beynimde, bu adama, bu adamlara, ulamann tek yolunun iddet geri dnlmez bir noktaya getirmesini, dncelerimi dizginlerinden Ruh halimi, ne biri, ne de teki tam yanstyordu; ne dalga geecek,

daki her eye kapanmak gibi beni dehete dren bir yetenekleri vard. yzyln rnydm, fkemi dar yanstmamaya eitilmitim. Hah! yle 'Abla, geen gn dkkna geldiinde bir emsiye braktn m sen?'

ln bir fkeden anlayacaklard, nk o andaki gereksinimlerinin dn-

olduunu telkin eden, znde hak verdiim bir ses vard! Ancak, ok ya-

ceini hissediyordum. Ne ki, ben bambaka bir iklimin ve de anlalan

Bu zrh, kendilerini koruyan bu korkun kabuu ancak fkenin delebile-

zannediyordum!

ran damla gibiydi bu 'abla'. Geriye yaslandm, delikanlnn yzne bakmadan konutuumu hatrlyorum, sam, geen akam aada bekleyeceine yukar kardn.'

Sedat'n sorusundan algladm tek kelime 'abla' oldu. Barda ta'Ben senin ablan deilim, Sedat'cm. Ne yazk ki, deilim. Ablan ol-

marlad. Sedat, hi sesini karmadan ylece duruyordu. bu,' afak'tan yana hzl bir bak frlattn grdm,

zyd, baktm grnce gzlerini ikisine gmd. afak bir iki daha s'Aabeyinin kadn da deilim,' diye srdrdm, 'Byk bir yalan

Bam kaldrdm, delikanlnn gzlerini aratrdm. Yz kpkrm-

akam ne yaptm biliyor mu? Ya dn akam da burada, baka birileri ile beraberdiysem? Btn bu insanlar imdi sizi 'Kim bu herifler?' diye szyorlarsa? Utanmaz msn?' mdahale eden afak oldu, gibi, Ne zavall bir alma gayretiydi benimki! Yine de, Sedat sarsld, 'Hadi, canm sen de,' dedi, dnyann en olmayacak eyini duymu 'Sen yle ey yapmazsn!' 'Neden yapmayaym?' 'Yani?' 'Brak, canm efendim. Sen Gnay Rodoplu'sun.'

'Byle olmaz,' diye ekledim, 'Aabeyine sor bir bak, bakalm. Dn

nnda fark edip, savacak kadar zeki! Topu, hep kar sahada tutacak kadakine duyduu 'gven' diye yutturacak kadar zeki! 'Nasl boktan eyler?' diye sordum. Cevap: 'Yapma, glm!'

Gerekten ok zekiydi afak! Feodal kkenli utandrma gayretini

'yle boktan eylerle uramazsn!'

dar zeki! Ecnebilemi olmasndan kaynaklanan aldrmazln, karsn-

yacak bir ey talep edeceim diye dnn patladn grebiliyordum! Glmekle alamak arasnda kalakaldm! Bir de yazar olacaktm, ha!

etmitim ki, Sedat panikledi! Aabeysinden karsn boamas gibi olma-

lar hak eden iletiimimiz yok,' demek istiyordum, ama yle kt ifade

iletiim kuralm ya da toptan vazgeelim. Bu 'kadnm' trnde kaln laf-

'afak zden, sen yapma! Ya tut, ya brak! Ya sahici, yrek yree bir

afak da, "Tutmuyor muyuz, yani?' dedi ok alnmm gibi, gtrecek!"' Gnay' kaybediyordum, "Neyi tutup tutmamak?"

'Tutmasak burada ne iimiz var? ocuk yarn bete Eskiehire mal

tabii, tutmasa orada ne ileri varm, hele de Sedat ertesi gn erkenden

"Canm, ben 'ya tut, ya brak' dedim ya, onu sylyordu, tutuyormu

Eskiehir'e gidecekken! Sonra sabahki telefonunda yapt gibi bana ilerinin ne kadar skk olduunu anlatmaya koyuldu. Beni arayamam olmasnn nedeni de buydu. O halde, Sedat' niye getirdiini sormann nn bir bata tezahr de, hayat dur durak bilmeyen hareketler silsilesine tam zamanyd, ama skntdan ter dken delikanlya kyamadm. ta-

dntrmek, kiinin insansal varlnn temel sorunlarna cevap verilmesi gerektii bilincini kreltmektir. Sabahtan akama kouan, i icat eden adam, dnya ve kendisi ile temasn kaybedecek, durup dnmeye vakti

lik'lemeye, yani kendi adma yabanclamaya koyuldum: Yabanclama-

olmayacak ekilde bilerek ve isteyerek programlanacaktr. afak gibileri 'yakalayamazsn.' Muhakemelerini, vicdanlarn 'devreye sokamazsn.' Yabanclam kiilerin, her zaman 'ileri' vardr, ileri, yani kendileri ile evreleri arasna koyduklar 'barikatlar! 'Ne duruyoruz, kalkalm o zaman!'

ruz. Ama, sana yasak. ince tannmaz oluyorsun!' 'Umarm!' dedim, ama duyuramadm. 'Kitap nasl gidiyor?' 'Ne zaman biter?' 'Bilmem.' 'Ne iimiz var?' 'Notlar alyorum. skeleti kyor gibi.' 'abuk bitir, iimiz var, da!' Gld.

'Bir iki daha iecek vaktimiz var,' dedi afak, 'Biz daha yeni balyo-

Hemen kendisine dnmt yine,

'le bakan olacaz ya!'

'yirmi drt saat, daha fazla deil, olaym, sonra leyim!' Ruhunun derinliklerinde yatan bir srr ifa etmi de utanm gibi ban nne edi. Bardan tutan elleri kasld, 'ayrtepe'ye ile bakan olacam,' diye yineledi. Ban kaldrd, yine gzlerime dikti gzlerini, olsun. Beni attklar yere geleceim.' 'Hadi, bakalm.' 'Sen de bana yardm edeceksin!' 'Hayr.' 'Sike sike geleceim ve ile bakan olacam! Ondan sonra ne olursa

'u ayrtepe'ye yirmi drt saat ile bakan olaym,' dedi ac ac,

'Olur,' dedim ama sesimin tonunu beenmemi olmalyd, 'Kadnm olduu iin yardm edeceksin!' dedi. 'Brak bu samal! Kadnmsn tabii. Bugnden yarna bir i deil ki

bu, kafan kzd zaman ekip gidesin! Hem bana sz verdin. Sen demedin mi, beni milletvekili greceksin bu lkede?' 'Dedim.' Sedat hayretle bir bana bir aabeysine bakyordu.

ben! Bakma yle bana! te, ge kalrm. Gelirim derim, gelemem ama vallahi kt niyetimden deil, glm be! Bilmiyorum nedir, bana zaman syleme de istersen canm al! Telefonu a, gel de, atlayaym geleyim, ama bana arambaya randevu ver, canm al! yle bir sknt basyor, cebimde param da var ama ben yatrmayaym da cezaya girsin, razym.' 'Allah Allah!' 'yle. Olmuyor be glm!' 'Byle i kmaz ki!' anlatamam sana. Canm ekiliyor sanki. Artk aramba oraya gitmemek

'Sen bakma, benden iyisini bulamazsn,' dedi afak, 'Ko gibi adamm

iin elimden geleni yapyorum. te de yle. Yarn vergi yatacak deil mi,

iyi de para "kazanyoruz, da!'

'Aaaa, ama hele, dur bir prtk! yle de deel yani! Biz i yapyoruz,

dndm zaman, yabanc olann ben olduum duygusuna kapldm lkede bir gn glmemi olan ben, kim oluyordum da, afak'n akl salndan kukulanyordum? Yok, akl sal kimlik bilinci demekmi, yok, kendi dmzdaki gerekliin kavranmas demekmi! Bir an, 'Belki de,

Doru sylyordu. Yayordu, stelik, pekl da iyi yayordu. yle

yine. stedii gibi yayordu. Sal yerindeydi. Paras pulu vard. Ben, u

onu kskanyorum,' diye dndm. O, yirminci yzyl, 'Don't Worry, be Happy!' No problem!. Trk'yd. Ben ise keyfne bakmasn beceremeyen, 'lemin enayisi!' Kendimi yetersiz hissettiim doruydu.. Acaba, za-

sulu hissediyordum ya da sulu hissettiriliyordum? Aydn olmam keyfi-

man zaman aalk kompleksine kaplmyor muydum? Kendimi niye

sul -elbette, Bat'ya kyasla yoksul- toplumlarda, u lksler ve u yoksulluk oluur. Ne ki yoksulluun, orantszln, maddi sonularndan ok manevi sonular nemlidir. Kii yapt iin, insani gayretinin, hnerinin

getirdii bir lkede, gayret ve alma ululanmaz olur. Bizimki gibi yok-

yetinden mi? Hayr, bundan deildi... Emein deil, maniplasyonun para

aalanmas ile kar karyadr. Yazarlmn, onu oluturan emein bir pul kadar deeri yoktu! Olsayd, afak beni baka, bir baka tutard. Onu hissettim. romatizmal parmaklarnn ina ettii ku kafesleri de, k Sabri'nin balamas da, Profesr Behram Kurunolu da, ben de zavallydk! . luna saat takt bir zamanda, byle gitmez!' Dalay Lama kimdi? Saat ne demekti? ...Byle bir toplumda anneannelerin rd kazak da, dedelerinin Yine de, 'yi de, byle gitmez,' dedim afak'a 'Dalay Lama'nn bile ko'Gider, glm, gider,' dedi afak, az nce kaybeder gibi olduu gve-

nini tekrar bulmutu, 'ster istemez gidecek. Bu lml dnyada canmdan da nemli mi?'

gerektiini dnyordum. 'Hayr, deil,' cevab, insan hayatnn her eyden kutsal olduunu dorulayan cevapt sadece. Ama her Trk gibi afak zden de net cevaba alk deildi. Balam d alglyor, beni pasifize ediyordu. nsan hayatnn her eyden nemli olduu tabii ki tartlmaz ama bu, sklmak pahasna da olsa, kiinin kendisini slah etmemesi iin bir mazeret deildir! bekliyormu gibi, elini omzuma att, 'Niye? Ne yaptm ki?' O arada Sedat kalkt, anlalan tuvalete gidecekti. afak, bu frsat 'Silindir gibi ezdin ocuu,' dedi, 'Hak etmediydi, ama.'

dum. 2000'e be dakika kala, deil dakikalara, saliselere duyarl olmak

Hayr, deildi tabii. Oysa, hem de ok nemli olduunu dnyor-

'Neyse bo ver, geer!' dedi afak. Aklm 'Kadnck'n romannda, steledim, beni elinin tersiyle iter!' tirdi, 'Abla derken drst deil! En ufak bir terslikte yengesi ile bir olur, 'Oras yle!' dedi afak, gzlerinde gene vnme prlts. Laf dei-

Ve hemen arkas geldi, nuuruz.' 'Hangi ii?'

'ok gzelsin bu gece. Prl prlsn!' 'Yarn akam bir rak ielim mi? Erol'la, Duran da gelsin. u ii de ko'Erol. Yamuk yapmaya balad.'

mi? Ya da bo ver, yemekle urama. Darda yeriz!' dedi ve niye orada olduu belli oldu, tabii." deil mi?" "Peki..." diye baladm, szm kesti, Gnay,

'le bakan olmak istiyor. Bir konu bakalm. Yarn sana getireyim

"Peki, neden daha o zamandan brakp gitmedim? Onu soruyorsun

Onu soruyordum.

bir talihsizlik olduunun henz farknda deildim. afak zden'i yerine ok sonra ve ok g oturttum," dedi,

"nk o zaman sevgimin sevgi uyandrmadnn, ksr olduunun, "Mnferit bir olay deil, afak olay. Trkiye'nin olayyd. afak' -

zmlediim zaman Trkiye'nin toplumsal karakterini zmleyeceini la, Trkiye'de kimsenin kimseyi 'adam yerine koymuyor,' efendim, 'bu

hissediyordum. Ve korktum, anlyor musun? afak'n beni soyutlamasy-

lkede insann hi deeri yok,' yabanclamasnn nasl aktn gryordum! Soyutlamann ald boyutlarn korkunluunu gryordum. Mesela, bak, len 'Eme' deil, 'gazeteci'dir. adamdr. lm ilanlarnda ticisinin akrabas olduunu bilirsin. Anglo-Sakson kltrnn ' milyon bir kadnn ismine rastlarsan, mutlaka u, u irketlerin sahibinin, ynedolarlk kpr' efendim, 'be bin dolarlk saat' gibi, eyas somut nitelikleri ile deil, takas deeri ile tanmlayan, somut niteliklerini marjinallebahsediliyordu. Zararn takas deeri bildirilmiti ama felketzedelerin tiren ifadelerinin Trke'ye yerlemi olmas olayn vahametini anlatyor. Daha geen gn Milliyet'te 500 milyon liralk sel felaketinden straplarndan haber yoktu! Bir baka belirti, Nokta gibi dergilerin 'birleik zaman' yani 'soyutlama' dilini benimsemi olmalardr. Time'n, Newsweek'in dilidir. Yani, ite, -m gibi, -ekti gibi ekim eklerinin dili '..ve adam kadn ldrecekti, 'ya da '...zal, enflasyonun indirileceinden kanlmaz olduunu ima eden dil! Anlyor musun? 'Babam annemi 1974'te ldrd!' cmlesi ile '...babam annemi 1974'te ldrecekti' cmduunu ima etmiyor mu? lesinin farkn gryorsun, deil mi? kincisi, olayn neredeyse doal olerimi deliyor, biliyor musun? te yandan, dnya apnda ehir plnc Prof. Kaptan da, cami imamnn yeeni deil. Bir buuk saat bada kuMazlum 'Mehmetik'i, stanbul'da 'maganda' eden yabanclama ci-

bahsedecekti,' trnden, olaylarn vahametinin stn rten, haniyse

deil! Saidi Nursi'nin sadece adn biliyor! afak zden, 'yiidim, aslanm,' deil, ezilmi insanlar iin savaan bir militan deil. Kim olduunu kendisi bilmiyor. Btn bu anlattklarm blk prk biliyordum. Ancak, oturtama-

rup, Hayber Kalesi'ni dinleyemiyor. Duran Kuran, Alak Baba'nn torunu

dm bir ey vard. Zincirde bir kayp halka vard. yle, Avrupal, megamachine'in, Byk Makine'nin buyruu altna muhteem 'bulu'lar asrlarndan sonra girmiti. Onu daha daha daha bye zorlayan bilim teknoloji gelimesinden sonra girmiti. Keiflerinden, hnerinden gurur

kurallarna bal, kendi kararlar dorultusunda hareket etmekten vnlyd. Edison, dnyann en zengin adamlarndan birisi olarak ld bir dnem hi yaanmad. Biz, daha 'ne oluyoruz' diyemeden, feodal ama insanla k hediye etti. Trkiye'de, bu ara dnem, kiinin yasal, siyasi ve ekonomik zgrl tatt, yaratcln sonuna kadar zorladaklla kavranamayan tutkularnn klesi oldu. Gce, paraya, hrete duyotoriteden, yirminci yzyln 'Altn Buzas'n emrine atladk! Trkiyeli

larn hurafelerinden kurtulmu, kendinden emin ve mutlu, sadece akln

duyduu bir dnem yaamt. Doay kontrol altna alm, karanlk a-

duu ehvet, 'insanl' ile 'sonsuzluu' ile temasn kopartt, arkaplannn, kltrnn kendisine sunduu saysz niteliklerini bir yana brakt, sadece bu tutkularn ilan etti ama en azndan son yz ylda, 'unu da insanla ben hediye ettim' diye vnebilecei hibir ey yoktur! kine, ne bir enerji kayna! Ama, kendisine el! Kendinden di-gayri bir eydir, ayardr! Teknoloji ile trnak makasndan te bir ilikisi olmayan insan, Gteburg fabrikalarnn devasa sarn ustaba kadar yabanc! afak'n, kfrlerine dans ettii elektronik ilah 'Prince' kadar yabanc. koyduu tehis bize de uyuyor diye dndmde anladm! Ne bir ideoloji, ne bir felsefe, ne bir din, ne bir corafya kefi, ne bir ma-

Engiz Cezzar'n, Cezzar Ahmet Paa'ya yabanc olduu kadar yabanc. Peki, nasl oldu da biz de robot olduk, Stevenson'un Amerikan toplumuna

da da bir yol var! Maniplasyon! Trkiyeli, son yz yln maniplasyonla geirdi. Devlet-i Osmaniye'yi ayakta tutmak iin maniplasyon, halifelii ayakta tutmak iin maniplasyon, slmiyet'i ayakta tutmak iin maniplasyon -on dokuzuncu yzyln 'mason' halifelerini unutmaya-

Robotlamak iin pazar ekonomisinin, teknolojinin dayatmas dn-

rine balayp, muzu drmekten baka bir ey yapmadk biz!

tutmak iin maniplasyon! Yani, maymunun yapt gibi, iki sopay birbiGnmz patolojisinin yeni bir ey olmadn, yz yldan beri

lm!-Cumhuriyeti ayakta tutmak iin maniplasyon, demokrasiyi ayakta

yetenei sergiliyormu gibi, dnyann drt bir tarafnda baar ile yainsann merkez alnd toplum! Yoksa, kii bir topluma kle olarak da da uyarlanabiliyor! Oysa, toplumlarn sal, mensuplarnn akl saln d' toplum deil ki! Tersine, toplumun insann ihtiyalarna uyarland,

hasta olduumuzu dndm! Evet, koullara inanlmaz bir uyarlanma

yormu gibi grnyoruz, ama salkl toplum bireyin topluma 'uyarlanuyarlanabiliyor, rak, daha dorusu naps ya da ampanya mezesi olarak toplum, insann insan sevme, yaratc alma, akln ve nesnelliini gegelitirmek ya da engellemek yolunda aldklar mesafe ile llr. Salkl

litirme, yapc glerinin bilincinde olan bir benlik duygusuna sahip oldmanlklar krkleyen, insan bakalarnn kulland ve smrd bir eyaya, bir otomata dntren, inanszl yaratan toplumdur! yordu! ma kapasitelerini gelitiren bir toplumdur. Salksz toplum karlkl

Orada, elimde viski barda oturuyordum ve iinde frtnalar kopu'Salkl toplum tanmn ben uydurmuyorum, afak'n! Bunu, Lao

Tzu da byle syler, Konfys de byle syler, Kunf Futse de byle syler, knaton da byle syler, Buda da byle, syler, Musa da byle syler, Marx da byle syler, eriatide byle syler, Schweitzer de byle syler, Huxley de byle syler, Baudelaire de byle syler! Btn bu insanlar,

tarihi tarih yapanlar, insan hayat iin ayn ilkeleri dile getirirler. Farkllklar, marjinaldir! Duy beni, sevgilim, duy beni!" "Tanrm!" "yle!.. Korkuntu! Hani derler ya, insan lmeden nce gznn

nnden btn bir hayat geermi. Benim gzmn nnden de Trkiye tarihi geiyordu. 'Bak, bakalm,' diyorum kendi kendime, 'Osmanlda rah ya da Karacaolan, Der Saadet'te konser veremedikleri iin, hayr! diye milletin bana Yunan fesini dayattndan beri, hayr! 'insan' sistemin merkezinde midir?' Cevabm, 'En azndan son yz ylHalk dili, saray dilinden koptuu iin, hayr! II Mahmut, adalaacam Derken, Abdlhamid'i hatrladm. Onun gncesinde, baknz, 1 Mart dr, hayr! Belki de, padiahlar iir yazmay braktktan sonra, hayr! Em-

teki Devleti'nki, Mart ile girer. Bundan sonra ylbamz 'Kanunsani' olacak. Bilmem, ilgili daireler, Bakanlar Kurulu, Milletvekilleri, Senato ve dndler mi?' diye bir blm vardr. Bir de, 'Ben, 93 Sava ile bunun dedii bir baka blm daha. muhterem biraderim hazretleri (yani, Sultan Mehmet Reat) 'Kanunsani' deyimiyle yeni bir yla girmenin, biraz manasz, biraz gln olacan

ni bir ylmz balard. Bizim iki tarihimiz var: Biri, Dinin ki, Muharremle,

1323 (1917), 'Sonradan Bat takvimi benimsenmemi olsayd, bugn ye-

getirdii btn sonulardan ne ahs ne de makam olarak sorumluyum,' Tanrm! Ah, Tanrm! Sultan Abdlhamid bir takvimi sahiplenemezok sulu hissettim kendimi birden! afak'a ok hakszlk ediyor-

ken, afak'n ayrtepe'yi sahiplenmesini beklemek ne hamakatt! Sahiplenmesini istemek ise ne hakszlkt! Ve de, ne iltifat! Ne inan! dum!

bilir ne dnd! 'Tamam canm, sen getir bakalm Erol Efendi'yi. Ne derdi varm anlamaya alalm!' Kalktk, eve geliyoruz, ben yine dnyorum.

Gzlerim doldu. Uzandm, elini tuttum. Okadm, okadm, artk! Kim

Trk', kendisiyle halk dedii birileri arasna bir izgi ektiinden, onlar 'slah edilecek yerliler' halinde takdim edecek kadar ecnebiletiinden d! Mustafa Kemal Atatrk, Trkiye radyolarndan, prtk diye kylleri Gnmzn toplumsal karakterini yaratan unsurlar bu engellenmeberi, oturmad! Anadolunun altn stne tercih ettiinden beri, oturma-

Trkiyeli sistemin merkezine hi oturmad! On dokuzuncu yzyl jn

Atatrk Bulvar'na sokmad gnden beri, oturmad! Adnan Menderes asld gnden beri, oturmad!

men oluyor. Ve bunlar, topluma iyi uyarlanm, baarl kiiler nam altnda, yamacdrlar. Tlin'in dedii gibi, 'Bastklar yerde ot bitmez. lar!' Sevgi, sayg, inan, zen, rikkat, bilgi, hogr, ne bulurlarsa yamalarartt? Massignon'u oynuyoruz! ahlk anarisi iindeyiz ve intihar iin olgun hale geldik! Biz byle olacak toplum deildik!" Dnd, bakt, 'Yapma!' seviyorum!"' gibi kekik kokusu sard ortal. im ezildi! yle yalar indi gzmden! Syleyebileceim tekbir ey vard, ben de onu syledim, ' 'Seni ok Yanmda oturan afak'a baktm! Tanrm! yle masumdu ki! Yine mis 'Grmyor musun,' diyorum, kendi kendime, 'alkol tketimi nasl

ler! Bireye toplumunu kurma zgrl tannmaynca, bu tipoloji ege-

IX
Gerekten bu kadar umutsuz muydu? Her eye karn emin olam-

yordum! Nedenlerinden birisi de Diana Pavlovi'e izdii "Trkiye resmi"ydi. O gnlerde, Gnay'n epey zamann alyordu, Diana. Anladmz kadaryla Trkiye'de film yapmak konusunda ciddiydi ve senaryoyu mutdillendirildii iin daha da ciddiyet kazanmt- stmze sahici bir karabulut gibi kt gnlerden birinde geldi, manlamasnn yanl olduunu dnrken, Gnay kesti att, laka Gnay'n yazmasn istiyordu. 'Yabanclama' felketinin "O, sinopsisle ilgili... " diye, heyecanla sze balad. Ben kadnn za"Bak, Diana, senin istediin senaryoyu yazacak insan ben deilim.

Senin deyiinle, 'fanatik' Mslmanlardan filan bahsedemem!"

Diana'nn beklemedii bir tepkiydi,

"Ne demek istiyorsun?" diye sordu, akn akn.

zel bir insan kategorisi yok." nsan dnyadaki eski yerine, sistemin du. "Trkiye'de yok, tabii," diyerek geri ekildi Diana, "Ama, yava yava "Eeee?" "Demek istiyorum ki, sen Mslmansn ama rtnmyorsun?"

"Aynen onu demek istiyorum," dedi Gnay, "Fanatik Mslman diye

merkezine yerletirmek isteyen tek tk tek-tanrclar var, demek istiyoroluuyor." arafl kadnlarn saysnn arttndan yaknd. "De ki, ben gnahkr Mslmanm!"

lamak iin sorulmu bir soruydu, ama bunu Pavlovi bilemezdi, tabii.

Gnay'n "Ne korkutmuyor mu?" sorusu, olay kmsediini vurgu"Hayr. Daha ok Mslman aday okula gidiyor, otomobil kullanyor "rtllerin saysnn artmas," diye aklad, "Korkutmuyor mu?"

"Yine de," dedi Diana, "Yine de, bu durum seni korkutmuyor mu?"

diye neden korkaym? Kadnlar dindar olduklar iin evlerinde oturup; niversiteye gitmeseler daha m iyiydi? Smrgeci mant bu." o Prensesi hatrlyorum da. Brrrr! Tylerim diken diken oluyor." "Beni kayglandryor dorusu," dedi Diana. "Suudilerde, ba kesilen "Ben de sizin, stne para verip seyrettiiniz korku filmlerinizi hatr-

lyorum da, brrrrr! Tylerim diken diken oluyor! Kald ki, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz? De ki, Trkiye derin bir tefekkre dald, herkes mazlktan korkuyorsanz, sama. AT'ye almazsnz ya da srail'i tepemize Diana, politikac olmadn ama 'kadnlar dndn' syledi.

rtnd. Size ne bundan? slamiyetle birlikte gelmesi muhtemel uzlasalverirseniz, olur biter. 'Miskin Mslmanlar'dan oluan bir Ortadou daha ok iinize gelmez mi?"

lan ne olacak?" diye sordu. Gnay hi etkilenmemi gibiydi,

Hizmetisi Nesibe'yi sarho kocasnn nasl ezdiini anlatt, "Kadn hak-

let dairesinde, hatta zel sektrde i verilmeyen, eitimi engellenen kadnlarn haklar ne olacak? Amerikal olsalard, hi deilse sizin feministler kyafet zgrl diye ortal birbirine katarlard!" "Gerekten yle mi, dnyorsun?" "Sen dnmez misin? Seni temin ederim, bu lkede hibir Krt ya

"yi bir soru," dedi, ayn katlkla, "Gerekten de, rtnd iin dev-

da Alevi erkei, medeni haklarndan rtl bir Mslman kadn kadar mahrum braklmamtr! Kadn haklarn hep Batllama yolundaki ennnmak zorundadr." nz!" gellere kar kullanamazsnz. nsanlara Mslmanlamak hakk da ta"Ama, Gnay, dnyada bir manastr ya da bir ada gibi yasayamazs"Dnya, Bat dnyasndan ibaretse ve hi deimeyecekse, yle. Ama,

bu temelsiz bir varsaym," dedi Gnay, "undan yz yl nce dini btn diye bizi suluyorsunuz. Rahibelerinize gsterdiiniz kabul Mslmanlara neden gstermediinizi hi dndn m?" "Ama, ilerleme bu," dedi Pavlovi, hi inandrc olmayan bir sesle.

Hristiyanlar olarak, Afrikal kadnlarn gslerini dve dve rttryordunuz. Bugn, Bodrum'da poponuzu rahata tehir edemiyorsunuz

yznn zgn kitaplarnn says yz gemez, gerisi, zarfn yeni bir mazrufundan ibarettir. Lao Tze, Konfys'e neyse, Rousseau Voltaire'e, Hazret-i sa Hazreti Muhammed'e o'dur." Bu iddiasn biliyordum, "Dnya bar iin ne lzm biliyor musun?"

"Kim bilir, belki de sadece dalgalanma," dedi Gnay, sknetle, "Yer-

demiti bir gn bana, "Tm dilleri kapsayan bir kavramlar szl lzm. nsanlar Messiah, Mesih ve On ikinci mam' ayn balk altnda grseler, da su dvmeyi brakp bir kavramlar szl yapmal. Artk bilgisayarlar da var." tnda grselerdi, dnyaya baklar deitirdi. Birlemi Milletler havanbirbirlerine baklar deitirdi. Teng, Teng-ri ve Tanry ayn balk al-

bah', yeniden dou, ana giriyor. gn sonra Romanofflar, Rus Ortodoks Kilisesi'nin dualaryla eski saraylarna dnecekler. Bir yerden bir imdiden bizdeki Kutsal Emanetleri istediklerini biliyor muydun?" ye alyorum!" Sklmt, neden sonra, benim cevap vermemi beklemedi, "Shit!" dedi Diana, "Senin gibi konuan birini hi tanmamtm!" Anastasya torunu karrlarsa hi amam! ngiliz Mslmanlarnn daha Buna cevap vermedi Gnay, "Paketlenmi dorularn tesini grme'sa Mesih! Kt bir ey mi oldu?" diye sormay akl etti Diana, "Sk-

noktasna kadar dayanmaktan ibarettir. Bat dnyas yeni bir 'dini inti-

"Belki de, Mslmanlarn yapaca btn i, tarihin yeni bir bkm

kn grnyorsun!" bana dnd, "yle deil mi, skkn grnmyor mu?"

tek bir Filistin filmi yapmazken, Vanessa Redgrave'i, Filistinlilere arka badel mevt adrlar' denilen adrlarda, Baptistlerin sa'y anmsatsn seanslarnda kendilerini hipnotize ettiklerini grdm ben. 'Biz evliya ol-

yarglar perinleyecek film yapmam. Hele de, Hollywood bugne kadar

"Bak, Diana, sana ran senaryosu yazmam," dedi Gnay, yekten, "n-

kt diye on yldr aforoz ederken. Yapmam, nk senin lkende, 'bas diye koyunlar armha gerdiklerini, deme Cerrahiye ta karacak zikir

onayladmdan deil! Yapmam, nk byle bir tutum, dikkati doru ya karlk verecek, rnein, Amerikan Baptistlerini de, Yahudi fanatikleri

ken, srtn zincirle dven ranly neden afie edeyim? Dikkatini ekerim,

duk,' diye haykrarak, kendilerini yerde yere atanlar grdm. Hal buy-

hasm belledii bir ulusu aalamay hedefler. Byle bir aalamaya

da yanl, ama insani bir inancn stne ekip, irdelemeyi deil, Bat'nn de afie edecek gcm olmad iin reddederim. Hakszlk olduu iin Diana adamakll armt, gzlerini kocaman kocaman at, inana-

yim, bir yalan srdreyim?"

reddederim. kuru para kazanacam diye, neden sana yardm ede-

myormu gibi etrafna baknd. Boston kanelerine alk kadnn G-

nay'n evinin byle iddialar barndramayacak kadar mtevaz olduunu kalyd! Sernea'y hatrlatan bir duyarszlkla, "Btn bunlardan sana ne anlamyorum! Ama paray az buldunsa... " demek gafletinde bulundu. medim! O 'oyun'u oynamak istemiyorum!" "Ama dnya byle, oyunun ad bu!" diye nledi Diana.

dndn grebiliyordum. Absrd bir balantyd ama kadn Ameri"Fesuphanallah!" diyerek patlad Gnay, "Para deil, 'oyun'u been"Hayr, azizem, ne dnya byle olmak zorunda, ne de oyunun ad

bu!" dedi Gnay, dilerinin arasndan, kesin bir sesle, "Bu sizin oyununuz. Oyunu sahneleyen de, adn koyan da senin memleketin. Hayat 'yarestlikten vazgeseniz diye italiklediini grebiliyordum, "Dnyaya am budur ite,' diye, koka kola ile eitleyecek kadar seviyesizletiren, senin memleketin! Ama baka trl de olabilirdi. Hl da olabilir." Putpehkmetmenin ilk kuralnn itenlik olduunu, hkmet etmenin birincil yolunun iyi rnek tekil etmek olduunu, hatrlayabilseniz! Hkmet eden, davranlaryla ynetilenlerin taklit etmek isteyecekleri bir model den brakmazsa, ynetilen ona sayg duyacaktr. Herkese kardee ve olmaldr, Diana. Erdemle hkmet eden, yerinden kprdamayan, yldz-

larn etrafnda dnd bir kutup yldz gibidir. Yneten ciddiyeti elinse, ynetilenler erdemli olmak iin ellerinden geleni yapacaklardr. nk balk batan kokar. Dnyay ynetecekseniz, asli greviniz, uygun inyapamazsnz. Narsizminiz o boyutlara vard ki, nefretle anlmak bile sizi zmez oldu, nk sizden nefret eden dnyay da alglayamaz, yok sayar oldunuz." "Tanr'nn bile unuttuu bir lkc bu kadn!.. Ne bu? Muhammed mi?" "Hayr, Konfys," dedi Gnay bezmi gibi. sanlar bulmak ve atamaktr. Fstklarla, ikinci snf aktrlerle bu ii efkatle davranrsa, sadakat bulacaktr. yilii yceltir, yetersizleri eitir-

"Well, I'll be damned! u ie bak!" diye sylendi Diana, bana doru,

il mi?"

"Konfys?! Ah! Son mparator'u grdn m? Korkun gzeldi, deCevap versin mi, vermesin mi diye bir an tereddt etti, "Grdm. Ve berbatt," dedi Rodoplu. "Ohhh?!" "Yasak ehir'e girip de, eke eke o senaryoyu ekmeyi ancak cahil

bir Avrupal ynetmen becerebilir! Cahil ve karc! ran ayaklanmasn ncirlik hava ssnden bir Amerikal pilot ile ahu gzl bir Acem dansznn akna indirgemek gibi bir i, bu. Anlyor musun? ekimler? Fotoraflar ok gzel deil miydi?" "alyorum," dedi Diana Pavlovi, "Gerekten alyorum. Ama, "Evet, ama ne olmu? Engizisyon papazlarnn kyafetleri de ok g-

zeldir. Klelerin kanlaryla ina ettikleri saraylar da yle. Dnyann u

durumunda speklatif sanat akl almaz bir lkstr. Syler misin, ne ie

yarar sanat? Hangi grevi stlenir? Sorumluluu nedir? Hi. Oysa bir gmek olmal. Bertolucci hangi yoksul inlinin bana bir dam rtt? Yreine su serpti? Yasak ehri bin bir zenle ina eden inli, yllar yl Gk Tanr'nn ei bildii imparatoriesinin ayak parman birine yalattn grd de, ne kazand? Bu gerekilik adna yaplan bir i de deil, elde veri yok! De ki, yaratclk: Abraham Lincoln'n eini byle bir durumda BBC bile raz olmaz! Ama, kt inlinin midesi zaten yoktur. te yandan, gstermenizi isterdim. Ya da Kralie Elizabeth'i! Mmkn deil, deil mi? revi olmal. Bir misyon yklenmeli. badet gibi, dua gibi, doruya biat et-

sizin seyircileriniz, gdklana gdklana yalama olmu porno itahlarna eklenen marjinal bir plndan baka ne kazandlar? Ha, belki, 'Peter O'Toole gibi ngilizler olmasa in mparatorlar burunlarn bile silemeztalist dostlarmza sorarsan, hareme dm Avrupal kadnlardan olmasa, Osmanl padiahlar hibir i beceremezler!.. lermi,' yalann bir kere daha grp, kendini beenmiliklerine bir destek daha attlar. Bu eski bir senaryodur Mrs. Pavlovi. Bizi anlatan oryan-

ha iyi. nsanla yarar olmayacaksa, hibir ey yapmamak daha iyi. imdi, kahve ier misin?" rrken arkasndan sylendi, "Sahiden de Allah'n belas bir lkc bu kadn, yle deil mi?" tir modas gemi bir 'budala' diyorsun, yle deil mi?" Dnp geldiinde daha bir yumuamt sanki, "stnlk taslama!" diye seslendi Rodoplu, mutfaktan, "'lkc' eit"Ah, Diana!" dedi, alak gnllkle, "Keke adam gibi bir lkc ola"Evet, ltfen," dedi Pavlovi, dnceli dnceli. Gnay mutfaa y-

Hayr, hanmefendi, insanla yarar olmayacaksa, sanat olmasn da-

bilsem! imdiki halde, toplumun bir duvarndan bir duvarna srklenniyorum!" Beni gsterdi, "Ona sor, bak!" "Affedersin. Onu demek istemedim."

mek, nne srlen deerlerin hem iinde hem dnda yaamakla yeti"Yo,yooo. yle dnebilirsin. imdilik btn becerebildiim, ayn "Peki, ama niye sen? Yani, senin gibi gen bir kadn?" Dorusu, iyi bir "Trkm de ondan herhalde," omzunu silkti Gnay. "Ve Trk olman seni zel bir tr yapyor. rnein, Araplardan farkl "Elbette!" dedi Gnay. "Nasl, yani?"

fikirde olmama hakkm muhafaza edebilmek, hepsi bu." soruydu,

klyor? yle mi?" diye sordu Diana. Mslmanlarn bir btn olmadn hi dnmemi olmas doald.

"Yani... Bak, o ok uzun i! Trklere anlatmas bile zor."

sna beni. Dene! Ltfen!" Kpkrmz salar, pembe saten ceketi, siyah

"Bir dene!" dedi Diana Pavlovi, koltua rahata yerleerek, "Hadi,

dantel oraplar ile yine bar hostesi gibiydi. Gnay'n, bu klkla stanbul'da dolarsa, bana neler gelebileceini dndn gryordum.

"Bedava konferanslara baylrm!" Pabularn kard, ayaklarn altna ald, bekledi. "Pekl, sen istedin!" dedi Gnay. Glyordu. "Seni tanmak istiyorum," diye aklad Pavlovi, ciddiyetle, "Birlikte

alacaz, yle deil mi?"

ini dndn gryordum, ama olmad.

Buna cevap vermedi Rodoplu. Diana'y karmann zamannn geldi"Burada olmaktan yle mutluyum ki!" dedi Diana, aniden, "Biliyor "yi etmisin," dedi Gnay, akl baka yerde, "Bak, sana ne diyeceim,

musun, David, pek gelmek istememiti Trkiye'ye, Ben istedim."

sana yardm ederim. Paketlenmi dorulara, paketlenmi heyecanlara ne varm. TV ekrannda pen iftleri grnce utancndan oday terk iinde yaayan insanlarn filmlerine varm. vez'in kuburnunun bir varm. Var msn, Bir Selahattin Eyyubi filmi yapalm? Ya da, sahici Atilla filmi?" "Onlar da kimdi?" yokum, ama, gelinin topuunu grnce heyecanlanan delikanlnn filmi-

ilk geldiinde szn ettiin Hollywood d halkay oluturabileceksen

eden babann filmine varm. Dk bir yaam standardnda ama bolluk

'yemek' olduunu anlatan filme varm. afak zden'i anlatan bir filme

renmek zorundasn, Diana!"

oluturan iki unsur bu insanlarda cismanileir... Biliyor musun, Trke

"Biri bir Krtt, teki de Hun. Bu topraklarn insannn hamurunu

lardan farkl klann ne olduunu bilmek iin sabrszlanyordu. tiraf etleceini dndren konuma da bu izleyen konuma oldu. meliyim ki, ben de yle. Bana, Rodoplunun her eye karn umutlu olabi"Bir kere, biz bu topraklara geldiimizde, sa doal 1071 yl olmu-

"reniyorum, reniyorum," dedi, Pavlovi, 'biz'i dier Mslman-

tan btnlemilerdi. Biz blge kltrne yabancyz. yle syleyeyim,

tu," diye balad, Gnay, "Yani, Akdeniz havzas Samileri ile Aryanlar ok-

alt bin yllk yazl tarihin yars boyunca insan faaliyetlerinin merkezikaba bir harita izdi, "Rusya ve Karadeniz'in gneyi, Gneybat Asya, Afganistan ve Hindistan'n bats ve Msr. Bu blgede nfus art tarih boyunca yksek olmutur. Dourgan insanlar, birbirleriyle srgit atan mz Avrupa ve Amerikan kltrnn kkleri bu blgededir. Ancak, bu etin blge kaynarken, biz orada yoktuk!" "Ne demek o?" kltrler olutururlar. Bu kltrler, Girit, Yunan ve Roma kanalyla Avnne getirmeye al," uzand, bir kalem ald, kt peetenin zerine nin Yakn Dou olduu kabul edilir. imdi, Yakn Dou deyince, gznn

rupa ve giderek Amerikan kltrn beslerler. Bir baka deyile, gn-

gemi, Samiler ile Aryanlar kltrel btnlemeyi tamamlamlard.

larz, ne de kavgalarna ortak olduk. Biz geldiimizde sa doal bin yl

lonyallar biliriz, ne gze gz, die di neren Hamurabi kanunlarn an-

"Bu demek. Biz Trkler orada yoktuk! Ne Hititleri tanrz, ne Babi-

Samilerle Aryanlar anlyorsun. Aryanlar, Hint-Avrupa kavimleri, Hitca konuanlar.

ber'in olu, am'dan trediklerini iddia edenler, Arapa, branice, Aramdu. Yahudiler Yunanllara sa'y, Yunanllar Yahudilere efsanelerini vercannki, David, branice 'David'den. Oysa, benimki, Gnay, Gn ve ay! siz kendinizinkileri hem Yunan'da hem Roma'da, hem Kutsal Kitap'ta, milerdi. Kendi ismine bak, 'Diana'; nereden? Roma mitolojisinden. KoTrke, Asya'dan. unu sylemeye alyorum: Biz zgn isimlerimizi, Eflatun, Msr'da, biz gelmeden bin be yzyl nce cebir reniyor-

ler'in tosuncuklarnn ululadklar trdalarmz; Samiler, Nuh Peygam-

ite, Teoman, Satlm, Durdu, gibi isimlerimizi, Kuran'da bulamazken, hem de Kuran'da bulabilirsiniz. Bizdeki Sleymanlar, Meryemler, YahyaHint'in Upainadlar var; in'in, 'Atlar Kitab' var. Bu balamda bizim zas kkenlilerin, hi yadrgamadnz bir kitabnz, bir tarihiniz var. lar asimilasyon sonucudur. Bir baka trl anlataym sizin, Akdeniz hav-

ha stn olduunu kabullendiimiz bir kalba uymaya abaladk. Uymaya abalarken, olan yok saymak yoluna gittik." "Sen bunun nemli olduunu mu dnyorsun?"

kltrmzn kkenlerinin izini sreceimiz kitabmz yok. Biz, hep, da-

unu dnyorum, evet. Mslmanl bir devlet dini olarak kabul ettik mize zgn dinimizden detler kattk, gerektii gibi rtnmedik, baka yorumla yetinseydi, tarikatlar oluur muydu? Neden, bir Mevlna, bir ekte, Araplar gibi Mslman olmadk, Mslmanms olduk. Yeni dini-

"Toplumsal karakterimizin yaplanmasnda nemli bir unsur oldu-

biz. Devletten dayatlan baka eyler gibi, onu da kabul ettik. Ama, ger-

katlar neden ortaya ktlard, dersin? Herkes Ortodoks yorumla, harfi

baka yorumlar getirdik, filan. Atatrk altmalt tarikat kapatt. Bu tari-

dine'nin deil? Neden Sultan Sleyman 'Kanuni'dir? Kanun verendir? nk daha o zamandan 'eriat'n Trk toplumuna uyarlanmas, Trk

Hac Bekta Veli, bu topraklarn rn de, mesela, Kahire'nin ya da Me-

rfi kanunlaryla btnletirilmesi gerei hissedilmiti. Arap anlamnda deninin de, Yakn Dou ekillenirken, Sami - Aryan kltrel btnlemesi melerde katkmz yok. Doal bir evrimle bu hale gelmedik.

Mslman olabilselerdi buna gerek duymazlard. Bu farkllamann negerekleirken, bizim orada olmamamz olduunu dnyorum. Geliimdi, medeniyetin dnyann neresinde baladn kimse kesin ola-

rak bilmiyor, tabii. Ama, jeologlara inanmak caizse, Orta Asya'nn kurak

blgeleri bir zamanlar byk gllerin ve nehirlerin besledii nemli ve lman topraklarken, son buzul ann sona ermesi ve buzullarn geri ekilmesiyle birlikte kurudular. Yamur, ehirleri ve devletleri ayakta tutmaya yetmedi. nsanlar su aramak iin drt bir yne daldlar. Daha ki, rnein 1907'de Pumpelli'nin Bakara yaknndaki Anav'da yapt

undan yz yl nce, 1868'de, 80.000 Bat Trkistanl, blgelerine kum

yrd iin gmek zorunda kaldlar. te yandan, kazlar gsteriyor kaz, sa domadan dokuz bin yl nce, Gney Trkistan'da bakr kulla-

nan, eken bien, hayvanlar slah edebilmi bir medeniyet vard. Yani,

Msr piramitlerinin kurulduu 5000 ylnda bile, Trkistan kltr ok eskiydi. Bizler bu insanlarn torunlaryz. Bir kez, Sami deiliz. Aryan hi deiliz. Asyalyz. Ne Sami dillerini, ne de Aryan dillerini konuuruz. Kocana sor, anlatacaktr. Bizim konutuumuz dil, Ural-Altay kkenli, Tr"Aman Tanrm! Hi bilmiyordum!" dedi Diana. "Ne demek istiyorsun?"

kik dil ailesindendir. 'ltisaki', bitiken dildir. Hecelerin birbirlerine eklenmesiyle oluur. Kzlderili dilleri gibi."

mza ve ok politik bir ulus olduumuza balyordu.

"zme, kendini. Trkler de bilmez." Bunun nedenini de okumama"Okumayz. Gerekten!" dedi Gnay, "Elli milyonluk lkede satlan

kitaplarn saysn duysan arrsn." Beklenilecei gibi, Pavlovi bunu inanlmaz buluyordu. me kaplad yzn, "Mamafih, sana bir ey syleyeyim mi, bazen okuruyor!" mamak, kurtulu anlamna da gelebilir. Kim bilir, belki de Tanr bizi koHayr, yapmyordu. "aka yapyor olmalsn!" dedi kadn. "Yooo, ciddiyim, We don't need, no, education!" Pink Floyd'dan, in"'Duvar' filmini hatrlyor musun? 'Eitilmek istemiyoruz!"' "Aman Tanrm!" "Millete okuyor olsaydk, size benzeyecektik. Okumadk, benzeme"Bana m sylyorsun!" dedi Gnay, az duralad, garip bir glmse-

sanlar bir kalptan kmasna tekdze klan eitim sistemini protesto eden bir ark sylemeye balad,

dik!" hayretle dndm. "Ha, ha, ha! Hi okumayan en ok direnendir,"

diye srdrd Rodoplu, "Bat kltrne bulam olan ayn gle dire-

nemez!" Benimle konuuyordu, "O bakmdan, diyorum, rnein, bir Ruhi

Su'nun gayreti, halk trklerini yaatamaz, nk, yaatlan halk trks baka iletiime uyarlanmasdr. Mesele bitmitir yani." "Politika, dedin, politika iin iine nasl giriyor?" "Bekle, bekle!!!" diyerek isyan etti Pavlovi, "Ruhi Su da kim?"

deil, onun bambaka bir kalba, Bat kalbna dklm eklidir. Bir "Affedersin, Ruhi Su'yu bilemezsin. Bo ver, konumuz deil, zaten!"

eye dnmemizi benimsemitir. Bu, her eyden nce kitleyi kkenleril'yla balad. Mslman olununca, 'mmet' olunmak gerektiinden ola-

"ok basit! Bizim devlet politikamz hep olduumuzdan baka bir

ne yabanclatrmak gerektirir. Yeni bir uygulama da deildir. Osmancak, kklerden hi bahsedilmez oldu. Sessizlik yzlerce yl srd. Tuhaf lad." gayreti. Bu fasl, Cumhuriyetle bitti. Bu defa da, yeni bir asimilasyon ba"Aryan?" "Evet. Yalnz, hakszlk etmemek lzm. Atatrk'n saken balatlan bir, 'Samiletirme' hareketiydi, sanki. Arap-Fars kltrne asimilasyon

Trk tarihi aratrmalar, zaman iinde kamuoyunun gndeminden kalta Asya'dan halen u kadar milyon Trk'n yaadna kimse inanmaz oldu. Gorby geldi de bu insanlarn varl da ortaya kt!" "Ama, neden? Anlayamyorum?" "lericilik?" sonra, 'ilericilik' byle gerektirdi." "Balangta, 1940larda Sovyetlerle iyi geinmek kaygusuydu. Daha "Evet. 'lericilik', 'solculukla eanlamlyd. 'Solcu' olununca, milliyeti

drld. 1970'lerde Asya'dan bahsetmek tabuydu. O kadar tabuydu ki, Or-

olunamyordu. Oysa, Trklerin kkenlerini aratrmak, bu tr eyler zene de solcularn zde holamad ey oldu. Bir baktk, dile Arapa,

rinde durmak milliyetilik saylyordu. Milliyetilik, rklkla eanlamlyd. Her neyse, ylesine bir karmaayd ki, sonunda ne milliyetilerin, Farsa yerine, nce Franszca, sonra da ngilizce girdi. Ayn ey. Eskiden

halk, kelimesinden ikisi Farsa ya da Arapa olan aydnlar anlamyordu; imdi de kelimesinden ikisi Franszca ya da ngilizce olan 'ayti' gibi laflar ediyor. yle hale geldi ki, biz yabanc dil retmiyoruz, dnlar' anlamyor. Babakan' dinleyeceksin, 'bu territoryal armi konsep'yabanc dilde eitim yapyoruz,' yani bir baka kltrn kalplarn, kavramlarn, deerlerini, patolojisini ithal ediyoruz. Yabanc dilde retim yapamadklarmza da, yabanc eviri yapyoruz. Bu defa asimilasyonu kimse durduramaz artk, ok geni bir tabana yayld. Uydu antenlerimiz bile var." "Bu seni zyor, deil mi?"

'We don't need, no, education!', bir ucuda, 'ya bilgi a ya da intihar! Sen onun dayatlmamas gerektiini dnyorum. Despotizm deil, ak

"Hem evet, hem hayr!" diyerek omuzlarn silkti, Gnay, "Bir ucu,

se! Daha nce konutuk bunu. Ama, nihai kararmz ne olursa olsun, maya yanamamamz, hibir eye neden olmuyorsa, byk israfa neden sarla neden oluyor. Oysa, ne Sami, ne de Aryan, bambaka bir medeniyetin ocuklar olduumuzu iimize bir sindirebilsek, kendi deerlerimizi toplum istiyorum. Namus, istiyorum, namus ve cesaret! Kendimizi tan-

oluyor. D krklklarna, kendimizi neredeyse hasta sanmamza, karamtanmlayp yabanclamadan kurtulma ihtimalimiz belirebilir. Ne gibi

biliyor musun, bastmz yeri bilmek gibi. Salam ya da rk, onu bilsek kendimize yeni bir dil bulabileceiz. Bamza gelenleri, Bat sadmeyum?" sini, yabanclamann nedenlerini yorumlayabileceiz. Anlatabiliyor muTrklerin slmiyet ncesi bir dinlerinin olabileceini, hele de bunun "Tanrm! Ne kadar ok ey var reneceim!" diye inledi Diana.

Ruslarla ayn zamanda," demesi bu dnk ocuk ulusun yesinin aklnn alaca bir ey deildi,

lyor olmas, rnein,"Biz yeni Mslman olduk. sa'dan sonra, 900'lerde.

nemli olabileceini hi dnmemiti. Gnay'n tarihi bin yllarla tanm-

"Ne demek istiyorsun?" diye bard.

dedi Gnay, "Bir nceki dinlerimiz birbirine ok benzer. Mslman olduumuzda da, bir btn olarak olmadk. Her zaman yeni katlan bir baka aman Trk kavmi vard. G durmad ki!" Sra, 'amanizm'in ne olduuna gelmiti ki, Pavlovi birden kalknd,

"Yani, onlarn Hristiyan olduklar yllarda biz de Mslman olduk,"

rum. kinizi de! Yemekte konualm. Gzel bir yer biliyorum, buraya yakn. Orada yeriz. Yani, tabii, size uygunsa. Olur mu?" "Neresi?" "Ziya." ime domu gibi sordum, "Et tu, Brute?" dedi Gnay, "Sen de mi Brts?" "Ne demek istiyorsun?" Gittik. "Bo ver. Hadi gidelim?"

"Bakn ne diyeceim," dedi. "Haydi, kalkn, sizi yemee davet ediyo-

sz edici bir taraf vard. Gnay' birka ynden mahcup ettiini sezinliyordum. Bunlardan birisi kullanlmak durumunda olan dildi ki, bu ok gpta edilen nesneye sahip olmann, yoksul bir lkede ok pahal bir taraf olduunu sylerdi. Bir dieri, bir yabanc ile kurulan iletiimin, kiiinde samalayan genlerin zavall almlarn anmsatrd. O giysileri iinde rkten teye davetkr grnen Diana'ya hakszlk ettiini bile otomobil kullanmaya benzeyen, evreyi ve evreye yabanclatran bir

Bir Amerikal ile birlikte sokaa, insanlarn arasna kmann rahat-

inin karsndakinden grnte farkl ama yaplanmada eit olduu

izlenimi yaratyor olmasyd. Gnay'a, turist kzlara yaranma gayreti bile yabanclatn hissediyordum. Bir yandan da, bunda, geen geliinde ressam Ahmetin Fatma'ya taknd tavrdaki, "idare eden", stnle

benzer bir ey olduunu dnyor, utan duyuyordu. Gerek uydu ki, Amerikaldan, daha dorusu hepimize dert anlatmaktan sklmt. dnlara zg rahatlkla tehir eden" Diana'nn yannda bara tnemek durumunda kalmak beni de skt. Gnay'n italik'lediini grebiliyordum, "Sen her eyi hayr diye diye yaparsn!" "Ne iersiniz?" vard, ardm. gibi. Bacaklarn, "bedenlerini nicedir diledikleri gibi kullanan Batl ka-

Olur mu?" Gnay'n onayn istemesinde adeta dokunakl bir ocuksuluk "Olur, ama dikkat et, serttir," dedi Gnay, kendisinden beklenildii "Ben kaldrabilirim," diyerek etrafna baknd, "yle mi?" "Biliyor musun, annem urada oturduumuza asla inanmazd!" gl"Zavall kadn! David'in Trkiye'ye gelmesi kesinleince, deliye dn-

"Raki!" dedi Diana, barmene, Rodoplu'ya dnd, "Ha? Ne diyorsun?

meye balad,

d. Bir gn lk la Boston'daki malikneye dald, 'Miss Ellen Cathe-

rine Austin - Auchincloss! Bir dakika iinde aada ol! Seninle konuacaklarm var!' yle fkeliydi ki, apkasndaki iekler bile titriyordu! taklit etmeye koyuldu, Anlyor musun?" Sesini fkeden bouluyormu gibi inceltti, yal kadn deli olmalsn!' "O Muhammedilerin arasna girmeyi gerekten dndne gre,

ad neydi, Gustave Flaubert, bir kitabn getirmiti. Gzlklerini takt, byle mavi ereveli kelebek gzlkleri vardr onun, okumaya balad, 'Mohammed Ali'nin, Mohammed Ali Msr sultanyd diye aklad,

imdi, buna inanmayacaksn Gnay Hanm! Ama, o Fransz yazarnn,

'Mohammed Ali'nin soytars bir gn kalabal elendirmek iin Ka-

hire'de, pazaryerinde, bir kadn yakalad. Bir dkknn kenarna sktra-

rak onunla herkesin iinde cinsel ilikide bulundu. O srada dkknc sknet iinde piposunu iiyordu'!" "Ne?! Mehmet Ali Paa'nn soytars m?" "Evet! Bekle, daha bitmedi! Annem bir baka sayfa daha evirdi, cinsel ilikide bulunur, halk bylece gldrrd.'"

vard. Herkesin gz nnde iriyar bir maymunun altna yatar, onunla "Nereden karyorsunuz byle iren eyleri!" "Daha da var," dedi Pavlovi, "'Son gnlerde bir dilenci ld. Aptaln

'Kahire'den Kubra'ya giden yol zerinde bir zamanlar gen bir adam

biriydi. Buna ramen halk onun kutsal olduuna inanrd. Kendisini Al-

lah'a yakn sayarlard. Btn Mslman kadnlar onun yanna gider ve

onu idrarlar ile kirletirlerdi. Sonunda, adam bitkin dt ve ld. Sabahsizlik ederdi.' Bir baka molla daha vard, 'Bir takke kafasnda, bir takke

tan akama kadar hareket halindeki cinsel organ ile gezer dolar, edepde cinsel organnn zerinde takl dolard. eyecei zaman, cinsel organnn zerindeki takkeyi karrd. Bu srada, ocuu olmayan kadnlar "Sana inanmyorum," dedi Rodoplu, "Flaubert'in hangi kitab bu?" "Duyuyor musun?" dedi Gnay, "Edebiyat taciri, sefil herif!"

lard.'"

idrarnn altna yatarlar, avularn doldurarak, ellerini yzlerini ykar-

ton'da basld!"

"Ne demek sana inanmyorum! 'Mektuplar' adl kitab! 1975'te, Bos'"Anne, ben, Trkiye'ye gidiyorum, Msr'a deil,' diyecek oldum, 'Ne

ite!' ocuklar da getirdik diye kpryor. Bizi mirasndan mahrum edecekmi!" Omuzlarn silkti, "C'est la vie!" "Ne demezsin!" Gnay, "Trkiye'ye gelmeniz byk kahramanlk, desene!" "Diana, ocuklarn nerede?" "Midnight Express'in yzyl ncesi Msr versiyonu!" diye mrldand

fark eder,' diye bard, 'Trk, Arap, ranl! Ne fark eder! Muhammediler

bul'u gezmek istiyorum." "Anlyorum."

"Oh! David, onlar tatile, zmir'e gtrd. Onun srasyd. Ben stankisinden koca bir yudum ald,

lik'liyordu.

"imdi, bana Trkleri anlat. Sz vermitin," dedi Rodopluya. O ita"Hatrlyor musun, Sernea ile tantmzda ona, 'Sizin kltrnzle

baedecek gc elde edinceye kadar, Bat ile fazla yzgz olmamamzda

yarar var,' demitim. Anlamamt, kadn. Bak, Flaubert Efendi gelir, zavall Msrl nasl arlayacan arr, adam lkesine dner, bu ii yapar. Bertolucci Efendi gelir, inli ne yapacan arr, ortaya yle bir film kar. Bazen Kltr Bakanl'nn yabanc film ynetmenlerine zorluk karyor olmasn anlyorum." slsa yaparlar!" "Onlar durduramazsn ki, Gnay'cm," dedim. "stedikten sonra, na"Evet, ama, set kullanmaya mecbur kalrlar ya! Hi deilse, doal set

dar olur. Aptal yerine konulmak bir yana, arlatanlarn kendi halklarn kandrmalarna da izin vermemek lzm!" dedi, Diana. "yi! Anladna memnun oldum!"

kullanamazlar. Trk figranlar kullanamazlar. nandrclklar da o ka"Elizabeth'e yardm etmeyi neden reddettiini imdi anlyorum!" "Bak, orada bir masa ald, Oraya geelim mi?"

istiyordu, Gnay, "Tabii," dedi. Yer deitirdik. Tekrar oturduumuzda, Diana, garipsemeye balad bir beklentiyle bakyordu, Rodoplu'ya.

Aradaki zaman nereden balayacan dnmek iin kullanmak "imdi, Yahudilerin Kenan'a geldikleri yllarda, proto-Trkler, Orta

yorlard. En uzun ve en youn ilikilerimiz inlilerledir bizim, Yaratla ilikin dncelerimiz, in'deki yaygn inanlarla etkileim gsterir. O

Asya'da, Tanr Dalar ile Altaylar arasnda bir yerlerde, yar gebe ya-

kadar ki, ince 'tien', Trklerde 'tengri' olur, zamanla 'Tanr' kelimesine

dnr. Biz bugn bile 'Allah' kelimesini 'Tanr' kelimesiyle dnml cevab, iki medeniyet arasndaki fark ortaya koyar. yle ki, in'de, 'yakillendirir! yi mi?"

kullanrz. Buras nemli, nk in'in, Eski Ahit'in 'Yaratl' blmne ratanla' 'yaratlan' biridir. lk insan, P'an Ku, sa'dan nce 2.229.000 y"Tarihler nasl bu kadar kesin olabiliyor?"

lnda, tam on sekiz bin yl urar ve evreni ekile dvmek suretiyle e"Aman azizem, in, tarihilerin cennetidir! inli tarihiler, vakan"ok ilgin!"

visler, sa domadan bin yl nce bile kayt tutuyorlard! Her eyi, hatta dnyann nasl kurulduunu bile anlatrlar!" "Deil mi? imdi: P'an Ku, evreni ekillendirirken, nefesinden

etlerinden, toprak; salarndan ve kllarndan, imenler ve aalar; kemiklerinden, madenler; terinden, yamurlar olutu. Bedenine yapan bcekler insan trn meydana getirdiler. Bu insanlarn tabii krallar vard. Ancak, bu krallar, Zeus gibi, 'gksel' krallard. On sekizer bin yl

rzgrlar ve bulutlar; sesinden gk grltleri; damarlarndan, nehirler;

yaadlar. Ve, bunu dinle! P'an Ku'nun bcekleri uygar insanlara dntrmek iin uratlar! O krallardan nce insanlar hayvanlar gibiydiler. bilmezlerdi! Derken efendim, 2852 ylnda, Fu Hsi diye bir kral gelir. Bu i, mzii, yazy, resmi, ala balk tutmay, hayvanlar evcilletirmeyi, yerleri kurar, ticareti balatr. nsanlara bitkilerden ila yapmay retir filan. Ho deil mi?" olduunu dndm. inek samay retirler. Fu Hsi leceine yakn, kendi yerine bir baka Deriler giyer, i et yer, annelerini tanr ama babalarnn kim olduklarn yaman kraln bir de yaman kars vardr. kisi bir olurlar, insanlara evlili-

kral, en Nung'u atar. O da karasaban kefeder, tarm gelitirir, pazar"ok! ok ilgin!" dedi Diana. Az ak dinlemek denilen eyin bu

yer, ata ve ate kltlerinden oluan bir dindir. Ancak, bu 'ancak' ok

"amanizm'e gelince; zde, Gk Tanr bata olmak zere, gne, ay,

restliinden gece ile gndz gibi ayrlr! Bir kere, P'an Ku gibi, aman rinin altnda ezelden beri mevcut olan maddeleri kullanrlar. Bu maddeci

nemli, amanizm, Yunan-Roma ya da daha dorusu Yakn Dou putpe-

tanrlarnn da 'yoktan var etme' gleri yoktur. Yani, yaratmak iin ellelerce yl sonra ancak gelirler. kincisi, aman tanrlar insanlarla didimezler. Tam tersine, insanlarla kardetirler, insanlara yardm ederler. Zeus, atei ald diye Promete'nin cierini akbabalara yedirir, deil mi?

anlaya Yunan Epikuros ve atomun babas kabul edilen Demokritos, bin-

Gk Tanr, lgen, gkten biri kara biri ak iki ta getirir, kuru otlar avucunda ezerek talarn birisinin stne koyar, dieri ile stlerine vurur, alevlendirir; insanlara ate yakmasn bizzat kendisi retir." Bana dnd yine,

diye sordu. Tam azm aacakken, arkamdan birisinin yaklatn fark ettim. na!" Demet lk la sarlverdi,

"imdi syle bana, Marx'n 'Tanr' nefretini Trk nasl paylasn?"

"Yine mi politika! Hi elenmesini bilmez misin sen? Merhaba, Dia-

nyor olmalyd. Diana'ya baktm, o akn akn Demet'e bakyordu.

Rodoplu'nun buz kestiini grdm. Demet'in hakl olabileceini d"Hayr, hayr! Hi duymadm bir eyleri anlatyor Gnay Hanm,"

"Yine nutuk atyor, deil mi? ekeeerrr!" Gnay' iaret ediyordu.

dedi. "Gerekten, minnettarm!" Demet'i bozmak gibi bir niyeti yoktu, turmu gibi olmann skntsna girdi,

ama sonu yle oldu. Gnay, bu defa da Amerikal kadnla bir cephe oludrd, Demet, peltek peltek. lerdeki masay iaret ediyordu. Dnd"Yeterince ciddi konutunuz! Gelin bizimle bir iki iin!" diye sr-

mde, gzlerini Diana'ya dikmi Yeilaml Turan' grdm. Gnay da ayn anda dnd. Turan, onun baktn grnce selamlar gibi kadehini

na'nn kim olduunu merak etmi, Demet tanynca tantrlmak istemirafndan sevilme meraknn ona arabuluculuk ettirebileceini tahmin edebiliyordum. "Onlara katlmak ister misin?"

kaldrd. Bir sredir bizi seyrediyor olmalydlar. Anlalan Turan, Dia-

ti. Adamn ikili olduu gzlerinden belliydi. Demet'e gelince; herkes ta-

lyd ki, "Yakkl bir adam, deil mi?" diye nledi, alak sesle. Demet frsat karmad, "Sana baylm!" "Benim iin teekkr et," dedi Diana. Kadehini adama doru kaldrd, "Nerede kalmtk?" "Daha sonra katlrz," dedi Rodoplu, Demet'e, "imdi nemli bir ey "Ah! mi? Pardon! Ben sizi rahat brakaym! Vakit nakittir! Deil mi,

"Hayr, hayr," dedi Diana telala, ancak Turan' o da fark etmi olma-

Rodoplu'ya dnd, konuuyoruz da," eker?"

Gnay Rodoplu'nun byk bir i peinde olduunu anlatacan, baarbiliyordum. szln rteceini, bunu yaparken Turan'n egosunu da kurtaracan "Nerede kalmtk?" diye sordu Diana yeniden. Garsona ikisini taze"amanizm'in, Yakn Dou ya da Akdeniz havzas putperestliinden

Herkesin keyi dndrecek bir i peinde olduu masasna dnp,

lemesini iaret etti.

tanrlarn yoktan var etme glerinin olmamas, ezeli madde fikri; kincilendirirler ama bu 'kii' onlarla karde olur! Onlar, aabeydirler. lendirirlerken yanlarnda hep bir 'insan' vardr. "Kiiyi topraktan ekil-

farkn anlatyordum," dedi Gnay, "En nemli farklar sralyordum. lki

si, tanrlarn insanlarla karde olmalardr. Trk tanrlar kinat ekilKendilerini ocuk deil, 'karde' olarak ekillendirmeleri ilgintir. rne-

in, sa'nn 'ocuklar' vardr. Bunlarn yoktur, nk insanlarla ilikileri, otoriter deil, kardee bir ilikidir. Rab Yahova ile Yahudiler arasnda olduu gibi, hrn bir ak-nefret ilikisi yoktur. Bu 'aabey' insanlar kenratorunun vaat edebilecei rveti vaat etmez. 'Kul', kavram, bu dnya dikleri balarn rn,' Eski Ahit'i hatrla gibi, ancak bir smrge impadisine tapnsnlar diye, kullarna -zaten, kul' yoktur- 'Kendilerinin ekme-

grne tmyle yabancdr. rnein, Yunan Hades'inin karl, bir

insanlar yeraltndaki dnyasna gtrr, kendisine uak yapar. Ama inrilecek cezann yakmak filan deil de, 'kendisine uak yapmak' olmas ilgin deil mi? Bazen, o zamann Trklerinin, lmekten deil, birilerine belki de, 'o zamann insan' diye kstlamam da yanl. Kore savanda, en az esir veren ulus yine bizdik. Belgelerle sabittir. Anadolu insan zgrrnn, ne de gemiinin klesidir... "

Erlik vardr. Erlik, lgen'e isyan eden kardeidir. Ktdr, ldrd

san, lgen'in yardmyla Erlik'i her zaman yener. Bu ceza da ilgintir. Ve-

uak olmaktan korkmalarnn ardnda bunun yattn dnrm. Hatta dr. Evet, aktif bir zgrlk de deildir, ama asla zincire vurulamayan bir

yap gelitirmitir. Ne patronun, ne parann, ne inanlarnn, ne kitaplaAnkara'daki konferansn hatrlyor, Gnay'n Pavlovi'le konuur-

dum. Bir gn bana, "Kim ne derse desin, srgit havadan sudan konuma,

ken dncelerinin arasndaki balantlar salamlatrdn hissediyor-

insanolunun beynini dumura uratyor, eminim bundan," demiti, "Srgit havadan sudan konuma ve srgit havadan sudan yazma, izme! Srhele de maddi refah iindeyseler, tembellemeye, kendilerini salmaya, nk bilginin zerine eklenmedii gibi, olan da unutuluyor!" git, her ey! Uygarlklarn byle mahvolduklarna inanyorum. nsanlar bunu yaparsa, nc kuak dedelerinden daha cahil olacaktr. aresiz, incir ekirdeini doldurmayan eylerle uramaya balyorlar. ki kuak Bir de rnek vermiti, "Tuti-i mucize guyem'den, 'Ykletmezler sana

olun ykn kamefin dal olmaynca'dan, 'Penceresi cam cama, muallim'e

d baka nasl aklayacaksn?" "Selimiye'den Partenon taklidi Antkabir'e geii nasl aklayacaksn? Karadeniz evlerinden, Laz inaatna geldi, "Gnay Hanm, bir ey mi oldu?" geici nasl aklayacaksn?" Dalm gitmiti, Diana'nn sesiyle kendisine "Affedersin, baka bir ey dndm. Dediim gibi, Trk kozmoloji-

sinde lgen, iyilik eden bir varlktr. Hizmetinde dii ve erkek iyi ruhlar

dr, bunlar ruhbandr. Ayinleri kadn kamlar da ynetirler. Yunan'la krlrd ki, rnein, kt ve haksz iler yapan erkeklerin dnyaya yeniden kadn olarak geleceklerine inanlrd. yi mi?" "nanlr gibi deil!"

vardr. Bu da bizi nc farka getirir. amanizmde kadn 'kam'lar var-

yaslandnda bu mthi bir farktr. Eski Yunan'da kadn o kadar hor g-

Yunan mitolojisinin incelikli kavramlar burada da vardr. rnein, sadece insanda bulunan, enerji, irade ve ruh hallerini belirleyen ey, 'sne'dir n 'kutsal ruh'una benzer. te, 'kut' diye bir kavram vardr, 'yula' diye u sonucu yoktur. ki, bu, Yunan mitolojisinin 'nous' ya da 'logistikon'una, yani Hristiyanlbir dncesinden bir nemli fark, bizde ruh-beden ikilemi ve bu ikileYani, biz, etimizle, kemiimizle, btnlkl, ruh sal kusursuz ve min sonucunda, Bat dncesinin vard, ruhun iyi, bedenin kt olduen nemlisi 'hayatla bark' insanlardk. Hemen her hazda eytan gren,

"Kaba bir mitoloji de deildir. Paulus'a Hristiyan ilahiyatn veren

dnyay ve teni lanetleyen, en doal arzularn perhizle cezalandran insanlar deildik. lgen, seninkiler gibi, insana haz verdii gerekesiyle bunalmayz!" mzii, beyaz ekmei, scak banyoyu -Papaz Tertullian' hatrlyor musun?- filan yasaklamad. Fizik tesi korkularla bunalmazdk biz. Hl da Pavlovi'in yznn bir zamandr deitiinin, gzlerinin garip bir

prltyla ksldnn farkndaydm, ancak alkole yoruyor, kollanmas ge-

dince, yerinde serte, Rodoplunun cmlesini bitirmesini zor bekliyormu gibi, dnd. Rak bardan bahane edip, ara verdiinde, atlad, "Hayr, bilmiyorum," dedi Gnay. Tedirgin olmutu. ki, sesinin tonu bir sorudan ziyade itham yanstyordu.

rektiini dnyordum. Gnay, 'her hazda eytan grmek'ten bahse"Benim arka-planm biliyorsun, deil mi?" diye sordu, Gnaya. Ne "Ben Pritenim," dedi Diana Pavlovi, hecelerin stne basa basa, "Ah, ha!!!" dedi Gnay, "Anlyorum."

dm.

tslar gibi bir sesle. Gnay'a baktm, kadnn ne dediini anladn gr-

Pavlovi birden, "Unutmak istediim eyi hatrlatyorsun bana!" Baryordu, evredekiler dnp baktlar ama aldracak halde deil gibiydi, bir liste tututurulurdu elime!" dedi, zehir gibi bir sesle, "Altm soruluk, lanetli bir liste! Tanr'nn her lanetli gecesi, bu listeye bakar, sa'nn yolundan sapacak bir ey yapp yapmadm, hatta dnp dnmediimi saptamaya alrdm. B...! Her gece, her gece! Ve, tabii, her gn bir sr su bulurdum! O zaman da, beni yoldan karan lanetli bedenimi lad, ama, neeli bir kahkaha deil, hastalkl bir deli glmesiydi. Gzleri suland, makyaj akt akacakt, sesi giderek daha da ykseliyordu, likle sabaha kadar dua cezas verirdim kendime." Gnay, "Yazk, ocuk!" demek gafletinde bulundu. cezalandrma yollar arardm! Neler dnrdm, neler!" Glmeye ba"Biliyor musun, Boston souunda, eksi krk derecede, bir tek gece"Eh niye zgn olacakmsn!" diye sapkn bir fkeyle terslendi Dia"Daha be yandayken, Tanr'nn her lanetli gecesi altm soruluk

"Lanet olsun, Gnay Hanm, snaklarm ykyorsun!" diye patlad

na, "Bak, deminden beri siz Trklerin ne kadar akll olduunuzu anlatp duruyorsun bana! Oysa, ben! Oysa, ben!"

rimize bakyor, ne yapmamz gerektiini kestirmeye alyorduk ki, Demet yine arkasnda bitti kadnn, vard. Artk adamakll sarho olmalyd ki, Diana'dan yana bir adm att, di, omzundaki eli att, hmla geri dnd, "Diana!!!" "S...ol, eek g..!" diye bard Mrs. Pavlovi. "Hadi, biraz da Ece'ye urayalm!" diyordu. Onun arkasnda da Turan "Come with us!" kadnn omzuna dokunmaya kalkt. Birden silkin-

Tanmlayamadmz bir krizin eiinde gibiydi. Gnay'la ben birbi-

Dnyann Gnay'n bana ykldn grdm sanki! "Kendisini ne sanyor, bu adam?" Haksz deildi. "Affedersin, ama, bu adam kendisini ne sanyor!?" alamak zereydi, "Sadece bir davet, Diana! Hepsi bu!" "Sadece bir davet, ha! Bu ee g...lerini on mil teden tanrm ben!" "yle de olsa, kfr etmene gerek yok!" "Affedersin, ok affedersin! Kendime hkim olamadm. yle birden

sin!" gzlerinden yalar dklmeye balad.

dokununca!" uzand, Rodoplu'nun elini tuttu, "Affedersin, ok affeder-

di, itirazlarna ramen uzaklatrmay becerdi.

den, kfr anlamad belliydi. i rahatlad. Demet, adamn koluna gir"Biliyorum. Affedersin! Ltfen kzma!" Birden ocuklamt sanki,

"Gtr bunlar buradan!" dedi, Rodoplu, Demet'e. Turan'n yzn-

"Sakn bir daha bunu yapma!" dedi Rodoplu, Diana'ya serte, "Sakn!"

Gnay'n af dilenir bir konumda olmay da yadrgadn grebiliyordum. Belleime Diana'nn ani fkelerine ilikin bir not dtm hatrlyorum. "yi ki, adam ne dediini anlamad." "zgnm, Gerekten ok zgnm," dedi Diana, tekrar tekrar. Ama

akl ocukluundayd,

bana yrdm. yle korkuyordum ki!" diye ikencenin bir baka sapk trn anlatt. hafta sessizlik perhizine girdim. Kimseyle konumadm. Bir defasnda, ra gnlerce atal bile tutamadm. Ama, ama," ac ac gld, "Grdn gibi azize olamadm!" "Haftalarca, iinde eker bulunan hibir eye elimi srmedim! Tam

"Biliyor musun, bir keresinde de evin korusunda sabaha kadar tek

tam yedi dnmlk imi tek bama bitim. Ellerim kan iinde kald. Son"Kimse olamad!" dedi Rodoplu, yumuatmaya alt sesiyle. Dia-

na'nn garsona iaret ettiini grd, "Yeter artk, Diana. ok oldu."

Ltfen inan bana!" Gerekten de toparlanm gibiydi, zeltti, Rodoplu'ya dnd, "Ate!"

"Hayr, hayr! Yemin ederim sarho deilim! Anlk bir eydi, geti! "Peki, ama, sarho olursan seni burada brakrm!" "Anlatk!" dedi Diana. antasn at, pudraln kard, yzn d-

leri artrm olmalyd ki, glmeye balad. "Ne oldu?" "Hunlu Atilla?"

nkllna belli belirsiz bir hayranlk duydum. Gnaya bir eyler bir ey"Anlattklarm dnyordum," dedi Rodoplu, "Atilla'y hatrladm."

Konumann sonunun geldiini dnyordum. Amerikalnn daya-

nasl bir film senaryosu olur. Bir tarafta senin Romallar... bir yandan dnemlerindeki sefahate tepki olsa gerek, kadnlarn ayinlere ancak tam bile tahrik edebileceinden rtlmeli, daha da iyisi, kaznmaldr.'"

"Ta kendisi!" Laf deitirmeye alyordu, becerdi de, "Dn bak,

putperestliklerinden kalma ilahlardan, te yandan Kutsal Kitap'n tanr-

snn gazabndan dleri patlyor. Havari Paulus'u hatrla! Romann son pee takarak katlabileceklerini sylemiti, 'Kadnlarn salar, melekleri

"Yeni Ahit'ten bu!"

lus? 'Eer kadn rtnmyorsa, sa da kesilsin, nk, erkek kadndan deil, ama kadn erkektendir. nk, erkek kadn iin deil, kadn erkek iin yaratld.' Bak bir yanda peeli Roma kadnlar, te yanda srtlarn gksel aa-

"Yeni Ahit'ten tabii. Azize Yeremya'y dnsene. Ne diyordu, Pau-

ler! Bir tarafta, yzleri tral, salarn maa ile kvrm, peruk takm ya

beylerine dayam, huzurlu, salarnda rzgr, oluk ocuk atl gebe-

da kellerine kalemle sa iziktirmi Roma erkekleri, tek para kumatan l Hunlar! Zavall Romallar, dehete drm olmallar! de!" lonlu, deri izmeleri, uzun gmlekli, kemerli krk apkayla erkekli kadnDnebiliyor musun? Ne Zeus'un, ne de Rab Yahova'nm tehditleri"Ltfen devam et, aklnda ne var?" Pavlovi toparlanm Gnay'a

dikisiz togalar, sandaletleriyle yle dikiliyorlar. Karlarnda da panto-

ni umursamayan koca bir ehir halk! stelik at stnde, hareket halinmesleki bir ilgiyle younlamt bile, ile Papa arasndaki bir diyalog: Atilla: Papa: Atilla: Papa:

akln alacak yzlerce film yaplabileceini dnyordum. Mesela, Atilla Bu tanr da ok oldu, artk! (kpkrmz, st ste ha kararak) Tvbe de, tvbe de! (akn) Tvbe de ne demek? ok kzyorum, ok! (alelacele Kutsal Kitap aar, okumaya balar) 'Ben, sizin tanrnz olan Yahova, kskan bir tanrym,' dedi, Babalarn gnahlarn oullarna, benden nefret edenlerin gnahlarn nc ve drdnc kuaklara geiririm!' dedi Atilla: (hi etkilenmemitir) Aaaah! Samalama, ihtiyar. Kendisine u kadarck bir saygs olan bir tanr asla byle konumaz!

"Aklmda bir ey yok," diyerek gld Gnay, "Sadece, Hollyvwood'un

Papa: Atilla:

Bu ne cret! (tepinerek) Kibir! Benlik! Elbette kibir, elbette benlik! nsanlk! Dinle bak, bizim z kiilerimiz yeryznde, Erlik'in kiileri gklerde!"

Bana dnd,

olalar Erlik'in kiileri!" Hafife gld, Diana'y elendirmeye devam etti, Atilla: nim aklsz aabeyim! Dinlemedi beni! Papa: Atilla: (tepinerek) arplacaksn! arplacaksn dedim, sana! Hadi, canm, sen de! Aabeyim iyi bir varlktr! Kimseyi arpmaz! (gk grlts) Papa: Atilla: (korkudan bembeyaz, titreyerek) ite, ite!

"Hep byledir, deil mi? Bizim z kiimiz hep yerlerdedir. Gklerde (devamla) Brak u Erlik'i, biimlendirme, demitim! Ah, be-

Ak Ene! Ak Ene geliyor! Sefalar getiriyor! (bembeyaz elbiseli yal bir tanra girer) Olum!! (sarlrlar)

Ak Ene:

"Delisin sen!" dedi Diana, "Gerekten delisin!" Erlik ve yeralt!

da 'Ben Hur'dan daha kt olamaz! Bak, baka bir ey de yapabilirsin!

"Niye? ok yaratc bir ey olmadn biliyorum ama 'On Emirden ya

settii insanlar, lgen'in nderliinde zgrlklerine kavuurlar. 'Siyah rfe' filmini hatrladn m? Yapmcsna dnya kadar para kazandrmt! dlleri de cabas." mt, "Ayn ey. dl para, para dldr." "yi ya, ite!" dedi Gnay. Rodoplu, amacna ulam, Diana toparla-

Na, na, na! Uaklam insanlarn isyan! Erlik'in toprak altna hap-

"Artk kalkalm m?"

"O.K." dedi Pavlovi, nihayet! Ama, bununla bitmeyecekti. yim?" "Tabii," dedi Gnay. "Bak, kendimi ok yalnz hissediyorum. Bu gece sende kalabilir mi-

diklerinde yine prl prld. Rodoplu'ya bir kahve iip iemeyeceini sor-

Yolda geen sreci canlanmak iin kulland Diana Pavlovi. Eve gir-

du. Alaca cevap belliydi. Kahveyi iti, Gnayn geceliklerinden birisini diini o zaman anlad, konumay srdrmek istiyordu.

giyindi, daha da parldad. Ayaklarn altna alp oturduunda, yeni bir "Ne ki, kadnn basit bir bilgi alverii dnda, ifadesini birden fazla

muharebeye hazrlanyor gibiydi. Gnay, neden kendisinde kalmak iste-

tekrarlad 'sen benim snaklarm ykyorsun' bildirimde bulan bir derdi olduunu dnmeye balamtm," diye anlatt Gnay sonradan, "kendisini ok rahatsz eden, kiisel bir sorunu vard ve sanki btn bu gayreti o soruna bir zm bulmaya ynelikti."

ama Pavlovi'in olaanst salkllnn tuhaf bir ekilde kendisine meydan okuduunu o da hissetmiti. Dayanmaya karar verdi. lm!" "Tamam. Sen kazandn," dedi Pavlovi'e, "Bu defa sen atele baka"'Kayp halka'y aryorum," dedi Diana, "kayp halkay!" "Darvin'den "Hayr, o 'kayp halka' deil! Anlattn Trklerle, imdiki Trkler

Gnay'a kalsa, bu zm her ne idiyse ertesi gn bekleyebilirdi,

bahsetmiyorsun?"

arasndaki halkay, Mslman Trkler arasndaki halkay!" Romal putyeni bir dini bu kadar kolayca benimsemilerdi.

perestlerin arenalarda aslanlara attklar Hristiyanlar, yeni dinin dehlizlerde lime lime edilen mritlerini dnyordu. Nasl olup da Trkler "Medeniyet farkn gzard ediyorsun yine. Anlattm gibi bir arka-

plan olan Trklere slmiyet'in yakn gelmesi ok doaldr, Diana. Nite-

kim bak, Mool devrinde, yani on ve on drdnc yzyllarda, sadece aman Trkler deil, Asya'nn tm, byk dinin, Budizm, slmiyet tiyanlk on drdnc yzylda kesinlikle malup dt. Paulus'un ilahiHristiyan smrgecilerin igalindeydi, gene olmad." nemli!" ve Hristiyanln ekimesine tank oldu. Orta Asya'da ve ran'da, Hris-

yat Moolistan'da ve Yedi Su'da mezar talarndan baka hibir iz brakamadan ekilip gitti. 1800'lerin sonunda, Asya'nn yzde seksen bei "Peki, ama neden?! Anlamyor musun, bunu anlamak benim iin ok "Hadi, Diana, gecenin ikisi ve sen benden hl 'On Derste slmiyet' "Gnay Hanm imdi de sen stnlk taslyorsun! Anlattklarn hafi-

istiyorsun!"

fe almadm biliyorsun!"

lgen'in kendisine veklet eden en sevgili kiileri, yani, peygamberleri

"Tamam," dedi Gnay, "Tamam! imdi bak, amanlarda, Gk Tanr,

vard. te, Yapkara, Mangdaire, al Yime gibi. Bunlar insanlara yardm

eden, rahim kiilerdir. Byle olunca, amanlarn, slm'n, insan olmakla d ki, Hazreti Muhammed'den nce de peygamberler vardr." "Az nce saydklarn gibi?"

birlikte, 'herkesten daha engin ve deerli bir kiilii olan, esirgeyen, ko-

ruyan, rahim ve son' peygamberini yadrgamam olmalar doaldr. Kal"Evet. kincisi, slm'n ruh-beden ikilemini iermeyen insan gr

lgen'in kardeleridirler. Burada da yadrganacak bir ey yoktur. n-

meleklerin bile ona secde ettiini daha nce anlattm. Eh, amanlar zaten

de amanlara yakn gelir. slamiyette insann nasl yce tutulduunu,

eritirmitir. Yani, insanlk, 'zgn gnahtan' dolay mahkm edilmemidur." "Sana kiisel bir soru sorabilir miyim?"

cs, slmiyet'te, Allah, dem'in tvbesini kabul etmi, onu hidayete

tir. Hayata, deyi yerindeyse 'yanl' balamaz! Bu da amana uygun-

"Tabii."

'Sen' inanyor musun?"

"nsanolunun doutan 'iyi' olduklarna gerekten inanyor musun?

dr sylemi, insan yaradltan iyidir syleminden daha gereki deil ki! eliyle kurtulabilecek donanma sahip olduuna inanrm. Konfys de nsanolunun kendi eliyle yaratt ldrc koullar andan, yine kendi

"Yani!" diyerek omuzlarn silkti Rodoplu, "nsan yaradltan kt-

buna inanr, Erich Fromm da buna inanr, Ali eriati da buna inanr: 'Allah'n temsilcisi, yeryzndeki dnyann sahibi ve sorumlusu, tabiata, yere ve ge hkim olan iyilie ve ktle yatkn varl, hayata zaaf ve gszlkle balar, g ve kemale doru seyir halindedir. " ranl Mslman'dan bahsediyorsun!" "Ne olmu?" "Sana inanamyorum! Ayn anda bir inli, bir Alman Yahudisi ve bir

"nsanlarn 'btn' grmeleri engelleniyor da ondan, Diana. Paraba dorularla urayorlar! Bir nefes alsalar, bir titreyip kendilerine, insan kiilerine dnmeyi baarsalar, ayn dorularn etrafnda dnendiklerini dan ok daha fazla bir ey olduu iddiasnda olduu iin, kibirlilikle sugerekletiren aracdr. Fu Hsi'nin evreni ekile dverek ekillendirdii lah'n halifesidir, tpk Mangdaire gibi. Bu lemin nedeni ve bu nedeni lamas, slmiyet'te yoktur. Sabah da anlattm sana, slm'n insan Algreceklerdir! Konumuza dnelim, Hristiyanln insanolunu, olduun-

"Ne olmuu var m, bu insanlar birbirleriyle harp ediyorlar!"

bir dnyann adam byle bir sav neden yadrgasn? nsanolunun bizzat kendisinin ekillendirdii bir evren kavramnn ima ettii sorumluluu anlyor musun? Yabanclamaya asla izin vermeyen bir sorumluluktur bu!" ini ekti, "Galiba!" doal olurdu! Trklerin deil! Anlyor musun?"

"slmiyet'i Yunan-Roma ilikili Sami Araplarn yadrgamas daha

byle olduu iin Allah'n emanetinin kendisi iin yaratlann koruyucusudur. Hristiyanlkta ise, insann zgr ruhu tabiatn ahengini bozmasna neden olur, gururu yeni bir ahenk yaratmasn engeller diye knanr." "Ama yle oldu! Bak, insanolu dnyay ne hale getirdi!" "Hayr! 'nsanolu' diye yekpare bir btn yapmad bunu! 'Siz' yapt-

"slmiyet'in insan grnde, insan zgr bir yaradla sahiptir ve

nz! Yanl ektiniz, yanl biiyorsunuz! Ne bizim, ne Azteklerin, ne Hintlilerin, ne Afrikallarn bu ite dahli yoktur! Ozon tabakasnda delik aan eyi tketiyorsunuz! Doal kaynaklar, insanlar, atmosferi, her eyi!" "Kevorkian bunu duymalyd!" sizsiniz, biz deil! yle barbarsnz ki, bastnz yerde ot bitmiyor! Her "Dahas, bizim Orta Asya'daki ekonomik rejimimiz, 'ilkel kom-

yakn geldiinden bahsettim sana. Doal kaynaklarn sahiplerinin olmad bir rejimdi. lkel kaynaklar ortak kullanma akt. Cemaate aitti. Cemaat yesi aileler, bu kaynaklar elde etme hakkna eit olarak sahiptiler. Hazreti Muhammed gelip de, mlkiyetin bir kiinin hakk olmad gibi, bir grubun ya da bir sultann hakk olmadn, maln sahibi ister tek kii, "Peki, tapu kimdeydi?" diye sordu Diana, biraz alayl.

nizm'dir. Epikurosu, Demokritosu dncenin, amanizme ne kadar

ister bir ortaklk, ister bir devlet olsun, sahip olunan mal toplumun mal olduunu syleyince, ok yakn geldi." "Bu sandn kadar alayc bir soru deil," dedi Gnay, "Tapu mesela,

recek gibi paylalmyordur ya da kt ynetiliyordur da paylalacak ey kimseye yetmez. Ya da sizdeki gibi ferdin elindedir, iyi iletiliyordur mnizmin zerinde parlayan hilal ile gerekleebilir." "Niye durdun? Ne dnyorsun?"

Sovyetler'de olduu gibi devlette olabilir, ama rn azami doyumu geti-

ama kimseye zrnk koklatlmyordur. nemli olan, azami doyumu salayacak blm ve retimin ayn anda ilemesidir ki, bu bence... ilkel ko-

olmalar kadar absrd bir ey olmadn dnyorum! Her eye ters! Ne garip, deil mi?" deil mi?" demiti bir gn, "Bu sentez ii daha onuncu yzylda bitmiti Rodoplu, Trk-slam sentezcilerini dnyor olmalyd, "Ne tuhaf,

"Mslmanlarn, hele de amanist arka-planl Trklerin kapitalist

an insanlarn ye olduu bir kulp gibi deil de, ayr bir 'ulus'un dnya gr gibi takdim edilmesindendir. Bunda gizli Arap 'ulusuluk'unun, yorum. yle ya, tznn baka dillere evrilmesine izin verilmeyen bir

zaten! Hl gndemde olmas,, belki de, slamiyetin, ayn kayglar payla-

Peygamberi douran 'necip kavmin' kibrinin dahli var m diye dnkulp dn! Elbette kurucular ile kstlanacak! Yani, ya kurucular ile ya da tz okumaya zahmet etmeyip, kulaktan duyduklaryla yetinen, 'bakara' diye tutturmalarnn aklamas, yabanclama deilse, Arapa'ya duyulan hayranlk olmal. 'Sr'a, 'bakara' demenin, 'ahududu'ya, iddiasnn ardndaki sekincilik unsuru da kfr olmal." 'framboise' demekten fark yok ki! te yandan, Allah'n kelamn, sadece tek bir ulusun, Araplarn, anlayaca biimde kelimelendirilmi olmas Dncelerini toplamaya, misafirine dnmeye alt. "Yine de hal Trklerle! Trke meallerin bile 'sr' kelimesini beenmeyip, ille de

r ve dolaysyla bu dnyadaki yerleri ve rolleri ile bark olmalar do-

sana- bir toplumun, Trklerin, belirleyici niteliklerinin kendileri, Tanrla-

nasibini alm -alamadklarn da atm zaten, tarikatlardan bahsettim

byle olunca, aman arka-planl, slam retisinden u ya da bu lde

mambceine dnmeyi dnemiyorum bile! Bana, hi ama hibir ey

aldr. rnein, beni al: Ben Kafka'nn 'Metamorfozunu okuyamam! Ha-

dr! nsanlar bir eyi niye okurlar? lerine yaryorsa, kendilerini zenginrifete tabidir! Sernea'ya da syledim, 'bilim yapyorum' diye bilim yaplmaz! Bir tr kar salamayan, som 'entelektel merak' diye bir ey

sylemez! Sartre'n, 'Yabanc's da yle! Gerekten de, tmyle yabanc-

letiren bir taraf varsa okurlar. Marifet, iltifata tabidir, ama iltifat da ma-

yoktur. Bilimi ihtiya dourur! El tezghna gcn yetmez, buharly bulursun! Almana gcn yetmez de radar kefedersin! Sen sylyorsun, yormu. Dorudur, hibir iktidar ayrmaz. Neden biliyor musun? nk yeniden kefetmenin gerekten de aptalca bir yan yok mu?" memnuniyetle izledi. neye ihtiyacmz olduunu bilmiyoruz! Ya da, neye ihtiyacmz varsa, Bat'da nasl olsa vardr deyip, gidip alyoruz. te yandan, sence, Amerika'y "Herhalde," dedi Pavlovi. Rodoplu, kadnn yorulmaya baladn "Tabii, bizim, barklmzn, iyi ruh-kt beden ikileminden balakocan, Trk niversitelerinde aratrmaya para ayrlmyor diye yakn-

fkeli bir tanr ile srgit didien bir insani arka-plana sahip bir baka kltr, yani, sizler tarafndan 'uyuukluk' olarak yorumlanmasn anlamak zor deil! Oysa, sizin bu uyuukluk dediiniz ey, biyofilik dnya grdr. Bu balamda, Trk kltrnn kayb bizim kadar sizin de hayflanarememitir." canz bir kayptr. Bat'nn hibir kavmi Trk kadar rahim olmay bece-

yan!- bir gemi; insanlar aalayan, insanlara gvenmeyen, ounlukla

yarak, dem'in gnahndan kaynaklanan, lekeli -ve asla unutturulma-

X
Gecenin geri kalan ksmnda Rodoplu, Pavlovi'e Selahattin Eyyubi'yi

tantt. Birka gn sonra, Diana ikna olmu, filmin ad bile belirlenmiti: sa asln en iyi yanstaca zerindeydi. Gnay, bir sendikac ya da siyasi ini dnyordu.

lamasndan yknmlerdi. Tek sorun, ada Eyyubi'nin hangi ii tutar-

"Ya Yarar Eyyubi'ye!" Sofokles'in Elektra'snn, Eugene O'Neill uyar-

parti bakan kimliindeki bir Eyyubi'nin fevkalade mesajlar verebilecerum. Fantastik geliyor ama, yle. Eyyubi, onun 'Ata ruhlar'ndan birisiydi. imdi dndmde, Gnay'n, Eyyubi'ye ykndn dnyo-

nsanlk tarihinde yrein, inancn, ifadesini bu kez slmiyet'te bulan

biyofilya'nn, nekrofil dayatmann stesinden geldii bir ikinci olay ol-

uurduu iki bin be yz Mslman'n kederinin kendisini biimlendirmesine Kuds'ten intikam almaya zorlamasna izin vermemiti. Glyd, ama Allah'n Evi'ni zapt etmek gibi bir amacn bile, arac meru kldkazanmlar iin nice deerler yitiriliyordu. Bu mesaj verebilecek bir film, na hi inanmamt. Oysa, gnmzde bundan ok daha sefil da, Kuds halkn cezalandrmak mmknse cezalandrlmaldr anlayn- sorgulayacak, yabanclamann, kardee sevginin yok olmasnn bir kader olmadn anlatacakt. ldrmenin kanlmaz olduu durumlarn "O gn, biraz mekn grmek, filmin havasna girebilmek iin karya, cakt.

madn sylerdi. Eyyubi, Aslan Yrekli Richard'n Akra'da balarn

Bat'nn 'bir eyi yapmak mmknse yaplmaldr' anlayn -bu durum-

olabileceini teslim edecek, ama her lmn gzya istediini haykra-

mraniye taraflarna gecekondulara gittik. leye doru da ayrtepe'ye tim.

getik, afak'a uradk. Birka gndr gremiyorduk. Merak da etmiGenel Merkez'in, sanrm Abide-i Hrriyet Tepesi'nde, yapaca bir

mitinge konvoy hazrlyordu. Bu faaliyet, zde, otobs kendi cebinden demekti. ok koutuundan yaknd. Gerekten de yleydi. Diana'ya kalkmay nerdim. Bir Trke bir ngilizce konumaktan, birinin dediini

kiralamak, Partilileri ya da o anda civarda bulunanlar ki ign olduu

iin ounlukla bo gezenler demekti, binip mitinge gitmeye raz etmek tekine evirmekten de ok sklmtm. afak, bize bir 'yemek yedirmek' srar etti. Diana'nn elbette bir itiraz yoktu. Sonuta, Yakack'a, afak'n den yksek olduu bir baheydi. Mangal getirdiler. 'len olduu iin' arapla balayan yemein rakya dnmesi kanlmazd. afak, kendisini bambaka bir dnyaya gtren bu bulumadan ok honut grnyordu. ok sevdii, benim ilk kez grdm bir baheye gittik. amlarn gkler-

Bir film yapmak dncesi -hele de Hollywood imknlaryla!- mz de heyecanlandryordu. afak, kendisinin ya da Sedat'n oynamasn bile

teklif etti. Diana, film iin ok ksa boylu olduunu syledi, kardeinin boyunu sordu. yeyim, o gn, benim isteimle askl elbisesinin zerine bir ceket geirmiti. 'Mazbut'tu yani! Etekleri ksayd ama stanbul'da ondan ksa giyinenler de vard. mzda hepimizin dank olduunu syleyebilirim. Yetmedi, afak bizi madn sordu. Yoktu, tabii. Arabaya bindik, gerisin geri. Bu defa ile yolunda alabalk yapan, kr bahesi gibi bir yere geldiimizi hatrlyorum. ya da buukta balayan 'le yemei' akam buldu. KalktDiana'y sana tarif etmeme gerek yok, tabii. Ancak u kadarn syle-

eve brakacakken, Diana Ziya'ya uramamz teklif etti, onu da yaptk.

Saat sekizi buldu, bu defa da acktk. afak, bala bir itirazmz olup olKalabalk bir baheydi. Rengrenk klar vard. afak' iyi tanyor olma-

lydlar ki, etrafmz bir anda adam doldu. Bir an, nasl bir grnt verdiimiz merak ettim. afak'n sa sakalna karmt, Diana ne yapsa kovklrsa, hi de kendimde olmam olmalydm. Kald ki, sonralar orada tantmz syleyen Partilileri hatrlayamayacaktm. iki, dnte afak'n, Kartal ya da Maltepe taraflarnda olmal, arabasn Ne kadar bir sre kaldk, bilmiyorum. Bir, ikiyi kestiimi biliyorum; boy filmlerindeki bar kadn havasn atamyordu, ben etek ceket derli toplu olduunu umuyordum ama uzaktaki klarn ift grndne ba-

bir deniz kenarna ektiini, direksiyonun stne kapanp uyumaya baladn biliyorum. Bizim taksi ile dnmemiz teklifimi reddetmiti. Haksz da saylmazd, nk Diana, arka koltukta uyuyup kald. kiye dayankl Amerikaldan eser kalmamt. Sefil bir manzara olmalydk! Cin arpm gibi kendime geldiimi

tahmin edersin. Bir ara baktm, kadnn bacaklar almt, ceketi kardm, adamakll sktrarak rttm. afak horluyordu, Diana horluyordu. evrede bekiler devriye geziyorlard, arabadan ieri bakmalar halinde kimse onlar bu arabada fuhu yaplmadna inandramazd. Olas ziya-

retileri arabaya yanatrmadan gslemek daha doru olacakt. Yavaa dar ktm. Deniz kenarnda oturdum. Bir saat kadar sonra ezanlar klmt, okunmaya balad. Onlar uyandrmak iin geri dndmde, afak karasndan burasndan fkran uzun tyleri ile oynuyordu. armadm. ylece durdum. Ta kesmi, seyrediyordum. afak'n eli kadnn bacaklarnn arasndayd, dantelli klotunun uKalp krizinin ne tr bir ey olduunu biliyorum. Bilmediim neden

kamdan bir brtdr ykseldi. Tekrar baktmda, Diana, afak'n safak, boynunu ksm, koltua gmlm gibiydi. Kadn hrsn bir trl alamyor, yumrukladka yumrukluyordu! 'Hayvan, hayvan, hayvan!' Korkun bir sahneydi ve afak, kendisini savunmuyordu bile! Kendime gelmem ne kadar srd bilmiyorum. 'Kes, artk! Diana!' Nasl barmsam, kendi sesimi tanyamadm. Diana, kesti. Eildi,

bakt, bana bakt. Ben arkam dndm, yola doru bir adm attm. Ar-

mi olmalyd. Bir-iki gerindi, kendisine geldi. Bacaklarnn arasndaki ele

Be-on saniye sonra Diana kprdanmaya balad. Gzlerimi hisset-

tne atlamt, bir yandan kfrediyor, bir yandan da afak' dvyordu.

ayakkablarn buldu, arabadan darmadank kt, senin sorunun! Ben gidiyorum!' nyordu.

'zgnm,' diye bard bana, eli belinde, 'Ama bu orospu ocuu

ya yrmeye balad. Koca ayaklarnn sesi bombo mahallede yanklanerede olduumuzu bilmiyordum. Hzla bir karar vermem gerekti. Arabann iine girdim, afak, ta kesmiti. evrede deil taksi, el arabas bile yoktu. stelik

Yz gz birbirine girmi, makyaj akm bir halde, caddeden aa-

Diana'y ileriki sokaklardan birisinde bulduk, Girmeyecek gibi yapt, yine bardm, hkrklarla sarsla sarsla alamaya balamas bir oldu. Girdi. Arkaya, onun yanna gememle birlikte bana sarlp, korkun 'Benim suum! Uyumamalydm! Ama, dostlar arasnda olduumu "Gir dedim, sana!" 'Eve gidiyoruz Diana, hadi, ieri gir.'

'Sr, hadi.'

sevgilisi sanyordum! Ama, sana el atmaz, deil mi? nk sen Trksn! sin! Lanet olas rak! Benim suum, uyumamalydm! Ama, dostlar arasnda olduumu sanyordum! imdi sen, sen benim onu tahrik ettiimi tim, imdi! Seni de kaybettim! Gnay, yemin ederim ben tahrik etmedim! pu ocuu! Hayatmda ilk kez beni anlayan bir kadn buldum sanyorBeni affet Gnay Hanm! Ltfen, ltfen, affettiini syle!" Ben Amerikal olduum iin, gravrm, orospuyum! Affedersin! Affeder-

sanyordum! Ama, bu orospu ocuu beni ne zannediyor?! Seni onun

dnyorsun, deil mi? yle dnyorsun, deil mi? Seni de kaybettahrik etmedim! Sevgilini elinden almay aklmdan bile geirmem! Orosdum! Allah belan versin afak, beni anlyor musun, Allah belan versin! noktada araya girmeliyim. Ne Gnay Rodoplu, ne de biz hibirimiz, o aklmzn ucundan geirtmezdi dahi! Hizmetisine, Nesibe'ye k olduu ok sonra ortaya kt!) 'Tamam, Diana, bunu sonra dneceim. imdi, bir taksi bulalm.' Ayn szleri tekrar tekrar tekrarlyor, katla katla alyordu. (Bu

Ah, sevgilim, ah sevgilim, kim bilir ne kadar zldn! Yemin ederim, ben

noktada Diana Pavlovi'in lezbiyen, yani ayn zamanda lezbiyen olduunu bilmiyorduk. ki ocuk anas, evli bir kadn olmas, byle bir ihtimali

rnn arasndaki eli, Diana'nn hafiften gerinmesi gzmn nnden gitmiyordu. Bir ona bir tekine, bir iime bakyordum; zehir gibiydi.

Bam atlayacak gibi armaya balamt. afak'n kadnn bacakla-

Polis durdurdu. El fenerini Diana'nn yzne evirdi. 'ek yzmden o lanet olas n, domuz!' sindi, 'O.K. O.K. sen nasl istersen!' 'Nereye gidiyorsunuz?' diye sordu, memur. Ben ikisine de gvenmi'Diana, eneni kapatmazsan bir daha yzm gremezsin!' Hemen

Kimlikler kt.

yorum ya, kendimi ortaya attm, di de ltfetti, bizi gtryor.'

'Etiler'e, benim evime, memur bey. Hanm, misafirimdir, bu beyefen-

'Ne iiniz var bu saatte burada?' 'Bu kadnn kocas nerede?' 'zmir'de, nerede?' 'Otelde.' 'Hangi otelde?'

ayrtepe'de iyi tannan bir iadamdr. Saolsun, bize yardm ediyor.' dir.'

'Hanm, filmcidir. Burada film ekecek de, mekn bakyor. afak Bey, 'zmir'de efendim. ocuklaryla tatil yapyor. Kendisi, retim yesi-

'David, hangi otelde kalyor, Diana?' 'Telefonunu biliyor mu?' 'Neden?'

'mbat'ta. Ona ne hangi otelde olduu?' 'Nereden bilsin? Ne yapacaksnz telefonunu?' 'Yzletireceiz. Bakalm bu kadn o kadn m?'

bir kadn, sokakta yrrken, yanna bir araba gelmi, zorla ieri sokmular.'

'Efendim, kadn karyorlar diye ihbar aldk. Bunun ekline uyan 'Eh, vallahi, ben bunu ieri zorla soktum! Dorudur!' glmeye al-

yorum, 'Gece vakti yry yapacam diye tutturdu. Burasn Amerika

bulsak ne diyeceksiniz? Karn, yannda Gnay Rodoplu ve afak zden beylerle mekn bakyor mu?' Diana taksi bakmaya kt. dm, aladm, aladm! Kprnn Anadolu ayana geldiimizde gn aaryordu. Durduk, Polisler, 'Peki gidin,' dediler.

sanyor! Ben, size, adresimi, telefon numaram brakaym. imdi, adam

Ne olduysa, afak'la yalnz kaldmz zaman oldu. Boandm. Ala'Neden yaptn, bunu bana? kinizden de ettin, beni!' 'Ben bir ey yapmadm,' dedi afak. Titriyordu. Ne trk kald, ne di-

Zigana, ne de Kelkit. evre yolunda tatlar vzr vzrd. Bir an, kendimi yola atmak geldi iimden. Diana iaret etti. Taksi bulmutu. ndim. afak' orada, ylece,

hemen uyuduunu dndm.

reksiyona kapanm braktk, eve dndk. Nedendir bilmem, ardmzdan Diana, duyarl bir kadnd, tabii. ok duyarl! Ve, kadn! Nasl bir aa-

da biliyordu! Beni kaybetmek istemiyordu, ama hi istemiyordu! can scak kahve beni bekliyordu.

lanmlk duygusu ile boutuumu iyi biliyordu. Kskanm olacam

yerlerden temiz bir gecelik karm, yatamn stne sermiti. Bir findm. Eer, tabii, ikisinin de dedikleri doruyduysa. Yaralarm sarmaya alyordu. Ben ise bunlar yapann Diana deil, afak olmas gerektiini dn'Gnay, honey,' dedi, 'hepimiz ikiliydik,' nasl baktm grd,

Eve girdiimizde, ofbeni yakt, beni banyoya soktu. ktmda, bir

olmal. Belki, belki ben de kprdanm, onu tahrik etmi olabilirim. stemeyerek! Anlyorsun, deil mi? s-te-me-ye-rek! Belki, belki de afak o kadar kabahatli deil!' 'Onu niye dvdn, o zaman?'

'Pardon, sen deil! Bana elini attnda slak bir rya gryor olmu

gibiydin. Sana bunu yapt iin vurdum. Sana bunu yaptmz iin vurdum.' 'Ama, imdi, sen de bana vurmalsn!' diyordu, Diana, 'nk, ben de 'Ama, o benim erkeim, Diana anlamyor musun?' 'Ben de dostunum. O, erkein olabilir, ama ben, ben senin dostu'Bu doruysa, cehenneme kadar yolunuz var,' diye fsldadm, 'kini'Yaptmz'n, '-mz'na takldm, tabii. 'Biz... sana... ' im yand.

'Senin yzn! Senin yznden dolay! yle zgndn ki! Ac abidesi

en az onun kadar hatalym! Sadece onun cezalandrlmas, hakszlk.' num!'

gzmn nnden gitmiyordu. Tpk Sirkeci Gar'nda hurcun zerine kvrlm halinin gzlerimin nnden gitmedii gibi. Aklmdan, o anda memiz gerektii gibi bir dnce geti, 'Lanet olasca rak!' diye sylendi, Diana, esefle, 'lanet olasca!' burada bizimle beraber olmas, bir kahve iip, bu pislii birlikte temizleEvde kars, iki olu, o, orada arabann iinde, ben, Diana... Ne sefil 'Onu ok seviyorsun, deil mi? Byle grmek istemiyorsun?' Anla'Evet. Ne onu, ne de kendimi byle grmek istemiyorum.' 'Kzma, ama soracam. Nesini?'

zin de,' Yine de afak'n evre yolunun kysnda, direksiyona dayal ba

iti, yarabbim! Gzlerimden yalar iniyordu yine! mt.

Ne sorduunu anlamamtm, 'Seks mi?' dedi Diana.

biliyorum. Ama, iki ayr ulusun ferdi arasnda paylalmas mmkn oldiini anlyorum. Haklsn. Son tahlilde, trdalarmzla paylamadmz niteliimiz yoktur. Ben de kabahatliyim. Geceyi bitirmesini bilemedim. Seni de, onu da koruyabilirdim belki.' mayan o kadar farkl deneyimler olabiliyor ki! Ama, senin ne demek iste-

'Yooo... Bo ver, Diana unut. Beni sevdiini, rahatlatmaya altn

O mehur szn o zaman syledi, yatar! Yes?' 'Yes.'

'Kibele sendrom??? Ne demek istiyorsun?'

'Toprak tanras Kibele, kocasn dourur! Anas gibi sever ve altna

Yerinden frlad, geldi sarld.

'Tanrya kr ve sana teekkr!' Alyordu, Ya Trkiye'ye gelmeseydim? Ne olurdu bana?' malsn. Belki de toprak ekti.'

'Bunu grecek kadar yaayacama asla inanmazdm!' diye bard,

'imdi anlyorum! Biliyorum! Ah, byk Anadolu! Byk Trk kadn! 'Hep burada olmu olmalsn,' dedim, 'Bir tarafnla bural olmu ol'Sana bir sr vereyim mi?' dedi, birden ok ciddilemiti, 'Annem,

saygdeer Mr. Austin-Auchincloss asla kabul etmeyecektir ama bizimkiler Massachusett'se geldiklerinde, aileye Kzlderili kan karm. Belki de, Bir Trk tarafm var, ne dersin?' 'Hadi, ordan!' Yine de beni gldrmeyi baarmt.

nn acsn duymaya baladm. Eek kadar insanlardk, bir gecede dumanmandrmtk. Tek gnahkr, afak olamazd! 'Hadi, sen artk git,' dedim Diana'ya. 'Emin misin?'

Sakinletike, afak', orada yle, utancyla ba baa brakm olma-

l kafalarla en az iki yz kilometre yol yapmtk, olay elbirlii ile tr-

meye giyindi, karken eildi, pt, 'Seni seviyorum.' ce durdum orada."

'Evet. yiyim. Biraz kendi bama kalmak istiyorum.' stemeye iste'Saol,' dedim ne diyeceimi bilemediim iin, asansr inerken yle"Ah, Mrs. Pavlovi! Sana onun yeil elma, kekik ve tarn koktuunu

nasl anlataym? Sirkeci Gar'nda, ter iindeki ban hurcun zerine ko-

yup, alaya alaya uyuduunu nasl anlataym? Dev gibi boyun ve olmadk giysilerinle ve yllarca lkemizin sorunlarnn nedeni olarak grdmz bir ulusun ferdini dzerek intikam almak isteyebileceini dndm sana nasl anlataym? lkemde, kadn dzmenin bir ceza, bir hn almak olduunu nasl anlataym? Trk erkeklerinin Alman karlarn becerdikleri zaman, onlar, yani Batllar 'atklarna', onlara 'galip' geldiklerine inandklarn nasl anlataym? Bazen, afak zden'in beni dzerken benim 'snfm' dzdn hissettiimi nasl anlataym? Anlatamam ki! Nasl anlataym?"

KOUM BENM!

I
Rodoplu devreye girdiinde, 'deimez' milletvekili aday Erol iek,

(afak'n "cansiperane desteine" ramen) 1987 seimlerinde kaybetmi, 89'a hazrlanyordu. Bu defa da, belediye bakan olmay deneyecekti. Duran Kuran'n Genel Merkezle aras akt ama Kthane'den aday vaz bir meclis yelii ile -"l Meclis" yelii ile- yetinecekti. afak zden, atanmak ihtimali daha hl vard. Onur Oflu, yakn bir zamanda "ok k"ayrtepe'de yirmi drt saat ile bakanl yapsa" lmeye razyd. t" iflas ettii iin, bundan byle "yaamak!" istediini sylyordu, mteDrt ortak oturdular, bu paylam dorultusunda "karar" aldlar. Bir

"ekip" halinde alacaklar, birbirlerini, bata para olmak zere her ko-

nuda destekleyeceklerdi. Ancak, bu "karar" geici bir uzlamadan ibaret

unu ortaklarndan saklamt. Ne ki, pek de akllca bir i yapma benzemiyordu, nk, hi deilse Duran Kuran, belediye bakanlnn unda, adam, ayrtepe'de ka mahalle olduunu bilmezken, afak, cadde rincisi, bir gn, bir vesileyle, Erol'a, ayrtepe hakknda bir soru sordusokak takr takr saymt. kincisi, Erol iek, "tembel"di. rnein, milletvekili aday olan kendisiyken, delege listelerini "dzenlemeleri" gereken bir gece alarak, afak, Duran ve o zamanlar Erol'un skdar le Bakanl yapan aabeysi Trkay iek yapmlard. Daha baka eyler Erol'dan ok, afak'n hakk olduunu dnmt. ki nedeni vard; bi-

kald: afak, gnlnde asl yatann, ayrtepe Belediye Bakanl oldu-

de vard. Erol, Duran'n bakan olduu kooperatifin antiye mhendihendis almak, ona da para vermek zorunda kalmlard. Duran, ya da drt kez aday olup kaybetmesini de tembelliine balyordu.

siydi, ama sabahlar uyanp iin bana gidemediinden, bir baka m"Ben, afak'n aday olmasnn daha uygun olduunu dndm

syledim, ama afak istemedi," diye anlatt, "stemiyorum, bakanlk masn garantilemeden ortaya kmann sakat olmas" ile aklyordu.

Erol'un hakk," dedi ama, anlalan iin bandan beri byle plnlyorzden, baarl bir ile bakan olmas halinde Genel Merkez tarafndan belediye bakan aday olarak atanmas olaslnn Erol'unkinden ok

mu. afak'n asl niyetini saklam olmasnn nedenini de "merkez ata-

yasi efi'ni -ve onun ile bakan aabeyini!- karsna almas akll bir i olmayacandan, gerek niyetini saklamak yoluna gitti.

daha fazla olacan hesaplamt. Ancak bu aamada, deneyimli eski 'siBu manevra, Gnay'la benim deerlendireceimiz gibi, "yrin gl

lanmad. Duran'n, "Ben niyetini bileydim, Erol'u, Kartal'a kaydrrdm,

yanandan gayri her eyin paylald bir ortak"a 'ihanet' olarak alg-

btn bunlar da olmazd," hayflanmas, meselenin gereksiz bytlme-

sine serzeniten ibaretti. "Btn bunlar" dedii de sonralar beklenmedik boyutlar kazanan afak-Erol kavgas. deni daha vard: afak'n, Erol'a gizlice gtt kin! afak zden, 12 Eyll afak'n tutumunun Duran Kuran'n bilmedii bir dier -ve asl!- ne-

sonras, Erol'un ailesini arayp sormam, "karp bir on bin lira olsun" dar sokana," baparma ile iaret parmann ilk eklemini iaret ediyor, zaman gelince, deyecekler!" sonra da dirseini gsteriyordu, "ben bu kadar sokarm. Bekle glm,

vermemi olduunu hi unutmad: "...ama, sen merak etme, bana u ka-

harln koyarak" ezmekle yetinmesi gerekiyordu. yle yapt. leri dtan grnd kadar iyi miydi, bilmiyorum. Ancak, kendisini sosyal deyandan, perakende sat yapan bir dkknda her zaman el konacak para kapann elinde kalyordu. afak'tan isteyip de alamayan yok gibiydi. yivardr. afak'n dkknnda da, paralar geliyor, paralar gidiyor, paralar mokrasiye adam bir 'aa' roln srdrmesini mmkn klyordu. te

"Zaman" gelinceye kadar, "salam bir ii olmayan" Erol'u "cebine

liinin belleklere yerlemesini salayacak bir sre nazlandktan sonra, bir yerlerden mteri eki, senet, dolar, mark, karr, mutlaka verirdi. Bu yzyl bakkal gibi altn anlayacaktm. "Kesekd zerinde hesap koullarda 'iyi bir iadam' olduu iddiasnn su gtreceini dnyordum. Daha sonralar duyduklarmdan iletmenin tipik bir on yedinci yapyorlar!" demiti Tlin. "Defterler, bilanolar hak gtre kardeim! esine tkl, bumburuuk buluyorsun. 0 da, anslysan! Ceza yedii iin, vermek zorunda kald vergi, vermesi gerekenin her zaman birka kat!

Bizim kooperatifin makbuzlar, faturalar, Sedatn ekmecelerinden fkryor. En nemli bir dokman, mesela, yenin senedini kasann bir kVe tabii, ounlukla denemiyor! Ka kere evine haciz geldi!" letmeyi zapturapt altna alacak beceri ve disiplin de olumadndan, kooperatife gerekiyordu. Bu da, her ie atlamak, her an bir depo, bir arsa ya da bir

olduu gibi, burada da, savrulan telafi edebilmek iin cirolar bytmek

deme sz konusu olmadndan, elden karlan deponun senetlerinin, yeni satn alnan arsann sahibine, daireninkinin oto galerisine devredilhibir eyin kesin sahibi deildi. Gnay'n, "her eyi takas deeri olarak yordu. kamlar dolayordu, ama ktlar her an el deitirdiinden, hi kimse

daire kollamak, ou kez bir hafta iinde alp satmak demekti. Pein

mesi gibi lgn bir trafik oluuyordu. Ortada milyarlarla ifade edilen raalglamak" dedii patolojinin kanlmaz olduunu gryordunuz. Para paray, 'frsatlar deerlendirmek' denilen bu maniplasyon sonucu ekiEtem Aa Kooperatifi bu noktada, deyi yerindeyse, ila gibi gelmi

lyordum. Drt yz davetlinin drt yz de partiliydi. S.S. Etem Aa Yap

olmal. Arazide "ye" cezbetmek iin yapld sylenen bir piknik hatr-

Kooperatifi'nin, 'kullanma' esas zerine kurulmu olan 'politika' denilen

i sahasnn yeni bir yatrmn oluturduunun iaretleri apak ortadayd, ama et masrafnn bir milyonun stnde olduunu fark eden Tkaydetmezsen" asarm keserim tehdidi de bir ie yaramad. Araziye yaymad gibi, zden'i bir kenara ekip, "bu masrafa karn yz ye lin'in, deirmenin suyunun nereden geldiine ilikin sorular cevaplan-

lan yzlerce SHP'li, ayakkablarn karttlar, gnee kar parmaklarn liye" gibi konularda kaptlar. Daveti yadrgam, ancak hibirimiz, zden'in, deyi yerindeyse, mali ovu olduunu hibirimiz idrak edememitik. Oysa, ye dentileri, dkknn cirosuna eklenebilecek zengin bir sarn oluturma yolundayd. Ne ki, Tlin bakan olduu srece paray alenen kullanmak mmkn deildi. zden, Tlin'den, politika yapmak iin yeterli paray, kooperatif inaatndan aln teriyle kazanmak istediini ne srerek kurtuldu. Tlin devreden kt, ynetim kuruluna Onur fak'n onayyd (afak' 'korumak' iin gsterilen bu zenin zavalll, Oflu ile Gnay girdiler. Para tahsili iin kiiden ikisinin imzas yeterkvrtp "politika" yaptlar, birbirlerine caka sattlar, "Tongu, Kuvay Mil-

liydi, Rodoplu'nun herhangi bir kd imzalamak iin terk kriteri, a-

imzalar olduu ortaya knca anlald). mzalad ktlardan birisi, hikyesi tm hmyla o noktada ilemeye balad. Duran Kuran'n dnriayet ederek, kullanmaya koyuldular. Rodoplu, afak'n, Erol'a gtt nefretlerin de olamayacan, insanlarn, muhataplarnn ne itenliini, ceini dnmedi. Yabanclam toplumlarda byk aklar gibi, byk lar', 'proje izimi' gibi balklar altnda, birbirlerinin 'hak'kna titizlikle Onur Oflu'nun kooperatif mdr olarak atanmas kararyd, Mionai daki l, yeni edindikleri bu sermayeyi, 'bor', 'avans', 'genel harcama-

ok sonra, Gnay'n ona ait olduunu sand imzalarn aslnda Sedat'n

kinin onun sarncn kullanmasn nlemeyeceini, tersine, yreklendire-

ahlknn testiyi kranla suya gideni bir tuttuunu unuttum, oysa yabanclam kiiliklerin, dn yzlerine tkrdkleri insanlarla bugn yeni bir dengede bir araya gelebileceklerini hatrlamam gerekirdi!" diyebildii kooperatif merkezi, afak zden'in politik karargh oldu. Bata Mustafa zaman ok ge olmu, kurtarlacak hibir ey kalmamt. Osmanbey'deki

ne de itensizliini iselletirebildiklerini unutmu gibiydi. "Pazar

diye. lenin yeri yoktu. Sobas yoktu. Kmr yoktu. Hibir eyi yoktu. Austos aynda bir sobaya lzum yoktu ama bir daktilo masasna lzum vard, dolap lazmd, masa lazmd, sandalye lazmd. Politika yapmann art olarak, para lazm geldi. Merhaba deyince kt gnderiyorlar m? Kalem gnderiyorlar m? Otobs tutacaksnz, amfi alacaksnz, neyle yapacaksnz? Merhabayla, selamla, akla m yapacaksnz? Para ile yapacaksnz. Ve stanbul. Ve stanbul'da, drt buuk ayda btn bunlar toparlayabilen bir ile olduk. Bunlar hepsi parayla oluyor. Bugn SHP deyince, kafalarda oluan marazi yoksulluk imaj silinmelidir. Zaten kendi ekonomik durumu msait olmayan insan, politika yapamaz,' diyen afak zden'in konukseverliini yaadlar. "Ekip" gereken ikram yapt,

iadamnn, 'Bakn, ayrtepe ilesi kurulduunda, Genel Merkez bize

izgisiz bir kda yazlan bir liste verdi. u arkadalarla ileyi kurun

zyrek, stanbullu Baykalclar, iyi denmi bu ofiste, baarl bir SHP'li

faturasn kooperatif yeleri dedi. zden, ayrtepe ile Bakanl'na atand. Sra, belediye bakan adaylndayd. nim hakkm" olmal eklinde yorumladm. Yatrmn kolluyor olmasa, her trl harcamay yapmaktan ekinmemesiydi. le meclisi aday adayBen, bu nutku, "bu iyeri benim, bu yatrm ben yaptm, rant da be-

seime bu denli aslmaz diye dnyordum. Kanm dorulayan unsurlardan birisi, Tlin'in deyile, kimseye bir ey koklatmayacak afak'n, zamanlarda dahi fkelenmiyordu. Kald ki, bu durum, siyasi inanlarn linin ayakta tuttuu bir parti iin olaand. Konumalarna baklrsa, lar be yz liralk ipin parasn vermedikleri iin bir bayran aslamad-

deil, yelerinin fikir birliinin deil, adaylarnn oy cezbetme potansiye-

DSP'de olmalar gereken pek ok kiinin SHP'den ayrlmamasnn nedememesinden ibaret olduunu dnyordum. Ayn yllarda, ANAP'tan DYP'ye gn nedeni de buydu.

ninin de Ecevit'in partisinin o dnemde krl bir yatrm olarak grnBen byle dnyordum, ama itiraf etmeliyim ki, bu dnceleri-

min salam bir dayana yoktu. O nedenle, afak' derin bir duygudalkla izleyen Rodoplu'yu da uyaramyordum. Gnay, Erol iek'in, i -parapolitika arasnda darmadank kouan afak smrdn dnyordu. afak'n, "Erol yamuk yapyor, bir de sen konu," dedii gece bu dncesi kanya dnt. O gece, saatlerce Erol'un seyretti. Freud'un, liklerinin hemen tmn kendinde toplam gibiydi Erol. Psiik bir yoksulluun, neesiz, cokusuz, etkin olamad bir hayatn acsn ekiyor'anal' karakter dedii tipin, inatlk, titizlik, duygusal hasislik gibi nitemu gibi mesafeli ve kontrollyd. afak'n sallapati cokusundan yle rakter, 'mdr' karakteri iziyordu ki Rodoplu, iek'in bu nitelikleriyle afak' ezebileceini, onu, "iyi ocuktur, amma..." trnden bir stnlk

uzakt, onun tral, zensiz dankl yannda yle bir brokratik ka-

taslama ile ile bakanlnda kilitlemeye kalkacan grd. 'Eski ef'i

olmas, Ankara ile dolaysz temas edebilmesi iini ayrca kolaylatracak-

t. Grdkleri, krfezde balk tutmaya alan afak'n hayaliyle birleti. yalnz brakmayacana bir kez daha ant iti. zlenmesi gereken yol, yava yava netleiyordu. Erol'un o akamki

Rodoplu, o gece her ne olursa olsun, ne afak', ne de afak'n ailesini stnlk taslar tavr, her eyden nce, afak'n, bata ortaklar olmak

dinde yeniden konumlanmas gereini dayatyordu. nsanlar, 'Bizim afak neymi de haberimiz yokmu,' diyecek hale getirilmeliydiler. Bu ilk

zere, onu her koulda, enseye tokat yaknlnda tanyan evresi nez-

aamayd. kinci aamada, afak, onu aday atayacak Genel Merkez 'kralarn dikkatini ekmesi zorunluydu. Rodoplu, okumaya balad. Partilinin Ankara'ya tand bu kr dv iinde parlamas, AnkaralO dnemini iyi hatrlyorum. Roman notlarna bakmak iin uradvatllar' ile dolaysz temas kurmal, onlar etkilemeliydi. Yz binlerce

ni nasl kaybettiini anlatan bir kitaba dalm buldum. Siyasi partilere

m gnlerden birinde, onu, Eugene McCarthy'nin ABD bakanlk seimi-

ilikin bir dizi kitabn arasnda, Schumperet'in, Kapitalizm, Sosyalizm, Demokrasi'si ile Crosmann'm, Parti Oligarileri adl makalesini hatrlyorum. Bir gn, tela iindeki haline baktm baktm canm skld. Roman kalmad, tabii, brakm, bunlarla urayor olmasna ayrca zlyordum, "Heyhat," deyivermitim, "insann tek gerek zgrl kendini aldatmak!" Altta olduu iin en cazibi. Mutlakn ve sonsuzun ryas. Mukaddes bir abes. "yle," dedim. Geldi, sarld, "'nmde birok yol var. Politika bunlardan biri. Belki en aldatcs

Sana sorarsam, ktphaneme dneyim, kitap olaym. Aydnlanaym ve aydnlataym. yle, deil mi?" Meri'ten alnt yapyordu.

deilim. afak. Sokak ilerini o yapyor. Ama, bu aamada yannda olmazsam yardmc olamam."

"Ktphanemdeydim, merak etme!" dedi, "Ktphaneden kan ben

dorulam olmasndan mutluydu. Siyasi arenada geerli dorulardan

Erol'u izledii akamdan bu yana hissettii bir eyi, kitaplarn da

birisinin, "familiarity breeds contempt!" -teklifsizlik, kmseme getirir!dsturu olduunu anlatt. Gnaya gre, afak' yakndan tanyanlar, teklifsiz olanlar, birlikte iki ien, trl ilere girenler, onu, "ben onun cema-

ziylevvelini bilirim" sylemi ile kmseyecekler, adayln, kendilerini dlayan bir konuma gelmesini hazmedemeyeceklerdi. Zihinlerindeki s gibi bir olasl dnmyordu bile!) eninde sonunda zaten eriilmez 'afak' insanlar ne olduunu fark etmeden ters evirmek, kaplar yava

yava kapatmak gerekiyordu. afak (aday olmamas, seimi kazanmamaolacakt. nsanlar bu duruma daha imdiden almazlarsa, Beykoz muydu, Pendik miydi, oralarda bir belediye bakannn makamnn kaplarn sktrmesi gibi, ocuksu bir gsteri talep edebilirlerdi. balca dayana, Rodoplu'nun bizzat kendisiydi. afak zden'in yannda, Bence, adamn yakn evresi nezdindeki imajn deitirme abasnn

yerine gre 'kadn', yerine gre 'danman', ama her durumda bambaafak'n yakn evresine, onun kendilerinin akl erdiremeyecekleri nite-

ka bir snfn, 'kravatllara' yakn bir snfn mensubu olarak bulunmas, dan da, rnein, Mustafa zyrek'ten Rotaryanlar aracl ile alnan liklerinden dolay 'seilmi' bir adam olduunu ifade ediyordu. te yan-

(Gnay, "TSAD akll olsa, SHP'den istediini setirir," derdi) bir randevu, bambaka bir g ima ediyor, 'kravatl' takmn olaya bir baka ha nce, Gnay'n imza gnne geldii o ilk gnden itibaren plnlamt. gzlkle bakmasn salyordu. (Bence bunu afak, Rodoplu'dan ok daBunun ihtimal dhilinde olduunu Gnay ancak her ey olup bittikten yecann aklayacak baka da bir olaslk kalmyor.") Ama, yeterli deildi unu hl anlam deilim. Beni hi sevmemi olduunu dnrsen, hesonra teslim etti, "Belki de," dedi, "nk neden bula beni bulmu oldutabii. Rodoplu, afak'n ayrtepe'ye ilikin tm bilgilerle donanmasnn,

donanmn Genel Merkez nezdinde iyi pazarlamasnn gereine "reel

nn bilgisinin de yeterli olmayacan hissediyordu. Genel Merkez'e ok holarna gidecek bir eyler vermeliydiler.

onun hak ettiini grmeliydiler, ancak, bu i iin ayrtepe'nin sorunlar-

politik icab!" inanyordu. Duran Kuran gibi, Ankarallar da bakanl

Baykal'la temas kurmak demek olduuna inanyordu. Tlin'i (o dnemlerinde ilikileri henz bozulmamt) bir vesile ile stanbul'da olan Deniz kan"a sunulu biimi, ayrtepe ile merkezinde, genel sekreterin dncelerinin 'canl' aktarmn salayacak bir filme duyulan ihtiyat. afak her ileye vermeyi de teklif edince, rgtl gcn arttrmay hedefleyen zden, kendisinden beklenen bir cmertlikle, kaseti oaltmay, isteyen Bey'le, Etap Oteli'nde bir video-sylei yapmaya ikna etti. Olayn "Ba-

afak, Genel Merkezle dolaysz temas kurmann, her eyden nce

meyi de ihmal etmedi. Bir yandan, Baykal'n belleine mstakbel ile liyordu.

s durumunda yerine ile bakan olmasn istedii Hasan Azmi'yi gtr-

Baykal'n reddetmesi iin bir neden kalmad. afak ekime, aday atanma-

bakannn ehresini kazrken, te yandan da adamn sadakatini perinkmazken Baykal'n o andaki en byk meselesinin her ne koulda olursa olsun seim kazanmak olduuna inanyordu. Aznla ku tutsa, seim kazanacana inanmadklar bir adam aday atamayacaklar gibi, hibir yabilirlerdi. Nitekim, bir Fatma Girik'i, ili gibi bir ilenin bana, "Tp donanm olmayan ama onlara oy getireceine inandklar birisini de ataekinmeyeceklerdi. Gnay, SHP'nin dier partilere kyasla bir dezavantajnn da, zaman iinde halk dalkavukluuna indirgenen 'katlmc demokRodoplu, bu faaliyeti "afak'n bir bildiinin olmas"na balar, kar

evket" adyla maruf bir adam Anakent Meclis yeliine aday atamaktan

rasi' sylemi olduunu saptamt. "Katlmc demokrasi", feodalizme deil mi?' haklclna kolaylkla kurban edilebiliyordu. Ne ki, yirmi bi-

tesi', ie uygunluklar, yetenekleri 'Brakn efendim, onlar da halkmz

giydirilen yeni bir klf olmaktan teye gidemediinden, partililerin 'kali-

rinci yzyln kentsel zlemlerini, on altnc